Yapı Malzeme Dergisi Ekim 2017 Sayısı

istmagmagazin

İmtiyaz Sahibi

İstmag Magazin Gazetecilik

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına

H. Ferruh Işık

Genel Müdür

Mehmet Söztutan

mehmet.soztutan@img.com

Reklam Müdürü

Hakan Girgin

hakan.girgin@img.com.tr

Yayın Editörü

Tarık Oral

tarik.oral@img.com.tr

Art Direktör

İsmail Gürbüz

ismail.gurbuz@img.com.tr

Grafik Tasarım

Sami Aktaş

sami.aktas@img.com.tr

Sorumlu Müdür

Cüneyt Aktürk

cuneyt.akturk@img.com.tr

Dış İlişkiler Müdürü

Yusuf Okçu

yusuf.okcu@img.com.tr

Kurumsal İletişim Müdürü

Ebru Pekel

ebru.pekel@img.com.tr

Muhasebe ve Finans Müdürü

Mustafa Aktaş

mustafa.aktas@img.com

Bilgi İşlem

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

Sosyal Medya

Songül Çek

songul.cek@img.com.tr

Abone

İsmail Özçelik

ismail.ozcelik@img.com.tr

CTP - Baskı

İhlas Gazetecilik A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.

İhlas Plaza No:11 A / 41

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul

Tel: 0 212 454 30 00

Adres

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş

Merkezi B Blok No:3 Kat:1

Güneşli - Bağcılar

İSTANBUL / TURKEY

Tel : +90 212 604 51 00

Fax : +90 212 604 51 35


editör

Tüketiyoruz! Her halde varız

Şehirleşme, kentleşme, ekonomik öncelikler gibi son derece popüler konuların arasında bocalarken üretime tartışmasız

her derde deva şeklinde yaklaşıyor olmamız, plansız ve aşırı üretimden kaynaklı ortaya çıkan problemlere karşı bizleri

hissizleştiriyor. Daha fazla üretimin daha fazla refahı da yanında getireceğine inanmak ya bir çaresizliğin sonucu ya da en

iyi niyetle, amaç ve araçların birbiriyle karışıyor olması şeklinde yorumlanabilir. Üretimin sürekli kutsanması, kişilik özelliklerimizin

dahi üretime yarar ve yararsızlığı açısından değerlendiriliyor olması, hiç şüphesiz tarihte daha önce rastlanmamış

kitlesel bir şartlanmanın sonucu olsa gerek. Aşırı üretimin aşırı tüketim zorunluluğunu da beraberinde getirmesi,

kişisel manada; gereksiz fazla çalışma, tüketim stresi gibi olumsuzluklara yol açarken, toplum ve ülkelerarası ilişkilerde

de birinin diğerine mutlak tahakkümü ile neticeye varmakta.

Sektörümüzde maalesef rekabetin sürekli birbirine benzer projeler üzerinden gerçekleşiyor olması, üretim hızının artmasının

dışında ülkemize bir fayda sağlayamamakta. Kullanılan nitelikli malzemelerin tamamına yakının ithal olması, tüm enerjimizi

‘üretime’ kanalize etmemize rağmen yabancılara kazandırmadan kazanamıyor olmamızın açık göstergesi. Üretim

adına ülkemizi çarpık bir beton stoğu haline dönüştürürken, ortaya çıkan genel tablonun gelecek nesiller tarafından nasıl

karşılanacağını tahmin etmek ise çok da güç değil. Satış stratejilerini kaliteli yaşam, ayrıcalık, özgürlük gibi temelsiz kavramlar

üzerinden kurguladığımız modern gettolarla yaşam alanlarımıza hınçla saldırıyor olmamızı, üretim kılıfı içerisinde

masum bir ekonomik faaliyet olarak görmeye kendimizi zorlamaktan artık vazgeçmeliyiz. Yeni nesillerin çözülmesi gereken

acil bir problem olarak göreceği bu betonik ucubelerle kendimizi avutmak yerine nitelikli üretim için kolları sıvalamalıyız.

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…

Tarık Oral


İçindekiler

48 - Selena’nın, yapı sektörüne

katkıları devam ediyor

50 - İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…

“KUZEY YAKASI”

74 - Türkiye ‘Yatay Mimari’

ile yeniden şekilleniyor

80 - İnşaat Sektörü 3. çeyrekte

yükselişini sürdürüyor

100 - Bosch Termoteknik, Türkiye’nin

en iyi kombi ustasını seçti

120 -“Sektörün başarılı bir

temsilcisi olmaya çalışıyoruz”

REKLAM İNDEKSİ

ABS YAPI ELEMANLARI - 1.........................39

DOKA KALIP ve İSKELELERİ.. ÖN KAPAKİÇİ – 1

ABS YAPI ELEMANLARI - 2.........................43

ERYAP.....................................................53

ARMUTLU TATİL KÖYÜ............................133

ESE REKLAM............................... 150 – 151

BOSCH INDUSTRIAL...............................101

HAKAN PLASTİK.....................................111

CANON & ADVERTORIAL................... 64 – 65

HP........................................... ARKA KAPAK

CANON ............................................INSERT

HUZURLU İNŞAAT...................................125

ÇİMSA.....................................................83

INTEK KALIP ve İSKELE......................... 2 – 3

DAIKIN .......................160 – ARKA KAPAKİÇİ

İSTON...................................................117


KAR GROUP................................. 136 – 137

PERİ KALIP ve İSKELELERİ.............ÖN KAPAK

KİLSAN....................................................89

SAMSUNG...............................................33

KUZULUK TERMAL OTEL.........................129

SARAY ALÜMİNYUM.......................... 76 – 77

LAYHER...................................................47

SERAMİKSAN...........................................61

MESA İMALAT...................................... 6 – 7

TAYF ÇATI................................................93

ONDULINE...............................................71

TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5

ÖZLER KALIP ve İSKELE.................... 10 – 11

UNICERA’2017......................................135

PERİ DUO ADVERTORIAL................... 24 – 25

URTİM KALIP VE İSKELE........................ 8 – 9


Türkiye İmsad İnşaat Malzemeleri

Sanayi Bileşik Endeksi yeniden

100 puanın üzerine çıktı

İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi, Ağustos ayında yeniden 100 puanın üzerine

çıktı. 2016 yılı Haziran ayında 100 puanın altına düşen endeks böylece kayıplarını telafi etti.

Ferdi Erdoğan / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği

(Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli

olarak yayınlanan İnşaat Malzemeleri

Sanayi Bileşik Endeksi’nin, Ağustos 2017

sonuçları açıklandı. Haziran 2016’da

100 puanın altına düşen ancak Ağustos

2017’de yeniden 100 puanın üzerine çıkması

sonucu kayıpların telafi edildiği vurgulanan

‘Bileşik Endeks’te, sektöre yönelik

şu tespitler yer aldı:

Faaliyetlerde toparlanma Ağustos’ta

da sürdü

Temmuz ayında önemli bir genişleme gösteren

faaliyetlerdeki artış, Ağustos ayında

yavaşlayarak devam etti. Faaliyet Endeksi’nin

Ağustos ayında 1,8 puan artması

sonucu faaliyetlerin orta vadeli dinamikleri

güçlenmeye devam etti. Faaliyet Endeksi

Ağustos ayında geçen yılın Ağustos ayı seviyesinin

20,2 puan üzerine çıktı.

Bununla birlikte özellikle iç pazarda doygunluk

seviyesine yaklaşıldığı görüldü.

Yurtiçi satışlardaki artış Ağustos ayında

önemli ölçüde yavaşladı. İhracat ise altı ay

sonra bir önceki aya göre gerilerken, üretimde

sınırlı bir artış yaşandı. Tahsilat hızı

artışı ise mevsimsellik etkileri ile yeniden

durağanlaştı. Faaliyet Endeksi değerlendirmesinde,

faaliyetlerin dinamiklerinin,

canlanmanın yavaşlayarak süreceğini gösterdiği

belirtildi.

Güven Endeksi’ndeki artış yavaşladı,

yeni güven artırıcı önlemlere ihtiyaç var

Ağustos ayında temkinli ve yavaş bir artış

yaşanan Güven Endeksi halen kırılgan

olmaya devam ediyor. Ağustos ayında faaliyetlerdeki

artışın göreceli olarak yavaşlaması

da Güven Endeksi’ndeki artışı sınırladı.

Bununla birlikte sanayide orta vadeli

dinamiklerin çalışmasının güven artışını

desteklediği belirtildi. Güven seviyesi bir

önceki aya göre 0,9 puan arttı. Güven seviyesi

geçen yılın aynı ayının güven seviyesinin

ise 0,2 puan altında kaldı. Geçen

yılın güven seviyesine bir yıl sonra geri

dönülebildi. İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri

sanayisine yönelik güven toparlanması

yavaşlayarak devam etti. Yurtiçi

pazarlarına yönelik güven Ağustos ayında

durağanlaştı. İhracat pazarlarına yönelik

güven artışı ise sürdü. Güven Endeksi

değerlendirmesinde, güven unsurlarında

toparlanmanın yavaşlamış olmasının yeni

güven artırıcı unsurlara ihtiyacı artırdığı

vurgulandı.

İç pazar siparişlerindeki artışın

durağanlaşması beklentileri sınırladı

Beklenti Endeksi, Ağustos ayında da artışını

sürdürmekle birlikte birçok gösterge

toparlanma hızının yavaşlamakta olduğunu

gösteriyor. Ağustos ayında bir önceki

aya göre 1,2 puan artan Beklenti Endeksi,

geçen yılın aynı dönemine göre 5,7

puan daha yüksek gerçekleşti. Böylece

beklentiler geçen yılın üzerinde kalmaya

devam etti. Türkiye ekonomisi ile inşaat

malzemeleri sanayisine ilişkin beklentilerdeki

artışlar Ağustos ayında yavaşladı.

Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan yurtiçi siparişlerinin

Ağustos ayında önemli ölçüde

yavaşlaması sonucu iç pazarın doygunluğa

yaklaştığı görüldü. Önümüzdeki üç aya

ilişkin ihracat siparişlerindeki artış ise

sürdü. Beklenti Endeksi değerlendirmesinde,

iç siparişlerdeki artış beklentisinin

yavaşlamasına rağmen önümüzdeki üç

ayın üretim, yatırım ve istihdam beklentilerinde

yine kuvvetli artışlar yaşandığına

dikkat çekildi.

Türkiye İMSAD ‘Gündem Buluşmaları’nda dış

politikadaki değişimler konuşuldu

“Jeopolitik konumumuz nedeniyle dış politikadaki her gelişme, inşaat sektöründe önce

Türk müteahhitlerini, dolayısıyla istihdamı ve sonrasında inşaat malzeme üreticilerini etkiliyor”

Türkiye İMSAD’ın yılda dört kez çeyrek

periyotlarda düzenlediği Gündem Buluşmaları

kapsamında gerçekleştirilen

2017 yılının üçüncü toplantısı, 14

Eylül Perşembe günü Ortaköy Feriye

Lokantası’nda yapıldı. Gündem Buluşmaları

toplantısında; ‘Türkiye’nin uluslararası

konumu’, ‘Dış politikamızdaki

değişimler’, ‘Jeopolitik sorunlar’,

2017 yılı ikinci yarı beklentileri’, ‘Körfez

ülkeleri ve Katar sorunu, AB ile

ilişkiler ve Almanya seçimleri’, ‘Trump

Hükümeti ve tüm dünyada değer kaybeden

dolar’ gibi dış politikanın gündem

konuları konuşuldu.

16

Yapı Malzeme Ekim 2017


Aktüel

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi

Buğra Kavuncu’nun moderatörlük yaptığı

Gündem Buluşmaları’nda, Ekonomi Danışmanı

Prof. Dr. Kerem Alkin dünya ve

ülke ekonomisini, Dr. Can Fuat Gürlesel

inşaat malzemesi sektörünün mevcut durumu

ve beklentilerini, konuk konuşmacı

E. Büyükelçi Hakkı Akil ise dış politikada

ve dünyada yaşanan değişimlerle ilgili görüşlerini

paylaştı.

Uzak olmasına rağmen en çok

ihracat yaptığımız pazar ABD oldu

Açılış konuşmasında, Türkiye’nin inşaat

malzemeleri sanayisi için önemli bir pazar

çeşitliliğine sahip olduğunu vurgulayan

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı

Ferdi Erdoğan, “Potansiyel tüm pazarlara

uzaklık tanımaksızın ihracat yapabiliyoruz.

Nitekim ABD, uzak bir pazar olmasına karşın,

2016 yılında en çok ihracat yaptığımız

pazar olarak zirveye oturdu. ABD’nin

bu yükselişinde yakın pazarlara ihracatımızdaki

gerilemenin de etkisi kaçınılmaz.

Avrupa Birliği ülkeleri de bizim için çok

önemli bir pazar. İhracatımızın yüzde 35’i

AB ülkelerine yapılıyor. Rusya, Orta Asya

ülkeleriyle birlikte Kuzey Afrika ve Körfez

ülkeleri de önemli pazarlarımız arasında

yer alıyor. Özellikle de Körfez ülkelerinin

son 10 yıldır inşaat malzemeleri sanayisi

için konumu tartışılmaz. Birleşik Arap

Emirlikleri, Suudi Arabistan, İran, Yemen,

Katar en çok ihracat yaptığımız Körfez ülkeleri.

Haziran ayından bu yana gündeme yerleşen

Körfez ülkeleri ve Katar sorununun

Türkiye’ye yansımalarına değinen Ferdi

Erdoğan, “Körfez ülkelerinde alınan müteahhitlik

işleri ile diğer inşaat ve altyapı

işleri, firmalarımız için önemli pazar olanakları

sunuyor. Ama yaklaşık son 3 aydır

ciddi etkilerini hissettiğimiz Körfez ülkeleri

ile Katar arasında yaşanan gerginlik, Türkiye’yi

de içine aldı. Dolaylı olarak krizin

içine giren Türkiye, Katar yanında yer alırken,

Körfez ülkelerinin Türkiye mallarına

yönelik talep düşüklüğü ise artmaya devam

ediyor. Irak ciddi kan kaybettiğimiz bir

yer. Bu durum özellikle Güneydoğu’daki

ticaretimizi etkiliyor. İran’da da küçüldük.

Ambargonun kalktığı bir dünyada altyapısı,

enerjisi ve yetişmiş insan gücüyle İran’ın

bizi çevre ülkelere yaptığımız ihracatta

zorlayacağını söyleyebilirim” dedi ve sözlerine

şöyle devam etti “Son 3 yılda, inşaat

malzemesi sektöründe 21.21 milyar

dolardan 15.24 milyar dolara düşen bir

ihracattan bahsediyoruz. Yine son 3 yıla

baktığımızda Libya’da yüzde 79 küçülmüş

durumdayız. Rusya’da yüzde 67, Irak’ta

yüzde 54, İran’da yüzde 40, BAE’de yüzde

32 ve Suudi Arabistan yüzde 23 azalma

var. Bu ülkelerin toplamındaki kaybımız

3 milyar dolar civarında. Sadece Katar’a

ihracatımız son 3 yılda yüzde 50 büyüme

gösterdi ama bu yükselişe rağmen ihracat

geliri artışı sadece 33 Milyon $ ve Katar

toplam ihracatta bu ülkeler arasında son

sırada yer alıyor.”

Bugün dünyada yaşanan birçok

gelişme Sovyetler’in çöküşü ile

başladı

Türkiye İMSAD’ın konuk konuşmacısı E.

Büyükelçi Hakkı Akil, bugün dünyada yaşanan

birçok gelişmenin, 1990’larda Sovyetler

Birliği’nin çöküşü ile çok dramatik

bir değişim içine girmesiyle ortaya çıktığını

savundu. Hakkı Akil, şöyle konuştu: “Bugünkü

sorunların temelinde de bu çöküşün

yattığına inanıyorum. 90’lardan önce,

soğuk savaş döneminde din hiçbir zaman

önemli bir faktör olarak ortaya çıkmamıştır.

Sovyetler Birliği’nden sonraki ideolojik

kırılmadan sonra din o ideolojik boşluğu

doldurdu ve yerine siyasi bir değer ortaya

çıktı. Bu arada 1990’lara kadar, Türkiye’nin

Batılılığı hiçbir zaman sorgulanmıyordu.

O dönem ideolojik aidiyet duygusu

Demir Perde’nin neresinde olduğunuza

bağlıydı. Ayrıca küreselleşme akımı başladı.

Bu ciddi jeopolitik sonuçlar doğuran bir

gelişme oldu. Bizim Müslüman olmamız

ve Batının Hıristiyan olmasından dolayı

bize bakışları değişti. Yeniden yaptıkları

Hakkı Akil / Emekli Büyükelçi

değerlendirmede ‘Türkiye’nin aramızda ne

işi var’ demeye başladılar. Batıda, Türkiye’nin

Batılı aidiyeti sorgulanmaya başlandı.

Küreselleşmeyle birlikte bugünkü Batı

ülkelerinde yaşanan gelişmelerin temelinde

yatan unsur yeni kimliklerdir. Batıda

artık aşırı sağ partilerin birinci parti konumuna

geldiğini görüyoruz” dedi.

AB çıtasını çok sağlam tutmamız

gerekiyor

“Belki sizi şoke edebilir ama Batıdaki görevlerim

sırasında edindiğim tecrübeye

göre Biz Batılı değiliz” diyen E. Büyükelçi

Hakkı Akil, “Bizim bir olay karşısında

verdiğimiz tepki ile Batılıların verdiği tepki

çok farklı. Örneğin Suriyelilere yaptığımız

harcama GSMH’nin yüzde 1’ini geçti. Türkiye’de

hiçbir zaman bu önemli bir konu

haline getirilmedi. Bizim politikacılar da

bunu seçim malzemesi olarak kullanmadı

çünkü halkın prim vermeyeceğini biliyorlar.

Batıda ise değerler daha materyalisttir.

Fransa’da sadece 2 bin Suriyeli mülteci

vardı. Fransa’da gündem Suriyeli mülteciler

oldu. Dünyada, ABD’den sonra ikinci

insani yardımı yapan (5.7 milyar dolar)

ülkeyiz. Batılı ülke, aynı gayreti gösterse

ülke ayağa kalkar. Her kültürün kendine

özgü değerleri var. Batının birçok değerini

paylaşıyoruz. Artık onları içimize sindirdik.

Halkımız bunlara alıştığı için bu değerleri

arıyor. Bunlara sıkı sıkıya sarılalım. Ama

bizi AB’ya almayacaklarını ve bir denge

politikası uygulayacaklarını düşünüyorum.

Bizim müzakereleri sürdürmemiz, treni AB

rayında tutmamız ve istasyona geldiğimizde

halkımıza sormamız gerekiyor. AB’nin

katı kuralları nedeniyle İtalya 10 sene sıfır

büyümeyle yaşadı. Bizim AB çıtasını çok

sağlam tutmamız, reformaları yapmamız

ve mümkün olduğu kadar müzakereleri

açarak treni rayında tutmamız gerekir. AB

üyeliğinin ne getirip getireceğini en sonunda

halkımızla değerlendirmeliyiz.”

Yapı Malzeme Ekim 2017 17


Aktüel

TSF Başkanı Erdem Çenesiz:

“%5’in üzerinde büyümeyi hak ediyoruz”

“TÜİK verilerine göre bu yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinde gerçekleşen %5,1’lik

büyümeyi değerlendiren Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz; “Büyümenin

artışında aktif sektörlerin başında geliyoruz. Sektörümüzün ihracat ve üretimdeki gücüyle

elde ettiği ortalama %7,5’lik büyümenin, Türk ekonomisindeki büyümeye ciddi katkılar

sağladığı inancındayız. Sektör olarak beklentimiz yıl sonuna kadar %9’luk bir büyüme

gerçekleştirmek” dedi.

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte gerçekleştirdiği

büyümenin, üçüncü çeyrek

ve yıl sonunda daha ileri taşınacağına

inandığını belirten Türkiye Seramik Federasyonu

Başkanı Erdem Çenesiz; “Türkiye,

beklentileri aşan %5,1’lik ekonomik

büyüme oranı ile gelişmekte olan ülkeler

içerisinden ayrışarak oldukça önemli bir

seviyeye ulaşmıştır. Bu başarının arkasındaki

hayati etken Türk insanın birlikteliği,

çalışkanlığı ve üreticiliğidir. Şimdi, ekonomide

oluşan bu güven ve istikrarın devam

etmesi için çalışacağız” dedi.

”İhracattaki artış olumlu etki yaptı”

“Şimdi daha çok üretme ve ürettiğini ihraç

etme zamanı” olduğunu vurgulayan

Çenesiz şöyle devam etti: “Mal ve hizmet

ihracatı, 2017 yılının ikinci çeyreğinde bir

önceki döneme göre % 10,5 artış gösterdi.

Seramik sektörü ise iç pazarda büyüme

olmasına karşın ihracat ağırlıklı bir

büyüme ile ilk 8 ayda seramik kaplama

malzemelerinde %8, vitrifiye banyo seramik

ürünlerinde ise %7 oranında büyüme

gerçekleştirdi. Yıl sonu büyüme oranımızı

yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngörüyoruz.”

“2018 İhracatta Seramik sektörünün

yılı olacak”

“Türkiye, seramik sanayisinde Dünya’da

kaplama malzemelerinde 8’inci, sağlık

gereçlerinde 4’üncü en büyük üretici ülke

konumunda. Seramik karolarda ve sağlık

gereçlerinde Dünya’nın 4’üncü büyük ihracatçısı

olurken, karolarda Avrupa üçüncüsü,

sağlık gereçlerinde ise Avrupa’nın en

büyük tek ihracatçısı konumundayız. Özetle

hem üretiyor, hem de ihraç ediyoruz.”

“TÜİK verilerine göre inşaat sektöründe

%6,8’lik bir büyüme var. İhracattaki gibi,

inşaat sektörüyle paralellik gösteren sektörümüzde

iç pazarda da son iki çeyrekte

ciddi sıçramalar yaşanacak. Seramik sektöründeki

bu gücümüz Türk ekonomisindeki

büyümeye olumlu yansımıştır.”

Erdem Çenesiz / Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı

18

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Avrasya Tüneli

Bosch teknolojisiyle güvende!

Bosch, Avrupa’dan Asya kıtasına geçiş süresini kısaltarak İstanbul trafiğine rahat bir nefes

aldıran yeni Avrasya Tüneli için video gözetim sistemi, yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş

sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik çözümü sunuyor.

Avrupa ile Asya kıtalarını deniz tabanının

altından geçerek karayoluyla birleştiren

Avrasya Tüneli’nin güvenliğinde önemli bir

rol üstlenen Bosch, video gözetim sistemi,

yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş

sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik

çözümü sunuyor. Üçüncü parti ürünlerle

uyum içinde çalışan tüm bu sistemler,

Bosch’un Bina Entegrasyon Sistemi (BIS)

üzerinden yönetiliyor.

Avrasya Tüneli’ni kullananların güvenliğini

sağlamak amacıyla yoğun araç trafiği, Otomatik

Olay Tespit Sistemi tarafından kamerayla

7 gün 24 saat analiz ediliyor. Olay

tespit sisteminin temelini, genel kurulumun

farklı gerekliliklerini karşılamak üzere

monte edilen akıllı Bosch ağ kameralarını

kapsayan Bosch video gözetim sistemi

oluşturuyor. Deprem, sel gibi yaşanabilecek

olası sert koşullara karşı mükemmel

direnç gösteren FLEXIDOME IP 7000 VR,

bu sistemin önemli bir parçası. Diğer yandan

zayıf ışıklandırılmış alanlarda ve diğer

kameraların çoktan siyah beyaz çekime

geçeceği durumlarda net ve renkli görüntüler

sağlayan DINION IP starlight 8000

MP kutu kamera da yine Avrasya Tüneli’ni

gözleyen sistemde yer alıyor. Bu kamera,

ilgili ayrıntıları kaydetme özelliğinin yanı

sıra düşük çevre ışıklı yerlerde renk filtresine

sahip akıllı video analizi sayesinde

güvenliği önemli ölçüde artırıyor.

Nesnelerin yerinin belirlenmesi, izlenmesi

ve yakınlaştırma durumlarında AUTO-

DOME IP 5000 HD hareketli kamera, HD

kalitesinde mükemmel görüntüler sağlayan

DINION IP 7000 HD kutu kamerayı

tamamlıyor. Seçilen kameraların entegre

akıllı video analizi, operatörlere hızlı ve

otomatik bir şekilde kazaların belirlenmesinde

yardımcı olarak, kurtarma ekiplerinin

olay yerine hızlı ulaşmasını ve doğru

yönlendirilmesini sağlıyor.

İki katlı yol yapısı, tünelin arabalarla hızlı

bir şekilde geçilmesini mümkün kılıyor.

Bosch ise, beş kilometre boyunca 40

farklı noktada tüneli izleyen bir kartlı geçiş

sistemi sunuyor.

Otomatik dedektörler, ses ve ışıklı uyarı cihazları

ve yangın ihbar butonlarından oluşan

5.500 noktalı Bosch Modüler Yangın

Paneli 5000 serisi ise yangınların hızlı bir

şekilde tespit edilmesini sağlıyor. Tünelin

her tüpünde aralarında 50 metre mesafe

bulunan 100 acil durum telefonu ve birkaç

acil çıkış kapısı yolculara ek güvenlik

sağlıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 19


Ankara Sivas Yüksek Hızlı Tren

Viyadük İnşaatında PERI İmzası!

Proje hakkında genel bilgiler:

Proje

: Ankara – Sivas YHT Hattı Elmadağ/Kayaş

Kısmı Viyadük 1-2 Yapım İşi

Yeri

: Lalahan Mevkii / ANKARA

İşveren

: ÇELİKLER HOLDİNG

Ana Yüklenici Firma : TOR YAPI - TOLGA KARADENİZ

Proje Bedeli

: 8.000.000TL+KDV

Kalıp sistemleri : PERI PD8 Döşeme Yük Kuleleri,

Servis

: PERI Ankara

TOR YAPI – TOLGA KARADENIZ İNŞAAT 2005

yılında altyapı ve konut projeleri ile sektörde ki

hayatına başlamıştır. Firma kurulduğu yıldan

itibaren İstanbul, Düzce, Muğla ve Trabzon

şehirlerindeki konut projeleri, 2015 yilindan

itibaren Kırıkkale, Ankara, Bursa ve Malatya

şehirlerindeki ülkemizin önemli ulaştırma

projelerinde yer almaktadır. TOR YAPI – TOL-

GA KARADENİZ İNŞAAT ülkemizin önde gelen

müteahhitlik firmalarının alt yüklenicisi olarak

sektörde faaliyet göstermektedir. Bu anlamda

firma, ülkemiz gündeminin en önemli yatırım

alanlarından biri olan ulaştırma hizmetleri dalında,

sektörün sayılı yüklenici firmalarından

biri olma yolunda hızla ilerlemektedir.

20

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Firma ortağı sayın Tolga KARADENİZ açıklamasında, projelerinde

PERİ gibi bir dünya firmasının çözüm ortaği olarak firmaları

ile calışmasının kendilerini ayrıca cesaretlendirdiğini bildirmiş

ve gerek satın alma gerekse kiralama konusunda esnek ve

hızlı çözümler üreterek kendilerine destek olan PERI KALIP VE

İSKELELERİ ne teşekkürlerini iletmiştir.

Proje, Ankara-Samsun yolu Mamak/Lalahan mevkiinde iki

adet Viyadük yapım işidir. Viyadük-1, 638mt.

uzunluğa 13 açıklığa, Viyadük-2 ise 430mt. uzunluğa ve 9

açıklığa sahiptir. Viyadükler ard-germe method ile imal edilmektedir.

Viyadüklerde açıklıklar 40-60mt arası uzunluklara

sahiptir. Viyadük gövde genişliği 13,20mt. olup viyadükler

üzerinde çift yönlü ray hattı çalışacaktır. Viyadük gövde altı

yüksekliği 6-18m aralığında değişkenlik göstermektedir. Viyadükler

Samsun yolunu iki noktada geçmek üzere projelendirilmiştir.

Köprü gövdesini köprü ayaklarına mesnetleyen takozlar,

tek yön istikamette çalışan yüksek sönümlemeli olarak

dizayn edilmiş ve projelendirilmiştir.

Ard-Germe köprüler imalat prosedüründe, uzun sureli teknik

çalışmaları, birbirini takip eden zorlu imalat aşamalarını içermektedir.

Bu aşamaların en önemli bölümü köprü taşıyıcı gövdesi

imalatıdır. Projede köprü gövdesi, içi boş kesite sahip

olup, değişen gövde kalınlığı sebebi ile m² de 1,56 – 9,10

ton arasında beton yükü oluşturmaktadır. Bu yüksek yüklerin

taşınmasında PERI PD8 yük kuleleri kullanılmıştır. Pro-

Yapı Malzeme Ekim 2017 21


jede kullanılan PD8 sistem yük kuleleri

150x150cm ve 150x125cm karelasyon

planında kurulmuştur. PD8 yük kulelerinin

yüksek yük taşıma kapasitesi sayesinde,

az malzeme ile yüksek yüklerin emniyet

ile taşınması sağlanmıştır. Gövde altında

kuleler arasında ki mesafe bir istikamette

140cm, diğer istikamette ise 85cm olarak

projelendirilmiştir. Bu mesafeler yük

kuleleri arasında geniş ve rahat çalışma

alanları oluşturmuştur.

Projede ki yüksek iskele yüksekliğinin emniyetle

aşılmasında, PD8 yük kulelerinin

zeminde kurulup vinç ile yerine yerleştirilebilmesi

büyük katkı sağlamıştır. PD8 yük

kuleleri birbirinden bağımsız olarak kurulmuş

olup, yük kuleleri arasında ki yatay

denge ise kulelerin birbirine boru ve boru

kelepçeleri ile bağlanmasıyla sağlanmıştır.

Yüksek yükler yük kulelerine, GT24

ahşap kirişlerin mahya olarak kullanılmasıyla

aktarılmıştır. GT24 ahşap kirişlerin

hafif, dayanıklı ve yüksek yük taşıma kapasitesine

sahip yapısı, projede işçiliğin

azaltılmasında ve emniyetle yük aktarılmasında

önemli rol oynamıştır.

PROJEDE KULLANILAN PERI KALIP

SİSTEMLERİ HAKKINDA TEMEL

BİLGİLER

PD8 SİSTEM MASA ve YÜK KULESİ

PERI PD8 sistemi;

temel olarak standart

150cm genişliğinde

R110 (110 cm

yüksekliğinde), R150

(150 cm yüksekliğinde)

ve R180 (180 cm

yüksekliğinde) çerçevelerden

oluşur. Taban

plakaları ve çerçeveler

arasındaki

bağlantı, ayarlanabilir

spindle adı verilen

bağlantı elemanı ile

sağlanır. Spindelleri

ayarlanabilmesi bize

şantiyede çok hassas

yükseklik ayarı

yapmamıza olanak

sağlar. Karşılıklı çerçeveler

arasındaki

bağlantı ise 1.25m

ile 3.50m arasında

değişen boylardaki

diagonallerle sağlanır.

Sistem üst tarafına monte edilen

sırasıyla; panel, haçvarikafa, spindel ve

de spindel ayarı için kullanılan jack-nut(-

somun) ile bir ünite haline gelir. PD8 in temel

özelliği; ana taşıyıcıların çerçeve veya

diğer taşıyıcı ayaklara, tali taşıyıcıların da

ana taşıyıcılara ara elemanlarla tesbit edilerek

rijit ve tek parça haline getirilmesidir.

PERI PD8 şantiyede tek bir sistemle 3

ayrı çözümü sunar. Her biri için tip ruhsatlar,

DIN ve EURO normlarına göre düzenlenmiş

abakları mevcuttur.

1.PD8 İN MERDİVEN KULESİ

OLARAK KULLANILMASI:

PERI PD8 100 m’ye kadar olan yüksekliklerde

bile güvenli bir merdiven kulesi olarak

kullanılabilir. PD8 merdiven kulesinde

kullanılan parçalar diğer standart PD8

elemanları ile aynıdır. Sadece merdiven

modülü ilave olacaktır.

2. PD8 MASA TİPİ DÖŞEME KALIBI:

PERI PD8 alt ve üst spindle ların maksimum

açılma boyuna ulaştığı durumlarda

bile ağır yük taşınması gerektiği zaman-

22

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

larda rahatlıkla kullanılabilir. PD8 ile

oluşturulan döşeme kalıbı sisteminin

uzunluğu ve toplam yüksekliği ayarlanabildiği

için şantiyede çok büyük kullanım

kolaylığı sağlar. Masa kalıbında PERI

GT24 Kafes kirişleri ile VT20K dolu gövdeli

kirişleri mahya ve veya ızgara olarak

kullanılmaktadır. Bu sayede projenin

elverdiği ölçüde büyük masa modülleri

yapmak mümkündür. Tek bir ayak 8

tona kadar emniyet ile yüklenebilir. PD8

Masa Tipi döşeme kalıbı sistemi, ön

montajla hazır hale getirilen 15-20m 2

lik kalıplarla zaman ve işçilikten ekonomi

sağlanmaktadır Ayrıca PD8 yatayda,

ayaklarına takılan tekerlekler yada krikolu

özel arabalar sayesinde, düşeyde

ise vinçle taşınabilmektedir. Kirişli döşemelerde,

zaman ve işçilik kaybına neden

olan kiriş yanakları, masaya tesbit

edilerek büyük avantaj sağlanmaktadır.

Tecrübe ile ayda üç defa devredilebilir.

Statik olarak müsade edildiği sürece

masa aralarına bırakılan erken söküm

bantları ve dikmeleriyle aylık devir sayısı

dahada artırılabilir.

3.PD8 YÜK İSKELESİ:

PD8 sistem; masa kalıbının dışında döşeme

kalıbı iskelesi olarak da kullanılabilir.

Özellikle köprü, santral, sanayi

ve su yapısı gibi kalın ve düzensiz planlı

döşeme imalatlarında yüksek taşıma

gücü, kolay ve hızlı kurulumu sayesinde

tercih edilmektedir. İskelenin kurulmasını

takiben PERI GT24 ve VT20K kirişleri

ile döşeme ve/veya kiriş kalıbı iskelesi

teşkil edilir. Gerekli yatay ve rüzgar yükü

tedbirlerinin alınması koşulu ile her

türlü yükleme değerine cevap verecek

şekilde dizayn ve hesap edilebilen son

derece fleksibıl bir sistemdir.

Firma Ortağı Engin Coşkun’un yorumu;

Ülkemizin doğuya açılacak Yüksek Hızlı

Tren demir ağının, başkent Ankara çıkışında

fiziken kritik öneme sahip zorlu bölgelerinde

ki viyadük inşaatları işimizde, firmamızın

emniyet kaygıları, iş güvenliğindeki hassasiyeti,

titizlikte yürüttüğümüz çalışmalarda

kalıp ve iskele alanında PERI ile çalışmamızda

etken sebepler olmuştur. Emniyetli,

ekonomik, hızlı ve teknik çözümlemeleri ile

bize her daim yardımcı olan PERI’ye teşekkür

ederiz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 23


PERI DUO

Tek bir sistem ile

perde, kolon ve döşeme imalatı

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma

kapasitesine sahiptir.

Malzeme yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği

arttırır.

Advertorial

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini

de en aza indirir.

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli

derecede azalır.

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma

indirir.

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da

azaltılabilir.

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay

istiflenebilmelerine olanak tanır.

Bağlantı elemanları;

, Panelleri birbirine bağlamak için,

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,

kullanılır.

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının

monte edildiği yer olarak görev yapar.

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm

sunar.

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay

bir şekilde değiştirilmesidir.

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer

Strip Kolon imalatı için kullanılır.

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.

Köşe bağlayıcısı kolayca panele

takılır ve sonra çok amaçlı

panele DUO köşe saplaması ile

bağlanır ve güvenli hale gelir.

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Yeni Havalimanı’na Doka’dan

300 Tır Kalıp ve İskele

Türkiye’nin en önemli projelerinden olan ve ilk etabının %64.5’i tamamlanan İstanbul’un yeni

Havalimanı’ndaki inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu önemli projenin yüklenici

firmaları Doka Kalıp İskele güvencesinde ilerlemeyi tercih etti.

26

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Proje adı

Bulunduğu yer

Yatırımcı

İnşaat Şirketi

: İstanbul Yeni Havalimanı

: Avrupa Yakası - Kuzey İstanbul.

: İGA Havaalanları A.Ş.

: Cengiz - Kolin - Limak - MAPA - Kalyon

Ortak Girişim Grubu

İnşaat başlangıcı : 1 Mayıs 2015

Planlanan tamamlanma tarihi : 2018

Proje alan büyüklüğü : 76.500.000 m²

Kullanılan sistemler : d2 yüksek kapasiteli yük iskele sistemi,

H20 Top ve Eco Serisi ahşap kiriş, Doka Universal Çalışma İskelesi ve

Merdiven Kulesi, XP Kenar Koruma Sistemi, Geniş Yüzeyli Kalıp Top 50,

Çerçeveli Kalıp Framax Xlife, Çerçeveli Kalıp Frami Xlife.

2018 yılında yolcularını ağırlamayı hedefleyen

dünyanın en büyük havalimanının

inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Yıllık

150 milyon yolcu kapasitesine sahip

olacak olan İstanbul’un yeni havalimanından

350’den fazla destinasyona uçuş

yapması planlanıyor. Bu geniş uçuş ağı,

yeni havalimanını hem dünyanın en büyük

havalimanı hem de en önemli havacılık

merkezlerinden biri haline getirecek.

İstanbul’un Avrupa yakasında, Karadeniz

kıyısındaki Tayakadın ile Akpınar köyleri

arasındaki 76,5 milyon m 2 alan üzerinde

yükselecek olan İstanbul Yeni Havalimanı

projesinde de çoğu alt yüklenici firma;

Doka güvencesinde ilerlemeyi tercih ediyor.

10 milyar Euro’luk bir yatırım bedeli

olan bu büyük projede Doka, projeye özel

sağladığı mühendislik hizmeti ile birlikte

proje için sağladığı 300 tır kalıp ve iskele

sistemi ile büyük projelerin en güvenli ve

hızlı çözüm ortağı olduğunu bir kez daha

gözler önüne serdi.

TS EN 12810 sertifikalı

DokaUniversal Çalışma İskelesi ile

güvenli ve hızlı çalışma:

Proje, büyüklüğü, özel yapısı nedeniyle

hızlı ve güvenli çözümler gerektiriyor. Tüm

ürün ve hizmetlerinde güvenliği ön planda

tutan Doka, bu projeye de sağladığı

özelliklerle farkını ortaya koyuyor. TS EN

12810 sertifikasına sahip DokaUniversal

çalışma iskeleleri ve merdiven kuleleri ile

projenin maksimum güvenlikte ilerlemesi

Yapı Malzeme Ekim 2017 27


sağlanmış oluyor. Projenin en büyük zorluklarından

biri ise yüksek kolon dökümlerinin

güvenli bir şekilde sağlanabilmesiydi.

Proje için kolonlarda kullanılmak

üzere toplam 20 adet Doka Scaff çalışma

iskelesi temin edildi. Çalışma iskelelerinin

yanı sıra kullanılan merdiven

kuleleri sayesinde işçilerin gereken yüksekliğe

güvenli ve hızlı şekilde ulaşması

sağlanmış oldu. Diğer taraftan ürünlerin

flanşlı yapısı, projede çok yönlü çalışma

iskelelerinin ve merdiven kulelerinin kurulumuna

olanak sağladı.

Yüksek Viyadük ve Terminal

Binalarının İnşaatında Yüksek

Kapasiteli Yük İskelesi d2 ile En

Güvenli Çözüm

Doka d2 yüksek kapasiteli yük taşıma

iskelesi, yüksek kapasitesi ve ekstra

et kalınlığı sayesinde döşeme ve kirişlerin

dökümü için firmaların tercih sebebi

oldu. PB1 alan iskelesi, otopark alanı ve

yapımı devam eden terminal binası inşaatının

yanı sıra 26,5 m yüksekliğinde ve

1,5 m döşeme kalınlığındaki otopark viyadüğünün

inşası da Doka d2 yük taşıma

iskeleleri sayesinde maksimum güvenlikte

gerçekleştirilmeye devam ediyor. Ayrıca

sıcak daldırma galvanizli yapısı sayesinde

uzun ömürlü olan iskele sistemi, ürünün

aynı projede defalarca kullanılmasını ve

hatta başka projelerde de uzun dönemler

kullanılmasına olanak tanıyor. Yüksek

taşıma kapasitesi ve uzun ömürlü olması

ile rakip ürünlerin önüne geçen Doka d2

yük iskelesi firmalara bu yönüyle ciddi maliyet

avantajı ve güvenli çalışma garantisi

sağlıyor. Projede kullanılan bir diğer Doka

ürünü olan XP Kenar Koruma Sistemi ise

terminal binasının yapımında maksimum

güvenlikte çalışma ortamının yaratılmasını

sağlamış oldu. Hızlı ve kolay kullanıma

sahip panel korkuluklar sayesinden masa

kalıpların esnasında ciddi zaman tasarrufu

sağlandı.

28

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

XP Kenar Koruma Sistemi, geniş boşluk

alanları ve uzunlukları ile Doka kalıp sistemlerine

mükemmel uyum sağlayan ve

statik olarak optimize edilmiş kapsamlı

güvenlik çözümüdür. Farklı bağlantı parçaları

ve mantık sıralı kurulum özelliği

sayesinde değişen taleplere hızlı ve mükemmel

adaptasyon sağlar.

12 metrelik Doka H20 Eco ile uzun

perde montajları ve Framax Xlife ile

yüksek perde dökümleri

Merdiven perdesi ve dış toprak perdesi

dökümlerinde kullanılmak üzere temin

edilen 1500 m 2 geniş yüzeyli Top 50 kalıp

sisteminin yanı sıra, iki firmaya da

Doka ahşap kiriş ürün gamından iki farklı

Doka H20 ürünü temin edildi. Yüksek

basınca dayanıklı geniş yüzeyli kalıp Top

50, 12 metre yüksekliğinde perdelerin

dökümüne olanak sağlarken, terminal binası

inşasında kullanılmak üzere tedarik

edilen 12 metrelik Doka H20 Eco ürünü

sayesinde uzun perde montajları hızlı ve

kolay şekilde gerçekleştirildi.

Kiriş ve döşemelerin dökümünde kullanılan

2000 m 2 Doka H20 Top serisi sahip

olduğu patentli koruma başlıkları ve ürünün

içine entegre edilen şok emici sayesinde

firmaya uzun süreli kullanım olanağı

sağlamış oldu. Ayrıca ürünün sahip

olduğu koruma başlıkları sayesinde ürünlerde

yüksekten düşme sonucunda ortaya

çıkabilecek herhangi bir hasar veya

kırılma engellenmiş olur. Bu da ürünün

daha uzun ömürlü olmasını sağlayarak

firmaya uzun süreli kullanım olanağı ve

maliyet avantajı sağlar. Taşıyıcı kirişlerde

bulunan işaretler ise kurulumun hızlı ve

güvenli şekilde yapılmasına olanak tanır.

Bir diğer Doka sistemi Çerçeveli Kalıp

Framax Xlife ise; yüksek basınca dayanıklı

yapısı sayesinde inşaatı devam

eden servis tünellerinin 9 metrelik perde

dökümlerinin maksimum güvenlikle ve

hızla gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 29


İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinde

TMS KALIPLARI

Hızla gelişen teknolojiyle beraber, her

alanda olduğu gibi, inşaat sektörü de

daha hızlı, optimal ve etkili çözümlerle hayata

değer katmaya devam ediyor. Gerek

yaşamımızı kolaylaştıran sanat yapıları,

gerek onlarca seçenekli konut projeleri

olsun, inşaat dünyası sunduğu imkanlarla

her geçen gün kendini geliştirmektedir.

Tüm bu inşaat projelerinin yapı taşlarından

olan kalıp ve iskele sistemlerinin,

hızla gelişen inşaat teknolojisinden geri

kalması beklenemezdi.

Bizler de TMS olarak , inşaat firmalarının

projelerine en uygun ve en ekonomik çözümü

sunmak için 1973 senesinden bugüne

özveriyle ve yenilikçi bir yapıyla çalışmakta,

çözümlerimizi geliştirmekteyiz. Uluslararası

arenada referans olabilecek çok

büyük çaplı projelerde başarılı bir şekilde

çalıştık ve çalışmaktayız. Yaptıklarımızdan

firmamız ve ülkemiz adına gurur duyuyor

ve yapacaklarımızın teminatı olduğunun

altını çiziyoruz.

Proje Hakkında Genel Bilgiler:

Proje

: HALK GYO

Proje Tipi : İŞ MERKEZİ

Konum

: Ümraniye / İstanbul

Yatırımcı Firma : HALK GYO

Alt Yüklenici Firma : ÖMSA

Kalıp Sistemler : TMS Kalıp & İskele Sistemleri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda

yürütülen İstanbul Uluslararası Finans

Merkezi projesinin en büyük paydaşlarından

biri olarak, proje dahilindeki arsa

üzerinde hayata geçirilecek olan HALK

GYO projesi 46 ve 34 katlı iki ofis kuleden

oluşmaktadır.

TMS tarafından sağlanan kalıp ve

iskele sistemleri(34 Katlı ofis kulesi

için);

Simpex Kolon&Perde Kalıbı;

TMS SIMPEX Kolon Kalıplarının farklı yükseklik

ve kesitlere kolay adapte edilebilir

olması, vinç ile kullanılan sistemler arasında

ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasını

sağlamıştır. Sistemi oluşturan düşey

KAUFMANN HT-20 Plus Ahşap Kirişlerin

ve YK Çelik kuşaklarının ara mesafeleri

değiştirilerek yüksek beton basınçlarına

ve beton döküm hızlarına göre sistemi

dizayn etmek mümkündür. Villalar, Konut

Projeleri, Yüksek Yapılar, Endüstriyel İnşaatlar,

Yol Projeleri, Arıtma Tesisleri, Enerji

Projeleri gibi birbirinden çok TMS TRK tırmanma

iskeleleri ve şaft platformları ile

tırmandırılabildiği gibi TMS CLIMBEX hidrolik

tırmanır sisteme de adapte edilebilmektedir.

SIMPEX sisteminin getireceği kolaylıklar;

• Az parçayla çok iş,

• Ön montaj, kurum ve şakule alma kolaylığı,

• Farklı panellerin bir araya getirilerek daha

30

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

büyük panoların deplase edilebilmesi,

• Kamalarla sabitlenen panoların arasında

beton sızmasının önlenir olması,

• Ahşap kiriş, çelik kuşak ve saplama mesafeleri

değiştirilerek istenen dayanımların

elde edilmesi.

• Eğri yüzlü perdelerin bile sistemle kalıplanabilir

olması.

Vinc’i 80 Kolon Kalıbı

masif olup bir yandan çerçeveyi sağlamlaştırmakta

ve diğer yandan da panonun,

bir levye veya insaat demiri ile yer değiştirmesini

sağlamaktadır. Bunun dışında bu

köşelerdeki delikler kolay ve çabuk nakliye

için kullanılmaktadır. Panolarda konik

olarak açılmış ankraj delikleri DW15’lik

tie-rod kullanımı için uygun olup 80 kN/

m2’ye kadar beton basıncını karşılamaktadır.

Perdeler VINC’I panolar, Tamon kilit,

SAH tie-rod, VINC’I vinç kulbu, tipi beton

döküm konsolları, çiftli itme-çekme tipi

payanda ve pabuçlarından oluşmaktadır.

Cirex Dairesel Kolon Kalıbı:

CIREX Dairesel Kolon Sistemi panoları düşeyde

burulmaya mukavim VINC’I 70 çelik

profillerden oluşmuş olup, kalıp alt ve üst

flanşları lazer kesimli saçlardan meydana

gelmektedir. CIREX panoları çelik yüzeyli

olup uzun ömürlüdür. Düşey çelik çerçeve

profili elemanın istenilen her çerçeve

noktasında bir diğeri ile bağlantısını temin

edecek şekilde tasarlanmıştır. Kalıp yüksekliği

ve beton basıncına uygun olarak

kilit sayısının artırılması mümkündür. CI-

REX dairesel panoları yuvarlak kenarlı perde

kolonlar oluşturulabilmesi için VINC’I

perde kolon sistemi ile birebir uyumludur.

Muhtelif kesit ve ebatlarda ve hatta özel

imalat panolar mevcuttur.

RAM TEK YÜZ GÖNYE PAYANDA

SİSTEMİ

Perde ve Kolon Sistemi panoları kapalı

torsiyona mukavim çelik çerçevelerden

oluşmuş olup enlemeler kutu profillerden

yapılmıştır. VINC’I panolar plastik yüzeyli

plywood WISA®-Form Elephant veya plywood

kaplıdır. Çelik çerçeve profili elemanın

istenilen her çerçeve noktasında bir diğeri

ile bağlantısını temin edecek şekilde

tasarlanmıştır.

Perde Pano genişlikleri 30, 45, 60, 75,

90, 120, 240 cm – Kolon Pano genişlikleri

75, 90, 105, 120 cm ve yükseklikleri

ise 330, 300, 270, 180, 150,120 cm olarak

seçilmiştir. Bütün panoların köşeleri

Tek yüz perde dökümünde RAM Gönye

Payanda Sistemi zeminden destek alarak

gerekli dayanımı sağlamaktadır. RAM,

SIMPEX ve VINC’I sistemlerimizle birlikte

kullanılabilmekte olup RAM 300 ile 3.5m,

RAM 300 ve eklentileri ile 10m yüksekliğe

kadar tek yüzlü beton dökümü yapılabilmektedir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 31


Çözüm Ortağı

TRK 160-240 Tırmanma Konsolları

Yüksek perde, kolon, şaft vb. yapılarda

TRK 160 ve TRK 240 tırmanma konsollarımız

VINC’I, SIMPEX, MULTIX, HAND’I v.b.

kalıp sistemlerimiz ile birlikte güvenle kullanılabilmektedir.

Her iki sistemde de rüzgar bağlantısı, alt

sepet vb. uygulamalar mümkündür.

TRK 240 tırmanma konsolu kolay hareket

ettirilen araba sistemi, yatay ve düşey hassas

ayar mekanizması gibi opsiyonel özelliklere

de sahiptir.

TMS MK-H 150 Masa Döşeme Kalıbı:

MKH Sistemi, Masa Kalıbı olarak kurulduğunda hızlı devir

periyodları sağlarken, müstakil taşıyıcı kule veya mütemadi

döşeme iskelesi kurumlarında yüksek taşıma kapasitesi

ile yüksek ve ağır döşeme kalıbı ihtiyaçlarına cevap vermektedir.

