02.10.2017 Views

Yapı Malzeme Dergisi Ekim 2017 Sayısı

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

İmtiyaz Sahibi<br />

İstmag Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Art Direktör<br />

İsmail Gürbüz<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Sosyal Medya<br />

Songül Çek<br />

songul.cek@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP - Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 <strong>Ekim</strong> Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş<br />

Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

Tüketiyoruz! Her halde varız<br />

Şehirleşme, kentleşme, ekonomik öncelikler gibi son derece popüler konuların arasında bocalarken üretime tartışmasız<br />

her derde deva şeklinde yaklaşıyor olmamız, plansız ve aşırı üretimden kaynaklı ortaya çıkan problemlere karşı bizleri<br />

hissizleştiriyor. Daha fazla üretimin daha fazla refahı da yanında getireceğine inanmak ya bir çaresizliğin sonucu ya da en<br />

iyi niyetle, amaç ve araçların birbiriyle karışıyor olması şeklinde yorumlanabilir. Üretimin sürekli kutsanması, kişilik özelliklerimizin<br />

dahi üretime yarar ve yararsızlığı açısından değerlendiriliyor olması, hiç şüphesiz tarihte daha önce rastlanmamış<br />

kitlesel bir şartlanmanın sonucu olsa gerek. Aşırı üretimin aşırı tüketim zorunluluğunu da beraberinde getirmesi,<br />

kişisel manada; gereksiz fazla çalışma, tüketim stresi gibi olumsuzluklara yol açarken, toplum ve ülkelerarası ilişkilerde<br />

de birinin diğerine mutlak tahakkümü ile neticeye varmakta.<br />

Sektörümüzde maalesef rekabetin sürekli birbirine benzer projeler üzerinden gerçekleşiyor olması, üretim hızının artmasının<br />

dışında ülkemize bir fayda sağlayamamakta. Kullanılan nitelikli malzemelerin tamamına yakının ithal olması, tüm enerjimizi<br />

‘üretime’ kanalize etmemize rağmen yabancılara kazandırmadan kazanamıyor olmamızın açık göstergesi. Üretim<br />

adına ülkemizi çarpık bir beton stoğu haline dönüştürürken, ortaya çıkan genel tablonun gelecek nesiller tarafından nasıl<br />

karşılanacağını tahmin etmek ise çok da güç değil. Satış stratejilerini kaliteli yaşam, ayrıcalık, özgürlük gibi temelsiz kavramlar<br />

üzerinden kurguladığımız modern gettolarla yaşam alanlarımıza hınçla saldırıyor olmamızı, üretim kılıfı içerisinde<br />

masum bir ekonomik faaliyet olarak görmeye kendimizi zorlamaktan artık vazgeçmeliyiz. Yeni nesillerin çözülmesi gereken<br />

acil bir problem olarak göreceği bu betonik ucubelerle kendimizi avutmak yerine nitelikli üretim için kolları sıvalamalıyız.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

48 - Selena’nın, yapı sektörüne<br />

katkıları devam ediyor<br />

50 - İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…<br />

“KUZEY YAKASI”<br />

74 - Türkiye ‘Yatay Mimari’<br />

ile yeniden şekilleniyor<br />

80 - İnşaat Sektörü 3. çeyrekte<br />

yükselişini sürdürüyor<br />

100 - Bosch Termoteknik, Türkiye’nin<br />

en iyi kombi ustasını seçti<br />

120 -“Sektörün başarılı bir<br />

temsilcisi olmaya çalışıyoruz”<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABS YAPI ELEMANLARI - 1.........................39<br />

DOKA KALIP ve İSKELELERİ.. ÖN KAPAKİÇİ – 1<br />

ABS YAPI ELEMANLARI - 2.........................43<br />

ERYAP.....................................................53<br />

ARMUTLU TATİL KÖYÜ............................133<br />

ESE REKLAM............................... 150 – 151<br />

BOSCH INDUSTRIAL...............................101<br />

HAKAN PLASTİK.....................................111<br />

CANON & ADVERTORIAL................... 64 – 65<br />

HP........................................... ARKA KAPAK<br />

CANON ............................................INSERT<br />

HUZURLU İNŞAAT...................................125<br />

ÇİMSA.....................................................83<br />

INTEK KALIP ve İSKELE......................... 2 – 3<br />

DAIKIN .......................160 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

İSTON...................................................117


KAR GROUP................................. 136 – 137<br />

PERİ KALIP ve İSKELELERİ.............ÖN KAPAK<br />

KİLSAN....................................................89<br />

SAMSUNG...............................................33<br />

KUZULUK TERMAL OTEL.........................129<br />

SARAY ALÜMİNYUM.......................... 76 – 77<br />

LAYHER...................................................47<br />

SERAMİKSAN...........................................61<br />

MESA İMALAT...................................... 6 – 7<br />

TAYF ÇATI................................................93<br />

ONDULINE...............................................71<br />

TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE.................... 10 – 11<br />

UNICERA’<strong>2017</strong>......................................135<br />

PERİ DUO ADVERTORIAL................... 24 – 25<br />

URTİM KALIP VE İSKELE........................ 8 – 9


Türkiye İmsad İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />

Sanayi Bileşik Endeksi yeniden<br />

100 puanın üzerine çıktı<br />

İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayi Bileşik Endeksi, Ağustos ayında yeniden 100 puanın üzerine<br />

çıktı. 2016 yılı Haziran ayında 100 puanın altına düşen endeks böylece kayıplarını telafi etti.<br />

Ferdi Erdoğan / Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri Derneği<br />

(Türkiye İMSAD) tarafından her ay düzenli<br />

olarak yayınlanan İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />

Sanayi Bileşik Endeksi’nin, Ağustos <strong>2017</strong><br />

sonuçları açıklandı. Haziran 2016’da<br />

100 puanın altına düşen ancak Ağustos<br />

<strong>2017</strong>’de yeniden 100 puanın üzerine çıkması<br />

sonucu kayıpların telafi edildiği vurgulanan<br />

‘Bileşik Endeks’te, sektöre yönelik<br />

şu tespitler yer aldı:<br />

Faaliyetlerde toparlanma Ağustos’ta<br />

da sürdü<br />

Temmuz ayında önemli bir genişleme gösteren<br />

faaliyetlerdeki artış, Ağustos ayında<br />

yavaşlayarak devam etti. Faaliyet Endeksi’nin<br />

Ağustos ayında 1,8 puan artması<br />

sonucu faaliyetlerin orta vadeli dinamikleri<br />

güçlenmeye devam etti. Faaliyet Endeksi<br />

Ağustos ayında geçen yılın Ağustos ayı seviyesinin<br />

20,2 puan üzerine çıktı.<br />

Bununla birlikte özellikle iç pazarda doygunluk<br />

seviyesine yaklaşıldığı görüldü.<br />

Yurtiçi satışlardaki artış Ağustos ayında<br />

önemli ölçüde yavaşladı. İhracat ise altı ay<br />

sonra bir önceki aya göre gerilerken, üretimde<br />

sınırlı bir artış yaşandı. Tahsilat hızı<br />

artışı ise mevsimsellik etkileri ile yeniden<br />

durağanlaştı. Faaliyet Endeksi değerlendirmesinde,<br />

faaliyetlerin dinamiklerinin,<br />

canlanmanın yavaşlayarak süreceğini gösterdiği<br />

belirtildi.<br />

Güven Endeksi’ndeki artış yavaşladı,<br />

yeni güven artırıcı önlemlere ihtiyaç var<br />

Ağustos ayında temkinli ve yavaş bir artış<br />

yaşanan Güven Endeksi halen kırılgan<br />

olmaya devam ediyor. Ağustos ayında faaliyetlerdeki<br />

artışın göreceli olarak yavaşlaması<br />

da Güven Endeksi’ndeki artışı sınırladı.<br />

Bununla birlikte sanayide orta vadeli<br />

dinamiklerin çalışmasının güven artışını<br />

desteklediği belirtildi. Güven seviyesi bir<br />

önceki aya göre 0,9 puan arttı. Güven seviyesi<br />

geçen yılın aynı ayının güven seviyesinin<br />

ise 0,2 puan altında kaldı. Geçen<br />

yılın güven seviyesine bir yıl sonra geri<br />

dönülebildi. İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri<br />

sanayisine yönelik güven toparlanması<br />

yavaşlayarak devam etti. Yurtiçi<br />

pazarlarına yönelik güven Ağustos ayında<br />

durağanlaştı. İhracat pazarlarına yönelik<br />

güven artışı ise sürdü. Güven Endeksi<br />

değerlendirmesinde, güven unsurlarında<br />

toparlanmanın yavaşlamış olmasının yeni<br />

güven artırıcı unsurlara ihtiyacı artırdığı<br />

vurgulandı.<br />

İç pazar siparişlerindeki artışın<br />

durağanlaşması beklentileri sınırladı<br />

Beklenti Endeksi, Ağustos ayında da artışını<br />

sürdürmekle birlikte birçok gösterge<br />

toparlanma hızının yavaşlamakta olduğunu<br />

gösteriyor. Ağustos ayında bir önceki<br />

aya göre 1,2 puan artan Beklenti Endeksi,<br />

geçen yılın aynı dönemine göre 5,7<br />

puan daha yüksek gerçekleşti. Böylece<br />

beklentiler geçen yılın üzerinde kalmaya<br />

devam etti. Türkiye ekonomisi ile inşaat<br />

malzemeleri sanayisine ilişkin beklentilerdeki<br />

artışlar Ağustos ayında yavaşladı.<br />

Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan yurtiçi siparişlerinin<br />

Ağustos ayında önemli ölçüde<br />

yavaşlaması sonucu iç pazarın doygunluğa<br />

yaklaştığı görüldü. Önümüzdeki üç aya<br />

ilişkin ihracat siparişlerindeki artış ise<br />

sürdü. Beklenti Endeksi değerlendirmesinde,<br />

iç siparişlerdeki artış beklentisinin<br />

yavaşlamasına rağmen önümüzdeki üç<br />

ayın üretim, yatırım ve istihdam beklentilerinde<br />

yine kuvvetli artışlar yaşandığına<br />

dikkat çekildi.<br />

Türkiye İMSAD ‘Gündem Buluşmaları’nda dış<br />

politikadaki değişimler konuşuldu<br />

“Jeopolitik konumumuz nedeniyle dış politikadaki her gelişme, inşaat sektöründe önce<br />

Türk müteahhitlerini, dolayısıyla istihdamı ve sonrasında inşaat malzeme üreticilerini etkiliyor”<br />

Türkiye İMSAD’ın yılda dört kez çeyrek<br />

periyotlarda düzenlediği Gündem Buluşmaları<br />

kapsamında gerçekleştirilen<br />

<strong>2017</strong> yılının üçüncü toplantısı, 14<br />

Eylül Perşembe günü Ortaköy Feriye<br />

Lokantası’nda yapıldı. Gündem Buluşmaları<br />

toplantısında; ‘Türkiye’nin uluslararası<br />

konumu’, ‘Dış politikamızdaki<br />

değişimler’, ‘Jeopolitik sorunlar’,<br />

‘<strong>2017</strong> yılı ikinci yarı beklentileri’, ‘Körfez<br />

ülkeleri ve Katar sorunu, AB ile<br />

ilişkiler ve Almanya seçimleri’, ‘Trump<br />

Hükümeti ve tüm dünyada değer kaybeden<br />

dolar’ gibi dış politikanın gündem<br />

konuları konuşuldu.<br />

16<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Buğra Kavuncu’nun moderatörlük yaptığı<br />

Gündem Buluşmaları’nda, Ekonomi Danışmanı<br />

Prof. Dr. Kerem Alkin dünya ve<br />

ülke ekonomisini, Dr. Can Fuat Gürlesel<br />

inşaat malzemesi sektörünün mevcut durumu<br />

ve beklentilerini, konuk konuşmacı<br />

E. Büyükelçi Hakkı Akil ise dış politikada<br />

ve dünyada yaşanan değişimlerle ilgili görüşlerini<br />

paylaştı.<br />

Uzak olmasına rağmen en çok<br />

ihracat yaptığımız pazar ABD oldu<br />

Açılış konuşmasında, Türkiye’nin inşaat<br />

malzemeleri sanayisi için önemli bir pazar<br />

çeşitliliğine sahip olduğunu vurgulayan<br />

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Ferdi Erdoğan, “Potansiyel tüm pazarlara<br />

uzaklık tanımaksızın ihracat yapabiliyoruz.<br />

Nitekim ABD, uzak bir pazar olmasına karşın,<br />

2016 yılında en çok ihracat yaptığımız<br />

pazar olarak zirveye oturdu. ABD’nin<br />

bu yükselişinde yakın pazarlara ihracatımızdaki<br />

gerilemenin de etkisi kaçınılmaz.<br />

Avrupa Birliği ülkeleri de bizim için çok<br />

önemli bir pazar. İhracatımızın yüzde 35’i<br />

AB ülkelerine yapılıyor. Rusya, Orta Asya<br />

ülkeleriyle birlikte Kuzey Afrika ve Körfez<br />

ülkeleri de önemli pazarlarımız arasında<br />

yer alıyor. Özellikle de Körfez ülkelerinin<br />

son 10 yıldır inşaat malzemeleri sanayisi<br />

için konumu tartışılmaz. Birleşik Arap<br />

Emirlikleri, Suudi Arabistan, İran, Yemen,<br />

Katar en çok ihracat yaptığımız Körfez ülkeleri.<br />

Haziran ayından bu yana gündeme yerleşen<br />

Körfez ülkeleri ve Katar sorununun<br />

Türkiye’ye yansımalarına değinen Ferdi<br />

Erdoğan, “Körfez ülkelerinde alınan müteahhitlik<br />

işleri ile diğer inşaat ve altyapı<br />

işleri, firmalarımız için önemli pazar olanakları<br />

sunuyor. Ama yaklaşık son 3 aydır<br />

ciddi etkilerini hissettiğimiz Körfez ülkeleri<br />

ile Katar arasında yaşanan gerginlik, Türkiye’yi<br />

de içine aldı. Dolaylı olarak krizin<br />

içine giren Türkiye, Katar yanında yer alırken,<br />

Körfez ülkelerinin Türkiye mallarına<br />

yönelik talep düşüklüğü ise artmaya devam<br />

ediyor. Irak ciddi kan kaybettiğimiz bir<br />

yer. Bu durum özellikle Güneydoğu’daki<br />

ticaretimizi etkiliyor. İran’da da küçüldük.<br />

Ambargonun kalktığı bir dünyada altyapısı,<br />

enerjisi ve yetişmiş insan gücüyle İran’ın<br />

bizi çevre ülkelere yaptığımız ihracatta<br />

zorlayacağını söyleyebilirim” dedi ve sözlerine<br />

şöyle devam etti “Son 3 yılda, inşaat<br />

malzemesi sektöründe 21.21 milyar<br />

dolardan 15.24 milyar dolara düşen bir<br />

ihracattan bahsediyoruz. Yine son 3 yıla<br />

baktığımızda Libya’da yüzde 79 küçülmüş<br />

durumdayız. Rusya’da yüzde 67, Irak’ta<br />

yüzde 54, İran’da yüzde 40, BAE’de yüzde<br />

32 ve Suudi Arabistan yüzde 23 azalma<br />

var. Bu ülkelerin toplamındaki kaybımız<br />

3 milyar dolar civarında. Sadece Katar’a<br />

ihracatımız son 3 yılda yüzde 50 büyüme<br />

gösterdi ama bu yükselişe rağmen ihracat<br />

geliri artışı sadece 33 Milyon $ ve Katar<br />

toplam ihracatta bu ülkeler arasında son<br />

sırada yer alıyor.”<br />

Bugün dünyada yaşanan birçok<br />

gelişme Sovyetler’in çöküşü ile<br />

başladı<br />

Türkiye İMSAD’ın konuk konuşmacısı E.<br />

Büyükelçi Hakkı Akil, bugün dünyada yaşanan<br />

birçok gelişmenin, 1990’larda Sovyetler<br />

Birliği’nin çöküşü ile çok dramatik<br />

bir değişim içine girmesiyle ortaya çıktığını<br />

savundu. Hakkı Akil, şöyle konuştu: “Bugünkü<br />

sorunların temelinde de bu çöküşün<br />

yattığına inanıyorum. 90’lardan önce,<br />

soğuk savaş döneminde din hiçbir zaman<br />

önemli bir faktör olarak ortaya çıkmamıştır.<br />

Sovyetler Birliği’nden sonraki ideolojik<br />

kırılmadan sonra din o ideolojik boşluğu<br />

doldurdu ve yerine siyasi bir değer ortaya<br />

çıktı. Bu arada 1990’lara kadar, Türkiye’nin<br />

Batılılığı hiçbir zaman sorgulanmıyordu.<br />

O dönem ideolojik aidiyet duygusu<br />

Demir Perde’nin neresinde olduğunuza<br />

bağlıydı. Ayrıca küreselleşme akımı başladı.<br />

Bu ciddi jeopolitik sonuçlar doğuran bir<br />

gelişme oldu. Bizim Müslüman olmamız<br />

ve Batının Hıristiyan olmasından dolayı<br />

bize bakışları değişti. Yeniden yaptıkları<br />

Hakkı Akil / Emekli Büyükelçi<br />

değerlendirmede ‘Türkiye’nin aramızda ne<br />

işi var’ demeye başladılar. Batıda, Türkiye’nin<br />

Batılı aidiyeti sorgulanmaya başlandı.<br />

Küreselleşmeyle birlikte bugünkü Batı<br />

ülkelerinde yaşanan gelişmelerin temelinde<br />

yatan unsur yeni kimliklerdir. Batıda<br />

artık aşırı sağ partilerin birinci parti konumuna<br />

geldiğini görüyoruz” dedi.<br />

AB çıtasını çok sağlam tutmamız<br />

gerekiyor<br />

“Belki sizi şoke edebilir ama Batıdaki görevlerim<br />

sırasında edindiğim tecrübeye<br />

göre Biz Batılı değiliz” diyen E. Büyükelçi<br />

Hakkı Akil, “Bizim bir olay karşısında<br />

verdiğimiz tepki ile Batılıların verdiği tepki<br />

çok farklı. Örneğin Suriyelilere yaptığımız<br />

harcama GSMH’nin yüzde 1’ini geçti. Türkiye’de<br />

hiçbir zaman bu önemli bir konu<br />

haline getirilmedi. Bizim politikacılar da<br />

bunu seçim malzemesi olarak kullanmadı<br />

çünkü halkın prim vermeyeceğini biliyorlar.<br />

Batıda ise değerler daha materyalisttir.<br />

Fransa’da sadece 2 bin Suriyeli mülteci<br />

vardı. Fransa’da gündem Suriyeli mülteciler<br />

oldu. Dünyada, ABD’den sonra ikinci<br />

insani yardımı yapan (5.7 milyar dolar)<br />

ülkeyiz. Batılı ülke, aynı gayreti gösterse<br />

ülke ayağa kalkar. Her kültürün kendine<br />

özgü değerleri var. Batının birçok değerini<br />

paylaşıyoruz. Artık onları içimize sindirdik.<br />

Halkımız bunlara alıştığı için bu değerleri<br />

arıyor. Bunlara sıkı sıkıya sarılalım. Ama<br />

bizi AB’ya almayacaklarını ve bir denge<br />

politikası uygulayacaklarını düşünüyorum.<br />

Bizim müzakereleri sürdürmemiz, treni AB<br />

rayında tutmamız ve istasyona geldiğimizde<br />

halkımıza sormamız gerekiyor. AB’nin<br />

katı kuralları nedeniyle İtalya 10 sene sıfır<br />

büyümeyle yaşadı. Bizim AB çıtasını çok<br />

sağlam tutmamız, reformaları yapmamız<br />

ve mümkün olduğu kadar müzakereleri<br />

açarak treni rayında tutmamız gerekir. AB<br />

üyeliğinin ne getirip getireceğini en sonunda<br />

halkımızla değerlendirmeliyiz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 17


Aktüel<br />

TSF Başkanı Erdem Çenesiz:<br />

“%5’in üzerinde büyümeyi hak ediyoruz”<br />

“TÜİK verilerine göre bu yılın ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisinde gerçekleşen %5,1’lik<br />

büyümeyi değerlendiren Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesiz; “Büyümenin<br />

artışında aktif sektörlerin başında geliyoruz. Sektörümüzün ihracat ve üretimdeki gücüyle<br />

elde ettiği ortalama %7,5’lik büyümenin, Türk ekonomisindeki büyümeye ciddi katkılar<br />

sağladığı inancındayız. Sektör olarak beklentimiz yıl sonuna kadar %9’luk bir büyüme<br />

gerçekleştirmek” dedi.<br />

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte gerçekleştirdiği<br />

büyümenin, üçüncü çeyrek<br />

ve yıl sonunda daha ileri taşınacağına<br />

inandığını belirten Türkiye Seramik Federasyonu<br />

Başkanı Erdem Çenesiz; “Türkiye,<br />

beklentileri aşan %5,1’lik ekonomik<br />

büyüme oranı ile gelişmekte olan ülkeler<br />

içerisinden ayrışarak oldukça önemli bir<br />

seviyeye ulaşmıştır. Bu başarının arkasındaki<br />

hayati etken Türk insanın birlikteliği,<br />

çalışkanlığı ve üreticiliğidir. Şimdi, ekonomide<br />

oluşan bu güven ve istikrarın devam<br />

etmesi için çalışacağız” dedi.<br />

”İhracattaki artış olumlu etki yaptı”<br />

“Şimdi daha çok üretme ve ürettiğini ihraç<br />

etme zamanı” olduğunu vurgulayan<br />

Çenesiz şöyle devam etti: “Mal ve hizmet<br />

ihracatı, <strong>2017</strong> yılının ikinci çeyreğinde bir<br />

önceki döneme göre % 10,5 artış gösterdi.<br />

Seramik sektörü ise iç pazarda büyüme<br />

olmasına karşın ihracat ağırlıklı bir<br />

büyüme ile ilk 8 ayda seramik kaplama<br />

malzemelerinde %8, vitrifiye banyo seramik<br />

ürünlerinde ise %7 oranında büyüme<br />

gerçekleştirdi. Yıl sonu büyüme oranımızı<br />

yine ihracatın desteğiyle %9 olarak öngörüyoruz.”<br />

“2018 İhracatta Seramik sektörünün<br />

yılı olacak”<br />

“Türkiye, seramik sanayisinde Dünya’da<br />

kaplama malzemelerinde 8’inci, sağlık<br />

gereçlerinde 4’üncü en büyük üretici ülke<br />

konumunda. Seramik karolarda ve sağlık<br />

gereçlerinde Dünya’nın 4’üncü büyük ihracatçısı<br />

olurken, karolarda Avrupa üçüncüsü,<br />

sağlık gereçlerinde ise Avrupa’nın en<br />

büyük tek ihracatçısı konumundayız. Özetle<br />

hem üretiyor, hem de ihraç ediyoruz.”<br />

“TÜİK verilerine göre inşaat sektöründe<br />

%6,8’lik bir büyüme var. İhracattaki gibi,<br />

inşaat sektörüyle paralellik gösteren sektörümüzde<br />

iç pazarda da son iki çeyrekte<br />

ciddi sıçramalar yaşanacak. Seramik sektöründeki<br />

bu gücümüz Türk ekonomisindeki<br />

büyümeye olumlu yansımıştır.”<br />

Erdem Çenesiz / Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Avrasya Tüneli<br />

Bosch teknolojisiyle güvende!<br />

Bosch, Avrupa’dan Asya kıtasına geçiş süresini kısaltarak İstanbul trafiğine rahat bir nefes<br />

aldıran yeni Avrasya Tüneli için video gözetim sistemi, yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş<br />

sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik çözümü sunuyor.<br />

Avrupa ile Asya kıtalarını deniz tabanının<br />

altından geçerek karayoluyla birleştiren<br />

Avrasya Tüneli’nin güvenliğinde önemli bir<br />

rol üstlenen Bosch, video gözetim sistemi,<br />

yangın alarmı sistemi ve kartlı geçiş<br />

sisteminden oluşan kapsamlı bir güvenlik<br />

çözümü sunuyor. Üçüncü parti ürünlerle<br />

uyum içinde çalışan tüm bu sistemler,<br />

Bosch’un Bina Entegrasyon Sistemi (BIS)<br />

üzerinden yönetiliyor.<br />

Avrasya Tüneli’ni kullananların güvenliğini<br />

sağlamak amacıyla yoğun araç trafiği, Otomatik<br />

Olay Tespit Sistemi tarafından kamerayla<br />

7 gün 24 saat analiz ediliyor. Olay<br />

tespit sisteminin temelini, genel kurulumun<br />

farklı gerekliliklerini karşılamak üzere<br />

monte edilen akıllı Bosch ağ kameralarını<br />

kapsayan Bosch video gözetim sistemi<br />

oluşturuyor. Deprem, sel gibi yaşanabilecek<br />

olası sert koşullara karşı mükemmel<br />

direnç gösteren FLEXIDOME IP 7000 VR,<br />

bu sistemin önemli bir parçası. Diğer yandan<br />

zayıf ışıklandırılmış alanlarda ve diğer<br />

kameraların çoktan siyah beyaz çekime<br />

geçeceği durumlarda net ve renkli görüntüler<br />

sağlayan DINION IP starlight 8000<br />

MP kutu kamera da yine Avrasya Tüneli’ni<br />

gözleyen sistemde yer alıyor. Bu kamera,<br />

ilgili ayrıntıları kaydetme özelliğinin yanı<br />

sıra düşük çevre ışıklı yerlerde renk filtresine<br />

sahip akıllı video analizi sayesinde<br />

güvenliği önemli ölçüde artırıyor.<br />

Nesnelerin yerinin belirlenmesi, izlenmesi<br />

ve yakınlaştırma durumlarında AUTO-<br />

DOME IP 5000 HD hareketli kamera, HD<br />

kalitesinde mükemmel görüntüler sağlayan<br />

DINION IP 7000 HD kutu kamerayı<br />

tamamlıyor. Seçilen kameraların entegre<br />

akıllı video analizi, operatörlere hızlı ve<br />

otomatik bir şekilde kazaların belirlenmesinde<br />

yardımcı olarak, kurtarma ekiplerinin<br />

olay yerine hızlı ulaşmasını ve doğru<br />

yönlendirilmesini sağlıyor.<br />

İki katlı yol yapısı, tünelin arabalarla hızlı<br />

bir şekilde geçilmesini mümkün kılıyor.<br />

Bosch ise, beş kilometre boyunca 40<br />

farklı noktada tüneli izleyen bir kartlı geçiş<br />

sistemi sunuyor.<br />

Otomatik dedektörler, ses ve ışıklı uyarı cihazları<br />

ve yangın ihbar butonlarından oluşan<br />

5.500 noktalı Bosch Modüler Yangın<br />

Paneli 5000 serisi ise yangınların hızlı bir<br />

şekilde tespit edilmesini sağlıyor. Tünelin<br />

her tüpünde aralarında 50 metre mesafe<br />

bulunan 100 acil durum telefonu ve birkaç<br />

acil çıkış kapısı yolculara ek güvenlik<br />

sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 19


Ankara Sivas Yüksek Hızlı Tren<br />

Viyadük İnşaatında PERI İmzası!<br />

Proje hakkında genel bilgiler:<br />

Proje<br />

: Ankara – Sivas YHT Hattı Elmadağ/Kayaş<br />

Kısmı Viyadük 1-2 <strong>Yapı</strong>m İşi<br />

Yeri<br />

: Lalahan Mevkii / ANKARA<br />

İşveren<br />

: ÇELİKLER HOLDİNG<br />

Ana Yüklenici Firma : TOR YAPI - TOLGA KARADENİZ<br />

Proje Bedeli<br />

: 8.000.000TL+KDV<br />

Kalıp sistemleri : PERI PD8 Döşeme Yük Kuleleri,<br />

Servis<br />

: PERI Ankara<br />

TOR YAPI – TOLGA KARADENIZ İNŞAAT 2005<br />

yılında altyapı ve konut projeleri ile sektörde ki<br />

hayatına başlamıştır. Firma kurulduğu yıldan<br />

itibaren İstanbul, Düzce, Muğla ve Trabzon<br />

şehirlerindeki konut projeleri, 2015 yilindan<br />

itibaren Kırıkkale, Ankara, Bursa ve Malatya<br />

şehirlerindeki ülkemizin önemli ulaştırma<br />

projelerinde yer almaktadır. TOR YAPI – TOL-<br />

GA KARADENİZ İNŞAAT ülkemizin önde gelen<br />

müteahhitlik firmalarının alt yüklenicisi olarak<br />

sektörde faaliyet göstermektedir. Bu anlamda<br />

firma, ülkemiz gündeminin en önemli yatırım<br />

alanlarından biri olan ulaştırma hizmetleri dalında,<br />

sektörün sayılı yüklenici firmalarından<br />

biri olma yolunda hızla ilerlemektedir.<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Firma ortağı sayın Tolga KARADENİZ açıklamasında, projelerinde<br />

PERİ gibi bir dünya firmasının çözüm ortaği olarak firmaları<br />

ile calışmasının kendilerini ayrıca cesaretlendirdiğini bildirmiş<br />

ve gerek satın alma gerekse kiralama konusunda esnek ve<br />

hızlı çözümler üreterek kendilerine destek olan PERI KALIP VE<br />

İSKELELERİ ne teşekkürlerini iletmiştir.<br />

Proje, Ankara-Samsun yolu Mamak/Lalahan mevkiinde iki<br />

adet Viyadük yapım işidir. Viyadük-1, 638mt.<br />

uzunluğa 13 açıklığa, Viyadük-2 ise 430mt. uzunluğa ve 9<br />

açıklığa sahiptir. Viyadükler ard-germe method ile imal edilmektedir.<br />

Viyadüklerde açıklıklar 40-60mt arası uzunluklara<br />

sahiptir. Viyadük gövde genişliği 13,20mt. olup viyadükler<br />

üzerinde çift yönlü ray hattı çalışacaktır. Viyadük gövde altı<br />

yüksekliği 6-18m aralığında değişkenlik göstermektedir. Viyadükler<br />

Samsun yolunu iki noktada geçmek üzere projelendirilmiştir.<br />

Köprü gövdesini köprü ayaklarına mesnetleyen takozlar,<br />

tek yön istikamette çalışan yüksek sönümlemeli olarak<br />

dizayn edilmiş ve projelendirilmiştir.<br />

Ard-Germe köprüler imalat prosedüründe, uzun sureli teknik<br />

çalışmaları, birbirini takip eden zorlu imalat aşamalarını içermektedir.<br />

Bu aşamaların en önemli bölümü köprü taşıyıcı gövdesi<br />

imalatıdır. Projede köprü gövdesi, içi boş kesite sahip<br />

olup, değişen gövde kalınlığı sebebi ile m² de 1,56 – 9,10<br />

ton arasında beton yükü oluşturmaktadır. Bu yüksek yüklerin<br />

taşınmasında PERI PD8 yük kuleleri kullanılmıştır. Pro-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 21


jede kullanılan PD8 sistem yük kuleleri<br />

150x150cm ve 150x125cm karelasyon<br />

planında kurulmuştur. PD8 yük kulelerinin<br />

yüksek yük taşıma kapasitesi sayesinde,<br />

az malzeme ile yüksek yüklerin emniyet<br />

ile taşınması sağlanmıştır. Gövde altında<br />

kuleler arasında ki mesafe bir istikamette<br />

140cm, diğer istikamette ise 85cm olarak<br />

projelendirilmiştir. Bu mesafeler yük<br />

kuleleri arasında geniş ve rahat çalışma<br />

alanları oluşturmuştur.<br />

Projede ki yüksek iskele yüksekliğinin emniyetle<br />

aşılmasında, PD8 yük kulelerinin<br />

zeminde kurulup vinç ile yerine yerleştirilebilmesi<br />

büyük katkı sağlamıştır. PD8 yük<br />

kuleleri birbirinden bağımsız olarak kurulmuş<br />

olup, yük kuleleri arasında ki yatay<br />

denge ise kulelerin birbirine boru ve boru<br />

kelepçeleri ile bağlanmasıyla sağlanmıştır.<br />

Yüksek yükler yük kulelerine, GT24<br />

ahşap kirişlerin mahya olarak kullanılmasıyla<br />

aktarılmıştır. GT24 ahşap kirişlerin<br />

hafif, dayanıklı ve yüksek yük taşıma kapasitesine<br />

sahip yapısı, projede işçiliğin<br />

azaltılmasında ve emniyetle yük aktarılmasında<br />

önemli rol oynamıştır.<br />

PROJEDE KULLANILAN PERI KALIP<br />

SİSTEMLERİ HAKKINDA TEMEL<br />

BİLGİLER<br />

PD8 SİSTEM MASA ve YÜK KULESİ<br />

PERI PD8 sistemi;<br />

temel olarak standart<br />

150cm genişliğinde<br />

R110 (110 cm<br />

yüksekliğinde), R150<br />

(150 cm yüksekliğinde)<br />

ve R180 (180 cm<br />

yüksekliğinde) çerçevelerden<br />

oluşur. Taban<br />

plakaları ve çerçeveler<br />

arasındaki<br />

bağlantı, ayarlanabilir<br />

spindle adı verilen<br />

bağlantı elemanı ile<br />

sağlanır. Spindelleri<br />

ayarlanabilmesi bize<br />

şantiyede çok hassas<br />

yükseklik ayarı<br />

yapmamıza olanak<br />

sağlar. Karşılıklı çerçeveler<br />

arasındaki<br />

bağlantı ise 1.25m<br />

ile 3.50m arasında<br />

değişen boylardaki<br />

diagonallerle sağlanır.<br />

Sistem üst tarafına monte edilen<br />

sırasıyla; panel, haçvarikafa, spindel ve<br />

de spindel ayarı için kullanılan jack-nut(-<br />

somun) ile bir ünite haline gelir. PD8 in temel<br />

özelliği; ana taşıyıcıların çerçeve veya<br />

diğer taşıyıcı ayaklara, tali taşıyıcıların da<br />

ana taşıyıcılara ara elemanlarla tesbit edilerek<br />

rijit ve tek parça haline getirilmesidir.<br />

PERI PD8 şantiyede tek bir sistemle 3<br />

ayrı çözümü sunar. Her biri için tip ruhsatlar,<br />

DIN ve EURO normlarına göre düzenlenmiş<br />

abakları mevcuttur.<br />

1.PD8 İN MERDİVEN KULESİ<br />

OLARAK KULLANILMASI:<br />

PERI PD8 100 m’ye kadar olan yüksekliklerde<br />

bile güvenli bir merdiven kulesi olarak<br />

kullanılabilir. PD8 merdiven kulesinde<br />

kullanılan parçalar diğer standart PD8<br />

elemanları ile aynıdır. Sadece merdiven<br />

modülü ilave olacaktır.<br />

2. PD8 MASA TİPİ DÖŞEME KALIBI:<br />

PERI PD8 alt ve üst spindle ların maksimum<br />

açılma boyuna ulaştığı durumlarda<br />

bile ağır yük taşınması gerektiği zaman-<br />

22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

larda rahatlıkla kullanılabilir. PD8 ile<br />

oluşturulan döşeme kalıbı sisteminin<br />

uzunluğu ve toplam yüksekliği ayarlanabildiği<br />

için şantiyede çok büyük kullanım<br />

kolaylığı sağlar. Masa kalıbında PERI<br />

GT24 Kafes kirişleri ile VT20K dolu gövdeli<br />

kirişleri mahya ve veya ızgara olarak<br />

kullanılmaktadır. Bu sayede projenin<br />

elverdiği ölçüde büyük masa modülleri<br />

yapmak mümkündür. Tek bir ayak 8<br />

tona kadar emniyet ile yüklenebilir. PD8<br />

Masa Tipi döşeme kalıbı sistemi, ön<br />

montajla hazır hale getirilen 15-20m 2<br />

lik kalıplarla zaman ve işçilikten ekonomi<br />

sağlanmaktadır Ayrıca PD8 yatayda,<br />

ayaklarına takılan tekerlekler yada krikolu<br />

özel arabalar sayesinde, düşeyde<br />

ise vinçle taşınabilmektedir. Kirişli döşemelerde,<br />

zaman ve işçilik kaybına neden<br />

olan kiriş yanakları, masaya tesbit<br />

edilerek büyük avantaj sağlanmaktadır.<br />

Tecrübe ile ayda üç defa devredilebilir.<br />

Statik olarak müsade edildiği sürece<br />

masa aralarına bırakılan erken söküm<br />

bantları ve dikmeleriyle aylık devir sayısı<br />

dahada artırılabilir.<br />

3.PD8 YÜK İSKELESİ:<br />

PD8 sistem; masa kalıbının dışında döşeme<br />

kalıbı iskelesi olarak da kullanılabilir.<br />

Özellikle köprü, santral, sanayi<br />

ve su yapısı gibi kalın ve düzensiz planlı<br />

döşeme imalatlarında yüksek taşıma<br />

gücü, kolay ve hızlı kurulumu sayesinde<br />

tercih edilmektedir. İskelenin kurulmasını<br />

takiben PERI GT24 ve VT20K kirişleri<br />

ile döşeme ve/veya kiriş kalıbı iskelesi<br />

teşkil edilir. Gerekli yatay ve rüzgar yükü<br />

tedbirlerinin alınması koşulu ile her<br />

türlü yükleme değerine cevap verecek<br />

şekilde dizayn ve hesap edilebilen son<br />

derece fleksibıl bir sistemdir.<br />

Firma Ortağı Engin Coşkun’un yorumu;<br />

Ülkemizin doğuya açılacak Yüksek Hızlı<br />

Tren demir ağının, başkent Ankara çıkışında<br />

fiziken kritik öneme sahip zorlu bölgelerinde<br />

ki viyadük inşaatları işimizde, firmamızın<br />

emniyet kaygıları, iş güvenliğindeki hassasiyeti,<br />

titizlikte yürüttüğümüz çalışmalarda<br />

kalıp ve iskele alanında PERI ile çalışmamızda<br />

etken sebepler olmuştur. Emniyetli,<br />

ekonomik, hızlı ve teknik çözümlemeleri ile<br />

bize her daim yardımcı olan PERI’ye teşekkür<br />

ederiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 23


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

Advertorial<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Yeni Havalimanı’na Doka’dan<br />

300 Tır Kalıp ve İskele<br />

Türkiye’nin en önemli projelerinden olan ve ilk etabının %64.5’i tamamlanan İstanbul’un yeni<br />

Havalimanı’ndaki inşaat çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu önemli projenin yüklenici<br />

firmaları Doka Kalıp İskele güvencesinde ilerlemeyi tercih etti.<br />

26<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Proje adı<br />

Bulunduğu yer<br />

Yatırımcı<br />

İnşaat Şirketi<br />

: İstanbul Yeni Havalimanı<br />

: Avrupa Yakası - Kuzey İstanbul.<br />

: İGA Havaalanları A.Ş.<br />

: Cengiz - Kolin - Limak - MAPA - Kalyon<br />

Ortak Girişim Grubu<br />

İnşaat başlangıcı : 1 Mayıs 2015<br />

Planlanan tamamlanma tarihi : 2018<br />

Proje alan büyüklüğü : 76.500.000 m²<br />

Kullanılan sistemler : d2 yüksek kapasiteli yük iskele sistemi,<br />

H20 Top ve Eco Serisi ahşap kiriş, Doka Universal Çalışma İskelesi ve<br />

Merdiven Kulesi, XP Kenar Koruma Sistemi, Geniş Yüzeyli Kalıp Top 50,<br />

Çerçeveli Kalıp Framax Xlife, Çerçeveli Kalıp Frami Xlife.<br />

2018 yılında yolcularını ağırlamayı hedefleyen<br />

dünyanın en büyük havalimanının<br />

inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Yıllık<br />

150 milyon yolcu kapasitesine sahip<br />

olacak olan İstanbul’un yeni havalimanından<br />

350’den fazla destinasyona uçuş<br />

yapması planlanıyor. Bu geniş uçuş ağı,<br />

yeni havalimanını hem dünyanın en büyük<br />

havalimanı hem de en önemli havacılık<br />

merkezlerinden biri haline getirecek.<br />

İstanbul’un Avrupa yakasında, Karadeniz<br />

kıyısındaki Tayakadın ile Akpınar köyleri<br />

arasındaki 76,5 milyon m 2 alan üzerinde<br />

yükselecek olan İstanbul Yeni Havalimanı<br />

projesinde de çoğu alt yüklenici firma;<br />

Doka güvencesinde ilerlemeyi tercih ediyor.<br />

10 milyar Euro’luk bir yatırım bedeli<br />

olan bu büyük projede Doka, projeye özel<br />

sağladığı mühendislik hizmeti ile birlikte<br />

proje için sağladığı 300 tır kalıp ve iskele<br />

sistemi ile büyük projelerin en güvenli ve<br />

hızlı çözüm ortağı olduğunu bir kez daha<br />

gözler önüne serdi.<br />

TS EN 12810 sertifikalı<br />

DokaUniversal Çalışma İskelesi ile<br />

güvenli ve hızlı çalışma:<br />

Proje, büyüklüğü, özel yapısı nedeniyle<br />

hızlı ve güvenli çözümler gerektiriyor. Tüm<br />

ürün ve hizmetlerinde güvenliği ön planda<br />

tutan Doka, bu projeye de sağladığı<br />

özelliklerle farkını ortaya koyuyor. TS EN<br />

12810 sertifikasına sahip DokaUniversal<br />

çalışma iskeleleri ve merdiven kuleleri ile<br />

projenin maksimum güvenlikte ilerlemesi<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 27


sağlanmış oluyor. Projenin en büyük zorluklarından<br />

biri ise yüksek kolon dökümlerinin<br />

güvenli bir şekilde sağlanabilmesiydi.<br />

Proje için kolonlarda kullanılmak<br />

üzere toplam 20 adet Doka Scaff çalışma<br />

iskelesi temin edildi. Çalışma iskelelerinin<br />

yanı sıra kullanılan merdiven<br />

kuleleri sayesinde işçilerin gereken yüksekliğe<br />

güvenli ve hızlı şekilde ulaşması<br />

sağlanmış oldu. Diğer taraftan ürünlerin<br />

flanşlı yapısı, projede çok yönlü çalışma<br />

iskelelerinin ve merdiven kulelerinin kurulumuna<br />

olanak sağladı.<br />

Yüksek Viyadük ve Terminal<br />

Binalarının İnşaatında Yüksek<br />

Kapasiteli Yük İskelesi d2 ile En<br />

Güvenli Çözüm<br />

Doka d2 yüksek kapasiteli yük taşıma<br />

iskelesi, yüksek kapasitesi ve ekstra<br />

et kalınlığı sayesinde döşeme ve kirişlerin<br />

dökümü için firmaların tercih sebebi<br />

oldu. PB1 alan iskelesi, otopark alanı ve<br />

yapımı devam eden terminal binası inşaatının<br />

yanı sıra 26,5 m yüksekliğinde ve<br />

1,5 m döşeme kalınlığındaki otopark viyadüğünün<br />

inşası da Doka d2 yük taşıma<br />

iskeleleri sayesinde maksimum güvenlikte<br />

gerçekleştirilmeye devam ediyor. Ayrıca<br />

sıcak daldırma galvanizli yapısı sayesinde<br />

uzun ömürlü olan iskele sistemi, ürünün<br />

aynı projede defalarca kullanılmasını ve<br />

hatta başka projelerde de uzun dönemler<br />

kullanılmasına olanak tanıyor. Yüksek<br />

taşıma kapasitesi ve uzun ömürlü olması<br />

ile rakip ürünlerin önüne geçen Doka d2<br />

yük iskelesi firmalara bu yönüyle ciddi maliyet<br />

avantajı ve güvenli çalışma garantisi<br />

sağlıyor. Projede kullanılan bir diğer Doka<br />

ürünü olan XP Kenar Koruma Sistemi ise<br />

terminal binasının yapımında maksimum<br />

güvenlikte çalışma ortamının yaratılmasını<br />

sağlamış oldu. Hızlı ve kolay kullanıma<br />

sahip panel korkuluklar sayesinden masa<br />

kalıpların esnasında ciddi zaman tasarrufu<br />

sağlandı.<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

XP Kenar Koruma Sistemi, geniş boşluk<br />

alanları ve uzunlukları ile Doka kalıp sistemlerine<br />

mükemmel uyum sağlayan ve<br />

statik olarak optimize edilmiş kapsamlı<br />

güvenlik çözümüdür. Farklı bağlantı parçaları<br />

ve mantık sıralı kurulum özelliği<br />

sayesinde değişen taleplere hızlı ve mükemmel<br />

adaptasyon sağlar.<br />

12 metrelik Doka H20 Eco ile uzun<br />

perde montajları ve Framax Xlife ile<br />

yüksek perde dökümleri<br />

Merdiven perdesi ve dış toprak perdesi<br />

dökümlerinde kullanılmak üzere temin<br />

edilen 1500 m 2 geniş yüzeyli Top 50 kalıp<br />

sisteminin yanı sıra, iki firmaya da<br />

Doka ahşap kiriş ürün gamından iki farklı<br />

Doka H20 ürünü temin edildi. Yüksek<br />

basınca dayanıklı geniş yüzeyli kalıp Top<br />

50, 12 metre yüksekliğinde perdelerin<br />

dökümüne olanak sağlarken, terminal binası<br />

inşasında kullanılmak üzere tedarik<br />

edilen 12 metrelik Doka H20 Eco ürünü<br />

sayesinde uzun perde montajları hızlı ve<br />

kolay şekilde gerçekleştirildi.<br />

Kiriş ve döşemelerin dökümünde kullanılan<br />

2000 m 2 Doka H20 Top serisi sahip<br />

olduğu patentli koruma başlıkları ve ürünün<br />

içine entegre edilen şok emici sayesinde<br />

firmaya uzun süreli kullanım olanağı<br />

sağlamış oldu. Ayrıca ürünün sahip<br />

olduğu koruma başlıkları sayesinde ürünlerde<br />

yüksekten düşme sonucunda ortaya<br />

çıkabilecek herhangi bir hasar veya<br />

kırılma engellenmiş olur. Bu da ürünün<br />

daha uzun ömürlü olmasını sağlayarak<br />

firmaya uzun süreli kullanım olanağı ve<br />

maliyet avantajı sağlar. Taşıyıcı kirişlerde<br />

bulunan işaretler ise kurulumun hızlı ve<br />

güvenli şekilde yapılmasına olanak tanır.<br />

Bir diğer Doka sistemi Çerçeveli Kalıp<br />

Framax Xlife ise; yüksek basınca dayanıklı<br />

yapısı sayesinde inşaatı devam<br />

eden servis tünellerinin 9 metrelik perde<br />

dökümlerinin maksimum güvenlikle ve<br />

hızla gerçekleştirilmesini sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 29


İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinde<br />

TMS KALIPLARI<br />

Hızla gelişen teknolojiyle beraber, her<br />

alanda olduğu gibi, inşaat sektörü de<br />

daha hızlı, optimal ve etkili çözümlerle hayata<br />

değer katmaya devam ediyor. Gerek<br />

yaşamımızı kolaylaştıran sanat yapıları,<br />

gerek onlarca seçenekli konut projeleri<br />

olsun, inşaat dünyası sunduğu imkanlarla<br />

her geçen gün kendini geliştirmektedir.<br />

Tüm bu inşaat projelerinin yapı taşlarından<br />

olan kalıp ve iskele sistemlerinin,<br />

hızla gelişen inşaat teknolojisinden geri<br />

kalması beklenemezdi.<br />

Bizler de TMS olarak , inşaat firmalarının<br />

projelerine en uygun ve en ekonomik çözümü<br />

sunmak için 1973 senesinden bugüne<br />

özveriyle ve yenilikçi bir yapıyla çalışmakta,<br />

çözümlerimizi geliştirmekteyiz. Uluslararası<br />

arenada referans olabilecek çok<br />

büyük çaplı projelerde başarılı bir şekilde<br />

çalıştık ve çalışmaktayız. Yaptıklarımızdan<br />

firmamız ve ülkemiz adına gurur duyuyor<br />

ve yapacaklarımızın teminatı olduğunun<br />

altını çiziyoruz.<br />

Proje Hakkında Genel Bilgiler:<br />

Proje<br />

: HALK GYO<br />

Proje Tipi : İŞ MERKEZİ<br />

Konum<br />

: Ümraniye / İstanbul<br />

Yatırımcı Firma : HALK GYO<br />

Alt Yüklenici Firma : ÖMSA<br />

Kalıp Sistemler : TMS Kalıp & İskele Sistemleri<br />

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda<br />

yürütülen İstanbul Uluslararası Finans<br />

Merkezi projesinin en büyük paydaşlarından<br />

biri olarak, proje dahilindeki arsa<br />

üzerinde hayata geçirilecek olan HALK<br />

GYO projesi 46 ve 34 katlı iki ofis kuleden<br />

oluşmaktadır.<br />

TMS tarafından sağlanan kalıp ve<br />

iskele sistemleri(34 Katlı ofis kulesi<br />

için);<br />

Simpex Kolon&Perde Kalıbı;<br />

TMS SIMPEX Kolon Kalıplarının farklı yükseklik<br />

ve kesitlere kolay adapte edilebilir<br />

olması, vinç ile kullanılan sistemler arasında<br />

ayrıcalıklı bir konuma sahip olmasını<br />

sağlamıştır. Sistemi oluşturan düşey<br />

KAUFMANN HT-20 Plus Ahşap Kirişlerin<br />

ve YK Çelik kuşaklarının ara mesafeleri<br />

değiştirilerek yüksek beton basınçlarına<br />

ve beton döküm hızlarına göre sistemi<br />

dizayn etmek mümkündür. Villalar, Konut<br />

Projeleri, Yüksek <strong>Yapı</strong>lar, Endüstriyel İnşaatlar,<br />

Yol Projeleri, Arıtma Tesisleri, Enerji<br />

Projeleri gibi birbirinden çok TMS TRK tırmanma<br />

iskeleleri ve şaft platformları ile<br />

tırmandırılabildiği gibi TMS CLIMBEX hidrolik<br />

tırmanır sisteme de adapte edilebilmektedir.<br />

SIMPEX sisteminin getireceği kolaylıklar;<br />

• Az parçayla çok iş,<br />

• Ön montaj, kurum ve şakule alma kolaylığı,<br />

• Farklı panellerin bir araya getirilerek daha<br />

30<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

büyük panoların deplase edilebilmesi,<br />

• Kamalarla sabitlenen panoların arasında<br />

beton sızmasının önlenir olması,<br />

• Ahşap kiriş, çelik kuşak ve saplama mesafeleri<br />

değiştirilerek istenen dayanımların<br />

elde edilmesi.<br />

• Eğri yüzlü perdelerin bile sistemle kalıplanabilir<br />

olması.<br />

Vinc’i 80 Kolon Kalıbı<br />

masif olup bir yandan çerçeveyi sağlamlaştırmakta<br />

ve diğer yandan da panonun,<br />

bir levye veya insaat demiri ile yer değiştirmesini<br />

sağlamaktadır. Bunun dışında bu<br />

köşelerdeki delikler kolay ve çabuk nakliye<br />

için kullanılmaktadır. Panolarda konik<br />

olarak açılmış ankraj delikleri DW15’lik<br />

tie-rod kullanımı için uygun olup 80 kN/<br />

m2’ye kadar beton basıncını karşılamaktadır.<br />

Perdeler VINC’I panolar, Tamon kilit,<br />

SAH tie-rod, VINC’I vinç kulbu, tipi beton<br />

döküm konsolları, çiftli itme-çekme tipi<br />

payanda ve pabuçlarından oluşmaktadır.<br />

Cirex Dairesel Kolon Kalıbı:<br />

CIREX Dairesel Kolon Sistemi panoları düşeyde<br />

burulmaya mukavim VINC’I 70 çelik<br />

profillerden oluşmuş olup, kalıp alt ve üst<br />

flanşları lazer kesimli saçlardan meydana<br />

gelmektedir. CIREX panoları çelik yüzeyli<br />

olup uzun ömürlüdür. Düşey çelik çerçeve<br />

profili elemanın istenilen her çerçeve<br />

noktasında bir diğeri ile bağlantısını temin<br />

edecek şekilde tasarlanmıştır. Kalıp yüksekliği<br />

ve beton basıncına uygun olarak<br />

kilit sayısının artırılması mümkündür. CI-<br />

REX dairesel panoları yuvarlak kenarlı perde<br />

kolonlar oluşturulabilmesi için VINC’I<br />

perde kolon sistemi ile birebir uyumludur.<br />

Muhtelif kesit ve ebatlarda ve hatta özel<br />

imalat panolar mevcuttur.<br />

RAM TEK YÜZ GÖNYE PAYANDA<br />

SİSTEMİ<br />

Perde ve Kolon Sistemi panoları kapalı<br />

torsiyona mukavim çelik çerçevelerden<br />

oluşmuş olup enlemeler kutu profillerden<br />

yapılmıştır. VINC’I panolar plastik yüzeyli<br />

plywood WISA®-Form Elephant veya plywood<br />

kaplıdır. Çelik çerçeve profili elemanın<br />

istenilen her çerçeve noktasında bir diğeri<br />

ile bağlantısını temin edecek şekilde<br />

tasarlanmıştır.<br />

Perde Pano genişlikleri 30, 45, 60, 75,<br />

90, 120, 240 cm – Kolon Pano genişlikleri<br />

75, 90, 105, 120 cm ve yükseklikleri<br />

ise 330, 300, 270, 180, 150,120 cm olarak<br />

seçilmiştir. Bütün panoların köşeleri<br />

Tek yüz perde dökümünde RAM Gönye<br />

Payanda Sistemi zeminden destek alarak<br />

gerekli dayanımı sağlamaktadır. RAM,<br />

SIMPEX ve VINC’I sistemlerimizle birlikte<br />

kullanılabilmekte olup RAM 300 ile 3.5m,<br />

RAM 300 ve eklentileri ile 10m yüksekliğe<br />

kadar tek yüzlü beton dökümü yapılabilmektedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 31


Çözüm Ortağı<br />

TRK 160-240 Tırmanma Konsolları<br />

Yüksek perde, kolon, şaft vb. yapılarda<br />

TRK 160 ve TRK 240 tırmanma konsollarımız<br />

VINC’I, SIMPEX, MULTIX, HAND’I v.b.<br />

kalıp sistemlerimiz ile birlikte güvenle kullanılabilmektedir.<br />

Her iki sistemde de rüzgar bağlantısı, alt<br />

sepet vb. uygulamalar mümkündür.<br />

TRK 240 tırmanma konsolu kolay hareket<br />

ettirilen araba sistemi, yatay ve düşey hassas<br />

ayar mekanizması gibi opsiyonel özelliklere<br />

de sahiptir.<br />

TMS MK-H 150 Masa Döşeme Kalıbı:<br />

MKH Sistemi, Masa Kalıbı olarak kurulduğunda hızlı devir<br />

periyodları sağlarken, müstakil taşıyıcı kule veya mütemadi<br />

döşeme iskelesi kurumlarında yüksek taşıma kapasitesi<br />

ile yüksek ve ağır döşeme kalıbı ihtiyaçlarına cevap vermektedir.<br />

MKH Sistemi, ayrıca son derece emniyetli Merdiven<br />

Kulesi sisteminin de ana elemanlarını oluşturmaktadır.<br />

MKH sistem elemanları ile çok farklı boyutlarda Masa Kalıbı<br />

oluşturmak, değişken döşeme alanlarına ve taşıma kapasitelerine<br />

uygun tasarımlar yapmak mümkündür. İskele<br />

kurumu dilli pimlerle son derece basit ve hızlı olarak yapılabilmektedir.<br />

Değişken döşeme yüksekliklerine adaptasyon<br />

modül ilave ve eksiltmeleri ile kolayca yapılabilirken, işin<br />

hızını artırmak için MKH Masa ve Kuleleri vinç ile deplase<br />

edilebilmektedir.<br />

Projesi kapsamında hali hazırda devam eden bölge<br />

için toplamda;<br />

Çözüm ortağı olmaktan gurur ve mutluluk duyduğumuz<br />

Ömsa İnşaat ile çalışmalarımız başarılı bir şekilde devam<br />

etmektedir. Kalıp sistemlerimizin yanı sıra , “Hidrolik Tırmanır”<br />

ve “ Rüzgar Koruma Perdesi” sistemlerimiz ile tedarikçisi<br />

olduğumuz tüm firmalarla sorunsuz bir şekilde,<br />

özveriyle ve mutlulukla çözümler üretmeye devam etmekteyiz.<br />

32<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Piyalepaşa İstanbul Projesi<br />

ÖZLER Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri ile yükseliyor<br />

Beyoğlu’nda 82 dönüm arazi üzerine kurulan Piyalepaşa İstanbul, konut, ofis, otel ve<br />

caddeye geniş cepheli Alışveriş Sokağı’yla İstanbul’un prestijli bir projesi olarak yükseliyor.<br />

