HOTEL RESTAURANT MAGAZINE EYLUL 2017 SAYISI

istmagmagazin

SWISSOTEL / MOSCOW

OTEL MOBİLYALARI, OTEL EKİPMANLARINDA 33 YIL

İTALYA ALMANYA FRANSA İNGİLTERE RUSYA İSVİÇRE

TÜRKİYE YUNANİSTAN GÜRCİSTAN AZERBAYCAN TÜRKMENİSTAN İSPANYA

YENİ ÜRÜNLERİMİZDEN

Karşılama Tepsisi

Banyo Buklet Tepsi

Ceviz Sehpa, Varaklı

Hareketli Ayna

Giysi, Kravat Askısı

Ayakkabı Bağlama

Karşılama Tepsisi

Kaydırmaz Tepsi

Tüm ürünlerde isteğe bağlı renk, ebat ve özel tasarım imkanı

Demo Dekorasyon Mobilya Üretim A. Ş.

Fabrika-Showroom: İstanbul caddesi No: 16 Hadımköy, İstanbul Tel: 0212 771 3366

www.demodek.com


HOTEL RONESANS / PARIS

OTEL MOBİLYALARI, OTEL EKİPMANLARINDA 33 YIL

İTALYA ALMANYA FRANSA İNGİLTERE RUSYA İSVİÇRE

TÜRKİYE YUNANİSTAN GÜRCİSTAN AZERBAYCAN TÜRKMENİSTAN İSPANYA

YENİ ÜRÜNLERİMİZDEN

Mantar Sehpa

Minibar Dolabı

Karşılama Tepsisi

Banyo Buklet

Çanta Askısı

Karşılama Tepsisi

Varaklı Masa

Cilalı Masif Sehpa

Tüm ürünlerde isteğe bağlı renk, ebat ve özel tasarım imkanı

Demo Dekorasyon Mobilya Üretim A. Ş.

Fabrika-Showroom: İstanbul caddesi No: 16 Hadımköy, İstanbul Tel: 0212 771 3366

www.demodek.com


Editör

The Hotel Show Dubai’deyiz!

18- 20 Eylül tarihlerinde küresel operasyonlarıyla

meşhur otel zincirlerinden ünlü restoranlara, hızlı hizmet

mekanlarından bireysel kafelere kadar ağırlama sanayinin

uğrak noktaları ve bu mekanlardaki ürün ve hizmetlerin

profesyonel bir sunumla gerçekleşeceği The Hotel Show

Dubai’deyiz. Bu defa eylül sayımıza özel Türkçe/İngilizce

içerik konularımız ile masalarınızda, fuar stantlarınızda

sizlerleyiz...

Sonradan, mutfak okullarında, restoran mutfaklarında

edinilmiş bir yemek tutkusu değil onunkisi. Çok daha küçük

yaşlardan… 60’lı yılların Anadolusunda ‘idolüm’ dediği

babasının yeme içmeye merakından… Evine gelen herkesi

büyük bir iştahla doyurma hevesinden… Gastronomiye

adanmış 38 koca yılından… Mutfak sektörünün güler

yüzlü, misafirperver ve enerjisi bol Anadolu Mutfak

Kültürü Uzmanı Sahrap Soysal ile Beyoğlu’ndaki restoranı

Sahrap Pera’da bir araya geldik ve ev yemeklerinden

restoran ve televizyon mutfaklarına uzanan yemek

yolculuğunu konuştuk. İş’te kadın bölümümüzde yer

verdiğimiz bu keyifli röportajımızı kaçırmayın derim!

Ölüdeniz Belcekız Plajına nazır Oyster Residences, tatilini

Fethiye’nin sahil kalabalığında huzur ve sükûnet içinde

geçirmek isteyenler için nitelikli konaklama adreslerinden

biri ama bu 31 odalı butik oteli eşsiz kılan bir özelliği de,

Muzo’nun özel reçeteleriyle iddialı mutfağı! Muzo kim

mi? Tanıtayım. O, büyük montanlı otel mutfaklarında beş

yıldızlı sofraları donatan executive şeflerden biri değil! The

Oyster Residences’in işletme sahibi aynı zamanda keyfine

aşçısı bana göre. Muzaffer Arı, nam-ı diğer Muzo’nun

hikayesini okuduğunuzda eminim siz de hak vereceksiniz,

şefin gözün bölümünde okuyabilirsiniz.

Ve yeni yatırımlar…

Hilton’un pazara liderlik eden 14 markası arasında yer

alan of DoubleTree by Hilton, İstanbul’daki otel portföyünü

genişletmeye devam ediyor. Şehrin yeni konaklama adresi,

216 odasıyla keyif ve iş amaçlı seyahatlerin adresi olmaya

aday… İstanbul’un bu en yeni otelini yatırımcısı nezdinde

tebrik eder, çalışanlarına başarılar dilerim.

Keyifli okumalar dilerim.

We are at The Hotel Show Dubai!

On 18th and 20th of September we are at The Hotel Show

Dubai, famous for its global operations, where hospitality

points and a professional presentation of products and

services are offered from famous restaurants and fast

service venues to individual cafés. With this special

September issue with Turkish/English content, we will be

available on your desks and exhibition stands during fair

events.

Her cooking passion was not acquired later in culinary

schools and restaurant kitchens, but started so early at

younger age… She inherited its passion from his father

who lived in the 60s Anatolia who starving to serve to his

guests and was a role model for his sweet daughter. She

spent 38 years for gastronomy with her smiling face, full

of energy and an expert in Anatolian kitchen culture. She

is Sahrap Soysal. We had an interview with her in Sahrap

Pera and talked about the long journey of culinary that

extents up to home dishes to restaurants and to TV shows.

I sincerely advice you to read it in our ‘Women in Business’

section.

Oyster Residences overlooking to Oludeniz Belcekiz beach

is one of the locations for those seeking to a peaceful space

among the crowded streets of Fethiye shore. Also its special

kitchen managed by Muzo with his special recipes makes

this 31-room hotel unique. Who is Muzo? Let me introduce.

He is not one of the executive chefs who equips five-star

tableaux in big-montaged hotel kitchens! He is the owner

of The Oyster Residences and is at the same time a favorite

cook for me. If you read Muzaffer Arı, the other Muzo’s

story in chief’s eyes, you will surely give me right.

And new investments…

Double Tree by Hilton, one of the 14 leading brands of

Hilton, is still expanding its hotel portfolio in Istanbul.

The newest location for hospitality of the city is becoming

a leading candidate for an address for business travels.

We wish success to its personnel and to the investor of the

newest hotel in Istanbul.

Enjoy reading…

Hatice Ünal Bilen

İmtiyaz Sahibi

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. Adına H. FERRUH IŞIK

GENEL MÜDÜR

SORUMLU MÜDÜR

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

YAYIN DANIŞMANLARI

MEHMET SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YUSUF OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

HATİCE ÜNAL BİLEN

hatice.unal@img.com.tr

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ

Prof. Dr. İSMAİL KAYA

Doç. Dr. Murat Doğdubay

GÜRKAN BOZTEPE

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

TURGUT AY

Türkiye Aşçılar ve Şefler

Federasyonu Başkan Yrd.

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

CONSEPT TASARIM

BİLGİ İŞLEM

SOSYAL MEDYA

FOTOĞRAF EDİTÖRÜ

KAPAK FOTOĞRAFI

KAPAK MEKANI

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

FATMA DEMİRBAĞ

fatma.demirbag@img.com.tr

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

Songül ÇEK

songul.cek@img.com.tr

Hakkı GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

Ümit Başer ALKAÇ

ToI Restaurant / Kuruçeşme

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

MUHASEBE ve

FİNANS MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

EBRU PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

Vizyon Basımevi

Deposite İş Merkezi A6 Blok

Kat:3 No:309 Başakşehir

Tel: 0212 671 61 51

info@vizyonbasimevi.com.tr

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad. Polat İş Merkezi B Blok

No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

56

antre

14 Sektörden kısa haberler

gündem

26 Rakipler İstanbul’dan üç kat

pahalı doluyor

28 TUROYD İran için kolları sıvadı

30 Trabzon; İstanbul ve Antalya ile

yarışıyor

60 64

52 World Tourism Forum Afrika

kıtasında

54 Müslüman seyahat pazarında

Türkiye ulaşım kolaylığında

ilk tercih

yeni yatırımlar

56 DoubleTree by Hilton Istanbul

Topkapı açıldı

58 ETO’dan turizme dev yatırım

marka

68 Mete Plastik 2017 sonunda ihracat

noktalarını 60 ülkeye çıkaracak

72 ESJİM Akdeniz bölgesindeki

gücünü artırıyor!

76 59 yıllık bir yolculuk hikayesi!

78 Yücel Mobilya yatırımlarına hız

kesmeden devam ediyor

34 Turizm bu yıl hareketlendi

36 Otel vardiya çalışmalarına yeni

düzenleme

40 Turist Çinli 261 milyar dolar harcadı

42 Türkiye, turizm gelirinde 17. sıraya

düştü

48 MSC Seaview’in suya indirme

töreni gerçekleştirildi

www.hotelrestaurantmagazine.com

yatırım

60 Oya Mumcuoğlu: Lüks seyahat talebi

gezgin sayısıyla orantılı artıyor

62 Didim’in vazgeçilmez konaklama

adresi: Panormos Hotel

iş’te kadın

64 Yaradılışında yedirme aşkı var!

Sahrap Soysal

80 Uğur Çevik: 2018 çok daha iyi bir olacak!

84 Üçgen Tribeca istif rafların eksik

ölçülerini tamamladı

86 Ege Seramik trendleri belirlemeye

devam ediyor

88 Nestlé Professional yeni ürünlerini tanıttı

marka güncel

90 Sektör firmalarından kısa haberler


100 92 108

şef in gözünden

92 Keyfine aşçı: Muzaffer Arı

gastro etkinlik

96 Dünyanın geleneksel mutfakları

İstanbul’da buluşuyor

gastro güncel

94 Unilever Food Solutions

‘Enfes Patates’ konseptini anlattı

99 Metro 572 kooperatifle birlikte

balıkları izliyor

gustonun yorumu

100 Reha Tartıcı ile Nelipide

Gurme’deyiz…

gastro aktüel

102 Gastronomi sektöründen kısa

haberler

hijyen

106 Kärcher ile profesyonel

temizliğe konfor

yeni mekan

108 Alaçatı’da lezzet ve eğlencenin

gustosu: Zyra

110 Simit Sarayı, Suudi Arabistan’daki

34. mağazasını açtı

111 Gerçek İtalyan lezzetleri Anadolu

Yakası’nda buluşuyor

112 Sapanca’da keyif ve lezzetin yeni

adresi: Kestane Kafe & Restoran

113 Usta Dönerci Kadıköy’de açılıyor

hotel-tech

114 Yazar Kasa POS sektörünün yeni

üyesi: Profilo S900 ECR

fuar

116 HostMilano 2017 fuarı 2015’i

gölgede bırakmaya hazırlanıyor

120 Sirha, bu yıl 13 bin profesyoneli bir

araya getirecek

122 Dünya gıda kralları CNR Food

İstanbul’a geliyor

124 ANFAŞ Genel Müdürü Özer’den

katılımcılara çağrı: Geç kalmayın!

126 ‘Avrupa’nın tadına bak’

kampanyası Food İstanbul 2017’de

127 WorldFood Istanbul, yeni

pazarlara hazırlanıyor

ürünler

128 Yeni ürünler

www.hotelrestaurantmagazine.com


14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Havayolları rekora koşuyor

Ajans Press’in Devlet Hava Meydanları İşletmesi

(DHMİ) verilerinden elde ettiği bilgilere göre

havayollarında büyük hareketlilik yaşandığı

saptandı. Edinilen bilgilere göre bu yıl 127

milyon 136 bin 893 kişi havayolunu tercih

ederken üstgeçişler de dâhil 1 milyon 265 bin

900 uçuş gerçekleşti. Kurban Bayramı’nın

Zafer Bayramı’yla birleşmesi bu yıl tatilcilerin

yüzünü güldürürken Ağustos ayında rekor

yolcu taşındı. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan

Ağustos ayında, iç hatlarda 2 milyona yakın

yolcu taşınırken bu rakam dış hatlarda 4 milyon

652 bin 206 yolcu olarak gerçekleşti. Ağustos

ayı boyunca ise toplamda yüzde 3 artışla 41

milyon 647 bin 324 yolcuya hizmet verildi.

Turizm beldelerinde bulunan havalimanları

incelendiğinde bu yılın Ağustos ayı içerisinde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre tüm havalimanlarında artış gerçekleşti. Antalya

Muratpaşa Havalimanı’nda 3 milyon 456 bin 620, Muğla Dalaman Havalimanı’nda 455 bin 467, Muğla Milas Bodrum Havalimanına

447 bin 636, Alanya Gazipaşa Havalimanına ise 61 bin 497 yolcu seyahati gerçekleşti.

Point Hotel Taksim’de

doluluklar %90’ı buldu

Point Hotel Taksim Genel Müdürü Nuri Kalyoncu, Temmuz

ve Ağustos aylarını beklentinin üzerinde geçirdiklerini

kaydederek, şunları söyledi: “Bu yılın ilk yarısı biraz

durağan geçse de, Temmuz ve Ağustos aylarında ciddi bir

ivme kazandık. Ortadoğulu turistler, geçen yıl olduğu gibi

bu yıl da kentimize ve ülkemiz turizmine değer katmayı

sürdürdü. Her iki ayda da, otel doluluklarımız %90’ları

buldu. Eylül ayıyla birlikte iş dünyasının ivme kazanmasıyla,

iş amaçlı gelen konuklarımızı ağırlayarak, toplantılara da ev

sahipliği yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Yerli misafirlerin, şehir otellerinde ağırlıklı olarak iş

amaçlı konakladığını anlatan Kalyoncu, şöyle devam etti:

“İş amaçlı gelen misafirlerimiz öncelikle fiyat avantajı

olan ve Türk Lirası fiyatı veren, aynı zamanda interneti

kesintisiz kullanabileceği, temiz otelleri tercih ediyor.

Yerli konuklarımız ülkemiz turizmi için önemlidir. Şehir

otellerinde iş amaçlı, tatil otellerinde tatilleri sırasında,

Anadolu’nun birçok şehrinde kültür amaçlı konaklayarak,

tesislerimize ve gittikleri bölgeye ekonomik canlılık

katıyorlar. Otel olarak, Eylül ve Ekim aylarında, toplantılar,

fuarlar gibi organizasyonların neticesinde, konaklayan

misafirlerimizin yaklaşık %40’ını yerli misafirlerimiz

oluşturacak.”


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Sofa Hotel GreenSpa’da yepyeni bir trend

Shiroabhyanga

Rahatlama ve stresten arınmak isteyenler son zamanda trend olan yepyeni

uygulamaların peşinden gidiyor. Ayurveda felsefesinin antik terapilerinden

olan Hint masajı Shiroabhyanga, sinir sistemini rahatlatan, vücut, zihin ve

ruhunuzu yenileyen yepyeni bir uygulama… Keşfetmeye hazırlanın…

Uzakrota Balkanlar’a açılıyor

Türkiye turizm sektörünün önemli etkinliklerinden Uzakrota

Travel Summit, global hedefleri doğrultusunda yurt dışındaki

ilk etkinliğini Belgrad’da gerçekleştirecek. 27 Ekim’de Metropol

Hotel Belgrad’da düzenlenecek zirvede, turizm ve medya

sektöründen tanınmış isimlerin yanı sıra, iş dünyasından

temsilciler ve dijital girişim konusunda önemli başarılar

elde etmiş isimler de yer alacak. Balkanlardan 600 turizm

profesyonelinin katılacağı zirveye, turizm konusunda etkin

blogger’lar, medya dünyasından tanınmış isimler de katılım

gösterecek. Zirveye katılacak isimler arasında yer alan Sırbistan

Türkiye Büyükelçisi Tanju Bilgiç ve Air Serbia Eski CEO’su

Vladimir Ognjenoviç, Balkan turizmindeki gelişmeleri konuklarına

aktaracak.

TÜRSAB Rusya ile buluştu

Her yıl farklı bir temayla düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı’nın bu yılki

ana teması “inovasyon ve enerji” oldu. Bu yıl fuarın Onur Konuğu İli Muğla

olurken partner ülke olarak Rusya seçildi. 18 Ağustos Cuma Günü açılışı yapılan

86. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında partner ülke Rusya ile Türkiye –

Rusya İş Forumu ve Türk – Rus Turizm Paneli düzenlendi. İş Forumu açılışı;

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Rusya Federasyonu Enerji Bakanı Alexander

Valentinovich Novak’ın konuşmalarıyla başladı. Türkiye – Rusya İş Forumu

sonrasında gerçekleşen Turizm Paneline TÜRSAB’ı temsilen Kurumsal İlişkiler

Departmanı’ndan Gülberk Aşyapar katıldı. Aşyapar; Rusya ve Türkiye arasındaki

turizm ilişkileri ve potansiyel işbirliği alanları üzerine bir konuşma ve sunum

gerçekleştirdi.

Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali

can çekişiyor!

İsmi Antalya’yla özdeşleşen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali tanıtım eksikliği ve ilgisizlik yüzünden can çekişiyor.

Geçmiş yıllarda yoğun tanıtımları yapılan ve kentin uluslararası tanıtımında önemli rol oynayan festivale karşı Antalya Büyükşehir

Belediyesi’nin ilgisizliği turizmcilerin tepkisini çekti. Bu yıl 24’üncüsü düzenlenen festivalin kentteki bilboardlarda yer bulamaması,

Antalya Belediyesi’nin organizasyona olan ilgisinin azaldığı ve desteğini çektiği şeklinde yorumlandı. Geçmiş yıllarda Viyana Filarmoni

Orkestrası, Bolshoy Opera gibi bir çok ünlü müzik topluluğunu katıldığı festival, bu yıl Moskova Natalia Sats Devlet Opera ve Bale

Tiyatrosu katılmasaydı, uluslararası kimliğini de yitirecekti.


18

hotel restaurant

& hi-tech

entree

Antalya eyes over 10

million tourists in 2017

If no “negative developments” occur, the

Mediterranean resort of Antalya will likely close this

year with more than 10 million local and foreign

tourists, Antalya Governor Münir Karaloğlu told

Anadolu Agency. Although 2016 was a very tough year

for Antalya’s tourism, this year has seen an uptick in

figures, Karaloğlu said. “We will likely attract nearly

10.5 million tourists this year if no negative incident

occurs,” he added. Karaloğlu said the number of

arrivals to the resort rose by 65 percent by mid-August

compared to the same period of 2016. The resort has

thus hosted nearly 6.5 million tourists over the course

of this year. “The extension of the public holiday for the

Eid al-Adha to 10 days is of great importance for reviving

Turkey’s local tourism. We have needed to fill our gap in

foreign tourists with local tourists,” he said, adding that

hotel occupancy rates during the 10-day holiday would

hit 100 percent. The revival in Antalya’s tourism sector

also makes great contribution to the resort’s two other

key sectors: The agricultural and commercial sectors,

Karaloğlu also said.

FDI inflow from EU countries to

Turkey up by 61 pct

Foreign direct investment (FDI) by European Union

countries into Turkey increased by 61 percent in the

January-June period when compared to the same period

last year. Data provided by the Ministry of Economy

indicates that government measures to strengthen the

economy and incentives for foreign investors increased

the investment inflow to Turkey from many countries,

especially the EU. Foreign direct investment inflow to

Turkey from EU countries reached $2.7 billion in the first

half of this year, an increase of 61 percent compared to the

same period last year when FDI from the region amounted

to $1.7 billion. This accounted for 66 percent of the total

investment of $4.1 billion that came to Turkey in the same

period. While investment inflow from the Netherlands

increased 104 percent from $403 million to $821 million

during this period, investment from Germany decreased by

6 percent from $181 million to $170 million.

In the first half of this year, investment inflow from Asian

countries also increased significantly. In the January-June

period, investment inflow from Asian countries rose by 138

percent to $1.1 billion from $481 million in the same period

last year. Investment inflow from Gulf countries, on the

other hand, amounted to $561 million, an increase of 322

percent in the same period.


20

hotel restaurant

& hi-tech

antre

eforea Spa’dan doğallığa

davet var!

İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti’de yer alan Avrupa’nın en

büyük ve ödüllü eforea Spa’sı, misafirlerine Comfort Zone imzalı ürünlerle

hizmet vermeye başladı. İtalya’da kurulan ve bu yıl 20. yaşını kutlayacak olan

markanın ürünleri doğal içeriklere sahip olması ile tanınıyor. Sacred Nature

ürün ailesi ve Anti-Aging serisi Comfort Zone’un en beğenilen ürün serileri

arasında yer alıyor; eforea imzalı Aromasoul Tüm Vücut Ritüeli ise vücudunuza

ve ruhunuza vereceğiniz en özel hediyelerinden biri.

Gloria Ironman 70.3 Turkey’de geri sayım başladı

Sırasıyla yüzme bisiklet ve koşudan oluşan üç farklı branşın aynı yarış içerisinde

yapılabildiği irade ve güce dayalı olan Ironman yarışı, geçen yıl olduğu gibi bu

sene de Gloria Ironman 70.3 Turkey adıyla 13-15 Ekim tarihleri arasında Antalya

Belek’te gerçekleşecek. 4 Ocak’ta Global Ironman sitesinde kayıtları başlayan

Gloria Ironman 70.3 Turkey’de yarışacak sporcu sayısı 1000 kişiye yaklaştı.

Yarışa en çok ilgi gösteren ülkeler arasında Türkiye, Ukrayna, Rusya, İngiltere,

İsviçre ve Almanya yer alıyor. Şu ana kadar 47 ülkeden 1000 sporcunun katılım

konusunda teyid verdiği Gloria Ironman 70.3 Turkey’e katılmak isteyenler

“Global Ironman” internet sitesi üzerinden kayıt yaptırabiliyor.

İSG’nin yeni Ceo’su, Ersel Göral

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın (ISGIA) terminal

işletmecisi İSG’de CEO’luk görevine Ersel Göral atandı. Ersel Göral, İstanbul

Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden 1998’de mezun oldu. Gürcistan,

Makedonya, Tunus ve Türkiye’de çeşitli havalimanlarındaki görevleriyle

sektörde engin deneyim kazanan Göral, son olarak İstanbul Grand Airport’ta

(İGA) Entegrasyon Genel Müdür Yardımcısı (Chief Airportwide Integration

Officer) olarak görev yaptı.

Kayseri otellerinde

yüzler gülüyor

Kayseri otellerinde, yüzler gülmeye devam ediyor. “Şimdi Kayseri’ye

gitme zamanı” kampanyasına ve kayak turizmine, yerli misafirlerin

yanı sıra yabancı misafirler de yoğun ilgi gösteriyor. Geçtiğimiz

Temmuz ayı ve içinde bulunduğumuz Ağustos ayını değerlendiren

Radisson Blu Hotel Kayseri Satış ve Pazarlama Direktörü Menderes

Karaküçük, şunları söyledi: “Geçen sene aynı aylara oranla, bu yıl

Temmuz ayında %74 daha fazla talep aldık. Ağustos ayında gelen

talep ise, geçen senenin %62 üzerinde seyrediyor. Bu aylarda en

çok konaklayan milletler, Türkiye, Almanya, Hollanda ve İran oldu.

Geçen seneye göre, tüm konaklayan milletlerde artış olmakla

birlikte, AB ülkelerinin vatandaşları %42 ile en çok artışı kaydetti.

Geçen sene aynı aylarda sadece birkaç kişinin konaklama yaptığı

Çinli ve Koreli turist sayısında da, bu yıl çarpıcı bir artış var” dedi.


22

hotel restaurant

& hi-tech

entree

Norwegians launch

campaign for Turkish tourism

Norwegians launch campaign for Turkish tourism

Norwegians have reacted to airline companies and travel

agencies reducing flights and tours to Turkey and selling

flight tickets at high prices. Having launched a campaign

on social media, Norwegians wanted tourism companies

to increase capacity, especially in 2018. A campaign

initiated on Facebook to voice annoyance under the hashtag

#JaJegReiser (YesIamgoing) has reached half a million

people so far. Those who supported the campaign, initiated

by Steinar Johansen, 67, and a student of communication

named Çınar Şimşek, have complained of the low number

of flights and high ticket prices. A user on a Facebook page

called Alanya Scandinavian Community (Alanya Skandinaviske

i Samfunn Alanya), which has more than 10,000 followers,

wrote: “What can I do if airlines and charter companies cut

off all the roads?” and another suggested a direct complain

should be conveyed to travel companies. Other followers of

the page wrote: “It is time for people to understand that there

is not a war in Turkey and it is safe to visit the country,” “Here

in Norway winter is cold, I recommend warm coast in the far

south” and “I returned from Alanya two weeks ago and I am

looking forward to going again.”

FDI inflow from EU

countries to Turkey

up by 61 pct

The number of residential properties sold in Turkey advanced by 42.3 percent year-on-year in July, according to Turkish Statistical

Institute (TurkStat) data revealed... The data showed that a total of 115,869 houses changed hands in the month, up by 19 percent

compared with a month earlier. Commenting on the July figures, Melih Tavukcuoglu, head of the Istanbul Anatolian-side Contractors’

Association, said that the risein housing sales reflected the trust in the sector as well as the positive effects of real estate campaigns.

“House sales to foreigners became 1,726, increasing 65.3 percent compared to the same month of the previous year,” TurkStat said.

Nearly 31 percent (or 528 units) of the total sales to foreigners were in Istanbul, the country’s largest city by population. Following

Istanbul, the Mediterranean holiday resort city of Antalya came second with 386 properties, while the Black Sea province of Trabzon

came third with 121 units. The TurkStat figures showed that Iraqis topped the list of buyers with 293 properties, followed by Saudis

with 248 units, Kuwaitis 142, Russians 118 and Britons 76.


24

hotel restaurant

& hi-tech

antre

“Masallar Diyarı Kapadokya” Türkiye’yi geziyor

Dünyanın en eşsiz rotalarından biri olarak kabul edilen Kapadokya ve

Nevşehir bölgesinin tanıtımı için Nevşehir Valiliği’nin talimatı ve Ahiler

Kalkınma Ajansının destekleri ile oluşturulan Masallar Diyarı Kapadokya

projesi başlıyor. Proje kapsamında son teknoloji ile donatılan Mobil

Kapadokya TIR’ı Türkiye’nin dört bir yanında 15 şehri gezerek ziyaretçilere

eşsiz bir Kapadokya deneyimi yaşatacak. Ahiler Kalkınma Ajansı Genel

Sekreteri Vekili Bekir Varol projenin bölgenin tanıtımına ve turizme hizmet

etmek amacı ile başlatıldığını ifade ederek; “Masallar Diyarı Kapadokya

projesi ile Nevşehir bölgesinde yer alan tarihi, doğal ve kültürel zenginliğin

Türkiye’nin farklı illerindeki vatandaşlarımıza taşımayı hedefliyoruz. Nevşehir,

potansiyel olarak bir dünya şehridir. Onu hak ettiği noktaya taşımak için

elimizden gelen tüm çalışmaları yapıyoruz.” dedi.

The Ritz-Carlton, Almaty-Kazakistan’ın

Genel Müdürü Can Göktaş oldu

The Ritz-Carlton otellerinin Orta Doğu ve Asya bölgesinde yeni açtığı The Ritz-Carlton,Almaty-

Kazakistan’ın başına deneyimli profesyonel Can Göktaş getirildi. Meslek hayatına, Divan

Otelleri’nde başlayıp, Swissotel The Bosphorus gibi uluslararası zincir otellerin ekiplerinde yer

alan Göktaş, geçtiğimiz yıllarda, “Kempinski Grubu’na olağanüstü katkılarından dolayı” 76 otelin

arasındaki en başarılı Satış ve Pazarlama Direktörü seçilerek, Kempinski’nin en prestijli ödülü

sayılan CEO ödülüne layık görülmüştü.

Therapia SPA’yla

kusursuz yenilik

The Grand Tarabya içinde bulunan Therapia SPA’da hem

ruhunuza hem bedeninize iyi gelecek uygulamalarla

yenilenmek, sezona iyi bir başlangıç yapmak sizin elinizde.

Nasıl mı? Mesela sudan gelen sağlığı yaşayabilirsiniz. ‘Sualtı

Jet Therapy’ uygulamasıyla suyun iyileştirici gücü sayesinde

kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedebilir; renk terapisi ile

ruhunuzu canlandırabilirsiniz.

Turizmciler Beyoğlu’nda buluştu

Turizmciler, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından The

Marmara Taksim Hotel’de düzenlenen Geleneksel Öğle Yemeğinde

bir araya geldi. TÜROB Başkanı Timur Bayındır’ın ev sahipliğindeki

organizasyona; Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan,

İBB Turizmden Sorumlu Başkan Danışmanı Tülin Ersöz, İstanbul

Brezilya Başkonsolosu Roberto França, İstanbul Almanya

Başkonsolos Vekili Stefan Graf ile turizm sektörünün önde gelen

temsilcileri katıldı. TÜROB Başkanı Timur Bayındır programda ilçe

turizmine katkılarından dolayı Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet

Misbah Demircan’a teşekkür plaketi takdim etti. TÜROB tarafından

düzenlenen Geleneksel Öğle Yemeğinde turizmcilerle bir araya

gelen Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Smart

Beyoğlu uygulamamız ile esnafımızın ürününü dijital pazarlama

ortamına taşıyarak, Booking com’un başardığını biz de hayata

geçireceğiz. Akıllı uygulamalar Türk Turizmi’nin geleceğinin

olmazsa olmazıdır” dedi.


26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Rakipler

İstanbul’dan

üç kat pahalı

doluyor

İki yıl öncesine

kadar fiyatta Paris,

Londra, Barselona

gibi şehirlerle yarışan

ve konaklama fiyatı

beş yıldızlı otellerde

ortalama 200 Euro’yu

bulan İstanbul’da

gelir kaybı sürüyor.

İstanbul’da Temmuz

ayında oda bedeli

ortalama 83.2 Euro

oldu. Bu rakam Paris’te

253 Euro’yu buluyor.

Avrupa ortalaması ise

116 Euro.

Avrupa’nın turizmde iddialı

şehirleriyle kıyaslandığında

İstanbul’un turizm gelirlerinde

yaşadığı kayıp net olarak ortaya çıkıyor.

Dünya çapında araştırma ve veri analiz

şirketi STR Global’in Türkiye Otelciler

Birliği (TÜROB) için yaptığı araştırmaya

göre, bu yıl Temmuz ayında İstanbul’da

doluluklar, FETÖ terör örgütünün hain

darbe girişiminin yaşandığı Temmuz

2016’ya göre yüzde 97 artarak yüzde

72.4 olarak gerçekleşti. Baz etkisi olarak

değerlendirilebilecek bu artışla İstanbul,

Temmuz 2017’de doluluk oranlarında en

yüksek artışı yaşayan destinasyon oldu.

Ancak bu doluluk İstanbul’un Avrupa’daki

rakiplerine göre yarı yarıya, hatta üçte iki

daha düşük fiyatlarla sağlandı. TÜROB’un

STR verilerinden hareketle yaptığı

değerlendirmeye göre, İstanbul’da iki

yıl öncesine kadar fiyatta Paris, Londra,

Barselona gibi şehirlerle yarışan ve beş

yıldızlı otellerde ortalama 200 Euro’yu

bulan kişibaşı konaklama fiyatı bu yıl

yüksek sezon olan Temmuz ayında 83.2

Euro olarak gerçekleşti.

Rakipler 2-3 kat pahalı

TÜROB Başkanı Timur Bayındır’ın,

bugün The Marmara Taksim Hotel’de

gerçekleştirilen TÜROB Geleneksel

Buluşması’nda açıkladığı verilere göre,

2017’nin ilk 7 ayında İstanbul, yüzde

21.9 düşüş ile 83.2 Euro’ya gerileyen

ortalama günlük satılan oda bedeli

(ADR-Average Daily Rate) ve yüzde

7.4 düşerek 60.2 Euro’ya gerileyen

toplam oda sayısı üzerinden odabaşı

gelirlerde (RevPAR) en büyük gelir

kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu

olmaktan kurtulamadı. STR’nin verilerine

göre, Paris aynı dönemde 253 Euro ile

konaklamada Avrupa’nın en pahalı şehri

oldu. İsviçre’nin Cenevre kenti 245 Euro

ile ikinci olurken, Avrupa’da olmamasına

rağmen STR’nin Avrupa’ya ilişkin veri

listesinde yer alan Tel Aviv 221 Euro ile

üçüncü en pahalı oldu. Akdeniz’deki en

önemli rakiplerimizden Dubrovnik 208

Euro, Barselona 159.3 Euro ve Atina

137.7 Euro’luk fiyatlarıyla dikkat çekti.

Avrupa ortalaması ise 116 Euro olarak

gerçekleşti.

2016’nın bile altında

Verileri yorumlayan TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, 2016 Temmuz ayının

olağan dışı bir dönem olduğu için

bu yıl Temmuz ayında ‘artış yaşandı’

diye yorumlamanın doğru bir ifade

olmayacağını belirtti. Bayındır, “2017

yılı gelirlerinde, 2016 gibi stresli bir yıla

oranla dahi düşüş kaydedilmesi; kaynak

pazarlardaki daralma, kongre ve iş

turizmindeki kayıplar, piyasa şartlarındaki

durumun kötüye kullanılması, artmaya

devam eden yatak arzı gibi nedenlere

yorulabilir” dedi. Güvenlik ve risk meselesi

özellikle İstanbul’un pazar fiyatlamasında

adeta bir koz haline kullanılmaya

başlandığı görüşünü yineleyen Bayındır,

“Hükümetimizin ve halkımızın iradesi ve

özverisi ile ‘güvenlik’ günlük hayatımızın

bir meselesi olmaktan çıksa da önceden

yaratılan algı maalesef ki belimizi büküyor.

Dolayısıyla, gelirlerimizi toparlamak için

biraz daha zamana ve doğru planlamalara

ihtiyacımız var” diye konuştu.


28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

TUROYD

İran için

kolları

sıvadı

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD), Türkiye ve İran arasındaki karşılıklı

turizm faaliyetleri için kolları sıvadı.

Turizm Otel Yöneticileri Derneği

(TUROYD), Suadiye Oteli Genel

Müdürü Murat Yumak’ın ev

sahipliğinde; Maltepe Belediye Başkanı Ali

Kılıç destekleri ile İran Horasan-ı Razavi

Eyaleti Heyet Üyelerini ağırladı.

İran Dışişleri Bakan Danışmanı

ve Kuzey ve Doğu Temsilcisi

Gholamabbas Arbabkhales, Horasan-ı

Razavi Havalimanları Genel Müdürü

Mohammadbagher Ghasemzadeh,

Horasan-ı Razavi Genel Valiliği Ekonomi

Koordinasyon Genel Müdürü Ali Rasulian,

Horasan-ı Razavi Bütçe Planlama Kurumu

Başkanı Reza Jamshidi, Horasan-ı Razavi

Genel Valiliği Kültür Genel Müdürü

Sayyed Hamid, Horasan-ı Razavi Dışişleri

Bakanlığı Kuzey ve Doğu Temsilciliği Siyasi

İşler Uzmanı Mohammead Ghobadirah,

İran Havayolu Seyahat Hizmetleri ve

Turizm Acenteleri Birliği Yönetim Kurulu

Başkanı Mr. Mohammad Sharif Rouhani,

İran Otelciler Topluluğu Üyesi Mr.

Fariddodin Attar, İran Otelciler Topluluğu

Üyesi Hamid Baghernejad’in oluşturduğu

heyet, TUROYD Yönetim Kurulu Üyeleri’nin

görüşlerini aldı ve soruları cevapladı.

Aksu: “İran’ı önemsiyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını yapan

TUROYD Yönetim Kurulu Başkanı Ali

Can Aksu “Türk otel yöneticileri tüm

dünya ülkelerinde tercih edilmekte.

Yöneticilerimiz dünyada eşi benzeri

olmayan tesisleri başarı ile yönetmekte.

Biz TUROYD olarak ülke turizmini

geliştirmek için tanıtım atağına geçtik.

İran’ı önemsiyoruz. Karşılıklı iş birlikleri ile

iki ülkenin birbirini desteklemesi gerekiyor.

Şu an 20 TUROYD üyesi yöneticimiz İran’da

faaliyet gösteriyor. İran’ın turizm açısından

bizden beklentilerini bilmek, bizim de

İran’dan beklentilerimizi dile getirmek

isteriz. Karşılıklı turizm faaliyetlerinin

başarı ile devam edebilmesi için birbirimizi

anlamamız gerek.” dedi.

Arbabkhales: “Karşılıklı turist

ağırlamayı hedefliyoruz”

Toplantıda konuşan İran Dışişleri Bakan

Danışmanı Arbabkhales Türkiye’de

oldukları için mutlu olduklarını dile

getirerek, “Amacımız İran ve Türkiye

arasındaki siyasi ve turizm ilişkilerini

geliştirmektir. Türkiye’ye her yıl

milyarlarca turist gelmektedir. Biz turizm

ilişkilerinin dengesini sağlamak için

buradayız. Diplomatik hedeflerimizden

biri de karşılıklı olarak turist ağırlamaktır.

TUROYD olarak sizlerden otelcilik

konusunda eğitim desteği almak isteriz.

Türk otel yöneticileri konularında yetkin

ve bilgi sahibi. Gelişmekte olan İran’ın

otelcilik sektörüne katkıları büyük

olacak.” diye konuştu. Toplantıda söz

alan TUROYD Basın Komisyonu Başkanı

Burçak Atak, Nevruz öncesi son ana kadar

belirsizlik yaşanan charter uçuşlar sebebi

ile Türkiye’de beklenen 2 milyon İranlı

turist sayısının yakalanamadığına dikkat

çekerken, TUROYD Antalya Bölge Yürütme

Kurulu Başkanı Ali Osman Erbaş İran’dan

Antalya’ya yapılan uçuşların sayısındaki

azlığa değinerek destek olunmasını istedi.

Horasan bölgesinin ikinci büyük kenti

olan Meşhed’deki otelcilik ihtiyaçlarına

da değinilen toplantıda TUROYD Yönetim

Kurulu Üyesi Orhan Genceli “Türkiye’den

Meshed’e gitmek isteyen kişi sayısı

oldukça yüksek. Bölgede Türkçe bilen

sayısını arttırmaya yönelik çalışmalar

yapılabilir.” dedi.


30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Otel yatırımlarına

1.7 milyar TL daha!

