11.09.2017 Views

Yapı Malzeme Dergisi Eylül 2017 Sayısı

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

Advertorial


İmtiyaz Sahibi<br />

İstmag Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Art Direktör<br />

İsmail Gürbüz<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Sosyal Medya<br />

Songül Çek<br />

songul.cek@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP-Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş<br />

Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

Yeni sezon için sektörde hareketlilik bekleniyor<br />

Uzun yaz günlerini ve tatil dönemini yavaş yavaş geride bırakırken, sektörün tüm bileşenleri yeni sezon için kendi hazırlıklarına<br />

başlamış durumda. Yıl içinde döviz kurlarının agresif artışı ve bir takım ülkelerle yaşadığımız siyasi gerginliklerin ilk<br />

ateşinin düşmesi, sektörün gündemini olumlu yönde değiştirmek için bizler açısından bir fırsat olarak da değerlendirilebilir.<br />

<strong>Yapı</strong> malzemesi anlamında sektörde pek çok alternatifin ve çeşitliliğin olması, satış ve pazarlama için bir avantaj gibi gözükürken<br />

bazen de bu çok seçmeli durum elimize ayağımıza dolanabilmekte. Ürün alternatifi adına sektör içinde kalitesiz ürünlerin<br />

hızlı sirkülasyonları, uzun vadede hem finans, hem kalite ve güvenilirlik anlamında kullanan ve satan firmalar için yan<br />

etki yapmakta maalesef. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren pek çok önemli projeye imza atmış olan Türk <strong>Yapı</strong> Sektörünün,<br />

biraz daha kendine güvenle, ürün tercihlerinde seçici ve kolay beğenmeyen bir tutum takınması global markalar tarafından<br />

gayet anlaşılır bir durum olacaktır bence. Gerek ulusal gerekse global ölçekte kendi hacmimizi iyi değerlendirmeli, kendimizi<br />

gönüllü bir şekilde yabancı ülkelerin pazarı haline getirmemeliyiz.<br />

Sektörümüzün ithal ettiği ürünlerin, henüz üretim ve satış planlamaları aşamasında muhakkak hesaba katılan global bir<br />

aktör durumunda olması, bundan sonraki dönemler için kendisine yeni hedefler koymak adına bir güven ve esin kaynağı da<br />

olacaktır hiç şüphesiz.<br />

17 Ağustos’un seneyi devriyesinde tekrar gündeme gelip, maalesef çok kısa bir süre içerisinde yine hasır altı yaptığımız<br />

deprem ve doğal afetlere karşı yürütülen çalışmalarda kat ettiğimiz mesafeler herkesin malumu. Yaşanan her afet ve kriz<br />

sonrası, olayın sıcaklığını üzerimizden atar atmaz yine eski alışkanlıklarımıza dönüyor olmamız, yaşadığımız ve yaşayacağımız<br />

hiçbir olaydan ders çıkarmayacağımız anlamını da taşıyor. Bu alışkanlığımıza ve vurdum duymazlığımıza bir şekilde son<br />

vermek durumdayız. Aksi takdirde, tüm enerjimizi kendini tekrar eden sorunlar ve küçük hesaplaşmalar içerisinde harcamaya<br />

devam edeceğiz. Geride gurur duyacağımız eserler bırakmak istiyorsak, kendi çıkarlarımızı toplumun çıkarıyla eş değer<br />

tutmak ve her neyi amaç edinmişsek yine o minvalde mücadele etmemiz gerektiğini unutmamalıyız.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

54 - Teksas’ta teknoloji üssü kuran Daikin<br />

dijital fabrikalar kurmaya başlıyor<br />

58 - Mitsubishi Electric’ten dünyanın<br />

geleceği İçin çevreci teknolojiler<br />

62 - BlokBims A.Ş. Avrupa’nın en büyük blokbims<br />

üretim tesisini Nevşehir’de kurdu<br />

64 - Yıllarca süren testler, kaya gibi sağlam ürün<br />

66 - Vekon, depreme karşı<br />

hafif çelik yapı sistemini öneriyor<br />

104 -“Müşterilerimizin ihtiyaçlarını esas alan<br />

ürünler geliştiriyoruz”<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABS YAPI ELEMANLARI - 1.........................37<br />

DAIKIN........................128 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

ABS YAPI ELEMANLARI - 2.........................41<br />

DOKA KALIP ve İSKELELERİ............ÖN KAPAK<br />

AGT.........................................................69<br />

ERYAP.....................................................77<br />

BOSCH....................................................61<br />

ESER REKLAM............................. 110 – 111<br />

BRAAS.....................................................95<br />

HAKAN PLASTİK.......................................71<br />

CANON & ADVERTORIAL............ 10 / 56 - 57<br />

HP........................................... ARKA KAPAK<br />

CANON....................................................11<br />

INTEK KALIP ve İSKELE......................... 2 – 3<br />

ÇİMSA.....................................................51<br />

KARGROUP...................................... 90 – 91


KİLSAN..................................................101<br />

SAMSUNG...............................................65<br />

LAYHER....................................................... 27<br />

MESA İMALAT...................................... 6 – 7<br />

NATURALSTONE’<strong>2017</strong>............................121<br />

SARAY ALÜMİNYUM.......................... 84 – 85<br />

TAYF ÇATI..............................................103<br />

ODE........................................................81<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE.................... 12 – 13<br />

PERİ KALIP ve İSKELELERİ & ADVERTORIAL.32 – 33<br />

TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5<br />

URTİM KALIP VE İSKELE........................ 8 – 9<br />

PERİ KALIP ve İSKELELERİ.... ÖN KAPAKİÇİ - 1<br />

VİKO.......................................................45


15 Temmuz’dan bir yıl sonra inşaat sektöründe<br />

talep yeniden eski seviyesine döndü<br />

Aktüel<br />

Türkiye İMSAD, yapı sektörü ve ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenen aylık sektör<br />

raporunu açıkladı. ‘Temmuz <strong>2017</strong> Sektör Raporu’nda, 15 Temmuz darbe girişiminden<br />

bir yıl sonra, inşaat sektöründe talebin yeniden eski seviyesine döndüğü vurgulandı.<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri<br />

Derneği’nin (Türkiye İMSAD), sektörün<br />

en önemli çatı kuruluşu olarak hazırladığı<br />

‘Sektör Raporu’nda, 15 Temmuz’dan bir<br />

yıl sonra inşaat sektöründe talebin yeniden<br />

toparlandığına dikkat çekildi. Raporda<br />

şu bilgiler yer aldı: “2016 yılı Temmuz<br />

ayında yaşanan gelişmeler ekonomide<br />

tüm sektörlere yönelik talebi olumsuz etkilemişti.<br />

İnşaat sektörü de bundan etkilenmiş<br />

ve inşaat işlerine yönelik talep önemli<br />

ölçüde gerilemişti. <strong>2017</strong> yılı Temmuz<br />

ayına geldiğimizde ise inşaat sektöründe<br />

talep yeniden 2016 yılının ilk yarı seviyesine<br />

döndü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun<br />

yayınladığı sektörel güven endeksleri kapsamında<br />

açıklanan inşaat sektöründe faaliyetleri<br />

kısıtlayan temel faktörler içinde,<br />

talep yetersizliği 2016 Ekim ayından itibaren<br />

önemli ölçüde artmıştı. Aynı dönemde<br />

finansman sorunları da faaliyetleri kısıtlamaya<br />

başlamıştı. <strong>2017</strong> yılı Mayıs ayından<br />

itibaren ise talep yetersizliği sorununun<br />

azaldığı ve 2016 yılı ilk yarısı seviyelerine<br />

geri döndüğü görülüyor. Bununla birlikte<br />

bir miktar daha talep artışına ihtiyaç duyuluyor.<br />

Haziran ve Temmuz aylarında malzeme<br />

ve ekipman eksikliğindeki artış ise<br />

dikkat çekici. İşgücü eksikliğinin ise çok<br />

yaşanmadığı görülüyor. Bunlara karşın<br />

finansman sorunlarının ise halen önemli<br />

bir sorun olmaya devam ettiğini ve geçen<br />

yıldan bu yana sınırlı bir iyileşme sağlanabildiğini<br />

söyleyebiliriz. Piyasalarda güven,<br />

ödeme, tahsilat ve kredi konularında sağlanan<br />

ilerlemelere rağmen inşaat sektöründe<br />

finansman sorunları, faaliyetleri<br />

kısıtlayan önemli bir faktör olmaya devam<br />

ediyor.”<br />

İnşaat sektörü istihdamında önemli<br />

artış<br />

Son bir yıldır istihdamın artırılmasına yönelik,<br />

kamunun uyguladığı teşviklerin önemli<br />

olduğu, bu teşvikler ile birlikte istihdamda<br />

artış yaşandığı belirtilen raporda, “İnşaat<br />

sektöründe bu teşviklerin ötesinde, inşaat<br />

işlerindeki genişlemeye bağlı olarak istihdam<br />

yükseldi. <strong>2017</strong> yılı Nisan ayında inşaat<br />

sektöründe çalışan sayısı 2,19 milyon<br />

kişiye ulaştı. Geçen yılın aynı ayına göre<br />

istihdam yüzde 4,9 arttı. Toplam istihdam<br />

içindeki pay ise yüzde 7,6’dan yüzde<br />

7,8’e çıktı. İnşaat sektöründeki istihdam<br />

artışı, iş aktivitesi açısından ümit verdi“<br />

denildi.<br />

Güven endeksi Temmuz’da 3,3 puan<br />

geriledi<br />

Güven endeksine yönelik raporda öne<br />

çıkan gelişmeler şöyle sıralandı: “İnşaat<br />

sektöründe güven endeksinin (takvim ve<br />

mevsim etkisinden arındırılmamış endeks<br />

verileri) <strong>2017</strong> yılının ilk 4 ayındaki yükselişin<br />

ardından son üç aydır gerilediği görülüyor.<br />

İnşaat sektörü güven endeksi Mayıs<br />

ve Haziran aylarındaki sınırlı gerilemenin<br />

ardından Temmuz ayında da düştü. İnşaat<br />

sektörü güven endeksi Temmuz ayında<br />

3,3 puan geriledi. İnşaat sektöründe<br />

güven alanında yaşanan hızlı artıştan ve<br />

ulaşılan zirveden sonra bir gerileme yaşanıyor.<br />

Güvenin yeniden artışı için ilave<br />

iyileşmelere ihtiyaç duyuluyor.”<br />

Konut satışları Haziran’da yüzde 8,1<br />

geriledi<br />

Konut satışlarıyla ilgili bilgilere yer veren<br />

raporda, bu yıl ilk kez önemli ölçüde gerileme<br />

yaşandığına dikkat çekildi ve şu ifadelere<br />

yer verildi “Geçen yılın aynı ayına göre<br />

konut satışları yüzde 8,1 geriledi ve satışlar<br />

97 bin 579 adet olarak gerçekleşti.<br />

Bu gerilemede daha çok Ramazan ayı ve<br />

Bayramın etkisi olduğu görüldü. Bununla<br />

birlikte geçtiğimiz aylarda konut sektörüne<br />

sağlanan destekler ile birlikte yaşanan artışların<br />

da normalleşmeye başlayacağı öngörülüyor.<br />

Sonuç olarak geçtiğimiz aylarda<br />

talep önemli ölçüde öne çekilmiş bulunuyor.<br />

Haziran ayındaki gerilemeye rağmen<br />

yılın ilk altı ayında konut satışları geçen<br />

yıla göre yüzde 3,7 arttı.”<br />

Yeni konut fiyatlarında en yavaş artış<br />

son bir yılda yaşandı<br />

İnşaat ve konut sektöründe konut<br />

fiyatlarının gelişiminin, talebin izlenmesi<br />

açısından önemli bir gösterge<br />

olarak kabul edildiği raporda, özellikle<br />

yeni ve markalı birinci el konut satış fiyatlarındaki<br />

gelişmelerin önem taşıdığı<br />

belirtildi; “Bu çerçevede markalı yeni<br />

konut satış fiyatları, ölçülmeye başlandığı<br />

2010 yılından 2016 Haziran ayına<br />

kadar en az enflasyon oranında arttı.<br />

2016 Haziran-<strong>2017</strong> Haziran arasındaki<br />

bir yıllık süreçte ise markalı yeni<br />

konut satış fiyatları sadece yüzde 2,8<br />

yükseldi. Son bir yıl içinde yaşanan gelişmeler<br />

konut sektöründe yeni konut<br />

satış fiyatlarını önemli ölçüde sınırladı.<br />

Konut satış verileri ile karşılaştırıldığında<br />

yeni konut satışlarının ancak<br />

makul fiyatlar içinde kalınması halinde<br />

gerçekleştirilebildiği görüldü.”<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan:<br />

“Güvenli yapılar inşa ederek depremi<br />

risk olmaktan çıkarmalıyız”<br />

İnşaat malzemeleri sanayisinin çatı örgütü Türkiye İMSAD, Türkiye’de 20-30 yıl sonra<br />

tekrardönüştürülecek yapılar değil, en az 100 yıl kullanılmak üzere güvenli yapılar inşa<br />

edilmesi gerektiğine dikkat çekti.<br />

Ferdi Erdoğan<br />

Ege Denizi’nde meydana gelen son depremlerin,<br />

kentsel dönüşümün önemini bir<br />

kez daha hatırlattığını belirten Türkiye İM-<br />

SAD (İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri Derneği)<br />

Başkanı Ferdi Erdoğan, “Görüyoruz<br />

ki depreme hazır olma konusunda halen<br />

birçok eksiğimiz mevcut. Başta kentsel<br />

dönüşüm sürecindeki eksikliklerin bir an<br />

önce giderilmesi gerekmektedir. Ülkemizde<br />

7 milyondan fazla riskli konumda yapı<br />

mevcut. Her ortamda dile getirdiğimiz üzere,<br />

yaşanan her deprem sonrası felaket<br />

senaryoları dile getirmek yerine yapısal<br />

problemleri çözüp, ülkemizin daha güvenli<br />

yapılara ulaşmasını sağlamalıyız ve depremi<br />

bir risk olmaktan çıkarmalıyız. Kentsel<br />

dönüşüm için kamu tarafından yaratılacak<br />

75 milyar liralık kaynak konusunun netleşmesi<br />

ile birlikte, sektörümüz desteklenecek<br />

ve inşaat çalışmaları hız kazanacaktır”<br />

diye konuştu.<br />

Marmara Denizi en fazla 7.0-7.5<br />

bandında deprem üretir<br />

Depremi önceden tahmin etmenin çok zor<br />

olduğunun altını çizen Ferdi Erdoğan şu<br />

bilgileri paylaştı; “İstatistiki verilere göre<br />

dünyada bir yıl içerisinde ortalama 500<br />

bin deprem gerçekleşir. Bu depremlerin<br />

ancak 100 bine yakınını insanlar hissedebilir.<br />

Yaklaşık 400 bin depremi insanlar<br />

hissedemez. Dünyada ortalama her yıl, 1<br />

-2 kez 9 şiddetine yakın deprem gerçekleşir.<br />

Bu depremler de daha çok okyanus<br />

ülkelerinde meydana gelir. Türkiye’de 9<br />

ya da 8 şiddetinde deprem gerçekleşme<br />

ihtimali çok düşüktür. Marmara Denizi’nin<br />

üretebileceği şiddet en fazla 7.0 - 7.5<br />

bandında olacaktır. Ege Denizi ise en fazla<br />

6.0 - 6.5 bandında deprem üretebilir.<br />

Bugüne kadar olan deprem istatistikleri<br />

bu tahmini güçlendirmektedir. Ama bu<br />

noktada binaların, bu şiddete dayanıp dayanmaması<br />

ayrı bir tartışma konusudur.”<br />

“‘Allah bir daha deprem<br />

göstermesin’ demek, deprem ile<br />

ilgili yapılan herhalde en yanlış<br />

duadır”<br />

Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan,<br />

Türkiye’nin büyük bir bölümünün deprem<br />

riski yüksek olan bir ülke olduğuna dikkat<br />

çekti ve “‘Allah bir daha deprem göstermesin’<br />

demek, deprem ile ilgili yapılan en<br />

yanlış duadır. Çünkü depremin olmadığı,<br />

enerjisini boşaltamamış bir yer küre herhalde<br />

saatli bir bomba gibi olur. Yani depremler<br />

kaçınılmazdır ve depremlerin gerçekleşmesi<br />

yerkabuğunun kaçınılmaz bir<br />

gerçeğidir. Önemli olan deprem gerçeğine<br />

uyum sağlayabilmek, bu gerçekle birlikte<br />

yaşayabilmek ve bütün planları buna göre<br />

yapmaktır” dedi.<br />

Mahalleler değil binalar dönüşüyor<br />

Türkiye’de 20-30 yıl sonra tekrar dönüştürülecek<br />

yapılar değil, 100 yıllık yapılar<br />

inşa edilmesi için kullanılan malzemeden<br />

uygulama sürecine kadar her aşamada<br />

kalitenin önemli olduğunu vurgulayan<br />

Ferdi Erdoğan, şöyle konuştu: “Günümüz<br />

inşaatları en az 100 yıl için yapılmalıdır,<br />

kent mimarisi de bu yaklaşımla şekillenmeli<br />

ve sık sık değişikliğe gidilmemelidir.<br />

Biz 20-30 yıl, yani bir otomobil kadar kullanım<br />

ömrü olan binalarda yaşıyoruz. Hem<br />

binaların dayanıksızlığı hem de yeni çevre<br />

düzenlemelerinden dolayı mevcut yapılar<br />

yıkılarak yeniden inşa ediliyor. Örneğin<br />

Kadıköy’de 70’li yıllarda, az katlı, bahçeli<br />

evler yıkıldı yerine yüksek apartmanlar<br />

yapıldı. Şimdi aynı binalar bir kez daha<br />

dönüşüyor. Arada sadece 30-40 yıllık bir<br />

zaman var ve bu kapsamda çok ciddi bir<br />

kaynak harcanıyor. Günümüzde, depremle<br />

ilişkilendirilmiş konut yapısı halen çok<br />

yerine oturmuş değil. Kentsel dönüşüm<br />

çerçevesinde mahalleler değil, sadece<br />

binalar dönüşüyor. Dönüşürken de servet<br />

etkisi ilk sırada yer alıyor. Para kazanma<br />

algısı çok yüksek. Umuyoruz ki,<br />

yeni binalar daha kalıcı ve sürdürülebilir<br />

bir yaklaşımla inşa edilir. Bu nedenle her<br />

platformda ısrarla dile getirdiğimiz üzere,<br />

etkin bir piyasa denetimiyle birlikte ülkemizde<br />

bir <strong>Yapı</strong> Yasası’nın olması şart. Bu<br />

yasanın çıkarılması bir sektörü değil, tüm<br />

ülkeyi kalkındıracak bir hamle olacaktır.”<br />

Su yalıtımı olmayan binalarda<br />

büyük tehlike<br />

Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığını<br />

ve depremde meydana gelen büyük<br />

yıkımların en önemli nedeninin korozyon<br />

olduğunu da hatırlatan Ferdi Erdoğan,<br />

“Ülkemizde su yalıtımı yapılmamış bina<br />

sayısı yüksek ve su yalıtımı yapılmamış<br />

binalar, korozyon nedeniyle büyük tehlike<br />

yaratmaktadır” dedi.<br />

Güvenli <strong>Yapı</strong>lar Eğitim Merkezi ile<br />

bilinç oluşturacağız<br />

Ayrıca Türkiye İMSAD olarak, Tuzla Belediyesi<br />

ile ‘Güvenli <strong>Yapı</strong>lar Eğitim Merkezi’<br />

projesi için işbirliği yaptıklarını belirten<br />

Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Eğitim<br />

Merkezimiz için yer tahsis eden Tuzla Belediyesi<br />

ile bir protokol imzaladık. Türkiye<br />

İMSAD olarak, temsil ettiğimiz inşaat<br />

sektörünün önde gelen paydaşlarıyla birlikte<br />

bir sosyal sorumluluk projesi olarak<br />

planladığımız Güvenli <strong>Yapı</strong>lar Eğitim Merkezi<br />

tamamlandığı zaman bölgenin bu<br />

alandaki ilk ve tek projesi olacak. En iyi<br />

güvenli yapı örnekleri ve uygulamalarının<br />

sergileneceği Eğitim Merkezimizde ayrıca<br />

interaktif etkinlikler, simülasyonlar, konferanslar<br />

ve bilgilendirme toplantıları yapılacak.<br />

Bu merkez ile afetler ve güvenli<br />

yapı konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmayı<br />

amaçlıyoruz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 19


Depremin 18. yıldönümünde mevcut<br />

yapı stokumuz ne kadar güvenli?<br />

Aktüel<br />

Tüm kentsel dönüşüm çabalarına karşın ülkemizdeki riskli yapı sayısı 7 milyonu aşmakta.<br />

Güvenli olmayan bu 7 milyon yapının 2 milyonu ise İstanbul’da bulunmaktadır.<br />

2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan<br />

6306 Sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların<br />

Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun”<br />

ile başlayan kentsel dönüşüm çalışmaları,<br />

güvenli olmayan yapıların yıkılarak, bütüncül<br />

bir planlamayla sadece tekil binaların<br />

değil, mahallelerin, semtlerin, kentlerin<br />

düzgün yapılaşmasının sağlanacağı amaçlanmasına<br />

karşın, maalesef uygulamalar<br />

bu doğrultuda tam anlamıyla yapılamamış,<br />

rant elde etme ana hedef haline gelmiştir.<br />

Bugün Kentsel dönüşüm projelerinin<br />

tamamlanması için gerekli olan süre 20<br />

yıl olarak görünmektedir. Eğer İstanbul’da<br />

Deprem Master Planı hazırlandığı 2002<br />

yılı itibariyle uygulanmaya başlansaydı, 15<br />

yılda bina stokunda büyük oranda depreme<br />

hazırlık söz konusu olabilecekti.<br />

Bu konudaki bir diğer çalışma ise 2007<br />

tarihli “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği”nin<br />

revizyonudur. 2013 yılında başlayan<br />

revizyon çalışmalarının bitişi <strong>2017</strong><br />

yılı sonunu bulacak gibi görünmektedir.<br />

Kamuoyu bu çalışmanın bitmesini ilgiyle<br />

beklemektedir. İlgili bir diğer konu ise,<br />

deprem sonrası oluşacak yangınların yaratacağı<br />

kayıp ve hasarlardır. Dolayısıyla,<br />

yapılarda hem deprem güvenliğini hem<br />

de eş zamanlı olarak yangın güvenliğini<br />

sağlamak en temel hedefi oluşturmaktadır.<br />

Bu doğrultuda, önümüzdeki 10 yıllar<br />

içinde yeniden bir kentsel dönüşüm<br />

ihtiyacı yaratmayacak biçimde deprem<br />

güvenli- yangın güvenli- sağlıklı binalar<br />

inşa etmek tüm ilgililerin ortak amacını<br />

oluşturmalıdır.<br />

T.C. Bayındırlık Bakanlığı Afet İşleri Genel<br />

Müdürlüğü eksperlerinin 17 Ağustos<br />

depremi sonrası bölgede yaptıkları inceleme<br />

neticesinde verdikleri raporlarda,<br />

Gazbeton <strong>Yapı</strong> Sistemi ile inşa edilmiş<br />

olan binlerce konutun 1999 Marmara<br />

Depremini hasarsız olarak atlattığı bilinen<br />

bir gerçektir. Hafif bir kagir yapı<br />

malzemesi olan gazbeton, yapılara ek<br />

yük getirmeyerek, depreme karşı yapının<br />

dayanımını artırır. Bunun yanı sıra<br />

gazbeton, A1 sınıfı hiç yanmaz bir yapı<br />

malzemesi olması nedeniyle, deprem<br />

sonrası çıkabilecek yangınlarda yaşam<br />

güvenliği ve yapı güvenliğini sağlayarak,<br />

büyük kayıpların engellenmesine katkıda<br />

bulunmaktadır. Gazbeton sektörü<br />

olarak, ülkemizde deprem güvenli, yangın<br />

güvenli, enerji verimli, sağlıklı, çevre<br />

dostu, çağdaş yapıların çoğalmasına<br />

katkıda bulunmaya devam edeceğiz.<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Basın Açıklaması<br />

Depremin tek çaresi Kentsel Dönüşüm<br />

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulunan Kentsel<br />

Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, Depremin tek çaresinin<br />

kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.<br />

Prof. Dr. Gürsel Öngören / Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı<br />

Öngören, kentsel dönüşümde dört yıllık bir<br />

deneyimle Devlet tarafından tüm hazırlıkların<br />

yapıldığını ve <strong>Eylül</strong>’den itibaren yeni yaklaşım<br />

ve modellerle kentsel dönüşümün çok<br />

hızlanacağını; 2018 yılının kentsel dönüşüm<br />

yılı olacağını belirtti.<br />

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı<br />

Prof. Dr. Gürsel Öngören 1999 depreminde<br />

15 bin kişinin öldüğünü, 24 bin kişinin<br />

yaralandığını ve sakat kaldığını hatırlattı.<br />

90 bin konut – işyerinin yıkıldığını veya hasarlandığını,<br />

depremin ülke ekonomisine 15<br />

milyar dolarlık bir zararı olduğunu, ekonominin<br />

bir yıl içerisinde yüzde 10 küçüldüğünü<br />

ifade eden Prof. Dr. Öngören “17 Ağustos<br />

1999’da kötü bir sınav verdik ama beş yıl<br />

içinde bu dersi geçeriz ” dedi.<br />

2012 yılı sonunda başlayan “deprem odaklı<br />

kentsel dönüşüm” çalışmalarında kamu ve<br />

özel sektör işbirliğiyle toplumda olumlu bir<br />

algı oluşturulduğunu söyleyen Prof. Dr. Öngören,<br />

“Kentsel dönüşümle depremde can<br />

ve mal güvenliğini sağlamanın yanı sıra<br />

devraldığımız doğayı daha iyi bırakabileceğimiz;<br />

düzenli, sağlıklı, yeşil ve güzel şehirler<br />

yaratabileceğimiz bir fırsat oluştu” dedi.<br />

Bir taşla iki kuş: Bina dönüşümü<br />

yerine mahalle bazlı dönüşüm<br />

Prof. Dr. Öngören; riskli binaları tek tek<br />

dönüştürmenin yerine etap etap mahalle<br />

bazlı ve riskli alanlarda yapılan dönüşüm<br />

çalışmalarıyla, bir yanda evleri yenilenirken<br />

diğer yanda yeşil alanları, spor salonları,<br />

bisiklet yolları, meydanları, sosyal ve<br />

kültürel yapıları ile içinde insanların mutlu<br />

olduğu mahalleler, semtler oluşacağını;<br />

yeni şehircilik anlayışıyla konut alanlarının<br />

yanına iş merkezleri ile teknoloji merkezlerinin<br />

yapılmasıyla halkın yaşadığı yerde<br />

çalışmasıyla ulaşım sorununun çözüleceğini;<br />

50 yıllık kötü yönetim birikimiyle<br />

oluşan çarpık kentleşmenin de ortadan<br />

kalkacağını sözlerine ekledi.<br />

Öngören, özel iletişim vergisi ve<br />

DASK paralarının kullanılmasını öneriyor<br />

Yaklaşık yedi milyon konutun ve işyerinin<br />

yenileneceği kentsel dönüşümde finansman<br />

zorluğu olmadığını düşünen Platform<br />

Başkanı Öngören’e göre; bu mali kaynaklar<br />

Devlet, vatandaş ve gayrimenkul sektörü<br />

işbirliği ile hazırlanır. Devlet açısından<br />

vatandaşın can güvenliği en önemli<br />

konudur, Devletimiz bunun bilincindedir;<br />

halkımız evlatlarının canı için ya biraz<br />

borçlanarak veya m2 tartışmasını bir tarafa<br />

bırakarak gerekli fedakarlığı yapacaktır;<br />

Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü ise kentsel<br />

dönüşümün bir seferberlik olduğunun bilincinde<br />

olup, bu iş yapma yöntemine alışmıştır.<br />

Bu sebeple toplumun her kesimi<br />

“feda”ya hazırdır.<br />

Özellikle 1999’daki Deprem zararları için<br />

getirilen “özel iletişim vergisi” ve “zorunlu<br />

deprem sigortası (DASK)” paralarının genel<br />

giderlerin finansmanı yerine bu yıldan<br />

itibaren kentsel dönüşüm için kullanılması<br />

gerektiğine şahsen inandığını işaret eden,<br />

Prof. Dr. Öngören şunları söyledi: “Siyaset<br />

ve ekonomi öncelikler belirleme işidir.<br />

Deprem ve can güvenliği için binaların ve<br />

şehirlerin yenilenmesi kanaatimce en öncelikli<br />

konudur. İnsanın canı tehlikede ise,<br />

yolların, eğitimin, elektriğin, işinin önemi<br />

kalmaz. Bu yüzden ülkenin mali kaynaklarının<br />

deprem öncelikli olarak kullanılacağına<br />

inancımız tamdır. Evet, Depremi<br />

önleyemeyiz, ama deprem amaçlı getirilen<br />

vergi ve sigorta primleri ile depreme<br />

konu gayrimenkulden toplanan kaynakların<br />

kentsel dönüşümde kullanılmasıyla<br />

binalarımızı hızla yenileyip, sevdiklerimizi<br />

ve ülkemizi depremin zararlarından koruyabiliriz.”<br />

2018 kentsel dönüşüm yılı olacak<br />

Yıl içinde yapılan “Şehircilik Şura”sında<br />

belirlenen ilkeler doğrultusunda, kentsel<br />

dönüşüm ve sağlıklı şehirler oluşturma konusunda<br />

Devlet’in tüm kuralları <strong>Eylül</strong>’den<br />

itibaren değiştireceğini söyleyen Profesör<br />

Öngören; Çevre ve Şehircilik Bakanımız<br />

Sayın Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarıyla<br />

teyit edildiği üzere dönüşümün mali<br />

yükünün ağırlıklı olarak Devlet tarafından<br />

üstlenileceğini, Devletin parasal kaynakları<br />

belirlediğini, yeni yaklaşım ve modellerle<br />

2018 yılının kentsel dönüşüm yılı olacağını<br />

ekledi. Öngören son olarak ; Sayın<br />

Cumhurbaşkanımızın arzusuyla yapılan<br />

“Şehircilik Şurası” Raporu ile kentsel dönüşümde<br />

yeni yaklaşım ve modellerin yakında<br />

Devletimizin en üst düzey yetkilileri<br />

tarafından kamuoyuna açıklanacağını beklediğini<br />

de belirtti.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 21


Hayal gücünde sınır tanımayan eşsiz<br />

betonarme yapılar Doka kalıpları<br />

ile hayat buluyor<br />

İnşaat sektöründeki büyüme hızla devam ederken inşa<br />

edilen yapıların tasarımları geleneksellikten uzaklaşıp gün<br />

geçtikçe farklılaşıyor. Ezber bozan tasarıma sahip yenilikçi<br />

yapılar ve köprü viyadük gibi değişken ve zorlu şekillere<br />

sahip sanat yapıları gerçeğe dönüştürülmesinin öncülüğünü<br />

Doka’nın yaptığı endüstriyel kalıp sistemleri ile mümkün<br />

hale geliyor.<br />

Almanya’dan Hindistan‘a, Amerika’dan<br />

Türkiye’ye dünyanın dört bir yanında yuvarlak,<br />

oval, altıgen, üçgen ya da asimetrik<br />

tasarımlar içeren yenilikçi projeler,<br />

yaratıcılığın sınırlarını ortadan kaldıran<br />

Doka sistemleri ile inşa edilebiliyor. 42<br />

bin çeşit ürünle projelendirdiklerini dile<br />

getiren Doka Kalıp-İskele Genel Müdürü<br />

Ender Özatay “Mimarlığın heykelsi yönlerini<br />

ve heyecan verici tasarımlarını yapmak<br />

yeni kalıp sistemleri ile mümkün hale geldi.<br />

Endüstriyel kalıp iskele sistemlerimizi<br />

lego parçaları gibi düşünebilirsiniz. Küçük<br />

parçaları bir araya getirerek projeyi oluşturuyoruz.<br />

Ürünlerin bir araya gelmesi ile<br />

proje çözümü ortaya çıkıyor. Türkiye’de<br />

İzmir Mistral projesi, İstanbul Marina gibi<br />

projeler mimari ve statik projeyi alıp üze-<br />

22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

rinde aylarca çalışarak oraya özel çözüm<br />

ürettiğimiz çok nadide projeler.”<br />

“Bunun yanı sıra köprü projeleri, özel tasarımları<br />

ve ağır yükleri nedeniyle güvenli<br />

ve özel çözümler gerektiren projeler arasında.<br />

Doka olarak sunduğumuz vinçle<br />

tırmandırılan veya otomatik tırmandırılan<br />

kalıp sistemlerimiz sayesinde her türlü<br />

geometriye, yüksekliğe ve boyutlara göre<br />

hazırlanabilen geniş bir tasarım yelpazesine<br />

sahip pilonlar üstün performans ve ustalıkla<br />

uygulanabiliyor. Otomatik tırmanır<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 23


kalıp sistemlerimizle daha güvenli, daha<br />

hızlı ve daha ekonomik çözümler sunabiliyoruz”<br />

dedi.<br />

Artık köşesiz yapılar, asimetrik<br />

tasarımlar ve yükselen geometrik<br />

şekiller imkansız değil!<br />

Projeler sadece ihtiyacı karşılamanın ötesine<br />

geçip tamamlandığında göze hitap<br />

eden yapılara dönüştüğünü belirten Özatay<br />

“Örneğin Almanya, Münih’te bu yıl<br />

tamamlanması planlanan huzurevi binası<br />

Föhrenpark ezber bozan bir tasarıma imza<br />

atıyor. Tek bir köşesi bile olmayan ve yalnızca<br />

kıvrımlardan oluşan bina bulunduğu<br />

ağaçlar içindeki doğal çevreyle ahenk<br />

sağlıyor. Bu dizaynı gerçeğe dönüştürmek<br />

içinse tercih yine Doka oluyor. H20 dairesel<br />

kalıp sistemi ve Framax Xlife sayesinde<br />

istenilen şekil mümkün kılınırken,<br />

kullanılan Concremote sistemi ile kalıp<br />

işlemi süresinden %50’ye kadar zaman<br />

tasarrufu elde ediliyor.”<br />

Doka kalıp sistemleri ile her türlü<br />

mimari tasarım mümkün<br />

“İnşaat sektöründe gün geçtikçe yaygınlaşan<br />

asimetrik trend her ne kadar modern<br />

görünüşü ile dikkat çekse de bu tarz tasa-<br />

24<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

rımla inşaat sürecini oldukça zorluyor. Belçika’nın<br />

en önemli ticaret noktalarından<br />

biri olan Antwerp limanı, geçtiğimiz yıl inşası<br />

tamamlanan yeni ana merkez binası<br />

ile dikkatleri üzerine topluyor. Yeni liman<br />

binasının yaratıcı mimari tasarımı, elmas<br />

başkenti olarak bilinen şehirde yıllardır<br />

süren elmas ticaretini simgeliyor. Modern<br />

ve asimetrik tasarım, yüksek beton basıncına<br />

ve taşıyıcı kolonların zorlu geometrisine<br />

rağmen Top 50 ve Staxo 100 gibi<br />

Doka kalıp iskele sistemleri ile hayalden<br />

gerçeğe dönüşüyor.”<br />

“Yüksek bina sayısıyla dikkat çeken Hindistan’ın<br />

Mumbai şehri bu sefer tasarımıyla<br />

da ilgi çekecek bir gökdelenin inşasına<br />

tanıklık ediyor. Altıgen bina çekirdeğine<br />

sahip üç kanattan oluşan 83 katlı konut<br />

binası World View Tower, Doka otomatik<br />

tırmanır kalıp sistemleri ile 392 metreye<br />

yükseliyor. Zorlu geometrik şekline çözüm<br />

sağlanırken aynı zamanda koruma perdesi<br />

sayesinde yüksekliğe rağmen güvenli ve<br />

verimli çalışma ortamı yaratılıyor” dedi.<br />

Türkiye’de de benzer tasarımların olduğunu<br />

belirten Özatay “İzmir’de de yapımı<br />

tamamlanan Batıçim çimento fabrikasının<br />

değişik geometride tasarlan giriş kapısının<br />

hayal edilen mimarı tasarıma uygun<br />

hale getirilmesi de Doka kalıp sistemleri<br />

ve 3D modellemeleri ile mümkün oldu.<br />

Yine yapımı devam eden Denizli üçgen<br />

köprüsünün eliptik seklindeki orta ayakları<br />

için de 3D modelleme sayesinde projeye<br />

özel tasarlanan kalıp sistemleri ile istenilen<br />

mimari tasarıma kolaylıkla ulaşılabildi.<br />

Projede kullanılan Top 50 sistemi, birbirinden<br />

farklı görevler için projeye özel olarak<br />

modüler sistemden hazır monte edilen<br />

geniş yüzeyli bir kalıptır. Elemanların şekli,<br />

ebadı, ankraj düzeni ve kalıp yüzeyi her<br />

ihtiyaca göre uyarlanabilir” diyerek sözlerini<br />

tamamladı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 25


Sektörel<br />

Şişecam Topluluğu’nun <strong>2017</strong> yılı ilk yarı<br />

cirosu 5,3 Milyar TL’ye ulaştı<br />

Şişecam Topluluğu <strong>2017</strong> yılı ilk yarısını toplamda yaklaşık 2,4 Milyon ton cam, 1,2 Milyon<br />

ton soda ve 1,8 Milyon ton endüstriyel hammadde üretimiyle tamamladı.<br />

Yaklaşık 400 Milyon TL’lik yatırım harcaması<br />

Topluluk olarak <strong>2017</strong> yılının ilk yarısında yaklaşık 400 Milyon TL<br />

düzeyinde yatırım harcaması gerçekleştirdiklerini ve yaklaşık 376<br />

Milyon ABD Doları tutarındaki ihracat hacmiyle ülke ekonomisine<br />

katkıda bulunmaya devam ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Ahmet<br />

Kırman, şöyle konuştu: “Mali yapımızı Topluluğun istikrarlı büyüme<br />

çizgisindeki devamlılığı koruyacak, önümüzdeki dönemlerde<br />

de büyümemizi destekleyecek şekilde daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.<br />

Üretim noktalarımızın optimizasyonuna yönelik çalışmalarımızın<br />

hızını arttırarak sürdürürken, maliyetlerimizi de, başta<br />

artan otomasyon kullanımı olmak üzere tüm etkin yöntemleri<br />

kullanarak optimize etmeye devam edeceğiz. Sürdürülebilir karlı<br />

büyüme ve operasyonel mükemmellik hedeflerimiz doğrultusunda<br />

izlenecek politikalarla ilgili değerlendirmeleri, küresel ekonominin<br />

içinde bulunduğu koşulları da dikkate alarak sürekli gerçekleştirmekteyiz.”<br />

Prof. Dr. Ahmet Kırman / Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü<br />

Şişecam Topluluğu, <strong>2017</strong> yılı Ocak-Haziran dönemi sonunda yaklaşık<br />

