İlim ve Hikmet İncileri -2-

ilimvecihad

Mektebe -> Kitablarımız -> İlim ve Hikmet İncileri -2- (Hazırlayan: Ömer Faruk)

-2-

— Hazırlayan —

ÖMER FARUK


ARŞLA ARAMIZDAKI MESAFE

55

İmam Ahmed (rahimehullah)’a sorulmuş:

“Bizimle Rahman’ın arşı arasındaki mesafe

ne kadar?” Şu cevabı vermiş: “Sadık bir

kalpten çıkan sadık bir dua”


56

KADININ HAYÂSI

Âişe (radiyallahu anha) anlatıyor: “Ben,

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve babamın

içinde defnedildiği evime girer, elbisemi

(hicabımı) çıkarırdım. Çünkü diyordum

ki: “Bunlar kocam ve babam.” Sonra Ömer

(radiyallahu anh) onların yanına defnedilince

Allah’a yemin olsun ki Ömer’den hayâ

ettiğim için eve ancak üzerimde elbisem

bulunduğu halde girdim.”

Ahmed


ULEMÂYI VE BÜYÜKLERI DINLE

57

İlim ehlinin ve meseleleri çözüp karara

bağlama ustalarının (ehlu’l-halli ve’l-akd’ın)

görüşlerini ihmal etmek ve Allah’ın (celle celâluh)

bu kimseler hakkında gözetilmesini emrettiği

şeyleri gözetmeyip ilme, hicrette önce olmaya

ve yaş büyüklüğüne (yani tecrübeye) itibar

etmemekle birlikte ümmetin maslahatlarının

yerine gelmesi nasıl düzgün/doğru olabilir?...

Hâlbuki (meşhur hadisinde) Nebi (sallallahu

aleyhi ve sellem) bunları (ilmi, hicreti ve yaşı)

namaz imamlığına geçmeyi gerektiren

sebeplerden kılmıştır. (Faydası şahsa ait olan

namazda) bu böyleyse bunların namazın

dışında da (yani geneli/ümmeti ilgilendiren

işlerde de) öne geçmeyi gerektiren sebeplerden

olması evleviyetle geçerlidir.

Ebu’l-Velîd el-Ensârî)


58

ANNENIN KIYMETINI BIL

Seleften biri annesinin defnedildiği gün

kabri başında ağlamış ve şöyle demiş:

“Bugün cennet kapılarından bir kapı

kapandı.”


YÂ EYYUHELLEZÎNE ÂMENÛ

59

Allah’ın (celle celâluh): “Yâ eyyuhellezîne

âmenû (Ey iman edenler)” dediğini

işittiğin zaman kulağını oraya ver. O,

ya emrolunduğun bir hayırdır, ya da

sakındırıldığın bir şerdir.

İbn Mes’ûd


60

GECE NAMAZININ FAYDALARINDAN

Bir kimse geceleyin namaz kılar, böylece

Allah (celle celâluh) O’nun yüzünde kendisinden

ötürü her Müslümanın O’nu seveceği bir

nur var eder. O’nu, önceden kendisini hiç

görmemiş biri görür ve der ki: “Ben bu kişiyi

seviyorum.”

Saîd b. Müseyyeb

Hasan Basrî (rahimehullah)’a: “Geceleyin

namaz kılanlar niçin yüzleri en güzel

insanlardan oluyorlar” diye sorulmuş, şöyle

cevap vermiş: “Çünkü onlar Rahman’la

yalnız kalmışlar, O da onlara nurundan

giydirmiştir.”


CENNETIN KISA YOLU

61

Her yolun bir kısası vardır. Cennet yolunun

kısası da cihad’tır.