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü<br />

Sn. Devrim Karabulut ile yapmış olduğumuz<br />

söyleşide Piyalepaşa projesinde ÖZLER olarak<br />

temel aşamasından dış cephe çalışmalarına<br />

kadar tüm aşamalarda projeye önemli bir mühendislik<br />

hizmeti ve malzeme desteği verdiklerini<br />

söyledi. Kaba <strong>Yapı</strong> imalatlarından cephe<br />

kaplama imalatlarına kadar projenin her safhasında,<br />

konusunda uzman mühendisleri ve teknik<br />

ekibiyle birlikte bu seçkin projede yer alan<br />

firmalara ihtiyaçları doğrultusunda çözümler<br />

üreterek projeye ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

olarak katkı sağladıklarını belirten Sayın<br />

Karabulut, kullandıkları sistemler hakkında bizlere<br />

kısaca bilgiler aktardı.<br />

34<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Devrim Karabulut / Özler Kalıp ve İskele Sistemleri Satış Müdürü<br />

Piyalepaşa Projesinden sorumlu Özler teknik<br />

ekibin kaba yapı sorumlusu firmanın<br />

taleplerini karşılayabilmek adına düşey kalıplarda,TIMBERFORM<br />

Ahşap Kirişli Kalıp<br />

Sistemlerini bu proje için uygun görmesi<br />

sonucu çalışmalarının bu sistem üzerine<br />

yoğunlaştığını aktaran Karabulut, projede<br />

standart kolon ve perde kalıplarının dışında<br />

ayrıca Dairesel Perde Kalıplarının, Shaft<br />

Platformlarının, Tek taraflı Perde Kalıplarının<br />

ve Tırmanma kalıbı sistemlerinin de<br />

kullanıldığını söyledi.<br />

Projede yatay kalıp olarak SLABFORM<br />

Masa Tipi kalıp altı iskele sistemlerini<br />

kullandıklarını belirten Karabulut, bu sistemin<br />

kullanılması ile birlikte daha hızlı ve<br />

daha güvenli bir kurulumla beraber işçilik<br />

maliyetlerinin de minimum seviyede tutulduğunu<br />

söyledi. Bu projede olduğu gibi<br />

diğer tüm projelerde de, yapılan tüm tasarımların<br />

statik hesaplarla desteklendiğini,<br />

uygulama projeleri ile beraber bu hesapların<br />

şantiye Teknik Ofisine sunulduğunu<br />

belirtti. Projede görev alan mühendislerinin<br />

tasarımları, minimum malzeme ile maksimum<br />

verimliliği sağlamak adına iş güvenliği<br />

ilkelerinden de sapmayarak yaptıklarına<br />

vurgu yaptı.<br />

Karabulut, projenin yükselmeye başlaması<br />

ile oluşan yeni ihtiyaçlara, FORMDECK malzeme<br />

çıkartma platformları ve SAFETYNET<br />

güvenlik ağı konsolları ile çözümler üreterek,<br />

Piyalepaşa projesinin her aşamasına<br />

katkı sağlamayı sürdürdükleri özellikle<br />

belirtti. Projenin hızla yükselmeye devam<br />

ettiği bu günlerde ÖZLER olarak kaba inşaatı<br />

tamamlanan A,B ve M bloklarda<br />

dış cephe SAFETYSCAFF güvenlikli iskele<br />

sistemleri ile projede yeni bir döneme girdiklerini<br />

anlatan Karabulut, dış cephede<br />

özellikle güvenlikli ve işçi sağlığını öne çıkaran,<br />

gerektiğinde yerinde tespitlerle en<br />

doğru çözümlere ulaşan, kapsamlı ve tam<br />

bir mühendislik hizmeti verdiklerini söyledi.<br />

Bu konuda ÖZLER’in hizmet firması olan<br />

İKS İSKELE A.Ş ‘den çok önemli katkılar<br />

aldıklarını, kurulum hizmetinin de İKS tarafından<br />

sağlandığını, en doğru tabirle şantiyeye<br />

anahtar teslim hizmet verdiklerini bir<br />

kez daha vurguladı.<br />

Karabulut bir çok ödül almış olan PİYALE-<br />

PAŞA İSTANBUL projesinde, ÖZLER’in birbirinden<br />

farklı kalıp ve iskele sistemi ile projenin<br />

başından sonuna her aşamasında yer<br />

alıp, çözüm ortağı olmasından dolayı büyük<br />

bir mutluluk duyduğunu belirtti.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 35


Çözüm Ortağı<br />

İstanbul’da yapılacak dünyanın en büyük<br />

havaalanının altyapı bağlantıları R&M’e emanet<br />

Bilişim ve iletişim altyapılarına<br />

özel kablolama teknolojileri<br />

geliştiren İsviçre merkezli<br />

Reichle & De-Massari (R&M),<br />

İstanbul’un yeni havaalanının<br />

son teknolojiler kullanılarak<br />

kurulacak network’ünün kablo<br />

altyapı tedariğine başladı.<br />

R&M yenilikçi kablo altyapısı<br />

yeni havaalanının en kritik<br />

BT sistemleri için güvenilir<br />

ve yüksek performanslı<br />

bir platform olarak hizmet<br />

verecek.<br />

İstanbul’un yeni havaalanı şehrin kuzeyinde<br />

76,5 milyon metrekarenin üzerinde bir<br />

alanda 4 faz halinde inşa ediliyor. İlk fazın<br />

2018’de bitirilmesi planlanıyor ve bittiğinde<br />

2 pistiyle 90 milyon yolcuya hizmet verebilecek.<br />

Tamamen bitirildiğindeyse 350<br />

noktaya uçuşun gerçekleştirileceği havaalanında<br />

yılda 200 milyona yakın yolcuya<br />

hizmet verilebilecek. İstanbul’un yeni havaalanı<br />

4 fazı bittiğinde 6 aktif pistle 250<br />

uçağa hizmete verecek ve 18.000 araçlık<br />

otoparka sahip olacak. Modern hava taşımacılığında<br />

artan şekilde BT sistemlerinin<br />

kullanılması ve ona olan bağımlılık, yüksek<br />

performanslı kablo ağının tüm iç ve<br />

dış telekomünikasyon yanında diğer operasyonel<br />

uygulamalar ve hizmetler için de<br />

kritik bir platform olmasına neden oluyor.<br />

R&M CEO’su Michel Riva, İstanbul’daki<br />

yeni havaalanının bölgedeki en büyük projeleri<br />

olmasının yanında dünyada da dahil<br />

oldukları en büyük projelerden biri olduğunu<br />

belirtti.<br />

Birinci fazın yapım aşamasında R&M, toplam<br />

uzunluğu 4.500 km olan bakır kablo<br />

ve 1.600 km’yi aşan fiber optik kablo<br />

sağlayacak. Şirket, havacılık sektörü için<br />

gerçekleştirdiği büyük çaplı projelerde<br />

elde ettiği derin uzmanlık sayesinde kablo<br />

altyapısını 2018’in ilk çeyreğinde bitirmeyi<br />

hedefliyor. Bu yüksek performanslı kablo<br />

ağı güvenlik, polis ve gümrüğün ICT altyapısını<br />

da içeren kilit havaalanı sistemlerini<br />

birbirine bağlayacak ve destekleyecek. Bu<br />

sistemlerin her biri kendine özel renk kodlaması<br />

da dahil olmak üzere çeşitli uyarlamalara<br />

ihtiyaç duyuyor. Toplam kurulacak<br />

RJ45 portlarının sayısı projenin ilk fazında<br />

90.000’i geçecek. Yeni havaalanını inşa<br />

eden İGA, en kritik veri merkezi altyapısını<br />

dünyanın en yüksek yoğunluktaki fiber<br />

kablo yönetim çözümü olan R&M’in en<br />

son ve en yenilikçi çözümü Netscale’i de<br />

içeren ürünleriyle tasarladı. Havaalanının<br />

çok büyük boyutları göz önüne alındığında<br />

R&M, tüm kablo altyapısını merkezileştiren<br />

ve otomatikleştiren, üstün altyapı yönetim<br />

çözümü R&MinteliPhy ile de destekliyor.<br />

Bu sayede yönetim çok kolaylaşırken<br />

İGA’nın BT ekibi de ihtiyaç duyulduğunda<br />

ağı hızla ve rahatlıkla ölçeklendirebilecek.<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Batı Afrika’nın ilk Yeşil Binasında<br />

Coolflex damgası<br />

Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil binası olan One Airport Square Alışveriş merkezi’nde<br />

ISIDEM Yalıtım’ın LEED sertifikalı tesislerde ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk<br />

köpüğü ürünleri kullanıldı.<br />

Ulusal ve uluslararası birçok prestijli projede<br />

tercih edilen ISIDEM Yalıtım’ın Coolflex<br />

markalı elastomerik kauçuk köpüğü<br />

ürünleri, Gana’nın başkenti Akra’da inşa<br />

edilen ve Batı Afrika’nın ilk ticari yeşil bina<br />

olma özelliği taşıyan One Square Airport<br />

Alışveriş Merkezi’nin ısıtma soğutma ve<br />

havalandırma sistemlerinin ekipman yalıtımlarında<br />

kullanıldı. 2014 yılı Afrika Uluslararası<br />

Gayrmenkul Ödülü sahibi One<br />

Square Airport Alışveriş Merkezi, Kotoka<br />

Uluslararası Havaalanı’na birkaç dakika<br />

uzaklıkta bulunuyor.<br />

ISIDEM Yalıtım’ın Eskişehir’de bulunan en<br />

ileri üretim teknolojisine sahip tesislerde<br />

ürettiği Coolflex elastomerik kauçuk köpüğü<br />

hem yurtiçinde hem de yurtdışında<br />

birçok konut, konut dışı binalar ve endüstriyel<br />

sanayi tesislerinde tercih ediliyor.<br />

Sektörün en yüksek su buharı<br />

difüzyon direnç katsayısı ISIDEM<br />

Coolflex’te<br />

Coolflex ürünü Yüksek Su Buharı Difüzyon<br />

Direnci Katsayısı ile korozyon riskini minimuma<br />

indirmek adına μ ≥ 10.000 değeri<br />

ile üretiliyor. Bu değer şu ana kadar TSE<br />

tarafından tescillenmiş ürünler arasında<br />

sektörün en yüksek su buharı difüzyon<br />

direnç katsayısı olma özelliği taşıyor. Kapalı<br />

gözenekli ve homojen dağılımlı hücre<br />

yapısı sayesinde uygulandığı tesisatlarda<br />

maksimum termal performans ve yoğuşma<br />

kontrolü sağlayan Coolflex ürünleri,<br />

TS EN 13501-1 yangın yönetmeliğine göre<br />

levhalarda B,s3-d0, borularda BL,s2-d0<br />

yangın performansıyla uluslararası standartlara<br />

uygunluğuyla öne çıkıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 37


Çözüm Ortağı<br />

YENİ ELEVETOR ®<br />

Nitelikli dolgu için kör kalıp sistemi<br />

H: 15-250 cm<br />

YENİ ELEVETOR ile 15’den 250 cm’ye<br />

kadar değişen yüksekliklerde her türlü<br />

nitelikli dolgu yapılabilir. Ürünler tek kullanımlık<br />

‘kör kalıp’ olarak kullanılırlar ve<br />

betona şekil vererek döşemeyi taşıyan<br />

yüzlerce betonarme kemer, kubbe ve<br />

onları destekleyen sütunlar oluştururlar.<br />

Büyük açıklıklarda minimum imalat ile döşemeyi<br />

taşıyan betonarme bir yapı oluşturulur.<br />

Sistem alternatif dolgulara kıyasla<br />

benzersiz nakliye, yatay-dikey taşıma ve<br />

yer tasarrufu sağlar. Örneğin; 50 kamyon<br />

gazbetonluk bir dolgu, 1 kamyon kör<br />

kalıpla yapılabilir. Kolay ve hızlı (20 m 2 /<br />

adam-saat) kurulumu sayesinde inşaat<br />

süresi ciddi oranda kısalır. Döşeme imalatında<br />

kullanılan beton, demir ve diğer tüm<br />

dolgu malzemelerinden tasarruf sağlanır,<br />

tüm yapı hafifler. Kör kalıpların oluşturdukları<br />

boşluklar, havalandırılabilir ve her<br />

türlü mekanik/elektrik tesisat geçişi yapılabilir.<br />

Kesilerek ayarlanabilen PVC sütunlar<br />

sayesinde her türlü kademe ve rampa<br />

yapılabilir. Geri dönüşümlü polipropilen ile<br />

üretilen kör kalıplar projeye LEED puanı da<br />

kazandırırlar.<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Mersin New City,<br />

EVOMAX kazanları tercih etti<br />

Duvar tipi yoğuşmalı kazan ısıtma pazarının Türkiye‘deki aktif oyuncularından biri olan<br />

EVOMAX’ın, tercih edildiği prestijli marka projelere New City de eklendi.<br />

Termo Teknik , Mersin’de Körükçüoğlu İnşaat<br />

tarafından yürütülen New City Projesi’nin<br />

ısıtma ihtiyacının belirlenmesinden,<br />

projelendirilmesine kadar tam destek<br />

verdi. Böylece, bir yandan inşaat için en<br />

uygun ısıtma seçeneği sunulurken, bir<br />

yandan da enerji verimliliğine katkıda bulunuldu.<br />

Termo Teknik, EVOMAX kazanları<br />

tercih eden yetkili satıcıları ve müteahhitlere<br />

geniş teknik destek veriyor.<br />

2 blokta 86 daire ısıtması<br />

New City konutlarında, 2 blok içinde bulunan<br />

300 m2 genişliğinde 86 adet dairenin<br />

ısıtılması kazan dairesinden sağlanıyor.<br />

Projede, binanın ısıtılmasında<br />

alüminyum radyatör kullanılırken, ısıtma<br />

için gerekli olan sıcak su her blok için<br />

1500 litrelik 2 adet sıcak su boylerleri<br />

ile tedarik ediliyor.<br />

Yüksek kapasite kazan seçimi ile<br />

alan tasarrufu<br />

Kazan dairesindeki minimum alan kullanım<br />

gerekliliği nedeniyle EVOMAX 160 kW<br />

yüksek kapasiteli kazanlar tercih edildi,<br />

böylelikle kullanılan kazan adedi azaltılarak,<br />

kazan dairesi alanından en verimli<br />

şekilde yararlanıldı.<br />

İki bloğun mahal ısıtmasının 4 adet EVO-<br />

MAX 160 kW kazan ile sağlandığı New<br />

City’de binanın ısıtma ve sıcak su ihtiyacını<br />

yönetmek amacıyla kaskad kontrol<br />

paneli uygulaması yapıldı, böylece kontrol<br />

panelinin 4 adet kazanı anlık ihtiyaca göre<br />

kontrol etmesi sağlandı.<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Tarihi renovasyonun tercihi Bostik oldu<br />

Yaklaşık beş yüz yılık bir öğrenim geçmişine sahip olan ülkemizin en köklü eğitim<br />

kurumlarından Galatasaray Üniversitesi’nin renovasyon çalışmaları devam ediyor.<br />

Yeni eğitim dönemine yetiştirilmesi planlanan çalışmalar kapsamında üniversitenin<br />

tarihi dokusunu ve zaman darlığını göz önüne alan yetkililer, birinci derece kültür varlığı<br />

statüsündeki binanın onarımında Bostik ile iş birliğine gitti.<br />

Yaklaşık beş yıl önce yaşanan talihsiz yangın,<br />

İstanbul’un Ortaköy semtinde yer alan Galatasaray<br />

Üniversitesi’nin tarihi dokusuna büyük<br />

zarar verdi. Feriye Sarayları olarak da bilinen<br />

ve Çırağan Sarayı’nın müştemilatı olan binayı<br />

kullanılamaz hale getiren yangın sonrası onarım<br />

çalışmaları hız kazandı. Kampüs alanında,<br />

içerde / dışarda, açık hava gezi mekânlarında,<br />

zemin ve duvar için özel tasarlanmış kaplama<br />

malzemelerinin yapıştırılmasında tercih edilen<br />

marka Bostik Cerabest Gold oldu.<br />

Bostik’ten yapılan açıklamada, kullanacak<br />

ürünün Galatasaray Üniversitesi’nin tarihi dokusuyla<br />

uyumunun ve bu kültür mirasını geleceğe<br />

taşıyabilecek dayanım ve performansa<br />

sahip olmasının öncelikli tercih sebebi olduğu<br />

söylendi. Kısıtlı zaman diliminde gerçekleşmesi<br />

gereken renovasyon işlerinde kullanılacak<br />

malzemenin hızlı uygulanabilir olmasının da<br />

çok önem taşıdığının belirtildiği açıklamada<br />

şöyle denildi: “Kampüsün denize sıfır konumu<br />

sebebiyle yapıştırmada kullanılacak malzemenin<br />

neme ve suya dayanıklılığı da diğer bir olmazsa<br />

olmaz kriter idi. Tüm bu özellikleri bünyesinde<br />

barındıran Bostik Cerabest Gold, tarihi<br />

yapı için seçilen ürün oldu. Uygulayıcı Bostik<br />

bayisi Fıçıcılar İnşaat ve <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong>leri Ltd.<br />

Şti’nin yalıtım ve yapı kimyasalları alanındaki<br />

uzmanlığı da bu özel projede Bostik olarak yer<br />

almamızda önemli bir etken oldu.”<br />

Bostik Cerabest Gold’un teknik<br />

özellikleri<br />

TS EN 12004’e göre üretilen, seramik, çini,<br />

fayans vs. kaplama malzemelerini zemine<br />

veya duvara yapıştırmak için kullanılan, suya<br />

ve neme dayanıklı, uzun çalışma süresine sahip,<br />

düşeyde kayma yapmayan, esnek, çimento<br />

esaslı bir yapıştırma harcıdır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 41


Sektörel<br />

İş kıyafetlerinde<br />

öncelik iş sağlığı ve güvenliği<br />

Oğuzhan Dadaş / Form Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi<br />

İş kıyafetlerinin iş sağlığı ve güvenliği gibi ihtiyaçlara cevap<br />

verecek nitelikte üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Form<br />

Kurumsal İş Elbiseleri Sahibi Oğuzhan Dadaş, “İş kıyafetleri<br />

sadece kumaştan ibaret olmamalı aynı zamanda çalışanın<br />

güvenliğini de sağlamalı” diyerek Türkiye’nin hala daha bu<br />

konuda eksik olduğuna değindi.<br />

Dünyada ve Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği<br />

konusuna gün geçtikçe daha da<br />

önem verilmeye başlandı. Bununla birlikte<br />

özellikle çalışanların iş kazalarının<br />

sıfıra indirilmesi için yapılan önlemler ve<br />

çalışmalar artık iş kıyafetlerine de yansıdı.<br />

Gerek gelişen teknolojiye gerekse konuya<br />

verilen hassasiyetler doğrultusunda<br />

üretimler gerçekleştirdiklerini dile getiren<br />

Oğuzhan Dadaş, iş sağlığı ve güvenliği konusunda<br />

Avrupa ile aynı düzeye gelmeye<br />

çalıştıklarını söyleyerek çalışanların gün<br />

boyu üzerinde bulundurdukları kıyafetlerin<br />

de bu şartlara uygun olması gerektiğine<br />

vurgu yaptı.<br />

“İŞ GÜVENLİĞİ KONUSUNDAKİ<br />

DENETİMLER AZ”<br />

Türkiye’deki iş güvenliğinin özellikle maden<br />

kazalarından sonra daha da arttırıldığını<br />

vurgulayan Dadaş, “tabi son zamanlarda<br />

iş güvenliği artık daha çok ön plana<br />

çıkmaya başladı. Bu konuda özellikle inşaat<br />

sektörü çok sıkı bir denetimde. Fakat<br />

yine de bu denetimler hala daha az. Büyük<br />

kurumsal inşaat firmaları korunma amaçlı<br />

bu kurallara ve tedbirlere uyuyor yalnız küçük<br />

kapsamlı inşaatlarda daha bu durum<br />

gelişmedi. Baret ve çelik burunlu ve korumalı<br />

ayakkabılar kullanılmıyor. Bunların<br />

kullanılması da her inşaatta şart” diyerek<br />

konunun önemine vurgu yaptı. İş elbiselerinin<br />

kişisel koruyucu donanım ürünleri<br />

özelliğinin alması ile birlikte el, ayak, göz<br />

ve kulak gibi birçok organın korunması gerektiğinin<br />

artık şart olduğunu dile getiren<br />

Dadaş, “Mesela dışarıda çalışan işçiler<br />

için reflektif kıyafetler, kaynak ve demir<br />

saç yapanlar için yanmaz özelliği olan kumaşlardan<br />

elde edilen kıyafetler, medikal<br />

ve gıda sektörü içerisinde lekeleri kolay çıkaran<br />

ve çok ütü istemeyen kumaşlar gibi<br />

kendi içerisinde fazlaca önemli detaylar<br />

var. Bunun yanı sıra sadece kumaşların<br />

özellikleri değil sahip olduğu yapı ile birlikte<br />

çalışanın sağlığı da artık korunuyor”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

“İŞ KIYAFETLERİNİ GİYİMDEN<br />

ÇIKARIP KORUMA VE TEKNİK<br />

ÖZELLİKLERİNE ÖNEM VERİYORUZ”<br />

Gelişen ve yenilenen teknolojilerin de zamanla<br />

iş kıyafetlerine yansıdığına değinen<br />

ve bu konudaki gelişmeleri yakından takip<br />

ettiklerini de söyleyen Dadaş, “Mesela<br />

daha önce dış mekan montları sadece<br />

dikilirdi ama biz artık kendi bünyemizde<br />

kaynak bant makinesi kullanarak dikişleri<br />

alttan izole ediyor ve su geçirmez hale getiriyoruz.<br />

Aynı şekilde çeşitli yöntemlerle<br />

çabuk alev almayan ve yanmama özelliğini<br />

taşıyan kumaşlardan da faydalanıyoruz.<br />

İş elbiselerini biz giyimden çıkarıp daha<br />

koruyucu daha teknik özellikler kapsayan<br />

farklı kıyafetler olarak meydana çıkardık.<br />

Yaptığımız işleri Avrupa’yı takip ederek<br />

yapıyoruz. Bu şekilde de aynı kulvarda olmaya<br />

gayret ediyoruz. Bu bağlamda tabi<br />

ihracatımızda söz konusu. Avrupa’ya ve<br />

yurt içi piyasasına üretim yapıyoruz” diye<br />

konuştu. Son olarak da iş elbiselerine<br />

verdikleri önemden dolayı açmış oldukları<br />

mağazan da bahseden Dadaş, “İş giyim<br />

market adı altında 600 metrekare mağazamızda<br />

KKD ve iş elbiselerinin tamamını<br />

kapsayan ilk mağazamızı da açtık. Bu oluşumu<br />

da zincir mağazalar haline getirmeyi<br />

planlıyoruz. Ayrıca işgiyimmarket.com sanal<br />

alışveriş sitemizi de önümüzdeki günlerde<br />

aktif hale getirip müşterilimize daha<br />

da kolaylık sağlayacağız ” diyerek sözlerini<br />

tamamladı.<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Daikin ‘en küçük kombi’ ile<br />

Isıtmada da liderliğe yürüyor<br />

Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su<br />

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin, ısıtma<br />

alanındaki iddiasını artırırken, Daikin Türkiye CEO’su Hasan<br />

Önder, “Soğutmada olduğu gibi ısıtmada da dünyanın 1<br />

numarası olmaya odaklandık” dedi. Bu alandaki ilk adımı ‘en<br />

küçük kombi’ ile yaptıklarını belirten Önder, “Büyümeye ve<br />

ülkemize değer katmayı sürdüreceğiz. 2020 yılına kadar %65<br />

büyürken, yatırımlarımıza da devam edeceğiz” diye konuştu.<br />

Isıtma, soğutma, havalandırma ve florokimyasal<br />

ürünleri ile iklimlendirme sektörünün<br />

öncü ve yenilikçi şirketi Daikin, yeni<br />

döneme ilişkin faaliyetlerini ve hedeflerini<br />

açıkladı. ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’ sloganı<br />

ile bu alanda yeni bir hamle yapan<br />

Daikin, pazardaki iddiasını artırıp, hedeflerini<br />

yükseltti. Daikin, bu hedefler doğrultusunda<br />

soğutmada olduğu gibi ısıtmada da<br />

liderliğe odaklandı.<br />

14 Eylül akşamı Çırağan Palace’da düzenlenen<br />

basın lansmanında halen devam<br />

eden çalışmalar ve yeni hedefler konusunda<br />

bilgi veren Daikin Türkiye CEO’su<br />

Hasan Önder, hedeflerin üzerinde büyüme<br />

kaydettikleri ilk 5 yılın ardından, ikinci 5<br />

yıla çok daha iddialı başladıklarını açıkladı.<br />

Daikin’in kurulduğu 1924 yılından<br />

bu yana öncü ve mucit bir marka olarak<br />

iklimlendirme sektöründe uzmanlaştığını,<br />

bugün 20 milyar doları bulan cirosu ve 60<br />

bin çalışanı ile sektörüne liderlik ettiğini<br />

hatırlatan Önder, şu bilgileri verdi: “Daikin<br />

Türkiye olarak biz de bu yapıya kısa sürede<br />

entegre olduk ve ilk dönemimizde ciromuzu<br />

202 milyon liradan 1 milyar liraya,<br />

çalışan sayımızı 424 kişiden 1.075 kişiye,<br />

ihracatımızı 10 milyon dolar seviyesinden<br />

100 milyon dolara çıkararak rekor bir büyümeye<br />

imza attık. Nisan <strong>2017</strong> itibariyle<br />

başlayan ikinci 5 yılımıza ise Daikin Global’ın<br />

Fusion20 hedefleri doğrultusunda,<br />

üretim tesislerimizden satış kanallarımıza<br />

kadar pek çok yeni ve inovatif çalışmayı<br />

devreye soktuk. Bugüne kadar olduğu gibi<br />

önümüzdeki süreçte de hızlı büyümemizi<br />

sürdürerek 2020 yılında hedeflerimizi;<br />

ciroda 1.644 milyon TL.’ye, istihdamda<br />

1.500 kişiye, ihracatta ise 200 milyon dolara<br />

ulaşmak olarak belirledik.”<br />

Sakarya’daki Ar-Ge Ekibi Bir İlke<br />

İmza Attı<br />

“Bundan sonra çok daha büyük adımlar<br />

atacağız” diyen Önder, bu adımlardan ilkinin<br />

ısıtmada atıldığını açıklayarak şunları<br />

söyledi: “Daikin 2011 yılında Türkiye’de<br />

Airfel’i alarak doğrudan yatırımcı olurken,<br />

çok güçlü bir ısıtma know how’unu da bünyesine<br />

kattı. Bu güçlü yapı Daikin’in dünya<br />

ısıtma pazarındaki gücünü artırırken Daikin<br />

Türkiye olarak biz de, sahip olduğumuz<br />

bilgi ve deneyimi kullanabileceğimiz, markamıza<br />

değer katacak çalışmaları başlattık.<br />

Daikin dünyada Ar-Ge’si çok güçlü bir<br />

kuruluş. Bu nedenle dünyanın en büyük<br />

fizik laboratuvarı olan CERN’de bile Daikin<br />

tercih ediliyor. Böyle bir yapı içerisinde<br />

Daikin Türkiye olarak, biz de Ar-Ge ve<br />

inovasyon konusundaki çalışmalarımıza<br />

hız verdik, merkezimizi kurduk. Ekibimiz<br />

bugüne kadar pek çok iyileştirme çalışması<br />

yaptı ve sonunda hem Daikin hem de<br />

sektör tarihinde bir ilke imza attı. Daikin<br />

gibi inovasyon ve teknolojisi ile tanınan bir<br />

markaya yakışacak bir kombi geliştirdik.<br />

İşte bu nedenle ‘Isıtmayı yeniden tasarladık’<br />

diyebiliyoruz. Daikin’in ısıtmadaki<br />

Ar-Ge üssü Türkiye olacak. Bu hamlemizle<br />

sektörümüze yepyeni bir ivme kazandırmayı<br />

ve yeni yatırımlar çekmeyi planlıyoruz.”<br />

Daikin’in İlk, Sektörünün En Küçük<br />

Kombisi<br />

Daikin Avrupa Tasarım Merkezi EDC ve<br />

Türkiye’deki Ar-Ge mühendislerinin 3 yıllık<br />

çalışması sonucunda ortaya çıkan ve<br />

eni 40 cm., boyu 59 cm., derinliği 25,5<br />

cm. ağırlığı ise 27 kg. olan Daikin Premix<br />

Kombi’nin, segmentinin “en küçük hacimli<br />

yoğuşmalı” kombisi olmasının yanı sıra<br />

Daikin için de bir milat olduğuna dikkat<br />

çeken Önder, “Bu kombi ile ilk kez doğalgaz<br />

ile çalışan bir cihaz Daikin markası<br />

ile piyasaya çıktı” dedi. Önder, 7 milyon<br />

liralık yatırımla ortaya çıkan kombi serisinin<br />

genişletileceğini ve bunun için 2020<br />

yılına kadar ısıtma grubuna 5 milyon liralık<br />

yatırım daha yapılacağını açıklarken,<br />

“Yeni 5 yıllık projeksiyonumuzu yaparken;<br />

ısıtmada da dünyanın 1 numarası olmaya<br />

odaklandık. Daikin’in geçen yılki 1 milyar<br />

liralık cirosunun 200 milyonu ısıtma<br />

ürünlerinden oluşuyordu. Bu yüzde 20’lik<br />

oranın 2020 yılına kadar yüzde 30’a çıkmasını<br />

öngörüyoruz” diye konuştu. <strong>2017</strong><br />

yılına yüzde 20 büyüme hedefi ile başlayan<br />

Daikin Türkiye‘nin ilk 8 ayda bu hedefi<br />

geçerek yüzde 25 büyümeyi yakaladığına<br />

dikkat çeken Önder, “Bu büyümenin yüzde<br />

5‘lik farkı da henüz sezon başlamamasına<br />

rağmen ısıtma ürünlerinden geldi. Soğutmada<br />

olduğu gibi ısıtmada da çok iddialıyız.<br />

Hedefimiz üç yıl içinde liderliği almak.<br />

Daikin’in soğutma konforunu ısıtmaya da<br />

yayacağız” dedi.<br />

44<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Daikin Premix Kombi, ‘en küçük hacimli’<br />

kombi olmanın yanı sıra birçok üstün özelliği<br />

barındırıyor. Bunların bazıları şöyle:<br />

• Geleceğin teknolojisi ile üretilen, dünyanın<br />

en az yer kaplayan, daha ilk bakışta<br />

diğerlerinden ayrılan küçük ve şık tasarımı<br />

ile Daikin Kombi, yaşam alanlarında çok<br />

şık montaj şekillerine imkan sağlıyor.<br />

• Tam yoğuşma teknolojisine sahip Daikin<br />

Kombi’yi özel kılan yönlerinden biri<br />

de, yine sektörde bir ilk olan özel tasarım<br />

eşanjörü. Bu küçük tasarımının başarılmasındaki<br />

ana etken; patenti Daikin’e ait<br />

olan bu özel eşanjörde gizli. Bu sayede<br />

hem kombide çok uzun bir ömür hem de<br />

çok yüksek bir ısı transferi imkanı elde<br />

edilebiliyor.<br />

• Ayrıca bu sayede %109’a varan oranlarda<br />

verimlilik değerleriyle çalışan Daikin<br />

Kombi, enerji verimli frekans kontrol<br />

özelliğine sahip pompası ile de standart<br />

kombilere göre daha az elektrik tüketiyor.<br />

• Devir kontrollü fan teknolojisi ve taze<br />

hava emiş hattında kullanılan özel susturucu<br />

ile Daikin Kombi’nin çalıştığını<br />

duymanız da oldukça zor. Çünkü Daikin<br />

Kombi sadece 39 desibel ile çok sessiz<br />

çalışıyor.<br />

• Daikin Premix Kombi aynı zamanda dünyanın<br />

150 ülkesinde, 90 üretim tesisi ile<br />

faaliyet gösteren Daikin’in doğalgaz ile<br />

çalışan ilk ısıtma cihazı özelliğini taşıyor.<br />

Vrv Ürünlerin Üretimi De Gündemde<br />

“Yeni kombimizin boyutu ile ısıtmayı yeniden<br />

tasarlarken, ihracat gücümüze de yeni<br />

bir değer kattık” diyen Önder, “Sakarya’da<br />

ürettiğimiz bu kombimizi Türkiye ile aynı<br />

anda Avrupa’da da satışa sunduk. Kombimiz<br />

şu anda Almanya, İtalya ve İngiltere pazarlarında<br />

satılmaya başladı. Diğer Avrupa<br />

ülkelerinde de 2018 yılı içerisinde satılmaya<br />

başlayacak. Dediğim gibi Daikin Kombi<br />

bir ilk, bunun devamı gelecek” şeklinde<br />

konuştu. Daikin’in Türkiye’ye yatırımlarının<br />

ısıtma grubu ile sınırlı kalmayacağını da<br />

vurgulayan Önder, sözlerini şöyle tamamladı:<br />

“2018-2019 yıllarında Avrupa’daki<br />

üretimin bir kısmını Türkiye’deki üretim<br />

tesislerine kaydırmayı planlıyoruz. Bunun<br />

için de VRV dediğimiz merkezi sistemler<br />

ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi için harekete<br />

geçtik. Daikin, Türkiye’ye doğrudan<br />

yatırımcı olarak gelirken 260 milyon dolarlık<br />

bir satın alma yaparak Airfel’i bünyesine<br />

katmıştı. 2012 yılından bu yana da 100<br />

milyon TL’lik yatırımlar yaptık. 2020 planlarımız<br />

doğrultusunda 50 milyon dolarlık<br />

yatırım yapmayı planlıyoruz.”<br />

Türkiye Bölge Merkezi Olmaya<br />

Devam Edecek<br />

Daikin Europe Heating General Manager<br />

Patrick Crombez de, “Daikin Kombi bizim<br />

için bir ilk olmanın yanı sıra Daikin’in ısıtmadaki<br />

iddiasının da somut bir göstergesi”<br />

derken, şu konuşmayı yaptı: “Bölgenin<br />

üretim ve lojistik üssü olarak Daikin Türkiye,<br />

pazarda olduğu kadar Daikin Grubu<br />

içinde de başarılı bir büyüme kaydediyor.<br />

6 yıl gibi kısa bir sürede pazar lideri olmayı<br />

başaran Daikin Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeyi;<br />

satış, pazarlama, servis alanlarındaki<br />

inovatif uygulamalarını yakından takip<br />

ediyor ve takdir ediyoruz. Daikin Kombi de<br />

tüm bu çalışmaların meyvesi. Türkiye’de<br />

büyümeye, Daikin Türkiye’yi bölgenin merkezi<br />

olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.<br />

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de<br />

de iklimlendirme sektörüne öncülük etme<br />

hedefimiz doğrultusunda planladığımız tüm<br />

yatırımlarımıza aynı hızla devam edeceğiz.”<br />

Nisan 2018’İ Beklemedik,<br />

Öncülüğümüzü Gösterdik<br />

Daikin Türkiye Isıtma Departman Müdürü<br />

Umut Ertür ise, sıradışı bir ürünle ısıtmayı<br />

yeniden tasarlayan Daikin’in, bu kombi<br />

ile bir dizi yeniliğe öncülük ettiğine dikkat<br />

çekti. Nisan 2018’de Türkiye’de yeni bir<br />

dönem başlayacağını, konvansiyonel kombi<br />

satışının sona ererek yoğuşmalı kombi<br />

satışının zorunlu olacağına işaret eden<br />

Ertür, “Daikin Türkiye olarak yine yasal<br />

zorunlulukları beklemeden sektörümüze<br />

öncülük ettik, hali hazırda yüzde 64’ü yoğuşmasız<br />

cihazlardan oluşan kombi pazarında<br />

dinozor kombileri tarihe gömecek<br />

bir cihaz geliştirdik” dedi. Türkiye’de halen<br />

ekonomik kullanım ömrünü tamamlamış 6<br />

milyon kombi bulunduğu bilgisini paylaşan<br />

Ertür, “Türkiye’de 13 milyon doğalgaz abonesi<br />

var. Yeni nesil kombi ile birçok eve ilk<br />

kez yoğuşmalı kombi girmesini sağlayacağız,<br />

aynı zamanda yenileme pazarından da<br />

önemli bir pay alacağız. Çok sayıda kombi<br />

kullanıcısı bu sayede eski kombisi ile vedalaşacak”<br />

dedi. Avrupa ülkeleri ile birlikte<br />

Türkiye’de de satışa sunulan Daikin Premix<br />

Yoğuşmalı Kombi, koşulsuz 6 yıl garanti<br />

sunuyor. Sektörde ilk defa koşulsuz garanti<br />

veren ısıtma markası olan Daikin, ürününe<br />

ne kadar güvendiğini de gösteriyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 45


Proje<br />

AcarVadi dairelerinde villa konforu<br />

İstanbul’un yeşili ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz, Acarlar Şirketler Topluluğu’nun yeni projesi<br />

AcarVadi Evleri’ne ev sahipliği yapıyor. Villa ferahlığında oldukça geniş ve konforlu yaşam<br />

alanları sunan sınırlı sayıdaki daireler, şehrin merkezinde ayrıcalıklı hayatın kapılarını açıyor.<br />

Acarlar Şirketler Topluluğu; İstanbul’un yeşili<br />

ve oksijeni en bol ilçesi Beykoz’da bir<br />

projeye daha imza attı. Şehrin merkezine<br />

yakın, kalabalığına uzak Acarkent’in içinde<br />

konumlandırılan AcarVadi Evleri, daire<br />

sahibi olmak isteyen herkese villa ferahlığında,<br />

birbirinden geniş daireler ve zengin<br />

sosyal alanlardan oluşan bir yaşam alanı<br />

sunuyor.<br />

Ankastre ürünlerden çamaşır odasına,<br />

klimadan giyinme odasına kadar sakinler<br />

için her detayın düşünüldüğü AcarVadi Evleri,<br />

anahtar teslim seçeneğiyle yatırımcılarını<br />

bekliyor.<br />

Detaylarda saklı, ayrıcalıklı bir hayat<br />

3 blokta toplam 48 daireden oluşan Acar-<br />

Vadi Evleri’nde 266 metrekarelik 3+1 ve<br />

300 ile 350 metrekarelik 4+1 daire seçenekleri<br />

bulunuyor. En yüksek kalitedeki<br />

ankastre ürünleri, yerden ısıtma sistemleri,<br />

çamaşır ve giyinme odaları, tüm odalarında<br />

bulunan klimaları, gizli panjurları<br />

ve daha birçok detayı ile yüksek konfor<br />

sunan proje, daire sakinlerinin kendini ayrıcalıklı<br />

bir hayatın içinde bulmasını sağlıyor.<br />

Sakinlerine 5.000 metrekarelik ticari<br />

alanında çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler<br />

sunan AcarVadi Evleri, 350 kişilik tiyatro<br />

salonuna da sahip. Proje, açık ve kapalı<br />

otoparklarının yanı sıra her daireye tahsis<br />

edilen depo alanları ile de fazlalıklara kolayca<br />

yer bulunmasını sağlıyor.<br />

AcarVadi sakinleri Uğur Park’ta hem<br />

sağlık hem huzur bulacak<br />

AcarVadi sakinlerinin rahat bir nefes alıp<br />

huzur bulacakları Uğur Park ise geniş bitki<br />

örtüsü ve klasik müzik yayını ile alanında<br />

bir çok ilki barındırıyor. Açık havada son<br />

teknoloji zemin üzerinde spor yaparken<br />

düzenlenen çeşitli etkinliklere katılarak<br />

keyifli zaman geçirebilirsiniz.<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Selena’nın<br />

yapı sektörüne katkıları devam ediyor<br />

Modern teknolojilerin yanı sıra kullanıcı ve çevre dostu ürünlerle küresel rekabet gücünü<br />

artıran Selena Türkiye, yapı sektörünün yaşadığı güçlüklere karşı akıllı çözümler üretiyor.<br />

Dünya genelindeki 30 şirketi, 17 üretim<br />

tesisi ve bin 800 personeliyle 70’ten fazla<br />

ülkeye satış yapan ve daha iyi binalar<br />

yapılmasına katkı sunmak üzere çalışan<br />

Selena Grup, 25. kuruluş yıl dönümünü<br />

bir dizi etkinlikle kutluyor. Bu çerçevede<br />

İstanbul’da da 24 Ağustos’ta bir basın<br />

toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Selena<br />

Grup Satış ve Pazarlamadan Sorumlu<br />

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin<br />

Macewicz ve Gelişim Direktörü Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Agata Gładysz’in yanı sıra<br />

Pazarlama Direktörü Michal Specjalski ve<br />

Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar<br />

katıldı. Toplantıda grubun geçmişi<br />

ve stratejisi ile Selena Ar-Ge merkezlerinin<br />

geliştirdiği ve dünya genelindeki pek çok<br />

pazarda satışa sunduğu inovatif ürünlere<br />

değinildi.<br />

Selena Türkiye Genel Müdürü İrfan Çetindamar<br />

toplantıda Selena’nın 2008 yılında<br />

Polyfoam’u satın alarak Türkiye pazarına<br />

girdiğini ve kısa bir süre içinde yüzde<br />

16’lık bir pazar payı elde ettiğini belirtti.<br />

Çetindamar, “Türkiye, inovasyon ve gelişmiş<br />

çözümler isteyen genç ve açık fikirli<br />

bir nüfusa sahip. Bu faktör, inovasyon konusunda<br />

dünya lideri olan Selena’nın Tür-<br />

48<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

kiye’deki başarısının temelini oluşturuyor.<br />

Selena, uzun ömürlü ve enerji verimliliğine<br />

sahip binaların geliştirilmesine yardımcı<br />

olmayı; yenilikçi ürünleri sayesinde binaların<br />

sağlam, ses, ısı ve su yalıtımına sahip<br />

ve yangına karşı daha dirençli olmasını<br />

hedefliyor” dedi.<br />

Çetindamar sözlerine şöyle devam etti:<br />

Türkiye, stratejik konumu nedeniyle Selena<br />

Grup için muazzam potansiyele sahip<br />

bir ülke. Grup, hem Türkiye’deki hem de<br />

Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetlerdeki<br />

faaliyetlerini Türkiye’den yürütüyor.<br />

Ayrıca Türkiye’deki inşaat sektörü<br />

her yıl önceki yıla kıyasla iki kat büyüyor.<br />

Bu büyümenin kaynağını devlet tarafından<br />

desteklenen ‘kentsel dönüşüm’ oluşturuyor.<br />

Bu durum, söz konusu gelişimin uzun<br />

yıllar boyunca devam edeceğini gösteriyor<br />

ve Selena’nın yerel pazarlarda büyümesini<br />

sağlıyor.”<br />

İrfan Çetindamar / Selena Türkiye Genel Müdürü<br />

Türkiye Selena’nın büyüme<br />

stratejisinde kilit rol oynuyor<br />

Polonya’daki genel merkezde görev yapan<br />

yönetim kurulu üyeleri ise toplantıda, yerel<br />

ekiplerin Selena Grup’un başarısındaki<br />

mutlak önemine değindi.<br />

Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim<br />

Kurulu Başkan Yardımcısı Marcin Macewicz<br />

ise şu ifadeleri kullandı: “Şirkete<br />

olan bağlılıklarını, bilgilerini ve uzmanlıklarını<br />

her gün ortaya koyan tüm şirket çalışanlarımız,<br />

müşterilerimizle ve iş ortaklarımızla<br />

yakın şekilde çalışıyor. Türkiye’deki<br />

çalışanlar da dahil olmak üzere bu yerel<br />

“kahramanlar” Selena Grup’un küresel<br />

başarısında mutlak bir role sahip. Sürekli<br />

artan bir potansiyele sahip Türkiye’de<br />

deprem riskiyle ilgili yenileme projelerini<br />

destekleyen devlet programları uygulanmakta<br />

ve eski ve yeni binalar için termal<br />

yalıtım yatırımları zorunlu tutulmaktadır.<br />

Bütün bu etkenler nedeniyle Türkiye, grubumuzun<br />

kalkınma stratejisinde kilit bir<br />

konuma sahip. Bolu’da yer alan fabrikanın<br />

2015 yılında gerçekleşen çalışmalarla<br />

5 bin metrekareden 10 bin metrekareye<br />

çıkarılması da bu stratejik önemin bir göstergesi.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 49


İstanbul’a yeni bir yaka geliyor…<br />

“KUZEY YAKASI”<br />

Emlak Konut GYO, İstanbul Başakşehir’de yepyeni bir yaşam alanı kuruyor. İstanbul,<br />

364 bin metrekare alan üzerinde kurulacak şehir parkına kavuşuyor.<br />

İstanbul’un yeni yakası “Kuzey Yakası”,<br />

milyonlarca İstanbullunun hayatına değer<br />

katmak için Emlak Konut güvencesiyle<br />

Başakşehir’de hayat buluyor. Dünya standartlarındaki<br />

konut projeleri, metro hattı,<br />

entegre ulaşım ağları, sosyal ve kültürel<br />

alanlar, alışveriş merkezleri, okullar ve<br />

spor alanlarına komşu bir alanda; ofisleri,<br />

ticari alanları, oteli, hayvanat bahçesi ve<br />

dünya metropollerinde görmeye alıştığımız<br />

şehir parkıyla Kuzey Yakası Başakşehir’de<br />

yepyeni bir yaşam başlatıyor.<br />

Yatay ofis konseptini sunan Kuzey Yakası<br />

parklar içerisinde huzurlu ve aktif bir iş yaşamı<br />

müjdeliyor. İstanbul’a yakışan yemyeşil<br />

bir alan üzerinde geliştirilen Kuzey<br />

Yakası’ndaki akıllı ofisler uygun ödeme<br />

koşullarıyla satışa sunuluyor.<br />

“İstanbul’a yeni bir yaka kazandırıp<br />

iş ve sosyal yaşama yeni bir soluk<br />

getiriyoruz…”<br />

Başakşehir’de hayata geçirilen “Kuzey<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Yakası” ile ilgili açıklamalarda bulunan<br />

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat<br />

Kurum: “Türkiye’nin en büyük gayrimenkul<br />

yatırım ortaklığı Emlak Konut olarak kent<br />

yaşamına değer katan, halkımıza daha yaşanabilir<br />

alanlar oluşturabilme vizyonuyla<br />

sektöre yön veren projelere imza atmaya<br />

çalışıyoruz. Bu bağlamda 1995 yılında<br />

pilot bölge olarak çalışmalara başlanan<br />

ve 2003 yılından sonra süratle atılımların<br />

hızlandığı örnek bir şehircilik anlayışı<br />

ile planlı ve altyapılı olarak gelişmeye devam<br />

eden Başakşehir bölgesinde, Emlak<br />

Konut olarak yaklaşık 13.000 bağımsız<br />

bölüm, ulaşım, altyapı ve gerekli sosyal<br />

donatıların inşasını gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye<br />

devam ediyoruz. Başakşehir<br />

konum itibariyle 3. Havalimanı, Kuzey<br />

Marmara Otoyolu, Entegre Sağlık Kampüsü,<br />

Stadyumlar, Resmi Kurum Binaları ve<br />

Üniversite gibi devletimizin büyük ölçekli<br />

yatırım projeleri ile her geçen gün değerine<br />

değer katan bir bölge olma özelliğini<br />

hiçbir zaman kaybetmeyecek potansiyeliyle<br />

ön plana çıkıyor.<br />

Halen merkez olarak planladığımız alanda<br />

5000 kişilik cami ile birlikte aynı zamanda<br />

Halkalı-3.Havalimanı metrosu, Başakşehir-Kayaşehir<br />

metrosu, Başakşehir-Olimpiyat<br />

Tramvay duraklarını ve otoparkları<br />

barındıran 25.000 m² alanlı meydan projemizin<br />

yapımı devam etmektedir.<br />

Bu doğrultuda şimdi de Başakşehir’de İstanbul’un<br />

iş ve sosyal yaşamına yeni bir<br />

soluk getiriyoruz. Bölge ile uyum sağlayacak,<br />

doğa ile iç içe az katlı ofis ve ticari<br />

ünitelerin olduğu proje ile iş yaşamını<br />

Kuzey Yakası’nda yeniden yorumluyoruz.<br />

Kuzey Yakası içerisinde ofisler ve ticari<br />

alanların yanı sıra; otel, spor kompleksi,<br />

konser salonu, sosyal tesisler, çocuk<br />

alanları ve hayvanat bahçesi gibi faaliyet<br />

alanlarının dışında bir de dünya metro-<br />

Murat Kurum / Emlak Konut GYO Genel Müdürü<br />

pollerinde görmeye alıştığımız devasa bir<br />

şehir parkı yer alıyor. Günün stresi ve yoğunluğundan<br />

sıyrılabileceğiniz, ailenizle<br />

vakit geçirebileceğiniz, üretkenliğin ve yaratıcılığın<br />

beslenebileceği bir ortam sunan<br />

Kuzey Yakası’nda, çocukların ve gençlerin<br />

hayallerine de büyüklerin hedeflerine de<br />

yer var. Tüm bu imkanları bir arada bulunduran<br />

Kuzey Yakası ile hem Başakşehir’e<br />

hem de İstanbul’a yeni değerler kazandıracağız.”<br />

dedi.<br />

Kuzey Yakası farklı pek çok<br />

konsepti bir arada sunuyor<br />

Kuzey Yakası bulunduğu konum itibariyle<br />

ve Tem, E-5, 3.köprü gibi bağlantı yollarına<br />

olan yakınlığı ile dikkat çekerken, İstanbul’un<br />

yeni yaşam merkezi Başakşehir’de<br />

doğal yaşamla iş dünyasını bir arada deneyimlemenize<br />

olanak veriyor. Mimarisi<br />

ve açık alan düzenlemeleriyle farkını ilk<br />

bakışta ortaya koyan Kuzey Yakası, karma<br />

kullanım çok fonksiyonlu programıyla<br />

farklı beklentilere cevap veriyor. Hayvanat<br />

bahçesinden, ofislere, kongre merkezinden<br />

otele, benzeri dünya metropollerinde<br />

olan şehir parkına kadar birçok farklı konsepti<br />

bünyesinde barındırıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 51


TAV’ın da tercihi: “Yalıtımın İyisi”<br />

Çözüm Ortağı<br />

TAV, işletmesini üstlendiği Tiflis Havalimanı’nın yeni terminal binasının inşasında<br />

Bonus|Wooler Taş Yünü’nü tercih etti. Binanın teras ve kenet çatı gibi kritik<br />

detaylarında yalıtım ihtiyacı Türkiye’de çok sayıda prestijli projede kullanılan<br />

Bonus|Wooler taş yünü ile karşılandı.<br />

metrekare kapalı alan içerisinde pist ve<br />

taksi yollarının rehabilitasyonu ve 5 yeni<br />

uçak park alanının yapımı da bulunuyor.<br />

Temel atma töreni geçtiğimiz yıl Gürcistan<br />

Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili, Gürcistan<br />

Başbakan Yardımcısı Dimitri Kumişvili,<br />

Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi Zeki Levent<br />

Gümrükçü, TAV Havalimanları İcra Kurulu<br />

Başkanı Sani Şener, TAV Georgia Genel<br />

Müdürü Mete Erkal, bürokratlar ve gazetecilerin<br />

katılımı ile gerçekleştirilen Tiflis<br />

Havaalanı’nın yeni terminal binası yapımı<br />

tamamlandı. Yüksek teknoloji ile donatılmış,<br />

25.000 metrekarelik kullanım alanı<br />

ile çağdaş ve işlevsel bir dizayna sahip<br />

olan Tiflis Havalimanı’nın, yeni terminal<br />

binası ile yılda yaklaşık 4 milyon yolcuya<br />

hizmet vermesi hedefleniyor.<br />

TAV, Tiflis Havaalanı yeni terminal bina inşasının<br />

yalıtım ihtiyacı için Bonus|Wooler<br />

taş yününü tercih etti. <strong>Yapı</strong>mı İRDA <strong>Yapı</strong><br />

Sanayi tarafından üstlenilen yeni terminal<br />

binası çatısının yapımında çok sayıda<br />

markanın arasından sıyrılarak TAV Tiflis<br />

Havalimanı’nın tercihi olan Bonus Taş<br />

Yünü ürün gamından, teras ve kenet çatı<br />

detayları için toplamda 30.000 m2’ye yakın<br />

miktarda ürün kullanıldı. Yeni terminal<br />

bina yapım projesinde toplamda 12 bin<br />

Bonus|Wooler Taş Yünü Yurt<br />

Dışındaki Projelerde de Boy<br />

Gösteriyor<br />

Üretimine başlanıldığı günden bu yana yurt<br />

içinde çok sayıda prestijli projenin tercihi<br />

olan Bonus Taş Yünü, son teknoloji ile<br />

donatılmış üretim tesisi sayesinde ürün<br />

kalitesini en üst noktada tutuyor ve yurt dışındaki<br />

projelerin de tercihi oluyor. Bonus<br />

Taş Yünü, ileri üretim teknolojisi sayesinde<br />

sahip olduğu uzun lif yapısıyla bünyesinde<br />

hapsettiği havanın dağılımı ve dış koşullardan<br />

ayrımını daha iyi sağlayarak düşük ısı<br />

iletkenlik değeri ile mükemmel ısı yalıtımı<br />

sunuyor. Gürültüyü ve titreşimi emerek huzurlu<br />

ve sağlıklı alanlar yaratıyor.<br />

1000°C’ın üzerindeki sıcaklıklara dayanıklılığı<br />

ile TS EN 13501-1 standardına göre<br />

A1 sınıfı yanmaz malzeme olarak yapılarda<br />

tam yangın güvenliği sağlayan Bonus Taş<br />

Yünü, konut ve yapıların yanı sıra sanayi<br />

tesisleri, havaalanları, sağlık binaları, okullar<br />

ve kamu binaları gibi birçok değişik segmentte<br />

kullanım alanı buluyor.<br />

Tiflis Havaalanı projesinin teras çatı ve kenet<br />

çatı yapımında toplam 30.000 m2’ye<br />

yakın PREMIUM R150, PLUS 40&50, GOLD<br />

60 ALU olmak üzere Bonus taş yününün üç<br />

seri ürünü kullanıldı. Bonus taş yünü ısı -<br />

ses yalıtımı ve yangın güvenliği konusunda<br />

tüm gereksinimleri karşılayarak ve tüm çatı<br />

tiplerinde uygulanabiliyor. Çeşitli kalınlıklarda<br />

da üretilebildiğinden, gerektiğinde<br />

çift kat olarak da kullanılabilen Bonus Taş<br />

Yünü levhaları, her türde eğimdeki metal<br />

ve ahşap çatılarda kullanıldığı gibi gezilebilen<br />

ve gezilmeyen teras çatılarda ve kenet<br />

çatılarda da kullanılabiliyor.<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

‘Neo Bolluca’ların<br />

5’incisi satışa sunuluyor!<br />

Elektrikli araçları şarj edebileceğiniz güneş panelli otoparklar, ortak aydınlatmayı güneş<br />

enerjisiyle karşılayan siteler, sürdürülebilir mimarinin tüm olanaklarından yararlanan<br />

tasarımlar, Neo Bolluca’da yer alıyor.<br />

Kaliteli ve yenilikçi yaşam alanları oluşturmak<br />

üzere 2000 yılında kurulan Neo <strong>Yapı</strong>,<br />

inşaattan mimariye, statik dizayndan pazarlamaya<br />

kadar çok birimli yapısıyla doğa<br />

içinde huzurlu, sağlıklı ve konforlu yaşam<br />

alanları sunuyor. Neo <strong>Yapı</strong>, bugüne kadar<br />

Kemerburgaz, Göktürk ve Bolluca’da 220<br />

bin metrekareden fazla konut ve işyeri ile<br />

hem yatırımcılarını hem de ev sahiplerini<br />

mutlu eden birçok projeye imza attı. Göktürk<br />

bölgesinde olduğu gibi, Bolluca bölgesinin<br />

de değerini yıllar önce fark eden Neo<br />

<strong>Yapı</strong>, vizyoner yaklaşımı sayesinde hayata<br />

geçirdiği projeleriyle, yatırımcılarına kazandıran<br />

projeler sunmaya devam ediyor.<br />

Neo <strong>Yapı</strong> son 18 ayda Bolluca’da 5.<br />

Projesine başlıyor!<br />

Neo <strong>Yapı</strong>, Kemerburgaz ve Göktürk’teki<br />

başarılı projelerinden sonra 3. Havalimanı<br />

ve Kanal İstanbul projesi ile ses getiren ve<br />

yatırımcıların gözdesi olan Arnavutköy’ün<br />

Bolluca bölgesinde hayata geçirdiği projelere,<br />

her geçen gün yenilerini ekliyor. Bölgedeki<br />

ilk ve en büyük projesi olan, kendi<br />

diktiği ağaçlarla yeşillendirmeye destek<br />

olduğu, 2 bin dönüm orman arazisi ve<br />

600 dönümde 415 müstakil ev ve 8 mahalleden<br />

oluşan Neo Gölpark İstanbul’dan<br />

sonra bölgeyi geliştirmeye devam ediyor.<br />

Neo <strong>Yapı</strong>, satışları 18 ay gibi kısa sürede<br />

tamamlanan Neo Bolluca, Neo Bolluca 2<br />

ve Neo Bolluca 3 Neo Bolluca 4 projelerinden<br />

sonra şimdi de Neo Bolluca 5 ile<br />

yatırımcıların yüzünü güldürmeye devam<br />

ediyor.<br />

Neo Bolluca 5, yeni şehir<br />

Bolluca’da, ormanın yanı başında!<br />

Hem yaşamak hem de yatırım anlamında<br />

yeni nesil bir site olarak öne çıkan<br />

Neo Bolluca 5, otopark alanları ve güvenlikle<br />

çevrili 2 blokta; 64 adet 2+1<br />

ve 3+1 daireden oluşuyor. Sunduğu<br />

imkanlar ve ormanın yanı başında oluşuyla<br />

yatırımcıların gözdesi olacak Neo<br />

Bolluca 5’te, diğer Neo Bolluca projelerinde<br />

olduğu gibi; doğa, şehir ve yaşam<br />

bir arada…<br />

Bu projede sürdürülebilirlik adına yerden<br />

ısıtmalı, pay ölçerli merkezi ısıtma sistemi,<br />

çevre dostu aydınlatma sistemleri, Isı<br />

tasarruflu özel kaplamalar, çatı ve yüzey<br />

izolasyonları, ısı camlı doğramalar, kesintisiz<br />

elektrik için jeneratör, ortak alanlar<br />

giderlerini düşüren solar sistem ve özel<br />

peyzaj alanları gibi birçok ince detay düşünüldü.<br />

Bununla beraber proje, teknolojinin<br />

tüm avantajlarından da yararlanılacak bir<br />

mimari tasarıma sahip. 1 adet açık yüzme<br />

havuzu bulunan projede, kapalı Fitness<br />

alanı ve her daireye özel otopark alanı da<br />

bulunuyor.<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Dış cepheler için malzeme seçiminin<br />

