PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
İmtiyaz Sahibi<br />
İstmag Magazin Gazetecilik<br />
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />
H. Ferruh Işık<br />
Genel Müdür<br />
Mehmet Söztutan<br />
mehmet.soztutan@img.com<br />
Reklam Müdürü<br />
Hakan Girgin<br />
hakan.girgin@img.com.tr<br />
Yayın Editörü<br />
Tarık Oral<br />
tarik.oral@img.com.tr<br />
Art Direktör<br />
İsmail Gürbüz<br />
ismail.gurbuz@img.com.tr<br />
Grafik Tasarım<br />
Sami Aktaş<br />
sami.aktas@img.com.tr<br />
Sorumlu Müdür<br />
Cüneyt Aktürk<br />
cuneyt.akturk@img.com.tr<br />
Dış İlişkiler Müdürü<br />
Yusuf Okçu<br />
yusuf.okcu@img.com.tr<br />
Kurumsal İletişim Müdürü<br />
Ebru Pekel<br />
ebru.pekel@img.com.tr<br />
Muhasebe ve Finans Müdürü<br />
Mustafa Aktaş<br />
mustafa.aktas@img.com<br />
Bilgi İşlem<br />
Emre YENER<br />
emre.yener@img.com.tr<br />
Sosyal Medya<br />
Songül Çek<br />
songul.cek@img.com.tr<br />
Abone<br />
İsmail Özçelik<br />
ismail.ozcelik@img.com.tr<br />
CTP - Baskı<br />
İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />
Merkez Mahallesi 29 <strong>Ekim</strong> Cad.<br />
İhlas Plaza No:11 A / 41<br />
Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />
Tel: 0 212 454 30 00<br />
Adres<br />
Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş<br />
Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />
Güneşli - Bağcılar<br />
İSTANBUL / TURKEY<br />
Tel : +90 212 604 51 00<br />
Fax : +90 212 604 51 35
editör<br />
Tüketiyoruz! Her halde varız<br />
Şehirleşme, kentleşme, ekonomik öncelikler gibi son derece popüler konuların arasında bocalarken üretime tartışmasız<br />
her derde deva şeklinde yaklaşıyor olmamız, plansız ve aşırı üretimden kaynaklı ortaya çıkan problemlere karşı bizleri<br />
hissizleştiriyor. Daha fazla üretimin daha fazla refahı da yanında getireceğine inanmak ya bir çaresizliğin sonucu ya da en<br />
iyi niyetle, amaç ve araçların birbiriyle karışıyor olması şeklinde yorumlanabilir. Üretimin sürekli kutsanması, kişilik özelliklerimizin<br />
dahi üretime yarar ve yararsızlığı açısından değerlendiriliyor olması, hiç şüphesiz tarihte daha önce rastlanmamış<br />
kitlesel bir şartlanmanın sonucu olsa gerek. Aşırı üretimin aşırı tüketim zorunluluğunu da beraberinde getirmesi,<br />
kişisel manada; gereksiz fazla çalışma, tüketim stresi gibi olumsuzluklara yol açarken, toplum ve ülkelerarası ilişkilerde<br />
de birinin diğerine mutlak tahakkümü ile neticeye varmakta.<br />
Sektörümüzde maalesef rekabetin sürekli birbirine benzer projeler üzerinden gerçekleşiyor olması, üretim hızının artmasının<br />
dışında ülkemize bir fayda sağlayamamakta. Kullanılan nitelikli malzemelerin tamamına yakının ithal olması, tüm enerjimizi<br />
‘üretime’ kanalize etmemize rağmen yabancılara kazandırmadan kazanamıyor olmamızın açık göstergesi. Üretim<br />
adına ülkemizi çarpık bir beton stoğu haline dönüştürürken, ortaya çıkan genel tablonun gelecek nesiller tarafından nasıl<br />
karşılanacağını tahmin etmek ise çok da güç değil. Satış stratejilerini kaliteli yaşam, ayrıcalık, özgürlük gibi temelsiz kavramlar<br />
üzerinden kurguladığımız modern gettolarla yaşam alanlarımıza hınçla saldırıyor olmamızı, üretim kılıfı içerisinde<br />
masum bir ekonomik faaliyet olarak görmeye kendimizi zorlamaktan artık vazgeçmeliyiz. Yeni nesillerin çözülmesi gereken<br />
acil bir problem olarak göreceği bu betonik ucubelerle kendimizi avutmak yerine nitelikli üretim için kolları sıvalamalıyız.<br />
Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />
Tarık Oral
İçindekiler<br />
48 - Selena’nın, yapı sektörüne<br />
katkıları devam ediyor<br />
50 - İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…<br />
“KUZEY YAKASI”<br />
74 - Türkiye ‘Yatay Mimari’<br />
ile yeniden şekilleniyor<br />
80 - İnşaat Sektörü 3. çeyrekte<br />
yükselişini sürdürüyor<br />
100 - Bosch Termoteknik, Türkiye’nin<br />
en iyi kombi ustasını seçti<br />
120 -“Sektörün başarılı bir<br />
temsilcisi olmaya çalışıyoruz”<br />
REKLAM İNDEKSİ<br />
ABS YAPI ELEMANLARI - 1.........................39<br />
DOKA KALIP ve İSKELELERİ.. ÖN KAPAKİÇİ – 1<br />
ABS YAPI ELEMANLARI - 2.........................43<br />
ERYAP.....................................................53<br />
ARMUTLU TATİL KÖYÜ............................133<br />
ESE REKLAM............................... 150 – 151<br />
BOSCH INDUSTRIAL...............................101<br />
HAKAN PLASTİK.....................................111<br />
CANON & ADVERTORIAL................... 64 – 65<br />
HP........................................... ARKA KAPAK<br />
CANON ............................................INSERT<br />
HUZURLU İNŞAAT...................................125<br />
ÇİMSA.....................................................83<br />
INTEK KALIP ve İSKELE......................... 2 – 3<br />
DAIKIN .......................160 – ARKA KAPAKİÇİ<br />
İSTON...................................................117
KAR GROUP................................. 136 – 137<br />
PERİ KALIP ve İSKELELERİ.............ÖN KAPAK<br />
KİLSAN....................................................89<br />
SAMSUNG...............................................33<br />
KUZULUK TERMAL OTEL.........................129<br />
SARAY ALÜMİNYUM.......................... 76 – 77<br />
LAYHER...................................................47<br />
SERAMİKSAN...........................................61<br />
MESA İMALAT...................................... 6 – 7<br />
TAYF ÇATI................................................93<br />
ONDULINE...............................................71<br />
TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5<br />
ÖZLER KALIP ve İSKELE.................... 10 – 11<br />
UNICERA’<strong>2017</strong>......................................135<br />
PERİ DUO ADVERTORIAL................... 24 – 25<br />
URTİM KALIP VE İSKELE........................ 8 – 9
Türkiye İmsad İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />
Sanayi Bileşik Endeksi yeniden<br />
100 puanın üzerine çıktı<br />
İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayi Bileşik Endeksi, Ağustos ayında yeniden 100 puanın üzerine<br />
çıktı. 2016 yılı Haziran ayında 100 puanın altına düşen endeks böylece kayıplarını telafi etti.<br />
Ferdi Erdoğan / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri Derneği<br />
(Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli<br />
olarak yayınlanan İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />
Sanayi Bileşik Endeksi’nin, Ağustos <strong>2017</strong><br />
sonuçları açıklandı. Haziran 2016’da<br />
100 puanın altına düşen ancak Ağustos<br />
<strong>2017</strong>’de yeniden 100 puanın üzerine çıkması<br />
sonucu kayıpların telafi edildiği vurgulanan<br />
‘Bileşik Endeks’te, sektöre yönelik<br />
şu tespitler yer aldı:<br />
Faaliyetlerde toparlanma Ağustos’ta<br />
da sürdü<br />
Temmuz ayında önemli bir genişleme gösteren<br />
faaliyetlerdeki artış, Ağustos ayında<br />
yavaşlayarak devam etti. Faaliyet Endeksi’nin<br />
Ağustos ayında 1,8 puan artması<br />
sonucu faaliyetlerin orta vadeli dinamikleri<br />
güçlenmeye devam etti. Faaliyet Endeksi<br />
Ağustos ayında geçen yılın Ağustos ayı seviyesinin<br />
20,2 puan üzerine çıktı.<br />
Bununla birlikte özellikle iç pazarda doygunluk<br />
seviyesine yaklaşıldığı görüldü.<br />
Yurtiçi satışlardaki artış Ağustos ayında<br />
önemli ölçüde yavaşladı. İhracat ise altı ay<br />
sonra bir önceki aya göre gerilerken, üretimde<br />
sınırlı bir artış yaşandı. Tahsilat hızı<br />
artışı ise mevsimsellik etkileri ile yeniden<br />
durağanlaştı. Faaliyet Endeksi değerlendirmesinde,<br />
faaliyetlerin dinamiklerinin,<br />
canlanmanın yavaşlayarak süreceğini gösterdiği<br />
belirtildi.<br />
Güven Endeksi’ndeki artış yavaşladı,<br />
yeni güven artırıcı önlemlere ihtiyaç var<br />
Ağustos ayında temkinli ve yavaş bir artış<br />
yaşanan Güven Endeksi halen kırılgan<br />
olmaya devam ediyor. Ağustos ayında faaliyetlerdeki<br />
artışın göreceli olarak yavaşlaması<br />
da Güven Endeksi’ndeki artışı sınırladı.<br />
Bununla birlikte sanayide orta vadeli<br />
dinamiklerin çalışmasının güven artışını<br />
desteklediği belirtildi. Güven seviyesi bir<br />
önceki aya göre 0,9 puan arttı. Güven seviyesi<br />
geçen yılın aynı ayının güven seviyesinin<br />
ise 0,2 puan altında kaldı. Geçen<br />
yılın güven seviyesine bir yıl sonra geri<br />
dönülebildi. İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri<br />
sanayisine yönelik güven toparlanması<br />
yavaşlayarak devam etti. Yurtiçi<br />
pazarlarına yönelik güven Ağustos ayında<br />
durağanlaştı. İhracat pazarlarına yönelik<br />
güven artışı ise sürdü. Güven Endeksi<br />
değerlendirmesinde, güven unsurlarında<br />
toparlanmanın yavaşlamış olmasının yeni<br />
güven artırıcı unsurlara ihtiyacı artırdığı<br />
vurgulandı.<br />
İç pazar siparişlerindeki artışın<br />
durağanlaşması beklentileri sınırladı<br />
Beklenti Endeksi, Ağustos ayında da artışını<br />
sürdürmekle birlikte birçok gösterge<br />
toparlanma hızının yavaşlamakta olduğunu<br />
gösteriyor. Ağustos ayında bir önceki<br />
aya göre 1,2 puan artan Beklenti Endeksi,<br />
geçen yılın aynı dönemine göre 5,7<br />
puan daha yüksek gerçekleşti. Böylece<br />
beklentiler geçen yılın üzerinde kalmaya<br />
devam etti. Türkiye ekonomisi ile inşaat<br />
malzemeleri sanayisine ilişkin beklentilerdeki<br />
artışlar Ağustos ayında yavaşladı.<br />
Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan yurtiçi siparişlerinin<br />
Ağustos ayında önemli ölçüde<br />
yavaşlaması sonucu iç pazarın doygunluğa<br />
yaklaştığı görüldü. Önümüzdeki üç aya<br />
ilişkin ihracat siparişlerindeki artış ise<br />
sürdü. Beklenti Endeksi değerlendirmesinde,<br />
iç siparişlerdeki artış beklentisinin<br />
yavaşlamasına rağmen önümüzdeki üç<br />
ayın üretim, yatırım ve istihdam beklentilerinde<br />
yine kuvvetli artışlar yaşandığına<br />
dikkat çekildi.<br />
Türkiye İMSAD ‘Gündem Buluşmaları’nda dış<br />
politikadaki değişimler konuşuldu<br />
“Jeopolitik konumumuz nedeniyle dış politikadaki her gelişme, inşaat sektöründe önce<br />
Türk müteahhitlerini, dolayısıyla istihdamı ve sonrasında inşaat malzeme üreticilerini etkiliyor”<br />
Türkiye İMSAD’ın yılda dört kez çeyrek<br />
periyotlarda düzenlediği Gündem Buluşmaları<br />
kapsamında gerçekleştirilen<br />
<strong>2017</strong> yılının üçüncü toplantısı, 14<br />
Eylül Perşembe günü Ortaköy Feriye<br />
Lokantası’nda yapıldı. Gündem Buluşmaları<br />
toplantısında; ‘Türkiye’nin uluslararası<br />
konumu’, ‘Dış politikamızdaki<br />
değişimler’, ‘Jeopolitik sorunlar’,<br />
‘<strong>2017</strong> yılı ikinci yarı beklentileri’, ‘Körfez<br />
ülkeleri ve Katar sorunu, AB ile<br />
ilişkiler ve Almanya seçimleri’, ‘Trump<br />
Hükümeti ve tüm dünyada değer kaybeden<br />
dolar’ gibi dış politikanın gündem<br />
konuları konuşuldu.<br />
16<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Aktüel<br />
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi<br />
Buğra Kavuncu’nun moderatörlük yaptığı<br />
Gündem Buluşmaları’nda, Ekonomi Danışmanı<br />
Prof. Dr. Kerem Alkin dünya ve<br />
ülke ekonomisini, Dr. Can Fuat Gürlesel<br />
inşaat malzemesi sektörünün mevcut durumu<br />
ve beklentilerini, konuk konuşmacı<br />
E. Büyükelçi Hakkı Akil ise dış politikada<br />
ve dünyada yaşanan değişimlerle ilgili görüşlerini<br />
paylaştı.<br />
Uzak olmasına rağmen en çok<br />
ihracat yaptığımız pazar ABD oldu<br />
Açılış konuşmasında, Türkiye’nin inşaat<br />
malzemeleri sanayisi için önemli bir pazar<br />
çeşitliliğine sahip olduğunu vurgulayan<br />
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Ferdi Erdoğan, “Potansiyel tüm pazarlara<br />
uzaklık tanımaksızın ihracat yapabiliyoruz.<br />
Nitekim ABD, uzak bir pazar olmasına karşın,<br />
2016 yılında en çok ihracat yaptığımız<br />
pazar olarak zirveye oturdu. ABD’nin<br />
bu yükselişinde yakın pazarlara ihracatımızdaki<br />
gerilemenin de etkisi kaçınılmaz.<br />
Avrupa Birliği ülkeleri de bizim için çok<br />
önemli bir pazar. İhracatımızın yüzde 35’i<br />
AB ülkelerine yapılıyor. Rusya, Orta Asya<br />
ülkeleriyle birlikte Kuzey Afrika ve Körfez<br />
ülkeleri de önemli pazarlarımız arasında<br />
yer alıyor. Özellikle de Körfez ülkelerinin<br />
son 10 yıldır inşaat malzemeleri sanayisi<br />
için konumu tartışılmaz. Birleşik Arap<br />
Emirlikleri, Suudi Arabistan, İran, Yemen,<br />
Katar en çok ihracat yaptığımız Körfez ülkeleri.<br />
Haziran ayından bu yana gündeme yerleşen<br />
Körfez ülkeleri ve Katar sorununun<br />
Türkiye’ye yansımalarına değinen Ferdi<br />
Erdoğan, “Körfez ülkelerinde alınan müteahhitlik<br />
işleri ile diğer inşaat ve altyapı<br />
işleri, firmalarımız için önemli pazar olanakları<br />
sunuyor. Ama yaklaşık son 3 aydır<br />
ciddi etkilerini hissettiğimiz Körfez ülkeleri<br />
ile Katar arasında yaşanan gerginlik, Türkiye’yi<br />
de içine aldı. Dolaylı olarak krizin<br />
içine giren Türkiye, Katar yanında yer alırken,<br />
Körfez ülkelerinin Türkiye mallarına<br />
yönelik talep düşüklüğü ise artmaya devam<br />
ediyor. Irak ciddi kan kaybettiğimiz bir<br />
yer. Bu durum özellikle Güneydoğu’daki<br />
ticaretimizi etkiliyor. İran’da da küçüldük.<br />
Ambargonun kalktığı bir dünyada altyapısı,<br />
enerjisi ve yetişmiş insan gücüyle İran’ın<br />
bizi çevre ülkelere yaptığımız ihracatta<br />
zorlayacağını söyleyebilirim” dedi ve sözlerine<br />
şöyle devam etti “Son 3 yılda, inşaat<br />
malzemesi sektöründe 21.21 milyar<br />
dolardan 15.24 milyar dolara düşen bir<br />
ihracattan bahsediyoruz. Yine son 3 yıla<br />
baktığımızda Libya’da yüzde 79 küçülmüş<br />
durumdayız. Rusya’da yüzde 67, Irak’ta<br />
yüzde 54, İran’da yüzde 40, BAE’de yüzde<br />
32 ve Suudi Arabistan yüzde 23 azalma<br />
var. Bu ülkelerin toplamındaki kaybımız<br />
3 milyar dolar civarında. Sadece Katar’a<br />
ihracatımız son 3 yılda yüzde 50 büyüme<br />
gösterdi ama bu yükselişe rağmen ihracat<br />
geliri artışı sadece 33 Milyon $ ve Katar<br />
toplam ihracatta bu ülkeler arasında son<br />
sırada yer alıyor.”<br />
Bugün dünyada yaşanan birçok<br />
gelişme Sovyetler’in çöküşü ile<br />
başladı<br />
Türkiye İMSAD’ın konuk konuşmacısı E.<br />
Büyükelçi Hakkı Akil, bugün dünyada yaşanan<br />
birçok gelişmenin, 1990’larda Sovyetler<br />
Birliği’nin çöküşü ile çok dramatik<br />
bir değişim içine girmesiyle ortaya çıktığını<br />
savundu. Hakkı Akil, şöyle konuştu: “Bugünkü<br />
sorunların temelinde de bu çöküşün<br />
yattığına inanıyorum. 90’lardan önce,<br />
soğuk savaş döneminde din hiçbir zaman<br />
önemli bir faktör olarak ortaya çıkmamıştır.<br />
Sovyetler Birliği’nden sonraki ideolojik<br />
kırılmadan sonra din o ideolojik boşluğu<br />
doldurdu ve yerine siyasi bir değer ortaya<br />
çıktı. Bu arada 1990’lara kadar, Türkiye’nin<br />
Batılılığı hiçbir zaman sorgulanmıyordu.<br />
O dönem ideolojik aidiyet duygusu<br />
Demir Perde’nin neresinde olduğunuza<br />
bağlıydı. Ayrıca küreselleşme akımı başladı.<br />
Bu ciddi jeopolitik sonuçlar doğuran bir<br />
gelişme oldu. Bizim Müslüman olmamız<br />
ve Batının Hıristiyan olmasından dolayı<br />
bize bakışları değişti. Yeniden yaptıkları<br />
Hakkı Akil / Emekli Büyükelçi<br />
değerlendirmede ‘Türkiye’nin aramızda ne<br />
işi var’ demeye başladılar. Batıda, Türkiye’nin<br />
Batılı aidiyeti sorgulanmaya başlandı.<br />
Küreselleşmeyle birlikte bugünkü Batı<br />
ülkelerinde yaşanan gelişmelerin temelinde<br />
yatan unsur yeni kimliklerdir. Batıda<br />
artık aşırı sağ partilerin birinci parti konumuna<br />
geldiğini görüyoruz” dedi.<br />
AB çıtasını çok sağlam tutmamız<br />
gerekiyor<br />
“Belki sizi şoke edebilir ama Batıdaki görevlerim<br />
sırasında edindiğim tecrübeye<br />
göre Biz Batılı değiliz” diyen E. Büyükelçi<br />
Hakkı Akil, “Bizim bir olay karşısında<br />
verdiğimiz tepki ile Batılıların verdiği tepki<br />
çok farklı. Örneğin Suriyelilere yaptığımız<br />
harcama GSMH’nin yüzde 1’ini geçti. Türkiye’de<br />
hiçbir zaman bu önemli bir konu<br />
haline getirilmedi. Bizim politikacılar da<br />
bunu seçim malzemesi olarak kullanmadı<br />
çünkü halkın prim vermeyeceğini biliyorlar.<br />
Batıda ise değerler daha materyalisttir.<br />
Fransa’da sadece 2 bin Suriyeli mülteci<br />
vardı. Fransa’da gündem Suriyeli mülteciler<br />
oldu. Dünyada, ABD’den sonra ikinci<br />
insani yardımı yapan (5.7 milyar dolar)<br />
ülkeyiz. Batılı ülke, aynı gayreti gösterse<br />
ülke ayağa kalkar. Her kültürün kendine<br />
özgü değerleri var. Batının birçok değerini<br />
paylaşıyoruz. Artık onları içimize sindirdik.<br />
Halkımız bunlara alıştığı için bu değerleri<br />
arıyor. Bunlara sıkı sıkıya sarılalım. Ama<br />
bizi AB’ya almayacaklarını ve bir denge<br />
politikası uygulayacaklarını düşünüyorum.<br />
Bizim müzakereleri sürdürmemiz, treni AB<br />
rayında tutmamız ve istasyona geldiğimizde<br />
halkımıza sormamız gerekiyor. AB’nin<br />
katı kuralları nedeniyle İtalya 10 sene sıfır<br />
büyümeyle yaşadı. Bizim AB çıtasını çok<br />
sağlam tutmamız, reformaları yapmamız<br />
ve mümkün olduğu kadar müzakereleri<br />
açarak treni rayında tutmamız gerekir. AB<br />
üyeliğinin ne getirip getireceğini en sonunda<br />
halkımızla değerlendirmeliyiz.”<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 17
Aktüel<br />
TSF Başkanı Erdem Çenesiz:<br />
“%5’in üzerinde büyümeyi hak ediyoruz”<br />
“TÜİK verilerine göre bu yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinde gerçekleşen %5,1’lik<br />
büyümeyi değerlendiren Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz; “Büyümenin<br />
artışında aktif sektörlerin başında geliyoruz. Sektörümüzün ihracat ve üretimdeki gücüyle<br />
elde ettiği ortalama %7,5’lik büyümenin, Türk ekonomisindeki büyümeye ciddi katkılar<br />
sağladığı inancındayız. Sektör olarak beklentimiz yıl sonuna kadar %9’luk bir büyüme<br />
gerçekleştirmek” dedi.<br />
Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte gerçekleştirdiği<br />
büyümenin, üçüncü çeyrek<br />
ve yıl sonunda daha ileri taşınacağına<br />
inandığını belirten Türkiye Seramik Federasyonu<br />
Başkanı Erdem Çenesiz; “Türkiye,<br />
beklentileri aşan %5,1’lik ekonomik<br />
büyüme oranı ile gelişmekte olan ülkeler<br />
içerisinden ayrışarak oldukça önemli bir<br />
seviyeye ulaşmıştır. Bu başarının arkasındaki<br />
hayati etken Türk insanın birlikteliği,<br />
çalışkanlığı ve üreticiliğidir. Şimdi, ekonomide<br />
oluşan bu güven ve istikrarın devam<br />
etmesi için çalışacağız” dedi.<br />
”İhracattaki artış olumlu etki yaptı”<br />
“Şimdi daha çok üretme ve ürettiğini ihraç<br />
etme zamanı” olduğunu vurgulayan<br />
Çenesiz şöyle devam etti: “Mal ve hizmet<br />
ihracatı, <strong>2017</strong> yılının ikinci çeyreğinde bir<br />
önceki döneme göre % 10,5 artış gösterdi.<br />
Seramik sektörü ise iç pazarda büyüme<br />
olmasına karşın ihracat ağırlıklı bir<br />
büyüme ile ilk 8 ayda seramik kaplama<br />
malzemelerinde %8, vitrifiye banyo seramik<br />
ürünlerinde ise %7 oranında büyüme<br />
gerçekleştirdi. Yıl sonu büyüme oranımızı<br />
yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngörüyoruz.”<br />
“2018 İhracatta Seramik sektörünün<br />
yılı olacak”<br />
“Türkiye, seramik sanayisinde Dünya’da<br />
kaplama malzemelerinde 8’inci, sağlık<br />
gereçlerinde 4’üncü en büyük üretici ülke<br />
konumunda. Seramik karolarda ve sağlık<br />
gereçlerinde Dünya’nın 4’üncü büyük ihracatçısı<br />
olurken, karolarda Avrupa üçüncüsü,<br />
sağlık gereçlerinde ise Avrupa’nın en<br />
büyük tek ihracatçısı konumundayız. Özetle<br />
hem üretiyor, hem de ihraç ediyoruz.”<br />
“TÜİK verilerine göre inşaat sektöründe<br />
%6,8’lik bir büyüme var. İhracattaki gibi,<br />
inşaat sektörüyle paralellik gösteren sektörümüzde<br />
iç pazarda da son iki çeyrekte<br />
ciddi sıçramalar yaşanacak. Seramik sektöründeki<br />
bu gücümüz Türk ekonomisindeki<br />
büyümeye olumlu yansımıştır.”<br />
Erdem Çenesiz / Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı<br />
18<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Avrasya Tüneli<br />
Bosch teknolojisiyle güvende!<br />
Bosch, Avrupa’dan Asya kıtasına geçiş süresini kısaltarak İstanbul trafiğine rahat bir nefes<br />
aldıran yeni Avrasya Tüneli için video gözetim sistemi, yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş<br />
sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik çözümü sunuyor.<br />
Avrupa ile Asya kıtalarını deniz tabanının<br />
altından geçerek karayoluyla birleştiren<br />
Avrasya Tüneli’nin güvenliğinde önemli bir<br />
rol üstlenen Bosch, video gözetim sistemi,<br />
yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş<br />
sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik<br />
çözümü sunuyor. Üçüncü parti ürünlerle<br />
uyum içinde çalışan tüm bu sistemler,<br />
Bosch’un Bina Entegrasyon Sistemi (BIS)<br />
üzerinden yönetiliyor.<br />
Avrasya Tüneli’ni kullananların güvenliğini<br />
sağlamak amacıyla yoğun araç trafiği, Otomatik<br />
Olay Tespit Sistemi tarafından kamerayla<br />
7 gün 24 saat analiz ediliyor. Olay<br />
tespit sisteminin temelini, genel kurulumun<br />
farklı gerekliliklerini karşılamak üzere<br />
monte edilen akıllı Bosch ağ kameralarını<br />
kapsayan Bosch video gözetim sistemi<br />
oluşturuyor. Deprem, sel gibi yaşanabilecek<br />
olası sert koşullara karşı mükemmel<br />
direnç gösteren FLEXIDOME IP 7000 VR,<br />
bu sistemin önemli bir parçası. Diğer yandan<br />
zayıf ışıklandırılmış alanlarda ve diğer<br />
kameraların çoktan siyah beyaz çekime<br />
geçeceği durumlarda net ve renkli görüntüler<br />
sağlayan DINION IP starlight 8000<br />
MP kutu kamera da yine Avrasya Tüneli’ni<br />
gözleyen sistemde yer alıyor. Bu kamera,<br />
ilgili ayrıntıları kaydetme özelliğinin yanı<br />
sıra düşük çevre ışıklı yerlerde renk filtresine<br />
sahip akıllı video analizi sayesinde<br />
güvenliği önemli ölçüde artırıyor.<br />
Nesnelerin yerinin belirlenmesi, izlenmesi<br />
ve yakınlaştırma durumlarında AUTO-<br />
DOME IP 5000 HD hareketli kamera, HD<br />
kalitesinde mükemmel görüntüler sağlayan<br />
DINION IP 7000 HD kutu kamerayı<br />
tamamlıyor. Seçilen kameraların entegre<br />
akıllı video analizi, operatörlere hızlı ve<br />
otomatik bir şekilde kazaların belirlenmesinde<br />
yardımcı olarak, kurtarma ekiplerinin<br />
olay yerine hızlı ulaşmasını ve doğru<br />
yönlendirilmesini sağlıyor.<br />
İki katlı yol yapısı, tünelin arabalarla hızlı<br />
bir şekilde geçilmesini mümkün kılıyor.<br />
Bosch ise, beş kilometre boyunca 40<br />
farklı noktada tüneli izleyen bir kartlı geçiş<br />
sistemi sunuyor.<br />
Otomatik dedektörler, ses ve ışıklı uyarı cihazları<br />
ve yangın ihbar butonlarından oluşan<br />
5.500 noktalı Bosch Modüler Yangın<br />
Paneli 5000 serisi ise yangınların hızlı bir<br />
şekilde tespit edilmesini sağlıyor. Tünelin<br />
her tüpünde aralarında 50 metre mesafe<br />
bulunan 100 acil durum telefonu ve birkaç<br />
acil çıkış kapısı yolculara ek güvenlik<br />
sağlıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 19
Ankara Sivas Yüksek Hızlı Tren<br />
Viyadük İnşaatında PERI İmzası!<br />
Proje hakkında genel bilgiler:<br />
Proje<br />
: Ankara – Sivas YHT Hattı Elmadağ/Kayaş<br />
Kısmı Viyadük 1-2 <strong>Yapı</strong>m İşi<br />
Yeri<br />
: Lalahan Mevkii / ANKARA<br />
İşveren<br />
: ÇELİKLER HOLDİNG<br />
Ana Yüklenici Firma : TOR YAPI - TOLGA KARADENİZ<br />
Proje Bedeli<br />
: 8.000.000TL+KDV<br />
Kalıp sistemleri : PERI PD8 Döşeme Yük Kuleleri,<br />
Servis<br />
: PERI Ankara<br />
TOR YAPI – TOLGA KARADENIZ İNŞAAT 2005<br />
yılında altyapı ve konut projeleri ile sektörde ki<br />
hayatına başlamıştır. Firma kurulduğu yıldan<br />
itibaren İstanbul, Düzce, Muğla ve Trabzon<br />
şehirlerindeki konut projeleri, 2015 yilindan<br />
itibaren Kırıkkale, Ankara, Bursa ve Malatya<br />
şehirlerindeki ülkemizin önemli ulaştırma<br />
projelerinde yer almaktadır. TOR YAPI – TOL-<br />
GA KARADENİZ İNŞAAT ülkemizin önde gelen<br />
müteahhitlik firmalarının alt yüklenicisi olarak<br />
sektörde faaliyet göstermektedir. Bu anlamda<br />
firma, ülkemiz gündeminin en önemli yatırım<br />
alanlarından biri olan ulaştırma hizmetleri dalında,<br />
sektörün sayılı yüklenici firmalarından<br />
biri olma yolunda hızla ilerlemektedir.<br />
20<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Firma ortağı sayın Tolga KARADENİZ açıklamasında, projelerinde<br />
PERİ gibi bir dünya firmasının çözüm ortaği olarak firmaları<br />
ile calışmasının kendilerini ayrıca cesaretlendirdiğini bildirmiş<br />
ve gerek satın alma gerekse kiralama konusunda esnek ve<br />
hızlı çözümler üreterek kendilerine destek olan PERI KALIP VE<br />
İSKELELERİ ne teşekkürlerini iletmiştir.<br />
Proje, Ankara-Samsun yolu Mamak/Lalahan mevkiinde iki<br />
adet Viyadük yapım işidir. Viyadük-1, 638mt.<br />
uzunluğa 13 açıklığa, Viyadük-2 ise 430mt. uzunluğa ve 9<br />
açıklığa sahiptir. Viyadükler ard-germe method ile imal edilmektedir.<br />
Viyadüklerde açıklıklar 40-60mt arası uzunluklara<br />
sahiptir. Viyadük gövde genişliği 13,20mt. olup viyadükler<br />
üzerinde çift yönlü ray hattı çalışacaktır. Viyadük gövde altı<br />
yüksekliği 6-18m aralığında değişkenlik göstermektedir. Viyadükler<br />
Samsun yolunu iki noktada geçmek üzere projelendirilmiştir.<br />
Köprü gövdesini köprü ayaklarına mesnetleyen takozlar,<br />
tek yön istikamette çalışan yüksek sönümlemeli olarak<br />
dizayn edilmiş ve projelendirilmiştir.<br />
Ard-Germe köprüler imalat prosedüründe, uzun sureli teknik<br />
çalışmaları, birbirini takip eden zorlu imalat aşamalarını içermektedir.<br />
Bu aşamaların en önemli bölümü köprü taşıyıcı gövdesi<br />
imalatıdır. Projede köprü gövdesi, içi boş kesite sahip<br />
olup, değişen gövde kalınlığı sebebi ile m² de 1,56 – 9,10<br />
ton arasında beton yükü oluşturmaktadır. Bu yüksek yüklerin<br />
taşınmasında PERI PD8 yük kuleleri kullanılmıştır. Pro-<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 21
jede kullanılan PD8 sistem yük kuleleri<br />
150x150cm ve 150x125cm karelasyon<br />
planında kurulmuştur. PD8 yük kulelerinin<br />
yüksek yük taşıma kapasitesi sayesinde,<br />
az malzeme ile yüksek yüklerin emniyet<br />
ile taşınması sağlanmıştır. Gövde altında<br />
kuleler arasında ki mesafe bir istikamette<br />
140cm, diğer istikamette ise 85cm olarak<br />
projelendirilmiştir. Bu mesafeler yük<br />
kuleleri arasında geniş ve rahat çalışma<br />
alanları oluşturmuştur.<br />
Projede ki yüksek iskele yüksekliğinin emniyetle<br />
aşılmasında, PD8 yük kulelerinin<br />
zeminde kurulup vinç ile yerine yerleştirilebilmesi<br />
büyük katkı sağlamıştır. PD8 yük<br />
kuleleri birbirinden bağımsız olarak kurulmuş<br />
olup, yük kuleleri arasında ki yatay<br />
denge ise kulelerin birbirine boru ve boru<br />
kelepçeleri ile bağlanmasıyla sağlanmıştır.<br />
Yüksek yükler yük kulelerine, GT24<br />
ahşap kirişlerin mahya olarak kullanılmasıyla<br />
aktarılmıştır. GT24 ahşap kirişlerin<br />
hafif, dayanıklı ve yüksek yük taşıma kapasitesine<br />
sahip yapısı, projede işçiliğin<br />
azaltılmasında ve emniyetle yük aktarılmasında<br />
önemli rol oynamıştır.<br />
PROJEDE KULLANILAN PERI KALIP<br />
SİSTEMLERİ HAKKINDA TEMEL<br />
BİLGİLER<br />
PD8 SİSTEM MASA ve YÜK KULESİ<br />
PERI PD8 sistemi;<br />
temel olarak standart<br />
150cm genişliğinde<br />
R110 (110 cm<br />
yüksekliğinde), R150<br />
(150 cm yüksekliğinde)<br />
ve R180 (180 cm<br />
yüksekliğinde) çerçevelerden<br />
oluşur. Taban<br />
plakaları ve çerçeveler<br />
arasındaki<br />
bağlantı, ayarlanabilir<br />
spindle adı verilen<br />
bağlantı elemanı ile<br />
sağlanır. Spindelleri<br />
ayarlanabilmesi bize<br />
şantiyede çok hassas<br />
yükseklik ayarı<br />
yapmamıza olanak<br />
sağlar. Karşılıklı çerçeveler<br />
arasındaki<br />
bağlantı ise 1.25m<br />
ile 3.50m arasında<br />
değişen boylardaki<br />
diagonallerle sağlanır.<br />
Sistem üst tarafına monte edilen<br />
sırasıyla; panel, haçvarikafa, spindel ve<br />
de spindel ayarı için kullanılan jack-nut(-<br />
somun) ile bir ünite haline gelir. PD8 in temel<br />
özelliği; ana taşıyıcıların çerçeve veya<br />
diğer taşıyıcı ayaklara, tali taşıyıcıların da<br />
ana taşıyıcılara ara elemanlarla tesbit edilerek<br />
rijit ve tek parça haline getirilmesidir.<br />
PERI PD8 şantiyede tek bir sistemle 3<br />
ayrı çözümü sunar. Her biri için tip ruhsatlar,<br />
DIN ve EURO normlarına göre düzenlenmiş<br />
abakları mevcuttur.<br />
1.PD8 İN MERDİVEN KULESİ<br />
OLARAK KULLANILMASI:<br />
PERI PD8 100 m’ye kadar olan yüksekliklerde<br />
bile güvenli bir merdiven kulesi olarak<br />
kullanılabilir. PD8 merdiven kulesinde<br />
kullanılan parçalar diğer standart PD8<br />
elemanları ile aynıdır. Sadece merdiven<br />
modülü ilave olacaktır.<br />
2. PD8 MASA TİPİ DÖŞEME KALIBI:<br />
PERI PD8 alt ve üst spindle ların maksimum<br />
açılma boyuna ulaştığı durumlarda<br />
bile ağır yük taşınması gerektiği zaman-<br />
22<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
larda rahatlıkla kullanılabilir. PD8 ile<br />
oluşturulan döşeme kalıbı sisteminin<br />
uzunluğu ve toplam yüksekliği ayarlanabildiği<br />
için şantiyede çok büyük kullanım<br />
kolaylığı sağlar. Masa kalıbında PERI<br />
GT24 Kafes kirişleri ile VT20K dolu gövdeli<br />
kirişleri mahya ve veya ızgara olarak<br />
kullanılmaktadır. Bu sayede projenin<br />
elverdiği ölçüde büyük masa modülleri<br />
yapmak mümkündür. Tek bir ayak 8<br />
tona kadar emniyet ile yüklenebilir. PD8<br />
Masa Tipi döşeme kalıbı sistemi, ön<br />
montajla hazır hale getirilen 15-20m 2<br />
lik kalıplarla zaman ve işçilikten ekonomi<br />
sağlanmaktadır Ayrıca PD8 yatayda,<br />
ayaklarına takılan tekerlekler yada krikolu<br />
özel arabalar sayesinde, düşeyde<br />
ise vinçle taşınabilmektedir. Kirişli döşemelerde,<br />
zaman ve işçilik kaybına neden<br />
olan kiriş yanakları, masaya tesbit<br />
edilerek büyük avantaj sağlanmaktadır.<br />
Tecrübe ile ayda üç defa devredilebilir.<br />
Statik olarak müsade edildiği sürece<br />
masa aralarına bırakılan erken söküm<br />
bantları ve dikmeleriyle aylık devir sayısı<br />
dahada artırılabilir.<br />
3.PD8 YÜK İSKELESİ:<br />
PD8 sistem; masa kalıbının dışında döşeme<br />
kalıbı iskelesi olarak da kullanılabilir.<br />
Özellikle köprü, santral, sanayi<br />
ve su yapısı gibi kalın ve düzensiz planlı<br />
döşeme imalatlarında yüksek taşıma<br />
gücü, kolay ve hızlı kurulumu sayesinde<br />
tercih edilmektedir. İskelenin kurulmasını<br />
takiben PERI GT24 ve VT20K kirişleri<br />
ile döşeme ve/veya kiriş kalıbı iskelesi<br />
teşkil edilir. Gerekli yatay ve rüzgar yükü<br />
tedbirlerinin alınması koşulu ile her<br />
türlü yükleme değerine cevap verecek<br />
şekilde dizayn ve hesap edilebilen son<br />
derece fleksibıl bir sistemdir.<br />
Firma Ortağı Engin Coşkun’un yorumu;<br />
Ülkemizin doğuya açılacak Yüksek Hızlı<br />
Tren demir ağının, başkent Ankara çıkışında<br />
fiziken kritik öneme sahip zorlu bölgelerinde<br />
ki viyadük inşaatları işimizde, firmamızın<br />
emniyet kaygıları, iş güvenliğindeki hassasiyeti,<br />
titizlikte yürüttüğümüz çalışmalarda<br />
kalıp ve iskele alanında PERI ile çalışmamızda<br />
etken sebepler olmuştur. Emniyetli,<br />
ekonomik, hızlı ve teknik çözümlemeleri ile<br />
bize her daim yardımcı olan PERI’ye teşekkür<br />
ederiz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 23
PERI DUO<br />
Tek bir sistem ile<br />
perde, kolon ve döşeme imalatı<br />
DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />
sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />
yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />
sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />
perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />
Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />
DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />
ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />
kapasitesine sahiptir.<br />
<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />
tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />
DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />
alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />
kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />
sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />
çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />
elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />
arttırır.<br />
Advertorial<br />
DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />
Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />
de en aza indirir.<br />
Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />
olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />
kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />
malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />
tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />
azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />
DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />
bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />
ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />
alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />
derecede azalır.<br />
Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />
Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />
iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />
DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />
Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />
için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />
günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />
kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />
keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />
indirir.<br />
Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />
vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />
azaltılabilir.<br />
DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />
çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />
DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />
hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />
monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />
getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı
ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />
istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />
Bağlantı elemanları;<br />
, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />
, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />
, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />
kullanılır.<br />
DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />
imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />
monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />
DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />
kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />
Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />
bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />
doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />
sunar.<br />
Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />
DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />
elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />
bir şekilde değiştirilmesidir.<br />
DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />
yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />
ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />
Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />
edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />
Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />
DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />
gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />
Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />
Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />
2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />
Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />
Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />
takılır ve sonra çok amaçlı<br />
panele DUO köşe saplaması ile<br />
bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />
DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />
DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />
olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />
diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />
bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />
görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />
oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />
bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.