5,3 Milyar TL satış geliri elde etti. <strong>2017</strong> yılı ilk altı ayında<br />

yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşlarında yaklaşık 2,4 Milyon ton<br />

cam üreten Topluluk, bu dönemde 1,2 Milyon ton soda külü ve<br />

1,8 Milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi.<br />

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü<br />

Prof. Dr. Ahmet Kırman, Topluluğun <strong>2017</strong> yılı ilk yarı finansal<br />

sonuçlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “<strong>2017</strong> yılı ilk<br />

yarısında konsolide net satışlarımız 5,3 Milyar TL’yi aştı. Konsolide<br />

satışlar içindeki Türkiye’den yapılan ihracat ile yurt dışı üretimden<br />

satışların toplamını ifade eden uluslararası satışların payı ise<br />

yaklaşık yüzde 58 olarak gerçekleşti. Bu dönemde yaklaşık 3,1<br />

Milyar TL seviyesinde uluslararası satış gerçekleştirdik. Maliyet,<br />

üretimin coğrafi dağılımı gibi konularda süregelen optimizasyon<br />

çalışmalarımızın sonucunda, <strong>2017</strong> yılı ilk yarısı sonunda konsolide<br />

EBITDA hacmimiz 1,5 Milyar TL seviyesinde gerçekleşti.”<br />

Şişecam Düzcam “Cam Akustik” adlı Mobil Uygulamayı geliştirdi<br />

Cam sektörünün global oyuncusu Şişecam Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren,<br />

Türkiye düzcam pazarının lideri ve Avrupa’nın en büyük üreticisi konumunda<br />

olan Şişecam Düzcam, ihtiyaca uygun cam seçimini kolaylaştıracak<br />

yeni bir mobil uygulamayı tüketicilerinin beğenisine sundu. “Cam Akustik”<br />

adıyla hayata geçirdiği yeni uygulamayla, tüketicilerine cam konusunda verdiği<br />

mobil danışmanlık hizmetlerine bir yenisini ekleyen Şişecam Düzcam, tüketicileri<br />

ses ve ısı yalıtım değerleri ile emniyet ve güvenlik gibi özellikler hakkında<br />

bilgilendiriyor.<br />

“Cam Akustik”, şehirleşme ile daha çok maruz kalınan gürültü kaynaklarına<br />

karşı Şişecam Düzcam ürünlerinin performanslarını deneyimleme imkânı veriyor.<br />

Benzerlerinde olmayan ortam sesi kaydı özelliği ile kontrol altına alınması<br />

istenen herhangi bir gürültü kaynağına karşı sağlanabilecek ses yalıtımı da<br />

deneyimlenebiliyor.<br />

26<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Neta Mühendislik, Ataköy Arıtma Tesisi<br />

Etap 2 PERI Kalıp ve İskeleleri<br />

Projenin Adı<br />

Projenin Yeri<br />

Ana Yüklenici<br />

Alt Yüklenici<br />

: ATAKÖY Atıksu Arıtma Tesisi II. Kademe İnşaatı<br />

: ATAKÖY/ BAKIRKÖY/ İSTANBUL<br />

: ALKATAŞ & FİSİA İTALİMPİANTİ adi ortaklığı<br />

: NETA Mühendislik<br />

Projede Kullanılan PERI Kalıp Sistemleri:<br />

1. Perde ve Kolon Kalıpları : TRIO ve VARIO GT24 Sistemler<br />

2. Döşeme Kalıbı : PD8 İskelesi Sistemleri,<br />

3. Demirci İskelesi : PERI - UP İskele<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Proje İle İlgili Genel Bilgiler:<br />

2009 yılında hizmete giren 390 bin m 3 kapasiteli<br />

ve Avrupa’nın sayılı tesislerinden<br />

biri olarak kabul gören Ataköy Arıtma Tesisinde<br />

kapasite artırımı gerçekleşiyor.<br />

Atıksu I.Kademeye gelen 86.400 m 3 /<br />

sa kapasiteli taş tutucu ve kaba ızgara<br />

ünitesinden geçirilerek 40.000 m 3 /sa<br />

kapasiteli I.Kademe arıtma ünitelerine<br />

gönderilecek, kalan atıksu 46.500 m 3 /sa<br />

kapasiteli kolon tipi pompalarla dereye by<br />

pass edilecektir. I.Kademenin kaba ızgara<br />

sonrası atıksuyun 16.700 m 3 /sa’lik kısmı<br />

II.Kademenin ön arıtma girişine verilebilecek<br />

şekilde tasarlanacaktır. Atıksu kaba<br />

ızgara ünitesinden geçtikten sonra I. ve<br />

II.Kademe tesislere ayrılabileceği gibi,II.<br />

Kademe için inşa edilecek tesis yalnızca<br />

Tavukçu kollektörünün atıksuyunu arıtacak<br />

şekilde de işletilebilir olacaktır.Bunun<br />

için II. Kademe inşasının yapılacağı alanda<br />

33.334 m 3 /sa kapasiteli taş tutucu ve<br />

16.700 m3/sa kapasiteli ön arıtma üniteleri<br />

inşa edilecektir. Mevcut dolu savak<br />

yapısının hacmi 86.400 m 3 /sa kapasiteyi<br />

karşılamaya uygun şekilde revize edilecektir.<br />

Her iki tesis de 86.400 m 3 /sa 33.334<br />

m 3 /sa’lik debiyi pompasız saklayabilecek<br />

şekilde dolu savak yapısıyla donatılacaktır.<br />

2016 yılının Haziran ayında yapımına başlanan<br />

ve 2018 yılında bitirilmesi öngörülen<br />

tesisin ikinci kademesi 240.000 m 3<br />

kapasiteye sahip,Bir milyon yüzbin kişiye<br />

hizmet edecek şekilde tasarlandı.<br />

Tesis; Bakırköy, Bahçelievler ve Bağcılar<br />

İlçeleri’nin tamamı ile Başakşehir, Küçükçekmece<br />

ve Sultangazi ilçeleri’nin bir bölümünün<br />

atıksularını ileri biyolojik olarak<br />

arıtacak ve çevreye zarar vermeden uzaklaştıracak.<br />

Bu proje, NETA MÜHENDİSLİK’in konusunda<br />

uzmanlaşmış ekibinin yönetiminde,<br />

PERI KALIP SİSTEMLERİ ile çözülmüş ve<br />

çözülmektedir.<br />

PROJEDE KULLANILAN PERI KALIP<br />

SİSTEMLERİ<br />

PERDE KALIPLARI:<br />

Projede Havalandırma binasının düz perde<br />

kalıplarının TRIO Panel Sistem ile çözülmesine<br />

karar verilmiştir. Projede h = 9.20 m.<br />

Düz Havalandırma perde imalatları TRIO<br />

panel sistem ile güvenle yapılmaktadır.<br />

Çerçeve sistemi olarak dizayn edilen TRIO<br />

Panel sistem şantiyede işçilikleri minimuma<br />

indirgerken, işçilikten kaynaklanan<br />

hataları da minimize etmektedir. Her türlü<br />

geometriye de uyum sağlayabilen bu<br />

kalıp sayesinde çok hızlı imalatlar yapılabilemekte<br />

ve 40m 2 /adam gibi yüksek<br />

metrajlara ulaşılabilmektedir. Bu da kalıp<br />

maliyetini çok düşürmektedir.TRIO sistem<br />

80KN/M 2 beton basıncına dayanacak şekilde<br />

dizayn edilmişir.TRIO sistemin panellerinin<br />

yükseklikleri<br />

3,30–2,70–1,20– 0,6m iken, genişlikleri<br />

de 2,40-1,20-0,9-0,72-0,6-0,3m dir.<br />

Ancak bu paneller aynı zaman da yatık da<br />

kullanılabildikleri için yükseklikleri genişlik,<br />

genişlikleri de yükseklik olarak düşünebiliriz.Paneller<br />

üzerine saplama delikleri<br />

açılmış ve çelik bir halka ile koruma altına<br />

alınmıştır. Plywood ise üzerine perçinlidir<br />

ve 220gr/m 2 film tabakalı Finlandiya menşili<br />

huş ağacından oluşmaktadır . 3,30mx<br />

2,40m lik bir panelde yalnızca 4 saplama<br />

kullanılabilir.Piyasadaki muadillerinden en<br />

önemli farkı ise her noktada bağlatının tek<br />

tip kilit ile ( BFD) sağlanmasıdır. Bu da şantiyecilerin<br />

çok iyi bildiği gibi karışıklığa yol<br />

açmayarak zaman kaybettirmemektedir.<br />

Bunun yanında,proje kapsamındaki;<br />

Havalandırma Havuzu Dış Dairesel Perdesi,<br />

BİO-P Havuzu Dairesel Perdesi ve Son<br />

Çöktürme Havuzu Dairesel Perde lerin<br />

imalatlarının ise VARIO GT-24 sistem ile<br />

yapılması uygun görülmüştür.Burada esas<br />

etken,betonarmede istenilen dairesel formun;Vario<br />

GT24 Sistem de kullanılan ara<br />

dolgu ahşabı ile daha kolay ve pratik bir<br />

şeklde verilebilmesi olmuştur.<br />

VARIO GT24 Perde Kalıbı sistemi en genel<br />

anlamda; PERI Kafes Kirişi GT24‘ün<br />

SRZ (çekmeye ve gerilmeye dayanıklı<br />

yatay kuşak) çelik kuşaklara kuvvet<br />

aktarabilen HB24 Köprülü kancalar ile<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 29


ağlanması ve bu şekilde oluşan karkasın<br />

18 ve/veya 21 mm lik kalıp kontraplağı<br />

ile kaplanması ile oluşur. Yukarıda<br />

bahsedilen şekilde oluşturulan kalıp panelleri<br />

VKZ ve/veya GKZ ara birleştirme<br />

parçaları yerleştirilerek birbirine kamalanır.<br />

Panellerin birleştirilmesi kamalı olduğundan<br />

kullanımda (söküm ve kurum)<br />

büyük kolaylıklar sağlar. Perde kalıbının<br />

her iki yüzüne gelen basınçlar kalıp içine<br />

bırakılmış pvc borudan geçen ve DW tarafından<br />

imal edilmiş saplamalarla karşılıklı<br />

aktarılır ve taşıtılır. Bu ankrajlama<br />

sisteminin emniyetle 90 kN çekme yükü<br />

taşır.Sistemi oluşturan panolar birkez<br />

monte edildikten sonra tek parça standart<br />

eleman olarak kullanılır. Sahadaki<br />

mevcut vinç kapasitesinide aşmamak<br />

kaydıyla vinç ile bir defada taşınırlar Bu<br />

sayede son derece hızlı hareket edilebilir<br />

ve işçilik azaltılmış olur. Kullanılan<br />

ara parçalar (filler-plate) yani adaptörler<br />

sayesinde her türlü projeye ve projenin<br />

farklı kısımlarındaki geometrilere rahatlıkla<br />

adapte edilebilir. Kalıplar tek bir yüzlerine<br />

konulan ancak 2 kollu; birincisi aks<br />

payandası AV ve ikincisi ayar payandaları<br />

RSS veya RS tipi payandalarla düşeyde<br />

şakülle getirilir. Perde kalıplarına ait statik<br />

hesaplar Alman DIN 18218 ‘e göre yapılır.<br />

KİRİŞ-ALTI KALIPLARI:<br />

Havalandırma binasında yer alan kiriş imalatlarının<br />

yapımında ise PD8 İskele sistem<br />

ile betonarme imalatı devam etmektedir.<br />

PERI PD8 sistemi; temel olarak R110(110<br />

cm genişliğinde) ve R150(150 cm genişliğinde)<br />

çerçevelerden oluşur. Taban plakaları<br />

ve çerçeveler arasındaki bağlantı,<br />

ayarlanabilir spindle adı verilen bağlantı<br />

elemanı ile sağlanır. Spindelleri ayarlanabilmesi<br />

bize şantiyede çok hassas yükseklik<br />

ayarı yapmamıza olanak sağlar. Karşılıklı<br />

çerçeveler arasındaki bağlantı ise 1.25m<br />

ile 3.50m arasında değişen boylardaki<br />

diagonallerle sağlanır. Sistem üst tarafına<br />

monte edilen sırasıyla; panel, haçvarikafa,<br />

spindel ve de spindel ayarı için kullanılan<br />

jack-nut(somun) ile bir ünite haline gelir.<br />

PD8 in temel özelliği; ana taşıyıcıların çerçeve<br />

veya diğer taşıyıcı ayaklara, tali taşıyıcıların<br />

da ana taşıyıcılara ara elemanlarla<br />

tesbit edilerek rijit ve tek parça haline<br />

getirilmesidir. PERI PD8 şantiyede tek bir<br />

sistemle 3 ayrı çözümü sunar. Her biri için<br />

tip ruhsatlar, DIN ve EURO normlarına göre<br />

düzenlenmiş abakları mevcuttur.<br />

PERI PD8 alt ve üst ayar millerinin maksimum<br />

açılma boyuna ulaştığı durumlarda<br />

bile yüksek yük taşıma kapasitesine sahip<br />

olan bir iskele sistemidir.Sistemin az<br />

sayıda elemandan oluşması,kolay kurumu<br />

ve bunların yanında yüksek yük taşıma kapasitesi<br />

tercih edilmesindeki önemli unsurlardır.<br />

30<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

DEMİRCİ İSKELESİ<br />

Projedeki yüksek havalandırma perde imalatlarında,güvenli<br />

bir şekilde demir imalatlarının<br />

yapımı için; PERI-UP Sistem Demirci<br />

İskele modülleri tercih edilmiştir.<br />

Temel olarak PERI UP; hem bir iş iskelesi,<br />

hem de çok fazla bağlantı aparatları gerektirmeden<br />

rijit bağlantı noktaları olan,<br />

yüksek kapasiteli, kendinden emniyet<br />

sistemli, bir iş,çalışma ve yük iskelesidir.<br />

PERI UP aynı parçalar ile 3 ayrı sistem çözümü<br />

üretebilen mükemmel bir sistemdir.<br />

Tüm elemanları kendinden galvanizli malzemelerden<br />

üretilmiştir. Bir kişi tarafından<br />

kolaylıkla kurulabilmektedir. Düşeyde emniyet<br />

kancası kendiliğinden kilitlenerek<br />

birleşimin rijit konuma gelmesini sağlamaktadır.<br />

Aynı şekilde yatay bağlantılar<br />

üzerinde bulunan deliklere diagonaller<br />

takılmakta ve yüksek kapasitede dayanım<br />

elde edilmektedir. Dikmelerdeki bağlantı<br />

noktalarının özel tasarımları sayesinde<br />

450 ye kadar açılı bağlantı yapılabilmektedir.Demonte<br />

edilmesine gerek kalmaksızın,<br />

vinçle, inşaat sahası içerisinde biryerden<br />

diğerine nakil edilebilmektedir. İş<br />

iskelesi olarak kullanıldıklarında, platform<br />

genişlikleri standart olarak 720 mm veya<br />

1040 mm olabilmektedir. Rosette versiyonunda<br />

ise sonsuz boyutlarda çalışma<br />

platformları teşkil edilebilir. PERI UP binaların<br />

dış cephelerindeki detaylara basit<br />

parçalar ile ve sisteme eklenen konsollar<br />

yardımıyla da zeminden dikme çıkmaksızın<br />

ve stabilitesinden ödün vermeden<br />

adapte olabilmektedir. Kullanılan tekerlerler<br />

yardımıyla hareketli iş iskelesi olarakta<br />

kullanılabilmektedir. PERI UP Demirci İskelesi,yukarıda<br />

bahsettiğimiz özellikleri ile<br />

son derece karmaşık / komplike yapılarda<br />

dahi iş güvenliğinden taviz vermeden kullanılabiktedir.<br />

PERI İle Başarılı İnşaatlar…….. !<br />

(NETA Mühendislik Proje Müdürü<br />

/ Firma Sahibi: Tayfun Bahar)<br />

Sayın Tayfun BAHAR’ın yorumu<br />

Projemiz kapsamında yapılacak imalatlar<br />

için teknolojik çözümler arayışını birlikte<br />

yıllarca çalıştığımız PERI ile devam ettirdik.<br />

TRIO ve VARIO kalıp sistemi ile %50<br />

daha fazla ekonomik avantaj sağlamış<br />

olan PERI’nin perde kalıbı ve tırmanma<br />

platformlarını kiralama yoluna gittik. Planladığımız<br />

sürede imalatı tamamlayabiliyoruz.<br />

Çok iyi derecede teknik ve pratik<br />

destek aldık.<br />

Teşekkürler PERI<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 31


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Liman Projesi Gözetleme Kulesi<br />

TMS Kalıp İskele Sistemleri<br />

LİMAN PROJESİ GÖZETLEME<br />

KULESİ<br />

Türkmenistan’da inşa edilen Türkmenbaşı<br />

Liman Projesi 1.5 milyar dolar büyüklüğündeki<br />

bütçesi ile, Hazar Denizi’nin en büyük<br />

limanı olarak inşa edilmektedir.<br />

Türkmenistan yönetiminin attığı cesur<br />

ve kararlı adımlar sayesinde tarihi İpek<br />

Yolu’nu yeniden canlandıracak yatırımlar<br />

tüm coğrafyada devam ederken Türkmenistan;<br />

ulaştırma ve taşımacılık alanında<br />

uluslararası bir merkez olma yolunda hızla<br />

ilerliyor. Hazar Denizi kıyısında yer alan<br />

Uluslararası Türkmenbaşı Limanı bölgenin<br />

en büyük limanı olarak, dünyanın sayılı limanları<br />

arasına girmeye hazırlanıyor. Bu<br />

sayede Hazar, ülkeleri ayıran değil birleştiren<br />

bir deniz oluyor.<br />

34<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

GAP İnşaat’ın Türkmenistan’da inşa edeceği<br />

Türkmenbaşı Uluslararası Deniz Limanı’nın<br />

temeli Devlet Başkanı Berdimuhamedov<br />

ve Başbakan Erdoğan tarafından atıldı.<br />

Liman projesi 4 yılda tamamlanacak. Liman,<br />

Avrupa ve Asya’nın lojistik üssü olacak.<br />

Hazar Denizi kıyısındaki Avaza bölgesini bir<br />

lojistik üssü ve turizm merkezi haline dönüştürecek<br />

olan “Türkmenbaşı Uluslararası<br />

Deniz Limanları” projesinin toplam saha<br />

oturum alanı 1.209.400 metrekare olacak<br />

bu büyük proje, feribot ve yolcu terminali,<br />

konteyner terminali, genel kargo limanı,<br />

dökme yük limanı, gemi yapım ve onarım<br />

tersanesi inşaasını ayrıca var olan Ro-Ro<br />

ve polipropilen terminallerinin de genişletilmesini<br />

kapsıyor. 133 bin 830 metrekare<br />

kapalı alana sahip olacak projenin toplam<br />

rıhtım uzunluğu 3 bin 600 metre, toplam<br />

tren hatları uzunluğu ise 5 bin 300 metre<br />

olacak. Projede yer alan gözetleme kulesi,<br />

projenin en detaylı mimari özelliğine ve güzelliğine<br />

sahiptir.<br />

Liman Projesi’nde yer alan gözetleme kulesi<br />

mimarisi bakımından karmaşık bir geometriye<br />

sahip olup çözümü 3 boyutlu kalıp<br />

tasarımı ile gerçekleştirilmiştir. TMS dizayn<br />

grubu kısa sürede 3D kalıp modellemelerini<br />

ve uygulama çizimlerini hazırlayıp projeyi<br />

kısa sürede tamamlamıştır. TMS Dizayn<br />

grubumuzun kalıp çalışmalarından bazı örnekler;<br />

Liman projesindeki TMS kalıplarının montajı<br />

esnasında şantiyeye teknik destek ve<br />

süpervizör desteğimiz en üst seviyede verilmiştir.<br />

Oldukça zor olan bu projedeki kalıp uygulamaları,<br />

şantiyede verilen süpervizör desteği<br />

ve 3D programlarda hazırlanan kalıp<br />

uygulama dizaynları sayesinde sorunsuz<br />

bir şekilde yapılmıştır. Şantiyeye süpervizör<br />

desteği, kalıp montajından ilk beton<br />

imalatına kadar devam etmiştir.<br />

Şantiyede ilgili bölgelerdeki saha şeflerine,<br />

kalıpçı kalfalarına, ustalar ve işçilere<br />

kalıplarımız tanıtıldı. Gözetleme kulesi kalıpları<br />

için kalfa ve ustalara kalıp uygulama<br />

detayları ile montaj şekilleri hakkında eğitim<br />

ve birebir uygulama yapılmıştır.<br />

Bu projede kalıp sistemleri olarak;<br />

• SIMPEX Perde Kalıbı<br />

• SIMPEX Kolon Kalıbı<br />

• ROUNDEX Perde Kalıbı<br />

• MKH Döşeme Kalıbı<br />

• SLABFLEX<br />

• TR-K 160 Tırmanır Konsollar<br />

• TR-K 240 (itme/çekme sistemli tırmanır<br />

kalıp)<br />

• Ayarlı Şaft Platform Kirişi<br />

• Kule Merdiven<br />

kullanılmıştır.<br />

TMS GRUP olarak Uluslararası Türkmenbaşı<br />

Liman Projesi inşasında yer almaktan<br />

gurur duymaktayız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 35


Sektörel<br />

Hilti’den<br />

yapı güvenliğini artıran<br />

inovatif dübeller<br />

inovasyonu ve ileri teknolojisiyle inşaat<br />

sektörüne yön veren Hilti, yapıları daha<br />

güvenli hale getirmek hedefiyle RE 500v3<br />

ve RE 100 Kimyasal Dübel ile HST3 ve<br />

HST2 Klipsli Dübel ürünlerini inşaat profesyonelleriyle<br />

buluşturuyor. <strong>Yapı</strong> elemanlarını<br />

sabitleyen dübellerin ve taşıyıcı<br />

sistemlerin yapı güvenliği konusunda ne<br />

kadar belirleyici olduğu bilinciyle hareket<br />

eden Hilti, bu alandaki öncü çalışmalarına<br />

devam ediyor.<br />

Karotla açılmış deliklerde yük kaybı<br />

yaşamayan tek kimyasal dübel “Hilti<br />

RE 500v3”<br />

Hilti RE 500v3 Kimyasal Dübel, delik pürüzlendirme<br />

aparatı ile karotla açılmış deliklerde<br />

yük kaybı yaşamayan tek kimyasal<br />

dübel olarak dikkat çekiyor. Tozsuz delim<br />

ucu sayesinde delinmiş deliklerde delik<br />

temizliği yapmadan uygulama konusunda<br />

ETA onayı bulunan Hilti RE 500v3 Kimyasal<br />

Dübel, rakiplerinden daha yüksek yük<br />

değerlerine sahip olma özelliği ile de öne<br />

çıkıyor. Profis ile kolay ve çabuk dizayn<br />

imkanı sunan Hilti RE 500v3 Kimyasal<br />

Dübel, tozsuz delim ucu ile en hızlı uygulamalara<br />

imkan tanıyor. Bugüne kadar<br />

üretilmiş en hızlı kürlenen, sıfır derecenin<br />

altında uygulama onayı bulunan, akülü tabanca<br />

ve aksesuarlarla piyasadaki en rahat<br />

uygulanabilir epoksiye sahip olan Hilti<br />

RE 500v3 Kimyasal Dübel, şantiyelerdeki<br />

tüm uygulamalarda en üst düzeyde performans<br />

sunuyor.<br />

Farklı tip uygulamalarda optimum<br />

çözüm sunan “Hilti RE 100<br />

Kimyasal Dübel”<br />

Çatlaklı ve çatlaksız betonda ETA onaylı<br />

performans sunan Hilti RE 100 Kimyasal<br />

Dübel, farklı tip uygulamalarda optimum<br />

çözüm imkanı sağlıyor. Beton, doğal taş,<br />

tahta gibi ana malzemelerde ve kuru, ıslak,<br />

su dolu veya su altı deliklerde uygulanabilirliğiyle<br />

dikkat çeken Hilti RE 100<br />

Kimyasal Dübel, akülü tabanca ve tozsuz<br />

delim ucu ile kolay uygulama avantajına<br />

sahip. Daha küçük delik çapı ile uygulama<br />

imkânı sunan ETA onaylı Hilti RE 100,<br />

akülü tabanca ile birlikte piyasadaki en<br />

iyi tabanca platformunu sunuyor. Sistem<br />

olarak yüksek verimlilik vadeden ve şantiyedeki<br />

üretkenliği artıracak özelliklere<br />

sahip olan Hilti RE 100 Kimyasal Dübel,<br />

daha kolay ve yenilikçi delik temizliği ve<br />

20 mm’lik çapa kadar olan deliklerde manuel<br />

temizlik imkânı sağlıyor.<br />

Yüksek dayanımlı çelikten yenilikçi<br />

“Hilti HST3 ve HST2 Klipsli<br />

Dübeller”<br />

Hilti’nin dahiyane klips geometrisi ile<br />

birleştirilmiş yüksek dayanımlı çelik malzemeli<br />

Hilti HST3 Klipsli Dübel, yenilikçi<br />

ve optimum kaplaması ve düşürülmüş<br />

gerilme kuvvetiyle yüksek kaliteli bir ürün<br />

olarak öne çıkıyor. Ayrıca, artırılmış alttan<br />

kesme yüzdesi özelliği sayesinde klipsin<br />

bozulmaya göre şekil alabilmesini sağlıyor.<br />

Eski HST ürününe nazaran aynı çap<br />

ve boyda maliyet avantajı sağlayan ve fiyat<br />

avantajına rağmen eski HST ürünüyle benzer<br />

yük değerlerine sahip olan Hilti HST2<br />

Klipsli Dübel ise sadece çatlaklı beton<br />

onayı ile birçok şantiyenin vazgeçilmez çözüm<br />

ortağı olmaya aday.<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


TÜPRAŞ’a iskele yaptı Socar’ın işini kaptı<br />

Birçok dev projeye kalıp ve iskele sistemleri üreten Urtim’in kaderi TÜPRAŞ’a yaptığı projeyle<br />

değişti. Urtim Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, “TÜPRAŞ<br />

İzmit rafineri yapılırken bizden iskele talebinde bulundular. Bizi oldukça zorladılar fakat zorlandıkça<br />

güçlendiğimizi gördük. Bu vesileyle rafineri projeleriyle tanıştık. Daha sonra hızlı bir<br />

şekilde dünyada ve Türkiye’de rafineri işlerini takip ettik. Socar işini böyle üstlendik” dedi.<br />

İlk başlarda sadece inşaat sektörüne kalıp<br />

ve iskele yapan Urtim Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri çalışma alanlarını çeşitlendirerek<br />

yoluna hızlı adımlarla devam ediyor.<br />

Sektör ve kendileri açısından <strong>2017</strong>’nin<br />

ilk yarısını değerlendiren Urtim Kalıp ve<br />

İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Serdar Urfalılar, Urtim olarak <strong>2017</strong> yılının<br />

birinci ve ikinci çeyreklerini başarılı bir<br />

performansla tamamladıklarını söyledi.<br />

Uyguladıkları stratejik planlamayla ürün ve<br />

sektör portföylerinde çeşitliliğe gittiklerini<br />

anlatan Urfalılar, “Bugün sadece inşaat<br />

sektörüne odaklanmamanın meyvesini<br />

topluyoruz. Özellikle tersaneler, rafineriler<br />

ve çevrim santralleri gibi niş pazarlara<br />

girdik ve bu durum inşaat ve gayrimenkul<br />

sektörlerinde yaşanan daralmaya rağmen<br />

bizi oldukça tatmin edici büyüme rakamlarına<br />

taşıdı” dedi.<br />

TÜPRAŞ MACERASI<br />

1980’’li yıllarda babasının kurduğu Kalıp<br />

ve İskele Sistemleri Urtim’in 2006 yılına<br />

kadar sadece inşaat kalıp ve iskelelerini<br />

ürettiğini kaydeden Urfalılar, kendileri için<br />

dönüm noktası olan TÜPRAŞ projesindeki<br />

çalışmaları şöyle anlattı: “Bundan 6 sene<br />

önce, TÜPRAŞ yapılırken bizden iskele talebinde<br />

bulundular. Bu vesileyle rafineri<br />

olayıyla tanıştık. Bu projede bizi oldukça<br />

zorladılar fakat zorlandıkça güçlendiğimizi<br />

gördük. Daha sonra hızlı bir şekilde dünyada<br />

ve Türkiye’de yapılan rafinerileri takip<br />

etmeye başladık. Socar İzmir Star Rafineri<br />

işini almamızda TÜPRAŞ’taki başarımız etkili<br />

oldu.”<br />

52 ÜLKEDE RAFİNERİ PEŞİNDE<br />

İnşaat işlerinin yanı sıra 52 ülkede yoğun<br />

olarak endüstriyel tesisler, tersaneler, rafineriler<br />

ve çevrim santralleriyle çalıştıklarını<br />

kaydeden Serdar Urfalılar, “Türkiye’de<br />

İzmit TÜPRAŞ Rafinerisi, Çanakkale Çan<br />

ve Cenal Projeleri ve İzmir Star Rafinerisi’nin<br />

onaylı tedarikçisiyiz. Aralarında<br />

Azerbaycan Socar Polymer HDPE Projesi,<br />

Rusya’daki Sibur Zapsib Projesi ve yine<br />

Rusya’da Yamal LNG Projeleri, İsrail’de-<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

ki Ashalim Projesi, Irak Besmaya Enerji<br />

Santrali, Türkmenistan Aşgabat Gas to<br />

Gasoline Projelerine ürün veriyoruz. Bunların<br />

içerisinde Socar ile çalıştığımız İzmir<br />

Star Rafinerisi bizler için en gurur vericisi.<br />

Socar’da 11 tane alt taşeron var, biz bu<br />

11 taşeronun 10 tanesine hizmet ediyoruz.<br />

URTİM, Socar, Technicas Reunidas,<br />

Enka, Gap, Tekfen, Ventec gibi firmaların<br />

onaylı tedarikçisi. Ayrıca, Trans Anadolu<br />

Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP)<br />

tedarikçisi. Üçüncü havalimanı için üretim<br />

sağlıyoruz” diye konuştu.<br />

URTİM AR-GE MERKEZİ İÇİN<br />

HAZIRLIK<br />

Şirket olarak 52 ülkeye ihracat yaptıklarını<br />

anlatan Serdar Urfalılar, “Ürettiğimiz<br />

malın yüzde 60’ını ihraç ediyoruz. Urtim,<br />

farklı sektörlere ve farklı ülkelere odaklanmış<br />

olmasının sonuçlarını bugün fazlasıyla<br />

topluyor. Bazı ülkelerde küçülürken<br />

bazı ülkelerde de büyüyoruz. Konjonktürel<br />

sıkıntıların önüne ancak bu şekilde<br />

geçebiliriz. Başarımızın en önemli saç<br />

ayaklarından biri de ekibimize ve Ar-Ge’ye<br />

yaptığımız yatırımlardır. Ar-Ge Merkezi kurmak<br />

için çalışmalarımıza başladık. <strong>2017</strong><br />

bitmeden hem fiziki alt yapısını hem de<br />

gerekli yasal başvurularımızı tamamlamış<br />

olacağız” dedi.<br />

İKİNCİ YARI İÇİN ÇOK UMUTLUYUM<br />

<strong>2017</strong> yılının ikinci yarısı için Türkiye ekonomisi<br />

açısından çok iyimser olduğunu<br />

belirten Urfalılar, ekonomiye odaklanılması<br />

durumunda ülkenin önceki yıllarda<br />

yakaladığı ekonomik başarının tekrarlanacağını<br />

hatta onu aşacak potansiyelimiz<br />

Serdar Urfalılar / Urtim Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı<br />

olduğunu ifade etti. Avrupa ülkelerinin Türkiye<br />

ile ilgili planları olduğunu fakat OHAL<br />

sebebi ile ertelediklerini biliyorum. Özellikle<br />

Avrupa’nın lokomotifi olan Almanya’nın<br />

<strong>Eylül</strong> ayındaki parlamento seçiminin sonuçlanmasını<br />

takiben Avrupa ile ilişkilerin<br />

de düzeleceğine inanıyorum. Bu durum<br />

Türk ekonomisi için de çok iyi olacaktır”<br />

şeklinde konuştu.<br />

BU YIL 3 MİLYON EUROLUK<br />

YATIRIM YAPACAĞIZ<br />

Yatırım yapmanın tam zamanı olduğunu<br />

anlatan Serdar Urfalılar, “Urtim olarak insan<br />

kaynağımıza, ihracat departmanımıza<br />

ve üretim teknolojilerimize ara vermeksizin<br />

yatırım yapmaya devam ediyoruz.<br />

<strong>2017</strong> senesi için yatırım planımız yaklaşık<br />

3 Milyon Euro’dur. Daha hızlı büyümek için<br />

stratejik bir ortaklık yapabiliriz. <strong>2017</strong> yılı<br />

için ciromuzun yüzde 50’si rafinerilerden,<br />

yüzde 35’in inşaatlardan, yüzde 15’i tersanelerden<br />

oluşuyor” diye konuştu.<br />

KARA KALIP KULLANIMI EN AZ<br />

%25’E İNMELİ<br />

Sektörlerinin dünya genelindeki büyüklüğünün<br />

yaklaşık 25 milyar Euro seviyelerinde<br />

olduğu bilgisini veren Urfalılar şöyle<br />

konuştu: “Türkiye’de bu rakamın yaklaşık<br />

550 milyon dolar seviyelerinde olması<br />

daha çok çalışmamız ve daha çok yatırım<br />

yaparak büyümemiz gerektiğini gösteriyor.<br />

Türkiye’de kara kalıp kullanımı hala yüzde<br />

55’ler seviyesinde. Bunu en azından yüzde<br />

25’lere indirmek gerekiyor.”<br />

AMERİKA BİZİM İÇİN YENİ BİR<br />

HEYECAN<br />

“Şu anda Amerika’da rafineri ile alakalı<br />

çok güzel bir ortaklık üzerinde çalışıyoruz”<br />

diyen Serdar Urfalılar, “Amerika bizim için<br />

yeni bir heyecan. Ayrıca nükleer ile ilgili<br />

çok ciddi çalışma yapıyoruz, sanayi odasında<br />

nükleere hizmet edebilmek adına<br />

bir Ur-Ge projesi başlattık. Roysroy bizi denetledi<br />

ve bu denetim sonucunda bize bir<br />

rapor çıkartacak” diye konuştu.<br />

6 YENİ ÜRÜN GELİŞTİRDİ<br />

URTİM Kalıp ve İskele Sistemleri Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, inşaatlarda<br />

daha pratik sistemleri sunabilmek<br />

amacıyla 6 yeni sistem geliştirdiklerini<br />

söyledi. Urfalılar, 2 yıllık Ar-Ge çalışmaları<br />

sonucu ürettikleri SKYSET, SCAFEX, FLA-<br />

MAX, FLEXSET, EKOSET ve PROPEX gibi<br />

yeni sistemlerin iş gücü ve zaman açısından<br />

büyük avantajlar sağladığına dikkat<br />

çekti.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 39


Sektörel<br />

‘Zigana Tile’ ile büyük değişim başladı<br />

Yenilikçi gölgelendirilmiş tasarım anlayışıyla çatınıza estetik bir görünüm kazandırmasının<br />

yanı sıra sağlamlığıyla da dikkat çekiyor.<br />

En sert iklim koşullarında dahi dayanıklılığından<br />

ödün vermeyen Onduline Zigana<br />

Tile, kesinlikle su geçirmiyor, paslanmıyor,<br />

küflenmiyor ve bakım gerektirmiyor.<br />

Zigana Tile, dünyadaki en hafif çatı kaplama<br />

malzemelerinden biri. Çatı konstrüksiyonunuza<br />

metrekarede sadece 4<br />

kilogram yük vererek binanınızın deprem<br />

güvenliğine katkıda buluyor. 1 oluk – 1<br />

adım prensibiyle çatınıza çok hızlı bir<br />

şekilde uygulanabilen Zigana Tile, satın<br />

aldığınız andan itibaren size tasarruf ettiriyor.<br />

Levhaların alt ve üst taraflarında<br />

belirlenmiş olan özel bini yerlerinin yanı<br />

sıra levhaların üst tarafında yer alan soğuk<br />

damga ile “TOP - ÜST” şeklinde belirtilmiş<br />

uygulama yönü sayesinde çatıya<br />

montajı hızlıca gerçekleşiyor. Geniş oluk<br />

aralıkları sayesinde uygulama ekiplerinin<br />

hareket kabiliyetini en üst seviyeye çıkarıyor<br />

ve çatınız çok kısa bir süre içinde<br />

kusursuz olarak kullanıma hazır hale geliyor.<br />

Uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik<br />

standartları konusunda yüksek niteliklere<br />

sahip olan bu kusursuz ürün, yüksek<br />

oranda geri dönüştürülmüş malzeme<br />

içeriğine sahip ve asbest içermiyor. Onduline’in<br />

Sapanca’daki üretim tesislerinde<br />

yüksek teknoloji kullanılarak üretilen<br />

Zigana Tile, renklendirme aşamasında<br />

kullanılan doğal pigmentler ve düşük karbon<br />

ayakizi değeri ile çevreye oldukça duyarlı.<br />

Çatı ve cephe kaplamalarında uzun<br />

yıllar boyunca güvenle kullanabileceğiniz<br />

Zigana Tile, geniş aksesuar yelpazesi<br />

ile birlikte TS EN 534:2006+A1:2010<br />

standardına ve CE belgesine sahip bir<br />

şekilde Onduline Avrasya garantisi altında<br />

Türkiye’de üretiliyor.<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


İzmir’de yükselen Atılgan Royal’de<br />

‘Özler Safetyscaff Güvenlikli İskele Sistemleri’<br />

tercih edildi<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

İnşaat sektöründe iş güvenliğinin önem<br />

kazandığı ve bu yönde taleplerin artması<br />

ile özellikle daha güvenli iskele çözümlerinin<br />

ön plana çıkması ÖZLER Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri AŞ’nin İzmir ve Ege Bölgesinde<br />

