01.06.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 064

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

marketing europe & anatolia

Tarih: Haziran 2017 Sayı: 64

retorik

Sen de

bir mum yak...

kelebiğin fırtınası

Ramazan Medyası...

satır ayracı

Resilient Olmak...

İlanlarınızı

bekliyoruz :)


İçindekiler

Sayı: 64 Tarih: Haziran 2017

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Fenerbahçe- İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

aeanews@aeanews.com.tr

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Kübra Nebioğlu

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Gözde Öztürk

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

retorik 13

Medya Dünyası 14 - 15

Röportaj 16 - 18

kelebeğin fırtanası 21

Reklam dünyası 22 - 23

Röportaj 24 - 26

satır ayracı 29

Kampanyalar 31 - 37

Gezi 38 - 43

Game On 44 - 47

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kültür Sanat 48 - 49

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

İlanlarınızı bekliyoruz :)...

Merhaba

Hoş geldin ramazan.

marketing europe & anatolia, beş yıl boyunca hiçbir güç odağına bağımlı olmadan,

kalemini satmak bir yana kiraya dahi vermeden, bağımsız, tarafsız, korkusuz,

doğrudan yana bir yayın politikasını sürdürdü. Birçok sermaye grubu tarafından

desteklenen yayın organlarının bağımsızlığını koruyamadığı, hatta yayın hayatını

sürdüremediği ülkemizde tamamen kendi imkanlarımızla dimdik durmanın önemli

olduğunu düşünüyorum.

Yapılması gereken, yapılabilecek daha çok şey olduğunu biliyoruz. Fırsat buldukça

süreklilik sağlayabileceğimize inandığımız yenilikleri yapmaya devam ediyoruz. Ancak

bunların hepsi maliyetleri olan çalışmalar. İlanlarla bizi desteklerseniz daha çok

yenilikler yapmak istiyoruz.

Medya planlarınıza bizim dergimizi de dahil edip, temsilcisi olduğunuz müşterilerinizin

ilanlarıyla bizi bu yürüyüşümüzde desteklemenizi, dergimizi bizim dergimiz olarak

değil kendi derginiz olarak paylaşmanızı, yaygınlaştırmanızı diliyorum.

marketing europe & anatolia, hiçbir cemaate, partiye hizmet etmeyen, sektörün tam

bağımsız tek dergisidir. Sizin için buradayız, bizi okuduğunuz için teşekkürler.

Sevgiyle kalın...

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Voltas Beko...

Arçelik A.Ş., Hindistan’ın en büyük şirketler grubu Tata’nın

ana hissedarı olduğu Voltas ile ortaklık anlaşması imzaladı.

100 milyon ABD doları sermaye ile kurulacak yeni şirkette

Arçelik’in bağlı ortaklığı Ardutch B.V.’nin ve Voltas’ın %49

oranında eşit payları bulunacak. Koç Holding ve Tata Investment

Corporation Ltd. ise %1’er hisse ile ortaklıkta yer

alacak. Arçelik’in üretim teknolojisi alanındaki yetkinliği

ile Voltas’ın Hindistan pazarındaki tecrübesini ve güçlü

dağıtım ağını bir araya getirecek olan şirket, ürünlerini 1,3

milyar nüfuslu ülkede tüketicilere sunmaya hazırlanıyor.

Ortaklık anlaşması, 23 Mayıs’ta Voltas’ın merkezinin de

bulunduğu Bombay’da Koç Holding, Arçelik A.Ş., Tata ve

Voltas’ın üst yönetimlerinin katıldığı imza töreniyle duyuruldu.

Bu ortaklık anlaşması kapsamında, Hindistan’da kurulacak

fabrikada buzdolabı üretimi gerçekleştirilecek. Ortak

şirket, Arçelik fabrikalarında üretilen ana beyaz eşya

ürünlerinin satışını da yapacak.

Fatih Kemal Ebiçlioğlu: “Hindistan pazarına güçlü bir ortakla

güçlü bir şekilde giriyoruz.”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koç Holding

Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu:

“Son yıllarda ekonomik güç merkezi Asya’ya kayarken,

bölgenin yeni yatırımlar için cazibe merkezi olduğunu

yakından izliyoruz. Gerek demografik gerekse ekonomik

potansiyeli ile Hindistan, bu bölgenin en önemli pazarı ve

ülkenin uluslararası projeksiyonlarda 2050 yılına kadar

dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olacağı öngörülüyor.

Görüyoruz ki 1,3 milyar nüfusuyla Hindistan, beyaz eşya

pazarı açısından da büyük bir potansiyel sunuyor” dedi.

Herkes için Teknoloji...

gi ile buluşabilen kadınlar, kendini, çevresini, yaşadığı

Sabancı Holding iştiraklerinden, Türkiye teknoloji

perakendeciliğinin lider markası TeknoSA, “Herkes için

Teknoloji” felsefesiyle 2007 yılında başlattığı Kadın için

Teknoloji projesinin 10’uncu yılını kutluyor. 10 yılda 16

bin kadına ücretsiz teknoloji eğitimi vererek toplumun

gelişimine katkı sağlayan TeknoSA, projeye devam ederek

2023 yılına kadar toplam 25 bin kadını teknoloji okur

yazarı yapmayı hedefliyor.

Kadınların teknoloji ve bilgiye ulaşabilmesi için verdikleri

emeğin 10 yılda 65 ilde 16 bin kadının ‘teknoloji okuryazarı’

olmasını sağladığını belirten Bülent Gürcan, “Bil-

toplumu geliştiriyor. Proje ile ilgili yapılan araştırmada,

eğitim alan kadınlarımız, kendilerini daha eşit ve bağımsız

hissettiklerini, günümüz çağını yakaladıklarını ve daha

sosyal olduklarını söylemişler. Teknoloji ile tanışmak,

kadınlarımızın sadece ekonomik değil sosyal hayatları

ve aile ilişkilerinde de olumlu değişime neden oluyor.

Sosyal medyayı keşfediyorlar. Facebook, Instagram

hesaplarını kullanarak kendileri için hem ekonomik hem

sosyal fırsatlar yaratıyorlar. Çocuklarını daha iyi anlamaya

başlıyorlar. Hepsinden önemlisi de özgüvenleri artıyor.

Dolayısıyla, projemize bugün yeni bir hedef koyuyoruz.

2023 yılına kadar Kadın için Teknoloji projesiyle 25 bin

kadını teknoloji ile tanıştırmayı hedefliyoruz. Cumhuriyetimizin

100’üncü yılı olan 2023’te arzu ettiğimiz sosyal

ve ekonomik düzeye ulaşabilmemizde eşit şans ve imkan

verdiğimiz kadınlarımızın katkısının büyük olacağına

inanıyoruz” dedi.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

ClimateLaunchpad yarışması...

Avrupa Birliği İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü tarafından

organize edilen,dünyanın en geniş katılımlı çevreci fikir

yarışması bu yil yeniden ClimateTurkey ekibi liderliginde

Turkiyede . Dünya finalinde ilk 10’a girecek iş fikirleri

95.000 Avro yatırım fırsatı ve 18 aylik girisim kampina katilma

hakki kazanacak. 33ulkeyi kapsayan yarışmaya son

başvuru tarihi ise 18 Haziran 2017.

Avrupa Birliği tarafından fonlanan, Avrupa Birliği İnovasyon

ve Teknoloji Enstitüsü ve Horizon 2020 ile koordineli

çalışan Climate-KIC tarafından organize edilen ve dünyada

2015 yılından bu yana düzenlenen Climate Launchpad

Yarışması, dördüncü yılında kapılarını yeniden Türkiye’yi

temsil edecek iş fikri başvurularına da açıyor.Dünya finalinin

kazananlarına 10.000 Euro, 5.000 Avro ve 2.500

Avro nakit ödül ve aynı zamanda finalde ilk 10’a giren tüm

iş fikirlerine, Climate KIC Accelerator Programı’na girerek

95.000 Avro yatırım fırsatına erişme imkanı sunuluyor.

Avrupa Birliği tarafından toplamda 950.000 Avro fon

ayrılan yarışma, 33 ayrı ülkeden girişimci katılımcıların bir

araya geldiği ve buluştuğu bir platform olarak uluslararası

bir deneyim fırsatı olarak tanımlanıyor.

ClimateLaunchpad organizasyonunun Türkiye ayağını

geçen seneden bu yana ClimateTurkey ekibi üstleniyor.

Geçen yıl Türkiye’nin ilk kez katılmış olduğu ve Talin’de

30 ülkeden 90 iş fikri sahibinin ülkelerini temsil ederek

yarıştığı finalde, Türkiye finalisiti `Sponge` ekibi hem

`Seyirici Özel Ödülü hem de 2.likle yurda döndü. Bu yıl

Sabancı Üniverisitesinden SuCool ile de işbirliği içinde

olan ClimateTurkey yeni ve çevreci iş fikirlerini arıyor.

1 www.climateturkey.com yada www.climatelaunchpad.

org adreslerinden başvurmak mümkün.

TVCON TV Festivali...

Daha önce Türkiye’de benzerine rastlanmamış bir festival

için geri sayım başladı; TVCON. Sevilen filmlerin, yönetmenlerini,

senaristlerini, oyuncularını izleyicileriyle bir araya

getirerek ekranın ötesine geçmelerini sağlayacak olan

TVCON, medya dünyasında büyük ses getirebilmek için

hazırlıklarına durmaksızın devam ediyor.

Türkiye’deki ekrana dair her şeyi tek bir platformda

buluşturacak olan TVCON TV FESTİVALİ, 28 Eylül – 01

Ekim 2017 tarihlerinde gerçekleşecek.

İnteraktif seminerler, fenomen isimlerin konuşmaları,

eğlenceli söyleşiler, yeni sezon dizi tanıtımları, set

makyajları, starların modacıları ve ekranların en sevilen

yüzleri TVCONile meraklılarıyla buluşacak. İzleyiciler,

severek takip ettikleri youtuber, vlogger, dizi ve sinema başvuruları hala devam ediyor.

oyuncularının farklı yönlerini keşfetme imkanı yakalarken Yepyeni yüzlerin, gelecek vaat eden yeteneklerin, reyting

fenomen bloggerları yakından tanıma fırsatı yakalayabilecek.

ekranıyla dünya çapında ses getireceği TVCON ile artık

rekorları kıracak yeni yapımların keşfedileceği, Türkiye’nin

Oyunculuk, yaratıcı yazarlık, set makyajı, dizilerde stil ve her şey daha farklı olacak ve ekranın ötesine geçilecek!

moda, dizi müzikleri gibi ekranın tüm detayları hakkında TVCON’a katılmak isteyen herkes için biletler çok yakında

bilgilerin de verileceği, Türkiye’nin en ünlü cast/oyuncu

ajanslarının, menajerlerinin de yer alacağı

satışa çıkarılacak.

TVCON

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Acıbadem City Clinic’e ortak...

ve City Clinic Grup’u satın alarak ülkenin en büyük özel

sağlık hizmetleri sağlayıcısı olmuştu.

Dünya Bankası Grubu kuruluşu IFC, Acıbadem

Sağlık Grubu’nun Bulgaristan’daki yatırımı Acıbadem

City Clinic’e 15 Milyon Euro tutarında hisse yatırımı

gerçekleştirdi. Yatırımın Acıbadem Sağlık Grubu’nun Orta

Doğu ve Balkanlar’da büyüme stratejisini desteklemesi

ve Bulgaristan’daki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine

katıkıda bulunması öngörülüyor.

Acıbadem Sağlık Grubu bir süre önce yurtdışındaki üçüncü

yatırımını gerçekleştirmiş ve Bulgaristan’da Tokuda Grup

Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet

Ali Aydınlar, konuyla ilgili; “IFC’nin Acıbadem City Clinic’e

ortak olarak Acıbadem Sağlık Grubu’nun Avrupa’daki

büyüme hedefini desteklemesinden memnuniyet duyuyoruz.

Bu, grubumuza duyulan güvenin bir göstergesidir.

Bu yatırımlarımızla Bulgaristan’da ve bölgede özel sağlık

hizmetlerinin daha modern ve erişilebilir hale gelmesini,

ve hastaların yüksek kalitede sağlık hizmetlerine

kavuşmasını hedefliyoruz” dedi.

Acıbadem Sağlık Grubu Bulgaristan’daki faaliyetlerini

Acıbadem City Clinic markası adı altında birleştirerek

Sofya’da 84 yataklı bir kardiyovasküler hastanesi, 80

yataklı bir onkoloji hastanesi, Sofya’da iki, Burgaz’da

ve Varna’da birer olmak üzere toplam dört tıp merkezi,

Burgaz’da 31 yataklı bir kardiyoloji hastanesi ve yine

Sofya’da 560 yatak kapasiteli bir hastanenin yönetim ve

işletmesini sürdürüyor.

Atama...

Turkuaz Petrol Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, Türkiye

PetrolleriPetrol Dağıtım A.Ş.’nin Turkuaz Petrol

tarafından Özelleştirme kapsamında satın alınmasının

ardından Türkiye Petrolleri Genel Müdürlüğü görevini

de üstlendi. Demirağ, aynı zamanda Türkiye Petrolleri

Yönetim Kurulu’nda da yer alıyor.

Akaryakıt dağıtım sektöründe uzun yıllara dayanan

deneyime sahip Çağdaş Demirağ, Petrol Ofisi ve BP

Türkiye’de görev aldı. 2011 yılında Kadoil’de Genel

Müdür Yardımcılığı yapan Demirağ, 2014 yılı itibariyle

Genel Müdürlük görevine getirildi. 2016 yılında Turkuaz

Petrol’ün yönetimini üstlenen Demirağ, TED Ankara Koleji

ve Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nden mezundur.Evli

ve bir çocuk babasıdır.

Atama...

Perakende bankacılık, kurumsal

bankacılık, yatırım bankacılığı ve

özel bankacılık alanlarında faaliyet

gösteren Aktif Bank’ın Perakende

Bankacılık Krediler Grubu

Genel Müdür Yardımcılığı’na 17

yıllık bankacılık sektörü deneyimine

sahip Serhat Yılmaz atandı.