MKH Sistemi, ayrıca son derece emniyetli Merdiven

Kulesi sisteminin de ana elemanlarını oluşturmaktadır.

MKH sistem elemanları ile çok farklı boyutlarda Masa Kalıbı

oluşturmak, değişken döşeme alanlarına ve taşıma kapasitelerine

uygun tasarımlar yapmak mümkündür. İskele

kurumu dilli pimlerle son derece basit ve hızlı olarak yapılabilmektedir.

Değişken döşeme yüksekliklerine adaptasyon

modül ilave ve eksiltmeleri ile kolayca yapılabilirken, işin

hızını artırmak için MKH Masa ve Kuleleri vinç ile deplase

edilebilmektedir.

Projesi kapsamında hali hazırda devam eden bölge

için toplamda;

Çözüm ortağı olmaktan gurur ve mutluluk duyduğumuz

Ömsa İnşaat ile çalışmalarımız başarılı bir şekilde devam

etmektedir. Kalıp sistemlerimizin yanı sıra , “Hidrolik Tırmanır”

ve “ Rüzgar Koruma Perdesi” sistemlerimiz ile tedarikçisi

olduğumuz tüm firmalarla sorunsuz bir şekilde,

özveriyle ve mutlulukla çözümler üretmeye devam etmekteyiz.

32

Yapı Malzeme Ekim 2017


Piyalepaşa İstanbul Projesi

ÖZLER Kalıp ve İskele

Sistemleri ile yükseliyor

Beyoğlu’nda 82 dönüm arazi üzerine kurulan Piyalepaşa İstanbul, konut, ofis, otel ve

caddeye geniş cepheli Alışveriş Sokağı’yla İstanbul’un prestijli bir projesi olarak yükseliyor.

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü

Sn. Devrim Karabulut ile yapmış olduğumuz

söyleşide Piyalepaşa projesinde ÖZLER olarak

temel aşamasından dış cephe çalışmalarına

kadar tüm aşamalarda projeye önemli bir mühendislik

hizmeti ve malzeme desteği verdiklerini

söyledi. Kaba Yapı imalatlarından cephe

kaplama imalatlarına kadar projenin her safhasında,

konusunda uzman mühendisleri ve teknik

ekibiyle birlikte bu seçkin projede yer alan

firmalara ihtiyaçları doğrultusunda çözümler

üreterek projeye ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri

olarak katkı sağladıklarını belirten Sayın

Karabulut, kullandıkları sistemler hakkında bizlere

kısaca bilgiler aktardı.

34

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Devrim Karabulut / Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü

Piyalepaşa Projesinden sorumlu Özler teknik

ekibin kaba yapı sorumlusu firmanın

taleplerini karşılayabilmek adına düşey kalıplarda,TIMBERFORM

Ahşap Kirişli Kalıp

Sistemlerini bu proje için uygun görmesi

sonucu çalışmalarının bu sistem üzerine

yoğunlaştığını aktaran Karabulut, projede

standart kolon ve perde kalıplarının dışında

ayrıca Dairesel Perde Kalıplarının, Shaft

Platformlarının, Tek taraflı Perde Kalıplarının

ve Tırmanma kalıbı sistemlerinin de

kullanıldığını söyledi.

Projede yatay kalıp olarak SLABFORM

Masa Tipi kalıp altı iskele sistemlerini

kullandıklarını belirten Karabulut, bu sistemin

kullanılması ile birlikte daha hızlı ve

daha güvenli bir kurulumla beraber işçilik

maliyetlerinin de minimum seviyede tutulduğunu

söyledi. Bu projede olduğu gibi

diğer tüm projelerde de, yapılan tüm tasarımların

statik hesaplarla desteklendiğini,

uygulama projeleri ile beraber bu hesapların

şantiye Teknik Ofisine sunulduğunu

belirtti. Projede görev alan mühendislerinin

tasarımları, minimum malzeme ile maksimum

verimliliği sağlamak adına iş güvenliği

ilkelerinden de sapmayarak yaptıklarına

vurgu yaptı.

Karabulut, projenin yükselmeye başlaması

ile oluşan yeni ihtiyaçlara, FORMDECK malzeme

çıkartma platformları ve SAFETYNET

güvenlik ağı konsolları ile çözümler üreterek,

Piyalepaşa projesinin her aşamasına

katkı sağlamayı sürdürdükleri özellikle

belirtti. Projenin hızla yükselmeye devam

ettiği bu günlerde ÖZLER olarak kaba inşaatı

tamamlanan A,B ve M bloklarda

dış cephe SAFETYSCAFF güvenlikli iskele

sistemleri ile projede yeni bir döneme girdiklerini

anlatan Karabulut, dış cephede

özellikle güvenlikli ve işçi sağlığını öne çıkaran,

gerektiğinde yerinde tespitlerle en

doğru çözümlere ulaşan, kapsamlı ve tam

bir mühendislik hizmeti verdiklerini söyledi.

Bu konuda ÖZLER’in hizmet firması olan

İKS İSKELE A.Ş ‘den çok önemli katkılar

aldıklarını, kurulum hizmetinin de İKS tarafından

sağlandığını, en doğru tabirle şantiyeye

anahtar teslim hizmet verdiklerini bir

kez daha vurguladı.

Karabulut bir çok ödül almış olan PİYALE-

PAŞA İSTANBUL projesinde, ÖZLER’in birbirinden

farklı kalıp ve iskele sistemi ile projenin

başından sonuna her aşamasında yer

alıp, çözüm ortağı olmasından dolayı büyük

bir mutluluk duyduğunu belirtti.

Yapı Malzeme Ekim 2017 35


Çözüm Ortağı

İstanbul’da yapılacak dünyanın en büyük

havaalanının altyapı bağlantıları R&M’e emanet

Bilişim ve iletişim altyapılarına

özel kablolama teknolojileri

geliştiren İsviçre merkezli

Reichle & De-Massari (R&M),

İstanbul’un yeni havaalanının

son teknolojiler kullanılarak

kurulacak network’ünün kablo

altyapı tedariğine başladı.

R&M yenilikçi kablo altyapısı

yeni havaalanının en kritik

BT sistemleri için güvenilir

ve yüksek performanslı

bir platform olarak hizmet

verecek.

İstanbul’un yeni havaalanı şehrin kuzeyinde

76,5 milyon metrekarenin üzerinde bir

alanda 4 faz halinde inşa ediliyor. İlk fazın

2018’de bitirilmesi planlanıyor ve bittiğinde

2 pistiyle 90 milyon yolcuya hizmet verebilecek.

Tamamen bitirildiğindeyse 350

noktaya uçuşun gerçekleştirileceği havaalanında

yılda 200 milyona yakın yolcuya

hizmet verilebilecek. İstanbul’un yeni havaalanı

4 fazı bittiğinde 6 aktif pistle 250

uçağa hizmete verecek ve 18.000 araçlık

otoparka sahip olacak. Modern hava taşımacılığında

artan şekilde BT sistemlerinin

kullanılması ve ona olan bağımlılık, yüksek

performanslı kablo ağının tüm iç ve

dış telekomünikasyon yanında diğer operasyonel

uygulamalar ve hizmetler için de

kritik bir platform olmasına neden oluyor.

R&M CEO’su Michel Riva, İstanbul’daki

yeni havaalanının bölgedeki en büyük projeleri

olmasının yanında dünyada da dahil

oldukları en büyük projelerden biri olduğunu

belirtti.

Birinci fazın yapım aşamasında R&M, toplam

uzunluğu 4.500 km olan bakır kablo

ve 1.600 km’yi aşan fiber optik kablo

sağlayacak. Şirket, havacılık sektörü için

gerçekleştirdiği büyük çaplı projelerde

elde ettiği derin uzmanlık sayesinde kablo

altyapısını 2018’in ilk çeyreğinde bitirmeyi

hedefliyor. Bu yüksek performanslı kablo

ağı güvenlik, polis ve gümrüğün ICT altyapısını

da içeren kilit havaalanı sistemlerini

birbirine bağlayacak ve destekleyecek. Bu

sistemlerin her biri kendine özel renk kodlaması

da dahil olmak üzere çeşitli uyarlamalara

ihtiyaç duyuyor. Toplam kurulacak

RJ45 portlarının sayısı projenin ilk fazında

90.000’i geçecek. Yeni havaalanını inşa

eden İGA, en kritik veri merkezi altyapısını

dünyanın en yüksek yoğunluktaki fiber

kablo yönetim çözümü olan R&M’in en

son ve en yenilikçi çözümü Netscale’i de

içeren ürünleriyle tasarladı. Havaalanının

çok büyük boyutları göz önüne alındığında

R&M, tüm kablo altyapısını merkezileştiren

ve otomatikleştiren, üstün altyapı yönetim

çözümü R&MinteliPhy ile de destekliyor.

Bu sayede yönetim çok kolaylaşırken

İGA’nın BT ekibi de ihtiyaç duyulduğunda

ağı hızla ve rahatlıkla ölçeklendirebilecek.

36

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Batı Afrika’nın ilk Yeşil Binasında

Coolflex damgası

Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil binası olan One Airport Square Alışveriş merkezi’nde

ISIDEM Yalıtım’ın LEED sertifikalı tesislerde ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk

köpüğü ürünleri kullanıldı.

Ulusal ve uluslararası birçok prestijli projede

tercih edilen ISIDEM Yalıtım’ın Coolflex

markalı elastomerik kauçuk köpüğü

ürünleri, Gana’nın başkenti Akra’da inşa

edilen ve Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil bina

olma özelliği taşıyan One Square Airport

Alışveriş Merkezi’nin ısıtma soğutma ve

havalandırma sistemlerinin ekipman yalıtımlarında

kullanıldı. 2014 yılı Afrika Uluslararası

Gayrmenkul Ödülü sahibi One

Square Airport Alışveriş Merkezi, Kotoka

Uluslararası Havaalanı’na birkaç dakika

uzaklıkta bulunuyor.

ISIDEM Yalıtım’ın Eskişehir’de bulunan en

ileri üretim teknolojisine sahip tesislerde

ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk köpüğü

hem yurtiçinde hem de yurtdışında

birçok konut, konut dışı binalar ve endüstriyel

sanayi tesislerinde tercih ediliyor.

Sektörün en yüksek su buharı

difüzyon direnç katsayısı ISIDEM

Coolflex’te

Coolflex ürünü Yüksek Su Buharı Difüzyon

Direnci Katsayısı ile korozyon riskini minimuma

indirmek adına μ ≥ 10.000 değeri

ile üretiliyor. Bu değer şu ana kadar TSE

tarafından tescillenmiş ürünler arasında

sektörün en yüksek su buharı difüzyon

direnç katsayısı olma özelliği taşıyor. Kapalı

gözenekli ve homojen dağılımlı hücre

yapısı sayesinde uygulandığı tesisatlarda

maksimum termal performans ve yoğuşma

kontrolü sağlayan Coolflex ürünleri,

TS EN 13501-1 yangın yönetmeliğine göre

levhalarda B,s3-d0, borularda BL,s2-d0

yangın performansıyla uluslararası standartlara

uygunluğuyla öne çıkıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 37


Çözüm Ortağı

YENİ ELEVETOR ®

Nitelikli dolgu için kör kalıp sistemi

H: 15-250 cm

YENİ ELEVETOR ile 15’den 250 cm’ye

kadar değişen yüksekliklerde her türlü

nitelikli dolgu yapılabilir. Ürünler tek kullanımlık

‘kör kalıp’ olarak kullanılırlar ve

betona şekil vererek döşemeyi taşıyan

yüzlerce betonarme kemer, kubbe ve

onları destekleyen sütunlar oluştururlar.

Büyük açıklıklarda minimum imalat ile döşemeyi

taşıyan betonarme bir yapı oluşturulur.

Sistem alternatif dolgulara kıyasla

benzersiz nakliye, yatay-dikey taşıma ve

yer tasarrufu sağlar. Örneğin; 50 kamyon

gazbetonluk bir dolgu, 1 kamyon kör

kalıpla yapılabilir. Kolay ve hızlı (20 m 2 /

adam-saat) kurulumu sayesinde inşaat

süresi ciddi oranda kısalır. Döşeme imalatında

kullanılan beton, demir ve diğer tüm

dolgu malzemelerinden tasarruf sağlanır,

tüm yapı hafifler. Kör kalıpların oluşturdukları

boşluklar, havalandırılabilir ve her

türlü mekanik/elektrik tesisat geçişi yapılabilir.

Kesilerek ayarlanabilen PVC sütunlar

sayesinde her türlü kademe ve rampa

yapılabilir. Geri dönüşümlü polipropilen ile

üretilen kör kalıplar projeye LEED puanı da

kazandırırlar.

38

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Mersin New City,

EVOMAX kazanları tercih etti

Duvar tipi yoğuşmalı kazan ısıtma pazarının Türkiye‘deki aktif oyuncularından biri olan

EVOMAX’ın, tercih edildiği prestijli marka projelere New City de eklendi.

Termo Teknik , Mersin’de Körükçüoğlu İnşaat

tarafından yürütülen New City Projesi’nin

ısıtma ihtiyacının belirlenmesinden,

projelendirilmesine kadar tam destek

verdi. Böylece, bir yandan inşaat için en

uygun ısıtma seçeneği sunulurken, bir

yandan da enerji verimliliğine katkıda bulunuldu.

Termo Teknik, EVOMAX kazanları

tercih eden yetkili satıcıları ve müteahhitlere

geniş teknik destek veriyor.

2 blokta 86 daire ısıtması

New City konutlarında, 2 blok içinde bulunan

300 m2 genişliğinde 86 adet dairenin

ısıtılması kazan dairesinden sağlanıyor.

Projede, binanın ısıtılmasında

alüminyum radyatör kullanılırken, ısıtma

için gerekli olan sıcak su her blok için

1500 litrelik 2 adet sıcak su boylerleri

ile tedarik ediliyor.

Yüksek kapasite kazan seçimi ile

alan tasarrufu

Kazan dairesindeki minimum alan kullanım

gerekliliği nedeniyle EVOMAX 160 kW

yüksek kapasiteli kazanlar tercih edildi,

böylelikle kullanılan kazan adedi azaltılarak,

kazan dairesi alanından en verimli

şekilde yararlanıldı.

İki bloğun mahal ısıtmasının 4 adet EVO-

MAX 160 kW kazan ile sağlandığı New

City’de binanın ısıtma ve sıcak su ihtiyacını

yönetmek amacıyla kaskad kontrol

paneli uygulaması yapıldı, böylece kontrol

panelinin 4 adet kazanı anlık ihtiyaca göre

kontrol etmesi sağlandı.

40

Yapı Malzeme Ekim 2017


Çözüm Ortağı

Tarihi renovasyonun tercihi Bostik oldu

Yaklaşık beş yüz yılık bir öğrenim geçmişine sahip olan ülkemizin en köklü eğitim

kurumlarından Galatasaray Üniversitesi’nin renovasyon çalışmaları devam ediyor.

Yeni eğitim dönemine yetiştirilmesi planlanan çalışmalar kapsamında üniversitenin

tarihi dokusunu ve zaman darlığını göz önüne alan yetkililer, birinci derece kültür varlığı

statüsündeki binanın onarımında Bostik ile iş birliğine gitti.

Yaklaşık beş yıl önce yaşanan talihsiz yangın,

İstanbul’un Ortaköy semtinde yer alan Galatasaray

Üniversitesi’nin tarihi dokusuna büyük

zarar verdi. Feriye Sarayları olarak da bilinen

ve Çırağan Sarayı’nın müştemilatı olan binayı

kullanılamaz hale getiren yangın sonrası onarım

çalışmaları hız kazandı. Kampüs alanında,

içerde / dışarda, açık hava gezi mekânlarında,

zemin ve duvar için özel tasarlanmış kaplama

malzemelerinin yapıştırılmasında tercih edilen

marka Bostik Cerabest Gold oldu.

Bostik’ten yapılan açıklamada, kullanacak

ürünün Galatasaray Üniversitesi’nin tarihi dokusuyla

uyumunun ve bu kültür mirasını geleceğe

taşıyabilecek dayanım ve performansa

sahip olmasının öncelikli tercih sebebi olduğu

söylendi. Kısıtlı zaman diliminde gerçekleşmesi

gereken renovasyon işlerinde kullanılacak

malzemenin hızlı uygulanabilir olmasının da

çok önem taşıdığının belirtildiği açıklamada

şöyle denildi: “Kampüsün denize sıfır konumu

sebebiyle yapıştırmada kullanılacak malzemenin

neme ve suya dayanıklılığı da diğer bir olmazsa

olmaz kriter idi. Tüm bu özellikleri bünyesinde

barındıran Bostik Cerabest Gold, tarihi

yapı için seçilen ürün oldu. Uygulayıcı Bostik

bayisi Fıçıcılar İnşaat ve Yapı Malzemeleri Ltd.

Şti’nin yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki

uzmanlığı da bu özel projede Bostik olarak yer

almamızda önemli bir etken oldu.”

Bostik Cerabest Gold’un teknik

özellikleri

TS EN 12004’e göre üretilen, seramik, çini,

fayans vs. kaplama malzemelerini zemine

veya duvara yapıştırmak için kullanılan, suya

ve neme dayanıklı, uzun çalışma süresine sahip,

düşeyde kayma yapmayan, esnek, çimento

esaslı bir yapıştırma harcıdır.

Yapı Malzeme Ekim 2017 41


Sektörel

İş kıyafetlerinde

öncelik iş sağlığı ve güvenliği

Oğuzhan Dadaş / Form Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi

İş kıyafetlerinin iş sağlığı ve güvenliği gibi ihtiyaçlara cevap

verecek nitelikte üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Form

Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi Oğuzhan Dadaş, “İş kıyafetleri

sadece kumaştan ibaret olmamalı aynı zamanda çalışanın

güvenliğini de sağlamalı” diyerek Türkiye’nin hala daha bu

konuda eksik olduğuna değindi.

Dünyada ve Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği

konusuna gün geçtikçe daha da

önem verilmeye başlandı. Bununla birlikte

özellikle çalışanların iş kazalarının

sıfıra indirilmesi için yapılan önlemler ve

çalışmalar artık iş kıyafetlerine de yansıdı.

Gerek gelişen teknolojiye gerekse konuya

verilen hassasiyetler doğrultusunda

üretimler gerçekleştirdiklerini dile getiren

Oğuzhan Dadaş, iş sağlığı ve güvenliği konusunda

Avrupa ile aynı düzeye gelmeye

çalıştıklarını söyleyerek çalışanların gün

boyu üzerinde bulundurdukları kıyafetlerin

de bu şartlara uygun olması gerektiğine

vurgu yaptı.

“İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ

DENETİMLER AZ”

Türkiye’deki iş güvenliğinin özellikle maden

kazalarından sonra daha da arttırıldığını

vurgulayan Dadaş, “tabi son zamanlarda

iş güvenliği artık daha çok ön plana

çıkmaya başladı. Bu konuda özellikle inşaat

sektörü çok sıkı bir denetimde. Fakat

yine de bu denetimler hala daha az. Büyük

kurumsal inşaat firmaları korunma amaçlı

bu kurallara ve tedbirlere uyuyor yalnız küçük

kapsamlı inşaatlarda daha bu durum

gelişmedi. Baret ve çelik burunlu ve korumalı

ayakkabılar kullanılmıyor. Bunların

kullanılması da her inşaatta şart” diyerek

konunun önemine vurgu yaptı. İş elbiselerinin

kişisel koruyucu donanım ürünleri

özelliğinin alması ile birlikte el, ayak, göz

ve kulak gibi birçok organın korunması gerektiğinin

artık şart olduğunu dile getiren

Dadaş, “Mesela dışarıda çalışan işçiler

için reflektif kıyafetler, kaynak ve demir

saç yapanlar için yanmaz özelliği olan kumaşlardan

elde edilen kıyafetler, medikal

ve gıda sektörü içerisinde lekeleri kolay çıkaran

ve çok ütü istemeyen kumaşlar gibi

kendi içerisinde fazlaca önemli detaylar

var. Bunun yanı sıra sadece kumaşların

özellikleri değil sahip olduğu yapı ile birlikte

çalışanın sağlığı da artık korunuyor”

ifadelerini kullandı.

“İŞ KIYAFETLERİNİ GİYİMDEN

ÇIKARIP KORUMA VE TEKNİK

ÖZELLİKLERİNE ÖNEM VERİYORUZ”

Gelişen ve yenilenen teknolojilerin de zamanla

iş kıyafetlerine yansıdığına değinen

ve bu konudaki gelişmeleri yakından takip

ettiklerini de söyleyen Dadaş, “Mesela

daha önce dış mekan montları sadece

dikilirdi ama biz artık kendi bünyemizde

kaynak bant makinesi kullanarak dikişleri

alttan izole ediyor ve su geçirmez hale getiriyoruz.

Aynı şekilde çeşitli yöntemlerle

çabuk alev almayan ve yanmama özelliğini

taşıyan kumaşlardan da faydalanıyoruz.

İş elbiselerini biz giyimden çıkarıp daha

koruyucu daha teknik özellikler kapsayan

farklı kıyafetler olarak meydana çıkardık.

Yaptığımız işleri Avrupa’yı takip ederek

yapıyoruz. Bu şekilde de aynı kulvarda olmaya

gayret ediyoruz. Bu bağlamda tabi

ihracatımızda söz konusu. Avrupa’ya ve

yurt içi piyasasına üretim yapıyoruz” diye

konuştu. Son olarak da iş elbiselerine

verdikleri önemden dolayı açmış oldukları

mağazan da bahseden Dadaş, “İş giyim

market adı altında 600 metrekare mağazamızda

KKD ve iş elbiselerinin tamamını

kapsayan ilk mağazamızı da açtık. Bu oluşumu

da zincir mağazalar haline getirmeyi

planlıyoruz. Ayrıca işgiyimmarket.com sanal

alışveriş sitemizi de önümüzdeki günlerde

aktif hale getirip müşterilimize daha

da kolaylık sağlayacağız ” diyerek sözlerini

tamamladı.

42

Yapı Malzeme Ekim 2017


Daikin ‘en küçük kombi’ ile

Isıtmada da liderliğe yürüyor

Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin, ısıtma

alanındaki iddiasını artırırken, Daikin Türkiye CEO’su Hasan

Önder, “Soğutmada olduğu gibi ısıtmada da dünyanın 1

numarası olmaya odaklandık” dedi. Bu alandaki ilk adımı ‘en

küçük kombi’ ile yaptıklarını belirten Önder, “Büyümeye ve

ülkemize değer katmayı sürdüreceğiz. 2020 yılına kadar %65

büyürken, yatırımlarımıza da devam edeceğiz” diye konuştu.

Isıtma, soğutma, havalandırma ve florokimyasal

ürünleri ile iklimlendirme sektörünün

öncü ve yenilikçi şirketi Daikin, yeni

döneme ilişkin faaliyetlerini ve hedeflerini

açıkladı. ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’ sloganı

ile bu alanda yeni bir hamle yapan

Daikin, pazardaki iddiasını artırıp, hedeflerini

yükseltti. Daikin, bu hedefler doğrultusunda

soğutmada olduğu gibi ısıtmada da

liderliğe odaklandı.

14 Eylül akşamı Çırağan Palace’da düzenlenen

basın lansmanında halen devam

eden çalışmalar ve yeni hedefler konusunda

bilgi veren Daikin Türkiye CEO’su

Hasan Önder, hedeflerin üzerinde büyüme

kaydettikleri ilk 5 yılın ardından, ikinci 5

yıla çok daha iddialı başladıklarını açıkladı.

Daikin’in kurulduğu 1924 yılından

bu yana öncü ve mucit bir marka olarak

iklimlendirme sektöründe uzmanlaştığını,

bugün 20 milyar doları bulan cirosu ve 60

bin çalışanı ile sektörüne liderlik ettiğini

hatırlatan Önder, şu bilgileri verdi: “Daikin

Türkiye olarak biz de bu yapıya kısa sürede

entegre olduk ve ilk dönemimizde ciromuzu

202 milyon liradan 1 milyar liraya,

çalışan sayımızı 424 kişiden 1.075 kişiye,

ihracatımızı 10 milyon dolar seviyesinden

100 milyon dolara çıkararak rekor bir büyümeye

imza attık. Nisan 2017 itibariyle

başlayan ikinci 5 yılımıza ise Daikin Global’ın

Fusion20 hedefleri doğrultusunda,

üretim tesislerimizden satış kanallarımıza

kadar pek çok yeni ve inovatif çalışmayı

devreye soktuk. Bugüne kadar olduğu gibi

önümüzdeki süreçte de hızlı büyümemizi

sürdürerek 2020 yılında hedeflerimizi;

ciroda 1.644 milyon TL.’ye, istihdamda

1.500 kişiye, ihracatta ise 200 milyon dolara

ulaşmak olarak belirledik.”

Sakarya’daki Ar-Ge Ekibi Bir İlke

İmza Attı

“Bundan sonra çok daha büyük adımlar

atacağız” diyen Önder, bu adımlardan ilkinin

ısıtmada atıldığını açıklayarak şunları

söyledi: “Daikin 2011 yılında Türkiye’de

Airfel’i alarak doğrudan yatırımcı olurken,

çok güçlü bir ısıtma know how’unu da bünyesine

kattı. Bu güçlü yapı Daikin’in dünya

ısıtma pazarındaki gücünü artırırken Daikin

Türkiye olarak biz de, sahip olduğumuz

bilgi ve deneyimi kullanabileceğimiz, markamıza

değer katacak çalışmaları başlattık.

Daikin dünyada Ar-Ge’si çok güçlü bir

kuruluş. Bu nedenle dünyanın en büyük

fizik laboratuvarı olan CERN’de bile Daikin

tercih ediliyor. Böyle bir yapı içerisinde

Daikin Türkiye olarak, biz de Ar-Ge ve

inovasyon konusundaki çalışmalarımıza

hız verdik, merkezimizi kurduk. Ekibimiz

bugüne kadar pek çok iyileştirme çalışması

yaptı ve sonunda hem Daikin hem de

sektör tarihinde bir ilke imza attı. Daikin

gibi inovasyon ve teknolojisi ile tanınan bir

markaya yakışacak bir kombi geliştirdik.

İşte bu nedenle ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’

diyebiliyoruz. Daikin’in ısıtmadaki

Ar-Ge üssü Türkiye olacak. Bu hamlemizle

sektörümüze yepyeni bir ivme kazandırmayı

ve yeni yatırımlar çekmeyi planlıyoruz.”

Daikin’in İlk, Sektörünün En Küçük

Kombisi

Daikin Avrupa Tasarım Merkezi EDC ve

Türkiye’deki Ar-Ge mühendislerinin 3 yıllık

çalışması sonucunda ortaya çıkan ve

eni 40 cm., boyu 59 cm., derinliği 25,5

cm. ağırlığı ise 27 kg. olan Daikin Premix

Kombi’nin, segmentinin “en küçük hacimli

yoğuşmalı” kombisi olmasının yanı sıra

Daikin için de bir milat olduğuna dikkat

çeken Önder, “Bu kombi ile ilk kez doğalgaz

ile çalışan bir cihaz Daikin markası

ile piyasaya çıktı” dedi. Önder, 7 milyon

liralık yatırımla ortaya çıkan kombi serisinin

genişletileceğini ve bunun için 2020

yılına kadar ısıtma grubuna 5 milyon liralık

yatırım daha yapılacağını açıklarken,

“Yeni 5 yıllık projeksiyonumuzu yaparken;

ısıtmada da dünyanın 1 numarası olmaya

odaklandık. Daikin’in geçen yılki 1 milyar

liralık cirosunun 200 milyonu ısıtma

ürünlerinden oluşuyordu. Bu yüzde 20’lik

oranın 2020 yılına kadar yüzde 30’a çıkmasını

öngörüyoruz” diye konuştu. 2017

yılına yüzde 20 büyüme hedefi ile başlayan

Daikin Türkiye‘nin ilk 8 ayda bu hedefi

geçerek yüzde 25 büyümeyi yakaladığına

dikkat çeken Önder, “Bu büyümenin yüzde

5‘lik farkı da henüz sezon başlamamasına

rağmen ısıtma ürünlerinden geldi. Soğutmada

olduğu gibi ısıtmada da çok iddialıyız.

Hedefimiz üç yıl içinde liderliği almak.

Daikin’in soğutma konforunu ısıtmaya da

yayacağız” dedi.

44

Yapı Malzeme Ekim 2017


Sektörel

Daikin Premix Kombi, ‘en küçük hacimli’

kombi olmanın yanı sıra birçok üstün özelliği

barındırıyor. Bunların bazıları şöyle:

• Geleceğin teknolojisi ile üretilen, dünyanın

en az yer kaplayan, daha ilk bakışta

diğerlerinden ayrılan küçük ve şık tasarımı

ile Daikin Kombi, yaşam alanlarında çok

şık montaj şekillerine imkan sağlıyor.

• Tam yoğuşma teknolojisine sahip Daikin

Kombi’yi özel kılan yönlerinden biri

de, yine sektörde bir ilk olan özel tasarım

eşanjörü. Bu küçük tasarımının başarılmasındaki

ana etken; patenti Daikin’e ait

olan bu özel eşanjörde gizli. Bu sayede

hem kombide çok uzun bir ömür hem de

çok yüksek bir ısı transferi imkanı elde

edilebiliyor.

• Ayrıca bu sayede %109’a varan oranlarda

verimlilik değerleriyle çalışan Daikin

Kombi, enerji verimli frekans kontrol

özelliğine sahip pompası ile de standart

kombilere göre daha az elektrik tüketiyor.

• Devir kontrollü fan teknolojisi ve taze

hava emiş hattında kullanılan özel susturucu

ile Daikin Kombi’nin çalıştığını

duymanız da oldukça zor. Çünkü Daikin

Kombi sadece 39 desibel ile çok sessiz

çalışıyor.

• Daikin Premix Kombi aynı zamanda dünyanın

150 ülkesinde, 90 üretim tesisi ile

faaliyet gösteren Daikin’in doğalgaz ile

çalışan ilk ısıtma cihazı özelliğini taşıyor.

Vrv Ürünlerin Üretimi De Gündemde

“Yeni kombimizin boyutu ile ısıtmayı yeniden

tasarlarken, ihracat gücümüze de yeni

bir değer kattık” diyen Önder, “Sakarya’da

ürettiğimiz bu kombimizi Türkiye ile aynı

anda Avrupa’da da satışa sunduk. Kombimiz

şu anda Almanya, İtalya ve İngiltere pazarlarında

satılmaya başladı. Diğer Avrupa

ülkelerinde de 2018 yılı içerisinde satılmaya

başlayacak. Dediğim gibi Daikin Kombi

bir ilk, bunun devamı gelecek” şeklinde

konuştu. Daikin’in Türkiye’ye yatırımlarının

ısıtma grubu ile sınırlı kalmayacağını da

vurgulayan Önder, sözlerini şöyle tamamladı:

“2018-2019 yıllarında Avrupa’daki

üretimin bir kısmını Türkiye’deki üretim

tesislerine kaydırmayı planlıyoruz. Bunun

için de VRV dediğimiz merkezi sistemler

ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi için harekete

geçtik. Daikin, Türkiye’ye doğrudan

yatırımcı olarak gelirken 260 milyon dolarlık

bir satın alma yaparak Airfel’i bünyesine

katmıştı. 2012 yılından bu yana da 100

milyon TL’lik yatırımlar yaptık. 2020 planlarımız

doğrultusunda 50 milyon dolarlık

yatırım yapmayı planlıyoruz.”

Türkiye Bölge Merkezi Olmaya

Devam Edecek

Daikin Europe Heating General Manager

Patrick Crombez de, “Daikin Kombi bizim

için bir ilk olmanın yanı sıra Daikin’in ısıtmadaki

iddiasının da somut bir göstergesi”

derken, şu konuşmayı yaptı: “Bölgenin

üretim ve lojistik üssü olarak Daikin Türkiye,

pazarda olduğu kadar Daikin Grubu

içinde de başarılı bir büyüme kaydediyor.

6 yıl gibi kısa bir sürede pazar lideri olmayı

başaran Daikin Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeyi;

satış, pazarlama, servis alanlarındaki

inovatif uygulamalarını yakından takip

ediyor ve takdir ediyoruz. Daikin Kombi de

tüm bu çalışmaların meyvesi. Türkiye’de

büyümeye, Daikin Türkiye’yi bölgenin merkezi

olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de

de iklimlendirme sektörüne öncülük etme

hedefimiz doğrultusunda planladığımız tüm

yatırımlarımıza aynı hızla devam edeceğiz.”

Nisan 2018’İ Beklemedik,

Öncülüğümüzü Gösterdik

Daikin Türkiye Isıtma Departman Müdürü

Umut Ertür ise, sıradışı bir ürünle ısıtmayı

yeniden tasarlayan Daikin’in, bu kombi

ile bir dizi yeniliğe öncülük ettiğine dikkat

çekti. Nisan 2018’de Türkiye’de yeni bir

dönem başlayacağını, konvansiyonel kombi

satışının sona ererek yoğuşmalı kombi

satışının zorunlu olacağına işaret eden

Ertür, “Daikin Türkiye olarak yine yasal

zorunlulukları beklemeden sektörümüze

öncülük ettik, hali hazırda yüzde 64’ü yoğuşmasız

cihazlardan oluşan kombi pazarında

dinozor kombileri tarihe gömecek

bir cihaz geliştirdik” dedi. Türkiye’de halen

ekonomik kullanım ömrünü tamamlamış 6

milyon kombi bulunduğu bilgisini paylaşan

Ertür, “Türkiye’de 13 milyon doğalgaz abonesi

var. Yeni nesil kombi ile birçok eve ilk

kez yoğuşmalı kombi girmesini sağlayacağız,

aynı zamanda yenileme pazarından da

önemli bir pay alacağız. Çok sayıda kombi

kullanıcısı bu sayede eski kombisi ile vedalaşacak”

dedi. Avrupa ülkeleri ile birlikte

Türkiye’de de satışa sunulan Daikin Premix

Yoğuşmalı Kombi, koşulsuz 6 yıl garanti

sunuyor. Sektörde ilk defa koşulsuz garanti

veren ısıtma markası olan Daikin, ürününe

ne kadar güvendiğini de gösteriyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 45


Proje

AcarVadi dairelerinde villa konforu

İstanbul’un yeşili ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz, Acarlar Şirketler Topluluğu’nun yeni projesi

AcarVadi Evleri’ne ev sahipliği yapıyor. Villa ferahlığında oldukça geniş ve konforlu yaşam

alanları sunan sınırlı sayıdaki daireler, şehrin merkezinde ayrıcalıklı hayatın kapılarını açıyor.

Acarlar Şirketler Topluluğu; İstanbul’un yeşili

ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz’da bir

projeye daha imza attı. Şehrin merkezine

yakın, kalabalığına uzak Acarkent’in içinde

konumlandırılan AcarVadi Evleri, daire

sahibi olmak isteyen herkese villa ferahlığında,

birbirinden geniş daireler ve zengin

sosyal alanlardan oluşan bir yaşam alanı

sunuyor.

Ankastre ürünlerden çamaşır odasına,

klimadan giyinme odasına kadar sakinler

için her detayın düşünüldüğü AcarVadi Evleri,

anahtar teslim seçeneğiyle yatırımcılarını

bekliyor.

Detaylarda saklı, ayrıcalıklı bir hayat

3 blokta toplam 48 daireden oluşan Acar-

Vadi Evleri’nde 266 metrekarelik 3+1 ve

300 ile 350 metrekarelik 4+1 daire seçenekleri

bulunuyor. En yüksek kalitedeki

ankastre ürünleri, yerden ısıtma sistemleri,

çamaşır ve giyinme odaları, tüm odalarında

bulunan klimaları, gizli panjurları

ve daha birçok detayı ile yüksek konfor

sunan proje, daire sakinlerinin kendini ayrıcalıklı

bir hayatın içinde bulmasını sağlıyor.

Sakinlerine 5.000 metrekarelik ticari

alanında çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler

sunan AcarVadi Evleri, 350 kişilik tiyatro

salonuna da sahip. Proje, açık ve kapalı

otoparklarının yanı sıra her daireye tahsis

edilen depo alanları ile de fazlalıklara kolayca

yer bulunmasını sağlıyor.

AcarVadi sakinleri Uğur Park’ta hem

sağlık hem huzur bulacak

AcarVadi sakinlerinin rahat bir nefes alıp

huzur bulacakları Uğur Park ise geniş bitki

örtüsü ve klasik müzik yayını ile alanında

bir çok ilki barındırıyor. Açık havada son

teknoloji zemin üzerinde spor yaparken

düzenlenen çeşitli etkinliklere katılarak

keyifli zaman geçirebilirsiniz.

46

Yapı Malzeme Ekim 2017


Selena’nın

yapı sektörüne katkıları devam ediyor

Modern teknolojilerin yanı sıra kullanıcı ve çevre dostu ürünlerle küresel rekabet gücünü

artıran Selena Türkiye, yapı sektörünün yaşadığı güçlüklere karşı akıllı çözümler üretiyor.

Dünya genelindeki 30 şirketi, 17 üretim

tesisi ve bin 800 personeliyle 70’ten fazla

ülkeye satış yapan ve daha iyi binalar

yapılmasına katkı sunmak üzere çalışan

Selena Grup, 25. kuruluş yıl dönümünü

bir dizi etkinlikle kutluyor. Bu çerçevede

İstanbul’da da 24 Ağustos’ta bir basın

toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Selena

Grup Satış ve Pazarlamadan Sorumlu

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin

Macewicz ve Gelişim Direktörü Yönetim

Kurulu Üyesi Agata Gładysz’in yanı sıra

Pazarlama Direktörü Michal Specjalski ve

Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar

katıldı. Toplantıda grubun geçmişi

ve stratejisi ile Selena Ar-Ge merkezlerinin

geliştirdiği ve dünya genelindeki pek çok

pazarda satışa sunduğu inovatif ürünlere

değinildi.

Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar

toplantıda Selena’nın 2008 yılında

Polyfoam’u satın alarak Türkiye pazarına

girdiğini ve kısa bir süre içinde yüzde

16’lık bir pazar payı elde ettiğini belirtti.

Çetindamar, “Türkiye, inovasyon ve gelişmiş

çözümler isteyen genç ve açık fikirli

bir nüfusa sahip. Bu faktör, inovasyon konusunda

dünya lideri olan Selena’nın Tür-

48

Yapı Malzeme Ekim 2017


Sektörel

kiye’deki başarısının temelini oluşturuyor.

Selena, uzun ömürlü ve enerji verimliliğine

sahip binaların geliştirilmesine yardımcı

olmayı; yenilikçi ürünleri sayesinde binaların

sağlam, ses, ısı ve su yalıtımına sahip

ve yangına karşı daha dirençli olmasını

hedefliyor” dedi.

Çetindamar sözlerine şöyle devam etti:

Türkiye, stratejik konumu nedeniyle Selena

Grup için muazzam potansiyele sahip

bir ülke. Grup, hem Türkiye’deki hem de

Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetlerdeki

faaliyetlerini Türkiye’den yürütüyor.

Ayrıca Türkiye’deki inşaat sektörü

her yıl önceki yıla kıyasla iki kat büyüyor.

Bu büyümenin kaynağını devlet tarafından

desteklenen ‘kentsel dönüşüm’ oluşturuyor.

Bu durum, söz konusu gelişimin uzun

yıllar boyunca devam edeceğini gösteriyor

ve Selena’nın yerel pazarlarda büyümesini

sağlıyor.”

İrfan Çetindamar / Selena Türkiye Genel Müdürü

Türkiye Selena’nın büyüme

stratejisinde kilit rol oynuyor

Polonya’daki genel merkezde görev yapan

yönetim kurulu üyeleri ise toplantıda, yerel

ekiplerin Selena Grup’un başarısındaki

mutlak önemine değindi.

Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim

Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin Macewicz

ise şu ifadeleri kullandı: “Şirkete

olan bağlılıklarını, bilgilerini ve uzmanlıklarını

her gün ortaya koyan tüm şirket çalışanlarımız,

müşterilerimizle ve iş ortaklarımızla

yakın şekilde çalışıyor. Türkiye’deki

çalışanlar da dahil olmak üzere bu yerel

“kahramanlar” Selena Grup’un küresel

başarısında mutlak bir role sahip. Sürekli

artan bir potansiyele sahip Türkiye’de

deprem riskiyle ilgili yenileme projelerini

destekleyen devlet programları uygulanmakta

ve eski ve yeni binalar için termal

yalıtım yatırımları zorunlu tutulmaktadır.

Bütün bu etkenler nedeniyle Türkiye, grubumuzun

kalkınma stratejisinde kilit bir

konuma sahip. Bolu’da yer alan fabrikanın

2015 yılında gerçekleşen çalışmalarla

5 bin metrekareden 10 bin metrekareye

çıkarılması da bu stratejik önemin bir göstergesi.”

Yapı Malzeme Ekim 2017 49


İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…

“KUZEY YAKASI”

Emlak Konut GYO, İstanbul Başakşehir’de yepyeni bir yaşam alanı kuruyor. İstanbul,

364 bin metrekare alan üzerinde kurulacak şehir parkına kavuşuyor.

İstanbul’un yeni yakası “Kuzey Yakası”,

milyonlarca İstanbullunun hayatına değer

katmak için Emlak Konut güvencesiyle

Başakşehir’de hayat buluyor. Dünya standartlarındaki

konut projeleri, metro hattı,

entegre ulaşım ağları, sosyal ve kültürel

alanlar, alışveriş merkezleri, okullar ve

spor alanlarına komşu bir alanda; ofisleri,

ticari alanları, oteli, hayvanat bahçesi ve

dünya metropollerinde görmeye alıştığımız

şehir parkıyla Kuzey Yakası Başakşehir’de

yepyeni bir yaşam başlatıyor.

Yatay ofis konseptini sunan Kuzey Yakası

parklar içerisinde huzurlu ve aktif bir iş yaşamı

müjdeliyor. İstanbul’a yakışan yemyeşil

bir alan üzerinde geliştirilen Kuzey

Yakası’ndaki akıllı ofisler uygun ödeme

koşullarıyla satışa sunuluyor.

“İstanbul’a yeni bir yaka kazandırıp

iş ve sosyal yaşama yeni bir soluk

getiriyoruz…”

Başakşehir’de hayata geçirilen “Kuzey

50

Yapı Malzeme Ekim 2017


Proje

Yakası” ile ilgili açıklamalarda bulunan

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat

Kurum: “Türkiye’nin en büyük gayrimenkul

yatırım ortaklığı Emlak Konut olarak kent

yaşamına değer katan, halkımıza daha yaşanabilir

alanlar oluşturabilme vizyonuyla

sektöre yön veren projelere imza atmaya

çalışıyoruz. Bu bağlamda 1995 yılında

pilot bölge olarak çalışmalara başlanan

ve 2003 yılından sonra süratle atılımların

hızlandığı örnek bir şehircilik anlayışı

ile planlı ve altyapılı olarak gelişmeye devam

eden Başakşehir bölgesinde, Emlak

Konut olarak yaklaşık 13.000 bağımsız

bölüm, ulaşım, altyapı ve gerekli sosyal

donatıların inşasını gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye

devam ediyoruz. Başakşehir

konum itibariyle 3. Havalimanı, Kuzey

Marmara Otoyolu, Entegre Sağlık Kampüsü,

Stadyumlar, Resmi Kurum Binaları ve

Üniversite gibi devletimizin büyük ölçekli

yatırım projeleri ile her geçen gün değerine

değer katan bir bölge olma özelliğini

hiçbir zaman kaybetmeyecek potansiyeliyle

ön plana çıkıyor.

Halen merkez olarak planladığımız alanda

5000 kişilik cami ile birlikte aynı zamanda

Halkalı-3.Havalimanı metrosu, Başakşehir-Kayaşehir

metrosu, Başakşehir-Olimpiyat

Tramvay duraklarını ve otoparkları

barındıran 25.000 m² alanlı meydan projemizin

yapımı devam etmektedir.

Bu doğrultuda şimdi de Başakşehir’de İstanbul’un

iş ve sosyal yaşamına yeni bir

soluk getiriyoruz. Bölge ile uyum sağlayacak,

doğa ile iç içe az katlı ofis ve ticari

ünitelerin olduğu proje ile iş yaşamını

Kuzey Yakası’nda yeniden yorumluyoruz.

Kuzey Yakası içerisinde ofisler ve ticari

alanların yanı sıra; otel, spor kompleksi,

konser salonu, sosyal tesisler, çocuk

alanları ve hayvanat bahçesi gibi faaliyet

alanlarının dışında bir de dünya metro-

Murat Kurum / Emlak Konut GYO Genel Müdürü

pollerinde görmeye alıştığımız devasa bir

şehir parkı yer alıyor. Günün stresi ve yoğunluğundan

sıyrılabileceğiniz, ailenizle

vakit geçirebileceğiniz, üretkenliğin ve yaratıcılığın

beslenebileceği bir ortam sunan

Kuzey Yakası’nda, çocukların ve gençlerin

hayallerine de büyüklerin hedeflerine de

yer var. Tüm bu imkanları bir arada bulunduran

Kuzey Yakası ile hem Başakşehir’e

hem de İstanbul’a yeni değerler kazandıracağız.”

dedi.

Kuzey Yakası farklı pek çok

konsepti bir arada sunuyor

Kuzey Yakası bulunduğu konum itibariyle

ve Tem, E-5, 3.köprü gibi bağlantı yollarına

olan yakınlığı ile dikkat çekerken, İstanbul’un

yeni yaşam merkezi Başakşehir’de

doğal yaşamla iş dünyasını bir arada deneyimlemenize

olanak veriyor. Mimarisi

ve açık alan düzenlemeleriyle farkını ilk

bakışta ortaya koyan Kuzey Yakası, karma

kullanım çok fonksiyonlu programıyla

farklı beklentilere cevap veriyor. Hayvanat

bahçesinden, ofislere, kongre merkezinden

otele, benzeri dünya metropollerinde

olan şehir parkına kadar birçok farklı konsepti

bünyesinde barındırıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 51


TAV’ın da tercihi: “Yalıtımın İyisi”

Çözüm Ortağı

TAV, işletmesini üstlendiği Tiflis Havalimanı’nın yeni terminal binasının inşasında

Bonus|Wooler Taş Yünü’nü tercih etti. Binanın teras ve kenet çatı gibi kritik

detaylarında yalıtım ihtiyacı Türkiye’de çok sayıda prestijli projede kullanılan

Bonus|Wooler taş yünü ile karşılandı.

metrekare kapalı alan içerisinde pist ve

taksi yollarının rehabilitasyonu ve 5 yeni

uçak park alanının yapımı da bulunuyor.

Temel atma töreni geçtiğimiz yıl Gürcistan

Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili, Gürcistan

Başbakan Yardımcısı Dimitri Kumişvili,

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent

Gümrükçü, TAV Havalimanları İcra Kurulu

Başkanı Sani Şener, TAV Georgia Genel

Müdürü Mete Erkal, bürokratlar ve gazetecilerin

katılımı ile gerçekleştirilen Tiflis

Havaalanı’nın yeni terminal binası yapımı

tamamlandı. Yüksek teknoloji ile donatılmış,

25.000 metrekarelik kullanım alanı

ile çağdaş ve işlevsel bir dizayna sahip

olan Tiflis Havalimanı’nın, yeni terminal

binası ile yılda yaklaşık 4 milyon yolcuya

hizmet vermesi hedefleniyor.

TAV, Tiflis Havaalanı yeni terminal bina inşasının

yalıtım ihtiyacı için Bonus|Wooler

taş yününü tercih etti. Yapımı İRDA Yapı

Sanayi tarafından üstlenilen yeni terminal

binası çatısının yapımında çok sayıda

markanın arasından sıyrılarak TAV Tiflis

Havalimanı’nın tercihi olan Bonus Taş

Yünü ürün gamından, teras ve kenet çatı

detayları için toplamda 30.000 m2’ye yakın

miktarda ürün kullanıldı. Yeni terminal

bina yapım projesinde toplamda 12 bin

Bonus|Wooler Taş Yünü Yurt

Dışındaki Projelerde de Boy

Gösteriyor

Üretimine başlanıldığı günden bu yana yurt

içinde çok sayıda prestijli projenin tercihi

olan Bonus Taş Yünü, son teknoloji ile

donatılmış üretim tesisi sayesinde ürün

kalitesini en üst noktada tutuyor ve yurt dışındaki

projelerin de tercihi oluyor. Bonus

Taş Yünü, ileri üretim teknolojisi sayesinde

sahip olduğu uzun lif yapısıyla bünyesinde

hapsettiği havanın dağılımı ve dış koşullardan

ayrımını daha iyi sağlayarak düşük ısı

iletkenlik değeri ile mükemmel ısı yalıtımı

sunuyor. Gürültüyü ve titreşimi emerek huzurlu

ve sağlıklı alanlar yaratıyor.

1000°C’ın üzerindeki sıcaklıklara dayanıklılığı

ile TS EN 13501-1 standardına göre

A1 sınıfı yanmaz malzeme olarak yapılarda

tam yangın güvenliği sağlayan Bonus Taş

Yünü, konut ve yapıların yanı sıra sanayi

tesisleri, havaalanları, sağlık binaları, okullar

ve kamu binaları gibi birçok değişik segmentte

kullanım alanı buluyor.

Tiflis Havaalanı projesinin teras çatı ve kenet

çatı yapımında toplam 30.000 m2’ye

yakın PREMIUM R150, PLUS 40&50, GOLD

60 ALU olmak üzere Bonus taş yününün üç

seri ürünü kullanıldı. Bonus taş yünü ısı -

ses yalıtımı ve yangın güvenliği konusunda

tüm gereksinimleri karşılayarak ve tüm çatı

tiplerinde uygulanabiliyor. Çeşitli kalınlıklarda

da üretilebildiğinden, gerektiğinde

çift kat olarak da kullanılabilen Bonus Taş

Yünü levhaları, her türde eğimdeki metal

ve ahşap çatılarda kullanıldığı gibi gezilebilen

ve gezilmeyen teras çatılarda ve kenet

çatılarda da kullanılabiliyor.

52

Yapı Malzeme Ekim 2017


Proje

‘Neo Bolluca’ların

5’incisi satışa sunuluyor!

Elektrikli araçları şarj edebileceğiniz güneş panelli otoparklar, ortak aydınlatmayı güneş

enerjisiyle karşılayan siteler, sürdürülebilir mimarinin tüm olanaklarından yararlanan

tasarımlar, Neo Bolluca’da yer alıyor.

