22.08.2017 Views

Medikal Teknik Eylül 2017

Medikal Teknik Dergisi Eylül 2017 Sayısı

Medikal Teknik Dergisi Eylül 2017 Sayısı

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

Acil servislere<br />

akıllı sistem!<br />

Smart system for emergency services!<br />

Gözlerin Sinsi Düşmanı,<br />

“Glokom”<br />

Glaucoma, Sneaky Enemy of the Eyes<br />

Kepçe kulak<br />

sorununun çözümü<br />

çok basit<br />

Non-surgical solution to “Prominent Ears”<br />

Stretta yöntemi ile<br />

30 dakikada<br />

Reflü’den kurtulun!<br />

Get rid of reflux in 30 minutes with Stretta method!<br />

. .<br />

Hidradenit hastalarına özel medikal giysi<br />

Bağırsak kanserinde genetik test dönemi


İMTİYAZ SAHİBİ<br />

İstmag Magazin Gazetecilik İç ve Diş Tic. Ltd. Şti.<br />

adına<br />

H. FERRUH IŞIK<br />

GENEL MÜDÜR<br />

MEHMET SÖZTUTAN<br />

mehmet.soztutan@img.com.tr<br />

HABER MÜDÜRÜ<br />

Gizem YILDIZ<br />

gizem.yildiz@img.com.tr<br />

EDİTÖRLER<br />

Recep ARSLANTAŞ<br />

recep.arslantas@img.com.tr<br />

Prof. Dr. İsmail KAYA<br />

ismail.kaya@gmail.com<br />

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN<br />

ozbudun@gmail.com<br />

GRAFİK TASARIM<br />

TAYFUN AYDIN<br />

tayfun.aydin@img.com.tr<br />

REKLAM KOORDİNATÖRÜ<br />

Recep ARSLANTAŞ<br />

recep.arslantas@img.com.tr<br />

Reklam Danışmanı<br />

Zekai ŞİMŞEK<br />

zekai.simsek@img.com.tr<br />

SORUMLU MÜDÜR<br />

CÜNEYT AKTÜRK<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ<br />

EBRU PEKEL<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

FOREIGN RELATIONS<br />

İSMAİL ÇAKIR<br />

ismail.cakir@img.com.tr<br />

MUHASEBE FİNANS<br />

MUSTAFA AKTAŞ<br />

muhasebe@img.com.tr<br />

ABONE<br />

İSMAİL ÖZÇELİK<br />

ismail.özcelik@img.com.tr<br />

BURSA BÖLGE<br />

ÖMER FARUK GÖRÜN<br />

fgorun@ihlas.net.tr<br />

Buttim Plaza D Blok Kat: 4 No:1267 BURSA<br />

Tel:+90 224 211 44 50 / Fax: 224 211 4481<br />

CTP • BASKI<br />

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mah. 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No: 11 A/41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL<br />

+212 454 30 00<br />

ADRES<br />

Evren Mah. Bahar Cad.<br />

Polat İş Merkezi<br />

B-Blok - No:1 Kat:4<br />

Güneşli - Bağcılar - İstanbul<br />

Tel.:+90.212 604 50 50<br />

Faks:+90.212 604 50 51<br />

www.medikalteknik.com.tr<br />

e-mail: info@medikalteknik.com.tr<br />

İMG - <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> dergisinde<br />

yer alan makalelerdeki fikirler<br />

yazarlarına aittir.<br />

Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam<br />

verene aittir. İMG - <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> dergisinin bütün yayın<br />

hakları İstmag Magazin Gazetecilik İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne<br />

aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.<br />

Daha uluslararası bir dergi<br />

Becoming a more international magazine<br />

Türkiye’ye sağlık turizmi kapsamında gelen yabancı misafirler, tatil için gelenlere göre kişi başı<br />

yaklaşık 10 kat daha fazla harcama yapıyor. Türkiye sağlık turizmi açısından potansiyeli<br />

bulunan ülkelerden biri, yılda yaklaşık 1 milyon 100 bin kişi sağlık turizmi amaçlı Türkiye’ye<br />

geliyor. Geçen yıl 100 bin hasta da saç ekimi ve buna benzer estetik operasyonlar için Türkiye’yi<br />

tercih etti. Türkiye’de 5 bin liraya yapılan saç ekimi operasyonu, Avrupa’da 10 bin euro, ABD’de ise<br />

30 bin dolar civarında.<br />

Sağlık turizmi, “medikal turizmi”, “yaşlı ve engelli turizmi” ile “termal tu rizm” olmak üzere 3 ana<br />

başlıkta ele alınıyor. Türkiye bu 3 alanda da gelişmeye açık. Türkiye birçok ülke ile kıyaslandığında,<br />

daha az para harcayarak daha iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. İyi tıp eğitimi, iyi ve kaliteli sağlık<br />

hizmeti sunulması ve bekleme sürelerinin kısalığı da ülkemizin sunduğu avantajlardan.<br />

Türkiye’nin sağlık turizmi konusunda mevcut durumunu arttırarak sektörde lider ülke haline<br />

gelebilmesi, bu durumu sürdürebilmesi, rekabet gücünü arttırabilmesi için sadece tıp alanında<br />

değil diğer birçok sektörde de atılım yapılması, sektörler arası entegrasyonun sağlanması gerekiyor.<br />

Bunların başında otel hizmetleri, ulaşım, haberleşme, çevre, mimari, sigortacılık ve bankacılık<br />

sistemleri, sağlık turizmi aracı kurumları, reklam ve pazarlama, yabancı dil bilen personel vs.<br />

gelmekte olup, bugün itibarıyla bahsedilen sektörlerde (turizm, sigorta ve bankacılık, ulaşım ve<br />

haberleşme, reklam ve pazarlama) Türkiye Batı standartlarını genel olarak yakalamış durumda.<br />

Ancak çok çeşitli sektörler arası eşgüdümün sağlanmasında sıkıntılar yaşandığı biliniyor.<br />

Uluslararası olma yolunda son hızla çalışmalarını sürdüren dergimiz bir yandan ilk defa Türkçe/<br />

İngilizce çıkarken öte yandan dünyanın en önemli sektörel fuarları olan Medica Dusseldorf, Arab<br />

Health Dubai ve Expomed Istanbul fuarlarında etkin şekilde dağıtılacak.<br />

Yepyeni bir soluk ve yepyeni bir bakış açısıyla sektörü en iyi şekilde takip eden <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong><br />

dergisi uluslararası olma yolunda da çalışmalarına ağırlık verecek.<br />

Health tourists spend 10 times more in Turkey than vacationers. Turkey is one of the countries<br />

with a potential for health tourism, and about 1 million people visit Turkey for health tourism<br />

every year. Last year, 100 thousand patients preferred Turkey for hair transplantation and<br />

similar aesthetic operations. Hair plant operation costs 5 thousand liras in Turkey, 10 thousand<br />

euros in Europe, about 30 thousand dollars in the United State.<br />

The health tourism sector consists of three subgroups, namely, “medical tourism,” “tourism for the<br />

senior and handicapped,” and “thermal tourism”. Turkey is open to improvement in these three<br />

areas. Visitors who come for health tourism spend less money but get better quality health services<br />

in Turkey compared to other countries. A well-designed medical curriculum, good, qualified health<br />

services and short waiting lists are the advantages of the Turkish health sector for foreign tourists.<br />

Health tourism is considered in three main categories as “medical tourism”, “elderly and disabled<br />

tourism” and “thermal tourism”. Turkey is open to development in these 3 areas. When compared<br />

with many other countries, Turkey is a country that provides better health services by spending less<br />

money. Good medical education, good and quality health care services and short waiting times are<br />

also advantages of our country.<br />

In order for Turkey to become a leader in the sector by increasing its current status in health<br />

tourism and to be able to sustain this situation and to increase its competitive power not only in the<br />

field of medicine but also in many other sectors should be made a breakthrough and integration<br />

between the sectors must be ensured. Among them, hotel services, transportation, communication,<br />

environment, architecture, insurance and banking systems, health tourism brokerage institutions,<br />

advertising and marketing, foreign language speaking staff etc. (Tourism, insurance and banking,<br />

transportation and communication, advertising and marketing) have generally caught up with<br />

Western standards in Turkey. However, it is known that there is a lot of difficulty in ensuring<br />

coordination among various sectors.<br />

Striving to becoming more international, our magazine releases in Turkish/English for the first time<br />

and also will be distributed in the most important sectoral fairs such as Medica Dusseldorf, Arab<br />

Health Dubai and Expomed Istanbul.<br />

Following the sector in the best way with a brand new pale and new point of view, <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong><br />

magazine will focus on its efforts to become international.<br />

Editör<br />

Gizem YILDIZ


AKTÜEL<br />

16<br />

Alcon 70 yıldır eğitime yatırım yapıyor<br />

20<br />

Alcon 70 yıldır eğitime<br />

yatırım yapıyor<br />

50<br />

Hidradenit hastalarına özel medikal giysi<br />

58<br />

Bağırsak kanserinde<br />

genetik test dönemi<br />

74<br />

Gizli tehdit: Beyin kanaması<br />

Kone’den hastanelere özel<br />

yatak asansörleri;<br />

Güçlü, hijyenik ve güvenli…<br />

80


AKTÜEL<br />

Tıbbı Cihazlar ve Şehir Hastaneleri<br />

Medical Devices and City Hospitals<br />

Sağlık harcamalarında en büyük oranı tıbbı cihazlar<br />

oluşturuyor. Toplum sağlığı ön planda tutularak yapılan<br />

sağlık yatırımlarında, tıbbi cihazlara ihtiyaç ön plana<br />

çıkıyor. Ülkemizde yapılan tıbbi cihaz üretiminin yüksek<br />

teknolojiye doğru yoğunlaşması, sektörün yükseliş içinde<br />

olduğunu gösteriyor. Her geçen gün yerli ürünlere olan<br />

güvenin artması da ayrıca memnuniyet verici. Üniversite,<br />

sanayi ve kamu işbirliklerinin artarak devam etmesi tıbbi<br />

cihaz sektörü adına gerekli bir sinerji. Ülkemizde, şehir<br />

hastanelerinin sayılarının her geçen gün artıyor olması,<br />

sağlık alanında yapılan yatırımların önemini vurguluyor.<br />

Şehir hastanelerinin yapılanmasında, tıbbi cihazlar söz<br />

konusu yatırımların olmazsa olmazıdır. Bu bağlamda tıbbi<br />

cihaz sektörünün potansiyelini görebiliriz.<br />

Modern sağlık hizmetlerinin verilmesinde, plastik<br />

malzemelerin kullanımı açıkça dikkat çekiyor. Tek<br />

kullanımlık şırıngadan, düzgün çalışması ve sorunsuz<br />

olması gereken yapay kalça ve dizlere kadar, cerrahi ve<br />

muayene eldivenlerinden, damar içi kan torbaları ve kalp<br />

kapakları gibi daha bir çok alanda plastik malzemeler<br />

kullanılıyor. <strong>Medikal</strong> malzemelerin üretiminde, plastik<br />

kullanımının önemli bir yeri olduğu görülüyor. <strong>Medikal</strong><br />

Plastik malzemelerin katma değeri çok yüksek mamuller<br />

olduğu da gözleniyor. Türkiye’nin, <strong>2017</strong> yılının ilk<br />

yarısında medikal plastik ihracatını gerçekleştirdiği<br />

ilk 5 ülke; Almanya, Çin, ABD, Azerbaycan ve Fransa<br />

oldu.<br />

<strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> dergisi ekibi olarak; çeşitli<br />

kuruluşlarla yapmış olduğumuz işbirlikleriyle,<br />

Türk <strong>Medikal</strong> sektörüne, özellikle<br />

ihracatta önemli katkılarda<br />

bulunacağımıza inanıyoruz. Son<br />

çeyrekte, <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> dergisinin<br />

katkılarını açıkça görüyor olacağız.<br />

<strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> dergisinin MEDICA özel<br />

sayısında görüşünceye kadar esen kalın.<br />

Medical devices have the greatest proportion of health<br />

spending. The need for medical devices comes to the<br />

forefront in the health investments made by public health<br />

preliminary plan. Concentration of medical equipment<br />

production in our country towards high technology<br />

shows that the sector is on the rise. Increasing confidence<br />

in domestic products with each passing day is also<br />

satisfying. Increasingly universities, industry and public<br />

partnerships provide a necessary synergy for the medical<br />

device sector. The fact that the numbers of city hospitals<br />

are increasing day by day in our country emphasizes<br />

the importance of investments in the health field. In the<br />

construction of city hospitals, medical devices are an<br />

indispensable investment. In this context, we can see the<br />

potential of the medical device sector.<br />

The use of plastic materials is clearly noted in the<br />

provision of modern health services. From disposable<br />

syringes to artificial hips and knees that should work<br />

smoothly and smoothly, surgical and examination gloves,<br />

a lot of other plastic materials such as intravenous blood<br />

bags and heart valves are used. It is seen that the use of<br />

plastic is an important factor in the production of medical<br />

supplies. It is also observed that medical plastic materials<br />

have very high added value. The first five<br />

countries in which Turkey exports medical<br />

plastics in the first half of <strong>2017</strong> are Germany,<br />

China, USA, Azerbaijan and France.<br />

As a team of <strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> Magazine,<br />

we believe that we will make significant<br />

contributions to the Turkish medical<br />

sector, notably in exports. In the<br />

last quarter, we will see clearly<br />

the contributions of <strong>Medikal</strong><br />

<strong>Teknik</strong> Magazine.<br />

Stay in touch with our<br />

MEDICA special issue of<br />

<strong>Medikal</strong> <strong>Teknik</strong> Magazine.<br />

4<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

Recep Arslantaş<br />

Genel Koordinatör<br />

Recep.Arslantas@img.com.tr<br />

Recep ARSLANTAŞ<br />

General Coordinator


Hışırdamaz<br />

Dışarıdan belli olmaz<br />

Kokuyu hapseder<br />

‘in üreticisinden


AKTÜEL<br />

Acil servislere akıllı sistem!<br />

Sağlıkta Parlak Fikirler Arıyoruz sloganıyla düzenlenen Geleceğin<br />

Sağlık Yöneticileri Yarışması’nda acil serviste aşırı kalabalıklığının<br />

belirlenmesine yönelik proje birinci oldu<br />

renk de alarm durumundaki acil<br />

servisi temsil ediyor. Sistem özellikle<br />

hastanelerin acil servislerine, acil<br />

hasta yetiştiren 112 ambulansları<br />

için hayati bir önem taşıyor, bu sistem<br />

sayesinde ambulanslar yoğun olduğu<br />

bilinen acil servis yerine daha az<br />

yoğun olan acil servise yönleniyor.<br />

LİV Hospital’in düzenlediği<br />

yarışmada dereceye girenler,<br />

Sağlık ve Sigorta Yöneticileri<br />

Derneği (SASDER) tarafından<br />

Antalya’da düzenlenen 5. Ulusal<br />

Kongresi’nde açıklandı. Uzun süredir<br />

acil serviste hemşirelik yapan<br />

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri<br />

Enstitüsü Sağlık Yönetimi Yüksek<br />

Lisans Mehmed Burhan Topsöğüt ve<br />

Hasan Kutlu ikilisi, acil servislerde<br />

oluşan aşırı yoğunluk sebebiyle<br />

yaşanan sıkıntıları gözlemledi. Bu<br />

sorunun çok ağır sonuçlara neden<br />

olduğunu tespit eden Topsöğüt<br />

ve Kutlu, acil servisin maksimum<br />

kapasiteye ulaşmak üzere olduğunu<br />

tespit edip, servisin işlevsiz duruma<br />

düşmesine izin vermeden hastane<br />

yönetimini uyaran bir sistem geliştirdi.<br />

Projede birinci olan Mehmed Burhan<br />

Topsöğüt ve Hasan Kutlu, kongrede<br />

ödüllerini aldı.<br />

Temel amaç acil servisleri daha<br />

verimli hale getirmek<br />

Proje ile acil servislerin yoğunluk<br />

durumunu ölçmek, acil servisin<br />

aşırı yoğunluğu ile olumsuz hasta<br />

bakım sonuçları arasındaki ilişkiyi<br />

belirlemek, yoğunluk tahmini aracı<br />

ile erken uyarı sistemi ve kademeli<br />

merkezi kontrol sistemi kurmak, 112<br />

ambulanslarını uygun acil servislere<br />

yönlendirmek amaçlanırken, proje<br />

ile aynı zamanda hastanelerin ve<br />

kurumların finansal açıdan kaybını<br />

en aza indirgemesi, faturalandırma<br />

işlemlerinde uygulanan hizmet<br />

ve malzeme kaybını da azaltmak<br />

amaçlandı. Proje ile temelde acil<br />

servislerin daha verimli halde<br />

kullanılması hedeflendi.<br />

Yoğunluk durumu renklerle ifade<br />

ediliyor<br />

Trafik lambalarındaki ışık sisteminden<br />

esinlenen Mehmed Burhan Topsöğüt<br />

ve Hasan Kutlu’nun ASRİ Sistemi’nde<br />

yeşil renk; normal işlevsel durumdaki<br />

acil servisi, sarı renk; uyarı<br />

durumundaki acil servisi ve kırmızı<br />

Adım adım bilgilendirme ve istatistik<br />

Sistem aynı zamanda sağlık<br />

sistemindeki yönetim kademelerine<br />

de yoğunluk konusunda düzenli bilgi<br />

akışı sağlıyor. Sistem önce hastane<br />

yönetimine daha sonra İl Sağlık<br />

Müdürlüğü ve İl Afet Koordinasyon<br />

birimine, son adım olarak da Sağlık<br />

Bakanlığı’na kadar bilgi akışı sağlıyor.<br />

ASRİ, aynı zamanda istatistiki bilgi<br />

hafızası olarak gelecekteki karar ve<br />

uygulamalar için de referans kaynağı<br />

oluyor.<br />

Hedef tüm acil servisler!<br />

Bu projenin temel hedef kitlesi<br />

Türkiye’de bulunan kamu ve özel<br />

sektöre ait tüm acil servisler ve 112<br />

komuta merkezleri olarak belirlendi.<br />

ASRİ, tedavi alacak hastalar için<br />

bekleme sürelerini kısaltılırken,<br />

potansiyel hasta girişlerinin erken<br />

belirlenerek acil servislere girişleri<br />

etkili bir şekilde yönetmek için bir<br />

dizi proaktif politika öneriyor. Bu<br />

sayede, hastaların acil servislere<br />

başvurmadan önce yoğunluğun<br />

oluşmasını bekleyen standart<br />

uygulama yerine, yoğunluğun ne<br />

zaman artacağını belirlemek ve<br />

önlem olarak, acil servisler kalabalık<br />

olmaya başlamadan önce hastaları<br />

yönlendiren öngörülere ulaşılıyor ve<br />

aynı sayıda hastaya hizmet verirken<br />

daha kısa gecikmelere sağlanıyor.<br />

6<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Smart system for emergency services!<br />

Ranking the highest in the<br />

competition organized by LİV<br />

Hospital were announced at the<br />

5th National Congress of the Health<br />

and Insurance Managers Association<br />

(SASDER). Mehmet Burhan Topsogut<br />

and Hasan Kutlu, two graduates of<br />

Uskudar University Health Sciences<br />

Institute Health Management, who<br />

are a long-time emergency servist<br />

nurse, observed troubles caused by<br />

excessive intensity in emergency<br />

services. Topsogut and Kutlu, who<br />

determined that this problem caused<br />

very serious consequences, determined<br />

that the emergency department was<br />

about to reach the maximum capacity<br />

and developed a system to warn the<br />

hospital management without allowing<br />

the service to fall into a dysfunctional<br />

situation. Mehmed Burhan Topsogut<br />

and Hasan Kutlu, who were first in<br />

the project, received the awards in the<br />

congress.<br />

Organized under the slogan “We are looking<br />

for bright ideas in health”, the project to<br />

determine the overcrowding of the emergency<br />

won the first place in service in Geleceğin<br />

Sağlık Yöneticileri Yarışması (Future Health<br />

Directors Competition)<br />

The main purpose is to make<br />

emergency services more efficient<br />

The aim of the project is to measure<br />

the intensity of emergency services, to<br />

determine the relationship between the<br />

intensity of the emergency department<br />

and the results of adverse patient care,<br />

to establish the early warning system<br />

and the gradual central control system,<br />

to direct the 112 ambulances to the<br />

appropriate emergency services, and<br />

at the same time the hospitals and<br />

institutions To minimize financial loss,<br />

and to reduce the loss of services and<br />

materials used in invoicing transactions.<br />

The project aimed to use emergency<br />

services more efficiently.<br />

Density state expressed in colors<br />

Mehmed Burhan Topsogut and<br />

Hasan Kutlu’s green system inspired<br />

by the light system in traffic lights;<br />

Emergency department in normal<br />

functional condition, yellow color;<br />

The emergency service in the warning<br />

state and the red color represent the<br />

emergency service in the alarm state.<br />

The system is especially vital for the<br />

emergency services of hospitals, 112<br />

ambulances for emergency patients,<br />

which means that ambulances are<br />

directed to emergency services rather<br />

than emergency services, which are<br />

known to be concentrated.<br />

Step-by-step information and<br />

statistics<br />

At the same time, the system provides<br />

a steady stream of information on the<br />

intensity of the management steps<br />

in the health system. The system<br />

first provides information flow to<br />

the hospital administration, then to<br />

the Provincial Health Directorate<br />

and Provincial Disaster Coordination<br />

Commission, and as a final step to<br />

the Ministry of Health. ASRI is also a<br />

reference source for future decisions<br />

and practices as statistical information<br />

memory.<br />

The target is all emergency services!<br />

The main target mass of this project<br />

was identified as all emergency services<br />

and 112 command centers belonging<br />

to public and private sector in Turkey.<br />

ASRI offers a range of proactive<br />

policies to effectively manage entry<br />

to emergency services by identifying<br />

potential patient entries early, while<br />

shortening waiting times for patients<br />

to be treated. Instead of the standard<br />

practice of waiting for patients to<br />

develop their intensity prior to referral<br />

to emergency services, this measure is<br />

used to determine when the intensity is<br />

going to increase and as a precaution,<br />

the emergency services are provided<br />

with predictions that guide patients<br />

before they become crowded and are<br />

provided with shorter delays when<br />

serving the same number of patients.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

7


AKTÜEL<br />

3 boyutlu alçılarla<br />

kırıklar daha konforlu iyileşiyor<br />

Memorial Ataşehir/Şişli Hastanesi<br />

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Prof.<br />

Dr. Mahir Mahiroğulları<br />

Son dönemde kullanılmaya<br />

başlayan kişiye özel 3 boyutlu<br />

alçılar estetik avantajları ile<br />

konfor, ileri teknolojisiyle de daha hızlı<br />

iyileşebilme olanağı sağlayabiliyor. Bu<br />

yeni yöntem sadece kırıklarda değil<br />

tendinit, skolyoz gibi rahatsızlıkların<br />

tedavisinde de güvenle kullanılıyor.<br />

Memorial Ataşehir/Şişli Hastanesi<br />

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden<br />

Prof. Dr. Mahir Mahiroğulları, kırıklar<br />

için yeni nesil tedavi uygulaması 3D<br />

alçılar hakkında bilgi veriyor.<br />

Yeni nesil alçılar her yaşa uygun<br />

Kırık tedavisi, tıbbın uzun süredir<br />

uğraştığı önemli sorunların başında<br />

yer almaktadır. Kırık tedavisi için<br />

kullanılan ürünler basit tahta<br />

parçaları gibi geçici çözümlerden,<br />

3 boyutlu alçı tasarımlarına kadar<br />

gelişim göstermiştir. Günümüzde<br />

yavaş yavaş kullanılmaya başlanan<br />

kişiye özel, hijyenik, vücuda tamamıyla<br />

oturan ve estetik 3D alçılar doğru<br />

ve nitelikli kullanımı ile kırık<br />

sorunlarında daha konforlu sonuç<br />

alınmasını sağlamaktadır. Çocuklar,<br />

yetişkinlerde her yaş grubu tarafından<br />

kullanılabilen bir alçı türüdür.<br />

3D alçı kırığın kaynama süresini<br />

konforlu hale getiriyor<br />

Kırık tedavisi için genellikle en az<br />

6 hafta alçı uygulanması gerekir.<br />

Kişiyi fiziksel olarak zorlayan klasik<br />

alçılar yerine kullanılmaya başlanan<br />

yeni nesil 3D alçılar tedavi başarı<br />

ile sağlanabilmektedir. Hasta,<br />

kırığın aktif şiş dönemini atlattıktan<br />

sonra yeni nesil alçı uygulaması<br />

ile kırığın kaynaması için gereken<br />

süreyi konforlu bir şekilde geçirebilir.<br />

Seçilmiş kırıklarda ise yeni nesil<br />

bu alçılar erken dönemden itibaren<br />

uygulanabilir. 3D alçılar, zorlanma<br />

ve aşırı kullanma sonucunda oluşan<br />

tendinit gibi kiriş aşınmalarında ya da<br />

kifoz, skolyoz gibi omurga eğriliklerinin<br />

tedavisinde de kullanılabilmektedir.<br />

Kişiye özel olarak hazırlanıyor<br />

3 boyutlu olarak adlandırılan bu<br />

alçılar, 3D tarama modelleme ve baskı<br />

teknolojisi kullanılarak hazırlandığı<br />

için tamamen kişinin fiziksel<br />

ölçülerine göre uygulanmaktadır.<br />

Bu sayede hastanın ürünle fiziksel<br />

uyumunun en yüksek seviyede<br />

olması sağlanır. Şu anda sadece inci<br />

beyazı renginde olan bu 3D alçılar,<br />

yakın zamanda kişinin isteğine bağlı<br />

olarak farklı renk seçenekleri ile<br />

hazırlanacak durumdadır.<br />

Kaşıntı ve koku yok çünkü cilt hava<br />

alıyor<br />

Kırıkların tedavisinde uygulanan<br />

alçılama yöntemi, o bölgenin uzun<br />

süre kapalı kalmasına bağlı olarak<br />

kaşıntı ve koku gibi problemlerine<br />

neden olabilmektedir. Bu da zaten bir<br />

sağlık sorunu yaşayan hasta için ayrı<br />

bir problem oluşturmaktadır. Kırık<br />

tedavilerinde kullanılan bu yeni nesil<br />

alçı tekniği, üzerinde bulunan delikler<br />

ile kişinin yaşadığı kaşıntı ve kötü<br />

koku gibi sorunları engelleme amacı<br />

da taşımaktadır. Çünkü uygulama<br />

yapılan bölge sürekli hava ile temas<br />

etmekte ve cilt hava almaktadır.<br />

Alçıya yerleştirilen devreler ile<br />

kemikte doku gelişimi artacak<br />

Yakın zamanda kişiye özel olarak<br />

hazırlanan bu alçıya eklenecek<br />

devreler ile kırık bölgesine düşük<br />

şiddetli ultrason dalgaları verilerek<br />

kemik tamir dokusu gelişiminin<br />

desteklenmesi planlanmaktadır. Bu<br />

manyetik dalgaların, tedavi sürecinin<br />

hızlanmasına yardımcı olması hatta<br />

kaynamayan kırıklar için de etkili<br />

olabileceği düşünülmektedir.<br />

8<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Fractures with 3-dimensional<br />

plaster heals more comfortably<br />

Comfortable with the aesthetic<br />

advantages of 3 dimensional<br />

plasterers, which have been used<br />

recently, can provide the opportunity<br />

to recover faster with advanced<br />

technology. This new method is used<br />

not only for fractures, but also for<br />

the treatment of disorders such as<br />

tendonitis, scoliosis. Prof. Dr. Mahir<br />

Mahirogullari, Orthopedics and<br />

Traumatology Specialist Memorial<br />

Atasehir/Sisli Hospital informs about<br />

new generation treatment practitioners<br />

3D fractures.<br />

The new generation of plumbers<br />

suitable for all ages<br />

Fracture treatment is one of the<br />

most important problems medicine<br />

has been trying to solve for a long<br />

time. The products used for fracture<br />

treatment have developed from<br />

temporary solutions such as simple<br />

wooden pieces to 3D plaster designs.<br />

Nowadays, it is being used gradually<br />

and it provides a more comfortable<br />

result in fracture problems with the use<br />

of special, hygienic, fully occupied and<br />

aesthetic 3D plasterers with accurate<br />

and qualified usage. Children are a type<br />

of gypsum that can be used by adults of<br />

all age groups.<br />

3D plaster makes the joining time<br />

comfortable<br />

For fracture treatment, plaster should<br />

be applied for at least 6 weeks. The<br />

new generation of 3D casts that are<br />

being used instead of the classical<br />

castles that physically force the person<br />

can be successfully treated. The patient<br />

can comfortably spend the time<br />

needed to boil the roots with the new<br />

generation of plaster application after<br />

the break has overcome the active<br />

swishing period. In selected fractures,<br />

the new generation can be applied<br />

from the earliest times. 3D plaster casts<br />

can also be used in tendon wear, such<br />

as tendonitis resulting from strain and<br />

overuse, or in the treatment of spinal<br />

curvatures such as kyphosis, scoliosis.<br />

The plaster is being prepared<br />

specially personal<br />

These 3D plaster are prepared using<br />

3D scanning modeling and printing<br />

technology, so they are completely<br />

applied to the physical measurements<br />

of the person. This ensures that<br />

the patient is at the highest level of<br />

physical fitness with the product. These<br />

3D plasterers, now only in the pearly<br />

white color, will soon be available with<br />

different color options depending on<br />

the individual’s wishes.<br />

No itching or smell because the skin<br />

is getting air<br />

The method of casting applied in<br />

the treatment of fractures can cause<br />

problems such as itching and odor due<br />

to the fact that the region is closed for<br />

a long time. This is a separate problem<br />

for the patient who already has a health<br />

problem. This new generation gypsum<br />

technique used in fracture treatments<br />

is also aimed at preventing problems<br />

such as itching and bad smell that<br />

are present in the holes. Because the<br />

application area is constantly in contact<br />

with the air and the skin is getting air.<br />

Tissue development in the bone will<br />

increase with circuits placed in the<br />

plaster<br />

In the near future, it is planned to<br />

support the development of bone<br />

repair tissue by giving low intensity<br />

ultrasonic waves to the fracture<br />

area with circuits to be added to this<br />

gypsum specially prepared for the<br />

person. These magnetic waves are<br />

thought to be helpful for accelerating<br />

the treatment process and even for<br />

nonunion fractures.<br />

Prof. Mahir Mahirogullari, Orthopedics<br />

and Traumatology Specialist, Memorial<br />

Atasehir/Sisli Hospital<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

9


AKTÜEL<br />

BIÇAKCILAR, ‘EN KATMA DEĞERLİ İHRACAT’<br />

KATEGORİSİNDE ÖDÜLÜN SAHİBİ OLDU<br />

Türk medikal sektöründe öncü rol üstlenen Bıçakcılar, İKMİB tarafından geleneksel<br />

hale getirilen İhracatın Yıldızları Ödülleri’nde ‘En Katma Değerli İhracat’ ödülüne layık<br />

görüldü. Bu yıl ilk kez eklenen ‘En Katma Değerli İhracat’ kategorisinde en başarılı<br />

ikinci firma unvanına Bıçakcılar sahip oldu.<br />

Türkiye’nin tıbbi cihaz ve tek kullanımlık tıbbi ürünler üreticisi olan ve alanında 58<br />

yıldır öncülük eden Bıçakcılar, İKMİB 2016 İhracatın Yıldızları Ödülleri’nde En Katma<br />

Değerli İhracat ödülüne layık görüldü. 100’den fazla ülkeye ihracat yapan ve dünya<br />

pazarlarında lider konumunda olan Bıçakcılar, başarılarından dolayı ‘En Katma Değerli<br />

İhracat’ kategorisinde ödüle değer bulundu.<br />

Raffles İstanbul Zorlu Center’da düzenlenen İKMİB 2016 İhracatın Yıldızları Ödülleri<br />

töreninde 23 kategoride 115 ödül sahiplerini buldu. Kimyanın alt sektör ve ürün gruplarında<br />

en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 5 firmanın ödüllendirildiği gecede bu yıl yeni eklenen ‘En<br />

