15.05.2017 Views

Yapı Malzeme Dergisi Mayıs 2017 Sayısı

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

İmtiyaz Sahibi<br />

İstmag Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Art Direktör<br />

İsmail Gürbüz<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Sosyal Medya<br />

Songül Çek<br />

songul.cek@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP-Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş<br />

Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

<strong>Yapı</strong>’da çiçekler açmaya başladı<br />

Tadilat, bakım ve onarım işlerinin artması, soğutma/havalandırma konularının tekrar gündeme gelmesi gibi sebeplerle birlikte,<br />

ülkenin kitlendiği referandum sürecinin de çok şükür geride kalmasıyla, inşaat sektörünün her alanında bahar havası<br />

esmeye başladı. Birbiriyle göbekten bağlı olan sektör bileşenleri yelkenlerini rüzgara göre ayarlamış kendi rotalarında yol<br />

almaya başlamış durumdalar. Peşpeşe açıklanan gayrimenkul projeleri ise sektöre can suyu olmakta. Yatırımcıların geride<br />

bırakmak üzere olduğumuz bu sancılı dönemin başından beri gösterdiği cesaret ve kararlık hiç şüphesiz takdire şayan.<br />

Bu olumlu ve kararlı hava muhtemelen artık sektörün genel karakterini yansıtan bir durum halini alacak. Artık her siyasi<br />

manevra öncesi bir kargaşa ve sonrasında yeni bir denge arayışı içinde çalkalanmayacak. Ülke menfaati adına ellerinde<br />

küçük bir iyilik parçası dahi bulunduramayanlar tarafından yapılan sorumsuz/basit açıklamalar akabinde felaket tellallığına<br />

soyunan iş güzarlar da bu sektörde aradığını bulamayacak. Çünkü sektör oyuncuları artık kendi iç problemlerinde boğulmaya<br />

hazır ve manupülasyona açık acemi günlerini çoktan geride bırakmış durumdalar. Özellikle bu ayın son günlerinde<br />

gerçekleşecek olan <strong>Yapı</strong> Fuarı, sektördeki bu olumlu havanın hep birlikte tenefüs edildiği bir şölene dönüştüğü yer olacak.<br />

Politik kaygıları politikacılara terk ederek herkesin işine konsantre olacağını, kasıtlı dedikoduların kimseyi esir almasına izin<br />

vermeden yeni proje ve yatırımlar için kolların sıvanacağını düşünüyorum.<br />

Ülkemize mahsus nüfus artış hızımız işlerimizin en temel itici gücü. Yeni pazarlar oluşmak ve de yeni projeler gerçekleşmek<br />

zorunda. Buradaki hassas nokta ise; biriken sermaye sonucu ortaya çıkacak zenginlik Komprador Burjuvazi tarzı bir sınıfın<br />

oluşmasına mı, yoksa tamamen %100 memleketin faydasına dönük bir bolluğa mı sebep olacak? Bu soruları kendimize<br />

sormalı, sektörün her ne köşesinden tutmuş olursak olalım doğru cevabı bulmalı ve sorumluluğunu da yerine getirmek için<br />

var gücümüzle çalışmalıyız.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları ve Yalıtım&İzolasyon konusunu işlemeye çalıştığmız bu sayımızda elimizi korkak tutmadık ve normal forma<br />

sayımızın üstünde bir yayın hazırladık. Umarım biz de sektöre bir fayda sağlayabilir, bu olumlu havanın güçlenmesine ve<br />

ulaşabildiğimiz her okurumuzu sarmasına vesile olabiliriz.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

20 -“Kentleşmede oyunun kuralları değişiyor”<br />

50 - Daikin 2020 hedefleri doğrultusunda<br />

vites büyüttü<br />

62 -“Müşterilerimize bağımsız ve doğru<br />

uygulama anlayışıyla hizmet veriyoruz”<br />

84 - Dünyaca ünlü tasarımcılar<br />

İstanbul’da buluştu<br />

90 - Iglo Architects’ten su kenarında yaşam<br />

önerisi: Ömerli Park Evleri<br />

184 - EXPO TURKEY<br />

by QATAR büyük ilgi gördü<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABS YAPI ELEMANLARI.............................43<br />

ABS YAPI ELEMANLARI.............................47<br />

ARMUTLU TATİL KÖYÜ............................191<br />

BLOKBİMS.............................................165<br />

BOSCH – INDUSTRIAL...............................35<br />

BRAAS...................................................137<br />

CHINA HOMELIFE TURKEY’<strong>2017</strong>..............185<br />

ÇİMSA.....................................................53<br />

DAIKIN........................200 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

DOKA KALIP ve İSKELELERİ............ÖN KAPAK<br />

EGE SERAMİK..........................................89<br />

ESE REKLAM............................... 176 – 177<br />

GHESS....................................................95<br />

HENKEL............................................. INSER<br />

HENKEL & ADVERTORIAL........................128<br />

HP........................................... ARKA KAPAK<br />

HUZURLU İNŞAAT...................................189<br />

İDOLWIN................................................173<br />

INTEK KALIP ve İSKELE......................... 2 – 3<br />

İSFALT.....................................................61<br />

ISIDEM..................................................159<br />

İSTANBUL YAPI FUARI’<strong>2017</strong>....................187<br />

İHLAS MATBAA.......................................197<br />

KARGROUP.................................. 152 – 153


KİLSAN..................................................109<br />

KUZLUK TERMAL OTEL...........................193<br />

LAYHER...................................................49<br />

MAPEI...................................................123<br />

ME-SA İMALAT...................................... 6 – 7<br />

ODE......................................................145<br />

ONDULINE.............................................163<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE.................... 10 – 11<br />

PERİ KALIP ve İSKELELERİ ÖN KAPAKİÇİ ...- 1<br />

PERİ KALIP ve İSKELELERİ & ADVERTORİAL.28 – 29<br />

SARAY ALÜMİNYUM.......................... 78 – 79<br />

SERAMİKSAN...........................................83<br />

SİSTEM ALÜMİNYUM ........................INSERT<br />

SİSTEM ALÜMİNYUM & ADVERTORIAL.64 – 65<br />

TAYF ÇATI..............................................111<br />

THYSSENKRUPP.......................................39<br />

TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5<br />

TÜRKBARTER.........................................181<br />

TÜRKİYE GAZETESİ.................................195<br />

ÙURTİM KALIP VE İSKELE......................8 - 9<br />

VİKO.......................................................71<br />

YAPIMALZEME.COM.TR...........................198<br />

YTONG..................................................101<br />

YTONG & ADVERTORIAL..........................100


“Binasal değil kentsel dönüşüm planlanmalı”<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından düzenlenen <strong>2017</strong><br />

yılının ilk Gündem Buluşmaları’nda, hedefler, beklentiler ve sektörün büyümesi için atılması<br />

gereken adımlar ele alındı. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Kentsel<br />

dönüşüm sürecini çok iyi yönetmemiz gerekiyor.” dedi.<br />

gittikçe açılması, tahsilat zorlukları, projelerde<br />

fiyata bağlı rekabetin malzeme ve<br />

uygulama kalitesini tehdit etmesi, kayıt<br />

dışılığını özendirmesi, sektörün önündeki<br />

en önemli sorunlardır. Bu da inşaat sektörünün<br />

<strong>2017</strong>’de düşük tempolu bir büyüme<br />

göstermesine yol açabilir. Ancak yine de<br />

2016 yılında alınan yapı ruhsatlarındaki<br />

%7,3’lük artış sektör için bir umut teşkil<br />

ediyor” dedi.<br />

Sektör zor bir dönemde bile büyüme<br />

ivmesi yakaladı<br />

Ferdi Erdoğan, konuşmasına şöyle devam<br />

etti: “TÜİK’in milli gelir hesaplamalarında<br />

yaptığı revizyona göre, 2016’da inşaat<br />

sektörünün %7,2 büyüdüğünü gördük.<br />

Sektörün 2016 gibi zor bir dönemde bile<br />

böyle bir büyüme ivmesi yakalanmış olması<br />

önemli. 2016 yılında inşaat harcamaları<br />

431,9 milyar TL olarak gerçekleşti.<br />

İnşaat sektörünün milli gelir içindeki payı<br />

2016 yılında %8,5 ile en yüksek seviyesine<br />

ulaştı. Kamu yatırımlarının yanı sıra<br />

büyük gayrimenkul şirketlerinin başlattığı<br />

kampanyalar da sektörü ayakta tutuyor.<br />

Özellikle düşük faizli krediler devam ederse,<br />

konut almaya niyetli vatandaşlar da<br />

taleplerini öne çekebilir. Hükümetin geçen<br />

yıl açıkladığı destek ve teşvik paketlerinin<br />

de bu yıl sektöre olumlu yansıyacağını düşünüyorum.”<br />

Türkiye İMSAD’ın yılda dört kez çeyrek periyotlarda<br />

düzenlediği Gündem Buluşmaları<br />

kapsamında gerçekleştirilen <strong>2017</strong> yılının ilk<br />

toplantısı, 26 Nisan Çarşamba günü Ortaköy<br />

Feriye’de yapıldı. Gündem Buluşmaları<br />

toplantısında; <strong>2017</strong> yılı itibarıyla inşaat ve<br />

inşaat malzemesi sektörlerinin beklentisi ve<br />

çözüm önerileri konuşuldu. Türkiye İMSAD<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan’ın<br />

açılış konuşmasını gerçekleştirdiği Gündem<br />

Buluşmaları’na, Türkiye İMSAD Ekonomi ve<br />

Strateji Danışmanlık Hizmetleri Başkanı Dr.<br />

Can Fuat Gürlesel ve Gazeteci Metehan Demir<br />

katıldı.<br />

Erdoğan: “<strong>Yapı</strong> ruhsatlarındaki artış<br />

umut veriyor”<br />

Konuşmasına, sektörle ilgili son veri ve<br />

değerlendirmeleri paylaşarak başlayan<br />

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Ferdi Erdoğan, “2016 zorlu bir yıl oldu ve<br />

hepimizin <strong>2017</strong>’den beklentisi yüksek.<br />

Döviz kurlarının yukarı yönlü hareketi üretimde<br />

maliyetlerin artmasına ve konut sektöründe<br />

de talebin sınırlı kalmasına neden<br />

oluyor. İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayicileri<br />

açısından bir değerlendirme yaptığımızda,<br />

her ne kadar piyasalar beklenenden<br />

daha canlı gözükse de, satış vadelerinin<br />

Ülkemizin istikrarı için yatırım iklimi<br />

sağlanmalı<br />

Referandum sürecinin ardından ekonomide<br />

bir toparlanma süreci başlayacağına<br />

inandıklarını ifade eden Ferdi Erdoğan,<br />

“Bir an önce ülkemizi yukarı taşıyacak projelere<br />

odaklanmalıyız. Gelişmekte olan bir<br />

ülke olarak; dünya ile entegre olmuş ekonomimizin<br />

bir an evvel kalıcı sürdürülebilir<br />

kalkınma, büyüme, istihdam artışına ve<br />

milli gelirin orta gelir seviyesini artık aşmasına<br />

ihtiyaç var. Genel anlamda inşaat<br />

sektörü, özel anlamda inşaat malzemesi<br />

sanayicileri olarak, kalkınma, büyüme ve<br />

istihdam konularında lokomotif görevimizi<br />

sürdürmeye devam etmek istiyoruz. Şu<br />

anda ülkemizin istikrara kavuşması için<br />

en önemli çözüm, şüphesiz ekonomide<br />

istikrar, istihdamın artırılması, bir yatırım<br />

ikliminin tekrar sağlanmasıdır. Son yıllarda,<br />

Türkiye inşaat sektörü; müteahhitleri,<br />

inşaat malzemeleri, mühendisleri, teknik<br />

16<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

elemanları ve ustaları ile içinde bulunduğu<br />

coğrafyanın imarında ve modern yapılara<br />

ulaşmasında çok önemli roller üstleniyor.<br />

Çevremizde devam eden savaşların, terörün<br />

sona ermesiyle; bölge insanlarının yaşamlarının<br />

normalleşmesiyle, biz sektör olarak,<br />

bulunduğumuz coğrafyanın kalkınmasına,<br />

modernleşmesine katkıda bulunmaya ve<br />

liderlik yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.<br />

‘Binasal dönüşüm’ değil ‘kentsel<br />

dönüşüm’ planlanmalı<br />

Deprem kuşağı üzerinde yer alan Türkiye<br />

için en önemli gündem maddelerinden birinin<br />

‘kentsel dönüşüm’ olduğunu vurgulayan<br />

Ferdi Erdoğan, “Nüfusumuzun neredeyse<br />

%90-95’i deprem bölgeleri üzerinde yaşamaktadır.<br />

Kentleşme %85’lere ulaşıncaya<br />

kadar devam edecektir. Depremler ülkemizin<br />

herhangi bir yerinde her an olabilir ve<br />

ülkemizde 7 milyona yakın konut deprem<br />

riskine karşı güvensiz durumda. ‘Kentsel<br />

dönüşüm’ sürecini çok iyi yönetmemiz gerekiyor.<br />

Şu an uygulandığı haliyle ‘binasal<br />

dönüşüm’den çıkarıp, daha insan, çevre ve<br />

kentsel doku odaklı bir dönüşüm planlaması<br />

yaratmalıyız. Bunun için Türkiye İMSAD olarak,<br />

sorumluluğumuz dahilinde yapmamız<br />

gereken ne varsa yapmaya hazırız. Bunu da<br />

sıklıkla kamuda ilgililerle görüştüğümüzde<br />

dile getiriyoruz” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> Yasası tüm ülkeyi kalkındıracak<br />

bir hamle olacak<br />

“Türkiye’de çok acil bir <strong>Yapı</strong> Yasası’na ihtiyaç<br />

var. Bu yasanın çıkarılması, bir sektörü<br />

değil, tüm ülkeyi kalkındıracak bir hamle olacaktır”<br />

diyen Ferdi Erdoğan, şunları söyledi:<br />

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen<br />

Kurumu ile derneğimiz tarafından yürütülen<br />

çalışmayla yeni bir “İnşaat Genel Teknik<br />

Şartnamesi”nin hazırlaması için çalışmalara<br />

başlandı. Geçtiğimiz günlerde Bakanlık yetkilileri<br />

ile dernek üyelerimiz bir araya geldiler.<br />

Bu çalışma gerek içeriği gerekse de bakanlık-STK-Özel<br />

Sektör işbirliği bakımından<br />

oldukça kıymetli bir çalışma. Bir an önce<br />

tamamlanarak yeni şartnamenin yürürlüğe<br />

girmesini arzuluyoruz.”<br />

Hinginar: “Dünyadaki büyüme<br />

yavaşladı”<br />

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Türkiye<br />

İMSAD Yönetim Kurulu Önceki Dönem Başkanı<br />

F. Fethi Hinginar, dünyanın büyümenin ciddi<br />

bir yavaşlama içine girdiğini vurgulayarak, “22<br />

milyar dolar ihracatla otomotiv sektörüyle yarışırken<br />

şimdi 15 milyar dolara indik. Geçtiğimiz<br />

yıllarda özellikle Çin’in katkılarıyla sağlanan<br />

büyüme hızı %2’lerin altına indi. Sıfıra doğru<br />

gideceği konuşuluyor. Bunu Türkiye’de dikkate<br />

almak zorundayız. Trump’ın başkan seçilmesinin<br />

yankıları oldu, olmaya devam edecek. AB<br />

ülkelerindeki seçimleri de dikkatle takip etmek<br />

zorundayız. Bütün bunlar Türkiye’yi ciddi şekilde<br />

etkiliyor, etkileyecek” diye konuştu.<br />

İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />

Sanayi Bileşik Endeksi<br />

Mart ayı sonuçları açıklandı<br />

İnşaat malzemeleri<br />

sanayinde toparlanma<br />

hız kazandı<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından<br />

her ay düzenli olarak yayınlanan ‘İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayi Bileşik<br />

Endeksi’nin, Mart <strong>2017</strong> sonuçları açıklandı. 2016’nın Ağustos ayından<br />

bu yana ilk kez şubat ayında artışa geçen Bileşik Endeks; mart ayında bir<br />

önceki aya göre 2,08 puan artış göstermesine karşın, geçen yılın mart<br />

ayına göre 7,47 puan geriledi.<br />

En yüksek aylık artış martta yaşandı<br />

İnşaat malzemesi sanayisinde, referandum öncesi mart ayı faaliyetlerinde<br />

önemli bir canlanma yaşandı. ‘Faaliyet’ endeksi, mart ayında, bir önceki<br />

aya göre ciddi bir artış gösterdi. Aynı zamanda faaliyette en yüksek<br />

aylık artış yaşandığı dönem mart ayı oldu. Mevsimsellik ve inşaat sektörü<br />

için açıklanan desteklerin, inşaat malzemesi sanayisinin faaliyetlerine<br />

de hızlı yansıdığı görüldü. Rapora göre, mart ayında 4,8 puan artan faaliyet<br />

endeksinin tamamında çok önemli artışlar yaşandı. Yurtiçi satışlarda,<br />

bir önceki aya göre önemli bir sıçrama oldu, ihracat mart ayında hissedilir<br />

şekilde arttı. Üretimde de iç satışlar ve ihracattaki yükselişe bağlı<br />

olarak artış yaşandı. İç satış, ihracat ve cirolarda artışın gerçekleştiği<br />

mart ayında, tahsilat hızı da uzun süre sonra ilk kez arttı.<br />

Faaliyetlerdeki genişleme güveni destekledi<br />

‘Güven’ endeksinde ise uzun süre sonra yaşanan artışla, sınırlı bir toparlanmaya<br />

girildiği görüldü. Özellikle mart ayında faaliyetlerde yaşanan<br />

ciddi genişleme, güvenin toparlanmasına destek oldu. Rapora göre, güven<br />

seviyesi bir önceki aya göre 0,6 puan arttı. Ancak güven seviyesinin,<br />

geçen yılın aynı ayının güven seviyesinin 10,4 puan altında kaldığı görüldü.<br />

Türkiye ekonomisinin genel gidişatına ilişkin güven ise aynı kaldı. İnşaat<br />

malzemeleri sanayisine yönelik güven ise toparlanmasını sürdürdü.<br />

Rapora göre, güven unsurlarının tamamında sınırlı da olsa, toparlanma,<br />

önümüzdeki dönem devam edecek.<br />

İhracat siparişleri arttı, beklentiler olumlu<br />

Faaliyetlerde yaşanan toparlanma ve alınan önlemler ile birlikte yaşanan<br />

güven artışı, mart ayında beklentilere de olumlu yansıdı. ‘Beklenti’<br />

endeksi, mart ayında bir önceki aya göre 1,4 puan arttı. Türkiye ekonomisine<br />

ilişkin beklentilerin mart ayında yeniden zayıfladığı görüldü.<br />

İnşaat malzemeleri sanayisine ilişkin beklentilerde sınırlı artış yaşandı.<br />

Önümüzdeki üç aya ilişkin ihracat siparişlerinde de kuvvetli bir artış oldu.<br />

Yurtiçi ve yurtdışı siparişlerdeki artış beklentisine bağlı olarak, önümüzdeki<br />

üç ayın üretim beklentisinde de hissedilir bir artış ortaya çıktı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 17


Türkiye İMSAD Nisan Ayı Sektör Raporu yayınlandı<br />

İnşaat malzemeleri ihracatı canlanırken,<br />

konut dışı inşaat faaliyetleri zayıflıyor<br />

Türkiye İMSAD tarafından her ay düzenli olarak yayınlanan Sektör Raporu’nun nisan ayı<br />

sonuçlarına göre, yapı ruhsatlarında gerileme yaşanan konut dışı faaliyetlerin zayıfladığına<br />

dikkat çekildi. Turizmde yaşanan sıkıntıların otel yatırımlarını sınırladığı belirtilen raporda,<br />

son yıllarda sürükleyici olan ofis ve AVM yatırımlarının da yavaşladığı ifade edildi.<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri<br />

Derneği (Türkiye İMSAD) Nisan <strong>2017</strong><br />

Sektör Raporu’nda, son üç yıldır ekonomide<br />

ortaya çıkan riskler ile siyaset, dış politika<br />

ve jeopolitik alanda yaşanan gelişmeler<br />

nedeniyle iktisadi faaliyetlerde yavaşlama<br />

görüldüğü, buna bağlı olarak perakende<br />

pazarı, yeni iş başlangıçları, yeni yatırımlar<br />

ve turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği<br />

belirtildi. Bu alanların aynı zamanda inşaat<br />

sektörü açısından da önemli olduğunun<br />

vurgulandığı raporda, alışveriş merkezleri,<br />

ofisler, oteller ile sanayi ve lojistik bina inşaatlarının<br />

sektörde önemli bir iş olanağı<br />

yarattığı ifade edildi.<br />

Yatırım iştahı zayıf kalmaya devam<br />

ediyor<br />

Bu veriler ışığında özellikle 2016 yılında<br />

konut dışı binalar için alınan yapı ruhsatlarında<br />

önemli bir gerileme olduğuna dikkat<br />

çekilen raporda, şu tespitler yer aldı:<br />

“Turizm sektöründe yaşanan sıkıntılar otel<br />

yatırımlarını sınırladı. Sektörde son yıllarda<br />

sürükleyici olan ofis yatırımları da yavaşladı.<br />

Hâlihazırda önemli bir boş ofis stokunun<br />

da bulunduğu sektörde, AVM yatırımları da<br />

perakende sektöründeki sıkıntılar nedeniyle<br />

yavaşladı. Sanayi ve lojistik alanında ise<br />

yatırım iştahı zayıf kalmaya devam ediyor.<br />

Mevcut inşaat işleri seviyesi nisan<br />

ayında 10,5 puan sıçradı<br />

7 aylık gerilemenin ardından <strong>2017</strong> yılı<br />

Mart ayında önemli bir artış gösteren mevcut<br />

inşaat işleri endeksi,<br />

nisan ayında da önemli bir sıçrama gösterdi.<br />

Mevsimsellik ile birlikte hızlı bir toparlanma<br />

yaşanan inşaat sektörüne verilen<br />

destekler de olumlu etki yarattı. Mevcut<br />

inşaat işleri seviyesi nisan ayında, mart<br />

ayına göre 10,5 puan arttı. Böylece nisan<br />

ayındaki mevcut işler seviyesi geçen yılın<br />

nisan ayındaki seviyenin de 3,8 puan üzerine<br />

çıktı.<br />

İnşaat malzemesi yıllık İhracatı<br />

15,40 milyar dolara yükseldi<br />

İhracatın 28 aylık bir gerileme içinde kaldığı<br />

ve yıllık ihracatın 2016 yılında 15,24<br />

milyar dolara kadar gerilediğine dikkat<br />

çekilen raporda, <strong>2017</strong> yılı Ocak ve Şubat<br />

aylarındaki ihracat artışı ile birlikte yıllık<br />

ihracat iki ay üst üste yeniden artış gösterdi.<br />

İnşaat malzemeleri yıllık sanayi ihracatının<br />

şubat ayı itibarıyla 15,40 milyar<br />

dolara yükseldiği sektörde, yıllık ihracat<br />

büyüklüğünün <strong>2017</strong> genelinde artmaya<br />

devam edeceği ifade edildi.<br />

İnşaat malzemesi yıllık ithalat 9,0<br />

milyar dolara geriledi<br />

<strong>2017</strong> yılı ocak ayında son 7 yılın en düşük<br />

aylık ithalatı gerçekleştikten sonra<br />

gerileme, şubat ayında da oldukça yüksek<br />

gerçekleşti. Böylece <strong>2017</strong> yılı şubat ayında<br />

yıllık ihracat yeniden 9,0 milyar doların<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

altına indi. Raporda, <strong>2017</strong> yılında ithalatta<br />

beklentilerin ötesinde bir gerileme<br />

yaşanacağı belirtildi.<br />

Yurtdışı müteahhitlik işlerinde toparlanma<br />

arayışı<br />

<strong>2017</strong> yılının ilk çeyrek döneminde yurtdışında<br />

alınan müteahhitlik işleri proje sayısı<br />

28, proje tutarı ise 2,89 milyar dolar<br />

oldu. <strong>2017</strong> yılının ilk çeyrek döneminde<br />

alınan proje sayısı ve toplam tutarı<br />

2015 ve 2016 yılı ilk çeyrek döneminin<br />

üzerinde gerçekleşti. Bu verilere göre bir<br />

toparlanma arayışının görüldüğünün belirtildiği<br />

raporda, yüksek iş hacmine ulaşılan<br />

geçmiş yıllar ile karşılaştırıldığında<br />

alınan iş hacminin halen oldukça zayıf<br />

olduğu belirtildi. Ayrıca gerek öncelikli<br />

pazarlardaki koşullar, gerekse ikili ilişkilerde<br />

yaşanan sıkıntılar nedeniyle yurtdışı<br />

müteahhitlik işlerinin sınırlanmaya<br />

devam ettiği ifade edildi.<br />

İlk 20 inşaat malzemeleri<br />

pazarımızda farklı büyüme<br />

beklentileri<br />

Türkiye’nin, inşaat malzemeleri ihracatında<br />

ilk 20 pazarını oluşturan ülkelerde<br />

<strong>2017</strong> yılında farklı büyüme beklentilerinin<br />

olduğunun belirtildiği raporda; geçen yıl en<br />

büyük pazar haline gelen ABD’de büyümenin<br />

<strong>2017</strong> yılında yüzde 2,3 ile hızlanmasının<br />

beklendiği vurgulandı.<br />

Dünya pazarı değerlendirmesi<br />

ABD’de özellikle yeni yönetimin kamu altyapı<br />

yatırımlarını artırmayı planlamasının<br />

inşaat sektöründe de büyümeyi hızlandıracağının<br />

belirtildiği rapora göre, Türkiye’nin<br />

en büyük ikinci pazarı olan Irak’ta <strong>2017</strong><br />

yılında yüzde 3,1 küçülme bekleniyor. Siyasi<br />

ve jeopolitik risklerin petrol fiyatlarındaki<br />

artışa rağmen Irak ekonomisinde<br />

küçülmeye yol açması bekleniyor. İngiltere<br />

ve Almanya ekonomilerinde ise Brexit’e ve<br />

seçimlere rağmen göreceli yüksek büyümeler<br />

öngörülüyor.<br />

Türkiye’nin beşinci büyük pazarı haline<br />

gelen İsrail yüzde 2,9 ile ılımlı büyümesini<br />

sürdürüyor. İki petrol ihracatçısı pazar<br />

olan BAE ve Suudi Arabistan’da ise büyümenin<br />

<strong>2017</strong>’de zayıflayacağı öngörülüyor.<br />

Siyasi ilişkiler nedeniyle sıkıntı yaşanan<br />

pazar olan Mısır’ın da <strong>2017</strong>’da yüzde 3,5<br />

büyümesi, Türkmenistan’ın ise yüzde 6,5<br />

ile yüksek büyüme performansını koruması<br />

bekleniyor.<br />

Avrupa Birliği’nde Fransa, İtalya ve İspanya’da<br />

büyümenin <strong>2017</strong> yılında da süreceği<br />

bilgisinin paylaşıldığı raporda, Kuzey<br />

Afrika’da Fas’ın <strong>2017</strong> yılında daha hızlı<br />

büyüyeceği, Cezayir’de büyümenin yavaşlayacağı<br />

öngörülüyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 19


“Kentleşmede oyunun kuralları değişiyor”<br />

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören; <strong>2017</strong>’nin başında<br />

çalışmalarına başlayan Şehircilik Şurası ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği değişikliği<br />

hakkında bilgiler verdi.<br />

<strong>2017</strong> yılının başında göreve başlayan Şehircilik<br />

Şurası, şehircilikte reform başlatacak<br />

olan ‘Şehircilik Anayasası’nı hazırlıyor.<br />

Haziran ayında bir eylem planı ile açıklanacak<br />

olan yeni ‘Şehircilik Anayasası’ kamuoyu<br />

ile paylaşılacak. Planlı Alanlar Tip İmar<br />

Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğin yeni<br />

eylem planının bir parçası olduğunu belirten<br />

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu<br />

Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, üyesi<br />

olduğu Şehircilik Şurası’nın faaliyetlerinden<br />

bahsetti ve çalışmalar tamamlandıktan<br />

sonra “Kentleşmede oyunun kuralları<br />

değişecek” dedi.<br />

10 YILLIK ACİL EYLEM PLANI<br />

BAŞLIYOR<br />

Geçen hafta tartışılan Planlı Alanlar Tip<br />

İmar Yönetmeliği değişikliğiyle fazla heyecanlanmamak<br />

gerektiğini ifade ederek,<br />

asıl reformun Haziran ayında başlayacağını<br />

söyleyen Prof. Dr. Gürsel Öngören,<br />

1960-2000 yılları arası belediyelerin çarpık<br />

şehirleşmeye göz yumması sebebiyle<br />

şimdiki neslin yaklaşık bir trilyon dolar<br />

maliyeti olan bir şehir enkazı devraldığını<br />

vurguladı.<br />

Öngören, “Çarpık şehirleşme enkazını normal<br />

yöntemlerle kaldıramayız. Devletimiz<br />

çarpık kentleşmeyi ortadan kaldıracak ve<br />

depreme karşı dayanıklı yeni mahalleler<br />

ve semtlerin oluşacağı 10-15 yıllık bir acil<br />

eylem planı hazırlatıyor. Şehircilik Şurası’nda<br />

ülkenin önde gelen bilim insanları,<br />

sektör liderleri ve belediyecileri Şehircilik<br />

Anayasası’nı yazıyor. Haziran’dan sonra<br />

şehircilikte reform başlayacak” dedi.<br />

PLANLI ALANLAR TİP İMAR<br />

YÖNETMELİĞİ AVANTAJLARI SONA<br />

ERİYOR.<br />

1985 yılında çıkarıldıktan sonra Planlı<br />

Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin pek çok<br />

kereler değiştiğinden ve bütünlüğünü<br />

kaybettiğinden söz eden Prof. Dr. Gürsel<br />

Öngören şöyle konuştu: “Bu sebeplerle<br />

2013 yılında Yönetmelik yeniden ele alındı<br />

ve temel değişiklikler yapıldı. <strong>Yapı</strong>laşmayı<br />

düzenleyen bu Yönetmelik çıktıktan<br />

sonra pek çok şehrin eskiden uygulanan<br />

imar yönetmelikleri de uygulamadan kalktı.<br />

Bu şehirlerden biri de İstanbul idi. İstanbul<br />

Büyükşehir Belediyesi’nin İmar<br />

Yönetmeliği’nde inşaat sektörü için pek<br />

çok lehe olan hüküm 2013 Yönetmelik<br />

değişikliği sebebiyle ortadan kalkınca<br />

bina yaptıran vatandaşlar için bir karmaşa<br />

yaşandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da<br />

yeni değişikliklere gayrimenkul ve inşaat<br />

sektörünün uyumunu sağlamak için Planlı<br />

Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin yanı<br />

sıra yapılaşma için lehe hükümler içeren<br />

İstanbul İmar Yönetmeliği gibi bazı şehirlerin<br />

yönetmelik hükümlerini devrede tuttu.<br />

Geçici 10. madde ile bu dönemde iki<br />

yönetmelik hükümlerinin de aynı anda uygulanması<br />

için bir yıllık süre koydu. Planlı<br />

Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ile yaklaşık<br />

yüzde 20 olan yapılaşma avantajı, eski<br />

yönetmelik hükümlerinin de uygulanması<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

ile yüzde 25 oranında uygulandı. Kat bahçesi<br />

şeklindeki balkonlar, çatılarda kullanım<br />

alanı oluşturma gibi avantajlar kullanıldı.<br />

Bu düzenlemedeki yüzde 25 imar uygulama<br />

avantajı geçiş dönemi 2016 yılında da<br />

uzatılarak 30 Haziran <strong>2017</strong> tarihine kadar<br />

geçerli kılınmıştı.<br />

<strong>Yapı</strong>laşmaya yüzde 25 avantaj getiren bu<br />

dönem 30 Haziran’da sona ereceği için;<br />

gayrimenkul ve inşaat sektörünün ve dolayısıyla<br />

bu uygulamalardan faydalanan vatandaşlarımızın<br />

talepleri İdareyi konuyu hızla<br />

çözmeye yönlendirdi. Çevre ve Şehircilik<br />

Bakanlığı’nın yeni Yönetmelik çalışması ile<br />

şehirlerimizde temel ve kalıcı bir yapılaşma<br />

düzeni getiriliyor. Geçici dönem sona<br />

eriyor. Yeni Yönetmelikte tüm belediyelerin<br />

uyacağı ortak yapılaşma düzeni olacak, kat<br />

bahçelerinin suiistimali ortadan kalkıyor,<br />

yapılaşmanın yataya yayılması için taban<br />

oturumu artırılacak, otopark yapımı zorunlu<br />

hale gelecek. Öte yandan illerde belediyeler<br />

bu Yönetmeliğe ters düşmeyecek<br />

şekilde kendi şehir özelliklerine göre bazı<br />

ek kurallar da getirebilecekler.”<br />

SAĞLIKLI VE ESTETİK ŞEHİRLEŞME<br />

BAŞLAYACAK<br />

Yönetmelik değişikliğinin şehircilikte yapılacak<br />

reformun sadece yüzde 5’ini kapsayacağını<br />

da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Gürsel<br />

Öngören açıklamalarını şöyle sürdürdü:<br />

“Şehircilik konusunda Devletimiz bir reform<br />

planı, yani Şehircilik Anayasası’nı hazırlıyor.<br />

Sayın Cumhurbaşkanımızın talebi ile<br />

oluşturulan, üyesi olduğum “Şehircilik Şurası”nda<br />

üç aylık çalışmayla raporlar oluşturuldu,<br />

yapılaşma düzenindeki sorunlu<br />

alanlar belirlendi. Şehircilik Şurası Nisanın<br />

sonunda çalışmasını bitirerek “Şehircilik<br />

Anayasası”nı hazırlamış olacak. Bu rapor<br />

Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımı ile<br />

<strong>Mayıs</strong> sonu kamuoyuna açıklanacak. Asıl<br />

reform bu açılama sonrası Haziran’da başlayacak.<br />

Ülkemizdeki çarpık şehirleşmeyi<br />

ortadan kaldırmak için Şura’nın hazırladığı<br />

“Şehircilik Anayasası” Çevre ve Şehircilik<br />

Bakanlığına ve tüm belediyelere rehber olacak.<br />

Şehircilik Anayasası ile çarpık şehirleşme<br />

ve keyfi uygulamalarla yaptırılan binalardan<br />

kaynaklanan sorunlar 10-15 yıllık<br />

bir eylem planıyla ortadan kalkacak. Tüm<br />

illerde ve ilçelerde imar planları yenilenecek.<br />

Kentsel dönüşüm de bu reformun en<br />

önemli aracı olacak. Planlı Alanlar Tip İmar<br />

Yönetmeliği de ‘Şehircilik Anayasası’ çalışmasının<br />

küçük bir unsuru. 30 Haziran’da<br />

yüzde 25 imar avantajı sona ereceğinden<br />

yeni Yönetmelik devreye alınacak. Yönetmeliğin<br />

de bir parçası olduğu ‘Şehircilik<br />

Anayasası’ ile düzenli, sağlıklı ve estetik<br />

şehirleşme için yeni bir yapılaşma düzeni<br />

getirilecek. İnsanların işlerinden, okullarından<br />

evlerine döndüklerinde; yeşil parkların,<br />

spor salonlarının, kültür merkezlerinin, çınaraltı<br />

kahvelerinin olduğu mahallelerinde,<br />

komşularıyla birlikte yaşayıp mutlu olacakları<br />

bir şehir hayatı hedefleniyor.”<br />

Prof. Dr. Gürsel Öngören / Kentsel Dönüşüm<br />

ve Hukuk Platformu Başkanı<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 21


Koruma Perdesi ile “hedef sıfır”<br />

Tüm dünyada 28 Nisan,<br />

Dünya Çalışma Güvenliği<br />

ve Sağlığı Günü olarak;<br />

hemen arkasından ülkemizde<br />

1987 yılından bu yana<br />

4-10 <strong>Mayıs</strong> tarihleri ise İş<br />

Sağlığı ve Güvenliği Haftası<br />

olarak kutlanıyor. Dünyada<br />

olduğu gibi Türkiye’de de<br />

inşaat sektörü en tehlikeli iş<br />

kollarından bir. Çalışma ve<br />

Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın<br />

verilerine göre ölümlü iş<br />

kazalarının %38’i inşaat<br />

işlerinde gerçekleşmekte.<br />

İnşaat sektöründeki ölümlü kazaların en<br />

fazla yüksekten düşmeden kaynaklandığı<br />

biliniyor. Bu durum da kalıp ve iskele<br />

sektörünün önemini gözler önüne seriyor.<br />

Konuyla ilgili açıklama yapan Doka Kalıp<br />

İskele Genel Müdürü Ender Özatay “Bugün<br />

inşaat sektörü GSYİH oranı yüzde 6’larda<br />

olan önemli lokomotif bir sektör. Günümüzde<br />

iş kazalarına baktığınız zaman Çalışma<br />

ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaptığı<br />

açıklamalarda tüm ölümlü iş kazalarının<br />

yüzde 38’i inşaat sektöründe yaşandığı belirtiliyor.<br />

Bunların içinde en önemli neden<br />

ise yüksekten düşme. Yüksekten düşmeyi<br />

engellemenin en önemli yapı taşlarından<br />

bir tanesi ise yüksek yapılarda koruma<br />

perdesi kullanımıdır.” dedi.<br />

İş kazalarının önlenmesi noktasında bakanlığın<br />

almış olduğu çok önemli kararlar<br />

uygulamaya konuldu. “Ölümlü iş kazalarında<br />

yüzde 47’lik iyileşme söz konusu ama<br />

bu rakamları daha minimum seviyelere<br />

indirmek mümkün. Çalışanların sakat kalmasına,<br />

yaşamını yitirmesine neden olan<br />

ve dolayısıyla insancıl yönü öncelik taşıyan<br />

iş kazalarının yol açtığı ekonomik kayıplar<br />

da oldukça önemlidir. Dileğimiz İş Sağlığı<br />

ve Güvenliği’nin belirledikleri “hedef sıfır”<br />

temalı vizyonun gerçek olmasıdır. Yaşanan<br />

22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

değişimlerin ardından işverenlerde de<br />

ciddi anlayış değişikliği olduğunu belirten<br />

Özatay, “Bizim için iş güvenliği en<br />

öncelik ve önem verdiğimiz unsur. Bizim<br />

kartvizitlerimizin arkasında bile “Önce<br />

Güvenlik” yazar ve bu 50 yıla yakın süredir<br />

böyle. Ürün ve hizmetlerimizle inşaat<br />

sektöründe maksimum güvenlikte bir<br />

çalışma ortamı yaratmak ana hedeflerimizden<br />

biri. İnşaat sektörü içerisinde<br />

yüksekte çalışmanın getirdiği tehlikeler,<br />

kalitesiz ve herhangi bir kalite normuna<br />

uymayan sistemsiz kalıp malzeme tercihleri,<br />

mühendislik hizmeti eksik ya da<br />

hiç olmayan uygulamalar istenmeyen iş<br />

kazalarına sebep olmaktadır. Bu durum<br />

kalıp iskele sektörünün ne kadar önemli<br />

olduğunu gözler önüne sermektedir. İnşaatlarda<br />

iş kazalarının engellemesinde<br />

koruma perdesi kullanımı yanı sıra, kalıp<br />

sisteminin yanında çalışma konsolları ve<br />

platformların, katlar arası geçiş sistemlerinin<br />

(kapalı merdiven oluşturulması),<br />

döşeme, perde kolon kenarlarının cephe<br />

korkulukları ile kapatılması, kalıbın<br />

taşınması ve tekrar kurumunda güvenlikli<br />

taşıyıcı ekipman kullanılması (Vinç<br />

çatalları, masa kalıbı taşıma sistemleri)<br />

Ender Özatay / Doka Kalıp İskele Genel Müdürü<br />

gereklidir. Bu bahsettiğimiz sistemler<br />

Doka’nın gerçekleştirdiği tüm projelerde<br />

malzeme listelerine sistem parçası olarak<br />

eklenmektedir.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 23


Ouargla Askeri Hastane Projesi<br />

Cezayir<br />

Yeri: OUARGLA-CEZAYİR<br />

İş Sahibi: Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti<br />

Yüklenici Firma: KAYI İNŞAAT<br />

Projede Kullanılan PERI Kalıp Sistemleri:<br />

1. Döşeme Kalıbı: PD8 ECO MASA SİSTEM Döşeme Kalıbı<br />

2. Perde ve Kolon Kalıpları: PERI VARIO SISTEM<br />

24<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Değişik boyutlara ve derinliklere sahip<br />

projedeki kirişaltı kalıp sisteminin PD8<br />

ECO Masa-İskele sistemleri ile çözülmesindeki<br />

temel unsur, hızlı devir ve esneklik<br />

faktörünün aynı anda ve aynı oranda<br />

önem taşımasıdır.<br />

Projedeki farklı kat yükseklikleri nedeni<br />

ile,hemen hemen her döşeme dökümünde,<br />

kalıp dizaynları yapılmış, gerekli özel<br />

çözümler üretilmiştir.PD8 ECO Masa-iskele<br />

sistemleri,farklı yüksekliklerdeki<br />

kirişaltı kalıplarında kullanılacak olması<br />

sebebiyle,sahip olduğu taşıma gücü sayesinde<br />

projede büyük esneklik ve ekonomiklik<br />

sağlamıştır.Bu projede yapılan<br />

PERI kirişaltı kalıbı dizaynları,bir iskele<br />

ayağına optimum yük gelecek şekilde<br />

tasarlanmış ve dizaynda kullanılan malzemeler<br />

( PD8 ECO Masa-İskele Sistemler-<br />

VT20K Mahyalar + VT20K Izgaralar )<br />

optimum açıklıkta kullanırak; en ekonomik<br />

çözüm elde edilmeye çalışılmıştır.<br />

İskele modüllerinin sahip olduğu, değişik<br />

boyutlardaki diagonaller, ayar millerinin<br />

açılma boyları gibi parametreler<br />

ile iskele sisteminin taşıma gücündeki<br />

değişiklikler sağlanmıştır ve sağlanabilmektedir.<br />

PD8 iskele sistemin sahip olduğu<br />

değişik yüksekliklerdeki çerçeveler<br />

( R-180,R-150 ) ve alt–üst ayar milleri vasıtası<br />

ile her türlü yükseklikte kullanıma<br />

sahip olması projeye ayrı bir ekonomiklik<br />

ve esneklik katmıştır.<br />

DIN ve EURO normlarında imalatı yapılmış<br />

PERI PD8 ECO Masa-iskele sistemleriyle;tüm<br />

projedeki farklı yükleri ve farklı<br />

ölçüleri iskele aralıklarını değiştirerek işçilikten<br />

ve dolayısı ile zamandan tasarruf<br />

ederek proje genelinde EKONOMİ sağlanmıştır.<br />

Spindellerin ayarlanabilmesi, bize<br />

şantiyede çok hassas yükseklik ayarı<br />

yapmamıza olanak sağlar.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 25


PERI PD8 SİSTEM KİRİŞALTI<br />

MASA- İSKELESİ<br />

Karşılıklı çerçeveler arasındaki bağlantı<br />

ise,PERI PD8 ECO sistemde 1.25m ile<br />

3.00m arasında değişen boylardaki diagonallerle<br />

sağlanır. Sistem üst tarafına<br />

monte edilen sırasıyla;haçvarikafa, spindel<br />

ve de spindel ayarı için kullanılan jack-nut(somun)<br />

ile bir ünite haline gelir.<br />

PD8 in temel özelliği; ana taşıyıcıların çerçeve<br />

veya diğer taşıyıcı ayaklara, tali taşıyıcıların<br />

da ana taşıyıcılara ara elemanlarla<br />

tesbit edilerek rijit ve tek parça haline<br />

getirilmesidir. PERI PD8 ECO şantiyede<br />

tek bir sistemle 3 ayrı çözümü sunar. Her<br />

biri için tip ruhsatlar, DIN ve EURO normlarına<br />

göre düzenlenmiş abakları mevcuttur.<br />

Gerek DIN ve EURO normlarındaki<br />

uygulama abakları gerek bu normalara<br />

dahilinde üretilmiş malzemeleri kullanıcısına<br />

mutlak başarıyı getirmektedir.<br />

Böylece PD8 iskele sistemiyle birlikte<br />

VT20 K Mahyalar + VT20K Izgaralar optimum<br />

taşıma gücünde kullanılması sağlanmıştır.<br />

Sonuç olarak DIN ve EURO normlarında<br />

imalatı yapılmış olan PERI PD8 ECO yük<br />

iskele sistemi ile VT20 K mahyalardan<br />

teşkil edilen kirişaltı kalıbı sistemi;tüm<br />

projedeki farklı döşeme kalınlıklarını ve<br />

yükseklikleri çözerek,projede büyük ekonomiklik<br />

ve esneklik getirmiştır. Aynı malzemelerin<br />

sahip oldukları yüksek taşıma<br />

gücü sayesinde sadece aralıkları ile oynayarak<br />

tüm projede kullanılabilir olması<br />

gerek işçilik, gerekse zamandan tasarruf<br />

açısından sahadaki uygulayıcılara büyük<br />

kolaylık sağlamıştır.<br />

PERI PD8 ECO sistemi; temel olarak<br />

R180(180 cm yüksekliğinde) ve<br />

R150(150 cm yüksekliğinde) çerçevelerden<br />

oluşur. Taban plakaları ve çerçeveler<br />

arasındaki bağlantı, ayarlanabilir spindle<br />

adı verilen bağlantı elemanı ile sağlanır.<br />

Spindelleri ayarlanabilmesi bize şantiyede<br />

çok hassas yükseklik ayarı yapmamıza<br />

26<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

olanak sağlar. Karşılıklı çerçeveler arasındaki<br />

bağlantı ise 1.25m ile 3.50m arasında<br />

değişen boylardaki diagonallerle sağlanır.<br />

Sistem üst tarafına monte edilen sırasıyla;<br />

panel, haçvarikafa, spindel ve de spindel<br />

ayarı için kullanılan jack-nut(somun) ile bir<br />

ünite haline gelir. PD8 in temel özelliği; ana<br />

taşıyıcıların çerçeve veya diğer taşıyıcı ayaklara,<br />

tali taşıyıcıların da ana taşıyıcılara ara<br />

elemanlarla tesbit edilerek rijit ve tek parça<br />

haline getirilmesidir. PERI PD8 şantiyede<br />

tek bir sistemle 3 ayrı çözümü sunar. Her<br />

biri için tip ruhsatlar, DIN ve EURO normlarına<br />

göre düzenlenmiş abakları mevcuttur.<br />

PERI PD8 ECO alt ve üst spindle ların maksimum<br />

açılma boyuna ulaştığı durumlarda<br />

bile ağır yük taşınması gerektiği zamanlarda<br />

rahatlıkla kullanılabilir. PD8 ECO ile oluşturulan<br />

döşeme kalıbı sisteminin uzunluğu ve<br />

toplam yüksekliği ayarlanabildiği için şantiyede<br />

çok büyük kullanım kolaylığı sağlar.<br />

Muhittin Çimoğlu’nun yorumu:<br />

“Firmam teklif alma sürecinde fikrimi sorduğu zaman ;daha önceki yıllardaki<br />

tecrübemle PERI Kalıp alalım temiz ve kaliteli bir iş yaparız; kuş uçmaz<br />

kervan geçmez çölde yapacağımız hastane inşaatında marka olacak seviyeleri<br />

yakalarız demiştim.<br />

Bugün itibari ile kaba inşaatımız bitmiş durumda ve şu anda söylediklerimi<br />

doğrulamış olmanın haklı gururunu yaşıyorum.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 27


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Advertorial<br />

bir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 29


İstanbul’da merakla beklenen eşsiz ada ve deniz manzaralı<br />

Maltepe Piazza Projesi, İntek Kalıp İskele ile yükseliyor<br />

Projenin Adı: Maltepe Piazza<br />

Projesi<br />

Yatırımcı: Rönesans Gayrimenkul<br />

Ana Yüklenici: Rönesans Teknik<br />

Proje Yeri: Cevizli – Maltepe<br />

İstanbul<br />

Proje Hakkında Genel Bilgi:<br />

Rönesans Gayrimenkul’ün İller Bankası’nın<br />

2013 yılındaki ihalesinden satın<br />

aldığı 42 bin metrekare arsa üzerine<br />

kurulan ve 267.517 m² inşaat alanına<br />

sahip olan Maltepe Piazza Projesi, 29<br />

katlı konut bloğu, 21 katlı ofis bloğu, 4<br />

katlı otopark ve 5 katlı AVM’den oluşuyor.<br />

Mart 2018’de tamamlanacak olan<br />

Maltepe Piazza Projesinde 220 ofis,<br />

230 rezidans, 160 mağaza ve 27 restoran<br />

yer alıyor.Projedeki konut ve ofisler<br />

adalar ve deniz manzarasına sahip.<br />

Maltepe Park AVM ile komşu konumda<br />

bulunan Maltepe Piazza Projesi Kartal<br />

Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Adliye<br />

Sarayı’na oldukça yakın.İçerisinde<br />

yer alacak metro durağı bağlantısı ile<br />

30<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

ulaşım yönünden oldukça rahat bir imkan<br />

sunan Piazza, Sabiha Gökçen Havaalanı’na<br />

20 km, sahil yoluna 3 km mesafede.<br />

E5 ulaşım hattı üzerinde yer alan<br />

proje 2 bin 400 araçlık kapalı otoparkı<br />

ile ziyaretçilerine kolaylık sunuyor.Ana<br />

yüklenici Rönesans Teknik bu projenin<br />

kaba inşaatını dört alt yüklenici ile gerçekleştirmiştir.<br />

Konut bloğu Erdem <strong>Yapı</strong>,<br />

Ofis bloğu İntertek İnşaat, AVM bloğunun<br />

bir kısmı Altunbayrak İnşaat, bir kısmı<br />

Ayya İnşaat, Otoparklar ise Ayya İnşaat<br />

tarafından yapılmıştır. Erdem <strong>Yapı</strong>,<br />

Altunbayrak ve Ayya firmaları, işi “kalıp<br />

ve iskele malzemeli” olarak yapmışlardır.Daha<br />

önceki projeleri için İntek’den<br />

satın almış oldukları kalıp ve iskele<br />

malzemeleri bu projeye adapte edilmiş,<br />

ilave ihtiyaçlar belirlenerek sadece onlar<br />

tedarik edilmiş ve böylece her üç firmanın<br />

da kalıp ve iskele bütçelerinde önemli<br />

tasarruflar sağlanmıştır.Konut ve AVM<br />

bloklarının alt katlarında yer alan 6,50 ve<br />

8,00 m. yüksekliğindeki katlar için gerekli<br />

olan ilave kalıp ve iskele malzemeleri<br />

Rönesans Teknik tarafından İntek’den<br />

kiralanmış ve alt yüklenicilere kullandırılmıştır.<br />

İntertek firması diğer üç alt yükleniciden<br />

farklı olarak “kısmi malzemeli”<br />

olarak adlandırabileceğimiz bir sistemle<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 31


çalışmıştır. Ofis bloğunun tüm kalıp ve<br />

iskele malzemelerinin çelik aksamları<br />

Rönesans Teknik tarafından İntek’den<br />

kiralanmış ve İntertek’e kullandırılmış,<br />

ahşap malzemeler ise İntertek tarafından<br />

tedarik edilmiştir.<br />

Projede kullanılan İntek Kalıp<br />

sistemleri ve miktarları:<br />

-Kaba İnşaatı Erdem <strong>Yapı</strong> tarafından yapılan<br />

29 katlı konut bloğu için; Yüksekliği<br />

3,50 m. olan normal kat döşemeleri<br />

için iki tam, bir yarım takım (2,5 takım)<br />

2.200 m² HD150 sistem döşeme kalıbı<br />

(İskele uygulaması, H20 üzeri H20),<br />

Normal kat kolon ve perdeleri için ½ takım<br />

530 m² PANEMAX perde-kolon kalıbı<br />

verilmiştir.<br />

-Kaba inşaatı İntertek İnşaat tarafından<br />

yapılan 21 katlı ofis bloğu için;<br />

Yüksekliği 4,00 m. olan normal kat döşemeleri<br />

için iki tam, bir yarım takım<br />

(2,5 takım) 3.950 m² HD150 sistem<br />

döşeme kalıbı (Masa kalıp, H20 üzeri<br />

H20), Normal kat kolon ve perdeleri için<br />

½ takım 1.293 m² PANEMAX perde-kolon<br />

kalıbı verilmiştir. Düz kolonlar bina<br />

yükseldikçe dairesel kolona dönüşmekte<br />

ve her dört katta bir çapları küçülmektedir.<br />

Toplam olarak 15 takım Ø70 - Ø80<br />

32<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

– Ø100 Ø120 - Ø130 cm çapında<br />

SCS sistem dairesel kolon kalıpları<br />

verilmiştir.<br />

Ayrıca, konut ve ofis bloklarının alt<br />

katlarında yer alan 6,50 ve 8,00 m.<br />

yüksekliğindeki katlar için ilave döşeme<br />

ve perde kalıpları kiralık olarak<br />

verilmiştir.<br />

-Kaba inşaatı Altunbayrak ve<br />

Ayya tarafından yapılan AVM<br />

bloğu için;<br />

14.000 m² HD150 sistem döşeme<br />

kalıbı (İskele uygulaması, H20 üzeri<br />

H20),<br />

468 m² PANEMAX perde kalıbı<br />

530 m² İNTEVA perde-kolon kalıbı<br />

verilmiştir.<br />

Ayya İnşaat AVM bloklarında kullandığı<br />

kalıp ve iskeleleri daha önce<br />

Otoparklarda kullanmıştır.<br />

İş güvenliği ve çalışan sağlığı<br />

ön planda:<br />

Rönesans Teknik “İş Güvenliği ve<br />

Çalışan Sağlığı” konularına büyük<br />

önem vermektedir. Kalıp ve iskele<br />

malzemelerinden ayrı bir şekilde,<br />

tercihe bağlı olarak tedarik edilen<br />

“gemici merdivenli çalışma platformları”<br />

gibi güvenlik ekipmanları<br />

eksiksiz olarak tedarik edilmiş, büyük<br />

bir titizlik ve hassasiyetle kullanılmıştır.<br />

29 katlı konut ve 21 katlı ofis bloklarında,<br />

maksimum iş güvenliği,<br />

verimlilik ve rüzgardan korunmak<br />

amacı ile 3,5 katı kapatan ‘’Rüzgar<br />

ve Koruma Perdeleri’’ kullanılmıştır.<br />

Rüzgar ve koruma perdeleri, özellikle<br />

çok katlı yapılarda iş güvenliğini,<br />

çalışma konforunu ve buna<br />

bağlı olarak verimliliği arttıran aynı<br />

zamanda çevredeki insanları da koruyan<br />

mükemmel bir güvenlik sistemidir.<br />

Çalışılan katlarda, binanın<br />

tüm cephesini kapatarak, çalışanların<br />

yüksekten ve hava koşullarından<br />

etkilenmeden çalışmasına olanak<br />

sağlayan bu sistem, binadan dışarıya<br />

herhangi bir malzemenin düşmesini<br />

engelleyerek çevredeki insanları<br />

da korur. Sistem kule vince ihtiyaç<br />

duymadan hidrolik ekipmanlar vasıtası<br />

ile yükseltilebildiği gibi istenen<br />

durumlarda kule vinçle de yükseltilebilir.<br />

Sistemin ilk kurum ve iş bitimindeki<br />

söküm aşamalarında kule<br />

vince ihtiyaç vardır.<br />

Rüzgar ve koruma perdesi ile kapatılan bir katın içeriden görünümü<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 33