Kaliteli ve yenilikçi yaşam alanları oluşturmak

üzere 2000 yılında kurulan Neo Yapı,

inşaattan mimariye, statik dizayndan pazarlamaya

kadar çok birimli yapısıyla doğa

içinde huzurlu, sağlıklı ve konforlu yaşam

alanları sunuyor. Neo Yapı, bugüne kadar

Kemerburgaz, Göktürk ve Bolluca’da 220

bin metrekareden fazla konut ve işyeri ile

hem yatırımcılarını hem de ev sahiplerini

mutlu eden birçok projeye imza attı. Göktürk

bölgesinde olduğu gibi, Bolluca bölgesinin

de değerini yıllar önce fark eden Neo

Yapı, vizyoner yaklaşımı sayesinde hayata

geçirdiği projeleriyle, yatırımcılarına kazandıran

projeler sunmaya devam ediyor.

Neo Yapı son 18 ayda Bolluca’da 5.

Projesine başlıyor!

Neo Yapı, Kemerburgaz ve Göktürk’teki

başarılı projelerinden sonra 3. Havalimanı

ve Kanal İstanbul projesi ile ses getiren ve

yatırımcıların gözdesi olan Arnavutköy’ün

Bolluca bölgesinde hayata geçirdiği projelere,

her geçen gün yenilerini ekliyor. Bölgedeki

ilk ve en büyük projesi olan, kendi

diktiği ağaçlarla yeşillendirmeye destek

olduğu, 2 bin dönüm orman arazisi ve

600 dönümde 415 müstakil ev ve 8 mahalleden

oluşan Neo Gölpark İstanbul’dan

sonra bölgeyi geliştirmeye devam ediyor.

Neo Yapı, satışları 18 ay gibi kısa sürede

tamamlanan Neo Bolluca, Neo Bolluca 2

ve Neo Bolluca 3 Neo Bolluca 4 projelerinden

sonra şimdi de Neo Bolluca 5 ile

yatırımcıların yüzünü güldürmeye devam

ediyor.

Neo Bolluca 5, yeni şehir

Bolluca’da, ormanın yanı başında!

Hem yaşamak hem de yatırım anlamında

yeni nesil bir site olarak öne çıkan

Neo Bolluca 5, otopark alanları ve güvenlikle

çevrili 2 blokta; 64 adet 2+1

ve 3+1 daireden oluşuyor. Sunduğu

imkanlar ve ormanın yanı başında oluşuyla

yatırımcıların gözdesi olacak Neo

Bolluca 5’te, diğer Neo Bolluca projelerinde

olduğu gibi; doğa, şehir ve yaşam

bir arada…

Bu projede sürdürülebilirlik adına yerden

ısıtmalı, pay ölçerli merkezi ısıtma sistemi,

çevre dostu aydınlatma sistemleri, Isı

tasarruflu özel kaplamalar, çatı ve yüzey

izolasyonları, ısı camlı doğramalar, kesintisiz

elektrik için jeneratör, ortak alanlar

giderlerini düşüren solar sistem ve özel

peyzaj alanları gibi birçok ince detay düşünüldü.

Bununla beraber proje, teknolojinin

tüm avantajlarından da yararlanılacak bir

mimari tasarıma sahip. 1 adet açık yüzme

havuzu bulunan projede, kapalı Fitness

alanı ve her daireye özel otopark alanı da

bulunuyor.

54

Yapı Malzeme Ekim 2017


Sektörel

Dış cepheler için malzeme seçiminin

önemi artık daha net

“Yoğun dolu yağışı sonrasında araçlar, camlar gibi dış cephelerde de yaşanan tahribatın

hangi boyutlara ulaşılabileceği maalesef yaşanarak görüldü. Darbe dayanımlı malzemelerin

önemi bir kez daha ortaya çıktı.”

Baumit Türkiye Ürün Müdürü Hasan İnan

Yeter, dünyanın pek çok yerinde iklim değişikliği

ile yaşanan ani sıcaklık değişimleri,

şiddetli yağmur ve dolu fırtınaları, vb.

olayların hayatı olumsuz yönde etkilediğini

belirterek, bu tür durumlarda özellikle yapıların

dış cephelerinde oluşabilecek hasarların

nasıl daha aza indirilebileceğine

değindi:

“Son yıllarda yapılan araştırmalar aslında

hava koşullarına bağlı olarak yapı kabuğunda

oluşan hasarların 30 yılda 15 kat

arttığını gösteriyor. Geçtiğimiz birkaç ay

içerisinde yaşadığımız dolu yağışları ve

sonrasında özellikle dış cephelerde görünen

hasarlar, bizi bir dış cephe malzeme

üreticisi olarak yakından ilgilendiriyor.

Yoğun yağış sonrasında dış cephelerde

yaklaşık ceviz büyüklüğünde delikler

oluştuğunu gözlemledik. Böyle bir hasarın

oluşabilmesi için dolu hızının 100km

olduğunu tahmin edebiliyoruz. Bu neticeyi

Baumit İnovasyon Merkezi’nin simülasyon

çalışmalarından yola çıkarak tahmin edebiliyoruz.

Dış cephelere darbe direncini 5

grupta sınıflandırıyoruz. Sınıflandırma, simülasyonda

fırlatılan dolu kütlesinin ağırlığına

ve hızına göre yapılıyor.

HW1 ile başlayan bu sınıflandırmada,

küçük ağırlıktaki bir buz kütlesinin (yaklaşık

bezelye/nohut büyüklüğü) 50 km/

saat hız ile dış cephe ısı yalıtım sistemi

üzerine çarptığı düşünülürse golf topunun

büyüklüğüne denk gelen ceviz büyüklüğünün

100km hızla çarptığını söyleyebiliriz”

dedi.

Avrupa’da son yıllarda yüksek darbe dayanımlı

malzemelerin tercih edildiğini belirten

Hasan İnan Yeter, “ Baumit Avrupa’da

her yıl yaklaşık 50 milyon metrekare ısı

yalıtımı yapan bir marka. Her türlü ihtiyaca

yanıt verebilecek bir ürün geliştirme merkezimiz

var. Merkezimin geliştirdiği Power

Sistem’in ana bileşenleri yine kendi ürünlerimiz

olan PowerFlex ve SilikonTop.

PowerFlex ile zorlu hava koşullarında,

özellikle dolu şeklinde yağış alan bölgelerde

yüksek darbe dayanımı sağlanıyor.

Yapılan testler PowerFlex hazır sıvası ile

ısı yalıtım levhası üzerine yapılacak 3

mm’lik taşıyıcı sıva katmanı ile 10 Joule’luk

darbe dayanımı elde etmenin mümkün

olduğunu gösteriyor. Taşıyıcı sıva kalınlığı

5 mm’ye çıkarıldığında bu dayanım

≥ 15 Joule seviyelerine yükseliyor. Yani

neredeyse yumurta büyüklüğünde dolu

yağışına dayanımlı diyebiliriz. (bkz. ek Baumit_dolusimulator_pptx)

Ülkemizi dört mevsim yaşayan bir ülke

olarak tanımlardık. Ancak artık iklim değişikliği

nedeni ile bunu söylemek mümkün

olamıyor. Bu nedenle yapılarımızda malzeme

seçiminin önemi daha net bir şekilde

gözlemleniyor. Yoğun dolu yağışı sonrasında

araçlar, camlar gibi dış cephelerde

de yaşanan tahribatın hangi boyutlara ulaşılabileceği

maalesef yaşanarak görüldü.

Darbe dayanımlı malzemelerin önemi bir

kez daha ortaya çıktı” şeklinde açıklamada

bulundu.

Yapı Malzeme Ekim 2017 55


Proje

Hayatınıza ‘muhteşem’ bir dokunuş

yapmanın tam vakti!

Fikirtepe kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kadıköy Göztepe’de hayata geçirdiği

Zer Muhteşem Yeni Yıl Konutları ile Ceylan İnşaat, adından söz ettirmeye devam ediyor…

Ceylan İnşaat, Bağdat Caddesi ve Fenerbahçe

Stadı’na 500 metre, Kalamış Marina

ve Moda’ya 750 metre mesafede bulunmasının

yanı sıra Fikirtepe’nin kentsel

dönüşümüne katkı sağlayacak olan ZER

Muhteşem Yeni Yıl Konutları projesiyle

sektöre farklı bir bakış açısıyla baktığını

kanıtlıyor.

Ulaşım noktalarına yakın bir

konum…

Yeni konuklarının Metro, Marmaray, Avrasya

Tüneli, Metrobüs ve deniz yolu gibi

ulaşım akslarına dakikalar içinde ulaşılabilmesine

olanak tanıyan ZER Muhteşem

Yeni Yıl Konutları, Bağdat Caddesi, Kalamış

Marina ve İstanbul Finans Merkezi

gibi şehrin cazibe merkezlerine komşu

olmasıyla da büyük beğeni topluyor. ZER

Muhteşem Yeni Yıl Konutları’nda özel güvenlik

tarafından 7/24 korunma imkanı

sunulurken site içerisinde, hareket sensörlü

kameralar ve görüntülü konuşma

sistemleri güvenli bir yaşamı sahipleriyle

buluşturacak.

Sosyal ayrıcalıklarda dönüm

noktası…

Sosyal ayrıcalıklarını bir üst skaladan kurgulayan

ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,

kullanıcılarına sosyal yaşamda eğlenceli

ve keyifli zamanlar geçirmeyi vaat ediyor.

Çocuklar güven içinde sosyalleşirken;

açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu,

mini sinema salonu, fitness center, SPA

(sauna, buhar odası, şok havuzu, hamam)

gibi pek çok sosyal alanın bulunduğu projede

yaşamın her daim renkli olması için

çalışılıyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleriyle,

çekirdek ailelerden kalabalık

ailelere kadar farklı kesimlere hitap edecek

proje; 91 m² ile 204 m² aralığındaki

değişik tiplerde ve konumlarda alternatifler

yer alıyor.

‘Kişiye özel ödeme planı’ ile müşteri

memnuniyeti odaklı çalışan ve kullanıcılarına

ödeme kolaylığı sağlanacak ZER Muhteşem

Yeni Yıl Konut projesiyle Ceylan İnşaat

müşterilerine, daire ve ticari alanlar

için yüzde 45 kar avantajıyla, peşin fiyatına

vade farksız 72 aya varan vade seçenekleri

ile taksit imkanı da sunuyor. Projede

ayrıca, 360 derece manzara sunan

seyir terası, bu seyir terasında yer alan kış

bahçesi ve barbekü alanı da fark yaratan

özellikler arasında bulunuyor. Konforun ve

huzurun yanı sıra kentsel dönüşümle birlikte

bölgenin değer kazanmasına olanak

sağlayacak ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,

ideal bir proje olarak da öne çıkıyor.

56

Yapı Malzeme Ekim 2017


Sektörel

Capatect Isı Yalıtım Sistemleri ile

ayda 400 tl’ye varan tasarruf mümkün!

Kışa hazırlıklarının başladığı bu günlerde Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,

‘DOĞRUSU’ kampanyasıyla tüketicileri ısı kaçağını önlemeye davet ediyor.

Doğalgaz faturasının bütçelerdeki payının

artacağı kış mevsimi yaklaşırken Filli Boya

Capatect Isı Yalıtım Sistemleri, ‘DOĞRU-

SU’ kampanyasıyla binalarda ısı yalıtımının

önemine dikkat çekiyor. Kış mevsiminde

soğuk havalarla birlikte yükselecek

doğalgaz faturalarının önüne geçmenin

ancak iyi bir ısı yalıtım sayesinde olacağı

bilinciyle hareket eden Capatect, binaların

ömrü boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına

olanak sunuyor.

Enerjinin yaklaşık yüzde 37’sinin binalarda

harcandığı ülkemizde, tüketilen

enerjide en büyük payı binaların ısıtılması

alıyor. Konutlarda tüketilen toplam

enerjinin yaklaşık yüzde %80’i ısıtma ve

soğutma için tüketiliyor. Bu sebeple de

ısı yalıtımı enerji tasarrufu için en önemli

araçlardan birisi olarak görülüyor. Capatect

Isı Yalıtım Sistemleri, Avrupa ve Türkiye

standartlarına uygun olarak üretilen

kaliteli ürün yelpazesi ile binaların ömrü

boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına

olanak tanıyor.

Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,

geniş yankı bulan bilinçlendirme kampanyası

ile mantolama yapılmamış binalardaki

enerji kaçağının ülke ekonomisine

yılda 30 Milyar TL zarar verdiğinin altını

çiziyor. Bu enerji kaçağının 2 ila 5 bin TL´sinin

mantolama yapılmamış binalarda

oturanların cebinden çıkacağını hatırlatan

Filli Boya Capatect, bu tasarruftan yararlanmak

üzere binasında ısı yalıtımı bulunmayan

tüm tüketicileri “Ücretsiz Keşif”

hizmetinden yararlanmaya davet ediyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 57


Sektörel

Proje

Yüksek yatırım değeriyle

Royal Garden Yakacık’ta

11.500 metrekare arsa alanı üzerine

konumlanan ve çok yakında satışa başlanacak

proje bu anlamda kullanıcılar ve

yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor.

Toplamda 51 bin metrekare inşaat alanı

bulunuyor. Sunduğu ayrıcalıklarla çevresinde

yer alan projelerden ilk bakışta ayrılan

Royal Garden Yakacık, yüksek yatırım

değeriyle kazandıracak.

Tolga Çehrel / Royal Group Yönetim Kurulu Başkanı

En küçük daire 125 metrekare, en

büyük daire 300 metrekare

Royal Garden Yakacık projesinde, insanların

yaşam alanlarındaki konforları düşünülerek

en küçük daire 125, en büyük daire

ise 300 metrekare şeklinde tasarlandı.

Üstelik tüm daireler; ileri teknoloji, yüksek

kalite ve güvenlik ile donatılmış durumda.

Ayrıca tüm dairelere kapalı otopark imkanı

sunuluyor. Toplamda 242 dairenin yer

alacağı projede 2+1, 3+1, 5+1 dairelerin

yanı sıra 3+1, 4+1, 5+1 dubleks daireler

bulunuyor. Deniz görme seviyesinin

4. kattan itibaren başladığı proje, Dragos,

Kadıköy ve Çamlıca Tepesi’nin de içinde

olduğu 360 derece panoramik bir manzara

sunuyor.

Projede konutların yanı sıra iş yerleri

de yer alıyor

Royal Garden Yakacık projesinde, hem konutlara

hem de iş yerlerine yer veriliyor.

Dairelerin yanı sıra blokların altında yer

alacak cafe, restaurant ve mağazalarla bir

yaşam merkezi kurmayı hedefleyen Royal

Group bölgeye farklı bir yapı anlayışı getiriyor.

Üstelik Royal Garden Kartal’da olduğu

gibi bu projede de sosyal donatılara büyük

oranda yer veren Royal Group, kullanıcılarının

tüm ihtiyaçlarına cevap veren çözümler

sunuyor.

İstanbul’da gayrimenkul en çok değerlenen yatırım aracı olma özelliğini sürdürürken

özellikle bazı bölgeler öne çıkıyor. Birçok yerli ve yabancı yatırımcının tercihi olan Kartal-Yakacık

bölgesi hayata geçirilen projelerle hızla değer kazanmaya devam ediyor.

Son yıllarda bölgenin en dikkat çeken projelerine imza atan inşaat sektörünün lider

şirketlerinden Royal Group, Royal Garden Kartal projesiyle yakaladığı başarıyı Yakacık’ta

devam ettiriyor.

70 milyon TL yatırımla, Yakacık’ta yükselen bir değer

Modern mimarinin önemli temsilcilerinden Royal Group tarafından 70 milyon TL yatırımla

hayata geçirilen proje, 13 kattan oluşan 5 ayrı bloğu ile Yakacık’ta yükselecek.

Bilindiği üzere, projenin başlangıç dönemi alıcılar için her zaman çok avantajlı.

Royal Garden Yakacık konumu

itibariyle tüm ulaşım olanaklarına

çok yakın

Royal Garden Yakacık, TEM E6 otoyoluna

ve Uğur Mumcu bağlantı yoluna sadece

1.000 metre uzaklıkta. E5 karayolu ve

metroya bin 100 metre, sahil yoluna 3

km, Kadıköy, Altunizade, Kozyatağı’na

20 km, Boğaziçi Köprüsü’ne 22 km, FSM

Köprüsü’ne 32 km, Sabiha Gökçen Havalimanı’na

ise yalnızca 15 km uzaklıkta

yer alıyor. Ayrıca proje, birçok hastane ve

AVM’ye yürüme mesafesinde bulunuyor.

58

Yapı Malzeme Ekim 2017

Yapı Malzeme Ekim 2017 58


Sektörel

İzocam’dan usta dostu yeni ürün;

Ara Bölme Levhası!

Yalıtımın Türkiye’deki Adı İzocam,

ihtiyaca yönelik sunduğu ürün

ve çözümleri ile sektöre yön

vermeye devam ediyor.

İzocam, Ar-Ge çalışmaları sayesinde hafif

ara bölmelerde kullanılmak üzere geri

dönüşümlü malzemeler kullanarak geliştirdiği,

‘Ara Bölme Levhası’nı sektöre kazandırdı.

Bu alandaki Ar-Ge çalışmalarını,

sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en

iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürüten

İzocam, Ara Bölme Levhası’na CE ve

EUCEB belgelerini de kazandırarak, kalitesini

uluslararası alanda da kanıtladı.

Esnekliği ve yumuşaklığıyla hızla uygulanabilen

bir ürün olan İzocam Ara Bölme

Levhası, sahip olduğu doğal içeriği ve toz

yapmayan yapısı, kolay kesimi sayesinde,

uygulayıcıya rahat ve sağlıklı bir çalışma

ortamı yaratıyor. Ayrıca hızlı uygulama imkanı

ile zamandan tasarruf sağlıyor. Kendi

başına ayakta durabilen İzocam Ara Bölme

Levhası, güvenli uygulama olanağı da

sunuyor. Böylece ilave malzeme gerektirmeden,

yapılan uygulamalara hız ve kalite

kazandırıyor. Taşıma saplı ambalajı ve hafifliği

sayesinde kolay taşınabilen İzocam

Ara Bölme Levhası, hem nakliye hem de

depolamada avantaj sağlıyor.

Farklı kalınlıklarda üretilebilen Ara Bölme

Levhası, ara bölme duvarlarda, ısı ve

üstün ses yalıtımı sağlıyor; A1 sınıfı yanmaz

özelliği sayesinde olası yangınlarda

zaman kazandırıyor. Ses yalıtımına olan

katkısının altını çizen İzocam Genel Müdürü

Levent Gökçe, “Binalarda ses yalıtımı

Mayıs 2017’de yayımlanan “Binaların Gürültüye

Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik”

esaslarına göre zorunlu hale getirildi.

Farklı işlevlere sahip binalarda duvar

performansı bina hassasiyetleri doğrultusunda

A’dan F’ye sınıflandırıldı. İzocam

Ara Bölme Levhası kullanılan detaylar ile

“A” sınıfı yalıtım elde ediliyor.” dedi.

İnsan sağlığına fizyolojik ve psikolojik

etkileri kanıtlanmış gürültü sorunu için

en etkili çözümün doğru uygulanmış ses

yalıtımı olduğunun altını çizen Gökçe,

“Modern yaşamda insanlar zamanının

%90’ını kapalı alanda geçiriyor. Özellikle

yan komşudan gelen gürültüden, yanyana

olan daireler arasında mahremiyetin kalmamasından

neredeyse herkesin rahatsız

olduğunu biliyoruz. Bu durum da ancak

İzocam Ara Bölme Levhası gibi A sınıfı ses

yalıtım malzemesi ile çözülebilir” şeklinde

konuştu. Günümüzde okul, hastane, otel

ve ofis gibi toplu kullanımların olduğu binaların

yanısıra modern konutlarda da

hafif bölme duvarların daha yaygın kullanılmaya

başlandığını ifade eden Levent

Gökçe, “Toplu kullanım alanlarında A sınıfı

detayların kullanılması göz ardı edilmemesi

gereken bir konu... Sessiz iç ortamlar

okullarda öğrenme kapasitesini artırırken,

çalışma alanlarında verimliliğe, hastane

gibi sağlık tesislerinde iyileşmeye katkı

sağlıyor. Otel ve konutlarda ise kişi daha

iyi dinlenerek güne daha sağlıklı ve zinde

başlayabiliyor. İzocam Ara Bölme Levhası

tam da bu açıdan yeni yönetmeliğin getirdiği

standartları sağlayabilmek üzere sektöre

kazandırdığımız bir ürün oldu” dedi.

Yapı Malzeme Ekim 2017 59


Sektörel

Seramiksan’dan

yeni bir adım: Serastep

Benzersiz ve yenilikçi tasarımlarıyla dikkat

çeken Seramiksan’ın merdiven formundaki

yeni porselen karoları ile mekanlar

bambaşka bir havaya bürünüyor. Açık alan

ve kapalı alan arasında bütünlük sağlayan

Serastep, mekanlara yepyeni bir boyut

kazandırıyor. Ahşap, doğal taş ve mermer

görünümlü üç farklı doku seçeneği olan

Serastep, istenilen boyutta üretilmesiyle

de ilgi görüyor. Kaymayı engelleyen çizgileriyle

merdivenler için özel olarak tasarlanan

seri, modern yaşam alanlarının vazgeçilmezi

oluyor. Serastep, leke tutmayan,

dayanıklı ve kolay temizlenen yapısıyla kullanıcılar

için ekstra rahatlık sunuyor. Seri,

aynı malzeme ile döşenebilen süpürgelik,

köşe kaplamaları ve sonsuz seçenekte her

zevke hitap eden rıht tasarımlar sunuyor.

60

Yapı Malzeme Ekim 2017


En ileri teknolojilere sahip

LEED Platinium sertifikalı özel bir proje

‘Business İstanbul’

Ece Bingöl / Satış ve Pazarlama Direktörü

Proje Künye Bilgileri:

İklimlendirme Sistemleri : LG-Arçelik

Cephe Sistemleri

: Çuhadaroğlu

Kapılar

: Trimline

Işık Sistemleri

: EAE - Boğaziçi

Vitrifiye

: Vitra – Geberit

Güneş Enerji Sistemleri : Calyxo

Armatürler

: Grohe

Seramikler

: Çanakkale

Bina Otomasyonu

: Siemens

Asansörler

: Hyundai

İşletme Yönetim Sistemleri : Soluto

62

Yapı Malzeme Ekim 2017


Proje

Yaşam alanları ile entegre modern ofisler,

mağazalar ve dükkanlardan oluşan

Business İstanbul, şehrin en aktif ulaşım

akslarından biri olan E5 karayolu üzerinde

tamamlanmak üzere. Business İstanbul

Satış ve Pazarlama Direktörü Ece Bingöl

ile şirket faaliyetlerine dair bir söyleşi hazırladık.

Gerçekletirdikleri projelerin çevresine

ve şehir yaşamına olan etkileri,

kentsel dönüşüm çalışmaları hakkındaki

görüşleri ve sektördeki yenilikleri ele almaya

çalıştık.

Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte

çalışma sahaları ve faaliyetleri

hakkında bilgi verir misiniz?

Aksun İnşaat; Çeyrek asrı aşan ulusal ve

uluslararası iş deneyimi ile faaliyet gösteren

Akdemir Grup şirketlerinden biridir.

Ticari yapılar, ofisler, lojistik depoları, sanayi

tesisleri ve konut alanları üretimine

yönelik çalışmalar yapan firmamız, hızlı

gelişme potansiyeline sahip lokasyonlarda

ürettiği projelerle yatırımcılarına yüksek

katma değer sunuyor. Birçok prestijli

projeye imza atan Aksun İnşaat, Kadıköy

Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında,

iki adada 270.000 m² ticari alanda bölgenin

en büyük ofis projesi olan Business

İstanbul’un yapımını sürdürüyor. Yaşam

alanları ile entegre modern ofisler, mağazalar

ve dükkanlardan oluşan Business

İstanbul, şehrin en aktif ulaşım akslarından

biri olan E5 karayolu üzerinde yükseliyor.

İstoç Ticaret Merkezi’nin en prestijli

bölgesinde, 27.000 m² inşaat alanına

sahip Aktem Plaza’nın yapımını tamamlayan

Aksun inşaat, grup şirketlerinden Akkim

Yapı Kimyasalları A.Ş. için 2016 yılı

sonunda başladığı üretim tesisinin ikinci

etap inşaatını da çok kısa sürede bitirerek

faaliyete hazır hale getirdi. Güvenliğin,

konforun, kalitenin ve estetiğin bir arada

olduğu yapılar üretiyoruz. Mersin Yenişehir’de

10.000 m² alana kurulu Ihlamur

Park Evlerini tamamlayarak sahiplerine

teslim ettik. Gürcistan Tiflis’te 3.600 m²

kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik

deposu, Kazakistan Almata’da 7.000 m²

kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik

deposu, Kırgızistan Bişkek’te 7.500 m²

toplam inşaat alanına sahip toplu konut

projeleri de, Aksun İnşaat tarafından yurtdışında

tamamlanan projelerin bir kısmı.

Business Istanbul Projesi’ hakkında

biraz bilgi verir misiniz?

Yatırım değeri 1.5 milyar TL. olan Business

İstanbul’u üçer bloktan olmak üzere

iki etap halinde inşa ediyoruz. İlk etaptaki

üç bloğun yapımı tamamlandı, ikinci

etabımızın inşası ise hızla devam ediyor.

Yüksek tavanlı, ferah çalışma ortamı sunan

modern ofis katlarını “Shell&Core”

tarzında tasarlıyoruz. Kullanılabilir net ofis

alanları ile alternatif metrekare seçenekleri

bulunuyor. Ofislerdeki kat yüksekliklerinin

3,80 metre olarak tasarlanması da

projeye ayrı bir ferahlık katıyor. Böylece

hayatın büyük bir kısmının geçtiği çalışma

ortamlarına, m² ile birlikte m³ kavramını

da kazandırmış bulunuyoruz. Özgün lounge

ve açık terasları ile ofis çalışanlarına

yönelik dinlenme, sosyalleşme imkânları

sağlıyor, iş hayatından uzaklaşmadan aynı

mekân içinde farklı aktiviteleri yaşatabilme

imkânları sunuyoruz.

Business İstanbul’da çalışanların işe gidip gelirken özel

araç kullanmalarına gerek yok. Metro, metrobüs ve

Marmaray bağlantısının yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış

noktasında bulunan proje, tüm toplu ulaşım olanaklarının

kesişme noktasında yer alarak firmalara ve firma

çalışanlarına büyük avantaj sağlıyor.

Belirlenmiş katlarda tasarlanan teraslı

ofisler çalışanlara verimli olduğu kadar,

konforlu çalışma alanları sunuyor. Binaların

tasarımında; çalışma koşullarının

verimini artırmak amacıyla, batı güneşinin

olumsuz etkilerini azaltacak yönlendirmeler

yapıldı, cephe projeleri de bu

kıstas dikkate alınarak oluşturuldu. Tüm

bu özelliklerin yanı sıra akıllı bina tasarımıyla

enerjiden %24 tasarruf sağlıyor ve

her alanda son teknolojik donanıma yer

veriyoruz.

Bu projenin çevresine ve şehir

yaşamına etkileri sizce nasıl

gerçekleşecek?

Business İstanbul iş dünyasının taleplerine

yönelik geliştirilmiş, en ileri teknolojilere

sahip, LEED Platinium sertifikalı

özel bir proje. Bulunduğu bölgenin ise

tek ofis projesi olma özelliği taşıyor. Business

İstanbul’da çalışanların işe gidip

gelirken özel araç kullanmalarına gerek

yok. Metro, metrobüs ve Marmaray bağlantısının

yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış

noktasında bulunan proje, tüm toplu

ulaşım olanaklarının kesişme noktasında

yer alarak firmalara ve firma çalışanlarına

büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda

çarşısıyla da ofis çalışanlarına ve çevrede

yaşayanlara önemli kolaylıklar sunuyor.

Çeşitli ihtiyaçlar için her türlü mağazanın

yer aldığı, nitelikli kafe ve restoranların

bulunduğu, premium nitelikli çarşı, çevresi

için de cazibe merkezi olacak. Kafe

ve restoranlardan eczaneye, kuru temizlemeden

kırtasiyeye, terziden kuaföre, butik

mağazalardan spor imkanlarına kadar tüm

hizmetlerin yer aldığı Business İstanbul,

yeni iş konseptini büyük kent yaşamının

imkanlarıyla buluşturacak.

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde

birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu

değişimi nasıl yorumluyorsunuz?

Yönetmelikte yapılan değişiklikleri olumlu

ve doğru buluyoruz. Kentsel dönüşüm

Türkiye için hayati bir konu. Değişiklikler

yapıcı ve yararlı. Örneğin riskli yapı tespiti

yapan kuruluşlara yapılan değişiklikle bir

çeki düzen veriliyor. Usulsüzlük halinde lisanslar

iptal edilebilecek. Değişiklik kentsel

dönüşe hız getiriyor. Uygulamadan

kaynaklanan aksaklıklar ve duraksamalar

gideriliyor. Yeni yönetmelikle riskli alanlarda

yapılacak kentsel dönüşümde birden

fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı

payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete

taksit ile ödeyebilecek. Apartman ve sitelerde

çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya

müteahhide karar alınması aşamasındaki

noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini

toplantıya davet etme zorunluluğu

kaldırıldı. Tapunun elinde olan, kentsel

dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri

yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il

müdürlüklerine verildi. Zemini riskli alanlarda

inşaat yasağı sebebiyle, arsa sahibi

buradaki imar hakkını başka bir yerdeki

arsada kullanabilecek. Kentsel dönüşüm

kapsamında yeniden yapılan daire ve

dükkanların sahiplerine veya müteahhide

devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki

diğer harçlar alınmayacak. Bunlar gibi

birçok önemli değişiklik söz konusu.

Dünya genelinde yaygın hale

gelen kentsel dönüşüm projeleri

hakkında neler düşünüyorsunuz?

Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir

kaç örnek projeyi bizimle paylaşır

mısınız?

Örnek almamız gereken çok başarılı projeler

söz konusu. Bu tarz projelere bizden

önce başlayan ülkelerin deneyimlerinden

yararlanmak önemli. Örneğin Japonya Hiroşima

Danbara projesi, Lübnan Beyrut

Solidere projesi, Brezilya Rio de Jenerio

Gecekondu Sıkılaştırma projeleri dünya

çapında başarılı kentseldönüşüm projeleridir.

Bu projelerden Türkiye için dersler

çıkarılabilir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 63


Advertorial


‘Evinpark Ada & Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’

Çevrenin en değerli arazileri

üzerinde yükseliyor

“Projelerimizde en yüksek teknolojileri kullanarak ev sahiplerimize ve çevreye sağlam ve

konforlu yaşam alanları sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni dinamik nüfus ile sosyal

katmanlar arası etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği şüphesiz.”

Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün

kalite anlayışı ile ele alan Sefa İnşaat,

müşterileriyle dürüst ilişkiler içerisinde

hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor.

Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Mimar

Uğur Öztürk ile yapımı hala devam eden

projelerinden ‘Evinpark Ada & Tepe’ ve

‘Evinpark Kadıköy’ projeleri özelinde konuştuk.

Merak ettiğimiz sorulara gayet

samimi cevaplarla karşılık veren sayın

Öztürk’e teşekkür ediyor çalışmalarında

başarılar diliyoruz.

Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte

çalışma sahaları ve faaliyetleri

hakkında bilgi verir misiniz?

Sefa İnşaat, 40 yılı aşkın süredir inşaat ve

gayrimenkul sektöründe faaliyetlerini sürdürüyor.

Şu anda yönetimde ikinci kuşak

var. Faaliyet alanlarımız arasında taahhüt

işleri, okul, yurt, ofis ve konut inşa olan

firmamız, ilerleyen yıllarda nezih lokasyonlarda

butik konut üretiminde yoğunlaştı.

Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün

kalite anlayışı ve titizlikle ele alarak tüm

tedarikçi ve müşterimizle dürüst ilişkiler

kurma yoluyla toplum yaşamına katkıda

bulunmak en temel hedefimiz.

66

Yapı Malzeme Ekim 2017


Mimari

Yapım ya da plan aşamasında olan

projelerinizden birkaç örnek verebilir

misiniz?

Özellikle Bağdat Caddesi üzerinde tamamladığımız

birçok apartman ve proje var. Şu

an aynı anda yapımı süren ‘Evinpark Ada &

Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’ projelerimiz var.

‘Evinpark Ada &Tepe’ ve ‘Evinpark

Kadıköy’ hakkında biraz bilgi verir

misiniz?

Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklıyla

hayata geçirilen ‘Evinpark Ada &Tepe’;

Maltepe E5 aksının sahil tarafında metronun

yanı başında hayat buluyor. Çevresinde

hastane, okul, alışveriş alanlarının ve

parkların olduğu çok merkezi bir konumda

2 adadan oluşan projenin %75’i yeşil alan

olarak ayrıldı. Evinpark Ada & Tepe: 10’ar

katlı 10 binadan oluşan projemiz Maltepe

Devlet Hastanesi’nin hemen yanında yükseliyor.

2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan

432 adet konut ve 37 adet ticari üniteden

meydana geliyor.

Yine Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklığında

yürüyen ‘Evinpark Kadıköy’ projesi

Fikirtepe’nin en büyük caddesi olan

Mandıra Caddesi üzerinde otoyola köşe

pozisyonda metrobüs ve metro noktalarının

hemen yanı başında yüksek topoğrafik

konumuyla çevreye hakim pozisyonda hayat

buluyor. Çevrenin en değerli arazilerinden

biri üzerine yükselen projemiz ödüllü

mimar Ender Ergün tarafından tasarlandı.

Proje birçok mimari platformlarda sergileniyor.

Karma bir proje olarak Fikirtepe’de

hayata geçirilen ‘Evinpark Kadıköy’; 25’er

katlı üç binadan oluşuyor. 467 adet konut

ve 84 adet ticari birim ve alışveriş merkezinden

meydana gelen karma bir proje

olarak yükseliyor.

Bu projelerin çevresine ve şehir

yaşamına etkileri sizce nasıl

gerçekleşecek?

Projenin çevresinde yüzlerce eski ve depreme

dayanıksız bina yer alıyor. Bu yapıların

yıkılıp yerine sosyal donatılı, modern

otoparkların yer aldığı yeni imar adalarının

oluşturulması gerekiyor. Bu çalışmalarla

birlikte umuyoruz ki çevrede yeşil alan,

depreme dayanıklı estetik ve modern yapılar

oluşacak. Böylelikle çevre sakinleri

sosyal donatılardan ve yeşilden azami

fayda sağlayabilecek. Aynı zamanda bölge

sakinleri yapılan çalışmalar sonucunda

çevre ve görüntü kirliliği, trafik sorunları

gibi konularda daha kaliteli bir yaşam

sürecekler. Projelerimizde en yüksek teknolojileri

kullanarak ev sahiplerimize ve

çevreye sağlam ve konforlu yaşam alanları

sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni

dinamik nüfus ile sosyal katmanlar arası

etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği

şüphesiz.

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde

birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu

değişimi nasıl yorumluyorsunuz?

Her ne kadar Kentsel Dönüşüm Yasası’nda

dönüşümü kolaylaştıracak yasalar yer

alsa da bu değişiklikler yetersiz kalıyor.

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde çoğunluğun

sağlanamaması, eski mülkiyet

sahiplerinin mülkiyet kullanış biçimleri,

yeni projelerin hangi kaidelerle yapılacağı

Mimar Uğur Öztürk / Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi

konusu oldukça karmaşık ve zordu. Bir

diğer sorun da, mülkiyet sahiplerinin bir

firmayla anlaşma sağladıktan sonra bile

mülkiyeti bir başkasına devredebiliyor

ve eski vekaletlerin geçersiz hale geliyor

olması. Binlerce malikin bulunduğu yapı

adalarında inşaat süresinin proje finansmanı

engelleyici sorun olarak karşımıza

çıkarıyor. Esasen anlaşma yapılan kentsel

dönüşüm alanlarında satışın yasaklanma-

Yapı Malzeme Ekim 2017 67


Mimari

sı veya inşa süresini engelleyememesi

düzenlemesi olmalıdır.

Dünya genelinde yaygın hale

gelen kentsel dönüşüm projeleri

hakkında neler düşünüyorsunuz?

Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir

kaç örnek projeyi bizimle paylaşır

mısınız?

Örneğin La Defense Kentsel Dönüşüm

Projesi (Fransa) benim beğendiğim kentsel

dönüşüm projelerinden biri. La Defense,

Neulily köprüsünün uzantısında eski

Proje künye bilgileri:

İklimlendirme Sistemleri

Yalıtım / Çatı & Cephe Sistemleri

Kapılar

Oda Kapıları

Ankastre

Işık Sistemleri

Vitrifiye

Armatürler

Seramikler

Oda Otomasyon Sistemleri

Fitness Ekipmanları

Yangın Güvenlik Ekipmanları

Bina Otomasyonu

Bariyer Ve Otopark Sistemleri

Servis Asansörleri

İşletme Yönetim Sistemleri

banliyö merkezlerinden Courbevoi ile Puteaux

ortasındaki 130 hektarlık bir alanda

kurulmuş bir proje. Bu proje bugün bir

üniversite kenti olan Nanterra kadar uzanıyor.

La Defense bölgesindeki kentsel

dönüşüm projesinin yüksek binaları yaygınlaştırması,

geleneksel yol dokusunu ortadan

kaldırılması, yaya ve otomobil akışını

birbirinden ayrılması şeklinde üç temel

ilkesi bulunuyor. La Defense kentsel dönüşüm

projesi çerçevesinde bahse konu

olan alanda; Fiat, Manhattan, Gian, Aagf,

Orion, Axa, Elfaquitaine gibi büyük şirketlerin

gökdelenleri var. Danimarkalı Joan

: Klima alt yapısı var

: Cephe 5 cm Eps mantolama

üstü prekast cephe/Çelik çatı xps

+ kaya yünü

: Çelik kapı

: Mobilya kaplamalı lake iç kapı

: Siemens

: Standart

: Vitra

: Vitra

: Vitra

: Audio

: Fitness Salonu mevcuttur

: Yangın dolabı ve yangın tüpü

: Yok

: Belli değil

: Kone marka çift asansör

: Belli değil

Otto Sperckelsen tarafından tasarlanan

ve 1989’da hizmete açılan La Grande Arche

burada yer alıyor. Buradaki en önemli

binalardan biri de Zehrfuss, Camelo ve

Millly tarafından tasarlanmış olan CNIT

binası. Sırtüstü yatmış, üç noktası yere

değen bir deniz kabuğunu andıran bu yapıda

her yıl çeşitli fuarlar düzenleniyor ve bu

sayede kamu ile iletişim kuruluyor. Proje;

%70 kamu, %30 özel sektör ortaklığı ile

gerçekleştirilmiş. Projenin başlangıcında,

kamu sektörü rol oynamış, ekonomik açıdan

projenin kendi kendini finanse etmesi

konusu önemsenmemiştir. Proje alanında,

tarihi kentsel alan üzerinde, ekonomik

aktivitelerin baskısını azaltarak yeni bir

mekan yaratılmaya çalışılmış. Uzun soluklu

bir sürece sahip olan proje ile Paris’in

mevcut tarihi kent merkezi yitirilmeden

yeni bir merkez oluşturulmaya ve bu yeni

merkezin, eski merkez ile bağlantısının

kurulmasına gayret edilmiş. Bu nedenle

La Defense Kentsel Dönüşüm Projesi benim

başarılı gördüğüm bir projedir.

Türk mimarisinin geleceği,

kullanılan malzemeler ve estetik

açıdan sizce nasıl şekillenecek?

Türk mimarisinin geleceği gittikçe daha

da küreselleşen dünyada küreselle birbirine

benzeşen değerler etkisiyle ayrıştığı

nispette etkisinin kanısındayım. Ne var

ki bunu yeterli teknik eleman artacağı ve

ekonomik bütçe barındırmayan çoğu sosyal

konut tarzı yapılanmalarda yeterli estetik

sağlamlık olduğu söylenemez. Ancak

hiç olmazsa nezih lokasyonlarda önemli

projelerde kültürel kodlarımızdan esinlenmiş

projelerin yapılıyor olması Türk mimarisi

adına sevindirici buluyorum.

68

Yapı Malzeme Ekim 2017


Proje

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum

projesinde anlaşmaya varıldı

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Access Turizm ve Otel Yatırım Danışmanlık Ltd. tarafından

yönetilecek. 2019 yılının ortalarında hizmet vermesi beklenen Hyatt Centric Yalıkavak

Bodrum, Park Hyatt İstanbul - Maçka Palas, Grand Hyatt İstanbul, Hyatt Regency İstanbul

Ataköy, Hyatt Merkez Levent İstanbul ve Eylül 2017’de açılacak olan Hyatt House Gebze’ye

katılarak Türkiye’deki beşinci Hyatt marka oteli olacak.

Türkiye’deki ilk Hyatt Centric resort otel

olan Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Bodrum

Yarımadası’nın sunduğu gezi, tadım

ve diğer her türlü deneyim konusunda bir

üs olarak tasarlanmış, rakipsiz bir lokasyona

sahip. Genellikle “Türkiye’nin St. Tropez’i”

olarak anılan Bodrum Yarımadası,

Türk Rivierası’ndaki en popüler ve şık destinasyonlardan

biri. Otel, ünlü 5 Altın Çıpa

ödüllü Palmarina Bodrum yat limanından

sadece birkaç dakika uzaklıkta yer alacak.

Marinada gurme restoranlar, bir açık

hava alışveriş merkezi ve çeşitli eğlence

mekanları da yer alacak. Yurtiçi ve yurtdışı

doğrudan uçuşları olan Milas Bodrum Havaalanı’ndan

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum’a

kolaylıkla erişim sağlanacak.

Misafirler, otelin özel bahçe ve balkona

sahip 77 odasından Türkiye’nin güneybatı

sahilinin eşsiz manzaralarının tadını çıkaracaklar.

Otelin beş ayrı yiyecek ve içecek

alanı, yerel ve uluslararası lezzetler sunarak

Türkiye’nin mutfak ruhunu yansıtacak.

Spa, açık ve kapalı havuzların yer alacağı

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum aynı zamanda

seçkin bir beach club’a yakın bir

noktada yer alıyor. Otelin geniş dış mekânı

ve 544 m2’nin üzerinde konferans ve

organizasyon alanı, düğün ve organizasyonlar

için mükemmel bir destinasyon seçeneği

sunacak.

Hyatt Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Güney

Batı Asya Bölgesi Satın Alma ve Geliştirmeden

Sorumlu Başkan Yardımcısı Peter

Norman, “Bugünkü açıklama, Avrupa’da

Hyatt Centric markasının yakaladığı hızı

yeni gelişmelerle taçlandırmamıza olanak

tanıyor. Marka, kendilerini bilinçli

gezginler olarak tanımlayan milenyum

zihniyetli misafirler için tasarlandı. Markanın

bölge çapında büyümeye devam

etmesini heyecanla izleyeceğiz” dedi.

Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş da “Grup

şirketlerimizden Özkent’in Hyatt ile Hyatt

Centric Yalıkavak Bodrum’u açmak üzere

yaptığı işbirliğini açıklamaktan büyük

memnuniyet duyuyoruz. Burası Avrupa’daki

ilk Hyatt Centric beach resort

olarak, Bodrum’un en önde gelen lokasyonlarından

birinde, üst segmentte tatil

deneyimleri sunacak. Modern Akdeniz

tasarımı, sanatsal peyzajı, denizin yanı

başında yer alan olağanüstü lokasyonu

ve geniş yelpazedeki sunduğu nitelikli yaşam

ile Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum,

bölgede kısa süre içinde en çok aranan

otellerden biri haline gelecek. Hyatt’la

olan güçlü ilişkimizi önümüzdeki yıllarda

da devam ettirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında

bulundu.

Yapı Malzeme Ekim 2017 69


Sektörel

Zigana Tile ile çatınızda

büyük değişim başladı

“Onduline Avrasya’nın yeni ürünü Zigana Tile ile şimdi çatılarınızı yenilemenin tam zamanı.”

Yenilikçi gölgelendirilmiş tasarım anlayışıyla

çatınıza estetik bir görünüm kazandırmasının

yanı sıra sağlamlığıyla da dikkat

çekiyor.

En sert iklim koşullarında dahi dayanıklılığından

ödün vermeyen Onduline Zigana

Tile, kesinlikle su geçirmiyor, paslanmıyor,

küflenmiyor ve bakım gerektirmiyor.

Zigana Tile, dünyadaki en hafif çatı kaplama

malzemelerinden biri. Çatı konstrüksiyonunuza

metrekarede sadece 4 kilogram

yük vererek binanınızın deprem güvenliğine

katkıda buluyor.

1 oluk – 1 adım prensibiyle çatınıza çok

hızlı bir şekilde uygulanabilen Zigana Tile,

satın aldığınız andan itibaren size tasarruf

ettiriyor. Levhaların alt ve üst taraflarında

belirlenmiş olan özel bini yerlerinin yanı

sıra levhaların üst tarafında yer alan soğuk

damga ile “TOP - ÜST” şeklinde belirtilmiş

uygulama yönü sayesinde çatıya

montajı hızlıca gerçekleşiyor. Geniş oluk

aralıkları sayesinde uygulama ekiplerinin

hareket kabiliyetini en üst seviyeye çıkarıyor

ve çatınız çok kısa bir süre içinde kusursuz

olarak kullanıma hazır hale geliyor.

Uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik

standartları konusunda yüksek niteliklere

sahip olan bu kusursuz ürün, yüksek oranda

geri dönüştürülmüş malzeme içeriğine

sahip ve asbest içermiyor. Onduline’in

Sapanca’daki üretim tesislerinde yüksek

teknoloji kullanılarak üretilen Zigana Tile,

renklendirme aşamasında kullanılan doğal

pigmentler ve düşük karbon ayakizi

değeri ile çevreye oldukça duyarlı.

Çatı ve cephe kaplamalarında uzun yıllar

boyunca güvenle kullanabileceğiniz Zigana

Tile, geniş aksesuar yelpazesi ile

birlikte TS EN 534:2006+A1:2010 standardına

ve CE belgesine sahip bir şekilde

Onduline Avrasya garantisi altında Türkiye’de

üretiliyor.

70

Yapı Malzeme Ekim 2017


“İstenilen amaca yönelik rahat ve

huzurlu ortamlar geliştiriyoruz”

“Her mekanın içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk

amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu yaparken daha tasarım aşamasındayken fonksiyon,

amaç ve duyguyu bir bütünlük içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı göz önünde

bulunduruyoruz.”

Eda Tahmaz / İç Mimar

İlham verici tasarımları yüksek kaliteli

uygulamalarla birleştirerek bireysel ve

kurumsal işverenlerin hizmetine sunan

EDDA Mimarlık müşteri memnuniyetine

dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi

hedefliyor. Özgün tasarımları ile adından

sıkça söz ettiren EDDA Mimarlık kurcusu

İç Mimar Eda Tahmaz ile projeleri hakkında

konuştuk.

Öncelikle kısaca kendinizden ve çalışmalarınızdan

bahsedebilir misiniz?

1991 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık

Fakültesi Restorasyon Bölümü’nden

ikincilikle mezun olduktan sonra,

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar

Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden birincilikle

mezun olarak tamamladım. Mezuniyet

sonrası farklı restorasyon ve mimarı

alanlarda çalıştıktan sonra 2008 yılında

EDDA Mimarlık’ı kurdum. EDDA Mimarlık

olarak ürün tasarımı, mimari ve iç mimari

projeler üzerine çalışıyoruz. On yılı aşkın

süredir yaratıcı ve ilham verici tasarımlarımızı,

yüksek kaliteli uygulamalarla birleştirerek

bireysel ve kurumsal işverenlerin

hizmetine sunmayı ve müşteri memnuniyetine

dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi

hedefliyoruz. Mimari, iç mimari tasarım

ve uygulama konularında tecrübeli

bir ekibimiz bulunuyor ve her yeni projede,

beklentileri mimari etik ve mükemmellik

çerçevesinde yerine getirme heyecanıyla

çalışıyoruz.

Özellikle ofis, banka, yönetim binaları,

konut, otel projeleri, konsept tasarım ve

uygulamaları hayata geçiriyoruz. Tasarladığımız

mekanı, sadece iç mimari açıdan

değil, aynı zamanda mobilya tasarımı,

aydınlatma tasarımı ve farklı alanlarda

72

Yapı Malzeme Ekim 2017


Mimari

yarattığımız özgün tasarımlar ile bir bütün

olarak ele alıyor ve çözümlüyoruz.

Özellikle Y kuşağına hitap eden

projelerinizden birkaç örnek verebilir

misiniz?

Halaman Matbaacılık’ın yönetim binasında

şekillendirdiğimiz iç mekan tasarımı

ve Aktif Group yönetim ofisi, Y kuşağının

taleplerini göz önüne alarak gerçekleştirdiğimiz

projelerimizden.

Gerçekleştirdiğiniz projelerinizde,

önceliklerinizi nasıl belirliyorsunuz?

Tüm projelerde önceliğimiz, müşterilerin

istek ve öngörülerini, kendi mimari anlayışımız

ve bilgimiz ışığında süzerek, istenilen

amaca yönelik rahat ve huzurlu ortamlar yaratmak

oluyor. Her proje farklılık gösterse

de, fonksiyonu ön planda tutarak her mekanın

içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak

ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk

amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu

yaparken daha tasarım aşamasındayken

fonksiyon, amaç ve duyguyu bir bütünlük

içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı

göz önünde bulunduruyoruz.

‘Sıradan olmayan ve canlı bir

ofis’ mimari anlamda içinde neler

barındırmalı?

Sıradan olmayan ve canlı bir ofis, çalışanların,

çalışma hayatında arzuladıkları

ve motivasyonlarını artırması gerektiğini

düşünüyorum. Sadece ofisler ve işi hatırlatan

imgeler değil hayatın her alanından

bir parçanın o tasarımda olması gerekiyor.

Tasarımdaki dinamizmdir bu etkiyi yaratan.

Örneğin, Aktif Group Yönetim Binası’nda

Y kuşağının beklentilerinden yola çıkarak

sıradan olmayan ve canlı bir ofis yaratma

arzusuyla çalışanlar ile fikir alışverişinde

bulunduk. Çalışanların iş hayatının stres

ve yoğunluğundan uzaklaşmaları için ofis

alanlarını, sosyal alanlar ile bütünleştirdik.