Hasan Basri


62

DÜNYA (PEK ALÇAK) HAYAT

İbn Abbas (radiyallahu anhuma)’nın şöyle dediği

rivayet edilmiştir: “Kıyamet günü dünya yaşlı,

saçları ağarmış, rengi mavi, köpek dişleri

görünen, yaratılışı çirkin bir kadın suretinde

getirilir, insanlara bakar. Onlara denilir ki: “Bu

kadını tanıyor musunuz?” Onlar da: “Bunu

tanımaktan Allah’a sığınırız.” derler. Denilir

ki: “Bu kadın, üzerinde savaştığınız, kendisi

sebebiyle akrabalık ilişkilerini kestiğiniz,

birbirinize hased ettiğiniz, birbirinize buğz

ettiğiniz, kendisine aldandığınız dünyadır!”

Sonra bu kadın cehennem atılır ve şöyle nida

eder: “Ey Rabbim! Nerede benim tabilerim.”

Allah’u Teâlâ’da şöyle buyurur: “Bu kadına

o’nun tabilerini de dahil edin!”

Beyhakî/Şuabu’l-Îmân


YA MUCÎB

63

Allah’tan istemeyi terk edersen Allah kızar.

Âdemoğlu ise istenildiği zaman kızar.

Şairin Biri


64

HADIS İNKARCILARININ AMACI

Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim nasıl bir

kitap baba?

- Kur’an, bir uçağın gövdesiyse, Buhari ve

Müslim o uçağın iki kanadıdır yavrum…

Peki neden Buhari ve Müslim’e

saldırıyorlar?

- Uçağı düşürmek için yavrum..!”

Feyzullah Birışık


65

KARDEŞLIĞIN EN ALT MERTEBESI

Müminin senden alacağı pay (en azından)

üç olsun:

• Şayet ona fayda vermiyorsan bari zarar

verme.

• Sevindirmiyorsan bari üzme.

• Övmüyorsan bari yerme.

Yahya b. Muâz


66

İKI ŞERDEN AZ OLANI

Allah (subhanehu teâlâ) zulmü kullarına haram

kılıp adaleti vacip kılmıştır. Dolayısıyla bir

zulüm ve fesad takdir edildiğinde ve bunu

da def etmek mümkün olmadığında vacip

olan imkân nisbetinde bunu hafifletmek,

adaleti ve maslahatı elde etmeye

çalışmaktır.”

“İki fesadın en büyüğünü en azına

tahammül etmekle def etmek vaciptir.

Çünkü bu, şeriatta karar bulmuş/yerleşmiş

bir kaidedir.”

İbn Teymiyye


67

EN BÜYÜK MASLAHAT VE MEFSEDET

Küfür icmâen sadece ikrah sebebiyle caiz

olur, ihtiyaç ve zaruretten ötürü caiz olmaz.

Fakat zaruretten ötürü caiz olan haram ise

böyle değildir.” (Ebu Katâde el-Filistînî)

Dolayısıyla maslahat nedeniyle küfür ve

şirk işlenemez. Maslahatların en büyüğü

tevhid maslahatı, mefsedetlerin en büyüğü

ise şirk mefsedetidir.


68

ÜMMETIN ISLAHI

Bu ümmetin evveli ne ile ıslah olduysa sonu

da ancak öyle ıslah olur.

İmam Malik


ABDESTLI UYUMAK

69

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle

buyurmuştur: “Kim abdestli uyuyarak

gecelerse onun yanı başında bir melek

geceler ve her uyandığında şöyle der:

“Allah’ım! Falanca kulunu bağışla,

çünkü o abdestli uyuyarak geceledi.”

İbn Hibbân


70

EHLI SÜNNET-EHLI BID’AT

Ehl-i Sünnet ölürler, şanları/güzel anıları

ise yaşar. Bid’at ehli ise ölürler ve şanları

da ölür. Çünkü Ehl-i Sünnet Rasûl (sallallahu

aleyhi ve sellem)’in getirdiklerini ihya ettiler

ve bu sebeple Allah’ın (celle celaluh): “Senin

şanını yüceltmedik mi?” ayetinden bir

payları olmuştur. Bid’at ehli ise Rasûl

(sallallahu aleyhi ve sellem)’in getirdiklerine

buğzettiler ve bu sebeple Allah’ın (celle

celaluh): “Şüphesiz ki sana buğz eden

(hayırlardan) kopuk/mahrum olanın ta

kendisidir.” ayetinden bir payları olmuştur.

