27.10.2017 Views

Solarex Magazine Eylül-Ekim 2017 Sayısı

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

14<br />

Smart Energy ilk ayında güneş paneli<br />

teslimatına başladı<br />

16<br />

ABB endüstriyel dijitalleşmenin<br />

geleceğini yazıyor<br />

26<br />

Mutlu şehir Osmaniye’nin<br />

güneş ile gülen yüzleri<br />

34<br />

Enerjisa’nın güneşi hızla büyüyor<br />

40<br />

8. Türkiye Enerji Zirvesi’nde<br />

Sosyal Sorumluluk alanında<br />

Altın Voltaj ödülünü Bordo Enerji<br />

A.Ş. aldı<br />

46<br />

Yerli enerji projeleri<br />

Türkiye’nin ilacı olacak<br />

İMTİYAZ SAHİBİ<br />

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK<br />

İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ.<br />

HÜSEYİN FERRUH IŞIK<br />

GENEL MÜDÜR / GENERAL MANAGER<br />

MEHMET SÖZTUTAN<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

SORUMLU MÜDÜR<br />

CÜNEYT AKTÜRK<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

REKLAM MÜDÜRÜ<br />

YASEMİN ALBAYRAK<br />

yasemin.albayrak@ img.com.tr<br />

EDİTÖR<br />

GİZEM YILDIZ<br />

gizem.yildiz@img.com.tr<br />

ART DİREKTÖR<br />

İSMAİL GÜRBÜZ<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

CONSEPT TASARIM<br />

SAMİ AKTAŞ<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

FOREIGN RELATIONS<br />

MUSTAFA ATİK<br />

mustafa.atik@voli.com.tr<br />

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ<br />

EBRU PEKEL<br />

ebru.pekel@ img.com.tr<br />

MUHASEBE VE FİNANS MÜDÜRÜ<br />

MUSTAFA AKTAŞ<br />

mustafa.aktas@img.com.tr<br />

ABONE<br />

İSMAİL ÖZÇELİK<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

BİLGİ İŞLEM<br />

EMRE YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

CTP-Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 <strong>Ekim</strong> Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

ADRES<br />

Polat İş Merkezi | Evren Mah. Bahar Cad. No: 3 K: 1<br />

34197 Güneşli- Bağcılar | Istanbul | Turkey<br />

Tel: +90 212 604 50 50 | Fax: +90 212 604 50 51<br />

www.solarexmagazine.com.<br />

e-mail: yasemin.albayrak@img.com.tr<br />

<strong>Solarex</strong> <strong>Magazine</strong> yer alan<br />

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.<br />

Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir.<br />

<strong>Solarex</strong> <strong>Magazine</strong>’nin bütün yayın hakları İSTMAG Magazin<br />

San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. İki ayda bir yayınlanır. Yazılar<br />

kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Güneş hep bizimle!<br />

Güneş enerjisi ve teknoloji her geçen gün ilerliyor. Depolama, güneş<br />

takip sistemleri ve hücre verimliliği gibi teknolojilerle güçlenen sektör<br />

enerjide dışa bağımsızlığı sağlamaktan da öte, hızla ilerleyen iklim değişikliği<br />

ve hava kirliliği gibi maruz kaldığımız olumsuzlukları aşmakta da<br />

çok önemli bir araç. Dolayısıyla toplumsal fayda da düşünüldüğünde aslında<br />

sektörün biraz daha halka indirgenmesini ve her üç çatıdan birinde<br />

güneş panelleri görmeyi umut ediyoruz. Üniversitelerin bu anlamda<br />

düzenlediği panelleri gençlerin bilinçlenmesi ve duyarlılık kazanması<br />

adına çok faydalı buluyor ve fakat bu bilincin çok daha erken yaşlarda<br />

geliştirilmesi gerektiğine de inanıyorum. Temiz enerji bilgisi ve doğa<br />

sevgisi daha küçük yaşlardan aşılanmalı ki geleceğimizi kurtaralım.<br />

Öztüketim amacıyla tavuk çiftlikleri, benzin istasyonları gibi pek çok<br />

yerde rastladığımız güneş enerjisi, giysiler, sokak aydınlatmaları ve trafik<br />

ışıkları gibi uygulamalarla daha çok rutinimize girmekte. Bu gibi geç<br />

kalmış uygulamaların hızla artmasını temenni etmekle birlikte yeni sayımızı<br />

keyifle okumanızı dilerim.<br />

Güneşli günlerimiz daim olsun…<br />

Sevgiler,<br />

Editör<br />

Gizem Yıldız<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABB…………………………. 17<br />