Yeni Havalimanı’na Doka’dan<br />
300 Tır Kalıp ve İskele<br />
Türkiye’nin en önemli projelerinden olan ve ilk etabının %64.5’i tamamlanan İstanbul’un yeni<br />
Havalimanı’ndaki inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu önemli projenin yüklenici<br />
firmaları Doka Kalıp İskele güvencesinde ilerlemeyi tercih etti.<br />
26<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Proje adı<br />
Bulunduğu yer<br />
Yatırımcı<br />
İnşaat Şirketi<br />
: İstanbul Yeni Havalimanı<br />
: Avrupa Yakası - Kuzey İstanbul.<br />
: İGA Havaalanları A.Ş.<br />
: Cengiz - Kolin - Limak - MAPA - Kalyon<br />
Ortak Girişim Grubu<br />
İnşaat başlangıcı : 1 Mayıs 2015<br />
Planlanan tamamlanma tarihi : 2018<br />
Proje alan büyüklüğü : 76.500.000 m²<br />
Kullanılan sistemler : d2 yüksek kapasiteli yük iskele sistemi,<br />
H20 Top ve Eco Serisi ahşap kiriş, Doka Universal Çalışma İskelesi ve<br />
Merdiven Kulesi, XP Kenar Koruma Sistemi, Geniş Yüzeyli Kalıp Top 50,<br />
Çerçeveli Kalıp Framax Xlife, Çerçeveli Kalıp Frami Xlife.<br />
2018 yılında yolcularını ağırlamayı hedefleyen<br />
dünyanın en büyük havalimanının<br />
inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Yıllık<br />
150 milyon yolcu kapasitesine sahip<br />
olacak olan İstanbul’un yeni havalimanından<br />
350’den fazla destinasyona uçuş<br />
yapması planlanıyor. Bu geniş uçuş ağı,<br />
yeni havalimanını hem dünyanın en büyük<br />
havalimanı hem de en önemli havacılık<br />
merkezlerinden biri haline getirecek.<br />
İstanbul’un Avrupa yakasında, Karadeniz<br />
kıyısındaki Tayakadın ile Akpınar köyleri<br />
arasındaki 76,5 milyon m 2 alan üzerinde<br />
yükselecek olan İstanbul Yeni Havalimanı<br />
projesinde de çoğu alt yüklenici firma;<br />
Doka güvencesinde ilerlemeyi tercih ediyor.<br />
10 milyar Euro’luk bir yatırım bedeli<br />
olan bu büyük projede Doka, projeye özel<br />
sağladığı mühendislik hizmeti ile birlikte<br />
proje için sağladığı 300 tır kalıp ve iskele<br />
sistemi ile büyük projelerin en güvenli ve<br />
hızlı çözüm ortağı olduğunu bir kez daha<br />
gözler önüne serdi.<br />
TS EN 12810 sertifikalı<br />
DokaUniversal Çalışma İskelesi ile<br />
güvenli ve hızlı çalışma:<br />
Proje, büyüklüğü, özel yapısı nedeniyle<br />
hızlı ve güvenli çözümler gerektiriyor. Tüm<br />
ürün ve hizmetlerinde güvenliği ön planda<br />
tutan Doka, bu projeye de sağladığı<br />
özelliklerle farkını ortaya koyuyor. TS EN<br />
12810 sertifikasına sahip DokaUniversal<br />
çalışma iskeleleri ve merdiven kuleleri ile<br />
projenin maksimum güvenlikte ilerlemesi<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 27
sağlanmış oluyor. Projenin en büyük zorluklarından<br />
biri ise yüksek kolon dökümlerinin<br />
güvenli bir şekilde sağlanabilmesiydi.<br />
Proje için kolonlarda kullanılmak<br />
üzere toplam 20 adet Doka Scaff çalışma<br />
iskelesi temin edildi. Çalışma iskelelerinin<br />
yanı sıra kullanılan merdiven<br />
kuleleri sayesinde işçilerin gereken yüksekliğe<br />
güvenli ve hızlı şekilde ulaşması<br />
sağlanmış oldu. Diğer taraftan ürünlerin<br />
flanşlı yapısı, projede çok yönlü çalışma<br />
iskelelerinin ve merdiven kulelerinin kurulumuna<br />
olanak sağladı.<br />
Yüksek Viyadük ve Terminal<br />
Binalarının İnşaatında Yüksek<br />
Kapasiteli Yük İskelesi d2 ile En<br />
Güvenli Çözüm<br />
Doka d2 yüksek kapasiteli yük taşıma<br />
iskelesi, yüksek kapasitesi ve ekstra<br />
et kalınlığı sayesinde döşeme ve kirişlerin<br />
dökümü için firmaların tercih sebebi<br />
oldu. PB1 alan iskelesi, otopark alanı ve<br />
yapımı devam eden terminal binası inşaatının<br />
yanı sıra 26,5 m yüksekliğinde ve<br />
1,5 m döşeme kalınlığındaki otopark viyadüğünün<br />
inşası da Doka d2 yük taşıma<br />
iskeleleri sayesinde maksimum güvenlikte<br />
gerçekleştirilmeye devam ediyor. Ayrıca<br />
sıcak daldırma galvanizli yapısı sayesinde<br />
uzun ömürlü olan iskele sistemi, ürünün<br />
aynı projede defalarca kullanılmasını ve<br />
hatta başka projelerde de uzun dönemler<br />
kullanılmasına olanak tanıyor. Yüksek<br />
taşıma kapasitesi ve uzun ömürlü olması<br />
ile rakip ürünlerin önüne geçen Doka d2<br />
yük iskelesi firmalara bu yönüyle ciddi maliyet<br />
avantajı ve güvenli çalışma garantisi<br />
sağlıyor. Projede kullanılan bir diğer Doka<br />
ürünü olan XP Kenar Koruma Sistemi ise<br />
terminal binasının yapımında maksimum<br />
güvenlikte çalışma ortamının yaratılmasını<br />
sağlamış oldu. Hızlı ve kolay kullanıma<br />
sahip panel korkuluklar sayesinden masa<br />
kalıpların esnasında ciddi zaman tasarrufu<br />
sağlandı.<br />
28<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
XP Kenar Koruma Sistemi, geniş boşluk<br />
alanları ve uzunlukları ile Doka kalıp sistemlerine<br />
mükemmel uyum sağlayan ve<br />
statik olarak optimize edilmiş kapsamlı<br />
güvenlik çözümüdür. Farklı bağlantı parçaları<br />
ve mantık sıralı kurulum özelliği<br />
sayesinde değişen taleplere hızlı ve mükemmel<br />
adaptasyon sağlar.<br />
12 metrelik Doka H20 Eco ile uzun<br />
perde montajları ve Framax Xlife ile<br />
yüksek perde dökümleri<br />
Merdiven perdesi ve dış toprak perdesi<br />
dökümlerinde kullanılmak üzere temin<br />
edilen 1500 m 2 geniş yüzeyli Top 50 kalıp<br />
sisteminin yanı sıra, iki firmaya da<br />
Doka ahşap kiriş ürün gamından iki farklı<br />
Doka H20 ürünü temin edildi. Yüksek<br />
basınca dayanıklı geniş yüzeyli kalıp Top<br />
50, 12 metre yüksekliğinde perdelerin<br />
dökümüne olanak sağlarken, terminal binası<br />
inşasında kullanılmak üzere tedarik<br />
edilen 12 metrelik Doka H20 Eco ürünü<br />
sayesinde uzun perde montajları hızlı ve<br />
kolay şekilde gerçekleştirildi.<br />
Kiriş ve döşemelerin dökümünde kullanılan<br />
2000 m 2 Doka H20 Top serisi sahip<br />
olduğu patentli koruma başlıkları ve ürünün<br />
içine entegre edilen şok emici sayesinde<br />
firmaya uzun süreli kullanım olanağı<br />
sağlamış oldu. Ayrıca ürünün sahip<br />
olduğu koruma başlıkları sayesinde ürünlerde<br />
yüksekten düşme sonucunda ortaya<br />
çıkabilecek herhangi bir hasar veya<br />
kırılma engellenmiş olur. Bu da ürünün<br />
daha uzun ömürlü olmasını sağlayarak<br />
firmaya uzun süreli kullanım olanağı ve<br />
maliyet avantajı sağlar. Taşıyıcı kirişlerde<br />
bulunan işaretler ise kurulumun hızlı ve<br />
güvenli şekilde yapılmasına olanak tanır.<br />
Bir diğer Doka sistemi Çerçeveli Kalıp<br />
Framax Xlife ise; yüksek basınca dayanıklı<br />
yapısı sayesinde inşaatı devam<br />
eden servis tünellerinin 9 metrelik perde<br />
dökümlerinin maksimum güvenlikle ve<br />
hızla gerçekleştirilmesini sağlıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 29
İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinde<br />
TMS KALIPLARI<br />
Hızla gelişen teknolojiyle beraber, her<br />
alanda olduğu gibi, inşaat sektörü de<br />
daha hızlı, optimal ve etkili çözümlerle hayata<br />
değer katmaya devam ediyor. Gerek<br />
yaşamımızı kolaylaştıran sanat yapıları,<br />
gerek onlarca seçenekli konut projeleri<br />
olsun, inşaat dünyası sunduğu imkanlarla<br />
her geçen gün kendini geliştirmektedir.<br />
Tüm bu inşaat projelerinin yapı taşlarından<br />
olan kalıp ve iskele sistemlerinin,<br />
hızla gelişen inşaat teknolojisinden geri<br />
kalması beklenemezdi.<br />
Bizler de TMS olarak , inşaat firmalarının<br />
projelerine en uygun ve en ekonomik çözümü<br />
sunmak için 1973 senesinden bugüne<br />
özveriyle ve yenilikçi bir yapıyla çalışmakta,<br />
çözümlerimizi geliştirmekteyiz. Uluslararası<br />
arenada referans olabilecek çok<br />
büyük çaplı projelerde başarılı bir şekilde<br />
çalıştık ve çalışmaktayız. Yaptıklarımızdan<br />
firmamız ve ülkemiz adına gurur duyuyor<br />
ve yapacaklarımızın teminatı olduğunun<br />
altını çiziyoruz.<br />
Proje Hakkında Genel Bilgiler:<br />
Proje<br />
: HALK GYO<br />
Proje Tipi : İŞ MERKEZİ<br />
Konum<br />
: Ümraniye / İstanbul<br />
Yatırımcı Firma : HALK GYO<br />
Alt Yüklenici Firma : ÖMSA<br />
Kalıp Sistemler : TMS Kalıp & İskele Sistemleri<br />
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda<br />
yürütülen İstanbul Uluslararası Finans<br />
Merkezi projesinin en büyük paydaşlarından<br />
biri olarak, proje dahilindeki arsa<br />
üzerinde hayata geçirilecek olan HALK<br />
GYO projesi 46 ve 34 katlı iki ofis kuleden<br />
oluşmaktadır.<br />
TMS tarafından sağlanan kalıp ve<br />
iskele sistemleri(34 Katlı ofis kulesi<br />
için);<br />
Simpex Kolon&Perde Kalıbı;<br />
TMS SIMPEX Kolon Kalıplarının farklı yükseklik<br />
ve kesitlere kolay adapte edilebilir<br />
olması, vinç ile kullanılan sistemler arasında<br />
ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasını<br />
sağlamıştır. Sistemi oluşturan düşey<br />
KAUFMANN HT-20 Plus Ahşap Kirişlerin<br />
ve YK Çelik kuşaklarının ara mesafeleri<br />
değiştirilerek yüksek beton basınçlarına<br />
ve beton döküm hızlarına göre sistemi<br />
dizayn etmek mümkündür. Villalar, Konut<br />
Projeleri, Yüksek <strong>Yapı</strong>lar, Endüstriyel İnşaatlar,<br />
Yol Projeleri, Arıtma Tesisleri, Enerji<br />
Projeleri gibi birbirinden çok TMS TRK tırmanma<br />
iskeleleri ve şaft platformları ile<br />
tırmandırılabildiği gibi TMS CLIMBEX hidrolik<br />
tırmanır sisteme de adapte edilebilmektedir.<br />
SIMPEX sisteminin getireceği kolaylıklar;<br />
• Az parçayla çok iş,<br />
• Ön montaj, kurum ve şakule alma kolaylığı,<br />
• Farklı panellerin bir araya getirilerek daha<br />
30<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
büyük panoların deplase edilebilmesi,<br />
• Kamalarla sabitlenen panoların arasında<br />
beton sızmasının önlenir olması,<br />
• Ahşap kiriş, çelik kuşak ve saplama mesafeleri<br />
değiştirilerek istenen dayanımların<br />
elde edilmesi.<br />
• Eğri yüzlü perdelerin bile sistemle kalıplanabilir<br />
olması.<br />
Vinc’i 80 Kolon Kalıbı<br />
masif olup bir yandan çerçeveyi sağlamlaştırmakta<br />
ve diğer yandan da panonun,<br />
bir levye veya insaat demiri ile yer değiştirmesini<br />
sağlamaktadır. Bunun dışında bu<br />
köşelerdeki delikler kolay ve çabuk nakliye<br />
için kullanılmaktadır. Panolarda konik<br />
olarak açılmış ankraj delikleri DW15’lik<br />
tie-rod kullanımı için uygun olup 80 kN/<br />
m2’ye kadar beton basıncını karşılamaktadır.<br />
Perdeler VINC’I panolar, Tamon kilit,<br />
SAH tie-rod, VINC’I vinç kulbu, tipi beton<br />
döküm konsolları, çiftli itme-çekme tipi<br />
payanda ve pabuçlarından oluşmaktadır.<br />
Cirex Dairesel Kolon Kalıbı:<br />
CIREX Dairesel Kolon Sistemi panoları düşeyde<br />
burulmaya mukavim VINC’I 70 çelik<br />
profillerden oluşmuş olup, kalıp alt ve üst<br />
flanşları lazer kesimli saçlardan meydana<br />
gelmektedir. CIREX panoları çelik yüzeyli<br />
olup uzun ömürlüdür. Düşey çelik çerçeve<br />
profili elemanın istenilen her çerçeve<br />
noktasında bir diğeri ile bağlantısını temin<br />
edecek şekilde tasarlanmıştır. Kalıp yüksekliği<br />
ve beton basıncına uygun olarak<br />
kilit sayısının artırılması mümkündür. CI-<br />
REX dairesel panoları yuvarlak kenarlı perde<br />
kolonlar oluşturulabilmesi için VINC’I<br />
perde kolon sistemi ile birebir uyumludur.<br />
Muhtelif kesit ve ebatlarda ve hatta özel<br />
imalat panolar mevcuttur.<br />
RAM TEK YÜZ GÖNYE PAYANDA<br />
SİSTEMİ<br />
Perde ve Kolon Sistemi panoları kapalı<br />
torsiyona mukavim çelik çerçevelerden<br />
oluşmuş olup enlemeler kutu profillerden<br />
yapılmıştır. VINC’I panolar plastik yüzeyli<br />
plywood WISA®-Form Elephant veya plywood<br />
kaplıdır. Çelik çerçeve profili elemanın<br />
istenilen her çerçeve noktasında bir diğeri<br />
ile bağlantısını temin edecek şekilde<br />
tasarlanmıştır.<br />
Perde Pano genişlikleri 30, 45, 60, 75,<br />
90, 120, 240 cm – Kolon Pano genişlikleri<br />
75, 90, 105, 120 cm ve yükseklikleri<br />
ise 330, 300, 270, 180, 150,120 cm olarak<br />
seçilmiştir. Bütün panoların köşeleri<br />
Tek yüz perde dökümünde RAM Gönye<br />
Payanda Sistemi zeminden destek alarak<br />
gerekli dayanımı sağlamaktadır. RAM,<br />
SIMPEX ve VINC’I sistemlerimizle birlikte<br />
kullanılabilmekte olup RAM 300 ile 3.5m,<br />
RAM 300 ve eklentileri ile 10m yüksekliğe<br />
kadar tek yüzlü beton dökümü yapılabilmektedir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 31
Çözüm Ortağı<br />
TRK 160-240 Tırmanma Konsolları<br />
Yüksek perde, kolon, şaft vb. yapılarda<br />
TRK 160 ve TRK 240 tırmanma konsollarımız<br />
VINC’I, SIMPEX, MULTIX, HAND’I v.b.<br />
kalıp sistemlerimiz ile birlikte güvenle kullanılabilmektedir.<br />
Her iki sistemde de rüzgar bağlantısı, alt<br />
sepet vb. uygulamalar mümkündür.<br />
TRK 240 tırmanma konsolu kolay hareket<br />
ettirilen araba sistemi, yatay ve düşey hassas<br />
ayar mekanizması gibi opsiyonel özelliklere<br />
de sahiptir.<br />
TMS MK-H 150 Masa Döşeme Kalıbı:<br />
MKH Sistemi, Masa Kalıbı olarak kurulduğunda hızlı devir<br />
periyodları sağlarken, müstakil taşıyıcı kule veya mütemadi<br />
döşeme iskelesi kurumlarında yüksek taşıma kapasitesi<br />
ile yüksek ve ağır döşeme kalıbı ihtiyaçlarına cevap vermektedir.<br />
MKH Sistemi, ayrıca son derece emniyetli Merdiven<br />
Kulesi sisteminin de ana elemanlarını oluşturmaktadır.<br />
MKH sistem elemanları ile çok farklı boyutlarda Masa Kalıbı<br />
oluşturmak, değişken döşeme alanlarına ve taşıma kapasitelerine<br />
uygun tasarımlar yapmak mümkündür. İskele<br />
kurumu dilli pimlerle son derece basit ve hızlı olarak yapılabilmektedir.<br />
Değişken döşeme yüksekliklerine adaptasyon<br />
modül ilave ve eksiltmeleri ile kolayca yapılabilirken, işin<br />
hızını artırmak için MKH Masa ve Kuleleri vinç ile deplase<br />
edilebilmektedir.<br />
Projesi kapsamında hali hazırda devam eden bölge<br />
için toplamda;<br />
Çözüm ortağı olmaktan gurur ve mutluluk duyduğumuz<br />
Ömsa İnşaat ile çalışmalarımız başarılı bir şekilde devam<br />
etmektedir. Kalıp sistemlerimizin yanı sıra , “Hidrolik Tırmanır”<br />
ve “ Rüzgar Koruma Perdesi” sistemlerimiz ile tedarikçisi<br />
olduğumuz tüm firmalarla sorunsuz bir şekilde,<br />
özveriyle ve mutlulukla çözümler üretmeye devam etmekteyiz.<br />
32<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Piyalepaşa İstanbul Projesi<br />
ÖZLER Kalıp ve İskele<br />
Sistemleri ile yükseliyor<br />
Beyoğlu’nda 82 dönüm arazi üzerine kurulan Piyalepaşa İstanbul, konut, ofis, otel ve<br />
caddeye geniş cepheli Alışveriş Sokağı’yla İstanbul’un prestijli bir projesi olarak yükseliyor.<br />
Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü<br />
Sn. Devrim Karabulut ile yapmış olduğumuz<br />
söyleşide Piyalepaşa projesinde ÖZLER olarak<br />
temel aşamasından dış cephe çalışmalarına<br />
kadar tüm aşamalarda projeye önemli bir mühendislik<br />
hizmeti ve malzeme desteği verdiklerini<br />
söyledi. Kaba <strong>Yapı</strong> imalatlarından cephe<br />
kaplama imalatlarına kadar projenin her safhasında,<br />
konusunda uzman mühendisleri ve teknik<br />
ekibiyle birlikte bu seçkin projede yer alan<br />
firmalara ihtiyaçları doğrultusunda çözümler<br />
üreterek projeye ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri<br />
olarak katkı sağladıklarını belirten Sayın<br />
Karabulut, kullandıkları sistemler hakkında bizlere<br />
kısaca bilgiler aktardı.<br />
34<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Devrim Karabulut / Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü<br />
Piyalepaşa Projesinden sorumlu Özler teknik<br />
ekibin kaba yapı sorumlusu firmanın<br />
taleplerini karşılayabilmek adına düşey kalıplarda,TIMBERFORM<br />
Ahşap Kirişli Kalıp<br />
Sistemlerini bu proje için uygun görmesi<br />
sonucu çalışmalarının bu sistem üzerine<br />
yoğunlaştığını aktaran Karabulut, projede<br />
standart kolon ve perde kalıplarının dışında<br />
ayrıca Dairesel Perde Kalıplarının, Shaft<br />
Platformlarının, Tek taraflı Perde Kalıplarının<br />
ve Tırmanma kalıbı sistemlerinin de<br />
kullanıldığını söyledi.<br />
Projede yatay kalıp olarak SLABFORM<br />
Masa Tipi kalıp altı iskele sistemlerini<br />
kullandıklarını belirten Karabulut, bu sistemin<br />
kullanılması ile birlikte daha hızlı ve<br />
daha güvenli bir kurulumla beraber işçilik<br />
maliyetlerinin de minimum seviyede tutulduğunu<br />
söyledi. Bu projede olduğu gibi<br />
diğer tüm projelerde de, yapılan tüm tasarımların<br />
statik hesaplarla desteklendiğini,<br />
uygulama projeleri ile beraber bu hesapların<br />
şantiye Teknik Ofisine sunulduğunu<br />
belirtti. Projede görev alan mühendislerinin<br />
tasarımları, minimum malzeme ile maksimum<br />
verimliliği sağlamak adına iş güvenliği<br />
ilkelerinden de sapmayarak yaptıklarına<br />
vurgu yaptı.<br />
Karabulut, projenin yükselmeye başlaması<br />
ile oluşan yeni ihtiyaçlara, FORMDECK malzeme<br />
çıkartma platformları ve SAFETYNET<br />
güvenlik ağı konsolları ile çözümler üreterek,<br />
Piyalepaşa projesinin her aşamasına<br />
katkı sağlamayı sürdürdükleri özellikle<br />
belirtti. Projenin hızla yükselmeye devam<br />
ettiği bu günlerde ÖZLER olarak kaba inşaatı<br />
tamamlanan A,B ve M bloklarda<br />
dış cephe SAFETYSCAFF güvenlikli iskele<br />
sistemleri ile projede yeni bir döneme girdiklerini<br />
anlatan Karabulut, dış cephede<br />
özellikle güvenlikli ve işçi sağlığını öne çıkaran,<br />
gerektiğinde yerinde tespitlerle en<br />
doğru çözümlere ulaşan, kapsamlı ve tam<br />
bir mühendislik hizmeti verdiklerini söyledi.<br />
Bu konuda ÖZLER’in hizmet firması olan<br />
İKS İSKELE A.Ş ‘den çok önemli katkılar<br />
aldıklarını, kurulum hizmetinin de İKS tarafından<br />
sağlandığını, en doğru tabirle şantiyeye<br />
anahtar teslim hizmet verdiklerini bir<br />
kez daha vurguladı.<br />
Karabulut bir çok ödül almış olan PİYALE-<br />
PAŞA İSTANBUL projesinde, ÖZLER’in birbirinden<br />
farklı kalıp ve iskele sistemi ile projenin<br />
başından sonuna her aşamasında yer<br />
alıp, çözüm ortağı olmasından dolayı büyük<br />
bir mutluluk duyduğunu belirtti.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 35
Çözüm Ortağı<br />
İstanbul’da yapılacak dünyanın en büyük<br />
havaalanının altyapı bağlantıları R&M’e emanet<br />
Bilişim ve iletişim altyapılarına<br />
özel kablolama teknolojileri<br />
geliştiren İsviçre merkezli<br />
Reichle & De-Massari (R&M),<br />
İstanbul’un yeni havaalanının<br />
son teknolojiler kullanılarak<br />
kurulacak network’ünün kablo<br />
altyapı tedariğine başladı.<br />
R&M yenilikçi kablo altyapısı<br />
yeni havaalanının en kritik<br />
BT sistemleri için güvenilir<br />
ve yüksek performanslı<br />
bir platform olarak hizmet<br />
verecek.<br />
İstanbul’un yeni havaalanı şehrin kuzeyinde<br />
76,5 milyon metrekarenin üzerinde bir<br />
alanda 4 faz halinde inşa ediliyor. İlk fazın<br />
2018’de bitirilmesi planlanıyor ve bittiğinde<br />
2 pistiyle 90 milyon yolcuya hizmet verebilecek.<br />
Tamamen bitirildiğindeyse 350<br />
noktaya uçuşun gerçekleştirileceği havaalanında<br />
yılda 200 milyona yakın yolcuya<br />
hizmet verilebilecek. İstanbul’un yeni havaalanı<br />
4 fazı bittiğinde 6 aktif pistle 250<br />
uçağa hizmete verecek ve 18.000 araçlık<br />
otoparka sahip olacak. Modern hava taşımacılığında<br />
artan şekilde BT sistemlerinin<br />
kullanılması ve ona olan bağımlılık, yüksek<br />
performanslı kablo ağının tüm iç ve<br />
dış telekomünikasyon yanında diğer operasyonel<br />
uygulamalar ve hizmetler için de<br />
kritik bir platform olmasına neden oluyor.<br />
R&M CEO’su Michel Riva, İstanbul’daki<br />
yeni havaalanının bölgedeki en büyük projeleri<br />
olmasının yanında dünyada da dahil<br />
oldukları en büyük projelerden biri olduğunu<br />
belirtti.<br />
Birinci fazın yapım aşamasında R&M, toplam<br />
uzunluğu 4.500 km olan bakır kablo<br />
ve 1.600 km’yi aşan fiber optik kablo<br />
sağlayacak. Şirket, havacılık sektörü için<br />
gerçekleştirdiği büyük çaplı projelerde<br />
elde ettiği derin uzmanlık sayesinde kablo<br />
altyapısını 2018’in ilk çeyreğinde bitirmeyi<br />
hedefliyor. Bu yüksek performanslı kablo<br />
ağı güvenlik, polis ve gümrüğün ICT altyapısını<br />
da içeren kilit havaalanı sistemlerini<br />
birbirine bağlayacak ve destekleyecek. Bu<br />
sistemlerin her biri kendine özel renk kodlaması<br />
da dahil olmak üzere çeşitli uyarlamalara<br />
ihtiyaç duyuyor. Toplam kurulacak<br />
RJ45 portlarının sayısı projenin ilk fazında<br />
90.000’i geçecek. Yeni havaalanını inşa<br />
eden İGA, en kritik veri merkezi altyapısını<br />
dünyanın en yüksek yoğunluktaki fiber<br />
kablo yönetim çözümü olan R&M’in en<br />
son ve en yenilikçi çözümü Netscale’i de<br />
içeren ürünleriyle tasarladı. Havaalanının<br />
çok büyük boyutları göz önüne alındığında<br />
R&M, tüm kablo altyapısını merkezileştiren<br />
ve otomatikleştiren, üstün altyapı yönetim<br />
çözümü R&MinteliPhy ile de destekliyor.<br />
Bu sayede yönetim çok kolaylaşırken<br />
İGA’nın BT ekibi de ihtiyaç duyulduğunda<br />
ağı hızla ve rahatlıkla ölçeklendirebilecek.<br />
36<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Batı Afrika’nın ilk Yeşil Binasında<br />
Coolflex damgası<br />
Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil binası olan One Airport Square Alışveriş merkezi’nde<br />
ISIDEM Yalıtım’ın LEED sertifikalı tesislerde ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk<br />
köpüğü ürünleri kullanıldı.<br />
Ulusal ve uluslararası birçok prestijli projede<br />
tercih edilen ISIDEM Yalıtım’ın Coolflex<br />
markalı elastomerik kauçuk köpüğü<br />
ürünleri, Gana’nın başkenti Akra’da inşa<br />
edilen ve Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil bina<br />
olma özelliği taşıyan One Square Airport<br />
Alışveriş Merkezi’nin ısıtma soğutma ve<br />
havalandırma sistemlerinin ekipman yalıtımlarında<br />
kullanıldı. 2014 yılı Afrika Uluslararası<br />
Gayrmenkul Ödülü sahibi One<br />
Square Airport Alışveriş Merkezi, Kotoka<br />
Uluslararası Havaalanı’na birkaç dakika<br />
uzaklıkta bulunuyor.<br />
ISIDEM Yalıtım’ın Eskişehir’de bulunan en<br />
ileri üretim teknolojisine sahip tesislerde<br />
ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk köpüğü<br />
hem yurtiçinde hem de yurtdışında<br />
birçok konut, konut dışı binalar ve endüstriyel<br />
sanayi tesislerinde tercih ediliyor.<br />
Sektörün en yüksek su buharı<br />
difüzyon direnç katsayısı ISIDEM<br />
Coolflex’te<br />
Coolflex ürünü Yüksek Su Buharı Difüzyon<br />
Direnci Katsayısı ile korozyon riskini minimuma<br />
indirmek adına μ ≥ 10.000 değeri<br />
ile üretiliyor. Bu değer şu ana kadar TSE<br />
tarafından tescillenmiş ürünler arasında<br />
sektörün en yüksek su buharı difüzyon<br />
direnç katsayısı olma özelliği taşıyor. Kapalı<br />
gözenekli ve homojen dağılımlı hücre<br />
yapısı sayesinde uygulandığı tesisatlarda<br />
maksimum termal performans ve yoğuşma<br />
kontrolü sağlayan Coolflex ürünleri,<br />
TS EN 13501-1 yangın yönetmeliğine göre<br />
levhalarda B,s3-d0, borularda BL,s2-d0<br />
yangın performansıyla uluslararası standartlara<br />
uygunluğuyla öne çıkıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 37
Çözüm Ortağı<br />
YENİ ELEVETOR ®<br />
Nitelikli dolgu için kör kalıp sistemi<br />
H: 15-250 cm<br />
YENİ ELEVETOR ile 15’den 250 cm’ye<br />
kadar değişen yüksekliklerde her türlü<br />
nitelikli dolgu yapılabilir. Ürünler tek kullanımlık<br />
‘kör kalıp’ olarak kullanılırlar ve<br />
betona şekil vererek döşemeyi taşıyan<br />
yüzlerce betonarme kemer, kubbe ve<br />
onları destekleyen sütunlar oluştururlar.<br />
Büyük açıklıklarda minimum imalat ile döşemeyi<br />
taşıyan betonarme bir yapı oluşturulur.<br />
Sistem alternatif dolgulara kıyasla<br />
benzersiz nakliye, yatay-dikey taşıma ve<br />
yer tasarrufu sağlar. Örneğin; 50 kamyon<br />
gazbetonluk bir dolgu, 1 kamyon kör<br />
kalıpla yapılabilir. Kolay ve hızlı (20 m 2 /<br />
adam-saat) kurulumu sayesinde inşaat<br />
süresi ciddi oranda kısalır. Döşeme imalatında<br />
kullanılan beton, demir ve diğer tüm<br />
dolgu malzemelerinden tasarruf sağlanır,<br />
tüm yapı hafifler. Kör kalıpların oluşturdukları<br />
boşluklar, havalandırılabilir ve her<br />
türlü mekanik/elektrik tesisat geçişi yapılabilir.<br />
Kesilerek ayarlanabilen PVC sütunlar<br />
sayesinde her türlü kademe ve rampa<br />
yapılabilir. Geri dönüşümlü polipropilen ile<br />
üretilen kör kalıplar projeye LEED puanı da<br />
kazandırırlar.<br />
38<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Mersin New City,<br />
EVOMAX kazanları tercih etti<br />
Duvar tipi yoğuşmalı kazan ısıtma pazarının Türkiye‘deki aktif oyuncularından biri olan<br />
EVOMAX’ın, tercih edildiği prestijli marka projelere New City de eklendi.<br />
Termo Teknik , Mersin’de Körükçüoğlu İnşaat<br />
tarafından yürütülen New City Projesi’nin<br />
ısıtma ihtiyacının belirlenmesinden,<br />
projelendirilmesine kadar tam destek<br />
verdi. Böylece, bir yandan inşaat için en<br />
uygun ısıtma seçeneği sunulurken, bir<br />
yandan da enerji verimliliğine katkıda bulunuldu.<br />
Termo Teknik, EVOMAX kazanları<br />
tercih eden yetkili satıcıları ve müteahhitlere<br />
geniş teknik destek veriyor.<br />
2 blokta 86 daire ısıtması<br />
New City konutlarında, 2 blok içinde bulunan<br />
300 m2 genişliğinde 86 adet dairenin<br />
ısıtılması kazan dairesinden sağlanıyor.<br />
Projede, binanın ısıtılmasında<br />
alüminyum radyatör kullanılırken, ısıtma<br />
için gerekli olan sıcak su her blok için<br />
1500 litrelik 2 adet sıcak su boylerleri<br />
ile tedarik ediliyor.<br />
Yüksek kapasite kazan seçimi ile<br />
alan tasarrufu<br />
Kazan dairesindeki minimum alan kullanım<br />
gerekliliği nedeniyle EVOMAX 160 kW<br />
yüksek kapasiteli kazanlar tercih edildi,<br />
böylelikle kullanılan kazan adedi azaltılarak,<br />
kazan dairesi alanından en verimli<br />
şekilde yararlanıldı.<br />
İki bloğun mahal ısıtmasının 4 adet EVO-<br />
MAX 160 kW kazan ile sağlandığı New<br />
City’de binanın ısıtma ve sıcak su ihtiyacını<br />
yönetmek amacıyla kaskad kontrol<br />
paneli uygulaması yapıldı, böylece kontrol<br />
panelinin 4 adet kazanı anlık ihtiyaca göre<br />
kontrol etmesi sağlandı.<br />
40<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Çözüm Ortağı<br />
Tarihi renovasyonun tercihi Bostik oldu<br />
Yaklaşık beş yüz yılık bir öğrenim geçmişine sahip olan ülkemizin en köklü eğitim<br />
kurumlarından Galatasaray Üniversitesi’nin renovasyon çalışmaları devam ediyor.<br />
Yeni eğitim dönemine yetiştirilmesi planlanan çalışmalar kapsamında üniversitenin<br />
tarihi dokusunu ve zaman darlığını göz önüne alan yetkililer, birinci derece kültür varlığı<br />
statüsündeki binanın onarımında Bostik ile iş birliğine gitti.<br />
Yaklaşık beş yıl önce yaşanan talihsiz yangın,<br />
İstanbul’un Ortaköy semtinde yer alan Galatasaray<br />
Üniversitesi’nin tarihi dokusuna büyük<br />
zarar verdi. Feriye Sarayları olarak da bilinen<br />
ve Çırağan Sarayı’nın müştemilatı olan binayı<br />
kullanılamaz hale getiren yangın sonrası onarım<br />
çalışmaları hız kazandı. Kampüs alanında,<br />
içerde / dışarda, açık hava gezi mekânlarında,<br />
zemin ve duvar için özel tasarlanmış kaplama<br />
malzemelerinin yapıştırılmasında tercih edilen<br />
marka Bostik Cerabest Gold oldu.<br />
Bostik’ten yapılan açıklamada, kullanacak<br />
ürünün Galatasaray Üniversitesi’nin tarihi dokusuyla<br />
uyumunun ve bu kültür mirasını geleceğe<br />
taşıyabilecek dayanım ve performansa<br />
sahip olmasının öncelikli tercih sebebi olduğu<br />
söylendi. Kısıtlı zaman diliminde gerçekleşmesi<br />
gereken renovasyon işlerinde kullanılacak<br />
malzemenin hızlı uygulanabilir olmasının da<br />
çok önem taşıdığının belirtildiği açıklamada<br />
şöyle denildi: “Kampüsün denize sıfır konumu<br />
sebebiyle yapıştırmada kullanılacak malzemenin<br />
neme ve suya dayanıklılığı da diğer bir olmazsa<br />
olmaz kriter idi. Tüm bu özellikleri bünyesinde<br />
barındıran Bostik Cerabest Gold, tarihi<br />
yapı için seçilen ürün oldu. Uygulayıcı Bostik<br />
bayisi Fıçıcılar İnşaat ve <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong>leri Ltd.<br />
Şti’nin yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki<br />
uzmanlığı da bu özel projede Bostik olarak yer<br />
almamızda önemli bir etken oldu.”<br />
Bostik Cerabest Gold’un teknik<br />
özellikleri<br />
TS EN 12004’e göre üretilen, seramik, çini,<br />
fayans vs. kaplama malzemelerini zemine<br />
veya duvara yapıştırmak için kullanılan, suya<br />
ve neme dayanıklı, uzun çalışma süresine sahip,<br />
düşeyde kayma yapmayan, esnek, çimento<br />
esaslı bir yapıştırma harcıdır.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 41
Sektörel<br />
İş kıyafetlerinde<br />
öncelik iş sağlığı ve güvenliği<br />
Oğuzhan Dadaş / Form Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi<br />
İş kıyafetlerinin iş sağlığı ve güvenliği gibi ihtiyaçlara cevap<br />
verecek nitelikte üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Form<br />
Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi Oğuzhan Dadaş, “İş kıyafetleri<br />
sadece kumaştan ibaret olmamalı aynı zamanda çalışanın<br />
güvenliğini de sağlamalı” diyerek Türkiye’nin hala daha bu<br />
konuda eksik olduğuna değindi.<br />
Dünyada ve Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği<br />
konusuna gün geçtikçe daha da<br />
önem verilmeye başlandı. Bununla birlikte<br />
özellikle çalışanların iş kazalarının<br />
sıfıra indirilmesi için yapılan önlemler ve<br />
çalışmalar artık iş kıyafetlerine de yansıdı.<br />
Gerek gelişen teknolojiye gerekse konuya<br />
verilen hassasiyetler doğrultusunda<br />
üretimler gerçekleştirdiklerini dile getiren<br />
Oğuzhan Dadaş, iş sağlığı ve güvenliği konusunda<br />
Avrupa ile aynı düzeye gelmeye<br />
çalıştıklarını söyleyerek çalışanların gün<br />
boyu üzerinde bulundurdukları kıyafetlerin<br />
de bu şartlara uygun olması gerektiğine<br />
vurgu yaptı.<br />
“İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ<br />
DENETİMLER AZ”<br />
Türkiye’deki iş güvenliğinin özellikle maden<br />
kazalarından sonra daha da arttırıldığını<br />
vurgulayan Dadaş, “tabi son zamanlarda<br />
iş güvenliği artık daha çok ön plana<br />
çıkmaya başladı. Bu konuda özellikle inşaat<br />
sektörü çok sıkı bir denetimde. Fakat<br />
yine de bu denetimler hala daha az. Büyük<br />
kurumsal inşaat firmaları korunma amaçlı<br />
bu kurallara ve tedbirlere uyuyor yalnız küçük<br />
kapsamlı inşaatlarda daha bu durum<br />
gelişmedi. Baret ve çelik burunlu ve korumalı<br />
ayakkabılar kullanılmıyor. Bunların<br />
kullanılması da her inşaatta şart” diyerek<br />
konunun önemine vurgu yaptı. İş elbiselerinin<br />
kişisel koruyucu donanım ürünleri<br />
özelliğinin alması ile birlikte el, ayak, göz<br />
ve kulak gibi birçok organın korunması gerektiğinin<br />
artık şart olduğunu dile getiren<br />
Dadaş, “Mesela dışarıda çalışan işçiler<br />
için reflektif kıyafetler, kaynak ve demir<br />
saç yapanlar için yanmaz özelliği olan kumaşlardan<br />
elde edilen kıyafetler, medikal<br />
ve gıda sektörü içerisinde lekeleri kolay çıkaran<br />
ve çok ütü istemeyen kumaşlar gibi<br />
kendi içerisinde fazlaca önemli detaylar<br />
var. Bunun yanı sıra sadece kumaşların<br />
özellikleri değil sahip olduğu yapı ile birlikte<br />
çalışanın sağlığı da artık korunuyor”<br />
ifadelerini kullandı.<br />
“İŞ KIYAFETLERİNİ GİYİMDEN<br />
ÇIKARIP KORUMA VE TEKNİK<br />
ÖZELLİKLERİNE ÖNEM VERİYORUZ”<br />
Gelişen ve yenilenen teknolojilerin de zamanla<br />
iş kıyafetlerine yansıdığına değinen<br />
ve bu konudaki gelişmeleri yakından takip<br />
ettiklerini de söyleyen Dadaş, “Mesela<br />
daha önce dış mekan montları sadece<br />
dikilirdi ama biz artık kendi bünyemizde<br />
kaynak bant makinesi kullanarak dikişleri<br />
alttan izole ediyor ve su geçirmez hale getiriyoruz.<br />
Aynı şekilde çeşitli yöntemlerle<br />
çabuk alev almayan ve yanmama özelliğini<br />
taşıyan kumaşlardan da faydalanıyoruz.<br />
İş elbiselerini biz giyimden çıkarıp daha<br />
koruyucu daha teknik özellikler kapsayan<br />
farklı kıyafetler olarak meydana çıkardık.<br />
Yaptığımız işleri Avrupa’yı takip ederek<br />
yapıyoruz. Bu şekilde de aynı kulvarda olmaya<br />
gayret ediyoruz. Bu bağlamda tabi<br />
ihracatımızda söz konusu. Avrupa’ya ve<br />
yurt içi piyasasına üretim yapıyoruz” diye<br />
konuştu. Son olarak da iş elbiselerine<br />
verdikleri önemden dolayı açmış oldukları<br />
mağazan da bahseden Dadaş, “İş giyim<br />
market adı altında 600 metrekare mağazamızda<br />
KKD ve iş elbiselerinin tamamını<br />
kapsayan ilk mağazamızı da açtık. Bu oluşumu<br />
da zincir mağazalar haline getirmeyi<br />
planlıyoruz. Ayrıca işgiyimmarket.com sanal<br />
alışveriş sitemizi de önümüzdeki günlerde<br />
aktif hale getirip müşterilimize daha<br />
da kolaylık sağlayacağız ” diyerek sözlerini<br />
tamamladı.<br />
42<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Daikin ‘en küçük kombi’ ile<br />
Isıtmada da liderliğe yürüyor<br />
Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su<br />
İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin, ısıtma<br />
alanındaki iddiasını artırırken, Daikin Türkiye CEO’su Hasan<br />
Önder, “Soğutmada olduğu gibi ısıtmada da dünyanın 1<br />
numarası olmaya odaklandık” dedi. Bu alandaki ilk adımı ‘en<br />
küçük kombi’ ile yaptıklarını belirten Önder, “Büyümeye ve<br />
ülkemize değer katmayı sürdüreceğiz. 2020 yılına kadar %65<br />
büyürken, yatırımlarımıza da devam edeceğiz” diye konuştu.<br />
Isıtma, soğutma, havalandırma ve florokimyasal<br />
ürünleri ile iklimlendirme sektörünün<br />
öncü ve yenilikçi şirketi Daikin, yeni<br />
döneme ilişkin faaliyetlerini ve hedeflerini<br />
açıkladı. ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’ sloganı<br />
ile bu alanda yeni bir hamle yapan<br />
Daikin, pazardaki iddiasını artırıp, hedeflerini<br />
yükseltti. Daikin, bu hedefler doğrultusunda<br />
soğutmada olduğu gibi ısıtmada da<br />
liderliğe odaklandı.<br />
14 Eylül akşamı Çırağan Palace’da düzenlenen<br />
basın lansmanında halen devam<br />
eden çalışmalar ve yeni hedefler konusunda<br />
bilgi veren Daikin Türkiye CEO’su<br />
Hasan Önder, hedeflerin üzerinde büyüme<br />
kaydettikleri ilk 5 yılın ardından, ikinci 5<br />
yıla çok daha iddialı başladıklarını açıkladı.<br />
Daikin’in kurulduğu 1924 yılından<br />
bu yana öncü ve mucit bir marka olarak<br />
iklimlendirme sektöründe uzmanlaştığını,<br />
bugün 20 milyar doları bulan cirosu ve 60<br />
bin çalışanı ile sektörüne liderlik ettiğini<br />
hatırlatan Önder, şu bilgileri verdi: “Daikin<br />
Türkiye olarak biz de bu yapıya kısa sürede<br />
entegre olduk ve ilk dönemimizde ciromuzu<br />
202 milyon liradan 1 milyar liraya,<br />
çalışan sayımızı 424 kişiden 1.075 kişiye,<br />
ihracatımızı 10 milyon dolar seviyesinden<br />
100 milyon dolara çıkararak rekor bir büyümeye<br />
imza attık. Nisan <strong>2017</strong> itibariyle<br />
başlayan ikinci 5 yılımıza ise Daikin Global’ın<br />
Fusion20 hedefleri doğrultusunda,<br />
üretim tesislerimizden satış kanallarımıza<br />
kadar pek çok yeni ve inovatif çalışmayı<br />
devreye soktuk. Bugüne kadar olduğu gibi<br />
önümüzdeki süreçte de hızlı büyümemizi<br />
sürdürerek 2020 yılında hedeflerimizi;<br />
ciroda 1.644 milyon TL.’ye, istihdamda<br />
1.500 kişiye, ihracatta ise 200 milyon dolara<br />
ulaşmak olarak belirledik.”<br />
Sakarya’daki Ar-Ge Ekibi Bir İlke<br />
İmza Attı<br />
“Bundan sonra çok daha büyük adımlar<br />
atacağız” diyen Önder, bu adımlardan ilkinin<br />
ısıtmada atıldığını açıklayarak şunları<br />
söyledi: “Daikin 2011 yılında Türkiye’de<br />
Airfel’i alarak doğrudan yatırımcı olurken,<br />
çok güçlü bir ısıtma know how’unu da bünyesine<br />
kattı. Bu güçlü yapı Daikin’in dünya<br />
ısıtma pazarındaki gücünü artırırken Daikin<br />
Türkiye olarak biz de, sahip olduğumuz<br />
bilgi ve deneyimi kullanabileceğimiz, markamıza<br />
değer katacak çalışmaları başlattık.<br />
Daikin dünyada Ar-Ge’si çok güçlü bir<br />
kuruluş. Bu nedenle dünyanın en büyük<br />
fizik laboratuvarı olan CERN’de bile Daikin<br />
tercih ediliyor. Böyle bir yapı içerisinde<br />
Daikin Türkiye olarak, biz de Ar-Ge ve<br />
inovasyon konusundaki çalışmalarımıza<br />
hız verdik, merkezimizi kurduk. Ekibimiz<br />
bugüne kadar pek çok iyileştirme çalışması<br />
yaptı ve sonunda hem Daikin hem de<br />
sektör tarihinde bir ilke imza attı. Daikin<br />
gibi inovasyon ve teknolojisi ile tanınan bir<br />
markaya yakışacak bir kombi geliştirdik.<br />
İşte bu nedenle ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’<br />
diyebiliyoruz. Daikin’in ısıtmadaki<br />
Ar-Ge üssü Türkiye olacak. Bu hamlemizle<br />
sektörümüze yepyeni bir ivme kazandırmayı<br />
ve yeni yatırımlar çekmeyi planlıyoruz.”<br />
Daikin’in İlk, Sektörünün En Küçük<br />
Kombisi<br />
Daikin Avrupa Tasarım Merkezi EDC ve<br />
Türkiye’deki Ar-Ge mühendislerinin 3 yıllık<br />
çalışması sonucunda ortaya çıkan ve<br />
eni 40 cm., boyu 59 cm., derinliği 25,5<br />
cm. ağırlığı ise 27 kg. olan Daikin Premix<br />
Kombi’nin, segmentinin “en küçük hacimli<br />
yoğuşmalı” kombisi olmasının yanı sıra<br />
Daikin için de bir milat olduğuna dikkat<br />
çeken Önder, “Bu kombi ile ilk kez doğalgaz<br />
ile çalışan bir cihaz Daikin markası<br />
ile piyasaya çıktı” dedi. Önder, 7 milyon<br />
liralık yatırımla ortaya çıkan kombi serisinin<br />
genişletileceğini ve bunun için 2020<br />
yılına kadar ısıtma grubuna 5 milyon liralık<br />
yatırım daha yapılacağını açıklarken,<br />
“Yeni 5 yıllık projeksiyonumuzu yaparken;<br />
ısıtmada da dünyanın 1 numarası olmaya<br />
odaklandık. Daikin’in geçen yılki 1 milyar<br />
liralık cirosunun 200 milyonu ısıtma<br />
ürünlerinden oluşuyordu. Bu yüzde 20’lik<br />
oranın 2020 yılına kadar yüzde 30’a çıkmasını<br />
öngörüyoruz” diye konuştu. <strong>2017</strong><br />
yılına yüzde 20 büyüme hedefi ile başlayan<br />
Daikin Türkiye‘nin ilk 8 ayda bu hedefi<br />
geçerek yüzde 25 büyümeyi yakaladığına<br />
dikkat çeken Önder, “Bu büyümenin yüzde<br />
5‘lik farkı da henüz sezon başlamamasına<br />
rağmen ısıtma ürünlerinden geldi. Soğutmada<br />
olduğu gibi ısıtmada da çok iddialıyız.<br />
Hedefimiz üç yıl içinde liderliği almak.<br />
Daikin’in soğutma konforunu ısıtmaya da<br />
yayacağız” dedi.<br />
44<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Sektörel<br />
Daikin Premix Kombi, ‘en küçük hacimli’<br />
kombi olmanın yanı sıra birçok üstün özelliği<br />
barındırıyor. Bunların bazıları şöyle:<br />
• Geleceğin teknolojisi ile üretilen, dünyanın<br />
en az yer kaplayan, daha ilk bakışta<br />
diğerlerinden ayrılan küçük ve şık tasarımı<br />
ile Daikin Kombi, yaşam alanlarında çok<br />
şık montaj şekillerine imkan sağlıyor.<br />
• Tam yoğuşma teknolojisine sahip Daikin<br />
Kombi’yi özel kılan yönlerinden biri<br />
de, yine sektörde bir ilk olan özel tasarım<br />
eşanjörü. Bu küçük tasarımının başarılmasındaki<br />
ana etken; patenti Daikin’e ait<br />
olan bu özel eşanjörde gizli. Bu sayede<br />
hem kombide çok uzun bir ömür hem de<br />
çok yüksek bir ısı transferi imkanı elde<br />
edilebiliyor.<br />
• Ayrıca bu sayede %109’a varan oranlarda<br />
verimlilik değerleriyle çalışan Daikin<br />
Kombi, enerji verimli frekans kontrol<br />
özelliğine sahip pompası ile de standart<br />
kombilere göre daha az elektrik tüketiyor.<br />
• Devir kontrollü fan teknolojisi ve taze<br />
hava emiş hattında kullanılan özel susturucu<br />
ile Daikin Kombi’nin çalıştığını<br />
duymanız da oldukça zor. Çünkü Daikin<br />
Kombi sadece 39 desibel ile çok sessiz<br />
çalışıyor.<br />
• Daikin Premix Kombi aynı zamanda dünyanın<br />
150 ülkesinde, 90 üretim tesisi ile<br />
faaliyet gösteren Daikin’in doğalgaz ile<br />
çalışan ilk ısıtma cihazı özelliğini taşıyor.<br />
Vrv Ürünlerin Üretimi De Gündemde<br />
“Yeni kombimizin boyutu ile ısıtmayı yeniden<br />
tasarlarken, ihracat gücümüze de yeni<br />
bir değer kattık” diyen Önder, “Sakarya’da<br />
ürettiğimiz bu kombimizi Türkiye ile aynı<br />
anda Avrupa’da da satışa sunduk. Kombimiz<br />
şu anda Almanya, İtalya ve İngiltere pazarlarında<br />
satılmaya başladı. Diğer Avrupa<br />
ülkelerinde de 2018 yılı içerisinde satılmaya<br />
başlayacak. Dediğim gibi Daikin Kombi<br />
bir ilk, bunun devamı gelecek” şeklinde<br />
konuştu. Daikin’in Türkiye’ye yatırımlarının<br />
ısıtma grubu ile sınırlı kalmayacağını da<br />
vurgulayan Önder, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
“2018-2019 yıllarında Avrupa’daki<br />
üretimin bir kısmını Türkiye’deki üretim<br />
tesislerine kaydırmayı planlıyoruz. Bunun<br />
için de VRV dediğimiz merkezi sistemler<br />
ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi için harekete<br />
geçtik. Daikin, Türkiye’ye doğrudan<br />
yatırımcı olarak gelirken 260 milyon dolarlık<br />
bir satın alma yaparak Airfel’i bünyesine<br />
katmıştı. 2012 yılından bu yana da 100<br />
milyon TL’lik yatırımlar yaptık. 2020 planlarımız<br />
doğrultusunda 50 milyon dolarlık<br />
yatırım yapmayı planlıyoruz.”<br />
Türkiye Bölge Merkezi Olmaya<br />
Devam Edecek<br />
Daikin Europe Heating General Manager<br />
Patrick Crombez de, “Daikin Kombi bizim<br />
için bir ilk olmanın yanı sıra Daikin’in ısıtmadaki<br />
iddiasının da somut bir göstergesi”<br />
derken, şu konuşmayı yaptı: “Bölgenin<br />
üretim ve lojistik üssü olarak Daikin Türkiye,<br />
pazarda olduğu kadar Daikin Grubu<br />
içinde de başarılı bir büyüme kaydediyor.<br />
6 yıl gibi kısa bir sürede pazar lideri olmayı<br />
başaran Daikin Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeyi;<br />
satış, pazarlama, servis alanlarındaki<br />
inovatif uygulamalarını yakından takip<br />
ediyor ve takdir ediyoruz. Daikin Kombi de<br />
tüm bu çalışmaların meyvesi. Türkiye’de<br />
büyümeye, Daikin Türkiye’yi bölgenin merkezi<br />
olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.<br />
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de<br />
de iklimlendirme sektörüne öncülük etme<br />
hedefimiz doğrultusunda planladığımız tüm<br />
yatırımlarımıza aynı hızla devam edeceğiz.”<br />
Nisan 2018’İ Beklemedik,<br />
Öncülüğümüzü Gösterdik<br />
Daikin Türkiye Isıtma Departman Müdürü<br />
Umut Ertür ise, sıradışı bir ürünle ısıtmayı<br />
yeniden tasarlayan Daikin’in, bu kombi<br />
ile bir dizi yeniliğe öncülük ettiğine dikkat<br />
çekti. Nisan 2018’de Türkiye’de yeni bir<br />
dönem başlayacağını, konvansiyonel kombi<br />
satışının sona ererek yoğuşmalı kombi<br />
satışının zorunlu olacağına işaret eden<br />
Ertür, “Daikin Türkiye olarak yine yasal<br />
zorunlulukları beklemeden sektörümüze<br />
öncülük ettik, hali hazırda yüzde 64’ü yoğuşmasız<br />
cihazlardan oluşan kombi pazarında<br />
dinozor kombileri tarihe gömecek<br />
bir cihaz geliştirdik” dedi. Türkiye’de halen<br />
ekonomik kullanım ömrünü tamamlamış 6<br />
milyon kombi bulunduğu bilgisini paylaşan<br />
Ertür, “Türkiye’de 13 milyon doğalgaz abonesi<br />
var. Yeni nesil kombi ile birçok eve ilk<br />
kez yoğuşmalı kombi girmesini sağlayacağız,<br />
aynı zamanda yenileme pazarından da<br />
önemli bir pay alacağız. Çok sayıda kombi<br />
kullanıcısı bu sayede eski kombisi ile vedalaşacak”<br />
dedi. Avrupa ülkeleri ile birlikte<br />
Türkiye’de de satışa sunulan Daikin Premix<br />
Yoğuşmalı Kombi, koşulsuz 6 yıl garanti<br />
sunuyor. Sektörde ilk defa koşulsuz garanti<br />
veren ısıtma markası olan Daikin, ürününe<br />
ne kadar güvendiğini de gösteriyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 45
Proje<br />
AcarVadi dairelerinde villa konforu<br />
İstanbul’un yeşili ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz, Acarlar Şirketler Topluluğu’nun yeni projesi<br />
AcarVadi Evleri’ne ev sahipliği yapıyor. Villa ferahlığında oldukça geniş ve konforlu yaşam<br />
alanları sunan sınırlı sayıdaki daireler, şehrin merkezinde ayrıcalıklı hayatın kapılarını açıyor.<br />
Acarlar Şirketler Topluluğu; İstanbul’un yeşili<br />
ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz’da bir<br />
projeye daha imza attı. Şehrin merkezine<br />
yakın, kalabalığına uzak Acarkent’in içinde<br />
konumlandırılan AcarVadi Evleri, daire<br />
sahibi olmak isteyen herkese villa ferahlığında,<br />
birbirinden geniş daireler ve zengin<br />
sosyal alanlardan oluşan bir yaşam alanı<br />
sunuyor.<br />
Ankastre ürünlerden çamaşır odasına,<br />
klimadan giyinme odasına kadar sakinler<br />
için her detayın düşünüldüğü AcarVadi Evleri,<br />
anahtar teslim seçeneğiyle yatırımcılarını<br />
bekliyor.<br />
Detaylarda saklı, ayrıcalıklı bir hayat<br />
3 blokta toplam 48 daireden oluşan Acar-<br />
Vadi Evleri’nde 266 metrekarelik 3+1 ve<br />
300 ile 350 metrekarelik 4+1 daire seçenekleri<br />
bulunuyor. En yüksek kalitedeki<br />
ankastre ürünleri, yerden ısıtma sistemleri,<br />
çamaşır ve giyinme odaları, tüm odalarında<br />
bulunan klimaları, gizli panjurları<br />
ve daha birçok detayı ile yüksek konfor<br />
sunan proje, daire sakinlerinin kendini ayrıcalıklı<br />
bir hayatın içinde bulmasını sağlıyor.<br />
Sakinlerine 5.000 metrekarelik ticari<br />
alanında çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler<br />
sunan AcarVadi Evleri, 350 kişilik tiyatro<br />
salonuna da sahip. Proje, açık ve kapalı<br />
otoparklarının yanı sıra her daireye tahsis<br />
edilen depo alanları ile de fazlalıklara kolayca<br />
yer bulunmasını sağlıyor.<br />
AcarVadi sakinleri Uğur Park’ta hem<br />
sağlık hem huzur bulacak<br />
AcarVadi sakinlerinin rahat bir nefes alıp<br />
huzur bulacakları Uğur Park ise geniş bitki<br />
örtüsü ve klasik müzik yayını ile alanında<br />
bir çok ilki barındırıyor. Açık havada son<br />
teknoloji zemin üzerinde spor yaparken<br />
düzenlenen çeşitli etkinliklere katılarak<br />
keyifli zaman geçirebilirsiniz.<br />
46<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Selena’nın<br />
yapı sektörüne katkıları devam ediyor<br />
Modern teknolojilerin yanı sıra kullanıcı ve çevre dostu ürünlerle küresel rekabet gücünü<br />
artıran Selena Türkiye, yapı sektörünün yaşadığı güçlüklere karşı akıllı çözümler üretiyor.<br />
Dünya genelindeki 30 şirketi, 17 üretim<br />
tesisi ve bin 800 personeliyle 70’ten fazla<br />
ülkeye satış yapan ve daha iyi binalar<br />
yapılmasına katkı sunmak üzere çalışan<br />
Selena Grup, 25. kuruluş yıl dönümünü<br />
bir dizi etkinlikle kutluyor. Bu çerçevede<br />
İstanbul’da da 24 Ağustos’ta bir basın<br />
toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Selena<br />
Grup Satış ve Pazarlamadan Sorumlu<br />
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin<br />
Macewicz ve Gelişim Direktörü Yönetim<br />
Kurulu Üyesi Agata Gładysz’in yanı sıra<br />
Pazarlama Direktörü Michal Specjalski ve<br />
Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar<br />
katıldı. Toplantıda grubun geçmişi<br />
ve stratejisi ile Selena Ar-Ge merkezlerinin<br />
geliştirdiği ve dünya genelindeki pek çok<br />
pazarda satışa sunduğu inovatif ürünlere<br />
değinildi.<br />
Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar<br />
toplantıda Selena’nın 2008 yılında<br />
Polyfoam’u satın alarak Türkiye pazarına<br />
girdiğini ve kısa bir süre içinde yüzde<br />
16’lık bir pazar payı elde ettiğini belirtti.<br />
Çetindamar, “Türkiye, inovasyon ve gelişmiş<br />
çözümler isteyen genç ve açık fikirli<br />
bir nüfusa sahip. Bu faktör, inovasyon konusunda<br />
dünya lideri olan Selena’nın Tür-<br />
48<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Sektörel<br />
kiye’deki başarısının temelini oluşturuyor.<br />
Selena, uzun ömürlü ve enerji verimliliğine<br />
sahip binaların geliştirilmesine yardımcı<br />
olmayı; yenilikçi ürünleri sayesinde binaların<br />
sağlam, ses, ısı ve su yalıtımına sahip<br />
ve yangına karşı daha dirençli olmasını<br />
hedefliyor” dedi.<br />
Çetindamar sözlerine şöyle devam etti:<br />
Türkiye, stratejik konumu nedeniyle Selena<br />
Grup için muazzam potansiyele sahip<br />
bir ülke. Grup, hem Türkiye’deki hem de<br />
Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetlerdeki<br />
faaliyetlerini Türkiye’den yürütüyor.<br />
Ayrıca Türkiye’deki inşaat sektörü<br />
her yıl önceki yıla kıyasla iki kat büyüyor.<br />
Bu büyümenin kaynağını devlet tarafından<br />
desteklenen ‘kentsel dönüşüm’ oluşturuyor.<br />
Bu durum, söz konusu gelişimin uzun<br />
yıllar boyunca devam edeceğini gösteriyor<br />
ve Selena’nın yerel pazarlarda büyümesini<br />
sağlıyor.”<br />
İrfan Çetindamar / Selena Türkiye Genel Müdürü<br />
Türkiye Selena’nın büyüme<br />
stratejisinde kilit rol oynuyor<br />
Polonya’daki genel merkezde görev yapan<br />
yönetim kurulu üyeleri ise toplantıda, yerel<br />
ekiplerin Selena Grup’un başarısındaki<br />
mutlak önemine değindi.<br />
Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim<br />
Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin Macewicz<br />
ise şu ifadeleri kullandı: “Şirkete<br />
olan bağlılıklarını, bilgilerini ve uzmanlıklarını<br />