Ebu Bekr b. Ayyâş


İMAN ALAMETI

71

İşlediğin bir günahtan sonra kalbinde bir

karanlık (göğsünde bir daralma) bulduğun

zaman bil ki kalbinde bir nur var. Şayet

olmasaydı bu karanlığı bulamazdın.

İbnu’l-Cevzî


72

TAASSUP ETME, İNSAFLI OL

Hak mı batıl mı diye bir mananın künhünü

(özünü) incelemeyi istediğin zaman bu

manayı ibare (kelime, cümle) elbisesinden

çıkart ve kalbini nefretten ve meyletmekten

soyutla. Sonra insaf gözüyle bakarak

bakışının hakkını ver. Beraber olduğu

kimselerin sözlerine bütün kalbiyle tam

bir bakışla bakıp, onlara karşı hüsnü zan

edip sonra da hasımlarının sözlerine göz

ucu bakışıyla bakan, onlara karşı sû-i zan

eden kimselerden olma. Zira düşmanlık

bakışıyla bakan kişi güzellikleri kötü

görür. Sevgi bakışıyla bakan kişi de aksini

görür. Bundan ancak Allah’ın (celle celâluh)

şerefini istediği ve hakkı kabul etmesi

için kendilerinden razı olduğu kimseler

kurtulmuştur.

İbnu’l-Kayyim


Kim sana hakkı getirirse ondan bunu kabul

et, velev ki bu kimse uzak, sevmediğin biri

olsa da. Kim de sana batılı getirirse bunu

ona geri iade et, velev ki bu kimse yakın,

sevdiğin biri olsa da.

İbn Mes’ûd


73

ALLAH’A İCABET ET KI İCABET EDILESIN

İbrahim b. Edhem (rahimehullah)’a: “Allah’a

(celle celâluh) dua ediyoruz da niçin bize icabet

edilmiyor!?” diye sorulunca şöyle demiştir:

“Çünkü O sizi çağırdı ama siz O’na

icabet etmediniz.”


KITAP OKUMANIN FAYDASI

74

Bir defasında hocama dedim ki: “Bir kitap

okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey

kalmadı.” Bana bir hurma uzattı ve dedi

ki: “Bunu ağzında çiğneyip ye.” Yedikten

sonra bana sordu: “Şimdi sen büyüdün

mü?” “Hayır” dedim. Dedi ki: “Büyümedin

fakat o hurma vücuduna dağıldı; et oldu,

kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, saç oldu,

tırnak oldu, hücre oldu v.s.” Anladım ki,

okuduğum kitap da öyle dağılıyor; bir kısmı

kelime dağarcığımı zenginleştiriyor, bir

kısmı bilgi ve irfanımı artırıyor, bir kısmı

ahlakımı güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve

konuşmada üslubuma incelik katıyor... her

ne kadar ben hissetmesem de.

A. Dertli


75

ZIKRIN BÜYÜK FAZILETI

Kul kıyamet günü dağlar gibi kötülüklerle

gelir ve Allah (azze ve celle)’yi çokça

zikretmesinden ötürü dilinin bunları yıkmış

olduğunu bulur.

İbnu’l-Kayyim


76

SABAH NAMAZINA KALKAMAMAK

İbn Ebî Muleyke (rahimehullah) şöyle demiştir:

“Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabından

30 kişiye yetiştim, hepsi kendisi hakkında

nifaktan endişe ediyordu.”

(Buhari; Müminin Farkında Olmadan Amelinin

Boşa Gitmesinden Korkması Babı)

“Kendine; “mümin misin yoksa münafık

mısın” diye sormak istiyorsan sabah

namazından sor; şayet bunun ehlindensen,

düzenli/devamlı bir şekilde kılıyorsan bil

ki sen müminsin. Şayet kalkamayıp bunu

zayi ediyorsan -ki bundan Allah’a sığınırızhemen

kendini kurtarmaya çalış. Şüphesiz

ki bunu zayi etmek nifak alametlerindendir.