Katma Değerli İhracat’, ‘Hedef Ülkelere İhracat’, ‘Pazar Sayısı Artış’ gibi kategorilerde de en<br />

başarılı firmalar ödüllendirildi.<br />

Bu yıl ilk kez eklenen ‘En Katma Değerli İhracat’ kategorisinde en başarılı ikinci firma<br />

unvanına sahip olan Bıçakcılar, üretiminin yaklaşık yarısını dünyanın dört bir yanına ihraç<br />

ederek tüm dünyaya adını duyurmayı başardı. Ödülü Bıçakcılar Gelişen Pazarlar İhracat<br />

Müdürü Sami Akdoğan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi elinden aldı.<br />

10<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Bıçakcılar became the winner in the ‘most<br />

value added export’ category<br />

Playing a leading role in the Turkish<br />

medical sector, Bıçakcılar was<br />

awarded the ‘Most Value Added<br />

Export’ award at the Exports Star<br />

Awards, which was made traditional<br />

by İKMİB. This year, for the first time in<br />

the category ‘Most Value Added Export’<br />

category, Bıçakcılar owns the title of the<br />

second most successful company.<br />

Turkey’s leading manufacturer of<br />

medical devices and disposable medical<br />

products and pioneering in its field<br />

for 58 years, Bıçakcılar was awarded<br />

the Most Value Added Export award at<br />

the İKMİB 2016 Export Star Awards.<br />

Bıçakcılar, which exports to more than<br />

100 countries and is the leader in the<br />

world markets, was worthy of the ‘Most<br />

Value Added Export’ category due to its<br />

success.<br />

İKMİB 2016 Exports Star Awards<br />

ceremony held at Raffles Istanbul<br />

Zorlu Center found 115 awards found<br />

its owners in 23 categories. The top 5<br />

companies which made the most export<br />

in the sub sector and product groups of<br />

Chemistry were rewarded in the night<br />

where the most successful companies<br />

were awarded in the categories such<br />

as ‘Most Added Value Export’, ‘Target<br />

Countries Export’ and ‘Market Number<br />

Increase’<br />

Receiving the title of the second most<br />

successful company in the “Most Added<br />

Value Export” category, Bicakcilar,<br />

which has added for the first time this<br />

year, succeeded to announce its name<br />

to the whole world by exporting nearly<br />

half of its production to all over the<br />

world. Bıçakcılar Emerging Markets<br />

Export Manager Sami Akdogan received<br />

the award from TIM Chairman Mehmet<br />

Buyukeksi.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

11


MERKEZ OFİS VE FABRİKA<br />

Maltepe Mah. Litros Yolu Aile Çay Bahçe Sk. No:10 Topkapı 34010 İstanbul<br />

Telefon: 0 (212) 544 30 50 (pbx) Faks: 0 (212) 544 90 20 WhatsApp Sipariş Hattı: 0545 479 80 87<br />

E posta: info@variteks.com<br />

Web: www.variteks.com


59 yıl önce küçük bir atölye olarak yola çıkan grubumuz, bugün 8000 metrekareyi aşan<br />

modern tesislerinde son teknoloji ekipmanlarıyla ve konusunda uzman kadrolarıyla, yenlikleri<br />

sürekli takip eden AR-GE departmanıyla Türkiye genelinde ihtiyaçları karşılamakla kalmayıp,<br />

başta Avrupa ülkeleri olmak üzere 73 ülkede adıyla istenen ve aranan konuma gelmiştir.<br />

Konusunda Türkiye'nin lider firması olmanın haklı gururu ile VARİTEKS, ortopedik ürün<br />

konusunda her zaman en doğru çözüm olmuştur ve olmaya devam edecektir.<br />

Isı - nem kontrolü sağlayan<br />

dikişsiz örgü sistemi<br />

Kumaşa işlenmiş Aloevera mikro<br />

kapsülleri<br />

Kademeli uzunluk ayarı<br />

Tek dokunuşla ayar kolaylığı<br />

Dairesel Örgü Sistemi ile<br />

Destek ve konfor bir arada


AKTÜEL<br />

Bu kampanya bi’ tutarsa, gerisini “kanser” düşünsün<br />

“Donör Ol Hayat Kurtar” sloganıyla ilik bekleyen yüzlerce kan kanseri<br />

hastasına umut olan Belki de Sensin, yeni projesi “Bi’ Tutarsa”yı hayata<br />

geçirerek ilik bağışının önemi hakkında farkındalık oluşturmayı hedefliyor<br />

İlik arayan binlerce kişiye umut<br />

olmak için 4 yıl önce yola çıkan ve<br />

bugün Türkiye’nin dört bir yanında<br />

kök hücre donör adayı sayısını 30<br />

binden 200 bine taşıyan Belki de<br />

Sensin platformu bu kez milyonlarca<br />

kişiye ulaşma hedefiyle kolları sıvadı.<br />

“Bu kampanya bi’ tutarsa, gerisini<br />

kanser düşünsün” sloganıyla hayata<br />

geçirilen “bi’ tutarsa” projesiyle<br />

Edirne’den Hakkari’ye sıfır kanserli,<br />

bol sağlıklı bir Türkiye için 18-50<br />

yaş arasında her yurttaş kök hücre<br />

donör adayı olmaya çağrılacak. Sosyal<br />

anket platformu Poltio’nun düzenlediği<br />

ankete katılan 1722 kişinin yüzde 66’sı<br />

“Kök hücre (kemik iliği) donörlüğü<br />

hakkında bilginiz var mı?” sorusuna<br />

‘Hayır’ yanıtını verdi. Diğer bir ifadeyle<br />

ankete katılan her 3 kişiden 2’si kök<br />

hücre donörlüğü hakkında bilgi sahibi<br />

değil.<br />

Türkiye’de Kök Hücre Gerçekleri ise;<br />

Her yıl en az 1.000 kişi eşleşme<br />

sağlanamadığından hayatını<br />

kaybediyor.<br />

En az 1.500 kişi, eşleşme için yeni<br />

donör adaylarını bekliyor.<br />

Toplam 200.000 donör var, ihtiyaç<br />

duyulan ise en az 1 milyon donör.<br />

Ne yapılabilir? Nasıl donör olunur?<br />

18-50 yaş aralığındaki kronik ve<br />

bulaşıcı herhangi bir rahatsızlığa sahip<br />

olmayan sağlıklı bireyler,<br />

Kızılay verici merkezlerine giderek<br />

kayıt formu ve 3 tüp kan örneği ile ilk<br />

adımı atabilir.<br />

Kayıtlar 50 yaşına kadar saklanır ve<br />

bir hastayla eşleştirilen donörler için<br />

bağış süreci başlar.<br />

Birisi ile eşleşen donörlerden tekrar<br />

kan örneği istenir. İleri eşleşme<br />

sağlanırsa nakil için hazırlıklar başlar.<br />

Nakil gerçekleştiğinde bir hayat<br />

kurtarılır.<br />

KARTAL KAN BAÐIÞ MERKEZÝ<br />

Çalýþma Saatleri : 7 Gün 08:00-23.30<br />

ÇAPA KAN BAÐIÞ MERKEZÝ<br />

Çalýþma Saatleri : 7 Gün 08:00-23.30<br />

14<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


WORLD FORUM<br />

FOR MEDICINE<br />

AbbVie volunteers this<br />

time Mobilized for training<br />

13 – 16 NOVEMBER <strong>2017</strong><br />

DÜSSELDORF GERMANY<br />

www.medica-tradefair.com<br />

The “Probability Week” volunteering program, launched by<br />

the global biopharmaceutical company AbbVie in 2014,<br />

took place on 26th of July this year with the Community<br />

Volunteers Foundation business alliance. Within the scope of<br />

the “Probability Week”, where more than 50 projects from 50<br />

countries around the globe realized, 6,000 AbbVie employees in<br />

<strong>2017</strong> worked more than 26,000 hours volunteering to support<br />

local colleges and universities.<br />

AbbVie and the Society Volunteers Foundation worked together<br />

to eliminate the needs of Avcılar Alsancak Primary School in<br />

Istanbul and Mamak Koskludere Primary School in Ankara. Under<br />

the amendment; The physical conditions of schools have been<br />

improved. The walls were decorated with cartoon characters<br />

in the direction of the students’ will. The school garden lines<br />

were drawn and the playgrounds were drawn. The sides of the<br />

stairs and the entrance gate were painted and restored, and a<br />

memorial placard was prepared. AbbVie employees also shared<br />

their excitement and feelings about “Possibilities Week” on social<br />

media account with the hashtag #AbbVieGivesBack.<br />

Declaring that they express their excitement about being into<br />

real support for education, Figen Samdanci, Communications<br />

and Patient Relations Director at AbbVie Turkey, said, “As AbbVie<br />

Turkey, we carry out “Probability Week” project which aims to<br />

benefit communities with our employees for the last three years<br />

in our country. We aim to support the future success of our<br />

children by contributing to the education of our children during<br />

the week we volunteered.”<br />

Through the AbbVie Probability Week projects, hundreds of<br />

thousands of students, teachers, families, patients and their<br />

relatives, citizens and employees have been touched throughout<br />

the world to this day.<br />

www.medica.de/MEF2<br />

TECH<br />

FORUM<br />

www.medica.de/MTF2<br />

www.medica.de/MA2<br />

www.medica.de/MCF2<br />

www.medica.de/DKT2<br />

www.medica.de/EHC2<br />

Bir bakışta elektrotıp ve tıp<br />

tekniği:<br />

• Tüm yenilikler<br />

• Mükemmel bilgi<br />

• Günlük uygulamalarınıza yönelik<br />

yenilikçi çözümler<br />

• Operasyon tekniği<br />

• Hastane mobilyaları<br />

daha bir çok şey<br />

• Özel alanların tasarımı<br />

ve daha bir çok şey<br />

Her şeyi görmek, her şeyi bilmek<br />

ve her şeyi yaşamak isteyen herkes<br />

Düsseldorf’a dünyanın en büyük tıp<br />

formuna gelir!<br />

BE PART OF THE NO.1!<br />

Ayrıntılı bilgi için:<br />

Düsseldorf Fuarları Türkiye Temsilciliği<br />

tezulaş fuar danışmanlık hizmetleri ltd. şti.<br />

Bağdat Cad. 181/6<br />

34730 Çiftehavuzlar – Kadıköy / İSTANBUL<br />

Tel: (0216) 385 66 33 _ Fax: (0216) 385 74 00<br />

info@tezulas-fuar.com _ www.tezulas-fuar.com


AKTÜEL<br />

Alcon 70 yıldır eğitime yatırım yapıyor<br />

Göz Sağlığında Mükemmeliyetçilik Akademisi<br />

9. yılında yaklaşık bin göz hekimine ulaştı<br />

Dünyada göz sağlığının her<br />

aşamasında öncülük yaptığı<br />

çalışmalarını 70 yıldır<br />

sürdüren Alcon, insanların daha<br />

iyi görmesine yardımcı olmak ve<br />

yaşam kalitesini artıran yenilikçi<br />

ürünler sunmak misyonuyla eğitim<br />

faaliyetleri gerçekleştiriyor. Göz<br />

sağlığında dünya liderinden biri olan<br />

ve Novartis Grubu’nun bir bölümü<br />

olan Alcon, 2009 yılından bu yana<br />

aralıksız sürdürdüğü Göz Sağlığında<br />

Mükemmeliyetçilik Akademisi’ni<br />

9. kez Çeşme’de düzenledi. Bu yıl<br />

eğitime yaklaşık 150 uzman ve asistan<br />

göz hekimi katıldı. Önceki yıllardaki<br />

sayılar da göz önüne alındığında Alcon<br />

toplamda yaklaşık bin asistan ve<br />

uzman göz hekimine ulaşmış oldu.<br />

70 yıllık deneyim!<br />

Dünyada kuruluşunun 70. yılını<br />

kutlayan Alcon, göz hekimlerinin<br />

eğitime yönelik son bilimsel<br />

makalelerle desteklenmesi,<br />

kongrelere katılımlarının sağlanması<br />

gibi farklı çalışmalara da imza atıyor.<br />

Türkiye’de ‘Alcon Göz Sağlığında<br />

Mükemmeliyetçilik Akademisi’<br />

başlığı ile 9 yıldır düzenlenen eğitim<br />

etkinliği dünyada 78 farklı ülkede<br />

gerçekleştiriliyor.<br />

“Yumuşak kontakt lens temel<br />

uygulama prensipleri” başlığıyla<br />

gerçekleşen etkinliğe konusunda<br />

uzman hekimler katıldı. Bu yıl<br />

zenginleşen içeriğiyle akademide 25<br />

konuşmacı yer aldı, 9 farklı oturum<br />

ve 5 panel düzenlendi. Akademinin,<br />

Türkiye’de kontakt lensin sağlıklı<br />

kullanımına yönelik çalışmalara<br />

öncülük ettiğini vurgulayan<br />

hekimler, her yıl gerçekleşen bu<br />

toplantının katılımcılar için çok<br />

yararlı olduğunu belirtti. Eğitim<br />

çalışmalarında devamlılık büyük<br />

önem taşıyor. Alcon Göz Sağlığında<br />

Mükemmeliyetçilik Akademisi, 9 yıldır<br />

aralıksız düzenlenmesiyle de dikkat<br />

çekiyor. Akademi sayesinde kontakt<br />

lens uygulamak isteyen hekimlere<br />

detaylı bilgi aktarılıyor. Böylece uzun<br />

dönemde kontakt lens konusunda<br />

hem hekimlerin bilgisinin artması<br />

hem de doğru uygulama için iyi bir<br />

fırsat oluşturuluyor.<br />

16<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Alcon has been investing in education for 70 years<br />

Academy for Eye Care Excellence reached about one thousand eye<br />

practitioners in the 9th year<br />

The Academy for Eye Care<br />

Excellence was created to<br />

provide eye care professionals<br />

access to advanced clinical, business<br />

and management strategies and<br />

techniques to ensure the highest<br />

standard of patient care. Content for the<br />

Academy for Eye Care Excellence has<br />

been developed by a prestigious faculty<br />

of clinicians and practice development<br />

thought-leaders and experts to educate<br />

eye care professionals in all stages of<br />

career development and all practice<br />

settings. 9th Academy for Eye Care<br />

Excellence held in Cesme, Izmir and<br />

150 clinicians attended.<br />

70 years of experience!<br />

The training event organized for 9<br />

years with the title of “Alcon Academy<br />

for Eye Care Excellence” in Turkey is<br />

carried out in 78 different countries in<br />

the world. This year, 25 speakers took<br />

part in the academy with its content<br />

enriched, 9 different sessions and 5<br />

panels were organized. To assist eye<br />

care professionals at each stage of<br />

practice development, in both private<br />

practice and corporate settings, the<br />

Academy for Eye Care Excellence<br />

will provide advanced clinical and<br />

management seminars, interactive<br />

websites and publications to convey<br />

“best practices” of leaders in the<br />

optometric field.<br />

The goal of Alcon is to be a trusted<br />

partner with eyecare practitioners,<br />

recognizing that the company will not<br />

be successful if its customers are not.<br />

The Academy for Eye Care Excellence<br />

is a multi-year, global commitment to<br />

support the critical practitioners who<br />

prescribe ALCON® products.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

17


AKTÜEL<br />

Beslenme Zorlukları Çeken Yenidoğan Bebeklere Özel<br />

“DR.BROWN’S MEDİKAL BİBERON”<br />

Dr. Brown’s prematüre, emme güçlüğü çeken, yarık dudaklı/damaklı<br />

yenidoğan bebekler için geliştirdiği yepyeni ürünü Dr. Browns <strong>Medikal</strong><br />

Biberon ile bebeklerin beslenmelerine yardımcı oluyor...<br />

Dr. Brown’s’un beslenme<br />

zorlukları olan bebekler için<br />

tıbbi uzmanlar ile işbirliği içinde<br />

“Özel Besleme Sistemi” ile tasarlamış<br />

olduğu <strong>Medikal</strong> Biberon; kaşık ve<br />

sonda ile beslenmeye alternatif<br />

yepyeni bir biberon olarak dikkat<br />

çekiyor.<br />

Dr. Brown’s <strong>Medikal</strong> Biberon; şişe ve<br />

emzik arasındaki valf sayesinde hava<br />

girişini önler. Emniyet mekanizması<br />

sayesinde sütün akışını kontrol eder<br />

ve vakum yapmadan biberondan süt<br />

akışı gerçekleşmez. Vakum gücü az<br />

olan prematüre ve yarık damaklı/<br />

dudaklı bebeklerin bile emiş ritmine<br />

uygun akış hızı kontrolü sağlar. Bu<br />

sayede bebek doğal emme ritmine<br />

uygun beslenme gerçekleştirerek<br />

sakin ve huzur içinde beslenmesine<br />

devam edebilir.<br />

Dr. Brown’s bebeklerin tüm<br />

ihtiyaçlarına uygun ürünler<br />

geliştirerek fark oluşturmaya<br />

devam ediyor.<br />

Prematüre, emme güçlüğü<br />

çeken, yarık dudaklı/damaklı<br />

yenidoğan bebekler için özel olarak<br />

tasarlanmış olan Dr. Brown’s<br />

<strong>Medikal</strong> Biberona tüm seçkin bebek<br />

mağazalarından ve eczanelerden<br />

ulaşabilirsiniz.<br />

Proven to help preserve bottle milk nutrients that are critical for<br />

health in infancy Dr. Brown’s Natural Flow ® Feeding System<br />

For years, we have worked to perfect the Dr. Brown’s ® bottles, which have<br />

significant medical advantages.<br />

Created by a physician, this<br />

unique bottle system features<br />

an internal vent system that<br />

provides a vacuum-less bottle<br />

benefiting infants with oral feeding<br />

challenges related to immaturity<br />

and reduces the symptoms of colic,<br />

including spit-up, burping and gas.<br />

Dr. Brown’s ® Medical is committed<br />

to assisting medical practice<br />

professionals to facilitate safe,<br />

successful and positive oral<br />

experiences for hospitalized infants<br />

from admission through their<br />

discharge to home. Over 1 million<br />

infants and families in the US<br />

experience some type of oral feeding<br />

challenge related to oral feeding<br />

maturity and complex medical<br />

conditions that disrupt feeding skill<br />

development.<br />

Medical outcomes are improved and<br />

the transition home improved when an<br />

infant gets proper nutrition. With this<br />

in mind, Dr. Brown’s Natural Flow ®<br />

baby bottles address the symptoms<br />

of colic and digestive disorders,<br />

preserves vitamins A, C and E, as well<br />

as provides an ease of delivery for the<br />

most fragile infant population.<br />

An added benefit is the combination<br />

of the internal vent system and<br />

silicone nipples, designed to work<br />

together for a vacuum-less, controlled<br />

flow allowing infants to “Reduce<br />

the infants’ energy expenditure by<br />

enhancing feeding performance<br />

without increasing sucking effort.”<br />

18<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

“İz bırakmayan ameliyat!”<br />

Endokrin cerrahisi inovasyon ile gelişiyor<br />

İz’siz tiroid ameliyatı olan Türkiye’nin ilk hastası Fatma Başer;<br />

“Hem tiroid kanseri riskinden, hem ameliyat izinden kurtuldum!”<br />

Ege Tıp Fakültesi Endokrin<br />

Cerrahisi Polikliniği’ne<br />

başvurduğunda, yapılan testler<br />

sonucu kanser riski taşıyan nodülleri<br />

olduğunu öğrenen Fatma Başer,<br />

klasik ameliyat yönteminin yanı sıra<br />

önerilen “boyunda iz bırakmayan”<br />

ağız içi endoskopik tiroid ameliyatı<br />

alternatifini kabul ederek Türkiye’nin<br />

ilk defa uygulanan “Transoral<br />

endoskopik tiroidektomi” hastası oldu.<br />

Detayları anlatılınca ameliyatı kabul<br />

eden Başer, aynı akşam yemeğini de<br />

yiyebildiğini, ameliyat sonrası hiçbir<br />

şikâyeti olmadığını belirterek; “İzsiz<br />

tiroid ameliyatı olmakla isabetli<br />

bir karar vermişim. Boynumda bir<br />

ameliyat iziyle dolaşmaktan rahatsız<br />

olabilirdim. Estetik olarak da anlamlı<br />

bir karar oldu.” diye konuştu.<br />

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde<br />

yıllardır endokrin cerrahisinde<br />

inovasyon için çalışan Genel Cerrah<br />

Doç. Dr. Özer Makay, “Endoskopik<br />

yöntemler teknolojik ilerlemeden, yani<br />

inovasyondan gerçek anlamda nasibini<br />

aldı. Bugün inovasyon alanındaki<br />

gelişmelere paralel olarak, ağız<br />

içerisinden (transoral) endoskopik<br />

tiroid ameliyatları yapıyoruz. ” dedi.<br />

Bu yöntemle ilk olarak 2010 yılında<br />

Almanya’da ameliyat yapıldığını<br />

belirten Doç. Dr. Makay, “Bugün ise<br />

dünyanın pek çok merkezinde bu<br />

ameliyatlar uygulanıyor. Tabii ki klasik<br />

cerrahi yöntem ‘altın standart’ olma<br />

özelliğini koruyor. Açık ameliyat olarak<br />

da tanımlanan klasik tiroid ameliyatını<br />

boynun ön kısmından yaptığımız bir<br />

kesi ile gerçekleştiriyoruz.<br />

Transoral endoskopik tiroid<br />

ameliyatında ise, boyunda iz<br />

olmaksızın, ağız içerisinden,<br />

dudağın altından küçük kesilerle<br />

yapılan yöntemden bahsediyoruz<br />

diyen Makay sözlerine şöyle devam<br />

etti; “Endoskop dediğimiz kamera,<br />

anatomik yapıları normalden daha<br />

büyük gösterdiğinden, hasar görme<br />

ihtimali olan paratiroid bezlerini ve<br />

ses telini uyaran siniri daha kolay<br />

tanımlıyor. Bu özellikli girişimde;<br />

dudağın hemen altından girerek özel<br />

aletlerle boyuna olan kısa mesafeye<br />

tünel oluşturuyor ve kamera eşliğinde<br />

klasik kapalı cerrahi aletler eşliğinde<br />

sorunlu tiroid bezini alıyoruz. Ses<br />

kısıklığı açık yöntemde var olduğu<br />

gibi kapalı tiroid ameliyatları için<br />

de söz konusudur. Bu riski ortadan<br />

kaldırmak için biz endoskopik<br />

tiroid ameliyatı uyguladığımız her<br />

hastanın ameliyatında sinir monitörü<br />

kullanıyoruz.”<br />

Transoral endoskopik tiroid ameliyatı,<br />

“iz istemiyorum” diyen her<br />

hastaya alternatif olarak önerilemiyor.<br />

Tiroid bezinin çok büyük olması,<br />

tiroid bezindeki nodülün 4 cm’den<br />

büyük olması, tiroid bezinin göğüs<br />

kafesinin arkasına sarkmış olması,<br />

hastanın daha önce tiroid ameliyatı<br />

geçirmiş olması ve kanserin ilerlemiş<br />

olması gibi durumlarda bu<br />

yöntem önerilemiyor.<br />

20<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

“No scar operation!”<br />

Endocrine surgeon develops through innovation<br />

Fatma Baser, the first patient in Turkey with no scar thyroid surgery,<br />

“I got rid of both the risk of thyroid cancer and the surgeries!”<br />

Who learned that nodules<br />

bearing the risk of endstage<br />

cancer when she<br />

applied to the Aegean Medical Faculty’s<br />

Endocrine Surgery Policlinic, Fatma<br />

Baser accepted “Transoral endoscopic<br />

thyroidectomy” classical surgical<br />

procedure as well as the recommended<br />

alternative “intraoral endoscopic<br />

thyroid surgery”. Baser who accepted<br />

the surgery explained the details,<br />

he could eat the same evening meal<br />

and stated that she did not have any<br />

complaints after the surgery, said, “I<br />

have made a decisive decision to be an<br />

unskilled thyroid surgery. I could have<br />

been uncomfortable walking around<br />

with an operation on my neck. It was a<br />

meaningful decision aesthetically.”<br />

Ege University Medical Faculty<br />

for years, endocrine surgery for<br />

innovation in General Surgeon Assoc.<br />

Dr. Ozer Makay said, “Endoscopic<br />

methods technologically advanced<br />

through innovation. Today, in parallel<br />

with the developments in the field of<br />

innovation, we perform endoscopic<br />

thyroid operations through the mouth<br />

(transoral).” Declaring that this method<br />

was first performed in Germany in<br />

2010, Makay said, “Today, these<br />

operations are being performed in<br />

many centers of the world. Of course,<br />

the classical surgical method maintains<br />

its ‘gold standard’. We perform classical<br />

thyroid surgery, also known as open<br />

surgery, with an incision made from<br />

the front of the neck.<br />

In transoral endoscopic thyroid<br />

surgery, we talk about the method that<br />

is done with small incisions below the<br />

mouth, without any traces in the neck,<br />

Makay continued as follows: “Since the<br />

camera we call an endoscope shows<br />

anatomical structures larger than<br />

normal, it identifies the parathyroid<br />

glands that are likely to be damaged<br />

and the sinus that stimulates the<br />

vocal cord. In this featured venture;<br />

We enter the tunnel just below the<br />

dorsal, short to the neck with special<br />

tools, and take the problematic thyroid<br />

gland in conjunction with the classic<br />

closed surgical instruments in camera<br />

attendance. Voice anxiety is also<br />

present in the open method as well as<br />

in closed thyroid surgery. To remove<br />

this risk, we use nerve monitors in<br />

every patient’s surgery where we have<br />

endoscopic thyroid surgery.”<br />

Transoral endoscopic thyroid surgery<br />

is not recommended as an alternative<br />

to any patient who says “I<br />

do not want to track”. This method is<br />

not recommended in cases where<br />

the thyroid gland is too large, the<br />

thyroid gland is larger than 4 cm, the<br />

thyroid gland hangs behind the thorax,<br />

the patient has undergone previous<br />

thyroid surgery, and the cancer<br />

has progressed.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

21


AKTÜEL<br />

Yazın halsizliğinizin nedeni susuzluk olabilir<br />

Liv Hospital Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı<br />

Prof. Dr. Tekin Akpolat<br />

Yaz mevsimi nedeniyle hem hava<br />

sıcaklığı hem de vücut sıcaklığı<br />

artış gösteriyor. Bugünlerde<br />

sağlık için yapılması gereken en önemli<br />

şey su içmek. Artan sıvı kaybının<br />

halsizlik, baş dönmesi, tansiyon<br />

düşüklüğü, böbrek yetmezliği hatta<br />

bilinç kaybı bile yapabileceğini söyleyen<br />

Liv Hospital Nefroloji ve Hipertansiyon<br />

Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat;<br />

“Özellikle kalp, böbrek veya karaciğer<br />

gibi sıvı dengesinin belirli bir dengede<br />

olması gereken hastalar kendilerine<br />

çok dikkat etmeli, almaları gereken<br />

sıvı miktarını doktorlarına sormalıdır.<br />

Sağlıklı kişiler eğer aşırı miktarda su<br />

kaybetmiyorsa genellikle günde 2-3<br />

litre sıvı almalıdır” diyor…<br />

Yaşlılar ve çocuklar dikkat!<br />

“Yaşam için vazgeçilmez bir madde<br />

olan suyun vücudumuzdaki dengesi<br />

böbrekler başta olmak üzere birçok<br />

organ tarafından sağlanır. İdrar, dışkı,<br />

ter ve solunum yolu ile kaybettiğimiz<br />

suyu yediğimiz yemekler, içtiğimiz<br />

su/sıvılar ile yerine koyar, vücut için<br />

gereken dengeyi farkında olmadan<br />

sağlarız. Yaz günleri gibi havanın sıcak<br />

olduğu zamanlarda özellikle terleme<br />

ile daha fazla sıvı kaybederiz. Sıvı<br />

kaybı özellikle yaşlılarda ve bebeklerde<br />

daha belirgin olur. Sokakta oynayan<br />

çocuklar da farkında olmadan sıvı<br />

kaybedebilirler. İshal, kusma gibi<br />

olağan dışı sıvı kayıpları yaşlı ve<br />

çocuklarda dramatik sorunlara yol<br />

açabilir.”<br />

Sıvı kaybı böbrek yetmezliği, bilinç<br />

kaybı bile yapabilir…<br />

“Su kaybının en sık belirtisi susuzluk<br />

hissi ve halsizliktir, ağız kurur. Halsiz<br />

kalan kişi kendini kötü hisseder,<br />

canı bir şey yapmak istemez. Sıvı<br />

kaybı artınca baş dönmesi, tansiyon<br />

düşüklüğü ortaya çıkar. İleri sıvı<br />

kayıplarında tansiyon düşer, nabız<br />

artar, kas krampları oluşur, böbrek<br />

yetmezliği ortaya çıkar ve bilinç kaybı<br />

olabilir. Aşırı sıvı kayıplarına bağlı<br />

ortaya çıkan sorunlar kalp, beyin,<br />

böbrek, karaciğer gibi organlarda ilave<br />

bozukluklara yol açar. Bu bozuklukları<br />

tedavi etmektense önlemek her zaman<br />

hem daha kolay hem de daha ucuzdur.<br />

Bu nedenle özellikle kalp, böbrek veya<br />

karaciğer gibi sıvı dengesinin belirli<br />

bir dengede olması gereken hastalar<br />

kendilerine çok dikkat etmeli, almaları<br />

gereken sıvı miktarını doktorlarına<br />

sormalıdır. Sağlıklı kişiler eğer aşırı<br />

miktarda su kaybetmiyorsa genellikle<br />

günde 2-3 litre sıvı almaları yeterlidir.”<br />

Su içemiyorsanız sulu meyveler<br />

tüketin<br />

“Su içemeyen veya içmeyi sevmeyenler<br />

alternatif sıvıları tercih edebilirler.<br />

Meyve suları, çay, kompostolar,<br />

ayran, süt, limonata, taze meyve<br />

suları, karpuz, kavun gibi meyveler<br />

iyi seçeneklerdir. Meyve suları şeker<br />

hastalarında veya çocuklarda problem<br />

oluşturabilir. Tuzlu ayran da kalp veya<br />

yüksek tansiyon hastalarında sorun<br />

oluşturabilir.”<br />

24<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

The reason for your lack of summer may be thirst<br />

eat with the water / liquid we drink,<br />

without realizing the balance required<br />

for the body. When the weather is hot,<br />

like summer days, we lose more fluid,<br />

especially with sweating. Fluid loss is<br />

especially pronounced in elderly and<br />

infants. Children playing on the streets<br />

may also lose fluid without realizing it.<br />

Unusual fluid losses such as diarrhea<br />

and vomiting can cause dramatic<br />

problems in the elderly and children. “<br />

Due to the summer season, both<br />

the temperature and the body<br />

temperature increase. The<br />

most important thing to do for health<br />

these days is to drink water. Prof. Dr.<br />

Tekin Akpolat, Liv Hospital Nephrology<br />

and Hypertension Expert, said that<br />

increased fluid loss can cause fatigue,<br />

dizziness, low blood pressure, kidney<br />

failure and even loss of consciousness.<br />

“Patients who need to have a certain<br />

balance of fluid balance, especially<br />

heart, kidney or liver, should pay close<br />

attention to themselves and ask their<br />

doctor about the amount of fluid they<br />

should take. Healthy people should<br />

usually take 2-3 liters of fluid a day if<br />

they do not lose water in excess. “<br />

Beware the elderly and children!<br />

“The balance of water in our body, which<br />

is an indispensable substance for life,<br />

is provided by many organs, especially<br />

the kidneys. Urine, stool, sweat, and<br />

water that we have lost through the<br />

respiratory tract replace the food we<br />

Liquid loss can cause kidney failure,<br />

even loss of consciousness ...<br />

“The most frequent symptom of water<br />

loss is feeling of thirst and fatigue, it’s<br />

dry. The restless person feels bad and<br />

does not want to do anything. Increased<br />

fluid loss leads to dizziness, low blood<br />

pressure. In advanced fluid loss,<br />

blood pressure drops, pulse increases,<br />

muscle cramps occur, kidney failure<br />

occurs, and loss of consciousness<br />

may occur. Problems associated with<br />

excessive fluid losses lead to additional<br />

disorders in organs such as the heart,<br />

brain, kidney, liver. It is always easier<br />

and cheaper to treat these disorders.<br />

For this reason, especially those<br />

patients whose fluid balance such as<br />

heart, kidney or liver should be at a<br />

certain level should pay attention to<br />

themselves and ask their doctor about<br />

the amount of fluid they should take.<br />

Healthy people usually have to take 2-3<br />

liters of fluid a day if they do not lose<br />

excess water. “<br />

If you can not drink water, eat fruit<br />

juice<br />

“Those who do not drink water or do<br />

not like to drink can choose alternative<br />

liquids. Fruit juices, tea, composters,<br />

ayran, milk, lemonade, fresh fruit juices,<br />

watermelon, melon are good choices.<br />

Fruit juices can cause problems in<br />

diabetics or children. Salted ayran can<br />

also cause problems in patients with<br />

heart or high blood pressure. “<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