Çözüm Ortağı<br />

Mitsubishi Electric’den<br />

üç dalda rekor<br />

Teknoloji devi Mitsubishi Electric; en hızlı asansör, bir<br />

binada bulunan en uzun seyahat mesafesine sahip<br />

asansör ve en hızlı çift katlı asansör olmak üzere üç<br />

ayrı kategoride Guinness Dünya Rekoru kırdı.<br />

Mitsubishi Electric, Çin’in Şanghay kentindeki<br />

Pudong Lujiazui Finans ve Ticaret<br />

Bölgesi’nde bulunan ve 632 metre yüksekliğiyle<br />

ülkenin en yüksek gökdeleni<br />

olan Şanghay Kulesi’ndeki asansörleriyle<br />

üç dalda Guinness Dünya Rekoru kırdı.<br />

Dünyanın en hızlı asansörüne, bir binada<br />

bulunan en uzun seyahat mesafesine sahip<br />

asansörüne ve en hızlı çift katlı asansörüne<br />

imza atan Mitsubishi Electric, Guinness<br />

World Records (Guinness Dünya<br />

Rekorları) şirketi tarafından onaylanan rekor<br />

sertifikalarını Tokyo’da bulunan genel<br />

merkezinde gerçekleştirilen törenle aldı.<br />

Saatte 73,8 kilometre ile dünyanın<br />

en hızlı asansörü<br />

Mitsubishi Electric’e dünyanın en hızlı<br />

asansörü rekorunu kazandıran asansör,<br />

dakikada 1.230 metre ve saatte 73,8 kilometre<br />

hıza ulaşarak Şanghay Kulesi’nin<br />

ikinci bodrum katından 119’uncu kattaki<br />

seyir terasına yalnızca 53 saniyede çıkabiliyor.<br />

Rekor hıza, hem asansörde yeni<br />

ekipmanların geliştirilmesi hem de hız<br />

yöneticisi, fren cihazı ve tampon gibi emniyet<br />

cihazlarında iyileştirmeler yapılması<br />

sayesinde ulaşıldı.<br />

Bir binada bulunan seyahat mesafesi<br />

en uzun asansör ve en hızlı çift katlı<br />

asansör<br />

Kulenin üçüncü bodrum katı ile 121’inci kat<br />

arasındaki 578,55 metre uzunluğa sahip iki<br />

acil durum asansörü bir binada bulunan en<br />

uzun seyahat mesafesine sahip asansör rekorunu<br />

kırdı. Giriş katından 101’inci kattaki<br />

otel lobisine dakikada 600 metre ve saatte<br />

36 kilometre hızla çıkabilen sekiz asansör<br />

ünitesi ise en hızlı çift katlı asansör olarak<br />

Guinness’e adını yazdırdı.<br />

Güvenlik, sürüş konforu, sessizlik ve<br />

enerji tasarrufu bir arada<br />

İleri teknolojisiyle asansörlerin hızını çarpıcı<br />

bir şekilde arttıran Mitsubishi Electric, aynı<br />

zamanda geliştirilmiş güvenlik, üst düzey sürüş<br />

konforu, sessiz çalışma ve enerji tasarrufu<br />

avantajları da sağlıyor. Mitsubishi Electric’in<br />

ürettiği dünyanın en hızlı asansörleri,<br />

çok uzun seyahatler için tasarlanmış ve yüksek<br />

dayanıklılık sunan özel bir halat ile kablo<br />

sistemine sahip. Daha fazla sürüş konforu<br />

için titreşimin ve gürültünün azaltıldığı asansörlerde,<br />

yüksek hızlı seyahat sırasında kabin<br />

içerisindeki hava basıncı kontrol cihazı sayesinde<br />

ayarlanarak kulak ağrısı gibi rahatsızlıklar<br />

engelleniyor. Enerji verimli, sabit manyetik<br />

alan içeren motorlara sahip asansörlerde, iki<br />

kontrol panelinin paralel çalışması sayesinde<br />

enerji tasarrufu için yeniden üretilen gücü kullanıyor.<br />

Güvenlik cihazları ise acil durumlarda<br />

bile ultra yüksek hızlı ve çok uzun asansörler<br />

için güvenli fren imkanı sunuyor.<br />

34<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Rüzgar Ve Koruma Perdelerinde Bir İlk<br />

Tms Climbex ®<br />

Hidrolik Tırmanma Sistemleri<br />

Nisan ayında kapılarını açacak olan Emaar Square projesinin<br />

prestij yapısı The Adress Hotel & Residence Kulesi çalışmalarında<br />

sona yaklaşılmakta.<br />

Projenin tüm kısımlarında olduğu gibi kule kısmında da yüklenici<br />

firma Tav&Sera, TMS Kalıp ve İskele Sistemleri ile çalışmaya<br />

devam etmektedir. <strong>Yapı</strong>nın çekirdek kısmının hidrolik tırmanması<br />

işini başarıyla sürdürmekte olan TMS, Rüzgar Koruma Perdesi ile<br />

farklı bir başarıya imza atmaktadır.<br />

Rüzgar Koruma Perdesi, gökdelenlerde ve kule tipi yapılarda, katlarda<br />

güvenli çalışma alanları sağlamak için kullanılır. Bir vinçe<br />

gerek kalmadan Climbex ® Hidrolik ekipmanları kullanılarak rahatça<br />

kendiliğinden tırmanabilir. Rüzgar perdesi binanın çevresini saran<br />

kompakt bir sistemdir. Yüksekte daha etkili olan her tür hava<br />

koşullarında kullanılabilen bir sistemdir. Saatte 70km rüzgar<br />

hızında tırmanmasını gerçekleştirebilir. Bu projede park halinde<br />

saatte 165km rüzgara dayanıklı olarak dizayn edilmiştir. Binayı<br />

çevreleyen ve hidrolik sistemin raylarına bağlanmış saç yüzeyli<br />

panel modülleri içeride aynı yerdeki gibi konforlu bir çalışma ortamı<br />

sağlar. Emaar Square projesinin yüksek katlı binaları TMS’nin<br />

Climbex ® Hidrolik Rüzgar Perdesi Sistemleri ile güvenli şekilde<br />

yükselmektedir. Bu projede Rüzgar Perdesi kapatma alanı, 5,5<br />

döşeme katıdır. <strong>Yapı</strong>nın döşeme ve kolonları kompozittir. 3 döşeme<br />

kadar yani 12 m yüksekliğinde çelik kolonlar yerleştirilip,<br />

yukarıdan aşağı trapez sac üzerine beton dökülerek döşeme tamamlanır.<br />

Bu esnada alttaki 3 döşemede de çalışma devam etmektedir.<br />

Bu nedenle güvenli çalışma alanı en az 5,5 kat olmak<br />

durumundadır. Beton dökümü yapılmış alttan 3 kata yerleştirilen<br />

kafalarla sistem taşınmaktadır. Tırmanma esnasında dökülmüş<br />

olan döşemelere bağlanmış yedek kafalara raylar yükseltilir ve ardından<br />

sistem yeni kafalar üzerinden tırmandırılır. TMS bu sistemi<br />

başarıyla uygulamıştır.<br />

Böyle yüksek bir rüzgar perdesi Türkiye’de ilk ve belki<br />

dünyada da tektir.<br />

Sistemin oluşması öncesi hazırlık dönemi, imalat ve montajından<br />

çok daha fazla süre almıştır. Kullanılacak malzemeler, yapının<br />

yüksekliği ve rüzgar kuvvetine uygun olması için bir çok hesaplardan<br />

ve testlerden geçerek tespit edilmiştir. <strong>Malzeme</strong> seçimleri ve<br />

hesap raporları Boğaziçi Üniversitesi tarafından onaylanmıştır.<br />

Ayrıca iş güvenliği açısından da oldukça hassas çalışmalar yapılarak<br />

en güvenli çalışma ortamı yaratılmıştır.<br />

KURULUM ve MONTAJ<br />

Kurulumu için sistemin perde kısmı montajı aşağıda tamamlanır.<br />

Mevcut döşemeye yerleştirilmiş ankraj elemanlarına taşıyıcı<br />

kirişler bağlanır. Kirişlerin başlarına ise ray kafaları yerleştirilir.<br />

Burada kullanılan ankraj elemanları gerekli test ve<br />

sertifikalara sahip Alman Betomax markası elemanlarıdır.<br />

Bu ön hazırlıklar aşamasında işçilerin çalıştığı alanlarda tam<br />

güvenlik sağlanmıştır. Hem yüksekte çalışma koşulları hem<br />

de malzeme taşınması koşulları TAV&SERA ve Emaar İSG<br />

uzmanları ile birlikte sıfır hata hedefleri ile oluşturulmuştur.<br />

Ön hazırlıklar aşamasında sistemin kurulumunu yapacak ekip<br />

ve operasyon ekibi özenle seçilmiş ve eğitimlerini başarıyla<br />

tamamlamışlardır. Sistemin sorunsuz ve güvenli tırmanması<br />

projenin uluslararası müşavir firması tarafından “Teşekkür”e<br />

layık görülmüştür.<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Aşağıda hazırlanan modüllerin taşınması ve kafalara sabitlenmesi<br />

bir ‘montaj manuel’i yönergesi dahilinde gerçekleştirilmiştir.<br />

Climbex ® Hidrolik Tırmanma Sistemleri kule tipi yapılarda, yapım<br />

sürelerini kısaltması, vinç kullanımını minimuma indirmesi, adam/<br />

saat maliyetlerinde avantaj sağlaması ve en önemlisi güvenli çalışma<br />

ortamları yaratması açısından önemle tercih edilmektedir.<br />

• TMS’nin projesine göre aşağıda birleştirilmiş modüller vinç ile<br />

yerlerine yükseltilebilir.<br />

• Modüller 4 noktadan askıya alınarak vinç ile dikkatli biçimde ve<br />

yavaş kaldırılmalıdır.<br />

• Modüller en az 2 kafa bağlantısı sağlandığın da güvenli kabul<br />

edilir.<br />

• Kirişleri taşıyacak bağlantılar doğru seçilmeli ve kontrol edilmelidir.<br />

• Tırmanma öncesinde güvenlik prosedürleri kontrol edilmeli. Süpervizör<br />

telsiz ile süreci takip etmelidir.<br />

Bir modülün tırmanması yaklaşık 30 dakika sürmektedir. 6 adet<br />

Hidrolik güç ünitesi ve 16 adet pompa ile bu operasyonun tamamı<br />

için yarım gün yetmektedir. Sistemin kontrolü, devreye alınması<br />

ve çalıştırılması için 4 işçi yeterlidir.<br />

Sistemde açık kalan her yer Alman Huck marka güvenlik ağları<br />

ile kapatılmıştır. Modüller arasındaki boşluklar ile düşeyde perde<br />

ve platform arasında ki en küçük boşluklar kauçuk malzemelerle<br />

hareketi engellemeyecek biçimde kapatılarak aşağıya en küçük<br />

bir parçanın dahi düşmesi tamamıyla engellenmiştir.<br />

Hidrolik Tırmanır Kalıp sistemleri, ileri teknoloji, iyi mühendislik<br />

ve titiz bir çalışma gerektiren hassas bir konudur. TMS ve<br />

TAV&SERA, Emaar Projesinde başından itibaren uyum içinde<br />

çalışmaktadır. Her tür kalıp çözümlerinde, kalite ve güvenliği ön<br />

planda tutarak hareket eden taraflar, emniyet, güvenlik ve kontrolün<br />

üst seviyede olduğu şantiye koşullarında başarılı bir çalışma<br />

sergilemektedirler.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 37


Çözüm Ortağı<br />

Wilo, Mersin Entegre Sağlık<br />

Kampüsü’nün çözüm ortağı oldu<br />

Kamu Özel Ortaklığı (PPP) modeli ile gerçekleştirilen ve Türkiye’nin ilk entegre sağlık<br />

kampüsü olma özelliğini taşıyan Mersin Entegre Sağlık Kampüsü’nün, ısıtma soğutma ve<br />

havalandırma sistemlerinde tercihi Wilo oldu.<br />

Türkiye’nin hizmete açılan ilk ‘Entegre Şehir<br />

Hastanesi’ olan Mersin Entegre Sağlık<br />

Kampüsü’nde, Wilo pompaları tercih<br />

edildi. 232 bin metrekare inşaat alanına<br />

sahip, 1.300 yatak kapasiteli Mersin Entegre<br />

Şehir Hastanesi bünyesinde son<br />

teknolojinin kullanıldığı; Anjiyografi Merkezi,<br />

Hiperbarik Oksijen Merkezi, Yanık<br />

Tedavi Merkezi, Radyasyon Onkolojisi,<br />

Nükleer Tıp, Diyaliz, Doğum, Tüp Bebek<br />

ve daha birçok ünitenin hizmet vermesine<br />

imkân sağlanıyor. Mersin Entegre Sağlık<br />

Kampüsü projesinde 600’e yakın Wilo<br />

ürünü kullanıldı. Özellikle ıslak rotorlu<br />

Yonos Maxo’nun sahip olduğu EC motor<br />

teknolojisi sayesinde tesis en yüksek düzeyde<br />

enerji tasarrufu sağlama imkânına<br />

kavuştu. Finans dünyasının prestijli dergisi<br />

EMEA Finance tarafından, 2014 yılında<br />

Orta ve Doğu Avrupa bölgesindeki “En İyi<br />

PPP Projesi” ödülünü almaya hak kazanan<br />

Mersin Entegre Sağlık Kampüsü projesinde<br />

çözüm partneri olarak yer alan Wilo,<br />

proje tesliminden sonra da satış sonrası<br />

hizmet ve teknik destek konusunda çözüm<br />

ortağı olmaya devam edecek.<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Şantiyelerde öncelik; Güvenlik<br />

URTİM Kalıp ve İskele Sistemleri A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı ve Kalıp ve İskeleciler Derneği<br />

(KALİSDER) Kurucu Üyesi İnşaat Mühendisi Sergin Urfalılar, inşaatlarda güvenli iskele<br />

kullanımının önemine dikkat çekerek, şantiyelerdeki güvenlik önlemlerine ilişkin bilgiler verdi.<br />

İnşaatlarda meydana gelen ölümcül kazaların<br />

%46’sı yüksekten düşmeye bağlı<br />

olarak yaşanmaktadır. Bunu taşıma, yükleme-kaldırma<br />

ve elektrik kazaları takip<br />

etmektedir. Bu iş kolundaki kazaların bu<br />

denli çok olmasında ekonomik ve sosyal<br />

sebeplerin yanı sıra, iş kolunun kendine<br />

ait özel koşulları ve risk faktörlerini de<br />

etken olarak görmekteyiz. İnşaatlarda<br />

yaşanan bu iş kazaları ortamın elverişsiz<br />

olması ve güvenlik önlemlerinin tam<br />

alınmamasının yanı sıra, dikkatsizlik, ehliyetsizlik,<br />

tedbirsizlik gibi kişisel sebeplerden<br />

dolayı da yaşanmaktadır. Dolayısıyla<br />

şantiyelerdeki sorumlu tüm yetkililere ve<br />

kullanıcılara bu noktada önemli görevler<br />

düşmektedir.<br />

URTİM A.Ş. olarak Çalışma ve Sosyal<br />

Sergin Urfalılar (İnşaat Mühendisi, MBA )<br />

İş kazalarının en çok meydana geldiği<br />

yerler inşaatlar. Maalesef her yıl onlarca<br />

insanımızı bu kazalarda kaybediyoruz.<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Güvenlik Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği,<br />

güvenli iskele üretimine yönelik çalışmaları<br />

dikkatle takip etmekte ve önem vermekteyiz.<br />

GİP Güvenli İskele Projesi ile<br />

yönetmeliğe uygun olmayan birçok üretim<br />

yeri mercek altına alınmış ve üretim<br />

kalitesinin arttırılması yönünde gerekli<br />

önlemlerin alınması sağlanmıştır. Halen<br />

de bu çalışmalar başarı ile yürütülmekte<br />

ve günden güne iskelelerdeki üretim kalitesi<br />

iyileştirilmektedir. Bu önemli projeyi<br />

gerçekleştiren tüm Çalışma ve Sosyal<br />

Güvenlik Bakanlığı yetkililerine teşekkür<br />

ediyoruz. URTİM A.Ş. olarak bizler de çok<br />

ciddi denetimlerden geçerek, TS 12810<br />

Yönetmeliğine Uygunluk Belgesini almış<br />

olarak güvenli iskele üretimlerimize devam<br />

etmekteyiz. Ayrıca üniversitelerde,<br />

teknik liselerde ve uygulayıcı firmalarda<br />

verdiğimiz bilgilendirme seminerleri ile<br />

mümkün olduğu kadar geleceğin mühendislerini<br />

ve kullanıcıları bilinçlendirmeye<br />

gayret ediyoruz.<br />

Güvenli şantiyeler için uygulayıcı inşaat<br />

firmaları yetkililerine ve inşaatlarda bizzat<br />

iskeleleri kullanan çalışanlara önemli<br />

görevler düşmektedir. Burada dış cephe<br />

iskelelerinin uygulamasına yönelik birkaç<br />

önemli noktaya değinecek olursak, dış<br />

cephe restorasyon işlerinde seçilecek iskeleler<br />

korozyona karşı ilgili standartlara<br />

uygun nitelikte sıcak daldırma galvaniz ile<br />

kaplanmış olmalıdır. ( TS EN 12811-2)<br />

İskele seçiminde tanımlanan muhtemel<br />

yüklere uygun, TS 12810-12811 normlarını<br />

sağlayan, uluslararası kalite standartlarında<br />

iskeleler seçilmelidir.<br />

İskele kurulumunda dikkat edilecek hususlara<br />

değinecek olursak, yönetmeliklere<br />

uygun ölçülendirmelere göre iskele<br />

kurulum planı hazırlanmış olmalı ve bu<br />

planın uygulanması da şantiyedeki sorumlu<br />

yetkililer tarafından plana uygun olarak<br />

yaptırılmalıdır. Kullanılacak tüm iskele<br />

elemanları, şantiye yetkililerince kontrol<br />

edilerek, herhangi bir kusurlu malzemenin<br />

olmamasına dikkat edilmelidir. İskele<br />

kurulacak zemin tesviye edilmeli, zemin<br />

iskeleden aktarılacak yükleri karşılayacak<br />

dayanımda olmalıdır. Kazı alanına yakın<br />

yerlerde kurulacak iskelelerde, kazı tarafı<br />

çökmeye karşı desteklenerek, güçlendirilmelidir.<br />

Çevredeki araç trafiği ve elektrik<br />

kaçağı benzeri durumlar şantiye yetkililerince<br />

kontrol altına alınmalıdır. İskele<br />

kurulumunda görev alacak işçilerin baret,<br />

emniyet halatı, vücut emniyet kemeri gibi<br />

kişisel koruyucu ekipmanları şantiye yetkililerince<br />

temin edilmeli ve mutlaka işçiler<br />

tarafından kullanılmalıdır. Gerekli kontrol<br />

ve eğitimler şantiye yetkililerince gerçekleştirilmelidir.<br />

Yağışlı havalarda da gerekli<br />

güvenlik önlemleri alınmadan, kesinlikle<br />

iskele kullanılmamalıdır. İşçi erişiminin<br />

güvenli bir şekilde yapılması için mutlaka<br />

tam korkuluklu merdiven kule sistemleri<br />

kullanılmalıdır. Platformlar boşluksuz şekilde<br />

oluşturulmalı ve küçük ebatlardaki<br />

malzemelerin düşmesini engellemek için<br />

tozluk kullanılmalıdır. Mutlaka her katta<br />

ana korkuluk ve ara korkuluk elemanları<br />

tam olarak eksiksiz bağlanmalıdır. İskele<br />

yapıya ankraj elemanları ile sabitlenmelidir.<br />

Diyagonal bağlantı elemanları ile de sistemin<br />

kendi içinde stabilitesi sağlanmalı, rüzgar,<br />

deprem ve benzeri yanal yüklere karşı<br />

dayanımı arttırılmalıdır. Kurulum tamamen<br />

eksiksiz tamamlanmadan ve şantiye yetkilileri<br />

tarafından onaylanmadan, iskele<br />

kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu güvenlik<br />

önlemlerine dikkat ederek, eğitimlerle ve<br />

kişisel koruyucu ekipmanları kullanarak,<br />

bu kazaları en aza, hatta sıfıra indirmek<br />

mümkündür. Kullanım öncesinde de yine<br />

mutlaka göz kontrolü yapılmalıdır ve iskelede<br />

gözlemlenen herhangi bir değişiklik durumunda<br />

şantiye yetkililerinden onay alınarak<br />

çalışmaya devam edilmelidir. Her türlü<br />

kazaya neden olabilecek etkenler hakkında<br />

anında yetkililere bilgi verilmelidir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 41


Çözüm Ortağı<br />

İstmarina<br />

Günsan Elektrik İle aydınlanacak<br />

Dap <strong>Yapı</strong> tarafından Kartal sahil şeridinde<br />

inşa edilmekte olan ve özgün mimari yapısı<br />

ile yeni bir yaşam alanı sunan İstmarina<br />

projesi, Günsan’ın Modüler Inox serisi ile<br />

aydınlanacak.<br />

Hayata geçirdiği inovatif çözümlerle, elektrik<br />

bileşenleri sektörünün önde gelen çözüm<br />

sağlayıcılarından Günsan, inşaat sektörüne<br />

ve gayrimenkul projelerine değer<br />

katmaya devam ediyor. Günsan, karma<br />

yaşam konseptli İstmarina projesinde yer<br />

alan toplam 1502 daire ve 258 ticari alanın<br />

anahtar, priz ürünlerini sağlayacak.<br />

Marina alanı, restoranları, kafeleri, otel ve<br />

ofis üniteleri, geniş sahil bandı, içinden<br />

geçen yüksek hızlı tren hattı, eşsiz deniz<br />

manzarası ile farklı bir yaşam alanı sunacak<br />

olan İstmarina’da, Günsan’ın yenilikçi<br />

ve modern tasarımıyla metal şıklık sunan<br />

Eqona Inox serisinin gümüş renkli modeli<br />

kullanılacak.<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dış Cephe İskele Sistemlerinde<br />

yeni dönem!<br />

“Her alanda olduğu gibi<br />

kendi sektörümüzde de daima<br />

kalite, daha iyi hizmet<br />

ve devamlı gelişim anlayışının<br />

hakim olması halinde<br />

başarı kendiliğinden gelecek.<br />

ÖZLER, bu mantalite<br />

ile müşterilerine hizmet<br />

vererek alanında en iyilerle<br />

çalışabilmekte.”<br />

44<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri İskele<br />

Grup Müdürü Faik Özelci ile Cephe ve Çalışma<br />

İskele Sistemleri alanında Özler İskele’nin<br />

bu gün geldiği noktayı ve geleceğe<br />

dair planlarını konuştuk. Özler İskele’nin<br />

hizmet anlayışının kurumun geleceğini ne<br />

yönde etkilediğini olumlu tecrübeleri doğrultusunda<br />

bizlerle paylaştı.<br />

Bundan sadece 10 yıl öncesine bakıldığında<br />

ülkemizde Dış Cephe Çalışma İskeleleri<br />

konusunda bir standart olmadığı gibi<br />

denetim mekanizmasının da çalışmaması<br />

nedeniyle bir çok merdiven altı firmanın<br />

türediğini belirten Özelci, o yıllarda firma<br />

olarak ÖZLER’in daha güvenli iskele çözümleri<br />

sloganı ile yola çıkarak bu gün kullanılmakta<br />

olan güvenlikli iskele sistemleri<br />

modelleri üzerinde AR-GE çalışmaları<br />

yaptığını, sistemin gelişiminde önemli bir<br />

rol oynadıklarını belirten Özelci ayrıca; TS-<br />

Faik Özelci / Özler Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri İskele Grup Müdürü<br />

Müşterilerine verilen satış öncesi saha<br />

keşif, projelendirme ve statik hesap hizmetlerinin<br />

ÖZLER’i doğru çözümler üretme<br />

konusunda her zaman bir adım öne<br />

geçirdiğini belirten Özelci, müşterilerine<br />

daha iyi hizmet verebilmek adına 2014<br />

yılında hizmet firmaları İKS İSKELE A.Ş.’yi<br />

kurduklarını, müşteriye anahtar teslim hizmet<br />

vermeye başladıklarını belirtmekte.<br />

ÖZLER’in bu sistemle müşterilerine belgeli<br />

ve tam profesyonel kadrolar ile hizmet<br />

vererek rakiplerine göre bir adım önde olmayı<br />

başardığını vurgulayan Özelci, “Her<br />

alanda olduğu gibi kendi sektörümüzde de<br />

daima kalite, daha iyi hizmet ve devamlı<br />

gelişim anlayışının hakim olması halinde<br />

başarı kendiliğinden gelecek. ÖZLER, bu<br />

mantalite ile müşterilerine hizmet vererek<br />

alanında en iyilerle çalışabilmekte. Bunun<br />

devamlılığını sağlamaksa bizim birincil<br />

görevimiz diye düşünüyorum” şeklinde konuşmasını<br />

tamamladı.<br />

EN 12810 standartları oluşmadan önce<br />

ÖZLER’in bu açığı kendi sistemleri üzerinde<br />

Boğaziçi Üniversitesi ile geliştirdiği<br />

ortak projeler de Breau Veritas kontrolörlüğünde<br />

raporlamalar yaparak kapatmaya<br />

çalıştıklarının da altını çiziyor.Bu güne gelindiğinde<br />

TSE standartlarının oluşması,<br />

Çalışma Bakanlığının kontrollerine hız vermesi<br />

ile artık yeni bir pazar ve dolayısıyla<br />

yeni dönem anlayışının önem kazandığını<br />

söyleyen Özelci, firma olarak teknik kadro<br />

ve mühendislik hizmetlerinin özellikle üzerinde<br />

yoğunlaştıklarını, kusursuz hizmet<br />

anlayışı ile beraber sıfır tolerans prensibi<br />

ile her zaman daha güvenli çalışma ortamları<br />

hazırlamanın kendilerine adadıkları<br />

ana prensip olduğunu da sözlerine ekledi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 45


Çözüm Ortağı<br />

Plywood değil,<br />

daha iyisini<br />

kullanın!<br />

ABS <strong>Yapı</strong>’dan<br />

Yeni Geoplak - Polimer Döşeme Kalıbı<br />

Polimer döşeme kalıbı GEOPLAK, özellikle düz döşemelerde<br />

kullanılmak üzere geliştirilmiş 50x200 cm standart<br />

ebatlarında geri dönüştürülmüş polipropilen esaslı bir beton<br />

kalıbıdır. GEOPLAK, plywood’a kıyasla su ve nemden<br />

etkilenmez dolayısı ile çok uzun ömürlüdür. Polipropilen betona<br />

yapışmadığı için GEOPLAK çok kolay sökülür ve ancak<br />

defalarca kullanıldıktan sonra yağlanması gerekebilir. Aynı<br />

plywood gibi alttaki ızgara/mahya sistemine çivi ile monte<br />

edilir. Sadece döşemelerde kullanılabildiği ve ölçüsü standart<br />

olduğu için şantiyelerde maksimum verimlilikte kullanılır;<br />

şantiyeler arası geçişlerde plywood gibi israf edilmez.<br />

www.geoplak.com.tr<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


İZODER’in<br />

yeni başkanı Levent Pelesen oldu<br />

Sektörel<br />

Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği’nin (İZODER) Olağan Genel Kurulu’nda, başkanlığa<br />

oy birliği ile Levent Pelesen seçildi. İZODER’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen,<br />

“Yalıtım sektörü için bir başvuru merkezi olarak, yalıtım konusunda kamu ve kamuoyunu<br />

bilinçlendirmeye devam edeceğiz. Sektör adına çıkması beklenen yasa ve yönetmeliklerin<br />

takipçisi olacağız” dedi.<br />

İZODER’in yeni başkanı görevi<br />

devraldı<br />

Programın ikinci bölümünde İZODER’in<br />

yeni Yönetim Kurulu Belirlendi. Yönetim<br />

Kurulu Başkanlığına MARDAV Genel<br />

Müdürü Levent Pelesen’in seçildiği<br />

İZODER’de, Başkan Vekilliğine İZOCAM<br />

Genel Müdürü Levent Gökçe ve ERYAP<br />

Yönetim Kurulu Üyesi Emrullah Eruslu<br />

getirildi.<br />

Türkiye’de yalıtım bilincinin ve yalıtım sektörünün<br />

geliştirilmesi misyonunu başarıyla<br />

sürdüren İZODER’in Olağan Seçimli Genel<br />

Kurul Toplantısı, 13 Nisan Perşembe günü<br />

Sheraton Otel Ataşehir’de yapıldı. Genel<br />

Kurul öncesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı<br />

Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün de<br />

katıldığı öğle yemeğinde, yalıtım sektörünün<br />

sorunları ve çözüm yolları konuşuldu.<br />

Prof. Dr. Mustafa Öztürk, yalıtım sektörünün<br />

öneminin farkında olduklarını belirterek,<br />

enerji verimliliği ve enerji tasarrufu<br />

için doğru malzemeler ve kaliteli işçilikle<br />

yapılan ısı yalıtımının, ülke ekonomisine<br />

katkılarının altını çizdi.<br />

“Yeni yönetmelikler mutlaka<br />

çıkacak”<br />

Ayrıca yalıtım sektörünün uzun zamandır<br />

çıkmasını beklediği ses ve su yalıtımı yönetmeliklerinin<br />

de mutlaka çıkartılacağını<br />

belirten Mustafa Öztürk, sektördeki kayıt<br />

dışı uygulamalar ve haksız rekabetin önlenmesi<br />

için de sektör dernekleri ve Bakanlığın<br />

birlikte hareket etmesinin önemini<br />

vurguladı.<br />

Genel Kurul’da İZODER 12. Dönem Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu,<br />

başkanlığı süresince İZODER’de yapılan<br />

çalışmaları anlatarak, yeni yönetim kuruluna<br />

başarı dileklerini iletti. Dernek üyelikleri<br />

sona eren ancak İZODER’in kuruluş<br />

aşamasında görev alan ve geçmiş yıllarda<br />

derneğin faaliyetlerine önemli katkılarda<br />

bulunan üyelere İZODER Onur Üyeliği Belgeleri<br />

de takdim edildi. Kurucu Üye ve 2.<br />

Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Korhan<br />

Işıkel, Kurucu Üye Bülent Kıraç, 7. Dönem<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Arif Nuri Bulut ve<br />

9. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Sedat<br />

Arıman’a Onur Üyeliği Belgeleri Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu tarafından<br />

verildi.<br />

“Beklenen yasa ve yönetmeliklerin<br />

takipçisi olacağız”<br />

Sektörün gelişimine katkıda bulunmayı<br />

hedeflediklerini vurgulayan Levent Pelesen,<br />

yaptığı konuşmada, İZODER’in<br />

yalıtım sektörü için bir başvuru merkezi<br />

olmaya ve yalıtım konusunda kamu<br />

ve kamuoyunu bilinçlendirmeye devam<br />

edeceğini belirtti. Sektörün büyümesi<br />

ve gelişimi için yeni yönetimin de gerekli<br />

çalışmaları aralıksız sürdüreceğini ifade<br />

eden Levent Pelesen, yeni çalışma<br />

döneminde, sektör adına çıkması beklenen<br />

yasa ve yönetmeliklerin takipçisi<br />

olacaklarını söyledi.<br />

48<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Daikin 2020 hedefleri<br />

doğrultusunda vites büyüttü<br />

İklimlendirme sektörünün lider şirketi Daikin, 2016 mali yıl sonuçlarına göre %34 büyüme<br />

kaydetti. Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder, 1 milyar liraya ulaşan ciro ile birlikte, çalışan<br />

sayısının 1.019 kişiye, ihracatın da 100 milyon dolara ulaştığını belirtirken, “Ar-Ge ve<br />

inovasyon faaliyetlerimizin sonuçlarını alacağımız <strong>2017</strong> yılında da çift haneli büyüyerek,<br />

ihracattaki iddiamızı artıracağız. Fusion 20 hedeflerimiz doğrultusunda 2020’ye hazırız” dedi.<br />

Doğrudan yatırımcı olarak Türkiye’de<br />

faaliyet göstermeye başladığı Temmuz<br />

2011’den bu yana sektör ortalamasının<br />

çok üzerinde büyüme performansı sergileyen<br />

Daikin, Nisan ayı itibariyle tamamladığı<br />

2016 yılı faaliyet sonuçlarını açıkladı.<br />

Bir önceki yıla göre %34 büyüme ile toplam<br />

cirosu 1 milyar liraya ulaşan Daikin,<br />

<strong>2017</strong> yılı için de %18 büyüme hedefi belirledi.<br />

Daikin’in son 5 yılda Türkiye’de hızlı bir büyüme<br />

performansı gösterdiğine dikkat çeken<br />

Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder,<br />

“Yaşanan onca sıkıntıya ve zorluğa karşın,<br />

Türkiye’ye duyduğumuz güven ile planlarımızdan<br />

vazgeçmeden hedeflediğimiz büyümeyi<br />

yakaladık” dedi. Önder, sonuçlara<br />

ilişkin şu bilgileri verdi: “Bir önceki yıl,<br />

756 milyon lira olan ciromuz 2016 mali<br />

yılı sonunda %34 artışla 1 milyar liraya<br />

ulaştı. Daikin Türkiye olarak faaliyete geçtiğimiz<br />

2010 yılında bu rakam 202 milyon<br />

TL. idi. O günden bu yana %10 civarında<br />

olan sektör ortalamasının çok çok üzerin-<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

de performans göstererek, 5 yılda 5 kat<br />

büyüme kaydettik. Türkiye’nin en büyük<br />

500 sanayi kuruluşu arasına girdiğimiz bu<br />

dönemde ülke ekonomisine katkımızı da<br />

en üst seviyeye taşıdık. Bu çalışmaların<br />

sonucunda çalışan sayımız 2011 yılında<br />

550 kişi iken, 2016 sonunda 1.019 kişilik<br />

bir kadroya ulaştık. İhracatımız ise 2011<br />

yılında 10 milyon dolar seviyesinde iken<br />

2016 sonunda 100 milyon dolara ulaştı.”<br />

2016 yılının, öngörülenin çok ötesinde<br />

farklı ve zorlu bir yıl olduğunu hatırlatan<br />

Önder, “Aslında 2016 bizim için Avrupa<br />

ile eş zamanlı gündeme aldığımız Fusion<br />

20 hedeflerimiz doğrultusunda 2020 yılı<br />

hedeflerimiz için bir yeniden yapılanma<br />

yılıydı. Bir yandan Fusion 20 için hazırlanırken<br />

diğer yandan hem ülkemizdeki hem<br />

de ABD seçimleri, Brexit, mülteci krizi,<br />

Suriye’de yaşanan çatışmalar gibi bir dizi<br />

olayın ekonomi, döviz kurları, arz ve talep<br />

gibi ekonomik veriler üzerindeki etkilerini<br />

bertaraf edecek aksiyonları devreye aldık.<br />

Üstelik 2016 yılında mücadele etmeye<br />

çalıştığımız ekonomik kırılganlıkların çok<br />

ötesinde, tüm toplumumuzu derinden sarsan,<br />

bir daha yaşanmamasını dilediğimiz<br />

bir darbe girişimi ve hepimizi üzüntüye boğan<br />

terör saldırıları yaşadık. Ancak tüm bu<br />

yaşananlar bizi yolumuzdan alıkoymadı.<br />

Asla umutsuzluğa düşmememiz gerektiği<br />

düşüncesi ile hemen toparlandık, işimize<br />

odaklandık ve bu ülkeye, içinde yaşadığımız<br />

topluma en büyük faydamızın çalışmak,<br />

daha çok çalışmak, işimizi yapmak,<br />

hem de en iyi şekilde yapmak olduğu bilinci<br />

ile hareket ettik. Birçok yatırımcının<br />

aksine Daikin bu dönemde ülkesine güvenerek,<br />

başta fabrikamız olmak üzere planladığımız<br />

tüm yatırımlarımıza hız kesmeden<br />

devam etti. Bunun sonucunda 2016<br />

yılında hedeflerimizi yakalarken, <strong>2017</strong> ve<br />

2020 yıllarına ilişkin öngörülerimizi de büyüme<br />

üzerine kurduk.”<br />

Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su<br />

2020 CİRO HEDEFİ 1.644<br />

MİLYON LİRA<br />

Daikin’in <strong>2017</strong> mali yılına ilişkin büyüme<br />

hedefini yine sektör ortalamasının üzerinde<br />

%18 olarak belirlediklerini açıklayan<br />

Önder, Fusion 20 hedeflerini ise şöyle sıraladı:<br />

“94 yıllık köklü geçmişi ile bugün<br />

iklimlendirme sektörünün lider kuruluşu<br />

olan Daikin, tüm dünyada 2020 yılına<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 51


Sektörel<br />

ilişkin büyük bir yapılanma içinde. Biz<br />

de bu doğrultuda hedeflerimizi güncelledik;<br />

2020 yılında ciromuzu 1.644 milyon<br />

TL.’ye, istihdamımızı 1.500 kişiye, ihracatımızı<br />

da 300 milyon dolara çıkaracak<br />

Fusion 20 programımızı devreye soktuk.<br />

Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızın sonuçlarını<br />

almaya başlayacağımız <strong>2017</strong> yılı ile<br />

birlikte, bir dizi yeniliğe imza atacağız. Bu<br />

dönemde özellikle ihracatta büyük hamle<br />

yapmaya hazırlanıyoruz. Hendek tesislerimizde<br />

üretilen 300 bin adet klimayı Daikin<br />

Group bünyesindeki ülkelere ihraç ediyoruz<br />

ve hedeflerimiz daha da büyük. Yeni<br />

dönemde klimanın yanı sıra kombi ve radyatör<br />

ihracatında da daha etkin olacağız.<br />

Şu anda 44 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.<br />

2020 hedeflerimiz arasında ihracat<br />

tutarı ile birlikte ihracat yapılan ülke sayısını<br />

ve Hendek tesislerimizde üretilen<br />

ürün gamını genişletmek de yer alıyor.”<br />

SOĞUTMADAKİ İDDİA ISITMAYA DA<br />

TAŞINDI<br />

Bu yıl ayrıca Daikin’in soğutmadaki iddiasını<br />

ısıtmaya da taşıyarak tarihinde bir ilke<br />

imza attığına dikkat çeken Önder, “İlk Daikin<br />

markalı kombiyi Hendek’teki üretim tesislerimizde<br />

geliştirip, ürettik. Daikin gibi<br />

dünyanın 145 ülkesinde faaliyet gösteren<br />

94 yıllık bir iklimlendirme devinin, ilk kombisini<br />

Türkiye’deki fabrikamızda üretmiş<br />

olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz.<br />

Segmentinin ‘en küçük hacimli’<br />

cihazı olarak da ayrı bir ilke sahip olan Daikin<br />

Kombi’yi Türkiye ile eş zamanlı olarak<br />

Avrupa’da satışa sunduk. Planlarımız arasında<br />

Avrupa’ya 100 bin adet kombi ihraç<br />

etmek yer alıyor. Boyutları kadar kullanıcı<br />

ve çevre dostu özellikleri ile sektörüne yeni<br />

bir soluk getiren Daikin Kombi ile kombi<br />

ihracatındaki iddiamızı da yukarı taşıdık.<br />

Halen Çin pazarına kombi ihraç edebilen<br />

bir şirketiz. <strong>2017</strong> yılında Rusya pazarına<br />

özel çift baca çıkışlı kombi gibi cihazlarımızla<br />

ısıtmadaki iddiamızı farklı pazarlara<br />

da taşıyacağız. Bugüne kadar olduğu gibi<br />

bundan sonra da sektörümüze ve ülkemize<br />

değer katmaya devam edeceğiz.”<br />

Daikin’den sağlıklı hava için önemli tavsiyeler<br />

Tüm dünyada 7-13 Nisan arasında kutlanan<br />

Sağlık Haftası nedeniyle bir açıklama<br />

yapan Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder,<br />

iç mekan hava kalitesinin önemine<br />

dikkat çekti. Isıtma, soğutma ve havalandırma<br />

ile sağlık arasındaki yakın ilişkiye<br />

vurgu yapan Daikin, iklimlendirme konusunda<br />

dikkat edilmesi gereken önemli<br />

tavsiyeler paylaştı. <strong>Yapı</strong>lan araştırmaların<br />

sonucunda iç mekan hava kalitesi ile sağlık<br />

arasındaki ilişkinin uzmanlarca tespit<br />

edildiğini vurgulayan Daikin, doğru iklimlendirme<br />

konusunda yapılması gerekenleri<br />

şöyle sıraladı:<br />

• Bugün artık biliyoruz ki iç mekan hava<br />

kalitesi sağlığından verimliliğine kadar insan<br />

doğasını etkiliyor. O nedenle kapalı<br />

mekanlarda iç hava kalitesinin kontrol<br />

edilmesi gerekiyor. Bunun için iklimlendirme<br />

konusunda işin uzmanları ile birlikte<br />

hareket etmek gerekiyor. Çünkü her mekanın<br />

ihtiyacı farklıdır. Bugün iklimlendirme<br />

sektörü farklı mekanlara, farklı ihtiyaç<br />

ve beklentilere farklı cihaz ve uygulamalarla<br />

yanıt verebiliyor. Ayrıca cihazların<br />

periyodik bakımlarının da yapılması gerekiyor.<br />

• İç hava kalitesini etkileyen en önemli<br />

unsurlardan biri de nemdir. Normalin üzerinde<br />

nem oranı da, düşük nem oranı da<br />

rahatsızlık yaratır. Bu konuda önemli bir<br />

otorite olan ASHRAE standartlarına göre<br />

ideal şartlar için sıcaklığın 20-25,5 °C,<br />

nemin ise %30-60 arasında olması gerekiyor.<br />

Bu nedenle cihaz seçimi yaparken<br />

sadece ısıtma – soğutma gücü ve aralığı<br />

kadar nemlendirme özelliğine de dikkat<br />

etmek gerekiyor. Bunun yanı sıra pratik<br />

bir yöntem olarak hava temizleme cihazları<br />

ile de ortamın nem dengesi sağlanabilir.<br />

• İklimlendirme sektörünün en önemli<br />

görevlerinden biri iç mekan hava kalitesini<br />

sağlamak. Sektörün öncü ve yenilikçi<br />

şirketi olarak, bu konuda çok önemli Ar-<br />

Ge ve inovasyon çalışmaları yapıyoruz.<br />

Cihazlarımızda kullandığımız Daikin’e özel<br />

titanyum apetit fotokatalitik hava temizleme<br />

filtresi, hava temizleme sistemlerinde<br />

kullandığımız Streamer teknolojisi, havayı<br />

üstünüze üflemeyen akıllı kanat sistemi<br />

gibi geliştirdiğimiz pek çok özellik ile kullanıcılarımızın<br />

yaşam kalitesini yükseltecek<br />

yeniliklere imza atıyoruz. Bunun yanı<br />

sıra kaliteli hava konusunda bilinçlendirme<br />

çalışmaları da yürütüyoruz.<br />

Önder, Sağlık Haftası’na ilişkin mesajında<br />

ayrıca “Mutlu bir yaşamın sırrı sağlıklı<br />

olmaktan geçiyorsa, sağlıklı olmanın bir<br />

sırrı da temiz hava solumak. Herkese sağlıklı<br />

ve mutlu bir yaşam dilerken, beslenme<br />

ve spora verdikleri önemi soludukları<br />

havaya da vermelerini öneriyorum” dedi.<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sistem Alüminyum’da<br />

Ar-Ge stratejik bir öneme sahip<br />

“Pazara sunduğumuz çözümler yalnızca renk alternatiflerinden ibaret değil.<br />

Ar-ge ekibimiz ile projelere özel profil tasarımları ve aksesuar tasarımları yapabiliyor<br />

ve üretimini gerçekleştirebiliyoruz.”<br />

Hedefim Otomotivde edindiğim bu yoğun<br />

deneyimi Sistem Alüminyum’a taşımak.<br />

Sistem Alüminyum 1994 yılında alüminyum<br />

profil imalatı ile sektöre giriş yapmış<br />

ve kurulduğu günden itibaren büyümeye<br />

devam ederek, 2013 yılında 70.000m² kapalı<br />

alana sahip Çorlu Fabrikası’nı faaliyete<br />

geçirmiş. Bugün Çorlu Üretim Tesisimiz,<br />

dökümhaneden başlayıp, kalıp üretimi,<br />

alüminyum profil imalatı, elektrostatik toz<br />

boya, ahşap desen kaplama, eloksal, mekanik<br />

işlem ve kompozit panel imalatını da<br />

bünyesinde bulunduran entegre bir tesis<br />

halini almıştır. Genel Müdürlüğümüz İstanbul-Hadımköy’de<br />

bulunuyor.<br />

Erdoğan Yılmaz / Sistem Alüminyum Mimari Sistemler Satış Müdürü<br />

Her biri alanında uzman, toplamda 500’ü<br />

aşkın beyaz yaka ve mavi yaka çalışanı ile<br />

müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik kaliteli ve<br />

yenilikçi çözümler sunan sistem Alüminyum,<br />

faaliyetlerini her geçen gün artan bir kapasite<br />

ile sürdürmekte. Sistem Alüminyum<br />

Mimari Sistemler Satış Müdürü Erdoğan Yılmaz’a<br />

merak ettiklerimizi sorduk.<br />

Öncelikle sizi ve kısaca Sistem<br />

Alüminyum’u tanıyabilir miyiz?<br />

Ben Erdoğan Yılmaz,1986 yılında İTÜ<br />

Elektrik Mühendisliğinden mezun olduktan<br />

Otomotiv Yan Sanayi Şirketlerinin Satış<br />

Departmanlarında yönetici olarak çalıştım.<br />

Son iki yıldır Alüminyum Sektöründe<br />

Profesyonel İş Hayatımı sürdürüyorum.<br />

Piyasadaki ürünlerinizin uzun vadede<br />

varlığını sürdürebilmesi için ne gibi<br />

konulara önem veriyorsunuz?<br />

Başarılı bir ürün üretimi, gerçek bir ar-ge<br />

çalışmasının sonucunda ortaya çıkar. Bu<br />

anlayış ile, ar-ge ekibimizin çalışmalarını<br />

destekliyoruz. Ar-Ge ofisimiz, şirketimizin<br />

temel taşlarından biridir. Hadımköy’de bulunan<br />

Genel Müdürlük binamızda ar-ge yöneticilerimiz,<br />

Çorlu Fabrikamızda ise teknik<br />

personel ve laboratuarımız bulunmaktadır.<br />

Pazara sunduğumuz çözümler yalnızca<br />

renk alternatiflerinden ibaret değil. Ar-ge<br />

ekibimiz ile projelere özel profil tasarımları<br />

ve aksesuar tasarımları yapabilir ve üretimini<br />

gerçekleştirebiliriz.<br />

Elbette, yalnızca iyi ürün üretmek, o ürünün<br />

uzun vadede varlığını sürdürebilmesi<br />

anlamına gelmiyor. Doğru bir ürün- yaşam<br />

döngüsü kurgulamak da bu başarının bileşenlerinden<br />

biri. Bu nedenle marka stratejilerimizi<br />

sürekli gözden geçiriyor; ürün<br />

iletişimi, kurumsal iletişim, reklam ve pazarlama<br />

çalışmaları ile ürünlerimiz için çeşitli<br />

“tutundurma” çalışmaları yapıyoruz.<br />

Önümüzdeki döneme dair, Türkiye<br />

ya da yurtdışında yeni yatırımlarınız/<br />

projeleriniz olacak mı?<br />

Çorlu Fabrikası için önemli bir gelişmeyi<br />

sizlerle paylaşmak isterim. Pazardaki artan<br />

boyalı profil talebini karşılamak, gelen<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

taleplere daha hızlı ve daha kısa sürede<br />

cevap vermek için, yıllık kapasitesi 7.000<br />

ton olan boyahane tesisimizin kapasitesini<br />

arttırıyoruz. Nisan sonu itibariyle, yapılan<br />

yeni yatırımların sonucunda boyahanemiz<br />

yıllık 19.000 ton üretim kapasitesi ile faaliyetlerine<br />

devam edecek. Hem yurt içinde,<br />

hem de yurt dışında pazarın önemli<br />

bir oyuncusu haline gelen şirketimiz, buna<br />

benzer yatırımlar yaparak, üretim kapasitesini<br />

arttırmaya devam edecek.<br />

Sizi rakiplerinizden farklı kılan<br />

özellikleriniz nelerdir?<br />

Bu soruyu sorduğunuz tüm firmalardan genelde<br />

benzer cevaplar alırsınız fakat ben<br />

Sistem Alüminyum’un pazardaki rakiplerinden<br />

ayrılan özelliklerinin oldukça farklı ve<br />

müşterileri tarafından kolayca fark edilebilir<br />

olduğu görüşündeyim.<br />

Bizim için müşterimiz ile sürekli olarak<br />

iletişimde olmak, satış öncesi ve sonrası<br />

süreçlerde kendilerinden sürekli olarak<br />

geri bildirim almak çok önemli. Şirketimiz,<br />

işbirliğine dayalı bir yönetim anlayışı ile<br />

yönetiliyor. Genişletilmiş paydaş anlayışı,<br />

tüm karar verme süreçlerimizde etkili bir<br />

anlayıştır. Yani biz, müşterilerimizi etkileyeceğini<br />

düşündüğümüz önemli kararları almadan<br />

önce, müşterilerimizin de fikirlerini<br />

alırız. Örneğin yakın zamanda yenilediğimiz<br />

kompozit panel ürün logolarını değiştirmeden<br />

önce, Mart ayında gerçekleşen 18.<br />

Avrasya Pencere Fuarı’nda müşterilerimizden<br />

bol bol geri bildirim aldık ve bu geri<br />

bildirimler, aldığımız kararı şekillendirmeye<br />

yardımcı oldu.<br />

Tüm bunların yanında, bildiğiniz gibi alüminyum<br />

sektörü, kurumsal iletişim, marka<br />

iletişimi, itibar yönetimi veya sosyal medya<br />

yönetimi gibi konularda, diğer sektörlere<br />

göre daha az gelişmiş durumda diyebiliriz.<br />

Bu çalışmalarda sektör olarak, bir gıda<br />

sektörü, dayanıklı tüketim sektörü, veya<br />

otomotiv sektörü kadar etkin ve agresif<br />

değiliz. Fakat biz, yakın gelecekte değişen<br />

talepler sonucunda, alüminyum sektöründeki<br />

şirketlerin de bu kurumsal altyapıyı<br />

kurmaya ihtiyaç duyacağını düşünüyoruz.<br />

Kurumsal satın alma yapan karar vericilerin,<br />

çok yakın gelecekte firmaları artık<br />

sosyal medyadan, internetten takip etmek<br />

isteyeceğini, kurumsal web sitesine girip,<br />

firmayı inceleyeceğini ve edindiği izlenimin,<br />

satın alma kararını etkileyeceğini tahmin<br />

ediyoruz. Bu nedenle gerek kurumsal iletişim,<br />

gerekse marka iletişimi konusunda<br />

alt yapı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımızın<br />

sonuçları daha şimdiden,<br />

müşterilerimiz tarafından fark ediliyor ve<br />

olumlu geri bildirimler alıyoruz. Bu konu<br />

da, pazarda bizi rakiplerimize göre bir adım<br />

öne çıkaracaktır diye düşünüyorum.<br />

<strong>Yapı</strong> Fuarı için neler söylemek<br />

istersiniz? Beklentileriniz ne<br />

doğrultuda?<br />

Bu önemli buluşma için hazırlıklarımızı heyecanla<br />

sürdürüyoruz.23-27 <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong><br />

tarihleri arası Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde<br />

düzenlenecek olan 40. <strong>Yapı</strong> Fuarı<br />

Salon 7, 311 nolu standımızda ziyaretçilerimizi<br />

ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.<br />

Tüm satış ve ürün geliştirme ekibi olarak<br />

23-27 <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> tarihleri arasında 40.<br />

Tüyap <strong>Yapı</strong> Fuarı’ndayız. Tüm ziyaretçileri<br />

standımıza bekleriz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 55


AGT Genel Müdürü Şirzat Subaşı<br />

AGT tüm paydaşlarını İkitelli’de ağırlıyor!<br />

Yaşam alanlarına özel ahşap çözümler sunan AGT, Trend Show <strong>2017</strong> konseptiyle dizayn<br />

edilen yeni showroom’unda tüm ürünlerini sergiledi.<br />

Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam<br />

400 bin metrekare alana kurulu modern<br />

üretim tesislerinde; MDF, MDF-LAM,<br />

Panel, Profil üretimi ile mobilya ve dekorasyon<br />

sektörlerine, parke, kapı, duvar<br />

paneli ve süpürgelik üretimi ile de inşaat<br />

sektörüne hizmet veren AGT, 1 Nisan Cumartesi<br />

günü İkitelli’deki showroom’unda<br />

Trend Show <strong>2017</strong> etkinliğine ev sahipliği<br />

yaptı.<br />

AGT, Trend Show <strong>2017</strong>’de ahşabı<br />

geliştiren trenlerle buluşturdu<br />

Trendleri belirleyen AGT, benzersiz konsepti<br />

ile ürünlerini görücüye çıkardı.<br />

AGT’nin İkitelli’deki showroom’unda düzenlenen<br />

Trend Show <strong>2017</strong> kapsamında<br />

bu yılın mobilya sektöründe doğal tonların<br />

hayatla bütünleşen tasarımla anlatıldı.<br />

Etkinlikte mevcut ürünlerin yanı sıra parke<br />

koleksiyonuna eklenen yeni Concept<br />

Parke Serisive yeni inovatif ürünü yangına<br />

dayanıklı kapıları sergiledi. AGT, Panel koleksiyonuna<br />

kattığı 21 yeni renk ile de göz<br />

doldurdu.<br />

AGT Genel Müdürü Şirzat Subaşı, bu<br />

showroomu açma sebeplerini ve amaçlarını<br />

şu şekilde ifade etti;<br />

“MDF ve Yassı ürünlerin dünya üretimi<br />

yaklaşık 100-110 milyon m3 dolaylarında.<br />

Türkiye 6,5 / 7 milyon m3 üretim kapasi-<br />

56<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

tesiyle dünyanın 2’nci büyük üreticisi ve pazarı<br />

konumunda. Türkiye olarak dünya pazarında<br />

böylesi geniş bir hacim yakaladığımız<br />

çok fazla bir alan yok. Toplam üretimimizin<br />

%40’dan fazlasını ihracata aktarıyoruz. Türkiye<br />

genelinde ise, MDF Panel ve yassı ürünler<br />

çok önemli bir yer ve büyüklük işgal etmekte.<br />

Bunu şundan önemsiyorum; Bir çok<br />

alanda istihdam ve iş olanağı sunmasının<br />

yanısıra özellikle orman köylüsü tarafından<br />

çok stratejik ve önemli durumda. AGT olarak<br />

bugün 33. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de<br />

yaklaşık 400 bayii ile çalışıyoruz. En önemli<br />

dağıtım kanalımızı bu bayilerimiz oluşturmakta.<br />

Böyle bir showroomu açmadaki<br />

niyetimiz; Gerek Türkiye gerekse ihracat<br />

müşterilerimiz tüm ürünlerimizi burada fiilen<br />

dokunarak görecekler. Kendilerini burada<br />

misafir ederken, tüm ürünlerimizi hem hammade<br />

hem de ürüne dönüşmüş son halini<br />

görme imkanını kendilerine sunmuş olacağız.<br />

Bu alan sadece ürünlerin teşhir edildiği<br />

bir alan olmakla sınırlı kalmayacak. Burası<br />

tüm bayilerimiz, yabancı müşterilerimiz, B2B<br />

müşterilerimiz, mimarlarımız ve marangozlarımızla<br />

birarada kullanacağımız çok güzel bir<br />

merkez olacak” dedi.<br />

AGT’ye ihracat alanında 2 ödül birden<br />

Mobilya, dekorasyon ve inşaat sektörlerinde, 5 kıtada<br />

60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren AGT, Batı Akdeniz<br />

İhracatçılar Birliği (BAİB) tarafından organize edilen<br />

“2016 yılı Başarılı İhracatçılar” ödül töreninde “2016<br />

Yılı İhracat Sıralaması 1’inciliği” ve “Ağaç Mamülleri<br />

ve Orman Ürünleri Sektörü İhracat 1’inciliği” ödüllerine<br />

layık görüldü. AGT, 2015 yılında da BAİB tarafından<br />

ihracat ve sektör birinciliği ödüllerini almıştı. Dışişleri<br />

Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen<br />

törende AGT Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hulusi Söylemez,<br />

ödülü bizzat Çavuşoğlu’nun elinden aldı. Batı<br />

Akdeniz İhracatçılar Birliğince düzenlenen “2016 yılı<br />

Başarılı İhracatçılar” ödül töreninde, Antalya, Isparta<br />

ve Burdur’da en fazla ihracat yapan firmalara plaket<br />

takdim edildi. Bu yıl da BAİB tarafından iki ödüle birden<br />

layık görülmenin onurunu yaşayan AGT, 2016 yılında<br />

700 milyon TL’lik cirosunu %40’ını ihracattan elde ederek<br />

sektörde önemli bir başarıya imza attı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 57


“Otis’in Avrupa’daki en önemli<br />

3 üretim üssünden biriyiz”<br />

“Türkiye’nin ‘en yüksek’, ‘en hızlı’, ‘çift katlı’ ve ‘akıllı yolcu yönlendirme’ sistemine sahip<br />

asansörlerini üreten öncü bir firma olarak; yenilikçi asansörlerimizi, konut sektörünün de<br />

beklentilerini dikkate alarak geliştiriyoruz.”<br />

Bugünkü teknolojiye göre<br />

firmanızın piyasadaki yerini nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