Bundan Allah’a sığınırız.”

Suudlu davetçi Said b. Musfir


77

İNŞAALLAH ŞEHID DEMEK

Evet, Buhari (rahimehullah) sahihinde “Falanca

şehidtir denilmez babı” diye bir bap açmıştır.

Sahih olan şudur; (inşaAllah demeksizin)

“falanca şehidtir” denilmesine hiçbir mani

yoktur. Buna cevaz verenlerin delilleri açıktır

ve güçlüdür.” (Süleyman el-Ulvân)

Allah yolunda savaşırken öldürülenler dünya

ahkâmı (yıkanmaması, kefenlenmemesi,

cenaze namazının kılınmaması) itibariyle

-ki bizi ilgilendiren de budur- kesin olarak

şehid oldukları için “inşaAllah” kaydını

kullanmaya gerek yoktur. Lakin şehidlerin

ahiretteki durumu kesin olarak bilinmediği

için eğer bu boyutu kastedilirse elbette ki

“inşaAllah şehid” denmelidir.


ESTAĞFIRULLAH 1 78

Bir gün Hasan Basri (rahimehullah)’ın yanına

biri gelmiş ve O’na yağmur yağmaması sebebiyle

tarlasının meyve-sebze vermediğini şikâyet etmiş. O

da ona: “istiğfarı çoğalt” diye tavsiyede bulunmuş.

Sonra bir başkası gelmiş ve fakirliğini şikâyet etmiş,

ona da: “istiğfarı çoğalt” diye nasihat etmiş. Sonra

başka birisi daha gelmiş ve çocuğunun olmamasını

şikâyet etmiş, ona da yine: “istiğfarı çoğalt” demiş.

Bunun üzerine yanındaki birisi O’na: “Gelen üç kişi

farklı şikâyetlerde bulundu, ama her birine istiğfarı

tavsiye ettin!” deyince ona şöyle cevap vermiş:

“Allah Teâlâ’nın şu sözünü işitmedin mi: “Dedim

ki (Nuh): “Rabbinize istiğfar edin, çünkü O çok

mağfiret edicidir. (İstiğfar edin ki) üzerinize bol

bol yağmur indirsin. Mallarınızı ve oğullarınızı

çoğaltsın, size bağlar/bahçeler versin ve sizin

için nehirler akıtsın.”

Nuh 10-12


79

ESTAĞFIRULLAH 2

Bir mesele bana kapalı gelir, bunun üzerine

1.000 kere veya daha fazla veya daha az

Allah’a istiğfar ederim, ta ki Allah bana o

meseleyi açar.

İbn Teymiyye


ESTAĞFIRULLAH 3 80

Önceden iki eman vardı. Allah (celle celâluh)

şöyle buyurmuştur: “Sen içlerinde iken

Allah onlara azap edecek değildir. Ve

onlar istiğfâr ederlerken de Allah onlara

azap edici değildir.” (Enfâl, 33) Nebi

(sallallahu aleyhi ve sellem) ayrıldı. İstiğfâr ise

kıyamet gününe kadar aranızda dolaşıcıdır.

(Ebu Musa el-Eş’arî)

İstiğfâr; azaptan emandır.


81

ESTAĞFIRULLAH 4

Rabbinize istiğfâr edin, sonra da

(taatle) O’na dönün ki sizi belli bir

süreye (ölüm vaktinize) kadar güzel bir

faydayla (bol rızık ve mutlu bir yaşamla)

faydalandırsın ve (ahirette) her fazilet

(salih amel) sahibine kendi fazlını

(lütfunu) versin.” (Hûd, 3)

“(Hûd): “Ey kavmim! Rabbinize istiğfâr

edin, sonra da (taatle) O’na dönün ki

üzerinize bol bol yağmur indirsin ve

kuvvetinize kuvvet katsın.” (Hûd, 52)

İstiğfâr; bol rızka, huzurlu bir hayata,

yağmura, maddi, manevi, bedeni (her

manasıyla) kuvvetin artmasına sebeptir.