Trabzon; İstanbul ve Antalya

ile yarışıyor

Geçen yıl ki duraklamanın ardından otel yatırımları bu yıl yeniden yükselişe

geçti. İlk yarıda teşvik bazlı otel yatırımları yüzde 13.5 artarken, aylık bazda

Haziran ayında yüzde 190 gibi önemli bir artış kaydedildi. 6 ayda teşvik belgesi

alan projelerin yatırım tutarı 1.7 milyar TL’ye ulaşıyor.

Son iki yıldır turizmde yaşanan

sıkıntılara rağmen konaklama

sektöründeki yatırım iştahı

devam ediyor. Geçen yıl yatırımlarda

yaşanan gerilemenin ardından, bu yılın

ilk yarısında yeniden yükseliş başladı.

Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB),

Ekonomi Bakanlığı’nın ‘Yatırım Teşvik

Belgeleri’ne ilişkin verilerinden hareketle

yaptığı araştırmaya göre, yatak sayısında

2016’nın ilk 6 aylık dönemine göre

düşüş yaşanırken, yatırım tutarında

yüksek kapasiteli tesisler sebebiyle artış

gözlendi. 2017 yılının ilk 6 ayında 38 ilde

toplam 101 otel, 16 bin yatak kapasitesi

ile 1 milyar 681 milyon TL’lik yatırım

tutarı karşılığında teşvik belgesi aldı.

Haziran ayında büyük artış

Geçen yılın ilk 6 aylık döneminde 31 ilde

toplam 19 bin 124 yataklı 94 otel projesi

için 1 milyar 480 milyon TL’lik teşvik

başvurusunda bulunmuştu. İlk yarıda

parasal bazda yatırım tutarında yüzde

13.5 artış gerçekleşti. Ancak rekor yılı

olan ve ilk yarısı itibariyle 2 milyar 751

milyon TL’lik yatırıma imza atılan 2014

yılı rakamlarına hâlâ ulaşılamadı. Asıl

yüksek oranlı yükselişin ise aylık bazda

gerçekleşmesi dikkat çekti. Haziran

2016’da 7 ilde toplam 1.385 yataklı 8

otel projesi 92.3 milyon TL’lik teşvik

başvurusunda bulunurken, Haziran

2017’de 7 ilde toplam 2 bin 379 yataklı 13

otel projesi için teşvik miktarı 268 milyon

TL’ye yükseldi. Yapılması planlanan

tesislerin kapasitelerine bağlı olarak

yatırım miktarının da yüzde 190 artması

dikkat çekti.

Karadeniz’de yatırımlar zıpladı

Yılın ilk yarısında yapılan yatırımlarda

yine Antalya, İstanbul, İzmir ve Muğla

öne çıkan iller oldu. Bu illerde 9’ar otel

projesi teşvik aldı. Yatak kapasitesi


akımından 2 bin 390 yatak sayısı ile

Antalya ilk yarıda en büyük payı aldı.

Ortadoğu’dan gelen turist sayısındaki

artışla birlikte başta Trabzon olmak

üzere Karadeniz’deki yatırımlarda

sıçrama dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı

Erdoğan’ın düzensiz yapılaşmaya

dikkat çektiği Karadeniz’de otel

yatırımlarında büyük artış gözlenirken,

Körfez turistlerinin büyük ilgi gösterdiği

Trabzon’da art arda yeni yatırımlar

devreye giriyor. İlk 6 ayda Trabzon’da

toplam yatırım tutarı 100 milyon

TL’yi bulan 7 otel projesi için teşvik

başvurusunda bulunuldu. Trabzon’da

2016 yılında da 86 milyon TL tutarında

1.451 yataklı 12 otel projesi başlamıştı.

Böylece son 1.5 yılda sadece Trabzon’da

19 otel projesi başladı. Bu arada

Karadeniz Bölgesi’nde bu yıl ilk yarıda

Ordu, Rize ve Samsun’da birer proje

teşvik aldı.

TÜROB: “Yatırımlar planlı

olmalı”

TÜROB Başkanı Timur Bayındır,

Karadeniz’deki yatırım artışında Körfez

bölgesinden gelen turistin sayısındaki

artışın önemli bir rolü bulunduğunu

hatırlatarak, bu bölgede yatırımların

kontrollü bir şekilde yapılması gerektiği

uyarısını yineledi. Bayındır, “Gelecek

dönemde otel arzı talebin üzerinde

olabilir. Bu durum da bölgede birçok

yatırımın atıl kalmasına neden olabilir”

diye konuştu.

Sezon kısa, oteller atıl kalır

TÜROB Trabzon Temsilcisi Ali Şahin

de, Karadeniz bölgesinin ciddi düzeyde

otel yoğunluğuna doğru gittiğine işaret

ederek, şu bilgileri verdi: “Sadece

Trabzon’da değil, Ordu ve Samsun’da da

aynı sorun yaşanıyor. Plansız yatırımlar,

gelecek dönemde sıkıntılara neden

olabilir. Oteller atıl kalabilir. Bölgede

sezon kısa. Yatırımların atıl kalmaması

için sezonu uzatacak uygulamaların

devreye girmesi lazım. Trabzon’da yatak

kapasitesi 6 binin üzerinde. Devam eden

yatırımlarla 1.5 yıl içinde 10 bini bulacak.

Yüksek sezonda bazı otellerde yüzde 80’i

bulan doluluklar, yıllık bazda ortalama

yüzde 50’nin çok altına iniyor. Yatırımların

bir plan dahilinde yapılması gerekiyor.”


Turkey targeted to be among the

top 5 global destinations in medical

tourism

Bursa offers a series of challenging and diverse range of opportunities for health

tourism. Metropolitan Municipality of Bursa aims at increasing the competitiveness

of Turkey in general, Bursa in particular, increasing service quality medical tourism,

thermal tourism and elderly-disabled tourism areas.

Bursa offers a series of challenging

and diverse range of opportunities

for health tourism. Health tourism

has an important opportunity considering

the potential of our country in parallel

with the gradually increase of receiving

medical treatment, the use of thermal

sources, rehabilitation services and

services that allows people to feel good

about themselves and healthy.

Health tourism is to go to another country

in order to get the medical treatment

people need, use thermal sources, get

rehabilitation services or allow them

to feel good and healthy. Three subcomponents

of health tourism according

to the classification generally accepted

in the literature are thermal tourism,

medical tourism, and the care and

rehabilitation services for the elderly.

In recent years, especially in developed

countries gradually aging of the world

population and increase of the weight

of chronic diseases in disease burden

and consequently increased treatment

costs cause the people go to countries

with lower costs in order to be treated.

Long waiting times for treatment in their

respective countries in addition to the

costs also prompt the people to receive

services abroad. Therefore, the increase

in demand to get rid of long waiting times

and to receive services in lower cost

causes medical tourism increasingly

gain importance. On the other hand, to

be able to learn about hospitals abroad

easily due to the increase of crosscountry

transportation facilities and the

rapid development of communication

technology makes it easier for people

to go abroad to receive health care.

Metropolitan Municipality of Bursa aims

at increasing the competitiveness of

Turkey in general, Bursa in particular,

increasing service quality medical

tourism, thermal tourism and elderlydisabled

tourism areas that are in

emerging markets position in the world in

parallel with developments in the health

sector in recent years.

As for the major targets of the

Program of SATURKK- Health Tourism

Coordination Council of Turkish Health

Ministry, the following targets are

undelrined:

- Establishing 100.000 bed capacity in

health tourism

- Supplying service to 1,500,000 (600,000

treatment purposes) foreign tourists in

thermal tourism

- Obtaining 3 billion dollars revenue in

thermal tourism

- Being among top 5 global destinations

in medical tourism

- Providing medical treatment to 750,000

foreign patients

- Obtaining 5.6 billion dollars revenue in

medical tourism

- Reaching 150,000 foreign visitors in

elderly tourism

- Obtaining 750 million dollars revenue in

elderly tourism

According to data from the Association

of Turkish Travel Agencies (TÜRSAB),

Turkey has hosted nearly 500,000

visitors from abroad in 2016 for medical

treatment, including in sub-sectors such

as thermal therapy centers used mostly

by the elderly. The main specialties

in Turkey drawing medical tourists

were treatment of eye diseases, hair

transplantation, dentistry, and plastic

surgery. Bursa is ready toplay its part in

this regard.


34

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Turizm bu yıl hareketlendi!

Geçtiğimiz yıllarda turizm sektöründe yaşanan gerileme bu yıl yerini hareketliliğe

bıraktı. Dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden birisi olan Türkiye’ye, 2014

yılından itibaren gelen turist sayılarında bir azalma meydana gelmişti.

2007 yılından 2014 yılına kadar olan 7

yıllık dilimde turist sayısının düzenli

bir şekilde, yılda ortalama 1,9

milyon arttığı ülkemizde, özellikle 2015

ve 2016 yıllarında turizm sektöründe

ciddi sıkıntılar baş gösterdi. Medyadan

derlenen haberlere göre; artan terör

olayları, darbe girişimi ve Rusya ile

yaşanan gerilim turizmi etkilemiş,

yabancı ziyaretçilerin ilgisini azaltmıştı.

2017 yılının turizm istatistiklerini

inceleyen Ajans Press’in TÜRSAB’tan

(Türkiye Seyahat Acenteler Birliği)

derlediği bilgiler ışığında araştırma

gerçekleştirdi. Ocak-Haziran arası

dönem, geçtiğimiz yılın aynı dönemiyle

kıyaslandığında turist sayısında yüzde

14,05 oranında artış gerçekleşti. Öyle

ki en büyük artış yüzde 43’lük oranla

Haziran ayında gelen yabancı sayısında

yaşandı. Yılın ilk yarısında turizm konulu

121 bin 227 haber yansıması tespit

edilirken geçtiğimiz yılın aynı döneminde

bu rakam 140 bin 40 olarak belirlendi.

En çok giriş İstanbul ve

Antalya’ya oldu

2017 yılı ikinci çeyreğinde gelen turist

sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre

ise yüzde 18,3 artarak yaklaşık 9 milyon

olarak gerçekleşti. Yılın ikinci çeyreğinde

gelen turistlerin yüzde 86,6’sını yabancı

turistler oluştururken geri kalanını

gurbetçi vatandaşlar oluşturdu. Turizm

gelirlerinde Nisan, Mayıs ve Haziran

aylarında bir önceki yılın aynı dönemine

göre yüzde 8,7 artış gerçekleşirken bu

dönemde yaşanan maddi artış 5 milyar

413 milyon 48 bin dolar oldu. PRNet’in

edindiği bilgilere göre Ocak Haziran

arası dönemde ülkemize gelen yabancı

ziyaretçilerin en çok giriş yaptığı iller

İstanbul ve Antalya oldu.


Günde ister 20 ister

1.000 yemek.

Daima doğru çözüm.

Daha fazlası için: rational-online.com


hotel restaurant

36 & hi-tech

gündem

Otel vardiya çalışmalarına yeni

düzenleme

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan düzenlemeyle yedi buçuk saatin üzerinde

gece çalışması için çalışanın onayı gerekecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığınca “Postalar Halinde

İşçi Çalıştırılarak Yürütülen

İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişik

Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi

Gazetede yayımlandı. Buna göre, turizm,

özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen

işlerde ve bu işlerin yürütüldüğü iş

yerlerinde faaliyet gösteren alt işveren

tarafından yürütülen işlerde posta

sayısı 24 saatte iki posta olacak şekilde

yapılabilecek.

7,5 saat düzenlemesi

Yönetmeliğin 7’nci maddesinde yapılan

değişiklikle de gece çalışmalarına yönelik

düzenlemeye gidildi. Buna göre söz

konusu madde, “Postalar halinde işçi

çalıştırılarak yürütülen işlerde, işçilerin

gece postalarında 7,5 saatten çok

çalıştırılmaları yasaktır. Ancak turizm,

özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen

işlerde işçinin yazılı onayının alınması

şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde

gece çalışması yaptırılabilir.” şeklinde

değiştirildi.

Taşeron da dahil

Yönetmelikte belirtilen “Turizm hizmeti

yürütülen işler” Kültür ve Turizm

Bakanlığı’nca turizm işletmesi belgesi

veya turizm yatırımı belgesi verilen ya

da belediye tarafından turizm işletmesi

olarak faaliyet göstermek üzere işletme

belgesi verilen tesislerde çalışanları

kapsıyor. Söz konusu iş yerlerinde alt

işveren tarafından çalıştırılan işçiler

de düzenleme kapsamında yer alırken,

çalışma süresinin yarısından çoğu

gece dönemine rastlayan bir postanın

çalışması da “gece çalışması” olarak

sayılacak.

Her postada çalışanlar

listelenecek

Bugün itibarıyla yürürlüğe giren

yönetmeliğe göre, işveren veya

işveren vekilleri, postalar halinde işçi

çalıştırılarak yürütülen işlerde, her

postada çalışan işçilerin ad ve soyadlarını

kapsayan listeleri bakanlıkça talep

edildiğinde sunmak üzere iş yerinde

bulundurmakla da yükümlü olacak.


hotel restaurant

38 & hi-tech

agenda

New regulation in hotel night

shift work

The Ministry of Labor and Social Security will require the employee’s approval to work over

seven and a half hours at night.

Regulation on the Implementation of

the Amendment to the Regulation

on the Special Procedures and

Principles Regarding the Workings in the

Works Performed by Workers in Postal

Shares.” published in the Official Gazette

by the Ministry of Labor and Social

Security. According to this, the number

of jobs carried out by the employees who

work usually carried out on the basis of

a contractual obligation will be made as

two shifts in 24 hours in tourism, private

security and health services.

7.5 hour arrangement

With the amendment made in Article

7 of the Regulation, it was arranged to

work for night work. Accordingly, the

article states that “in the work carried

out by shift workers, it is forbidden for

workers to work more than 7,5 hours in

the night shift, but for seven and a half

hours over night work provided that the

written approval of the workers is taken

for tourism, private security and health

services.

Including subcontractor

“Works carried out by tourism

services” specified in the Regulation

include those who are given tourism

management certificate or tourism

investment certificate by the Ministry of

Culture and Tourism, or facilities where

the municipality issues operational

documents to operate as a tourism

operation. While the workers employed by

the sub-employer in the work places are

also included in the scope of regulation,

the work of a post which coincides with

the majority of the night time period will

be considered as “night work”.

Every shift will be listed

According to the regulation now in effect,

the employer or the employer’s agents

shall be obliged to keep the lists of the

names and surnames of the employee

who work usually carried out on the basis

of a contractual obligation, when they are

requested by the ministry.


40

hotel restaurant

& hi-tech

gündem makale

Turist Çinli 261 milyar dolar harcadı

Çinli birinci, Araplar listede bile yok!

Crowne Plaza İstanbul Oryapark Genel Müdürü

Aykut Bakay

Dünyada en çok para harcayan ulusun

Çinliler olduğunu ileri süren Crowne

Plaza İstanbul Oryapark Genel Müdürü

Aykut Bakay, “2016 yılında 1 milyar 400

milyonluk ülkeden 180 milyon Çinli

seyahate çıktı. Bunlar da 261 milyar dolar

para harcadı. ‘Araplar para harcıyor’

deniyor. Ama istatistikler öyle demiyor.

İlk sıra 261 milyar dolar ile Çinli.

Amerikalılar 122, Almanlar 81, İngilizler

64, Fransızlar 41 milyar dolar harcadı.

Araplar ilk 5 listesinde yok” dedi.

Aykut Bakay araştırmasında çarpıcı

sonuçlara ulaştığını belirterek söyle

anlattı; “Evet Çin´de ‘2018 Türkiye

yılı’ ilan edildi. ‘Artık Çinliler ülkemize

uğrarlar’ diye turizmciler olarak

seviniyoruz. Ancak 2017’nin son çeyreğine

girdik, 2018’e 4 ay kaldı, iki taraftan da

somut adımlar atılmadı. Birkaç zayıf

görüşme dışında ortada fazla bir girişim

yok. Çinlilerin 2018 turizm takvimlerinde

dünyada gezilecek yerler listesinde ilk 10

da Türkiye’nin adı bile yok. Türkiye’den

Çin’e gelecekler için vize kolaylığını

akıllarından bile geçirmiyorlar. 5 yıl önce

de ‘Türkiye Turizm Yılı’ ilan etmişlerdi.

Aynen 2012 yılındaki gibi havanda

su dövülüyor. Fazla beklenti içinde

olmamalıyız. ”

Çinli hayali mi? Çinli hayal mi?

Bakay, her yıl 120 milyon Çinlinin

seyahate çıktığını belirterek “Dünyada her

yıl seyahate çıkanların yüzde 23’ü Çinli

turist. Bu turistler geçen yıl 261 milyar

dolar harcadı. Türkiye’ye gelen Çinlilerin

istatistiklerine bakarsak 2011 yılında 98

bin, 2012 yılında 114 bin, 2013 yılında

138 bin, 2014 yılında 199 bin, 2015 yılında

patladı ve 313 bine çıktı. 2016 yılında 167

bine düştü. 2017 yılının haziran ayına

kadar 81 bin Çinli geldi. Bir başka deyişle

dünyayı gezen 10 kişiden 2 kişisi Çinli.

Yine verilere bakarsak bu güne kadar

ülkemize bu kişilerin yüzde biri bile

uğramadı” dedi.

Çinli kadın daha fazla geziyor

Araştırmaya göre Çinlilerde gezen

kadınlar ağırlıkta. Turistlerin Yüzde 59’u

kadınlar oluşturuyor. Çinli şehir gezmek

istiyor, kültür ve tarih görmek istiyor. El

sanatları ile ilgililer. Yeme-içmeyi merak

ediyorlar. Halı, deri, kuyum almıyorlar.

Direkt uçuşları seviyor, aktarmadan

hoşlanmıyorlar. Tarih ve kültüre çok

meraklılar. Alışveriş (ünlü markaları)

ve lüks çok seviyorlar. Temiz havaya çok

ihtiyaçları var. Güneşi, sıcak havaları

sevmiyor. Ama biz onları yaz aylarında

çağırıyoruz. Bu nedenle Çin´de Antalya

reklamını yapmak yanlış. Yanılıp gelenler

de sıcaktan etkilenip şemsiyelerle

dolaşıyor. Bir daha asla gelmiyor.

Arkadaşlarının gelmesine de mani oluyor.

Seyahate çıkan Çinlilerin yüzde 89’u

yaşadıklarını İnternetten paylaşıyor.

Otelciler ne yapmalı?

Aykut Bakay otelcilerinde bir takım

hazırlıklar yapması gerektiğine

de değinerek kendi otelinde Çinli

turistler yaptıklarını şöyle sıralıyor;

Rezervasyondaki arkadaşlarımız en

az 20 kelime Çince öğrendi. Çince

İnternet sitemiz var. Rezervasyon ve

onaylarımız Çince. Odaya girenlere

masa üzerine ve televizyon ekranına

Çince “Hoş geldiniz” yazıyoruz. Her gün

Çin Çayı servisleri yapılıyor. Odalardaki

TV’lerde uydudan Çin kanalları var.

Özel günlerinde kutlama kartları ve

mesajlarımızı iletiyoruz. Afişler asıyoruz.

Odalardaki tüm basılı malzemelerin

üzerinde Çince yazılar da var. Çinliler,

ödemelerini anlaşma yaptığımız bir Çin

bankasının kredi kartı ile ödeyebiliyor.

Restoran mönülerimiz Çince. Çinlilerin

sabah kahvaltılarını olmazsa olmaz besini

“pilav lapası” sabahları kesinlikle servis

ediliyor.


hotel restaurant

42 & hi-tech

gündem

Türkiye turizm gelirinde 17. sıraya düştü

Dünya Turizm Örgütü ziyaretçi sayısı ve turizm gelirinde ilk 10 ülkeyi açıkladı.

Buna göre Türkiye turist sayısında 4, turizm gelirlerinde 5 sıra geriledi.

UNWTO’nun Tourism Highlights 2017 versiyonunda

açıklanan verilere göre turizm gelirinde Amerika

ilk sıradaki yerini korudu. UNWTO verilerine göre

dünyanın en çok turizm geliri elde eden Amerika’nın 2016

yılında bu alandan 205.4 milyar dolar elde etti. Amerika’yı

60.3 milyar ile İspanya, İspanya’yı da 49.9 milyar dolar ile

Tayland izliyor.

Ziyaretçi sayısında ise ilk 10’un birinci sırasında 86.2

milyon kişi ile Fransa yer alıyor. Fransa’yı 75.6 milyon ile

Amerika ve İspanya izliyor.

Türkiye 2016’da liste dışı kaldı

Türkiye turizm geliri listesinde olduğu gibi en çok ziyaretçi

alan ilk 10 ülke listesinde de yer alamadı. Türkiye iki yıl

öncesine kadar ilk 10 ülke listesinde yer alırken, 2016’da

liste dışı kaldı. Rapora göre Türkiye turist sayısında

dünya sıralamasında 4 sıra gerileyerek 10. sıraya, turizm

gelirlerinde ise 5 sıra gerileyerek 17. sıraya düştü.

Dünya Turizmi 2016

*Uluslararası turist sayısı, dünya genelinde bir önceki yıla göre %3,9

(46 milyon) artarak, 1 milyar 23 milyona ulaştı.

*Uluslararası turizm gelirleri %2,6 artarak, 1.220 milyar dolara ulaştı.

*Avrupa bir önceki yıla göre 13 milyon kişi artış ile 2016 yılında 616

milyon turist ağırladı.

*Avrupa’nın uluslararası turizm gelirleri, reel olarak yüzde 1 artarak

447 milyar dolara ulaştı.

*Avrupa’da Portekiz %13, İspanya %10, Hırvatistan %9, Yunanistan

%5 büyüme kaydetti.

*Çinli turist sayısı %6 artarak 135 milyona ulaştı.

*Çinli turistlerin harcamaları, %12 artarak 261 milyar dolara ulaştı.

*ABD’lilerin turizm harcamaları %8 artarak 124 milyar dolara ulaştı.


hotel restaurant

44 & hi-tech

agenda

Turkey drops to 17th level in world

tourism incomes

World Tourism Organization announced the list of top 10 countries in number of

visitors and tourism income. According to this, Turkey has decreased 4 levels in

the number of tourists and 5 in the tourism revenues.

According to the UNWTO’s Tourism

Highlights, version 2017, America

retained its first place in tourism

income. According to UNWTO data, the US

earned $ 205.4 billion in 2016. Spain followed

by 60.3 billion, and Thailand is at third rank

with 49.9 billion dollars of income. The

number of visitors is 86.2 million people in

France, ranked on top of the list in terms

of visitors. America and Spain are following

France with 75.6 million people.

Turkey is out of the list of top ten in

2016

Turkey is not listed on the list of top 10

countries in tourism incomes. While Turkey

was among the top 10 countries until two

years ago, it was out of the list in 2016.

According to the report, Turkey ranked 10th

in the world rank in the number of tourists by

dropping 4 ranks and dropped to 17th rank in

the tourism revenues by dropping 5 ranks.

World Tourism with Headlines

* The number of international tourists increased by 3.9% (46 million) from the

previous year to 1 billion 23 million worldwide.

* International tourism revenues increased by 2.6%, reaching 1.220 billion

dollars.

Başlıklarla Dünya Turizmi 2016

*Uluslararası * Europe received turist sayısı, 616 million dünya genelinde tourists in bir 2016 önceki with yıla an increase göre %3,9 of (46 13 million milyon)

artarak, compared 1 milyar to 23 the milyona previous ulaştı. year.

*Uluslararası turizm gelirleri %2,6 artarak, 1.220 milyar dolara ulaştı.

* Europe’s international tourism revenues increased by 1 percent in real terms

*Avrupa bir önceki yıla göre 13 milyon kişi artış ile 2016 yılında 616 milyon turist

ağırladı.

to $ 447 billion.

*Avrupa'nın * Portugal uluslararası has grown turizm by 13%, gelirleri, Spain by reel 10%, olarak Croatia yüzde by 9% 1 artarak and Greece 447 milyar by 5%.

dolara ulaştı.

*Avrupa'da * The number Portekiz of %13, Chinese İspanya tourists %10, increased Hırvatistan by 6% %9, to Yunanistan 135 million. %5 büyüme

kaydetti.

* Chinese tourists’ spending has increased by 12% to 261 billion dollars.

*Çinli turist sayısı %6 artarak 135 milyona ulaştı.

*Çinli * US turistlerin tourism harcamaları, spending increased %12 artarak by 8% 261 to $ milyar 124 billion. dolara ulaştı.

*ABD'lilerin turizm harcamaları %8 artarak 124 milyar dolara ulaştı.


METE PLASTIK

R

Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

Prima meteplast

R

www.primaseat.com

www.meteplast.com

R

Gıda

kapları

Bahçe

mobilyaları

made in

Stadyum

koltukları

www.mete.com.tr

/meteplastik


46

hotel restaurant

& hi-tech

agenda

Health travelers appreciate healing in thermal waters

Bursa becomes the center of thermal tourism

Centuries ago, Bursa was at the heart of the silk and spice trade and in modern

times, is now a center for thermal tourism, which refers to the use of spas and

thermal waters for relaxation, wellness, and healing everything from skin conditions

to rheumatism, and osteoporosis, among others.

Bursa is a rich province in terms

of mineral and thermal springs

and spas. European Historical

Thermal Town Association, focusing on

valorization of thermal cultural heritage

in Europe and on revitalization of the

historical tradition of European thermal

cities and spa towns’ heritage, selected

Bursa as one of the prominent thermal

centers of the world in 2013.

Bursa Metropolitan Municipality was

planning to establish a brand-new

and integrated thermal facilities

located in İpekiş and Tabakhaneler

district of Bursa, by cooperating with

Turkish Ministry of Environment and

Urbanization, Yıldız Technical University

and Piri Reis Map and Real Estate

Association. Actually, promotion of

European spa culture brings with it

three different concepts: welfare, health,

tradition. Bursa, with its rich and vast

cultural heritage, combines welfare,

health and tradition for centuries. Bursa

hosts a geothermal area that boasts a

number of hot springs. The province is

a place to come if you want a traditional

experience because Turkish baths are

known throughout the world. Traditional

bathhouses with charming tile designs

and arching ceilings can be found all

around the central Çekirge district of

Bursa. The various minerals in the waters

are known to have healing properties.

It should be noted that water is also

transferred to a number of area hotels,

which operate their own mineral pools

for guests. It is a well known fact that

people discovered the therapeutic powers

of Bursa’s thermal springs centuries

ago. With one of the best climates

in the world, Bursa has turned to be

one of the the ideal psychological and

physical health center for well-being.

Centuries ago, Bursa was at the heart of

the silk and spice trade and in modern

times, is now a center for thermal

tourism, which refers to the use of

spas and thermal waters for relaxation,

wellness, and healing everything from

skin conditions to rheumatism, and

osteoporosis, among others.

Bursa specializes in medical spas,

including physical therapy. Health

travelers really appreciate healing in its

thermal waters. Bursa is renowned for its

areas of nature tourism, culture, history

tourism as well as thermal and medical

tourism. Average duration of overnight

stays and total number of arrival in

facilities has increased by 79% in the last

4 years.


48

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

MSC Seavıew’ın suya indirme töreni

gerçekleştirildi

MSC Cruises’un Seaside sınıfı olan ikinci gemisi MSC Seaview, Akdeniz’de

yapacağı programlar öncesi, inşasında son aşamaya gelinerek, suya indirme töreni

gerçekleştirildi.

Güney Amerika ve Avrupa’nın

pazar lideri cruise şirketi MSC

Cruises ve İtalya’nın gemi inşa

yapımı uzmanlığında ve dünyanın sayılı

gruplarından biri olan Fincantieri, MSC

Seaside gemisinin suya indirme törenini

birlikte kutladı. Tören, geminin inşa

edildiği İtalya’nın Monfalcone tersanesinde

gerçekleştirildi.

Aralık 2017’de ilk yolculuğuna

çıkacak

MSC Seaview, Seaside sınıfı gemilerin

ikincisi olan ve üstün inovatif özelliklerle

donatılarak, misafirlerine denizle

bütünleşecekleri bir cruise deneyimi

yaşatmak üzere üretildi. Seaside sınıfı

gemilerin birincisi olan MSC Seaside

Aralık 2017’de İtalya’nın Trieste

limanından Miami’ye doğru ilk yolculuğuna

çıkacak. MSC Seaview ise 6adece 6

ay kadar sonra 2018 Haziran ayında

ilk misafirlerini ağırlayacak. 2018 yaz

sezonunda yapacağı 1 haftalık Akdeniz

programında toplam 4 ülke ve 6 şehri

gezdirirken, Cenova, Napoli, Messina

(Sicilya), Valetta (Malta), Barselona ve

Marsilya’ya uğrayacak. 2018-2019 kış

sezonunda ise Brezilya’da programlarına

devam edecek Seaview, Santos, Ilha

Grande, Buzios, Porto Belo and Camboriu

gibi popüler limanları ziyaret edecek.

Onorato: “MSC Seaview, 10

yıllık yatırım planımızın bir

parçası”

MSC Cruises CEO’su Gianni Onorato

konuyla ilgili: MSC Seaview gemimizin

suya indirilmesi, filomuzu genişletme

adına bizim için önemli bir kilometre

taşı. Bu gemimiz önümüzdeki on yıllık

yatırım planımızın bir parçası ve 2020’ye

kadar teslim alacağımız altı gemimiz

arasından biri. MSC Cruises olarak

hizmete sunduğumuz her yeni gemi

sınıfı, demografik yapı farklılığı ile değişik

yaş gruplarından kişilere ve farklı tatil

beklentisindeki seyahat severlerin

ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gemi

tasarımlarımızı planlıyoruz.”

Onorato, “Hala pazar lideri olduğumuz

Akdeniz ve Avrupa gemi seyahatleri

için, MSC Seaview gibi inovatif bir gemi

ile Akdeniz’deki varlığımızı daha da

genişleterek, gücümüze güç katan bir

iş yapmış olacağız.” şeklinde sözlerini

noktaladı.


50

hotel restaurant

& hi-tech

new investments

MSC Seaview’s launching

ceremony held

The second ship of MSC Cruises’ Seaside class, MSC Seaview was in the final stages

of the launching ceremony before the programs to be held in the Mediterranean.

Having Italy’s shipbuilding expertise

and of Fincantieri, one of South

America and Europe’s market

leader cruise company and MSC Cruises,

one of the world’s leading groups,

celebrated the launching ceremony of

the MSC Seaside ship. The ceremony was

held at the Italian Monfalcone shipyard

where the ship was built.

She will be on her first trip in

December 2017

The MSC Seaview was built to provide a

cruise experience that would be second

to the Seaside class and equipped with

superior innovative features that would

integrate its guests into the sea. The MSC

Seaside, the first of the Seaside class

vessels, will arrive in December 2017 on

its first journey from Italy’s Trieste port

to Miami. MSC Seaview will be hosting

its first guests in June 2018 after only 6

months. In the summer season of 2018,

in her one-week Mediterranean program

she will travel to 4 countries and visit

to 6 cities in total, and will be in Genoa,

Naples, Messina (Sicily), Valetta (Malta),

Barcelona and Marseilles. In the winter

season of 2018-2019, it will visit popular

ports such as Seaview, Santos, Ilha

Grande, Buzios, Porto Belo and Camboriu

which will continue their programs in

Brazil.

Onorato: “MSC Seaview is part

of our 10 year investment plan.”

MSC Cruises CEO Gianni Onorato has

said on the subject, “The MSC Seaview

is an important milestone for us in the

name of expanding our fleet. This vessel

is part of our investment plan for the next

ten years and is one of the six vessels

that we will deliver by 2020. As MSC

Cruises, we plan our ship designs to

meet the needs and vacation expectations

of different demographic segments,

different age groups and travel lovers

that we serve.”

“We are expanding our presence in the

Mediterranean with an innovative ship

like MSC Seaview for Mediterranean and

European cruises that are still market

leaders and we would have done a job

that added strength to our present

power.” he said.


52

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

World Tourism Forum

Afrika kıtasında

Dünya turizmine yön veren liderler Ekim ayında Gana’nın başkenti Akra’da “Africa

Summit” ile bir araya geliyor.

Antalya, Moskova ve İstanbul’da

düzenlenen ve büyük ses

getiren World Tourism Forum

zirvelerinin ardından, turizmin liderleri

Gana’nın başkenti Akra’da bir araya

gelerek , Afrika’nın turizm potansiyelini

değerlendirecek.

10 Ekim’de Akra’da

gerçekleştirilecek

10 Ekim’de Kempinski Hotel Gold Coast

City’de, 400’ün üzerinde katılımcıyla

gerçekleştirilecek Africa Summit; Gana

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde,

Afrika ülkelerinin turizm bakanları,

Afrika ülkelerinin turizm otoritelerinin

başkanları, otelciler, tur operatörleri,

seyahat acentaları ve turizm yatırım

şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin

yanı sıra, son dönemlerin ünlü sosyal

medya fenomenlerinin de katılımıyla

gerçekleştirilecek Africa Summit

kapsamında yapılacak oturumlarda,

online turizm, Afrika kıtasında ki

destinasyonların geliştirilmesinde

pazarlamanın önemi, turizm yatırımları,

Afrika’da yürütülen politikaların turizm

sektörüne etkileri, sosyal medya

kullanımı ve turizm, eGen sosyal medya

fenomenleri buluşması, otel yönetimi

ve pazarlamada bölgesel farklılıklar

konuşulacak.

Turizm Bakanları “Africa

Summit” ile bir araya geliyor

Afrika Summit’ in en önemli oturumu,

Afrika ülkelerinin turizm bakanlarının

katılacağı “Bakanlar Toplantısı” olacak.

Bu buluşmada Afrika ülkelerinin turizm

potansiyelleri, gelişmekte olan global

turizm ekonomisi ve bölgedeki turizm

yatırımlarının artırılması konuları

ele alınacak. Gana Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı N.A.D. Akufo-Addo; Gana

Cumhuriyeti Turizm, Sanat ve Kültür

Bakanı Catherine Afeku’nun açılışını

yapacağı zirvede ; Benin Kültür ve Turizm

Bakanı Ange N’Koue, River Rocks

Hotels&Resorts Ceo’su ve grup başkanı

Buğra Berberoğlu, Sosyal Medya Uzmanı

Sean Gardner, Forbes tarafından top

20’de yer alan sosyal medya uzmanı Glen

Gilmore, Adara Seyahat & Turizm Başkan

Yardımcısı Darren Dunn, Thomas Cook

Sosyal Medya Başkanı Martin Widenka,

Lüks Seyahat Yazarı Ann Tran, Travel

Click Ortadoğu & Afrika Bölgesi Başkan

Yardımcısı Cem Çetintürk, Preferred

Hotels&Resorts Ortadoğu & Afrika Bölge

Direktörü Claudia Roscigno, Fas Turizm

Otoritesi Başkanı & CEO Imad Barrakad

konuşmacı olarak yer alacak.


54

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Müslüman seyahat pazarında

Türkiye ulaşım kolaylığında ilk tercih

Mastercard ve CrescentRating’in, Müslüman turistlerin 130 hedef ülkede seyahat

kolaylığı, yiyeceklerin İslami değerlere uygunluğu, ibadet imkânlarının bulunması,

fiyatların uygunluğu gibi birçok kriteri değerlendirerek seyahat tercihlerini

araştıran yıllık raporu yayımlandı.

Ödeme teknolojileri devi Mastercard

ile Müslüman dünyanın turizm

ihtiyaçlarına yönelik puanlama,

rezervasyon, danışmanlık, eğitim,

etkinlik yönetimi gibi konularda hizmet

veren CrescentRating’in ilk kez 2011

yılında hazırladığı “Müslümanların

Seyahat Tercihleri Endeksi” raporunun

yedincisi yayımlandı. İslam İşbirliği

Konferansı üyesi 48 ülke ve İslam İşbirliği

Konferansı üyesi olmayan 82 ülkenin

dahil olduğu, toplam 130 ülkeyi kapsayan

2017 raporuna göre, Malezya, Birleşik

Arap Emirlikleri, Endonezya ve Türkiye,

Müslüman turistlerin en çok tercih ettiği

ilk 4 ülke. İlk dört ülkenin ardından ise

Suudi Arabistan, Katar ve Fas geliyor.

Çoğunluğu Müslüman olmayan Singapur,

Tayland ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ise

Müslüman turistlerin tercih listesinde ilk

dokuz ülkeden sonra geliyor. İslam İşbirliği

Konferansı üyesi olan ülkeler Müslüman

turistler tarafından öncelikli olarak tercih

edilse de, İslam İşbirliği Konferansı üyesi

olmamasına rağmen İslami ihtiyaçlara

göre düzenlemeler yapabilen ülkelerin,

tercihler listesinde üst sıraya tırmandıkları

görülüyor.

Türkiye ulaşım kolaylığı kriterinde birinci

sırada

Son üç yılın sonuçları karşılaştırıldığında

ilk 20’de yer alan ülkelerin genel olarak

havaalanı hizmetlerini iyileştirdikleri,

hava yolu ulaşım imkanlarını artırdıkları,

yemek ve ibadet koşulları ile konaklama ve

vizesiz seyahat hizmetlerini geliştirdikleri,

Müslüman turistlerin ihtiyaçlarına yönelik

bir farkındalık oluşturdukları görülüyor.

Raporda ülkelerin geliştirmesi gereken

alanlar da vurgulanırken, Türkiye için

belirtilen geliştirme alanları; iletişim,

ibadet mekanları, havaalanı ve konaklama

imkanları ve yeme içme oldu. Öte yandan

Türkiye, havayolu bağlantılarının bulunması,

ulaşım kolaylığı ve vizesiz ulaşım imkanları

açısından en üst sırada yer alırken,

Türkiye’yi sırasıyla Malezya, Tayland,

Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar takip etti.

Müslümanlara uygun çevresel

koşulların bulunması, ailece yapılan

seyahatlere uygunluk açısından yapılan

değerlendirmede ise Türkiye Malezya’dan

sonra ikinci sırada yer alırken, İspanya,

İslam İşbirliği Konferansı üyesi olmamasına

rağmen dördüncü sırada yer alarak büyük

bir sürprize imza attı.