önemi artık daha net<br />

“Yoğun dolu yağışı sonrasında araçlar, camlar gibi dış cephelerde de yaşanan tahribatın<br />

hangi boyutlara ulaşılabileceği maalesef yaşanarak görüldü. Darbe dayanımlı malzemelerin<br />

önemi bir kez daha ortaya çıktı.”<br />

Baumit Türkiye Ürün Müdürü Hasan İnan<br />

Yeter, dünyanın pek çok yerinde iklim değişikliği<br />

ile yaşanan ani sıcaklık değişimleri,<br />

şiddetli yağmur ve dolu fırtınaları, vb.<br />

olayların hayatı olumsuz yönde etkilediğini<br />

belirterek, bu tür durumlarda özellikle yapıların<br />

dış cephelerinde oluşabilecek hasarların<br />

nasıl daha aza indirilebileceğine<br />

değindi:<br />

“Son yıllarda yapılan araştırmalar aslında<br />

hava koşullarına bağlı olarak yapı kabuğunda<br />

oluşan hasarların 30 yılda 15 kat<br />

arttığını gösteriyor. Geçtiğimiz birkaç ay<br />

içerisinde yaşadığımız dolu yağışları ve<br />

sonrasında özellikle dış cephelerde görünen<br />

hasarlar, bizi bir dış cephe malzeme<br />

üreticisi olarak yakından ilgilendiriyor.<br />

Yoğun yağış sonrasında dış cephelerde<br />

yaklaşık ceviz büyüklüğünde delikler<br />

oluştuğunu gözlemledik. Böyle bir hasarın<br />

oluşabilmesi için dolu hızının 100km<br />

olduğunu tahmin edebiliyoruz. Bu neticeyi<br />

Baumit İnovasyon Merkezi’nin simülasyon<br />

çalışmalarından yola çıkarak tahmin edebiliyoruz.<br />

Dış cephelere darbe direncini 5<br />

grupta sınıflandırıyoruz. Sınıflandırma, simülasyonda<br />

fırlatılan dolu kütlesinin ağırlığına<br />

ve hızına göre yapılıyor.<br />

HW1 ile başlayan bu sınıflandırmada,<br />

küçük ağırlıktaki bir buz kütlesinin (yaklaşık<br />

bezelye/nohut büyüklüğü) 50 km/<br />

saat hız ile dış cephe ısı yalıtım sistemi<br />

üzerine çarptığı düşünülürse golf topunun<br />

büyüklüğüne denk gelen ceviz büyüklüğünün<br />

100km hızla çarptığını söyleyebiliriz”<br />

dedi.<br />

Avrupa’da son yıllarda yüksek darbe dayanımlı<br />

malzemelerin tercih edildiğini belirten<br />

Hasan İnan Yeter, “ Baumit Avrupa’da<br />

her yıl yaklaşık 50 milyon metrekare ısı<br />

yalıtımı yapan bir marka. Her türlü ihtiyaca<br />

yanıt verebilecek bir ürün geliştirme merkezimiz<br />

var. Merkezimin geliştirdiği Power<br />

Sistem’in ana bileşenleri yine kendi ürünlerimiz<br />

olan PowerFlex ve SilikonTop.<br />

PowerFlex ile zorlu hava koşullarında,<br />

özellikle dolu şeklinde yağış alan bölgelerde<br />

yüksek darbe dayanımı sağlanıyor.<br />

<strong>Yapı</strong>lan testler PowerFlex hazır sıvası ile<br />

ısı yalıtım levhası üzerine yapılacak 3<br />

mm’lik taşıyıcı sıva katmanı ile 10 Joule’luk<br />

darbe dayanımı elde etmenin mümkün<br />

olduğunu gösteriyor. Taşıyıcı sıva kalınlığı<br />

5 mm’ye çıkarıldığında bu dayanım<br />

≥ 15 Joule seviyelerine yükseliyor. Yani<br />

neredeyse yumurta büyüklüğünde dolu<br />

yağışına dayanımlı diyebiliriz. (bkz. ek Baumit_dolusimulator_pptx)<br />

Ülkemizi dört mevsim yaşayan bir ülke<br />

olarak tanımlardık. Ancak artık iklim değişikliği<br />

nedeni ile bunu söylemek mümkün<br />

olamıyor. Bu nedenle yapılarımızda malzeme<br />

seçiminin önemi daha net bir şekilde<br />

gözlemleniyor. Yoğun dolu yağışı sonrasında<br />

araçlar, camlar gibi dış cephelerde<br />

de yaşanan tahribatın hangi boyutlara ulaşılabileceği<br />

maalesef yaşanarak görüldü.<br />

Darbe dayanımlı malzemelerin önemi bir<br />

kez daha ortaya çıktı” şeklinde açıklamada<br />

bulundu.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 55


Proje<br />

Hayatınıza ‘muhteşem’ bir dokunuş<br />

yapmanın tam vakti!<br />

Fikirtepe kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kadıköy Göztepe’de hayata geçirdiği<br />

Zer Muhteşem Yeni Yıl Konutları ile Ceylan İnşaat, adından söz ettirmeye devam ediyor…<br />

Ceylan İnşaat, Bağdat Caddesi ve Fenerbahçe<br />

Stadı’na 500 metre, Kalamış Marina<br />

ve Moda’ya 750 metre mesafede bulunmasının<br />

yanı sıra Fikirtepe’nin kentsel<br />

dönüşümüne katkı sağlayacak olan ZER<br />

Muhteşem Yeni Yıl Konutları projesiyle<br />

sektöre farklı bir bakış açısıyla baktığını<br />

kanıtlıyor.<br />

Ulaşım noktalarına yakın bir<br />

konum…<br />

Yeni konuklarının Metro, Marmaray, Avrasya<br />

Tüneli, Metrobüs ve deniz yolu gibi<br />

ulaşım akslarına dakikalar içinde ulaşılabilmesine<br />

olanak tanıyan ZER Muhteşem<br />

Yeni Yıl Konutları, Bağdat Caddesi, Kalamış<br />

Marina ve İstanbul Finans Merkezi<br />

gibi şehrin cazibe merkezlerine komşu<br />

olmasıyla da büyük beğeni topluyor. ZER<br />

Muhteşem Yeni Yıl Konutları’nda özel güvenlik<br />

tarafından 7/24 korunma imkanı<br />

sunulurken site içerisinde, hareket sensörlü<br />

kameralar ve görüntülü konuşma<br />

sistemleri güvenli bir yaşamı sahipleriyle<br />

buluşturacak.<br />

Sosyal ayrıcalıklarda dönüm<br />

noktası…<br />

Sosyal ayrıcalıklarını bir üst skaladan kurgulayan<br />

ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,<br />

kullanıcılarına sosyal yaşamda eğlenceli<br />

ve keyifli zamanlar geçirmeyi vaat ediyor.<br />

Çocuklar güven içinde sosyalleşirken;<br />

açık yüzme havuzu, çocuk yüzme havuzu,<br />

mini sinema salonu, fitness center, SPA<br />

(sauna, buhar odası, şok havuzu, hamam)<br />

gibi pek çok sosyal alanın bulunduğu projede<br />

yaşamın her daim renkli olması için<br />

çalışılıyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleriyle,<br />

çekirdek ailelerden kalabalık<br />

ailelere kadar farklı kesimlere hitap edecek<br />

proje; 91 m² ile 204 m² aralığındaki<br />

değişik tiplerde ve konumlarda alternatifler<br />

yer alıyor.<br />

‘Kişiye özel ödeme planı’ ile müşteri<br />

memnuniyeti odaklı çalışan ve kullanıcılarına<br />

ödeme kolaylığı sağlanacak ZER Muhteşem<br />

Yeni Yıl Konut projesiyle Ceylan İnşaat<br />

müşterilerine, daire ve ticari alanlar<br />

için yüzde 45 kar avantajıyla, peşin fiyatına<br />

vade farksız 72 aya varan vade seçenekleri<br />

ile taksit imkanı da sunuyor. Projede<br />

ayrıca, 360 derece manzara sunan<br />

seyir terası, bu seyir terasında yer alan kış<br />

bahçesi ve barbekü alanı da fark yaratan<br />

özellikler arasında bulunuyor. Konforun ve<br />

huzurun yanı sıra kentsel dönüşümle birlikte<br />

bölgenin değer kazanmasına olanak<br />

sağlayacak ZER Muhteşem Yeni Yıl Konutları,<br />

ideal bir proje olarak da öne çıkıyor.<br />

56<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Capatect Isı Yalıtım Sistemleri ile<br />

ayda 400 tl’ye varan tasarruf mümkün!<br />

Kışa hazırlıklarının başladığı bu günlerde Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,<br />

‘DOĞRUSU’ kampanyasıyla tüketicileri ısı kaçağını önlemeye davet ediyor.<br />

Doğalgaz faturasının bütçelerdeki payının<br />

artacağı kış mevsimi yaklaşırken Filli Boya<br />

Capatect Isı Yalıtım Sistemleri, ‘DOĞRU-<br />

SU’ kampanyasıyla binalarda ısı yalıtımının<br />

önemine dikkat çekiyor. Kış mevsiminde<br />

soğuk havalarla birlikte yükselecek<br />

doğalgaz faturalarının önüne geçmenin<br />

ancak iyi bir ısı yalıtım sayesinde olacağı<br />

bilinciyle hareket eden Capatect, binaların<br />

ömrü boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına<br />

olanak sunuyor.<br />

Enerjinin yaklaşık yüzde 37’sinin binalarda<br />

harcandığı ülkemizde, tüketilen<br />

enerjide en büyük payı binaların ısıtılması<br />

alıyor. Konutlarda tüketilen toplam<br />

enerjinin yaklaşık yüzde %80’i ısıtma ve<br />

soğutma için tüketiliyor. Bu sebeple de<br />

ısı yalıtımı enerji tasarrufu için en önemli<br />

araçlardan birisi olarak görülüyor. Capatect<br />

Isı Yalıtım Sistemleri, Avrupa ve Türkiye<br />

standartlarına uygun olarak üretilen<br />

kaliteli ürün yelpazesi ile binaların ömrü<br />

boyunca yüksek enerji tasarrufu sağlamasına<br />

olanak tanıyor.<br />

Filli Boya Capatect Isı Yalıtım Sistemleri,<br />

geniş yankı bulan bilinçlendirme kampanyası<br />

ile mantolama yapılmamış binalardaki<br />

enerji kaçağının ülke ekonomisine<br />

yılda 30 Milyar TL zarar verdiğinin altını<br />

çiziyor. Bu enerji kaçağının 2 ila 5 bin TL´sinin<br />

mantolama yapılmamış binalarda<br />

oturanların cebinden çıkacağını hatırlatan<br />

Filli Boya Capatect, bu tasarruftan yararlanmak<br />

üzere binasında ısı yalıtımı bulunmayan<br />

tüm tüketicileri “Ücretsiz Keşif”<br />

hizmetinden yararlanmaya davet ediyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 57


Sektörel<br />

Proje<br />

Yüksek yatırım değeriyle<br />

Royal Garden Yakacık’ta<br />

11.500 metrekare arsa alanı üzerine<br />

konumlanan ve çok yakında satışa başlanacak<br />

proje bu anlamda kullanıcılar ve<br />

yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor.<br />

Toplamda 51 bin metrekare inşaat alanı<br />

bulunuyor. Sunduğu ayrıcalıklarla çevresinde<br />

yer alan projelerden ilk bakışta ayrılan<br />

Royal Garden Yakacık, yüksek yatırım<br />

değeriyle kazandıracak.<br />

Tolga Çehrel / Royal Group Yönetim Kurulu Başkanı<br />

En küçük daire 125 metrekare, en<br />

büyük daire 300 metrekare<br />

Royal Garden Yakacık projesinde, insanların<br />

yaşam alanlarındaki konforları düşünülerek<br />

en küçük daire 125, en büyük daire<br />

ise 300 metrekare şeklinde tasarlandı.<br />

Üstelik tüm daireler; ileri teknoloji, yüksek<br />

kalite ve güvenlik ile donatılmış durumda.<br />

Ayrıca tüm dairelere kapalı otopark imkanı<br />

sunuluyor. Toplamda 242 dairenin yer<br />

alacağı projede 2+1, 3+1, 5+1 dairelerin<br />

yanı sıra 3+1, 4+1, 5+1 dubleks daireler<br />

bulunuyor. Deniz görme seviyesinin<br />

4. kattan itibaren başladığı proje, Dragos,<br />

Kadıköy ve Çamlıca Tepesi’nin de içinde<br />

olduğu 360 derece panoramik bir manzara<br />

sunuyor.<br />

Projede konutların yanı sıra iş yerleri<br />

de yer alıyor<br />

Royal Garden Yakacık projesinde, hem konutlara<br />

hem de iş yerlerine yer veriliyor.<br />

Dairelerin yanı sıra blokların altında yer<br />

alacak cafe, restaurant ve mağazalarla bir<br />

yaşam merkezi kurmayı hedefleyen Royal<br />

Group bölgeye farklı bir yapı anlayışı getiriyor.<br />

Üstelik Royal Garden Kartal’da olduğu<br />

gibi bu projede de sosyal donatılara büyük<br />

oranda yer veren Royal Group, kullanıcılarının<br />

tüm ihtiyaçlarına cevap veren çözümler<br />

sunuyor.<br />

İstanbul’da gayrimenkul en çok değerlenen yatırım aracı olma özelliğini sürdürürken<br />

özellikle bazı bölgeler öne çıkıyor. Birçok yerli ve yabancı yatırımcının tercihi olan Kartal-Yakacık<br />

bölgesi hayata geçirilen projelerle hızla değer kazanmaya devam ediyor.<br />

Son yıllarda bölgenin en dikkat çeken projelerine imza atan inşaat sektörünün lider<br />

şirketlerinden Royal Group, Royal Garden Kartal projesiyle yakaladığı başarıyı Yakacık’ta<br />

devam ettiriyor.<br />

70 milyon TL yatırımla, Yakacık’ta yükselen bir değer<br />

Modern mimarinin önemli temsilcilerinden Royal Group tarafından 70 milyon TL yatırımla<br />

hayata geçirilen proje, 13 kattan oluşan 5 ayrı bloğu ile Yakacık’ta yükselecek.<br />

Bilindiği üzere, projenin başlangıç dönemi alıcılar için her zaman çok avantajlı.<br />

Royal Garden Yakacık konumu<br />

itibariyle tüm ulaşım olanaklarına<br />

çok yakın<br />

Royal Garden Yakacık, TEM E6 otoyoluna<br />

ve Uğur Mumcu bağlantı yoluna sadece<br />

1.000 metre uzaklıkta. E5 karayolu ve<br />

metroya bin 100 metre, sahil yoluna 3<br />

km, Kadıköy, Altunizade, Kozyatağı’na<br />

20 km, Boğaziçi Köprüsü’ne 22 km, FSM<br />

Köprüsü’ne 32 km, Sabiha Gökçen Havalimanı’na<br />

ise yalnızca 15 km uzaklıkta<br />

yer alıyor. Ayrıca proje, birçok hastane ve<br />

AVM’ye yürüme mesafesinde bulunuyor.<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 58


Sektörel<br />

İzocam’dan usta dostu yeni ürün;<br />

Ara Bölme Levhası!<br />

Yalıtımın Türkiye’deki Adı İzocam,<br />

ihtiyaca yönelik sunduğu ürün<br />

ve çözümleri ile sektöre yön<br />

vermeye devam ediyor.<br />

İzocam, Ar-Ge çalışmaları sayesinde hafif<br />

ara bölmelerde kullanılmak üzere geri<br />

dönüşümlü malzemeler kullanarak geliştirdiği,<br />

‘Ara Bölme Levhası’nı sektöre kazandırdı.<br />

Bu alandaki Ar-Ge çalışmalarını,<br />

sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en<br />

iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürüten<br />

İzocam, Ara Bölme Levhası’na CE ve<br />

EUCEB belgelerini de kazandırarak, kalitesini<br />

uluslararası alanda da kanıtladı.<br />

Esnekliği ve yumuşaklığıyla hızla uygulanabilen<br />

bir ürün olan İzocam Ara Bölme<br />

Levhası, sahip olduğu doğal içeriği ve toz<br />

yapmayan yapısı, kolay kesimi sayesinde,<br />

uygulayıcıya rahat ve sağlıklı bir çalışma<br />

ortamı yaratıyor. Ayrıca hızlı uygulama imkanı<br />

ile zamandan tasarruf sağlıyor. Kendi<br />

başına ayakta durabilen İzocam Ara Bölme<br />

Levhası, güvenli uygulama olanağı da<br />

sunuyor. Böylece ilave malzeme gerektirmeden,<br />

yapılan uygulamalara hız ve kalite<br />

kazandırıyor. Taşıma saplı ambalajı ve hafifliği<br />

sayesinde kolay taşınabilen İzocam<br />

Ara Bölme Levhası, hem nakliye hem de<br />

depolamada avantaj sağlıyor.<br />

Farklı kalınlıklarda üretilebilen Ara Bölme<br />

Levhası, ara bölme duvarlarda, ısı ve<br />

üstün ses yalıtımı sağlıyor; A1 sınıfı yanmaz<br />

özelliği sayesinde olası yangınlarda<br />

zaman kazandırıyor. Ses yalıtımına olan<br />

katkısının altını çizen İzocam Genel Müdürü<br />

Levent Gökçe, “Binalarda ses yalıtımı<br />

Mayıs <strong>2017</strong>’de yayımlanan “Binaların Gürültüye<br />

Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik”<br />

esaslarına göre zorunlu hale getirildi.<br />

Farklı işlevlere sahip binalarda duvar<br />

performansı bina hassasiyetleri doğrultusunda<br />

A’dan F’ye sınıflandırıldı. İzocam<br />

Ara Bölme Levhası kullanılan detaylar ile<br />

“A” sınıfı yalıtım elde ediliyor.” dedi.<br />

İnsan sağlığına fizyolojik ve psikolojik<br />

etkileri kanıtlanmış gürültü sorunu için<br />

en etkili çözümün doğru uygulanmış ses<br />

yalıtımı olduğunun altını çizen Gökçe,<br />

“Modern yaşamda insanlar zamanının<br />

%90’ını kapalı alanda geçiriyor. Özellikle<br />

yan komşudan gelen gürültüden, yanyana<br />

olan daireler arasında mahremiyetin kalmamasından<br />

neredeyse herkesin rahatsız<br />

olduğunu biliyoruz. Bu durum da ancak<br />

İzocam Ara Bölme Levhası gibi A sınıfı ses<br />

yalıtım malzemesi ile çözülebilir” şeklinde<br />

konuştu. Günümüzde okul, hastane, otel<br />

ve ofis gibi toplu kullanımların olduğu binaların<br />

yanısıra modern konutlarda da<br />

hafif bölme duvarların daha yaygın kullanılmaya<br />

başlandığını ifade eden Levent<br />

Gökçe, “Toplu kullanım alanlarında A sınıfı<br />

detayların kullanılması göz ardı edilmemesi<br />

gereken bir konu... Sessiz iç ortamlar<br />

okullarda öğrenme kapasitesini artırırken,<br />

çalışma alanlarında verimliliğe, hastane<br />

gibi sağlık tesislerinde iyileşmeye katkı<br />

sağlıyor. Otel ve konutlarda ise kişi daha<br />

iyi dinlenerek güne daha sağlıklı ve zinde<br />

başlayabiliyor. İzocam Ara Bölme Levhası<br />

tam da bu açıdan yeni yönetmeliğin getirdiği<br />

standartları sağlayabilmek üzere sektöre<br />

kazandırdığımız bir ürün oldu” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 59


Sektörel<br />

Seramiksan’dan<br />

yeni bir adım: Serastep<br />

Benzersiz ve yenilikçi tasarımlarıyla dikkat<br />

çeken Seramiksan’ın merdiven formundaki<br />

yeni porselen karoları ile mekanlar<br />

bambaşka bir havaya bürünüyor. Açık alan<br />

ve kapalı alan arasında bütünlük sağlayan<br />

Serastep, mekanlara yepyeni bir boyut<br />

kazandırıyor. Ahşap, doğal taş ve mermer<br />

görünümlü üç farklı doku seçeneği olan<br />

Serastep, istenilen boyutta üretilmesiyle<br />

de ilgi görüyor. Kaymayı engelleyen çizgileriyle<br />

merdivenler için özel olarak tasarlanan<br />

seri, modern yaşam alanlarının vazgeçilmezi<br />

oluyor. Serastep, leke tutmayan,<br />

dayanıklı ve kolay temizlenen yapısıyla kullanıcılar<br />

için ekstra rahatlık sunuyor. Seri,<br />

aynı malzeme ile döşenebilen süpürgelik,<br />

köşe kaplamaları ve sonsuz seçenekte her<br />

zevke hitap eden rıht tasarımlar sunuyor.<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


En ileri teknolojilere sahip<br />

LEED Platinium sertifikalı özel bir proje<br />

‘Business İstanbul’<br />

Ece Bingöl / Satış ve Pazarlama Direktörü<br />

Proje Künye Bilgileri:<br />

İklimlendirme Sistemleri : LG-Arçelik<br />

Cephe Sistemleri<br />

: Çuhadaroğlu<br />

Kapılar<br />

: Trimline<br />

Işık Sistemleri<br />

: EAE - Boğaziçi<br />

Vitrifiye<br />

: Vitra – Geberit<br />

Güneş Enerji Sistemleri : Calyxo<br />

Armatürler<br />

: Grohe<br />

Seramikler<br />

: Çanakkale<br />

Bina Otomasyonu<br />

: Siemens<br />

Asansörler<br />

: Hyundai<br />

İşletme Yönetim Sistemleri : Soluto<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Yaşam alanları ile entegre modern ofisler,<br />

mağazalar ve dükkanlardan oluşan<br />

Business İstanbul, şehrin en aktif ulaşım<br />

akslarından biri olan E5 karayolu üzerinde<br />

tamamlanmak üzere. Business İstanbul<br />

Satış ve Pazarlama Direktörü Ece Bingöl<br />

ile şirket faaliyetlerine dair bir söyleşi hazırladık.<br />

Gerçekletirdikleri projelerin çevresine<br />

ve şehir yaşamına olan etkileri,<br />

kentsel dönüşüm çalışmaları hakkındaki<br />

görüşleri ve sektördeki yenilikleri ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte<br />

çalışma sahaları ve faaliyetleri<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Aksun İnşaat; Çeyrek asrı aşan ulusal ve<br />

uluslararası iş deneyimi ile faaliyet gösteren<br />

Akdemir Grup şirketlerinden biridir.<br />

Ticari yapılar, ofisler, lojistik depoları, sanayi<br />

tesisleri ve konut alanları üretimine<br />

yönelik çalışmalar yapan firmamız, hızlı<br />

gelişme potansiyeline sahip lokasyonlarda<br />

ürettiği projelerle yatırımcılarına yüksek<br />

katma değer sunuyor. Birçok prestijli<br />

projeye imza atan Aksun İnşaat, Kadıköy<br />

Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında,<br />

iki adada 270.000 m² ticari alanda bölgenin<br />

en büyük ofis projesi olan Business<br />

İstanbul’un yapımını sürdürüyor. Yaşam<br />

alanları ile entegre modern ofisler, mağazalar<br />

ve dükkanlardan oluşan Business<br />

İstanbul, şehrin en aktif ulaşım akslarından<br />

biri olan E5 karayolu üzerinde yükseliyor.<br />

İstoç Ticaret Merkezi’nin en prestijli<br />

bölgesinde, 27.000 m² inşaat alanına<br />

sahip Aktem Plaza’nın yapımını tamamlayan<br />

Aksun inşaat, grup şirketlerinden Akkim<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları A.Ş. için 2016 yılı<br />

sonunda başladığı üretim tesisinin ikinci<br />

etap inşaatını da çok kısa sürede bitirerek<br />

faaliyete hazır hale getirdi. Güvenliğin,<br />

konforun, kalitenin ve estetiğin bir arada<br />

olduğu yapılar üretiyoruz. Mersin Yenişehir’de<br />

10.000 m² alana kurulu Ihlamur<br />

Park Evlerini tamamlayarak sahiplerine<br />

teslim ettik. Gürcistan Tiflis’te 3.600 m²<br />

kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik<br />

deposu, Kazakistan Almata’da 7.000 m²<br />

kapalı alana sahip ticari ofis ve lojistik<br />

deposu, Kırgızistan Bişkek’te 7.500 m²<br />

toplam inşaat alanına sahip toplu konut<br />

projeleri de, Aksun İnşaat tarafından yurtdışında<br />

tamamlanan projelerin bir kısmı.<br />

Business Istanbul Projesi’ hakkında<br />

biraz bilgi verir misiniz?<br />

Yatırım değeri 1.5 milyar TL. olan Business<br />

İstanbul’u üçer bloktan olmak üzere<br />

iki etap halinde inşa ediyoruz. İlk etaptaki<br />

üç bloğun yapımı tamamlandı, ikinci<br />

etabımızın inşası ise hızla devam ediyor.<br />

Yüksek tavanlı, ferah çalışma ortamı sunan<br />

modern ofis katlarını “Shell&Core”<br />

tarzında tasarlıyoruz. Kullanılabilir net ofis<br />

alanları ile alternatif metrekare seçenekleri<br />

bulunuyor. Ofislerdeki kat yüksekliklerinin<br />

3,80 metre olarak tasarlanması da<br />

projeye ayrı bir ferahlık katıyor. Böylece<br />

hayatın büyük bir kısmının geçtiği çalışma<br />

ortamlarına, m² ile birlikte m³ kavramını<br />

da kazandırmış bulunuyoruz. Özgün lounge<br />

ve açık terasları ile ofis çalışanlarına<br />

yönelik dinlenme, sosyalleşme imkânları<br />

sağlıyor, iş hayatından uzaklaşmadan aynı<br />

mekân içinde farklı aktiviteleri yaşatabilme<br />

imkânları sunuyoruz.<br />

Business İstanbul’da çalışanların işe gidip gelirken özel<br />

araç kullanmalarına gerek yok. Metro, metrobüs ve<br />

Marmaray bağlantısının yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış<br />

noktasında bulunan proje, tüm toplu ulaşım olanaklarının<br />

kesişme noktasında yer alarak firmalara ve firma<br />

çalışanlarına büyük avantaj sağlıyor.<br />

Belirlenmiş katlarda tasarlanan teraslı<br />

ofisler çalışanlara verimli olduğu kadar,<br />

konforlu çalışma alanları sunuyor. Binaların<br />

tasarımında; çalışma koşullarının<br />

verimini artırmak amacıyla, batı güneşinin<br />

olumsuz etkilerini azaltacak yönlendirmeler<br />

yapıldı, cephe projeleri de bu<br />

kıstas dikkate alınarak oluşturuldu. Tüm<br />

bu özelliklerin yanı sıra akıllı bina tasarımıyla<br />

enerjiden %24 tasarruf sağlıyor ve<br />

her alanda son teknolojik donanıma yer<br />

veriyoruz.<br />

Bu projenin çevresine ve şehir<br />

yaşamına etkileri sizce nasıl<br />

gerçekleşecek?<br />

Business İstanbul iş dünyasının taleplerine<br />

yönelik geliştirilmiş, en ileri teknolojilere<br />

sahip, LEED Platinium sertifikalı<br />

özel bir proje. Bulunduğu bölgenin ise<br />

tek ofis projesi olma özelliği taşıyor. Business<br />

İstanbul’da çalışanların işe gidip<br />

gelirken özel araç kullanmalarına gerek<br />

yok. Metro, metrobüs ve Marmaray bağlantısının<br />

yanı sıra Avrasya Tüneli’nin çıkış<br />

noktasında bulunan proje, tüm toplu<br />

ulaşım olanaklarının kesişme noktasında<br />

yer alarak firmalara ve firma çalışanlarına<br />

büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda<br />

çarşısıyla da ofis çalışanlarına ve çevrede<br />

yaşayanlara önemli kolaylıklar sunuyor.<br />

Çeşitli ihtiyaçlar için her türlü mağazanın<br />

yer aldığı, nitelikli kafe ve restoranların<br />

bulunduğu, premium nitelikli çarşı, çevresi<br />

için de cazibe merkezi olacak. Kafe<br />

ve restoranlardan eczaneye, kuru temizlemeden<br />

kırtasiyeye, terziden kuaföre, butik<br />

mağazalardan spor imkanlarına kadar tüm<br />

hizmetlerin yer aldığı Business İstanbul,<br />

yeni iş konseptini büyük kent yaşamının<br />

imkanlarıyla buluşturacak.<br />

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />

birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu<br />

değişimi nasıl yorumluyorsunuz?<br />

Yönetmelikte yapılan değişiklikleri olumlu<br />

ve doğru buluyoruz. Kentsel dönüşüm<br />

Türkiye için hayati bir konu. Değişiklikler<br />

yapıcı ve yararlı. Örneğin riskli yapı tespiti<br />

yapan kuruluşlara yapılan değişiklikle bir<br />

çeki düzen veriliyor. Usulsüzlük halinde lisanslar<br />

iptal edilebilecek. Değişiklik kentsel<br />

dönüşe hız getiriyor. Uygulamadan<br />

kaynaklanan aksaklıklar ve duraksamalar<br />

gideriliyor. Yeni yönetmelikle riskli alanlarda<br />

yapılacak kentsel dönüşümde birden<br />

fazla konut ve işyeri alacak olanlar, katkı<br />

payı ödenmesi halinde bu bedeli devlete<br />

taksit ile ödeyebilecek. Apartman ve sitelerde<br />

çoğunluk 2/3 ile yıkıp yapmaya veya<br />

müteahhide karar alınması aşamasındaki<br />

noter tebligatıyla diğer mülk sahiplerini<br />

toplantıya davet etme zorunluluğu<br />

kaldırıldı. Tapunun elinde olan, kentsel<br />

dönüşümde ifraz, terk ve tevhid işlemleri<br />

yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığının il<br />

müdürlüklerine verildi. Zemini riskli alanlarda<br />

inşaat yasağı sebebiyle, arsa sahibi<br />

buradaki imar hakkını başka bir yerdeki<br />

arsada kullanabilecek. Kentsel dönüşüm<br />

kapsamında yeniden yapılan daire ve<br />

dükkanların sahiplerine veya müteahhide<br />

devri esnasında tapu harcı ve belediyedeki<br />

diğer harçlar alınmayacak. Bunlar gibi<br />

birçok önemli değişiklik söz konusu.<br />

Dünya genelinde yaygın hale<br />

gelen kentsel dönüşüm projeleri<br />

hakkında neler düşünüyorsunuz?<br />

Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir<br />

kaç örnek projeyi bizimle paylaşır<br />

mısınız?<br />

Örnek almamız gereken çok başarılı projeler<br />

söz konusu. Bu tarz projelere bizden<br />

önce başlayan ülkelerin deneyimlerinden<br />

yararlanmak önemli. Örneğin Japonya Hiroşima<br />

Danbara projesi, Lübnan Beyrut<br />

Solidere projesi, Brezilya Rio de Jenerio<br />

Gecekondu Sıkılaştırma projeleri dünya<br />

çapında başarılı kentseldönüşüm projeleridir.<br />

Bu projelerden Türkiye için dersler<br />

çıkarılabilir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 63


Advertorial


‘Evinpark Ada & Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’<br />

Çevrenin en değerli arazileri<br />

üzerinde yükseliyor<br />

“Projelerimizde en yüksek teknolojileri kullanarak ev sahiplerimize ve çevreye sağlam ve<br />

konforlu yaşam alanları sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni dinamik nüfus ile sosyal<br />

katmanlar arası etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği şüphesiz.”<br />

Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün<br />

kalite anlayışı ile ele alan Sefa İnşaat,<br />

müşterileriyle dürüst ilişkiler içerisinde<br />

hedeflerine doğru emin adımlarla ilerliyor.<br />

Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Mimar<br />

Uğur Öztürk ile yapımı hala devam eden<br />

projelerinden ‘Evinpark Ada & Tepe’ ve<br />

‘Evinpark Kadıköy’ projeleri özelinde konuştuk.<br />

Merak ettiğimiz sorulara gayet<br />

samimi cevaplarla karşılık veren sayın<br />

Öztürk’e teşekkür ediyor çalışmalarında<br />

başarılar diliyoruz.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte<br />

çalışma sahaları ve faaliyetleri<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Sefa İnşaat, 40 yılı aşkın süredir inşaat ve<br />

gayrimenkul sektöründe faaliyetlerini sürdürüyor.<br />

Şu anda yönetimde ikinci kuşak<br />

var. Faaliyet alanlarımız arasında taahhüt<br />

işleri, okul, yurt, ofis ve konut inşa olan<br />

firmamız, ilerleyen yıllarda nezih lokasyonlarda<br />

butik konut üretiminde yoğunlaştı.<br />

Doğru lokasyonda, doğru projeleri üstün<br />

kalite anlayışı ve titizlikle ele alarak tüm<br />

tedarikçi ve müşterimizle dürüst ilişkiler<br />

kurma yoluyla toplum yaşamına katkıda<br />

bulunmak en temel hedefimiz.<br />

66<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

<strong>Yapı</strong>m ya da plan aşamasında olan<br />

projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />

misiniz?<br />

Özellikle Bağdat Caddesi üzerinde tamamladığımız<br />

birçok apartman ve proje var. Şu<br />

an aynı anda yapımı süren ‘Evinpark Ada &<br />

Tepe’ ve ‘Evinpark Kadıköy’ projelerimiz var.<br />

‘Evinpark Ada &Tepe’ ve ‘Evinpark<br />

Kadıköy’ hakkında biraz bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklıyla<br />

hayata geçirilen ‘Evinpark Ada &Tepe’;<br />

Maltepe E5 aksının sahil tarafında metronun<br />

yanı başında hayat buluyor. Çevresinde<br />

hastane, okul, alışveriş alanlarının ve<br />

parkların olduğu çok merkezi bir konumda<br />

2 adadan oluşan projenin %75’i yeşil alan<br />

olarak ayrıldı. Evinpark Ada & Tepe: 10’ar<br />

katlı 10 binadan oluşan projemiz Maltepe<br />

Devlet Hastanesi’nin hemen yanında yükseliyor.<br />

2+1 ve 3+1 dairelerden oluşan<br />

432 adet konut ve 37 adet ticari üniteden<br />

meydana geliyor.<br />

Yine Sefa İnşaat ve Koyuncu İnşaat ortaklığında<br />

yürüyen ‘Evinpark Kadıköy’ projesi<br />

Fikirtepe’nin en büyük caddesi olan<br />

Mandıra Caddesi üzerinde otoyola köşe<br />

pozisyonda metrobüs ve metro noktalarının<br />

hemen yanı başında yüksek topoğrafik<br />

konumuyla çevreye hakim pozisyonda hayat<br />

buluyor. Çevrenin en değerli arazilerinden<br />

biri üzerine yükselen projemiz ödüllü<br />

mimar Ender Ergün tarafından tasarlandı.<br />

Proje birçok mimari platformlarda sergileniyor.<br />

Karma bir proje olarak Fikirtepe’de<br />

hayata geçirilen ‘Evinpark Kadıköy’; 25’er<br />

katlı üç binadan oluşuyor. 467 adet konut<br />

ve 84 adet ticari birim ve alışveriş merkezinden<br />

meydana gelen karma bir proje<br />

olarak yükseliyor.<br />

Bu projelerin çevresine ve şehir<br />

yaşamına etkileri sizce nasıl<br />

gerçekleşecek?<br />

Projenin çevresinde yüzlerce eski ve depreme<br />

dayanıksız bina yer alıyor. Bu yapıların<br />

yıkılıp yerine sosyal donatılı, modern<br />

otoparkların yer aldığı yeni imar adalarının<br />

oluşturulması gerekiyor. Bu çalışmalarla<br />

birlikte umuyoruz ki çevrede yeşil alan,<br />

depreme dayanıklı estetik ve modern yapılar<br />

oluşacak. Böylelikle çevre sakinleri<br />

sosyal donatılardan ve yeşilden azami<br />

fayda sağlayabilecek. Aynı zamanda bölge<br />

sakinleri yapılan çalışmalar sonucunda<br />

çevre ve görüntü kirliliği, trafik sorunları<br />

gibi konularda daha kaliteli bir yaşam<br />

sürecekler. Projelerimizde en yüksek teknolojileri<br />

kullanarak ev sahiplerimize ve<br />

çevreye sağlam ve konforlu yaşam alanları<br />

sunuyoruz. Ayrıca bölgeye gelen yeni<br />

dinamik nüfus ile sosyal katmanlar arası<br />

etkileşim sosyokültürel zenginliği geliştireceği<br />

şüphesiz.<br />

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />

birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu<br />

değişimi nasıl yorumluyorsunuz?<br />

Her ne kadar Kentsel Dönüşüm Yasası’nda<br />

dönüşümü kolaylaştıracak yasalar yer<br />

alsa da bu değişiklikler yetersiz kalıyor.<br />

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde çoğunluğun<br />

sağlanamaması, eski mülkiyet<br />

sahiplerinin mülkiyet kullanış biçimleri,<br />

yeni projelerin hangi kaidelerle yapılacağı<br />

Mimar Uğur Öztürk / Sefa İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi<br />

konusu oldukça karmaşık ve zordu. Bir<br />

diğer sorun da, mülkiyet sahiplerinin bir<br />

firmayla anlaşma sağladıktan sonra bile<br />

mülkiyeti bir başkasına devredebiliyor<br />

ve eski vekaletlerin geçersiz hale geliyor<br />

olması. Binlerce malikin bulunduğu yapı<br />

adalarında inşaat süresinin proje finansmanı<br />

engelleyici sorun olarak karşımıza<br />

çıkarıyor. Esasen anlaşma yapılan kentsel<br />

dönüşüm alanlarında satışın yasaklanma-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 67


Mimari<br />

sı veya inşa süresini engelleyememesi<br />

düzenlemesi olmalıdır.<br />

Dünya genelinde yaygın hale<br />

gelen kentsel dönüşüm projeleri<br />

hakkında neler düşünüyorsunuz?<br />

Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir<br />

kaç örnek projeyi bizimle paylaşır<br />

mısınız?<br />

Örneğin La Defense Kentsel Dönüşüm<br />

Projesi (Fransa) benim beğendiğim kentsel<br />

dönüşüm projelerinden biri. La Defense,<br />

Neulily köprüsünün uzantısında eski<br />

Proje künye bilgileri:<br />

İklimlendirme Sistemleri<br />

Yalıtım / Çatı & Cephe Sistemleri<br />

Kapılar<br />

Oda Kapıları<br />

Ankastre<br />

Işık Sistemleri<br />

Vitrifiye<br />

Armatürler<br />

Seramikler<br />

Oda Otomasyon Sistemleri<br />

Fitness Ekipmanları<br />

Yangın Güvenlik Ekipmanları<br />

Bina Otomasyonu<br />

Bariyer Ve Otopark Sistemleri<br />

Servis Asansörleri<br />

İşletme Yönetim Sistemleri<br />

banliyö merkezlerinden Courbevoi ile Puteaux<br />

ortasındaki 130 hektarlık bir alanda<br />

kurulmuş bir proje. Bu proje bugün bir<br />

üniversite kenti olan Nanterra kadar uzanıyor.<br />

La Defense bölgesindeki kentsel<br />

dönüşüm projesinin yüksek binaları yaygınlaştırması,<br />

geleneksel yol dokusunu ortadan<br />

kaldırılması, yaya ve otomobil akışını<br />

birbirinden ayrılması şeklinde üç temel<br />

ilkesi bulunuyor. La Defense kentsel dönüşüm<br />

projesi çerçevesinde bahse konu<br />

olan alanda; Fiat, Manhattan, Gian, Aagf,<br />

Orion, Axa, Elfaquitaine gibi büyük şirketlerin<br />

gökdelenleri var. Danimarkalı Joan<br />

: Klima alt yapısı var<br />

: Cephe 5 cm Eps mantolama<br />

üstü prekast cephe/Çelik çatı xps<br />

+ kaya yünü<br />

: Çelik kapı<br />

: Mobilya kaplamalı lake iç kapı<br />

: Siemens<br />

: Standart<br />

: Vitra<br />

: Vitra<br />

: Vitra<br />

: Audio<br />

: Fitness Salonu mevcuttur<br />

: Yangın dolabı ve yangın tüpü<br />

: Yok<br />

: Belli değil<br />

: Kone marka çift asansör<br />

: Belli değil<br />

Otto Sperckelsen tarafından tasarlanan<br />

ve 1989’da hizmete açılan La Grande Arche<br />

burada yer alıyor. Buradaki en önemli<br />

binalardan biri de Zehrfuss, Camelo ve<br />

Millly tarafından tasarlanmış olan CNIT<br />

binası. Sırtüstü yatmış, üç noktası yere<br />

değen bir deniz kabuğunu andıran bu yapıda<br />

her yıl çeşitli fuarlar düzenleniyor ve bu<br />

sayede kamu ile iletişim kuruluyor. Proje;<br />

%70 kamu, %30 özel sektör ortaklığı ile<br />

gerçekleştirilmiş. Projenin başlangıcında,<br />

kamu sektörü rol oynamış, ekonomik açıdan<br />

projenin kendi kendini finanse etmesi<br />

konusu önemsenmemiştir. Proje alanında,<br />

tarihi kentsel alan üzerinde, ekonomik<br />

aktivitelerin baskısını azaltarak yeni bir<br />

mekan yaratılmaya çalışılmış. Uzun soluklu<br />

bir sürece sahip olan proje ile Paris’in<br />

mevcut tarihi kent merkezi yitirilmeden<br />

yeni bir merkez oluşturulmaya ve bu yeni<br />

merkezin, eski merkez ile bağlantısının<br />

kurulmasına gayret edilmiş. Bu nedenle<br />

La Defense Kentsel Dönüşüm Projesi benim<br />

başarılı gördüğüm bir projedir.<br />

Türk mimarisinin geleceği,<br />

kullanılan malzemeler ve estetik<br />

açıdan sizce nasıl şekillenecek?<br />

Türk mimarisinin geleceği gittikçe daha<br />

da küreselleşen dünyada küreselle birbirine<br />

benzeşen değerler etkisiyle ayrıştığı<br />

nispette etkisinin kanısındayım. Ne var<br />

ki bunu yeterli teknik eleman artacağı ve<br />

ekonomik bütçe barındırmayan çoğu sosyal<br />

konut tarzı yapılanmalarda yeterli estetik<br />

sağlamlık olduğu söylenemez. Ancak<br />

hiç olmazsa nezih lokasyonlarda önemli<br />

projelerde kültürel kodlarımızdan esinlenmiş<br />

projelerin yapılıyor olması Türk mimarisi<br />

adına sevindirici buluyorum.<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum<br />

projesinde anlaşmaya varıldı<br />

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Access Turizm ve Otel Yatırım Danışmanlık Ltd. tarafından<br />

yönetilecek. 2019 yılının ortalarında hizmet vermesi beklenen Hyatt Centric Yalıkavak<br />

Bodrum, Park Hyatt İstanbul - Maçka Palas, Grand Hyatt İstanbul, Hyatt Regency İstanbul<br />

Ataköy, Hyatt Merkez Levent İstanbul ve Eylül <strong>2017</strong>’de açılacak olan Hyatt House Gebze’ye<br />

katılarak Türkiye’deki beşinci Hyatt marka oteli olacak.<br />

Türkiye’deki ilk Hyatt Centric resort otel<br />

olan Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum, Bodrum<br />

Yarımadası’nın sunduğu gezi, tadım<br />

ve diğer her türlü deneyim konusunda bir<br />

üs olarak tasarlanmış, rakipsiz bir lokasyona<br />

sahip. Genellikle “Türkiye’nin St. Tropez’i”<br />

olarak anılan Bodrum Yarımadası,<br />

Türk Rivierası’ndaki en popüler ve şık destinasyonlardan<br />

biri. Otel, ünlü 5 Altın Çıpa<br />

ödüllü Palmarina Bodrum yat limanından<br />

sadece birkaç dakika uzaklıkta yer alacak.<br />

Marinada gurme restoranlar, bir açık<br />

hava alışveriş merkezi ve çeşitli eğlence<br />

mekanları da yer alacak. Yurtiçi ve yurtdışı<br />

doğrudan uçuşları olan Milas Bodrum Havaalanı’ndan<br />

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum’a<br />

kolaylıkla erişim sağlanacak.<br />

Misafirler, otelin özel bahçe ve balkona<br />

sahip 77 odasından Türkiye’nin güneybatı<br />

sahilinin eşsiz manzaralarının tadını çıkaracaklar.<br />

Otelin beş ayrı yiyecek ve içecek<br />

alanı, yerel ve uluslararası lezzetler sunarak<br />

Türkiye’nin mutfak ruhunu yansıtacak.<br />

Spa, açık ve kapalı havuzların yer alacağı<br />

Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum aynı zamanda<br />

seçkin bir beach club’a yakın bir<br />

noktada yer alıyor. Otelin geniş dış mekânı<br />

ve 544 m2’nin üzerinde konferans ve<br />

organizasyon alanı, düğün ve organizasyonlar<br />

için mükemmel bir destinasyon seçeneği<br />

sunacak.<br />

Hyatt Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Güney<br />

Batı Asya Bölgesi Satın Alma ve Geliştirmeden<br />

Sorumlu Başkan Yardımcısı Peter<br />

Norman, “Bugünkü açıklama, Avrupa’da<br />

Hyatt Centric markasının yakaladığı hızı<br />

yeni gelişmelerle taçlandırmamıza olanak<br />

tanıyor. Marka, kendilerini bilinçli<br />

gezginler olarak tanımlayan milenyum<br />

zihniyetli misafirler için tasarlandı. Markanın<br />

bölge çapında büyümeye devam<br />

etmesini heyecanla izleyeceğiz” dedi.<br />

Varyap CEO’su Erdinç Varlıbaş da “Grup<br />

şirketlerimizden Özkent’in Hyatt ile Hyatt<br />

Centric Yalıkavak Bodrum’u açmak üzere<br />

yaptığı işbirliğini açıklamaktan büyük<br />

memnuniyet duyuyoruz. Burası Avrupa’daki<br />

ilk Hyatt Centric beach resort<br />

olarak, Bodrum’un en önde gelen lokasyonlarından<br />

birinde, üst segmentte tatil<br />

deneyimleri sunacak. Modern Akdeniz<br />

tasarımı, sanatsal peyzajı, denizin yanı<br />

başında yer alan olağanüstü lokasyonu<br />

ve geniş yelpazedeki sunduğu nitelikli yaşam<br />

ile Hyatt Centric Yalıkavak Bodrum,<br />

bölgede kısa süre içinde en çok aranan<br />

otellerden biri haline gelecek. Hyatt’la<br />

olan güçlü ilişkimizi önümüzdeki yıllarda<br />

da devam ettirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 69


Sektörel<br />

Zigana Tile ile çatınızda<br />

büyük değişim başladı<br />

“Onduline Avrasya’nın yeni ürünü Zigana Tile ile şimdi çatılarınızı yenilemenin tam zamanı.”<br />

Yenilikçi gölgelendirilmiş tasarım anlayışıyla<br />

çatınıza estetik bir görünüm kazandırmasının<br />

yanı sıra sağlamlığıyla da dikkat<br />

çekiyor.<br />

En sert iklim koşullarında dahi dayanıklılığından<br />

ödün vermeyen Onduline Zigana<br />

Tile, kesinlikle su geçirmiyor, paslanmıyor,<br />

küflenmiyor ve bakım gerektirmiyor.<br />

Zigana Tile, dünyadaki en hafif çatı kaplama<br />

malzemelerinden biri. Çatı konstrüksiyonunuza<br />

metrekarede sadece 4 kilogram<br />

yük vererek binanınızın deprem güvenliğine<br />

katkıda buluyor.<br />

1 oluk – 1 adım prensibiyle çatınıza çok<br />

hızlı bir şekilde uygulanabilen Zigana Tile,<br />

satın aldığınız andan itibaren size tasarruf<br />

ettiriyor. Levhaların alt ve üst taraflarında<br />

belirlenmiş olan özel bini yerlerinin yanı<br />

sıra levhaların üst tarafında yer alan soğuk<br />

damga ile “TOP - ÜST” şeklinde belirtilmiş<br />

uygulama yönü sayesinde çatıya<br />

montajı hızlıca gerçekleşiyor. Geniş oluk<br />

aralıkları sayesinde uygulama ekiplerinin<br />

hareket kabiliyetini en üst seviyeye çıkarıyor<br />

ve çatınız çok kısa bir süre içinde kusursuz<br />

olarak kullanıma hazır hale geliyor.<br />

Uluslararası çevre ve sürdürülebilirlik<br />

standartları konusunda yüksek niteliklere<br />

sahip olan bu kusursuz ürün, yüksek oranda<br />

geri dönüştürülmüş malzeme içeriğine<br />

sahip ve asbest içermiyor. Onduline’in<br />

Sapanca’daki üretim tesislerinde yüksek<br />

teknoloji kullanılarak üretilen Zigana Tile,<br />

renklendirme aşamasında kullanılan doğal<br />

pigmentler ve düşük karbon ayakizi<br />

değeri ile çevreye oldukça duyarlı.<br />

Çatı ve cephe kaplamalarında uzun yıllar<br />

boyunca güvenle kullanabileceğiniz Zigana<br />

Tile, geniş aksesuar yelpazesi ile<br />

birlikte TS EN 534:2006+A1:2010 standardına<br />

ve CE belgesine sahip bir şekilde<br />

Onduline Avrasya garantisi altında Türkiye’de<br />

üretiliyor.<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“İstenilen amaca yönelik rahat ve<br />

huzurlu ortamlar geliştiriyoruz”<br />

“Her mekanın içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk<br />

amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu yaparken daha tasarım aşamasındayken fonksiyon,<br />

amaç ve duyguyu bir bütünlük içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı göz önünde<br />

bulunduruyoruz.”<br />

Eda Tahmaz / İç Mimar<br />

İlham verici tasarımları yüksek kaliteli<br />

uygulamalarla birleştirerek bireysel ve<br />

kurumsal işverenlerin hizmetine sunan<br />

EDDA Mimarlık müşteri memnuniyetine<br />

dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi<br />

hedefliyor. Özgün tasarımları ile adından<br />

sıkça söz ettiren EDDA Mimarlık kurcusu<br />

İç Mimar Eda Tahmaz ile projeleri hakkında<br />

konuştuk.<br />

Öncelikle kısaca kendinizden ve çalışmalarınızdan<br />

bahsedebilir misiniz?<br />

1991 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık<br />

Fakültesi Restorasyon Bölümü’nden<br />

ikincilikle mezun olduktan sonra,<br />

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar<br />

Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden birincilikle<br />

mezun olarak tamamladım. Mezuniyet<br />

sonrası farklı restorasyon ve mimarı<br />

alanlarda çalıştıktan sonra 2008 yılında<br />

EDDA Mimarlık’ı kurdum. EDDA Mimarlık<br />

olarak ürün tasarımı, mimari ve iç mimari<br />

projeler üzerine çalışıyoruz. On yılı aşkın<br />

süredir yaratıcı ve ilham verici tasarımlarımızı,<br />

yüksek kaliteli uygulamalarla birleştirerek<br />

bireysel ve kurumsal işverenlerin<br />

hizmetine sunmayı ve müşteri memnuniyetine<br />

dayalı uzun süreli işbirlikleri geliştirmeyi<br />

hedefliyoruz. Mimari, iç mimari tasarım<br />

ve uygulama konularında tecrübeli<br />

bir ekibimiz bulunuyor ve her yeni projede,<br />

beklentileri mimari etik ve mükemmellik<br />

çerçevesinde yerine getirme heyecanıyla<br />

çalışıyoruz.<br />

Özellikle ofis, banka, yönetim binaları,<br />

konut, otel projeleri, konsept tasarım ve<br />

uygulamaları hayata geçiriyoruz. Tasarladığımız<br />

mekanı, sadece iç mimari açıdan<br />

değil, aynı zamanda mobilya tasarımı,<br />

aydınlatma tasarımı ve farklı alanlarda<br />

72<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

yarattığımız özgün tasarımlar ile bir bütün<br />

olarak ele alıyor ve çözümlüyoruz.<br />

Özellikle Y kuşağına hitap eden<br />

projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />

misiniz?<br />

Halaman Matbaacılık’ın yönetim binasında<br />

şekillendirdiğimiz iç mekan tasarımı<br />

ve Aktif Group yönetim ofisi, Y kuşağının<br />

taleplerini göz önüne alarak gerçekleştirdiğimiz<br />

projelerimizden.<br />

Gerçekleştirdiğiniz projelerinizde,<br />

önceliklerinizi nasıl belirliyorsunuz?<br />

Tüm projelerde önceliğimiz, müşterilerin<br />

istek ve öngörülerini, kendi mimari anlayışımız<br />

ve bilgimiz ışığında süzerek, istenilen<br />

amaca yönelik rahat ve huzurlu ortamlar yaratmak<br />

oluyor. Her proje farklılık gösterse<br />

de, fonksiyonu ön planda tutarak her mekanın<br />

içindeki hikayeyi ön plana çıkarmak<br />

ve bunu en iyi şekilde anlatmak bizim ilk<br />

amacımız oluyor. Bir mekanın kurgusunu<br />

yaparken daha tasarım aşamasındayken<br />

fonksiyon, amaç ve duyguyu bir bütünlük<br />

içerisinde korumak ve ön plana çıkarmayı<br />

göz önünde bulunduruyoruz.<br />

‘Sıradan olmayan ve canlı bir<br />

ofis’ mimari anlamda içinde neler<br />

barındırmalı?<br />

Sıradan olmayan ve canlı bir ofis, çalışanların,<br />

çalışma hayatında arzuladıkları<br />

ve motivasyonlarını artırması gerektiğini<br />

düşünüyorum. Sadece ofisler ve işi hatırlatan<br />

imgeler değil hayatın her alanından<br />

bir parçanın o tasarımda olması gerekiyor.<br />

Tasarımdaki dinamizmdir bu etkiyi yaratan.<br />

Örneğin, Aktif Group Yönetim Binası’nda<br />

Y kuşağının beklentilerinden yola çıkarak<br />

sıradan olmayan ve canlı bir ofis yaratma<br />

arzusuyla çalışanlar ile fikir alışverişinde<br />

bulunduk. Çalışanların iş hayatının stres<br />

ve yoğunluğundan uzaklaşmaları için ofis<br />

alanlarını, sosyal alanlar ile bütünleştirdik.<br />

Yalın bir tasarım çizgisi benimseyerek<br />

renkler, sıcak malzemeler ve iç peyzaj ile<br />

desteklediğimiz dinamik atmosferi ortak<br />

alanlara da alarak, markanın iş karakterini<br />

yansıtan renk farklılıkları ile departmanlar<br />

arasında çeşitlilik oluşturduk.<br />

‘Ortamın enerjisini yükseltmek’ dediğimizde<br />

Mimarinin etkisi nerede başlar<br />

ve nerede biter?<br />

Mimarın tam olarak yapması gereken de<br />

ortamın enerjisini yükseltmektir. Mimarın<br />

etkisi renk seçiminden kullanılacak malzemenin<br />

dokusuna kadar her noktada etkisi<br />

olmalı. En küçük detaylarda bile mimar<br />

dokunuşuyla ve son kullanıcının alacağı<br />

enerjiyi hissetmeli. Proje bir bütün olarak<br />

ele alınmalı ve peyzajından, toplantı odasına,<br />

tablolardan zemin kaplamalarına kadar<br />

her alanda mimarın enerjisi o projeye<br />

yansımalı.<br />

Aktif Group Yönetim Ofisi’nde yönetim<br />

kurulu toplantı odasını dairesel formda,<br />

departmanları ise farklı formlarda birbiri<br />

içerisine yerleşecek şekilde ele alarak<br />

yükselttiğimiz enerjiyi, ofis duvarları için<br />

tasarladığımız panolarda ve bölücü camlarda<br />

kurguladığımız birbiri içerisinde akan<br />

grafik çalışmalar ile destekledik. Tavanlar<br />

ve mobilyalara da bu farklı formları yansıtarak<br />

mekanın kendi içerisindeki üç boyut<br />

etkisini daha da vurguladık ve çalışanlar<br />

için enerjisi yüksek bir ofis ortamı ortaya<br />

çıkardık.<br />

Hızla ortaya çıkan birbirinden<br />

kopuk niteliksiz projelerin çevresi<br />

ve insana karşı olan etkilerinde,<br />

mimarların ne gibi sorumlulukları<br />

var? Bu konuda sizce neler<br />

yapılabilir?<br />

Ülkemizde kentsel dönüşüm adı altında<br />

yapılan birbirinden kopuk ve niteliksiz projeler<br />

fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenmiş;<br />

dönüşümün toplumsal, ekonomik<br />

ve çevresel boyutları göz ardı edilmiştir.<br />

Oysa kentsel dönüşüm, fiziksel mekânın<br />

dönüşümünün yanı sıra, sosyal gelişim,<br />

ekonomik kalkınma, çevreyle ilgili ve doğal<br />

dengenin korunması ve sürdürebilirliğinin<br />

sağlanması ile birlikte kapsamlı ve<br />

bütünleşik bir yaklaşımla ele alındığı takdirde<br />

başarıya ulaşabilir.<br />

Dünya genelinde yaygın hale gelen<br />

kentsel dönüşüm projeleri hakkında<br />

neler düşünüyorsunuz? Başarılı bir<br />

dönüşüm için Türk <strong>Yapı</strong> Sektörüne<br />

bir çağrınız var mı?<br />

Kentsel dönüşüm, zamanla niteliğini<br />

kaybeden, fiziksel ve çevresel yönlerden<br />

bozulmuş ve köhneleşmiş, sosyal ve ekonomik<br />

açıdan dışlanmışlıkla karşı karşıya<br />

olan kentsel alanların belli sosyal ve ekonomik<br />

programlarla yenilenerek/dönüştürülerek<br />

kente kazandırılmasıdır.<br />

Başarılı bir kentsel dönüşüm için farklı<br />

amaçlara hizmet etmek ve bu amaçlara yönelik<br />

tasarımlar yapmak gerekir. Öncelikli<br />

olarak kentin fiziksel koşulları ile toplumsal<br />

problemleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmalı<br />

ve kentsel refah ve yaşam kalitesini<br />

artırıcı bir ekonomik kalkınma yaklaşımı<br />

benimsenmeli. Kentsel alanların en etkin<br />

biçimde kullanımına ve gereksiz kentsel yayılmadan<br />

kaçınmaya yönelik stratejilerin de<br />

mutlaka oluşturulması gerekli.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 73