ESTAĞFIRULLAH 5 82

Ebu Dâvud, Nesâî ve İbn Mâce’nin

(rahimehumullah) rivayet ettikleri seneden

zayıf, lakin manası şüphesiz doğru olan bir

hadiste Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in

şöyle dediği geçmektedir: “Kim istiğfâra

devam ederse/çokça yaparsa Allah onun

için her darlıktan/sıkıntıdan bir çıkış

yolu, her tasadan/dertten bir kurtuluş

kılar ve ona ummadığı bir yerden rızık

verir.”


83

BIR ERKEK TIPI

Görürsün ki adam ailesiyle karşılaştığı

zaman ahlakı en kötü, en cesur, hayrı

en az insan oluyor. Ama ailenin dışında

yabancılarla karşılaştığı zaman ise mizacı

yumuşuyor, ahlakı genişliyor, cömert/

fedakar oluyor, hayrı çoğalıyor. Durumu

böyle olan biri hiç şüphesiz muvaffak

kılınmaktan mahrum, doğru yoldan

sapmış olan biridir. Allah’tan selamet

isteriz.

Şevkânî


HAKIKI RAHATLIK

31 84

- İmam Ahmed’in oğlu: “Mümin ne zaman

rahatlar babacığım?”

- İmam Ahmed: “Sağ ayağını cennete

koyduğu zaman.”


85

KARDEŞINLE ALAY ETME

Şayet bir köpekle alay etsem köpeğe

dönüştürülmekten korkarım.

İbn Mes’ûd

Şayet bir keçiyi emen bir adam görsem

ve ona gülsem onun yaptığının aynısını

yapmaktan korkarım.

Amr b. Şurahbîl


KARDEŞINI AYIPLAMA

86

Tâcuddîn es-Subkî (rahimehullah) anlatıyor:

“Evimizin holünde oturuyordum. Bir köpek

bana doğru yöneldi, ben de: “Defol git köpek

oğlu köpek!” dedim. Bu sebeple babam evin

iç tarafından beni azarladı. Ben de: “o

köpek oğlu köpek değil mi?” dedim. Şöyle

dedi: “Bunu söylemenin caiz olmasının

şartı tahkir kastı olmamasıdır.”

Bir gün İsa (aleyhisselam) yolda bir domuzla

karşılaşmış, ona: “selametle geçip git”

demiş. Bunun üzerine O’na: “bunu bir

domuza mı söylüyorsun!” denilince

şöyle demiş: “Dilimi kötü konuşmaya

alıştırmaktan korkuyorum.”

Muvatta


87

KARDEŞINE SÛ-I ZAN ETME

Sana kardeşinden onun aleyhine bulduğun

(beğenmediğin) bir şey ulaşırsa mümkün

olduğunca onun için özür ara. Şayet bir

özür bulamazsan kendine de ki: “Belki

kardeşimin benim bilmediğim bir özrü

vardır.”

Ebu Gilâbe


KARDEŞININ KUSURUNU ARAŞTIRMA 1 88

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle

buyurmuştur: “Ey diliyle iman edip de

imanın kalplerine girmediği topluluk!

Müslümanların gıybetini yapmayın,

onların kusurlarını araştırmayın. Kim

müslümanların kusurlarını araştırırsa

Allah da onun kusurunu araştırır

(yani ortaya çıkarır.) Allah kimin

kusurunu araştırırsa onu evinin içinde

(insanlardan gizli) bile olsa kusurunu

ortaya çıkararak rezil eder.”

Ebu Dâvud, Tirmizî


89

KARDEŞININ KUSURUNU ARAŞTIRMA 2

Akıllı olan kişiye vacip olan, kendi

kusurlarını düzeltmekle meşgul olup

insanların kusurlarını araştırmayı

terk ederek selamete bağlı kalmasıdır.