her gün ortaya koyan tüm şirket çalışanlarımız,<br />
müşterilerimizle ve iş ortaklarımızla<br />
yakın şekilde çalışıyor. Türkiye’deki<br />
çalışanlar da dahil olmak üzere bu yerel<br />
“kahramanlar” Selena Grup’un küresel<br />
başarısında mutlak bir role sahip. Sürekli<br />
artan bir potansiyele sahip Türkiye’de<br />
deprem riskiyle ilgili yenileme projelerini<br />
destekleyen devlet programları uygulanmakta<br />
ve eski ve yeni binalar için termal<br />
yalıtım yatırımları zorunlu tutulmaktadır.<br />
Bütün bu etkenler nedeniyle Türkiye, grubumuzun<br />
kalkınma stratejisinde kilit bir<br />
konuma sahip. Bolu’da yer alan fabrikanın<br />
2015 yılında gerçekleşen çalışmalarla<br />
5 bin metrekareden 10 bin metrekareye<br />
çıkarılması da bu stratejik önemin bir göstergesi.”<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 49
İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…<br />
“KUZEY YAKASI”<br />
Emlak Konut GYO, İstanbul Başakşehir’de yepyeni bir yaşam alanı kuruyor. İstanbul,<br />
364 bin metrekare alan üzerinde kurulacak şehir parkına kavuşuyor.<br />
İstanbul’un yeni yakası “Kuzey Yakası”,<br />
milyonlarca İstanbullunun hayatına değer<br />
katmak için Emlak Konut güvencesiyle<br />
Başakşehir’de hayat buluyor. Dünya standartlarındaki<br />
konut projeleri, metro hattı,<br />
entegre ulaşım ağları, sosyal ve kültürel<br />
alanlar, alışveriş merkezleri, okullar ve<br />
spor alanlarına komşu bir alanda; ofisleri,<br />
ticari alanları, oteli, hayvanat bahçesi ve<br />
dünya metropollerinde görmeye alıştığımız<br />
şehir parkıyla Kuzey Yakası Başakşehir’de<br />
yepyeni bir yaşam başlatıyor.<br />
Yatay ofis konseptini sunan Kuzey Yakası<br />
parklar içerisinde huzurlu ve aktif bir iş yaşamı<br />
müjdeliyor. İstanbul’a yakışan yemyeşil<br />
bir alan üzerinde geliştirilen Kuzey<br />
Yakası’ndaki akıllı ofisler uygun ödeme<br />
koşullarıyla satışa sunuluyor.<br />
“İstanbul’a yeni bir yaka kazandırıp<br />
iş ve sosyal yaşama yeni bir soluk<br />
getiriyoruz…”<br />
Başakşehir’de hayata geçirilen “Kuzey<br />
50<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Proje<br />
Yakası” ile ilgili açıklamalarda bulunan<br />
Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat<br />
Kurum: “Türkiye’nin en büyük gayrimenkul<br />
yatırım ortaklığı Emlak Konut olarak kent<br />
yaşamına değer katan, halkımıza daha yaşanabilir<br />
alanlar oluşturabilme vizyonuyla<br />
sektöre yön veren projelere imza atmaya<br />
çalışıyoruz. Bu bağlamda 1995 yılında<br />
pilot bölge olarak çalışmalara başlanan<br />
ve 2003 yılından sonra süratle atılımların<br />
hızlandığı örnek bir şehircilik anlayışı<br />
ile planlı ve altyapılı olarak gelişmeye devam<br />
eden Başakşehir bölgesinde, Emlak<br />
Konut olarak yaklaşık 13.000 bağımsız<br />
bölüm, ulaşım, altyapı ve gerekli sosyal<br />
donatıların inşasını gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye<br />
devam ediyoruz. Başakşehir<br />
konum itibariyle 3. Havalimanı, Kuzey<br />
Marmara Otoyolu, Entegre Sağlık Kampüsü,<br />
Stadyumlar, Resmi Kurum Binaları ve<br />
Üniversite gibi devletimizin büyük ölçekli<br />
yatırım projeleri ile her geçen gün değerine<br />
değer katan bir bölge olma özelliğini<br />
hiçbir zaman kaybetmeyecek potansiyeliyle<br />
ön plana çıkıyor.<br />
Halen merkez olarak planladığımız alanda<br />
5000 kişilik cami ile birlikte aynı zamanda<br />
Halkalı-3.Havalimanı metrosu, Başakşehir-Kayaşehir<br />
metrosu, Başakşehir-Olimpiyat<br />
Tramvay duraklarını ve otoparkları<br />
barındıran 25.000 m² alanlı meydan projemizin<br />
yapımı devam etmektedir.<br />
Bu doğrultuda şimdi de Başakşehir’de İstanbul’un<br />
iş ve sosyal yaşamına yeni bir<br />
soluk getiriyoruz. Bölge ile uyum sağlayacak,<br />
doğa ile iç içe az katlı ofis ve ticari<br />
ünitelerin olduğu proje ile iş yaşamını<br />
Kuzey Yakası’nda yeniden yorumluyoruz.<br />
Kuzey Yakası içerisinde ofisler ve ticari<br />
alanların yanı sıra; otel, spor kompleksi,<br />
konser salonu, sosyal tesisler, çocuk<br />
alanları ve hayvanat bahçesi gibi faaliyet<br />
alanlarının dışında bir de dünya metro-<br />
Murat Kurum / Emlak Konut GYO Genel Müdürü<br />
pollerinde görmeye alıştığımız devasa bir<br />
şehir parkı yer alıyor. Günün stresi ve yoğunluğundan<br />
sıyrılabileceğiniz, ailenizle<br />
vakit geçirebileceğiniz, üretkenliğin ve yaratıcılığın<br />
beslenebileceği bir ortam sunan<br />
Kuzey Yakası’nda, çocukların ve gençlerin<br />
hayallerine de büyüklerin hedeflerine de<br />
yer var. Tüm bu imkanları bir arada bulunduran<br />
Kuzey Yakası ile hem Başakşehir’e<br />
hem de İstanbul’a yeni değerler kazandıracağız.”<br />
dedi.<br />
Kuzey Yakası farklı pek çok<br />
konsepti bir arada sunuyor<br />
Kuzey Yakası bulunduğu konum itibariyle<br />
ve Tem, E-5, 3.köprü gibi bağlantı yollarına<br />
olan yakınlığı ile dikkat çekerken, İstanbul’un<br />
yeni yaşam merkezi Başakşehir’de<br />
doğal yaşamla iş dünyasını bir arada deneyimlemenize<br />
olanak veriyor. Mimarisi<br />
ve açık alan düzenlemeleriyle farkını ilk<br />
bakışta ortaya koyan Kuzey Yakası, karma<br />
kullanım çok fonksiyonlu programıyla<br />
farklı beklentilere cevap veriyor. Hayvanat<br />
bahçesinden, ofislere, kongre merkezinden<br />
otele, benzeri dünya metropollerinde<br />
olan şehir parkına kadar birçok farklı konsepti<br />
bünyesinde barındırıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 51
TAV’ın da tercihi: “Yalıtımın İyisi”<br />
Çözüm Ortağı<br />
TAV, işletmesini üstlendiği Tiflis Havalimanı’nın yeni terminal binasının inşasında<br />
Bonus|Wooler Taş Yünü’nü tercih etti. Binanın teras ve kenet çatı gibi kritik<br />
detaylarında yalıtım ihtiyacı Türkiye’de çok sayıda prestijli projede kullanılan<br />
Bonus|Wooler taş yünü ile karşılandı.<br />
metrekare kapalı alan içerisinde pist ve<br />
taksi yollarının rehabilitasyonu ve 5 yeni<br />
uçak park alanının yapımı da bulunuyor.<br />
Temel atma töreni geçtiğimiz yıl Gürcistan<br />
Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili, Gürcistan<br />
Başbakan Yardımcısı Dimitri Kumişvili,<br />
Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent<br />
Gümrükçü, TAV Havalimanları İcra Kurulu<br />
Başkanı Sani Şener, TAV Georgia Genel<br />
Müdürü Mete Erkal, bürokratlar ve gazetecilerin<br />
katılımı ile gerçekleştirilen Tiflis<br />
Havaalanı’nın yeni terminal binası yapımı<br />
tamamlandı. Yüksek teknoloji ile donatılmış,<br />
25.000 metrekarelik kullanım alanı<br />
ile çağdaş ve işlevsel bir dizayna sahip<br />
olan Tiflis Havalimanı’nın, yeni terminal<br />
binası ile yılda yaklaşık 4 milyon yolcuya<br />
hizmet vermesi hedefleniyor.<br />
TAV, Tiflis Havaalanı yeni terminal bina inşasının<br />
yalıtım ihtiyacı için Bonus|Wooler<br />
taş yününü tercih etti. <strong>Yapı</strong>mı İRDA <strong>Yapı</strong><br />
Sanayi tarafından üstlenilen yeni terminal<br />
binası çatısının yapımında çok sayıda<br />
markanın arasından sıyrılarak TAV Tiflis<br />
Havalimanı’nın tercihi olan Bonus Taş<br />
Yünü ürün gamından, teras ve kenet çatı<br />
detayları için toplamda 30.000 m2’ye yakın<br />
miktarda ürün kullanıldı. Yeni terminal<br />
bina yapım projesinde toplamda 12 bin<br />
Bonus|Wooler Taş Yünü Yurt<br />
Dışındaki Projelerde de Boy<br />
Gösteriyor<br />
Üretimine başlanıldığı günden bu yana yurt<br />
içinde çok sayıda prestijli projenin tercihi<br />
olan Bonus Taş Yünü, son teknoloji ile<br />
donatılmış üretim tesisi sayesinde ürün<br />
kalitesini en üst noktada tutuyor ve yurt dışındaki<br />
projelerin de tercihi oluyor. Bonus<br />
Taş Yünü, ileri üretim teknolojisi sayesinde<br />
sahip olduğu uzun lif yapısıyla bünyesinde<br />
hapsettiği havanın dağılımı ve dış koşullardan<br />
ayrımını daha iyi sağlayarak düşük ısı<br />
iletkenlik değeri ile mükemmel ısı yalıtımı<br />
sunuyor. Gürültüyü ve titreşimi emerek huzurlu<br />
ve sağlıklı alanlar yaratıyor.<br />
1000°C’ın üzerindeki sıcaklıklara dayanıklılığı<br />
ile TS EN 13501-1 standardına göre<br />
A1 sınıfı yanmaz malzeme olarak yapılarda<br />
tam yangın güvenliği sağlayan Bonus Taş<br />
Yünü, konut ve yapıların yanı sıra sanayi<br />
tesisleri, havaalanları, sağlık binaları, okullar<br />
ve kamu binaları gibi birçok değişik segmentte<br />
kullanım alanı buluyor.<br />
Tiflis Havaalanı projesinin teras çatı ve kenet<br />
çatı yapımında toplam 30.000 m2’ye<br />
yakın PREMIUM R150, PLUS 40&50, GOLD<br />
60 ALU olmak üzere Bonus taş yününün üç<br />
seri ürünü kullanıldı. Bonus taş yünü ısı -<br />
ses yalıtımı ve yangın güvenliği konusunda<br />
tüm gereksinimleri karşılayarak ve tüm çatı<br />
tiplerinde uygulanabiliyor. Çeşitli kalınlıklarda<br />
da üretilebildiğinden, gerektiğinde<br />
çift kat olarak da kullanılabilen Bonus Taş<br />
Yünü levhaları, her türde eğimdeki metal<br />
ve ahşap çatılarda kullanıldığı gibi gezilebilen<br />
ve gezilmeyen teras çatılarda ve kenet<br />
çatılarda da kullanılabiliyor.<br />
52<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Proje<br />
‘Neo Bolluca’ların<br />
5’incisi satışa sunuluyor!<br />
Elektrikli araçları şarj edebileceğiniz güneş panelli otoparklar, ortak aydınlatmayı güneş<br />
enerjisiyle karşılayan siteler, sürdürülebilir mimarinin tüm olanaklarından yararlanan<br />
tasarımlar, Neo Bolluca’da yer alıyor.<br />
Kaliteli ve yenilikçi yaşam alanları oluşturmak<br />
üzere 2000 yılında kurulan Neo <strong>Yapı</strong>,<br />
inşaattan mimariye, statik dizayndan pazarlamaya<br />
kadar çok birimli yapısıyla doğa<br />
içinde huzurlu, sağlıklı ve konforlu yaşam<br />
alanları sunuyor. Neo <strong>Yapı</strong>, bugüne kadar<br />
Kemerburgaz, Göktürk ve Bolluca’da 220<br />
bin metrekareden fazla konut ve işyeri ile<br />
hem yatırımcılarını hem de ev sahiplerini<br />
mutlu eden birçok projeye imza attı. Göktürk<br />
bölgesinde olduğu gibi, Bolluca bölgesinin<br />
de değerini yıllar önce fark eden Neo<br />
<strong>Yapı</strong>, vizyoner yaklaşımı sayesinde hayata<br />
geçirdiği projeleriyle, yatırımcılarına kazandıran<br />
projeler sunmaya devam ediyor.<br />
Neo <strong>Yapı</strong> son 18 ayda Bolluca’da 5.<br />
Projesine başlıyor!<br />
Neo <strong>Yapı</strong>, Kemerburgaz ve Göktürk’teki<br />
başarılı projelerinden sonra 3. Havalimanı<br />
ve Kanal İstanbul projesi ile ses getiren ve<br />
yatırımcıların gözdesi olan Arnavutköy’ün<br />
Bolluca bölgesinde hayata geçirdiği projelere,<br />
her geçen gün yenilerini ekliyor. Bölgedeki<br />
ilk ve en büyük projesi olan, kendi<br />
diktiği ağaçlarla yeşillendirmeye destek<br />
olduğu, 2 bin dönüm orman arazisi ve<br />
600 dönümde 415 müstakil ev ve 8 mahalleden<br />
oluşan Neo Gölpark İstanbul’dan<br />
sonra bölgeyi geliştirmeye devam ediyor.<br />
Neo <strong>Yapı</strong>, satışları 18 ay gibi kısa sürede<br />
tamamlanan Neo Bolluca, Neo Bolluca 2<br />
ve Neo Bolluca 3 Neo Bolluca 4 projelerinden<br />
sonra şimdi de Neo Bolluca 5 ile<br />
yatırımcıların yüzünü güldürmeye devam<br />
ediyor.<br />
Neo Bolluca 5, yeni şehir<br />
Bolluca’da, ormanın yanı başında!<br />
Hem yaşamak hem de yatırım anlamında<br />
yeni nesil bir site olarak öne çıkan<br />
Neo Bolluca 5, otopark alanları ve güvenlikle<br />
çevrili 2 blokta; 64 adet 2+1<br />
ve 3+1 daireden oluşuyor. Sunduğu<br />
imkanlar ve ormanın yanı başında oluşuyla<br />
yatırımcıların gözdesi olacak Neo<br />
Bolluca 5’te, diğer Neo Bolluca projelerinde<br />
olduğu gibi; doğa, şehir ve yaşam<br />
bir arada…<br />
Bu projede sürdürülebilirlik adına yerden<br />
ısıtmalı, pay ölçerli merkezi ısıtma sistemi,<br />
çevre dostu aydınlatma sistemleri, Isı<br />
tasarruflu özel kaplamalar, çatı ve yüzey<br />
izolasyonları, ısı camlı doğramalar, kesintisiz<br />
elektrik için jeneratör, ortak alanlar<br />
giderlerini düşüren solar sistem ve özel<br />
peyzaj alanları gibi birçok ince detay düşünüldü.<br />
Bununla beraber proje, teknolojinin<br />
tüm avantajlarından da yararlanılacak bir<br />
mimari tasarıma sahip. 1 adet açık yüzme<br />
havuzu bulunan projede, kapalı Fitness<br />
alanı ve her daireye özel otopark alanı da<br />
bulunuyor.<br />
54<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Sektörel<br />
Dış cepheler için malzeme seçiminin<br />
önemi artık daha net<br />
“Yoğun dolu yağışı sonrasında araçlar, camlar gibi dış cephelerde de yaşanan tahribatın<br />
hangi boyutlara ulaşılabileceği maalesef yaşanarak görüldü. Darbe dayanımlı malzemelerin<br />
önemi bir kez daha ortaya çıktı.”<br />
Baumit Türkiye Ürün Müdürü Hasan İnan<br />
Yeter, dünyanın pek çok yerinde iklim değişikliği<br />
ile yaşanan ani sıcaklık değişimleri,<br />
şiddetli yağmur ve dolu fırtınaları, vb.<br />
olayların hayatı olumsuz yönde etkilediğini<br />
belirterek, bu tür durumlarda özellikle yapıların<br />
dış cephelerinde oluşabilecek hasarların<br />
nasıl daha aza indirilebileceğine<br />
değindi:<br />
“Son yıllarda yapılan araştırmalar aslında<br />
hava koşullarına bağlı olarak yapı kabuğunda<br />
oluşan hasarların 30 yılda 15 kat<br />
arttığını gösteriyor. Geçtiğimiz birkaç ay<br />
içerisinde yaşadığımız dolu yağışları ve<br />
sonrasında özellikle dış cephelerde görünen<br />
hasarlar, bizi bir dış cephe malzeme<br />
üreticisi olarak yakından ilgilendiriyor.<br />
Yoğun yağış sonrasında dış cephelerde<br />
yaklaşık ceviz büyüklüğünde delikler<br />
oluştuğunu gözlemledik. Böyle bir hasarın<br />
oluşabilmesi için dolu hızının 100km<br />
olduğunu tahmin edebiliyoruz. Bu neticeyi<br />
Baumit İnovasyon Merkezi’nin simülasyon<br />
çalışmalarından yola çıkarak tahmin edebiliyoruz.<br />
Dış cephelere darbe direncini 5<br />
grupta sınıflandırıyoruz. Sınıflandırma, simülasyonda<br />
fırlatılan dolu kütlesinin ağırlığına<br />
ve hızına göre yapılıyor.<br />
HW1 ile başlayan bu sınıflandırmada,<br />
küçük ağırlıktaki bir buz kütlesinin (yaklaşık<br />
bezelye/nohut büyüklüğü) 50 km/<br />
saat hız ile dış cephe ısı yalıtım sistemi<br />
üzerine çarptığı düşünülürse golf topunun<br />
büyüklüğüne denk gelen ceviz büyüklüğünün<br />
100km hızla çarptığını söyleyebiliriz”<br />
dedi.<br />
Avrupa’da son yıllarda yüksek darbe dayanımlı<br />
malzemelerin tercih edildiğini belirten<br />
Hasan İnan Yeter, “ Baumit Avrupa’da<br />
her yıl yaklaşık 50 milyon metrekare ısı<br />
yalıtımı yapan bir marka. Her türlü ihtiyaca<br />
yanıt verebilecek bir ürün geliştirme merkezimiz<br />
var. Merkezimin geliştirdiği Power<br />
Sistem’in ana bileşenleri yine kendi ürünlerimiz<br />
olan PowerFlex ve SilikonTop.<br />
PowerFlex ile zorlu hava koşullarında,<br />
özellikle dolu şeklinde yağış alan bölgelerde<br />
yüksek darbe dayanımı sağlanıyor.<br />
<strong>Yapı</strong>lan testler PowerFlex hazır sıvası ile<br />
ısı yalıtım levhası üzerine yapılacak 3<br />
mm’lik taşıyıcı sıva katmanı ile 10 Joule’luk<br />
darbe dayanımı elde etmenin mümkün<br />
olduğunu gösteriyor. Taşıyıcı sıva kalınlığı<br />
5 mm’ye çıkarıldığında bu dayanım<br />
≥ 15 Joule seviyelerine yükseliyor. Yani<br />
neredeyse yumurta büyüklüğünde dolu<br />
yağışına dayanımlı diyebiliriz. (bkz. ek Baumit_dolusimulator_pptx)<br />
Ülkemizi dört mevsim yaşayan bir ülke<br />
olarak tanımlardık. Ancak artık iklim değişikliği<br />
nedeni ile bunu söylemek mümkün<br />
olamıyor. Bu nedenle yapılarımızda malzeme<br />
seçiminin önemi daha net bir şekilde<br />
gözlemleniyor. Yoğun dolu yağışı sonrasında<br />
araçlar, camlar gibi dış cephelerde<br />
de yaşanan tahribatın hangi boyutlara ulaşılabileceği<br />
maalesef yaşanarak görüldü.<br />
Darbe dayanımlı malzemelerin önemi bir<br />
kez daha ortaya çıktı” şeklinde açıklamada<br />
bulundu.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 55
Proje<br />
Hayatınıza ‘muhteşem’ bir dokunuş<br />
yapmanın tam vakti!<br />
Fikirtepe kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kadıköy Göztepe’de hayata geçirdiği<br />
Zer Muhteşem Yeni Yıl Konutları ile Ceylan İnşaat, adından söz ettirmeye devam ediyor…<br />
Ceylan İnşaat, Bağdat Caddesi ve Fenerbahçe<br />
Stadı’na 500 metre, Kalamış Marina<br />
ve Moda’ya 750 metre mesafede bulunmasının<br />
yanı sıra Fikirtepe’nin kentsel<br />
dönüşümüne katkı sağlayacak olan ZER<br />
Muhteşem Yeni Yıl Konutları projesiyle<br />
sektöre farklı bir bakış açısıyla baktığını<br />
kanıtlıyor.<br />
Ulaşım noktalarına yakın bir<br />
konum…<br />
Yeni konuklarının Metro, Marmaray, Avrasya<br />
Tüneli, Metrobüs ve deniz yolu gibi<br />
ulaşım akslarına dakikalar içinde ulaşılabilmesine<br />
olanak tanıyan ZER Muhteşem<br />
Yeni Yıl Konutları, Bağdat Caddesi, Kalamış<br />
Marina ve İstanbul Finans Merkezi<br />
gibi şehrin cazibe merkezlerine komşu<br />
olmasıyla da büyük beğeni topluyor. ZER<br />
Muhteşem Yeni Yıl Konutları’nda özel güvenlik<br />
tarafından 7/24 korunma imkanı<br />
sunulurken site içerisinde, hareket sensörlü<br />
kameralar ve görüntülü konuşma<br />
sistemleri güvenli bir yaşamı sahipleriyle<br />
buluşturacak.<br />
Sosyal ayrıcalıklarda dönüm<br />
noktası…<br />
Sosyal ayrıcalıklarını bir üst skaladan kurgulayan<br />
ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,<br />
kullanıcılarına sosyal yaşamda eğlenceli<br />
ve keyifli zamanlar geçirmeyi vaat ediyor.<br />
Çocuklar güven içinde sosyalleşirken;<br />
açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu,<br />
mini sinema salonu, fitness center, SPA<br />
(sauna, buhar odası, şok havuzu, hamam)<br />
gibi pek çok sosyal alanın bulunduğu projede<br />
yaşamın her daim renkli olması için<br />
çalışılıyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleriyle,<br />
çekirdek ailelerden kalabalık<br />
ailelere kadar farklı kesimlere hitap edecek<br />
proje; 91 m² ile 204 m² aralığındaki<br />
değişik tiplerde ve konumlarda alternatifler<br />
yer alıyor.<br />
‘Kişiye özel ödeme planı’ ile müşteri<br />
memnuniyeti odaklı çalışan ve kullanıcılarına<br />
ödeme kolaylığı sağlanacak ZER Muhteşem<br />
Yeni Yıl Konut projesiyle Ceylan İnşaat<br />
müşterilerine, daire ve ticari alanlar<br />
için yüzde 45 kar avantajıyla, peşin fiyatına<br />
vade farksız 72 aya varan vade seçenekleri<br />
ile taksit imkanı da sunuyor. Projede<br />
ayrıca, 360 derece manzara sunan<br />
seyir terası, bu seyir terasında yer alan kış<br />
bahçesi ve barbekü alanı da fark yaratan<br />
özellikler arasında bulunuyor. Konforun ve<br />
huzurun yanı sıra kentsel dönüşümle birlikte<br />
bölgenin değer kazanmasına olanak<br />
sağlayacak ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,<br />
ideal bir proje olarak da öne çıkıyor.<br />
56<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Sektörel<br />
Capatect Isı Yalıtım Sistemleri ile<br />
ayda 400 tl’ye varan tasarruf mümkün!<br />
Kışa hazırlıklarının başladığı bu günlerde Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,<br />
‘DOĞRUSU’ kampanyasıyla tüketicileri ısı kaçağını önlemeye davet ediyor.<br />
Doğalgaz faturasının bütçelerdeki payının<br />
artacağı kış mevsimi yaklaşırken Filli Boya<br />
Capatect Isı Yalıtım Sistemleri, ‘DOĞRU-<br />
SU’ kampanyasıyla binalarda ısı yalıtımının<br />
önemine dikkat çekiyor. Kış mevsiminde<br />
soğuk havalarla birlikte yükselecek<br />
doğalgaz faturalarının önüne geçmenin<br />
ancak iyi bir ısı yalıtım sayesinde olacağı<br />
bilinciyle hareket eden Capatect, binaların<br />
ömrü boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına<br />
olanak sunuyor.<br />
Enerjinin yaklaşık yüzde 37’sinin binalarda<br />
harcandığı ülkemizde, tüketilen<br />
enerjide en büyük payı binaların ısıtılması<br />
alıyor. Konutlarda tüketilen toplam<br />
enerjinin yaklaşık yüzde %80’i ısıtma ve<br />
soğutma için tüketiliyor. Bu sebeple de<br />
ısı yalıtımı enerji tasarrufu için en önemli<br />
araçlardan birisi olarak görülüyor. Capatect<br />
Isı Yalıtım Sistemleri, Avrupa ve Türkiye<br />
standartlarına uygun olarak üretilen<br />
kaliteli ürün yelpazesi ile binaların ömrü<br />
boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına<br />
olanak tanıyor.<br />
Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,<br />
geniş yankı bulan bilinçlendirme kampanyası<br />
ile mantolama yapılmamış binalardaki<br />
enerji kaçağının ülke ekonomisine<br />
yılda 30 Milyar TL zarar verdiğinin altını<br />
çiziyor. Bu enerji kaçağının 2 ila 5 bin TL´sinin<br />
mantolama yapılmamış binalarda<br />
oturanların cebinden çıkacağını hatırlatan<br />
Filli Boya Capatect, bu tasarruftan yararlanmak<br />
üzere binasında ısı yalıtımı bulunmayan<br />
tüm tüketicileri “Ücretsiz Keşif”<br />
hizmetinden yararlanmaya davet ediyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 57
Sektörel<br />
Proje<br />
Yüksek yatırım değeriyle<br />
Royal Garden Yakacık’ta<br />
11.500 metrekare arsa alanı üzerine<br />
konumlanan ve çok yakında satışa başlanacak<br />
proje bu anlamda kullanıcılar ve<br />
yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor.<br />
Toplamda 51 bin metrekare inşaat alanı<br />
bulunuyor. Sunduğu ayrıcalıklarla çevresinde<br />
yer alan projelerden ilk bakışta ayrılan<br />
Royal Garden Yakacık, yüksek yatırım<br />
değeriyle kazandıracak.<br />
Tolga Çehrel / Royal Group Yönetim Kurulu Başkanı<br />
En küçük daire 125 metrekare, en<br />
büyük daire 300 metrekare<br />
Royal Garden Yakacık projesinde, insanların<br />
yaşam alanlarındaki konforları düşünülerek<br />
en küçük daire 125, en büyük daire<br />
ise 300 metrekare şeklinde tasarlandı.<br />
Üstelik tüm daireler; ileri teknoloji, yüksek<br />
kalite ve güvenlik ile donatılmış durumda.<br />
Ayrıca tüm dairelere kapalı otopark imkanı<br />
sunuluyor. Toplamda 242 dairenin yer<br />
alacağı projede 2+1, 3+1, 5+1 dairelerin<br />
yanı sıra 3+1, 4+1, 5+1 dubleks daireler<br />
bulunuyor. Deniz görme seviyesinin<br />
4. kattan itibaren başladığı proje, Dragos,<br />
Kadıköy ve Çamlıca Tepesi’nin de içinde<br />
olduğu 360 derece panoramik bir manzara<br />
sunuyor.<br />
Projede konutların yanı sıra iş yerleri<br />
de yer alıyor<br />
Royal Garden Yakacık projesinde, hem konutlara<br />
hem de iş yerlerine yer veriliyor.<br />
Dairelerin yanı sıra blokların altında yer<br />
alacak cafe, restaurant ve mağazalarla bir<br />
yaşam merkezi kurmayı hedefleyen Royal<br />
Group bölgeye farklı bir yapı anlayışı getiriyor.<br />
Üstelik Royal Garden Kartal’da olduğu<br />
gibi bu projede de sosyal donatılara büyük<br />
oranda yer veren Royal Group, kullanıcılarının<br />
tüm ihtiyaçlarına cevap veren çözümler<br />
sunuyor.<br />
İstanbul’da gayrimenkul en çok değerlenen yatırım aracı olma özelliğini sürdürürken<br />
özellikle bazı bölgeler öne çıkıyor. Birçok yerli ve yabancı yatırımcının tercihi olan Kartal-Yakacık<br />
bölgesi hayata geçirilen projelerle hızla değer kazanmaya devam ediyor.<br />
Son yıllarda bölgenin en dikkat çeken projelerine imza atan inşaat sektörünün lider<br />
şirketlerinden Royal Group, Royal Garden Kartal projesiyle yakaladığı başarıyı Yakacık’ta<br />
devam ettiriyor.<br />
70 milyon TL yatırımla, Yakacık’ta yükselen bir değer<br />
Modern mimarinin önemli temsilcilerinden Royal Group tarafından 70 milyon TL yatırımla<br />
hayata geçirilen proje, 13 kattan oluşan 5 ayrı bloğu ile Yakacık’ta yükselecek.<br />
Bilindiği üzere, projenin başlangıç dönemi alıcılar için her zaman çok avantajlı.<br />
Royal Garden Yakacık konumu<br />
itibariyle tüm ulaşım olanaklarına<br />
çok yakın<br />
Royal Garden Yakacık, TEM E6 otoyoluna<br />
ve Uğur Mumcu bağlantı yoluna sadece<br />
1.000 metre uzaklıkta. E5 karayolu ve<br />
metroya bin 100 metre, sahil yoluna 3<br />
km, Kadıköy, Altunizade, Kozyatağı’na<br />
20 km, Boğaziçi Köprüsü’ne 22 km, FSM<br />
Köprüsü’ne 32 km, Sabiha Gökçen Havalimanı’na<br />
ise yalnızca 15 km uzaklıkta<br />
yer alıyor. Ayrıca proje, birçok hastane ve<br />
AVM’ye yürüme mesafesinde bulunuyor.<br />
58<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 58
Sektörel<br />
İzocam’dan usta dostu yeni ürün;<br />
Ara Bölme Levhası!<br />
Yalıtımın Türkiye’deki Adı İzocam,<br />
ihtiyaca yönelik sunduğu ürün<br />
ve çözümleri ile sektöre yön<br />
vermeye devam ediyor.<br />
İzocam, Ar-Ge çalışmaları sayesinde hafif<br />
ara bölmelerde kullanılmak üzere geri<br />
dönüşümlü malzemeler kullanarak geliştirdiği,<br />
‘Ara Bölme Levhası’nı sektöre kazandırdı.<br />
Bu alandaki Ar-Ge çalışmalarını,<br />
sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en<br />
iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürüten<br />
İzocam, Ara Bölme Levhası’na CE ve<br />
EUCEB belgelerini de kazandırarak, kalitesini<br />
uluslararası alanda da kanıtladı.<br />
Esnekliği ve yumuşaklığıyla hızla uygulanabilen<br />
bir ürün olan İzocam Ara Bölme<br />
Levhası, sahip olduğu doğal içeriği ve toz<br />
yapmayan yapısı, kolay kesimi sayesinde,<br />
uygulayıcıya rahat ve sağlıklı bir çalışma<br />
ortamı yaratıyor. Ayrıca hızlı uygulama imkanı<br />
ile zamandan tasarruf sağlıyor. Kendi<br />
başına ayakta durabilen İzocam Ara Bölme<br />
Levhası, güvenli uygulama olanağı da<br />
sunuyor. Böylece ilave malzeme gerektirmeden,<br />
yapılan uygulamalara hız ve kalite<br />
kazandırıyor. Taşıma saplı ambalajı ve hafifliği<br />
sayesinde kolay taşınabilen İzocam<br />
Ara Bölme Levhası, hem nakliye hem de<br />
depolamada avantaj sağlıyor.<br />
Farklı kalınlıklarda üretilebilen Ara Bölme<br />
Levhası, ara bölme duvarlarda, ısı ve<br />
üstün ses yalıtımı sağlıyor; A1 sınıfı yanmaz<br />
özelliği sayesinde olası yangınlarda<br />
zaman kazandırıyor. Ses yalıtımına olan<br />
katkısının altını çizen İzocam Genel Müdürü<br />
Levent Gökçe, “Binalarda ses yalıtımı<br />
Mayıs <strong>2017</strong>’de yayımlanan “Binaların Gürültüye<br />
Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik”<br />
esaslarına göre zorunlu hale getirildi.<br />
Farklı işlevlere sahip binalarda duvar<br />
performansı bina hassasiyetleri doğrultusunda<br />
A’dan F’ye sınıflandırıldı. İzocam<br />
Ara Bölme Levhası kullanılan detaylar ile<br />
“A” sınıfı yalıtım elde ediliyor.” dedi.<br />
İnsan sağlığına fizyolojik ve psikolojik<br />
etkileri kanıtlanmış gürültü sorunu için<br />
en etkili çözümün doğru uygulanmış ses<br />
yalıtımı olduğunun altını çizen Gökçe,<br />
“Modern yaşamda insanlar zamanının<br />
%90’ını kapalı alanda geçiriyor. Özellikle<br />
yan komşudan gelen gürültüden, yanyana<br />
olan daireler arasında mahremiyetin kalmamasından<br />
neredeyse herkesin rahatsız<br />
olduğunu biliyoruz. Bu durum da ancak<br />
İzocam Ara Bölme Levhası gibi A sınıfı ses<br />
yalıtım malzemesi ile çözülebilir” şeklinde<br />
konuştu. Günümüzde okul, hastane, otel<br />
ve ofis gibi toplu kullanımların olduğu binaların<br />
yanısıra modern konutlarda da<br />
hafif bölme duvarların daha yaygın kullanılmaya<br />
başlandığını ifade eden Levent<br />
Gökçe, “Toplu kullanım alanlarında A sınıfı<br />
detayların kullanılması göz ardı edilmemesi<br />
gereken bir konu... Sessiz iç ortamlar<br />
okullarda öğrenme kapasitesini artırırken,<br />
çalışma alanlarında verimliliğe, hastane<br />
gibi sağlık tesislerinde iyileşmeye katkı<br />
sağlıyor. Otel ve konutlarda ise kişi daha<br />
iyi dinlenerek güne daha sağlıklı ve zinde<br />
başlayabiliyor. İzocam Ara Bölme Levhası<br />
tam da bu açıdan yeni yönetmeliğin getirdiği<br />
standartları sağlayabilmek üzere sektöre<br />
kazandırdığımız bir ürün oldu” dedi.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 59
Sektörel<br />
Seramiksan’dan<br />
yeni bir adım: Serastep<br />
Benzersiz ve yenilikçi tasarımlarıyla dikkat<br />
çeken Seramiksan’ın merdiven formundaki<br />
yeni porselen karoları ile mekanlar<br />
bambaşka bir havaya bürünüyor. Açık alan<br />
ve kapalı alan arasında bütünlük sağlayan<br />
Serastep, mekanlara yepyeni bir boyut<br />
kazandırıyor. Ahşap, doğal taş ve mermer<br />
görünümlü üç farklı doku seçeneği olan<br />
Serastep, istenilen boyutta üretilmesiyle<br />
de ilgi görüyor. Kaymayı engelleyen çizgileriyle<br />
merdivenler için özel olarak tasarlanan<br />
seri, modern yaşam alanlarının vazgeçilmezi<br />
oluyor. Serastep, leke tutmayan,<br />
dayanıklı ve kolay temizlenen yapısıyla kullanıcılar<br />
için ekstra rahatlık sunuyor. Seri,<br />
aynı malzeme ile döşenebilen süpürgelik,<br />
köşe kaplamaları ve sonsuz seçenekte her<br />
zevke hitap eden rıht tasarımlar sunuyor.<br />
60<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
En ileri teknolojilere sahip<br />
LEED Platinium sertifikalı özel bir proje<br />
‘Business İstanbul’<br />
Ece Bingöl / Satış ve Pazarlama Direktörü<br />
Proje Künye Bilgileri:<br />
İklimlendirme Sistemleri : LG-Arçelik<br />
Cephe Sistemleri<br />
: Çuhadaroğlu<br />
Kapılar<br />
: Trimline<br />
Işık Sistemleri<br />
: EAE - Boğaziçi<br />
Vitrifiye<br />
: Vitra – Geberit<br />
Güneş Enerji Sistemleri : Calyxo<br />
Armatürler<br />
: Grohe<br />
Seramikler<br />
: Çanakkale<br />
Bina Otomasyonu<br />
: Siemens<br />
Asansörler<br />
: Hyundai<br />
İşletme Yönetim Sistemleri : Soluto<br />
62<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Proje<br />
Yaşam alanları ile entegre modern ofisler,<br />
mağazalar ve dükkanlardan oluşan<br />
Business İstanbul, şehrin en aktif ulaşım<br />
akslarından biri olan E5 karayolu üzerinde<br />
tamamlanmak üzere. Business İstanbul<br />
Satış ve Pazarlama Direktörü Ece Bingöl<br />
ile şirket faaliyetlerine dair bir söyleşi hazırladık.<br />
Gerçekletirdikleri projelerin çevresine<br />
ve şehir yaşamına olan etkileri,<br />
kentsel dönüşüm çalışmaları hakkındaki<br />
görüşleri ve sektördeki yenilikleri ele almaya<br />
çalıştık.<br />
Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte<br />
çalışma sahaları ve faaliyetleri<br />
hakkında bilgi verir misiniz?<br />
Aksun İnşaat; Çeyrek asrı aşan ulusal ve<br />
uluslararası iş deneyimi ile faaliyet gösteren<br />
Akdemir Grup şirketlerinden biridir.<br />
Ticari yapılar, ofisler, lojistik depoları, sanayi<br />
tesisleri ve konut alanları üretimine<br />
yönelik çalışmalar yapan firmamız, hızlı<br />
gelişme potansiyeline sahip lokasyonlarda<br />
ürettiği projelerle yatırımcılarına yüksek<br />
katma değer sunuyor. Birçok prestijli<br />
projeye imza atan Aksun İnşaat, Kadıköy<br />
Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında,<br />
iki adada 270.000 m² ticari alanda bölgenin<br />
en büyük ofis projesi olan Business<br />
İstanbul’un yapımını sürdürüyor. Yaşam<br />
alanları ile entegre modern ofisler, mağazalar<br />
ve dükkanlardan oluşan Business<br />
İstanbul, şehrin en aktif ulaşım akslarından<br />
biri olan E5 karayolu üzerinde yükseliyor.<br />
İstoç Ticaret Merkezi’nin en prestijli<br />
bölgesinde, 27.000 m² inşaat alanına<br />
sahip Aktem Plaza’nın yapımını tamamlayan<br />
Aksun inşaat, grup şirketlerinden Akkim<br />
<strong>Yapı</strong> Kimyasalları A.Ş. için 2016 yılı<br />
sonunda başladığı üretim tesisinin ikinci<br />
etap inşaatını da çok kısa sürede bitirerek<br />
faaliyete hazır hale getirdi. Güvenliğin,<br />
konforun, kalitenin ve estetiğin bir arada<br />
olduğu yapılar üretiyoruz. Mersin Yenişehir’de<br />
10.000 m² alana kurulu Ihlamur<br />
Park Evlerini tamamlayarak sahiplerine<br />
teslim ettik. Gürcistan Tiflis’te 3.600 m²<br />
kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik<br />
deposu, Kazakistan Almata’da 7.000 m²<br />
kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik<br />
deposu, Kırgızistan Bişkek’te 7.500 m²<br />
toplam inşaat alanına sahip toplu konut<br />
projeleri de, Aksun İnşaat tarafından yurtdışında<br />
tamamlanan projelerin bir kısmı.<br />
Business Istanbul Projesi’ hakkında<br />
biraz bilgi verir misiniz?<br />
Yatırım değeri 1.5 milyar TL. olan Business<br />
İstanbul’u üçer bloktan olmak üzere<br />
iki etap halinde inşa ediyoruz. İlk etaptaki<br />
üç bloğun yapımı tamamlandı, ikinci<br />
etabımızın inşası ise hızla devam ediyor.<br />
Yüksek tavanlı, ferah çalışma ortamı sunan<br />
modern ofis katlarını “Shell&Core”<br />
tarzında tasarlıyoruz. Kullanılabilir net ofis<br />
alanları ile alternatif metrekare seçenekleri<br />
bulunuyor. Ofislerdeki kat yüksekliklerinin<br />
3,80 metre olarak tasarlanması da<br />
projeye ayrı bir ferahlık katıyor. Böylece<br />
hayatın büyük bir kısmının geçtiği çalışma<br />
ortamlarına, m² ile birlikte m³ kavramını<br />
da kazandırmış bulunuyoruz. Özgün lounge<br />
ve açık terasları ile ofis çalışanlarına<br />
yönelik dinlenme, sosyalleşme imkânları<br />
sağlıyor, iş hayatından uzaklaşmadan aynı<br />
mekân içinde farklı aktiviteleri yaşatabilme<br />
imkânları sunuyoruz.<br />
Business İstanbul’da çalışanların işe gidip gelirken özel<br />
araç kullanmalarına gerek yok. Metro, metrobüs ve<br />
Marmaray bağlantısının yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış<br />
noktasında bulunan proje, tüm toplu ulaşım olanaklarının<br />
kesişme noktasında yer alarak firmalara ve firma<br />
çalışanlarına büyük avantaj sağlıyor.<br />
Belirlenmiş katlarda tasarlanan teraslı<br />
ofisler çalışanlara verimli olduğu kadar,<br />
konforlu çalışma alanları sunuyor. Binaların<br />
tasarımında; çalışma koşullarının<br />
verimini artırmak amacıyla, batı güneşinin<br />
olumsuz etkilerini azaltacak yönlendirmeler<br />
yapıldı, cephe projeleri de bu<br />
kıstas dikkate alınarak oluşturuldu. Tüm<br />
bu özelliklerin yanı sıra akıllı bina tasarımıyla<br />
enerjiden %24 tasarruf sağlıyor ve<br />
her alanda son teknolojik donanıma yer<br />
veriyoruz.<br />
Bu projenin çevresine ve şehir<br />
yaşamına etkileri sizce nasıl<br />
gerçekleşecek?<br />
Business İstanbul iş dünyasının taleplerine<br />
yönelik geliştirilmiş, en ileri teknolojilere<br />
sahip, LEED Platinium sertifikalı<br />
özel bir proje. Bulunduğu bölgenin ise<br />
tek ofis projesi olma özelliği taşıyor. Business<br />
İstanbul’da çalışanların işe gidip<br />
gelirken özel araç kullanmalarına gerek<br />
yok. Metro, metrobüs ve Marmaray bağlantısının<br />
yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış<br />
noktasında bulunan proje, tüm toplu<br />
ulaşım olanaklarının kesişme noktasında<br />
yer alarak firmalara ve firma çalışanlarına<br />
büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda<br />
çarşısıyla da ofis çalışanlarına ve çevrede<br />
yaşayanlara önemli kolaylıklar sunuyor.<br />
Çeşitli ihtiyaçlar için her türlü mağazanın<br />
yer aldığı, nitelikli kafe ve restoranların<br />
bulunduğu, premium nitelikli çarşı, çevresi<br />
için de cazibe merkezi olacak. Kafe<br />
ve restoranlardan eczaneye, kuru temizlemeden<br />
kırtasiyeye, terziden kuaföre, butik<br />
mağazalardan spor imkanlarına kadar tüm<br />
hizmetlerin yer aldığı Business İstanbul,<br />
yeni iş konseptini büyük kent yaşamının<br />
imkanlarıyla buluşturacak.<br />
Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />
birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu<br />
değişimi nasıl yorumluyorsunuz?<br />
Yönetmelikte yapılan değişiklikleri olumlu<br />
ve doğru buluyoruz. Kentsel dönüşüm<br />
Türkiye için hayati bir konu. Değişiklikler<br />
yapıcı ve yararlı. Örneğin riskli yapı tespiti<br />
yapan kuruluşlara yapılan değişiklikle bir<br />
çeki düzen veriliyor. Usulsüzlük halinde lisanslar<br />
iptal edilebilecek. Değişiklik kentsel<br />
dönüşe hız getiriyor. Uygulamadan<br />
kaynaklanan aksaklıklar ve duraksamalar<br />
gideriliyor. Yeni yönetmelikle riskli alanlarda<br />
yapılacak kentsel dönüşümde birden<br />
fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı<br />
payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete<br />
taksit ile ödeyebilecek. Apartman ve sitelerde<br />
çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya<br />
müteahhide karar alınması aşamasındaki<br />
noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini<br />
toplantıya davet etme zorunluluğu<br />
kaldırıldı. Tapunun elinde olan, kentsel<br />
dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri<br />
yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il<br />
müdürlüklerine verildi. Zemini riskli alanlarda<br />
inşaat yasağı sebebiyle, arsa sahibi<br />
buradaki imar hakkını başka bir yerdeki<br />
arsada kullanabilecek. Kentsel dönüşüm<br />
kapsamında yeniden yapılan daire ve<br />
dükkanların sahiplerine veya müteahhide<br />
devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki<br />
diğer harçlar alınmayacak. Bunlar gibi<br />
birçok önemli değişiklik söz konusu.<br />
Dünya genelinde yaygın hale<br />
gelen kentsel dönüşüm projeleri<br />
hakkında neler düşünüyorsunuz?<br />
Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir<br />
kaç örnek projeyi bizimle paylaşır<br />
mısınız?<br />
Örnek almamız gereken çok başarılı projeler<br />
söz konusu. Bu tarz projelere bizden<br />
önce başlayan ülkelerin deneyimlerinden<br />
yararlanmak önemli. Örneğin Japonya Hiroşima<br />
Danbara projesi, Lübnan Beyrut<br />
Solidere projesi, Brezilya Rio de Jenerio<br />
Gecekondu Sıkılaştırma projeleri dünya<br />
çapında başarılı kentseldönüşüm projeleridir.<br />
Bu projelerden Türkiye için dersler<br />
çıkarılabilir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 63
Advertorial
‘Evinpark Ada & Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’<br />
Çevrenin en değerli arazileri<br />
üzerinde yükseliyor<br />
“Projelerimizde en yüksek teknolojileri kullanarak ev sahiplerimize ve çevreye sağlam ve<br />
konforlu yaşam alanları sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni dinamik nüfus ile sosyal<br />
katmanlar arası etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği şüphesiz.”<br />
Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün<br />
kalite anlayışı ile ele alan Sefa İnşaat,<br />
müşterileriyle dürüst ilişkiler içerisinde<br />
hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor.<br />
Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Mimar<br />
Uğur Öztürk ile yapımı hala devam eden<br />
projelerinden ‘Evinpark Ada & Tepe’ ve<br />
‘Evinpark Kadıköy’ projeleri özelinde konuştuk.<br />
Merak ettiğimiz sorulara gayet<br />
samimi cevaplarla karşılık veren sayın<br />
Öztürk’e teşekkür ediyor çalışmalarında<br />
başarılar diliyoruz.<br />
Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte<br />
çalışma sahaları ve faaliyetleri<br />
hakkında bilgi verir misiniz?<br />
Sefa İnşaat, 40 yılı aşkın süredir inşaat ve<br />
gayrimenkul sektöründe faaliyetlerini sürdürüyor.<br />
Şu anda yönetimde ikinci kuşak<br />
var. Faaliyet alanlarımız arasında taahhüt<br />
işleri, okul, yurt, ofis ve konut inşa olan<br />
firmamız, ilerleyen yıllarda nezih lokasyonlarda<br />
butik konut üretiminde yoğunlaştı.<br />
Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün<br />
kalite anlayışı ve titizlikle ele alarak tüm<br />
tedarikçi ve müşterimizle dürüst ilişkiler<br />
kurma yoluyla toplum yaşamına katkıda<br />
bulunmak en temel hedefimiz.<br />
66<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Mimari<br />
<strong>Yapı</strong>m ya da plan aşamasında olan<br />
projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />
misiniz?<br />
Özellikle Bağdat Caddesi üzerinde tamamladığımız<br />
birçok apartman ve proje var. Şu<br />
an aynı anda yapımı süren ‘Evinpark Ada &<br />
Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’ projelerimiz var.<br />
‘Evinpark Ada &Tepe’ ve ‘Evinpark<br />
Kadıköy’ hakkında biraz bilgi verir<br />
misiniz?<br />
Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklıyla<br />
hayata geçirilen ‘Evinpark Ada &Tepe’;<br />
Maltepe E5 aksının sahil tarafında metronun<br />
yanı başında hayat buluyor. Çevresinde<br />
hastane, okul, alışveriş alanlarının ve<br />
parkların olduğu çok merkezi bir konumda<br />
2 adadan oluşan projenin %75’i yeşil alan<br />
olarak ayrıldı. Evinpark Ada & Tepe: 10’ar<br />
katlı 10 binadan oluşan projemiz Maltepe<br />
Devlet Hastanesi’nin hemen yanında yükseliyor.<br />
2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan<br />
432 adet konut ve 37 adet ticari üniteden<br />
meydana geliyor.<br />
Yine Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklığında<br />
yürüyen ‘Evinpark Kadıköy’ projesi<br />
Fikirtepe’nin en büyük caddesi olan<br />
Mandıra Caddesi üzerinde otoyola köşe<br />
pozisyonda metrobüs ve metro noktalarının<br />
hemen yanı başında yüksek topoğrafik<br />
konumuyla çevreye hakim pozisyonda hayat<br />
buluyor. Çevrenin en değerli arazilerinden<br />
biri üzerine yükselen projemiz ödüllü<br />
mimar Ender Ergün tarafından tasarlandı.<br />
Proje birçok mimari platformlarda sergileniyor.<br />
Karma bir proje olarak Fikirtepe’de<br />
hayata geçirilen ‘Evinpark Kadıköy’; 25’er<br />
katlı üç binadan oluşuyor. 467 adet konut<br />
ve 84 adet ticari birim ve alışveriş merkezinden<br />
meydana gelen karma bir proje<br />
olarak yükseliyor.<br />
Bu projelerin çevresine ve şehir<br />
yaşamına etkileri sizce nasıl<br />
gerçekleşecek?<br />
Projenin çevresinde yüzlerce eski ve depreme<br />
dayanıksız bina yer alıyor. Bu yapıların<br />
yıkılıp yerine sosyal donatılı, modern<br />
otoparkların yer aldığı yeni imar adalarının<br />
oluşturulması gerekiyor. Bu çalışmalarla<br />
birlikte umuyoruz ki çevrede yeşil alan,<br />
depreme dayanıklı estetik ve modern yapılar<br />
oluşacak. Böylelikle çevre sakinleri<br />
sosyal donatılardan ve yeşilden azami<br />
fayda sağlayabilecek. Aynı zamanda bölge<br />
sakinleri yapılan çalışmalar sonucunda<br />
çevre ve görüntü kirliliği, trafik sorunları<br />
gibi konularda daha kaliteli bir yaşam<br />
sürecekler. Projelerimizde en yüksek teknolojileri<br />
kullanarak ev sahiplerimize ve<br />
çevreye sağlam ve konforlu yaşam alanları<br />
sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni<br />
dinamik nüfus ile sosyal katmanlar arası<br />
etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği<br />
şüphesiz.<br />
Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />
birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu<br />
değişimi nasıl yorumluyorsunuz?<br />
Her ne kadar Kentsel Dönüşüm Yasası’nda<br />
dönüşümü kolaylaştıracak yasalar yer<br />
alsa da bu değişiklikler yetersiz kalıyor.<br />
Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde çoğunluğun<br />
sağlanamaması, eski mülkiyet<br />
sahiplerinin mülkiyet kullanış biçimleri,<br />
yeni projelerin hangi kaidelerle yapılacağı<br />
Mimar Uğur Öztürk / Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi<br />
konusu oldukça karmaşık ve zordu. Bir<br />
diğer sorun da, mülkiyet sahiplerinin bir<br />
firmayla anlaşma sağladıktan sonra bile<br />
mülkiyeti bir başkasına devredebiliyor<br />
ve eski vekaletlerin geçersiz hale geliyor<br />
olması. Binlerce malikin bulunduğu yapı<br />
adalarında inşaat süresinin proje finansmanı<br />
engelleyici sorun olarak karşımıza<br />
çıkarıyor. Esasen anlaşma yapılan kentsel<br />
dönüşüm alanlarında satışın yasaklanma-<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 67
Mimari<br />
sı veya inşa süresini engelleyememesi<br />
düzenlemesi olmalıdır.<br />
Dünya genelinde yaygın hale<br />
gelen kentsel dönüşüm projeleri<br />
hakkında neler düşünüyorsunuz?<br />
Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir<br />
kaç örnek projeyi bizimle paylaşır<br />
mısınız?<br />
Örneğin La Defense Kentsel Dönüşüm<br />
Projesi (Fransa) benim beğendiğim kentsel<br />
dönüşüm projelerinden biri. La Defense,<br />
Neulily köprüsünün uzantısında eski<br />
Proje künye bilgileri:<br />
İklimlendirme Sistemleri<br />
Yalıtım / Çatı & Cephe Sistemleri<br />
Kapılar<br />
Oda Kapıları<br />
Ankastre<br />
Işık Sistemleri<br />
Vitrifiye<br />
Armatürler<br />
Seramikler<br />
Oda Otomasyon Sistemleri<br />
Fitness Ekipmanları<br />
Yangın Güvenlik Ekipmanları<br />
Bina Otomasyonu<br />
Bariyer Ve Otopark Sistemleri<br />
Servis Asansörleri<br />
İşletme Yönetim Sistemleri<br />
banliyö merkezlerinden Courbevoi ile Puteaux<br />
ortasındaki 130 hektarlık bir alanda<br />
kurulmuş bir proje. Bu proje bugün bir<br />
üniversite kenti olan Nanterra kadar uzanıyor.<br />
La Defense bölgesindeki kentsel<br />
dönüşüm projesinin yüksek binaları yaygınlaştırması,<br />
geleneksel yol dokusunu ortadan<br />
kaldırılması, yaya ve otomobil akışını<br />
birbirinden ayrılması şeklinde üç temel<br />
ilkesi bulunuyor. La Defense kentsel dönüşüm<br />
projesi çerçevesinde bahse konu<br />
olan alanda; Fiat, Manhattan, Gian, Aagf,<br />
Orion, Axa, Elfaquitaine gibi büyük şirketlerin<br />
gökdelenleri var. Danimarkalı Joan<br />
: Klima alt yapısı var<br />
: Cephe 5 cm Eps mantolama<br />
üstü prekast cephe/Çelik çatı xps<br />
+ kaya yünü<br />
: Çelik kapı<br />
: Mobilya kaplamalı lake iç kapı<br />
: Siemens<br />
: Standart<br />
: Vitra<br />
: Vitra<br />
: Vitra<br />
: Audio<br />
: Fitness Salonu mevcuttur<br />
: Yangın dolabı ve yangın tüpü<br />
: Yok<br />
: Belli değil<br />
: Kone marka çift asansör<br />
: Belli değil<br />
Otto Sperckelsen tarafından tasarlanan<br />
ve 1989’da hizmete açılan La Grande Arche<br />
burada yer alıyor. Buradaki en önemli<br />
binalardan biri de Zehrfuss, Camelo ve<br />
Millly tarafından tasarlanmış olan CNIT<br />
binası. Sırtüstü yatmış, üç noktası yere<br />
değen bir deniz kabuğunu andıran bu yapıda<br />
her yıl çeşitli fuarlar düzenleniyor ve bu<br />
sayede kamu ile iletişim kuruluyor. Proje;<br />
%70 kamu, %30 özel sektör ortaklığı ile<br />
gerçekleştirilmiş. Projenin başlangıcında,<br />
kamu sektörü rol oynamış, ekonomik açıdan<br />
projenin kendi kendini finanse etmesi<br />
konusu önemsenmemiştir. Proje alanında,<br />
tarihi kentsel alan üzerinde, ekonomik<br />
aktivitelerin baskısını azaltarak yeni bir<br />
mekan yaratılmaya çalışılmış. Uzun soluklu<br />
bir sürece sahip olan proje ile Paris’in<br />
mevcut tarihi kent merkezi yitirilmeden<br />
yeni bir merkez oluşturulmaya ve bu yeni<br />
merkezin, eski merkez ile bağlantısının<br />
kurulmasına gayret edilmiş. Bu nedenle<br />
La Defense Kentsel Dönüşüm Projesi benim<br />
başarılı gördüğüm bir projedir.<br />
Türk mimarisinin geleceği,<br />
kullanılan malzemeler ve estetik<br />
açıdan sizce nasıl şekillenecek?<br />
Türk mimarisinin geleceği gittikçe daha<br />
da küreselleşen dünyada küreselle birbirine<br />
benzeşen değerler etkisiyle ayrıştığı<br />
nispette etkisinin kanısındayım. Ne var<br />
ki bunu yeterli teknik eleman artacağı ve<br />
ekonomik bütçe barındırmayan çoğu sosyal<br />
konut tarzı yapılanmalarda yeterli estetik<br />
sağlamlık olduğu söylenemez. Ancak<br />
hiç olmazsa nezih lokasyonlarda önemli<br />
projelerde kültürel kodlarımızdan esinlenmiş<br />
projelerin yapılıyor olması Türk mimarisi<br />
adına sevindirici buluyorum.<br />
68<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Proje<br />
Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum<br />
projesinde anlaşmaya varıldı<br />
Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Access Turizm ve Otel Yatırım Danışmanlık Ltd. tarafından<br />
yönetilecek. 2019 yılının ortalarında hizmet vermesi beklenen Hyatt Centric Yalıkavak<br />
Bodrum, Park Hyatt İstanbul - Maçka Palas, Grand Hyatt İstanbul, Hyatt Regency İstanbul<br />
Ataköy, Hyatt Merkez Levent İstanbul ve Eylül <strong>2017</strong>’de açılacak olan Hyatt House Gebze’ye<br />
katılarak Türkiye’deki beşinci Hyatt marka oteli olacak.<br />
Türkiye’deki ilk Hyatt Centric resort otel<br />
olan Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Bodrum<br />
Yarımadası’nın sunduğu gezi, tadım<br />
ve diğer her türlü deneyim konusunda bir<br />
üs olarak tasarlanmış, rakipsiz bir lokasyona<br />
sahip. Genellikle “Türkiye’nin St. Tropez’i”<br />
olarak anılan Bodrum Yarımadası,<br />
Türk Rivierası’ndaki en popüler ve şık destinasyonlardan<br />
biri. Otel, ünlü 5 Altın Çıpa<br />
ödüllü Palmarina Bodrum yat limanından<br />
sadece birkaç dakika uzaklıkta yer alacak.<br />
Marinada gurme restoranlar, bir açık<br />
hava alışveriş merkezi ve çeşitli eğlence<br />
mekanları da yer alacak. Yurtiçi ve yurtdışı<br />
doğrudan uçuşları olan Milas Bodrum Havaalanı’ndan<br />
Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum’a<br />
kolaylıkla erişim sağlanacak.<br />
Misafirler, otelin özel bahçe ve balkona<br />
sahip 77 odasından Türkiye’nin güneybatı<br />
sahilinin eşsiz manzaralarının tadını çıkaracaklar.<br />
Otelin beş ayrı yiyecek ve içecek<br />
alanı, yerel ve uluslararası lezzetler sunarak<br />
Türkiye’nin mutfak ruhunu yansıtacak.<br />
Spa, açık ve kapalı havuzların yer alacağı<br />
Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum aynı zamanda<br />
seçkin bir beach club’a yakın bir<br />
noktada yer alıyor. Otelin geniş dış mekânı<br />
ve 544 m2’nin üzerinde konferans ve<br />
organizasyon alanı, düğün ve organizasyonlar<br />
için mükemmel bir destinasyon seçeneği<br />
sunacak.<br />
Hyatt Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Güney<br />
Batı Asya Bölgesi Satın Alma ve Geliştirmeden<br />
Sorumlu Başkan Yardımcısı Peter<br />
Norman, “Bugünkü açıklama, Avrupa’da<br />
Hyatt Centric markasının yakaladığı hızı<br />