Mimari<br />

Türkiye ‘Yatay Mimari’<br />

ile yeniden şekilleniyor<br />

Günümüzde gayrimenkul sektörünün yeni bir gündem konusu var; Yatay Mimari. Devletin<br />

gündeminde de olan bu yeni nesil mimarlık anlayışı için inşaat firmaları ve mimarlar ön<br />

çalışmalara başladı. Peki, Yatay Mimari ile yeni projeler nasıl hayat bulacak?<br />

Durul Dalgıç / Lejant Proje Ortaklarından<br />

Son günlerde Türkiye gayrimenkul sektörü<br />

Yatay Mimari’yi tartışıyor. Devletin gündeminde<br />

de olan bu konu için belediyeler ve<br />

tüm proje firmaları yol haritası çizmek için<br />

çalışmaya başladı. Peki, Yatay Mimari ile<br />

hayatımız nasıl değişecek? Bilirkişilerin<br />

söylediklerine göre; yeni yapılacak binalarda<br />

arsada inşaat sınırları genişleyecek,<br />

dikey yerine yatay mimari teşvik edilecek.<br />

Doğru yerlerde doğru yapıların yapılmasıyla<br />

insanların doğa ile bütünleşmesi ve<br />

çocukların özgürce oyun oynayabilecekleri<br />

alanlar gün yüzüne çıkacak. Aslında bu<br />

bakış açısıyla tasarlanan yapılar da yok<br />

değil. Bunlarda biri de Ankara’nın Gölbaşı<br />

Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçen Aden<br />

Ballıkpınarı Konut Projesi.<br />

Yatay yaşam konseptini, müstakil<br />

yaşam ayrıcalığına dönüştüren<br />

proje…<br />

Müşterilerine mimari çözümlerden proje<br />

geliştirmeye, finansman yönetiminden işletmeye<br />

kadar 360 derece hizmet sunan<br />

Lejant Proje tarafından Ankara’nın Gölbaşı<br />

Ballıkpınarı Köyü’nde hayata geçirilen<br />

Aden; yatay yaşam konseptini, müstakil<br />

yaşam ayrıcalığına dönüştürüyor. Dalgıç<br />

GY ve Lejant ortaklığıyla hayat bulan<br />

Aden, 2+1’den 5+1’e kadar geniş seçeneklerle<br />

sunulan villalar ve farklı mimarisi<br />

ile dikkatleri üzerine çekiyor. Ferah mimarisini,<br />

yüksek tavanlarla destekleyen<br />

benzersiz projede; evin içinde sayılabilecek<br />

şekilde tasarlanan havuzlar ve özgür<br />

kullanım imkanı sunan bahçeler de bulunuyor.<br />

Sosyal donatıları ve yeşil alanları<br />

ile doğanın içinde yaşama fırsatı sunan<br />

Aden Ballıkpınarı; Mogan Gölü ve Eymir<br />

Gölü ile Beynam ormanları tarafından çevreleniyor.<br />

Kent merkezine 20 dakikalık<br />

mesafede yer alan Aden Ballıkpınarı’nda<br />

trafik sorunu yaşanmadığı gibi 7/24 profesyonel<br />

güvenlik hizmetiyle huzurlu bir<br />

yaşamın kapılarını konukları için açıyor.<br />

Doğanın tam kalbinde…<br />

Sakinlerinin her sabah güzel bir manzaraya<br />

uyanmasını sağlayan Aden, açık<br />

havanın tadını çıkararak bahçe kahvaltısı<br />

yapmak isteyenlerin gönlünde taht<br />

kuruyor. Bahçelerini özgürce dizayn edebilmek<br />

ve doğadan kopmadan toprakla<br />

iç içe yaşamak isteyenleri yaşam alanına<br />

davet eden Aden; çocuklara özgürce<br />

oyun oynayabilecekleri alanlar da sunuyor.<br />

Hem şehir merkezine yakın hem de<br />

doğanın tam kalbinde olmak isteyenlerin<br />

beğenisini kazanan Aden, yaşamı bir<br />

bütün olarak kucaklıyor.<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Dubai’de Tabanlıoğlu Mimarlık imzası:<br />

Crystal Towers<br />

Türkiye’nin küresel mimarlık ofisi Tabanlıoğlu Mimarlık’ın Dubai’de tasarladığı Crystal Towers’ın<br />

inşaatı tamamlandı. Kentin doğal bir uzantısı olarak kentte yaşayanlarla buluşma öngörüsüyle<br />

geliştirilen Crystal Towers, Dubai’de bu misyonu üstlenen öncü proje konumunda.<br />

Tabanlıoğlu Mimarlık, yapımı tamamlan<br />

Crystal Towers’ın tanıtımını, Dubai’de 11-<br />

13 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Citsycape<br />

Global <strong>2017</strong> döneminde gerçekleştirdi.<br />

Crystal Towers’ın iki kulesinden<br />

birinde hizmet veren Rixos Premium Dubai<br />

evsahipliğinde, Melkan Gürsel, Murat<br />

Tabanlıoğlu’nun katılımlarıyla düzenlenen<br />

özel davet, Cityscape Global nedeniyle<br />

kentte bulunan gayrimenkul ve mimarlık<br />

dünyasının önde gelen temsilcilerini buluşturdu.<br />

Al Fattan Properties yatırımı olan Crystal<br />

Towers, Dubai’nin Jumeirah Beach bölgesinde,<br />

Al Mamsha Street üzerinde yer<br />

alıyor. Karma kullanımlı proje, 35 katlı<br />

konut ve Rixos Premium Dubai’nin hizmet<br />

verdiği 30 katlı otel olmak üzere iki kuleden<br />

oluşuyor. <strong>Yapı</strong>mı Temmuz <strong>2017</strong>’de<br />

tamamlanarak hizmete giren Crystal<br />

Murar TabanlIoğlu<br />

Melkan Gürsel<br />

Towers, özgün ve efektif tasarımı, somut<br />

işlevselliğinin yanı sıra Dubai’de öncülük<br />

yaptığı bir misyonu da üstleniyor.<br />

Crystal Towers’ın, yatırımcısı Al Fattan<br />

Properties’in de bu yöndeki arzusu doğrultusunda;<br />

Dubai’de eksikliği hissedilen<br />

kentsel yaşamı hareketlendirme ve<br />

kendisine çekme kaygısını da tasarıma<br />

taşıdıklarını vurgulayan Murat Tabanlıoğlu,<br />

“Cadde kotunda yer alan restoranlar,<br />

mağazalar, sağlık, spor tesislerinin yanı<br />

sıra Dubai’nin potansiyeli yüksek bu semtinde,<br />

şeffaf, çok cepheli yapısal formu ve<br />

ışıltısı ile Crystal Towers, sosyaleşme ihtiyacına<br />

karşılık olarak da bir deniz feneri<br />

gibi insanları bulunduğu noktaya çekiyor.<br />

Kulelerinde yer alan otel, konut ve halka<br />

açık tesislere erişim tek bir ana girişten<br />

verilerek, birbirinden farklı kullanıcılarının<br />

rastlaşma ihtimalini doğuruyor. Sadece direkt<br />

kullanıcılarıyla sınırlı değil, tüm kentli<br />

ve ziyaretçilere açık hali ile ana fonksiyonlarının<br />

yanı sıra bir kentsel buluşma noktası<br />

oluşturuyor” diyerek, Crystal Towers’ın<br />

bu misyonu üstlenen bir proje olarak Dubai’de<br />

öncülük yaptığını belirtti.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 75


Dosya Konuları:<br />

Çimento ve Beton Ekipmanları<br />

Elektrikli El Aletleri<br />

İş Makineleri ve Ekipmanları


Hava ve suda sertleşen daha sonra<br />

suda çözünmeyen hidrolik bağlayıcı bir<br />

madde olan çimentonun kum, çakıl ve<br />

uygun oranda su ile karışımı sonucu<br />

elde edilen sert, dayanıklı, taş benzeri<br />

bir yığışım olan beton…<br />

Çimento ve Beton Ekipmanları<br />

Tamir, bakım, onarım ve tadilat işlemleri<br />

için çalışan kişilerin işlerini daha<br />

pratik ve kolay bir şekilde yapabilmelerini<br />

sağlayan…<br />

Elektrikli El Aletleri<br />

<strong>Yapı</strong> sektöründe çeşitli işlerde (karayolu<br />

yapım, bakım ve onarımı, su kanalları<br />

yapımı, toprak kazımı, yükleme ve yayılımı<br />

vb.) kullanılan çok amaçlı makineler<br />

olan…<br />

İş Makineleri ve Ekipmanları


İnşaat Sektörü<br />

3. çeyrekte yükselişini sürdürüyor<br />

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay düzenli olarak hazırladığı ve sektördeki faaliyet,<br />

güven ve beklentiyi ölçümlediği “Hazır Beton Endeksi”nin <strong>2017</strong> Ağustos Ayı Raporu’nu açıkladı.<br />

Hazır Beton Endeksi, ağustos ayında 100,34 değerine ulaşarak önceki yılın aynı ayına<br />

göre yüzde 0,5 oranında artış gösterdi.<br />

Türkiye Hazır Beton Birliği, Hazır Beton<br />

Endeksi’yle inşaat ve bununla bağlantılı<br />

imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut<br />

durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koydu.<br />

Rapor’da, Temmuz <strong>2017</strong>’de ilk defa<br />

eşik değerin üstüne çıkan Güven Endeksi,<br />

ağustos ayında eşik değerin üzerine çıkamadı.<br />

Ancak bileşik endeks olan Hazır Beton<br />

Endeksi, ağustos ayı genelinde sektörün<br />

genel görünümünün olumlu olduğunu<br />

ortaya koydu.<br />

%0,6 ile en fazla artış gösteren<br />

endekslerden biri Faaliyet Endeksi oldu<br />

Hazır Beton Faaliyet Endeksi ağustos<br />

ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre<br />

%0,6’lık artış ile en fazla artış gösteren<br />

endekslerden biri oldu. Ankete katılan<br />

firmaların %59’u ağustos ayında satışlarının<br />

arttığını belirtirken satışlarında önceki<br />

aya göre azalma olduğunu ifade edenlerin<br />

oranı %14’te kaldı. Alınan kayıtlı siparişlerde<br />

artış olduğunu söyleyenlerin oranının<br />

%50’nin üzerinde olması, faaliyetteki<br />

hareketlenmeyi teyit etti.<br />

En az artış Güven Endeksi’nde<br />

gerçekleşti<br />

Hazır Beton Güven Endeksi’nin temmuz<br />

ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına göre<br />

%0,3 arttı. Bu artış pozitif bir artış olmakla<br />

birlikte diğer endekslere kıyasla düşük<br />

kaldı. Endeksin değerinin eşiğin altında<br />

kalması, sektörün ekonomiye olan güvenin<br />

istenilen düzeyde olmadığını ortaya<br />

koydu. Ankete katılanların %11’i yeni istihdamı<br />

düşünürken, yeni yatırım düşünenlerin<br />

oranı ise %15 oldu. Ankete katılan<br />

firmaların %30’u tedarikçilere verdiği<br />

siparişin önümüzdeki üç ayda artacağını<br />

düşündüğünü belirtti.<br />

Beklenti Endeksi 0,6 oranında artış<br />

gösterdi<br />

İnşaat sektörünün önümüzdeki dönemde<br />

gidişatını göstermesi açısından önemli<br />

olan Hazır Beton Beklenti Endeksi’nin<br />

ağustos ayı değeri bir önceki yılın aynı ayına<br />

kıyasla %0,6 oranında artış gösterdi.<br />

Önümüzdeki üç ayda satışlarının artacağını<br />

düşünenlerin oranı %55 iken, satışların<br />

80<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

‘Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri’ Bodrum’da gerçekleştirildi<br />

Kuruluş tarihi olan 1988 yılından bu yana Türkiye’de kaliteli betonun<br />

üretilip kullanılması için önemli çabalar gösteren Türkiye<br />

Hazır Beton Birliği (THBB), bu amaçla yapmış olduğu çok sayıda<br />

etkinliğin yanı sıra “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları”<br />

konulu seminerler düzenliyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde<br />

periyodik olarak gerçekleştirilen bu seminerler ile müteahhitler,<br />

mimarlar, mühendisler başta olmak üzere beton kullanıcılarına;<br />

betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine; yapı denetim kuruluşu<br />

temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarının<br />

anlatılması hedefleniyor. <strong>2017</strong> yılında İstanbul, Gaziantep ve<br />

Samsun’da düzenlenen seminerler dizisinin dördüncüsü 14 Eylül<br />

<strong>2017</strong> tarihinde Herodot Kültür Merkezi’nde yapıldı. Seminer’e inşaat<br />

mühendisleri, müteahhitler, mimarlar ve beton üreticileri yoğun<br />

ilgi gösterdi. Seminer kapsamında, THBB Genel Sekreter Yardımcısı<br />

Aslı Özbora Tarhan; “Türkiye’de ve Dünyada Hazır Beton<br />

Sektöründeki Son Gelişmeler”, İTÜ İnşaat Fakültesi Eski Dekanı<br />

Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir “Beton Teknolojisinde Son Gelişmeler”;<br />

THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar ise<br />

“Betonda Kalite Denetimleri” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.<br />

azalacağını düşünenlerin oranı %18 oldu.<br />

Gelecek üç ayda girdi stoklarını artıracağını<br />

söyleyen firmaların oranı ise %60 olarak<br />

gerçekleşti.<br />

Hazır Beton Endeksi önceki yılın<br />

aynı ayına göre arttı<br />

Bileşik endeks olan Hazır Beton Endeksi<br />

de bu gelişmelerden etkilenerek ağustos<br />

ayında 100,34 değerine ulaştı. Böylece<br />

önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında<br />

artış gösterdi.<br />

“Önümüzdeki döneme ilişkin<br />

sektörün beklentisi olumlu”<br />

Hazır Beton Endeksi Ağustos Ayı Raporu<br />

sonuçları ile ilgili görüşlerini açıklayan Avrupa<br />

Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, temmuz<br />

ayından sonra ağustos ayında da Faaliyet<br />

Endeksinin yükselişini sürdürdüğünü,<br />

sektörün önümüzdeki döneme ilişkin beklentisinin<br />

pozitif göründüğünü ifade etti.<br />

Yavuz Işık, rapor ile ilgili şu değerlendirmelerde<br />

bulundu: “Geride bıraktığımız<br />

temmuz ve ağustos ayında Faaliyet Endeksi’nin<br />

yükseliyor olması, inşaat sektöründeki<br />

ilerlemenin boyutlarını ortaya koymaktadır.<br />

3. Çeyreğin ilk iki ayında inşaat<br />

sektöründe görülen bu hareketlilik sonrasında<br />

eylül ayında da endeksin yükselmesi<br />

durumunda, inşaat sektörü 3. Çeyrekte<br />

de Türkiye’nin büyümesine oldukça önemli<br />

bir katkı sunacaktır.”<br />

Türkiye Hazır Beton Birliği, sürdürülebilirlik konusunda bir ilke imza attı<br />

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda<br />

doğru beton uygulamalarının sağlanması için çalışan Türkiye Hazır<br />

Beton Birliği (THBB), beton ve ilgili sektörlerin gelişimine yönelik<br />

faaliyetlerine hızla devam ediyor.<br />

Kalite, çevre ve iş güvenliği uygulamalarıyla sektörün gelişimine<br />

büyük katkı sağlayan THBB, çevre dengesi ile ekonomik büyümeyi<br />

birlikte ele alan, doğal kaynakların etkin kullanımını sağlayarak<br />

çevresel kaliteye önem veren, aynı zamanda gelecek kuşakların<br />

ihtiyaçlarını tehlikeye sokmaksızın bugünkü ihtiyaçlarını karşılayabilen<br />

bir model olan sürdürülebilirlik konusuna odaklandı.<br />

Dünyada kullanılan en yaygın yapı malzemesi olan betonun sürdürülebilir<br />

olmasının geleceğimiz için önemini vurgulayan beton<br />

ve çimento sektöründe faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar,<br />

sorumlu kaynak kullanımı belgelendirme sisteminin geliştirilmesi<br />

için 2013 yılında bir araya geldi. Bunun sonucunda, 2016 yılında<br />

Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kuruldu. Beton Sürdürülebilirlik<br />

Konseyi (CSC) projesi, Sürdürülebilir Kalkınma için Dünya İş<br />

Konseyinin (WBCSD) Çimento Sürdürülebilirlik Girişimi (CSI) tarafından<br />

başlatıldı ve birçok şirket, birlik ve enstitü kurucu üye oldu.<br />

“Bölgesel Sistem Operatörü” olarak atadığı kuruluşlar ile beton<br />

üreticilerini, “Yönetim”, “Çevre”, “Ekonomi” ve “Sosyal” konu<br />

başlıkları altında bilgilendiren Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin,<br />

her bölgede sadece bir bölgesel sistem operatörü bulunuyor. Bu<br />

kapsamda, <strong>2017</strong> yılında Beton Sürdürülebilirlik Konseyine başvuruda<br />

bulunan Türkiye Hazır Beton Birliği, beton ve beton bileşenleri<br />

alanındaki<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 81


İlk 6 Ayda 196 Milyon Dolar Çimento<br />

İhracatı gerçekleştirildi<br />

Dosya<br />

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) tarafından açıklanan <strong>2017</strong> yılının ilk yarı rakamlarına<br />

göre iç pazarda düşüş yaşanırken ihracat hız kesmeden artmaya devam etti. Üretilen çimentonun<br />

yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken, ihracatta ilk sırada Suriye ikinci sırada ise ABD yer aldı.<br />

İlk 6 aylık verilere göre çimento ihracat geliri 196 milyon dolar olarak açıklandı.<br />

TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre,<br />

<strong>2017</strong> yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen<br />

yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir düşüş<br />

yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen<br />

çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu<br />

olurken yine <strong>2017</strong> yılı ilk 6 ayında iç satışlarda<br />

%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik<br />

artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon<br />

tonaçimento üretimi gerçekleşirken bunun<br />

32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan<br />

fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.<br />

++196 Milyon Dolarlık İhracat<br />

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB<br />

Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “<br />

<strong>2017</strong> yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış<br />

aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda<br />

yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama<br />

kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında<br />

Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar<br />

bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının<br />

daha etkileyici seviyelerde olmasını<br />

bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat<br />

rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü<br />

yine büyük bir başarıya imza atmıştır. Türkiye<br />

İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı<br />

işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine<br />

göre; ihracat <strong>2017</strong> yılı Haziran ayında,<br />

2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13<br />

milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak<br />

19 milyar 177 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.<br />

Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun<br />

%11,5’ini ihraç ederek ekonomiye<br />

olan katkısı büyüktür” dedi.<br />

M. Şefik Tüzün / TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı<br />

İlk 6 ayda 196 milyon dolar çimento ihracatı gerçekleştirildi<br />

TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre, <strong>2017</strong> yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir<br />

düşüş yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken yine <strong>2017</strong> yılı ilk 6 ayında iç satışlarda<br />

%4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon tonaçimento üretimi gerçekleşirken<br />

bunun 32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.<br />

196 Milyon Dolarlık İhracat<br />

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “ <strong>2017</strong> yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış<br />

aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında<br />

Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının daha etkileyici seviyelerde olmasını<br />

bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü yine büyük bir başarıya imza atmıştır.<br />

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat <strong>2017</strong> yılı Haziran<br />

ayında, 2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13 milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak 19 milyar 177 milyon dolar<br />

olarak gerçekleşmiştir. Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun %11,5’ini ihraç ederek ekonomiye olan katkısı büyüktür” dedi.<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“Bizi farklı kılan; standartlar içinde daha<br />

stabil bir ürün yapabilme becerimiz”<br />

“Bursa Çimento olarak asıl amacımız;, üretimin artırılmasının ötesinde Dünyada kullanılan<br />

en iyi teknolojileri kullanan ve hem çevre duyarlılığını hem de insana yaklaşımını en üst<br />

seviyeye çıkaran bir fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye etmek.”<br />

1966 yılında Bursa’da kurulan ve %100<br />

halka açık bir yapı ile çalışmaya devam<br />

eden Bursa Çimento, Türkiye’nin en büyük<br />

sanayi kuruluşları arasında yer almakta.<br />

Bursa Çimento Genel Müdürü Osman<br />

Nemli ile şirket faaliyetleri, yeni projeleri<br />

ve sektördeki yenilikler üzerine konuştuk.<br />

Kısaca firmanızdan bahseder<br />

misiniz?<br />

3 bin civarında ortağa sahip olan Bursa<br />

Çimento’ya bağlı olan şirketler arasıda<br />

Çemtaş, Bursa Beton, Rodaport, Tunçkül<br />

ve Ares bulunuyor.<br />

Bursa Çimento olarak, Güney Marmara’da<br />

yer alan fabrikamız ile bölge ihtiyacını karşılayacak<br />

bir kapasiteye sahibiz. Kurulduğumuz<br />

günden bu yana ileri teknoloji ve<br />

yenilikçi bir anlayış ile üretim yapmaya<br />

özen gösteriyoruz.<br />

1969 yılında üretime başlayan Bursa Çimento,<br />

hali hazırda 1.400.000 ton/yıl<br />

klinker üretimi ile toplam 2.850.000 ton/<br />

yıl çimento öğütme kapasitesine sahip.<br />

Ayrıca 2016 yılında teknoloji ve verimliliği<br />

artırmaya yönelik toplam 8 milyon 200<br />

bin liralık yatırım yaptık. Mevcut otomasyon<br />

sistemini sürekli iyileştirerek Bursa<br />

Çimento fabrikasının geleceğin yeni nesil<br />

çimento üretim tesisleri arasında yerini almasını<br />

hedefliyoruz.<br />

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />

misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />

vermektesiniz?<br />

Hızla büyüyen inşaat sektörünün en önem-<br />

84<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

karşı hassasiyetin artığını düşünüyor, buna<br />

göre de ürünlerimizi belirliyoruz. Pazardaki<br />

bu stabiliteye rağmen standartlarda yer<br />

alan veya almayan yeni ürün grupları üzerinde<br />

çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Pazarda<br />

oluşabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda<br />

yeni ürünlere geçiş yapma esnekliğimizi her<br />

zaman hazırda bulunduruyoruz.<br />

Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />

Yeni ürünlerinizi neye göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Uyguladığımız çevre politikaları ve faaliyetlerinin<br />

başında çevreye duyarlı ürünler geliştirmek<br />

ve bu ürünleri yine çevreye duyarlı<br />

süreçler ile üretmek geliyor. Bunun yanı<br />

ve atık ısıdan enerji üretmek. 2011 yılında<br />

Atıktan Türetilmiş Yakıt Hazırlama Tesisi’ni,<br />

2013 yılında ise Atık Isı Enerji Tesisi’ni<br />

devreye aldık. Yakıt kaynağı olarak<br />

kullanılan atık ile atık ısından elde edilen<br />

enerji olmak üzere iki şekilde enerji<br />

üretimi sağlanıyor. Bacadan çıkan sıcak<br />

gazlardan tekrar enerji üretiyoruz. Bu sayede<br />

kullandığımız enerjinin yüzde 20 ile<br />

25’ini karşılıyoruz.<br />

İlave olarak, kalorifik ihtiyacımızın bir kısmını<br />

atık yakarak karşılıyoruz.<br />

Bu sayede atıkların gömülerek depolanma<br />

ihtiyacını azaltarak çevreye ciddi anlamda<br />

bir katkıda bulunuyoruz.<br />

Ar-Ge çalışmalarımızın büyük kısmı bu iki<br />

konuya odaklanmış durumda. Hem atık<br />

ısıdan daha fazla enerji üretebilmek hem<br />

Osman Nemli / Bursa Çimento Genel Müdürü<br />

li tedarikleri hazır beton ve çimentodur. Bu<br />

bağlamda çimento ve hazır beton üretimi<br />

hem kapasite hem yenilik anlamında her<br />

geçen gün daha iyi bir noktaya gelmektedir.<br />

Öte yandan dökme, torbalı, sling bag ve big<br />

bag ambalajlı çimento ürünlerimiz ile nihai<br />

müşterilerimize ulaşıyoruz. Ürün porföyümüzde<br />

32,5 dayanımdan 52,5 dayanıma<br />

kadar 6 değişik tip çimento yer almaktadır.<br />

Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />

çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />

uygulamada son dönemde ne gibi<br />

yenilikler mevcut?<br />

Fabrikanın gelişen teknolojiye uyum sağlaması<br />

ve verimliliğin arttırılmasına yönelik<br />

çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Öte yandan ürünün<br />

standartları belirlenmiş, sonuçta hepimiz<br />

bu standartlara uygun üretim yapıyoruz.<br />

Sektörde sizi farklı kılan standartlar içinde<br />

daha stabil bir ürün yapabilme beceriniz.<br />

İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler ve<br />

deprem hassasiyetimiz sonucunda kullanılan<br />

beton dayanım sınıfları giderek yükselirken,<br />

çimento kalitesindeki değişimlere<br />

sıra ürün kalitesi, müşteri memnuniyeti,<br />

iş sağlığı ve güvenliği gibi birimlere yönelik<br />

farklı geliştirme çalışmalarımıza da devam<br />

ediyoruz. Bunların bir kısmı endüstri 4.0’a<br />

geçişimizi hızlandıracak unsurlar. Yeni yatırımımız<br />

ile birlikte mevcut en iyi teknikleri<br />

kullanarak ülke ekonomisine katkı sağlarken,<br />

çevremizle daha barışık bir tesis olmayı<br />

planlıyoruz.<br />

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />

gelişiyor?<br />

Yeni pazarlar konusunda özellikle yurtdışı<br />

olmak üzere arayışlarımız devam ediyor.<br />

Ancak amacımız tek seferlik spot satışlar<br />

yapmak değil. Girdiğimiz pazarda kalıcı olup<br />

uzun yıllar bizim ürünümüze alışan müşteriye<br />

kaliteli hizmet sunmak istiyoruz. Bu noktada<br />

hacimden daha çok uzun süre ticaret<br />

yapabilir miyiz kriterine odaklanıyoruz.<br />

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />

önceliğinizi hangi konulara göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Öncelik verdiğimiz konulardan biri de atık<br />

de daha fazla endüstriyel atığı bertaraf<br />

edebilmek üzere araştırmalar yapıyoruz.<br />

Yeni ürünler geliştirebilmek için de çeşitli<br />

çabalarımız var, ancak daha önce de<br />

bahsettiğim gibi bu noktada pazar ihtiyaçları<br />

da önem kazanmakta.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak<br />

mı?<br />

Evet. Bursa Çimento’nun ‘Çimento Fabrikası<br />

Kapasite Artışı ve Atık Isıdan Enerji<br />

Üretim Tesisi’ projemize Çevre ve Şehircilik<br />

İl Müdürlüğü’nden ÇED olumlu kararı<br />

çıktı. Bu karar ile birlikte 120 milyon dolarlık<br />

teknoloji yatırımına hazırlanıyoruz.<br />

Yeni yatırım ile kapasitemiz 1.8 milyon<br />

ton/yıl klinker olacak...<br />

Bursa Çimento olarak asıl amacımız;<br />

üretimin arttırılmasının ötesinde Dünyada<br />

kullanılan en iyi teknolojileri kullanan<br />

ve hem çevre duyarlılığını hem de insana<br />

yaklaşımını en üst seviyeye çıkaran bir<br />

fabrikayı Bursa halkına ve Türkiye’ye hediye<br />

etmek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 85


“Sika’nın 2020 stratejisi,<br />

yenilikçi ve çevreci ürünlerini<br />

dünyanın her yerinde sunmak”<br />

“Sika’yı farklı kılan; her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi ve ihtiyacı en iyi<br />

karşılayacak doğru çözümleri sunmasıdır.”<br />

gerekse marin sektörlerinde de müşterilerinin<br />

zorlu taleplerini en iyi şekilde karşılamakta.<br />

Sika Türkiye Pazarlama ve Kurumsal<br />

İletişim Yöneticisi Fazlı Bulut ile Sika<br />

Türkiye özelinde konuşmaya çalıştık.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

27 yıldır Türk yapı sektörü profesyonellerine<br />

hizmet vermekte olan Sika Türkiye<br />

ise, en iyi ürünü en iyi teknik destekle,<br />

performans ve müşteri ihtiyaçlarının ön<br />

planda olduğu bir yaklaşımla sunmaktadır.<br />

İstanbul ve Mersin’de alanında en son<br />

teknolojiye sahip, toplam 600 bin tonun<br />

üzerinde kapasitesi bulunan 2 üretim tesisi,<br />

7 bölge ofisi ve 200’e yakın çalışanı<br />

ile Sika Türkiye’nin sorumluluğunda, başta<br />

Türki Cumhuriyetler olmak üzere 9 ülke<br />

bulunuyor. Sika Türkiye, hitap ettiği inşaat<br />

ve endüstriyel üretim sektörlerinin büyük<br />

çoğunluğunda lider tedarikçi konumuyla 8<br />

farklı hedef pazardaki çalışmalarına aktif<br />

ve etkili olarak devam ediyor.<br />

Üretim süreçleriniz ve ürün<br />

gruplarınız hakkında biraz bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Sika’nın Gotthard Tüneli’nde sızdırmazlık<br />

harçları ile başlayan serüveni, şu an su<br />

altı yapılarındaki kompartman sistemlere<br />

uzanan çok farklı uygulama ve yapılara<br />

sahip ürünlerle devam ediyor. Beton katkıları,<br />

su yalıtımı, çatı yalıtımı, sızdırmazlık<br />

Fazlı Bulut / Sika Türkiye Pazarlama<br />

ve Kurumsal İletişim Yöneticisi<br />

Dünyada 5 kıta üzerindeki 94 ülkede, 170<br />

üretim tesisi ve 17 bin çalışanı ile faaliyet<br />

gösteren Sika’nın ürün gamı; bir yapıyı<br />

temelden çatıya kadar yapı kimyasalları,<br />

endüstriyel üretim için özel yapıştırıcılar<br />

ve sızdırmazlık gibi farklı alanlarda çözüm<br />

sunabilecek geniş bir ürün yelpazesine<br />

sahip olmanın yanında, gerek otomotiv<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

ve yapıştırıcılar, zemin kaplamaları, yenileme ve<br />

endüstri grubu ürünleri gibi çok çeşitli grupları,<br />

profesyonel ve son kullanıcıya uygun yüksek<br />

performanslı ürünler olarak sunmaktadır.<br />

Ürünlerinizin rekabet edebilir olması ve<br />

uzun vadede varlığını sürdürebilmesi için<br />

ne gibi konulara önem veriyorsunuz?<br />

Sika özellikli yapı kimyasalları sektöründe dünyada<br />

lider konumundadır. Sika’yı farklı kılan ise<br />

her zaman müşteri odaklı bir çalışma yürütmesi<br />

ve ihtiyacı en iyi karşılayacak doğru çözümleri<br />

sunmasıdır. Sika’nın geleneksel yönetim tarzından<br />

profesyonel yönetime geçmesi ile birlikte,<br />

global büyümesinde çok büyük bir ivmelenme<br />

olmuştur. Sika; 107 yıl önce bulduğu Sika-1<br />

katısındaki ileri görüşlülüğünü, şu anda gelişen<br />

inşaat sektöründeki ihtiyaçları karşılamak amacıyla<br />

her geçen gün yeni ürünlerle geliştirmektedir.<br />

Modern inşaat teknolojilerinin gelişmesi<br />

aynı zamanda bu sistemler için modern çözümlere<br />

gereksinim duymaktadır.<br />

Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />

salımı gibi pekçok olumsuzluklara<br />

sebebiyet veren ürünler için sizce ne<br />

gibi tedbirler alınmalı? Şirket olarak<br />

bu tür konularda ne tür çalışmalarınız<br />

bulunuyor?<br />

“Daha fazla değer, daha az etki” parolası ile<br />

yola çıkmaktayız. Bu bizim için şu demek: Daha<br />

çevreci ve teknolojik ürünler üretiyoruz, bunun<br />

yanında sosyal sorumluluk projeleri ile daha fazla<br />

değer katmayı da önemsiyoruz. Aynı zamanda<br />

enerji kullanımı, atık yönetimi ve iş kazalarındaki<br />

oranları azaltmayı da önceliklendirip bu sayede<br />

daha az etki oluşturmayı ana stratejimiz olarak<br />

benimsedik. Bu yolda çok güçlü adımlarla<br />

da devam etmekteyiz.<br />

Sika’da son iki senedir eğer yeni bir ürün çıkarılacaksa<br />

bunun önceki versiyondan daha çevreci<br />

bir ürün olması kuralı getirilmiştir. Bu da firmamıza<br />

hem yeni fikirlerin hayata geçmesinde<br />

hem de çevreci çözümlerin ortaya çıkmasını da<br />

tetikleyici bir etken görevi yapmaktadır. Örneğin<br />

hiçbir solvent bazlı malzeme Ar-ge bünyesinde<br />

çalışılmamaktadır. Ya da çevreye daha fazla<br />

atık üretecek bir ürün, daha performanslı dahi<br />

olsa gündeme alınmamaktadır. Özellikle mevcut<br />

binalardaki yaşam döngüsü arttıracak olan<br />

koruyucu kaplama tarzı ürünlerin önemi her geçen<br />

gün artmaktadır. Yüksek performanslı su<br />

itici malzemeler ile limanlardaki tamir ve yaşam<br />

döngülerinin süreleri iki katına kadar çıkarılabilmektedir.<br />

Bu da çok değerli olan doğal kaynaklarımızın<br />

fazladan kullanımına engel olmaktadır.<br />

SİKA, ABC Kimya’yı satın aldı<br />

13 Eylül <strong>2017</strong> Çarşamba akşamı<br />

Swissotel The Bosphorus<br />

Chalet Garden’da gerçekleşen<br />

davette, yapı kimyasalları ve endüstriyel<br />

yapıştırıcılar sektörlerinin<br />

önde gelen temsilcileri bir<br />

araya geldi.<br />

Evsahipliğini; Sika Türkiye Genel<br />

Müdürü Bora Yıldırım ve ABC<br />

Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı’nın<br />

yaptığı etkinliğe, her<br />

iki firmanın bayi ve distribütörlerinin<br />

yanı sıra yapı sektörünün<br />

belli başlı dernek ve birliklerinin<br />

üst düzey temsilcileri ile basın Sika Türkiye Genel Müdürü Bora Yıldırım<br />

mensupları katıldı.Sika Türkiye<br />

Genel Müdürü Bora Yıldırım<br />

gerçekleştirdiği sunumda, satın<br />

almaya dair bilgileri paylaşmasının<br />

ardından “Sika olarak bu<br />

satın alma ile birlikte yapıştırıcı<br />

ve sızdırmazlık ürün grubundaki<br />

pazar konumumuzu çok<br />

daha güçlü bir şekilde geliştirme<br />

fırsatına sahip olacağımıza<br />

inanıyoruz. Bir yandan ABC’nin<br />

geniş ürün portföyünü Sika’nın<br />

dağıtım kanalı ile buluştururken,<br />

diğer yandan Sika’nın ilgili ürün ABC Kimya Genel Müdürü Murat Karadayı<br />

portföyünü ABC’nin satış kanalı<br />

ile buluşturmayı ve böylece önemli bir sinerji etkisi yaratarak bu pazardaki büyümemizi<br />

hızlandırmayı hedefliyoruz. Bu satın almayla birlikte yurtiçi pazarın yanı<br />

sıra özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarlarında da Sika’nın mevcut satış kanalı ABC<br />

ürün portföyünden istifade edeceğinden, ülkemizin ihracat potansiyeline de katkı<br />

sunacağız. ABC çalışanlarına Sika Ailesi’ne hoş geldiniz derken, hep birlikte daha<br />

büyük ve güçlü takım olarak çalışacak olmanın heyecanını duyuyoruz.” dedi. ABC<br />

Kimya ve Dış Tic. A.Ş. adına konuşan Murat Karadayı, bundan sonraki yapıda<br />

“<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektöründe dünya lideri bir firmanın sahip olduğu tecrübelerin<br />

ışığında, yalnızca Sika Türkiye için değil, hem global Sika organizasyonu içerisinde<br />

hem de yurtiçinde ve yurtdışındaki diğer ülkelerde, dünya standartlarında çözüm<br />

üretmeye devam edeceklerini” ifade etti.<br />

İşleyiş ve organizasyonun mevcut haliyle devam edeceği, üretim ve Ar-Ge altyapısının<br />

geliştirilmesine yönelik yeni çalışmaların da gerçekleştirileceği bilgisinin<br />

aktarıldığı sunumların ardından verilen kokteylde konuklar sektöre dair sohbet<br />

olanağı da buldu.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Sika olarak 2020 stratejimiz, dünyanın her yerinde<br />

bu çözümleri sunabilmek ve bunu yaparken<br />

de doğanın ve insanın en az şekilde etkilenmesini<br />

sağlamaktır. Her sene birkaç farklı<br />

ülkede yüksek Sika standartlarında yeni iştirakler<br />

ve fabrikalar kurulmaktadır. Sika Türkiye olarak<br />

ise bu sene özellikle İSG konularında büyük<br />

yatırım ve eğitimler yapılmıştır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 87


Sektörel<br />

“En önemli diğer kriterimiz mümkün<br />

oldukça yerli kaynakları kullanarak<br />

yeni gelişmeler sağlamak”<br />

“Beton katkılarında en önemli yenilikler olarak, Poli karboksilat bazlı ürünlerin geleneksel<br />

kimyasalların yerine geçmesi ve performansların inanılmaz derecede artmasıdır.”<br />

Fatih Fethullah Arıcan / Genel Müdür<br />

Türkiye’nin lider Çimento fabrikalarına<br />

Öğütücü kolaylaştırıcısı ve mukavemet<br />

artırıcı ürünler üreten <strong>Yapı</strong>chem, yeni bir<br />

ürün grubu olarak <strong>Yapı</strong>fine grubu altında<br />

toz ürünler, epoksiler, su yalıtım malzemeleri<br />

ve yüzey kaplamaları içeren ürün<br />

grubun üzerinde çalışmalarına başlamış<br />

durumda. <strong>Yapı</strong>chem Genel Müdürü Fatih<br />

Fethullah Arıcan ile bu alandaki çalışmaları,<br />

ihracat hedefleri ve sektör genelinde<br />

konuşmaya çalıştık.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Boğzaiçi Üniversitesinden Kimya Mühendisliği<br />

Lisans (1980) ve Lisanüstü (1983)<br />

derecelerim var. Mezuniyetten sonra ilk işyerim<br />

olan PETKİM/Aliağa tesisleri dahil,<br />

profösyonel hayatı bıraktığım 2007 yılına<br />

kadar Kimyasal üretimlerin yapıldığı büyük<br />

kimya tesislerinde üst düzey yöneticilik<br />

deneyimlerim oldu.<br />

2007 yılında aile şirketi olan ARSAN kimya<br />

makina ve dış. Tic.ltd. şti yi kurarak <strong>Yapı</strong><br />

Kimyasalları şirketlerine hammadde ve<br />

yarımamül tedarik ettik. 2011 yılında ise<br />

<strong>Yapı</strong>chem Kimya san. A.Ş yi kurarak ve<br />

zaman içinde tüm ürün paletlerine girerek<br />

sektöre <strong>Yapı</strong> Kimyasallarında önemli<br />

bir üretici firma olarak girmiş olduk.<br />

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />

misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />

vermektesiniz?<br />

Biz önce Beton Katkıları ile başladık.<br />

Bu ürünlerin müşteri kesimi Hazır beton<br />

santralleridir. Daha sonra Çimento<br />

Kimyasallarına girdik. Türkiye’nin lider<br />

Çimento fabrikalarına Öğütücü kolaylaştırıcısı<br />

ve mukavemet artırıcı ürünler<br />

veriyoruz. Bu arada tüm ürünlerimiz için<br />

ihracat imkânları araştırdık ve bugün itibariyle<br />

neredeyse 10 ülkeye ihracat yapıyor<br />

durumdayız. Son ürün grubu olarak ta<br />

<strong>Yapı</strong>fine grubu altında toz ürünler, epoksiler,<br />

su yalıtım malzemeleri ve yüzey<br />

kaplamaları içeren ürün grubuna girdik.<br />

Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />

çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />

uygulamada son dönemde ne gibi<br />

yenilikler mevcut?<br />

En önemli yenilikler olarak Beton katkılarında<br />

, Poli karboksilat bazlı ürünlerin<br />

geleneksel kimyasalların yerine geçmesi<br />

ve performansların inanılmaz derecede<br />

artmasıdır. Bu konuda <strong>Yapı</strong>chem bu tür<br />

hammaddeleri kendi tesislerinde, kendi<br />

know-how’ ile üretme başarısına sahip<br />

olmuş, ve bu özelliği ile de sektörde farklılık<br />

yaratmıştır.<br />

Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat<br />

ediyorsunuz? Yeni ürünlerinizi neye<br />

göre belirliyorsunuz?<br />

Esas olan bir taraftan maliyetleri düşürürken<br />

diğer taraftan kalitenin artırılması<br />

olayıdır. Bu konuya azami dikkat göstererek<br />

çalışıyoruz. Diğer taraftan milli ve<br />

yerli bir firma olarak en önemli diğer kriterimiz<br />

mümkün oldukça yerli kaynakları<br />

kullanarak yeni gelişmeler sağlamaktır.<br />

Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım<br />

aşamasında ve sonrasında ne gibi<br />

avantajları bulunmakta?<br />

Bu tür ürünlerin en önemli avantajları<br />

yüksek performanslı olmaları ve çalışılması<br />

pratik ve kolay olmasıdır. Bir taraftan<br />

daha ekonomik çözümler sağlarken,<br />

diğer taraftan kullanıcıya uygulama kolaylığı<br />

ve yüksek standartlı ürünler sağlamaktadır.<br />

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />

gelişiyor?<br />

Özellikle sıvı ürünlerin lojistik dezavantajı<br />

nedeniyle ihracat yapılabilir ülkeler sınırlı<br />

bir durumdadır. Bu da genelde Orta Doğu<br />

ve diğer yakın çevre ülkeleridir. Bu bölgelerde<br />

ihracat anlamında oldukça iyiyiz.<br />

Ancak Afrika ülkeleri ve ürünlerimiz anlamında<br />

teknik olarak üstün olabileceğimiz<br />

ancak mesafe olarak daha uzak ülkeler<br />

için neler yapabiliriz, onun çalışması içindeyiz.<br />

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />

önceliğinizi hangi konulara göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Daha önce de belirttiğim gibi öncelik yerli<br />

kaynakları kullanarak geliştirilecek ürünler<br />

ile , neticede Türkiye ye Döviz kazandıracak,<br />

ithal malzemelere ikame olacak<br />

ürün çalışmalarımız Arge çalışmalarımızın<br />

ana prensipidir.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

İstanbul ve Gaziantep üretim tesislerimize<br />

ilave olaraj şu anda İzmir Fabrikamızı<br />

kurma çalışmaları içerisindeyiz. Böylelikle<br />

Türkiyenin İnşaat yoğun 3 ana bölgesinde<br />

üretim faliyetimiz olacaktır.<br />

Bundan sonraki yatırımlarımız yurt dışı<br />

ağırlıklı düşünülmektedir. Uygun şartlar<br />

sağlanırsa yurtdışında JV yatırımları da<br />

düşünülebilinir.<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“Köster olarak sektöre katma değer<br />

üretmeye devam edeceğiz”<br />

“Faaliyetlerimizde kalitemiz ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı kılmıştır.<br />

Şüphesiz faaliyetler bir bütündür ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde yer<br />

alan Arge laboratuvarımız en önemli gücümüz diyebilirim.”<br />

Selahattin Özüpek / Köster Türkiye Satış Müdürü<br />

Alman üretici KÖSTER Bauchemie AG,<br />

yapı kimyasalları, su yalıtımı ürünleri ve<br />

sistemleri konusunda yılların getirdiği bir<br />

uzmanlığa sahip. Bu sistemler, dünya çapında<br />

yeni ve eski birçok yapıları korumaya<br />

devam etmekte. Köster Türkiye Satış<br />

Müdürü Selahattin Özüpek ile geliştirdikleri<br />

sistemler, uyguluma teknikleri ve Türkiye<br />

pazarındaki hedefleri üzerine konuştuk.<br />

Kısaca firmanızdan bahseder<br />

misiniz?<br />

Dünyanın 50 ülkesinde faaliyet gösteren<br />

Köster, Almanya merkezli uluslararası bir<br />

şirkettir. Araştırma geliştirme faaliyetleri<br />

ile sektöründe ön plana çıkmıştır. Dünya<br />

üzerinde homojen bir dağılım göstermiş<br />

ve hemen her kıtada etkinlik oluşturmayı<br />

başarmıştır. Pentagon, Panama Kanalı,<br />

Pekin Olimpiyat Stadı, Empire State Binası,<br />

Münih Havalimanı, Kozloduy Nükleer<br />

Enerji Santrali ve diğer pek çok referans<br />

Köster açısından bir dünya şirketi olmanın<br />

karşılığıdır. Zorlu Center, Sapphire, Süzer<br />

Plaza, Paşaköy Arıtma Tesisi, TAV Havalimanları,<br />

Bafra/ Kıbrıs turizm yatırımları,<br />

Erbil Havalimanı bu coğrafya da yer aldığımız<br />

başlıca referanslardır.<br />

Türkiye faaliyetlerimiz 1994 senesinde<br />

başlamıştır. Oldukça kayda değer bir süre<br />

ve önemli tecrübeler içeriyor. Başlangıcından<br />

bu güne bulunduğumuz geniş bir coğrafyanın<br />

çözüm ortağı olduğumuzu görüyoruz.<br />

Türk Cumhuriyetler, Gürcistan, Irak,<br />

Kıbrıs pazarlarından Türkiye organizasyonu<br />

olarak sorumluluk taşıyoruz. Türkiye’de<br />

de 10 bölgede aktif temsilimizle, 150’ye<br />

varan bayi sayımızla hizmet veriyoruz.<br />

Sağlık yatırımlarından, ulaştırma projeleri-<br />

90<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

ne ve havaalanlarına, turizm yapılarından,<br />

enerji yatırımlarına kadar pek çok projede<br />

yer alıyoruz. Diğer taraftan uluslararası<br />

ölçekte Köster, Türkiye organizasyonunu<br />

önemsiyor ve bu coğrafyadaki faaliyetleri<br />

Köster Türkiye üzerinden gerçekleştiriyor.<br />

Bu sayede bu coğrafyanın en modern ve<br />

teknik altyapısına sahip üretim tesisini de<br />

yine Türkiye’de konumlandırmıştır. Dilovası’nda<br />

ki fabrikamız sektörümüz ve ülkemiz<br />

açısından bir katma değerdir.<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörü<br />

hakkındaki görüşleriniz ve<br />

şirketinizin sektör faaliyetleri<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

İnşaat sektörüne yönelik yapı kimyasalları<br />

ve su yalıtımı ihtiyaçlarının tamamına<br />

cevap verebilecek çok geniş ürün portföyümüz<br />

bulunuyor. Faaliyetlerimizde kalitemiz<br />

ve güvenilir kimliğimiz bizi hep farklı<br />

kılmıştır. Şüphesiz faaliyetler bir bütündür<br />

ancak Dilovası’nda ki üretim tesisimizde<br />

yer alan Arge laboratuvarımız en önemli<br />

gücümüz diyebilirim. Türkiye’de yerelleşebilmemiz<br />

ve geniş çevre coğrafyalara da<br />

adapte olabilmemizi buradaki Arge çalışmalarımız<br />

destekliyor.<br />

Köster olarak Türkiye pazarında 23 yılı aşkın<br />

süredir yer alıyoruz. Çevre coğrafyaları<br />

da eklediğimizde önemli bir coğrafi alanda<br />

faaliyet gösteriyoruz. Dolayısıyla büyük bir<br />

sorumluluk. Türk insanının artan ihtiyaçları<br />

ve yaşam standartlarına yönelik sürekli<br />

gelişim eğilimi, çevre coğrafyalarda ki yeni<br />

ihtiyaçlar ve yapılanmalar, yine sorunlu<br />

bir coğrafyada Türkiye’nin bölgesel cazibe<br />

merkezi olması, merkezi lokasyon ve Kuzey<br />

Afrika - Kafkaslar - Ortadoğu düzleminde<br />

tedarikçi konumu Türkiye pazarına yönelik<br />

iyimser bakabilmemizi kalıcı kılıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörü giderek önem<br />

kazanıyor. İnşaat projeleriyle birlikte hemen<br />

hemen her ev’de kullanım oranları<br />

artan imalat kalemlerini içeriyor. Dolayısıyla<br />

önümüzdeki süreç, yeni ya da eski<br />

her yapıda yapı kimyasalları kullanımının<br />

artacağına işaret ediyor. Burada temel<br />

sorun sektörün niteliği. Nitelik konusunda<br />

çok ciddi problemler görüyoruz. Dolayısıyla<br />

haksız rekabet koşullarını sadece merdiven<br />

altı üretim kültüründe görmüyoruz.<br />

Burası çok önemli bir sorun. Kısa vadede<br />

cirosal kaygılarla ve sektörün popülerliği<br />

ile oluşturulmuş tüm faaliyetler en fazla<br />

orta vadede tüm olumsuzlukları ile kendini<br />

gösteriyor. Ancak sektör bu süreçte<br />

zaman kaybediyor. Diğer taraftan sene<br />

başı itibariyle Türkiye pazarından çekilen<br />

şirketlere de şahit olduk. Bu açıdan<br />

sektör profesyonellerine önemli görevler<br />

düşüyor. Nitelik arz eden bir yapı kimyasalları<br />

sektörü mü, yoksa hacim kazanan<br />

ancak içinin doldurulamadığı ve nitelik arz<br />

etmeyen bir yapı kimyasalları sektörü mü?<br />

Biz Köster olarak sektöre katma değer<br />

üretmeye devam edeceğiz. Ve bu şekliyle<br />

büyümemizi sürdüreceğiz.<br />

Geleceğe yönelik hedefleriniz<br />

nelerdir?<br />

Sanayici kimliğimizi daha belirgin hale getireceğiz.<br />

Dolayısıyla üstlendiğimiz misyonu<br />

çok geniş bir coğrafyaya taşımaya<br />

devam edeceğiz. Faaliyetlerimizde penetrasyonu<br />

önemsiyoruz. Dolayısıyla sektörün<br />

kalbinin attığı her yerde marka bilinirliğimizi<br />

arttırma hedefimiz bulunuyor.<br />

Saha çalışmalarımızda ve proje etkinliklerimizde<br />

müdahil olma kapasitemizi<br />

daha üst seviyeye taşımamız gerekiyor.<br />

Sektörden bu yönde teveccüh ve talepler<br />

görüyoruz. Dolayısıyla bayilik sistemimizi<br />

daha etkin ve verimli bir temsile kavuşturacağız.<br />

Markamızı talep eden ve her<br />

coğrafi bölgede görmek isteyen müşteri<br />

ve tüketicilerimize ulaşmak ve cevap<br />

vermek durumundayız. Bu açıdan 2016<br />

yılı itibariyle bayilik sistemimize yeni bir<br />

soluk getirmek üzere çalışmalarımıza hız<br />

vermiştik. <strong>2017</strong> ilk altı ayında %30 seviyelerinde<br />

yeni bayi sayısına ulaştık. Amacımız<br />

hep ifade ettiğimiz nitelik ve kaliteyi<br />

yine nitelikli ve mühendislik altyapısına<br />

sahip bayilerle sektörümüze sunabilmek<br />

olacak. Hassasiyetle süreci yönettiğimizi<br />

belirtmeliyim.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 91


Dosya<br />

Bakır Beton 12 araçlık yatırımında<br />

MAN’ı tercih etti<br />

Kayseri’nin güzide beton santrali işleten firmalarından Bakır Beton da 12 araçlık yatırımında<br />

MAN’ı tercih etti. Bakır Beton, 7 adet MAN TGS 18.420 /18.460 çekici ve 5 adet<br />

MAN TGS 41.360 mikser aracı ile filosunu güçlendirdi.<br />

f Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman’ın<br />

evsahipliğinde Kayseri’de Bakır Beton<br />

tesislerinde gerçekleşen teslimat törenine,<br />

MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş.<br />

Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Doğucan<br />

Suyani ve her iki şirket yetkilileri katıldı.<br />

Önceki MAN tecrübelerinde yakıt tüketiminin<br />

çok düşük olduğunu tespit ettiklerini<br />

belirten Bakır Beton Genel Müdürü Bayram<br />

Kahraman, “Yakıtta bariz fark yaratan<br />

MAN araçları, ayrıca teknolojik üstünlüğü,<br />

konfor ve güvenliği ile de sunduğu ayrıcalıklar,<br />

hem biz firma yönetimi, hem de bizzat<br />

bu araçları kullanan şoförler tarafından tecrübe<br />

edildi. Bu doğrultuda bundan sonraki<br />

yatırımlarımızda da MAN’ı tercih edeceğimizi<br />

bir kez daha belirtmek isterim” dedi.<br />

MAN araçlarının, yüksek teknolojisi, dayanıklılığı,<br />

kalitesi, konforu, düşük yakıt tüketimi<br />

ve işletme giderleri gibi öne çıkan<br />

daha birçok özelliği ile olduğu kadar, yaygın<br />

Satış Sonrası Hizmetler ağı, sunduğu<br />

finansal çözümler gibi sunduğu birçok ayrıcalıklar<br />

ile müşterilerini her açıdan düşünen<br />

bir marka olduğunu belirten MAN<br />

Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon<br />

Satış Bölge Koordinatörü Doğucan Suyani<br />

ise “MAN ister bireysel olsun ister kurumsal,<br />

tüm müşterilerini ‘yaşam boyu iş<br />

ortağı’ olarak görmekte ve bu felsefe ile<br />

onları düşünerek hareket etmektedir. Bu<br />

nedenle de kurduğumuz tüm dostluklarımız,<br />

uzun solukludur. Bakır Beton da bu iş<br />

ortaklarımız arasındadır ve daha uzun yıllar<br />

bu dostluğumuzun süreceğine inanıyorum”<br />

şeklinde konuştu.<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“Uluslararası tüm değerlere sahip olmakla<br />

beraber yerel olmaya inanıyoruz”<br />

“MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap veren maksimum<br />

kaliteyi ve yıllara meydan okuyan dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri geliştirmektir.”<br />