İstanbul’da fabrika yatırımı bulunan global<br />

bir marka olarak, Türkiye ile birlikte farklı<br />

coğrafyalardaki prestijli yapılar için, mimarların<br />

yaratıcılıklarına hitap eden ürünler<br />

tasarlayıp geliştiriyoruz. Otis’in emniyet<br />

ve kalite garantisi ile birlikte yüksek<br />

performans sunması yüksek binalarda tercih<br />

edilmesinde büyük önem taşıyor.<br />

En gözde projelerde Otis Türkiye’nin tercih<br />

edilmesinin nedenlerinden biri de, özel tasarım<br />

yapabilme yeteneğimizdir. Fabrikamızla<br />

yakın temas halinde olmamızın da<br />

avantajıyla çok özel tasarımlara imza atıyoruz.<br />

Deneyimli mühendis kadromuzun<br />

hayata geçirdiği yenilikçi ünitelerle; apartmanlardan<br />

gökdelenlere, alışveriş merkezlerinden<br />

metro istasyonlarına, havaalanla-<br />

Özgür Aren / Otis Türkiye Genel Müdürü<br />

1865’te İstanbul’da kurulan ve 1921’den<br />

bu yana kesintisiz olarak asansör sektöründe<br />

faaliyet gösteren Türk firması Buga,<br />

1991 yılında Buga Otis (Otis Türkiye) adını<br />

aldı. Otis, 1975’te yürüyen merdiven<br />

imalatı yapan ilk firma oldu. Bugün, Türkiye’nin<br />

en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu<br />

içinde yer alan tek asansör firması<br />

olan Otis Türkiye, yılda 2.000 adet asansör<br />

ve yürüyen merdiven/yol kapasitesi ile<br />

bulunduğu bölgede önemli bir üretim üssü<br />

olarak konumlanıyor. Otis Türkiye Genel<br />

Müdürü Özgür Aren ile Otis Türkiye’nin<br />

faaliyetlerini konuştuk. Bizlere vakit ayırdıkları<br />

için kendilerine teşekkür ediyoruz.<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

rından hastane, otel ve kamu binalarına<br />

kadar geniş bir yapı grubunun, asansör,<br />

yürüyen merdiven ve yürüyen yol ihtiyacını<br />

karşılıyoruz.<br />

Başta Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri olmak<br />

üzere ABD ve Avustralya’ya, yüksek bina,<br />

ağır yük ve özel tasarım asansörler ihraç<br />

eden Otis Türkiye olarak, Çin’e dahi asansör<br />

üretip ihraç ediyoruz. Örnek vermem<br />

gerekirse, İtalya’nın en yüksek gökdelen<br />

projesi Citylife Tower’ın yüksek hızlı asansörlerini<br />

Otis Türkiye olarak biz ürettik.<br />

Dünyanın en görkemli yapılarından Sidney<br />

Opera Evi’nin asansörleri Otis Türkiye tarafından<br />

yenilendi. Asansör teknolojisi ve<br />

mühendisliğinin merkezi konumunda bulunan<br />

ABD’ye yüksek hızda asansörler ihraç<br />

ettik. 1853 yılında ilk emniyetli asansörün<br />

icat edildiği New York’ta, bugün 45 katlı<br />

bir otelin asansörlerini Türkiye’de üretmekle<br />

gurur duyuyoruz.<br />

Bugün asansör sektörünün lideri olarak,<br />

binalardaki ulaşımı hızlandırıp kullanıcıya<br />

vakit kazandırıyoruz. 1 saniyede 8 metre<br />

katederek ‘Türkiye’nin en hızlı asansörü’<br />

ünvanını elde eden asansörlerimizle<br />

ilklere imza atmanın gururunu yaşıyoruz.<br />

‘Double Deck’ sistemi ile yoğun binalarda<br />

kullanıcıya vakit kazandırıyor, ‘CompassPlus’<br />

sistemiyle de uzun asansör<br />

kuyruğuna son veriyoruz.<br />

Yaptığımız her işe geleceği düşünerek<br />

sürdürülebilir yaklaşmak bizim en baştan<br />

verdiğimiz bir taahhüt. Enerji tasarrufu<br />

sağlamak için kullandığımız formüllerin<br />

birer yansıması olan CompassPlus’ adlı<br />

ürün ve sistemlerimizle fark yaratıyoruz.<br />

Sizi rakiplerinizden farklı<br />

kılan en önemli faktör nedir?<br />

Asansörlerinizde bulunan (güvenlik<br />

ve enerji tasarrufu çerçevesinde)<br />

teknolojik sistemlerdeki son<br />

gelişmeler hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Ülkemizde dünya standartlarında inşa<br />

edilmeye başlanan konut projelerinde,<br />

çok önemli çevreci gelişmeler de görüyoruz.<br />

Su ve enerji tasarrufu sağlayan çevre<br />

dostu Yeşil Binaların yanı sıra, kullanılan<br />

malzemenin kalitesinin arttığı konut projeleri<br />

de öne çıkıyor. Konut projelerinde<br />

kullanılan ürünlerin kalitesine verilen<br />

önem arttıkça, Otis asansörlerine gösterilen<br />

ilgi daha da artıyor. Üyesi olduğumuz<br />

ÇEDBİK Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği<br />

ile sektörü ve kullanıcıları bilinçlendirecek<br />

çalışmalar üzerine yoğunlaşıyoruz. Sürdürülebilirliği,<br />

ham madde seçiminden, üretim,<br />

montaj ve servis süreçlerinde dahi en<br />

önemli farkımız olarak sunuyoruz.<br />

Her yapının ihtiyacına özel çözümler üretmeye<br />

önem veriyoruz. Elektrik kesildiğinde<br />

dahi 100 defa daha çalışma kapasitesine<br />

sahip olan ‘Gen2 Switch’ asansörler,<br />

yüksek enerji sarfiyatı ve asansörde kalma<br />

korkusunu geride bırakıyor. Yolculuğunuza<br />

güvenle devam etmenizi sağlayan<br />

yeni nesil asansörümüz, saç kurutma makinesinden<br />

daha az enerji harcıyor. ‘Gen2<br />

Switch’ asansörlerde bulunan ReGen<br />

tahrik sistemi, tam yüklü kabinin aşağı,<br />

hafif yüklü kabinin yukarı doğru hareketi<br />

esnasında açığa çıkan elektriği şebekeye<br />

geri kazandırıyor. Böylece enerji tasarrufu<br />

yüzde 75’e ulaşıyor.<br />

‘CompassPlus’ ile asansör<br />

kuyruğuna son<br />

Otis’in ‘Akıllı Yolcu Yönlendirme’ sistemi<br />

‘CompassPlus’, yüksek binalardaki dikey<br />

trafiği azaltıyor. Uzun asansör kuyruklarını,<br />

ara durakları ve ekstra bekleme sürelerini<br />

minimuma indiren sistem, asansörlerin<br />

daha verimli çalışması sonucu daha<br />

az enerji tüketilmesini sağlıyor. Hem son<br />

kullanıcıları hem de binayı segmentlere<br />

ayırıyor, asansörlerin kabinlerinin o anda<br />

içindeki yolcu adedini de değerlendirerek<br />

en uygun atamayı yapıyor. Akıllı Yolcu Yönlendirme<br />

sistemi, Türkiye’de, Finansbank<br />

Kristal Kule’nin yanı sıra, Levent 199 gibi<br />

önemli projelerde başarıyla uygulandı ve<br />

Emaar Square için ‘CompassPlus’ sistemi<br />

kurulumu devam ediyor.<br />

‘Double Deck’ ile hızlı ve verimli<br />

ulaşım<br />

Dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa ile<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 59


Sektörel<br />

birlikte birçok yüksek yapıda kullanılan<br />

Double Deck (Çift Katlı Kabin) asansörlerini<br />

Türkiye’de ilk kez üreten Otis Türkiye,<br />

yüksek binalardaki ulaşım yoğunluğunu<br />

önemli ölçüde rahatlatan asansör sistemleri<br />

ile sektördeki öncülüğünü sürdürüyor.<br />

Dünyada ilk kez Otis’in ürettiği ‘Double<br />

Deck’ asansörlerini, Türkiye ve bölge ülkelerdeki<br />

prestijli yapılarda inşa etmeye<br />

başlayan Otis Türkiye; yüksek binalardaki<br />

ulaşımı hızlandırarak, yenilikçi çözümlere<br />

imza atmaya devam ediyor. Otis Türkiye’nin<br />

kendi tesislerinde ileri teknolojiyle<br />

üreterek ‘CompassPlus’ (Akıllı Yolcu Yönlendirme)<br />

sistemi ile buluşturduğu ‘Double<br />

Deck’ asansörleri, kullanıcıların varış<br />

noktalarına daha rahat ve hızlı ulaşmalarını<br />

sağlıyor.<br />

‘Double Deck’ sistemi nasıl<br />

çalışıyor?<br />

Çift katlı kabin sistemi, aynı asansör kuyusu<br />

içerisine iki kabinin üst üste yerleştirilmesiyle,<br />

asansörlerin binadaki düşey<br />

yönde taşıma kapasitesini ve binanın kullanım<br />

alanlarını artırıyor. Kullanıcılar, tabelalar<br />

yardımıyla tek katlar için alt kabine,<br />

çift katlar için üst kabine yönlendiriliyor. İki<br />

ayrı kata aynı anda üst ve alt kabin tarafından<br />

hizmet ediliyor. Sistem, tipik duruşların<br />

sayısını yarıya düşürerek, kullanıcıların<br />

gidecekleri katlara daha hızlı ulaşmalarını<br />

sağlıyor. Binadaki nüfusun taşınma oranını<br />

yükselten ve daha az çekirdek alan gerektiren<br />

sistemle, asansör kuyusunun verimli<br />

kullanım oranı da artıyor.<br />

Türkiye’nin en gözde projelerinden biri<br />

olan İstanbul Levent’teki ‘Levent 199’da<br />

dikey sirkülasyonunu sağlamak için ilk<br />

kez ‘Double Deck’ sistemini hayata geçiren<br />

Otis Türkiye, bu projeye özel 10 asansör<br />

ünitesi üretti.<br />

İlk Otis Türkiye üretti, şimdi<br />

dünyaya ihraç ediyoruz<br />

Otis Türkiye, 70 kişiye kadar taşıma kapasitesine<br />

sahip makine dairesi olmayan<br />

asansör üretimi yapan ilk Otis firması<br />

oldu. 2012’de geliştirdiğimiz yeni nesil<br />

asansör sisteminin en güzel örneklerinden<br />

biri olan ‘Gen2’ kayış sistemli, makine<br />

dairesiz asansör ‘Robusta’, Otis Türkiye’nin<br />

ürünüdür. Mevcut 30 kişilik taşıma<br />

kapasitesini 70 kişiye çıkardığımız makine<br />

‘Robusta’ asansörlerinin Ar-Ge’sinin<br />

yanı sıra, tasarım ve mühendislik uygulamalarını<br />

Türkiye’deki üretim tesislerimizde<br />

yaptık. Şimdi bu yüksek performanslı<br />

asansörlerimizi bütün dünyaya ihraç ediyoruz.<br />

Dünyanın en görkemli yapılarından Avustralya<br />

Sidney Opera Evi’nin ve Paris’in<br />

simgelerinden Grand Arche anıtının asansörlerini<br />

de yenilikçi ‘Robusta’ asansör<br />

ünitelerimizle değiştirdik. Tel Aviv’in en<br />

gösterişli yapılarından olan Arlozorov 17<br />

ve Marom Negba, Kazakistan’da Abu<br />

Dhabi Plaza, Avustralya’da Gateway Alışveriş<br />

Merkezi, İngiltere’de 1st Bank ve<br />

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Etihad Müzesi’ne<br />

de ‘Robusta’ üniteler ihraç ettik.<br />

‘Robusta’nın da içinde yer aldığı ‘Gen2’<br />

kayış sistemli asansör ailesi, dünya çapında<br />

sayısız projede kullanılmaya devam<br />

ediliyor. Otis yürüyen merdivenlerinin pek<br />

çok uygulamasında kullanılan, yürüyen<br />

merdivende kimse olmadığı durumda<br />

devreye giren ‘Enerji Tasarruflu Yüksüz<br />

Çalışma Modu’, belirli gün ve saatlerde<br />

trafik yoğunluğunun hiç olmadığı alanlar<br />

için tasarlanan ‘Aralıklı Çalışma Modu’,<br />

daha düşük trafik yoğunluğu olan binalarda<br />

kullanılan ‘Frekans Kontrollü Çalışma<br />

Modu’ teknolojisi ile önemli oranda enerji<br />

tasarrufu sağlıyor.<br />

Şu an sürdürdüğünüz çalışmalardan<br />

bahseder misiniz?<br />

Otis Türkiye olarak, mühendislik uygulamalarımızı<br />

ve Ar-Ge faaliyetlerimizi daha<br />

da geliştiriyoruz. Şu an firmamızda çalışan<br />

sayısı 900’e yaklaştı. İnsana yatırım<br />

yapmaya devam ediyoruz. Asansör sistemlerinde<br />

geldiğimiz son teknolojiyi en<br />

yeni projelerde hayata geçiriyoruz.<br />

Yurtiçinde ve yurtdışında eğitimlere dahil<br />

olduk, regülasyonlara hızlı uyum sağladık.<br />

Uzman ekibimizle başarılı bir 2016 geçirdik.<br />

Türkiye’nin prestijli projelerine özel<br />

asansör üretimi yapmaya devam ettik.<br />

Bugün İstanbul’daki gökdelenlerin yoğun<br />

olarak yer aldığı Büyükdere Caddesi’ndeki<br />

yüksek binaların ve yeni inşa edilen dev<br />

projelerin çoğunda Otis asansörlerinin<br />

kullanıldığını söyleyebiliriz.<br />

Günümüzde dünya bambaşka bir yöne gidiyor<br />

ve her şey dijital uygulamalarla zenginleşiyor.<br />

Biz de dijital dünyanın takipçisi<br />

ve uygulayıcısı olarak, sektöre öncülük<br />

etmeye devam ediyoruz. Hizmet kalitemizi<br />

artıracak dijitalleşme için altyapı çalışmaları<br />

yapıyoruz. Otis Global’de, akıllı<br />

telefon üzerinden haberleşme konusunda<br />

çalışmalar yapılıyor. Pilot uygulama olarak<br />

bazı ülkelerde çalışanlar akıllı telefon<br />

uygulamalarını kullanmaya başladı. Yakın<br />

dönemde Türkiye’de de akıllı telefon uygulamalarını<br />

kullanmayı planlıyoruz. Türkiye’de<br />

bulunan üretim tesislerimizde, her<br />

türlü yapı için özel asansör ve yürüyen<br />

merdiven üniteleri üreterek, inşaat firmalarının<br />

tüm taleplerini karşılıyoruz. Ayrıca<br />

‘önce emniyet’ ilkesi ile hayata geçirdiğimiz<br />

asansör ünitelerinin servis hizmetini<br />

de en hızlı ve kaliteli bir şekilde sağlamak<br />

için yeni şubeler açıyoruz. Türkiye genelinde<br />

5 bölge müdürlüğü ile faaliyet gösteren<br />

Otis Türkiye, sürekli genişleyen kadrosu<br />

ve servis portföyü ile 15 binin üzerinde<br />

asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen<br />

yol ünitesine servis hizmeti veriyor. Otis,<br />

her yere ulaşan 400 kişilik servis ekibi ile<br />

en yaygın servis ağına sahip firma olarak<br />

sektöre öncülük ediyor. 5 Bölge Müdürlüğü’ne<br />

bağlı olarak İstanbul’daki Boğaziçi,<br />

Çekmeköy, Maltepe, Atakent, Bahçeşehir,<br />

şubelerinin yanı sıra, Gaziantep’in<br />

ardından Trabzon ve Erzurum’da açılan<br />

Otis şubeleri ile de kaliteli servis hizmetini<br />

en hızlı şekilde sağlıyor. Ayrıca büyük<br />

projelere servis hizmeti sağlamak için<br />

İstanbul’da ‘Majör Proje’ servis şubesini<br />

açan Otis Türkiye, dev projelere uzman bir<br />

ekiple servis hizmeti veriyor. Akmerkez, Finansbank<br />

Kristal Kule, Sabancı Center, İş<br />

Kuleleri, Kanyon, İstanbul Sapphire, Zorlu<br />

Center ve Levent 199 gibi yüksek binaların<br />

yanı sıra, Türkiye genelindeki prestijli<br />

AVM’lerin ve konut projelerinin servis hizmeti<br />

Otis Türkiye tarafından veriliyor.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni yatırım<br />

ve projeleriniz olacak mı?<br />

Köklü bir firma olarak, Türkiye’de önemli<br />

yatırımlar gerçekleştirdik. Bugün Türkiye’nin<br />

en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşu<br />

içinde yer alan tek asansör firmasıyız.<br />

‘Önce emniyet’ ilkesi ile kendi fabrikamızda<br />

geliştirdiğimiz ürünler ve sunduğumuz<br />

servis hizmetiyle, kullanıcıların güvenini<br />

kazandık. Kurumsal yaklaşımımızla, ülkemizde<br />

asansör sektörünün gelişmesine<br />

katkıda bulunduk. Emniyet ve performansını<br />

artırdığımız ürünlerimizle, en fazla<br />

asansör ihracatı yapan Türk firması olduk.<br />

Üretimimizin yüzde 25’ini ihraç ediyoruz.<br />

Öncü kimliğimizle sürdürdüğümüz çalışmalar<br />

sonucu, bugün dünya devi Otis’in<br />

Avrupa’daki en önemli 3 üretim üssünden<br />

biri haline geldik ve bu konumumuzu korumaya<br />

devam edeceğiz.<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“Müşterilerimize bağımsız ve doğru<br />

uygulama anlayışıyla hizmet veriyoruz”<br />

“Müşterimiz, ürünleri ile ilgili memnuniyetsizliklerini bize iletiyor ve biz bu kapsam için<br />

araştırma ve incelemeler yapıp, memnuniyetsizlik nedenleri ve çözümleri hakkında<br />

görüşlerimizi iletiyoruz.”<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Türkiye’de, asansör ve yürüyen merdivenleri<br />

belgelendirmenin çok ötesinde<br />

aslında geniş bir danışmanlık hizmeti<br />

sağlayan Liftinstituut Solutions Türkiye<br />

yeni tasarım, uygulama ve servis danışmanlığı<br />

sunan ve sadece düşey taşıma<br />

sistemleri konusunda faaliyet gösteren<br />

tek organizasyon olarak çalışmaya devam<br />

ediyor. Liftinstituut Solutions Türkiye<br />

Bölge Müdürü Süleyman Özcan’dan<br />

Türkiye’de gerçekleştirdikleri faaliyetleri<br />

hakkında bilgiler aldık. Sayın Özcan’a<br />

bize vakit ayırdıkları için teşekkür edyoruz.<br />

Genel şirket faaliyetleriniz ve<br />

üretim süreçlerinizden bir iki<br />

cümleyle bahseder misiniz?<br />

Trafik analizi, uygun ekipman seçimi,<br />

montaj, teknik destek ve sonrasında<br />

doğru ürün kullanımı, ürünün kontrolleri<br />

ve iş planı takibini sürekli olarak sürdürüyor.<br />

Bağımsız ve doğru uygulama<br />

anlayışıyla hizmet veren Liftinstituut Solutions,<br />

asansör ve yürüyen merdivenlerin<br />

onlarca yıllık kullanım süresi boyunca<br />

servis hizmetlerini en doğru şekilde<br />

destekleme hizmeti veriyor.<br />

Günümüzde Amsterdam ve İstanbul<br />

ofisleri ile Kuzey Amerika, Asya, Avrupa<br />

ve Avustralya’da test ve belgelendirme,<br />

Avrupa ve Türkiye’de de yeni tasarım,<br />

uygulama ve servis danışmanlığı sunan<br />

ve sadece düşey taşıma sistemleri konusunda<br />

faaliyet gösteren tek organizasyon<br />

olarak çalışmaya devam ediyor.<br />

Süleyman Özcan / Liftinstituut Solutions Türkiye Bölge Müdürü<br />

Önümüzdeki döneme dair, Türkiye<br />

ya da yurtdışında yeni yatırımlarınız/<br />

projeleriniz olacak mı?<br />

Aslında Türkiye’yi, Avrasya’nın merkezi<br />

yapmak için çalışmalarımızı yürütüyoruz.<br />

Bu bağlamda, Azerbaycan, Gürcistan,<br />

Kazakistan, İran, Irak, Suudi Arabistan<br />

ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde aldığımız<br />

projelerimizin sayısını arttırmaya çalışıyoruz.<br />

Alınan projelerimizi Türkiye operasyonumuz<br />

gerçekleştiriyor ve fatura ediyor.<br />

Bu çalışmalarımız ile birlikte, Suudi Arabistan<br />

Sivil Savunma Bakanlığı’na asansör<br />

sektörü yönetmelik ve standartlarının<br />

hazırlanması ve uygulanması konusunda<br />

destek veriyoruz. Dubai’de, Türkiye’deki<br />

şirketimiz tarafından kurulacak ve yönetilecek<br />

Liftinstituut Solution Middle East<br />

firmamızın kuruluş çalışmalarında son<br />

aşamaya geldik.<br />

Satış öncesi ve sonrası<br />

müşterilerinize ne gibi destekler<br />

sağlıyorsunuz?<br />

Hem yeni projelerde hem mevcut projelerde<br />

hizmetlerimiz oluyor. Mevcut projelerde<br />

bakım performans kontrolleri, servis<br />

destek hizmeti ve modernizasyon/<br />

modifikasyon yönetimi hizmetlerimiz<br />

oluyor. Müşterilerimiz yapılan bakımın<br />

performansını görmek istediklerinde,<br />

sahada yapılan bakımı, arıza kayıtlarını<br />

inceliyorum ve gözlemlerimizi bir rapor<br />

halinde kendilerine sunuyoruz. Servis<br />

destek hizmetimiz daha kapsamlı bir<br />

paket, 1, 2 yıl veya daha fazla süreler<br />

için sunuyoruz bu hizmetimizi. Dört temel<br />

ihtiyaç üzerine yoğunlaşıyor servis<br />

destek: bakım performans ölçümleri,<br />

yıllık periyodik muayenelerde karşılaşılan<br />

uygunsuzluklar için çözüm önerileri,<br />

major arızalar ve tekrar eden arızalar<br />

için çözüm önerileri ve modernizasyon<br />

ihtiyaçlarının tespiti. Bazen de şöyle bir<br />

hizmetimiz oluyor: Müşterimiz, ürünleri<br />

ile ilgili memnuniyetsizliklerini bize iletiyor<br />

ve biz bu kapsam için araştırma<br />

ve incelemeler yapıp, memnuniyetsizlik<br />

nedenleri ve çözümleri hakkında görüşlerimizi<br />

iletiyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 63


Advertorial


Advertorial


Teknosel; pazardaki en önemli aktörlerden<br />

biri olmayı kendine vizyon edinmiş!<br />

“Portföyümüzeki bütün ürünler çevreci / yeşil ürün sıfatı taşıyor. Ayrıca bütün ürünlerimiz,<br />

yeşil ürün sertifikalarından en az birine layık görülmüş olmakla beraber, bu ürünlerin büyük<br />

çoğunluğunun hammaddesi alüminyum veya kauçuk gibi %100 geri dönüştürülebilir<br />

maddelerden oluşuyor.”<br />

Selin İpin - Pazarlama Departmanı – Mimar<br />

Sadece moda olmayan, güncelliğini her<br />

zaman koruyan ve aynı zamanda çevreyle<br />

dost yapı malzemelerinin ve sistemlerinin<br />

temsilciliğini yapan Teknosel;<br />

genç, teknik ve deneyimli bir organizasyona<br />

sahip. Mimar Selin İpin ile, Teknosel’deki<br />

yenilikler, gelişmeler ve Çatı&-<br />

Cephe Sistemleri’ni ele almaya çalıştık.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bahseder misiniz?<br />

Teknosel Teknolojik <strong>Yapı</strong> Ürünleri A.Ş.;<br />

1998 yılında İstanbul’da kurulmuş olup;<br />

faaliyetlerini üstün kalitede teknolojik<br />

yapı malzemelerinin yurtdışından satınalımı,<br />

pazarlanması ve satışı alanlarında<br />

sürdürmektedir. Bu yapı malzemelerinin<br />

günümüzün çağdaş mimari projelerinde<br />

yer almasını sağlayan bir kuruluştur.<br />

Firma çalışmaları sırasında, müşteri<br />

odaklılık ile verimliliği esas alan bir yönetim<br />

biçimi izlerken, müşteri memnuniyeti<br />

ve güven üzerine kurulu bir hizmet<br />

anlayışını kurum kültürü olarak prensip<br />

edinmektedir. Bu tarz çalışma anlayışıyla,<br />

çağdaş yapı ürünlerinin ülkemiz yapı<br />

sektörüne kazandırılmasına öncülük<br />

etme rolünü sürdürmeye devam edecektir.<br />

Teknosel müşteri yaklaşımı ile yapı<br />

sektörünün ihtiyaç duyacağı, çağdaş ve<br />

çevreye saygılı mimari ürünler konusunda,<br />

pazardaki en önemli aktörlerden biri<br />

olmayı kendine vizyon edinmiştir.<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Yapmış olduğunuz uygulamalardan<br />

bir kaç örnek verebilir misiniz?<br />

Teknosel, toplamda 10’dan fazla çatı, cephe<br />

kaplama ve yalıtım malzemesinin distribütörlüğünü<br />

yapmaktadır. Çatı kaplama<br />

grubunda, titanyum çinko, bakır ve alümiyum<br />

çatı kaplama malzemeleri bulunmakla<br />

birlikte, titanyum çinko uygulamalarında<br />

NedZink ile Haliç Metro Köprüsü projesine,<br />

ElZinc ile Uniq İstanbul projesine imza attık.<br />

Bunun yanında; BEMO yüksek hadveli<br />

alüminyum kenet sistemler ile Kayseri Kadir<br />

Has Stadyumu projesini nihayetlendirdik.<br />

Ayrıca Florya Ekşinar Konakları’nı Euramax<br />

alüminyum levhalar ile tamamlamış<br />

bulunmaktayız. Cephe kaplama grubunda<br />

ise, fibercement paneller, terracotta paneller,<br />

lamine ve doğal ahşap panellerin<br />

satışı gerçekleştirilmektedir. SVK Fibercement<br />

paneller ile Samsun Hilton Hotel, İTÜ<br />

Beylerbeyi Yerleşkesi, Turkcell Data Center<br />

gibi projeleri gerçekleştirdik. Ayrıca Parklex<br />

lamine ahşap paneller ile ÇengelköyPark<br />

Demirland, Eti Bakır Fabrikası, Kundu Villaları;<br />

WRC Kızıl Sedir Ahşap paneller ile ise,<br />

Kırkkonak Tarabya Villaları ve yurt genelinde<br />

daha bir çok konut projesine imza attık.<br />

Bu yıla dönük üretim hedeflerinizden<br />

ve üzerinde çalıştığınız<br />

projelerinizden bahseder misiniz?<br />

Her geçen sene yalıtım pazarında daha fazla<br />

yer ediniyoruz. Yalıtım alanındaki başarımızı<br />

Foamglas ve Firestone markaları üzerinden<br />

değerlendirmek gerekirse; öncelikle<br />

Foamglas cam köpüğü ısı yalıtım levhaları<br />

için son beş senede yaptığımız yalıtımların<br />

karşılığını 2016 senesinde aldık ve içinde<br />

bulunduğumuz senede de almaya devam<br />

ediyoruz. Foamglas cam köpüğü ısı yalıtım<br />

levhaları ile Rize Çaykur Fabrikası ve Varaka<br />

Kâğıt Fabrikası gibi oldukça önemli projelerde<br />

yer aldık. Firestone TPO ve EPDM<br />

membranlar ise artık çevreci ve uzun ömürlü<br />

su yalıtımı dendiğinde akla gelen ilk ürünlerden.<br />

Firestone ile yer aldığımız önemli<br />

projelerden birkaçı Ataklar Lojistik Binası<br />

ve Bilkent Hastanesi. Teknosel’in yalıtımdaki<br />

başarısının altında yatan en büyük etmen<br />

şüphesiz Teknosel’in kendi teknik ekibi<br />

ve yurtdışından süpervizörlerin gelmesi<br />

ile yapılan saha kontrolleri. Hem Foamglas<br />

hem de Firestone ürünlerinde, müşteriye<br />

belirli aralıklarla saha kontrolü imkânı sunuyoruz.<br />

Bu kontroller, Teknosel’in kendi<br />

teknik ekibi ile yapılıyor, belirli periyodlarla<br />

da yurt dışından yetkili firma süpervizörleri<br />

ziyaret gerçekleştirip rapor sunuyor. Bu<br />

ziyaretler sahada üretim kalitesinin artırılmasını<br />

olumlu yönde etkiliyor, ayrıca iş bitiminde<br />

sistem garantisi alınmasını sağlıyor.<br />

Bu da bizim bir “sistem firması” olduğumuzu<br />

kanıtlıyor. Ayrıca ticari faaliyetlerde<br />

bulunduğumuz müşterilerimizin oldukça bilinçli<br />

ve Teknosel ile karşılıklı anlayış içinde<br />

olması başarımızı perçinliyor. Teknosel<br />

yalıtım sektöründe işçilik faktörü çıtasını<br />

sürekli yukarı taşıyor. Yalıtım uygulamaları<br />

yapacak firmalar için, uygulamaya başlanmadan<br />

önce yurtdışından teknik ekip getirilip<br />

uygulamacı ekip için teknik ve uygulama<br />

eğitimi fırsatı sunulduğundan, işçilikten<br />

kaynaklı hatalar en aza indiriliyor ve uygulama<br />

ekibinin mesleki gelişimine de katkı<br />

yapılıyor. Metal kaplama sektöründe de El-<br />

Zinc, NedZink, Aurubis ve Euramax çözüm<br />

ortaklığı ile ilerliyoruz. Bilindiği üzere metal<br />

çatı ve cephe kaplamaları uzun ömürleri ve<br />

çevreci ürün olmaları sebeplerinden dolayı<br />

tercih ediliyor. Ayrıca bu kaplamaların “yaşayan”<br />

malzemeler olması, kullanıcıya ve<br />

mimara görsel olarak da çeşitli imkanlar<br />

sunuyor. Metal malzemelerin yapay yaşlandırılması<br />

ile pek çok farklı yüzey bitişi elde<br />

etmek mümkün. Hala devam eden Ağaoğlu<br />

Maslak 1453 projesinde ElZinc titanyum<br />

çinko çatı kaplamaları tercih edildi. Yalıtım<br />

sektöründe verdiğimiz teknik destek metal<br />

kaplamalarda da mevcut olmakla beraber<br />

Ağaoğlu Maslak 1453 projesinde uygulanmaktadır.<br />

Isı ve ses yalıtımı konusunda<br />

eskiye kıyasla Çatı ve Cephe<br />

Sistemleri’nin geldiği noktayı nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Isı ve ses yalıtımı konusunda Çatı ve Cephe<br />

Sistemleri’ni geldiği noktayı oldukça<br />

olumlu bulmakla beraber, günden güne<br />

sektördeki yalıtım bilincinin arttığını düşünüyorum.<br />

Bunda gösterilebilecek en önemli<br />

kanıt, piyasada farklı performanslardaki<br />

yalıtım malzemesi çeşitliliğinin ve kullanımının,<br />

klasik yalıtım malzemelerinin ise<br />

mimari projelerdeki kalınlığının ve katman<br />

sayısının artmasıdır. Binalara enerji kimliği<br />

kazandırılması ve ısı yalıtımının zorunlu<br />

hale getirilmesi gibi çalışmaların da bu gelişmelere<br />

oldukça olumlu katkı yaptığı da<br />

aşikardır.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Ürün portföyümüzü oluştururken bu ürünlerin<br />

çevreci ürünler olup olmadığı bizim<br />

için en önemli hususların başında geliyor.<br />

Bugün portföyümüzeki bütün ürünler çevreci<br />

/ yeşil ürün sıfatı taşıyor. Ayrıca bütün<br />

ürünlerimiz, yeşil ürün sertifikalarından en<br />

az birine layık görülmüş olmakla beraber,<br />

bu ürünlerin büyük çoğunluğunun hammaddesi<br />

alüminyum veya kauçuk gibi %100<br />

geri dönüştürülebilir maddelerden oluşuyor.<br />

Bilindiği gibi bu özellikler “beşikten<br />

beşiğe” niteliğini taşıyan tasarımlar için<br />

olmazsa olmazlardan. İnşaat faaliyetlerinin<br />

yaygınlaştığı günümüzde, çevreci nitelikli<br />

malzemelerin kullanımı, gelecek nesillere<br />

miras bırakacağımız çevremizi korumak<br />

için önemli bir adım niteliği taşıdığına inanıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 69


“Sektörümüze 90 yıldır<br />

kesintisiz hizmet veriyoruz”<br />

“Önümüzdeki dönemde kil kiremit üretiminde özellikle enerji verimliği konusundaki<br />

yatırımlarımıza devam edeceğiz, stratejik hedeflerimiz doğrultusunda ton başına enerji<br />

tüketimimizi her yıl aşağıya çekiyoruz.”<br />

1927 yılında Eskişehir’de kurulan Türkiye’nin<br />

ilk kiremit fabrikalarından olan Kılıçoğlu<br />

günümüzde yapı sektörünün önderleri<br />

arasında yer almakta. Kılıçoğlu bu yıl<br />

90. yılını kutluyor. Kendilerini “Kurulduğu<br />

günden bu yana sektörde ilkleri gerçekleştirmiş<br />

kendi sektörünün lideri konumunda<br />

bir marka. Kılıçoğlu olarak kurulduğumuz<br />

günden bu yana milyar adetten fazla kiremit<br />

üretimi gerçekleştirdik, yaptığımız sürekli<br />

AR-GE çalışmaları neticesinde ürünlerinde<br />

ve hizmetlerinde çeşitlilik sağlarken,<br />

yapı sektörünün önde gelen ve lokomotif<br />

isimleri arasında yer aldık. Bugün kurulu<br />

kapasiteyle kiremit üretimimiz Megaron<br />

Çatı Teknolojileri ile birlikte yıllık 8 Milyon<br />

metrekareye çıkmıştır. Eskişehir’de bulunan<br />

Türkiye’nin en yüksek kapasitesine<br />

sahip tam otomatik fabrikamız ve sürekli<br />

yenilenen teknolojilerle günden güne büyürken,<br />

ürün kalitesini her geçen gün bir<br />

adım daha ileriye taşıyoruz.” Sözleriyle ifade<br />

eden Kılıçoğlu <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong>leri Grup<br />

Başkanı Barış Y. Özaydemir ile bir söyleşi<br />

düzenledik. Keyifli okumalar…<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bahseder misiniz?<br />

Şirketimiz bu yıl 90. yılını kutluyor ve 4. nesil<br />

olarak şirketin yönetimin başındayım.<br />

Kılıçoğlu bu gün konut çatı pazarının lideri<br />

konumunda. Gerek m2 satış gerekse marka<br />

bilinirliği açısından lider konumdayız.<br />

Burada sektör tanımı tabiki çok önemli<br />

biz sektörümüzü Türkiye konut çatı pazarı<br />

veya daha teknik olarak eğilimli çatı pazarı<br />

olarak tanımladık. Bu pazarda 90 yıldır<br />

kesintisiz olarak hizmet veriyoruz.<br />

Kılıçoğlu olarak kiremit üretimine başladığımız<br />

sektörde önemli atılımlar gerçekleştirerek<br />

çatıyla ilgili her türlü ihtiyacı<br />

karşılayabilen bir marka haline geldik.<br />

Kiremit ile birlikte çatıdaki önemli detay<br />

çözümleri ile çatı pencereleri, yağmur<br />

indirme sistemlerinden güneş panellerine<br />

kadar en geniş ürün çeşidi Kılıçoğlu<br />

ürün gamında yer almaktadır.<br />

Ayrıca İzocephe markamızla alternatif<br />

dış cephe mantolama ürünleri sunuyoruz.<br />

2014 yılında üretime başlayan yeni<br />

tesisimizle Megaron Çatı Teknolojileri<br />

markası altında çatıyı bir teknoloji olarak<br />

çözüyor ve alternatif renkli çatılar<br />

sunuyoruz. Bununla birlikte uzman bayilerimiz<br />

ile müşterilerimize komple anahtar<br />

teslim çatı-cephe hizmeti ile daha<br />

katma değerli hizmetle farklı bir çatı deneyimi<br />

yaşamalarını sağlıyoruz.<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Yapmış olduğunuz uygulamalardan<br />

bir kaç örnek verebilir misiniz?<br />

Türkiye’nin farklı bölgelerinde bir çok konut<br />

projesinde tercih edilen bir markayız.<br />

İlk olarak aklıma gelen bir kaç tanesini<br />

saymam gerekirse Türkiye’nin en büyük<br />

kentsel dönüşüm projesi Kuzey Ankara<br />

projesinde bizim kiremit ve sistem çözümlerimiz<br />

kullanıldı ve halen kullanılıyor. Bunun<br />

yanında çatısı ve mimarisi ile dikkat<br />

çeken İstanbul Tuzla’da bulunan Via Port<br />

Marina projesinde de bizim ürünlerimiz<br />

kullanıldı. Bu projede yukarıdan bakıldığında<br />

deniz dalgası efekti verilmesi istendi ve<br />

3 farklı tonda mavi kiremit ürettik bu proje<br />

için. Bunlarla birlikte İstanbul’da Kasaba<br />

Projesi’nde bizim ürünlerimiz kullanılıyor.<br />

Burada da ürün gamımızda bulunana farklı<br />

seri ürünler tercih edildi. Farklı kiremit<br />

modellerimiz ve çeşitliliğimizle projelerde<br />

istenilen çözümü sunabiliyoruz.<br />

Bunların yanında bir çok renovasyon projesinde<br />

de yer aldık. II. Meclis binası bunlardan<br />

biri ve İstanbul’da bulunan bir çok<br />

tarihi yalı ve köşk çatılarında ürünlerimiz<br />

tercih edildi.<br />

Talep ve arzdaki artan çeşitliliği bir<br />

baskı unusuru mu, yoksa potansiyel<br />

yeni uzmanlık alanları olarak mı<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Son yıllarda çatılarda da farklı ürün tercihleri<br />

var. Bu hem projelerde hem de bireysel<br />

çatı sahiplerinde karşımıza çıkan bir<br />

unsur. Biz Kılıçoğlu olarak kendimizi bu<br />

çeşitli taleplere hazırladık. Sektörde şu<br />

anda en geniş ürün gamına sahip firma<br />

biziz. Bu anlamda çatı sahiplerine bir çok<br />

alternatif sunabiliyoruz. Hatta bunu Çatıda<br />

Seçme Özgürlüğü sloganıyla da vurguluyoruz.<br />

Ayrıca inovasyona çok önem veriyoruz.<br />

Havayı temizleyen Ecotitanium ürünümüz<br />

geçtiğimiz yıl ‘Yılın Çatı <strong>Malzeme</strong>si’<br />

de seçilerek 2 ayrı ödül aldı. Önümüzdeki<br />

dönemde farklı çatı kaplama malzemeleriyle<br />

de müşterilerimize daha fazla seçenek<br />

sunacağız.<br />

Yatırımlar açısından önümüzdeki<br />

dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Önümüzdeki dönemde kil kiremit üretiminde<br />

özellikle enerji verimliği konusundaki<br />

yatırımlarımıza devam edeceğiz,<br />

stratejik hedeflerimiz doğrultusunda ton<br />

başına enerji tüketimimizi her yıl aşağıya<br />

çekiyoruz. Megaron tesisimizde de kapasiteye<br />

yönelik yatırımlarımız devam ediyor,<br />

artan talebe karşılık verebilmek için üretim<br />

adetlerimizi artırıyoruz.<br />

Bu yıla dönük üretim hedeflerinizden<br />

ve üzerinde çalıştığınız<br />

projelerinizden bahseder misiniz?<br />

Üretim planımlarımızı yaparken kapasite<br />

kullanım oranlarımızı en yukarıda tutmak<br />

ana hedefimiz oluyor, <strong>2017</strong> yılı için %85-<br />

90 kapasite kullanım hedefimiz var.<br />

Odağımızda sürekli ürün geliştirme ve iyileştirme<br />

var. Ar-Ge yapıyoruz, bugünlerde<br />

yurt dışı için Türkiye’de olmayan bir ürün<br />

üzerinde çalışıyoruz. Kılıçoğlu markasıyla<br />

da yeni ürün çalışmalarımız devam ediyor.<br />

Granada’yı estetik anlamında ve çatıda<br />

uygulama kolaylığı açısından yeniden tasarladık.<br />

Tüketicinin ve uygulamacıların<br />

taleplerini değerlendirerek yeni ürünleri<br />

geliştiriyor ve tasarlıyoruz. Var olan ürünlerde<br />

tasarım geliştirmeleri yaparak su<br />

sızdırmazlık emniyeti ve çatıda döşeme<br />

kolaylığı gibi teknik özellikleri daha üst<br />

seviyelere taşıyoruz. Geçtiğimiz yıl Alaturka<br />

Kiremidimizde bir yenilik yaptık.<br />

Kiremidin yanlarına eklediğimiz parça ile<br />

Alaturka kiremidin kayma ve döşeme zorluğu<br />

gibi sorunlarını ortadan kaldırdık. Bu<br />

ürün patenti de şu anda bizde. AR-GE departmanımızda<br />

bir kaç grup çalışıyor. Çok<br />

ciddi testler yapıyoruz. Bir ürün tasarımı<br />

1,5-2 yılı bulabiliyor. Kil kiremitte yılda<br />

bir veya iki yılda bir Ar-Ge ürünü çıkıyor<br />

ama Megaron’da çok daha fazla ürün çıkarıyoruz.<br />

Hammadde konusunda da Türkiye’nin<br />

sayılı test merkezlerinden birini<br />

kuruyoruz hem teknik personel hem de alt<br />

yapı olarak uluslarası bir araştırma labortuarı<br />

olma yolunda ilerliyor bu merkezimiz.<br />

Isı ve ses yalıtımı konusunda<br />

eskiye kıyasla Çatı ve Cephe<br />

Sistemleri’nin geldiği noktayı nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Bu konuda genel bir bilinçlenme var. Ama<br />

Barış Y. Özaydemir / Kılıçoğlu <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong>leri Grup Başkanı<br />

henüz Avrupa düzeyinde değil. Isı yalıtımı<br />

denilince ilk olarak akla dış cephe geliyor<br />

ancak çatıdaki ısı yalıtımının da doğru yapılması<br />

son derece önemli. Binalardaki ısı<br />

kayıplarının %25’i çatılardan kaynaklanıyor.<br />

Çatıda ısı yalıtımı konusunda daha<br />

çok bilinçlendirme yapılması gerekiyor.<br />

Özellikle çatı altında yaşam olan konutlarda<br />

ısı yalıtımının mutlaka doğru ürünlerle<br />

ve uygulamayla yapılması çok önemli.<br />

Biz bu anlamda sunduğumuz çözümlerde<br />

yangın açıdından güevenli ve nefes alan<br />

ürünler sunmaya özellikle dikkat ediyoruz.<br />

Bizden anahtar teslim uygulama isteyen<br />

müşterilerimize ısı ve su yalıtımını birlikte<br />

sunan sistem çözümlerimizi sunuyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Atıklarımızı ikiye ayırıyoruz ambalaj atıkları<br />

ve üretim esnasında çıkan atıklarımız.<br />

Ambalaj atıklarımızın geri toplanması için<br />

yetkili kuruluşlarla sözleşmeler yapıp bu<br />

konuda geri dönüşümüz sağlıyoruz.<br />

Üretim esnasında çıkan atıklarımız için öncelikli<br />

hedefimiz bu atıkları minimize etme<br />

yoluna gidiyoruz, fire olarak çıkan ürünlerimizi<br />

tekrar ürüne çevirerek çevreye zarar<br />

vermemelerini sağlıyoruz. Ayrıca başka<br />

ürün üreten firmalarla simbiyoz adını verdiğimiz<br />

çalışmalarımız var, hem onların atıklarını<br />

bizim değerlendirmemiz hem de bizim<br />

bazı atıklarımızın onların değerlendirmesi<br />

açısından iki taraflı çalışmalarımız var.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 71


Sektörel<br />

Schréder Türkiye <strong>2017</strong>’den umutlu!<br />

Zeynep Akkaya: “Türkiye’ye bir heves için gelmedik”<br />

Son bir yıldır, Türkiye’de Schréder Aydınlatma Ticaret A.Ş olarak yoluna devam eden dünya<br />

dış aydınlatma devi Schréder, <strong>2017</strong>’den umutlu. Yılın ilk çeyreğinde hedeflerini yakalayan<br />

Schréder Aydınlatma Genel Müdürü Zeynep Akkaya, zorlu geçen 2016 yılına rağmen Türkiye’nin<br />

fırsatlar ülkesi olduğunu ve büyümeye devam edeceklerini söyledi.<br />

Türkiye’ye tek bir proje için ya da bir heves<br />

için gelmedik. Burada büyümek ve Türkiye<br />

aydınlatma sektörüne katkı sunmak için<br />

çalışıyoruz. Yeni enerji tasarrufu teknolojileri,<br />

hem global pazarda hem de Türkiye’de<br />

pazarları ve segmentleri geliştirmek<br />

için yeni fırsatlar yakalamamıza izin<br />

veriyor” dedi. Schréder Grubu’nun 2016<br />

yılını verimli geçirdiğini, finansal açıdan<br />

çok sağlam ve istikrarlı olduğunu söyleyen<br />

Akkaya, Türkiye’de büyüme hedefleri<br />

doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini<br />

belirtti. Türkiye’ye bir heves için değil,<br />

sürdürülebilir bir iş hacmi oluşturmak<br />

için geldiklerini ifade eden Akkaya, “Türkiye’de<br />

2016 zor bir yıldı ama <strong>2017</strong> iyi<br />

başladı. Birinci çeyrek hedeflerimizi yakalıyoruz.<br />

Yılın geri kalanının da aynı şekilde<br />

gideceğine inanıyoruz. Bütün zorluklarına<br />

rağmen Türkiye’nin fırsatlar ülkesi olduğuna<br />

inanıyoruz. Burada kalıp, büyüyeceğiz”<br />

şeklinde konuştu.<br />

Dış aydınlatmada dünyanın önde gelen<br />

markalarından Schréder, Türkiye’deki<br />

çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.<br />

Nesnelerin interneti teknolojileri ile<br />

aydınlatma sektörünün de bir değişim<br />

içinde olduğunu ifade eden Schréder Aydınlatma<br />

Genel Müdürü Zeynep Akkaya,<br />

Zeynep Akkaya/ Schréder Aydınlatma Genel Müdürü<br />

Schréder’in bu dönüşüme rakiplerinden<br />

daha kolay ayak uydurduğunu belirtti. Türkiye’de<br />

şehirlerin akıllı şehirlere dönüşmesinin<br />

aydınlatma sektörü için büyük bir<br />

fırsat oluşturduğunu aktaran Akkaya, “Türkiye<br />

bizim için büyük potansiyel taşıyan bir<br />

ülke ve Türkiye ekonomisine güveniyoruz.<br />

“Dış aydınlatma çözümlerinde<br />

dünyada üçüncü sıradayız”<br />

Schréder’in Türkiye pazarında daha çok Tünel<br />

ve Yol Aydınlatma çözümleri ile tanındığını<br />

ancak son dönemlerde farklı segmentlerde<br />

de çalışmalar yürüttüklerini aktaran<br />

Zeynep Akkaya, “2016 CSIL (Centre for<br />

Industrial Studies- Endüstriyel Araştırmalar<br />

Merkezi) sonuçlarına göre dış aydınlatma<br />

çözümlerinde dünyada üçüncü sıradayız.<br />

Nesnelerin interneti ve artan akıllı şehirlerde<br />

akıllı ve bağlantılı ortamlar yaratan aydınlatma<br />

çözümleri öne çıkıyor. Shuffle ve Owlet<br />

IoT gibi ürünlerimizle müşterilerimize hem<br />

enerji tasarrufu sağlayan hem de bağlantılı<br />

ortamlar için kendi aydınlatma altyapılarını<br />

optimize eden yardımcı çözümler geliştirdik.<br />

Osman Gazi Köprüsü’nde köprü ve viyadüğün<br />

yol ve dekoratif aydınlatması, Adana da<br />

ASKI Basketbol Stadyumu’nun aydınlatması<br />

ile ‘Taksim Meydanı ve Yakın Çevresi Düzenleme<br />

Projesi’ kapsamında Taksim Meydanı<br />

aydınlatması buna örnek olacak çalışmalarımız”<br />

diye konuştu.<br />

72<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


ORKA’da işler<br />

“Her Aşamada Kalite” esasıyla yürüyor<br />

“Banyo mobilyasında üstün teknolojimizi ve sıra dışı tasarım gücümüzü, profesyonel<br />

işçilik ve yılların tecrübesi ile birleştirerek müşterilerimize hızlı, kaliteli ve pratik çözümler<br />

sunuyoruz. Her bütçeye ve her mekana uygun tasarımlarımız ile yaşam alanlarına hayat<br />

vermeyi hedefliyoruz.”<br />

1992 yılında ORKA® Ahşap Ürünleri, inşaat<br />

malzemeleri satışı amacıyla başladığı<br />

yolculuğuna 1994 yılından itibaren pazardaki<br />

ihtiyaçlar doğrultusunda sadece<br />

Banyo Mobilyası alanında uzmanlaşarak<br />

devam ediyor. Çeyrek asrı aşkın süredir<br />

şık ve kullanışlı banyo mobilyaları üreterek<br />

alanında kazandığı uzmanlığı ve güveni,<br />

özgün tasarımlar, zengin ürün çeşitleri,<br />

son teknoloji üretim sistemleri, kalite ve<br />

satış sonrası hizmet anlayışı ile destekliyor.<br />

Türkiye’de banyo mobilyaları alanında<br />

ORKA® markası olarak öncü konumunda<br />

olan ORKA® Ahşap ve <strong>Yapı</strong> Ürünleri’nin<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz ile<br />

şirketin faaliyetlerini, üretim süreçlerini ve<br />

sektördeki son yenilikleri ele almaya çalıştık.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

ORKA® Banyo olarak, fonksiyonelliği, estetiği<br />

ve şıklığı ön plana çıkararak dünya<br />

standartlarında banyo ve modüler mobilyalar<br />

üreten dinamik bir markayız. Bugün<br />

280’nin üzerinde personelimiz ile Düzce<br />

yerleşkesinde yer alan üretim tesisimizde<br />

50.000 m2 açık arazi üzerinde 22.000<br />

m2 kapalı alanda üretim tesisinde en son<br />

Alman ve İtalyan üretim teknolojilerini kullanarak<br />

evrensel kalitede üretim yapıyoruz.<br />

Yılda 540 bin adet banyo mobilyası<br />

üretim kapasitesine sahip olan ORKA®’da<br />

yetkin çalışanlarımızla alanında lider bir<br />

firma ve uluslarası marka olmak vizyonu<br />

ile hareket ediyoruz. Banyo mobilyasında<br />

üstün teknolojimizi ve sıra dışı tasarım<br />

gücümüzü, profesyonel işçilik ve yılların<br />

tecrübesi ile birleştirerek müşterilerimize<br />

hızlı, kaliteli ve pratik çözümler sunuyoruz.<br />

Her bütçeye ve her mekana uygun tasarımlarımız<br />

ile yaşam alanlarına hayat vermeyi<br />

hedefliyoruz.<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

2008 yılında dünyanın birçok ülkesinde<br />

marka olarak tescillenen ORKA ® ’nın tüm<br />

ürünlerinde Sanayi Bakanlığı’nca onaylı<br />

garanti belgesi bulunmaktadır. Halihazırda<br />

“Her Aşamada Kalite” ilkesi ile hedeflerimize<br />

koşarken, tüm Türkiye’de çeyrek<br />

asırda 300’den fazla satış noktası ile 5<br />

milyona yakın tüketiciye ulaşan ve 50<br />

farklı ülkeye ihracat yapan bir konumda<br />

bulunuyoruz. İnovasyon ve modernliğe verdiğimiz<br />

önem ile her gün marka bilinirliğini<br />

ve pazar payımızı artırarak sektör liderliğini<br />

sürdürüyoruz. ORKA ® Banyo olarak ürün<br />

gamımızda C segmentinden A+ segmentine<br />

kadar tüm kitlelere hitap eden çok iddialı<br />

ürünler yer alıyor. İç piyasaya yönelik<br />

ürün gamımız daha çok B ve B+ ürünlerden<br />

oluşuyor.<br />

Kaliteden ödün vermeyen ORKA ® Banyo’da<br />

üretim süreçlerinde kullanılan hammadde<br />

ve yarımamuller TSE ve CE kriterlerine uygun<br />

olacak şekilde seçiliyor. Ürünlerimizin<br />

sağlamlığını ve güvenliğini uluslararası akreditasyona<br />

sahip ISO 9001:2000 Kalite<br />

Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı<br />

ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 10002<br />

Müşteri Memnuniyeti ve Müşteri Şikayetleri<br />

Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre<br />

Yönetim Sistemi sertifikaları ile belgelendiriyoruz.<br />

Şu anda kalite departmanımız<br />

ile tedarikçilerimizde yerinde kalite kontrolü<br />

yapıyoruz.<br />

Ayrıca 2015 yılı itibariyle banyo mobilyaları<br />

sektöründe Türkiye’de bir ilki yerine<br />

getirerek TÜVNORD tarafından verilen ve<br />

ORKA ® Banyo ürünlerinin sağlamlığını,<br />

dayanıklığını ve güvenliğini onaylayan GS<br />

sertifikasını da almış bulunuyoruz. FSC<br />

Orman Yönetim Konseyi Belgeleri ile de<br />

doğanın korunmasına ve sürdürülebilir yaşam<br />

alanlarına destek olma çabalarımızı<br />

üretim süreçlerimize yansıtıyoruz. 2015<br />

yılında banyo yaşam alanlarında ihtiyaç<br />

duyulan tamamlayıcı ürünler gamı oluşturularak<br />

aksesuar ve armatür grubunu kapsayan<br />

ORKA Plus markasını tüketiciler ile<br />

buluşturduk.<br />

2016 yılı içinde MASKO Mobilyalcılar Sitesinde<br />

1.200 m 2 ’lik Showroom yatırımını<br />

gerçekleştirdik. Yanısıra Türkiye’nin bir<br />

çok ilinde ve dünyanın bir çok ülkesinde<br />

münhasır satış noktaları oluşturduk. Bir<br />

Ömer Yılmaz / Yönetim Kurulu Başkanı<br />

yandan sistem ve organizasyon yatırımları<br />

devam ederken, bir yandan üretim alanında<br />

üç makine yatırımı daha yapıldı, delik<br />

hattı yenilendi.<br />

İnşaat firmalarına ne gibi avantajlar<br />

sunuyorsunuz?<br />

Banyo mobilyaları sektörü konut projelerindeki<br />

ince işler kısmına girdiği, ince işlerin<br />

ihale süreçleri daha sonlara bırakıldığı<br />

ve inşaatlarda süreçler çok hızlı olmayı<br />

gerektirdiği için numune ve onay süreçlerinde<br />

yüklenici firmaların daha da hızlı<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 75


olması gerekiyor. Biz de proje ve toplu konut<br />

işlerinde ORKA ® Banyo olarak hızlı ve<br />

kaliteli çözümler ile piyasaya yanıt verebiliyoruz;<br />

bu durum da bizi diğer firmalardan<br />

ayıracak şekilde öne çıkartıyor. Profesyonel<br />

kadromuzla hem teknik hem hız açısından<br />

projelerde avantaj sağlıyoruz. Proje<br />

ekibimizin tecrübesi ve uzmanlığı ile teknik<br />

detayların netlik kazanmasında numune<br />

sürecinde projelere destek oluyoruz.<br />

Sektör lideri olarak tedarik gücüne bağlı<br />

olarak da uygun hammaddelerin veya malzemelerin<br />

bulunmasında firmamız tüm<br />

kolaylıkları sunarak inşaat firmalarına hız,<br />

kalite ve maliyet avantajı sağlıyor. Bu bağlamda,<br />

ORKA ® Banyo olarak tedarikçi gibi<br />

değil, iş ortağı gibi hareket ederek onlarla<br />

birlikte uzun ömürlü ve kullanıcı dostu<br />

olan tasarımlara imza atıyoruz, teknik<br />

detaylarla ilgili bilgilendirmeler yapıyoruz.<br />

Bu anlamda her zaman projelerde görev<br />

alan mimarlar ve mimarlık firmaları ile de<br />

birlikte çalışıyoruz. Üretim aşamasında da<br />

fabrikamızın kapasitesi gerek kalitede gerekse<br />

üretim hızı olarak kolaylık sağlıyor.<br />

ORKA ® Banyo olarak yapılacak projelerin<br />

teknik şartnamelerine uygun adetli üretim<br />

konusunda titizlikle hareket ederek kaliteli<br />

hizmet sağlıyoruz.<br />

Projelerde en önemli hususlardan biri<br />

montajın kalitesidir. ORKA ® Banyo olarak<br />

Türkiye’de birçok büyük projeye imza attık.<br />

Montaj ekibimiz oldukça tecrübeli ve bilgili.<br />

Şu ana kadar hiçbir sorun yaşamadan<br />

konut projelerinde en iyi şekilde hizmet<br />

verdik. Bu da hem satış sonrası süreçler<br />

açısından hem de hız açısından inşaat firmalarına<br />

destek sağlayan bir yaklaşım. Bu<br />

anlamda Türkiye’nin farklı noktalarında,<br />

İstanbul dışında yer alan projelerde de,<br />

montaj ekiplerimizle destek hizmeti veriyoruz.<br />

Özellikle hakedişli projelerde satış<br />

sonrası hizmet verebilmek çok önemli.<br />

Bu konuda çalıştığımız inşaat firmalarının<br />

yüklenici sıralamasında ilk sıralarda yer<br />

alan bir firmayız. Son kullanıcı sorunlarında<br />

şantiyelerde görev alan ekiplerimiz hızlı<br />

cevap verebiliyor. Ev sahipleri yerleştikten<br />

sonra bile ekiplerimiz bir süre orada çalışmaya<br />

devam ediyor. Fabrikamız da bize<br />

bu konuda destek oluyor, oluşabilecek<br />

aksi durumlar için mutlaka önlem alınıyor<br />

ve projeye ait stok alanları oluşturuyoruz.<br />

En hızlı şekilde satış sonrasında da<br />

destek verebiliyoruz. Kısaca hızlı üretim,<br />

kaliteli ve hızlı montaj, hızlı sevkiyat ve kaliteli<br />

ürün çözümü projelerde sağladığımız<br />

avantajlar diyebiliriz.<br />

Sizi rakiplerinizden farklı kılan en<br />

önemli faktör nedir?<br />

Banyo mobilya sektörünün oluşumuna liderlik<br />

eden firmamızı farklı kılan en önemli<br />

özellik zengin ürün çeşidi içinde yer alan<br />

butik tasarımları endüstriyel halde seri ve<br />

teknolojik şekilde üreterek beklenen kalitede<br />

ürünü hızlı şekilde tüketiciye ulaştırmasıdır.<br />

Kalite en fazla önem verdiğimiz<br />

konulardan biridir. ORKA ® Banyo olarak<br />

müşterilerimize A’dan Z’ye kaliteyi sunuyoruz.<br />

Halihazırda “Her Aşamada Kalite”<br />

ilkesi ile hedeflerimize koşarken, tüm Türkiye’de<br />

çeyrek asırda 300’den fazla satış<br />

noktası ile 5 milyona yakın tüketiciye ulaşan<br />

ve 50’den fazla ülkeye ihracat yapan<br />

bir konumda bulunuyoruz.<br />

Ayrıca 2015 yılı itibariyle banyo mobilyaları<br />

sektöründe Türkiye’de bir ilki yerine<br />

getirerek TÜVNORD tarafından verilen ve<br />

ORKA® Banyo ürünlerinin sağlamlığını,<br />

dayanıklığını ve güvenliğini onaylayan GS<br />

Sertifikasını da almış bulunuyoruz. FSC<br />

Orman Yönetim Konseyi Belgeleri ile de<br />

doğanın korunmasına ve sürdürülebilir yaşam<br />

alanlarına destek olma çabalarımızı<br />

üretim süreçlerimize yansıtıyoruz.<br />

Kullandığınız ürün ve<br />

malzemelerdeki tercihlerinizi hangi<br />

kriterlere göre belirliyorsunuz?<br />

Kaliteden ödün vermeyen ORKA ® Banyo’da<br />

üretim süreçlerinde kullanılan hammadde<br />

ve yarımamuller TSE ve CE kriterlerine uygun<br />

olacak şekilde seçiliyor. Evrensel kalitede<br />

üretim yapmanın bilinci ile kaliteden<br />

ödün vermeden, Avrupa standartları normlarına<br />

uygun malzemeler kullanarak tasarımlarımızı<br />

ulaşılabilir kılıyoruz. Ürünlerimizin<br />

sağlamlığını ve güvenliğini uluslararası<br />

akreditasyona sahip ISO 9001:2000 Kalite<br />

Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş<br />

Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO<br />

10002 Müşteri Memnuniyeti ve Müşteri<br />

Şikayetleri Yönetim Sistemi, ISO 14001<br />

Çevre Yönetim Sistemi sertifikaları ile belgelendiriyoruz.<br />

Şu anda kalite departmanımız<br />

ile tedarikçilerimizde yerinde kalite<br />

kontrolü yapıyoruz.<br />

Sektörde sıkça karşılaştığınız<br />

kronikleşmiş sorunlar var mı? Bu<br />

sorunların çözümü noktasında sizce<br />

ne tür adımlar atılmalı?<br />

Banyo mobilyaları sektörü yeni gelişen ve<br />

kendi içinde yeni yatırımlar yapılan bir konumda<br />

bulunuyor; ancak merdiven altı üretici<br />

sayısı da hayli fazla. Son dönem ekonomide<br />

meydana gelen dalgalanmalardan<br />

en çok etkilenen kesim de bu üreticiler<br />

aslında. Bu bağlamda, ürün-hizmet-kalite<br />

üçgeninde üretim yapan ve kurumsal oluşumunu<br />

tamamlayan firmalar öne geçecektir,<br />

böylece zamanla haksız rekabette<br />

de istenilen noktaya gelinecektir.<br />

Banyo mobilyaları sektörü yapı sektörü<br />

76<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

ve mobilya sektörü ile girift bir konumda<br />

olduğu için ürün çeşitliliğinin fazla olması<br />

gerekiyor. Banyoda kullanılan seramiklerin<br />

banyo dolaplarında kullanılan ahşabın<br />

rengi ile uyumu ya da lavabonun dolabın<br />

ahşap modeli ile uyumu, ölçü alternatifleri<br />

gibi bileşenler nihai tüketicilerin talep ettikleri<br />

ürün alternatiflerinin çeşitli olmasını<br />

gerektiriyor. Bu durum da sektördeki oyuncuların<br />

hem çok çeşitli, hem de adet olarak<br />

fazla sayıda ürünü stoğunda tutmasını<br />

gerektiriyor.<br />

Ürünler zaman içinde merdiven altı üreticiler<br />

tarafında rahatlıkla taklit ediliyor ve<br />

haksız rekabet ile karşı karşıya kalınıyor.<br />

Aynı şekilde, denetimlerin yetersiz oluşu<br />

işine yatırım yapmayan firmalar ile aynı pazarda<br />

yer alınmasına sebep oluyor.<br />

Mobilya yan sanayinin yetersiz olması ile<br />

uygun tedarikçi seçimi yapılamaması, kalifiye<br />

olmayan insan gücü, sektörel birliğin<br />

olmaması, yurtdışından ithal olan hammadde<br />

ve yarı mamül fiyatlarının dövizdeki<br />

artışa bağlı olarak anlık fiyat artışları ve<br />

TL cinsinden olan satış fiyatlarında artış<br />

yapılamaması gibi sorunlar da sektörün<br />

verimliliğini düşürüyor.<br />

Tüm bu sorunlara karşın, sektörel birliğin<br />

seramik ve mobilya üreticileri ile birlikte<br />

sağlanmasının bir çözüm olabileceğini<br />

düşünüyoruz. Ayrıca, ilgili meslek liseleri<br />

ve üniversiteler ile işbirliği yapılarak gerekli<br />

kalifiye insan gücünün sağlanabileceğine<br />

inanıyoruz. Son olarak da devletin<br />

denetimlerini artırarak kaçak işçileri, gayri<br />

resmi faaliyet gösteren firma ve atölyeleri<br />

tesbit ederek sektördeki haksız rekabetin<br />

önüne geçilebileceğini ve mobilya sektöründe<br />

olduğu gibi sektörün sorunlarını ve<br />

çözüm önerilerini içeren çalıştaylar düzenlenebileceğini<br />

düşünüyoruz. Herşeyden<br />

önce halen resmi kurumlarda diğer mobilya<br />

olarak tanımlanan ve mutfak mobilyalarının<br />

alt grubu olarak izlenen banyo<br />

mobilyalarının kendi adı ile banyo mobilyaları<br />

olarak ayrı bir kategori olarak takip<br />

edimlesini temenni ediyoruz.<br />

Bir yandan da firma olarak üzerimize düşen<br />

kalite, hizmet ve satış sonrası konularının<br />

tüketici nezdinde farkındalığını artırmaya<br />

yönelik, bu konuda toplum bilinci<br />

oluşturmaya ilişkin çalışmalarımızı sürdürüyoruz.<br />

Son olarak da sektörün toplamda<br />

pazar payının ve farkındalığının arttırılması<br />

amacıyla tanıtım seferberliğine gidilmesinin<br />

de faydalı olacağı inancında olduğumuzu<br />

belirtmek istiyoruz.<br />

Önümüzdeki yıl için yeni proje/<br />

yatırımlarınız olacak mı?<br />

Modern yönetim teknikleri ile sürdürülebilir<br />

verimde artış ve planlı büyüme, sürdürülebilir<br />

kalite ve sürekli iyileştirme, sürdürülebilir<br />

karlılık, global pazarlarda büyüme ve<br />

marka olma, ürün bazlı inovatif tasarımlara<br />

imza atarak onları tescil ettirme ve patentlerini<br />

alma, çalışan ve müşteri memnuniyetini<br />

daha da arttırma, ve paydaşlarla<br />

yeni işler geliştirme gibi konulara eğilmeyi<br />

planlıyor ve hedefliyoruz. Bunun yanı sıra,<br />

sektöründe ilkleri gerçekleştiren ve FSC,<br />

BSCI ve Entegre Yönetim Sistemleri vb<br />

ulusal ve uluslararası standart ve yönetim<br />

sistemlerini uygulayan bir firma olarak bu<br />

ünvanımızı sürdürmeyi de hedefliyoruz.<br />

Sistem, organizasyon ve insan kaynağı yatırımlarımız<br />

devam ederken, lojistik alanda<br />

filoya katılacak büyük araçlar ile tüketiciye<br />

verilen hizmetin iyileştirilmeyi planlıyoruz.<br />

<strong>2017</strong> yılı içinde Tanınmış Marka Tescili almayı<br />

ve TURQUALITY programına katılmayı<br />

hedefliyor, bu doğrultuda çalışmalarımıza<br />

devam ediyoruz. Bu sene itibariyle en<br />

önemli hedeflerimiz arasında Endüstri 4.0<br />

gerekliliklerini yerine getirmek yer alıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 77