bu alanda hizmet vermek amacıyla<br />

Ege Bölge Müdürlüğünü faaliyete geçirdi.<br />

Bir yıldır bölgede başlatılan ‘Yerinde Hizmet’<br />

anlayışı hızla devam etmekte. ÖZLER<br />

Ege Bölge Müdürü Erdi Ayhan İzmir Karşıyaka’da<br />

yükselmeye devam eden Atılgan<br />

Royal Projesi özelinde bölgedeki diğer çalışmaları<br />

bizler için değerlendirdi.<br />

Atılgan Royal ve Atılgan Royal Villas<br />

projesi hakkında kısa bir bilgilendirme<br />

yapabilir misiniz?<br />

Atılgan İnşaat tarafından inşa edilmektedir.<br />

Proje İzmir Karşıya’da 39.000 m2 inşaat<br />

alanı ve 2.700 m2’lik yeşil alanı ile Ege Denizi’ne<br />

sıfır rezidans ve villalardan oluşan<br />

bölgemizde prestijli bir projedir.<br />

Özler bu projede hangi sistemleri ile<br />

hizmet vermektedir?<br />

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri A.Ş. olarak<br />

bu projede öncelikli olarak Formdeck malzeme<br />

çıkartma platform sistemimiz ile hizmet<br />

vermeye başladık. Safetynet Güvenlik ağı<br />

sistemimiz ile şantiyede güvenli bir çevre<br />

çalışma ortamı sağladık. Proje nihayetinde<br />

dış cephe çalışma iskele sitemi ihtiyacı oluştuğunda<br />

bu aşamada ÖZLER Safetyscaff Güvenlikli<br />

iskele sistemi Atılgan İnşaat tarafından<br />

tercih edilmiştir.<br />

Bu projede kullanılan Formdeck<br />

<strong>Malzeme</strong> Çıkartma Platformları ve<br />

Safeynet Güvenlik Ağı Konsollarının<br />

sağladığı avantajlar hakkında kısaca<br />

bilgi verebilir misiniz?<br />

Formdeck malzeme çıkartma platformu kalıp<br />

sirkülasyonunda ve malzeme taşınmasında<br />

kullanılır. Kolay montaj ve hızlı yer değişimi<br />

sayesinde malzeme taşımadaki avantajların<br />

direk olarak işçiliği hızlandırması, proje yönetiminin<br />

bu ürünü tercih etmesini sağlamıştır.<br />

Sistem projenin mimarisine uygun olarak<br />

ÖZLER tarafından tasarlanmıştır. Safetynet<br />

Güvenlik Ağı Konsolları, 1 personelin 2 kat<br />

döşeme yüksekliğinden ağ sistemine düşmesi<br />

durumunda taşıyabilecek dayanımda<br />

dizayn edilmiştir. Kullanılan ağ TS EN 1263<br />

standartlarına uygun 100*100 mm kesitinde<br />

6 mm kalınlığındadır. Konsol bir üst kata<br />

vinç yardımı ile de monte olmadan taşınır.<br />

Sistem kalıp projenize göre ÖZLER tarafından<br />

tasarlanır. Sistem parçaları TSE Belgeli,<br />

mekanik testlere tabi tutulmuş, standart<br />

boru ve profillerden üretilir. Üretimlerimizde<br />

gözaltı kaynak makineleri kullanılır.<br />

Dış cephede kullandığınız iskele<br />

sistemi ve iş güvenlik standartlarına<br />

uyumu hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Firmamız bu projede özellikle iş güvenliği<br />

standartlarına uygun tam güvenlikli iskele<br />

modellemeleri ile cephede çalışma yapacak<br />

personelin güvenliğini en üst düzeyde<br />

tutmayı amaçlayan iskele tasarımını öne<br />

çıkartmıştır. İnşaat mimarisinde görebileceğiniz<br />

radüslü dönüşler ve katlar arasında<br />

çekilmelere uygun konsol ve geçiş<br />

sistemleri kullanılarak iskelenin mimari<br />

yapıya uyumu dolayısıyla güvenli çözümlemeler<br />

sağlanmıştır.<br />

İskele kurulum aşamasında nelere<br />

dikkat etmek gerekiyor. Bu proje için<br />

yaptığınız ekstra bir çalışma var mı?<br />

Tabiki iskele montajı ve hatta de montajı<br />

bu işin en önemli safhalarından olduğunu<br />

rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada önemli<br />

olan montaj ekibinin deneyimli, proje okuyabilen<br />

ehliyetli personellerden oluşması<br />

önem arz etmektedir. Özler çalıştığı projelerde<br />

kendi alanında lider ve başarılı<br />

İKS İSKELE A.Ş. ile montaj işlerinde proje<br />

ortaklığı yapmaktadır. Bu projede de birlikteliğimiz<br />

devam etmekte olup zor işleri<br />

İKS tecrübesiyle ve kaliteli hizmet anlayışımıza<br />

uygun olarak çözümleyebildiğimizi<br />

belirtmek isterim.<br />

Ege Bölge Müdürlüğü olarak<br />

Atılgan Royal dışında bulunduğunuz<br />

farklı projelerden kısaca bahseder<br />

misiniz?<br />

Özler olarak Ege Bölgesinde önemli projelerde<br />

Kalıp ve İskele sistemlerimiz ile<br />

Erdi Ayhan / ÖZLER Ege Bölge Müdürü<br />

hizmet vermeye devam ettiğimizi gururla<br />

belirtmek isterim. Özler gibi piyasada işini<br />

iyi yapan kaliteli bir mühendislik firmasının<br />

varlığı bölge için önemli bir hizmet sağlamıştır.<br />

Megapol Çarşı Tower, Folkart Blue,<br />

Folkart Hills, Optimum AVM, İkon Tower,<br />

Park Afyon Residence gibi AVM ve konut<br />

proleleri ile Afyon Çimsa, Soma Çimento,<br />

Kolin Soma Termik Santrali, Ege Gübre Limanı,<br />

Zorlu Kızıldere 3 JES endüstriyel tesislerde<br />

ve Dalaman Havalimanı gibi önemli<br />

projelerde çözüm ortağı olunmuştur.<br />

Bölgede yeni başlayacak projeleriniz<br />

var mı?<br />

Kaba inşaat aşamasında kalıp sistemlerini<br />

verdiğimiz Folkart Liva Home projesinde<br />

dış cephe çalışma iskeleleri için sözleşmelerimiz<br />

yapıldı. Kısa süre içerisinde bu<br />

proje de de ÖZLER Safetyscaff iskele sistemleri<br />

kullanılmaya başlanacak.<br />

Son olarak eklemek istediğiniz bir<br />

şey var mı?<br />

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri A.Ş. olarak<br />

1996 yılında bu güne daima daha iyi<br />

hizmet anlayışı ile var olduğumuz sektörde<br />

aynı anlayışı Ege Bölgesinde de devam ettirmek<br />

ve bölgenin en prestijli projelerinde<br />

çözüm ortağı olmak bizlere gurur vermektedir.<br />

Bu vesile ile bizleri tercih eden tüm<br />

müşterilerimize buradan tekrar teşekkür<br />

etmek isterim.<br />

Saygılar sunarım.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 43


Aktüel<br />

Abdurrahman Al Duhaim / Amad Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Suudi yatırımcılar Türkiye’ye güveniyor<br />

Nitelikli konut projeleri gerçekleştirmek için Türkiye’de yatırım kararı alan Amad<br />

Gayrimenkul’ün Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Al Duhaim, başta Suudi yatırımcılar<br />

olmak üzere tüm Körfez ülkeleri yatırımcılarının Türkiye’ye güveninin tam olduğunu belirtti.<br />

Amad Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Abdurrahman Al Duhaim, Körfez ülkeleri yatırımcılarının<br />

Türkiye ekonomisine güvendiğini,<br />

yurtdışı yatırım hedeflerinde Türkiye’nin<br />

ilk sırada yer aldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı<br />

Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç ay önceki<br />

Körfez ülkelerini kapsayan gezisinde<br />

Arap yatırımcılara yaptığı yatırım çağrısının<br />

çok doğru olduğunu söyleyen Al Duhaim,<br />

Türkiye’nin sadece gayrimenkul sektöründe<br />

değil, birçok sektörde çok büyük potansiyellere<br />

sahip olduğunu belirtti.<br />

Körfez ülkelerinde büyüdü<br />

Amad Gayrimenkul’ü 12 yıl önce kurduklarını<br />

ifade eden Al Duhaim, bu süre zarfında<br />

Dubai, Suudi Arabistan, Ürdün gibi ülkelerde<br />

sürdürdükleri faaliyetlerle bölgede adlarını<br />

duyurduklarını söyledi. Al Duhaim, Dubai’de<br />

550 villalık Dubai Legends’ın satışını<br />

üstlenerek kısa sürede tamamladıklarını,<br />

Ürdün’de arazi geliştirme ve gayrimenkul<br />

yatırımları olduğunu, Dubai Burj Khalifa’nın<br />

yakınlarında da 38 katlı ikiz kule inşa ettiklerini<br />

kaydetti. Al Duhaim, Suudi Arabistan’da<br />

farklı büyüklükteki projelerin yanı sıra, 2013<br />

yılından bu yana resmi olarak Türkiye’de gayrimenkul<br />

sektörünün önemli bir oyuncusu olmak<br />

hedefiyle faaliyet gösterdiklerini belirtti.<br />

Türkiye ile gönül bağı<br />

Türkiye ile gönül bağı kurduklarını söyleyen<br />

Al Duhaim, “Ailemiz tarafından Suudi Arabistan’ın<br />

başkenti Riyad’ta kurulan firmamız,<br />

Ortadoğu’nun farklı ülkelerinde çok sayıda<br />

projeye imza atarak gayrimenkul sektöründe<br />

deneyim sahibi oldu. Ben ve kardeşim<br />

Abdullah 2000’li yıllarda sık sık Türkiye’ye<br />

gelerek, gerek gayrimenkul sektöründe yaşanan<br />

gelişmeleri, gerekse Türk ekonomisinin<br />

gidişatını çok yakından izledik. Türk<br />

ekonomisindeki dinamizmi anlamaya çalıştık.<br />

Körfez bölgesinden yüzlerce yatırımcının<br />

Türkiye’ye gelip çeşitli ticari faaliyetlerde<br />

bulundukları bir gerçek. Bu yatırımcıların<br />

önemli bir kısmı başarılı oldu. O yıllarda ailemiz<br />

Körfez’den gelen çeşitli yatırımcılara<br />

danışmanlık yaparak Türkiye ile bu yatırımcılar<br />

arasında köprü vazifesi gördü. Bu süreç<br />

biz Amad ailesi açısından çok verimli geçti.<br />

Çok değerli insanlarla, siyaset adamlarıyla,<br />

akademisyenlerle, spor camiası, işadamları<br />

ve bürokratik çevrelerle yakın ilişkiler ve<br />

dostluklar kurma şansına sahip olduk. Sektörde<br />

adını duyurmuş birçok firma ile temas<br />

kurduk. Bu firmaların yaptıkları projeleri,<br />

uygulama tekniklerini, hedef kitle seçimini,<br />

lokasyon tercihlerini sorguladık. Gün geçtikçe<br />

ilişkilerimizi güçlendirdik ve tecrübemizi<br />

daha ileri noktaya taşıdık. Amad ailesi olarak<br />

Türkiye ve Türk insanıyla ilgili bilgi ve birikimlerimizi<br />

ve bu ülkeye karşı duyduğumuz<br />

sevgiyi ticari bir yatırıma dönüştürmeye karar<br />

vererek 2013 yılında Amad Gayrimenkul<br />

Geliştirme firmasının Türkiye’de kuruluşunu<br />

gerçekleştirdik” açıklamasını yaptı.<br />

44<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


“Şirketimizin üstün değerler üreterek<br />

sürdürülebilirliğini sağlaması,<br />

en büyük hedefimiz olmuştur”<br />

“Pazarda rekabet edebilecek ve müşterilerin tercihini kazanabilecek ürünleri pazara arz<br />

etmenin en etkin yolu inovasyon içeren başarılı tasarımlara imza atmaktan geçmektedir.<br />

Bu doğrultuda her yıl yeni ürün ve çözümler konusundaki hedeflerimizi yerine getirerek<br />

pazarın lideri konumda olan bir şirketin sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıyoruz.”<br />

Sahip olduğu alt yapısı ile Endüstri 4.0<br />

uygulamalarını yaşama geçiren ve sektöründe<br />

dünyanın en iyileri arasında gösterilen<br />

Panasonic Eco Solution Türkiye;<br />

ARGE, inovasyon ve tasarım çalışmalarını<br />

başarı ile sürdürerek, müşteri beklentilerini<br />

öngören çözümler üretmeye ve yenilikçi<br />

ürünlerini pazara sunmaya devam ediyor.<br />

Şirket kendi ülkesinde pazar lideri konumda<br />

olmasıyla beraber 70’den fazla ülkeye<br />

de ürünlerini ulaştırmakta. Panasonic Eco<br />

Solution Türkiye Kurumsal Marka Yönetim<br />

Direktörü Aysel Özaltınok ile şirketin son<br />

dönemdeki faaliyetleri, sahip olduğu kurumsal<br />

değerler, gelecek plan ve hedefleri<br />

üzerine konuştuk.<br />

Geçtiğimiz günlerde Panasonic Eco<br />

Solutions Türkiye olarak yeniden yapılandınız.<br />

Bu unvan değişikliği ile ne<br />

hedeflendi? Kurumsal yapınızda ne<br />

gibi düzenlemeler oldu?<br />

Doğuşu 1966 yılında uzanan ve 2014 yılı<br />

Mart ayından bu yana Dünya Teknoloji<br />

Devi Panasonic Corporation’a ait Eco Solutions<br />

grubuna bağlı olarak faaliyetlerini<br />

yürüten VİKO, geçtiğimiz Nisan ayından bu<br />

yana “Panasonic Eco Solutions Elektrik<br />

Sanayi ve Ticaret AŞ” ünvanı ile faaliyet<br />

göstermektedir. Tüm paydaşlarımızın desteği<br />

ile ortak çaba sarf ederek bugünlere<br />

getirdiğimiz şirketimizin her geçen gün<br />

daha üstün değerler üreterek sürdürülebilirliğini<br />

sağlaması daima en büyük hedefimiz<br />

olmuştur. Bu yaklaşımdan hareketle<br />

kurumsal logomuz Panasonic ile temsil<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

edilmekle birlikte VİKO bugün olduğu gibi<br />

ait olduğu ürünlerin markası olarak var olmaya<br />

devam edecektir.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni<br />

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />

dönemde ürün portföyünüze<br />

eklemeyi düşündüğünüz farklı<br />

ürünler olacak mı?<br />

Mevcut Ürün gamımız içerisinde Elektrik<br />

Anahtar ve Prizleri, Grup Prizler, Sigorta<br />

kutuları, Aksesuarlar, Alçak Gerilim Şalt<br />

Ürünleri, Elektronik Elektrik Sayaçları,<br />

Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri, Bina<br />

Otomasyon Sistemleri, LED Aydınlatma<br />

Ürünleri, Profesyonel El Aletleri, Güneş<br />

Enerjisi Panelleri, Güvenlik Kamera Sistemleri<br />

ve Yangın Algılama Sistemleri yer<br />

almaktadır. Şirketimiz, anahtar priz sektöründe<br />

Türkiye pazarındaki liderliğini korurken,<br />

70’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği<br />

ihracatıyla Panasonic ve VİKO markalarını<br />

dünya pazarlarında başarıyla temsil etmektedir.<br />

Önümüzdeki süreçte portföyümüzü,<br />

anahtar-priz pazarında standarttan<br />

lüks segmente kadar geniş bir yelpazede<br />

yeni ürün serileri ile zenginleştirmeye devam<br />

edeceğiz. Ayrıca, Panasonic ürün gamında<br />

yer alan birçok yeni ürün ve çözümü<br />

zaman içerisinde müşterilerimizin beğenisine<br />

sunmayı planlamaktayız. Bunlar arasında<br />

çok önem atfettiklerimizin başında<br />

Led aydınlatma ürünlerinin geldiğini söyleyebilirim.<br />

Bunun yanı sıra, enerji verimliliğine<br />

önemli katkılar sağladığını düşündüğümüz<br />

akıllı bina otomasyon sistemleri,<br />

akıllı sayaçlar ve uzaktan okuma sistemleri,<br />

lüks segment anahtar priz serileri<br />

gibi bazı ürün ve çözümlerimizin mevcut<br />

pazarlarımızdaki performansının artırılması<br />

ve Panasonic’in hakim olduğu pazarlara<br />

sunulması bizlere heyecan veren önemli<br />

bir sinerji noktası olarak karşımıza çıkıyor.<br />

Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />

Yeni ürünlerinizi neye göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Pazarda rekabet edebilecek ve müşterilerin<br />

tercihini kazanabilecek ürünleri pazara<br />

arz etmenin en etkin yolu inovasyon içeren<br />

başarılı tasarımlara imza atmaktan<br />

geçmektedir. Bu doğrultuda her yıl yeni<br />

ürün ve çözümler konusundaki hedeflerimizi<br />

yerine getirerek pazarın lideri konumda<br />

olan bir şirketin sorumluluklarını yerine<br />

getirmeye çalışıyoruz.<br />

Üretim alanınızın özelliklerinden<br />

kısaca bahsedebilir misiniz?<br />

Bünyenizde kaç kişi çalışıyor? Yıllık<br />

üretim kapasiteniz nedir?<br />

Sahip olduğu teknolojik alt yapısı ile Endüstri<br />

4.0 uygulamalarını yaşama geçiren<br />

ve sektöründe dünyanın en iyileri arasında<br />

gösterilen endüstriyel tesislerinde yıllık<br />

100 milyon adet anahtar ve priz üretim kapasitesine<br />

sahip olan Panasonic Eco Solutions<br />

Türkiye, ülkemizde Pazar lideri konumda<br />

olmasının yanı sıra bugün itibari ile<br />

70’ten fazla ülkeyi kapsayan oldukça geniş<br />

bir coğrafyada ürünlerini müşterileri ile buluşturmaktadır.<br />

Endüstriyel tesislerimiz şu<br />

an için yaklaşık 950 kişi çalışmakta olup,<br />

yan sanayilerle birlikte istihdama katkımız<br />

yaklaşık 2.000 kişiyi bulmaktadır.<br />

Ürünlerinizi kaç ülkeye ihraç<br />

ediyorsunuz? İhracat yaptığınız<br />

ülkelerdeki pazar payınız ne<br />

durumda?<br />

İhracat pazarlarımızı genel olarak 4 ana<br />

bölgede değerlendiriyoruz. Bu bölgeler<br />

Rusya, Ukrayna, Avrupa ve AMEA dediğimiz<br />

Asya, Afrika ve Orta Doğu ülkelerini<br />

kapsayan bölgelerdir. Pek çok ülkede ise<br />

pazarın önemli oyuncuları arasında yer<br />

alıyoruz. Rusya ve Ukrayna Satış Temsilciliklerimiz<br />

ile satış ve dağıtım kanallarını<br />

yerinden yönetiyoruz. Avrupa’da ise aralarında<br />

Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa,<br />

İspanya, İsveç ve Polonya gibi ülkelerin<br />

yer aldığı çok sayıdaki ülkede Panasonic<br />

ve VİKO markalı ürünlerimiz pazarda yer<br />

almaktadır. Avrupa pazarlarındaki daralmayı<br />

AMEA olarak nitelendirdiğimiz Asya,<br />

Orta Doğu ve Afrika ülkelerine odaklanarak<br />

telafi ettik ve Ukrayna, Kazakistan,<br />

Özbekistan, Gürcistan, Kosova, Angola<br />

gibi ülkelerdeki pazar liderliğimizi başarı<br />

ile sürdürüyoruz.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

Aysel Özaltınok / Kurumsal Marka Yönetim Direktörü<br />

yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />

misiniz?<br />

Türkiye Pazar payımızın %50’nin üzerinde<br />

olduğunu söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yılı yaklaşık<br />

%15’lik bir büyüme gerçekleştirerek<br />

tamamladık. 2018 yılı hedefimiz için en az<br />

%11’lik bir büyüme gerçekleştirmek arzusundayız.<br />

İSO 500 içerisinde ise geçtiğimiz<br />

yıla göre 7 basamaklık bir yükselişle<br />

367. sıraya çıkmış durumdayız.<br />

Sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />

çalışmalar hakkında bilgi verebilir<br />

misiniz?<br />

Sürdürülebilirliği kurumsal bir değer olarak<br />

içselleştirmiş bulunan bir kuruluş olarak<br />

üründe, üretimde, tesis yönetiminde<br />

ve sosyal sorumluluk projelerinde doğal<br />

kaynaklarımızın korunması ve enerji verimliliğini<br />

ana sorumluluğumuz olarak ele<br />

alıyor, faaliyetlerimizi de bu doğrultuda<br />

gerçekleştiriyoruz. Geldiğimiz noktada insanlığın<br />

doğa üzerindeki olumsuz etkisi<br />

artarken, küresel ısınma ve doğal kaynaklarımızın<br />

giderek azalması tüm insanlığın<br />

acil olarak yeni bilinç düzeyinde konuyu<br />

ele almasını gerektiriyor. Biz de kuruluş<br />

olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir<br />

bir dünya bırakmak için hayata geçirdiğimiz<br />

projeler ile yaşama değer katmak için<br />

gayret gösteriyoruz.<br />

Biz şirket olarak sadece endüstriyel faaliyetlerimizde<br />

değil, çevreye, topluma katkı<br />

sağlayacak birçok alanda sorumluluk alan<br />

bir yaklaşıma sahibiz. Sürdürülebilirliği<br />

kurumsal bir değer olarak tanımladığımız<br />

için, üründe, üretimde, tesis yönetiminde<br />

ve sosyal sorumluluk projelerinde doğal<br />

kaynaklarımızın korunması ve enerji verimliliğini<br />

ana kriter olarak ele alıp faaliyetle-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 47


imizi bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.<br />

İçinde bulunduğumuz tesis 2005 yılında<br />

faaliyete geçti. Henüz yapım aşamasında<br />

da çevre ve enerji verimliliği gözetildi.<br />

Enerji izleme sistemimizi binaya taşındığımız<br />

zaman kurduk ancak faaliyete geçtikten<br />

sonra da bu konuda birçok iyileştirme<br />

gerçekleştirdik. Binamızın içerisinde 123<br />

tane enerji analizörü bulunmakta ve bu sayede<br />

hemen her noktada, enerji yönetimi<br />

sağlamaktayız. Buna göre enerjinin daha<br />

verimli kullanılabilmesi için aksiyonlar<br />

planlıyor, projeler gerçekleştiriyoruz. Binamızın<br />

dış cephesi ısı kontrolü sağlayan<br />

ve gün ışığından maksimum düzeyde yararlanmaya<br />

imkan veren camlardan oluşmaktadır.<br />

Sahip olduğumuz bina otomasyon<br />

sistemi sayesinde aydınlatmalarımızı<br />

sensörlerle yönetiyoruz ki gerçekleştirdiğimiz<br />

verimlilik projesi ile 2013 yılında aydınlatma<br />

ekipmanlarımızı LED teknolojisi<br />

ile yeniledik. Yine lavabolarda su tasarrufu<br />

sağlayan sensörlü armatürler kullanmaktayız.<br />

Yüzme havuzu ile showroomun<br />

aydınlatmasını tesislerimizde bulunan<br />

güneş panellerinden sağlıyoruz. Ayrıca<br />

üretim tesisimizde de enerji verimliliğine<br />

özel önem veriyoruz. Üretimde kullandığımız<br />

kompresörlerimiz ve plastik enjeksiyon<br />

makinelerinin de tamamı yine enerji<br />

tasarruflu makinelerden oluşmakta.<br />

Gelinen nokta itibarı ile tesislerimizin sahip<br />

olduğu tüm bu verimlilik kriterlerini<br />

çalışanlarımızın alacağı sorumluluklarla<br />

sürdürülebilir hale getirilmesi kaçınılmazdı.<br />

Günlük yaşamımızın büyük bir çoğunluğunu<br />

iş ortamlarında geçirdiğimiz<br />

düşünüldüğünde ofislerimizdeki faaliyetlerimizin<br />

tanımlanmış tasarruf kriterleri ile<br />

gerçekleşmesi ve ekolojik ayak izini azaltma<br />

girişimleri daha çok önem kazandı.<br />

Bu noktadan hareketle, geçtiğimiz yıllarda<br />

WWF-Türkiye işbirliğinde uygulamaya başladığımız<br />

Yeşil Ofis Programı kapsamında<br />

elektrik ve su tüketiminin azaltılmasından<br />

kağıt ve kartuş tasarrufuna kadar birçok<br />

alanda ofislerimizde ölçülebilir iyileştirmeler<br />

gerçekleştirdik. Proje kapsamında 4-5<br />

temel hedef belirledik. Bunlardan biri de<br />

kişi başına düşen kağıt tüketiminin azaltılmasıydı.<br />

Bununla ilgili yazıcılar ve fotokopi<br />

makineleri üzerine uyarı sticker’ları yapıştırdık.<br />

Onun haricinde çift taraflı yazdırma<br />

uygulamasına geçtik. Özel bir yazılımla<br />

kullanıcı bazında yazdırma oranlarını kontrol<br />

altına aldık. Green Office Programı öncesinde<br />

hemen her kullanıcıya ait bir yazıcı<br />

varken şimdi her ofiste bir ortak yazıcı<br />

var. Bir diğer önemli konu ise kişi başına<br />

düşen elektrik tüketiminin azaltılmasıydı.<br />

Enerji tüketimi ile ilgili tüm çalışanlarımıza<br />

seminerler verdik. Öğle tatilinde, mesai<br />

bitiminde, ofiste kullanılan cihazların kapatılması<br />

ve bunun önemi hakkında birçok<br />

bilinçlendirme çalışması gerçekleştirdik.<br />

Sloganımız: “Enerjiyi verimli kullanalım,<br />

geleceğe değer katalım”.<br />

Halen Green Office ile ilgili çalışma ve denetimler<br />

yürütüyoruz. Bu denetimlerin sonucuna<br />

göre de çalışanlara bilgilendirme<br />

yapıyoruz. Her sene yılın son günü olan,<br />

31 Aralık’ı “sweater day” yani kazak günü<br />

ilan ettik. O gün ofislerimizin ısısı 3 derece<br />

kadar düşürüyor, enerjinin hayatımızdaki<br />

yeri ve önemine dair farkındalık oluşturuyoruz.<br />

Bir de “En Çevreci Fabrika” ödülümüz<br />

var. Bu ödül tesislerimize Sağlıklı Kentler<br />

Birliği tarafından 2015 yılında verildi.<br />

Tabi bu ödüller bizi oldukça motive ediyor.<br />

Ama asıl önemli olanın; gelecek kuşaklara<br />

daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak için<br />

ilerlenen yolda atılan adımlar olduğuna<br />

inanıyorum.<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye<br />

olarak kurumsal sosyal sorumluluk<br />

alanında önemli çalışmalara imza<br />

atıyorsunuz. Sosyal sorumluluk<br />

çalışmalarınızdan bahsetmek ister<br />

misiniz?<br />

Şirketimiz, sürdürülebilir kalkınmanın insana<br />

yatırım ve doğal kaynakların bilinçli<br />

kullanımı ile gerçekleşeceğine inanan bir<br />

yaklaşım ile 1998 yılından bu yana yaşama<br />

değer katan birçok Kurumsal Sosyal<br />

Sorumluluk projeleri yürütmektedir. Kurumsal<br />

Sosyal Sorumluluk uygulamalarımızın<br />

“Toplumsal Sorumlulukların Yönetimi”<br />

süreci kapsamında ve kurumsal<br />

bir değer olarak ele alınarak etki, değer<br />

katma ve sürdürülebilirlik ilkeleri ile yönetilmesine,<br />

performans göstergeleriyle<br />

sonuçların takip edilmesine özel önem<br />

vermekteyiz. Bu nedenle çalışan gönüllülüğü<br />

kapsamında kalan uygulamalarımız<br />

dışındaki tüm KSS projelerimizin uzun<br />

süreli olmasını tercih etmekteyiz. Kullanmakta<br />

olduğumuz Balance Scorecard’ın<br />

Finans, Müşteri, Süreç, Öğrenme Gelişim<br />

boyutuna beşinci bir boyut olarak “Toplum“<br />

boyutunu da eklememizin bu alanda<br />

örnek olan uygulamalardan olduğunu söyleyebiliriz.<br />

Birçoğu da halen devam<br />

etmekte olan, son 10 yıldır<br />

gerçekleştirdiğimiz başlıca projeler<br />

ise;<br />

• Aydınlık Bir Sancaktepe Projesi ( Yerel<br />

kalkınma )<br />

• Meslek Eğitimine Destek Aydınlık Geleceğe<br />

Destek Projesi ( Mesleki eğitime<br />

destek )<br />

• Aydınlık Bir Gelecek İçin Projesi ( Enerji<br />

Verimliliği )<br />

• Kadınlarımız Okuma Yazma Öğrensin<br />

Projesi<br />

• Çizgi Film Atölyesi<br />

• Gönül Kumbarası Projesi ( Gönüllülük )<br />

• Çalışanlarımızla yürütülen diğer sayısız<br />

gönüllülük projesi<br />

Mesleki eğitimler noktasında ne tür<br />

çalışmalarınız bulunmakta?<br />

Meslek liseli öğrencilerin teorik eğitimini<br />

pratik beceriye dönüşmesi ve eğitim gördükleri<br />

alanda uygulamalı eğitim imkanı<br />

bulmalarına katkı sağlamak üzere İstanbul’daki<br />

Meslek Liselerine Laboratuvarlar<br />

kuruyoruz. Geçtiğimiz yıllarda İSOV Dinçkök<br />

Endüstri Meslek Lisesi, Kartal Atalar<br />

Endüstri Meslek Lisesi ve Samandıra<br />

Endüstri Meslek Lisesine Elektrik Tesisat<br />

Laboratuvarı kazandıran şirketimiz, dör-<br />

48<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

düncü Laboratuvarı ise Sancaktepe Eyüp<br />

Sultan Endüstri Meslek Lisesi için açarak<br />

mesleki eğitimine verdiği sürdürülebilir<br />

desteği bir kaz daha kanıtlanış oldu. Okul-<br />

Sanayi İşbirliği İstanbul Modeli kapsamında<br />

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde<br />

tamamlanan ve Elektrik Sektörüne<br />

yönelik kapsamlı uygulamalara sahip olan<br />

bu atölyeler meslek lisesi öğrencilerinin<br />

teorik bilgilerini pratik becerilere dönüştürmesinde<br />

önemli katkılar sağlıyor.<br />

AR-GE ve inovason çalışmalarında<br />

hangi konulara ağırlık veriyorsunuz?<br />

Şirketimiz kurulduğu günden bu yana Ar-<br />

Ge ve tasarım çalışmalarını odak noktası<br />

olarak görmüş ve bu alana ayrı bir önem<br />

vermiştir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı<br />

tarafından da onaylı olan Ar-Ge<br />

merkezimiz; her ülke insanı için ayrı düşünüp<br />

üreten yetkinlik, hız ve donanıma<br />

sahiptir. Şirketimizin ürün çeşitliliğini<br />

inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki<br />

bu hızı, global tercihlere cevap verebilme<br />

yeteneği olarak önemli bir avantaja dönüşmekte<br />

ve yeni ürün sunma dinamiklerimizi<br />

olumlu etkilemektedir. Bünyesinde<br />

70 tam zamanlı araştırma ve geliştirme<br />

çalışanı barındıran Ar-Ge merkezimiz için<br />

ayırdığımız bütçenin ciromuzdaki payı %3<br />

civarındadır ve bu oran Türkiye ortalamasının<br />

hayli üzerindedir. Ar-Ge Merkezimiz,<br />

inovasyon boyutları yüksek, TÜBİTAK destekli<br />

TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi<br />

iş birliği kapsamında San-Tez projeleri<br />

gerçekleştirmeye devam etmektedir. Panasonic<br />

grubuna dahil olduktan sonra Ar-<br />

Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge takımları<br />

ile pek çok farklı proje üzerinde çalışmaya<br />

başlamıştır. Bunların arasında özellikle<br />

geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını<br />

oluşturacak olan akıllı şebekelerin temel<br />

taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve PLC<br />

Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemlerini<br />

örnek verebiliriz. Bu projenin hayata geçmesi,<br />

ülkemiz için hayati önem taşıyan<br />

enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi,<br />

kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok<br />

konuda önemli katkı sağlayacaktır.<br />

Sahip olduğunuz sertifiklardan<br />

birkaç örnek verebilir misiniz?<br />

Ürün kalite ve güvenliği ile çevresel sorumluluklarına<br />

önem veren bir yaklaşımın<br />

sonucu olarak şirketimiz; ISO 9001 Kalite<br />

Yönetim, ISO 14001 Çevre Yönetim,<br />

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği ve<br />

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Sistemlerine<br />

sahiptir.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve ya projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

Önümüzdeki döneme umutla bakıyor ve<br />

sektörümüz için daha hareketli günler bekliyoruz.<br />

2018 yılında da karlı ve sürdürülebilir<br />

büyüme hedefi ile yenilikçi, çevreye<br />

duyarlı ve tasarruflu ürünler sunmak için<br />

çalışmalarımızı hızla devam ettireceğiz.<br />

<strong>2017</strong> Mali Yılında yaklaşık 40 Milyon TL<br />

yatırım planımız bulunmakta.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 49


Sektörel<br />

PVC’nin öncü ismi Ege Profil İzmir’de<br />

Ar-Ge Merkezi kurdu<br />

Türkiye’nin PVC profil sektöründeki öncü kuruluşu Ege Profil, 36 yıllık tecrübesinden aldığı<br />

güçle tasarım ve inovasyon çalışmalarını ürüne dönüştürerek, pazarın ihtiyacı olan yenilikçi<br />

ürünleri yurtiçi ve yurtdışında sunmak amacıyla Ar-Ge Merkezi kurdu.<br />

Ege Profil, dünyanın en büyük PVC profil<br />

üreticisi Deceuninck Grubu’nun kattığı<br />

güçle birlikte dünya standartlarında üretim<br />

gerçekleştirerek hedef büyütmeye devam<br />

ediyor. 1981 yılında kurulduğu günden bugüne<br />

teknolojiye yaptığı yatırımlar, kalite<br />

anlayışı ve sürdürülebilirlik politikaları ile<br />

Türkiye’de PVC sektörünün nabzını değiştiren<br />

lider kuruluş Ege Profil, İzmir’de Ar-Ge<br />

Merkezi kurdu. Bilim Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanlığı tarafından Araştırma Geliştirme<br />

faaliyetleri teşvik kapsamına alınan Ege<br />

Profil, böylelikle PVC sektöründeki inovatif<br />

çalışmaları ile adından söz ettirmeye devam<br />

edecek.<br />

“PVC sektöründe Türkiye ve<br />

dünya pazarını belirleyen trendler<br />

oluşturmayı hedefliyoruz”<br />

İzmir Menemen Plastik İhtisas Organize<br />

Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrika içerisinde<br />

kurulan Ar-Ge Merkezi ile yenilikçi ve<br />

öncü çalışmalarına hız katacaklarını belirten<br />

Ege Profil Genel Müdürü ve Deceuninck<br />

İcra Kurulu Üyesi Ergün Çiçekçi “Ege<br />

Profil olarak, nitelikli ekibimiz ve yenilikçi<br />

yaklaşımlara verdiğimiz önemle kurduğumuz<br />

Ar-Ge Merkezimiz ile PVC sektöründe<br />

Türkiye ve dünya pazarını belirleyen trendler<br />

oluşturmayı hedefliyoruz. Ar-Ge; ürün<br />

geliştirme, yeni ürünler tasarlayabilme ve<br />

teknolojinin kaynağı olan bilimi üretebilme<br />

açısından oldukça önem taşıyor. Ege Profil<br />

olarak kurmuş olduğumuz Ar-Ge Merkezi<br />

ile PVC sektörünün ihtiyacı olan teknolojileri<br />

üretmeyi amaçlıyoruz. Böylece sektöre<br />

dinamizm katacağımız inancındayız” dedi.<br />

Ege Profil 200 milyon TL yatırım,<br />

yılda 100 bin ton üretim ile gücüne<br />

güç katacak<br />

Ar-Ge Merkezi, Egepen Deceuninck’in 200<br />

milyon TL’lik yatırımla kurduğu yeni fabrikası<br />

içerisinde faaliyet gösterecek. Fabrika,<br />

110 bin metrekare arazi üzerinde 30.000<br />

m2 lojistik merkezi, arsa üzerine 22.300<br />

m2 kapalı alan, üretim fabrikası ve idari<br />

alanı ile 80.000 m2 arsa üzerine 56.000<br />

m2’lik kapalı alana kuruldu. Avrupa ve<br />

Amerika’nın En Büyük PVC Üretim Merkezi<br />

olma özelliğini taşıyan fabrikada yıllık üretim<br />

100 bin ton olarak hedefleniyor. Son<br />

teknolojik sistemleri bünyesinde barındıran<br />

fabrikada Ar-Ge Merkezi kurulması ile inovasyon<br />

çalışmaları hız kazanacak.<br />

Ergün Çiçekçi<br />

Ege Profil Genel Müdürü ve<br />

Deceuninck İcra Kurulu Üyesi<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


, Türkiye ve dünya beyaz çimento<br />

pazarına öncülük etmeye devam ediyor<br />

Türkiye’de ve dünyada önde gelen çimento ve yapı malzemeleri üreticilerinden biri olan<br />

Çimsa’nın bugün ulaştığı başarının ardında yenilikçi yaklaşımı yatıyor. Çimsa, 2000 yılından<br />

bu yana, Türkiye’nin ilk ve tek T.C. Bilim, Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Çimento<br />

Araştırma ve Uygulama Merkezi Formülhane’de katma değeri yüksek ve özel ihtiyaçlara<br />

yönelik özel ürünler geliştiriyor.<br />

Çimsa Genel Müdürü Nevra Özhatay,<br />

özel ürünleri ve farklı hizmet anlayışı<br />

ile global bir marka olarak uluslararası<br />

arenada güçlü bir oyuncu konumunda<br />

olduklarını belirterek, “45 yıldır Türkiye<br />

coğrafyasına yayılmış olan çimento ve<br />

hazır beton tesisleriyle ülke ekonomisine<br />

katkı sağlarken, 65’ten fazla ülkeye<br />

yaptığımız ihracatla, 6 farklı ülkede bulunan<br />

7 terminalimizle aynı zamanda<br />

uluslararası bir çimento üreticisiyiz. Özel<br />

çimentolar konusunda dünya’nın sayılı<br />

üreticilerinden biri olarak inovasyon ve<br />

müşteri destek hizmetlerinde de uluslararası<br />

standartlarda hizmet vermekteyiz.<br />

Söz konusu teknik destek ve sürekli gelişim<br />

Mersin Fabrikamız’da bulunan Türkiye’nin<br />

ilk ve tek T.C. Bilim, Sanayii ve<br />

Teknoloji Bakanlığı onaylı Çimento Araştırma<br />

ve Uygulama Merkezi Formülhane<br />

tarafından hem yurt içi hem de yurtdışı<br />

müşterilerimize 2000 yılından bugüne<br />

kesintisiz olarak verilmektedir. Hem çimento<br />

ürünü hem de çimentonun kullanıldığı<br />

her alanda yüksek bilgi ve beceriye<br />

sahip olan Çimento Araştırma ve<br />

Uygulama Merkezi Formülhane’de karlılığı<br />

yüksek, çimento sektöründe ve son<br />

kullanıcılarda fark yaratacak yeni ürün<br />

geliştirme programları hazırlayarak üretim,<br />

pazarlama ve kalite birimleri ile bu<br />

çalışmalar son ürün haline getirilmektedir.<br />

Aynı zamanda hem yurt içi hem de<br />

yurt dışında Çimsa çimento ürünlerini<br />

kullanan müşterilerimize hem laboratuvar<br />

desteği verilmekte hem de bizzat<br />

işletmelerine giderek müşterilerimizin<br />

üretimlerini geliştirmekteyiz. Bu alanda<br />

hem uygulayıcılara Çimsa ürünleri anlatılmakta<br />

hem de yeni kullanım alanları<br />

geliştirilmektedir.” şeklinde konuştu.<br />

Performans odaklı ve güvenilir<br />

ürünler<br />

Özel ürünlerde Çimsa’nın global bir marka<br />

olmasının en önemli nedenini, ürünlerin<br />

performans odaklı yapısı ve güvenilirliği<br />

olarak açıklayan Çimsa Beyaz<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Çimento ve Özel Ürünler Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı<br />