1937’de Milano’da kurulan MAPEI, günümüzde<br />

her tür zemin, duvar ve kaplama<br />

malzemelerinin uygulanması için yapıştırıcı<br />

ve tamamlayıcı ürünler üretiminde<br />

dünya lideridir. Aynı zamanda su yalıtım<br />

ürünleri, özel harçlar, beton katkıları, yeraltı<br />

inşaatı için ürünler ve beton ve tarihi<br />

yapıların restorasyonu gibi yapı endüstrisinde<br />

kullanılan diğer kimyasal ürünlerde<br />

de uzmanlaşmış. MAPEI Türkiye Genel<br />

Müdürü Cem Baki Sinal ile firma faaliyetleri<br />

ve ürünleri üzerine konuştuk.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Grubun <strong>2017</strong> profili; 5 kıtada, 33 farklı ülkede<br />

73 üretim tesisi ve grup bünyesinde<br />

istihdam edilen 9000’den fazla çalışan<br />

olarak özetlenebilir. Grubun <strong>2017</strong> konsolide<br />

cirosu 2.4 milyar Euro’dur ve dünyanın<br />

en geniş ve tamamlayıcı ürün yelpazesindeki<br />

yüksek kaliteli ürünleriyle, sahip olduğu<br />

66.000’den fazla müşterisinin taleplerine<br />

cevap vermektedir.<br />

Mapei, ayrıca, dünyadaki tüm ofislerinde<br />

etkin bir teknik destek hizmeti sunmaktadır.<br />

Alanında uzman mühendisler ve şantiye<br />

destek personeli tarafından sunulan bu<br />

hizmet; tasarımcılar, mimarlar, müteahhitler<br />

ve profesyonel zemin uygulamacıları<br />

tarafından takdir edilmektedir.<br />

Mapei Grup global iş stratejisini<br />

aşağıdaki üç ana prensip üzerine<br />

inşa etmiştir;<br />

UZMANLAŞMA: Mapei, yapı endüstrisindeki<br />

müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak<br />

için ileri teknoloji ürünler sunar.<br />

ARAŞTIRMA & GELİŞTİRME: Mapei, her<br />

yıl, toplam cirosunun %5’i ve çalışanlarının<br />

%12’siyle AR-GE’ye yatırım yapar.<br />

ULUSLARARASILAŞMA: Mapei, 1960’tan<br />

itibaren, yerel gereksinimleri maksimumda<br />

karşılamayı ve taşıma maliyetlerini<br />

minimize etmeyi uluslararasılaşma stratejisi<br />

olarak benimsemiştir. Bu nedenle,<br />

müşterilerine yakın olmak ve ihtiyaçlarına<br />

cevap vermek için, her ülkede yerel üretim<br />

yapmaktadır.<br />

4 yıl önce Türkiye pazarına giriş yapan<br />

Mapei Türkiye, Ankara’da yer alan merkez<br />

ofis, İstanbul ofis, yeni açılışı yapılan İzmir<br />

ofis ve Ankara’nın en önemli sanayi bölgelerinden<br />

Polatlı OSB’deki üretim tesisiyle<br />

faaliyet göstermektedir. Mapei Türkiye,<br />

her zaman tam bir sistem olarak sunulan<br />

ve aralarında seramik yapıştırıcı ve derz<br />

dolguları, su yalıtım sistemleri, özel harçlar<br />

ve ankraj harçları, ısı yalıtım ürünleri, iç<br />

ve dış mekan kaplamaları, endüstriyel zeminler<br />

ve diğer yapı malzemelerinin olduğu<br />

geniş ürün yelpazesiyle, yapı endüstrisi<br />

için ürün ve sistemlerin üretimi ve satışını<br />

gerçekleştirmektedir. Toplam 23.000 m 2<br />

alan üzerine kurulu olan üretim tesisinin<br />

kapalı alanı, 2016 yılının ilk çeyreğinde<br />

tamamlanan ek 3.500 m 2 ’lik bölümle birlikte<br />

9.000 m 2 ’ye çıkmıştır.<br />

Kendimden bahsetmek gerekirse; ODTÜ<br />

Elektrik & Elektronik Mühendisliği mezunuyum.<br />

İhtisasımı İTÜ’de nükleer enerji<br />

üzerine yaptım. Kariyerime Yıldız Üniversitesi<br />

Elektronik Haberleşme bölümünde<br />

öğretim üyeliği yaparak başladım ve 5 yılı<br />

Suudi Arabistan’da olmak üzere dünyanın<br />

çeşitli saygın ve uluslararası yapı sektörü<br />

firmalarında çalıştım.<br />

Dünyanın en büyük mikronize endüstriyel<br />

mineral üreticisi olan OMYA madenciliğin<br />

kuruluşunda yer aldım ve 10 yıl operasyonlarını<br />

yürüttüm. Şimdi de, yine uluslararası<br />

ve sektöründe dünya lideri olan<br />

Mapei Türkiye’de Genel Müdürlük görevini<br />

yürütüyorum.<br />

Üretim süreçleriniz hakkında biraz<br />

bilgi verir misiniz?<br />

MAPEI’nin felsefesi yapının ve son kullanıcılarının<br />

ihtiyaçlarına cevap veren maksimum<br />

kaliteyi ve yıllara meydan okuyan<br />

dayanıklılığı sunan tam sistem çözümleri<br />

94<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

geliştirmektir. Yüksek teknoloji ürünlere<br />

ve AR-GE’ye kendi adamış olan MAPEI,<br />

uluslarası standartlarda üretim yapmaktadır.<br />

Uluslararası bir firma olmasının yanısıra<br />

çok çeşitli yerel firmalarla da işbirliği<br />

bulunmaktadır.<br />

Üretim yaparken başlıca önceliklerimiz<br />

arasında ürünlerimizin tüm uluslararası<br />

standartlara uygunluğu gelmektedir.<br />

MAPEI olarak uluslararası tüm değerlere<br />

sahip olmakla beraber yerel olmaya inanıyoruz.<br />

Yerel firmaların yerel yöneticiler<br />

tarafından yönetilmesine dikkat ediyor ve<br />

buradaki gücü yakalamaya çalışıyoruz. Bizi<br />

farklı kılan özelliklerimizden bir diğeri de<br />

yerelde büyüme isteğimiz. Bulunduğumuz<br />

bölgelerdeki insanların yaşam tarzları ne,<br />

ne düşünürler bunları bilmek durumundayız.<br />

Hedef kitlemizi iyi tanıyarak doğru çözümleri<br />

sunmak yine birincil önceliklerimiz<br />

arasında yer alıyor.<br />

Ürünlerinizin rekabet edebilir<br />

olması ve uzun vadede varlığını<br />

sürdürebilmesi için ne gibi konulara<br />

önem veriyorsunuz?<br />

İşimizin temelinde AR-GE yatar. Bize göre,<br />

yerel ihtiyaçlara doğru çözümlerle cevap<br />

vermek ancak araştırma ve geliştirmeyle<br />

yenilikçi, geri dönüştürülmüş, ultra hafif<br />

ham madde içeren formülasyonlarla “yeşil”<br />

bina kavramına önemli bir katkıda bulunuyoruz.<br />

Geliştirdiğimiz yüksek mekanik performans<br />

özelliklerine ve dayanıma sahip<br />

ürünler sayesinde yapı elemanlarının ve<br />

binaların hizmet ömrünü uzatıyoruz; atık<br />

malzemeleri azaltıyoruz, daha az malzeme<br />

ve dolayısıyla daha az enerji tüketimi sağlıyoruz.<br />

Eko-sürdürülebilirlik kavramına daha da<br />

yakın olmak için, çok düşük zararlı organik<br />

bileşen yayan solvent-free ürünler geliştirdik.<br />

Bu ürünler sayesinde uygulayıcılara ve<br />

son kullanılacara kapalı mekanlarda (yapı<br />

içlerinde) yüksek kalite garanti ediyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasallarındaki yenilikleri<br />

nasıl takip ediyorsunuz?<br />

Biz, Mapei olarak yenilikleri yaratıyoruz.<br />

Yıllardır yaptığımız yeniliklerin rakiplerimiz<br />

tarafından takip & taklit edilmesi de bunun<br />

önemli bir göstergesi. Ürünlerimizi rakiplerimizden<br />

çok müşterilerimizin ihtiyaçlarından<br />

doğan gereksinimlere göre ortaya<br />

çıkarıyoruz. Çıkarttığımız ürün, dünyanın<br />

en iyi ürünü bile olsa, geliştirmek için her<br />

zaman çalışmalarımıza devam ediyoruz.<br />

Cem Baki Sinal / MAPEI Türkiye Genel Müdürü<br />

mümkündür. Her yıl, toplam global ciromuzun<br />

önemli bir miktarını AR-GE’ye yatırıyoruz.<br />

Yerel ihtiyaçları yeni formülasyonlara<br />

entegre edebilmek, yerel pazara uygun,<br />

sürdürülebilir ürünler yaratmak için de yatırım<br />

yapıyoruz. Her yıl, toplam ciromuzun<br />

% 5’ini ve çalışanlarımızın % 12’sini<br />

AR-GE’ye ayırıyoruz.<br />

MAPEI olarak, enerji tüketimini azaltan ve<br />

çok düşük zararlı organik bileşen yayan<br />

Kimya sektöründeki hammadde teknolojilerini<br />

yakından takip ediyoruz ve formüllerimizi<br />

de gelişmelere paralel olarak revize<br />

ediyoruz.<br />

Yakın geçmişte bu kadar yüksek binalar<br />

yoktu, bu kadar derin temeller, hızlı değişen<br />

iklim koşulları ve kalabalık şehirler<br />

yoktu ve enerji de bu kadar pahalı değildi.<br />

Biz, Mapei’de, tüm bu değişimlere cevap<br />

verecek ürünler geliştiriyoruz.<br />

Sektörde kullanılan ve başta karbon<br />

salımı gibi pek çok olumsuzluklara<br />

sebebiyet veren ürünleri engellemek<br />

için ne tür çalışmalarınız bulunuyor?<br />

Mapei tarafından üretilen ürünler, bağımsız<br />

laboratuvarlar tarafından incelendiğinde<br />

bunların içerisindeki zararlı organik<br />

bileşen miktarları ölçülebilmekte. Bunlara<br />

bağlı olarak yine bu kuruluşlardan alınan<br />

logolar ürünlerimizde mevcut durumda.<br />

Sadece üretim aşamasında da değil,<br />

dünya çapındaki geniş üretim ağımız sayesinde,<br />

ürünlerin bir yerden bir yere taşınmasındaki<br />

mesafeyi kısaltıyoruz ve bu<br />

sayede salınacak egzos gazı emisyonu<br />

gibi zararlı etkenleri de engellemiş oluyoruz.<br />

Tüm bunların yanı sıra ürünlerimizin<br />

bir çoğunu geri dönüşebilir malzemelerden<br />

üretiyoruz.<br />

Yeni proje / yatırımlarınız olacak<br />

mı?<br />

Mapei, stratejik pazar olarak gördüğü<br />

Türkiye’deki yatırım planını sürdürmeye<br />

kararlı ve biz de pazardaki en başarılı 3<br />

şirketten biri olma hedefiyle yapılan plan<br />

çerçevesinde sabit varlıklar ve insan<br />

kaynaklarına yapılmakta olan yatırımlara<br />

odaklanmış durumdayız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 95


“Ana ilkemiz: Daha yüksek kaliteyi,<br />

en optimum maliyet ile elde etmek”<br />

“Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık olduğu bir<br />

şirketiz. Dolayısı ile Ar-Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçlarını<br />

inceliyor, tüketicinin ihtiyaçları ve sorunlarına yönelik<br />

çözümler geliştirmek üzere çalışıyoruz.”<br />

Tolga Ilıca / Projeler ve Pazarlama Müdürü<br />

Çimento imalatçıları, hazır karışım beton<br />

sanayicileri, ön-döküm imalatçıları ve inşaat<br />

şirketleri gibi geniş bir hedef kitleye<br />

sahip olan CHRYSO, inşaat malzemeleri<br />

için katkı maddeleri ve karışımları konusunda<br />

pazar lideri konumunda. CHRYSO<br />

Türkiye Projeler ve Pazarlama Müdürü<br />

Tolga Ilıca’ya Hazır Beton ve Çimento konusunda<br />

merak ettiklerimizi sorduk. Bize<br />

vakit ayırdıkları için kendilerine teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

70 yıl önce Fransa’da Beton ve Çimento<br />

kimyasalları üretmek amacıyla kurulan<br />

CHRYSO, dünya genelinde 20 bağlı ortaklığı<br />

ile 70 ülkede aktif, uluslararası bir<br />

lider haline gelmiştir. CHRYSO müşterilerine<br />

(çimento üreticileri, beton fabrikaları,<br />

prekast üreticileri ve yüklenici firmalar)<br />

inşaat malzemeleri alanındaki formülasyon<br />

uzmanlığı ve bilgilerini sunmaktadır.<br />

Merkezi hali hazırda Paris’te bulunmaktadır.<br />

Dünya genelinde 20 iştirak & dağıtım<br />

ve lisans sahibinden oluşan uluslararası<br />

ağ ve 1200`ün üzerinde çalışanı ile 70<br />

ülkeye doğrudan satış faaliyetlerini sürdüren<br />

CHRYSO, ülkemizde yaklaşık 20 yıldır<br />

üretim yapmaktadır. Ülkemiz pazarında<br />

liderliğini sürdürmektedir.<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Kendimden kısaca söz etmem gerekirse,<br />

İTÜ’de beton durabilitesi üzerine yaptığım,<br />

yüksek lisans çalışmasının ardından ülkemizin<br />

çimento-hazır beton devlerinden<br />

Akçansa’da meslek hayatıma başladım. 6<br />

yıl kadar Kalite Şefi olarak görev aldıktan<br />

sonra, önce Beton Kimyasal Katkılar Teknik<br />

Müdürlüğü, daha sonra ise Satış-Pazarlama<br />

Müdürlüğü görevlerine başladım.<br />

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />

misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />

vermektesiniz?<br />

Hazır beton ve prekast beton kimyasal<br />

katkıları, shot-crete (püskürtme beton)<br />

kimyasalları, çimento dayanım arttırıcıları<br />

ve öğütme katkıları yanı sıra estetik beton<br />

çözümleri, fiber donatılar, kalıp ayırıcı yağlar,<br />

kür malzemeleri gibi bir çok çözümü<br />

bir arada sunmaktadır.<br />

Değişen ihtiyaç ve beklentiler<br />

çerçevesinde kullanılan ürün ve<br />

uygulamada son dönemde ne gibi<br />

yenilikler mevcut?<br />

Giderek artan konut ihtiyacı ile birlikte<br />

artan arsa fiyatları, yüksek yapı trendini<br />

devam ettirmektedir. Özellikle yüksek katlı<br />

yapılar için kolay pompalanabilir, uzun<br />

taşıma sürelerinde kıvamını koruyan, istenen<br />

dayanımı optimum maliyet ile elde etmeye<br />

yardımcı ürünler tercih edilmektedir.<br />

CHRYSO®Optima 1000 teknolojisi başta<br />

olmak üzere, Ar-Ge merkezlerimizin<br />

ürettiği yeni teknolojiler, tüm bu talepleri<br />

karşılamaktadır. Ayrıca, LuminTech ® gibi<br />

inovatif ürünler ile betonu estetik pazarda<br />

ön plana çıkaran çözümlerimiz de yoğun<br />

ilgi görmektedir.<br />

Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />

Yeni ürünlerinizi neye göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Ar-Ge ekibinin satış ekibinden daha kalabalık<br />

olduğu bir şirketiz. Dolayısı ile Ar-<br />

Ge’den gelen güç ile saha ihtiyaçları incelenmekte<br />

ve belki nihai tüketicinin bile<br />

farkında olmadığı ihtiyaçları ve sorunlarına<br />

yönelik çözüm geliştirmek üzerine çalışıyoruz.<br />

Yeni nesil ürünlerinizin, kullanım<br />

aşamasında ve sonrasında ne gibi<br />

avantajları bulunmakta?<br />

Ürün portföyümüz çok geniş. İhtiyaca ve<br />

ürün grubuna bağlı değişmek ile birlikte<br />

ana ilkemiz daha yüksek kaliteyi en optimum<br />

maliyet ile elde etmek üzerine kurulmuştur.<br />

Temel olarak büyük projelerde,<br />

zaman ilkesi üzerine çalışmaktayız. Beton<br />

ve çimento firmaları üzerinde ise verimlilik<br />

odaklanmaktadır.<br />

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />

gelişiyor?<br />

Dünya geneli ve ülkemiz özelinde gelişmeler<br />

yakın takibe alınmaktadır. Fark yaratacağımızı<br />

düşündüğümüz alanlarda daha<br />

hızlı hareket ediyoruz. Son 4 yıl içerisinde<br />

mega projeler olarak adlandıracağımız<br />

Yavuz Sultan Selim Köprüsü (3.Boğaz<br />

Köprüsü), Osman Gazi Köprüsü, Avrasya<br />

Tüneli ve CR3 Marmaray gibi projelerde<br />

tercih edilmemiz, fark yaratan bir çözüm<br />

ortağı olduğumuzun göstergesi olduğunu<br />

düşünüyorum. Bu yönde çalışmalarımızın<br />

devam ettiğini açıklıkla ifade edebilirim.<br />

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />

önceliğinizi hangi konulara göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

Planlanan proje türleri ve saha ihtiyaçları-koşulları<br />

belirleyicidir.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Yeni proje ve yatırım olmadan, üretken ve<br />

sürdürülebilir bir yönetim imkânsız. Şu an<br />

olduğu gibi gelecekte de hızlanarak devam<br />

edecektir.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />

İnşaat sektörü, onlarca yan sektörü desteklemektedir<br />

ama tek başına yeterli değildir.<br />

Lokomotif olan sektörümüz ile birlikte<br />

sanayi ve tarım alanlarında başarılı ve<br />

planlı yatırımlarla dengeli ve sürdürülebilir<br />

büyüme hepimizin ortak temennisidir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 97


“Kalitesiyle imrendiren binalar<br />

yapmak için çıktık yola”<br />

“Bir senedir insansız hava araçları yani drone sektörüne yatırım yapmaktayız. Droneların<br />

geleceğin teknolojisine ışık tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe nasıl kullanılabileceği<br />

ile ilgili araştırmalarımızı yapıyoruz.”<br />

Çağrı Baydemir<br />

Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı<br />

2000 yılında kurulan ve faaliyetlerine başlayan<br />

Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım, 2013 yılında<br />

üretim ve yönetim olarak İstanbul’a<br />

taşınarak uyguladığı projelerle etrafında<br />

fark oluşturan detaylar, Ar-Ge’ye verdiği<br />

önemle kendini geliştiren bir yapıyla faaliyetlerine<br />

devam etmekte. “Kaliteli iş<br />

yapmak her zaman çok iş yapmak anlamına<br />

gelmez. İşimizi günümüz teknoloji<br />

şartlarının en iyi haline getirir ve profesyonel<br />

uygulama kadromuzla, verdiğimiz<br />

eğitimlerle, müşteri memnuniyetini en üst<br />

düzeyde tutarak işimizi tamamlarız.” İfadeleriyle<br />

çalışma prensiplerini özetleyen<br />

Mutasyon <strong>Yapı</strong> Tasarım Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Çağrı Baydemir ile keyifli bir söyleşi<br />

düzenledik.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

2000 yılından beri Antalya’da yapıların<br />

network ve işleyişleri, ayrıca şirketlerin CRM<br />

otomasyon program sistemleri alanında<br />

faaliyet göstermekte olan firmamız 2013<br />

yılından itibaren prekast cephe yapı elemanları<br />

ve butik yüksek değerli projelerle İstanbul’da<br />

faaliyet göstermeye başlamıştır.<br />

Yaptığımız işte önce yüksek kaliteli malzeme<br />

ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışmamız<br />

kısa sürede müşterilerimizin<br />

bize güven duymasını sağlamıştır. Uzun<br />

yıllarda bu politikamızdan vazgeçmeden<br />

markamızı yüksek noktalara taşımak için<br />

çalışacağız.<br />

Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir<br />

misiniz? Hangi sektörlere hizmet<br />

vermektesiniz?<br />

Projelere özel ve seri üretim olarak (GRC)<br />

cephe panel kaplamaları üretimi bizim<br />

şirket olarak en önem verdiğimiz iş kollarımızdan<br />

biri, inşaat teknolojisinin ileriye<br />

taşıyacak bir cephe kaplama sistemi olan<br />

prekast panel sistemler, betona şekil vererek<br />

sınırsız desen ve boyutlarıyla mimarların<br />

işini kolaylaştıran, tasarımcıların sı-<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

nırlarını aşmasını sağlayan bir yöntem, bu<br />

sistem dünyanın birçok ülkesinde sürekli<br />

kendini geliştirerek uygulanmakta, Ülkemizde<br />

ve dünya da yaptığımız projelerle bu<br />

sektörü ülke adına temsil etmekteyiz.<br />

İzolasyon grubumuz nanojel, poliüretan<br />

esaslı beton içine enjekte edilen poliüretan<br />

izolasyon sistemimiz, metrolarda, suyun<br />

kesilemediği bodrum katlarında çözüm sunan<br />

Hollanda’dan ithal knowhow uygulama<br />

sistemimizdir. Suyun yapıyla ilişkisini kesmenin<br />

en uzun ömürlü ve garantili yöntemidir.<br />

Bu sistemi 2011 yılından beri Türkiye<br />

genelinde rakipsiz uygulamaktayız.<br />

Teknolojiye yatırım yapan ve sürekli kendini<br />

geliştirme çabasında olan firmamız ayrıca<br />

Türkiye Drone Ligi’nin sahibidir. Drone<br />

teknolojisinin ileride taşımacılıkta ciddi<br />

şekilde kullanılacağına inancımız bizi bu<br />

alanda yatırım yapmaya karar vermemizi<br />

sağladı. İlk aşamada insanları bu teknolojiyle<br />

tanıştırmak, eğitimlerini vermek,<br />

gençlerin ilgisini çekmek amaçlı projemiz<br />

olumlu geri dönüşlerle adımlarla ilerlemektedir.<br />

Yeni pazar arayışlarınız hangi yönde<br />

gelişiyor?<br />

Orta doğu, Arap yarımadası, Azerbaycan<br />

ve Türkmenistan’da yaptığımız referanslarımız<br />

yeni işlerimizin de önünü açmakta,<br />

amacımız Avrupa’da kaliteli projelere imza<br />

atmak. Nanojel izolasyon sistemimizi<br />

Sırbistan ve Almanya’da uygulama ekiplerimiz<br />

ve projelerimiz var. Prekast cephe<br />

sistemlerinin nakliye maliyetlerinden<br />

dolayı Türkiye’den göndererek rekabet<br />

edilemiyor. Hazır duvar cephe sistemimiz<br />

için ileriki yıllarda Hollanda’da üretim için<br />

faaliyetlerimiz olacaktır.<br />

AR-GE ve inovasyon çalışmalarında<br />

önceliğinizi hangi konulara göre<br />

belirliyorsunuz?<br />

AR-GE çalışmalarımızda öncelikli olarak<br />

ortaya çıkacak zamana ve dış etkenlere<br />

dayanıklılığı bizim için ön plandadır. Her<br />

yaptığımız projede önceliğimiz uzun<br />

ömürlü oluşudur. Dış cephe prekast<br />

yapı elemanlarında da, nanojel izolasyon<br />

sistemimizde de uzun yıllar boyunca<br />

sorunsuz, sağlam, temiz ve bozulmamış<br />

görmek isteriz. Bu yüzden en çok yatırımı<br />

bu yönde yapmaktayız.<br />

Özellikle prekast cephe sektöründe iyi<br />

tasarım ve detay çözümleri yani malzemeyi<br />

iyi kullanmak en dikkat edilmesi<br />

gereken noktadır. Ne kadar uzun ömürlü<br />

sağlıklı malzeme kullanırsak kullanalım<br />

kötü uygulamalarla işler basitleşebiliyor.<br />

Bu yüzden tüm tasarımcılarımız birbirini<br />

kontrol eden bir zincir halinde çalışarak<br />

hatasız işler yapabiliyoruz.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Bir senedir insansız hava araçları yani<br />

drone sektörüne yatırım yapmaktayız.<br />

Droneların geleceğin teknolojisine ışık<br />

tutacağına inanıyor ve prekast sektöründe<br />

nasıl kullanılabileceği ile ilgili araştırmalarımızı<br />

yapıyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />

Prekast dış cephe kaplamaları 2010 yılından<br />

itibaren inşaat ve dış cephe kaplama<br />

sektöründe oldukça popülerleşmeye<br />

başladı. Birçok merdiven altı firma<br />

ortaya çıktı. Müşterilerimizden aldığımız<br />

geri bildirimlere göre bu firmalar prekast<br />

sektöründe çok düşük fiyatlara kalitesiz,<br />

güvenilir olmayan işler yapmakta ve<br />

çoğu zaman da verdikleri sözü tutamayarak<br />

işleri yarım bırakıp gitmektedir.<br />

Binalarının dış cephesini prekast kaplatmak<br />

isteyen müşterilerimize tavsiyemiz,<br />

prekast işini firmaya vermeden önce,<br />

daha önce firmanın tamamladığı (varsa<br />

devam eden şantiyeleri) binaları araştırıp<br />

gezmeleri, malzeme ve işçilik kalitesini<br />

yerinde incelemeleri ve firmanın<br />

üretim merkezi veya fabrikasını bir fiil<br />

gezmeleridir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 99


Sektörel<br />

Bosch Termoteknik, Türkiye’nin<br />

en iyi kombi ustasını seçti<br />

Bosch Termoteknik’in bir ilke imza attığı Türkiye’nin en iyi kombi ustası yarışması 12 Eylül<br />

tarihinde Manisa Fabrika’daki Bosch Termoteknik İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti.<br />

10 Temmuz- 10 Ağustos tarihleri arasında<br />

ön elemesi gerçekleşen yarışmaya 700<br />

usta katıldı. www.eniyikombiustası.com adresindeki<br />

testi en doğru ve en hızlı şekilde<br />

bitiren 20 finalist İnovasyon Merkezi’nde<br />

gerçekleşen final için yarıştı.Tüm gün süren<br />

yarışmaya Samsun, İstanbul, Çanakkale,<br />

Ankara, Adana, Uşak, Malatya, Kırşehir ve<br />

Elazığ’dan ustalar katılım sağladı. Teknik sorular<br />

ve kombi montajı gibi zorlu etaplardan<br />

geçen finalistlerin tüm işlemleri, oluşturulan<br />

hakem heyeti tarafından bir sonraki etaba<br />

geçebilmeleri için denetlendi. Hızlı olmanın<br />

yanı sıra en doğru işlemi de gerçekleştirmenin<br />

önemli olduğu yarışmada en yüksek puanı<br />

alan ilk 3 finalist büyük finale kalmaya<br />

hak kazandı. Sektörün önemli isimlerinden<br />

GAZBİR Genel Sekreteri Ali İhsan Sılkım,<br />

GAZMER Genel Müdürü Mustafa Ali Akman,<br />

Tesider Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Yorulmaz<br />

ve Çınarlı Endüstri Meslek Lisesi<br />

Öğretim Görevlisi Fevzi Balkan’ın bulunduğu<br />

jüri tarafından yapılan puanlamalar ve değerlendirmeler<br />

sonucu büyük final etabında<br />

sıfırdan bir kombi montajı gerçekleştiren<br />

finalistlerden Cafer Sadık Kaya Türkiye’nin<br />

en iyi kombi ustası seçildi.20.000 TL’lik teknoloji<br />

hediye çeki kazanan Türkiye’nin en iyi<br />

kombi ustasına ödülü Bosch Termoteknik<br />

Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya Satış Genel<br />

Müdürü Zafer Polat ve Bosch Termoteknik<br />

Fabrika Teknik Genel Müdürü İrfan Bayrak<br />

tarafından takdim edildi. İkinci olan Serkan<br />

Yükselen’e 5000 TL değerinde Bosch beyaz<br />

eşya çeki; üçüncü olan Selahattin Karabıyık’a<br />

ise 2000 TL değerinde Bosch profesyonel<br />

el aletleri seti hediye edildi. Ödülleri<br />

teslim eden Polat, “Isıtma, soğutma ve<br />

havalandırma sektörü için ustalarımızın sadece<br />

montaj yapan değil, aynı zamanda son<br />

kullanıcıya en kaliteli ve en doğru hizmet<br />

vermesini amaçladığımız marka temsilcileri<br />

olduğunun altını çizmek isterim. Biz de Bosch<br />

Termoteknik olarak ustaların sektörümüz<br />

için önemini tekrar vurgulamak, onlarla bağımızı<br />

kuvvetlendirmek ve yetkinliklerini artırmak<br />

amacıyla yarışmamızı yapmaya karar<br />

verdik. Yarışmamıza katılan tüm ustalarımıza<br />

teşekkür eder ve Türkiye’nin en iyi kombi<br />

ustası yarışmasını kazanan ustamızı tebrik<br />

ederim.’’ diyerek yarışmayı sonlandırdı.<br />

100 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“Türkiye’nin geniş kapsamlı<br />

ve prestijli pek çok kamu ve özel<br />

sektör projesinde yer alıyoruz”<br />

“Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla<br />

farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler sayesinde onların ihtiyaçlarına<br />

yönelik yeni teknolojiler geliştiriyoruz.”<br />

Talat Özkan<br />

Hilti Türkiye ve Orta Asya<br />

Pazarlama Direktörü<br />

Profesyonel inşaat endüstrisine güç veren<br />

modern teknolojiler, servisler ve yazılımlar<br />

tasarlayan ve üreten Hilti, 120 farklı ülkeden<br />

23.000’i aşkın müşterisine hizmet<br />

sağlamakta. Şirket 1982 yılından itibaren<br />

Türkiye’de de artan bir hacimle faaliyetlerini<br />

sürdürmekte. Hilti Türkiye ve Orta Asya<br />

Pazarlama Direktörü Talat Özkan ile dosya<br />

konumuz çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.<br />

Kısaca kendinizden ve firmanızdan<br />

bahseder misiniz?<br />

Ankara doğumluyum. Orta Doğu Teknik<br />

Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü<br />

mezunuyum. Yüksek lisansımı ise Koç<br />

Üniversitesi İşletme Yönetimi alanında<br />

tamamladım. 2011 yılından bu yana Hilti<br />

Türkiye’nin çeşitli birimlerinde görev alıyorum.<br />

1 Mayıs <strong>2017</strong> tarihi itibariyle ise Hilti<br />

Türkiye ve Orta Asya Pazarlama Direktörü<br />

olarak çalışmalarıma devam ediyorum.<br />

Bundan 76 yıl önce dünyanın en küçük<br />

ülkelerinden Lihtenştayn Prensliği’nde küçük<br />

bir torna tezgahında çivi çakma sistemleri<br />

imalatıyla faaliyetlerine başlayan<br />

Hilti, günümüzde yaklaşık 10 bin ürünü ile<br />

global inşaat endüstrisine ileri teknoloji<br />

inovatif çözümler sunuyor. Dünya genelinde<br />

24 bini aşkın çalışanıyla 120’den fazla<br />

ülkede faaliyet gösteren Hilti‘nin Avrupa,<br />

Güney Amerika ve Asya’da üretim tesisleri<br />

bulunuyor.<br />

Türkiye pazarına ilk kez 1982 yılında giren<br />

102<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

ve 15 yıl boyunca distribütörlük olarak<br />

temsil edilen Hilti, 1997 yılından itibaren<br />

yüzde 100 yabancı sermayeli bir firma<br />

olarak faaliyet göstermeye başladı. Bu yıl<br />

20. yılını kutlayan Hilti Türkiye, göstermiş<br />

olduğu hızlı gelişimle 2011 yılından bu<br />

yana; Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan,<br />

Moğolistan, Kırgızistan, Ermenistan,<br />

Gürcistan, Tacikistan, Moldova ve Kuzey<br />

Irak olmak üzere 10 ülkenin bağlı olduğu<br />

bölgesel bir üs konumunda. Merkez ofisi<br />

İstanbul Ataşehir’de bulunan firmamızın;<br />

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve<br />

Adana’da Bölge Müdürlükleri yer alıyor.<br />

Üretim alanınız, gerçekleşen<br />

süreçler ve üretim kapasiteniz<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Firmamızın genel olarak; kaba inşaat, ince<br />

işler, mekanik, elektrik, mühendislik yapıları,<br />

enerji ve endüstri, çelik ve metal işkolları<br />

için ürünleri bulunuyor. Ağırlıklı olarak<br />

inşaat sektörüne hizmet veren Hilti’nin<br />

ürün gamı içinde yaklaşık 10 bin ürün yer<br />

alıyor. Ürünlerimizi; akülü sistemler, direkt<br />

tespit sistemleri, delici-kırıcılar, dübel sistemleri,<br />

elmaslı delme-kesme sistemleri,<br />

barutlu ve gazlı çivi çakma sistemleri, kesme<br />

ve taşlama sistemleri ve lazerli ölçme<br />

sistemleri ile yapılarda yangın güvenliği<br />

amacıyla kullanılan pasif yangın durdurucu<br />

ürünler olarak sıralayabiliriz.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni<br />

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />

dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />

Her sene olduğu gibi <strong>2017</strong> yılında da yeni<br />

ürünlerimizi sektöre kazandırmaya devam<br />

ediyoruz. Güncel ürünlerimiz arasında Hilti<br />

SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama<br />

Makinesi, TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici, PD-<br />

CS Lazermetre ve GX 3 Gazlı Çivi Çakma<br />

Makinesi bulunuyor.<br />

Elektrik, mekanik, çelik, metal ve kaba<br />

işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda<br />

kullanılabilen Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz<br />

Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu<br />

bir pil ile rakiplerinden daha fazla delim<br />

ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına<br />

sahip. Elektronik debriyaj özelliği<br />

sayesinde çalışma esnasında ses oluşturmayan<br />

Hilti SF 6(H)-A22, iki vites seçeneği<br />

ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle<br />

yüksek verimlilik sağlıyor. Gövde tasarımı<br />

ve parlak LED ışığı sayesinde kullanım kolaylığı<br />

sağlayan ürün, sınıfının en yüksek<br />

konforunu sunarken, eksi 20 dereceye kadar<br />

çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.<br />

Delici ucun sıkışması halinde anında<br />

gücü kesen Aktif Tork Kontrol (ATC) ile kullanıcıların<br />

güvenli bir şekilde çalışmasına<br />

olanak tanıyor.<br />

Hilti TE 6-A36 Akülü Kırıcı Delici ise yaratıcı<br />

darbeleme teknolojisiyle yüzde 30 daha<br />

yüksek performans ve verimlilik sunuyor.<br />

Pazardaki en hızlı 36 volt akülü kırıcı delici<br />

olma özelliğini taşıyan Hilti TE 6-A36, hem<br />

darbeli ve darbesiz delim hem de kırım<br />

yapabiliyor. Ağır uygulamalarda kablosuz<br />

olarak kullanılabilen ürün, 5.2 Ah pil ile<br />

rakiplerinin tam 2 katı delim yapabiliyor.<br />

Yine son dönemdeki yeni ürünlerimizden<br />

Hilti PD-CS Lazermetre, dokunmatik ekranının<br />

yanı sıra ön ve arka kameralarıyla<br />

ölçme cihazlarında yeni bir sayfa açıyor.<br />

Bu ürünümüzle, kameralı ölçüm sayesinde<br />

bir yapının sadece uzaklığını kamera ile<br />

ölçtükten sonra cephe alanını, cephedeki<br />

pencerelerin alanlarını ve bina yüksekliğini<br />

lazermetre üzerinden ölçme imkanı sunuyoruz.<br />

Aynı zamanda bu ölçüler, ürünün<br />

dokunmatik ekranı sayesinde çekilen fotoğraf<br />

üzerine not alınıp ister maille ister<br />

dropbox ile paylaşılabiliyor. Müşterilerimiz<br />

bu cihaz sayesinde, daha önce bir gün<br />

ayırdıkları metraj alma ve teklif oluşturma<br />

işlerini çok daha kısa sürede bitirebilecekler.<br />

Yeni nesil Çivi Çakma Makinesi GX 3<br />

ise bir gaz tüpü ile 1.200 adet çivi çakabilen<br />

güçlü performansıyla öne çıkıyor. Su<br />

girişini önleyerek buzlanmayı engelleyen<br />

özel koruması sayesinde soğuk havalarda<br />

bile sorunsuz çalışma imkanı tanıyan Hilti<br />

GX 3 Gazlı Çivi Çakma Makinesi, özel<br />

sensörü ile gaz tüpü sıcaklığını ölçerek<br />

gaz sarfiyatını optimum seviyede tutuyor.<br />

Korunaklı iç kapsamı ile stabil basınç ve<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 103


daha uzun ömürlü kullanım olanağı sağlayan<br />

Hilti GX 3, özel yaylı sistemi sayesinde<br />

toza ve diğer dış etkilere daha az<br />

maruz kalıyor.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />

misiniz?<br />

Pazarın önde gelen firmalarından biri olarak<br />

pek çok ürün gamında ilk üç içinde yer<br />

aldığımızı söyleyebiliriz. Kalite, güvenlik,<br />

inovasyon ve müşterilerimizin çözüm ortağı<br />

olmak stratejimizin temelini oluşturuyor.<br />

Hilti’yi tüm bu yönleri ile ürün, hizmet,<br />

insan kaynakları gibi her alanda farklılaşan<br />

bir marka olarak konumlandırıyoruz.<br />

Genel olarak hedefimizi, inşaat el aletleri<br />

sektörü içinde farklılaşma yoluyla, inovatif<br />

ürünlerimiz ve çözüm odaklı yaklaşımımızla<br />

öne çıkmaya devam etmek olarak belirledik.<br />

Tüm çalışmalarımıza bu doğrultuda<br />

yön veriyoruz. Hilti olarak inşaat sektöründe<br />

“fark yaratmaz için varız”.<br />

Hilti Türkiye olarak, her yıl ortalama %20<br />

oranında sürdürülebilir büyüme sağlamayı<br />

amaçlıyoruz. Çoğunlukla da hedefimizin<br />

üzerinde bir büyümeyle yılı kapatıyoruz.<br />

Bu doğrultuda, Hilti Türkiye’nin 20. yılını<br />

kutladığımız <strong>2017</strong> yılında ve 2018’de<br />

yüzde 25 ve üzeri büyümeyi hedefliyoruz.<br />

Türkiye genelindeki mağazalarımızla <strong>2017</strong><br />

yılı sonunda 35 bin ziyaretçiye ulaşmış olmayı<br />

hedeflerken, 2018 yılında ise üç yeni<br />

mağaza daha açmayı planlıyoruz. Şu anda<br />

merkez ofisimiz ve 5 büyük ilde konumlanan<br />

bölge müdürlüklerimizin yanı sıra<br />

İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya,<br />

Malatya, Konya, Bursa ve Samsun’da yer<br />

alan mağazalarımız ve 315 çalışanımızla,<br />

Türk inşaat sektörüne katma değeri yüksek,<br />

inovatif ürünler sunmaya devam ediyoruz.<br />

Sosyal sorumluluk ve<br />

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />

çalışmalar hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Hilti Türkiye olarak sürdürülebilir, kaliteli<br />

bina üretimine katkı sağlamak için yenilenen<br />

mevzuat ve yönetmeliklerle ilgili<br />

olarak üniversite ve devlet kurumları ile<br />

çalışmalar yapıyoruz. Deprem ve kentsel<br />

dönüşüm konusunda da üniversiteler ve<br />

sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalara<br />

imza atıyoruz. <strong>Yapı</strong> elemanlarını sabitleyen<br />

dübellerin ve taşıyıcı sistemlerin<br />

yapı güvenliği konusunda ne kadar belirleyici<br />

olduğunu anlatmak amacıyla çalışmalar<br />

gerçekleştiriyoruz. Çünkü deprem<br />

ülkesi Türkiye’de C2 deprem performans<br />

sınıfında dübel kullanımının yasal zorunluluk<br />

olması gerekiyor. Hilti olarak ilk C2<br />

belgeli bazı dübellerin üretimini de gerçekleştiren,<br />

bu sistemin öncü firmalarından<br />

biriyiz. Ayrıca ‘’Binaların Yangından Ko-<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

runması Hakkında Yönetmelik” için ilgili<br />

kurumlar ile çalışmalar gerçekleştirerek<br />

Türkiye’de yangın bilincinin oluşmasına<br />

ve risklerin azaltılmasına da destek oluyoruz.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak<br />

mı?<br />

Hilti Türkiye olarak, delici-kırıcılar, dübel<br />

sistemleri, barutlu ve gazlı çivi çakma<br />

sistemleri, direkt tespit sistemleri, kesme<br />

ve taşlama sistemleri, lazerli ölçme<br />

sistemleri gibi farklı ürün ve çözümlerimizle<br />

Türkiye’nin geniş kapsamlı ve prestijli<br />

pek çok kamu ve özel sektör projesinde<br />

yer alıyoruz.<br />

Tarihi yapılarda ise uzun metrajlı elmaslı<br />

delme-kesme sistemlerimizle renovasyon<br />

ve güçlendirme projelerinin kusursuz<br />

bir şekilde hayata geçirilmesini sağlıyoruz.<br />

Binanın tavanından çelik gerdirerek<br />

yapılan klasik güçlendirme yönteminde<br />

oluşan kötü görüntü binanın tarihi dokusunu<br />

bozuyor. Yurt dışında başta kiliseler<br />

olmak üzere tarihi yapılarda kullanılan<br />

Hilti delim sistemi, duvarların içerisinden<br />

50 metreye kadar boylu boyunca delik<br />

delme imkânı sağlıyor. Bu sayede çelik,<br />

duvarın içinden geçtiği için tarihi dokunun<br />

görüntüsü bozulmuyor.<br />

Yangın esnasında 4 saate kadar alev,<br />

duman ve zehirli gazların yayılmasını<br />

ve ısının yükselmesini engelleyen pasif<br />

yangın durdurucu ürünlerdeki 30 yılı aşkın<br />

uluslararası tecrübemiz ve alanında<br />

uzman teknik personelimizle de öncü bir<br />

markayız. Bu inovatif ürünlerimizle de<br />

kamu binaları, AVM’ler, ticari binalar gibi<br />

çok sayıda projede yangın sırasında oluşabilecek<br />

zararları minimize etmek için<br />

çalışıyoruz.<br />

Kalite, iş güvenliği ve inovasyona verilen<br />

önem, Hilti’yi Hilti yapan özelliklerin<br />

başında geliyor. Dolayısıyla Hilti olarak,<br />

inşaat el aletleri kullanımındaki kazaları<br />

minimuma indirmeyi hedeflediğimiz ve iş<br />

güvenliği bakımından yüksek önem taşıyan<br />

Ar-Ge faaliyetlerimizle farklılaşıyoruz.<br />

Bu kapsamda 120 milyon İsviçre Frangı<br />

(CHF) (yaklaşık 351,34 milyon TL) yatırımla<br />

Hilti’nin tarihindeki en büyük yatırım<br />

projesi olan Hilti İnovasyon Merkezi’miz,<br />

şirketimizin inovasyon kabiliyetini, ilerleme<br />

hızını ve gelişmiş teknolojilere olan<br />

uzun vadeli taahhüdünü güçlendiriyor. Her<br />

sene ortalama 30 ürün lansmanı yapan<br />

Hilti, satışlarının yaklaşık yüzde 30’unu<br />

yeni ürünlerinden sağlıyor. Bu yatırımlara<br />

devam ederek, kullanıcı sağlık ve güvenliğini<br />

korumak için durmaksızın yeni teknolojiler<br />

geliştirmeyi sürdüreceğiz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />

Hilti olarak müşterilerimizin beklentilerine<br />

ve ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarımızla<br />

farklılaşıyoruz. Müşterilerimizden<br />

aldığımız geri bildirimler sayesinde onların<br />

ihtiyaçlarına yönelik yeni teknolojiler<br />

geliştiriyoruz.<br />

İnşaat profesyonellerinin en büyük sorunlarından<br />

biri olan ekipman yönetimi<br />

konusunda yeni bir uygulama olan ON!Track<br />

ile büyük zaman tasarrufu sağlayarak<br />

firmalara pazarda önemli bir rekabet<br />

avantajı sunuyoruz. ON!Track uygulaması<br />

sayesinde basılı kopyalar, excel sayfaları,<br />

yoğun manüel çalışma dönemleri ve<br />

uzun zaman alan stok kontrolleri ortadan<br />

kalkıyor. Ayrıca ekipmanlar üzerine yerleştirilen<br />

barkotlu etiketler, Hilti ON!Track<br />

mobil uygulamasında bulunan tarayıcı<br />

yardımıyla okunarak kullanıcıların cep<br />

telefonu ve web tarayıcıları üzerinden kolaylıkla<br />

güncel kayıtlara erişmelerine imkan<br />

tanıyor. Ekipman yönetimi için yoğun<br />

ve zorlu manüel çalışma sistemini geride<br />

bıraktıran Hilti ON!Track ile birlikte uzun<br />

zaman alan stok kontrolleri tarihe karışıyor.<br />

Hızlı olduğu kadar doğru stok kontrolü<br />

sağlayan Hilti ON!Track; çalışanların<br />

görevlerini daha kısa sürede tamamlayabilmelerine<br />

imkan tanırken, aynı zamanda<br />

ekipmanların bakımlarını da optimize<br />

ediyor.<br />

Hilti Türkiye olarak satış sonrası hizmete<br />

de çok önem veriyor ve eşsiz bir servis<br />

hizmeti sağlıyoruz. Makinelerimizde<br />

“2 yıla kadar masraf yok“ uygulamamız<br />

bulunuyor. Satın alındıktan sonraki iki<br />

yıl içerisinde makine bir sorun çıkarırsa,<br />

bakım veya değişim hizmetlerini ücretsiz<br />

olarak biz karşılıyoruz. Ayrıca şantiyelerde<br />

ürünlerimizin kullanımıyla ilgili olarak<br />

eğitimler veriyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 105


“Marka olarak yeni ürünlerle pazardaki<br />

varlığımızı devam ettireceğiz”<br />

“Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel<br />

El Aletleri ile sahada bekledikleri üstün performansı sunabilmek. Performansın sürekliliği<br />

önemli… Biz ürünlerimizin hem çalışma süresini artırarak hem de pildeki kalitemizi<br />

sürdürerek bunu sağlamaya devam edeceğiz.”<br />

İstanbul’da yerleşik endüstriyel tesislerinde<br />

faaliyet göstermekte olup yenilikçi<br />

ürün ve çözümleri tüm paydaşlarının memnuniyetini<br />

gözeterek dünya pazarlarına<br />

sunmayı amaç edinmiş olan Panasonic<br />

Eco Solutions Türkiye’nin Kurumsal Marka<br />

Yönetim Direktörü Aysel Özaltınok ile<br />

dosya konumuz çerçevesinde bir söyleşi<br />

gerçekleştirdik…<br />

Kısaca kendinizden ve firmanızdan<br />

bahseder misiniz?<br />

El aletleri sektörüne 1979 yılında giren<br />

Panasonic, bu alanda yaklaşık 36 yıllık<br />

bir deneyime sahip. El aletleri sektöründe<br />

kablosuz ve akülü ürünleri üretiyor. Marka,<br />

edindiği farklı tecrübeleri bu ürünlere<br />

yansıtmış. Örneğin telefon ya da tıraş<br />

makinesi gibi farklı ürünlerde edindiği teknoloji<br />

deneyimini, el aletleri ürünlerine de<br />

yansıttığını görebiliyorsunuz. Panasonic pil<br />

üretiminde de dünyanın önde gelen markalarından<br />

biri. Bu alanlardaki tecrübesini<br />

birleştirdiğinizde profesyonel, kullanımı<br />

ergonomik ve performansı yüksek olan<br />

Panasonic Profesyonel El Aletleri ortaya çıkıyor.<br />

Tüketicilerin kablosuz ürünleri tercih<br />

etmesinin nedeni, performansın yüksek<br />

olması... Profesyonel el aletleri pil yapısı<br />

nikel kadmiyumdan lityum iyona geçerek<br />

son halini bulmuştur. Teknolojinin gelişmesiyle<br />

lityum iyon bataryalara geçildi.<br />

Panasonic, diğer alanlardaki inovasyonu,<br />

el aletlerine de yansıtarak bugünkü Panasonic<br />

Profesyonel El Aletleri’ni oluşturmuş<br />

bulunuyor. Pazardaki ürünler, akülü ve<br />

kablolu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Biz akülü<br />

ve kablosuz ürünleri pazara sunuyoruz.<br />

Kullanıcı tercihlerine bakıldığında akülü el<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

aletlerine olan ilginin arttığı gözlemleniyor.<br />

Pazarda akülü ürün oranı %30’un üzerinde...<br />

Bu oran her geçen gün artıyor. Çünkü<br />

kablosuz ürünlerin performansı kablolu<br />

ürünleri yakalamış durumda. Pil gücünün<br />

ve ömrünün artmasıyla dayanıklı ve performansı<br />

yüksek ürünler ortaya çıktı. Ayrıca<br />

performansın artmasıyla özellikle de elektriğe<br />

ulaşılamayan yerlerde kablosuz ürünler<br />

daha fazla tercih edilmeye başlandı.<br />

Genelde farklı tasarım ve<br />

modelleriniz ile gündeme<br />

geliyorsunuz. Bunun arkasındaki<br />

teknolojiden biraz bahseder misiniz?<br />

El aletlerinin ergonomisi sahada çok<br />

önemli… Çünkü ürünü, saatlerce elinizde<br />

taşımanız ve kullanmanız gerekiyor. Örneğin<br />

çalışma süresini ve verimliliği artırmak<br />

için ürünün el yapısına uygun olması ve<br />

elin çalışma esnasında kavrama yerlerine<br />

teması oldukça önemli. Panasonic Profesyonel<br />

El Aletleri ürünlerinin T şeklinde bir<br />

tasarımı var. Bu dizayn ilk defa Panasonic<br />

tarafından Japonya’da geliştirildi. Bu<br />

tasarım nedeniyle ürünün ağırlık merkezi<br />

uygun bir noktaya geliyor. Böylelikle kullanıcı,<br />

ürünü kullanırken çok fazla ağırlık<br />

hissetmiyor.<br />

Ürün gruplarınız hakkında kısaca<br />

bilgilendirir misiniz?<br />

Panasonic, akülü el aletlerinde geniş bir<br />

ürün gamına sahip. Vidalama, matkap<br />

vidalama, somun sıkma, kırıcı, delici ve<br />

testere gibi farklı ürünler var. Ürünlerimizin<br />

en önemli özelliklerinden biri, ihtiyaca<br />

göre batarya alternatiflerinin değişebiliyor<br />

olması. 1,5 amperden 4,2 amper saate<br />

kadar değişen farklı kapasitelerde bataryalarımız<br />

var. Motor güç değerlerimiz de<br />

genel olarak ürün gamımıza baktığımızda<br />

3,6 volttan 28,8 volta kadar değişebiliyor.<br />

Bu sayede biz farklı kullanıcı ihtiyaçlarına<br />

yanıt vermiş oluyoruz. Mesela mobilya ustasının<br />

ihtiyaç duyduğu ürünle, duvarda<br />

delme işi yapacak olan ustanın ihtiyaç<br />

duyduğu ürün aynı değil. Bu iki farklı işlemde<br />

uygulanacak ürünün performansında<br />

farklılık var. Biz de müşteri ihtiyaçlarına<br />

doğru cevap verebilmek için ürün yelpazesini<br />

geniş tutuyoruz. Kablosuz el aletlerinde,<br />

ağırlıklı olarak matkap vidalama<br />

ürünleri tercih ediliyor. Bu çözümler bizde<br />

zaten bulunuyor. Mevcut ürün gamımızla<br />

elektrik, inşaat ve mobilya gibi farklı sektörlere<br />

çözümler sunuyoruz.<br />

Ar-ge çalışmalarınız sürecinde<br />

inovasyon, yenilenebilirlik<br />

ve tasarım süreçleriniz nasıl<br />

gelişmekte? Bu çalışmalara ne<br />

kadar bütçe ayırıyorsunuz?<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye, kurulduğu<br />

günden bu yana Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını<br />

odak noktası olarak görmüş ve<br />

bu alana ayrı bir önem vermiştir. Bilim, Sanayi<br />

ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da<br />

onaylı olan Ar-Ge merkezimiz ile yetenekli<br />

insan kaynağımız, her ülke insanı için ayrı<br />

düşünüp üreten hız ve donanıma sahiptir.<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin ürün<br />

çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki<br />

bu hızı, global tercihlere cevap<br />

verebilme yeteneği olarak önemli bir<br />

avantaja dönüşmekte ve yeni ürün sunma<br />

dinamiklerimizi olumlu etkilemektedir.<br />

Yaklaşık 70 çalışanımızın hizmet verdiği<br />

Ar-Ge merkezimiz için ayırdığımız bütçenin<br />

ciromuzdaki payı yaklaşık %4 civarındadır<br />

ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça<br />

üzerindedir. Patent sayısı bakımından<br />

düşünüldüğünde de ülkemizde oldukça<br />

iyi bir noktada olduğumuzu belirtmeliyim.<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye Ar-Ge<br />

Merkezi, inovasyon boyutları yüksek, TÜ-<br />

BİTAK destekli TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi<br />

iş birliği kapsamında San-Tez<br />

projeleri gerçekleştirmeye devam etmektedir.<br />

Panasonic grubuna dahil olduktan<br />

sonra Ar-Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge<br />

takımları ile pek çok farklı proje üzerinde<br />

çalışmaya başlamıştır. Bunların arasında<br />

özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını<br />

oluşturacak olan akıllı şebekelerin<br />

temel taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve<br />

PLC Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemleri”ni<br />

örnek verebiliriz. Bu projenin hayata<br />

geçmesi, ülkemiz için hayati önem taşıyan<br />

enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi,<br />

kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok<br />

konuda önemli katkı sağlayacaktır.<br />

Aysel Özaltınok / Panasonic Eco Solutions<br />

Türkiye Kurumsal Marka Yönetim Direktörü<br />

Önümüzdeki yıl için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Panasonic olarak hedefimiz, uzun vadede<br />

profesyonel kullanıcılara Panasonic Profesyonel<br />

El Aletleri ile sahada bekledikleri<br />

üstün performansı sunabilmek. Performansın<br />

sürekliliği önemli… Biz ürünlerimizin<br />

hem çalışma süresini artırarak<br />

hem de pildeki kalitemizi sürdürerek bunu<br />

sağlamaya devam edeceğiz. Panasonic’in<br />

Türkiye’deki satış kanalı oldukça iyi… El<br />

aletlerimizi tüketiciye ulaştırmak için aynı<br />

kanalı kullanıyoruz. Bu ürünleri geçen yıl<br />

pazara sunduk. Hedefimiz sektörün önde<br />

gelen markaları arasında yer almak. Kullanıcılara<br />

sahada rahat kullanacakları ergonomik<br />

ve performansı yüksek ürünler sunmak.<br />

Panasonic, profesyonel el aletleriyle<br />

pazara girdi; ancak bundan sonra marka<br />

olarak yeni ürünlerle pazardaki varlığımızı<br />

devam ettireceğiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 107


“Şikayet ve önerileri dikkate alarak,<br />

müşteri memnuniyetimizi sürekli artırıyoruz”<br />

“Yaptığımız yeni model yatırımları, son kullanıcı demo ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile<br />

müşteri memnuniyetini bu minvalde arttırarak ilerlemek, en büyük hedefimizdir.”<br />

Elektrikli El Aletleri, Endüstriyel Ürünler,<br />

Jeneratör ve Motorlar, Metal İşleme Makinaları<br />

ve İş Güvenliği, Reis Makina’nın<br />

müşterilerine sunduğu başlıca ürün gruplarıdır.<br />

Çeşidi 20.000’i aşan zengin yelpazesiyle<br />

Reis Makina, bulunduğu sektörün<br />

lider kuruluşu durumunda... Dosya konumuz<br />

çerçevesinde Reis Makina ile yapmış<br />

olduğumuz söyleşi için kendilerine teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Makina, İnşaat, Enerji, Hırdavat ve Nalburiye<br />

sektörlerinde, yüzyıla yaklaşan ticari<br />

tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren Reis<br />

Makina, Makita; Knipex, Kipor, Leica, Virax<br />

ve Optimum başta olmak üzere, küresel<br />

büyüklükte 100’ü aşkın farklı markanın<br />

Türkiye Genel Distribütörü’dür.<br />

Elektrikli El Aletleri ürün grubunda ise<br />

Dünya’nın en önemli üretici firmalarından<br />

biri olan Makita’nın Türkiye Genel Distribütörlüğünü<br />

yapmaktayız. Makita, Dünya genelindeki<br />

9 fabrikası ve 5.000’in üzerinde<br />

mühendisiyle her yıl 200’ün üzerinde yeni<br />

model üretmektedir. Dünya genelindeki<br />

160 distribütör ve ofislerinden gelen talepleri<br />

karşılamak için AR-GE departmanına<br />

oldukça önemli yatırımlar yapmaktadır.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni<br />