yeni gelişmelerle taçlandırmamıza olanak<br />
tanıyor. Marka, kendilerini bilinçli<br />
gezginler olarak tanımlayan milenyum<br />
zihniyetli misafirler için tasarlandı. Markanın<br />
bölge çapında büyümeye devam<br />
etmesini heyecanla izleyeceğiz” dedi.<br />
Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş da “Grup<br />
şirketlerimizden Özkent’in Hyatt ile Hyatt<br />
Centric Yalıkavak Bodrum’u açmak üzere<br />
yaptığı işbirliğini açıklamaktan büyük<br />
memnuniyet duyuyoruz. Burası Avrupa’daki<br />
ilk Hyatt Centric beach resort<br />
olarak, Bodrum’un en önde gelen lokasyonlarından<br />
birinde, üst segmentte tatil<br />
deneyimleri sunacak. Modern Akdeniz<br />
tasarımı, sanatsal peyzajı, denizin yanı<br />
başında yer alan olağanüstü lokasyonu<br />
ve geniş yelpazedeki sunduğu nitelikli yaşam<br />
ile Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum,<br />
bölgede kısa süre içinde en çok aranan<br />
otellerden biri haline gelecek. Hyatt’la<br />
olan güçlü ilişkimizi önümüzdeki yıllarda<br />
da devam ettirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında<br />
bulundu.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 69
Sektörel<br />
Zigana Tile ile çatınızda<br />
büyük değişim başladı<br />
“Onduline Avrasya’nın yeni ürünü Zigana Tile ile şimdi çatılarınızı yenilemenin tam zamanı.”<br />
Yenilikçi gölgelendirilmiş tasarım anlayışıyla<br />
çatınıza estetik bir görünüm kazandırmasının<br />
yanı sıra sağlamlığıyla da dikkat<br />
çekiyor.<br />
En sert iklim koşullarında dahi dayanıklılığından<br />
ödün vermeyen Onduline Zigana<br />
Tile, kesinlikle su geçirmiyor, paslanmıyor,<br />
küflenmiyor ve bakım gerektirmiyor.<br />
Zigana Tile, dünyadaki en hafif çatı kaplama<br />
malzemelerinden biri. Çatı konstrüksiyonunuza<br />
metrekarede sadece 4 kilogram<br />
yük vererek binanınızın deprem güvenliğine<br />
katkıda buluyor.<br />
1 oluk – 1 adım prensibiyle çatınıza çok<br />
hızlı bir şekilde uygulanabilen Zigana Tile,<br />
satın aldığınız andan itibaren size tasarruf<br />
ettiriyor. Levhaların alt ve üst taraflarında<br />
belirlenmiş olan özel bini yerlerinin yanı<br />
sıra levhaların üst tarafında yer alan soğuk<br />
damga ile “TOP - ÜST” şeklinde belirtilmiş<br />
uygulama yönü sayesinde çatıya<br />
montajı hızlıca gerçekleşiyor. Geniş oluk<br />
aralıkları sayesinde uygulama ekiplerinin<br />
hareket kabiliyetini en üst seviyeye çıkarıyor<br />
ve çatınız çok kısa bir süre içinde kusursuz<br />
olarak kullanıma hazır hale geliyor.<br />
Uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik<br />
standartları konusunda yüksek niteliklere<br />
sahip olan bu kusursuz ürün, yüksek oranda<br />
geri dönüştürülmüş malzeme içeriğine<br />
sahip ve asbest içermiyor. Onduline’in<br />
Sapanca’daki üretim tesislerinde yüksek<br />
teknoloji kullanılarak üretilen Zigana Tile,<br />
renklendirme aşamasında kullanılan doğal<br />
pigmentler ve düşük karbon ayakizi<br />
değeri ile çevreye oldukça duyarlı.<br />
Çatı ve cephe kaplamalarında uzun yıllar<br />
boyunca güvenle kullanabileceğiniz Zigana<br />
Tile, geniş aksesuar yelpazesi ile<br />
birlikte TS EN 534:2006+A1:2010 standardına<br />
ve CE belgesine sahip bir şekilde<br />
Onduline Avrasya garantisi altında Türkiye’de<br />
üretiliyor.<br />
70<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“İstenilen amaca yönelik rahat ve<br />
huzurlu ortamlar geliştiriyoruz”<br />
“Her mekanın içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk<br />
amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu yaparken daha tasarım aşamasındayken fonksiyon,<br />
amaç ve duyguyu bir bütünlük içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı göz önünde<br />
bulunduruyoruz.”<br />
Eda Tahmaz / İç Mimar<br />
İlham verici tasarımları yüksek kaliteli<br />
uygulamalarla birleştirerek bireysel ve<br />
kurumsal işverenlerin hizmetine sunan<br />
EDDA Mimarlık müşteri memnuniyetine<br />
dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi<br />
hedefliyor. Özgün tasarımları ile adından<br />
sıkça söz ettiren EDDA Mimarlık kurcusu<br />
İç Mimar Eda Tahmaz ile projeleri hakkında<br />
konuştuk.<br />
Öncelikle kısaca kendinizden ve çalışmalarınızdan<br />
bahsedebilir misiniz?<br />
1991 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık<br />
Fakültesi Restorasyon Bölümü’nden<br />
ikincilikle mezun olduktan sonra,<br />
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar<br />
Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden birincilikle<br />
mezun olarak tamamladım. Mezuniyet<br />
sonrası farklı restorasyon ve mimarı<br />
alanlarda çalıştıktan sonra 2008 yılında<br />
EDDA Mimarlık’ı kurdum. EDDA Mimarlık<br />
olarak ürün tasarımı, mimari ve iç mimari<br />
projeler üzerine çalışıyoruz. On yılı aşkın<br />
süredir yaratıcı ve ilham verici tasarımlarımızı,<br />
yüksek kaliteli uygulamalarla birleştirerek<br />
bireysel ve kurumsal işverenlerin<br />
hizmetine sunmayı ve müşteri memnuniyetine<br />
dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi<br />
hedefliyoruz. Mimari, iç mimari tasarım<br />
ve uygulama konularında tecrübeli<br />
bir ekibimiz bulunuyor ve her yeni projede,<br />
beklentileri mimari etik ve mükemmellik<br />
çerçevesinde yerine getirme heyecanıyla<br />
çalışıyoruz.<br />
Özellikle ofis, banka, yönetim binaları,<br />
konut, otel projeleri, konsept tasarım ve<br />
uygulamaları hayata geçiriyoruz. Tasarladığımız<br />
mekanı, sadece iç mimari açıdan<br />
değil, aynı zamanda mobilya tasarımı,<br />
aydınlatma tasarımı ve farklı alanlarda<br />
72<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Mimari<br />
yarattığımız özgün tasarımlar ile bir bütün<br />
olarak ele alıyor ve çözümlüyoruz.<br />
Özellikle Y kuşağına hitap eden<br />
projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />
misiniz?<br />
Halaman Matbaacılık’ın yönetim binasında<br />
şekillendirdiğimiz iç mekan tasarımı<br />
ve Aktif Group yönetim ofisi, Y kuşağının<br />
taleplerini göz önüne alarak gerçekleştirdiğimiz<br />
projelerimizden.<br />
Gerçekleştirdiğiniz projelerinizde,<br />
önceliklerinizi nasıl belirliyorsunuz?<br />
Tüm projelerde önceliğimiz, müşterilerin<br />
istek ve öngörülerini, kendi mimari anlayışımız<br />
ve bilgimiz ışığında süzerek, istenilen<br />
amaca yönelik rahat ve huzurlu ortamlar yaratmak<br />
oluyor. Her proje farklılık gösterse<br />
de, fonksiyonu ön planda tutarak her mekanın<br />
içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak<br />
ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk<br />
amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu<br />
yaparken daha tasarım aşamasındayken<br />
fonksiyon, amaç ve duyguyu bir bütünlük<br />
içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı<br />
göz önünde bulunduruyoruz.<br />
‘Sıradan olmayan ve canlı bir<br />
ofis’ mimari anlamda içinde neler<br />
barındırmalı?<br />
Sıradan olmayan ve canlı bir ofis, çalışanların,<br />
çalışma hayatında arzuladıkları<br />
ve motivasyonlarını artırması gerektiğini<br />
düşünüyorum. Sadece ofisler ve işi hatırlatan<br />
imgeler değil hayatın her alanından<br />
bir parçanın o tasarımda olması gerekiyor.<br />
Tasarımdaki dinamizmdir bu etkiyi yaratan.<br />
Örneğin, Aktif Group Yönetim Binası’nda<br />
Y kuşağının beklentilerinden yola çıkarak<br />
sıradan olmayan ve canlı bir ofis yaratma<br />
arzusuyla çalışanlar ile fikir alışverişinde<br />
bulunduk. Çalışanların iş hayatının stres<br />
ve yoğunluğundan uzaklaşmaları için ofis<br />
alanlarını, sosyal alanlar ile bütünleştirdik.<br />
Yalın bir tasarım çizgisi benimseyerek<br />
renkler, sıcak malzemeler ve iç peyzaj ile<br />
desteklediğimiz dinamik atmosferi ortak<br />
alanlara da alarak, markanın iş karakterini<br />
yansıtan renk farklılıkları ile departmanlar<br />
arasında çeşitlilik oluşturduk.<br />
‘Ortamın enerjisini yükseltmek’ dediğimizde<br />
Mimarinin etkisi nerede başlar<br />
ve nerede biter?<br />
Mimarın tam olarak yapması gereken de<br />
ortamın enerjisini yükseltmektir. Mimarın<br />
etkisi renk seçiminden kullanılacak malzemenin<br />
dokusuna kadar her noktada etkisi<br />
olmalı. En küçük detaylarda bile mimar<br />
dokunuşuyla ve son kullanıcının alacağı<br />
enerjiyi hissetmeli. Proje bir bütün olarak<br />
ele alınmalı ve peyzajından, toplantı odasına,<br />
tablolardan zemin kaplamalarına kadar<br />
her alanda mimarın enerjisi o projeye<br />
yansımalı.<br />
Aktif Group Yönetim Ofisi’nde yönetim<br />
kurulu toplantı odasını dairesel formda,<br />
departmanları ise farklı formlarda birbiri<br />
içerisine yerleşecek şekilde ele alarak<br />
yükselttiğimiz enerjiyi, ofis duvarları için<br />
tasarladığımız panolarda ve bölücü camlarda<br />
kurguladığımız birbiri içerisinde akan<br />
grafik çalışmalar ile destekledik. Tavanlar<br />
ve mobilyalara da bu farklı formları yansıtarak<br />
mekanın kendi içerisindeki üç boyut<br />
etkisini daha da vurguladık ve çalışanlar<br />
için enerjisi yüksek bir ofis ortamı ortaya<br />
çıkardık.<br />
Hızla ortaya çıkan birbirinden<br />
kopuk niteliksiz projelerin çevresi<br />
ve insana karşı olan etkilerinde,<br />
mimarların ne gibi sorumlulukları<br />
var? Bu konuda sizce neler<br />
yapılabilir?<br />
Ülkemizde kentsel dönüşüm adı altında<br />
yapılan birbirinden kopuk ve niteliksiz projeler<br />
fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenmiş;<br />
dönüşümün toplumsal, ekonomik<br />
ve çevresel boyutları göz ardı edilmiştir.<br />
Oysa kentsel dönüşüm, fiziksel mekânın<br />
dönüşümünün yanı sıra, sosyal gelişim,<br />
ekonomik kalkınma, çevreyle ilgili ve doğal<br />
dengenin korunması ve sürdürebilirliğinin<br />
sağlanması ile birlikte kapsamlı ve<br />
bütünleşik bir yaklaşımla ele alındığı takdirde<br />
başarıya ulaşabilir.<br />
Dünya genelinde yaygın hale gelen<br />
kentsel dönüşüm projeleri hakkında<br />
neler düşünüyorsunuz? Başarılı bir<br />
dönüşüm için Türk <strong>Yapı</strong> Sektörüne<br />
bir çağrınız var mı?<br />
Kentsel dönüşüm, zamanla niteliğini<br />
kaybeden, fiziksel ve çevresel yönlerden<br />
bozulmuş ve köhneleşmiş, sosyal ve ekonomik<br />
açıdan dışlanmışlıkla karşı karşıya<br />
olan kentsel alanların belli sosyal ve ekonomik<br />
programlarla yenilenerek/dönüştürülerek<br />
kente kazandırılmasıdır.<br />
Başarılı bir kentsel dönüşüm için farklı<br />
amaçlara hizmet etmek ve bu amaçlara yönelik<br />
tasarımlar yapmak gerekir. Öncelikli<br />
olarak kentin fiziksel koşulları ile toplumsal<br />
problemleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmalı<br />
ve kentsel refah ve yaşam kalitesini<br />
artırıcı bir ekonomik kalkınma yaklaşımı<br />
benimsenmeli. Kentsel alanların en etkin<br />
biçimde kullanımına ve gereksiz kentsel yayılmadan<br />
kaçınmaya yönelik stratejilerin de<br />
mutlaka oluşturulması gerekli.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 73
Mimari<br />
Türkiye ‘Yatay Mimari’<br />
ile yeniden şekilleniyor<br />
Günümüzde gayrimenkul sektörünün yeni bir gündem konusu var; Yatay Mimari. Devletin<br />
gündeminde de olan bu yeni nesil mimarlık anlayışı için inşaat firmaları ve mimarlar ön<br />
çalışmalara başladı. Peki, Yatay Mimari ile yeni projeler nasıl hayat bulacak?<br />
Durul Dalgıç / Lejant Proje Ortaklarından<br />
Son günlerde Türkiye gayrimenkul sektörü<br />
Yatay Mimari’yi tartışıyor. Devletin gündeminde<br />
de olan bu konu için belediyeler ve<br />
tüm proje firmaları yol haritası çizmek için<br />
çalışmaya başladı. Peki, Yatay Mimari ile<br />
hayatımız nasıl değişecek? Bilirkişilerin<br />
söylediklerine göre; yeni yapılacak binalarda<br />
arsada inşaat sınırları genişleyecek,<br />
dikey yerine yatay mimari teşvik edilecek.<br />
Doğru yerlerde doğru yapıların yapılmasıyla<br />
insanların doğa ile bütünleşmesi ve<br />
çocukların özgürce oyun oynayabilecekleri<br />
alanlar gün yüzüne çıkacak. Aslında bu<br />
bakış açısıyla tasarlanan yapılar da yok<br />
değil. Bunlarda biri de Ankara’nın Gölbaşı<br />
Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçen Aden<br />
Ballıkpınarı Konut Projesi.<br />
Yatay yaşam konseptini, müstakil<br />
yaşam ayrıcalığına dönüştüren<br />
proje…<br />
Müşterilerine mimari çözümlerden proje<br />
geliştirmeye, finansman yönetiminden işletmeye<br />
kadar 360 derece hizmet sunan<br />
Lejant Proje tarafından Ankara’nın Gölbaşı<br />
Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçirilen<br />
Aden; yatay yaşam konseptini, müstakil<br />
yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor. Dalgıç<br />
GY ve Lejant ortaklığıyla hayat bulan<br />
Aden, 2+1’den 5+1’e kadar geniş seçeneklerle<br />
sunulan villalar ve farklı mimarisi<br />
ile dikkatleri üzerine çekiyor. Ferah mimarisini,<br />
yüksek tavanlarla destekleyen<br />
benzersiz projede; evin içinde sayılabilecek<br />
şekilde tasarlanan havuzlar ve özgür<br />
kullanım imkanı sunan bahçeler de bulunuyor.<br />
Sosyal donatıları ve yeşil alanları<br />
ile doğanın içinde yaşama fırsatı sunan<br />
Aden Ballıkpınarı; Mogan Gölü ve Eymir<br />
Gölü ile Beynam ormanları tarafından çevreleniyor.<br />
Kent merkezine 20 dakikalık<br />
mesafede yer alan Aden Ballıkpınarı’nda<br />
trafik sorunu yaşanmadığı gibi 7/24 profesyonel<br />
güvenlik hizmetiyle huzurlu bir<br />
yaşamın kapılarını konukları için açıyor.<br />
Doğanın tam kalbinde…<br />
Sakinlerinin her sabah güzel bir manzaraya<br />
uyanmasını sağlayan Aden, açık<br />
havanın tadını çıkararak bahçe kahvaltısı<br />
yapmak isteyenlerin gönlünde taht<br />
kuruyor. Bahçelerini özgürce dizayn edebilmek<br />
ve doğadan kopmadan toprakla<br />
iç içe yaşamak isteyenleri yaşam alanına<br />
davet eden Aden; çocuklara özgürce<br />
oyun oynayabilecekleri alanlar da sunuyor.<br />
Hem şehir merkezine yakın hem de<br />
doğanın tam kalbinde olmak isteyenlerin<br />
beğenisini kazanan Aden, yaşamı bir<br />
bütün olarak kucaklıyor.<br />
74<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Mimari<br />
Dubai’de Tabanlıoğlu Mimarlık imzası:<br />
Crystal Towers<br />
Türkiye’nin küresel mimarlık ofisi Tabanlıoğlu Mimarlık’ın Dubai’de tasarladığı Crystal Towers’ın<br />
inşaatı tamamlandı. Kentin doğal bir uzantısı olarak kentte yaşayanlarla buluşma öngörüsüyle<br />
geliştirilen Crystal Towers, Dubai’de bu misyonu üstlenen öncü proje konumunda.<br />
Tabanlıoğlu Mimarlık, yapımı tamamlan<br />
Crystal Towers’ın tanıtımını, Dubai’de 11-<br />
13 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Citsycape<br />
Global <strong>2017</strong> döneminde gerçekleştirdi.<br />
Crystal Towers’ın iki kulesinden<br />
birinde hizmet veren Rixos Premium Dubai<br />
evsahipliğinde, Melkan Gürsel, Murat<br />
Tabanlıoğlu’nun katılımlarıyla düzenlenen<br />
özel davet, Cityscape Global nedeniyle<br />
kentte bulunan gayrimenkul ve mimarlık<br />
dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturdu.<br />
Al Fattan Properties yatırımı olan Crystal<br />
Towers, Dubai’nin Jumeirah Beach bölgesinde,<br />
Al Mamsha Street üzerinde yer<br />
alıyor. Karma kullanımlı proje, 35 katlı<br />
konut ve Rixos Premium Dubai’nin hizmet<br />
verdiği 30 katlı otel olmak üzere iki kuleden<br />
oluşuyor. <strong>Yapı</strong>mı Temmuz <strong>2017</strong>’de<br />
tamamlanarak hizmete giren Crystal<br />
Murar TabanlIoğlu<br />
Melkan Gürsel<br />
Towers, özgün ve efektif tasarımı, somut<br />
işlevselliğinin yanı sıra Dubai’de öncülük<br />
yaptığı bir misyonu da üstleniyor.<br />
Crystal Towers’ın, yatırımcısı Al Fattan<br />
Properties’in de bu yöndeki arzusu doğrultusunda;<br />
Dubai’de eksikliği hissedilen<br />
kentsel yaşamı hareketlendirme ve<br />
kendisine çekme kaygısını da tasarıma<br />
taşıdıklarını vurgulayan Murat Tabanlıoğlu,<br />
“Cadde kotunda yer alan restoranlar,<br />
mağazalar, sağlık, spor tesislerinin yanı<br />
sıra Dubai’nin potansiyeli yüksek bu semtinde,<br />
şeffaf, çok cepheli yapısal formu ve<br />
ışıltısı ile Crystal Towers, sosyaleşme ihtiyacına<br />
karşılık olarak da bir deniz feneri<br />
gibi insanları bulunduğu noktaya çekiyor.<br />
Kulelerinde yer alan otel, konut ve halka<br />
açık tesislere erişim tek bir ana girişten<br />
verilerek, birbirinden farklı kullanıcılarının<br />
rastlaşma ihtimalini doğuruyor. Sadece direkt<br />
kullanıcılarıyla sınırlı değil, tüm kentli<br />
ve ziyaretçilere açık hali ile ana fonksiyonlarının<br />
yanı sıra bir kentsel buluşma noktası<br />
oluşturuyor” diyerek, Crystal Towers’ın<br />
bu misyonu üstlenen bir proje olarak Dubai’de<br />
öncülük yaptığını belirtti.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 75
Dosya Konuları:<br />
Çimento ve Beton Ekipmanları<br />
Elektrikli El Aletleri<br />
İş Makineleri ve Ekipmanları
Hava ve suda sertleşen daha sonra<br />
suda çözünmeyen hidrolik bağlayıcı bir<br />
madde olan çimentonun kum, çakıl ve<br />
uygun oranda su ile karışımı sonucu<br />
elde edilen sert, dayanıklı, taş benzeri<br />
bir yığışım olan beton…<br />
Çimento ve Beton Ekipmanları<br />
Tamir, bakım, onarım ve tadilat işlemleri<br />
için çalışan kişilerin işlerini daha<br />
pratik ve kolay bir şekilde yapabilmelerini<br />
sağlayan…<br />
Elektrikli El Aletleri<br />
<strong>Yapı</strong> sektöründe çeşitli işlerde (karayolu<br />
yapım, bakım ve onarımı, su kanalları<br />
yapımı, toprak kazımı, yükleme ve yayılımı<br />
vb.) kullanılan çok amaçlı makineler<br />
olan…<br />
İş Makineleri ve Ekipmanları
İnşaat Sektörü<br />
3. çeyrekte yükselişini sürdürüyor<br />
Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay düzenli olarak hazırladığı ve sektördeki faaliyet,<br />
güven ve beklentiyi ölçümlediği “Hazır Beton Endeksi”nin <strong>2017</strong> Ağustos Ayı Raporu’nu açıkladı.<br />
Hazır Beton Endeksi, ağustos ayında 100,34 değerine ulaşarak önceki yılın aynı ayına<br />
göre yüzde 0,5 oranında artış gösterdi.<br />
Türkiye Hazır Beton Birliği, Hazır Beton<br />
Endeksi’yle inşaat ve bununla bağlantılı<br />
imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut<br />
durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koydu.<br />
Rapor’da, Temmuz <strong>2017</strong>’de ilk defa<br />
eşik değerin üstüne çıkan Güven Endeksi,<br />
ağustos ayında eşik değerin üzerine çıkamadı.<br />
Ancak bileşik endeks olan Hazır Beton<br />
Endeksi, ağustos ayı genelinde sektörün<br />
genel görünümünün olumlu olduğunu<br />
ortaya koydu.<br />
%0,6 ile en fazla artış gösteren<br />
endekslerden biri Faaliyet Endeksi oldu<br />
Hazır Beton Faaliyet Endeksi ağustos<br />
ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre<br />
%0,6’lık artış ile en fazla artış gösteren<br />
endekslerden biri oldu. Ankete katılan<br />
firmaların %59’u ağustos ayında satışlarının<br />
arttığını belirtirken satışlarında önceki<br />
aya göre azalma olduğunu ifade edenlerin<br />
oranı %14’te kaldı. Alınan kayıtlı siparişlerde<br />
artış olduğunu söyleyenlerin oranının<br />
%50’nin üzerinde olması, faaliyetteki<br />
hareketlenmeyi teyit etti.<br />
En az artış Güven Endeksi’nde<br />
gerçekleşti<br />
Hazır Beton Güven Endeksi’nin temmuz<br />
ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre<br />
%0,3 arttı. Bu artış pozitif bir artış olmakla<br />
birlikte diğer endekslere kıyasla düşük<br />
kaldı. Endeksin değerinin eşiğin altında<br />
kalması, sektörün ekonomiye olan güvenin<br />
istenilen düzeyde olmadığını ortaya<br />
koydu. Ankete katılanların %11’i yeni istihdamı<br />
düşünürken, yeni yatırım düşünenlerin<br />
oranı ise %15 oldu. Ankete katılan<br />
firmaların %30’u tedarikçilere verdiği<br />
siparişin önümüzdeki üç ayda artacağını<br />
düşündüğünü belirtti.<br />
Beklenti Endeksi 0,6 oranında artış<br />
gösterdi<br />
İnşaat sektörünün önümüzdeki dönemde<br />
gidişatını göstermesi açısından önemli<br />
olan Hazır Beton Beklenti Endeksi’nin<br />
ağustos ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına<br />
kıyasla %0,6 oranında artış gösterdi.<br />
Önümüzdeki üç ayda satışlarının artacağını<br />
düşünenlerin oranı %55 iken, satışların<br />
80<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
‘Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri’ Bodrum’da gerçekleştirildi<br />
Kuruluş tarihi olan 1988 yılından bu yana Türkiye’de kaliteli betonun<br />
üretilip kullanılması için önemli çabalar gösteren Türkiye<br />
Hazır Beton Birliği (THBB), bu amaçla yapmış olduğu çok sayıda<br />
etkinliğin yanı sıra “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları”<br />
konulu seminerler düzenliyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde<br />
periyodik olarak gerçekleştirilen bu seminerler ile müteahhitler,<br />
mimarlar, mühendisler başta olmak üzere beton kullanıcılarına;<br />
betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine; yapı denetim kuruluşu<br />
temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarının<br />
anlatılması hedefleniyor. <strong>2017</strong> yılında İstanbul, Gaziantep ve<br />
Samsun’da düzenlenen seminerler dizisinin dördüncüsü 14 Eylül<br />
<strong>2017</strong> tarihinde Herodot Kültür Merkezi’nde yapıldı. Seminer’e inşaat<br />
mühendisleri, müteahhitler, mimarlar ve beton üreticileri yoğun<br />
ilgi gösterdi. Seminer kapsamında, THBB Genel Sekreter Yardımcısı<br />
Aslı Özbora Tarhan; “Türkiye’de ve Dünyada Hazır Beton<br />
Sektöründeki Son Gelişmeler”, İTÜ İnşaat Fakültesi Eski Dekanı<br />
Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir “Beton Teknolojisinde Son Gelişmeler”;<br />
THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar ise<br />
“Betonda Kalite Denetimleri” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.<br />
azalacağını düşünenlerin oranı %18 oldu.<br />
Gelecek üç ayda girdi stoklarını artıracağını<br />
söyleyen firmaların oranı ise %60 olarak<br />
gerçekleşti.<br />
Hazır Beton Endeksi önceki yılın<br />
aynı ayına göre arttı<br />
Bileşik endeks olan Hazır Beton Endeksi<br />
de bu gelişmelerden etkilenerek ağustos<br />
ayında 100,34 değerine ulaştı. Böylece<br />
önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında<br />
artış gösterdi.<br />
“Önümüzdeki döneme ilişkin<br />
sektörün beklentisi olumlu”<br />
Hazır Beton Endeksi Ağustos Ayı Raporu<br />
sonuçları ile ilgili görüşlerini açıklayan Avrupa<br />
Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB<br />
Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, temmuz<br />
ayından sonra ağustos ayında da Faaliyet<br />
Endeksinin yükselişini sürdürdüğünü,<br />
sektörün önümüzdeki döneme ilişkin beklentisinin<br />
pozitif göründüğünü ifade etti.<br />
Yavuz Işık, rapor ile ilgili şu değerlendirmelerde<br />
bulundu: “Geride bıraktığımız<br />
temmuz ve ağustos ayında Faaliyet Endeksi’nin<br />
yükseliyor olması, inşaat sektöründeki<br />
ilerlemenin boyutlarını ortaya koymaktadır.<br />
3. Çeyreğin ilk iki ayında inşaat<br />
sektöründe görülen bu hareketlilik sonrasında<br />
eylül ayında da endeksin yükselmesi<br />
durumunda, inşaat sektörü 3. Çeyrekte<br />
de Türkiye’nin büyümesine oldukça önemli<br />
bir katkı sunacaktır.”<br />
Türkiye Hazır Beton Birliği, sürdürülebilirlik konusunda bir ilke imza attı<br />
Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda<br />
doğru beton uygulamalarının sağlanması için çalışan Türkiye Hazır<br />
Beton Birliği (THBB), beton ve ilgili sektörlerin gelişimine yönelik<br />
faaliyetlerine hızla devam ediyor.<br />
Kalite, çevre ve iş güvenliği uygulamalarıyla sektörün gelişimine<br />
büyük katkı sağlayan THBB, çevre dengesi ile ekonomik büyümeyi<br />
birlikte ele alan, doğal kaynakların etkin kullanımını sağlayarak<br />
çevresel kaliteye önem veren, aynı zamanda gelecek kuşakların<br />
ihtiyaçlarını tehlikeye sokmaksızın bugünkü ihtiyaçlarını karşılayabilen<br />
bir model olan sürdürülebilirlik konusuna odaklandı.<br />
Dünyada kullanılan en yaygın yapı malzemesi olan betonun sürdürülebilir<br />
olmasının geleceğimiz için önemini vurgulayan beton<br />
ve çimento sektöründe faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar,<br />
sorumlu kaynak kullanımı belgelendirme sisteminin geliştirilmesi<br />
için 2013 yılında bir araya geldi. Bunun sonucunda, 2016 yılında<br />
Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kuruldu. Beton Sürdürülebilirlik<br />
Konseyi (CSC) projesi, Sürdürülebilir Kalkınma için Dünya İş<br />
Konseyinin (WBCSD) Çimento Sürdürülebilirlik Girişimi (CSI) tarafından<br />
başlatıldı ve birçok şirket, birlik ve enstitü kurucu üye oldu.<br />
“Bölgesel Sistem Operatörü” olarak atadığı kuruluşlar ile beton<br />
üreticilerini, “Yönetim”, “Çevre”, “Ekonomi” ve “Sosyal” konu<br />
başlıkları altında bilgilendiren Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin,<br />
her bölgede sadece bir bölgesel sistem operatörü bulunuyor. Bu<br />
kapsamda, <strong>2017</strong> yılında Beton Sürdürülebilirlik Konseyine başvuruda<br />
bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği, beton ve beton bileşenleri<br />
alanındaki<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 81
İlk 6 Ayda 196 Milyon Dolar Çimento<br />
İhracatı gerçekleştirildi<br />
Dosya<br />
Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) tarafından açıklanan <strong>2017</strong> yılının ilk yarı rakamlarına<br />
göre iç pazarda düşüş yaşanırken ihracat hız kesmeden artmaya devam etti. Üretilen çimentonun<br />
yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken, ihracatta ilk sırada Suriye ikinci sırada ise ABD yer aldı.<br />
İlk 6 aylık verilere göre çimento ihracat geliri 196 milyon dolar olarak açıklandı.<br />
TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre,<br />
<strong>2017</strong> yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen<br />
yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir düşüş<br />
yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen<br />
çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu<br />
olurken yine <strong>2017</strong> yılı ilk 6 ayında iç satışlarda<br />
%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik<br />
artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon<br />
tonaçimento üretimi gerçekleşirken bunun<br />
32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan<br />
fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.<br />
++196 Milyon Dolarlık İhracat<br />
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB<br />
Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “<br />
<strong>2017</strong> yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış<br />
aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda<br />
yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama<br />
kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında<br />
Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar<br />
bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının<br />
daha etkileyici seviyelerde olmasını<br />
bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat<br />
rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü<br />
yine büyük bir başarıya imza atmıştır. Türkiye<br />
İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı<br />
işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine<br />
göre; ihracat <strong>2017</strong> yılı Haziran ayında,<br />
2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13<br />
milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak<br />
19 milyar 177 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.<br />
Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun<br />
%11,5’ini ihraç ederek ekonomiye<br />
olan katkısı büyüktür” dedi.<br />
M. Şefik Tüzün / TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı<br />
İlk 6 ayda 196 milyon dolar çimento ihracatı gerçekleştirildi<br />
TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre, <strong>2017</strong> yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir<br />
düşüş yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken yine <strong>2017</strong> yılı ilk 6 ayında iç satışlarda<br />
%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon tonaçimento üretimi gerçekleşirken<br />
bunun 32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.<br />
196 Milyon Dolarlık İhracat<br />
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “ <strong>2017</strong> yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış<br />
aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında<br />
Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının daha etkileyici seviyelerde olmasını<br />
bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü yine büyük bir başarıya imza atmıştır.<br />
Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat <strong>2017</strong> yılı Haziran<br />
ayında, 2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13 milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak 19 milyar 177 milyon dolar<br />
olarak gerçekleşmiştir. Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun %11,5’ini ihraç ederek ekonomiye olan katkısı büyüktür” dedi.<br />
82<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“Bizi farklı kılan; standartlar içinde daha<br />
stabil bir ürün yapabilme becerimiz”<br />
“Bursa Çimento olarak asıl amacımız;, üretimin artırılmasının ötesinde Dünyada kullanılan<br />
en iyi teknolojileri kullanan ve hem çevre duyarlılığını hem de insana yaklaşımını en üst<br />
seviyeye çıkaran bir fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye etmek.”<br />
1966 yılında Bursa’da kurulan ve %100<br />
halka açık bir yapı ile çalışmaya devam<br />
eden Bursa Çimento, Türkiye’nin en büyük<br />
sanayi kuruluşları arasında yer almakta.<br />
Bursa Çimento Genel Müdürü Osman<br />
Nemli ile şirket faaliyetleri, yeni projeleri<br />
ve sektördeki yenilikler üzerine konuştuk.<br />
Kısaca firmanızdan bahseder<br />
misiniz?<br />
3 bin civarında ortağa sahip olan Bursa<br />
Çimento’ya bağlı olan şirketler arasıda<br />
Çemtaş, Bursa Beton, Rodaport, Tunçkül<br />
ve Ares bulunuyor.<br />
Bursa Çimento olarak, Güney Marmara’da<br />
yer alan fabrikamız ile bölge ihtiyacını karşılayacak<br />
bir kapasiteye sahibiz. Kurulduğumuz<br />
günden bu yana ileri teknoloji ve<br />
yenilikçi bir anlayış ile üretim yapmaya<br />
özen gösteriyoruz.<br />
1969 yılında üretime başlayan Bursa Çimento,<br />
hali hazırda 1.400.000 ton/yıl<br />
klinker üretimi ile toplam 2.850.000 ton/<br />
yıl çimento öğütme kapasitesine sahip.<br />
Ayrıca 2016 yılında teknoloji ve verimliliği<br />
artırmaya yönelik toplam 8 milyon 200<br />
bin liralık yatırım yaptık. Mevcut otomasyon<br />
sistemini sürekli iyileştirerek Bursa<br />
Çimento fabrikasının geleceğin yeni nesil<br />
çimento üretim tesisleri arasında yerini almasını<br />
hedefliyoruz.<br />
Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />
misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />
vermektesiniz?<br />
Hızla büyüyen inşaat sektörünün en önem-<br />
84<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
karşı hassasiyetin artığını düşünüyor, buna<br />
göre de ürünlerimizi belirliyoruz. Pazardaki<br />
bu stabiliteye rağmen standartlarda yer<br />
alan veya almayan yeni ürün grupları üzerinde<br />
çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Pazarda<br />
oluşabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda<br />
yeni ürünlere geçiş yapma esnekliğimizi her<br />
zaman hazırda bulunduruyoruz.<br />
Ürün portföyünüzü genişletirken<br />
hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />
Yeni ürünlerinizi neye göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
Uyguladığımız çevre politikaları ve faaliyetlerinin<br />
başında çevreye duyarlı ürünler geliştirmek<br />
ve bu ürünleri yine çevreye duyarlı<br />
süreçler ile üretmek geliyor. Bunun yanı<br />
ve atık ısıdan enerji üretmek. 2011 yılında<br />
Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlama Tesisi’ni,<br />
2013 yılında ise Atık Isı Enerji Tesisi’ni<br />
devreye aldık. Yakıt kaynağı olarak<br />
kullanılan atık ile atık ısından elde edilen<br />
enerji olmak üzere iki şekilde enerji<br />
üretimi sağlanıyor. Bacadan çıkan sıcak<br />
gazlardan tekrar enerji üretiyoruz. Bu sayede<br />
kullandığımız enerjinin yüzde 20 ile<br />
25’ini karşılıyoruz.<br />
İlave olarak, kalorifik ihtiyacımızın bir kısmını<br />
atık yakarak karşılıyoruz.<br />
Bu sayede atıkların gömülerek depolanma<br />
ihtiyacını azaltarak çevreye ciddi anlamda<br />
bir katkıda bulunuyoruz.<br />
Ar-Ge çalışmalarımızın büyük kısmı bu iki<br />
konuya odaklanmış durumda. Hem atık<br />
ısıdan daha fazla enerji üretebilmek hem<br />
Osman Nemli / Bursa Çimento Genel Müdürü<br />
li tedarikleri hazır beton ve çimentodur. Bu<br />
bağlamda çimento ve hazır beton üretimi<br />
hem kapasite hem yenilik anlamında her<br />
geçen gün daha iyi bir noktaya gelmektedir.<br />
Öte yandan dökme, torbalı, sling bag ve big<br />
bag ambalajlı çimento ürünlerimiz ile nihai<br />
müşterilerimize ulaşıyoruz. Ürün porföyümüzde<br />
32,5 dayanımdan 52,5 dayanıma<br />
kadar 6 değişik tip çimento yer almaktadır.<br />
Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />
çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />
uygulamada son dönemde ne gibi<br />
yenilikler mevcut?<br />
Fabrikanın gelişen teknolojiye uyum sağlaması<br />
ve verimliliğin arttırılmasına yönelik<br />
çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Öte yandan ürünün<br />
standartları belirlenmiş, sonuçta hepimiz<br />
bu standartlara uygun üretim yapıyoruz.<br />
Sektörde sizi farklı kılan standartlar içinde<br />
daha stabil bir ürün yapabilme beceriniz.<br />
İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler ve<br />
deprem hassasiyetimiz sonucunda kullanılan<br />
beton dayanım sınıfları giderek yükselirken,<br />
çimento kalitesindeki değişimlere<br />
sıra ürün kalitesi, müşteri memnuniyeti,<br />
iş sağlığı ve güvenliği gibi birimlere yönelik<br />
farklı geliştirme çalışmalarımıza da devam<br />
ediyoruz. Bunların bir kısmı endüstri 4.0’a<br />
geçişimizi hızlandıracak unsurlar. Yeni yatırımımız<br />
ile birlikte mevcut en iyi teknikleri<br />
kullanarak ülke ekonomisine katkı sağlarken,<br />
çevremizle daha barışık bir tesis olmayı<br />
planlıyoruz.<br />
Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />
gelişiyor?<br />
Yeni pazarlar konusunda özellikle yurtdışı<br />
olmak üzere arayışlarımız devam ediyor.<br />
Ancak amacımız tek seferlik spot satışlar<br />
yapmak değil. Girdiğimiz pazarda kalıcı olup<br />
uzun yıllar bizim ürünümüze alışan müşteriye<br />
kaliteli hizmet sunmak istiyoruz. Bu noktada<br />
hacimden daha çok uzun süre ticaret<br />
yapabilir miyiz kriterine odaklanıyoruz.<br />
AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />
önceliğinizi hangi konulara göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
Öncelik verdiğimiz konulardan biri de atık<br />
de daha fazla endüstriyel atığı bertaraf<br />
edebilmek üzere araştırmalar yapıyoruz.<br />
Yeni ürünler geliştirebilmek için de çeşitli<br />
çabalarımız var, ancak daha önce de<br />
bahsettiğim gibi bu noktada pazar ihtiyaçları<br />
da önem kazanmakta.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak<br />
mı?<br />
Evet. Bursa Çimento’nun ‘Çimento Fabrikası<br />
Kapasite Artışı ve Atık Isıdan Enerji<br />
Üretim Tesisi’ projemize Çevre ve Şehircilik<br />
İl Müdürlüğü’nden ÇED olumlu kararı<br />
çıktı. Bu karar ile birlikte 120 milyon dolarlık<br />
teknoloji yatırımına hazırlanıyoruz.<br />
Yeni yatırım ile kapasitemiz 1.8 milyon<br />
ton/yıl klinker olacak...<br />
Bursa Çimento olarak asıl amacımız;<br />
üretimin arttırılmasının ötesinde Dünyada<br />
kullanılan en iyi teknolojileri kullanan<br />
ve hem çevre duyarlılığını hem de insana<br />
yaklaşımını en üst seviyeye çıkaran bir<br />
fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye<br />
etmek.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 85
“Sika’nın 2020 stratejisi,<br />
yenilikçi ve çevreci ürünlerini<br />
dünyanın her yerinde sunmak”<br />
“Sika’yı farklı kılan; her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi ve ihtiyacı en iyi<br />
karşılayacak doğru çözümleri sunmasıdır.”<br />
gerekse marin sektörlerinde de müşterilerinin<br />
zorlu taleplerini en iyi şekilde karşılamakta.<br />
Sika Türkiye Pazarlama ve Kurumsal<br />
İletişim Yöneticisi Fazlı Bulut ile Sika<br />
Türkiye özelinde konuşmaya çalıştık.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
27 yıldır Türk yapı sektörü profesyonellerine<br />
hizmet vermekte olan Sika Türkiye<br />
ise, en iyi ürünü en iyi teknik destekle,<br />
performans ve müşteri ihtiyaçlarının ön<br />
planda olduğu bir yaklaşımla sunmaktadır.<br />
İstanbul ve Mersin’de alanında en son<br />
teknolojiye sahip, toplam 600 bin tonun<br />
üzerinde kapasitesi bulunan 2 üretim tesisi,<br />
7 bölge ofisi ve 200’e yakın çalışanı<br />
ile Sika Türkiye’nin sorumluluğunda, başta<br />
Türki Cumhuriyetler olmak üzere 9 ülke<br />
bulunuyor. Sika Türkiye, hitap ettiği inşaat<br />
ve endüstriyel üretim sektörlerinin büyük<br />
çoğunluğunda lider tedarikçi konumuyla 8<br />
farklı hedef pazardaki çalışmalarına aktif<br />
ve etkili olarak devam ediyor.<br />
Üretim süreçleriniz ve ürün<br />
gruplarınız hakkında biraz bilgi verir<br />
misiniz?<br />
Sika’nın Gotthard Tüneli’nde sızdırmazlık<br />
harçları ile başlayan serüveni, şu an su<br />
altı yapılarındaki kompartman sistemlere<br />
uzanan çok farklı uygulama ve yapılara<br />
sahip ürünlerle devam ediyor. Beton katkıları,<br />
su yalıtımı, çatı yalıtımı, sızdırmazlık<br />
Fazlı Bulut / Sika Türkiye Pazarlama<br />
ve Kurumsal İletişim Yöneticisi<br />
Dünyada 5 kıta üzerindeki 94 ülkede, 170<br />
üretim tesisi ve 17 bin çalışanı ile faaliyet<br />
gösteren Sika’nın ürün gamı; bir yapıyı<br />
temelden çatıya kadar yapı kimyasalları,<br />
endüstriyel üretim için özel yapıştırıcılar<br />
ve sızdırmazlık gibi farklı alanlarda çözüm<br />
sunabilecek geniş bir ürün yelpazesine<br />
sahip olmanın yanında, gerek otomotiv<br />
86<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
ve yapıştırıcılar, zemin kaplamaları, yenileme ve<br />
endüstri grubu ürünleri gibi çok çeşitli grupları,<br />
profesyonel ve son kullanıcıya uygun yüksek<br />
performanslı ürünler olarak sunmaktadır.<br />
Ürünlerinizin rekabet edebilir olması ve<br />
uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için<br />
ne gibi konulara önem veriyorsunuz?<br />
Sika özellikli yapı kimyasalları sektöründe dünyada<br />
lider konumundadır. Sika’yı farklı kılan ise<br />
her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi<br />
ve ihtiyacı en iyi karşılayacak doğru çözümleri<br />
sunmasıdır. Sika’nın geleneksel yönetim tarzından<br />
profesyonel yönetime geçmesi ile birlikte,<br />
global büyümesinde çok büyük bir ivmelenme<br />
olmuştur. Sika; 107 yıl önce bulduğu Sika-1<br />
katısındaki ileri görüşlülüğünü, şu anda gelişen<br />
inşaat sektöründeki ihtiyaçları karşılamak amacıyla<br />
her geçen gün yeni ürünlerle geliştirmektedir.<br />
Modern inşaat teknolojilerinin gelişmesi<br />
aynı zamanda bu sistemler için modern çözümlere<br />
gereksinim duymaktadır.<br />
Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />
salımı gibi pekçok olumsuzluklara<br />
sebebiyet veren ürünler için sizce ne<br />
gibi tedbirler alınmalı? Şirket olarak<br />
bu tür konularda ne tür çalışmalarınız<br />
bulunuyor?<br />
“Daha fazla değer, daha az etki” parolası ile<br />
yola çıkmaktayız. Bu bizim için şu demek: Daha<br />
çevreci ve teknolojik ürünler üretiyoruz, bunun<br />
yanında sosyal sorumluluk projeleri ile daha fazla<br />
değer katmayı da önemsiyoruz. Aynı zamanda<br />
enerji kullanımı, atık yönetimi ve iş kazalarındaki<br />
oranları azaltmayı da önceliklendirip bu sayede<br />
daha az etki oluşturmayı ana stratejimiz olarak<br />
benimsedik. Bu yolda çok güçlü adımlarla<br />
da devam etmekteyiz.<br />
Sika’da son iki senedir eğer yeni bir ürün çıkarılacaksa<br />
bunun önceki versiyondan daha çevreci<br />
bir ürün olması kuralı getirilmiştir. Bu da firmamıza<br />
hem yeni fikirlerin hayata geçmesinde<br />
hem de çevreci çözümlerin ortaya çıkmasını da<br />
tetikleyici bir etken görevi yapmaktadır. Örneğin<br />
hiçbir solvent bazlı malzeme Ar-ge bünyesinde<br />
çalışılmamaktadır. Ya da çevreye daha fazla<br />
atık üretecek bir ürün, daha performanslı dahi<br />
olsa gündeme alınmamaktadır. Özellikle mevcut<br />
binalardaki yaşam döngüsü arttıracak olan<br />
koruyucu kaplama tarzı ürünlerin önemi her geçen<br />
gün artmaktadır. Yüksek performanslı su<br />
itici malzemeler ile limanlardaki tamir ve yaşam<br />
döngülerinin süreleri iki katına kadar çıkarılabilmektedir.<br />
Bu da çok değerli olan doğal kaynaklarımızın<br />
fazladan kullanımına engel olmaktadır.<br />
SİKA, ABC Kimya’yı satın aldı<br />
13 Eylül <strong>2017</strong> Çarşamba akşamı<br />
Swissotel The Bosphorus<br />
Chalet Garden’da gerçekleşen<br />
davette, yapı kimyasalları ve endüstriyel<br />
yapıştırıcılar sektörlerinin<br />
önde gelen temsilcileri bir<br />
araya geldi.<br />
Evsahipliğini; Sika Türkiye Genel<br />
Müdürü Bora Yıldırım ve ABC<br />
Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı’nın<br />
yaptığı etkinliğe, her<br />
iki firmanın bayi ve distribütörlerinin<br />
yanı sıra yapı sektörünün<br />
belli başlı dernek ve birliklerinin<br />
üst düzey temsilcileri ile basın Sika Türkiye Genel Müdürü Bora Yıldırım<br />
mensupları katıldı.Sika Türkiye<br />
Genel Müdürü Bora Yıldırım<br />
gerçekleştirdiği sunumda, satın<br />
almaya dair bilgileri paylaşmasının<br />
ardından “Sika olarak bu<br />
satın alma ile birlikte yapıştırıcı<br />
ve sızdırmazlık ürün grubundaki<br />
pazar konumumuzu çok<br />
daha güçlü bir şekilde geliştirme<br />
fırsatına sahip olacağımıza<br />
inanıyoruz. Bir yandan ABC’nin<br />
geniş ürün portföyünü Sika’nın<br />
dağıtım kanalı ile buluştururken,<br />
diğer yandan Sika’nın ilgili ürün ABC Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı<br />
portföyünü ABC’nin satış kanalı<br />
ile buluşturmayı ve böylece önemli bir sinerji etkisi yaratarak bu pazardaki büyümemizi<br />
hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu satın almayla birlikte yurtiçi pazarın yanı<br />
sıra özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarlarında da Sika’nın mevcut satış kanalı ABC<br />
ürün portföyünden istifade edeceğinden, ülkemizin ihracat potansiyeline de katkı<br />
sunacağız. ABC çalışanlarına Sika Ailesi’ne hoş geldiniz derken, hep birlikte daha<br />
büyük ve güçlü takım olarak çalışacak olmanın heyecanını duyuyoruz.” dedi. ABC<br />
Kimya ve Dış Tic. A.Ş. adına konuşan Murat Karadayı, bundan sonraki yapıda<br />
“<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektöründe dünya lideri bir firmanın sahip olduğu tecrübelerin<br />
ışığında, yalnızca Sika Türkiye için değil, hem global Sika organizasyonu içerisinde<br />
hem de yurtiçinde ve yurtdışındaki diğer ülkelerde, dünya standartlarında çözüm<br />
üretmeye devam edeceklerini” ifade etti.<br />
İşleyiş ve organizasyonun mevcut haliyle devam edeceği, üretim ve Ar-Ge altyapısının<br />
geliştirilmesine yönelik yeni çalışmaların da gerçekleştirileceği bilgisinin<br />
aktarıldığı sunumların ardından verilen kokteylde konuklar sektöre dair sohbet<br />
olanağı da buldu.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
Sika olarak 2020 stratejimiz, dünyanın her yerinde<br />
bu çözümleri sunabilmek ve bunu yaparken<br />
de doğanın ve insanın en az şekilde etkilenmesini<br />
sağlamaktır. Her sene birkaç farklı<br />
ülkede yüksek Sika standartlarında yeni iştirakler<br />
ve fabrikalar kurulmaktadır. Sika Türkiye olarak<br />
ise bu sene özellikle İSG konularında büyük<br />
yatırım ve eğitimler yapılmıştır.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 87
Sektörel<br />
“En önemli diğer kriterimiz mümkün<br />
oldukça yerli kaynakları kullanarak<br />
yeni gelişmeler sağlamak”<br />
“Beton katkılarında en önemli yenilikler olarak, Poli karboksilat bazlı ürünlerin geleneksel<br />
kimyasalların yerine geçmesi ve performansların inanılmaz derecede artmasıdır.”<br />
Fatih Fethullah Arıcan / Genel Müdür<br />
Türkiye’nin lider Çimento fabrikalarına<br />
Öğütücü kolaylaştırıcısı ve mukavemet<br />
artırıcı ürünler üreten <strong>Yapı</strong>chem, yeni bir<br />
ürün grubu olarak <strong>Yapı</strong>fine grubu altında<br />
toz ürünler, epoksiler, su yalıtım malzemeleri<br />
ve yüzey kaplamaları içeren ürün<br />
grubun üzerinde çalışmalarına başlamış<br />
durumda. <strong>Yapı</strong>chem Genel Müdürü Fatih<br />
Fethullah Arıcan ile bu alandaki çalışmaları,<br />
ihracat hedefleri ve sektör genelinde<br />
konuşmaya çalıştık.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Boğzaiçi Üniversitesinden Kimya Mühendisliği<br />
Lisans (1980) ve Lisanüstü (1983)<br />
derecelerim var. Mezuniyetten sonra ilk işyerim<br />
olan PETKİM/Aliağa tesisleri dahil,<br />
profösyonel hayatı bıraktığım 2007 yılına<br />
kadar Kimyasal üretimlerin yapıldığı büyük<br />
kimya tesislerinde üst düzey yöneticilik<br />
deneyimlerim oldu.<br />
2007 yılında aile şirketi olan ARSAN kimya<br />
makina ve dış. Tic.ltd. şti yi kurarak <strong>Yapı</strong><br />
Kimyasalları şirketlerine hammadde ve<br />
yarımamül tedarik ettik. 2011 yılında ise<br />
<strong>Yapı</strong>chem Kimya san. A.Ş yi kurarak ve<br />
zaman içinde tüm ürün paletlerine girerek<br />
sektöre <strong>Yapı</strong> Kimyasallarında önemli<br />
bir üretici firma olarak girmiş olduk.<br />
Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />
misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />
vermektesiniz?<br />
Biz önce Beton Katkıları ile başladık.<br />
Bu ürünlerin müşteri kesimi Hazır beton<br />
santralleridir. Daha sonra Çimento<br />
Kimyasallarına girdik. Türkiye’nin lider<br />
Çimento fabrikalarına Öğütücü kolaylaştırıcısı<br />
ve mukavemet artırıcı ürünler<br />
veriyoruz. Bu arada tüm ürünlerimiz için<br />
ihracat imkânları araştırdık ve bugün itibariyle<br />
neredeyse 10 ülkeye ihracat yapıyor<br />
durumdayız. Son ürün grubu olarak ta<br />
<strong>Yapı</strong>fine grubu altında toz ürünler, epoksiler,<br />
su yalıtım malzemeleri ve yüzey<br />
kaplamaları içeren ürün grubuna girdik.<br />
Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />
çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />
uygulamada son dönemde ne gibi<br />
yenilikler mevcut?<br />
En önemli yenilikler olarak Beton katkılarında<br />
, Poli karboksilat bazlı ürünlerin<br />
geleneksel kimyasalların yerine geçmesi<br />
ve performansların inanılmaz derecede<br />
artmasıdır. Bu konuda <strong>Yapı</strong>chem bu tür<br />
hammaddeleri kendi tesislerinde, kendi<br />
know-how’ ile üretme başarısına sahip<br />
olmuş, ve bu özelliği ile de sektörde farklılık<br />
yaratmıştır.<br />
Ürün portföyünüzü genişletirken<br />
hangi kıstaslara dikkat<br />
ediyorsunuz? Yeni ürünlerinizi neye<br />
göre belirliyorsunuz?<br />
Esas olan bir taraftan maliyetleri düşürürken<br />
diğer taraftan kalitenin artırılması<br />
olayıdır. Bu konuya azami dikkat göstererek<br />
çalışıyoruz. Diğer taraftan milli ve<br />
yerli bir firma olarak en önemli diğer kriterimiz<br />
mümkün oldukça yerli kaynakları<br />
kullanarak yeni gelişmeler sağlamaktır.<br />
Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım<br />
aşamasında ve sonrasında ne gibi<br />
avantajları bulunmakta?<br />
Bu tür ürünlerin en önemli avantajları<br />
yüksek performanslı olmaları ve çalışılması<br />
pratik ve kolay olmasıdır. Bir taraftan<br />
daha ekonomik çözümler sağlarken,<br />
diğer taraftan kullanıcıya uygulama kolaylığı<br />
ve yüksek standartlı ürünler sağlamaktadır.<br />
Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />
gelişiyor?<br />
Özellikle sıvı ürünlerin lojistik dezavantajı<br />
nedeniyle ihracat yapılabilir ülkeler sınırlı<br />
bir durumdadır. Bu da genelde Orta Doğu<br />
ve diğer yakın çevre ülkeleridir. Bu bölgelerde<br />
ihracat anlamında oldukça iyiyiz.<br />
Ancak Afrika ülkeleri ve ürünlerimiz anlamında<br />
teknik olarak üstün olabileceğimiz<br />
ancak mesafe olarak daha uzak ülkeler<br />
için neler yapabiliriz, onun çalışması içindeyiz.<br />
AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />
önceliğinizi hangi konulara göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
Daha önce de belirttiğim gibi öncelik yerli<br />
kaynakları kullanarak geliştirilecek ürünler<br />
ile , neticede Türkiye ye Döviz kazandıracak,<br />
ithal malzemelere ikame olacak<br />
ürün çalışmalarımız Arge çalışmalarımızın<br />
ana prensipidir.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
İstanbul ve Gaziantep üretim tesislerimize<br />
ilave olaraj şu anda İzmir Fabrikamızı<br />
kurma çalışmaları içerisindeyiz. Böylelikle<br />
Türkiyenin İnşaat yoğun 3 ana bölgesinde<br />
üretim faliyetimiz olacaktır.<br />
Bundan sonraki yatırımlarımız yurt dışı<br />
ağırlıklı düşünülmektedir. Uygun şartlar<br />