Müslüman seyahat pazarı 155 milyar dolar

Rapora göre, dünyada en hızlı artan

grup olan Müslüman nüfus 2030 yılında

toplam dünya nüfusunun yüzde 26’sını

teşkil edecek. Bu veriler ışığında birçok

sektörün Müslümanlara yönelik ve onlar

memnun edecek ürün ve hizmetlere

yöneldiği görülüyor. Raporda ayrıca,

global ekonomide Müslümanlara yönelik

tüketimin ağırlığının ve öneminin giderek

artması sebebiyle birçok endüstrinin,

odağını özellikle Körfez Ülkelerindeki,

Endonezya’daki ve Malezya’daki genç ve

para harcamaya hazır Müslüman nüfusa

yöneltmiş durumda olduğu vurgulanıyor.

2016 verilerine göre yiyecek, hizmet ve

yaşam stilinden oluşan toplam 2-3 trilyon

dolarlık Müslüman tüketim pazarının

155 milyar dolarlık kısmını Müslüman

Seyahat pazarı oluşturuyor. Müslüman

turistlerin, tatil tercihlerinde seyahat

kolaylığı ve alışveriş olanakları bulunan,

aile değerlerine ve İslami koşullara uygun

ülkeleri tercih etmesi sebebiyle, herhangi

bir ülkede yiyecek, hizmet ve yaşam stili

konusunda olumlu gelişmelerin olması,

doğal olarak turizme de olumlu yansıyor.

Müslüman Tüketim pazarında en büyük

payı İslami kriterlere uygun “helal” olarak

nitelendirilen yiyecekler alırken, onu İslami

değerlere uygun moda endüstrisi, ilaç ve

kozmetikler takip ediyor. Kadın erkek ayrı

ya da aileye özel düzenlenmiş spa ve sağlıklı

yaşam merkezleri de revaçta. Raporda

elde edilen sonuçlar gelecekte, teknolojik

gelişmelere ve yeniliklere hızla adapte

olabilen, genç Müslüman neslin değişen

tercihlerine cevap verebilen, Müslüman

kadınları da önemseyen ve Müslüman

ve Müslüman olmayan turistler arasında

denge kurabilen ülkelerin daha çok tercih

edileceğini gösteriyor.Rapor Türkiye,

Endonezya, Malezya ve Körfez Arap Ülkeleri

İşbirliği Konseyi ülkeleri gibi büyüyen

ekonomilerin de etkisiyle iş seyahatleri

başlığı altında değerlendirilen toplantı,

konferans ve etkinlik amaçlı turizmin de

ekonominin önemli kısmını teşkil ettiğini ve

büyüme trendinde olduğunu ortaya koyuyor.

Müslümanların tercihi Asya kıtası

Müslümanların Seyahat Tercihleri Endeksi

2017’ye göre Asya en çok tercih edilen kıta

olurken, Afrika ise geçen yıla göre puanını

iyileştirerek en çok tercih edilen ikinci kıta

seçildi. Endeks skorunu geçen yıla göre

0,6 puan artırarak 82,5’e ulaşan Malezya,

7 yıldır üst üste Müslümanların seyahatte

en çok tercih ettiği ülke oldu. Endekse

göre 76,9 puanla Birleşik Arap Emirlikleri

ikinci, 72,6 puanla Endonezya ise üçüncü

olurken, Türkiye 72,4 puan ile 130 ülke

arasında dördüncü sırada yer alıyor. İslam

İşbirliği Konferansı üyesi olmayan ülkeler

arasındaki değerlendirmede ise birinci

sırayı, genel sıralamada onuncu sırada olan

Singapur, ikinci sırayı Tayland, üçüncü sırayı

ise Birleşik Krallık aldı. Genel sıralamada

Birleşik Krallık 20. sırada gelirken, Japonya

32., Fransa 34., ABD 36., Almanya ise 41.

sırada kendine yer buldu. İslam İşbirliği

Konferansı üyesi olmayan Hindistan 39.,

Çin 45. olurken, listenin son sırasında ise El

Salvador bulunuyor.


hotel restaurant

56 & hi-tech

yeni yatırımlar

DoubleTree by Hılton

Istanbul Topkapı

kapılarını açtı

Hilton’un pazara

liderlik eden

14 markası

arasında yer alan

of DoubleTree

by Hilton,

İstanbul’daki

otel portföyünü

genişletiyor. Yeni

açılan 216 odalı

DoubleTree by

Hilton Istanbul

Topkapı, merkezi

konumuyla hem

keyif hem de iş

amacıyla seyahat

eden konuklara

hitap ediyor.


İstanbul’un turistik merkezlerinden

Tarihi Yarımada’ya ve Haliç’e kolay

ulaşım imkanı sağlayan 18 katlı otel,

Adalar manzaralı oda ve süitlerinde

konuklarına benzersiz bir rahatlama

imkanı sunuyor. Bulunduğu bölgenin en

büyük toplantı ve konferans kapasitesine

ev sahipliği yapan otel, konferans alanları

ve balo salonunda aynı anda 700 kişiye

hizmet verebiliyor. Otelde yer alan

Topkapı Terrace ise konukların açık

havada İstanbul’un benzersiz panoramik

manzarasını izleme imkanı sunuyor.

Yerel ve uluslararası

lezzetlerden seçkin tatlar

Güne Turquaz Restaurant’ta sunulan

DoubleTree kahvaltısıyla başlayan

konuklar, yerel ve uluslararası lezzetler

sunan restorandan öğle ve akşam

yemeklerinde de faydalanabiliyor. Her

gün 10.30 – 23.00 saatleri arasında

hizmet veren The Lounge Café & Bar’da

ise şık ve rahat bir atmosferde ile yerli

ve yabancı mutfaklardan atıştırmalıklar

sunuluyor. Otelde ayrıca 7 gün 24 saat

oda servisi hizmeti veriliyor. Otelde 24

saat hizmet veren bir fitness salonunun

yanı sıra sıcaklık kontrolü yapılan bir

kapalı havuz bulunuyor. Sabah 10.00’da

hizmet vermeye başlayan The Rose

Spa ise kadın ve erkek konuklara ayrı

alanlarda geleneksel Türk masaj ve

güzellik seçeneklerinden faydalanma

imkanı sunuyor.

Daha fazla bilgi veya rezervasyon için

DoubleTree by Hilton Topkapı adresini

ziyaret edebilirsiniz. DoubleTree by Hilton

markası ve yeni açılışlar hakkında bilgi

için lütfen news.doubletree.com adresini

ziyaret edin.

DoubleTree by Hilton Istanbul

Topkapı, Hilton’un

14 markasında geçerli

ödüllü sadakat programı

Hilton Honors kapsamında

yer alıyor. Ücretsiz

program aracılığıyla

doğrudan rezervasyon

yapan konuklar, puan

kazanma ve harcama imkanınının

yanı sıra üyelere

özel indirimlerden, ücretsiz

Wi-Fi hizmetinden

ve Hilton Honors mobil

uygulamasından

faydalanabiliyor.

İş toplantıları için mükemmel bir

seçenek

İş toplantıları, konferanslar ve kişisel

partiler için de mükemmel bir seçenek

olan otel, 2,500 metrekarelik etkinlik

alanına sahip. Bu alanda ihtiyaca göre

üç bölüme ayrılabilen kolonsuz bir balo

salonu, doğal gün ışığıyla aydınlatılan

toplantı odaları ve fuaye alanları

bulunuyor. DoubleTree by Hilton Istanbul

Topkapı Genel Müdürü Hülya Akgün

şöyle konuştu: “Topkapı’da yeni inşa

edilen otelimiz, E100 yolu üzerindeki

konumu ve Atatürk Havalimanı’na

yakınlığıyla dikkat çekiyor. Otelimiz,

aynı zamanda İstanbul’un en çok ziyaret

edilen noktalarına kolay ulaşım imkanı

sağlayan mükemmel bir konuma sahip.

Şehri keşfetmek isteyen turistlerden

çok yönlü toplantı alanlarımızdan

faydalanmak isteyen konuklara kadar

geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz.


hotel restaurant

58 & hi-tech

yeni yatırımlar

ETO’dan turizme dev yatırım

Eskişehir Ticaret Odası (ETO), Eskişehir Kent Markası ve Turizminin

Geliştirilmesi kapsamında yatırıma dönüştürülen Eskişehir Ticaret ve Sanayi

Müzesi’ne ek olarak, Eskişehir Fuar ve Kongre Merkezi’nin yanı sıra “Turist

Bilgi Noktası” ve “Turist Servisi” uygulamasını da hayata geçirdi.


Eskişehir Ticaret Odası Başkanı

Metin Güler, Eskişehir Kent

Markası ve Turizminin Geliştirilmesi

kapsamında hayata geçirilen projeler

hakkında bilgi vererek, turizme yönelik

çalışmaları anlattı. Güler, “Eskişehir’in

Kent Markası ve Turizminin Geliştirilmesi

adı altında gerçekleştirecekleri

çalışmalarla Eskişehir turizmine ivme

kazandırmayı amaçladıklarını dile getirdi.

Güler: “Merkezden 600 milyon

TL getiri bekliyoruz”

Eskişehir Ticaret ve Sanayi Müzesi’nde

basın mensupları ile bir araya gelen

Eskişehir Ticaret Odası Başkanı

Metin Güler, Eskişehir’in marka vaadi

açısından birçok varlığa sahip olmakla

birlikte bu potansiyelleri yeteri kadar

değerlendiremediğini söyledi. Eskişehir

Kent Markası ve Turizm kapsamındaki

çalışmalarla Eskişehir’in turizmine ivme

kazandırmayı hedeflediklerini kaydeden

Güler, “Eskişehir Ticaret Odası olarak

şehrimizin turizmine yönelik ilk adımı

“Yüksek Hızlı Tren’in Eskişehir’e Etkileri”

isimli akademik çalışma ile attık. Bu

sayede gelen turistlerin beklentilerini ve

taleplerini tespit etme imkanı bulduk.

Turistlerin seyahat alışkanlıklarını,

şehirde harcadıkları parayı öğrendik.

Diğer yandan Eskişehir kongre ve fuar

turizmine katkı sağlayacak olan Eskişehir

Fuar Kongre Merkezi projesine başladık.

Uluslararası fuarcılığı Eskişehir’e taşıma

hedefiyle çıktığımız bu yolda, toplamda

33 bin metrekare kullanım alanına ve

aynı anda bin kişiyi ağırlama kapasitesine

sahip olacak merkezimizi yapıyoruz. 74

milyon TL’lik bir yatırım bedeliyle hayata

geçirdiğimiz merkezin şimdiye kadar

yüzde 50’si tamamlandı” dedi.

Çevreci bir merkez tasarladıklarının

altını çizen Güler, “Fuar merkezi inşa

edilirken hiçbir ağaca zarar verilmedi,

çevresinde olan ağaçların da bakımları

yapılıyor. Leed Gold sertifikasına sahip

olan merkezde, elektrikli araç şarj

istasyonları, kendi elektriğini üreten

bir tesis de olacak” dedi. Güler, “2018

yılında tamamlanacak merkezde, 2019

yılında en az 7 fuar yapılacak. Eskişehir

ekonomisine, merkezden 600 milyon TL

getiri bekliyoruz. Merkezin yapımında

kullanılan bütün materyalleri Eskişehir

esnafından temin ettik. Bu sayede

Eskişehir’e 50 milyon TL’lik bir katkıda

da bulunmuş olduk. Şu an hizmette olan

Eskişehir Ticaret ve Sanayi Müzesi’ni

de geçtiğimiz mayıs ayında şehrimize

kazandırdık. Müze gelirlerini öğrencilere

burs olarak vereceğiz” dedi.

Turistlere ücretsiz servis

Bu kapsamda hayata geçirdikleri

projelerin önemine değinen Güler,

şu ifadeleri kullandı: “Turistlerin

Eskişehir’de neler yapabileceğine dair

bilgi alacağı ve yönlendirileceği turist

bilgi noktaları açıyoruz. Burada turistlere

Eskişehir ile ilgili konaklamadan

gezilecek yerlere kadar her türlü bilgi

verilecek. Kitapçıklar dağıtılacak. Yine

aynı şekilde ücretsiz turist servislerimiz

devreye girecek. Buna ek olarak

yüksek hızlı trenlerde dağıtılmak

üzere Eskişehir tanıtım kitapçıkları

hazırlamayı planlıyoruz. Yine aynı şekilde

trenlerde Eskişehir’e yönelik videoların

izletilmesi için çalışmalarımız olacak.

Ayrıca Eskişehir’deki tüm esnaf ve

tüccara yönelik kitapçıklar dağıtacağız.

ETO Akademi bünyesinde eğitimler

yapacağız. Şehrin dört bir yanında da

turistler için “Hoş geldiniz, ne istersiniz”

isimli billboard çalışmaları yapacağız.

Eskişehir’e gelen turistlere şehrin farkını

hissettirmek arzusundayız.”

“Turizm yatırımlarını hayata

geçirecek adımlar atıyoruz”

Eskişehir Kent Markası ve Turizm

kapsamındaki planlanan diğer

çalışmalar hakkında da bilgi veren Güler,

“Eskişehir turizmi için planladığımız

bir diğer proje ise Eskişehir Kongre ve

Ziyaretçi Bürosu. Resmi kurumlarımızın

ve belediyelerimizin de katılımı ile

oluşturulacak olan bu büroyla birlikte,

Eskişehir’de kongre turizmini planlamayı

ve organize etmeyi hedefliyoruz.”

şeklinde konuştu.


60

hotel restaurant

& hi-tech

yatırım / röportaj

Oya Mumcuoğlu

“Lüks seyahat talebi gezgin

sayısıyla orantılı artıyor”

“Lüks seyahat talebi gezgin sayısının artışı ile doğru orantılı.

Gelir artışı zaman içerisinde kaliteli yemek, yerel dokuyu

yakından tanıma, dünyayla daha ilgili olma bilgi kaynağına

kolay ulaşım, görselliğe odaklı dijital dünya bu artışın önemli

nedenlerinden.”

20 yılı aşkın bir süredir turizm

sektöründe profesyonel yöneticilik

yapan Constance Otelleri Türkiye

Temsilcisi Oya Mumcuoğlu Constance

Otelleri konsepti ile beraber dünyada

yükselen lüks seyahat algısını anlattı…

Hint Okyanusu’ndaki Constance otellerinin

bulunduğu dört bölge ve oteller hakkında

kısaca bilgi verebilir misiniz?

Maldivler, dünyanın bir numaralı balayı

destinasyonu. Maldivler’de 2 otelimiz

bulunmakta. Constance Halaveli, kişiye

özel servisi, su üstü odaları ve lagunu ile

ünlü. Constance Moofushi ise dalış klubü,

Crystal All Inklusive hizmeti ile ön planda.

Seyşeller’de Constance Ephelia eşsiz

doğası ile hem balayı çiftlerinin hem de

ailelerin tercihi… Constance Lemuria ise

golfseverlerin bir numarası…

Mauritius’da Constance Le Prince Maurice

mutfağı, şarap mahzenleri ve eşsiz

Constance Belle Mare plage ise kumsalı,

golf sahaları ve farklı mutfaklar sunan

restoranları tercih edenler için doğru

adres. Madagaskar’da bulunan Constance

Tsarabanjina ise 24 adet villası ile tam bir

kaçış adası.

Constance Otelleri’nin birçok merkezi

bulunuyor. Birbirlerinden konum dışında ne

gibi farkları var?

4 ayrı Hint Okyanusu ada ülkesinden söz

ediyoruz. Hepsi farklı ülkeler, değişik iklim

ve doğaya sahip. Oteller de aynen bunu

yansıtıyor. Birinde golf oynarken diğerinde

derin deniz avcılığı yapabilirsiniz. Gelen

misafirlerin profilleri farklı, bazıları daha

formal bazıları daha rahat tesisler. Ayrıca

misafirlerin ilgi alanlarına göre veya aile

mi, çift mi, arkadaş grubu mu, bunlara

göre de tercihler değişiyor.

Tesisleriniz çok kez uluslararası ödüllere

layık görüldü. Bu ödüllerin alınmasında sizi

rakiplerinizden farklı kılan noktalar nelerdir?

Constance misafirperverliği, zamansız

zarafet ve mükemmel hizmet anlayışı

diyebiliriz. Oteller zinciri misafirine

muhteşem bir doğanın yanında, çok

özel gastronomi ve şarap deneyimi ile

bulunduğu coğrafyada yapılabilecek

değişik spor ve aktiviteler sunmakta.

Kısaca modern dünyanın karmaşasından

gelen misafirlere zamanı unutturmak

üzere kurgulanmış özenli bir tatil anlayışı

diyebiliriz.

Siz aynı zamanda bir seyahat yazarısınız.

Seyahat ederken kişisel anlamda kriterleriniz

neler? Bugüne kadar gezdiğiniz ülke ve

şehirlerden unutamadıklarınız hangileri?

Kendi seyahatlerimde yılda en az bir kere

görmediğim bir destinasyona gidiyorum ve

o destinasyona özel deneyimlerin mutlaka

programımda olmasına dikkat ediyorum.

Unutamadığım seyahatler arasında ise

Myanmar, Nepal, Kenya ve Uruguay’ı

söyleyebilirim.

Constance Otelleri lüks segmentte iddialı

bir otel markası. Lüks seyahat dediğimizde

standart bir seyahatten farklı olarak neler

aklımıza gelmeli?

Konfor, zarafet ve teknik donanımın

kusursuz olduğu bir konaklama biçimi.

Günümüzde kendine zaman ayırabilmek

büyük bir lüks, o nedenle bu zamanın

tam da sizin isteklerinize uygun olması

lazım. Bedeniniz ve ruhunuz dinlenirken

gerekirse işinizi de ofisteki gibi takip

edebilmelisiniz.

Türkiye’deki lüks seyahat severlerin profili

geçtiğimiz yıllara göre nasıl değişti?

Kesinlikle artış yönünde değişti. Lüks

seyahat talebi gezgin sayısının artışı

ile doğru orantılı. Gelir artışı zaman

içerisinde kaliteli yemek, yerel dokuyu

yakından tanıma, dünyayla daha ilgili olma

bilgi kaynağına kolay ulaşım, görselliğe

odaklı dijital dünya bu artışın önemli

nedenlerinden. Ayrıca lüks markaların

da kendilerini ulaşılabilir lüks yapma

gibi bir çabası var. En yüksek sezonlar

uymasa bile tüketici promosyonları ve

düşük sezonları takip ederek lüks deneyim

yaşamak istiyor. Bu durum da haliyle lüks

seyahat sektöründe artışı getiriyor.

2017 lüks seyahat trendleri için neler

diyebilirsiniz?

Avrupa her zaman kolay ulaşılabilir olduğu

için önemli. Seyşeller kesinlikle yükselen

yıldız. Meksika çok ilgi görmeye başladı.

Genel olarak gideceğiniz yer neresi olursa

olsun, özel bir deneyim yaşamak önemli

hale geldi. Konser, gastronomik geziler,

spor karşılaşmalarını bunlara örnek

olarak sayabiliriz.

Size göre lüks seyahatin en trend

destinasyonları hangileri?

Seyşeller, St. Barth, Fransız Rivierası,

Botswana ve Arjantin şu anda bayağı önde.

Son 20 yıldaki lüks seyahat kavramındaki

gelişmeler neler?

Çabasız zarafet, gösterişten uzak fakat

kaliteli, doğayla uyumlu oteller, yerel

kültürün içine girebileceğiniz deneyimler

ile hazırlanmış tur programları, rafine

mutfak arayışı yeni seyyahların arayışı.

Lüks seyahat artık deneyim ve merak

odaklı.

Lüks seyahat danışmanlığında sizi en çok ne

zorluyor?

Önemli bir zorluğu yok aslında. Çünkü bu

kategorideki gezgin aslında ne istediğini

çok iyi biliyor. Eğer siz de onu tanıyorsanız

program oluşturmak çok kolay. Seyahat

alışkanlıklarını bilmiyorsanız öneri yapmak

zor.


62

hotel restaurant

& hi-tech

yatırım

Didim’in vazgeçilmez konaklama adresi

Panormos Hotel

Alışveriş ve eğlence merkezlerine yakın konumu ve ayrıcalıklı misafir hizmetleriyle

Didim’in vazgeçilmez konaklama adreslerinden biri olan Panormos Hotel, bu yaz da

rahatlık, konfor ve eğlencenin odağı oldu.

Panormos Hotel Genel Müdürü

Meryem Öterbülbül

Altınkum Plajına 1.3 km

mesafede bulunan Panormos

Hotel, Didim’de alışveriş ve

eğlence merkezlerine yakın konumda

olup, toplam 63 odası ve 20 personeli

ile hizmet veriyor. Tesisin sade ve

zevkli bir şekilde dekore edilen

odalarında; telefon, klima, su ısıtıcısı,

çay, kahve ikramı, LCD TV ve uydu

yayını gibi olanaklar sunuluyor.

Panormos Hotel’de Bilardo, Langırt

masası, masa tenisi gibi aktiviteler de

bulunuyor.

Mutfak ve barıyla iddialı!

Oda kahvaltı ve yarım pansiyon

yeme içme konseptine sahip otelde

sabah kahvaltıları açık büfe olarak

sunuluyor. Aynı zamanda yarım

pansiyon hizmet alan otel misafirleri,

a la carte restaurantta menüden

seçmeli ve garson servisli hizmet

de alabiliyorlar. Panormos Hotel’de

konaklayan misafirler için bar hizmeti

de bulunuyor.

Misafirlerin

konforlu bir tatil

geçirebilmesi

için tesiste; açık

havuz, restoran,

bar ve kablosuz

internet erişimi

gibi birçok imkan

yer alıyor.


Made by

Fotoğraf: DIPH PHOTOGRAPHY.


hotel restaurant

64 & hi-tech

iş’te kadın

Yaradılışında yedirme aşkı var!

Sahrap Soysal

“Meğer

ben yemek

yapmak ve

yedirmek

istermişim.

Meğer benim

esas işim

buymuş…

Kimyayı

bunun için

okumuşum.”

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

Sonradan, mutfak okullarında ,

restoran mutfaklarında edinilmiş

bir yemek tutkusu değil onunkisi.

Çok daha küçük yaşlardan… 60’lı yılların

Anadolu’sunda ‘idolüm’ dediği babasının

yeme içmeye merakından… Evine gelen

herkesi büyük bir iştahla doyurma

hevesinden… Gastronomiye adanmış 38

koca ömründen… Mutfak sektörünün

güleryüzlü, misafirperver ve enerjisi

bol Anadolu Mutfak Kültürü Uzmanı

Sahrap Soysal ile Beyoğlu’ndaki restoranı

Sahrap Pera’da bir araya geldik ve ev

yemeklerinden restoran ve televizyon

mutfaklarına uzanan yemek yolculuğunu

konuştuk.

Ben sizin güler yüzlü ve

misafirperver kişiliğinizi

yürekten takdir ediyorum.

Çok mütevazısınız. Sizi de

herkes böyle tanıyor. Ya

bilmediğimiz yönleriniz ile bize

şöhretli mutfağınıza uzanan

yolculuğunuzu anlatır mısınız?

Biz altı çocuklu Anadolulu bir aileyiz.

Annem Kelkitli, babam Gümüşhaneli.

Tipik bir Anadolu ailesiyiz. Babam büyük

bir şans bizim için ki, kendisi Türkiye’nin

ilk yüksek inşaat mühendislerinden

olmuş. Köyden çıkmış, parasız yatılı

okumuş ve böylesi bir başarı kazanmış.

Benim en büyük idolüm babam zaten.

O hep kahramanım oldu ve onun kadar

başarılı olmak istedim. Biz Anadolu’nun

yeniden yapılaşmaya başladığı 1960’lar,

70’lerde babamın görevi dolayısıyla

oraları çok dolaştık. Babam yol, köprü,

baraj, elektrik ve kanalizasyon işleri

yapardı. Anadolu’da hemen her şehri

gördük. Gittiğimiz yerlerde annem

“burada halıcı, kuyumcu var mı?” diye

dolaşırken babam da “buranın nesi

meşhur, neyi yenir?” diye sorardı. Ben

hep babamın peşine takılırdım. Çünkü

annem gibi öyle takıyla, halıyla çok ilgili

değildim. 1965 yılıydı sanırım, Bingöl’de

müthiş bir kahvaltı yaptım ve sütlü çayı

ilk orada gördüm. Muazzam bir bal

yedim. Müthiş bir tereyağı… Onların

tadını hiç unutamam. Adıyaman’da

bulgur köftelerini yedim, Gaziantep’e

geldim, içli köfteyi gördüm ve böyle

böyle damak tadım küçüklüğümden

itibaren şekillenmeye başladı. Ben çok

becerikli bir çocuktum. Evde anneme

en çok ben yardım ederdim. O su böreği

yaparken, yanına oturur, hamuru onunla

birlikte hasgıllar, anneme verirdim.

Öte yandan çalışkan bir talebeydim

de. Liseyi Ankara’da okuduktan sonra

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kimya

bölümünü kazandım. 1980 öncesi kimya

mezunuyum.

Hazır küçük yaşlarda bunca

mutfak ve yemek yapmakla

ilgiliyken neden kimya okumak

istediniz?

O zamanlar mühendislik okumak çok

modaydı. Benim üç oğlum da bana

“inek talebe” derler. Ben çalışkan

bir çocuktum. Ortadoğu Teknik

Üniversitesi’ni kazandığım için çok da

sevindik tabii. Okulu 1980 yılında bitirdim.

Sonra uzun yıllar devlette, Ankara’da özel

sektörde çalıştım, yöneticilik yaptım.

İlk işim kimyevi maddeler ithalat ve

pazarlamasıydı, kendi işimdi. Şimdi

geçmişe bakıyorum da, çok şey yapmaya


çalışmışım. Biraz gözükara, çok cesur,

çok sosyal, biraz fazla da atak biriyim

galiba. O zamanların Ankarası’nda

ihalelere girerdim. Modern Çarşı’ya tek

başıma gider, kimyevi maddeler alırdım.

Sahrap Ticaret diye bir şirketim vardı.

Ama benim en büyük destekçim babamdı.

Kız kardeşim ve ablalarımın hiç böyle

bir istekleri olmadı. “Çok istiyorum

baba, böyle bir şey yapayım” dediğimde

“olur” dedi bana. Yani hevesli, istekli,

her konuda bilgi sahibi olmak isteyen

bir çocuktum. Bence mutfak hevesim

çocukluğumdan geliyor. Babamın etkisi,

Anadolu’yu dolaşmak çok şey öğretti

bana. Ama hep yemekle ilgiliydim.

Evlendim, bütün arkadaşlarım evime

yemeğe gelirdi. Çünkü yemek bilerek

evlendim. Hani evlendikten sonra

yemek yaparlar ya, bense evlendiğimde

fevkalade yemek yapıyordum. Eşim

doktor, hastane çok yakındı, Ankara’da

Gazi Üniversitesi. Bütün doktorlar gece

gündüz bize yemeğe gelirlerdi, nöbeti

bizdeydi anlayacağınız.

“Bana yedirme içirme sapığı

diyebilirsin”

İnsan sürekli yemek

pişirmekten, onu da bırakalım,

misafir ağırlamaktan sıkılmaz,

yorulmaz mı?

Hiç yorulmazdım. Yedirmeyi, içirmeyi

çok seviyorum çünkü. Bunu bir türlü

çözemedim, çok düşündüm. Muhtemelen

şöyle yorumluyorum. Ben yedirerek,

içirerek mutlu oluyorum. Bana yedirme

içirme sapığı da diyebilirsin. Bir günüm

yedirmeden içirmeden geçtiğinde

kendimde bir eksiklik hissederim.

Hiçbir şey bulamasam, mahallenin

bekçisine geçerken bir pasta, bir kurabiye

bırakırım. Benim bu yönüm çok bilinir.

Uzak ya da yakın çevremden birine

sorsanız, “ay o bizi yıllardır yediriyor”

der… “Evini hep bize açar” der. Çünkü

evimin kapısı sonuna kadar açıktır. Eve

gelir gelmez yemek yaparım, muhakkak

birilerini çağırırım, yediririm. Ev halkı da

bence alıştı. Doktor da çok alıştı, çocuklar

da… Misal, bir cumartesi günü çocuklar

evde misafir göremese “anne ne oldu,

hasta mısın?” filan derler.

Biraz önce kendinizi kısaca

anlattınız ama sizi biraz daha

yakından tanıtmak isterim.

Sahrap Soysal’ı bu kadar tatlı

dilli, güler yüzlü, candan bir

yemek programcısı ve mekan

sahibesi yapan artı ve eksi

özellikleri neler?

İlk önce çok hareketliyim. Hatta kendimle

ilgili en büyük şikayetim, hiperaktif

olmam sanırım. Yaşım ilerledi, eskisi gibi

değilim artık, zaman zaman sol dizimde

hafif bir ağrı oluyor. Bu kadar hareket

de iyi gelmiyor tabii. Bunun dışında en

hoşuma giden özelliğim, çok iyi dans

ederim. Size tuhaf gelebilir ama halay

da çekerim, çok iyi pop da oynarım,

kendimi kaybederim, beni böyle pistten

zorla alırlar. O kadar ki kan ter içinde

kalırım. Şarkı söylemeyi severim, dans

etmeyi severim, eğlenmeyi severim

anlayacağınız. Sıkıcı insanları sevmem

yani. Bana bazen tuhaf bakanlar oluyor,

ama olsun. Çok çalışkanımdır, okumaya

ve yazmaya bayılırım.

Az önce üç evlat sahibi

olduğunuzu söylediniz. Merak

ettim doğrusu, onlar da anneleri

gibi mutfakla içli dışlılar mı?

Boğaziçi Makine Mühendisi oğlum

Mehmet ile Sahrap Pera’yı birlikte

işletiyoruz. O bana çok destek. Restoran

müdürü yaptım onu. Bir de ikizlerim var,

onlar da 19 yaşında, şu an üniversitede

okuyorlar. Onlar da gelip gidiyor. Ben

aslında Sahrap Pera’yı çocuklarım için

düşündüm. Yani esnaflığı öğrenecekleri,

hayata adım atacakları bir yer olsun

istedim. Tabii benim de yöresel yemekler

pişirebileceğim, insanları doyuracağım

bir restoran açmak hayalim vardı.

Çocuklar da olunca Pera tarafına

taşınarak Sahrap Pera’yı açtık.

Restoranı Pera’da açmak

istemenizin özel bir nedeni var

mı?

Çünkü turistlere Türk mutfağını yedirmek

istedim ben. Mekan, ilk yıl gerçekten

dolup dolup taşıyordu. Sağ olsunlar bütün

büyük oteller misafirlerini hep bana

gönderirlerdi. Bildiğiniz gibi İstanbul’da

Avrupalı turist kalmadı. Araplar da

genelde kebap tercih ettikleri için o

mekanları tercih ediyorlar. Yine de sağ

olsunlar, yerli müşterilerimiz bizi hiç

yalnız bırakmıyor. Özellikle de kadınlar…

Ben onların hakkını hiç ödeyemem.

Annelerin hakkını hiç ödeyemem.

Anneler grubu vardır, hiç tanımam,

minibüsler tutar, gelirler. Resimler

çektirir, sohbetler ederiz. Gençler beni

çok seviyor, dolup dolup taşar onlarla.

Hani anne evi gibi, hala, teyze evi gibi...

Yani gençleri ve annelerin bana desteğini

unutamam. Yeme içme sektörünün zor

zamanlarını onlar sayesinde atlatıyoruz.

Ama ben dediğim gibi burada hizmet

etmeyi de çok seviyorum. Mutfağa da

girip yemek pişiririm. Çekimler tabii

çok vaktimi alıyor. Çünkü Eylül ayından

itibaren Kanal D’nin çekimleri başlıyor.

Televizyon programı 20 seneye yaklaştı.

Az bir zaman değil tabii.

Televizyonda yemek yapmak

fikri nasıl doğdu peki?

Benim devlet ve özel sektörde üst

düzey yöneticilik deneyimlerim de oldu.

40 yaşımdan sonra ikizler doğdu. Bir

oğlum vardı da, yine çocuk yapmayı çok

istiyordum. Arkasından ikizler geldi

dünyaya. İşlerime bir süre ara verdim bu

sebeple. O dönemde de televizyoncular

sürekli bana yemeğe geliyorlar.

Ankara’dan da tanıyorum televizyoncuları.

Bir sponsorluk olduğunu söylediler. “Ama

sanatçı ya da bir manken istemiyorlar.

Böyle hakiki yemek pişiren bir kadın

olsun, 40 yaşlarını


66

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

“Bir çiftliğim olsun, bir taş

evim olsun. Bahçemde reçel

kaynatayım, soslar yapayım,

zeytin ağaçlarının altında

olayım istiyorum. Allah

nasip ederse öyle bir param

olursa bu şekil bir yaşlılık

düşünüyorum. Ama öğreterek!

Oturan bir yaşlı olmayı asla

istemiyorum.”

aşmış ve Anadolu mutfağını iyi bilen...”

Tesadüfen “peki, bakalım” dedim. Ertesi

gün gittim, bir kamera ışığı. Anlattım

bir şeyler. Gece yarısı kanal yöneticileri

evime geldiler. Sponsorlar çok beğenmiş.

2000 yılında Kanal D’de ilk böyle başladım

televizyonda yemek yapmaya. Koç

Grubu’nun en büyük sponsorluğuydu, bir

daha da öyle bir sponsorluk gelmedi.

“Ben kimyayı yemekçi olmak

için okumuşum”

Televizyonda yemek pişirmeyi

sevdiniz mi?

Çok!.. Meğer ben yemek yapmak ve

yedirmek istermişim. Meğer benim

esas işim buymuş… Kimyayı bunun için

okumuşum. Ha, kimya okumanın da

bana çok büyük faydaları olmuştur. Bir

defa mililitre, gram gibi kimyaya dair pek

çok bilgiye sahip olduğum için formül

çıkarmak, tarif yazmak gibi konulara son

derece hakimdim. Bunların hepsi bir

matematik ve kimya işi zaten.

Ben mutfağın kimyasını yemekçi olmak

için okumuşum. Hayatta birtakım

tesadüfler var, benimkisi de böyle bir

tesadüfler zinciri işte. Ömrümün sonuna

kadar, gözlerimi kapayıncaya dek bu

işi yapmak istediğimi çok iyi biliyorum,

çünkü çok seviyorum. Dedim ya,

yaradılışımda bir yedirme, içirme aşkı var.

Hatta hiç unutmuyorum, annem bir gün

aynen şöyle söyledi: “Bunun çok parası

olsa gider bir aşevi de açar. Nedir bunun

yedirme içirme merakı?” Armut dibine

düşermiş. Benim annem de zaten yediren

içiren bir kadındı. Biz Anadolu ailesiyiz.

Evimizi sürekli kalabalık hatırlıyorum.

Annemden öğrendim ben de.

Bunca yemek programı arasında

20 yılı devirmek, üstelik de

ara vermeden büyük başarı.

Bunun için sizi bir kez daha

kutluyorum. Peki yeni dönemde

izleyicilerinizi sürprizler bekliyor

mu?

Yeni sezonda programda yine hanımlar

var. Ama bu defa bana şefler eşlik

edecek. Yemek yapmayı çok iyi bilen

erkekler ve gurme çocuklar yetişti.

Şeflerle birlikte gurme çocukları da

programıma alacağım. Ben çocukları

çok severim ve onlarla çok iyi anlaşırım.

Bana sorsanız, artık yaşlanıyorum ama

“televizyonda ileriki yıllarda ne yapmak

istersiniz?” diye… “Çocuklarla yemek

programı yapmak isterim” derim. Çünkü

muazzam yemeğe meraklı gurme

çocuklar var. Yani yaratıcılıkları çok

fazla, çok istekli ve hevesliler. Onların o

sevinçleri beni çok cezbediyor. Çocuklarla

çok iyi anlaştığım ve biraz da çocuk ruhlu

olduğum için de bunu yapmak istiyorum.

Sanırım büyümedim hala. Hatta benim

çocuklar “bizim annemiz çok tatlıdır ama

hala büyümedi” diye takılırlar bana.

Profesyonel şefler yemek

programcılarını pek dünyalarına

almazlar ama görüyorum ki, sizi

sevmeyen şef yok gibi. Erkek

egemen bir dünyaya girmek

ya da kabul görmek üzerine

düşüncelerinizi öğrenebilir

miyim?

Hemen hemen bütün şefleri tanırım.

Onları çok severim, evet aramız çok iyidir.

Elbette ki en iyi yemeği onlar yapar. Ben

bir şef değilim ama en iyi anne yemeğini

de ben yaparım. Bir şef benim kadar

iyi anne yemeği yapamaz ama onlara

çok saygım var. Çünkü son derece zor

bir iş yapıyorlar. Düşünsenize her gün

mutfakta sebzeler yıkanıyor, ayıklanıyor,

doğranıyor, o bir yemek haline geliyor ve

bir insanı doyuruyorsunuz. Şeflere çok

saygım var. Ama ben de bir anne, bir

anneanne, babaanne yemeğini yapmakta

ustayım. Kazanla aşure pişirebilirim

mesela. Elimin ayarı çok iyidir. Ölçüsüz

yemek pişirebilirim. İyi anne, teyze

yemeği pişiririm, şeflerden tek farkım o.

Sorunuza gelirsem; mutfağa kadın

sokmak çok kolay değil. Erkek şefler hala

kadın çalışanı çok fazla kabul etmiyor,

onu gördüm. Böyle bir sıkıntı var bence

Mutfakta kızlar da olsun diye ben çok

istiyorum. Fakat çok başarılı olamadık

açıkçası. Bence daha zaman var. Çünkü

ağır bir iş. Şeflik fiziki olarak da ağır bir

iş. Saatleri de yok. Kadınların da mutlaka

aile, çocuk sorumlulukları oluyor. Kadının

hayatı Türkiye’de zor ama Türk şefler

henüz kadınla çalışmaya hazır değiller.

Erkek şefler yanında yine erkek görmek

istiyor. Mutfakta kadını pek sevmiyorlar.

Bu yedirme içirme aşkıyla

aşamayacağınız dağ yok gibi.

Bir tarafta sonu gelmeyen

televizyon programları,

bir tarafta yüreğinizi tüm

misafirperverliğiniz ve

marifetinizle koyduğunuz

Sahrap Pera… Bu aralıkta

kaçırdıklarımız ya da sırada

bekleyen işler var mı?

Tabii bunlarla birlikte Anadolu turlarım

var. Biliyorsunuz, bütün belediyeler


kültür ve sanattan ziyade ağırlıklı lezzet

festivalleri yapıyorlar. Kadınlarımız da

yemeğe çok meraklı. Belediye yemek

yarışması ya da lezzet festivali yapacaksa

hemen beni arar. Her yere gidiyorum.