25


AKTÜEL<br />

Kepçe kulak sorununun çözümü çok basit<br />

Çocuk, genç, yaşlı demeden özgüven problemi oluşturan kepçe kulak sorununa,<br />

medikal ipler kullanılarak uygulanan estetik, pratik bir çözüm getiriyor<br />

İple kepçe kulak estetiği olarak<br />

geçen uygulama hakkında<br />

bilgiler veren Op. Dr. Bülent<br />

Cihantimur; “ Kliniklerimize kepçe<br />

kulak sorunu sebebiyle gelen<br />

hastalarımızın çoğunluğu ilk olarak<br />

özgüven kaybı yaşadıklarından ve<br />

toplum içinde kendilerini rahat<br />

hissetmediklerinden yakınırlar.<br />

Özellikle kadın hastalarımız kepçe<br />

kulaklarını yaz kış açık bıraktıkları<br />

saçlarıyla gizlemeye çalıştıklarından<br />

bahsederler. Bu çok büyük bir<br />

konfor sorunu aslında. Kepçe kulak<br />

problemi, genetik yatkınlığın da<br />

olduğu, kulak kıkırdağının hatalı<br />

açı gelişimini gözlemlediğimiz bir<br />

durumdur. Normalde kafatasına<br />

paralel seyretmesi gereken kulaklar,<br />

derecesine göre değişen oranlarda<br />

açılanarak, kepçe kulak sorununu<br />

oluşturur. Aynı zamanda bu açı, her<br />

iki kulakta birbirinden farklılık da<br />

gösterebilir” dedi ve iple kepçe kulak<br />

operasyonu ile bu açı sorununu<br />

çözümlediklerini belirtti.<br />

Pratik ve konforlu bir uygulama<br />

“İple kepçe kulak estetiği hastayı<br />

sosyal hayatından koparmayan,<br />

uygulama ve iyileşme süreci son<br />

derece kısa bir tedavidir. Lokal<br />

anestezi altında yapılabilir. Vücuda<br />

herhangi bir zararı olmayan medikal<br />

ipler, kulak kıkırdağının kafatasına<br />

yaklaştırılması için kullanılır. Noktasal<br />

girişlerle ipler yerleştirilir ve hastamız<br />

aynı zamanda elindeki ayna ile açının<br />

boyutuna karar dahi verebilir”<br />

Bandaj yok, sadece saç bandı<br />

takıyoruz<br />

Uygulama sonrasında hastanın<br />

kafasına sadece saç bandı taktıklarını<br />

ve taburcu ettiklerini söyleyen<br />

Cihantmur; “ Çok hareketli ve yoğun<br />

bir hayat yaşıyoruz. Artık insanların<br />

özellikle estetik uygulamalar için<br />

aylarını ayıracak vakitleri yok.<br />

Derhal iyileşmek ve toparlanmak<br />

istiyorlar, haklı olarak. Fakat diğer<br />

yandan kulaklarındaki bu sorunu da<br />

bir an evvel halletmek istedikleri<br />

için, son derece konforlu bir süreç<br />

geçirebilecekleri iple kepçe kulak<br />

estetiğini tercih ediyorlar. Bu tekniğin<br />

size uygun olup olmadığını anlamanız<br />

için muayene olmanız gerekiyor ve<br />

başarılı sonuç alacağımıza kanaat<br />

getirsek, hastamızın da onayı ile<br />

uygulamayı yapıyoruz. Bandaj,<br />

sargılama yok, sadece birkaç gün<br />

kulaklarını olası dış etkenlerden<br />

koruması gerekiyor ve birkaç gün de<br />

saç bandı takması gerekiyor” dedi.<br />

26<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Non-surgical solution to “Prominent Ears”<br />

“The “Prominent Ear Operation with Cord” is a non-surgical and very simple<br />

method and enables everyone with prominent ear problem to have aesthetic ears<br />

in only 20 minutes.<br />

Prominent ears pose an aesthetical<br />

problem that is due to birth or<br />

genetic reasons. It causes people<br />

of all ages to experience problems in<br />

their social lives, to be excluded from<br />

social life as well as failure to establish<br />

healthy relationships because of selfesteem<br />

issues. However, prominent ear<br />

problem can be solved very easily with<br />

the “Prominent Ear Operation with<br />

Cord” which is a non-surgical procedure<br />

that can prevent all psychological<br />

problems.<br />

Prominent Ear Operation with Cord<br />

The psychological problems caused<br />

by prominent ears are now becoming<br />

history and this issue is dealt with using<br />

a simple medical cord. The “Prominent<br />

Ear Operation with Cord” method<br />

developed by me is a method for which<br />

I have received immense feedback.<br />

Different than classical prominent ear<br />

aesthetic applications, we observe<br />

in this method that our patients are<br />

no more thinking by themselves. We<br />

complete the prominent ear operation<br />

with cord without tiring our patients<br />

in a very short time which is especially<br />

suited for our child patients. Since ears<br />

complete majority of their development<br />

around the age of 6, prominent ear<br />

operation can be done starting from<br />

that age. The best time for treatment of<br />

congenital prominent ear deformities<br />

especially in children is the pre-school<br />

period when the child is starting to take<br />

care of him/herself and starts taking<br />

part in social life. Children with such<br />

ear deformities should be treated at an<br />

early age so that they do not experience<br />

problems at school with their friends.<br />

Incision-free otoplasty<br />

The Prominent Ear Operation with<br />

Cord is a very easy operation and it<br />

is done by folding the ear backwards<br />

using a special tool and cord with point<br />

incisions. As is the case in my other<br />

methods, I carry out an application with<br />

minimum risk of complication since<br />

I give importance to the comfort and<br />

recovery time of the patient. Minimal<br />

incisions are made in the prominent<br />

ear plastic surgery with cord and<br />

there is no need for medical dressing<br />

or bandages after the operation. We<br />

only put on a hair band over the ear to<br />

protect it following the prominent ear<br />

operation with cord that takes about<br />

15–20 minutes under local anesthesia.<br />

The prominent ear operation is also<br />

known as incision-free otoplasty and<br />

the patients who are able to see the<br />

new appearance of their ears are sent<br />

home with full motivation.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

27


AKTÜEL<br />

Haseki Genetik Tanı Merkezi, sağlıkta çığır açacak<br />

Ülkemizde yer alan bütün kamu hastanelerine Ağustos 2016 tarihinden<br />

itibaren hizmet veren Haseki Genetik Tanı Merkezi, yeni nesil ileri gen<br />

dizileme teknolojisi ile sağlıkta yeni bir çığır açıyor<br />

Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı<br />

Prof. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu<br />

Türkiye Kamu Hastaneleri<br />

Kurumu İstanbul Fatih Kamu<br />

Hastaneleri Birliği Genel<br />

Sekreterliği Haseki Eğitim ve<br />

Araştırma Hastanesi bünyesinde<br />

faaliyet gösteren Haseki Genetik Tanı<br />

Merkezi, Ağustos 2016 tarihinden<br />

itibaren, ülkemizde yer alan bütün<br />

kamu hastanelerine hizmet veriyor.<br />

Konuyla ilgili bilgi veren Nadir<br />

Hastalıklar Derneği Başkanı Prof.<br />

Dr. M. Hamza Müslümanoğlu,<br />

faaliyetine başladığı günden itibaren<br />

merkez bünyesinde birçok genetik<br />

testin güvenli ve başarılı bir şekilde<br />

yapıldığını söyledi.<br />

Yeni nesil ileri gen dizileme<br />

teknolojisi<br />

Kamu hastaneleri içerisinde en<br />

geniş genetik test çeşitliliğini sunan<br />

merkezde, günlük ortalama 300 -<br />

650 arası örnek kabulü yapılmakta<br />

olduğu belirten Nadir Hastalıklar<br />

Derneği Başkanı Prof. Dr. M. Hamza<br />

Müslümanoğlu, Genetik Tanı Merkezi<br />

ile alakalı şunları kaydetti: “Haseki<br />

Genetik Tanı Merkezi, her geçen gün<br />

test listesini, kullandığı yöntemleri,<br />

dünya literatürü ve rehberleri<br />

çerçevesinde güncellemekte ve<br />

genişletmektedir. Şimdi de merkez,<br />

kamu hastaneleri içerisinde ilk defa<br />

yapılacak birçok yöntemi bünyesine<br />

katmaktadır. Merkezde kullanılan yeni<br />

nesil ileri gen dizileme teknolojisi<br />

ile birçok genetik hastalık panelinin<br />

incelenmesi yapılacaktır. Özellikle<br />

ülkemizde görülen, nadir genetik<br />

hastalıkların tanısına yönelik<br />

uygulanacak, kalıtsal ve klinik eksom<br />

sekanslama bu anlamda klinik tanıya<br />

büyük fayda sağlayacaktır. Yine<br />

çok önemli olan, kanser genetik<br />

tanısında kullanılacak, hastaların<br />

değişimleri konusunda hızlı sonuç<br />

almayı sağlayacak, sıvı biyopsi<br />

materyalinden genetik değişimleri<br />

inceleyen araştırma yöntemleri de<br />

merkezin rutin hizmetlerine dâhil<br />

olacaktır. Özellikle bazı genetik<br />

tetkikler yurtdışına gönderilmekte idi<br />

ve hem uzun zaman beklemeye hem<br />

de yüksek maliyetlerle yapılmaktaydı.<br />

Ancak yapmış olduğumuz yeni<br />

yatırımlarla daha uygun fiyatlara daha<br />

kısa sürede yurtdışına göndermeden<br />

çözüme kavuşturmuş olacağız.” dedi.<br />

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi<br />

Genetik Merkezi çalışanlarına da<br />

teşekkürlerini ileten Müslümanoğlu,<br />

merkezin sağlık açısından çığır<br />

açacağını söyledi.<br />

Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı<br />

Prof. Dr. M. Hamza Müslümanoğlu:<br />

“Genetik Tanı Merkezi’nde birçok<br />

genetik test güvenli ve başarılı bir<br />

şekilde gerçekleştiriliyor”<br />

Spinal Müsküler Atrofi (SMA),<br />

hastaları ile alakalı tetkiklerin<br />

hali hazırda yapılmakta olduğunu<br />

belirten Müslümanoğlu, Fatih<br />

Kamu Hastaneleri Birliği Genel<br />

Sekreterliğine bağlı Süleymaniye<br />

Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları<br />

Eğitim ve Araştırma Hastanesi tüp<br />

bebek ve PGT merkezi bu genetik<br />

tanı merkezi ile entegre olarak<br />

taşıyıcı ailelere sağlıklı çocuk sahibi<br />

olmalarını sağlayacak çalışmaların<br />

da en kısa sürede tamamlanacağını<br />

söyledi.<br />

30<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Haseki Genetic Diagnosis Center makes a<br />

breakthrough in health<br />

Serving all public hospitals in our country since August 2016, Haseki<br />

Genetic Diagnosis Center is opening a new era in health with the new<br />

generation of advanced gene sequencing technology<br />

Operating in Turkey Public<br />

Hospitals Authority Istanbul<br />

Secretariat General of Fatih<br />

Public Hospitals of Haseki Training<br />

and Research Hospital, Haseki Genetic<br />

Diagnosis Center has been serving all<br />

public hospitals in our country since<br />

August 2016. The President of the<br />

Association of Rare Diseases Dr. M.<br />

Hamza Muslumanoglu, which provides<br />

information on the subject said that<br />

many genetic tests were done safely<br />

and successfully at the center since the<br />

day he started his activity.<br />

New generation advanced gene<br />

rearrangement technology<br />

Declaring that they provide the<br />

widest range of genetic tests in public<br />

hospitals, get 300 - 650 samples per<br />

day are accepted, Muslumanoglu said,<br />

“Haseki Genetic Diagnosis Center is<br />

constantly updating and expanding the<br />

test list, the methods it uses, and the<br />

world literature and guides, as it relates<br />

to Genetic Diagnosis Center. Now, the<br />

center includes many methods to be<br />

done for the first time in public hospitals.<br />

A new generation of advanced gene<br />

sequencing technology used at the<br />

center will be used to examine many<br />

genetic disease panel. Hereditary and<br />

clinical exon sequencing, which will be<br />

applied to the diagnosis of rare genetic<br />

diseases, especially in our country, will<br />

be of great benefit to clinical diagnosis<br />

in this sense. What is also very<br />

important is that research methods<br />

that will be used in the cancer genetics,<br />

which will provide rapid results on<br />

patients’ changes, and that examine<br />

genetic changes from liquid biopsy<br />

material will be included in the routine<br />

services. Particularly, some genetic<br />

tests were sent abroad, and they were<br />

done both for a long time and at high<br />

costs. However, with new investments<br />

we have made, we will have resolved<br />

the more favorable prices without<br />

having to send them abroad sooner.”<br />

He also conveyed his gratitude to<br />

Haseki Training and Research Hospital<br />

Genetic Center employees and said that<br />

the center will revolutionize the health<br />

of the center.<br />

President of Rare Diseases<br />

Association Dr. M. Hamza<br />

Muslumanoglu: “Many genetic<br />

testing is carried out in Genetics<br />

Diagnosis Center safely and<br />

successfully “<br />

Muslumanoglu, Suleymaniye Obstetrics<br />

and Pediatrics Training and Research<br />

Hospital affiliated to the General<br />

Secretariat of the Fatih Public Hospitals<br />

Union, and the infertility center of<br />

President of Rare Diseases Association<br />

Dr. M. Hamza Muslumanoglu<br />

PGD are integrated with this genetic<br />

diagnosis center and healthy to the<br />

carrier families. And that their efforts<br />

to make them child-friendly would be<br />

completed as soon as possible.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

31


AKTÜEL<br />

Romatoid artritin Türkiye’de hasta başına<br />

maliyeti yaklaşık 5.000 euro!<br />

Erken tanı ve tedavi ile romatoid artritin ekonomik yükünü azaltabilir…<br />

Türkiye’de romatoid artrit (iltihaplı<br />

eklem romatizması) tedavi<br />

maliyetlerini hastalardan elde<br />

edilen gerçek yaşam verilerini kullanarak<br />

hesaplamayı hedefleyen Expert RA<br />

çalışmasının sonuçları açıklandı. Romatoloji<br />

uzmanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan ve<br />

arkadaşları tarafından Pfizer desteğiyle<br />

gerçekleştirilen çalışmada, ülkemizin 10<br />

farklı üniversite hastanesinde romatoloji<br />

kliniklerine başvuran 689 romatoid artrit<br />

hastasıyla yüz yüze yapılan anketler<br />

yoluyla romatoid artritin hastaların yaşam<br />

kalitesine etkisi ve yıllık tedavi maliyetleri<br />

değerlendirildi. Araştırmaya göre Türkiye’de<br />

romatoid artrit hastalığının hasta başına<br />

getirdiği doğrudan maliyet yıllık yaklaşık<br />

4.954 euro.<br />

Romatoloji uzmanı Prof. Dr. Vedat Hamuryudan<br />

32<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Romatoid artrit genellikle eklemlerde şişlik ve ağrı ile ortaya çıkan ve tedavi edilmediği takdirde eklem<br />

hasarına neden olabilen kronik bir hastalıktır. Ağrı ve yeti kaybı nedeniyle kısıtlanan günlük aktiviteler<br />

ve yaşam boyu tedavi ihtiyacı romatoid artrit hastalarının fiziksel ve zihinsel işlevlerini olumsuz etkiler.<br />

Bu nedenle romatoid artrit, kronik hastalıklar arasında yaşam kalitesini en çok düşüren hastalıklardan<br />

biridir.<br />

Romatoid artritin hastalarda ve toplumda yarattığı ekonomik yük daha da artacak<br />

Bugüne kadar, romatoid artritin ekonomik yüküne ilişkin birçok çalışma yayınlandı. 2005’te yapılan<br />

bir araştırmaya göre romatoid artritin ABD’deki toplam maliyetinin 19 ila 39 milyar dolar arasında<br />

olduğu hesaplanmıştı. Ek olarak, yaklaşık 3 milyon mevcut romatoid artrit hastasının Avrupa’daki toplam<br />

maliyeti 45 milyar euro olarak hesaplandı. Küresel olarak görülen nüfus yaşlanmasıyla birlikte, romatoid<br />

artritin gelecekte daha da yaygın görüleceği ve bu hastalığın oluşturduğu ekonomik yükün daha da<br />

artacağı düşünülüyor. Yaşlanma, romatoid artrit ile birlikte seyreden çoklu rahatsızlıkları da artıracağı<br />

için, bu durumun hastaların yaşam kalitesini düşürerek, romatoid artritin neden olduğu ekonomik yükün<br />

daha da artmasına sebep olacağına inanılıyor.<br />

Expert RA çalışmasına Türkiye’den 689 romatoid artrit hastası katıldı<br />

Türkiye’de romatoid artritin yıllık maliyetini bire bir hastalardan elde edilen verilerle hesaplayan Expert<br />

RA çalışmasına %82’si (565) kadın olmak üzere 689 hasta katıldı. Türkiye’deki 10 farklı üniversite<br />

hastanesinin romatoloji kliniklerine başvuran RA hastalarıyla gerçekleştirilen çalışmaya katılan hastaların<br />

hepsi 18 yaşın üzerinde ve hepsinin hastalık aktivitesi ve şiddeti orta seviyedeydi. Anket yoluyla toplanan<br />

veriler hastaların demografik özelliklerini (yaş, cinsiyet, hastalık süresi), mevcut eşlik eden rahatsızlıklar<br />

(örn. kardiyovasküler hastalıklar, diyabet), ilaç kullanımı, romatoid artrit ile ilişkili sağlık bakımı ve toplum<br />

hizmeti kullanımı ve tıbbi aletler için, evde bakım ihtiyacı için yapılan harcamalar ve iş kaybı (hastalık izni<br />

alınan günler) nedeniyle kaybedilen gelir konularını kapsıyordu.<br />

Romatoid artritin Türkiye’ye maliyeti kişi başı yaklaşık 5.000 euro<br />

Araştırma sonuçlarına göre romatoid artrit Türkiye’de önemli bir ekonomik yük yaratıyor ve direkt<br />

maliyetlerin indirekt maliyetlerden daha yüksek olduğu gözleniyor. Türkiye’de toplam maliyet<br />

Avrupa’dakinden daha düşük olmakla birlikte, satın alma gücü ve gayrisafi yurt içi hasıla açısından<br />

bakıldığında ise Türkiye’deki maliyetler Avrupa maliyetlerinin üzerinde kalıyor. Hastalık şiddetinin<br />

artmasıyla maliyetlerin yükselmesinin ve sağlık kaynağı kullanımının doğru orantılı olduğu<br />

düşünüldüğünde, romatoid artritin erken tanı ve tedavisi ulusal ekonomiyi olumlu etkileyebilir. Araştırma<br />

sonuçları en önemli harcamanın ilaç harcamaları (ortalama 2.777 euro) olduğunu gösteriyor ve bunu<br />

romatoid artrit ile ilişkili diğer konsültasyonlar izliyor. Hastaların %5,5’ini etkileyen bu harcamalarla<br />

birlikte bu hastaların yıllık ortalama yükü 1.600 euro’ya ulaşıyor. Poliklinik (ortalama 382 euro) ve yatan<br />

hasta (ortalama 195 euro) maliyetleriyle birlikte hasta başına düşen ortalama toplam yıllık maliyet 4,954<br />

euro’ya ulaşıyor. Ayrıca çalışan hastaların %62’sinin yılda ortalama 27 gün hastalık izni aldığı tespit edildi<br />

ve bunun maliyeti ise yılda 485 euro işgücü kaybı olarak hesaplandı.<br />

Erken tanı ve tedavi romatoid artritin ekonomik yükünü azaltabilir<br />

Sonuç olarak, Expert RA çalışmasının sonuçları hastalığın Türkiye’de önemli bir ekonomik yük<br />

oluşturduğunu gösteriyor. Romatoid artritin Türkiye’deki toplam maliyetleri Avrupa ülkelerinde<br />

olduğundan daha düşük olsa da, alım gücü ve kişi başı milli gelir açısından bakıldığında, Türkiye’de<br />

bu hastalığa Avrupa ülkelerinden daha fazla kaynak ayrıldığı görülüyor. Hastalık şiddetinin artmasıyla<br />

maliyetlerin yükselmesinin ve sağlık kaynağı kullanımının doğru orantılı olduğu düşünüldüğünde,<br />

romatoid artritin erken tanı ve tedavisinin ulusal ekonomi üzerinde olumlu etkisi olacağı düşünülüyor.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

33


AKTÜEL<br />

Kemoterapi’de doğru beslenmek tedavide<br />

başarıyı artırıyor<br />

Kemoterapi tedavisinde dengeli ve yeterli beslenmek tedavinin yan<br />

etkileri ile başa çıkabilmek, zedelenmiş normal dokuların iyileşmesini<br />

hızlandırmak, enfeksiyondan korunmak ve oluşabilecek komplikasyonları<br />

önlemek konusunda başarı sağlıyor<br />

yerine tavuk veya hindi eti seçimi<br />

yapmak etkili olacaktır.”<br />

Ağız Kuruluğu (kserostomi)<br />

“Kemoterapi sonrası seyredebilen ağız<br />

kuruluğu, tüketilen besinler yoluyla<br />

en aza indirgenebilir.<br />

Gün boyu azar azar su içmek, naneli/<br />

limonlu besinler yemek, sakız<br />

çiğnemek, buz parçaları ve buzlu<br />

meyveler tüketmek, çiğnemeyi<br />

kolaylaştırmak için salata sosları,<br />

yemek sosları etkili olacaktır.”<br />

Emsey Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Evnur Saray<br />

Kanserin tedavi yöntemlerinden<br />

biri olan kemoterapi, tümörün<br />

ilaçla tedavi edilerek hastalığın<br />

sürecini yavaşlatmayı, geriletmeyi<br />

veya durdurmayı hedefleyen bir<br />

tedavi şekli. Tedavinin yan etkileri<br />

ise kullanılan ilacın türüne, dozuna,<br />

hastalığın türüne ve kişilerin yapısına<br />

göre değişiklikler gösterir. En sık<br />

görülen yan etkilerinin bulantı, kusma,<br />

saç dökülmesi ve yorgunluk olduğunu<br />

belirten Emsey Hospital Beslenme ve<br />

Diyet Uzmanı Evnur Saray, kemoterapi<br />

sırasında ve sonrasında beslenmenin<br />

rolüne değindi.<br />

Bulantı-Kusma<br />

“Kemoterapi alınan günlerde<br />

özellikle kemoterapi öncesi hafif<br />

bir öğün tüketimi veya atıştırmalar<br />

tercih edilmelidir. Küçük<br />

porsiyonlarda, sıklıkla, düşük yağlı<br />

ve posalı yiyeceklerin tüketilmesi,<br />

tedaviden 1-2 saat önceden yemek<br />

yenmemesi önerilmektedir. Bulantı<br />

ve kusmada kişinin kendi tercih<br />

ettiği besinleri tüketmesi bulantı ve<br />

kusmayı önlemede oldukça etkili<br />

olabilmektedir. Dikkat edilmesi<br />

gereken bir başka nokta ise<br />

kişinin zorlanmamasıdır, ısrarcı<br />

olunmamalıdır. Bulantı ve kusmaya<br />

önerilen besinler ise; zencefilli gazoz<br />

gibi aromalı içecekler, naneli/limonlu<br />

şekerler, blenderdan geçirilmiş sebze<br />

ve patates püreleri ve krakerlerdir.<br />

Yemek sırasında sıvı kısıtlaması<br />

yapmak, sıcak besinler yerine soğuk<br />

besinler tüketmek bulantı ve kusmayı<br />

önleyecektir.”<br />

Tat ve Koku değişimleri (disguzi)<br />

“Tat ve koku alma duyusu değişimleri<br />

tedavi sırasında görülebilir. Bu süreçte<br />

besinlerde; baharat ve çeşnilerle<br />

zenginleştirme ( örneğin; soğan,<br />

sarımsak, kekik, nane, biberiye<br />

ve fesleğen gibi) , ekşi besinlerin<br />

kullanımı(portakal, limon ve limonata<br />

gibi), marinasyon işlemi, kırmızı et<br />

Ağız Yarası ve Ağrısı<br />

“Çiğnemesi ve yutması kolay besinler<br />

tercih edilmelidir, içeceklerin pipet<br />

yardımı ile tüketilmelisi kolaylık<br />

sağlayacaktır. Yemekle birlikte sıvı<br />

alınmalıdır, sıcak besinler yerine oda<br />

sıcaklığındaki besinler veya soğuk<br />

besinler önerilmektedir. Buz parçası<br />

emmek ağzın uyuşmasını ve ağrıyı<br />

dindirmesinde etkili olacaktır.”<br />

İştah Kaybı<br />

“Tedaviden 1-2 gün sonra iştah kaybı<br />

kendini gösterir ve yaygın bir olgudur.<br />

3 temel ana öğün yerine günde 5-6<br />

kez ufak miktarlarda öğün tüketimi<br />

önerilmektedir. Hacim olarak küçük,<br />

protein ve enerji bakımından yüksek<br />

besinler önerilmektedir. Yemek<br />

sırasında su tüketilmemelidir. İçilmesi<br />

gerekiyorsa ufak yudumlar halinde<br />

olabilir. Yumuşak ve soğuk besinlerin<br />

tüketimleri önerilmektedir. İştahınızın<br />

en iyi olduğu saatte en büyük<br />

öğününüzü yiyin. Öğün arasında<br />

atıştırmaktan çekinmeyin. Yemekten<br />

önce hafif bir egzersiz (yürüyüş,<br />

hareket) iştah açabilir.”<br />

34<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Good nutrition for chemotherapy boosts<br />

success in treatment<br />

It is successful in coping with the side effects of balanced and adequate<br />

nutritional therapy in chemotherapy treatment, accelerating healing<br />

of injured normal tissues, protecting from infection and preventing<br />

complications that may occur.<br />

Oral Cancer Foundation (xerostomia)<br />

“After chemotherapy, the mouthpiece,<br />

which can be diluted, can be reduced<br />

the most through consumed foods.<br />

Salad sauces, food sauces will be<br />

effective to drink water little by little,<br />

eat minted / lemon foods, chew gum,<br />

eat ice cubes and frozen fruit, and<br />

make chewing easier. “<br />

Chemotherapy, which is one of the<br />

treatment methods of cancer, is<br />

a treatment that aims to slow<br />

down, slow down or stop the disease by<br />

treating the tumor with medication. The<br />

side effects of treatment vary according<br />

to the type of drug used, the dose, the<br />

type of disease, and the structure of<br />

the patients. The most frequent side<br />

effects were nausea, vomiting, hair<br />

loss and fatigue. Emsey Hospital Evnur<br />

Saray, a nutritionist and dietician, was<br />

involved in nutrition during and after<br />

chemotherapy.<br />

Nausea and Vomiting<br />

“On days when chemotherapy is taken, a<br />

light meal or snack should be preferred,<br />

especially before chemotherapy. It is<br />

recommended that in small portions,<br />

frequent consumption of low-fat and<br />

lean foods, 1-2 hours before treatment<br />

is not advised. In nausea and vomiting,<br />

consuming one’s own preferred foods<br />

can be very effective in preventing<br />

nausea and vomiting. Another thing<br />

to be aware of is that one should not<br />

be forced, it should not be insistent.<br />

Nutrients recommended for nausea<br />

and vomiting are; Aromatic beverages<br />

such as ginger ale, candied lemonade<br />

/ lemonade, pasta and potato mashed<br />

potatoes, and crackers. Liquid<br />

restriction during the meal, cold food<br />

instead of hot food to eat nausea and<br />

vomiting will prevent.<br />

Taste and Odor Changes (disguise)<br />

“Changes in taste and sense of smell<br />

can be seen during treatment. In this<br />

process, (Such as onion, garlic, thyme,<br />

mint, rosemary and basil), use of sour<br />

foods (such as orange, lemon and<br />

lemonade), marination, and selection of<br />

chicken or turkey meat instead of red<br />

meat.<br />

Mouth sores and pain<br />

“Easy food, chewing and swallowing<br />

should be preferred, and drinks should<br />

be consumed with the help of a pipette.<br />

Liquids should be taken with food, and<br />

room temperature foods or cold foods<br />

are recommended instead of hot foods.<br />

The piece of ice will be effective in<br />

sucking the mouth and relieving the<br />

pain. “<br />

Loss of appetite<br />

“After 1-2 days of treatment, loss of<br />

appetite appears and is a common<br />

phenomenon. Instead of 3 basic<br />

meals, meals are recommended in<br />

small quantities 5-6 times a day. High<br />

nutrients are recommended in terms<br />

of volume, protein, and energy. Water<br />

should not be consumed during meals.<br />

If it needs to be drunk, it can be in<br />

small sips. Consumption of soft and<br />

cold foods is recommended. Eat your<br />

biggest meal at the hour when your<br />

appetite is the best. Do not hesitate to<br />

snack between meals. Before the meal a<br />

light exercise (walking, movement) can<br />

appetite. “<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

35


AKTÜEL<br />

İnfogenetik ile kanser hastaları için<br />

kişiye özel tedavi imkanı<br />

Kanser hastalarını daha etkin hedefe yönelik<br />

tedaviye ulaştıracak testler İnfogenetik ile Türkiye’de<br />

Kanserin ve kansere yol açan<br />

genomik değişikliklerin daha<br />

kapsamlı bir şekilde teşhis<br />

edilerek kişiye özel yöntemlerle<br />

tedavi edilmesi vizyonuyla Mayıs<br />

ayında Türkiye’de faaliyet göstermeye<br />

başlayan İnfogenetik; FoundationOne ®<br />

ve FoundationOne ® Heme testleri<br />

ile hekimlere ve hastalara tedavi<br />

süreçlerini etkileyecek, yeni olasılıklar<br />

ortaya koyacak moleküler bilgiler<br />

sağlıyor. Yüzlerce kanser geni ve her<br />

bir gende de birçok olası değişiklik<br />

olduğundan, genomik değişikliklerin<br />

sayısı ve kombinasyonu her kişinin<br />

kanserini kendine özgü kılıyor. Bu<br />

gerçekten yola çıkarak tasarlanan<br />

Kapsamlı Genomik Profilleme<br />

yaklaşımı, kanser hastalarının<br />

kişiselleştirilmiş tedavi seçeneklerine<br />

ulaşabilmesi için kanser genetiği<br />

ile ilgili her taşı kaldırıp tüm<br />

olasılıkları araştırıyor ve hekime<br />

hastasının tümörüne ilişkin detaylı<br />

bir moleküler bilgi raporu sunuyor.<br />

Genomik profilleme ya da moleküler<br />

bilgi sayesinde hekimleri karar alma<br />

süreçlerinde destekleyecek anlamlı<br />

sonuçlar bildirebilen bu testler,<br />

hekimlerin hastaları için en etkin<br />

ve doğru tedaviyi görebilmelerine<br />

imkan sağlayabiliyor. Türkiye’de de<br />

İnfogenetik altında sunulan, kanser<br />

hastaları açısından önemli bir gelişme<br />

olarak kabul edilen Kapsamlı Genomik<br />

Profilleme testleri, yüzlerce kanser<br />

geni içindeki değişikliklerin çok yüksek<br />

bir duyarlılıkla ve yüksek özgüllükle<br />

saptanabilmesine olanak tanıyor.<br />

Herhangi bir tümör türünün vücudun<br />

neresinde bulunduğu ya da kanserin<br />

ne kadar ileri evre olduğu fark<br />

etmeksizin, bir kanserde mevcut<br />

olan genomik değişikliklerin,<br />

onaylanmış, kullanıma sunulmuş veya<br />

klinik çalışmalarda araştırılmakta<br />

olan hedefe yönelik tedavilerle<br />

eşleştirilmesine yardımcı olmak<br />

üzere tasarlanan bu testler, kanserin<br />

büyümesine neden olan ve katkıda<br />

bulunan genetik değişiklikleri<br />

belirlemek ve olası tüm tedavi<br />

alternatifleri ile ilgili doktorunuzu<br />

bilgilendirmek için bir araç olarak<br />

kullanılabiliyor.<br />

Hedefe yönelik tedavilerle, kanserli<br />

dokuyu hedef alıp çevredeki sağlıklı<br />

dokuyu koruma imkanı sunuyor.<br />

Araştırmalar, bazı genomik değişikliğe<br />

sahip tümörlerin belli tedavilere daha<br />

iyi yanıt verdiğini gösteriyor. Ek olarak,<br />

hedefe yönelik tedaviler, tümörün<br />

büyümesine katkıda bulunan belirli<br />

genomik değişiklikleri hedef alarak<br />

tedavide daha başarılı olunmasını<br />

sağlayabiliyor. Söz konusu hedefe<br />

yönelik tedaviler, kanserli dokuya<br />

odaklanıp çevredeki sağlıklı dokuyu<br />

koruyarak daha etkili olmanın yanı sıra<br />

bazı kemoterapilere kıyasla daha az ve<br />

daha tolere edilebilir yan etkilere yol<br />

açabiliyor.<br />

Personalized treatment for cancer patients with infectious disease<br />

Started to operate in Turkey in May<br />

with the vision of treating cancer and<br />

cancer-causing genomic changes<br />

more extensively and treating it<br />

with special methods, İnfogenetics<br />

provides molecular information that<br />

will impact physicians and disease<br />

treatment processes and create new<br />

possibilities with FoundationOne ® and<br />

FoundationOne ® Heme Tests.<br />

Since hundreds of cancers are<br />

wide and there are many possible<br />

changes in each gene, the number<br />

and combination of genomic changes<br />

make each person’s cancer unique.<br />

This comprehensive Genomic<br />

Profiling approach, designed in a<br />

real way, researches any related to<br />

the cancer genetics and provides a<br />

detailed molecular information report<br />

on the tumor of the disease patient<br />

so that cancer patients can access<br />

their personalized treatment options.<br />

By means of genomic profiling or<br />

molecular knowledge, these tests can<br />

give hint physicians about the most<br />

effective and correct treatment for<br />

their patients. Comprehensive Genomic<br />

Profiling tests, which are considered<br />

to be an important development in<br />

terms of cancer patients presented in<br />

Turkey under infectious etiology, allow<br />

changes in hundreds of cancer genes<br />

to be detected with very high sensitivity<br />

and high specificity.<br />

These tests, designed to help match<br />

genomic changes in a cancer to<br />

targeted therapies that are being<br />

investigated in approved, published,<br />

or clinical trials, regardless of where<br />

the tumor is located or how advanced<br />

the cancer is, can be used as a tool to<br />

identify contributing genetic alterations<br />

and to inform your doctor about all<br />

possible treatment alternatives.<br />

Ability to protect tissues around<br />

cancerous tissue with targeted<br />

therapies Surveys show that tumors<br />

with some genomic alterations<br />

respond better to certain treatments.<br />

In addition, targeted therapies<br />

can target treatment to specific<br />

genomic changes that contribute to<br />

the growth of the tumor. Targeted<br />

therapies may lead to less effective<br />

and more tolerable side effects than<br />

some chemotherapeutics, as well<br />

as being more effective by focusing<br />

on cancerous tissue and protecting<br />

healthy surrounding tissue.<br />

36<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Gözlerin Sinsi Düşmanı, “Glokom”<br />

Prof. Dr. Ümit Aykan: “Belirtisi bulunmayan glokom hastalığına karşı en<br />

etkili teşhis yöntemi, düzenli göz muayeneleri”<br />

Dünyagöz Etiler’den<br />

Prof. Dr. Ümit Aykan<br />

Halk arasında Göz Tansiyonu<br />

ve Karasu Hastalığı adlarıyla<br />

bilinen glokom, görmeyi<br />

sağlayan sinirlerin yükselen göz içi<br />

basıncı sebebiyle zarar görmesiyle<br />

ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Zamanla<br />

gittikçe daralan görme alanı dışında,<br />

fark edilmesini sağlayan bir belirtisi<br />

bulunmayan glokom rahatsızlığının<br />

ilerlemesi halinde ciddi görme kaybına<br />

yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Ümit<br />

Aykan, erken muayenenin önemine<br />

dikkat çekti ve bu sinsi hastalığa dair<br />

bilgiler paylaşıyor.<br />

Belirtiler fark edilemeyebilir<br />

Her 100 kişiden birinde görülen ve tüm<br />

körlüklerin %30’undan sorumlu olan<br />

glokom rahatsızlığı ile ilgili önemli<br />

bilgiler paylaşan Dünyagöz Etiler’den<br />

Prof. Dr. Ümit Aykan, “Görmeden<br />

sorumlu sinirlerin göz içi basıncı<br />

sebebiyle zarar görmesi sonucu oluşan<br />

glokom hastalığı, kendisine özgün bir<br />

belirtisi olmaması sebebiyle en sinsi<br />

göz hastalıklarının başında geliyor.<br />

Fark edilmesi oldukça zor olan bu<br />

hastalığın zaman içinde oluşan en<br />

önemli belirtisi, görüş alanının dış<br />

kesimlerinde yavaş yavaş kararmadır.<br />

Bu kararma belirli bir seviyeye<br />

ulaşmadan hastalar rahatsızlıktan<br />

haberdar olamıyorlar. Glokomun<br />

erken safhalarda teşhis edilmesi<br />

için, hastaların düzenli olarak göz<br />

muayenelerini gerçekleştirmeleri<br />

büyük bir önem taşıyor. Çünkü<br />

hastalığın başka bir şekilde tespit<br />

edilmesi mümkün değil” diyor.<br />

Risk grupları dikkatli olmalı<br />

Glokom hastalığı riski taşıyan ve<br />

bu hastalığa özellikle dikkat etmesi<br />

gereken gruplar hakkında açıklamalar<br />

yapan Prof. Dr. Aykan, “Glokomda<br />

en önemli risk faktörleri arasında<br />

genetik yatkınlık bulunuyor. Bunun<br />

anlamı, eğer hastanın ailesinde<br />

daha önce glokom rahatsızlığına<br />

sahip bireyler varsa, bu kişilerin<br />

daha dikkatli olmaları ve rutin göz<br />

muayenelerini de ihmal etmemeleri<br />

çok önemli. 40 yaş üzerinde görülmeye<br />

başlanan glokom hastalığı ile, 75<br />

yaş üzerindeki hastalarda çok daha<br />

sıklıkla karşılaşılabiliyor. Görme<br />

kusurları ve diyabet rahatsızlığı<br />

glokomu tetikleyebilecek faktörler<br />

arasında. Aynı zamanda çok nadir<br />

olsa dahi, gözün gelişiminde sorunlar<br />

yaşanan çocuk ve bebeklerde de ortaya<br />

çıkabiliyor” şeklinde konuşuyor.<br />

Teşhis ve tedavi yöntemleri<br />

Glokomun açık açılı ve dar açılı olmak<br />

üzere iki türü olduğunu belirten Prof.<br />

Dr. Aykan, “Her iki türü de erken teşhis<br />

ve tedavi uygulamaları yapılmadıkça<br />

körlüğe kadar gidebilecek ciddi<br />

görme kayıplarına yol açabilir. Görme<br />

alanında glokoma bağlı ciddi bir kayıp<br />

olmadıkça, hasta bu kayıpların farkına<br />

varmaz ve bu sebepten dolayı düzenli<br />

göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi<br />

gereklidir. Tanı aşamasına göz içi<br />

basınç, kornea kalınlığı, bilgisayarlı<br />

görme alanı ve optik sinir başı ve lifi<br />

ölçümleri gerçekleştirilir. Detaylı bir<br />

göz muayenesinde gerçekleştirilen<br />

bu ölçümler sayesinde, erken<br />

tanı koyularak ileri dönemlerde<br />

yaşanabilecek ciddi görme kayıplarının<br />

önüne geçilmesi mümkün. Glokom<br />

tedavisinde ise üç yol mevcuttur. İlaç<br />

kullanımı bu yöntemlerin ilkidir. Göz<br />

sıvısının üretimini kısıtlayan veya<br />

çıkışını arttırarak düşüren bu ilaçlar,<br />

belli aralıklarla alınır ve hayat boyu<br />

kullanılır. Ancak ilaç ile göz tansiyonu<br />

düşmeyen hastalara, cerrahi veya lazer<br />

tedavi yöntemleri uygulanır diyerek<br />

sözlerini tamamlıyor. Her iki tedavi<br />

yöntemiyle de başarılı sonuçlar elde<br />

etmek mümkün”<br />

38<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Sneaky Enemy of the Eyes Glaucoma<br />

Professor Dr. Umit Aykan said: “The most effective diagnostic method<br />

against glaucoma without symptoms, regular eye examinations”<br />

Known among people as Eye<br />

Tension and Karasu Disease,<br />

glaucoma is a discomfort caused<br />

by the damage caused by the rising<br />

intraocular pressure of the nerves that<br />

provide visualization. Except for the<br />

increasingly narrowed visual field over<br />

time, a glaucoma that does not have a<br />

sign that makes it noticeable may lead<br />

to serious vision loss if the disease<br />

progresses. Dr. Umit Aykan shares<br />

the importance of early examination<br />

and information about this insidious<br />

disease. The symptoms may not be<br />

noticed Professor Dr. Umit Aykan,<br />

Dünyagoz Etiler Eye Hospital, who<br />

shares important information about<br />

glaucoma, which is responsible for<br />

30% of all blindness seen in every<br />

100 people, said, “Glaucoma, which<br />

is caused by the loss of visual nerves<br />

due to intraocular pressure, is the<br />

most insidious eye diseases because<br />

it is not a unique symptom. The most<br />

important symptom of this disease,<br />

which is difficult to notice, over time<br />

is slowly dwindling in the outer parts<br />

of the field of view. Patients can not<br />

be aware of the condition before<br />

this darkness reaches a certain<br />

level. In order for the glaucoma to<br />

be diagnosed at an early stage, it is<br />

of utmost importance that patients<br />

regularly perform eye examinations.<br />

Because the disease can not be<br />

detected in another way.”<br />

Risk groups should be careful<br />

Professor of Glaucoma, who is at risk<br />

of glaucoma and who is particularly<br />

interested in this disease. Dr.<br />

Aykan said, “Glaucoma has genetic<br />

predisposition among the most<br />

important risk factors. This means<br />

that if there are individuals with<br />

glaucoma problems in the patient’s<br />

family, it is very important that these<br />

people be more careful and do not<br />

forget their routine eye examinations.<br />

With glaucoma starting to appear over<br />

the age of 40, patients over the age of<br />

75 can be encountered more often.<br />

Vision defects and diabetes mellitus<br />

are among the factors that can trigger<br />

glaucoma. At the same time, even<br />

if it is very rare, it can also occur in<br />

children and infants who experience<br />

problems in their development.”<br />

Diagnosis and treatment methods<br />

Declaring that the glaucoma has two<br />

species as open-angle and narrowangled,<br />

Prof. Dr. Aykan said, “Both<br />

types can lead to serious vision loss<br />

that can go as far as the blind unless<br />

early diagnosis and treatment are<br />

done. Unless there is a serious loss<br />

due to glaucoma in the visual field,<br />

the patient does not become aware<br />

of these losses and regular eye<br />

examinations must be performed for<br />

this reason. Intraocular pressure,<br />

corneal thickness, computed visual<br />

field and optic nerve head and fiber<br />

measurements are performed during<br />

the diagnosis stage. Thanks to these<br />

measurements carried out in a<br />

detailed eye examination, it is possible<br />

to prevent serious vision loss which<br />

can be experienced in the future<br />

periods by early diagnosis. There are<br />

three ways to treat glaucoma. Drug<br />

use is the first of these methods.<br />

These drugs, which restrict the<br />

production of eye liquid or decrease<br />

the output by increasing, are taken<br />

at regular intervals and used for life.<br />

However, patients who do not have<br />

eye strain, surgery, or laser treatment<br />

are used. It is possible to achieve<br />

successful results with both treatment<br />

methods.”<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

39


AKTÜEL<br />

Art In Hospital sanatı sağlıkla buluşturuyor<br />

Brothers-Sisters ile İstanbul<br />

Cerrahi Hastanesi birlikteliğinin<br />

ilk ürünü olan “Art in Hospital”<br />

sanat ve sağlığı buluşturan, sanatın<br />

iyileştirici yönünü öne çıkaran oldukça<br />

dikkat çekici bir proje. Projenin en az<br />

kendisi kadar ilgi çekici olan doğuş<br />

hikâyesini, fikrin yaratıcıları Brothers<br />

Sisters Ajans Başkanı Özge Günaydın<br />

ve İstanbul Cerrahi Hastanesi İşletme<br />

Direktörü Banu Başaran anlattıyor…<br />

Öncelikle sizleri kısaca tanıyabilir<br />

miyiz?<br />

Banu Başaran: “Sağlık sektöründe<br />

24. yılımı bu ay itibariyle tamamlamış<br />

bulunuyorum. Sağlık işletmeciliği çok<br />

özellikli bir alan, çok zor olmasına<br />

rağmen bir o kadar da keyifli. Bu<br />

alanda çalışmak için işinizi gerçekten<br />

seviyor olmanız gerekli. 15 yıl<br />

Amerikan Hastanesi, 5 yıl Medicana<br />

International Hastanesi’nde Genel<br />

Müdür Yardımcılığı yaptım. 2011<br />

yılında kendi şirketim olan Medibiz<br />

Sağlık Hizmetleri’ni kurdum. Sağlık<br />

yatırım, yönetim ve danışmanlık ve<br />

sağlık turizmi konusunda faaliyet<br />

gösteriyor. <strong>2017</strong> Ocak ayı itibariyle<br />

İstanbul Cerrahi Hastanesi’nde<br />

İşletme Direktörü olarak görev<br />

yapıyorum.”<br />

PR, etkinlik, event-organizasyon<br />

ve sosyal medya gibi hedef kitleye<br />

ulaşmadaki ihtiyaç doğrultusunda<br />

kullanılmasıdır. İstanbul Cerrahi<br />

Hastanesi de tüm hizmetleri bir arada<br />

alacağı, fikir üreten, ürettiği fikrin<br />

tasarımını, uygulamasını, medyadaki<br />

tüm iletişimini ve organizasyon<br />

kısmını da yapabilen bir ajansa<br />

ihtiyaç duyuyordu. Bu anlamda birçok<br />

ajansla görüştükleri konkur sürecinin<br />

ardından ajansımızla çalışmaya karar<br />

verdiler.”<br />

Brothers-Sisters ile çalışmaya<br />

başladıktan sonra İstanbul<br />

Cerrahi’de gerçekleştirdiğiniz<br />

değişikliklerden bahsedebilir<br />

misiniz?<br />

Banu Başaran: “Brothers and<br />

Sistes pazarlama, iletişim ve<br />

medya konusunda hastanemizin<br />

360 derece iletişim hizmetlerini<br />

gerçekleştirdiğimiz stratejik<br />

işbirlikçimiz. Sağlık alanında sosyal<br />

sorumluluk projesi ve algı yönetimi<br />

anlamında ilkleri gerçekleştiriyoruz.<br />

Projenin adı Art in Hospital. Proje<br />

kapsamında hastanede bir sanat<br />

galerisi açtık. Geliri Sanat Seninle<br />

Derneği’ne bağışlanacak olan bu<br />

sergide aynı zamanda çalışan aidiyet<br />

duygusunu da pekiştirmek üzere sanat<br />

faaliyetleri gerçekleştireceğiz.”<br />

Basında geniş yer bulan Art in<br />

Hospital projesi nasıl doğdu?<br />

Özge Günaydın: “Sanat Seninle<br />

Derneği ve benim de aynı zamanda<br />

resim ve heykel yapmam sayesinde<br />

ajansımızın da sanatla ciddi bir<br />

organik bağı var. Aynı zamanda ben iki<br />

yıl önce geçirdiğim meme kanserini,<br />

sanatın iyileştirici gücüne sığınarak<br />

atlattım. Bu deneyimlerimden<br />

sonra sanatın evrensel kavramını<br />

ve iyileştirici gücünü toplumun her<br />

kesimine yayabilmek için çeşitli<br />

çalışmalar yaptım. İstanbul Cerrahi<br />

Hastanesi’nin de sürdürebilir<br />

bir kurumsal sosyal sorumluluk<br />

çalışmasına ihtiyacı vardı ve bu<br />

bağlamda sanatın iyileştirici gücünü<br />

de kullanabileceğimiz ART in Hospital<br />

fikri doğdu.”<br />

Özge Günaydın: “Biz topluma faydalı işler üretmeyi seven bir ajansız.<br />

Sanatı bu anlamda birleştirici, iyileştirici ve<br />

dönüştürücü olarak görüyoruz.”<br />

Özge Günaydın: “18 yıllık bir iletişim<br />

sektörü geçmişine sahibim ve<br />

Brothers Sister Medya’nın Başkanıyım<br />

ayrıca Sanat Seninle Derneği’nin de<br />

Kurucu Başkanlığı’nı yürütüyorum.”<br />

Brothers-Sisters ile İstanbul<br />

Cerrahi’nin bir araya geliş hikayesini<br />

anlatabilir misiniz? Bu başarılı iş<br />

birliğiniz nasıl başladı?<br />

Özge Günaydın: “Brothers Sisters,<br />

medya planlama ve satın almanın<br />

yanında içerik üretim konusunda<br />

kendi alanındaki tek ajanstır. İçerikten<br />

kastımız üretilen fikrin, pazarlama ve<br />

satış stratejileri doğrultusunda medya<br />

planlama - satın alma, dijital medya,<br />

40<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Açılış sergisi 25 Mayıs’ta<br />

gerçekleşen bu oluşumun sizce bu<br />

kadar ses getirmesinin altında yatan<br />

sebep ne?<br />

Banu Başaran: “İstanbul Cerrahi<br />

Hastanesi olarak amacımız<br />

hastanemizi soğuk dört duvarlı<br />

hastane yapısından çıkararak bir<br />

yaşam merkezi haline getirmek.<br />

“Yaşatmak Sanattır” mottomuzla Art<br />

in Hospital projesini birleştirip, yeni<br />

dönemde sanatla iç içe bir hastane<br />

olmayı hedefleyerek yola çıktık. Bu<br />

bağlamda hastane olarak Türkiye’de<br />

bir ilke imza attık. Farklı olmayı<br />

başardığınızda ve yapılan iş sosyal<br />

sorumluluk anlamında da yüreklere<br />

dokunduğunda başarı kaçınılmaz<br />

oluyor. Sanırım biz de bunu başardık.”<br />

Proje kapsamında başka hangi<br />

kurumlarla işbirliği yapıyorsunuz?<br />

Banu Başaran: “Projemiz kapsamında<br />

Sanat Seninle Derneği ve Vesaire<br />

Tasarım Galerisi ile işbirliği içindeyiz.<br />

Art in Hospital bünyesindeki ilk<br />

sergiden elde edilecek gelirin<br />

tamamı yarınları inşa etmek, sanatı<br />

insanla buluşturmak ve hayalleri<br />

gerçekleştirmek amacıyla Sanat<br />

Seninle Derneği’ne bağışlanıyor.”<br />

Sanat Seninle Derneği’ni<br />

seçmenizdeki nedenler neler oldu?<br />

Banu Başaran: “Sanat Seninle<br />

Derneği, sanatın iyileştirici ve<br />

dönüştürücü özelliklerinden herkesin<br />

faydalanması amacıyla 2016 yılında<br />

kuruldu. Dernek misyonunu, ortak<br />

bir dil oluşturan sanatı herkese<br />

ulaştırmak ve her yönüyle sanata<br />

katkıda bulunmak olarak tanımlıyor.<br />

Bu da İstanbul Cerrahi Hastanesi’nin<br />

misyonuyla son derece örtüşüyor.<br />

Sonuç olarak bizimle aynı dili konuşan<br />

ve aynı hedefle yola çıkan bir dernekle<br />

yapılacak bir işbirliğinin bize başarıyı<br />

getireceğine inandık ve bu doğrultuda<br />

seçimimizi yaptık.”<br />

Bundan sonra bizi ne tarz<br />

sürprizlerle şaşırtmaya devam<br />

edeceksiniz?<br />

Özge Günaydın: “Biz topluma faydalı<br />

işler üretmeyi seven bir ajansız. Sanatı<br />

bu anlamda birleştirici, iyileştirici<br />

ve dönüştürücü olarak görüyoruz.<br />

Banu Başaran: “İstanbul Cerrahi Hastanesi olarak amacımız<br />

hastanemizi soğuk dört duvarlı hastane yapısından çıkararak bir yaşam<br />

merkezi haline getirmek.”<br />

Ben şahsım olarak <strong>Eylül</strong> ayında bir<br />

sergi projesine hazırlanıyorum. Aynı<br />

zamanda Sanat Seninle Derneği<br />

olarak atölye çalışmalarımız ve<br />

bir sanat köyü projemiz var. Art in<br />

Hospital projesini de uluslararası<br />

çapta yaymak ve yapacağımız atölye<br />

çalışmaları, sergiler ve seminerlerle<br />

geliştirmek için planlarımızı<br />

hazırladık. <strong>Eylül</strong> ayından itibaren tüm<br />

projelerimizi takip edebilirsiniz.”<br />

İstanbul Cerrahi Hastanesi’nin<br />

ileriye yönelik yatırımları neler<br />

olacak?<br />

Banu Başaran: “Hastanemiz<br />

öncelikle mevcut konumunda<br />

modernleşme ve büyüme<br />

göstermeye başlayacak.<br />

Özellikli kliniklerin<br />

olduğu yeni bir<br />

merkezimiz kurulma<br />

aşamasında. Sağlık<br />

vadisi içinde<br />

iddia ettiğimiz<br />

butik hastane<br />

hizmetinde, tüm<br />

hastalarımızın<br />

ihtiyaçlarına<br />

yönelik<br />

kişiselleştirilmiş hizmet anlayışıyla<br />

fark yaratacağız.”<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

41


AKTÜEL<br />

Eklem ağrılarının giderilmesinde<br />

Nutraxin Artroflex gücü<br />

Nutraxin Marka Müdürü Gökşen Taşcı Tabakoğlu; “Eczacılara ve eczane<br />

çalışanlarına yönelik eğitimlere ve bilgilendirme ağına çok önem<br />

veriyoruz”<br />

itibari ile Biota Laboratuvarları’nda<br />

<strong>Medikal</strong> Eğitim Müdürü olarak<br />

göreve başladım. 2016 sonu itibariyle<br />

de Biota Laboratuvarları’nın Gıda<br />

Takviyeleri Grubunun pazarlama<br />

stratejilerine yön vermekten<br />

sorumlu Marka Müdürü olarak görev<br />

yapmaktayım.<br />

Vitamin ve mineral besin takviyesi<br />

konusunda Türkiye’nin önde gelen<br />

markası Nutraxin’in osteoartrit<br />

başta olmak üzere eklem ağrılarının<br />

görüldüğü durumlarda ve yoğun<br />

tempoda spor yapanlarda; eklem<br />

hasarının oluşmasını ve ilerlemesini<br />

yavaşlatmak , ortaya çıkan eklem<br />

ağrının azalması ve giderilmesi<br />

için geliştirdiği Artroflex, içeriğinde<br />

yer alan özel formülasyon ve etki<br />

mekanizması ile kendini kanıtlamış<br />

bir ürün olma özelliği taşıyor. Biota<br />

Marka Müdürü Gökşen Taşcı Tabakoğlu<br />

Laboratuvarları tarafından geliştirilen<br />

bu ürünü Marka Müdürü Gökşen Taşcı<br />

Tabakoğlu ile yaptığımız röportajda<br />

daha yakından tanıyoruz…<br />

Öncelikle kısaca sizi tanıyabilir<br />

miyiz?<br />

İstanbul doğumluyum. Uludağ<br />

Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nü<br />

bitirdim. İş yaşamına 2006 yılında<br />

GNC şirketinde satış departmanında<br />

başladım. GNC’deki 8 yıllık yöneticilik<br />

kariyerimden sonra, Nisan 2014 tarihi<br />

Nutraxin markası adı altında<br />

birçok ürününüz var ürünlerin<br />

içeriklerinden kısaca bahsedebilir<br />

misiniz?<br />

“Nutraxin ürünleri 26 farklı çeşit ile<br />

sağlık ihtiyaçlarına güvenle destek<br />

vermektedir.<strong>2017</strong> yılını Ar-Ge’mizde<br />

geliştirmekte olduğumuz çalışmaları<br />

sonlandırarak 45 farklı çeşit ile<br />

tamamlamayı hedefliyoruz. Ürün<br />

gamımızda başlıca glukozaminler,<br />

balık yağları, vitamin-mineraller, diyet<br />

destek ürünleri ve özel destekler yer<br />

almaktadır. Bahsettiğim serilerdeki<br />

ürünlerde ilgili komitelerce önerilen<br />

dozlara uyum sağlanarak güçlü etkiye<br />

yönelik oluşturulmuş formüllerde<br />

muadilsiz olmayı hedefliyoruz.<br />

Örneğin eklem serimizin 2. ürünü<br />

olarak yeni geliştirdiğimiz Artroflex<br />

Hya C II’de, ‘’Harekette Artroflex Hya<br />

C II farkı’’ söylememiz ile eklem<br />

dokusu için klinik çalışmalarca<br />

ispatlanmış Glukozamin, Kondroitin ve<br />

MSM’i Tip 2 Kolajen, Hyaluronik Asit<br />

ve C vitamini ile birlikte sunuyoruz.<br />

Bu ürün hem hekimlerimiz hem de<br />

eczacılarımızın önerilerinde büyük ilgi<br />

görmekte. Bunun yanı sıra Big Energy<br />

günlük iş yapabilme kapasitesinde<br />

artış sağlatmaya, enerji seviyemizi<br />

yükseltmeye yönelik Ginseng, Kafein,<br />

Keçiboynuzu ve Zencefil içeriği ile<br />

çok iyi de bir adaptojen olarak fayda<br />

sağlıyor.<br />

42<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Yeni geliştirdiğimiz ve lansmanını<br />