sağlanırsa yurtdışında JV yatırımları da<br />
düşünülebilinir.<br />
88<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“Köster olarak sektöre katma değer<br />
üretmeye devam edeceğiz”<br />
“Faaliyetlerimizde kalitemiz ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı kılmıştır.<br />
Şüphesiz faaliyetler bir bütündür ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde yer<br />
alan Arge laboratuvarımız en önemli gücümüz diyebilirim.”<br />
Selahattin Özüpek / Köster Türkiye Satış Müdürü<br />
Alman üretici KÖSTER Bauchemie AG,<br />
yapı kimyasalları, su yalıtımı ürünleri ve<br />
sistemleri konusunda yılların getirdiği bir<br />
uzmanlığa sahip. Bu sistemler, dünya çapında<br />
yeni ve eski birçok yapıları korumaya<br />
devam etmekte. Köster Türkiye Satış<br />
Müdürü Selahattin Özüpek ile geliştirdikleri<br />
sistemler, uyguluma teknikleri ve Türkiye<br />
pazarındaki hedefleri üzerine konuştuk.<br />
Kısaca firmanızdan bahseder<br />
misiniz?<br />
Dünyanın 50 ülkesinde faaliyet gösteren<br />
Köster, Almanya merkezli uluslararası bir<br />
şirkettir. Araştırma geliştirme faaliyetleri<br />
ile sektöründe ön plana çıkmıştır. Dünya<br />
üzerinde homojen bir dağılım göstermiş<br />
ve hemen her kıtada etkinlik oluşturmayı<br />
başarmıştır. Pentagon, Panama Kanalı,<br />
Pekin Olimpiyat Stadı, Empire State Binası,<br />
Münih Havalimanı, Kozloduy Nükleer<br />
Enerji Santrali ve diğer pek çok referans<br />
Köster açısından bir dünya şirketi olmanın<br />
karşılığıdır. Zorlu Center, Sapphire, Süzer<br />
Plaza, Paşaköy Arıtma Tesisi, TAV Havalimanları,<br />
Bafra/ Kıbrıs turizm yatırımları,<br />
Erbil Havalimanı bu coğrafya da yer aldığımız<br />
başlıca referanslardır.<br />
Türkiye faaliyetlerimiz 1994 senesinde<br />
başlamıştır. Oldukça kayda değer bir süre<br />
ve önemli tecrübeler içeriyor. Başlangıcından<br />
bu güne bulunduğumuz geniş bir coğrafyanın<br />
çözüm ortağı olduğumuzu görüyoruz.<br />
Türk Cumhuriyetler, Gürcistan, Irak,<br />
Kıbrıs pazarlarından Türkiye organizasyonu<br />
olarak sorumluluk taşıyoruz. Türkiye’de<br />
de 10 bölgede aktif temsilimizle, 150’ye<br />
varan bayi sayımızla hizmet veriyoruz.<br />
Sağlık yatırımlarından, ulaştırma projeleri-<br />
90<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
ne ve havaalanlarına, turizm yapılarından,<br />
enerji yatırımlarına kadar pek çok projede<br />
yer alıyoruz. Diğer taraftan uluslararası<br />
ölçekte Köster, Türkiye organizasyonunu<br />
önemsiyor ve bu coğrafyadaki faaliyetleri<br />
Köster Türkiye üzerinden gerçekleştiriyor.<br />
Bu sayede bu coğrafyanın en modern ve<br />
teknik altyapısına sahip üretim tesisini de<br />
yine Türkiye’de konumlandırmıştır. Dilovası’nda<br />
ki fabrikamız sektörümüz ve ülkemiz<br />
açısından bir katma değerdir.<br />
<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörü<br />
hakkındaki görüşleriniz ve<br />
şirketinizin sektör faaliyetleri<br />
hakkında bilgi verir misiniz?<br />
İnşaat sektörüne yönelik yapı kimyasalları<br />
ve su yalıtımı ihtiyaçlarının tamamına<br />
cevap verebilecek çok geniş ürün portföyümüz<br />
bulunuyor. Faaliyetlerimizde kalitemiz<br />
ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı<br />
kılmıştır. Şüphesiz faaliyetler bir bütündür<br />
ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde<br />
yer alan Arge laboratuvarımız en önemli<br />
gücümüz diyebilirim. Türkiye’de yerelleşebilmemiz<br />
ve geniş çevre coğrafyalara da<br />
adapte olabilmemizi buradaki Arge çalışmalarımız<br />
destekliyor.<br />
Köster olarak Türkiye pazarında 23 yılı aşkın<br />
süredir yer alıyoruz. Çevre coğrafyaları<br />
da eklediğimizde önemli bir coğrafi alanda<br />
faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla büyük bir<br />
sorumluluk. Türk insanının artan ihtiyaçları<br />
ve yaşam standartlarına yönelik sürekli<br />
gelişim eğilimi, çevre coğrafyalarda ki yeni<br />
ihtiyaçlar ve yapılanmalar, yine sorunlu<br />
bir coğrafyada Türkiye’nin bölgesel cazibe<br />
merkezi olması, merkezi lokasyon ve Kuzey<br />
Afrika - Kafkaslar - Ortadoğu düzleminde<br />
tedarikçi konumu Türkiye pazarına yönelik<br />
iyimser bakabilmemizi kalıcı kılıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörü giderek önem<br />
kazanıyor. İnşaat projeleriyle birlikte hemen<br />
hemen her ev’de kullanım oranları<br />
artan imalat kalemlerini içeriyor. Dolayısıyla<br />
önümüzdeki süreç, yeni ya da eski<br />
her yapıda yapı kimyasalları kullanımının<br />
artacağına işaret ediyor. Burada temel<br />
sorun sektörün niteliği. Nitelik konusunda<br />
çok ciddi problemler görüyoruz. Dolayısıyla<br />
haksız rekabet koşullarını sadece merdiven<br />
altı üretim kültüründe görmüyoruz.<br />
Burası çok önemli bir sorun. Kısa vadede<br />
cirosal kaygılarla ve sektörün popülerliği<br />
ile oluşturulmuş tüm faaliyetler en fazla<br />
orta vadede tüm olumsuzlukları ile kendini<br />
gösteriyor. Ancak sektör bu süreçte<br />
zaman kaybediyor. Diğer taraftan sene<br />
başı itibariyle Türkiye pazarından çekilen<br />
şirketlere de şahit olduk. Bu açıdan<br />
sektör profesyonellerine önemli görevler<br />
düşüyor. Nitelik arz eden bir yapı kimyasalları<br />
sektörü mü, yoksa hacim kazanan<br />
ancak içinin doldurulamadığı ve nitelik arz<br />
etmeyen bir yapı kimyasalları sektörü mü?<br />
Biz Köster olarak sektöre katma değer<br />
üretmeye devam edeceğiz. Ve bu şekliyle<br />
büyümemizi sürdüreceğiz.<br />
Geleceğe yönelik hedefleriniz<br />
nelerdir?<br />
Sanayici kimliğimizi daha belirgin hale getireceğiz.<br />
Dolayısıyla üstlendiğimiz misyonu<br />
çok geniş bir coğrafyaya taşımaya<br />
devam edeceğiz. Faaliyetlerimizde penetrasyonu<br />
önemsiyoruz. Dolayısıyla sektörün<br />
kalbinin attığı her yerde marka bilinirliğimizi<br />
arttırma hedefimiz bulunuyor.<br />
Saha çalışmalarımızda ve proje etkinliklerimizde<br />
müdahil olma kapasitemizi<br />
daha üst seviyeye taşımamız gerekiyor.<br />
Sektörden bu yönde teveccüh ve talepler<br />
görüyoruz. Dolayısıyla bayilik sistemimizi<br />
daha etkin ve verimli bir temsile kavuşturacağız.<br />
Markamızı talep eden ve her<br />
coğrafi bölgede görmek isteyen müşteri<br />
ve tüketicilerimize ulaşmak ve cevap<br />
vermek durumundayız. Bu açıdan 2016<br />
yılı itibariyle bayilik sistemimize yeni bir<br />
soluk getirmek üzere çalışmalarımıza hız<br />
vermiştik. <strong>2017</strong> ilk altı ayında %30 seviyelerinde<br />
yeni bayi sayısına ulaştık. Amacımız<br />
hep ifade ettiğimiz nitelik ve kaliteyi<br />
yine nitelikli ve mühendislik altyapısına<br />
sahip bayilerle sektörümüze sunabilmek<br />
olacak. Hassasiyetle süreci yönettiğimizi<br />
belirtmeliyim.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 91
Dosya<br />
Bakır Beton 12 araçlık yatırımında<br />
MAN’ı tercih etti<br />
Kayseri’nin güzide beton santrali işleten firmalarından Bakır Beton da 12 araçlık yatırımında<br />
MAN’ı tercih etti. Bakır Beton, 7 adet MAN TGS 18.420 /18.460 çekici ve 5 adet<br />
MAN TGS 41.360 mikser aracı ile filosunu güçlendirdi.<br />
f Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman’ın<br />
evsahipliğinde Kayseri’de Bakır Beton<br />
tesislerinde gerçekleşen teslimat törenine,<br />
MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş.<br />
Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Doğucan<br />
Suyani ve her iki şirket yetkilileri katıldı.<br />
Önceki MAN tecrübelerinde yakıt tüketiminin<br />
çok düşük olduğunu tespit ettiklerini<br />
belirten Bakır Beton Genel Müdürü Bayram<br />
Kahraman, “Yakıtta bariz fark yaratan<br />
MAN araçları, ayrıca teknolojik üstünlüğü,<br />
konfor ve güvenliği ile de sunduğu ayrıcalıklar,<br />
hem biz firma yönetimi, hem de bizzat<br />
bu araçları kullanan şoförler tarafından tecrübe<br />
edildi. Bu doğrultuda bundan sonraki<br />
yatırımlarımızda da MAN’ı tercih edeceğimizi<br />
bir kez daha belirtmek isterim” dedi.<br />
MAN araçlarının, yüksek teknolojisi, dayanıklılığı,<br />
kalitesi, konforu, düşük yakıt tüketimi<br />
ve işletme giderleri gibi öne çıkan<br />
daha birçok özelliği ile olduğu kadar, yaygın<br />
Satış Sonrası Hizmetler ağı, sunduğu<br />
finansal çözümler gibi sunduğu birçok ayrıcalıklar<br />
ile müşterilerini her açıdan düşünen<br />
bir marka olduğunu belirten MAN<br />
Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon<br />
Satış Bölge Koordinatörü Doğucan Suyani<br />
ise “MAN ister bireysel olsun ister kurumsal,<br />
tüm müşterilerini ‘yaşam boyu iş<br />
ortağı’ olarak görmekte ve bu felsefe ile<br />
onları düşünerek hareket etmektedir. Bu<br />
nedenle de kurduğumuz tüm dostluklarımız,<br />
uzun solukludur. Bakır Beton da bu iş<br />
ortaklarımız arasındadır ve daha uzun yıllar<br />
bu dostluğumuzun süreceğine inanıyorum”<br />
şeklinde konuştu.<br />
92<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“Uluslararası tüm değerlere sahip olmakla<br />
beraber yerel olmaya inanıyoruz”<br />
“MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap veren maksimum<br />
kaliteyi ve yıllara meydan okuyan dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri geliştirmektir.”<br />
1937’de Milano’da kurulan MAPEI, günümüzde<br />
her tür zemin, duvar ve kaplama<br />
malzemelerinin uygulanması için yapıştırıcı<br />
ve tamamlayıcı ürünler üretiminde<br />
dünya lideridir. Aynı zamanda su yalıtım<br />
ürünleri, özel harçlar, beton katkıları, yeraltı<br />
inşaatı için ürünler ve beton ve tarihi<br />
yapıların restorasyonu gibi yapı endüstrisinde<br />
kullanılan diğer kimyasal ürünlerde<br />
de uzmanlaşmış. MAPEI Türkiye Genel<br />
Müdürü Cem Baki Sinal ile firma faaliyetleri<br />
ve ürünleri üzerine konuştuk.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Grubun <strong>2017</strong> profili; 5 kıtada, 33 farklı ülkede<br />
73 üretim tesisi ve grup bünyesinde<br />
istihdam edilen 9000’den fazla çalışan<br />
olarak özetlenebilir. Grubun <strong>2017</strong> konsolide<br />
cirosu 2.4 milyar Euro’dur ve dünyanın<br />
en geniş ve tamamlayıcı ürün yelpazesindeki<br />
yüksek kaliteli ürünleriyle, sahip olduğu<br />
66.000’den fazla müşterisinin taleplerine<br />
cevap vermektedir.<br />
Mapei, ayrıca, dünyadaki tüm ofislerinde<br />
etkin bir teknik destek hizmeti sunmaktadır.<br />
Alanında uzman mühendisler ve şantiye<br />
destek personeli tarafından sunulan bu<br />
hizmet; tasarımcılar, mimarlar, müteahhitler<br />
ve profesyonel zemin uygulamacıları<br />
tarafından takdir edilmektedir.<br />
Mapei Grup global iş stratejisini<br />
aşağıdaki üç ana prensip üzerine<br />
inşa etmiştir;<br />
UZMANLAŞMA: Mapei, yapı endüstrisindeki<br />
müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak<br />
için ileri teknoloji ürünler sunar.<br />
ARAŞTIRMA & GELİŞTİRME: Mapei, her<br />
yıl, toplam cirosunun %5’i ve çalışanlarının<br />
%12’siyle AR-GE’ye yatırım yapar.<br />
ULUSLARARASILAŞMA: Mapei, 1960’tan<br />
itibaren, yerel gereksinimleri maksimumda<br />
karşılamayı ve taşıma maliyetlerini<br />
minimize etmeyi uluslararasılaşma stratejisi<br />
olarak benimsemiştir. Bu nedenle,<br />
müşterilerine yakın olmak ve ihtiyaçlarına<br />
cevap vermek için, her ülkede yerel üretim<br />
yapmaktadır.<br />
4 yıl önce Türkiye pazarına giriş yapan<br />
Mapei Türkiye, Ankara’da yer alan merkez<br />
ofis, İstanbul ofis, yeni açılışı yapılan İzmir<br />
ofis ve Ankara’nın en önemli sanayi bölgelerinden<br />
Polatlı OSB’deki üretim tesisiyle<br />
faaliyet göstermektedir. Mapei Türkiye,<br />
her zaman tam bir sistem olarak sunulan<br />
ve aralarında seramik yapıştırıcı ve derz<br />
dolguları, su yalıtım sistemleri, özel harçlar<br />
ve ankraj harçları, ısı yalıtım ürünleri, iç<br />
ve dış mekan kaplamaları, endüstriyel zeminler<br />
ve diğer yapı malzemelerinin olduğu<br />
geniş ürün yelpazesiyle, yapı endüstrisi<br />
için ürün ve sistemlerin üretimi ve satışını<br />
gerçekleştirmektedir. Toplam 23.000 m 2<br />
alan üzerine kurulu olan üretim tesisinin<br />
kapalı alanı, 2016 yılının ilk çeyreğinde<br />
tamamlanan ek 3.500 m 2 ’lik bölümle birlikte<br />
9.000 m 2 ’ye çıkmıştır.<br />
Kendimden bahsetmek gerekirse; ODTÜ<br />
Elektrik & Elektronik Mühendisliği mezunuyum.<br />
İhtisasımı İTÜ’de nükleer enerji<br />
üzerine yaptım. Kariyerime Yıldız Üniversitesi<br />
Elektronik Haberleşme bölümünde<br />
öğretim üyeliği yaparak başladım ve 5 yılı<br />
Suudi Arabistan’da olmak üzere dünyanın<br />
çeşitli saygın ve uluslararası yapı sektörü<br />
firmalarında çalıştım.<br />
Dünyanın en büyük mikronize endüstriyel<br />
mineral üreticisi olan OMYA madenciliğin<br />
kuruluşunda yer aldım ve 10 yıl operasyonlarını<br />
yürüttüm. Şimdi de, yine uluslararası<br />
ve sektöründe dünya lideri olan<br />
Mapei Türkiye’de Genel Müdürlük görevini<br />
yürütüyorum.<br />
Üretim süreçleriniz hakkında biraz<br />
bilgi verir misiniz?<br />
MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının<br />
ihtiyaçlarına cevap veren maksimum<br />
kaliteyi ve yıllara meydan okuyan<br />
dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri<br />
94<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
geliştirmektir. Yüksek teknoloji ürünlere<br />
ve AR-GE’ye kendi adamış olan MAPEI,<br />
uluslarası standartlarda üretim yapmaktadır.<br />
Uluslararası bir firma olmasının yanısıra<br />
çok çeşitli yerel firmalarla da işbirliği<br />
bulunmaktadır.<br />
Üretim yaparken başlıca önceliklerimiz<br />
arasında ürünlerimizin tüm uluslararası<br />
standartlara uygunluğu gelmektedir.<br />
MAPEI olarak uluslararası tüm değerlere<br />
sahip olmakla beraber yerel olmaya inanıyoruz.<br />
Yerel firmaların yerel yöneticiler<br />
tarafından yönetilmesine dikkat ediyor ve<br />
buradaki gücü yakalamaya çalışıyoruz. Bizi<br />
farklı kılan özelliklerimizden bir diğeri de<br />
yerelde büyüme isteğimiz. Bulunduğumuz<br />
bölgelerdeki insanların yaşam tarzları ne,<br />
ne düşünürler bunları bilmek durumundayız.<br />
Hedef kitlemizi iyi tanıyarak doğru çözümleri<br />
sunmak yine birincil önceliklerimiz<br />
arasında yer alıyor.<br />
Ürünlerinizin rekabet edebilir<br />
olması ve uzun vadede varlığını<br />
sürdürebilmesi için ne gibi konulara<br />
önem veriyorsunuz?<br />
İşimizin temelinde AR-GE yatar. Bize göre,<br />
yerel ihtiyaçlara doğru çözümlerle cevap<br />
vermek ancak araştırma ve geliştirmeyle<br />
yenilikçi, geri dönüştürülmüş, ultra hafif<br />
ham madde içeren formülasyonlarla “yeşil”<br />
bina kavramına önemli bir katkıda bulunuyoruz.<br />
Geliştirdiğimiz yüksek mekanik performans<br />
özelliklerine ve dayanıma sahip<br />
ürünler sayesinde yapı elemanlarının ve<br />
binaların hizmet ömrünü uzatıyoruz; atık<br />
malzemeleri azaltıyoruz, daha az malzeme<br />
ve dolayısıyla daha az enerji tüketimi sağlıyoruz.<br />
Eko-sürdürülebilirlik kavramına daha da<br />
yakın olmak için, çok düşük zararlı organik<br />
bileşen yayan solvent-free ürünler geliştirdik.<br />
Bu ürünler sayesinde uygulayıcılara ve<br />
son kullanılacara kapalı mekanlarda (yapı<br />
içlerinde) yüksek kalite garanti ediyoruz.<br />
<strong>Yapı</strong> Kimyasallarındaki yenilikleri<br />
nasıl takip ediyorsunuz?<br />
Biz, Mapei olarak yenilikleri yaratıyoruz.<br />
Yıllardır yaptığımız yeniliklerin rakiplerimiz<br />
tarafından takip & taklit edilmesi de bunun<br />
önemli bir göstergesi. Ürünlerimizi rakiplerimizden<br />
çok müşterilerimizin ihtiyaçlarından<br />
doğan gereksinimlere göre ortaya<br />
çıkarıyoruz. Çıkarttığımız ürün, dünyanın<br />
en iyi ürünü bile olsa, geliştirmek için her<br />
zaman çalışmalarımıza devam ediyoruz.<br />
Cem Baki Sinal / MAPEI Türkiye Genel Müdürü<br />
mümkündür. Her yıl, toplam global ciromuzun<br />
önemli bir miktarını AR-GE’ye yatırıyoruz.<br />
Yerel ihtiyaçları yeni formülasyonlara<br />
entegre edebilmek, yerel pazara uygun,<br />
sürdürülebilir ürünler yaratmak için de yatırım<br />
yapıyoruz. Her yıl, toplam ciromuzun<br />
% 5’ini ve çalışanlarımızın % 12’sini<br />
AR-GE’ye ayırıyoruz.<br />
MAPEI olarak, enerji tüketimini azaltan ve<br />
çok düşük zararlı organik bileşen yayan<br />
Kimya sektöründeki hammadde teknolojilerini<br />
yakından takip ediyoruz ve formüllerimizi<br />
de gelişmelere paralel olarak revize<br />
ediyoruz.<br />
Yakın geçmişte bu kadar yüksek binalar<br />
yoktu, bu kadar derin temeller, hızlı değişen<br />
iklim koşulları ve kalabalık şehirler<br />
yoktu ve enerji de bu kadar pahalı değildi.<br />
Biz, Mapei’de, tüm bu değişimlere cevap<br />
verecek ürünler geliştiriyoruz.<br />
Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />
salımı gibi pek çok olumsuzluklara<br />
sebebiyet veren ürünleri engellemek<br />
için ne tür çalışmalarınız bulunuyor?<br />
Mapei tarafından üretilen ürünler, bağımsız<br />
laboratuvarlar tarafından incelendiğinde<br />
bunların içerisindeki zararlı organik<br />
bileşen miktarları ölçülebilmekte. Bunlara<br />
bağlı olarak yine bu kuruluşlardan alınan<br />
logolar ürünlerimizde mevcut durumda.<br />
Sadece üretim aşamasında da değil,<br />
dünya çapındaki geniş üretim ağımız sayesinde,<br />
ürünlerin bir yerden bir yere taşınmasındaki<br />
mesafeyi kısaltıyoruz ve bu<br />
sayede salınacak egzos gazı emisyonu<br />
gibi zararlı etkenleri de engellemiş oluyoruz.<br />
Tüm bunların yanı sıra ürünlerimizin<br />
bir çoğunu geri dönüşebilir malzemelerden<br />
üretiyoruz.<br />
Yeni proje / yatırımlarınız olacak<br />
mı?<br />
Mapei, stratejik pazar olarak gördüğü<br />
Türkiye’deki yatırım planını sürdürmeye<br />
kararlı ve biz de pazardaki en başarılı 3<br />
şirketten biri olma hedefiyle yapılan plan<br />
çerçevesinde sabit varlıklar ve insan<br />
kaynaklarına yapılmakta olan yatırımlara<br />
odaklanmış durumdayız.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 95
“Ana ilkemiz: Daha yüksek kaliteyi,<br />
en optimum maliyet ile elde etmek”<br />
“Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık olduğu bir<br />
şirketiz. Dolayısı ile Ar-Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçlarını<br />
inceliyor, tüketicinin ihtiyaçları ve sorunlarına yönelik<br />
çözümler geliştirmek üzere çalışıyoruz.”<br />
Tolga Ilıca / Projeler ve Pazarlama Müdürü<br />
Çimento imalatçıları, hazır karışım beton<br />
sanayicileri, ön-döküm imalatçıları ve inşaat<br />
şirketleri gibi geniş bir hedef kitleye<br />
sahip olan CHRYSO, inşaat malzemeleri<br />
için katkı maddeleri ve karışımları konusunda<br />
pazar lideri konumunda. CHRYSO<br />
Türkiye Projeler ve Pazarlama Müdürü<br />
Tolga Ilıca’ya Hazır Beton ve Çimento konusunda<br />
merak ettiklerimizi sorduk. Bize<br />
vakit ayırdıkları için kendilerine teşekkür<br />
ediyoruz.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
70 yıl önce Fransa’da Beton ve Çimento<br />
kimyasalları üretmek amacıyla kurulan<br />
CHRYSO, dünya genelinde 20 bağlı ortaklığı<br />
ile 70 ülkede aktif, uluslararası bir<br />
lider haline gelmiştir. CHRYSO müşterilerine<br />
(çimento üreticileri, beton fabrikaları,<br />
prekast üreticileri ve yüklenici firmalar)<br />
inşaat malzemeleri alanındaki formülasyon<br />
uzmanlığı ve bilgilerini sunmaktadır.<br />
Merkezi hali hazırda Paris’te bulunmaktadır.<br />
Dünya genelinde 20 iştirak & dağıtım<br />
ve lisans sahibinden oluşan uluslararası<br />
ağ ve 1200`ün üzerinde çalışanı ile 70<br />
ülkeye doğrudan satış faaliyetlerini sürdüren<br />
CHRYSO, ülkemizde yaklaşık 20 yıldır<br />
üretim yapmaktadır. Ülkemiz pazarında<br />
liderliğini sürdürmektedir.<br />
96<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
Kendimden kısaca söz etmem gerekirse,<br />
İTÜ’de beton durabilitesi üzerine yaptığım,<br />
yüksek lisans çalışmasının ardından ülkemizin<br />
çimento-hazır beton devlerinden<br />
Akçansa’da meslek hayatıma başladım. 6<br />
yıl kadar Kalite Şefi olarak görev aldıktan<br />
sonra, önce Beton Kimyasal Katkılar Teknik<br />
Müdürlüğü, daha sonra ise Satış-Pazarlama<br />
Müdürlüğü görevlerine başladım.<br />
Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />
misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />
vermektesiniz?<br />
Hazır beton ve prekast beton kimyasal<br />
katkıları, shot-crete (püskürtme beton)<br />
kimyasalları, çimento dayanım arttırıcıları<br />
ve öğütme katkıları yanı sıra estetik beton<br />
çözümleri, fiber donatılar, kalıp ayırıcı yağlar,<br />
kür malzemeleri gibi bir çok çözümü<br />
bir arada sunmaktadır.<br />
Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />
çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />
uygulamada son dönemde ne gibi<br />
yenilikler mevcut?<br />
Giderek artan konut ihtiyacı ile birlikte<br />
artan arsa fiyatları, yüksek yapı trendini<br />
devam ettirmektedir. Özellikle yüksek katlı<br />
yapılar için kolay pompalanabilir, uzun<br />
taşıma sürelerinde kıvamını koruyan, istenen<br />
dayanımı optimum maliyet ile elde etmeye<br />
yardımcı ürünler tercih edilmektedir.<br />
CHRYSO®Optima 1000 teknolojisi başta<br />
olmak üzere, Ar-Ge merkezlerimizin<br />
ürettiği yeni teknolojiler, tüm bu talepleri<br />
karşılamaktadır. Ayrıca, LuminTech ® gibi<br />
inovatif ürünler ile betonu estetik pazarda<br />
ön plana çıkaran çözümlerimiz de yoğun<br />
ilgi görmektedir.<br />
Ürün portföyünüzü genişletirken<br />
hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />
Yeni ürünlerinizi neye göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık<br />
olduğu bir şirketiz. Dolayısı ile Ar-<br />
Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçları incelenmekte<br />
ve belki nihai tüketicinin bile<br />
farkında olmadığı ihtiyaçları ve sorunlarına<br />
yönelik çözüm geliştirmek üzerine çalışıyoruz.<br />
Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım<br />
aşamasında ve sonrasında ne gibi<br />
avantajları bulunmakta?<br />
Ürün portföyümüz çok geniş. İhtiyaca ve<br />
ürün grubuna bağlı değişmek ile birlikte<br />
ana ilkemiz daha yüksek kaliteyi en optimum<br />
maliyet ile elde etmek üzerine kurulmuştur.<br />
Temel olarak büyük projelerde,<br />
zaman ilkesi üzerine çalışmaktayız. Beton<br />
ve çimento firmaları üzerinde ise verimlilik<br />
odaklanmaktadır.<br />
Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />
gelişiyor?<br />
Dünya geneli ve ülkemiz özelinde gelişmeler<br />
yakın takibe alınmaktadır. Fark yaratacağımızı<br />
düşündüğümüz alanlarda daha<br />
hızlı hareket ediyoruz. Son 4 yıl içerisinde<br />
mega projeler olarak adlandıracağımız<br />
Yavuz Sultan Selim Köprüsü (3.Boğaz<br />
Köprüsü), Osman Gazi Köprüsü, Avrasya<br />
Tüneli ve CR3 Marmaray gibi projelerde<br />
tercih edilmemiz, fark yaratan bir çözüm<br />
ortağı olduğumuzun göstergesi olduğunu<br />
düşünüyorum. Bu yönde çalışmalarımızın<br />
devam ettiğini açıklıkla ifade edebilirim.<br />
AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />
önceliğinizi hangi konulara göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
Planlanan proje türleri ve saha ihtiyaçları-koşulları<br />
belirleyicidir.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
Yeni proje ve yatırım olmadan, üretken ve<br />
sürdürülebilir bir yönetim imkânsız. Şu an<br />
olduğu gibi gelecekte de hızlanarak devam<br />
edecektir.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />
İnşaat sektörü, onlarca yan sektörü desteklemektedir<br />
ama tek başına yeterli değildir.<br />
Lokomotif olan sektörümüz ile birlikte<br />
sanayi ve tarım alanlarında başarılı ve<br />
planlı yatırımlarla dengeli ve sürdürülebilir<br />
büyüme hepimizin ortak temennisidir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 97
“Kalitesiyle imrendiren binalar<br />
yapmak için çıktık yola”<br />
“Bir senedir insansız hava araçları yani drone sektörüne yatırım yapmaktayız. Droneların<br />
geleceğin teknolojisine ışık tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe nasıl kullanılabileceği<br />
ile ilgili araştırmalarımızı yapıyoruz.”<br />
Çağrı Baydemir<br />
Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı<br />
2000 yılında kurulan ve faaliyetlerine başlayan<br />
Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım, 2013 yılında<br />
üretim ve yönetim olarak İstanbul’a<br />
taşınarak uyguladığı projelerle etrafında<br />
fark oluşturan detaylar, Ar-Ge’ye verdiği<br />
önemle kendini geliştiren bir yapıyla faaliyetlerine<br />
devam etmekte. “Kaliteli iş<br />
yapmak her zaman çok iş yapmak anlamına<br />
gelmez. İşimizi günümüz teknoloji<br />
şartlarının en iyi haline getirir ve profesyonel<br />
uygulama kadromuzla, verdiğimiz<br />
eğitimlerle, müşteri memnuniyetini en üst<br />
düzeyde tutarak işimizi tamamlarız.” İfadeleriyle<br />
çalışma prensiplerini özetleyen<br />
Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım Yönetim Kurulu<br />
Başkanı Çağrı Baydemir ile keyifli bir söyleşi<br />
düzenledik.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
2000 yılından beri Antalya’da yapıların<br />
network ve işleyişleri, ayrıca şirketlerin CRM<br />
otomasyon program sistemleri alanında<br />
faaliyet göstermekte olan firmamız 2013<br />
yılından itibaren prekast cephe yapı elemanları<br />
ve butik yüksek değerli projelerle İstanbul’da<br />
faaliyet göstermeye başlamıştır.<br />
Yaptığımız işte önce yüksek kaliteli malzeme<br />
ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmamız<br />
kısa sürede müşterilerimizin<br />
bize güven duymasını sağlamıştır. Uzun<br />
yıllarda bu politikamızdan vazgeçmeden<br />
markamızı yüksek noktalara taşımak için<br />
çalışacağız.<br />
Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />
misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />
vermektesiniz?<br />
Projelere özel ve seri üretim olarak (GRC)<br />
cephe panel kaplamaları üretimi bizim<br />
şirket olarak en önem verdiğimiz iş kollarımızdan<br />
biri, inşaat teknolojisinin ileriye<br />
taşıyacak bir cephe kaplama sistemi olan<br />
prekast panel sistemler, betona şekil vererek<br />
sınırsız desen ve boyutlarıyla mimarların<br />
işini kolaylaştıran, tasarımcıların sı-<br />
98<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
nırlarını aşmasını sağlayan bir yöntem, bu<br />
sistem dünyanın birçok ülkesinde sürekli<br />
kendini geliştirerek uygulanmakta, Ülkemizde<br />
ve dünya da yaptığımız projelerle bu<br />
sektörü ülke adına temsil etmekteyiz.<br />
İzolasyon grubumuz nanojel, poliüretan<br />
esaslı beton içine enjekte edilen poliüretan<br />
izolasyon sistemimiz, metrolarda, suyun<br />
kesilemediği bodrum katlarında çözüm sunan<br />
Hollanda’dan ithal knowhow uygulama<br />
sistemimizdir. Suyun yapıyla ilişkisini kesmenin<br />
en uzun ömürlü ve garantili yöntemidir.<br />
Bu sistemi 2011 yılından beri Türkiye<br />
genelinde rakipsiz uygulamaktayız.<br />
Teknolojiye yatırım yapan ve sürekli kendini<br />
geliştirme çabasında olan firmamız ayrıca<br />
Türkiye Drone Ligi’nin sahibidir. Drone<br />
teknolojisinin ileride taşımacılıkta ciddi<br />
şekilde kullanılacağına inancımız bizi bu<br />
alanda yatırım yapmaya karar vermemizi<br />
sağladı. İlk aşamada insanları bu teknolojiyle<br />
tanıştırmak, eğitimlerini vermek,<br />
gençlerin ilgisini çekmek amaçlı projemiz<br />
olumlu geri dönüşlerle adımlarla ilerlemektedir.<br />
Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />
gelişiyor?<br />
Orta doğu, Arap yarımadası, Azerbaycan<br />
ve Türkmenistan’da yaptığımız referanslarımız<br />
yeni işlerimizin de önünü açmakta,<br />
amacımız Avrupa’da kaliteli projelere imza<br />
atmak. Nanojel izolasyon sistemimizi<br />
Sırbistan ve Almanya’da uygulama ekiplerimiz<br />
ve projelerimiz var. Prekast cephe<br />
sistemlerinin nakliye maliyetlerinden<br />
dolayı Türkiye’den göndererek rekabet<br />
edilemiyor. Hazır duvar cephe sistemimiz<br />
için ileriki yıllarda Hollanda’da üretim için<br />
faaliyetlerimiz olacaktır.<br />
AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />
önceliğinizi hangi konulara göre<br />
belirliyorsunuz?<br />
AR-GE çalışmalarımızda öncelikli olarak<br />
ortaya çıkacak zamana ve dış etkenlere<br />
dayanıklılığı bizim için ön plandadır. Her<br />
yaptığımız projede önceliğimiz uzun<br />
ömürlü oluşudur. Dış cephe prekast<br />
yapı elemanlarında da, nanojel izolasyon<br />
sistemimizde de uzun yıllar boyunca<br />
sorunsuz, sağlam, temiz ve bozulmamış<br />
görmek isteriz. Bu yüzden en çok yatırımı<br />
bu yönde yapmaktayız.<br />
Özellikle prekast cephe sektöründe iyi<br />
tasarım ve detay çözümleri yani malzemeyi<br />
iyi kullanmak en dikkat edilmesi<br />
gereken noktadır. Ne kadar uzun ömürlü<br />
sağlıklı malzeme kullanırsak kullanalım<br />
kötü uygulamalarla işler basitleşebiliyor.<br />
Bu yüzden tüm tasarımcılarımız birbirini<br />
kontrol eden bir zincir halinde çalışarak<br />
hatasız işler yapabiliyoruz.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
Bir senedir insansız hava araçları yani<br />
drone sektörüne yatırım yapmaktayız.<br />
Droneların geleceğin teknolojisine ışık<br />
tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe<br />
nasıl kullanılabileceği ile ilgili araştırmalarımızı<br />
yapıyoruz.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />
Prekast dış cephe kaplamaları 2010 yılından<br />
itibaren inşaat ve dış cephe kaplama<br />
sektöründe oldukça popülerleşmeye<br />
başladı. Birçok merdiven altı firma<br />
ortaya çıktı. Müşterilerimizden aldığımız<br />
geri bildirimlere göre bu firmalar prekast<br />
sektöründe çok düşük fiyatlara kalitesiz,<br />
güvenilir olmayan işler yapmakta ve<br />
çoğu zaman da verdikleri sözü tutamayarak<br />
işleri yarım bırakıp gitmektedir.<br />
Binalarının dış cephesini prekast kaplatmak<br />
isteyen müşterilerimize tavsiyemiz,<br />
prekast işini firmaya vermeden önce,<br />
daha önce firmanın tamamladığı (varsa<br />
devam eden şantiyeleri) binaları araştırıp<br />
gezmeleri, malzeme ve işçilik kalitesini<br />
yerinde incelemeleri ve firmanın<br />
üretim merkezi veya fabrikasını bir fiil<br />
gezmeleridir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 99
Sektörel<br />
Bosch Termoteknik, Türkiye’nin<br />
en iyi kombi ustasını seçti<br />
Bosch Termoteknik’in bir ilke imza attığı Türkiye’nin en iyi kombi ustası yarışması 12 Eylül<br />
tarihinde Manisa Fabrika’daki Bosch Termoteknik İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti.<br />
10 Temmuz- 10 Ağustos tarihleri arasında<br />
ön elemesi gerçekleşen yarışmaya 700<br />
usta katıldı. www.eniyikombiustası.com adresindeki<br />
testi en doğru ve en hızlı şekilde<br />
bitiren 20 finalist İnovasyon Merkezi’nde<br />
gerçekleşen final için yarıştı.Tüm gün süren<br />
yarışmaya Samsun, İstanbul, Çanakkale,<br />
Ankara, Adana, Uşak, Malatya, Kırşehir ve<br />
Elazığ’dan ustalar katılım sağladı. Teknik sorular<br />
ve kombi montajı gibi zorlu etaplardan<br />
geçen finalistlerin tüm işlemleri, oluşturulan<br />
hakem heyeti tarafından bir sonraki etaba<br />
geçebilmeleri için denetlendi. Hızlı olmanın<br />
yanı sıra en doğru işlemi de gerçekleştirmenin<br />
önemli olduğu yarışmada en yüksek puanı<br />
alan ilk 3 finalist büyük finale kalmaya<br />
hak kazandı. Sektörün önemli isimlerinden<br />
GAZBİR Genel Sekreteri Ali İhsan Sılkım,<br />
GAZMER Genel Müdürü Mustafa Ali Akman,<br />
Tesider Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Yorulmaz<br />
ve Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi<br />
Öğretim Görevlisi Fevzi Balkan’ın bulunduğu<br />
jüri tarafından yapılan puanlamalar ve değerlendirmeler<br />
sonucu büyük final etabında<br />
sıfırdan bir kombi montajı gerçekleştiren<br />
finalistlerden Cafer Sadık Kaya Türkiye’nin<br />
en iyi kombi ustası seçildi.20.000 TL’lik teknoloji<br />
hediye çeki kazanan Türkiye’nin en iyi<br />
kombi ustasına ödülü Bosch Termoteknik<br />
Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya Satış Genel<br />
Müdürü Zafer Polat ve Bosch Termoteknik<br />
Fabrika Teknik Genel Müdürü İrfan Bayrak<br />
tarafından takdim edildi. İkinci olan Serkan<br />
Yükselen’e 5000 TL değerinde Bosch beyaz<br />
eşya çeki; üçüncü olan Selahattin Karabıyık’a<br />
ise 2000 TL değerinde Bosch profesyonel<br />
el aletleri seti hediye edildi. Ödülleri<br />
teslim eden Polat, “Isıtma, soğutma ve<br />
havalandırma sektörü için ustalarımızın sadece<br />
montaj yapan değil, aynı zamanda son<br />
kullanıcıya en kaliteli ve en doğru hizmet<br />
vermesini amaçladığımız marka temsilcileri<br />
olduğunun altını çizmek isterim. Biz de Bosch<br />
Termoteknik olarak ustaların sektörümüz<br />
için önemini tekrar vurgulamak, onlarla bağımızı<br />
kuvvetlendirmek ve yetkinliklerini artırmak<br />
amacıyla yarışmamızı yapmaya karar<br />
verdik. Yarışmamıza katılan tüm ustalarımıza<br />
teşekkür eder ve Türkiye’nin en iyi kombi<br />
ustası yarışmasını kazanan ustamızı tebrik<br />
ederim.’’ diyerek yarışmayı sonlandırdı.<br />
100 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“Türkiye’nin geniş kapsamlı<br />
ve prestijli pek çok kamu ve özel<br />
sektör projesinde yer alıyoruz”<br />
“Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla<br />
farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler sayesinde onların ihtiyaçlarına<br />
yönelik yeni teknolojiler geliştiriyoruz.”<br />
Talat Özkan<br />
Hilti Türkiye ve Orta Asya<br />
Pazarlama Direktörü<br />
Profesyonel inşaat endüstrisine güç veren<br />
modern teknolojiler, servisler ve yazılımlar<br />
tasarlayan ve üreten Hilti, 120 farklı ülkeden<br />
23.000’i aşkın müşterisine hizmet<br />
sağlamakta. Şirket 1982 yılından itibaren<br />
Türkiye’de de artan bir hacimle faaliyetlerini<br />
sürdürmekte. Hilti Türkiye ve Orta Asya<br />
Pazarlama Direktörü Talat Özkan ile dosya<br />
konumuz çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.<br />
Kısaca kendinizden ve firmanızdan<br />
bahseder misiniz?<br />
Ankara doğumluyum. Orta Doğu Teknik<br />
Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü<br />
mezunuyum. Yüksek lisansımı ise Koç<br />
Üniversitesi İşletme Yönetimi alanında<br />
tamamladım. 2011 yılından bu yana Hilti<br />
Türkiye’nin çeşitli birimlerinde görev alıyorum.<br />
1 Mayıs <strong>2017</strong> tarihi itibariyle ise Hilti<br />
Türkiye ve Orta Asya Pazarlama Direktörü<br />
olarak çalışmalarıma devam ediyorum.<br />
Bundan 76 yıl önce dünyanın en küçük<br />
ülkelerinden Lihtenştayn Prensliği’nde küçük<br />
bir torna tezgahında çivi çakma sistemleri<br />
imalatıyla faaliyetlerine başlayan<br />
Hilti, günümüzde yaklaşık 10 bin ürünü ile<br />
global inşaat endüstrisine ileri teknoloji<br />
inovatif çözümler sunuyor. Dünya genelinde<br />
24 bini aşkın çalışanıyla 120’den fazla<br />
ülkede faaliyet gösteren Hilti‘nin Avrupa,<br />
Güney Amerika ve Asya’da üretim tesisleri<br />
bulunuyor.<br />
Türkiye pazarına ilk kez 1982 yılında giren<br />
102<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
ve 15 yıl boyunca distribütörlük olarak<br />
temsil edilen Hilti, 1997 yılından itibaren<br />
yüzde 100 yabancı sermayeli bir firma<br />
olarak faaliyet göstermeye başladı. Bu yıl<br />
20. yılını kutlayan Hilti Türkiye, göstermiş<br />
olduğu hızlı gelişimle 2011 yılından bu<br />
yana; Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan,<br />
Moğolistan, Kırgızistan, Ermenistan,<br />
Gürcistan, Tacikistan, Moldova ve Kuzey<br />
Irak olmak üzere 10 ülkenin bağlı olduğu<br />
bölgesel bir üs konumunda. Merkez ofisi<br />
İstanbul Ataşehir’de bulunan firmamızın;<br />
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve<br />
Adana’da Bölge Müdürlükleri yer alıyor.<br />
Üretim alanınız, gerçekleşen<br />
süreçler ve üretim kapasiteniz<br />
hakkında bilgi verir misiniz?<br />
Firmamızın genel olarak; kaba inşaat, ince<br />
işler, mekanik, elektrik, mühendislik yapıları,<br />
enerji ve endüstri, çelik ve metal işkolları<br />
için ürünleri bulunuyor. Ağırlıklı olarak<br />
inşaat sektörüne hizmet veren Hilti’nin<br />
ürün gamı içinde yaklaşık 10 bin ürün yer<br />
alıyor. Ürünlerimizi; akülü sistemler, direkt<br />
tespit sistemleri, delici-kırıcılar, dübel sistemleri,<br />
elmaslı delme-kesme sistemleri,<br />
barutlu ve gazlı çivi çakma sistemleri, kesme<br />
ve taşlama sistemleri ve lazerli ölçme<br />
sistemleri ile yapılarda yangın güvenliği<br />
amacıyla kullanılan pasif yangın durdurucu<br />
ürünler olarak sıralayabiliriz.<br />
Ürün portföyünüze hangi yeni<br />
ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />
dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />
Her sene olduğu gibi <strong>2017</strong> yılında da yeni<br />
ürünlerimizi sektöre kazandırmaya devam<br />
ediyoruz. Güncel ürünlerimiz arasında Hilti<br />
SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama<br />
Makinesi, TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici, PD-<br />
CS Lazermetre ve GX 3 Gazlı Çivi Çakma<br />
Makinesi bulunuyor.<br />
Elektrik, mekanik, çelik, metal ve kaba<br />
işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda<br />
kullanılabilen Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz<br />
Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu<br />
bir pil ile rakiplerinden daha fazla delim<br />
ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına<br />
sahip. Elektronik debriyaj özelliği<br />
sayesinde çalışma esnasında ses oluşturmayan<br />
Hilti SF 6(H)-A22, iki vites seçeneği<br />
ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle<br />
yüksek verimlilik sağlıyor. Gövde tasarımı<br />
ve parlak LED ışığı sayesinde kullanım kolaylığı<br />
sağlayan ürün, sınıfının en yüksek<br />
konforunu sunarken, eksi 20 dereceye kadar<br />
çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.<br />
Delici ucun sıkışması halinde anında<br />
gücü kesen Aktif Tork Kontrol (ATC) ile kullanıcıların<br />
güvenli bir şekilde çalışmasına<br />
olanak tanıyor.<br />
Hilti TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici ise yaratıcı<br />
darbeleme teknolojisiyle yüzde 30 daha<br />
yüksek performans ve verimlilik sunuyor.<br />
Pazardaki en hızlı 36 volt akülü kırıcı delici<br />
olma özelliğini taşıyan Hilti TE 6-A36, hem<br />
darbeli ve darbesiz delim hem de kırım<br />
yapabiliyor. Ağır uygulamalarda kablosuz<br />
olarak kullanılabilen ürün, 5.2 Ah pil ile<br />
rakiplerinin tam 2 katı delim yapabiliyor.<br />
Yine son dönemdeki yeni ürünlerimizden<br />
Hilti PD-CS Lazermetre, dokunmatik ekranının<br />
yanı sıra ön ve arka kameralarıyla<br />
ölçme cihazlarında yeni bir sayfa açıyor.<br />
Bu ürünümüzle, kameralı ölçüm sayesinde<br />
bir yapının sadece uzaklığını kamera ile<br />
ölçtükten sonra cephe alanını, cephedeki<br />
pencerelerin alanlarını ve bina yüksekliğini<br />
lazermetre üzerinden ölçme imkanı sunuyoruz.<br />
Aynı zamanda bu ölçüler, ürünün<br />
dokunmatik ekranı sayesinde çekilen fotoğraf<br />
üzerine not alınıp ister maille ister<br />
dropbox ile paylaşılabiliyor. Müşterilerimiz<br />
bu cihaz sayesinde, daha önce bir gün<br />
ayırdıkları metraj alma ve teklif oluşturma<br />
işlerini çok daha kısa sürede bitirebilecekler.<br />
Yeni nesil Çivi Çakma Makinesi GX 3<br />
ise bir gaz tüpü ile 1.200 adet çivi çakabilen<br />
güçlü performansıyla öne çıkıyor. Su<br />
girişini önleyerek buzlanmayı engelleyen<br />
özel koruması sayesinde soğuk havalarda<br />
bile sorunsuz çalışma imkanı tanıyan Hilti<br />
GX 3 Gazlı Çivi Çakma Makinesi, özel<br />
sensörü ile gaz tüpü sıcaklığını ölçerek<br />
gaz sarfiyatını optimum seviyede tutuyor.<br />
Korunaklı iç kapsamı ile stabil basınç ve<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 103
daha uzun ömürlü kullanım olanağı sağlayan<br />
Hilti GX 3, özel yaylı sistemi sayesinde<br />
toza ve diğer dış etkilere daha az<br />
maruz kalıyor.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />
nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />
yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />
misiniz?<br />
Pazarın önde gelen firmalarından biri olarak<br />
pek çok ürün gamında ilk üç içinde yer<br />
aldığımızı söyleyebiliriz. Kalite, güvenlik,<br />
inovasyon ve müşterilerimizin çözüm ortağı<br />
olmak stratejimizin temelini oluşturuyor.<br />
Hilti’yi tüm bu yönleri ile ürün, hizmet,<br />
insan kaynakları gibi her alanda farklılaşan<br />
bir marka olarak konumlandırıyoruz.<br />
Genel olarak hedefimizi, inşaat el aletleri<br />
sektörü içinde farklılaşma yoluyla, inovatif<br />
ürünlerimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla<br />
öne çıkmaya devam etmek olarak belirledik.<br />
Tüm çalışmalarımıza bu doğrultuda<br />
yön veriyoruz. Hilti olarak inşaat sektöründe<br />
“fark yaratmaz için varız”.<br />
Hilti Türkiye olarak, her yıl ortalama %20<br />
oranında sürdürülebilir büyüme sağlamayı<br />
amaçlıyoruz. Çoğunlukla da hedefimizin<br />
üzerinde bir büyümeyle yılı kapatıyoruz.<br />
Bu doğrultuda, Hilti Türkiye’nin 20. yılını<br />
kutladığımız <strong>2017</strong> yılında ve 2018’de<br />
yüzde 25 ve üzeri büyümeyi hedefliyoruz.<br />
Türkiye genelindeki mağazalarımızla <strong>2017</strong><br />
yılı sonunda 35 bin ziyaretçiye ulaşmış olmayı<br />
hedeflerken, 2018 yılında ise üç yeni<br />
mağaza daha açmayı planlıyoruz. Şu anda<br />
merkez ofisimiz ve 5 büyük ilde konumlanan<br />
bölge müdürlüklerimizin yanı sıra<br />
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya,<br />
Malatya, Konya, Bursa ve Samsun’da yer<br />
alan mağazalarımız ve 315 çalışanımızla,<br />
Türk inşaat sektörüne katma değeri yüksek,<br />
inovatif ürünler sunmaya devam ediyoruz.<br />
Sosyal sorumluluk ve<br />
sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />
bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />
çalışmalar hakkında neler söylemek<br />
istersiniz?<br />
Hilti Türkiye olarak sürdürülebilir, kaliteli<br />
bina üretimine katkı sağlamak için yenilenen<br />
mevzuat ve yönetmeliklerle ilgili<br />
olarak üniversite ve devlet kurumları ile<br />
çalışmalar yapıyoruz. Deprem ve kentsel<br />
dönüşüm konusunda da üniversiteler ve<br />
sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalara<br />
imza atıyoruz. <strong>Yapı</strong> elemanlarını sabitleyen<br />
dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin<br />
yapı güvenliği konusunda ne kadar belirleyici<br />
olduğunu anlatmak amacıyla çalışmalar<br />
gerçekleştiriyoruz. Çünkü deprem<br />
ülkesi Türkiye’de C2 deprem performans<br />
sınıfında dübel kullanımının yasal zorunluluk<br />
olması gerekiyor. Hilti olarak ilk C2<br />
belgeli bazı dübellerin üretimini de gerçekleştiren,<br />
bu sistemin öncü firmalarından<br />
biriyiz. Ayrıca ‘’Binaların Yangından Ko-<br />
104<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
runması Hakkında Yönetmelik” için ilgili<br />
kurumlar ile çalışmalar gerçekleştirerek<br />
Türkiye’de yangın bilincinin oluşmasına<br />
ve risklerin azaltılmasına da destek oluyoruz.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak<br />
mı?<br />
Hilti Türkiye olarak, delici-kırıcılar, dübel<br />
sistemleri, barutlu ve gazlı çivi çakma<br />
sistemleri, direkt tespit sistemleri, kesme<br />
ve taşlama sistemleri, lazerli ölçme<br />
sistemleri gibi farklı ürün ve çözümlerimizle<br />
Türkiye’nin geniş kapsamlı ve prestijli<br />
pek çok kamu ve özel sektör projesinde<br />
yer alıyoruz.<br />
Tarihi yapılarda ise uzun metrajlı elmaslı<br />
delme-kesme sistemlerimizle renovasyon<br />
ve güçlendirme projelerinin kusursuz<br />
bir şekilde hayata geçirilmesini sağlıyoruz.<br />
Binanın tavanından çelik gerdirerek<br />
yapılan klasik güçlendirme yönteminde<br />
oluşan kötü görüntü binanın tarihi dokusunu<br />
bozuyor. Yurt dışında başta kiliseler<br />
olmak üzere tarihi yapılarda kullanılan<br />
Hilti delim sistemi, duvarların içerisinden<br />
50 metreye kadar boylu boyunca delik<br />
delme imkânı sağlıyor. Bu sayede çelik,<br />
duvarın içinden geçtiği için tarihi dokunun<br />
görüntüsü bozulmuyor.<br />
Yangın esnasında 4 saate kadar alev,<br />
duman ve zehirli gazların yayılmasını<br />
ve ısının yükselmesini engelleyen pasif<br />
yangın durdurucu ürünlerdeki 30 yılı aşkın<br />
uluslararası tecrübemiz ve alanında<br />
uzman teknik personelimizle de öncü bir<br />
markayız. Bu inovatif ürünlerimizle de<br />
kamu binaları, AVM’ler, ticari binalar gibi<br />
çok sayıda projede yangın sırasında oluşabilecek<br />
zararları minimize etmek için<br />
çalışıyoruz.<br />
Kalite, iş güvenliği ve inovasyona verilen<br />
önem, Hilti’yi Hilti yapan özelliklerin<br />
başında geliyor. Dolayısıyla Hilti olarak,<br />
inşaat el aletleri kullanımındaki kazaları<br />
minimuma indirmeyi hedeflediğimiz ve iş<br />
güvenliği bakımından yüksek önem taşıyan<br />
Ar-Ge faaliyetlerimizle farklılaşıyoruz.<br />
Bu kapsamda 120 milyon İsviçre Frangı<br />
(CHF) (yaklaşık 351,34 milyon TL) yatırımla<br />
Hilti’nin tarihindeki en büyük yatırım<br />
projesi olan Hilti İnovasyon Merkezi’miz,<br />
şirketimizin inovasyon kabiliyetini, ilerleme<br />
hızını ve gelişmiş teknolojilere olan<br />
uzun vadeli taahhüdünü güçlendiriyor. Her<br />
sene ortalama 30 ürün lansmanı yapan<br />
Hilti, satışlarının yaklaşık yüzde 30’unu<br />
yeni ürünlerinden sağlıyor. Bu yatırımlara<br />
devam ederek, kullanıcı sağlık ve güvenliğini<br />
korumak için durmaksızın yeni teknolojiler<br />
geliştirmeyi sürdüreceğiz.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />
Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine<br />
ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla<br />
farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden<br />
aldığımız geri bildirimler sayesinde onların<br />
ihtiyaçlarına yönelik yeni teknolojiler<br />
geliştiriyoruz.<br />
İnşaat profesyonellerinin en büyük sorunlarından<br />
biri olan ekipman yönetimi<br />
konusunda yeni bir uygulama olan ON!Track<br />
ile büyük zaman tasarrufu sağlayarak<br />
firmalara pazarda önemli bir rekabet<br />
avantajı sunuyoruz. ON!Track uygulaması<br />
sayesinde basılı kopyalar, excel sayfaları,<br />
yoğun manüel çalışma dönemleri ve<br />
uzun zaman alan stok kontrolleri ortadan<br />
kalkıyor. Ayrıca ekipmanlar üzerine yerleştirilen<br />
barkotlu etiketler, Hilti ON!Track<br />
mobil uygulamasında bulunan tarayıcı<br />
yardımıyla okunarak kullanıcıların cep<br />
telefonu ve web tarayıcıları üzerinden kolaylıkla<br />
güncel kayıtlara erişmelerine imkan<br />
tanıyor. Ekipman yönetimi için yoğun<br />
ve zorlu manüel çalışma sistemini geride<br />
bıraktıran Hilti ON!Track ile birlikte uzun<br />
zaman alan stok kontrolleri tarihe karışıyor.<br />
Hızlı olduğu kadar doğru stok kontrolü<br />
sağlayan Hilti ON!Track; çalışanların<br />
görevlerini daha kısa sürede tamamlayabilmelerine<br />
imkan tanırken, aynı zamanda<br />
ekipmanların bakımlarını da optimize<br />
ediyor.<br />
Hilti Türkiye olarak satış sonrası hizmete<br />
de çok önem veriyor ve eşsiz bir servis<br />
hizmeti sağlıyoruz. Makinelerimizde<br />
“2 yıla kadar masraf yok“ uygulamamız<br />
bulunuyor. Satın alındıktan sonraki iki<br />
yıl içerisinde makine bir sorun çıkarırsa,<br />
bakım veya değişim hizmetlerini ücretsiz<br />
olarak biz karşılıyoruz. Ayrıca şantiyelerde<br />
ürünlerimizin kullanımıyla ilgili olarak<br />
eğitimler veriyoruz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 105
“Marka olarak yeni ürünlerle pazardaki<br />
varlığımızı devam ettireceğiz”<br />
“Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel<br />
El Aletleri ile sahada bekledikleri üstün performansı sunabilmek. Performansın sürekliliği<br />
önemli… Biz ürünlerimizin hem çalışma süresini artırarak hem de pildeki kalitemizi<br />
sürdürerek bunu sağlamaya devam edeceğiz.”<br />
İstanbul’da yerleşik endüstriyel tesislerinde<br />
faaliyet göstermekte olup yenilikçi<br />
ürün ve çözümleri tüm paydaşlarının memnuniyetini<br />
gözeterek dünya pazarlarına<br />
sunmayı amaç edinmiş olan Panasonic<br />
Eco Solutions Türkiye’nin Kurumsal Marka<br />
Yönetim Direktörü Aysel Özaltınok ile<br />
dosya konumuz çerçevesinde bir söyleşi<br />
gerçekleştirdik…<br />
Kısaca kendinizden ve firmanızdan<br />
bahseder misiniz?<br />
El aletleri sektörüne 1979 yılında giren<br />
Panasonic, bu alanda yaklaşık 36 yıllık<br />
bir deneyime sahip. El aletleri sektöründe<br />
kablosuz ve akülü ürünleri üretiyor. Marka,<br />
edindiği farklı tecrübeleri bu ürünlere<br />
yansıtmış. Örneğin telefon ya da tıraş<br />
makinesi gibi farklı ürünlerde edindiği teknoloji<br />
deneyimini, el aletleri ürünlerine de<br />
yansıttığını görebiliyorsunuz. Panasonic pil<br />
üretiminde de dünyanın önde gelen markalarından<br />
biri. Bu alanlardaki tecrübesini<br />
birleştirdiğinizde profesyonel, kullanımı<br />
ergonomik ve performansı yüksek olan<br />
Panasonic Profesyonel El Aletleri ortaya çıkıyor.<br />
Tüketicilerin kablosuz ürünleri tercih<br />
etmesinin nedeni, performansın yüksek<br />
olması... Profesyonel el aletleri pil yapısı<br />
nikel kadmiyumdan lityum iyona geçerek<br />
son halini bulmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle<br />
lityum iyon bataryalara geçildi.<br />