Yalın bir tasarım çizgisi benimseyerek

renkler, sıcak malzemeler ve iç peyzaj ile

desteklediğimiz dinamik atmosferi ortak

alanlara da alarak, markanın iş karakterini

yansıtan renk farklılıkları ile departmanlar

arasında çeşitlilik oluşturduk.

‘Ortamın enerjisini yükseltmek’ dediğimizde

Mimarinin etkisi nerede başlar

ve nerede biter?

Mimarın tam olarak yapması gereken de

ortamın enerjisini yükseltmektir. Mimarın

etkisi renk seçiminden kullanılacak malzemenin

dokusuna kadar her noktada etkisi

olmalı. En küçük detaylarda bile mimar

dokunuşuyla ve son kullanıcının alacağı

enerjiyi hissetmeli. Proje bir bütün olarak

ele alınmalı ve peyzajından, toplantı odasına,

tablolardan zemin kaplamalarına kadar

her alanda mimarın enerjisi o projeye

yansımalı.

Aktif Group Yönetim Ofisi’nde yönetim

kurulu toplantı odasını dairesel formda,

departmanları ise farklı formlarda birbiri

içerisine yerleşecek şekilde ele alarak

yükselttiğimiz enerjiyi, ofis duvarları için

tasarladığımız panolarda ve bölücü camlarda

kurguladığımız birbiri içerisinde akan

grafik çalışmalar ile destekledik. Tavanlar

ve mobilyalara da bu farklı formları yansıtarak

mekanın kendi içerisindeki üç boyut

etkisini daha da vurguladık ve çalışanlar

için enerjisi yüksek bir ofis ortamı ortaya

çıkardık.

Hızla ortaya çıkan birbirinden

kopuk niteliksiz projelerin çevresi

ve insana karşı olan etkilerinde,

mimarların ne gibi sorumlulukları

var? Bu konuda sizce neler

yapılabilir?

Ülkemizde kentsel dönüşüm adı altında

yapılan birbirinden kopuk ve niteliksiz projeler

fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenmiş;

dönüşümün toplumsal, ekonomik

ve çevresel boyutları göz ardı edilmiştir.

Oysa kentsel dönüşüm, fiziksel mekânın

dönüşümünün yanı sıra, sosyal gelişim,

ekonomik kalkınma, çevreyle ilgili ve doğal

dengenin korunması ve sürdürebilirliğinin

sağlanması ile birlikte kapsamlı ve

bütünleşik bir yaklaşımla ele alındığı takdirde

başarıya ulaşabilir.

Dünya genelinde yaygın hale gelen

kentsel dönüşüm projeleri hakkında

neler düşünüyorsunuz? Başarılı bir

dönüşüm için Türk Yapı Sektörüne

bir çağrınız var mı?

Kentsel dönüşüm, zamanla niteliğini

kaybeden, fiziksel ve çevresel yönlerden

bozulmuş ve köhneleşmiş, sosyal ve ekonomik

açıdan dışlanmışlıkla karşı karşıya

olan kentsel alanların belli sosyal ve ekonomik

programlarla yenilenerek/dönüştürülerek

kente kazandırılmasıdır.

Başarılı bir kentsel dönüşüm için farklı

amaçlara hizmet etmek ve bu amaçlara yönelik

tasarımlar yapmak gerekir. Öncelikli

olarak kentin fiziksel koşulları ile toplumsal

problemleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmalı

ve kentsel refah ve yaşam kalitesini

artırıcı bir ekonomik kalkınma yaklaşımı

benimsenmeli. Kentsel alanların en etkin

biçimde kullanımına ve gereksiz kentsel yayılmadan

kaçınmaya yönelik stratejilerin de

mutlaka oluşturulması gerekli.

Yapı Malzeme Ekim 2017 73


Mimari

Türkiye ‘Yatay Mimari’

ile yeniden şekilleniyor

Günümüzde gayrimenkul sektörünün yeni bir gündem konusu var; Yatay Mimari. Devletin

gündeminde de olan bu yeni nesil mimarlık anlayışı için inşaat firmaları ve mimarlar ön

çalışmalara başladı. Peki, Yatay Mimari ile yeni projeler nasıl hayat bulacak?

Durul Dalgıç / Lejant Proje Ortaklarından

Son günlerde Türkiye gayrimenkul sektörü

Yatay Mimari’yi tartışıyor. Devletin gündeminde

de olan bu konu için belediyeler ve

tüm proje firmaları yol haritası çizmek için

çalışmaya başladı. Peki, Yatay Mimari ile

hayatımız nasıl değişecek? Bilirkişilerin

söylediklerine göre; yeni yapılacak binalarda

arsada inşaat sınırları genişleyecek,

dikey yerine yatay mimari teşvik edilecek.

Doğru yerlerde doğru yapıların yapılmasıyla

insanların doğa ile bütünleşmesi ve

çocukların özgürce oyun oynayabilecekleri

alanlar gün yüzüne çıkacak. Aslında bu

bakış açısıyla tasarlanan yapılar da yok

değil. Bunlarda biri de Ankara’nın Gölbaşı

Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçen Aden

Ballıkpınarı Konut Projesi.

Yatay yaşam konseptini, müstakil

yaşam ayrıcalığına dönüştüren

proje…

Müşterilerine mimari çözümlerden proje

geliştirmeye, finansman yönetiminden işletmeye

kadar 360 derece hizmet sunan

Lejant Proje tarafından Ankara’nın Gölbaşı

Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçirilen

Aden; yatay yaşam konseptini, müstakil

yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor. Dalgıç

GY ve Lejant ortaklığıyla hayat bulan

Aden, 2+1’den 5+1’e kadar geniş seçeneklerle

sunulan villalar ve farklı mimarisi

ile dikkatleri üzerine çekiyor. Ferah mimarisini,

yüksek tavanlarla destekleyen

benzersiz projede; evin içinde sayılabilecek

şekilde tasarlanan havuzlar ve özgür

kullanım imkanı sunan bahçeler de bulunuyor.

Sosyal donatıları ve yeşil alanları

ile doğanın içinde yaşama fırsatı sunan

Aden Ballıkpınarı; Mogan Gölü ve Eymir

Gölü ile Beynam ormanları tarafından çevreleniyor.

Kent merkezine 20 dakikalık

mesafede yer alan Aden Ballıkpınarı’nda

trafik sorunu yaşanmadığı gibi 7/24 profesyonel

güvenlik hizmetiyle huzurlu bir

yaşamın kapılarını konukları için açıyor.

Doğanın tam kalbinde…

Sakinlerinin her sabah güzel bir manzaraya

uyanmasını sağlayan Aden, açık

havanın tadını çıkararak bahçe kahvaltısı

yapmak isteyenlerin gönlünde taht

kuruyor. Bahçelerini özgürce dizayn edebilmek

ve doğadan kopmadan toprakla

iç içe yaşamak isteyenleri yaşam alanına

davet eden Aden; çocuklara özgürce

oyun oynayabilecekleri alanlar da sunuyor.

Hem şehir merkezine yakın hem de

doğanın tam kalbinde olmak isteyenlerin

beğenisini kazanan Aden, yaşamı bir

bütün olarak kucaklıyor.

74

Yapı Malzeme Ekim 2017


Mimari

Dubai’de Tabanlıoğlu Mimarlık imzası:

Crystal Towers

Türkiye’nin küresel mimarlık ofisi Tabanlıoğlu Mimarlık’ın Dubai’de tasarladığı Crystal Towers’ın

inşaatı tamamlandı. Kentin doğal bir uzantısı olarak kentte yaşayanlarla buluşma öngörüsüyle

geliştirilen Crystal Towers, Dubai’de bu misyonu üstlenen öncü proje konumunda.

Tabanlıoğlu Mimarlık, yapımı tamamlan

Crystal Towers’ın tanıtımını, Dubai’de 11-

13 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Citsycape

Global 2017 döneminde gerçekleştirdi.

Crystal Towers’ın iki kulesinden

birinde hizmet veren Rixos Premium Dubai

evsahipliğinde, Melkan Gürsel, Murat

Tabanlıoğlu’nun katılımlarıyla düzenlenen

özel davet, Cityscape Global nedeniyle

kentte bulunan gayrimenkul ve mimarlık

dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturdu.

Al Fattan Properties yatırımı olan Crystal

Towers, Dubai’nin Jumeirah Beach bölgesinde,

Al Mamsha Street üzerinde yer

alıyor. Karma kullanımlı proje, 35 katlı

konut ve Rixos Premium Dubai’nin hizmet

verdiği 30 katlı otel olmak üzere iki kuleden

oluşuyor. Yapımı Temmuz 2017’de

tamamlanarak hizmete giren Crystal

Murar TabanlIoğlu

Melkan Gürsel

Towers, özgün ve efektif tasarımı, somut

işlevselliğinin yanı sıra Dubai’de öncülük

yaptığı bir misyonu da üstleniyor.

Crystal Towers’ın, yatırımcısı Al Fattan

Properties’in de bu yöndeki arzusu doğrultusunda;

Dubai’de eksikliği hissedilen

kentsel yaşamı hareketlendirme ve

kendisine çekme kaygısını da tasarıma

taşıdıklarını vurgulayan Murat Tabanlıoğlu,

“Cadde kotunda yer alan restoranlar,

mağazalar, sağlık, spor tesislerinin yanı

sıra Dubai’nin potansiyeli yüksek bu semtinde,

şeffaf, çok cepheli yapısal formu ve

ışıltısı ile Crystal Towers, sosyaleşme ihtiyacına

karşılık olarak da bir deniz feneri

gibi insanları bulunduğu noktaya çekiyor.

Kulelerinde yer alan otel, konut ve halka

açık tesislere erişim tek bir ana girişten

verilerek, birbirinden farklı kullanıcılarının

rastlaşma ihtimalini doğuruyor. Sadece direkt

kullanıcılarıyla sınırlı değil, tüm kentli

ve ziyaretçilere açık hali ile ana fonksiyonlarının

yanı sıra bir kentsel buluşma noktası

oluşturuyor” diyerek, Crystal Towers’ın

bu misyonu üstlenen bir proje olarak Dubai’de

öncülük yaptığını belirtti.

Yapı Malzeme Ekim 2017 75


Dosya Konuları:

Çimento ve Beton Ekipmanları

Elektrikli El Aletleri

İş Makineleri ve Ekipmanları


Hava ve suda sertleşen daha sonra

suda çözünmeyen hidrolik bağlayıcı bir

madde olan çimentonun kum, çakıl ve

uygun oranda su ile karışımı sonucu

elde edilen sert, dayanıklı, taş benzeri

bir yığışım olan beton…

Çimento ve Beton Ekipmanları

Tamir, bakım, onarım ve tadilat işlemleri

için çalışan kişilerin işlerini daha

pratik ve kolay bir şekilde yapabilmelerini

sağlayan…

Elektrikli El Aletleri

Yapı sektöründe çeşitli işlerde (karayolu

yapım, bakım ve onarımı, su kanalları

yapımı, toprak kazımı, yükleme ve yayılımı

vb.) kullanılan çok amaçlı makineler

olan…

İş Makineleri ve Ekipmanları


İnşaat Sektörü

3. çeyrekte yükselişini sürdürüyor

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay düzenli olarak hazırladığı ve sektördeki faaliyet,

güven ve beklentiyi ölçümlediği “Hazır Beton Endeksi”nin 2017 Ağustos Ayı Raporu’nu açıkladı.

Hazır Beton Endeksi, ağustos ayında 100,34 değerine ulaşarak önceki yılın aynı ayına

göre yüzde 0,5 oranında artış gösterdi.

Türkiye Hazır Beton Birliği, Hazır Beton

Endeksi’yle inşaat ve bununla bağlantılı

imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut

durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koydu.

Rapor’da, Temmuz 2017’de ilk defa

eşik değerin üstüne çıkan Güven Endeksi,

ağustos ayında eşik değerin üzerine çıkamadı.

Ancak bileşik endeks olan Hazır Beton

Endeksi, ağustos ayı genelinde sektörün

genel görünümünün olumlu olduğunu

ortaya koydu.

%0,6 ile en fazla artış gösteren

endekslerden biri Faaliyet Endeksi oldu

Hazır Beton Faaliyet Endeksi ağustos

ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre

%0,6’lık artış ile en fazla artış gösteren

endekslerden biri oldu. Ankete katılan

firmaların %59’u ağustos ayında satışlarının

arttığını belirtirken satışlarında önceki

aya göre azalma olduğunu ifade edenlerin

oranı %14’te kaldı. Alınan kayıtlı siparişlerde

artış olduğunu söyleyenlerin oranının

%50’nin üzerinde olması, faaliyetteki

hareketlenmeyi teyit etti.

En az artış Güven Endeksi’nde

gerçekleşti

Hazır Beton Güven Endeksi’nin temmuz

ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre

%0,3 arttı. Bu artış pozitif bir artış olmakla

birlikte diğer endekslere kıyasla düşük

kaldı. Endeksin değerinin eşiğin altında

kalması, sektörün ekonomiye olan güvenin

istenilen düzeyde olmadığını ortaya

koydu. Ankete katılanların %11’i yeni istihdamı

düşünürken, yeni yatırım düşünenlerin

oranı ise %15 oldu. Ankete katılan

firmaların %30’u tedarikçilere verdiği

siparişin önümüzdeki üç ayda artacağını

düşündüğünü belirtti.

Beklenti Endeksi 0,6 oranında artış

gösterdi

İnşaat sektörünün önümüzdeki dönemde

gidişatını göstermesi açısından önemli

olan Hazır Beton Beklenti Endeksi’nin

ağustos ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına

kıyasla %0,6 oranında artış gösterdi.

Önümüzdeki üç ayda satışlarının artacağını

düşünenlerin oranı %55 iken, satışların

80

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

‘Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri’ Bodrum’da gerçekleştirildi

Kuruluş tarihi olan 1988 yılından bu yana Türkiye’de kaliteli betonun

üretilip kullanılması için önemli çabalar gösteren Türkiye

Hazır Beton Birliği (THBB), bu amaçla yapmış olduğu çok sayıda

etkinliğin yanı sıra “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları”

konulu seminerler düzenliyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde

periyodik olarak gerçekleştirilen bu seminerler ile müteahhitler,

mimarlar, mühendisler başta olmak üzere beton kullanıcılarına;

betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine; yapı denetim kuruluşu

temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarının

anlatılması hedefleniyor. 2017 yılında İstanbul, Gaziantep ve

Samsun’da düzenlenen seminerler dizisinin dördüncüsü 14 Eylül

2017 tarihinde Herodot Kültür Merkezi’nde yapıldı. Seminer’e inşaat

mühendisleri, müteahhitler, mimarlar ve beton üreticileri yoğun

ilgi gösterdi. Seminer kapsamında, THBB Genel Sekreter Yardımcısı

Aslı Özbora Tarhan; “Türkiye’de ve Dünyada Hazır Beton

Sektöründeki Son Gelişmeler”, İTÜ İnşaat Fakültesi Eski Dekanı

Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir “Beton Teknolojisinde Son Gelişmeler”;

THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar ise

“Betonda Kalite Denetimleri” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.

azalacağını düşünenlerin oranı %18 oldu.

Gelecek üç ayda girdi stoklarını artıracağını

söyleyen firmaların oranı ise %60 olarak

gerçekleşti.

Hazır Beton Endeksi önceki yılın

aynı ayına göre arttı

Bileşik endeks olan Hazır Beton Endeksi

de bu gelişmelerden etkilenerek ağustos

ayında 100,34 değerine ulaştı. Böylece

önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında

artış gösterdi.

“Önümüzdeki döneme ilişkin

sektörün beklentisi olumlu”

Hazır Beton Endeksi Ağustos Ayı Raporu

sonuçları ile ilgili görüşlerini açıklayan Avrupa

Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB

Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, temmuz

ayından sonra ağustos ayında da Faaliyet

Endeksinin yükselişini sürdürdüğünü,

sektörün önümüzdeki döneme ilişkin beklentisinin

pozitif göründüğünü ifade etti.

Yavuz Işık, rapor ile ilgili şu değerlendirmelerde

bulundu: “Geride bıraktığımız

temmuz ve ağustos ayında Faaliyet Endeksi’nin

yükseliyor olması, inşaat sektöründeki

ilerlemenin boyutlarını ortaya koymaktadır.

3. Çeyreğin ilk iki ayında inşaat

sektöründe görülen bu hareketlilik sonrasında

eylül ayında da endeksin yükselmesi

durumunda, inşaat sektörü 3. Çeyrekte

de Türkiye’nin büyümesine oldukça önemli

bir katkı sunacaktır.”

Türkiye Hazır Beton Birliği, sürdürülebilirlik konusunda bir ilke imza attı

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda

doğru beton uygulamalarının sağlanması için çalışan Türkiye Hazır

Beton Birliği (THBB), beton ve ilgili sektörlerin gelişimine yönelik

faaliyetlerine hızla devam ediyor.

Kalite, çevre ve iş güvenliği uygulamalarıyla sektörün gelişimine

büyük katkı sağlayan THBB, çevre dengesi ile ekonomik büyümeyi

birlikte ele alan, doğal kaynakların etkin kullanımını sağlayarak

çevresel kaliteye önem veren, aynı zamanda gelecek kuşakların

ihtiyaçlarını tehlikeye sokmaksızın bugünkü ihtiyaçlarını karşılayabilen

bir model olan sürdürülebilirlik konusuna odaklandı.

Dünyada kullanılan en yaygın yapı malzemesi olan betonun sürdürülebilir

olmasının geleceğimiz için önemini vurgulayan beton

ve çimento sektöründe faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar,

sorumlu kaynak kullanımı belgelendirme sisteminin geliştirilmesi

için 2013 yılında bir araya geldi. Bunun sonucunda, 2016 yılında

Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kuruldu. Beton Sürdürülebilirlik

Konseyi (CSC) projesi, Sürdürülebilir Kalkınma için Dünya İş

Konseyinin (WBCSD) Çimento Sürdürülebilirlik Girişimi (CSI) tarafından

başlatıldı ve birçok şirket, birlik ve enstitü kurucu üye oldu.

“Bölgesel Sistem Operatörü” olarak atadığı kuruluşlar ile beton

üreticilerini, “Yönetim”, “Çevre”, “Ekonomi” ve “Sosyal” konu

başlıkları altında bilgilendiren Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin,

her bölgede sadece bir bölgesel sistem operatörü bulunuyor. Bu

kapsamda, 2017 yılında Beton Sürdürülebilirlik Konseyine başvuruda

bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği, beton ve beton bileşenleri

alanındaki

Yapı Malzeme Ekim 2017 81


İlk 6 Ayda 196 Milyon Dolar Çimento

İhracatı gerçekleştirildi

Dosya

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) tarafından açıklanan 2017 yılının ilk yarı rakamlarına

göre iç pazarda düşüş yaşanırken ihracat hız kesmeden artmaya devam etti. Üretilen çimentonun

yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken, ihracatta ilk sırada Suriye ikinci sırada ise ABD yer aldı.

İlk 6 aylık verilere göre çimento ihracat geliri 196 milyon dolar olarak açıklandı.

TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre,

2017 yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen

yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir düşüş

yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen

çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu

olurken yine 2017 yılı ilk 6 ayında iç satışlarda

%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik

artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon

tonaçimento üretimi gerçekleşirken bunun

32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan

fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.

++196 Milyon Dolarlık İhracat

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB

Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “

2017 yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış

aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda

yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama

kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında

Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar

bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının

daha etkileyici seviyelerde olmasını

bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat

rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü

yine büyük bir başarıya imza atmıştır. Türkiye

İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı

işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine

göre; ihracat 2017 yılı Haziran ayında,

2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13

milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak

19 milyar 177 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun

%11,5’ini ihraç ederek ekonomiye

olan katkısı büyüktür” dedi.

M. Şefik Tüzün / TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı

İlk 6 ayda 196 milyon dolar çimento ihracatı gerçekleştirildi

TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre, 2017 yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir

düşüş yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken yine 2017 yılı ilk 6 ayında iç satışlarda

%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon tonaçimento üretimi gerçekleşirken

bunun 32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.

196 Milyon Dolarlık İhracat

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “ 2017 yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış

aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında

Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının daha etkileyici seviyelerde olmasını

bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü yine büyük bir başarıya imza atmıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2017 yılı Haziran

ayında, 2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13 milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak 19 milyar 177 milyon dolar

olarak gerçekleşmiştir. Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun %11,5’ini ihraç ederek ekonomiye olan katkısı büyüktür” dedi.

82

Yapı Malzeme Ekim 2017


“Bizi farklı kılan; standartlar içinde daha

stabil bir ürün yapabilme becerimiz”

“Bursa Çimento olarak asıl amacımız;, üretimin artırılmasının ötesinde Dünyada kullanılan

en iyi teknolojileri kullanan ve hem çevre duyarlılığını hem de insana yaklaşımını en üst

seviyeye çıkaran bir fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye etmek.”

1966 yılında Bursa’da kurulan ve %100

halka açık bir yapı ile çalışmaya devam

eden Bursa Çimento, Türkiye’nin en büyük

sanayi kuruluşları arasında yer almakta.

Bursa Çimento Genel Müdürü Osman

Nemli ile şirket faaliyetleri, yeni projeleri

ve sektördeki yenilikler üzerine konuştuk.

Kısaca firmanızdan bahseder

misiniz?

3 bin civarında ortağa sahip olan Bursa

Çimento’ya bağlı olan şirketler arasıda

Çemtaş, Bursa Beton, Rodaport, Tunçkül

ve Ares bulunuyor.

Bursa Çimento olarak, Güney Marmara’da

yer alan fabrikamız ile bölge ihtiyacını karşılayacak

bir kapasiteye sahibiz. Kurulduğumuz

günden bu yana ileri teknoloji ve

yenilikçi bir anlayış ile üretim yapmaya

özen gösteriyoruz.

1969 yılında üretime başlayan Bursa Çimento,

hali hazırda 1.400.000 ton/yıl

klinker üretimi ile toplam 2.850.000 ton/

yıl çimento öğütme kapasitesine sahip.

Ayrıca 2016 yılında teknoloji ve verimliliği

artırmaya yönelik toplam 8 milyon 200

bin liralık yatırım yaptık. Mevcut otomasyon

sistemini sürekli iyileştirerek Bursa

Çimento fabrikasının geleceğin yeni nesil

çimento üretim tesisleri arasında yerini almasını

hedefliyoruz.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir

misiniz? Hangi sektörlere hizmet

vermektesiniz?

Hızla büyüyen inşaat sektörünün en önem-

84

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

karşı hassasiyetin artığını düşünüyor, buna

göre de ürünlerimizi belirliyoruz. Pazardaki

bu stabiliteye rağmen standartlarda yer

alan veya almayan yeni ürün grupları üzerinde

çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Pazarda

oluşabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda

yeni ürünlere geçiş yapma esnekliğimizi her

zaman hazırda bulunduruyoruz.

Ürün portföyünüzü genişletirken

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?

Yeni ürünlerinizi neye göre

belirliyorsunuz?

Uyguladığımız çevre politikaları ve faaliyetlerinin

başında çevreye duyarlı ürünler geliştirmek

ve bu ürünleri yine çevreye duyarlı

süreçler ile üretmek geliyor. Bunun yanı

ve atık ısıdan enerji üretmek. 2011 yılında

Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlama Tesisi’ni,

2013 yılında ise Atık Isı Enerji Tesisi’ni

devreye aldık. Yakıt kaynağı olarak

kullanılan atık ile atık ısından elde edilen

enerji olmak üzere iki şekilde enerji

üretimi sağlanıyor. Bacadan çıkan sıcak

gazlardan tekrar enerji üretiyoruz. Bu sayede

kullandığımız enerjinin yüzde 20 ile

25’ini karşılıyoruz.

İlave olarak, kalorifik ihtiyacımızın bir kısmını

atık yakarak karşılıyoruz.

Bu sayede atıkların gömülerek depolanma

ihtiyacını azaltarak çevreye ciddi anlamda

bir katkıda bulunuyoruz.

Ar-Ge çalışmalarımızın büyük kısmı bu iki

konuya odaklanmış durumda. Hem atık

ısıdan daha fazla enerji üretebilmek hem

Osman Nemli / Bursa Çimento Genel Müdürü

li tedarikleri hazır beton ve çimentodur. Bu

bağlamda çimento ve hazır beton üretimi

hem kapasite hem yenilik anlamında her

geçen gün daha iyi bir noktaya gelmektedir.

Öte yandan dökme, torbalı, sling bag ve big

bag ambalajlı çimento ürünlerimiz ile nihai

müşterilerimize ulaşıyoruz. Ürün porföyümüzde

32,5 dayanımdan 52,5 dayanıma

kadar 6 değişik tip çimento yer almaktadır.

Değişen ihtiyaç ve beklentiler

çerçevesinde kullanılan ürün ve

uygulamada son dönemde ne gibi

yenilikler mevcut?

Fabrikanın gelişen teknolojiye uyum sağlaması

ve verimliliğin arttırılmasına yönelik

çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Öte yandan ürünün

standartları belirlenmiş, sonuçta hepimiz

bu standartlara uygun üretim yapıyoruz.

Sektörde sizi farklı kılan standartlar içinde

daha stabil bir ürün yapabilme beceriniz.

İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler ve

deprem hassasiyetimiz sonucunda kullanılan

beton dayanım sınıfları giderek yükselirken,

çimento kalitesindeki değişimlere

sıra ürün kalitesi, müşteri memnuniyeti,

iş sağlığı ve güvenliği gibi birimlere yönelik

farklı geliştirme çalışmalarımıza da devam

ediyoruz. Bunların bir kısmı endüstri 4.0’a

geçişimizi hızlandıracak unsurlar. Yeni yatırımımız

ile birlikte mevcut en iyi teknikleri

kullanarak ülke ekonomisine katkı sağlarken,

çevremizle daha barışık bir tesis olmayı

planlıyoruz.

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde

gelişiyor?

Yeni pazarlar konusunda özellikle yurtdışı

olmak üzere arayışlarımız devam ediyor.

Ancak amacımız tek seferlik spot satışlar

yapmak değil. Girdiğimiz pazarda kalıcı olup

uzun yıllar bizim ürünümüze alışan müşteriye

kaliteli hizmet sunmak istiyoruz. Bu noktada

hacimden daha çok uzun süre ticaret

yapabilir miyiz kriterine odaklanıyoruz.

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında

önceliğinizi hangi konulara göre

belirliyorsunuz?

Öncelik verdiğimiz konulardan biri de atık

de daha fazla endüstriyel atığı bertaraf

edebilmek üzere araştırmalar yapıyoruz.

Yeni ürünler geliştirebilmek için de çeşitli

çabalarımız var, ancak daha önce de

bahsettiğim gibi bu noktada pazar ihtiyaçları

da önem kazanmakta.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak

mı?

Evet. Bursa Çimento’nun ‘Çimento Fabrikası

Kapasite Artışı ve Atık Isıdan Enerji

Üretim Tesisi’ projemize Çevre ve Şehircilik

İl Müdürlüğü’nden ÇED olumlu kararı

çıktı. Bu karar ile birlikte 120 milyon dolarlık

teknoloji yatırımına hazırlanıyoruz.

Yeni yatırım ile kapasitemiz 1.8 milyon

ton/yıl klinker olacak...

Bursa Çimento olarak asıl amacımız;

üretimin arttırılmasının ötesinde Dünyada

kullanılan en iyi teknolojileri kullanan

ve hem çevre duyarlılığını hem de insana

yaklaşımını en üst seviyeye çıkaran bir

fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye

etmek.

Yapı Malzeme Ekim 2017 85


“Sika’nın 2020 stratejisi,

yenilikçi ve çevreci ürünlerini

dünyanın her yerinde sunmak”

“Sika’yı farklı kılan; her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi ve ihtiyacı en iyi

karşılayacak doğru çözümleri sunmasıdır.”

gerekse marin sektörlerinde de müşterilerinin

zorlu taleplerini en iyi şekilde karşılamakta.

Sika Türkiye Pazarlama ve Kurumsal

İletişim Yöneticisi Fazlı Bulut ile Sika

Türkiye özelinde konuşmaya çalıştık.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

27 yıldır Türk yapı sektörü profesyonellerine

hizmet vermekte olan Sika Türkiye

ise, en iyi ürünü en iyi teknik destekle,

performans ve müşteri ihtiyaçlarının ön

planda olduğu bir yaklaşımla sunmaktadır.

İstanbul ve Mersin’de alanında en son

teknolojiye sahip, toplam 600 bin tonun

üzerinde kapasitesi bulunan 2 üretim tesisi,

7 bölge ofisi ve 200’e yakın çalışanı

ile Sika Türkiye’nin sorumluluğunda, başta

Türki Cumhuriyetler olmak üzere 9 ülke

bulunuyor. Sika Türkiye, hitap ettiği inşaat

ve endüstriyel üretim sektörlerinin büyük

çoğunluğunda lider tedarikçi konumuyla 8

farklı hedef pazardaki çalışmalarına aktif

ve etkili olarak devam ediyor.

Üretim süreçleriniz ve ürün

gruplarınız hakkında biraz bilgi verir

misiniz?

Sika’nın Gotthard Tüneli’nde sızdırmazlık

harçları ile başlayan serüveni, şu an su

altı yapılarındaki kompartman sistemlere

uzanan çok farklı uygulama ve yapılara

sahip ürünlerle devam ediyor. Beton katkıları,

su yalıtımı, çatı yalıtımı, sızdırmazlık

Fazlı Bulut / Sika Türkiye Pazarlama

ve Kurumsal İletişim Yöneticisi

Dünyada 5 kıta üzerindeki 94 ülkede, 170

üretim tesisi ve 17 bin çalışanı ile faaliyet

gösteren Sika’nın ürün gamı; bir yapıyı

temelden çatıya kadar yapı kimyasalları,

endüstriyel üretim için özel yapıştırıcılar

ve sızdırmazlık gibi farklı alanlarda çözüm

sunabilecek geniş bir ürün yelpazesine

sahip olmanın yanında, gerek otomotiv

86

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

ve yapıştırıcılar, zemin kaplamaları, yenileme ve

endüstri grubu ürünleri gibi çok çeşitli grupları,

profesyonel ve son kullanıcıya uygun yüksek

performanslı ürünler olarak sunmaktadır.

Ürünlerinizin rekabet edebilir olması ve

uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için

ne gibi konulara önem veriyorsunuz?

Sika özellikli yapı kimyasalları sektöründe dünyada

lider konumundadır. Sika’yı farklı kılan ise

her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi

ve ihtiyacı en iyi karşılayacak doğru çözümleri

sunmasıdır. Sika’nın geleneksel yönetim tarzından

profesyonel yönetime geçmesi ile birlikte,

global büyümesinde çok büyük bir ivmelenme

olmuştur. Sika; 107 yıl önce bulduğu Sika-1

katısındaki ileri görüşlülüğünü, şu anda gelişen

inşaat sektöründeki ihtiyaçları karşılamak amacıyla

her geçen gün yeni ürünlerle geliştirmektedir.

Modern inşaat teknolojilerinin gelişmesi

aynı zamanda bu sistemler için modern çözümlere

gereksinim duymaktadır.

Sektörde kullanılan ve başta karbon

salımı gibi pekçok olumsuzluklara

sebebiyet veren ürünler için sizce ne

gibi tedbirler alınmalı? Şirket olarak

bu tür konularda ne tür çalışmalarınız

bulunuyor?

“Daha fazla değer, daha az etki” parolası ile

yola çıkmaktayız. Bu bizim için şu demek: Daha

çevreci ve teknolojik ürünler üretiyoruz, bunun

yanında sosyal sorumluluk projeleri ile daha fazla

değer katmayı da önemsiyoruz. Aynı zamanda

enerji kullanımı, atık yönetimi ve iş kazalarındaki

oranları azaltmayı da önceliklendirip bu sayede

daha az etki oluşturmayı ana stratejimiz olarak

benimsedik. Bu yolda çok güçlü adımlarla

da devam etmekteyiz.

Sika’da son iki senedir eğer yeni bir ürün çıkarılacaksa

bunun önceki versiyondan daha çevreci

bir ürün olması kuralı getirilmiştir. Bu da firmamıza

hem yeni fikirlerin hayata geçmesinde

hem de çevreci çözümlerin ortaya çıkmasını da

tetikleyici bir etken görevi yapmaktadır. Örneğin

hiçbir solvent bazlı malzeme Ar-ge bünyesinde

çalışılmamaktadır. Ya da çevreye daha fazla

atık üretecek bir ürün, daha performanslı dahi

olsa gündeme alınmamaktadır. Özellikle mevcut

binalardaki yaşam döngüsü arttıracak olan

koruyucu kaplama tarzı ürünlerin önemi her geçen

gün artmaktadır. Yüksek performanslı su

itici malzemeler ile limanlardaki tamir ve yaşam

döngülerinin süreleri iki katına kadar çıkarılabilmektedir.

Bu da çok değerli olan doğal kaynaklarımızın

fazladan kullanımına engel olmaktadır.

SİKA, ABC Kimya’yı satın aldı

13 Eylül 2017 Çarşamba akşamı

Swissotel The Bosphorus

Chalet Garden’da gerçekleşen

davette, yapı kimyasalları ve endüstriyel

yapıştırıcılar sektörlerinin

önde gelen temsilcileri bir

araya geldi.

Evsahipliğini; Sika Türkiye Genel

Müdürü Bora Yıldırım ve ABC

Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı’nın

yaptığı etkinliğe, her

iki firmanın bayi ve distribütörlerinin

yanı sıra yapı sektörünün

belli başlı dernek ve birliklerinin

üst düzey temsilcileri ile basın Sika Türkiye Genel Müdürü Bora Yıldırım

mensupları katıldı.Sika Türkiye

Genel Müdürü Bora Yıldırım

gerçekleştirdiği sunumda, satın

almaya dair bilgileri paylaşmasının

ardından “Sika olarak bu

satın alma ile birlikte yapıştırıcı

ve sızdırmazlık ürün grubundaki

pazar konumumuzu çok

daha güçlü bir şekilde geliştirme

fırsatına sahip olacağımıza

inanıyoruz. Bir yandan ABC’nin

geniş ürün portföyünü Sika’nın

dağıtım kanalı ile buluştururken,

diğer yandan Sika’nın ilgili ürün ABC Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı

portföyünü ABC’nin satış kanalı

ile buluşturmayı ve böylece önemli bir sinerji etkisi yaratarak bu pazardaki büyümemizi

hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu satın almayla birlikte yurtiçi pazarın yanı

sıra özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarlarında da Sika’nın mevcut satış kanalı ABC

ürün portföyünden istifade edeceğinden, ülkemizin ihracat potansiyeline de katkı

sunacağız. ABC çalışanlarına Sika Ailesi’ne hoş geldiniz derken, hep birlikte daha

büyük ve güçlü takım olarak çalışacak olmanın heyecanını duyuyoruz.” dedi. ABC

Kimya ve Dış Tic. A.Ş. adına konuşan Murat Karadayı, bundan sonraki yapıda

Yapı kimyasalları sektöründe dünya lideri bir firmanın sahip olduğu tecrübelerin

ışığında, yalnızca Sika Türkiye için değil, hem global Sika organizasyonu içerisinde

hem de yurtiçinde ve yurtdışındaki diğer ülkelerde, dünya standartlarında çözüm

üretmeye devam edeceklerini” ifade etti.

İşleyiş ve organizasyonun mevcut haliyle devam edeceği, üretim ve Ar-Ge altyapısının

geliştirilmesine yönelik yeni çalışmaların da gerçekleştirileceği bilgisinin

aktarıldığı sunumların ardından verilen kokteylde konuklar sektöre dair sohbet

olanağı da buldu.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

Sika olarak 2020 stratejimiz, dünyanın her yerinde

bu çözümleri sunabilmek ve bunu yaparken

de doğanın ve insanın en az şekilde etkilenmesini

sağlamaktır. Her sene birkaç farklı

ülkede yüksek Sika standartlarında yeni iştirakler

ve fabrikalar kurulmaktadır. Sika Türkiye olarak

ise bu sene özellikle İSG konularında büyük

yatırım ve eğitimler yapılmıştır.

Yapı Malzeme Ekim 2017 87


Sektörel

“En önemli diğer kriterimiz mümkün

oldukça yerli kaynakları kullanarak

yeni gelişmeler sağlamak”

“Beton katkılarında en önemli yenilikler olarak, Poli karboksilat bazlı ürünlerin geleneksel

kimyasalların yerine geçmesi ve performansların inanılmaz derecede artmasıdır.”

Fatih Fethullah Arıcan / Genel Müdür

Türkiye’nin lider Çimento fabrikalarına

Öğütücü kolaylaştırıcısı ve mukavemet

artırıcı ürünler üreten Yapıchem, yeni bir

ürün grubu olarak Yapıfine grubu altında

toz ürünler, epoksiler, su yalıtım malzemeleri

ve yüzey kaplamaları içeren ürün

grubun üzerinde çalışmalarına başlamış

durumda. Yapıchem Genel Müdürü Fatih

Fethullah Arıcan ile bu alandaki çalışmaları,

ihracat hedefleri ve sektör genelinde

konuşmaya çalıştık.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Boğzaiçi Üniversitesinden Kimya Mühendisliği

Lisans (1980) ve Lisanüstü (1983)

derecelerim var. Mezuniyetten sonra ilk işyerim

olan PETKİM/Aliağa tesisleri dahil,

profösyonel hayatı bıraktığım 2007 yılına

kadar Kimyasal üretimlerin yapıldığı büyük

kimya tesislerinde üst düzey yöneticilik

deneyimlerim oldu.

2007 yılında aile şirketi olan ARSAN kimya

makina ve dış. Tic.ltd. şti yi kurarak Yapı

Kimyasalları şirketlerine hammadde ve

yarımamül tedarik ettik. 2011 yılında ise

Yapıchem Kimya san. A.Ş yi kurarak ve

zaman içinde tüm ürün paletlerine girerek

sektöre Yapı Kimyasallarında önemli

bir üretici firma olarak girmiş olduk.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir

misiniz? Hangi sektörlere hizmet

vermektesiniz?

Biz önce Beton Katkıları ile başladık.

Bu ürünlerin müşteri kesimi Hazır beton

santralleridir. Daha sonra Çimento

Kimyasallarına girdik. Türkiye’nin lider

Çimento fabrikalarına Öğütücü kolaylaştırıcısı

ve mukavemet artırıcı ürünler

veriyoruz. Bu arada tüm ürünlerimiz için

ihracat imkânları araştırdık ve bugün itibariyle

neredeyse 10 ülkeye ihracat yapıyor

durumdayız. Son ürün grubu olarak ta

Yapıfine grubu altında toz ürünler, epoksiler,

su yalıtım malzemeleri ve yüzey

kaplamaları içeren ürün grubuna girdik.

Değişen ihtiyaç ve beklentiler

çerçevesinde kullanılan ürün ve

uygulamada son dönemde ne gibi

yenilikler mevcut?

En önemli yenilikler olarak Beton katkılarında

, Poli karboksilat bazlı ürünlerin

geleneksel kimyasalların yerine geçmesi

ve performansların inanılmaz derecede

artmasıdır. Bu konuda Yapıchem bu tür

hammaddeleri kendi tesislerinde, kendi

know-how’ ile üretme başarısına sahip

olmuş, ve bu özelliği ile de sektörde farklılık

yaratmıştır.

Ürün portföyünüzü genişletirken

hangi kıstaslara dikkat

ediyorsunuz? Yeni ürünlerinizi neye

göre belirliyorsunuz?

Esas olan bir taraftan maliyetleri düşürürken

diğer taraftan kalitenin artırılması

olayıdır. Bu konuya azami dikkat göstererek

çalışıyoruz. Diğer taraftan milli ve

yerli bir firma olarak en önemli diğer kriterimiz

mümkün oldukça yerli kaynakları

kullanarak yeni gelişmeler sağlamaktır.

Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım

aşamasında ve sonrasında ne gibi

avantajları bulunmakta?

Bu tür ürünlerin en önemli avantajları

yüksek performanslı olmaları ve çalışılması

pratik ve kolay olmasıdır. Bir taraftan

daha ekonomik çözümler sağlarken,

diğer taraftan kullanıcıya uygulama kolaylığı

ve yüksek standartlı ürünler sağlamaktadır.

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde

gelişiyor?

Özellikle sıvı ürünlerin lojistik dezavantajı

nedeniyle ihracat yapılabilir ülkeler sınırlı

bir durumdadır. Bu da genelde Orta Doğu

ve diğer yakın çevre ülkeleridir. Bu bölgelerde

ihracat anlamında oldukça iyiyiz.

Ancak Afrika ülkeleri ve ürünlerimiz anlamında

teknik olarak üstün olabileceğimiz

ancak mesafe olarak daha uzak ülkeler

için neler yapabiliriz, onun çalışması içindeyiz.

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında

önceliğinizi hangi konulara göre

belirliyorsunuz?

Daha önce de belirttiğim gibi öncelik yerli

kaynakları kullanarak geliştirilecek ürünler

ile , neticede Türkiye ye Döviz kazandıracak,

ithal malzemelere ikame olacak

ürün çalışmalarımız Arge çalışmalarımızın

ana prensipidir.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

İstanbul ve Gaziantep üretim tesislerimize

ilave olaraj şu anda İzmir Fabrikamızı

kurma çalışmaları içerisindeyiz. Böylelikle

Türkiyenin İnşaat yoğun 3 ana bölgesinde

üretim faliyetimiz olacaktır.

Bundan sonraki yatırımlarımız yurt dışı

ağırlıklı düşünülmektedir. Uygun şartlar

sağlanırsa yurtdışında JV yatırımları da

düşünülebilinir.

88

Yapı Malzeme Ekim 2017


“Köster olarak sektöre katma değer

üretmeye devam edeceğiz”

“Faaliyetlerimizde kalitemiz ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı kılmıştır.

Şüphesiz faaliyetler bir bütündür ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde yer

alan Arge laboratuvarımız en önemli gücümüz diyebilirim.”

Selahattin Özüpek / Köster Türkiye Satış Müdürü

Alman üretici KÖSTER Bauchemie AG,

yapı kimyasalları, su yalıtımı ürünleri ve

sistemleri konusunda yılların getirdiği bir

uzmanlığa sahip. Bu sistemler, dünya çapında

yeni ve eski birçok yapıları korumaya

devam etmekte. Köster Türkiye Satış

Müdürü Selahattin Özüpek ile geliştirdikleri

sistemler, uyguluma teknikleri ve Türkiye

pazarındaki hedefleri üzerine konuştuk.

Kısaca firmanızdan bahseder

misiniz?

Dünyanın 50 ülkesinde faaliyet gösteren

Köster, Almanya merkezli uluslararası bir

şirkettir. Araştırma geliştirme faaliyetleri

ile sektöründe ön plana çıkmıştır. Dünya

üzerinde homojen bir dağılım göstermiş

ve hemen her kıtada etkinlik oluşturmayı

başarmıştır. Pentagon, Panama Kanalı,

Pekin Olimpiyat Stadı, Empire State Binası,

Münih Havalimanı, Kozloduy Nükleer

Enerji Santrali ve diğer pek çok referans

Köster açısından bir dünya şirketi olmanın

karşılığıdır. Zorlu Center, Sapphire, Süzer

Plaza, Paşaköy Arıtma Tesisi, TAV Havalimanları,

Bafra/ Kıbrıs turizm yatırımları,

Erbil Havalimanı bu coğrafya da yer aldığımız

başlıca referanslardır.

Türkiye faaliyetlerimiz 1994 senesinde

başlamıştır. Oldukça kayda değer bir süre

ve önemli tecrübeler içeriyor. Başlangıcından

bu güne bulunduğumuz geniş bir coğrafyanın

çözüm ortağı olduğumuzu görüyoruz.

Türk Cumhuriyetler, Gürcistan, Irak,

Kıbrıs pazarlarından Türkiye organizasyonu

olarak sorumluluk taşıyoruz. Türkiye’de

de 10 bölgede aktif temsilimizle, 150’ye

varan bayi sayımızla hizmet veriyoruz.

Sağlık yatırımlarından, ulaştırma projeleri-

90

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

ne ve havaalanlarına, turizm yapılarından,

enerji yatırımlarına kadar pek çok projede

yer alıyoruz. Diğer taraftan uluslararası

ölçekte Köster, Türkiye organizasyonunu

önemsiyor ve bu coğrafyadaki faaliyetleri

Köster Türkiye üzerinden gerçekleştiriyor.

Bu sayede bu coğrafyanın en modern ve

teknik altyapısına sahip üretim tesisini de

yine Türkiye’de konumlandırmıştır. Dilovası’nda

ki fabrikamız sektörümüz ve ülkemiz

açısından bir katma değerdir.

Yapı kimyasalları sektörü

hakkındaki görüşleriniz ve

şirketinizin sektör faaliyetleri

hakkında bilgi verir misiniz?

İnşaat sektörüne yönelik yapı kimyasalları

ve su yalıtımı ihtiyaçlarının tamamına

cevap verebilecek çok geniş ürün portföyümüz

bulunuyor. Faaliyetlerimizde kalitemiz

ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı

kılmıştır. Şüphesiz faaliyetler bir bütündür

ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde

yer alan Arge laboratuvarımız en önemli

gücümüz diyebilirim. Türkiye’de yerelleşebilmemiz

ve geniş çevre coğrafyalara da

adapte olabilmemizi buradaki Arge çalışmalarımız

destekliyor.

Köster olarak Türkiye pazarında 23 yılı aşkın

süredir yer alıyoruz. Çevre coğrafyaları

da eklediğimizde önemli bir coğrafi alanda

faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla büyük bir

sorumluluk. Türk insanının artan ihtiyaçları

ve yaşam standartlarına yönelik sürekli

gelişim eğilimi, çevre coğrafyalarda ki yeni

ihtiyaçlar ve yapılanmalar, yine sorunlu

bir coğrafyada Türkiye’nin bölgesel cazibe

merkezi olması, merkezi lokasyon ve Kuzey

Afrika - Kafkaslar - Ortadoğu düzleminde

tedarikçi konumu Türkiye pazarına yönelik

iyimser bakabilmemizi kalıcı kılıyor.

Yapı kimyasalları sektörü giderek önem

kazanıyor. İnşaat projeleriyle birlikte hemen

hemen her ev’de kullanım oranları

artan imalat kalemlerini içeriyor. Dolayısıyla

önümüzdeki süreç, yeni ya da eski

her yapıda yapı kimyasalları kullanımının

artacağına işaret ediyor. Burada temel

sorun sektörün niteliği. Nitelik konusunda

çok ciddi problemler görüyoruz. Dolayısıyla

haksız rekabet koşullarını sadece merdiven

altı üretim kültüründe görmüyoruz.

Burası çok önemli bir sorun. Kısa vadede

cirosal kaygılarla ve sektörün popülerliği

ile oluşturulmuş tüm faaliyetler en fazla

orta vadede tüm olumsuzlukları ile kendini

gösteriyor. Ancak sektör bu süreçte

zaman kaybediyor. Diğer taraftan sene

başı itibariyle Türkiye pazarından çekilen

şirketlere de şahit olduk. Bu açıdan

sektör profesyonellerine önemli görevler

düşüyor. Nitelik arz eden bir yapı kimyasalları

sektörü mü, yoksa hacim kazanan

ancak içinin doldurulamadığı ve nitelik arz

etmeyen bir yapı kimyasalları sektörü mü?

Biz Köster olarak sektöre katma değer

üretmeye devam edeceğiz. Ve bu şekliyle

büyümemizi sürdüreceğiz.

Geleceğe yönelik hedefleriniz

nelerdir?

Sanayici kimliğimizi daha belirgin hale getireceğiz.

Dolayısıyla üstlendiğimiz misyonu

çok geniş bir coğrafyaya taşımaya

devam edeceğiz. Faaliyetlerimizde penetrasyonu

önemsiyoruz. Dolayısıyla sektörün

kalbinin attığı her yerde marka bilinirliğimizi

arttırma hedefimiz bulunuyor.

Saha çalışmalarımızda ve proje etkinliklerimizde

müdahil olma kapasitemizi

daha üst seviyeye taşımamız gerekiyor.

Sektörden bu yönde teveccüh ve talepler

görüyoruz. Dolayısıyla bayilik sistemimizi

daha etkin ve verimli bir temsile kavuşturacağız.

Markamızı talep eden ve her

coğrafi bölgede görmek isteyen müşteri

ve tüketicilerimize ulaşmak ve cevap

vermek durumundayız. Bu açıdan 2016

yılı itibariyle bayilik sistemimize yeni bir

soluk getirmek üzere çalışmalarımıza hız

vermiştik. 2017 ilk altı ayında %30 seviyelerinde

yeni bayi sayısına ulaştık. Amacımız

hep ifade ettiğimiz nitelik ve kaliteyi

yine nitelikli ve mühendislik altyapısına

sahip bayilerle sektörümüze sunabilmek

olacak. Hassasiyetle süreci yönettiğimizi

belirtmeliyim.

Yapı Malzeme Ekim 2017 91


Dosya

Bakır Beton 12 araçlık yatırımında

MAN’ı tercih etti

Kayseri’nin güzide beton santrali işleten firmalarından Bakır Beton da 12 araçlık yatırımında

MAN’ı tercih etti. Bakır Beton, 7 adet MAN TGS 18.420 /18.460 çekici ve 5 adet

MAN TGS 41.360 mikser aracı ile filosunu güçlendirdi.

f Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman’ın

evsahipliğinde Kayseri’de Bakır Beton

tesislerinde gerçekleşen teslimat törenine,

MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş.

Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Doğucan

Suyani ve her iki şirket yetkilileri katıldı.

Önceki MAN tecrübelerinde yakıt tüketiminin

çok düşük olduğunu tespit ettiklerini

belirten Bakır Beton Genel Müdürü Bayram

Kahraman, “Yakıtta bariz fark yaratan

MAN araçları, ayrıca teknolojik üstünlüğü,

konfor ve güvenliği ile de sunduğu ayrıcalıklar,

hem biz firma yönetimi, hem de bizzat

bu araçları kullanan şoförler tarafından tecrübe

edildi. Bu doğrultuda bundan sonraki

yatırımlarımızda da MAN’ı tercih edeceğimizi

bir kez daha belirtmek isterim” dedi.