Alka Group………………. 27<br />

BİA…………………………… 35<br />

Fronius…………………….. 41<br />

Huawei…………………….. A.K.<br />

Phoenix Contact………. 21<br />

SMA…………………………. Ö.K.<br />

<strong>Solarex</strong> İstanbul……….. Ö.K.İ.<br />

Tekno Ray Solar……….. 1


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Dünya Markaları, <strong>Solarex</strong> İstanbul’da<br />

11. buluşmaya hazırlanıyor…<br />

4


<strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek<br />

olan SOLAREX İSTANBUL<br />

Fuarı kapılarını açmaya hazırlanıyor.<br />

Yerli ve yabancı güneş enerjisi<br />

dünyasının profesyonellerini ağırlayacak<br />

olan fuar, 5 – 7 Nisan tarihleri<br />

arasında güneş enerjisi sektörünün<br />

buluşma noktası olacak. Fuar, sergilenen<br />

ürünlerin yanı sıra, Özel<br />

Alım Heyetleri ile de geniş iş bağlantılarına<br />

imkan tanıyor. Onbirinci<br />

kez düzenlenen <strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

Fuarı yerli ve yabancı güneş enerjisi<br />

sanayiinin liderlerini ağırlıyor.<br />

Sergilenen ürün ve gerçekleşen etkinliklerle<br />

sektörün nabzını tutan<br />

SOLAREX İSTANBUL; Avrupa ve<br />

Asya bölgelerini birleştiren noktada<br />

sektörün en önemli buluşması<br />

olarak öne çıkıyor. Yerli ve uluslararası<br />

katılımcılar yeniliklerini SOLA-<br />

REX İSTANBUL fuarında sergiliyor.<br />

Yerli ve yabancı katılımcı firmaların,<br />

yeni pazarlara ulaşması için,<br />

önemli olanaklar sunan SOLAREX<br />

İSTANBUL’da; Alım Heyeti programı<br />

kapsamında Afganistan, Almanya,<br />

Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan,<br />

Fransa, Gürcistan, Irak, İran,<br />

İspanya, İtalya, Kazakistan, Mısır,<br />

Suudi Arabistan ve Yunanistan’dan<br />

firma yetkililerinin getirilmesi planlanıyor.<br />

<strong>Solarex</strong> İstanbul, seminerleriyle<br />

ve panelleriyle de oldukça yoğun<br />

geçen bir organizasyon. Ortadoğu<br />

ve Asya pazarları için de oldukça<br />

dikkat çekici olan fuarda planlanan<br />

seminerler ile hem katılımcı firmalara<br />

hem de ziyaretçilere temiz<br />

enerjinin öneminin anlatılması hedefleniyor.<br />

Fuara İlgi Yüksek, Stand<br />

Satışları Tamamladı!<br />

<strong>Solarex</strong> istanbul Fuarı yetkilileri,<br />

Türkiye’de güneş enerjisi yatırımlarındaki<br />

hızlanma ve buna ilişkin<br />

beklentilerin Fuar’ın önemini artırdığını<br />

belirtiyor. Yetkililer, iç pazarın<br />

yanı sıra, çevre ülkelerdeki gelişmelerin<br />

de <strong>Solarex</strong> İstanbul’u küresel<br />

solar oyuncuları için önemli hale<br />

getirdiğinin altını çiziyor. <strong>Solarex</strong><br />