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />

dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />

Makita, son yıllarda özellikle çağımızın<br />

yeni teknolojisi olan ve artık Türkiye pa-<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

zarında önemli bir paya sahip olan akülü<br />

ürün grubunda önemli yatırımlar yaparak,<br />

çeşidi her geçen yıl artan yeni ürünler üretmektedir.<br />

<strong>2017</strong> yılı itibariyle Elektrikli El<br />

Aletleri, Bahçe Grubu ve Yıkama Grubu olmak<br />

üzere 150’nin üzerinde yeni ürün ve<br />

bu ürünlere bağlı aksesuarlar üretmiştir.<br />

Ürün portföyümüze Bahçe Grubunda,<br />

Elektrikli Ağaç Kesim Makinaları, Elektrikli<br />

Çim Biçme Makinaları, Elektrikli Çim<br />

Kazıyıcılar, Elektrikli Dal Öğütücü, Akülü<br />

Yan Tırpan, Akülü Çim Biçme Makinası,<br />

Akülü Mini Yan Tırpan, Akülü Çim Kesme<br />

Makinası, Akülü Üfleme Makinaları, Benzin<br />

Motorlu Testereler, Benzinli Çim Biçme<br />

Makinaları, 4 Zamanlı Benzinli Tırpanlar, 4<br />

Zamanlı Üfleme Makinası, 4 Zamanlı Ayarlanılabilir<br />

Çit Biçme Makinaları, Benzinli<br />

Yan Tırpan Makinaları, Benzinli Çit Budama<br />

Makinaları katarak, müşterilerimize<br />

oldukça geniş bir ürün portföyü oluşturup<br />

yapacakları işlere uygun makinalar tercih<br />

etmeleri için önemli bir katkı sağladık.<br />

Yıkama Grubu’nda, Akülü El Süpürgeleri,<br />

Elektrikli ve Akülü Süpürgeler, Profesyonel<br />

Islak Kuru Süpürge, Akülü Sırt Süpürgesi,<br />

Akülü Portatif Süpürgeler ve Akülü Robotik<br />

Zemin Süpürgesi gibi ürünleri gamımıza<br />

ekleyerek sektöre öncülük etmeye devam<br />

ettik. Elektrikli El Aletleri grubunda ise,<br />

başta akülü ürünler olmak üzere, İnşaat<br />

Grubu, Ahşap Grubu ve Metal İşleme Gruplarında<br />

birçok yeni modelle, müşterilerimize<br />

yenilikçi hizmet vermekteyiz. <strong>2017</strong><br />

yılında özellikle Metal İşleme Grubu’nda<br />

bulunan taşlama ürünleri 180mm’lik<br />

GA7061R ve 230mm’lik GA9061R modelleri<br />

geliştirilmiş teknik özellikleriyle<br />

piyasada oldukça olumlu tepkiler almaktadır.<br />

Gerek motor yapısı, gerekse iş güvenlik<br />

önlemleriyle GA7061R/GA9061R<br />

modellerinin taşlama ürünleri içerisinde<br />

<strong>2017</strong> yılına damga vurduğunu söyleyebiliriz.<br />

Ayrıca Makita CA5000X Alüminyum/<br />

Kompozit Kanal Açma Makinası, özellikle<br />

alüminyum dış cephe kaplama sektöründe<br />

memnuniyetle karşılandı. CA5000X<br />

modeli 90 ve 135 derecelik açılarda kanal<br />

ve oluk açma yeteneğiyle kullanıcıların<br />

iş yükünü önemli ölçüde azaltarak maksimum<br />

fayda ve minimum zaman kaybı<br />

sağlayarak, değerli ustalarımızın en büyük<br />

yardımcısı konumuna gelmiştir. Akülü<br />

ürün grubunda ise Makita, Akülü Taşlama<br />

Makinaları, Akülü Planya, Akülü Silikon Tabancası,<br />

Akülü Kılıç Testere, Akülü Somun<br />

Sıkma, Akülü Matkap-Vidalama gibi yeni<br />

ürünlerle son kullanıcılara hizmet vermektedir.<br />

Özellikle yeni Yağ Darbe Sistemli<br />

DTS141RFE kodlu vidalama ürünüyle birlikte<br />

ses seviyesini 75 desibel seviyesi<br />

yani TV SESİ seviyesine çekerek, özellikle<br />

kapalı ortamlarda ve gürültü seviyesinin<br />

önemli olduğu ortamlarda, kullanıcılara<br />

çok önemli bir seçenek sunmaktadır. Bu<br />

ürünü özellikle ev içerisi montaj yapan<br />

ustalarımız ile birlikte, fabrika içi yoğun<br />

kullanım gereken ortamlardaki kullanıcılar<br />

tercih etmektedir.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />

misiniz?<br />

2015 yılı içinde yaşadığımız seçimlerden<br />

sonra 2016 yılı itibariyle oluşan yeni iş<br />

alanları ve istihdamlarla birlikte 2016 yılı,<br />

gerçekleştirdiğimiz yoğun son kullanıcı ziyaretleriyle<br />

hedeflerimizin üzerine çıkarak tamamlandı.<br />

Yakalanan ekonomik istikrar ile<br />

birlikte Türkiye piyasasının öncü sektörlerinden<br />

olan İnşaat sektörünün, <strong>2017</strong> yılı ile<br />

başlayan ve 2018 yılında devam edeceğine<br />

inandığımız bir ivmeyle, iş hacminin katlanarak<br />

artacağını ön görmekteyiz. <strong>2017</strong> yılının<br />

9. ayı itibariyle, hedeflerimizin üzerinde<br />

seyrediyoruz ve yaptığımız iş planlarına göre<br />

<strong>2017</strong> yılının son çeyreğinde satış trendlerimizin<br />

artacağını düşünmekteyiz. Yaptığımız<br />

yeni model yatırımları, son kullanıcı demo<br />

ziyaret faaliyetleri ve servis ağımız ile müşteri<br />

memnuniyetini bu minvalde arttırarak<br />

ilerlemek, en büyük hedefimizdir.<br />

Satış sonrası servis hizmeti ve<br />

müşteri memnuniyeti kapsamında<br />

yaptığınız çalışmalardan bahseder<br />

misiniz?<br />

Bizler için “Satış Sonrası Hizmetler” de<br />

“Satış” kadar önemlidir. Reis Makina olarak<br />

distribütörlüğünü yaptığımız tüm markalarda<br />

ürün ve hizmet kalitesini sürekli artırmayı<br />

ve müşteri memnuniyetini ilk sırada<br />

tutmayı hedeflemekteyiz. Türkiye genelinde<br />

bulunan 100’ü aşkın elektrikli el aletleri<br />

Yetkili Servisimiz ve İstanbul genel merkezimizde<br />

bulunan merkez servisimiz ile<br />

Sanayi Bakanlığı’mızın belirlediği süreler<br />

çerçevesinde servis hizmeti vermekteyiz.<br />

Reis Makina’nın kurumsal kimliğine uygun<br />

yetkili servisler oluşturmak ve bunu<br />

tüm yurt genelinde yaygınlaştırmak adına<br />

Reis Servis projemiz yürütülmektedir. Bu<br />

sayede müşterilerimize, tüm yurt çapında,<br />

aynı standartlarda ve kalitede servis hizmeti<br />

sunulmaktadır. Yetkili servislerimiz<br />

düzenli olarak ziyaret edilmekte, hizmet<br />

kalitemiz kontrol altında tutulmakta, servislerimiz<br />

eğitim programlarımıza dahil<br />

edilmektedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 109


Dosya<br />

Hassas stok takibimiz ile yedek parça taleplerinin<br />

en hızlı şekilde teminini sağlanmak<br />

adına; yetkili servislerimize özel, bir<br />

internet servis portalımız da bulunmaktadır.<br />

Satışını yaptığımız tüm ürünlerin açılım<br />

şemaları, interaktif olarak bu portala<br />

yüklenmekte ve şema üzerinden hızlı ve<br />

doğru bir şekilde sipariş verilmesi sağlanmaktadır.<br />

İlgili projemiz şu anda devam<br />

etmektedir. Müşteri hizmetleri departmanımız;<br />

tüm bayi, yetkili servis ve son<br />

kullanıcılarımız ile yüz yüze veya telefonla<br />

iletişime geçerek, ürün ve kullanım bilgisi<br />

ve teknik bilgiler gibi konularda destek<br />

vermektedir. Ürünün kullanım ömrünü arttırmak<br />

amacıyla doğru kullanımı anlatırılarak,<br />

periyodik bakımların zamanında yaptırılması<br />

tavsiye edilerek, müşterilerimiz<br />

bilinçlendirilmektedir.<br />

Bu kapsamda gerek servis bünyemizde ve<br />

gerekirse müşteriler ziyaret edilerek, ürün<br />

kullanımı ve hatalar anlatılmaktadır. Ayrıca<br />

bakım onarım hizmeti verilen tüm ürünlerle<br />

ilgili müşterilerimiz geri aranarak,<br />

müşteri memnuniyetimiz ölçülmektedir.<br />

Bu sayede müşterilerimizden geri bildirimler<br />

alınarak, şikayet ve öneriler dikkate<br />

alınmakta ve müşteri memnuniyetimizi<br />

sürekli artırma çalışmalarımız aralıksız devam<br />

etmektedir.<br />

Ürün gamınızda birçok ürün<br />

bulunmakta, bu ürünlerin arasından<br />

doğru ürünü seçmek adına<br />

kullanıcılar neler yapabilir?<br />

Makita Türkiye olarak bizler, Makita’nın<br />

tüm olanaklarını, yani ürettiği pek çok<br />

ürünleri Türkiye piyasasına sunmaktayız.<br />

Her ürün grubunda ihtiyaca binaen birden<br />

fazla çeşit olmaktadır. Bu ürün çeşitliliğini;<br />

ürünlerdeki kapasiteler, güç farkları ve<br />

bazı teknik özellikler oluşturmaktadır. Son<br />

kullanıcıların hangi modeli seçeceğiyle<br />

ilişkin öncelikle bayilerimize gerekli eğitimleri<br />

vermekteyiz. Ayrıca, bayilerimizin<br />

ve son kullanıcıların bizleri arayarak direkt<br />

görüşebilecekleri müşteri temsilcilerimiz<br />

görev yapmaktadır. Kullanıcıların ürün tercihi<br />

sırasında öncelikle yapacakları işin<br />

yoğunluğuna ve gerektirdiği dayanıklılığa<br />

göre seçim yapmaları gerekmektedir. Seçilen<br />

makinaya haddinden fazla yük bindirildiğinde<br />

makinada çeşitli arızalar çıkmakta,<br />

bu şekilde kullanım devam ederse<br />

bu arızalar birbirini tetikleyerek çok daha<br />

büyük ve masraflı arızalar çıkarmaktadır.<br />

Son yıllarda ekibimiz özellikle bu konuda<br />

müşterileri bilinçlendirmek için mesai harcamakta<br />

ve bu mesainin karşılığını fazlasıyla<br />

almaktadır. Bu da doğal olarak müşteri<br />

memnuniyetine yansımaktadır.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz!<br />

Bölgemizde ve Dünya’nın diğer bölgelerinde<br />

yaşanan ekonomik ve siyasal belirsizlikler<br />

her ülkeyi etkilediği gibi Türkiye’yi<br />

de etkilemektedir. Özellikle son<br />

dönemde yaşadığımız döviz kurlarındaki<br />

dalgalanmalarla birlikte her firmanın<br />

daha sağlam adımlarla projelerini yürütmesi<br />

gerektiğini, verilecek her kararın<br />

çok iyi incelenmiş verilerle yapılması<br />

gerektiğini düşünmekteyiz. Günümüzde<br />

ülkelerin birbirine global olarak bağımlı<br />

olmasıyla birlikte Dünya’nın herhangi bir<br />

yerinde oluşan ekonomik veya siyasal<br />

problemler bizleri de etkilemektedir.<br />

Son dönemde, özellikle hammadde fiyatlarında<br />

yaşanan artışlar nedeniyle üretici<br />

firmalar, ürünlerinin fiyatlarını arttırmakta,<br />

bu artış da Türkiye iç piyasasına yansımaktadır.<br />

Hırdavat sektörü içinde bulunan kullanıcıların<br />

bu tip problemlerden kaçınmak<br />

için bahsetmiş olduğum; doğru ürün<br />

seçilmesi, satış sonrası tamir/bakım<br />

masrafları gibi olguları göz önüne alarak,<br />

hem toplam maliyeti hemde fazla iş yükünü<br />

düşürmek için çalışma yapmaları<br />

gerekmektedir. <strong>2017</strong> yılının son çeyreğinin<br />

ve 2018 yılının tüm sektör oyuncuları<br />

için hedeflerin gerçekleştiği bir yıl olmasını<br />

dileriz.<br />

110 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dinçer Özkaya / CENTER Genel Koordinatörü<br />

“2018 yılında ortalamanın üzerinde<br />

bir büyüme hedefliyoruz”<br />

“Akülü ürün teknolojimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en güçlü olduğu yönlerinden<br />

biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis<br />

istasyonu ile müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.”<br />

Sektörde faaliyetlerine başladığı ilk günden<br />

bu yana kalite ve müşteri memnuniyetinden<br />

asla taviz vermeyen CENTER,<br />

ismiyle de özdeşerek kendi alanında merkez<br />

konumunda olmayı başarmış. CEN-<br />

TER Genel Koordinatörü Dinçer Özkaya ile<br />

ürünleri, faaliyetleri ve müşterilerine sundukları<br />

hizmetler üzerine konuştuk.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Dinçer Özkaya, 1978 İstanbul doğumluyum.<br />

İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği<br />

bölümünden mezun olduktan<br />

sonra, Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme<br />

Yönetimi Yüksek Lisansı ve yine Yıldız<br />

Teknik Üniversitesi Ekonomi Doktorası ile<br />

eğitim hayatıma devam ettim.<br />

Dış Ticaret Yöneticisi olarak 2004 yılında<br />

çalışmaya başladığım Center AŞ’de, şu an<br />

Genel Koordinatör olarak görev yapmaktayım.<br />

Türkiye genelinde 180 adet bayi,<br />

100 adet satış sonrası servis istasyonu<br />

ve 50’yi aşkın çalışanı ile değerli müşterilerine,<br />

kaliteden ödün vermeksizin - daima<br />

en iyiyi sunabilmek amacıyla - çalışan firmamız,<br />

1991 yılında Karaköy-İstanbul’ da<br />

faaliyetlerine başlamıştır.<br />

Markalarımızı Türkiye genelinde Klasik<br />

Kanal (Bayiler) , Endüstriyel Kanal (Bayiler<br />

ve profesyonel son kullanıcılar) ve Modern<br />

Kanal (<strong>Yapı</strong> marketler, internet ve indirim<br />

marketler) diye adlandırdığımız üç farklı<br />

kanal üzerinden müşterilerimize ulaştırmaktayız.<br />

Kurulduğu ilk günden itibaren kalite ve müşteri<br />

memnuniyeti odaklı bir düşünce tarzı ile<br />

faaliyetlerini sürdüren firmamız, her zaman<br />

ilkleri gerçekleştirerek CENTER isminin hakkını<br />

vermiş ve yıllardır bu pazarda “MERKEZ”<br />

konumunda bulunmuştur.<br />

Markalarınız hakkında bizleri<br />

bilgilendirir misiniz?<br />

Sahip olduğumuz markalar; ATTLAS, AEG,<br />

MILWAUKEE, RYOBI, ALFRA, FLORA ve<br />

OTTOTECH<br />

ATTLAS – Türkiye genelinde sektörün en<br />

çok satılan OEM markalarından biriyiz. DIY<br />

ve Yarı profesyonel ürün kategorisinde konumlandırılan<br />

markamız; Elektrikli & Akülü<br />

El Aletleri, Jeneratör, Kompresör, Kaynak<br />

Makinesi ve Bahçe makineleri kategorilerinde<br />

satış yapmaktadır. Alanında uzman<br />

112<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

fabrikalarda üretilen markamızın kalite kontrol süreçleri yurt dışı<br />

ofisimizdeki uzman mühendisler tarafından gerçekleştirilmektedir.<br />

AEG, MILWAUKEE ve RYOBI – Firmamız Dünya genelinde yaklaşık<br />

6 Milyar $ ciroya sahip ve akülü ürün teknolojisinde dünya lideri<br />

olan TTI gurubunun; MIKWAUKEE (Endüstriyel) AEG (Profesyonel)<br />

ve RYOBI (DIY) markalarının Türkiye’ de ki tek distribütördür. Her<br />

üç markamızda elektrikli ve akülü el aletleri gamına sahiptir. RYO-<br />

BI markası gamında ek olarak benzinli, elektrikli ve akülü bahçe<br />

makineleri de bulunmaktadır.<br />

ALFRA ( Manyetik matkap ), FLORA ( Temizlik makineleri) ve OT-<br />

TOTECH ( Kaynak makinesi) markaları da ürün gamımız içerinde<br />

yer almaktadır.<br />

Satış ve satış sonrası hizmetlerinizden biraz bahseder misiniz?<br />

Akülü ürün teknolijimiz ve Satış Sonrası Hizmetler, firmamızın en<br />

güçlü olduğu yönlerinden biridir. Türkiye genelinde İstanbul Merkez<br />

Servisimiz tarafından yönetilen 100 adet servis istasyonu ile<br />

müşterilerimizin problemlerine çözüm üretmeye çalışmaktayız.<br />

Tüm servislerimiz özel bir yazılım üzerinden yönetilmekte olup,<br />

Türkiye genelinde çok kapsamlı bir veri üzerinden ürün gamımızı<br />

izlemekteyiz. Oldukça geniş yedek parça stokumuz sayesinde;<br />

müşterilerimize anında ve hızlı hizmet<br />

prensibiyle hareket etmekteyiz.<br />

Ayrıca AEG ve MLWAUKEE markalarımız<br />

özelinde piyasada tek olan Koşulsuz Garanti<br />

uygulamamız mevcuttur. Bu marka<br />

ürünleri alan müşterilerimiz 7 gün içerisinde<br />

sitemize (www.kosulsuzgaranti.<br />

com) kayıt oldukları takdirde, ürünleri 1 yıl<br />

boyunca Koşulsuz Garanti kapsamına girmekte<br />

ve hiç bir ek ücret ödemeden servis hizmeti almaktadırlar.<br />

Ürünleriniz inşaat sektörünün hangi alanlarında daha çok<br />

tercih edilmekte?<br />

OPP, DIY, Yarı profesyonel, profesyonel ve endüstriyel olmak üzere<br />

toplam 5 ayrı kalite kategorisinde pazara hitap eden geniş bir ürün<br />

gamımız bulunmaktadır. Bu sayede markalarımız inşaat sektöründe<br />

kaba inşaattan, anahtar teslim projelere kadar hizmet veren tüm<br />

firmalar tarafından tercih edilmektedir.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri eklediniz?<br />

Önümüzdeki dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />

AEG, MILWAUKEE ve RYOBI markalarında her yıl onlarca yeni akülü<br />

ürünü piyasaya sunmaktayız. <strong>2017</strong> yılı özelinde AEG markamızda<br />

PRO 18V akülü serisi, MILWAUKEE markamızda ONE-KEY serisi ve<br />

RYOBI markasında ONE + serisi ürünleri gamımıza eklemiş bulunmaktayız.<br />

MILWAUKEE markasında piyasaya sunduğumuz benzeri<br />

olmayan ONE-KEY sistemi akülü ürünlerinizin kablosuz bağlantı sayesinde<br />

akıllı telefonlarınız tarafından kontrol edilmesine imkan verip,<br />

istediğiniz ayarları kaydetmenizi sağlamaktadır. Bu sistem, ONE-KEY<br />

teknolojisine sahip ürünlerin yer belirleme sistemi sayesinde kaybolma,<br />

çalınma vb. risklerini ortadan kaldırıp, gerektiğinde ürünü kilitlemenize<br />

imkan vermektedir. Ayrıca özel yazılım sayesinde profesyonel<br />

ürün tercih eden kullanıcılara her türlü envanter kayıt işlemini gerçekleştirme<br />

şansı sunmaktadır. 2018 yılı içerisinde de akülü ürünlerde<br />

yeniliklerimiz devam edecektir.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız nedir? Geçen yılki<br />

cironuzu ve 2018 yılı beklentilerinizi açıklayabilir misiniz?<br />

<strong>2017</strong> yılı özelinde agresif büyüme hedeflerimiz mevcuttur. <strong>2017</strong> yılının<br />

ilk üç çeyreği dikkate alındığında hedeflerimiz ile paralel cirolara<br />

ulaştığımızı görmekteyiz. Pazarın oldukça rekabetçi, bölgesel riskler<br />

paralelinde konjonktürel anlamda negatif yansımaların yoğun olduğu<br />

bir yılda; hedeflerimiz tutturarak yılı tamamlamak en önemli odağımızdır.<br />

2018 yılı özelinde, benzer agresif yaklaşım ve pazar lideri<br />

yenilikçi çözümlerimiz ile ortalamanın üzerinde bir büyüme hedefliyoruz.<br />

Üretim ya da Ar&Ge çalışmalarınız var mı?<br />

Veri büyüklüklerinin giderek arttığı günümüz teknolojisinde, veri analizinin<br />

ve özel yazılımların ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. Bu<br />

paralelde daha kolay veri analizine odaklanmaya devam edeceğiz.<br />

Ayrıca satış kanallarımıza özel hazırlamakta olduğumuz yazılımlar sayesinde,<br />

bayi ağımıza ve markamızın son kullanıcılarına çok daha iyi<br />

hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

<strong>2017</strong> yılında tüm markalarımıza yeni internet siteleri yapmış bulunmaktayız.<br />

Bununla beraber markalarımızın sosyal medya hesaplarını<br />

da aktive ettik. 2018 yılında da aynı felsefe temelinde sosyal medya<br />

yatırımlarına hız verip, son kullanıcılar ile daha yakın iletişime geçmeyi<br />

hedeflemekteyiz. Tüm sitelerimize ve sosyal medya hesaplarımıza<br />

www.centeras.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Pazara yön veren yenilikçi<br />

ürünlerimizin farklarını satıcılara ve son kullanıcılara daha iyi<br />

anlatabilmek adına; eğitimler ve demo günleri organize etmeye devam<br />

edeceğiz. Bu kapsamda bünyemiz dahilinde özel eğitim merkezi<br />

kurmayı hedeflemekteyiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 113


WB 18 LTX BL 180 Akülü Avuç Taşlama<br />

“Standart ürünler dışında ilave<br />

özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz”<br />

“Değişik kombinasyonlarla, kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar ile kullanıcıyı akülü<br />

ürünlere ısıtmaya çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı nezdinde pahalı oldukları nedeniyle<br />

tercih edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek<br />

aşmaya çalışıyoruz.”<br />

100 yılı aşkın süredir pek çok alanda faaliyet<br />

göstermiş olan Burla Makine’den,<br />

Elektrikli El Aletleri alanında gerçekletirdikleri<br />

faaliyetler hakkında bilgi aldık.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Burla 1911 yılından bu yana pek çok alanda<br />

faaliyet gösteren köklü bir firma. Dört<br />

ayrı iş bölümü ve satış departmanı bulunmaktadır.<br />

Makina bölümü, elektrik ve<br />

aydınlatma bölümü, marin bölümü ve pil<br />

bölümü. Bir de Teknika diye aynı ortaklık<br />

yapısında istifleme cihazları, forklift gibi<br />

ürünlerin satışını yapan bir şirketimiz var.<br />

Müşteri memnuniyeti, satış sonrası hizmetlerin<br />

kalitesi ve güvenilirliği en önem<br />

GB 18 LTX BL QI Akülü Kılavuz Çekme / Matkap<br />

verdiğimiz konular arasında. Merkezimizde<br />

çok ciddi bir servis ekibimiz ve teknik<br />

hırdavat ürünleri ile ilgili tüm Türkiye’yi<br />

kapsayan yaklaşık 100 servis bayimiz<br />

mevcut.<br />

Makina bölümü olarak temsil ettiğimiz<br />

ürünlerin sadece Türkiye satışını gerçekleştiriyoruz.<br />

Markalarımız, yurtdışında birçok<br />

ülkeye satışlarını doğrudan yapıyor.<br />

Türkiye’de bayi ağımızla satışlarımızı yapıyoruz.<br />

Bölgelerinden sorumlu satıcı arkadaşlarımızın<br />

dışında bünyemizde elektrikli<br />

el aleti ve kaynak makinaları ile ilgili fabrikaları<br />

ziyaret eden ve son kullanıcılara<br />

ihtiyaçlarına göre hangi ürünleri kullanabileceklerini<br />

araştırıp, gerekli ürün tanıtımları<br />

ile ürünlerimizin satışını sağlayan<br />

114<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

iş geliştirme sorumlusu ekibimiz mevcut.<br />

Bu şekilde standart ürünler dışında ilave<br />

özellikleri olan ürünleri de sunabiliyoruz.<br />

Burla olarak pazara bakışımız ve<br />

önceliklerimiz:<br />

Burla Makina olarak elektrikli el aletleri<br />

sektöründe akülü ürünlere çok önem veriyoruz.<br />

Pazarın geleceğini akülü ürünlerde<br />

görüyoruz. “Kablosuz” şantiye sahası<br />

vizyonunun gerçekleşmesine çok kalmadığını<br />

düşünüyoruz. Dünyanın ilk akülü<br />

büyük taşlaması da bu yoldaki en önemli<br />

kazanımlardan biri. Bazı pazarlarda akülü<br />

aletler toplam elektrikli el aleti pazarının<br />

%80’inin üzerini oluşturuyor. Türkiye’de<br />

bu oranın hala çok daha düşük olduğunu<br />

düşünüyoruz. Değişik kombinasyonlarla,<br />

kullanıcıyı serbest bırakan uygulamalar<br />

ile kullanıcıyı akülü ürünlere ısıtmaya<br />

çalışıyoruz. Akülü ürünler hala kullanıcı<br />

nezdinde pahalı oldukları nedeniyle tercih<br />

edilmeyebiliyorlar, ancak biz de bu engeli<br />

akümüze 3 yıl koşulsuz garanti vererek<br />

aşmaya çalışıyoruz. Aküler, akülü el aletlerinin<br />

en pahalı kısmı, ve bizim dışımızda<br />

bu tür kapsamlı akü garantisi veren başka<br />

firma yok.<br />

Fimer’in üst segment kaynak makinalarını<br />

da tanıtmak da bir diğer önceliğimiz. Müşterilerimize,<br />

invertör tipi kaynak makinesi<br />

denince akla ilk gelen Fimer markasının<br />

çeşit konusunda ne kadar zengin olduğunu<br />

göstermeye çalışıyoruz.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni<br />

ürünleri eklediniz? Önümüzdeki<br />

dönemde farklı ürünler olacak mı?<br />

Metabo’da geçtiğimiz sene sonu piyasaya<br />

sürdüğümüz ve bizi heyecanlandıran<br />

ürünlerin başında gelen WPB 36 LTX BL<br />

230 modeli var. Dünyanın ilk 36 Volt akülü<br />

büyük taşlaması. Metabo’nun üstün<br />

LiHD akü teknolojisi sayesinde şebeke<br />

elektriği ile çalışan 2400 Watt’lık büyük<br />

taşlama ile aynı gücü alabildiğimiz bir<br />

ürün. Üründe pedal tipi şalter, elektronik<br />

emniyet debriyajı ve disk fren sistemi mevcut.<br />

Tüm bu özellikler sayesinde kullanıcı<br />

ürünün kontrolünü kaybetmiyor ve acil bir<br />

durumda, şalteri bıraktığı anda diskin dönmesi<br />

3 saniye içinde tamamen duruyor ve<br />

ürünün kazaya sebebiyet verme ihtimali<br />

hızlı bir şekilde yok edilmiş oluyor. Ayrıca<br />

disk sıkışması durumunda da ürünün geri<br />

tepmesini de önemli ölçüde azaltıyor. Ürünün<br />

tutamağında da titreşimi azaltıcı özellik<br />

mevcut, bu özellik sayesinde de son<br />

kullanıcı iş yaptığı sürede daha az titreşime<br />

maruz kalıyor.<br />

Metabo’nun ikinci önemli bir diğer ürünü<br />

de piyasada yine bir ilk olan akülü kılavuz<br />

çekme / matkap, GB 18 LTX BL Q I. Hem<br />

kılavuz çekme hem matkap özelliği ilk kez<br />

bir üründe biraraya geliyor – hem de sınırsız<br />

özgürlük sunan akülü bir üründe.<br />

Ürünün patentli özel tasarım mandreni ve<br />

elektronik sistemi sayesinde kılavuz çekme<br />

işlemi ve delme işlemi aynı mandren<br />

ile sorunsuz, temiz ve hızlı bir şekilde yapılabiliyor.<br />

Bu ürünün satış potansiyelinin<br />

oldukça yüksek olduğunu düşünüyoruz<br />

çünkü hem torku yüksek ve kuvvetli bir<br />

matkap hem de kılavuz çekme özelliği var.<br />

Bu da kullanıcılara oldukça esneklik ve verim<br />

kazandıracak bir özellik.<br />

Bu ürünlere ek olarak 2kg kırıcı-delici grubunda<br />

Almanya üretimli yeni ürünlerimizi<br />

de sunduk. Eski modellerine göre hem<br />

daha kısalar hem de hafifler. Bunlara ek<br />

olarak vuruş enerjilerinde de önemli artış<br />

sağlandı.<br />

Aküde ise son yenilik olarak 7.0 Ah LiHD<br />

modelini sunduk. Metabo’nun üstün performanslar<br />

için çığır açan akü teknolojisi<br />

olarak tanımladığımız LiHD sistemi hem<br />

%67 daha fazla performans hem de %87<br />

daha fazla çalışma süresi ile bağımsız çalışmayı<br />

yeniden tanımlıyor.<br />

Fimer’de de heyecan verici teknolojik<br />

ürünler var. Mart’ta İstanbul Hırdavat Fuar’ında<br />

tanıtımını yaptığımız modellerden<br />

biri de Kronos 500. Mig-mag pulse sinerjik<br />

Kronos grubunun en üst modeli. Fimer’e<br />

özgü 0,1 saniye kısa çift pulse özelliği<br />

sayesinde küçük parçalarda bile hassas<br />

sonuçlar elde etmek mümkün. Kaynak<br />

bilgilerini kolayca SD karta kaydedebilir<br />

ve herhangi bir PC’de rahatlıkla okuyabilirsiniz.<br />

Yüksek hızlı kaynak prosesi sayesinde<br />

sadece düşük veya yüksek alaşımlı<br />

çelik malzemeyi değil aynı zamanda 5mm.<br />

kalınlığından itibaren farklı türdeki paslanmaz<br />

çelik malzemeyi de kaynatırken devrim<br />

niteliğindedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 115


Dosya<br />

Diğer bir yenilik ise Prime 500. Çok fonksiyonlu<br />

Prime serisinde mottomuz şu :<br />

“Hiçbir şey bu kadar kolay olmamıştı.”<br />

Güç, sadelik ve performansın birleştiği bu<br />

ürün kullanıcı dostu. Daha az deneyimli<br />

bir kaynak ustasının bile detaylı bir eğitim<br />

almadan parametrelerini kolayca girmesine<br />

imkan veren kontrol paneli sayesinde<br />

3 adımda kaynak yapmaya başlıyorsunuz.<br />

Kalınlığı belirledikten sonra gerisini Prime<br />

hallediyor. Makinanın sinerjik özelliği<br />

sayesinde optimum kaynak için doğru<br />

parametreleri otomatik olarak belirliyor.<br />

Hem Prime hem de Kronos modellerinde<br />

++yenilenen iç yapıları sayesinde, yüksek<br />

ayarlarda bile aynı değer ve kalitede kaynak<br />

yapmak mümkün.<br />

Sakura Endüstriyel Markör grubunda ise<br />

bu sene Solid Markör modelini tanıtmaya<br />

çalışıyoruz. Bu ürün zorlu görevler için üretilmiş<br />

bir markör. İç ve dış mekanda petrol,<br />

gres yağı, pas, çamur ve kar ile kaplı<br />

tüm yüzeyler üzerinde yazabilir. Suyun altında<br />

bile işaretleme mümkün. Dakikalar<br />

içinde kurur ve kuruduğunda kalıcı ve kokusuzdur.<br />

Ahşap, kumaş, kanvas, plastik,<br />

demir&çelik, kauçuk, karton, cam, fiberglas<br />

ve beton için uygundur. Standart modelindeki<br />

çalışma ısısı -10 ile 200 derece<br />

arasındadır ancak -40 derecede de etkili<br />

olan düşük Halojen versiyonu da mevcut.<br />

İhracatınızın mevcut ürün<br />

satışlarınız içindeki yeri nedir?<br />

İhracat yaptığınız ülkelerdeki<br />

pazar payınız hakkında bilgilendirir<br />

misiniz?<br />

Temsil ettiğimiz ürünlerin sadece Türkiye<br />

satışını gerçekleştiriyoruz. Markalarımız,<br />

yurtdışında birçok ülkeye satışlarını doğrudan<br />

yapıyor. Türkiye’de bayi ağımızla<br />

satışlarımızı yapıyoruz. Bölgelerinden sorumlu<br />

satıcı arkadaşlarımızın dışında bünyemizde<br />

elektrikli el aleti ve kaynak makinaları<br />

ile ilgili 3 iş geliştirme sorumlusu<br />

arkadaşımız var. Bu ekip fabrikaları ziyaret<br />

ediyor ve son kullanıcılara ihtiyaçlarına<br />

göre hangi ürünleri kullanabileceklerini<br />

araştırıp, gerekli ürün tanıtımları ile ürünlerimizin<br />

satışını sağlıyorlar. Bu şekilde<br />

standart ürünler dışında ilave özellikleri<br />

olan ürünleri de sunabiliyoruz.<br />

Sosyal sorumluluk ve<br />

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />

çalışmalar hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Türkiye’de ve dünyada elektrikli el aletleri<br />

kullanırken yaşanan iş kazalarının önemli<br />

bir kısmı taşlama makineleri ile yapılan<br />

işlerde oluyor. Ayrıca, Türkiye’de gelişmiş<br />

ülkelere göre ürünlerin yanlış kullanımından<br />

kaynaklanan da birçok kaza oluyor.<br />

Örneğin, birçok taşlama kullanıcısı taşlamanın<br />

siperini kutudan bile çıkarmayıp<br />

çöpe atıyor.<br />

İş güvenliği konusunu çok önemsiyoruz.<br />

Bu alanda Metabo’nun geliştirdiği birçok<br />

ürün var.<br />

Özetle bahsetmek gerekirse piyasadaki<br />

taşlamalarda olmayan, ancak tüm nitelikli<br />

Metabo taşlamalarda olan bir özellik<br />

var, bu da Mekanik Emniyet Debriyajı. Bu<br />

sistem sayesinde disk sıkışmalarında olabilecek<br />

geri tepmeler önleniyor ve kesme<br />

diskinin patlama riski ortadan kaldırılıyor.<br />

Her ne kadar benzer koruma rakip markalarda<br />

elektronik sistemlerle yapılmaya<br />

çalışılsa da, hiçbir zaman Metabo’nun<br />

Mekanik Emniyet Debriyajı kadar etkili<br />

ve güvenilir değil. Metabo’nun bu özelliği<br />

disk patlama riskini her zaman ortadan<br />

kaldırırken, elektronik sistemlerde disk<br />

patlaması tamamen önlenemiyor.<br />

Yine piyasada sadece Metabo ürünlerinde<br />

bulunan bir özellik de titreşim azaltıcı<br />

Autobalans özelliği. Bu özellik sayesinde<br />

kullanıcının maruz kaldığı titreşim azalır,<br />

ve kullanıcı daha az yorularak, daha sağlıklı<br />

bir şekilde daha uzun süre boyunca<br />

çalışabilir. %50 daha az el ve kol titreşimi<br />

sağklayan bu özellik aynı zamanda taşlama<br />

disklerinde %40’a varan disk tasarrufu<br />

sağlar.<br />

Pedal Tipi Şalter de taşlamalarda güvenlik<br />

için aranan bir özellik. Bu özellikli makinelerde<br />

kullanıcılar çalışırken şaltere sürekli<br />

basıyor olmak zorunda. Kullanıcı elini şalterden<br />

çektiği an ürüne enerji gitmiyor. Bu<br />

özelliğe bir de Metabo’nun patentli Disk<br />

Fren Sistemi eklendiği zaman ürün çok<br />

daha güvenli hale geliyor. Metabo Disk<br />

Fren Sistemi ile ürün kapatıldıktan sonra<br />

2-3 saniye gibi kısa bir süre içinde diskin<br />

dönmesi tamamen duruyor ve olası kazalar<br />

önleniyor.<br />

Yeniden Başlama Emniyeti artık tüm avuç<br />

taşlamalarda yönetmelik gereği olması<br />

gereken bir özellik. Bu özellik sayesinde,<br />

elektrik kesintisi sonrası veya yanlışlıkla<br />

elektrik kablosu çekildiği için duran bir<br />

avuç taşlama makinesinde tekrar elektrik<br />

bağlantısı sağlandığı anda disk artık<br />

hemen dönmeye başlamıyor, kullanıcının<br />

cihazı tekrar kapatıp açması gerekiyor.<br />

Böylece istem dışı, kontrolsüz çalışma<br />

olmuyor.<br />

Metabo ayrıca akülü teknolojisine çok<br />

önem veriyor, akülü taşlamalarda da<br />

benzer güvenlik özellikleri mevcut. Ayrıca<br />

akülü ürünlerin önemli bir avantajı da iş<br />

sahasından kabloyu kaldırması.<br />

7.0 LiHD Akü<br />

116<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“Sağlam ve verimliliği artıracak yenilikçi<br />

ürünleri pazara sunmaya devam edeceğiz”<br />

“Sektörde öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti gibi konular başta olmak<br />

üzere zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde<br />

bu alanda edindiğimiz bilgileri temel alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip ürünlerle sektörde<br />

dikkat çekmemizi sağlıyor.”<br />

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak; metal<br />

imalat sektörünün kaynak teknolojileri<br />

başta olmak üzere tüm birleştirme ve kesme<br />

ihtiyaçlarına cevap veren; otomotiv/<br />

ulaştırma, inşaat/altyapı, enerji, üretim<br />

ve gemi inşa, boru imalat/boru alanlarına<br />

kadar uzanan birçok sektöre hizmet vermekte.<br />

Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak<br />

Genel Müdürü Ahmet Sevük ile dosya<br />

konumuz çerçevesinde röprotaj çalışması<br />

gerçekleştirdik. Merak ettiğimiz tüm soruları<br />

içtenlikle yanıtlayan sayın Sevük’e<br />

teşekkür ediyoruz.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Türkiye ve dünya pazarının farklı segmentlerine<br />

hitap eden; Askaynak, Kobatek ve<br />

Lincoln Electric markalı kaynak sarf malzemeleri,<br />

ekipman ve aksesuarları, Askaynak<br />

Automation robotik ve mekanik<br />

otomasyon sistemleri, Harris ve Askaynak<br />

by Harris marka gaz ekipmanları kapsayan<br />

geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu geniş<br />

ürün gamımız içinde lokomotif ürünlerimiz<br />

olarak kaynak sarf malzemeleri ve kaynak<br />

makineleri ürünlerimizi değerlendirebiliriz.<br />

Diğer ana kalemlerimiz içinde; kaynak<br />

eldivenleri, kaynak kimyasalları, kaynak<br />

maskeleri gibi tamamlayıcı ürünlerimiz yer<br />

alıyor. Ana faaliyet alanımız arasında ise<br />

komşu pazarlarda yer alan gaz ekipmanları<br />

ile aşındırıcıları bulunuyor. Aşındırıcı<br />

ürün grubumuz; çelik, metal, cam, alüminyum,<br />

mermer, granit gibi birçok yüzeyin<br />

taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi,<br />

kesilmesi, şekil verilmesi gibi alanlarda<br />

mükemmel performans sunuyor.<br />

Üretim alanınız, gerçekleşen<br />

süreçler ve üretim kapasiteniz<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Askaynak olarak, metal imalat sektörüne<br />

geniş ürün grupları ile hizmet veriyoruz.<br />

Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın<br />

dört bir tarafına ulaştırdığımız ürünlerimizi,<br />

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde,<br />

22.000 m²’si kapalı olmak üzere toplam<br />

43.000 m²’lik alana kurulu olan tesisimizde<br />

üretiyoruz. Yıllık 40.000 ton/yıl örtülü<br />

elektrod, 27.000 ton/yıl gazaltı kaynak<br />

teli, 5.000 ton/yıl tozaltı kaynak teli ve<br />

1.500 ton/yıl TIG kaynak teli üretim kapasitemiz<br />

ve 450’yi aşkın çalışanımızla, İs-<br />

118<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

tanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da bulunan<br />

4 satış büromuz ve 800’ü aşkın satış noktamızla<br />

tüm Türkiye’ye hizmet veriyoruz.<br />

Ürünlerimiz arasında kaynak makineleri,<br />

kaynak elektrotları ve telleri, tamir-bakım<br />

kaynağı, aşındırıcılar, gaz ekipmanları,<br />

otomasyon sistemleri, sarf kaynak malzemeleri,<br />

kaynak eğitim sistemleri yer alıyor.<br />

Bununla birlikte çelik, metal, cam, alüminyum,<br />

mermer, granit gibi birçok yüzeyin<br />

taşlanması, temizlenmesi, bilenmesi, kesilmesi,<br />

şekil verilmesi gibi alanlarda mükemmel<br />

performans sunan aşındırıcı ürün<br />

grubumuzla da yüksek performans sunuyoruz.<br />

Bu grupta yer alan ürünlerimiz arasında<br />

olan; Flex Taşlama ve Kesme Taşları,<br />

Kaplanmış Aşındırıcılar, Seramik Bağlayıcılı<br />

Aşındırıcılar ile NK Taşlama Taşları, SCG<br />

Elmas Bileme Taşları, Testere Bileme Taşları,<br />

Saplı Taşlar, Düz Çanak Taşları, Konik<br />

Çanak Taşları, Alüminyum Burçlu Düz/<br />

Konik Mozaik Taşlar, Konik-Düz Özel Form<br />

Mozaik Taşlar uzun süreli yüksek performans<br />

sunan ve işin kalitesini artıran ürünler<br />

olarak fark yaratıyor.<br />

Ürün portföyünüze hangi yeni ürünleri<br />

eklediniz? Önümüzdeki dönemde<br />

farklı ürünler olacak mı?<br />

İşinin temelinde teknolojiyi ve inovasyonu<br />

alan bir firma olarak, bu alanda sektörde<br />

öncü olmak adına endüstri 4.0 ve nesnelerin<br />

interneti gibi konular başta olmak üzere<br />

zamanımızın tüm teknolojik gelişmelerini<br />

takip ediyor, Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerimizde<br />

bu alanda edindiğimiz bilgileri temel<br />

alıyoruz. Bu da inovatif teknolojilere sahip<br />

ürünlerle sektörde dikkat çekmemizi sağlıyor.<br />

Özellikle, son beş yıldır kaynak makinelerimizde<br />

stratejik Ar-Ge çalışmaları<br />

gerçekleştiriyoruz ve şu ana kadar oldukça<br />

başarılı sonuçlar aldık. Enerji kayıplarını<br />

en aza indiren, makine verimliliğini artıran,<br />

makine boyutu ve ağırlığını azaltan,<br />

ekstra bileşenlerin kullanımı olmaksızın<br />

elektromanyetik uyumluluk (EMC) gereksinimlerini<br />

karşılayan, %100 yerli ve özgün<br />

invertör teknoloji patentimizle birlikte, yerli<br />

invertör kaynak makinesi üretim faaliyetlerimizi<br />

de arttırmayı hedefliyoruz. Kobatek<br />

tamir bakım ürün gamımıza eklediğimiz KO-<br />

BATEK 544 ve 551 kaynak elektrotlarımız<br />

da yüksek sıcaklıklara dayanıklı ve yüksek<br />

aşınma direncinin gerektiği uygulamalarda<br />

özellikle kullanılıyor.<br />

Bunların dışında, aşındırıcı ürün grubumuzda<br />

Askaynak markalı flex kesme-taşlama<br />

taşları ve flap disklerde 7. yılımızı da yükselen<br />

bir trendle geride bırakıyoruz. Müşterinin<br />

sesine daima kulak verdiğimiz için bu<br />

ürün grubunda da sahanın ihtiyacını karşılayacak<br />

geliştirmeleri daima aktif tutarken<br />

ürün gamımızı inovatif ürünlerle zenginleştirmeye<br />

devam ediyoruz.<br />

Tüm bunlara ek olarak; yüksek kaynak kalitesi,<br />

verimlilik ve düşük kaynak dumanı<br />

emisyonu sağlayan yeni nesil bakır kaplamasız<br />

gazaltı kaynak tellerimizin optimizasyonunu<br />

sağlayarak, otomasyon ve ağır<br />

sanayi uygulamalarındaki kullanımını arttırdık.<br />

2018 yılında da her yıl olduğu gibi inovatif<br />

bakış açısı ile daha kaliteli, sağlam ve<br />

verimliliği artıracak yenilikçi ürünleri pazara<br />

sunmaya devam edeceğiz.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi açıklayabilir<br />

misiniz?<br />

Askaynak olarak, yıl içerisinde ülkemizde<br />

ve uluslararası pazarlarda önemli projelere;<br />

kaynak, ürün ve hizmetlerimizi sunarak<br />

adımızdan oldukça söz ettirdik.<br />

İhracatınızın mevcut ürün satışlarınız<br />

içindeki yeri nedir? İhracat yaptığınız<br />

ülkelerdeki pazar payınız hakkında<br />

bilgilendirir misiniz?<br />

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak<br />

ihracat ve planlı büyümeyi öncelikli şirket<br />

politikası haline getirdik. Bu strateji doğrultusunda<br />

önemli firmalarla uzun soluklu<br />

iş birlikleri yapıyoruz. 2000’lerin başından<br />

itibaren Avrupa ve Güney Amerika, Rusya<br />

ve BDT, Afrika ve Ortadoğu pazarlarında<br />

ihracat kapasitemizi her geçen yıl yükselterek<br />

arttırdık. İhracattaki bu hızlı büyümeye<br />

paralel olarak 70’ten fazla ülkede satış ve<br />

dağıtım ağı oluşturduk.<br />

<strong>2017</strong> yılı içerisinde, robotik ve mekanik<br />

kaynak otomasyon sistemleri satışı konusunda<br />

ihracat yaptığımız ülkelerde, imalat<br />

sektörüne katma değeri yüksek uzman çözümler<br />

getirerek yurtdışında satışlarımızı<br />

önemli ölçüde artırdık. Önümüzdeki yıl da<br />

doğru adımlar atarak ihracat payımızı artırmayı<br />

sürdüreceğiz.<br />

Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik<br />

konusuna kurumsal bakış açınız ve bu<br />

konuda yaptığınız çalışmalar hakkında<br />

neler söylemek istersiniz?<br />

Sektöre daha kaliteli ve yenilikçi ürünler<br />

sunmak için yaptığımız Ar-Ge yatırımlarının<br />

yanı sıra ülkemiz adına faydalı olacağına<br />

inandığımız sosyal sorumluk projelerinde<br />

yer almak da bizim için son derece önemli.<br />

Örneğin; sektörün en temel sorunu olarak<br />

gördüğümüz kalifiye çalışan sorununu<br />

çözmek ve bu sektörde yer almak isteyen<br />

gençlere, kendisini geliştirmek isteyen<br />

kaynak ustalarına ve teknik öğretmenlere<br />

fırsat sunmak adına önemli bir sorumluluk<br />

üslendik. Sektörde öncü bir marka olarak<br />

sahip olduğumuz bilgi birikimini, yine sektör<br />

gelişimine katkı sunmak için Milli Eğitim<br />

Bakanlığı’yla işbirliği içerisinde, 2005 yılından<br />

bu yana meslek liselerine verdiğimiz<br />

desteği kesintisiz sürdürüyoruz. Liselerin;<br />

“Metal Teknolojisi”, “Tesisat Teknolojisi ve<br />

İklimlendirme” ile “Gemi <strong>Yapı</strong>mı” alan öğretmenlerine<br />

hizmet içi kaynakçılık eğitimi<br />

verdiğimiz bu proje ile ülke çapında 600’e<br />

yakın meslek lisesine 40.000’in üzerinde<br />

ders kitabını ücretsiz gönderdik.<br />

Önümüzdeki dönemlerde de sektörde yer<br />

almak isteyen gençlere yönelik yapmayı<br />

planladığımız farklı eğitim çalışmalarımız<br />

olacak.<br />

Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak olarak<br />

sadece ürünlerimizin kalitesi ve teknolojisiyle<br />

değil, sektöre sunduğumuz katkılarla<br />

da adımızdan söz ettiriyoruz. Önümüzdeki<br />

dönemde de bu doğrultuda çalışmalarımızı<br />

sürdüreceğiz. Gelecek yıl özellikle kaynak<br />

ustalarına yönelik önemli bir sosyal sorumluluk<br />

projesine imza atacağız. Bunun<br />

dışında yeni dönemde Savunma Sanayi,<br />

Ahmet Sevük / Eczacıbaşı - Lincoln Electric Askaynak Genel Müdürü<br />

Otomotiv, Denizcilik gibi sektörlerde daha<br />

fazla varlık göstereceğimiz çalışmalara<br />

yöneleceğiz. Bunların dışında elbette inovatif<br />

teknolojileri ürünlerimize adapte etmek<br />

ve sektörün farklılaşan ihtiyaçlarını<br />

karşılamak için Ar-Ge yatırımlarımızı da<br />

sürdüreceğiz. <strong>Yapı</strong> sektörüne yönelik, akıllı<br />

ve inovatif projelerimizle yer alacağız, özellikle<br />

çelik konstrüksiyon imalatçıları için<br />

halihazırda önemli özel bir proje üzerinde<br />

çalışmaktayız. Ayrıca, Türkiye’de ilk sayılabilecek<br />

maça besleme robotu projesini gerçekeleştirdik,<br />

keza robotik boya sistemini<br />

sorunsuz şekilde kurabilen ender firmalar<br />

arasında yer alıyoruz. Endüstri 4.0 vizyonumuz<br />

çerçevesinde farklı ürün ve projelerimiz<br />

de olacak. Ayrıca, bu işin geleceğine<br />

değer verdiğimizden ötürü eğitim kurumlarına<br />

yönelik projelerimize de devam etmekteyiz<br />

ve desteğimiz/çalışmalarımız artarak<br />

devam edecek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 119


“Sektörün başarılı bir<br />

temsilcisi olmaya çalışıyoruz”<br />

Türkiye’nin kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye yapılacak<br />

yatırımlara dikkat çekiyoruz ve imalat sanayisinin<br />

geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.<br />

“Ekonomimizin önemli aktörleri olan kuruluşların<br />

sektördeki firmalarını çatısı altında<br />

toplayarak 2002 yılında kurulan İM-<br />

DER, İş ve İnşaat Makine ve Ekipmanları<br />

sektörünün %93’ünden fazlasını temsil<br />

etmekte. Dosya konumuz çerçevesinde<br />

röportaj çalışması gerçekleştirdiğimiz İM-<br />

DER’e merak ettiklerimizi sorduk.”<br />

Derneğinizin kuruluş amacı ve<br />

misyonundan bahsederek, şu an<br />

gündemdeki faaliyetleriniz hakkında<br />

bizi bilgilendirir misiniz?<br />

İş ve inşaat makinaları sektörünü temsil<br />

eden İMDER, 14 Mart 2002 tarihinde<br />

sektörün önemli aktörlerinden olan 9 firma<br />

tarafından kurulmuştur. 75 yıllık iş ve<br />

inşaat makine ve ekipmanları sektörünün<br />

%93’ünden fazlasını İMDER üyesi 41 firma<br />

temsil etmektedir. Üyeleri arasındaki<br />

ilişkilerin etik rekabet ve kanunlar çerçevesinde<br />

arttırılması ana amaçları arasında<br />

olan İMDER aynı zamanda sektörün ihtiyaç<br />

ve problemlerinin çözüldüğü platform<br />

olmayı hedeflemektedir. Türkiye ismini<br />

taşımaya hak kazanmış nadir derneklerden<br />

biri olan İMDER faaliyetlerini ulusal<br />

ve uluslararası alanlarda etkili ve güçlü<br />

bir şekilde sürdürmekte, sektörümüzü ve<br />

ülkemizi yurtiçi- yurtdışı tüm platformlarda<br />

temsil etmektedir.<br />

Derneğinizin üye yapısı ve<br />

üyelerinize sunulan olanaklardan<br />

biraz bahseder misiniz?<br />

İMDER, çatısı altında hem ticaret yapan<br />

hem de üretim yapan firmaları toplamaktadır<br />

ve her üyesine eşit mesafede yaklaşma<br />

çalışma esasını belirleyen bir kurumdur.<br />

Çalışmalarımızı gerçekleştirirken<br />

de üretim yapan firmalarımızı destekleyip<br />

yurtdışında Türk makinelerinin gücünü ve<br />

kalitesini vurgulamaları, Türk iş ve inşaat<br />

makinalarını başarıyla temsil etmeleri<br />

konusunda yardımcı olmayı esas alırken;<br />

aynı zamanda ticaret yapan üye firmalarımızın<br />

da talep ve önerilerine yanıt veriyoruz.<br />

Üyelerimizin olası sorunlarında veya<br />

ihtiyaçlarında devletimizin değerli kurumları<br />

ve ilgili bakanlıklarla iletişime geçiyoruz.<br />

İlgili kurumlar ilettiğimiz hususlara<br />

ilişkin olarak titizlikle çalışıyor, buradaki<br />

amacımız hep birlikte çalışarak makina<br />

sektörüne değer katmak. Ulusal ve uluslararası<br />

platformlarda katıldığımız tüm etkinliklerde<br />

üyelerimizin tamamını temsil ediyoruz.<br />

Aynı zamanda Çin, Kore, Amerika,<br />

Brezilya, Hindistan gibi birçok farklı noktadaki<br />

kardeş kuruluşlarımız aracığıyla derneğimizi<br />

ve Türk iş makinaları sektörünü<br />

120<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

tüm dünyaya tanıtma fırsatı elde ediyoruz.<br />

Sektörde güç birliği oluşturacağına<br />

inanılarak kurulan İMDER, Türkiye’yi her<br />

alanda üst sıralara taşıyacak potansiyele<br />

sahip bir sektörün başarılı bir temsilcisi<br />

olmaya çalışıyor.<br />

Sektörünüzün ihracat yapısı ve<br />

ihracatın geliştirilmesine yönelik<br />

çalışmaları hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Dünya makine ihracatında artış kaydeden<br />