MAN araçlarının, yüksek teknolojisi, dayanıklılığı,

kalitesi, konforu, düşük yakıt tüketimi

ve işletme giderleri gibi öne çıkan

daha birçok özelliği ile olduğu kadar, yaygın

Satış Sonrası Hizmetler ağı, sunduğu

finansal çözümler gibi sunduğu birçok ayrıcalıklar

ile müşterilerini her açıdan düşünen

bir marka olduğunu belirten MAN

Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon

Satış Bölge Koordinatörü Doğucan Suyani

ise “MAN ister bireysel olsun ister kurumsal,

tüm müşterilerini ‘yaşam boyu iş

ortağı’ olarak görmekte ve bu felsefe ile

onları düşünerek hareket etmektedir. Bu

nedenle de kurduğumuz tüm dostluklarımız,

uzun solukludur. Bakır Beton da bu iş

ortaklarımız arasındadır ve daha uzun yıllar

bu dostluğumuzun süreceğine inanıyorum”

şeklinde konuştu.

92

Yapı Malzeme Ekim 2017


“Uluslararası tüm değerlere sahip olmakla

beraber yerel olmaya inanıyoruz”

“MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap veren maksimum

kaliteyi ve yıllara meydan okuyan dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri geliştirmektir.”

1937’de Milano’da kurulan MAPEI, günümüzde

her tür zemin, duvar ve kaplama

malzemelerinin uygulanması için yapıştırıcı

ve tamamlayıcı ürünler üretiminde

dünya lideridir. Aynı zamanda su yalıtım

ürünleri, özel harçlar, beton katkıları, yeraltı

inşaatı için ürünler ve beton ve tarihi

yapıların restorasyonu gibi yapı endüstrisinde

kullanılan diğer kimyasal ürünlerde

de uzmanlaşmış. MAPEI Türkiye Genel

Müdürü Cem Baki Sinal ile firma faaliyetleri

ve ürünleri üzerine konuştuk.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Grubun 2017 profili; 5 kıtada, 33 farklı ülkede

73 üretim tesisi ve grup bünyesinde

istihdam edilen 9000’den fazla çalışan

olarak özetlenebilir. Grubun 2017 konsolide

cirosu 2.4 milyar Euro’dur ve dünyanın

en geniş ve tamamlayıcı ürün yelpazesindeki

yüksek kaliteli ürünleriyle, sahip olduğu

66.000’den fazla müşterisinin taleplerine

cevap vermektedir.

Mapei, ayrıca, dünyadaki tüm ofislerinde

etkin bir teknik destek hizmeti sunmaktadır.

Alanında uzman mühendisler ve şantiye

destek personeli tarafından sunulan bu

hizmet; tasarımcılar, mimarlar, müteahhitler

ve profesyonel zemin uygulamacıları

tarafından takdir edilmektedir.

Mapei Grup global iş stratejisini

aşağıdaki üç ana prensip üzerine

inşa etmiştir;

UZMANLAŞMA: Mapei, yapı endüstrisindeki

müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak

için ileri teknoloji ürünler sunar.

ARAŞTIRMA & GELİŞTİRME: Mapei, her

yıl, toplam cirosunun %5’i ve çalışanlarının

%12’siyle AR-GE’ye yatırım yapar.

ULUSLARARASILAŞMA: Mapei, 1960’tan

itibaren, yerel gereksinimleri maksimumda

karşılamayı ve taşıma maliyetlerini

minimize etmeyi uluslararasılaşma stratejisi

olarak benimsemiştir. Bu nedenle,

müşterilerine yakın olmak ve ihtiyaçlarına

cevap vermek için, her ülkede yerel üretim

yapmaktadır.

4 yıl önce Türkiye pazarına giriş yapan

Mapei Türkiye, Ankara’da yer alan merkez

ofis, İstanbul ofis, yeni açılışı yapılan İzmir

ofis ve Ankara’nın en önemli sanayi bölgelerinden

Polatlı OSB’deki üretim tesisiyle

faaliyet göstermektedir. Mapei Türkiye,

her zaman tam bir sistem olarak sunulan

ve aralarında seramik yapıştırıcı ve derz

dolguları, su yalıtım sistemleri, özel harçlar

ve ankraj harçları, ısı yalıtım ürünleri, iç

ve dış mekan kaplamaları, endüstriyel zeminler

ve diğer yapı malzemelerinin olduğu

geniş ürün yelpazesiyle, yapı endüstrisi

için ürün ve sistemlerin üretimi ve satışını

gerçekleştirmektedir. Toplam 23.000 m 2

alan üzerine kurulu olan üretim tesisinin

kapalı alanı, 2016 yılının ilk çeyreğinde

tamamlanan ek 3.500 m 2 ’lik bölümle birlikte

9.000 m 2 ’ye çıkmıştır.

Kendimden bahsetmek gerekirse; ODTÜ

Elektrik & Elektronik Mühendisliği mezunuyum.

İhtisasımı İTÜ’de nükleer enerji

üzerine yaptım. Kariyerime Yıldız Üniversitesi

Elektronik Haberleşme bölümünde

öğretim üyeliği yaparak başladım ve 5 yılı

Suudi Arabistan’da olmak üzere dünyanın

çeşitli saygın ve uluslararası yapı sektörü

firmalarında çalıştım.

Dünyanın en büyük mikronize endüstriyel

mineral üreticisi olan OMYA madenciliğin

kuruluşunda yer aldım ve 10 yıl operasyonlarını

yürüttüm. Şimdi de, yine uluslararası

ve sektöründe dünya lideri olan

Mapei Türkiye’de Genel Müdürlük görevini

yürütüyorum.

Üretim süreçleriniz hakkında biraz

bilgi verir misiniz?

MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının

ihtiyaçlarına cevap veren maksimum

kaliteyi ve yıllara meydan okuyan

dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri

94

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

geliştirmektir. Yüksek teknoloji ürünlere

ve AR-GE’ye kendi adamış olan MAPEI,

uluslarası standartlarda üretim yapmaktadır.

Uluslararası bir firma olmasının yanısıra

çok çeşitli yerel firmalarla da işbirliği

bulunmaktadır.

Üretim yaparken başlıca önceliklerimiz

arasında ürünlerimizin tüm uluslararası

standartlara uygunluğu gelmektedir.

MAPEI olarak uluslararası tüm değerlere

sahip olmakla beraber yerel olmaya inanıyoruz.

Yerel firmaların yerel yöneticiler

tarafından yönetilmesine dikkat ediyor ve

buradaki gücü yakalamaya çalışıyoruz. Bizi

farklı kılan özelliklerimizden bir diğeri de

yerelde büyüme isteğimiz. Bulunduğumuz

bölgelerdeki insanların yaşam tarzları ne,

ne düşünürler bunları bilmek durumundayız.

Hedef kitlemizi iyi tanıyarak doğru çözümleri

sunmak yine birincil önceliklerimiz

arasında yer alıyor.

Ürünlerinizin rekabet edebilir

olması ve uzun vadede varlığını

sürdürebilmesi için ne gibi konulara

önem veriyorsunuz?

İşimizin temelinde AR-GE yatar. Bize göre,

yerel ihtiyaçlara doğru çözümlerle cevap

vermek ancak araştırma ve geliştirmeyle

yenilikçi, geri dönüştürülmüş, ultra hafif

ham madde içeren formülasyonlarla “yeşil”

bina kavramına önemli bir katkıda bulunuyoruz.

Geliştirdiğimiz yüksek mekanik performans

özelliklerine ve dayanıma sahip

ürünler sayesinde yapı elemanlarının ve

binaların hizmet ömrünü uzatıyoruz; atık

malzemeleri azaltıyoruz, daha az malzeme

ve dolayısıyla daha az enerji tüketimi sağlıyoruz.

Eko-sürdürülebilirlik kavramına daha da

yakın olmak için, çok düşük zararlı organik

bileşen yayan solvent-free ürünler geliştirdik.

Bu ürünler sayesinde uygulayıcılara ve

son kullanılacara kapalı mekanlarda (yapı

içlerinde) yüksek kalite garanti ediyoruz.

Yapı Kimyasallarındaki yenilikleri

nasıl takip ediyorsunuz?

Biz, Mapei olarak yenilikleri yaratıyoruz.

Yıllardır yaptığımız yeniliklerin rakiplerimiz

tarafından takip & taklit edilmesi de bunun

önemli bir göstergesi. Ürünlerimizi rakiplerimizden

çok müşterilerimizin ihtiyaçlarından

doğan gereksinimlere göre ortaya

çıkarıyoruz. Çıkarttığımız ürün, dünyanın

en iyi ürünü bile olsa, geliştirmek için her

zaman çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Cem Baki Sinal / MAPEI Türkiye Genel Müdürü

mümkündür. Her yıl, toplam global ciromuzun

önemli bir miktarını AR-GE’ye yatırıyoruz.

Yerel ihtiyaçları yeni formülasyonlara

entegre edebilmek, yerel pazara uygun,

sürdürülebilir ürünler yaratmak için de yatırım

yapıyoruz. Her yıl, toplam ciromuzun

% 5’ini ve çalışanlarımızın % 12’sini

AR-GE’ye ayırıyoruz.

MAPEI olarak, enerji tüketimini azaltan ve

çok düşük zararlı organik bileşen yayan

Kimya sektöründeki hammadde teknolojilerini

yakından takip ediyoruz ve formüllerimizi

de gelişmelere paralel olarak revize

ediyoruz.

Yakın geçmişte bu kadar yüksek binalar

yoktu, bu kadar derin temeller, hızlı değişen

iklim koşulları ve kalabalık şehirler

yoktu ve enerji de bu kadar pahalı değildi.

Biz, Mapei’de, tüm bu değişimlere cevap

verecek ürünler geliştiriyoruz.

Sektörde kullanılan ve başta karbon

salımı gibi pek çok olumsuzluklara

sebebiyet veren ürünleri engellemek

için ne tür çalışmalarınız bulunuyor?

Mapei tarafından üretilen ürünler, bağımsız

laboratuvarlar tarafından incelendiğinde

bunların içerisindeki zararlı organik

bileşen miktarları ölçülebilmekte. Bunlara

bağlı olarak yine bu kuruluşlardan alınan

logolar ürünlerimizde mevcut durumda.

Sadece üretim aşamasında da değil,

dünya çapındaki geniş üretim ağımız sayesinde,

ürünlerin bir yerden bir yere taşınmasındaki

mesafeyi kısaltıyoruz ve bu

sayede salınacak egzos gazı emisyonu

gibi zararlı etkenleri de engellemiş oluyoruz.

Tüm bunların yanı sıra ürünlerimizin

bir çoğunu geri dönüşebilir malzemelerden

üretiyoruz.

Yeni proje / yatırımlarınız olacak

mı?

Mapei, stratejik pazar olarak gördüğü

Türkiye’deki yatırım planını sürdürmeye

kararlı ve biz de pazardaki en başarılı 3

şirketten biri olma hedefiyle yapılan plan

çerçevesinde sabit varlıklar ve insan

kaynaklarına yapılmakta olan yatırımlara

odaklanmış durumdayız.

Yapı Malzeme Ekim 2017 95


“Ana ilkemiz: Daha yüksek kaliteyi,

en optimum maliyet ile elde etmek”

“Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık olduğu bir

şirketiz. Dolayısı ile Ar-Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçlarını

inceliyor, tüketicinin ihtiyaçları ve sorunlarına yönelik

çözümler geliştirmek üzere çalışıyoruz.”

Tolga Ilıca / Projeler ve Pazarlama Müdürü

Çimento imalatçıları, hazır karışım beton

sanayicileri, ön-döküm imalatçıları ve inşaat

şirketleri gibi geniş bir hedef kitleye

sahip olan CHRYSO, inşaat malzemeleri

için katkı maddeleri ve karışımları konusunda

pazar lideri konumunda. CHRYSO

Türkiye Projeler ve Pazarlama Müdürü

Tolga Ilıca’ya Hazır Beton ve Çimento konusunda

merak ettiklerimizi sorduk. Bize

vakit ayırdıkları için kendilerine teşekkür

ediyoruz.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

70 yıl önce Fransa’da Beton ve Çimento

kimyasalları üretmek amacıyla kurulan

CHRYSO, dünya genelinde 20 bağlı ortaklığı

ile 70 ülkede aktif, uluslararası bir

lider haline gelmiştir. CHRYSO müşterilerine

(çimento üreticileri, beton fabrikaları,

prekast üreticileri ve yüklenici firmalar)

inşaat malzemeleri alanındaki formülasyon

uzmanlığı ve bilgilerini sunmaktadır.

Merkezi hali hazırda Paris’te bulunmaktadır.

Dünya genelinde 20 iştirak & dağıtım

ve lisans sahibinden oluşan uluslararası

ağ ve 1200`ün üzerinde çalışanı ile 70

ülkeye doğrudan satış faaliyetlerini sürdüren

CHRYSO, ülkemizde yaklaşık 20 yıldır

üretim yapmaktadır. Ülkemiz pazarında

liderliğini sürdürmektedir.

96

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

Kendimden kısaca söz etmem gerekirse,

İTÜ’de beton durabilitesi üzerine yaptığım,

yüksek lisans çalışmasının ardından ülkemizin

çimento-hazır beton devlerinden

Akçansa’da meslek hayatıma başladım. 6

yıl kadar Kalite Şefi olarak görev aldıktan

sonra, önce Beton Kimyasal Katkılar Teknik

Müdürlüğü, daha sonra ise Satış-Pazarlama

Müdürlüğü görevlerine başladım.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir

misiniz? Hangi sektörlere hizmet

vermektesiniz?

Hazır beton ve prekast beton kimyasal

katkıları, shot-crete (püskürtme beton)

kimyasalları, çimento dayanım arttırıcıları

ve öğütme katkıları yanı sıra estetik beton

çözümleri, fiber donatılar, kalıp ayırıcı yağlar,

kür malzemeleri gibi bir çok çözümü

bir arada sunmaktadır.

Değişen ihtiyaç ve beklentiler

çerçevesinde kullanılan ürün ve

uygulamada son dönemde ne gibi

yenilikler mevcut?

Giderek artan konut ihtiyacı ile birlikte

artan arsa fiyatları, yüksek yapı trendini

devam ettirmektedir. Özellikle yüksek katlı

yapılar için kolay pompalanabilir, uzun

taşıma sürelerinde kıvamını koruyan, istenen

dayanımı optimum maliyet ile elde etmeye

yardımcı ürünler tercih edilmektedir.

CHRYSO®Optima 1000 teknolojisi başta

olmak üzere, Ar-Ge merkezlerimizin

ürettiği yeni teknolojiler, tüm bu talepleri

karşılamaktadır. Ayrıca, LuminTech ® gibi

inovatif ürünler ile betonu estetik pazarda

ön plana çıkaran çözümlerimiz de yoğun

ilgi görmektedir.

Ürün portföyünüzü genişletirken

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?

Yeni ürünlerinizi neye göre

belirliyorsunuz?

Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık

olduğu bir şirketiz. Dolayısı ile Ar-

Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçları incelenmekte

ve belki nihai tüketicinin bile

farkında olmadığı ihtiyaçları ve sorunlarına

yönelik çözüm geliştirmek üzerine çalışıyoruz.

Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım

aşamasında ve sonrasında ne gibi

avantajları bulunmakta?

Ürün portföyümüz çok geniş. İhtiyaca ve

ürün grubuna bağlı değişmek ile birlikte

ana ilkemiz daha yüksek kaliteyi en optimum

maliyet ile elde etmek üzerine kurulmuştur.

Temel olarak büyük projelerde,

zaman ilkesi üzerine çalışmaktayız. Beton

ve çimento firmaları üzerinde ise verimlilik

odaklanmaktadır.

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde

gelişiyor?

Dünya geneli ve ülkemiz özelinde gelişmeler

yakın takibe alınmaktadır. Fark yaratacağımızı

düşündüğümüz alanlarda daha

hızlı hareket ediyoruz. Son 4 yıl içerisinde

mega projeler olarak adlandıracağımız

Yavuz Sultan Selim Köprüsü (3.Boğaz

Köprüsü), Osman Gazi Köprüsü, Avrasya

Tüneli ve CR3 Marmaray gibi projelerde

tercih edilmemiz, fark yaratan bir çözüm

ortağı olduğumuzun göstergesi olduğunu

düşünüyorum. Bu yönde çalışmalarımızın

devam ettiğini açıklıkla ifade edebilirim.

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında

önceliğinizi hangi konulara göre

belirliyorsunuz?

Planlanan proje türleri ve saha ihtiyaçları-koşulları

belirleyicidir.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

Yeni proje ve yatırım olmadan, üretken ve

sürdürülebilir bir yönetim imkânsız. Şu an

olduğu gibi gelecekte de hızlanarak devam

edecektir.

Son olarak eklemek istedikleriniz!

İnşaat sektörü, onlarca yan sektörü desteklemektedir

ama tek başına yeterli değildir.

Lokomotif olan sektörümüz ile birlikte

sanayi ve tarım alanlarında başarılı ve

planlı yatırımlarla dengeli ve sürdürülebilir

büyüme hepimizin ortak temennisidir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 97


“Kalitesiyle imrendiren binalar

yapmak için çıktık yola”

“Bir senedir insansız hava araçları yani drone sektörüne yatırım yapmaktayız. Droneların

geleceğin teknolojisine ışık tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe nasıl kullanılabileceği

ile ilgili araştırmalarımızı yapıyoruz.”

Çağrı Baydemir

Mutasyon Yapı Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı

2000 yılında kurulan ve faaliyetlerine başlayan

Mutasyon Yapı Tasarım, 2013 yılında

üretim ve yönetim olarak İstanbul’a

taşınarak uyguladığı projelerle etrafında

fark oluşturan detaylar, Ar-Ge’ye verdiği

önemle kendini geliştiren bir yapıyla faaliyetlerine

devam etmekte. “Kaliteli iş

yapmak her zaman çok iş yapmak anlamına

gelmez. İşimizi günümüz teknoloji

şartlarının en iyi haline getirir ve profesyonel

uygulama kadromuzla, verdiğimiz

eğitimlerle, müşteri memnuniyetini en üst

düzeyde tutarak işimizi tamamlarız.” İfadeleriyle

çalışma prensiplerini özetleyen

Mutasyon Yapı Tasarım Yönetim Kurulu

Başkanı Çağrı Baydemir ile keyifli bir söyleşi

düzenledik.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

2000 yılından beri Antalya’da yapıların

network ve işleyişleri, ayrıca şirketlerin CRM

otomasyon program sistemleri alanında

faaliyet göstermekte olan firmamız 2013

yılından itibaren prekast cephe yapı elemanları

ve butik yüksek değerli projelerle İstanbul’da

faaliyet göstermeye başlamıştır.

Yaptığımız işte önce yüksek kaliteli malzeme

ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmamız

kısa sürede müşterilerimizin

bize güven duymasını sağlamıştır. Uzun

yıllarda bu politikamızdan vazgeçmeden

markamızı yüksek noktalara taşımak için

çalışacağız.

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir

misiniz? Hangi sektörlere hizmet

vermektesiniz?

Projelere özel ve seri üretim olarak (GRC)

cephe panel kaplamaları üretimi bizim

şirket olarak en önem verdiğimiz iş kollarımızdan

biri, inşaat teknolojisinin ileriye

taşıyacak bir cephe kaplama sistemi olan

prekast panel sistemler, betona şekil vererek

sınırsız desen ve boyutlarıyla mimarların

işini kolaylaştıran, tasarımcıların sı-

98

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

nırlarını aşmasını sağlayan bir yöntem, bu

sistem dünyanın birçok ülkesinde sürekli

kendini geliştirerek uygulanmakta, Ülkemizde

ve dünya da yaptığımız projelerle bu

sektörü ülke adına temsil etmekteyiz.

İzolasyon grubumuz nanojel, poliüretan

esaslı beton içine enjekte edilen poliüretan

izolasyon sistemimiz, metrolarda, suyun

kesilemediği bodrum katlarında çözüm sunan

Hollanda’dan ithal knowhow uygulama

sistemimizdir. Suyun yapıyla ilişkisini kesmenin

en uzun ömürlü ve garantili yöntemidir.

Bu sistemi 2011 yılından beri Türkiye

genelinde rakipsiz uygulamaktayız.

Teknolojiye yatırım yapan ve sürekli kendini

geliştirme çabasında olan firmamız ayrıca

Türkiye Drone Ligi’nin sahibidir. Drone

teknolojisinin ileride taşımacılıkta ciddi

şekilde kullanılacağına inancımız bizi bu

alanda yatırım yapmaya karar vermemizi

sağladı. İlk aşamada insanları bu teknolojiyle

tanıştırmak, eğitimlerini vermek,

gençlerin ilgisini çekmek amaçlı projemiz

olumlu geri dönüşlerle adımlarla ilerlemektedir.

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde

gelişiyor?

Orta doğu, Arap yarımadası, Azerbaycan

ve Türkmenistan’da yaptığımız referanslarımız

yeni işlerimizin de önünü açmakta,

amacımız Avrupa’da kaliteli projelere imza

atmak. Nanojel izolasyon sistemimizi

Sırbistan ve Almanya’da uygulama ekiplerimiz

ve projelerimiz var. Prekast cephe

sistemlerinin nakliye maliyetlerinden

dolayı Türkiye’den göndererek rekabet

edilemiyor. Hazır duvar cephe sistemimiz

için ileriki yıllarda Hollanda’da üretim için

faaliyetlerimiz olacaktır.

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında

önceliğinizi hangi konulara göre

belirliyorsunuz?

AR-GE çalışmalarımızda öncelikli olarak

ortaya çıkacak zamana ve dış etkenlere

dayanıklılığı bizim için ön plandadır. Her

yaptığımız projede önceliğimiz uzun

ömürlü oluşudur. Dış cephe prekast

yapı elemanlarında da, nanojel izolasyon

sistemimizde de uzun yıllar boyunca

sorunsuz, sağlam, temiz ve bozulmamış

görmek isteriz. Bu yüzden en çok yatırımı

bu yönde yapmaktayız.

Özellikle prekast cephe sektöründe iyi

tasarım ve detay çözümleri yani malzemeyi

iyi kullanmak en dikkat edilmesi

gereken noktadır. Ne kadar uzun ömürlü

sağlıklı malzeme kullanırsak kullanalım

kötü uygulamalarla işler basitleşebiliyor.

Bu yüzden tüm tasarımcılarımız birbirini

kontrol eden bir zincir halinde çalışarak

hatasız işler yapabiliyoruz.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

Bir senedir insansız hava araçları yani

drone sektörüne yatırım yapmaktayız.

Droneların geleceğin teknolojisine ışık

tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe

nasıl kullanılabileceği ile ilgili araştırmalarımızı

yapıyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz!

Prekast dış cephe kaplamaları 2010 yılından

itibaren inşaat ve dış cephe kaplama

sektöründe oldukça popülerleşmeye

başladı. Birçok merdiven altı firma

ortaya çıktı. Müşterilerimizden aldığımız

geri bildirimlere göre bu firmalar prekast

sektöründe çok düşük fiyatlara kalitesiz,

güvenilir olmayan işler yapmakta ve

çoğu zaman da verdikleri sözü tutamayarak

işleri yarım bırakıp gitmektedir.

Binalarının dış cephesini prekast kaplatmak

isteyen müşterilerimize tavsiyemiz,

prekast işini firmaya vermeden önce,

daha önce firmanın tamamladığı (varsa

devam eden şantiyeleri) binaları araştırıp

gezmeleri, malzeme ve işçilik kalitesini

yerinde incelemeleri ve firmanın

üretim merkezi veya fabrikasını bir fiil

gezmeleridir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 99


Sektörel

Bosch Termoteknik, Türkiye’nin

en iyi kombi ustasını seçti

Bosch Termoteknik’in bir ilke imza attığı Türkiye’nin en iyi kombi ustası yarışması 12 Eylül

tarihinde Manisa Fabrika’daki Bosch Termoteknik İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti.

10 Temmuz- 10 Ağustos tarihleri arasında

ön elemesi gerçekleşen yarışmaya 700

usta katıldı. www.eniyikombiustası.com adresindeki

testi en doğru ve en hızlı şekilde

bitiren 20 finalist İnovasyon Merkezi’nde

gerçekleşen final için yarıştı.Tüm gün süren

yarışmaya Samsun, İstanbul, Çanakkale,

Ankara, Adana, Uşak, Malatya, Kırşehir ve

Elazığ’dan ustalar katılım sağladı. Teknik sorular

ve kombi montajı gibi zorlu etaplardan

geçen finalistlerin tüm işlemleri, oluşturulan

hakem heyeti tarafından bir sonraki etaba

geçebilmeleri için denetlendi. Hızlı olmanın

yanı sıra en doğru işlemi de gerçekleştirmenin

önemli olduğu yarışmada en yüksek puanı

alan ilk 3 finalist büyük finale kalmaya

hak kazandı. Sektörün önemli isimlerinden

GAZBİR Genel Sekreteri Ali İhsan Sılkım,

GAZMER Genel Müdürü Mustafa Ali Akman,

Tesider Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Yorulmaz

ve Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi

Öğretim Görevlisi Fevzi Balkan’ın bulunduğu

jüri tarafından yapılan puanlamalar ve değerlendirmeler

sonucu büyük final etabında

sıfırdan bir kombi montajı gerçekleştiren

finalistlerden Cafer Sadık Kaya Türkiye’nin

en iyi kombi ustası seçildi.20.000 TL’lik teknoloji

hediye çeki kazanan Türkiye’nin en iyi

kombi ustasına ödülü Bosch Termoteknik

Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya Satış Genel

Müdürü Zafer Polat ve Bosch Termoteknik

Fabrika Teknik Genel Müdürü İrfan Bayrak

tarafından takdim edildi. İkinci olan Serkan

Yükselen’e 5000 TL değerinde Bosch beyaz

eşya çeki; üçüncü olan Selahattin Karabıyık’a

ise 2000 TL değerinde Bosch profesyonel

el aletleri seti hediye edildi. Ödülleri

teslim eden Polat, “Isıtma, soğutma ve

havalandırma sektörü için ustalarımızın sadece

montaj yapan değil, aynı zamanda son

kullanıcıya en kaliteli ve en doğru hizmet

vermesini amaçladığımız marka temsilcileri

olduğunun altını çizmek isterim. Biz de Bosch

Termoteknik olarak ustaların sektörümüz

için önemini tekrar vurgulamak, onlarla bağımızı

kuvvetlendirmek ve yetkinliklerini artırmak

amacıyla yarışmamızı yapmaya karar

verdik. Yarışmamıza katılan tüm ustalarımıza

teşekkür eder ve Türkiye’nin en iyi kombi

ustası yarışmasını kazanan ustamızı tebrik

ederim.’’ diyerek yarışmayı sonlandırdı.

100 Yapı Malzeme Ekim 2017


“Türkiye’nin geniş kapsamlı

ve prestijli pek çok kamu ve özel

sektör projesinde yer alıyoruz”

“Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla

farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler sayesinde onların ihtiyaçlarına

yönelik yeni teknolojiler geliştiriyoruz.”

Talat Özkan

Hilti Türkiye ve Orta Asya

Pazarlama Direktörü

Profesyonel inşaat endüstrisine güç veren

modern teknolojiler, servisler ve yazılımlar

tasarlayan ve üreten Hilti, 120 farklı ülkeden

23.000’i aşkın müşterisine hizmet

sağlamakta. Şirket 1982 yılından itibaren

Türkiye’de de artan bir hacimle faaliyetlerini

sürdürmekte. Hilti Türkiye ve Orta Asya

Pazarlama Direktörü Talat Özkan ile dosya

konumuz çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kısaca kendinizden ve firmanızdan

bahseder misiniz?

Ankara doğumluyum. Orta Doğu Teknik

Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü

mezunuyum. Yüksek lisansımı ise Koç

Üniversitesi İşletme Yönetimi alanında

tamamladım. 2011 yılından bu yana Hilti

Türkiye’nin çeşitli birimlerinde görev alıyorum.

1 Mayıs 2017 tarihi itibariyle ise Hilti

Türkiye ve Orta Asya Pazarlama Direktörü

olarak çalışmalarıma devam ediyorum.

Bundan 76 yıl önce dünyanın en küçük

ülkelerinden Lihtenştayn Prensliği’nde küçük

bir torna tezgahında çivi çakma sistemleri

imalatıyla faaliyetlerine başlayan

Hilti, günümüzde yaklaşık 10 bin ürünü ile

global inşaat endüstrisine ileri teknoloji

inovatif çözümler sunuyor. Dünya genelinde

24 bini aşkın çalışanıyla 120’den fazla

ülkede faaliyet gösteren Hilti‘nin Avrupa,

Güney Amerika ve Asya’da üretim tesisleri

bulunuyor.

Türkiye pazarına ilk kez 1982 yılında giren

102

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

ve 15 yıl boyunca distribütörlük olarak

temsil edilen Hilti, 1997 yılından itibaren

yüzde 100 yabancı sermayeli bir firma

olarak faaliyet göstermeye başladı. Bu yıl

20. yılını kutlayan Hilti Türkiye, göstermiş

olduğu hızlı gelişimle 2011 yılından bu

yana; Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan,

Moğolistan, Kırgızistan, Ermenistan,

Gürcistan, Tacikistan, Moldova ve Kuzey

Irak olmak üzere 10 ülkenin bağlı olduğu

bölgesel bir üs konumunda. Merkez ofisi

İstanbul Ataşehir’de bulunan firmamızın;

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve

Adana’da Bölge Müdürlükleri yer alıyor.

Üretim alanınız, gerçekleşen

süreçler ve üretim kapasiteniz

hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamızın genel olarak; kaba inşaat, ince

işler, mekanik, elektrik, mühendislik yapıları,

enerji ve endüstri, çelik ve metal işkolları

için ürünleri bulunuyor. Ağırlıklı olarak

inşaat sektörüne hizmet veren Hilti’nin

ürün gamı içinde yaklaşık 10 bin ürün yer

alıyor. Ürünlerimizi; akülü sistemler, direkt

tespit sistemleri, delici-kırıcılar, dübel sistemleri,

elmaslı delme-kesme sistemleri,

barutlu ve gazlı çivi çakma sistemleri, kesme

ve taşlama sistemleri ve lazerli ölçme

sistemleri ile yapılarda yangın güvenliği

amacıyla kullanılan pasif yangın durdurucu

ürünler olarak sıralayabiliriz.

Ürün portföyünüze hangi yeni

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki

dönemde farklı ürünler olacak mı?

Her sene olduğu gibi 2017 yılında da yeni

ürünlerimizi sektöre kazandırmaya devam

ediyoruz. Güncel ürünlerimiz arasında Hilti

SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama

Makinesi, TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici, PD-

CS Lazermetre ve GX 3 Gazlı Çivi Çakma

Makinesi bulunuyor.

Elektrik, mekanik, çelik, metal ve kaba

işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda

kullanılabilen Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz

Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu

bir pil ile rakiplerinden daha fazla delim

ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına

sahip. Elektronik debriyaj özelliği

sayesinde çalışma esnasında ses oluşturmayan

Hilti SF 6(H)-A22, iki vites seçeneği

ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle

yüksek verimlilik sağlıyor. Gövde tasarımı

ve parlak LED ışığı sayesinde kullanım kolaylığı

sağlayan ürün, sınıfının en yüksek

konforunu sunarken, eksi 20 dereceye kadar

çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.

Delici ucun sıkışması halinde anında

gücü kesen Aktif Tork Kontrol (ATC) ile kullanıcıların

güvenli bir şekilde çalışmasına

olanak tanıyor.

Hilti TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici ise yaratıcı

darbeleme teknolojisiyle yüzde 30 daha

yüksek performans ve verimlilik sunuyor.

Pazardaki en hızlı 36 volt akülü kırıcı delici

olma özelliğini taşıyan Hilti TE 6-A36, hem

darbeli ve darbesiz delim hem de kırım

yapabiliyor. Ağır uygulamalarda kablosuz

olarak kullanılabilen ürün, 5.2 Ah pil ile

rakiplerinin tam 2 katı delim yapabiliyor.

Yine son dönemdeki yeni ürünlerimizden

Hilti PD-CS Lazermetre, dokunmatik ekranının

yanı sıra ön ve arka kameralarıyla

ölçme cihazlarında yeni bir sayfa açıyor.

Bu ürünümüzle, kameralı ölçüm sayesinde

bir yapının sadece uzaklığını kamera ile

ölçtükten sonra cephe alanını, cephedeki

pencerelerin alanlarını ve bina yüksekliğini

lazermetre üzerinden ölçme imkanı sunuyoruz.

Aynı zamanda bu ölçüler, ürünün

dokunmatik ekranı sayesinde çekilen fotoğraf

üzerine not alınıp ister maille ister

dropbox ile paylaşılabiliyor. Müşterilerimiz

bu cihaz sayesinde, daha önce bir gün

ayırdıkları metraj alma ve teklif oluşturma

işlerini çok daha kısa sürede bitirebilecekler.

Yeni nesil Çivi Çakma Makinesi GX 3

ise bir gaz tüpü ile 1.200 adet çivi çakabilen

güçlü performansıyla öne çıkıyor. Su

girişini önleyerek buzlanmayı engelleyen

özel koruması sayesinde soğuk havalarda

bile sorunsuz çalışma imkanı tanıyan Hilti

GX 3 Gazlı Çivi Çakma Makinesi, özel

sensörü ile gaz tüpü sıcaklığını ölçerek

gaz sarfiyatını optimum seviyede tutuyor.

Korunaklı iç kapsamı ile stabil basınç ve

Yapı Malzeme Ekim 2017 103


daha uzun ömürlü kullanım olanağı sağlayan

Hilti GX 3, özel yaylı sistemi sayesinde

toza ve diğer dış etkilere daha az

maruz kalıyor.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018

yılı beklentilerinizi açıklayabilir

misiniz?

Pazarın önde gelen firmalarından biri olarak

pek çok ürün gamında ilk üç içinde yer

aldığımızı söyleyebiliriz. Kalite, güvenlik,

inovasyon ve müşterilerimizin çözüm ortağı

olmak stratejimizin temelini oluşturuyor.

Hilti’yi tüm bu yönleri ile ürün, hizmet,

insan kaynakları gibi her alanda farklılaşan

bir marka olarak konumlandırıyoruz.

Genel olarak hedefimizi, inşaat el aletleri

sektörü içinde farklılaşma yoluyla, inovatif

ürünlerimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla

öne çıkmaya devam etmek olarak belirledik.

Tüm çalışmalarımıza bu doğrultuda

yön veriyoruz. Hilti olarak inşaat sektöründe

“fark yaratmaz için varız”.

Hilti Türkiye olarak, her yıl ortalama %20

oranında sürdürülebilir büyüme sağlamayı

amaçlıyoruz. Çoğunlukla da hedefimizin

üzerinde bir büyümeyle yılı kapatıyoruz.

Bu doğrultuda, Hilti Türkiye’nin 20. yılını

kutladığımız 2017 yılında ve 2018’de

yüzde 25 ve üzeri büyümeyi hedefliyoruz.

Türkiye genelindeki mağazalarımızla 2017

yılı sonunda 35 bin ziyaretçiye ulaşmış olmayı

hedeflerken, 2018 yılında ise üç yeni

mağaza daha açmayı planlıyoruz. Şu anda

merkez ofisimiz ve 5 büyük ilde konumlanan

bölge müdürlüklerimizin yanı sıra

İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya,

Malatya, Konya, Bursa ve Samsun’da yer

alan mağazalarımız ve 315 çalışanımızla,

Türk inşaat sektörüne katma değeri yüksek,

inovatif ürünler sunmaya devam ediyoruz.

Sosyal sorumluluk ve

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız

çalışmalar hakkında neler söylemek

istersiniz?

Hilti Türkiye olarak sürdürülebilir, kaliteli

bina üretimine katkı sağlamak için yenilenen

mevzuat ve yönetmeliklerle ilgili

olarak üniversite ve devlet kurumları ile

çalışmalar yapıyoruz. Deprem ve kentsel

dönüşüm konusunda da üniversiteler ve

sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalara

imza atıyoruz. Yapı elemanlarını sabitleyen

dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin

yapı güvenliği konusunda ne kadar belirleyici

olduğunu anlatmak amacıyla çalışmalar

gerçekleştiriyoruz. Çünkü deprem

ülkesi Türkiye’de C2 deprem performans

sınıfında dübel kullanımının yasal zorunluluk

olması gerekiyor. Hilti olarak ilk C2

belgeli bazı dübellerin üretimini de gerçekleştiren,

bu sistemin öncü firmalarından

biriyiz. Ayrıca ‘’Binaların Yangından Ko-

104

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

runması Hakkında Yönetmelik” için ilgili

kurumlar ile çalışmalar gerçekleştirerek

Türkiye’de yangın bilincinin oluşmasına

ve risklerin azaltılmasına da destek oluyoruz.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak

mı?

Hilti Türkiye olarak, delici-kırıcılar, dübel

sistemleri, barutlu ve gazlı çivi çakma

sistemleri, direkt tespit sistemleri, kesme

ve taşlama sistemleri, lazerli ölçme

sistemleri gibi farklı ürün ve çözümlerimizle

Türkiye’nin geniş kapsamlı ve prestijli

pek çok kamu ve özel sektör projesinde

yer alıyoruz.

Tarihi yapılarda ise uzun metrajlı elmaslı

delme-kesme sistemlerimizle renovasyon

ve güçlendirme projelerinin kusursuz

bir şekilde hayata geçirilmesini sağlıyoruz.

Binanın tavanından çelik gerdirerek

yapılan klasik güçlendirme yönteminde

oluşan kötü görüntü binanın tarihi dokusunu

bozuyor. Yurt dışında başta kiliseler

olmak üzere tarihi yapılarda kullanılan

Hilti delim sistemi, duvarların içerisinden

50 metreye kadar boylu boyunca delik

delme imkânı sağlıyor. Bu sayede çelik,

duvarın içinden geçtiği için tarihi dokunun

görüntüsü bozulmuyor.

Yangın esnasında 4 saate kadar alev,

duman ve zehirli gazların yayılmasını

ve ısının yükselmesini engelleyen pasif

yangın durdurucu ürünlerdeki 30 yılı aşkın

uluslararası tecrübemiz ve alanında

uzman teknik personelimizle de öncü bir

markayız. Bu inovatif ürünlerimizle de

kamu binaları, AVM’ler, ticari binalar gibi

çok sayıda projede yangın sırasında oluşabilecek

zararları minimize etmek için

çalışıyoruz.

Kalite, iş güvenliği ve inovasyona verilen

önem, Hilti’yi Hilti yapan özelliklerin

başında geliyor. Dolayısıyla Hilti olarak,

inşaat el aletleri kullanımındaki kazaları

minimuma indirmeyi hedeflediğimiz ve iş

güvenliği bakımından yüksek önem taşıyan

Ar-Ge faaliyetlerimizle farklılaşıyoruz.

Bu kapsamda 120 milyon İsviçre Frangı

(CHF) (yaklaşık 351,34 milyon TL) yatırımla

Hilti’nin tarihindeki en büyük yatırım

projesi olan Hilti İnovasyon Merkezi’miz,

şirketimizin inovasyon kabiliyetini, ilerleme

hızını ve gelişmiş teknolojilere olan

uzun vadeli taahhüdünü güçlendiriyor. Her

sene ortalama 30 ürün lansmanı yapan

Hilti, satışlarının yaklaşık yüzde 30’unu

yeni ürünlerinden sağlıyor. Bu yatırımlara

devam ederek, kullanıcı sağlık ve güvenliğini

korumak için durmaksızın yeni teknolojiler

geliştirmeyi sürdüreceğiz.

Son olarak eklemek istedikleriniz!

Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine

ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla

farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden

aldığımız geri bildirimler sayesinde onların

ihtiyaçlarına yönelik yeni teknolojiler

geliştiriyoruz.

İnşaat profesyonellerinin en büyük sorunlarından

biri olan ekipman yönetimi

konusunda yeni bir uygulama olan ON!Track

ile büyük zaman tasarrufu sağlayarak

firmalara pazarda önemli bir rekabet

avantajı sunuyoruz. ON!Track uygulaması

sayesinde basılı kopyalar, excel sayfaları,

yoğun manüel çalışma dönemleri ve

uzun zaman alan stok kontrolleri ortadan

kalkıyor. Ayrıca ekipmanlar üzerine yerleştirilen

barkotlu etiketler, Hilti ON!Track

mobil uygulamasında bulunan tarayıcı

yardımıyla okunarak kullanıcıların cep

telefonu ve web tarayıcıları üzerinden kolaylıkla

güncel kayıtlara erişmelerine imkan

tanıyor. Ekipman yönetimi için yoğun

ve zorlu manüel çalışma sistemini geride

bıraktıran Hilti ON!Track ile birlikte uzun

zaman alan stok kontrolleri tarihe karışıyor.

Hızlı olduğu kadar doğru stok kontrolü

sağlayan Hilti ON!Track; çalışanların

görevlerini daha kısa sürede tamamlayabilmelerine

imkan tanırken, aynı zamanda

ekipmanların bakımlarını da optimize

ediyor.

Hilti Türkiye olarak satış sonrası hizmete

de çok önem veriyor ve eşsiz bir servis

hizmeti sağlıyoruz. Makinelerimizde

“2 yıla kadar masraf yok“ uygulamamız

bulunuyor. Satın alındıktan sonraki iki

yıl içerisinde makine bir sorun çıkarırsa,

bakım veya değişim hizmetlerini ücretsiz

olarak biz karşılıyoruz. Ayrıca şantiyelerde

ürünlerimizin kullanımıyla ilgili olarak

eğitimler veriyoruz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 105


“Marka olarak yeni ürünlerle pazardaki

varlığımızı devam ettireceğiz”

“Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel

El Aletleri ile sahada bekledikleri üstün performansı sunabilmek. Performansın sürekliliği

önemli… Biz ürünlerimizin hem çalışma süresini artırarak hem de pildeki kalitemizi

sürdürerek bunu sağlamaya devam edeceğiz.”

İstanbul’da yerleşik endüstriyel tesislerinde

faaliyet göstermekte olup yenilikçi

ürün ve çözümleri tüm paydaşlarının memnuniyetini

gözeterek dünya pazarlarına

sunmayı amaç edinmiş olan Panasonic

Eco Solutions Türkiye’nin Kurumsal Marka

Yönetim Direktörü Aysel Özaltınok ile

dosya konumuz çerçevesinde bir söyleşi

gerçekleştirdik…

Kısaca kendinizden ve firmanızdan

bahseder misiniz?

El aletleri sektörüne 1979 yılında giren

Panasonic, bu alanda yaklaşık 36 yıllık

bir deneyime sahip. El aletleri sektöründe

kablosuz ve akülü ürünleri üretiyor. Marka,

edindiği farklı tecrübeleri bu ürünlere

yansıtmış. Örneğin telefon ya da tıraş

makinesi gibi farklı ürünlerde edindiği teknoloji

deneyimini, el aletleri ürünlerine de

yansıttığını görebiliyorsunuz. Panasonic pil

üretiminde de dünyanın önde gelen markalarından

biri. Bu alanlardaki tecrübesini

birleştirdiğinizde profesyonel, kullanımı

ergonomik ve performansı yüksek olan

Panasonic Profesyonel El Aletleri ortaya çıkıyor.

Tüketicilerin kablosuz ürünleri tercih

etmesinin nedeni, performansın yüksek

olması... Profesyonel el aletleri pil yapısı

nikel kadmiyumdan lityum iyona geçerek

son halini bulmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle

lityum iyon bataryalara geçildi.

Panasonic, diğer alanlardaki inovasyonu,

el aletlerine de yansıtarak bugünkü Panasonic

Profesyonel El Aletleri’ni oluşturmuş

bulunuyor. Pazardaki ürünler, akülü ve

kablolu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Biz akülü

ve kablosuz ürünleri pazara sunuyoruz.

Kullanıcı tercihlerine bakıldığında akülü el

106

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

aletlerine olan ilginin arttığı gözlemleniyor.

Pazarda akülü ürün oranı %30’un üzerinde...

Bu oran her geçen gün artıyor. Çünkü

kablosuz ürünlerin performansı kablolu

ürünleri yakalamış durumda. Pil gücünün

ve ömrünün artmasıyla dayanıklı ve performansı

yüksek ürünler ortaya çıktı. Ayrıca

performansın artmasıyla özellikle de elektriğe

ulaşılamayan yerlerde kablosuz ürünler

daha fazla tercih edilmeye başlandı.

Genelde farklı tasarım ve

modelleriniz ile gündeme

geliyorsunuz. Bunun arkasındaki

teknolojiden biraz bahseder misiniz?

El aletlerinin ergonomisi sahada çok

önemli… Çünkü ürünü, saatlerce elinizde

taşımanız ve kullanmanız gerekiyor. Örneğin

çalışma süresini ve verimliliği artırmak

için ürünün el yapısına uygun olması ve

elin çalışma esnasında kavrama yerlerine

teması oldukça önemli. Panasonic Profesyonel

El Aletleri ürünlerinin T şeklinde bir

tasarımı var. Bu dizayn ilk defa Panasonic

tarafından Japonya’da geliştirildi. Bu

tasarım nedeniyle ürünün ağırlık merkezi

uygun bir noktaya geliyor. Böylelikle kullanıcı,

ürünü kullanırken çok fazla ağırlık

hissetmiyor.

Ürün gruplarınız hakkında kısaca

bilgilendirir misiniz?

Panasonic, akülü el aletlerinde geniş bir

ürün gamına sahip. Vidalama, matkap

vidalama, somun sıkma, kırıcı, delici ve

testere gibi farklı ürünler var. Ürünlerimizin

en önemli özelliklerinden biri, ihtiyaca

göre batarya alternatiflerinin değişebiliyor

olması. 1,5 amperden 4,2 amper saate

kadar değişen farklı kapasitelerde bataryalarımız

var. Motor güç değerlerimiz de

genel olarak ürün gamımıza baktığımızda

3,6 volttan 28,8 volta kadar değişebiliyor.

Bu sayede biz farklı kullanıcı ihtiyaçlarına

yanıt vermiş oluyoruz. Mesela mobilya ustasının

ihtiyaç duyduğu ürünle, duvarda

delme işi yapacak olan ustanın ihtiyaç

duyduğu ürün aynı değil. Bu iki farklı işlemde

uygulanacak ürünün performansında

farklılık var. Biz de müşteri ihtiyaçlarına

doğru cevap verebilmek için ürün yelpazesini

geniş tutuyoruz. Kablosuz el aletlerinde,

ağırlıklı olarak matkap vidalama

ürünleri tercih ediliyor. Bu çözümler bizde

zaten bulunuyor. Mevcut ürün gamımızla

elektrik, inşaat ve mobilya gibi farklı sektörlere

çözümler sunuyoruz.

Ar-ge çalışmalarınız sürecinde

inovasyon, yenilenebilirlik

ve tasarım süreçleriniz nasıl

gelişmekte? Bu çalışmalara ne

kadar bütçe ayırıyorsunuz?

Panasonic Eco Solutions Türkiye, kurulduğu

günden bu yana Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını

odak noktası olarak görmüş ve

bu alana ayrı bir önem vermiştir. Bilim, Sanayi

ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da

onaylı olan Ar-Ge merkezimiz ile yetenekli

insan kaynağımız, her ülke insanı için ayrı

düşünüp üreten hız ve donanıma sahiptir.

Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin ürün

çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki

bu hızı, global tercihlere cevap

verebilme yeteneği olarak önemli bir

avantaja dönüşmekte ve yeni ürün sunma

dinamiklerimizi olumlu etkilemektedir.

Yaklaşık 70 çalışanımızın hizmet verdiği

Ar-Ge merkezimiz için ayırdığımız bütçenin

ciromuzdaki payı yaklaşık %4 civarındadır

ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça

üzerindedir. Patent sayısı bakımından

düşünüldüğünde de ülkemizde oldukça

iyi bir noktada olduğumuzu belirtmeliyim.

Panasonic Eco Solutions Türkiye Ar-Ge

Merkezi, inovasyon boyutları yüksek, TÜ-

BİTAK destekli TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi

iş birliği kapsamında San-Tez

projeleri gerçekleştirmeye devam etmektedir.

Panasonic grubuna dahil olduktan

sonra Ar-Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge

takımları ile pek çok farklı proje üzerinde

çalışmaya başlamıştır. Bunların arasında

özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını

oluşturacak olan akıllı şebekelerin

temel taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve

PLC Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemleri”ni

örnek verebiliriz. Bu projenin hayata

geçmesi, ülkemiz için hayati önem taşıyan

enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi,

kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok

konuda önemli katkı sağlayacaktır.

Aysel Özaltınok / Panasonic Eco Solutions

Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü

Önümüzdeki yıl için hedef ve

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni

proje/yatırımlarınız olacak mı?

Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede

profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel

El Aletleri ile sahada bekledikleri

üstün performansı sunabilmek. Performansın

sürekliliği önemli… Biz ürünlerimizin

hem çalışma süresini artırarak

hem de pildeki kalitemizi sürdürerek bunu

sağlamaya devam edeceğiz. Panasonic’in

Türkiye’deki satış kanalı oldukça iyi… El

aletlerimizi tüketiciye ulaştırmak için aynı

kanalı kullanıyoruz. Bu ürünleri geçen yıl

pazara sunduk. Hedefimiz sektörün önde

gelen markaları arasında yer almak. Kullanıcılara

sahada rahat kullanacakları ergonomik

ve performansı yüksek ürünler sunmak.

Panasonic, profesyonel el aletleriyle

pazara girdi; ancak bundan sonra marka

olarak yeni ürünlerle pazardaki varlığımızı

devam ettireceğiz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 107


“Şikayet ve önerileri dikkate alarak,

müşteri memnuniyetimizi sürekli artırıyoruz”

“Yaptığımız yeni model yatırımları, son kullanıcı demo ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile

müşteri memnuniyetini bu minvalde arttırarak ilerlemek, en büyük hedefimizdir.”

Elektrikli El Aletleri, Endüstriyel Ürünler,

Jeneratör ve Motorlar, Metal İşleme Makinaları

ve İş Güvenliği, Reis Makina’nın

müşterilerine sunduğu başlıca ürün gruplarıdır.

Çeşidi 20.000’i aşan zengin yelpazesiyle

Reis Makina, bulunduğu sektörün

lider kuruluşu durumunda... Dosya konumuz

çerçevesinde Reis Makina ile yapmış

olduğumuz söyleşi için kendilerine teşekkür

ediyoruz.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Makina, İnşaat, Enerji, Hırdavat ve Nalburiye

sektörlerinde, yüzyıla yaklaşan ticari

tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Reis

Makina, Makita; Knipex, Kipor, Leica, Virax

ve Optimum başta olmak üzere, küresel

büyüklükte 100’ü aşkın farklı markanın

Türkiye Genel Distribütörü’dür.