Panasonic, diğer alanlardaki inovasyonu,<br />
el aletlerine de yansıtarak bugünkü Panasonic<br />
Profesyonel El Aletleri’ni oluşturmuş<br />
bulunuyor. Pazardaki ürünler, akülü ve<br />
kablolu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Biz akülü<br />
ve kablosuz ürünleri pazara sunuyoruz.<br />
Kullanıcı tercihlerine bakıldığında akülü el<br />
106<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
aletlerine olan ilginin arttığı gözlemleniyor.<br />
Pazarda akülü ürün oranı %30’un üzerinde...<br />
Bu oran her geçen gün artıyor. Çünkü<br />
kablosuz ürünlerin performansı kablolu<br />
ürünleri yakalamış durumda. Pil gücünün<br />
ve ömrünün artmasıyla dayanıklı ve performansı<br />
yüksek ürünler ortaya çıktı. Ayrıca<br />
performansın artmasıyla özellikle de elektriğe<br />
ulaşılamayan yerlerde kablosuz ürünler<br />
daha fazla tercih edilmeye başlandı.<br />
Genelde farklı tasarım ve<br />
modelleriniz ile gündeme<br />
geliyorsunuz. Bunun arkasındaki<br />
teknolojiden biraz bahseder misiniz?<br />
El aletlerinin ergonomisi sahada çok<br />
önemli… Çünkü ürünü, saatlerce elinizde<br />
taşımanız ve kullanmanız gerekiyor. Örneğin<br />
çalışma süresini ve verimliliği artırmak<br />
için ürünün el yapısına uygun olması ve<br />
elin çalışma esnasında kavrama yerlerine<br />
teması oldukça önemli. Panasonic Profesyonel<br />
El Aletleri ürünlerinin T şeklinde bir<br />
tasarımı var. Bu dizayn ilk defa Panasonic<br />
tarafından Japonya’da geliştirildi. Bu<br />
tasarım nedeniyle ürünün ağırlık merkezi<br />
uygun bir noktaya geliyor. Böylelikle kullanıcı,<br />
ürünü kullanırken çok fazla ağırlık<br />
hissetmiyor.<br />
Ürün gruplarınız hakkında kısaca<br />
bilgilendirir misiniz?<br />
Panasonic, akülü el aletlerinde geniş bir<br />
ürün gamına sahip. Vidalama, matkap<br />
vidalama, somun sıkma, kırıcı, delici ve<br />
testere gibi farklı ürünler var. Ürünlerimizin<br />
en önemli özelliklerinden biri, ihtiyaca<br />
göre batarya alternatiflerinin değişebiliyor<br />
olması. 1,5 amperden 4,2 amper saate<br />
kadar değişen farklı kapasitelerde bataryalarımız<br />
var. Motor güç değerlerimiz de<br />
genel olarak ürün gamımıza baktığımızda<br />
3,6 volttan 28,8 volta kadar değişebiliyor.<br />
Bu sayede biz farklı kullanıcı ihtiyaçlarına<br />
yanıt vermiş oluyoruz. Mesela mobilya ustasının<br />
ihtiyaç duyduğu ürünle, duvarda<br />
delme işi yapacak olan ustanın ihtiyaç<br />
duyduğu ürün aynı değil. Bu iki farklı işlemde<br />
uygulanacak ürünün performansında<br />
farklılık var. Biz de müşteri ihtiyaçlarına<br />
doğru cevap verebilmek için ürün yelpazesini<br />
geniş tutuyoruz. Kablosuz el aletlerinde,<br />
ağırlıklı olarak matkap vidalama<br />
ürünleri tercih ediliyor. Bu çözümler bizde<br />
zaten bulunuyor. Mevcut ürün gamımızla<br />
elektrik, inşaat ve mobilya gibi farklı sektörlere<br />
çözümler sunuyoruz.<br />
Ar-ge çalışmalarınız sürecinde<br />
inovasyon, yenilenebilirlik<br />
ve tasarım süreçleriniz nasıl<br />
gelişmekte? Bu çalışmalara ne<br />
kadar bütçe ayırıyorsunuz?<br />
Panasonic Eco Solutions Türkiye, kurulduğu<br />
günden bu yana Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını<br />
odak noktası olarak görmüş ve<br />
bu alana ayrı bir önem vermiştir. Bilim, Sanayi<br />
ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da<br />
onaylı olan Ar-Ge merkezimiz ile yetenekli<br />
insan kaynağımız, her ülke insanı için ayrı<br />
düşünüp üreten hız ve donanıma sahiptir.<br />
Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin ürün<br />
çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki<br />
bu hızı, global tercihlere cevap<br />
verebilme yeteneği olarak önemli bir<br />
avantaja dönüşmekte ve yeni ürün sunma<br />
dinamiklerimizi olumlu etkilemektedir.<br />
Yaklaşık 70 çalışanımızın hizmet verdiği<br />
Ar-Ge merkezimiz için ayırdığımız bütçenin<br />
ciromuzdaki payı yaklaşık %4 civarındadır<br />
ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça<br />
üzerindedir. Patent sayısı bakımından<br />
düşünüldüğünde de ülkemizde oldukça<br />
iyi bir noktada olduğumuzu belirtmeliyim.<br />
Panasonic Eco Solutions Türkiye Ar-Ge<br />
Merkezi, inovasyon boyutları yüksek, TÜ-<br />
BİTAK destekli TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi<br />
iş birliği kapsamında San-Tez<br />
projeleri gerçekleştirmeye devam etmektedir.<br />
Panasonic grubuna dahil olduktan<br />
sonra Ar-Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge<br />
takımları ile pek çok farklı proje üzerinde<br />
çalışmaya başlamıştır. Bunların arasında<br />
özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını<br />
oluşturacak olan akıllı şebekelerin<br />
temel taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve<br />
PLC Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemleri”ni<br />
örnek verebiliriz. Bu projenin hayata<br />
geçmesi, ülkemiz için hayati önem taşıyan<br />
enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi,<br />
kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok<br />
konuda önemli katkı sağlayacaktır.<br />
Aysel Özaltınok / Panasonic Eco Solutions<br />
Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü<br />
Önümüzdeki yıl için hedef ve<br />
öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />
proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede<br />
profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel<br />
El Aletleri ile sahada bekledikleri<br />
üstün performansı sunabilmek. Performansın<br />
sürekliliği önemli… Biz ürünlerimizin<br />
hem çalışma süresini artırarak<br />
hem de pildeki kalitemizi sürdürerek bunu<br />
sağlamaya devam edeceğiz. Panasonic’in<br />
Türkiye’deki satış kanalı oldukça iyi… El<br />
aletlerimizi tüketiciye ulaştırmak için aynı<br />
kanalı kullanıyoruz. Bu ürünleri geçen yıl<br />
pazara sunduk. Hedefimiz sektörün önde<br />
gelen markaları arasında yer almak. Kullanıcılara<br />
sahada rahat kullanacakları ergonomik<br />
ve performansı yüksek ürünler sunmak.<br />
Panasonic, profesyonel el aletleriyle<br />
pazara girdi; ancak bundan sonra marka<br />
olarak yeni ürünlerle pazardaki varlığımızı<br />
devam ettireceğiz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 107
“Şikayet ve önerileri dikkate alarak,<br />
müşteri memnuniyetimizi sürekli artırıyoruz”<br />
“Yaptığımız yeni model yatırımları, son kullanıcı demo ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile<br />
müşteri memnuniyetini bu minvalde arttırarak ilerlemek, en büyük hedefimizdir.”<br />
Elektrikli El Aletleri, Endüstriyel Ürünler,<br />
Jeneratör ve Motorlar, Metal İşleme Makinaları<br />
ve İş Güvenliği, Reis Makina’nın<br />
müşterilerine sunduğu başlıca ürün gruplarıdır.<br />
Çeşidi 20.000’i aşan zengin yelpazesiyle<br />
Reis Makina, bulunduğu sektörün<br />
lider kuruluşu durumunda... Dosya konumuz<br />
çerçevesinde Reis Makina ile yapmış<br />
olduğumuz söyleşi için kendilerine teşekkür<br />
ediyoruz.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Makina, İnşaat, Enerji, Hırdavat ve Nalburiye<br />
sektörlerinde, yüzyıla yaklaşan ticari<br />
tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Reis<br />
Makina, Makita; Knipex, Kipor, Leica, Virax<br />
ve Optimum başta olmak üzere, küresel<br />
büyüklükte 100’ü aşkın farklı markanın<br />
Türkiye Genel Distribütörü’dür.<br />
Elektrikli El Aletleri ürün grubunda ise<br />
Dünya’nın en önemli üretici firmalarından<br />
biri olan Makita’nın Türkiye Genel Distribütörlüğünü<br />
yapmaktayız. Makita, Dünya genelindeki<br />
9 fabrikası ve 5.000’in üzerinde<br />
mühendisiyle her yıl 200’ün üzerinde yeni<br />
model üretmektedir. Dünya genelindeki<br />
160 distribütör ve ofislerinden gelen talepleri<br />
karşılamak için AR-GE departmanına<br />
oldukça önemli yatırımlar yapmaktadır.<br />
Ürün portföyünüze hangi yeni<br />
ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />
dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />
Makita, son yıllarda özellikle çağımızın<br />
yeni teknolojisi olan ve artık Türkiye pa-<br />
108<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
zarında önemli bir paya sahip olan akülü<br />
ürün grubunda önemli yatırımlar yaparak,<br />
çeşidi her geçen yıl artan yeni ürünler üretmektedir.<br />
<strong>2017</strong> yılı itibariyle Elektrikli El<br />
Aletleri, Bahçe Grubu ve Yıkama Grubu olmak<br />
üzere 150’nin üzerinde yeni ürün ve<br />
bu ürünlere bağlı aksesuarlar üretmiştir.<br />
Ürün portföyümüze Bahçe Grubunda,<br />
Elektrikli Ağaç Kesim Makinaları, Elektrikli<br />
Çim Biçme Makinaları, Elektrikli Çim<br />
Kazıyıcılar, Elektrikli Dal Öğütücü, Akülü<br />
Yan Tırpan, Akülü Çim Biçme Makinası,<br />
Akülü Mini Yan Tırpan, Akülü Çim Kesme<br />
Makinası, Akülü Üfleme Makinaları, Benzin<br />
Motorlu Testereler, Benzinli Çim Biçme<br />
Makinaları, 4 Zamanlı Benzinli Tırpanlar, 4<br />
Zamanlı Üfleme Makinası, 4 Zamanlı Ayarlanılabilir<br />
Çit Biçme Makinaları, Benzinli<br />
Yan Tırpan Makinaları, Benzinli Çit Budama<br />
Makinaları katarak, müşterilerimize<br />
oldukça geniş bir ürün portföyü oluşturup<br />
yapacakları işlere uygun makinalar tercih<br />
etmeleri için önemli bir katkı sağladık.<br />
Yıkama Grubu’nda, Akülü El Süpürgeleri,<br />
Elektrikli ve Akülü Süpürgeler, Profesyonel<br />
Islak Kuru Süpürge, Akülü Sırt Süpürgesi,<br />
Akülü Portatif Süpürgeler ve Akülü Robotik<br />
Zemin Süpürgesi gibi ürünleri gamımıza<br />
ekleyerek sektöre öncülük etmeye devam<br />
ettik. Elektrikli El Aletleri grubunda ise,<br />
başta akülü ürünler olmak üzere, İnşaat<br />
Grubu, Ahşap Grubu ve Metal İşleme Gruplarında<br />
birçok yeni modelle, müşterilerimize<br />
yenilikçi hizmet vermekteyiz. <strong>2017</strong><br />
yılında özellikle Metal İşleme Grubu’nda<br />
bulunan taşlama ürünleri 180mm’lik<br />
GA7061R ve 230mm’lik GA9061R modelleri<br />
geliştirilmiş teknik özellikleriyle<br />
piyasada oldukça olumlu tepkiler almaktadır.<br />
Gerek motor yapısı, gerekse iş güvenlik<br />
önlemleriyle GA7061R/GA9061R<br />
modellerinin taşlama ürünleri içerisinde<br />
<strong>2017</strong> yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz.<br />
Ayrıca Makita CA5000X Alüminyum/<br />
Kompozit Kanal Açma Makinası, özellikle<br />
alüminyum dış cephe kaplama sektöründe<br />
memnuniyetle karşılandı. CA5000X<br />
modeli 90 ve 135 derecelik açılarda kanal<br />
ve oluk açma yeteneğiyle kullanıcıların<br />
iş yükünü önemli ölçüde azaltarak maksimum<br />
fayda ve minimum zaman kaybı<br />
sağlayarak, değerli ustalarımızın en büyük<br />
yardımcısı konumuna gelmiştir. Akülü<br />
ürün grubunda ise Makita, Akülü Taşlama<br />
Makinaları, Akülü Planya, Akülü Silikon Tabancası,<br />
Akülü Kılıç Testere, Akülü Somun<br />
Sıkma, Akülü Matkap-Vidalama gibi yeni<br />
ürünlerle son kullanıcılara hizmet vermektedir.<br />
Özellikle yeni Yağ Darbe Sistemli<br />
DTS141RFE kodlu vidalama ürünüyle birlikte<br />
ses seviyesini 75 desibel seviyesi<br />
yani TV SESİ seviyesine çekerek, özellikle<br />
kapalı ortamlarda ve gürültü seviyesinin<br />
önemli olduğu ortamlarda, kullanıcılara<br />
çok önemli bir seçenek sunmaktadır. Bu<br />
ürünü özellikle ev içerisi montaj yapan<br />
ustalarımız ile birlikte, fabrika içi yoğun<br />
kullanım gereken ortamlardaki kullanıcılar<br />
tercih etmektedir.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />
nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />
yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />
misiniz?<br />
2015 yılı içinde yaşadığımız seçimlerden<br />
sonra 2016 yılı itibariyle oluşan yeni iş<br />
alanları ve istihdamlarla birlikte 2016 yılı,<br />
gerçekleştirdiğimiz yoğun son kullanıcı ziyaretleriyle<br />
hedeflerimizin üzerine çıkarak tamamlandı.<br />
Yakalanan ekonomik istikrar ile<br />
birlikte Türkiye piyasasının öncü sektörlerinden<br />
olan İnşaat sektörünün, <strong>2017</strong> yılı ile<br />
başlayan ve 2018 yılında devam edeceğine<br />
inandığımız bir ivmeyle, iş hacminin katlanarak<br />
artacağını ön görmekteyiz. <strong>2017</strong> yılının<br />
9. ayı itibariyle, hedeflerimizin üzerinde<br />
seyrediyoruz ve yaptığımız iş planlarına göre<br />
<strong>2017</strong> yılının son çeyreğinde satış trendlerimizin<br />
artacağını düşünmekteyiz. Yaptığımız<br />
yeni model yatırımları, son kullanıcı demo<br />
ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile müşteri<br />
memnuniyetini bu minvalde arttırarak<br />
ilerlemek, en büyük hedefimizdir.<br />
Satış sonrası servis hizmeti ve<br />
müşteri memnuniyeti kapsamında<br />
yaptığınız çalışmalardan bahseder<br />
misiniz?<br />
Bizler için “Satış Sonrası Hizmetler” de<br />
“Satış” kadar önemlidir. Reis Makina olarak<br />
distribütörlüğünü yaptığımız tüm markalarda<br />
ürün ve hizmet kalitesini sürekli artırmayı<br />
ve müşteri memnuniyetini ilk sırada<br />
tutmayı hedeflemekteyiz. Türkiye genelinde<br />
bulunan 100’ü aşkın elektrikli el aletleri<br />
Yetkili Servisimiz ve İstanbul genel merkezimizde<br />
bulunan merkez servisimiz ile<br />
Sanayi Bakanlığı’mızın belirlediği süreler<br />
çerçevesinde servis hizmeti vermekteyiz.<br />
Reis Makina’nın kurumsal kimliğine uygun<br />
yetkili servisler oluşturmak ve bunu<br />
tüm yurt genelinde yaygınlaştırmak adına<br />
Reis Servis projemiz yürütülmektedir. Bu<br />
sayede müşterilerimize, tüm yurt çapında,<br />
aynı standartlarda ve kalitede servis hizmeti<br />
sunulmaktadır. Yetkili servislerimiz<br />
düzenli olarak ziyaret edilmekte, hizmet<br />
kalitemiz kontrol altında tutulmakta, servislerimiz<br />
eğitim programlarımıza dahil<br />
edilmektedir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 109
Dosya<br />
Hassas stok takibimiz ile yedek parça taleplerinin<br />
en hızlı şekilde teminini sağlanmak<br />
adına; yetkili servislerimize özel, bir<br />
internet servis portalımız da bulunmaktadır.<br />
Satışını yaptığımız tüm ürünlerin açılım<br />
şemaları, interaktif olarak bu portala<br />
yüklenmekte ve şema üzerinden hızlı ve<br />
doğru bir şekilde sipariş verilmesi sağlanmaktadır.<br />
İlgili projemiz şu anda devam<br />
etmektedir. Müşteri hizmetleri departmanımız;<br />
tüm bayi, yetkili servis ve son<br />
kullanıcılarımız ile yüz yüze veya telefonla<br />
iletişime geçerek, ürün ve kullanım bilgisi<br />
ve teknik bilgiler gibi konularda destek<br />
vermektedir. Ürünün kullanım ömrünü arttırmak<br />
amacıyla doğru kullanımı anlatırılarak,<br />
periyodik bakımların zamanında yaptırılması<br />
tavsiye edilerek, müşterilerimiz<br />
bilinçlendirilmektedir.<br />
Bu kapsamda gerek servis bünyemizde ve<br />
gerekirse müşteriler ziyaret edilerek, ürün<br />
kullanımı ve hatalar anlatılmaktadır. Ayrıca<br />
bakım onarım hizmeti verilen tüm ürünlerle<br />
ilgili müşterilerimiz geri aranarak,<br />
müşteri memnuniyetimiz ölçülmektedir.<br />
Bu sayede müşterilerimizden geri bildirimler<br />
alınarak, şikayet ve öneriler dikkate<br />
alınmakta ve müşteri memnuniyetimizi<br />
sürekli artırma çalışmalarımız aralıksız devam<br />
etmektedir.<br />
Ürün gamınızda birçok ürün<br />
bulunmakta, bu ürünlerin arasından<br />
doğru ürünü seçmek adına<br />
kullanıcılar neler yapabilir?<br />
Makita Türkiye olarak bizler, Makita’nın<br />
tüm olanaklarını, yani ürettiği pek çok<br />
ürünleri Türkiye piyasasına sunmaktayız.<br />
Her ürün grubunda ihtiyaca binaen birden<br />
fazla çeşit olmaktadır. Bu ürün çeşitliliğini;<br />
ürünlerdeki kapasiteler, güç farkları ve<br />
bazı teknik özellikler oluşturmaktadır. Son<br />
kullanıcıların hangi modeli seçeceğiyle<br />
ilişkin öncelikle bayilerimize gerekli eğitimleri<br />
vermekteyiz. Ayrıca, bayilerimizin<br />
ve son kullanıcıların bizleri arayarak direkt<br />
görüşebilecekleri müşteri temsilcilerimiz<br />
görev yapmaktadır. Kullanıcıların ürün tercihi<br />
sırasında öncelikle yapacakları işin<br />
yoğunluğuna ve gerektirdiği dayanıklılığa<br />
göre seçim yapmaları gerekmektedir. Seçilen<br />
makinaya haddinden fazla yük bindirildiğinde<br />
makinada çeşitli arızalar çıkmakta,<br />
bu şekilde kullanım devam ederse<br />
bu arızalar birbirini tetikleyerek çok daha<br />
büyük ve masraflı arızalar çıkarmaktadır.<br />
Son yıllarda ekibimiz özellikle bu konuda<br />
müşterileri bilinçlendirmek için mesai harcamakta<br />
ve bu mesainin karşılığını fazlasıyla<br />
almaktadır. Bu da doğal olarak müşteri<br />
memnuniyetine yansımaktadır.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />
Bölgemizde ve Dünya’nın diğer bölgelerinde<br />
yaşanan ekonomik ve siyasal belirsizlikler<br />
her ülkeyi etkilediği gibi Türkiye’yi<br />
de etkilemektedir. Özellikle son<br />
dönemde yaşadığımız döviz kurlarındaki<br />
dalgalanmalarla birlikte her firmanın<br />
daha sağlam adımlarla projelerini yürütmesi<br />
gerektiğini, verilecek her kararın<br />
çok iyi incelenmiş verilerle yapılması<br />
gerektiğini düşünmekteyiz. Günümüzde<br />
ülkelerin birbirine global olarak bağımlı<br />
olmasıyla birlikte Dünya’nın herhangi bir<br />
yerinde oluşan ekonomik veya siyasal<br />
problemler bizleri de etkilemektedir.<br />
Son dönemde, özellikle hammadde fiyatlarında<br />
yaşanan artışlar nedeniyle üretici<br />
firmalar, ürünlerinin fiyatlarını arttırmakta,<br />
bu artış da Türkiye iç piyasasına yansımaktadır.<br />
Hırdavat sektörü içinde bulunan kullanıcıların<br />
bu tip problemlerden kaçınmak<br />
için bahsetmiş olduğum; doğru ürün<br />
seçilmesi, satış sonrası tamir/bakım<br />
masrafları gibi olguları göz önüne alarak,<br />
hem toplam maliyeti hemde fazla iş yükünü<br />
düşürmek için çalışma yapmaları<br />
gerekmektedir. <strong>2017</strong> yılının son çeyreğinin<br />
ve 2018 yılının tüm sektör oyuncuları<br />
için hedeflerin gerçekleştiği bir yıl olmasını<br />
dileriz.<br />
110 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dinçer Özkaya / CENTER Genel Koordinatörü<br />
“2018 yılında ortalamanın üzerinde<br />
bir büyüme hedefliyoruz”<br />
“Akülü ürün teknolojimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en güçlü olduğu yönlerinden<br />
biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis<br />
istasyonu ile müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.”<br />
Sektörde faaliyetlerine başladığı ilk günden<br />
bu yana kalite ve müşteri memnuniyetinden<br />
asla taviz vermeyen CENTER,<br />
ismiyle de özdeşerek kendi alanında merkez<br />
konumunda olmayı başarmış. CEN-<br />
TER Genel Koordinatörü Dinçer Özkaya ile<br />
ürünleri, faaliyetleri ve müşterilerine sundukları<br />
hizmetler üzerine konuştuk.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Dinçer Özkaya, 1978 İstanbul doğumluyum.<br />
İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği<br />
bölümünden mezun olduktan<br />
sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme<br />
Yönetimi Yüksek Lisansı ve yine Yıldız<br />
Teknik Üniversitesi Ekonomi Doktorası ile<br />
eğitim hayatıma devam ettim.<br />
Dış Ticaret Yöneticisi olarak 2004 yılında<br />
çalışmaya başladığım Center AŞ’de, şu an<br />
Genel Koordinatör olarak görev yapmaktayım.<br />
Türkiye genelinde 180 adet bayi,<br />
100 adet satış sonrası servis istasyonu<br />
ve 50’yi aşkın çalışanı ile değerli müşterilerine,<br />
kaliteden ödün vermeksizin - daima<br />
en iyiyi sunabilmek amacıyla - çalışan firmamız,<br />
1991 yılında Karaköy-İstanbul’ da<br />
faaliyetlerine başlamıştır.<br />
Markalarımızı Türkiye genelinde Klasik<br />
Kanal (Bayiler) , Endüstriyel Kanal (Bayiler<br />
ve profesyonel son kullanıcılar) ve Modern<br />
Kanal (<strong>Yapı</strong> marketler, internet ve indirim<br />
marketler) diye adlandırdığımız üç farklı<br />
kanal üzerinden müşterilerimize ulaştırmaktayız.<br />
Kurulduğu ilk günden itibaren kalite ve müşteri<br />
memnuniyeti odaklı bir düşünce tarzı ile<br />
faaliyetlerini sürdüren firmamız, her zaman<br />
ilkleri gerçekleştirerek CENTER isminin hakkını<br />
vermiş ve yıllardır bu pazarda “MERKEZ”<br />
konumunda bulunmuştur.<br />
Markalarınız hakkında bizleri<br />
bilgilendirir misiniz?<br />
Sahip olduğumuz markalar; ATTLAS, AEG,<br />
MILWAUKEE, RYOBI, ALFRA, FLORA ve<br />
OTTOTECH<br />
ATTLAS – Türkiye genelinde sektörün en<br />
çok satılan OEM markalarından biriyiz. DIY<br />
ve Yarı profesyonel ürün kategorisinde konumlandırılan<br />
markamız; Elektrikli & Akülü<br />
El Aletleri, Jeneratör, Kompresör, Kaynak<br />
Makinesi ve Bahçe makineleri kategorilerinde<br />
satış yapmaktadır. Alanında uzman<br />
112<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
fabrikalarda üretilen markamızın kalite kontrol süreçleri yurt dışı<br />
ofisimizdeki uzman mühendisler tarafından gerçekleştirilmektedir.<br />
AEG, MILWAUKEE ve RYOBI – Firmamız Dünya genelinde yaklaşık<br />
6 Milyar $ ciroya sahip ve akülü ürün teknolojisinde dünya lideri<br />
olan TTI gurubunun; MIKWAUKEE (Endüstriyel) AEG (Profesyonel)<br />
ve RYOBI (DIY) markalarının Türkiye’ de ki tek distribütördür. Her<br />
üç markamızda elektrikli ve akülü el aletleri gamına sahiptir. RYO-<br />
BI markası gamında ek olarak benzinli, elektrikli ve akülü bahçe<br />
makineleri de bulunmaktadır.<br />
ALFRA ( Manyetik matkap ), FLORA ( Temizlik makineleri) ve OT-<br />
TOTECH ( Kaynak makinesi) markaları da ürün gamımız içerinde<br />
yer almaktadır.<br />
Satış ve satış sonrası hizmetlerinizden biraz bahseder misiniz?<br />
Akülü ürün teknolijimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en<br />
güçlü olduğu yönlerinden biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez<br />
Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis istasyonu ile<br />
müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.<br />
Tüm servislerimiz özel bir yazılım üzerinden yönetilmekte olup,<br />
Türkiye genelinde çok kapsamlı bir veri üzerinden ürün gamımızı<br />
izlemekteyiz. Oldukça geniş yedek parça stokumuz sayesinde;<br />
müşterilerimize anında ve hızlı hizmet<br />
prensibiyle hareket etmekteyiz.<br />
Ayrıca AEG ve MLWAUKEE markalarımız<br />
özelinde piyasada tek olan Koşulsuz Garanti<br />
uygulamamız mevcuttur. Bu marka<br />
ürünleri alan müşterilerimiz 7 gün içerisinde<br />
sitemize (www.kosulsuzgaranti.<br />
com) kayıt oldukları takdirde, ürünleri 1 yıl<br />
boyunca Koşulsuz Garanti kapsamına girmekte<br />
ve hiç bir ek ücret ödemeden servis hizmeti almaktadırlar.<br />
Ürünleriniz inşaat sektörünün hangi alanlarında daha çok<br />
tercih edilmekte?<br />
OPP, DIY, Yarı profesyonel, profesyonel ve endüstriyel olmak üzere<br />
toplam 5 ayrı kalite kategorisinde pazara hitap eden geniş bir ürün<br />
gamımız bulunmaktadır. Bu sayede markalarımız inşaat sektöründe<br />
kaba inşaattan, anahtar teslim projelere kadar hizmet veren tüm<br />
firmalar tarafından tercih edilmektedir.<br />
Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri eklediniz?<br />
Önümüzdeki dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />
AEG, MILWAUKEE ve RYOBI markalarında her yıl onlarca yeni akülü<br />
ürünü piyasaya sunmaktayız. <strong>2017</strong> yılı özelinde AEG markamızda<br />
PRO 18V akülü serisi, MILWAUKEE markamızda ONE-KEY serisi ve<br />
RYOBI markasında ONE + serisi ürünleri gamımıza eklemiş bulunmaktayız.<br />
MILWAUKEE markasında piyasaya sunduğumuz benzeri<br />
olmayan ONE-KEY sistemi akülü ürünlerinizin kablosuz bağlantı sayesinde<br />
akıllı telefonlarınız tarafından kontrol edilmesine imkan verip,<br />
istediğiniz ayarları kaydetmenizi sağlamaktadır. Bu sistem, ONE-KEY<br />
teknolojisine sahip ürünlerin yer belirleme sistemi sayesinde kaybolma,<br />
çalınma vb. risklerini ortadan kaldırıp, gerektiğinde ürünü kilitlemenize<br />
imkan vermektedir. Ayrıca özel yazılım sayesinde profesyonel<br />
ürün tercih eden kullanıcılara her türlü envanter kayıt işlemini gerçekleştirme<br />
şansı sunmaktadır. 2018 yılı içerisinde de akülü ürünlerde<br />
yeniliklerimiz devam edecektir.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız nedir? Geçen yılki<br />
cironuzu ve 2018 yılı beklentilerinizi açıklayabilir misiniz?<br />
<strong>2017</strong> yılı özelinde agresif büyüme hedeflerimiz mevcuttur. <strong>2017</strong> yılının<br />
ilk üç çeyreği dikkate alındığında hedeflerimiz ile paralel cirolara<br />
ulaştığımızı görmekteyiz. Pazarın oldukça rekabetçi, bölgesel riskler<br />
paralelinde konjonktürel anlamda negatif yansımaların yoğun olduğu<br />
bir yılda; hedeflerimiz tutturarak yılı tamamlamak en önemli odağımızdır.<br />
2018 yılı özelinde, benzer agresif yaklaşım ve pazar lideri<br />
yenilikçi çözümlerimiz ile ortalamanın üzerinde bir büyüme hedefliyoruz.<br />
Üretim ya da Ar&Ge çalışmalarınız var mı?<br />
Veri büyüklüklerinin giderek arttığı günümüz teknolojisinde, veri analizinin<br />
ve özel yazılımların ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bu<br />
paralelde daha kolay veri analizine odaklanmaya devam edeceğiz.<br />
Ayrıca satış kanallarımıza özel hazırlamakta olduğumuz yazılımlar sayesinde,<br />
bayi ağımıza ve markamızın son kullanıcılarına çok daha iyi<br />
hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
<strong>2017</strong> yılında tüm markalarımıza yeni internet siteleri yapmış bulunmaktayız.<br />
Bununla beraber markalarımızın sosyal medya hesaplarını<br />
da aktive ettik. 2018 yılında da aynı felsefe temelinde sosyal medya<br />
yatırımlarına hız verip, son kullanıcılar ile daha yakın iletişime geçmeyi<br />
hedeflemekteyiz. Tüm sitelerimize ve sosyal medya hesaplarımıza<br />
www.centeras.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Pazara yön veren yenilikçi<br />
ürünlerimizin farklarını satıcılara ve son kullanıcılara daha iyi<br />
anlatabilmek adına; eğitimler ve demo günleri organize etmeye devam<br />
edeceğiz. Bu kapsamda bünyemiz dahilinde özel eğitim merkezi<br />
kurmayı hedeflemekteyiz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 113
WB 18 LTX BL 180 Akülü Avuç Taşlama<br />
“Standart ürünler dışında ilave<br />
özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz”<br />
“Değişik kombinasyonlarla, kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar ile kullanıcıyı akülü<br />
ürünlere ısıtmaya çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı nezdinde pahalı oldukları nedeniyle<br />
tercih edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek<br />
aşmaya çalışıyoruz.”<br />
100 yılı aşkın süredir pek çok alanda faaliyet<br />
göstermiş olan Burla Makine’den,<br />
Elektrikli El Aletleri alanında gerçekletirdikleri<br />
faaliyetler hakkında bilgi aldık.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Burla 1911 yılından bu yana pek çok alanda<br />
faaliyet gösteren köklü bir firma. Dört<br />
ayrı iş bölümü ve satış departmanı bulunmaktadır.<br />
Makina bölümü, elektrik ve<br />
aydınlatma bölümü, marin bölümü ve pil<br />
bölümü. Bir de Teknika diye aynı ortaklık<br />
yapısında istifleme cihazları, forklift gibi<br />
ürünlerin satışını yapan bir şirketimiz var.<br />
Müşteri memnuniyeti, satış sonrası hizmetlerin<br />
kalitesi ve güvenilirliği en önem<br />
GB 18 LTX BL QI Akülü Kılavuz Çekme / Matkap<br />
verdiğimiz konular arasında. Merkezimizde<br />
çok ciddi bir servis ekibimiz ve teknik<br />
hırdavat ürünleri ile ilgili tüm Türkiye’yi<br />
kapsayan yaklaşık 100 servis bayimiz<br />
mevcut.<br />
Makina bölümü olarak temsil ettiğimiz<br />
ürünlerin sadece Türkiye satışını gerçekleştiriyoruz.<br />
Markalarımız, yurtdışında birçok<br />
ülkeye satışlarını doğrudan yapıyor.<br />
Türkiye’de bayi ağımızla satışlarımızı yapıyoruz.<br />
Bölgelerinden sorumlu satıcı arkadaşlarımızın<br />
dışında bünyemizde elektrikli<br />
el aleti ve kaynak makinaları ile ilgili fabrikaları<br />
ziyaret eden ve son kullanıcılara<br />
ihtiyaçlarına göre hangi ürünleri kullanabileceklerini<br />
araştırıp, gerekli ürün tanıtımları<br />
ile ürünlerimizin satışını sağlayan<br />
114<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
iş geliştirme sorumlusu ekibimiz mevcut.<br />
Bu şekilde standart ürünler dışında ilave<br />
özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz.<br />
Burla olarak pazara bakışımız ve<br />
önceliklerimiz:<br />
Burla Makina olarak elektrikli el aletleri<br />
sektöründe akülü ürünlere çok önem veriyoruz.<br />
Pazarın geleceğini akülü ürünlerde<br />
görüyoruz. “Kablosuz” şantiye sahası<br />
vizyonunun gerçekleşmesine çok kalmadığını<br />
düşünüyoruz. Dünyanın ilk akülü<br />
büyük taşlaması da bu yoldaki en önemli<br />
kazanımlardan biri. Bazı pazarlarda akülü<br />
aletler toplam elektrikli el aleti pazarının<br />
%80’inin üzerini oluşturuyor. Türkiye’de<br />
bu oranın hala çok daha düşük olduğunu<br />
düşünüyoruz. Değişik kombinasyonlarla,<br />
kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar<br />
ile kullanıcıyı akülü ürünlere ısıtmaya<br />
çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı<br />
nezdinde pahalı oldukları nedeniyle tercih<br />
edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli<br />
akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek<br />
aşmaya çalışıyoruz. Aküler, akülü el aletlerinin<br />
en pahalı kısmı, ve bizim dışımızda<br />
bu tür kapsamlı akü garantisi veren başka<br />
firma yok.<br />
Fimer’in üst segment kaynak makinalarını<br />
da tanıtmak da bir diğer önceliğimiz. Müşterilerimize,<br />
invertör tipi kaynak makinesi<br />
denince akla ilk gelen Fimer markasının<br />
çeşit konusunda ne kadar zengin olduğunu<br />
göstermeye çalışıyoruz.<br />
Ürün portföyünüze hangi yeni<br />
ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />
dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />
Metabo’da geçtiğimiz sene sonu piyasaya<br />
sürdüğümüz ve bizi heyecanlandıran<br />
ürünlerin başında gelen WPB 36 LTX BL<br />
230 modeli var. Dünyanın ilk 36 Volt akülü<br />
büyük taşlaması. Metabo’nun üstün<br />
LiHD akü teknolojisi sayesinde şebeke<br />
elektriği ile çalışan 2400 Watt’lık büyük<br />
taşlama ile aynı gücü alabildiğimiz bir<br />
ürün. Üründe pedal tipi şalter, elektronik<br />
emniyet debriyajı ve disk fren sistemi mevcut.<br />
Tüm bu özellikler sayesinde kullanıcı<br />
ürünün kontrolünü kaybetmiyor ve acil bir<br />
durumda, şalteri bıraktığı anda diskin dönmesi<br />
3 saniye içinde tamamen duruyor ve<br />
ürünün kazaya sebebiyet verme ihtimali<br />
hızlı bir şekilde yok edilmiş oluyor. Ayrıca<br />
disk sıkışması durumunda da ürünün geri<br />
tepmesini de önemli ölçüde azaltıyor. Ürünün<br />
tutamağında da titreşimi azaltıcı özellik<br />
mevcut, bu özellik sayesinde de son<br />
kullanıcı iş yaptığı sürede daha az titreşime<br />
maruz kalıyor.<br />
Metabo’nun ikinci önemli bir diğer ürünü<br />
de piyasada yine bir ilk olan akülü kılavuz<br />
çekme / matkap, GB 18 LTX BL Q I. Hem<br />
kılavuz çekme hem matkap özelliği ilk kez<br />
bir üründe biraraya geliyor – hem de sınırsız<br />
özgürlük sunan akülü bir üründe.<br />
Ürünün patentli özel tasarım mandreni ve<br />
elektronik sistemi sayesinde kılavuz çekme<br />
işlemi ve delme işlemi aynı mandren<br />
ile sorunsuz, temiz ve hızlı bir şekilde yapılabiliyor.<br />
Bu ürünün satış potansiyelinin<br />
oldukça yüksek olduğunu düşünüyoruz<br />
çünkü hem torku yüksek ve kuvvetli bir<br />
matkap hem de kılavuz çekme özelliği var.<br />
Bu da kullanıcılara oldukça esneklik ve verim<br />
kazandıracak bir özellik.<br />
Bu ürünlere ek olarak 2kg kırıcı-delici grubunda<br />
Almanya üretimli yeni ürünlerimizi<br />
de sunduk. Eski modellerine göre hem<br />
daha kısalar hem de hafifler. Bunlara ek<br />
olarak vuruş enerjilerinde de önemli artış<br />
sağlandı.<br />
Aküde ise son yenilik olarak 7.0 Ah LiHD<br />
modelini sunduk. Metabo’nun üstün performanslar<br />
için çığır açan akü teknolojisi<br />
olarak tanımladığımız LiHD sistemi hem<br />
%67 daha fazla performans hem de %87<br />
daha fazla çalışma süresi ile bağımsız çalışmayı<br />
yeniden tanımlıyor.<br />
Fimer’de de heyecan verici teknolojik<br />
ürünler var. Mart’ta İstanbul Hırdavat Fuar’ında<br />
tanıtımını yaptığımız modellerden<br />
biri de Kronos 500. Mig-mag pulse sinerjik<br />
Kronos grubunun en üst modeli. Fimer’e<br />
özgü 0,1 saniye kısa çift pulse özelliği<br />
sayesinde küçük parçalarda bile hassas<br />
sonuçlar elde etmek mümkün. Kaynak<br />
bilgilerini kolayca SD karta kaydedebilir<br />
ve herhangi bir PC’de rahatlıkla okuyabilirsiniz.<br />
Yüksek hızlı kaynak prosesi sayesinde<br />
sadece düşük veya yüksek alaşımlı<br />
çelik malzemeyi değil aynı zamanda 5mm.<br />
kalınlığından itibaren farklı türdeki paslanmaz<br />
çelik malzemeyi de kaynatırken devrim<br />
niteliğindedir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 115
Dosya<br />
Diğer bir yenilik ise Prime 500. Çok fonksiyonlu<br />
Prime serisinde mottomuz şu :<br />
“Hiçbir şey bu kadar kolay olmamıştı.”<br />
Güç, sadelik ve performansın birleştiği bu<br />
ürün kullanıcı dostu. Daha az deneyimli<br />
bir kaynak ustasının bile detaylı bir eğitim<br />
almadan parametrelerini kolayca girmesine<br />
imkan veren kontrol paneli sayesinde<br />
3 adımda kaynak yapmaya başlıyorsunuz.<br />
Kalınlığı belirledikten sonra gerisini Prime<br />
hallediyor. Makinanın sinerjik özelliği<br />
sayesinde optimum kaynak için doğru<br />
parametreleri otomatik olarak belirliyor.<br />
Hem Prime hem de Kronos modellerinde<br />
++yenilenen iç yapıları sayesinde, yüksek<br />
ayarlarda bile aynı değer ve kalitede kaynak<br />
yapmak mümkün.<br />
Sakura Endüstriyel Markör grubunda ise<br />
bu sene Solid Markör modelini tanıtmaya<br />
çalışıyoruz. Bu ürün zorlu görevler için üretilmiş<br />
bir markör. İç ve dış mekanda petrol,<br />
gres yağı, pas, çamur ve kar ile kaplı<br />
tüm yüzeyler üzerinde yazabilir. Suyun altında<br />
bile işaretleme mümkün. Dakikalar<br />
içinde kurur ve kuruduğunda kalıcı ve kokusuzdur.<br />
Ahşap, kumaş, kanvas, plastik,<br />
demir&çelik, kauçuk, karton, cam, fiberglas<br />
ve beton için uygundur. Standart modelindeki<br />
çalışma ısısı -10 ile 200 derece<br />
arasındadır ancak -40 derecede de etkili<br />
olan düşük Halojen versiyonu da mevcut.<br />
İhracatınızın mevcut ürün<br />
satışlarınız içindeki yeri nedir?<br />
İhracat yaptığınız ülkelerdeki<br />
pazar payınız hakkında bilgilendirir<br />
misiniz?<br />
Temsil ettiğimiz ürünlerin sadece Türkiye<br />
satışını gerçekleştiriyoruz. Markalarımız,<br />
yurtdışında birçok ülkeye satışlarını doğrudan<br />
yapıyor. Türkiye’de bayi ağımızla<br />
satışlarımızı yapıyoruz. Bölgelerinden sorumlu<br />
satıcı arkadaşlarımızın dışında bünyemizde<br />
elektrikli el aleti ve kaynak makinaları<br />
ile ilgili 3 iş geliştirme sorumlusu<br />
arkadaşımız var. Bu ekip fabrikaları ziyaret<br />
ediyor ve son kullanıcılara ihtiyaçlarına<br />
göre hangi ürünleri kullanabileceklerini<br />
araştırıp, gerekli ürün tanıtımları ile ürünlerimizin<br />
satışını sağlıyorlar. Bu şekilde<br />
standart ürünler dışında ilave özellikleri<br />
olan ürünleri de sunabiliyoruz.<br />
Sosyal sorumluluk ve<br />
sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />
bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />
çalışmalar hakkında neler söylemek<br />
istersiniz?<br />
Türkiye’de ve dünyada elektrikli el aletleri<br />
kullanırken yaşanan iş kazalarının önemli<br />
bir kısmı taşlama makineleri ile yapılan<br />
işlerde oluyor. Ayrıca, Türkiye’de gelişmiş<br />
ülkelere göre ürünlerin yanlış kullanımından<br />
kaynaklanan da birçok kaza oluyor.<br />
Örneğin, birçok taşlama kullanıcısı taşlamanın<br />
siperini kutudan bile çıkarmayıp<br />
çöpe atıyor.<br />
İş güvenliği konusunu çok önemsiyoruz.<br />
Bu alanda Metabo’nun geliştirdiği birçok<br />
ürün var.<br />
Özetle bahsetmek gerekirse piyasadaki<br />
taşlamalarda olmayan, ancak tüm nitelikli<br />
Metabo taşlamalarda olan bir özellik<br />
var, bu da Mekanik Emniyet Debriyajı. Bu<br />
sistem sayesinde disk sıkışmalarında olabilecek<br />
geri tepmeler önleniyor ve kesme<br />
diskinin patlama riski ortadan kaldırılıyor.<br />
Her ne kadar benzer koruma rakip markalarda<br />
elektronik sistemlerle yapılmaya<br />
çalışılsa da, hiçbir zaman Metabo’nun<br />
Mekanik Emniyet Debriyajı kadar etkili<br />
ve güvenilir değil. Metabo’nun bu özelliği<br />
disk patlama riskini her zaman ortadan<br />
kaldırırken, elektronik sistemlerde disk<br />
patlaması tamamen önlenemiyor.<br />
Yine piyasada sadece Metabo ürünlerinde<br />
bulunan bir özellik de titreşim azaltıcı<br />
Autobalans özelliği. Bu özellik sayesinde<br />
kullanıcının maruz kaldığı titreşim azalır,<br />
ve kullanıcı daha az yorularak, daha sağlıklı<br />
bir şekilde daha uzun süre boyunca<br />
çalışabilir. %50 daha az el ve kol titreşimi<br />
sağklayan bu özellik aynı zamanda taşlama<br />
disklerinde %40’a varan disk tasarrufu<br />
sağlar.<br />
Pedal Tipi Şalter de taşlamalarda güvenlik<br />
için aranan bir özellik. Bu özellikli makinelerde<br />
kullanıcılar çalışırken şaltere sürekli<br />
basıyor olmak zorunda. Kullanıcı elini şalterden<br />
çektiği an ürüne enerji gitmiyor. Bu<br />
özelliğe bir de Metabo’nun patentli Disk<br />
Fren Sistemi eklendiği zaman ürün çok<br />
daha güvenli hale geliyor. Metabo Disk<br />
Fren Sistemi ile ürün kapatıldıktan sonra<br />
2-3 saniye gibi kısa bir süre içinde diskin<br />
dönmesi tamamen duruyor ve olası kazalar<br />
önleniyor.<br />
Yeniden Başlama Emniyeti artık tüm avuç<br />
taşlamalarda yönetmelik gereği olması<br />
gereken bir özellik. Bu özellik sayesinde,<br />
elektrik kesintisi sonrası veya yanlışlıkla<br />
elektrik kablosu çekildiği için duran bir<br />
avuç taşlama makinesinde tekrar elektrik<br />
bağlantısı sağlandığı anda disk artık<br />
hemen dönmeye başlamıyor, kullanıcının<br />
cihazı tekrar kapatıp açması gerekiyor.<br />
Böylece istem dışı, kontrolsüz çalışma<br />
olmuyor.<br />
Metabo ayrıca akülü teknolojisine çok<br />
önem veriyor, akülü taşlamalarda da<br />
benzer güvenlik özellikleri mevcut. Ayrıca<br />
akülü ürünlerin önemli bir avantajı da iş<br />
sahasından kabloyu kaldırması.<br />
7.0 LiHD Akü<br />
116<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“Sağlam ve verimliliği artıracak yenilikçi<br />
ürünleri pazara sunmaya devam edeceğiz”<br />
“Sektörde öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti gibi konular başta olmak<br />
üzere zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde<br />
bu alanda edindiğimiz bilgileri temel alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip ürünlerle sektörde<br />
dikkat çekmemizi sağlıyor.”<br />
Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak; metal<br />
imalat sektörünün kaynak teknolojileri<br />
başta olmak üzere tüm birleştirme ve kesme<br />
ihtiyaçlarına cevap veren; otomotiv/<br />
ulaştırma, inşaat/altyapı, enerji, üretim<br />
ve gemi inşa, boru imalat/boru alanlarına<br />
kadar uzanan birçok sektöre hizmet vermekte.<br />
Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak<br />
Genel Müdürü Ahmet Sevük ile dosya<br />
konumuz çerçevesinde röprotaj çalışması<br />
gerçekleştirdik. Merak ettiğimiz tüm soruları<br />
içtenlikle yanıtlayan sayın Sevük’e<br />
teşekkür ediyoruz.<br />
Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />
bahseder misiniz?<br />
Türkiye ve dünya pazarının farklı segmentlerine<br />
hitap eden; Askaynak, Kobatek ve<br />
Lincoln Electric markalı kaynak sarf malzemeleri,<br />
ekipman ve aksesuarları, Askaynak<br />
Automation robotik ve mekanik<br />
otomasyon sistemleri, Harris ve Askaynak<br />
by Harris marka gaz ekipmanları kapsayan<br />
geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu geniş<br />
ürün gamımız içinde lokomotif ürünlerimiz<br />
olarak kaynak sarf malzemeleri ve kaynak<br />
makineleri ürünlerimizi değerlendirebiliriz.<br />
Diğer ana kalemlerimiz içinde; kaynak<br />
eldivenleri, kaynak kimyasalları, kaynak<br />
maskeleri gibi tamamlayıcı ürünlerimiz yer<br />
alıyor. Ana faaliyet alanımız arasında ise<br />
komşu pazarlarda yer alan gaz ekipmanları<br />
ile aşındırıcıları bulunuyor. Aşındırıcı<br />
ürün grubumuz; çelik, metal, cam, alüminyum,<br />
mermer, granit gibi birçok yüzeyin<br />
taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi,<br />
kesilmesi, şekil verilmesi gibi alanlarda<br />
mükemmel performans sunuyor.<br />
Üretim alanınız, gerçekleşen<br />
süreçler ve üretim kapasiteniz<br />
hakkında bilgi verir misiniz?<br />
Askaynak olarak, metal imalat sektörüne<br />
geniş ürün grupları ile hizmet veriyoruz.<br />
Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın<br />
dört bir tarafına ulaştırdığımız ürünlerimizi,<br />
Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde,<br />
22.000 m²’si kapalı olmak üzere toplam<br />
43.000 m²’lik alana kurulu olan tesisimizde<br />
üretiyoruz. Yıllık 40.000 ton/yıl örtülü<br />
elektrod, 27.000 ton/yıl gazaltı kaynak<br />
teli, 5.000 ton/yıl tozaltı kaynak teli ve<br />
1.500 ton/yıl TIG kaynak teli üretim kapasitemiz<br />
ve 450’yi aşkın çalışanımızla, İs-<br />
118<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
tanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da bulunan<br />
4 satış büromuz ve 800’ü aşkın satış noktamızla<br />
tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz.<br />
Ürünlerimiz arasında kaynak makineleri,<br />
kaynak elektrotları ve telleri, tamir-bakım<br />
kaynağı, aşındırıcılar, gaz ekipmanları,<br />
otomasyon sistemleri, sarf kaynak malzemeleri,<br />
kaynak eğitim sistemleri yer alıyor.<br />
Bununla birlikte çelik, metal, cam, alüminyum,<br />
mermer, granit gibi birçok yüzeyin<br />
taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi, kesilmesi,<br />
şekil verilmesi gibi alanlarda mükemmel<br />
performans sunan aşındırıcı ürün<br />
grubumuzla da yüksek performans sunuyoruz.<br />
Bu grupta yer alan ürünlerimiz arasında<br />
olan; Flex Taşlama ve Kesme Taşları,<br />
Kaplanmış Aşındırıcılar, Seramik Bağlayıcılı<br />
Aşındırıcılar ile NK Taşlama Taşları, SCG<br />
Elmas Bileme Taşları, Testere Bileme Taşları,<br />
Saplı Taşlar, Düz Çanak Taşları, Konik<br />
Çanak Taşları, Alüminyum Burçlu Düz/<br />
Konik Mozaik Taşlar, Konik-Düz Özel Form<br />
Mozaik Taşlar uzun süreli yüksek performans<br />
sunan ve işin kalitesini artıran ürünler<br />
olarak fark yaratıyor.<br />
Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri<br />
eklediniz? Önümüzdeki dönemde<br />
farklı ürünler olacak mı?<br />
İşinin temelinde teknolojiyi ve inovasyonu<br />
alan bir firma olarak, bu alanda sektörde<br />
öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin<br />
interneti gibi konular başta olmak üzere<br />
zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini<br />
takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde<br />
bu alanda edindiğimiz bilgileri temel<br />
alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip<br />
ürünlerle sektörde dikkat çekmemizi sağlıyor.<br />
Özellikle, son beş yıldır kaynak makinelerimizde<br />
stratejik Ar-Ge çalışmaları<br />
gerçekleştiriyoruz ve şu ana kadar oldukça<br />
başarılı sonuçlar aldık. Enerji kayıplarını<br />
en aza indiren, makine verimliliğini artıran,<br />
makine boyutu ve ağırlığını azaltan,<br />
ekstra bileşenlerin kullanımı olmaksızın<br />
elektromanyetik uyumluluk (EMC) gereksinimlerini<br />
karşılayan, %100 yerli ve özgün<br />
invertör teknoloji patentimizle birlikte, yerli<br />
invertör kaynak makinesi üretim faaliyetlerimizi<br />
de arttırmayı hedefliyoruz. Kobatek<br />
tamir bakım ürün gamımıza eklediğimiz KO-<br />
BATEK 544 ve 551 kaynak elektrotlarımız<br />
da yüksek sıcaklıklara dayanıklı ve yüksek<br />
aşınma direncinin gerektiği uygulamalarda<br />
özellikle kullanılıyor.<br />
Bunların dışında, aşındırıcı ürün grubumuzda<br />
Askaynak markalı flex kesme-taşlama<br />
taşları ve flap disklerde 7. yılımızı da yükselen<br />
bir trendle geride bırakıyoruz. Müşterinin<br />
sesine daima kulak verdiğimiz için bu<br />
ürün grubunda da sahanın ihtiyacını karşılayacak<br />
geliştirmeleri daima aktif tutarken<br />
ürün gamımızı inovatif ürünlerle zenginleştirmeye<br />
devam ediyoruz.<br />
Tüm bunlara ek olarak; yüksek kaynak kalitesi,<br />
verimlilik ve düşük kaynak dumanı<br />
emisyonu sağlayan yeni nesil bakır kaplamasız<br />
gazaltı kaynak tellerimizin optimizasyonunu<br />
sağlayarak, otomasyon ve ağır<br />
sanayi uygulamalarındaki kullanımını arttırdık.<br />
2018 yılında da her yıl olduğu gibi inovatif<br />
bakış açısı ile daha kaliteli, sağlam ve<br />
verimliliği artıracak yenilikçi ürünleri pazara<br />
sunmaya devam edeceğiz.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />
nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />
yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />
misiniz?<br />
Askaynak olarak, yıl içerisinde ülkemizde<br />
ve uluslararası pazarlarda önemli projelere;<br />
kaynak, ürün ve hizmetlerimizi sunarak<br />
adımızdan oldukça söz ettirdik.<br />
İhracatınızın mevcut ürün satışlarınız<br />
içindeki yeri nedir? İhracat yaptığınız<br />
ülkelerdeki pazar payınız hakkında<br />
bilgilendirir misiniz?<br />
Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak<br />
ihracat ve planlı büyümeyi öncelikli şirket<br />
politikası haline getirdik. Bu strateji doğrultusunda<br />
önemli firmalarla uzun soluklu<br />
iş birlikleri yapıyoruz. 2000’lerin başından<br />
itibaren Avrupa ve Güney Amerika, Rusya<br />
ve BDT, Afrika ve Ortadoğu pazarlarında<br />
ihracat kapasitemizi her geçen yıl yükselterek<br />
arttırdık. İhracattaki bu hızlı büyümeye<br />
paralel olarak 70’ten fazla ülkede satış ve<br />
dağıtım ağı oluşturduk.<br />
<strong>2017</strong> yılı içerisinde, robotik ve mekanik<br />
kaynak otomasyon sistemleri satışı konusunda<br />
ihracat yaptığımız ülkelerde, imalat<br />
sektörüne katma değeri yüksek uzman çözümler<br />
getirerek yurtdışında satışlarımızı<br />
önemli ölçüde artırdık. Önümüzdeki yıl da<br />
doğru adımlar atarak ihracat payımızı artırmayı<br />
sürdüreceğiz.<br />
Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik<br />
konusuna kurumsal bakış açınız ve bu<br />
konuda yaptığınız çalışmalar hakkında<br />
neler söylemek istersiniz?<br />
Sektöre daha kaliteli ve yenilikçi ürünler<br />
sunmak için yaptığımız Ar-Ge yatırımlarının<br />
yanı sıra ülkemiz adına faydalı olacağına<br />
inandığımız sosyal sorumluk projelerinde<br />
yer almak da bizim için son derece önemli.<br />
Örneğin; sektörün en temel sorunu olarak<br />
gördüğümüz kalifiye çalışan sorununu<br />
çözmek ve bu sektörde yer almak isteyen<br />
gençlere, kendisini geliştirmek isteyen<br />
kaynak ustalarına ve teknik öğretmenlere<br />
fırsat sunmak adına önemli bir sorumluluk<br />
üslendik. Sektörde öncü bir marka olarak<br />
sahip olduğumuz bilgi birikimini, yine sektör<br />
gelişimine katkı sunmak için Milli Eğitim<br />
Bakanlığı’yla işbirliği içerisinde, 2005 yılından<br />
bu yana meslek liselerine verdiğimiz<br />
desteği kesintisiz sürdürüyoruz. Liselerin;<br />
“Metal Teknolojisi”, “Tesisat Teknolojisi ve<br />
İklimlendirme” ile “Gemi <strong>Yapı</strong>mı” alan öğretmenlerine<br />
hizmet içi kaynakçılık eğitimi<br />
verdiğimiz bu proje ile ülke çapında 600’e<br />
yakın meslek lisesine 40.000’in üzerinde<br />
ders kitabını ücretsiz gönderdik.<br />
Önümüzdeki dönemlerde de sektörde yer<br />
almak isteyen gençlere yönelik yapmayı<br />
planladığımız farklı eğitim çalışmalarımız<br />
olacak.<br />
Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />
Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak<br />
sadece ürünlerimizin kalitesi ve teknolojisiyle<br />
değil, sektöre sunduğumuz katkılarla<br />
da adımızdan söz ettiriyoruz. Önümüzdeki<br />
dönemde de bu doğrultuda çalışmalarımızı<br />
sürdüreceğiz. Gelecek yıl özellikle kaynak<br />
ustalarına yönelik önemli bir sosyal sorumluluk<br />
projesine imza atacağız. Bunun<br />
dışında yeni dönemde Savunma Sanayi,<br />
Ahmet Sevük / Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak Genel Müdürü<br />
Otomotiv, Denizcilik gibi sektörlerde daha<br />
fazla varlık göstereceğimiz çalışmalara<br />
yöneleceğiz. Bunların dışında elbette inovatif<br />
teknolojileri ürünlerimize adapte etmek<br />
ve sektörün farklılaşan ihtiyaçlarını<br />
karşılamak için Ar-Ge yatırımlarımızı da<br />
sürdüreceğiz. <strong>Yapı</strong> sektörüne yönelik, akıllı<br />
ve inovatif projelerimizle yer alacağız, özellikle<br />
çelik konstrüksiyon imalatçıları için<br />
halihazırda önemli özel bir proje üzerinde<br />
çalışmaktayız. Ayrıca, Türkiye’de ilk sayılabilecek<br />
maça besleme robotu projesini gerçekeleştirdik,<br />
keza robotik boya sistemini<br />
sorunsuz şekilde kurabilen ender firmalar<br />
arasında yer alıyoruz. Endüstri 4.0 vizyonumuz<br />
çerçevesinde farklı ürün ve projelerimiz<br />
de olacak. Ayrıca, bu işin geleceğine<br />
değer verdiğimizden ötürü eğitim kurumlarına<br />
yönelik projelerimize de devam etmekteyiz<br />
ve desteğimiz/çalışmalarımız artarak<br />
devam edecek.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 119