ülkelerden biri olarak bu yılın da<br />

ilk yedi ayında iş ve inşaat makinaları<br />

ihracatında artış yaşandığını gördük.<br />

Makine sektöründe dünyada söz sahibi<br />

ülkelerden biri olmak için teknoloji üretmenin<br />

gerekliliğine inanıyoruz. Makine<br />

sanayiinde gerçekleştirilecek yatırımlar<br />

ve teknolojinin kullanımının arttırılması<br />

ile sektörün potansiyelinin daha da açığa<br />

çıkması, Türkiye’nin dünyada var olan<br />

rekabet piyasası ortamına uyum sağlaması<br />

ve yüksek ekonomik büyüme oranlarını<br />

devam ettirmesi daha kolay hale<br />

gelebilir.<br />

İş Makinaları sektörünün ihracat hedefini<br />

gerçekleştirmek için yeni yatırımlara ihtiyacı<br />

bulunmaktadır. Yerli üretimin yanı<br />

sıra yabancı yatırımcılara da ihtiyaç duyan<br />

sektör, yabancı yatırımcılarla entegrasyona<br />

ve yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye<br />

çekecek kamu-özel sektör diyaloğuna<br />

gereksinim duymaktadır. Bürokrasinin,<br />

sektör temsilcileri işbirliği ile yapacağı<br />

çalışmalar yerli ve yabancı yatırımcının<br />

önünü açabilir ve sektör böylece hedeflerine<br />

ulaşabilir. İyi bir sanayi stratejisi<br />

ile uluslararası rekabette gücümüze güç<br />

katabilir, istihdamı arttırabiliriz.<br />

Son 5 yılda Türkiye ihracatında söz sahibi<br />

sektörler arasında en fazla artışın<br />

makine sektöründe gerçekleşmesiyle<br />

makine sektörünün Türkiye ekonomisinde<br />

önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz.<br />

Özellikle inşaat sektöründe bitirme hızına<br />

verilen önemin makinalaşmayı teşvik<br />

etmesi ile sektöre olan talep artmıştır.<br />

Avrupa’da büyük ilgi gören Türk makinalarının<br />

tüm dünyada bilinirliğinin arttırılması,<br />

sektörün tüm paydaşlarının hedefi<br />

olduğunu söyleyebiliriz.<br />

Üretim kalitesini artırmak ve<br />

kalifiye eleman yetiştirebilmek için<br />

ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?<br />

Nitelikli eleman konusu sektörümüzde<br />

en çok ihtiyaç duyulan konuların başında<br />

geliyor. Üyelerimizden aldığımız görüşler<br />

doğrultusunda sektörün en önemli ihtiyaçlarından<br />

olan nitelikli elemanın sağlanmasına<br />

ilişkin olarak çalışma yapma<br />

ihtiyacı hissettik ve Milli Eğitim Bakanlığı<br />

ile bir protokol imzaladık. Bu protokol<br />

çerçevesinde 7 bölgede öğrencilerimizle<br />

buluşuyor, iş makinaları sektörü hakkında<br />

onları bilgilendiriyoruz. Geleceğimizin<br />

teminatı olan gençlerimizin ilgi düzeylerini<br />

ve mesleki kabiliyetlerini geliştirmede,<br />

gerekli bilgi, yetkinlik, davranış ve iş disiplini<br />

alışkanlığı kazandırarak meslek<br />

hayatına hazırlanmalarında ve ülkemizin<br />

kalkınmasında mesleki eğitimin öneminin<br />

farkında olarak, üyelerimizin katkılarıyla<br />

makine hibeleri gerçekleştirdiğimiz okullarda,<br />

öğrencilerin günümüz teknolojileri<br />

ile buluşmalarına yardımcı oluyoruz. Yine<br />

aynı protokol çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz<br />

eğiticinin eğitimi programımızla<br />

iş makinaları operatörlüğü kurslarındaki<br />

hocalarımızın eğitimlerine de destek olmaya<br />

çalışıyoruz. Üyelerimizin desteği ile<br />

düzenlediğimiz kariyer günlerinde, öğrencilerin<br />

sektöre yönelik olarak merak ettiklerini<br />

ve son teknolojileri öğrenmeleri için<br />

faaliyetler yürütüyoruz. Sektörün ulusal ve<br />

uluslararası alanda bilim ve teknoloji enstitüleriyle<br />

iş birliği için mekanizmalar oluşturulması<br />

konusunda da çalışmalarımız<br />

sürmekte. Dernek bünyesinde yer alan<br />

eğitim komitemiz en aktif çalışan komitelerimizden<br />

bir tanesi. Dolayısıyla İMDER<br />

olarak eğitime büyük önem verdiğimizi<br />

söyleyebiliriz. Çalışmalarımız sonucunda<br />

da okullarımızda iş makinaları dalının<br />

seçiminde artış yaşandığını duyduk, hem<br />

bizi hem de sektörümüzü memnun eden<br />

bu gelişmeler önümüzdeki dönemlerde<br />

sektörde nitelikli elemanların yetişmiş olması<br />

açısından da umut vaat edici.<br />

Sektörün acil çözüm bekleyen<br />

sorunları neler? Bu sorunların<br />

çözümü için ne tür adımlar atılmalı?<br />

Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde<br />

de birtakım sorunlar haliyle mevcut.<br />

Üyelerimizin görüşlerini dikkate alarak,<br />

ilgili bakanlık ve genel müdürlüklerle<br />

bir araya gelerek taleplerimizi ve çözüm<br />

önerilerimizi iletme fırsatı buluyoruz. Dernek<br />

olarak hem üretim yapan hem de<br />

ticaret yapan üyelerimizin sorunlarının çözümünde<br />

etken olmaya çalışarak faaliyetlerimizi<br />

sürdürüyoruz. Devletimizin güzide<br />

kurumları ilgili sorunların çözümünde bizlere<br />

her zaman destek oldular ve olmaya<br />

da devam etmektedirler.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

İş makinaları sektörünün her yıl hedeflerine<br />

daha çok yaklaşan bir sektör olması<br />

için çalışan ve adında Türkiye ismini taşımaya<br />

hak kazanmış nadir derneklerden<br />

biri olan İMDER, sektörün %93’ünden fazlasını<br />

kendi çatısı altında toplayarak, çalışmalarını<br />

ülkemizi her daim ileriye taşıyacak<br />

yatırımların artması, ekonomik istikrar<br />

ve gelişmesinin artarak devam etmesini<br />

amaçlayarak gerçekleştiriyor. Türkiye’nin<br />

kalkınmasında sanayiye ve teknolojiye<br />

yapılacak yatırımlara dikkat çekiyoruz ve<br />

imalat sanayisinin geliştirilmesinin büyük<br />

önem taşıdığını düşünüyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 121


“Müşterilerimize en sağlam, en<br />

güvenli, en fonksiyonel çözümleri<br />

sunmaya devam ediyoruz”<br />

“Ürün gamımızda inşaat sektörünün her türlü<br />

ihtiyacına yönelik makina bulunuyor. Temsa İş<br />

Makinaları; yol, köprü, havalimanı inşaatı, yıkma,<br />

hafriyat ve geri dönüşüm gibi inşaat sektörünün<br />

her alanında yoğun olarak tercih ediliyor.”<br />

Türkiye’nin önde gelen iş makinaları ile maden<br />

makinaları üretiminde dünyanın lider<br />

markası Komatsu ile birlikte, Volvo Trucks,<br />

Crown, Dieci ve Terex Finlay markalarının<br />

distribütörlüğünü yürüten Temsa İş Makinaları’nın<br />

genel müdürü Eşref Zeka ile iş<br />

makinası sektörünü, satış sonrası müşteri<br />

hizmetlerini ve geleceğe dair planlarını konuştuk.<br />

Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />

firmanızdan bahseder misiniz?<br />

İş makinaları ve maden makinaları üretiminde<br />

dünyanın lider markası Komatsu ile<br />

birlikte, Volvo Trucks, Terex Finlay, Dieci ve<br />

Crown markalarının distribütörlüğünü yürütüyoruz.<br />

%50 Pazar payı ile Türkiye dozer<br />

ve greyder iş makinalarında pazar lideriyiz.<br />

<strong>2017</strong> yılı içerisinde dünyanın önde gelen<br />

kamyon üreticilerinden Volvo Trucks ile<br />

distribütörlük anlaşması imzaladık. Bu anlaşma<br />

ile VolvoTrucks markasının tüm Türkiye<br />

tek yetkili distribütörü Temsa İş Makinaları<br />

oldu. Temsa İş Makinaları olarak,<br />

hızla büyüyen filomuz ve geniş ürün yelpazemiz<br />

ile Türkiye’nin her yerine iş makinası<br />

kiralama hizmeti veriyoruz.<br />

122 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Mart 2013’te, Sabancı Topluluğu’nun kârlılık<br />

içinde büyüme stratejisine paralel olarak<br />

iş kollarına doğru odaklanabilmek ve etkin<br />

yönetim sağlamak amacıyla Temsa Global<br />

bünyesinden ayrıldık. Mayıs 2014 tarihinde<br />

ise Sabancı ve Marubeni Gruplarına ait iştirakler,<br />

Temsa İş Makinaları’nda %51-%49<br />

hisse ortaklığına girdiler. Temsa İş Makinaları<br />

bu tarihten itibaren bir Türk - Japon ortaklığı<br />

olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Biraz<br />

kendimden bahsedecek olursam, 1995-<br />

2013 yılları arasında Sabancı Holding çatısı<br />

altında Temsa Global şirketinde otomotiv iş<br />

kolunda çeşitli kademelerde görev yaptım.<br />

2013’de Temsa Motorlu Araçlar kuruldu,<br />

burada önce satış ve pazarlama direktörü,<br />

2014 ve sonrasında ise genel müdürlük görevini<br />

üstlendim. <strong>2017</strong> Mayıs ayına TEMSA<br />

İş Makinaları genel müdürlük görevini devralana<br />

kadar bu görevimi sürdürdüm.<br />

Makina parkurunuzdaki araç grupları<br />

ve kullanım noktaları hakkında bilgi<br />

verir misiniz?<br />

Temsa İş Makinaları olarak, Dozer-Paletli<br />

Ekskavatör- Lastikli Ekskavatör-Yükleyci-Greyder-Belden<br />

Kırma Kamyon- Kaya Kamyonu<br />

olarak 7 grup iş makinelerinde Komatsu<br />

, kamyonda Volvo Trucks , endüstriyel ürünlerde<br />

çok güçlü bir depo çözüm ve istifleme<br />

markası olan Crown ve yine Komatsu<br />

, teleskobik yükleyici ve mini inşaat ekipmanlarında<br />

Dieci, mobil paletli kırma-eleme<br />

makinalarında ise Terex Finlay markalarını<br />

Türkiye pazarına sunuyoruz. Komatsu’nun<br />

paletli ve lastikli ekskavatör, lastikli yükleyici,<br />

dozer, greyder, kaya kamyonu, forklift<br />

ve bekoloder makinaları ile Türkiye pazarının<br />

yanı sıra Azerbeycan, Gürcistan pazarlarında<br />

da yer alıyoruz. Bir diğer önemli iş<br />

kolumuz olan ağır kamyon segmentinde ise<br />

Volvo Trucks var. Bu segment de ağır yol<br />

kamyonları, çekiciler ve inşaat kamyonlarından<br />

oluşuyor. İş makinalarının kullanım<br />

noktaları olarak iki farklı alan öne çıkıyor;<br />

bunlardan biri inşaat, diğeri de maden sektörü.<br />

Ancak endüstri, çelik, seramik, ağaç<br />

sanayii, enerji gibi farklı sektörlerdeki müşterilere<br />

de hizmet veriyoruz.<br />

Makinalarınız, inşaat sektörünün<br />

hangi alanlarında daha çok tercih<br />

edilmekte?<br />

Ürün gamımızda inşaat sektörünün her<br />

türlü ihtiyacına yönelik makina bulunuyor.<br />

Temsa İş Makinaları, yol, köprü, havalimanı<br />

inşaatı, yıkma, hafriyat ve geri dönüşüm<br />

gibi inşaat sektörünün her alanında yoğun<br />

olarak tercih ediliyor.<br />

Yeni nesil makinalarınızın kullanıcıya<br />

sunduğu konfor, teknik özellikler<br />

ve iş güvenliği noktasındaki<br />

niteliklerinden biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Yeni nesil makinalarımızın ortak özelliği<br />

Eşref Zeka / Temsa İş Makinaları Genel Müdürü<br />

dayanıklı, ergonomik, sağlam ve güvenilir<br />

olmasının yanı sıra yüksek performans göstermeleri.<br />

En son teknolojiye sahip olmaları<br />

dolayısıyla, birçok fonksiyonu mekanik olarak<br />

yerine getirebiliyor. Tüm makinalarımız<br />

iş güvenliği ve çevresel riskleri azaltan,<br />

dizel motor egzoz emisyonları düşük, ses<br />

gürültü seviyeleri azaltılmış ekipmanlarla<br />

donatılmışlardır.<br />

Üretim aşamalarından ve Ar&Ge<br />

çalışmalarınızdan kısaca bahseder<br />

misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki rolü<br />

nedir?<br />

Temsa İş Makinaları olarak faaliyetlerimizi<br />

daha yoğun olarak distribütörlüklerle yürütüyoruz.<br />

Cirosunun büyük bir kısmını Ar-Ge<br />

çalışmalarına ayıran, dünya genelinde lider<br />

markalarla çalışıyoruz. Temsa İş Makinaları<br />

Adana üretim tesislerimizde yapılan yoğun<br />

AR-GE çalışmaları ile kusursuz makine ekipmanları<br />

ve ataşmanları üretiliyor.<br />

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />

hakkında neler söylemek istersiniz?<br />

Bütünsel hizmet anlayışımızla temsilciliğini<br />

yaptığımız markaların satış ve satış sonrası<br />

servis hizmetlerini de yürütüyoruz. Bununla<br />

birlikte kiralama ve ikinci el satış hizmeti de<br />

veriyoruz. Satış ve satış sonrası hizmetlerin<br />

bir bütün olduğunun bilincindeyiz. Tam<br />

bir müşteri memnuniyeti sağlama anlayışı<br />

ile hareket ederek inşaat, madencilik, endüstri,<br />

çelik, seramik, ağaç sanayii, enerji<br />

gibi farklı sektörlerdeki müşterilere hizmet<br />

sunuyoruz. İstanbul Merkez Ofisimiz dışında<br />

müşterilerimizle birebir ilgilenebilmek<br />

amacıyla, Ankara, İstanbul ve İzmir Teknik<br />

Merkezlerimiz, tüm Türkiye’ye hizmet verebilen<br />

6 bölge müdürlüğümüz ve tüm ülkeye<br />

yayılmış 41 yetkili servisimiz ile faaliyet<br />

gösteriyoruz.<br />

Temsa İş Makinaları olarak dünyanın saygın<br />

şirketlerinin, müşterilerinin bağlılığını<br />

ölçmek için kullandığı bir metrik olan NPS-<br />

Net Tavsiye Edilme Skoru’nu kullanıyoruz.<br />

Aylık değerlendirmeler ile şirketimizin NPS’i<br />

hesaplanıyor ve tüm çalışanlar ile paylaşılıyor.<br />

NPS görüşmeleri esnasında elde ettiğimiz<br />

bilgileri, müşterilerimize sunduğumuz<br />

ürün ve hizmetleri sürekli iyileştirmek için<br />

kullanıyoruz ve müşteri memnuniyetinde<br />

fark yaratıyoruz.<br />

Sahip olduğunuz sertifikalar hakkında<br />

biraz bilgi verir misiniz?<br />

Bildiğiniz gibi kuruluşlar, yetkili kurumların<br />

denetimlerinde beklenen koşulları karşıladıkları<br />

takdirde sertifika sahibi olabilirler.<br />

Biz, müşterilerimiz, iş ortaklarımız, çalışanlarımız<br />

ve içinde bulunduğumuz toplum<br />

olarak tüm paydaşlarımıza diğer Sabancı<br />

Topluluğu şirketleri gibi değer katmayı hedefleyen<br />

bir şirketiz.<br />

Temsa İş Makinaları olarak, müşterilerimize,<br />

dünya standartlarınca kalitesi onaylanmış<br />

ürün ve hizmetler sunmayı, beklentilerinizin<br />

ötesine geçen hizmetlerimiz ile onların<br />

daimi çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.<br />

Temsa İş Makinaları, ISO 10002 sertifikasına<br />

sahip sektöründeki iki kuruluştan biri.<br />

Uluslararası Standart Örgütü’nün 2014<br />

yılında yayımladığı “ISO10002 Müşteri Şikayetleri<br />

Ele Alma Standardı”, kuruluşların<br />

etkin şikayet yönetim sistemine sahip olduğunu<br />

gösteren bir müşteri memnuniyeti<br />

yönetim sistemi standardıdır.<br />

2015’te aldığımız ISO 9001 Kalite Standardı<br />

sertifikası bildiğiniz gibi kaliteye verdiğimiz<br />

önemin ve bunun sürekliliğini sağlayabildiğimizin<br />

bir kanıtı. 2013’te aldığımız<br />

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim belgesini<br />

ise kurumumuzun bilgi güvenliği yönetim<br />

sistemine verdiği önemin güçlü bir göstergesi<br />

olarak değerlendiriyoruz.<br />

Yine 2015’te aldığımız ISO 14001 Çevre<br />

Yönetim Sistemi ürünün ilk aşamasından<br />

tüketiciye sunulmasına kadar geçen her<br />

adımda çevresel etkilerin dikkate alınarak<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 123


Dosya<br />

üretimin gerçekleştirilmesini sağlayan sistematik<br />

bir yaklaşımdır. Bu belgeye sahip<br />

olmak şirketimizin çevreye duyarlılığının bir<br />

ispatıdır.<br />

2007’de aldığımız OHSAS 18001 İş Sağlığı<br />

ve Güvenliği sertifikamız da iş sağlığı ve<br />

güvenliği yönetim sistemi konusundaki gereklilikleri<br />

yerine getirdiğimizin bir göstergesidir.<br />

Bu sertifikalarımız yasal standartlara<br />

olan uyumumuzu gösterirken, tüm alanlarda<br />

sürekli iyileştirme gerçekleştirerek üretkenlik<br />

ve verimliliğimizi arttırdığımızın da en<br />

önemli kanıtı.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

Daha önce belirttiğim gibi %50 Pazar payı<br />

ile Türkiye dozer ve greyder iş makinalarında<br />

pazar lideriyiz. 2012-2016 yılları arasında<br />

net satışlarımız yıllık ortalama %8 artış<br />

gösterdi. İş Makinaları sektöründe 7 büyük<br />

makinanın dahil edildiği segmentte %13-15<br />

arasında paya sahibiz. Yaklaşık 20 markanın<br />

yer aldığı bu segmentte oldukça yüksek<br />

bir pazar payı, amacımız bu payı daha da<br />

yukarılara taşımak. Yaptığımız iş ortaklıkları<br />

ile 2018 yılında da bu büyüme trendinin<br />

devam edeceğine inanıyorum Ağır kamyon<br />

segmentinde ise yaklaşık %4 seviyesinde<br />

pazar payına sahibiz ve Temsa İş Makinaları<br />

olarak bu rakamı çift hanelere çıkartmayı<br />

temel hedef olarak belirledik.<br />

Sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik<br />

konusuna kurumsal bakış açınız<br />

ve bu konuda yaptığınız çalışmalar<br />

hakkında neler söylemek istersiniz?<br />

Bir Sabancı iştiraki olarak, sosyal sorumluluk<br />

ve sürdürülebilirlik konularını faaliyetlerimizin<br />

merkezine alıyoruz. Kültür olarak,<br />

bulunduğumuz coğrafyadaki tüm insanların<br />

yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyüme<br />

ve refah seviyesini yükseltmeyi hedefleyen,<br />

sürdürülebilir kalkınmayı önemseyen<br />

bir kurumuz. Tüm çalışanlarımız, Sosyal<br />

Komitemiz ve İnsan Kaynakları Departmanımızın<br />

liderliğinde bir araya gelir ve içinde<br />

bulunduğumuz toplumumuza değer yaratacak<br />

sosyal sorumluluk projeleri üretirler. Örneğin<br />

bu anlamda kadınlara forklift ehliyeti<br />

kazandırma, engellilere kariyer imkanları<br />

tanıma, meslek yüksek okullarına teknik<br />

donanım desteği verme gibi çalışmalarımız<br />

oldu ve devam ediyor.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Temsa İş Makinaları, kusursuz işleyen bir<br />

temel üzerine oturmuş bir yapıya sahip. Madencilikten,<br />

inşaat ve perakendeye kadar<br />

uçtan uca çözüm sunuyoruz. Önceliğimiz<br />

müşterimize en iyi hizmeti sunabilmek ve<br />

bizi çözüm ortağı olarak görmelerini sağlamak.<br />

Bunun yanı sıra pazarlama alanında<br />

faaliyetlerimize odaklanıyoruz ve pazar payımızı<br />

artırmaya yönelik çeşitli stratejiler<br />

geliştiriyoruz. Özetle çalışmaya, üretmeye,<br />

müşterilerimize en sağlam, en güvenli, en<br />

fonksiyonel çözümleri sunmaya devam.<br />

124<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


“İnsanlarımız için değer katacak işlere<br />

imza atmaya çalışıyoruz”<br />

“Özellikle yüksek yapıların inşaatlarında kullanılan kule vinçler, beton üretimi için beton<br />

santralleri, taş ocakları için kırma ve eleme tesisleri, yol yapımı ve diğer taahütlük işlerinde<br />

kullanmak için ekskavatörler, yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler üretmekteyiz.”<br />

ERG İnşaat’ın imalat birimi olarak kurulan<br />

Pi Makina, 1974’den beri ürettiği iş ve inşaat<br />

makinaları ile bugün tüm dünyaya hizmet<br />

vermekte. Geniş ürün gamı ve yüksek kaliteli<br />

servis hizmetiyle 40 yılı aşkın faaliyetlerini<br />

devam ettiren Pi Makina, müşterilerinin<br />

ihtiyaçlarına yönelik sunduğu çözümlerle<br />

dikkatleri üzerine toplamakta. Pi Makina<br />

Reklam ve Pazarlama Müdürü Onur Kalkan<br />

ile şirket faaliyetleri, ürün grupları ve hizmetleri<br />

hakkında röportaj yaptık.<br />

Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />

firmanızdan bahseder misiniz?<br />

ERG İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. 1970<br />

yılında kurulmuş olup, kendi üstlendiği projelerin<br />

ihtiyaçları olan makinaları üretmek<br />

maksadıyla ve aynı zamanda ticari anlamda<br />

talepleri karşılamak için Pİ MAKİNA Fabrikası’nı<br />

1972 yılında Ankara – Gölbaşı’nda<br />

kurmuştur. Şu anda 150.000 m²’den fazla<br />

kapalı alana ve yaklaşık 350.000 m² açık<br />

alana sahip olan Pİ MAKİNA, yaklaşık 600<br />

personeli ile bölgesinde lider bir kuruluş<br />

olarak modern ve yenilikçi birçok iş kolunu<br />

aynı çatı altında toplamıştır. Ayrıca birçok iş<br />

ve inşaat makinasının Türkiye’deki ilk yerli<br />

üretici olmuş ve olmaya da devam etmektedir.<br />

Ben de 5 senedir Pi Makina’nın kurumsal<br />

ilişkiler, reklam ve pazarlama biriminin<br />

yöneticiliğini yapmaktayım.<br />

Makineleriniz, inşaat sektörünün<br />

hangi alanlarında daha çok tercih<br />

edilmekte?<br />

Ürün gruplarımıza bakacak olursak, hazır<br />

Onur Kalkan / Satış ve Pazarlama Direktörlüğü<br />

Reklam ve Pazarlama Müdürü<br />

126<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

beton sektörüne hizmet eden beton santrali<br />

ve beton pompaları, özellikle yüksek<br />

yapıların inşaatlarında kullanılan kule<br />

vinçler, taş ocakları için kırma ve eleme<br />

tesisleri, yola yapımı ve diğer taahütlük<br />

işlerinde kullanmak için ekskavatörler,<br />

yükleyiciler, greyderler ve kazıcı yükleyiciler<br />

üretmekteyiz. Yani bir firmanın ihtiyacı<br />

olabilecek her türlü iş ve inşaat makinası<br />

üretmekteyiz.<br />

Yeni nesil makinelerinizin<br />

kullanıcıya sunduğu konfor,<br />

teknik özellikler ve iş güvenliği<br />

noktasındaki niteliklerinden biraz<br />

bahseder misiniz?<br />

Ürettiğimiz iş makinelerinin kabinlerini sürekli<br />

yeniliyoruz. Bu yenilikler bazen konfor<br />

için bazen de iş güvenliği için oluyor. Aynı<br />

şekilde beton santrallerinin, kırma eleme<br />

tesislerinin control kabinlerinde de operatörlerin<br />

her türlü konforu düşünülerek<br />

imalat yapılıyor.<br />

Tüm ürünlerde iş güvenliği noktasında en<br />

üst düzeyde önlemler almış bulunmaktayız.<br />

Mesela kule vinçlerde operatörün kaldıramayacağı<br />

ağır yüklerde uyarı sistemi,<br />

rüzgarda kendini durdurma sistemi, tüm<br />

işlem geçmişinin kaydedildiği kara kutu<br />

sistemi gibi bir çok güvenlik önlemi bulunmaktadır.<br />

Üretim aşamalarından ve Ar&Ge<br />

çalışmalarınızdan kısaca bahseder<br />

misiniz? Türkiye’nin bu süreçteki<br />

rolü nedir?<br />

Pİ MAKİNA, bu konu üzerinde son derece<br />

hassas bir şekilde çalışmaktadır. Ar&Ge<br />

çalışmaları firmamızda sistematik bir şe-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 127


Dosya<br />

kilde yürütülmekte ve Ar&Ge için yapılan<br />

yatırımlar her yıl artış göstermektedir.<br />

Araştırma ve geliştirme çalışmalarımızda<br />

bize yön veren en temel unsur müşterilerimizden<br />

gelen istek ve şikayetlerdir. Bir<br />

veri tabanı oluşturularak kayıt altına alınan<br />

bu bilgiler doğrultusunda çalışmalara<br />

hızla başlanır. Testler, kalite kontrolleri ve<br />

laboratuvar incelemeleri gibi analizler yapılarak<br />

çözüme en kısa zamanda ulaşılır.<br />

Elde edilen veriler ışığında yapılan iyileştirmeler<br />

yeni çıkacak makinalar üzerinde de<br />

aynı hızla uygulanır. Böylece daha kusursuz<br />

hale gelen her yeni üretimle birlikte<br />

verim de her geçen gün daha fazla artar.<br />

Firmamız, Ar- Ge çalışmalarında Türkiye’nin<br />

önde gelen üniversiteleri ile iş birliği<br />

içindedir. Makinaların mukavemet, titreşim,<br />

gürültü, mekanik tasarım ve hidrolik<br />

alanlarında birçok yeni proje üzerinde birlikte<br />

çalışılmaktadır. Ayrıca fabrikamız bu<br />

analizler için en uygun ortamı hazırlamak<br />

üzere yeniden yapılandırılmaktadır. Son<br />

yıllarda yapmış olduğu Ar-Ge yatırımları<br />

sonucunda oluşturduğu altyapının karşılığını<br />

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına<br />

yapılan başvuru sonucunda aldığı Ar-Ge<br />

merkezi belgesi ile taçlandırmış ve Türkiyenin<br />

266. Ar&Ge merkezi olarak çalışmaya<br />

başlamıştır.<br />

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />

hakkında neler söylemek istersiniz?<br />

Satış organizasyonu hem firmamızın Ankara,<br />

İstanbul, İzmir ve Adana’daki ofislerinden,<br />

hem de çeşitli illerdeki acentalarımız<br />

tarafından yönetiliyor. Yurtdışında ise birçok<br />

ülkede bayimiz var.<br />

Satış sonrası Hizmetleri de yine aynı şekilde<br />

bu yapılanmalar ile sağlıyoruz. Yurt<br />

içindeki birçok şehre genel merkezimizdeki<br />

ekiplerimiz 7/24 servis verirken yurtdışında<br />

acil müdahale edilmesi gereken<br />

yerlere önce bayilerimiz ulaşıyor. Daha<br />

sonra da merkezimiden ekipler müdahale<br />

ediyor.<br />

Sahip olduğunuz sertifikalar<br />

hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />

Pi Makina üretimi 10.000’i aşan ürünler<br />

sadece yurtiçi pazarda değil aynı zamanda<br />

Orta doğu, Afrika, Avrupa, Türki Devletler,<br />

Asya ve Körfezdeki birçok ülkeye ihraç<br />

ediliyor, Uzun bir süredir ISO 9001 Kalite<br />

Güvence Belgesine sahip Pi Makina, diğer<br />

imalat ve kaynak kalite belgeleri ile, 2003<br />

yılında ISO 9001:2000 Yönetim Sistemi<br />

Belgesi almıştır. Ayrıca, Pi Makina, Rusya<br />

ve diğer Asya ülkeleri için GOST-R Kalite<br />

Sertifikasına sahiptir.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuzu ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi bir iki cümleyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

Ürün gamımızın genişliğinden dolayı Pazar<br />

payımızı net bir sayı üstünden veremiyoruz<br />

ancak şundan bahsedebiliriz; Kule Vinç<br />

üretiminde en büyük Pazar payına sahip<br />

yerli üreticiyiz. Beton santrali ve kırma eleme<br />

tesisleri alanında en çok tesis kurmuş<br />

firmalar arasında geliyoruz. İş makinaların<br />

alanında ise son yıllarda ciddi bir atak yaparak<br />

DMO, Karayolları, Belediyeler gibi<br />

birçok devlet kurumuna ciddi sayılarda Kazıcı<br />

Yükleyici ve Lastik tekerlekli yükleyici<br />

üretimi yaptık.<br />

<strong>2017</strong> de hedeflerimizin çoğuna şimdiden<br />

ulaştık. 2018 yılında da iş makinaları alanında<br />

iki kat büyümeyi hedefliyoruz. Kule<br />

vinç sektöründe ise yabancı üreticilerle<br />

rekabet edicek seviyeye geldik. Buradaki<br />

pazar %30 ‘a çıkarmak istiyoruz.<br />

Sosyal sorumluluk ve<br />

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />

çalışmalar hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında<br />

Türkiye genelinde birçok farklı projeyle<br />

hem yaşadığımız coğrafyaya birşeyler<br />

katmaya hem de insanlarımız için değer<br />

katacak işlere imza atmaya çalıştık.<br />

Bu projeler ile çok fazla gündeme gelmemek<br />

ve reklam amaçlı kullanmamak<br />

için çoğunu açıklamak istemiyoruz.<br />

Çünkü burada asıl önemli olanın sadece<br />

üretim yapmak, ürettiğini satmak, para<br />

kazanmak, her geçen gün daha fazla<br />

büyümek olmadığını biliyoruz. Geleceğe<br />

yararlı birşeyler bırakarak tüm firma çalışanları<br />

olarak daha mutlu oluyoruz.<br />

Firmamız sürdürülebilirlik kapsamında<br />

ürettiği tüm ürünlerin hem çevre dostu<br />

olmasına hem de enerji bakımından<br />

daha az tüketim yapmasına dikkat ediyoruz.<br />

Yaptığımız Ar-Ge çalışmalarının<br />

zaten %50’si yeni ürünler üzerinde çalışmak,<br />

%50’si de mevcut ürünlerin erenrji<br />

tasarrufu, güvenlik önemleri ve kullanıcı<br />

konforu üzerinedir.<br />

128<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Alessandro Cazzin / TürkTraktör Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı<br />

“Sektörde yaşanan gelişme ve<br />

değişimleri çok yakından takip ediyoruz”<br />

“İnşaat sektörüne Case markalı Paletli Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem Case hem<br />

New Holland markalarımızda bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü Mini Yükleyiciler,<br />

Mini Ekskavatörler ve Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son teknolojiye sahip, yüksek<br />

performanslı, güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu iş makinelerinden oluşan oldukça<br />

geniş bir ürün yelpazesi sunuyoruz.”<br />

Öncelikle kısaca kendinizden ve<br />

firmanızdan bahseder misiniz?<br />

1954 yılında kurulan TürkTraktör; modern<br />

tarıma yön verme vizyonu sayesinde sürekli<br />

artan kapasitesi, gelişen kalite standartları<br />

ve %67 oranındaki traktör üretim<br />

payıyla Türkiye’nin en büyük traktör üreticisi.<br />

Fabrikalarımızda hem yurt içi hem de<br />

yurt dışı pazara sunduğumuz New Holland<br />

ve Case IH markalı traktörler ile sadece<br />

yurt dışına satılan Steyr markalı traktörlerimizi<br />

üretiyoruz.<br />

Koç Holding ve dünyanın en büyük traktör<br />

ve zirai ekipman üreticilerinden biri<br />

olan CNHI’n iş ortaklığında çalışmalarını<br />

sürdüren şirketimiz, Ankara ve Sakarya<br />

Erenler’deki tesislerinde toplam da 3 bine<br />

yakın çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor.<br />

Türkiye traktör pazarında liderliğimizi 11.<br />

yılına taşırken; hem devlet hem de CNHI<br />

tarafından tescillenmiş sektöründe Türkiye’nin<br />

ilk Ar-Ge merkezinin de sahibiz.<br />

Sürekli araştırıp, geliştirirken; yenilikçi ve<br />

teknolojik uygulamalarımız ve yatırımlarımızla<br />

sektörün öncülüğünü yürütüyoruz.<br />

İnşaat sektörü Türkiye’de gelişen bir sektör<br />

ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde<br />

kritik bir rol oynamakta. Bu nedenle<br />

bu sektör Türkiye’nin büyüme planları içerisinde<br />

çok önemli bir role sahip. İnşaat<br />

endüstrisi kendi içinde birçok farklı sektörü<br />

barındırıyor. İnşaat ekipmanları ise bu<br />

listenin başında yer alıyor.<br />

2013 yılı sonunda Case ve New Holland<br />

markalarıyla iş makineleri pazarına da<br />

giriş yaptık ve faaliyet gösterdiğimiz iş<br />

alanlarına yeni bir boyut ekledik. İş makineleri<br />

yatırımlarının ilki İzmir’de açılan İş<br />

Makineleri İzmir Bölge Tesisi oldu. İzmir’i<br />

takiben Ankara ve Gebze’de açtığımız yeni<br />

tesislerle iş makineleri tesislerimizin sayısını<br />

3’e çıkardık.<br />

Makine parkurunuzdaki araç grupları<br />

ve kullanım noktaları hakkında bilgi<br />

verir misiniz?<br />

TürkTraktör İş makineleri grubu olarak,<br />

Türkiye pazarında müşterilerimize Case<br />

markamızla; Ekskavatör, Lastikli Yükleyici,<br />

Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör,<br />

Nokta Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik<br />

Yükleyici ve New Holland markamızla ise;<br />

Kazıcı Yükleyici, Mini Ekskavatör, Nokta<br />

Dönüşlü Mini Yükleyici, Teleskobik Yükle-<br />

130<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

yici ürün grupları ile hizmet veriyoruz. Ağır<br />

tonajlı makinalarımız olan Ekskavatör ve<br />

Lastikli Yükleyici ürün gruplarımız daha<br />

çok madencilik ve hafriyat uygulamaları<br />

için tercih ediliriken, hafif tonajlı ürün<br />

gruplarımız inşaat,tarım ve peyzaj için tercih<br />

edilmektedir.<br />

Makineleriniz, inşaat sektörünün<br />

hangi alanlarında daha çok tercih<br />

edilmekte?<br />

İnşaat sektörüne Case markalı Paletli<br />

Ekskavatörler, Lastikli Yükleyiciler; hem<br />

Case hem New Holland markalarımızda<br />

bulunan Kazıcı Yükleyiciler, Nokta Dönüşlü<br />

Mini Yükleyiciler, Mini Ekskavatörler ve<br />

Teleskopik Yükleyiciler’den oluşan son<br />

teknolojiye sahip, yüksek performanslı,<br />

güçlü, verimli ve aynı zamanda da konforlu<br />

iş makinelerinden oluşan oldukça geniş<br />

bir ürün yelpazesi sunuyoruz. Bu ürünlerimiz<br />

de en çok hafriyat ve madencilik çalışmalarında<br />

tercih ediliyor.<br />

Yeni nesil makinelerinizin<br />

kullanıcıya sunduğu konfor,<br />

teknik özellikler ve iş güvenliği<br />

noktasındaki niteliklerinden biraz<br />

bahseder misiniz?<br />

Ürünlerimizin tamamında kullanılan yüksek<br />

basınçlı common rail yakıt enjeksiyon<br />

sistemi sayesinde yüksek performans<br />

düşük yakıt tüketimi sağlanabilmektedir.<br />

Operatör çalışma ortamı için en önemli<br />

unsurlardan biri olan kabin, tüm ürün<br />

gruplarımızda yüksek teknoloji ve konfor<br />

özellikleri barındırmakta aynı zamanda<br />

operatöre uzun çalışma saatleri için uygun<br />

bir çalışma ortamı sunmaktadır.<br />

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz<br />

hakkında neler söylemek istersiniz?<br />

İzmir ve Ankara’da kurduğumuz tesislerimizle,<br />

müşterilerimizle direkt olarak yakın<br />

temasta bulunarak, ihtiyaçlarına çabuk ve<br />

kaliteli hizmet anlayışı ile cevap veriyoruz.<br />

Bunun yanında Türkiye’nin diğer bölgelerinde<br />

kurmaya başladığımız bayi ağı ile bu<br />

vizyonumuzu tüm Türkiye’ye yaymayı sürdürüyoruz.<br />

2016 Mart ayında açılışını yaptığımız<br />

TürkTraktör İstanbul İş Makineleri Tesisimizle<br />

ise, iş makineleri alanındaki kararlı<br />

yaklaşımımızı bir kez daha gösteriyoruz.<br />

Tıpkı İzmir ve Ankara’da olduğu gibi uzman<br />

ve tecrübeli ekibimizle pazardaki en<br />

yüksek servis ve hizmet standartlarını bu<br />

tesisimizde de sunuyoruz.<br />

Bu alandaki üçüncü kilometre taşımız<br />

olan İstanbul İş Makineleri Tesisimiz iş<br />

makineleri alanına yapmış olduğumuz yatırımların<br />

da en büyüğü durumunda.<br />

Case ve New Holland markalarımızın satış<br />

ağları birbirinden farklı kurgulanmıştır.<br />

Case markamız Gebze, İzmir ve Ankara’da<br />

kurduğumuz tesislerimiz ve merkeze bağlı<br />

satış ekibi ile müşterilerimize doğrudan<br />

hizmet veriyor.<br />

Case, satış ve servis hizmetlerini 3 büyük<br />

bölgemiz olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de<br />

ve Diyarbakır bayimizde vermekteyiz. Servis<br />

ve yedek parça hizmetlerini de aralarında<br />

Karadeniz Ereğlisi, Balıkesir, Denizli,<br />

Antalya, Konya, Adana, Diyarbakır, Van,<br />

Erzurum ve Trabzon’un bulunduğu 10 şehirde<br />

bayi kanalı ile vermekteyiz. Bunun<br />

yanı sıra lokal ve spesifik bölgelere bakan<br />

servis personellerimizde 3 büyük bölge dışında<br />

bulunan müşterilerimize de yerinde<br />

hizmet imkanı sağlanıyor.<br />

Bunun yanı sıra New Holland’ın yaygın<br />

ve tecrübeli traktör satış ile servis ağının<br />

gücü; iş makineleri ürün gamı için de kullanılıyor.<br />

New Holland’ın Türkiye genelindeki<br />

51 bayisi ile yaygın satış, satış sonrası<br />

ve servis hizmeti sunuluyor.<br />

Rekabette farklılaşma adına çalışanlarımıza<br />

hem daha iyi bir müşteri memnuniyeti<br />

ve hizmet kalitesi sunmaları hem de<br />

ürünler kapsamında çeşitli eğitimler de<br />

veriyoruz. Geniş bir yelpazede verilen eğitimler<br />

arasında sayabileceklerimiz: Satış<br />

ekibine verilen ürün bazlı eğitimler, servis<br />

ve bayilere verilen eğitimler, operatörlere<br />

verilen eğitimler, yedek parça eğitimleri ve<br />

kişisel gelişim eğitimleri (satış becerileri,<br />

satış teknikleri, müşteri ilişkileri eğitimleri).<br />

Her bir ürün grubu içinse özel dizayn<br />

edilen eğitimlerimiz; hidrolik sistemler,<br />

motor, şanzıman, aks, direksiyon sistemi,<br />

elektik-elektronik sistemler gibi başlıklar<br />

altında yapılıyor.<br />

Ayrıca düzenlediğimiz ve alanında uzman<br />

ekiplerimizin yer aldığı demo aktivitelerinde<br />

de müşterilerimize makinelerimizi kullanma<br />

ve bilgilenme olanağı sağlıyoruz.<br />

İş makinelerinde stokta parça bulunurluğu<br />

müşterilerimiz için çok önemli ve bu konu<br />

bizim de önceliklerimiz arasında yer alıyor.<br />

Yedek parça bulunabilirliğini en üst seviyeye<br />

çıkarmak ve bu konuda da müşteri<br />

memnuniyetini sağlamak üzere ciddi şekilde<br />

çalışıyoruz.<br />

Tüm bunlara ek olarak, İş Makineleri alanında<br />

hem Case hem de New Holland markalı<br />

ürünlerimiz için 7/24 servis sunan bir<br />

çağrı merkezi hizmetimiz de bulunuyor.<br />

Sahip olduğunuz sertifikalar<br />

hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />

Entegre Yönetim Sistemleri uygulayan<br />

şirketlerde 4 amaç benimsenir; bunlar<br />

sırasıyla: İnsan mutluluğu (toplam kalite<br />

yaklaşımı), maliyet yaklaşımı (önleme ve<br />

ölçme maliyeti), paydaşlık yaklaşımı (beraber<br />

var olma), pukö yaklaşımıdır (sürekli<br />

iyileştirme).<br />

TürkTraktör, kurmuş ve yönetmekte olduğu<br />

Entegre Yönetim Sistemi (EYS) ile<br />

süreçlerini etkin bir şekilde yönetmekte,<br />

belirli aralıklarla da bağımsız uluslararası<br />

sertifikasyon kuruluşları tarafından denetlenmekte<br />

ve süreçlerini iyileştirebilmekte.<br />

Etkin biçimde uygulamakta olduğumuz Entegre<br />

Yönetim Sistemi kapsamında; ISO<br />

9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO OH-<br />

SAS 18001 İş Güvenliği Yönetim Sistemi,<br />

ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, ISO<br />

10002 Müşteri Şikayetleri Yönetim Sistemi,<br />

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim<br />

Sistemi sertifikalarımız bulunuyor.<br />

Sosyal sorumluluk ve<br />

sürdürülebilirlik konusuna kurumsal<br />

bakış açınız ve bu konuda yaptığınız<br />

çalışmalar hakkında neler söylemek<br />

istersiniz?<br />

Türk iş dünyasının toplumsal yanı en güçlü<br />

Holding şirketlerinden birinin üyesi olarak,<br />

çok çeşitli toplumsal paylaşım projelerine<br />

destek veriyor, yaşadığımız toplumun yaşam<br />

kalitesini yükseltmek, çalışanlarımız<br />

ve onların ailelerine, yerel halka ve diğer<br />

paydaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı<br />

yerine getirmek amacıyla projeler yürütüyoruz.<br />

Türkiye’nin lider traktör üreticisi<br />

olarak TürkTraktör öncülüğünde, Bakanlık,<br />

Üniversite, STK ve özel sektörün birlikte<br />

hayata geçirdiği sayılı projelerden<br />

biri olan Filizlerin Mucizeleri Projesi; tarım<br />

ile otomotiv alanında kadın işgücü ve girişimciliğinin<br />

artırılmasını desteklemek ve<br />

Türkiye’nin sürdürebilir kalkınma sürecinde<br />

kadınların oynadığı önemli role dikkat<br />

çekmek üzere yürütüyoruz.. Filizlerin Mucizeleri<br />

Projesi, Eğitim, Tarımsal Üretim<br />

ile İstihdam olmak üzere 3 farklı konuyu<br />

sahipleniyor.<br />

2012 yılından beri devam eden Meslek<br />

Lisesi Memleket Meselesi projemiz ise<br />

bir diğeri. Türkiye’de işsizliğin kökenleri<br />

arasında mesleksizliğin önemli bir rol<br />

oynadığının bilinciyle TürkTraktör Tarım<br />

Makineleri Eğitim Laboratuvarları kurduk.<br />

Bu laboratuvarlarda bugüne kadar toplam<br />

241 öğrenciye eğitim sağlanarak, 124 öğrenci<br />

mezun edildi. Bunun yanı sıra toplamda<br />

931 çiftçi ve 32 öğretmen de bu<br />

eğitimlerden yararlandı. Dört ayrı meslek<br />

lisesinden mezun öğrencilerin öncelikli<br />

olarak TürkTraktör bünyesinde veya satış,<br />

servis ya da bayi ağında istihdam edilmesini<br />

sağlıyoruz.<br />

New Holland markamız ile çocuk kütüphaneleri<br />

kurmaya başladık. 2016 yılında<br />

başlatılan projeyle birlikte, ilk kütüphaneler<br />

Çankırı ve Ağrı’da açıldı. Yoğun ilgi ile<br />

karşılanan çocuk kütüphanelerinin yeni<br />

üç tanesi ise bu yıl Uşak, Kayseri ve Tekirdağ<br />

Çorlu’daki öğrencileri ağırlamaya<br />

başladı.<br />

Spora destek oluyoruz. 2. Fabrikamızın<br />

bulunduğu ildeki Sakarya Büyükşehir<br />

Belediyesi Basketbol Takımı’nın 2 yıldır<br />

sponsoruyuz. Ayrıca 15 yıldır aralıksız<br />

sürdürdüğümüz geleneksel spor şenliği<br />

ile çalışanlarımızın futbol’dan badmingtona<br />

kadar çok çeşitli spor dallarında eğlenceli<br />

ve çekişmeli anlar yaşayarak birlikte<br />

güzel zaman geçirmelerini sağlıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 131


Dosya<br />

Küçük Çamlıca TV – Radyo Kulesi’nde<br />

Teknovinç ile sona gelindi<br />

Çamlıca Tepe’sinde görüntü ve çevre kirliliğine sebep olan mevcut anten direkleri<br />

kaldırılarak sayısal yayına geçiş sürecini sağlamak amacıyla inşaatına başlanan<br />

Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi, TeknoVinç ile 225 metreye kadar ulaşarak<br />

betonarme yapısını tamamladı.<br />

2016 yılı sonunda yapımına başlanan ve<br />

tamamlandığında toplam 365 metre yüksekliğe<br />

sahip olması planlanan Küçük<br />

Çamlıca TV-Radyo Kulesi, Potain MCR<br />

160 model yelken bomlu kule vinç ile<br />

225 metreye kadar ulaştı. İnşaat alanının<br />

çok güçlü rüzgarların etkisi altında olması<br />

nedeniyle, tercih edilen Potain MCR 160<br />

model yelken bomlu kule vinç, bu rüzgarlardan<br />

en az etkilenecek şeklide donanımlara<br />

sahip bulunuyor. Her gün ortalama<br />

2,5 - 3 metre yükselerek betonarme yapısı<br />

tamamlanan projeye, 165 metrelik çelik<br />

anten montajı yapılarak yapı yüksekliği<br />

365 metreye ulaşacak.<br />

1200 ton ağırlığındaki anten çeliği proje<br />

alanında 16 eşit parçaya bölünerek özel<br />

bir raylı sistem ile kule içerisine alınıyor<br />

ve antenin birleştirme işlemleri kulenin<br />

içerisinde gerçekleştiriliyor. Küçük Çamlıca<br />

TV-Radyo Kulesi içerisinde kurulan özel<br />

bir hidrolik sistem sayesinde ise, 1200<br />

ton ağırlığındaki anten kulesinin tek seferde<br />

225 metreye çıkartılarak montajının<br />

yapılması planlanıyor.<br />

Proje tamamlandığında 360 derecelik dönüşler<br />

yaparak tüm ankraj bağlantılarını<br />

kendisinin sökmesi planlanarak projeye<br />

dahil edilen Potain MCR 160 model<br />

yelken bomlu kule vinç, Küçük Çamlıca<br />

TV-Radyo Kulesi inşasının en önemli<br />

ekipmanları arasında yer alıyor. Projede,<br />

kule vincin yanı sıra Stros marka NOV<br />

2032 UPF7 model 2 ton kapasiteli dış<br />

cephe personel ve malzeme asansörü<br />

de görev alıyor. Sahada görevli tüm<br />

çalışanların inşaata iniş ve çıkışlarını<br />

kolaylaştırarak her seferde 25 kişiyi<br />

taşıyabilen dış cephe personel ve malzeme<br />

asansörü, çalışanların en güvenli<br />

şekilde proje yüksekliğine ulaşmasını<br />

sağlıyor. Tamamlandığında Eyfel Kulesi’nden<br />

daha yüksek bir yapı haline gelecek<br />

olan Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi<br />

şantiye sahasında, 24 saat hizmet<br />

verebilen teknik servis destek ekibi ile<br />

TeknoVinç, projenin hızına ciddi bir katkı<br />

sağlıyor. İstanbul’un en önemli simgelerinden<br />

biri olması hedeflenen Küçük<br />

Çamlıca TV-Radyo Kulesi’nin, 148’inci<br />

ve 153’üncü metrelerinde seyir terasları,<br />

153’üncü ve 175’inci metrelerinde<br />

ise restoranlar hizmet verecek. İstanbul<br />

Anadolu Yakası`nın siluetine değer<br />

katacak olan Küçük Çamlıca TV-Radyo<br />

Kulesi’nin, <strong>2017</strong> yılının Aralık ayında<br />

açılması planlanıyor.<br />

132<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

“Sektörde “yabancı makine iyidir”<br />

algısını değiştirmeliyiz”<br />

“İhracatın artırılması<br />

noktasında üyelerimizin<br />

desteklenmesi, sektöre<br />

dair bilgi akışı sağlanması,<br />

makine sektörüne yönelik<br />

destek paketleri ve<br />

teşviklerin duyurulması,<br />

birlik buluşmaları ile<br />

üyeler arasındaki iletişimin<br />

güçlendirilmesi, uluslararası<br />

temsil ve imaj yönetimi<br />

ekseninde çalışmalarımızı<br />

sürdürüyoruz.”<br />

Ülkemizin makine ihracatını artırmak amacıyla<br />

Türkiye’deki makine ihracatçılarını tek<br />

bir çatı altında toplayıp yerel ve uluslararası<br />

düzlemde yapılan çalışmaları koordine<br />

etmek için 2002 yılında kurulan Makine<br />

İhracatçıları Birliği Adnan Dalgakıran ile<br />

röportaj çalışması gerçekleştirdik. Sorularımıza<br />

gayet samimi cevaplar aldığımız sayın<br />

Dalgakıran’a teşekkür ediyor çalışmalarında<br />

başarılar diliyoruz.<br />

Birliğinizin kuruluş amacı ve<br />

misyonundan bahsederek, şu an<br />

gündemdeki faaliyetleriniz hakkında<br />

bizi bilgilendirir misiniz?<br />

15 yılda, sektörümüzün ihracat rakamlarının<br />

istikrarlı bir şekilde artmasına katkı<br />

sağlarken ithalatçı ülke konumundan çıkarak<br />

dünyanın önde geçen ihracatçılarından<br />

biri olma noktasında sağlam adımlar attık.<br />

Makine sanayini uluslararası pazarda rekabetçi<br />

hale getirecek uygulamaların yaygınlaşmasına<br />

öncülük edecek faaliyetlere<br />

ağırlık verirken 2023 yılında dünya makine<br />

ihracatından yüzde 1.5 pay almayı ve Türkiye’nin<br />

toplam ihracatı içinde yüzde 9,5 olan<br />

payımızı yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyoruz.<br />

Bugün üye sayısı 9 bini bulan Birliğimiz,<br />

Türkiye’de makine sektörünün öneminin<br />

anlaşılması ve geliştirilmesinde etken rol<br />

oynamaktadır.<br />

Birliğinizin üye yapısı ve üyelerinize<br />

sunulan olanaklardan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

İhracat yapacak gerçek veya tüzel kişilerin,<br />

ihraç edecekleri malın ait olduğu sektörde<br />

faaliyet gösteren ve ticaret sicilinde kayıtlı<br />

merkez veya şube adreslerinin birinin<br />

bulunduğu en yakın birliğe üye olmaları ve<br />

Kanunda belirtilen ödemeleri yapmaları<br />

zorunludur. Birliklerden birine üye olan ihracatçı<br />

diğer birliklerin iştigal alanına giren<br />

Adnan Dalgakıran / Makine İhracatçıları Birliği Başkanı<br />

maddeleri de üyelik şartı aranmaksızın ihraç<br />

edebilir. Ancak, sadece üyesi olduğu birliğin<br />

hizmetlerinden yararlanır ve genel kuruluna<br />

katılabilir.<br />

Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye’de makine<br />

ihracatçılarının temsil edildiği tek ve çatı<br />

kuruluştur. İhracatın artırılması noktasında<br />

üyelerimizin desteklenmesi, sektöre dair<br />

bilgi akışı sağlanması, makine sektörüne<br />

yönelik destek paketleri ve teşviklerin duyurulması,<br />

birlik buluşmaları ile üyeler arasındaki<br />

iletişimin güçlendirilmesi, uluslararası<br />

temsil ve imaj yönetimi ekseninde çalışmalarımızı<br />

sürdürüyoruz.<br />

Sektörünüzün ihracat yapısı ve<br />

üyelerinizin ihracata yönelik<br />

çalışmaları hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Türk makine sektöründe yaşanan ihracat artışı<br />

yılın ilk yarısında sürdü. Ülkemiz bugüne<br />

kadarki en yüksek Ağustos ayı ihracatına<br />

ulaşırken toplam ihracattan makine sektörü<br />

yaklaşık yüzde 10 pay aldı. Neredeyse tüm<br />

ürün gruplarında ihracat artış oranlarında<br />

yükselme kaydedilen bu dönemde türbin,<br />

turbojet ve hidrolik silindir ihracatındaki artış<br />

%60’ın üzerinde gerçekleşti. Türk makinelerine<br />

en çok talep Almanya ve ABD’den<br />

gelirken, bu iki ülkeye toplam makine ihracatı<br />

iki milyar doları aştı.<br />

Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte oluşan<br />

küresel siyasi gerilimin, dünya genelinde yatırım<br />

mallarına olan talebi doğrudan etkilediğini<br />

görüyoruz. Böylesine kritik bir süreçte<br />

ihracat artışı sağlayabilmemiz, Türk makinelerine<br />

olan güveni gösteriyor. En çok ihracat<br />

gerçekleştirdiğimiz ülkelerin tamamında ihracat<br />

artışı sağladık. Yılın kalan kısmında da<br />

bizi hareketli bir süreç bekliyor.<br />

Üretim kalitesini artırmak ve kalifiye<br />

eleman yetiştirebilmek için ne gibi<br />

çalışmalar yapıyorsunuz?<br />

Türk makinesinin uluslararası pazarda rekabetin<br />

artırabilmesi için alt bileşenlerinin<br />

de gerekli teknolojik atılımları yapması<br />

gerekiyor. Yüksek katma değerli makine<br />

üretebilmek elektronik ve yazılım sektörlerinin<br />

geliştirilmesine bağlıdır. Bu gelişimi<br />

yaratacak değişim bilgi teknolojileri, yazılım,<br />

mühendislik alanlarında donanımlı<br />

kalifiye iş gücünden geçiyor.<br />

Kalifiye eleman yetiştirilmesi sektörümüzün<br />

ana meselelerinden biridir. Gençlerimizin<br />

daha çok üretime yönelmesi ve<br />

mesleki yetkinliklerini sağlamak için sektörümüzün<br />

cazibesini artırmalı, iş imkânlarını<br />

iyileştirmeli, makine sektörüyle ilgili<br />

tanıtıcı faaliyetleri lise/üniversite düzeyinde<br />

hayata geçirmeliyiz.<br />

Genç ve dinamik iş gücünün eğitim anlamında<br />

desteklenmesi için biz de Türkiye’nin<br />

Makinecileri olarak atılacak her<br />

adımda elimizden gelen tüm desteği sunmaya<br />

hazırız.<br />

Sektörün acil çözüm bekleyen<br />

sorunları neler? Bu sorunların<br />

çözümü için ne tür adımlar atılmalı?<br />

Makine sektörü olarak uluslararası rekabetin<br />

yoğun olduğu bir alanda finansmana<br />

ulaşım konusunda gelişmiş ülkelere göre<br />

aynı imkânlara sahip değiliz.<br />

Makine ihracatçılarımız bir yandan yeterli<br />

düzeyde kaynağa erişmek için çalışırken<br />

diğer yandan işgücü piyasasındaki mesleki<br />

eğitim yetersizlikleri nedeniyle nitelikli<br />

personel bulma güçlüğü yaşıyor. Bunların<br />

yanında Ar-Ge ve inovasyon konularında<br />

yatırım eksiği de çözüm bekleyen alanlar<br />

arasında yer alıyor.<br />

Sıkıntı yaşadığımız konulardan biri de arazi<br />

bedelleri. İstanbul gibi, sektörün kalbinin<br />

attığı bir mevkiye yakın arazilerde<br />

yüksek bedeller yatırım iştahını azaltıyor.<br />

Bir yatırımcı, ‘arazi alacağım, fabrika yapacağım’<br />

dediği zaman sermayesini büyük<br />

oranda tüketiyor. Verilen teşviklerin hiçbiri,<br />

böyle bir yatırım maliyetini karşılamaya<br />

yetmiyor. Bölgesel teşvik yaklaşımı da<br />

sektörün, büyükşehirde karşılayabildiği nitelikli<br />

insan kaynağı ihtiyacına yanıt vermiyor.<br />

Ayrıca halen yabancı makineye gösterilen<br />

ilgi Türk makinesini geride bırakıyor,<br />

iç pazarda yerli makine alımını teşvik edici<br />

düzenlemeleri hayata geçirerek “yabancı<br />

makine iyidir” algısını değiştirmeliyiz.<br />

Buradaki sorun ihale şartnamelerinin ithal<br />

ürünlere göre hazırlanmış olması. 50<br />

yıldır buna göre şartnameler hazırlanıyor.<br />

Kamunun ihale şartnamelerinin mutlaka<br />

yenilemesi gerekiyor.<br />

134<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Sektörün<br />

AYDINLATMA ELEMANLARI<br />

BTicino<br />

Panasonic<br />

YAPI KİMYASALLARI<br />

Kalekim<br />

Rigips<br />

ÇATI SİSTEMLERİ<br />

Megaron<br />

BOYA<br />

Marshall<br />

Dyo<br />

AHŞAP<br />

Peli Parke<br />

Intema


’ leri<br />

SERAMİK<br />

Bien<br />

VİTRİFİYE<br />

Isvea<br />

Serel<br />

ARMATÜR<br />

Grohe<br />

Creavit<br />

PENCERE<br />

Rehau<br />

YALITIM<br />

Modelpan<br />

SIHHİ TESİSAT<br />

Geberit<br />

Baymak<br />

Grohe


Ürün<br />

Baymak EVOPLUS sirkülasyon pompaları %70’e varan tasarruf sağlıyor<br />

Baymak’ın çevre dostu ürünleri arasında yer alan yenilikçi EVOP-<br />

LUS serisi frekans kontrollü sirkülasyon pompaları, ECO dizayn<br />

yönetmeliklerine uygun tasarımı sayesinde kullanıcıların yüksek<br />

oranda enerji tasarrufu gerçekleştirmelerini sağlıyor.<br />

Konutlardan ticari binalara, otellerden hastanelere kadar birçok farklı<br />

projede ısıtma, havalandırma klima ve güneş enerjisi sistemlerinde<br />

kullanılan EVOPLUS serisi, geleneksel sirkülasyon pompalarına göre,<br />

yüzde 70’e varan oranda tasarruf sağlarken frekans kontrolü, yüksek<br />

performans, düşük enerji tüketimi ile kullanım kolaylığı sunuyor. Gelişmiş<br />

teknolojisi ve entegre elektroniği sayesinde, sistemin sürekli<br />

optimizasyonunu sağlayan EVOPLUS serisi enerji israfını önleyerek<br />

ürünün ömrünü de uzatıyor. Sistemin ihtiyacı olan performansa göre<br />

hız ve gücünü kendi ayarlayan EVOPLUS, her uygulamada özelleştirilebilen<br />

daha etkili ve verimli bir çalışma sağlıyor.<br />

40x120cm özel ebat duvar karoları ile banyolarınıza Bien imzası<br />

ANABELL<br />

Anabell Serisi mermer görünümüyle doğal taşın tüm zarafetini vaad ediyor. Büyük<br />

ebatlarda üretilen seri, mekandaki bütünlük duygusunu en üst seviyeye taşıyor.<br />