Saray, kullandığı enerjinin<br />

% 22’sini kendi üretiyor<br />

Saray Alüminyum birbiri ardına faaliyete geçirdiği 2 rüzgâr enerjisi santrali ile bir yılda<br />

9 milyon kWh elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirdi. Bu sayede üretim tesislerinde<br />

kullandığı elektrik enerjisinin yaklaşık % 22’sini kendi başına karşıladı.<br />

Saray Alüminyum, dünyada karbon ayak<br />

izine karşı giderek yaygınlaşan harekete<br />

önemli katkılar sunuyor. İstanbul Güneşli<br />

ve Tekirdağ Çerkezköy’de, toplam 90<br />

bin m² kapalı alanda üretim yapan Saray,<br />

enerji tasarrufunda bulunarak ve yenilenebilir<br />

enerji üretimine yaptığı yatırımlar<br />

ile karbon ayak izini siliyor, küresel ısınma<br />

ve iklim değişikliğine karşı verilen savaşa<br />

destek oluyor.<br />

Saray Alüminyum, yaklaşık 4.5 milyon<br />

Euro tutarında bir yatırımla Çerkezköy<br />

üretim tesisine iki rüzgâr enerjisi santrali<br />

kurdu ve ilk yılda 9 milyon kWh elektrik<br />

enerjisi üretimi gerçekleştirdi. Üretimde<br />

kullanılan bu enerji sayesinde, Çerkezköy<br />

tesisinin toplam kurumsal karbon<br />

78<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

ayak izi değerinde 5.238 t CO2e azalma<br />

sağlandı. Böylece, üretim kaynaklı sera<br />

gazında, toplamda %22 oranında bir iyileştirme<br />

kaydedildi.<br />

Saray Alüminyum geçtiğimiz yıl üçüncü<br />

rüzgâr tribününü de devreye aldı. Rüzgâr<br />

enerjisi için son 3 yıl içinde toplamda<br />

6.6 milyon Euro tutarında yatırım gerçekleştiren<br />

Saray, enerji üretimini daha da<br />

artırmayı, karbondioksit salımında daha<br />

yüksek oranlarda azalma sağlamayı hedefliyor.<br />

Saray Alüminyum kurucusu Ahmet Saraylı,<br />

“Üretim tesislerimizde elimizdeki<br />

imkanları en yeni teknolojiler ile buluştururken<br />

içinde yaşadığımız dünyayı daha<br />

fazla tüketmemeye özen gösteriyoruz”<br />

diyor ve ekliyor: “Saray Alüminyum olarak<br />

sadece finansal verilere bağlı kalmayıp,<br />

aynı zamanda çevreye olan etkilerimizi<br />

de en aza indirgeyerek, sosyal ve çevresel<br />

boyutta da sürdürülebilir olmanın<br />

gerekliliklerini çeşitli uygulamalarla yerine<br />

getiriyoruz. Geçtiğimiz sene, Avrupa<br />

normlarıyla uyumlu EPD belgeleri aldık.<br />

Avrupa ve Türkiye’nin büyüyen markası<br />

olarak LEED, BREEAM, DNGB ve ÇEDBİK<br />

gibi Sürdürülebilir Bina Sertifikalandırma<br />

sistemlerine ürünlerimiz ile ek puanlar<br />

sağlamaktayız. 2016 verilerimizle, karbondioksit<br />

salımında sağladığımız azalmayı<br />

yine uluslararası kuruluşlar denetiminde<br />

belgelendirdik. İnsanoğlunun daha<br />

iyi bir gelecekte yaşaması için yaptığımız<br />

çalışmalardan gurur duyuyoruz.”<br />

Gelişmeyi ve kaliteyi sürdürülebilir<br />

kılıyor<br />

Saray Alüminyum geçtiğimiz yıl 3 EPD belgesi<br />

birden aldı. Saray, tüm uluslararası<br />

pazarlarda geçerli olan ve Sürdürülebilir<br />

Üretim Arge ve Tasarım Merkezi bünyesinde<br />

bulunan EPD Turkey kanalıyla kayıt<br />

altın alınan bu belgeleri, ürettiği Alimünyum<br />

Kompozit Paneller, Alüminyum Profil<br />

ve PVC Profil alanlarında almaya hak<br />

kazandı.<br />

Üretici firmalar, “Çevresel Ürün Beyanı<br />

– Environmental Product Declaration<br />

(EPD)” belgesi için, hammadde elde<br />

etme süreçleri, enerji kullanımı ve verimliliği,<br />

malzeme ve kimyasal madde<br />

içeriği, hava, su ve toprağa verilen emisyonlar,<br />

atık oluşumu gibi çeşitli kriterlere<br />

göre değerlendiriliyor. Yaşam Döngüsü<br />

Değerlendirmesi ile ekonomik faaliyetlerin<br />

ekolojik ayak izi ve üretim sürecinde<br />

meydana gelen çeşitli emisyon değerleri<br />

dikkate alınıyor.<br />

Saray Alüminyum<br />

ihracatın yıldızı oldu<br />

1980 yılından bugüne inşaat sektörüne hizmet veren ve<br />

geliştirdiği yenilikçi iç ve dış cephe sistemleri ile sektörün<br />

önde gelen kuruluşlarından olan Saray Alüminyum,<br />

2016 yılı ihracat performansı ile İstanbul Demir ve Demir<br />

Dışı Metaller İhracatçıları Birliği tarafından ödüle layık<br />

görüldü.<br />

Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren şirketleri<br />

arasında yer alan Saray Alüminyum, İhracatın Metalik<br />

Yıldızları Ödül Töreni’nde, 52 milyon dolar ihracat performansıyla,<br />

“Alüminyum İnşaat Aksamı” kategorisindeki<br />

ödülün sahibi oldu. Bu yıl yedincisi Raffles İstanbul<br />

Otel’de düzenlenen törende, Saray Mimari Sistemler<br />

İdari Müdürü Aret Marancioğlu, şirketi adına ödülü aldı.<br />

Sektöründe üst üste ihracat birincilikleri olan Saray Alüminyum,<br />

üretiminin yaklaşık yüzde 50‘sini ihraç ediyor.<br />

Saray Alüminyum kompozit panelleri ve mimari sistemleri,<br />

İspanya’dan Güney Afrika’ya, toplam 55 ülkeye ihraç<br />

ediliyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 79


“Kalite ve hijyen tüm ürünlerimizin<br />

ana teması konumunda”<br />

“Ürünlerimiz, İsviçre’de bulunan 800 metrekarelik hijyen teknolojileri laboratuvarında çok<br />

sayıda testten geçiyor. Dayanıklılık, verimlilik, işlevsellik, kullanım kolaylığı ve standart<br />

uygunluğu olmak üzere her yönüyle test edildikten sonra son kullanıcısına ulaşıyor.”<br />

liyet göstermeye başladı. Sıhhi tesisat<br />

ve vitfifiye alanlarında, özellikle merkez<br />

Avrupa’daki hemen hemen tüm ülkelerde,<br />

sektör lideri olarak varlığını devam<br />

ettiren Geberit, 6 tanesi denizaşırı ülkelerde<br />

olmak üzere 35 üretim tesisine<br />

sahip. Genel merkezi İsviçre’de, Rapperswil-Jona’da,<br />

bulunan şirket, 40 ülkede,<br />

12.000 çalışanı ile faaliyet gösteriyor.<br />

Geberit Türkiye Genel Müdürü Cengiz<br />

Kazazoğlu yeni ürünleri ve önümüzdeki<br />

dönem planları üzerine konuştuk.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyet alanlarından<br />

ve hedef kitlenizden bahseder<br />

misiniz?<br />

Geberit olarak, iki ana ürün grubumuz<br />

bulunuyor; sıhhı tesisat sistemleri ve<br />

borular. Sıhhı tesisat sistemleri, beş<br />

ürün grubundan oluşuyor; gömme rezervuarlar,<br />

rezervuar iç takımları, bataryalar<br />

ve deşarj sistemleri, süzgeçler, sifonlar,<br />

tesisat montaj ekipmanları ve Geberit<br />

Aquaclean. Borular ise temiz ve pis su<br />

boru ve fittingsleri, bakır boru ve fittingsler,<br />

paslanmaz çelik ve CuNiFe boru<br />

ve fittigslerinden oluşuyor.<br />

Hedef kitle olarak proje bazında bakarsak,<br />

ağırlıklı olarak 4-5 yıldızlı projeler<br />

diyebiliriz. Çünkü Geberit ürünleri,<br />

hem kalite hem de fiyat olarak en üst<br />

segmentte konumlandırılıyor. Ancak<br />

Geberit olarak piyasada bulunan ürün<br />

portföyünü genişletip farklı segmentlere<br />

uygun ürünleri piyasaya sunarak hedef<br />

kitlemizi de genişletiyoruz. Son tüketici<br />

bazında bakarsak da evine, ev dekorasyonuna,<br />

evinde yenilikçi teknolojilere<br />

önem veren, çevreye duyarlı, su tasarrufunun<br />

çevre ve ev ekonomisi için önemini<br />

kavramış yenilikçi bir kitleye hitap<br />

ediyoruz.<br />

Cengiz Kazazoğlu / Geberit Türkiye Genel Müdürü<br />

Temelleri 1874 yılında Albert Gebert tarafından<br />

atılan Geberit, 1905 yılında ahşap<br />

dış kaplamalı ve kurşun armatürlü<br />

ilk rezervuarı çalışır hale getirerek 1912<br />

yılında patentini alıp tüm dünyada faa-<br />

İnşaat firmalarına ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Ürünlerimizi seçen firmalara; tasarım<br />

özgürlüğü sağlayan ürünleri seçme imkanı,<br />

güvenilir, uzun ömürlü ürünler,<br />

gömme rezervuarlarda 10 yıl ürün garantisi<br />

ve 25 yıl yedek parça temin garantisi<br />

sunuyoruz. Bu sayede onlarda müşterilerine<br />

kaliteli ürünler kullanılmış mülk<br />

edindirmiş oluyorlar.<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Sizi rakiplerinizden farklı kılan en<br />

önemli faktör nedir?<br />

1874 yılından beri insan yaşamının<br />

standartlarını artırmak için çalışıyor ve<br />

ödünsüz kalite anlayışımızla ürünler geliştiriyoruz.<br />

Geberit, Türkiye’ye ilk girdiği<br />

yıllardan beri pazara sunduğu ürünlerle<br />

lider ve inovatif bir marka oldu. Türkiye,<br />

ilk gömme rezervuarı Geberit ile tanıdı.<br />

Aynı şekilde negatif basınç ile çalışan<br />

yağmur suyu drenaj sistemimiz Geberit<br />

Pluvia ile de bir yenilik sunduk, profesyonellere.<br />

Her iki üründe de ilk başlarda<br />

zorlandık ama sonrasında o kadar çok<br />

tercih edildik ki rakipler tarafından hep<br />

takip edildi. Bu doğrultuda, bu yılki mottomuzu<br />

da ‘Zaman geçer, Kalite kalır’<br />

olarak belirledik. Banyolarda özellikle duvar<br />

arkasındaki ürünlerin dayanıklılığı ve<br />

uzun ömürlülüğü çok önemli. Geberit’in<br />

ürünlerini geliştirirken en çok üzerinde<br />

durduğu konuların başında gelen kalite<br />

ve hijyen tüm ürünlerin ana teması konumunda.<br />

Ürünlerimizi milyonlarca kez<br />

testten geçirerek 50 yıldan fazla gömme<br />

rezervuar deneyimi ve 25 yıllık yedek<br />

parça garantisi sunarak uzun ömürlü bir<br />

kullanım garantisi sağlıyoruz. Bugüne<br />

kadar geliştirilen ürünlerin tamamı zorlu<br />

koşullarda ve kapsamlı bir şekilde teste<br />

tabi tutuluyor. Gömme rezervuarların 50<br />

yıl boyunca kullanılmasını garantilemek<br />

için simülasyon çalışmaları sırasında<br />

200.000 kez su doldurulup boşaltılıyor.<br />

Ürünlerimiz, İsviçre’de bulunan 800<br />

metrekarelik hijyen teknolojileri laboratuvarında<br />

çok sayıda testten geçiyor. Dayanıklılık,<br />

verimlilik, işlevsellik, kullanım<br />

kolaylığı ve standart uygunluğu olmak<br />

üzere her yönüyle test edildikten sonra<br />

son kullanıcısına ulaşıyor.<br />

Kullandığınız ürün ve<br />

malzemelerdeki tercihlerinizi hangi<br />

kriterlere göre belirliyorsunuz?<br />

Geberit olarak Ar-Ge çalışmalarına her<br />

sene Avrupa ortalamalarının üstünde bir<br />

bütçe ayrılmaktadır. Ürünleri öncelikle ihtiyaçlar<br />

doğrultusunda tasarlamaya özen<br />

göstermekteyiz. Karşılaşılan sorunların<br />

çözümünü sağlayacak ürünler üretmek ve<br />

kullanıcılara sorunsuz kullanmasını sağlamak<br />

hedefimizdir.<br />

Ürünlerimizde kullanılan malzemeler ise<br />

ürünün öncelikle kullanıma uygun, dayanıklı<br />

ve çevreci üründen seçilmektedir.<br />

Bu sayede sürdürülebilir bir ürün üretmek<br />

amacımızdır. Aynı zamanda üretim tesislerimizde<br />

de yenilenebilir enerji kullanılması<br />

ve atık enerjilerin değerlendirmesi<br />

sonucunda çevreye karşı sorumluluklarımızı<br />

da yerine getirmeye çalışmakta ve<br />

gelecek için daha temiz bir Dünya bırakmayı<br />

hedeflemekteyiz. Bu konularda da<br />

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO<br />

14001 Çevre Yönetim Sistemi sertifikasına<br />

sahibiz.<br />

Sektörde sıkça karşılaştığınız<br />

kronikleşmiş sorunlar var mı? Bu<br />

sorunların çözümü noktasında sizce<br />

ne tür adımlar atılmalı?<br />

İnşaat ve buna bağlı olarak banyo ve tesisat<br />

sektörlerindeki büyümelerin bazı<br />

problemleri aşılırsa daha sağlıklı olacaktır.<br />

Örneğin, proje alımlarında ana yüklenici<br />

firmalar, perakende satıcılar yerine<br />

direk üretici firmalar ile iş ilişkisine giriyor.<br />

Yüksek adetli alım yaparken çoğu zaman<br />

üretim fiyatlarını dahi zorlayan fiyatlara<br />

ürün almaya gayret ediyorlar, bazen de<br />

bunu başarıyorlar. Bu durum sektörü, hizmet<br />

veren firmayı ve çalışanlarını olumsuz<br />

etkiliyor.Büyümenin sağlıklı bir şekilde<br />

artması, özellikle tüketicinin haklarının<br />

garanti altına alınması için rekabet ortamının<br />

ve kalite standartlarının korunması<br />

gerekiyor Bu nedenle sektör büyümesinin<br />

yine ağırlıklı olarak devlet kanadından olacağını<br />

düşünüyor, özel sektör kanadından<br />

ise büyük bir atılım beklemiyoruz. Daralan<br />

piyasalarda rekabetin daha yoğun yaşandığını<br />

biliyoruz ve inşaat firmalarının da<br />

çalışmalarını rakiplerinden farklılaştırmak<br />

için kaliteyi yükseltme çabası içerisine<br />

girdiğini gözlemliyoruz. Öte yandan hepinizin<br />

bildiği gibi büyük şehirlerde kentsel<br />

dönüşüm projeleri devam ediyor. Kentsel<br />

dönüşüm projelerinin ilk yıllarında (10 yıl<br />

ve daha önce) inşa edilen yapıların da<br />

<strong>2017</strong> ve daha sonraki yıllarda tadilata girmelerini<br />

ve bu sayede de oldukça durgun<br />

olan perakende piyasasının canlanmasını<br />

bekliyoruz. Umarım bu beklentilerimiz karşılıksız<br />

çıkmaz ve Türkiye’nin en önemli lokomotif<br />

sektörlerinin başında gelen inşaat<br />

sektörü, gücünü katlayarak yoluna devam<br />

eder.<br />

Önümüzdeki yıl için yeni proje/<br />

yatırımlarınız olacak mı?<br />

Geberit Türkiye olarak, müşterisine değer<br />

yaratmak ve ortaya çıkan katma değeri<br />

paylaşmak için çalışıyoruz. Benimsediğimiz<br />

pazar ve müşteri odaklı pazarlama<br />

anlayışımızla müşterilerimizin<br />

bizden talep ettiği ürünleri geliştiriyor,<br />

üretiyor ve pazarlıyoruz. Bu yıl, satışa<br />

sunacağımız 3 yeni ürünümüz var. Birincisi,<br />

bu yılın gözde ürünü olan en<br />

son teknoloji ile üretilerek kullanıcısına<br />

sınırsız konfor sunan AquaClean<br />

Mera. İkincisi, mineral döküm teknolojisiyle<br />

üretilen gözeneksiz, pürüzsüz ve<br />

kaymazlık özelliğine sahip Geberit Setaplano<br />

Duş Zemini. Son olarak hem<br />

ankastre hem de tezgâh üstüne hızlı<br />

ve hatasız olarak montaj yapılabilme<br />

özellikleriyle ön planda olan Piave ve<br />

Brenta fotoselli bataryalar.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 83


Sektörel<br />

“Seramiksan olarak öncelikli hedefimiz,<br />

insanların yaşam alanlarına konfor katmak”<br />

“Artık nesnelerin internetinin konuşulduğu dünyada bizimde bu alanda özel projelerimiz<br />

olacak. 360 derece iletişim faaliyetlerimizi daha da artıracağız.”<br />

Gül Sağır Aydın / Seramiksan Pazarlama Müdürü<br />

İyi bir eğitim sürecinden sonra profesyonel<br />

iş hayatında da kendi alanlarında hep<br />

‘iyi’lerle çalışma fırsatı yakalamış olan<br />

Gül Sağır Aydın, yine kendi alanında otorite<br />

olan Seramiksan’da kariyer koşusuna<br />

devam ediyor. Seramiksan Pazarlama Müdürü<br />

olarak çalışmalarını sürdüren Aydın,<br />

henüz bayrağı yeni devralmakla beraber,<br />

“Sektörün yenilikçi, köklü ve güvenilir markası<br />

olmanın getirdiği sorumlulukla pazarlama<br />

faaliyetlerini yürüteceğiz” ifadeleriyle<br />

şimdiden nasıl bir strateji benimseyeceklerinin<br />

ipuclarını veriyor. Kendisine yönelttiğimiz<br />

sorularımızı bizi kırmayıp yanıtlayan<br />

Sayın Aydın’a, dergimiz adına yeni görevinde<br />

başarılar diliyoruz.<br />

Kendinizden kısaca bahseder<br />

misiniz?<br />

Evli ve bir çocuk annesiyim. Ege Üniversitesi<br />

İngilizce Ekonomi bölümünün ardından<br />

Londra’da Business Management<br />

eğitimini tamamladım. Pazarlama, ticari<br />

pazarlama ve perakende yönetimi alanlarındaki<br />

bilgi ve deneyimlerimle önemli kuruluşlarda<br />

görev aldım. British American<br />

Tobacco’da Ticari Pazarlama Yöneticisi,<br />

Kütaş Teekanne Pazarlama Yöneticisi,<br />

Gıdasa Sabancı Gıda Ürün Müdür Yardımcısı<br />

ve son 10 yılda da Turkcell’de çeşitli<br />

pozisyonlarda yöneticilik görevlerini üstlendim.<br />

Şu anda Seramiksan Pazarlama<br />

Müdürü görevini yürütüyorum.<br />

Seramiksan’ın Pazarlama ve İletişim<br />

faaliyetlerinde nasıl bir strateji<br />

izleyeceksiniz?<br />

Sektörün yenilikçi, köklü ve güvenilir markası<br />

olmanın getirdiği sorumlulukla pazarlama<br />

faaliyetlerini yürüteceğiz. Müşteri<br />

memnuniyeti odaklı bir marka olmamızdan<br />

kaynaklı çalışmalar yapacağız. Deneyim<br />

pazarlaması tüm dünyada büyük bir önem<br />

taşırken sektörümüzde bunu yapan firma<br />

neredeyse yok gibi. Bu alanda önemli çalışmalar<br />

planladık. Pazarlama çeşitlendirmesi<br />

artık bir gereklilik halini aldı. Bizim<br />

de bu yıl planlarımızın büyük bir kısmını<br />

teşkil ediyor. Artık nesnelerin internetinin<br />

konuşulduğu dünyada bizimde bu alanda<br />

özel projelerimiz olacak. 360 derece iletişim<br />

faaliyetlerimizi daha da artıracağız.<br />

<strong>2017</strong> yılı hedef ve öngörülerinizden<br />

biraz bahseder misiniz?<br />

Seramiksan olarak öncelikli hedefimiz,<br />

son teknolojiye sahip üretim tesislerimizde<br />

özel tasarım ürünleri, insanların yaşam<br />

alanlarına konfor katmak diye özetleyebilirim.<br />

Sektördeki ilklerin sahibi olarak bu<br />

yıl da yenilikçi kimliğimizle ortaya çıkardığımız<br />

koleksiyonumuzu öncelikle Unicera<br />

Fuarı’nda sergiledik. Unicera’nın hemen<br />

ardından Almanya’da ISH Fuarı’na katıldık.<br />

Her iki fuarda da yoğun ilgi gördük ve<br />

ilk çeyrek hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebiliriz.<br />

Özellikle satış öncesi ve sonrası<br />

müşterilerinize sunduğunuz<br />

desteklere yenilerini ekleyecek<br />

misiniz?<br />

Türkiye’de 200’ü aşkın aktif bayimiz ile<br />

müşterilerimize zenginleştirilmiş ürün gamımızı<br />

sunuyoruz. Bizim için müşterilerimize<br />

sunduğumuz ürünün kalitesi kadar<br />

onlarda uçtan uca müşteri memnuniyeti<br />

sağlamak da çok önemli. Bunun için birçok<br />

farklı hizmeti sunarak müşterilerimize<br />

kolaylık sağlıyoruz. Bunlardan biri de<br />

Seramiksan showroomlarında ücretsiz<br />

olarak sunulan 3 boyutlu çizim programımızdır.<br />

Böylece müşterilerimiz, banyolarını<br />

3 boyutlu olarak Seramiksan ürünleri ile<br />

döşenmiş olarak görme imkanına sahip<br />

oluyorlar. Şu an için üzerinde çalıştığımız<br />

ve deneyim anlamında fark yaratacak yeni<br />

hizmetler üzerinde çalışıyoruz. Çok kısa<br />

bir süre içerisinde müşterilerimizle buluşturacağımız<br />

bu çalışmalar bizi heyecanlandırıyor.<br />

Pazarlama noktasında ön plana<br />

çıkaracağınız ürün grupları olacak mı?<br />

Bildiğiniz gibi Seramiksan çok geniş ürün<br />

yelpazesine sahip. Her zevke hitap edecek<br />

ürün gamını müşterilerimizle buluşturuyoruz.<br />

Seramik ve vitrifiye kategorilerimizde<br />

dünya trendlerini takip eden koleksiyonlarımızı<br />

tabii ki ön plana çıkaracağız. Örneğin<br />

bu yıl mermer ve ahşap efektli ürünler<br />

pazarda oldukça yer bulacaktır. 10 x 20<br />

duvar karosundan 120 x 120 unglazed<br />

porselen dediğimiz sırsız porselen karolara<br />

kadar farklı ebat ve tasarımlarla oluşturduğumuz<br />

ürün gamımız bu yıl yoğun ilgi<br />

görüyor.<br />

Yeni proje ya da yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

Seramiksan her yıl yeni yatırımlarda bulunarak<br />

üretimlerini artırmaya devam ediyor.<br />

Şu anda dünyanın en modern vitrifiye üretim<br />

tesisine sahibiz. <strong>2017</strong>’de üretimde ilk<br />

etapta 1 milyon parçaya ulaşarak daha<br />

sonraki yıllarda ise 2 milyon büyük parçaya<br />

ulaşmayı hedefliyoruz. 2016 yılında<br />

devreye aldığımız yeni granit tesisimizle<br />

de büyük ebatlı karolar üretmeye başladık.<br />

Yatırımlarımız ve yeni projelerimiz için<br />

çalışmalarımız devam ediyor. Bildiğiniz<br />

gibi göreve başlayalı henüz çok kısa bir<br />

süre oldu. Ancak şimdiden üzerinde çalıştığımız<br />

yeni projelerde hızla yol alıyoruz.<br />

84<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dünyaca ünlü tasarımcılar<br />

İstanbul’da buluştu<br />

14 – 15 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilen Mimari ve Tasarım Zirvesi, dünyanın dört<br />

bir yanından isimleri ağırladı. Mimari ve tasarımın farklı disiplinlerle etkileşimlerine vurgu<br />

yapılan etkinlikte, zengin bir tartışma ve öğrenme ortamı oluştu.<br />

Mimari Etkinlik Merkezi tarafından bu yıl<br />

ilki düzenlenen Mimari ve Tasarım Zirvesi,<br />

14 – 15 Nisan <strong>2017</strong> tarihinde Haliç<br />

Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Binlerce<br />

ziyaretçiyi ağırlayan zirvenin odağında,<br />

mimari ve tasarım dünyasının her geçen<br />

gün daha fazla etkileşime girdiği farklı disiplinlere<br />

dokunan işler ve yeni trendler<br />

vardı. Etkinlikte, endüstri ürünlerinden<br />

mühendisliğe, güzel sanatlardan felsefe<br />

ve sosyolojiye kadar pek çok alanda kafa<br />

yorarak, tasarımlarını bu doğrultuda hayat<br />

geçiren isimler, ilham verici bakış açılarını<br />

paylaştı.<br />

Zirvede dünyanın dört bir yanında ses getiren<br />

işlere imza atan mimar ve tasarımcılar<br />

söz aldı. Fabio Novembre sunumunda<br />

İtalyan tasarım kültürünü anlatan ve kaşık<br />

tasarımından şehirler tasarlamaya giden<br />

bir ütopyayı aktardı. Hello Wood’un kurucu<br />

ortağı Péter Pozsár, kent yaşamının aksine<br />

köylerin tasarımla nasıl bir değişime<br />

uğrayacağını anlatırken, Nicola Golfari Do<br />

It Yourself – Kendin Yap akımının ardından<br />

gelen yeniliklere, bu akımın tasarım<br />

kültürüne yansımalarına değindi. Gomez<br />

Paz, Setsu Ito, Maurizzo Favetta, Alexis<br />

Şanal, Enrico Vianello ve Holger Kehne da<br />

konuşmacılar arasındaydı.<br />

Deneysel tasarım ve<br />

“tasarlanmamışlık” üzerine<br />

Şafak Çak, “İşinizi Şansa Bırakmayın”<br />

isimli konuşmasında Kapalıçarşı’dan<br />

New York’a uzanan başarı hikayesini anlattı.<br />

Erdem Şeker, kullanıcı deneyiminin<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

önemini vurgulayan ve tasarım öncesi yaşanan<br />

süreci anlatan “Deneysel Tasarım”<br />

konuşmasıyla büyük ilgi çekti. Son dönemin<br />

önemli trendlerin “tasarlanmamışlık” konusuna<br />

ise, ülkemizin önemli endüstriyel tasarımcılarından<br />

Tamer Nakışçı, “Undesigned”<br />

isimli sunumuyla değindi.Türkiye’nin önde<br />

gelen isimleri panel tartışmalarıyla zirveye<br />

yön verdi Mimari ve Tasarım Zirvesi, farklı<br />

malzeme yaklaşımları, mimaride yarışmalar,<br />

markalar için tasarım politikaları gibi sektördeki<br />

güncel konulara dokunan paneller ile<br />

de zenginleşti. Yar. Doç. Dr. Ayhan Enşici,<br />

Burak Özmenekşe, Büşra Al, Ezgi Tuner Gürkaş,<br />

Gökhan Aydoğdu, Hakan Demirel, Hayriye<br />

Sözen, Melike Altınışık, Murat Erciyas,<br />

Nevzat Sayın, Saffet Kaya Bekiroğlu, Özlem<br />

Yalım, Şebnem Yalınay Çinici, Serdal Korkut<br />

Avcı, Şule Koç da konuşmaları ve moderasyonlarıyla<br />

zirveye yön veren isimlerdendi.<br />

Böylece tasarım alanına kafa yoran farklı<br />

paydaşlar için iki gün süren verimli bir tartışma<br />

ve öğrenme ortamı yaratılmış oldu.<br />

Arçelik sponsorluğundaki Geri Dönüşümle<br />

Sanat Buluşuyor sergisi, Şehrine Ses Ver,<br />

Haliç’e Dokun atölyesi ve Alligator’ın Renkli<br />

Sorular başlıklı talk show programı da katılımcılarla<br />

buluştu.<br />

Gelecek yıl ikincisi düzenlenecek<br />

Yıldız Entegre A.Ş.’nin ana sponsorluğunda<br />

gerçekleşen Mimari ve Tasarım<br />

Zirvesi’ne beyaz eşyadan mobilyaya, yapı<br />

malzemelerinden gayrimenkule toplam 74<br />

marka destek verdi. Başta ENTA olmak<br />

üzere AGİT, BOSAD, ÇATIDER, TİMDER,<br />

İMSAD, MAKSDER, MOBSAD, MOSDER,<br />

OMSİAD ve Peyzaj Mimarları Odası da<br />

zirveye destek olan kurumlar ve STK’lar<br />

arasında yer aldı. Mimari ve Tasarım Zirvesi’nin<br />

ikincisi, 27 – 28 Nisan 2018 tarihlerinde,<br />

“Mimari ve Tasarımda Yenilikçi<br />

Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştirilecek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 87


“İyi yaşayan, iyi yaşatan ve güzel yaşlanan<br />

mekanlar oluşturmayı amaçlıyoruz”<br />

“Herkes için ortak bir nokta barındıran, dışı içinden gelen, doğal veriyi beslemek adına enerji<br />

verimliliği konusunda özel niteliklere sahip, çevresiyle bütünleşmeyi başarabilen, yaşayan,<br />

günümüzün gelişim ve yeniliklerini de baz alan bir tasarım ortaya konmalıdır.”<br />

Hayat misyonunu “Yaşama hizmet<br />

eden her noktadaki oluşum süreçleri<br />

bizim hikayemizin bir parçası olabilmektedir”<br />

şeklinde özetleyen Mimar<br />

Salih Çıkman ile kendi uzmanlığı alanında<br />

konuştuk. Türkiye’de Mimari<br />

alandaki yenilikleri, güncel projelerini<br />

ve yapı sektöründeki hızlı büyümeyi<br />

kendi penceresinden değerlendirirken<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

bizlere de yeni ufuklar açan Sayın Çıkman’a<br />

bu güzel söyleşi için teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />

projelerinizden bahsedebilir misiniz?<br />

Firmamız insan yaşamının temel gereksinimlerinden<br />

olan barınma ihtiyacını günümüz<br />

koşulları ile modernize ederek aynı<br />

zamanda geçmiş ile ilişkisini de değerlendirip<br />

dersler alarak, insan için, yaşam için,<br />

doğa için var olma kaygısı taşıyan tasarımlar<br />

üretmek adına faaliyetlerine 2010 yılında<br />

başlamış olup, çok yönlü değişimlerle<br />

birlikte gelişim sürecine devam etmektedir.<br />

Günün ihtiyaçlarına göre çalışma<br />

alanlarımız da oldukça çeşitli hale gelebilmektedir.<br />

Yaşama hizmet eden her noktadaki<br />

oluşum süreçleri bizim hikayemizin<br />

bir parçası olabilmektedir. Öncelikli temel<br />

düşünsel kaygılarımızın yanında her tasarımı<br />

birbirinden farklı kılan nitel ve nicel<br />

değerleri irdelemek ve özgün çalışmalar<br />

ortaya koyabilmek bir diğer amacımızdır.<br />

<strong>Yapı</strong>m ya da plan aşamasında olan<br />

projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />

misiniz?<br />

Sur <strong>Yapı</strong> Tempo City, Dekon Senkron, Suadiye<br />

Ametist, Kalamış Residence<br />

Gerçekleştirdiğiniz projelerinizde,<br />

öncelikleriniz nelerdir? Mimari<br />

bir ürün ortaya çıkartırken<br />

referanslarımız neler olmalı?<br />

İnsanı merkez alan, geçmişi, geleceği ve<br />

bugünü ile yaşayabilecek, doğal yaşamı,<br />

tarihi ve sosyokültürel değerleri ile bütünsel<br />

olarak var olacak tasarımlar ortaya<br />

koymak önceliğimizdir. Temel yaklaşım<br />

kaygılarımızın yanı sıra her tasarımı birbirinden<br />

farklı kılan nitel ve nicel değerleri<br />

irdelemeyi ve özgün çalışmalar ortaya<br />

koyabilmek adına kullanıcı ihtiyaçlarını<br />

maksimum düzeyde karşılayan, bulunduğu<br />

yerin kendisiyle bağ kuran, yerin gizli<br />

kalmış potansiyellerini ortaya çıkararak<br />

sadece oraya ait ve o yerde var olabilen<br />

iyi yaşayan, iyi yaşatan ve güzel yaşlanan<br />

mekanlar oluşturmayı amaçlıyoruz.<br />

Hızla artan ve birbirine benzeyen<br />

projeler hakkında neler<br />

düşünüyorsunuz?<br />

Piyasada yer alan projelerin tamamını<br />

olumsuz bulmak elbette çok doğru bir<br />

yaklaşım olmayacaktır. Ama günümüz koşullarında<br />

gerek maddi kaygıların ön plana<br />

çıkarılması, gerek bu sektörün geniş bir<br />

alanda var olması, sorgulama yapmadan<br />

ortaya konan projeler sonucunda kısa vadede<br />

dönüşü olmayan doğaya ve insan yaşamına<br />

olumsuz etkileri olan yapılarla karşı<br />

karşıya kalmak kaçınılmaz olmaktadır.<br />

Özellikle son zamanlarda toplum yaşamının,<br />

kültürünün ve işleyişinin önemli noktalarının<br />

kaçırıldığını görüyoruz. Bulunduğu<br />

yerin kimliğine bürünemeyen, yoğun ve<br />

tamamen içedönük, yalnız yaşayan bina<br />

kompleksleri şeklinde yaşam alanlarının<br />

düzenlenmeye çalışılması; bütüncül olmayan,<br />

tasarım felsefesinden uzak bina yığınlarına<br />

dönüşen kent merkezlerine sebep<br />

olmaktadır. Bu durumda nüfusun yoğun<br />

olarak bulunduğu şehirlerde her şey kördüğüm<br />

olmaya başlamaktadır. İnsan yaşamı<br />

için gerekli olan en küçük ölçekteki bir<br />

yapıdan en üst ölçekteki şehir yaşantısına<br />

kadar her aşamada tüm gereklilikler yerine<br />

getirilerek, birbirleriyle ilişkileri düşünülerek,<br />

bu mekanları yaşatan ve çalıştıran<br />

sistem kurguları oluşturularak, herkesin<br />

üzerine düşen görevi yerine getirmesiyle<br />

yol alınacağına inanıyorum.<br />

Sürdürülebilirlik ve inovasyon<br />

anlamında da bugünkü yapılar<br />

için neler söyleyebilirsiniz? Neler<br />

yapılmalı?<br />

Teknoloji ile birlikte günümüz yapıları gerek<br />

sistem gerek malzeme açısından oldukça<br />

gelişmiştir. Herkes için ortak bir<br />

nokta barındıran, dışı içinden gelen, doğal<br />

veriyi beslemek adına enerji verimliliği konusunda<br />

özel niteliklere sahip, çevresiyle<br />

bütünleşmeyi başarabilen, yaşayan, günümüzün<br />

gelişim ve yeniliklerini de baz alan<br />

bir tasarım ortaya konmalıdır.<br />

Salih Çıkman - Aycan&Feres İş Ortaklığı Yönetim Kurul Üyesi ve Proje Mimarı<br />

Gerçekleşen projelerin çevre ve<br />

insana karşı olan etkilerinde,<br />

mimarların ne gibi sorumlulukları<br />

var? <strong>Malzeme</strong> tercihleri ve<br />

estetik süreçlerde karşılaştığınız<br />

problemler oluyor mu?<br />

Daha önce de bahsettiğimiz gibi tasarım<br />

merkezinde insan yaşamı vardır. Dolayısıyla<br />

insan yaşamının tüm gerekliliklerini<br />

irdelemekle birlikte doğal çevre ile sosyo-kültürel<br />

değerlerin bilincinde olmak,<br />

ihtiyaçlarına cevap vermek aynı zamanda<br />

estetik kaygıdan uzaklaşmamak gerekir.<br />

Bu doğrultuda mimar tüm konuların merkezinde<br />

olan ve bunları doğru şekilde<br />

koordine etmesi, parçaları doğru birleştirmesi<br />

gereken kişidir. Estetik kaygılarla<br />

birlikte tasarımlarımızda özgün çizgiler<br />

yakalamaya çalışıyoruz. Bu doğrultuda<br />

kullanılması gereken malzeme ve sistem<br />

gereklilikleri maddi gerekçeler sebebi ile<br />

arka plana atılmaktadır. Zaman zaman bu<br />

konularda problemler yaşamaktayız.<br />

Gelecekte Türk mimarisi,<br />

kullanılan malzemeler ve estetik<br />

açıdan sizce hangi aşamada<br />

olacak?<br />

Teknoloji, gelişim ve değişim süreçleri<br />

ile birlikte Türk mimarisinin de önemli<br />

yollar kat edeceğine inanıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 89


Sektörel<br />

İbrahim Polat Holdig CEO’su ve Ege Seramik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Baran Demir<br />

Ege Seramik’ten sektöründe yine bir ilk<br />

Türkiye’de sayılı firmaya verilen ‘’Yetkilendirilmiş<br />

Yükümlü’’ (Authorised Economic Operator)<br />

statüsüne Seramik, Cam ve Toprak sektöründe<br />

sahip ilk firma Ege Seramik oldu.<br />

1990’ lı yıllarda ihracat faaliyetlerini artırmaya<br />

başlayan ve şu an üretiminin % 40<br />

a yakınını 50 den fazla ülkeye ihraç eden<br />

Ege Seramik, Türkiye’nin 58. ‘’Yetkilendirilmiş<br />

Yükümlü’’ statüsüne sahip firması<br />

oldu.<br />

“Yetkilendirilmiş Yükümlü” statüsü ; gümrük<br />

yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında<br />

yerine getiren, kayıt sistemi düzenli ve<br />

izlenebilir olan, mali yeterlilik, emniyet,-<br />

şeffaflık ve güvenlik standartlarına sahip<br />

bulunan, kendi oto kontrolünü yapabilen<br />

güvenilir firmalara dış ticaret işlemlerinde<br />

bir takım kolaylık ve imtiyazlar tanıyan<br />

uluslararası bir statüdür.<br />

İbrahim Polat Holdig CEO’su ve Ege Seramik<br />

Yönetim Kurulu Başkan Vekili Baran<br />

Demir konu ile ilgili yaptığı açıklamada;<br />

‘’40 yılı aşkın süredir yer aldığı sektörüne<br />

taşıdığı ilklerle adından söz ettiren Ege<br />

Seramik, Seramik, Cam ve Toprak sektöründe<br />

bu statüye sahip ilk firma olma<br />

ünvanına sahip olarak geleneğini bozmadı.<br />

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın gerek<br />

şart olarak ortaya koyduğu tüm vasıfları<br />

eksiksiz karşılayan Ege Seramik şirketimiz,<br />

sahip olduğu “Yetkilendirilmiş Yükümlü”<br />

statüsü ile bu statünün sağladığı<br />

, gümrük işlem maliyetlerinde ve tedarik<br />

masraflarında tasarruf, gümrük işlemlerin<br />

kısalması ile birlikte artan rekabet gücü,<br />

ilgili statünün tanındığı ülkelerde sağlanan<br />

ayrıcalıklardan faydalanabilme özelliği<br />

gibi avantajları da elde etmiş bulunuyor.<br />

Bu statü ülke ekonomisine yaptığımız katkının<br />

artarak devamı için bizlere büyük bir<br />

motivasyon kaynağı olmuştur. Emeği geçen<br />

tüm çalışma arkadaşlarıma katkıları<br />

için çok teşekkür ediyorum” dedi.<br />

90<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Iglo Architects’ten su kenarında yaşam önerisi:<br />

Ömerli Park Evleri<br />

Iglo Architects tarafından Ömerli’de tasarlanan Ömerli Park Evleri, yeşilin ve derenin bir arada<br />

olduğu eşsiz bir coğrafyada, tasarımın en önemli öğelerinden biri olan su elementini tüm<br />

konutların önüne taşıyarak, kullanıcılarını Riva Deresi ile buluşturmayı ve doğayla iç içe bir<br />

yaşam sunmayı hedefliyor.<br />

Proje Adı: ÖMERLİ PARK EVLERİ<br />

İşlev: KONUT<br />

Mimari Tasarım: İGLO ARCHITECTS<br />

Ekip: Zafer Karoğlu, Yıldırım Gigi, Pınar<br />

Kömürcü, Ayşe Pek<br />

İşveren: EFESAN Grup<br />

Proje Alanı: 88.000 m²<br />

Proje Yeri: Ömerli/İstanbul<br />

Proje Tarihi: 2016<br />

İnşaat Başlama: 2018<br />

Birbirinden farklı ölçeklerde ve<br />

fonksiyonlarda ödüllü mimari ve<br />

iç mimari projelere imza atan Mimar<br />

Zafer Karoğlu ve Mimar Esen<br />

Akyar ortaklığındaki Iglo Architects<br />

tarafından, yatırımcıların ve doğa<br />

tutkunlarının son gözdesi Riva’da<br />

tasarlanan Ömerli Park Evleri, 88<br />

bin metrekarelik bir alanda suyla<br />

ve doğayla iç içe bir yaşam sunmayı<br />

hedefliyor.<br />

Proje için önemli bir element olan<br />

suyu ana tasarım öğelerinden biri<br />

olarak ele alan Iglo Architects, yeşilin<br />

ve derenin bir arada olduğu<br />

eşsiz bir coğrafyada yer alan Ömerli<br />

Park Evleri’nde konut sakinlerini<br />

Riva Deresi ile buluşturarak, onlara<br />

hem doğayla iç içe bir yaşam alanı<br />

sunuyor, hem de dere kıyısındaki<br />

gezinti yerleriyle suyla etkileşim kuran<br />

bir sosyalleşme alanı sağlıyor.<br />

Yalnızca Riva Deresi cephesindeki<br />

konutların değil, projedeki tüm<br />

yapıların su kenarı yaşamını deneyimleyebilmesi<br />

adına su öğesini<br />

sahanın içine taşıyan Iglo Architects<br />

ekibi bahçelerin aralarında<br />

oluşturulan su göletleri ile derenin<br />

arkasında kalan yapıların da suyla<br />

etkileşimini sağlamayı amaçlıyor.<br />

Çocuklu konut sakinleri su öğesini<br />

deneyimlerken yaşanabilecek<br />

kazaların önüne geçmek için, bu<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

biyolojik göletlerin derinliği 15 ile 40 cm<br />

arasında tutulmuş. Buna karşın, içinde<br />

kapalı ve açık havuzlar, spor salonları,<br />

sauna, hamam ve kafe bulunan bir sosyal<br />

tesis organize edilerek site halkının<br />

sosyalleşeceği başka farklı bir alan planlanmış.<br />

Proje dahilinde çocukların park<br />

alanları ve gezinti yolları da göz önünde<br />

tutulmuş.<br />

Geniş bahçeler, renkli bulvarlar,<br />

uzun yürüyüş yolları...<br />

Iglo Architects, proje kurgusunda, konut<br />

sakinlerinin mahremiyetini sağlamak için,<br />

uzun cepheleri parsellerin kısa kenarına<br />

oturtarak geriye yerleştirmiş; böylece<br />

önde olabildiğince geniş bahçeler bırakılmış.<br />

Araya giren su ve komşu parsellerin<br />

bahçeleriyle birlikte, bina aralarında çok<br />

ciddi mesafeler elde edilmiş ve mahremiyet<br />

hissi daha da güçlenmiş. Yine kurgu<br />

gereği yapılar dar, uzun cepheli, tüm mekanlar<br />

aynı cepheye konumlanacak şekilde<br />

ve ikiz villa formunda tasarlanarak,<br />

adeta müstakilmiş hissi verilerek yalnızlık<br />

etkisi yaratılmış. <strong>Yapı</strong>ların çevre ölçeğine<br />

uyumlu ve mütevazı olması amacıyla da<br />

çatıların komşu parsellere bakan yüzeylerine<br />

teraslar konmuş ve 2 kat yükseklik<br />

algısı verilmiş.<br />

Projenin genel kurgusunda etkili olan ferahlık<br />

hissi, araç yolları ve parkların yerleşimiyle<br />

de devam ettirilmiş. <strong>Yapı</strong>ların<br />

araç park yerleriyle arazilerinden parça<br />

kaybetmemeleri için ve geniş yollar elde<br />

edebilmek adına, her eve ait yol kenarlarında<br />

ikişer otopark konumlandırılmış.<br />

Araç park yerleri ve binalar arasına konulan<br />

dar bahçeler ve yeşil alanlarla<br />

otoparkların getirdiği genişlik, yolun iki<br />

kenarındaki binaların birbirinden uzaklaşmasını<br />

sağlamış ve daha canlı, renkli, geniş<br />

bulvarlar elde edilmiş.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 93


SENKRON RESIDENCE<br />

• Konsept / Mimari proje:<br />

Mental Design Works<br />

• Mimar: Salih ÇIKMAN<br />

• Fonksiyon: Ticaret/Residence<br />

• Konum: Ataşehir, ISTANBUL<br />

• İnşaat Alanı: 27000 m²<br />

• Project Year: 2016 – 2018<br />

Senkron Residence<br />

kentin dinamiğini ortaya çıkaracak<br />

Ticaret ve konut olarak iki kısımdan oluşan yapının ticari sirkülasyonu konuttan ayrılarak ana<br />

artere doğru yönlendirildi. Bu kısımda yapılan teraslama ile dükkan önlerinde rekreasyon<br />

alanlarında sosyalleşme ve etkileşim avlularında farklı fonksiyonlar içeren mekanlar oluşturuldu.<br />

İstanbul katman katman tarih ve yaşanmışlık<br />

dolu olan kaotik bir şehirdir. Bu<br />

hem sınırlayıcıdır, hem de tasarımı kabul<br />

edilebilir kılmamız için avantajlı bir durumdur.<br />

Senkron Residence Projesi ise<br />

dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan<br />

İstanbul’un yeniliğe açık ve genç bir bölgesi<br />

olan Ümraniye’de konumlandırılmıştır.<br />

Eski istanbul’un kişiliğinden biraz sıyrılan<br />

bu bölge bizim tasarımlarımızla geleceğe<br />

bir karakter ve kimlik bırakacaktır belki de.<br />

Yeni şehrin önemli arterlerine bağlanan,<br />

finans merkezleri ve konut bloklarının çevrelediği<br />

Senkron Residence kentin dinamiğini<br />

ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.<br />

DÖNÜŞÜM - DEĞİŞİM<br />

Hayat Ümraniye/Ataşehir bölgesine doğru<br />

akmaya başladığında, dikkatimizi arazi verileri<br />

çekti. Çevrede okuduğumuz organik<br />

kodları destekleyecek şekilde tasarımımız<br />

formunu buldu. Ve bu formu karakteristik<br />

anlamda ayağa kaldıracak bir kabuk<br />

tasarladık. Eğimli araziyi teraslayarak tasarımımızı<br />

yaşamın her kotunda hayata<br />

katmaya çalıştık. Çünkü amacımız sadece<br />

çevredeki yüksek yapıların arasından form<br />

ve tasarım anlamında sivrilmek değil aynı<br />

ölcüde oluşturduğumuz kimliği araziye<br />

yansıtmaktır.<br />

DOĞAL KURGU – YAŞANTI<br />

Arazinin kotlarından ve amorf yapısından<br />

esinlenilerek, yönelimler ve teraslamalar<br />

oluşturulmuş, bu form sarmalayan bir<br />

kabukla ayağa kaldırılmıştır.Bu kabuk ve<br />

formlar arasında serbest dolaşımlar ve<br />

balkonlar yerleştirilerek kullanıcının içince<br />

yaşadığı mekanı algılanması hedeflenmiştir.<br />

Farklı kotlardaki teraslamalarla<br />

ve seyir için ayrılmış alanlarda mekansal<br />

anlamda kullanımı çeşitlendirmek ve insanı<br />

yaşatmak amaçlanmıştır. İnsanı içeriye<br />

hapsetmeyen, dış alanda serbest ve<br />

amaçsız bırakmayan bir kurgu izlenmiştir.<br />

FONKSİYON – İŞLEYİŞ<br />

Ticaret ve konut olarak iki kısımdan oluşan<br />

yapının ticari sirkülasyonu konuttan<br />

ayrılarak ana artere doğru yönlendirildi.<br />

Bu kısımda yapılan teraslama ile dükkan<br />

önlerinde rekreasyon alanlarında sosyalleşme<br />

ve etkileşim avlularında farklı fonksiyonlar<br />

içeren mekanlar oluşturuldu.<br />

94<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Eğimli araziye yerleşirken ticari iki kattan<br />