Bilkent Üniversitesi İşletme

Bölümü’nden mezun olan Serhat Yılmaz, kariyer hayatına

2000 yılında Garanti Bankası’ndadenetçi olarak başladı.

Çalışma hayatında pazarlama, iş geliştirme ve inovasyon

alanlarında çeşitli görevlerde bulunan Yılmaz,

Aktif Bank ailesine katılmadan önce ise Finansbank

bünyesinde KOBİ bankacılığı Direktörü olarak görev

yaptı.

Bankacılık sektörünün deneyimli ismi Serhat Yılmaz,

Mayıs ayı itibari ile kariyerineAktif Bank’ta Perakende

Bankacılık Krediler Grubu Genel Müdür Yardımcısı olarak

devam edecek.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Değer Katan Marka Ödülü...

Cam sektörünün globaloyuncusu Şişecam Topluluğu,

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)Türkiye Markasına

Değer Katanlar Ödüllerinde‘B2B Marka Ödülü’nün sahibi

oldu.Düzenlenen törende ödülü, Şişecam Yönetim

Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet

Kırman, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve TİM

Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin elinden aldı.

Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan

Şişecam Topluluğu, Ekonomi Bakanlığı tarafından Türkiye

İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ev sahipliğinde düzenlenen

‘Türkiye Markasına Değer Katanlar Ödülleri’nde

“B2B Marka” ödülünü almaya hak kazandı.

Marka Türkiye Konferansı kapsamında düzenlenen ödül

töreninde, Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan

Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, ödülü

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve TİM Başkanı Mehmet

Büyükekşi’nin elinden aldı.

13 ülkedeki 44 tesisiyle düzcam, cam ev eşyası, cam

ambalaj ve kimyasallar olmak üzere camın tüm temel

alanlarında küresel bir oyuncu olan Şişecam Topluluğu bu

ödülle beraber başarı hanesine bir yenisini daha eklemiş

oldu.

AXA Sigorta’nın PR

ajansı Sobraz oldu...

AXA Sigorta, PR alanında iş ortağı olarak Sobraz ile

ilerleme kararı aldı.Pazarlama iletişimine ve etkili marka

hikayelerine odaklanan Sobraz, bu alandaki uzmanlığınısigorta

sektörünün köklü oyuncusu AXA Sigorta’nın

kategoriye ilişkin entegre iletişim gücü ve tecrübesiyle

buluşturacak.Soydan Canbaz tarafından 2013 yılında

kurulan Sobraz halen AÇEV, Unilever markaları arasında

yer alan Domestos, OMO,Rinso ileUnilever İnsan

Kaynakları, Fox Networks Group bünyesindeki NationalGeographic,

NatGeo Wild, NatGeo People, Foxlife,

FX, Foxcrime, 24Kitchen

ve Uludağ İçecek ile işbirliğini

sürdürüyor.

Brandworks’e

iki yeni marka...

Dinamik ve deneyimli kadrosunu,

sağlam finansman

kaynaklarıyla

birleştirerek

Türkiye inşaat sektöründe

adından söz ettiren

Ceylan İnşaat ve

Türkiye’nin önde gelen etkinlik

ve organizasyon firması Event Across Turkey’in

stratejik kurumsal iletişim ve medya ilişkileri yönetimini

Brandworks üstlendi. Brandworks İletişim Danışmanlığı

ise ulusal ve uluslararası şirketlerin yer aldığı geniş ve

itibarlı müşteri portföyüne, kurumsal ve pazarlama iletişimi

alanında stratejik danışmanlık hizmeti sunuyor.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Xperia XA1 Ultra Türkiye’de...

Sony Mobile, hayatı daha geniş yaşamanız için tasarlanan

ve üstün kamera kalitesini süper orta sınıf yelpazesine

taşıyan Xperia XA1 Ultra’yı satışa sunduğunu duyurdu.

Xperia XA1 Ultra’da 23MP yüksek çözünürlüklü mobil

sensör için 1/2.3” ExmorRS, parlak F2.0 lens ile düşük

ışık koşullarında bile muhteşem fotoğraflar elde etmenizi

sağlayan kamera uzmanlığı, Sony’nin dijital fotoğraf makinesi

bölümünden alındı. Hareket halindeki nesneleri dahi

düşük ışık koşullarında net ve gerçek renkleriyle yansıtan

Xperia XA1 Ultra’nın ana kamerası deklanşöre basıldığında

0,6 saniye1 de açılıp süper hızlı fotoğraf çekebiliyor.

Optik görüntü sabitleme ve geniş açılı akıllı selfie flaşlı 16

MP ön kamerası ile grup selfie’leri için mükemmel bir seçim

olan Xperia XA1 Ultra, her selfie’yi net bir şekilde çekmenizi

sağlıyor. Cihazda yer alan “El Deklanşörü” kamera

özelliği sayesinde tek bir el hareketi ile mükemmel kareyi

yakalamanız artık çok kolay.

Xperia XA1 Ultra uçtan uca 6 inç göz alıcı full HD ekranı ile

elinize mükemmel bir şekilde uyum sağlarken size sürükleyici

bir görüntüleme deneyimi yaşatıyor. Üst ve alt kısımlardaki

elmas kesimli yüzeyde Sony işçiliği net şekilde görülürken,

alüminyum kenarlarda kullanılan materyal elde zengin bir

his yaratıyor.

Yeni Lenovo Legion Y520...

Lenovo, Legion markası altında yenilediği Y520 ile tüm

oyuncuların en büyük yardımcısı olacak. Oyun dünyasındaki

iddiasını bir adım daha ileriye taşımak üzere, en yeni

oyunlarla uyum sağlaması için tasarlanan Y520, bir oyun

bilgisayarında aranan özelliklerin daha da fazlasını vadediyor

ve sizi, rakiplerinizi gölgede bırakmaya davet ediyor.

Hızlı tempoya sahip oyunlar için 7. Nesil Intel® Core i7

işlemci, NVIDIA® GeForce® GTX 1050 Ti grafik ve hibrid

depolama özellikleri ile gelen ürün, yüksek ses kalitesi için

de Dolby Audio Premium ile 2 x 2W Harman hoparlörlerle

donatıldı. Kazanmahedefiyle oynamanın sırrının en ince

detayları görebilmekte gizli olduğunu bilen Lenovo, alttan

kırmızı aydınlatmalı klavye ile donattığı yeni modeli sayesinde,

oyun keyfini gece saatlerinde yaşayan oyuncuların da

en büyük destekçisi olacak ve onları rakiplerinin bir adım mi sıcak havayı iterken, termik havalandırma panoları da

önüne geçirecek.

sıcaklığı dışarı atıp ortadan kaldırıyor. Ayrıca ek soğutma

Yalnızca 2,5 kg’lık alüminyum gövdesi ve 2,58 mm’lik gerektiren oyunlarınız için Lenovo’nun özel olarak geliştirdiği

tasarımıyla hem ince, hem de hafif bir oyun bilgisayarı Extreme Cooling özelliğini kullanabilir, saatler boyu süren

olarak rahatça taşınabilen Legion Y520, siz istediğiniz yerde oyunlarda bile ısınma sorunu yaşamadan oyunun tadını

oyununuzu oynarken, stratejik olarak tasarlanmış fan ve çıkarabilirsiniz.

havalandırma kanallarıyla ısı ile savaşmak için tasarlandı.

Grafik kartı ve işlemcilerin yakınında bulunan bu fan siste-

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

Motorola, Moto Z Ürünleri...

Motorola’nın yeni Moto Z ailesi ve çığır açan özellikleri, teknoloji

severlerin hayatını kolaylaştıran özellikler sunuyor.Insta-Share

Projektör modu ile bir projeksiyon cihazına, JBL®

SoundBoostmodu ile müzik setine, batarya modu ile enerji

deposuna veya Hasselblad True Zoom ile profesyonel bir fotoğraf

makinesine dönüşebilen Moto Z ve ailenin diğer üyesi

Moto Z Play şimdi de MotoActions özelliğiyle dikkatleri üzerine

çekiyor.

MotoActions özelliği sayesinde hareketlere yanıt veren Moto

Z ürünleri ile teknoloji severler akıllı telefonlarını tek bir hareketle

kontrol edebiliyor. Bu sayede telefonunuzun arka kamerasını

kolayca açmak için bileğinizi sağa sola çevirmeniz,

el fenerini açmak isterseniz de telefonunuzu sadece aşağıya

doğru iki kere sallamanız yeterli. Ayrıca anlık çağrılar ve bildirimlerden

uzak kalmak istediğiniz zaman telefonunuzu ön

yüzü aşağı bakacak şekilde masaya koyduğunuzda “Rahatsız

etmeyin” modunu etkinleştirebilirsiniz. Tek bir hareket ve

komutla size kolaylık sağlayan Moto Z serisi, teknoloji severlerin

gözdesi olmaya devam ediyor.

Sony yeni televizyonlarını tanıttı...

Sony BRAVIA OLED TV ve tanıtılan diğer yeni 4K HDR TV

modelleri, Sony’nin çerçevesiz ve standsız tasarımıyla, derin

siyah ve doğal renklerle daha önce görülmemiş gerçeklikte

görüntüler sunan Sony BRAVIA OLED TV, televizyonun

geleceğine ışık tutuyor.

OLED’deki 8 milyonu aşkın kendiliğinden aydınlanan piksel

sayesinde A1E serisi, eşi görülmemiş siyahlar, özgün renkler,

hiçbir bulanıklığın görülmediği resim ve geniş izleme

açısı ile önemli şekilde zenginleştirilmiş bir görsel deneyim

sunuyor. X1 Extreme, çok büyük sayıda pikseli kesin şekilde

kontrol ederek OLED’in muhteşem 4K HDR resim sunma

yeteneğini genişletiyor.

BRAVIA OLED TV’de dünyada ilk kez ses sistemi ile görüntü

sistemi birleşiyor. Yepyeni bir deneyim yaşatan Acoustic Surface

(Akustik Yüzey) teknolojisi ile çoğu TV hoparlörünün

aksine, ses ekranın tamamından geliyor. Sonuç olarak, ortaya

dikkati görüntüden dağıtmayan eşsiz ve bir standsız bir

tasarım çıkıyor.

BRAVIA OLED’in inovasyonları, olağanüstü görüntü

performansıyla da sınırlı değil. A1E serisi, dünyanın ekran

üzerinden etkileyici kalitede ses sunabilen ilk büyük ekranlı

TV’si olma özelliğini taşıyor1. Sony, OLED’de arkadan

aydınlatmanın bulunmamasından yararlanarak, sesi

doğrudan ekrandan yayabilecek yeni Acoustic Surface

teknolojisini geliştirdi. Bu teknoloji, görüntünün ve sesin

geleneksel TV’lerde elde edilemeyecek şekilde kusursuz

bileşimine imkân tanıyor.

Bu, aynı zamanda kenarlarda bile geniş bir ses ve görüntü

senkronizasyonu üretiyor. OLED’in sıra dışı genişlikteki

izleme açısıyla birlikte, A1E serisi izleme pozisyonundan

bağımsız olarak benzersiz deneyim yaşatıyor.

marketing europe & anatolia / 11


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Sen de bir mum yak...

Bugünlerde hem islam dininde hem de geleneklerimizde

önemli bir yer kaplayan ramazan ayını idrak ediyoruz.

Ramazan ayı dini vecibelerinin yanı sıra toplumda,

yardımlaşma, empati ve hoşgörünün yaygınlaşması

için de pek çok güzel gelenek ve hassasiyeti içerisinde

barındırdığından inanan ya da inanmayan bir çok kişi için

ayrı bir önem, ayrı bir anlam taşıyor. Ben de yazıma bu

nedenle inansın ya da inanmasın tüm insanlığın ramazan

ayını kutlayarak başlamak istiyorum.

Ramazan ayı denince bir çok kişinin aklına, belki aç

kalınarak yapılan bir ibadetin takvimini oluşturduğu,

belki iftar ve sahur sofralarında normal günlerden

daha fazla paylaşım ve misafirperverlik içerdiği için,

yemek ve sofralar geliyor. Bu çağrışımdan yola çıkan

TV kanallarımız da bu ramazan ayında ekranlarını

yemek tarifi programları ile doldurup, gastronominin

her çeşidinden zenginlikle süslemişler. Süslemişler

süslemesine de her nedense yemek programları, iftar

saatinin tam da öncesinde ekrana geliyor. Yani insanların

açlığa tahammüllerinin, iftara kalan son dakikalara

karşı güçsüzleştiği, bir hedefe varmakla vara kalmak

arasındaki yüksek gerilimli saatlerde. İnsanın her

gördüğünü canı istediği, ekranda gördüğü yemeklerin

kokusunu algılayabildiği saatlerde. Oysa ki eski yıllarda

bu programlar iftarla sahur arasında yayınlanırdı. Eski

Türk filmlerinde çok çok kötü adamların bağladıkları

esirin karşısında suyu yere döküp gülmeleri gibi bir

eziyete dönüşen bu programların bu yıl oruç saatlerinde

yayınlanıyor olmasının ise hepimizce malum olan ama

dillendirmekten imtina ettiğimiz çok belirgin bir sebebi var;

Cehalet.

Yıllarca ucuz iş gücü, politik baskılar ve cehalet

sarmalının kendi iç dinamikleri gereği, medyadan

uzaklaştırılan yetkin kadrolar, yerlerini aslında hiç bir şey

bilmeyen, yayıncılık tecrübesi hasbel kader öğrendiği tek

bir yabancı dil sayesinde yurt dışından kopya çekmekten

ileri gidemeyen kerametleri kendilerinden menkul

cahiller sürüsüne terk ettiği için bugün bir medyadan,

geleneklerinden, etiğinden, bağımsızlığından hatta

varlığından bahsetmemiz mümkün olamıyor.