Elektrikli El Aletleri ürün grubunda ise

Dünya’nın en önemli üretici firmalarından

biri olan Makita’nın Türkiye Genel Distribütörlüğünü

yapmaktayız. Makita, Dünya genelindeki

9 fabrikası ve 5.000’in üzerinde

mühendisiyle her yıl 200’ün üzerinde yeni

model üretmektedir. Dünya genelindeki

160 distribütör ve ofislerinden gelen talepleri

karşılamak için AR-GE departmanına

oldukça önemli yatırımlar yapmaktadır.

Ürün portföyünüze hangi yeni

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki

dönemde farklı ürünler olacak mı?

Makita, son yıllarda özellikle çağımızın

yeni teknolojisi olan ve artık Türkiye pa-

108

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

zarında önemli bir paya sahip olan akülü

ürün grubunda önemli yatırımlar yaparak,

çeşidi her geçen yıl artan yeni ürünler üretmektedir.

2017 yılı itibariyle Elektrikli El

Aletleri, Bahçe Grubu ve Yıkama Grubu olmak

üzere 150’nin üzerinde yeni ürün ve

bu ürünlere bağlı aksesuarlar üretmiştir.

Ürün portföyümüze Bahçe Grubunda,

Elektrikli Ağaç Kesim Makinaları, Elektrikli

Çim Biçme Makinaları, Elektrikli Çim

Kazıyıcılar, Elektrikli Dal Öğütücü, Akülü

Yan Tırpan, Akülü Çim Biçme Makinası,

Akülü Mini Yan Tırpan, Akülü Çim Kesme

Makinası, Akülü Üfleme Makinaları, Benzin

Motorlu Testereler, Benzinli Çim Biçme

Makinaları, 4 Zamanlı Benzinli Tırpanlar, 4

Zamanlı Üfleme Makinası, 4 Zamanlı Ayarlanılabilir

Çit Biçme Makinaları, Benzinli

Yan Tırpan Makinaları, Benzinli Çit Budama

Makinaları katarak, müşterilerimize

oldukça geniş bir ürün portföyü oluşturup

yapacakları işlere uygun makinalar tercih

etmeleri için önemli bir katkı sağladık.

Yıkama Grubu’nda, Akülü El Süpürgeleri,

Elektrikli ve Akülü Süpürgeler, Profesyonel

Islak Kuru Süpürge, Akülü Sırt Süpürgesi,

Akülü Portatif Süpürgeler ve Akülü Robotik

Zemin Süpürgesi gibi ürünleri gamımıza

ekleyerek sektöre öncülük etmeye devam

ettik. Elektrikli El Aletleri grubunda ise,

başta akülü ürünler olmak üzere, İnşaat

Grubu, Ahşap Grubu ve Metal İşleme Gruplarında

birçok yeni modelle, müşterilerimize

yenilikçi hizmet vermekteyiz. 2017

yılında özellikle Metal İşleme Grubu’nda

bulunan taşlama ürünleri 180mm’lik

GA7061R ve 230mm’lik GA9061R modelleri

geliştirilmiş teknik özellikleriyle

piyasada oldukça olumlu tepkiler almaktadır.

Gerek motor yapısı, gerekse iş güvenlik

önlemleriyle GA7061R/GA9061R

modellerinin taşlama ürünleri içerisinde

2017 yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz.

Ayrıca Makita CA5000X Alüminyum/

Kompozit Kanal Açma Makinası, özellikle

alüminyum dış cephe kaplama sektöründe

memnuniyetle karşılandı. CA5000X

modeli 90 ve 135 derecelik açılarda kanal

ve oluk açma yeteneğiyle kullanıcıların

iş yükünü önemli ölçüde azaltarak maksimum

fayda ve minimum zaman kaybı

sağlayarak, değerli ustalarımızın en büyük

yardımcısı konumuna gelmiştir. Akülü

ürün grubunda ise Makita, Akülü Taşlama

Makinaları, Akülü Planya, Akülü Silikon Tabancası,

Akülü Kılıç Testere, Akülü Somun

Sıkma, Akülü Matkap-Vidalama gibi yeni

ürünlerle son kullanıcılara hizmet vermektedir.

Özellikle yeni Yağ Darbe Sistemli

DTS141RFE kodlu vidalama ürünüyle birlikte

ses seviyesini 75 desibel seviyesi

yani TV SESİ seviyesine çekerek, özellikle

kapalı ortamlarda ve gürültü seviyesinin

önemli olduğu ortamlarda, kullanıcılara

çok önemli bir seçenek sunmaktadır. Bu

ürünü özellikle ev içerisi montaj yapan

ustalarımız ile birlikte, fabrika içi yoğun

kullanım gereken ortamlardaki kullanıcılar

tercih etmektedir.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018

yılı beklentilerinizi açıklayabilir

misiniz?

2015 yılı içinde yaşadığımız seçimlerden

sonra 2016 yılı itibariyle oluşan yeni iş

alanları ve istihdamlarla birlikte 2016 yılı,

gerçekleştirdiğimiz yoğun son kullanıcı ziyaretleriyle

hedeflerimizin üzerine çıkarak tamamlandı.

Yakalanan ekonomik istikrar ile

birlikte Türkiye piyasasının öncü sektörlerinden

olan İnşaat sektörünün, 2017 yılı ile

başlayan ve 2018 yılında devam edeceğine

inandığımız bir ivmeyle, iş hacminin katlanarak

artacağını ön görmekteyiz. 2017 yılının

9. ayı itibariyle, hedeflerimizin üzerinde

seyrediyoruz ve yaptığımız iş planlarına göre

2017 yılının son çeyreğinde satış trendlerimizin

artacağını düşünmekteyiz. Yaptığımız

yeni model yatırımları, son kullanıcı demo

ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile müşteri

memnuniyetini bu minvalde arttırarak

ilerlemek, en büyük hedefimizdir.

Satış sonrası servis hizmeti ve

müşteri memnuniyeti kapsamında

yaptığınız çalışmalardan bahseder

misiniz?

Bizler için “Satış Sonrası Hizmetler” de

“Satış” kadar önemlidir. Reis Makina olarak

distribütörlüğünü yaptığımız tüm markalarda

ürün ve hizmet kalitesini sürekli artırmayı

ve müşteri memnuniyetini ilk sırada

tutmayı hedeflemekteyiz. Türkiye genelinde

bulunan 100’ü aşkın elektrikli el aletleri

Yetkili Servisimiz ve İstanbul genel merkezimizde

bulunan merkez servisimiz ile

Sanayi Bakanlığı’mızın belirlediği süreler

çerçevesinde servis hizmeti vermekteyiz.

Reis Makina’nın kurumsal kimliğine uygun

yetkili servisler oluşturmak ve bunu

tüm yurt genelinde yaygınlaştırmak adına

Reis Servis projemiz yürütülmektedir. Bu

sayede müşterilerimize, tüm yurt çapında,

aynı standartlarda ve kalitede servis hizmeti

sunulmaktadır. Yetkili servislerimiz

düzenli olarak ziyaret edilmekte, hizmet

kalitemiz kontrol altında tutulmakta, servislerimiz

eğitim programlarımıza dahil

edilmektedir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 109


Dosya

Hassas stok takibimiz ile yedek parça taleplerinin

en hızlı şekilde teminini sağlanmak

adına; yetkili servislerimize özel, bir

internet servis portalımız da bulunmaktadır.

Satışını yaptığımız tüm ürünlerin açılım

şemaları, interaktif olarak bu portala

yüklenmekte ve şema üzerinden hızlı ve

doğru bir şekilde sipariş verilmesi sağlanmaktadır.

İlgili projemiz şu anda devam

etmektedir. Müşteri hizmetleri departmanımız;

tüm bayi, yetkili servis ve son

kullanıcılarımız ile yüz yüze veya telefonla

iletişime geçerek, ürün ve kullanım bilgisi

ve teknik bilgiler gibi konularda destek

vermektedir. Ürünün kullanım ömrünü arttırmak

amacıyla doğru kullanımı anlatırılarak,

periyodik bakımların zamanında yaptırılması

tavsiye edilerek, müşterilerimiz

bilinçlendirilmektedir.

Bu kapsamda gerek servis bünyemizde ve

gerekirse müşteriler ziyaret edilerek, ürün

kullanımı ve hatalar anlatılmaktadır. Ayrıca

bakım onarım hizmeti verilen tüm ürünlerle

ilgili müşterilerimiz geri aranarak,

müşteri memnuniyetimiz ölçülmektedir.

Bu sayede müşterilerimizden geri bildirimler

alınarak, şikayet ve öneriler dikkate

alınmakta ve müşteri memnuniyetimizi

sürekli artırma çalışmalarımız aralıksız devam

etmektedir.

Ürün gamınızda birçok ürün

bulunmakta, bu ürünlerin arasından

doğru ürünü seçmek adına

kullanıcılar neler yapabilir?

Makita Türkiye olarak bizler, Makita’nın

tüm olanaklarını, yani ürettiği pek çok

ürünleri Türkiye piyasasına sunmaktayız.

Her ürün grubunda ihtiyaca binaen birden

fazla çeşit olmaktadır. Bu ürün çeşitliliğini;

ürünlerdeki kapasiteler, güç farkları ve

bazı teknik özellikler oluşturmaktadır. Son

kullanıcıların hangi modeli seçeceğiyle

ilişkin öncelikle bayilerimize gerekli eğitimleri

vermekteyiz. Ayrıca, bayilerimizin

ve son kullanıcıların bizleri arayarak direkt

görüşebilecekleri müşteri temsilcilerimiz

görev yapmaktadır. Kullanıcıların ürün tercihi

sırasında öncelikle yapacakları işin

yoğunluğuna ve gerektirdiği dayanıklılığa

göre seçim yapmaları gerekmektedir. Seçilen

makinaya haddinden fazla yük bindirildiğinde

makinada çeşitli arızalar çıkmakta,

bu şekilde kullanım devam ederse

bu arızalar birbirini tetikleyerek çok daha

büyük ve masraflı arızalar çıkarmaktadır.

Son yıllarda ekibimiz özellikle bu konuda

müşterileri bilinçlendirmek için mesai harcamakta

ve bu mesainin karşılığını fazlasıyla

almaktadır. Bu da doğal olarak müşteri

memnuniyetine yansımaktadır.

Son olarak eklemek istedikleriniz!

Bölgemizde ve Dünya’nın diğer bölgelerinde

yaşanan ekonomik ve siyasal belirsizlikler

her ülkeyi etkilediği gibi Türkiye’yi

de etkilemektedir. Özellikle son

dönemde yaşadığımız döviz kurlarındaki

dalgalanmalarla birlikte her firmanın

daha sağlam adımlarla projelerini yürütmesi

gerektiğini, verilecek her kararın

çok iyi incelenmiş verilerle yapılması

gerektiğini düşünmekteyiz. Günümüzde

ülkelerin birbirine global olarak bağımlı

olmasıyla birlikte Dünya’nın herhangi bir

yerinde oluşan ekonomik veya siyasal

problemler bizleri de etkilemektedir.

Son dönemde, özellikle hammadde fiyatlarında

yaşanan artışlar nedeniyle üretici

firmalar, ürünlerinin fiyatlarını arttırmakta,

bu artış da Türkiye iç piyasasına yansımaktadır.

Hırdavat sektörü içinde bulunan kullanıcıların

bu tip problemlerden kaçınmak

için bahsetmiş olduğum; doğru ürün

seçilmesi, satış sonrası tamir/bakım

masrafları gibi olguları göz önüne alarak,

hem toplam maliyeti hemde fazla iş yükünü

düşürmek için çalışma yapmaları

gerekmektedir. 2017 yılının son çeyreğinin

ve 2018 yılının tüm sektör oyuncuları

için hedeflerin gerçekleştiği bir yıl olmasını

dileriz.

110 Yapı Malzeme Ekim 2017


Dinçer Özkaya / CENTER Genel Koordinatörü

“2018 yılında ortalamanın üzerinde

bir büyüme hedefliyoruz”

“Akülü ürün teknolojimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en güçlü olduğu yönlerinden

biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis

istasyonu ile müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.”

Sektörde faaliyetlerine başladığı ilk günden

bu yana kalite ve müşteri memnuniyetinden

asla taviz vermeyen CENTER,

ismiyle de özdeşerek kendi alanında merkez

konumunda olmayı başarmış. CEN-

TER Genel Koordinatörü Dinçer Özkaya ile

ürünleri, faaliyetleri ve müşterilerine sundukları

hizmetler üzerine konuştuk.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Dinçer Özkaya, 1978 İstanbul doğumluyum.

İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği

bölümünden mezun olduktan

sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme

Yönetimi Yüksek Lisansı ve yine Yıldız

Teknik Üniversitesi Ekonomi Doktorası ile

eğitim hayatıma devam ettim.

Dış Ticaret Yöneticisi olarak 2004 yılında

çalışmaya başladığım Center AŞ’de, şu an

Genel Koordinatör olarak görev yapmaktayım.

Türkiye genelinde 180 adet bayi,

100 adet satış sonrası servis istasyonu

ve 50’yi aşkın çalışanı ile değerli müşterilerine,

kaliteden ödün vermeksizin - daima

en iyiyi sunabilmek amacıyla - çalışan firmamız,

1991 yılında Karaköy-İstanbul’ da

faaliyetlerine başlamıştır.

Markalarımızı Türkiye genelinde Klasik

Kanal (Bayiler) , Endüstriyel Kanal (Bayiler

ve profesyonel son kullanıcılar) ve Modern

Kanal (Yapı marketler, internet ve indirim

marketler) diye adlandırdığımız üç farklı

kanal üzerinden müşterilerimize ulaştırmaktayız.

Kurulduğu ilk günden itibaren kalite ve müşteri

memnuniyeti odaklı bir düşünce tarzı ile

faaliyetlerini sürdüren firmamız, her zaman

ilkleri gerçekleştirerek CENTER isminin hakkını

vermiş ve yıllardır bu pazarda “MERKEZ”

konumunda bulunmuştur.

Markalarınız hakkında bizleri

bilgilendirir misiniz?

Sahip olduğumuz markalar; ATTLAS, AEG,

MILWAUKEE, RYOBI, ALFRA, FLORA ve

OTTOTECH

ATTLAS – Türkiye genelinde sektörün en

çok satılan OEM markalarından biriyiz. DIY

ve Yarı profesyonel ürün kategorisinde konumlandırılan

markamız; Elektrikli & Akülü

El Aletleri, Jeneratör, Kompresör, Kaynak

Makinesi ve Bahçe makineleri kategorilerinde

satış yapmaktadır. Alanında uzman

112

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

fabrikalarda üretilen markamızın kalite kontrol süreçleri yurt dışı

ofisimizdeki uzman mühendisler tarafından gerçekleştirilmektedir.

AEG, MILWAUKEE ve RYOBI – Firmamız Dünya genelinde yaklaşık

6 Milyar $ ciroya sahip ve akülü ürün teknolojisinde dünya lideri

olan TTI gurubunun; MIKWAUKEE (Endüstriyel) AEG (Profesyonel)

ve RYOBI (DIY) markalarının Türkiye’ de ki tek distribütördür. Her

üç markamızda elektrikli ve akülü el aletleri gamına sahiptir. RYO-

BI markası gamında ek olarak benzinli, elektrikli ve akülü bahçe

makineleri de bulunmaktadır.

ALFRA ( Manyetik matkap ), FLORA ( Temizlik makineleri) ve OT-

TOTECH ( Kaynak makinesi) markaları da ürün gamımız içerinde

yer almaktadır.

Satış ve satış sonrası hizmetlerinizden biraz bahseder misiniz?

Akülü ürün teknolijimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en

güçlü olduğu yönlerinden biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez

Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis istasyonu ile

müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.

Tüm servislerimiz özel bir yazılım üzerinden yönetilmekte olup,

Türkiye genelinde çok kapsamlı bir veri üzerinden ürün gamımızı

izlemekteyiz. Oldukça geniş yedek parça stokumuz sayesinde;

müşterilerimize anında ve hızlı hizmet

prensibiyle hareket etmekteyiz.

Ayrıca AEG ve MLWAUKEE markalarımız

özelinde piyasada tek olan Koşulsuz Garanti

uygulamamız mevcuttur. Bu marka

ürünleri alan müşterilerimiz 7 gün içerisinde

sitemize (www.kosulsuzgaranti.

com) kayıt oldukları takdirde, ürünleri 1 yıl

boyunca Koşulsuz Garanti kapsamına girmekte

ve hiç bir ek ücret ödemeden servis hizmeti almaktadırlar.

Ürünleriniz inşaat sektörünün hangi alanlarında daha çok

tercih edilmekte?

OPP, DIY, Yarı profesyonel, profesyonel ve endüstriyel olmak üzere

toplam 5 ayrı kalite kategorisinde pazara hitap eden geniş bir ürün

gamımız bulunmaktadır. Bu sayede markalarımız inşaat sektöründe

kaba inşaattan, anahtar teslim projelere kadar hizmet veren tüm

firmalar tarafından tercih edilmektedir.

Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri eklediniz?

Önümüzdeki dönemde farklı ürünler olacak mı?

AEG, MILWAUKEE ve RYOBI markalarında her yıl onlarca yeni akülü

ürünü piyasaya sunmaktayız. 2017 yılı özelinde AEG markamızda

PRO 18V akülü serisi, MILWAUKEE markamızda ONE-KEY serisi ve

RYOBI markasında ONE + serisi ürünleri gamımıza eklemiş bulunmaktayız.

MILWAUKEE markasında piyasaya sunduğumuz benzeri

olmayan ONE-KEY sistemi akülü ürünlerinizin kablosuz bağlantı sayesinde

akıllı telefonlarınız tarafından kontrol edilmesine imkan verip,

istediğiniz ayarları kaydetmenizi sağlamaktadır. Bu sistem, ONE-KEY

teknolojisine sahip ürünlerin yer belirleme sistemi sayesinde kaybolma,

çalınma vb. risklerini ortadan kaldırıp, gerektiğinde ürünü kilitlemenize

imkan vermektedir. Ayrıca özel yazılım sayesinde profesyonel

ürün tercih eden kullanıcılara her türlü envanter kayıt işlemini gerçekleştirme

şansı sunmaktadır. 2018 yılı içerisinde de akülü ürünlerde

yeniliklerimiz devam edecektir.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız nedir? Geçen yılki

cironuzu ve 2018 yılı beklentilerinizi açıklayabilir misiniz?

2017 yılı özelinde agresif büyüme hedeflerimiz mevcuttur. 2017 yılının

ilk üç çeyreği dikkate alındığında hedeflerimiz ile paralel cirolara

ulaştığımızı görmekteyiz. Pazarın oldukça rekabetçi, bölgesel riskler

paralelinde konjonktürel anlamda negatif yansımaların yoğun olduğu

bir yılda; hedeflerimiz tutturarak yılı tamamlamak en önemli odağımızdır.

2018 yılı özelinde, benzer agresif yaklaşım ve pazar lideri

yenilikçi çözümlerimiz ile ortalamanın üzerinde bir büyüme hedefliyoruz.

Üretim ya da Ar&Ge çalışmalarınız var mı?

Veri büyüklüklerinin giderek arttığı günümüz teknolojisinde, veri analizinin

ve özel yazılımların ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bu

paralelde daha kolay veri analizine odaklanmaya devam edeceğiz.

Ayrıca satış kanallarımıza özel hazırlamakta olduğumuz yazılımlar sayesinde,

bayi ağımıza ve markamızın son kullanıcılarına çok daha iyi

hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

2017 yılında tüm markalarımıza yeni internet siteleri yapmış bulunmaktayız.

Bununla beraber markalarımızın sosyal medya hesaplarını

da aktive ettik. 2018 yılında da aynı felsefe temelinde sosyal medya

yatırımlarına hız verip, son kullanıcılar ile daha yakın iletişime geçmeyi

hedeflemekteyiz. Tüm sitelerimize ve sosyal medya hesaplarımıza

www.centeras.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Pazara yön veren yenilikçi

ürünlerimizin farklarını satıcılara ve son kullanıcılara daha iyi

anlatabilmek adına; eğitimler ve demo günleri organize etmeye devam

edeceğiz. Bu kapsamda bünyemiz dahilinde özel eğitim merkezi

kurmayı hedeflemekteyiz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 113


WB 18 LTX BL 180 Akülü Avuç Taşlama

“Standart ürünler dışında ilave

özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz”

“Değişik kombinasyonlarla, kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar ile kullanıcıyı akülü

ürünlere ısıtmaya çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı nezdinde pahalı oldukları nedeniyle

tercih edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek

aşmaya çalışıyoruz.”

100 yılı aşkın süredir pek çok alanda faaliyet

göstermiş olan Burla Makine’den,

Elektrikli El Aletleri alanında gerçekletirdikleri

faaliyetler hakkında bilgi aldık.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Burla 1911 yılından bu yana pek çok alanda

faaliyet gösteren köklü bir firma. Dört

ayrı iş bölümü ve satış departmanı bulunmaktadır.

Makina bölümü, elektrik ve

aydınlatma bölümü, marin bölümü ve pil

bölümü. Bir de Teknika diye aynı ortaklık

yapısında istifleme cihazları, forklift gibi

ürünlerin satışını yapan bir şirketimiz var.

Müşteri memnuniyeti, satış sonrası hizmetlerin

kalitesi ve güvenilirliği en önem

GB 18 LTX BL QI Akülü Kılavuz Çekme / Matkap

verdiğimiz konular arasında. Merkezimizde

çok ciddi bir servis ekibimiz ve teknik

hırdavat ürünleri ile ilgili tüm Türkiye’yi

kapsayan yaklaşık 100 servis bayimiz

mevcut.

Makina bölümü olarak temsil ettiğimiz

ürünlerin sadece Türkiye satışını gerçekleştiriyoruz.

Markalarımız, yurtdışında birçok

ülkeye satışlarını doğrudan yapıyor.

Türkiye’de bayi ağımızla satışlarımızı yapıyoruz.

Bölgelerinden sorumlu satıcı arkadaşlarımızın

dışında bünyemizde elektrikli

el aleti ve kaynak makinaları ile ilgili fabrikaları

ziyaret eden ve son kullanıcılara

ihtiyaçlarına göre hangi ürünleri kullanabileceklerini

araştırıp, gerekli ürün tanıtımları

ile ürünlerimizin satışını sağlayan

114

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

iş geliştirme sorumlusu ekibimiz mevcut.

Bu şekilde standart ürünler dışında ilave

özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz.

Burla olarak pazara bakışımız ve

önceliklerimiz:

Burla Makina olarak elektrikli el aletleri

sektöründe akülü ürünlere çok önem veriyoruz.

Pazarın geleceğini akülü ürünlerde

görüyoruz. “Kablosuz” şantiye sahası

vizyonunun gerçekleşmesine çok kalmadığını

düşünüyoruz. Dünyanın ilk akülü

büyük taşlaması da bu yoldaki en önemli

kazanımlardan biri. Bazı pazarlarda akülü

aletler toplam elektrikli el aleti pazarının

%80’inin üzerini oluşturuyor. Türkiye’de

bu oranın hala çok daha düşük olduğunu

düşünüyoruz. Değişik kombinasyonlarla,

kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar

ile kullanıcıyı akülü ürünlere ısıtmaya

çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı

nezdinde pahalı oldukları nedeniyle tercih

edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli

akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek

aşmaya çalışıyoruz. Aküler, akülü el aletlerinin

en pahalı kısmı, ve bizim dışımızda

bu tür kapsamlı akü garantisi veren başka

firma yok.

Fimer’in üst segment kaynak makinalarını

da tanıtmak da bir diğer önceliğimiz. Müşterilerimize,

invertör tipi kaynak makinesi

denince akla ilk gelen Fimer markasının

çeşit konusunda ne kadar zengin olduğunu

göstermeye çalışıyoruz.

Ürün portföyünüze hangi yeni

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki

dönemde farklı ürünler olacak mı?

Metabo’da geçtiğimiz sene sonu piyasaya

sürdüğümüz ve bizi heyecanlandıran

ürünlerin başında gelen WPB 36 LTX BL

230 modeli var. Dünyanın ilk 36 Volt akülü

büyük taşlaması. Metabo’nun üstün

LiHD akü teknolojisi sayesinde şebeke

elektriği ile çalışan 2400 Watt’lık büyük

taşlama ile aynı gücü alabildiğimiz bir

ürün. Üründe pedal tipi şalter, elektronik

emniyet debriyajı ve disk fren sistemi mevcut.

Tüm bu özellikler sayesinde kullanıcı

ürünün kontrolünü kaybetmiyor ve acil bir

durumda, şalteri bıraktığı anda diskin dönmesi

3 saniye içinde tamamen duruyor ve

ürünün kazaya sebebiyet verme ihtimali

hızlı bir şekilde yok edilmiş oluyor. Ayrıca

disk sıkışması durumunda da ürünün geri

tepmesini de önemli ölçüde azaltıyor. Ürünün

tutamağında da titreşimi azaltıcı özellik

mevcut, bu özellik sayesinde de son

kullanıcı iş yaptığı sürede daha az titreşime

maruz kalıyor.

Metabo’nun ikinci önemli bir diğer ürünü

de piyasada yine bir ilk olan akülü kılavuz

çekme / matkap, GB 18 LTX BL Q I. Hem

kılavuz çekme hem matkap özelliği ilk kez

bir üründe biraraya geliyor – hem de sınırsız

özgürlük sunan akülü bir üründe.

Ürünün patentli özel tasarım mandreni ve

elektronik sistemi sayesinde kılavuz çekme

işlemi ve delme işlemi aynı mandren

ile sorunsuz, temiz ve hızlı bir şekilde yapılabiliyor.

Bu ürünün satış potansiyelinin

oldukça yüksek olduğunu düşünüyoruz

çünkü hem torku yüksek ve kuvvetli bir

matkap hem de kılavuz çekme özelliği var.

Bu da kullanıcılara oldukça esneklik ve verim

kazandıracak bir özellik.

Bu ürünlere ek olarak 2kg kırıcı-delici grubunda

Almanya üretimli yeni ürünlerimizi

de sunduk. Eski modellerine göre hem

daha kısalar hem de hafifler. Bunlara ek

olarak vuruş enerjilerinde de önemli artış

sağlandı.

Aküde ise son yenilik olarak 7.0 Ah LiHD

modelini sunduk. Metabo’nun üstün performanslar

için çığır açan akü teknolojisi

olarak tanımladığımız LiHD sistemi hem

%67 daha fazla performans hem de %87

daha fazla çalışma süresi ile bağımsız çalışmayı

yeniden tanımlıyor.

Fimer’de de heyecan verici teknolojik

ürünler var. Mart’ta İstanbul Hırdavat Fuar’ında

tanıtımını yaptığımız modellerden

biri de Kronos 500. Mig-mag pulse sinerjik

Kronos grubunun en üst modeli. Fimer’e

özgü 0,1 saniye kısa çift pulse özelliği

sayesinde küçük parçalarda bile hassas

sonuçlar elde etmek mümkün. Kaynak

bilgilerini kolayca SD karta kaydedebilir

ve herhangi bir PC’de rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Yüksek hızlı kaynak prosesi sayesinde

sadece düşük veya yüksek alaşımlı

çelik malzemeyi değil aynı zamanda 5mm.

kalınlığından itibaren farklı türdeki paslanmaz

çelik malzemeyi de kaynatırken devrim

niteliğindedir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 115


Dosya

Diğer bir yenilik ise Prime 500. Çok fonksiyonlu

Prime serisinde mottomuz şu :

“Hiçbir şey bu kadar kolay olmamıştı.”

Güç, sadelik ve performansın birleştiği bu

ürün kullanıcı dostu. Daha az deneyimli

bir kaynak ustasının bile detaylı bir eğitim

almadan parametrelerini kolayca girmesine

imkan veren kontrol paneli sayesinde

3 adımda kaynak yapmaya başlıyorsunuz.

Kalınlığı belirledikten sonra gerisini Prime

hallediyor. Makinanın sinerjik özelliği

sayesinde optimum kaynak için doğru

parametreleri otomatik olarak belirliyor.

Hem Prime hem de Kronos modellerinde

++yenilenen iç yapıları sayesinde, yüksek

ayarlarda bile aynı değer ve kalitede kaynak

yapmak mümkün.

Sakura Endüstriyel Markör grubunda ise

bu sene Solid Markör modelini tanıtmaya

çalışıyoruz. Bu ürün zorlu görevler için üretilmiş

bir markör. İç ve dış mekanda petrol,

gres yağı, pas, çamur ve kar ile kaplı

tüm yüzeyler üzerinde yazabilir. Suyun altında

bile işaretleme mümkün. Dakikalar

içinde kurur ve kuruduğunda kalıcı ve kokusuzdur.

Ahşap, kumaş, kanvas, plastik,

demir&çelik, kauçuk, karton, cam, fiberglas

ve beton için uygundur. Standart modelindeki

çalışma ısısı -10 ile 200 derece

arasındadır ancak -40 derecede de etkili

olan düşük Halojen versiyonu da mevcut.

İhracatınızın mevcut ürün

satışlarınız içindeki yeri nedir?

İhracat yaptığınız ülkelerdeki

pazar payınız hakkında bilgilendirir

misiniz?

Temsil ettiğimiz ürünlerin sadece Türkiye

satışını gerçekleştiriyoruz. Markalarımız,

yurtdışında birçok ülkeye satışlarını doğrudan

yapıyor. Türkiye’de bayi ağımızla

satışlarımızı yapıyoruz. Bölgelerinden sorumlu

satıcı arkadaşlarımızın dışında bünyemizde

elektrikli el aleti ve kaynak makinaları

ile ilgili 3 iş geliştirme sorumlusu

arkadaşımız var. Bu ekip fabrikaları ziyaret

ediyor ve son kullanıcılara ihtiyaçlarına

göre hangi ürünleri kullanabileceklerini

araştırıp, gerekli ürün tanıtımları ile ürünlerimizin

satışını sağlıyorlar. Bu şekilde

standart ürünler dışında ilave özellikleri

olan ürünleri de sunabiliyoruz.

Sosyal sorumluluk ve

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız

çalışmalar hakkında neler söylemek

istersiniz?

Türkiye’de ve dünyada elektrikli el aletleri

kullanırken yaşanan iş kazalarının önemli

bir kısmı taşlama makineleri ile yapılan

işlerde oluyor. Ayrıca, Türkiye’de gelişmiş

ülkelere göre ürünlerin yanlış kullanımından

kaynaklanan da birçok kaza oluyor.

Örneğin, birçok taşlama kullanıcısı taşlamanın

siperini kutudan bile çıkarmayıp

çöpe atıyor.

İş güvenliği konusunu çok önemsiyoruz.

Bu alanda Metabo’nun geliştirdiği birçok

ürün var.

Özetle bahsetmek gerekirse piyasadaki

taşlamalarda olmayan, ancak tüm nitelikli

Metabo taşlamalarda olan bir özellik

var, bu da Mekanik Emniyet Debriyajı. Bu

sistem sayesinde disk sıkışmalarında olabilecek

geri tepmeler önleniyor ve kesme

diskinin patlama riski ortadan kaldırılıyor.

Her ne kadar benzer koruma rakip markalarda

elektronik sistemlerle yapılmaya

çalışılsa da, hiçbir zaman Metabo’nun

Mekanik Emniyet Debriyajı kadar etkili

ve güvenilir değil. Metabo’nun bu özelliği

disk patlama riskini her zaman ortadan

kaldırırken, elektronik sistemlerde disk

patlaması tamamen önlenemiyor.

Yine piyasada sadece Metabo ürünlerinde

bulunan bir özellik de titreşim azaltıcı

Autobalans özelliği. Bu özellik sayesinde

kullanıcının maruz kaldığı titreşim azalır,

ve kullanıcı daha az yorularak, daha sağlıklı

bir şekilde daha uzun süre boyunca

çalışabilir. %50 daha az el ve kol titreşimi

sağklayan bu özellik aynı zamanda taşlama

disklerinde %40’a varan disk tasarrufu

sağlar.

Pedal Tipi Şalter de taşlamalarda güvenlik

için aranan bir özellik. Bu özellikli makinelerde

kullanıcılar çalışırken şaltere sürekli

basıyor olmak zorunda. Kullanıcı elini şalterden

çektiği an ürüne enerji gitmiyor. Bu

özelliğe bir de Metabo’nun patentli Disk

Fren Sistemi eklendiği zaman ürün çok

daha güvenli hale geliyor. Metabo Disk

Fren Sistemi ile ürün kapatıldıktan sonra

2-3 saniye gibi kısa bir süre içinde diskin

dönmesi tamamen duruyor ve olası kazalar

önleniyor.

Yeniden Başlama Emniyeti artık tüm avuç

taşlamalarda yönetmelik gereği olması

gereken bir özellik. Bu özellik sayesinde,

elektrik kesintisi sonrası veya yanlışlıkla

elektrik kablosu çekildiği için duran bir

avuç taşlama makinesinde tekrar elektrik

bağlantısı sağlandığı anda disk artık

hemen dönmeye başlamıyor, kullanıcının

cihazı tekrar kapatıp açması gerekiyor.

Böylece istem dışı, kontrolsüz çalışma

olmuyor.

Metabo ayrıca akülü teknolojisine çok

önem veriyor, akülü taşlamalarda da

benzer güvenlik özellikleri mevcut. Ayrıca

akülü ürünlerin önemli bir avantajı da iş

sahasından kabloyu kaldırması.

7.0 LiHD Akü

116

Yapı Malzeme Ekim 2017


“Sağlam ve verimliliği artıracak yenilikçi

ürünleri pazara sunmaya devam edeceğiz”

“Sektörde öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti gibi konular başta olmak

üzere zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde

bu alanda edindiğimiz bilgileri temel alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip ürünlerle sektörde

dikkat çekmemizi sağlıyor.”

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak; metal

imalat sektörünün kaynak teknolojileri

başta olmak üzere tüm birleştirme ve kesme

ihtiyaçlarına cevap veren; otomotiv/

ulaştırma, inşaat/altyapı, enerji, üretim

ve gemi inşa, boru imalat/boru alanlarına

kadar uzanan birçok sektöre hizmet vermekte.

Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak

Genel Müdürü Ahmet Sevük ile dosya

konumuz çerçevesinde röprotaj çalışması

gerçekleştirdik. Merak ettiğimiz tüm soruları

içtenlikle yanıtlayan sayın Sevük’e

teşekkür ediyoruz.

Kısaca firmanızdan ve kendinizden

bahseder misiniz?

Türkiye ve dünya pazarının farklı segmentlerine

hitap eden; Askaynak, Kobatek ve

Lincoln Electric markalı kaynak sarf malzemeleri,

ekipman ve aksesuarları, Askaynak

Automation robotik ve mekanik

otomasyon sistemleri, Harris ve Askaynak

by Harris marka gaz ekipmanları kapsayan

geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu geniş

ürün gamımız içinde lokomotif ürünlerimiz

olarak kaynak sarf malzemeleri ve kaynak

makineleri ürünlerimizi değerlendirebiliriz.

Diğer ana kalemlerimiz içinde; kaynak

eldivenleri, kaynak kimyasalları, kaynak

maskeleri gibi tamamlayıcı ürünlerimiz yer

alıyor. Ana faaliyet alanımız arasında ise

komşu pazarlarda yer alan gaz ekipmanları

ile aşındırıcıları bulunuyor. Aşındırıcı

ürün grubumuz; çelik, metal, cam, alüminyum,

mermer, granit gibi birçok yüzeyin

taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi,

kesilmesi, şekil verilmesi gibi alanlarda

mükemmel performans sunuyor.

Üretim alanınız, gerçekleşen

süreçler ve üretim kapasiteniz

hakkında bilgi verir misiniz?

Askaynak olarak, metal imalat sektörüne

geniş ürün grupları ile hizmet veriyoruz.

Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın

dört bir tarafına ulaştırdığımız ürünlerimizi,

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde,

22.000 m²’si kapalı olmak üzere toplam

43.000 m²’lik alana kurulu olan tesisimizde

üretiyoruz. Yıllık 40.000 ton/yıl örtülü

elektrod, 27.000 ton/yıl gazaltı kaynak

teli, 5.000 ton/yıl tozaltı kaynak teli ve

1.500 ton/yıl TIG kaynak teli üretim kapasitemiz

ve 450’yi aşkın çalışanımızla, İs-

118

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

tanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da bulunan

4 satış büromuz ve 800’ü aşkın satış noktamızla

tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz.

Ürünlerimiz arasında kaynak makineleri,

kaynak elektrotları ve telleri, tamir-bakım

kaynağı, aşındırıcılar, gaz ekipmanları,

otomasyon sistemleri, sarf kaynak malzemeleri,

kaynak eğitim sistemleri yer alıyor.

Bununla birlikte çelik, metal, cam, alüminyum,

mermer, granit gibi birçok yüzeyin

taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi, kesilmesi,

şekil verilmesi gibi alanlarda mükemmel

performans sunan aşındırıcı ürün

grubumuzla da yüksek performans sunuyoruz.

Bu grupta yer alan ürünlerimiz arasında

olan; Flex Taşlama ve Kesme Taşları,

Kaplanmış Aşındırıcılar, Seramik Bağlayıcılı

Aşındırıcılar ile NK Taşlama Taşları, SCG

Elmas Bileme Taşları, Testere Bileme Taşları,

Saplı Taşlar, Düz Çanak Taşları, Konik

Çanak Taşları, Alüminyum Burçlu Düz/

Konik Mozaik Taşlar, Konik-Düz Özel Form

Mozaik Taşlar uzun süreli yüksek performans

sunan ve işin kalitesini artıran ürünler

olarak fark yaratıyor.

Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri

eklediniz? Önümüzdeki dönemde

farklı ürünler olacak mı?

İşinin temelinde teknolojiyi ve inovasyonu

alan bir firma olarak, bu alanda sektörde

öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin

interneti gibi konular başta olmak üzere

zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini

takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde

bu alanda edindiğimiz bilgileri temel

alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip

ürünlerle sektörde dikkat çekmemizi sağlıyor.

Özellikle, son beş yıldır kaynak makinelerimizde

stratejik Ar-Ge çalışmaları

gerçekleştiriyoruz ve şu ana kadar oldukça

başarılı sonuçlar aldık. Enerji kayıplarını

en aza indiren, makine verimliliğini artıran,

makine boyutu ve ağırlığını azaltan,

ekstra bileşenlerin kullanımı olmaksızın

elektromanyetik uyumluluk (EMC) gereksinimlerini

karşılayan, %100 yerli ve özgün

invertör teknoloji patentimizle birlikte, yerli

invertör kaynak makinesi üretim faaliyetlerimizi

de arttırmayı hedefliyoruz. Kobatek

tamir bakım ürün gamımıza eklediğimiz KO-

BATEK 544 ve 551 kaynak elektrotlarımız

da yüksek sıcaklıklara dayanıklı ve yüksek

aşınma direncinin gerektiği uygulamalarda

özellikle kullanılıyor.

Bunların dışında, aşındırıcı ürün grubumuzda

Askaynak markalı flex kesme-taşlama

taşları ve flap disklerde 7. yılımızı da yükselen

bir trendle geride bırakıyoruz. Müşterinin

sesine daima kulak verdiğimiz için bu

ürün grubunda da sahanın ihtiyacını karşılayacak

geliştirmeleri daima aktif tutarken

ürün gamımızı inovatif ürünlerle zenginleştirmeye

devam ediyoruz.

Tüm bunlara ek olarak; yüksek kaynak kalitesi,

verimlilik ve düşük kaynak dumanı

emisyonu sağlayan yeni nesil bakır kaplamasız

gazaltı kaynak tellerimizin optimizasyonunu

sağlayarak, otomasyon ve ağır

sanayi uygulamalarındaki kullanımını arttırdık.

2018 yılında da her yıl olduğu gibi inovatif

bakış açısı ile daha kaliteli, sağlam ve

verimliliği artıracak yenilikçi ürünleri pazara

sunmaya devam edeceğiz.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018

yılı beklentilerinizi açıklayabilir

misiniz?

Askaynak olarak, yıl içerisinde ülkemizde

ve uluslararası pazarlarda önemli projelere;

kaynak, ürün ve hizmetlerimizi sunarak

adımızdan oldukça söz ettirdik.

İhracatınızın mevcut ürün satışlarınız

içindeki yeri nedir? İhracat yaptığınız

ülkelerdeki pazar payınız hakkında

bilgilendirir misiniz?

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak

ihracat ve planlı büyümeyi öncelikli şirket

politikası haline getirdik. Bu strateji doğrultusunda

önemli firmalarla uzun soluklu

iş birlikleri yapıyoruz. 2000’lerin başından

itibaren Avrupa ve Güney Amerika, Rusya

ve BDT, Afrika ve Ortadoğu pazarlarında

ihracat kapasitemizi her geçen yıl yükselterek

arttırdık. İhracattaki bu hızlı büyümeye

paralel olarak 70’ten fazla ülkede satış ve

dağıtım ağı oluşturduk.

2017 yılı içerisinde, robotik ve mekanik

kaynak otomasyon sistemleri satışı konusunda

ihracat yaptığımız ülkelerde, imalat

sektörüne katma değeri yüksek uzman çözümler

getirerek yurtdışında satışlarımızı

önemli ölçüde artırdık. Önümüzdeki yıl da

doğru adımlar atarak ihracat payımızı artırmayı

sürdüreceğiz.

Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik

konusuna kurumsal bakış açınız ve bu

konuda yaptığınız çalışmalar hakkında

neler söylemek istersiniz?

Sektöre daha kaliteli ve yenilikçi ürünler

sunmak için yaptığımız Ar-Ge yatırımlarının

yanı sıra ülkemiz adına faydalı olacağına

inandığımız sosyal sorumluk projelerinde

yer almak da bizim için son derece önemli.

Örneğin; sektörün en temel sorunu olarak

gördüğümüz kalifiye çalışan sorununu

çözmek ve bu sektörde yer almak isteyen

gençlere, kendisini geliştirmek isteyen

kaynak ustalarına ve teknik öğretmenlere

fırsat sunmak adına önemli bir sorumluluk

üslendik. Sektörde öncü bir marka olarak

sahip olduğumuz bilgi birikimini, yine sektör

gelişimine katkı sunmak için Milli Eğitim

Bakanlığı’yla işbirliği içerisinde, 2005 yılından

bu yana meslek liselerine verdiğimiz

desteği kesintisiz sürdürüyoruz. Liselerin;

“Metal Teknolojisi”, “Tesisat Teknolojisi ve

İklimlendirme” ile “Gemi Yapımı” alan öğretmenlerine

hizmet içi kaynakçılık eğitimi

verdiğimiz bu proje ile ülke çapında 600’e

yakın meslek lisesine 40.000’in üzerinde

ders kitabını ücretsiz gönderdik.

Önümüzdeki dönemlerde de sektörde yer

almak isteyen gençlere yönelik yapmayı

planladığımız farklı eğitim çalışmalarımız

olacak.

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak

sadece ürünlerimizin kalitesi ve teknolojisiyle

değil, sektöre sunduğumuz katkılarla

da adımızdan söz ettiriyoruz. Önümüzdeki

dönemde de bu doğrultuda çalışmalarımızı

sürdüreceğiz. Gelecek yıl özellikle kaynak

ustalarına yönelik önemli bir sosyal sorumluluk

projesine imza atacağız. Bunun

dışında yeni dönemde Savunma Sanayi,

Ahmet Sevük / Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak Genel Müdürü

Otomotiv, Denizcilik gibi sektörlerde daha

fazla varlık göstereceğimiz çalışmalara

yöneleceğiz. Bunların dışında elbette inovatif

teknolojileri ürünlerimize adapte etmek

ve sektörün farklılaşan ihtiyaçlarını

karşılamak için Ar-Ge yatırımlarımızı da

sürdüreceğiz. Yapı sektörüne yönelik, akıllı

ve inovatif projelerimizle yer alacağız, özellikle

çelik konstrüksiyon imalatçıları için

halihazırda önemli özel bir proje üzerinde

çalışmaktayız. Ayrıca, Türkiye’de ilk sayılabilecek

maça besleme robotu projesini gerçekeleştirdik,

keza robotik boya sistemini

sorunsuz şekilde kurabilen ender firmalar

arasında yer alıyoruz. Endüstri 4.0 vizyonumuz

çerçevesinde farklı ürün ve projelerimiz

de olacak. Ayrıca, bu işin geleceğine

değer verdiğimizden ötürü eğitim kurumlarına

yönelik projelerimize de devam etmekteyiz

ve desteğimiz/çalışmalarımız artarak

devam edecek.

Yapı Malzeme Ekim 2017 119


“Sektörün başarılı bir

temsilcisi olmaya çalışıyoruz”

Türkiye’nin kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye yapılacak

yatırımlara dikkat çekiyoruz ve imalat sanayisinin

geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.

“Ekonomimizin önemli aktörleri olan kuruluşların

sektördeki firmalarını çatısı altında

toplayarak 2002 yılında kurulan İM-

DER, İş ve İnşaat Makine ve Ekipmanları

sektörünün %93’ünden fazlasını temsil

etmekte. Dosya konumuz çerçevesinde

röportaj çalışması gerçekleştirdiğimiz İM-

DER’e merak ettiklerimizi sorduk.”

Derneğinizin kuruluş amacı ve

misyonundan bahsederek, şu an

gündemdeki faaliyetleriniz hakkında

bizi bilgilendirir misiniz?

İş ve inşaat makinaları sektörünü temsil

eden İMDER, 14 Mart 2002 tarihinde

sektörün önemli aktörlerinden olan 9 firma

tarafından kurulmuştur. 75 yıllık iş ve

inşaat makine ve ekipmanları sektörünün

%93’ünden fazlasını İMDER üyesi 41 firma

temsil etmektedir. Üyeleri arasındaki

ilişkilerin etik rekabet ve kanunlar çerçevesinde

arttırılması ana amaçları arasında

olan İMDER aynı zamanda sektörün ihtiyaç

ve problemlerinin çözüldüğü platform

olmayı hedeflemektedir. Türkiye ismini

taşımaya hak kazanmış nadir derneklerden

biri olan İMDER faaliyetlerini ulusal

ve uluslararası alanlarda etkili ve güçlü

bir şekilde sürdürmekte, sektörümüzü ve

ülkemizi yurtiçi- yurtdışı tüm platformlarda

temsil etmektedir.

Derneğinizin üye yapısı ve

üyelerinize sunulan olanaklardan

biraz bahseder misiniz?

İMDER, çatısı altında hem ticaret yapan

hem de üretim yapan firmaları toplamaktadır

ve her üyesine eşit mesafede yaklaşma

çalışma esasını belirleyen bir kurumdur.

Çalışmalarımızı gerçekleştirirken

de üretim yapan firmalarımızı destekleyip

yurtdışında Türk makinelerinin gücünü ve

kalitesini vurgulamaları, Türk iş ve inşaat

makinalarını başarıyla temsil etmeleri

konusunda yardımcı olmayı esas alırken;

aynı zamanda ticaret yapan üye firmalarımızın

da talep ve önerilerine yanıt veriyoruz.

Üyelerimizin olası sorunlarında veya

ihtiyaçlarında devletimizin değerli kurumları

ve ilgili bakanlıklarla iletişime geçiyoruz.

İlgili kurumlar ilettiğimiz hususlara

ilişkin olarak titizlikle çalışıyor, buradaki

amacımız hep birlikte çalışarak makina

sektörüne değer katmak. Ulusal ve uluslararası

platformlarda katıldığımız tüm etkinliklerde

üyelerimizin tamamını temsil ediyoruz.

Aynı zamanda Çin, Kore, Amerika,

Brezilya, Hindistan gibi birçok farklı noktadaki

kardeş kuruluşlarımız aracığıyla derneğimizi

ve Türk iş makinaları sektörünü

120

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

tüm dünyaya tanıtma fırsatı elde ediyoruz.

Sektörde güç birliği oluşturacağına

inanılarak kurulan İMDER, Türkiye’yi her

alanda üst sıralara taşıyacak potansiyele

sahip bir sektörün başarılı bir temsilcisi

olmaya çalışıyor.

Sektörünüzün ihracat yapısı ve

ihracatın geliştirilmesine yönelik

çalışmaları hakkında bilgi verir

misiniz?

Dünya makine ihracatında artış kaydeden

ülkelerden biri olarak bu yılın da

ilk yedi ayında iş ve inşaat makinaları

ihracatında artış yaşandığını gördük.

Makine sektöründe dünyada söz sahibi

ülkelerden biri olmak için teknoloji üretmenin

gerekliliğine inanıyoruz. Makine

sanayiinde gerçekleştirilecek yatırımlar

ve teknolojinin kullanımının arttırılması

ile sektörün potansiyelinin daha da açığa

çıkması, Türkiye’nin dünyada var olan

rekabet piyasası ortamına uyum sağlaması

ve yüksek ekonomik büyüme oranlarını

devam ettirmesi daha kolay hale

gelebilir.

İş Makinaları sektörünün ihracat hedefini

gerçekleştirmek için yeni yatırımlara ihtiyacı

bulunmaktadır. Yerli üretimin yanı

sıra yabancı yatırımcılara da ihtiyaç duyan

sektör, yabancı yatırımcılarla entegrasyona

ve yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye

çekecek kamu-özel sektör diyaloğuna

gereksinim duymaktadır. Bürokrasinin,

sektör temsilcileri işbirliği ile yapacağı

çalışmalar yerli ve yabancı yatırımcının

önünü açabilir ve sektör böylece hedeflerine

ulaşabilir. İyi bir sanayi stratejisi

ile uluslararası rekabette gücümüze güç

katabilir, istihdamı arttırabiliriz.

Son 5 yılda Türkiye ihracatında söz sahibi

sektörler arasında en fazla artışın

makine sektöründe gerçekleşmesiyle

makine sektörünün Türkiye ekonomisinde

önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz.

Özellikle inşaat sektöründe bitirme hızına

verilen önemin makinalaşmayı teşvik

etmesi ile sektöre olan talep artmıştır.

Avrupa’da büyük ilgi gören Türk makinalarının

tüm dünyada bilinirliğinin arttırılması,

sektörün tüm paydaşlarının hedefi

olduğunu söyleyebiliriz.