Çünkü kim kendi kusurlarıyla ilgilenip

başkalarının kusurlarını bırakırsa bedenini

rahatlatmış ve kalbini yormamış olur.

Kendisinin bir kusurunu her bildiğinde

kardeşinde gördüğü benzeri kusur ona

basit/önemsiz gelir. Kim de insanların

kusurlarıyla ilgilenip kendi kusurlarını

bırakırsa kalbi körleşir, bedeni yorulur ve

kendi kusurlarını terk etmesi onun için

imkânsız olur.

İbn Hibbân


KARDEŞININ GIYBETINI YAPMA 1 90

Âişe (radiyallahu anha) anlatıyor: “Nebi

(sallallahu aleyhi ve sellem)’e -(ayıplama kastıyla)

eliyle kısa olduğuna işaret ederek-:

“Safiyye’nin şöyle olması sana yeter!”

dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: “Vallahi

öyle bir kelime söyledin ki şayet bu kelime

deniz suyuna karıştırılsaydı değiştirirdi.”

(Tirmizî, Ebu Dâvud)

Dikkat et! Az bir katkıyla değişebilen “tatlı

bir su” demedi! Yoğun tuzlu ve bir derya

olduğu için ancak çok etkili ve çok büyük

bir şeyle değişebilecek “deniz suyu” dedi!

Demek ki gıybet Allah katında ne kadar

kötü/iğrenç bir şey!


91

KARDEŞININ GIYBETINI YAPMA 2

Öyle insanlar gördüm ki onların kusurları

yoktu, ama insanların kusurları hakkında

konuştular (onları ayıpladılar) da Allah

da onlarda kusurlar var etti. Öyle insanlar

da gördüm ki onların kusurları vardı, ama

insanların kusurları hakkında sustular

da Allah da onların kusurlarını gizledi

(böylece unutuldu).

Hasan Basrî


KARDEŞININ DEĞERI

92

Nâfi’ (rahimehullah) şöyle demiştir: “Bir gün

İbn Ömer (radiyallahu anh) Kabe’ye bakıp

şöyle dedi: “Sen ve senin kutsallığın ne

büyüktür! Ama mü’min Allah katında

senden daha kutsaldır”

Tirmizî


93

DININ VARLIĞI

Dinin var oluşu yol gösteren bir kitap

ve ona yardım eden bir kılıç iledir.

“(Düşmanın şüphe ve saptırmalarına

karşı) yol gösteren ve (savaşmalarına

karşı) yardım eden olarak Rabbin yeter.”

(Furkân, 31)

İbn Teymiyye


ALLAH’IN BIR SÜNNETI

94

Birisi İmam Sahnûn (rahimehullah)’a sormuş:

“Bid’at yaygın bir halde, sahipleri güçlü!?”

Şöyle cevap vermiş: “Bilmiyor musun

Allah (celle celâluh) bir bid’atı yok etmek

istediğinde onu ortaya çıkarır.”


95

AREFE VE ÂŞÛRÂ ORUCU

Şöyle denilmiştir; hem öncesi hem de

sonrasındaki senenin küçük günahlarına

keffâret olan Arefe günü orucu Muhammed

(sallallahu aleyhi ve sellem)’in şeriatındandır.

Sadece öncesindeki senenin küçük

günahlarına keffâret olan Âşûrâ

günü orucu ise Musa (aleyhisselam)’ın

şeriatındandır. Bu sebeple Arefe orucu

Âşûrâ orucundan daha faziletli kılınmıştır.


ÂŞÛRÂ VE ÇOCUKLARIMIZ

96

Rubeyyi’ bint Muavviz (radiyallahu anhâ)

anlatıyor: “(Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve

sellem- zamanında bereketini umarak ve

alıştırmak için güç yetirebilecek olan)

küçük çocuklarımıza (âşûrâ) orucu

tuttururduk. Onları mescide götürürdük.

Onlara yünden oyuncak yapar ve onu da

beraberimizde götürürdük. Bizden yemek

istedikleri zaman (Buhari rivayetinde:

“Onlardan biri yemek için ağladığı zaman”)

oruçlarını tamamlayıncaya kadar oyalasın

diye onlara oyuncağı verirdik.”