Ülkü Özcan, “«Formülün adı» çatısı altında yapmış olduğumuz<br />

çalışmalar sonucunda en uygun çözümleri geliştirmeye çalıştık.<br />

Bu sayede iş ortaklarımıza tek bir üründen oluşan portföyler yerine,<br />

her bir sektörün ihtiyaçlarına odaklanılarak titizlikle formülize<br />

edilmiş ve o segmente özel bir performans içeren çözümler sunuyoruz.<br />

Çimsa Aluminates pazarda<br />

Türkiye’nin ilk kalsiyum alüminat çimento markası olan Isıdaç40’ı,<br />

aynı özellikleri ve yeni yüzüyle Çimsa Aluminates adı altında pazara<br />

sunduk. Çimsa Aluminates ailesi altında yapı kimyasalları<br />

uygulamalarına özel olarak geliştirdiğimiz RECIPRO, refrakter uygulamalarına<br />

özel olarak geliştirdiğimiz REFRO ve teknik beton<br />

uygulamalarına özel olarak geliştirdiğimiz RESISTO ve genel kullanıma<br />

uygun kalsiyum alüminat çimento agregası REGO yer almaktadır.<br />

Dünyanın en güçlü beyaz çimento markası Çimsa Süper<br />

Beyaz’ı da yüksek beyazlık gerektiren reçetelerde yer almak üzere<br />

çatı marka olarak konumlandırdık. Çimsa Süper Beyaz ailesi altında,<br />

yapı kimyasalları uygulamalarına özel olarak MOTIVA, tamamen<br />

özel bir klinkerden prekast uygulamaları için üretilmiş olan<br />

INSPIRA, karo uygulamaları için özel olarak, yine özel klinkerden<br />

üretilmiş olan yeni ürünümüz MONDA bulunmaktadır. GRC uygulamaları<br />

için EXTERA, genel kullanıma yönelik geliştirdiğimiz kendini<br />

ve havayı temizleyen ürünümüz NONA, antibakteriyel ürünümüz<br />

CEMENTHA ile iş ortaklarımıza değer yaratmaktayız. Betonda ise<br />

global trendleri takip ederek yurt içindeki kamu ve özel projelerin<br />

brüt beton uygulamalarına yönelik geliştirdiğimiz, yüksek dayanıklılığa<br />

sahip Çimsa Süper Beyaz çimentomuzla üretilen BEYSADE<br />

markası ile kullanıcılara daha az çimento dozajı ile maliyet avantajı<br />

sağlamaktayız. Hız gerektiren uygulamalarda yüksek erken dayanımı<br />

sayesinde, kalıpta kalma ve kür süresini azaltarak son kullanıcılara<br />

katma değerli ürünler üretme fırsatını sunmaktayız.” dedi.<br />

Nevra Özhatay / Çimsa Genel Müdürü<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 53


Teksas’ta teknoloji üssü kuran Daikin<br />

dijital fabrikalar kurmaya başlıyor<br />

İklimlendirme sektörünün mucit markası Daikin, Amerika’daki faaliyetlerini tek bir merkezde<br />

toplayarak, dünyanın 6’ncı büyük üretim tesisini açtı.<br />

Isıtma, soğutma, havalandırma alanlarında<br />

sektörüne liderlik eden Daikin, endüstrinin<br />

geleceği için bugünden yatırım yapmaya<br />

devam ediyor. Geçen yıl Japonya’da<br />

dev bir teknoloji ve inovasyon merkezi<br />

açan Daikin, bu yıl da ABD’deki faaliyetlerini<br />

en yeni teknolojilerin kullanıldığı tek<br />

bir merkeze taşıyarak dünyanın 6’ncı büyük<br />

üretim tesisini açtı.<br />

Faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde Ar-Ge<br />

ve inovasyon konusundaki çalışmalarını<br />

hız kesmeden sürdüren Daikin, ABD’deki<br />

yeni yatırımı ile iklimlendirme sektörüne<br />

yön vermeye devam ediyor. Amerika’daki<br />

iştiraki olan Goodman Group’un dört fabrikasını<br />

ve lojistik merkezini tek bir merkeze<br />

toplayan Daikin, teknolojideki en<br />

son yenilikleri üretim alt yapısına taşıdı.<br />

Teksas’taki bu teknoloji üssünde, yeni bir<br />

Ar-Ge ve inovasyon fonksiyonu oluşturmayı<br />

hedefleyen Daikin, DTTP’de nesnelerin<br />

interneti (IoT-Internet Of Things) ve yapay<br />

zeka (Artificial Intelligence-AI) gibi en yeni<br />

teknolojileri kullanıyor. Daikin’in 417 milyon<br />

dolar yatırımla faaliyete geçirdiği 4<br />

milyon metrekare merkezde 4000 kişi çalışıyor.<br />

Daikin çalışan sayısını 2018 yılında<br />

5000 kişiye çıkarmayı hedefliyor.<br />

TÜM ÜRETİM TESİSLERİNDE<br />

KULLANILACAK<br />

Üretim miktarındaki dalgalanmalara tepki<br />

veren ve IoT teknolojisinden yararlanarak<br />

üretim ilerlemesini otomatik olarak<br />

kontrol eden bir teknolojiye sahip olan bu<br />

merkez, dünyanın en büyük ve teknolojik<br />

açıdan en gelişmiş iklimlendirme üretim<br />

tesislerinden birini temsil ediyor.<br />

Yeni merkez hakkında bilgi veren Daikin<br />

Yönetim Kurulu Başkanı ve Global Grup<br />

Baş Sorumlusu Noriyuki Inoue, “Daikin<br />

olarak nesnelerin interneti ve makineden<br />

makineye iletişim (M2M) teknolojilerini<br />

kullanan dijital bir iklimlendirme fabrikası<br />

kurmayı planlıyoruz. Daikin Grubu’nun<br />

dünya çapında geliştirdiği tüm know-how’u<br />

bu amaç için seferber etmiş durumdayız”<br />

dedi.<br />

Daikin bu yeni merkezle ABD pazarındaki<br />

iddiasını artırmanın yanı sıra dünya ölçeğinde<br />

yürüttüğü Fusion20 (Gelecek 2020)<br />

stratejik yönetim planı doğrultusunda da<br />

adım adım ilerliyor. Daikin’in hedefinde,<br />

ilk olarak DTTP’de kullanılan gelişmiş üretim<br />

teknolojilerini, diğer ülkelerdeki tüm<br />

üretim tesislerine sırasıyla taşımak yer<br />

alıyor.<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

YILDA 1.300’DEN FAZLA PATENT<br />

YAYINLIYOR<br />

Ar-Ge ekibinde dünya genelinde toplam<br />

2.000’e yakan mühendisin çalıştığı<br />

Daikin, yıllık ortalama 1.300 civarında<br />

patent yayınlayarak sektörüne öncülük<br />

ediyor. Hendek Üretim Tesisleri’nde bulunan<br />

Daikin Türkiye Ar-Ge ekibi de yeni<br />

projelere eşlik ediyor. Türkiye’nin Ar-<br />

Ge’ye en çok yatırım yapan 250 şirketi<br />

arasında yer alan Daikin Türkiye, ürün<br />

ve hizmet iyileştirmelerinin yanı sıra yeni<br />

ürün geliştirme çalışmaları da yapıyor.<br />

Faaliyetlerini Daikin Europe bünyesindeki<br />

EMEA Design Group’un bir üyesi olarak<br />

sürdüren Daikin Türkiye Ar-Ge birimi, Japonya’daki<br />

merkez Ar-Ge birimi ile ortak<br />

projeler de yürütüyor. Bunun sonucunda<br />

mevcut ürünlerde teknoloji ve kaliteyi<br />

yükselterek maliyet düşürücü güncellemeler<br />

yapan Daikin Türkiye, özellikle<br />

grubun soğutmadaki iddiasını ısıtmaya<br />

taşıyacak yenilikler üzerinde çalışıyor.<br />

Bunun en somut örneği ise bu yıl ilk kez<br />

Almanya’da tanıtılan Daikin Kombi oldu.<br />

Daikin markasını taşıyan ilk kombi olan<br />

bu cihaz, aynı zamanda segmentinin en<br />

küçük hacimli yoğuşmalı kombisi oldu.<br />

Yeni nesil çevreci gaz R32 ile çalışan<br />

Daikin cihazlarının satışı 10 milyonu aştı<br />

Daikin’in Avrupa ile eş zamanlı olarak Türkiye’de de sunduğu yenil nesil çevreci gaz R32<br />

ile çalışan cihazlar büyük ilgi görüyor. Bu konuda sektörüne öncülük eden Daikin, R-32<br />

soğutucu akışkan kullanan klima ve ısı pompası satışlarının 52 ülkede 10 milyon adeti<br />

aştığını açıkladı.<br />

İklimlendirmenin öncü ve yenilikçi markası<br />

Daikin, tüketici ve çevre dostu ürün ve<br />

hizmetleri ile sektörüne yön vermeye devam<br />

ediyor. Birçok yenilikçi uygulamada<br />

olduğu gibi, yeni nesil çevreci soğutucu<br />

akışkan R32’nin iklimlendirme cihazlarında<br />

kullanımına da öncülük eden Daikin,<br />

bu konuda dünya çapında çalışmalar<br />

yürütüyor. Düşük küresel ısınma potansiyeline<br />

(GWP) sahip bir soğutucu akışkan<br />

olan R32’nin giderek benimsenmesi için<br />

çalışan Daikin, şu ana kadar 52 ülkede<br />

10 milyonun üzerinde R32’li klima ve ısı<br />

pompası satışı gerçekleştirdi. Daikin,<br />

Avrupa ile eş zamanlı olarak geçen yıl<br />

Türkiye’de de satışa sunulan yeni nesil<br />

çevreci gaz R32 ile çalışan cihazlar konusunda<br />

üstlendiği misyonu başarıyla<br />

sürdürüyor. Kasım 2012’de R32 ile çalışan<br />

ilk klimayı Japonya’da piyasaya<br />

süren Daikin, tüketici ve çevre dostu bu<br />

gazın tüm dünyada tanınması ve kabul<br />

edilmesini teşvik ediyor. Çünkü Daikin,<br />

küresel ısınma ile mücadele konusunda<br />

düşük çevresel etkiye sahip soğutucu<br />

akışkanlara geçilmesini acil ve önemli<br />

bir konu olarak görüyor. Bu konuda yaptığı<br />

kapsamlı araştırma ve incelemelerin<br />

ardından R32’nin şu anda konut ve ticari<br />

kullanım klima ve ısı pompaları için en<br />

uygun soğutucu akışkan olduğu sonucuna<br />

varan Daikin, bu konudaki bilgi ve birikimini<br />

sektörü ile de paylaşıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 55


Advertorial


Mitsubishi Electric’ten dünyanın<br />

geleceği İçin çevreci teknolojiler<br />

Dünyanın önde gelen çevre dostu şirketlerinden Mitsubishi Electric, 100’üncü yıldönümü<br />

olan 2021 yılına kadar ürün kullanımı ve üretimden kaynaklanan karbondioksit salımını %30<br />

azaltmayı hedefliyor.<br />

İleri teknolojisini dünya genelinde toplumların<br />

yaşam kalitesini artırmak ve<br />

gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya<br />

sağlamak için kullanan Mitsubishi Electric,<br />

tüm faaliyetlerini “küresel ve önde<br />

gelen çevre dostu” bir şirket olma hedefi<br />

doğrultusunda şekillendiriyor. Çevre yönetimi<br />

konusundaki tutumunu ifade eden<br />

“Eco Changes” (Eko Değişim) ilkesi çerçevesinde,<br />

hem kendi çalışanlarının hem<br />

de toplumun eko-bilinç düzeyini artırmak<br />

için çalışan Mitsubishi Electric, 100. yıldönümü<br />

olan 2021 yılına kadar çevreyle<br />

ilgili önemli hedefler belirlemiş durumda.<br />

Markanın bu kapsamda; toplumun karbon<br />

salımını düşürmeye, geri dönüşüme dayalı<br />

bir toplum yaratmaya, biyolojik çeşitliliğe<br />

saygı duyarak doğaya uyum sağlamaya ve<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

çevre bilincini artırmaya yardımcı olmayı<br />

amaçladığını belirten Mitsubishi Electric<br />

Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, sözlerini<br />

şöyle sürdürdü; “Mitsubishi Electric<br />

Corporation olarak, 2021 hedeflerimiz<br />

paralelinde ürün kullanımından kaynaklanan<br />

CO2 salımını 2001 mali yılına kıyasla,<br />

üretimden kaynaklanan CO2 salımını ise<br />

1991 mali yılına göre yüzde 30 oranında<br />

azaltmayı amaçlıyoruz. Bu noktada <strong>2017</strong><br />

Çevre Raporumuz, hedeflerimize ulaşma<br />

yolunda önemli adımlar atıldığını ortaya<br />

koyuyor.”<br />

Sera gazı ve CO2 emisyonları<br />

hedefin üzerinde bir performansla<br />

azaltıldı<br />

Mitsubishi Electric’in <strong>2017</strong> Japon mali yılına<br />

(1 Nisan 2016 - 31 Mart <strong>2017</strong> dönemi)<br />

ilişkin Çevre Raporu’na göre temel hedeflere<br />

ulaşıldığını bildiren Şevket Saraçoğlu,<br />

rapor sonuçlarına ilişkin şu bilgileri<br />

aktardı; “Mitsubishi Electric Corporation,<br />

üretim tesislerinin yenilenmesi ve operasyonel<br />

süreçlerin gözden geçirilmesi gibi<br />

birtakım faaliyetler sonucunda, toplam yıllık<br />

sera gazı emisyonlarını 1,43 milyon ton<br />

olarak belirlenen hedefin de altında bir<br />

rakama, 1,34 milyon tona düşürmeyi başardı.<br />

Tesislerde klimaların ve aydınlatmaların<br />

değiştirilmesi ve Nesnelerin İnterneti<br />

(IoT) teknolojilerinin benimsenmesi sayesinde<br />

üretimde verimlilik arttı ve bunun<br />

sonucunda enerjiden kaynaklanan CO2<br />

miktarı 23 bin ton azaltıldı. Başta endüstriyel<br />

mekatronik ürünleri ve elektrikli ev<br />

aletleri olmak üzere 106 Mitsubishi Electric<br />

eko-ürününün neden olduğu CO2 emisyonları,<br />

hedefin üzerinde bir performansla<br />

yüzde 35 azaltıldı. CO2 harici emisyonlar<br />

ise CO2 eşdeğeri bazında 260 bin tona<br />

düşürüldü.”<br />

Şevket Saraçoğlu / Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı<br />

Toplam su tüketiminde 40 bin<br />

metreküp tasarruf<br />

Mitsubishi Electric Corporation’ın, Dünya<br />

Kaynakları Enstitüsü (WRI-World Resources<br />

Institude) tarafından geliştirilen su<br />

riski değerlendirme aracı WRI Aqueduct’u<br />

kullanarak, su riski tedbirlerine en çok<br />

ihtiyaç duyulan küresel üretim sahalarına<br />

öncelik verdiğini belirten Saraçoğlu,<br />

bunun sonucunda toplam su tüketiminin<br />

40 bin metreküp azaltıldığını söyledi. Saraçoğlu,<br />

markanın arıtılan atık suların soğutma<br />

sistemlerinde yeniden kullanılması<br />

gibi bazı tedbirler sayesinde kümülatif su<br />

geri dönüşüm oranının iyileştirilmesine<br />

katkı sağladığının da altını çizdi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 59


Sektörel<br />

Bosch Termoteknik’e<br />

ISO 10002 sertifikası<br />

Bosch Termoteknik Müşteri İletişim Merkezi,<br />

belgelendirmesi TÜV Austria Turk tarafından yapılan<br />

ISO 10002 sertifikasını almaya hak kazandı.<br />

Müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik<br />

çalışmalarına hız veren Bosch Termoteknik<br />

Müşteri İletişim Merkezi; müşteri<br />

talep, memnuniyet ve şikayetlerinin yönetiminde<br />

uluslararası bir standart olan ISO<br />

10002 belgesini almaya hak kazandı.<br />

Müşteri şikayetlerini markanın gelişimi<br />

ve sunduğu hizmetlerin iyileşmesi adına<br />

bir fırsat olarak gören Bosch Termoteknik<br />

Müşteri İletişim Merkezi bu şikayetlerin<br />

yönetiminin en doğru şekilde yapıldığını<br />

uluslararası ölçekte tescillemiş oldu.<br />

Telefon, web, sosyal medya elektronik<br />

posta, canlı destek ve görüntülü görüşme<br />

gibi bir çok kanaldan gelen müşteri talep<br />

ve şikayetlerinin otomatik olarak tek bir<br />

platformda toplayan Bosch Termoteknik<br />

kullandığı Bosch Focus platform ile iklimlendirme<br />

sektöründe bir ilk olma özelliği<br />

taşıyor. Her bir müşteri talebinin farklı bir<br />

numara ile sisteme kaydedildiği platform<br />

ile müşteriye özel çözümler sunarak, süreç<br />

sonunda otomatik olarak müşteri<br />

memnuniyetini ölçüyor.<br />

Müşteri odaklı hizmet anlayışının önemini<br />

vurgulayan Bosch Termoteknik Türkiye,<br />

Ortadoğu ve Kafkasya Satış Genel Müdürü<br />

Zafer Polat “ Bosch Termoteknik olarak<br />

müşterilerimizin beklentilerini analiz<br />

edip tüm iş modellerimizi bu yaklaşıma<br />

göre kurguluyoruz. Verdiğimiz hizmetin<br />

kalitesini artırarak tüm müşterilerimizi<br />

birer marka elçisi olmasını hedefliyoruz.<br />

Bu hedefler doğrultusunda önemli bir kilometre<br />

taşını daha geride bıraktık ve bu<br />

sertifikayı almaya hak kazandık’’, şeklinde<br />

açıklama yaparak sertifikayı TÜV Austuria<br />

Turk Genel Müdür’ü Yankı Ünal’dan<br />

teslim aldı.<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


BlokBims A.Ş.<br />

Avrupa’nın en büyük blokbims üretim<br />

tesisini Nevşehir’de kurdu<br />

1998 yılında Nevşehir’de kurularak yapı sektöründe kullanılmak üzere bims (ponza) blokları<br />

üretmeye başlayan BlokBims A.Ş., Nevşehir’e Avrupa’nın en büyük blokbims üretim<br />

fabrikasını kurdu. 40 Milyon TL yatırımla kurulan fabrikada, Alman menşeili MASA marka,<br />

full otomatik çelik paletlerle el değmeden, milimetrik hassasiyette üretim yapılıyor.<br />

TÜRKİYE’Yİ BLOKBİMSLE<br />

TANIŞTIRDI<br />

Avrupa’da kullanımı 19. yüzyılda başlamış<br />

olsa da; bimsten üretilen yapı malzemeleri<br />

ülkemizde 2000’li yılların başlarına kadar<br />

pek bilinmiyordu. Oysa bimsblok doğal<br />

yapısından dolayı hafif, depreme, yangına<br />

dayanıklı, binaların ömrünü uzatan, ısı ve<br />

ses yalıtımlı, doğal klima özelliğine sahip,<br />

güvenli, maliyet avantajı sağlayan, kısacası<br />

binalarda kullanılması oldukça verimli<br />

bir malzemedir. 1998 yılında vizyoner ve<br />

yenilikçi bir yaklaşımla kurulduğunda, bu<br />

durumun bilincinde olan BlokBims A.Ş.,<br />

yoğun bir şekilde blokbimsin tanıtımını yaparak,<br />

yapı sektörü için pek çok avantajı<br />

olan bu malzemenin ülkemizde kullanımının<br />

yaygınlaşmasını sağladı.<br />

Bimsblok, yalıtımı devamlı kılan ve nefes<br />

alabilen doğal ve yüksek ses izolasyon<br />

özelliğine sahip olan bir yapı malzemesidir.<br />

Bims blok ile örülen duvarlar ile yüksek<br />

frekansa maruz mekanlarda bile sessiz<br />

bir ortam oluşmaktadır. Bims bloklar,<br />

tamamen ponza agregalı bir yapı elemanı<br />

olarak, diğer yapı elemanlarına göre daha<br />

iyi bir ısı ve ses yalıtımına sahiptir. Türkiye’de<br />

enerji verimliliği kavramının gün<br />

geçtikçe önem kazandığına dikkat çeken<br />

Mustafa ERTAŞ, bu alanda yapılan bu bü-<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

yük yatırımın Türkiye’nin enerji verimliliği<br />

ve yalıtım konularındaki atılımı için büyük<br />

bir destek sağlayacağınada inandığını ifade<br />

etti.<br />

LAZER KAMERA İLE MİLİMETRİK<br />

ÜRETİM<br />

Kaliteli ürünleriyle Türkiye’de blokbims<br />

sektöründe pazar lideri olmanın yanı sıra<br />

yurtdışında da 47 ülkeye ihracat yaparak<br />

ülke ekonomisine katkıda bulunan Blokbims<br />

mevcut taleplere cevap verebilmek<br />

için, yaptığı yatırımla Avrupa’nın en büyük<br />

blokbims fabrikasını Nevşehir’de kurdu.<br />

Kurulan fabrikada, hafif yapı elemanları<br />

üretiminde kullanılan ulusal ve uluslararası<br />

yönergelere uygun Alman menşeili MASA<br />

marka full otomatik robotlarla el değmeden<br />

üretim yapılacak. Düzenli kalibrasyon<br />

yapılarak, uluslararası kalite standartlarında,<br />

milimetrik hassasiyette gerçekleştirilecek<br />

olan üretim lazer kamera sistemi ile<br />

kontrol edilecek. Vibrasyon kontrolünün<br />

servo vibrasyonlu olarak 1 mm hassasiyette<br />

gerçekleştirildiği üretimin yaş, kuru<br />

ve sevk öncesi aşamaları ayrı ayrı kontrol<br />

edilecek. BlokBims Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Mustafa ERTAŞ her zaman ilke edindikleri<br />

üzere, yeni kuracakları tesiste de iş sağlığı,<br />

güvenliği ve çevreye zarar vermeme konularına<br />

en üst seviyede hassasiyet göstererek<br />

TS EN 771-3, ISO 9001-2008 standartlarına<br />

uygun, CE ve UTO belgeli üretimlerine<br />

devam edeceklerini aktardı. ERTAŞ, yaptıkları<br />

yatırım neticesinde üretim kapasitelerinin<br />

iki katına çıkacağını, artan verimliliğin<br />

sonucu olarak, 90 milyon adet ürün üretmeyi<br />

hedeflediklerini söyledi.<br />

Mustafa ERTAŞ / BlokBims Yönetim Kurulu Üyesi<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 63


Sektörel<br />

Yıllarca süren testler,<br />

kaya gibi sağlam ürün<br />

Sürdürülebilir kalkınmanın eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi için inovasyonun büyük bir<br />

önem taşıdığına inanan Geberit; neredeyse sekiz kata denk gelen 24 metre yüksekliğinde<br />

bir su kulesi içeren 800 m 2 ’lik temizlik teknolojisi onaylı laboratuvarında tüm Ar-Ge<br />

çalışmalarını yürütüyor.<br />

Günümüz iş dünyasının olmazsa olmazlarından<br />

biri olan inovayson, şirketlerin yol<br />

haritasını oluşturmada en önemli madde.<br />

Sürdürülebilir kalkınmanın eksiksiz olarak<br />

gerçekleştirilmesi için inovasyonun büyük<br />

bir önem taşıdığına inanan şirketler, bu<br />

çerçevede AR-GE çalışmalarını sektörün<br />

ve müşterilerinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini<br />

karşılamak için gerçekleştirerek,<br />

sınıfında bir üst sıraya kendini taşıyor. Bu<br />

bilinçle kurulduğu günden bu yana benimsediği<br />

müşteri odaklı inovasyon yaklaşımı<br />

ve çözüm ortaklarıyla kurduğu başarılı ilişkiler<br />

sayesinde, sektöründe bugünkü konumuna<br />

ulaşan Geberit; tüm iş süreçlerini<br />

İsviçre’deki 800 m2’lik temizlik teknolojisi<br />

onaylı laboratuvarında gerçekleştiriyor.<br />

Bugüne kadar üzerine imza attığı inovatif<br />

ürünlerini simülasyon programlarında geliştiren,<br />

3 boyutlu yazıcılar ile prototipler<br />

üretip üzerinde çalıştıktan sonra üretime<br />

geçen Geberit, akıllı klozetlerini ve montaj<br />

sistemlerini, AB standartlarına uygun<br />

olarak üretiyor. İsviçre merkez binasındaki<br />

bina teknolojisi ve akustik laboratuvarında<br />

ses, materyal teknolojisi ve statik üzerine<br />

testler yapan Geberit mühendisleri; uykunuzu<br />

bozan sıhhi tesisat seslerinin tarihe<br />

karışması için birden fazla çalışmanın altına<br />

imza atıyor.<br />

Cengiz Kazazoğlu / Geberit Türkiye Genel Müdürü<br />

Geberit ses sorununa iki taraflı<br />

yaklaşıyor…<br />

Drenaj sistemi, sifon, akıllı klozet sistemlerinden<br />

suyun akışını, türbülansını,<br />

suyun basınç ve hız dağılımı ve hatta<br />

gürültü oluşumunu inceleyen Geberit,<br />

gelişmiş teknolojisini kapsamlı teknik<br />

bilgi birikimi ile birleştiriyor. Bir sıhhi<br />

tesisatın akustik özelliklerini optimize<br />

etmek için temelde iki seçenek olduğunu<br />

söyleyen Geberit mühendisleri, ses<br />

kaynağını değiştirmenin ve/veya ses aktarımını<br />

azaltmanın bu seçenekler olduğunu<br />

ve Geberit’in her iki seçenek için<br />

de yoğun olarak çalıştığını söylüyor. Bu<br />

farkındalıkla da Geberit’in geliştirdiği bir<br />

ürünü, ekonomik ve sürdürülebilir olarak<br />

imal edilebilecek hale gelene kadar seri<br />

üretime geçmediğini söyleyen Geberit<br />

Türkiye Genel Müdürü Cengiz Kazazoğlu,<br />

Ar-Ge mühendislerinin ve süreç mühendislerinin<br />

yakın iş birliği içinde çalıştıklarını<br />

belirtti. Kazazoğlu, “Gürültünün<br />

üretilmesi ve yayılması birçok faktörden<br />

etkilenir. Bu nedenle ses testleri daima<br />

olabildiğince gerçekçi koşullar altında<br />

yürütülür. Bir test düzeneği, tam<br />

donanımlı ve profesyonelce panelli ön<br />

duvarlar veya on metre yüksekliğe kadar<br />

çıkan atık su boruları ile birkaç kat<br />

boyunca kolayca yayılabilir. Bu bilinçle<br />

Geberit’in akustik uzmanları, ses emisyonlarını<br />

hesaplamak için yalnızca çok<br />

hassas mikrofonları değil aynı zamanda<br />

düzinelerce sensör ve hatta lazer ışığı<br />

kullanıyor. Çünkü ses testlerinin sonuçları,<br />

mevcut ürünlerdeki gelişmelere ve<br />

tamamen yeni çözümlerin geliştirilmesine<br />

yol açar. Montaj teknolojisi ve uygulama<br />

mühendisliği departmanları, akustik<br />

uzmanlarının geniş bilgi birikiminden de<br />

yararlanmaktadır” dedi.<br />

Yıllarca süren testler…<br />

Bir sıhhi tesisat ürününün yıllarca mükemmel<br />

çalışması gerektiğinin altını<br />

çizen Kazazoğlu, “Bu nedenle Geberit,<br />

mümkün olan en iyi ürün materyali seçmeye<br />

en üst düzeyde önem vermektedir.<br />

Örneğin, binalarda içme suyu ve gider<br />

tesisatlarındaki boru sistemleri için<br />

plastik borular, ISO standartlarına göre<br />

son derece zorlu işlevsel şartnameleri<br />

yerine getirmeli ve sertifikalı 50 yıllık hizmet<br />

ömrü sağlamalıdır. Yeni malzemelerin<br />

pratikte kullanılmadan 50 yıl önce<br />

test edilmesi gerçekçi olmamasından<br />

ötürü, test aşamasında yaşlanma süreci<br />

hızlandırılmalıdır. <strong>Malzeme</strong>lerin uzun<br />

vadeli özelliklerini değerlendirmek ve<br />

ömrünü tahmin etmek için çeşitli testler<br />

yapılmaktadır.” diye açıkladı.<br />

64<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Vekon, depreme karşı<br />

hafif çelik yapı sistemini öneriyor<br />

Vefa Holding İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit, depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu,<br />

yüksek izolasyon değerleri ile hafif çelik yapı sisteminin deprem kuşağında yer alan Türkiye<br />

için vazgeçilmez olduğunu söyledi.<br />

Birçok yıkıcı deprem yaşayan ülkemiz<br />

son olarak 17 Ağustos, 12 Kasım 1999<br />

ve 2013 Van depremleriyle sarsıldı.<br />

Halen ülkemizin belli bölgelerinde depremler<br />

olmaya devam ediyor. Bu depremlerde<br />

gösterdi ki yüzde 92’si deprem<br />

kuşağında yer alan Türkiye’de binaların<br />

depreme karşı güvenli bir şekilde inşa<br />

edilmesi çok büyük önem taşıyor. Vefa<br />

Holding İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit,<br />

depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu,<br />

yüksek izolasyon değerleri ile hafif<br />

çelik yapı sisteminin deprem kuşağında<br />

yer alan Türkiye için vazgeçilmez olduğunu<br />

söyledi. Türkiye’de 1999 depreminden<br />

sonra gelişmeye başlayan hafif çelik<br />

yapı sektörünün halen çok fazla bilinme-<br />

66<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

diğini hatırlatan Koçyiğit, hafif çelik yapıların<br />

betonarme yapıdan çok daha güçlü<br />

olduğunun altını çizdi.<br />

Depreme karşı çok dayanıklıdır<br />

Hafif çelik yapıların kentsel dönüşüm için<br />

de çok doğru bir çözüm olduğunu ifade<br />

eden Koçyiğit, şöyle devam etti: “Çünkü<br />

bu yapılar esnek yapısı ile depreme karşı<br />

çok dayanıklıdır. Esnek yapısı, mimari çizimleri<br />

kolaylaştırır ve özel tasarımlara imkân<br />

tanır. Ön üretimli yapısal çelik ürünler<br />

sadece cıvata bağlantısı ile monte edilir.<br />

Ürün montajını hızlandıran bu özellik, yapısal<br />

çelik ürünlerin alternatiflerine kıyasla<br />

çok daha kısa sürede inşa edilmesini<br />

sağlar. Çelik, geri dönüşümlü bir malzeme<br />

olduğu için yapısal çelik sistem çevreyi<br />

korur. Ön üretim, inşa sürecinin her aşamasını<br />

denetim altında tutmayı sağlar.<br />

Üretimin her aşamasının denetlenmesi,<br />

şantiyedeki olası aksaklıkları ortadan kaldırır.<br />

<strong>Yapı</strong>sal çelik ürünler, cıvata bağlantısı<br />

dışında bütün işlemleri tamamlanış<br />

olarak şantiyeye sevk edildiği için zaman<br />

kaybı yaşanmaz.”<br />

Hafif çelik yapı sistemi Türkiye’de<br />

kabul gördü<br />

Koçyiğit, Vekon olarak prefabrike yapı,<br />

yaşam konteyneri, hafif çelik yapı ve yapısal<br />

çelik binaların tasarım, üretim ve<br />

uygulama süreçlerini anahtar teslim hizmet<br />

modeliyle tek başına üstlendiklerini<br />

belirtti. Ön üretimli yapı sektörünü dünya<br />

çapında bir noktaya ulaştırdıklarını dile getiren<br />

Koçyiğit, “Vekon, yenilikçi üretim ve<br />

hizmet anlayışıyla hafif çelik yapı sisteminin<br />

Türkiye’de kabul görmesini ve yaygınlaşmasını<br />

sağlamıştır. Üretim ve hizmet<br />

teknolojisini, küresel inşaat sektörünün<br />

gelişimine paralel olarak sürekli yenileyen<br />

Vekon, çeliği estetik ve konforla birleştirmeyi<br />

başararak yaşam alanı inşasına yepyeni<br />

bir soluk kazandırmıştır” dedi.<br />

Vekon’un hafif çelik yapı üretiminde kullandığı<br />

tüm malzemeler oldukça hafif olduğunun<br />

altını çizen Koçyiğit, “Bu da bina<br />

yükünü azaltarak her türlü zemine bina inşasını<br />

olanaklı kılar. Çeliğin ahşaptan 21,<br />

betonarmeden 10 kat daha esnek olması,<br />

farklı özelliklere sahip zeminlerde yine çeliği<br />

avantajlı konuma taşıyan bir özelliktir.<br />

Özellikle deprem güvenliği açısından risk<br />

taşıyan bölgelerde, çelik, hayat kurtaran<br />

bir yapı sistemidir. Vekon hafif çelik yapılar<br />

sökülebilir, taşınabilir ve tekrar monte<br />

edilebilir özelliktedir. Bu da malzeme israfını<br />

tamamen ortadan kaldırır ve maliyet<br />

avantajı sağlar” diye konuştu.<br />

Yurtiçi ve yurtdışında geniş<br />

yelpazede çözümler sunuyor<br />

Yurt içi ve yurt dışında birçok büyük çaplı<br />

projeye imza atan Vekon; Venezuela’da<br />

1.800 konut, Somali’de 200 yataklı hastane,<br />

Antalya’da 40 adet otel villaları, Gabon’da<br />

568 adet toplu konut ve araştırma<br />

Turan Koçyiğit / Vefa Holding İcra Kurulu Başkanı<br />

- eğitim merkezi, İstanbul’da hobi evleri,<br />

Kilis ve Urfa’da okullar ve sosyal tesis binaları,<br />

farklı şehirlerdeki satış ofisleri, yurt<br />

binaları gibi çok geniş yelpazede çözümler<br />

sunuyor. Depremlerin hemen ardından<br />

depremzedeleri hayata bağlayacak Acil<br />

Yerleşim Üniteleri ve yaşam konteynerleri<br />

kuran Vekon, Maraş’ta ve Osmaniye’de<br />

yaşam konteynerleri yaparak teslim etti.<br />

Acil Yerleşim Üniteleri, afet sonrası barınma<br />

başta olmak üzere acil konaklama<br />

ihtiyacının kolay ve hızlı bir şekilde giderilmesi<br />

amacıyla geliştirildi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 67


Çözüm Ortağı<br />

Geleceğin Oteline AGT imzası<br />

Yaşam alanlarına özel ahşap çözümler sunan AGT, ürünleriyle tasarlanan mekanlara bir<br />

yenisini daha ekledi. Belek Sorgun Bosphorus Hotel’in tüm iç mekan ve mobilyalarında<br />

AGT ürünleri kullanıldı.<br />

Bir tarafı ırmak diğer tarafı orman ve deniz<br />

olan eşsiz bir doğa içinde kare formuna<br />

yakın 16.000 m2’lik bir arsada konumlanan<br />

Sorgun Bosphorus Otel, yapının tüm<br />

mekanlarına bu eşsiz doğa manzarasını<br />

sunmak üzerine tasarlanmış. “Doğada<br />

Köşe Yoktur” fikrinden yola çıkılarak, doğanın<br />

her şeyi yumuşatması gibi köşeleri<br />

yumuşatarak ana forma ulaşılmış.<br />

İhtiyacınız olan her şeyin özenle tasarlandığı<br />

odaların her birinde farklı AGT ürünleri<br />

tercih edilmiş. Her katı farklı renklerden<br />

oluşan tasarımlarda, sarının, mavinin ve<br />

yeşilin farklı tonları AGT Soft Touch panellerle<br />

kombinlenmiş. Yatak başlarında<br />

kullanılan geometrik şekiller ile otelin ana<br />

konseptine gönderme yapılmış. Zemin için<br />

açık renk AGT Parke tercih edilerek bütünlük<br />

korunmuş. Otelin birçok alanında hissedilen<br />

ve Mimar Nail Atasoy’un mesleki<br />

izlerinden biri olan “Doğaya Saygı” oda<br />

tasarımlarında da kendini en sıradışı hali<br />

ile hissettiriyor.<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

GF Hakan Plastik’ten müşteri ve kullanıcı<br />

memnuniyeti için ürün eğitimleri<br />

GF Hakan Plastik, bayi ve tesisat ustaları için gerçekleştirdiği düzenli eğitimleri ile ürünler ve<br />

uygulamalardaki son gelişmeleri aktarırken müşteri ve kullanıcı memnuniyetini de artırmayı hedefliyor.<br />

Ürünün kalitesinin, doğru ve uygun uygulama<br />

ve teknik bilgi ile çok daha fazla<br />

ortaya çıkacağı prensibi ile hareket eden<br />

GF Hakan Plastik, eğitim programlarına<br />

bu doğrultuda yurtiçinde de devam ediyor.<br />

<strong>2017</strong>’nin ilk altı ayında GF Hakan Plastik<br />

Proje Müdürü Yasemin Arslan ve GF<br />

Hakan Plastik Şanlıurfa Üretim Tesisi<br />

Kalite Müdürü Kemal Çelikkaya tarafından<br />

verilen eğitimler, özellikle üst yapıya<br />

yönelik tesisat ustalarının katılımı ile<br />

gerçekleşti. Şanlıurfa’da GF Hakan Plastik<br />

üretim tesisi eğitim salonunda ve Giresun‘da<br />

New Jasmin Otel’de gerçekleşen<br />

eğitimlerde bina içi sıcak ve soğuk<br />

su tesisatlarının yanı sıra üst yapı atık<br />

su boru sistemleri üzerine tesisat ustaları<br />

ile fikir alışverişlerinde bulunuldu.<br />

PPR ürün grubu ve kullanım alanları<br />

konusunun yanı sıra ustalardan gelen<br />

geri bildirimlerin de değerlendirildiği eğitimlerde,<br />

karşılaşılan sorunlara çözüm<br />

önerileri yaratılırken, ürünlerin gelişimi<br />

açısından ustaların da görüşleri alındı.<br />

İnteraktif şekilde gerçekleşen eğitimler<br />

marka ve ustalar açısından iş ortaklığının<br />

verimli sürdürülmesi açısından başarılı<br />

buluşmalar oldu. Eğitimler sonunda<br />

yapılan çekilişlerde ustalara çeşitli<br />

hediyeler de sunuldu.<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya Konuları:<br />

‘Yalıtım&İzolasyon <strong>Malzeme</strong>leri’<br />

‘<strong>Yapı</strong> Kimyasalları ve Katkı Maddeleri’<br />

Yalıtım ve İzolasyon;<br />

Su Yalıtımı, Ses Yalıtımı, Tesisat Yalıtımı,<br />

Yangın Yalıtımı gibi çeşitlendirilen<br />

Yalıtım ve İzolasyon Uygulamaları, mal<br />

ve can güvenliği, enerji tasarrufu gibi<br />

her anlamda daha sağlıklı mekanlar için<br />

belirleyici bir rol üstlenmekte.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları;<br />

Kısaca inşaat ve bina yapımında<br />

kullanılan yardımcı malzemeler<br />

şeklinde tarif edilen <strong>Yapı</strong> Kimyasalları,<br />

zamanla çevreye daha az zararlı şekilde<br />

üretilmekte. Kendi içinde birkaç ana<br />

gruba ayrılan malzemeler başlıca<br />

yalıtım&izolasyon, tamir, zemin kaplama,<br />

beton ve yapıştırıcı ürünler olarak<br />

ayrışmakta.