2018 çalışmalarının erken başladığını<br />

kaydeden yetkililer, ilginin yüksek<br />

olduğunu ve stand satışlarının<br />

tamamlandığını vurguladı.<br />

Yenilenebilir enerji kaynaklarının<br />

önemi konusunda gerek kamuda<br />

gerekse özel sektördeki hassasiyet<br />

son yıllarda hızla arttı. Yenilenebilir<br />

enerji yatırımlarının hem sayısı<br />

hem büyüklükleri giderek artarken,<br />

5


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

sektöre yönelik etkinlikler de giderek<br />

daha çok öne çıkıyor.<br />

Yerli ve yabancı katılım<br />

“Yenilenebilir bir dünya için” sloganıyla<br />

gerçekleştirilen <strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

Fuarı, kamu, özel sektör, akademik<br />

isimler ve finans dünyasının<br />

profesyonellerini yeniden bir araya<br />

getirecek. İstanbul Fuar Merkezi’nin<br />

9 – 10 – 11. Salonlarda ve Çadır<br />

salonlarda gerçekleşecek fuar,<br />

üç gün boyunca yerli ve yabancı<br />

ziyaretçilerini ağırlayacak. <strong>Solarex</strong><br />

İstanbul, güneş enerjisi sektörüne<br />

yönelik seminer ve panellere de ev<br />

sahipliği yapacak. Seminerler, tüm<br />

ziyaretçilere açık ve ücretsiz olacak.<br />

Türkiye’de, Güneş Enerjisi<br />

Konusuna Yoğunlaşan Tek<br />

Fuar, <strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

Avrupa’daki ve dünyadaki gelişmeleri<br />

yakından takip ettiklerini söyleyen<br />

Güneş Enerjisi ve Teknolojileri<br />

Fuarı katılımcısı pek çok firma, fuar<br />

sayesinde bir araya geldiklerini ve<br />

“<strong>Solarex</strong> İstanbul”’da yeni yatırım-<br />

6


<strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

lar konusunda görüşebildiklerini, bu<br />

görüşmeler sonrasında da gelecek<br />

yıllarda sektör için olumlu bir takım<br />

gelişmeler yaşanacağını belirtiyorlar.<br />

Avrupa’nın en güneşli ülkelerinden<br />

biri olarak kabul edilen Türkiye’de,<br />

güneş enerjisi konusuna yoğunlaşan<br />

tek bir fuarın olması, Dünya çapında<br />

tanınmış ve Türkiye’de yatırım<br />

yapmaya gönüllü çok sayıda dünya<br />

markası tarafından da yoğun bir ilgi<br />

ile karşılaşıyor. <strong>Solarex</strong> İstanbul, güneş<br />

enerjisi sektörünü ve özellikle<br />

güneş alma bakımından zengin olan<br />

ülkemizi de, dünya çapında ön plana<br />

çıkararak, hak ettiği ilgiyi görmesine<br />

sebep oluyor. Güneşlenme alanı<br />

oldukça yüksek olan ülkemiz, bu<br />

coğrafi özelliği avantaja dönüştürme<br />

konusunda en büyük desteği <strong>Solarex</strong><br />

İstanbul ile alıyor.<br />

7


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Tekno Ray Solar Altınekin<br />