Müslim


97

ŞIA’NIN BIR İFTIRASI VE BID’ATI

Şia, Ehl-i Sünnetin Âşûrâ orucunu

Hüseyin (radiyallahu anh)’ın katledilmesine

sevindikleri için tuttukları iftirasında

bulunurlar. Hâlbuki Ehl-i Sünnet Firavun ve

askerlerinin helak olup Musa (aleyhisselam) ve

beraberindekilerin kurtulmasına sevindikleri

için Allah’a bir şükür olarak tutarlar.

(Not: Hüseyin (radiyallahu anh)’ın Âşûrâ günü şehid

edildiği kesin değildir, başka görüşler de vardır.)

Şia’nın günümüzdeki mercileri Ehl-i

Sünnete muhalefet etmek için bu günde

oruç tutmaktan nehyederler. Tutulacaksa

da Hüseyin (radiyallahu anh) için hüzün orucu

olarak tutulabileceğini ancak tamamlamadan

ikindi vakti bozulacağını söylerler.


FITNELER VE CEHALET

98

Fitnelerin çokluğuyla beraber cehalet ortaya

çıkar. Çünkü insanların ömürleri fitne

haberlerini takip etmek/araştırmak ile

ilimden zayi olur. Bu sebeple ahir zaman

alametlerinden biri olarak Nebi (sallallahu

aleyhi ve sellem)’in: “fitnelerin çokluğu ve

cehalet” dediği gelmiştir.”

Abdulaziz et-Tarîfî


99

ZALIMLERE YAKLAŞMA

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle

buyurmuştur: “Başınıza sefih yöneticiler

gelecektir. Onlar insanların şerlilerini

yakınlaştırırlar, namazı vaktinden

ertelerler. Sizden kim bu zamana yetişirse

onlara mesul, polis, vergi tahsildarı,

hazinedar olmasın.” (İbn Hibbân, Ebu Ya’lâ.

Hasen bir hadistir.)

Kâfir olmayan zalim yöneticiler için bu

böyleyse ya kâfir yöneticiler için nasıldır!?


ÖZGÜVEN, RAHAT, HIKMET

100

Kendine güvenmenin yarısı başkalarıyla

karşılaştırmamak,

Rahatın yarısı ilgilendirmeyen konularda

başkalarının işlerine karışmamak,

Hikmetin yarısı susmaktır.”


101

SABRET EY ÜMMETIM!

İmam Şâfiî (rahimehullah): “Kur’ân’da bir ayet

var ki zalimin kalbinde bir ok, mazlumun

kalbine ise bir melhemdir.”

“Nedir o ayet” denilince

“Allah Teâlâ’nın şu sözüdür: “Rabbin

unutacak değildir.”


EN ÜSTÜN AMEL

102

Allah’ın (celle celâluh) ve Rasûlü (sallallahu aleyhi

ve sellem)’in sevdiği en yüce şey Onun yolunda

cihad’tır. Bundan dolayı kınayanlar çoktur.

Çünkü nefislerin çoğu bunu kerih görür.”

İbnu’l-Kayyim


103

RAFIZILER VE HARICILER

Rafiziler Haricilerden daha şerlidirler.”

İbn Teymiyye

“Rafiziler ve Hariciler Ehl-i İslam’a karşı

savaş noktasında uyuşuyorlar. Lakin

Hariciler putperestleri bırakır, Rafiziler ise

Ehl-i İslam’a karşı putperestlere yardım

eder.”

Abdulaziz et-Tarîfî


ANNE-BABA İÇIN İSTIĞFÂR

104

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle

buyurmuştur: “Bir kimsenin cennette

derecesi yükseltilir. Bunun üzerine

(şaşırarak): “Bu bana nereden geldi/nasıl

oldu” der. Şöyle denilir: “Çocuğunun senin

için istiğfârı sebebiyle.”

Ahmed

More magazines by this user
Similar magazines