Üretim kalitesini artırmak ve

kalifiye eleman yetiştirebilmek için

ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Nitelikli eleman konusu sektörümüzde

en çok ihtiyaç duyulan konuların başında

geliyor. Üyelerimizden aldığımız görüşler

doğrultusunda sektörün en önemli ihtiyaçlarından

olan nitelikli elemanın sağlanmasına

ilişkin olarak çalışma yapma

ihtiyacı hissettik ve Milli Eğitim Bakanlığı

ile bir protokol imzaladık. Bu protokol

çerçevesinde 7 bölgede öğrencilerimizle

buluşuyor, iş makinaları sektörü hakkında

onları bilgilendiriyoruz. Geleceğimizin

teminatı olan gençlerimizin ilgi düzeylerini

ve mesleki kabiliyetlerini geliştirmede,

gerekli bilgi, yetkinlik, davranış ve iş disiplini

alışkanlığı kazandırarak meslek

hayatına hazırlanmalarında ve ülkemizin

kalkınmasında mesleki eğitimin öneminin

farkında olarak, üyelerimizin katkılarıyla

makine hibeleri gerçekleştirdiğimiz okullarda,

öğrencilerin günümüz teknolojileri

ile buluşmalarına yardımcı oluyoruz. Yine

aynı protokol çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz

eğiticinin eğitimi programımızla

iş makinaları operatörlüğü kurslarındaki

hocalarımızın eğitimlerine de destek olmaya

çalışıyoruz. Üyelerimizin desteği ile

düzenlediğimiz kariyer günlerinde, öğrencilerin

sektöre yönelik olarak merak ettiklerini

ve son teknolojileri öğrenmeleri için

faaliyetler yürütüyoruz. Sektörün ulusal ve

uluslararası alanda bilim ve teknoloji enstitüleriyle

iş birliği için mekanizmalar oluşturulması

konusunda da çalışmalarımız

sürmekte. Dernek bünyesinde yer alan

eğitim komitemiz en aktif çalışan komitelerimizden

bir tanesi. Dolayısıyla İMDER

olarak eğitime büyük önem verdiğimizi

söyleyebiliriz. Çalışmalarımız sonucunda

da okullarımızda iş makinaları dalının

seçiminde artış yaşandığını duyduk, hem

bizi hem de sektörümüzü memnun eden

bu gelişmeler önümüzdeki dönemlerde

sektörde nitelikli elemanların yetişmiş olması

açısından da umut vaat edici.

Sektörün acil çözüm bekleyen

sorunları neler? Bu sorunların

çözümü için ne tür adımlar atılmalı?

Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde

de birtakım sorunlar haliyle mevcut.

Üyelerimizin görüşlerini dikkate alarak,

ilgili bakanlık ve genel müdürlüklerle

bir araya gelerek taleplerimizi ve çözüm

önerilerimizi iletme fırsatı buluyoruz. Dernek

olarak hem üretim yapan hem de

ticaret yapan üyelerimizin sorunlarının çözümünde

etken olmaya çalışarak faaliyetlerimizi

sürdürüyoruz. Devletimizin güzide

kurumları ilgili sorunların çözümünde bizlere

her zaman destek oldular ve olmaya

da devam etmektedirler.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

İş makinaları sektörünün her yıl hedeflerine

daha çok yaklaşan bir sektör olması

için çalışan ve adında Türkiye ismini taşımaya

hak kazanmış nadir derneklerden

biri olan İMDER, sektörün %93’ünden fazlasını

kendi çatısı altında toplayarak, çalışmalarını

ülkemizi her daim ileriye taşıyacak

yatırımların artması, ekonomik istikrar

ve gelişmesinin artarak devam etmesini

amaçlayarak gerçekleştiriyor. Türkiye’nin

kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye

yapılacak yatırımlara dikkat çekiyoruz ve

imalat sanayisinin geliştirilmesinin büyük

önem taşıdığını düşünüyoruz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 121


“Müşterilerimize en sağlam, en

güvenli, en fonksiyonel çözümleri

sunmaya devam ediyoruz”

“Ürün gamımızda inşaat sektörünün her türlü

ihtiyacına yönelik makina bulunuyor. Temsa İş

Makinaları; yol, köprü, havalimanı inşaatı, yıkma,

hafriyat ve geri dönüşüm gibi inşaat sektörünün

her alanında yoğun olarak tercih ediliyor.”

Türkiye’nin önde gelen iş makinaları ile maden

makinaları üretiminde dünyanın lider

markası Komatsu ile birlikte, Volvo Trucks,

Crown, Dieci ve Terex Finlay markalarının

distribütörlüğünü yürüten Temsa İş Makinaları’nın

genel müdürü Eşref Zeka ile iş

makinası sektörünü, satış sonrası müşteri

hizmetlerini ve geleceğe dair planlarını konuştuk.

Öncelikle kısaca kendinizden ve

firmanızdan bahseder misiniz?

İş makinaları ve maden makinaları üretiminde

dünyanın lider markası Komatsu ile

birlikte, Volvo Trucks, Terex Finlay, Dieci ve

Crown markalarının distribütörlüğünü yürütüyoruz.

%50 Pazar payı ile Türkiye dozer

ve greyder iş makinalarında pazar lideriyiz.

2017 yılı içerisinde dünyanın önde gelen

kamyon üreticilerinden Volvo Trucks ile

distribütörlük anlaşması imzaladık. Bu anlaşma

ile VolvoTrucks markasının tüm Türkiye

tek yetkili distribütörü Temsa İş Makinaları

oldu. Temsa İş Makinaları olarak,

hızla büyüyen filomuz ve geniş ürün yelpazemiz

ile Türkiye’nin her yerine iş makinası

kiralama hizmeti veriyoruz.

122 Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

Mart 2013’te, Sabancı Topluluğu’nun kârlılık

içinde büyüme stratejisine paralel olarak

iş kollarına doğru odaklanabilmek ve etkin

yönetim sağlamak amacıyla Temsa Global

bünyesinden ayrıldık. Mayıs 2014 tarihinde

ise Sabancı ve Marubeni Gruplarına ait iştirakler,

Temsa İş Makinaları’nda %51-%49

hisse ortaklığına girdiler. Temsa İş Makinaları

bu tarihten itibaren bir Türk - Japon ortaklığı

olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Biraz

kendimden bahsedecek olursam, 1995-

2013 yılları arasında Sabancı Holding çatısı

altında Temsa Global şirketinde otomotiv iş

kolunda çeşitli kademelerde görev yaptım.

2013’de Temsa Motorlu Araçlar kuruldu,

burada önce satış ve pazarlama direktörü,

2014 ve sonrasında ise genel müdürlük görevini

üstlendim. 2017 Mayıs ayına TEMSA

İş Makinaları genel müdürlük görevini devralana

kadar bu görevimi sürdürdüm.

Makina parkurunuzdaki araç grupları

ve kullanım noktaları hakkında bilgi

verir misiniz?

Temsa İş Makinaları olarak, Dozer-Paletli

Ekskavatör- Lastikli Ekskavatör-Yükleyci-Greyder-Belden

Kırma Kamyon- Kaya Kamyonu

olarak 7 grup iş makinelerinde Komatsu

, kamyonda Volvo Trucks , endüstriyel ürünlerde

çok güçlü bir depo çözüm ve istifleme

markası olan Crown ve yine Komatsu

, teleskobik yükleyici ve mini inşaat ekipmanlarında

Dieci, mobil paletli kırma-eleme

makinalarında ise Terex Finlay markalarını

Türkiye pazarına sunuyoruz. Komatsu’nun

paletli ve lastikli ekskavatör, lastikli yükleyici,

dozer, greyder, kaya kamyonu, forklift

ve bekoloder makinaları ile Türkiye pazarının

yanı sıra Azerbeycan, Gürcistan pazarlarında

da yer alıyoruz. Bir diğer önemli iş

kolumuz olan ağır kamyon segmentinde ise

Volvo Trucks var. Bu segment de ağır yol

kamyonları, çekiciler ve inşaat kamyonlarından

oluşuyor. İş makinalarının kullanım

noktaları olarak iki farklı alan öne çıkıyor;

bunlardan biri inşaat, diğeri de maden sektörü.

Ancak endüstri, çelik, seramik, ağaç

sanayii, enerji gibi farklı sektörlerdeki müşterilere

de hizmet veriyoruz.

Makinalarınız, inşaat sektörünün

hangi alanlarında daha çok tercih

edilmekte?

Ürün gamımızda inşaat sektörünün her

türlü ihtiyacına yönelik makina bulunuyor.

Temsa İş Makinaları, yol, köprü, havalimanı

inşaatı, yıkma, hafriyat ve geri dönüşüm

gibi inşaat sektörünün her alanında yoğun

olarak tercih ediliyor.

Yeni nesil makinalarınızın kullanıcıya

sunduğu konfor, teknik özellikler

ve iş güvenliği noktasındaki

niteliklerinden biraz bahseder

misiniz?

Yeni nesil makinalarımızın ortak özelliği

Eşref Zeka / Temsa İş Makinaları Genel Müdürü

dayanıklı, ergonomik, sağlam ve güvenilir

olmasının yanı sıra yüksek performans göstermeleri.

En son teknolojiye sahip olmaları

dolayısıyla, birçok fonksiyonu mekanik olarak

yerine getirebiliyor. Tüm makinalarımız

iş güvenliği ve çevresel riskleri azaltan,

dizel motor egzoz emisyonları düşük, ses

gürültü seviyeleri azaltılmış ekipmanlarla

donatılmışlardır.

Üretim aşamalarından ve Ar&Ge

çalışmalarınızdan kısaca bahseder

misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki rolü

nedir?

Temsa İş Makinaları olarak faaliyetlerimizi

daha yoğun olarak distribütörlüklerle yürütüyoruz.

Cirosunun büyük bir kısmını Ar-Ge

çalışmalarına ayıran, dünya genelinde lider

markalarla çalışıyoruz. Temsa İş Makinaları

Adana üretim tesislerimizde yapılan yoğun

AR-GE çalışmaları ile kusursuz makine ekipmanları

ve ataşmanları üretiliyor.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz

hakkında neler söylemek istersiniz?

Bütünsel hizmet anlayışımızla temsilciliğini

yaptığımız markaların satış ve satış sonrası

servis hizmetlerini de yürütüyoruz. Bununla

birlikte kiralama ve ikinci el satış hizmeti de

veriyoruz. Satış ve satış sonrası hizmetlerin

bir bütün olduğunun bilincindeyiz. Tam

bir müşteri memnuniyeti sağlama anlayışı

ile hareket ederek inşaat, madencilik, endüstri,

çelik, seramik, ağaç sanayii, enerji

gibi farklı sektörlerdeki müşterilere hizmet

sunuyoruz. İstanbul Merkez Ofisimiz dışında

müşterilerimizle birebir ilgilenebilmek

amacıyla, Ankara, İstanbul ve İzmir Teknik

Merkezlerimiz, tüm Türkiye’ye hizmet verebilen

6 bölge müdürlüğümüz ve tüm ülkeye

yayılmış 41 yetkili servisimiz ile faaliyet

gösteriyoruz.

Temsa İş Makinaları olarak dünyanın saygın

şirketlerinin, müşterilerinin bağlılığını

ölçmek için kullandığı bir metrik olan NPS-

Net Tavsiye Edilme Skoru’nu kullanıyoruz.

Aylık değerlendirmeler ile şirketimizin NPS’i

hesaplanıyor ve tüm çalışanlar ile paylaşılıyor.

NPS görüşmeleri esnasında elde ettiğimiz

bilgileri, müşterilerimize sunduğumuz

ürün ve hizmetleri sürekli iyileştirmek için

kullanıyoruz ve müşteri memnuniyetinde

fark yaratıyoruz.

Sahip olduğunuz sertifikalar hakkında

biraz bilgi verir misiniz?

Bildiğiniz gibi kuruluşlar, yetkili kurumların

denetimlerinde beklenen koşulları karşıladıkları

takdirde sertifika sahibi olabilirler.

Biz, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, çalışanlarımız

ve içinde bulunduğumuz toplum

olarak tüm paydaşlarımıza diğer Sabancı

Topluluğu şirketleri gibi değer katmayı hedefleyen

bir şirketiz.

Temsa İş Makinaları olarak, müşterilerimize,

dünya standartlarınca kalitesi onaylanmış

ürün ve hizmetler sunmayı, beklentilerinizin

ötesine geçen hizmetlerimiz ile onların

daimi çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.

Temsa İş Makinaları, ISO 10002 sertifikasına

sahip sektöründeki iki kuruluştan biri.

Uluslararası Standart Örgütü’nün 2014

yılında yayımladığı “ISO10002 Müşteri Şikayetleri

Ele Alma Standardı”, kuruluşların

etkin şikayet yönetim sistemine sahip olduğunu

gösteren bir müşteri memnuniyeti

yönetim sistemi standardıdır.

2015’te aldığımız ISO 9001 Kalite Standardı

sertifikası bildiğiniz gibi kaliteye verdiğimiz

önemin ve bunun sürekliliğini sağlayabildiğimizin

bir kanıtı. 2013’te aldığımız

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim belgesini

ise kurumumuzun bilgi güvenliği yönetim

sistemine verdiği önemin güçlü bir göstergesi

olarak değerlendiriyoruz.

Yine 2015’te aldığımız ISO 14001 Çevre

Yönetim Sistemi ürünün ilk aşamasından

tüketiciye sunulmasına kadar geçen her

adımda çevresel etkilerin dikkate alınarak

Yapı Malzeme Ekim 2017 123


Dosya

üretimin gerçekleştirilmesini sağlayan sistematik

bir yaklaşımdır. Bu belgeye sahip

olmak şirketimizin çevreye duyarlılığının bir

ispatıdır.

2007’de aldığımız OHSAS 18001 İş Sağlığı

ve Güvenliği sertifikamız da iş sağlığı ve

güvenliği yönetim sistemi konusundaki gereklilikleri

yerine getirdiğimizin bir göstergesidir.

Bu sertifikalarımız yasal standartlara

olan uyumumuzu gösterirken, tüm alanlarda

sürekli iyileştirme gerçekleştirerek üretkenlik

ve verimliliğimizi arttırdığımızın da en

önemli kanıtı.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018

yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle

bizlerle paylaşır mısınız?

Daha önce belirttiğim gibi %50 Pazar payı

ile Türkiye dozer ve greyder iş makinalarında

pazar lideriyiz. 2012-2016 yılları arasında

net satışlarımız yıllık ortalama %8 artış

gösterdi. İş Makinaları sektöründe 7 büyük

makinanın dahil edildiği segmentte %13-15

arasında paya sahibiz. Yaklaşık 20 markanın

yer aldığı bu segmentte oldukça yüksek

bir pazar payı, amacımız bu payı daha da

yukarılara taşımak. Yaptığımız iş ortaklıkları

ile 2018 yılında da bu büyüme trendinin

devam edeceğine inanıyorum Ağır kamyon

segmentinde ise yaklaşık %4 seviyesinde

pazar payına sahibiz ve Temsa İş Makinaları

olarak bu rakamı çift hanelere çıkartmayı

temel hedef olarak belirledik.

Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik

konusuna kurumsal bakış açınız

ve bu konuda yaptığınız çalışmalar

hakkında neler söylemek istersiniz?

Bir Sabancı iştiraki olarak, sosyal sorumluluk

ve sürdürülebilirlik konularını faaliyetlerimizin

merkezine alıyoruz. Kültür olarak,

bulunduğumuz coğrafyadaki tüm insanların

yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyüme

ve refah seviyesini yükseltmeyi hedefleyen,

sürdürülebilir kalkınmayı önemseyen

bir kurumuz. Tüm çalışanlarımız, Sosyal

Komitemiz ve İnsan Kaynakları Departmanımızın

liderliğinde bir araya gelir ve içinde

bulunduğumuz toplumumuza değer yaratacak

sosyal sorumluluk projeleri üretirler. Örneğin

bu anlamda kadınlara forklift ehliyeti

kazandırma, engellilere kariyer imkanları

tanıma, meslek yüksek okullarına teknik

donanım desteği verme gibi çalışmalarımız

oldu ve devam ediyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Temsa İş Makinaları, kusursuz işleyen bir

temel üzerine oturmuş bir yapıya sahip. Madencilikten,

inşaat ve perakendeye kadar

uçtan uca çözüm sunuyoruz. Önceliğimiz

müşterimize en iyi hizmeti sunabilmek ve

bizi çözüm ortağı olarak görmelerini sağlamak.

Bunun yanı sıra pazarlama alanında

faaliyetlerimize odaklanıyoruz ve pazar payımızı

artırmaya yönelik çeşitli stratejiler

geliştiriyoruz. Özetle çalışmaya, üretmeye,

müşterilerimize en sağlam, en güvenli, en

fonksiyonel çözümleri sunmaya devam.

124

Yapı Malzeme Ekim 2017


“İnsanlarımız için değer katacak işlere

imza atmaya çalışıyoruz”

“Özellikle yüksek yapıların inşaatlarında kullanılan kule vinçler, beton üretimi için beton

santralleri, taş ocakları için kırma ve eleme tesisleri, yol yapımı ve diğer taahütlük işlerinde

kullanmak için ekskavatörler, yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler üretmekteyiz.”

ERG İnşaat’ın imalat birimi olarak kurulan

Pi Makina, 1974’den beri ürettiği iş ve inşaat

makinaları ile bugün tüm dünyaya hizmet

vermekte. Geniş ürün gamı ve yüksek kaliteli

servis hizmetiyle 40 yılı aşkın faaliyetlerini

devam ettiren Pi Makina, müşterilerinin

ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle

dikkatleri üzerine toplamakta. Pi Makina

Reklam ve Pazarlama Müdürü Onur Kalkan

ile şirket faaliyetleri, ürün grupları ve hizmetleri

hakkında röportaj yaptık.

Öncelikle kısaca kendinizden ve

firmanızdan bahseder misiniz?

ERG İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. 1970

yılında kurulmuş olup, kendi üstlendiği projelerin

ihtiyaçları olan makinaları üretmek

maksadıyla ve aynı zamanda ticari anlamda

talepleri karşılamak için Pİ MAKİNA Fabrikası’nı

1972 yılında Ankara – Gölbaşı’nda

kurmuştur. Şu anda 150.000 m²’den fazla

kapalı alana ve yaklaşık 350.000 m² açık

alana sahip olan Pİ MAKİNA, yaklaşık 600

personeli ile bölgesinde lider bir kuruluş

olarak modern ve yenilikçi birçok iş kolunu

aynı çatı altında toplamıştır. Ayrıca birçok iş

ve inşaat makinasının Türkiye’deki ilk yerli

üretici olmuş ve olmaya da devam etmektedir.

Ben de 5 senedir Pi Makina’nın kurumsal

ilişkiler, reklam ve pazarlama biriminin

yöneticiliğini yapmaktayım.

Makineleriniz, inşaat sektörünün

hangi alanlarında daha çok tercih

edilmekte?

Ürün gruplarımıza bakacak olursak, hazır

Onur Kalkan / Satış ve Pazarlama Direktörlüğü

Reklam ve Pazarlama Müdürü

126

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

beton sektörüne hizmet eden beton santrali

ve beton pompaları, özellikle yüksek

yapıların inşaatlarında kullanılan kule

vinçler, taş ocakları için kırma ve eleme

tesisleri, yola yapımı ve diğer taahütlük

işlerinde kullanmak için ekskavatörler,

yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler

üretmekteyiz. Yani bir firmanın ihtiyacı

olabilecek her türlü iş ve inşaat makinası

üretmekteyiz.

Yeni nesil makinelerinizin

kullanıcıya sunduğu konfor,

teknik özellikler ve iş güvenliği

noktasındaki niteliklerinden biraz

bahseder misiniz?

Ürettiğimiz iş makinelerinin kabinlerini sürekli

yeniliyoruz. Bu yenilikler bazen konfor

için bazen de iş güvenliği için oluyor. Aynı

şekilde beton santrallerinin, kırma eleme

tesislerinin control kabinlerinde de operatörlerin

her türlü konforu düşünülerek

imalat yapılıyor.

Tüm ürünlerde iş güvenliği noktasında en

üst düzeyde önlemler almış bulunmaktayız.

Mesela kule vinçlerde operatörün kaldıramayacağı

ağır yüklerde uyarı sistemi,

rüzgarda kendini durdurma sistemi, tüm

işlem geçmişinin kaydedildiği kara kutu

sistemi gibi bir çok güvenlik önlemi bulunmaktadır.

Üretim aşamalarından ve Ar&Ge

çalışmalarınızdan kısaca bahseder

misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki

rolü nedir?

Pİ MAKİNA, bu konu üzerinde son derece

hassas bir şekilde çalışmaktadır. Ar&Ge

çalışmaları firmamızda sistematik bir şe-

Yapı Malzeme Ekim 2017 127


Dosya

kilde yürütülmekte ve Ar&Ge için yapılan

yatırımlar her yıl artış göstermektedir.

Araştırma ve geliştirme çalışmalarımızda

bize yön veren en temel unsur müşterilerimizden

gelen istek ve şikayetlerdir. Bir

veri tabanı oluşturularak kayıt altına alınan

bu bilgiler doğrultusunda çalışmalara

hızla başlanır. Testler, kalite kontrolleri ve

laboratuvar incelemeleri gibi analizler yapılarak

çözüme en kısa zamanda ulaşılır.

Elde edilen veriler ışığında yapılan iyileştirmeler

yeni çıkacak makinalar üzerinde de

aynı hızla uygulanır. Böylece daha kusursuz

hale gelen her yeni üretimle birlikte

verim de her geçen gün daha fazla artar.

Firmamız, Ar- Ge çalışmalarında Türkiye’nin

önde gelen üniversiteleri ile iş birliği

içindedir. Makinaların mukavemet, titreşim,

gürültü, mekanik tasarım ve hidrolik

alanlarında birçok yeni proje üzerinde birlikte

çalışılmaktadır. Ayrıca fabrikamız bu

analizler için en uygun ortamı hazırlamak

üzere yeniden yapılandırılmaktadır. Son

yıllarda yapmış olduğu Ar-Ge yatırımları

sonucunda oluşturduğu altyapının karşılığını

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına

yapılan başvuru sonucunda aldığı Ar-Ge

merkezi belgesi ile taçlandırmış ve Türkiyenin

266. Ar&Ge merkezi olarak çalışmaya

başlamıştır.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz

hakkında neler söylemek istersiniz?

Satış organizasyonu hem firmamızın Ankara,

İstanbul, İzmir ve Adana’daki ofislerinden,

hem de çeşitli illerdeki acentalarımız

tarafından yönetiliyor. Yurtdışında ise birçok

ülkede bayimiz var.

Satış sonrası Hizmetleri de yine aynı şekilde

bu yapılanmalar ile sağlıyoruz. Yurt

içindeki birçok şehre genel merkezimizdeki

ekiplerimiz 7/24 servis verirken yurtdışında

acil müdahale edilmesi gereken

yerlere önce bayilerimiz ulaşıyor. Daha

sonra da merkezimiden ekipler müdahale

ediyor.

Sahip olduğunuz sertifikalar

hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Pi Makina üretimi 10.000’i aşan ürünler

sadece yurtiçi pazarda değil aynı zamanda

Orta doğu, Afrika, Avrupa, Türki Devletler,

Asya ve Körfezdeki birçok ülkeye ihraç

ediliyor, Uzun bir süredir ISO 9001 Kalite

Güvence Belgesine sahip Pi Makina, diğer

imalat ve kaynak kalite belgeleri ile, 2003

yılında ISO 9001:2000 Yönetim Sistemi

Belgesi almıştır. Ayrıca, Pi Makina, Rusya

ve diğer Asya ülkeleri için GOST-R Kalite

Sertifikasına sahiptir.

Türkiye’deki mevcut pazar payınız

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018

yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle

bizlerle paylaşır mısınız?

Ürün gamımızın genişliğinden dolayı Pazar

payımızı net bir sayı üstünden veremiyoruz

ancak şundan bahsedebiliriz; Kule Vinç

üretiminde en büyük Pazar payına sahip

yerli üreticiyiz. Beton santrali ve kırma eleme

tesisleri alanında en çok tesis kurmuş

firmalar arasında geliyoruz. İş makinaların

alanında ise son yıllarda ciddi bir atak yaparak

DMO, Karayolları, Belediyeler gibi

birçok devlet kurumuna ciddi sayılarda Kazıcı

Yükleyici ve Lastik tekerlekli yükleyici

üretimi yaptık.

2017 de hedeflerimizin çoğuna şimdiden

ulaştık. 2018 yılında da iş makinaları alanında

iki kat büyümeyi hedefliyoruz. Kule

vinç sektöründe ise yabancı üreticilerle

rekabet edicek seviyeye geldik. Buradaki

pazar %30 ‘a çıkarmak istiyoruz.

Sosyal sorumluluk ve

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız

çalışmalar hakkında neler söylemek

istersiniz?

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında

Türkiye genelinde birçok farklı projeyle

hem yaşadığımız coğrafyaya birşeyler

katmaya hem de insanlarımız için değer

katacak işlere imza atmaya çalıştık.

Bu projeler ile çok fazla gündeme gelmemek

ve reklam amaçlı kullanmamak

için çoğunu açıklamak istemiyoruz.

Çünkü burada asıl önemli olanın sadece

üretim yapmak, ürettiğini satmak, para

kazanmak, her geçen gün daha fazla

büyümek olmadığını biliyoruz. Geleceğe

yararlı birşeyler bırakarak tüm firma çalışanları

olarak daha mutlu oluyoruz.

Firmamız sürdürülebilirlik kapsamında

ürettiği tüm ürünlerin hem çevre dostu

olmasına hem de enerji bakımından

daha az tüketim yapmasına dikkat ediyoruz.

Yaptığımız Ar-Ge çalışmalarının

zaten %50’si yeni ürünler üzerinde çalışmak,

%50’si de mevcut ürünlerin erenrji

tasarrufu, güvenlik önemleri ve kullanıcı

konforu üzerinedir.

128

Yapı Malzeme Ekim 2017


Alessandro Cazzin / TürkTraktör Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

“Sektörde yaşanan gelişme ve

değişimleri çok yakından takip ediyoruz”

“İnşaat sektörüne Case markalı Paletli Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem Case hem

New Holland markalarımızda bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü Mini Yükleyiciler,

Mini Ekskavatörler ve Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son teknolojiye sahip, yüksek

performanslı, güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu iş makinelerinden oluşan oldukça

geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz.”

Öncelikle kısaca kendinizden ve

firmanızdan bahseder misiniz?

1954 yılında kurulan TürkTraktör; modern

tarıma yön verme vizyonu sayesinde sürekli

artan kapasitesi, gelişen kalite standartları

ve %67 oranındaki traktör üretim

payıyla Türkiye’nin en büyük traktör üreticisi.

Fabrikalarımızda hem yurt içi hem de

yurt dışı pazara sunduğumuz New Holland

ve Case IH markalı traktörler ile sadece

yurt dışına satılan Steyr markalı traktörlerimizi

üretiyoruz.

Koç Holding ve dünyanın en büyük traktör

ve zirai ekipman üreticilerinden biri

olan CNHI’n iş ortaklığında çalışmalarını

sürdüren şirketimiz, Ankara ve Sakarya

Erenler’deki tesislerinde toplam da 3 bine

yakın çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye traktör pazarında liderliğimizi 11.

yılına taşırken; hem devlet hem de CNHI

tarafından tescillenmiş sektöründe Türkiye’nin

ilk Ar-Ge merkezinin de sahibiz.

Sürekli araştırıp, geliştirirken; yenilikçi ve

teknolojik uygulamalarımız ve yatırımlarımızla

sektörün öncülüğünü yürütüyoruz.

İnşaat sektörü Türkiye’de gelişen bir sektör

ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde

kritik bir rol oynamakta. Bu nedenle

bu sektör Türkiye’nin büyüme planları içerisinde

çok önemli bir role sahip. İnşaat

endüstrisi kendi içinde birçok farklı sektörü

barındırıyor. İnşaat ekipmanları ise bu

listenin başında yer alıyor.

2013 yılı sonunda Case ve New Holland

markalarıyla iş makineleri pazarına da

giriş yaptık ve faaliyet gösterdiğimiz iş

alanlarına yeni bir boyut ekledik. İş makineleri

yatırımlarının ilki İzmir’de açılan İş

Makineleri İzmir Bölge Tesisi oldu. İzmir’i

takiben Ankara ve Gebze’de açtığımız yeni

tesislerle iş makineleri tesislerimizin sayısını

3’e çıkardık.

Makine parkurunuzdaki araç grupları

ve kullanım noktaları hakkında bilgi

verir misiniz?

TürkTraktör İş makineleri grubu olarak,

Türkiye pazarında müşterilerimize Case

markamızla; Ekskavatör, Lastikli Yükleyici,

Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör,

Nokta Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik

Yükleyici ve New Holland markamızla ise;

Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör, Nokta

Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik Yükle-

130

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

yici ürün grupları ile hizmet veriyoruz. Ağır

tonajlı makinalarımız olan Ekskavatör ve

Lastikli Yükleyici ürün gruplarımız daha

çok madencilik ve hafriyat uygulamaları

için tercih ediliriken, hafif tonajlı ürün

gruplarımız inşaat,tarım ve peyzaj için tercih

edilmektedir.

Makineleriniz, inşaat sektörünün

hangi alanlarında daha çok tercih

edilmekte?

İnşaat sektörüne Case markalı Paletli

Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem

Case hem New Holland markalarımızda

bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü

Mini Yükleyiciler, Mini Ekskavatörler ve

Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son

teknolojiye sahip, yüksek performanslı,

güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu

iş makinelerinden oluşan oldukça geniş

bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu ürünlerimiz

de en çok hafriyat ve madencilik çalışmalarında

tercih ediliyor.

Yeni nesil makinelerinizin

kullanıcıya sunduğu konfor,

teknik özellikler ve iş güvenliği

noktasındaki niteliklerinden biraz

bahseder misiniz?

Ürünlerimizin tamamında kullanılan yüksek

basınçlı common rail yakıt enjeksiyon

sistemi sayesinde yüksek performans

düşük yakıt tüketimi sağlanabilmektedir.

Operatör çalışma ortamı için en önemli

unsurlardan biri olan kabin, tüm ürün

gruplarımızda yüksek teknoloji ve konfor

özellikleri barındırmakta aynı zamanda

operatöre uzun çalışma saatleri için uygun

bir çalışma ortamı sunmaktadır.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz

hakkında neler söylemek istersiniz?

İzmir ve Ankara’da kurduğumuz tesislerimizle,

müşterilerimizle direkt olarak yakın

temasta bulunarak, ihtiyaçlarına çabuk ve

kaliteli hizmet anlayışı ile cevap veriyoruz.

Bunun yanında Türkiye’nin diğer bölgelerinde

kurmaya başladığımız bayi ağı ile bu

vizyonumuzu tüm Türkiye’ye yaymayı sürdürüyoruz.

2016 Mart ayında açılışını yaptığımız

TürkTraktör İstanbul İş Makineleri Tesisimizle

ise, iş makineleri alanındaki kararlı

yaklaşımımızı bir kez daha gösteriyoruz.

Tıpkı İzmir ve Ankara’da olduğu gibi uzman

ve tecrübeli ekibimizle pazardaki en

yüksek servis ve hizmet standartlarını bu

tesisimizde de sunuyoruz.

Bu alandaki üçüncü kilometre taşımız

olan İstanbul İş Makineleri Tesisimiz iş

makineleri alanına yapmış olduğumuz yatırımların

da en büyüğü durumunda.

Case ve New Holland markalarımızın satış

ağları birbirinden farklı kurgulanmıştır.

Case markamız Gebze, İzmir ve Ankara’da

kurduğumuz tesislerimiz ve merkeze bağlı

satış ekibi ile müşterilerimize doğrudan

hizmet veriyor.

Case, satış ve servis hizmetlerini 3 büyük

bölgemiz olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de

ve Diyarbakır bayimizde vermekteyiz. Servis

ve yedek parça hizmetlerini de aralarında

Karadeniz Ereğlisi, Balıkesir, Denizli,

Antalya, Konya, Adana, Diyarbakır, Van,

Erzurum ve Trabzon’un bulunduğu 10 şehirde

bayi kanalı ile vermekteyiz. Bunun

yanı sıra lokal ve spesifik bölgelere bakan

servis personellerimizde 3 büyük bölge dışında

bulunan müşterilerimize de yerinde

hizmet imkanı sağlanıyor.

Bunun yanı sıra New Holland’ın yaygın

ve tecrübeli traktör satış ile servis ağının

gücü; iş makineleri ürün gamı için de kullanılıyor.

New Holland’ın Türkiye genelindeki

51 bayisi ile yaygın satış, satış sonrası

ve servis hizmeti sunuluyor.

Rekabette farklılaşma adına çalışanlarımıza

hem daha iyi bir müşteri memnuniyeti

ve hizmet kalitesi sunmaları hem de

ürünler kapsamında çeşitli eğitimler de

veriyoruz. Geniş bir yelpazede verilen eğitimler

arasında sayabileceklerimiz: Satış

ekibine verilen ürün bazlı eğitimler, servis

ve bayilere verilen eğitimler, operatörlere

verilen eğitimler, yedek parça eğitimleri ve

kişisel gelişim eğitimleri (satış becerileri,

satış teknikleri, müşteri ilişkileri eğitimleri).

Her bir ürün grubu içinse özel dizayn

edilen eğitimlerimiz; hidrolik sistemler,

motor, şanzıman, aks, direksiyon sistemi,

elektik-elektronik sistemler gibi başlıklar

altında yapılıyor.

Ayrıca düzenlediğimiz ve alanında uzman

ekiplerimizin yer aldığı demo aktivitelerinde

de müşterilerimize makinelerimizi kullanma

ve bilgilenme olanağı sağlıyoruz.

İş makinelerinde stokta parça bulunurluğu

müşterilerimiz için çok önemli ve bu konu

bizim de önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Yedek parça bulunabilirliğini en üst seviyeye

çıkarmak ve bu konuda da müşteri

memnuniyetini sağlamak üzere ciddi şekilde

çalışıyoruz.

Tüm bunlara ek olarak, İş Makineleri alanında

hem Case hem de New Holland markalı

ürünlerimiz için 7/24 servis sunan bir

çağrı merkezi hizmetimiz de bulunuyor.

Sahip olduğunuz sertifikalar

hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Entegre Yönetim Sistemleri uygulayan

şirketlerde 4 amaç benimsenir; bunlar

sırasıyla: İnsan mutluluğu (toplam kalite

yaklaşımı), maliyet yaklaşımı (önleme ve

ölçme maliyeti), paydaşlık yaklaşımı (beraber

var olma), pukö yaklaşımıdır (sürekli

iyileştirme).

TürkTraktör, kurmuş ve yönetmekte olduğu

Entegre Yönetim Sistemi (EYS) ile

süreçlerini etkin bir şekilde yönetmekte,

belirli aralıklarla da bağımsız uluslararası

sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenmekte

ve süreçlerini iyileştirebilmekte.

Etkin biçimde uygulamakta olduğumuz Entegre

Yönetim Sistemi kapsamında; ISO

9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO OH-

SAS 18001 İş Güvenliği Yönetim Sistemi,

ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO

10002 Müşteri Şikayetleri Yönetim Sistemi,

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim

Sistemi sertifikalarımız bulunuyor.

Sosyal sorumluluk ve

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız

çalışmalar hakkında neler söylemek

istersiniz?

Türk iş dünyasının toplumsal yanı en güçlü

Holding şirketlerinden birinin üyesi olarak,

çok çeşitli toplumsal paylaşım projelerine

destek veriyor, yaşadığımız toplumun yaşam

kalitesini yükseltmek, çalışanlarımız

ve onların ailelerine, yerel halka ve diğer

paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı

yerine getirmek amacıyla projeler yürütüyoruz.

Türkiye’nin lider traktör üreticisi

olarak TürkTraktör öncülüğünde, Bakanlık,

Üniversite, STK ve özel sektörün birlikte

hayata geçirdiği sayılı projelerden

biri olan Filizlerin Mucizeleri Projesi; tarım

ile otomotiv alanında kadın işgücü ve girişimciliğinin

artırılmasını desteklemek ve

Türkiye’nin sürdürebilir kalkınma sürecinde

kadınların oynadığı önemli role dikkat

çekmek üzere yürütüyoruz.. Filizlerin Mucizeleri

Projesi, Eğitim, Tarımsal Üretim

ile İstihdam olmak üzere 3 farklı konuyu

sahipleniyor.

2012 yılından beri devam eden Meslek

Lisesi Memleket Meselesi projemiz ise

bir diğeri. Türkiye’de işsizliğin kökenleri

arasında mesleksizliğin önemli bir rol

oynadığının bilinciyle TürkTraktör Tarım

Makineleri Eğitim Laboratuvarları kurduk.

Bu laboratuvarlarda bugüne kadar toplam

241 öğrenciye eğitim sağlanarak, 124 öğrenci

mezun edildi. Bunun yanı sıra toplamda

931 çiftçi ve 32 öğretmen de bu

eğitimlerden yararlandı. Dört ayrı meslek

lisesinden mezun öğrencilerin öncelikli

olarak TürkTraktör bünyesinde veya satış,

servis ya da bayi ağında istihdam edilmesini

sağlıyoruz.

New Holland markamız ile çocuk kütüphaneleri

kurmaya başladık. 2016 yılında

başlatılan projeyle birlikte, ilk kütüphaneler

Çankırı ve Ağrı’da açıldı. Yoğun ilgi ile

karşılanan çocuk kütüphanelerinin yeni

üç tanesi ise bu yıl Uşak, Kayseri ve Tekirdağ

Çorlu’daki öğrencileri ağırlamaya

başladı.

Spora destek oluyoruz. 2. Fabrikamızın

bulunduğu ildeki Sakarya Büyükşehir

Belediyesi Basketbol Takımı’nın 2 yıldır

sponsoruyuz. Ayrıca 15 yıldır aralıksız

sürdürdüğümüz geleneksel spor şenliği

ile çalışanlarımızın futbol’dan badmingtona

kadar çok çeşitli spor dallarında eğlenceli

ve çekişmeli anlar yaşayarak birlikte

güzel zaman geçirmelerini sağlıyoruz.

Yapı Malzeme Ekim 2017 131


Dosya

Küçük Çamlıca TV – Radyo Kulesi’nde

Teknovinç ile sona gelindi

Çamlıca Tepe’sinde görüntü ve çevre kirliliğine sebep olan mevcut anten direkleri

kaldırılarak sayısal yayına geçiş sürecini sağlamak amacıyla inşaatına başlanan

Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi, TeknoVinç ile 225 metreye kadar ulaşarak

betonarme yapısını tamamladı.

2016 yılı sonunda yapımına başlanan ve

tamamlandığında toplam 365 metre yüksekliğe

sahip olması planlanan Küçük

Çamlıca TV-Radyo Kulesi, Potain MCR

160 model yelken bomlu kule vinç ile

225 metreye kadar ulaştı. İnşaat alanının

çok güçlü rüzgarların etkisi altında olması

nedeniyle, tercih edilen Potain MCR 160

model yelken bomlu kule vinç, bu rüzgarlardan

en az etkilenecek şeklide donanımlara

sahip bulunuyor. Her gün ortalama

2,5 - 3 metre yükselerek betonarme yapısı

tamamlanan projeye, 165 metrelik çelik

anten montajı yapılarak yapı yüksekliği

365 metreye ulaşacak.

1200 ton ağırlığındaki anten çeliği proje

alanında 16 eşit parçaya bölünerek özel

bir raylı sistem ile kule içerisine alınıyor

ve antenin birleştirme işlemleri kulenin

içerisinde gerçekleştiriliyor. Küçük Çamlıca

TV-Radyo Kulesi içerisinde kurulan özel

bir hidrolik sistem sayesinde ise, 1200

ton ağırlığındaki anten kulesinin tek seferde

225 metreye çıkartılarak montajının

yapılması planlanıyor.

Proje tamamlandığında 360 derecelik dönüşler

yaparak tüm ankraj bağlantılarını

kendisinin sökmesi planlanarak projeye

dahil edilen Potain MCR 160 model

yelken bomlu kule vinç, Küçük Çamlıca

TV-Radyo Kulesi inşasının en önemli

ekipmanları arasında yer alıyor. Projede,

kule vincin yanı sıra Stros marka NOV

2032 UPF7 model 2 ton kapasiteli dış

cephe personel ve malzeme asansörü

de görev alıyor. Sahada görevli tüm

çalışanların inşaata iniş ve çıkışlarını

kolaylaştırarak her seferde 25 kişiyi

taşıyabilen dış cephe personel ve malzeme

asansörü, çalışanların en güvenli

şekilde proje yüksekliğine ulaşmasını

sağlıyor. Tamamlandığında Eyfel Kulesi’nden

daha yüksek bir yapı haline gelecek

olan Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi

şantiye sahasında, 24 saat hizmet

verebilen teknik servis destek ekibi ile

TeknoVinç, projenin hızına ciddi bir katkı

sağlıyor. İstanbul’un en önemli simgelerinden

biri olması hedeflenen Küçük

Çamlıca TV-Radyo Kulesi’nin, 148’inci

ve 153’üncü metrelerinde seyir terasları,

153’üncü ve 175’inci metrelerinde

ise restoranlar hizmet verecek. İstanbul

Anadolu Yakası`nın siluetine değer

katacak olan Küçük Çamlıca TV-Radyo

Kulesi’nin, 2017 yılının Aralık ayında

açılması planlanıyor.

132

Yapı Malzeme Ekim 2017


Dosya

“Sektörde “yabancı makine iyidir”

algısını değiştirmeliyiz”

“İhracatın artırılması

noktasında üyelerimizin

desteklenmesi, sektöre

dair bilgi akışı sağlanması,

makine sektörüne yönelik

destek paketleri ve

teşviklerin duyurulması,

birlik buluşmaları ile

üyeler arasındaki iletişimin

güçlendirilmesi, uluslararası

temsil ve imaj yönetimi

ekseninde çalışmalarımızı

sürdürüyoruz.”

Ülkemizin makine ihracatını artırmak amacıyla

Türkiye’deki makine ihracatçılarını tek

bir çatı altında toplayıp yerel ve uluslararası

düzlemde yapılan çalışmaları koordine

etmek için 2002 yılında kurulan Makine

İhracatçıları Birliği Adnan Dalgakıran ile

röportaj çalışması gerçekleştirdik. Sorularımıza

gayet samimi cevaplar aldığımız sayın

Dalgakıran’a teşekkür ediyor çalışmalarında

başarılar diliyoruz.

Birliğinizin kuruluş amacı ve

misyonundan bahsederek, şu an

gündemdeki faaliyetleriniz hakkında

bizi bilgilendirir misiniz?

15 yılda, sektörümüzün ihracat rakamlarının

istikrarlı bir şekilde artmasına katkı

sağlarken ithalatçı ülke konumundan çıkarak

dünyanın önde geçen ihracatçılarından

biri olma noktasında sağlam adımlar attık.

Makine sanayini uluslararası pazarda rekabetçi

hale getirecek uygulamaların yaygınlaşmasına

öncülük edecek faaliyetlere

ağırlık verirken 2023 yılında dünya makine

ihracatından yüzde 1.5 pay almayı ve Türkiye’nin

toplam ihracatı içinde yüzde 9,5 olan

payımızı yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Bugün üye sayısı 9 bini bulan Birliğimiz,

Türkiye’de makine sektörünün öneminin

anlaşılması ve geliştirilmesinde etken rol

oynamaktadır.

Birliğinizin üye yapısı ve üyelerinize

sunulan olanaklardan biraz bahseder

misiniz?

İhracat yapacak gerçek veya tüzel kişilerin,

ihraç edecekleri malın ait olduğu sektörde

faaliyet gösteren ve ticaret sicilinde kayıtlı

merkez veya şube adreslerinin birinin

bulunduğu en yakın birliğe üye olmaları ve

Kanunda belirtilen ödemeleri yapmaları

zorunludur. Birliklerden birine üye olan ihracatçı

diğer birliklerin iştigal alanına giren

Adnan Dalgakıran / Makine İhracatçıları Birliği Başkanı

maddeleri de üyelik şartı aranmaksızın ihraç

edebilir. Ancak, sadece üyesi olduğu birliğin

hizmetlerinden yararlanır ve genel kuruluna

katılabilir.

Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye’de makine

ihracatçılarının temsil edildiği tek ve çatı

kuruluştur. İhracatın artırılması noktasında

üyelerimizin desteklenmesi, sektöre dair

bilgi akışı sağlanması, makine sektörüne

yönelik destek paketleri ve teşviklerin duyurulması,

birlik buluşmaları ile üyeler arasındaki

iletişimin güçlendirilmesi, uluslararası

temsil ve imaj yönetimi ekseninde çalışmalarımızı

sürdürüyoruz.

Sektörünüzün ihracat yapısı ve

üyelerinizin ihracata yönelik

çalışmaları hakkında bilgi verir

misiniz?

Türk makine sektöründe yaşanan ihracat artışı

yılın ilk yarısında sürdü. Ülkemiz bugüne

kadarki en yüksek Ağustos ayı ihracatına

ulaşırken toplam ihracattan makine sektörü

yaklaşık yüzde 10 pay aldı. Neredeyse tüm

ürün gruplarında ihracat artış oranlarında

yükselme kaydedilen bu dönemde türbin,

turbojet ve hidrolik silindir ihracatındaki artış

%60’ın üzerinde gerçekleşti. Türk makinelerine

en çok talep Almanya ve ABD’den

gelirken, bu iki ülkeye toplam makine ihracatı

iki milyar doları aştı.

Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte oluşan

küresel siyasi gerilimin, dünya genelinde yatırım

mallarına olan talebi doğrudan etkilediğini

görüyoruz. Böylesine kritik bir süreçte

ihracat artışı sağlayabilmemiz, Türk makinelerine

olan güveni gösteriyor. En çok ihracat

gerçekleştirdiğimiz ülkelerin tamamında ihracat

artışı sağladık. Yılın kalan kısmında da

bizi hareketli bir süreç bekliyor.

Üretim kalitesini artırmak ve kalifiye

eleman yetiştirebilmek için ne gibi

çalışmalar yapıyorsunuz?

Türk makinesinin uluslararası pazarda rekabetin

artırabilmesi için alt bileşenlerinin

de gerekli teknolojik atılımları yapması

gerekiyor. Yüksek katma değerli makine

üretebilmek elektronik ve yazılım sektörlerinin

geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişimi

yaratacak değişim bilgi teknolojileri, yazılım,

mühendislik alanlarında donanımlı

kalifiye iş gücünden geçiyor.

Kalifiye eleman yetiştirilmesi sektörümüzün

ana meselelerinden biridir. Gençlerimizin

daha çok üretime yönelmesi ve

mesleki yetkinliklerini sağlamak için sektörümüzün

cazibesini artırmalı, iş imkânlarını

iyileştirmeli, makine sektörüyle ilgili

tanıtıcı faaliyetleri lise/üniversite düzeyinde

hayata geçirmeliyiz.

Genç ve dinamik iş gücünün eğitim anlamında

desteklenmesi için biz de Türkiye’nin

Makinecileri olarak atılacak her

adımda elimizden gelen tüm desteği sunmaya

hazırız.

Sektörün acil çözüm bekleyen

sorunları neler? Bu sorunların

çözümü için ne tür adımlar atılmalı?

Makine sektörü olarak uluslararası rekabetin

yoğun olduğu bir alanda finansmana

ulaşım konusunda gelişmiş ülkelere göre

aynı imkânlara sahip değiliz.

Makine ihracatçılarımız bir yandan yeterli

düzeyde kaynağa erişmek için çalışırken

diğer yandan işgücü piyasasındaki mesleki

eğitim yetersizlikleri nedeniyle nitelikli

personel bulma güçlüğü yaşıyor. Bunların

yanında Ar-Ge ve inovasyon konularında

yatırım eksiği de çözüm bekleyen alanlar

arasında yer alıyor.

Sıkıntı yaşadığımız konulardan biri de arazi

bedelleri. İstanbul gibi, sektörün kalbinin

attığı bir mevkiye yakın arazilerde

yüksek bedeller yatırım iştahını azaltıyor.

Bir yatırımcı, ‘arazi alacağım, fabrika yapacağım’

dediği zaman sermayesini büyük

oranda tüketiyor. Verilen teşviklerin hiçbiri,

böyle bir yatırım maliyetini karşılamaya

yetmiyor. Bölgesel teşvik yaklaşımı da

sektörün, büyükşehirde karşılayabildiği nitelikli

insan kaynağı ihtiyacına yanıt vermiyor.

Ayrıca halen yabancı makineye gösterilen

ilgi Türk makinesini geride bırakıyor,

iç pazarda yerli makine alımını teşvik edici

düzenlemeleri hayata geçirerek “yabancı

makine iyidir” algısını değiştirmeliyiz.

Buradaki sorun ihale şartnamelerinin ithal

ürünlere göre hazırlanmış olması. 50

yıldır buna göre şartnameler hazırlanıyor.

Kamunun ihale şartnamelerinin mutlaka

yenilemesi gerekiyor.

134

Yapı Malzeme Ekim 2017


Sektörün

AYDINLATMA ELEMANLARI

BTicino

Panasonic

YAPI KİMYASALLARI

Kalekim

Rigips

ÇATI SİSTEMLERİ

Megaron

BOYA

Marshall

Dyo

AHŞAP

Peli Parke

Intema


’ leri

SERAMİK

Bien

VİTRİFİYE

Isvea

Serel

ARMATÜR

Grohe

Creavit

PENCERE

Rehau

YALITIM

Modelpan

SIHHİ TESİSAT

Geberit

Baymak

Grohe


Ürün

Baymak EVOPLUS sirkülasyon pompaları %70’e varan tasarruf sağlıyor

Baymak’ın çevre dostu ürünleri arasında yer alan yenilikçi EVOP-

LUS serisi frekans kontrollü sirkülasyon pompaları, ECO dizayn

yönetmeliklerine uygun tasarımı sayesinde kullanıcıların yüksek

oranda enerji tasarrufu gerçekleştirmelerini sağlıyor.

Konutlardan ticari binalara, otellerden hastanelere kadar birçok farklı

projede ısıtma, havalandırma klima ve güneş enerjisi sistemlerinde

kullanılan EVOPLUS serisi, geleneksel sirkülasyon pompalarına göre,

yüzde 70’e varan oranda tasarruf sağlarken frekans kontrolü, yüksek

performans, düşük enerji tüketimi ile kullanım kolaylığı sunuyor. Gelişmiş

teknolojisi ve entegre elektroniği sayesinde, sistemin sürekli

optimizasyonunu sağlayan EVOPLUS serisi enerji israfını önleyerek

ürünün ömrünü de uzatıyor. Sistemin ihtiyacı olan performansa göre

hız ve gücünü kendi ayarlayan EVOPLUS, her uygulamada özelleştirilebilen

daha etkili ve verimli bir çalışma sağlıyor.

40x120cm özel ebat duvar karoları ile banyolarınıza Bien imzası

ANABELL

Anabell Serisi mermer görünümüyle doğal taşın tüm zarafetini vaad ediyor. Büyük

ebatlarda üretilen seri, mekandaki bütünlük duygusunu en üst seviyeye taşıyor.