kısa bir süre içerisinde<br />

gerçekleştireceğimiz diyet ürünleri<br />

serimiz Quickslim ile kilo kontrol<br />

programlarında ihtiyacımız olan<br />

desteği vermeye yönelik aktifler bir<br />

arada sunuluyor. Multi vitaminlerimiz<br />

de kadın ve erkek sağlığına<br />

özel vitamin, mineral, bitki ve<br />

antioksidanlara yer veriyoruz. Kadın<br />

ve erkeğin ihtiyacı farklıdır diyerek<br />

özel formulasyonlar oluşturuyoruz.<br />

Son olarak Omega-3 ve Coenzyme<br />

Q10’i tek kapsülde birleştirerek<br />

‘’Balık yağından fazlasını isteyin’’<br />

diyor, anti-aging programlarının en<br />

önemli destekleyicisi oluyoruz.”<br />

Yeni geliştirdiğiniz Artfoflex<br />

ürününüzün hangi durumlarda<br />

kullanıldığını öğrenebilir miyiz?<br />

“Nutraxin’in Osteoartrit başta<br />

olmak üzere eklem ağrılarının<br />

görüldüğü durumlarda ya da yoğun<br />

tempoda spor yapanlarda; eklem<br />

hasarının oluşmasını ve ilerlemesini<br />

yavaşlatmak, ortaya çıkan eklem<br />

ağrısının azalması ve giderilmesi<br />

için geliştirdiği Artroflex, içeriğinde<br />

yer alan 5 aktiften oluşan özel<br />

formülasyon ve etki mekanizması<br />

ile kendini kanıtlamış bir ürün olma<br />

özelliği taşımaktadır. Ocak 2015’te<br />

Life Science dergisinde yayınlanan<br />

Artroflex’in kondroprotektif<br />

etkinliğine yönelik gerçekleştirilen<br />

deneysel çalışmamız mevcut.<br />

Yapılan deneysel çalışmada (deney<br />

hayvanları kullanılarak yapılan<br />

çalışmalar) sıçanların diz ekleminde<br />

meydana gelen kıkırdak doku<br />

hasarının, Artroflex uygulaması<br />

sonucunda gerilediği moleküler<br />

biyolojik ve histopatolojik analizlerle<br />

kanıtlanmıştır. Öyle ki, Artroflex<br />

uygulaması yapılan deney grubunda<br />

hayvanlarda kıkırdak dokuda<br />

hasara ve ödeme yol açan TNFalfa<br />

ile IL-1a’nın sentezinde ciddi<br />

oranda azalma tespit edilmiştir. Bu<br />

moleküller, dokularda biriktiğinde<br />

inflamasyona (yangı) neden olarak<br />

kızarıklık, yanma, ödem ve ağrıya<br />

neden olurlar.”<br />

Artfoflex kullanması uygun<br />

olmayan hasta grupları var mıdır?<br />

“Ürünümüzün Tip 1 diyabet ve<br />

kanser gibi özel durumlarda<br />

doktora danışılarak kullanılmasını<br />

öneriyoruz. Bunun dışında herhangi<br />

bir ilaç etkileşimi ya da uyarı<br />

vermiyoruz. Diabetes Care’de<br />

yayınlanan çalışmaya göre, günde 3<br />

kez 500 mg Glukozamin kullanımının<br />

glisemik kontrolü, lipit profili veya<br />

apo AI seviyeleri üzerinde belirgin<br />

etkiye rastlanmadığı bilinmektedir.<br />

Ürünümüzde, Glukozamin NaCl<br />

tuzu yerine HCl formunda olduğu<br />

için hipertansif hastalarda güvenli<br />

kullanımı olanağı da sunmaktadır.<br />

Osteoartrit, 25-35 yaş arası %0,1<br />

oranında görülürken; 65 yaş<br />

sonrasında bu oran %80’lerin üzerine<br />

çıkmaktadır. Özellikle ileri yaş grubu<br />

hastalarda sık görülen bir rahatsızlık<br />

olması ve bu hastaların büyük<br />

çoğunluğunda da hipertansiyon<br />

öyküsünün yer alması kullanılacak<br />

üründe bu özelliğin daha da önemli<br />

olduğunu vurguluyor.”<br />

Vitamin ve besin takviyeleri<br />

konusunda insanların kafasında<br />

hala soru işaretleri var, bu konuda<br />

neler söylemek istersiniz?<br />

“Yaşam ve beslenme şekillerindeki<br />

hızlı değişim gıda takviyesi<br />

kullanımına olan ihtiyacı ortaya<br />

çıkarıyor. Türkiye’nin beslenme<br />

alışkanlıkları da son 20 yıl içerisinde<br />

büyük değişime uğramış durumda.<br />

Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri,<br />

hormonlar, tarım ilaçları kullanımı,<br />

besin değerlerinin azalmasına sebep<br />

olmakta. Ayrıca günlük ihtiyacımız<br />

olan vitamin ve mineralleri yeterli<br />

miktarda kaynağından alamamak,<br />

ne kadar dikkat etsek de gıdaların<br />

saklama, hazırlama ve pişirme<br />

hatalarından kaynaklanan besin<br />

içerik eksiklikleri ihtiyacımızı<br />

yükseltmekte. Vitamin ve gıda<br />

takviyesi bu eksiklikleri gidermemize<br />

yardımcı olarak, yaşam tempomuzda<br />

daha enerjik ve verimli olmamıza,<br />

hastalıklara karşı kendimizi<br />

korumamıza destek sağlayan bir<br />

misyon ile öne çıkıyor. Aynı zamanda<br />

hekimlerin de tedavi protokollerinde<br />

ortomoleküler tedaviye yönelmesinin<br />

de takviye edici gıda kullanımının<br />

önemini artırmakta olduğunu<br />

söylemekte yarar var.”<br />

Ecza kanalında kullanım ve<br />

tavsiyelerle ilgili sizin eczacılarla<br />

çalışmalarınız var mıdır?<br />

“Ürünlerimizin satışının sadece<br />

eczanelerde olduğunu tüm tanıtım<br />

faaliyetlerimizde vurguluyoruz.<br />

Türkiye’de eczacılarımıza<br />

inanılmaz bir güven var. Bizler<br />

de eczacılarımızın danışman<br />

kimliği ile ihtiyacın belirlenerek<br />

doğru ürünün doğru tüketici ile<br />

buluşmasını istiyoruz. Türkiye<br />

genelinde eğitim kadromuz ile her<br />

ay düzenli bireysel ve toplu eczane<br />

eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Ürün<br />

bilgilerimizi son çıkan araştırmalar<br />

ile eczacılarımıza aktarıyor ve<br />

eczane çalışanları ile de özel eğitim<br />

programları planlıyoruz. Eczane<br />

çalışanlarına özel hazırladığımız<br />

eğitim materyallerimizi,<br />

danışanlardan gelecek sorular<br />

ışığında yardımcı olmak üzere<br />

kendilerine iletiyoruz. <strong>Medikal</strong><br />

kadromuzda da eczacılar ile birlikte<br />

çalışıyoruz. Faydayı sunmaya yönelik<br />

en doğru bilgiyi ve çözüm önerilerini<br />

birlikte bulmaya çalışıyoruz. Yeni<br />

geliştireceğimiz ürünlerde de<br />

Türkiye’nin önde gelen eczacılık<br />

fakülteleri ile iş birliği içerisindeyiz.<br />

Özetle, eczacılara ve eczane<br />

çalışanlarına yönelik eğitimlere<br />

ve bilgilendirme ağına çok önem<br />

veriyoruz.”<br />

Son olarak eklemek istediklerinizi<br />

öğrenebilir miyiz?<br />

“Nutraxin ürünleriyle hedefimiz<br />

ülkemizde olduğu kadar dış<br />

pazarlarda da global marka olma<br />

yolunda hızla ilerlemek. Bunun için<br />

ürün gamımızı Türkiye’nin beslenme<br />

alışkanlıkları raporlarını inceleyerek,<br />

son çıkan çalışmaları baz alarak,<br />

Ar-Ge merkezimizdeki titizlikle<br />

yürütülen çalışmalarla artırmayı<br />

hedefleyerek, tüketici sağlığına değer<br />

katmaya devam edeceğiz.”<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

43


AKTÜEL<br />

Nutraxin Artroflex power in eliminating joint aches<br />

Nutraxin Brand Manager Goksen Tasci Tabakoglu, “We attach great<br />

importance to the training and information network for pharmacists and<br />

pharmacy employees”<br />

Turkey’s leading brand of vitamin<br />

and mineral nutrition, Nutraxin<br />

developed Artroflex especially<br />

for joints of pain in osteoarthritis<br />

when seen in intense tempo sports<br />

and reduction and elimination of<br />

articular pain, slows down the<br />

progression of joint damage and is<br />

a proven product with its special<br />

formulation and action mechanism in<br />

its content. Let’s see more about this<br />

product, which was developed by Biota<br />

Laboratories, from Brand Manager<br />

Goksen Tasci Tabakoglu.<br />

First of all, can we recognize you<br />

briefly?<br />

I was born in Istanbul. I graduated<br />

from Biology Department, Uludag<br />

University. I started work life in sales<br />

department of GNC company in<br />

2006. After my 8 year career in GNC,<br />

I started as a Medical Education<br />

Director at Biota Laboratories as of<br />

April 2014. As of the end of 2016, I<br />

am Brand Manager for directing the<br />

marketing strategies of the Biota<br />

Laboratories Food Substance Group.<br />

with the formulas that are designed<br />

for strong effect by adapting to the<br />

recommended doses of the relevant<br />

committees. For example, Artroflex<br />

Hya C II, which we have recently<br />

developed as a product of the joint<br />

series, has been proven clinically for<br />

joint articulation with “difference in<br />

Arturoflex Hya C II in movement’’ we<br />

offer Glucosamine, Chondroitin and<br />

MSM Type 2 Collagen, Hyaluronic<br />

Acid and together with Vitamin C. This<br />

product has great interest both in the<br />

recommendations of our physicians<br />

and pharmacists. In addition to this,<br />

Big Energy is also very good as an<br />

adaptogen with its Ginseng, Caffeine,<br />

Carob and Ginger contents to increase<br />

the daily capacity to work, to raise our<br />

energy level. Quickslim is a series of<br />

diet products that we have recently<br />

developed and will be launched in a<br />

short period of time. We provide the<br />

support we need in the weight control<br />

programs together. Our multi vitamins<br />

also include vitamins, minerals, herbs<br />

and antioxidants which are special<br />

for women and men’s health. We<br />

create special formulations by saying<br />

that the needs of women and men<br />

are different. Finally, we combine<br />

Omega-3 and Coenzyme Q10 in a<br />

You have many products under the<br />

name of Nutraxin brand. Can you<br />

briefly tell us about the contents of<br />

the products?<br />

Nutraxin products are supported<br />

by 26 different varieties with<br />

confidence in their health needs. We<br />

are aiming to complete 45 different<br />

types by ending the studies we have<br />

been developing in our R & Our<br />

product range includes mainly<br />

glucosamines, fish oils, vitaminminerals,<br />

dietary supplements and<br />

special supplements. In the products<br />

I mentioned, we aim to be compatible<br />

44<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

single capsule to say, “Ask for more<br />

of the fish oil” and we are the most<br />

important supporter of anti-aging<br />

programs.<br />

Can we find out where your new<br />

Artfoflex product is being used?<br />

Nutraxin has been shown to<br />

cause pain in joints, especially<br />

osteoarthritis, or in intense tempura<br />

sports; Artroflex, which has been<br />

developed for the reduction and<br />

elimination of articular pain, slows<br />

down the progression of joint<br />

damage and is characterized by<br />

a special formulation and action<br />

mechanism that is active in its<br />

content. We have an empirical study<br />

of the chondroprotective effect of<br />

Artroflex published in Life Science<br />

magazine in January 2015. In<br />

the experimental study carried<br />

out (studies using experimental<br />

animals), cartilage tissue damage in<br />

the knee joint of rats, Artroflex has<br />

been proven by molecular<br />

biological and histopathologic<br />

analyzes of the application. Thus,<br />

in the experimental group in which<br />

Artroflex administration was<br />

performed, there was a serious<br />

decrease in the synthesis of TNFalpha<br />

with IL-1a, which causes<br />

damage and payment of cartilage<br />

tissue in animals. These molecules<br />

cause redness, burning, edema<br />

and pain when they accumulate<br />

in tissues, causing inflammation<br />

(inflammation).<br />

Are there any groups of patients<br />

who are not eligible to use<br />

Artfoflex?<br />

We recommend that our product be<br />

used in consultation with a doctor<br />

in special circumstances, such as<br />

Type 1 diabetes and cancer. Apart<br />

from that, we do not give any drug<br />

interaction or warning. According<br />

to the study published in Diabetes<br />

Care, it is known that the use of 500<br />

mg Glucosamine 3 times daily does<br />

not show any significant effect on<br />

glycemic control, lipid profile or apo<br />

AI levels. Since our product is in the<br />

form of HCl instead of Glucosamine<br />

NaCl salt, it also offers safe use in<br />

hypertensive patients. Osteoarthritis<br />

was seen in 0.1% of patients<br />

aged 25-35 years; after 65 years<br />

of age, this ratio exceeds 80%. It<br />

emphasizes that this feature is even<br />

more important, especially when the<br />

older age group is a common illness<br />

in patients, and the vast majority of<br />

these patients have hypertension<br />

history.<br />

People still have questions<br />

about vitamin and nutritional<br />

supplements, what would you like<br />

to say in this regard?<br />

The rapid change in the way of life<br />

and nutrition brings out the need<br />

for food supplementation. Turkey’s<br />

eating habits have also undergone<br />

major changes over the last<br />

20 years. The use of additives,<br />

hormones, pesticides in food<br />

causes decrease in nutritional<br />

value. In addition, we can not<br />

get enough of the vitamins and<br />

minerals we need daily, but we lack<br />

the nutrient deficiencies caused<br />

by food storage, preparation and<br />

baking mistakes. Vitamin and<br />

food supplement help us to get<br />

rid of these shortcomings, and<br />

life stands out with a mission<br />

that is not energetic and efficient<br />

at our pace, and can not protect<br />

ourselves against diseases. It<br />

is also worth mentioning that<br />

physicians are also increasing the<br />

importance of supplemental food<br />

use in orthomolecular treatment of<br />

treatment protocols.<br />

Do you have work with pharmacists<br />

on the use and advice on the<br />

pharmacy side?<br />

We emphasize in all our<br />

promotional activities that the<br />

sale of our products is only in the<br />

pharmacies. Our pharmacists<br />

in Turkey have an incredible<br />

confidence. We also want our<br />

pharmacists to meet the right<br />

consumer with the correct product<br />

by determining the need for<br />

consultant identity. We regularly<br />

conduct individual and collective<br />

pharmacy trainings every month<br />

with our training card in Turkey. We<br />

transfer our product information to<br />

our pharmacists through the latest<br />

research and plan special education<br />

programs with pharmacy staff. We<br />

communicate the training materials<br />

we have specially prepared to help<br />

them to our pharmacy staff with<br />

questions from our clients. We work<br />

with pharmacists in our medical<br />

staff. We are trying to find the right<br />

information and solutions to offer<br />

the benefit together. We are in a<br />

business alliance with the leading<br />

pharmacy faculties of Turkey in the<br />

products we will develop new. To<br />

sum up, we attach great importance<br />

to the training and information<br />

network for pharmacists and<br />

pharmacy workers.<br />

Finally, can we learn what you<br />

want to add?<br />

Nutraxin products with our target<br />

in our country as well as foreign<br />

markets is become a global brand<br />

in rapidly progress. We will continue<br />

to add value to consumer health<br />

by targeting our product range to<br />

increase with the rigorous studies<br />

carried out in our R & D center<br />

based on recent studies and by<br />

reviewing Turkey’s nutritional habits<br />

reports.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

45


AKTÜEL<br />

Dünyagöz ile görmeye devam edecek<br />

Hipofiz adenomu rahatsızlığı sadece sağ gözünde 1 metrelik görme hissi<br />

kalan Hasan Seymen, Op. Dr. Levent Akçay tarafından gerçekleştirilen<br />

operasyonda kendisine takılan Scharioth Makula lensi sayesinde, sağ<br />

gözünü kullanmaya devam edebilecek<br />

Operasyon öncesinde, sol gözündeki<br />

görme hissini tamamen kaybeden<br />

ve sağ gözünde gittikçe azalarak<br />

1 metrelik bir görüş mesafesine<br />

sahip olan Seymen, Dünyagöz<br />

Pendik’te gerçekleştirilen operasyon<br />

ile bu görüş mesafesini koruyarak<br />

normal hayatını sürdürmeye devam<br />

edebilecek. Hipofiz adenomu<br />

rahatsızlığı nedeniyle geçirdiği<br />

ameliyat sonrasında görme duyusunu<br />

büyük ölçüde kaybeden Seymen,<br />

sağ gözüne takılan lens sayesinde<br />

1 metreye kadar görmeye devam<br />

edecek. Gördüğü her cismi büyüten<br />

Scharioth Makula lensi ile hasta,<br />

cisimleri seçebilecek ve günlük<br />

hayatında rahat edecek.<br />

Ameliyat ile ilgili bilgiler paylaşan Op.<br />

Dr. Akçay; “Hastamız 50 yaşında ve<br />

daha önce hipofiz adenomu nedeniyle<br />

ameliyat olmuş. Ne yazık ki hiç<br />

görmeyen sol gözüne yapabileceğimiz<br />

bir müdahale bulunmuyordu. Ancak<br />

günlük yaşamını sürdürmesini<br />

sağlayan ve görme duyusu gittikçe<br />

azalan sağ gözüne taktığımız<br />

Scharioth Makula lensi sayesinde<br />

hastamız, 1 metreye kadarki cisimleri<br />

büyütülmüş ve kısmen net olarak<br />

görmeye devam edebilecek. Bu<br />

lensler, teleskopik gözlük verdiğimiz<br />

hastalardaki gözlüklerin lenslerine<br />

benziyor. Bu lenslerin takıldığı<br />

operasyonlar, özellikle sarı nokta<br />

hastalığı sebebiyle göremeyen<br />

kişiler için ideal ve uygulamadan<br />

faydalanabilecek binlerce hasta<br />

bulunuyor. Özellikle görme<br />

kapasitesini kaybetmiş sarı nokta<br />

hastalarında Scharioth lensi yeni bir<br />

çözüm sağlıyor.” şeklinde konuştu.<br />

Dunyagoz Eye Hospital improves near visual acuity<br />

Hasan Seymen who only has a 1 meter visual sensation in the right eye due to the<br />

pituitary adenomatous disorder, can continue to use his right eye thanks to the<br />

Scharioth Makula lens attached to him in the operation performed by Op. Dr. Levent<br />

Akcay of Dunyagoz Eye Hospital.<br />

New injectable add-on lens can<br />

improve reading vision in patients<br />

with macular disease. Op. Dr. Levent<br />

Akcay of Dunyagoz Eye Hospital<br />

informs about Scharioth Macula Lens.<br />

Implantation of the add-on Scharioth<br />

Macula Lens (A45 SML, Medicontur,<br />

Hungary) can improve the near visual<br />

acuity of pseudophakic patients with<br />

age-related macular degeneration<br />

(AMD) without impairing their<br />

distance visual acuity, according to<br />

the results of a prospective European<br />

multicentre clinical trial presented at<br />

the XXXIV Congress of the ESCRS in<br />

Copenhagen, Denmark.<br />

A number of external magnifying<br />

devices are currently available for use,<br />

but all of these restrict field of view,<br />

causing discomfort and therefore<br />

limited acceptance by patients. With<br />

this in mind, an increasing amount<br />

of focus has been placed on visual<br />

rehabilitation of these patients<br />

using optical principles. A variety<br />

of intraocular implants including<br />

intraocular telescopic systems<br />

and intraocular lenses (IOLs) have<br />

recently become available. Most of<br />

these intraocular magnifying IOLs<br />

are based on the Galilean telescope<br />

principle and have the downsides<br />

of requiring a very large incision<br />

to implant them and they severely<br />

impact the visual field.<br />

46<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


Profesyonel<br />

Çözümler<br />

24 yıldır<br />

yenilikçi ve güvenilir medikal<br />

ürünleri sağlık profesyonelleri ile<br />

bulușturuyoruz<br />

www.multikan.com.tr


AKTÜEL<br />

Irak Sağlık Heyeti’nden Dünyagöz’e ziyaret<br />

Göz sağlığı konusunda geçtiğimiz<br />

yıl içinde büyük atılımlar yapan ve<br />

kullandığı en son teknoloji cihazların<br />

yanı sıra uzman hekim kadrosuyla da<br />

hastalarının sorunlarına çözümler<br />

getirmeye devam eden Dünyagöz<br />

Ankara, Irak Sağlık Turizmi Heyeti<br />

tarafından ziyaret edildi. Dünyagöz<br />

Ankara’yı ziyaret eden Irak Sağlık<br />

Turizm Heyeti için düzenlenen bir<br />

saatlik hastane turunda pediyatrik<br />

oftalomoji, medical estetik, katarakt<br />

ve lazer birimleri gezdirilirken,<br />

kullanılan cihazlar, teşhis ve tanı<br />

yöntemlerinin yanı sıra uygulanan<br />

tedaviler hakkında da bilgiler<br />

paylaşıldı.<br />

Heyet ile birlikte gelen Irak merkezli<br />

Rudaw TV’den Zerrin Kamaran<br />

Abdulkarim, Doç. Dr. Volkan Hürmeriç<br />

ile gerçekleştirdiği röportajda SMILE<br />

teknolojisi üzerine konuştu. Op.<br />

Dr. Erhan Yılmazkurt, aralarında<br />

Irak’ın önde gelen göz doktorları<br />

ve pesiyatristlerinin bulunduğu<br />

heyete gezi sırasında Femto Saniye<br />

Lazer teknolojisi ve multifocal lens<br />

operasyonları hakkında detaylı bilgiler<br />

verdi.<br />

Visit to Dunyagoz Eye Hospital from<br />

Iraq Health Board<br />

Iraq Health Tourism Committee<br />

visited Dunyagoz Ankara which made<br />

great leaps in eye health last year and<br />

continues to provide solutions to the<br />

problems of its patients with the latest<br />

technology devices used by specialist<br />

physicians. While touring pediatric<br />

ophthalmology, medical aesthetics,<br />

cataracts and laser units in the one<br />

hour hospital tour organized for Iraq<br />

Health Tourism Mission to Ankara,<br />

Dunyagoz Eye Hospital shared<br />

information about used devices,<br />

diagnosis and diagnostic methods as<br />

well as applied treatments.<br />

Zerrin Kamaran Abdulkarim from<br />

Iraq-based Rudaw TV who came with<br />

the delegation in an interview with<br />

Assoc. Dr. Volkan Hurmeric, he spoke<br />

on SMILE technology. Op. Dr. Erhan<br />

Yilmazkurt gave detailed information<br />

about Femto Saniye Laser technology<br />

and multifocal lens operations during<br />

the excursion including the leading<br />

ophthalmologists and pesiatrists in<br />

Iraq.<br />

48<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Hidradenit hastalarına özel medikal giysi<br />

AbbVie ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi dünyada bir ilke imza<br />

attı ve Hidradenit hastalarına özel medikal giysi tasarladı<br />

Dünyanın en ciddi ve karmaşık<br />

hastalıklarına yönelik ileri<br />

tedaviler geliştirerek tıbbın<br />

hizmetine sunmak üzere faaliyetlerini<br />

sürdüren global biyofarma şirketi<br />

AbbVie ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar<br />

Üniversitesi ETAM Endüstri Ürünleri<br />

Tasarımı Uygulama ve Araştırma<br />

Merkezi, Hidradenitis Suppurativa<br />

(Hidradenit) hastaları için bir ilke<br />

imza attı. Gerçekleştirilen işbirliğiyle<br />

dünyada ilk kez Hidradenit hastaları<br />

için özel medikal giysi tasarlandı.<br />

Bir Hidradenit hastasının günlük<br />

hayatta karşılaştığı zorluklar<br />

göz önüne alınarak yola çıkılan<br />

projede üniversite, hastalar ve<br />

hekimlerle işbirliğinin ardından<br />

çalışmalara başlandı. Hidradenit<br />

hastalarının nelere ihtiyaç duyulduğu<br />

derinlemesine araştırılırdı ve<br />

hastaların günlük hayatlarını<br />

kolaylaştırmak hedeflendi.<br />

Konu hakkında konuşan Hacettepe<br />

Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />

Hastanesi’nden Prof. Dr. Nilgün<br />

Atakan, “Hidradenit’in yol açtığı<br />

lezyonlar son derece rahatsızlık verici<br />

ve ağrılı olabildiğinden bu hastalıkla<br />

yaşayanların yaşam kalitesi çoğu<br />

zaman olumsuz etkileniyor. Hidradenit<br />

hastaları günlük hayatlarını<br />

sürdürürken birçok zorlukla karşı<br />

karşıya kalıyor. Hastalar vücutlarında<br />

bulunan kistleri ve yaraları çekinceleri<br />

sebebiyle yakınlarına bile söylemekte<br />

güçlük çekiyorlar, çoğu zaman<br />

saklıyorlar. Her sabah uyandıklarında<br />

ne giyineceklerini bilemiyorlar, çünkü<br />

50<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

bu yaraları rahat ettirebilecek ve<br />

iyileşme sürecini yavaşlatmayacak<br />

giysileri bulmak hiç kolay değil.<br />

Hidradenit hastaları için medikal giysi<br />

tasarımı projesinin kendileri için çok<br />

kıymetli olduğunu aktaran Mimar<br />

Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi<br />

ETAM Endüstri Ürünleri Tasarımı<br />

Uygulama ve Araştırma Merkezi<br />

Müdürü Yrd. Doç. Dr. Tengüz Ünsal<br />

ve Prof. Dr. Süha Erda “MSGSÜ<br />

ETAM Merkezi olarak toplumun<br />

farklı ihtiyaçlarına yönelik projeler<br />

geliştirmek her zaman önceliğimiz<br />

oldu. Bugüne kadar pek çok kurum ve<br />

kuruluşla başarılı ve özgün tasarımlar<br />

gerçekleştirdik. Projelerimizde<br />

sadece teknik mükemmellik değil,<br />

bireylerin hayatını kolaylaştırma,<br />

hatta değiştirme özelliği olmasına<br />

çok önem veriyoruz” dedi. Tekstil<br />

ve hazır giyim üreticilerine çağrı<br />

yapan Prof Dr. Süha Erda, Ar-ge<br />

konusunda iddialı firmaları; tüm<br />

dünyada ilgi çekebilecek ve önemli<br />

bir boşluğu dolduracak bu ürünü<br />

hayata geçirmeye davet etti. Prof.<br />

Dr. Erda ayrıca ETAM olarak bu<br />

konuda üreticilere her türlü bilgi ve<br />

danışmanlık vermeye hazır olduklarını<br />

ekledi.<br />

AbbVie Genel Müdürü Dr. Mete<br />

Hüsemoğlu, ‘’AbbVie olarak hastaların<br />

ve toplumun bilinçlenmesine<br />

destek olan, hastalıklar hakkında<br />

farkındalık yaratma amacı taşıyan,<br />

hastalar ve ailelerinin bilgilenmesini<br />

sağlayan projelere her zaman öncelik<br />

veriyoruz. Hidradenit hastalarının<br />

günlük yaşamlarında karşılaştıkları<br />

güçlükleri ortaya koymak, hastalık,<br />

belirtileri ve erken teşhis konusunda<br />

farkındalık yaratmak amacı ile Mimar<br />

Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi<br />

ETAM Endüstri Ürünleri Tasarımı<br />

Uygulama ve Araştırma Merkezi ve<br />

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi<br />

Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar<br />

Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.<br />

Nilgün Atakan’ın katkıları ile hayata<br />

geçen böyle anlamlı bir projenin<br />

parçası olmaktan dolayı çok mutluyuz.<br />

Proje süresince desteklerini<br />

esirgemeyen tüm paydaşlarımıza<br />

teşekkür ederiz.’’ dedi.<br />

Hidradenitis Suppurativa<br />

(Hidradenit) kronik ağrılı ve<br />

iltihaplı bir cilt hastalığıdır.<br />

Lezyonlar genelde koltuk<br />

altlarıyla kasıklarda,<br />

kalçalarda ve memelerin<br />

altında görülür. Hidradenit,<br />

hastaların günlük yaşamını,<br />

çalışma olanağını, fiziksel<br />

aktivitelerini ve duygusal<br />

durumunu büyük düzeyde<br />

etkilemektedir.<br />

52<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Artık gençler sağlığı tercih ediyor!<br />

Beykoz Üniversitesi, alanında uzman akademik kadrosuyla sağlık<br />

alanında iddialı programlara imza atıyor<br />

yöntemi ile oluşturulmuş özel eğitim<br />

programını uygulayacağız. Nitelikli<br />

sağlık personeli yetiştirilmesinde<br />

uygulamalı eğitimin önemini ele alan<br />

bu programlarımızla, öğrencilerimizin<br />

tüm dönem boyunca mesleğe ilişkin<br />

yoğun uygulama içerisinde olması<br />

Beykoz Üniversitesi’nin ayrıcalığı”<br />

diyor.<br />

Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan<br />

Türkiye hem genç hem yaşlı<br />

nüfus artış oranı yüksek olan<br />

bir ülke. Türkiye İstatistik<br />

Kurumu’nun (TÜİK) 2016 verilerine<br />

göre; 15-24 yaş arası gençler,<br />

toplam nüfusun yüzde 16.3’ünü,<br />

65 ve üzeri nüfus ise yüzde 8.3’ünü<br />

oluşturuyor. Nüfusa paralel olarak<br />

Türkiye genelinde, özellikle kamu<br />

ve özel sektörde yataklı tedavi<br />

kurumlarında görülen artış, nitelikli<br />

sağlık personeline olan gereksinimi<br />

de artırdı. Beykoz Üniversitesi Meslek<br />

Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülten<br />

Kaptan, günümüzde nitelikli insan<br />

gücüne sahip olmanın, sürdürülebilir<br />

kalkınma ve rekabetin temel koşulu<br />

olduğunu söylüyor.<br />

olanağı yüksek 8 sağlık programı<br />

hazırladıklarını dile getiren Gülten<br />

Kaptan; “Üniversitemizde, Türkiye’de<br />

ihtiyaç duyulan sağlık teknikerlerini<br />

yetiştireceğiz. Geleceğin sağlıkçılarını<br />

yetiştirirken, yetkin akademik<br />

kadromuzun yanı sıra, 3 dönem<br />

okulda 1 dönem hastane ya da sağlık<br />

kuruluşunda olmayı ifade eden 3+1<br />

‘Ülkemize artı değer katacağız’<br />

Beykoz Üniversitesi’nin alanında<br />

uzman akademik kadrosuyla sağlık<br />

alanında iddialı programlara imza<br />

attığını vurgulayan Gülten Kaptan;<br />

“Türkiye’de en çok ihtiyaç duyulan<br />

ve istihdam olanağı yüksek olan<br />

programlarını bir araya getirerek,<br />

sağlık sektörüne ve ülkemize artı<br />

değer kazandırmayı hedefliyoruz”<br />

dedi.<br />

İşte Meslek Yüksekokulu’ndaki<br />

programlar:<br />

• Ameliyathane Hizmetleri<br />

• Diyaliz<br />

• Fizyoterapi<br />

• İlk ve Acil Yardım<br />

• İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

• Odyometri<br />

• Sosyal Hizmetler<br />

• Tıbbi Görüntüleme <strong>Teknik</strong>leri<br />

İstihdam olanağı yüksek 8 sağlık<br />

programı<br />

Beykoz Üniversitesi bünyesinde<br />

yeni açılan Meslek Yüksekokulu ile<br />

üniversite adayı gençlere istihdam<br />

54<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Now young people<br />

prefer health!<br />

Beykoz University is launching ambitious programs in the field of<br />

healthcare with its expert academic staff<br />

Turkey is a country with a high population growth<br />

rate both young and old. According to the data of<br />

the Turkish Statistical Institute (TURKSTAT) 2016;<br />

Young people aged 15-24 make up 16.3 percent of the total<br />

population, 65 percent, and the population over 8.3 percent.<br />

Parallel to the population, the increase seen in the inpatient<br />

treatment institutions in Turkey, especially in the public<br />

and private sector, increased the need for qualified health<br />

personnel. Professor of Beykoz University Vocational School.<br />

Dr. Gulten Kaptan says that having qualified human power<br />

today is the basic condition for sustainable development and<br />

competition.<br />

8 health programs with high employment potential<br />

Gulten Kaptan, voicing that they have prepared 8 health<br />

programs with high employment opportunities for<br />

the newly opened Vocational School and the<br />

university candidates within the Beykoz<br />

University. “In our university, we will bring up<br />

the health technicians needed in Turkey. In<br />

raising future healthcare providers, we will<br />

implement a special education program<br />

created with the 3 + 1 method which<br />

means to be in a hospital or health<br />

facility for 1 term in the school for 3<br />

terms, as well as for the competent<br />

academic staff. It is Beykoz<br />

University’s privilege that<br />

these programs, which<br />

address the importance<br />

of applied education in<br />

the training of qualified<br />

health personnel,<br />

and our students’<br />

intensive practice in the<br />

profession during the<br />

whole semester. “<br />

Pointing out that they have assertive programs in the field<br />

of health with expert academic staff in the field of Beykoz<br />

University, Gulten Kaptan said; “We aim to add value to<br />

the health sector and my country by bringing together the<br />

programs that are most needed in Turkey and have high<br />

employment opportunities”.<br />

Here are the programs in Vocational School:<br />

• Operating Room Services<br />

• Dialysis<br />

• Physiotherapy<br />

• First and Emergency Help<br />

• Occupational health and Safety<br />

• Audiometry<br />

• Social services<br />

• Medical Imaging Techniques.<br />

‘We will add value to our<br />

country’<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

55


AKTÜEL<br />

Bristol-Myers Squibb’de üst düzey atamalar<br />

Temmuz 2014’ten itibaren Bristol-Myers Squibb Türkiye Genel Müdürü<br />

olarak görev yapan Ahu Yazıcı, BMS Global Lösemi&Lenfoma Pazarlama<br />

ve Satış Direktörü pozisyonuna atanarak çalışma hayatına Princeton,<br />

ABD’de devam edecek. Haziran 2013’ten beri EU Pazarları İmmünoloji/<br />

Onkoloji Lideri rolünü başarıyla yürüten Ahu Yazıcı daha önce ise Türkiye<br />

Viroloji&Onkoloji Bölüm Direktörü ve bir dönem Avrupa Pazarları Sprycel<br />

Lideri olarak çalışmıştır.<br />

Bristol-Myers Squibb (BMS) Türkiye İş Stratejisi ve<br />

Operasyon Direktörü Tuğhan Demirbilek, CEEME<br />

Bölgesi Strateji ve Operasyon Lideri olarak atanarak<br />

çalışma hayatına Uxbridge, İngiltere’de devam<br />

edecek. BMS Türkiye’ye Ocak 2016’da katılan Tuğhan<br />

Demirbilek, ilaç ve sağlık alanında 17 yılı aşkın<br />

tecrübesiyle özellikle pazarlama, satış, strateji ve<br />

çok kanallı pazarlama konularında Pfizer, IMS ve<br />

Herbalife’da çeşitli ulusal ve uluslararası rollerde<br />

çalışmıştır.<br />

Ece Kaşıkçı, BMS Türkiye’ye 2014 yılında Finans Direktörü olarak katılmış ve<br />

stratejik iş önceliklerinin belirlenmesi ve yürütülmesi için Türkiye Genel Müdürü<br />

ile yakından çalışmıştır. Yüksek sorumluluk duygusu, güçlü takım çalışması,<br />

fonksiyonlar arası işbirliği sergilerken, BMS Türkiye’nin ticari başarısında kritik rol<br />

oynamıştır. 2015 yılında 7 ay boyunca İmmünoloji&Viroloji İş Birimi Direktörlüğü<br />

rolünü de mevcut finans görev ve sorumluluklarının üzerine ilaveten başarıyla<br />

tamamlamıştır. Ece Kaşıkçı, BMS’e katılmadan önce ilaç endüstrisinde güçlü bir<br />

deneyime sahiptir. Özellikle Abbott Laboratuvarları’nda Kıdemli Finans Analisti,<br />

Gilead’ta Finans Direktörü ve geçici Genel Müdür deneyimi bulunmaktadır. Ece<br />

Kaşıkçı son olarak interim olarak BMS Türkiye Genel Müdürü pozisyonuna<br />

atanmıştır.<br />

Hande Kaymakçalan Şahin, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat bölümü<br />

mezunu ve CPA sertifikasına sahiptir. BMS’te 19 yıldır çalışmaktadır. Bu<br />

süre boyunca Maliyet Muhasebecisi, Muhasebe Şefi, Kıdemli Finansal<br />

Planlama Analisti, Finansal Planlama&Analiz Müdürü olarak görev<br />

yapmıştır. Kendisi ayrıca Amerika’da “Internal Audit Programı” na<br />

katılmıştır. Son iki yıldır Kıdemli Finansal Planlama&Analiz Müdürü olarak<br />

çalışmaktadır ve Nisan 2016’dan bu yana İş Kontrol Fonksiyonu (BCF)<br />

sorumluluğunu üstlenmektedir. Hande Kaymakçalan Şahin, interim olarak<br />

BMS Türkiye Finans Direktörü pozisyonuna atanmıştır.<br />

56<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Bağırsak kanserinde genetik test dönemi<br />