üst katta yapılan geri çekilme sayesinde,<br />

arazinin yan yollarını ticaretle ve ticari bölümü<br />

çevre parsellerle bağlayan bir dolaşım<br />

hattı oluşturuldu.150 m2 den 1000<br />

m2 ye kadar değişen boyutlara sahip dükkan<br />

birimleri ile değişken modüler sistemler<br />

oluşturulmuştur.<br />

Ticaretin yanından bodrum katlarına ana<br />

arterden ulabileceğiniz bir rampayla inilmektedir.<br />

Araç otoparklarını ve teknik<br />

hacimleri barındıran kısımlar yer altında<br />

bulunan iki katta toplandı.<br />

Konut girişi ticaretten tamamen kopartılarak<br />

daha sessiz, özel ve güvenli hale<br />

getirildi. Konut giriş katları etrafında tasarlanan<br />

dolaşım alanları ve teraslar sayesinde<br />

insanların sosyalleşebileceği mekanlar<br />

düşünüldü. Çalışılan peyzajla bu tutum<br />

desteklendi. Konut girişi yönünde açık bir<br />

havuz ve havuzla görsel olarak iletişimde<br />

olacak, lobiden ulaşılacak fitness salonu<br />

ve café yerleştirildi. Zemin üzeri 16 katta<br />

bulunan konutlar yeni İstanbul’un modern<br />

aileleri için 1+1 ve 2+1 daireler olarak tasarlandı.<br />

Boşluklu kabuğun tüm iç yüzeyini<br />

saracak şekilde yerleşen daire bazında<br />

özelleştirilmiş bir balkon alanı oluşturuldu.<br />

Zemin katta bulunan dairelere ise geniş<br />

teraslar düzenlendi. Bu sistemin kurgulanmasında<br />

hedeflenen; toplu bir yaşam<br />

alanında barınan her bir bireyin bulunduğu<br />

daireye özel alanlara sahip olması ve kendi<br />

konfor alanını oluşturmasıdır.<br />

Teras katta ortak alanların bulunduğu ikinci<br />

bir zonda kullanıcıların sosyal aktivitelerini<br />

gerçekleştirebileceği ve şehir seyriyle<br />

her noktada keyif alabileceği mekanlar<br />

oluşturuldu.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 95


Sektörel<br />

Sektöre yeni bir soluk: GHESS<br />

Mimarlık ve <strong>Yapı</strong> Sektörü Ghess davetinde buluştu!<br />

Banyo, mutfak ve özel alanlar için esnek çözümler üreten GHESS, ürün tanıtımını Bursa<br />

Mavi Mudanya projesindeki bir davetle gerçekleştirdi...<br />

Banyo, mutfak ve özel alanlar için esnek<br />

çözümler üreten GHESS, ürün tanıtımını<br />

Bursa Mavi Mudanya projesindeki bir<br />

davetle gerçekleştirdi. Astaşaries’in sürdürdüğü<br />

Mavi Mudanya projesinin örnek<br />

dairesinde gerçekleşen davette, Bursa<br />

ve İstanbul’un en seçkin mimar ve iç mimarları<br />

bir aradaydı. Davette Ghess firmasından<br />

Murat Gül, Emrah Hekim, Engin<br />

Sancak ve bütün ekip, ev sahibi olarak yer<br />

aldı.<br />

Örnek dairede kullanılan GHESS ürünleri,<br />

davetlilere kullanım alanında gösterildi.<br />

Islak hacimlerde kullanılan Ghess ürünlerinin<br />

yanı sıra mutfak alanlarında tezgah<br />

arası cam ve dekoratif ayna uygulamalarıyla<br />

Ghess Art Glass ürünlerini de<br />

görme fırsatı yakalayan konuklar, geniş<br />

yelpazesi ile markanın tüm ürünlerini<br />

yakından tanıdı. Lansmanda Ghess ve<br />

Astaşaries’in üst düzey yöneticileri ile<br />

diğer personeller hazır bulunurken; Bursa<br />

ve İstanbul ağırlıklı olarak, sektörde<br />

kariyer yapmış birçok mimar, içmimar<br />

ve yapı sektöründe hizmet veren isimler<br />

yer aldı. Samimi bir ambiyansın hakim<br />

olduğu gecede, caz müzik ve eşsiz deniz<br />

manzarası eşliğinde keyifli saatler yaşandı.<br />

Ghess’in cam ve kabin uygulamaları<br />

büyük beğeni ve ilgi görürken, gelen<br />

davetlilere teknik bilgi desteği de verildi.<br />

İnce detaylarla taçlandırılan örnek dairede<br />

yapılan lansman, geç saatlere kadar<br />

devam etti.<br />

<strong>Yapı</strong> sektörünün farklı isimleri,<br />

GHESS çatısı altında bir arada!<br />

GHESS; banyo sektöründe bugüne kadar<br />

edinilmiş tecrübelerin, deneyimlerin, kazanımların<br />

bir yansımasıdır. Marka, bu<br />

sektörde kendini ispatlamış, kariyerinin<br />

zirvesinde olan isimlerin bir araya gelmesinden<br />

oluşmakta ve iki farklı koldan hizmet<br />

vermektedir. MG GROUP iştiraki olan<br />

GHESS, yeni projelerde çözüm ortağı olurken,<br />

yeni bayileri de portföyüne eklemeye<br />

devam ediyor.<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Tago Architects’ten<br />

Maldivler’de Spor Kompleksi<br />

TAGO Architects ve AGT Construction işbirliğiyle tasarlanan “Maldivler Spor Kompleksi” yanı<br />

sıra barındırdığı konut, otel, kongre merkezi ve ticari fonksiyonlar yardımıyla, toprak kısıtlılığı<br />

nedeniyle Maldivler’de inşa edilen yapay ada Hulhumale’nin ekonomik, sosyal ve kültürel<br />

gelişimine katkıda bulunacak.<br />

İstanbul merkez ofisinin dışında Tokyo,<br />

Bükreş, Kiev ve Dubai’deki ofislerinde<br />

Avrupa, Orta Asya ve Uzakdoğu’da projeler<br />

üreten Mimar Gökhan Aktan Altuğ<br />

önderliğindeki Tago Architects, AGT Constructions<br />

işbirliği ile Maldivler’in Hulhumale<br />

Adası’nda, bünyesinde spor salonu,<br />

antrenman sahaları, otel, konut, kongre<br />

merkezi ve ticari fonksiyonlar barındıran<br />

bir spor kompleksi tasarladı. Uluslararası<br />

standartlara uygun olarak tasarlanan,<br />

22.300 metrekarelik “Maldivler Spor<br />

Kompleksi”nin tamamlandığında, çok<br />

fonksiyonlu yapısı ile yapay ada Hulhumale’nin<br />

gelişimine önemli katkılarda bulunması<br />

bekleniyor.<br />

Ada üzerinde iki ayrı ana kütle olarak tasarlanan<br />

Maldivler Spor Kompleksi’nde<br />

Mimar Gökhan Aktan Altuğ<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

ana işlev ve işletmeye dair fonksiyonlar<br />

birbirinden ayrılarak, büyük kütlede ana<br />

spor salonu, antrenman sahaları ve serbest<br />

dinlenme alanlarına; küçük kütlede<br />

ise otel, konut fonksiyonları, satış birimleri<br />

ve kongre salonuna yer verilmiş. İki<br />

yapı bloğu arasında oluşturulan sokak<br />

dokusu, kompleksin bir bütün olarak algılanmasını,<br />

çeşitli işlevlerde geçişlilik<br />

sağlanmasını ve ortadaki yol alanının<br />

meydanlaşarak kullanılmasını sağlamış.<br />

1500 kişilik seyirci kapasitesine sahip<br />

spor salonunun yer aldığı büyük kütle,<br />

yanı sıra genel kullanıma açık olarak, 2<br />

kat yüksekliğinde tasarlanan transparan<br />

fuayeyi, antrenman sahalarını, masa tenisi,<br />

bilardo ve bowling alanları ile bir kafeyi<br />

bünyesinde barındırıyor. Basketbol, hentbol,<br />

futsal ve netbol müsabakaları için uygun<br />

büyüklükteki ana spor salonu, gerektiğinde<br />

ikiye bölünerek iki ayrı basketbol<br />

sahası ya da konser alanı olarak kullanılabiliyor.<br />

Kompleks içinde yer alan antrenman<br />

alanları ise 1 basketbol, 1 netbol, 1<br />

hentbol, 1 futsal, 2 adet voleybol, 2 adet<br />

squash ve 5 adet badminton sahalarından<br />

oluşuyor. Klinik ve gym alanları giriş<br />

katta, spor merkezi yönetimi ve VIP odası<br />

ise üst katta konumlanıyor.<br />

Proje Adı: Maldivler Spor Kompleksi<br />

Mimari Tasarım: TAGO Architects<br />

Tasarımcı: Göktan Aktan Altuğ<br />

Proje Yeri: Hulhumale Adası, Maldivler<br />

Proje Tipi: Spor Kompleksi / Mixed-Use<br />

Toplam Proje Alanı: 22325 m²<br />

Spor Salonu Alanı: 14111 m²<br />

Kongre Merkezi Alanı: 2161 m²<br />

Otel Toplam Kat Alanı: 2574 m²<br />

Konut Toplam Kat Alanı: 1544 m²<br />

Ticari Alanlar: 510 m²<br />

Otel Servis Alanları: 1425 m²<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 99


Mehmet Babacan / Babacan Holding Ceo’su<br />

Babacan Port Royal,<br />

bölgenin en karlı ve en uygun projesi olacak<br />

Babacan Holding imzasıyla hayata geçirilen ‘Babacan Port Royal’, bölgenin en iddialı, en<br />

prestijli, en kaliteli projelerinden biri olmasının yanı sıra, bölgenin en hesaplı projesi olma<br />

özelliğiyle de dikkat çekiyor.<br />

Hayata geçirdiği lüks ve güvenli konut projeleriyle<br />

tanınan Babacan Holding’in, lokasyonun<br />

en iddialı, en prestijli, en kaliteli<br />

ve tüm bu ayrıcalıklara rağmen en hesaplı<br />

projesi ‘Babacan Port Royal’e lansman<br />

öncesi satışlarda yoğun ilgi devam ediyor.<br />

Daire fiyatlarının 240 bin TL’den başladığı<br />

projede kişiye özel ödeme planları da uygulanıyor.<br />

%30 daha uygun<br />

Konut sahibi olmayı kolaylaştıran kampanyalara<br />

destek vermeye devam ettiklerini<br />

vurgulayan Babacan Holding Ceo’su Mehmet<br />

Babacan, “Toplam 4 blok, 802 daire<br />

ve 80 adet ticari üniteden oluşan ‘Baba-<br />

100<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

can Port Royal’ projemiz ile lokasyondaki<br />

diğer projelere kıyasla % 30 daha ekonomik<br />

fiyatlar sunuyoruz. Projemiz fiyat avantajı<br />

ile yatırımcılar tarafından bölgenin en<br />

karlı yatırımı olarak gösteriliyor.<br />

Lokasyonunun en lüks ve en ulaşılabilir<br />

projesi olarak yatırımcıların dikkatini çeken<br />

ve lansman öncesi satışlarda yoğun<br />

ilgi görmeye devam eden ‘Babacan Port<br />

Royal’de dairelerimizi 240 bin liradan başlayan<br />

fiyatlarla satışa sunuyoruz” dedi.<br />

Mimari tasarımı dünyaca ünlü Portekizli<br />

Addon Grup imzası taşıyan ‘Babacan Port<br />

Royal’in bin metrekarelik kapalı alanı;<br />

sosyal donatılar için ayrıldı. Fitness, sauna,<br />

kapalı yüzme havuzu, hamam, masaj<br />

odası, play station odası, sinema odası,<br />

dinlenme odası, oyun odası gibi zengin<br />

sosyal donatı alanları mevcut. Yaklaşık<br />

10 bin metrekare açık bahçe alanına sahip<br />

‘Babacan Port Royal’de ayrıca geniş<br />

yürüyüş, dinlenme, eğlenme alanları ve<br />

süs havuzları da yer alıyor.<br />

Teslimler Mart 2019’da<br />

Yeşilköy Atatürk Havalimanı’na en yakın<br />

lokasyonda, E-5 üzerinde konumlanan<br />

‘Babacan Port Royal’de teslimlerin Mart<br />

2019’da gerçekleştirilmesi planlanıyor.<br />

Açık alışveriş merkezi keyfini yaşatacak<br />

toplam 80 adet mağazanın yer aldığı, CNR<br />

Fuar Merkezi, Dünya Ticaret Merkezi, Bakırköy<br />

Deniz Otobüsü, Ataköy Marina, İS-<br />

TOÇ, Masko, Kuyumcukent, İkitelli Organize<br />

Sanayi Bölgesi ve Atatürk Olimpiyat<br />

Stadı gibi alanlara yakınlığı ile de dikkat<br />

çeken ‘Babacan Port Royal’, aynı zamanda<br />

birçok okul, hastane, AVM ve devlet<br />

dairelerine de yakın konumda yer alıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 101


Advertorial


Validebağ Konakları’nda tarihi fırsat<br />

Emlak Konut GYO, bankalar ve DAP <strong>Yapı</strong>’nın el ele vererek oluşturduğu özel koşullar, hem<br />

oturum hem de yatırım amaçlı konut edinmek isteyenlere büyük bir fırsat sunuyor.<br />

Ziya Yılmaz / DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Asırlık ağaçlarla çevrili, muhteşem manzarasının yanında<br />

eşsiz lokasyonu ile fark yaratan DAP <strong>Yapı</strong>’nın yeni<br />

projesi Validebağ Konakları bir haftada yoğun ilgiyle<br />

karşılaştı. Avrasya Tüneli ve Boğaziçi Köprüsü’ne direkt<br />

bağlantısıyla İstanbul’un her iki yakasına hakim bir lokasyonda<br />

konumlanan proje için geçtiğimiz hafta, %50<br />

fiyat avantajıyla ve %5 peşin 240 ay vade ile ön talep<br />

toplanacağı duyuruldu.<br />

DAP Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, ön talep<br />

toplama sürecinin başarısına ilişkin yaptığı değerlendirmede<br />

şunları söyledi:<br />

“<strong>2017</strong>’nin 5. ayında lansman yapmayı planlıyorduk ancak<br />

Hükümetimizin “Güçlü Türkiye İçin Birlik Vakti” çağrısı<br />

üzerine hiç beklemeden elimizi taşın altına koyduk.<br />

Emlak Konut GYO ve bankalarla el ele vererek sadece bir<br />

defaya mahsus özel koşullar oluşturduk. Ekonomik darlıktan<br />

çıkmak adına fedakarlık ederek, metrekaresini 20-<br />

25 bin TL’ye satabilecekken, 9-10 bin TL’den başlayan<br />

fiyatlarla ön talep toplamaya başladık. Müşterilerimiz de<br />

bu jestimize coşkuyla yanıt verdi. Henüz satış ofisimizin<br />

inşaatını tamamlayamadan, dev bir çadır kurarak talep<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

almaya başladığımızı duyurmamızla birlikte<br />

müthiş bir ilgiyle karşılaştık. Geçen<br />

haftadan bu yana, Validebağ’da yaşadığımız<br />

bu manzara, milletimizin ekonomiye<br />

olan inancı ve güveninin en güzel kanıtıdır.<br />

Hükümetimiz, proje geliştiriciler için<br />

yolu açtı, Maliye Bakanımız birbiri ardına<br />

hayata geçirilen düzenlemelerle desteğini<br />

esirgemedi ve bizler de şantiyelerimizin<br />

hiç durmadan çalışması adına kârımızdan<br />

vazgeçerek halkımızın konut edinmesi için<br />

projelerimizin lansmanını planladığımız tarihten<br />

öne çektik. Halkımızın da aynı seferberlik<br />

ruhuyla hareket ederek konut satın<br />

alma hamlesi başlatması, ‘Milli seferberlik’<br />

ruhunun göstergesidir. Bu vesileyle<br />

Hükümetimize, Maliye Bakanımıza ve tüm<br />

kabineye şükranlarımızı sunuyoruz.<br />

Validebağ’da yeşille ve doğayla bütünleşen<br />

konak mimarisinin en güzel örneğini<br />

sergileyeceğiz. Üstüne projenin eşsiz konumu<br />

ve yüzde 50 fiyat avantajı da eklenince<br />

yaşamak ve yatırım yapmak adına<br />

bir daha denk gelmeyecek bu fırsat, bize<br />

inanan ve güvenen müşterilerimiz için kaçırılmayacak<br />

bir fırsattır. Herkesi bu güzelliği<br />

yaşamaya ve bu kazanca ortak olmaya<br />

davet ediyorum. İstanbul’un en tanınmış<br />

aileleri, üst düzey işadamları, akademisyenler<br />

ve bürokratlar Osmanlı döneminden<br />

bugüne ulaşan bu eşsiz yaşam alanına<br />

komşu yaşamak üzere gelerek adlarını<br />

yazdırıyorlar. Aynı anda, aynı konuta onlarca<br />

talep aldığımız oluyor. Validebağ Konakları<br />

projemizde, teknik ve estetik yönden<br />

üstün ve kalıcı bir projeye imza atacağız. İspanyol<br />

Gaudi’nin yüzlerce yıl sonra bile ziyaret<br />

edilen eserleri gibi anıtsal mimariye olan<br />

hayranlığımızın izinde, 30-40 yıl sonrasını<br />

düşünerek, yarını bugünden inşa ediyoruz.<br />

Eşsiz Lokasyon, Muhteşem Doğa,<br />

İnanılmaz Fiyat<br />

Asırlık ağaçlarla çevrili, eşsiz bir lokasyonda,<br />

keyifli bir hayatın şifrelerini sunan proje<br />

5 katlı, 11 bloktan oluşacak. 366 lüks<br />

konut ve dükkanın yer alacağı projede<br />

1+0’dan 6+1’e kadar daire seçenekleri bulunacak.<br />

650 metrekareye kadar büyüklükte,<br />

lüks konakların yer alacağı Validebağ Konakları,<br />

İstanbul’da, şehrin gürültüsünden,<br />

kalabalığından ve kirli havasından kaçmak<br />

isteyenler için sığınak niteliği taşıyor. Anadolu<br />

yakasının en büyük yeşil alanı Validebağ<br />

arsası, adını aldığı Koru’nun tüm nimetlerinden<br />

faydalanıyor. Koru, doğal güzelliği<br />

ve ekosistem olma özelliği ile spor, yürüyüş<br />

ve gezinti amaçlı olarak yoğun bir şekilde<br />

kullanılıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 105


SENKRON RESIDENCE<br />

•Fonksiyon: Ticaret/Residence<br />

•Konum: Ataşehir, ISTANBUL<br />

•İnşaat Alanı: 27000 m²<br />

•Proje Süesi: 2016 – 2018<br />

Dekon Senkron<br />

F i n a n s M e r k e z i ’ n d e y ü k s e l i y o r<br />

Dekon İnşaat, ekonominin nabzının atacağı İstanbul Finans Merkezi’nde yepyeni bir projeye<br />

start verdi. Finans Merkezi’nin kalbinde yükselen Dekon Senkron, 63 ile 109 metrekare<br />

arasında değişen büyüklükleri, hem konut, hem ev-ofis olarak kullanılmaya elverişli.<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

13 yıldır İstanbul Anadolu yakasında nitelikli<br />

konut projelerine imza atarak binlerce<br />

kişiyi ev sahibi yapan Dekon İnşaat,<br />

İstanbul Finans Merkezi’nin kalbinde yeni<br />

bir projeye start verdi. İstanbul Finans<br />

Merkezi’ne yürüme mesafesindeki konumuyla<br />

tüm dikkatleri üzerine çeken Dekon<br />

Senkron, konumu, konsepti ve vaat<br />

ettiği yaşam kalitesiyle öne çıkıyor. Dekon<br />

Senkron’u çepeçevre saran balkonlar ise<br />

en önemli özelliklerinden biri olarak işaret<br />

ediliyor. Projede 13 metrekareye varan<br />

balkonlar bulunuyor.<br />

Dekon Senkron Konforlu Yaşam<br />

Vaat Ediyor<br />

Finans Merkezi’nin içinde, değerli konumu<br />

ve farklı daire seçenekleriyle her türlü<br />

ihtiyaca cevap veren Dekon Senkron’da,<br />

200 araçlık kapalı otopark alanı, açık havuz,<br />

spor salonu, çocuk oyun alanları gibi<br />

sosyal alanların yanı sıra, sosyal donatı<br />

alanları dikkat çekiyor. Dekon Senkron’un<br />

altında iki açık kat şeklinde bulunan alanda,<br />

kafelerden restoranlara, marketlerden<br />

farklı ihtiyaçlara yönelik alışveriş ve<br />

hizmet alanlarına kadar pek çok mağaza<br />

olacak. Dekon Senkron’un sosyal donatı<br />

alanı, bina sakinlerinin yanı sıra, yakın<br />

çevrenin de cazibe merkezi olacak. Bir rezidansta<br />

olması gereken tüm ayrıcalıkları<br />

fazlasıyla sunan Dekon Senkron, İstanbul<br />

Finans Merkezi Bölgesi’nde konforlu yaşamın<br />

adresi olacak.<br />

Dekon Senkron’un 50 Metre İlerisinde<br />

Metro Durağı, 150 Metre İlerisinde Hastane<br />

ve Okul İnşa Ediliyor<br />

Finans Merkezi’nin kalbinde, hayatın tam<br />

içerisinde konumlanan Dekon Senkron,<br />

Ataşehir’in merkezine 10 dakikalık yürüme<br />

mesafesinde bulunuyor. Finans Merkezi<br />

kapsamında yapılacak metro hattı<br />

ise, Dekon Senkron’a ulaşımı daha da<br />

kolaylaştıracak. Plana göre, metro durağı<br />

Dekon Senkron’a 50 metre mesafede<br />

yer alacak. Projeye 150 metre mesafede<br />

ise hastane ve okul inşaatı için çalışmalar<br />

başlatıldı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 107


“Kentsel dönüşümde,<br />

yatırımcının önünde engel kalmadı”<br />

“Yüzeyselliğin, görüntü takıntısının hâkim olduğu günümüz mimarlık ortamında etik-estetik<br />

konular giderek önem kazanıyor. Ancak kent görüntülerine baktığımız zaman mimari<br />

projelerin çok da ön plana çıktığını göremiyoruz.”<br />

1979 yılında ağırlıklı olarak mobilya sektörüne<br />

toptan boya, vernik, tiner, polyester<br />

malzemeleri tedariği yahmak üzere İhsan<br />

Boya Sanayiinin kuruluşuyla İnsay <strong>Yapı</strong>’nın<br />

da daha o yıllarda temelleri atılmış<br />

oldu. 2011 yılına geldiğimizde ise Grup<br />

kararı ile 40 yıllık tecrübe ve sermaye birikimini<br />

gayrimenkul sektöründe kullanmak<br />

üzere, İnsay <strong>Yapı</strong> San. ve Tic. AŞ. kuruldu.<br />

Grubun kendi aktifine kayıtlı arazileri üzerinde<br />

depo, fabrika, plaza ve konutların<br />

yapımı projeleri ile faaliyetlerini başlatmış,<br />

devamında ise gerek arsa satın alınması<br />

gerekse kat karşılığı usulü ile lüks konut<br />

ve ofis imalatına başlanması hedeflenmiş.<br />

Bu hedef çerçevesinde faaliyetlerini<br />

sürdüren İnsay <strong>Yapı</strong>’nın Yönetim Kurulu<br />

Başkanı İhsan Çulhalık ile Pendik’te gerçekleştirilen<br />

projeleri Ondörtüç özelinde<br />

konuştuk. Samimi cevaplarıyla tüm sorularımızı<br />

yanıtlayan sayın Çulhalık’a teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Ondörtüç Pendik projesinden söz<br />

eder misiniz?<br />

Pendik’te inşa edilen Ondörtüç Pendik,<br />

herkese ayrıcalıklı bir yaşam vadediyor. 9<br />

bin metrekarelik bir alan üzerinde hayata<br />

geçirilen Ondörtüç Pendik, 241 daire ve<br />

23 ticari birimden oluşuyor. 1+1, 2+1 ve<br />

3+1 olmak üzere üç tip konut seçeneğine<br />

sahip olan projede daire büyüklükleri, sırasıyla<br />

ortalama 68, 103 ve 146 metrekare<br />

olarak belirlendi. Projede, 1+1 dairelerin<br />

fiyatları 228 bin TL, 2+1 dairelerin fiyatları<br />

296 bin TL ve 3+1 dairelerin fiyatları ise<br />

440 bin TL’den başlıyor.<br />

24 saat güvenlik hizmetinin yer aldığı Ondortüç<br />

Pendik’te yüksek koruma dikkat<br />

çekiyor. Ayrıcalıklı yaşam konseptiyle inşa<br />

edilen Ondortüç Pendik, yüzme havuzu,<br />

kapalı otopark ve dinlenme alanlarıyla<br />

tüm rakiplerini geride bırakıyor. Projede<br />

ayrıca fitness salonu, oturma, yemek ve<br />

dinlenme alanları, koşu ve yürüyüş parkuru,<br />

kafeterya alanı ve oturma alanları da<br />

yer alıyor. Profesyonel site yönetiminin bulunacağı<br />

ve her daireye depo imkanı verilen<br />

projede ayrıca mağaza ve restoranlar<br />

da olacak. Pendik’in merkezinde yer alan<br />

Ondortüç Pendik, merkezi noktalara ya-<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

kınlığıyla dikkat çekiyor. Marmara Üniversitesi<br />

Hastanesi’ne üç dakika mesafede<br />

yer alan Ondortüç Pendik, Sabiha Gökçen<br />

Havaalanı’na ve hızlı feribota ise 15 dakikalık<br />

uzaklıkta bulunuyor.<br />

Ankara’da inşa edilen Elit Manzara<br />

Beytepe projesini anlatır mısınız?<br />

Ankara’nın Beytepe ilçesinde inşa edilen<br />

Elit Manzara Beytepe Konutları mahalle<br />

kültürü ile site yaşamını aynı konsepte<br />

buluşturuyor. Beytepe’nin yeşil vadisi<br />

olarak adlandırılan bölgesinin en yüksek<br />

noktasında yer alan Elit Manzara Beytepe<br />

Konutları, ayrıcalıklı konumu ve özgün<br />

tasarımı ile dikkat çekiyor. 13 bin 751<br />

metrekarelik alan üzerinde konumlandırılan<br />

proje, 37 bin 540 metrekare inşaat<br />

alanına ve 7 bin metrekarelik yeşil sahaya<br />

sahip.<br />

Altı farklı konut seçeneğinden oluşan Elit<br />

Manzara Beytepe, 2+1, 3+1, 4+1, 4,5+1,<br />

5+1 ve 6+2 daire tipiyle dikkat çekiyor.<br />

Projede fiyatlar 695 bin TL’den başlayıp,<br />

1,220 bin TL’ye kadar çıkıyor. 119 konuttan<br />

oluşan Elit Manzara Beytepe, yaşam<br />

alanları, spor salonu, otoparkı ve pak çok<br />

donatısıyla bir bütün şeklinde inşa ediliyor.<br />

Elit Manzara’nın kaba inşaatının şimdiden<br />

%70’i tamamlanmış durumda. Ankara’nın<br />

tanınmış mimarlarından Gökhan Aksoy tarafından<br />

projelendirilen Elit Manzara Beytepe<br />

Konutları, kullanıcılarına her detayda<br />

İhsan Çulhalık / İnsay <strong>Yapı</strong> Yönetim Kurulu Başkanı<br />

çeşitlilik sunuyor. Proje, ayrıcalıklı çizgisi<br />

ve sahip olduğu merkezi konumu ile tüm<br />

dikkatleri üzerine çekmesini biliyor.<br />

<strong>Yapı</strong>m ya da plan aşamasında olan<br />

projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />

misiniz?<br />

Ondörtüç Pendik ve Elit Manzara Beytepe<br />

Konutları’nın yapımı ve satışı devam ediyor.<br />

Bu iki büyük projemizin dışında Yeni<br />

Sahra ve Beykoz Soğuksu’da kentsel dönüşüm<br />

çalışmalarımız var. Bildiğiniz gibi<br />

Yeni Sahra’da başlayacak olan kentsel<br />

dönüşüm çalışmalara hız verildi. Bu konuda<br />

alınan gelişmeleri yakından takip<br />

ediyoruz. Yine Pendik’te yapımına başlayacağımız<br />

iki adet konut ve bir adet ticari<br />

projenin çalışmaları sürüyor. Ayrıca Ankara’da<br />

ve Sarıyer’deki arsalarımız üzerinde<br />

proje çalışmalarımız da devam ediyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 109


Proje<br />

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />

birtakım değişiklikler<br />

yapıldı. Siz bu değişimi nasıl<br />

yorumluyorsunuz?<br />

Kentsel dönüşümde, yatırımcının önünde<br />

engel kalmadı. Artık tek tek binalarla<br />

uğraşılmayacak. Her bir binadan ayrı<br />

karot (beton kalitesini ölçen numune<br />

alımı) olmayacak. Bakanlar Kurulu devreye<br />

girerek, belli bir bölgeyi ‘Riskli alan’<br />

ilan edebilecek. Böylece müteahhitlerin<br />

tasarlanan büyüklükte alanlar için proje<br />

geliştirmeleri kolaylaşacak. Bir bölgenin<br />

yüzde 65’i riskli ise 100’ü kapsama<br />

alınmış olacak. Bu sayede tek tek bina<br />

sahiplerinin itirazının önüne geçilecek.<br />

Böylelikle projelerin yapımı hızlanacak.<br />

Bu durum hem arsa sahibi hem de<br />

müteahhit açısından büyük bir avantaj.<br />

Dolayısıyla kimse haklarından mahrum<br />

edilmeyecek.<br />

Hızla artan ve birbirine benzeyen<br />

projeler hakkında neler<br />

düşünüyorsunuz?<br />

Evet haklısınız, Türkiye’de yapılan pek<br />

çok projenin birbirine benzediğini görüyoruz.<br />

Tabii burada ekonomik politikaların<br />

ve rant beklentilerinin etken olduğunu<br />

söyleyebiliriz. Ancak biz hem Ondörtüç<br />

Pendik hem de Elit Manzara Beytepe<br />

projemizde mimariye büyük önem verdik.<br />

Örneğin Elit Manzara Beytepe projesi<br />

için Gökhan Aksoy ile çalışıyoruz. Kendisi<br />

Ankara’nın bilinen bir mimarı olduğu<br />

için seçtik. İyi bir mimari ile farklı görünebilmek<br />

için yoğun çaba harcıyoruz. Genel<br />

olarak birbirine çok yakın olan veya<br />

sadece belli bir işleve yönelik olarak tasarlanan<br />

mimariler belli bir zaman sonra<br />

kısır döngü içine giriyor. İyi bir mimarinin<br />

herşeyden önce projenin ruhunu canlandırdığına<br />

inanıyorum. Dolayısıyla projelerimizde<br />

mimariye büyük önem veriyoruz.<br />

Gerçekleşen projelerin çevre<br />

ve insana karşı olan etkilerinde,<br />

mimarların ne gibi sorumlulukları<br />

var?<br />

Yüzeyselliğin, görüntü takıntısının hâkim<br />

olduğu günümüz mimarlık ortamında<br />

etik-estetik konular giderek önem<br />

kazanıyor. Ancak kent görüntülerine<br />

baktığımız zaman mimari projelerin çok<br />

da ön plana çıktığını göremiyoruz. Bildiğiniz<br />

gibi insanoğlunun öncelikle barınabilmesi<br />

için güvenli mekanlara ihtiyacı<br />

var. Yine köprü, meydan yol gibi alanlar<br />

insanın yaşamını sürdürebilmesi için<br />

gerekli konular... Durum böyle olunca<br />

da herşeyden önce insanoğlunun planlı<br />

bir yapılaşma içinde olması gerekiyor.<br />

Bunu sağlayacak olan kişiler ise mimarlardır.<br />

Çizimlerin de mimarların elinde<br />

olduğunu düşünürsek, mimarlara büyük<br />

sorumluluklar düşüyor. Tüm mimarların<br />

projelerini çizerken kent planlamasına<br />

büyük önem vermelerini istiyoruz.<br />

<strong>Malzeme</strong> tercihleri ve estetik<br />

süreçlerde karşılaştığınız<br />

problemler oluyor mu?<br />

Türkiye’de malzeme seçimi konusunda<br />

büyük bir yelpaze var. Burada önemli<br />

olan malzemeyi uygulayabilecek ustayı<br />

bulabilmektir. Ne yazık ki ülkemizde<br />

kalifiye ustayı bulabilmek oldukça zor...<br />

Gelecekte Türk Mimarisi,<br />

kullanılan malzemeler ve estetik<br />

açıdan sizce hangi aşamada<br />

olacak?<br />

Dünyanın sayılı ülkelerinden biri olan<br />

Türk inşaat sektörü, aynı başarıyı kent<br />

planlamasında gösteremiyor. Geçmişten<br />

gelen yanlış planlamalar sebebiyle<br />

kent halkı hak ettiği refah yaşamdan<br />

uzak kalıyor. Üstelik ülkemizde çok başarılı<br />

mimarların olmasına rağmen, yanlış<br />

politikalar ve rant beklentileri, yanlış<br />

kentleşmenin önünü açmış durumda.<br />

Ancak son yıllarda yapılan yeni projeler<br />

sayesinde artık kent halkı daha refah bir<br />

hayat sürdürebiliyor. Gayrimenkul sektörünün<br />

buradaki katkısını unutmamak gerekiyor.<br />

Burada arz talep dengesi büyük<br />

önem taşıyor. Toplum, iyi mimariyi ayırt<br />

edebilir, arzular ve talep ederse nitelikli<br />

örnekler de birbiri ardına gelecektir.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Yaklaşan deprem gerçeği ve şehirleşmedeki<br />

sorunlar acilen yapı stoğumuzun<br />

elden geçirilmesini gerektiriyor. Bir taraftan<br />

bu dönüşümü yaparken bir taraftan<br />

ulaşılabilir, ihtiyaca ve talebe cevap verebilen<br />

konutların ortaya çıkarılması gerekli.<br />

İnsay <strong>Yapı</strong> olarak bu bilinçle büyüme<br />

politikamızı oluşturduk. Önümüzdeki dönemde<br />

adından daha çok söz ettiren bir<br />

kuruluş olmak için çalışıyoruz.<br />

110<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Yine verimli, yine değerli bir proje:<br />

Neo Bolluca 4<br />

Göktürk bölgesinde olduğu gibi, Bolluca bölgesinin de değerini yıllar önce fark eden Neo<br />

<strong>Yapı</strong>, vizyoner yaklaşımı ile hayata geçirdiği projeleriyle, yatırımcılarına kazandıran projeler<br />

sunmaya devam ediyor.<br />

Neo <strong>Yapı</strong>’dan son 12 ayda Bolluca’da<br />

4.Proje Neo <strong>Yapı</strong>, Kemerburgaz ve Göktürk’deki<br />

başarılı projelerinden sonra 3.<br />

Havaalanı ve Kanal İstanbul projesi ile<br />

ses getiren ve yatırımcıların gözdesi olan<br />

Arnavutköy’ün Bolluca bölgesinde hayata<br />

geçirdiği projelere her geçen gün yenilerini<br />

ekliyor. Bölgedeki ilk ve en büyük projesi<br />

olan, kendi diktiği ağaçlarla yeşillendirmeye<br />

destek olduğu, 2 bin dönüm orman<br />

arazisi ve 600 dönümde 415 müstakil<br />

ev ve 8 mahalleden oluşan birinci projesi<br />

Neo Gölpark İstanbul’dan sonra bölgeyi<br />

geliştirmeye devam ediyor. Satışları 12<br />

ay gibi kısa sürede tamamlanan Neo<br />

Bolluca, Neo Bolluca 2 ve Neo Bolluca 3<br />

projelerinden sonra şimdi de Neo Bolluca<br />

4 ile yeni İstanbul’da yeni bir yaşam<br />

tasarlıyor…<br />

Bolluca’da Neo <strong>Yapı</strong> imzası: Neo<br />

Bolluca 4<br />

Neo Bolluca 4, etrafında açık otopark<br />

alanı ve güvenlikle çevrili 4 blok, 8 ticari<br />

dükkan ve 136 adet 2+1 ve 3+1 daireden<br />

oluşan, hem yaşamak hem de yatırım<br />

anlamında yeni nesil bir site olarak<br />

öne çıkıyor. Sunduğu imkanlar ile yatırımcıların<br />

gözdesi olacak Neo Bolluca 4’te<br />

de, diğer Neo Bolluca projelerinde olduğu<br />

gibi; doğa, şehir ve yaşam bir arada…<br />

Bu projede sürdürülebilirlik adına yerden<br />

ısıtmalı, pay ölçerli merkezi ısıtma sistemi,<br />

çevre dostu aydınlatma sistemleri, Isı tasarruflu<br />

özel kaplamalar, çatı ve yüzey izolasyonları,<br />

ısı camlı doğramalar, kesintisiz<br />

elektrik için jeneratör, özel peyzaj alanları<br />

gibi birçok ince detay düşünüldü. Bununla<br />

beraber proje, teknolojinin tüm avantajlarından<br />

da yararlanılacak bir mimari tasarıma<br />

sahip. 2 adet açık yüzme havuzu bulunan<br />

projede, kapalı Fitness alanı ve her<br />

daireye özel otopark alanı da bulunuyor.<br />

112<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Vira İstanbul’a ilgi büyük<br />

Hayata geçirdiği avantajlı kampanyalar ile satış rekoru kıran Gül Proje, ‘Vira İstanbul’da yeni<br />

bir kampanyaya imza atıyor. Kampanyaya göre yatırımcılara ‘Vira İstanbul’dan aldıkları konutlarda<br />

peşin ve banka kredili alımlarda % 20 indirim fırsatı sunuluyor.<br />

‘Yarını bugünden inşa etme’ vizyonuyla<br />

yola çıkan ‘Gül Proje’; Beylikdüzü<br />

Belediyesi ile birlikte hayata geçirdiği<br />

‘Vira İstanbul’da başlattığı kampanyayla<br />

yatırımcıların dikkatini çekiyor.<br />

Gül Proje şimdi de hayata geçirdiği iki<br />

ayrı kampanyayla konut sahibi olmayı<br />

daha kolay hale getiriyor.<br />

Sektöre öncülük eden bir değer olarak<br />

geliştirdiği prestijli projelerle ev sahibi<br />

olmayı kolaylaştıran kampanyaları ile<br />

adından söz ettiren Gül Proje, ‘Vira İstanbul’un<br />

inşa çalışmalarına aralıksız<br />

devam ediyor.<br />

Yatırımcılar tarafından Beylikdüzü’nün<br />

en cazip projesi olarak gösterilen Vira<br />

İstanbul’da ilk kampanya kapsamında,<br />

peşin veya banka kredili alımlarda<br />

%20 indirim fırsatı sunuluyor. Diğer<br />

seçenek ‘peşinatı teslimde öde’ kampanyasında<br />

ise yüzde 15 indirim imkanı<br />

sunuluyor. ‘Vira İstanbul’da daire<br />

fiyatları ise 264 bin TL’den başlıyor.<br />

Toplam 1.156 konut ve 31 ticari birime<br />

ev sahipliği yapan ‘Vira İstanbul’,<br />

92 bin metrekare alan üzerinde inşa<br />

ediliyor. Toplam 17 bloktan oluşan<br />

‘Vira İstanbul’da, 70- 200 metrekare<br />

arasında değişen 1+1, 2+1, 3+1 ve<br />

4+1’lerden oluşan geniş daire seçenekleri<br />

mevcut. Sakinlerine hareketli<br />

ve geniş sosyal imkanlar sunan ‘Vira<br />

İstanbul’da arazinin 74 bin 500 metrekaresi<br />

yani %81’i yeşil alanlara ayrılmış<br />

durumda. Projede yer alan konutların<br />

%60’ı ise ikinci kattan itibaren<br />

deniz görüyor. Projede yer alan 27 bin<br />

metrekarelik alanda spor donatıları<br />

yer alırken birçok eğitim kurumuna da<br />

yakın konumuyla da dikkat çekiyor.<br />

‘Vira İstanbul’, E-5 karayoluna 2 dakika,<br />

sahile ise 3 dakikalık mesafede<br />

yer alıyor.<br />

114<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Bölgenin en çok kazandıran projesi;<br />

‘Gül Proje Express’<br />

‘Gül Proje Express’; doğru zamanda doğru<br />

yatırımın adresi olarak yatırımcısının<br />

karşısına çıkıyor. Gayrimenkul uzmanları<br />

‘Gül Proje Express’in bir yıl sonunda bölgenin<br />

en çok kazandıran projelerinden biri olacağını<br />

ifade ediyor.<br />

Ali Gül / Gül Proje Yönetim Kurulu Üyesi<br />

İstanbul’un son 7 yılda 20 kat değer kazanan<br />

ve ‘Prestij Caddesi’ olarak anılmaya<br />

başlanan Basın Ekspres Yolu’ yatırımcıların<br />

gözdesi haline geldi. <strong>Yapı</strong>lan yeni<br />

yatırımlar ve dikkat çeken dönüşüm, bölgeyi<br />

her geçen gün daha da cazip hale<br />

getiriyor. Son 3 yılda 3 kat değer kazanan<br />

Basın Ekspres Yolu; birbirinden prestijli<br />

konut, ofis ve otellere ev sahipli yapıyor.<br />

İstanbul’un en önemli iki ulaşım aksı olan<br />

E-5 ile TEM otoyolunu birbirine bağlayan<br />

ve resmi rakamlara göre günde 1 milyon<br />

kişinin kullandığı Basın Ekspres Yolu’nun<br />

her geçen gün değerlendiğini belirten Gül<br />

Proje Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gül, faaliyete<br />

geçecek metro hattıyla beraber bu<br />

değerin daha da artacağını ifade etti.<br />

Gül “Gül Proje Express projemiz; Atatürk<br />

Havalimanı, İSTOÇ, İkitelli OSB, CNR Expo<br />

gibi önemli merkez ve ulaşım akslarının<br />

tam ortasında yer alıyor. Bir yandan; Yavuz<br />

Sultan Selim Köprüsü ve yeni havalimanı<br />

bağlantıları Basın Ekspres Yolu’nu<br />

daha da merkezi bir lokasyon yaparken,<br />

bir yandan da yakın gelecekte metro hattının<br />

faaliyete girmesiyle bölge daha da<br />

değerli bir hale gelecek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 115


İzolasyon & Yalıtım<br />

Herhangi bir yalıtım malzemesi kullanılarak, ortamdan<br />

dışarı veya dışardan ortama olan enerji akışının<br />

indirgenmesi;


<strong>Yapı</strong> Kimyasalları<br />

İnşaat ve bina yapımında kullanılan yardımcı malzemeler;


“Türkiye pazarı<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları için<br />

büyük önem taşımakta”<br />

“Beton katkıları ve yapı kimyasalları sektöründe farklılaşmanın yolunun, uzmanlık, teknolojik<br />

öncülük, kalite sürekliliği ve doğru yer ve zamanda hizmet vermekten geçtiğine inanıyorum.”<br />

“Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratıyoruz”<br />

kurumsal stratejisi ile faaliyetlerini<br />

sürdüren BASF, 100 binin üzerinde<br />

çalışanı ile plastiklerden performans<br />

ürünlerine, bitki koruma ürünlerinden<br />

petrol ve gaza kadar geniş bir yelpazeye<br />

hizmet eden kimyasal ürün portföyüne<br />

sahip. BASF, ekonomik başarısını çevresel<br />

koruma, sürdürülebilirlik ve sosyal<br />

sorumluluk alanları ile de birleştirmekte.<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Ülke Müdürü<br />

Suat Seven’e <strong>Yapı</strong> Kimyasalları ve şirket<br />

politikaları hakkında merak ettiklerimizi<br />

sorduk.<br />

Öncelikle şirketinizin kısa<br />

tarihçesiyle birlikte çalışma<br />

sahalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

BASF, Türkiye’de ilk satışını 1880 yılında<br />

gerçekleştirdi ve 137 yıldır da bu topraklarda<br />

hizmet veriyor. Şu anda BASF Türkiye<br />

Ofisi oldukça önemli ve stratejik bir<br />

konumda yer alıyor. 2013’te gerçekleşen<br />

EUE yapılanması ile Rusya ve Bağımsız<br />

Devletler Topluluğu, Ortadoğu ve Kuzey<br />

Afrika ile Güney Afrika ve Sahara altı Afrika’yı<br />

kapsayan toplamda 78 ülke İstanbul’daki<br />

merkezden yönetiliyor. Tüm bu<br />

bölgelerde yaklaşık 4.000 kişi istihdam<br />

ediliyor. Sadece Türkiye’de ise yaklaşık<br />

800 kişi istihdam ediliyor. Faaliyet gösterdiği<br />

alanlar arasında; kimyasallar, plastikler,<br />

dispersiyonlar ve pigmentler, bakım<br />

kimyasalları, özel kimyasallar ve bitki koruma<br />

gibi birçok alan yer alıyor. Ürünleri;<br />

118<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

elektrik ve elektronik, otomotiv, inşaat,<br />

deterjan ve temizlik, ilaç ve kozmetik ile<br />

hayvan yemi, tarım ve gıda gibi çok geniş<br />

bir yelpazeye yayılan sektörlerde kullanılıyor.<br />

Türkiye’de Dilovası, Çayırova, Gebze,<br />

Trabzon ve Adana olmak üzere 5 üretim<br />

tesisi bulunuyor.<br />

İnşaat sektörü genelinde<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları’nı nerede<br />

görüyorsunuz? Sektörle olan<br />

karşılıklı etkileşimini nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Sektörde beton, su ve ısı yalıtımı konularındaki<br />

mevzuatlara olan ihtiyacın yanı<br />

sıra, teknik şartnamelerin de yenilenmeye<br />

ve güncellenmeye ihtiyacı var. Bu konular,<br />

tek bir firma ya da tek bir kişinin çözebileceği<br />

konular değil. Bu noktada ilgili devlet<br />

birimleri ve inşaat sektörü derneklerinin<br />

ortak bir platformda teknik çözümleri üretebilmek<br />

için birlikte çalışması gerekiyor.<br />

Teknik komiteler kurarak çözüm aranması<br />

ve bu kapsamda sektörü, paydaşları ile<br />

daha ileriye götürmek gerekiyor.<br />

Binalarda hem enerji verimliliğini hem de<br />

sürdürülebilir dayanımı sağlamak açısından<br />

su ve ısı yalıtımının güncel şartnameler<br />

ile zorunlu hale getirilmesi gerektiği<br />

kanaatindeyiz. Betonun şartnamelere ve<br />

sınıfına uygun dökülmüş olmasının yanı<br />

sıra hem temelde hem çatıda hem de iç<br />

ve dış mekanlarda uygun şekilde su yalıtımı<br />

yapılması yapının uzun ömürlü olması,<br />

karbonatlaşma ve korozyon etkilerine<br />

dayanması için bir şart. Bunları bir bütün<br />

olarak değerlendirip, hem beton hem de<br />

su ve ısı yalıtımı tarafında şartnamelerin<br />

güncellenmesi gerekiyor. En önemlisi de<br />

inşaat sektöründe kalitenin bir zorunluluk<br />

haline getirilmesidir.<br />

Suat Seven / BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Ülke Müdürü<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları; Katkı Sistemleri<br />

ve <strong>Yapı</strong> Sistemleri olmak üzere iki segment<br />

altında sektöre hizmet veriyor.<br />

Katkı Sistemleri segmenti altında Beton<br />

Katkıları, Çimento Katkıları, Beton Yan<br />

Ürünleri ve Tünel ve Maden Yeraltı <strong>Yapı</strong>ları<br />

inşasına yönelik kimyasal ürünler yer<br />

almaktadır. Yüksek sınıflı ve dayanımlı<br />

beton imalatının yanı sıra beton içerisinde<br />

çimento miktarını azaltmaya ve dolayısıyla<br />

karbon salınımını düşürmeye katkı sağlayacak<br />

‘Green Sense Concrete- Yeşile<br />

Duyarlı Beton’ konseptini ve ilgili beton<br />

katkılarını sektöre ve müşterilerimizin kullanımına<br />

sunuyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> Sistemleri segmenti altında ise; Su<br />

Yalıtım Sistemleri, Seramik <strong>Yapı</strong>ştırıcıları<br />

ve Derz Dolguları, Onarım ve Güçlendirme<br />

Sistemleri, Tarihi Eser Onarımı ve Mimari<br />

Yüzey Koruyucu Sistemleri ve Zemin Kaplama<br />

Sistemleri ile geniş bir ürün yelpazesine<br />

sahibiz. Bunların arasında, binalarda<br />

enerji verimliliğine ve sürdürülebilirliğine<br />

katkı sağlayacak, binaların daha konforlu<br />

ve daha uzun ömürlü olmasını sağlayacak<br />

ürün ve sistemlerimiz de yer alıyor.<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Bölümümüz, global<br />

markamız ‘Master Builders Solutions’ı,<br />

BASF’nin inşaat sektörüne olan<br />

bağlılığının bir işareti olarak, daha önce<br />

30 değişik marka altında satılan pek çok<br />

yapı kimyasalı çözümünü ve ürünlerini ‘tek<br />

global marka’ bütünlüğü ve çatısı altında<br />

sektörün hizmetine sunmaktadır. Master<br />

Builders Solutions olarak inovasyon anlamında,<br />

pazarda ayrı bir yerimiz olduğunu,<br />

teknolojik ürünlerin sektöre sunumunda<br />

öncülük ettiğimizi söyleyebiliriz.<br />

Master Builders Solutions markası altında<br />

60 ülkede 130 üretim tesisinde (Kuzey<br />

Amerika,Avrupa, Afrika, Asya Pasifik)<br />

ürünlerimizi inşaat sektörüne sunuyoruz.<br />

Türkiye’de Gebze, Trabzon ve Adana’da 3<br />

üretim tesisi ve merkez ofisimiz İstanbul<br />

haricinde İzmir, Ankara, Bursa, Antalya,<br />

Trabzon ve Adana olmak üzere yedi ofis<br />

üzerinden sektöre hizmet veriyoruz. Türkiye<br />

yerel pazarımız haricinde Azerbaycan,<br />

Ukrayna, Türkmenistan, Gürcistan,<br />

K.K.T.C., Ermenistan, Kuzey Irak, Arnavutluk<br />

ve Türk inşaat firmalarının etkin olarak<br />

çalıştığı bazı Afrika ülkelerine Türkiye<br />

organizasyonumuz üzerinden ihracat yapıyoruz.<br />

Ürünlerinizin uzun süre dayanıklı<br />

olması için ne gibi konulara önem<br />

veriyorsunuz?<br />

Beton katkıları ve yeraltı yapıları kimyasalları<br />

pazarlarında hem sektöre ilk giren<br />

köklü firmalardan biri olmamız hem de Ar-<br />

Ge laboratuvarlarımızda müşterilerimizin<br />

ihtiyacına yönelik ‘müşteriye özel üretim’<br />

(tailor made) özel ürünler ve çözümler çıkarabilmemizden<br />

dolayı pazarın en önde<br />

gelen firmalarından biriyiz. Performans<br />

groutları, onarım ve güçlendirme, zemin<br />

kaplamaları ve su yalıtım sistemleri, hem<br />

teknolojik ürün portföyümüz hem dağıtım<br />

ve uzman uygulamacı bayi ağımız sayesinde,<br />

pazarda önemli bir yerimizin olduğu<br />

diğer segmentler olarak sayabiliriz.<br />

Ürünlerimizi geliştirirken dikkat ettiğimiz<br />

en önemli husus, Master Builders Solutions<br />

marka kimliğine uyumlu olmalarını<br />

sağlamaktır. Bir ürün talebi geldiği zaman,<br />

öncelikle, diğer ülkelerde aynı özellikler-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 119


de ürün olup olmadığına bakıyoruz. Eğer<br />

varsa, reçeteyi getirtip laboratuvarımızda<br />

Türkiye koşullarında üretilir hale getiriyoruz.<br />

Eğer mevcut değilse kendi reçetemizle<br />

ürün geliştirebiliyoruz.<br />

hemen her sektörde faaliyet gösteren<br />

yatırımcıların ilgisini çekiyor. Kimyayı ise<br />

tüm sektörlerde üretim sürecinin temel<br />

taşı olarak niteleyebiliriz.<br />

Bu nedenle Türkiye’deki kimya sektörü<br />

zaten Türkiye ile eş zamanlı ve organik<br />

bir büyüme içinde bulunuyor. Türkiye’nin<br />

aynı zamanda kendisi gibi her alanda<br />

gelişme potansiyeli yüksek ülkelerle<br />

çevrili olduğunu da unutmamak gerekir.<br />

Tüm bu sebeplerden ötürü Türkiye pazarının<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları için büyük<br />

önem taşıdığını söyleyebiliriz.<br />

BASF olarak, geçtiğimiz yıl, önemli mega<br />

projelere Master Builders Solutions markamızın<br />

imzasını attık. Osmangazi Köprüsü’nün<br />

çelik ayaklarının sabitlenmesi<br />

için özel geliştirdiğimiz çözüm ile katkıda<br />

bulunurken, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde<br />

oluşabilecek korozyon hasarlarına<br />

karşı ve ayakların yüke dayanması<br />

için özel olarak çözümler geliştirdik.<br />

2016 yılında açılışı gerçekleştirilen Osmangazi<br />

ve Yavuz Sultan Selim köprülerinin<br />

ardından, Avrasya Tüneli’nin de<br />

her aşamasında karşılaşılan zorlukların<br />

üstesinden gelmek için geniş ürün portföyümüzle<br />

çözüm ortağı olduk.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Sektörün pazar büyüklüğünü pek çok kriter<br />

nedeniyle belirlemek zor. Türk inşaat<br />

şirketlerinin bölgedeki ve komşu ülkelerdeki<br />

faaliyetleri, Türkiye’deki yapı kimyasalları<br />

pazarını, dünyadaki benzer ülke<br />

pazarlarından daha büyük hale getiriyor.<br />

Sektörün pek çok kolu var: Su izolasyonu,<br />

beton katkısı, tamir harçları, zemin<br />

kaplamaları gibi... Bunların her biri ayrı<br />

ayrı derinliği olan iş kolları. Ancak, BASF<br />

olarak inovasyon anlamında, pazarda<br />

ayrı bir yerimiz olduğunu, bu konuda liderlik<br />

ettiğimizi söyleyebiliriz. Hem beton<br />

katkıları hem de diğer segmentleri<br />

toplam olarak değerlendirdiğimizde hem<br />

ciro hem de hacimsel olarak pazar lideriyiz.<br />

Türkiye, coğrafi açıdan tüm dünya için<br />

büyük jeopolitik önemi olan bir noktada<br />

bulunuyor. Genç nüfusuyla dünyanın en<br />

hızlı büyüyen ikinci ekonomisine sahip<br />

olan ve sanayisi hızla gelişen Türkiye,<br />

<strong>2017</strong> yılı için hedef ve öngörüleriniz<br />

ne doğrultuda? Yıl içerisinde yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

İnşaat sektörünün önümüzdeki dönemde<br />

büyümeye devam edeceği yönünde piyasada<br />

temkinli ancak olumlu bir eğilim olduğunu<br />

görüyoruz. Piyasanın önüne çıkan<br />

zorlukları inşaat malzemeleri üreticilerinin<br />

oluşturduğu dernekler içerisinde, uygun<br />

çözümler üreterek ve uygun otoritelere ve<br />

ilgili devlet birimlerine bunları sunarak ilerlemenin<br />

doğru olacağını düşünüyoruz.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