Dolaşmadığım yer yok. Anadolu’yu çok

iyi tanırım, bir Anadolu tutkunuyumdur

zaten. Yaylaya giderim, bayılırım. Bir

kasabaya giderim, aklım gider. Köyleri

çok severim mesela. O yüzden zaman

buldukça Anadolu’da düzenlenen

lezzet festivallerine de katılmaya gayret

ediyorum.

Bir bavul gittiğiniz festivalden

iki bavul dönüyor olmalısınız.

Kesinlikle öyle. Baktığımızda hiç

keşfedilmemiş o kadar çok yemek var

ki... Kayseri’de bir yemek yarışması,

yaklaşık 200 kadın bir sürü yemek

hazırlamışlar. Bildiğimiz mantılar filan

var. Aradan bir dalak dolması çıktı. Yaşlı

bir teyze yapmıştı. Nenesinin Ermeni

komşusu yaparmış, anlattığına göre.

Dalak dolmasının Kayseri’de mutlaka bir

Ermeni yemeği olduğunu ben anlamıştım

zaten. Demem o ki, bilmediğim yemekleri

keşfetmek beni müthiş heyecanlandırıyor.

Anadolu’yu gezmekten muazzam

besleniyorum. Anadolu mutfağının

arşivlerini çıkarıyorum, yıllardır sürüyor

bu çalışmalarım. Birgün kitap haline

gelecek inşallah.

Anadolu’nun saklı kalmış

reçetelerinin yöresel mutfağın

tanıtımı ve gelecek nesillere

aktarılmasında katkısı

büyük olacak şüphesiz. Ya

bundan önceki çalışmalarınız,

araştırmalarınızı ve

birikimlerinizi kaleme aldığınız

başka hangi kitaplarınız oldu?

15 kitabım var. İki kitabım dünyada

Gurmanta ödülü aldı. Türkiye’de ilk o

ödülü 2004 yılında ‘Bir Yemek Masalı’ ile

ben aldım, uluslararası bir ödüldür.

Dünyanın en iyi yöresel yemek kitabı

seçildim. O kitabımda 38 il, o ilin

gezilecek görülecek yerleri, yenilecek

yemekleri ve benim anılarım yer

alıyor. Arkasından ‘Derviş Sofraları’

kitabım var. 2007 yılı, Dünya Mevlana

Yılı ilan edilmişti. Bir buçuk yıl dolaşıp,

Balkanlar’da Mevlana dönemi yemekleri,

bugüne kalan yemekleri kitabıma taşıdım.

Bu çok önemliydi, çünkü ben Alevi

Bektaşi yemeklerini kayıt altına aldım.

Ahi yemeklerini kayıt altına aldım. Bu

kitabımla da Frankfurk’ta büyük bir ödül

kazandım. Bir de ben bakır kapları çok

severim. ‘Bakır Kaplarda Alaylı Yemekler’

diye bir kitap çıkardım. Bakır kapları tek

tek anlattığım, sınıflandırdığım bir kitap

oldu o da. Aynı zamanda yemek kültürü

kitabı yazmayı da çok seviyorum. Bu

sene Doğan Kitap çok istedi, bir menü

kitabı hazırlıyorum. Kayınvalidem geldi

ne yemeği yapsam, patronum geldi ne

yemeği yapsam gibi bir menü kitabı

olacak. Sanıyorum Nisan- Mayıs ayları

gibi o kitabımı da yayınlarız.

“Mutfağa kadın sokmak çok

kolay değil. Erkek şefler hala

kadın çalışanı çok fazla kabul

etmiyor. Mutfakta kızlar da

olsun, ben çok istiyorum.

Bence daha zaman var. Çünkü

şeflik ağır bir iş. Saatleri de

yok. Türk şefler henüz kadınla

çalışmaya hazır değiller. Erkek

şefler yanında yine erkek

görmek istiyor. Mutfakta

kadını pek sevmiyorlar.”

Bunların dışında bizimle

paylaşmak istediğiniz başka

hayalleriniz, projeleriniz var mı?

Ben bunların dışında artık üretim

dediğimiz alanda da olmak istiyorum. Bu

tabii şimdilik bir hayal. Öyle bir param

yok çünkü. Belki de öyle bir param

hiç olmayacak ama böyle bir hayal

kuruyorum. Bir çiftliğim olsun, bir taş

evim olsun. Bahçemde reçel kaynatayım,

soslar yapayım, zeytin ağaçlarının altında

olayım istiyorum. Allah nasip ederse

öyle bir param olursa bu şekil bir yaşlılık

düşünüyorum. Ama öğreterek! Oturan bir

yaşlı olmayı asla istemiyorum.

Son olarak Türk gastronomisinin

gelişimi ile ilgili düşüncelerinizi

de öğrenebilir miyiz?

Türk gastronomisi tabii ki gelişiyor.

Bunun en güzeli tarafı da, şeflerimiz

yöresel yemeğin önemini keşfettiler.

Şefler artık yöresel ürünlerin tedariğini

öğrendiler. Kalkıyorlar, Anadolu’yu

dolaşıyorlar, bence doğru yoldalar.

Dünyada başarılı olmuş bütün

şeflere bakın, hepsi anneannelerinin

reçetelerinin peşlerinde koşuyorlar.

Yöresel olmadan evrensel olunmaz.

Ben bunu her zaman söylüyorum. 7-8

sene önce şefler İtalyan mutfağı, dünya

mutfağı yaparken bir tereyağlı pilav bile

pişiremeyen çok şef tanıyorum.

Bizim çok değerli iki şefimiz var.

Maximillien ve Rudolf. İkisi de hep der

ki: “aman şefler önce kendi mutfağınızı

öğrenin.” Onun çok katkısı var çünkü.

Bu çok iyi bir gelişme. Hani Türk

mutfağı dünyada tanınıyor mu derseniz,

mutfağımız dünyada Nusret’le bence,

ondan önce şiş kebap ve dönerle tanındık.

Nusret’le de tanınıyoruz. Ben bunu çok

takdir ediyorum, büyük bir başarı. Tabii

gayretlerimizin daha da artması lazım.

İsveç’te şunu gördüm, orası sdünyanın

en büyük çelik üreticisiydi. Şimdi çeliği

bırakıp artık yemek mottosunu edindiler.

Bu bir devlet politikası oldu çünkü. 2004

yılında İsveç’e gittiğimde Dış İşleri Bakanı

bana dedi ki, “artık çelik yok, bundan

sonra yemek üzerine çalışacağız.” Ve

dünyaya en fazla şef ihraç eden bir ülke

konumundalar artık. Demek ki aklın

yolu bir. Bu iş biraz da devlet politikası

ile desteklenmeli. Yeme içme sektörü

2015’ten sonra büyük bir sıkıntıya girdi.

Hepimiz hakikaten direniyoruz. Çünkü

Avrupalı turist hiç kalmadı. Düşünsenize

İstanbul gibi destinasyonda esnaf

lokantalarımızın dışında onlar iyi ki

varlar, çok memnunum. Türk mutfağı

yapan restoran sayısı çok az. Kafeler

çok, Türkiye’de İtalyan mutfağı yapan

restoranlar Türk mutfağından sayıca

çok daha fazla. Onlar da olsun ama Türk

mutfağı sayısı artmalı.


hotel restaurant

68 & hi-tech

marka röportaj

Mete Plastik

2017 sonunda ihracat noktalarını 60 ülkeye çıkaracak!

2017 yılsonu itibarıyla yaklaşık 45 ülkeye olan ihracatımızı 60 ülkeye çıkarmayı

öngörmekteyiz. 2018 yılı için Ar-Ge çalışmalarına büyük oranda bütçe ayırmış

durumdayız. İnovasyon her firmanın olmazsa olmazı bu konuda çalışmalarımız

devam ediyor.”


Otel ve restoranlara bahçe mobilyası,

mutfak eşyaları, sanayi ürünleri

ve ambalaj malzemeleri üretimi

gerçekleştiren Mete Plastik, 2017 yılında

gündemine koyduğu ihracat hedeflerini

60 ülke öngörüsüyle sürdürüyor. 2018 yılı

için Ar-Ge çalışmalarına büyük oranda

bütçe ayırdıklarını belirten Mete Plastik

Yönetim Kurulu Başkan Vekili Pelin

Karadeniz ile firmanın fuarlara yönelik

çalışmalarını ve yeni ürünlerini konuştuk.

Mete Plastik olarak Avrasya Ambalaj

Fuarı ve FSB Fuarı’nda yer alacaksınız.

Bu iki fuarın kapsamından

bahsederek, hangi yeni

ürünlerinizle yer almayı

planlıyorsunuz? Bahsettiğiniz

bu ürünlerin genel özelliklerini

anlatarak, sektöre sunacağı

profesyonel çözümleri hakkında

bilgi verebilir misiniz?

25-28 Ekim tarihleri arasında TÜYAP

/ İstanbul’da düzenlenecek olan

Türkiye’nin en büyük ambalaj fuarı

olan Avrasya ambalaj fuarı, birçok

ambalaj firmasının ürünlerini sergilediği

uluslararası bir fuardır. Bu fuarda

sergileyeceğimiz ürünler sızdırmaz

ve hava geçirmez gıda kaplarımızdır,

bu ürünler birçok gıda firmasına

raf ömrünün uzaması anlamında

çözüm sunmaktadır. Aynı zamanda

ürünlerimizin sızdırmazlık özelliği ile

özellikle içerisinde sıvı gıda olan ürünler

taşınırken herhangi bir akma sızma

problemi yaşanmayacaktır.

Bu ürünlerimizin yanı sıra Ambalaj

Fuarı’nda sergilemiş olduğumuz diğer

ürünler baskı ve birçok renk seçenekli

tepsilerimiz ve özellikle çocukların

kullanımına uygun çatal kaşıklı gıda

kabımızdır. Bu fuarın yanı sıra yine

Avrupa’nın en büyük spor ve spor

ekipmanları fuarı olan 7-10 Kasım

2017 tarihleri arasında Almanya’nın

Köln şehrinde düzenlenecek olan

FSB Fuarı’nda firmamız birçok

stadyum koltuğunu sergileyecek ve

tüm müşterileriyle buluşma şansına

erişecektir. Proje bazlı ve iklim

çeşitlerine göre mühendislik plastikleri

ile ürettiğimiz stadyum koltuklarımız

müşteri talepleri doğrultusunda belirli

özelliklerde üretilmektedir. Ürünlerimizle

ilgili firmamızın birçok kalite ve test

raporları bulunmaktadır. Firmamız TÜV

normlarına göre ISO 9001 Kalite Yönetim

Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği

Yönetim Sistemi, ISO 18001 OHSAS İş

sağlığı ve Güvenliği Sistemi, ISO 14001

Çevre Yönetim Sistemi çerçevesinde

hizmet vermektedir.

Yurt içi ve yurt dışı fuarlarına ne

oranda katılım gösteriyorsunuz?

Fuarlardan ne şekilde geri

dönüş alıyorsunuz?

Yurt içi ve yurt dışında katıldığımız fuarlar

genellikle uluslararası nitelikte olan,

öncü fuarlar, fuarlardan geri dönüşler

eskisi gibi hızlı olmuyor. Müşterilerle

sürekli irtibat halinde olunması ve yüz

yüze ziyaret edilmesi gerek.

Firmanız amfitiyatrolar, gösteri

merkezleri, stadyumlar, spor

salonları için de koltuk üretiyor.

Bu ürünlerinizden de kısaca

söz eder misiniz? Bu alanda

gerçekleştirdiğiniz projeler

hangileri?

Mete Plastik olarak bahçe mobilyaları

ve stadyum koltukları için Prima

markası ile beraber gıda kaplarımız

için Meteplast markamızla üretim

yapmaktayız. Firmamız mühendislik

plastikleri ile üretmiş olduğu stadyum

koltuklarında sektörde lider firma

olmakla birlikte birçok alana hitap

etmektedir. Stadyumlar dışında birçok

amfitiyatroya, birçok gösteri merkezine,

birçok spor salonuna da koltuk

üretmekteyiz. Stadyum koltuklarımız

bütün bu alanlarda kullanımı ve temizliği

çok kolay olmakla birlikte son tüketiciye

ergonomik ürün yapısı sayesinde

konfor sunmaktadır. Birçok otelin spor

tesisi ve amfitiyatrolarına firmamız

koltuk üretmiş olup ülke içerisinde de

koltukların montajını sağlamaktadır.

Stadyum koltuklarımız amfitiyatrolar için

en uygun koltuklardır. Belirli özelliklerle

üretilen stadyum koltuklarımız uzun

zamanlı kullanım olanağı sunmaktadır.

Mühendislik plastikleri ile üretmiş

olduğumuz stadyum koltuklarımız

müşteri talepleri doğrultusunda Işık

Hassasiyeti Katkılı, UV katkılı, Darbe

Dayanımı katkılı ve Yanma Geciktirici

katkılı şekilde üretilmektedir. Lablance

Island Otele vermiş olduğumuz

koltuklarımızda otelin amfitiyatrosu için

en uygun seçim olmakla birlikte otel

müşterilerine konfor sağlamaktadır.

2017 yılını hangi hedeflerle

tamamlamak üzeresiniz,

yıl nasıl geçti? 2018 yılı için

gündeminizde yeni projeler, yeni

ürünler, yeni yatırımlar var mı?

2017 yılı hedeflerimiz özellikle ihracat

adına büyüme yönündeydi ve yılın ikinci

çeyreğini tamamlamış olduğumuz

şu dönemde hedeflerimize ulaşma

anlamında çalışmalara devam

etmekteyiz. 2017 yılsonu itibarıyla

yaklaşık 45 ülkeye olan ihracatımızın 60

ülkeye çıkmasını öngörmekteyiz. 2018 yılı

için Ar-Ge çalışmalarına büyük oranda

bütçe ayırmış durumdayız. İnovasyon

her firmanın olmazsa olmazı bu konuda

çalışmalarımız devam etmektedir.

İnovasyon çıkmakta olduğumuz

merdivende bizim için itici bir güçtür.

Son olarak eklemek

istedikleriniz…

Sürekli gelişim firmamızın ana

prensibidir, hep bir adım ilerisi için

mücadelemizi sürdürüyoruz. Sanayimizin

büyümesi ekonomimizin büyümesidir,

bu doğrultuda sanayici firmaların, devlet

destekleri ile birlikte son dönemde artan

ihracat rakamlarımızla ülkemize katkıda

bulunacağına inanıyor ve bu doğrultuda

çalışmalarımıza devam ediyoruz.


hotel restaurant

70 & hi-tech

brand interview

Mete Plastic

aims to export to 60 countries at the end of 2017!

By the end of 2017, we expect to increase our exports to about 45

countries in 60 countries. We have allocated a large budget for R & D for

2018. Innovation is a mandatory for every company that we are working on this.

Producing garden furniture,

kitchenware, industrial products

and packaging materials for hotels

and restaurants, Mete Plastic continues

its operations in order to export in 60

countries by the end of 2017. Stating that

they allocate a large amount of budget

for their R & D work for 2018, Pelin

Karadeniz, Mete Plastic Deputy Chairman

of the Board, talked about the company's

work for the fairs and their new products.

Mete Plastic will be at the Eurasia Packaging

Fair and the FSB Fair. With the scope of

these two fairs, which new products are

you planning to exhibit in? Could you tell

us about the general properties of these

products and the professional solutions they

offer?

Eurasia Packaging Fair, the largest

packaging fair in Turkey, to be held in

TÜYAP / Istanbul between 25 and 28

October, is an international exhibition

where many packaging companies exhibit

their products. The products we exhibit

in this fair are sealed and airtight food

containers, which offer solutions to many

food companies in terms of their shelf

life. At the same time, there will not be

any leakage infiltration problem with

the sealing properties of our products,

especially when the liquid foods are

transported. In addition to these products,

other products we will exhibit in the

Packaging Fair are our printing plates

and trays with many colors and especially

our Food Protection Case with Spoon and

Fork which is suitable for children's use.

In addition to this fair, our firm will exhibit

many stadium seats at the FSB Fair which

will be held in Cologne, Germany between

7 and 10 November 2017, the biggest

sports and sporting equipment, fair in

Europe, and will meet all customers. Our

stadium seats which are produced with

engineering plastics according to project

and climate varieties are produced in

specific specifications in the direction

of customer demands. Our company

has many quality and test reports for

our products. Our company is serving

according to TÜV norms in the framework

of ISO 9001 Quality Management System,

ISO 22000 Food Safety Management

System, ISO 18001 OHSAS Occupational

Health and Safety System, ISO 14001

Environmental Management System.

How do you participate in domestic and

international fairs? How do you get back

from the fairs?

The fairs we attended at home and

abroad are international and leading

fairs, feedback from fairs not as fast as

ones before. You need to be in constantly

contact with customers and schedule

face-to-face visit.

Your firm produces amphitheater, showroom

and stadium seats for sports halls. Could you

briefly mention these products? What are

the projects you have done in this area?

We as Mete Plastic have been

manufacturing of garden furniture and

stadium seats with brand name is Prima

and food container with the brand name

is Meteplast. Being the leading company

in stadium seats made of engineering

plastics in the sector, our company

offers products for many areas. Apart

from the stadiums, we produce many

amphitheaters, many showcases and

many sports hall seats. Our stadium

seats are very easy to use and clean in

all these areas, and offer the ultimate

consumer comfort thanks to ergonomic

product structure. By the end of 2017, we

expect to increase our exports to about

45 countries in 60 countries. We have

allocated a large budget for R & D for

2018. Innovation is a mandatory for every

company that we are working on this. Our

stadium seats are the most suitable seats

for amphitheaters. Our stadium seats,

which are produced with specific features,

offer long-term use. Our stadium seats

we produce with engineering plastics are

produced in the direction of customer

demands with Color Fastness Additive, UV

Additive, Impact Resistance Additive and

Fire Reterdant Additive properties. Our

armchairs we produced for the Lablance

Island Hotel, provide the comfort for

customer of the hotel and also are

being the best choice for the hotel's

amphitheater.

What about your projects in the year 2017

and an overview of the 2017? Do you

have new projects, new products, new

investments in your agenda for 2018?

Our 2017 targets were mainly growth

in the name of exports and we are

continuing our efforts to reach our

targets in the meantime that we have

completed the second quarter of the

year. By the end of 2017, we anticipate

that our exports to some 45 countries

will reach 60 countries. We have

allocated a large budget for R & D work

for 2018. Innovation is a must for every

company. Innovation is a driving force for

us to reach our goals.

Finally, what would you want to add...?

Continuous development is the main

principle of our company, we are always

struggling for one step forward. The

growth of our industry is the growth

of our economy and we believe that

industrial companies will contribute to

our country with our increasing export

figures together with state support and

we continue our work in this direction.


hotel restaurant

72 & hi-tech

marka röportaj

Esjim Akdeniz bölgesindeki gücünü artırıyor!

2017 yılı içinde turistik işletmeler bazında en çok Akdeniz bölgesi üzerine yoğunlaştık.

Gelişen ve artan talepler doğrultusunda 2017 yılı içinde Akdeniz Bölge Müdürlüğümüzü

daha da güçlü hale getirdik. Hızla yayılan sporun turizm sektörü içinde de yer alması

kaçınılmaz.”

2017 yılında turistik işletmeler

bazında ağırlıklı Akdeniz bölgesine

yoğunlaşan Esjim,

gelişen ve artan talepler doğrultusunda

ürün gamı ve hizmetleri ile turizm

sektörünün yanında yer almaya devam

ediyor. Bu yıl itibari ile Ortadoğu ve

komşu ülkeler başta olmak üzere hedef

pazarlarını genişlettiklerini anlatan

Esjim Genel Müdürü Süleyman Ünal ile

firmanın turizm işletmelerine yönelik

faaliyetlerini ve pazar hedeflerini

konuştuk.

Esjim’in kısaca kuruluşundan

bahsederek, firmanızı tanıtır

mısınız?

1990 yılında spor sektöründeki

yolculuğuna profesyonel spor merkezleri

işletmesi alanında başlayan Esjim,

spor tesisleri konusunda edindiği bilgi

ve birikimi spor aletleri sektörüne de

bire bir yansıtmıştır. Hayatını spora

adamış ve yıllarca profesyonel olarak

faaliyet göstermiş sporcular tarafından

kurulan Esjim; sporu herkes için kolay

ve ulaşılabilir hale getirmeyi amaç

edinmiştir. Günümüzde ve önümüzdeki

dönemde firmamız, spordan ve

sporcudan güç alarak, tesisleşme ve spor

aletleri konusunda istikrarlı yükselişini

sürdürecek, spor sektöründe daima bir

adım önde olmaya devam edecektir.

Firmanızın distribütörlük

faaliyetlerinden söz ederek,

anlaşma kıstaslarınız

hakkında bilgi verir misiniz?

İş birlik içinde olduğunuz

markaların pazar gücünden,

hedef pazarlarından, tasarım

algısından, teknolojisinden

ve Ar-GE faaliyetlerinden ne

şekilde faydalanıyorsunuz?

Belirttiğiniz gibi Esjim yaptığı güçlü

distribütörlük anlaşmaları ile daima en

iyisini en yenisini son kullanıcıya sunmayı

amaç edinmektedir. Bu doğrultuda

kriterlerimiz; yeterlilik, ürün kalitesi,

hizmet, destek, çok yönlülük, pazara

uygunluk, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik

maddeleri üzerine yoğunlaşmaktadır.

Bu nedenle sektörde Starline, Impulse

Fitness, Intenza Fitness, Sole Fitness,

Ultrasun Solarium, Trec Nutrition

gibi kendini kanıtlamış dünyaca ünlü

markaların ülkemizdeki temsilcisi

konumundayız. Seçtiğimiz tüm


markalar alanında öncü markalar.

Sporu seven her yaşa hitap eden

ürünleri çok yönlü ve kullanıcı dostu

haliyle bünyemizde barındırmaktayız.

Aynı şekilde markalarımız sporun

gelişimini ve fizyolojik olarak bireyler

üzerindeki etkisini araştırarak,

gerçekleştirdiği AR-GE çalışmaları

sonucunda, müşterilerinin

spordan en etkin şekilde

faydalanabilecekleri doğrultuda

ürünlerini geliştirmektedir. Stil,

dayanıklılık ve işlevselliği aynı

potada eriten ürünler kullanıcıya

sunulmaktadır.

Firmanız için 2017 yılı nasıl

geçti? Türkiye’de oteller

ve turistik işletmeler

bazında en çok hangi

bölgelere odaklandınız?

İhracatını yaptığınız hedef

pazarlarınız nereler?

2017 yılı içinde turistik işletmeler

bazında en çok Akdeniz bölgesi

üzerine yoğunlaştık. Gelişen ve

artan talepler doğrultusunda

2017 yılı içinde Akdeniz

Bölge Müdürlüğümüzü de

operasyonumuz içine kattık. Hızla

yayılan sporun turizm sektörü

içinde de yer alması kaçınılmaz. Biz de

Esjim olarak bu doğrultuda ürün gamı

ve hizmetlerimiz ile turizm sektörünün

yanında yerimizi aldık. Başta Ortadoğu

ve komşu ülkeler olmak üzere hedef

pazarımızı genişlettik.

Son 15 yılda oteller, turistik

işletmelerde fitness-gym

sektöründeki son trendler

ne yöne gidiyor? Bir

değerlendirme yapar mısınız?

Genel olarak sektörü nasıl

değerlendiriyorsunuz?

Söz konusu süre zarfında fitnessgym

sektörü insanların tatil ihtiyaçları

arasındaki yerini aldı. İnsanlar stresten

uzak sağlıklı bir yaşam için özellikle

sporu yaşam tarzı haline dönüştürmüş

durumdalar. Bu olgu turistik işletmelerin

fitness-gym sektöründe bağımsız

gelişmesini zorlaştırıyor. Genel olarak

spor bilinci artış gösterdikçe tesisler

içindeki bilinçli sporcu sayısı da aynı

oranda artış göstermekte. Bunun doğal

bir sonucu olarak tesisler de içlerinde

barındırdıkları spor alanlarını çok

yönlü hale getirmeye başladılar. Artık

sektör içinde her türlü spor dalına

ulaşabileceğiniz tesisler kurulmaya

başlandı.

“Esjim yaptığı

güçlü distribütörlük

anlaşmaları ile

daima en iyisini

en yenisini son

kullanıcıya sunmayı

amaç edinmektedir.

Bu doğrultuda

kriterlerimiz;

yeterlilik, ürün

kalitesi, hizmet,

destek, çok yönlülük,

pazara uygunluk,

dayanıklılık ve

sürdürülebilirlik

maddeleri üzerine

yoğunlaşmaktadır.”


74

hotel restaurant

& hi-tech

brand interview

Esjim boosts its efficiency in the Mediterranean region!

“We concentrated mostly on the Mediterranean region in terms of tourist enterprises

in 2017. In the direction of developing and increasing demand, we enhanced our

Mediterranean Regional Directorate in 2017. It is inevitable for sport to take part in the

rapidly expanding tourism sector.”

Focusing on Mediterranean Region

for its tourist business in 2017,

Esjim continues to support

the tourism sector with its range

of products and services to meet

developing and increasing demands.

Declaring that they expand their target

markets, especially the Middle East

and neighboring countries as of

this year, Esjim General Manager

Suleyman Unal informed us about their

tourism activities and goals.

Starting from the foundation

of Esjim, could you briefly

introduce your company?

Starting its journey in sports sector in

the field of professional sports centers in

1990, Esjim carried its experience on

sports centers and customer services

to the area of isotonic sports machines.

Created by devoted and professional

athletes; Esjim develops its products

for individuals and aims to provide ways

customers to benefit most effectively.

The company will continue its steady rise

in settlement and sports equipment and

always stay one-step ahead in the sports

industry.

By referring to

the distribution activities of

your company, could you

inform us about the criteria of

your agreement? How do you

benefit from market power,

target market, design of

perceptions, technology and R

& D activities of the brand you

are in cooperation with?

Esjim aims to provide one, which is

the best and newest to the end user

through a strong distribution agreement.

Our criteria in this direction are

qualification, product quality, service,

support, versatility, market availability,

durability and sustainability. Therefore, in

our country, we are the representative

of proven and world-famous brands

such as Starline, Impulse Fitness,

Intenza Fitness, Sole Fitness, Ultrasun

Solarium and Trec Nutrition. All the

brands we are in cooperation with are

the leading brands in the field. We offer

sport and products for all age with their

versatile and user-friendly side. Esjim

developed its products as a result of

R&D activities on sports development,

its impacts on individuals and the ways

customers can benefit most effectively.

Style, durability and functionality

of the products are presented to the

user in our range.

How was 2017

for your company? In which

regions you are most focused

for hotels and tourist businesses

in Turkey? Where are your

target markets to export?

We focused on the Mediterranean region

most for tourist business in 2017. In the

direction of developing and increasing

demands, we put our Mediterranean

Regional Directorate into operation in

2017. It is inevitable for sport to take

part in the rapidly expanding tourism

sector. As Esjim, we expand our target

markets, especially the Middle East and

neighboring countries as of this year.

What are the latest trends of

fitness-gym industry in

the hotels and tourist business

in the and last 15 years? Do

you make an assessment? How

do you overview the sector in

general?

The fitness industry is now a need for

people in their vacation plan. Especially

for a healthy life, sport become a

lifestyle for people who want to get rid

of fatigue. This phenomenon makes

it difficult for the independent

development of tourist business in

the fitness industry. In general, as the

awareness of sports increases, the

number of conscious athletes in the

facilities also increases. As a natural

consequence, the facilities have begun to

make the sports fields they have in them

versatile. Now it is started to establish

facilities within the sector that you can

reach all sports branches.

“Esjim aims to provide

one which is the best

and newest to the end

user through a strong

distribution agreement.

Our criteria in this

direction are qualification,

product quality, service,

support, versatility, market

availability, durability and

sustainability.”


76

hotel restaurant

& hi-tech

marka

59 yıllık bir yolculuk hikayesi

Endüstriyel mutfakların öncüsü Öztiryakiler, geniş ürün yelpazesi, işletmelere verdiği

değer ve uzman kadrosu ile yurt içi ve ihracat pazarında 59 yıllık sektörel gücünü her

geçen yıl artırıyor!...

1958 yılında Muharrem Öztiryaki

tarafından kurulan Öztiryakiler, 1986

yılından beri Öztiryakiler firması ve

markası adıyla sektör faaliyetlerine devam

ediyor. Firma, yurt içi ve ihracat pazarında

Öztiryakiler markası ile üretimlerini

sürdürürken, 2000’li yılların başında ihracat

markası OZTİ’yi hayata geçirdi.

Bu yıllarda 25 ülkeye ihracat yapılırken,

bugün 4000’i aşkın ürün çeşidi, 1300‘ü

aşkın çalışan sayısı ve 120 bin metrekare

kapalı üretim alanı ile 116 ülkeye ihracat

yapan Öztiryakiler, endüstriyel mutfakların

tasarımı, üretimi, satışı ve servis

hizmetlerinde anahtar teslimi mutfak

projeleriyle müşterilerin “marka çözüm

ortaklarındandır.” 2015 yılında sektörde

40’ı aşkın uzman kadrosu ile sektörün ilk

Ar-Ge merkezini kuran firma, inovasyonu

kurumsal kültür haline getirmek sureti

ile “sürekli yenilik” esası ile Türk Patent

Enstitüsünde sektörde en çok endüstriyel

tasarım tescil belgesi ve faydalı model

ödülü bulunmaktadır. Avrupa ülkeleri başta

olmak üzere, Rusya, Ukrayna, Arap Ülkeleri,

Amerika pazarlarına dönük ürün kalite

belgelerinin tamamını, uzman kadrosu

ve teknolojik ölçüm ve test ekipmanları

donanımlı kendi laboratuvarlarında

gerçekleştirmiştir. Öztiryakiler ayrıca,

üniversiteler, yurt içi ve yurt dışı arge

merkezleri ile lokal ve çok uluslu

şirketlerle TÜBİTAK destekli ar-ge projeleri

çalışmalarını son 15 yıldır kesintisiz

sürdürmektedir.

Öztiryakiler ürün grupları ile yıllara

yolculuk

Endüstriyel mutfakların öncüsü

Öztiryakiler’in sektöre sunduğu geniş

ürün yelpazesi sayesinde mutfakların

en çok tercih edilen ismidir. Bünyesinde

barındırdığı alt şirketleri ve iştirakleri ile

ürünlerinde seçenek imkânını çoğaltıyor.

Markanın Ana Mutfak Ekipmanları,

yardımcı mutfak ekipmanları, bulaşıkhane

ekipmanları, soğuk üniteler, fırınlar,

pastane ekipmanları, kaplamalı unlu mamul

ürünleri, açık büfe sistemleri ve servis

üniteleri, nötr üniteler, bar-çay- pastane

ekipmanları, taşıma ekipmanları, depolama,

istif rafları, temizlik ve hijyen ekipmanları,

seyyar sahra üniteleri/ konteyner mutfakları

ile kaliteli ve ergonomik yapıda geniş ürün

yelpazesi bulunmaktadır.

İşletmelere verdiği değer gücünü artırıyor

Müşterilerine verdiği değer ile ürün gücünü

ortaya koyan Öztiryakiler, müşteri ve

ürün arasında duygusal bağ oluşturarak

markasını tanımlamıştır. Müşteri Grupları

arasında ise: catering işletmeleri, eğitim

kurumları, fabrikalar, fast food işletmeleri,

hastaneler, inşaat firmaları, mimarlar,

oteller, pastaneler-cafeler-barlar, resmi

kurumlar, restaurantlar, sosyal yardım

kuruluşları ve daha birçok alanda geniş bir

müşteri portföyü bulunmaktadır.

Endüstriyel mutfak ekipmanların

profesyonel markası Öztiryakiler, tecrübeli

projelendirme ekibi ile işletmelere kaliteli

ve fonksiyonel mutfaklar kurmayı ilke

edinmiştir. Müşterilerinin isteklerine

ve beklentilere göre çözüm üreten

Öztiryakiler, yatırımcıların ve şeflerin tercihi

olmasını hedefler ve bu organizasyonu

gerçekleştiren işletmelere kadar herkesi

düşünen, herkes için maksimum fayda

hedefleyen son teknoloji bir üründür.

Uzman kadrosu ile hizmette sınır

tanımıyor

Geçtiğimiz yıl sektöre verdiği önemi

Ar-Ge Merkezinin açılışı ile destekleyen

Öztiryakiler, 1958 yılında sektöre giriş

yaparak, yılların verdiği tecrübe ile gerek

müşterisine gerek çalışanına gösterdiği

özverili yaklaşım sayesinde büyüme ve

gelişme sağlamaktadır. Konusunda uzman

satış ekibi ve ürün eğitimlerini eksiksiz alan

satış sonrası ekibi ile müşterisine 7 gün /

24 saat çalışan çağrı merkezi ile istek ve

şikâyetlere yanıt vermektedir. Türkiye’de

65 nokta yetkili servisi, 250 kişilik eğitimli

ve ehliyetli teknik servis personeline

sahip olan firmanın iç satış bünyesinde

bulunan 4 bölge müdürlüğü ve 50 bayisi

ile müşterilerine hizmet sunmaktadır.

Ürünün kalitesi, inovatif niteliklerinden

başlayarak, teslim şartları, servis ve

müşteri hizmetlerine varıncaya kadar ürün

ile ilgili firmanın müşteriye karşı olan tüm

sorumluluklarındaki kalitenin seviyesidir.


The story of a

59-year journey

One of the leading companies in the kitchen equipment sector, Öztiryakiler increases

its 59-year sectoral strength every year with its wide range of products, value given to

businesses and expert staff in the domestic and international markets!...

Founded in 1958 by Muharrem

Öztiryaki, Öztiryakiler continues its

activities with its name and brand

name since 1986. While continuing its

production with Öztiryakiler brand, the

company launched its OZTI brand for

export in 2000. Exporting to 25 countries

these years, Öztiryakiler, which has

more than 4000 types of products with

over 1300 employees and exports to

116 countries with a closed area of 120

thousand square meters for production,

is now a “brand solutions partner” for

its customers in design of industrial

kitchens, production, marketing and

service with its turnkey kitchen projects.

Establishing the first R & D center in

the sector with its more than 40 expert

staff in 2015, Öztiryakiler is a firm with

most industrial design certificates and

utility model registration in Turkish

Patent Institute in the sector by adopting

“continuous innovation” as corporate

culture. The company conducted all the

product quality certificates for European

countries, Russia, Ukraine, the Arab

countries and the American market

with its expert staff and technological

measurement and testing equipment

in its own laboratories. Öztiryaklar has

also been continuing its research and

development projects supported by

TÜBİTAK with universities, local firms,

and multinational companies in domestic

and foreign R & D centers uninterrupted

for the last 15 years.

Journey to years with Öztiryakiler

product range

Öztiryakiler is the most preferred brand

in the kitchen sector thanks to its wide

range of products it offers. It is expanding

its options in products through its

subsidiaries and stakeholders. With a

wide, quality and ergonomics range of

product, The firm offers Main Kitchen

Equipment, auxiliary kitchen equipment,

dishwashing equipment, cooling units,

ovens, bakery equipment, coated bakery

products, open buffet systems and

service units, neutral units, bar-tea

and pastry equipment, transportation

equipment, storage, stacking racks,

cleaning and hygiene equipment, mobile

field units / container kitchens.

The value given to the business makes

the firm more powerful

Providing customer satisfaction and

quality product, Öztiryakiler defines its

brand by creating emotional connection

with the customer and the product.

Customer groups include the catering

enterprises, educational institutions,

factories, fast food establishments,

hospitals, construction firms,

architects, hotels, bakeries-cafés-bars,

institutions, restaurants, social welfare

institutions and many other areas.

Professional brand of industrial kitchen

equipment, Öztiryakiler has adopted

the principle of establishing quality and

functional kitchens with its experienced

projecting team. Providing solution to

meet customer expectations, Öztiryakiler

aims to be choice of investors and chefs

and offers Up-to-Date product on the

Latest Technology that targets the

maximum benefit for everyone who is up

to business organizations that perform

this.

Cutting across all boundaries with the

expert staff

Supporting the importance it attaches

to the sector with the opening of the

R & D Center last year, Öztiryakiler

entering sector in 1958, grows and

develops with many years of experience

and selfless approach for its customers

and employees. With its specialized

sales team and after sales team who

are fully trained in products, it responds

to requests and complaints with its

call center which is working 7 days / 24

hours. The firm provides service with

its 65 authorized service in Turkey, 250

persons trained and qualified technical

service personnel and 4 Regional

Directorates, 50 agents. The quality of

the product is the level of quality of all

responsibilities of the company in relation

to the product, from the innovative

qualities to the delivery conditions,

service and customer services.


hotel restaurant

78 & hi-tech

marka röportaj

1985 yılında başladığı üretim

faaliyetlerini 2002 yılı itibari ile plastik

bahçe mobilyası ve stadyum koltuğu

imalatı ile sürdüren Yücel Mobilya,

bugün 60’dan fazla ülkeden gelen

taleplere son teknolojiyle donatılmış

tesisleri ve profesyonel kadrosuyla

profesyonel çözümler sunuyor. Bu yılın

sonunda Gaziantep’te yeni bir fabrika

binasını da yatırımlarına ilave etmeyi

hedefleyen firmanın Horeca sektörüne

dönük faaliyetlerini Yücel Plastik ve

Bahçe Mobilyaları Satış Direktörü

Cem Büyüknacar ile firmanın Horeca

sektörüne yönelik faaliyetlerini ve mobilya

sektörünü konuştuk.

Yücel Mobilya’nın ana faaliyet

alanlarını anlatarak; üretim

kapasitesinden ve ürün

Yücel Mobilya

yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor!

“Bu yılın sonunda yeni fabrikaya taşınacak olup, yeni makineler ve yeni kalıp yatırımları

ile ürün gamımızı gün geçtikçe arttırmayı planlıyoruz. Bu ürün gamı sayesinde yurt dışı

ve yurt içi pazarında hakimiyetimizi artırma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.”

portföyünden kısaca bahseder

misiniz? İhracat yapıyor

musunuz?