Bağırsak hareketlerini doktorla konuşmak hayat kurtarabilir<br />

Türkiye’de Anadolu Sağlık<br />

Merkezi’nin iş birliği içerisinde<br />

olduğu Johns Hopkins<br />

Medicine’den Kolorektal Cerrahi<br />

Departmanı Direktörü Dr. Jonathan<br />

Efron herkesin bağırsak kanserine<br />

yakalanabildiğini, ancak 50 yaşın<br />

üzerinde bu riskin ciddi oranda<br />

arttığını belirterek; “50 yaşını aşmış<br />

bireylerin parmakla rektal muayene ve<br />

kolonoskopi yaptırması, aynı zamanda<br />

radyolojik testler ile kanser öncesi ya<br />

da kanser durumlarının incelenmesi<br />

tavsiye edilir. Eğer yakın akrabalardan<br />

birinde (anne, baba ya da kardeş gibi)<br />

kolorektal kanser öyküsü varsa testler<br />

daha erken de yapılabilir. Bu tarz<br />

taramalar önemlidir çünkü genelde<br />

kanserler prekanseröz lezyonlardan<br />

gelişir ve eğer erken bir safhada<br />

tespit edilirlerse hemen alınabilirler”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

Bağırsak kanseri hastaları genetik<br />

testlere tabi tutuluyor<br />

Hastanın değerlendirmesini<br />

zamanında ve doğru bir şekilde<br />

yapmak için Johns Hopkins<br />

Üniversitesi Hastanesi’nde bağırsak<br />

kanserine karşı çok disiplinli bir<br />

yaklaşım benimsendiğini vurgulayan<br />

Dr. Jonathan Efron; “Farklı branşların<br />

(onkoloji, cerrahi ve radyoloji<br />

gibi) uzmanları bir araya gelerek<br />

her bir olguyu tek tek tartışır ve<br />

hastanın spesifik ihtiyaçlarına<br />

uygun bir bakım planı hazırlar.<br />

Benzer şekilde, kolorektal kanserli<br />

hastaların neredeyse tamamı artık<br />

genetik testlere tabi tutulmaktadır.<br />

Bu sayede hastadaki spesifik gen<br />

bozukluklarına bakılmaktadır. Bu<br />

bilgi, hastanın cerrahiden sonra<br />

hangi tür kemoterapiye en iyi yanıtı<br />

vereceği konusunda hekimlerin karar<br />

vermesine yardımcı olur. Kolorektal<br />

kanser cerrahisi konusunda üç<br />

adet minimal invaziv yaklaşım<br />

bulunuyor. Laparoskopik yaklaşımda<br />

küçük kesilere kamera ve cihazlar<br />

yerleştirmek suretiyle kanserin tam<br />

olarak nerede olduğu anlaşılır. Daha<br />

sonra kolon ya da rektumun kanserli<br />

kısmı alınabilir. Transanal minimal<br />

invaziv cerrahide anüs içinden<br />

hareket ederek zor yerlerde rektum<br />

rahatlatılır. Robotik cerrahi sayesinde<br />

de kolon ve rektumun bazı kısımları<br />

alınıp daha sonra her şey tekrar yerli<br />

yerine konulabilir” dedi.<br />

Kolon kanseri bir kuşak atlıyor<br />

Anadolu Sağlık Merkezi Genel<br />

Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar;<br />

“Birinci derece akrabasında kolon<br />

kanseri bulunanlar, özellikle bu<br />

hastalar 45 yaşın altındaysa, kuşak<br />

atlayarak biri diğerinin birinci derece<br />

akrabasıysa ve üç kişide bulunursa<br />

kolon kanseri bakımından ciddi<br />

bir risk grubu oluşturur. Özellikle<br />

sigara içimi ve beslenme şeklinin de<br />

kanserin görülme sıklığında etkili<br />

oluyor. Kolon kanseri oluştuktan<br />

sonra hastalığın evresine göre<br />

hastaya farklı tedavi yöntemleri<br />

uygulanıyor. Biz ne yaparsak yapalım<br />

tümör biraz büyükse ve bağırsak<br />

kalın duvarının dışına çıkmışsa,<br />

orada lenf bezlerini büyütmüşse,<br />

iki ciddi sorun bizi bekler: Biri,<br />

kanserin hastanın karaciğer, kemik,<br />

Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Ağalar<br />

58<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

akciğer gibi organlarına geçmesi,<br />

diğeri ise, hastalığın olduğu yerde<br />

devam etmesi. Bu sebeple hastalığın<br />

evresinin çok iyi bir şekilde<br />

belirlenmesi gerekiyor“ dedi.<br />

Alt ve orta rektum kanser<br />

tedavilerinde ameliyat öncesi ışın<br />

tedavisi uyguladıklarını ifade eden<br />

Anadolu Sağlık Merkezi Genel<br />

Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ağalar tedavi<br />

sürecini ise; “Işın tedavisinin iki tipi<br />

var: biri geleneksel olarak 5 ila 5<br />

buçuk hafta süren uzun süreli ışın<br />

tedavisi, ki bu sürede hastalar aynı<br />

zamanda ilaç tedavisi de alıyorlar.<br />

Sonrasında hastayı, 5 buçuk ila 12.<br />

haftaya kadar bekleyip ameliyat<br />

ediyoruz. Diğeri de 5 günlük ışın<br />

tedavisi. Bu tedaviden sonra 2 ila 3<br />

gün içinde hastayı ameliyat ediyoruz.<br />

Işın tedavisi, tümörün küçülmesine,<br />

ışın tedavisinden önce mutlaka torbalı<br />

ameliyat gereksinimi olan hastayı<br />

torbasız ameliyat haline döndürmeye<br />

ve hastanın bağırsak fonksiyonlarını<br />

normal yoldan gerçekleştirmesine<br />

olanak sağlıyor” şeklinde anlattı.<br />

Yaklaşık 30 yıldır rektum kanseri<br />

tedavisinde altın standart kabul<br />

edilen ve minimalist yöntemlerle<br />

de uygulanan mezorektal eksizyon<br />

adı verilen cerrahinin daha da<br />

geliştirildiğini ifade eden Prof. Dr.<br />

Ağalar, bu ameliyatların ilerlemesinde<br />

laparoskopik (kapalı) veya robotik<br />

yöntemin katkısı olduğunu söyleyerek;<br />

“Robotik cerrahinin genel cerrahi<br />

alanında en avantaj sağladığı hastalık<br />

rektum kanseri. Robotik cerrahinin<br />

büyük ve yüksek çözünürlüklü<br />

görüntüleme, yüksek hareket kabiliyeti<br />

ve elimizdeki titremeleri sıfıra<br />

indirmesi gibi sağladığı avantajlar<br />

ameliyatta ve ameliyat sonrasında<br />

hasta açısından ciddi bir konfor<br />

sağlıyor; ameliyattaki kanama miktarı<br />

ve ameliyattan sonraki ağrı azalıyor,<br />

ameliyattan sonra işe dönüş süresi<br />

kısalıyor, taburculuk daha erken oluyor,<br />

bağırsak fonksiyonları ise çok erken<br />

dönüyor” açıklamasında bulundu.<br />

Anadolu Sağlık Merkezi <strong>Medikal</strong> Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Turhal<br />

Rakamlarla Kolon Kanseri<br />

Anadolu Sağlık Merkezi <strong>Medikal</strong><br />

Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar<br />

Turhal, kolon kanserine dünyadan ve<br />

Türkiye’den rakamsal verilerle dikkat<br />

çekerek şu bilgileri paylaşıyor;<br />

• Kolon kanseri, 182 ülkede takip edilen<br />

27 kanser arasında akciğer ve meme<br />

kanserinden sonra 3. sıradadır.<br />

• Her yıl dünyada 1 milyondan fazla<br />

insanın kolon kanserine yakalandığı<br />

tahmin ediliyor. Her 10 kanserden<br />

yaklaşık 1 tanesi kolon kanseridir.<br />

• Genel olarak dünyada 1985<br />

yılından beri kolon kanserinin sıklığı<br />

azalmaktadır. Erkeklerde kadınların<br />

1/3’ü oranında daha fazla görülüyor<br />

ancak daha çok dünyanın daha az<br />

gelişmiş bölgelerinde kolon kanseri<br />

artmaktadır.<br />

• Avrupa Birliği içinde akciğer<br />

kanserinden sonra kolon kanseri<br />

erkeklerde en çok ölüme yol açan 2.<br />

kanserdir.<br />

• Kolorektal kanser kadınlarda 3. sırada<br />

yer alırken, erkeklerde en sık görülen ilk<br />

10 kanser arasında, mesane kanserinin<br />

hemen arkasında 4. sırada yer alıyor.<br />

• Kolorektal kanserlerin yaklaşık yarısı<br />

bölgesel yayılımda, yaklaşık 1/4’ü<br />

metastaz halinde, 1/4’ü de erken evrede<br />

teşhis ediliyor.<br />

60<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Stretta yöntemi ile 30 dakikada Reflü’den kurtulun!<br />

Dünyada sık görülen bir hastalık olan reflü, stres, kilo ve yanlış<br />

beslenme yüzünden ülkemizde sıklıkla görülüyor...<br />

reflü, fizyolojik bir olay olup her<br />

insanda günün belli dönemlerinde<br />

olmaktadır. Önemli olan geri kaçan<br />

mide asidinin yemek borusunda,<br />

gırtlakta, akciğerlerde, ağız ve<br />

dişlerde ortaya çıkardığı doku<br />

değişiklikleri ve buna bağlı gelişen<br />

hastanın şikayetleri Reflüdür.”<br />

Bu belirtilere dikkat!<br />

“Mide de yanma ve bu yanmanın<br />

göğüste yukarı doğru hissedilmesi,<br />

ağza acı su gelmesi, ağıza yemeklerin<br />

doluyor gibi hissedilmesi, yutma<br />

güçlüğü, kuru öksürük, ses kısıklığı,<br />

kulak ağrısı gibi çeşitli şikayetler<br />

sıklıkla reflüyü düşündürür. Ses<br />

kısıklığı, gögüs ağrısı gibi şikayetlerle,<br />

kulak burun boğaz ve kardiyoloji<br />

bölümlerinde de olabilir.”<br />

Liv Hospital Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata<br />

Yapılan araştırmalara göre her 5<br />

kişiden birinde reflü görülüyor.<br />

Liv Hospital Gastroenteroloji<br />

Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Pata reflüye<br />

ameliyatsız çözüm sağlayan stretta<br />

tedavisi ile ilgili bilgi verdi. Prof.<br />

Dr. Cengiz Pata; “Eğer hasta genç<br />

ve mide kapakçığındaki açıklık 3<br />

cm altında ise yemek borusunun<br />

alt ucuna özel bir elektrik akımı<br />

(radyofrekans) verilmesi ile cerrahi<br />

bir girişime gerek kalmadan reflüyü<br />

30 dakikada tedavi etmek mümkün.<br />

Bu yöntemle hasta aynı gün taburcu<br />

olarak, ilaç kullanmadan hayatına<br />

devam edebiliyor. Stretta yöntemi<br />

ile zahmetsiz ve uzun süreli tedavi<br />

sonuçları elde edilebiliyor. Stretta<br />

yönteminde kullanılan radyofrekans<br />

akımı, ayrıca yıllardır kalp ritim<br />

bozuklukları, karaciğer kistleri gibi<br />

çeşitli hastalıkların tedavisinde de<br />

kullanılıyor” dedi.<br />

Reflü belli dönemlerde her insanda<br />

görülüyor<br />

“Mide ve yemek borusu birleşiminde<br />

kas yapısının özelleşmesi ile<br />

kapakçık benzeri fonksiyonel bir yapı<br />

oluşmuştur. Bu kapakçık sayesinde<br />

mide asidi , safra, midedeki diğer<br />

sıvılar ve yediğimiz gıdalar normal<br />

şartlarda yemek borusuna geriye<br />

kaçmaz. Mide içeriğinin yemek<br />

borusuna doğru geriye kaçmasına<br />

reflü, reflü’ye bağlı olarak ortaya<br />

çıkan hastalığa ise Gastroozofagial<br />

Reflü Hastalığı (GÖRH) denir. Aslında<br />

Göğüse yayılan yanmayı ciddiye alın<br />

“Hastalığın tanısı için göğüse yayılan<br />

yanma son derece önemlidir. Tanı<br />

amaçlı yapılması gereken ilk tetkik,<br />

gastroskopidir. Nadir olarak tanıda<br />

güçlük çekilen hastalarda 24 saat<br />

boyunca yemek borusundaki asit<br />

düzeyi ölçülür.”<br />

Reflü hastalarına püf noktaları;<br />

• Gece yatmadan 2 saat önce yemek<br />

yememeli<br />

• Öğünlerde mideler az doldurulmalı<br />

• Geceleri yüksek yastıkla yatılmalı<br />

• Dar giyecekler giymemeli<br />

• Kilo problemlemi olanlar, ideal<br />

kilolarına inmeli<br />

62<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Get rid of reflux in 30 minutes with Stretta method!<br />

Reflux, a common disease in the world, is often seen in our country due<br />

to stress, weight and miscarriage ...<br />

One out of every five people has reflux in Turkey. Liv Hospital Gastroenterology<br />

Specialist Dr. Cengiz Pata informs about Stretta. Stretta therapy is a minimally<br />

invasive procedure that significantly reduces GERD symptoms, allowing most<br />

patients to stop or significantly decrease their use of medication (proton pump<br />

inhibitors). It is an effective alternative to invasive surgery or implants if drug<br />

therapy has failed or is hard to tolerate, and it provides symptom relief for up to<br />

10 years.<br />

Stretta has the lowest complication rate of any non-medical treatment for GERD.<br />

In clinical trials, up to 93% of patients were satisfied with the outcome of their<br />

Stretta therapy and up to 86% of patients remained off daily GERD medications<br />

four years after their Stretta procedure. The Society of American Gastrointestinal<br />

and Endoscopic Surgeons recently published a Clinical Spotlight Review Guideline<br />

that strongly recommended Stretta for the treatment of GERD based on their analysis<br />

of clinical evidence.<br />

Preparation/Procedure<br />

Stretta therapy is an outpatient procedure performed under sedation in approximately<br />

60 minutes. It does not require incisions, stitches or implants. Your doctor will provide specific<br />

instructions about eating drinking, taking prescription medicines and other preparations for your procedure.<br />

Liv Hospital Gastroenterology<br />

Specialist Dr. Cengiz Pata<br />

Recovery<br />

You will be monitored until most of the sedative’s effects have worn off. You may experience mild pain immediately after<br />

Stretta therapy; in most cases, it can be managed with over-the-counter medication, such as liquid acetaminophen. Your<br />

doctor will advise you about food intake<br />

and whether to continue your previous<br />

medication. Most patients return to<br />

normal activities the following day.<br />

Tricky points to reflux patients;• •<br />

Do not eat at least 2 hours before<br />

bed<br />

• The stomach should be filled less<br />

at meals<br />

• Going to sleep with high pillow at<br />

night<br />

• Do not wear tight clothes<br />

• Those who have weight problems<br />

should get ideal weight<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

63


AKTÜEL<br />

Alerjiniz gözünüzün önünde olabilir<br />

Gözünüzde kaşıntı, kızarıklık, şişlik, yanma ve sulanma varsa dikkat!<br />

Göz Hastalıkları Uzmanı<br />

Doç. Dr. Barış Sönmez<br />

Yaz aylarında sıklıkla karşımıza<br />

çıkan göz alerjilerinin en<br />

yaygın görülen tipi gözün<br />

ön yüzeyinde oluşan Alerjik<br />

Konjonktivit’tir. Mevsimsel olarak<br />

karşımıza çıkan bu hastalıkta<br />

gözler; toz, güneş ve polen gibi bir<br />

alerjene maruz kaldıktan sonra<br />

kızarır, sulanır bazen de çapaklanır.<br />

Bu gibi durumlarda mutlaka bir<br />

hekime başvurulması gerektiğinin<br />

altını çizen Göz Hastalıkları Uzmanı<br />

Doç. Dr. Barış Sönmez, tanının<br />

genellikle hastanın öyküsüne bağlı<br />

olarak gözlerin biyomikroskopla<br />

muayenesi sonrasında konulduğunu<br />

ve daha sonra tedavi yöntemine karar<br />

verildiğini söylüyor.<br />

Göz alerjisinin oluşumunda çimen,<br />

çiçek polenleri, ev hayvanlarının<br />

tüyleri ve güneş en sık görülen<br />

etkenlerden!<br />

Alerjik konjonktivitte en sık görülen<br />

belirtilerin gözlerde kaşıntı, kızarıklık,<br />

şişlik, yanma ve sulanma olduğunu<br />

aktaran Doç. Dr. Sönmez, bazen<br />

ışık hassasiyetinin de bu belirtilere<br />

eşlik ettiğini söylüyor. Birçok göz<br />

alerjisinin burun alerjileri (Alerjik<br />

rinit) ile birlikte seyrettiğinden de<br />

bahseden Sönmez; hapşırma, burun<br />

tıkanıklığı ve salgı artışının da göz<br />

belirtileriyle beraber görülebileceğini<br />

belirtiyor. Genetik olarak ailevi<br />

yatkınlığı olanlarda daha sık olmakla<br />

birlikte göz alerjilerinin herkeste<br />

görülebileceğinin altını çizen Sönmez;<br />

“Vücudun bağışıklık sisteminin bir<br />

dış etkene (alerjen) reaksiyonu olan<br />

bu hastalıkta en sık tespit edilen<br />

etkenler toz, çim, çiçek polenleri, ev<br />

hayvanlarının tüyleri ve güneş olarak<br />

görülmektedir. Nadiren bazı yiyecek<br />

ve içecekler, parfüm-deodorant türevi<br />

kimyasallar ve diğer göz hastalıkları<br />

için kullanılan damla ve pomadlar da<br />

Alerjik Konjonktivite neden olabilirken<br />

kontakt lenslerin de uzun süreli<br />

kullanımı, alerjiye neden olabilir”<br />

diyor.<br />

“Steroid içeren damlaların<br />

kontrolsüz kullanımı<br />

enfeksiyon, katarakt gelişimi<br />

ve göz tansiyonu yüksekliği<br />

yapabilir!”<br />

Göz alerjilerinin tedavisinin<br />

genellikle göz damlalarıyla yapıldığını<br />

söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı<br />

Doç. Dr. Barış Sönmez; “Damla<br />

formülasyonunda antihishaminikler<br />

ve histamini salgılayan mast<br />

hücrelerini bloke eden damlalar,<br />

alerjik konjonktivitin tedavisinde en<br />

sık kullanılan damlalar arasında yer<br />

alıyor. Sistemik (örnek olarak ağızdan<br />

alınan tablet) antihishaminikler göz<br />

kuruluğunu arttırdığı için nadiren<br />

tercih edilir. Kuruluk ve alerjeni<br />

gözden uzaklaştırmak için ‘koruyucu<br />

içermeyen suni gözyaşı damlaları’<br />

da sıklıkla kullanılır. Orta – ağır<br />

seviyeli alerjik konjonktivitlerde<br />

‘steroid’ içeren göz damlaları da<br />

göz doktorunun uygun gördüğü<br />

doz ve sürede kullanılabilir. Steroid<br />

içeren damla ve pomadların doktor<br />

önerisi ve kontrolü dışında kullanımı;<br />

enfeksiyon, göz tansiyonu ve erken bir<br />

katarakt gelişimine neden olabileceği<br />

için asla kontrolsüz olmamalıdır.<br />

Göz alerjilerinin tedavisinde ‘alerji<br />

aşıları’ (immünoterapi) ise damlaların<br />

yetersiz kaldığı dirençli hallerde<br />

nadiren başvurulan bir yöntemdir”<br />

diye açıklıyor.<br />

64<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Your allergy may be in front of your eyes<br />

Pay attention if you have itching, redness, swelling, burning and<br />

watering in your eyes!<br />

Eye Disease Specialist Assoc.<br />

Dr. Baris Sönmez informs us<br />

about Eye Allergies (Allergic<br />

Conjunctivitis). Eye allergies, also called<br />

“allergic conjunctivitis,” are a common<br />

eye condition. The tissue that lines the<br />

inside of the eyelid and outside of the<br />

eyeball is called the conjunctiva. This<br />

tissue keeps your eyelid and eyeball<br />

moist. Allergic conjunctivitis occurs<br />

when this tissue becomes inflamed.<br />

With eye allergies, you usually see<br />

redness and itching in both eyes,<br />

instead of in just one eye.<br />

In the formation of eye allergy, grass,<br />

flower pollen, poultry feathers and<br />

sun are the most common causes!<br />

Eye allergies are a reaction to indoor<br />

and outdoor allergens that get into your<br />

eyes. Examples of these are pollen,<br />

mold spores, dust mites and pet dander.<br />

Eye allergies are not contagious. They<br />

cannot be spread to another person.<br />

Irritants like dirt, smoke, chemicals,<br />

and chlorine can also cause swelling<br />

and redness of the eyes. This reaction<br />

is not an allergic reaction. Viruses<br />

and bacteria can also cause the same<br />

irritation of the eyes. This reaction is<br />

also not an allergic reaction. Some<br />

medications and cosmetics can also<br />

cause eye allergy symptoms. The eyes<br />

are an easy target for allergens and<br />

irritants because they are exposed<br />

and sensitive. The body responds to<br />

these allergens by releasing chemicals,<br />

including histamines, which produce<br />

the inflammation.<br />

“Uncontrolled use of<br />

steroid-containing drops can<br />

increase infection, cataract<br />

development, and high eye<br />

pressure!”<br />

The first and best option is to avoid<br />

contact with substances that trigger<br />

your eye allergies. If that is not enough,<br />

consider using: Saline eye drops to wash<br />

away the allergens, Over-the-counter<br />

medicine or eye drops (short-term<br />

use), Prescription treatments from your<br />

doctor, Allergy shots (immunotherapy)<br />

from your doctor, Eye allergy symptoms<br />

may disappear completely when the<br />

allergen is removed or after the allergy<br />

is treated. Talk to your pharmacist<br />

and health care provider about what is<br />

best for you. Avoid triggers by making<br />

changes to your home and to your<br />

behavior. Keep windows closed during<br />

high pollen periods; use air conditioning<br />

in your home and car. Wear glasses or<br />

sunglasses when outdoors to keep<br />

pollen out of your eyes. Use “miteproof”<br />

bedding covers to limit exposure<br />

to dust mites, and a dehumidifier to<br />

control mold. Wash your hands after<br />

petting any animal. Decongestant<br />

eyedrops (don’t use eyedrops for “red<br />

eye” longer than a week, or they can<br />

make things worse).<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

65


AKTÜEL<br />

İlaç Sektörü - Üniversite işbirliğinde yeni adım<br />

A new step in Drug Sector – University Cooperation<br />

İlaç Endüstrisi İşverenler<br />

Sendikası Üniversitelerin<br />

Teknoloji Transfer Ofisleri ile<br />

bir araya geldi<br />

The Pharmaceutical<br />

Manufacturers Association of<br />

Turkey (IEIS) came together<br />

with the Technology Transfer<br />

Offices of Universities<br />

Murat Barlas, the Member of the Board of<br />

the IEIS and Chairman of Biotechnological<br />

Pharmaceutical Platform of Turkey<br />

Toplantının açılış konuşmasını<br />

yapan İEİS Yönetim Kurulu Üyesi<br />

ve Türkiye Biyoteknolojik İlaç<br />

Platformu Başkanı Murat Barlas, Türk<br />

ilaç endüstrisinin hedeflediği atılımı<br />

yapabilmesi ve küresel çapta etkiye<br />

sahip olabilmesi için Ar-Ge’nin ve bu<br />

kapsamda özellikle biyoteknolojinin<br />

kilit role sahip olduğunu vurguladı.<br />

Barlas konuşmasına şöyle devam etti;<br />

“İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası<br />

olarak ilaçta Ar-Ge konusuna büyük<br />

önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıl sonunda,<br />

Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformunu<br />

kurduk. Amacımız, biyoteknoloji alanında<br />

endüstrimizin yetkinliğini ve rekabet<br />

gücünü artırmak, ülkemizde bu alanın<br />

gelişimine daha etkin katkı sağlamak.<br />

Firmalarımız da, endüstrimizi bu<br />

alanda geliştirmek için var güçleriyle<br />

çalışıyorlar. Uzun vadeli bakış açısıyla,<br />

yüksek maliyetli yatırımlar yapıyorlar. Tüm<br />

dünyada üniversite-sanayi işbirlikleri,<br />

Ar-Ge’nin tetikleyicisi durumunda.<br />

Endüstrimizin çalışmalarının başarısında<br />

da, bu işbirliklerinin kritik önemde<br />

olduğunu biliyoruz. Bu kapsamda, İEİS<br />

olarak uzun zamandır bu alandaki<br />

işbirliklerinin güçlendirilmesi için yoğun<br />

çaba gösteriyoruz.” dedi.<br />

Üretilen bilgi ve teknolojinin ilaç sanayisi<br />

için son derece değerli olduğunu belirten<br />

Murat Barlas; “Bilgi ve teknolojilerin<br />

aktarımı, uygulamaya dönüştürülerek<br />

somut çıktılarının alınması büyük<br />

önem taşıyor. Bu çalışmaların hayata<br />

geçirilmesinde, ticarileştirilebilir olanların<br />

firmalarla buluşturulmasında teknoloji<br />

transfer ofislerimiz kilit rol üstleniyor. Bu<br />

işbirliğiyle, endüstrimizin Ar-Ge alanında<br />

güç ve deneyim kazanacağına şüphemiz<br />

yok. Bu güç ve deneyimin, endüstrimize<br />

yapacağı katkının yanında, ekonomimize<br />

olumlu olarak yansıyacağı ve ülkemizin<br />

hedeflediği sanayi dönüşümüne önemli<br />

fayda sağlayacağı açıktır” dedi.<br />

Toplantıya Bilim Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanlığı ile TÜBİTAK yetkilileri, Boğaziçi<br />

Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Gebze<br />

<strong>Teknik</strong> Üniversitesi, İstanbul <strong>Teknik</strong><br />

Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Kocaeli<br />

Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Marmara<br />

Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Özyeğin<br />

Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi,<br />

Trakya Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi,<br />

Üsküdar Üniversitesi ve Yıldız <strong>Teknik</strong><br />

Üniversitesi’nden teknoloji transfer<br />

ofisleri katıldı.<br />

Delivering keynote speech of<br />

the meeting, Murat Barlas, the<br />

member of the Board of the<br />

IEIS and Chairman of Biotechnological<br />

Pharmaceutical Platform of Turkey,<br />

highlighted the key role of R & D and<br />

especially in this scope biotechnology<br />

in order to be able to make targeted<br />

progress of the Turkish Pharmaceutical<br />

industry and possessing an impact in<br />

the global level. Barlas continued; “As<br />

the Pharmaceutical Manufacturers<br />

Association of Turkey, we give a great<br />

importance to the R & D issue. Last<br />

year, we have established Turkey’s<br />

Biotechnological Pharmaceutical<br />

Platform. Our aim is to boost our<br />

industry’s capability and competitive<br />

power, to provide a more effective<br />

contribution to our country’s<br />

development in this issue. Our firms<br />

and industry are working with their all<br />

power in order to improve our industry<br />

in this field. The university – industry<br />

cooperation has been in triggering<br />

position of R & D in the entire world.<br />

We know that this cooperation has<br />

the critical importance in the success<br />

of our industry operations as well. In<br />

this scope, as the IEIS, we have been<br />

struggling intensively for a long time<br />

so as to strengthening the cooperation<br />

in this area.”Indicating the information<br />

and technology which are produced<br />

for the Pharmaceutical industry<br />

valued extremely, Murat Barlas said;<br />

“Transferring of information and<br />

technology, getting tangible outputs by<br />

being transformed to implementation<br />

carry a great importance. Our technology<br />

transferring offices assume a key role<br />

in letting these works enter into force,<br />

letting commercialize examples meet<br />

firms. No doubt, with this cooperation our<br />

industry will win power and experience<br />

in R & D area. In addition to these power<br />

and experience that would contribute to<br />

our industry, it will also reflect positively<br />

to our economy and also remarkable<br />

benefit to the industrial transformation<br />

which has been aimed by our country.”<br />

The officials of the Ministry of Science<br />

Industry and Technology, officials of<br />

TÜBİTAK, technology transferring<br />

offices from Boğaziçi University, Düzce<br />

University, Gebze <strong>Teknik</strong> University,<br />

İstanbul <strong>Teknik</strong> University, İstanbul<br />

University, Kocaeli University, Koç<br />

University, Marmara University, Okan<br />

University, Özyeğin University, Sabancı<br />

University, Trakya University, Uludağ<br />

University, Üsküdar University and Yıldız<br />

<strong>Teknik</strong> Üniversity attended the meeting.<br />

66<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

“Pıhtı atması” nasıl önlenir?<br />

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin Cerrahisi<br />

Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy, damarlarda biriken yağ ve kolesterol gibi<br />