GES ile verimlilik sınırlarını zorluyor<br />

Kurmuş olduğu ileri teknoloji santrallerle, Fotovoltaik<br />

Güneş Enerjisi Sektörünün en önemli oyuncularından<br />

biri olarak adından söz ettiren Tekno Ray Solar,<br />

toplamda 8,4 MW kapasiteli Konya Altınekin Güneş<br />

Enerjisi Santralini devreye aldı. Konya Altınekin GES,<br />

kurulumu esnasında yapılan ileri teknoloji testler<br />

sayesinde, hesaplanan verimlilik değerlerinin<br />

%5 üzerine çıkmayı başardı.<br />

Kurulduğu günden bu yana 185<br />

MW gücünde anahtar teslimi güneş<br />

enerjisi santrali proje referansına<br />

imza atarak sektöre liderlik eden<br />

Tekno Ray Solar, Konya’da bulunan<br />

ve yılda toplam 14.200.000 kWh<br />

elektrik üretmesi ön görülen Altınekin<br />

GES’ in kurulumunu tamamladı.<br />

Kurulduğu günden bu yana<br />

ön görülen üretim değerlerinin %5<br />

üzerine çıkmayı başaran Altınekin<br />

GES, bu verimlilik değerleri çerçevesinde,<br />

yatırım karlılığını Türkiye<br />

standartlarının üzerine taşıyacak.<br />

Tekno Ray Solar mühendislik standartları<br />

ile hayata geçirilen Altınekin<br />

santralinde, özellikle gölgelenme<br />

konusuna dikkat edilerek,<br />

sıra aralıkları standart değerlerin<br />

üzerinde tasarlanarak, gerek arızaya<br />

müdahale kolaylığı gerekse gölgelenmeden<br />

kaynaklı oluşabilecek<br />

üretim kayıplarının önüne geçilmiş<br />

oldu. Santral bileşenlerini oluşturan<br />

Dağıtım Merkezi ve Toplama<br />

Merkezlerinin optimum noktalarda<br />

yer alması da, kablolama konusunda<br />

avantaj sağladı.<br />

İleri teknoloji testlerin yanı sıra, Altınekin<br />

GES’te uygulamaya alınan<br />

özel numaralandırma sistemi, olası<br />

arızaların yer tespitini kolaylaştırarak,<br />

anında müdahale çalışmalarını<br />

maksimum verimliliğe çıkardı.<br />

Teknolojik donanımı ve kusursuz<br />

yerleşim düzeni sebebiyle Tekno<br />

Ray Solar tarafından bir eğitim<br />

üssü olarak da kullanılan Altınekin<br />

GES, gerek Türkiye’deki dernekler<br />

gerekse yurt dışından gelen ziyaretçilerin<br />

de büyük ilgisini görüyor.<br />

Türkiye standartları üzerinde ve<br />

özel olarak tasarlanan, tüm santrallerde<br />

verimliliği artıran Scada ve<br />

Uzaktan izleme sistemi ile, üretim<br />

değerlerine anlık ulaşabilme imkânı<br />

sağlayan Altınekin Güneş Enerjisi<br />

Santrali, yıllık ortalama 21 bin<br />

üzerinde ağacın kurtarılmasını ve<br />

ortalama 9 bin ton CO2 salınımının<br />

engellenmesini sağlayacak.<br />

En kaliteli santraller, en iyi ürünler<br />

ve en verimli tasarım stratejisiyle<br />

Tekno Ray Solar tarafından yapılandırılan<br />

ve direkt şebekeye bağlı<br />

olarak kurulan santral, ürettiği tamamen<br />

yerli ve yeşil enerji ile ülke<br />

ekonomisine katkı sağlamaya uzun<br />

yıllar devam edecek.<br />

8


Sektör Haber<br />

<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Akiş Enerji dağ yamacına GES kurdu<br />

ELAZIĞ<br />

Akiş Enerji yeni yatırımlarıyla sektördeki etkinliğini artırıyor.<br />

NİĞDE<br />

Güneş ve rüzgar enerjisinde sektörün lider oyuncularından<br />

Akiş Enerji, Türkiye’nin bir çok bölgesinde güneş<br />

enerji santrallerini devreye almaya devam ediyor. Yakın<br />

zamanda Bor’da bir GES teslim eden Akiş Enerji, santralin<br />

yatırımcısı As İnşaat ile beraber %20’lik eğim ile tamamen<br />

kayalardan oluşan zorlu arazi koşullarında enerji<br />

santralini iki aylık süre içerisinde tamamladı. Santral<br />

kurulumunda beton bloklara çakma konstrüksiyon kullanarak<br />

çözüme giden Akiş Enerji, uzman ve deneyimli<br />

ekibiyle beraber kurulumun üstesinden geldi. Santralin<br />

yıllık olarak yaklaşık 2.000.000 kWh üretim yapması beklenmektedir.<br />

Zorlu kayalık arazide adeta bir çatı projesi<br />

kurulumu yapar gibi hareket eden Akiş Enerji, böylelikle<br />

sektördeki etkinliğini tescillemiş oldu.<br />

Fabrika çatıları fatura dostu<br />

Arazilerde anahtar teslim güneş enerji santrali projeleriyle<br />

öne çıkan Akiş Enerji, yatırımcılarına çatı uygulamaları<br />

da sunmaya devam ediyor. Bu yıl Kayseri’de<br />

Silteks Tekstil ve Kaydöksan fabrikasının çatısına 2,3<br />

MW’lık kurulum gerçekleştiren Akiş Enerji, bu kurulumun<br />

yıllık üretiminin yıllık olarak yaklaşık 3.700.000<br />

kWh olduğunu duyurdu. Bu üretimin Kayseri’de 5000 kişilik<br />

bir bölgeyi bir yıl boyunca besleyebileceğini belirten<br />

Akiş Enerji Genel Müdürü Berk Eyilik, fabrikalar için bu<br />

üretimin ne denli büyük bir tasarruf olabileceğini sözlerine<br />

ekledi.<br />

9


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

“Ekonomik büyümeye paralel enerji talebi<br />

artık çok daha yoğun bir şekilde<br />

Batı’dan Doğu’ya kayıyor”<br />

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından<br />

her yıl düzenlenen IICEC Uluslararası Enerji ve İklim Forumu’nun 8’incisi bu yıl<br />