BASF olarak, dünyanın lider kimya şirketiyiz<br />

ve liderlik pozisyonumuzu korumak<br />

için çalışmalarımıza süratle devam ediyoruz.<br />

BASF’nin geçmişine baktığınızda, patentler<br />

ve buluşlar tarihi görürsünüz. Carl<br />

Bosch, BASF’de geliştirdiği yüksek basınç<br />

teknolojisi ile 1931 yılında Nobel Kimya<br />

Ödülünü aldı. BASF olarak, 1931’den bu<br />

yana Nobel ödüllü bir şirket olmanın haklı<br />

gururunu taşıyoruz.<br />

BASF’nin bugün dünyadaki en yenilikçi<br />

şirket konumuna ulaşmasını sağlayan<br />

inovasyon yolculuğu aslında 152 yıl önce<br />

kurulduğu gün başladı. Kuruluşundan sadece<br />

3 yıl sonra boya uzmanı Heinrich<br />

Caro ve bir araştırma yöneticisi BASF’de<br />

çalışmaya başladı ve bundan kısa bir süre<br />

sonra da BASF ilk patentini aldı. O günden<br />

sonra BASF, araştırma ve geliştirme (Ar-<br />

Ge) alanında hep lider konumda oldu.<br />

Çevreye karşı sorumluluklarımız<br />

noktasında kurum olarak ne gibi<br />

tedbirler alıyorsunuz?<br />

2050 yılında gezegenimizde dokuz milyardan<br />

fazla insan yaşıyor olacak. Dünya nüfusu<br />

ve talepleri artmaya devam ederken,<br />

gezegenin kaynakları ise sınırlı. Günlük<br />

hayat ve tüketim alışkanlıklarımızın değişmemesi<br />

halinde, dünya nüfusunun taleplerini<br />

karşılayabilmek için gezegenimizin<br />

120<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

sunduğu kaynakların üç katı büyüklüğünde<br />

kaynağa ihtiyacımız olacak. Bu durum, çok<br />

fazla global zorluğu beraberinde getireceği<br />

gibi kimyaya dayanan inovasyonların geliştirilmesine<br />

de yol açacak. Dünyanın lider<br />

kimya şirketi olarak BASF olarak, bu inovasyonların<br />

belirlenmesinde önemli bir rol<br />

oynayacağımızı düşünüyoruz.<br />

Kimyamıza dayanan yeniliklerin önemli bir<br />

rol oynayacağı üç önemli alan görmekteyiz:<br />

Kaynaklar, çevre ve iklim, gıda ve beslenme,<br />

yaşam kalitesi. Tüm bu alanlarda<br />

sürdürülebilir gelişmenin kimyasal yeniliğe<br />

ihtiyacı var ve bizim de üzerinde çalıştığımız<br />

şey bu.<br />

Geleceğin kaynakları sorunu, iş birimlerimiz<br />

için olduğu kadar AR-GE birimimiz için<br />

de son derece önemli. Ürün ve çözüm geliştirdiğimiz<br />

sanayilerin tamamında sürdürülebilir<br />

çözümler konusunda tercih edilen<br />

iş ortağı olarak kalmayı hedefliyoruz. Bunu<br />

da, değişik pazar ihtiyaçları olan müşterilerimizle<br />

iş birliği yaparak ve onların yenilikçi<br />

gücümüzden faydalanmalarını sağlayarak<br />

başarmayı hedefliyoruz.<br />

Sürdürülebilir bir gelecek için kimya yaratan<br />

bir şirketin <strong>Yapı</strong> Kimyasalları birimi<br />

olarak, inşaatlarda ve binalarda sürdürebilirlikten<br />

anladığımız; binaların inşası<br />

esnasında kullanılan yapı malzemelerinin,<br />

yaşam süresindeki enerji verimliliğine<br />

olan katkısı ve çevreye zarar vermeyecek,<br />

çevre ile uyumlu olan hammadde ve malzemelerden<br />

oluşmasıdır. Bunun için de<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları alanındaki ürünlerimiz<br />

ile enerji verimli binaların/yapıların inşasına<br />

katkıda bulunacak ürünler üretiyoruz.<br />

Bu konudaki önemli Ar-Ge çalışmalarımızdan<br />

bir tanesine örnek verebiliriz. Katkı<br />

sistemleri segmentimizdeki yüksek sınıflı<br />

ve dayanımlı beton imalatının yanı sıra beton<br />

içerisinde çimento miktarını azaltmaya<br />

ve dolayısıyla karbon salınımını düşürmeye<br />

katkı sağlayacak ‘Green Sense Concrete-Yeşile<br />

Duyarlı Beton’ konseptini ve ilgili<br />

beton katkılarını sektöre ve müşterilerimizin<br />

kullanımına sunuyoruz.<br />

Satış, satış sonrası hizmetler<br />

ve pazarlama organizasyonunuz<br />

hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Bölümü olarak,<br />

Master Builders Solutions global markamızın<br />

sağladığı bütünlük, netlik ve sinerji<br />

ile ürün ve hizmet farklılığımızı ortaya koyabileceğimiz<br />

ve müşterilerimize değer ve<br />

fayda katabileceğimiz projelere ve sektörlere<br />

odaklanıyoruz. Bu doğrultuda teknik<br />

hizmetimizi ve uzmanlığımızı müşterilerimize<br />

daha yakın ve ulaşılabilir hale getiriyoruz.<br />

Konusunda uzman satış ve pazarlama<br />

ekibimiz, iş ortaklarımız distribütör ve bayilerimiz<br />

ile bütün işlerimizde ve sektöre<br />

verdiğimiz hizmetlerde birbirine bağlı paydaşlarımızla<br />

ortak hareket ediyoruz.<br />

Bütün üretim, lojistik, satış ve ilgili bütün<br />

operasyonlarımızda kalitemizden ödün<br />

vermeden, güvenlik ve çevre sağlığını ön<br />

planda tutarak, çalışanlarımızın ve müşterilerimizin<br />

değerlerine saygı duyarak, teknoloji<br />

konusunda öncü, yapı kimyasalları<br />

sektörünün lideri olarak devam etmeyi hedefliyoruz.<br />

BASF <strong>Yapı</strong> Kimyasalları olarak, enerji verimli,<br />

yüksek dayanımlı ve sürdürülebilir<br />

binalar ve yapılar inşa etmek isteyen firmalarla,<br />

tasarımcı ve yüklenici firmalarla<br />

proje aşamasında irtibatlarımızı kuruyoruz<br />

ve üzerimize düşen katkıyı sağlamak üzere<br />

çalışmalarımızı yapıyoruz. Binanın ve ilgili<br />

yapının inşası aşamasında da malzemelerimizin<br />

uygulamalarının doğru ve uygun bir<br />

şekilde yapılması için gerekli teknik desteği<br />

sağlıyoruz ve takibini yapıyoruz.<br />

Sizi rakiplerinizden farklı kılan en<br />

önemli faktör nedir?<br />

Beton katkıları ve yapı kimyasalları sektöründe<br />

farklılaşmanın yolunun, uzmanlık,<br />

teknolojik öncülük, kalite sürekliliği ve<br />

doğru yer ve zamanda hizmet vermekten<br />

geçtiğine inanıyorum. Bu değerlerin hepsini<br />

tutarlı ve sürekli bir şekilde sağladığınız<br />

zaman müşteriler sizi tercih ediyor ve sektör<br />

sizi lider konuma koyuyor. Hazır beton<br />

ve inşaat sektörünün önde gelen firmaları<br />

stratejik ve uzun soluklu iş birliği kurabilecekleri,<br />

beraberce teknolojik ve çevreci<br />

proje üretebilecekleri ve sektörde farklılık<br />

yaratabilecekleri, kimyasal katkı ve yapı<br />

kimyasalı üreticileri ile çalışmak istediklerinin<br />

bilincindeyiz. Satış, pazarlama, Ar-Ge<br />

ve teknik servis bölümlerimizi bu doğrultuda<br />

düzenliyoruz ve çalışıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 121


80’inci yılını kutluyor!<br />

5 kıtada, 33 ülkede 81 yan kuruluş ve 73 üretim tesisi ile üretim faaliyetlerini gerçekleştiren<br />

MAPEI, 1600’den fazla ürün çeşitliliği ile sektör ihtiyaçlarına cevap vermekte.<br />

80 yıl önce İtalya’da doğan MAPEI,<br />

bugün 5 kıtada 33 farklı ülkede konumlanmış<br />

tesislerinde inşaat endüstrisinin<br />

en yenilikçi ürünlerini üretmekte.<br />

MAPEI Türkiye Genel Müdürü<br />

Cem Baki Sinal; MAPEI Grubun stratejik<br />

pazar olarak gördüğü Türkiye’deki<br />

yatırım planını sürdürmeye kararlı<br />

olduğunu, pazardaki en başarılı şirketlerden<br />

biri olma hedefiyle yapılan<br />

plan çerçevesinde sabit varlıklar ve<br />

insan kaynaklarına yapılmakta olan<br />

yatırımlara odaklandıklarını belirtti.<br />

Şirketinizin yapı sektöründeki<br />

yeri ve faaliyetleri hakkında<br />

biraz bilgi alabilir miyiz?<br />

MAPEI, 2013 yılında Türkiye pazarına<br />

giriş yaptığından beri, geniş ürün yelpazesi<br />

ile inşaat endüstrisi için kimyasal<br />

ürünlerin üretimini gerçekleştirmektedir.<br />

Her zaman tam bir sistem<br />

olarak sunulan bu ürünlerin arasında,<br />

seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları,<br />

şaplar, kendiliğinden yayılan tesviye<br />

ürünleri, alt yüzey hazırlama ürünleri,<br />

su yalıtım sistemleri, özel onarım<br />

ve sabitleme harçları, ısı yalıtımı malzemeleri,<br />

iç ve dış mekanlar için kaplamalar,<br />

endüstriyel zeminler ve diğer<br />

inşaat ürünleri bulunmaktadır.<br />

Her sene olduğu gibi bu sene<br />

de İstanbul <strong>Yapı</strong> Fuarı’na<br />

katılıyorsunuz. Bu fuarda ön<br />

plana çıkaracağınız ürün ve<br />

sistemlerinizden bahseder<br />

misiniz?<br />

MAPEI’nin felsefesi yapının ve son<br />

kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap veren<br />

maksimum kaliteyi ve yıllara meydan<br />

okuyan dayanıklılığı sunan tam<br />

sistem çözümleri geliştirmektir. MA-<br />

PEI, <strong>Yapı</strong> TurkeyBuild’de yapı sektörü<br />

profesyonellerinin ihtiyaçlarını göz<br />

önüne alarak geliştirdiği tam sistem<br />

çözümlerinden, seramik ürünleri, su<br />

yalıtımı, zemin kaplamaları, beton<br />

tamiri, yapısal güçlendirme , tarihi<br />

yapıların restorasyonu, deprem koruma<br />

, ısı yalıtım ve dekoratif kaplama<br />

sistemlerini sergiliyor olacak.<br />

Islak Hacimler (Teraslar,<br />

Balkonlar, Banyolar ve Yüzme<br />

Havuzları) için MAPEI Sistem<br />

Çözümleri<br />

MAPEI ıslak hacimler için seramik altı su yalıtım<br />

malzemeleri olarak MAPELASTIC ailesi<br />

ürünlerini önermektedir. Teras, balkon, banyo<br />

ve yüzme havuzlarında 20 yılı aşkın süredir<br />

kullanılan, çift bileşenli, esnek çimento esaslı<br />

harç MAPELASTIC ailesi ürünleri, düşük sıcaklıklarda<br />

bile yüksek esnekliğini korur. MAPE-<br />

LASTIC Sistem ile yıllar boyunca ilk günkü<br />

görünümünü ve fonksiyonelliğini koruyan çözümler<br />

yaratılır, tesviye şapından, özel üretim<br />

köşe yalıtım bantlarına, alkali dayanımlı filesine<br />

dek, tüm detayları kusursuz bir sistem<br />

oluşturmak için kullanılan ürünler sayesinde<br />

estetik ve konfor bir arada sunulur. Islak hacimlerde<br />

seramik altı yalıtımının sağlanmasını<br />

takiben KERAFLEX MAXI S1 seramik yapıştırıcısı<br />

olarak kullanılır. Özellikle ıslak hacimlerde,<br />

dış mekanlarda, büyük boyutlu seramik<br />

uygulamalarında mükemmel sonuçlar veren<br />

KERAFLEX MAXI S1, TS EN 12004 standartlarına<br />

uygun olarak C2TES1 (esnek) olarak sınıflandırılmıştır.<br />

Sistemin derz dolgusu KERA-<br />

COLOR FF’in, 14 farklı rengi vardır, EN 1388<br />

standartlarına uygun olarak CG2 WA olarak<br />

sınıflandırılmıştır. KERACOLOR FF, 20 kg ve<br />

5 kg ambalaj seçenekleriyle Türkiye’deki fabrikamızda<br />

üretilmektedir. Sistemde kullanılan<br />

silikonlarımız MAPESIL AC (iç mekan), MAPE-<br />

SIL LM (dış mekan) derz renkleri ile aynıdır.<br />

122<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Doğal Taşların <strong>Yapı</strong>ştırılması için Hızlı Sistem<br />

Dünyadaki trende paralel olarak , son<br />

yıllarda ülkemizde de granit, mermer, traverten<br />

gibi doğal taş kullanımları artmaya<br />

başlamıştır. <strong>Yapı</strong> sektörüne sunduğu<br />

sistem çözümleriyle her zaman bir adım<br />

önde olan MAPEI, yıllara dayanan deneyimiyle,<br />

doğal taşları hassasiyet derecelerine<br />

göre sınıflandırmış ve bu tip uygulamalar<br />

için özel ürünler geliştirmiştir.<br />

Bu ürünlerden biri olan GRANIRAPID Türkiye’de<br />

üretilmektedir. Hızlı priz alan, iki<br />

bileşenli bu özel yapıştırıcıyla, nem ve<br />

suya hassas doğal taşlar, şekil, renk<br />

veya desen bozulması riski olmadan uygulanabilir<br />

hale gelmiştir. GRANIRAPID<br />

zeminlerin çok kısa sürede yaya trafiğine<br />

açılmasını sağlayan hızlı priz alma özelliğiyle,<br />

faaliyetleri durdurulamayacak olan,<br />

havalimanı, hastane gibi toplu kullanım<br />

alanları için ideal çözümdür. GRANIRA-<br />

PID, EN 12004 standartlarına uygun olarak<br />

C2FS1 olarak sınıflandırılmıştır.<br />

Sistem içinde kullanılan yüksek performanslı<br />

derz dolgusu ULTRACOLOR PLUS<br />

rakiplerinden ciddi oranda farklılaşan<br />

üstünlükleriyle ön plana çıkar. Küf oluşumunu<br />

engelleyen Bio-Block ® ve su itici<br />

DropEffect ® teknolojileriyle üretilen ULT-<br />

RACOLOR PLUS, efloresans sonucu oluşabilecek<br />

renk değişimlerini de engeller.<br />

20 mm’ye kadar çatlama yapmadan uygulanabilen<br />

ULTRACOLOR PLUS’ın renk paletinde<br />

34 seçenek yer alır. ULTRACOLOR<br />

PLUS, EN13888 standartlarına uygun olarak<br />

CG2 WA olarak sınıflandırlmıştır.<br />

Endüstriyel Çatılar için Uzun<br />

Ömürlü Su Yalıtım Çözümü:<br />

MAPEPLAN T<br />

MAPEI, esnek bir TPO türevi olan<br />

FPO’dan ürettiği su yalıtım örtüsü Mapeplan<br />

T ile, düşük eğimli çatılar için mükemmel<br />

bir su yalıtım çözümü sunuyor.<br />

Mapeplan T, yüksek dayanımlı polyester<br />

veya cam tülü file donatılı olarak esnek<br />

polyolefin FPO’dan üretiliyor. Açıkta kalan<br />

veya balastlı çatı uygulamaları için<br />

mekanik olarak sabitlenen membran<br />

sistemleriyle beraber özellikle düzensiz<br />

alt yüzeyler için tam yapıştırma sistemi<br />

de pazardaki mevcut çözümlere yeni bir<br />

alternatif oluşturuyor.<br />

MAPEPLAN T membranları, tek multi-ekstrüzyon<br />

kaplama işlemiyle üretiliyor<br />

ve donatı yerleştirilmesi ön laminasyonsuz<br />

yapılıyor. Örtülerde üst katmanın<br />

standart rengi smart white, alt katmanınki<br />

siyahtır. Mapeplan T M UV dayanımlıdır<br />

ve tüm hava koşullarına dayanır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 123


Dosya<br />

Yeni Nesil Püskürtmeyle Uygulanan Membran; PURTOP<br />

<strong>Yapı</strong> endüstrisi için öncü ürünler yaratmaya<br />

odaklanan MAPEI AR-GE tarafından<br />

geliştirilen PURTOP yeni nesil su yalıtım<br />

membranıdır. Yüksek yırtılma dayanımı,<br />

olağanüstü esnekliği ve kimyasallara dayanımı<br />

sayesinde, PURTOP 400 M geniş<br />

düz çatılar ve köprü tabliyelerinde su yalıtım<br />

membranı olarak kullanmak için uygundur.<br />

Aynı zamanda, özel karakteristiği<br />

nedeniyle, hem yeni hem de eski yapıların<br />

su yalıtımında kullanılabilir. PURTOP 400<br />

M, düz çatılar (yaya trafiğine uygun çatılar,<br />

ters çatılar ve yeşil çatılar) için PURTOP<br />

ÇATI SİSTEMİ ve araç trafiğine uygun düz<br />

çatılar, köprü tabliyeleri ve viyadükler için<br />

PURTOP TABLİYE SİSTEMİ’nde kullanılan<br />

su yalıtım membranıdır.<br />

Bazı uygulama örnekleri arasında bahçeli<br />

teras ve ters çatıların su yalıtımı, sac metalden<br />

yapılmış düz çatıların su yalıtımı,<br />

stadyumlardaki basamak ve oturma yerlerinin<br />

su yalıtımı (uygun bitirme ürünüyle<br />

birlikte), köprü ve viyadük tabliyelerinin su<br />

yalıtımı sayılabilir.<br />

Prestijli Yüzey Teknolojisi : ULTRATOP LOFT<br />

ULTRATOP LOFT mimari tasarımda özgün, canlı<br />

ve prestijli mekanlar yaratılmasını sağlayan bir<br />

sistem ürünüdür. Kişiliği, yaratıcı tasarımları<br />

duvarlara ve zeminlere yansıtabilmeyi mümkün<br />

kılan ULTRATOP LOFT, geniş renk seçeneği ile<br />

modern ve etkileyici sonuçlar sunmaktadır. MA-<br />

PEI’nin uzun AR-GE çalışmaları sonucu, yeni<br />

nesil teknolojilerle geliştirdiği bu sistemin arkasında<br />

yatan fikir, çağdaş iç mekanlar yaratmak<br />

ve kesintisiz zeminler oluşturmaktır.<br />

ULTRATOP LOFT pürüzsüz yüzeyi ve dokusu ile<br />

yüksek estetik ve fiziksel performansa sahiptir.<br />

Ayrıca UV ışınlarına karşı dayanıklı, kolay temizlenebilir<br />

ve uygulaması son derece basittir.<br />

ULTRATOP LOFT serisinde, kullanıcının talebi<br />

doğrultusunda daha desenli ya da daha pürüzsüz<br />

yüzey elde etme imkanı sağlayan iki farklı<br />

ürün vardır; ULTRATOP LOFT F ve ULTRATOP<br />

LOFT W.<br />

Yüksek performanslı, çimento bazlı zemin kaplaması<br />

ULTRATOP LOFT, mekanik ve aşınma<br />

dayanım özellikleri sayesinde yaya trafiğinin<br />

yüksek olduğu kentsel alanlarda olduğu kadar,<br />

günümüzde evlerde de kesintisiz zeminler yaratmak<br />

için kullanılmaktadır.<br />

124<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“Sürdürülebilirlik<br />

yenilikçiliğimizin anahtar parçası”<br />

“Yakın zamanda hem su yalıtımı ve hem de seramik yapıştırıcısı olarak kullanabileceğimiz,<br />

dolayısı ile zaman ve işçilikten çok büyük tasarruf sağlayan bir ürünümüz Türkiye’de raflarda<br />

yerini bulacak.”<br />

94 ülkede 170 üretim tesisi ve 17 bin<br />

çalışanıyla, endüstriyel imalatta kullanılan<br />

özel yapıştırıcılar ve sızdırmazlık ürünleri<br />

üreten Sika, <strong>Yapı</strong> Kimyasalları alanında<br />

bir asrın üzerinde köklü bir kuruluş durumunda.<br />

Ülkemizde ise 25 yıldır faaliyet<br />

gösteren Sika Türkiye’nin Pazarlama ve<br />

Kurumsal İletişim Yöneticisi Fazlı Bulut ile<br />

önümüzdeki dönem için planlarını, sektördeki<br />

yenilikleri, yeni ürünlerini ve çevresel<br />

konuları ele almaya çalıştık. Keyifli okumalar.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Sika Türkiye yaklaşık 25 yıldır ülkemizde<br />

faaliyet gösteriyor. İstanbul ve Mersin’de<br />

alanında en son teknolojiye sahip, toplam<br />

600 bin tonun üzerinde kapasitesi<br />

bulunan iki üretim tesisi, 7 bölge ofisi ve<br />

200’e yakın çalışanı bulunuyor. Hitap ettiği<br />

inşaat ve endüstriyel imalat sektörlerinde<br />

lider tedarikçi konumunda olduğunu<br />

söylemek de yanlış olmayacaktır.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Sika’nın Gotthard Tüneli’nde sızdırmazlık<br />

harçları ile başlayan serüveni şu an su altı<br />

yapılarındaki kompartman sistemlere uzanan<br />

çok farklı uygulama ve yapılara sahip<br />

ürünlerle devam ediyor. Sızdırmazlık ve<br />

yapıştırıcılar segmentinde sektöre inovatif<br />

ürünler sunuyoruz. Profesyonel ve son kullanıcıya<br />

uygun poliüretan, silikon, bitüm,<br />

akrilik esaslı yüksek performanslı ürünlerimiz<br />

ile hizmet veriyoruz.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkede<br />

olduğu gibi gerek inşaat sektörü ve gerekse<br />

yapı malzemeleri sektörü yarattığı<br />

katma değer ve istihdam açısından Türkiye<br />

ekonomisinin lokomotif sektörlerinden<br />

birisi ve böyle olmaya da devam ediyor.<br />

Türkiye yapı malzemeleri sektörü pek çok<br />

inşaat alt sektöründe toplamda yüksek<br />

bir kurulu kapasiteye sahip. Son yıllardaki<br />

global krizin kapasite kullanım oranları<br />

üzerindeki olumsuz etkisi olmasına rağmen,<br />

Türkiye globalde üretim rakamları<br />

göz önüne alındığında, pek çok inşaat<br />

126<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

malzemeleri alt sektöründe yakın coğrafyasında<br />

önemli bir konuma sahip. Çin ve<br />

Rusya gibi büyümekte olan ülkelerde olduğu<br />

gibi, Türkiye’de de konut talebi, yenilebilir<br />

enerji alanında alt yapıyı da kapsayan<br />

çalışmalar, kentsel dönüşüm gibi gelişim<br />

alanları sayesinde Türkiye’deki konut, konut<br />

dışı ve altyapı inşaatlarında büyüme<br />

beklendiğini söyleyebiliriz.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Ar-Ge faaliyetlerimiz firma olarak olmazsa<br />

olmazlarımız arasında yer alıyor. Müşterilerimizden<br />

gelen talepler ile sektörel analizleri<br />

ve teknolojik gelişmeleri de takip<br />

ederek, ürün gamı ve mevcut ürünlerimizin<br />

kalitesini arttırmak ve sektöre yönelik<br />

en iyi çözümleri sunma yönünde yaptığımız<br />

çalışmalar ile Ar-Ge çalışmalarımız ile<br />

pazara yön veriyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Sürdürülebilirlik, yenilikçiliğimizin anahtar<br />

parçası. Binalar ve motorlu araçlar için dayanıklılığı<br />

geliştirmek ve hem enerji hem<br />

de malzeme verimliliğini sağlamayı amaçlıyoruz.<br />

Biz sürekli her çabamızda hem kendi şirketimiz<br />

içinde hem de ürünlerimize güvenen<br />

ortaklarımız için kaynak tüketimini<br />

azaltmaya sebep oluyoruz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Sika’nın geleneksel yönetim tarzından profesyonel<br />

yönetime geçmesi ile birlikte global<br />

büyümesinde çok büyük bir ivmelenme oldu.<br />

Önümüzdeki dönemde gerek organik olarak<br />

gerek ise şirket satın almaları ile büyümenin<br />

devam edeceği ve sektördeki lider konumunu<br />

daha da güçlü bir şekilde koruyacağını<br />

öngörüyoruz Yeni ürün süreci Sika’da sürekli<br />

olarak devam ediyor. Gelişen inşaat teknolojisi<br />

ve ihtiyaçlar doğrultusunda müşterilerimize<br />

en iyi şekilde çözüm verebilmek için<br />

Fazlı Bulut<br />

Pazarlama ve Kurumsal İletişim Yöneticisi<br />

sektördeki firmaların da aynı şekilde kendini<br />

geliştirmesi şart. Yakın zamanda hem<br />

su yalıtımı ve hem de seramik yapıştırıcısı<br />

olarak kullanabileceğimiz, dolayısı ile zaman<br />

ve işçilikten çok büyük tasarruf sağlayan bir<br />

ürünümüz Türkiye’de raflarda yerini bulacak.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 127


Bostik‘in global anlamdaki vizyonu yeni<br />

ürün ve aplikasyonları desteklemekte<br />

“Yeni ürün ve aplikasyonları planlarken, çevresel etkileri gözeterek<br />

bir çalışma yapıyoruz. Özellikle yeni ürünlerimiz ile ilgili<br />

çalışmalarımız çevre bilinci ekseninde gerçekleştirilmektedir.”<br />

Doğan Öz / Bostik C&C İş Birimi Müdürü<br />

<strong>Yapı</strong>ştırıcı pazarının lideri olma hedefiyle<br />

çalışmalarını yoğunlaştıran Bostik, köklü<br />

bir geçmişe sahip. Bostik C&C İş Birimi<br />

Müdürü Doğan Öz ile gündemdeki faaliyetlerini<br />

konuştuk.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Bostik, 1889 yılında Chelsea Massachussets’de<br />

Bostik Blacking Co. adıyla<br />

kuruldu. 1929’da ise USM (United Shoe<br />

Machinery) tarafından satın alındı ve<br />

1950’lere kadar ayakkabı endüstrisine<br />

ağırlık verildi. 1990 yılında petrol ve doğalgaz<br />

şirketi TOTAL bünyesine katılan Bostik,<br />

TOTAL bünyesinde bulunan yapıştırıcı<br />

firmalarıyla birleşerek büyümeye devam<br />

etti ve düzenli firma satın alma politikaları<br />

128<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

ile sektördeki lider firmalardan biri oldu.<br />

2001 yılında TOTAL, Fina ve ELF Aquatine’in<br />

birleşmesi ile bu şirketlere ait yapıştırıcı<br />

firmaları olan Bostik ve Ato Findley<br />

birleşti ve Bostik Findley ortaya çıkmıştır.<br />

2004’de zengin ve köklü geçmişleri olan<br />

organizasyonların birleşmesi sonucu ortaya<br />

çıkan Bostik Findley, yapıştırıcı pazarında<br />

lider olacak tek marka olarak yoluna<br />

devam etme kararı aldı ve yeni firma Bostik<br />

doğdu. 2015 yılının Şubat ayında Arkema,<br />

Bostik’in satın alımını gerçekleştirmiş<br />

olduğunu duyurdu. Artık, Arkema bünyesine<br />

katılmış bir firma olarak, yeni dönemin<br />

stratejisine bu tarihi satın alma önemli bir<br />

katkıda bulundu.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Bostik olarak temel ürünlerimizi; su yalıtımı,<br />

zemin hazırlığı, seramik yapıştırıcıları,<br />

halı ve PVC yapıştırıcıları, ahşap yapıştırıcıları,<br />

dekorasyon, teknik harç ve kimyasallar,<br />

panel ve ısı yalıtımı, sızdırmazlıklar<br />

ve yapıştırıcılar olarak gruplayabiliriz. Bu<br />

ürün grupları içerisinde özellikle su yalıtımı,<br />

zemin hazırlığı, sızdırmazlık ve yapıştırıcılar<br />

lokomotif ürün gruplarımızdır. Her<br />

türlü zor hava koşullarında uygulanabilen,<br />

uzun ömürlü yeni nesil SMP su yalıtım<br />

ürünleri, alanında öncü Boscopur markalı<br />

PU ve Cementech markalı çimento esaslı<br />

su yalıtımı malzemeleri, sektörünün öncüsü<br />

cephe sızdırmazlık ve yapıştırıcı ürünleri<br />

AR-GE organizasyonumuz ile sürekli<br />

yenilenen ve sektör trendlerine göre adapte<br />

olabilen ürün gruplarımızın başında gelmektedir.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Türkiye inşaat sektörünün ana unsurları<br />

kentsel dönüşüm projeleri, büyük altyapı<br />

projeleri, özel ve kamu sektörünün üretmiş<br />

olduğu toplu konut projeleridir. Bu 3<br />

alanın ortak ihtiyacı ise maliyetlendirme<br />

açısından optimum maliyet ile teknik açıdan<br />

olmazsa olmaz gereksinimlerin sağlanabildiği,<br />

sürdürülebilir ve uzun ömürlü<br />

yapıların ortaya çıkarılabilmesidir. <strong>Yapı</strong><br />

kimyasalları bu alanda temelden çatıya<br />

sayısız çözüm ile toplam sektör içerisinde<br />

önemli bir paya sahiptir. 2006’dan beri<br />

yapı sektörü analiz edildiğinde özellikle<br />

hi-tech çözümlerin farkındalık yaratma ile<br />

pazara tanıtılmış olması, Türk müteahhitlerinin<br />

uluslararası platformda pek çok<br />

projede başarıyla yer alıp, orada edindikleri<br />

know-how’ı yurt içine taşımış olmaları<br />

önemli. Spesifik derneklerin faaliyetleri ile<br />

yapı kimyasalları global vizyonu ülkemizdeki<br />

faaliyetler ile paralel duruma gelmiş<br />

ve global pek çok teknoloji ülkemizde de<br />

kısa bir sürede üretilebilir olmuştur.<br />

AR-GE çalışmalarınızdan<br />

bahsedebilir misiniz? Çalışmalara<br />

ayırdığınız bütçe ve imkanlar<br />

nelerdir?<br />

Yurt içinde 2 üretim tesisimizin var. Bu<br />

bize, tesislerde mevcut ürünlerin geliştirilmesi<br />

ve yeni ürünlerin ortaya çıkarılması<br />

konusunda önemli bir avantaj<br />

sağlıyor. Özellikle <strong>2017</strong>’ de bu avantajımızı<br />

pek çok önemli projede ön plana<br />

çıkaracağız. Bostik‘in global anlamdaki<br />

vizyonu da yeni ürün ve aplikasyonları<br />

destekler yöndedir.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan<br />

çevre kirliliği, atık vs.. gibi<br />

problemlere karşı ne gibi tedbirler<br />

alıyorsunuz?<br />

Yeni ürün ve aplikasyonları planlarken,<br />

çevresel etkileri gözeterek bir çalışma<br />

yapıyoruz. Özellikle yeni ürünlerimiz ile<br />

ilgili çalışmalarımız çevre bilinci ekseninde<br />

gerçekleştirilmektedir.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Türkiye’nin ülke olarak büyüme potansiyeli,<br />

Bostik’in Türkiye’ye bakış açısı<br />

ve yeni yapılanmamızı değerlendirdiğimizde<br />

bizler için önemli bir büyüme<br />

senesi olacağına inanıyorum. Yıl içerisinde<br />

bu büyüme hedefi doğrultusunda<br />

planladığımız pek çok projemiz bulunuyor.<br />

Bu projeleri yıl içerisinde iş ortakları<br />

toplantımızda açıklamayı planlıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 129


Advertorial


Advertorial


“Kalekim laboratuvarında ürünler<br />

dünyada sınırlı sayıda bulunan<br />

cihazlarla test ediliyor”<br />

“Uygulamalı araştırma laboratuvarımızda yapılan temel araştırma çalışmalarıyla ürün<br />

geliştirme çalışmalarına büyük destek sağlanıyor ve daha inovatif ürünler yapma<br />

potansiyelimizle birlikte ürün geliştirme hızımız giderek artıyor.”<br />

Kale Grubu Kurucusu ve Onursal Başkanı<br />

İbrahim Bodur tarafından 1973 yılında kurulan<br />

Kalekim, seramik yapıştırıcıları ve derz<br />

dolguları üretimiyle başladığı faaliyetlerini,<br />

bugün, inşaat sektörünün her türlü yapı kimyasallarını<br />

üreterek sürdürmekte. Kalekim<br />

Genel Müdürü Altuğ Akbaş ile <strong>Yapı</strong> Kimyasallarını<br />

ve Kalekim’in yeni ürünlerini ve gelecek<br />

planlarını konuştuk…<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörünün jenerik markasını<br />

oluşturan Kalekim, 44 yıllık bilgi<br />

birikimi ve tecrübesiyle yeni ürünler geliştirip,<br />

yepyeni projelere imza atarak, Türk<br />

yapı kimyasalları sektöründe ilkleri gerçekleştirmeye<br />

devam etmektedir.<br />

Bugün Kalekim, üretim ve satış kapasitesi<br />

olarak Türkiye ve bölgesinde birinci, Avrupa’da<br />

ise 5’inci sıraya yerleşti. Ülkemizde<br />

%50’nin üzerinde pazar payına ulaşarak<br />

sektörde açık ara önde olan Kalekim, bulunduğu<br />

coğrafyada zirveye çıkmayı başarmış<br />

bir Türk şirketidir.<br />

Kalekim, İstanbul, Yozgat, Isparta, Mersin,<br />

Erzurum ve Mardin tesislerinde, üretim<br />

faaliyetlerini sürdürüyor. <strong>Yapı</strong> kimyasalları<br />

fabrikalarında yıllık toplam 700 bin<br />

ton yapı kimyasalı üretim kapasitesine<br />

sahip olan Kalekim, İstanbul’da bulunan<br />

Kale Boya ve Sıva işletmesinde yılda 100<br />

bin ton boya ve sıva üretiyor.<br />

Kalekim, her türlü yapı kimyasalları, boya-sıva<br />

ile ısı ve su yalıtımı ürünleri üreterek<br />

yapı sektöründe öncülüğünü sürdürüyor.<br />

Bugün 70 ülkeye ürünlerini sunan<br />

Kalekim olarak, ürün gamımızı, sektördeki<br />

trendleri ve tüketici ihtiyaçlarını gözeterek<br />

yeni ürünler ile genişletiyoruz.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Kalekim olarak son yıllarda sektöre kazandırdığımız,<br />

tüketici ve profesyonellerden<br />

büyük ilgi gören yenilikçi ürünlerimizden<br />

bazılarını şöyle özetleyebiliriz;<br />

Artık kışın inşaatlar durmayacak<br />

Kalekim’in, zorlu kış koşullarında dahi yapılara<br />

uygulama imkanı sağlayarak bir ilke<br />

daha imza attığı Wintertech teknolojisi, ar-<br />

134<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

tık kışın işe ara verilmesi, ortamın ısıtılmaya<br />

çalışılması gibi zorunlulukları ortadan<br />

kaldırıyor. Kış aylarında çimento esaslı<br />

ürünler ile birlikte güçlü çözümler sunan<br />

Wintertech, -10 °C’de dahi kullanım imkanı<br />

sağlıyor. Çimento esaslı ürünler +5 ila<br />

+35 °C arasında uygulanabiliyorken, Kalekim’in<br />

geliştirdiği Wintertech teknolojisi<br />

ile üretilen yüksek performanslı seramik<br />

yapıştırıcısı 1056 Profesyonel ve gazbeton<br />

örgü harcı 1058 Technoblock ürünleri,<br />

-10 ila +23 °C arasında rahatlıkla kullanılabiliyor.<br />

Kalekim, mimar, mühendis ve<br />

profesyonel karar vericilere hitap eden,<br />

2015 yılında hayata geçirdiği yenilikçi ürünü<br />

Wintertech ile sıcaklığın düştüğü kış<br />

şartlarında şantiyelerin durmasının önüne<br />

geçerek, inşaat projelerinin hızla tamamlanmasına<br />

katkıda bulunuyor.<br />

İlhamını sanattan alan ‘Artcrete’<br />

mekanlara zarafet katıyor<br />

Kale Boya’nın, yalın tasarıma ve esnek bir<br />

yapıya sahip kaplama malzemesi Artcrete,<br />

yüksek mukavemetli, darbelere, çizilmelere<br />

ve suya dayanıklı yapısıyla öne çıkıyor.<br />

2015 yılında Raf Ödülü’nün sahibi olduğumuz<br />

Artcrete, hem duvar hem de zeminde<br />

kullanılabildiği için efekt bütünlüğü sağlıyor<br />

ve farklı uygulama teknikleri ile farklı<br />

desenler yaratma imkanı sunuyor. İlhamını<br />

sanattan alan, beton kadar güçlü Artcrete,<br />

ismini de, İngilizce sanat (art) ve beton<br />

(concrete) kelimelerinin bileşiminden<br />

alıyor. Suya karşı dayanıklı olan Artcrete,<br />

banyo gibi ıslak hacimlerde dahi kullanılabiliyor.<br />

Artcrete ayrıca dışarıdan içeriye<br />

su geçirmemesine rağmen, içerideki nemi<br />

dışarıya atabilme kabiliyeti ile binaların<br />

nefes almasını sağlıyor.<br />

Altuğ Akbaş / Kalekim Genel Müdürü<br />

Modern yapıların yeni trendi:<br />

Betonart ve Betonart Fresh<br />

Sektörün önemli bir ihtiyacını karşılayan<br />

ve ilk olarak Kalekim tarafından geliştirilen,<br />

modern yapıların yeni trendi Betonart<br />

ile 2011’de yine Raf Ödülü’ne layık<br />

görülmüştük. Betonart farklı formlarda<br />

kullanım alternatifleri sunarak, ilk günden<br />

itibaren tasarımcıların ve mimarların yaratmak<br />

istedikleri mekanlar için vazgeçilmez<br />

bir ürün oldu. Betonart’ın sağlıkla buluştuğu<br />

yine Türkiye’de ilk ve tek Kalekim tarafından<br />

geliştirilen Betonart Fresh ise aynı<br />

zamanda iç mekanlardaki sigara, kızartma<br />

veya kimyasal kokuları giderme özelliğine<br />

sahip. Bu sayede tek bir dokunuş ile be-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 135


ton görünümünün yanı sıra sağlıklı mekanlar<br />

yaratmak artık mümkün.<br />

<strong>Yapı</strong>ların dekoratif ihtiyaçlarını<br />

‘Camsıva’ ile karşılıyoruz<br />

Türkiye’de ilk ve tek olarak Kale Boya<br />

tarafından geliştirilen ‘Camsıva’, camın<br />

parlaklığı ve ışıltısını, dekoratif sıva ile<br />

buluşturarak iç ve dış mekanlara taşıyor.<br />

Tasarımda yeni arayışları ve dekoratif ihtiyaçları<br />

karşılayan ‘Camsıva’, içerdiği<br />

cam parçacıkları sayesinde, uygulandığı<br />

mekanlarda hareketli ve ışıltılı görüntüler<br />

yaratıyor. Aşırı soğuk veya sıcak, yağmur,<br />

kar, nem gibi ağır hava şartlarından<br />

etkilenmeyen ‘Camsıva’, aynı zamanda<br />

kabarmayan ve çatlamayan yapısıyla öne<br />

çıkıyor. Kalekim olarak geliştirdiğimiz ısı<br />

yalıtımı sistemi ‘Kale Mantolama’ ile tüketiciler,<br />

doğalgaz ve elektrik faturalarında<br />

%50’ye varan oranlarda düşüş elde edebiliyor.<br />

En Avantajlı Isı Yalıtımı ‘Kale<br />

Mantolama’dan<br />

Kalekim olarak, ısı ve su yalıtımı alanındaki<br />

gücümüzü daha da artırmaya yönelik<br />

faaliyetlerimize hız veriyoruz. Bu kapsamda<br />

geliştirdiğimiz, en avantajlı ve garantili<br />

mantolama sistemimizle ısı yalıtımı alanında<br />

fark yaratıyoruz. Kale Mantolama<br />

Sistemleri ile, Türkiye’de ilk kez 10 yıl<br />

ürün, 2 yıl uygulama garantisi sunarak<br />

binaları koruma altına alıyoruz. Uygulama<br />

süresine ilave olarak 2 yıl kullanım sürecini<br />

kapsayan sigorta ile uygulama sonrası<br />

montaj ve işçilik nedeniyle meydana gelebilecek<br />

hasarlara karşı da güvence sağlıyoruz.<br />

‘Su yalıtımı’ binaları depreme karşı<br />

koruyor<br />

Kalekim olarak ayrıca, deprem sırasında<br />

meydana gelen büyük yıkımların en önemli<br />

nedeninin korozyon (paslanma) olduğuna<br />

dikkat çekiyor ve su yalıtımlı binaların artılırması<br />

yönünde çalışmalar yürütüyoruz.<br />

Ülkemizde su yalıtımı konusu hayati önem<br />

taşıyor çünkü korozyon nedeniyle yapılarımız<br />

depreme karşı dayanıksız hale geliyor.<br />

Su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistemi,<br />

korozyon (paslanma) nedeniyle 10 yıl<br />

içinde başlangıçtaki taşıma kapasitesinin<br />

%66’sını kaybediyor. Bu da binanın erken<br />

yaşlanmasına, en önemlisi de depremin<br />

yıkıcı etkilerine davetiye çıkarıyor.<br />

Binalara sızan su, korozyonla birlikte, insan<br />

sağlığına zararlı küf, mantar ve benzeri<br />

organik maddelerin oluşumuna sebep<br />

oluyor. Gerek yapı güvenliği, gerekse sağlık<br />

ve konfor şartları açısından binalarda<br />

mutlaka uygun malzemeler kullanılarak su<br />

yalıtımı yapılmasını öneriyoruz.<br />

Ar-Ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Kalekim’i rakiplerinden ayıran en önemli<br />

özelliklerinden biri Ar-Ge’ye yaptığı yatırımdır<br />

ve inovasyon en önemli şirket stratejilerimizdendir.<br />

Ürettiğimiz ürünlerden, sunduğumuz<br />

hizmetlere tüm süreçlerimizde<br />

inovasyonun önemine inanıyoruz. Bu anlamda<br />

kuruluşu çok uzun yıllar öncesine<br />

dayanan ve her geçen gün güçlenen ve<br />

büyüyen bir Ar-Ge bölümümüz var.<br />

Bugün, Kalekim Araştırma ve Geliştirme<br />

Bölümü’nde, çimento, akrilik, epoksi, poliüretan<br />

gibi kimyaları içinde barındıran;<br />

seramik uygulamaları, su yalıtımı, ısı yalıtımı,<br />

zemin sistemleri, boya, sıva, yüzey<br />

hazırlık malzemeleri gibi oldukça geniş<br />

ürün gamı için geliştirme ve iyileştirme<br />

faaliyetleri 44 yıllık bilgi birikimiyle gerçekleştiriliyor.<br />

Kalekim olarak, Ar-Ge çalışmalarımızı<br />

sadece performans analizine dayalı<br />

çalışmalarla değil, fiziksel ve kimyasal<br />

çözümlemeye de dayalı hale getirme vizyonuyla<br />

“Kalekim Uygulamalı Araştırma<br />

Laboratuvarı”nı oluştuduk ve son teknolojik<br />

cihazlarla donattık. Oluşturduğumuz<br />

bu teknoloji üssünde bir yandan devlet<br />

ve üniversitelerle projeler yürütebilmeyi<br />

sağlayan enstrümantal analiz araçları<br />

ile çalışmalarımızı sürdürürken, kalite ve<br />

müşteri memnuniyetini garanti eden Avrupa<br />

Standartlarına ait tüm testlerimizi de<br />

gerçekleştiriyoruz.<br />

Ar-Ge gücümüzün bir izdüşünü olan, patenti<br />

tamamen Kalekim’e ait olan ve sektörde<br />

bir ilk olma özelliği taşıyan KALEKİM<br />

ID teknolojisiyle dünyanın her yerinde bulunan<br />

hammaddelerle aynı kalitede üretim<br />

yapabiliyoruz. Ürünleri, üretildiği coğrafyadan<br />

bağımsız olarak, farklı iklim koşullarını<br />

simüle eden sıcaklık ve nem ayarlı özel<br />

kabinlerde test ediyoruz. Uygulama ve performans<br />

testleri başarıyla sonuçlandırılan<br />

ürünler tüketicilerimizle buluşturuyoruz.<br />

Ortaya koyduğumuz bilimsel çalışmalarla<br />

ulusal ve uluslararası birçok platforma ka-<br />

136<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

tılımcı olarak davet edilip, çalışmalarımızı<br />

sunmanın, Ar-Ge gücümüzle dünya çapında<br />

tanınmadın gurunu yaşıyoruz.<br />

Ayrıca Kalekim laboratuvarında ürünler<br />

dünyada sınırlı sayıda bulunan cihazlarla<br />

test ediliyor. Uygulamalı araştırma laboratuvarımızda<br />

yapılan temel araştırma çalışmalarıyla<br />

ürün geliştirme çalışmalarına<br />

büyük destek sağlanıyor ve daha inovatif<br />

ürünler yapma potansiyelimizle birlikte<br />

ürün geliştirme hızımız giderek artıyor. Ar-<br />

Ge yapımız sadece performans analizine<br />

dayalı değil, performans ile birlikte fiziksel<br />

ve kimyasal çözümlemeye dayalı ve bu<br />

anlamda çalışan uygulamalı araştırma laboratuvarımız<br />

en teknolojik cihazlarla donatılmış<br />

durumda.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Kalekim olarak, yapı sektöründeki faaliyet<br />

alanımızda ulusal liderliğimizi sürdürürken;<br />

ülkemizin bulunduğu bölgede, bilgi ve<br />

teknoloji gücümüz ile daima en iyi çözümler<br />

üreten bölgesel lider olma vizyonuyla<br />

hareket ediyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> alanında sektöre liderlik eden bir<br />

şirket olarak, toplumsal sorumluluk anlayışımız<br />

konusunda özenli olmaya gayret<br />

gösteriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç ve<br />

beklentilerine en doğru cevabı verebilmek<br />

için tüm faaliyet alanlarımızda “daima en<br />

iyi” olmayı prensip ediniyoruz. Şirket olarak,<br />

ülkemizde sürdürülebilir bir büyümeyi<br />

başarmanın yolunun sürekli iyileştirme ve<br />

geliştirmeden geçtiğinin bilincindeyiz.<br />

“Başka bir dünya yok, dünyayı kurtarabilmek<br />

için yapılacaklar çok” prensibinden<br />

hareketle, doğal kaynak kullanımında oldukça<br />

duyarlıyız. Atıklarımızı ayırıp tekrar<br />

doğaya kazandırma çalışmaları yapıyoruz.<br />

Yasal mevzuatlara uyum çerçevesinde;<br />

çevre, eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, müşteri<br />

memnuniyeti konularında sorumluluğumuzun<br />

farkında olmaya devam ediyoruz.<br />

Kalekim olarak dünyamıza sadece faydalı<br />

izler bırakmayı hedefliyoruz. İşte bu bakış<br />

açısıyla son 4 yılda karbon salınımımızı<br />

804,3 ton azaltarak 1956 ağaç dikimine<br />

eş değer tasarruf sağladık.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları alanında özellikle Türkiye’nin<br />

yakın çevresi bizim için çok önemli.<br />

Ortadoğu ve Afrika’da farklı açılımlarla<br />

büyümek istiyoruz. Bir yandan da dünyaya<br />

entegre olarak, farklı coğrafyalarda üretim<br />

yapan bir yapı oluşturuyoruz.<br />

Bugün dünyanın pek çok yerinde güçlü bir<br />

dağıtım ağına sahibiz ve ürünlerimizi tam<br />

70 ülkede tüketici ve profesyonellerle buluşturuyoruz.<br />

İhracatımızın %6’sını Avrupa<br />

Birliği ülkelerine, %35’ini Ortadoğu’ya,<br />

geri kalanını tüm dünyaya yapıyoruz. <strong>2017</strong><br />

yılı dahil önümüzdeki dönemde bu bölgelerdeki<br />

faaliyetlerimizle birlikte Afrika’da<br />

da etkinliğimiz artacak.<br />

30 milyon TL yatırımla Balıkesir’de<br />

yeni bir fabrika kuruyoruz<br />

Balıkesir’e 30 milyon TL yatırımla yeni<br />

bir Kalekim fabrikası kuruyoruz. İstanbul,<br />

Isparta, Mersin, Yozgat, Erzurum ve Mardin<br />

olmak üzere 5 coğrafi bölgede üretim<br />

yapan fabrikalarımıza Balıkesir ile birlikte<br />

Ege Bölgesi’ni de katıyoruz. Böylece<br />

bölgedeki konumumuzu güçlendirecek,<br />

Marmara Bölgesi’ndeki faaliyetlerimizi de<br />

desteklemiş olacağız. Balıkesir fabrikamızı<br />

<strong>2017</strong>’nin üçüncü çeyreği içinde açmayı<br />

planlıyoruz.<br />

Kalekim olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm<br />

iş kollarında üretim yapabilecek kapasiteyle<br />

hayata geçecek yeni fabrikamızda,<br />

her türlü yapı kimyasallarını kapsayan;<br />

seramik yapıştırıcıları, derz dolguları, su<br />

ve ısı yalıtım malzemeleri, iç ve dış cephe<br />

boyaları ve dekoratif dış cephe sıvaları, en<br />

yeni teknolojiyle üreteceğiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 137


C. Onur Sürmeli / KYK Yönetim Kurulu Başkanı<br />

“Ürettiğimiz her üründe ulusal ve uluslararası<br />

kalite standartları belgelerini alıyoruz”<br />

“Türkiye’nin önemli lokasyonlarında konumlandırılmış fabrikalarımızla ülkenin dört bir yanına<br />

hızlı ve nakliye avantajlı ürün sunabilme özelliğine sahibiz.”<br />

Bu ayki dosya konumuz çerçevesinde “İstikrarlı<br />

büyümemizin sürekliliğini sağlamak<br />

için attığımız her adımın doğruluğundan<br />

ve sürdürülebilir olmasından emin olmalıyız.”<br />

diyen KYK Yönetim Kurulu Başkanı<br />

C. Onur Sürmeli ile KYK’nın faaliyetleri,<br />

üretim süreçleri ve önümüzdeki dönemde<br />

atacağı adımlar üzerine konuştuk.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Şirketimiz 2001 yılında %100 yerli sermaye<br />

ile Eskişehir’ de kurulmuştur. Bugün<br />

Eskişehir, Adana, Samsun ve Diyarbakır<br />

olmak üzere 4 üretim tesisi ile sektöre hizmet<br />

vermekteyiz. 4 üretim tesisimiz yıllık<br />

toplam 600 bin ton üretim kapasitesine<br />

sahiptir. Türkiye’nin önemli lokasyonlarında<br />

konumlandırılmış fabrikalarımızla ülkenin<br />

dört bir yanına hızlı ve nakliye avantajlı<br />

ürün sunabilme özelliğine sahibiz. Yeni<br />

ürün ve yatırımlarla büyürken, faaliyetlerimizin<br />

her aşamasında sürdürülebilir<br />

mükemmelliği yakalamak adına EFQM<br />

(European Foundation for Quality Management)<br />

Mükemmellik Modelini bir yönetim<br />

anlayışı olarak benimsedik. 2012 yılında<br />

“EFQM Mükemmellikte Yetkinlik 5 Yıldız”<br />

belgesini alan ilk ve tek yapı kimyasalları<br />

firması olduk.<br />

Kaliteyi yönetim felsefemiz olarak görüyor,<br />

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ile uluslar<br />

arası kabul görmüş yönetim sistemine<br />

uygun ürün ve hizmet sunuyor, bunun sürekliliğinin<br />

garantisini veriyoruz.<br />

Çevreyi geleceğe mirasımız olarak görüyor,<br />

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ile faaliyetlerimizi<br />

çevreye zarar vermeden sürdürmek<br />

için gereken özeni gösteriyoruz.<br />

Can güvenliğini önceliğimiz olarak görüyor,<br />

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Yönetim Sistemi ile en değerli kaynağımız<br />

olan insana verdiğimiz önemi ortaya koyuyoruz<br />

Paydaş bilgilerinin güvenliği için, ISO<br />

27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi ile<br />

bilgi güvenliğini esas alıyor, paydaş bilgi<br />

varlıklarının korunmasını ve sürekliliğini<br />

sağlıyoruz.<br />

138<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

%100 müşteri memnuniyetini hedefliyoruz.<br />

ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim<br />

Sistemi ile sürdürülebilir başarıyı<br />

amaçlıyor, bunun artan müşteri memnuniyeti<br />

ve sadakati ile sağlanabileceğine inanıyoruz.<br />

Tüm bu çalışmalarımız, yaptığımız<br />

işe olan bakış açımızla ve sektöre sunduğumuz<br />

hizmetlerle bizi ayrıştırıyor.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Portföyümüzdeki Seramik <strong>Yapı</strong>ştırıcıları,<br />

Derz Dolguları, Su Yalıtım <strong>Malzeme</strong>leri,<br />

Isı Yalıtım Sistemleri, Dış Cephe Boyaları<br />

ve Kaplamaları, Tamir Harçları, Zemin<br />

Sistemleri, Sıvalar, Astarlar, Katkılar ve<br />

Yardımcı <strong>Malzeme</strong>ler ile inşaat sektörüne<br />

hizmet veriyoruz.<br />

Sahadaki sorunlara, doğru ürün ve doğru<br />

uygulama yöntemleri ile geliştirdiğimiz sistem<br />

çözümleri sunuyoruz.<br />

Son yıllarda su yalıtımı ve zemin sistemleri<br />

ürün grubumuzu geliştirmek adına<br />

yoğun ar-ge ve ür-ge çalışmaları gerçekleştiriyoruz.<br />

Megaİzo markalı su yalıtım<br />

çözümlerimiz içerisinde yer alan çimento,<br />

akrilik, bitüm ve poliüretan esaslı ürünlerimizle<br />

yüksek performanslı su yalıtım<br />

çözümleri sunuyoruz. Yeni nesil poliüretan<br />

ürünler konusunda ürün gamımızı güçlendirme<br />

çalışmalarımız sürüyor. Bununla birlikte<br />

MegaZemin markalı zemin kaplama<br />

çözümlerimiz içerisinde yer alan epoksi<br />

esaslı zemin kaplama sistemlerimizle fabrika,<br />

üretim tesisi, depo, hangar, laboratuvar,<br />

ofis, konut, okul, avm gibi alanların<br />

güçlendirilmiş zemin ihtiyaçlarına çözümler<br />

sunuyoruz.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Global pazarla içinde bulunduğumuz inşaat<br />

sektörünü değerlendirdiğimizde ülke<br />

olarak kendimizi geliştirmemiz gereken<br />

noktalar var.<br />

Maalesef piyasada standart dışı, yada etiket<br />

beyanına uygun olmayan malzemelerle,<br />

hiçbir kural gözetilmeyen uygulamalar<br />

yapılıyor. Bunun üzerine bir de denetimde<br />

eksiklikler eklenince sektörü olumsuz<br />

etkileyen, haksız rekabeti artıran ve<br />

daha önemlisi bina güvenliğini doğrudan<br />

etkileyen sonuçlar ortaya çıkıyor. Bu durumun<br />

önüne geçilmesi için gerek ürünün<br />

gerekse uygulamanın çok iyi denetlenmesi<br />

gerekiyor. Tabi devlet eliyle yapılacak<br />

denetimlerin yanı sıra biz üreticilerinde<br />

taşın altına elini koyması gerekiyor. En<br />

az ulusal kalite standartları çerçevesinde<br />

üretim yapmaları ve bu ürünleri tatbik edecek<br />

uygulamacıların doğru yöntemler izlemelerini<br />

sağlayacak eğitimleri vermeleri<br />

gerekiyor. Biz KYK olarak ürettiğimiz her<br />

üründe ulusal ve uluslararası kalite standartları<br />

belgelerini alıyoruz. Ürünlerimizde<br />

sahip olduğumuz TSE ve CE belgelerinin<br />

yanı sıra Mantotherm Dış Cephe Isı Yalıtım<br />

Sistemlerimiz ETAG 004 standardına<br />

uygun olup uluslararası kalite belgesi ETA’<br />

a sahiptir.<br />

Ürün performans beyanları yanısıra uygulamacı<br />

yetkinliği konusu da geliştirmemiz<br />

gereken bir diğer önemli nokta. Bu seneye<br />

kadar uygulama konusunda da bir denetim<br />

eksikliği vardı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik<br />

Bakanlığınca yayımlanan tebliğlerde<br />

inşaat sektörünün içerisinde yer alan bir<br />

çok alt sektörde MYK Mesleki Yeterlilik<br />

Belgesi zorunlu hale getirildi.<br />

Yıllardır ülke çapında, uygulamacı eğitimlerini<br />

her yıl düzenli olarak sürdüren tek<br />

üretici firma olarak toplamda 130.000<br />

uygulamacıya ulaştık. Milli Eğitim Müdürlüğü<br />

ve Baksan Mesleki Eğitim Merkezi<br />

ile ortaklaşa düzenlenen 40 saatlik teorik<br />

ve pratik eğitimler sonucunda kursları<br />

başarı ile bitiren katılımcılara, uluslararası<br />

geçerliliği olan Seramik Uygulama ve Dış/<br />

İç Cephe Kaplama-Yalıtım Belgesi kazandırdık.<br />

Yine uygulamacılar için hazırladığımız<br />

“ustalarımız.com” portal ile uygulama<br />

videolarını izleyerek, KYK ürünlerini ve<br />

yapısal problemlere karşı sunduğumuz<br />

çözüm önerilerimizi inceleyebiliyorlar,<br />

e-eğitim portalı ile eğitim kitaplarına ulaşabiliyorlar.<br />

Bu eğitim materyallerinden<br />

yararlanmanın yanı sıra online sınav merkezinde<br />

ustalara özel sınavlara katılarak<br />

mesleki bilgilerini ölçebiliyorlar. Şimdi ise<br />

uygulamacı eğitimleri konusundaki çalışmalarımızı<br />

bir adım daha öteye taşıyarak<br />

Mesleki Yeterlilik Belgelendirmesi Yetkisini<br />

almayı bekliyoruz. Bu yıl akreditasyonu<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 139