Bu kerametleri kendilerinden menkul kadrolar, ramazan

ayını, yiyecek reklamlarının, mütedeyyin üreticilerin

reklamlarının alınacağı, islamı anlatmanın mahzun bir

duygu sömürüsü, dinlemenin mahçup bir eziklik olduğunu

zanneden bazı kişilerin programlarının reyting yarışları

yapacağı, ay sonunda gelecek bayramın da tüketim

çılgınlığıyla taçlandırılacağı bir fırsat olarak görüyor.

Herhangi bir dini, kültürel ya da hayata dair birikimleri,

bilgileri ya da görüşleri olmadığından başka bir anlayışı

bu kişilerden beklemek en basit tabirle naif bir tutum

olabilir.

Peki her konuda fikri olan RTÜK bu duruma ne diyor.

Asıl amacı frekans tahsisini gerçekleştirmek olmasına

karşın, kısa sürede bir sansür mekanizmasına

dönüşen, üyelerinin atanma şekli ve doğası gereği,

objektif olmaktan uzaklaşarak siyasi bir yapıya bürünen

RTÜK, zannederim ekranları ve dolayısıyla toplumu

muhafazakarlaştırmak adına bir tehlike hissetmiyor ki bu

konuda herhangi bir girişimde bulunmuş değil.

Böyle olunca güzel ülkem, güzel bir geleneğini daha

cehalete, ucuz din tüccarlarına kurban vermiş görünüyor.

Yine de geç kalmış sayılmayız, hala geri

dönülebilecekken cehaleti ödüllendirmeyi bırakıp,

ilmi, irfanı kendimize rehber edinir, bir kaç kişinin

istikbal endişesini, istiklal davamızın önüne koymaz,

geleneklerimizde, hangi dine inanıyor olursak

olalım dinimizdeki güzellikleri yüceltir, hatalarımızı

kabullenmekten korkmazsak ve en önemlisi, hayatı

anlayıp insanı onurlandırırsak belki son çıkıştan önce

yine rotamızı aydınlık bir ufka çevirebiliriz. Unutmayın en

keskin karanlığı bile aydınlatmak için bir mum yakmak

yeter.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

• Show TV’de yayınlanmaya hazırlanan “Kalp Atışları”

isimli yeni dizinin başrollerini Öykü Karayel ve Gökhan

Alkan canlandıracak.

• Ünlü oyuncu Şinasi Yurtsever, FOX TV ekranlarının

yeni şaka programını sunmak için hazırlanıyor.

• İhlas Medya Grubu bünyesinde faaliyet gösteren TGRT

Haber kanalında haber koordinatörlüğü görevine Bülent

Çöltekin getirildi.

• TRT Genel Müdürü Şenol Göka, kurum ile yollarını

ayırdı.

• Show TV Kurumsal İletişim Yönetmeni olarak görev

yapan Tuğba Kısa, kurum ile yollarını ayırdı.

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Türkiye Gazetesi Yıldıray Oğur ile yollarını ayırdı.

• Kapanan Yeni Yüzyıl gazetesin hafta sonu eklerini çıkaran

Sercan Meriç,sozcu.com.tr’de kültür sanat editörü

olarak göreve başladı.

• Milliyet Gazetesi Haber Merkezi kadrosuna Ferit Zengin

atandı.

• Fatih Altaylı Gazete Habertürk’te “Teke Tek” isimli köşesinde

yeniden yazmaya başladı.

• Ebebek dergisinde Editör Ege Ebcin dergi ile yollarını

ayıracağını açıkladı.

• Türkiye Gazetesi’nde Ankara Haber Müdürlüğü görevine

Çetiner Çetin getirildi.

• Gazeteci Erol Işık, Biamedya bünyesinde yer alan Habertam.com

sitesinin yazar kadrosuna katıldı.

• Posta Gazetesi’nde, hafta sonu eki ‘Cumartesi

Postası’ndan sonra ‘Pazar Postası’nın da Genel Yayın

Yönetmeni görevine Işıl Cinmen getirildi.

• Gazeteci Salih Tuna Yeni Şafak ile yollarını ayırma kararı

aldı.

• Habertürk Hafta Sonu Ekler Muhabiri Mehmet Emin

Demirezen, 6 Haziran 2017 itibarıyla Akşam Gazetesi

Hafta Sonu Ekleri’nde Editör-Muhabir olarak göreve

başlayacak.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

• Kanal D Haber’de anchormanlik görevini Ahmet

Hakan’a devreden ve hafta sonu haberlerini sunan Serdar

Cebe’nin, Haziran ayından itibaren Doğan TV Washington

Temsilciliği görevine başlayacağı belirtildi.

• TRT’de yayınlanan “Bir Yastıkta Kocayalım” programının

sunucusu Zafer Akıncı’nın yerine, Aile Danışmanı

Dr. Mehmet Tekneci getirildi.

• CNN Türk kanalında yayınlanan “Başka Bir Dünya

Mümkün” adlı yeni bir belgesel programının sunucusu

Cem Seymen oldu.

• Tolga Çevik ve Salih Kalyon ikilisiyle beğeni toplayan

ve uzun süre ekranda kalan Komedi Dükkanı, talk

show programı olarak ekranlara dönmeye hazırlanıyor.

• Fox TV’den ayrılan gazeteci Murat Güloğlu, hurriyet.

com.tr’de yazmaya başladı.

• TGRT Haber’in Genel Yayın Yönetmenliği görevinden

ayrılan Yücel Koç, aynı gruba bağlı Türkiye Gazetesi’nin

Yayın Koordinatörlüğü görevine getirildi.

• Halk TV’de yeni yapılan düzenleme ile Semra Topçu,

Rahmi Aygün, İsmail Tükel, Tuba Emlek ve Cüneyt Akman

yayın kurulunu yönetecek.

• Show TV ekranlarının yeni yarışma programı “Herkes

Kazanır”ın sunucusu ünlü oyuncu Hakan Bilgin’in sunumuyla

Mayıs ayı içinde Show TV’de başlıyor.

• Lütfiye Pekcan’ın hazırlayıp sunacağı ‘Yaşamdan Hikayeler’

programı, hafta için her gün TV8’de gündüz kuşağında

yayınlanacak.

• Karga Seven Pictures, çok yakında FOX ekranlarında

yayınlanacak olan “Gönder Gitsin” programıyla izleyiciyle

buluşmaya hazırlanıyor. Programın sunucusu ise

Timur Acar oldu.

• Esra Harmanda “Sağlıcakla Kal” adlı programıyla

TGRT Haber’de izleyici ile buluşuyor.

• Diyanet TV’den sorumlu Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı

Mehmet Emin Özafşar görevinden alındı.

• Kanal D’nin iç yapımlarını gerçekleştiren D Yapım’ın

yeni Genel Müdürü Lale Eren oldu.

• TRT Genel Müdürlüğü görevine İbrahim Eren getirildi.

• Fatih Savaş, ramazan ayı boyunca ‘’Fatih Savaş ile

Sahur Sohbetleri’’ programıyla Fox ekranlarında izleyiciyle

buluşacak.

• “Pınar Altuğ ile Ramazan Lezzetleri” isimli program,

Pınar Altuğ’un sunumuyla FOX TV ekranlarında izleyici

ile buluşacak.

• “Fatih Çıtlak’la Ramazan Bereketi” programı Fatih

Çıtlak’ın sunumuyla ramazan boyunca her gece Star TV

ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

• Kanal D’de yayınlanan “Renkli Sayfalar” ve “Magazin

D”nin haber müdürlüğünü yapan Mert Doğan ayrılık kararı

aldı.

• TGRT Haber’de Program Müdürlüğü ile Kurumsal İletişim

Müdürlüğü görevine Sait İnanç getirildi.

• Endemol Shine Türkiye Dramalar Direktörü Cengiz

Deveci görevinden istifa etti.

• 5 Haziran’dan itibaren CNN Türk sabah haberlerini Gülay

Özdem sunacak.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

• “Ntv.com.tr “ Haber Müdürü Kürşat Özmen, görevinden

ayrılacağını açıkladı.

• Ali İhsan Varol’un sunduğu yarışma programı Kelime

Oyunu, teve2 kanalında izleyiciyle buluşacak.

• Ece Pirim, Volkan Güngör ve Evren Turhan’ın sunumuyla

ekrana gelecek olan “Tekno Haller” TV8,5 ekranlarında

başlıyor.

• Show TV’nin yeni programı için son hazırlıklar yapılıyor.

Bülent Ersoy, Banu Alkan, Burcu Esmersoy ve Safiye

Soyman’ı bir araya getiren programın adı “Dünya

Güzelleri” oldu.

• Fox TV ekranlarında dört sezondur devam eden “O

Hayat Benim” dizisi 131’inci bölümüyle final yapacağını

bildirdi.

Kaynak: MTM Medya Takip Merkezi

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Röportaj

Sadakat Cesaret S

SCS Grup Başkanı Okan Genç

SCS Grup 1993 yılından bu yana bünyesinde bulunan

SCS Güvenlik Hizmetleri,

SCS Elektronik Servisi

ve PAK-LINE Temizlik Hizmetleri ile

‘Sadakat Cesaret Süreklilik’

felsefesini benimseyerek müşterilerinin

ihtiyaçlarına çözümler getirmektedir.

Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Bize şirketinizden bahseder

misiniz?

SCS Grup 1993 yılından bu yana bünyesinde

bulunan SCS Güvenlik Hizmetleri,

SCS Elektronik Servisi ve PAK-

LINE Temizlik Hizmetleri ile ‘Sadakat

Cesaret Süreklilik’ felsefesini benimseyerek

müşterilerinin ihtiyaçlarına çözümler

getirmektedir.

Merkezi İstanbul’da olmak üzere Ankara

İzmir ve Antalya bölge müdürlüklerimiz

18 ilde özel güvenlik ihtiyaçlarınıza

hızlı ve etkin çözümler getirmektedir.

- Bulunduğunuz sektörlerde tüketici

güveni ve sadakatini sürdürülebilir

bir şekilde sağlayabilmek için nelere

önem gösteriyorsunuz?

SCS, ismi Sadakat Cesaret Süreklilik

kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır.

Yani bizim sektörümüzün 3 temel

unsurunu isminde toplamaktadır. Bizim

asli işimiz olan güvenlikte, güveni

ve sadakati sürdürülebilir kılmak için,

yapılması gereken en önemli şey çalışan

personelin doğru seçimi, ve onlara

aidiyet duygusu kazandırılmasıdır. Bir

de sıkı bir denetim ve eğitim sistemi

kurarsanız başarı kaçınılmaz olmaktadır.

Müşterinin beklediği, minimum sirkülasyonu

sağlamak içinde personelin

özlük haklarına önem vermeniz, aidiyet

duygusunu artırmak için, tabiri caizse

düğününde halayında, cenazesinde

tabutunun altında olmanız yani işini

ve şirketini sevdirmek için personelin

yanında olmanız da büyük önem taşımaktadır.

- Sektörünüzde yaşanan sıkıntıları

ve bu sıkıntılara yönelik çözüm önerileriniz

nelerdir?

Karşılaşılan en ciddi sorun, kaliteli personel

bulamamak ve neredeyse sıfır

kârla alınan ihaleler hem sektördeki

işletmeleri hem de sektörde çalışan

özel güvenlik görevlilerini mağdur etmektedir.

Özel güvenlik görevlileri düşük

ücretler nedeniyle mesleklerinde

kendilerini kalıcı olarak görmemekte

16 / marketing europe & anatolia


üreklilik...


Röportaj

ve yaptıkları işle aralarındaki aidiyet

bağını kuramadıklarından gerekli bilgi

ve tecrübeyi kazanamamaktadırlar. Bu

durum özel güvenlik sektörünün nitelikli

ve kalıcı personel temin etmesini

güçleştirmektedir. Ayrıca bu mesleğin

geçiş mesleği olarak görülmesi, kariyer

imkânının bulunmaması gibi sorunları

da sıralayabiliriz. Özel güvenlik sektörü

karşılaştıkları sorunlarla ilgili olarak üniversitelerin

ilgili bölümleri ile işbirliği yaparak

çözüm yolları aramalıdır. Bilimsel

araştırma, tez ve makale çalışmaları

sektör tarafından desteklenmelidir. Çağımızın

gelişen teknolojisini yakalamış

ve gelecekte oluşabilecek güvenlik tehditlerine

karşı donanımlı özel güvenlik

personeli yetiştirmek, ihtiyaç duyulan

nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamaya

yönelik programlar açılması yönündeki

çalışmalar sektöre katkı sağlayacaktır.

Özel güvenlik personel maaşlarının

belli bir standarta kavuşturulması da

önemli bir çözüm olacaktır.

- Markanızın kurumsal başarıyı yakalamak

için yaptığınız çalışmalardan

bahseder misiniz?

Biz SCS GRUP olarak, 24 yıldır sektö-

Biz SCS GRUP olarak,

24 yıldır

sektöründe adını hiç

değiştirmeden bugünlere

gelmiş,

yerli bir firmayız.

ründe adını hiç değiştirmeden bugünlere

gelmiş, yerli bir firmayız. Bunu neden

söylüyorum. Çünkü sektörümüzde

çeşitli nedenlerle, usulsüzlüklerle adları

değişmiş, farklı isimler ile tekrar hizmet

vermeye devam eden pek çok firma

bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’deki

pastayı gören yabancı şirketler, ülkemize

girmiş ve kısa zamanda şirket satın

almaları ile büyüyerek sektörde yer

edinmişlerdir. SCS, %100 yerli bir firma

olarak, 24 yıldır ismini değiştirmeden,

sgk ve vergi borcu olmadan bugünlere

gelmiş olması gerçek bir başarı öyküsüdür.

Bundan sonra da büyümeye

devam ederek, başarılarına yenilerini

ekleyecektir. Bu sebeple işine yatırım

yapan bir yönetim anlayışı, işinde uzman

kadrolar bu başarıları daha da artıracaktır.

- Markanızın 2017 yılı için hedefleri

nelerdir?