1985 yılında Yücel A.Ş. adı altında

kurulan firmamız, 2002 yılında plastik

bahçe mobilyası ve stadyum koltuğu

üretimine başlamıştır. Ürün gamı

olarak; Delta markası ile üretilen plastik

bahçe mobilyaları ve stad koltuklarının

yanı sıra Rainbow markası ile üretilen

rattan enjeksiyon ve alüminyum bahçe

mobilyaları ve ithal edilen el örgüsü

rattan serisi ve distribütörlüğünü yaptığı

Allibert ve Keter ürünleri ile kaliteden

ödün vermeden her bütçeye hitap

eden bir harman sunmaktadır. Üretim

kapasitemizi ihtiyaçlar doğrultusunda

arttırmış, günlük 10.000 parça üretim

kapasitesine ulaşan Yücel Bahçe

Mobilyaları sektöründe öncü konumda

yer almaktadır. Yücel A.Ş. 60’dan fazla

ülkeden gelen taleplere son teknolojiyle

donatılmış tesisleri ve profesyonel

kadrosuyla taleplere cevap vermeye

devam etmektedir.

Turizm sektörüne yönelik ne

tür çalışmalar içindesiniz?

Ürünleriniz yurt içi ve yurt

dışı pazarlarda ağırlıklı hangi

bölge ve projelerde yer alıyor?

Satış ve pazarlamadaki temel

kıstaslarınız nelerdir?

Horeca sektöründe dinamik ve yeni

kalmak için profesyonel ekibimizle yılın

12 ayı çalışıyoruz. Hep yeni olmak ve

hep yeni kalmak zorunluluğu, bizi her

gün yeni arayışlar içerisine sürüklüyor.


Sürekli değişen trendler yeni ürün

gamını belirliyor, kullanılan malzeme

ve görsellik trendlere göre sürekli

değişim gösteriyor. Horeca sektöründe

şuanda yurt içi ve yurt dışında ahşap ve

tekstil ile birleşen metal ve alüminyum

ürünler daha çok tercih ediliyor. Gelen

taleplere cevap verebilmek için kendimizi

sürekli geliştirerek yeni ürünler ortaya

çıkarmaya devam ediyoruz. Gelecek

yıllarda artan potansiyelimiz ve yeni

yatırımlarımızla bu sektörde daha da

genişlemeyi hedefliyoruz.

2017 yılına hangi yeni ürünlerle

girdiniz? Bu yılki tasarım

stratejisini nasıl kurguladınız?

Bu yıla dair beklenti ve hedefleri

nelerdir?

2017 sezonuna 30’dan fazla yeni ürün

tanıttık. Bu ürünleri müşterilerimizin

istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda

dünyadaki trendleri takip ederek ortaya

getirdik. 2017 ahşap ve teksil ile birleşen

metal ve alüminyum, üretimi yaparak

ürün gamımızı artırdık. 2018 yılında yeni

trendler doğrultusunda yeni ürünler

hazırladık, bu ürünleri Eylül ayında

Almanyada gerçekleşecek olan Spoga

fuarında tanıtacağız. Avrupa’da daha

yaygın hale gelmeyi, bulunmadığımız

ülkelerde bayilikler vermeyi planlıyoruz.

Genel olarak markanızın

tasarım algısını, konsept

yaklaşımlarını nasıl anlatırsınız?

Mobilya tasarlarken ana

kriterleriniz neler oluyor? Son 10

- 15 yılda otel ve restoranlarda

gelişen trendlere bağlı olarak

otel ve restoran tasarımları da

bir hayli gelişti. Siz markanızı

bu değişimin neresinde

görüyorsunuz?

Firmamız olarak, bahçe, kafe, otel,

restoranlara modern ve konforlu

mobilyalarla ilham veren mekânlar

yaratıyoruz. Tasarımlarımızı dünya

trendlerine göre belirliyoruz.

Mobilyalarımızı tasarlarken dayanıklılık

ve görsellik ve kullanım alanlarını

düşünerek üretim yapmaktayız. Son 10

yılda değişen trendlere en hızlı şekilde

ayak uydurarak müşterilerimize en doğru

ve yeni ürünü sunmak için yoğun çaba

sarf ediyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında

birçok otel, restoran ve kafelere çok

çeşitli ürün gamımızı sunmaya devam

etmekteyiz.

Marka stratejileriniz nelerdir?

Tek marka adı altında mı

üretim yapmaktasınız? Birden

fazla markanız var mı? Var ise

neden farklı markalarda üretim

yapmaktasınız?

Sektörde hedef pazar olarak

belirlediğimiz 3 müşteri grubumuz

mevcut. Birinci müşteri grubu Horeca

sektörü. Bu sektör için tasarladığımız

ürünlerde Rainbow markasını

kullanıyoruz. Rainbow markalı

ürünlerimiz yeni enjeksiyon rattan

serimiz ile aluminyum metal serisi

ürünlerimizi kapsamakta. İkinci müşteri

grubunu süpermarket müşteri grubu

oluşturmakta. Süpermarket grubu daha

çok fiyat odaklı ve hacimli satılabilecek

ürünler tercih etmesi sebebiyle

marketlere daha çok Starlux markası

adı altında ekonomik ürettiğimiz ürünleri

sunmaktayız. Üçüncü müşteri grubu

olarak plastik ürünlerimizin toptancılarını

görebiliriz. Bu plastik ürün grubunda

ise Türkiye’de ilk plastik sandalye

markası olan Delta markası 2009 yılında

satın alınması ile birlikte bu marka

kullanılmaya başlanmıştır. Bu üç marka

sayesinde; kalitemizden ödün vermeden,

her bütçeye hitap eden geniş kapsamlı bir

ürün gamı sunabilmekteyiz.

Bağlı bulunduğunuz sektörü

nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mobilya üretim standartları

dünyada ve Türkiye’de ne tür

değişiklikler gösteriyor?

Bahçe mobilyası sektörü teknoloji ve hızla

gelişen bir sektör olmaya devam ediyor.

Dünya trendlerini artık yakından takip

etmek mümkün olduğundan, tasarım

büyük önem kazandı. Sadece tasarımla

kalmayıp sağlamlık unsuru da artık göz

ardı edilmeyen unsurlar arasında. Hatta

Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğu

ürünün sağlamlığına dair laboratuvar

testleri talep etmekte. Kısacası bu

sektörde olabilmek ve uzun soluklu

kalabilmek için ürününüzün hem contract

denen üst seviyede sağlamlığa sahip

olması, hem de görselinin ön planda

olması gerekmekte.

Fuarlara katılıyor musunuz?

Müşterilerimize yeni ürünlerimizi

tanıtmak ve yeni müşterilerle

tanışmak için her sene fuarlara katılım

gerçekleştiriyoruz. Uluslararası mobilya

fuarları olan Spoga ‘da, 2017 yılında

3-5 Eylül tarihleri arasında Köln-

Almanya’da , CIFF 2018 yılında 18-21

Mart tarihleri arasında Çin Guangzhou’da

müşterilerimiz ile buluşacağız.

Son olarak firmanızın genel

büyüme stratejisi, hedef

pazarları ve 2017 yılına ilişkin

hedefleri ve yatırım planları ile

ilgili neler söylemek istersiniz?

2018 yılına yönelik yatırım

planlamalarınız var mı?

Yücel A.Ş. 2016 yılında Gaziantep 5.

Organize Sanayi Bölgesinde 50.000

metrekare arsa satın alınarak 35.000

metrekare kapalı alana sahip olacak yeni

fabrika binası inşaatına başlamıştır. 2017

senesi sonunda yeni fabrikaya taşınılacak

olup, yeni makineler ve yeni kalıp

yatırımları ile ürün gamını gün geçtikçe

arttırmayı planlamaktadır. Bu ürün gamı

sayesinde yurt dışı ve yurt içi pazarında

hakimiyetimizi artırma yolunda emin

adımlarla ilerliyoruz. Yeni fabrikada yer

alacak olan 2.000 metrekare showroom

alanımızda hem bölgedeki Horeca ve

perakende sektörüne hem yurt içi ve yurt

dışı bayilerimize büyük bir teşhir alanı

sunacağız.


hotel restaurant

80 & hi-tech

marka röportaj

Uğur Çevik: “2018 çok daha iyi bir yıl olacak!”

“Bu yılın sonunda yeni fabrikaya taşınacak olup, yeni makineler ve yeni kalıp yatırımları ile

ürün gamımızı gün geçtikçe arttırmayı planlıyoruz. Bu ürün gamı sayesinde yurt dışı ve yurt içi

pazarında hakimiyetimizi artırma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.”

1978 yılından bu yana alüminyum

konstrüksiyon ve bahçe mobilyaları

imalatı gerçekleştiren Şemsiye Evi, bu

yılı ürün gamına eklediği yeni üretimleri,

artan pazarları ve katıldığı uluslararası

fuarlarla başarılı bir şekilde kapattı.

Bu doğrultuda 2018 yılının çok daha iyi

geçeceğine inandıklarını beliren Şemsiye

Evi Genel Müdürü Uğur Çevik ile kısa bir

yılsonu değerlendirmesi ile birlikte fuar

çalışmalarını konuştuk.

Şemsiye Evi bugünlerde ne tür

faaliyetlere yoğunlaşmış durumda?

Gündeminizdeki projelerden ve

katıldığınız organizasyonlardan bahseder

misiniz?

3-5 Ekim tarihleri arasında Almanya

Köln’de düzenlenen Spoga Gafa

Fuarı’ndaydık. Bildiğiniz üzere fuar,

bahçe mobilyası ve gölgelendirme

sistemleri konusunda Avrupa’nın en büyük

organizasyonlarından biri. Uzun yıllardan

beri düzenlenen köklü bir fuar. Yıllardır

ziyaretçi olarak gittiğimiz fuara bu defa

katılımcı olarak yer aldık. Bahçe mobilyası

fuarlarında şemsiye firmaları daha yeni

yeni katılımcı olarak varlık göstermekteler.

Aslına bakarsanız bizim de uzakdoğulu

firmalardan fiyat konusunda çekincelerimiz

vardı. Fakat ülkesel olarak hem lokasyon

avantajımız hem ürün kalitemiz hem de

gelen siparişlere olan reaksiyonlarımız

sebebi ile Avrupalı ve komşu ülkelerden çok

daha rağbet gördüğümüze tanık olduk. Çok

daha uzun süreçleri beklemiyorlar, yüksek

montanlı alımlar yapmak istemiyorlar.

Ağırlıklı tercihleri proje bazlı alımlardan

yana oluyor. Tabii Türkiye’nin hem lokasyon

hem de daha az adetlerde ve parsiyel

yüklemelerde çok büyük bir avantajı var.

Firma olarak biz de müşterilerimize pek çok

avantaj sunuyoruz.

Bunu biraz daha açabilir misiniz? Şemsiye

Evi olarak müşterilerinize ne gibi

avantajlar sunuyorsunuz?

Avrupa kumaş kullanmak, ürettiğimiz

şemsiyenin konstrüksiyonuna yıl bazında

garanti verebilmek en önemli avantajlarımız

arasında geliyor. Örneğin Alman bir müşteri

bizden 50 adet şemsiye talep ettiği zaman ki

bir konteyner 240-250 tane alır. Uzakdoğulu

üreticiler bu adetin altını çok fazla kabul

etmiyorlar. 50 adette misal, pazartesi günü

alınan siparişi çarşambadan yükleyip, bir

sonraki pazartesi günü Alman toptancının

deposuna gönderebiliyoruz. 3-5 günlük

veya bir haftalık bir süreçte alınan sipariş

müşterinin deposuna indirilebiliyor.

Spoga Gafa Fuarı’na ilişkin izlenimleriniz

neler? Fuar beklentilerinizi karşıladı

mı? Müşterilerinizle nasıl bir etkileşim

yakaladınız?

Her şeyden önce fuar katılımı dışında kendi

yaptığımız araştırmalarla bu denli geniş

bir müşteri portföyüne ulaşma şansımız

yoktu. Malta’dan da müşteri geldi, Afrika

ülkelerinden, Amerika, Yunanistan,

Bulgaristan’dan da müşteri geldi. Gelen

müşterilerin ortak fikri, ürünlerin görsel

başarısı yönünde oldu. Firma yaklaşımından

tutun kataloğa kadar hepsi birer paket.

Ürününüz iyi olacak, kataloğunuz,

görselleriniz, standınız iyi olacak. Muhatap

olduğunuz kişinin konuştuğu dile hakim

olacaksınız. Dış ticaret bilginiz olacak. Bu

konuda ziyaretçilerin tatmin olduklarına

inanıyoruz ki, fuardan sonraki geri dönüşler

de bunu gösteriyor zaten. O kadar ki fuar

sonrasında yoğun bir telefon ve e-mail

trafiğimiz oluştu. Bu doğrultuda bir

yandan fiyatları konuşuyoruz, bir yandan

konuştuğumuz ürün detaylarını artık yazılı

olarak geçiyoruz. Küçük pre-orderlar

olsun, numune siparişler olsun ki üzerinde

görüştüğümüz şu an 3-4 tane de proje

var. Çok hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Şöyle

söyleyeyim, 15-20 günde geleceğimiz

noktaya bir günde gelmiş olduk. 2018’deki

R+T Fuarı’nın yeri ayrıldı, ödemesi yapıldı.

Almanya’da, sadece gölgelendirme

sistemleri üzerine düzenlenen bir fuar o da.

Avrupalı müşterilerin hemen hemen hepsi

satın alma için o fuara da gidiyor.

Bundan sonraki fuar takviminizde neler

var?

18 Eylül tarihinde Dubai’de başlayacak The

Hotel Show’da olacağız. Normalde Dubai,

tabii çok ayrı bir pazar. Beklentiler çok

yüksek, güneşin çok yoğun olduğu bir yer.

Özellikle kumaş performansının daha öne

çıkacağı bir pazar. Avrupalı müşterilerin

de yer aldığı bir yer aynı zamanda. Dubai

artık bir ekonomi üssü gibi de oldu.

Şemsiye Evi olarak fuarda tanıtacağımız

yeni bir ürünümüz var. Muhtemel manuel

teleskopik ürünümüz. Onu da fuarda

görücüye çıkaracağız. Burada ters açılı

bir ürün yapmıştık, Kivi Lüks diye bir ürün

vardı, Spago’da. Ürünlerin devamı geliyor.

R+T için artık nasıl yeni bir ürün çıkartırız,

onun peşindeyiz. Her fuarda yeni bir ürün

çıkarmak söz konusu değil çünkü yıl içinde

çok fazla fuara katılıyoruz. Ama ürünleri

müşteriye gösterebileceğimiz tek mecra.

Her ülkede bir mağaza açamayacağımız için

firmaları fuarlarda ağırlayıp, standımızda

ürünlerimizi tanıtıyoruz. Kumaşlarımızı,

firmamızın geçmişini anlatıyoruz.

Kataloglarımızı, fiyat listelerimizi veriyoruz.

Onları mutlu bir şekilde standımızdan

uğurlamaya çalışıyoruz ki arkasındaki mailtelefon

trafiği bunu tamamlıyor.


hotel restaurant

82 & hi-tech

brand interview

Uğur Çevik: “2018 will be a better year!”

Materializing production of aluminum construction and garden furniture since 1978 onwards,

Şemsiye Evi has closed this year successfully with new productions being added to its

product gamut, expanded markets and joining fairs. We talked with Uğur Çelik, Director

General of Şemsiye Evi, briefly about a year-end evaluation as well as fair activities.

Q-Has Şemsiye Evi intensified what

kind of activities nowadays? Would

you please mention about your

topical projects and organizations you

joined?

We were at Spoga Gafa Fair held in

Cologne, Germany on 3-5 October.

As you know the fair is one of biggest

organization held in Europe in the items

of garden furniture and shading systems.

It is a rooted fair has been held for long

year. This year we joined the fair as a

participant firm that we have previously

gone as visitors for years. The umbrella

firms appear still newly as participant

firms at garden furniture fairs. Actually,

we had hesitated from the Far Eastern

firms in the aspect of price. But we have

witnessed that we were in demand much

more than the European and neighboring

countries regarding both our reaction to

the orders and our location advantage as

the country. They do not wait for longer

periods, high amounted purchasing. Their

major preferences are stand by projectbase

purchasing. Of course, Turkey has a

great advantage in terms of both location,

less units and partial loadings. As firm,

we also offer lots of advantage to our

customers.

Q- Would you please open this issue

some more? As Şemsiye Evi, do you

offer what kind of advantages to your

customers?

Using the European fabric, offering

year-base warranty for the constriction

of umbrella that we produce has been in

the most important advantages of ours.

For example, when a German customer

demand 50 unit umbrellas from us that

a container takes 240-250 units, the Far

Eastern producers do not accept the

amount under this number. For example,

an order is taken in the number of 50

units on Monday is loaded on Wednesday

we can ship to the depot of customers on

the next Monday. The order is unloaded at

the depot of customers within 3-5 days or

one week.

Q- What are your impressions about

Spoga Gafa Fair? Did the fair meet your

expectations? Did you catch what kind of

interaction with your customers?

Before everything we did not have a

chance to access to such a wide customer

portfolio except participating in fairs.

Customers have come from Malta, African

countries, as well as from America,

Greece and Bulgaria. The common

opinion of the customers is in line with

visual success of the products. Ranging

from firm approach up to catalogue all

of them are a different process. Your

product should be good, as well as your

catalogue, images and stand. You have

also a good command of the country

language that you speak. In addition

you should have foreign knowledge. In

this issue we trust that visitors have

been satisfied after the fair, in fact the

feedbacks show this.

So that following the fair an intensive

phone and e-mail traffic happened. In line

with this, on one hand, as we negotiate

the prices, on the other hand we transmit

the details as written of the products we

talked. Either small preorders or sample

orders there are currently 3-4 projects

we are discussing. We are advancing in a

very swift way. In conclusion, customers

saw us at the fair; they have also seen our

materials. We had a chance negotiating

face to face. Let me say in other words,

we have come to a point in one day that

we would have come in 15-20 days.

Currently it advances quite positive that

continuity of these will come as well. The

place of R+T fair has been allocated, its

payment was done. It is a fair which is

held about shading items in Germany.

Almost the European customers go

to that fair to purchase as well. After

taking place at Spago Gafa, having heard

that we will be at R+T fair completes

something much. These are the only

points that mark this firm remain its own

feet for long years or being how much

enterprising in the foreign trade ranging

from packaging of the products up to

aftermarket services. In this respect,

these are crucial regarding being able to

join a few fairs in Europe.

It would be also like this, we have done

payment of the stand, and it is not in

question that our stand will not be.

As a few popular fairs, RT is held as

triennial. So you could not find place. The

agreements and contracts of these fairs

are made very earlier. Without finishing of

the present fair, we guarantee the edition

of next year again.

Q- After this what are there in your fair

timetable?

We are going to The Hotel Show being

held in Dubai on 18th September. Actually

Dubai, of course, a very distinctive

market. The expectations are very high,

a place where sunlight is very intensive.

It is a market that particularly fabric

performance will emerge more. It is a

venue that the European customers take

place as well. Now Dubai has been like an

economy base too.

As Şemsiye Evi, we have also a new

product to introduce at the fair.

Presumably it will be our manual

telescopic product. We will also make

debut this product. We made a product

featuring reverse angular, there was

a product called Kiwi Luxury at Spago.

Continuity of the products is coming.

We are in pursuit of how to make a new

product for R+T. It is not question to make

a new product for every fair, because

we join many fairs within year. But the

fairs are a single venue to showcase our

products to customers. With regard not to

be able to open a store in every country,

we host firms at fairs we promote our

products at our stand. We tell about our

fabrics and history of our firm. We offer

our catalogues and price list. We make

farewell from our stand in a happy way

and then mail – phone traffic completes

this.


Almira Hotel Thermal Spa & Convention Center

“Konfor ve kaliteli hizmetin adresi”

/almirahotel

0 224 250 20 20 | almira@almira.com.tr | www.almira.com.tr


hotel restaurant

84 & hi-tech

marka

Üçgen Tribeca istif rafların eksik

ölçülerini tamamladı

Üçgen Tribeca ürettiği alüminyum profilden istif rafların eksik ölçülerini tamamladı.

Avrupa’da mutfak ve soğuk odalarda

yaklaşık %80 pazar payına

sahip olan demonte alüminyum

profil ve PP tablalı istif rafları ülkemiz

pazarında da her geçen gün daha fazla

kabul görmektedir. Raf tabları tek tek

kolaylıkla çıkarılabilir olmalarının yanı

sıra hijyenik ve yüksek ölçülü kolilerin

yerleştirilmesinde sağladığı kolaylık

sebebi ile tercih ediliyor.

Ömür boyu kullanım garantili

Profiller 20 mikron eloksal kaplı

olmasından -30 ° C ile +60 ° C arasında

oksitlenmeden ömür boyu kullanım

garantisi altındadır. Raf tabların da

kullanılan özel katkılı polipropilen

hammadde gıda ve insan sağlığına

uygundur.

Pratik temizleme kolaylığı

Tek kişinin bile kurabileceği raf

sistemini için lastik veya kauçuk çekiç

yeterli olmaktadır. Kullanım esnasında

dökülebilecek soslu, yağlı, şekerli gıdalar

tek tek ayrılabilen raf tablalarından dolayı

çok pratik şekilde temizlenebilmektedir.

Tribeca Türkiye ve Çin’deki üretim tesislerinden bugüne kadar 52 ülkeye ihracat

yapmayı başarmıştır. Her geçen gün bu sayı artmaya devam ediyor. İstatistik olarak ilk

ihracata başladığı müşterilerinden hemen hemen hiç biriyle çalışması bitmemiştir. Bu da

kalite - fiyat dengesinin ve müşteri memnuniyetinin hiç bozulmadığının göstergesidir.


Üçgen Tribeca completes missing

Demounted aluminum profiles and

PP table pallets, which have a

market share of approximately 80%

in kitchens and cold rooms in Europe, are

becoming increasingly remarkable in our

country market. Rack tabs are preferred

because they are easily removable

individually, but also because of the

convenience provided by hygienic and

highly dimensioned fittings.

measurements of pallet

Triangle Tribeca has completed the missing measurements of pallets from the

aluminum profiler it produces.

Lifetime warranty

The profiles which are 20 micron

anodised coated and are guaranteed

to last for a lifetime of between -30 °

C and +60 ° C without oxidation. The

polypropylene raw material with special

additives used in the shelf tabs is also

suitable for food and human health.

Practical cleaning convenience

A rubber or rubber hammer is sufficient

for a single rack system.

Sauce, greasy, sugary foods that can be

poured during use can be cleaned very

effectively due to the separable shelf

boards.

Tribeca has managed to export to 52 countries its production facilities in Turkey and

China so far. This amount of export continues to increase day by day. Statistically,

almost none of the customers who have started the first export have finished their

work. This is a sign that quality-price balance and customer satisfaction have not

deteriorated at all.


86

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Ege Seramik

trendleri

belirlemeye

devam ediyor

Tam 42 yıldır sektörün nabzını tutan Ege

Seramik bu yılda geleneği bozmadı.

Geniş ürün portföyüne 24 yeni seri

içeren Spring Collection 2017’yi dahil

eden firma, farklı tasarımları ile trendleri

belirlemeye devam ediyor. Spring

Collection 2017 serileri, tüm satış

noktalarında yerini aldı.

Yurt içi pazarının yanı sıra 50’nin

üzerinde ülkeye hali hazırda ihracat

gerçekleştiren Ege Seramik; ebat

çeşitliliği, zengin desen seçenekleri

ve farklı tasarımları ile çok geniş bir

portföye sahip. Ahşap, Mermer ve Taş,

Beton, Homojen, Tekstil, Allaturca

ve Dekorlu Ürünler başlıkları altında

ürünlerini sınıflandıran Ege Seramik,

serileri arasında herkesin zevkine uygun

ürünü bulabileceği konusunda iddialı.

Banyolar için şık alternatif;

Carina

Pastel renkleri, tekstil desenli dekorları

ve camsı yüzeyli parlak görünümü ile

Carina, Ege Seramik Spring Collection

2017’nin favori serilerinden. 30x60

ebadı ile mutfak tezgah aralarında

kullanılabileceği gibi banyolar içinde en

şık alternatiflerden biri. Carina Serisi,

Krem, Mix ve Mix Dekor seçenekleri ile

kusursuz güzelliği mekanlarınıza taşıyor!

3 farklı renk ve 3 farklı boyut seçeneği

ile;

Windsor

Bu yılın öne çıkan ama yakalanması en

zor trendlerinden biri beton görünüm.

Ama betonun döşeme yerine kullanımı

oldukça zor. Çözüm Ege Seramik Spring

Collection 2017 Windsor Serisinde.

Betonun modern görünümü seramiğin

kolay kullanım ve uygulama rahatlığıyla.

Hem de seri tüm yaşam alanlarınıza

uyması için 3 farklı renk ve 3 farklı boyut

seçeneği ile.

Bol desenli ve değişken yapısıyla;

Regal

Tek düze duvarlara veda edin! Bol desenli

ve değişken yapısıyla Regal Serisi, Ege

Seramik Spring Collection 2017’nin

en dikkat çeken parçalarından. Regal,

hareket ve çeşitliliği mekanlarınıza

yansıtmak için tasarlandı.

Hem yer hem duvar uygulamalarına

uygun;

Feelwood

Spring Collection 2017 serilerinden

Feelwood ahşabın naifliği ve asaleti ile

mekanlarınızı sarmaya geliyor. Hem yer

hem duvar uygulamalarına uygun sırlı

granit yapısı, 20x120cm ölçüleri, hafif

desenleri ve 3 renk seçeneği ile Feelwood

tüm mekanlarınıza ahşabın asaletini

taşımaya hazır.

Ege Seramik CERSAIE’ye hazır

Ege Seramik, 25 - 29 Eylül 2017

tarihlerinde İtalya’nın Bologna kentinde

gerçekleşecek olan seramik, banyo

mobilyaları ve vitrifiye üzerine dünyanın

en önemli sektör fuarı kabul edilen

CERSAIE Fuarı’na 2017 Autumn

Collection ile katılmaya hazırlanıyor.

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yılda

geleneği bozmayan Ege Seramik,

2016 – 2017 koleksiyonlarının yanı sıra

yirmiden fazla yeni seriyi daha 2017

Autumn Collection adı altında pazara

sunmak için gün sayıyor. Sektörün

önemli yeniliklerinin sergileneceği

fuara bu yılda yerli yabancı birçok

tasarımcı, sektör temsilcisi ve

profesyonelin gelmesi bekleniyor.


88

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Nestlé Professional

yeni ürünlerini tanıttı

Tüketici trendlerini yakından takip eden Nestlé Professional, yeni ürünleri

NESCAFÉ Superiore Çekirdek Kahve ve NESCAFÉ Milano Combi kahve makinesi

ile kahve servisi veren işletmelere kalite ve verimliliği aynı anda sunuyor.

Dünyanın lider beslenme, sağlık ve

iyi yaşam şirketi Nestlé’nin ev dışı

tüketim alanında uzman iş birimi

Nestlé Professional, NESCAFÉ’nin kahve

konusundaki 80 yıla yakın tecrübesini,

yenilikçi çözümleriyle birleştirerek, yeni

ürünleri NESCAFÉ Superiore Çekirdek

Kahve ve NESCAFÉ Milano Combi kahve

makinesini basına ve işletmecilere

tanıttı. Müşterileri için yaratıcı, kârlı

ürün ve servisleriyle yıllardır toplam

çözüm ortağı olarak hizmet sunan

Nestlé Professional, bu yeni ürünleriyle

tüm kahve tutkunlarının ve işletmelerin

farklı beklenti ve ihtiyaçlarını aynı anda

karşılayacak yepyeni bir döneme adım

attığını da davetlilerle paylaştı.

Mükemmel Toplam Kahve Çözümü;

NESCAFÉ Milano Combi

NESCAFÉ Milano ustalığı ile kahve

uzmanlığını ileriye taşıyan Combi kahve

makinesi, farklı, özelleştirilmiş ve çok

sayıda taptaze kahve lezzetini aynı anda

sunmayı sağlayan yenilikleriyle dikkat

çekiyor. Patentli yeniliklerle hayat

bulan güvenilir kahve makinesini, geniş

ürün yelpazesi ve müşterilerine teknikticari

konularda sunduğu desteklerle

bir araya getiren Nestlé Professional,

her aşamada iş ortaklarının yanında

yer alarak, sürdürülebilir başarı elde

etmeleri için çalışıyor. NESCAFÉ Milano

Combi ile işletmeler günümüz kahve

tutkunlarının tüm farklı beklentilerini

yalnızca makinenin düğmesine basarak

her zaman en üst düzeyde kalite ve

tutarlılıkla karşılayabiliyor. Kavrulmuş

çekirdekten doğru ölçü, ısı ve sürede

demlenerek elde edilen eşsiz kahve

ile espresso bazlı lezzetli hazır kahve

çözümlerini aynı makineden kolaylıkla

servis ediyor. Kullanıcıların iki kahve

çeşidini ekranda basit bir dokunuşla

seçmelerine olanak tanıyan bu özellik,

işletmecilere, tüketicilerin beklentilerini

ve işletme stratejilerini temel alarak

kahve tariflerini belirleme konusunda

önemli ve sürekli bir esneklik sağlıyor.

NESCAFÉ Milano Combi’nin akıllı

tasarımı ve dokunmatik ekranı sayesinde

düzenli bakım işlemleri de en zahmetsiz

şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Üst düzey performans, şık tasarım

NESCAFÉ Milano Combi her fincan

kahveyi keyife dönüştüren patentli bir

yenilik. Müşterilerine standart lezzet

ve kalitede kahveler sunmak isteyen

kârlı işletmeler için en etkili çözümü

sunan NESCAFÉ Milano Combi, üst

düzey performansıyla da dikkat çekiyor.

Dokunmatik ekran ve akıllı iç tasarımı,

işletmeye yeni katılmış çalışanların

dahi hem mükemmel bir fincan kahveyi

kolaylıkla hazırlamalarına hem de rutin

bakımı zahmetsizce yapabilmelerine

yardımcı oluyor. Sensörleri sayesinde

makinedeki ürünler bitmeden tedarik

edilebiliyor. Tasarımında şıklık ve

işlevselliği bir araya getiren makine, 7 inç

renkli LCD dokunmatik ekranıyla daha


iyi ve daha kolay bir kullanım deneyimi

sağlıyor. Köşesiz ve düğmesiz yapısı

hijyenik açıdan kullanışlılık getiriyor.

Çekirdek kahvenin göründüğü bölme ise

seçici kahve severlerin aradığı deneyime

olanak sağlıyor.

Başarının sırrı: Güvenilir patentli

VariPlus teknolojisi

Ödül sahibi, patentli VariPlus teknolojisi,

en kaliteli bir fincan kahveyi en basit

şekilde elde etmenin anahtarını sunuyor

ve işletmecilerin kişiselleştirme

trendinde bir adım önde olmasını

sağlıyor. İdeal kahve demleme basıncını,

su miktarını, sıcaklığını ve öğütmeyi,

makinenin sunduğu farklı kahve

seçenekleri için kolay ve hızlı şekilde

ayarlayarak, her kahveseverin özel

isteklerini ve seçimlerini en iyi şekilde

yerine getiriyor. Profesyonel Italyan

Barista hassasiyetiyle çalışıyor. Sahip

olduğu teknoloji sayesinde fireyi ve atık

oluşumunu engellerken, her seferinde

aynı standartta ideal ürün servisini

yapmayı sağlıyor. Dokunmatik ekranında

espresso, mocha, cappuccino’dan sıcak

çikolataya uzanan hem sıcak hem soğuk

24’e kadar özellikli içecek seçeneği yer

alan NESCAFÉ Milano Combi, kavrulmuş

ve öğütülmüş çekirdekler ile çözünebilir

kahveden, gerçek süt ve premium

çikolataya geniş ürün yelpazesi ile

işletmelerin müşterilerine bekledikleri

çeşitliliği sunmasını sağlıyor. Satış

performansından teknik etkinliklere

kadar tüm işlemleri ve kullanıcıların satış

faaliyetlerini içeren verilerin izlenmesini

sağlayan telemetri sayesinde işletme

sahipleri verimlilik ile ilgili bilgiler

üzerinde tam kontrol sahibi olabiliyor.

Nestlé Professional uzmanlığının farkı

NESCAFÉ Milano Combi, Nestlé

Professional teknik servis ekibinin

destekleri sayesinde işletmelere

günlük iş akışlarında aksama olmadan

çalışmaya devam etme rahatlığı

sunuyor. Teknik ekip, hem donanımdan

kuruluma kadar makinenin başlangıç

aşamasında hem de satış sonrasında

ekstra ücret gerektirmeyen düzenli

bakım hizmetleriyle işletmelerin

yanında yer alıyor. Bunun yanında

işletmeciler bir fincan kahveden

fevkalade deneyimler yaratma konusunda

Nestlé Professional’ın uzmanlığından

da yararlanabiliyor. Katma değer

yaratan, kanal spesifik ürünleri ve üstün

hizmet anlayışıyla müşterilerine içecek

operasyonlarında rekabetçi avantaj

sağlayan Nestlé Professional, sadece

ürün değil, menü tasarımından reçete

önerilerine sezonsal promosyonlardan

satış noktasında pazarlama desteklerine

ve latte art’tan personel eğitimine kadar

toplam çözüm sunarak, müşterilerinin

kazandıran iş ortağı oluyor.

NESCAFÉ Superiore, çekirdek kahveden

fazlası...

NESCAFÉ’nin dünyanın en iyi kahve

çekirdeklerini özenle seçme ve kavurma

konusundaki 80 yıla yakın tecrübesinin

ürünü NESCAFÉ Superiore, günümüz

kahve tutkunlarının çekirdeğin geldiği

orijin hakkında bilgi sahibi olma ve

sürdürülebilirlik konularında giderek

artan taleplerini karşılamak için de

kategoriye mükemmel bir fırsat sunuyor.

NESCAFÉ Superiore Çekirdek Kahve,

%100 Arabica kahve çekirdeklerinden

oluşan, orta sertlik ve orta asitlik

derecesinde, meyvemsi aroması ile

damakta yumuşak bir tat bırakarak

kahveseverlerin gönlünü çelecek özel

bir harman. Aynı zamanda tüketicilerin

sürdürülebilir bir şekilde tedarik

edilen ve etik olarak üretilen ürünlere

yönelik talebini de karşılayan NESCAFÉ

Superiore, Yağmur Ormanları Birliği

(RFA) sertifikasına sahip ve 2010

yılında hayata geçirilen NESCAFÉ Planı

kapsamında üretilen çekirdeklerden

oluşuyor. İki ana eksende küresel

hedefler içeren NESCAFÉ Planı bir

yandan kahve tarımının ve Nestlé’nin

bu süreçteki operasyonlarının çevresel

ayak izinin azaltılmasını diğer yandan

da mevcut ve gelecek nesiller için

kahve tarımının daha çekici kılınmasını

ve kaliteli yeşil kahvenin uzun vadeli

tedarikini amaçlıyor. Üreticileri

ve tedarikçileri destekleyen Plan

kapsamında maddi ve sosyal sıkıntıları

ortadan kaldırmaya yönelik birçok

çalışma yürütülüyor. Doğrudan satın

alma ile birlikte kahve üretimi yapan

çiftçilere teknik yardım programları

bunlardan yalnızca birkaçı. Nestlé

Professional, lansmanını yaptığı

NESCAFÉ Milano Combi kahve makinesi

ve yeni çekidek kahvesi NESCAFÉ

Superiore ile vizyonunu genişleterek

hem tüketicilere hem de müşterilere

her zaman daha fazlasını mümkün kılma

taahhüdünü pekiştiriyor.

Çözünebilir Kahveye İtalyan Dokunuşu;

Ispirazione Italiana

NESCAFÉ Milano Combi’de lezzetli

ve fark yaratan çözünebilir kahve

çeşitlerini hazırlamak için sunulan

kahve ise, dünya lansmanı geçen

sene yine ilk kez Türkiye’de yapılan

Ispirazione Italiana. Ispirazione

Italiana, özenle seçilmiş, en iyi % 100

Arabica kahve çekirdekleri üzerinde

bir barista hassasiyetiyle çalışılarak

tüketicilerin ve işletmelerin beğenisine

sunulan bir harman. Harmanın sırrı;

dünyanın özenle seçilmiş en iyi kahve

çekirdeklerinden elde edilen çözünebilir

kahve ile geleneksel yöntemlere göre

on kat daha ince çekilmiş mikro kahve

çekirdeklerinin bir arada olması... Bunlar,

daha yoğun ve zengin aroma elde etmek

için bu zengin harmanda yerini alan

mikro çekirdek tanecikleri. Ispirazione

Italiana, yani “İtalyan ilhamı”, adından

da anlaşıldığı gibi, kahve ve özellikle

de espresso kültüründe çok önemli bir

yere sahip olan İtalya’da geliştirildi.

Kahveseverlerle yapılan kör tadım

testlerinde dünyanın önde gelen diğer

çekirdek kahve markaları ile test edildi,

etkileyici sonuçlar elde edildi. Elde edilen

genel toplam skorlar bu sihirli harmanı

İtalya’da %88, Almanya’da ise %93 tercih

oranlarıyla zirveye oturttu. İşletmelerin

kahve menüsüne değer katan NESCAFÉ

Milano Ispirazione Italiana ile hazırlanan

içeceklerden alacakları ilk yudum

ile tüketiciler mükemmel bir fincan

kahve deneyimini yaşıyor. Çünkü mikro

çekilmiş çekirdekler sayesinde, her

fincanda devrim niteliğindeki bu teknoloji

ile sunulan zengin tat, zor beğenen

kahveseverlerin bile beğenisini kazanıyor.


hotel restaurant

90 & hi-tech

marka güncel

Amadeus yılın ilk yarısında 750

milyondan fazla yolcu taşıttı

Küresel seyahat endüstrisi için ileri teknoloji çözümlerinin önde gelen

sağlayıcısı ve işlemcilerinden biri olan Amadeus, yolcu sayısında yılın

ilk altı ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 19.8’lik bir

artış yakalayarak 750 milyonun üzerinde yolcu taşınmasını sağladı.

Amadeus’un ilk 6 aylık performansını değerlendiren Amadeus’un Başkan

ve CEO'su Luis Maroto, “Amadeus yılın ilk yarısında olumlu bir ilerleme

kaydetti. Yolcu sayımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 19.8’lik

bir artış yakalayarak 750 milyonun üzerinde yolcu taşınmasını sağladık.

Yılın ilk yarısında binen yolcu sayımızın yüzde 56,8'i Avrupa dışında

gerçekleşti. Yılın ikinci yarısına güvenle bakıyoruz" diye konuştu.