Dosya


“Her biten işimiz bir sonraki<br />

işimizin rakibi oluyor”<br />

“Bugüne kadar 4 milyon metre karelik ısı yalıtım uygulaması ile 10 bin hektar ormanın absorbe<br />

ettiği karbona eşdeğer karbon salınımını engelleyerek küresel ısınmayı önlemek için bir adım<br />

atmış olduk. Yeni mantolama uygulamaları ile de bu rakam gün geçtikte artıyor.”<br />

Yakın zamanda piyasaya<br />

sunacağınız yeni bir ürün/yenilik<br />

bulunuyor mu?<br />

Üstlendiğimiz bilinçlendirme misyonu ile<br />

GNYAPI tarafında her yıl gerçekleştirdiğimiz<br />

ve Ocak ayında da 7.si düzenlenecek<br />

Konut Yöneticileri Mantolama Konferansı<br />

için çalışmalarımızı başlattık.<br />

GN İnşaat tarafında da konferanslar düzenleyip<br />

geleneksel hale getirmek istiyoruz.<br />

“Konut Yöneticileri Mantolama<br />

Konferansı’nda” yakaladığımız başarıyı<br />

inşaat tarafında da sürdürmek öncelikli<br />

hedefimiz. Bu kapsamda çalışmalarımıza<br />

başladık. 2018 yılı içerisinde Kentsel Dönüşüm<br />

Konferansı yapıp kat maliklerinin<br />

kentsel dönüşüm ile ilgili tüm sorularını<br />

yanıtlamak istiyoruz. Bunun yanında enerji<br />

verimli bina konseptinin önemine ve kazançlarına<br />

da değinerek dönüşümü nasıl<br />

yaparsak daha sağlıklı olur noktasına değineceğiz.<br />

2008 yılında kurulan GNYAPI, her adımı ile<br />

mükemmeli arayarak imkânsızı başaran,<br />

başarısını tüm paydaşlarının sevgisi ve<br />

inancı ile büyüten lider marka olmak vizyonu<br />

ile çalışmalarını gerçekleştirmekte.<br />

GNYAPI Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet<br />

Bülent Güney ile dosya konumuz çerçevesinde<br />

konuştuk.<br />

Firmanızın kurumsal kimliği ve<br />

vizyonu hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Kurulduğu günden itibaren enerjide dışa<br />

bağımlılığın azalması, enerji israfının önüne<br />

geçilmesi ve ekonominin canlanması<br />

konusunda üstlendiği bilinçlendirme misyonuyla<br />

yalıtım sektöründe her yıl ciddi büyüme<br />

oranları yakaladık. 4 milyon m2’ye<br />

yakın ısı yalıtım uygulaması gerçekleştirdik<br />

.<br />

Her yıl apartman yöneticileri ve kat malikleri<br />

için düzenlediğimiz geleneksel mantolama<br />

konferansı ile de ısı yalıtımının<br />

önemi konusunda bilinçlendirmeye devam<br />

ediyoruz. Böylelikle yatırım maliyetlerine<br />

ilişkin korkular nedeniyle sürekli ertelenen<br />

ve israfa neden olan yalıtım konusunu masaya<br />

yatırarak öncelikli olarak yatırım maliyetleri,<br />

ödeme koşulları, kredi seçenekleri,<br />

sağlanacak tasarruf miktarları, amorti<br />

süreleri gibi önemli soruların yanıtlanmasını<br />

ve nihai tüketicinin daha bilinçli karar<br />

almasını sağlıyoruz.<br />

Diğer yandan kentsel dönüşümün, mevcut<br />

binaların konforlu, enerji performansı<br />

yüksek binalara dönüşmesinde önemli bir<br />

adım olduğunu biliyor ve bir diğer iştirakimiz<br />

olan GN İNŞAAT ile kentsel dönüşüm<br />

kapsamında enerji verimli binalar üretiyoruz.<br />

Bu kapsamda inşa ettiğimiz Maltepe’<br />

de ki Yeshill Residence Projemiz Avrupa<br />

İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından<br />

geliştirilen ve Avrupa Birliği (AB)<br />

ile Temiz Teknoloji Fonu (CTF) tarafından<br />

desteklenen “Konutlarda Enerji verimliliği<br />

Finansman Programı” TUREEFF kapsamında<br />

A enerji sınıfı olarak fonlanan ve ülkemizin<br />

ilk A sınıfı enerji kimlik belgesine<br />

sahip projesi oldu.<br />

Bu bilinç ve yalıtım sektörüne getirdiğimiz<br />

yenilikçi ve profesyonel yaklaşımdan ötürü<br />

B2B Medya tarafından “Özel Yalıtım Ödülüne”<br />

layık görüldük. 110’u merkez olmak<br />

üzere 700’ün üzerinde çalışma arkadaşımız<br />

ile önemli projelere imza atmaya devam<br />

edeceğiz.<br />

Firmanızın gelecek dönem hedef ve<br />

beklentilerini iletir misiniz?<br />

2016 Yalıtım sektörü açısından özellikle<br />

renovasyon tarafında insanların biraz<br />

daha beklediği, karar almakta zorlandığı<br />

ve uygulamayı bir sonraki yıla ertelediği<br />

bir dönem oldu. İleriye dönük olarak<br />

<strong>2017</strong> yılının ne kadar zorluklar barındırsa<br />

da iyi ve güzel geçeceğini ümidiyle Enerji<br />

Kimlik belgesi alma gerekliliğinin pazara<br />

olumlu yansıyacağını ve ertelenmiş kararların<br />

olumluya dönüşeceğini öngörüyorum.<br />

Dünya genelinde koşullar ne kadar<br />

elverişsiz olsa da biz ülkemize inanıyoruz.<br />

İnşaat kısmına bakacak olursak yalıtım<br />

alanındaki deneyimimizi enerji verimliliği<br />

düşük ekipman ve malzemelerle donatılmış<br />

binalar yerine enerji kayıplarını en aza<br />

indiren yüksek enerji verimliliğine sahip<br />

binalar üreterek GN İNŞAAT’ı <strong>2017</strong>’de<br />

daha fazla konuşulur hale getirmek için<br />

çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir yandan<br />

yüksek enerji sınıflı verimli binalar üreterek<br />

kentsel dönüşüm çalışmalarımızı devam<br />

ettirirken diğer yandan <strong>2017</strong> hedeflerimizin<br />

programlamalarını yürütüyoruz.<br />

Biz burada iki misyonu birden üstleniyoruz<br />

hem inşaat alanında bu konuda bir marka<br />

olmak hem de yalıtım sektörünü belli bir<br />

yere taşımaya çalışmak.<br />

Yeni proje ve yatırım çalışmalarınız<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

GNYAPI tarafında uygulama çalışmalarına<br />

devam ediyoruz ancak daha ulaşılması<br />

gereken çok yer var. Çalışmalarımız son<br />

hızla devam ediyor. İnşaat tarafında ise<br />

Maltepe bölgesindeki Yeshill Residence<br />

projemizin satışı devam ediyor. Kozyatağı<br />

bölgesindeki Meltem Apartmanı’nın teslimlerini<br />

tamamladık. Yine Kozyatağı bölgesindeki<br />

Sultan Apartmanı ve Göztepe<br />

bölgesindeki Öke Apartmanlarının inşaat<br />

çalışmaları devam ediyor. Bu iki proje içinde<br />

satışlarımızı başlattık. Yeni İmar Yönetmeliğine<br />

bağlı hayata geçirmeyi planladı-<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

ğımız yeni kentsel dönüşüm projelerimizi<br />

de, 2018 yılı içerisinde hayata geçirmeyi<br />

planlıyoruz.<br />

Ağırlıklı olarak hangi bölgelereülkelere<br />

ne tür ürün satışları<br />

gerçekleştiriyorsunuz? Yeni hedef<br />

pazarlar var mı?<br />

GNYAPI tarafında İstanbul ve çevre illerine<br />

(Kocaeli, İzmit, Bursa vb.) hizmet veriyoruz.<br />

GN İnşaat tarafında ise odağımız<br />

Kadıköy ve bölgesi ama tüm İstanbul ve<br />

çevresine hizmet veriyoruz.<br />

İnovasyon, Ar-Ge ve teknolojik alanlarındaki<br />

çalışmalarınız nedir?<br />

Alanında uzman, eğitimli ve sertifikalı<br />

mühendis ve mimarlarımızla sürekli kendini<br />

yenileyen ve dünya pazarını sıkı takip<br />

eden oldukça dinamik bir ekibe sahibiz.<br />

Her biten işimiz bir sonraki işimizin rakibi<br />

oluyor. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki<br />

süreçleri yakından takip eden mimari ekibimizin<br />

geliştirdiği tasarımları uygulayıcı<br />

mühendis grubumuzun katkılarıyla kurumsal<br />

kimliğe dönüştürebilmenin keyfini yaşıyoruz<br />

diyebilirim. Kesin bir rakam vermemekle<br />

birlikte yıllık bütçelerimizde tasarım<br />

ve iş geliştirme faaliyetlerime ciddi oranda<br />

pay ayırıyoruz.<br />

Çevre politikası ve sürdürülebilirlik<br />

yaklaşımınız/çalışmalarınız<br />

hakkında bilgi verebilir misiniz?<br />

Sürdürülebilirlik ve çevrenin korunması ile<br />

ilgili hem müşteri taleplerini karşılamak<br />

hem de marka değerini yükseltmek amacıyla<br />

atmosfere pozitif katkı sağlayan ısı<br />

yalıtım uygulamaları ile bu alanda çalışmaya<br />

devam ediyoruz. Mantolama yapılmaması<br />

durumunda, harcanacak yakıt tutarı<br />

ve buna bağlı olarak ortaya çıkacak CO2<br />

salınım miktarını karşılaştırıp tasarruf oranını<br />

raporluyoruz. Bugüne kadar 4 milyon<br />

metre karelik ısı yalıtım uygulaması ile 10<br />

bin hektar ormanın absorbe ettiği karbona<br />

eşdeğer karbon salınımını engelleyerek<br />

küresel ısınmayı önlemek için bir adım atmış<br />

olduk. Yeni mantolama uygulamaları<br />

ile de bu rakam gün geçtikte artıyor.<br />

Aynı zamanda GN İNŞAAT, bünyesinde<br />

ürettiğimiz yapılarla ekolojik dengenin korunmasına<br />

yönelik kaygılarla güneş enerji<br />

panelleri, 10 cm’lik ısı yalıtım uygulaması<br />

vb. özellikler barındıran yüksek enerji sınıflı,<br />

çevre dostu, daha az enerji tüketen,<br />

daha az CO2 salınımı yapan ve daha az<br />

atık üreten enerji verimli yapılar üreterek<br />

katkı sağlıyoruz.<br />

Sektörünüzün geldiği nokta<br />

hakkında genel bir değerlendirme<br />

yapar mısınız? Dünya pazarının<br />

neresindeyiz?<br />

Türkiye’ de yalıtım pazarı yükselen bir ivme<br />

ile büyüyor. Fakat bu gelişim ne kadar hızlı<br />

olsa da hala Avrupa’ya göre sistem anlamında<br />

gerideyiz. <strong>Yapı</strong> sektöründe daha<br />

fazla gelişime ihtiyaç var. Özellikle devletin<br />

bu alanda göstermiş olduğu hassasiyet<br />

ve teşvikler yalıtım pazarının büyümesine<br />

olanak tanıyor ve ülke ekonomisine<br />

katkı da bulunuyor. Ancak pazar büyüyor<br />

olsa da hala Türkiye’de “İhtiyaç duyulan<br />

enerjinin yaklaşık %72’sini ithal ediyoruz<br />

ve Türkiye’ de bu enerjinin 3’te 1’ini konut<br />

ve yapı sektörü tüketiyor. Enerji verimliliği<br />

ile ilgili çalışmalarda, inşaat sektörüne yönelik<br />

düzenlemelerinde artmasıyla yalıtım<br />

sektörü son yıllarda büyük atılımlar yaparak<br />

ve gittikçe gelişen bir sektör oldu.<br />

Ahmet Bülent Güney / GNYAPI Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Sektörde yaşanan temel problemler<br />

neler? Çözüm öneriniz?<br />

Yalıtım sektöründe en büyük problem doğru<br />

uygulama yapılamaması ve neticesinde<br />

gerekli verimin alınamamasıdır. Bunun en<br />

büyük sebebi ne yazık ki yanlış firma seçimi.<br />

Maliyet sebebi ile “Deneme yanılma<br />

yöntemi” ya da “olsa olsa metodu” olarak<br />

isimlendirebileceğimiz yöntemlerin tercih<br />

edilmesi teknik olarak yanlış yapılmış bina<br />

prototipini oluşturuyor.<br />

Yalıtım önemli bir karar bu sebeple doğru<br />

firma seçimi, mesleki yeterlilik belgesine<br />

sahip usta kadrosu, paket sistem<br />

ürün kullanımı oldukça önemli. Sıkıntı<br />

yaşamamak adına firmadan beklentiler<br />

aşağıdaki gibi olmalı; Öncelikle firmanın<br />

kurumsal olması yapılacak uygulamayı<br />

maddi ve iş gücü anlamında kaldırabilmesi<br />

gerektiğinde banka teminat mektubu<br />

verebilecek güçte olması gerekmektedir.<br />

Zor bir süreç olan ısı yalıtım<br />

kararı alma aşamasında, binanızın ihtiyaçları<br />

Yalıtım Danışmanlarından teknik<br />

destek alarak tespit edilmelidir. Mevcut<br />

yapının ısı kaçaklarını tespit etmek için<br />

termal kamera çekimi yapılmalıdır.<br />

Mantolama kararının hukuki açıdan hatalı<br />

olup olmadığını denetlemek ve ileride<br />

oluşması muhtemel bir anlaşmazlık durumunda<br />

yasal yönden zor durumda kalınmaya<br />

sebep olacak eksikliklerin giderilmesi<br />

için hukuki destek alınmalıdır.<br />

Sözleşme aşamasından uygulama bitimine<br />

kadar ihtiyaç duyduğunuz her süreçte,<br />

sorularınıza cevap veren ve çalışmalarını<br />

beklentilerinizi karşılamak adına yürüten<br />

bir Müşteri İlişkileri sisteminin varlığı kontrol<br />

edilmelidir.<br />

Binanızda gerçekleşecek ısı yalıtım uygulamasının<br />

sorunsuz ilerleyebilmesi ve<br />

konut sakinlerinin hissedebilecekleri uygulama<br />

esnasındaki rahatsızlıkları en aza<br />

indirebilmek için şantiye takibini yapabilecek<br />

Proje Sorumlularının olması gerekmektedir.<br />

Konut yönetimlerinin en büyük<br />

sıkıntılarından biri olan tahsilat işlemleri<br />

yükünü, daire sakinleri ile tek tek görüşüp<br />

uzlaşmak suretiyle, konut yönetimlerinin<br />

yerinde tahsil ederek bu sorunu ortadan<br />

kaldırabilen ödeme toplama kolaylığı sağlayabilecek<br />

bir yapının olup olmadığı kontrol<br />

edilmelidir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 75


Dosya<br />

Doğru ses yalıtımı komşu gürültüsünü<br />

sorun olmaktan çıkarıyor<br />

Rigips’in duvar ve asma tavan sistemlerinin sağladığı ses yalıtımı ve akustik düzenleme ile<br />

gerçek konforun tadını çıkartın…<br />

Günümüzde birçok sese maruz kalıyoruz.<br />

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar<br />

günlük hayatlarında inşaat yapımı, trafik,<br />

uçak, gibi daha yoğun sesler ile karşılaşabiliyorlar.<br />

Yüksek düzeyde ses şiddeti<br />

kişinin stres seviyesini artırarak verimliliğini<br />

azaltıyor ve mutsuz olmasına neden<br />

olabiliyor. Tüm bu sebeplerden dolayı<br />

özellikle iç mekânlarda istenmeyen seslerden<br />

uzak bir yaşam, konforu ve kaliteyi<br />

artırıyor. Kişinin huzurlu vakit geçirdiği evi,<br />

dinlemek için gittiği otel odası ve tedavi<br />

olduğu hastane odasına gelen gürültü seviyesinin<br />

özellikle en düşük seviyede tutulması<br />

gerekiyor.<br />

Sesin başka bir ortama taşınmaması için<br />

ses yalıtımı, ortam içerisinde sesin iyi algılanabilmesi<br />

için ise akustik düzenlemelerden<br />

yararlanılıyor. Alçı levha duvar ve<br />

asma tavan sistemlerinin ses yalıtımı ve<br />

akustik çözümlerde oldukça etkin sonuçlar<br />

sunduğunu belirten Rigips İş Geliştirme<br />

ve Pazarlama Müdürü Faruk Akel; konuyla<br />

ilgili bilgilendiriyor.<br />

İdeal ses yaltımı için neler<br />

yapılabilir?<br />

Şehirleşmeyle birlikte onlarca daireyi barındıran<br />

yeni lüks binaların hayatımıza girmesi,<br />

daha sık gerçekleşen seyahatler ve<br />

otellerdeki konaklamanın artması yeni<br />

sorunları da beraberinde getiriyor. Ses<br />

yalıtımı yapılmamış binalar, komşularla<br />

ya da otelde yan odada kalan kişilerle<br />

sorunlar yaşanmasına neden oluyor. Ses<br />

yalıtımı ile ilgili problemlerin çözümü için<br />

işin başlangıcında sağlıklı akustik projelendirilmeler<br />

yapılması gerekiyor. Ortam<br />

gereksinimlerine göre seçilecek olan alçı<br />

levha duvar ve asma tavan sistemleri ile<br />

hem ses yalıtımı hem de konuşulanların<br />

iç mekânda iyi algılanabilmesi için akustik<br />

düzenleme yapılabiliyor.<br />

- Eğer konferans salonu, toplantı odaları<br />

gibi iç mekânlarda ses yutuculuğu isteniyorsa<br />

duvar veya asma tavanda farklı delik<br />

tiplerine sahip Rigitone kullanılabilir.<br />

- Eğer komşudan gelen veya otel yan<br />

odasından gelen gürültüye karşı ses yalıtımı<br />

ihtiyacı varsa Rigips Standart Alçı<br />

Levha, Rigidur ve Habito levhalarımız ile<br />

duvar ve asma tavan sistemleri oluşturarak<br />

sesin bir mekândan diğerine geçmesi<br />

önlenebilir.<br />

76<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Murat Erenoğlu / ISIDEM Yalıtım Genel Müdürü<br />

Maksimum performans için doğru<br />

malzeme doğru kalınlık<br />

Ticari binaların, kamu binalarının ve sanayi tesislerinin ısıtılması/soğutulması için tüketilen<br />

enerjinin azaltılmasında mekanik tesisat yalıtımı büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda<br />

mekanik tesisatı oluşturan boruların, vanaların, armatürlerin ve hava kanallarının doğru<br />

yalıtım malzemesi ve uygun yalıtım kalınlığı ile yalıtılmaları gerekiyor.<br />

ISIDEM Yalıtım’ın LEED sertifikalı tesislerinde<br />

ürettiği Coolflex elastomerik<br />

kauçuk köpüğü kapalı gözenekli ve homojen<br />

dağılımlı hücre yapısı sayesinde<br />

uygulandığı tesisatlarda maksimum yoğuşma<br />

kontrolü ve termal performans<br />

sağlıyor. Coolflex boru ve levhalar Yüksek<br />

Su Buharı Difüzyon Direnci Katsayısı<br />

ile korozyon riskini minimuma indirmek<br />

adına μ ≥ 10.000 değeri ile üretiliyor.<br />

Bu değer şu ana kadar TSE tarafından<br />

tescillenmiş ürünler arasında sektörün<br />

en yüksek su buharı difüzyon direnç katsayısı<br />

olma özelliği taşıyor.<br />

Maksimum Performans için Doğru<br />

Yalıtım <strong>Malzeme</strong>si ve Doğru<br />

Yalıtım Kalınlığı<br />

Mekanik tesisat ekipman yalıtımında<br />

dikkat edilmesi gereken hususlara değinen<br />

ISIDEM Yalıtım Genel Müdürü<br />

Murat Erenoğlu, “Mekanik tesisatta ısı<br />

yalıtımını genel olarak sıcak hatlarda ısı<br />

kaybını, soğuk hatlarda ısı kazancını önlemek<br />

amacıyla alınan en bilindik önlem<br />

olarak açıklayabiliriz. Ayrıca yapılan yalıtım<br />

ile soğuk hatları oluşturan boruların<br />

yoğuşma sebebiyle korozyona uğraması<br />

da önleniyor. Tabi ki bu sonuçlara doğru<br />

yalıtım malzemesi ve doğru yalıtım kalınlığı<br />

ile ulaşabiliriz. Mekanik tesisat yalıtımında<br />

kullanılan malzemelerde aranan<br />

en temel özellikler; düşük ısı iletkenlik<br />

katsayısı, yüksek buhar difüzyon direnç<br />

kat sayısı, yangına olan tepki sınıfı, uygulama<br />

kolaylığı ve geniş servis sıcaklık<br />

78<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

aralığı olarak sıralanabilir. ISIDEM Coolflex<br />

elastomerik kauçuk köpüğü ürünlerimiz<br />

tüm bu kriterleri karşılıyor.” dedi.<br />

Standart Dışı Yalıtım<br />

<strong>Malzeme</strong>lerine Dikkat!<br />

Erenoğlu hızla büyüyen inşaat sektörüne<br />

yeni birçok ürünün arz edildiğini dile getirerek,<br />

denetimler konusunda bazı eksiklikler<br />

sebebi ile tüketicilerin yanıltıldığına<br />

dikkat çekti. Gerçek ve uzun ömürlü<br />

yalıtım için kullanılan doğru malzemenin<br />

seçiminin son derece önemli olduğunu,<br />

tüm tüketicilerin standartlara uygun<br />

ürün seçimine dikkat etmesi gerektiğini<br />

belirtti. Ayrıca Erenoğlu, “Avrupa Standartlarına<br />

(EN) uygun her ürün CE işareti<br />

alır ve performans değerleri beyanlarını<br />

taşır. Tüketicilerin satın alma sürecinde<br />

yalıtım malzemesinin CE ve TSE logosuna<br />

sahip olup olmadığını kontrol edip,<br />

yalıtım kalınlığını sorgulaması gerekiyor.<br />

ISIDEM Yalıtım olarak tüm üretim ve<br />

kalite süreçlerimizi, TS EN 14304 standartlarının<br />

zorunlu kıldığı kriterlere göre<br />

üretmekte ve bünyemizde oluşturduğumuz<br />

sektörün en teknolojik imkanlarına<br />

sahip laboratuvarlarında koşulsuz müşteri<br />

memnuniyeti anlayışıyla gerçekleştiriyoruz.”<br />

diyerek sözlerini tamamladı.<br />

Isıdem Yalıtım ürünleri Cezayir Tızı Ouzu Stadyumu’nda<br />

Ceyazir Tizi Ouzu Stadyumu’nda Coolflex<br />

elastomerik kauçuk köpüğü ve Flexiduct<br />

esnek hava kanalı tercih edildi. Toplam<br />

maliyeti 250 milyon Dolar’ı bulması beklenen<br />

Ceyazir Tizi Ouzu Stadyumu’nun<br />

Isıtma-Soğutma-Havalandırma sistemlerinde,<br />

ISIDEM Yalıtım’ın LEED sertifikalı<br />

tesislerde ürettiği Coolflex elastomerik<br />

kauçuk köpüğü ve Flexiduct esnek hava<br />

kanalı ürünleri kullanıldı. 50 bin seyirci<br />

kapasitesine sahip Tizi Ouzu Stadyumu<br />

Cezayir’in 100 km doğusunda bulunuyor.<br />

Sektörün en yüksek su buharı<br />

difüzyon direnç katsayısı Coolflex’te<br />

Coolflex ürünü Yüksek Su Buharı Difüzyon<br />

Direnci Katsayısı ile korozyon riskini<br />

minimuma indirmek adına μ ≥ 10.000<br />

değeri ile üretiliyor. Bu değer şu ana kadar<br />

TSE tarafından tescillenmiş ürünler<br />

arasında sektörün en yüksek su buharı<br />

difüzyon direnç katsayısı olma özelliği<br />

taşıyor. Kapalı gözenekli ve homojen dağılımlı<br />

hücre yapısı sayesinde uygulandığı<br />

tesisatlarda maksimum termal performans<br />

ve yoğuşma kontrolü sağlayan<br />

Coolflex ürünleri, TS EN 13501-1 yangın<br />

yönetmeliğine göre levhalarda B,s3-d0,<br />

borularda BL,s2-d0 yangın performansıyla<br />

uluslararası standartlara uygunluğuyla<br />

öne çıkıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 79


Dosya<br />

Ode Yalıtım son 5 yılda 55 milyon<br />

dolarlık yatırım gerçekleştirdi<br />

Yalıtım sektöründe Türkiye’den çıkan global bir marka olma vizyonuyla faaliyetlerini,<br />

sürdüren ODE Yalıtım, yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. ODE, 2012 -<strong>2017</strong> yılları<br />

arasında Eskişehir’deki yeni üretim tesisi yatırımı, iki hisse devir alımı ve Çorlu fabrika<br />

modernizasyonu ile birlikte toplam 55 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi.<br />

Yalıtım sektörünün %100 yerli sermayeli<br />

en büyük kuruluşu ODE Yalıtım, yatırımlarla<br />

büyümeye devam ediyor. Son 5 yılda<br />

sektöre ve Türkiye ekonomisine yaptığı<br />

yatırım miktarı 55 milyon doları aşan ODE<br />

Yalıtım, 2021 yılında 500 milyon TL ciroyu<br />

aşarak, sektörünün en büyük firması olmayı<br />

ve Türkiye’nin en büyük 300 sanayi<br />

kuruluşu arasına girmeyi hedefliyor.<br />

Orhan Turan / ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Orhan Turan: “Ülkemizin aydınlık<br />

geleceğine inanarak büyümeye<br />

devam ediyoruz”<br />

Son 5 yılda çok önemli satın almalara ve<br />

yatırımlara imza attıklarını anlatan ODE<br />

Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan<br />

Turan, “Son 5 yılda iki önemli hisse alımı<br />

gerçekleştirdik. Bunlardan ilki İş Girişim<br />

Sermayesi ile yaptığımız ortaklıktaki hisselerimizin<br />

geri alınması, diğeri de İtalyan<br />

L’ISOLANTE K-FLEX ile kauçuk köpüğü<br />

üreten şirketimizde yaptığımız ortaklıktaki<br />

hisse paylarını almamız oldu. İtalyan<br />

ortağımızın hisselerini alarak Türkiye’de<br />

yalıtım sektöründe faaliyet gösteren %100<br />

Türk sermayeli en büyük şirket olduk. Ayrıca<br />

bu süre zarfında Eskişehir’de 2030<br />

yılı ihtiyaçlarına uygun olarak kurduğumuz<br />

yeni üretim tesisimizi ve Çorlu kampüslerimizdeki<br />

modernizasyon yatırımlarımızı<br />

hayata geçirdik. ODE olarak bölgesel koşullar<br />

nedeniyle zor bir dönemden geçen<br />

ülkemizin geleceğine yatırım yapmaktan<br />

hiç vazgeçmedik” dedi.<br />

“Eskişehir fabrikasından aldığımız<br />

güçle daha hızlı büyüyeceğiz”<br />

Eskişehir fabrikasının ikinci faz yatırımları<br />

tamamlandığında kauçuk köpüğü üretim<br />

kapasitelerindeki artışla teknik yalıtım<br />

sektöründe Çin ve Almanya arasındaki<br />

coğrafyanın en büyük üreticisi olacaklarına<br />

dikkat çeken Turan, “Önümüzdeki 5<br />

yılda Eskişehir üretim tesisimizin etkisiyle<br />

hem yurtiçinde hem de ihracatta hızlı bir<br />

büyüme kaydedeceğiz. Amacımız milyon<br />

doların üzerinde ihracat yaptığımız ülke<br />

sayısını her yıl bir ülke arttırarak, ihracatın<br />

toplam ciro içindeki payını %35’ler seviyesine<br />

çıkarmak.<br />

Sektörümüzde TURQUALITY ® programına<br />

kabul edilen ilk marka olarak Ernst and<br />

Young Türkiye’nin danışmanlığında belirlediğimiz<br />

13 hedef pazarda ihracatımızı<br />

artırmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde<br />

özellikle Kuzey Afrika ve Sahraaltı<br />

ülkelerine yönelik derinleşme stratejilerimizi<br />

hayata geçireceğiz. Böylelikle yalıtım<br />

sektöründe Türkiye’den çıkan bir dünya<br />

markası olma hedefimize bir adım daha<br />

yaklaşacağız” diye konuştu.<br />

Ar-Ge ve pazarlamaya 50 milyon<br />

TL’nin üzerinde kaynak ayrıldı<br />

ODE’nin hiçbir lisans anlaşması olmaksızın<br />

tamamen kendi bilgi birikimi, teknik<br />

kadrosu ve AR-GE’si ile üretim yaptığını<br />

ifade eden Turan şunları söyledi: “<strong>2017</strong>-<br />

2021 yılları arasında AR-GE ve pazarlama<br />

faaliyetlerine toplam 50 milyon TL üzerinde<br />

kaynak ayırdık. Eskişehir üretim tesisimizde<br />

sektörümüzün en gelişmiş AR-GE<br />

laboratuvarından birini kurduk. Ürün gamımızı<br />

artırarak, Türkiye’de daha önce üretilmeyen<br />

bazı yalıtım ürünlerini üretmeye<br />

başlayacağız. Paydaşlarından aldığı güçle<br />

değer yaratan ODE, yetkin insan kaynağı,<br />

güçlü dağıtım kanalı, kendi ürettiği teknolojisi<br />

ve marka gücüyle “Global Marka”<br />

olma yolcuğuna devam ediyor.”<br />

80<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Baumit, çevreye duyarlı projeler için<br />

silolu ürün kullanımını öneriyor<br />

Baumit, üretimden ürün tedariğine kadar her aşamada hem kendisi hem iş ortakları için<br />

doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmaya yönelik sistemler ve ürünler sunuyor.<br />

Baumit bu yaklaşımla inşaa edilen dikey<br />

üretim tesisi ile hem üretim alanından<br />

hem de enerjiden tasarruf sağlıyor; atık<br />

miktarları ve enerji tüketimini, her yıl azaltmayı<br />

ve doğal kaynakları en verimli şekilde<br />

kullanmayı hedefliyor. İş ortakları için<br />

de kaliteli ürünlerinin yanı sıra sunduğu<br />

hizmetlerle bu yaklaşımını sürdürüyor. Baumit’in<br />

özellikle projelere sunduğu makine<br />

sıvaları, sap, kendinden yayılan şap, ısı<br />

yalıtım yapıştırma ve sıva harçları için silolu<br />

ürün sevkiyatı da bu uygulamalardan<br />

biri olarak öne çıkıyor.<br />

Silolu ürün sevkiyatı projeler için palet üzerinde<br />

stok alanı ayrılmasına; nakliyeden<br />

şantiyede ürün kullanımına; paketlerin çalışan<br />

gücüyle taşınmasından boşaltılması,<br />

karıştırılması, torba atıklarının yok edilmesine;<br />

iş sağlığı ve çevre güvenliği açısından<br />

ürünlerin boşatılması aşamasından<br />

ürün tozuması sorunu yaşanmaması gibi<br />

konulara zaman, iş gücü, maliyet tasarruf<br />

ve güvenlik sağlayan bir uygulama.<br />

Baumit’in inşaat alanına yerleştirilen 22<br />

metreküp hacme ve 7 metre yüksekliğe<br />

sahip silolarının dolumu 28 tonluk silobaslarla<br />

yine inşaat alanında gerçekleştiriliyor.<br />

140 metreye kadar ürün sevk edebilen<br />

sistem, daha yüksek noktalara ara<br />

pompa ile ürün basabiliyor. Sistem ile ilgili<br />

her konuda teknik destek Baumit tarafından<br />

sağlanıyor.<br />

Projelerin silolu ürün kullanımını<br />

tercih etmelerinin bir başka boyutu<br />

da doğal kaynakların korunması<br />

yönünde ortaya konuyor.<br />

Bir projede yaklaşık 10.000 ton ürün kullanıldığı<br />

düşünüldüğünde her tonda 25<br />

adet kağıt torbanın yani 30 ton kağıt kullanımının<br />

önüne geçilmiş oluyor. Baumit, 1<br />

ton kağıt kullanımının önüne geçilmesi ile:<br />

- 17 yetişkin ağacın korunmasına,<br />

- 12.400 metreküp oksijen gazının üretilmeye<br />

devam edilmesine,<br />

- Sera gazının havadan 12.400 metreküp<br />

bertaraf edilmesine,<br />

- 4100 kW/saat elektrik enerjisinden tasarruf<br />

sağlamasına,<br />

- Ayda 3 ailenin tükettiği 32 metreküp<br />

suyun tasarruf edilebilmesine dikkat çekiyor.<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Altuğ Akbaş / Kalekim Genel Müdürü<br />

“Deprem kuşağında yer alan ülkemizde su yalıtımı konusu hayati önem taşıyor çünkü binaların taşıyıcı sistemi, korozyon nedeniyle 10 yıl içinde başlangıçtaki taşıma<br />

kapasitesinin %65’ini kaybediyor.”<br />

“Su yalıtımı yapılmayan binalar, depremin<br />

yıkıcı etkilerine davetiye çıkarıyor”<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörünün öncü kuruluşu Kalekim, depremde meydana gelen büyük<br />

yıkımların en önemli nedeninin korozyon olduğuna dikkat çekiyor.<br />

17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin<br />

yıldönümü yaklaşırken su yalıtımı ile deprem<br />

ilişkisini anlatan bir açıklama yapan<br />

Kalekim Genel Müdürü Altuğ Akbaş, binalarda<br />

korozyona neden olan sorunların en<br />

başında su yalıtımının geldiğini vurguladı.<br />

Su yalıtımı yapılmış binaların hem korozyona<br />

karşı senelerce direndiğine, hem de<br />

depremin yıkıcı etkilerine karşı korunduğuna<br />

dikkat çeken Altuğ Akbaş, “Marmara<br />

Depremi’nden sonra yapılan kontrollerde,<br />

korozyon tehlikesi somut olarak ortaya<br />

çıktı. Çünkü binaların büyük oranda korozyona<br />

uğradığı için çöktüğü tespit edildi”<br />

diye konuştu.<br />

Depremin yıkıcı etkilerine davetiye çıkaran<br />

korozyonun olumsuz etkilerinin, hem<br />

vatandaşa hem de ülkemize her açıdan<br />

önemli kayıplar yaşattığını belirten Altuğ<br />

Akbaş, şunları söyledi: “Depreme dayanıklı<br />

binalar için su yalıtımı şart ve bunun<br />

her binada uygulanmasının hızlandırılması<br />

için öncelikle ‘Su Yalıtımı Mevzuatı’nın çıkarılması<br />

gerekiyor. Kentsel dönüşümün<br />

gündemde olduğu günümüzde hayata<br />

geçirilecek mevzuatla birlikte, su yalıtımının<br />

zorunlu tutulduğu yapılarda kullanılan<br />

malzemelerin denetlenmesi de sağlanmış<br />

olacak.” Ayrıca su yalıtımı yapılırken,<br />

malzeme ve uygulamaların standartlara<br />

uygunluğunun da sıkı bir şekilde denetlenmesi<br />

gerektiğini ifade eden Altuğ Akbaş,<br />

”Binalara sızan su, korozyonun yanı sıra,<br />

insan sağlığına zararlı küf, mantar ve benzeri<br />

organik maddelerin oluşumuna sebep<br />

oluyor. Gerek yapı güvenliği, gerekse sağlık<br />

ve konfor şartları açısından binalarda<br />

mutlaka standartlara uygun malzemelerle<br />

su yalıtımı uygulanmalı” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 83


‘Güven, Kontrole Engel Değildir’<br />

İlk defa, BOTAŞ güvenliğinde karşılaştığım bir yazı idi. “İtimat Kontrole Mani Değildir” yeni<br />