maddelerin bazı bölümlerinin koparak yukarıya kan akımıyla gitmesi<br />

sonucu pıhtı atmanın oluştuğunu söylüyor<br />

Prof.Dr. Kaya Aksoy, belirli yaşlarda<br />

“karotid damarları” denilen boyunda<br />

önden giden beyni besleyen damarlar<br />

ve aynı zamanda arkada “vertebral<br />

damarlar” denilen iki taraftan<br />

boynun arkasından beyne giden<br />

damarların, basit bir teknik olan<br />

dopler ultrasaundla kontrol edilmesi<br />

gerektiğini söylüyor.<br />

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy<br />

Beyin ve kalbi besleyen ana<br />

damarlarda biriken yağın sebep<br />

olduğu pıhtı atma, halk arasında<br />

“inme” denilen felce yol açıyor.<br />

Hipertansiyon ve kontrolsüz diyabetin<br />

pıhtı atmada en önemli faktörler<br />

arasında yer aldığını belirten uzmanlar,<br />

sağlıklı beslenme, egzersiz, karın<br />

bölgesindeki yağlarla mücadelenin<br />

yanı sıra kardiyolojik kontrolleri<br />

ihmal etmemek gerektiği uyarısında<br />

bulunuyor.<br />

Büyük damarlar tıkanınca felç<br />

meydana geliyor<br />

Boyun damarlarındaki damar<br />

sertliğinde veya boyun damarlarındaki<br />

tıkanmalarda bu kan sirkülasyonuyla<br />

küçük veya büyük pıhtılar atıldığını<br />

belirten Prof. Dr. Kaya Aksoy, şu<br />

bilgileri veriyor; “Bu pıhtılar kendi<br />

kalibrasyonunda ya da çapında bir<br />

damara geldiği zaman onu tıkarlar.<br />

Eğer pıhtı küçük olursa periferdeki<br />

küçük damarlara gider ve problem<br />

yaşatmazlar eğer büyük olursa<br />

pıhtılar büyük damarları tıkarlar.<br />

O büyük damarın sulandığı veya<br />

kanlandırdığı yerde kanlanmayı<br />

engelleyecekleri için orada kansızlık<br />

meydana gelir. Bu kansızlığa iskemi<br />

denir. Beyinde ve kalpte de durum<br />

aynıdır. Kalpte Koroner damarlardan<br />

bir tanesi tıkanırsa, o koroner damarın<br />

beslendiği kalp kasında kansızlık<br />

yani iskemi oluşup da orası kanla<br />

beslenemezse enfarktüs gelişir.<br />

Beyinde de bir damar tıkandığı<br />

zaman beynin o bölgesi çalışamaz ve<br />

fonksiyonlarını yitirmiş olur. O bölgede<br />

hangi merkez varsa, damar nereleri<br />

kanlandırıyorsa, o kanlandırdığı<br />

yerde hangi fonksiyonel bölgeler<br />

varsa, o fonksiyonlar ortadan kalkar.<br />

Eğer büyük ana damarlardan bir<br />

tanesini tıkarsa ekseriyette ağır<br />

felçler meydana geliyor. Biz Türkçede<br />

buna inme diyoruz. Büyük damarlar<br />

tıkandığında inme miktarı veyahut<br />

infarkt miktarı, iskemi miktarı arttığı<br />

için ağır tablolar oluşabiliyor.”<br />

Prof.Dr. Kaya Aksoy; “Damarlar<br />

kontrol edilmeli”<br />

Hipertansiyon ve diyabete dikkat!<br />

Pıhtıyı önlemek için kandaki lipit<br />

oranını, trigliserid oranını ve kolestrol<br />

oranını normal seviyeye çekmek<br />

gerektiğini vurgulayan Aksoy, “Damar<br />

cidarında en büyük problem oluşturan<br />

sorunlardan biri hipertansiyon,<br />

diğeri ise diyabet. Diyabeti ihmal<br />

etmeden sıkı kontrol altında tutmak<br />

gerekir çünkü dengesiz beslenme<br />

alışkanlıklarımızla toplumda diyabet<br />

çok arttı. Diyabet damar cidarını<br />

bozan sinsi ilerleyen, belirtilerini<br />

geç evrelerde veren bir hastalıktır.<br />

Damarlar bir nevi su borularına<br />

benzer. Şebeke suyu ne kadar<br />

kalitesizse, barajdan gelen sular ne<br />

kadar kalitesizse, suyun içerisindeki<br />

içerik borularda ne kadar problem<br />

oluşturacaksa, damarların yapısı ve<br />

kanın yapısı ve akışkanlığı da bu gibi<br />

sorunları oluşturur. Su basınçlı gelirse<br />

boruları patlatır ya da çamurlu gelirse<br />

tıkamalara neden olabildiği gibi, damar<br />

yapımızda hipertansiyon tazyikli kan<br />

akımı doğurarak damar cidarında<br />

bozulmalara ve damar cidarında<br />

oturmuş damarı daraltmış pıhtıların<br />

koparılıp yukarıdaki damarlara<br />

itilmesine ve onların tıkanmasına<br />

sebep olur. Aynı zamanda bazen<br />

de kontrolsüz hipertansiyon beyin<br />

kanamalarına da neden olabilir” diyor.<br />

68<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

How is “embolism” prevented?<br />

Uskudar University NPİSTANBUL Brain Hospital Brain Surgery<br />

Specialist Dr. Kaya Aksoy says that some parts of the substances such<br />

as fat and cholesterol that accumulate in the veins break and break up<br />

the blood clot<br />

Throwing clots in the main veins<br />

feeding the brain and heart,<br />

caused by the accumulation of<br />

oil, leads to a fallacy called “stroke”<br />

among the population. Experts suggest<br />

that hypertension and uncontrolled<br />

diabetes are among the most important<br />

factors in clotting at heart, suggesting<br />

that healthy eating, exercise, fatigue<br />

with abdominal fat, as well as<br />

cardiological controls should not be<br />

neglected.<br />

The big veins become paralyzed<br />

Indicating that small or large coagulants<br />

were thrown by this circulation in<br />

the veins of the neck veins or in the<br />

obstructions of the neck veins. Dr. Kaya<br />

Aksoy gives the following information;<br />

“These jacks block it when it comes to<br />

a drop in or around its own calibration.<br />

If the clot is small, it goes to the small<br />

veins in the periphery and does not<br />

cause any problems. If it is big, the clots<br />

plug the big veins. There is an anemia<br />

there because it will prevent bloodshed<br />

where large vessels are watered or<br />

bloody. This cancer is called ischaemia.<br />

The situation is the same in the brain<br />

and the heart. If one of the coronary<br />

vessels in the heart becomes clogged,<br />

an infarction develops if the coronary<br />

artery feeds to an anemia in the heart,<br />

that is, if ischemia occurs and the blood<br />

does not feed. When a vein is occluded<br />

in his brain, that region of his brain<br />

can not function and his functions are<br />

lost. If there is a center in that area,<br />

where the blood vessels are bloody,<br />

and if there are any functional regions<br />

in the place where it is bloody, those<br />

functions will cease. If you click on one<br />

of the big main veins, you usually have<br />

severe paralysis. We in Turkic call it a<br />

stroke. When large vessels are clogged,<br />

the amount of stroke or infarct, the<br />

amount of ischemia, can increase, and<br />

heavy tables can form. “<br />

Professor Dr. Kaya Aksoy; “Veins<br />

must be controlled”<br />

Prof. Dr. Kaya Aksoy says that at certain<br />

ages, veins feeding the brain leading to<br />

the front, called “carotid vessels” and at<br />

the same time the veins leading from<br />

the back to the brain, called “vertebral<br />

vessels”, are controlled by a simple<br />

technique called dopler ultrasound.<br />

Watch out for hypertension and<br />

diabetes!<br />

Aksoy emphasized that the ratio of<br />

lipid to triglyceride and the ratio of<br />

cholesterol to normal should be taken<br />

to prevent clotting. He said, “One of<br />

the biggest problems in the vein wall is<br />

hypertension and the other is diabetes.<br />

Diabetes should be kept under strict<br />

control without neglecting because of<br />

unbalanced eating habits and increased<br />

diabetes in the community. Diabetes<br />

is an insidious disease that disrupts<br />

the vein wall and gives symptoms<br />

in late stages. The veins resemble a<br />

kind of water pipes. The poor quality<br />

of the mains water, the poor quality<br />

of the water from the dam, the more<br />

the problem with the contents of the<br />

water in the water, the structure of the<br />

veins, the structure of the blood and<br />

the fluidity constitute such problems. If<br />

the water comes from pressure, it will<br />

cause the blood vessels to explode or<br />

muddy to cause clogged blood vessels,<br />

as well as hypertension in arterial<br />

blood vessels, resulting in pressure<br />

vessel corruption and vessel collapsed<br />

vessels. At the same time, uncontrolled<br />

hypertension can also cause brain<br />

hemorrhages.”<br />

Brain Surgery Specialist Dr. Kaya Aksoy, Uskudar University NPISTANBUL Brain Hospital<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

69


TURKEY<br />

Radioldgy journal


AKTÜEL<br />

Onkolojide Türkiye’nin bağımsız ilk Ar-Ge<br />

laboratuvarı AKKA Technologies ile hayata geçiyor<br />

AKKA Technologies establishes<br />

the first independent R & D<br />

laboratory for oncology in Turkey<br />

AKKA Technologies, onkoloji alanında yeni ürünlerin<br />

geliştirilebileceği Türkiye’nin ilk bağımsız laboratuvarını<br />

TÜBİTAK Marmara Teknokent bünyesinde kuruyor<br />

AKKA Technologies is establishing the first independent<br />

laboratory of Turkey which can develop new products in<br />

the field of oncology in TUBITAK Marmara Technopolis<br />

Breakthrough investment in Turkey by AKKA Technologies! AKKA to<br />

launch first independent R&D Laboratory by August <strong>2017</strong> to develop<br />

oncological & high potent drugs!<br />

Among the world’s leading engineering and technology consultancy<br />

companies, AKKA, based in France, is expanding its investments and<br />

projects in Turkey. AKKA Technologies Turkey, which has established<br />

AKKA Technologies Turkey within the scope of its strategy of expanding its<br />

operations in Turkey to different sectors like automotive, aviation, defense<br />

and health, has a crucial project in health sector in Turkey and presents it to<br />

the service of health sector.<br />

Akka Technologies Life Sciences will provide services to the Turkish<br />

pharmaceutical industry with its expert technical team within the scope of R<br />

& D, Licensing, Production, Quality, Cost Reduction & Optimization Projects<br />

and Localization Projects. Akka Technologies Life Sciences will present R &<br />

D services to the sector in the R & D laboratory, which will be operational in<br />

August <strong>2017</strong>, within TÜBİTAK Marmara Technopolis. This laboratory, which<br />

will be operated, is equipped with the technological infrastructure required<br />

by international regulations. The laboratory will be the first independent<br />

laboratory in Turkey to meet the requirements of GMP and GLP, where new<br />

products can be developed with oncologic and high potency drug active<br />

substances.<br />

Informing about this new development, AKKA Technologies Turkey Country<br />

Manager İhsan Surmeli said; “Akka Technologies Life Sciences aims to<br />

bring new products to our country, especially those that will be needed for<br />

different treatment areas in our country. Within this framework, we would<br />

like to spend a great deal of time with important R & D collaborations with<br />

our local and global experiences with different institutions operating in the<br />

Turkish pharmaceutical industry.” He explained his goals for long-term goals.<br />

Dünyanın önde gelen mühendislik ve<br />

teknoloji danışmanlığı şirketlerinden<br />

Fransa merkezli AKKA, Türkiye’deki<br />

yatırımlarını ve projelerini genişletiyor.<br />

Türkiye’deki operasyonlarını, otomotivin<br />

yanı sıra havacılık, savunma, sağlık gibi<br />

farklı sektörlere yönelik genişletme<br />

stratejisi çerçevesinde AKKA Technologies<br />

Türkiye’yi kuran şirket, Türkiye’de sağlık<br />

alanında önemli bir projeyi hayata geçirip<br />

sağlık sektörünün hizmetine sunuyor.<br />

Akka Technologies Yaşam Bilimleri,<br />

Türkiye ilaç endüstrisine Ar-Ge,<br />

Ruhsatlandırma, Üretim, Kalite, Maliyet<br />

Düşürme&Optimizasyon Projeleri ve<br />

Yerelleşme Projeleri kapsamında konusunda<br />

uzman teknik ekibiyle hizmet verecek.<br />

Akka Technologies Yaşam Bilimleri,<br />

sektöre sunulacak Ar-Ge hizmetlerini,<br />

TÜBİTAK Marmara Teknokent bünyesinde,<br />

Ağustos <strong>2017</strong>’de faaliyete geçecek olan<br />

Ar-Ge laboratuvarında sunacak. Faaliyete<br />

alınacak olan bu laboratuvar uluslararası<br />

regülasyonların gerektirdiği teknolojik alt<br />

yapı ile donatıldı. Laboratuvar, onkolojik ve<br />

yüksek potensli ilaç etkin maddeleriyle yeni<br />

ürünlerin geliştirilebileceği, GMP ve GLP<br />

gerekliliklerine uygun Türkiye’de kurulan<br />

ilk bağımsız laboratuvar olma özelliğini<br />

taşıyacak.<br />

Bu yeni gelişmeyle ilgili konuşan AKKA<br />

Technologies Türkiye Ülke Müdürü İhsan<br />

Sürmeli; “Akka Technologies Yaşam<br />

Bilimleri, özellikle ülkemizde farklı tedavi<br />

alanları için gereksinim duyulacak olan<br />

yeni ürünlerin ülkemize kazandırılmasını<br />

hedeflemektedir. Bu çerçevede Türkiye<br />

ilaç endüstrisinde faaliyet gösteren<br />

farklı kuruluşlar ile, lokal ve global<br />

deneyimlerimizle önemli Ar-Ge işbirliklerini<br />

hayata geçirmek istiyoruz.” Diyerek uzun<br />

vadedeki hedeflerine dair hedeflerini anlattı.<br />

72<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

SONY LMD-2735MD & LMD-2435MD<br />

Full HD <strong>Medikal</strong> Monitörler<br />

SONY LMD-2735MD & LMD-2435MD Full HD LCD Monitors<br />

27 inç LMD-2735MD ve 24 inç LMD-2435MD<br />

Full HD medikal monitörler cerrahi<br />

endoskopi, laparoskopik kamera sistemleri<br />

ve diğer uyumlu medikal görüntüleme sistemleri<br />

için renkli video görüntüleme sağlıyor.<br />

Monitörlerin üstün kalitede görüntü üretimine<br />

yüksek kontrast, hızlı yanıt süresi ve geniş renk<br />

aralığı eşlik ediyor. Ayrıca kolay temizlenebilme<br />

özelliği sunan tam ekran korumasına sahip<br />

monitörler ince ve düz ekran tasarımına sahip.<br />

PIP/POP görüntü modu seçenekleri ve kullanışlı<br />

görüntü döndürme işlevleri, kullanımı daha<br />

esnek hale getiriyor. Rehberli kullanıcı arabirimi<br />

ile monitörü parmak uçlarınızla kolayca<br />

kullanmanızı sağlıyor.<br />

Günümüzün ameliyathane ortamlarına entegre<br />

etmek için tasarlanan bu monitörler, medikal<br />

taşıma aracına bom koluyla kolayca takılabiliyor<br />

veya entegre edilebiliyor. Ekranın ön kısmı, IPX5<br />

sınıfında su sıçramasına dayanıklı, panelin<br />

arkası ise (kablo kapağı takılıyken) kolayca<br />

temizlenmesi için IPX2 standardında suya/neme<br />

karşı dayanıklı.<br />

Endoskopik Cerrahi<br />

Cerrahlar ve ameliyathane personeli, artroskopik<br />

veya laparoskopik ameliyatlar sırasında esnek<br />

endoskopik kamera sistemlerinden veya rijit<br />

endoskoplardan alınan ayrıntılı görüntüleri<br />

görüntüleyebilir. Yüksek kaliteli görüntü<br />

üretimine monitörün yüksek kontrastı, hızlı yanıt<br />

süresi ve geniş renk aralığı eşlik eder.<br />

Cerrahi Mikroskopi ve Oftalmoloji<br />

Cerrahi mikroskoptan alınan büyütülmüş<br />

görüntülerin doğru şekilde görüntülenmesi için<br />

en küçük ayrıntıları bile hassas şekilde üreten<br />

yüksek çözünürlüklü bir monitör gerekir. Cerrahi<br />

mikroskop cerrah tarafından kullanılırken<br />

monitör de ameliyathane personelinin de<br />

görüntüleri izlemesine imkan sunar.<br />

Nöroloji<br />

Monitör beyin, omurilik veya çevresel sinir<br />

sistemi ameliyatları sırasında yakalanan video<br />

görüntülerini görüntüleyebilir. Monitörün yüksek<br />

çözünürlüğü, beyin cerrahisinde sık sık gerekli<br />

olan, yüksek oranda büyütülmüş görüntülerin<br />

ayrıntılı bir şekilde görüntülenmesini destekler.<br />

The Sony LMD-2735MD and LMD-<br />

2435MD are intended for viewing 2D<br />

color video displays of images from<br />

surgical endoscopic/laparoscopic camera<br />

systems and other compatible medical<br />

imaging systems.<br />

Both of these LCD monitors are suitable<br />

for use in hospital operating rooms,<br />

surgical centers, clinics, doctor’s offices<br />

and similar medical environments.<br />

Measured diagonally The Sony LMD-<br />

2735MD and LMD-2435MD are intended for viewing 2D color video<br />

displays of images from surgical endoscopic/laparoscopic camera<br />

systems and other compatible medical imaging systems. Both<br />

of these LCD monitors are suitable for use in hospital operating<br />

rooms, surgical centers, clinics, doctor’s offices and similar medical<br />

environments.<br />

Operating rooms, surgical centres, clinics and consulting rooms<br />

Surgeons and clinical staff can view Full HD images on this entrylevel<br />

LCD monitor that’s designed for use in medical environments<br />

including operating rooms, surgical centres, clinics and consulting<br />

rooms.<br />

The LMD-2435MD displays video and still images in 2D from surgical<br />

endoscopes, laparoscopic cameras and other compatible medical<br />

imaging systems. Flexible operation is enhanced with a choice of<br />

picture modes, while an intuitive guided user interface assists with<br />

simple fingertip operation.<br />

Designed for integration into today’s OR environments, the monitor<br />

can be conveniently ceiling-mounted or on a modern medical cart.<br />

Analogue and digital interfaces simplify connection with a wide range<br />

of HD and Standard Definition imaging sources.<br />

Easy to Install & Use<br />

Intuitively Operable Control Panel with LED Lighting Navigation. LED<br />

navigated operation enables easy setting, even in dark environments.<br />

The user can assign CUSTOM buttons (1 - 3) to commonly used<br />

functions.<br />

The flush surface allows you to easily wipe liquids and gels off<br />

the LCD panel and control buttons, facilitating cleanliness and<br />

disinfection.<br />

Compliance with Standards<br />

Designed for integration into today’s OR environments, the monitor<br />

can be conveniently ceiling-mounted or on a modern medical cart.<br />

Analogue and digital interfaces simplify connection with a wide range<br />

of HD and Standard Definition imaging sources. These monitors are<br />

certified to IEC 60601-1 and standards applicable in various countries<br />

and economic regions including Canada, Europe, and the USA.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

73


AKTÜEL<br />

Gizli tehdit: Beyin kanaması<br />

Okan Üniversitesi Hastanesi<br />

uzmanlarından Prof. Dr. Murat İmer<br />

Beyin kanamalarının her yaş<br />

grubu için geçerli olabildiğini<br />

biliyor muydunuz?<br />

Beyin kanaması, beynin içinde veya<br />

üzerinde kan birikmesidir. Okan<br />

Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından<br />

Prof. Dr. Murat İmer, her yaş<br />

gurubu için geçerli olabilen beyin<br />

kanamalarının; travmalar, eşlik eden<br />

bazı kan hastalıkları, ilaçlar ve yaşın<br />

ilerlemesiyle damarların tıkanma<br />

riskinin yükselmesi gibi birtakım<br />

sebeplerle arttığını ve özellikle belirli<br />

bir yaştan sonra tansiyon hastaların<br />

beyin kanamaları görülebildiğini<br />

belirterek beyin kanamaları ve<br />

bunların neden olduğu sağlık<br />

sorunları hakkında bilgi verdi.<br />

Tanıya göre tedavi<br />

Hastalığın tanısı genellikle bilgisayarlı<br />

tomografisi (BT) tetkikiyle konur.<br />

Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin<br />

ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr.<br />

Murat İmer; ‘’Hastaların tedavisinde<br />

kanamanın büyüklüğüne, yerleşimine<br />

ve hastaya bağlı olarak cerrahi girişim<br />

gerekli olabilir. Cerrahi gerekli değilse<br />

ilaçla tedavi yapılır. Cerrahi tedavinin<br />

uygulama ve zamanlanması gibi<br />

kritik kararlar, hastanın genel klinik<br />

durumuna göre kararlaştırılmalıdır’’<br />

açıklamasını yaptı.<br />

Kanama her an oluşabilir<br />

Travma olmaksızın beyin<br />

kanamalarına rastlanma sıklığı,<br />

100 bin kişide 10 civarında. Dr. İmer;<br />

‘’Beyin dokusu içine olan kanamalar<br />

çoklukla derin yerleşimli olur ve klinik<br />

tablo aniden değişir. Hastada ciddi baş<br />

ağrısı, bulantı, kusma, bilinç kaybı ve<br />

kanamanın etkilediği beyin bölgesine<br />

bağlı olmak üzere görme kaybı,<br />

konuşma bozukluğu, felç gibi belirtiler<br />

gelişebilir. Orta yaşın üzerinde, şeker<br />

hastalığı, damar sertliği ve tansiyon<br />

yüksekliği olanlarda bu tablonun<br />

ortaya çıkması durumunda, beyin<br />

kanaması ihtimali düşünülerek<br />

hasta hemen tam donanımlı bir<br />

hastaneye götürülmelidir’’ dedi. Beyin<br />

kanamasında en büyük riski oluşturan<br />

hastalık ise tansiyon. Tansiyonun<br />

ani ve denetimsiz yükselmesi, beyin<br />

kanamalarına neden olabiliyor. Çünkü<br />

tansiyon yüksekliği damarlarda<br />

çatlama ve kanama riskini artırıyor.<br />

Erken müdahale hayati önem<br />

taşıyor!<br />

Yaşlılarda görülen en sık travma<br />

nedeni, düşme. Bunun büyük<br />

bölümünü, ev kazaları oluşturuyor.<br />

Yaşla meydana gelen fizyolojik<br />

değişiklikler, bazı kronik hastalıklar<br />

ve unutkanlık gibi nedenlerle yaşlılar<br />

sıklıkla ev kazaları yaşıyor.; Beyin<br />

içinde başlayan bir kanama, başta<br />

belirti vermeyebilir. Bu nedenle kafa<br />

travması geçiren kişi, travma sonrası<br />

24 saat müşahede altında tutulmalı.<br />

Çünkü kanama ilerleyen saatlerde<br />

artar ve beyne baskı sonucu, kişiyi<br />

komaya sokabilir hatta ölüme sebep<br />

olabilir. Eğer kazadan sonra ilerleyen<br />

saatlerde kusma ve dalgınlık gibi<br />

şikayetler ortaya çıkarsa, vakit<br />

kaybetmeden doktora başvurmak<br />

gerekir diyen Okan Üniversitesi<br />

Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi<br />

Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat<br />

İmer beyin kanamasında erken<br />

müdahalenin hayati önem taşıdığına<br />

dikkat çekiyor.<br />

Bilinçsiz kan sulandırıcı kullanmayın<br />

Beyin kanamasına doğumsal damar<br />

hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları,<br />

pıhtılaşmayı engelleyici ilaç kullanımı,<br />

bazı karaciğer hastalıkları, yüksek<br />

dozda alkol kullanımı gibi nedenlerin<br />

de yol açabileceği biliniyor. Dr. İmer;<br />

‘’Kan hastalığı, damar tıkanıklığı,<br />

kalpte ritim sorunu olanlar genellikle<br />

aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlara<br />

ihtiyaç duyar. Bu da sulandırmanın<br />

dozunun fazla kaçırılmasına ve beyin<br />

kanaması riskine yol açabilir’’ dedi.<br />

74<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Confidential threat: Brain hemorrhage<br />

Do you know that people<br />

of all ages can have brain<br />

hemorrhage? What are the<br />

conditions and causes that trigger<br />

brain hemorrhage?<br />

Traumas in the Elderly<br />

Head trauma in the elderly, ie traumaending<br />

complications, may be more<br />

severe and severe. Due to this, the<br />

length of stay can be longer. A perturbed<br />

blow can lead to brain hemorrhages<br />

independent of the severity of trauma<br />

in old age.<br />

The brain hemorrhage is a buildup<br />

of blood in or on the brain. Okan<br />

University Hospital experts. Dr. Murat<br />

İmer, brain hemorrhages which may be<br />

applicable to all age groups; Traumas,<br />

some accompanying blood diseases,<br />

medications and increased risk of<br />

occlusion of the veins with the advance<br />

of age, and that brain blood vessels of<br />

tension patients may be seen, especially<br />

after a certain age.<br />

Brain Hemorrhage May Occur<br />

After the head bang, the bleedings<br />

usually seen in the elderly were “subdural<br />

hemorrhages” Imer, an unidentified<br />

trauma result, may become ” chronic<br />

subdural hemorrhage ” after months,<br />

” he said. Subdural hemorrhages occur<br />

between the outer membrane of the<br />

brain and the middle zygote. Severe<br />

traumas can also damage the veins<br />

on the brain. Blood leaking from these<br />

veins will accumulate underneath the<br />

brain membrane, causing the brain to<br />

become trapped.<br />

Treatment according to diagnosis<br />

The diagnosis of the disease is usually<br />

made by computerized tomography<br />

(CT). Okan University Hospital<br />

Professor of Brain and Nerve Surgery<br />

Dr. Murat İmer, ” Surgical intervention<br />

may be necessary depending on the<br />

size, location and patient of the<br />

bleeding in the treatment of the<br />

patients. If surgery is not necessary,<br />

medication is performed. Critical<br />

decisions, such as the timing and<br />

timing of surgical treatment, must<br />

be decided according to the general<br />

clinical condition of the patient. ”<br />

Bleeding can occur everywhere<br />

The incidence of brain hemorrhage<br />

without trauma is around 10 in<br />

100 thousand people. Dr. Imer<br />

said, “Hemorrhages into the brain<br />

tissue are often deeply located<br />

and the clinical picture suddenly<br />

changes. Symptoms such as severe<br />

headache, nausea, vomiting, loss of<br />

consciousness, loss of vision due<br />

to bleeding, loss of vision, speech<br />

impairment, paralysis may develop<br />

in the patient.”<br />

Attention to Home Accidents!<br />

The most common cause of trauma<br />

seen in the elderly is fall. Much of it<br />

will be home accidents. Physiological<br />

changes in the elderly, some chronic<br />

diseases and forgetfulness, such<br />

as elderly people are experiencing<br />

frequent home accidents.<br />

Intervention in the first 24<br />

hours Important<br />

Okan University Hospital<br />

Head of Department of<br />

Brain and Neurosurgery<br />

Dr. Murat İmer said,<br />

“a hemorrhage within<br />

the brain, may not<br />

give the first symptom.<br />

Therefore, the person<br />

who has a head trauma<br />

must be kept under<br />

observation for 24 hours<br />

after the trauma.<br />

Because the bleeding progresses<br />

in the coming hours, and the end<br />

Okan University Hospital Head of<br />

Department of Brain and Neurosurgery<br />

Dr. Murat Imer<br />

result of pressure on the brain can<br />

cause the person to enter the coma or<br />

even cause death. If after complaints<br />

such as nausea and vomiting arise<br />

in the later hours after the accident,<br />

it is necessary to apply to the doctor<br />

without losing time.”<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

75


AKTÜEL<br />

‘Avrupa’nın En İyi Sağlık Projesi’<br />

ödülüne Eskişehir Şehir Hastanesi layık görüldü<br />

Akfen İnşaat’ın yapımına devam ettiği ve <strong>2017</strong> yılı sonunda hizmete<br />

girecek Eskişehir Şehir Hastanesi, Garanti Bankası ve Türkiye İş<br />

Bankası ile birlikte hayata geçirilen 18 yıl vadeli 344 milyon Euro’luk<br />

proje finansmanı ile iki En İyi Sağlık Projesi ödülünün sahibi oldu<br />

<strong>2017</strong> yılı sonunda yapımının<br />

tamamlanması ile 264 polikliniği<br />

ve 1081 yatak kapasitesiyle<br />

bölgenin sayılı hastaneleri<br />

arasındaki yerini alacak Eskişehir<br />

Şehir Hastanesi henüz hizmete<br />

girmeden Avrupa’nın en prestijli<br />

sağlık yatırımları ödüllerini topladı.<br />

Isparta, Eskişehir ve Tekirdağ Şehir<br />

Hastanelerinin yatırımını üstlenen<br />

Akfen İnşaat’ın, Eskişehir Şehir<br />

Hastanesi için Garanti Bankası ve<br />

Türkiye İş Bankası ile imzaladığı<br />

344 milyon Euro’luk finans modeli<br />

Avrupa’dan ödüle layık görüldü.<br />

Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’nın önde<br />

gelen finans yayınlarından EMEA<br />

Finance tarafından düzenlenen EMEA<br />

Finance Project Finance Awards 2016<br />

kapsamında iki ödül alan Eskişehir<br />

Şehir Hastanesi projesi EMEA Bölgesi<br />

(Avrupa, Ortadoğu, Afrika) ve Orta ve<br />

Doğu Avrupa Bölgesi’nin ‘En İyi Sağlık<br />

Projesi’ seçildi.<br />

atağına kalktı. Vatandaş hak ettiği<br />

sağlık hizmetini Türkiye’ye yakışan<br />

modern tesislerde ücretsiz olarak<br />

alıyor. Biz de geliştirici olarak da olsa<br />

bunun heyecanını yaşıyoruz. Ve bu tür<br />

ödülleri Türkiye’ye kazandırmaktan<br />

dolayı son derece mutluyuz”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

Eskişehir’e 1081 yataklı hastane<br />

Akfen İnşaat, proje finansmanı<br />

sağladığı 1081 yataklı Eskişehir Şehir<br />

Hastanesi’ni bu yılsonunda Sağlık<br />

Bakanlığı’na teslim etmeyi hedefliyor.<br />

333 bin metrekarelik alan üzerinde<br />

yükselen hastane, 264 polikliniği ve<br />

sahip olacağı dünya standartlarındaki<br />

ileri teknoloji medikal ekipmanları ile<br />

bölgesinin sayılı hastaneleri arasında<br />

yer alacak. Hastanede onkoloji ve<br />

kardiyovasküler cerrahi bölümleri<br />

haricinde sahip olacağı yüksek<br />

güvenlikli bölümü ile adli ve psikiyatri<br />

gibi özel güvenlik isteyen sağlık<br />

durumlarıyla ilgili ihtiyacı karşılayacak<br />

olmasıyla özel bir yere de sahip<br />

olacak.<br />

Şehir hastanelerine 3.9 milyar lira<br />

Törende ödülü alan Akfen İnşaat<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Selim<br />

Akın, Kamu-Özel İşbirliği (PPP)<br />

modeliyle hayata geçirilen Şehir<br />

Hastaneleri ile Türkiye’ye teknolojik<br />

altyapısı ve donanımı güçlü modern<br />

hastaneler kazandırmaktan<br />

memnuniyet duyduklarını söyledi.<br />

Isparta, Eskişehir ve Tekirdağ’da<br />

Şehir Hastaneleri’nin gelecek yıl<br />

tamamlanmasıyla sağlık sektöründe<br />

3.9 milyar liralık yatırım hayata<br />

geçirmiş olacaklarını anlatan Akın,<br />

“Sağlık Bakanlığı’nın geliştirdiği<br />

Kamu-Özel Sektör İşbirliği (PPP)<br />

modeliyle Türkiye şehir hastaneleri<br />

78<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Best Health Project Award to<br />

Eskisehir City Hospital<br />

Turkey’s public-private partnership (PPP) model, developed by the<br />

Ministry of Health, has been crowned with a prize from abroad.<br />

Eskisehir City Hospital received<br />

two awards under the EMEA<br />

Finance Project Finance Awards<br />

2016 organized by EMEA Finance, one<br />

of the leading financial publications in<br />

Europe, Middle East and Africa. The<br />

project was selected as the ‘Best Health<br />

Project’ in EMEA Region (Europe,<br />

Middle East, Africa) and Central and<br />

Eastern Europe Region. The award<br />

ceremony will take place in London on<br />

Wednesday, June 7th.<br />

Turkish conglomerate Akfen Holding<br />

has announced that its construction<br />

unit Akfen Insaat has closed financing<br />

for the Eskisehir City Hospital PPP<br />

project in Turkey.<br />

The project loan agreement consists<br />

of a €344 million (US$380 million)<br />

arranged with with local financial<br />

institutions Garanti Bank and Turkiye<br />

Is Bankasi with a back-payment option<br />

of 18 years.<br />

The new facility will have a total capacity<br />

of 1,081 beds which will help fulfill the<br />

growing demand for healthcare in the<br />

Eskisehir area. Healthcare facilities in<br />

this new complex will include following.<br />

Eskisehir City Hospital has General<br />

Hospital, Oncology Hospital,<br />

Cardiovascular Diseases Hospital and<br />

High-Security Forensic Psychiatric<br />

Hospital. The project involves the<br />

development of the new facilities<br />

against a lease payment and provision<br />

of products and services for the<br />

hospital for 25 years.<br />

Akfen Holding also signed an agreement<br />

with Turkey’s ministry of health in<br />

September 2013 to build a hospital<br />

in the western Turkish city of Isparta<br />

under public private partnership (PPP).<br />

Akfen had won in February 2013<br />

the tender for the construction and<br />

provision of products and services for<br />

the Isparta City Hospital for 25 years.<br />

The project is expected to cost some<br />

573 million Turkish lira ($282 million).<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

79


AKTÜEL<br />

Kone’den hastanelere özel yatak asansörleri;<br />

Güçlü, hijyenik ve güvenli…<br />

Hastaneler, asansörlere en<br />

çok ihtiyaç duyulan binaların<br />

başında geliyor. Verilen hizmetin<br />

niteliği ve önemi dolayısıyla bu<br />

noktalardaki asansörlerin de özenle<br />

seçilmesi gerekiyor. 1910 yılında<br />

Finlandiya’da kurulan ve dünyada<br />

olduğu gibi ülkemizde de asansör<br />

pazarının önde gelen isimlerinden<br />

biri olan KONE, hastaneler için özel<br />

olarak ürettiği yatak asansörleri ile<br />

beklentilerin ötesine geçiyor.<br />

Özellikle hastanelere yönelik olarak<br />

tasarlanan KONE yatak asansörleri,<br />

son derece zorlu hasta nakil<br />

ortamlarında ideal performans<br />

sunarken güçlü yapısı, güvenli ve<br />

sarsıntısız olmasıyla da öne çıkıyor.<br />

Modern bir hastanenin değişken<br />

şartlarına uygun, kapsamlı yük<br />

kapasitesi olan KONE asansörler,<br />

kabin boyutları konusunda da geniş<br />

bir yelpaze sunuyor. Yatak ve tıbbi<br />

malzeme taşımayı kolaylaştırmak<br />

üzere düşünülen geniş açılı kapılar<br />

ve derin kabin boyutu özellikle dikkat<br />

çekiyor. Böylece sedye, tekerlekli<br />

sandalye ve yataklardaki hastaların<br />

taşınması çok daha konforlu hale<br />

geliyor. Asansörlerde acil ve öncelikli<br />

durumlar için özel çağrı butonları da<br />

bulunuyor. Kabinler hastaların rahatsız<br />

olmadan taşınabilmesi için son<br />

derece yumuşak hareketlerle yolculuk<br />

ediyor. İç göstergelerde görünürlüğü<br />

artırmak üzere net ve parlak olmayan<br />

tasarımlar kullanılıyor.<br />

KONE yatak asansörlerinde güvenlik,<br />

hijyen ve enerji verimliliği kriterlerine<br />

de büyük önem veriliyor. Hastanelerde<br />

hijyen büyük önem taşıdığından,<br />

KONE de kabinlerde kullandığı<br />

malzemelerin estetik olduğu<br />

kadar kolay temizlenebilir yapıda<br />

olmasına özen gösteriyor. KONE yatak<br />

asansörleri, 26 kişiye kadar yolcu ve<br />

maksimum 2 ton yükü taşıyabiliyor.<br />

80<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Kone’s great bed elevators for hospitals;<br />