40x120cm duvar karosu, 60x60cm ve 80x80cm teknik porselen karolardan oluşuyor.

Anabell’in her bir karosunda ustalıkla ve özenle işlenmiş desenler, bir araya

geldiğinde kusursuz bir ahenk oluşuyor.

ANTIQUE CARRARA

Seri altın ve platin renklerinde tasarlanmış. 2 renk seçeneğinden oluşan koleksiyonun içinde

yer alan özel dekor ve dekofon seçenekleri ile zarif ve şık banyoların imzası atılıyor.

WILD ONIX

Grinin tonlarında tasarlanan seri, kendi dekorlarıyla kullanıldığında sonsuz banyo

seçenekleri oluşturuyor ve kendinize en yakın banyo tarzını bulmanıza kolaylık

sağlıyor.

GARDEN

Koleksiyon natürel mekanları sevenler için alternatifler

sunuyor. Krema, smoke, chocolate renkleriyle ve zengin

dekor alternatifleriyle banyolarınız sınır tanımıyor.

EMILY

2017 yılının trendlerinden eşi benzeri olmayan bir tasarım Emily.

Açık ve koyu tonda üretilen seri yüzeyindeki özel dokusu sayesinde

yaşam alanlarına ‘’yaşayan bir malzeme’’ duygusu veriyor.

Hareketli mekanlar oluşturmak isteyenler için 40X120cm

ebadında olan seri farklı çizgisi ile banyolarınızı seçkin kılıyor.

140 Yapı Malzeme Ekim 2017


Ürün

GROHE Red, tek dokunuşla

anında kaynar su sağlıyor

Silmeyin yıkayın

Artık tuvalet kağıdına ihtiyacınız yok

Tuvalet kağıdının “keşfi”nden önce, yosun, yaprak veya eski

bez parçalar kullanılıyordu. İlk “tuvalet kağıdının” bugün artık

hepimizin aşina olduğu ve 26 Ağustos “Uluslararası Tuvalet

Kağıdı Günü”nde hatırlanan hijyen ürünü ile yakından

uzaktan alakası olmadığına şüphe yok. Aslında kağıt, hijyen

kültürünün son durağı da değil. Bir sonraki aşamaya geçildi

bile: kişisel bakımda en mahrem bölgeye yönelik yeni sloganı

“Silme, yıka”. Klozet sistemlerinin artan popülaritesi

ile ortaya çıkan bu yeni düşünüş biçimi, dünyayı değiştiriyor.

GROHE’nin sunduğu Sensia Arena akıllı klozet sistemindeki

gibi yıkama ve hava kurutma fonksiyonlu klozet fikri giderek

yaygınlaşıyor. Akıllı klozet sistemleri Asya’da daha popüler.

Örneğin Japonya’da, tuvaletlerin yüzde 80’inde akıllı klozet

sistemi bulunuyor. Avrupa’da ise gitgide daha fazla tüketici

tuvalet kağıdından vazgeçerek en doğal temizlik malzemesi

suyu tercih ediyor. Su sadece daha hijyenik olmakla kalmıyor,

aynı zamanda cilde de daha hassas.

GROHE, tüketicilerin su ile ilgili her türlü ihtiyacını karşılamak için

inovatif çözümler sunmayı sürdürüyor. Tek düğmeye dokunarak

anında kaynar su sağlayan GROHE Red çay yapmak, yemek pişirme

sürecini hızlandırmak, hazır içecekler, çorbalar ve diğer gıdalar

için veya tencere ve tavaları çalkalamak için anında 100 dereceye

ısıtılmış su sağlayarak mutfakta büyük kolaylık ve tasarruf sağlıyor.

Yeni GROHE Red, açıklama gerektirmeyen iki simgenin yer aldığı ve

kullanımı son derece kolay yeni şık kumanda koluyla tek dokunuşla

çalışıyor. Ayrıca, kumanda kolunda yer alan akıllı çocuk kilidi sayesinde

çocukların kaynar sudan etkilenmesini de önlüyor. Tamamen

yalıtılan ve asla rahatsızlık

verici sıcaklıklara ulaşmayan

çıkış ucuna kullanıcılar için

de güvenli kullanım sunuyor.

A Sınıfı Enerji Verimliliği için

Avrupa standartlarına uygun

olan GROHE Red kazanın içindeki

maksimum su sıcaklığı

60 derece ile sınırlandırılarak

enerji maliyetleri azaltılıyor.

Bu özellik, GROHE’nin birinci

önceliği olarak takip ettiği

sürdürülebilirlik taahhüdünü

de yansıtıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 141


Ürün

ANGEL: Öncü, sade, ikonik ...

Angel, keskin sert köşeler yerine, her

detayında işlenmiş yuvarlak kesitleriyle

saflık, sadelik ve huzuru simgeliyor.

Creavit, Angel’ı tasarlarken altının en

modern hali rose goldu, beyaz ile kombinleyerek

yeni nesil banyolara ikonik

bir dokunuş yapmayı hedefliyor.Creavit,

Angel banyo mobilyasının gözalıcı

çizgisini, 5mm incelikteki tezgah üstü

lavabosu ULTRA’yı tasarıma entegre

ederek tamamlamış. Angel’ın bir diğer

dikkat çeken özelliği ise, tezgah bölümünde,

tamamen yerinden çıkarak kolayca

temizlenen krom kaplama tepsisinin

olması.

Angel, aynı zamanda dokunmatik led

aynası ile kolaylık sağlarken, alt modül

ve boy dolabının sunduğu geniş hacimli

saklama çözümüyle, şıklık ve fonksiyonelliği

bir arada arayanlara hitap ediyor.

Bu sene ilk defa, Unicera(Türkiye),

Mosbuild(Rusya), ISH(Almanya) fuarlarında

sergilenen ve ziyaretçilerden tam

puan alan Angel, Palazzo-Krom renk

alternatifiyle de büyük beğeni topladı.

BTicino ile yaşam alanlarında yalınlık ön planda

Yaşam alanının kendine özgü bir ruhunun olmasını isteyenler için

BTicino Axolute Air, devrim niteliğindeki 3,5 mm inceliğiyle bulunduğu

mekanı benzersiz bir sadelikle taçlandırıyor. Ayrıca astar

boya özelliğine sahip mat beyaz çerçeve, su bazlı boya ile istenilen

renkte boyanarak yaşam alanlarını kişiselleştiriyor. Nemli bir

bez ile rahatlıkla temizlenebilen BTicino Axolute Air, kendi stilini

oluşturmak isteyenlerin tercihi oluyor.

BTicino, estetik tasarımlarıyla ev dekorasyonunu tamamlamanıza

yardımcı olmanın yanı sıra boyanabilme özelliğine sahip mat beyaz

çerçevesiyle evinde farklılık yaratmak isteyenlere harika bir

seçenek sunuyor.

BTicino Axolute Air serisinde bulunan mat beyaz çerçeve, kişiselleştirebileceğiniz

yaşam alanlarına ve yaşayan mekanlar yaratmanıza

yardımcı oluyor. İnsana huzur ve ferahlık hissi veren Axolute

Air Mat Beyaz Çerçeve, boyanabilme özelliğiyle evinizin atmosferini

istediğiniz an değiştirmenize olanak sağlıyor.

142 Yapı Malzeme Ekim 2017


Ürün

Marshall SİL-PAK ile duvarlar ilk günkü temizliğini koruyacak

duvar boyası ihtiyacına yönelik SİL-PAK’ı geliştirildi. Kolayca temizlenen

Marshall SİL-PAK, yepyeni “Leke Tutmayan Teknoloji”

ile geliştirilmesinin yanı sıra özellikle çocuklu evler gibi hareketli

mekanlar için etkili ve temiz bir kullanım sunuyor. Okullar açılırken

çocuklarına faklı bir motivasyon kazandırmak isteyen aileler,

kış boyunca temizliğini koruyacak Marshall Sil-Pak ile renkli bir

dünya sunabilirler. Boya üzerinde oluşan film tabakası sayesinde

su bazlı lekeler duvara nüfuz etmiyor. Üstün su itme özelliği ile

sıvılar boya üzerinde boncuklanma efekti oluşturarak yayılmadan

akıyor ve duvar boyası üzerinde oluşabilecek lekeler de bu sayede

minimuma düşürülüyor. SİL-PAK’la boyanmış duvarlara dökülen

kahve, çay, kola, meyve suyu gibi lekelere ek olarak toz, kir, ketçap

ve hatta pastel boya ve ruj lekeleri de kolayca temizleniyor.

Marshall, kışa girmeden sonbaharda evini boyamaya hazırlananlara

ya da okullar açılırken çocuk odasına farklı bir renk getirmek

isteyenlere uzun soluklu Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiği SİL-PAK

ürününü öneriyor. Sunduğu temiz kullanım özelliğiyle tüketicilerinin

beğenisini kazanan Marshall SİL-PAK, tüketicilerin ideal boya

tanımına göre oluşturuldu. Marshall, tüketicilerin; kolay silinebilir,

leke tutmayan, silerken zarar görmeyen ve rengini koruyan

Modelpan, yeni serisi “Momentum” ile sektöre ivme kazandırdı

modern bir görünümüne kavuşturuyor. Mekânlara yeni bir soluk

getirecek Momentum levhalar 1250mm eninde 2500-2800mm

ölçülerinde ve 8, 10, 12 mm kalınlık seçeneklerine sahip.

Kullanım ve montaj kolaylığı ile hem zamandan hem de maliyetten

kazandıran Momentum, diğer Modelpan yüzey seçeneklerinde

olduğu gibi A1 sınıfı yanmaz, %100 ekolojik, ısı ve ses yalıtımı

ozellikli, su ve nemden etkilenmeyen, darbelere karşı dayanıklı,

aynı zamanda hafiflik ve esneklik gibi pek cok ustun ozelliğiyle

uzun ömürlü kullanım sağlıyor.

Günümüzde en çok tercih edilen yapı panelleri arasında yer alan

magnezyum oksit esaslı yapı levhası Modelpan, yeni serisi Momentum

ile bir yeniliği daha sektörle buluşturuyor. Dekoratif sıva

görünümlü Momentum, trendleri takip edenlerin gözdesi olmaya

aday.

Momentum, kent yaşamının dinamikliği içinde kendinden sıva dokusuna

sahip nitelikli yüzey yapısı ile mekanları özüne döndürerek

Yapı Malzeme Ekim 2017 143


Ürün

Çatıdan gelen enerji

Türkiye’nin 90 yıllık yerli ve lider kiremit üreticisi Kılıçoğlu Kiremit’in

Megaron Çatı Teknolojileri ürün grubunda yer alan hibrit

fotovoltaik güneş paneli sistemi sayesinde sıcak su ve elektrik

üretimine doğal kaynaklarla sahip olmak mümkün.

Sistem, sıcak su ve elektrik üretiminin yanı sıra estetik görünümü

ile de çatılarda tercih ediliyor. Zayıf ışıkta bile mükemmel performans

ile çalışan sistem, yüksek kalite belgesine de sahip.

Kılıçoğlu’nun yeni nesil çatı markası ‘’Megaron Çatı Teknolojileri’’ürün

grubunda yer alan hibrit fotovoltaik güneş paneli sistemi

inovatif çatı çözümleri için iyi bir alternatif. Kullanıldığı çatılarda

enerji tasarrufu sağlayan sistem, ankastre yapısı ile de yapılara

farklı bir yorum kazandırmakta.

Hem zarif hem multifonksiyonel

katıyor hem de duvarlarda fazla yer kaplamıyor. Thea Optima,

farklı anahtarlama modüllerini bir araya getirdiği tasarımında sunduğu

konforla ayrıcalığını ortaya koyuyor. Rotatif ve vavien dimmer

ürünleri, TV, uydu, network priz çözümleri, standart çocuk

korumalı prizler ile 1M ve 2M seçenekleri; kullanıcıları doğru çözümlerle

buluşturuyor. Tüm bu ürünleri şimdi ihtiyaçlarınıza göre

aynı çerçevede bir araya getirerek evinizde ya da ofisinizde kullanmanız

mümkün oluyor.

Günümüzde hayat konforu, odalarda birçok elektrikli ürünü kullanmamızı

gerektiriyor. Dolayısıyla duvarlarda elektrik anahtarından

prizlere kadar birçok ihtiyaç için yer açmak gerekiyor. Oysa elektrik

anahtar ve priz sektörünün lider ismi Panasonic Eco Solutions

Türkiye, Thea markasının üstün teknolojisi ile ev ve iş yerlerine

son derece pratik ve fonksiyonel bir çözüm sunuyor. Thea Optima

serisi, ince hatları ve yalın tasarımı ile hem dekorasyona zarafet

144 Yapı Malzeme Ekim 2017


Ürün

Islak zeminlerin yeni adresi: Peli Nero Floor koleksiyonu

Türkiye’de birçok yeniliğin öncüsü ve sektörün önemli oyuncularından Peli Parke’nin tasarlayıp

ürettiği Peli Nero Floor Koleksiyonu suya karşı %100 dayanıklı olma özelliğiyle dikkatleri

üzerine çekiyor. Koleksiyon, gerek parkelerin kullanım alanlarını genişletmesi, gerek sağladığı

diğer kolaylıklarla kullanıcıların bir numaralı tercihleri arasında yer alıyor.

Doğal ahşap görünümü, kilit sistemi, kalınlığı ve kolaylıkla döşenebilme özellikleri ile

diğer ürünlerden ayrılan koleksiyon, kilit sistemi sayesinde herhangi bir yapıştırıcıya

ihtiyaç duyulmadan kolaylıkla zemine döşenebiliyor. Peli Nero Floor, istenildiği zaman

rahatlıkla sökülerek tekrardan monte edilebildiği gibi başka bir yere de rahatlıkla taşınabiliyor.

Banyodan, mutfağa, yaşam alanlarında tercih edebileceğiniz Nero Floor

Koleksiyonu; tüm ıslak mekânlarda kulanım kolaylığı sağlıyor ve herhangi bir deformasyona

uğramıyor. Koleksiyon ıslak zemin için dayanıklı olmasının yanı sıra zeminlerin

her zaman şık ve temiz görünmesine de imkan tanıyor. Ses izolasyonu işlevselliğine sahip olan bu

seri kafe, otel gibi alanlarda da gürültüsüz bir ortam yaratılmasına yardımcı oluyor.

Rehau Geneo Inovent ile 7/24 havadar evler

Yapı teknolojileri alanında lider firmalardan biri olan REHAU, GENEO INOVENT

teknolojisi ile dünyada gerçek anlamda bir ilki sunuyor. Çelik takviyeye gerek

duymayan GENEO pencereler, tamamen entegre edilmiş havalandırma sistemi

ile eşi görülmemiş avantajlar sunuyor.

GENEO pencere profil sisteminin yüksek stabilitesi ve profil yapısında çelik

takviyesine ihtiyaç duyulmaması havalandırma sisteminin doğrudan pencere

çerçevesine entegre edilebilmesini mümkün kılarken, bu da sistemi yenileme

çalışmasına özellikle uygun hale geliyor. Çerçevesinin içine yanlamasına

entegre edilmiş iki fan setinden oluşan GENEO INOVENT pencere, entegre ısı

dönüştürücü sayesinde yüzde 68 oranında ısı geri kazanımına olanak tanıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 145


Ürün

Banyolarınız sonbahara hazır mı?

Günümüzde artık daha sıcak ve rahat bir yaşam alanı olarak

tasarlanan banyolar tercih ediliyor. Sonbaharın gelişi ile banyonuzda

bu tür bir yenilenme hazırlığındaysanız, ufak dokunuşlarla

büyük değişiklikler yaratmanız mümkün. Örneğin, sonbaharın karakterini

yansıtan kahve, vizon ve fildişi gibi renkler, banyo dekorasyonunuz

için size birbirinden şık alternatifler sunuyor.

Banyolarınızı yenilerken, İtalyan ISVEA’nın ColorIsvea serisinde

yer alan vizon ve fildişi renginde tasarlanmış lavabo ve klozet takımları

ile mevsimin renklerine uygun tercihler yaparak banyonuzu

sıradanlıktan uzaklaştırabilir, Sevil Acar imzasını taşıyan ödüllü

tasarım Sott’Aqua Marino banyo mobilyası sayesinde de istediğiniz

şıklığı yakalayabilirsiniz.

Kalekim’den güçlü ve hızlı su yalıtımı: ‘Ultralastic’

yıllar boyunca yüksek performanslı su yalıtımı sağlayabiliyor.

Kalekim’in iddialı ürünü, hızlı uygulama ve tuzlu sulara karşı

dayanım istenen yerlerde özellikle tercih ediliyor. Uygulanmasından

sadece 2 saat sonra yağmura dayanım kazanması, 16 saat

sonra basınçlı

suya dayanıklı

hale gelmesi ve

seramik kaplama

işlemine

başlanabilmesi

gibi özellikleri

ile öne çıkan

‘Ultralastic’,

işçilikten de tasarruf

sağlıyor.

Yapı kimyasalları sektörünün öncü markası Kalekim, yüksek

dayanımlı, hızlı, ekstra elastik su yalıtım ve beton koruma harcı

‘Ultralastic’ ile daha sağlam, uzun ömürlü ve konforlu binaların

inşa edilmesini sağlıyor. ‘Ultralastic’, binayı korozyona karşı koruduğu

için depreme karşı binaların en önemli koruyucusu olarak

da kritik bir öneme sahip.

Hem iç hem dış mekanlarda hızlıca uygulanabildiği gibi istenildiğinde

üzeri kaplanabilen Ultralastic, üzeri kaplanmadan da

146 Yapı Malzeme Ekim 2017


Ürün

Rigips PRF 25 MK birçok avantajı bir arada sunuyor

Yapı malzemeleri sektöründe yapı alçıları, duvar ve

asma tavan sistemleri konularında faaliyet gösteren

Saint-Gobain Rigips Türkiye’nin inovatif ürünü PRF 25

MK, konsantre formülü ile alışılmışın dışında pek çok

avantaj sağlıyor.

Ustayı çok daha az yoran ürünün, yapılan şantiye testleri

ile ustaların performansını yüzde 25 arttırdığı görüldü.

Metrekare maliyeti en düşük makina sıva alçılarından

olan PRF 25 MK, düşük torba maliyetinin yanı sıra rahat

ve hızlı mastar imkânı da sunuyor.

Standart makina sıva alçısı ile aynı miktarda kullanıldığında

yüzde 25 daha fazla alan kaplayan PRF 25 MK,

alçı ile aynı ağırlıkta yüklendiğinde ise yüzde 25 daha

fazla torba nakledilmesine imkân tanıyarak nakliye tasarrufu

sağlıyor. EPD - Çevresel Ürün Deklarasyonu Belgesi’ne

de sahip olan PRF 25 MK, yapı alçıları alanındaki

birçok isteği karşılıksız bırakmıyor.

Makina alçılarına yepyeni bir anlayış kazandıran PRF 25

MK, yüzeydeki hataları kapama özelliği sayesinde daha

düzgün yüzey veriyor ve ardından yapılacak saten uygulamasını

da kolaylaştırıyor.

SEREL EasyWash’tan

%100 yıkama teknolojisi ile 360 derece temizlik

SEREL EasyWash lavabolar kullanıcı dostu yeni fonksiyonuyla, temizlik

anlayışını değiştiriyor. Türkiye’de bir ilki teşkil eden kendi

kendini temizleyen yeni nesil yıkama teknolojisi ile EasyWash lavabolar,

otomatik olarak devreye girerek hijyen sağlıyor.

Maksimum temizlik konsepti ile yola çıkılarak tasarlanan SEREL

EasyWash lavabo serisi, su sıçratmadan %100 yıkama teknolojisi

sunuyor. Kendi kendini temizleme özelliği uzaklaştıktan sonra

devreye girerek 360º’lik hijyen sağlıyor. SEREL Helios lavabo

serisi, tasarımı ile banyolarda multifonksiyonel kullanım sağlıyor.

Farklı kullanım alanlarına yönelik tasarlanan, daire ve kare formlu

çanak lavaboları bulunan seri, her zevke ve beğeniye göre alternatif

seçenekler sunuyor. Çocuk lavabosu seçeneğiyle evde ve ev

dışındaki alanlarda da çocuklara özel mekânlar yaratıyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 147


Ürün

Dyo’nun ‘bej-kahve’si ile sonbahara sıcak merhaba

Havaların serinlemesiyle birlikte kapalı mekanlar yeniden düzenleniyor

ve sonbahara hazırlanıyor. Türkiye’nin en köklü boya markası

DYO’nun, ‘’Renk Yağmuru’’ isimli yeni kartelasında bulunan

‘bej-kahve’ tonlarındaki ‘’Renk Damlaları’’ ile yaklaşan sonbaharı

karşılayabilirsiniz. Toprağın, bereketin ve doğumun simgesi

olarak kabul edilen ‘bej-kahve’ tonları yaşama olan inancı destekliyor.

Hayata yeniden hazırlanmanın mevsimi olan sonbaharda

‘bej-kahve’ tonlarıyla boyanan mekanlar, ortamı ısıttığı gibi, mekana

güven duygusunu da katıyor. Genellikle her renkle uyumlu

bir doku oluşturan bej-kahvenin açık tonları mekana rahatlatıcı bir

etki sağlarken, aynı zamanda şıklaştırıyor.

Kullanım alanı çok geniş olan ‘bej-kahve’ renk damlasından elde

edeceğiniz açık tonları girişten oturma odasına, yatak odasından

mutfağa yaşam alanlarınızın tümünde tercih edebilir, diğer renklerin

bütünü ile de kombinleyerek dekorasyonunuzu zenginleştirebilirsiniz.

Geberit ile banyolarda sonbahara merhaba

Yaz tatili dönüşü banyosunda

renovasyon yapmak isteyenler

için yenilikçi ürünler sunan

Geberit, son teknolojiyi kullanarak

geliştirdiği ürünleriyle

banyoların kışa hazırlanmasını

sağlıyor.

Sonbaharda oluşabilecek lodos

ve/veya yağmur sonrasındaki

kötü kokuların önüne

geçmek ve banyolarının ruhunu

değiştirmek isteyenlerin

karşısına inovatif ürünleriyle

çıkan Geberit, CleanLine Duş

Kanalları, AquaClean Sela ve

Monolith Plus ile banyoların

bütün atmosferini değiştiriyor.

Banyoların en büyük dezavantajı

olan hijyen problemini

tek bir noktada çözen Geberit

CleanLine Duş Kanalları; deliksiz yüzeyi sayesinde kir birikimini engellerken, kolayca çıkarılabilen

tarağı ile saç veya diğer büyük parçaları etkili şekilde tutarak duşlarda sıkça yaşanan tıkanma sorununu

önlüyor. Gizli kenar ve köşeleri ortadan kaldırarak her türlü kir ve bakteri birikimini önleyecek

şekilde tasarlanan Geberit CleanLine Duş Kanalları, kolayca temizlenebilme özelliği ile kullanıcısına

büyük kolaylık sağlamanın yanı sıra hijyenik bir ortamla buluşturuyor. İsteğe göre duvar kenarına

da yerleştirilebilen duş kanalının paslanmaz çelik kapağı, duş alanının ölçüsüne uygun olarak kesilebiliyor.

148 Yapı Malzeme Ekim 2017


Ürün

Delim ve Vidalamada Sınıfının En İyi Performansı Hilti’den

Ürünlerini inovasyon, kalite ve güvenlik üçgeninde tasarlayan inşaat el aletleri

sektörünün öncü markası Hilti, yeni ürünü Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz

Delim ve Vidalama Makinesi’ni sektörle buluşturdu. Elektrik, mekanik, çelik,

metal ve kaba işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda kullanılabilen yeni

Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu bir pil ile

rakiplerinden daha fazla delim ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına

sahip olduğunu kanıtlıyor. Elektronik debriyaj özelliği sayesinde çalışma

esnasında ses oluşturmayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve

Vidalama Makinesi, iki vites seçeneği ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle

yüksek verimlilik sağlıyor. Motoru ve metal mandreni ile dayanıklılığı artan

uzun ömürlü Hilti SF 6(H)-A22, tüm bu özelliklerden dolayı tork ve hız ihtiyacı

olan uygulamalar için tercih ediliyor. Yeni gövde tasarımı ve parlak LED ışığı

sayesinde kullanım kolaylığı sağlayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim

ve Vidalaması Makinesi, sınıfının en yüksek konforunu sunarken, eksi 20

dereceye kadar çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.

Modern mekanların ayrılmaz parçası: İntema Aura

Mutfaklarda hayatı kolaylaştıran

pratik çözümler

sunan İntema, modern mekanların

ayrılmaz parçası

olmaya aday İntema Aura

ile mekanlara doğallık katıyor.

Aura, farklı renk ve dokulardaki

ahşap desen seçenekleri

ve düz renklerle

yapılan kombinasyonlar ile

mutfaklara doğal ve özgün

bir görünüm kazandırıyor.

İntema Aura koleksiyonu;

Dore Meşe, Dore Kestane,

Dore Huş, Beyaz Çam ve

Kahve Çam renk seçenekleri

ile mutfaklarda doğayla

uyum içinde bir atmosfer

yaratıyor. Farklı malzemeler

arasında etkileyici bir uyum

yakalanan İntema mutfakları,

her zevke hitap eden

birbirinden kullanışlı koleksiyonları

ile tüketicilerin beğenisine

sunuluyor.

Yapı Malzeme Ekim 2017 149


R + T Asya’nın yankıları sürüyor

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen iş

görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı.

Alanında dünyanın en büyük fuarlarından biri olan R +

T Asya Şanghay fuarı’nın yankıları sürüyor. Geçtiğimiz

günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen

iş görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı. Asya’nın

bir numaralı Uluslararası Panjur, Tente, Kapı / Geçiş

Sistemleri ve Güneşten Koruma Sistemleri Fuarı

R+T Asia büyük bir artış kaydederek 519 katılımcı ile

(2016: 486) üç yıl öncesi rakamların 100 firma üzerine

çıktı. Firmalar iki ana bölüm olan Güneşten Koruma

Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri alanlarında

yeniliklerini ve ürün geliştirmelerini sergilediler. Geçen

sene 45.000 brüt metrekarede gerçekleşen fuar, bu

sene %9’luk bir artışla ilk defa 5 ayrı hallde 50.000

metrekarede Şanghay Yeni Uluslararası Fuar Merkezi

(SNIEC)’de yer aldı.

Ziyaretçi sayısı da etkileyici: Bir önceki fuara göre neredeyse

% 15 daha fazla artışla 31149 (2016: 27.088)

ziyaretçi fuara katıldı. Ziyaretçilerin sayısı, son iki yılda

% 39 artarak, bu fuarın Asya’daki en önemli sektörel

etkinlik olduğunu gösterdi. 9,291 uluslararası konukla

(2016: 6,850) yurtdışından gelen ziyaretçileri de bir

önceki fuardan daha yüksekti. Çin dışında, ziyaretçiler

çoğunlukla Tayvan, Hindistan, Avustralya, Kore ve

ABD’den geldi.

Messe Stuttgart Genel Müdürü Roland Bleinroth: “R

+ T Asya, bebeklik çağını çoktan aştı ve bugün Asya

bölgesinde sektörün en önemli fuarı haline geldi. 13

yıl önce R + T’yi Çin’deki ortak VNU Exhibitions Asia ile

birlikte konumlandırmamız konusundaki kararım tamamen

isabetli oldu. Fuar çok büyüdü” dedi.

152 Yapı Malzeme Ekim 2017


Fuar

Enerji verimliliği ve akıllı ev

Çin pazarında pasif evler ve enerji verimliliği üzerine bir ilgi var. Fuarda

düzenlenen IWDS - Uluslararası Pencere ve Kapı Zirvesi’nde

Güneşten Koruma Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri ile ilgili

sıcak konular ele alındı. Konferansın gündeminde “Dış Mekan

Güneş Koruması için Sektörel Dönüşüm” sloganı altında, güneş

koruma sistemleri ve bunların pasif evlere entegrasyonu konuları,

ayrıca cephe yalıtımının enerji tasarrufu ve güneşten koruma yararları

yer aldı. Kapı / Geçiş Sistemleri sektörü, akıllı uygulamalar

ve mevcut “Akıllı Ev” trend konularını değerlendirdi.

InnovAction Hub’da enerji verimliliği sistemleri ve inovasyon ele

alındı. R + T Asia’daki bu özel gösteride uzmanlardan oluşan bir

jüri paneli tarafından değerlendirilen kapı ve pencereler için en iyi

akıllı çözümlere InnovAction Ödülü verildi. Ödüller, 2017 yılında

Lutron Electronics Co. Ltd tarafından üretilen pille çalışan güneş

koruma sistemine ve Fujian AnLin Intelligence Joint Stock Co. Ltd.

tarafından sunulan hırsız karşıtı panjuruna layık görüldü.

“Akıllı 2025 Deneyim Pavyonu”nda akıllı aydınlatma çözümleri,

kilit sistemleri ve modern sürücüler ve akıllı, ağa bağlı, öğrenme,

çalışma ve yaşama yönelik uygulama konseptleri beğeniye

sunuldu.

Akıllı Ev, mimarlık ve tasarım için düzenlenen ve paralel düzenlenen

bir kongre olayı olan CADEX Lounge’ın belirleyici konusuydu.

Malzeme tedarikçileri, üreticileri, mimarları, tasarımcıları ve müteahhitler,

sergilenen en son teknolojinin tasarım ve mimari ile

nasıl örtüşebileceğini tartıştılar.

R + T Asya 2018 Mart’ta

MATERIA özel gösterileri, R + T Asia ziyaretçilerine daha çok ilham

vermeyi başardı. Mantar, beton, ipek, yün veya metalin çok fonksiyonlu

kullanımları ve sesi zayıflatma, hava filtreleme ve esneklik

de dahil olmak üzere özellikleri, güneşten koruma sektöründen

gelen ziyaretçilere yaptıkları ziyaretlerde bir başka avantaj sağladı.

Bir sonraki R + T Asya fuarı

20-22 Mart 2018’de Şanghay’da yapılacak.

Yapı Malzeme Ekim 2017 153


Kısa Kısa

Vaillant’ın yeni marka sloganı “Evimin Konforu”

Isıtma soğutma ve havalandırma alanındaki yüksek teknolojili geniş ürün yelpazesiyle

sektörünün öncü firması olan Vaillant, “Başarı ortak bir eserdir” sloganıyla çıktığı yolda,

aralarında Türkiye’nin de olduğu 5 pazarda tüketicilerle anket yaparak, yeni marka sloganını

oluşturdu. Dünya çapında yapılan 30’dan fazla anket sonucunun değerlendirilmesiyle

ortaya çıkan yeni marka sloganı “Vaillant. Evimin Konforu”, Eylül ayı itibariyle kullanılmaya

başlanacak. Vaillant Türkiye Pazarlama Direktörü Hazım Bumin; 143 yıllık geçmişleriyle

tüketiciye güven sağladıklarını, yenilikçi çözümler ve örnek hizmetlerle dünyada 30 milyon

memnun müşteriye ulaştıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Güçlü yetkili satıcı ağımızın

desteğiyle büyük bir başarı öyküsü yazabileceğimize inanıyoruz. Günümüzde tüketiciler

üreticinin kendi adına söylem geliştirmesini istemiyor. Biz de markamızın ilk günlerinden

itibaren tüketicilerimizi dinledik. Bu sayede müşterilerimizin gerçek isteklerini karşılamayı

başardık. Rekabette önde olmak istiyorsanız, müşterilerinizin ihtiyaçlarını bilmeniz gerekir.

Bu araştırma kapsamında, Türkiye’de özel tüketici focus grup çalışması yaptık. Son kullanıcılarımız sadece ısıtıcı, ısı pompası, depo veya

havalandırma istemiyor; bir odada duran teknoloji dolu cihazlar aramıyor. Onlar çok daha fazlasını istiyor. Daha yüksek ve kişisel bir değere

yatırım yapıyorlar. Evde kendilerini mümkün olduğunca rahat ve konforlu hissetmek istiyorlar. Bizim görevimiz de, son kullanıcılarımız için

evde huzuru ve konforu sağlayacak çözümler bulmak. Dolayısıyla müşterilerimize verdiğimiz söz; “Evimin konforu” oldu.”

“Geleceğin kentleri, kentlerin

geleceği” Dünya Şehircilik

Günü’nde ele alınacak

Sistem Alüminyum’un yeni

paketleme hattı faaliyete geçiyor

Türkiye alüminyum profil ve mimari cephe sistemleri imalatı sektöründe

23 yılı geride bırakan Sistem Alüminyum A.Ş. üretim teknolojisi

yatırımları ile büyümeye devam ediyor.

2017 yılının ilk aylarında bitirdiği dökümhane ve elektrostatik toz

boyahane yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artıran

Sistem Alüminyum, yakın zamanda tamamladığı ve Eylül ayı itibariyle

tam olarak faaliyete geçecek “otomatik profil paketleme”

hattıyla, artan ihracat ve sevkiyat taleplerini daha hızlı ve yüksek

paketleme kalitesiyle karşılamayı hedefliyor.

Erdoğan Yılmaz: “Bize sürat katan bir yatırımı çevreci

bir anlayışla yaptık.”

Sistem Alüminyum Mimari Sistemler Satış Müdürü Erdoğan Yılmaz;

son dönemde artan pazar talebini karşılamak üzere art

arda kapasite yükselten yatırımlar yaptıklarını belirtti. Yılmaz,

ayrıca: “Dünya çapında inşaat sektöründe giderek büyüyen

pastadan, ülkemiz adına payımızı almak amacıyla uluslararası

standartlarda üretim ve lojistik hizmeti sunmak için çalışıyoruz

ve 40’a yakın ülkede satış ve pazarlama çalışmalarımızı bu hassasiyetle

sürdürüyoruz .” dedi. İtalya’dan satın alınan yeni paketleme

hattının seçiminde özellikle dikkat ettikleri hususların;

‘sürat, enerji tasarrufu ve müşteri noktasında ortaya çıkan atıklarının

ve dolayısıyla çevreye zararın azaltılması’ olduğunu ifade

eden Yılmaz; kullandıkları tekniklerle ‘ambalaj atıklarında %20

’ye varan azalma sağlanabileceğini’ ifade etti.

Yeşil Rapido’nun Mimar Sinan Güzel

Sanatlar Üniversitesi Mimarlık

Fakültesi ve BEZE Group işbirliğiyle

gerçekleştireceği 3. Yeşil Binalar

Ötesi Konferansı’nda bu yıl “Future

& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentlerin

Geleceği” konusu işlenecek.

Dünyaca ünlü İngiliz mimar Peter

Barber, 3. Yeşil Binalar Ötesi Konferansına

konuk konuşmacı olarak katılacak.

Kültür-mimari ve insan-mekan

arasında var olan kırılgan ve

karmaşık ilişkinin bir imgesini sunan

Peter Barber, bir yandan mimarlık

faaliyetlerine devam ederken diğer

yandan da akademik çalışmalarını sürdürüyor.

Yeşil Rapido, 3.Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı, Dünya Şehircilik

Günü olarak kutlanan 8 Kasım 2017 tarihinde “Future

& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentleri Geleceği” teması çerçevesinde

yine sürdürülebilirlik ve daha yaşanabilir yapılı çevre

kavramının altını çizerek, sonuç odaklı paylaşımlara sahne

olacak. Yapı, enerji ve yönetimi,

toplu taşıma, çevre,

atık yönetimi konuları

yetkili isimler tarafından

ele alınacak.

Konferans’ta, Peter Barber’in

yanı sıra ülkemizin

önde gelen STK’ları, proje

geliştiricileri, mimarları ve

akademisyenleri, yapı sektörünün

profesyonelleri,

karar verici kamu kurumlarının

yetkilileri, geleceğin

şehirlerini konuşmak üzere

bir araya gelecekler.

(Konferansın konuk konuşmacısı;

İngiliz Mimar PETER BARBER)

154 Yapı Malzeme Ekim 2017


Kısa Kısa

Hasanoğlu İnşaat ile Suudi Arabistanlı Alasiri Grup arasında büyük iş birliği

İnşaat sektöründe 25 yıla yakın bir süredir yenilikçi projelere

imza atan Hasanoğlu İnşaat, Suudi Arabistan’ın

önemli ailelerinden ve gayrimenkul yatırımcılarından

olan Alasiri Grup’la ortak yatırımlar için ilk adımı attı.

İnşaat sektöründeki markalaşmanın örnek firmalarından

olan Hasanoğlu İnşaat’tan önemli bir atılım geldi.

Suudi Arabistan’ın önemli ailelerinden ve gayrimenkul

yatırımcılarından olan Alasiri Grup’un Türkiye’deki temsilcisiyle

iş birliğine giden Hasanoğlu İnşaat, grupla ortak

yatırımlar yapmak ve yeni projeler geliştirmek için

harekete geçti. Bu iş birliği kapsamında hayata geçirilecek

ilk proje ise; Hasanoğlu İnşaat’ın Bahçekent’te

bulunan arsa yatırımı üzerinde gerçekleştirilecek.

New York’taki yeni Türkevi binası

IC İçtaş İnşaat tarafından yapılacak

Fortune 500 Türkiye sıralamasında “3. En Büyük İnşaat Şirketi”

olarak yer alan IC İçtaş İnşaat ve Amerika’nın önemli inşaat şirketlerinden

Tishman ortaklığında, New York’ta inşa edilecek 35

katlı Türkevi’nin temel atma töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. IC İçtaş İnşaat Yönetim

Kurulu Başkanı Fırat Çeçen, New York’ta böylesine büyük ve özel

bir projeye imza atmaktan onur ve gurur duyduklarını belirtti.

Çeçen: Yeni Türkevi inşaatı Türkiye’nin prestijine

yakışır olacak

IC İçtaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Çeçen yaptığı konuşmada,

“Hayata geçirilecek projenin önemi, özellikleri ve 36

aylık inşaat süresi düşünüldüğünde; Birleşmiş Milletler binasının

karşısında yer alması sebebiyle son derece özen isteyen bir

yapım sürecini başlatıyoruz. Şehrin en yoğun bölgesinde, son

derece sınırlı alanda, yüksek güvenlik ve disiplin içerisinde çalışacağız.

New York’un kalbinde yer alacak Türkevi’ni, Türkiye’nin

prestijine uygun bir biçimde tamamlayacağız. Hepimize hayırlı,

uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

Liftinstituut Solutions’ın mimarlara yönelik

“Asansör ve yürüyen merdiven planlaması

ve güvenliği” seminerleri başlıyor

Asansör ve yürüyen merdivenleri denetleyen bir kuruluş olan

Hollandalı Liftinstituut Solutions, 80 yıllık tecrübesiyle, dünyanın

dört bir yanındaki asansör ve yürüyen merdivenlerin

Avrupa ve Dünya standartlarına uygunluğunu kontrol ediyor.

Sektörünün lider ve öncü firması Liftinstituut Solutions, her ay

düzenlenecek “Asansör ve Yürüyen Merdiven Güvenliği” seminerler

serisi ile hem mimarların hem de inşaat sahiplerinin

maddi kayıplarını da engelleyebilecek çözüm önerileri anlatacak.

Türkiye’de her yıl yaklaşık 20-25 bin asansör hizmete

giriyor. Günde yaklaşık 50 milyon insan taşıyan asansör ve

yürüyen merdivenlerin, yasal mevzuatlara uygun hazırlanması

ve sonrasında kontrollerinin yapılması gerekir. Projelerin oluşturulması

aşamasında inşaat firmalarının doğru analizler yaparak,

proje kullanım amacı ve kişi sayısına uygun asansör ve

yürüyen merdiven seçmesi, montaj ve yapım süreçlerini takip

etmesi gerekir.

Yapı Malzeme Ekim 2017 155


Kısa Kısa

Dekonstrüktivist mimarinin önemli temsilcisi Türkiye’ye geliyor

En değerli ilkenin kalite olduğuna inanarak 2017 mottosunu ‘Zaman

geçer, Kalite kalır’ olarak belirleyen İsviçreli sıhhi tesisat

devi Geberit, Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) işbirliğiyle gerçekleştirdiği

‘Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri’ etkinliğine bu yıl da

devam ediyor. 1 Kasım Çarşamba günü YEM’de 5’inci kez düzenlenecek

etkinliğin bu yılki konuğu ise dekonstrüktivist mimarinin

önemli temsilcisi COOP HIMMELB (L) AU’nun kurucu ortağı, tasarım

müdürü ve CEO’su Wolf D. Prix.

Prix ile teknolojinin mimariyle buluşmasına tanık olun…

Geberit’in 2017 mottosu olan ‘Zaman geçer, Kalite kalır’ çerçevesinde

yeni nesil mimarinin tüm detaylarını anlatacak olan Prix,

ayrıca robotik ve 3D Printing teknolojisinin günümüz ve geleceğin

mimarlık dünyası için nasıl fayda sağlayacağını da mimar ve tasarımcılar

ile paylaşacak. Coop Himmelb(l)au Mimarlık Ofisi’nin

sahibi olmasının yanı sıra Büyük Avusturya Devlet Nişanı ve Avusturyalı

Bilim ve Sanat Şeref Madalyası da dahil olmak üzere çok

sayıda ödül alan mimar Wolf D. Prix, mimaride ilerici ve provakatif

temsilin, geleneksel mimariyle yan yana betimlenmesine de genel

hatlarıyla değinecek. Öte yandan mimarlığın güncel trendlerini

de yakından takip etmesiyle tanından Viyanalı mimar Prix, güncel

projelerinde robot teknolojisinden sıklıkla faydalanma sebebini

de yeni nesil mimar ve tasarımcılarla paylaşacak.

Gayrimenkulün güçlü markaları İzmir’de buluşuyor!

Emlak Konut GYO’nun, İzmir’in Alsancak ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı gayrimenkul projesini 1,6 milyar liralık hasılat taahhüdüyle

kazanan Teknik Yapı, gayrimenkul sektörünün güçlü ismi Halk GYO ile işbirliği yaptı. İş birliği kapsamında tüm gider ve gelirler ile

elde edilecek kar paylaşım oranları yarı yarıya olmak üzere, “Teknik Yapı - Halk GYO Adi Ortaklığı” kuruldu.

Emlak Konut GYO’nun, İzmir Alsancak’taki iki ayrı parselden oluşan yaklaşık 47 dönümlük arazisi için Haziran ayında açtığı arsa karşılığı

gelir paylaşım ihalesini %35 idare payı taahhüdü ile kazanan Teknik Yapı, gayrimenkul sektörünün önemli oyuncularından biri olan

Halk GYO ile güç birliğine gitti. Emlak Konut GYO’nun Alsancak’ta hayata geçecek olan karma projeden elde edilecek hasılatın en az

585,2 milyon lirası Emlak Konut GYO’ya aktarılacak.

Isıdem Yalıtım Construct Ghana

2017 Fuarı’nda yerini aldı

ISIDEM Yalıtım, Gana’nın başkenti Akra’da 10 – 12 Ağustos

tarihleri arasında düzenlenen Construct Ghana 2017 Fuarı’nda

ürünlerini sergiledi. Batı Afrika’nın parlayan yıldızı Gana,

her gün daha da güçlenen ekonomisi ve üst üste gelen yatırımlarla

gelişen inşaat sektörünün canlı olduğu Afrika ülkelerinin

başında geliyor.

156 Yapı Malzeme Ekim 2017


Kısa Kısa

Panasonic, İran’da ilk 5 şirket içinde

100. yaşını kutlayacağı 2018 yılında elektrik anahtar ve priz sektöründe

global pazar lideri olmayı hedefleyen Panasonic, bu hedefine

ulaşmak için gerçekleştirdiği aksiyonlarına her geçen gün

bir yenisini ekliyor. Ülkemizde son yıllarda gerçekleşen en büyük

yatırımlardan birisine imza atarak VİKO markasını bünyesine katan

ve geçtiğimiz Nisan ayında Panasonic Eco Solutions Elektrik

Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanı ile yeniden yapılanan kuruluş, Orta

Doğu pazarında da gücünü giderek artırıyor. Türkiye’yi en stratejik

bölgeler arasında ele alan Panasonic, İran pazarına ihracat gerçekleştiren

şirketler arasında ilk sırada yer alıyor.

Tayvan, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Japonya, Kore ve Tayland

gibi ülkelerde pazar lideri olan ancak Asya’nın doğusunda, Avrupa

ve Afrika’da da zirveyi ele geçirmek isteyen Panasonic, bu stratejisindeki

en güçlü adımlardan birini Türkiye’de VİKO’ya yaptığı

yatırımla birlikte attı. Ülkemizde Panasonic Eco Solutions Elektrik

Sanayi ve Ticaret AŞ unvanıyla faaliyet göstermeye başlayan kuruluş,

Orta Doğu’daki hedefleri kapsamında İran’ın yanı sıra bölge

ülkelerinde de varlığını güçlendiriyor. Başta Ukrayna ve Rusya

olmak üzere Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’da 70’ten fazla

ülkeye ihracat gerçekleştirerek ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki

müşterileri ile buluşturan Panasonic Eco Solutions Türkiye,

kendi sektöründe İran’daki ilk beş şirket arasında yer alıyor. Öncü

kuruluş, müşterilerine sunacağı yeni ürün ve çözümleri ile birlikte

global pazardaki konumunu her geçen gün daha da güçlendirerek

yüzüncü yılını kutlayacağı 2018’de dünyanın lider markası olmayı

hedefliyor.

Alüminyum sempozyumu içeriğine Teknik Alüminyum katkısı

5 – 7 Ekim tarihleri arasında, ALUEXPO 2017 Uluslararası

Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas

Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilecek olan 8. Alüminyum

Sempozyumu, ülkemiz alüminyum sanayinin en önemli bilgi

paylaşım platformları arasında yer alıyor.Türkiye’nin ilk

alüminyum yassı ürün üreticisi ve kendi alanının en ileri

teknoloji platformuyla sürekli döküm öncüsü olan Teknik

Alüminyum, fuar katılımının yanı sıra; sempozyum içeriğine,

4 farklı uzman konuşmacı ve sektörün bugününe ve

geleceğine ışık tutan toplam 8 konuşma ve sunumla değer

katıyor. Geleceğin metali olarak isimlendirilen Alüminyum

konusunda, 60 yılı aşkın endüstriyel uzmanlığı, insan ve

mükemmellik odaklı kültürel dönüşümüyle geleceğe taşıyan

Teknik Alüminyum’un, sempozyumdaki ilk konuşmacısı

Satış Pazarlama Direktörlüğü görevini yürüten Mert

Demirci olacak. Aynı zamanda Türkiye Alüminyum Sanayicileri

Derneği bünyesinde de görev ve sorumluluk yüklenen

Demirci, 5 Ekim 2017 günü, 13:00 – 13:40 saatleri

arasında “Dünya Alüminyum Pazarı ve Ticaretinde Türkiye’nin

Yeri” başlıklı bir konuşma yapacak.

Yapı Malzeme Ekim 2017 157


Kısa Kısa

Akçansa ‘Benim Mahallem’

Sosyal Sorumluluk Projesi

ile Stevie Ödülü kazandı

Büyükçekmece’de eğitim gören çocukların; kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, bilinç seviyeleri

yüksek, kaygı ve öfkeden uzak bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla Akçansa, Büyükçekmece

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) iş birliğiyle

hayata geçen ‘Benim Mahallem Projesi’, Uluslararası Stevie İş Ödülleri’nde Avrupa’da Yılın Kurumsal

Sosyal Sorumluluk Programı Kategorisi’nde ödüle layık görüldü.

17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı

Benim Mahallem Projesi kapsamında 6-12 yaş grubu çocuk ve ebeveyn eğitimlerini içeren programlar

düzenlendi. Bu programlarda TOÇEV’in uzman eğitmenleri tarafından anne ve babalara çocuk

yetiştirmeyle ilgili detaylar; ergenlik çağındaki çocuklara ise ayrı gruplarda sosyal çevreleriyle nasıl

daha iyi iletişim kuracakları aktarıldı. Projeye özel olarak tasarlanan mobil eğitim merkezi ile bölgedeki

tüm ilk öğretim okulları tek tek dolaşılarak ücretsiz eğitimler verildi ve 2016-2017 eğitim-öğretim

dönem sonuyla birlikte bölgedeki toplam 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı.

‘ATLAS Zımpara’ İntermob

2017 Fuarına katılıyor

14-18 Ekim 2017 tarihleri arasındaki İntermob Mobilya Yan Sanayii,

Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Fuarı’nda

bu sektörlere hitap eden aşındırıcı ürünlerini sergiliyor olacak.

Türkiye pazarında uzun yıllardır lider pozisyonlarda yer alan Atlas

Zımpara, sektöre yön veren ürünleriyle ilgili daha detaylı bilgi vermek

için deneyimli ekibiyle sizleri karşılıyor olacak.

Danfoss dünyaya üç boyutlu bir

iz bırakmaya hazır

Danfoss, genel merkezinin bulunduğu Danimarka’da dünya

genelinde açacağı üç adet 3D baskı merkezinden ilkinin açılışını

gerçekleştirdi. Nordborg’da yer alan bu ilk merkez, Avrupa

Birliği ülkeleri içinde farklı iş alanlarından tüm çalışanlarına

katmanlı üretilen (3D baskılı) prototip ve parçaları edinme ile

uzman yardımı alma imkanı sunacak.

Danfoss CEO’su Kim Fausing, 3D baskının, Danfoss’un dijital

dönüşümünün önemli bir parçası olduğunu ve teknolojinin

sağladığı birçok imkandan büyük beklentileri olduğunu belirtti.

HP 4200, İskandinavya’da bir son kullanıcının kulanımına

sunulan ilk tip cihaz olma özelliğini taşıyor. Söz konusu teknoloji,

diğer toz bazlı 3D baskı teknolojilerinden on kat daha

hızlı oluşuyla dikkat çekiyor. CEO Kim Fausing, “Hava Veri

Modülü (ADM) merkezlerimizin ilkiyle, ileriye dönük büyük bir

adım daha atıyoruz” dedi. Danimarka’da açılan merkeze ek

olarak Kuzey Amerika’da açılacak merkezin çalışmaları devam

ederken, üçüncü merkezin ise Asya’da faaliyet göstermesi

planlanıyor. Danfoss’un Teknolojiden Sorumlu Başkanı

Andre Borouchaki ise “Bu merkezler, Ar-Ge ve geliştirme süreçlerimizin

hızlandırılmasına yardımcı olacak, böylece ürünlerin

piyasaya çıkışını hızlandıracak, üretim verimliliğini optimize

edecek ve geleceğin ürünlerini daha hızlı tasarlamamıza

imkân sağlayacak” dedi.

158 Yapı Malzeme Ekim 2017

More magazines by this user
Similar magazines