Türkçe ile “Güven, kontrole engel değildir.” Evet, birçok konuda insanlara güvenmemize<br />

rağmen, “İnsan beşer, kuldur şaşar” atasözünde olduğu gibi, işi, insanları, sistemi kontrol<br />

etmek gereklidir. Bu öyle bir denge ki, bunu işin içine iyice girip, karıştırmak gibi de yapmamak<br />

gereklidir.<br />

Su yalıtımı betona uygulandığına göre,<br />

şantiyede beton iyi denetlenmelidir. Beton<br />

denetimi, sadece <strong>Yapı</strong> Denetim firmasına<br />

bırakılmamalıdır, çünkü beton yalnız<br />

basınç mukavemetinden ibaret değildir.<br />

Hazır beton firması pompanın ucundaki<br />

betondan sorumludur. Geri kalan betonun<br />

kalıba yerleştirilmesi, ısı kontrolü, rötre<br />

hesabı, beton dökümü, betonun kürü vb.<br />

ise işveren, proje müdürü, şantiye şefi<br />

sorumluluğundadır. Su ile temas edecek<br />

betonlara daha da özen göstermek gereklidir.<br />

Kullanılacak su yalıtım ürünü evrak bazında<br />

çok iyi kontrol edilip karar verilmelidir.<br />

Ürünün nasıl uygulanacağı uygulama metodu<br />

(method statement) hazırlanmalıdır.<br />

Kontrol listeleri ( check- list) yapılıp ürünün<br />

Teknik Föylerine ve Güvenlik Koşullarına<br />

uygun olup olmadığı denetlenmelidir.<br />

Burada en önemli konu üreticinin beyanlarıdır.<br />

Üretici beyan ettiği ve uygulamasını<br />

tavsiye ettiği yöntemi açıkça nihai tüketiciye<br />

aktarmalıdır. Uygulama sonrasında<br />

da nasıl korunması gerektiği, kürünün ne<br />

zaman tamamlanacağı da açıkça belirtilmelidir.<br />

Bu tarz kalite kontroller kişiden<br />

bağımsız, insanı eleştirmeden, sadece<br />

yapılan işin doğruluğunu ölçmek için kullanılmalıdır.<br />

Böylece şantiyelerde sıkça rastlanan<br />

‘’aman bir şey olmaz, boş ver ‘’ gibi<br />

boş sözlerinde önüne geçmek gereklidir.<br />

Ahşap ve çelik yapılarda olmasına karşın,<br />

ülkemizdeki yapılaşmada, en çok beton<br />

kullanılmaktadır. Su yalıtımında başarı<br />

betonun sipariş edilmesi, yerine yerleştirilmesi,<br />

kürünün yapılmasına kadar olan<br />

süreci de kapsamaktadır. Uygulanan ürün<br />

elastik, çatlak köprüleme özelliğine de sahip<br />

olsa performansı yine betona bağlıdır.<br />

TS EN 206 (Beton- özellik, performans,<br />

imalat ve uygunluk standardı) ve TS<br />

13515’e ( Uygulanmasına yönelik tamamlayıcı<br />

standart) göre artık betonun<br />

döküleceği, çevresel etki sınıfları da tanımlanmıştır.<br />

Kullanılabilecek en düşük<br />

çimento miktarları da belirtilmiştir. Standart<br />

küresel ısınmayı da hesaplayarak, en<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

yüksek beton döküm sıcaklığını 35 0C,<br />

90 cm.den daha kalın betonları ise kütle<br />

betonu olarak nitelendirmiş, sertleşmiş<br />

beton sıcaklığının max. 65 0C yi aşmaması<br />

gerektiğini yayınlamıştır. Hazır beton<br />

firması, siparişe göre istenen betonu üretip<br />

teslim eder. Ancak betonun yerleştirilmesi,<br />

bakımı işverene, yükleniciye aittir.<br />

Öyle ise betonun bu sebeplerden dolayı<br />

çatlamasını engellemek için alınabilecek<br />

tüm tedbirler, işverene, yükleniciye, yapı<br />

denetime aittir. İşveren bu konuda gerekli<br />

hassasiyeti göstermez ise sonuçlarına da<br />

katlanmak zorunda kalır. Betonarmenin<br />

yapımı sırasında kullanılabilecek ürünler<br />

kullanılmaz, tedbirler alınmaz ise geri dönüşümü<br />

hem masraflı hem de teknik açıdan<br />

olumsuz sonuçlar yaratır.<br />

Örneğin; İnşaat yapımı sırasında, beton<br />

ek yerlerinde kullanılabilecek, su ile genleşen<br />

bantın 1 metre fiyatı yaklaşık 4 €/<br />

metredir. Yalıtımda sorun olur ise ödenecek<br />

bedel çok daha pahalıdır. Örneğin; 1<br />

kg poliüretan enjeksiyon işinin malzemeli<br />

bedeli yaklaşık 40 €/kg’dır. İş çözülmez<br />

ise, ne kadar daha yapılması gerektiği<br />

de bilinmemektedir. Betonun durumuna,<br />

beton kalitesine, betonun kalıba yerleştirilirken<br />

sıkıştırılıp sıkıştırılmadığına vb.<br />

etmenlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.<br />

Enjeksiyon doğru yapılıp su kesilse<br />

dahi yapılmayan yerlerde de su girişi<br />

olabilir. Korozyona da engel olamaz.<br />

Bir yapının kapısını, penceresini, musluğunu,<br />

çatısını değiştirebilirsiniz. Rengini<br />

beğenmediğiniz bir parkeyi kaldırıp yerine,<br />

farklı renkte bir parke döşetip, kullanabilirsiniz.<br />

Ancak konstruktif yapıyı, binayı<br />

ayakta tutan iskeleti, değiştiremezsiniz.<br />

İnşaatı tamamlanan bir betonarme yapının,<br />

‘’betonunu eski haline getiremez, demirini<br />

çıkarıp yerine başka donatı ikame<br />

edemezsiniz’’. Bunu insanlarda rastlanan<br />

kemik erimesi hastalığına benzetebiliriz.<br />

Hastalık başladıktan sonra, insanlardaki<br />

kemiği, eski durumuna geri getiremezsiniz.<br />

Betonarme yapılarda oluşan demir<br />

donatının korozyonunu, insan kemiğine<br />

benzetebiliriz. Başlamış olan korozyonu<br />

durdurmak, etkisini yavaşlatmak mümkündür.<br />

Ancak korozyona uğramış, paslanmış,<br />

kesit kaybına uğramış bir demir<br />

donatıyı eski haline getiremeyiz.<br />

Beton tamamen su geçirimsiz bir yapı<br />

malzemesi değildir. Beton içerisinde kullanılan<br />

mineral ve kimyasal katkılarla, betonun<br />

su geçirimliliğini düşürebiliriz. Özellikle<br />

su ile temas eden, su deposu, havuz,<br />

ıslak hacimler de beton denetlenmelidir.<br />

Betonun dökümünden-kürüne kadar özen<br />

gösterilmelidir. Betonda çatlaklar olur ise<br />

sürekliliğini kaybeder. Standartlara göre<br />

değişmekle birlikte, betonarme yapılarda<br />

izin verilen çatlak genişliği 0,2 mm.dir,<br />

bazı standartlarda 0,4 mm ye kadar izin<br />

verilmektedir. Çünkü, betonarme içerisindeki<br />

demirin akma gerilmesinin aşıldığı<br />

ve demirin kopma gerilmesine ulaştığı<br />

anlamına gelir. Bu nedenle maliyeti 500<br />

milyon dolar üzerindeki büyük projelerde<br />

genelde çatlak genişliği standartların üzerine<br />

çıkmış ise epoksi enjeksiyonu uygulatılır.<br />

<strong>Yapı</strong>larda su girişinin en fazla olduğu yerler;<br />

1) Yatay ve düşey tüm beton ek yerleri,<br />

2) Tie-rod (tij, çiroz) demirleri.<br />

3)Boru giriş-çıkış yerleri,<br />

4) Genleşme derzleridir( dilatasyon).<br />

Özetle; su yalıtımı betona yapıldığına<br />

göre betonun her aşamasının kontrol<br />

edilmesi gereklidir. Üzerine yapılacak<br />

su yalıtımı, ısı yalıtımı, projede var ise<br />

yeşil çatı yalıtım detayları da aynı şekilde<br />

kademelendirilmelidir. Önceden bir<br />

örnek yapılırsa daha da iyi olur. Uygulamadan<br />

sonra su testi, kalınlık tayini,<br />

çekme deneyi gibi denemelerle test edilmelidir.<br />

Islak hacim, su deposu, havuz<br />

gibi seramik kaplaması yapılacak yerlerde,<br />

derz dolgusu yapılmadan önce su<br />

İnşaat Yüksek Mühendisi Cem Ercan<br />

/ Proje ve Teknik Satış Müdürü<br />

testi yapılmalıdır. Fayans, seramik derz<br />

dolguları su yalıtım malzemesi değildir,<br />

estetiği tamamlamak, yapının çalışması<br />

sırasında seramiğin zarar görmesini engellemek<br />

amacıyla kullanılan yapı kimyasallarıdır.<br />

Betonda oluşabilecek çatlaklar<br />

en aza indirilmelidir. Sürme esaslı (<br />

bitüm, poliüretan, bitüm-poliüretan, ms<br />

polimer, hibrid vb..) yalıtımda yapılsa,<br />

serme esaslı ( pvc membran, bitümlü<br />

membran vb..) yalıtımda yapılsa betonun<br />

homojen ve düzgün olarak yerine yerleştirilmesi,<br />

yalıtımın başarısı için oldukça<br />

önemlidir. Sürme esaslı bir üründe, uygulamada<br />

sorun olursa problemin nereden<br />

geldiğini görebilir, ani tıkaç harcı<br />

veya poliüretan esaslı enjeksiyon malzemeleri<br />

ile sorunu çözebilirsiniz. Ancak<br />

serme esaslı pvc membran, bitüm esaslı<br />

membran vb. sorunun neden kaynaklandığını<br />

bilemeyebilirsiniz. Çünkü su bir<br />

yerden yalıtım içerisine girip dolaşır. Suyun<br />

çıktığı yer sorunun olduğu yer olmayacaktır.<br />

Betonun en zayıf olduğu alandan<br />

su kendisine yol bularak, sızacaktır.<br />

<strong>Yapı</strong>lan su, ısı yalıtımının hepsi sökülüp,<br />

kaldırdıktan sonra tekrar yalıtım yapmak<br />

gerekecektir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 87


Ana felsefemiz,<br />

“Sürdürülebilir kalite yönetimi”<br />

“Müşteri beklentilerine uygun, değişen dinamiklere adapte olabilen yapımız, bizi<br />

rakiplerimizden ayıran en önemli özelliğimiz olarak ortaya çıkıyor.”<br />

Şirket, 1.6 milyar euro’luk cirosu ve 4<br />

bin 900 çalışanıyla 50’den fazla ülkede<br />

faaliyet gösteren Bostik, 100 yılı aşkın<br />

bir süredir <strong>Yapı</strong> Sektöründe faaliyetlerini<br />

sürdürüyor. 2015 yılında Arkema tarafından<br />

satın alınan şirket ürün portföyünü<br />

geliştirirken aynı zamanda yeni yapılanma<br />

çalışmalarına da devam etmekte. Bostik<br />

Pazarlama Müdürü Suna Ayvazoğlu ile<br />

Bostik’teki yenilikleri ele almaya çalıştık.<br />

Kısaca firmanızdan bahseder<br />

misiniz?<br />

Bostik, 2005 Ekim ayında Çuhadaroğlu<br />

Kimya San. ve Tic. A.Ş. ve Çekomastik<br />

markasını satın alarak Çekomastik Kimya<br />

San. ve Tic. A.Ş. adı altında Türkiye’ye giriş<br />

yaptı. 2008 yılında da Tekbau A.Ş.’yi<br />

bünyesine katarak, mastik ve yapıştırıcıların<br />

yanı sıra toz ürün grubu üretimine de<br />

girdi ve ürün grubunu hayli zenginleştirdi.<br />

Günümüzde yapı sektöründe en geniş<br />

ürün yelpazesine sahip şirketlerden biri<br />

oldu. 2009 yılı itibariyle yönetim tek çatı<br />

altında birleştirildi. 2015 yılı sonunda Çekomastik<br />

Kimya San. ve Tic. A.Ş. adı altında<br />

birleştirilen iki firma, tek firma olarak<br />

faaliyetlerine devam etmektedir.<br />

Bostik, globalde ise yapı ve inşaat grubunun<br />

yanı sıra, endüstriyel üretim ve<br />

tüketici pazarlarında önde gelen küresel<br />

yapıştırıcı uzmanlarındandır. Bir asırdan<br />

fazla bir süredir, insanların günlük yaşamlarında<br />

karşılaştıkları güçlüklere daha<br />

akıllı, uyumlu ve yenilikçi çözümler geliştirmektedir.<br />

Şirket, 1.6 milyar euro’luk cirosu ve 4 bin<br />

900 çalışanıyla 50’den fazla ülkede faaliyettedir.1889<br />

yılından bu yana var olan<br />

ve uzun bir tarihçeye sahip olan Bostik,<br />

2015 yılının Şubat ayında Arkema tarafından<br />

Total Petrol’den satın alındı. Yeni global<br />

markalaşma stratejisi çerçevesinde<br />

de yapılanmalar devam etmektedir.<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Üretim süreçleriniz ve ürün<br />

gruplarınız hakkında biraz bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Bugünkü yapı grubu portföyümüzde, su<br />

yalıtım malzemeleri, teknik harçlar ve astarlar,<br />

kendinden yayılan zemin şapları,<br />

üstün performanslı ürünler, zemin kaplama<br />

ve yapıştırıcıları, parke ve fayans yapıştırıcıları,<br />

ısı yalıtımı sistemleri, cephe<br />

sızdırmazlık ürünleri ve cephe yapıştırıcıları,<br />

mastikler, silikonlar gibi birçok ürünü<br />

barındırmaktayız.<br />

Endüstri faaliyet alanlarımız içinde de,<br />

yalıtımlı cam, otomotiv, marin, bant ve<br />

etiketler, ambalaj ve hijyen ürünleri bulunmaktadır.<br />

Suna Ayvazoğlu / Bostik Pazarlama Müdürü<br />

Ürünlerinizin rekabet edebilir<br />

olması ve uzun vadede varlığını<br />

sürdürebilmesi için ne gibi konulara<br />

önem veriyorsunuz?<br />

“Sürdürülebilir kalite yönetimi” pazardaki<br />

iş ortaklarımızın güvenle kullanabileceği<br />

ürün gruplarının tasarım aşamasından, tüketiciye<br />

ulaştırılmasına kadar bizlere rehberlik<br />

eden ana felsefemizin yapı taşıdır.<br />

Bu sebeple, bu süreçte yer alan her bir<br />

aşamada, ürün ve çözümlerimizi titizlikle<br />

kalite açısında değerlendiriyor ve gerekli<br />

gördüğümüz hususlarda süreçlerimizi yeniden<br />

gözden geçiriyoruz. Bu şekilde pazar<br />

dinamiği ile değişen şartlara adapte<br />

olabilen ve toplam kalite ihtiyacına cevap<br />

verebilen bir doğrultuda kendimizi sürekli<br />

yeniliyoruz. Müşteri beklentilerine uygun,<br />

değişen dinamiklere adapte olabilen yapımız,<br />

bizi rakiplerimizden ayıran en önemli<br />

özelliğimiz olarak ortaya çıkıyor. Örneğin<br />

özellikle Esenyurt tesisimiz cephe segmenti<br />

konusundaki özel renk ve proje spesifik<br />

taleplere, bütün rakiplerimizden daha<br />

hızlı ve tamamen müşteri odaklı bir çözüm<br />

üretebiliyor. Bu da, bu segmentte bizi pazardaki<br />

en güçlü oyuncu olarak ortaya çıkarıyor.<br />

Bunun yanında Global Bostik ile<br />

entegre yapımız, yurt dışındaki yeni ürün<br />

ve uygulamaları çok daha hızlı bir şekilde<br />

yurt içine adaptasyonunu sağlama konusunda<br />

bize destek oluyor.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasallarındaki yenilikleri<br />

nasıl takip ediyorsunuz?<br />

Yurt içinde iki üretim tesisimizin var. Bu<br />

bize, tesislerde mevcut ürünlerin geliştirilmesi<br />

ve yeni ürünlerin ortaya çıkarılması<br />

konusunda önemli bir avantaj sağlıyor.<br />

Özellikle <strong>2017</strong>’ de bu avantajımızı pek<br />

çok önemli projede ön plana çıkaracağız.<br />

Bostik‘in global anlamdaki vizyonu da yeni<br />

ürün ve aplikasyonları destekler yöndedir.<br />

AR-GE organizasyonumuz ile sürekli yenilenen<br />

ve sektör trendlerine göre adapte<br />

olabilen ürün gruplarımızın başında gelmektedir.<br />

Firmanızın kalite politikaları ve sahip<br />

olduğunuz sertifikalar hakkında biraz<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Sertifikalarımız: ISO 9001-2008 Kalite<br />

Yönetim Sistemi, ISO 14001-2004 Çevre<br />

Yönetim Sistemi, OHSAS 18001-2007<br />

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi,<br />

GOST – R Uygunluk Belgesi<br />

Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />

salımı gibi pekçok olumsuzluklara<br />

sebebiyet veren ürünler için sizce<br />

ne gibi tedbirler alınmalı? Şirket<br />

olarak bu tür konularda ne tür<br />

çalışmalarınız bulunuyor?<br />

Yeni ürün ve aplikasyonları planlarken,<br />

çevresel etkileri gözeterek bir çalışma yapıyoruz.<br />

Özellikle yeni ürünlerimiz ile ilgili<br />

çalışmalarımız çevre bilinci ekseninde gerçekleştirilmektedir.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı ?<br />

Arkema, Avrupa’da yalıtım ve inşaat alanında<br />

yüksek performanslı sızdırmazlık<br />

mastiklerinde lider olan Den Braven’in satın<br />

alımını geçtiğimiz yılın Aralık ayında tamamladı.<br />

Uzun vadeli hedeflere ulaşılmasında<br />

yeni bir kilometre taşını temsil eden<br />

bu satın alma ile Bostik, yalıtım ve inşaat<br />

pazarlarındaki ürün yelpazesini önemli ölçüde<br />

güçlendirdi. Den Braven ile sinerji<br />

çalışmaları da bu anlamda devam etmektedir.<br />

Teknolojisini, yenilik, gelişen bölgeler<br />

ve operasyonel mükemmellik odaklı<br />

olarak geliştiren Bostik, gelişmiş kaynaklara<br />

sahip daha güçlü bir özel kimyasallar<br />

grubu oluşturmayı da hedeflemektedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 89


“Üretim hacmini genişletmek ve müşteri<br />

portföyünü artırmak istiyoruz”<br />

“Ürettiğimiz ürünler dünya standartlarına uygun olarak özellikle su bazlı reçineler ve<br />

teknolojisiyle üretilmektedir.”<br />

Dosya<br />

Çağlayan Gün / Cores Kimya Firma Sahibi<br />

Ürün bazında birden fazla ilke imza atan<br />

Cores Kimya, 2000 yılından bu yana Kimya<br />

ve Boya sektöründe üretim uygulama<br />

ve satış konularında hizmet vermekte.<br />

Müşterilerine günümüz şartlarına uygun,<br />

kaliteli ve yeterli hizmeti verebilmek için,<br />

bünyesinde bulunan makine paktını yenilemiş,<br />

sektöründe ilk defa kullanılan<br />

teknolojik makinelerle üretim kalitesini ve<br />

kapasitesini artırmış. Sektörün istek ve ihtiyaçlarının<br />

farkında olan şirket, yenilikleri<br />

takip ederek daha uzun yıllar müşterilerine<br />

en iyi hizmeti sunma gayretinde çalışmalarını<br />

sürdürmekte. Cores Kimya firma<br />

sahibi Çağlayan Gün ile sektöre ve şirket<br />

faaliyetlerine dair konuştuk.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Cores Kimya olarak yurtiçi ve yurtdışı pazarda,<br />

Kendin Yap (Do It Yourself - DIY)<br />

ürünlerin üretimini gerçekleştirmekteyiz.<br />

Üretim süreçleriniz ve ürün gruplarınız<br />

hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />

Kendin yap (DIY) sektörü ürünlerimiz Derz<br />

Dolgu Macunu, Hazır Tamir Macunu, Montaj<br />

<strong>Yapı</strong>ştırıcı, Su İtici, Ahşap Dolgusu, Duvar<br />

Macunu ve firmaların isteğine yönelik<br />

özel (private label )üretimlerdir.<br />

Ürünlerinizin rekabet edebilir<br />

olması ve uzun vadede varlığını<br />

sürdürebilmesi için ne gibi konulara<br />

önem veriyorsunuz?<br />

Profesyonel kalitede ki ürünlerin uygun<br />

kullanım şekline getirilerek ev kullanımına<br />

kadar basite indirgenmesi esas alınarak<br />

üretilen ürünlerimiz pazardaki yerini almaktadır.<br />

Buradaki amaç profesyoneller<br />

tarafından kullanılan ürünlerin yarı-profesyonel<br />

ve amatör tabir edilen kesime de<br />

hitap edebilmesidir. Bunun için uygulama<br />

kolaylığı açısından ürün içeriği ve ambalaj<br />

şekli, en basit uygulayıcıya yönelik tasarlanmaktadır.<br />

Firmamızın ürettiği ürünler<br />

dünya standartlarına uygun olarak özellikle<br />

su bazlı reçineler ve teknolojisiyle<br />

üretilmektedir. Bu sayede özellikle ev kullanımında,<br />

kapalı ortamlarda koku ve benzeri<br />

rahatsızlığın en az seviyede tutulması<br />

amaçlanmaktadır. Kullanım sonrası ellerin<br />

ve/veya ekipmanların da kolayca su ile<br />

temizlenebilmesi önemlidir.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasallarındaki yenilikleri<br />

nasıl takip ediyorsunuz?<br />

Fuarlar ve özellikle Amerika ve Avrupa pazarlarını<br />

ve üreticilerini takip ediyoruz.<br />

Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />

salımı gibi pekçok olumsuzluklara<br />

sebebiyet veren ürünler için sizce<br />

ne gibi tedbirler alınmalı? Şirket<br />

olarak bu tür konularda ne tür<br />

çalışmalarınız bulunuyor?<br />

Karbon salınımlarının azaltılması için dört<br />

temel alanda ciddi girişmlere gerek var:<br />

1- Enerji verimliliğinin artırılması,<br />

2-Toprak kullanımının veriminin artırılması<br />

ve ormanların azalmasının önüne geçilmesi,<br />

3- Karbon salınımlarını azaltacak enerji<br />

üretim teknolojilerine öncelik verilmesi,<br />

4-Ulaşımda karbon salınımı yaratmayan<br />

enerji kullanımına geçilmesi.<br />

Şirket olarak karbon salınımını azaltacak<br />

enerji teknolojilerine öncelik<br />

vermeye çalışıyoruz<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Yeni proje yatırımlarımız olacak, bunun<br />

için patent başvurumuzun onaylanma sürecini<br />

beklemekteyiz.<br />

Ülkemize ciddi yarar sağlayacağını düşündüğümüz<br />

bir ürünümüz bulunmaktadır.<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Filli Boya Alpinalife<br />

ile iç cephe hava kalitenizi artırın<br />

Filli Boya, VOC ve biyosit içermeyen iç cephe boyası AlpinaLife ile sağlıklı ve kaliteli<br />

ürün konseptinde yeni bir çığır açıyor.<br />

Filli Boya bugüne kadar geliştirdiği nitelikli<br />

ürün çizgisini yeni “AlpinaLife” ürünüyle bir<br />

üst seviyeye taşıyor. Filli Boya, deneyimi ve<br />

teknolojik altyapısı sayesinde geliştirdiği<br />

VOC ve biyosit içermeyen iç cephe boyası<br />

AlpinaLife ile sağlıklı ve kaliteli ürün konseptinde<br />

yeni bir çığır açıyor.<br />

AlpinaLife ile İç Cephe Hava Kalitenizi<br />

Sağlıklı Kılın…<br />

Günlük yaşantımızın büyük bir bölümünü<br />

geçirdiğimiz mekânlarda hava kalitesinin iyi<br />

olması önemli bir sağlık konusu niteliği taşıyor.<br />

Evlerin yanı sıra okul, hastane, sinema,<br />

büro, kafeler, restoran gibi birçok mekânda<br />

iç cephe hava kalitesinin artırılmasını sağlayan<br />

AlpinaLife, yenilikçi ve benzersiz bir<br />

teknoloji ile çevre ve insan sağlığı standartlarına<br />

uygun olarak üretilip, boyanmış duvarlardan<br />

gelebilecek zararlı bileşenleri sıfıra<br />

indirerek iç cephe hava kalitesinin artmasını<br />

sağlıyor. Filli Boya, AlpinaLife ürünü ile tüm<br />

mekânlar için özel silikat içeriği sayesinde<br />

sağlıklı ve doğal bir çözüm öneriyor.<br />

Aynı zamanda Filli Boya, AlpinaLife iç cephe<br />

boyasıyla Renxmatik sisteminde dilediğiniz<br />

rengi çok kısa bir sürede elde etmenizi, istenilen<br />

miktarda boyanın özel olarak üretilmesini<br />

sağlıyor, sizin ve sevdiklerinizin yaşam<br />

alanlarına değer katıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 93


Dosya<br />

Fixa’dan 2 yeni ürün<br />

Konforlu ve yaşam kalitesi yüksek binalar için 2001 yılından bu yana ileri teknoloji ürünü<br />

yapı kimyasalları üreten Fixa <strong>Yapı</strong> Kimyasalları, alçı esaslı kendinden yayılma özelliğine<br />

sahip tesviye şapı ve hazır zemin harcı ürünlerini pazara sürdü.<br />

Fixa <strong>Yapı</strong> Kimyasalları, alçı esaslı kendinden<br />

yayılma özelliğine sahip tesviye şapı<br />

ve hazır zemin harcı ürünleri ile pazara<br />

yeni bir soluk getirdi. Uygulandıktan 2<br />

saat sonra tamamen kuruyan ve üzerinde<br />

yürünebilir hale gelen Maxifloor ve Topfloor,<br />

iç mekan kullanımı için tasarlandı. Çimentoya<br />

göre daha hafif yoğunlukta olduklarından,<br />

kullanıldıkları yapıya ilave yükleri<br />

de daha az olmaktadır.<br />

MAXIFLOOR ® Hazır Zemin Harcı<br />

Alçı esaslı hazır zemin harcı Maxifloor, döşeme<br />

betonu üzerine kullanılır, hızlı kurur<br />

ve kalın uygulama imkanı sunar. Hızlı su<br />

buharlaşması ile çatlama sorunlarını bertaraf<br />

eden ürün, aynı zamanda makineli<br />

kullanım için de uygundur. Maxifloor, kendinden<br />

yayılarak teraziye gelir, alt zeminin<br />

pürüzlerini ortadan kaldırır. Ayrıca, çimento<br />

esaslı şaplara göre çok daha az karbon<br />

salınımı yapar, uygulama sonrası sulama<br />

gerektirmez.<br />

TOPFLOOR ® Kendinden Yayılan<br />

Tesviye Şapı<br />

Alçı esaslı, yüzeydeki bozuklukları ve istenmeyen<br />

pürüzleri ortadan kaldıran, kendinden<br />

yayılan (self-levelling) ve 2 - 10 mm<br />

kalınlığında uygulanabilen bu ürün, son<br />

kata uygulanarak, yüzeyin mukavemetini<br />

arttırır. Tesviye yapma işini de oldukça<br />

ekonomik hale getiren Topfloor, yüzey düzeltmelerinde,<br />

ekonomik yollu bir alternatif<br />

olarak dikkat çekmekte.<br />

Ar-Ge Çalışmaları Hız Kazanacak<br />

Geçtiğimiz yıllarda Ar-Ge yatırımlarıyla dikkat<br />

çeken Fixa, pazara sunduğu katma değeri<br />

yüksek ürünler sayesinde pazar payını genişletiyor.<br />

Firma, önümüzdeki dönemlerde<br />

hız kazanacak olan Ar-Ge çalışmalarıyla fark<br />

yaratan ürünler geliştirmeye devam edecek.<br />

94<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


‘Evinpark Ada & Tepe’ ve ‘Evinpark<br />

Kadıköy avantajlarıyla ön plana çıkıyor<br />

Sefa İnşaat & Koyuncu İnşaat ortaklığıyla İstanbul Anadolu Yakası Maltepe’de hayata<br />

geçirilen ‘Evinpark Ada & Tepe’ ve Kadıköy Fikirtepe’de yükselen ‘Evinpark Kadıköy’<br />

projesinde lansman öncesinde 0,88 faiz ve 120 ay vade avantajlarıyla ön satışlara başlandı.<br />

Sefa İnşaat & Koyuncu İnşaat ortaklığıyla<br />

Maltepe’de hayata geçirilen ‘Evinpark Ada<br />

& Tepe’ ve Kadıköy Fikirtepe bölgesinde<br />

inşa edilen ‘Evinpark Kadıköy’ projelerinden<br />

konut sahibi olmak isteyenlere lansman<br />

öncesinde 0,88 faiz ve 120 ay vade<br />

avantajları sunuluyor.<br />

Yatırımlarına hız kesmeden devam ederken<br />

konut sahibi olmayı da kolaylaştırmayı<br />

hedeflediklerini söyleyen Sefa İnşaat<br />

Yönetim Kurulu Üyesi Sefa Öztürk, her iki<br />

projede de ön satışlara başladıklarını açıkladı.<br />

Öztürk “Yatırımlarımıza hız kesmeden<br />

devam ediyoruz, Bağdat Caddesi’nde bugüne<br />

kadar 100 bina ve 2 bin 500 civarında<br />

konutu yeniledik. ‘Evinpark Ada &<br />

Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’ projelerimizin<br />

kısa bir süre sonra lansmanlarını gerçekleştireceğiz.<br />

Lansman öncesinde projelerimizden konut<br />

sahibi olmak isteyenlere çok özel ödeme<br />

ve fiyat avantajları sağlıyoruz. Maltepe<br />

Devlet Hastanesi’nin yanı başında metro,<br />

E-5 ve sahil yoluna yakınlığıyla dikkat çeken<br />

mahalle konseptiyle hayata geçirdiğimiz<br />

‘Evinpark Ada & Tepe’ projemizin kaba<br />

inşaatı tamamlandı.<br />

Projemizdeki örnek daireleri de en kısa<br />

zamanda tamamlayarak gelen misafirlerimizin<br />

beğenisine sunacağız. Rezidans<br />

hayatına merhaba demek isteyenlere ise<br />

Kadıköy’de yükselen tarihi yarımadanın<br />

eşsiz manzarasına hakim ‘Evinpark Kadıköy’<br />

projemizde ayrıcalıklı yaşam alanları<br />

oluşturuyoruz. Projelerimizden 0,88 faiz<br />

ve 120 ay vade imkanlarıyla konut sahibi<br />

olmayı kolaylaştırıyoruz” diye konuştu.<br />

Şehrin merkezinde mahalle<br />

konseptli proje…<br />

Toplam 432 konut ve 37 ticari üniteden<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

meydana gelen ‘Evinpark Ada & Tepe’de<br />

alan büyüklükleri 85 metrekare ile 260<br />

metrekare arasında değişen 2+1’den 4+1<br />

dublekse kadar daire seçenekleri bulunuyor.<br />

Şehrin merkezinde mahalle kültürünü özleyenler<br />

için sıcak ve samimi komşuluk<br />

ilişkilerinin yaşatılacağı 10’ar katlı 10<br />

blok şeklinde mahalle konseptiyle inşa<br />

edilen ‘Evinpark Ada & Tepe’de teslimlerin<br />

Haziran 2018’de gerçekleştirilmesi<br />

planlanıyor.<br />

Dairelerin metrekare fiyatlarının 7 bin liradan<br />

başladığı projeden konut sahibi olmak<br />

isteyenlere ‘Evinpark Ada & Tepe’de<br />

uygun fiyat ve 0,88 faiz ve 120 ay vade<br />

fırsatı sunuluyor.<br />

18 bin metrekare arazi üzerine kurulu<br />

‘Evinpark Ada & Tepe’ 8 bin metrekare yeşil<br />

alana sahip. ‘Evinpark Ada & Tepe’nin<br />

sosyal donatıları arasında çocuk parkı,<br />

yürüyüş parkuru, fitness center, açılır-kapanır<br />

havuz, sauna, Türk hamamı, buhar<br />

odası, kafeler ve amfitiyatro bulunuyor.<br />

Ayrıca projede her daireye ait özel otopark<br />

da mevcut.<br />

Ev ve işyerim aynı yerde olsun<br />

diyenler için…<br />

Kadıköy’de yükselen tarihi yarımadanın<br />

eşsiz manzarasına sahip ‘Evinpark Kadıköy’<br />

projesinde ise toplam 467 konut 84<br />

adet ticari birim ve alışveriş merkezi yer<br />

alıyor. ‘Evinpark Kadıköy’de 1+1, 2+1,<br />

3+1 ve 4+1 daire seçenekleri yer alıyor.<br />

Evim ve iş yerim aynı yerde olsun isteyenlere<br />

ticari alanlarda zengin seçenekler sunuluyor.<br />

Projeden 0,88 faiz ve 120 ay vade<br />

Sefa İnsaat Yönetim Kurulu Üyesi Sefa Öztürk<br />

ile konut sahibi olmak mümkün, dairelerin<br />

metrekare fiyatları ise 8 bin liradan başlıyor.<br />

Teslimlerin 2019 yılında gerçekleştirilmesi<br />

planlanan ‘Evinpark Kadıköy’ün<br />

sosyal donatıları arasında ise açık yüzme<br />

havuzu, fitness salonu, sauna, hamam ve<br />

buhar odası, kapalı otopark, 24 saat kameralı<br />

güvenlik sistemi bulunuyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 97


Proje<br />

edilen ve 3’er katlı 16 bloktan oluşan<br />

Tepe Aura’da alanları; 106 metrekare ile<br />

199 metrekare arasında değişiklik gösteren<br />

1+1 dubleks, 2+1, 2+1 dubleks, 3+1<br />

ve 3+1 dubleks tipinde daireler bulunuyor.<br />

Doğa ile iç içe bir yaşam…<br />

Tepe Aura hakkında bilgi veren Tepe İnşaat<br />

Genel Müdürü Atila Kemal Oğuz, “Proje<br />

arsasının tam ortasında 160 yıllık dev bir<br />

meşe ağacı bulunuyordu. Tüm projeyi bu<br />

ağaca göre onun etrafında onun enerjisinden<br />

ve dinginliğinden faydalanmak üzere<br />

konumlandırdık. 3’er katlı binalarımızın<br />

her biri meşe ağacını geçmeyecek şekilde<br />

tasarlandı. Evler birinin önünü ve manzarasını<br />

kesmiyor ve tüm evler meydandaki<br />

Tepe İnşaat’ın yeni projesi<br />

‘Tepe Aura’<br />

Tepe Aura’da, 160 yıllık meşe ağacının gölgesinde,<br />

hikayesiyle tüm masalları geride bırakacak yepyeni bir hayat<br />

başlıyor. Lansman öncesi satışların başladığı projede fiyatlar<br />

663 bin TL ile 1 milyon 962 bin TL arasında değişiyor.<br />

İnşaat ve gayrimenkul sektörünün önde<br />

gelen şirketlerinden Tepe İnşaat, Çekmeköy-Ömerli’de<br />

yeni bir projeye imza atıyor.<br />

Ömerli Sırapınar’da, 3. köprü bağlantısının<br />

hemen yanında, her penceresinden<br />

yeşilin göründüğü proje villa konforu ve<br />

ferahlığını daireye taşıyor.<br />

160 yıllık dev meşe ağacının çevresinde<br />

konumlanan Tepe Aura şehrin kalabalığının,<br />

gürültüsünün, stresinin uğramadığı<br />

ancak şehre ulaşımının da bir o kadar yakın<br />

bir konumda yer alıyor. Toplamda 98<br />

konutun yer aldığı Tepe Aura’da fiyatlar<br />

663 bin TL ile 1 milyon 961 bin TL arasında<br />

değişiyor.<br />

16 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa<br />

Atila Kemal Oğuz / Tepe İnşaat Genel Müdürü<br />

meşe ağacına bakıyor. En ince ayrıntısına<br />

kadar doğayla iç içe bir yaşam için tasarladığımız<br />

Tepe Aura şehrin kalabalığının,<br />

gürültüsünün, stresinin uğramadığı ancak<br />

şehre ulaşımın da bir o kadar yakın bir konumda<br />

bulunuyor.” dedi.<br />

Tepe Aura’da 3 farklı dekorasyon<br />

seçeneği<br />

Parkeden seramiğe, mutfak mobilyasından<br />

banyo duvar kaplamasına kadar<br />

özenle hazırlanmış 3 farklı dekorasyon<br />

paketinin bulunduğu Tepe Aura’da yüzme<br />

havuzu ve sosyal tesis alanları yer alıyor.<br />

Otoparkların çok büyük bir bölümünün<br />

yer altında olacağı projede araç trafiğini<br />

en aza indirecek şekilde tasarlandı. Her<br />

aşamasında dünya standartlarında çevre<br />

duyarlılığının ele alındığı Leed Gold adayı<br />

olan Tepe Aura’da ayrıca farklı alanlarda<br />

çocuklar için oyun üniteleri de olacak.<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Soldan Sağa: İlyas Munirov (Başkortostan Cumhuriyeti Başkan Yardımcısı) Andrey Kiselev (Bashkir Concession Company Genel Müdürü) Nihat Özdemir<br />

(Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı) Serdar Bacaksız (Limak Holding Yönetim Kurulu Üyesi)<br />

Limak, Rusya’da otoyol projesine ortak oldu<br />

Limak, Rusya’nın Ufa şehrinde inşaat değeri toplam 34 milyar ruble (yaklaşık 570 milyon<br />

dolar) olan otoyol projesine ortak oldu.<br />

Bu proje için kurulan Bashkir Concession<br />

Company (BCC) şirketine Rus şirketi VTB<br />

Capital ile birlikte ortak olan Limak, aynı<br />

zamanda işin müteahhitliğini de üstlenecek.<br />

Otoyol inşaatının 4 yıl sürmesi hedeflenirken<br />

işletme süresi ise 25 yıl olacak.<br />

12.5 kilometrelik otoyol projesi, 2 gidiş,<br />

2 geliş olmak üzere toplam 4 şeritten oluşacak.<br />

Projenin içinde 1,250 metrelik bir<br />

tünel ve toplam uzunluğu 2,600 metreyi<br />

bulan köprüler ve viyadükler bulunuyor.<br />

Kapasitesi 22,700 araç/gün olacak olan<br />

yol, Ufa şehrini doğu yönünden otobana<br />

bağlayacak. Limak, yolun yapımını Rusya’da<br />

halihazırda Rostov Havalimanı’nda<br />

ortak olduğu Maraşstroy firması ile birlikte<br />

gerçekleştirecek.<br />

’İki ülke ilişkilerini daha da güçlendirecek’<br />

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Limak<br />

Holding Yönetim Kurulu Üyesi Serdar<br />

Bacaksız, “Bu projeyi 4 yılda tamamlayacağız.<br />

Proje, mühendislik açısından oldukça<br />

ilgi çekici bir proje.<br />

Otoyol güzergahında hem uzun bir tünel<br />

hem de 2,600 metre uzunluğunda köprü<br />

ve viyadükler bulunuyor. Aynı zamanda<br />

Rusya ile ilişkilerin düzelmesinden sonra<br />

Türk müteahhitlik şirketleri tarafından<br />

yapılacak olan en büyük iş olma özeliği<br />

taşıyor. Bu projenin hem yatırımının hem<br />

de işletmesinin şirketimize verilmesinin<br />

iki ülke ilişkilerini daha güçlendireceğine<br />

inanıyoruz.<br />

Limak olarak gittiğimiz coğrafyalarda<br />

kalıcı olmayı hedefleyen bir firmayız. Bu<br />

yatırım, kamu-özel yatırım projesi olması<br />

açısından da Rusya’da uzun vadede kalıcı<br />

olduğumuzun bir göstergesidir”.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 99