Batı Afrika’nın en büyüğü Hitit’i seçti

Hitit, Batı Afrika’nın ve Nijerya’nın en büyük havayolu firması olan Arik Air

ile iş birliği anlaşması imzaladı. Yapılan anlaşmayla, havayolu şirketinin

tüm IT altyapısı Hitit tarafından geliştirilen Crane çözümlerine emanet

edildi. 26 uçaklık filoya ve yıllık 2.2 milyon yolcu trafiğine sahip olan

Arik Air’in Hitit ailesine katılmasıyla, Hitit Afrika’daki müşteri sayısını

sekize çıkarttı. Geliştirdiği havayolu ve seyahat IT çözümleriyle havacılık

teknolojileri alanında dünyanın sayılı firmaları arasından gösterilen Hitit,

müşteri portföyünü genişletmeye devam ediyor. Rotasını bir kez daha

Afrika kıtasına çeviren Hitit, Arik Air’in bütün yazılım ihtiyaçlarını Crane

markalı çözümleri ile karşılayacak. Arik Air yerel, ulusal ve uluslararası

tüm uçuşlarında ihtiyaç duyduğu yolcu hizmetleri sisteminin (PSS) tüm

alt bileşenleri ile kendi operasyonel planlama ve muhasebe yönetimi için

gerekli sistemleri Hitit’e devretti. Arik Air’in Hitit’ten alacağı 360 derece, kapsamlı havayolu yazılım hizmetleri arasında; rezervasyon,

biletleme, check-in, yolcu kalkış kontrolü, ekip planlama, sadakat yönetimi, tarife planlama, tur operatörü /charter yönetimi, gelir ve

gider muhasebesi bulunuyor.

Şişecam Topluluğu’nun 2017 yılı ilk yarı cirosu

5,3 Milyar TL’ye ulaştı

Sektörün yeni markası RH,

NEOPLAN Tourliner’ı tercih etti

Şişecam Topluluğu, 2017 yılı Ocak-Haziran dönemi sonunda yaklaşık 5,3 Milyar TL

satış geliri elde etti. 2017 yılı ilk altı ayında yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşlarında

yaklaşık 2,4 Milyon ton cam üreten Topluluk, bu dönemde 1,2 Milyon ton soda külü

ve 1,8 Milyon ton endüstriyel hammadde üretimi gerçekleştirdi. Şişecam Topluluğu

Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Maliyet,

üretimin coğrafi dağılımı gibi konularda süregelen optimizasyon çalışmalarımızın

sonucunda, 2017 yılı ilk yarısı sonunda konsolide EBITDA hacmimiz 1,5 Milyar TL

seviyesinde gerçekleşti.” diye konuştu.

Otobüs sektörünün en yeni oyuncusu RH, 8 NEOPLAN Tourliner satın

alarak iddialı bir başlangıç yaptı. 2017 yılında piyasaya sürülen tek yeni

model seyahat otobüsü NEPLAN Tourliner’ın teslimat töreninde konuşan

RH Turizm sahibi Rahmi Hamurcu, “Yolcularımızın memnuniyetini en üst

seviyeye taşıyacak geniş koltuklara ve konfora sahip yeni, son teknoloji

ürünü NEOPLAN Tourliner otobüslerle yolcularımıza ayrıcalıkla hizmet

sunmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz” dedi.


hotel restaurant

92 & hi-tech

şefin gözünden

Keyfine

aşçı

Muzaffer

Arı

Seyahatlerinin çoğunu

yemek üzerine yaptığını

dile getiren Muzo, Türkiye

veya dünyanın herhangi bir

yerinde yüksek meblağlar

ödeyeceği popüler bir

restorana gitmektense

lezzetleriyle nam salmış özel

ve salaş bir mekanda yemek

yemeyi tercih ediyor...

Fotoğraflar: Onur Ulusoy


Ölüdeniz Belcekız Plajına nazır

Oyster Residences, tatilini

Fethiye’nin sahil kalabalığında

huzur ve sükûnet içinde geçirmek

isteyenler için nitelikli konaklama

adreslerinden biri ama bu 31 odalı butik

oteli eşsiz kılan bir özelliği de, Muzo’nun

özel reçeteleriyle iddialı mutfağı!

Muzo kim mi?

Büyük montanlı otel mutfaklarında

beş yıldızlı sofraları donatan executive

şeflerden biri değil Muzaffer Arı, yani

nam-ı diğer Muzo! Hatta kendi ağzından

bir şef de değil! Yapmaya çalıştığı tek şey,

hobisinden çıkardığı muhteşem lezzetleri

keyifle konuklarına ikram etmek! Bu

zevkten daha ötesi yok onun için, o çok

belli! İşte tam da bu yüzden değil mi ki,

hemen her balık lokantası menüsüne

eğrisiyle doğrusuyla girmeyi başaran

kalamar dolmasının bu denli lezzetlisini

tatmadığımı bana düşündüren? Ya da bir

ahtapotun lokum kıvamında damağıma

yapışan unutulmaz lezzet etkisi!

Bu defa beş yıldızlı şehir mutfaklarından

çok uzakta butik bir işletmenin kendi gibi

çok özel ve seçkin bir restoranı olan The

Oyster Restaurant’a, Muzo’nun mutfak

hikayesine davetliyim.

Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını

Ölüdeniz’in tekne güvertelerinde miçoluk

ve yemek çıkarmakla geçirdikten sonra

Fethiye’de tanıştığı Danimarkalı eşiyle

birlikte Türkiye’ye vedasıyla başlıyor

öyküsüne… Uzun yıllar Danimarka’da

bir salam sosis fabrikasında yönetici

konumunda çalıştığını anlatıyor…

Gelin görün ki, memleket ve büyüdüğü

topraklarla bağları bir türlü kopmuyor…

Çocuklarını belli bir yaşa getirdikten

sonra tası tarağı toplayıp; balığı,

kumu, güneşine öteden beri tutkun

olduğu Fethiye’ye kesin dönüş kararıyla

emekliliğinin huzur dolu yıllarını

Ölüdeniz’de geçirmek için Türkiye’ye

tekrar geri dönüyor…

250 yıllık zeytin ağaçlarıyla

başlayan lezzet yolculuğu

250 yıllık zeytin ağaçlarının gölgesinde

Ölüdeniz’de gerçek bir huzur kalesi

olarak adlandırabileceğimiz Oyster

Residences’in turizme başlangıç hikayesi

tam da bu şekilde başlıyor. 20. yüzyıl

başı koloniyel tarzda iki blok halinde inşa

edilmiş bir butik konsept düşünün ki,

bu sıra dışı deneyime bir de Muzo’nun

özel reçeteleriyle iddialı mutfağı girsin!

Sırf evine gelen arkadaşlarını keyifle

ağırlamak için zevkle pişirilen yemekler

The Oyster Restaurant’ta nasıl bir ustalık

dönemini yaşatıyor, müdavimleri iyi bilir.

Eklektik bir menü onunkisi…

Gastronomik bir geçmişe sahip olan The

Oyster Restaurant menüsünde neler

mi var? Çağdaş Akdeniz mutfağından

Yemek yapmayı bir

hobi olarak gördüğünü

söyleyen Muzo, “İşimden

çok mutfakta zaman

geçiriyorum. Hakikaten

seviyorum. Çünkü mutfakta

olasılık çok yüksek.

Hergün sadece bir iki

baharat değiştirerek çok

farklı sunumlar ortaya

koyabiliyorsunuz.“ diyor.

sayısı 30’u bulan deniz mahsullerine,

geleneksel Türk yemeklerinden et ve

balık seçeneklerine kadar eklektik bir

menüyle konuklarını ağırlayan restoran

açık büfe kahvaltısı kadar öğle ve akşam

yemeklerini taçlandıran zengin meze

çeşitleriyle de iddialı. Tapas usulü de

servis edilen mezeler arasında en çok

rağbet göreni kalamar dolma! Herkes

kalamar dolması yapar ama Muzo’nun

ki bir başka! Uzun süre düşük ısıda

pişirdiği kalamarlarıın içini karides ve

yengeçle dolduran Muzo’nun kalamar

tavası, Annem Usulü Ahtapotu da

mutlaka tadılmalı! 81 yaşında olmasına

rağmen halen kendi yemeğini kendi

pişiren annesinin mutfağından öğrendiği

ahtapotu kendince yorumlayarak önce

tereyağında kavurduğunu anlatan Muzo,

ardından dereotu, karabiber, safran,

şarap ve kremayla lezzeti parlattığını

söylüyor. Ustasının sadece tereyağında

kimyon ve karabiberle kavurup verdiği

pamuk gibi ahtapotun da hakkını vererek

tabi… “Annemin yaptığı ahtapotların tadı

damağımdadır hala” diyor Muzo…

The Oyster Restaurant’ta elbette talep

edenler için makarnası, köftesi, fajitasıyla

cafe menüsü de göz ardı edilmemiş.

Bir de tabii tüm bu lezzetleri Belcekız

Plajı ve açılış yamaç paraşütü

manzarasına karşı, üstelik de safari

tarzı salondan hazine hediyelik dört

köşeli King’s Bed ambiyansı içinde

deneyimlediğinizi düşünün, hem

damaklara hem göze hitap etmez de ne

olur? Muzo, babaannesinden kalma pirinç

kaplama karyolayı yemyeşil bahçesine

taşırken bu güzelliği de önceden incelikle

hesap etmiş belli ki…

Gündüz tuttuğu balıklardan

akşam nefis lezzetler çıkarıyor

Peki Muzo, restoran menüsüne girecek

yemekleri ne şekilde tasarlıyor, başlıca


94

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

ilham kaynakları neler, soruyorum. “İlk

olarak tabii yemek yemekten benim

gibi büyük keyif alan arkadaşlarım”

diyor, Muzo. Menüyü genellikle kışın

evde denemeler yaparak hazırladığını

söyleyen Muzo, mutfağından çıkan bu

özel tatların gelişim hikayesini şöyle

anlatıyor: “Evimde arkadaşlarıma

değişik bir şeyler hazırlamaya

çalışıyorum. Gelenler sağ olsunlar

bayağı da beğeniyorlar. Gündüzleri

balığa gidiyoruz. Tuttuğumuz balıklardan

da değişik lezzetler çıkarıyoruz.”

Özel malzeme ona göre taze

malzeme!

Muzo’nun mutfağını bu denli özel

ve seçkin kılan nüanslardan biri,

yabancı reçeteleri Türk mutfağına

uygulamaktaki ustalığı. “Ben Türküm

ve Türk mutfağı ile büyüdüm” diyen

Muzo, “Bizim mutfağımızda soğanın

kavrulması bile özel. O soğanı

kavurmazsanız Türk yemeği olmaz.

Soğan, sarımsak olmazsa… Yabancılara

bakıyorum, olduğu gibi atıyorlar, içine

Fethiye Ölüdeniz’de turizmin

en büyük sorunlarından

birinin bölge turizminin 4 aya

sıkışması olduğunu söyleyen

Muzo, 12 aya çıkılması

konusunda hiç kimsenin

çözüm üretmediğinden

şikayet ederek, “İnşallah

bu sene hazırlıklarımı

tamamlayabilirsem gelecek

seneden itibaren hiç

olmazsa otel ve restoranın

bir bölümünü açık tutak

istiyorum. Belki 1.5-2 sene

kadar zarar ederim ama

bu kararımla ileride karlı

çıkacağımı düşünüyorum.”

diyor.

bir miktar krema koyuyorlar. Yeniyor tabi

iki ama bizim soğanımızı, baharatımızı

koyduğumuz zaman yemeklerin tadı

birden bire değişiveriyor.” diyerek Türk

mutfağına olan hayranlığını da dile

getiriyor.

Kendi mutfağı gibi talep eden

civar mutfaklara da özel menüler

hazırlamaktan çekinmeyecek kadar

pozitif bir yaklaşım sergileyen

Muzo’nun lezzet sırlarından bir tanesi

de konuştukça öğreniyorum ki, iyi

malzeme seçimi. Yemeklerde yağ

kalitesinin önemine dikkat çeken Muzo,

bahçelerindeki zeytin ağaçlarından

çıkardıkları yağın yanı sıra yakın

köylerden de zeytinyağı ve tereyağı alımı

yaptıklarını anlatarak, “Bizimki yoğurttan

değil, direkt sütten yapılan bir tereyağı.

Tuzunu mümkün mertebe az tutuyorum.”

diyor. “Benim için özel malzeme taze

malzeme” diyerek konuşmasını sürdüren

Muzo, balık konusunda son derece

hassas olduğunu söyleyerek, “Ben her

sabah saat 7.30 da hale giderim. Oraya

gelen balıkçılardan taze ne varsa alırım.

Çiftlik balıklarını kullanmayı tercih


etmiyorum. Gerçi bizim menümüzde de onlardan var

ama fiyat politikası bunun sebebi Ölüdeniz’de fiyat

politikası çok kötü. Çiftlik balığını satmazsanız belki

ayakta duramayacaksınız. Çünkü menüde ucuz malların

da olması lazım. Ama deniz balığı özel bir şey. Onu

yemek isteyen zaten yüzüne baktığı anda anlıyor.” diyor.

Okyanus adalarında dalarak köpek

balıklarını seyretmeyi düşlüyor

Güneşin bir başka güzel battığı, yemeğin, muhabbettin

sonsuz keyfine varıldığı Belcekız’da emeklilik

rehavetine kapılmadan daima yeni bir şeyler üretmenin

sorumluluğuyla turizm ve gastronomiye yatırımlarını

sürdüren Muzo’ya veda etmeden önce bundan sonra

neler yapmak istediğini soruyorum. “Yaşım artık 60’a

geldi. Emeklilik hayatı bu benim için. Zaten ömür boyu

bu işlerde çalıştım. Şimdi biraz artık rahatıma bakıp

sakin sakin bildiğim işe devam etmek istiyorum” diyor

önce Muzo ve okyanus adalarına balık tutmak sevdasıyla

gitmek istediğini söylüyor… Madagaskar ve Şeyseller’de

balık avlamayı, köpekbalıklarını dalarak seyretmeyi hayal

ettiğini anlatıyor.

Muzo’nun özel reçeteleri

ve ailenin eski tarifleri

ile bölgesindeki gurme

restoranların önünü

çeken The Oyster

Restaurant’ta taze

sebzeler, meyveler ve

balıkçıların günlük

yakalayıp getirdiği balık

ve deniz mahsullerinin

tercih edildiği mutfak,

Muzo’nun dalma ve

balıkçılık hobisi, yemek

pişirmedeki uzmanlığı

ile birleşince konuklarına

nefis ve lezzetli yemekleri

tatmak düşüyor.


hotel restaurant

96 & hi-tech

gastro etkinlik

Dünyanın geleneksel

mutfakları İstanbul’da

buluşuyor

Dünya gastronomi başkenti olmaya aday İstanbul, 21 - 24 Eylül tarihlerinde Tarihi

Yarımada’da düzenlenecek olan Gastronomist 2017’ye hazırlanıyor.

Dünya mutfaklarının kıtalararası

katılımlar ile temsil edileceği,

konuk ülkelerden geleneksel reçete

sunumları, sokak lezzetleri, Türkiye

coğrafyasının kadim mutfak kültürünü

yansıtan sunumlar, tadım atölyeleri ve

paneller gibi birçok katmanlı etkinliğin

yer aldığı bir Türkiye projesi olarak öne

çıkan Gastronomist 2017, dünyanın

geleneksel mutfaklarını İstanbul’a

taşıyacak. Kültür ve Turizm Bakanlığının

ve Fatih Belediyesinin önemli katkılarıyla

düzenlenen etkinliğe, gastronomi

dünyasının önde gelen STK’ları Anadolu

Halk Mutfağı Derneği ve Mutfak Dostları

Derneği’nin yanı sıra Mutfak Magazin

Dergisi de destek oluyor. Konuk ülkeler

İtalya, İspanya, Çin ve Japonya ile birlikte

ev sahibi Türkiye, etkinlik süresince

geleneksel mutfaklarından örnekleri ve

sokak lezzetlerini sunarak unutulmaz bir

gastronomi şölenine imza atacak.

Dünyaca ünlü et ustalarından

muhteşem şov

Gastronomist 2017, 4 gün boyunca

sürecek zengin program akışıyla da

dikkat çekiyor. Etkinlik kapsamında

dünyaca ünlü İtalyan kasap Dario

Cecchini, Türkiye’nin et profesörü

olarak tanınan Cüneyt Asan ve ünlü

kıtaları aşmış Brezilyalı et ustası Andre

Lima de Luca birlikte muhteşem bir

şova imza atacak. Yeni nesil ulusal

şeflerden Hazer Amani ve Siyez

buğdayı üzerine çalışmaları ile tanınan

Mustafa Afacan’ın gerçekleştirecekleri

“Anadolu’nun Genetiğiyle Oynanmamış

Buğdayları”; Yunan mutfağı uzmanı

şef Maria Ekmekçioğlu ile Egeli yemek

araştırmacısı ve gazeteci Nedim Atilla’nın

gerçekleştirecekleri “İki Yaka Bir Mutfak”

ve ünlü Hint şef Abhishek Singh’in

sergileyeceği “Hindistan’dan Sıradışı

Bir Ekmek” başlıklı cooking showlar

da dikkat çeken etkinlikler arasında yer

alıyor.

Duayenler Mutfak Dostları Derneği

panellerinde konuşacak

Program kapsamında Mutfak Dostları

Derneği öncülüğünde Aya İrini’nin tarihi

atmosferinde geleneksel mutfakları ele

alan bir dizi panel düzenlenecek. Gazeteci

ve yemek araştırmacısı Nedim Atilla

moderatörlüğünde gerçekleştirilecek

panellerde Ebru Baybara, Mehmet Gürs,

Filiz Hösükoğlu (Geleneksel Mutfaklar

ve Turizme Etkileri); Nilhan Aras,

Birol Uluşan (Coğrafya Kaderdir); P.

Mary Işın, Neptün Soyer, Yrd. Doç. Dr.

Ahmet Uhri (Geçmiş Geleceğin Atasıdır)

gibi geleneksel mutfaklar ve turizm

alanında kabul görmüş en yetkin isimler

konuşmacı olarak yer alacak.

Ünlü isimlerden “Gastronomik

Paylaşımlar”

İspanya, Fransa, İsrail, Rusya, İtalya,

Japonya, Çin, Bosna Hersek, Avustralya,

Güney Afrika, Kazan / Tataristan,

Hindistan, Azerbaycan, İsviçre gibi birçok

ülkeden yoğun bir uluslararası katılımın

beklendiği etkinlik, dünyanın önemli

gastronomi yazarları, şefleri ve ilgili

alanlardaki kanaat önderlerinden Greg

Malouf, Anissa Helou, Sebastien Ripari,

Michel Godet, Susan Loomis, Janna Gur,

Maria Jose Sevilla, Alica Rios, Christian

Plumail, Carianne Wilkinson, Rizida

Khusainova gibi isimleri “Gastronomik

Paylaşımlar” başlıklı oturumlarda

konuşmacı olarak ağırlayacak.

Programın en renkli etkinliklerinden

biri de Türkiye’nin iş, kültür, sanat ve

yazın dünyasından önemli isimlerin

katılacağı yemek temalı sohbetler olacak.

İş, kültür, sanat ve yazın alanında çok

kıymetli isimlerle gerçekleştirilecek

“Yemek Sohbetleri”, “Patron Yemekleri”,

“Osmanlı Saray Yemekleri” ve “Sanat İçin

Yemek” başlıklı oturumlar, gastronominin

farklı disiplinlerden beslenen evrensel bir

kültür dili olduğunu ortaya koyacak.

Dünya yerele dönüyor

Organizasyon komitesi adına yaptığı

açıklamada dünyanın yerel mutfakların

özgün etkilerini içinde barındıran köklü ve

çok yönlü, zengin, basit ama çok değerli

mutfak kültürünü yeniden hatırladığını

belirten Mutfak Dostları Derneği Başkanı

Zeynep Kakınç, “Dünya, yerel mutfakların

özgün etkilerini içinde barındıran köklü ve

çok yönlü, zengin, basit ama çok değerli

mutfak kültürünü yeniden hatırladı.

Gastronomist 2017, avangart mutfağın

görmeye alıştığımız klasikleşmiş isimleri

yerine geleneksel mutfağın gerçek

temsilcilerini ağırlayacak. Geleneksel

mutfak kültürlerinin çok boyutlu olarak

ele alınacağı ve kültürlerin buluşmasına

tanıklık edecek Gastronomist 2017,

‘dünya yerele dönüyor’ mottosunun

karşılığını gözler önüne serecek” dedi.

YEDY Gastronomik Derecelendirme

Sistemi Gastronomist 2017’de

tanıtılacak

Gastronomist 2017’nin ilk günü olan

21 Eylül akşamı ise YEDY Gastronomik

Derecelendirme Sistemi’nin lansmanı

yapılacak. Birinci etapta Türkiye’nin

7 bölgesi 81 ilini kapsayan YEDY

Gastronomik Derecelendirme Sistemi’nin

2017 yılı sonuçlarını kapsayan “YEDY

Derecelendirme Kitabı”, konuk

ülkelerden seçkin gastronomi yazarları,

kanaat önderleri ve profesyonel

şeflerin katılımı ile görkemli bir gecede

tanıtılacak.


98

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Unilever Food Solutions

‘Enfes Patates’ konseptini anlattı

Unilever Food Solutions, ‘Geleneksel Sokakları İstila Günü’nde Türkiye genelindeki

iş ortaklarına “Enfes Patates” konseptini anlattı.

Ev dışı gıda sektöründe her iki

noktadan birine ulaşan Unilever

Food Solutions, 2007 yılından beri

her yıl geleneksel olarak düzenlediği

‘Sokakları İstila” etkinliğinin onuncu

yılında iş ortaklarıyla buluşmaya devam

ediyor. Türkiye genelinde müşteriler

ve iş ortaklarıyla kendi ortamlarında

bir araya gelmenin amaçlandığı

‘Sokakları İstila’ etkinliğinde, üretim,

satış, pazarlama, insan kaynakları

ve finans başta olmak üzere şirketin

tüm departmanlarından Unilever Food

Solutions çalışanları müşterilerinin

mutfaklarını ziyaret etti. Etkinlikte Ege,

Akdeniz, İç Anadolu ve Kuzey Marmara

Bölgeleri’nden 150 noktada iş ortakları

ile bir araya gelindi. Operatörlerin

ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen, lezzetli

patates yemeklerinin kolayca yapılmasını

sağlayan ‘Sütlü Patates Püresi’ ve ‘Pratik

Patates’ ürünlerinin sunum ve demoları

gerçekleştirilerek tanıtımı yapıldı.

Menüler de incelendi

Menülerin ve ana yemeklerin kısaca

mutfakların olmazsa olmaz malzemesi

olan Patates tariflerinin konuşulduğu

etkinlikte şefler, ‘Sütlü Patates Püresi’nin

mükemmel bir yan yemek olduğu,

‘Pratik Patates’in ise hem birçok alanda

kullanılabileceği hem de yemeklerle çok

uyumlu olduğu” ortak görüşüne vardılar.

Menülerin de incelendiği etkinlikte,

daha hesaplı ve müşteri memnuniyetini

arttıran menülerin nasıl olması gerektiği

iş ortakları ile birlikte değerlendirildi. Ev

dışı tüketim sektörüne katkı sağlayacak

çözümler iş ortaklarıyla paylaşıldı.


Metro 572 kooperatifle birlikte balıkları izliyor

Metro Toptancı Market, gelecek nesillere bırakılacak kültür mirasımızı korumak

için yürüttüğü sürdürülebilir balıkçılık projelerine bir yenisini daha ekleyerek,

balığın ağdan çatala uzanan tüm tedarik sürecini kayıt altına alarak QR kod etiket

sistemiyle balığın yüzde 100 izlenebilirliğini sağladı.

Balığı yalnızca ticari bir ürün

olarak değil; gelecek nesillere

bırakılması gereken bir değer,

miras olarak gören Metro Toptancı

Market, balığın izlenebilirliğini sağlayan,

Türkiye’de ilk defa hayata geçirilen bir

projeye imza attı. Metro, “Bugünün

balığını yarına da bırakalım” diyerek Su

Ürünleri Kooperatifleri ve balıkçılarla

el ele vererek balığın izlenebilirliğini

ve sürdürülebilirliğini sağlamak için

yola çıktı. Metro, proje kapsamında,

limanlarda ve karaya çıkış noktalarında

su ürünleri kasalarına konulan balığın

hangi sularda, hangi tekne ile, ne

zaman avlandığını belirten izlenebilirlik

bilgilerini kayıt altına alıyor. Bu bilgiler

satış aşamasında kasalara veya poşetlere

konulan QR barkod ile müşterilerin

bilgisine sunuluyor. Metro, sadece balık

boy ve avlanma dönemi yasaklarına uyan

balıkçılarla çalışırken, aynı zamanda

geleneksel balıkçılığı da koruma altına

almayı hedefliyor. Sağlıklı, güvenilir ve

sürdürülebilir deniz balığını müşterilerine

temin edebilmek adına düzenli olarak

deniz balıklarının avlandığı sulardan ve

avlanan balıklardan numuneler alarak

ağır metal ve mikrobiyolojik analizleri

yapıyor. Bu kapsamda her yıl 100’e yakın

deniz balığı numunesinde analizler

yapılıyor ve sadece uygun olan ürünler

müşterilere sunuluyor. Proje kapsamında

kooperatiflere bağlı balıkçılara doğru

hijyen koşulları, boy ve avlanma yasakları

konularında eğitimler verilerek farklı

bölgelerde avlanan balıkçılardan teslim

alınan balıkların hijyen koşullarını

bozmadan ve soğuk zinciri kırmadan

mümkün olan en kısa sürede mağazalara

ulaştırılıyor. Toplantıda söz alan proje

ortakları balığın tutulduğu yeri, nasıl

tutulduğunu, pazara nasıl transfer

edildiğini, denizlerin kirlenmeden

korunması ve yasa dışı balıkçılığın

önlenmesi için el ele vermekten mutluluk

duyduklarını belirtti.

Ağdan çatala uzanan yolda

şeffaflık

Metro Toptancı Market Yönetim

Kurulu Başkanı Kubilay Özerkan’ın

açılış konuşmasını yaptığı toplantıda

“Balıkçılarla el ele verdiğimiz bu proje

ile lüfer, palamut, hamsi ve istavrit

balıklarını, Türkiye denizlerinde avlanan

balıkçılarımızın alın terini koruyan

Merkez Birliği’ne bağlı (Merkez Birliği’ne

bağlı İstanbul, Rize, Çanakkale ve

Adana) kooperatiflerden de tedarik

etmeye başlıyoruz. Bu satın alma

süreci sayesinde ağdan çatala uzanan

yolculuğu izlenebilir kılıyor ve geleneksel

balıkçılığı koruma altına alıyoruz.

Türkiye’nin en çok balık satan marketi

olarak kuruluşumuzdan bu yana 80 bin

ton balık sattık ve balık reyonlarının

yatırım maliyeti 41 milyon TL’ye ulaştı.

33 mağazamızda balık reyonlarına her

yıl ortalama 13,4 milyon TL’lik harcama

yapıyoruz ve balık kategorisinde 200 kişiyi

istihdam ediyoruz” dedi.


hotel restaurant

100 & hi-tech

gustonun yorumu

Ordu mutfağının İstanbul’daki temsilcisi

Nelipide Gurme


Karadeniz doğanın cömertliğinden

nasibini fazlasıyla almıştır.

Yeşille mavinin en özel buluşma

noktalarından olan Doğu Karadeniz’in

giriş kapısı Ordu da tarih boyunca pek

çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Bu şirin Karadeniz kenti köklü bir tarihe

ve bu tarihe bağlı olarak da zengin bir

mutfak kültürüne sahiptir. Ordu mutfağı

Karadeniz’in coğrafyası ve ikliminden

beslenen ürünleri, zengin kültürel

mirası ve tarihi geçmişiyle birleştirmeyi

başarmıştır. Ordu yemeklerine

Karadeniz’in diğer kentlerinde olduğu gibi

bu topraklarda yetişen ürünler damgasını

vurmaktadır. Dolayısıyla doğal ürünlerin

çeşitliliği ve doğada kendiliğinden yetişen

yöreye özgü bitkilerin zenginliğinin Ordu

mutfağının karakterini oluşturduğunu

söylemek pek de yanlış olmayacaktır.

“Ordu mutfağı” denildiğinde akla sebze

yemekleri, denizden gelen sağlıklı besin

kaynağı balık ve kalp dostu fındık gelir.

Tarihsel gelişim süreci içerisinde aldığı

göçlerle Ordu mutfağı daha da zenginlik

ve çeşitlilik kazanmıştır. Bu özel mutfak

kültürü yöre halkının örf ve adetleri,

gelenek ve görenekleri ile şekillenmiştir.

Ayrıca Ordu mutfağında güçlü bir Gürcü

yemekleri etkisi de gözlemlenmektedir.

Gürcü yemekleri bu kentin yemek

kültürünün zenginleşmesinde önemli bir

rol oynamaktadır.

Ordu mutfağının “hakim lezzetleri”

denildiğinde balık ve sebze yemekleri,

turşu kavurmaları, doğada kendiliğinden

yetişen yöreye özgü bitkilerden yapılan

yemekler, hamur işleri ve fındıkla yapılan

tatlılar öne çıkmaktadır.

Bu yemeklerin ve Ordu mutfağının

İstanbul’daki en başarılı temsilcisi

“Nelipide Gurme” Çiftehavuzlar’da 5 yıldır

hizmet veriyor. Nelipide’nin hikayesi 1981

yılında Ordu’da Cevdet ve Nurettin Aktaş

kardeşler tarafından kurulan 8 masalı

“Aktaşlar Pide” ile başlıyor. 2007 yılında

bayrağı ailenin ikinci kuşak temsilcisi

Tamer ve Samet Aktaş kardeşler

devralıyor. Artık Karadeniz’de marka olan

Aktaşlar Pide’nin nam salan pidelerini

Nelipide Gurme markasıyla İstanbul’a

taşıyorlar. Asıl işleri pide ama mönülerini

Ordu’nun geleneksel lezzetleriyle

zenginleştiriyorlar. Hedefleriyse;

“geleneksel Ordu mutfağına sahip

çıkmak ve tanıtmak.”

Nelipide Gurme de servis edilen

kahvaltı, pide ve yemeklerin neredeyse

tüm malzemesi Ordu’dan getiriliyor.

Yemeklerin reçetelerinde yorumdan

özellikle kaçınıyorlar. Çünkü Ordulu

hanımların geleneksel tarif ve pişirme

yöntemlerine sadık kalıyorlar. Hatta bazı

reçeteler doğrudan Aktaş kardeşlerin

annesine ait. Yöresel yemekler

mönüsünde mevsimsel ürünler

kullanıldığı için her yemeği her mevsimde

bulamayabiliyorsunuz.

Yöresel yemekler mönüsünde bölgeye

özel otlar ile hazırlanan lezzetlere ağırlık

verilmiş.

Mönüde en ilgi çekici yemeklerin

başında “Melocan Kavurması” geliyor.

Melocan bölgede “Diken Ucu” ve “Çoban

Ekmeği” adları ile de biliniyor. Nisan ayı

ortalarında pazarlardaki yerini almaya

başlayan Melocan’ın sağlık açısından

birçok faydası olduğuna inanılıyor. Kanı

temizlemesi ve deri hastalıklarının

tedavisinde kullanılmasının yanında

romatizma ile böbrek hastalıklarına da iyi

geldiği söyleniyor.

Mönünün dikkat çekici bir diğer

yemeğiyse “Isırgan Otu Çorbası”. İlkbahar

aylarında çiçek açan “Isırgan Otu”

genelde yol ve tarla kenarları ile bahçe

ve duvar diplerinde yetişiyor. Üzeri ısırıcı

tüylerle kaplı bir bitki olan “Isırgan”

suda kaynatıldığında ısırıcı özelliğini

kaybediyor. Demir ve C vitamini açısından

zengin olan “Isırgan Otu” lezzetiyle

kesinlikle fark yaratıyor.

Karadeniz bölgesinin olmazsa olmazı

“Kara Lahana”; mönüde yer alan

çorbası, diblesi ve dolmasıyla ağırlığını

ciddi biçimde hissettiriyor. Yöresel otlar

mönüsünde pırasa, bezelye ve karakabak

ile yapılan kızartma ve kayganalar da

mevcut. Mönünün en ilginç lezzetlerinden

biri de hiç kuşku yok ki Karadeniz’in

vazgeçilmezlerinden “Pırasa Turşusu

Kayganası”.

İstanbul’da Ordu mutfağını temsil eden

Nelipide Gurme’nin pidelerinin yanı sıra

“Yöresel Otlar Mönüsünü” Karadeniz’in

bölgesel lezzetlerine ve geleneksel

mutfağına düşkün olanlar mutlaka

denemeliler.


hotel restaurant

102 & hi-tech

gastro aktüel

Dünyanın en iyi 3.Bartender’ı Türkiye’den

Mexico City’de, 21 - 24 Ağustos tarihleri arasında, dünyanın en iyi

bartender’ını seçmek amacıyla düzenlenen World Class yarışmasında,

Türkiye büyük bir başarıya imza attı. Tüm dünyadan başarılı 55 bartender’ın

mücadele ettiği yarışmada, ülkemizi temsil eden Kevin Patnode, dünya

3.’sü oldu. 9 yıldır düzenlenen World Class yarışmasına bugüne kadar, 300

binden fazla bartender katıldı. Dünyada kokteyl trendlerini belirleyen ve her

bartender’ın hayalini kurduğu bir yarışma olan World Class, aynı zamanda

alanında dünyanın en prestijli etkinliği olarak biliniyor.

Türk levreği çipurası ve

alabalığı Çin yolcusu

Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden su ürünleri sektörü,

levrek ve çipurada Avrupa pazarında yüzde 25 pazar payına

ulaştıktan sonra yönünü dünya devi Çin’e çevirdi. Ege Su Ürünleri

ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 25-27 Ağustos

2017 tarihleri arasında Çin’in Guangzhou kentinde düzenlenen

Fisheryseafood Expo 2017 (FISHEX) Fuarı’na katılarak levrek,

çipura ve alabalık tanıtımı yaptı. Birliğin Yönetim Kurulu Başkanı

Sinan Kızıltan, Çin’de su ürünleri tüketiminin yaygın olduğunu, 50

milyon alım gücü yüksek müşteri kitlesi olduğunu, bu kitlenin Türk

balıklarını daha çok tüketmesini istediklerini belirtti.

Shake Shack’te sonbahar efsane

lezzetlerle geliyor

Dünyanın en lezzetli hamburgerini “yolüstü hamburgercisi”

konsepti ile Türkiye’ye getiren New York’un ünlü gurme

hamburgercisi Shake Shack’e sonbahar efsane lezzetlerle

geliyor. Tamamı Shake Shack mutfağında hazırlanan ve

katkı maddesi içermeyen burgerlerin en yenisi Crispy Pickle

Burger, Eylül ayına özel sunumuyla burger tutkunlarını

bekliyor. Double Cheeseburger, çıtır turşu ve soğan

halkaları ile lezzeti ikiye katlayan Crispy Pickle Burger,

Shake Shack’e özel Crinkle Cut patates ve içeceklerle

lezzeti doruğa çıkarıyor.

Pinkberry’den

yaz ferahlığı

yepyeni

Smoothie ve

Parfe

Dünyanın en sevilen dondurulmuş

yoğurt markası Pinkberry, yazın en

sıcak günlerinde ferahlatıcı lezzetlerle

serinlemek isteyenlere Pinkberry’nin

en hafif hali Smoothie ve Parfe’yi

sunuyor. Tatlının en doğal halini

doyasıya yaşatan ve hararete son veren

Pinkberry, günün her saatinde tercih

edilirken,protein deposu Smoothie,

ferahlatıcılığı ile sıcak yaz günlerinde

doğal bir tat sunuyor. Serin ve hafif

lezzetiyle damaklara hitap eden Parfe

ise rengarenk görünümüyle iştah

kabartırıyor.


Ajinomoto, Türkiye’de güçlü

yatırımlarla büyüyor

Japonya’nın en büyük gıda şirketi Ajinomoto; Türkiye’de de güçlü yatırımlarla büyümeye

devam ediyor. Bünyesinde Türkiye’nin köklü gıda markası Kemal Kükrer’i bulunduran

Kükre Gıda A.Ş.’nin yüzde 50’sini 2013 yılında satın alan Ajinomoto, 17 Ağustos 2017’de

imzalanan sözleşme ile Kükre Gıda’nın kalan hisselerinin de sahibi oldu. Kükre Gıda

hisselerinin yüzde 50’sini 181 milyon TL’ye alan Ajinomoto, Türkiye’nin önde gelen

gıda markalarından Bizim Mutfak ürünlerini üreten Örgen Gıda’yı da Ülker’den 2017

yılı içinde satın almıştı. Ajinomoto Örgen Gıda CEO’su Sinan Altun, “Bugüne kadar

gerçekleştirdiğimiz satın alma işlemleri ile Ajinomoto olarak Türkiye’ye 500 milyon

TL’den fazla yatırım yapmış olduk. Ajinomoto’nun yaygın global ağı ve Ar-Ge gücü ile

Türkiye’yi 5 yıl içinde önemli bir üs haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Metro’nun yeni Gıda Kategori Grup Müdürü

Mesut Doğukan oldu

Metro Toptancı Market bünyesinde 2005 yılından bu yana görev

yapan Mesut Doğukan, Metro Toptancı Market Gıda Kategori Grup

Müdürü olarak atandı. 2012 yılından bu yana Kuru Gıda ve Konserve

Ürünleri Kategori Müdürü olarak görev yapan Mesut Doğukan, yeni

göreviyle birlikte et, işlenmiş et, balık, unlu mamüller, mezeler ve

kullan at ürünlerinden sorumlu olacak.

Meysu dünyaya içecek

ihraç ediyor

Türkiye’de meyve suyuna adını veren Meysu, nesilden

nesile aktardığı lezzetleri Kayseri’deki üretim

üssünden 5 kıtada 60 ülkeye ihraç ederek, global

bir içecek markası olma yolunda hızla ilerliyor.

Ürün çeşitliliği ve ihracatla özellikle son iki yılda

büyümesini sürdüren Meysu, Kayseri fabrikasında

bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıda

fabrika ve yatırımları hakkında bilgi veren Meysu Genel

Müdürü Osman Güldüoğlu, 2018’de Çin’e ofis açma

planları olduğunu belirtti.