SCS Grup, 2017 yılında, özellikle AVM,

OTEL, PLAZA, EĞİTİM KURUMU,

STAD projelerinde yeni müşterileri referanslarına

katmayı, Türkiye geneli 18

ilde sürdürdüğü hizmet ağını daha da

geliştirmeyi hedeflemektedir.

18 / marketing europe & anatolia


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Ramazan Medyası...

Ramazan geldi, hoşgeldi.

Ramazan diyince benim aklıma iftar sofraları gelir.

Çocukluğumdan beri annemin özenle hazırladığı iftar

sofraları hep bir şölen havasında olmuştur. Beyaz masa

örtüsü serilir, misafirler için kullanılan tabaklar, bardaklar

ortaya çıkarılır ve misss gibi sıcacık pideyle top patlaması

beklenirdi. Ramazanın ikinci haftasından itibaren,

komşular, dostlar, akrabalar iftara davet edilir, bebaber

açılan oruçlarla sanki bağlar daha da güçlenirdi. Yıllar geçti

ben büyüdüm, oğlum bile büyüdü, ama annemin evindeki

bu gelenek hiç bozulmadı. Hala annemin iftar sofraları

misafirleri, bereketiyle devam ediyor. Allah anneme

sağlıklı, uzun ömür versin, bu gelenek de hiç bozulmasın

inşallah.

Ramazan reklamları da ayrı bir alemdir.

Soğuk içecek reklamlarının konusu nerdeyse hep aynı. İlk

senaryo tek başına yaşlı biri, ya da yaşlı bir çift hüzünlü

bir şekilde tam iftar açacakken, hoooppp bütün mahalle

etrafına doluşur ve cola, ice tea, didi Allah ne verdiyse

kana kana içilir.

İkinci senaryo, 7'den 70'e bütün aile mükellef bir sofraya

oturur. O sırada evin en küçüğü elinde kocaman içecek

şişesiyle bakkaldan koşarak eve girer. Gülüşmeler, neşeler

falan içecekler bardaklara konulur, afiyetle içilir.

Benim anlamadığım oruç zeytin ya da hurma eşliğinde

suyla açılır, masada herkes hemencecik su içer. Durum

böyleyken su firmaları neden iftar sofrası reklamı yapmaz

anlaşılır gibi değil.

Her sene aynı aynı derken bu yıl Didi bir sürpriz yaptı.

Uzaylı Mustafa Topaloğlu ve Pascal Nouma'lı yeni reklam

serisine başladı. Bence şimdiye kadarki en başarılı

kampanya olmuş. Soğuk çay, soğuk espiriler konsepti

süper. Mustafa Topaloğlu'nun donuk ifadesi Pascal'ın

sımsıcak gülümsemesiyle reklamı izlenir kılmış. Hangi an,

RamazAN esprisi de zorlama ama zamana uygunluğu ve

farklı olmasıyla diğerlerinin arasından sıyrılıyor. Bravo Didi!

Bir televizyon kanalının ulusal kanal olup olmadığını

anlamak için reklamlarına bakmanız yeterli. Reklam

kuşağında Burcu Esmersoy'a rastlamazsanız bilin ki ulusal

kanalda değilsiniz. Kadın maşallah reklamdan reklama

koşuyor. Yok efendim çok estetik yaptırmış, yok efendim

aslında esmermiş, sonradan sarışın olmuş. Bence bunların

hepsi fasa fiso. Doğruya doğru, kadın güzel, kadın havalı.

Ama oyunculuğu için aynı şeyi söylemek zor. Oynadığı

reklam ve televizyon programlarına dikkat ettiyseniz

hepsinde aynı tavırları sergiliyor. Konuşmaya başlıyor,

sonra başını sağa sola eğip göz kırpıyor, sağ omuzunu, sol

omuzunu kaldırıyor, ardından kalçasını sağa sola sallıyor

ve son. Şimdi yayında olan ETS Tur reklamlarına bakın ne

demek istediğimi anlayacaksınız :)

Halkbank 79. yılını kutluyormuş. Tam da kendine yakışan

bir reklam yapmış. Şahan Gökbakar kocaman bir gövdeyle

gelin olmuş, yanında sinek gibi minnacık bir damat, tam

düğün sırasında düğün salonunun parasını ödeyemedikleri

için bankaya gidip kredi alıyorlar. Komik desen değil,

eğlenceli desen değil, duygusal desen hiç değil. İtici mi,

itici. Ooooffff offf yani.

Bir zamanlar magazin programlarının vazgeçilmezi bir

Hülya Avşar vardı. Gak dese haber, guk dese haber

olurdu. Yediği, içtiği, giydiği, gezdiğiyle her gün ekranlarda

boy gösterirdi. Saçmalamanın dibine vurduğu zamanlarda

bile izleyeni çoktu. Şöyle abuk subuk halleri bile olmuştu:

Kaya Çilingiroğlu'ndan boşandıktan sonra kızları

Zehra'nın psikolojisi bozulmasın diye (!) beraber tatillere

çıkmışlar, dönüşte kucağında bir oyuncak maymunla

uçaktan inmişti. Magazincilerin pervasızca sorduğu

hamile misiniz sorusuna Kaya'yla çocuğumuz oldu diye

maymunu göstermiş, kendince eski eşinin yeni karısını

kıskandırmaya çalışmıştı. Bence bu halleri artık inişe

geçttiğinin habercisiydi. Medyanın parlattığı yıldız ne

yazık ki sönmeye başladı. Şimdilerde yeniden parlamak

için çabalasa da bu artık mümkün görünmüyor. Bir yatak

firmasını reklamında görünce bütün bu geçmişi gözümün

önüne geldi. Nereden nereye... Bu reklam sizce tutarmı?

Bence tutmaz. Neden mi? Birincisi Hülya Avşar artık

yaşlandı.İkincisi de güzellik gidince başka bir meziyeti

olmadığından artık eskisi gibi reyting almıyor. hal böyle

olunca da yatağın üstünde istediği kadar vakit geçirsin,

bence satışlara olumlu bir etkisi olmaz...

marketing europe & anatolia / 21


Reklam Dünyası

Seni asla yarı yolda bırakmaz...

Rexona, A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın Ana Sponsoru

oldu. “Seni asla yarı yolda bırakmaz” sloganıyla basketbola

destek veren Rexona, A Milli Erkek Basketbol takımlarına

sponsor olan ilk kişisel bakım markası.

Rexona, taraftarı harekete geçirerek milli takımı desteklemeye

davet ediyor. Rexona mottosu olan hareketi ve sponsorluk

anlaşmasını duyurmak üzere milli takım oyuncularının

yer aldığı bir reklam filmi çekti. A Milli Erkek Basketbol

Takımı oyuncularından Doğuş Balbay, Semih Erden ve Sinan

Güler’in yer aldığı reklam filminde, tüm Türkiye’nin ve

Rexona’nın A Milli Erkek Basketbol Takımı’na desteği eğlenceli

bir dille anlatılıyor. Takım oyuncularının sahaya anons

edilmesi ardından temizlik görevlisi Eren, muhasebeci Ezgi,

İzmir Efe’si Zafer, güvenlik Hüseyin, turşucu Mahmut, simitçi

İhsan, Ada ve Ege sahaya davet edilerek taraftarın da takımın

önemli birer parçası ve Rexona’nınher gün her hareketimizin

arkasında olduğu vurgulanıyor.

#insangormekistediginigorur...

Volkswagen Binek Araç’ın, 1998 yılında ‘En İyi Basın Kampanyası’

kategorisinde ulusal ve uluslararası birçok ödül aldığı

“İnsan görmek istediğini görür” kampanyasından yola

çıkarak geçtiğimiz sene düzenlediği fotoğraf yarışmasının

ikincisi 19 Mayıs’ta başladı. Katılımcılar, doğada ve yaşamın

içinde Volkswagen’e dair gördüklerini fotoğraf karelerine

aktarıp #insangormekistediginigorur hashtagiyle Instagram

üzerinden paylaşarak yarışmaya başvurabiliyor.

Çevrelerinde yakaladıkları Volkswagen amblemini andıran

doğal şekilleri fotoğraflayarak, #insangormekistediginigorur

kampanya hashtagiyle paylaşan Instagram kullanıcıları, insangormekistediğinigorur.vw.com.tr

mikro sitesine Instagram

hesaplarıyla erişim sağladıktan sonra, fotoğraflarını siteye

yükleyecek ve yarışmaya katılabilecekler.

Başvuru için son tarih 31 Temmuz. Yarışmada birinci Leica

T 18-56 mm, ikinci GoPro HERO5 Black ve üçüncü de

DJI Osmo Mobile ile ödüllendirilecek. Ayrıca ilk üçe giren

tüm katılımcılar, Almanya’da bulunan Volkswagen’in kalbi

AutoStadt’ı ziyaret etme şansını da yakalayacaklar, ilk ona

giren tüm katılımcılar ile ise Leica eğitmenleri eşliğinde sokak

fotoğrafçılığı turu gerçekleştirilecek.

22/ marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Dijitale Gittim Dönü(ş)cem...

IAB Türkiye ve Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler

Fakültesi tarafından Dijital Pazarlama İletişimi sektörüne

nitelikli eleman girişinin desteklenmesi, gençlerin dijital

dünyaya kazandırılması ve bu alandaki önemli kariyer imkanlarının

anlatılması amacıyla düzenlenen UniChallenge+

Dijital Öğrenci İşleri Eğitim Kampı; Dijitale Gittim Dönü(ş)

cem mottosu ile bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilecek. Üniversitelerin

3 ve 4. sınıf öğrencileriyle, yeni mezunları dijital

sektöre ısıtmak üzere tasarlanmış bir oryantasyon programı

olan UniChallenge+ 12-23 Haziran tarihleri arasında Boğaziçi

Üniversitesi’nde gerçekleşecek. KKontenjanı 50 kişiyle

sınırlı olan eğitime, şehir dışından gelen katılımcılar için

Boğaziçi Üniversitesi yurtlarında konaklama imkanı da sağlanacak.

Geçtiğimiz yıl 49 üniversiteden 208 başvuru alan

kampta başvuruların 136’sı İstanbul dışından gerçekleşmişti.

2 hafta sürecek kampta, öğrenciler hem sektörün önde

gelen isimlerinden dersler dinleyecek, hem de üretecekleri

projelerle öğrendiklerini pekiştirme fırsatı bulacak. Ders dışı

birçok aktiviteyle desteklenen programda ilk 3’e giren ekip

üyeleri IAB Türkiye üyesi firmalarda staj hakkı elde edecek.

Etkinlik ile ilgili ayrıntılı bilgi için: www.unichallenge.net

Türkiye’de reklam pazarı...

Türkiye’de TV izlemeyi bir eğlence aracı olarak gören 68

milyon insan yaşıyor ve ülkemizdeki reklam pastasında en

büyük dilimi yüzde 51’lik oranla TV kanalları alıyor. Aslında

önceki yıla göre ülkemizde yüzde 11 oranında büyüme

gösteren reklam sektörü, dünyayı hala geriden takip ediyor.

Ve bu oran, dünyada en çok TV izleyen ülkelerin başında

gelen Türkiye için düşük bir rakam olarak değerlendiriliyor.

TV reklamlarının her dönemde olduğu gibi yüzde 51 oranla

pastadaki en güçlü mecra olarak karşımıza çıktığını belirtenUnion

İstanbul Ajans Başkanı Mehmet Erkmen, ”TV’nin

uzun yıllar tüm bütçedeki büyük payını koruyacağına

inanıyorum. Gerek Türk toplumunun mecra tüketim

alışkanlıklarına baktığımızda gerekse güven endeksine

baktığımızda hala TV’nin güven sıralamasında en üstlerde

olduğunu görüyoruz. Son 5 yıldaki mecra kullanımlarındaki

değişime baktığımızda tek yükselen mecranın da dijital

olduğu görülse de TV de bütçedeki büyük payını korumaya

devam ediyor ve önümüzdeki yıllarda da korumaya devam

edecek gibi görünüyor” dedi.

Reklamların bir markanın, ürün ve hizmetlerinin tercih edilmesi

noktasında hala en önemli itici güç olduğunu aktaran

Mehmet Erkmen, “Reklam toplum içerisinde, üretilen

mal ve hizmete yönelik bir ihtiyacın olmaması halinde bile,

ihtiyacı yaratmakta ve tüketicilerin zihinlerinde, satın almaya

ve kullanmaya yönelik eğilimleri oluşturmakta. Reklam, ürün

ve hizmet özelliklerini, tüketicilerin beğenileri ve istekleri

doğrultusunda hazırlayıp onlara sunmaktadır.Reklam, marka

ile tüketici arasındaki iletişimi sağlayarak, her iki tarafın

beklentilerine ve özlemlerine ulaşmalarını sağlamakta,

aradaki diyaloğu yönlendirmektedir. Türkiye gibi büyük bir

gücün daha fazla reklam yatırımı olmalı ve firmalar reklamın

gücüne daha çok inanmalı.”

marketing europe & anatolia /23


Röportaj

E-koruma.net...

E-koruma.net

Kurumsal İletişim Yöneticisi

Esra Topal

Dijital dünyada geniş kitlelere ulaşmanın

hızlı ve kolay olması büyük avantaj.

Ancak asılsız ve olumsuz haberler de

doğru bilgiler kadar hızlı yayılarak bilgi kirliliğine,

kişi ve kurumların itibarının zedelenmesine ve istenmeyen

durumların ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Kendinizden ve şirketinizden biraz

bahseder misiniz?

- Anadolu Üniversitesi İşletme bölümünden

mezun olduktan sonra eğitim

hayatıma Marmara Üniversitesi Sosyal

Bilimler Enstitüsünde Stratejik Marka

Yönetimi Yüksek Lisans Programı

ile devam ettim. İş hayatıma Satış ve

Pazarlama alanında başladım. Geleneksel

kanalların dışında özellikle dijital

pazarlama kanallarında çalıştım.