Proje<br />

Bumerang<br />

Kartal ile<br />

kârınız size<br />

aynı hızla geri<br />

dönsün<br />

Kentsel dönüşüm ile birlikte Anadolu Yakası günden güne değer kazanmaya devam<br />

ediyor. Metro uzantısının da etkisiyle Kadıköy’den sonra kentsel dönüşümün en önemli<br />

merkezlerinden biri olan Kartal da iş ve lüks yaşam merkezlerinin yükselen yıldızı<br />

olmaya başladı.<br />

Özkartallar A.Ş. tarafından hayata geçirilen<br />

Bumerang Kartal Seyir Terası, Cafeler,<br />

Toplantı Salonları, Yüzme Havuzları, Tenis<br />

Kortu, Fitness Center, Sauna, Buhar<br />

Odası-Masaj Odası, Türk Hamamı, Loby<br />

ve Danışma, Çamaşırhane, Mescitler,<br />

Yönetim Odaları, Sığınak, Açık ve Kapalı<br />

Otopark, profesyonel yönetim ile birlikte<br />

ofis ve konut anlayışında bir yaşam alanı<br />

da sunuyor.<br />

E-5 üzerinde, Kartal Anadolu Adliyesinin<br />

tam karşısında konumlanan ve Kartal Adliye<br />

metro durağına 1 dakika yürüme mesafesinde<br />

yer alan Bumerang Kartal 40 katlı<br />

olup, 9.650 metrekare arsa üzerinde konumlandırılmış<br />

60 bin metrekarelik kapalı<br />

inşaat alanına sahip 190 adet bağımsız<br />

bölüm ve 14 adet mağazadan oluşuyor.<br />

6. katından itibaren Anadolu Yakası’nın<br />

cıvıl cıvıl adalar manzarasına hakim ofis<br />

ve daireler 64 m2’den 374m2’ye kadar<br />

büyüyebiliyor.<br />

İstanbul’da yatırım yapmanın en avantajlı<br />

seçeneklerinden biri olan ve bitiş tarihi<br />

Aralık 2019 olarak belirlenen Bumerang<br />

Kartal Projesi’nde ofis ve konut alanlarının<br />

metrekare fiyatı 6.000 TL ile 12.500<br />

TL arasında değişiyor.<br />

En son teknoloji ve akıllı bina sistemiyle<br />

donatılan projede ofis katları; mutfak ve<br />

ıslak zeminler tamamlanmış, zeminler ve<br />

tavanlar yapılmış, daire içi alanlarının bölümleri<br />

ise müşteri tercihine bırakılarak<br />

Shell & Core halinde iç dekorasyona hazır<br />

biçimde; konutlar ise anahtar teslim olarak<br />

hazırlanıyor.<br />

100<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

<strong>Yapı</strong>en İnşaat tarafından<br />

İstanbul Bostancı’da<br />

hayata geçirilen<br />

Bostancı Deluxe’de,<br />

ön talep toplama sürecinin<br />

büyük ilgi görmesi<br />

üzerine şimdi de<br />

ön satışlara başlandı.<br />

61 konuttan meydana<br />

gelen Bostancı<br />

Deluxe’de 11’inci ve<br />

üzeri tüm daireler,<br />

adaları gören deniz<br />

manzarasına sahip<br />

<strong>Yapı</strong>en İnşaat’ın yeni projesi<br />

Bostancı Deluxe<br />

Türkiye’nin birçok şehrinde gerçekleştirdiği<br />

inşaat projeleriyle dikkat çeken <strong>Yapı</strong>en<br />

İnşaat, sektördeki 25 yıllık tecrübesini<br />

gayrimenkul sektörüne taşıyor. İstanbul<br />

Bostancı’da inşa edilecek olan Bostancı<br />

Deluxe projesi için ön satışlara başlayan<br />

<strong>Yapı</strong>en İnşaat, projenin inşaat çalışmaları<br />

için gün sayıyor.<br />

İstanbul’daki ilk konut projesi olan Bostancı<br />

Deluxe için geçtiğimiz günlerde ön<br />

talep toplamaya başlayan <strong>Yapı</strong>en İnşaat,<br />

projenin büyük ilgi görmesi üzerine ön satışlara<br />

başlama kararı aldı.<br />

Lansmana özel avantajlı fiyatlarla satışa<br />

sunulan Bostancı Deluxe’de 115 metrekare<br />

üzerine konumlandırılan 3+1 daireler<br />

850 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa<br />

sunuluyor. Bostancı İskelesi’ne beş dakika<br />

mesafede bulunan Bostancı Deluxe,<br />

modern mimarisi ve dizaynı ile bölgenin<br />

gözbebeği olmaya hazırlanıyor.<br />

Bostancı Deluxe’ün eşsiz proje özelliğiyle<br />

bölgeye yeni bir kimlik kazandırdığını söyleyen<br />

<strong>Yapı</strong>en İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Mehmet Celal Koçer, projenin yüksek<br />

yatırım değeriyle dikkat çektiğini söyledi.<br />

Bostancı Deluxe’ün, İstanbul’un gözde<br />

semtlerinden biri olan Bostancı’nın büyük<br />

konsept projelerinden biri olduğunu anlatan<br />

Koçer, projenin sosyal donatılarıyla<br />

fark yaratacağını belirtti.<br />

Bugüne kadar binin üzerinde konut ürettiklerini<br />

kaydeden Koçer, Türkiye’nin birçok<br />

şehrinde edindikleri deneyimlerini Bostancı<br />

Deluxe ile İstanbul’a taşıdıklarını belirtti.<br />

İnşaat sektöründeki 25 yıllık tecrübesini<br />

Bostancı Deluxe ile taçlandırdıklarını<br />

ifade eden Koçer, “Bölgenin en prestijli ve<br />

avantajlı projesini inşa etmek için buradayız”<br />

dedi.<br />

Şehrin merkezinde<br />

İstanbul Bostancı’da hayata geçirilen<br />

Bostancı Deluxe, merkezi noktalara yakınlığıyla<br />

öne çıkıyor. Ulaşım aksları üzerinde<br />

yer alan Bostancı Deluxe, Bostancı<br />

İskelesi’ne beş dakika mesafede bulunuyor.<br />

Metro istasyonuna ve minibüs yoluna<br />

iki dakika E-5 kara yoluna ise üç dakika<br />

mesafe bulunan Bostancı Deluxe, Bağdat<br />

Caddesi’ne çok yakın mesafede yer alıyor.<br />

102<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


“Son derece dinamik<br />

olan dünya cam endüstri<br />

genelinde, sürekli olarak<br />

geliştirilen yeni çözümlere<br />

ve inovasyonlara başarıyla<br />

öncülük eden bir marka<br />

olarak, doğru kaynakları<br />

bir araya getirip daha<br />

fazlasını gerçekleştirmeyi<br />

planlıyoruz.”<br />

“Müşterilerimizin<br />

ihtiyaçlarını esas alan<br />

ürünler geliştiriyoruz”<br />

Finansbank Kristal Kule<br />

Guardian SunGuard® SuperNeutral 51/28<br />

Günümüzde 5 kıta, 25’den fazla ülkede<br />

yer alan Guardian Industries bünyesinde<br />

Türkiye’de 15 yıldır faaliyet gösteren Guardian<br />

Glass Türkiye, bulunduğu çevreye<br />

değer katan ve kentin silüetini biçimlendiren<br />

pek çok ikonik binada yer alan ürünleri<br />

ile farklı yapı tiplerine ve ihtiyaçlara cevap<br />

vermekte. Şirket, hem görsel, hem teknik<br />

hem de ekonomik anlamda müşterilerine<br />

pek çok çeşitliligi birarada sunuyor. Guardian<br />

Glass Türkiye ve Azerbaycan Genel<br />

Müdürü Mustafa Akça ile sektördeki faaliyetlerini,<br />

ürünlerini ve geleceğe dair planlarını<br />

konuştuk.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesiyle<br />

beraber faaliyetleriniz ve üretim<br />

süreçlerinizden bir iki cümleyle<br />

bahseder misiniz?<br />

1932 yılında otomotiv endüstrisi için ön<br />

cam üreten bir firma olarak yola çıkan<br />

Guardian Glass, geçen yıllar içinde ticari<br />

uygulamalar ile konut ve ulaştırma uygulamaları<br />

için düz cam ve fabrikasyon<br />

cam ürünlerde, otomotiv çerçevelerinde<br />

ve yapı ürünlerinin dağıtımında lider bir<br />

küresel üretim şirketi haline geldi. Araştırma<br />

ve geliştirme merkezleri sayesinde<br />

inovasyon konusunda en önde yer alan<br />

Guardian, Kuzey Amerika, Avrupa, Güney<br />

Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Asya’da bulunan<br />

tesisleriyle faaliyet gösteriyor. <strong>2017</strong><br />

yılında tümüyle Koch Industries bünyesine<br />

katılarak kazandığımız güç ile müşterilerimizin<br />

ihtiyaçlarını çok daha iyi seviyede<br />

karşılamayı hedefliyoruz.<br />

Günümüzde, 5 kıtada, 25’ten fazla ülkede<br />

yer alan Guardian Industries bünyesinde<br />

Guardian Türkiye ekibi olarak 15 yıldır<br />

Türkiye pazarında hizmet veriyoruz. Türkiye’de<br />

inşa edilen, bulunduğu çevreye değer<br />

katan ve kentin silüetini biçimlendiren<br />

pek çok ikonik binada yer alan ürünlerimiz<br />

ile farklı yapı tiplerine ve ihtiyaçlara cevap<br />

verir nitelikte, hem görsel hem teknik hem<br />

de ekonomik anlamda zengin bir çeşitlilik<br />

sunuyoruz. Mimarlar ile cephe danışmanlarına<br />

seçim özgürlüğü vererek, yaptıkları<br />

tasarımlarda hayal güçlerini geniş tutmalarına<br />

yardımcı oluyoruz.<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Ürün gruplarınızdan ve yeni nesil<br />

malzemelerinizden örnekler verebilir<br />

misiniz?<br />

Farklı ihtiyaçlar için özel olarak geliştirilen<br />

ürün gruplarımız bulunuyor. En gelişmiş<br />

güneş kontrolünü sağlayan SunGuard®<br />

eXtraSelective grubuna ait ürünlerde üç<br />

tabaka gümüş kaplama kullanılarak ısı<br />

yansıması ve ışık geçirgenliğinin istisnai<br />

kombinasyonları elde edilebiliyor. Yeni nesil<br />

SunGuard ® SNX 60 ve SunGuard ® SNX<br />

50 de eXtraSelective grubuna yeni katılan<br />

üyeler. Her açıdan çekici, nötr, şeffaf ve<br />

etkileyici bir görünüme sahip olan Sun-<br />

Guard ® SNX 60, güneş ısısının sadece %<br />

29’unu, güneş ışığının % 60’ını alarak piyasadaki<br />

en yüksek seçiciliğe sahip ürünlerden<br />

biri olma özelliğinde. Bakış açısından<br />

bağımsız olarak dış ve iç yansımada<br />

gelişmiş estetik ve renk tutarlığı sağlamak<br />

üzere geliştirilen SunGuard ® SNX 50 de<br />

hem tavlanmış hem de ısıl işlem yapılabilir<br />

seçenekleri ile sunulacak.<br />

Başka bir ürün grubumuz da yüksek seçicilikte<br />

güneş kontrolü sağlayan doğal<br />

görünümlü cam serisi SunGuard® Super-<br />

Neutral. Bünyesindeki düşük yansımaya<br />

sahip doğal görünümlü cam çeşitlerinde<br />

yüksek ışık geçirgenliğiyle birlikte çok yüksek<br />

ısı kontrolü sağlamak için 2 tabaka<br />

gümüş kaplama kullanımı mevcut. Dört<br />

mevsim güneş kontrolü ve ısı yalıtımı isteyenler<br />

için ideal olan ürün grubumuz<br />

SunGuard ® High Performance grubu içerisinde<br />

yer alan camlar ise, güneş ışığından<br />

kaynaklanan ısıyı daha iyi yansıtabilmek<br />

için kullanılan gümüş kaplama ile soğuk<br />

aylarda da ısı yalıtımı sağlar.<br />

Ar-ge çalışmalarınızdan bahsedebilir<br />

misiniz? Çalışmalara ayırdığınız<br />

bütçe ve imkanlar nelerdir?<br />

Global ölçekte araştırma ve geliştirme<br />

merkezleri sayesinde inovasyon konusunda<br />

dünyadaki öncü firmalardan biri olarak,<br />

yüzlerce yeni patent, çok sayıda yeni ürün<br />

ve dünya genelinde birçok yeni tesisle<br />

Guardian Glass gelecek on yılın getireceği<br />

zorluklarla mücadeleye hazır durumda.<br />

Son derece dinamik olan dünya cam endüstri<br />

genelinde, sürekli olarak geliştirilen<br />

yeni çözümlere ve inovasyonlara başarıyla<br />

öncülük eden bir marka olarak, doğru kaynakları<br />

bir araya getirerek daha fazlasını<br />

gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız<br />

sonucunda yakın zamanda ürün<br />

gruplarımızda yaptığımız iyileştirmeler ile<br />

şu anda müşteriye aynı performanslara<br />

sahip, daha düşük refleksiyonlu camlar<br />

sunuyoruz.<br />

Sürdürülebilir kaynak ve enerji yönetimini<br />

kilit noktası olarak ele alıyor, camın diğer<br />

malzemelerin yerini almasını sağlayacak<br />

yeni uygulamalar geliştirmeye devam ediyoruz.<br />

Özetle, müşterilerimizin ihtiyaçlarını<br />

esas alan ürünler geliştiriyoruz. Müşterilerimizi<br />

nelerin yönlendirdiğini iyi anlıyor ve<br />

dünyanın önde gelen cam uygulamalarını<br />

yaratmak için yakın ortaklıklar kurarak çalışıyoruz.<br />

Üretim ve uygulama süreçleri<br />

sonrasında ortaya çıkan çevre<br />

kirliliği, atık vs.. gibi problemlere<br />

karşı ne gibi tedbirler alıyorsunuz?<br />

Doğal kaynakların verimli kullanılmasını ve<br />

korunmasını sağlamak, Guardian’ın felsefesinin<br />

ve iş uygulamalarının ayrılmaz bir<br />

parçasıdır. Çevreyi korumak için daha iyi<br />

yöntemlerin bulunması adına durmaksızın<br />

araştırmalar yapan Guardian Glass, çevre<br />

politikasını ilk kez 1993 yılı itibariyle uygulamaya<br />

almıştır. Ürünlerimizin tamamı<br />

%100’den fazla bir ısı yalıtımı ve enerji<br />

tasarrufu sağlıyor. Çift camlamada U değeri<br />

çoğu ürünümüzde 1.0W/m 2 K‘i yakalıyor.<br />

Yeni teknoloji VIG (Vacuum Insulated<br />

Glass) ile U değerini 0.3W/m 2 K’e kadar<br />

(iyi yalıtılmış bir duvarın 2 katı oranda) bir<br />

ısı yalıtımdan bahsediliyor.<br />

Sürdürülebilir enerji, yeşil bina ve enerji<br />

tasarrufu gibi konular artık çok önemli.<br />

Mustafa Akça<br />

Guardian Glass Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü<br />

Guardian SunGuard® sahip olduğu özellikleriyle<br />

LEED ve Breeam gibi sertifikaların<br />

alınmasına katkı sağlıyor. Birçok projenin<br />

Leed Sertifikası almasında puanlama noktasında<br />

katkımız oluyor. Allianz Tower, Via<br />

Green, Palladium Tower, Istanbloom ve<br />

Torun Tower, LEED Gold sertifikalı projelerimizden<br />

sadece birkaçıdır.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Bir depo operasyonunu faaliyete geçirdik<br />

ve yerel satışlara başladık. Bu sayede<br />

çok daha esnek ve hızlı hizmeti müşterilerimize<br />

sunabiliyor olacağız. Türkiye’deki<br />

ilk yıllarımızda sadece satışa aracılık ettiğimiz<br />

bir konumdayken, artık yerel olarak<br />

depolama ve faturalandırma çalışmaları<br />

yapıyoruz.<br />

Guardian SunGuard® SNX 60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 105


Mimari<br />

Y Kuşağı için şekillendirilen yalın tasarım:<br />

Aktif Group Yönetim Binası<br />

Odak noktasına kurumsal kimliği koyarak, teknolojiyle entegre, kullanıcı deneyimini üst<br />

düzeye taşıyan tasarımlara imza atan EDDA Mimarlık, Aktif Group’un Ümraniye’deki yeni<br />

yönetim binasını tasarladı.<br />

Elektrik ve elektromekanik sektörünün<br />

öncü firmalarından Aktif Group’un Ümraniye’deki<br />

1.400 m²’lik yeni yönetim binasının<br />

iç mekan tasarımını genç ve dinamik<br />

çalışma ekibinin talepleri doğrultusunda<br />

şekillendiren İç Mimar Eda Tahmaz liderliğindeki<br />

EDDA Mimarlık, firmanın kurumsal<br />

kimliğine bağlı kalarak yalın bir yaklaşımla<br />

dinamik, enerjisi yüksek ve ergonomik bir<br />

çalışma ortamı oluşturmuş.<br />

Y kuşağının beklentilerinden yola çıkan<br />

EDDA Mimarlık, sıradan olmayan ve canlı<br />

bir ofis yaratma arzusuyla süreç içerisinde<br />

çalışanlar ile fikir alışverişinde bulunmuş. İş<br />

hayatının stres ve yoğunluğundan uzaklaşmak<br />

üzere planlanmış tasarımda ofis alanları,<br />

sosyal alanlar ile bütünleştirilmiş. Yalın<br />

tasarım çizgisi korunarak renkler, sıcak malzemeler<br />

ve iç peyzaj ile desteklenen dinamik<br />

atmosfer ortak alanlara da alınarak, markanın<br />

iş karakterini yansıtan renk farklılıkları<br />

ile departmanlar arasında çeşitlilik oluşturulması<br />

hedeflenmiş. Yönetim kurulu toplantı<br />

odasının dairesel formda, departmanların<br />

ise farklı formlarda birbiri içerisine yerleşecek<br />

şekilde ele alınmasıyla yükselen enerji,<br />

ofis duvarları için tasarlanan panolarda ve<br />

bölücü camlarda kurgulanan birbiri içerisinde<br />

akan grafik çalışmalar ile desteklenmiş.<br />

Tavanlar ve mobilyalara da bu farklı formlar<br />

yansıtılarak mekanın kendi içerisindeki üç<br />

boyut etkisi daha da vurgulanmış.<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Boytorun<br />

Architects,<br />

WAF Awards<br />

finallerinde<br />

Boytorun Architects, Aurum<br />

Ofis Binası ile prestijli<br />

mimarlık ödülü World<br />

Architecture Festival (WAF)<br />

Awards’da, “Ofis Projeleri”<br />

kategorisinde finalist oldu.<br />

Boytorun Architects’in İstanbul Bağcılar’da<br />

tasarladığı “Aurum Ofis Binası”<br />

15-17 Kasım <strong>2017</strong> tarihleri arasında<br />

Berlin Arena’da gerçekleşecek olan<br />

World Architecture Festival (WAF)<br />

Awards’da finale kalma başarısını<br />

gösterdi. Dünyanın hemen her ülkesinden<br />

çok sayıda mimarın başvuru<br />

yaptığı ödüllerde finale kalan projeler<br />

“<strong>Yapı</strong>”, “Proje” ve “Peyzaj” ana kategorileri<br />

altındaki 30 alt kategoride<br />

birincilik için jüri karşısına çıkacak.<br />

Festivalin son günündeki büyük finalde<br />

ise kategori birincisi olarak<br />

seçilen projeler “Yılın <strong>Yapı</strong>sı”, “Yılın<br />

Projesi”, “Yılın Peyzaj Tasarımı” ve<br />

“Yılın Küçük Ölçekli <strong>Yapı</strong>sı” ödülleri<br />

için yarışacak.<br />

Boytorun Architects, bulunduğu çevreye<br />

değer katmayı öncelikli kriterler<br />

arasında ele aldığı “Aurum Ofis<br />

Binası”nın tasarımında yürüme yolu<br />

boyunca ticari bantlara yer vererek<br />

Bağcılar bölgesinin sosyal ve ekonomik<br />

yaşamını hareketlendirmeyi<br />

hedeflemiş. Yol kotundan üç metre<br />

aşağıda bulunan ağaçları sarmalayacak<br />

şekilde oluşturulan iç avlu,<br />

yeşilin sokak kotundan algılanmasını<br />

sağlayarak davetkar bir meydan tasarımı<br />

oluşturmuş. İç avlunun odak<br />

noktası olan ağaçlar -3 kotunda bulunan<br />

spor salonunun da merkezinde<br />

konumlandırılmış. Ağaçların sarmaladığı<br />

yeşil alanın etrafında yer verilen<br />

koşu parkuru, spor için doğal bir ortam<br />

sunmuş. Bölgenin ihtiyaçlarına<br />

yanıt vermek üzere tasarlanan yeşil<br />

alan içerisinde ise yoga merkezi, kütüphane,<br />

restoranlar ve kafeler tasarlanmış.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 107


Mimari<br />

Bakırküre Architects, British American Tobacco<br />

(BAT) Türkiye’nin Orjin Maslak’taki 4.260<br />

metrekarelik yeni ofisini, iş ve sosyal hayat<br />

dengesinin farklı ihtiyaçlarını bir araya getirerek<br />

çalışan beklentileri doğrultusunda tasarladı.<br />

Bakırküre Architects’ten hareket temelli<br />

ve çevre dostu bir tasarım<br />

British American Tobacco (BAT) Türkiye<br />

Genel Müdürlüğü, ofis tasarımlarında 25<br />

yılı aşkın tecrübeye sahip olan Y. Mimar<br />

Gürhan Bakırküre liderliğinde Arçelik, ING<br />

Bank, Şişecam, Deloitte, Roche gibi yerel<br />

ve uluslararası ölçekteki kurumsal firmalar<br />

için “çalışma kültürü çözümleri” üreten<br />

Bakırküre Architects tarafından modern,<br />

sıcak ve zamansız bir mimari anlayış ile<br />

kurgulandı. Ofis aynı zamanda ileri teknoloji<br />

donanımı ve kablosuz ortamı ile dikkat<br />

çekiyor.<br />

British American Tobacco Türkiye ekibi işbirliği<br />

ile öncelikle olarak bir atölye çalışması<br />

düzenleyen Bakırküre Architects, bu<br />

atölye çalışmasının sonucunda belirlenen<br />

çalışan ihtiyaçlarını baz almış, bir tasarım<br />

şeması oluşturmuş ve verilen tüm kararlara<br />

bu beklentileri işlemiş. Projede, hiyerarşi<br />

yerine sosyalliğin, durağan oturma<br />

düzeni yerine hareketin temellendirildiği,<br />

sosyal bir ofis hayatı sunulmuş. BAT Türkiye’nin<br />

yaş ortalaması oldukça genç ve<br />

enerjisi yüksek çalışanları için, daha esnek,<br />

daha iyi bir iş-hayat dengesi sunan<br />

ve “Hareket Temelli Çalışma Sistemi”ne<br />

dayalı bir çalışma ortamı kurguladıklarını<br />

aktaran Y.Mimar Gürhan Bakırküre, departmanların<br />

birbirleriyle olan ilişkilerini<br />

gözeterek bir sirkülasyon haritası oluşturduklarını<br />

dile getiriyor ve ekliyor: “Çalışma<br />

birimleri, sosyal mekanlar, toplantı alanları<br />

bu haritada homojen, herkesin kullanım<br />

ve ulaşımına kolay noktalarda hayat<br />

buldu. Sosyal alanlar ve çalışma alanları<br />

birbirinin işlevini destekler nitelikte yaratıldı.<br />

Projenin en hareketli noktaları ise her<br />

biri birbirinden farklı konsepte sahip kitchenetteler<br />

ile gün boyu kullanımına açık<br />

ve birçok farklı işlevi içinde barındıran geniş<br />

ve ferah fonksiyonel yemekhane alanı<br />

oldu.”<br />

Yeni Ofiste Enerji Tasarrufu<br />

Bakırküre Architects tarafından çevre<br />

dostu bir yaklaşımla ele alınan British<br />

American Tobacco (BAT) Türkiye Genel<br />

Müdürlüğü ofisinde, herhangi bir baz binaya<br />

kıyasla aydınlatmada %25, ısıtma, soğutma<br />

ve havalandırmada %40, su tüketiminde<br />

ise %35 tasarruf sağlanmış. Doğru<br />

senaryolandırılmış bir otomasyon sistemi<br />

ile kurgulanan ofiste bütün teknolojik alt<br />

yapı ise kablosuz olarak uygulanmış, bu<br />

da ofis içerisindeki mobiliteye ciddi bir<br />

katkı sağlamış. Günlük depolama ve teknoloji<br />

ihtiyaçlarının simülasyonu yapılarak<br />

yön verilen projede tüm depolama stratejisi<br />

yeniden oluşturulmuş. Kağıtsız ofis için<br />

yatırım ve ortak davranış prensipleri belirlenerek,<br />

günlük kullanılan dosya ve kâğıt<br />

kapasitesinde %65’lere varan bir düşüş<br />

elde edilmiş.<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

GMW MIMARLIK ‘BIM’ ile global<br />

ölçekte işlere imza atıyor<br />

Yurt içinde ve yurt dışında pek çok nitelikli mimari ve iç mimari projeye imza atan GMW<br />

MIMARLIK, Türkiye’de güncel projelerini BIM sistemi üzerinden yürüten nadir ofislerden biri.<br />

Ali Evrenay Özveren, Dicle Demircioğlu<br />

ve Pınar İlki Emekçi liderliğinde başta<br />

havalimanları, tren istasyonları, alışveriş<br />

merkezleri, konut projeleri ve kurumsal<br />

yapılar olmak üzere çok farklı<br />

fonksiyonlarda pek çok nitelikli mimari<br />

ve iç mimari proje üreten GMW MI-<br />

MARLIK, tüm projelerini herhangi bir<br />

2D çizim sistemi ile hibritlemeden, tamamen<br />

BIM üzerinden yürütüyor. Kuveyt<br />

Havalimanı Terminal 2 projesinde<br />

BIM sistemini kullanan GMW MIMAR-<br />

LIK, bundan önce de Haramain Metro<br />

İstasyonları projelerini BIM üzerinden<br />

yürütmüş.<br />

3 boyutlu parametrik ve nesne tabanlı<br />

modellerin kullanımı ile bir yapının<br />

yaşam döngüsü boyunca kullanılacak<br />

koordineli bilgi üretilip kullanılması sürecini<br />

kapsayan ve işveren, tasarımcı,<br />

yüklenici, alt yükleniciler arasındaki<br />

iletişimi artıran bir sistem olan BIM<br />

sistemi kullanımı, işlevsel ve avantajlı<br />

yönleriyle tüm dünyada hızla yaygınlaşıyor.<br />

Avantajları arasında; yapının<br />

inşası sürecinde üç boyutlu koordinasyonu<br />

sağlayarak öngörülemeyen<br />

hataları ve çakışmaları minimize etmek,<br />

metraj ve maliyet hesaplarında<br />

kontrol sağlamak, uygulama hatalarını<br />

azaltmak, inşaat saha planlaması<br />

yönetimini sağlamak ve çevresel<br />

etkileri kontrol ve optimize etmek yer<br />

alıyor. BIM sistemini standart bir 3D<br />

modelleme yönteminden ayıran en büyük<br />

özelliği ise modellemenin yanında<br />

binanın yaşam döngüsü içinde gerekecek<br />

parametrelerini saklaması ve<br />

yönetmesidir.<br />

Yurt dışındaki havalimanı projelerinin,<br />

proje portföyünde önemli bir yeri olan<br />

GMW MIMARLIK, uluslararası, büyük<br />

ve kompleks bir projede çalışmanın,<br />

beraberinde birçok zorluk da getirdiğinin<br />

altını çiziyor. Özellikle Kuveyt Havalimanı<br />

Terminal 2 projesi, daha önce<br />

bu ölçekte üretilen ender BIM projelerinden<br />

olması ve projenin kompleksliği<br />

nedeniyle büyük önem taşıyor. Bu<br />

konuda dünya genelinde geniş bir<br />

tecrübeye sahip uluslararası bir ofisle<br />

ortak olarak yürütülen bu proje, GMW<br />

MIMARLIK ekibine önemli ve sonrası<br />

için değerli tecrübeler kazandırmış.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 109


Sektörün<br />

AYDINLATMA<br />

ELEMANLARI<br />

Viko<br />

Bticino<br />

Legrand<br />

UYGULAMA<br />

EKİPMANLARI<br />

Askaynak<br />

ARMATÜR<br />

Grohe<br />

MERMER<br />

Tureks Stone


’ leri<br />

OTOMASYON<br />

SİSTEMLERİ<br />

Somfy<br />

ISITMA & SOĞUTMA<br />

SİSTEMLERİ<br />

E.C.A<br />

İNŞAAT MAKİNE<br />

EKİPMANLARI<br />

Karcher<br />

VİTRİFİYE<br />

Isvea<br />

MUTFAK<br />

Intema


Ürün<br />

Askaynak’tan yüksek dayanıklılığıyla Kobatek Abramax Aşınma Plakaları<br />

40 yılı aşkın tecrübesiyle Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak, koruyucu<br />

bakım teknolojileri alanındaki tecrübesiyle, sektörlerin ihtiyaçlarına<br />

en uygun çözümleri sunmaya devam ediyor. Askaynak, maden<br />

işletmeleri, çimento fabrikaları, çelik fabrikaları cam ve MDF üretim<br />

tesisleri ile termik santrallar gibi çok sayıda sektörün etkilendiği abrezif<br />

aşınmalar için en ideal çözümü Kobatek ® Abramax ® ile sunuyor.<br />

Kullanılacak alana ve kullanıcının beklentilerine göre farklılık gösteren,<br />

Kobatek ® Abramax ® Aşınma Plakaları ürün grubu abrazif aşınmalara<br />

karşı yüksek dayanıklılık sağlıyor. Metal yüzey boyunca hareket eden<br />

sert parçacıkların neden olduğu abrezif aşınmayla ortaya çıkan yüzeydeki<br />

oyuklar ve çizgileri ortadan kaldırmak için en ideal ürün olan<br />

Kobatek® Abramax® sayesinde aşınmalar derinleşmeden önlem de<br />

alınabiliyor. Böylece, çelik plakaların kullanım ömrü uzarken, totalde<br />

önemli bir tasarruf elde ediliyor.<br />

Sonbahara minimalist bir<br />

dokunuş<br />

Teknolojiyi zarafetle birlikte sunan Livinglight anahtar-priz<br />

serisiyle BTicino, yaşam alanlarını minimalist bir çizgiyle<br />

buluşturuyor.<br />

Kusursuzluğun zarif eseri<br />

BTicino, Livinglight yeniliği olan AIR’in kusursuz tasarımında<br />

bir araya gelen tasarım ve teknolojiyle inovasyonu üst<br />

seviyeye taşıdığını kanıtlıyor. 5mm’den daha ince tasarımıyla<br />

Livinglight AIR, dokunduğu her alanın kendine özgü<br />

bir ruhunun olmasını isteyenlerin beğenisini kazanıyor.<br />

Dikdörtgen çerçeveleriyle de zamana karşı meydan okuyan<br />

Livinglight, etkileyici stili ve sunduğu işlevlerle klasikler<br />

arasında yer alıyor.<br />

BTicino, eşsiz tasarımda teknolojik çözümler sunduğu<br />

Livinglight anahtar-priz serisiyle her zevke hitap eden renk,<br />

malzeme, doku ve şekilleri bir araya getirerek evlerde zarif<br />

kombinasyonlar oluşturuyor.<br />

114 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Yangın sistemlerinde E.C.A. garantisi<br />

Armatür ve tesisat ürünleri pazarında kalite<br />

denince akla gelen markalar arasında yer<br />

alan E.C.A. yangın sistemleri sektörüne de<br />

giriş yapmaya hazırlanıyor. İnşaat sektöründe<br />

yapı malzemeleri kategorisinde armatür<br />

ve teknik ürün grubunda pazarın sağlamlık<br />

ve kalite algısı yüksek markası E.C.A., yılların<br />

tecrübesini yangın sistemleri sektöründe<br />

de değerlendirmek istiyor. Son düzenlemeler<br />

ile inşaat projelerindeki yeni standartlar<br />

gereği yangın söndürme sistemlerinin<br />

kullanımının zorunlu hale gelmesiyle pazardaki<br />

ihtiyacın artacağını öngören E.C.A. bu<br />

alandaki alt yapı ve teknolojisine güveniyor.<br />

E.C.A. , <strong>2017</strong> yılında daha da genişletilen<br />

teknik ürün Ar-Ge Merkezi’ndeki yatırımlarla<br />

bu pazara yepyeni teknolojileri E.C.A. kalite<br />

ve güvencesiyle ürün geliştirecek.<br />

E.C.A. armatür ve teknik ürünler yurt içi dağıtımından<br />

sorumlu şirketi Elmor A.Ş. Genel<br />

Müdürü Enver Öz yangın sistemleri sektörüne<br />

girişleriyle ilgili şöyle konuştu; “E.C.A.<br />

Teknik Ürünler ürün grubu olarak gelişen inşaat<br />

sektöründe sistem çözümleri yaratmak<br />

istiyoruz. Son dönemde, inşaat sekötüründeki<br />

yeni standartlar, yangın söndürme sistemleri<br />

ürün grubu kullanımını zorunlu hale<br />

getirdi. Hali hazırda binaların altyapılarında<br />

gerek doğalgaz gerekse içme suyu küresel<br />

vana kullanımlarında, daire iç ısıtma ve sıhhi<br />

tesisatlarında E.C.A. markalı ürünler kullanıyor.<br />

Yeni giren yangın sistemleri ürün grubuyla<br />

bu alanda da E.C.A. kalite ve güvencesini<br />

müşterilerimize sunmak istiyoruz.”<br />

Türkiye’de Sprinkleri ilk E.C.A. üretti<br />

Enver Öz, pazarla ilgili de şunları söyledi;<br />

“Yangın söndürme sistemleri Türkiye’de gelişmekte<br />

olan bir sektör. Pazara bizden önce<br />

giren yerli ve yabancı firmalar var. Türkiye<br />

pazarının yıllık 200.000.000 TL seviyesinde<br />

olduğunu öngörüyoruz. Markamızın kalite ve<br />

güven algısı sayesinde pazara hızlı bir giriş<br />

yapacağımızı düşünüyoruz.<br />

Türkiye’de sprinkleri ilk üreten firma biziz.<br />

Ayrıca CE belgelendirmeleri yapan da ilk<br />

yerli üreticiyiz. <strong>2017</strong> yılı içerisinde Ar-Ge<br />

merkezimizin açılışını yaptık. Yaklaşık 40 kişilik<br />

Ar-Ge grubumuzla ve üretim tesislerimize<br />

yaptığımız yeni yatırımlarla ürün gamımızı<br />

hızlı bir şekilde tamamladık.<br />

Yeni sektöre kanaldaki tüm bayi ağımızı ilave<br />

ederek giriyoruz. Tüm bölgelerdeki bayilerimizde<br />

stoklar olacak. Proje satışları için de<br />

gücümüze güveniyoruz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 115


Ürün<br />

Grohe’den banyo ve mutfak için iddialı tasarımlar<br />

Parmakları kir içindeyken kullanılması kolay bir mutfak bataryası<br />

isteyenler için GROHE’nin Zedra Touch ve Minta Touch mutfak<br />

bataryaları en etkili çözümü sunuyor. EasyTouch teknolojisine<br />

sahip her iki bataryada da suyu açmak için tek gereken parmak<br />

ucu ya da kolun herhangi bir kısmı ile bataryaya dokunmak. Üstelik<br />

su akışı otomatik olarak soğuk modda başlatılıyor. Böylece<br />

tek dokunuşla suyu açan çocuklar yanma riskinden korunuyor.<br />

Bataryalara Grohtherm Micro termostat eklendiğinde, özel olarak<br />

ayarlanabilen sıcaklıkta su akışı da sağlanabiliyor.<br />

Duş boyunca su sıcaklığı sabit kalıyor<br />

GROHE’nin tüm termostatik bataryalarında kullanılan TurboStat®<br />

teknolojisi, banyo sırasında sıcak ve soğuk su kaynaklarındaki<br />

herhangi bir değişikliğe anında tepki vererek su sıcaklığının duş<br />

süresince sabit kalmasını sağlıyor. SafeStop düğmesi küçük çocukların<br />

sıcaklığı yanlışlıkla 38ºC’nin üzerine çıkarmasının önüne<br />

geçiyor. CoolTouch® teknolojisi ise çocukların narin cildinin<br />

bataryaya temas ederek yanmasını önlemeyi hedefliyor. Sıcak<br />

suyun, bataryadaki özel bir kanal içerisinden çıkış ucuna gelmesi<br />

sayesinde dış krom yüzey hiçbir zaman banyo suyundan daha<br />

sıcak olmuyor<br />

ISVEA’nın İtalyan tasarımcıları banyolarınız için ipuçları veriyor<br />

Son zamanlarda banyo dekorasyonunda önem kazanan fonksiyonel,<br />

estetik ve göz alıcı tasarımlar banyoları evin en vazgeçilmez<br />

yaşam alanlarından birine dönüştürüyor. Banyo ürünleri<br />

tasarımlarıyla aldığı sayısız uluslararası ödüller ile dikkat<br />

çeken İtalyan asıllı ISVEA’nın tasarım ekibi, banyolarında fark<br />

yaratmak isteyenler için dekorasyon önerilerini sıralıyor…<br />

Banyolar canlanıyor<br />

Doğanın eşsiz güzelliğini banyolarınızda hissetmeye ne dersiniz?<br />

Banyolarınıza nemli havalarda yetişen bitki ya da çiçekleri<br />

ekleyerek daha canlı ve doğal bir hava katabilirsiniz. Bambu,<br />

sarmaşık, aloe vera gibi bitkiler bunlardan birkaçı.<br />

Banyonuzu kullanışlı hale getirin<br />

Banyo dekorasyonunda raf çözümleri, banyonuz ister küçük<br />

ister büyük olsun hayat kurtaran öğeler olarak öne çıkıyor.<br />

Banyo duvarlarınızda kullanacağınız raflar, dekorasyon olarak<br />

şık bir görünüm elde etmenizi sağlarken diğer bir yandan da<br />

banyonuzun daha derin bir görünüme kavuşmasını sağlıyor.<br />

Raflar aynı zamanda aksesuarlarınız için de özel bir kullanım<br />

alanı yaratıyor. Özellikle birbirinden renkli cam objelerle raflarınızı<br />

süsleyebilirsiniz.<br />

Küçük banyolar için derinliği olan tasarımlar vazgeçilmezler<br />

arasında<br />

Banyo dekorasyonunda kullanım alanı önemli bir kriter haline<br />

geldi. Banyonuz küçükse derinliği olan çekmeceleri ve depolama<br />

üniteleri olan tasarımları tercih etmelisiniz. Böylece banyonuzda<br />

kendinize daha çok boş alan bırakabilirsiniz.<br />

116 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Türkiye’nin en ince hermetik<br />