“Global enerji yatırımları? Sırada ne var?” temasıyla yapılıyor.<br />

Forumun açılışında konuşan Enerji<br />

ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat<br />

Albayrak, küresel enerji ihtiyacının<br />

2050 yılına gelindiğinde günümüzün<br />

yaklaşık 2 katı olmasının beklendiğini<br />

belirterek, bu ihtiyacın<br />

karşılanması için son dönemde<br />

atılan adımların, özellikle enerjide<br />

dengelerin büyük oranda değişmesine<br />

zemin hazırladığını söyledi.<br />

Bakan Albayrak, şöyle konuştu:<br />

“Yeni teknolojilerin ortaya çıkışı ve<br />

sürekli inovasyon ile birlikte daha<br />

önce ulaşılamayan alanlarda üretimin<br />

artık mümkün olması ve yeni<br />

enerji kaynaklarının doğuşu, daha<br />

önce net ithalatçı olan benzer ülkelerin<br />

enerji ihracatçısı durumuna<br />

gelmelerinin önünü açtı.<br />

Ekonomik büyümeye paralel enerji<br />

talebi artık çok daha yoğun bir<br />

şekilde Batı’dan Doğu’ya kayıyor.<br />

Çin, Hindistan, Afrika, Ortadoğu ve<br />

Güneydoğu Asya ekonomilerinin<br />

belirledikleri ve ortaya koydukları<br />

büyüme, kalkınma hedeflerine ulaşabilmeleri<br />

ve gelişen sanayilerin<br />

gereksinimlerini karşılayabilmeleri<br />

için enerji kaynaklarını çeşitlendirmeleri,<br />

büyük bir önem arz etmeye<br />

10


Sektör Haber<br />

başladı.” Türkiye gibi enerjide yüksek<br />

oranda dışa bağımlı ülkeler için<br />

enerji ihtiyacının uygun bir şekilde<br />

karşılanmasının sürdürülebilir bir<br />

büyüme için kritik bir değer taşıdığını<br />

belirten Bakan Albayrak, şöyle<br />

konuştu:<br />

“2002 yılından bu yana Türk ekonomisi<br />

yılda yaklaşık %6’lık bir büyüme<br />

gösterdi. Peki, bu ekonomik büyüme<br />

beraberinde bir enerji talebi<br />

doğurmadı mı? Türkiye olarak orta<br />

ve uzun vadeli enerji projeksiyonumuzda,<br />

arz güvenliğimizi sağlarken<br />

ülke olarak karbon izimizi de anlamlı<br />

bir şekilde azaltıyoruz. 2016<br />

yılında kurulu gücümüze eklenen<br />

kapasitenin %55’ini yenilenebilir<br />

enerji kaynakları oluşturdu. Bu yılın<br />

ilk 8 ayında devreye aldığımız<br />

enerji üretim tesislerimizin de %<br />

64’ü yine yenilenebilir enerji kaynaklarına<br />

dayalı tesisler oldu. Türkiye<br />

olarak devreye alınan rüzgar<br />

enerjisi kapasitesi büyüklüğüne<br />

göre 2016 yılında Dünyada 7., Avrupa’da<br />

üçüncü olduk.<br />

Türkiye’nin <strong>2017</strong> Ağustos sonu itibariyle<br />

81.355 megavatlık kurulu<br />

gücünün, kapasitesinin %45’ini yenilenebilir<br />

enerji kaynakları oluşturuyor.<br />

Bu oran, Avrupa Birliği ülkelerinde<br />

ortalama %42. İşte 2016 yılı<br />

rakamlarına göre Avrupa Birliği’nde<br />

üretilen toplam elektriğin %29’u yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarından.<br />

Türkiye bu alanda da Avrupa Birliği’nin<br />

üzerinde bir performansla<br />

%33’ü yakalamış durumda ve büyümeye<br />

devam ediyor.”<br />

“Yenilenebilir enerji kapasitesiyle<br />

ilgili hedeflerimiz ve YEKA modelimiz,<br />

Türkiye’nin temiz çevreci ve<br />

enerji yatırımları da bu bağlamdaki<br />

hedeflere ulaşmak için ne kadar<br />

ciddi bir hedef ortaya koyduğunu<br />

ifade ediyor” diyen Bakan Albayrak,<br />

konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />

“Gelecek 10 yılda hükümetimizin<br />

önemli hedeflerinden biri olan,<br />

10 yılda 10 bin megavat güneş, 10<br />

bin megavat rüzgar enerjisi başta<br />

olmak üzere yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarının azami oranda enerji<br />