40x120cm duvar karosu, 60x60cm ve 80x80cm teknik porselen karolardan oluşuyor.<br />

Anabell’in her bir karosunda ustalıkla ve özenle işlenmiş desenler, bir araya<br />

geldiğinde kusursuz bir ahenk oluşuyor.<br />

ANTIQUE CARRARA<br />

Seri altın ve platin renklerinde tasarlanmış. 2 renk seçeneğinden oluşan koleksiyonun içinde<br />

yer alan özel dekor ve dekofon seçenekleri ile zarif ve şık banyoların imzası atılıyor.<br />

WILD ONIX<br />

Grinin tonlarında tasarlanan seri, kendi dekorlarıyla kullanıldığında sonsuz banyo<br />

seçenekleri oluşturuyor ve kendinize en yakın banyo tarzını bulmanıza kolaylık<br />

sağlıyor.<br />

GARDEN<br />

Koleksiyon natürel mekanları sevenler için alternatifler<br />

sunuyor. Krema, smoke, chocolate renkleriyle ve zengin<br />

dekor alternatifleriyle banyolarınız sınır tanımıyor.<br />

EMILY<br />

<strong>2017</strong> yılının trendlerinden eşi benzeri olmayan bir tasarım Emily.<br />

Açık ve koyu tonda üretilen seri yüzeyindeki özel dokusu sayesinde<br />

yaşam alanlarına ‘’yaşayan bir malzeme’’ duygusu veriyor.<br />

Hareketli mekanlar oluşturmak isteyenler için 40X120cm<br />

ebadında olan seri farklı çizgisi ile banyolarınızı seçkin kılıyor.<br />

140 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

GROHE Red, tek dokunuşla<br />

anında kaynar su sağlıyor<br />

Silmeyin yıkayın<br />

Artık tuvalet kağıdına ihtiyacınız yok<br />

Tuvalet kağıdının “keşfi”nden önce, yosun, yaprak veya eski<br />

bez parçalar kullanılıyordu. İlk “tuvalet kağıdının” bugün artık<br />

hepimizin aşina olduğu ve 26 Ağustos “Uluslararası Tuvalet<br />

Kağıdı Günü”nde hatırlanan hijyen ürünü ile yakından<br />

uzaktan alakası olmadığına şüphe yok. Aslında kağıt, hijyen<br />

kültürünün son durağı da değil. Bir sonraki aşamaya geçildi<br />

bile: kişisel bakımda en mahrem bölgeye yönelik yeni sloganı<br />

“Silme, yıka”. Klozet sistemlerinin artan popülaritesi<br />

ile ortaya çıkan bu yeni düşünüş biçimi, dünyayı değiştiriyor.<br />

GROHE’nin sunduğu Sensia Arena akıllı klozet sistemindeki<br />

gibi yıkama ve hava kurutma fonksiyonlu klozet fikri giderek<br />

yaygınlaşıyor. Akıllı klozet sistemleri Asya’da daha popüler.<br />

Örneğin Japonya’da, tuvaletlerin yüzde 80’inde akıllı klozet<br />

sistemi bulunuyor. Avrupa’da ise gitgide daha fazla tüketici<br />

tuvalet kağıdından vazgeçerek en doğal temizlik malzemesi<br />

suyu tercih ediyor. Su sadece daha hijyenik olmakla kalmıyor,<br />

aynı zamanda cilde de daha hassas.<br />

GROHE, tüketicilerin su ile ilgili her türlü ihtiyacını karşılamak için<br />

inovatif çözümler sunmayı sürdürüyor. Tek düğmeye dokunarak<br />

anında kaynar su sağlayan GROHE Red çay yapmak, yemek pişirme<br />

sürecini hızlandırmak, hazır içecekler, çorbalar ve diğer gıdalar<br />

için veya tencere ve tavaları çalkalamak için anında 100 dereceye<br />

ısıtılmış su sağlayarak mutfakta büyük kolaylık ve tasarruf sağlıyor.<br />

Yeni GROHE Red, açıklama gerektirmeyen iki simgenin yer aldığı ve<br />

kullanımı son derece kolay yeni şık kumanda koluyla tek dokunuşla<br />

çalışıyor. Ayrıca, kumanda kolunda yer alan akıllı çocuk kilidi sayesinde<br />

çocukların kaynar sudan etkilenmesini de önlüyor. Tamamen<br />

yalıtılan ve asla rahatsızlık<br />

verici sıcaklıklara ulaşmayan<br />

çıkış ucuna kullanıcılar için<br />

de güvenli kullanım sunuyor.<br />

A Sınıfı Enerji Verimliliği için<br />

Avrupa standartlarına uygun<br />

olan GROHE Red kazanın içindeki<br />

maksimum su sıcaklığı<br />

60 derece ile sınırlandırılarak<br />

enerji maliyetleri azaltılıyor.<br />

Bu özellik, GROHE’nin birinci<br />

önceliği olarak takip ettiği<br />

sürdürülebilirlik taahhüdünü<br />

de yansıtıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 141


Ürün<br />

ANGEL: Öncü, sade, ikonik ...<br />

Angel, keskin sert köşeler yerine, her<br />

detayında işlenmiş yuvarlak kesitleriyle<br />

saflık, sadelik ve huzuru simgeliyor.<br />

Creavit, Angel’ı tasarlarken altının en<br />

modern hali rose goldu, beyaz ile kombinleyerek<br />

yeni nesil banyolara ikonik<br />

bir dokunuş yapmayı hedefliyor.Creavit,<br />

Angel banyo mobilyasının gözalıcı<br />

çizgisini, 5mm incelikteki tezgah üstü<br />

lavabosu ULTRA’yı tasarıma entegre<br />

ederek tamamlamış. Angel’ın bir diğer<br />

dikkat çeken özelliği ise, tezgah bölümünde,<br />

tamamen yerinden çıkarak kolayca<br />

temizlenen krom kaplama tepsisinin<br />

olması.<br />

Angel, aynı zamanda dokunmatik led<br />

aynası ile kolaylık sağlarken, alt modül<br />

ve boy dolabının sunduğu geniş hacimli<br />

saklama çözümüyle, şıklık ve fonksiyonelliği<br />

bir arada arayanlara hitap ediyor.<br />

Bu sene ilk defa, Unicera(Türkiye),<br />

Mosbuild(Rusya), ISH(Almanya) fuarlarında<br />

sergilenen ve ziyaretçilerden tam<br />

puan alan Angel, Palazzo-Krom renk<br />

alternatifiyle de büyük beğeni topladı.<br />

BTicino ile yaşam alanlarında yalınlık ön planda<br />

Yaşam alanının kendine özgü bir ruhunun olmasını isteyenler için<br />

BTicino Axolute Air, devrim niteliğindeki 3,5 mm inceliğiyle bulunduğu<br />

mekanı benzersiz bir sadelikle taçlandırıyor. Ayrıca astar<br />

boya özelliğine sahip mat beyaz çerçeve, su bazlı boya ile istenilen<br />

renkte boyanarak yaşam alanlarını kişiselleştiriyor. Nemli bir<br />

bez ile rahatlıkla temizlenebilen BTicino Axolute Air, kendi stilini<br />

oluşturmak isteyenlerin tercihi oluyor.<br />

BTicino, estetik tasarımlarıyla ev dekorasyonunu tamamlamanıza<br />

yardımcı olmanın yanı sıra boyanabilme özelliğine sahip mat beyaz<br />

çerçevesiyle evinde farklılık yaratmak isteyenlere harika bir<br />

seçenek sunuyor.<br />

BTicino Axolute Air serisinde bulunan mat beyaz çerçeve, kişiselleştirebileceğiniz<br />

yaşam alanlarına ve yaşayan mekanlar yaratmanıza<br />

yardımcı oluyor. İnsana huzur ve ferahlık hissi veren Axolute<br />

Air Mat Beyaz Çerçeve, boyanabilme özelliğiyle evinizin atmosferini<br />

istediğiniz an değiştirmenize olanak sağlıyor.<br />

142 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Marshall SİL-PAK ile duvarlar ilk günkü temizliğini koruyacak<br />

duvar boyası ihtiyacına yönelik SİL-PAK’ı geliştirildi. Kolayca temizlenen<br />

Marshall SİL-PAK, yepyeni “Leke Tutmayan Teknoloji”<br />

ile geliştirilmesinin yanı sıra özellikle çocuklu evler gibi hareketli<br />

mekanlar için etkili ve temiz bir kullanım sunuyor. Okullar açılırken<br />

çocuklarına faklı bir motivasyon kazandırmak isteyen aileler,<br />

kış boyunca temizliğini koruyacak Marshall Sil-Pak ile renkli bir<br />

dünya sunabilirler. Boya üzerinde oluşan film tabakası sayesinde<br />

su bazlı lekeler duvara nüfuz etmiyor. Üstün su itme özelliği ile<br />

sıvılar boya üzerinde boncuklanma efekti oluşturarak yayılmadan<br />

akıyor ve duvar boyası üzerinde oluşabilecek lekeler de bu sayede<br />

minimuma düşürülüyor. SİL-PAK’la boyanmış duvarlara dökülen<br />

kahve, çay, kola, meyve suyu gibi lekelere ek olarak toz, kir, ketçap<br />

ve hatta pastel boya ve ruj lekeleri de kolayca temizleniyor.<br />

Marshall, kışa girmeden sonbaharda evini boyamaya hazırlananlara<br />

ya da okullar açılırken çocuk odasına farklı bir renk getirmek<br />

isteyenlere uzun soluklu Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiği SİL-PAK<br />

ürününü öneriyor. Sunduğu temiz kullanım özelliğiyle tüketicilerinin<br />

beğenisini kazanan Marshall SİL-PAK, tüketicilerin ideal boya<br />

tanımına göre oluşturuldu. Marshall, tüketicilerin; kolay silinebilir,<br />

leke tutmayan, silerken zarar görmeyen ve rengini koruyan<br />

Modelpan, yeni serisi “Momentum” ile sektöre ivme kazandırdı<br />

modern bir görünümüne kavuşturuyor. Mekânlara yeni bir soluk<br />

getirecek Momentum levhalar 1250mm eninde 2500-2800mm<br />

ölçülerinde ve 8, 10, 12 mm kalınlık seçeneklerine sahip.<br />

Kullanım ve montaj kolaylığı ile hem zamandan hem de maliyetten<br />

kazandıran Momentum, diğer Modelpan yüzey seçeneklerinde<br />

olduğu gibi A1 sınıfı yanmaz, %100 ekolojik, ısı ve ses yalıtımı<br />

ozellikli, su ve nemden etkilenmeyen, darbelere karşı dayanıklı,<br />

aynı zamanda hafiflik ve esneklik gibi pek cok ustun ozelliğiyle<br />

uzun ömürlü kullanım sağlıyor.<br />

Günümüzde en çok tercih edilen yapı panelleri arasında yer alan<br />

magnezyum oksit esaslı yapı levhası Modelpan, yeni serisi Momentum<br />

ile bir yeniliği daha sektörle buluşturuyor. Dekoratif sıva<br />

görünümlü Momentum, trendleri takip edenlerin gözdesi olmaya<br />

aday.<br />

Momentum, kent yaşamının dinamikliği içinde kendinden sıva dokusuna<br />

sahip nitelikli yüzey yapısı ile mekanları özüne döndürerek<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 143


Ürün<br />

Çatıdan gelen enerji<br />

Türkiye’nin 90 yıllık yerli ve lider kiremit üreticisi Kılıçoğlu Kiremit’in<br />

Megaron Çatı Teknolojileri ürün grubunda yer alan hibrit<br />

fotovoltaik güneş paneli sistemi sayesinde sıcak su ve elektrik<br />

üretimine doğal kaynaklarla sahip olmak mümkün.<br />

Sistem, sıcak su ve elektrik üretiminin yanı sıra estetik görünümü<br />

ile de çatılarda tercih ediliyor. Zayıf ışıkta bile mükemmel performans<br />

ile çalışan sistem, yüksek kalite belgesine de sahip.<br />

Kılıçoğlu’nun yeni nesil çatı markası ‘’Megaron Çatı Teknolojileri’’ürün<br />

grubunda yer alan hibrit fotovoltaik güneş paneli sistemi<br />

inovatif çatı çözümleri için iyi bir alternatif. Kullanıldığı çatılarda<br />

enerji tasarrufu sağlayan sistem, ankastre yapısı ile de yapılara<br />

farklı bir yorum kazandırmakta.<br />

Hem zarif hem multifonksiyonel<br />

katıyor hem de duvarlarda fazla yer kaplamıyor. Thea Optima,<br />

farklı anahtarlama modüllerini bir araya getirdiği tasarımında sunduğu<br />

konforla ayrıcalığını ortaya koyuyor. Rotatif ve vavien dimmer<br />

ürünleri, TV, uydu, network priz çözümleri, standart çocuk<br />

korumalı prizler ile 1M ve 2M seçenekleri; kullanıcıları doğru çözümlerle<br />

buluşturuyor. Tüm bu ürünleri şimdi ihtiyaçlarınıza göre<br />

aynı çerçevede bir araya getirerek evinizde ya da ofisinizde kullanmanız<br />

mümkün oluyor.<br />

Günümüzde hayat konforu, odalarda birçok elektrikli ürünü kullanmamızı<br />

gerektiriyor. Dolayısıyla duvarlarda elektrik anahtarından<br />

prizlere kadar birçok ihtiyaç için yer açmak gerekiyor. Oysa elektrik<br />

anahtar ve priz sektörünün lider ismi Panasonic Eco Solutions<br />

Türkiye, Thea markasının üstün teknolojisi ile ev ve iş yerlerine<br />

son derece pratik ve fonksiyonel bir çözüm sunuyor. Thea Optima<br />

serisi, ince hatları ve yalın tasarımı ile hem dekorasyona zarafet<br />

144 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Islak zeminlerin yeni adresi: Peli Nero Floor koleksiyonu<br />

Türkiye’de birçok yeniliğin öncüsü ve sektörün önemli oyuncularından Peli Parke’nin tasarlayıp<br />

ürettiği Peli Nero Floor Koleksiyonu suya karşı %100 dayanıklı olma özelliğiyle dikkatleri<br />

üzerine çekiyor. Koleksiyon, gerek parkelerin kullanım alanlarını genişletmesi, gerek sağladığı<br />

diğer kolaylıklarla kullanıcıların bir numaralı tercihleri arasında yer alıyor.<br />

Doğal ahşap görünümü, kilit sistemi, kalınlığı ve kolaylıkla döşenebilme özellikleri ile<br />

diğer ürünlerden ayrılan koleksiyon, kilit sistemi sayesinde herhangi bir yapıştırıcıya<br />

ihtiyaç duyulmadan kolaylıkla zemine döşenebiliyor. Peli Nero Floor, istenildiği zaman<br />

rahatlıkla sökülerek tekrardan monte edilebildiği gibi başka bir yere de rahatlıkla taşınabiliyor.<br />

Banyodan, mutfağa, yaşam alanlarında tercih edebileceğiniz Nero Floor<br />

Koleksiyonu; tüm ıslak mekânlarda kulanım kolaylığı sağlıyor ve herhangi bir deformasyona<br />

uğramıyor. Koleksiyon ıslak zemin için dayanıklı olmasının yanı sıra zeminlerin<br />

her zaman şık ve temiz görünmesine de imkan tanıyor. Ses izolasyonu işlevselliğine sahip olan bu<br />

seri kafe, otel gibi alanlarda da gürültüsüz bir ortam yaratılmasına yardımcı oluyor.<br />

Rehau Geneo Inovent ile 7/24 havadar evler<br />

<strong>Yapı</strong> teknolojileri alanında lider firmalardan biri olan REHAU, GENEO INOVENT<br />

teknolojisi ile dünyada gerçek anlamda bir ilki sunuyor. Çelik takviyeye gerek<br />

duymayan GENEO pencereler, tamamen entegre edilmiş havalandırma sistemi<br />

ile eşi görülmemiş avantajlar sunuyor.<br />

GENEO pencere profil sisteminin yüksek stabilitesi ve profil yapısında çelik<br />

takviyesine ihtiyaç duyulmaması havalandırma sisteminin doğrudan pencere<br />

çerçevesine entegre edilebilmesini mümkün kılarken, bu da sistemi yenileme<br />

çalışmasına özellikle uygun hale geliyor. Çerçevesinin içine yanlamasına<br />

entegre edilmiş iki fan setinden oluşan GENEO INOVENT pencere, entegre ısı<br />

dönüştürücü sayesinde yüzde 68 oranında ısı geri kazanımına olanak tanıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 145


Ürün<br />

Banyolarınız sonbahara hazır mı?<br />

Günümüzde artık daha sıcak ve rahat bir yaşam alanı olarak<br />

tasarlanan banyolar tercih ediliyor. Sonbaharın gelişi ile banyonuzda<br />

bu tür bir yenilenme hazırlığındaysanız, ufak dokunuşlarla<br />

büyük değişiklikler yaratmanız mümkün. Örneğin, sonbaharın karakterini<br />

yansıtan kahve, vizon ve fildişi gibi renkler, banyo dekorasyonunuz<br />

için size birbirinden şık alternatifler sunuyor.<br />

Banyolarınızı yenilerken, İtalyan ISVEA’nın ColorIsvea serisinde<br />

yer alan vizon ve fildişi renginde tasarlanmış lavabo ve klozet takımları<br />

ile mevsimin renklerine uygun tercihler yaparak banyonuzu<br />

sıradanlıktan uzaklaştırabilir, Sevil Acar imzasını taşıyan ödüllü<br />

tasarım Sott’Aqua Marino banyo mobilyası sayesinde de istediğiniz<br />

şıklığı yakalayabilirsiniz.<br />

Kalekim’den güçlü ve hızlı su yalıtımı: ‘Ultralastic’<br />

yıllar boyunca yüksek performanslı su yalıtımı sağlayabiliyor.<br />

Kalekim’in iddialı ürünü, hızlı uygulama ve tuzlu sulara karşı<br />

dayanım istenen yerlerde özellikle tercih ediliyor. Uygulanmasından<br />

sadece 2 saat sonra yağmura dayanım kazanması, 16 saat<br />

sonra basınçlı<br />

suya dayanıklı<br />

hale gelmesi ve<br />

seramik kaplama<br />

işlemine<br />

başlanabilmesi<br />

gibi özellikleri<br />

ile öne çıkan<br />

‘Ultralastic’,<br />

işçilikten de tasarruf<br />

sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektörünün öncü markası Kalekim, yüksek<br />

dayanımlı, hızlı, ekstra elastik su yalıtım ve beton koruma harcı<br />

‘Ultralastic’ ile daha sağlam, uzun ömürlü ve konforlu binaların<br />

inşa edilmesini sağlıyor. ‘Ultralastic’, binayı korozyona karşı koruduğu<br />

için depreme karşı binaların en önemli koruyucusu olarak<br />

da kritik bir öneme sahip.<br />

Hem iç hem dış mekanlarda hızlıca uygulanabildiği gibi istenildiğinde<br />

üzeri kaplanabilen Ultralastic, üzeri kaplanmadan da<br />

146 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Rigips PRF 25 MK birçok avantajı bir arada sunuyor<br />

<strong>Yapı</strong> malzemeleri sektöründe yapı alçıları, duvar ve<br />

asma tavan sistemleri konularında faaliyet gösteren<br />

Saint-Gobain Rigips Türkiye’nin inovatif ürünü PRF 25<br />

MK, konsantre formülü ile alışılmışın dışında pek çok<br />

avantaj sağlıyor.<br />

Ustayı çok daha az yoran ürünün, yapılan şantiye testleri<br />

ile ustaların performansını yüzde 25 arttırdığı görüldü.<br />

Metrekare maliyeti en düşük makina sıva alçılarından<br />

olan PRF 25 MK, düşük torba maliyetinin yanı sıra rahat<br />

ve hızlı mastar imkânı da sunuyor.<br />

Standart makina sıva alçısı ile aynı miktarda kullanıldığında<br />

yüzde 25 daha fazla alan kaplayan PRF 25 MK,<br />

alçı ile aynı ağırlıkta yüklendiğinde ise yüzde 25 daha<br />

fazla torba nakledilmesine imkân tanıyarak nakliye tasarrufu<br />

sağlıyor. EPD - Çevresel Ürün Deklarasyonu Belgesi’ne<br />

de sahip olan PRF 25 MK, yapı alçıları alanındaki<br />

birçok isteği karşılıksız bırakmıyor.<br />

Makina alçılarına yepyeni bir anlayış kazandıran PRF 25<br />

MK, yüzeydeki hataları kapama özelliği sayesinde daha<br />

düzgün yüzey veriyor ve ardından yapılacak saten uygulamasını<br />

da kolaylaştırıyor.<br />

SEREL EasyWash’tan<br />

%100 yıkama teknolojisi ile 360 derece temizlik<br />

SEREL EasyWash lavabolar kullanıcı dostu yeni fonksiyonuyla, temizlik<br />

anlayışını değiştiriyor. Türkiye’de bir ilki teşkil eden kendi<br />

kendini temizleyen yeni nesil yıkama teknolojisi ile EasyWash lavabolar,<br />

otomatik olarak devreye girerek hijyen sağlıyor.<br />

Maksimum temizlik konsepti ile yola çıkılarak tasarlanan SEREL<br />

EasyWash lavabo serisi, su sıçratmadan %100 yıkama teknolojisi<br />

sunuyor. Kendi kendini temizleme özelliği uzaklaştıktan sonra<br />

devreye girerek 360º’lik hijyen sağlıyor. SEREL Helios lavabo<br />

serisi, tasarımı ile banyolarda multifonksiyonel kullanım sağlıyor.<br />

Farklı kullanım alanlarına yönelik tasarlanan, daire ve kare formlu<br />

çanak lavaboları bulunan seri, her zevke ve beğeniye göre alternatif<br />

seçenekler sunuyor. Çocuk lavabosu seçeneğiyle evde ve ev<br />

dışındaki alanlarda da çocuklara özel mekânlar yaratıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 147


Ürün<br />

Dyo’nun ‘bej-kahve’si ile sonbahara sıcak merhaba<br />

Havaların serinlemesiyle birlikte kapalı mekanlar yeniden düzenleniyor<br />

ve sonbahara hazırlanıyor. Türkiye’nin en köklü boya markası<br />

DYO’nun, ‘’Renk Yağmuru’’ isimli yeni kartelasında bulunan<br />

‘bej-kahve’ tonlarındaki ‘’Renk Damlaları’’ ile yaklaşan sonbaharı<br />

karşılayabilirsiniz. Toprağın, bereketin ve doğumun simgesi<br />

olarak kabul edilen ‘bej-kahve’ tonları yaşama olan inancı destekliyor.<br />

Hayata yeniden hazırlanmanın mevsimi olan sonbaharda<br />

‘bej-kahve’ tonlarıyla boyanan mekanlar, ortamı ısıttığı gibi, mekana<br />

güven duygusunu da katıyor. Genellikle her renkle uyumlu<br />

bir doku oluşturan bej-kahvenin açık tonları mekana rahatlatıcı bir<br />

etki sağlarken, aynı zamanda şıklaştırıyor.<br />

Kullanım alanı çok geniş olan ‘bej-kahve’ renk damlasından elde<br />

edeceğiniz açık tonları girişten oturma odasına, yatak odasından<br />

mutfağa yaşam alanlarınızın tümünde tercih edebilir, diğer renklerin<br />

bütünü ile de kombinleyerek dekorasyonunuzu zenginleştirebilirsiniz.<br />

Geberit ile banyolarda sonbahara merhaba<br />

Yaz tatili dönüşü banyosunda<br />

renovasyon yapmak isteyenler<br />

için yenilikçi ürünler sunan<br />

Geberit, son teknolojiyi kullanarak<br />

geliştirdiği ürünleriyle<br />

banyoların kışa hazırlanmasını<br />

sağlıyor.<br />

Sonbaharda oluşabilecek lodos<br />

ve/veya yağmur sonrasındaki<br />

kötü kokuların önüne<br />

geçmek ve banyolarının ruhunu<br />

değiştirmek isteyenlerin<br />

karşısına inovatif ürünleriyle<br />

çıkan Geberit, CleanLine Duş<br />

Kanalları, AquaClean Sela ve<br />

Monolith Plus ile banyoların<br />

bütün atmosferini değiştiriyor.<br />

Banyoların en büyük dezavantajı<br />

olan hijyen problemini<br />

tek bir noktada çözen Geberit<br />

CleanLine Duş Kanalları; deliksiz yüzeyi sayesinde kir birikimini engellerken, kolayca çıkarılabilen<br />

tarağı ile saç veya diğer büyük parçaları etkili şekilde tutarak duşlarda sıkça yaşanan tıkanma sorununu<br />

önlüyor. Gizli kenar ve köşeleri ortadan kaldırarak her türlü kir ve bakteri birikimini önleyecek<br />

şekilde tasarlanan Geberit CleanLine Duş Kanalları, kolayca temizlenebilme özelliği ile kullanıcısına<br />

büyük kolaylık sağlamanın yanı sıra hijyenik bir ortamla buluşturuyor. İsteğe göre duvar kenarına<br />

da yerleştirilebilen duş kanalının paslanmaz çelik kapağı, duş alanının ölçüsüne uygun olarak kesilebiliyor.<br />

148 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Delim ve Vidalamada Sınıfının En İyi Performansı Hilti’den<br />

Ürünlerini inovasyon, kalite ve güvenlik üçgeninde tasarlayan inşaat el aletleri<br />

sektörünün öncü markası Hilti, yeni ürünü Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz<br />

Delim ve Vidalama Makinesi’ni sektörle buluşturdu. Elektrik, mekanik, çelik,<br />

metal ve kaba işler gibi geniş yelpazede uygulamalarda kullanılabilen yeni<br />

Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve Vidalama Makinesi, tam dolu bir pil ile<br />

rakiplerinden daha fazla delim ve vidalama yaparak sınıfının en iyi performansına<br />

sahip olduğunu kanıtlıyor. Elektronik debriyaj özelliği sayesinde çalışma<br />

esnasında ses oluşturmayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim ve<br />

Vidalama Makinesi, iki vites seçeneği ve dakikada 1.600 devir kapasitesiyle<br />

yüksek verimlilik sağlıyor. Motoru ve metal mandreni ile dayanıklılığı artan<br />

uzun ömürlü Hilti SF 6(H)-A22, tüm bu özelliklerden dolayı tork ve hız ihtiyacı<br />

olan uygulamalar için tercih ediliyor. Yeni gövde tasarımı ve parlak LED ışığı<br />

sayesinde kullanım kolaylığı sağlayan yeni Hilti SF 6(H)-A22 Kablosuz Delim<br />

ve Vidalaması Makinesi, sınıfının en yüksek konforunu sunarken, eksi 20<br />

dereceye kadar çalışabilme özelliğiyle de dikkat çekiyor.<br />

Modern mekanların ayrılmaz parçası: İntema Aura<br />

Mutfaklarda hayatı kolaylaştıran<br />

pratik çözümler<br />

sunan İntema, modern mekanların<br />

ayrılmaz parçası<br />

olmaya aday İntema Aura<br />

ile mekanlara doğallık katıyor.<br />

Aura, farklı renk ve dokulardaki<br />

ahşap desen seçenekleri<br />

ve düz renklerle<br />

yapılan kombinasyonlar ile<br />

mutfaklara doğal ve özgün<br />

bir görünüm kazandırıyor.<br />

İntema Aura koleksiyonu;<br />

Dore Meşe, Dore Kestane,<br />

Dore Huş, Beyaz Çam ve<br />

Kahve Çam renk seçenekleri<br />

ile mutfaklarda doğayla<br />

uyum içinde bir atmosfer<br />

yaratıyor. Farklı malzemeler<br />

arasında etkileyici bir uyum<br />

yakalanan İntema mutfakları,<br />

her zevke hitap eden<br />

birbirinden kullanışlı koleksiyonları<br />

ile tüketicilerin beğenisine<br />

sunuluyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 149


R + T Asya’nın yankıları sürüyor<br />

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen iş<br />

görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı.<br />

Alanında dünyanın en büyük fuarlarından biri olan R +<br />

T Asya Şanghay fuarı’nın yankıları sürüyor. Geçtiğimiz<br />

günlerde düzenlenen R + T Asya’da gerçekleşen<br />

iş görüşmeleri meyvelerini vermeye başladı. Asya’nın<br />

bir numaralı Uluslararası Panjur, Tente, Kapı / Geçiş<br />

Sistemleri ve Güneşten Koruma Sistemleri Fuarı<br />

R+T Asia büyük bir artış kaydederek 519 katılımcı ile<br />

(2016: 486) üç yıl öncesi rakamların 100 firma üzerine<br />

çıktı. Firmalar iki ana bölüm olan Güneşten Koruma<br />

Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri alanlarında<br />

yeniliklerini ve ürün geliştirmelerini sergilediler. Geçen<br />

sene 45.000 brüt metrekarede gerçekleşen fuar, bu<br />

sene %9’luk bir artışla ilk defa 5 ayrı hallde 50.000<br />

metrekarede Şanghay Yeni Uluslararası Fuar Merkezi<br />

(SNIEC)’de yer aldı.<br />

Ziyaretçi sayısı da etkileyici: Bir önceki fuara göre neredeyse<br />

% 15 daha fazla artışla 31149 (2016: 27.088)<br />

ziyaretçi fuara katıldı. Ziyaretçilerin sayısı, son iki yılda<br />

% 39 artarak, bu fuarın Asya’daki en önemli sektörel<br />

etkinlik olduğunu gösterdi. 9,291 uluslararası konukla<br />

(2016: 6,850) yurtdışından gelen ziyaretçileri de bir<br />

önceki fuardan daha yüksekti. Çin dışında, ziyaretçiler<br />

çoğunlukla Tayvan, Hindistan, Avustralya, Kore ve<br />

ABD’den geldi.<br />

Messe Stuttgart Genel Müdürü Roland Bleinroth: “R<br />

+ T Asya, bebeklik çağını çoktan aştı ve bugün Asya<br />

bölgesinde sektörün en önemli fuarı haline geldi. 13<br />

yıl önce R + T’yi Çin’deki ortak VNU Exhibitions Asia ile<br />

birlikte konumlandırmamız konusundaki kararım tamamen<br />

isabetli oldu. Fuar çok büyüdü” dedi.<br />

152 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Fuar<br />

Enerji verimliliği ve akıllı ev<br />

Çin pazarında pasif evler ve enerji verimliliği üzerine bir ilgi var. Fuarda<br />

düzenlenen IWDS - Uluslararası Pencere ve Kapı Zirvesi’nde<br />

Güneşten Koruma Sistemleri ve Kapı / Geçiş Sistemleri ile ilgili<br />

sıcak konular ele alındı. Konferansın gündeminde “Dış Mekan<br />

Güneş Koruması için Sektörel Dönüşüm” sloganı altında, güneş<br />

koruma sistemleri ve bunların pasif evlere entegrasyonu konuları,<br />

ayrıca cephe yalıtımının enerji tasarrufu ve güneşten koruma yararları<br />

yer aldı. Kapı / Geçiş Sistemleri sektörü, akıllı uygulamalar<br />

ve mevcut “Akıllı Ev” trend konularını değerlendirdi.<br />

InnovAction Hub’da enerji verimliliği sistemleri ve inovasyon ele<br />

alındı. R + T Asia’daki bu özel gösteride uzmanlardan oluşan bir<br />

jüri paneli tarafından değerlendirilen kapı ve pencereler için en iyi<br />

akıllı çözümlere InnovAction Ödülü verildi. Ödüller, <strong>2017</strong> yılında<br />

Lutron Electronics Co. Ltd tarafından üretilen pille çalışan güneş<br />

koruma sistemine ve Fujian AnLin Intelligence Joint Stock Co. Ltd.<br />

tarafından sunulan hırsız karşıtı panjuruna layık görüldü.<br />

“Akıllı 2025 Deneyim Pavyonu”nda akıllı aydınlatma çözümleri,<br />

kilit sistemleri ve modern sürücüler ve akıllı, ağa bağlı, öğrenme,<br />

çalışma ve yaşama yönelik uygulama konseptleri beğeniye<br />

sunuldu.<br />

Akıllı Ev, mimarlık ve tasarım için düzenlenen ve paralel düzenlenen<br />

bir kongre olayı olan CADEX Lounge’ın belirleyici konusuydu.<br />

<strong>Malzeme</strong> tedarikçileri, üreticileri, mimarları, tasarımcıları ve müteahhitler,<br />

sergilenen en son teknolojinin tasarım ve mimari ile<br />

nasıl örtüşebileceğini tartıştılar.<br />

R + T Asya 2018 Mart’ta<br />

MATERIA özel gösterileri, R + T Asia ziyaretçilerine daha çok ilham<br />

vermeyi başardı. Mantar, beton, ipek, yün veya metalin çok fonksiyonlu<br />

kullanımları ve sesi zayıflatma, hava filtreleme ve esneklik<br />

de dahil olmak üzere özellikleri, güneşten koruma sektöründen<br />

gelen ziyaretçilere yaptıkları ziyaretlerde bir başka avantaj sağladı.<br />

Bir sonraki R + T Asya fuarı<br />

20-22 Mart 2018’de Şanghay’da yapılacak.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 153


Kısa Kısa<br />

Vaillant’ın yeni marka sloganı “Evimin Konforu”<br />

Isıtma soğutma ve havalandırma alanındaki yüksek teknolojili geniş ürün yelpazesiyle<br />

sektörünün öncü firması olan Vaillant, “Başarı ortak bir eserdir” sloganıyla çıktığı yolda,<br />

aralarında Türkiye’nin de olduğu 5 pazarda tüketicilerle anket yaparak, yeni marka sloganını<br />

oluşturdu. Dünya çapında yapılan 30’dan fazla anket sonucunun değerlendirilmesiyle<br />

ortaya çıkan yeni marka sloganı “Vaillant. Evimin Konforu”, Eylül ayı itibariyle kullanılmaya<br />

başlanacak. Vaillant Türkiye Pazarlama Direktörü Hazım Bumin; 143 yıllık geçmişleriyle<br />

tüketiciye güven sağladıklarını, yenilikçi çözümler ve örnek hizmetlerle dünyada 30 milyon<br />

memnun müşteriye ulaştıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “Güçlü yetkili satıcı ağımızın<br />

desteğiyle büyük bir başarı öyküsü yazabileceğimize inanıyoruz. Günümüzde tüketiciler<br />

üreticinin kendi adına söylem geliştirmesini istemiyor. Biz de markamızın ilk günlerinden<br />

itibaren tüketicilerimizi dinledik. Bu sayede müşterilerimizin gerçek isteklerini karşılamayı<br />

başardık. Rekabette önde olmak istiyorsanız, müşterilerinizin ihtiyaçlarını bilmeniz gerekir.<br />

Bu araştırma kapsamında, Türkiye’de özel tüketici focus grup çalışması yaptık. Son kullanıcılarımız sadece ısıtıcı, ısı pompası, depo veya<br />

havalandırma istemiyor; bir odada duran teknoloji dolu cihazlar aramıyor. Onlar çok daha fazlasını istiyor. Daha yüksek ve kişisel bir değere<br />

yatırım yapıyorlar. Evde kendilerini mümkün olduğunca rahat ve konforlu hissetmek istiyorlar. Bizim görevimiz de, son kullanıcılarımız için<br />

evde huzuru ve konforu sağlayacak çözümler bulmak. Dolayısıyla müşterilerimize verdiğimiz söz; “Evimin konforu” oldu.”<br />

“Geleceğin kentleri, kentlerin<br />

geleceği” Dünya Şehircilik<br />

Günü’nde ele alınacak<br />

Sistem Alüminyum’un yeni<br />

paketleme hattı faaliyete geçiyor<br />

Türkiye alüminyum profil ve mimari cephe sistemleri imalatı sektöründe<br />

23 yılı geride bırakan Sistem Alüminyum A.Ş. üretim teknolojisi<br />

yatırımları ile büyümeye devam ediyor.<br />

<strong>2017</strong> yılının ilk aylarında bitirdiği dökümhane ve elektrostatik toz<br />

boyahane yatırımlarıyla üretim kapasitesini önemli ölçüde artıran<br />

Sistem Alüminyum, yakın zamanda tamamladığı ve Eylül ayı itibariyle<br />

tam olarak faaliyete geçecek “otomatik profil paketleme”<br />

hattıyla, artan ihracat ve sevkiyat taleplerini daha hızlı ve yüksek<br />

paketleme kalitesiyle karşılamayı hedefliyor.<br />

Erdoğan Yılmaz: “Bize sürat katan bir yatırımı çevreci<br />

bir anlayışla yaptık.”<br />

Sistem Alüminyum Mimari Sistemler Satış Müdürü Erdoğan Yılmaz;<br />

son dönemde artan pazar talebini karşılamak üzere art<br />

arda kapasite yükselten yatırımlar yaptıklarını belirtti. Yılmaz,<br />

ayrıca: “Dünya çapında inşaat sektöründe giderek büyüyen<br />

pastadan, ülkemiz adına payımızı almak amacıyla uluslararası<br />

standartlarda üretim ve lojistik hizmeti sunmak için çalışıyoruz<br />

ve 40’a yakın ülkede satış ve pazarlama çalışmalarımızı bu hassasiyetle<br />

sürdürüyoruz .” dedi. İtalya’dan satın alınan yeni paketleme<br />

hattının seçiminde özellikle dikkat ettikleri hususların;<br />

‘sürat, enerji tasarrufu ve müşteri noktasında ortaya çıkan atıklarının<br />

ve dolayısıyla çevreye zararın azaltılması’ olduğunu ifade<br />

eden Yılmaz; kullandıkları tekniklerle ‘ambalaj atıklarında %20<br />

’ye varan azalma sağlanabileceğini’ ifade etti.<br />

Yeşil Rapido’nun Mimar Sinan Güzel<br />

Sanatlar Üniversitesi Mimarlık<br />

Fakültesi ve BEZE Group işbirliğiyle<br />

gerçekleştireceği 3. Yeşil Binalar<br />

Ötesi Konferansı’nda bu yıl “Future<br />

& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentlerin<br />

Geleceği” konusu işlenecek.<br />

Dünyaca ünlü İngiliz mimar Peter<br />

Barber, 3. Yeşil Binalar Ötesi Konferansına<br />

konuk konuşmacı olarak katılacak.<br />

Kültür-mimari ve insan-mekan<br />

arasında var olan kırılgan ve<br />

karmaşık ilişkinin bir imgesini sunan<br />

Peter Barber, bir yandan mimarlık<br />

faaliyetlerine devam ederken diğer<br />

yandan da akademik çalışmalarını sürdürüyor.<br />

Yeşil Rapido, 3.Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı, Dünya Şehircilik<br />

Günü olarak kutlanan 8 Kasım <strong>2017</strong> tarihinde “Future<br />

& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentleri Geleceği” teması çerçevesinde<br />

yine sürdürülebilirlik ve daha yaşanabilir yapılı çevre<br />

kavramının altını çizerek, sonuç odaklı paylaşımlara sahne<br />

olacak. <strong>Yapı</strong>, enerji ve yönetimi,<br />

toplu taşıma, çevre,<br />

atık yönetimi konuları<br />

yetkili isimler tarafından<br />

ele alınacak.<br />

Konferans’ta, Peter Barber’in<br />

yanı sıra ülkemizin<br />

önde gelen STK’ları, proje<br />

geliştiricileri, mimarları ve<br />

akademisyenleri, yapı sektörünün<br />

profesyonelleri,<br />

karar verici kamu kurumlarının<br />

yetkilileri, geleceğin<br />

şehirlerini konuşmak üzere<br />

bir araya gelecekler.<br />

(Konferansın konuk konuşmacısı;<br />

İngiliz Mimar PETER BARBER)<br />

154 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Hasanoğlu İnşaat ile Suudi Arabistanlı Alasiri Grup arasında büyük iş birliği<br />

İnşaat sektöründe 25 yıla yakın bir süredir yenilikçi projelere<br />

imza atan Hasanoğlu İnşaat, Suudi Arabistan’ın<br />

önemli ailelerinden ve gayrimenkul yatırımcılarından<br />

olan Alasiri Grup’la ortak yatırımlar için ilk adımı attı.<br />

İnşaat sektöründeki markalaşmanın örnek firmalarından<br />

olan Hasanoğlu İnşaat’tan önemli bir atılım geldi.<br />

Suudi Arabistan’ın önemli ailelerinden ve gayrimenkul<br />

yatırımcılarından olan Alasiri Grup’un Türkiye’deki temsilcisiyle<br />

iş birliğine giden Hasanoğlu İnşaat, grupla ortak<br />

yatırımlar yapmak ve yeni projeler geliştirmek için<br />

harekete geçti. Bu iş birliği kapsamında hayata geçirilecek<br />

ilk proje ise; Hasanoğlu İnşaat’ın Bahçekent’te<br />

bulunan arsa yatırımı üzerinde gerçekleştirilecek.<br />

New York’taki yeni Türkevi binası<br />

IC İçtaş İnşaat tarafından yapılacak<br />

Fortune 500 Türkiye sıralamasında “3. En Büyük İnşaat Şirketi”<br />

olarak yer alan IC İçtaş İnşaat ve Amerika’nın önemli inşaat şirketlerinden<br />

Tishman ortaklığında, New York’ta inşa edilecek 35<br />

katlı Türkevi’nin temel atma töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip<br />

Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. IC İçtaş İnşaat Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Fırat Çeçen, New York’ta böylesine büyük ve özel<br />

bir projeye imza atmaktan onur ve gurur duyduklarını belirtti.<br />

Çeçen: Yeni Türkevi inşaatı Türkiye’nin prestijine<br />

yakışır olacak<br />

IC İçtaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Çeçen yaptığı konuşmada,<br />

“Hayata geçirilecek projenin önemi, özellikleri ve 36<br />

aylık inşaat süresi düşünüldüğünde; Birleşmiş Milletler binasının<br />

karşısında yer alması sebebiyle son derece özen isteyen bir<br />

yapım sürecini başlatıyoruz. Şehrin en yoğun bölgesinde, son<br />

derece sınırlı alanda, yüksek güvenlik ve disiplin içerisinde çalışacağız.<br />

New York’un kalbinde yer alacak Türkevi’ni, Türkiye’nin<br />

prestijine uygun bir biçimde tamamlayacağız. Hepimize hayırlı,<br />

uğurlu olmasını diliyorum” dedi.<br />

Liftinstituut Solutions’ın mimarlara yönelik<br />

“Asansör ve yürüyen merdiven planlaması<br />

ve güvenliği” seminerleri başlıyor<br />

Asansör ve yürüyen merdivenleri denetleyen bir kuruluş olan<br />

Hollandalı Liftinstituut Solutions, 80 yıllık tecrübesiyle, dünyanın<br />

dört bir yanındaki asansör ve yürüyen merdivenlerin<br />

Avrupa ve Dünya standartlarına uygunluğunu kontrol ediyor.<br />

Sektörünün lider ve öncü firması Liftinstituut Solutions, her ay<br />

düzenlenecek “Asansör ve Yürüyen Merdiven Güvenliği” seminerler<br />

serisi ile hem mimarların hem de inşaat sahiplerinin<br />

maddi kayıplarını da engelleyebilecek çözüm önerileri anlatacak.<br />

Türkiye’de her yıl yaklaşık 20-25 bin asansör hizmete<br />

giriyor. Günde yaklaşık 50 milyon insan taşıyan asansör ve<br />

yürüyen merdivenlerin, yasal mevzuatlara uygun hazırlanması<br />

ve sonrasında kontrollerinin yapılması gerekir. Projelerin oluşturulması<br />

aşamasında inşaat firmalarının doğru analizler yaparak,<br />

proje kullanım amacı ve kişi sayısına uygun asansör ve<br />

yürüyen merdiven seçmesi, montaj ve yapım süreçlerini takip<br />

etmesi gerekir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 155


Kısa Kısa<br />

Dekonstrüktivist mimarinin önemli temsilcisi Türkiye’ye geliyor<br />

En değerli ilkenin kalite olduğuna inanarak <strong>2017</strong> mottosunu ‘Zaman<br />

geçer, Kalite kalır’ olarak belirleyen İsviçreli sıhhi tesisat<br />

devi Geberit, <strong>Yapı</strong>-Endüstri Merkezi (YEM) işbirliğiyle gerçekleştirdiği<br />

‘Zamanın Ötesinde Tasarım Kâşifleri’ etkinliğine bu yıl da<br />

devam ediyor. 1 Kasım Çarşamba günü YEM’de 5’inci kez düzenlenecek<br />

etkinliğin bu yılki konuğu ise dekonstrüktivist mimarinin<br />

önemli temsilcisi COOP HIMMELB (L) AU’nun kurucu ortağı, tasarım<br />

müdürü ve CEO’su Wolf D. Prix.<br />

Prix ile teknolojinin mimariyle buluşmasına tanık olun…<br />

Geberit’in <strong>2017</strong> mottosu olan ‘Zaman geçer, Kalite kalır’ çerçevesinde<br />

yeni nesil mimarinin tüm detaylarını anlatacak olan Prix,<br />

ayrıca robotik ve 3D Printing teknolojisinin günümüz ve geleceğin<br />

mimarlık dünyası için nasıl fayda sağlayacağını da mimar ve tasarımcılar<br />

ile paylaşacak. Coop Himmelb(l)au Mimarlık Ofisi’nin<br />

sahibi olmasının yanı sıra Büyük Avusturya Devlet Nişanı ve Avusturyalı<br />

Bilim ve Sanat Şeref Madalyası da dahil olmak üzere çok<br />

sayıda ödül alan mimar Wolf D. Prix, mimaride ilerici ve provakatif<br />

temsilin, geleneksel mimariyle yan yana betimlenmesine de genel<br />

hatlarıyla değinecek. Öte yandan mimarlığın güncel trendlerini<br />

de yakından takip etmesiyle tanından Viyanalı mimar Prix, güncel<br />

projelerinde robot teknolojisinden sıklıkla faydalanma sebebini<br />

de yeni nesil mimar ve tasarımcılarla paylaşacak.<br />

Gayrimenkulün güçlü markaları İzmir’de buluşuyor!<br />

Emlak Konut GYO’nun, İzmir’in Alsancak ilçesinde hayata geçirmeyi planladığı gayrimenkul projesini 1,6 milyar liralık hasılat taahhüdüyle<br />

kazanan Teknik <strong>Yapı</strong>, gayrimenkul sektörünün güçlü ismi Halk GYO ile işbirliği yaptı. İş birliği kapsamında tüm gider ve gelirler ile<br />

elde edilecek kar paylaşım oranları yarı yarıya olmak üzere, “Teknik <strong>Yapı</strong> - Halk GYO Adi Ortaklığı” kuruldu.<br />

Emlak Konut GYO’nun, İzmir Alsancak’taki iki ayrı parselden oluşan yaklaşık 47 dönümlük arazisi için Haziran ayında açtığı arsa karşılığı<br />

gelir paylaşım ihalesini %35 idare payı taahhüdü ile kazanan Teknik <strong>Yapı</strong>, gayrimenkul sektörünün önemli oyuncularından biri olan<br />

Halk GYO ile güç birliğine gitti. Emlak Konut GYO’nun Alsancak’ta hayata geçecek olan karma projeden elde edilecek hasılatın en az<br />

585,2 milyon lirası Emlak Konut GYO’ya aktarılacak.<br />

Isıdem Yalıtım Construct Ghana<br />

<strong>2017</strong> Fuarı’nda yerini aldı<br />

ISIDEM Yalıtım, Gana’nın başkenti Akra’da 10 – 12 Ağustos<br />

tarihleri arasında düzenlenen Construct Ghana <strong>2017</strong> Fuarı’nda<br />

ürünlerini sergiledi. Batı Afrika’nın parlayan yıldızı Gana,<br />

her gün daha da güçlenen ekonomisi ve üst üste gelen yatırımlarla<br />

gelişen inşaat sektörünün canlı olduğu Afrika ülkelerinin<br />

başında geliyor.<br />

156 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Panasonic, İran’da ilk 5 şirket içinde<br />

100. yaşını kutlayacağı 2018 yılında elektrik anahtar ve priz sektöründe<br />

global pazar lideri olmayı hedefleyen Panasonic, bu hedefine<br />

ulaşmak için gerçekleştirdiği aksiyonlarına her geçen gün<br />

bir yenisini ekliyor. Ülkemizde son yıllarda gerçekleşen en büyük<br />

yatırımlardan birisine imza atarak VİKO markasını bünyesine katan<br />

ve geçtiğimiz Nisan ayında Panasonic Eco Solutions Elektrik<br />

Sanayi ve Ticaret A.Ş unvanı ile yeniden yapılanan kuruluş, Orta<br />

Doğu pazarında da gücünü giderek artırıyor. Türkiye’yi en stratejik<br />

bölgeler arasında ele alan Panasonic, İran pazarına ihracat gerçekleştiren<br />

şirketler arasında ilk sırada yer alıyor.<br />

Tayvan, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Japonya, Kore ve Tayland<br />

gibi ülkelerde pazar lideri olan ancak Asya’nın doğusunda, Avrupa<br />

ve Afrika’da da zirveyi ele geçirmek isteyen Panasonic, bu stratejisindeki<br />

en güçlü adımlardan birini Türkiye’de VİKO’ya yaptığı<br />

yatırımla birlikte attı. Ülkemizde Panasonic Eco Solutions Elektrik<br />

Sanayi ve Ticaret AŞ unvanıyla faaliyet göstermeye başlayan kuruluş,<br />

Orta Doğu’daki hedefleri kapsamında İran’ın yanı sıra bölge<br />

ülkelerinde de varlığını güçlendiriyor. Başta Ukrayna ve Rusya<br />

olmak üzere Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’da 70’ten fazla<br />

ülkeye ihracat gerçekleştirerek ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki<br />

müşterileri ile buluşturan Panasonic Eco Solutions Türkiye,<br />

kendi sektöründe İran’daki ilk beş şirket arasında yer alıyor. Öncü<br />

kuruluş, müşterilerine sunacağı yeni ürün ve çözümleri ile birlikte<br />

global pazardaki konumunu her geçen gün daha da güçlendirerek<br />

yüzüncü yılını kutlayacağı 2018’de dünyanın lider markası olmayı<br />

hedefliyor.<br />

Alüminyum sempozyumu içeriğine Teknik Alüminyum katkısı<br />

5 – 7 <strong>Ekim</strong> tarihleri arasında, ALUEXPO <strong>2017</strong> Uluslararası<br />

Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas<br />

Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilecek olan 8. Alüminyum<br />

Sempozyumu, ülkemiz alüminyum sanayinin en önemli bilgi<br />

paylaşım platformları arasında yer alıyor.Türkiye’nin ilk<br />

alüminyum yassı ürün üreticisi ve kendi alanının en ileri<br />

teknoloji platformuyla sürekli döküm öncüsü olan Teknik<br />

Alüminyum, fuar katılımının yanı sıra; sempozyum içeriğine,<br />

4 farklı uzman konuşmacı ve sektörün bugününe ve<br />

geleceğine ışık tutan toplam 8 konuşma ve sunumla değer<br />

katıyor. Geleceğin metali olarak isimlendirilen Alüminyum<br />

konusunda, 60 yılı aşkın endüstriyel uzmanlığı, insan ve<br />

mükemmellik odaklı kültürel dönüşümüyle geleceğe taşıyan<br />

Teknik Alüminyum’un, sempozyumdaki ilk konuşmacısı<br />

Satış Pazarlama Direktörlüğü görevini yürüten Mert<br />

Demirci olacak. Aynı zamanda Türkiye Alüminyum Sanayicileri<br />

Derneği bünyesinde de görev ve sorumluluk yüklenen<br />

Demirci, 5 <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> günü, 13:00 – 13:40 saatleri<br />

arasında “Dünya Alüminyum Pazarı ve Ticaretinde Türkiye’nin<br />

Yeri” başlıklı bir konuşma yapacak.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> 157


Kısa Kısa<br />

Akçansa ‘Benim Mahallem’<br />

Sosyal Sorumluluk Projesi<br />

ile Stevie Ödülü kazandı<br />

Büyükçekmece’de eğitim gören çocukların; kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini, bilinç seviyeleri<br />

yüksek, kaygı ve öfkeden uzak bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla Akçansa, Büyükçekmece<br />

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı (TOÇEV) iş birliğiyle<br />

hayata geçen ‘Benim Mahallem Projesi’, Uluslararası Stevie İş Ödülleri’nde Avrupa’da Yılın Kurumsal<br />

Sosyal Sorumluluk Programı Kategorisi’nde ödüle layık görüldü.<br />

17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı<br />

Benim Mahallem Projesi kapsamında 6-12 yaş grubu çocuk ve ebeveyn eğitimlerini içeren programlar<br />

düzenlendi. Bu programlarda TOÇEV’in uzman eğitmenleri tarafından anne ve babalara çocuk<br />

yetiştirmeyle ilgili detaylar; ergenlik çağındaki çocuklara ise ayrı gruplarda sosyal çevreleriyle nasıl<br />

daha iyi iletişim kuracakları aktarıldı. Projeye özel olarak tasarlanan mobil eğitim merkezi ile bölgedeki<br />

tüm ilk öğretim okulları tek tek dolaşılarak ücretsiz eğitimler verildi ve 2016-<strong>2017</strong> eğitim-öğretim<br />

dönem sonuyla birlikte bölgedeki toplam 17 bin ebeveyn ve çocuğa ulaşıldı.<br />

‘ATLAS Zımpara’ İntermob<br />

<strong>2017</strong> Fuarına katılıyor<br />

14-18 <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong> tarihleri arasındaki İntermob Mobilya Yan Sanayii,<br />

Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi Fuarı’nda<br />

bu sektörlere hitap eden aşındırıcı ürünlerini sergiliyor olacak.<br />

Türkiye pazarında uzun yıllardır lider pozisyonlarda yer alan Atlas<br />

Zımpara, sektöre yön veren ürünleriyle ilgili daha detaylı bilgi vermek<br />

için deneyimli ekibiyle sizleri karşılıyor olacak.<br />

Danfoss dünyaya üç boyutlu bir<br />

iz bırakmaya hazır<br />

Danfoss, genel merkezinin bulunduğu Danimarka’da dünya<br />

genelinde açacağı üç adet 3D baskı merkezinden ilkinin açılışını<br />

gerçekleştirdi. Nordborg’da yer alan bu ilk merkez, Avrupa<br />

Birliği ülkeleri içinde farklı iş alanlarından tüm çalışanlarına<br />

katmanlı üretilen (3D baskılı) prototip ve parçaları edinme ile<br />

uzman yardımı alma imkanı sunacak.<br />

Danfoss CEO’su Kim Fausing, 3D baskının, Danfoss’un dijital<br />

dönüşümünün önemli bir parçası olduğunu ve teknolojinin<br />

sağladığı birçok imkandan büyük beklentileri olduğunu belirtti.<br />

HP 4200, İskandinavya’da bir son kullanıcının kulanımına<br />

sunulan ilk tip cihaz olma özelliğini taşıyor. Söz konusu teknoloji,<br />

diğer toz bazlı 3D baskı teknolojilerinden on kat daha<br />

hızlı oluşuyla dikkat çekiyor. CEO Kim Fausing, “Hava Veri<br />

Modülü (ADM) merkezlerimizin ilkiyle, ileriye dönük büyük bir<br />

adım daha atıyoruz” dedi. Danimarka’da açılan merkeze ek<br />

olarak Kuzey Amerika’da açılacak merkezin çalışmaları devam<br />

ederken, üçüncü merkezin ise Asya’da faaliyet göstermesi<br />

planlanıyor. Danfoss’un Teknolojiden Sorumlu Başkanı<br />

Andre Borouchaki ise “Bu merkezler, Ar-Ge ve geliştirme süreçlerimizin<br />

hızlandırılmasına yardımcı olacak, böylece ürünlerin<br />

piyasaya çıkışını hızlandıracak, üretim verimliliğini optimize<br />

edecek ve geleceğin ürünlerini daha hızlı tasarlamamıza<br />

imkân sağlayacak” dedi.<br />

158 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong>