Views
11 months ago

ALP Dergi - Temmuz 2017

ALP

ALP Dergi © Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü Politikalar Direktörlüğü ALP Dergi © Sabancı Üniversitesi Araştırma ve Lisansüstü Politikalar Direktörlüğü Küresel Zorluklar Araştırma Fonu (Global Challenges Research Fund) Yeni Kanun Düzenlemeleri ve Teknoloji Transfer Süreçlerine Etkileri Global Challenges Research Fund (GCRF) 5 yıllık 1.5 milyar sterlinlik bir fon ve Birleşik Krallık Yardım Stratejisinin teslim edilmesinde kilit bir bileşeni olup, fonun amacı ulusal çıkarlardaki küresel zorluklarla mücadele etmektedir. Proje tekliflerinin İngiltere’den bir ortak ile birlikte sunulması gerekmektedir. Başvuru Sahipleri, Je-S öneri formuna eklenebilmeleri için tüm Eş-Araştırmacıların bir Je-S hesabı olması gereklidir. Ayrıca, Ortak Araştırmacı'nın kurumu veritabanında listelenmiyorsa, bir Je-S hesabı oluşturulmadan önce bu kurumun eklenmesi için bir talebin sunulması gerekmektedir. • İngiltere Mühendislik ve Fizik Bilimleri Araştırma Konseyi (EPSRC), Global Challenges Research Fund (GCRF) enerji ağları, “Gelişmekte olan ülkeler için dayanıklı ve sürdürülebilir enerji ağları” işbirliği çağrısı açılmıştır. Proje tekliflerinin İngiltere’den bir ortak ile birlikte sunulması gerekmektedir. Tam çağrı metnine linkten ulaşabilirsiniz. • Global Challenges Research Fund (GCRF) kapsamındaki faaliyetlerin bir parçası olarak "Global Ruh Sağlığı Araştırmalarında Güven" planı ile desteklenen araştırma çağrısı açılmıştır. Birleşik Krallık’tan bir araştırma merkezinin liderliğindeki projeler kabul edilmektedir. Tam çağrı metnine linkten ulaşabilirsiniz. • Global Challenges Research Fund (GCRF) kapsamındaki faaliyetlerin bir parçası olarak "Küresel Beslenme ve Sağlık Araştırmalarına Güven: Küresel Beslenme ve Sağlık Araştırmalarında yeni fırsatlar geliştirmek için kurumsal ödülleri" çağrısı açılmıştır. Birleşik Krallık’tan bir araştırma merkezinin liderliğindeki projeler kabul edilmektedir. Tam çağrı metnine linkten ulaşabilirsiniz. İlgili programa başvurmak isterseniz Araştırma Projeleri Geliştirme Ofisi (PGO) ile bağlantıya geçebilirsiniz. Farklı sektörlerdeki firmalar, araştırmacılar, girişimciler ve öğrenciler arasında bir arayüz yapısı olarak faaliyet gösteren Teknoloji Transfer Ofislerinin temel amacı; üniversitelerde geliştirilen teknolojilerin ticarileştirilmesini sağlamaktır. Bu misyonunu gerçekleştirebilmek için de, firmalarla ortak Ar- Ge işbirliklerinin kurulmasını sağlıyor, sahip olduğu patent portföyünde yer alan teknolojilerini lisanslama veya devir yoluyla ticarileştirmeye çalışıyor ve bu şekilde de araştırma çıktılarının ekonomik bir değere dönüşmesine ve toplumsal fayda oluşturmasına vesile olmaktadır. Üniversitelerde üretilen bilginin ekonomik değere dönüşmesinde Teknoloji Transfer Ofisleri tarafından kullanılan en önemli enstrümanlardan biri olan "patent", yönetimsel olarak artık yeni bir kanun kapsamında değerlendirilecektir. 22.12.2016 tarihinde TBMM'de kabul edilen "6769 Nolu Sınai Mülkiyet Kanunu"*, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihindeki ilk patent kanunu olma özelliğini taşımaktadır. Bundan önceki düzenlemeler, 1995 yılından bu yana yürürlükte olan "Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile yapılıyordu. Yeni kanun ile özellikle Üniversitelerde faaliyet gösteren araştırmacılar tarafından geliştirilen buluşların patent hakları üzerinde radikal değişiklikler oldu. Daha önceki düzenlemede, üniversitelerde geliştirilen buluşların patent hakları araştırmacılara aitti (Vakıf üniversitelerinde, ilgili üniversitenin kendi yönetmelikleri ile belirleniyordu). Ancak yeni kanun ile birlikte ABD'deki Bayh–Dole Act benzeri bir uygulamaya geçildi. Yeni düzenleme ile bundan sonra araştırmacılar bir buluş geliştirdiklerinde bunu üniversitenin (genellikle) Teknoloji Transfer Ofisi’ne bildirmekle yükümlü oluyorlar. Üniversite bu bildirimin ardından, söz konusu buluşun patentlenebilirlik ve ticari potansiyel değerlendirmesini yaptıktan sonra, buluş üzerinde hak sahipliği talep edip etmediğini araştırmacılara bildirir. Üniversite buluş üzerinde hak sahipliği talebinde bulunursa patent başvurusunu kendi adına yapar (masraflarını da üniversite öder) ve araştırmacılar buluşçu olarak söz konusu başvuruda yeralırlar. Üniversite bu buluştan herhangi bir gelir elde ettiğinde ise elde edilen gelirin en az üçte birini buluşçulara dağıtır. Bu sayede, ürüne dönüşebilecek ve ekonomik değer elde edilebilecek buluşların ticarileşebilmesi Teknoloji Transfer Ofisleri aracılığı ile hızlandırılacaktır. Sonuç olarak, yeni sınai mülkiyet kanunu, üniversitelerden çıkan patent sayısını artırmayı ve bu buluşların da kurumsal düzlemde ticarileştirilmesini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. 8 9