Dosya<br />

almamızla KYK Sınav ve Belgelendirme<br />

Merkezi KYK BELGEM ile MYK Belgelendirmelerine<br />

başlıyor olacağız.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Sektördeki gelişmeleri ve ihtiyaçları yakından<br />

izleyerek hızlı bir şekilde yanıt vermek<br />

için Ar -Ge departmanımıza büyük bütçeler<br />

ayırıyoruz. Alanında uzman Ar-Ge mühendislerimiz<br />

üründe inovasyonu sağlayacak<br />

çalışmalara imza atıyorlar. Ar-Ge departmanımız<br />

toplam istihdamımızın %10’unu oluştururken,<br />

departman şirket faaliyetlerimizin<br />

merkezinde yer alıyor. Mevcut ürünlerin<br />

iyileştirilmesi, ürünlerin kalitesinin korunmasıyla<br />

maliyet avantajı sağlanması, yeni<br />

ürünler geliştirilmesi, yeni test metotları ve<br />

üretim teknolojileri bulma çalışmaları Ar-Ge<br />

departmanımızın başlıca sorumlulukları<br />

arasında yer alıyor, Üniversite ve Sanayi<br />

Destek Projeleri kapsamında üniversiteler<br />

ile proje çalışmaları yapıyorlar.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Sanayileşmenin tüm hızıyla devam ettiği<br />

günümüzde firmaların başarısında ürettikleri<br />

ürünün kalitesinin yanında çevreye ve<br />

doğal yaşama verdiği önem de belirleyici<br />

bir unsur olmaktadır.<br />

Bu bilinçle, 2009 yılında ISO 14001 Çevre<br />

yönetim sistem belgesi aldık ve devamlılığını<br />

sağlıyoruz. Çevre mevzuatına uygun şekilde<br />

faaliyetlerimizi sürdürüyor, çevre performansını<br />

iyileştiriyor ve çalışanlarımızın<br />

da bu bilinçle hareket etmelerini sağlamak<br />

için çalışmalar yapıyoruz. Her yıl yapılan denetimlerle<br />

de uygulamalarımızın uygunluğu<br />

kontrol ediliyor.<br />

Faaliyetlerimiz kaynaklı atıklarımız standartlar<br />

ve yasal mevzuatlara uygun olarak<br />

depolanmakta ve düzenli olarak ilgili bertaraf<br />

firmalarına teslim edilmektedir. Üretim<br />

kaynaklı mamul atıkların neredeyse tamamı<br />

geri dönüştürülerek, ürün içerisinde tekrar<br />

kullanılabilir hale getiriliyor.<br />

Doğal kaynak tüketimleri düzenli olarak<br />

izlenmekte olup, kaynakların doğru ve verimli<br />

kullanılması, israfın azaltılması için<br />

iyileştirme çalışmaları yapmaktayız. Örneğin,<br />

çatı kaplamalarımızı şeffaf aydınlatma<br />

panelleri ile donatarak, elektrik enerjisi tasarrufu<br />

sağladık. Sadece faaliyetlerimizde<br />

değil, çalışanlarımızın özel hayatlarında da<br />

bu bilinci oluşturmak için düzenli eğitimler<br />

veriyoruz.<br />

Hammadde eldesi, enerji kullanımı ve verimliliği,<br />

malzeme ve kimyasal madde içeriği,<br />

hava, su ve toprağa verilen emisyonlar,<br />

atık oluşumu kategorilerinde yapılan<br />

tüm değerlendirmeler ardından temel ürün<br />

gruplarımızda EPD belgelendirme çalışmalarımızı<br />

tamamladık.<br />

Bu çalışma kapsamında ürünlerin yaşam<br />

döngüleri analiz edilmiş, üretimindeki süreçleri<br />

ve tedarik zincirinden kaynaklanan<br />

çevresel etkileri irdelenmiş ve bu noktalarda<br />

yapılabilecek iyileştirme fırsatları tespit<br />

edilmiştir. Yani bizim için EPD belgesini<br />

almak bir amaç değil çevresel etkilerimizi<br />

en aza indirme noktasında yol gösterici bir<br />

araç olmuştur.<br />

Bununla birlikte sahip olduğumuz EPD belgesi<br />

ile hızla gelişen yeşil bina çözümlerinde<br />

de paydaşlarımıza alternatif çözümler<br />

sunmuş olacağız. <strong>Yapı</strong> kimyasalları sektöründe<br />

birçok ürün ile piyasada olan firmamız<br />

EPD belgesi ile, LEED, BREEAM,<br />

DNGB ve ÇEDBİK gibi Sürdürülebilir Bina<br />

Sertifikalandırma sürecine girmiş projelere,<br />

ürünleri ile katkı yapacak ve ilave puan<br />

avantajları sağlayacaktır.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Su yalıtımı ve zemin sistemlerinde ürün gamımızı<br />

güçlendirecek yeni ürün ve yatırım<br />

çalışmalarımız sürüyor.<br />

Yeni yatırım olarak poliüretan üretim hattı<br />

yatırımımıza başladık. Mevcut poliüretan<br />

esaslı su yalıtım ürünlerimizin yanı sıra<br />

çalışmalarını sürdürdüğümüz hibrit ve poliürea<br />

ürünler bu tesisimizde üretiliyor olacak.<br />

Ayrıca MegaZemin markalı ürün grubumuza<br />

eklenecek olan poliüretan esaslı<br />

zemin kaplamaları için ar-ge ve ür-ge çalışmalarımız<br />

sürmekte olup, kendi üretim<br />

tesislerimizde üretimlerini gerçekleştiriyor<br />

olacağız. Böylelikle epoksi esaslı zemin<br />

kaplama çözümlerimizle birlikte poliüretan<br />

esaslı malzemelerle de komple çözüm sunabiliyor<br />

olacağız.<br />

Ürün kalitesi kadar uygulama kalitesinin de<br />

müşteri memnuniyetinde büyük önem taşıdığının<br />

ve ayrıca sektördeki nitelikli işgücü<br />

ihtiyacının bilincindeyiz. “Sağlıklı ve sağlam<br />

yaşam alanları için güvenilir, çevreci,<br />

evrensel çözümler üretmek ve mesleki eğitime<br />

katkı sağlayarak sektörde öncü olmak”<br />

misyonunmuzla KYK BELGEM (KYK Sınav ve<br />

Belgelendirme Merkezi ) ile Mesleki Yeterlilik<br />

Belgelendirmesi yetkisi için başvurduk ve<br />

akreditasyonumuzu bekliyoruz.<br />

KYK BELGEM olarak belgelendirme kuruluşu<br />

olmaktaki temel amacımız eğitim<br />

ile iş yaşamının nitelik talepleri arasında<br />

işlevsellik sağlamak ve bu yaklaşımla Türkiye’nin<br />

küresel ekonomide rekabet edebilmesi<br />

için ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün<br />

yetiştirilmesine katkıda bulunmaktır.<br />

140<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Sağlam ve kesin çözümler için:<br />

‘Koramic’<br />

“Ekonomik kalkınmanın, doğal varlıkları ve çevreyi tahrip etmeden gerçekleşmesi anlayışı ile<br />

çalışmalarını sürdüren Koramic, doğal kaynak dengelerini dikkate alan ve kalkınmanın yararlarını<br />

bugünün olduğu kadar gelecek kuşakların da kullanımına sunan bir yaklaşımı benimsemekte.”<br />

Türkiye İnşaat Sektöründe, yapı kimyasalları<br />

alanında yeni ürünlerin geliştirilmesi<br />

ve üretilmesine öncü olmak, alanındaki<br />

ürünlerde kalite sürekliliğinin korunmasına<br />

katkıda bulunmak ve bu ürünlerin<br />

doğru kullanılması konusunda sistematik<br />

çözümler üretmek misyonu ile 1998 yılından<br />

bu yana sektöre hizmet vermekte<br />

olan Koramic <strong>Yapı</strong> Kimyasalları’nın Genel<br />

Müdürü Ali Yıldırım ile keyifli bir söyleşi<br />

gerçekleştirdik.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Türkiye’de ki faaliyetlerini 18 yıldır büyük<br />

bir hızla sürdüren Koramic <strong>Yapı</strong> Kimyasalları,<br />

4 üretim tesisinde , %20 si ihracata<br />

yönelik olmak üzere 100 bin tondan fazla<br />

yapı kimyasalının üretim ve satışını gerçekleştirmektedir.<br />

Üretim tesislerimizde, yapıştırma harçları,<br />

derz dolgu malzemeleri, su yalıtım malzemeleri,<br />

kendinden yayılan şaplar, astar ve<br />

harç katkıları, uygulama sonrası temizlik<br />

Ali Yıldırım / Genel Müdür<br />

ve bakım ürünleri, tamir ve yüzey düzeltme<br />

sıvaları, karo seramik uygulama aletleri;<br />

poliüretan ve epoksi esaslı zemin kaplama,<br />

su yalıtım malzemeleri ve dış cephe<br />

ısı yalıtım sistemleri üretilmektedir.<br />

Eczacıbaşı Grubu ile birlikte hayata geçirdiğimiz<br />

ve iş ortaklığımızın devam ettiği<br />

VitrA Fix ve VitrA Therm markalı ürünlerimizin<br />

üretiminin yanı sıra 2012 yılı itibariyle<br />

tanıtımına ve üretimine başladığımız<br />

markamız CERMIX ile faaliyetlerimize her<br />

geçen gün artan bir ivme ile devam ediyoruz.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Türk-Belçika ortak AR-GE çalışması ve<br />

emeğin sonucu olarak üretmeye başladığımız<br />

CERMIX ve VitrA Fix markalı yapı kimyasalları<br />

çözüm sistemlerimiz şu an gerek<br />

Türkiye’de gerekse ihracat pazarlarında<br />

büyük ilgi görüyor. Markalarımızı hem<br />

ürün grupları olarak hem de dağıtım kanalı<br />

olarak gruplandırdık. Her bir markayı ana<br />

iş gruplarına ayırdık.<br />

VitrA Fix karo seramik uygulamalarına sistematik<br />

çözümler üreten markamız.<br />

VitrA Therm; binaları soğuğa, yağmura,<br />

kara, yangına, sese ve yoğun güneş ısısına<br />

karşı koruyan özel yalıtım katmanları<br />

sayesinde %40 ~ %60 arası yakıt tasarrufu<br />

sağlıyor. Daha az yakıt masrafıyla, daha<br />

142<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

sıcak ortamlar yaratılmasını sağlayan, her<br />

türlü iklimde kusursuz performans gösteren<br />

VitraTherm, ısı yalıtım performansı<br />

zamanla azalmayan uzun ömürlü, kalıcı<br />

çözümler sunan markamız.<br />

Geniş ürün portföyü ve yüksek kalitesiyle<br />

tercih sebebi olan CERMIX markamız;<br />

özellikle profesyonel epoksi ve poliüretan<br />

sistemlerini kapsamakla birlikte, seramik<br />

yapıştırıcıları, derz dolgu ve bakım ürünleri<br />

ile dış cephe ısı yalıtım malzemelerini kapsayan<br />

3 ana ürün grubunda faaliyetlerine<br />

devam etmektedir.<br />

Uzun bir geçmişe sahip olan ve Avrupa’nın<br />

en önemli yapı kimyasalları markası olan<br />

CERMIX ‘in ürün grubu arasında yer alan;<br />

yalıtımın bir bütün olduğu ilkesi ile oluşturulmuş<br />

CERMITHERM Dış Cephe Isı<br />

Yalıtım Sistemleri ve ayrıca su yalıtımını<br />

sağlayan özel ürün gruplarımızla sektöre<br />

güvenli, sağlam ve kesin çözümler sunuyoruz.<br />

Günümüzde inşaat sektöründe yaşanan<br />

hızlı gelişim ve değişimler; sektörün tüm<br />

alt segmentlerinde de yeni uygulama sistemlerinin,<br />

dolayısı ile birçok farklı ve gelişmiş<br />

ürün grubunun pazarda yerini almasını<br />

sağlamaktadır. İnşaat sektöründeki<br />

tüm bu gelişmeler, hiç şüphesiz yapı kimyasalları<br />

sektöründe de sürekli inovasyonu<br />

tetikliyor. Özellikle; yapıların ömrünü ve<br />

sağlamlığını artıracak epoksi ve poliüretan<br />

sistemler ile enerji verimliliği konusunda<br />

oldukça doğru sonuçlar alınmasını sağlayan<br />

Poliüretan Sistemler gün geçtikçe<br />

önem kazanıyor.<br />

Bizler de Koramic olarak; epoksi ve poliüretan<br />

sistemleri oldukça önemsiyor ve<br />

konuda sektöre yenilikçi ürünler sunmaya<br />

devam ediyoruz. Ayrıca, endüstriyel sanayi<br />

boyaları ve koruyucu kimyasallar da<br />

odağımızda olan ve gelişen pazarın ihtiyaç<br />

duyduğu ürünler arasında yerini alıyor.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Ekonomik büyüklüğü yaklaşık 3 milyar TL<br />

olan Türk yapı kimyasalları sektöründe<br />

ulusal ve uluslararası 500’ün üzerinde firma<br />

faaliyet gösteriyor. Dünyanın önde gelen<br />

yapı kimyasalı firmalarının Türkiye’de<br />

yaptıkları yatırımlarla da sektör her geçen<br />

gün daha da gelişiyor.<br />

Ülkemizde tüm alt ve üst yapılarda yapının<br />

ekonomik ömrünün uzatılması, tasarruf<br />

sağlanması ve yaşam konforunun artırılması<br />

amacına yönelik olarak özellikle<br />

ısı, su, ses ve yangın yalıtımı uygulamaları<br />

da inşaat sektörünün gelişmesine ve<br />

büyümesine paralel olarak gelişiyor ancak<br />

daha kat edilmesi gereken epey bir<br />

yolumuzun olduğuna inanıyoruz. Türkiye<br />

yapı kimyasalları sektörünün dünya ile kıyaslandığında<br />

en az 2-3 kat daha büyüme<br />

potansiyeli olduğunu gözlemliyoruz.<br />

Özellikle su yalıtımı konusunda henüz çok<br />

yol alamadığımız ve bu konuda ihmalkar<br />

olduğumuz bir gerçek. Su yalıtımında da;<br />

ısı yalıtımında olduğu gibi yasal düzenlemelerin<br />

artması ve nihai kullanıcının bilinçlendirilmesi<br />

çalışmalarına daha fazla<br />

ağırlık verilmesi gerekiyor. Firmaların bunu<br />

tek başına yapması çok kolay değil. Dolayısıyla<br />

STK’larla birlikte su yalıtımının önemini<br />

anlatabilirsek ısı yalıtım sektöründeki<br />

büyümeyi su yalıtımında da yakalayabiliriz.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Markalarımız, Vitrafix ve Cermix inşaat<br />

sektöründe kaliteli ve sistematik çözümler<br />

sunan markalar olarak kendilerini kanıtladı.<br />

Bu başarıların arkasında ise iyi<br />

bir takım çalışması, hedefe odaklanma,<br />

yeniliğe ve gelişime verilen önem yatıyor.<br />

Gelişimin en büyük parçası olan AR-GE<br />

çalışmalarımızın çoğunu yurtdışı destekli<br />

olarak yapıyor, yeni fabrikamızda kurduğumuz<br />

modern laboratuarlarda Belçika’daki<br />

genel merkezimiz ve Fransa’da bulunan<br />

kardeş şirketlerimiz ile ortak çalışmalara<br />

devam ediyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Ekonomik kalkınmanın, doğal varlıkları ve<br />

çevreyi tahrip etmeden gerçekleşmesi anlayışı<br />

ile çalışmalarını sürdüren Koramic,<br />

doğal kaynak dengelerini dikkate alan ve<br />

kalkınmanın yararlarını bugünün olduğu<br />

kadar gelecek kuşakların da kullanımına<br />

sunan bir yaklaşımı benimsemektedir.<br />

Koramic ve tüm çalışanları, gelecek kuşakların<br />

gereksinimlerine cevap verme<br />

yeteneğini tehlikeye atmadan, üretkenliğinin<br />

devamlılığının sağlanması ilkesi ile<br />

kalkınmayı sürdürülebilir kılmaya önem<br />

vermektedir. Bu misyon çerçevesinde de;<br />

kalitenin sürekliliğinin korunmasına katkıda<br />

bulunmak amacıyla gerçekleştirdiği<br />

tüm çalışmalarda ve üretim süreçlerinde<br />

çevre ile ilgili yasalara, normlara uymayı<br />

ve tüm faaliyetlerde etkin bir “Kalite Yönetim<br />

Sistemi” oluşturmayı taahhüt etmektedir.<br />

Zaten üretim ve satış programlarımızda<br />

halen çalışmaları devam eden ISO<br />

9001,ISO 14001 ve OHSAS 18001 kalite<br />

sistemleri, EN ,TSE ve ASTM ürün standartları<br />

ve normları bunların en belirgin<br />

örneklerindendir.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Koramic’in kurumsal hedeflerinin başında;<br />

sürekli büyümek, gelişim ve hiç durmadan<br />

yola devam etmek yer alıyor. Faaliyete aldığımız<br />

yeni fabrikamız ile yurtiçi ve yurtdışı<br />

pazarlardaki gücümüzü artırdığımızı ve<br />

daha da artıracağımızı söyleyebiliriz. Yeni<br />

üretim tesisleri ve yatırımlarımız ile birlikte<br />

büyüttüğümüz bu stratejik pazarlar elbette<br />

bizleri yeni ürün gruplarına da yöneltiyor.<br />

Önümüzdeki dönemde pazara vermeyi<br />

planladığımız sanayi boyaları ve kimyasallarından<br />

oluşacak yeni ürünlerimizin;<br />

Koramic ve markalarının daha güçlü bir<br />

sinerjiyle büyümesini sağlamanın yanı<br />

sıra, gelişen pazarın ihtiyaçlarına da daha<br />

kapsamlı bir şekilde cevap vereceğine inanıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 143


“Hedefimiz, öncelikle Türkiye içindeki<br />

faaliyet alanımızı genişletmek”<br />

“Bugüne kadar yaptığımız çalışmalara baktığımızda Baumit olarak pazara girdiğimiz ilk<br />

günden beri Türkiye’ye yatırım yapıyoruz. Hali hazırda kurulu kapasitemiz, liderlik hedefi<br />

öngörülerek yapılmış ve iyi planlanmış bir yatırımdır.”<br />

Baumit, uluslararası yapıya sahip ve yapı<br />

malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren<br />

Schmid Industrie Holding’in işletmelerinden<br />

biri. 1988 yılında kurulan firma, Avrupa’da<br />

30 ülkede 40 fabrikada 6,5 milyon<br />

ton kapasitesi ile 25 yıl gibi kısa bir<br />

sürede Avrupa’nın en büyük 3.kuru harç<br />

üreticisi haline gelmiş durumda. Türkiye’de<br />

ise 2006 yılından bu yana faaliyet<br />

gösteren Baumit Türkiye’nin Genel Müdürü<br />

Atalay Özdayı ile Yalıtım konusunu ele<br />

almaya çalıştık. “Sürekli yükselişle geçen<br />

başarılı bir 10 yılı geride bıraktık” diyen<br />

Özdayı’ya bizlere vakit ayırdığı için teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Baumit’in ana faaliyet konusu dış cephe<br />

ısı yalıtım sistemleri, Türkiye’de daha<br />

sıklıkla kullandığımız hali ile mantolama<br />

sistemleridir. Türkiye’de de mantolama<br />

konusunda önemli çalışmalarımız var. Hem<br />

projelerde hem de renovasyon pazarında<br />

müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın ihtiyaçlarına<br />

yönelik çözümler sunmak için uğraşıyoruz.<br />

Bunun için de hem ürün ve sistem<br />

anlamında geliştirmeler hem de hizmet konusunda<br />

iyileştirmeler yapıyoruz.<br />

Türkiye yalıtım pazarını bir iki cümleyle<br />

nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Dış cephe ısı yalıtım sektörü Türkiye’nin<br />

şu anda inşaat sektörü içinde en hızlı gelişen<br />

alanlarından birisidir. Bununla beraber<br />

Türkiye diğer ülkeler ile kıyaslandığında<br />

en az 2-3 kat daha büyüme potansiyeli<br />

olan bir ülkedir. Bu nedenle ulusal ya da<br />

uluslararası faaliyeti olan birçok yerli – yabancı<br />

üreticinin göz bebeği konumundadır.<br />

Yalıtım konusu yasal zorunluluklar ve tasarruf<br />

açısından değerlendirildiğinde vazgeçilmez<br />

bir yatırım olarak değerlendirilmektedir.<br />

<strong>Yapı</strong>lan yeni binaların tamamı<br />

projelendirme ve ruhsat aşamalarında<br />

yalıtım dikkate alınarak tasarlanmaktadır.<br />

Tüm yasal zorunluluklara rağmen hala<br />

%85 oranında yalıtımsız binanın bulunması<br />

büyüme potansiyelini gösteren önemli<br />

bir veridir. Yenileme alanında konut sahiplerinin<br />

bu noktada yalıtımın enerji verimliliği,<br />

bina ömrünün uzaması, kullanılacak<br />

malzemelerin önemi, vb. konularında doğru<br />

bilgilere sahip olması çok büyük önem<br />

arz ediyor.<br />

Yeni nesil malzemelerinizden<br />

örnekler verebilir misiniz?<br />

Gelecekte binalarda kullanılan tüm diğer<br />

malzemeler ve detaylar gibi cepheler de<br />

enerji verimlilikleri ile ön plana çıkacaklar.<br />

Çünkü değişen iklim koşulları ile birlikte<br />

(küresel ısınma) daha yüksek performanslı<br />

ürünlerin pazarda yer bulması kaçınılmaz<br />

bir gerçeklik.<br />

Avrupa’da yapılan araştırmalar, hava koşullarına<br />

bağlı olarak yapı kabuğunda oluşan<br />

hasarların son 30 yılda 15 kat arttığını<br />

144<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

gösteriyor. Avrupa’da birçok ülkede dolu<br />

tehlikesi haritaları çıkarılarak yüksek hasar<br />

oluşabilecek bölgeler belirleniyor. Bu<br />

çalışmalar dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin<br />

de artık yüksek darbe dayanımlı<br />

olmasının zorunlu olduğunu gösteriyor.<br />

Baumit de bu verilerden yola çıkarak<br />

AR-GE merkezinde yeni nesil malzemeler<br />

ve sistemler üzerinde çalışmalarını<br />

yürütüyor. Örneğin yeni ürünlerimizden<br />

Power Sistem, soğuk iklim kuşağında<br />

ve dolu yağış riski yüksek olan bölgelerdeki<br />

yapıların cepheleri için önerdiğimiz<br />

sistemimiz. Biz bir sistem üreticisiyiz.<br />

Her sistemin ana bileşenleri, sistemin<br />

performansını her katmanda artırmaya<br />

yönelik olarak planlanıyor; Power Sistem’de<br />

de bu kriterler gözetilmiş bulunuyor.<br />

Sonuç olarak örneğin fındık<br />

büyüklüğünde 12 gr. ağırlığındaki dolu<br />

kütlelerinin saatte 80 km hızla cepheye<br />

çarpması sonucunda herhangi bir hasar<br />

görmemesi sağlanmış bulunuyor.<br />

Dış cephe ısı yalıtım sistemlerini oluştururken<br />

fonksiyonelliğe dikkat etmek<br />

gerekmektedir. Fonksiyonellikten kastımız<br />

kompozit bir sistem haline getirilen<br />

bileşenlerin birbirleriyle yıllar boyunca<br />

uyumlu çalışması ve performans kaybı<br />

yaşamamalarıdır. Baumit olarak farklı iklim<br />

bölgeleri ve farklı yüzeyler için 3 farklı<br />

sistem önermekteyiz. Bu sistemlerimizde<br />

EPS, Karbon Takviyeli EPS ve Taşyünü ısı<br />

yalıtım plakaları gibi farklı levha türleri kullanılabiliyoruz.<br />

Diğer bir yandan binasını dış cephe ısı<br />

yalıtım sistemi yaptırarak koruma altına<br />

almaya karar verenlerin estetik ve farklı<br />

cepheler elde etme isteği de artıyor.<br />

Son günlerde ısı yalıtım bütünlüğünü bozmadan<br />

ahşap görünüm veya brüt beton<br />

görünümü elde edilecek cepheler teşkil<br />

edilmek istenmektedir. Baumit olarak tüketicilere<br />

geniş bir son kat kaplama alternatifi<br />

ve efekt boyaları sunarak onların bu<br />

taleplerine profesyonel çözümler sunmayı<br />

hedefliyoruz.<br />

CreativTop Fine- İnce Beton tekniği<br />

Atalay Özdayı / Baumit Türkiye Genel Müdürü<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Ar-Ge çalışmaları Avusturya, Wopfing’de bulunan<br />

İnovasyon Merkezi’mizde yapılıyor. Bu<br />

üstün nitelikli AR-GE merkezi, tüm Baumit<br />

tesisleri için yeni ürünlerin ve ürün bileşimlerinin<br />

yaratılması ve hali hazırda mevcut<br />

ürünlerin geliştirilmesi için çalışıyor.<br />

İnovasyon Merkezi, temel olarak iki ayrı<br />

birimden oluşuyor ve toz ürünler ile ıslak<br />

ürünler ayrı ayrı birimler tarafından geliştiriliyor.<br />

Alanında uzman profesyonellerin<br />

çalıştığı bu birimler tüm Baumit ülkelerine<br />

hizmet veriyor. Türkiye için, Baumit<br />

Türkiye Ürün Müdürlüğü ile birlikte çalışmalarını<br />

yürütüyorlar, mevcut teknik zorunluluklara<br />

göre ürünlerin geliştirilmesi<br />

için hizmet veriyorlar. Ayrıca yeni ürün geliştirme<br />

konusunda birçok ortak proje eş<br />

zamanlı olarak yürütülüyor.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Baumit, gerek yurt içinde gerekse yurtdışında<br />

bütün kararlarını alırken çevre<br />

CreativTop Trend-Kaba Beton tekniği<br />

duyarlılığını da ön plana koyuyor. Buna<br />

kullandığımız arabaların emisyon oranlarından,<br />

14 milyon Euro’luk yatırımla yaptığımız<br />

fabrikanın teknolojik alt yapısına<br />

kadar her aşama dahildir. Tüm üretim<br />

süreçlerimizi ISO 14001 Çevre Yönetim<br />

Sistemine göre yönetiyoruz.<br />

Çevreye ve insana saygılı ürünlerin; zararsız<br />

hammaddelerle, temiz enerji ve modern<br />

teknoloji ile donatılmış ekipmanlarla,<br />

ergonomik çalışma koşullarında üretilerek<br />

son kullanıcıya risksiz bir şekilde ulaştırılması<br />

için çalışıyoruz. Geri dönüşüm imkanı<br />

olan her türlü ürün, yarı işlenmiş ürün<br />

ve hammaddenin yeniden kullanımını sağlayacak<br />

araştırma ve iyileştirmeleri sürekli<br />

yapmayı, atık miktarlarını ve enerji tüketimini,<br />

her yıl belirlediğimiz hedefler doğrultusunda<br />

azaltmayı ve doğal kaynakları<br />

en verimli şekilde kullanmayı hedefliyoruz.<br />

Gebze’de bulunan ileri teknolojik üretim<br />

tesisimizin 300.000 ton/yıl gibi yüksek<br />

kapasitesi bulunuyor. Kendi agregamızı<br />

kendimiz üretebiliyoruz. Bunun için entegre<br />

bir taş kırma ve kurutma hattımız<br />

mevcut. Agrega ve hammaddeleri stokladığımız<br />

silolarımızın toplam yüksekliği 65<br />

metre. Dikey olarak stoklama ile üretim<br />

prosesine akan hammaddeler minimum<br />

güç tüketerek ve maksimum verimlilikte<br />

bir üretim sağlıyor. Tesisimizde son teknolojik<br />

ekipmanlar ile çevreye duyarlı ve<br />

minimumda atık üreten bir tesis olma<br />

özelliğindedir. Karmaşadan uzak ve neredeyse<br />

tozsuz toz ürünler üreten bir tesiste<br />

çalışanlar da korunmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 145


“Sürdürülebilirlik konusunda kendi<br />

kültürümüzü oluşturmuş durumdayız”<br />

“2020 yılına kadar toplamda 500 milyon TL konsolide gelir ile kapasite ve ciro açısından<br />

Türkiye’nin en büyük yalıtım firması olmayı amaçlıyoruz. Bu büyümenin önemli bir kısmının<br />

ise ihracattan gelmesini öngörüyoruz.”<br />

2013 yılını %60 büyüme ile kapatan ODE,<br />

sonrasında hazırladığı 5 yıllık stratejik iş<br />

planı kapsamında 2018’e kadar %175<br />

büyüme hedefi belirledi. Bu hedefler doğrultusunda<br />

faaliyetlerini sürdüren ODE Yalıtımı’ın<br />

Genel Müdürü Ali Türker ile yeni<br />

iş planlarını, sektördeki yeni oluşumları ve<br />

yalıtım konusunu ele almaya çalıştık.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

1985 yılında taahhüt faaliyetleriyle ticaret<br />

hayatına başlayan şirketimiz, 1988 yılında<br />

yalıtım sektöründe faaliyet göstermeye<br />

başladı. 1990 yılında yurt dışından yalıtım<br />

malzemeleri ithal etmeye ve Türkiye’de<br />

satmaya başladık. Bu alandaki 10 yıllık<br />

tecrübemizi 1996’da üretimle birleştirdik<br />

ve bugün, yapı ve HVAC olmak üzere 2<br />

ana kategoride, Çorlu’da toplam 40 bin<br />

metrekarelik iki üretim tesisimiz, Eskişehir’de<br />

30 bin metrekarelik tesisimiz ve 4<br />

binden fazla ürün çeşidimiz ile sektörün<br />

en büyük üreticileri arasında yer alıyoruz.<br />

Türkiye yalıtım pazarını bir iki<br />

cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Yalıtım sektörünün enerji tasarrufu, deprem<br />

yönetmeliği ve sağlam binalar inşa<br />

etme adına son yıllarda önemli bir gelişim<br />

gösterdiğini görüyoruz. Teknolojinin de gelişimiyle<br />

birlikte yenilikçi ürün ve uygulamalarla<br />

pazarın ihtiyaçları daha çabuk ve etkin<br />

bir şekilde karşılanıyor. İnşaatlarda kalite<br />

ve standartlar arttıkça yalıtım malzemeleri<br />

talebinin de arttığını gözlemliyoruz. Bu da<br />

sektörümüzün büyüme potansiyelini ön<br />

plana çıkarıyor.<br />

Yeni nesil malzemelerinizden<br />

örnekler verebilir misiniz?<br />

ODE olarak hem teknik (HVAC) hem de<br />

yapı yalıtımında kullanılan ürünler üreti-<br />

146<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

yoruz. HVAC yalıtım ürünlerinde Starflex,<br />

Rockflex ve R-flex, yapı yalıtım ürünlerinde<br />

ise Starflex, Membran ve Isıpan ürünlerini<br />

müşterilerimize sunuyoruz. Çorlu<br />

tesisimizde üretmiş olduğumuz ısı, su ve<br />

tesisat yalıtımı ürünlerine tüm pazarlarda<br />

geçerli uluslararası onaylı ve Avrupa<br />

standartları uyumlu 4 adet Çevresel Ürün<br />

Beyanı – Environmental Product Declaration<br />

(EPD) belgesi aldık. Bu ürünler; ODE<br />

Isıpan XPS Extrüde Polistiren köpük, ODE<br />

Membran su yalıtımı ürünleri, ODE Starflex<br />

Cam yünü ve ODE R-Flex Elastomerik<br />

Kauçuk Köpüğüydü.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkânlar nelerdir?<br />

ODE Yalıtım olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını<br />

anlamaya ve her segmentten<br />

farklı müşteri gruplarının farklı ihtiyaçlarına<br />

uygun çözümler geliştirmeye özen<br />

gösteriyoruz. Bunun yanı sıra dünyadaki<br />

gelişmeleri ve yalıtımdaki trendleri takip<br />

edip, Ar-Ge çalışmalarımıza bu gelişmelerin<br />

ışığında yön veriyoruz. Bu kapsamda<br />

yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmaları sayesinde<br />

önemli bir uzmanlığa sahibiz. Kapasite ve<br />

ciro açısından Türkiye’nin en büyük yalıtım<br />

firması olma hedefiyle 5 yıllık stratejik iş<br />

planımız kapsamında 2016-2020 yılları<br />

arasında Ar-Ge ve pazarlama faaliyetlerine<br />

toplamda 45 milyon TL kaynak ayırdık.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

ODE olarak yürüttüğümüz tüm faaliyetlerde<br />

çevreye zarar vermemek için gerekli<br />

önlemleri alıyoruz. Üretim tesislerinde<br />

Ali Türker / ODE Yalıtım Genel Müdürü<br />

oluşan evsel ve endüstriyel nitelikli tüm<br />

atıklar, oluştukları noktalarda ayrı ayrı<br />

toplanmakta ve nihai bertaraf işlemi gerçekleşene<br />

kadar, fabrika sahası içerisinde<br />

düzenlenmiş, bölümlere ayrılmış, atık<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 147


Dosya<br />

sahasında biriktiriliyor. Geri dönüştürülen<br />

ve ekonomik yönden değerlendirilen katı<br />

atıkların haricindeki atıklar, ilgili firmaya<br />

gönderilerek bertaraf ediliyor. Diğer atıklar<br />

yetki belgesi olan kuruluşlara evrak ile<br />

teslim ediliyor.<br />

Bunun yanı sıra şirket olarak topluma ve<br />

çevreye saygılı, iklim değişikliğine duyarlı,<br />

enerji verimliliğini sağlamaya yönelik kaynak<br />

koruma, atık azaltma, yeniden kullanma<br />

ve geri kazanma aktiviteleri yürüten,<br />

çevre ve enerji konularında tüm yasal<br />

mevzuat ve standartlara uyan tedarikçiler<br />

ile çalışıyoruz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Üretime başladığımız Eskişehir fabrikamızın<br />

ilk fazında su yalıtımının ana malzemesi<br />

olan membran üretiyoruz. Bu kapsamda<br />

bu yıl su yalıtımına ağırlık vermeyi planlıyoruz.<br />

Su yalıtımı konusunda toplumda<br />

bir bilinçlendirme yapmayı da hedefliyoruz.<br />

Çünkü Türkiye’de mevcut yapıların<br />

%85’inde su yalıtımı bulunmuyor. Hâlbuki<br />

su yalıtımı olmayan binalar 10 yılda taşıma<br />

kapasitesinin %66’sını kaybediyor.<br />

ODE Yalıtım olarak ihracatta da önemli hedeflerimiz<br />

var. İhracatımızın genel cirodaki<br />

payını %25’in üzerinde büyütmek gibi bir<br />

hedefimiz bulunuyor. Bunun yanında stratejik<br />

olarak belirlediğimiz ilk 20 ülkeye ihracatımızı<br />

artırmayı hedefliyoruz. Şu anda<br />

75 ülkeye ihracat yapıyoruz, faaliyet gösterdiğimiz<br />

pazarlar arasında teknik yalıtımda<br />

Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan,<br />

İsrail, Mısır, Romanya ve Yunanistan’da<br />

lider konumdayız.<br />

Mısır ve İsrail’de camyününde pazar ikincisi,<br />

İran’da ise kauçuk köpüğünde pazar<br />

ikincisi konumundayız. Önümüzdeki dönemde<br />

Ortadoğu, Kuzey Afrika, Avrupa<br />

ve eski Sovyet ülkelerinde ihracat artışı<br />

hedefliyoruz. Ek olarak bu yıl bölgesel bir<br />

güç olma hedefiyle Güney Afrika pazarına<br />

açılıyoruz, Kuzey Afrika’daki etkinliğimizi<br />

Sahraaltı ülkelerine de taşımak istiyoruz.<br />

Ayrıca 2020 yılına kadar toplamda 500<br />

milyon TL konsolide gelir ile kapasite ve<br />

ciro açısından Türkiye’nin en büyük yalıtım<br />

firması olmayı amaçlıyoruz. Bu büyümenin<br />

önemli bir kısmının ise ihracattan gelmesini<br />

öngörüyoruz. Amacımız, 1 milyon<br />

USD’nin üzerinde ihracat yaptığımız ülke<br />

sayısını her yıl bir ülke arttırarak, ihracatın<br />

toplam ciro içindeki payını %30’lar seviyesine<br />

çıkarmak.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

ODE olarak sürdürülebilir ve daha yaşanabilir<br />

bir gelecek için “Geleceği Yalıtır”<br />

sloganıyla çalışıyoruz ve bu söylemimizi<br />

yenilikçi uygulamalarla destekliyoruz.<br />

Bu kapsamda 2010 yılından itibaren geçiş<br />

yaptığımız yeni üretim sistemi sayesinde<br />

şu anda köpük üretiminde %100<br />

Ozon Dostu üretim yapıyoruz. Bu çalışmalarımızdan<br />

ötürü UNIDO’dan yaklaşık<br />

850 bin dolar hibe aldık.<br />

ODE Yalıtım, ürünleri için tamamlamış<br />

olduğu ISO 14040/44 Yaşam Döngüsü<br />

Analizi (LCA) ve ISO 14025 EPD belgelendirmesi<br />

ile sürdürülebilir üretime<br />

olan duyarlılığını sektöründe uygulamaya<br />

koyan firmalardan biri oldu.<br />

EPD belgeleri; LEED, BREEAM ve DGNB<br />

gibi birçok yeşil bina değerlendirme<br />

ve sertifika sistemleri tarafından talep<br />

edildiği için sektörün diğer oyuncularına<br />

göre projelerde avantajlı konumdayız.<br />

Ayrıca 2014 yılında kurduğumuz ISO<br />

27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi<br />

için yapılan belgelendirme tetkiklerini<br />

başarı ile geçerek, sektörümüzde ISO<br />

27001:2013 belgesini almaya hak kazanan<br />

ilk şirket olduk. Eskişehir üretim<br />

tesisimizde de “çevre dostu” uygulamalar<br />

önemli yer tutuyor.<br />

ODE olarak çevre ve doğa dostu uygulamaları<br />

iş süreçlerimizin tümüne yayarak<br />

sürdürülebilirlik konusunda kendi kültürümüzü<br />

oluşturmuş durumdayız.<br />

Ode Yalıtım’a ihracat ödülü<br />

İklimlendirme Sanayi İhracatçı Birlikleri’nin 2016 yılı İklimlendirme Sektörü Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni Ankara’da gerçekleştirildi.<br />

Törende yalıtım sektörünün önde gelen şirketlerinden ODE Yalıtım da ‘En Çok İzolasyon <strong>Malzeme</strong>si İhracatı Yapan Firma’ kategorisinde<br />

ödüle hak kazandı. ODE Yalıtım Satış Direktörü Serhat Özcan ödülü İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birlikleri Başkanı Zeki Poyraz’ın<br />

elinden aldı.<br />

148<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Emülzer; doğru insan kaynağı<br />

kullanarak yenilikçi çözümler üretmekte<br />

İnşaat Yüksek Mühendisi Cem ERCAN<br />

Proje ve Teknik Satış Müdürü<br />

“Su yalıtımı ürünleri bir yarı mamüldur. Profesyonel uygulayıcılar tarafından tatbik edildikten<br />

sonra mamül haline dönüşmektedir. Tüm bileşenleri ve detayları ile uygulama yapıldıktan<br />

sonra ürünün zaman içindeki performansı gözlenmelidir.”<br />

Geleneksel kalite ve istikrarlı çalışma anlayışı<br />

yanında, yıllar içinde sürekli geliştirdiği<br />

ürünleriyle beraber Türkiye’de likit<br />

yalıtım teknolojisinin öncüsü olan Emülzer,<br />

üretimini en yüksek teknoloji ve ISO-<br />

9001:2008 sertifikalarıyla sürdürmekte.<br />

Su yalıtımı alanında ülkemizdeki geniş<br />

ürün yelpazesine sahip firmalar arasında<br />

olan Emülzer’in Proje ve Teknik Satış Müdürü<br />

Cem Ercan ile Yalıtım ve İzolasyon<br />

konusunu ele almaya çalıştık.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

‘Türkiye’de yalıtım sektörünün ilk firması<br />

olan Emülzer, 1935 yılından beri su yalıtımı<br />

için en kaliteli ve güvenilir likit yalıtım<br />

ürünleri üretmektedir. %100 Yerli Türk<br />

malıdır. 1935 yıllarında at arabalarıyla yapılan<br />

sevkiyatlar yerini lojistik depolarına,<br />

yapılan üretimlerde kullanılan ufak metal<br />

kazanlar ise yerini otomatik, reaktörlere<br />

bırakmıştır.<br />

Firmamız, yalıtım uygulamaları ve saha çalışmalarındaki<br />

deneyimiyle inşaat sektörünün<br />

değişen ihtiyaçları doğrultusunda yeni<br />

ürünler geliştirmektedir…<br />

Su yalıtım ürün gruplarımızdan bazısı<br />

aşağıda verilmiştir:<br />

1-Bitüm esaslı sürme su yalıtım malzemeleri<br />

2-Derz dolgu malzemeleri (Bitum, poliüretan,epoksi,polysülfit)<br />

3-Su tutucu bantlar (bentonit, bitüm ve akrilik<br />

polymer esaslı)<br />

4-Harç Katkıları (Super-hiper akışkanlandırıcılar,latex,antifrost<br />

katkıları)<br />

5-Çimento esaslı yalıtım malzemeleri (yarı,tam<br />

ve süper elastik yalıtım harçlaro,<br />

kristalize harçlar, Grout ve tamir harçları)<br />

6-Bitümlü Membranlar (app ve sbs t, fiber-polyester<br />

takviyeli ,2-5mm kalınlık<br />

aralığında)<br />

7- Poliüretan likit membranlar ( saf, bitümlü<br />

ve hibrit)<br />

8-Akrilik esaslı likit membranlar<br />

9-Silan siloxan esaslı şeffaf izolasyon malzemeleri<br />

10-Epoksi zemin kaplamaları<br />

11- Drenaj levhaları<br />

12-Nefes alan çatı örtüleri<br />

13-Geotekstiller.<br />

Türkiye yalıtım pazarını bir iki<br />

cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Su yalıtım pazarında ürün çeşitliliği ve kullanımı<br />

artmaktadır. Kentsel dönüşüm projelerinin<br />

yaygınlaşması sektöre pozitif yönde<br />

katkı sağlamıştır. <strong>Yapı</strong> Denetim firması,<br />

mimar, mühendis, işveren, müteahhit,<br />

yüklenici döngüsünde karar verilen su yalıtım<br />

ürününün doğru seçilmesi önemli hale<br />

gelmiştir. <strong>Yapı</strong>nın fonksiyonuna, çalışma<br />

şartlarına, ultraviyoleye dayanımı vb. şartlara<br />

göre ürünler önerilerek, bitüm esaslı<br />

membranların yalıtımda tek çözüm olmadığı<br />

görülmüştür. Sıcak uygulamalı, bitümlü<br />

membranların TS 11758-1, 11758-2 ürün<br />

ve uygulama standardının olması yaygın<br />

bir şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.<br />

Ancak bazı detaylarda bitümlü membran<br />

dışındaki ürünlerin de kullanılabileceği görülmüştür.<br />

Ekonomik dalgalanmalarla birlikte kamu<br />

yatırımları devam etmektedir. Birçok yeni<br />

başlayacak enerji projeleri, tünel, yol, baraj,<br />

metro projeleri bulunmaktadır. Özellikle altyapı<br />

projeleri ürünlerimizin yoğun olarak kullanıldığı<br />

alanlardır. 3. Havalimanı projesine<br />

ürün vermeye devam ediyoruz. Yine temeli<br />

150<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

atılan Çanakkale Köprüsü ve bağlantı yolları<br />

projesinin de yeni iş imkanları oluşturacağını<br />

düşünmekteyiz. Trans Anadolu Doğalgaz<br />

Boru Hattı Projesi (TANAP) projesinde de<br />

ürünlerimiz kullanılmaktadır. Türkiye’nin her<br />

yerine iletilen doğalgaz hatları beraberinde<br />

yatırımı getirmektedir. Galvaniz, sac, demir<br />

ile uyumlu bitüm, poliüretan hibrid esaslı<br />

ürünlerimiz de kullanılmaktadır.<br />

Yeni nesil malzemelerinizden<br />

örnekler verebilir misiniz?<br />

Bitüm-poliüretan esaslı tek bileşenli ürün<br />

olan Emülzer Purready B, teknolojik bir ürün<br />

olup, temel ve teras yalıtımında mükemmel<br />

sonuçlar elde etmemize olanak sağlamıştır.<br />

MS Hibrid esaslı Emülzer Purwet yeni nesil<br />

ürünlerimizden birisidir. <strong>2017</strong> yılından itibaren<br />

başlayan yoğun yağmur, kar yağışları<br />

son kullanıcıyı arayışa sokmuştur. Ertelenen<br />

su yalıtım sorunlarının çözülmesi gerekli<br />

hale gelmiştir. Çeliğe, ıslak beton zemine<br />

de uygulanabilen Purwet pahalı bir ürün olmasına<br />

rağmen tercih edilmiş ve projelerde<br />

başarıyla kullanılmıştır.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız bütçe<br />

ve imkanlar nelerdir?<br />

Tüketici, ürünün markasına, fiyat/kalite performansına<br />

bakar. Üretim Geliştirmeye, Ar-<br />

Ge’ ye yatırım yapan, ürün kalitesi istikrarlı<br />

olan, fiyatı kalitesi ile doğru orantılı olan,<br />

yapı kimyasalları firmalarının ürettiği ürünler<br />

tercih edilmektedir. Bu nedenle Ar-ge’ yi yeni<br />

test ekipmanları alarak, yeni tedarikçilere<br />

ulaşarak daha da güçlendiriyoruz. Ürün ve<br />

uygulama standartları değişmektedir. Standartlara<br />

uygun test aletleri elde etmek, onu<br />

kullanacak personele de yatırım yapmayı gerektiriyor,<br />

ve bu yatırımları yapıyoruz. Müşterilerimizin,<br />

aynı işi daha ucuza, daha kaliteli<br />

ve daha kısa zamanda yapabilmesini sağlamak<br />

için çalışmalarımız devam etmektedir.<br />

Ancak bir ürünün pazara sunulması hemen<br />

olmamalıdır. Saha denemeleri tamamlanmadan<br />

hiçbiri ürünü pazara sunmuyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre kirliliği,<br />

atık vs.. gibi problemlere karşı ne gibi<br />

tedbirler alıyorsunuz?<br />

Ambalajların büyük bir bölümünü kendi tesislerimizde<br />

üretmekteyiz. Çok fazla çevre<br />

kirliliği veya atıklar oluşturacak bir ürün grubuna<br />

sahip değiliz. Belediyenin iştiraki olan<br />

İSTAÇ ile sözleşmemiz var. Atıkları toplayıp,<br />

belli periyotlarda veriyoruz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

İnternet üzerinden erişimde aranan su yalıtım<br />

firmalarından biriyiz. Böylece müşterilerimize<br />

daha kısa sürede ulaşabilmekteyiz.<br />

Yeni ürünleri tanıtmak için sosyal medyadan,<br />

yazılı ve görsel medyadan daha çok<br />

faydalanmayı planlamaktayız.<br />

Üretim kapatiseni arttırmak için çalışmalarımız<br />

devam etmektedir. Bu noktada otomasyona<br />

daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. MS<br />

Hibrid esaslı ürünümüze ait Purwet’in mastik<br />

halindeki türü için yatırımlarımız devam<br />

etmektedir. Her ürünü ilk defa üretirmişçesine<br />

duyulan heyecan ve şevk ile Emülzer<br />

yatırımlarını sürdürmektedir.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Su yalıtımı ürünleri bir yarı mamüldur. Profesyonel<br />

uygulayıcılar tarafından tatbik<br />

edildikten sonra mamül haline dönüşmektedir.<br />

Tüm bileşenleri ve detayları ile uygulama<br />

yapıldıktan sonra ürünün zaman<br />

içindeki performansı gözlenmelidir. Birçok<br />

müteahhit firma su yalıtım işini uygulamacı<br />

firmalara vermektedir. Bu nedenle ‘’Su<br />

yalıtımı uygulayıcı bayi’’ sayısını arttırmayı<br />

hedeflemekteyiz.<br />

İletişim araçlarının ve internetin yaygın kullanılmasıyla<br />

birlikte tüketiciler, temelden<br />

çatıya kadar, istedikleri yalıtım türünü<br />

seçebilmektedirler. Üreticilerin çoğunun<br />

web sayfalarında ürünler, satıcı veya<br />

uygulayıcı bayilerinin listeleri yer almaktadır.<br />

Su yalıtımı uygulamalarını ikiye<br />

ayırabiliriz.<br />

a) Ürünlerin bir kısmını kendiniz uygulayabilirsiniz<br />

(Do it your self). Poliüretan mastik,<br />

sürme tek bileşenliler vb.. Uygulaması<br />

oldukça kolaydır. Bu ürünleri kullanmadan<br />

önce, yine üreticinin beyan ettiği teknik<br />

bilgi föyü ve güvenlik bilgi föyü mutlaka<br />

okunmalıdır. Bu kurallara riayet edilmelidir.<br />

Her üreticinin aynı işi yapan farklı kimyasal<br />

formülleri olabilir.<br />

b) Bazı su yalıtım ürünlerinin uygulanmasında<br />

ise profesyonellere ihtiyaç duyulmaktadır.<br />

Isı, yangın, ses ve su yalıtımının<br />

birlikte kullanılarak oluşturulacağı bir<br />

sistem detayı istenebilir. Bu tarz durumlarda<br />

nihai tüketiciler, üreticileri arayarak<br />

uygulamacı talep etmelidirler. Çünkü bu<br />

yalıtımcı bayiler ve personeli üreticilerden<br />

‘’Su Yalıtımı Eğitimi’’ almışlardır, yıllarca<br />

ürünleri kullanmışlardır. Ayrıca ticari olarak<br />

uygulayıcı bayilerin, üreticilere teminat<br />

mektubu, ipotek, doğrudan borçlandırma<br />

sistemi (DBS) gibi bazı sorumlulukları vardır.<br />

Üreticilerin de ürünü zamanında, aynı<br />

kalitede teslim etmek gibi sorumlulukları<br />

vardır.<br />

Sadece cep telefonu olan X usta ile ‘’en<br />

az 10 yıl garanti veririm, neden fazla para<br />

vereceksin, ne gerek var abi vb..’’ cümlelerle<br />

daha ucuza mal edildiği düşünülen işlerin<br />

çoğu hüsranla sonlanmaktadır. Daha<br />

büyük bedeller ödenmekte, kaybedilen<br />

zaman ve prestij de işin cabası olmaktadır.<br />

Yalıtımın her kademesi ve özellikle yalıtım,<br />

yapı için hayati önem taşımaktadır.<br />

Tüketicilerin, uygulamacıyı seçerken önce<br />

firmayı arayarak, firmanın tavsiye ettiği firmalara<br />

işi yaptırmasını tavsiye ederiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 151


PERSAN sektörün amiral<br />

gemisi olmaya aday!<br />

“Arzın artması seçeneklerin de artmasını sağlayacaktır. Üreticiler tercih edilebilir olmak<br />

için arz ettikleri yapı elemanlarını sürekli geliştirecek, sonuç olarak hem üretici hem de<br />

tüketici kazanacaktır.”<br />

ile büyümeye ve Türkiye’ye değer katmaya<br />

devam ediyor. Türkiye’nin en iyi kiremidini<br />

üreten PERSAN satış sonrasında suya ve<br />

dona karşı verdiği 60 yıl servis ve garantisi<br />

ile müşterilerine ayrıcalıklarını yaşatmakta.<br />

PERSAN Çatı-Cephe-Yalıtım Sistemleri<br />

Türkiye Satış Müdürü Ulaş Öztürk ile sektördeki<br />

gelişmeleri ve şirket faaliyetlerini<br />

konuştuk…<br />

Sürekli gelişim ve müşteri beklentilerini<br />

aşmak hedefiyle faaliyetlerini sürdüren<br />

PERSAN, satış öncesi hizmetlerinin yanı<br />

sıra Türkiye’nin tamamında kurduğu çözüm<br />

ortağı ağı ve Satış-Pazarlama ekibi<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bahseder misiniz?<br />

2002 yılında kurulan ve 2007 yılında tamamen<br />

teknolojisini yenileyen PERSAN<br />

Çatı-Cephe ve Yalıtım Sistemleri, yapı elemanları<br />

sektöründeki devrim niteliğindeki<br />

yenilikleri ile sektörün amiral gemisi olmaya<br />

adaydır.<br />

Erzincan’da 37.000 m 2 alan üzerinde,<br />

6.000 m 2 kapalı alandaki tesislerimiz ile<br />

faaliyet gösteriyoruz. PERSAN Çatı- Cephe-<br />

Yalıtım Sistemleri olarak yıllık 2.000.000<br />

m 2 çatı sistemleri, 80.000 ton toz ürün ve<br />

75.000 m 3 perlit genleştirme kapasitesine<br />

sahibiz.<br />

Türkiye’nin yüksek kapasiteli ve tam otomatik<br />

ilk ve en modern kiremit fabrikası<br />

konumundaki firmamızın İtalyan Vortex<br />

152<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Hydra teknolojisi ile donatılan, Türkiye’nin<br />

en büyük genleştirme kapasitesine<br />

sahip tesislerimizdeki tüm süreçler<br />

bilgisayar kontrollü olarak gerçekleşiyor.<br />

Aynı zamanda Ar-Ge çalışmalarına büyük<br />

önem veren firmamız bu anlamda<br />

TÜBİTAK TEYDEB projesiyle bölgesinde<br />

TÜBİTAK desteği alan ilk şirket olma<br />

özelliğine sahiptir.<br />

Yapmış olduğunuz uygulamalardan<br />

birkaç örnek verebilir misiniz?<br />

Sapanca’da bulunan Arcadia Konakları,<br />

Düzce Üniversitesi Konferans Salonu<br />

Çatı İmalatı, Düzce’de bulunan Beylerbeyi<br />

Park Konakları, Honey Home Dağ<br />

Evleri ve Aşiyan Müzesi referanslarımızdan<br />

bazılarıdır. Hayat verdiğimiz projelerde,<br />

çatı sistemlerinden yapı kimyasallarına<br />

kadar bir binanın yapımında gerekli<br />

olan tüm ihtiyaçlara yanıt verebiliyoruz.<br />

Farkımız; kullandığımız ürünlerin nefes<br />

alabilen, nem ve küfü önleyen, hafif, binanın<br />

statik ağırlığını düşüren, ısı ve ses<br />

yalıtımı sağlayan yapı elemanları olmasıdır.<br />

Yakın zamanda sektöre arz ettiğimiz<br />

Termoşap ve Termosıva ürünleri ile de<br />

yapı elemanları sektörünün kimyasını<br />

değiştirdik. Yeni nesil yapı elemanlarımız;<br />

binalarda %50 ısı yalıtımı sağlar,<br />

klasik yapı elemanlarına oranla onlarca<br />

kat daha hafif ve yalıtkandır, 20-44 dB<br />

ses yalıtımı sağlar, çevrecidir, yağ ve küf<br />

oluşumunu engeller.<br />

Talep ve arzdaki artan çeşitliliği<br />

bir baskı unsuru mu, yoksa<br />

potansiyel yeni uzmanlık alanları<br />

olarak mı değerlendiriyorsunuz?<br />

Arz ve talep dengesindeki artan çeşitliliği<br />

firma olarak olumlu karşılıyoruz.<br />

Üreticiler, piyasada var olan talebi karşılamak<br />

için yeni uzmanlık alanlarına<br />

yönelecekler, bu durum Ar-Ge çalışmalarını<br />

hızlandıracaktır. Artan talep nihai<br />

tüketiciye olumlu olarak yansıyacaktır.<br />

Çünkü; arzın artması seçeneklerin de<br />

artmasını sağlayacaktır. Üreticiler tercih<br />

edilebilir olmak için arz ettikleri yapı<br />

elemanlarını sürekli geliştirecek, sonuç<br />

olarak hem üretici hem de tüketici kazanacaktır.<br />

Ulaş Öztürk / PERSAN Çatı-Cephe-Yalıtım Sistemleri Türkiye Satış Müdürü<br />

Bu yıla dönük üretim hedeflerinizden<br />

ve üzerinde çalıştığınız<br />

projelerinizden bahseder misiniz?<br />

PERSAN olarak perlit ve perlite dayalı<br />

ürünler konusunda Türkiye’nin ve dünyanın<br />

en önemli üreticilerinden biri olmayı<br />

hedefliyoruz. Yurt içi pazarda, perlit çatı<br />

sistemleri, Termosıva ve Termoşap ile çatı<br />

ve yalıtım konularında önemli pazar elde<br />

etmeyi bekliyoruz. Yurt dışı pazarda ise<br />

döküm perlitleriyle, dünyaya perlit ihracatını<br />

sürdürmeyi hedeflemiş bulunuyoruz.<br />

Ar-Ge çalışmalarına vermiş olduğumuz<br />

büyük önemle, piyasanın ihtiyaç duyduğu<br />

çözümleri üretmeye devam edeceğiz.<br />

Isı ve ses yalıtımı konusunda<br />

eskiye kıyasla Çatı ve Cephe<br />

Sistemlerinin geldiği noktayı nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Avrupa Birliği ülkelerinin terk ettiği petrol<br />

türevli yalıtım ve yapı elemanları kansere<br />

davetiye çıkarıyor. Petrol türevli yalıtım<br />

malzemeleri birçok yerde çatlayıp, ayrılıp,<br />

duvarlardan sallanırken zamanla yalıtım<br />

özelliğini de kaybediyor. Kanserojen madde<br />

içeren bu ürünler küçük bir kıvılcımla<br />

binayı sarabiliyor. Petrol türevli yalıtım<br />

malzemelerinin dezavantajlarının hem yatırımcıya<br />

hem de kullanıcıya verdiği zararları<br />

bertaraf etmek için Ar-Ge laboratuvarlarımızda<br />

yeni nesil yapı elemanları olan<br />

Termoşap ve Termosıva’yı geliştirdik. Perlit<br />

içerikli Termoşap ve Termosıva, petrol<br />

türevli yalıtım malzemelerinin tüm olumsuz<br />

özelliklerinden sıyrılarak yatırımcısına<br />

ve kullanıcısına birçok fayda sağlıyor. Bu<br />

anlamda sektörde öncü olduğumuzu söyleyebilirim.<br />

<strong>Yapı</strong> elemanları üretim ve tedarikini<br />

sağlayan firmaların da kar marjından<br />

çok insan sağlığına önem vermelerini<br />

temenni ediyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vb. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