Hediyenin en şekilli hali;

Shaped Fruit

Hediyeleriyle fark yaratmak isteyen kurumların bayram, yılbaşı ve

özel günlerinde unutulmaz bir hediye alternatifi sunmasına yardımcı

olan Shaped Fruit, kalp ve küp şeklindeki meyveleriyle müşterilerine

ve çalışanlarına unutulmaz bir sürpriz oluyor. Kabartma tekniğiyle

markanın logosunu da şekilli meyvelerin üstüne rahatlıkla işleyebilen

Shaped Fruit, ürünlerin üzerine istenilen mesajı da yazabiliyor. ‘Yeni

Nesil’ kurumsal hediye çözümlerini şık ambalajıyla bütünleyerek

büyük beğeni toplayan Shaped Fruit’in lezzetleri, özel bir kalıp içinde

şeklini alıyor ve tamamen doğal şartlarda üretiliyor.


hotel restaurant

104 & hi-tech

gastro aktüel

Abalıoğlu Grubu’nda Gıda İş Ünitesi Genel Müdürü

Mustafa Özdil Oldu

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından Abalıoğlu Grubu’nda üst düzey bir atama gerçekleşti.

Grubun yeniden yapılanması kapsamında Gıda İş Ünitesi Genel Müdürü olan Mustafa Özdil,

Lezita markasının büyümesine liderlik yapacak. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda ve

Fermantasyon Teknolojisi mezunu olan Özdil, 1 yıl Almanya’da Münih Ludwig–Makimilians

Üniversitesi’nde dil eğitimi aldıktan sonra Münih Teknik Üniversitesi’nde Malt Teknolojisi

yüksek lisansını tamamladı. Yaşar Holding’e bağlı Pınar Et Entegre tesisinde 24 yıl çalıştı. 2015

2017 yılları arasında Abalıoğlu’nda Teknik Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı.

Mey Türk

sonbaharda da şehrin trendy adresi olacak

Marmara Denizi’nin kıyısında yeşille mavinin kesiştiği noktada misafirlerini ağırlayan

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel’de hizmet veren ve meyhane kültürüyle şehrin en iyi

alternatiflerinden biri olan MeyTürk, Rum mutfağının özel lezzetleri, Grup Pera’nın

canlı Buzuki performansı ve Rum ezgileri ile keyifli saatler yaşatıyor. Grup Pera ile her

Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları saat 19.00 – 23.30 arasında

misafirlerini ağırlayan Mey Türk, mevsim ürünlerine göre taze ve farklı meze çeşitlerinin

yanı sıra biribirinden keyifli tınılar ile keyifli sohbetlere ev sahipliği yapıyor.

Yiyebildiğin kadar

sushi & et keyfi!

Dünya ve Türk mutfaklarının en lezzetli örneklerini ufak dokunuşlarla daha

da çekici hale getiren ve İstanbul’un önde gelen şeflerinden biri olarak

gösterilen Ercan Yamantürk ve ekibi, Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da

sınırsız sushi & sınırsız et menüsü ile akşam yemeklerine yepyeni bir soluk

getiriyor. Lezzet tutkunlarını uluslararası gurme kültürlerin farklı tatları ile

buluşturan IST TOO, dünya mutfaklarından örneklerle bezenen ve taptaze

ürünlerle köklü Japon mutfağının en lezzetli üyelerinden biri olan sushileri

ve çeşitli etleri ile unutulmaz bir deneyime davet ediyor.

Tat, tarımda dijitalleşmeye öncülük

ediyor

Üç kuşaktan binlerce çiftçinin emeği ile süren “Domates

Yolculuğu”nda geçtiğimiz yıl sektörde bir ilke imza atarak

Domatesin Önderleri Projesi’ni hayata geçiren TAT Gıda,

proje kapsamında özellikle tarımda dijitalleşmeye yatırım

yapmaya devam ediyor. Dijital teknolojileri kullanarak;

tarla verileri ile ürün performansı arasında ilişki kurmaya

yönelik takip ve kayıt sistemini oluşturan Tat, çiftçi ile

iletişimin artırılması ve çiftçinin gelişiminin desteklenmesi

konularında çözümler üreten uygulamaları hayata

geçirerek sektöre öncülük ediyor.


hotel restaurant

106 & hi-tech

hijyen

Profesyonel temizliğe konfor

Kärcher Soğuk Basınçlı Yıkama Makineleri

Temizliği zor ve her gün kullanım gerektiren geniş alanlar için etkili ve hızlı temizlik

sunan Kärcher HD 10/25 Soğuk Basınçlı Yıkama Makinesi, 250 bara kadar çıkan

çalışma basıncıyla en inatçı kirlerin bile kolaylıkla üstesinden geliyor.

Basınçlı yıkama makinelerinin

mucidi, Alman temizlik devi

Kärcher; HD 10/25 Soğuk Basınçlı

Makineleri ile profesyonel temizliğe

konfor katıyor. Temizliği zor olan ve her

gün temizlik gerektiren geniş alanları

hızlı ve etkili temizleyen HD 10/25, 250

bara kadar çıkan çalışma basıncıyla

en zor, en inatçı kirleri bile kolayca

söküp atıyor. S Plus ve SX olmak üzere

iki farklı versiyonuyla profesyonellerin

tercihi olan HD 10/25 Soğuk Basınçlı

Yıkama Makinesi, ergonomik

özellikleriyle de dikkat çekiyor.

Etkili temizliği hem hızlı hem de

ekstra konforla yapın

Makinenin ergonomik üst bölüm

tasarımı ve geniş tekerlekleri,

merdivenlerde dahi rahat taşıma ve

mükemmel manevra kabiliyeti sağlıyor.

4 kutuplu, uzun ömürlü, su soğutmalı

elektrikli motoru ile yüksek kalitede

uygulama olanağı sunan HD 10 /25,

6 litrelik makineye entegre deterjan

tankı kapasitesine sahip. Entegre

Elektronik izleme sistemi en küçük bir

sorun yaşanması durumunda makineyi

kapatarak güvenli kullanım sağlarken;

LED ekranı da sızıntı, yüksek veya alçak

gerilim, faz gibi konularda kullanıcıyı

bilgilendiriyor. 4 kutuplu üç fazlı

motor, besleme suyu ile eşit olarak

soğutuluyor. Hava soğutmasına kıyasla,

yüksek ortam sıcaklıklarında bile

motoru ısınmayan HD 10/25, dayanıklı

şasisi ile de darbeye karşı dayanıklı

olmasıyla da ön plana çıkıyor.

Şantiyeler için ideal

Şantiyeler gibi zor temizlenen ve her

gün temizlik gerektiren yerlerde çok

fazla yorulmadan çalışma avantajı

sunan HD 10/25, yenilenen tetik

tabancası ile de kolay kullanım imkanı

sağlıyor. Çok daha az çaba sarf edilerek

tutulabilen ve çalıştırılabilen HD 10/25,

tetik tabancasındaki “ servopress “

kontrol cihazının döndürülmesiyle,

sonsuz sayıda değiştirilebiliyor. Böylece

operatör, püskürtme borusununu

basitçe çevirerek nokta atışı ve

açılı atış arasında geçiş yapabiliyor.

Değiştirilebilir 3 konumlu nozula

sahip olan HD 10/25 ayrıca opsiyonel

olarak tedarik edilen kir sökücü nozul

sayesinde yüzey üzerinde yüzde 40 daha

fazla etki gösteriyor ve beton kalıpları

vb. kirlerin uzun ve yorucu temizlik

işlemini dakikala indirip temizliği de

maksimum düzeyde sağlıyor.


Comfort for

professional

cleanliness

Kärcher Cold Water

High-Pressure

Cleaner

The three-phase HD 10/25-4S cold

water high-pressure cleaner is user

friendly and offers an operating

pressure of 250 bar at a maximum

throughput rate of 1000 l/h.

Upright cold water high-pressure

cleaner. Servopress for

adjustment of pressure and water

flow rate directly on the trigger gun,

pressure switch control, Easy-Press

trigger gun with soft grip surface,

pivoting stainless steel spray lance,

detergent tank, separate compartment

for nozzles.

Effective cleaning with both

speed and extra comfort

The three-phase HD 10/25-4 S cold

water high-pressure cleaner is user

friendly and offers an operating

pressure of 250 bar at a maximum

throughput rate of 1000 l/h. Thanks

to its upright construction, the HD

10/25-4 S takes up less space than

a conventional machine and is much

easier to manoeuvre, especially up

and down steps and stairs. Its large

diameter, rubber-tyred wheels ensure

maximum mobility even in difficult

terrain. The push handle adjusts to

the most comfortable height for the

user. Accessories that are not in use

can be kept safely in a separate nozzle

compartment. The easy-press trigger

gun offers a high degree of user comfort

since it requires less effort to hold

and operate and features a servopress

controller for convenient adjustment

of pressure and water flow rate. The

spray lance can be pivoted through

360° while operating at full pressure.

Other features are the pressure switch

control, which turns off the pump as

soon as the trigger is released and thus

extends the service life of the motor and

pump, and the electronic monitoring

system for the motor and pump unit.

The built-in detergent tank has a

capacity of 6 litres.

Ideal for construction

The HD 10/25-4 S has been designed for

tough daily operating conditions. The

chemical-resistant brass cylinder head

and ceramic pistons are combined with

an efficient air-water cooling system to

guarantee a long service life. 0/25/40

triple nozzle with touchless changeover

Quick changeover from high-pressure

pencil jet to 25 high-pressure fan jet,

manual change over to 40 fan jet for

detergent intake and application in lowpressure

mode. 6-litre detergent tank

with infinitely variable metering valve

and additional nozzle compartment

Detergent available anywhere at any

time, economic consumption as a result

of precise metering, triple nozzle or

Dirt Blaster safely accommodated on

machine. Brass cylinder head with

stainless steel inlet and pressure valves

and safety valve. High grade materials

for a long service life, machine is

protected against overload Detergent

injector.


hotel restaurant

108 & hi-tech

yeni mekan

ALAÇATI’DA LEZZET VE

EĞLENCENİN GUSTOSU

ZYRA


Son yılların önemli cazibe

merkezlerinden Alaçatı’da

kurulan Zyra Restoran &

Lounge Bar, misafirlerine

kaliteli ve lüks hizmet

anlayışıyla ayrıcalıklı bir

deneyim sunuyor. Eşsiz

ve keyifli havuzu, özgün

mutfağı, birbirinden önemli

sanatçı, DJ ve müzik

gruplarıyla Alaçatı’nın

en güzel konumlarından

birinde yer alan Zyra

Restoran & Lounge Bar,

düğün ve doğum günü

organizasyonlarından iş

stresini minimuma indiren

toplantılara kadar birçok

etkinliğe de ev sahipliği

yapacak.

Alaçatı’ya yepyeni bir soluk getiren

Alea Turizm bünyesindeki Zyra

Restoran & Lounge Bar, bölgenin

en iddialı restoranlarından biri olmaya

aday. Alaçatı merkezde hizmete giren

Zyra Restoran & Lounge Bar, özgün

dizaynı, lezzet anlayışı ve menüsüyle

unutamayacağınız deneyim vadediyor.

Mutfağı ile ünlü, ödüllü şef Alpaslan

Korkmaz yönetimindeki Zyra Restoran

& Lounge Bar, dünya mutfağı, Akdeniz

mutfağı ve Ege mutfağının seçkin

lezzetlerini bir araya getiren zengin

menüye sahip. Zyra Restoran & Lounge

Bar, birbirinden özgün, lezzetli yiyecekleri

ve içecekleriyle Alaçatı’nın en çok

tercih edilen mekanlarından biri haline

gelmeye başladı. Sabah saatlerinde

bahçesinde korumaya alınmış limon ve

sakız ağaçları altında en ince ayrıntısına

kadar düşünülmüş muhteşem bir kahvaltı

yaparken yaz boyunca da günün diğer

saatlerinde özel havuz ve barda “Happy

Hour” deneyimi yaşayacaksınız. Zyra

Restoran & Lounge Bar’da misafirlerin

konforu için de teras süit ve deluxe

odalar yer alıyor. Bahçesi, iç mekanı ve

ön cephesinde toplam 250 kişilik oturma

kapasitesi bulunana mekan, haftanın

yedi günü misafirlerini kaliteli ve lüks

hizmet anlayışıyla ağırlayacak. Ayrıca

Zyra Restoran & Lounge Bar, birbirinden

değerli DJ, şarkıcı ve müzik grupları ile

de hafta sonları canlı müziğe doymanızı

sağlayacak. Yılın 12 ayı hizmet verecek

olan mekanın başarılı işletme müdürü

Dilek Erşan: “Günün ilk ışıkları anlamına

gelen Zyra, happy hour havuz barı, ferah

bahçesi içerisinde özenle dizayn edilen

restoranında Akdeniz, Ege ve Dünya

mutfağı ile hizmet veriyor. Misafirler

bahçede havuzda ve limon ağaçları altında

kahvaltı edebilir ya da restoranın ön

kısmımızda bulunan Alaçatı’nın Arnavut

kaldırımlı sokaklarını seyrederek uzun ve

keyifli anlar yaşayabilir. Kaliteli ekibiyle

ve güzel enerjisiyle tüm misafirlere

keyifli zaman geçirtmeyi hedefleyen Zyra

Restoran & Lounge Bar’da, canlı müzik

performansları ile önemli sanatçı ve

DJ’leri ağırlayacağız. Yılın her mevsimi

açık olacak Zyra Restoran & Lounge

Bar’da misafirlerimizi ağırlamaktan

mutluluk duyacağız.” dedi.


110

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Simit Sarayı,

Suudi

Arabistan’daki

34. mağazasını

açtı

Simit Sarayı, gördüğü

yoğun ilgi üzerine

Suudi Arabistan’da otuz

dördüncü mağazasını

açarak misafirlerini

ağırlamaya başladı.

Yurt içi ve yurt dışında yatırımlarına

hız kesmeden devam eden Simit

Sarayı, lezzetlerini dünya ile

buluşturmaya devam ediyor. Simit Sarayı

Mağazası, Suudi Arabistan’ın Başkenti

Riyad’ın en popüler caddelerinden birisi

olan Olaya Street’te açıldığı ilk günden

itibaren yoğun ilgi gördü. Mağaza,

Simit Sarayı’na özel lezzetlerinin yanı

sıra, çikolata, lokum ve hediyelik ürün

satışlarıyla da lezzet tutkularından tam

puan aldı. Simit Sarayı Mimari ekibinin

tasarımıyla misafirlerini büyüleyen

mağaza, 569 metrekarelik ferah

atmosferiyle, sadece lezzet değil, keyif de

sunuyor.

Hedefte 300 mağazaya ulaşmak

var

Simit Sarayı, Suudi Arabistan, Orta

Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde

büyümesini hızla sürdürmeyi planlıyor.

Şirket, temmuz ayında Fawaz Alhokair

Group’un Simit Sarayı hisselerinin

yüzde 10’unu alarak stratejik işbirliği

anlaşması imzaladığını duyurmuştu.

Simit Sarayı, bölgenin en büyük ve

başarılı işletmecilerinden biri olan Fawaz

Alhokair Grubu ile 2014 yılında master

franchise sözleşmesi imzalamıştı.

Sözleşme gereğince Fawaz Alhokair

Grubu önümüzdeki 4 yıl içinde 250’den

fazla mağaza açarak toplamda 300’den

fazla Simit Sarayı mağazasına ulaşmayı

planlıyor.


Gerçek İtalyan lezzetleri Anadolu

Yakası’nda buluşuyor

İtalyan Hükümeti tarafından İstanbul’un en iyi İtalyan restoranı seçilerek, “Ospitalità Italiana”

ödülü alan La Mia Luce, orijinal ürünlerle yapılan İtalyan mutfağının en özel spesiyallerini

sunuyor.

İtalyan Hükümeti tarafından İstanbul’un

en iyi İtalyan restoranı seçilerek,

“Ospitalità Italiana” ödülü alan La

Mia Luce, deniz mahsulleri, kırmızı et

ürünleri, hamur işleri, zeytinyağlı ve

sebze yemeklerinden oluşan zengin

menüsüyle misafirlerine gerçek İtalyan

lezzetlerini sunuyor. Lezzet tutkunlarının

Suadiye’nin gizli bahçesindeki keşfi

olarak dikkat çeken La Mia Luce’de,

Akdeniz’in sıcak denizlerinden gelen taze

balıklar, el yapımı makarnalar, İtalyan

mutfağının karakteristik lezzetlerinden

olan risotto, taş fırında pişen ince

hamurlu pizzalar; çeşitli baharatlar

ve Akdeniz yeşillikleriyle hazırlanan

sunumlarla lezzet tutkunlarına ikram

ediliyor.

İtalyan reçeteli tarifler

Geleneksel yöntemlerle pişirilen

menüsünü, zengin şarap seçenekleri ve

ünlü İtalyan tatlıları ile taçlandırıyor. İş

yemekleri, doğum günleri, yıl dönümleri

gibi özel davetlerde misafirlerine keyifle

ve samimiyetle ev sahipliği yapan La Mia

Luce, özel anların buluşma noktası haline

geliyor. Kalabalık ya da baş başa yenilen

akşam yemeklerini şarap eşliğinde

muhteşem İtalyan peynir tabakları ile

daha da özel kılıyor.

Suadiye’de gizli bir bahçe

Yeşil ile ahşabın hakim olduğu, ferah ve

özenle döşenmiş bir mekan olan La Mia

Luce’de, sunulan lezzetlere eşlik eden

İtalyan ve dünya müzikleri, konuklara

keyifli bir akşam yaşatıyor. Şehrin

yoğun temposundan ve kalabalığından

sıkılanlar için, La Mia Luce İtalya’nın arka

bahçesine açılan bir kapı olarak dikkat

çekiyor.


112

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Sapanca’da keyif ve lezzetin yeni adresi

Kestane Kafe & Restoran

Sapanca’nın ilk alışveriş merkezi olma özelliği taşıyan NG Grubu’na ait NG Sapanca

Bedesten’de yer alan Kestane Kafe & Restoran; atmosferi, lezzetleri ve güler yüzlü personeli ile

keyifli bir molanın adresi oluyor.

NG Grubu’nun ve Sapanca’nın ilk alışveriş merkezi olma özelliğine sahip, Sabiha Gökçen Havaalanı’na 95 kilometre, Kartepe’ye

37 kilometre, Sapanca şehir merkezine 3 kilometre ve İzmit şehir merkezine 22 kilometre uzaklıkta yer alan NG Sapanca

Bedesten, Sapanca’ya ayrı bir soluk getiriyor.

Zengin menüsüyle lezzet şöleni

NG Sapanca Bedesten içerisinde yer alan, sıcak ortamı ve dekorasyonuyla insanı içine çeken mekan; sabah kahvaltısından,

makarnalara, pizzalara, pidelere, ızgaralara, sıcak ve soğuk içeceklere uzanan zengin menüsüyle konuklarına lezzet şöleni yaşatıyor.

İster yemeğinizi yiyebileceğiniz, ister bir kahve molası verip dinlenebileceğiniz Kestane Kafe & Restoran’ın alt katında yer alan oyun

salonu da çocuklara eğlence dolu dakikalar yaşatıyor.


Usta Dönerci

Kadıköy’de

açılıyor

Türkiye’de üç yıl içinde

90’dan fazla restorana

ulaşarak döner

pazarında dikkatleri

üzerine çeken Usta

Dönerci, geleneksel

döner lezzeti, uygun

fiyat ve üstün hizmet

kalitesi ile İstanbul

Kadıköy Halitağa’da

hizmet vermeye

başlıyor.

TAB Gıda güvencesiyle Türkiye

genelindeki 90’dan fazla

restoranında geleneksel döner

lezzeti sunan davet eden Usta Dönerci®,

lezzet duraklarına yeni bir halka daha

ekledi. Usta Dönerci, yüksek kalitede

ürünleri, uygun fiyat ve üstün hizmet

kalitesi ile İstanbul Kadıköy Halitağa’da

müşterilerine hizmet vermeye başladı.

Usta Dönerci’nin benzersiz lezzeti, özenle

seçilen malzemelerinden geliyor. Klasik

yapılış yöntemlerinden ödün vermeden,

uluslararası kalite standartlarına uygun

olarak üretim yapan tedarikçileriyle

çalışan Usta Dönerci®, müşterilerine

her zaman doğal ve katkısız malzemeleri

ile hazırlanmış leziz ürünler ve döner

çeşitleri sunuyor.

“Yüzde yüz yerli sermaye ile

kuruldu”

TAB Gıda Franchising Müdürü İlhan

Erkan, konuyla ilgili olarak yaptığı

açıklamada, “TAB Gıda olarak,

hızlı servis restoran zinciri sektörü

lideri konumundayız. 2013 yılında

sektördeki 20 yıllık deneyimimizi işin

ustalarıyla birleştirerek Usta Dönerci

markamızı yarattık. Kurduğumuz güçlü

franchise sistemimiz ve yatırımlarımız

doğrultusunda ülke çapında hızla

büyümeye devam ediyoruz. Bugün 30’dan

fazla ilde 90’dan fazla Usta Dönerci®

restoranı ile müşterilerimize hizmet

veriyoruz. Uluslararası standartlarda

üretim yapan tedarikçilerle çalışıyoruz

ve Türk damak tadına uygun lezzetler

geliştiriyoruz. Ulusal pazarda kısa sürede

başarıyı yakalayan Usta Dönerci’nin

bir dünya markası haline geleceğinden

kuşkumuz yok. Yüksek kalite ve lezzet

standartları ile döneri mümkün olan en

uygun fiyata, hızlı bir şekilde sunmayı

amaç edinen Usta Dönerci’nin 2017’de

döner sektörüne damga vuracağına

inanıyoruz.” diye konuştu.


hotel restaurant

114 & hi-tech

hotel-tech

Yazar Kasa POS sektörünün yeni üyesi

Profilo S900 ECR

Profilo Ödeme Sistemleri, yeni Profilo S900 ECR ile dokuzuncu onayını aldı.

Maksimum düzeyde kolaylık ve kesintisiz hizmet sağlamayı hedefleyen Profilo S900

ECR, yüksek batarya ömrü ve uzun rulo kapasitesiyle kullanıcılarına büyük kolaylık

sağlıyor.

Sektörünün lider şirketleri arasında

bulunan ve AR-GE yatırımlarıyla

teknolojiye yön veren Profilo Ödeme

Sistemleri; Maliye Bakanlığı ve Tübitak

onaylı yeni ürünü Profilo S900 ECR ile

yeni nesil yazarkasa kategorisindeki

model sayısını dokuza çıkardı.

Yüzbinlerce müşteri deneyimi sonucu

Profilo Ödeme Sistemleri’nin deneyimli

Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen ürün,

sektördeki diğer yazar kasa POS’larda

olmayan birçok yeni özellik ile ön plana

çıkıyor.

Hem masaüstü hem de mobil

kullanımlı

Hem masaüstü hem de mobil olarak

kullanılabilen Profilo S900 ECR,

tüm bağlantıların tek bir noktada

birleştirildiği bağlantı kutusu ile kablo

karmaşasına son veriyor. Dâhili GPS

ve barkod okuyucu opsiyonu, yüksek

çözünürlüklü hassas dokunmatik ekranı,

basitleştirilmiş menüsü, yeni nesil

güvenlik yazılımı, çift SIM kart kullanımı

ve 3G modem alternatifi ile birçok özelliği

tek bir cihazda topluyor.

Profilo S900 ECR, kullanıcıya maksimum

düzeyde kolaylık ve kesintisiz hizmet

sağlamayı hedeflerken, uzun ömürlü

bataryası ve 32 metreye yükseltilmiş

rulo kapasitesi ile tam dolu şarjla uzun

süre kesintisiz fiş kesebilme olanağı

sunuyor. Ayrıca, Profilo S900 ECR 40

milyon satırlık EKÜ kapasitesine sahip.

Profilo Ödeme Sistemleri müşterilerinin

ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla 6

farklı Profilo S900 ECR konfigürasyonu

sunuyor.


Profilo S900 ECR,

a new member of POS

Profilo Payment Systems received the ninth approval with the new Profilo S900 ECR.

Profilo S900 ECR aims to provide maximum convenience and seamless service,

great convenience for its users with its high battery life and long roll capacity.

Profilo Payment Systems, which is

one of the leading companies in the

sector and investing in technology

through R&D; now has nine newgeneration

of electronic cash registers

with S900, all approved by Ministry of

Finance and Tübitak as new product.

Developed by experienced R&D team of

Profilo Payment Systems, hundreds of

thousands of customer experience end

products are coming to the forefront with

many new features that are not in POS

cash registers in the sector.

It is both desktop and mobile

Available for both desktop and mobile

use, the Profilo S900 ECR eliminates

cable clutter with a connection box where

all connections are combined into a

single point. It combines a lot of superior

features such as GPS and barcode reader

option, high-resolution precision touch

screen, simplified menu, next generation

security software, dual SIM card usage

and 3G modem alternatives.

The Profilo S900 ECR is designed to

provide maximum convenience and

seamless service to the user, with a longlasting

battery and a 32-meter paper

roll capacity, which allows for long-term

uninterrupted plugging with a full charge.

In addition, the Profilo S900 ECR has a

capacity of 40 million lines of EKU. Profilo

Payment Systems offers 6 different

Profilo S900 ECR configurations to meet

the needs of its customers.


hotel restaurant

116 & hi-tech

fuar

HostMilano 2017 fuarı 2015’i

gölgede bırakmaya hazırlanıyor

Otel/restoran/kafe, yiyecek/içecek

hizmetleri, perakende, kitle piyasa

ve otel endüstrilerine yönelik

olarak 20 Ekim ile 24 Ekim 2017 tarihleri

arasında Fieramilano’da sahne alacak

HostMilano fuarının 40’ncısı için geri

sayım başladı.

2015’in aynı dönemine kıyasla daha

yoğun ilgi

2017 HostMilano – Uluslararası Ağırlama

Fuarı, heyecan verici istatistiklerle,

2015’teki bir önceki fuarın başarısının

daha üstüne çıkacağını vaat ediyor. Daha

kurdele kesiminden beş ay öncesinde,

1,092’si İtalyan (% 59.9) ve 732’si

uluslararası şirket (%40.1) olmak üzere

toplam 1,824 şirketin katılımlarını teyit

etmesi, 2015’nin aynı dönemine göre %

11.4’lük bir artışa işaret ediyor.

Katılım gösteren ülkelere 9 yeni ülke

dahil oldu

55 farklı ülkeden şirketlerin katılım

göstereceği HostMilano, sürekli olarak

daha da uluslararası olmaya yönelik

doğasını bir kez daha ortaya koyuyor.

Beyaz Rusya, Güney Afrika, Lihtenştayn,

Mısır, Sırbistan, Sri Lanka, Ukrayna

ve Yeni Zelanda’nın dahil olduğu 8

ülkeden şirketler ilk kez Host sahnesine

çıkarken, Kanada da 2011’den sonra

tekrardan geri dönüş yapacak. İtalya

dışarıda bırakıldığında, Avrupa en fazla

katılımın gerçekleştiği kıta olarak öne

çıkarken (% 73.5), listenin başını çeken

Almanya, İspanya ve Fransa’yı, ABD,

Birleşik Krallık, İsviçre, Yunanistan,

Hollanda, Portekiz ve Avusturya yakından

takip ediyor. Firmalar tarafından temsil

edilen ürün kategorileri bakımından,

% 45.7’sini oluşturan Yiyecek İçecek

Servis Ekipmanları ve Ekmek Pizza

Makarna makro sektörü aynı zamanda

729 katılımcı ile en yoğun temsil edilen

kategori olacak. Çay – Bar Kahve ve

İçecek Otomatları – Dondurma- Pasta

(% 36,5) ile Mobilya ve Zücaciye (% 17,8)

ile diğer makro sektörler olarak dikkat

çekiyor.

Dünya genelinden 1,500 alıcı

ITA (İtalyan Ticaret Ajansı) ile daha yakın

bir işbirliği içinde, profil çıkarmaya

yönelik artan yatırıma bağlı olarak

seçilen ve %10’u Avrupa, %7’si Akdeniz

ve Güney Afrika ülkeleri, %15’i Orta

Doğu, %23’ü Kuzey Amerika, %8’i Orta ve

Güney Amerika, %18’i Rusya ve %19’uda

Asya ve Okyanusya’dan gelecek olan

1,500’ün üzerindeki onaylanmış alıcı

fuarda oluşacak ticaret hacmine hareket

kazandıracak.

İş faaliyetlerine ek yüzlerce toplantı ve

etkinlik

HostMilano - Uluslararası Ağırlama

Fuarı’nın 40’ncısı sadece bütün Otel/

Restoran/Kafe sektörlerinde iş

etkinlikleri için kalmayıp, aynı zamanda

eğitim ve öğrenim olanaklarının bol

olarak bulunacağı bir ortam olarak

tasarlandı. Dolayısıyla, HostMilano

bir kez daha profesyonel buluşmalara

ek olarak, atölye çalışmaları, eğitim

fırsatları, yuvarlak masa tartışmaları ve

canlı yemek pişirme gösterilerini içeren

çok sayıda etkinliği içinde barındırıyor.

Ziyaretçiler Host tarafından öngörülen

yüzlerce etkinliğe dilediklerine katılmakta

serbest olacak ve günümüzün sektörle

alakalı tüm “sıcak” konuları hakkında

derinlemesine bilgi sahibi olma fırsatını

yakalayacaklar. EXIHS, mimar Dante

O. Benini’nin bu yıl Davide Rampello

ile ortak olarak tasarladığı ve yüzeyler

ve malzemeler aracılığıyla ağırlama

tarihini anlatan devasa bir küp olan

konsept mekanın fuara dönüşüyle İtalyan

misafirperverliğinin asırlık geleneğine


ışık tutacak projelerden sadece birisi. Bu

küpün yanında, İtalyan tarım ve yemek

pişirme gravürleri ile süslenmiş bir

arka plan duvarını içeren bir dinlenme

alanı bulunacak. Hazır yemek sektörüne

gelindiğinde, APCI (İtalyan Profesyonel

Aşçılar Derneği), Obiettivo Apprendistato

(Çıraklık Hedefi) eğitim projesi

aracılığıyla, uzun ve zorlu bir süreçten

sonra seçilen, henüz kalifiye olan en

yetenekli genç aşçıları yemek pişirme

sahnesine çıkaracak. Identità Golose ile

işbirliği içinde organize edilen Identità

Future standı, aşçılar zorlayıcı canlı

yemek pişirme gösterilerinde, hautemutfak

alanında sınırları zorlayan en son

yeniliklerin sahnelemesine tanık olacak.

Ayrıca, Pasta Tasarımcıları Dünya

Şampiyonası ve FIPGC’in (Uluslararası

Pasta Çikolata Dondurma Federasyonu)

tarafından desteklenen Pasta, Dondurma

ve Çikolata Dünya Kupası’nın dünya

şampiyonası finallerine ayrılmış bir

mekan da olacak. Dahası, Altoga

(Lombardiya Kahve Kavurucuları ve

İthalatçıları ve Gıda Toptancıları Derneği)

tamamıyla kahve endüstrisine yönelik

Caffè e… etkinliği için Host 2017’de Fipe

ile güçlerini birleştirecek. “İtalyan yapımı”

profesyonelliği ve ürünleri tanıtmak

amacıyla, 21 ve 22 Ekim tarihleri arasında

AICAF (İtalyan Kahve Ustaları Akademisi)

tarafından düzenlenen ve finaller bölümü

de Altoga tarafından desteklenen 5’nci

İtalyan Kahvehane Büyük Ödülü’nün odak

noktası da aynı tema olacak.

Son olarak Mixer ve Planet One

işbirliğinde tasarlanan eğitim ve eğlence

etkinlikleri programı en az diğerleri

kadar dikkat çekecek. HostMilano’nun

bu etkinlikleri katılımcılara profesyonel

atölye çalışmaları ve doğal baharatlar

ve tıbbi bitkileri keşfetmeyi amaçlayan

Yemek Gösterileri aracılığıyla “karışımın

sihri” ni ortaya çıkaracak

Uluslararası derneklerle işbirlikleri hız

kazanıyor

Daha geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaşmak

amacıyla, dünya genelinde yapılan

yaygın tanıtıma yönelik bir stratejinin

parçası olarak, önümüzdeki Ekim

ayında düzenlenecek etkinlik, ABD,

Kanada ve Orta Doğu’nun dahil olduğu

fuarın bu seneki hedef bölgelerine

odaklanacak şekilde planlandı ve

ziyaretçileri cezbedecek çeşitli etkinlikler

düzenlemek amacıyla saygın uluslararası

derneklerle anlaşmalar gerçekleştirildi.

Özellikle Kuzey Amerika pazarı ile

ilgili olarak, ABD Ticaret Bakanlığı’nın

Ticari Hizmetler biriminden ülkenin

HostMilano’da resmi katılımına yetki

veren prestijli sertifikasyonu elde

ettikten sonra, fuar organizatörleri ASID

(Amerika İç Tasarımcılar Topluluğu),

IDC (Kanada İç Tasarımcılar Birliği),

ISHP (Uluslararası Ağırlama Ürünleri

Alıcıları Topluluğu), NEWH (Ağırlama

Endüstrisi Ağı), BAC (Kanada Fırıncılar

Derneği) ve NYC Ağırlama İttifakı gibi

önemli derneklerle çok sayıda işbirliğini

teyit etti. Bunun yanında, Ocsa (Ontario

Marketler Birliği), WCSA (Batı Marketler

Birliği) ve Kanada Restoranlar Birliği de

FEDA (Yiyecek-İçecek Servis Ekipmanları

Distribütörleri Birliği) ile güçlerini

birleştirerek fuara destek sağlayan

dernekler arasında yer alıyor.

Yapılan anlaşılmalardan bahsedilirken,

HostMilano’nun sadece Kuzey Amerika’ya

odaklanmakla kalmadığını, aynı zamanda

en ilginç pazarlara odaklandığına dikkat

çekmek gerekiyor. Örneğin, bunlardan

CEDA (Hazır Yemek Ekipmanları

Distribütörleri Derneği), Birleşik

Krallıkta hazır yemek endüstrisinde

ürün ve hizmetlere yönelik 100 civarında

distribütör içeriyor. İspanya’nın AFEHC

derneği de aynı sektörde faaliyet

gösteriyor. Milan etkinliğinde bir müddet

etkin ve inşa edici bir rol oynayan iki

diğer dernek ile işbirliği bu fuarda

tekrardan başlıyor. Bu iki dernekten

FCSI (Uluslararası Gıda Hizmetleri

Danışmaları Topluluğu), dünya çapında

hazır yemek ve ağırlama endüstrilerinde

danışmanlık hizmetleri sağlamada

uzmanlaşmış profesyonelleri bir araya

getiriyor. Diğeri ise Ocak 2017’de SCAA

(Amerika Özel Kahve Derneği) ve SCAE

(Avrupa Özel Kahve Derneği) ile birleşen

SCA (Özel Kahve Derneği).


hotel restaurant

118 & hi-tech

trade fair

With over 1,800 companies confirmed, HostMilano

2017 outshines the 2015 edition

The countdown to the 40th edition of

HostMilano has now begun, the trade

show that will be taking place at

Fieramilano from Friday 20 to Tuesday 24

October and that will be celebrating with

the leading event for the Ho.Re.Ca., food

service, retail, mass-market and hôtellerie

industries.

Growing numbers compared to the same

period in 2015

HostMilano - International Hospitality

Exhibition is already boasting sensational

numbers, just before five months to go

to the cutting of the ribbon, promising to

further build on the success of the last

edition: as of today, 1,824 companies have

confirmed their attendance, including 1,092

Italian (59.9%) and 732 international firms

(40.1%), representing an increase of 11.4%

compared to the same period in 2015.

Nine new entries amongst the

participating countries

The progressively international nature of

HostMilano, which will see 55 different

countries being represented on the opening

day, is substantiated by eight new entries -

Belarus, Egypt, Lichtenstein, New Zealand,

Serbia, South Africa, Sri Lanka and the

Ukraine - which will be taking to the stage

for the first time, while Canada will be back

following the 2011 edition. Excluding Italy,

Europe will boast the largest number of

companies (73.5%), with Germany, Spain

and France topping the list, followed

closely by the USA, the United Kingdom,

Switzerland, Greece, the Netherlands,

Portugal and Austria. As regards the

product categories represented by the

companies, the Foodservice Equipment and

Bread Pizza Pasta macro-sector equates

to 45.7% and is also the most heavily

represented with 729 participants. The

other two macro-sectors are as follows:

Coffee Tea - Bar Coffee and Vending

Machines – Gelato - Pastry (36.5%) and

Furniture and Tableware (17.8%).

1,500 buyers from all over the world will

be in attendance

Selected owing to the growing investment in

profiling and the ever closer collaboration

with the ITA (Italian Trade Agency), there

will be over 1,500 hosted buyers arriving

from Europe (10%), the Mediterranean and

South Africa (7%), the Middle East (15%)

Northern America (23%), Central and

Southern America (8%) Russia (18%), Asia

and Oceania (19%).

Hundreds of meetings and events in

addition to business activities

The 40th edition of HostMilano -

International Hospitality Exhibition has not

however been designed solely for business

opportunities in all the various Ho.Re.Ca

sectors, but is also a place where training

and learning opportunities abound. In

addition to professional meetings, there

will in fact also be an extensive number

of events, including workshops, training

opportunities, round tables and showcooking

demonstrations. The visitors will

be able to freely attend the hundreds of

events overseen by Host and will have

the opportunity to get the lowdown on all

of today’s ‘hot’ topics. EXIHS will shine

a spotlight on the age-old tradition of

Italian hospitality, thanks to the return of

the concept-space by architect Dante O.

Benini, designed this year in partnership

with Davide Rampello: a great cube that

recounts the history of hospitality through

the use of surfaces and material. Nearby,

there will be a lounge area that will feature

a background wall showcasing Italian

agricultural and cooking staples.

As regards catering, the APCI (Association

of Italian Professional Chefs), through the

Obiettivo Apprendistato (Apprenticeship

Objective) training project, will see the

most talented newly-qualified young chefs

attend the fair after having been selected

following a lengthy process. For its part,

the Identità Future space, organised in

collaboration with Identità Golose, will see

chefs take part in compelling show-cooking

demonstrations where the latest frontiers

in haute cuisine will be showcased.