“Sektörün başarılı bir<br />
temsilcisi olmaya çalışıyoruz”<br />
Türkiye’nin kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye yapılacak<br />
yatırımlara dikkat çekiyoruz ve imalat sanayisinin<br />
geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.<br />
“Ekonomimizin önemli aktörleri olan kuruluşların<br />
sektördeki firmalarını çatısı altında<br />
toplayarak 2002 yılında kurulan İM-<br />
DER, İş ve İnşaat Makine ve Ekipmanları<br />
sektörünün %93’ünden fazlasını temsil<br />
etmekte. Dosya konumuz çerçevesinde<br />
röportaj çalışması gerçekleştirdiğimiz İM-<br />
DER’e merak ettiklerimizi sorduk.”<br />
Derneğinizin kuruluş amacı ve<br />
misyonundan bahsederek, şu an<br />
gündemdeki faaliyetleriniz hakkında<br />
bizi bilgilendirir misiniz?<br />
İş ve inşaat makinaları sektörünü temsil<br />
eden İMDER, 14 Mart 2002 tarihinde<br />
sektörün önemli aktörlerinden olan 9 firma<br />
tarafından kurulmuştur. 75 yıllık iş ve<br />
inşaat makine ve ekipmanları sektörünün<br />
%93’ünden fazlasını İMDER üyesi 41 firma<br />
temsil etmektedir. Üyeleri arasındaki<br />
ilişkilerin etik rekabet ve kanunlar çerçevesinde<br />
arttırılması ana amaçları arasında<br />
olan İMDER aynı zamanda sektörün ihtiyaç<br />
ve problemlerinin çözüldüğü platform<br />
olmayı hedeflemektedir. Türkiye ismini<br />
taşımaya hak kazanmış nadir derneklerden<br />
biri olan İMDER faaliyetlerini ulusal<br />
ve uluslararası alanlarda etkili ve güçlü<br />
bir şekilde sürdürmekte, sektörümüzü ve<br />
ülkemizi yurtiçi- yurtdışı tüm platformlarda<br />
temsil etmektedir.<br />
Derneğinizin üye yapısı ve<br />
üyelerinize sunulan olanaklardan<br />
biraz bahseder misiniz?<br />
İMDER, çatısı altında hem ticaret yapan<br />
hem de üretim yapan firmaları toplamaktadır<br />
ve her üyesine eşit mesafede yaklaşma<br />
çalışma esasını belirleyen bir kurumdur.<br />
Çalışmalarımızı gerçekleştirirken<br />
de üretim yapan firmalarımızı destekleyip<br />
yurtdışında Türk makinelerinin gücünü ve<br />
kalitesini vurgulamaları, Türk iş ve inşaat<br />
makinalarını başarıyla temsil etmeleri<br />
konusunda yardımcı olmayı esas alırken;<br />
aynı zamanda ticaret yapan üye firmalarımızın<br />
da talep ve önerilerine yanıt veriyoruz.<br />
Üyelerimizin olası sorunlarında veya<br />
ihtiyaçlarında devletimizin değerli kurumları<br />
ve ilgili bakanlıklarla iletişime geçiyoruz.<br />
İlgili kurumlar ilettiğimiz hususlara<br />
ilişkin olarak titizlikle çalışıyor, buradaki<br />
amacımız hep birlikte çalışarak makina<br />
sektörüne değer katmak. Ulusal ve uluslararası<br />
platformlarda katıldığımız tüm etkinliklerde<br />
üyelerimizin tamamını temsil ediyoruz.<br />
Aynı zamanda Çin, Kore, Amerika,<br />
Brezilya, Hindistan gibi birçok farklı noktadaki<br />
kardeş kuruluşlarımız aracığıyla derneğimizi<br />
ve Türk iş makinaları sektörünü<br />
120<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
tüm dünyaya tanıtma fırsatı elde ediyoruz.<br />
Sektörde güç birliği oluşturacağına<br />
inanılarak kurulan İMDER, Türkiye’yi her<br />
alanda üst sıralara taşıyacak potansiyele<br />
sahip bir sektörün başarılı bir temsilcisi<br />
olmaya çalışıyor.<br />
Sektörünüzün ihracat yapısı ve<br />
ihracatın geliştirilmesine yönelik<br />
çalışmaları hakkında bilgi verir<br />
misiniz?<br />
Dünya makine ihracatında artış kaydeden<br />
ülkelerden biri olarak bu yılın da<br />
ilk yedi ayında iş ve inşaat makinaları<br />
ihracatında artış yaşandığını gördük.<br />
Makine sektöründe dünyada söz sahibi<br />
ülkelerden biri olmak için teknoloji üretmenin<br />
gerekliliğine inanıyoruz. Makine<br />
sanayiinde gerçekleştirilecek yatırımlar<br />
ve teknolojinin kullanımının arttırılması<br />
ile sektörün potansiyelinin daha da açığa<br />
çıkması, Türkiye’nin dünyada var olan<br />
rekabet piyasası ortamına uyum sağlaması<br />
ve yüksek ekonomik büyüme oranlarını<br />
devam ettirmesi daha kolay hale<br />
gelebilir.<br />
İş Makinaları sektörünün ihracat hedefini<br />
gerçekleştirmek için yeni yatırımlara ihtiyacı<br />
bulunmaktadır. Yerli üretimin yanı<br />
sıra yabancı yatırımcılara da ihtiyaç duyan<br />
sektör, yabancı yatırımcılarla entegrasyona<br />
ve yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye<br />
çekecek kamu-özel sektör diyaloğuna<br />
gereksinim duymaktadır. Bürokrasinin,<br />
sektör temsilcileri işbirliği ile yapacağı<br />
çalışmalar yerli ve yabancı yatırımcının<br />
önünü açabilir ve sektör böylece hedeflerine<br />
ulaşabilir. İyi bir sanayi stratejisi<br />
ile uluslararası rekabette gücümüze güç<br />
katabilir, istihdamı arttırabiliriz.<br />
Son 5 yılda Türkiye ihracatında söz sahibi<br />
sektörler arasında en fazla artışın<br />
makine sektöründe gerçekleşmesiyle<br />
makine sektörünün Türkiye ekonomisinde<br />
önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz.<br />
Özellikle inşaat sektöründe bitirme hızına<br />
verilen önemin makinalaşmayı teşvik<br />
etmesi ile sektöre olan talep artmıştır.<br />
Avrupa’da büyük ilgi gören Türk makinalarının<br />
tüm dünyada bilinirliğinin arttırılması,<br />
sektörün tüm paydaşlarının hedefi<br />
olduğunu söyleyebiliriz.<br />
Üretim kalitesini artırmak ve<br />
kalifiye eleman yetiştirebilmek için<br />
ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?<br />
Nitelikli eleman konusu sektörümüzde<br />
en çok ihtiyaç duyulan konuların başında<br />
geliyor. Üyelerimizden aldığımız görüşler<br />
doğrultusunda sektörün en önemli ihtiyaçlarından<br />
olan nitelikli elemanın sağlanmasına<br />
ilişkin olarak çalışma yapma<br />
ihtiyacı hissettik ve Milli Eğitim Bakanlığı<br />
ile bir protokol imzaladık. Bu protokol<br />
çerçevesinde 7 bölgede öğrencilerimizle<br />
buluşuyor, iş makinaları sektörü hakkında<br />
onları bilgilendiriyoruz. Geleceğimizin<br />
teminatı olan gençlerimizin ilgi düzeylerini<br />
ve mesleki kabiliyetlerini geliştirmede,<br />
gerekli bilgi, yetkinlik, davranış ve iş disiplini<br />
alışkanlığı kazandırarak meslek<br />
hayatına hazırlanmalarında ve ülkemizin<br />
kalkınmasında mesleki eğitimin öneminin<br />
farkında olarak, üyelerimizin katkılarıyla<br />
makine hibeleri gerçekleştirdiğimiz okullarda,<br />
öğrencilerin günümüz teknolojileri<br />
ile buluşmalarına yardımcı oluyoruz. Yine<br />
aynı protokol çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz<br />
eğiticinin eğitimi programımızla<br />
iş makinaları operatörlüğü kurslarındaki<br />
hocalarımızın eğitimlerine de destek olmaya<br />
çalışıyoruz. Üyelerimizin desteği ile<br />
düzenlediğimiz kariyer günlerinde, öğrencilerin<br />
sektöre yönelik olarak merak ettiklerini<br />
ve son teknolojileri öğrenmeleri için<br />
faaliyetler yürütüyoruz. Sektörün ulusal ve<br />
uluslararası alanda bilim ve teknoloji enstitüleriyle<br />
iş birliği için mekanizmalar oluşturulması<br />
konusunda da çalışmalarımız<br />
sürmekte. Dernek bünyesinde yer alan<br />
eğitim komitemiz en aktif çalışan komitelerimizden<br />
bir tanesi. Dolayısıyla İMDER<br />
olarak eğitime büyük önem verdiğimizi<br />
söyleyebiliriz. Çalışmalarımız sonucunda<br />
da okullarımızda iş makinaları dalının<br />
seçiminde artış yaşandığını duyduk, hem<br />
bizi hem de sektörümüzü memnun eden<br />
bu gelişmeler önümüzdeki dönemlerde<br />
sektörde nitelikli elemanların yetişmiş olması<br />
açısından da umut vaat edici.<br />
Sektörün acil çözüm bekleyen<br />
sorunları neler? Bu sorunların<br />
çözümü için ne tür adımlar atılmalı?<br />
Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde<br />
de birtakım sorunlar haliyle mevcut.<br />
Üyelerimizin görüşlerini dikkate alarak,<br />
ilgili bakanlık ve genel müdürlüklerle<br />
bir araya gelerek taleplerimizi ve çözüm<br />
önerilerimizi iletme fırsatı buluyoruz. Dernek<br />
olarak hem üretim yapan hem de<br />
ticaret yapan üyelerimizin sorunlarının çözümünde<br />
etken olmaya çalışarak faaliyetlerimizi<br />
sürdürüyoruz. Devletimizin güzide<br />
kurumları ilgili sorunların çözümünde bizlere<br />
her zaman destek oldular ve olmaya<br />
da devam etmektedirler.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />
İş makinaları sektörünün her yıl hedeflerine<br />
daha çok yaklaşan bir sektör olması<br />
için çalışan ve adında Türkiye ismini taşımaya<br />
hak kazanmış nadir derneklerden<br />
biri olan İMDER, sektörün %93’ünden fazlasını<br />
kendi çatısı altında toplayarak, çalışmalarını<br />
ülkemizi her daim ileriye taşıyacak<br />
yatırımların artması, ekonomik istikrar<br />
ve gelişmesinin artarak devam etmesini<br />
amaçlayarak gerçekleştiriyor. Türkiye’nin<br />
kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye<br />
yapılacak yatırımlara dikkat çekiyoruz ve<br />
imalat sanayisinin geliştirilmesinin büyük<br />
önem taşıdığını düşünüyoruz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 121
“Müşterilerimize en sağlam, en<br />
güvenli, en fonksiyonel çözümleri<br />
sunmaya devam ediyoruz”<br />
“Ürün gamımızda inşaat sektörünün her türlü<br />
ihtiyacına yönelik makina bulunuyor. Temsa İş<br />
Makinaları; yol, köprü, havalimanı inşaatı, yıkma,<br />
hafriyat ve geri dönüşüm gibi inşaat sektörünün<br />
her alanında yoğun olarak tercih ediliyor.”<br />
Türkiye’nin önde gelen iş makinaları ile maden<br />
makinaları üretiminde dünyanın lider<br />
markası Komatsu ile birlikte, Volvo Trucks,<br />
Crown, Dieci ve Terex Finlay markalarının<br />
distribütörlüğünü yürüten Temsa İş Makinaları’nın<br />
genel müdürü Eşref Zeka ile iş<br />
makinası sektörünü, satış sonrası müşteri<br />
hizmetlerini ve geleceğe dair planlarını konuştuk.<br />
Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />
firmanızdan bahseder misiniz?<br />
İş makinaları ve maden makinaları üretiminde<br />
dünyanın lider markası Komatsu ile<br />
birlikte, Volvo Trucks, Terex Finlay, Dieci ve<br />
Crown markalarının distribütörlüğünü yürütüyoruz.<br />
%50 Pazar payı ile Türkiye dozer<br />
ve greyder iş makinalarında pazar lideriyiz.<br />
<strong>2017</strong> yılı içerisinde dünyanın önde gelen<br />
kamyon üreticilerinden Volvo Trucks ile<br />
distribütörlük anlaşması imzaladık. Bu anlaşma<br />
ile VolvoTrucks markasının tüm Türkiye<br />
tek yetkili distribütörü Temsa İş Makinaları<br />
oldu. Temsa İş Makinaları olarak,<br />
hızla büyüyen filomuz ve geniş ürün yelpazemiz<br />
ile Türkiye’nin her yerine iş makinası<br />
kiralama hizmeti veriyoruz.<br />
122 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
Mart 2013’te, Sabancı Topluluğu’nun kârlılık<br />
içinde büyüme stratejisine paralel olarak<br />
iş kollarına doğru odaklanabilmek ve etkin<br />
yönetim sağlamak amacıyla Temsa Global<br />
bünyesinden ayrıldık. Mayıs 2014 tarihinde<br />
ise Sabancı ve Marubeni Gruplarına ait iştirakler,<br />
Temsa İş Makinaları’nda %51-%49<br />
hisse ortaklığına girdiler. Temsa İş Makinaları<br />
bu tarihten itibaren bir Türk - Japon ortaklığı<br />
olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Biraz<br />
kendimden bahsedecek olursam, 1995-<br />
2013 yılları arasında Sabancı Holding çatısı<br />
altında Temsa Global şirketinde otomotiv iş<br />
kolunda çeşitli kademelerde görev yaptım.<br />
2013’de Temsa Motorlu Araçlar kuruldu,<br />
burada önce satış ve pazarlama direktörü,<br />
2014 ve sonrasında ise genel müdürlük görevini<br />
üstlendim. <strong>2017</strong> Mayıs ayına TEMSA<br />
İş Makinaları genel müdürlük görevini devralana<br />
kadar bu görevimi sürdürdüm.<br />
Makina parkurunuzdaki araç grupları<br />
ve kullanım noktaları hakkında bilgi<br />
verir misiniz?<br />
Temsa İş Makinaları olarak, Dozer-Paletli<br />
Ekskavatör- Lastikli Ekskavatör-Yükleyci-Greyder-Belden<br />
Kırma Kamyon- Kaya Kamyonu<br />
olarak 7 grup iş makinelerinde Komatsu<br />
, kamyonda Volvo Trucks , endüstriyel ürünlerde<br />
çok güçlü bir depo çözüm ve istifleme<br />
markası olan Crown ve yine Komatsu<br />
, teleskobik yükleyici ve mini inşaat ekipmanlarında<br />
Dieci, mobil paletli kırma-eleme<br />
makinalarında ise Terex Finlay markalarını<br />
Türkiye pazarına sunuyoruz. Komatsu’nun<br />
paletli ve lastikli ekskavatör, lastikli yükleyici,<br />
dozer, greyder, kaya kamyonu, forklift<br />
ve bekoloder makinaları ile Türkiye pazarının<br />
yanı sıra Azerbeycan, Gürcistan pazarlarında<br />
da yer alıyoruz. Bir diğer önemli iş<br />
kolumuz olan ağır kamyon segmentinde ise<br />
Volvo Trucks var. Bu segment de ağır yol<br />
kamyonları, çekiciler ve inşaat kamyonlarından<br />
oluşuyor. İş makinalarının kullanım<br />
noktaları olarak iki farklı alan öne çıkıyor;<br />
bunlardan biri inşaat, diğeri de maden sektörü.<br />
Ancak endüstri, çelik, seramik, ağaç<br />
sanayii, enerji gibi farklı sektörlerdeki müşterilere<br />
de hizmet veriyoruz.<br />
Makinalarınız, inşaat sektörünün<br />
hangi alanlarında daha çok tercih<br />
edilmekte?<br />
Ürün gamımızda inşaat sektörünün her<br />
türlü ihtiyacına yönelik makina bulunuyor.<br />
Temsa İş Makinaları, yol, köprü, havalimanı<br />
inşaatı, yıkma, hafriyat ve geri dönüşüm<br />
gibi inşaat sektörünün her alanında yoğun<br />
olarak tercih ediliyor.<br />
Yeni nesil makinalarınızın kullanıcıya<br />
sunduğu konfor, teknik özellikler<br />
ve iş güvenliği noktasındaki<br />
niteliklerinden biraz bahseder<br />
misiniz?<br />
Yeni nesil makinalarımızın ortak özelliği<br />
Eşref Zeka / Temsa İş Makinaları Genel Müdürü<br />
dayanıklı, ergonomik, sağlam ve güvenilir<br />
olmasının yanı sıra yüksek performans göstermeleri.<br />
En son teknolojiye sahip olmaları<br />
dolayısıyla, birçok fonksiyonu mekanik olarak<br />
yerine getirebiliyor. Tüm makinalarımız<br />
iş güvenliği ve çevresel riskleri azaltan,<br />
dizel motor egzoz emisyonları düşük, ses<br />
gürültü seviyeleri azaltılmış ekipmanlarla<br />
donatılmışlardır.<br />
Üretim aşamalarından ve Ar&Ge<br />
çalışmalarınızdan kısaca bahseder<br />
misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki rolü<br />
nedir?<br />
Temsa İş Makinaları olarak faaliyetlerimizi<br />
daha yoğun olarak distribütörlüklerle yürütüyoruz.<br />
Cirosunun büyük bir kısmını Ar-Ge<br />
çalışmalarına ayıran, dünya genelinde lider<br />
markalarla çalışıyoruz. Temsa İş Makinaları<br />
Adana üretim tesislerimizde yapılan yoğun<br />
AR-GE çalışmaları ile kusursuz makine ekipmanları<br />
ve ataşmanları üretiliyor.<br />
Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />
hakkında neler söylemek istersiniz?<br />
Bütünsel hizmet anlayışımızla temsilciliğini<br />
yaptığımız markaların satış ve satış sonrası<br />
servis hizmetlerini de yürütüyoruz. Bununla<br />
birlikte kiralama ve ikinci el satış hizmeti de<br />
veriyoruz. Satış ve satış sonrası hizmetlerin<br />
bir bütün olduğunun bilincindeyiz. Tam<br />
bir müşteri memnuniyeti sağlama anlayışı<br />
ile hareket ederek inşaat, madencilik, endüstri,<br />
çelik, seramik, ağaç sanayii, enerji<br />
gibi farklı sektörlerdeki müşterilere hizmet<br />
sunuyoruz. İstanbul Merkez Ofisimiz dışında<br />
müşterilerimizle birebir ilgilenebilmek<br />
amacıyla, Ankara, İstanbul ve İzmir Teknik<br />
Merkezlerimiz, tüm Türkiye’ye hizmet verebilen<br />
6 bölge müdürlüğümüz ve tüm ülkeye<br />
yayılmış 41 yetkili servisimiz ile faaliyet<br />
gösteriyoruz.<br />
Temsa İş Makinaları olarak dünyanın saygın<br />
şirketlerinin, müşterilerinin bağlılığını<br />
ölçmek için kullandığı bir metrik olan NPS-<br />
Net Tavsiye Edilme Skoru’nu kullanıyoruz.<br />
Aylık değerlendirmeler ile şirketimizin NPS’i<br />
hesaplanıyor ve tüm çalışanlar ile paylaşılıyor.<br />
NPS görüşmeleri esnasında elde ettiğimiz<br />
bilgileri, müşterilerimize sunduğumuz<br />
ürün ve hizmetleri sürekli iyileştirmek için<br />
kullanıyoruz ve müşteri memnuniyetinde<br />
fark yaratıyoruz.<br />
Sahip olduğunuz sertifikalar hakkında<br />
biraz bilgi verir misiniz?<br />
Bildiğiniz gibi kuruluşlar, yetkili kurumların<br />
denetimlerinde beklenen koşulları karşıladıkları<br />
takdirde sertifika sahibi olabilirler.<br />
Biz, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, çalışanlarımız<br />
ve içinde bulunduğumuz toplum<br />
olarak tüm paydaşlarımıza diğer Sabancı<br />
Topluluğu şirketleri gibi değer katmayı hedefleyen<br />
bir şirketiz.<br />
Temsa İş Makinaları olarak, müşterilerimize,<br />
dünya standartlarınca kalitesi onaylanmış<br />
ürün ve hizmetler sunmayı, beklentilerinizin<br />
ötesine geçen hizmetlerimiz ile onların<br />
daimi çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.<br />
Temsa İş Makinaları, ISO 10002 sertifikasına<br />
sahip sektöründeki iki kuruluştan biri.<br />
Uluslararası Standart Örgütü’nün 2014<br />
yılında yayımladığı “ISO10002 Müşteri Şikayetleri<br />
Ele Alma Standardı”, kuruluşların<br />
etkin şikayet yönetim sistemine sahip olduğunu<br />
gösteren bir müşteri memnuniyeti<br />
yönetim sistemi standardıdır.<br />
2015’te aldığımız ISO 9001 Kalite Standardı<br />
sertifikası bildiğiniz gibi kaliteye verdiğimiz<br />
önemin ve bunun sürekliliğini sağlayabildiğimizin<br />
bir kanıtı. 2013’te aldığımız<br />
ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim belgesini<br />
ise kurumumuzun bilgi güvenliği yönetim<br />
sistemine verdiği önemin güçlü bir göstergesi<br />
olarak değerlendiriyoruz.<br />
Yine 2015’te aldığımız ISO 14001 Çevre<br />
Yönetim Sistemi ürünün ilk aşamasından<br />
tüketiciye sunulmasına kadar geçen her<br />
adımda çevresel etkilerin dikkate alınarak<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 123
Dosya<br />
üretimin gerçekleştirilmesini sağlayan sistematik<br />
bir yaklaşımdır. Bu belgeye sahip<br />
olmak şirketimizin çevreye duyarlılığının bir<br />
ispatıdır.<br />
2007’de aldığımız OHSAS 18001 İş Sağlığı<br />
ve Güvenliği sertifikamız da iş sağlığı ve<br />
güvenliği yönetim sistemi konusundaki gereklilikleri<br />
yerine getirdiğimizin bir göstergesidir.<br />
Bu sertifikalarımız yasal standartlara<br />
olan uyumumuzu gösterirken, tüm alanlarda<br />
sürekli iyileştirme gerçekleştirerek üretkenlik<br />
ve verimliliğimizi arttırdığımızın da en<br />
önemli kanıtı.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />
nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />
yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle<br />
bizlerle paylaşır mısınız?<br />
Daha önce belirttiğim gibi %50 Pazar payı<br />
ile Türkiye dozer ve greyder iş makinalarında<br />
pazar lideriyiz. 2012-2016 yılları arasında<br />
net satışlarımız yıllık ortalama %8 artış<br />
gösterdi. İş Makinaları sektöründe 7 büyük<br />
makinanın dahil edildiği segmentte %13-15<br />
arasında paya sahibiz. Yaklaşık 20 markanın<br />
yer aldığı bu segmentte oldukça yüksek<br />
bir pazar payı, amacımız bu payı daha da<br />
yukarılara taşımak. Yaptığımız iş ortaklıkları<br />
ile 2018 yılında da bu büyüme trendinin<br />
devam edeceğine inanıyorum Ağır kamyon<br />
segmentinde ise yaklaşık %4 seviyesinde<br />
pazar payına sahibiz ve Temsa İş Makinaları<br />
olarak bu rakamı çift hanelere çıkartmayı<br />
temel hedef olarak belirledik.<br />
Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik<br />
konusuna kurumsal bakış açınız<br />
ve bu konuda yaptığınız çalışmalar<br />
hakkında neler söylemek istersiniz?<br />
Bir Sabancı iştiraki olarak, sosyal sorumluluk<br />
ve sürdürülebilirlik konularını faaliyetlerimizin<br />
merkezine alıyoruz. Kültür olarak,<br />
bulunduğumuz coğrafyadaki tüm insanların<br />
yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyüme<br />
ve refah seviyesini yükseltmeyi hedefleyen,<br />
sürdürülebilir kalkınmayı önemseyen<br />
bir kurumuz. Tüm çalışanlarımız, Sosyal<br />
Komitemiz ve İnsan Kaynakları Departmanımızın<br />
liderliğinde bir araya gelir ve içinde<br />
bulunduğumuz toplumumuza değer yaratacak<br />
sosyal sorumluluk projeleri üretirler. Örneğin<br />
bu anlamda kadınlara forklift ehliyeti<br />
kazandırma, engellilere kariyer imkanları<br />
tanıma, meslek yüksek okullarına teknik<br />
donanım desteği verme gibi çalışmalarımız<br />
oldu ve devam ediyor.<br />
Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />
Temsa İş Makinaları, kusursuz işleyen bir<br />
temel üzerine oturmuş bir yapıya sahip. Madencilikten,<br />
inşaat ve perakendeye kadar<br />
uçtan uca çözüm sunuyoruz. Önceliğimiz<br />
müşterimize en iyi hizmeti sunabilmek ve<br />
bizi çözüm ortağı olarak görmelerini sağlamak.<br />
Bunun yanı sıra pazarlama alanında<br />
faaliyetlerimize odaklanıyoruz ve pazar payımızı<br />
artırmaya yönelik çeşitli stratejiler<br />
geliştiriyoruz. Özetle çalışmaya, üretmeye,<br />
müşterilerimize en sağlam, en güvenli, en<br />
fonksiyonel çözümleri sunmaya devam.<br />
124<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
“İnsanlarımız için değer katacak işlere<br />
imza atmaya çalışıyoruz”<br />
“Özellikle yüksek yapıların inşaatlarında kullanılan kule vinçler, beton üretimi için beton<br />
santralleri, taş ocakları için kırma ve eleme tesisleri, yol yapımı ve diğer taahütlük işlerinde<br />
kullanmak için ekskavatörler, yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler üretmekteyiz.”<br />
ERG İnşaat’ın imalat birimi olarak kurulan<br />
Pi Makina, 1974’den beri ürettiği iş ve inşaat<br />
makinaları ile bugün tüm dünyaya hizmet<br />
vermekte. Geniş ürün gamı ve yüksek kaliteli<br />
servis hizmetiyle 40 yılı aşkın faaliyetlerini<br />
devam ettiren Pi Makina, müşterilerinin<br />
ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle<br />
dikkatleri üzerine toplamakta. Pi Makina<br />
Reklam ve Pazarlama Müdürü Onur Kalkan<br />
ile şirket faaliyetleri, ürün grupları ve hizmetleri<br />
hakkında röportaj yaptık.<br />
Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />
firmanızdan bahseder misiniz?<br />
ERG İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. 1970<br />
yılında kurulmuş olup, kendi üstlendiği projelerin<br />
ihtiyaçları olan makinaları üretmek<br />
maksadıyla ve aynı zamanda ticari anlamda<br />
talepleri karşılamak için Pİ MAKİNA Fabrikası’nı<br />
1972 yılında Ankara – Gölbaşı’nda<br />
kurmuştur. Şu anda 150.000 m²’den fazla<br />
kapalı alana ve yaklaşık 350.000 m² açık<br />
alana sahip olan Pİ MAKİNA, yaklaşık 600<br />
personeli ile bölgesinde lider bir kuruluş<br />
olarak modern ve yenilikçi birçok iş kolunu<br />
aynı çatı altında toplamıştır. Ayrıca birçok iş<br />
ve inşaat makinasının Türkiye’deki ilk yerli<br />
üretici olmuş ve olmaya da devam etmektedir.<br />
Ben de 5 senedir Pi Makina’nın kurumsal<br />
ilişkiler, reklam ve pazarlama biriminin<br />
yöneticiliğini yapmaktayım.<br />
Makineleriniz, inşaat sektörünün<br />
hangi alanlarında daha çok tercih<br />
edilmekte?<br />
Ürün gruplarımıza bakacak olursak, hazır<br />
Onur Kalkan / Satış ve Pazarlama Direktörlüğü<br />
Reklam ve Pazarlama Müdürü<br />
126<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
beton sektörüne hizmet eden beton santrali<br />
ve beton pompaları, özellikle yüksek<br />
yapıların inşaatlarında kullanılan kule<br />
vinçler, taş ocakları için kırma ve eleme<br />
tesisleri, yola yapımı ve diğer taahütlük<br />
işlerinde kullanmak için ekskavatörler,<br />
yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler<br />
üretmekteyiz. Yani bir firmanın ihtiyacı<br />
olabilecek her türlü iş ve inşaat makinası<br />
üretmekteyiz.<br />
Yeni nesil makinelerinizin<br />
kullanıcıya sunduğu konfor,<br />
teknik özellikler ve iş güvenliği<br />
noktasındaki niteliklerinden biraz<br />
bahseder misiniz?<br />
Ürettiğimiz iş makinelerinin kabinlerini sürekli<br />
yeniliyoruz. Bu yenilikler bazen konfor<br />
için bazen de iş güvenliği için oluyor. Aynı<br />
şekilde beton santrallerinin, kırma eleme<br />
tesislerinin control kabinlerinde de operatörlerin<br />
her türlü konforu düşünülerek<br />
imalat yapılıyor.<br />
Tüm ürünlerde iş güvenliği noktasında en<br />
üst düzeyde önlemler almış bulunmaktayız.<br />
Mesela kule vinçlerde operatörün kaldıramayacağı<br />
ağır yüklerde uyarı sistemi,<br />
rüzgarda kendini durdurma sistemi, tüm<br />
işlem geçmişinin kaydedildiği kara kutu<br />
sistemi gibi bir çok güvenlik önlemi bulunmaktadır.<br />
Üretim aşamalarından ve Ar&Ge<br />
çalışmalarınızdan kısaca bahseder<br />
misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki<br />
rolü nedir?<br />
Pİ MAKİNA, bu konu üzerinde son derece<br />
hassas bir şekilde çalışmaktadır. Ar&Ge<br />
çalışmaları firmamızda sistematik bir şe-<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 127
Dosya<br />
kilde yürütülmekte ve Ar&Ge için yapılan<br />
yatırımlar her yıl artış göstermektedir.<br />
Araştırma ve geliştirme çalışmalarımızda<br />
bize yön veren en temel unsur müşterilerimizden<br />
gelen istek ve şikayetlerdir. Bir<br />
veri tabanı oluşturularak kayıt altına alınan<br />
bu bilgiler doğrultusunda çalışmalara<br />
hızla başlanır. Testler, kalite kontrolleri ve<br />
laboratuvar incelemeleri gibi analizler yapılarak<br />
çözüme en kısa zamanda ulaşılır.<br />
Elde edilen veriler ışığında yapılan iyileştirmeler<br />
yeni çıkacak makinalar üzerinde de<br />
aynı hızla uygulanır. Böylece daha kusursuz<br />
hale gelen her yeni üretimle birlikte<br />
verim de her geçen gün daha fazla artar.<br />
Firmamız, Ar- Ge çalışmalarında Türkiye’nin<br />
önde gelen üniversiteleri ile iş birliği<br />
içindedir. Makinaların mukavemet, titreşim,<br />
gürültü, mekanik tasarım ve hidrolik<br />
alanlarında birçok yeni proje üzerinde birlikte<br />
çalışılmaktadır. Ayrıca fabrikamız bu<br />
analizler için en uygun ortamı hazırlamak<br />
üzere yeniden yapılandırılmaktadır. Son<br />
yıllarda yapmış olduğu Ar-Ge yatırımları<br />
sonucunda oluşturduğu altyapının karşılığını<br />
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına<br />
yapılan başvuru sonucunda aldığı Ar-Ge<br />
merkezi belgesi ile taçlandırmış ve Türkiyenin<br />
266. Ar&Ge merkezi olarak çalışmaya<br />
başlamıştır.<br />
Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />
hakkında neler söylemek istersiniz?<br />
Satış organizasyonu hem firmamızın Ankara,<br />
İstanbul, İzmir ve Adana’daki ofislerinden,<br />
hem de çeşitli illerdeki acentalarımız<br />
tarafından yönetiliyor. Yurtdışında ise birçok<br />
ülkede bayimiz var.<br />
Satış sonrası Hizmetleri de yine aynı şekilde<br />
bu yapılanmalar ile sağlıyoruz. Yurt<br />
içindeki birçok şehre genel merkezimizdeki<br />
ekiplerimiz 7/24 servis verirken yurtdışında<br />
acil müdahale edilmesi gereken<br />
yerlere önce bayilerimiz ulaşıyor. Daha<br />
sonra da merkezimiden ekipler müdahale<br />
ediyor.<br />
Sahip olduğunuz sertifikalar<br />
hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />
Pi Makina üretimi 10.000’i aşan ürünler<br />
sadece yurtiçi pazarda değil aynı zamanda<br />
Orta doğu, Afrika, Avrupa, Türki Devletler,<br />
Asya ve Körfezdeki birçok ülkeye ihraç<br />
ediliyor, Uzun bir süredir ISO 9001 Kalite<br />
Güvence Belgesine sahip Pi Makina, diğer<br />
imalat ve kaynak kalite belgeleri ile, 2003<br />
yılında ISO 9001:2000 Yönetim Sistemi<br />
Belgesi almıştır. Ayrıca, Pi Makina, Rusya<br />
ve diğer Asya ülkeleri için GOST-R Kalite<br />
Sertifikasına sahiptir.<br />
Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />
nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />
yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle<br />
bizlerle paylaşır mısınız?<br />
Ürün gamımızın genişliğinden dolayı Pazar<br />
payımızı net bir sayı üstünden veremiyoruz<br />
ancak şundan bahsedebiliriz; Kule Vinç<br />
üretiminde en büyük Pazar payına sahip<br />
yerli üreticiyiz. Beton santrali ve kırma eleme<br />
tesisleri alanında en çok tesis kurmuş<br />
firmalar arasında geliyoruz. İş makinaların<br />
alanında ise son yıllarda ciddi bir atak yaparak<br />
DMO, Karayolları, Belediyeler gibi<br />
birçok devlet kurumuna ciddi sayılarda Kazıcı<br />
Yükleyici ve Lastik tekerlekli yükleyici<br />
üretimi yaptık.<br />
<strong>2017</strong> de hedeflerimizin çoğuna şimdiden<br />
ulaştık. 2018 yılında da iş makinaları alanında<br />
iki kat büyümeyi hedefliyoruz. Kule<br />
vinç sektöründe ise yabancı üreticilerle<br />
rekabet edicek seviyeye geldik. Buradaki<br />
pazar %30 ‘a çıkarmak istiyoruz.<br />
Sosyal sorumluluk ve<br />
sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />
bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />
çalışmalar hakkında neler söylemek<br />
istersiniz?<br />
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında<br />
Türkiye genelinde birçok farklı projeyle<br />
hem yaşadığımız coğrafyaya birşeyler<br />
katmaya hem de insanlarımız için değer<br />
katacak işlere imza atmaya çalıştık.<br />
Bu projeler ile çok fazla gündeme gelmemek<br />
ve reklam amaçlı kullanmamak<br />
için çoğunu açıklamak istemiyoruz.<br />
Çünkü burada asıl önemli olanın sadece<br />
üretim yapmak, ürettiğini satmak, para<br />
kazanmak, her geçen gün daha fazla<br />
büyümek olmadığını biliyoruz. Geleceğe<br />
yararlı birşeyler bırakarak tüm firma çalışanları<br />
olarak daha mutlu oluyoruz.<br />
Firmamız sürdürülebilirlik kapsamında<br />
ürettiği tüm ürünlerin hem çevre dostu<br />
olmasına hem de enerji bakımından<br />
daha az tüketim yapmasına dikkat ediyoruz.<br />
Yaptığımız Ar-Ge çalışmalarının<br />
zaten %50’si yeni ürünler üzerinde çalışmak,<br />
%50’si de mevcut ürünlerin erenrji<br />
tasarrufu, güvenlik önemleri ve kullanıcı<br />
konforu üzerinedir.<br />
128<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Alessandro Cazzin / TürkTraktör Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı<br />
“Sektörde yaşanan gelişme ve<br />
değişimleri çok yakından takip ediyoruz”<br />
“İnşaat sektörüne Case markalı Paletli Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem Case hem<br />
New Holland markalarımızda bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü Mini Yükleyiciler,<br />
Mini Ekskavatörler ve Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son teknolojiye sahip, yüksek<br />
performanslı, güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu iş makinelerinden oluşan oldukça<br />
geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz.”<br />
Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />
firmanızdan bahseder misiniz?<br />
1954 yılında kurulan TürkTraktör; modern<br />
tarıma yön verme vizyonu sayesinde sürekli<br />
artan kapasitesi, gelişen kalite standartları<br />
ve %67 oranındaki traktör üretim<br />
payıyla Türkiye’nin en büyük traktör üreticisi.<br />
Fabrikalarımızda hem yurt içi hem de<br />
yurt dışı pazara sunduğumuz New Holland<br />
ve Case IH markalı traktörler ile sadece<br />
yurt dışına satılan Steyr markalı traktörlerimizi<br />
üretiyoruz.<br />
Koç Holding ve dünyanın en büyük traktör<br />
ve zirai ekipman üreticilerinden biri<br />
olan CNHI’n iş ortaklığında çalışmalarını<br />
sürdüren şirketimiz, Ankara ve Sakarya<br />
Erenler’deki tesislerinde toplam da 3 bine<br />
yakın çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor.<br />
Türkiye traktör pazarında liderliğimizi 11.<br />
yılına taşırken; hem devlet hem de CNHI<br />
tarafından tescillenmiş sektöründe Türkiye’nin<br />
ilk Ar-Ge merkezinin de sahibiz.<br />
Sürekli araştırıp, geliştirirken; yenilikçi ve<br />
teknolojik uygulamalarımız ve yatırımlarımızla<br />
sektörün öncülüğünü yürütüyoruz.<br />
İnşaat sektörü Türkiye’de gelişen bir sektör<br />
ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde<br />
kritik bir rol oynamakta. Bu nedenle<br />
bu sektör Türkiye’nin büyüme planları içerisinde<br />
çok önemli bir role sahip. İnşaat<br />
endüstrisi kendi içinde birçok farklı sektörü<br />
barındırıyor. İnşaat ekipmanları ise bu<br />
listenin başında yer alıyor.<br />
2013 yılı sonunda Case ve New Holland<br />
markalarıyla iş makineleri pazarına da<br />
giriş yaptık ve faaliyet gösterdiğimiz iş<br />
alanlarına yeni bir boyut ekledik. İş makineleri<br />
yatırımlarının ilki İzmir’de açılan İş<br />
Makineleri İzmir Bölge Tesisi oldu. İzmir’i<br />
takiben Ankara ve Gebze’de açtığımız yeni<br />
tesislerle iş makineleri tesislerimizin sayısını<br />
3’e çıkardık.<br />
Makine parkurunuzdaki araç grupları<br />
ve kullanım noktaları hakkında bilgi<br />
verir misiniz?<br />
TürkTraktör İş makineleri grubu olarak,<br />
Türkiye pazarında müşterilerimize Case<br />
markamızla; Ekskavatör, Lastikli Yükleyici,<br />
Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör,<br />
Nokta Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik<br />
Yükleyici ve New Holland markamızla ise;<br />
Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör, Nokta<br />
Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik Yükle-<br />
130<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
yici ürün grupları ile hizmet veriyoruz. Ağır<br />
tonajlı makinalarımız olan Ekskavatör ve<br />
Lastikli Yükleyici ürün gruplarımız daha<br />
çok madencilik ve hafriyat uygulamaları<br />
için tercih ediliriken, hafif tonajlı ürün<br />
gruplarımız inşaat,tarım ve peyzaj için tercih<br />
edilmektedir.<br />
Makineleriniz, inşaat sektörünün<br />
hangi alanlarında daha çok tercih<br />
edilmekte?<br />
İnşaat sektörüne Case markalı Paletli<br />
Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem<br />
Case hem New Holland markalarımızda<br />
bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü<br />
Mini Yükleyiciler, Mini Ekskavatörler ve<br />
Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son<br />
teknolojiye sahip, yüksek performanslı,<br />
güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu<br />
iş makinelerinden oluşan oldukça geniş<br />
bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu ürünlerimiz<br />
de en çok hafriyat ve madencilik çalışmalarında<br />
tercih ediliyor.<br />
Yeni nesil makinelerinizin<br />
kullanıcıya sunduğu konfor,<br />
teknik özellikler ve iş güvenliği<br />
noktasındaki niteliklerinden biraz<br />
bahseder misiniz?<br />
Ürünlerimizin tamamında kullanılan yüksek<br />
basınçlı common rail yakıt enjeksiyon<br />
sistemi sayesinde yüksek performans<br />
düşük yakıt tüketimi sağlanabilmektedir.<br />
Operatör çalışma ortamı için en önemli<br />
unsurlardan biri olan kabin, tüm ürün<br />
gruplarımızda yüksek teknoloji ve konfor<br />
özellikleri barındırmakta aynı zamanda<br />
operatöre uzun çalışma saatleri için uygun<br />
bir çalışma ortamı sunmaktadır.<br />
Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />
hakkında neler söylemek istersiniz?<br />
İzmir ve Ankara’da kurduğumuz tesislerimizle,<br />
müşterilerimizle direkt olarak yakın<br />
temasta bulunarak, ihtiyaçlarına çabuk ve<br />
kaliteli hizmet anlayışı ile cevap veriyoruz.<br />
Bunun yanında Türkiye’nin diğer bölgelerinde<br />
kurmaya başladığımız bayi ağı ile bu<br />
vizyonumuzu tüm Türkiye’ye yaymayı sürdürüyoruz.<br />
2016 Mart ayında açılışını yaptığımız<br />
TürkTraktör İstanbul İş Makineleri Tesisimizle<br />
ise, iş makineleri alanındaki kararlı<br />
yaklaşımımızı bir kez daha gösteriyoruz.<br />
Tıpkı İzmir ve Ankara’da olduğu gibi uzman<br />
ve tecrübeli ekibimizle pazardaki en<br />
yüksek servis ve hizmet standartlarını bu<br />
tesisimizde de sunuyoruz.<br />
Bu alandaki üçüncü kilometre taşımız<br />
olan İstanbul İş Makineleri Tesisimiz iş<br />
makineleri alanına yapmış olduğumuz yatırımların<br />
da en büyüğü durumunda.<br />
Case ve New Holland markalarımızın satış<br />
ağları birbirinden farklı kurgulanmıştır.<br />
Case markamız Gebze, İzmir ve Ankara’da<br />
kurduğumuz tesislerimiz ve merkeze bağlı<br />
satış ekibi ile müşterilerimize doğrudan<br />
hizmet veriyor.<br />
Case, satış ve servis hizmetlerini 3 büyük<br />
bölgemiz olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de<br />
ve Diyarbakır bayimizde vermekteyiz. Servis<br />
ve yedek parça hizmetlerini de aralarında<br />
Karadeniz Ereğlisi, Balıkesir, Denizli,<br />
Antalya, Konya, Adana, Diyarbakır, Van,<br />
Erzurum ve Trabzon’un bulunduğu 10 şehirde<br />
bayi kanalı ile vermekteyiz. Bunun<br />
yanı sıra lokal ve spesifik bölgelere bakan<br />
servis personellerimizde 3 büyük bölge dışında<br />
bulunan müşterilerimize de yerinde<br />
hizmet imkanı sağlanıyor.<br />
Bunun yanı sıra New Holland’ın yaygın<br />
ve tecrübeli traktör satış ile servis ağının<br />
gücü; iş makineleri ürün gamı için de kullanılıyor.<br />
New Holland’ın Türkiye genelindeki<br />
51 bayisi ile yaygın satış, satış sonrası<br />
ve servis hizmeti sunuluyor.<br />
Rekabette farklılaşma adına çalışanlarımıza<br />
hem daha iyi bir müşteri memnuniyeti<br />
ve hizmet kalitesi sunmaları hem de<br />
ürünler kapsamında çeşitli eğitimler de<br />
veriyoruz. Geniş bir yelpazede verilen eğitimler<br />
arasında sayabileceklerimiz: Satış<br />
ekibine verilen ürün bazlı eğitimler, servis<br />
ve bayilere verilen eğitimler, operatörlere<br />
verilen eğitimler, yedek parça eğitimleri ve<br />
kişisel gelişim eğitimleri (satış becerileri,<br />
satış teknikleri, müşteri ilişkileri eğitimleri).<br />
Her bir ürün grubu içinse özel dizayn<br />
edilen eğitimlerimiz; hidrolik sistemler,<br />
motor, şanzıman, aks, direksiyon sistemi,<br />
elektik-elektronik sistemler gibi başlıklar<br />
altında yapılıyor.<br />
Ayrıca düzenlediğimiz ve alanında uzman<br />
ekiplerimizin yer aldığı demo aktivitelerinde<br />
de müşterilerimize makinelerimizi kullanma<br />
ve bilgilenme olanağı sağlıyoruz.<br />
İş makinelerinde stokta parça bulunurluğu<br />
müşterilerimiz için çok önemli ve bu konu<br />
bizim de önceliklerimiz arasında yer alıyor.<br />
Yedek parça bulunabilirliğini en üst seviyeye<br />
çıkarmak ve bu konuda da müşteri<br />
memnuniyetini sağlamak üzere ciddi şekilde<br />
çalışıyoruz.<br />
Tüm bunlara ek olarak, İş Makineleri alanında<br />
hem Case hem de New Holland markalı<br />
ürünlerimiz için 7/24 servis sunan bir<br />
çağrı merkezi hizmetimiz de bulunuyor.<br />
Sahip olduğunuz sertifikalar<br />
hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />
Entegre Yönetim Sistemleri uygulayan<br />
şirketlerde 4 amaç benimsenir; bunlar<br />
sırasıyla: İnsan mutluluğu (toplam kalite<br />
yaklaşımı), maliyet yaklaşımı (önleme ve<br />
ölçme maliyeti), paydaşlık yaklaşımı (beraber<br />
var olma), pukö yaklaşımıdır (sürekli<br />
iyileştirme).<br />
TürkTraktör, kurmuş ve yönetmekte olduğu<br />
Entegre Yönetim Sistemi (EYS) ile<br />
süreçlerini etkin bir şekilde yönetmekte,<br />
belirli aralıklarla da bağımsız uluslararası<br />
sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenmekte<br />
ve süreçlerini iyileştirebilmekte.<br />
Etkin biçimde uygulamakta olduğumuz Entegre<br />
Yönetim Sistemi kapsamında; ISO<br />
9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO OH-<br />
SAS 18001 İş Güvenliği Yönetim Sistemi,<br />
ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO<br />
10002 Müşteri Şikayetleri Yönetim Sistemi,<br />
ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim<br />
Sistemi sertifikalarımız bulunuyor.<br />
Sosyal sorumluluk ve<br />
sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />
bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />
çalışmalar hakkında neler söylemek<br />
istersiniz?<br />
Türk iş dünyasının toplumsal yanı en güçlü<br />
Holding şirketlerinden birinin üyesi olarak,<br />
çok çeşitli toplumsal paylaşım projelerine<br />
destek veriyor, yaşadığımız toplumun yaşam<br />
kalitesini yükseltmek, çalışanlarımız<br />
ve onların ailelerine, yerel halka ve diğer<br />
paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı<br />
yerine getirmek amacıyla projeler yürütüyoruz.<br />
Türkiye’nin lider traktör üreticisi<br />
olarak TürkTraktör öncülüğünde, Bakanlık,<br />
Üniversite, STK ve özel sektörün birlikte<br />
hayata geçirdiği sayılı projelerden<br />
biri olan Filizlerin Mucizeleri Projesi; tarım<br />
ile otomotiv alanında kadın işgücü ve girişimciliğinin<br />
artırılmasını desteklemek ve<br />
Türkiye’nin sürdürebilir kalkınma sürecinde<br />
kadınların oynadığı önemli role dikkat<br />
çekmek üzere yürütüyoruz.. Filizlerin Mucizeleri<br />
Projesi, Eğitim, Tarımsal Üretim<br />
ile İstihdam olmak üzere 3 farklı konuyu<br />
sahipleniyor.<br />
2012 yılından beri devam eden Meslek<br />
Lisesi Memleket Meselesi projemiz ise<br />
bir diğeri. Türkiye’de işsizliğin kökenleri<br />
arasında mesleksizliğin önemli bir rol<br />
oynadığının bilinciyle TürkTraktör Tarım<br />
Makineleri Eğitim Laboratuvarları kurduk.<br />
Bu laboratuvarlarda bugüne kadar toplam<br />
241 öğrenciye eğitim sağlanarak, 124 öğrenci<br />
mezun edildi. Bunun yanı sıra toplamda<br />
931 çiftçi ve 32 öğretmen de bu<br />
eğitimlerden yararlandı. Dört ayrı meslek<br />
lisesinden mezun öğrencilerin öncelikli<br />
olarak TürkTraktör bünyesinde veya satış,<br />
servis ya da bayi ağında istihdam edilmesini<br />
sağlıyoruz.<br />
New Holland markamız ile çocuk kütüphaneleri<br />
kurmaya başladık. 2016 yılında<br />
başlatılan projeyle birlikte, ilk kütüphaneler<br />
Çankırı ve Ağrı’da açıldı. Yoğun ilgi ile<br />
karşılanan çocuk kütüphanelerinin yeni<br />
üç tanesi ise bu yıl Uşak, Kayseri ve Tekirdağ<br />
Çorlu’daki öğrencileri ağırlamaya<br />
başladı.<br />
Spora destek oluyoruz. 2. Fabrikamızın<br />
bulunduğu ildeki Sakarya Büyükşehir<br />
Belediyesi Basketbol Takımı’nın 2 yıldır<br />
sponsoruyuz. Ayrıca 15 yıldır aralıksız<br />
sürdürdüğümüz geleneksel spor şenliği<br />
ile çalışanlarımızın futbol’dan badmingtona<br />
kadar çok çeşitli spor dallarında eğlenceli<br />
ve çekişmeli anlar yaşayarak birlikte<br />
güzel zaman geçirmelerini sağlıyoruz.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 131
Dosya<br />
Küçük Çamlıca TV – Radyo Kulesi’nde<br />
Teknovinç ile sona gelindi<br />
Çamlıca Tepe’sinde görüntü ve çevre kirliliğine sebep olan mevcut anten direkleri<br />
kaldırılarak sayısal yayına geçiş sürecini sağlamak amacıyla inşaatına başlanan<br />
Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi, TeknoVinç ile 225 metreye kadar ulaşarak<br />
betonarme yapısını tamamladı.<br />
2016 yılı sonunda yapımına başlanan ve<br />
tamamlandığında toplam 365 metre yüksekliğe<br />
sahip olması planlanan Küçük<br />
Çamlıca TV-Radyo Kulesi, Potain MCR<br />
160 model yelken bomlu kule vinç ile<br />
225 metreye kadar ulaştı. İnşaat alanının<br />
çok güçlü rüzgarların etkisi altında olması<br />
nedeniyle, tercih edilen Potain MCR 160<br />
model yelken bomlu kule vinç, bu rüzgarlardan<br />
en az etkilenecek şeklide donanımlara<br />
sahip bulunuyor. Her gün ortalama<br />
2,5 - 3 metre yükselerek betonarme yapısı<br />
tamamlanan projeye, 165 metrelik çelik<br />
anten montajı yapılarak yapı yüksekliği<br />
365 metreye ulaşacak.<br />
1200 ton ağırlığındaki anten çeliği proje<br />
alanında 16 eşit parçaya bölünerek özel<br />
bir raylı sistem ile kule içerisine alınıyor<br />
ve antenin birleştirme işlemleri kulenin<br />
içerisinde gerçekleştiriliyor. Küçük Çamlıca<br />
TV-Radyo Kulesi içerisinde kurulan özel<br />
bir hidrolik sistem sayesinde ise, 1200<br />
ton ağırlığındaki anten kulesinin tek seferde<br />
225 metreye çıkartılarak montajının<br />
yapılması planlanıyor.<br />
Proje tamamlandığında 360 derecelik dönüşler<br />
yaparak tüm ankraj bağlantılarını<br />
kendisinin sökmesi planlanarak projeye<br />
dahil edilen Potain MCR 160 model<br />
yelken bomlu kule vinç, Küçük Çamlıca<br />
TV-Radyo Kulesi inşasının en önemli<br />
ekipmanları arasında yer alıyor. Projede,<br />
kule vincin yanı sıra Stros marka NOV<br />
2032 UPF7 model 2 ton kapasiteli dış<br />
cephe personel ve malzeme asansörü<br />
de görev alıyor. Sahada görevli tüm<br />
çalışanların inşaata iniş ve çıkışlarını<br />
kolaylaştırarak her seferde 25 kişiyi<br />
taşıyabilen dış cephe personel ve malzeme<br />
asansörü, çalışanların en güvenli<br />
şekilde proje yüksekliğine ulaşmasını<br />
sağlıyor. Tamamlandığında Eyfel Kulesi’nden<br />
daha yüksek bir yapı haline gelecek<br />
olan Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi<br />
şantiye sahasında, 24 saat hizmet<br />
verebilen teknik servis destek ekibi ile<br />
TeknoVinç, projenin hızına ciddi bir katkı<br />
sağlıyor. İstanbul’un en önemli simgelerinden<br />
biri olması hedeflenen Küçük<br />
Çamlıca TV-Radyo Kulesi’nin, 148’inci<br />
ve 153’üncü metrelerinde seyir terasları,<br />
153’üncü ve 175’inci metrelerinde<br />
ise restoranlar hizmet verecek. İstanbul<br />
Anadolu Yakası`nın siluetine değer<br />
katacak olan Küçük Çamlıca TV-Radyo<br />
Kulesi’nin, <strong>2017</strong> yılının Aralık ayında<br />
açılması planlanıyor.<br />
132<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Dosya<br />
“Sektörde “yabancı makine iyidir”<br />
algısını değiştirmeliyiz”<br />
“İhracatın artırılması<br />
noktasında üyelerimizin<br />
desteklenmesi, sektöre<br />
dair bilgi akışı sağlanması,<br />
makine sektörüne yönelik<br />
destek paketleri ve<br />
teşviklerin duyurulması,<br />
birlik buluşmaları ile<br />
üyeler arasındaki iletişimin<br />
güçlendirilmesi, uluslararası<br />
temsil ve imaj yönetimi<br />
ekseninde çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz.”<br />
Ülkemizin makine ihracatını artırmak amacıyla<br />
Türkiye’deki makine ihracatçılarını tek<br />
bir çatı altında toplayıp yerel ve uluslararası<br />
düzlemde yapılan çalışmaları koordine<br />
etmek için 2002 yılında kurulan Makine<br />
İhracatçıları Birliği Adnan Dalgakıran ile<br />
röportaj çalışması gerçekleştirdik. Sorularımıza<br />
gayet samimi cevaplar aldığımız sayın<br />
Dalgakıran’a teşekkür ediyor çalışmalarında<br />
başarılar diliyoruz.<br />
Birliğinizin kuruluş amacı ve<br />
misyonundan bahsederek, şu an<br />
gündemdeki faaliyetleriniz hakkında<br />
bizi bilgilendirir misiniz?<br />
15 yılda, sektörümüzün ihracat rakamlarının<br />
istikrarlı bir şekilde artmasına katkı<br />
sağlarken ithalatçı ülke konumundan çıkarak<br />
dünyanın önde geçen ihracatçılarından<br />
biri olma noktasında sağlam adımlar attık.<br />
Makine sanayini uluslararası pazarda rekabetçi<br />
hale getirecek uygulamaların yaygınlaşmasına<br />
öncülük edecek faaliyetlere<br />
ağırlık verirken 2023 yılında dünya makine<br />
ihracatından yüzde 1.5 pay almayı ve Türkiye’nin<br />
toplam ihracatı içinde yüzde 9,5 olan<br />
payımızı yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz.<br />
Bugün üye sayısı 9 bini bulan Birliğimiz,<br />
Türkiye’de makine sektörünün öneminin<br />
anlaşılması ve geliştirilmesinde etken rol<br />
oynamaktadır.<br />
Birliğinizin üye yapısı ve üyelerinize<br />
sunulan olanaklardan biraz bahseder<br />
misiniz?<br />
İhracat yapacak gerçek veya tüzel kişilerin,<br />
ihraç edecekleri malın ait olduğu sektörde<br />
faaliyet gösteren ve ticaret sicilinde kayıtlı<br />
merkez veya şube adreslerinin birinin<br />
bulunduğu en yakın birliğe üye olmaları ve<br />
Kanunda belirtilen ödemeleri yapmaları<br />
zorunludur. Birliklerden birine üye olan ihracatçı<br />
diğer birliklerin iştigal alanına giren<br />
Adnan Dalgakıran / Makine İhracatçıları Birliği Başkanı<br />
maddeleri de üyelik şartı aranmaksızın ihraç<br />
edebilir. Ancak, sadece üyesi olduğu birliğin<br />
hizmetlerinden yararlanır ve genel kuruluna<br />
katılabilir.<br />
Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye’de makine<br />
ihracatçılarının temsil edildiği tek ve çatı<br />
kuruluştur. İhracatın artırılması noktasında<br />
üyelerimizin desteklenmesi, sektöre dair<br />
bilgi akışı sağlanması, makine sektörüne<br />
yönelik destek paketleri ve teşviklerin duyurulması,<br />
birlik buluşmaları ile üyeler arasındaki<br />
iletişimin güçlendirilmesi, uluslararası<br />
temsil ve imaj yönetimi ekseninde çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz.<br />
Sektörünüzün ihracat yapısı ve<br />
üyelerinizin ihracata yönelik<br />
çalışmaları hakkında bilgi verir<br />
misiniz?<br />
Türk makine sektöründe yaşanan ihracat artışı<br />
yılın ilk yarısında sürdü. Ülkemiz bugüne<br />
kadarki en yüksek Ağustos ayı ihracatına<br />
ulaşırken toplam ihracattan makine sektörü<br />
yaklaşık yüzde 10 pay aldı. Neredeyse tüm<br />
ürün gruplarında ihracat artış oranlarında<br />
yükselme kaydedilen bu dönemde türbin,<br />
turbojet ve hidrolik silindir ihracatındaki artış<br />
%60’ın üzerinde gerçekleşti. Türk makinelerine<br />
en çok talep Almanya ve ABD’den<br />
gelirken, bu iki ülkeye toplam makine ihracatı<br />
iki milyar doları aştı.<br />
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte oluşan<br />
küresel siyasi gerilimin, dünya genelinde yatırım<br />
mallarına olan talebi doğrudan etkilediğini<br />
görüyoruz. Böylesine kritik bir süreçte<br />
ihracat artışı sağlayabilmemiz, Türk makinelerine<br />
olan güveni gösteriyor. En çok ihracat<br />
gerçekleştirdiğimiz ülkelerin tamamında ihracat<br />
artışı sağladık. Yılın kalan kısmında da<br />
bizi hareketli bir süreç bekliyor.<br />
Üretim kalitesini artırmak ve kalifiye<br />
eleman yetiştirebilmek için ne gibi<br />
çalışmalar yapıyorsunuz?<br />
Türk makinesinin uluslararası pazarda rekabetin<br />