İnsan ve çevre sağlığı birincil önceliğimizdir.<br />

<strong>Yapı</strong> elemanlarında kullandığımız<br />

malzemeler de doğal perlit içeriklidir.<br />

Doğadan aldığını yine doğa için kullanan<br />

PERSAN, üretim süreçleri sonrasında ortaya<br />

çıkan atık problemlerini doğaya zarar<br />

vermeden, imha yoluyla yok etmektedir.<br />

Yatırımlar açısından önümüzdeki<br />

dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

İnşaat sektörü her geçen gün daha da<br />

büyüyor. Dolayısıyla inşaat sektörü ve<br />

sektörü besleyen yan sektörlerin önümüzdeki<br />

dönemde büyümelerini sürdüreceklerini<br />

düşünüyorum. PERSAN Çatı-<br />

Cephe- Yalıtım Sistemleri olarak yalnız<br />

Türkiye içine değil, yurt dışına da kalitemizi<br />

ulaştırıyoruz. Bugün itibarıyla ulaştığımız<br />

635 nokta ile milli servetimiz perlit<br />

madeni ile ürettiğimiz yapı elemanlarını<br />

dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 153


“Yeni ve farklı ürünlere yönelmek her<br />

zaman hedeflerimiz arasında oldu”<br />

“Önümüzdeki dönemde de yurt içinde dağıtım kanallarını<br />

genişletmeyi ve bunun yanı sıra yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı<br />

hedefliyoruz. Ek olarak uluslararası fuarlara katılımımızı<br />

artırarak, sektörün profesyonelleri ile buluşup pazardan<br />

daha büyük pay almakta hedeflerimiz arasında.”<br />

Eylül Özdemir / İzobil <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Pazarlama Uzmanı<br />

Kuruluşundan bu yana ürün gamını devamlı<br />

geliştirmeyi ilke edinen İzobil <strong>Yapı</strong><br />

Kimyasalları, müşteri memnuniyetini daima<br />

birinci planda tutarak üretim faaliyetlerini<br />

sürdürmekte. Kapasite artışını kaliteden<br />

asla taviz veremeden titiz ve kontrollü<br />

bir büyüme hızıyla beraber gerçekleştiren<br />

İzobil’i kendilerinden dinledik. Şirketin<br />

Pazarlama Uzmanı Eylül Özdemir ile <strong>Yapı</strong><br />

Kimyasalları, sektördeki son durum ve İzobil’in<br />

gelecek planlarını konuştuk.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

2005 yılında poliüretan esaslı su yalıtım<br />

malzemeleri ile faaliyete geçerek kurulduğumuz<br />

günden beri büyümeye devam<br />

ediyoruz. Ürün grubunun ithal edilmesinden<br />

uygulanmasına kadar geçen sürede<br />

kaliteli ve güvenilir hizmeti hedefleyerek<br />

1989’da üretime başlayan Maris Polymers<br />

SA’nın Türkiye’deki tek distribütörü<br />

olarak ithalat ve ihracatını üstlendik. Bu<br />

bağlamda birçok başarılı projeye imza<br />

attık. İzobil <strong>Yapı</strong> Kimyasalları tarafından<br />

yalıtım pazarına sunulan tek ve çift bileşenli<br />

poliüretan ürünler inşaat ve sanayi<br />

sektöründe geniş kullanım alanına sahiptir.<br />

Ayrıca kuruluşumuzdan bu yana ürün<br />

gamını devamlı geliştirmeyi ilke edindik<br />

ve bu amaçla inşaat ve endüstri sektörlerinin<br />

sürekli artan ihtiyaçlarına cevap<br />

vermek üzere BILIZO ® markasını kurduk.<br />

Türkiye’nin her ilinden ulaşabileceğiniz<br />

Uygulamacı Uzman Bayiliklerimizin yanı<br />

154<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

sıra, Türki Cumhuriyetler, Orta Doğu, Kuzey<br />

Afrika ve Gürcistan ’a yayılan uzman<br />

uygulayıcı bayi ağına sahibiz ve uluslararası<br />

platformda her daim lider projelerle<br />

çalışmanın sorumluğu ve kalite bilinciyle<br />

hizmet veriyoruz.<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Poliürea esaslı, poliüretan esaslı, bitüm<br />

esaslı, çimento esaslı, epoksi esaslı su<br />

yalıtım malzemelerine ek olarak astarlar,<br />

üst kaplama malzemeleri, zemin kaplama<br />

malzemeleri, spor zemin kaplamaları, tamir<br />

harçları, mastikler ve beton katkı malzemelerinden<br />

oluşan geniş ürün çeşidi ile her türlü<br />

yalıtım sorununa çözüm sunuyoruz.<br />

Türkiye <strong>Yapı</strong> Kimyasalları pazarını<br />

global pazarla kıyasladığımızda bir<br />

iki cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Türkiye’de kentsel dönüşüm ve yapı denetim<br />

sayesinde izolasyon, son birkaç yılda<br />

çok yol katetti. Binaların uzun ömürlü<br />

olabilmesi için izolasyona önem verilmesi<br />

gerekiyor. Bu denetimler doğal olarak sektörün<br />

önünü açtı. İnşaat sektörünün gelişmesi<br />

ve kalitenin öne çıkmasıyla birlikte<br />

müteahhitler bu konuya daha fazla önem<br />

vermeye başladı. Ayrıca yurt dışı markalarının<br />

Türkiye’ye olan ilgisi arttı. <strong>Yapı</strong><br />

kimyasalları, insanların çok daha fazla<br />

bilinçlenmesi sebebiyle artık eskiye göre<br />

daha fazla ilgi görüyor. Bu bilincin daha<br />

da fazla artacağına ve sektörün ülke politikası<br />

ve eğitimle daha da gelişeceğine<br />

inanıyoruz. İnşaat sektörü, Türkiye’deki<br />

lokomotif sektörlerden biri. Özellikle yapı<br />

kimyasallarında pazar her yıl büyüyor.<br />

Bundan dolayı inşaat sektörünün Türkiye’de<br />

ki geleceğinin çok iyi olacağını ve<br />

büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz<br />

ve yatırımlarımızı bu doğrultuda yapıyoruz.<br />

İnşaat sektörünün hem ülkemizde hem de<br />

bölgemizde giderek büyüyen bir yapıya sahip<br />

olduğunu düşünüyoruz.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Ürün konusundaki hassasiyetimiz nedeniyle<br />

yeni ve farklı ürünlere yönelmek her zaman<br />

hedeflerimiz arasında oldu. Yeni ürünlerle<br />

sektör her geçen gün gelişiyor. Biz de sektörel<br />

talepler doğrultusunda yeni ürünlerimiz<br />

üzerinde çalışmaları sürdürmeye devam<br />

ediyoruz. Önümüzdeki dönemde daha da<br />

büyüyen ürün gamımızla müşterilerimize en<br />

iyi hizmeti vermeye çalışacağız. Şirket olarak<br />

Arge’yi teknolojinin, rekabetin, nitelikli iş<br />

gücünün anahtarı olarak değerlendiriyoruz.<br />

Gelişim ve innovasyona odaklanarak heryıl<br />

Arge çalışmalarımız için yaptığımız yatırımlar<br />

giderek artıyor.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

İş yaparken öncelikli amacımız kendimize<br />

yeni hedef pazarlar belirlemek ve bu düşüncenin<br />

temelinde en iyi hizmeti vermek, en<br />

kaliteyi malzemeyi en kısa zamanda teslim<br />

etmek ve en efektif çözümleri oluşturmak<br />

olacaktır. Önümüzdeki dönemde de yurt içinde<br />

dağıtım kanallarını genişletmeyi ve bunun<br />

yanı sıra yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı<br />

hedefliyoruz. Ek olarak uluslararası fuarlara<br />

katılımımızı artırarak, sektörün profesyonelleri<br />

ile buluşup pazardan daha büyük pay<br />

almakta hedeflerimiz arasında. Müşteri kitlemizi<br />

artırmaya ve kaliteye önem vermeye<br />

çalışıyoruz. Türkiye’nin poliüretan sektöründe<br />

önemli bir yer tutan firmamız, çalışmalarına<br />

teknik ve idari kadrolarımızın uzun yıllara<br />

dayanan tecrübesiyle devam edecektir. Yurt<br />

içinde ve yurt dışında oldukça fazla referansı<br />

bulunan İZOBİL ® YAPI KİMYASALLARI,<br />

birçok prestijli projenin su yalıtımında tercih<br />

edilmiştir. Türkiye’de birçok önemli inşaat<br />

firmasının projesinin izolasyon işlerini yapmaya<br />

devam ediyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

İzobil <strong>Yapı</strong> Kimyasalları olarak her zaman<br />

tüketicilere en kaliteli ürünü ve<br />

hizmeti sunmayı hedefledik. Proje ve<br />

bayi ziyaretlerini gerçekleştiren ekibimiz,<br />

ürünlerimizin onaylandığı projeler<br />

ile uzman uygulayıcı bayileri buluşturarak<br />

ürünlerimizin en iyi şekilde uygulanmasını<br />

ve sirkülasyonunu sağlamaya<br />

devam ediyor. Yalıtım pazarına<br />

sunduğumuz tek ve çift bileşenli poliüretan<br />

ürünler inşaat ve sanayi sektöründe<br />

geniş kullanım alanına sahip.<br />

Bugün birçok önemli projeye çözüm<br />

sunarak hedefimizi yurtiçi dağıtım kanallarımızı<br />

genişleterek ve yeni ihracat<br />

pazarlarına ulaşarak büyüttük. Firma<br />

olarak gerek kalite gerek hizmet anlayışı<br />

ilkemizi ön planda tutarak yatırımlarımızı<br />

büyütüp, pazardaki büyüyen<br />

talebi karşılayabilecek yapılanmayı<br />

firmamızın kapasitesini artırarak tamamladık.<br />

Bununla beraber yurtdışındaki<br />

pazar payımızı da büyüterek yurtiçi<br />

ve yurtdışı yapılanmamızı artırmaya<br />

devam ediyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 155


“Dinamik bir yapıya sahip olan sektörün<br />

gelişme ivmesi umut verici”<br />

“Yakın gelecekte, kentsel dönüşüm çalışmaları, renovasyon ve yasal düzenlemeler ile<br />

sektörün büyüme ve gelişme ivmesinin daha da hızlanacağını düşünüyoruz.”<br />

1938 yılında temelleri atılan Aktaş Holding;<br />

ulaştırma, yapı, yeşil enerji ve endüstriyel<br />

ürünler gibi 4 temel ana faaliyet<br />

grubunun yanısıra; savunma sanayine ve<br />

raylı sistemlere yönelik özel üretimler de<br />

gerçekleştirmekte. Aktaş Holding Yönetim<br />

Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Sami<br />

Erol ile Yalıtım Sistemleri özelinde konuştuk.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

Aktaş Holding çatısı altında 2005 yılında<br />

kurulan AK-İZO Yalıtım Sistemleri A.Ş.<br />

bünyesinde, Türkiye’nin ilk ve tek EPDM<br />

esaslı su yalıtım membranlarını da Lineflex<br />

markasıyla piyasalara sunmaktayız.<br />

AK-İZO olarak; temelden çatıya, cepheden<br />

teras ve gölet tabanlarına kadar birçok<br />

farklı uygulama alanında su yalıtım çözümleri<br />

sunarak, ülkemize ve sektöre katma<br />

değer sağlama gayretindeyiz.<br />

Verimlilik, kalite ve dayanıklılık anlamında<br />

inovatif çözümler sunan Lineflex, sektöründe<br />

ülkemizin pazar lideri konumunda<br />

yer almaktadır.<br />

Türkiye yalıtım pazarını bir iki<br />

cümleyle nasıl değerlendirirsiniz?<br />

Türkiye’de yalıtım sektörü, tahmini rakamlara<br />

göre 12 milyar TL’lik ciro ve pazar<br />

büyüklüğüne ulaşmayı başarmış, her geçen<br />

gün de büyüyen ve gelişen bir sektör<br />

konumundadır. Sektörün her yıl, %10-15<br />

seviyesinde bir büyüme potansiyeli de söz<br />

konusu…<br />

Dinamik bir yapıya sahip olan sektörün gelişme<br />

ivmesi elbette ki umut verici. Çünkü<br />

enerji verimliliği ve kaynakların etkin kullanımının<br />

çok büyük önem taşıdığı günümüz<br />

dünyasında, yalıtım uygulamalarının hem<br />

bireysel kullanıcılar nezdinde, hem ülkeler,<br />

hem de geleceğimiz adına çok ciddi<br />

kazanımları olmaktadır. Zaten devletimiz<br />

de yalıtımı teşvik eden uygulamalar konusunda,<br />

özellikle son yıllarda önemli adımlar<br />

atıyor.<br />

Yakın gelecekte, kentsel dönüşüm çalışmaları,<br />

renovasyon ve yasal düzenlemeler<br />

ile sektörün büyüme ve gelişme ivmesinin<br />

daha da hızlanacağını düşünüyoruz.<br />

Yeni nesil malzemelerinizden<br />

örnekler verebilir misiniz?<br />

Su yalıtım çözümleri konusunda geliştirdiğimiz<br />

nitelikli ve katma değerli ürünler,<br />

ülkemizin bu alanda da öne çıkması adına<br />

önemli avantajlar sağlıyor. AR-GE çalışmaları<br />

sonucu ürettiğimiz dünya standartlarındaki<br />

EPDM membranlar, tükenmekte<br />

olan su kaynaklarına karşı adeta “Can<br />

Simidi” görevi üstlenerek, Türkiye’deki su<br />

kaynaklarının geleceğinde çok önemli bir<br />

misyon üstleniyor diyebiliriz. Ürünlerimizden<br />

genel olarak örnek vermek gerekirse;<br />

EPDM membranlarımız, bina temel ve yan<br />

perde yalıtımında, teras ve kubbe yapılı<br />

çatılarda, giydirme cephelerde, göletlerin<br />

tabanında, her türlü peyzaj ve bahçe göletlerinde<br />

ve arıtma tesislerinde mükemmel<br />

bir su yalıtım çözümü sunmaktadır.<br />

Keçeli EPDM Membran; mekanik çatılarda<br />

158<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

mekanik fiksleme metodu ile çatıya sabitlenmektedir.<br />

200gr-1000gr /m² arası<br />

ağırlığında ve 800 mm - 1600 mm enleri<br />

arasında üretimi yapılan keçeli membran,<br />

25 m ve 50 m standart uzunluğunda üretiliyor.<br />

Ayrıca müşteri talebi doğrultusunda,<br />

özel boylarda üretimi de yapılabilmektedir.<br />

Dilatasyon Bandı; her türlü yapıda dilatasyon<br />

bölgelerinin su yalıtımında kullanılmaktadır.<br />

UV ye dayanımlı, %300 den<br />

fazla esneyebilen, uzun ömürlü bir malzemedir.<br />

1,20mm-1,50mm ve 2,00mm kalınlıktaki<br />

EPDM membrandan üretilmiştir.<br />

Her iki tarafı 3cm şeritli delikle işlenmiştir.<br />

150mm-1000mm eninde 25m’lik rulolar<br />

halinde kullanıma sunulmaktadır.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkânlar nelerdir?<br />

Aktaş Holding olarak, kurulduğumuz günden<br />

bu yana sürekli gelişim ve dönüşüm<br />

esaslı çalışmalarımız kapsamında, Ar-Ge<br />

ve inovasyon faaliyetlerine büyük önem<br />

vermekteyiz. Modern üretim tesislerimizde,<br />

AR-GE çalışmaları sonucu geliştirdiğimiz<br />

üstün kalite standartlarına sahip<br />

ürünlerle, dünya ölçeğindeki tüketici beklentilerine<br />

en hızlı ve etkin şekilde yanıt<br />

vererek, sektöre yüksek düzeyde katma<br />

değer sağlamayı hedefliyoruz. Bu düşünce<br />

doğrultusunda da her yıl bütçemizden<br />

%3-4 seviyesinde bir payı Ar-Ge faaliyetlerine<br />

ayırıyoruz. Hedefimiz kısa vadede bu<br />

payı yüzde 5’ler seviyesine çıkarmak…<br />

İnovatif düşünce doğrultusunda, ileri<br />

teknoloji imkanlarıyla geliştirdiğimiz tüm<br />

ürünlerde, optimum malzeme kullanılarak,<br />

çevre dostu, daha hafif, esnek ve dayanıklı<br />

özellikler ön plana çıkmaktadır. Bunun<br />

dışında, AR-GE çalışmaları doğrultusunda<br />

patent ve faydalı model çalışmalarına da<br />

ağırlık veriyoruz. Bu kapsamda, TAYSAD’ın<br />

düzenlemiş olduğu Patent- Faydalı Model-<br />

Endüstriyel tasarım alanında, son 3 yıldır<br />

Türkiye’nin en fazla Patent/Faydalı model<br />

başvurusu yapan firma ödülüne layık görüldük.<br />

Yanı sıra, dünya ortalamaları ölçeğinde<br />

halen toplamda yaklaşık 90 adet<br />

patentimiz, 15 faydalı modelimiz, 3 uluslararası<br />

patentimiz, 1 ülkesel patent başvurumuz<br />

bulunuyor. Bunlarla beraber, her<br />

yıl da en az 10 adet patent başvurusu gerçekleştiriyoruz.<br />

Ayrıca, sürekli artan enerji<br />

Sami Erol / Aktaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı<br />

tüketiminin çevresel, ekonomik ve sürdürülebilirlik<br />

problemlerinin üstesinden gelmek,<br />

önem verdiğimiz konuların başında<br />

geliyor. Bu doğrultuda, AR-GE ve inovasyon<br />

kültürünün kazanılmasına katkı sağlamak<br />

amacıyla, sorunların üniversite ve sanayi<br />

işbirliği içerisinde çözümüne yönelik<br />

olarak, ulusal düzeyde SANTEZ, TÜBİTAK<br />

ve BEBKA projelerimize de tüm hızıyla devam<br />

ediyoruz. Ek olarak, Avrupa Birliği’nin<br />

teknoloji geliştirme programlarından olan<br />

‘HORIZON 2020’ projesi kapsamında,<br />

aynı alanda faaliyet gösteren çok sayıda<br />

paydaşın farklı ihtiyaçları gündeme getirdiği<br />

bir ortamda, enerji verimliliği ve enerji<br />

kaynaklarının etkin kullanılmasının amaçlandığı<br />

SPEAR (Smart Prognosis of Energy<br />

with Allocation of Resources ) projesinde<br />

oluşturulan konsorsiyumda, Aktaş Holding<br />

olarak yerimizi alacağız.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Ak-İZO olarak, günümüz dünyasında büyük<br />

önem kazanan doğal çevreye uyumlu, zararsız<br />

madde ve ürünlerin kullanılmasına<br />

özen gösterip, daima çevre bilinciyle hareket<br />

ediyoruz. AK-İZO’nun son teknoloji<br />

ürünü olan membranları, temiz su kaynaklarının<br />

korunması ve kuraklığın önlenmesi<br />

noktasında, gölet tabanlarında koruyucu<br />

bir görev yapıyor. Ürettiğimiz EPDM esaslı<br />

ürünler, uzun ömürlü bir ürün olması ve<br />

yenilenme gereksinimine ihtiyaç duymamasından<br />

ötürü, ‘doğa dostu’ bir malzemedir.<br />

Bilindiği üzere kauçuk ürünleri, çürüme<br />

yapmaz ve kendiliğinden zararlı maddeler<br />

üretmez. Yangın durumunda dahi doğa ve<br />

çevreyi kirleten önemli zararlar vermez ve<br />

dioksit dahi üretmez. Öte yandan şirket<br />

politikamız gereği, toplam kalite yönetim<br />

sistemi ve verimlilik esaslı çalışmalar yürütmekteyiz.<br />

Bu doğrultuda, yalın üretim anlayışıyla tasarrufu<br />

önceleyerek, sürdürülebilir enerji<br />

geliştirme uygulamalarına yönelmiş durumdayız.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Aktaş Holding olarak, sürekli gelişim ve<br />

başarı odaklı yolumuza devam ederken,<br />

insan ve çevre önceliğinde; bilgiye ve<br />

teknolojiye yatırım yapmayı sürdürmek<br />

istiyoruz. Bu çerçevede özellikle 2020 yılı<br />

ve sonrasına yönelik hedeflerimiz kapsamında,<br />

birçok alanda yeni atılım yapma<br />

düşüncemiz bulunuyor. Elbette ki bunlar<br />

arasında büyük önem verdiğimiz <strong>Yapı</strong> Grubumuz<br />

da yer alıyor. Bu anlamda ilerleyen<br />

süreçlerde yeni yatırım planlamalarımızla<br />

ilgili önemli gelişmeler yaşanabileceğini<br />

söyleyebilirim.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 159


“Gazbeton sektöründeki ısı yalıtım plağı<br />

kategorisinde ‘Liderliğimizi’ koruyacağız”<br />

Minepor gözenekli yapısı ile nefes alan bir ürün. Duvarlarda gazbeton, kolon ve kiriş<br />

yalıtımında da Minepor kullanılarak yalıtımlı cepheler elde edilmekte…<br />

Sırrı Güvenç<br />

Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı<br />

Blok ürünler, donatılı ürünler, Minepor<br />

Isı Yalıtım Plağı ve Yangın Bariyeri üreten<br />

AKG Gazbeton İşletmeleri Türkiye’nin<br />

en büyük gazbeton üreticisi konumunda.<br />

Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere<br />

20’den fazla ülkeye ihracat yapan AKG<br />

Gazbeton, ilave yatırımlarıyla yılda toplam<br />

1.750.000 metreküp gazbeton üretim kapasitesine<br />

sahip bulunuyor. AKG Gazbeton<br />

Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel<br />

Müdür Yardımcısı Sırrı Güvenç ile ilk günden<br />

beri sektörde tüm dikkatleri üzerine<br />

çekmeyi başaran iddialı ürünleri ‘Minepor<br />

Isı Yalıtım Plağı’ hakkında konuştuk…<br />

Minepor Isı Yalıtım <strong>Malzeme</strong>si’nin<br />

kısa hikayesiyle kullanım<br />

alanlarından bahseder misiniz?<br />

Minepor, AKG Gazbeton İşletmeleri’nin<br />

2013 yılında pazara sunarak yılın ısı yalıtım<br />

ürünü ödülünü alan Yeni Nesil Isı Yalıtım<br />

Plağı’dır. Mineral esaslı, gözenekli ve<br />

A1 Sınıfı hiç yanmaz yalıtım malzemesidir.<br />

Lamda değer 0,050 olan Minepor, iç ve<br />

dış cephe yalıtımında kullanılır.<br />

Minepor’u, diğer yalıtım malzemelerinden<br />

ayıran en önemli özelliği bina ömrü boyunca<br />

sağladığı dayanım ve A1 sınıfı olması<br />

nedeniyle sağladığı hiç yanmazlıktır.<br />

Minepor ile yapılan binaların<br />

çevresine ve içinde yaşayan<br />

insanlara sağlık açısından sunduğu<br />

konfor neler?<br />

Minepor gözenekli yapısı ile nefes alan bir<br />

üründür. Duvarlarda gazbeton, kolon ve<br />

kiriş yalıtımında da Minepor kullanılarak<br />

yalıtımlı cepheler elde edilir.<br />

Minepor, sadece kolon ve kiriş yalıtımında<br />

değil, gazbeton kullanılmayan projelerde,<br />

duvar yalıtımında cephe yalıtım malzemesi,<br />

gazbeton döşeme panelleri kullanılmayan<br />

projelerde tavan yalıtımı malzemesi<br />

olarak kullanılır. Otopark gibi ısıtılmayan<br />

mekanlarda tavan yalıtımında özellikle<br />

tercih edilen Minepor, tutunma özeliği ve<br />

montaj kolaylığı ile diğer yalıtım malzemelerine<br />

göre avantajlıdır.<br />

“Isıl Konfor” sağlayan Minepor, “Yeni Nesil<br />

Isı Yalıtım Plağı” olarak sağlık açısın-<br />

160<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

dan binalara ve içinde yaşayanlara konfor<br />

sunmaktadır.<br />

Ürün ömrü ortalama ne kadar?<br />

Ürünün mukavemeti azaldıkça olası<br />

dezavantajları var mıdır?<br />

Minepor’un en önemli özelliği “bina ömrü<br />

boyunca” deforme olmayan, ürün özelliklerini<br />

koruyan bir yalıtım malzemesi olmasıdır.<br />

Okul, AVM, Hastane gibi iç ve dış<br />

cephe darbelerine müsait yapılarda, içindeki<br />

bor sayesinde diğer yalıtım malzemelerine<br />

göre çok daha mukavemetlidir.<br />

Bina ömrü devam ettikçe ürün özelliklerini<br />

koruyan Minepor deforme olmaz, cephede<br />

tek dübel ile kolaylıkla uygulanır<br />

Önümüzdeki yıl için ne kadar bir<br />

pazar payı öngörüyorsunuz?<br />

Minepor Yeni Nesil Isı Yalıtım Plağı, pazara<br />

sunulduğu 2013 yılından bu yana,<br />

pazara yön veren örnek ürün olmuştur.<br />

Pazara sunulduğu yıl, yılın ısı yalıtım ürünü<br />

seçilmiştir. Gazbeton üreticileri arasında<br />

AKG Gazbeton’un liderlik yaptığı Isı Yalıtım<br />

Plağı pazarında, pazarını her geçen<br />

yıl arttırmakla birlikte, gazbeton üreticileri<br />

arasında Pazar payı açısından bakıldığında<br />

lider konumdadır. <strong>2017</strong> yılında da Gazbeton<br />

sektöründeki ısı yalıtım plağı kategorisinde<br />

“Liderliğimizi” koruyacağız.<br />

Satış politikalarınızı nasıl<br />

kurguluyorsunuz?<br />

Minepor, tüm yapılarda kullanılabilen bir<br />

üründür. Geleneksel yapı malzemeleri<br />

kullanılan projelerde de yalıtım/mantolama<br />

malzemesi olarak kullanılmaktadır.<br />

Binanın eski veya yeni olması fark etmez,<br />

yalıtım ihtiyacının söz konusu olduğu her<br />

yerde Minepor Yeni Nesil Isı Yalıtım Plağı<br />

uygulanmaktadır. Bu nedenle, satış politikalarımızda<br />

“ısı yalıtımına ihtiyaç duyulan<br />

her yerde Minepor’u kullanabilirsiniz” diyoruz.<br />

Özellikle “otopark,teras gibi ısıtılmayan<br />

mekanlarda” Minepor’un çok iyi<br />

neticeler verdiğini test ettik.<br />

Minepor’un sahip olduğu ‘Karbon<br />

Ayak İzi Belgesi’ hakkında neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

AKG Gazbeton İşletmeleri, Avrupa Birliği<br />

desteğiyle Ege Orman Vakfı, Hayat Boyu<br />

Öğrenme, Mesleki Eğitim ve Geliştirme<br />

Derneği (HBODER) iş birliğiyle “İş Dünyası<br />

İçin Çevresel Ayak İzi” projesini tamamladı.<br />

Projenin gazbeton sektörü için en<br />

önemli yanı, ilk kez gazbeton sektöründen<br />

bir firmanın ısı yalıtım plağı için karbon<br />

ayak izi belgesi alması oldu. Uluslararası<br />

bir çalışmanın ürünü olan ve 12 ay süren<br />

projede, ülkemizden ve dünyadan seçkin<br />

kuruluşlar yer alarak, bu alanda yürütülmüş<br />

en kapsamlı çalışmaya imza attılar.<br />

2015 yılında yine Minepor Isı Yalıtım Plağı<br />

ile Avrupa Teknik Onayı ETA Belgesini<br />

alarak gazbeton sektöründe bir ilke imza<br />

atmıştık.<br />

<strong>Yapı</strong>m aşamasında ürün kullanımının<br />

tamamı sizin ekipleriniz tarafından<br />

mı gerçekleştirilecek? Ya da<br />

nasıl bir kontrol mekanizması<br />

planlıyorsunuz?<br />

Satış öncesi ve sonrası teknik destek ekibimiz,<br />

uzman uygulama takımımız şantiye<br />

desteği vermektedir. Gerek uygulama eğitimleri<br />

gerekse ürün eğitimleri ile Minepor’u<br />

sektörün hizmetine sunuyoruz.<br />

Minepor üretici, uygulayıcı ya da<br />

kullanıcısı olan herhangi bir kesime<br />

bir tavsiyeniz var mı?<br />

“Yeni Nesil Isı Yalıtım Plağı” tanımlamasının<br />

tesadüfen yapılan bir tanımlama olmadığını<br />

belirtmek isterim. Bugüne kadar<br />

piyasada mevcut ısı yalıtım ürünlerinin<br />

üstünde bir yalıtım malzemesi olması nedeniyle<br />

Minepor ayrıcalıklı bir yere sahip.<br />

Hem hiç yanmaz, hem hafif, hem dayanıklı,<br />

hem kolay uygulanan hem ekonomik<br />

hem de çevre dostu bir ısı yalıtım plağı olması<br />

başlı başına Minepor’u farklı bir yere<br />

konumluyor. Minepor’u tercih eden ve ilk<br />

kez kullanacak paydaşlarımızın AKG Gazbeton<br />

Uygulama Ekibi ile temasa geçmesini,<br />

bizi gerek sosyal medyadaki uygulama<br />

tanıtımlarımızla gerekse web sayfamızdaki<br />

bilgilendirmelerle takip etmelerini dileriz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Minepor Isı Yalıtım Plağı, eski ve yeni<br />

tüm binalara değer katar. Dışa bağımlı<br />

olmayan, doğal çevreyi tahrip etmeyen<br />

hammaddesi sayesinde sürdürülebilir binaların<br />

tercih sebebidir. İçerisinde bulunan<br />

bor ve diğer bileşenleri ile mükemmel<br />

gözenek yapısı ve yüksek dayanım gücüne<br />

sahiptir. TSEK 119 kriter dokümanına<br />

uygun üretilen, Avrupa Teknik Onayı ETA<br />

Belgesi taşıyan, Minepor Isı Yalıtım Plağı,<br />

UTO ve TSEK belgelidir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 161


Fuar<br />

Isıdem Yalıtım,<br />

İzmir Teskon’da yoğun ilgi gördü<br />

ISIDEM Yalıtım, 19 – 22 Nisan tarihleri arasında düzenlenen İzmir Teskon Isıtma, Soğutma,<br />

Havalandırma, İklimlendirme Kongre ve Fuarı’na katıldı.<br />

MMO İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen fuarda, ISIDEM Yalıtım standı katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü.<br />

Sektör profesyonelleri, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği stantta, 2016 yılında Türkiye’de ilk kez ISIDEM<br />

Yalıtım tarafından üretilen halojen içermeyen elastomerik kauçuk köpüğü Coolflex HF ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı, EPDM esaslı<br />

elastomerik kauçuk köpüğü Coolflex HT dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.<br />

ISIDEM Yalıtım standında yetkililerden detaylı bilgi alma fırsatı bulan ziyaretçiler, ürünler hakkında sorularını ve değerlendirmelerini de<br />

ISIDEM Yalıtım’a iletti.<br />

İlklerin markası Isıdem Yalıtım’a<br />

ihracat ödülü<br />

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği<br />

(İSİB) tarafından T.C. Ekonomi Bakanı<br />

Nihat Zeybekçi’nin katılımı ile gerçekleştirilen<br />

İklimlendirme Sanayi 2016 Yılı Başarılı<br />

İhracatçılar Ödül Töreni’nde ISIDEM<br />

Yalıtım “En çok Esnek Hava Kanalı İhracatı<br />

Yapan Firmalar” kategorisinde ödüle<br />

layık görüldü. Üst düzey bürokratlar, İSİB<br />

üyeleri ve TİM yetkililerinin katılımı ile Orta<br />

Anadolu İhracatçılar Birliği’nde gerçekleşen<br />

törende ISIDEM Yalıtım ödülünü İSİB<br />

Başkanı Salih Zeki Poyraz’dan aldı.<br />

Hedefimiz küresel bir güç olmak<br />

2 yıl gibi kısa bir sürede sektörde yakaladıkları<br />

ivmenin oldukça çarpıcı olduğunu<br />

dile getiren ISIDEM Yalıtım Genel Müdürü<br />

Murat Erenoğlu sözlerine şu şekilde devam<br />

etti: “2015 yılında yaklaşık 25 milyar<br />

dolar olan HVAC sektörü global pazarının,<br />

2024 yılına kadar 47,5 milyar dolar olması<br />

bekleniyor. Bu veriler ışığında tüm üretim<br />

ve satış stratejilerimizi sağlam bir zemine<br />

oturtup, sektörde oluşabilecek fırsatları<br />

firmamızın lehine çevirmeyi hedefliyoruz.<br />

2015 yılına oranla 2016 yılında 4 kıtada<br />

40’dan fazla ülkeye gerçekleştirdiğimiz<br />

ihracatla 2 kat büyüme sağladık. <strong>2017</strong><br />

hedeflerimizi de %50 büyüme olarak belirledik.<br />

Global rekabetin arttığı bir dünyada,<br />

çalışmalarımızın karşılığını kısa sürede almanın<br />

mutluluğu içerisindeyiz.” dedi.<br />

162<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“Yalıtım bir lüks değil, ihtiyaçtır”<br />

“Eryap Grup kurumsal kimliğimizi yeniledik, salt olarak logomuz, söylemlerimiz değil<br />

değişen; asıl yenilediğimiz bakış açımız, yaklaşımlarımız, çağa ve teknolojiye ayak<br />

uydurabilme yeteneğimiz, dinamizm, kurum kültürümüz.”<br />

Tolga Ceylan<br />

Eryap Grup Satış Müdürü<br />

2001 yılından itibaren yapı malzemeleri<br />

sektöründe faaliyet gösteren Eryap<br />

Grup; Gaziantep, İstanbul ve Sakarya’da<br />

toplam 150.000 m 2 alanda kurulu 3<br />

üretim tesisinde, American Siding markası<br />

ile dış cephe kaplama ve mantolama<br />

sistemi, Bonus markası ile XPS,<br />

membran ve taş yünü, Winer markası ile<br />

polimer kapı ve pencere sistemlerinin<br />

üreticisi konumunda. Eryap Grup Satış<br />

Müdürü Tolga Ceylan‘a yalıtım konusunda<br />

merak ettiklerimizi sorduk. Son<br />

dönemde Eryap Grup’ta gerçekleşen yenilikleri<br />

de ele aldığımız bu güzel söyleşimiz<br />

için kendilerine teşekkür ediyoruz.<br />

Genel şirket faaliyetleriniz ve<br />

üretim süreçlerinizden bir iki<br />

cümleyle bahseder misiniz?<br />

Yalıtım ve PVC olmak üzere 2 ana iş kolumuzda<br />

üretici olarak faaliyet gösteriyoruz.<br />

3 farklı bayi örgütü ile Türkiye’nin<br />

81 ilinde aktif hizmet veren ve 62 ülkeye<br />

ihracat yapan grubumuz; taş yünü<br />

tesislerindeki yeni yatırımın yanı sıra su<br />

yalıtımı grubundaki ürün gamını genişletecek<br />

2 farklı AR-GE projesi ile ülkemizin<br />

sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmaya<br />

devam ediyor.<br />

Piyasadaki ürünlerinizin uzun vadede<br />

varlığını sürdürebilmesi için ne<br />

gibi konulara önem veriyorsunuz?<br />

Sektörde 16 yıldır büyüyerek gelişmemizi<br />

sağlayan üretimlerimizin temel dayanağı,<br />

bugüne kadar ödün vermediğimiz<br />

kalite anlayışımızdır. Yalıtım gibi çok<br />

hassas ve yapı ömrü boyunca belki de<br />

bir sefer yapılabilecek bir iş için tüketiciye<br />

her zaman en kaliteli ürünleri sunmak<br />

ilk önceliğimiz. Kalitenin varlığını<br />

sadece üründe değil, uygulamada da<br />

denetimler ile sürdürerek tüm sürecin<br />

kontrol ve gelişimini sürdürmekteyiz.<br />

164<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Satış öncesi ve sonrası<br />

müşterilerinize ne gibi destekler<br />

sağlıyorsunuz?<br />

Satış öncesi tüm ürün gruplarında uzman<br />

arkadaşlarımız ile teknik destek<br />

veriyor, eğitimler ve seminerler düzenliyoruz.<br />

Şartnamelerin oluşturulmasında<br />

destek olarak, fiyatlandırma, planlama<br />

ve projeler özelinde tüm detay çözümlerinde<br />

destek oluyoruz. Satış sonrası ise<br />

uygulama denetimlerimizi sürdürerek,<br />

müşteri danışma hattımız ile sürekli bir<br />

iletişim sağlıyor, tüm süreçleri üretici<br />

firma olarak etkin bir şekilde yöneterek<br />

katma değer üretiyoruz.<br />

Önümüzdeki döneme dair, Türkiye ya<br />

da yurt dışında yeni yatırımlarınız/<br />

projeleriniz olacak mı?<br />

Eryap Grup olarak her daim hedefimiz<br />

yurt içi ve yurt dışında sektör içi olsun/<br />

olmasın ülkemize değer katacak her<br />

türlü konu için aktif olarak tüm yatırım<br />

alternatiflerini değerlendirmektedir.<br />

4 hayati yalıtımda da üretici olan %100<br />

Türk sermayeli tek şirket olarak, 2016<br />

yılında başlayan ve <strong>2017</strong> yılında da birçok<br />

planlı yenilik hayatımıza girmeye devam<br />

edecek.<br />

Eryap Grup kurumsal kimliğimizi yeniledik,<br />

salt olarak logomuz, söylemlerimiz<br />

değil değişen; asıl yenilediğimiz bakış<br />

açımız, yaklaşımlarımız, çağa ve teknolojiye<br />

ayak uydurabilme yeteneğimiz, dinamizm,<br />

kurum kültürümüz.<br />

Bonus Kurumsal Kimlik çalışmalarımız<br />

ile, tüm yalıtım markalarımızı Bonus<br />

markamız adı altında birleştirerek birlikten<br />

doğan güce olan inancımızı markalarımıza<br />

da yansıttık.<br />

Genel Müdürlüğümüze taşındık,<br />

Çamlıca’da 2600 m 2 ’lik alanda grubumuza<br />

ait 2 bina ile hizmet kalitemizi yüksek<br />

standartlara taşımayı hedefliyoruz.<br />

Teknolojik alt yapı yatırımları, CRM ve<br />

online bayi sipariş yönetimimizi kurduk<br />

ve başarı ile geliştirmeye devam ediyoruz.<br />

Eryap Grup web sitemizi yeniledik,<br />

diğer marka sitelerimiz de bitmek üzere.<br />

Yatırımlarımız hızla devam etmekte.<br />

Hendek taş yünü tesislerimizde 40.000<br />

tonluk ek kapasite yatırımı ile 7. aydan<br />

itibaren bölgenin en büyük kapasitesine<br />

sahip üretici olarak büyümeye devam<br />

edeceğiz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Yalıtım bir lüks değil, ihtiyaçtır, bizim gelecek<br />

nesillere olan borcumuzdur. Yalıtım<br />

dendiğinde ilk akla gelen ısı yalıtımı<br />

oluyor. Aslında yalıtım; ısı, su, ses ve<br />

yangın yalıtımı olarak dört başlıkta incelenebilir.<br />

Bu sebeple yalıtımı salt ısı yalıtımı<br />

olarak konumlamak yerine yapıların<br />

içinde yaşayanların konforuna hizmet<br />

eden, yapılarımızı korumak daha uzun<br />

ömürlü hale getirmenin yanı sıra içinde<br />

yaşayanların daha konforlu yaşayabilmesini<br />

sağlayan bir gerekliliktir. Özellikle<br />

ülkemiz için değeri ise tartışılmazdır.<br />

Türkiye enerji konusunda dışa bağımlı<br />

bir ülke. Halen ülke içinde kullandığımız<br />

enerjinin yaklaşık yüzde 75’ini ithal ediyoruz.<br />

Elektrik enerjisi üretimimizin üçte<br />

birini doğalgaz çevrim santrallerinden<br />

elde ediyoruz. 2016 yılı verilerine göre<br />

dünyada en çok doğalgaz ithal eden ilk<br />

4-5 ülkeden biriyiz. 2015 ve 2016 yıllarını<br />

karşılaştırdığımızda bile doğalgaz<br />

tüketimimizin ve dolayısıyla ithalatımızın<br />

yaklaşık %5 arttığını görebiliyoruz.<br />

Bu ithal ettiğimiz doğalgazın cari açığa<br />

ve dış ticaret açığına etkisi ise çok ciddi<br />

boyutlarda. Sadece bu rakamlar bile<br />

enerjiyi verimli ve tasarruflu kullanmanın<br />

ne kadar önemli olduğunu anlayabilmek<br />

için yeterli. Enerji tasarrufu sadece aile<br />

bütçesi için değil, ülke ekonomisi için<br />

de çok büyük önem taşıyor.<br />

Doğru projelendirme, doğru malzeme<br />

ve doğru uygulama bir yapının üç temel<br />

unsurunu oluşturur. <strong>Yapı</strong>larımızın ömrü<br />

ise onu nasıl koruyabildiğiniz ile ölçülür.<br />

Isı yalıtımı ile yapıların enerji verimliliğini<br />

sağlamak, yakıt masraflarını azaltmak yanında<br />

soğutma gibi ısıtmadan daha fazla<br />

enerji sarfiyatı gerektiren bir konfor konusunu<br />

da çözmekteyiz. Isı, su, ses ve yangın<br />

yalıtımında ürettiğimiz yüksek kaliteli<br />

ürünlerimiz ile yapı güvenliğini sağlayacak<br />

3 bileşenden doğru malzeme ayağını, yapı<br />

ömrünü uzatan alternatif çözümlerimizi<br />

olması gereken en üst kalite seviyesinde<br />

üreterek sağlamaktayız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong> 165


Dosya<br />

Su yalıtımındaki en etkili yardımcınız:<br />

Bituline<br />

Onduline Avrasya’nın su yalıtımındaki başarısının sırrı Bituline, her tip özel kullanıma olanak<br />

veren geniş yelpazesiyle çatıda ve temelde binalarınızın vazgeçilmezi.<br />

Yıllardır su yalıtımında akla ilk gelen ürün<br />

olan Bituline, kullanıcılara sağlamlık, esneklik<br />

ve uzun ömür garantisi veriyor.<br />

Bituline, çok düşük sıcaklıklarda da esnekliğini<br />

koruyup, çatlamayarak; yüksek<br />

sıcaklıklarda ise geç yumuşayıp, formunu<br />

koruyarak her iklim kuşağında rahatça uygulanabiliyor.<br />

İklimin yanı sıra diğer doğal<br />

olaylara karşı da dayanıklı olan bu ürün,<br />

düz ve eğimli çatıların, terasların, ıslak<br />

hacim döşemelerinin, temel, bodrum, havuz<br />

gibi yer altı bölümlerinin, katlı otopark,<br />

karayolu köprüsü gibi özel mühendislik yapılarının<br />

su yalıtımı için güvenle kullanılabiliyor.<br />

Onduline Avrasya’nın Sapanca’daki<br />

üretim tesislerinde yüksek teknolojiyle<br />

üretilen Bituline, kalite bütünlüğünü sağlarken,<br />

uygulamadan kaynaklanabilecek<br />

yalıtım risklerini de ortadan kaldırıyor.<br />

Geniş tip ve renk seçenekleriyle temin<br />

edilebilen bu ürün, havadaki maddelerden<br />

etkilenmeyen, ultraviyoleye dayanıklı bir<br />

yapıya sahip. Temel su yalıtımında kullanıldığında<br />

korozyonun bina temellerine<br />

verdiği zararı engelleyen Bituline, olası<br />

deprem etkilerine karşı yapılarınızı korumaya<br />

yardımcı oluyor. Membranlar, eritme<br />

kaynağıyla birleştirilir ve istenen yüzeylere<br />

kolaylıkla uygulanır. Bituline sistemi, milyonlarca<br />

metrekare iş deneyimi olan ekiplerce,<br />

%100 su geçirimsizlik güvencesiyle<br />

uygulanır. Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde<br />

ve Türkiye’de geçerli olan TS EN 13707 ve<br />

TS EN 13969 standartlarına göre Onduline<br />

Avrasya garantisiyle üretilen Bituline,<br />

CE ve TSE belgelerine de sahip.<br />

166<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Kağıthane’nin en büyük kentsel dönüşüm<br />

projesi ‘İstova’nın temelleri atıldı<br />

İstanbul’un en hızlı gelişen ve yüksek yatırım değeri taşıyan bölgelerinden Kağıthane’de<br />

Yamaç <strong>Yapı</strong> tarafından hayata geçirilen ‘İstova’ projesinin temelleri düzenlenen törenle<br />

atıldı. 24 ayda teslim edilmesi planlanan proje, toplam 600 bağımsız birimden oluşuyor.<br />

Haydar Yamaç / Yamaç <strong>Yapı</strong> Yönetim Kurulu Başkanı<br />

İstanbul Avrupa Yakası Kağıthane’de<br />

Yamaç <strong>Yapı</strong> imzasıyla hayata geçirilecek<br />

olan ‘İstova’ projesinin temel atma<br />

töreni Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı<br />

Kılıç, milletvekilleri, şirket yöneticileri ve<br />

çok sayıda değerli misafirin katılımıyla<br />

gerçekleşti. Tamamlandığında Kağıthane’nin<br />

en büyük kentsel dönüşüm projesi<br />

olacak olan İstova, 80 bin metrekare<br />

üzerinde hayata geçiriliyor.<br />

İstova; toplam 600 bağımsız birim olmak<br />

üzere 500 konut, 100 ticari ünite ve<br />

bir alışveriş merkezinin yer aldığı karma<br />

bir proje olarak inşa ediliyor. 15’er katlı<br />

4 bloktan oluşan projede farklı alan büyüklüklerine<br />

sahip 1+1’den 5+1’e kadar<br />

geniş daire seçenekleri bulunuyor.<br />

İstova projesinin temel atma töreninde<br />

konuşan Yamaç <strong>Yapı</strong> Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Haydar Yamaç, ülkenin geleceğine<br />

güvenin bir göstergesi olarak yatırımlarına<br />

ara vermediklerinin altını çizdi.<br />

Yamaç “İstova projemizin temellerini İstanbul’un<br />

en hızlı gelişen bölgelerinden<br />

biri olan Kağıthane atıyoruz. Ülkemize<br />

ve inşaat sektörünün geleceğine güveniyoruz,<br />

Yamaç <strong>Yapı</strong> olarak yatırımlarımıza<br />

bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra<br />

da hız kesmeden devam edeceğiz” diye<br />

konuştu.<br />

İstanbul’un en merkezi<br />

lokasyonunda yükseliyor<br />

8 bin metrekare alan üzerinde yer alan ve<br />

spor salonu, fitness, olimpik yüzme havuzu,<br />

kapalı otopark , hamam, sauna, bilardo,<br />

çocuk oyun alanı, çok amaçlı toplantı salonu<br />

gibi geniş sosyal donatıları içerisinde<br />

barındıran İstova’nın 2018 yılı sonunda teslim<br />

edilmesi planlanıyor. Ulaşım akslarına<br />

yakınlığı ve lokasyonuylada ön plana çıkan<br />

İstova projesi lansman öncesinde metrekaresi<br />

6 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa<br />

sunuluyor. Kuzey Marmara Yollarının<br />

tamamlanmasıyla beraber en cazip merkez<br />

haline gelen Kağıthane’de konumlanan ‘İstova’;<br />

birçok önemli hastane, alışveriş merkezi<br />

ve üniversitelere yakınlığıyla da dikkat<br />

çekiyor. İstova, Levent ve Beşiktaş’a 5 dakika,<br />

Sarıyer’e 10 dakika, 3. Havalimanı’na<br />

20 dakika mesafede konumlanıyor.<br />

168<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


“Doğru detayda doğru<br />

malzeme seçimi çok önemli”<br />

“Firmalar kendi içinde inşaat sektörü dinamiklerine uygun<br />

şekilde ürün geliştirme ve Ar&ge çalışmalarına kaynak ayırmaktadır.<br />

Türk İnşaat sektöründe olduğu gibi yalıtım sektöründe<br />

de çok uluslu firmalar mevcut, dolayısıyla ciddi bir<br />

bilgi birikimi var.”<br />

Su yalıtım sektöründe faaliyet gösteren<br />

sanayiciler tarafından tüm polimer bitümlü<br />

örtü üreticilerini aynı çatı altında toplamak<br />

amacıyla 2006 yılında kurulan BİTÜDER,<br />

sektörün kalite standartlarını koruyarak<br />

sağlıklı büyümesini, ulusal ve uluslararası<br />

standartlara uygun üretim yapılmasını<br />

sağlamayı hedefliyor. BİTÜDER Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu’na ‘Yalıtım’<br />

ve Türkiye Yalıtım Sektörü’ne dair<br />

sorularımızı yönelttik. Keyifli okumalar…<br />

Derneğinizin son dönemdeki<br />

hizmetlerinden bahseder misiniz?<br />

Türkiye genelinde 19 milyon konutun yüzde<br />

85’inde maalesef su yalıtımı yok. Neredeyse<br />

tamamı deprem kuşağında olan<br />

ülkemizde, bina güvenliğindeki etkisi tartışılmaz<br />

olan su yalıtımı eksikliğinin neden<br />

olabileceği sonuçlar üzerinde hepimizin durup<br />

düşünmesi ve bir an önce harekete geçilmesi<br />

gerekiyor. Bu konuda toplumda bir<br />

farkındalık yaratmaya, bilinç düzeyini arttırmaya<br />

yönelik iletişim faaliyetlerimiz var.<br />

Hem kamu otoritesine hem de kamuoyuna<br />

yönelik bilinç arttırıcı çalışmalar Dernek kurulduğu<br />

günden beri devam ediyor.<br />

Bu çalışmaların yanı sıra Bitüder<br />

olarak Bitümlü Örtüler ile ilgili<br />

Ulusal Standartların hazırlanmasına<br />

katkıda bulunuyoruz.<br />

Sektörün başlıca sorunlarından biri olan<br />

standart dışı üretimin çözümü için üreticilerin<br />

kaliteli belgelerinin olması ve ürünlerin<br />

standartlara uygunluğunun piyasa gözetim<br />

denetim kapsamında doğru şekilde<br />

incelenmesi gerekir. Bu konuda dernek<br />

olarak hem üreticilere, hem de kullanıcılara<br />

uyulması gereken Standartlar hakkında<br />

eğitimler vererek konunun önemine dikkat<br />

çekiyor, konu ile ilgili kamu kurumları ile<br />

işbirliği içinde çalışmalar yapıyoruz.<br />

Üyelerimiz Atışkan, BTM, Eryap, ODE, Onduline<br />

Avrasya, Standart İzolasyon, Stoper,<br />

UKS ve Yalteks, standartlara uygun<br />

üretim yapan, CE Belgeli üretim yapan<br />

kuruluşlardır. Derneğin daha fazla polimer<br />

bitümlü su yalıtımı üreticisinin kapsamaya<br />

çalıştığını, sektördeki tüm üreticilerin<br />

temsil edilmesinin amaçlandığını, böylece<br />

üreticilerin sorunlarını ele almak için daha<br />

fazla sayıda Sanayicinin BİTÜDER çatısı<br />

altında buluşarak, problemlerin çözümü<br />

için hep birlikte çalışmayı arzuladığımızı<br />

vurgulamak isteriz.<br />

İnşaat sektörü genelinde<br />

gerçekleşen Yalıtım ve<br />

İzolasyon Sistemleri’ni nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Kentsel Dönüşüm gerekliliğinin herkese<br />

öğretmesi gereken şeyler var. Mevcut<br />

yapı stokunun, riskli ve çürük yapıların<br />

yenilenmesi sürecinde geçmiş hatalardan<br />

ders almak önem taşıyor. Yeni Binalar,<br />

170<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Mayıs</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Deprem Yönetmeliği açısından statik olarak<br />

oldukça dayanıklı ve güvenli şekilde<br />

dizayn ediliyor ve bu yönetmelikler ciddi<br />

şekilde denetleniyor. Yalıtım sektöründe<br />

dolayısı ile Su Yalıtım Sektörünün de<br />

önemi her geçen gün artıyor. Su yalıtımı<br />

uygulamasının Türkiye’de tüm binalar için<br />

zorunlu olması adına çalışmalar yapan (Bİ-<br />

TÜDER) can ve mal güvenliği için mutlaka<br />

tüm binalara su yalıtımı yaptırılması gerektiği<br />

konusunda uyarıyor. Aksi takdirde<br />

dönüşüm kapsamında yenilenen yapıların<br />

da bir süre sonra korozyon sebebi ile güvenli<br />

yapı ve konfor şartlarını kaybedebilir.<br />

Su Yalıtımın önemi konusunda sektördeki<br />

tüm paydaşlar; mimar, müteahhit, müşavir,<br />

usta vs. düzeyinde herkesin bilinçli olması<br />

gerekir ki bütüncül bir kaliteden bahsedebilelim.<br />

Sektördeki diğer derneklerle<br />

birlikte yetersiz ve bilinçsiz uygulamaların<br />

önlenmesi için bilinçlendirme faaliyetleri<br />

yapıyoruz. Kamu otoritesinin de konuyu<br />

ciddiyetle ele alması ile önümüzdeki dönemde<br />

önemli gelişmeler olacaktır.<br />

Yalıtım uygulamalarının başarılı<br />

olabilmesi için sizce ne gibi<br />

stratejiler izlenilmeli?<br />

Kaliteli ürün ve kaliteli uygulama, sağlıklı<br />

bir su yalıtımı uygulaması başarısının<br />

anahtarı. Standart dışı üretim tüm sektörlerde<br />

olduğu gibi bizim de temel sorunumuz.<br />

Su yalıtımından en etkili verimi<br />

alabilmek için binanın özellikleri ve ihtiyaçlarına<br />

en uygun malzemeler seçilmeli ve<br />

su yalıtımı yaptırırken kullanılan ürünlerin<br />

CE belgeli olmasına özen gösterilmelidir.<br />

Avrupa’da çok uzun yıllardır kullanılan bitümlü<br />

örtüler tüm dünyada dayanıklılığını<br />

kanıtlamıştır. Bazı detaylarda alternatifi olmayan,<br />

dayanıklılığı sayesinde bina ömrü<br />

boyunca binayı suyun zararlı etkilerinden<br />

koruyan üstün nitelikli ürünlerdir. Fakat uygulama<br />

ehil ustalar tarafından yapılmadığı<br />

sürece en kaliteli malzemeyle bile hatalar<br />

yapılma tehlikesi var. Bu nedenle projelendirme<br />

ve denetleme mekanizmasındaki<br />

tüm paydaşlarımızın konuya hakim olması<br />

gerekiyor. Etkin piyasa gözetim denetiminin<br />

önemi tartışılmaz. Fakat su yalıtımı<br />

sektörü özelinde, en iyi malzeme dahi<br />

olsa doğru detayda doğru malzeme seçimi<br />

çok önemli. Denetimli, kaliteli ürünler<br />

ve uygulamalar ne kadar çok artarsa, bina<br />

güvenliği açısından, alınan sonuç o kadar<br />

iyi olur.<br />

Biz Bitüder olarak tüm ulusal ve uluslararası<br />

ürün ve uygulama Standartlarına<br />

uygun SU YALITIMI yapılması ile ilgili tüm<br />

kamu ve özel sektörde çalışan karar vericileri<br />

uyararak farkındalık yaratmaya, bilinçlendirmeye<br />

çalışıyoruz. Yalıtım Uygulamalarının<br />

da başarılı olabilmesi için doğru<br />

detayda doğru malzeme seçimine, seçilen<br />

malzemenin uygulama kurallarına uygun<br />

şekilde uygulanmasına dikkat edilmesi ve<br />

denetlenmesi gerekiyor.<br />

Bu günkü teknolojiyi göz önüne<br />

aldığımızda, sizce Türk yalıtım<br />

firmaları hangi seviyede?<br />

Türkiye’deki su yalıtımının önemi tam anlamıyla<br />

aşılmadığından Avrupa ülkelerinin<br />

maalesef biraz gerisindeyiz. Sektörel açıdan<br />

değerlendirecek olursak, tüketicilerin<br />

su yalıtımını eskiye nazaran daha fazla<br />

önemsediğini görüyoruz. BİTÜDER olarak<br />

temel görüşümüz, Kentsel Dönüşüm sürecinde,<br />

eskiden yapılan hataları tekrar<br />

etmemek için, su yalıtımı zorunlu bir standart<br />

haline getirilmesi ile Avrupa ülkelerindeki<br />

gibi daha dayanıklı, uzun ömürlü,<br />

güvenli, sağlıklı ve konforlu binalara sahip<br />

olabileceğimiz ve aradaki farkı kısa sürede<br />

kapatabileceğimizdir. Bitüder üyesi tüm<br />

üreticiler CE Kalitesi ile AB normlarında<br />

üretim yapar ve Su Yalıtımı sektöründe iç<br />

piyasanın ihtiyacını karşılayacak yeterli kapasite<br />

mevcuttur. Haksız rekabetin önüne<br />

geçildiği sürece mevcut durumda Avrupa<br />

ülkelerine kıyasla bir eksiğimiz yok. Tüm<br />

üyelerimiz uluslararası kabul görmüş olan<br />

CE Prosedürüne uygun üretim yaparlar.<br />

Üretim kalitesi olarak, tüm Avrupa ve dünya<br />

ülkeleri ile yarışabilecek durumdayız.<br />

Sektördeki Ar-ge çalışmalarına<br />

ayrılan bütçe ve insan kaynağını<br />

nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Son yıllarda üretimde maliyet / kazanç<br />

seviyesi beklenen düzeylerde olmadığı ve<br />

gerekli veriler oluşamadığ