Pazarlama ve dijital iletişim kanallarını

konusunda çeşitli seminer ve eğitimlere

katıldım. İş hayatına E-koruma. Net’te

kurumsal iletişim yöneticisi olarak devam

ediyorum.

E-koruma.net, internette kişi veya kurumların

hakkında izinsiz olarak çıkan

her türlü içerik, haber ve görsellere hukuk

ve bilişim alt yapısıyla kaldırılmasını

sağlayan bir şirkettir.Dijital alanlarda

ve İnternetteki koruyucunuz da diyebiliriz.İnternetin

popülaritesinin artması

ile birlikte arama motorlarında kişiler

ve kurumlar hakkında birçok haberlere

rastlayabiliyoruz. Bu haberler hem kişilere

hem de kurumlara maddi ve manevi

olarak zararlar verebiliyor.

Biz e-koruma.net olarak hakkınızda

kaldırılmasını istediğiniz haksız içerik,

görsel ve haberlerinizin tamamının dijital

ortamdan kaldırılmasını sağlıyoruz.

E-koruma artık o kadar önemli hale

geldi ki kişiler haklarında çıkmış olan

olumsuz haberlerden dolayı kariyer fırsatlarını

bile kaçırabiliyor. Arama motoruna

isminizi yazdığında hakkınızda

yayınlanmış olumsuz bir haber var ise

her yerde karışınıza çıkabiliyor. Belki

de şirketiniz için yıllarca itibarınıza yatırım

yapıyorsunuz oysaki hakkınızda

çıkmış olan haberler geçmişinizi bir

kalemde silebiliyor. Asılsız haberler şirketleri

maddi anlamda zarara uğratarak

satışlarında düşüş yaşatabiliyor.

Bunun dışında özellikle dijital pazarlama

ve marka ajansları tarafından gelen

işbirlikleri ile markalar hakkında karalayıcı

haber ve kampanyaların kaldırılmasındaki

tüm süreçleri A’dan Z’ye

yönetiyoruz.

Özellikle popüler kişilerin geçmişlerinde

yayınlanmış olan haber, görsel ve içerikler

yeni bir hayat düzenine geçildik

marketing europe & anatolia /25


Röportaj

ten sonra rahatsız edici bir durum haline

gelebiliyor. Bu tarz örneklerde de

bilişim ve hukuki alt yapımız ile içeriklerin

kalıcı olarak silinmesini sağlıyoruz.

Dijital dünyada geniş kitlelere ulaşmanın

hızlı ve kolay olması büyük avantaj.

Ancak asılsız ve olumsuz haberler de

doğru bilgiler kadar hızlı yayılarak bilgi

kirliliğine, kişi ve kurumların itibarının

zedelenmesine ve istenmeyen durumların

ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Kişi ve kurumlar dijital ortamda yayınlanmış

asılsız haberler veya yanlış

bilgilerin kaldırılması için çoğunlukla

tek tek haber kaynaklarına ulaşmak

zorunda kalıyor. Dijital hukuk alanında

yaşanan gelişmeler bu sorunların çözümünü

de kolaylaştırıyor. “E-koruma.

net”, dünyanın önde gelen arama motorları,

sosyal ağlar ve dosya paylaşım

sitelerinde yer alan istenmeyen içeriklerin

kaldırılmasında yüzde 100’e yakın

bir başarı sağlıyor.

Özellikle göz önünde olan kişiler, büyük

şirketler ve ünlü isimler zaman zaman

internet ortamında yıllarca emek vererek

oluşturdukları itibarlarını, çalışma

hayatlarını, iş ilişkilerini olumsuz yönde

etkileyecek içeriklerle karşılaşabiliyor.

-Son zamanlarda sıkça rastlamış olduğumuz

bu kavramın gerçek yöneticilerini

biliyor musunuz?

İstenmeyen içeriklerin kaldırılması konusunda

sosyal medya ajansları, dijital

pazarlama ve marka ajanlarının

yetersiz kalıyor ‘’Örneğin geçtiğimiz

dönemlerde büyük bir içecek firmasına

yapılmış olan karalama kampanyası

gerçeği yansıtmamasına rağmen haksız

rekabet oluşturarak hedef kitlesini

yanıltıcı ve itibar zedeleyici imaj çizmişti.

İnternette hakkınızda çıkmış olan bu

tür haberlerin tespit, takip ve dava süreçleri

uzman kişi ve kurumlar tarafından

yapılmalıdır. Hukuki ve bilişim alt

yapısı olmayan kurumlar bu işlemleri

gerçekleştiremez. Yaptıracağınız hiçbir

işlemin yüzde 100 bir sonucu yoktur.

Kişiler bize daha çok

internet sitemizi ziyaret ettikten

sonra ulaşıyorlar.

Yapılacak işlemin kaldırılma süreçleri

içeriğin boyutuna göre değişkenlik göstermektedir.’’

diyerek vurguluyor.

‘’Bu davaların hızlı bir şekilde çözüme

kavuşması için uzman kişilerden destek

almanızda fayda var.’’ diyor.

- Kişiler size nasıl ulaşıyorlar ve nasıl

bir prosedür izliyorsunuz?

Kişiler bize daha çok internet sitemizi

ziyaret ettikten sonra ulaşıyorlar.

Şu an bize ulaşan kişileri ayırt edecek

olursak sanırım sıralamanın başında

mankenler ve ajanslar yer alıyor. Yeni

hayat düzenine geçmiş olan ünlü kişilerle

geçmişini temizletmek için sık sık

görüşmeler yapıyoruz.

Kaldırılması istenen her türlü haberin

sadece haksız bir durum teşkil etmesi

gerekmiyor. Kişiler daha önceki

yaşantılarında farklı fikir ve düşünce

yapısındayken hayatlarının değişmesiyle

birlikte eski haberlerini görmek istemeyebilirler.

Bizde bu süreçte haber

değeri olmamasına dikkat ediyoruz. İzlediğimiz

prosedürlerin en başında kişilerin

başvurdukları konu ile alakalı tespitlerin

yapılması gerekiyor. Tespitlerin

sonucunda işlemlere ne şekilde devam

edeceğimizi belirliyor ve hem bilişim

hem de hukuki olarak neler yapacağımızı

ortaya çıkarıyoruz.

- İstenmeyen içerikler nasıl kaldırılıyor?

E-koruma.net’te bilişim uzmanı, hukukçu

ve gazetecilerden oluşan uzman bir

ekip, istenmeyen içeriklerin kaldırılmasında

yüzde 100’e yakın bir başarı elde

ediyor.

Yapılan işlemlerin tespiti ile tarafınıza

bir yol haritası çiziliyor. Ulaştırılan içeriklerin,

haber değeri, iftira ve karalama

veya telif ihlali olması hukuk ekipleri

tarafından tespit edildikten sonra çıkan

sonuca göre farklı yollar izleniyor.

26 / marketing europe & anatolia


Köşe

Kübra Nebioglu / nebioglukubra@gmail.com

( satır

) ayracı

Resilient Olmak...

Resilient son dönemlerin en gözde kelimelerinden

biri. Türkçe’de tam bir karşılığı olmayan bu kelime için

“zorluklar karşısında tekrar ayağa kalkma kapasitesi,

sağlamlık” ve “herhangi bir objenin ilk verildiği şekle dönme

becerisi, elastiklik” tanımlamaları yapılmakta. Özetle

“sağlam, dayanıklı ve aynı zamanda esnek olabilmek”

diyebiliriz.

Özellikle günümüzün zorlu ve belirsiz ortamlarında

yaşanabilecek potansiyel tuzaklar ile her durumda

karşılaşabilirsiniz. En dirençli kişiler bile bu belizsizlik

ortamlarında ve yaşadıkları olumsuzluklar karşısında

gerilmekte ve stres ile karşı karşıya kalmaktadır.

Resilient olabilme yetkinliğine sahip kişiler ile bu ortama

dayanamayan ve gardını düşüren kişiler arasındaki

en önemli fark karşılaşılabilecek tuzakların ve stresin

öngörülebilmesidir. Bu kişiler hayatlarının günlük akışı

içerisinde pozitif olmaya çalışıyorlar ve göremeseler bile

önlerinde bir yol olduğuna inanıyorlar, bu sayede hızlı

toparlanabiliyor ve ilerlemeye devam ediyorlar.

Aynı anda hem çok dayanıklı olmak hem de esnek

olabilmek kolay mı? Değil tabiki. Unutulmamalıdır ki stres

ile başa çıkabilmek cesaret ve azim gerektirir. Ne kadar

esnek olursanız, baskı altında o kadar sakin kalabilir

ve zor durumlar ile o kadar rahat baş edebilirsiniz. Baş

edilemeyen durumlarda ise stres yönetemeyeceğiniz

seviyelere çıkıp performansınızı ve verimliliğinizi

düşürecektir.

Sakinliğimizi ve sukunetimizi kaybettiğimiz zamanlar,

mantığımızın filtereleme yapamadığı zamanlardır. Stres

ve baskı altında beyin limpik sistemi uyararak kalp atışını

hızlandırır, yüzümüz kızarır, avuç içlerimiz terler. Limpik

sistem beynin en ilkel sistemidir ve her türlü tehdidi tahmin

etmek ve tehlikeden kaçmak için tasarlanmıştır.

Günümüzde limpik sistemimizin tehdit olarak algıladığı

şeyler nelerdir sizce? Adaletsizlik, belirsizlik, saygısızlık vb.

Şöyle bir bakınca işimiz şimdiden çok zor gibi sanki. Peki

beynimiz bir tehdit algıladığında neler oluyor? Amigdalamız

(duygusal tepki merkezi) etkinleştirildikten sonra, mantıklı

düşünmekten sorumlu olan prefrontal korteks (PFC)

engelleniyor. Bu durum sebebiyle zihnimiz kontrolü tekrar

kazanmak ve tehdidi ortadan kaldırmak için ayrıntıları

kaçırmaya, hatalı sonuçlar çıkarmaya ve düşüncesiz

hareket etmeye başlıyor.

Bu yetkinliğinizi geliştirmenizin pek çok yolu var, bu

konuda pek çok eğitim organizasyonu da var fakat tüm

hepsini şu şekilde özetleyebiliriz diye düşünüyorum; size

baskı yaratacak, sizi strese sokacak herhangi birşey ile

karşılaştığınızda durun, yavaşça nefes alın, direncinizi

neyin kırmaya çalıştığını ve sizi neyin üzdüğünü anlamaya

çalışın. Kendinize neden tehdit altında hissettiğinizi sorun

ve bence en önemlisi çevrenizi dinleyin ve anlamaya

çalışın.

Sevgiler.

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Daima genç, daima yeni...

Bien’in yeni reklam filminin içeriği “yeni nesil seramik”

anlayışı. “Daima genç, daima yeni” sloganının

lansmanı niteliğindeki yeni reklam filmi, Bien’in 2017

koleksiyonlarından ürünler içeriyor. Bengal Kaplanı ile

seramik ve vitrifiye ürünlerinin özellikleri simgeleştiriliyor.

Bien koleksiyonu insan-kaplan-ürün ilişkisi üzerinden

anlatılıyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Bien Seramik

Reklam veren Temsilcisi: Ebru Şener, Ali Naci Ülkü

Reklam Ajansı: Tezahürad

Yaratıcı Yönetmen: Mustafa Ordaş

Yönetmen: Mahir Birav

Görüntü Yönetmeni: Olcay Oğuz

Cast: Sophie Lord

Müzik: Rahman Altın

Kullanılan Mecralar: Tv – Radyo – Basın – Outdoor -

İnternet

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Hayat aldıklarından fazlasıdır...

Mart itibariyle tasarımı, konumlandırması ve sloganı değişen

CardFinans, pozitif duygulara odaklanan ‘Hayat aldıklarından

fazlasıdır’ sloganıyla iletişimine devam ediyor.

Satın alma işlemin den çok, satın alınan ürünün kart sahiplerinin

hayatında yarattığı anlamlı deneyimleri, aldıkları küçücük

bir şeyin nasıl kocaman bir mutluluğa dönüştüğünü

konu alan filmlerde, izleyen herkesin kendinden bir şeyler

bulacağı günlük hikayeler işlenmeye devam ediliyor.

Kampanya Künyesi

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Murat Yaylagül, Elif

Özüdoğru, Ebru Karaman, Rıza Çankaya, Özgür Güven,

Harun Sevinç

Müşteri İlişkileri: Pelin Önal, Murat Yaz, Özde Gırgırlar

Müşteri: Armağan Engel, Banu Akyıl Akıncı,

Merve Kılınç Candar

Strateji: Oğuz Savaşan

Prodüksiyon: Duygu Demirkoparan

Yapım Evi: Ozan Yalabık / 25 Film

Mecra: TV, internet, radyo

Tamek Kahverengi Şişe...

Gamze Kuru, Neslihan Ersoy, Perihan Karain

Reklam Ajansı: Boosters

Strateji Direktörü :Ersu Ablak

Ajans Direktörü: Barış Güner

Sanat Yönetmeni: Serkan Demir

Prodüksiyon Amiri:Ülgen Demir

Prodüksiyon Şirketi: Anigraph

Yönetmen: Yüksel Torun

Kullanılan Mecralar: Dijital

Meyvelerin en saf ve doğal halinden meyve

suyu üreten Tamek, özlenen yoğun kıvamlı

meşhur kahverengi şişeleri yeniden pazara

sundu. Tamek, kahverengi şişelerin başrolde

oynadığı, eski Türk filmi tadındaki viralleriyle

de dijital kampanyasını başlattı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren:Tamek

Reklamveren Marka Ekibi: Yekdağ Çatma,

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Kazananlar MediaMarkt’ta...

MediaMarkt,Anneler Günü kampanyası özelinde hazırladığıyeni

reklam filmini yayınladı. Yeni reklam filminde, son teknolojiyi

yakından takip eden annelere özel hediye seçenekleri

için MediaMarkt’a gelen gençlerin hediye alma süreçleri

izleyiciye aktarılıyor.

Gazoz Olma, Efsane Ol...