Safe, smooth and reliable<br />

KONE supplies a full range<br />

of elevators, escalators and<br />

building doors to ensure that<br />

patients, staff, visitors and goods move<br />

smoothly, efficiently and reliably into,<br />

within and out of the hospital. Safe,<br />

smooth and reliable elevator designed<br />

especially for hospitals, with a solid set<br />

of features for optimum performance<br />

in the highly demanding environment<br />

of patient transportation.<br />

A modern hospital or medical facility<br />

offers many challenges for managing the<br />

flow of people and materials. patients<br />

in beds need to be transported quickly<br />

and smoothly with accompanying staff<br />

and medical equipment. food, laundry,<br />

medical supplies and equipment must<br />

be transported without interruption.<br />

Bed elevators are used by both patients<br />

and visitors, many of whom may have<br />

special<br />

mobility requirements.<br />

Elevator solutions for all medical<br />

applications Elevators are essential for<br />

ensuring the smooth flow of people and<br />

goods in the hospital. KONE provides<br />

a full range of elevator solutions, for<br />

supplies and equipment, staff, visitors<br />

and patients, whether they are coming<br />

in the front door or landing on the<br />

roof. When designing solutions for<br />

the medical environment, our criteria<br />

are extreme reliability, safety and<br />

energy-efficiency, which lower the cost<br />

of ownership and the environmental<br />

impact. In hospital environments<br />

special attention is paid to hygiene.<br />

Materials have been carefully selected<br />

to be aesthetically pleasing and easy to<br />

clean.<br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

81


AKTÜEL<br />

Acıbadem<br />

şimdi de<br />

Amsterdam’da!<br />

Uluslararası alanda da<br />

hızlı büyüme grafiğiyle<br />

dikkat çeken Acıbadem<br />

Sağlık Grubu, şimdi<br />

de Amsterdam’da<br />

yepyeni bir tıp merkezini<br />

hizmete sundu<br />

5<br />

ülkede 22 hastane ve 19 tıp<br />

merkeziyle hızla büyümeye<br />

devam eden Türkiye’nin lider<br />

sağlık grubu Acıbadem; yurt dışı<br />

yatırımları olan Makedonya, Kuzey<br />

Irak ve Bulgaristan’dan sonra şimdi<br />

de Hollanda’yı Acıbadem kalitesiyle<br />

tanıştırıyor. Amsterdam’da 5 bin m2<br />

kapalı alan üzerine kurulu olan tıp<br />

merkezi, Acıbadem International<br />

Medical Center (Acıbadem IMC) adıyla<br />

Mayıs ayında hizmete girdi. 16 tıbbi<br />

branşta hizmet verecek olan AIMC,<br />

poliklinik hizmetlerinin yanı sıra<br />

günübirlik cerrahi tedavi hizmetleri de<br />

sunuyor.<br />

Hollanda sağlık hizmetinde yeni bir<br />

konsept ile tanışıyor<br />

Acıbadem IMC, sahip olduğu hizmet<br />

yelpazesi ve anlayışı sayesinde<br />

Hollandalıları yeni bir sağlık hizmeti<br />

konseptiyle tanıştırıyor. Bu yeni<br />

konsept çerçevisinde Acıbadem IMC,<br />

Hollanda’daki diger tıp merkezleri<br />

yapılanmasından farklı olarak;<br />

birçok farklı tıbbi branşta sunduğu<br />

tanı ve tedavi hizmetlerinin yanısıra,<br />

görüntüleme merkezi, diş hekimliği ve<br />

günübirlik cerrahi hizmetleri ile geniş<br />

kapsamlı bir klinik olarak konumlandı.<br />

Üstelik sanatın terapi gücünün tedaviye<br />

olumlu etkisi oldugu bilgisinden yola<br />

çıkarak, sanatsal etkinliklere de<br />

kapılarını açan Tıp Merkezi, “sanat<br />

ve sağlığı” buluşturmasıyla da dikkat<br />

çekiyor.<br />

Nitelikli sağlık hizmetlerinin yanı<br />

sıra hasta ile hasta yakınına sunduğu<br />

konforlu hizmetleriyle fark oluşturan<br />

Acıbadem IMC’nin hekim kadrosu,<br />

her biri kendi alanında uzman,<br />

Hollarda’da yetişmiş ve uluslararası<br />

tecrübeye sahip hekimlerden<br />

oluşuyor. Multidisipliner bir anlayışıyla<br />

hizmet verilen Acıbadem IMC’de;<br />

polikliniklerin yanı sıra, ileri teknoloji<br />

görüntüleme ve laboratuvar hizmetleri<br />

de sunuluyor. Hasta güvenliği odaklı<br />

çalışan tıp merkezi, ziyaretçilerini, ev<br />

rahatlığı ve sıcaklığını hissettirecek bir<br />

ortamda ağırlıyor.<br />

Acıbadem IMC’de; 24 poliklinik<br />

odasının yanı sıra MR,CT, X-Ray,<br />

ileri USG ve Ekografi içeren ileri<br />

görüntülüme teknolojilerinin<br />

bulunduğu radyoloji departmanı yer<br />

alıyor. Ayrıca kan alma laboratuvarı,<br />

kardiyoloji tetkikleri ve duyma<br />

testlerinin yapıldığı merkezde, ileri<br />

teknolojiyle donatılmış 2 ameliyathane<br />

ve 4 yatak ile hizmet veriliyor. Kapsamlı<br />

ağız- diş sağlığı ünitesi ve fizyoterapi<br />

hizmetlerinin de verildiği tıp merkezi,<br />

Hollanda’daki tüm sigorta şirketleri ile<br />

anlaşmalı.<br />

82<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Acıbadem<br />

now in<br />

Amsterdam!<br />

Drawing attention with<br />

its rapid growth in the<br />

international arena,<br />

Acıbadem Healthcare<br />

Group now offers a<br />

brand new medical<br />

center in Amsterdam<br />

The latest member of Acibadem<br />

Healthcare Group, Acibadem<br />

International Medical Center<br />

has opened its doors in Amsterdam,<br />

the capital city of Holland as of May 1,<br />

<strong>2017</strong>.<br />

Acibadem International Medical<br />

Center provides advanced diagnosis<br />

and treatment services in 12 medical<br />

specialties with a capacity of 24<br />

outpatient rooms, 4 beds, 2 high-end<br />

operating rooms and the cutting-edge<br />

diagnostic technologies.<br />

Acibadem International Medical<br />

Center also accepts patients with<br />

private health insurance. Acibadem<br />

International Medical Center provides<br />

outpatient clinic services and daily<br />

surgical treatment within its closed<br />

area of 5000 square meters.<br />

Provides the best with Medical<br />

Technologies<br />

Clinic has a unique multidisciplinary<br />

approach with its 12 medical<br />

specialties. It provides the best care<br />

in the field of research, diagnosis and<br />

treatment to its patients. It also offers<br />

the possibility for the patients to get<br />

an appointment within 48 hours with<br />

qualified healthcare professionals.<br />

Offering services in 12 medical<br />

specialties in the field of research,<br />

diagnosis and treatment. Specialty areas<br />

are Anesthesiology and Pain Treatment,<br />

Cardiology, Dentistry, General Surgery,<br />

Internal Medicine, Neurology,<br />

Orthopedics, Otorhinolaryngology<br />

(ENT), Physiotherapy, Plastic Surgery,<br />

Radiology, Urology. Acıbadem<br />

International Medical Center will<br />

soon increase the fields of medical<br />

specialties up to 16 by including<br />

Pediatrics, Dermatology, Gynecology<br />

and Gastroenterology.<br />

Acıbadem International Medical Center<br />

introduces a new healthcare concept,<br />

unique to the Netherlands: ZBC<br />

Plus. In a modern but also homelike<br />

environment, the clinic has a 5000<br />

m2 closed area with 24 outpatient<br />

rooms, two high-end operating rooms,<br />

four beds and recovery rooms. The<br />

clinic also has full imaging diagnostics<br />

with 1.5 Tesla MRI, CT, X-Ray,<br />

Advanced Ultrasound, ECG, Effort test,<br />

Audiometric Examinations, Panoramic<br />

Dental X-Ray and a Laboratory. Next to<br />

this, the clinic also has its own dental<br />

practice and offers physiotherapy and<br />

sports rehabilitation.<br />

Mayıs <strong>2017</strong><br />

EYLÜL <strong>2017</strong><br />

83


%50<br />

T.C. EKONOMİ<br />

BAKANLIĞI<br />

DESTEĞİ<br />

MEDİKAL VE SAĞLIK FUARI<br />

28-30 EYLÜL <strong>2017</strong>, LAHORE/PAKİSTAN<br />

www.pakmedica.com<br />

T.C. BAŞBAKANLIK<br />

TÜRKİYE YATIRIM DESTEK<br />

VE TANITIM AJANSI<br />

KONUK ÜLKE: TÜRKİYE<br />

PAKİSTAN-TÜRKİYE SAĞLIK İŞBİRLİĞİ FORUMU<br />

PAKMEDICA <strong>Medikal</strong> ve Sağlık Fuarı<br />

Pakistan-Türkiye Sağlık İşbirliği Forumu; aramızdaki<br />

dostluk köprülerini, ticari fırsatlara dönüştürecek!<br />

FUAR KATILIMCILARI<br />

1. İlaç ve Eczacılık<br />

2. Tıbbi Cihaz ve Hastane Donanımı<br />

3. Tıbbi Sarf ve <strong>Medikal</strong> Malzeme<br />

4. Sağlık Bilişimi ve Health IT<br />

5. Sağlık Yatırımları (Şehir Hastaneleri, Mimarlık,<br />

Mühendislik ve İnşaat)<br />

6. Sağlık Turizmi<br />

7. Kozmetik ve Kişisel Sağlık ve Bakım Ürünleri<br />

NEDEN KATILMALISINIZ?<br />

1. Pakistan Sağlıkta Dönüşüm Projesi<br />

2. Sağlıkta Dönüşümde Türk firmaları öncelikli<br />

3. Türk firmalarına 90 milyonluk yeni Pazar<br />

4. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği organizasyon<br />

PAKİSTAN<br />

NÜFUS: 200 MİLYON<br />

PENCAP EYALETİ<br />

NÜFUS: 90 MİLYON<br />

LAHORE<br />

NÜFUS: 20 MİLYON<br />

Organizasyon:<br />

Universal<br />

Travels<br />

Holidays & Event Planner<br />

Fuar Satış, Sponsorluk ve Firma İlişkileri:<br />

Ahmet ÖZDEMİR<br />

E-posta: ahmet.ozdemir@ekspoturk.com Tel: 0212 272 61 06 / 0533 037 08 31<br />

www.pakmedica.com<br />

28-30 <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong><br />

Lahore International Expo Center<br />

Lahore / PAKİSTAN


AKTÜEL<br />

Türk Firmaları<br />

Amerika’nın<br />

En Büyük<br />

Sağlık<br />

Fuarındaki<br />

Yerini TG<br />

EXPO’yla<br />

Alıyor!<br />

Amerika’nın en büyük sağlık<br />

fuarı olma özelliğini taşıyan<br />

FIME 27. Uluslararası Sağlık<br />

Ekipmanları ve <strong>Medikal</strong> Malzemeler<br />

Fuarı, bu sene 8-10 Ağustos <strong>2017</strong><br />

tarihlerinde ABD’nin Orlando<br />

şehrinde gerçekleşti. Bu yıl da Türk<br />

firmaları, her sene büyük bir başarı<br />

ivmesi yakalayan bu fuardaki yerini TG<br />

EXPO Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’nin<br />

milli katılım organizatörlüğünde aldı.<br />

Her sene sektörden büyük oranlarda<br />

katılım alan fuar, <strong>2017</strong>’de de 1.101<br />

firmanın katılımıyla gerçekleşmiştir.<br />

39 ülkenin temsil edildiği FIME 27.<br />

Uluslararası Sağlık Ekipmanları ve<br />

<strong>Medikal</strong> Malzemeler Fuarı, ihracatçı<br />

firmalara uluslararası pazarlara da<br />

girebilme imkânı sundu.<br />

ABD, tıbbi cihazlar ve medikal<br />

ürünler pazarı’nın lideri<br />

ABD sahip olduğu %41 pazar payı<br />

ile, çeşitli teknolojileri kapsayan ve<br />

yüksek bir dinamizme sahip olan<br />

tıbbi cihazlar ve medikal ürünler<br />

pazarında dünya lideri konumunda yer<br />

alıyor. Amerika ile 12,8 milyon dolar<br />

ihracatı bulunan Türkiye’nin tıbbi<br />

cihazlar ve medikal ürünler pazarı<br />

toplam büyüklüğü ise 3,5 milyar doları<br />

buluyor.<br />

FIME International Medical Expo <strong>2017</strong><br />

katılımcılara, özellikle küresel sağlık<br />

endüstrisi alanında ABD’deki yeni<br />

teknolojileri izleme fırsatı sundu Bu<br />

sene Türkiye’den 22 firmanın katılım<br />

sağladığı fuarda, 3 Teks Tekstil Gıda<br />

İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti., Arden<br />

<strong>Medikal</strong> Ltd. Şti., Ems Mobil Sistemler<br />

A.Ş., Novos Tıbbi Cihazlar Sanayi ve<br />

Ticaret İth. İhr. Ltd. Şti. gibi sektörün<br />

önemli firmaları da yerlerini aldı.<br />

FIME International Medical Expo 2018<br />

ise 7-9 Ağustos 2018 tarihlerinde,<br />

Orlando’da gerçekleşecek.<br />

86<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Turkish<br />

companies<br />

took their place<br />

in America’s<br />

biggest<br />

healthcare<br />

exhibition with<br />

TG EXPO!<br />

Medical Expo, where 39 countries<br />

are represented, gave opportunities<br />

to the exporter companies to enter<br />

international markets as well.<br />

FIME 27th Florida International<br />

Medical Expo, which is the biggest<br />

healthcare exhibition of America,<br />

was held in Orlando, USA on 8-10<br />

August <strong>2017</strong>. Turkish companies took<br />

their place in this fair, which achieves a<br />

great success acceleration every year,<br />

with the national pavilion organization<br />

of TG EXPO International Fairs Inc. Co.<br />

The fair, which has a great participation<br />

from the sector every year, was held with<br />

the participation of 1.101 companies in<br />

<strong>2017</strong>. FIME 27th Florida International<br />

USA is the leader of medical products<br />

USA, with its market share of 41%,<br />

is the world leader in the medical<br />

products market which encompasses<br />

a variety of technologies and also has<br />

a high level of dynamism. Turkey’s total<br />

size in the medical products market is<br />

3.5 billion dollars, and its export with<br />

the USA is 12.8 million dollars.<br />

FIME International Medical Expo<br />

<strong>2017</strong> offered the opportunity to get<br />

information about new technologies in<br />

the USA. This year, 22 companies from<br />

Turkey participated in the fair including<br />

the most important firms of the sector<br />

such as 3 Teks Tekstil Gıda İth. İhr. San.<br />

ve Tic. Ltd. Şti., Arden <strong>Medikal</strong> Ltd. Şti.,<br />

Ems Mobil Sistemler A.Ş., Novos Tıbbi<br />

Cihazlar Sanayi ve Ticaret İth. İhr. Ltd.<br />

Şti. FIME Florida International Medical<br />

Expo 2018 will take place in Orlando on<br />

7-9 August 2018.<br />

88<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

6. International Congress on Leukemia Lymphoma<br />

Myeloma (ICLLM)<br />

International Congress on Leukemia Lymphoma Myeloma’nın altıncısı<br />

bu yıl Antalya’da düzenlendi. Ülkemizde düzenli olarak gerçekleştirilen<br />

en yüksek katılımlı uluslararası hematoloji kongresi olan bu toplantının<br />

en önemli özelliklerinden biri programının oluşturulma şekli. 25 yabancı<br />

konuşmacı, habis hematolojik hastalıklardaki tıbbi (tanı, tedavi vb.)<br />

gelişmeleri aralarında Türkiye’den ve dünyanın değişik ülkelerinden<br />

kongreyi izlemeye gelen 300’e yakın hematoloji uzmanlarına aktardı.<br />

Kongrede; 12 bilimsel oturum ve 3 uydu sempozyumda 29 oturum<br />

başkanının moderatörlüğünde 34 konuşmacı sunumlarını gerçekleştirdi.<br />

Mısır, Yunanistan, Romanya, Hollanda, Bahreyn, Makedonya, İspanya,<br />

ABD, Fransa, Sudan, Karadağ, İtalya, İsrail, Sırbistan, İngiltere, Kanada<br />

ve Almanya’dan gelen katılımcılar bu yılki kongreye katılım sağlayarak<br />

ülkemizde yapılan hematoloji alanında klinik araştırmaların durumu<br />

hakkında bilgi aldı.<br />

Elektronik sigara sosyal medya forumu raporu<br />

Amerikan Toraks Derneğinin mayıs ayında yapılan kongresinde sunulan en<br />

güncel araştırmalar elektronik sigara ve nikotin içeriğinin önemli sağlık<br />

tehditleri oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmaların sonuçlarına göre;<br />

Gençlerin elektronik sigaraya tatlandırıcı aromalar nedeniyle başladıkları<br />

anlaşılmaktadır. Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığında (KOAH) sigaraya<br />

bağlı uzun sürede ortaya çıkan tomografi değişikliklerinin elektronik sigara<br />

kullanıcılarında erken dönemde başladığı gösterilmiştir. Sigara dumanı, nikotin,<br />

elektronik sigara sıvısı, elektronik sigara sıvısı ve nikotin karışımının ayrı ayrı<br />

solunum epitel hücrelerinin erken ölümüne yol açtığı kanıtlanmıştır. Elektronik<br />

sigara içeriklerinin akciğerde iltihaplanma ve hasara yol açabileceğine karar<br />

verilmiştir. Son bilimsel çalışmalar elektronik sigara ve nikotin içerikli ürünlerin<br />

sigaraya güvenli bir alternatif olmadığını ortaya koymaktadır. Sağlıklı olmak için<br />

sigarayı alternatifsiz bırakmak gereklidir.<br />

Diyabeti tanı, gözünü koru<br />

Türk Oftalmoloji Derneği, Türk Diyabet Cemiyeti, Türkiye Diyabet Vakfı<br />

işbirliği ve Bayer’in koşulsuz desteği ile hayata geçirilen “Diyabeti Tanı,<br />

Gözünü Koru” sosyal sorumluluk projesi ile diyabet hastaları ve hasta<br />

yakınlarının diyabete bağlı görme kayıpları konusunda bilgilendirilmesi<br />

amaçlanıyor. “Tehlikeyi Görmezden Gelmeyin, Diyabetliyseniz Yılda 1<br />

Kez Göz Kontrolünden Geçin” sloganı ile Konya Ticaret Odası (KTO)<br />

konferans salonunda gerçekleştirilen programda proje hakkında bilgi<br />

veren Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi<br />

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi<br />

Prof. Dr. Ahmet Kaya, Diyabetin, kan şekerinin sürekli kontrol altında<br />

tutulmasını gerektiren, yaşam boyu süren bir hastalık olduğunu ve<br />

amaçlarının diyabetik hastaların yaklaşık yüzde 30-35‘ini görmesini<br />

tehdit eden retinopati hakkında toplumu bilgilendirmek olduğunu söyledi.<br />

90<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


AKTÜEL<br />

Uluslararası kongrede İmmüno-Onkoloji tartışıldı<br />

International Society for Pharmacoeconomics and Outcomes Research<br />

(ISPOR)-Uluslararası Farmakoekonomi ve Araştırma Sonuçları Derneği<br />

22. Uluslararası Kongresi, Boston’da toplam 80 ülkeden 1000’e yakın<br />

sağlık ekonomisti ve diğer uzmanlıklardan katılımı ile gerçekleştirildi.<br />

Bristol-Myers Squibb İlaçları Pazar Erişim ve Kurumsal İlişkiler<br />

Direktörü Bilgen Dölek, kongreden izlenimlerini ve çıkan sonuçları şöyle<br />

değerlendirdi: “Bilindiği gibi ISPOR, sağlık ekonomisi ve farmakoekonomi<br />

konularında yapılan araştırmalara ve global anlamda gerçekleştirilen<br />

aktivitelere liderlik etmeye devam etmektedir. Kongre sırasında yapılan<br />

oturumlarda, sağlık ekonomisi çalışmalarının özellikle çıktı bazlı<br />

(outcomes research) çalışmalara dayanması gerektiği belirtildi. Bununla<br />

birlikte teknik olarak uygulamada bir takım problemlerle karşılaşıldığı<br />

da vurgulandı. Bu noktada geri ödeme kurumları ve ilaç geliştirici<br />

firmalar arasında innovatif modellerin hayata geçirilmesinin aşikar tek<br />

yol olduğu söylendi. Son dönemde geri ödeme kurumlarının anlayışının<br />

klinik çalışmaları değerlendirirken, primer sonlanım noktası olarak<br />

genel sağkalım üzerinde odaklandığını ve bununla birlikte gerçek yaşam<br />

verilerinin ruhsat ve geri ödeme dosyalarında bulunmasının önemli bir<br />

destek kaynak olacağı iletildi.”<br />

Ailevi Akdeniz Ateşi tedavisi için yeni umut Türkiye’de<br />

Biyoteknolojiyle üretilen Türkiye’nin ilk orijinal biyolojik ilacı olmaya<br />

aday olan RPH104 isimli molekülün Faz-1 klinik çalışmasından<br />

umut veren sonuçlar elde edildi. AR-GE’den aldığı güçle cesaret<br />

alan ve 4 yıldır bu yaklaşımla faaliyet gösteren TRPharm firması,<br />

işbirliği içinde olduğu üniversiteler ile birlikte, KKTC’de düzenlenen<br />

“9. Uluslararası Ailevi Akdeniz Ateşi ve Sistemik Otoinflamatuvar<br />

Hastalıklar Kongresi”nde Faz1 çalışmasından elde edilen sonuçları<br />

paylaştı. TRPHARM Başkanı Tuygan Göker, geliştirmesi Türkiye’de<br />

tamamlanacak ve olumlu sonuçlanırsa Ailesel Akdeniz Ateşi<br />

tedavisinde kullanılacak ilacın, dünya pazarından önemli ölçüde pay<br />

alacağı değerlendirmesinde bulundu. Göker, “Türkiye’nin bu ölçekteki<br />

ilk AR-GE odaklı start-up ilaç şirketiyiz ve 4 yıl gibi kısa bir sürede<br />

bu sahada pek çok ilki gerçekleştirmenin haklı gururunu yaşıyoruz.<br />

Yaptıklarımızın tüm ilaç sektörü için de AR-GE’de cesaretlendirici bir<br />

Start-Up rol model olduğunu düşünüyorum” dedi.<br />

92<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


BİLİMSEL SEKRETERYA<br />

İletişim Adresi<br />

Turan Güneş Bulv. İlkbahar Mah. 613. Sok. No:8 Çankaya - Ankara<br />

Tel : (312) 490 98 97 • Faks: (312) 490 98 68<br />

E-posta: thdofis@thd.org.tr • Web: www.thd.org.tr<br />

Türk Hematoloji Derneği Merkez İletişim Bilgileri<br />

Mall of İstanbul Rezidans Süleyman Demirel Bulvarı 7 A<br />

Blok No: 26 34306 Başakşehir - İstanbul<br />

Tel: (212) 603 66 55 • Faks: (212) 603 66 35<br />

KONGRE SEKRETERYASI<br />

Serenas Uluslararası Turizm Kongre Organizasyon A.Ş.<br />

Hilal Mahallesi, Cezayir Caddesi No:13<br />

06550 Yıldız, Çankaya / Ankara<br />

Tel: (312) 440 50 11 • Faks: (312) 441 45 62<br />

E-posta: ulusalhematoloji<strong>2017</strong>@serenas.com.tr<br />

Web: www.serenas.com.tr


AKTÜEL<br />

Onko-Koçsel Pharmaceuticals taps into<br />

international markets<br />

Deniz Alkanat, Factory Director and Executive Committee Member at Onko-Koçsel<br />

Having huge success to open up the way for<br />

international markets Onko Koçsel will able to<br />

carry out sales and market of its own products in<br />

the overseas market with the EU GMP Certificate<br />

expectations from the groundbreaking<br />

stage. We opened our US office in this<br />

direction and for conveying direction<br />

of market access to the US market<br />

we have started our drug projects and<br />

process of FDA approval.<br />

Declaring that Koçsel Onko<br />

Pharmaceuticals started its first<br />

operations in the emerging markets,<br />

Alkanat said, “We signed high budget<br />

agreements with the most important<br />

drug distribution companies in<br />

Malaysia, Pakistan and Sudan. Thus<br />

we aim to reach other South Asian<br />

and African countries. We are about to<br />

complete our cooperation talks with<br />

local importer companies in the Gulf<br />

countries and local importer firms in<br />

Central and South America. As Onko-<br />

Koçsel Pharmaceuticals, we will bring<br />

our sectoral knowledge and experience<br />

to the world market, significant<br />

economic gain for our country. We will<br />

contribute to close the trade deficit. We<br />

will facilitate access to cancer drugs<br />

with high-quality production standards<br />

in international standards. So we will<br />

continue to make a contribution the<br />

more for the cancer patient’s quality of<br />

life, even length of life.”<br />

Operating in the field of oncology<br />

with the first R & D center which<br />

manufactures with the EU GMP<br />

Certificate in the pharmaceutical<br />

industry in Turkey, Onko-Koçsel<br />

Pharmaceuticals has a significant<br />

achievement in line with the goal<br />

of entering the global market with<br />

high-quality production standards.<br />

Receiving the EU GMP Certificate<br />

(Good Manufacturing Practice)<br />

which provides an important step for<br />

tapping into the European Union and<br />

international market, Onko-Koçsel<br />

Pharmaceuticals now has possibility to<br />

export to more than 70 countries<br />

around the world.<br />

First target is US market<br />

Stating that they began to thrive in<br />

the international arena with the most<br />

advanced technique and trained stuff,<br />

Deniz Alkanat, Factory Director and<br />

Executive Committee Member at Onko-<br />

Koçsel said, “Our first target was the<br />

US, leader in the world pharmaceutical<br />

market. This is a natural starting<br />

point for Onko Koçsel. Because our<br />

production facilities were designed<br />

according to the FDA process and<br />

94<br />

EYLÜL <strong>2017</strong>


NÜVE embraces the world<br />

with its instruments<br />

Strong Foundation<br />

Established 49 years ago in<br />

1968, NÜVE is one of the<br />

fastest expanding manufacturers<br />

of laboratory and sterilization<br />

instrumentation in the world today<br />

with a steadily increasing product<br />

range. Quickly becoming market<br />

leader in our home country, the<br />

major proportion of our production<br />

is today exported to over 100<br />

countries worldwide and the brand is<br />

established as a driving force in the<br />

development of new products.<br />

NF 1200R Multi Purpose<br />

Bench Top Centrifuge<br />

Quality & Reliability<br />

Quality is a keyword for NÜVE.<br />

This is proven by its certification to<br />

ISO 9001:2008 and ISO 13485:2003.<br />

Combining this with a strong ethic of<br />

providing outstanding value, NÜVE<br />

incessantly strives to increase<br />

efficiency through evolution of its<br />

working practices and investment<br />

in the latest machine tools. Top<br />

class components and high grade<br />

raw materials ensure that the final<br />

product is something that the user<br />

can be proud of. An important factor<br />

in the high level of reliability is<br />

the commitment of the production<br />

team, half of which has been with the<br />

company for over 20 years.<br />

Investment & Expansion<br />

Substantial investment in R&D<br />

enables NÜVE to offer an everwidening<br />

range of quality products.<br />

A team of highly qualified and<br />

experienced engineers has been<br />

producing instruments with unique<br />

characteristics bringing additional<br />

benefits to our customers. The offer<br />

in the field of biology in particular<br />

has significantly expanded and the<br />

level of technological innovation is<br />

proven by the large number of trademarked<br />

features recently introduced<br />

in the range.<br />

NÜVE has been growing<br />

continuously and strongly, even<br />

during the recent worldwide<br />

economic crisis. With its dedication<br />

to customer service, NÜVE is<br />

committed to ensuring the supply<br />

to its customers on time. During<br />

the last seven years, the size of the<br />

production plant was doubled as<br />

were the number of machine tools for<br />

production.<br />

developed for a broad spectrum<br />

of markets including clinical<br />

laboratories, medical research,<br />

biotechnology, agriculture,<br />

veterinary labs, food, beverage<br />

and dairy, chemicals, automotive,<br />

aerospace, ceramics, water and<br />

pharmaceutical industries.<br />

A complete range<br />

NÜVE product range is<br />

comprehensive, covering the<br />

essential core products for most<br />

laboratories, whether this is for<br />

ovens, incubators,CO 2<br />

incubator,<br />

centrifuges, climatic and test<br />

chambers, dry or steam sterilization<br />

devices, -41°C and -86°C freezers,<br />

laminar flow and safety cabinets,<br />

water baths and distillers, blood bank<br />

instruments... you are certain to find<br />

a product to your needs.<br />

DF 490 Ultra Low Temperature Freezer<br />

Wide Ranging Markets<br />

NÜVE products are designed and<br />

NF 800 Multi Purpose Bench Top Centrifuge<br />

EC 160 CO 2<br />

Incubator


Hastaneler için Hemşirelerin<br />

Seçtiği Gözetim Çözümü<br />

EEC güvencesi ile Türkiye pazarına giriş yapan Intercall, son teknoloji ile ürettiği ve titiz testlerden geçirerek<br />

kullanıma sunduğu ürünleri ile 25 yılı aşkın süredir İngiltere’nin en çok satan hemşire çağrı sistemi markası<br />

olmayı sürdürmektedir. Üreticisi, Lismore Group kuruluşundan bugüne tüm ar-ge, tasarım ve üretimini kendi<br />

tesislerinde kendi personeli ile İngiltere’de yapmaktadır. Intercall Touch Serisi Hemşire Çağrı Sistemleri,<br />

kullanıcı dostu ürünleri, şık ve sağlam tasarımı ile personeliniz ve hastalarınız için gereken güvenlik ve<br />

konforu sağlamanıza yardımcı olur.<br />

• Farklı ihtiyaçlara farklı çözümler<br />

• Hijyenik yapı ve kolay kullanım<br />

• Detaylı çağrı yönetimi ve raporlama<br />

• Kişiselleştirilebilir arayüz<br />

• Retrofit projelere uyumluluk<br />

• 3. parti uygulamalara entegrasyon<br />

• Intercall Cloud ile her an<br />

her yerden kontrol imkanı<br />

Hemşire Çağrı Sistemleri<br />

Made in England<br />

İyi Mühendislik, Doğru Çözüm<br />

Akıllı Binalar için Komple Çözümler<br />

EEC Entegre Bina Kontrol Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tel: (0212) 320 1626 Fax: (0212) 320 1636 E-mail: ebks@eec.com.tr Web: eec.com.tr

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!