artırabilmesi için alt bileşenlerinin<br />
de gerekli teknolojik atılımları yapması<br />
gerekiyor. Yüksek katma değerli makine<br />
üretebilmek elektronik ve yazılım sektörlerinin<br />
geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişimi<br />
yaratacak değişim bilgi teknolojileri, yazılım,<br />
mühendislik alanlarında donanımlı<br />
kalifiye iş gücünden geçiyor.<br />
Kalifiye eleman yetiştirilmesi sektörümüzün<br />
ana meselelerinden biridir. Gençlerimizin<br />
daha çok üretime yönelmesi ve<br />
mesleki yetkinliklerini sağlamak için sektörümüzün<br />
cazibesini artırmalı, iş imkânlarını<br />
iyileştirmeli, makine sektörüyle ilgili<br />
tanıtıcı faaliyetleri lise/üniversite düzeyinde<br />
hayata geçirmeliyiz.<br />
Genç ve dinamik iş gücünün eğitim anlamında<br />
desteklenmesi için biz de Türkiye’nin<br />
Makinecileri olarak atılacak her<br />
adımda elimizden gelen tüm desteği sunmaya<br />
hazırız.<br />
Sektörün acil çözüm bekleyen<br />
sorunları neler? Bu sorunların<br />
çözümü için ne tür adımlar atılmalı?<br />
Makine sektörü olarak uluslararası rekabetin<br />
yoğun olduğu bir alanda finansmana<br />
ulaşım konusunda gelişmiş ülkelere göre<br />
aynı imkânlara sahip değiliz.<br />
Makine ihracatçılarımız bir yandan yeterli<br />
düzeyde kaynağa erişmek için çalışırken<br />
diğer yandan işgücü piyasasındaki mesleki<br />
eğitim yetersizlikleri nedeniyle nitelikli<br />
personel bulma güçlüğü yaşıyor. Bunların<br />
yanında Ar-Ge ve inovasyon konularında<br />
yatırım eksiği de çözüm bekleyen alanlar<br />
arasında yer alıyor.<br />
Sıkıntı yaşadığımız konulardan biri de arazi<br />
bedelleri. İstanbul gibi, sektörün kalbinin<br />
attığı bir mevkiye yakın arazilerde<br />
yüksek bedeller yatırım iştahını azaltıyor.<br />
Bir yatırımcı, ‘arazi alacağım, fabrika yapacağım’<br />
dediği zaman sermayesini büyük<br />
oranda tüketiyor. Verilen teşviklerin hiçbiri,<br />
böyle bir yatırım maliyetini karşılamaya<br />
yetmiyor. Bölgesel teşvik yaklaşımı da<br />
sektörün, büyükşehirde karşılayabildiği nitelikli<br />
insan kaynağı ihtiyacına yanıt vermiyor.<br />
Ayrıca halen yabancı makineye gösterilen<br />
ilgi Türk makinesini geride bırakıyor,<br />
iç pazarda yerli makine alımını teşvik edici<br />
düzenlemeleri hayata geçirerek “yabancı<br />
makine iyidir” algısını değiştirmeliyiz.<br />
Buradaki sorun ihale şartnamelerinin ithal<br />
ürünlere göre hazırlanmış olması. 50<br />
yıldır buna göre şartnameler hazırlanıyor.<br />
Kamunun ihale şartnamelerinin mutlaka<br />
yenilemesi gerekiyor.<br />
134<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Sektörün<br />
AYDINLATMA ELEMANLARI<br />
BTicino<br />
Panasonic<br />
YAPI KİMYASALLARI<br />
Kalekim<br />
Rigips<br />
ÇATI SİSTEMLERİ<br />
Megaron<br />
BOYA<br />
Marshall<br />
Dyo<br />
AHŞAP<br />
Peli Parke<br />
Intema
’ leri<br />
SERAMİK<br />
Bien<br />
VİTRİFİYE<br />
Isvea<br />
Serel<br />
ARMATÜR<br />
Grohe<br />
Creavit<br />
PENCERE<br />
Rehau<br />
YALITIM<br />
Modelpan<br />
SIHHİ TESİSAT<br />
Geberit<br />
Baymak<br />
Grohe
Ürün<br />
Baymak EVOPLUS sirkülasyon pompaları %70’e varan tasarruf sağlıyor<br />
Baymak’ın çevre dostu ürünleri arasında yer alan yenilikçi EVOP-<br />
LUS serisi frekans kontrollü sirkülasyon pompaları, ECO dizayn<br />
yönetmeliklerine uygun tasarımı sayesinde kullanıcıların yüksek<br />
oranda enerji tasarrufu gerçekleştirmelerini sağlıyor.<br />
Konutlardan ticari binalara, otellerden hastanelere kadar birçok farklı<br />
projede ısıtma, havalandırma klima ve güneş enerjisi sistemlerinde<br />
kullanılan EVOPLUS serisi, geleneksel sirkülasyon pompalarına göre,<br />
yüzde 70’e varan oranda tasarruf sağlarken frekans kontrolü, yüksek<br />
performans, düşük enerji tüketimi ile kullanım kolaylığı sunuyor. Gelişmiş<br />
teknolojisi ve entegre elektroniği sayesinde, sistemin sürekli<br />
optimizasyonunu sağlayan EVOPLUS serisi enerji israfını önleyerek<br />
ürünün ömrünü de uzatıyor. Sistemin ihtiyacı olan performansa göre<br />
hız ve gücünü kendi ayarlayan EVOPLUS, her uygulamada özelleştirilebilen<br />
daha etkili ve verimli bir çalışma sağlıyor.<br />
40x120cm özel ebat duvar karoları ile banyolarınıza Bien imzası<br />
ANABELL<br />
Anabell Serisi mermer görünümüyle doğal taşın tüm zarafetini vaad ediyor. Büyük<br />
ebatlarda üretilen seri, mekandaki bütünlük duygusunu en üst seviyeye taşıyor.<br />
40x120cm duvar karosu, 60x60cm ve 80x80cm teknik porselen karolardan oluşuyor.<br />
Anabell’in her bir karosunda ustalıkla ve özenle işlenmiş desenler, bir araya<br />
geldiğinde kusursuz bir ahenk oluşuyor.<br />
ANTIQUE CARRARA<br />
Seri altın ve platin renklerinde tasarlanmış. 2 renk seçeneğinden oluşan koleksiyonun içinde<br />
yer alan özel dekor ve dekofon seçenekleri ile zarif ve şık banyoların imzası atılıyor.<br />
WILD ONIX<br />
Grinin tonlarında tasarlanan seri, kendi dekorlarıyla kullanıldığında sonsuz banyo<br />
seçenekleri oluşturuyor ve kendinize en yakın banyo tarzını bulmanıza kolaylık<br />
sağlıyor.<br />
GARDEN<br />
Koleksiyon natürel mekanları sevenler için alternatifler<br />
sunuyor. Krema, smoke, chocolate renkleriyle ve zengin<br />
dekor alternatifleriyle banyolarınız sınır tanımıyor.<br />
EMILY<br />
<strong>2017</strong> yılının trendlerinden eşi benzeri olmayan bir tasarım Emily.<br />
Açık ve koyu tonda üretilen seri yüzeyindeki özel dokusu sayesinde<br />
yaşam alanlarına ‘’yaşayan bir malzeme’’ duygusu veriyor.<br />
Hareketli mekanlar oluşturmak isteyenler için 40X120cm<br />
ebadında olan seri farklı çizgisi ile banyolarınızı seçkin kılıyor.<br />
140 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Ürün<br />
GROHE Red, tek dokunuşla<br />
anında kaynar su sağlıyor<br />
Silmeyin yıkayın<br />
Artık tuvalet kağıdına ihtiyacınız yok<br />
Tuvalet kağıdının “keşfi”nden önce, yosun, yaprak veya eski<br />
bez parçalar kullanılıyordu. İlk “tuvalet kağıdının” bugün artık<br />
hepimizin aşina olduğu ve 26 Ağustos “Uluslararası Tuvalet<br />
Kağıdı Günü”nde hatırlanan hijyen ürünü ile yakından<br />
uzaktan alakası olmadığına şüphe yok. Aslında kağıt, hijyen<br />
kültürünün son durağı da değil. Bir sonraki aşamaya geçildi<br />
bile: kişisel bakımda en mahrem bölgeye yönelik yeni sloganı<br />
“Silme, yıka”. Klozet sistemlerinin artan popülaritesi<br />
ile ortaya çıkan bu yeni düşünüş biçimi, dünyayı değiştiriyor.<br />
GROHE’nin sunduğu Sensia Arena akıllı klozet sistemindeki<br />
gibi yıkama ve hava kurutma fonksiyonlu klozet fikri giderek<br />
yaygınlaşıyor. Akıllı klozet sistemleri Asya’da daha popüler.<br />
Örneğin Japonya’da, tuvaletlerin yüzde 80’inde akıllı klozet<br />
sistemi bulunuyor. Avrupa’da ise gitgide daha fazla tüketici<br />
tuvalet kağıdından vazgeçerek en doğal temizlik malzemesi<br />
suyu tercih ediyor. Su sadece daha hijyenik olmakla kalmıyor,<br />
aynı zamanda cilde de daha hassas.<br />
GROHE, tüketicilerin su ile ilgili her türlü ihtiyacını karşılamak için<br />
inovatif çözümler sunmayı sürdürüyor. Tek düğmeye dokunarak<br />
anında kaynar su sağlayan GROHE Red çay yapmak, yemek pişirme<br />
sürecini hızlandırmak, hazır içecekler, çorbalar ve diğer gıdalar<br />
için veya tencere ve tavaları çalkalamak için anında 100 dereceye<br />
ısıtılmış su sağlayarak mutfakta büyük kolaylık ve tasarruf sağlıyor.<br />
Yeni GROHE Red, açıklama gerektirmeyen iki simgenin yer aldığı ve<br />
kullanımı son derece kolay yeni şık kumanda koluyla tek dokunuşla<br />
çalışıyor. Ayrıca, kumanda kolunda yer alan akıllı çocuk kilidi sayesinde<br />
çocukların kaynar sudan etkilenmesini de önlüyor. Tamamen<br />
yalıtılan ve asla rahatsızlık<br />
verici sıcaklıklara ulaşmayan<br />
çıkış ucuna kullanıcılar için<br />
de güvenli kullanım sunuyor.<br />
A Sınıfı Enerji Verimliliği için<br />
Avrupa standartlarına uygun<br />
olan GROHE Red kazanın içindeki<br />
maksimum su sıcaklığı<br />
60 derece ile sınırlandırılarak<br />
enerji maliyetleri azaltılıyor.<br />
Bu özellik, GROHE’nin birinci<br />
önceliği olarak takip ettiği<br />
sürdürülebilirlik taahhüdünü<br />
de yansıtıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 141
Ürün<br />
ANGEL: Öncü, sade, ikonik ...<br />
Angel, keskin sert köşeler yerine, her<br />
detayında işlenmiş yuvarlak kesitleriyle<br />
saflık, sadelik ve huzuru simgeliyor.<br />
Creavit, Angel’ı tasarlarken altının en<br />
modern hali rose goldu, beyaz ile kombinleyerek<br />
yeni nesil banyolara ikonik<br />
bir dokunuş yapmayı hedefliyor.Creavit,<br />
Angel banyo mobilyasının gözalıcı<br />
çizgisini, 5mm incelikteki tezgah üstü<br />
lavabosu ULTRA’yı tasarıma entegre<br />
ederek tamamlamış. Angel’ın bir diğer<br />
dikkat çeken özelliği ise, tezgah bölümünde,<br />
tamamen yerinden çıkarak kolayca<br />
temizlenen krom kaplama tepsisinin<br />
olması.<br />
Angel, aynı zamanda dokunmatik led<br />
aynası ile kolaylık sağlarken, alt modül<br />
ve boy dolabının sunduğu geniş hacimli<br />
saklama çözümüyle, şıklık ve fonksiyonelliği<br />
bir arada arayanlara hitap ediyor.<br />
Bu sene ilk defa, Unicera(Türkiye),<br />
Mosbuild(Rusya), ISH(Almanya) fuarlarında<br />
sergilenen ve ziyaretçilerden tam<br />
puan alan Angel, Palazzo-Krom renk<br />
alternatifiyle de büyük beğeni topladı.<br />
BTicino ile yaşam alanlarında yalınlık ön planda<br />
Yaşam alanının kendine özgü bir ruhunun olmasını isteyenler için<br />
BTicino Axolute Air, devrim niteliğindeki 3,5 mm inceliğiyle bulunduğu<br />
mekanı benzersiz bir sadelikle taçlandırıyor. Ayrıca astar<br />
boya özelliğine sahip mat beyaz çerçeve, su bazlı boya ile istenilen<br />
renkte boyanarak yaşam alanlarını kişiselleştiriyor. Nemli bir<br />
bez ile rahatlıkla temizlenebilen BTicino Axolute Air, kendi stilini<br />
oluşturmak isteyenlerin tercihi oluyor.<br />
BTicino, estetik tasarımlarıyla ev dekorasyonunu tamamlamanıza<br />
yardımcı olmanın yanı sıra boyanabilme özelliğine sahip mat beyaz<br />
çerçevesiyle evinde farklılık yaratmak isteyenlere harika bir<br />
seçenek sunuyor.<br />
BTicino Axolute Air serisinde bulunan mat beyaz çerçeve, kişiselleştirebileceğiniz<br />
yaşam alanlarına ve yaşayan mekanlar yaratmanıza<br />
yardımcı oluyor. İnsana huzur ve ferahlık hissi veren Axolute<br />
Air Mat Beyaz Çerçeve, boyanabilme özelliğiyle evinizin atmosferini<br />
istediğiniz an değiştirmenize olanak sağlıyor.<br />
142 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Ürün<br />
Marshall SİL-PAK ile duvarlar ilk günkü temizliğini koruyacak<br />
duvar boyası ihtiyacına yönelik SİL-PAK’ı geliştirildi. Kolayca temizlenen<br />
Marshall SİL-PAK, yepyeni “Leke Tutmayan Teknoloji”<br />
ile geliştirilmesinin yanı sıra özellikle çocuklu evler gibi hareketli<br />
mekanlar için etkili ve temiz bir kullanım sunuyor. Okullar açılırken<br />
çocuklarına faklı bir motivasyon kazandırmak isteyen aileler,<br />
kış boyunca temizliğini koruyacak Marshall Sil-Pak ile renkli bir<br />
dünya sunabilirler. Boya üzerinde oluşan film tabakası sayesinde<br />
su bazlı lekeler duvara nüfuz etmiyor. Üstün su itme özelliği ile<br />
sıvılar boya üzerinde boncuklanma efekti oluşturarak yayılmadan<br />
akıyor ve duvar boyası üzerinde oluşabilecek lekeler de bu sayede<br />
minimuma düşürülüyor. SİL-PAK’la boyanmış duvarlara dökülen<br />
kahve, çay, kola, meyve suyu gibi lekelere ek olarak toz, kir, ketçap<br />
ve hatta pastel boya ve ruj lekeleri de kolayca temizleniyor.<br />
Marshall, kışa girmeden sonbaharda evini boyamaya hazırlananlara<br />
ya da okullar açılırken çocuk odasına farklı bir renk getirmek<br />
isteyenlere uzun soluklu Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiği SİL-PAK<br />
ürününü öneriyor. Sunduğu temiz kullanım özelliğiyle tüketicilerinin<br />
beğenisini kazanan Marshall SİL-PAK, tüketicilerin ideal boya<br />
tanımına göre oluşturuldu. Marshall, tüketicilerin; kolay silinebilir,<br />
leke tutmayan, silerken zarar görmeyen ve rengini koruyan<br />
Modelpan, yeni serisi “Momentum” ile sektöre ivme kazandırdı<br />
modern bir görünümüne kavuşturuyor. Mekânlara yeni bir soluk<br />
getirecek Momentum levhalar 1250mm eninde 2500-2800mm<br />
ölçülerinde ve 8, 10, 12 mm kalınlık seçeneklerine sahip.<br />
Kullanım ve montaj kolaylığı ile hem zamandan hem de maliyetten<br />
kazandıran Momentum, diğer Modelpan yüzey seçeneklerinde<br />
olduğu gibi A1 sınıfı yanmaz, %100 ekolojik, ısı ve ses yalıtımı<br />
ozellikli, su ve nemden etkilenmeyen, darbelere karşı dayanıklı,<br />
aynı zamanda hafiflik ve esneklik gibi pek cok ustun ozelliğiyle<br />
uzun ömürlü kullanım sağlıyor.<br />
Günümüzde en çok tercih edilen yapı panelleri arasında yer alan<br />
magnezyum oksit esaslı yapı levhası Modelpan, yeni serisi Momentum<br />
ile bir yeniliği daha sektörle buluşturuyor. Dekoratif sıva<br />
görünümlü Momentum, trendleri takip edenlerin gözdesi olmaya<br />
aday.<br />
Momentum, kent yaşamının dinamikliği içinde kendinden sıva dokusuna<br />
sahip nitelikli yüzey yapısı ile mekanları özüne döndürerek<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 143
Ürün<br />
Çatıdan gelen enerji<br />
Türkiye’nin 90 yıllık yerli ve lider kiremit üreticisi Kılıçoğlu Kiremit’in<br />
Megaron Çatı Teknolojileri ürün grubunda yer alan hibrit<br />
fotovoltaik güneş paneli sistemi sayesinde sıcak su ve elektrik<br />
üretimine doğal kaynaklarla sahip olmak mümkün.<br />
Sistem, sıcak su ve elektrik üretiminin yanı sıra estetik görünümü<br />
ile de çatılarda tercih ediliyor. Zayıf ışıkta bile mükemmel performans<br />
ile çalışan sistem, yüksek kalite belgesine de sahip.<br />
Kılıçoğlu’nun yeni nesil çatı markası ‘’Megaron Çatı Teknolojileri’’ürün<br />
grubunda yer alan hibrit fotovoltaik güneş paneli sistemi<br />
inovatif çatı çözümleri için iyi bir alternatif. Kullanıldığı çatılarda<br />
enerji tasarrufu sağlayan sistem, ankastre yapısı ile de yapılara<br />
farklı bir yorum kazandırmakta.<br />
Hem zarif hem multifonksiyonel<br />
katıyor hem de duvarlarda fazla yer kaplamıyor. Thea Optima,<br />
farklı anahtarlama modüllerini bir araya getirdiği tasarımında sunduğu<br />
konforla ayrıcalığını ortaya koyuyor. Rotatif ve vavien dimmer<br />
ürünleri, TV, uydu, network priz çözümleri, standart çocuk<br />
korumalı prizler ile 1M ve 2M seçenekleri; kullanıcıları doğru çözümlerle<br />
buluşturuyor. Tüm bu ürünleri şimdi ihtiyaçlarınıza göre<br />
aynı çerçevede bir araya getirerek evinizde ya da ofisinizde kullanmanız<br />
mümkün oluyor.<br />
Günümüzde hayat konforu, odalarda birçok elektrikli ürünü kullanmamızı<br />
gerektiriyor. Dolayısıyla duvarlarda elektrik anahtarından<br />
prizlere kadar birçok ihtiyaç için yer açmak gerekiyor. Oysa elektrik<br />
anahtar ve priz sektörünün lider ismi Panasonic Eco Solutions<br />
Türkiye, Thea markasının üstün teknolojisi ile ev ve iş yerlerine<br />
son derece pratik ve fonksiyonel bir çözüm sunuyor. Thea Optima<br />
serisi, ince hatları ve yalın tasarımı ile hem dekorasyona zarafet<br />
144 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Ürün<br />
Islak zeminlerin yeni adresi: Peli Nero Floor koleksiyonu<br />
Türkiye’de birçok yeniliğin öncüsü ve sektörün önemli oyuncularından Peli Parke’nin tasarlayıp<br />
ürettiği Peli Nero Floor Koleksiyonu suya karşı %100 dayanıklı olma özelliğiyle dikkatleri<br />
üzerine çekiyor. Koleksiyon, gerek parkelerin kullanım alanlarını genişletmesi, gerek sağladığı<br />
diğer kolaylıklarla kullanıcıların bir numaralı tercihleri arasında yer alıyor.<br />
Doğal ahşap görünümü, kilit sistemi, kalınlığı ve kolaylıkla döşenebilme özellikleri ile<br />
diğer ürünlerden ayrılan koleksiyon, kilit sistemi sayesinde herhangi bir yapıştırıcıya<br />
ihtiyaç duyulmadan kolaylıkla zemine döşenebiliyor. Peli Nero Floor, istenildiği zaman<br />
rahatlıkla sökülerek tekrardan monte edilebildiği gibi başka bir yere de rahatlıkla taşınabiliyor.<br />
Banyodan, mutfağa, yaşam alanlarında tercih edebileceğiniz Nero Floor<br />
Koleksiyonu; tüm ıslak mekânlarda kulanım kolaylığı sağlıyor ve herhangi bir deformasyona<br />
uğramıyor. Koleksiyon ıslak zemin için dayanıklı olmasının yanı sıra zeminlerin<br />
her zaman şık ve temiz görünmesine de imkan tanıyor. Ses izolasyonu işlevselliğine sahip olan bu<br />
seri kafe, otel gibi alanlarda da gürültüsüz bir ortam yaratılmasına yardımcı oluyor.<br />
Rehau Geneo Inovent ile 7/24 havadar evler<br />
<strong>Yapı</strong> teknolojileri alanında lider firmalardan biri olan REHAU, GENEO INOVENT<br />
teknolojisi ile dünyada gerçek anlamda bir ilki sunuyor. Çelik takviyeye gerek<br />
duymayan GENEO pencereler, tamamen entegre edilmiş havalandırma sistemi<br />
ile eşi görülmemiş avantajlar sunuyor.<br />
GENEO pencere profil sisteminin yüksek stabilitesi ve profil yapısında çelik<br />
takviyesine ihtiyaç duyulmaması havalandırma sisteminin doğrudan pencere<br />
çerçevesine entegre edilebilmesini mümkün kılarken, bu da sistemi yenileme<br />
çalışmasına özellikle uygun hale geliyor. Çerçevesinin içine yanlamasına<br />
entegre edilmiş iki fan setinden oluşan GENEO INOVENT pencere, entegre ısı<br />
dönüştürücü sayesinde yüzde 68 oranında ısı geri kazanımına olanak tanıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 145
Ürün<br />
Banyolarınız sonbahara hazır mı?<br />
Günümüzde artık daha sıcak ve rahat bir yaşam alanı olarak<br />
tasarlanan banyolar tercih ediliyor. Sonbaharın gelişi ile banyonuzda<br />
bu tür bir yenilenme hazırlığındaysanız, ufak dokunuşlarla<br />
büyük değişiklikler yaratmanız mümkün. Örneğin, sonbaharın karakterini<br />
yansıtan kahve, vizon ve fildişi gibi renkler, banyo dekorasyonunuz<br />
için size birbirinden şık alternatifler sunuyor.<br />
Banyolarınızı yenilerken, İtalyan ISVEA’nın ColorIsvea serisinde<br />
yer alan vizon ve fildişi renginde tasarlanmış lavabo ve klozet takımları<br />
ile mevsimin renklerine uygun tercihler yaparak banyonuzu<br />
sıradanlıktan uzaklaştırabilir, Sevil Acar imzasını taşıyan ödüllü<br />
tasarım Sott’Aqua Marino banyo mobilyası sayesinde de istediğiniz<br />
şıklığı yakalayabilirsiniz.<br />
Kalekim’den güçlü ve hızlı su yalıtımı: ‘Ultralastic’<br />
yıllar boyunca yüksek performanslı su yalıtımı sağlayabiliyor.<br />
Kalekim’in iddialı ürünü, hızlı uygulama ve tuzlu sulara karşı<br />
dayanım istenen yerlerde özellikle tercih ediliyor. Uygulanmasından<br />
sadece 2 saat sonra yağmura dayanım kazanması, 16 saat<br />
sonra basınçlı<br />
suya dayanıklı<br />
hale gelmesi ve<br />
seramik kaplama<br />
işlemine<br />
başlanabilmesi<br />
gibi özellikleri<br />
ile öne çıkan<br />
‘Ultralastic’,<br />
işçilikten de tasarruf<br />
sağlıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörünün öncü markası Kalekim, yüksek<br />
dayanımlı, hızlı, ekstra elastik su yalıtım ve beton koruma harcı<br />
‘Ultralastic’ ile daha sağlam, uzun ömürlü ve konforlu binaların<br />
inşa edilmesini sağlıyor. ‘Ultralastic’, binayı korozyona karşı koruduğu<br />
için depreme karşı binaların en önemli koruyucusu olarak<br />
da kritik bir öneme sahip.<br />
Hem iç hem dış mekanlarda hızlıca uygulanabildiği gibi istenildiğinde<br />
üzeri kaplanabilen Ultralastic, üzeri kaplanmadan da<br />
146 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Ürün<br />
Rigips PRF 25 MK birçok avantajı bir arada sunuyor<br />
<strong>Yapı</strong> malzemeleri sektöründe yapı alçıları, duvar ve<br />
asma tavan sistemleri konularında faaliyet gösteren<br />
Saint-Gobain Rigips Türkiye’nin inovatif ürünü PRF 25<br />
MK, konsantre formülü ile alışılmışın dışında pek çok<br />
avantaj sağlıyor.<br />
Ustayı çok daha az yoran ürünün, yapılan şantiye testleri<br />
ile ustaların performansını yüzde 25 arttırdığı görüldü.<br />
Metrekare maliyeti en düşük makina sıva alçılarından<br />
olan PRF 25 MK, düşük torba maliyetinin yanı sıra rahat<br />
ve hızlı mastar imkânı da sunuyor.<br />
Standart makina sıva alçısı ile aynı miktarda kullanıldığında<br />
yüzde 25 daha fazla alan kaplayan PRF 25 MK,<br />
alçı ile aynı ağırlıkta yüklendiğinde ise yüzde 25 daha<br />
fazla torba nakledilmesine imkân tanıyarak nakliye tasarrufu<br />
sağlıyor. EPD - Çevresel Ürün Deklarasyonu Belgesi’ne<br />
de sahip olan PRF 25 MK, yapı alçıları alanındaki<br />
birçok isteği karşılıksız bırakmıyor.<br />
Makina alçılarına yepyeni bir anlayış kazandıran PRF 25<br />
MK, yüzeydeki hataları kapama özelliği sayesinde daha<br />
düzgün yüzey veriyor ve ardından yapılacak saten uygulamasını<br />
da kolaylaştırıyor.<br />
SEREL EasyWash’tan<br />
%100 yıkama teknolojisi ile 360 derece temizlik<br />
SEREL EasyWash lavabolar kullanıcı dostu yeni fonksiyonuyla, temizlik<br />
anlayışını değiştiriyor. Türkiye’de bir ilki teşkil eden kendi<br />
kendini temizleyen yeni nesil yıkama teknolojisi ile EasyWash lavabolar,<br />
otomatik olarak devreye girerek hijyen sağlıyor.<br />
Maksimum temizlik konsepti ile yola çıkılarak tasarlanan SEREL<br />
EasyWash lavabo serisi, su sıçratmadan %100 yıkama teknolojisi<br />
sunuyor. Kendi kendini temizleme özelliği uzaklaştıktan sonra<br />
devreye girerek 360º’lik hijyen sağlıyor. SEREL Helios lavabo<br />
serisi, tasarımı ile banyolarda multifonksiyonel kullanım sağlıyor.<br />
Farklı kullanım alanlarına yönelik tasarlanan, daire ve kare formlu<br />
çanak lavaboları bulunan seri, her zevke ve beğeniye göre alternatif<br />
seçenekler sunuyor. Çocuk lavabosu seçeneğiyle evde ve ev<br />
dışındaki alanlarda da çocuklara özel mekânlar yaratıyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 147
Ürün<br />
Dyo’nun ‘bej-kahve’si ile sonbahara sıcak merhaba<br />
Havaların serinlemesiyle birlikte kapalı mekanlar yeniden düzenleniyor<br />
ve sonbahara hazırlanıyor. Türkiye’nin en köklü boya markası<br />
DYO’nun, ‘’Renk Yağmuru’’ isimli yeni kartelasında bulunan<br />
‘bej-kahve’ tonlarındaki ‘’Renk Damlaları’’ ile yaklaşan sonbaharı<br />
karşılayabilirsiniz. Toprağın, bereketin ve doğumun simgesi<br />
olarak kabul edilen ‘bej-kahve’ tonları yaşama olan inancı destekliyor.<br />
Hayata yeniden hazırlanmanın mevsimi olan sonbaharda<br />
‘bej-kahve’ tonlarıyla boyanan mekanlar, ortamı ısıttığı gibi, mekana<br />
güven duygusunu da katıyor. Genellikle her renkle uyumlu<br />
bir doku oluşturan bej-kahvenin açık tonları mekana rahatlatıcı bir<br />
etki sağlarken, aynı zamanda şıklaştırıyor.<br />
Kullanım alanı çok geniş olan ‘bej-kahve’ renk damlasından elde<br />
edeceğiniz açık tonları girişten oturma odasına, yatak odasından<br />
mutfağa yaşam alanlarınızın tümünde tercih edebilir, diğer renklerin<br />
bütünü ile de kombinleyerek dekorasyonunuzu zenginleştirebilirsiniz.<br />
Geberit ile banyolarda sonbahara merhaba<br />
Yaz tatili dönüşü banyosunda<br />
renovasyon yapmak isteyenler<br />
için yenilikçi ürünler sunan<br />
Geberit, son teknolojiyi kullanarak<br />
geliştirdiği ürünleriyle<br />
banyoların kışa hazırlanmasını<br />
sağlıyor.<br />
Sonbaharda oluşabilecek lodos<br />
ve/veya yağmur sonrasındaki<br />
kötü kokuların önüne<br />
geçmek ve banyolarının ruhunu<br />
değiştirmek isteyenlerin<br />
karşısına inovatif ürünleriyle<br />
çıkan Geberit, CleanLine Duş<br />
Kanalları, AquaClean Sela ve<br />
Monolith Plus ile banyoların<br />
bütün atmosferini değiştiriyor.<br />
Banyoların en büyük dezavantajı<br />
olan hijyen problemini<br />
tek bir noktada çözen Geberit<br />
CleanLine Duş Kanalları; deliksiz yüzeyi sayesinde kir birikimini engellerken, kolayca çıkarılabilen<br />
tarağı ile saç veya diğer büyük parçaları etkili şekilde tutarak duşlarda sıkça yaşanan tıkanma sorununu<br />
önlüyor. Gizli kenar ve köşeleri ortadan kaldırarak her türlü kir ve bakteri birikimini önleyecek<br />
şekilde tasarlanan Geberit CleanLine Duş Kanalları, kolayca temizlenebilme özelliği ile kullanıcısına<br />
büyük kolaylık sağlamanın yanı sıra hijyenik bir ortamla buluşturuyor. İsteğe göre duvar kenarına<br />
da yerleştirilebilen duş kanalının paslanmaz çelik kapağı, duş alanının ölçüsüne uygun olarak kesilebiliyor.<br />
148 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Ürün<br />
Delim ve Vidalamada Sınıfının En İyi Performansı Hilti’den<br />
Ürünlerini inovasyon, kalite ve güvenlik üçgeninde tasarlayan inşaat el aletleri<br />
sektörünün öncü markası Hilti, yeni ürünü Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz<br />
Delim ve Vidalama Makinesi’ni sektörle buluşturdu. Elektrik, mekanik, çelik,<br />
metal ve kaba işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda kullanılabilen yeni<br />
Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu bir pil ile<br />
rakiplerinden daha fazla delim ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına<br />
sahip olduğunu kanıtlıyor. Elektronik debriyaj özelliği sayesinde çalışma<br />
esnasında ses oluşturmayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve<br />
Vidalama Makinesi, iki vites seçeneği ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle<br />
yüksek verimlilik sağlıyor. Motoru ve metal mandreni ile dayanıklılığı artan<br />
uzun ömürlü Hilti SF 6(H)-A22, tüm bu özelliklerden dolayı tork ve hız ihtiyacı<br />
olan uygulamalar için tercih ediliyor. Yeni gövde tasarımı ve parlak LED ışığı<br />
sayesinde kullanım kolaylığı sağlayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim<br />
ve Vidalaması Makinesi, sınıfının en yüksek konforunu sunarken, eksi 20<br />
dereceye kadar çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.<br />
Modern mekanların ayrılmaz parçası: İntema Aura<br />
Mutfaklarda hayatı kolaylaştıran<br />
pratik çözümler<br />
sunan İntema, modern mekanların<br />
ayrılmaz parçası<br />
olmaya aday İntema Aura<br />
ile mekanlara doğallık katıyor.<br />
Aura, farklı renk ve dokulardaki<br />
ahşap desen seçenekleri<br />
ve düz renklerle<br />
yapılan kombinasyonlar ile<br />
mutfaklara doğal ve özgün<br />
bir görünüm kazandırıyor.<br />
İntema Aura koleksiyonu;<br />
Dore Meşe, Dore Kestane,<br />
Dore Huş, Beyaz Çam ve<br />
Kahve Çam renk seçenekleri<br />
ile mutfaklarda doğayla<br />
uyum içinde bir atmosfer<br />
yaratıyor. Farklı malzemeler<br />
arasında etkileyici bir uyum<br />
yakalanan İntema mutfakları,<br />
her zevke hitap eden<br />
birbirinden kullanışlı koleksiyonları<br />
ile tüketicilerin beğenisine<br />
sunuluyor.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 149
R + T Asya’nın yankıları sürüyor<br />
Geçtiğimiz günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen iş<br />
görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı.<br />
Alanında dünyanın en büyük fuarlarından biri olan R +<br />
T Asya Şanghay fuarı’nın yankıları sürüyor. Geçtiğimiz<br />
günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen<br />
iş görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı. Asya’nın<br />
bir numaralı Uluslararası Panjur, Tente, Kapı / Geçiş<br />
Sistemleri ve Güneşten Koruma Sistemleri Fuarı<br />
R+T Asia büyük bir artış kaydederek 519 katılımcı ile<br />
(2016: 486) üç yıl öncesi rakamların 100 firma üzerine<br />
çıktı. Firmalar iki ana bölüm olan Güneşten Koruma<br />
Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri alanlarında<br />
yeniliklerini ve ürün geliştirmelerini sergilediler. Geçen<br />
sene 45.000 brüt metrekarede gerçekleşen fuar, bu<br />
sene %9’luk bir artışla ilk defa 5 ayrı hallde 50.000<br />
metrekarede Şanghay Yeni Uluslararası Fuar Merkezi<br />
(SNIEC)’de yer aldı.<br />
Ziyaretçi sayısı da etkileyici: Bir önceki fuara göre neredeyse<br />
% 15 daha fazla artışla 31149 (2016: 27.088)<br />
ziyaretçi fuara katıldı. Ziyaretçilerin sayısı, son iki yılda<br />
% 39 artarak, bu fuarın Asya’daki en önemli sektörel<br />
etkinlik olduğunu gösterdi. 9,291 uluslararası konukla<br />
(2016: 6,850) yurtdışından gelen ziyaretçileri de bir<br />
önceki fuardan daha yüksekti. Çin dışında, ziyaretçiler<br />
çoğunlukla Tayvan, Hindistan, Avustralya, Kore ve<br />
ABD’den geldi.<br />
Messe Stuttgart Genel Müdürü Roland Bleinroth: “R<br />
+ T Asya, bebeklik çağını çoktan aştı ve bugün Asya<br />
bölgesinde sektörün en önemli fuarı haline geldi. 13<br />
yıl önce R + T’yi Çin’deki ortak VNU Exhibitions Asia ile<br />
birlikte konumlandırmamız konusundaki kararım tamamen<br />
isabetli oldu. Fuar çok büyüdü” dedi.<br />
152 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Fuar<br />
Enerji verimliliği ve akıllı ev<br />
Çin pazarında pasif evler ve enerji verimliliği üzerine bir ilgi var. Fuarda<br />
düzenlenen IWDS - Uluslararası Pencere ve Kapı Zirvesi’nde<br />
Güneşten Koruma Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri ile ilgili<br />
sıcak konular ele alındı. Konferansın gündeminde “Dış Mekan<br />
Güneş Koruması için Sektörel Dönüşüm” sloganı altında, güneş<br />
koruma sistemleri ve bunların pasif evlere entegrasyonu konuları,<br />
ayrıca cephe yalıtımının enerji tasarrufu ve güneşten koruma yararları<br />
yer aldı. Kapı / Geçiş Sistemleri sektörü, akıllı uygulamalar<br />
ve mevcut “Akıllı Ev” trend konularını değerlendirdi.<br />
InnovAction Hub’da enerji verimliliği sistemleri ve inovasyon ele<br />
alındı. R + T Asia’daki bu özel gösteride uzmanlardan oluşan bir<br />
jüri paneli tarafından değerlendirilen kapı ve pencereler için en iyi<br />
akıllı çözümlere InnovAction Ödülü verildi. Ödüller, <strong>2017</strong> yılında<br />
Lutron Electronics Co. Ltd tarafından üretilen pille çalışan güneş<br />
koruma sistemine ve Fujian AnLin Intelligence Joint Stock Co. Ltd.<br />
tarafından sunulan hırsız karşıtı panjuruna layık görüldü.<br />
“Akıllı 2025 Deneyim Pavyonu”nda akıllı aydınlatma çözümleri,<br />
kilit sistemleri ve modern sürücüler ve akıllı, ağa bağlı, öğrenme,<br />
çalışma ve yaşama yönelik uygulama konseptleri beğeniye<br />
sunuldu.<br />
Akıllı Ev, mimarlık ve tasarım için düzenlenen ve paralel düzenlenen<br />
bir kongre olayı olan CADEX Lounge’ın belirleyici konusuydu.<br />
<strong>Malzeme</strong> tedarikçileri, üreticileri, mimarları, tasarımcıları ve müteahhitler,<br />
sergilenen en son teknolojinin tasarım ve mimari ile<br />
nasıl örtüşebileceğini tartıştılar.<br />
R + T Asya 2018 Mart’ta<br />
MATERIA özel gösterileri, R + T Asia ziyaretçilerine daha çok ilham<br />
vermeyi başardı. Mantar, beton, ipek, yün veya metalin çok fonksiyonlu<br />
kullanımları ve sesi zayıflatma, hava filtreleme ve esneklik<br />
de dahil olmak üzere özellikleri, güneşten koruma sektöründen<br />
gelen ziyaretçilere yaptıkları ziyaretlerde bir başka avantaj sağladı.<br />
Bir sonraki R + T Asya fuarı<br />
20-22 Mart 2018’de Şanghay’da yapılacak.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 153
Kısa Kısa<br />
Vaillant’ın yeni marka sloganı “Evimin Konforu”<br />
Isıtma soğutma ve havalandırma alanındaki yüksek teknolojili geniş ürün yelpazesiyle<br />
sektörünün öncü firması olan Vaillant, “Başarı ortak bir eserdir” sloganıyla çıktığı yolda,<br />
aralarında Türkiye’nin de olduğu 5 pazarda tüketicilerle anket yaparak, yeni marka sloganını<br />
oluşturdu. Dünya çapında yapılan 30’dan fazla anket sonucunun değerlendirilmesiyle<br />
ortaya çıkan yeni marka sloganı “Vaillant. Evimin Konforu”, Eylül ayı itibariyle kullanılmaya<br />
başlanacak. Vaillant Türkiye Pazarlama Direktörü Hazım Bumin; 143 yıllık geçmişleriyle<br />
tüketiciye güven sağladıklarını, yenilikçi çözümler ve örnek hizmetlerle dünyada 30 milyon<br />
memnun müşteriye ulaştıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Güçlü yetkili satıcı ağımızın<br />
desteğiyle büyük bir başarı öyküsü yazabileceğimize inanıyoruz. Günümüzde tüketiciler<br />
üreticinin kendi adına söylem geliştirmesini istemiyor. Biz de markamızın ilk günlerinden<br />
itibaren tüketicilerimizi dinledik. Bu sayede müşterilerimizin gerçek isteklerini karşılamayı<br />
başardık. Rekabette önde olmak istiyorsanız, müşterilerinizin ihtiyaçlarını bilmeniz gerekir.<br />
Bu araştırma kapsamında, Türkiye’de özel tüketici focus grup çalışması yaptık. Son kullanıcılarımız sadece ısıtıcı, ısı pompası, depo veya<br />
havalandırma istemiyor; bir odada duran teknoloji dolu cihazlar aramıyor. Onlar çok daha fazlasını istiyor. Daha yüksek ve kişisel bir değere<br />
yatırım yapıyorlar. Evde kendilerini mümkün olduğunca rahat ve konforlu hissetmek istiyorlar. Bizim görevimiz de, son kullanıcılarımız için<br />
evde huzuru ve konforu sağlayacak çözümler bulmak. Dolayısıyla müşterilerimize verdiğimiz söz; “Evimin konforu” oldu.”<br />
“Geleceğin kentleri, kentlerin<br />
geleceği” Dünya Şehircilik<br />
Günü’nde ele alınacak<br />
Sistem Alüminyum’un yeni<br />
paketleme hattı faaliyete geçiyor<br />
Türkiye alüminyum profil ve mimari cephe sistemleri imalatı sektöründe<br />
23 yılı geride bırakan Sistem Alüminyum A.Ş. üretim teknolojisi<br />
yatırımları ile büyümeye devam ediyor.<br />
<strong>2017</strong> yılının ilk aylarında bitirdiği dökümhane ve elektrostatik toz<br />
boyahane yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artıran<br />
Sistem Alüminyum, yakın zamanda tamamladığı ve Eylül ayı itibariyle<br />
tam olarak faaliyete geçecek “otomatik profil paketleme”<br />
hattıyla, artan ihracat ve sevkiyat taleplerini daha hızlı ve yüksek<br />
paketleme kalitesiyle karşılamayı hedefliyor.<br />
Erdoğan Yılmaz: “Bize sürat katan bir yatırımı çevreci<br />
bir anlayışla yaptık.”<br />
Sistem Alüminyum Mimari Sistemler Satış Müdürü Erdoğan Yılmaz;<br />
son dönemde artan pazar talebini karşılamak üzere art<br />
arda kapasite yükselten yatırımlar yaptıklarını belirtti. Yılmaz,<br />
ayrıca: “Dünya çapında inşaat sektöründe giderek büyüyen<br />
pastadan, ülkemiz adına payımızı almak amacıyla uluslararası<br />
standartlarda üretim ve lojistik hizmeti sunmak için çalışıyoruz<br />
ve 40’a yakın ülkede satış ve pazarlama çalışmalarımızı bu hassasiyetle<br />
sürdürüyoruz .” dedi. İtalya’dan satın alınan yeni paketleme<br />
hattının seçiminde özellikle dikkat ettikleri hususların;<br />
‘sürat, enerji tasarrufu ve müşteri noktasında ortaya çıkan atıklarının<br />
ve dolayısıyla çevreye zararın azaltılması’ olduğunu ifade<br />
eden Yılmaz; kullandıkları tekniklerle ‘ambalaj atıklarında %20<br />
’ye varan azalma sağlanabileceğini’ ifade etti.<br />
Yeşil Rapido’nun Mimar Sinan Güzel<br />
Sanatlar Üniversitesi Mimarlık<br />
Fakültesi ve BEZE Group işbirliğiyle<br />
gerçekleştireceği 3. Yeşil Binalar<br />
Ötesi Konferansı’nda bu yıl “Future<br />
& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentlerin<br />
Geleceği” konusu işlenecek.<br />
Dünyaca ünlü İngiliz mimar Peter<br />
Barber, 3. Yeşil Binalar Ötesi Konferansına<br />
konuk konuşmacı olarak katılacak.<br />
Kültür-mimari ve insan-mekan<br />
arasında var olan kırılgan ve<br />
karmaşık ilişkinin bir imgesini sunan<br />
Peter Barber, bir yandan mimarlık<br />
faaliyetlerine devam ederken diğer<br />
yandan da akademik çalışmalarını sürdürüyor.<br />
Yeşil Rapido, 3.Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı, Dünya Şehircilik<br />
Günü olarak kutlanan 8 Kasım <strong>2017</strong> tarihinde “Future<br />
& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentleri Geleceği” teması çerçevesinde<br />
yine sürdürülebilirlik ve daha yaşanabilir yapılı çevre<br />
kavramının altını çizerek, sonuç odaklı paylaşımlara sahne<br />
olacak. <strong>Yapı</strong>, enerji ve yönetimi,<br />
toplu taşıma, çevre,<br />
atık yönetimi konuları<br />
yetkili isimler tarafından<br />
ele alınacak.<br />
Konferans’ta, Peter Barber’in<br />
yanı sıra ülkemizin<br />
önde gelen STK’ları, proje<br />
geliştiricileri, mimarları ve<br />
akademisyenleri, yapı sektörünün<br />
profesyonelleri,<br />
karar verici kamu kurumlarının<br />
yetkilileri, geleceğin<br />
şehirlerini konuşmak üzere<br />
bir araya gelecekler.<br />
(Konferansın konuk konuşmacısı;<br />
İngiliz Mimar PETER BARBER)<br />
154 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Kısa Kısa<br />
Hasanoğlu İnşaat ile Suudi Arabistanlı Alasiri Grup arasında büyük iş birliği<br />
İnşaat sektöründe 25 yıla yakın bir süredir yenilikçi projelere<br />
imza atan Hasanoğlu İnşaat, Suudi Arabistan’ın<br />
önemli ailelerinden ve gayrimenkul yatırımcılarından<br />
olan Alasiri Grup’la ortak yatırımlar için ilk adımı attı.<br />
İnşaat sektöründeki markalaşmanın örnek firmalarından<br />
olan Hasanoğlu İnşaat’tan önemli bir atılım geldi.<br />
Suudi Arabistan’ın önemli ailelerinden ve gayrimenkul<br />
yatırımcılarından olan Alasiri Grup’un Türkiye’deki temsilcisiyle<br />
iş birliğine giden Hasanoğlu İnşaat, grupla ortak<br />
yatırımlar yapmak ve yeni projeler geliştirmek için<br />
harekete geçti. Bu iş birliği kapsamında hayata geçirilecek<br />
ilk proje ise; Hasanoğlu İnşaat’ın Bahçekent’te<br />
bulunan arsa yatırımı üzerinde gerçekleştirilecek.<br />
New York’taki yeni Türkevi binası<br />
IC İçtaş İnşaat tarafından yapılacak<br />
Fortune 500 Türkiye sıralamasında “3. En Büyük İnşaat Şirketi”<br />
olarak yer alan IC İçtaş İnşaat ve Amerika’nın önemli inşaat şirketlerinden<br />
Tishman ortaklığında, New York’ta inşa edilecek 35<br />
katlı Türkevi’nin temel atma töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip<br />
Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. IC İçtaş İnşaat Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Fırat Çeçen, New York’ta böylesine büyük ve özel<br />
bir projeye imza atmaktan onur ve gurur duyduklarını belirtti.<br />
Çeçen: Yeni Türkevi inşaatı Türkiye’nin prestijine<br />
yakışır olacak<br />
IC İçtaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Çeçen yaptığı konuşmada,<br />
“Hayata geçirilecek projenin önemi, özellikleri ve 36<br />
aylık inşaat süresi düşünüldüğünde; Birleşmiş Milletler binasının<br />
karşısında yer alması sebebiyle son derece özen isteyen bir<br />
yapım sürecini başlatıyoruz. Şehrin en yoğun bölgesinde, son<br />
derece sınırlı alanda, yüksek güvenlik ve disiplin içerisinde çalışacağız.<br />
New York’un kalbinde yer alacak Türkevi’ni, Türkiye’nin<br />
prestijine uygun bir biçimde tamamlayacağız. Hepimize hayırlı,<br />
uğurlu olmasını diliyorum” dedi.<br />
Liftinstituut Solutions’ın mimarlara yönelik<br />
“Asansör ve yürüyen merdiven planlaması<br />
ve güvenliği” seminerleri başlıyor<br />
Asansör ve yürüyen merdivenleri denetleyen bir kuruluş olan<br />
Hollandalı Liftinstituut Solutions, 80 yıllık tecrübesiyle, dünyanın<br />
dört bir yanındaki asansör ve yürüyen merdivenlerin<br />
Avrupa ve Dünya standartlarına uygunluğunu kontrol ediyor.<br />
Sektörünün lider ve öncü firması Liftinstituut Solutions, her ay<br />
düzenlenecek “Asansör ve Yürüyen Merdiven Güvenliği” seminerler<br />
serisi ile hem mimarların hem de inşaat sahiplerinin<br />
maddi kayıplarını da engelleyebilecek çözüm önerileri anlatacak.<br />
Türkiye’de her yıl yaklaşık 20-25 bin asansör hizmete<br />
giriyor. Günde yaklaşık 50 milyon insan taşıyan asansör ve<br />
yürüyen merdivenlerin, yasal mevzuatlara uygun hazırlanması<br />
ve sonrasında kontrollerinin yapılması gerekir. Projelerin oluşturulması<br />
aşamasında inşaat firmalarının doğru analizler yaparak,<br />
proje kullanım amacı ve kişi sayısına uygun asansör ve<br />
yürüyen merdiven seçmesi, montaj ve yapım süreçlerini takip<br />
etmesi gerekir.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 155
Kısa Kısa<br />
Dekonstrüktivist mimarinin önemli temsilcisi Türkiye’ye geliyor<br />
En değerli ilkenin kalite olduğuna inanarak <strong>2017</strong> mottosunu ‘Zaman<br />
geçer, Kalite kalır’ olarak belirleyen İsviçreli sıhhi tesisat<br />
devi Geberit, <strong>Yapı</strong>-Endüstri Merkezi (YEM) işbirliğiyle gerçekleştirdiği<br />
‘Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri’ etkinliğine bu yıl da<br />
devam ediyor. 1 Kasım Çarşamba günü YEM’de 5’inci kez düzenlenecek<br />
etkinliğin bu yılki konuğu ise dekonstrüktivist mimarinin<br />
önemli temsilcisi COOP HIMMELB (L) AU’nun kurucu ortağı, tasarım<br />
müdürü ve CEO’su Wolf D. Prix.<br />
Prix ile teknolojinin mimariyle buluşmasına tanık olun…<br />
Geberit’in <strong>2017</strong> mottosu olan ‘Zaman geçer, Kalite kalır’ çerçevesinde<br />
yeni nesil mimarinin tüm detaylarını anlatacak olan Prix,<br />
ayrıca robotik ve 3D Printing teknolojisinin günümüz ve geleceğin<br />
mimarlık dünyası için nasıl fayda sağlayacağını da mimar ve tasarımcılar<br />
ile paylaşacak. Coop Himmelb(l)au Mimarlık Ofisi’nin<br />
sahibi olmasının yanı sıra Büyük Avusturya Devlet Nişanı ve Avusturyalı<br />
Bilim ve Sanat Şeref Madalyası da dahil olmak üzere çok<br />
sayıda ödül alan mimar Wolf D. Prix, mimaride ilerici ve provakatif<br />
temsilin, geleneksel mimariyle yan yana betimlenmesine de genel<br />
hatlarıyla değinecek. Öte yandan mimarlığın güncel trendlerini<br />
de yakından takip etmesiyle tanından Viyanalı mimar Prix, güncel<br />
projelerinde robot teknolojisinden sıklıkla faydalanma sebebini<br />
de yeni nesil mimar ve tasarımcılarla paylaşacak.<br />
Gayrimenkulün güçlü markaları İzmir’de buluşuyor!<br />
Emlak Konut GYO’nun, İzmir’in Alsancak ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı gayrimenkul projesini 1,6 milyar liralık hasılat taahhüdüyle<br />
kazanan Teknik <strong>Yapı</strong>, gayrimenkul sektörünün güçlü ismi Halk GYO ile işbirliği yaptı. İş birliği kapsamında tüm gider ve gelirler ile<br />
elde edilecek kar paylaşım oranları yarı yarıya olmak üzere, “Teknik <strong>Yapı</strong> - Halk GYO Adi Ortaklığı” kuruldu.<br />
Emlak Konut GYO’nun, İzmir Alsancak’taki iki ayrı parselden oluşan yaklaşık 47 dönümlük arazisi için Haziran ayında açtığı arsa karşılığı<br />
gelir paylaşım ihalesini %35 idare payı taahhüdü ile kazanan Teknik <strong>Yapı</strong>, gayrimenkul sektörünün önemli oyuncularından biri olan<br />
Halk GYO ile güç birliğine gitti. Emlak Konut GYO’nun Alsancak’ta hayata geçecek olan karma projeden elde edilecek hasılatın en az<br />
585,2 milyon lirası Emlak Konut GYO’ya aktarılacak.<br />
Isıdem Yalıtım Construct Ghana<br />
<strong>2017</strong> Fuarı’nda yerini aldı<br />
ISIDEM Yalıtım, Gana’nın başkenti Akra’da 10 – 12 Ağustos<br />
tarihleri arasında düzenlenen Construct Ghana <strong>2017</strong> Fuarı’nda<br />
ürünlerini sergiledi. Batı Afrika’nın parlayan yıldızı Gana,<br />
her gün daha da güçlenen ekonomisi ve üst üste gelen yatırımlarla<br />
gelişen inşaat sektörünün canlı olduğu Afrika ülkelerinin<br />
başında geliyor.<br />
156 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>
Kısa Kısa<br />
Panasonic, İran’da ilk 5 şirket içinde<br />
100. yaşını kutlayacağı 2018 yılında elektrik anahtar ve priz sektöründe<br />
global pazar lideri olmayı hedefleyen Panasonic, bu hedefine<br />
ulaşmak için gerçekleştirdiği aksiyonlarına her geçen gün<br />
bir yenisini ekliyor. Ülkemizde son yıllarda gerçekleşen en büyük<br />
yatırımlardan birisine imza atarak VİKO markasını bünyesine katan<br />
ve geçtiğimiz Nisan ayında Panasonic Eco Solutions Elektrik<br />
Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanı ile yeniden yapılanan kuruluş, Orta<br />
Doğu pazarında da gücünü giderek artırıyor. Türkiye’yi en stratejik<br />
bölgeler arasında ele alan Panasonic, İran pazarına ihracat gerçekleştiren<br />
şirketler arasında ilk sırada yer alıyor.<br />
Tayvan, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Japonya, Kore ve Tayland<br />
gibi ülkelerde pazar lideri olan ancak Asya’nın doğusunda, Avrupa<br />
ve Afrika’da da zirveyi ele geçirmek isteyen Panasonic, bu stratejisindeki<br />
en güçlü adımlardan birini Türkiye’de VİKO’ya yaptığı<br />
yatırımla birlikte attı. Ülkemizde Panasonic Eco Solutions Elektrik<br />
Sanayi ve Ticaret AŞ unvanıyla faaliyet göstermeye başlayan kuruluş,<br />
Orta Doğu’daki hedefleri kapsamında İran’ın yanı sıra bölge<br />
ülkelerinde de varlığını güçlendiriyor. Başta Ukrayna ve Rusya<br />
olmak üzere Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’da 70’ten fazla<br />
ülkeye ihracat gerçekleştirerek ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki<br />
müşterileri ile buluşturan Panasonic Eco Solutions Türkiye,<br />
kendi sektöründe İran’daki ilk beş şirket arasında yer alıyor. Öncü<br />
kuruluş, müşterilerine sunacağı yeni ürün ve çözümleri ile birlikte<br />
global pazardaki konumunu her geçen gün daha da güçlendirerek<br />
yüzüncü yılını kutlayacağı 2018’de dünyanın lider markası olmayı<br />
hedefliyor.<br />
Alüminyum sempozyumu içeriğine Teknik Alüminyum katkısı<br />
5 – 7 <strong>Ekim</strong> tarihleri arasında, ALUEXPO <strong>2017</strong> Uluslararası<br />
Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas<br />
Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilecek olan 8. Alüminyum<br />
Sempozyumu, ülkemiz alüminyum sanayinin en önemli bilgi<br />
paylaşım platformları arasında yer alıyor.Türkiye’nin ilk<br />
alüminyum yassı ürün üreticisi ve kendi alanının en ileri<br />
teknoloji platformuyla sürekli döküm öncüsü olan Teknik<br />
Alüminyum, fuar katılımının yanı sıra; sempozyum içeriğine,<br />
4 farklı uzman konuşmacı ve sektörün bugününe ve<br />
geleceğine ışık tutan toplam 8 konuşma ve sunumla değer<br />
katıyor. Geleceğin metali olarak isimlendirilen Alüminyum<br />
konusunda, 60 yılı aşkın endüstriyel uzmanlığı, insan ve<br />
mükemmellik odaklı kültürel dönüşümüyle geleceğe taşıyan<br />
Teknik Alüminyum’un, sempozyumdaki ilk konuşmacısı<br />
Satış Pazarlama Direktörlüğü görevini yürüten Mert<br />
Demirci olacak. Aynı zamanda Türkiye Alüminyum Sanayicileri<br />
Derneği bünyesinde de görev ve sorumluluk yüklenen<br />
Demirci, 5 <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> günü, 13:00 – 13:40 saatleri<br />
arasında “Dünya Alüminyum Pazarı ve Ticaretinde Türkiye’nin<br />
Yeri” başlıklı bir konuşma yapacak.<br />
<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 157
Kısa Kısa<br />
Akçansa ‘Benim Mahallem’<br />
Sosyal Sorumluluk Projesi<br />
ile Stevie Ödülü kazandı<br />
Büyükçekmece’de eğitim gören çocukların; kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, bilinç seviyeleri<br />
yüksek, kaygı ve öfkeden uzak bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla Akçansa, Büyükçekmece<br />
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) iş birliğiyle<br />
hayata geçen ‘Benim Mahallem Projesi’, Uluslararası Stevie İş Ödülleri’nde Avrupa’da Yılın Kurumsal<br />
Sosyal Sorumluluk Programı Kategorisi’nde ödüle layık görüldü.<br />
17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı<br />
Benim Mahallem Projesi kapsamında 6-12 yaş grubu çocuk ve ebeveyn eğitimlerini içeren programlar<br />
düzenlendi. Bu programlarda TOÇEV’in uzman eğitmenleri tarafından anne ve babalara çocuk<br />
yetiştirmeyle ilgili detaylar; ergenlik çağındaki çocuklara ise ayrı gruplarda sosyal çevreleriyle nasıl<br />
daha iyi iletişim kuracakları aktarıldı. Projeye özel olarak tasarlanan mobil eğitim merkezi ile bölgedeki<br />
tüm ilk öğretim okulları tek tek dolaşılarak ücretsiz eğitimler verildi ve 2016-<strong>2017</strong> eğitim-öğretim<br />
dönem sonuyla birlikte bölgedeki toplam 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı.<br />
‘ATLAS Zımpara’ İntermob<br />
<strong>2017</strong> Fuarına katılıyor<br />
14-18 <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> tarihleri arasındaki İntermob Mobilya Yan Sanayii,<br />
Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Fuarı’nda<br />
bu sektörlere hitap eden aşındırıcı ürünlerini sergiliyor olacak.<br />
Türkiye pazarında uzun yıllardır lider pozisyonlarda yer alan Atlas<br />
Zımpara, sektöre yön veren ürünleriyle ilgili daha detaylı bilgi vermek<br />
için deneyimli ekibiyle sizleri karşılıyor olacak.<br />
Danfoss dünyaya üç boyutlu bir<br />
iz bırakmaya hazır<br />
Danfoss, genel merkezinin bulunduğu Danimarka’da dünya<br />
genelinde açacağı üç adet 3D baskı merkezinden ilkinin açılışını<br />
gerçekleştirdi. Nordborg’da yer alan bu ilk merkez, Avrupa<br />
Birliği ülkeleri içinde farklı iş alanlarından tüm çalışanlarına<br />
katmanlı üretilen (3D baskılı) prototip ve parçaları edinme ile<br />
uzman yardımı alma imkanı sunacak.<br />
Danfoss CEO’su Kim Fausing, 3D baskının, Danfoss’un dijital<br />
dönüşümünün önemli bir parçası olduğunu ve teknolojinin<br />
sağladığı birçok imkandan büyük beklentileri olduğunu belirtti.<br />
HP 4200, İskandinavya’da bir son kullanıcının kulanımına<br />
sunulan ilk tip cihaz olma özelliğini taşıyor. Söz konusu teknoloji,<br />
diğer toz bazlı 3D baskı teknolojilerinden on kat daha<br />
hızlı oluşuyla dikkat çekiyor. CEO Kim Fausing, “Hava Veri<br />
Modülü (ADM) merkezlerimizin ilkiyle, ileriye dönük büyük bir<br />
adım daha atıyoruz” dedi. Danimarka’da açılan merkeze ek<br />
olarak Kuzey Amerika’da açılacak merkezin çalışmaları devam<br />
ederken, üçüncü merkezin ise Asya’da faaliyet göstermesi<br />
planlanıyor. Danfoss’un Teknolojiden Sorumlu Başkanı<br />
Andre Borouchaki ise “Bu merkezler, Ar-Ge ve geliştirme süreçlerimizin<br />
hızlandırılmasına yardımcı olacak, böylece ürünlerin<br />
piyasaya çıkışını hızlandıracak, üretim verimliliğini optimize<br />
edecek ve geleceğin ürünlerini daha hızlı tasarlamamıza<br />
imkân sağlayacak” dedi.<br />
158 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>