Kampanya Künyesi

Reklamveren: MediaMarkt Türkiye

Reklamveren Yetkilileri: Çağanur Atay Uçtu,

Sinem Öztürk, Gözde Yalçın, Sermin Akyıldız, Neslihan Yurt

Reklam Ajansı: Wanda Digital

Kreatif Direktör: Enis Baruh

Kreatif Grup Head: Armağan Ükünç, Fırat Yıldız

Yaratıcı Ekip: Cihat Er

Marka Yöneticisi: Yeşim Gürsel, Erdem İşsever,

Nuran Rona

Yapım Şirketi: 2012

Yönetmen: Oğuz Uydu

Görüntü Yönetmeni : Tolga Kutlar

Post Prodüksiyon Şirketi : ABT

Medya ajansı: Starcom Türkiye

Farklı ülkelerden 70 kişilik bir ekibi bir araya getiren ve çekimleri

İstanbul’da gerçekleştirilen reklam filminin yönetmenliğini

ise serinin son reklam filminde olduğu gibi Kıvanç Barıönü

üstleniyor.

“Gazoz Olma, Efsane Ol” kampanyasının yeni filminde yine

ilk filmlerden tanıdığımız Efsane Adam başrolde yer alıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Uludağ İçecek

Reklamveren Yetkilisi: Murat Zengin, Utku Erdem,

Gözde Oktaş

Reklam Ajansı: Güzel Sanatlar

Yaratıcı Yönetmen:Tolga Suna

Reklam Yazarı: Metehan Örnek

Sanat Yönetmeni: Kemal Hayit, Mertcan Karpınar

Ajans Prodüktörleri: Neslihan Ateş, İpek Savaş

Stratejik Planlama: Handan Titiz, Ceyda Kılınç

Müşteri Grubu: Su Olgaç, Tuğçe Genç

Yapım Şirketi: Böcek

Yönetmen: Kıvanç Baruönü

Görüntü Yönetmeni: Jean Paul Seresin

Medya Planlama:Tıme

Mecra: Tvc, Radyo, Basın, Outdoor

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Dünyanın En İyi Sigortası...

MAPFRE Sigorta’nın, Anneler Günü’ne özel hazırladığı eğlenceli

reklam filmi Sigortanne, anneler ve çocukları arasındaki

ilişkiyi eğlenceli bir yaklaşımla ele alıyor ve annelerimizi

“Dünyanın En İyi Sigortası” olarak konumlandırıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: MAPFRE Sigorta

Reklamveren Yetkilisi: İlker Sırtıkırmızı, Berkay Saraçoğlu,

Işıl Güngör, Zeynep Aktekin

Reklam Ajansı: Krombera

Yaratıcı Grup Başkanı: Aybars Bengi

Müşteri Direktörü: Elif Erman

Proje Direktörü: Cansu Türkmen

Reklam Yazarı: Emre Çakmak

Sanat Yönetmeni: Volkan Büyükaltay

Proje Ekibi: İbrahim Yeler, Tuncay Kınalı

Medya Satın Alma: Esma Bayrak

Prodüksiyon: Retro Production

Yönetmen: Gökhan Gök

Sen Yeter ki Hayal Et...

Türk Telekom’un ‘Sen Yeter ki Hayal Et’ sloganıyla hayata

geçirdiği yeni iletişim stratejisi kapsamında, Anneler

Günü’ne yönelik hazırlanan yeni reklam filmi yayınlandı.

Duygulara hitap eden reklam filminde, engelli milli sporcu

Filiznur İmer ve onun hayal etmekten asla vazgeçmeyen,

başarısı ile ilham veren annesi Süreyya İmer başrolü paylaşıyor.

Azmi ve annesinin desteği ile hayallerini gerçekleştiren

Filiznur,aralarında jimnastik dalında 2012-2016 Türkiye

birinciliklerinin de yer aldığı toplam 32 madalyaya sahip.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Türk Telekom

Reklamveren Ekibi: Hakan Dursun, Gelincik Onan,

İrem Kaya, Göksu Karaman

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Eser Yazıcı, Gamze İçhedef, Ülkünur Arslan

Marka Ekibi: Ömer Üstündağ, İrem Altuğ, İrem Kara

CSO: Toygun Yılmazer

Genel Müdür Yardımcısı,Stratejik Planlama:

Tuğyan Çelik

Stratejik Planlama Ekibi: Can Çalışkan, Kerim Yeğin

Prodüksiyon Ekibi: Erman Karahisarlı, Eren Bakırcı

Prodüksiyon Şirketi: Vana Film

Yönetmen: Eli Kasavi

Post Prodüksiyon: Sinefekt

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Uludağ Meyvelim...

Uludağ Meyvelim, ilk reklam filmiyle tüketicilerin karşısına

çıkıyor. “Akıp Giden Lezzet” sloganıyla ekranlara

gelen ve yeni lezzetlerinin tanıtıldığı Uludağ Meyvelim

reklam filminde ünlü şarkıcı Gökçe rol alıyor. Çekimleri

75 kişilik bir ekiple İstanbul’da ve Antalya’da gerçekleştirilen

iki ayrı reklam filminin yönetmenliğini Ali Taner Baltacı

üstleniyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Uludağ İçecek

Reklamveren Yetkilisi: Murat Zengin, Utku Erdem, Aslı

Bahadır, Göksu Balmuk

Reklam Ajansı: Güzel Sanatlar

Sanat Yönetmeni: Kemal Hayıt, Mertcan Karpınar

Ajans Prodüktörleri: Neslihan Ateş, İpek Savaş

Yaratıcı Yönetmen: Tolga Suna

Reklam Yazarı: Metehan Örnek, Tolga Suna

Stratejik Planlama: Handan Titiz, Ceyda Kılınç

Müşteri Grubu: Ceren Su Olgaç, Neslişah Topaçoğlu

Yapım Şirketi: Böcek Yapım

Yönetmen: Ali Taner Baltacı

Doğru hava uzmanı...

Daikin, yeni reklam filminde klimaların tek işlevinin soğutma

olmadığınınvurgusunu yapıyor. Yeni reklam kampanyasında

“Her klima serinletir, Daikin doğru hava verir”

sloganı ile bir klimadan daha fazlasının beklenmesi gerektiğini

vurguluyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Daikin Türkiye

Reklam Ajansı: Gode

Yönetici Yaratıcı Yönetmen:Tarkan Barlas

Yaratıcı Yönetmen: Evren Aşık

Yaratıcı Ekip:Tuğrul Üçyiğit, Burak Gündüz, Eylül Dalgalı

Reklamveren Yetkilileri:Murat Kurt, Roza Sarı

Grafiker:Hakan Büyükyazıcı, Özgür Akgül

Müşteri Direktörü:Eda Altaras Atay

Müşteri Süpervizörü: Sinem Göçer Şahin

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Turgut Akaçık

Fotoğraf Çekimi:Asitane

Fotoğrafçı: Tamer Yılmaz

Medya Ajansı:Speed Medya

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Yenilik İsteyene...

AGT, yeni reklam kampanyasıyla Concept Parke koleksiyonunu

tanıtıyor. “Yenilik İsteyene” sloganıyla hazırlanan

reklam filmi, modern renkleriyle öne çıkan 10 mm Concept

Parke serisinin çizilmeye karşı dayanıklılığı ve kolay temizlenebilme

özelliğini vurguluyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: AGT

Reklamveren Yetkilileri: Şirzat Subaşı, Özge Sipahioğlu,

Burak Görpe, Tolga Dumrul, Elif Özlü, Efe Suyek

Reklam Ajansı: Muhabbet

Kreatif Direktörler: Emrah Karpuzcu, Kenan Ünsal

Yaratıcı Ekip: Burak Kunduracıoğlu, Selin Uğur, Roksan

Sarıoğlu, Ahmet Faruk Kaval

Stratejik Planlama: Sedcan Altundal

Ajans Prodüktörü: Levent Köstepen

Müşteri İlişkileri: Türkü Yaka

Prodüksiyon Şirketi: Tesla Film

Yönetmen: Kenan Ünsal

Müzik: Gaip’ten Sesler

Evlatlarınız Bize Emanet...

Ford Otosan’ın ağır ticari araç markası Ford Trucks, yeni

dijital kampanyası “Evlatlarınız Bize Emanet” filmindeuzun

yol şoförleri ve annelerininbilinmeyen hikayesinikonu alıyor.

Aynı zamanda hem duygulandıran hem de güldürenfilm,

hayatta her yükü çeken annelerin evlatlarına olan sonsuz

sevgisini etkileyici bir biçimde ekranlara taşıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Ford Otosan Ford Trucks

Reklamveren Yetkilileri: Armağan Hazar, Hande Şengül,

Banu Tepe Sayan, Pınar Sevil, Önder Olcay,

Gonca Sofuoğlu Temiz.

Reklam Ajansı: TickTockBoom

Ajans Başkanı: Tevfik Bülent Öngün

Kreatif Direktör: Gürkan Gürel

Proje Ekibi: İbrahim Özay, Salim Çobanoğlu, Ali Eren Bilgin,

Jülide Türkay, Nursel Düzgün, Ceren Şensoy, Eren Yılmaz,

Ersin Neyişçi, Oktay Erdoğan.

Ajans Prodüktörü: Gökhan Göktaş

Görüntü Yönetmeni: Alp Korfalı

Prodüksiyon Şirketi: Pre Prodüksiyon

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Yataş Hikayeleri...

Yataş, yeni reklam serisi “Yataş Hikayeleri” ile izleyiciye

sunuyor. Happy People Project tarafından hayata geçirilen

reklam filmi, Yataş kullanıcılarının Yataş yatak almadan önceki

ve aldıktan sonraki hikâyeleri üzerinden anlatılıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Yataş

Reklamveren Temsilcisi: Selmin Gündoğdu, Dilek Toyga,

Melis Bahçıvan, Can Arıkan, Meltem Zengin

Reklam Ajansı: Happy People Project

Yaratıcı Ekip: Yaşar Akbaş, İdil Akoğlu Ergülen, Atilla Karabay,

Yavuzhan Gel, Alper Tunga Şen, Cem Koç, Murat

Şentürk, Osman Özdilek, Caner Tuncel

Stratejik Planlama: Emel Göker, Mert Soyal, Özlem Akbaş,

Maral Karagöz

Prodüksiyon: Begüm Baran, Ezgi Soysal

Müşteri İlişkileri: Orçun Onural, Pelin Börklüoğlu, Özge

Özkandemir, Duygu Gedik

Prodüksiyon Firması: Norr

Yönetmen: Arda Birkiye

Müzik: Ses Sanayi

Huysuz Virjin, Maylo Reklamında...

M.A.R.K.A. Ajans ve FilmEvi işbirliğiyle hazırlanan reklam

kampanyası, tamamıyla Dursunoğlu’nun doğaçlama esprileri

ve eğlenceli görüntülerinden oluşuyor.

Uzun zamandır ekranlarda olmayan Seyfi Dursunoğlu, özlenen

karakteri ‘Huysuz Virjin’ ile bu sene de Maylo’nun

reklam filmi için kamera karşısına geçti. Çekimler sırasında,

Huysuz Virgin’in hazırcevap yorumları ve çekim ekibi

ile tatlı atışmaları ile keyifli anlar yaşandı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Lila Kağıt // Maylo

Reklamveren Temsilcisi: İlke Tuncay, Behiye Arlı,

Ece Aktaş

Reklam Ajansı : M.A.R.K.A.

Ajans Başkanı ve Yaratıcı Bölüm Başkanı: Hulusi Derici

Yaratıcı Ekip: Ece Berktav, Senem Özyürek,

Sergen Bayram, Burcu Şahinyavuz, Bektaş Erdoğan

Müşteri İlişkileri: İlkay Ünlü, Beril Mardin, Ayşenur Baş

Müzik: Ömer Ahunbay - Jingle House

Prodüksiyon Firması: FilmEvi

Yönetmen: Şener Sonuşen

Medya Ajansı : M.A.R.K.A.

Medya Direktörü: Nehire Demirhan

Medya Planlamacısı: Banu Çalışkan, Ece Tekin

marketing europe & anatolia / 37


Velinin


Gezi

Karnesi Nasıl ?...

Bu ay gezi yazısı değil de daha fantastik bir şey yazacağım :)

Minicik bir çocukken başlayan otomobil sevgim

beni bir çok kez otomobil sporlarıyla kar karşıya getirdi.

Karting, rally, Formula1 ve sonunda off road.

Bu işin mutfağına kadar girdim, sevgiden sebep.

Napiiim, seviyorum :)

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Bu ay gezi yazısı değil de daha fantastik

bir şey yazacağım :)

Minicik bir çocukken başlayan otomobil

sevgim beni bir çok kez otomobil sporlarıyla

kar karşıya getirdi. Karting, rally,

Formula1 ve sonunda off road. Bu işin

mutfağına kadar girdim, sevgiden sebep.

Napiiim, seviyorum :)

TOSFED’ in eğitim seminerinde, Türk

Otomobil Sporlarında Kadın (T.O.S.K.)

grubuyla tanıştım. Seminer sırasında

onlara ayrılan vakitte kendilerini tanıttılar.

Amaçları; Türkiye’de kadınların otomobil

sporlarına, hem yarışmacı ve

görevli, hem de destek ekibi olarak

aktif katılımını sağlamak. Bu alanda

daha çocukluktan başlayarak kadınların

ufkunu genişletmek, seçeneklerini

arttırmak, önlerindeki engelleri aşmak

için projeler geliştirmek. Otomobil sporlarında

her alanda yer alan kadınların

hayatlarını kolaylaştırıcı uygulamaları

yaygınlaştırmak. Genelde erkek sporcular

ve görevliler baz alınarak yapılan

uygulamaların kadınların gereksinimleri

doğrultusunda geliştirilmesini sağlamak.

Bilinçli otomobil kullanan bir genç

nesil için önce bilinçli otomobil kullanan

annelerin var olması gerekliliğinin

altını çizmek. Bu konuya dikkat çekici

projeler yaratmak, kadınların bu alanda

eğitim almalarını özendirmek ve kolaylaştırmak.

T.O.S.K. haricinde bir de TOSFED Akademi

var. Sunumlar sırasında Eğitim

Kurulu’ nda bulunan Kaan Özşenler de

Akademi hakkında bilgi vermişti. Sonra

bu iki grup bir araya gelip çok şahane

bir şey yapmışlar.

Velinin Karnesi Nasıl ?

Velinin Karnesi Nasıl ? sloganıyla yola

çıkarak 6 tane okulun öğrencilerine

trafik eğitimi vermişler. Eğitime katılan

okulların 2 tanesi Bursa’ da, 4 tanesi

de İstanbul’ da yer alıyor. Bu 6 okuldan

toplamda 3000 tane çocuk trafik eğitimine

katılmış.

Eğitimler sırasında çocuklara trafik kuralları

anlatılmış. Teorik eğitim haricinde

okullara yarış arabaları götürülmüş ve

rally yarışçıları da eğitimlere katılmış.

Çocuklara yarış virüsü de verilmeye

çalışılmış galiba biraz :) Çok da güzel

yapılmış. Otomobil sporları bence çok

keyifli, heyecanlı. Bunu doğru yerde,

yani pistte yapmak da en güzeli. O yüzden

çocuklara bu virüsün kaçırılması

çok şahane :)

Virüs demişken, minik bir bilgi de paylaşayım.

TOSFED’ de bu virüsü destekliyor

ve bu kapsamda da bir proje başlattı.

“TOSFED YILDIZINI ARIYOR”.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu

(TOSFED), FIAT sponsorluğunda gerçekleştirilen

‘TOSFED Yıldızını Arıyor’

projesi ile, 18-25 yaş arası genç sürücülere

yarışma imkanı sunuyor.http://

marketing europe & anatolia / 39


Gezi

www.tosfedyildiziniariyor.com/ adresinden

kayıt yaptırıyorsunuz. Projeye

başvuran sürücüler arasında, TOSFED

Körfez Yarış Pisti’ nde yapılacak elemeler

sonunda, 10 erkek ve 2 kadın olmak

üzere 12 sürücüye Fiat Egea yarış otomobilleri

ile yarışma imkanı tanınacak.

Üstelik de hiç bir ücret ödemeden.

Bu güzel bilgiyi de paylaştıktan sonra

“Velinin Karnesi Nasıl ?” a dönelim.

2015 yılında kurulan T.O.S.K., kuruluşundan

itibaren 3000 tane çocuğa

eğitim vermiş. Eğitimler sonrasında da

çocuklara birer karne verilmiş. Bu karnede

annelerinin nasıl araba kullandığına

dair sorular var. Annen, kırmızı ışıkta

duruyor mu ? Annen, emniyet kemeri

takıyor mu ? vs gibi sorular. Bilirsiniz,

çocuklar konuşurken, karşı taraf ne hisseder

diye düşünmeden dobra dobra

konuşurlar. Hal böyle olunca, annelere

çok acımasız eleştiriler gelmiş çocuklardan

:) Kaç tane anne sınıfta kalmış

bilmiyorum ama karnesi iyi olan 20 tane

anne seçilmiş.

Sonrasında da TOSFED Akademi ve

Otomobil sporları

bence çok keyifli, heyecanlı.

Bunu doğru yerde,

yani pistte

yapmak da en güzeli.

T.O.S.K., bu 20 anneye harika bir etkinlik

düzenlemiş. “Annelere İleri Sürüş

Eğitimi” İşte, ben o kısıma dahil

oldum :)

Velinin Karnesi Nasıl ? projesi kapsamında

belirlenen, 20 anne, İleri Sürüş

Teknikleri Eğitimi almak için İzmit Körfez

Pistine davet edilmiş, çocuklarıyla

birlikte.

Ben de davet mailini alınca sevinçten

havalara uçtum. Benim arabaya oğlum

el koyduğu için babamın arabasını

alıp İzmit’ e doğru yola çıktım. Heyecanla

geçen yolculuğun ardından

İzmit Körfez Pistine vardım. Orada

gördüğüm manzara cidden çok hoştu.

Bir sürü hanım ve bir sürü çocuk.

Hanımları da yarış pistlerinde görmek

beni çok mutlu ediyor.

T.O.S.K. bünyesinde çalışan 7 tane

pırıl pırıl hanım var. Hepsinin gözleri

ışıl ışıl, belli ki yaptıkları şeyden çok

keyif alıyorlar. Karnesi iyi olan değerli

anneler ve bıcır bıcır bir sürü çocuk.

Program şu şekilde, saat 10:00-13:00

arası teorik eğitim. Sonra yemek molası

ardından da pratik eğitim. Anneler

teorik eğitim alırken çocuklar sıkılmasın

diye iki tane de pedagog getirtmiş

T.O.S.K. bünyesindeki hanımlar. İşte

40 / marketing europe & anatolia


Gezi

bu da kadın farkı :) Bence çok ince bir

davranış. Ne varsa kadınlarda var :)

İzmit Körfez Pisti’ nin binasında bulunan

eğitim salonuna geçtik, tüm anneler.

Çocuklar dışarda, pedagoglara

emanet. Teorik eğitimi TOSFED Akademi

Eğitim Kurulu üyesi Kaan Özşenler

veriyor. Adam profesyonel. Rally kategorisinde

pilotluk ve co-pilotluk yapmış,

yani işin mutfağından geliyor.

Kaan Özşenler, bir araçta, güveli sürüş

için olmazsa olmazlardan bahsetti

önce. Defansif sürüşten, arabanın güvenli

seyir etmesi için gerekli olan fiziksel

materyallerden vs. Trafik kazalarından.

Trafik kazalarında meydana gelen

ölümlerden. Hanımlar arasında, bunlardan

en çok dikkat çekeni lastikler oldu.

Kaan Özşenler, kesilmiş lastik parçaları

verdi ve hepimiz bunları inceledik. Az

hava olursa ne olur, çok hava olursa ne

olur vs. hepsini anlattı.

Bence bir otomobilde en önemli şey

lastik çünkü tüm bağlantımız o, yüzeyle.

Bir çok kişinin de en zayıf noktası.

Bir çok arkadaşım arabayı aldığı günden

beri aynı lastiği kullanıyor. Çünkü

onlara göre lastik eskiyen bir şey değil.

Üstelik bunları yapan da erkek sürücüler.

Hatta bir anımı anlatayım. Bir

Program şu şekilde, saat

10:00-13:00 arası teorik eğitim.

Sonra yemek molası ardından

da pratik eğitim.

arkadaşımla Yedigöllere gittik, 29 Ekim

günü. Kullandığı araba Jeep Cherokee.

Baktık Yedigöller’ de her yer dolu

safranbolu’ ya gidelim dedik. Giderken

de yanlış yola girdik. Hafiften sulu kar

yağıyor. Bir ara giderken kaymaya başladık

ama o arabanın kaymasına imkan

ve ihtimal yok. Ne yapıyorsun, dedim.

Ben bişey yapmıyorum, araba kayıyor,

dedi. Nasıl yaaa, falan derken. Sen

lastikleri ne zaman değiştirdin dedim.

Arabayı aldığımda üstünde vardı, dedi.

Mutlaka öyledir, dedim. Pekiiii, kaç yıl

oldu. 6 yıl. Bu tip lastiklere, kabak lastik

diyoruz, dedim. O yüzden de kayması

normal. Kabağı buza fırlat o da kayar.

Tabii, bana bir kaç tane uyuz uyuz bakış

attıktan sonra konu kapandı.

Lastik yüzünden bir çok arkadaşımla

tartışmışımdır. Hatta kabak lastikler

yüzünden kaza yapıp arabası pert olan

arkadaşlarım bile var. Neyse. Ohoooo

daha neler neler anlatırım da, konumuz

bu değil.

Bayanların geri dönüşlerinden anladığım

kadarıyla da en çok muzdarip

oldukları konu, lastik. Çünkü özellikleri

çok bilinmiyor. Bir lastik kaç km yol

yapabilir, ömrü ne kadardır, lastiğin tip

ne olmalı vs. Eğitim sonrası, bizi hayata

bağlayan 4 lastikle ilgili epeyce bilgi

sahibi olduk. En can alıcı noktası da,

hanımlardan duyduğum “artık lastikçiler

bize lastik satarken, kandıramayacaklar”

cümlesiydi.

Kaan Özşenler, eğitimin içeriğini öyle

güzel hazırlamış, görsellerle öyle güzel

renklerdirmiş ki, herkes can kulağıyla

dinledi ve katıldı, eğitime. Keyifle geçen

eğitimin ardından öğle yemeği molası

verdik.

Yemek sırasında hanımlarla sohbet

edip tanıma fırsatı buldum. Çoğunluğu

bu tip bir eğitime ilk kez katılmış ve orada

olmaktan dolayı oldukça heyecanlı.

Yemek molasından sonra sıra geldi

pratik eğitime. Pratik eğitimi Yusuf

Salman’ dan aldık. Yusuf Salman, Fiat

bünyesinde sürüş eğitimleri veriyor. O

da bir profesyonel ve öğretme konusunda

çok başarılı.

Yusuf Salman, hepimizi Fiat araçların

başına topladı. Fiat Egea, bu etkinliğe

sponsor olmuş. O yüzden kullanacağımarketing

europe & anatolia /41


Fiat Egea, bu etkinliğe

sponsor olmuş.

O yüzden kullanacağımız

araçlar Fiat Egea.

Gezi

mız araçlar Fiat Egea.

İlk istasyonda slalom yapacağız. Hepimiz

araçlara bindik, koltuk ve ayna

ayarlarımızı yaptık sonra da sırayla,

önceden dizilmiş kukalarından arasında

slalom yaparak geçtik. Tabii herkes

korktuğu için yavaş yavaş, uslu uslu

kullandı. İkinci turun ardından, Yusuf

Salman hepimizi bir aracın başına topladı

ve sürüş sırasında nasıl oturmamız

gerektiğini, direksiyonu nasıl tutmamız

gerektiğini (09:15) vs. anlattı. Hem de

yanlış oturursak ne gibi sorunlarla karşılaşacağımızı

da göstererek anlattı.

Hani trafikte, iki eliyle direksiyon tutan

cama yapışacakmış gibi araba kullananlar

var ya, işte onlar doğru kullanıyor

aslında. Yatar gibi araba kullanan,

hımbıl abiler ise yanlış :)

Yaptığımız hataları öğrenip tekrar slalom

yaptığımızda arada epey fark var-

42 / marketing europe & anatolia

dı. Sıra geldi ikinci istasyona. Bu sefer

de uzun bir parkura kukalar konulmuş.

Bulunduğunuz yerden gazlayarak geliyorsunuz,

üzerinde “fren” yazan kukayı

geçtikten sonra frene asılıyorsunuz.

Farzedin ki önünüze bir şey çıktı ve

ani fren yapmak zorundasınız. Hepimiz

sırayla denedik. Normal yaşamda bu

kadar sert fren yapamadığımız için bu

fırsat çok keyifli oldu :)

Yusuf Salman yine hepimize teker teker,

bıkmadan usanmadan nasıl doğru

yapacağımızı anlattı. Düşünsenize bir,

adam bunu kadınlara anlatıyor. Eminim

hiç birimiz ne eşimizden ne de sevgilimizden

bu kadar detaylı bir şey öğrenememişizdir.

Hatta evli adamlar,

eşleri arabasında uzak dursun diye

bir sürü numara bile çeviriyor:) Neyse,

konuyu dağıtmayayım.

Bir sonra ki aşama, hem fren hem de

manevra yapmak. Farzedin ki önünüzde

aniden beliren bir kütle var ve

etrafından geçmek zorundasınız. Ön

tarafa da kukalar konulduğu için bir

çok kişi çarpmadan korkarak temkinli

geldi. Ama 4 – 5 tur attıktan sonra herkes

ısındı. Son turlarda herkesin keyfi

yerindeydi.

Sırada var sürpriz istasyon :) Drift !

Önce bi’ lokmacık, drift’ ten bahsedeyim.

Biz Türk insanları, drift’ i ilk olarak

Japon filmlerinden öğrendik :) En babası

da Fast and Furious Tokyo Drift.

Japonya’da ise dağlık ve virajlı yollarından

hızla inmeye çalışan kişiler

tarafından keşfedilmiş. Drift temelde

aracın virajı dönme esnasında oluşan

merkezkaç kuvvetine direnemeyip

arka kısmının savrulması prensibine

dayalı bir olay ve buna verilen isim.

Bizim güzel Türkçe’ mize ise “yanlama”

olarak geçmiş durumda. Drift

genel olarak gösteri amaçlı yapılır ve

motorsporları açısından istenmeyen

bir durumdur. Çünkü drift, yarışta zaman

kaybına yol açar, aracın aktarma

organlarına zarar verir ve lastiğin yıpranmasıyla

yol tutuşunu azaltır. Drift

yapılırken ince yanak lastikler kullanılır

ki yanlarken, lastik janttan çıkmasın.

Lastik demişken, bizim drift yapacağımız

araçta da Easy Drift lastiği var. O

yüzden de drift yapmak kolay olacak.

Bir çok kişiye parkurda drift izlemek

saçma gelebilir çünkü zamanlaması

yok. Kimse parkuru bitirmek için acele

etmiyor. Sebebi ise puanlamasının

farklı olması. Drift yarışlarında puanlama,

araçlara takılan drift box cihazı

sayesinde yapılıyor. Bunu bir nezi gelişmiş

GPS cihazı olarak düşünebilirsi-


Gezi

niz. Drift box araca bağlanıyor ve drift

anında otomobilin yolla yaptığı açı, hız

ve G kuvvetini hesaplanıyor. Sonrasında

da tüm bunların ortalaması alınarak

bir skor belirleniyor. Bu skora görede

yarışmanın birincisi, ikincisi vs. belirleniyor.

Yine bissürü bissürü yazdım. Napiiim,

seviyorum arabaları.

Sürprizin drift olduğunu öğrenince içimden

“yuppppiiieeee” diye bağırdım:)

Fren istasyonunda işi biten drift istasyonuna

geldi sonra da sırayla etaba

çıktık. Önce Kaan Özşenler direksiyona

geçip bir tur atıyor o sırada da viraja

nasıl girilmeli, ne yapmalı onları anlatıyor.

Bir tur bittikten sonra da siz direksiyona

geçip, kullanıyorsunuz. İşte o

sizin kullandığınız kısım çok eğlenceli.

Ama ben bu eğlence hissini size kelimelerle

anlatamam onu yaşamak lazım

bence:)

Slalomdu, frendi, driftti derken eğitimin

sonuna geldik. İzmit Körfez Pisti’ nden

ayrılırken herkesin keyfi yerindeydi.

Ama en önemlisi, herkes T.O.S.K. ‘ un

sunduğu bu ayrıcalığın farkındaydı.

Düşünsenize bunu sizin için kim yapar?

Ben kadınların dünyayı değiştireceğine

inanlardanım. Çünkü bir kadın evlat

yetiştiriken bir nesile şekil veriyor.

Bizim drift yapacağımız

araçta da

Easy Drift lastiği var.

O yüzden de drift yapmak

kolay olacak.

O yüzden bilgili anneler bilgili nesiller

yetiştirecek. Eminim ki bu hafta sonunu

birlikte geçirdiğimiz annelerin çocukları,

trafik kurallarına uyan ve emniyeti elden

bırakmayan çocuklar olacaklar.

Bir şey daha.

Bünyesinde satış elemanı çalıştıran bir

çok şirket, personeline, İş Sağlığı ve

Güvenliği gereği, Güvenli Sürüş Teknikleri

Eğimi verdirmek zorunda. Benim

önerim, bu eğitimleri kenar mahalledeki

sürücü kursların değil de bu işin

federasyonun akademisinden almaları.

Bence bu anlamda TOSFED Akademi’

ye çok iş düşüyor.

Ben kendi adıma Türk Otomobil Sporlarında

Kadın kuruluna çok çok

teşekkür ediyorum.

Yolunuz açık olsun :)

marketing europe & anatolia /43


Game On

Prey...

Ali Erdem Ekşioğlu

Kendine Özgü Grafikleri

Arkane Studios'un tarzı haline gelen göz

alıcı bir sanat stili.

Her Köşede Bir Hikaye

Ana hikayenin bir parçası olmasa da her

köşesinde Prey evreninde hayattan bir parça

bulabileceğiniz bir oyun.


GameOn Youtube: http://www.youtube.com/user/meaGameOn

Tekdüze Savaş Mekanikleri Sizi Keşfetmeye İten Bİr Dünya

Benzer davranış örüntülerine sahip Az kaynaklarla başladığınız bir dünyada

rakiplere karşı klasik silahlarla tekdüze sizi keşfetmeye ve yeni kaynaklar bulmaya

mücadele

iten bir oyun.


Gameon

Arkane Studios'un yeni first person

shooter macera-aksiyon oyunu 5

Mayıs 2017 oyuncuyla buluştu. Çıkış

tarihinde farklı platformlarda oyunu

oynamayı zorlaştıran hatalarıyla

oyuncuları endişelendirse de

Arkane Studios sorunu takip eden

ilk haftada her platformda oyun

kalitesini güçlendiren güncellemelerle

oyuncuların içini rahatlattı. Ürkütücü

bir atmosferde inanılmaz sürükleyici

bir hikaye anlatan Prey'in dünyasının

her köşesi küçük hikayeler ve

hayatlarla dolu. Göz alıcı dünyasını

dolaşmaya sizi iten oyun keşiflerinize

bir amaç da katıyor. Evrak

çantalarında, cesetlerde, dolaplarda

ve raflarda bulduğunuz işe yaramaz

malzemeleri bile geri dönüştürüp

başka amaçla kullanabileceğiniz

istasyonlar sayesinde üstünüzde

sakladığınız her objenin bir amacı

oluyor.

Prey büyük open-world yan görevleri

olmasa da, Arkane Studioıs'un

bir başka oyunu Dishonored gibi

oyuncuya sunduğu tarz seçimleriyle

her oynayışınızda yeni hissi vermese

de, düşmanları ve savaş mekanikleri

diğer oyunlarla karşılaştırıldığında

zayıf gözükse de göz alıcı sanat tarzı

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/user/meaGameOn

adresinden izleyebilirsiniz.

ve sürükleyici hikayesiyle kesinlikle

tecrübe etmeye değer bir oyun.

Fakat bunun yanında Prey zaman

zaman karakter gelişimindeki eksikliği,

ana hikayesinin yetersizliği, "Kendi

tarzınızda oynayın" mottosundaki

başarısızlığıyla daha az ilgi çekici

bir Bioshock ve yaratıcılıktan yoksun

bir Dishonored'ın birleşimi gibi de

hissettirebiliyor. Bazı oyuncular Prey'i

göz alıcı sanat stiliyle size binlerce

farklı küçük hikaye anlatan ürkütücü

bir bilim kurgu olarak görebilirken

diğerlerinin yetersiz bir hikayeyle

donatılmış, tekrar eden ortamlar

ve dövüşlerle dolu eski stil bir oyun

olduğunu düşünmesi gayet mümkün.

Bu tamamen oyuncunun Prey'den

beklentilerine bağlı. Eğer bir yerde

Prey'in Bioshock benzeri bir oyun

olduğunu okuduysanız ve Bioshock

favori oyununuzsa Prey muhtemelen

size zayıf gelecektir. Fakat Prey'de

aradığınız şey yavaş ilerleyeceğiniz

puzzlelar ve küçük hikayelerle dolu

çok katmanlı ürkütücü bir evrense bu

oyun beklediğiniz her şey.

46 / marketing europe & anatolia


Gameon

Oyunlarda yaz indirimi geliyor…

S e v i l e n

oyunlarda%70’e

varan indirimlerile

yaz tatiliniz şenlenecek.

Oyuncuların

yüzünü güldürecek

her türden oyunda

başlayan indirimler,

22 Mayıs – 2 Temmuz

2017 arasında

devam edecek.

İster aksiyon ister

yarış tutkunu olun,

ister futbol sevin

ister strateji, bu

kampanya tam size

göre. Tatilde en sevdiğiniz oyunun keyfini çıkarın Oyun dünyasının

en sevilen serilerinin son oyunları cazip fiyatları ile

sizleri bekliyor.

Call of DutyInfinite Warfare, Mafia 3, Street Fighter 5, Dishonored

2, GuitarHero Live, WWE 2K17, Fallout 4, Watch

PES 2018...

Dogs 2, Dark Souls 3 ve daha birçok oyunun fiyatları indirimde.

Skylanders ve Disney Infinity macerasına katılın

22 Mayıs – 2 Temmuz 2017 tarihleri arasında Skylanders

ve Disney Infinity ürünlerinde %80’e varan indirimleri kaçırmayın.

Tüm Disney Infinity

ve Skylanders

Başlangıç

Paketi ve figürlerdeki

bu muhteşem

indirimler ile

oyuncuların keyfi

ikiye katlanacak.

Kampanyada yer

alan tüm oyunlar

için satış noktalarını

ya da

aralgame’i ziyaret

edebilirsiniz.

futbolcu resimleriyle tamamen yenilenmiş sunum öğeleri

sizi bekliyor olacak.

PES 2018, oyuncuların büyük ödüller kazanmak için güçlerini

birleştirebilecekleri yeni 3’e 3 rekabet modu da dahil olmak

üzere çevrimiçi modlarına entegre edilen PES League

ile eSpor dünyasını da kucaklıyor. PC versiyonunun da

PlayStation®4 versiyonunun kalite standardına çıkarılacak

olması da PES 2018’in dikkat çekici yeniliklerinden sadece

bir tanesi.

‘Efsanelerin Doğduğu Yer’ slogan yeni özelliklere, modlara

ve rakipsiz oyun deneyimine sahip PES’I dönüşünü

müjdeliyor. Bu yılki oyun son on yılda ödüllü seri üzerinde

yapılan en büyük değişikliklere sahne olacak, futbol oyunları

için yeni standardı belirleyecek ve serinin geleceğine dair

beklentileri yükseltecek.

PES 2018’de dokunulmadık bir kısım kalmadı, böylece yepyeni

oynanış yenilikleri, çevrimiçi Co-op, Rasgele Seçim

Maçı, gerçekçi futbolcu modelleri, yeni menüler ve gerçek

marketing europe & anatolia / 47


Kültür - Sanat

Fahrelnissa Zeid seçkisi...

Türkiye modern sanatının öncülerinden ve soyut sanatın

ilk temsilcilerinden Fahrelnissa Zeid’in kapsamlı bir

koleksiyonuna sahip olan İstanbul Modern, sanatçının

yapıtlarından oluşan bir seçkiyi izleyicilerle buluşturuyor.

Sergi 30 Mayıs-30 Temmuz 2017 tarihleri arasında görülebilir.

2006 yılında Türkiye modern sanatının öncülerinden

Fahrelnissa Zeid ve oğlu Nejad Melih Devrim’in yapıtlarını

“Gökkuşağında İki Kuşak” sergisiyle buluşturan İstanbul

Modern, Zeid’in yapıtlarını 11 yıl aradan sonra yeniden bir

seçkide bir araya getiriyor.

Sanatçının ustalaştığı soyut geometrik kompozisyonlar,

Bizans - İslam – Batı sanatına referansların yer

aldığı ve kendine özgü kullandığı renk paletiyle birleşen

dışavurumcu 23 yapıtı, Kısa Süreli Sergiler Salonu’nda

yer alacak sergiyle izleyiciyle buluşuyor.

Seçkide, sanatçının Türkiye sanat ortamında başladığı

1940’lı yıllardan Amman, Ürdün’e taşındığı 1970’li yıllara

kadar, en etkin olduğu dönemden yapıtlar yer alıyor.

Márquez’e Giriş...

Gabriel García Márquez’e

Giriş, yirminci yüzyılın en

önemli yazarlarından Gabriel

García Márquez’in

yaşamındaki dönüm

noktalarına, kariyerine,

eserlerine ve siyasi

görüşlerine ışık tutan bir

çalışma.Latin Amerika

edebiyatının önde gelen

eleştirmenlerinden

Gerald Martin, Cambridge

Üniversitesi yayını olarak basılan Gabriel García

Márquez’e Giriş adlı bu kitabında, Márquez’i ve

yapıtlarını hem tanıtıyor, analiz ediyor hem yer yer sertçe

eleştiriyor. Ama tüm sert eleştirilerine rağmen García

Márquez’in usta yazarlığı önünde şapka çıkarmadan

da yapamıyor. Gerald Martin, Nobel ödüllü yazarın iktidar

ve aşk eksenli edebî eserleriyle yaşam deneyimleri

arasında köprüler kurarak samimi bir “Gabo” portresi

çiziyor.

Aşk Seni Bulur...

Başarılı bir ekonomi gazetecisi

ve yazar olan Demet

Cengiz bugüne dek profesyonel

yaşamında önemli röportajlara

imza attı. Donald

Trump’ı bile sorguya çekmiş

bir kadın o. Yaşama dair kalem

oynatmışlığı da var ama

bu kez kendisi başrolde.

Yaptığı iş seyahatlerinden

yaşadığı aşka kadar her şeyi

tüm samimiyetiyle anlatıyor. “Hangi erkeklerle olmaz”ın

uzunca bir listesini yapıyor. Aşkı bulamadınız mı, dert

etmeyin!Demet Cengiz yalnızlığın da pek çok iyi yanı

olduğunu hatırlatıyor. Misal gece yanınızda horlayan

kimse olmaz. Siz horlasanız şikâyet edecek kimse yok.

Televizyon kumandasının hâkimi siz olursunuz. Klozetin

oturağı kaldırılmış mı, indirilmiş mi sorun olmaz.

Kısacası keyfinizin kâhyası olursunuz.

Aşk Seni Bulur www.inkilap.com de.

48 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Gümüşten suretler...

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, geçmişe ışık tutan

bir önemli sergiye daha ev sahipliği yapıyor.

Fotoğrafın 1839 yılındaki icadının ardından, dünyanın

önde gelen fotoğraf sanatçıları tarafından Osmanlı

coğrafyası ile dönemin Doğu Akdeniz metropollerinde

çekilmiş ve fotoğraf sanatının ilk örnekleri olarak gösterilennadide

eserler “Gümüşten Suretler, Ömer M. Koç

Koleksiyonundan Erken Dönem Fotoğraflar 1843-1860”

sergisinde ziyaretçilerle buluşuyor.

Minyatür tarzda yapılmış 8 adet portre, 46 adet fotoğraf

ve 11 adet albüm yanında fotoğraf tarihi ile ilgili 19. yüzyıla

ait kitaplar, teknik malzemeler ve Rahmi M. Koç Müzesi

koleksiyonuna ait 2 adet fotoğraf makinası da sergide

ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Fotoğraf tarihinin en önemli evresi olarak kabul edilen

1843-1860 dönemine ait eserlerin ilk kez bir arada gösterildiği

sergi 10 Ekim 2017 tarihine kadar Çarşamba günleri

hariç her gün 10:00 - 17:00 saatleri arasında ziyaretçilerini

ağırlayacak.

9. Kitap günleri...

Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği 9. Kitap Günleri, 3-11

Haziran günlerinde tarihi Haydarpaşa Garı’nda gerçekleştirilecek

Geçen yıl ilk kez tarihi Haydarpaşa Garı’nda düzenlenen

ve 100 bin okurun ziyaret ettiği Kadıköy Belediyesi Kitap

Günleri, bu yıl yine tarihi garın tarihi atmosferinde yapılacak.

3 Haziran Cumartesi günü başlayacak ve tam 9 gün

sürecek 9. Kitap Günleri’ne bu yıl 200’e yakın yayınevi katılıyor.

marketing europe & anatolia /49

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!