There will also be a space dedicated to the

world championship finals of the ‘Cake

Designers World Championship’ and the

‘World Trophy of Pastry, Ice Cream and

Chocolate’ in collaboration with FIPGC

(International Federation Pastry Ice Cream

Chocolate). Moreover, Altoga (Lombard

Association of Coffee Roasters and

Importers and Food Wholesalers) will be

joining forces with Fipe at Host 2017 for

Caffè e…, the event dedicated in its entirety

to the coffee industry. The same theme

will be the focus on 21 and 22 October

for the 5th Gran Premio della Caffetteria

Italiana (Italian Coffeehouse Grand Prix),

organised by AICAF (Italian Academy of

Coffee Masters), and supported during the

finals by Altoga, so as to promote made in

Italy professionalism and products. Last

but not least, the schedule of training and

entertainment events devised by Mixer with

Planet One will be taking place: HostMilano

will provide an opportunity for them to

reveal the magic of mixology through

professional workshops and Food Shows

intended to discover natural herbs and

medicinal plants.

Agreements with international

associations get the go ahead

As part of a strategy that has seen extensive

promotion the world over so as to reach a

wider audience, the event taking place next

October has also been devised to focus

on this edition’s target areas - the USA,

Canada and the Middle East - for which

various activities to attract visitors have

been organised through agreements with

respected international associations.

As regards the North American market, in

particular, after having obtained prestigious

certification from the Commercial Service

of the US Department of Commerce,

which authorises the official presence of

the country at HostMilano, the fair has

confirmed a number of partnerships with

important associations such as ASID

(American Society of Interior Designers),

IDC (Interior Designers of Canada),

ISHP (International Society of Hospitality

Purchasers), NEWH (The Hospitality

Industry Network), BAC (Baking Association

of Canada) and the NYC Hospitality Alliance.

These are the very latest companies that

will be joining those with Feda ( Foodservice

Equipment Distributors Association): Ocsa

(Ontario Convenience Stores Association),

WCSA (Western Convenience Stores

Association) and Restaurants Canada.

This being said, when discussing

agreements, HostMilano does not focus

solely on North America but on all the most

interesting of markets. Subsequently, the

most recent agreement has been made with

CEDA (Catering Equipment Distributors

Association), which includes almost 100

distributors of products and services for the

catering industry in the United Kingdom.

Spain’s AFEHC (Asociación de Fabricantes

Españoles Exportadores de Equipamientos

para Hostelería y Colectividades) also

operates in the same sector, while the

collaboration with two organisations that

have had an active and constructive role in

the Milanese event for some time now is set

to continue: FCSI (Foodservice Consultants

Society International), which brings together

professionals specialised in the provision

of consulting services in the catering and

hospitality industry all over the world. SCA

(Speciality Coffee Association), which as of

January 2017, merged with SCAA (Speciality

Coffee Association of America) and SCAE,

(Speciality Coffee Association of Europe).


hotel restaurant

120 & hi-tech

fuar

Sirha bu yıl 13 bin

profesyoneli bir araya

getirecek


Sirha İstanbul, 16-18 Kasım tarihleri arasında bir kez daha

Türkiye’nin zenginliklerini dünya mutfakları ile buluştururken,

dünya mutfaklarındaki yenilikleri de Türkiye’de sergileyecek. Bu

yıl ki fuara yüzde 30 artışla 400 markanın katılması beklenirken,

ciroda yüzde 64’lük artış gerçekleşmesi hedefleniyor.

HORECA sektörünün dünyadaki en

büyük ve en prestijli buluşması

olarak nitelendirilen, üstün kalite

algısı ve sıcak atmosferi ile Türkiye’de

fark ortaya koyan Sirha, gastronomi

sektörünü İstanbul’da 5. kez bir araya

getirecek. 16-18 Kasım tarihleri arasında

İstanbul Kongre Merkezi’nde dünyanın

ve Türkiye’nin lezzet yolculuğunda yol

almak isteyenlerin buluşacağı Sirha

İstanbul, Türkiye’nin zenginliklerini

dünya mutfakları ile buluştururken,

dünya mutfaklarındaki yenilikleri de

Türkiye’de sergileyecek. Büyük oranda

gerçekleşmiş hedef rakamlar, Sirha

İstanbul’un, Türkiye’de gördüğü büyük

ilginin somut kanıtı olarak nitelendiriliyor.

2016’daki Sirha İstanbul’a gıda ve içecek

ürünlerinden mutfak ekipmanlarına,

pasta-fırıncılık ürün ve ekipmanlarından

mobilya ve sofra üstü takımlarına,

tekstilden teknolojiye kadar uzanan

geniş bir yelpazede 309 katılımcı yer

almıştı. Kayıtlar, yüzde 30’luk artış

yaşanarak katılımcı ve marka sayısının

400’e ulaştığını ortaya koyuyor. Sirha

İstanbul’un gördüğü ilginin bir diğer

somut göstergesi ise yarattığı katma

değerin, katılım sayısından da yüksek

olması. Açıklamalara göre, Sirha

İstanbul bu yıl ciroda yüzde 64’lük artışa

odaklanmış durumda. Benzer bir artış

ziyaretçi sayısında da gerçekleşecek.

Sirha İstanbul 2016’yı 10.815 profesyonel

ziyaret ederken, ziyaretçi sayısının bu yıl

13.000’e ulaşması bekleniyor.

Heyecanlı etkinliklere ev

sahipliği yapacak

Diğer yandan, Sirha İstanbul’da geçen

yıl ilgi gören pek çok etkinlik bu yıl

içerikleri daha da geliştirilmiş olarak

yer bulacak. Heyecanla beklenen

etkinlikler arasında şeflerin dünyada

da bir prestij olarak nitelendirdikleri

Bocuse d’Or (Şefler Olimpiyatı), en

önemli etkinliklerden biri olarak ön

plana çıkıyor. 30 senedir düzenlenen

etkinlikte finale kalan şef, Avrupa’daki

büyük finalde Türkiye’yi temsil edecek.

Bocuse d’Or’da (Şefler Olimpiyatı), bu yıl

yarışacak isimler ise Murat Çakıroğlu,

Soho House’tan Nihat Doğtürk, Seasons

Restaurant’tan Mutlu Şevket Yılmaz,

Nicole Restaurant’tan Ogün Koca olarak

belirlendi.

Tıpkı Bocuse d’Or (Şefler olimpiyatı)

gibi yolculuğu Sirha Lyon’da başlayan

ve “Pasta Şeflerinin Olimpiyatı” olarak

nitelendirilen “Dünya Pastacılık

Kupası”nın (Coupe du Monde de la

Pâtisserie) Türkiye finali de merakla

beklenen etkinlikler arasında yer

alıyor. Kazanan aday, yine Avrupa’daki

büyük finalde Türkiye için yarışacak.

“Dünya Pastacılık Kupası”nda bu yıl

yarışacak isimler ise Four Seasons

Boshporus Otel’den Niyazi Güneri,

Julia’s Patisserie’den Julia Akıncı, Pasta

Bahçesi’nden Yiğit Zeyneloğlu, Maia

Chocolates’tan Cihan Gültekin olarak

belirlendi. Dünya çapındaki “Mutfakta

Yaratıcılık Festivali” Omnivore’un

İstanbul ayağında yerli ve yabancı şefler,

profesyonellerle kendi menülerini

geliştirebilecekleri ipuçlarını ve

önerilerini paylaşacak.

Bu yıl ilk defa, ‘Coffee Corner’

Sirha İstanbul, bu yıl kahve

sektörüne yönelik Türkiye’de ilk kez

gerçekleştirilecek Coffee Corner’a da

ev sahipliği yapacak. Coffee Corner’da

farklı bölgelerden kahve çekirdekleri

tanıtılacak, yapılacak workshoplarda fuar

ziyaretçileri içlerindeki baristayı ortaya

çıkarma fırsatı yakalayacaklar.

Villemin: “Türkiye’nin

gastronomi lideri olabilmesi için

bunu tanıtmak istiyoruz”

Türkiye’nin sektörde önemli bir konumu

olduğunu belirten Sirha İstanbul Fuar

Koordinatörü Abel Michel Villemin:

“Türkiye’nin büyük bir potansiyeli var,

sektörde de büyük bir üretime sahip

zengin bir tarihi var ve buna bağlı olarak

zengin bir mutfağa sahip. Türkiye’nin

bir gastronomi lideri olabilmesi için

bunu tanıtmak istiyoruz. Sirha 34

senelik uluslararası bir marka, Fransa,

İsveç, Meksika, Macaristan, Brezilya ve

Türkiye’nin bulunduğu 6 ülkelik bir ağı

var. Bulunduğumuz ülkeleri biz seçiyoruz.

Örneğin, Macaristan, gastronomi

dünyasında yeni bir trendsettler. Biz,

Sirha olarak Türkiye’yi seçerken bu

Uluslararası networkü Türk üreticilere,

işletmelere ve şeflere açmış oluyoruz.

Onunla birlikte Türk mutfağının dünyada

tanınmasını sağlayacağız. Ocak ayında

organize edilen Sirha Lyon’da 209 bin

profesyonel ziyaretçi ve 3.000’den fazla

katılımcı ve markayı bir araya getirdik. Bu

markalar arasında 9 Türk firma vardı ve

onların ürünleri dünyaya tanıtıldı.” dedi.


hotel restaurant

122 & hi-tech

fuar

Dünya gıda kralları

CNR Food İstanbul’a geliyor

Dünyanın en önemli gıda fuarlarından biri olan CNR Food İstanbul’a uluslararası dev

firmalar alım yapmak için geliyor.

CNR Holding kuruluşlarından

İstanbul Fuarcılık tarafından,

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı

Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları

Birliği ve Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri

Derneği’nin iş birliği ile düzenlenen

CNR Food İstanbul fuarına 45 ülkeden

gıda krallarının da bulunduğu 500

firma yetkilisi alım yapmak için geliyor.

Türkiye’de ilk kez gıda, ambalaj ve ev dışı

tüketim sektörleri, CNR Food İstanbul,

CNR Ambalaj Fuarı, Ev Dışı Tüketim

Ürünleri ve Tedarikçileri Buluşması ile

20-23 Eylül 2017 tarihleri arasında, CNR

EXPO Yeşilköy’de bir araya gelecek. 1500

markanın yer aldığı, üç sektörün tek çatı

altında buluştuğu organizasyon, 80 bin

metrekarelik alanda düzenlenecek. Fuara

toplam 85 ülkeden, 65 bin ziyaretçinin

katılması bekleniyor.

4 milyar dolarlık potansiyel

Fuar kapsamında gıda, ambalaj ve

ev dışı tüketim sektörleri; Ekonomi

Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin

Geliştirilmesi (URGE) Projesi kapsamında

Türkiye’nin en kapsamlı alım heyetleri

organizasyonlarından birine ev sahipliği

yapacak. Başta ABD, Almanya, İngiltere,

Fransa, Kanada, Rusya, Polonya,

Ukrayna, Yunanistan, Bosna Hersek,

Karadağ, Güney Kore, Çin, Tayvan,

Singapur, Meksika, Brezilya, Kolombiya,

Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri,

Suudi Arabistan, Ürdün, Azerbaycan,

Katar, Bahreyn, Mısır, Filistin, Malezya,

Hindistan, Tacikistan, Kazakistan,

Afganistan, Nijerya, Panama, Dominik

Cumhuriyeti, Etiyopya, Kosta Rika,

Kenya, Nepal, Peru, Lübnan ve Tunus

olmak üzere, 45 farklı ülkeden 4 milyar

dolar ihracat yapma potansiyeline sahip,

500 ithalatçı firmanın yer alacağı ‘Alım

Heyetleri B2B Eşleştirme Programı’na

sektörünün kralı sayılan firmalar

katılacak.

16 bin mağazanın tedarikçisi

Dünyanın en önemli şekerleme

firmalarından olan ve Peru’nun Şeker

Kralı olarak bilinen Raul Rojas’ın firması

Waykis Sunqu Sac ve Arap yarımadasında

5000’den fazla çalışanı ve FMCG

sektöründeki 350’den fazla mağazasıyla

faaliyet gösteren Bahreyn’in en büyük

gıda zinciri Jawad Business Group CNR

Food’da Türk firmalarla buluşacak. Fuara

katılacak diğer dev kuruluşlar arasında

ise Ortadoğu’da 16 bin zincir mağazanın

ürün tedarikçiliğini yapan Suudi Arabistan

menşeli Balsharaf Group, 135 milyon

dolarlık ithalat bütçesine sahip Tacikistan

firması Tajero LLC ve Avrupa başta olmak

üzere Amerika, Afrika ve Asya’ya yıllık

18 bin konteynerlik gıda dağıtımı yapan

Elamer SA yer alıyor.

Hindistan’ın ilgisi fazla

Çin’den sonra dünyanın en kalabalık

nüfusa sahip ülkesi Hindistan’ın

CNR Food İstanbul’a ilgisi çok fazla.

Uluslararası markaların tüm Hindistan’da

dağıtım ve pazarlama haklarını elinde

bulunduran SHS Global fuarda Türk

markalarla bir araya gelecek. Yine

Hindistan’ın Sri Roda Foods şirketi

süpermarket, restoran ve süper deluxe

otellerin ihtiyaçlarını Türk ürünleriyle

karşılamak için bağlantılar kuracak.

Ayrıca ABD’de 1950 yılından bugüne, 14

farklı eyalette, 8 binden fazla noktaya

hizmet veren Lipari Foods, Azerbaycanlı

Gilan Holding, Bahreyn’in süpermarket,

restoran ve otellerin tüm gıda ürünü

ihtiyaçlarının tedarikini gerçekleştiren

Abdul Aziz Ali Foodstuff Store W.L.L,

Katar’da çoğunluğu FMCG ürünleri

olmak üzere 3 binden fazla ürünün

ithalat ve dağıtımını gerçekleştiren

Binrashed Foods, Almanya’nın en önemli

yağ ve gıda ürünleri ithalat ve dağıtıcısı

Aylin Marketing ve Ürdün’ün FMCG

sektöründe en büyük distribütör firması

Mohammed A.R. Zayed & Partners Co.

Türk şirketlerle bir araya gelerek ticaret

zemini yakalayacak.

Rekor ihracat hacmi bekleniyor

Gıda toptancıları, kurumsal satın

almacılar, işletmeciler, yeni işletme

sahibi olacaklar, otel ve restoran

zincirleri tarafından yoğun ilgi görecek

olan fuarın Türk gıda sektörünün en

büyük uluslararası ticaret platformu

olması ve rekor ihracat hacmine

ulaşması bekleniyor.


World food kings inflow to

Turkey for CNR Food Istanbul

New Key Players Join CNR Food Istanbul. The show aims to be organized on 60,000 sqm area

with more than 1,000 brands targeting 35,000 professional visitors and supported by Istanbul

Exporters’ Association. Professionals of Food and Beverage industries from Europe, Middle

East, North Africa, Russia and Balkans will create new business lead opportunities for Turkish

industry.

Targeting the vision of being the

largest trade platform of the

Turkish food industry, FOOD

Istanbul Expo will be launched in 2017

at CNR Expo Yesilkoy with proven

track record of qualified service and

advantageous venue location!

CNR Holding, continues to expand its

event portfolio with excitedly and proudly

by adding “FOOD Istanbul Expo” which

was previously organized under the well

known brand of “CNR GIDA Fair” and

gave a break at 2012.

Turkish food and beverage industry

maintains its remarkable position with

productivity and dynamism, achieved

a success story in the past decade by

having a share of 300 billions US Dollars

in total GDP and over 400,000 labor force

in 40,000 corporations.

FOOD Istanbul Expo positioned as a

global b2b meeting point where visitors

would get the chance to explore the

latest developments and have the general

Outlook of industrial diversity. The fair

will be a unique business platform that

creates a supportive environment for

the industry to increase their strength

in global competition, to guide them to

produce more value added, innovative,

trusted and accredited consumer goods.

FOOD Istanbul Expo aims to be organized

on 60,000 sqm area with more than 1,000

brands targeting 35,000 professional

visitors and supported by Istanbul

Exporters’ Association. Professionals

of Food and Beverage industries from

Europe, Middle East, North Africa, Russia

and Balkans will create new business

lead opportunities for Turkish industry.

We invite you to this giant event to

enhance your profitability and expand

your export volume by meeting thousands

of manufacturers, wholesalers and

buyers.

Turkish food and beverage industry

maintains its remarkable position

with productivity and dynamism,

achieved a success story in the past

decade by having a share of 300 billions

US Dollars in total GDP and over 400,000

labor force in 40,000 corporations.

FOOD Istanbul Expo positioned as a

global b2b meeting point where visitors

would get the chance to explore the

latest developments and have the general

Outlook of industrial diversity. The fair

will be a unique business platform that

creates a supportive environment for

the industry to increase their strength

in global competition, to guide them to

produce more value added, innovative,

trusted and accredited consumer goods.


hotel restaurant

124 & hi-tech

fuar

ANFAŞ Genel Müdürü Özer’den katılımcılara çağrı

“Geç kalmayın!”

Antalya’nın marka fuarları 29. HotelEquipment ve 25 FoodProduct için ihracat odaklı çalışmalar tam gaz

sürüyor. ANFAŞ’ın yenilenen yurt dışı departmanı, 18 hedef ülkeden alım heyeti ve ziyaretçi için acentelerle

anlaşma sağlandı. Çalışmalar hakkında bilgi veren ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer, fuarların şimdiden yüzde

85 doluluk oranına ulaştığını ifade ederek katılımlara çağrı yaptı.

ANFAŞ - Antalya Fuarcılık İşletme ve

Yatırım A.Ş., ihracat odaklı yurt dışı

çalışmalarına tüm hızıyla devam

ediyor. Antalya’nın markası haline gelen

fuarları 29.HotelEquipment – Uluslararası

Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas

Fuarı ile 25.FoodProduct-Uluslararası

Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı’nda son 5

aya girilirken ziyaretçi ve alım heyeti

çalışmalarında hedefler büyüyor.

Uluslararası iş birlikleri artacak

Yeni yol haritası hakkında bilgi veren ANFAŞ

Genel Müdürü Murat Özer, Antalya’nın en

önemli markası olan ANFAŞ’ın; Antalya

ekonomisini 4 mevsim boyunca dinamik

tutarak, Türkiye’nin büyümesine katkı

sağlayacağını söyledi. 2023 yılında dünyanın

ilk 10’u arasına girmeyi hedefleyen Türkiye

ekonomisinde, ANFAŞ’ın kaldıraç olacağını

ifade eden Özer, “Bizim önceliğimiz;

fuarlarımız aracılığıyla uluslararası

ticari iş birliklerini arttırarak, Türkiye

ve Antalya ekonomisinde lokomotif rolü

üstlenmektir. Doğru enstrümanları en etkili

şekilde kullanarak hayata geçireceğimiz

yeni fuarlar, gerçekleştiği dönemlerde

hem bölgenin hem de ülkenin ihracat

rakamlarını harekete geçirecektir” diye

konuştu.

Antalya EXPO Center devleri birleştirdi

Ziyaretçi ve katılımcı profillerinin

paralellik gösterdiği 29.Hotel Equipment

ile 25. FoodProduct’ı, fuar alanının

büyümesiyle birlikte tek çatı altında

yapma fırsatı bulduklarını ifade eden

Özer, “Sektör temsilcilerinin ortak talebi

doğrultusunda iki fuarımızı 17- 20 Ocak

2018 tarihleri arasında eş zamanlı olarak

gerçekleştireceğiz. Artık fuara katılan

sektör profesyonelleri; konaklama,

ağırlama ve gıda sektörüne dair tüm

paydaşlara, ikili iş görüşmelerine,

etkinliklere, konferanslara büyüyen

alanımızda eş zamanlı olarak ulaşabilecek”

dedi.

Yüzde 85 doluluk oranı

Çalışmaların, katılımcıların yüzünü

güldürdüğünü söyleyen Özer, “Fuar

sırasında yaptığımız satışlarda,

katılımcıların yarısından fazlası, 2018’deki

organizasyonda yerini aldı. Ağustos ayı

itibari ile HotelEquipment ve FoodProduct

fuarlarımızda yüzde 85 oranında doluluğa

ulaşmış durumdayız. Sektörün önde gelen

dev kuruluşları, fuarın açılmasından aylar

önce sözleşme imzalayarak yerlerini aldı.

Fuar alanımızdaki kapasitenin kısa süre

sonra tamamen dolmasını bekliyoruz”

şeklinde konuştu.

“Geç Kalmayın”

Katılımcılara sektörün nabzını tutacak

fuarlarda geç kalmamaları için çağrı yapan

Özer, “ANFAŞ’taki değişim ile birlikte

özellikle yurt dışında yapmış olduğumuz

çalışmalar katılımcılar için önemli bir fırsat

yarattı. Konaklama ve gıda sektöründe

hizmet veren firmalarımıza bir kez daha

dünyaya açılma fırsatını yakalamak

için çağrı yapıyoruz. Kısa süreliğine

erken katılıma özel fırsatlarımız devam

ediyor. Fırsatlardan yararlanmak için

bir an önce katılım çağrımızı yineliyoruz.

Gelin, geç kalmadan HotelEquipment ve

FoodProduct’taki yerinizi alın” dedi.

Profesyonel alım heyetleri hazır

Yurt dışı çalışmaları hakkında bilgi veren

Özer, “Fuarlarımız için Ekonomi Bakanlığı,

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kültür

ve Turizm Bakanlığı ile Bilim Sanayi ve

Teknoloji Bakanlığı’ndan aldığımız destek

artarak devam ediyor.

Bu yıl, BAİB - Batı Akdeniz İhracatçılar

Birliği aracılığıyla Bulgaristan, Filistin,

Kırgızistan, Kosova, Tunus, Umman’dan,

BAKA – Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı iş

birliği ile Kuzey Afrika (MENA), Orta Doğu ve

Arap Yarımadası bölgesine ait Birleşik Arap

Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan

ve Yemen’den, DEİK - Dış Ekonomik

İlişkiler Kurulu iş birliği ile İran’dan

100’ün üzerinde profesyonel alım heyeti

getirilecek. ATSO Antalya Ticaret ve Sanayi

Odası ve ANFAŞ’ın yurt dışındaki acente

iş birliktelikleriyle; Almanya, Arnavutluk,

Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan,

Çin, Estonya, Hırvatistan, Hindistan, Irak,

İran, Karadağ, Kosova, Letonya, Litvanya,

Makedonya, Sırbistan ve Tunus olmak üzere

18 ülkeden profesyonel ziyaretçi ve alım

heyetleri katılımcılarla bir araya gelerek ikili

iş görüşmeleri gerçekleştirecek” şeklinde

konuştu.

Yeni hedef pazarlara çalışmalar tam gaz

Mevcut çalışmalara ek olarak yurt

dışı departmanı; Bulgaristan, Çin ve

Hindistan’da 2. acenteler, İran’da 4.

acentelerle, Azerbaycan, İsrail, Kazakistan,

Mısır, Özbekistan, Polonya, Portekiz,

Tayland, ve Ürdün’le yeni iş birliktelikleri

kurmak için çalışmalarına tam gaz devam

ediyor.

81 İlden alım heyeti

Yurt dışı çalışmalarının yanı sıra yurt içinde

de tanıtım çalışmalarına paydaşlarıyla

hız katan ANFAŞ, 2018’de Ekonomi

Bakanlığı, TOBB – Türkiye Odalar ve

Borsalar Birliği, Antalya Ticaret Borsası

aracılığıyla hedef illerdeki ticaret ve sanayi

odaları, TÜROFED - Türkiye Otelciler

Federasyonu, TUSİD - Endüstriyel Mutfak,

Çamaşırhane Servis ve İkram Ekipmanları

Sanayicileri ve İşadamları Derneği,

AKTOB - Akdeniz Turistik Otelciler Ve

İşletmeciler Birliği, TESK – Türkiye Esnaf

ve Sanatkarları Konfederasyonu, Türkiye

Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu,

GİMAT - Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Ankara

Toptancılar Derneği, TAFED – Türkiye

Aşçılar Federasyonu, ANFAŞ’ın yapmış

olduğu anlaşmalar ile 24 hedef ilde yaptığı

gerçekleştirdiği basın ve sektör toplantıları

aracılığıyla; 81 ilden gıda toptancıları,

kurumsal satın almacılar, otel ve restoran

zincirleri, şef ve aşçılar, sektörel ziyaretçi

heyetleri getirilecek.


ANFAŞ General Manager

Özer calls on exhibitors:

“Don’t be late!”

Export-oriented works for the branded

shows of Antalya, 29th HotelEquipment

and 25th FoodProduct are full

steam ahead. The foreign countries

department of the organization

has already agreed to bring buyers

delegations and professional visitors

from 18 target countries. Furnishing us

about the works, Murat Ozer, general

manager of ANFAŞ said they have

already sold over 85% of the total area.

He briefed about these two important

shows:

become the international

meeting point of the tourism

“Having

sector, ANFAŞ International

Hospitality Industry Equipment Exhibition

is getting together with valuable

exhibitors and sector stakeholders on 17-

20 January 2018 for the 29th time.

Due to its geographic position, Turkey

has an important place in tourism

sector. Aiming to be among the first 10

economies in the world till the year 2023,

Turkey hosted 25 million 352 thousand

tourists and gained a revenue of 22 billion

dollars in tourism sector in 2016. Antalya,

which is the tourism capital of Turkey and

one of the major touristic destinations

of the world, has hosted around 25% of

Turkey tourism with 6 million tourists.

With renewed exhibitions, ANFAŞ

provides an international trade platform

for exhibitors and stakeholders in

the sector. ANFAŞ is carrying on

promotional activities domestically and

internationally in cooperation with the

leading institutions, federations and

foundations of the country such as the

Republic of Turkey Ministry of Economy,

Republic of Turkey Ministry of Culture

and Tourism, Republic of Turkey Ministry

of Food, Agriculture and Livestock, TOBB

(The Union of Chambers and Commodity

Exchanges of Turkey), TESK (the

Confederation of Turkish Tradesmen and

Cratsmen), BAİB (West Mediterranean

Exporters Association), BAKA (West

Mediterranean Development Agency),

DEİK (Foreign Economic Relations

Board) and TÜROFED (Turkish Hoteliers

Federation). Making a radical change

in FoodProduct and HotelEquipment

Exhibition this year, ANFAŞ, which is

aiming to be a leader in the international

arena, is gathering two major exhibitions

of the tourism sector at a total

exhibition area of 60,000m2 including

40,000m2 indoor and 20,000m2 outdoor

area. ANFAŞ, targeting to bring together

international and domestic hosted buyers

as well as editors and seniors of the

present geography under a single roof,

will also host matchmaking and other

events during the exhibitions to be held

at the same time in 2018, taking into

account the sectoral demands.”


“Avrupa’nın tadına bak” kampanyası

Food İstanbul 2017 Fuarı’nda

20-23 Eylül 2017 tarihleri arasında CNREXPO İstanbul Fuar Merkezi’nde

düzenlenecek olan Food İstanbul Fuarı’nda yer almaya hazırlanan “Avrupa’nın

tadına bak” kampanyası, fuarda açık oturum ve medya toplantıları ile Avrupa

dana etinin olumlu bir imajını oluşturmayı ve dana eti hakkında bilgilendirmeyi

hedefliyor.

Tanıtım ve bilgilendirme inisiyatifi

olan “Avrupa’nın tadına bak”

kampanyası, Avrupa dana etinin

olumlu bir imajını oluşturmayı ve dana

eti hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyor.

2015-2018 yıllarında Türkiye’de planlanan

faaliyetler, özellikle B2B alanında

işbirliği yapmaya ve kanaat önderleri ile

iletişim kurmaya odaklanmıştır. Gıda

endüstrisine adanan etkinliğin ilk sürümü

olan Food İstanbul Fuarı’nın özellikle iş

ilişkileri kurma yönü üzerinde ağırlıklı

olarak durulmaktadır. 20-23 Eylül 2017

tarihleri arasında CNREXPO İstanbul

Fuar Merkezi’nin 60 bin m2’lik alanında

dünyanın dört tarafından ürünlerini

sunacak 1000 şirketin stant kuracağını ve

bahsi geçen şirketlerin çeşitli toplantılara

ve sunumlara katılacağını planlamıştır.

“Avrupa’nın tadına bak” kampanyası, AB

menşei olan dana eti konusuna adanmış

açık oturum organizatörüdür. İşbu konu,

gelecek yılın başından itibaren hayata

geçecek et ticareti için Türkiye pazarını

resmi olarak açma kararı aldığı için son

derece önemlidir.

Choiński: “Türk et sektörünün

temsilcilerini bekliyoruz”

Fuar öncesinde kısa bir açıklama yapan

‘Avrupa’nın tadına bak’ kampanyası

organizatörü, Polonya Et Derneği Başkanı

Witold Choiński “Açık oturum misafirleri

arasında ticari ilişkiler kurmaya destek

veren ticari ve sanayi kuruluşlar,

şefler, ithalatçılar, medya ve diplomatik

kurumlar dahil olmak üzere Türk et

sektörünün temsilcilerini beklemekteyiz.

Hem açık oturum hem de fuar sırasında

standımızda tüm bilgileri vermeye ve

tartışmaya hazırız” diye konuştu.

Kampanya organizatörleri açık oturumun

yanı sıra, sektör medya gazetecileri

ile birtakım toplantı ve fuar standında

toplantı alanı da planlanıyor. Witold

Choiñski konuyla ilgili olarak, “Eğitim

yönü bizim için özellikle önemli. Türk

tüketicilerinin neler satın aldıklarını ve

Avrupa dana etinin kendi yerli mutfağında

neden harika bir çözüm olacağını

bilmelerini isteriz. Ayrıca fuara katılmak,

müşterilerle doğrudan görüşme yapmak

için eşsiz bir fırsattır. Görüşmelerin

konforunu sağlamak için, Avrupalı

üreticilerin rahat bir şekilde tekliflerini

sunacağı ve Türk müşterilerini dana eti

temelinde hazırlanmış yemeğe davet

edebileceği özel bir alan planlamıştık.”

şeklinde sözlerini tamamladı.

“Avrupa’nın tadına bak”

kampanya temsilcilerinin

yanı sıra, et konusunda

uzmanlaşan ve Türk

pazarının özelliklerini ve

ihtiyaçlarını bilen sektör

uzmanlarının katılacağı

açık oturumda söz

konusu ürünün ayrılmaz

bir parçası olan mutfak

yönü, en başından beri

kampanyaya katılan

bir şef tarafından da

anlatılacak.


WorldFood

Istanbul,

yeni

pazarlara

hazırlanıyor!

ITE Turkey’in

düzenlediği

WorldFood Istanbul

Uluslararası

Gıda Ürünleri

ve Teknolojileri

Fuarı, sektörü bir

araya getirmeye

hazırlanıyor.

Sektörünün en önemli

etkinliklerinden biri olarak ön

plana çıkan WorldFood Istanbul, bu

yıl TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde

düzenlenecek. 7-10 Eylül 2017 tarihleri

arasında düzenlenecek etkinlikte yeni

iş fırsatları ve işbirlikleri için platform

oluşturacak konferanslar ile sektöre

bilgi akışının sağlanması hedefleniyor.

Güçlü ulusal ve uluslararası markaları

ağırlayan WorldFood Istanbul; Gıda,

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,

Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Gıda ve

İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu

(TGDF), KOSGEB, TÜGİDER, MARSAP ve

PAKDER tarafından da destekleniyor.

WorldFood Istanbul, bu yıl da keyifli

etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Türk

mutfağını ve yemek kültürünü tanıtmak

ve zenginleştirmek adına çalışmalar

yapan Aşçılar Derneği, WorldFood

Istanbul’da birbirinden lezzetli yemek

şovları yapacak.

Türkiye’nin en büyük gıda

buluşması

Türkiye’nin en büyük gıda buluşması

olma özelliği taşıyan fuarda; Gıda

Satın Almasında Kalite Standartları,

Perakendede Global Vizyon, Türk Gıda

Kodeksi Etiketleme ve Tüketicileri

Bilgilendirme Yönetmeliği Hakkında

Bilgilendirme, Ceviz ve Bakliyatın

İnsan Sağlığına Faydaları, Sorumlu

Tedarik = Sürdürülebilir Tarım ve

Ürettiğimiz Her Üründen Sorumluyuz

konu başlıklarında alanında uzman

isimler görüşlerini aktaracak. Bu sene

fuarda Afganistan, Arnavutluk, Birleşik

Krallık, Bulgaristan, Cezayir, Fas,

Filistin, Hindistan, İran, İspanya, Katar,

Kore, Kosta Rika, Malezya, Meksika,

Moldova, Pakistan, Sri Lanka, Tayland,

Tunus ülkelerinden katılımcı firmalar

yer alacak. Bunlardan Meksika, Kore,

Çin, Cezayir, Sri Lanka, Peru, Tunus

Toplu katılım gerçekleştirecekler.

WorldFood Istanbul’da içecek, süt ve süt

ürünleri, et ve tavuk ürünleri, yaş meyve

ve sebze, deniz ürünleri, dondurulmuş

ürünler, temel gıdalar ve yağlar, şekerli

mamuller, unlu mamuller, kuruyemiş ve

gıda bileşenleri başta olmak üzere pek

çok ürün yer alacak. Gıda ürünlerinin

üretim aşamasından, tüketiciye

ulaşmasına kadar tüm süreçlerdeki

ürün, hizmet ve teknolojiler, WorldFood

Istanbul çatısı altında buluşacak.

Benbanaste: “İhracatçılar

için Türk ithalat pazarında

milyarlarca dolarlık fırsat var”

Fuar sözcüsü ITE Turkey Gıda Grup

Direktörü Semi Benbanaste: “Türk gıda

sektörü her yıl büyüme kaydediyor. ITE

Turkey olarak WorldFood Istanbul’u

düzenlemeye başladığımız ilk günden

bu yana sektörün gelişimine öncülük

ediyoruz. Bu doğrultuda sektörün

paydaşlarını bir araya getirerek, yeni iş

fırsatları yaratmayı ve ziyaretçileri gıda

alanıyla ilgili gelişmelerden haberdar

etmeyi hedefliyoruz. İhracatçılar için

Türk ithalat pazarında milyarlarca

dolarlık fırsat bulunuyor. Bunun

avantajlarından yararlanmak isteyenler

WorldFood Istanbul’da yiyecek ve içecek

alıcıları ile iletişime geçebilir. WorldFood

Istanbul; katılımcıların distribütörler,

perakende temsilcileri ve horeca sektör

üyeleri de dâhil olmak üzere yiyecek ve

içecek profesyonellerine ulaşması için

uygun ortamı sağlıyor.” dedi.


hotel restaurant

128 & hi-tech

ürünler

Gorbon Seramikleri Londra’da

görücüye çıktı

Gorbon, kaliteli ve kendine özgün ürünleriyle seramik piyasasına

farklılık getirmeye devam ederken, diğer yandan yüzünü yurt

dışı piyasalara çevirdi. 1957 yılından günümüze niş, kaliteli ve

fabrikasyon olmayan ürünler üreterek mekânlara ruh katan Gorbon,

ürünlerini İngiltere’de satmaya başladı. Profesyonellere ve iç

pazara hizmet veren Via Arkadia, kişiye özel kaliteli, ilham veren ve

zamansız güzellikteki ürünleri bünyesinde bulundurarak müşterine

hizmet vermesiyle tanınıyor. Gorbon’un İngiltere’de anlaştığı bir

diğer seramik firması ise BluePrint Ceramics oldu. BluePrint

Ceramics ile daha çok firmadan firmaya (B2B) e ticaret projelere

hizmet verecek Gorbon, İngiltere çıkartması ile dünyada çok daha

görünür olmayı hedefliyor.

Yatlar için en ideal çözüm Forix ve Soliroc

Yatların yoğun tuzlu suya ve neme maruz kaldığının farkındalığıyla son

teknolojiyle dizayn edilmiş ürünleri kullanmak, yatların hem işlevselliğine

hem de uzun yıllar sorunsuz kullanılmalarına katkı sağlıyor. Bu

farkındalıkla yatlarda oluşabilecek riskleri minimize etmek için Forix’i

ve Soliroc’u geliştiren Legrand, dış cephelerdeki anahtar-prizleri suya,

darbelere ve neme karşı koruyarak yatların yıllara meydan okumasına

olanak tanıyor. Görenleri hayran bırakan tasarımıyla yatları sofistike bir

imajla buluşturan Soliroc; fonksiyonel kullanımıyla dış cephe dekorasyon

için metal rengini sağlamlık ve estetik ile harmanlıyor. IP44 korumalı

nemli yer anahtar priz serisi Forix ise dış ortamda veya toz/kir/nem gibi

etkilerin yoğun olduğu mekanlarda maksimum kaliteyi ve güveni garanti

ediyor.

Hayata dokunma sırası sizde

Yıllardır tüm müşteri beklentilerini en üst seviyede karşılayan

ürünler üreten lider dünya markası Panasonic, şimdi Thea IQ

dokunmatik paneller ile akıllı bina teknolojilerini yeni bir boyuta

taşıyor. Thea IQ dokunmatik paneller, kusursuz tasarımlarıyla

hayat konforunu en üst noktaya taşırken, geleceği de yeniden

şekillendiriyor. Yaşam alanlarında aydınlatmadan perde ve

panjurları açıp kapatmaya, iklimlendirme ayarlarından alarm ve

güvenliğe, görüntülü konuşmadan site yönetim hizmetlerine ve

hatta trafik durumuna kadar birçok konuyu tek bir noktadan kontrol

etmenizi sağlıyor.

TP-Link’ten bol seçenekli yeni powerline adaptörler

Kablosuz ağ pazarında dünya lideri olan TP-Link, kablo çekmeden kablolu ya da kablosuz

internet için kesin çözüm olan powerline adaptör ailesini daha da büyüttü. Altı yeni model

powerline adaptörü (PLC) satışa sunan şirket, her ihtiyaca ve bütçeye uygun çok sayıda

powerline adaptör modeliyle tüketicilere tercih seçeneği oluşturuyor. WiFi sinyallerinin her

noktaya ulaşmasında sorun olan ofisler için kesin çözüm olan powerline adaptörler, bina

içindeki elektrik hattını aynı anda internet hattı haline getirmeyi sağlıyor. Bu şekilde kırıp

dökmeden, kablo çekmeden elektrik prizi olan her yere internet de götürülmüş oluyor.

Özellikle katlı yapılarda en kesin çözüm olan powerline adaptörler, her yere rahatlıkla

taşınabildikleri için kiracılar için de en uygun ve yatırımı koruyan ağ çözümü. Her ürün

grubunda tüketiciye geniş model seçeneği sunan TP-Link’in yeni powerline modelleri, daha

yüksek bağlantı hızı ve yeni nesil ağ teknolojilerine sahip.

More magazines by this user
Similar magazines