şofbeni ‘Daxom Plus’<br />

Sahip olduğu sıra dışı ölçüleriyle sektöründe bir ilk<br />

olan Daxom Plus özellikle merkezi sistem ısınan binalar<br />

ile doğalgaz kombisi olmayan konutlar ve müstakil<br />

evlere verimli sıcak su sağlıyor. Elektronik ateşleme<br />

ile devreye giren hermetik tipteki Daxom Plus UKDAX<br />

12-CT şofben, bünyesindeki fan sayesinde yanma için<br />

gerekli oksijeni dış ortamdan alırken, alevlenmeden<br />

ötürü açığa çıkan karbondioksiti de bacadan dışarı atıyor.<br />

Dolayısıyla hem bulunduğu yerin oksijenini kullanmadığı,<br />

hem de ortama insan sağlığına zararlı egzoz<br />

gazı vermediği için tüm aile bireyleri tarafından güvenle<br />

kullanılabiliyor. Üstelik ürünün eşanjör sisteminde oksijen<br />

içermeyen bakır kullanılmış olması da erozyona<br />

ve delinmeye karşı uzun süreli dayanıklılık sağlıyor.<br />

Daxom Plus’ta baca tıkanması halinde otomatik kapanma<br />

özelliği, yüksek sıcaklık emniyeti, alev sönme<br />

emniyeti, donmaya karşı koruma gibi ek güvenlik sistemleri<br />

de bulunuyor.<br />

12 litre hacimli Daxom Plus’ın üzerindeki Lcd ekrana<br />

istenilen değer girilerek, suyun sıcaklığı kolaylıkla ayarlanabiliyor.<br />

Kullanım yerindeki musluk veya batarya<br />

açıldığında otomatik olarak çalışan şofben, alev modülasyonu<br />

sayesinde şebekeden gelen suyun miktarında<br />

ya da basıncında bir azalma olduğunda sıcaklığı yine<br />

otomatik olarak ayarlıyor.<br />

Banyo ve mutfakların siyah kuğusu:<br />

İris Black Cottage<br />

Dekorasyonda yenilikçi ürünlere imza atan Tureks Stone, İris Black<br />

Cottage serisi ile banyo ve mutfaklara siyahın en doğal tonlarını yansıtarak<br />

çarpıcı bir estetik katıyor. Özellikle sıradışı banyo ve mutfakları<br />

tercih edenler için ideal bir ürün olan İris Black Cottage, yaşam<br />

alanlarında tercih edilen farklı renk seçimleriyle güçlü bir kontrast<br />

oluşturması nedeniyle ideal bir uyum da sağlıyor.<br />

Çarpıcı koyu zemin algısı<br />

Zarif görünümüyle koyu zeminde şıklığı yeniden tanımlayan İris Black<br />

Cottage, 10x10, 20x20, 40,6x40,6 ve 40,6x61 cm boyutlara<br />

sahip. İris Black Cottage, siyah mermerin çarpıcı estetik görünümünün<br />

yanı sıra keskin doğal çizgileriyle de güçlü bir algı yaratmayı<br />

başarıyor.<br />

Endüstriyel siyah renklerden farklı olarak çok daha dikkat çekici bir<br />

görsellik sunan İris Black Cottage, geniş boyutları ve ince işçiliğiyle<br />

Tureks Stone’un tasarım gücünü ortaya koyuyor.<br />

Sadelikle gelen şıklık: İntema Opaco<br />

Modern ve yeniliği yansıtan tasarımlarıyla mutfaklara farklı bir bakış<br />

açısı kazandıran İntema, Opaco koleksiyonu ile kendi yalın ve<br />

şık dünyanızı yaratmanızı sağlıyor. Her zevke uygun olarak tasarlanan<br />

Opaco’nun yalın kapaklı modeli ve mat lake renk seçenekleri<br />

hayal edilen o sade detayları mutfaklara taşıyor.<br />

Gösterişten uzak, ferah mutfaklar<br />

Farklı malzemelerin birleşimiyle etkileyici bir uyum yakalayan İntema<br />

mutfak koleksiyonları arasında Opaco, minimalist tasarımı<br />

ile mutfağı evinizin en ferah mekanı haline getiriyor. Kum grisinden<br />

şeftaliye, kar beyazından sahraya birçok farklı renk alternatifi<br />

bulunan Opaco koleksiyonu; gösterişten uzak, modern hatları ile<br />

kullanıcıların beğenisine sunuluyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 117


Ürün<br />

Mekanlarda derinlik zamanı:<br />

Seramiksan New Orleans<br />

Somfy ile perdelerinizi<br />

hareketlendirin<br />

Dünyadaki en son trendlere uygun olarak ürün yelpazesini<br />

genişleten Seramiksan, yeni serisi New Orleans ile yaşam<br />

alanlarına derinlik katıyor. Mermerin asaletinin yansıtıldığı<br />

seri her mekana kolayca uyum sağlarken estetik görünümü<br />

ile tarz mekanlar yaratıyor.<br />

İç ve dış mekanda rahatlıkla kullanılan seri, mermer efektinin<br />

sadeliği, dekoratif görünümüyle dikkatleri çekiyor.<br />

Beyaz rengiyle dingin ve huzurlu bir atmosfer sunan yer<br />

ve duvar karosu New Orleans, büyük ebatlarda üretilmesi<br />

ve kullanım alanlarının çeşitliliği sayesinde yoğun ilgi<br />

görüyor.<br />

Seramiksan New Orleans serisi 60x60, 60x120, 120x<br />

120 ebatlarında full lappato, leke tutmayan ve bakteri barındırmayı<br />

önleyen nano teknoloji ile üretiliyor.<br />

Estetik tasarımlarını ileri teknoloji ile birleştiren Seramiksan,<br />

her zevke hitap eden New Orleans ile hayallerdeki<br />

yaşam alanlarını gerçeğe dönüştürüyor.<br />

Ev dekorasyonunun en önemli parçalarından biri olan perdeler,<br />

üstün Somfy teknolojisi ile üretilen perde motorları sayesinde artık<br />

tek dokunuşla estetik bir biçimde açılıp kapanabiliyor. Uzaktan<br />

kumanda veya akıllı telefonunuza basit bir dokunuşla, perdelerinizin<br />

pozisyonunu istediğiniz gibi ayarlayarak yaşam stilinize uygun<br />

ortamlar yaratabiliyorsunuz. “MY” fonksiyonu ile tek bir tuşa bastığınızda<br />

perdeleriniz favori konumunuza gelebiliyor. Üstelik kablosuz<br />

ürün seçenekleri sayesinde bu konfora ulaşmanız çok daha<br />

rahat, çünkü evinizde tadilat gerekmeden kolay montaj imkanınız<br />

da bulunuyor.<br />

Viko Trenda Metal Inox çok farklı<br />

Yenilikçi ürünleriyle sektörde fark yaratan VİKO, Trenda Metal<br />

Inox ile bir kez daha beklentilerin üzerine çıkıyor. VİKO’nun<br />

Trenda Metal Inox modeli paslanmaz çelik malzemenin tüm<br />

özelliklerini taşıyor. Paslanmaya, aşınmaya, yüksek ısıya, yıpranmaya<br />

dayanıklı olan ürünün sert ve pürüzsüz yüzeyi temizliğini<br />

de kolaylaştırıyor. Uzun ömürlü olmasıyla dikkat çeken model;<br />

tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve ikili sıva altı çerçevelerle anahtar<br />

ve priz tercihlerinde ince zevklere sesleniyor.<br />

Göz yoran detayları eleyerek ideal olanı tek bir karede toplayan<br />

Trenda Metal Inox ile artık kullanıcılar ne estetikten ne de ergonomiden<br />

vazgeçmek zorunda kalıyor.<br />

118 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Legrand LED’li emniyet aydınlatma armatürleri<br />

Legrand, sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamanın ötesinde LED’li emniyet aydınlatma armatürlerini çevresel etkileri de düşünerek<br />

tasarlıyor. Tamamen geri dönüştürülebilen Legrand Aydınlatma Armatürleri, her türlü yapıda rahatlıkla kullanılıyor. İnce<br />

tasarımıyla da büyük beğeni toplayan armatürler; hastanelerden okullara, havalimanlarından AVM’lere kadar tüm mekanlarda<br />

bireyleri risksiz bölgelere yönlendiriyor.<br />

Sürdürülebilir dünyaya katkı…<br />

Legrand, LED’li emniyet aydınlatma armatürlerini uzun ömürlü LED’lerle donatarak kullanıcısına düşük enerji tüketimi sağlamanın<br />

ötesinde bakım masraflarını da en aza indirgemeyi amaçlıyor.<br />

Emniyet Aydınlatma Armatürleri’ni düşük enerjiyle çalışan, uzun ömürlü LED’leri kullanarak tasarlayan Legrand, iş ortaklarının<br />

düşük enerji tüketimi sağlamasını ve bakım masraflarını da en aza indirgemelerini amaçlıyor. Legrand’ın her çeşit projeye uyum<br />

sağlayan armatürleri, kolay sabitleme, tasarım ve güvenlik kombinasyonunu bir arada sunuyor.<br />

Kärcher soğuk basınçlı yıkama makineleri ile<br />

şantiye temizliği çok kolay!<br />

Basınçlı yıkama makinelerinin mucidi, Alman temizlik devi Kärcher;<br />

HD 10/25 Soğuk Basınçlı Makineleri ile profesyonel temizliğe konfor<br />

katıyor. Özellikle inşaat sektöründe yemizliği zor olan ve her<br />

gün temizlik gerektiren geniş alanları hızlı ve etkili temizleyen HD<br />

10/25, 250 bara kadar çıkan çalışma basıncıyla en zor, en inatçı<br />

kirleri bile kolayca söküp atıyor.<br />

Şantiyeler için ideal<br />

Şantiyeler gibi zor temizlenen ve her gün temizlik gerektiren yerlerde<br />

çok fazla yorulmadan çalışma avantajı sunan HD 10/25, yenilenen<br />

tetik tabancası ile de kolay kullanım imkanı sağlıyor. Çok daha<br />

az çaba sarf edilerek tutulabilen ve çalıştırılabilen HD 10/25, tetik<br />

tabancasındaki “servopress” kontrol cihazının döndürülmesiyle,<br />

sonsuz sayıda değiştirilebiliyor. Böylece operatör, püskürtme borusununu<br />

basitçe çevirerek nokta atışı ve açılı atış arasında geçiş<br />

yapabiliyor. Değiştirilebilir 3 konumlu nozula sahip olan HD 10/25<br />

ayrıca opsiyonel olarak tedarik edilen kir sökücü nozul sayesinde<br />

yüzey üzerinde yüzde 40 daha fazla etki gösteriyor ve beton kalıpları<br />

vb. kirlerin uzun ve yorucu temizlik işlemini dakikala indirip<br />

temizliği de maksimum düzeyde sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 119


Fuar<br />

Tureks Stone iddialı ürünleriyle<br />

Marmomacc Fuarı’nda<br />

Mermer ve doğal taş ürünleriyle trend yaratan koleksiyonlara imza atan Tureks Stone,<br />

27-30 <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> tarihinde İtalya’nın Verona şehrinde düzenlenecek olan Marmomacc<br />

Fuarı’nda dünya vitrinine çıkacak.<br />

Yüksek İç Mimar Gökçen Anlı / Tureks Stone Yöneticisi<br />

Özgün ürünleriyle doğal yaşam trendine<br />

öncülük eden Tureks Stone, sektöründe<br />

dünyanın önde gelen organizasyonlarından<br />

olan Uluslararası Doğaltaş Tasarımı<br />

ve Teknoloji Fuarı Marmomacc’a hazırlanıyor.<br />

Tureks Stone, 27-30 <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong><br />

tarihleri arasında düzenlenecek olan<br />

fuarda koleksiyonlarını C2-7 no’lu standında<br />

dünyaca ünlü mimar, tasarımcılar<br />

ve fuar ziyaretçileri ile buluşturacak.<br />

Natural life style konsepti<br />

Marmomacc’ta dünya çapında iddalı<br />

firmaların boy gösterdiğini belirten Tureks<br />

Stone Yöneticisi, Yüksek İç Mimar<br />

Gökçen Anlı, fuarda Türkiye’nin dünyaca<br />

ünlü mermer ve doğaltaşlarından<br />

oluşturdukları özgün koleksiyonlarla yer<br />

alacaklarını kaydediyor. Fuarın en iddialı<br />

firmalarından biri olduklarını ifade eden<br />

Anlı, “Doğalı Eve Al” temasıyla Studio<br />

Mosaics, Talya, Dimensions ve Aquaforte<br />

koleksiyonlarını öne çıkaracaklarını<br />

belirtiyor.<br />

Uluslararası pazar payını artıracak<br />

Anlı, mevcut pazarlarda pazar paylarının<br />

artırılmasına yönelik yürüttükleri çalışmaların<br />

yanı sıra önümüzdeki dönemde yeni<br />

pazarlara açılmayı hadeflediklerini, Marmomacc<br />

gibi sektörün dünya vitrini olan<br />

fuarların ise tanıtım ve işbirlikleri açısından<br />

firmaya büyük katkı sağladığını söylüyor.<br />

34 yıldan bu yana Türkiye’nin mermer<br />

sektörünün önde gelen firmalarından biri<br />

olarak faaliyet gösteren Tureks Stone,<br />

başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere<br />

dünya genelinde tercih edilen üstün<br />

kaliteli mermer, karo, plaka, mozaik gibi<br />

ürünlerini müşterilerinin beğenisine sunuyor.<br />

Tureks Stone’un referansları arasında<br />

New York Trump Plaza, Miami Merrick Plaza,<br />

Las Vegas Bellagio Casino gibi yapılar<br />

bulunuyor.<br />

120<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


R+T Asia is the most important<br />

industry trade fair in Asia<br />

Advertorial<br />

Reinforced with high-caliber accompanying programs the show<br />

achieved new record numbers of visitors and exhibitors<br />

R+T Asia, Asia’s number one trade fair for<br />

roller shutters, doors/gates and sun protection<br />

systems, reported record new visitor<br />

and exhibitor numbers: 519 exhibitors<br />

(2016:486), 100 more companies than<br />

three years ago, showcased their innovations<br />

and product developments from the<br />

two main sectors – sun protection systems<br />

and doors and gates. Covering an exhibition<br />

floor area of 50,000 square meters<br />

(2016:45,000 gross square meters), the<br />

13th R+T Asia for the first time made use<br />

of five separate halls in the Shanghai New<br />

International Expo Center (SNIEC), a 9%<br />

growth over the previous year.<br />

And the visitor numbers are just as impressive:<br />

a total of 31,149 visitors attended<br />

the trade fair (2016:27,088), almost 15%<br />

more than at the previous event. The visitor<br />

numbers have risen by 39% in the last<br />

two year, underlining the trade fair’s status<br />

as the most important industry event<br />

in Asia. More and more trade visitors are<br />

also coming from abroad, with 9,291 international<br />

guests (2016:6,850), again significantly<br />

higher than at previous events.<br />

Apart from China, visitors predominantly<br />

came from Taiwan, India, Australia, Korea<br />

and the USA.<br />

“R+T Asia has long outgrown its infancy<br />

and is today the most important trade fair<br />

for the industry in the Asian region. Our<br />

decision 13 years ago to position R+T<br />

together with our partner VNU Exhibitions<br />

Asia in China, was totally the right one. The<br />

trade fair has grown magnificently,” states<br />

Roland Bleinroth, Managing Director of<br />

Messe Stuttgart.<br />

Global trend issues: energy<br />

efficiency and smart home<br />

There is a focus on passive houses and<br />

energy efficiency in the Chinese market<br />

as well. The well-attended IWDS – international<br />

Window and Door Summit – which<br />

accompanied the trade fair therefore discussed<br />

the hot topics for sun protection<br />

systems and doors/gates. Under the slogan“<br />

Transformation of industry for external<br />

sun protection’, the convention agenda<br />

included the issues of sun protection<br />

systems and their integration into passive<br />

houses, as well as the energy saving and<br />

sun protection benefits of façade insulation.<br />

The doors/gates sector considered the<br />

issue of smart applications and the current<br />

“Smart Home” trend.<br />

The InnovAction Hub demonstrated that<br />

energy-efficient systems and innovation<br />

go hand in hand. This special show at<br />

R+T Asia presented smart solutions for<br />

doors and windows, the best products of<br />

which were presented with the InnovAction<br />

Award by a judging panel of experts.<br />

Awards were presented to a battery-operated<br />

sun protection system by Lutron<br />

Electronics Co. Ltd. in <strong>2017</strong>, and as snittheft<br />

roller shutter by Fujian AnLin Intelligence<br />

Joint Stock Co. Ltd. The “Smart<br />

2025 Experience Pavilion” demonstrated<br />

smart lighting solutions, locking systems<br />

and modern drives and control application<br />

concepts for smart, that is networked,<br />

learning, working and living. Smart Home<br />

was the defining topic of the CADEX Lounge,<br />

a convention event for architecture<br />

and design, which was held in parallel.<br />

Material suppliers, manufacturers, architects,<br />

designers and contractors discussed<br />

how the latest technology, being<br />

showcased direct adjacent to the convention,<br />

can be interwoven with design and<br />

architecture.<br />

The MATERIA special show hard further<br />

inspiration for the visitors to R+T Asia.<br />

The multifunctional uses of cork, concrete,<br />

silk, wool or metal, and their properties,<br />

including sound attenuation, air filtration<br />

and flexibility, was another added<br />

bonus during their visit for visitors from<br />

the sun protection sector.<br />

The next R+T Asia will be held from 20 to<br />

22 March 2018 in Shanghai.<br />

122 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Fuar<br />

R + T Asya, Asya’nın en önemli fuarı<br />

Düzenlenen kaliteli programlarla güçlendirilen fuar, rekor<br />

sayıda ziyaretçi ve katılımcı çekmeyi başardı<br />

Asya’nın bir numaralı Uluslararası Panjur,<br />

Tente, Kapı / Geçiş Sistemleri ve Güneşten<br />

Koruma Sistemleri Fuarı R+T Asia büyük<br />

bir artış kaydederek 519 katılımcı ile<br />

(2016: 486) üç yıl öncesi rakamların 100<br />

firma üzerine çıktı. Firmalar iki ana bölüm<br />

olan Güneşten Koruma Sistemleri ve Kapı<br />

/ Geçiş Sistemleri alanlarında yeniliklerini<br />

ve ürün geliştirmelerini sergilediler. Geçen<br />

sene 45.000 brüt metrekarede gerçekleşen<br />

fuar, bu sene %9’luk bir artışla ilk<br />

defa 5 ayrı hallde 50.000 metrekarede<br />

Şanghay Yeni Uluslararası Fuar Merkezi<br />

(SNIEC)’de yer aldı.<br />

Ziyaretçi sayısı da etkileyici: Bir önceki fuara<br />

göre neredeyse % 15 daha fazla artışla<br />

31149 (2016: 27.088) ziyaretçi fuara<br />

katıldı. Ziyaretçilerin sayısı, son iki yılda %<br />

39 artarak, bu fuarın Asya’daki en önemli<br />

sektörel etkinlik olduğunu gösterdi. 9,291<br />

uluslararası konukla (2016: 6,850) yurtdışından<br />

gelen ziyaretçileri de bir önceki<br />

fuardan daha yüksekti. Çin dışında, ziyaretçiler<br />

çoğunlukla Tayvan, Hindistan,<br />

Avustralya, Kore ve ABD’den geldi.<br />

Messe Stuttgart Genel Müdürü Roland<br />

Bleinroth: “R + T Asya, bebeklik çağını<br />

çoktan aştı ve bugün Asya bölgesinde<br />

sektörün en önemli fuarı haline geldi. 13<br />

yıl önce R + T’yi Çin’deki ortak VNU Exhibitions<br />

Asia ile birlikte konumlandırmamız<br />

konusundaki kararım tamamen isabetli<br />

oldu. Fuar çok büyüdü” dedi.<br />

Küresel trend konular: enerji<br />

verimliliği ve akıllı ev<br />

Çin pazarında pasif evler ve enerji verimliliği<br />

üzerine bir ilgi var. Fuarda düzenlenen<br />

IWDS - Uluslararası Pencere ve Kapı Zirvesi’nde<br />

Güneşten Koruma Sistemleri ve<br />

Kapı / Geçiş Sistemleri ile ilgili sıcak konular<br />

ele alındı. Konferansın gündeminde<br />

“Dış Mekan Güneş Koruması için Sektörel<br />

Dönüşüm” sloganı altında, güneş koruma<br />

sistemleri ve bunların pasif evlere entegrasyonu<br />

konuları, ayrıca cephe yalıtımının<br />

enerji tasarrufu ve güneşten koruma yararları<br />

yer aldı. Kapı / Geçiş Sistemleri sektörü,<br />

akıllı uygulamalar ve mevcut “Akıllı Ev”<br />

trend konularını değerlendirdi.<br />

InnovAction Hub’da enerji verimliliği sistemleri<br />

ve inovasyon ele alındı. R + T<br />

Asia’daki bu özel gösteride uzmanlardan<br />

oluşan bir jüri paneli tarafından değerlendirilen<br />

kapı ve pencereler için en iyi<br />

akıllı çözümlere InnovAction Ödülü verildi.<br />

Ödüller, <strong>2017</strong> yılında Lutron Electronics<br />

Co. Ltd tarafından üretilen pille çalışan<br />

güneş koruma sistemine ve Fujian AnLin<br />

Intelligence Joint Stock Co. Ltd. tarafından<br />

sunulan hırsız karşıtı panjuruna layık<br />

görüldü.<br />

“Akıllı 2025 Deneyim Pavyonu”nda akıllı<br />

aydınlatma çözümleri, kilit sistemleri ve<br />

modern sürücüler ve akıllı, ağa bağlı, öğrenme,<br />

çalışma ve yaşama yönelik uygulama<br />

konseptleri beğeniye sunuldu.<br />

Akıllı Ev, mimarlık ve tasarım için düzenlenen<br />

ve paralel düzenlenen bir kongre olayı<br />

olan CADEX Lounge’ın belirleyici konusuydu.<br />

<strong>Malzeme</strong> tedarikçileri, üreticileri,<br />

mimarları, tasarımcıları ve müteahhitler,<br />

sergilenen en son teknolojinin tasarım ve<br />

mimari ile nasıl örtüşebileceğini tartıştılar.<br />

MATERIA özel gösterileri, R + T Asia ziyaretçilerine<br />

daha çok ilham vermeyi başardı.<br />

Mantar, beton, ipek, yün veya metalin<br />

çok fonksiyonlu kullanımları ve sesi zayıflatma,<br />

hava filtreleme ve esneklik de dahil<br />

olmak üzere özellikleri, güneşten koruma<br />

sektöründen gelen ziyaretçilere yaptıkları<br />

ziyaretlerde bir başka avantaj sağladı.<br />

Bir sonraki R + T Asya fuarı 20-22 Mart<br />

2018’de Şanghay’da yapılacak.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 123


Kısa Kısa<br />

Kone’den Hastanelere Özel Yatak Asansörleri; Güçlü, Hijyenik ve Güvenli…<br />

taşımayı kolaylaştırmak üzere düşünülen geniş açılı kapılar ve derin<br />

kabin boyutu özellikle dikkat çekiyor. Böylece sedye, tekerlekli<br />

sandalye ve yataklardaki hastaların taşınması çok daha konforlu<br />

hale geliyor. Asansörlerde acil ve öncelikli durumlar için özel çağrı<br />

butonları da bulunuyor. Kabinler hastaların rahatsız olmadan taşınabilmesi<br />

için son derece yumuşak hareketlerle yolculuk ediyor.<br />

İç göstergelerde görünürlüğü artırmak üzere net ve parlak olmayan<br />

tasarımlar kullanılıyor.<br />

Hastaneler, asansörlere en çok ihtiyaç duyulan binaların başında<br />

geliyor. Verilen hizmetin niteliği ve önemi dolayısıyla bu noktalardaki<br />

asansörlerin de özenle seçilmesi gerekiyor. 1910 yılında<br />

Finlandiya’da kurulan ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de asansör<br />

pazarının önde gelen isimlerinden biri olan KONE, hastaneler<br />

için özel olarak ürettiği yatak asansörleri ile beklentilerin ötesine<br />

geçiyor.<br />

Özellikle hastanelere yönelik olarak tasarlanan KONE yatak asansörleri,<br />

son derece zorlu hasta nakil ortamlarında ideal performans<br />

sunarken güçlü yapısı, güvenli ve sarsıntısız olmasıyla da<br />

öne çıkıyor. Modern bir hastanenin değişken şartlarına uygun,<br />

kapsamlı yük kapasitesi olan KONE asansörler, kabin boyutları<br />

konusunda da geniş bir yelpaze sunuyor. Yatak ve tıbbi malzeme<br />

Zeytinburnu Tramvay Hattı yerin altına alınıyor<br />

Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, İstanbul Büyükşehir<br />

Belediyesi (İBB) işbirliğiyle yürüttükleri Zeytinburnu’ndan geçen<br />

Kabataş-Bağcılar tramvay hattının yer altına alınma projesinin<br />

bitmek üzere olduğunu müjdeledi. Tramvay durağının yer altına<br />

alınmasıyla ilgili açıklamada bulunan Aydın, projeden büyük bir<br />

mutluluk duyduğunu belirterek, “2019 yılında Zeytinburnu tramvay<br />

hattımızın yer altına alınma çalışmaları başlayacak. Kabataş-Bağcılar<br />

Tramvay Hattı, Cevizlibağ’dan itibaren yerin altına<br />

inecek, Merter durağında ise tekrar yerin üstüne çıkacak. Proje<br />

tamamlandı sayılır, 2019’da başlayacak. Muhtemelen bir yılda da<br />

biter. Tamamlandığında Zeytinburnu’ndaki trafik sorununu büyük<br />

ölçüde çözecektir.” dedi.<br />

İSKİ bir proje başlattı. Şimdi, su hattı yenileniyor. Yenileme işlemi<br />

bittikten sonra da eski hat iptal edilecek ve su yeni hattan<br />

verilecek. İçme suyu hattı 2018’de bitecek. Su hattının güzergahı<br />

değiştikten sonra, hemen ardından da 2019 yılında Zeytinburnu<br />

tramvay durağının yerin altına alınma çalışmaları başlayacak. Bu<br />

projemiz de muhtemelen bir yılda tamamlanır. İçme suyu hattının<br />

güzergahı değiştikten sonra, Zeytinburnu’nda trafik açısından büyük<br />

sıkıntı oluşturan tramvay durağı yerin altına alınmış ve metroya<br />

dönüşmüş olacak. Sağ olsun, İstanbul Büyükşehir Belediye<br />

Başkanımız Kadir Topbaş ve İSKİ gerekli adımları attı. Tramvay<br />

yer altına indirildiğinde Zeytinburnu’ndaki trafik problemi büyük<br />

ölçüde çözülmüş olacak.”<br />

“TRAFİK RAHATLAYACAK”<br />

Kabataş-Bağcılar tramvay hattının Zeytinburnu’ndan geçen bölümünün<br />

trafik sorununa yol açtığını vurgulayan Aydın, yıllardır bu<br />

bölümün yer altına alınması konusunu gündeme getirdiğini ancak<br />

aynı güzergahtan Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na gelen<br />

büyük su hattının geçmesi nedeniyle projenin hayata geçirilemediğini<br />

anlattı. Eski su hattının değiştirilmesi için İBB ve İSKİ’nin<br />

yeni bir içme suyu tüneli yaptığını vurgulayan Aydın, konuşmasına<br />

şöyle devam etti:<br />

“Bizim açımızdan özellikle trafik bakımından sıkıntılar oluşuyor.<br />

Asya Yakası’ndan Avrupa Yakası’na gelen büyük su hattı bizim<br />

tramvay yolunun altından geçiyordu. Onu değiştirmek için İBB ve<br />

124 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Selçuk Üniversitesi’ne Ercan Şirketler Topluluğu’ndan Hasta Konuk Evi<br />

Ercan Şirketler Topluluğu ve Bien Seremik’in Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Nurullah Ercan memleketi Konya’da hasta konuk evi<br />

yaptırıyor. Ercan’ın annesi Meliha Ercan adını taşıyacak olan<br />

hasta konuk evi ile ilgili yapım kararı 28 Şubat <strong>2017</strong> tarihinde<br />

imzalanan protokolle sağlanmıştı. Protokolde imzası bulunan<br />

isimler ise; Konya Valisi Yakup Canbolat, Selçuklu Belediye<br />

Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof.<br />

Dr. Mustafa Şahin ve hayırsever işadamı Nurullah Ercan’dı.<br />

Nisan ayında başlayan projenin mimarlığını Adnan Ural, yapımını<br />

da Mega Steel Proje İnşaat <strong>Yapı</strong> Elemanları San.Ve Tic. Ltd.<br />

Şti üstlendi. Ercan Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Nurullah Ercan, inşaatın durumu hakkında bilgi almak için 15<br />

Ağustos Salı saat 10.00’da inşaatı ziyarete gitti. Ziyaret sırasında<br />

Ercan’a Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin<br />

ve Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay eşlik etti.<br />

Okan Gedik<br />

Assan Panel’den bayilerine özel<br />

sanal pos hizmeti<br />

Kibar Holding grup şirketlerinden Assan Panel, Türkiye’deki 35<br />

bayisini mali açıdan güçlendirmek amacıyla Sanal POS uygulamasını<br />

geliştirdi. İnternet üzerinden kullanılabilen ve kredi kartı<br />

ile ister bilgisayardan, ister cep telefonundan istenirse de tabletten<br />

online ödeme imkanı sağlayan yeni uygulama, bayilere kur<br />

sabitleme ve vadeli alım yapma avantajlarının yanı sıra kullanım<br />

dahilinde iskonto verilmesi gibi teşvik fırsatları da sunuyor. Assan<br />

Panel’in ERP sistemiyle entegre edilen uygulamayla bayiler<br />

https://assanpanel.tahsilat.com.tr/ adresi üzerinden, kendileri<br />

için özel tasarlanan ekranlar sayesinde anlık yaptıkları tahsilatları<br />

da izleyebiliyorlar. Sanal POS’u yapı sektöründe uygulayan ilk<br />

şirket olan Assan Panel, bu yönüyle de sektöre öncülük ediyor.<br />

Kaleseramik Genel Müdürlüğü’ne<br />

Okan Gedik getirildi<br />

Türkiye’de seramik sektörünün kuruluşuna öncülük eden ve<br />

bu alandaki yatırımları ile bir dünya devi haline gelen Kale<br />

Grubu’nda üst düzey bir atama gerçekleşti. Avrupa’da 3’üncü,<br />

dünyada da 12’inci sıraya yerleşen Kaleseramik’in Genel Müdürlük<br />

koltuğuna deneyimli yönetici Okan Gedik atandı. 14<br />

Ağustos Pazartesi günü göreve başlayan Okan Gedik, grubun<br />

iç piyasadaki başarısı ve uluslararası pazardaki pay ve imajını<br />

daha üst seviyeye taşımaya devam edeceklerini belirtti.<br />

Okan Gedik, “Sektörün prestijli markaları ‘Çanakkale Seramik’,<br />

‘Kalebodur’, ‘Kale Banyo’ ve İtalyan ‘Edilcuoghi’ ve<br />

‘Edilgres’ ile dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerin beğenisine<br />

hitap eden Kaleseramik’in konumunu daha da güçlendirmeyi<br />

hedefliyoruz” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 125


Kısa Kısa<br />

Ayvaz, Belgrad’da Temsilcilik Ofisi açtı<br />

Son yıllarda yurt dışındaki yatırımlarına ağırlık veren Ayvaz, toplam ihracatı içinde önemli bir paya sahip olan Orta Avrupa ülkelerindeki<br />

müşterilerinin taleplerine daha hızlı cevap verebilmek için Sırbistan’ın başkenti Belgrad şehrinde bir bölge ofisi açtı. Ayvaz bu ofisle başta<br />

Sırbistan olmak üzere Hırvatistan, Macaristan, Romanya, Kosova, Bosna-Hersek,<br />

Slovakya gibi ülkelerdeki pazarları daha da yakından takip edecek.<br />

Konuyla ilgili bilgi aldığımız Ayvaz Dış Ticaret Müdürü Yeşim Saraç, Belgrad’taki<br />

yeni ofisin <strong>2017</strong> yılı içinde gerçekleştirmeyi planladıkları hedeflerinden biri olduğunu<br />

ve hayata geçirdikleri için çok mutlu olduklarını kaydetti. Özellikle son beş<br />

yıldır firma olarak ihracat yaptıkları her ülkede yerel bir marka olma stratejisi<br />

izlediklerini söyleyen Saraç, yurt dışı yatırımlarını da bu stratejiye uygun olarak<br />

yaptıklarını belirtti. “Ayvaz olarak sloganımız ‘Globally Local’ yani küresel olmak<br />

ama aynı zamanda bulunduğumuz her ülkede yerel bir şirket gibi müşterilerimize<br />

yakından hizmet sunmak istiyoruz. Ayvaz markasının Türkiye’deki kalite algısı ve<br />

bilinirliği ne ise, küresel arenada da o olsun diye çalışıyoruz. Yeni üretim yerleri,<br />

satış ofisleri veya lojistik merkezleri açarken aklımızda hep bu var. Bu konuda<br />

büyük yol kat ettiğimizi de söylemeliyim.” diyen Saraç, geniş bir ürün gamına<br />

sahip olmanın Ayvaz için çok önemli bir avantaj olduğuna da dikkat çekerek bu<br />

avantaj sayesinde ihracat yaptıkları ülke sayısının 94’ü bulduğu bilgisini verdi.<br />

Panasonic İran’da ilk<br />

5 şirket içinde, yeni hedef zirve<br />

Tayvan, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Japonya, Kore ve Tayland<br />

gibi ülkelerde pazar lideri olan ancak Asya’nın doğusunda,<br />

Avrupa ve Afrika’da da zirveyi ele geçirmek isteyen Panasonic,<br />

bu stratejisindeki en güçlü adımlardan birini Türkiye’de VİKO’ya<br />

yaptığı yatırımla birlikte attı. Ülkemizde Panasonic Eco Solutions<br />

Elektrik Sanayi ve Ticaret AŞ unvanıyla faaliyet göstermeye<br />

başlayan kuruluş, Orta Doğu’daki hedefleri kapsamında İran’ın<br />

yanı sıra bölge ülkelerinde de varlığını güçlendiriyor. Başta Ukrayna<br />

ve Rusya olmak üzere Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’da<br />

70’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştirerek ürünlerini dünyanın<br />

dört bir yanındaki müşterileri ile buluşturan Panasonic Eco Solutions<br />

Türkiye, kendi sektöründe İran’daki ilk beş şirket arasında<br />

yer alıyor. Öncü kuruluş, müşterilerine sunacağı yeni ürün ve<br />

çözümleri ile birlikte global pazardaki konumunu her geçen gün<br />

daha da güçlendirerek yüzüncü yılını kutlayacağı 2018’de dünyanın<br />

lider markası olmayı hedefliyor.<br />

Sağlık Lojistik, Temsa İş Makinaları<br />

İş Birliği ile 25 Milyon TL’lik<br />

Filo Yatırımı yaptı<br />

Türkiye’nin önde gelen iş makinaları üreticisi, dünya devi Komatsu’nun<br />

34 yıldır Türkiye distribütörlüğünü yürüten Temsa İş<br />

Makinaları, dünyanın önde gelen ağır hizmet tipi kamyon üreticilerinden<br />

Volvo Kamyon ile tüm Türkiye’yi kapsayan tek yetkili<br />

distribütörlük anlaşması imzaladıktan sonra Sağlık Lojistik ile<br />

ilk filo yatırım anlaşmasını gerçekleştirdi.<br />

Sağlık Lojistik’in geniş araç filosuna 50 adet Volvo FH13 460<br />

HP 4x2 Low Şasi Euro 6 model aracın teslimi, Sağlık Lojistik<br />

Yenibosna tesislerinde yapılan törenle gerçekleşti. Törende;<br />

Temsa Genel Müdürü Eşref Zeka, Sağlık Lojistik İcra Kurulu<br />

Başkanı Zahit Sağlık ve Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Sağlık’ da<br />

yer aldı. Üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleşen tören,<br />

Temsa İş Makinaları tarafından sunulan plaket ile taçlandırıldı.<br />

126 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Kordsa sürdürülebilir geleceği güçlendirmeye devam ediyor<br />

Türkiye’den tüm dünyaya teknoloji ihraç<br />

eden Kordsa’nın, geleceği güçlendirme misyonuyla<br />

destek verdiği projelerden biri olan<br />

YTÜ Rüzgâr Enerjisi Kulübü, rüzgar enerjisi<br />

hakkında, başta Yıldız Teknik Üniversitesi’nde<br />

olmak üzere toplumsal bir bilinç<br />

oluşturmak, bu konuda dünyada yaşanan<br />

gelişmelerin ve gelişen teknolojilerin takibini<br />

yapmak ve projeler üretmek amacıyla çalışmalarına<br />

devam ediyor.<br />

YTÜ Rüzgar Enerjisi Kulübü tamamen rüzgar<br />

enerjisi ile çalışan aracın üretimini tamamladı.<br />

Hızı rüzgâra göre değişkenlik gösteren<br />

ve %80 verim üzerinden hesapladığında 40-<br />

50 kilometre hıza ulaşabilen araç üzerinde<br />

yer alan 2 metre çapındaki difizör ve kanatlarla<br />

“Bulut 17” rüzgarı alarak mekanik<br />

sistemle enerjiyi tekerleklere aktarıyor. YTÜ<br />

Rüzgar Enerjisi Kulübü, “Bulut 17” ile enerji<br />

verimliliği ve yenilenebilir enerjinin önemine<br />

dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen Racing<br />

Aeolus yarışlarına katılacak. Aracı hafifleterek<br />

yarışta avantaj sağlamak amacıyla<br />

kompozit malzemeler tercih edildi. Geçen<br />

yılda olduğu gibi, bu yıl da YTÜ Rüzgar Enerjisi<br />

Kulübü ekibinin sponsorları arasında yer<br />

alan ve öncü yaklaşımıyla daima üniversite<br />

ve sanayi iş birliğini teşvik eden Kordsa’nın<br />

ürettiği prepreg ve kompozit kumaşlar aracın<br />

gövde, şase, kanat ve difizör bölümlerinde<br />

kullanıldı.<br />

Yalıtım sektöründe bir ilk – canlı webinar AUSTROtalk<br />

AUSTROtalk , katılımcıların bilgisayar ekranı başından<br />

veya telefon/tabletlerinden kolayca katılabileceği<br />

web üzerinden yayın yapan ücretsiz bir online<br />

seminer ( webinar) hizmetidir. Austrotherm olarak<br />

dünyada en çok tercih edilen ve en kolay webinar<br />

sistemini kullanmaktayız.<br />

Bu konuda yaptığımız yatırımın başlıca sebebi Austrotherm<br />

ürünlerini tanıtmak , ısı yalıtımı, mantolama<br />

, enerji kimlik belgesi gibi önemli konularda “kamuoyunu<br />

bilinçlendirme” çalışmaları yapmaktır. Bunun<br />

yanında Türkiye’de ilk defa üretip , proje , müşavirlik<br />

ve mühendislik , saha imalatı eğitimi , kontrol<br />

ve süpervizörlük hizmetleri verdiğimiz geoBLOCK ®<br />

ürünümüzü tanıtmak ve kullanımını yaygınlaştırmak<br />

birincil amaçlarımızdan. Austrotherm geoBLOCK ®<br />

; özel üretilmiş bir EPS blok olup otoyol ve köprü<br />

yaklaşımlarında ,istinat duvarı ve gömülü menfez<br />

inşalarında hafif dolgu malzemesi olarak kullanılan<br />

bir mühendislik çözümüdür , daha fazla bilgi için<br />

ücretsiz webinarlarımıza katılabilirsiniz. Sektörde<br />

benzeri olmayan bu uygulama için websitemiz üzerinden<br />

katılımcı olarak başvurabilir, telefon ve tabletlerinizden<br />

katılmak için ise IOS ve Android tabanlı<br />

telefonlarınıza Adobe Connect uygulamasını indirerek<br />

heryerden bağlanabilirsiniz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Eylül</strong> <strong>2017</strong> 127

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!