sepetine katkıda bulunmasını sağlayacağız.<br />

YEKA modeliyle sadece<br />

yenilenebilir kaynağın kapasite<br />

olarak portföy olarak artışını değil,<br />

aynı zamanda teknolojilerinin de<br />

Türkiye’de üretilmesi sağlanacak.<br />

Bu yıl içinde gerçekleştirdiğimiz<br />

rüzgar ve güneş ihalelerine dünyanın<br />

önde gelen şirketlerinin tamamının<br />

başvurması ve ortaya çıkan<br />

rekabetçi fiyatlar, ne kadar doğru<br />

adımlar attığımızı teyit ederken,<br />

Türk ekonomisine duyulan güvenin<br />

de en net resmi oldu.”<br />

Türkiye’de kurulu eski nesil termik<br />

santralleri de çevreci teknolojilerle<br />

dönüştürme sürecini başlattıklarını<br />

belirten Bakan Albayrak, şunları<br />

söyledi:<br />

“2019 yılına kadar hedefimiz eski<br />

nesil termik santrallerin tamamını,<br />

tüm çevre yatırımları, filtre yatırımları,<br />

kalibrasyon yatırımları, hepsini<br />

tamamlamak. Bu santralleri insan<br />

sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi<br />

olmayan ve en son uyumlu teknolojik<br />

anlamda santral haline getireceğiz.<br />

Gelişmekte olan bir ülke olarak<br />

elbette tüm yerli kaynaklarımızı,<br />

enerji ihtiyacımızı karşılamak için<br />

azami ölçüde kullanacağız.”<br />

“Paris İklim Zirvesi ile istenilen sonuçlara<br />

ulaşılabilmesi için, uygulamada<br />

hakkaniyet ilkesi kesinlikle<br />

göz önünde bulundurulmalıdır”<br />

diyen Bakan Albayrak, şöyle devam<br />

etti: “2015 Paris İklim Zirvesi’nde<br />

ortaya çıkan, Türkiye’nin daha<br />

önce atıf yapılan özel statüsünün<br />

ortadan kalkması, gelişmekte olan<br />

bir ülke olmasına rağmen, gelişmiş<br />

ülkeler arasında sayılması konusu<br />

kabul edilebilir değildir. Türkiye<br />

dünyanın en az kirleten ülkeleri<br />

arasında yer alırken, en fazla kirletenlerle<br />

aynı kategoride aynı külfete<br />

tabi tutulması kabul edilebilir<br />

bir şey değildir. <strong>2017</strong> verilerine göre<br />

Türkiye’nin kişi başına düşen sera<br />

gazı salımı 5,90 ton civarında. Kişi<br />

başı sera gazı salınımında aynı sınıfta<br />

görüldüğümüz ABD 16,2 ton,<br />

Almanya yaklaşık 9 ton, Rusya 11,2<br />

ton. Türkiye hem iç ekonomik dinamikler<br />

açısından büyüme potansiyeliyle<br />

hem bölge ve pazar altyapısı<br />

noktasındaki büyüme ihracat ve<br />

iş birliği potansiyeliyle dünyadaki<br />

sayılı ülkelerden biri. Bu anlamda<br />

enerji piyasaları üzerinde de Türkiye<br />

bu noktada dünyadaki en güvenilir,<br />

yatırım yapılabilirlik noktasında<br />

en cazip ülkelerden biri olmaya<br />

bundan sonra da devam edecek.”<br />

11


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş<br />

paneli fabrikası üretime başladı<br />

Smart Energy’nin, Türkiye ve Avrupa’nın en büyüğü<br />

olarak kurduğu güneş paneli fabrikası üretime<br />

geçerken, stratejik ortak SUMEC de yeni yatırım<br />

planlarını açıkladı. İlk üretim gününde Gebze’deki<br />

fabrikayı ziyaret eden ve Cumhurbaşkanlığı<br />

Başdanışmanı Davut Kavranoğlu ile görüşen SUMEC<br />

yöneticileri, Türkiye’de büyüme kararı aldı. Çinli<br />

yöneticiler, Smart Energy ile birlikte güneş panelinin<br />

ardından güneş hücresi üretimini gündeme<br />

aldıklarını da açıkladı.<br />

Yenilenebilir enerji sektörünün<br />

önde gelen şirketlerinden Smart<br />

Energy, stratejik ortağı SUMEC ile<br />

beraber, Gebze Organize Sanayi<br />

Bölgesi (GOSB) Tembelova’daki<br />

fabrikasında yerli güneş paneli üretimine<br />

başladı. Yıllık üretim kapasitesi<br />

1.2 GWp olacak şekilde planlanan<br />

fabrika, Türkiye’nin yanı sıra<br />

Avrupa ve ABD’ye ihracat yapmak<br />

üzere faaliyete geçti.<br />

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük<br />

panel üreticisi unvanına sahip<br />

olacak fabrika, ilk üretim gününde<br />

önemli konuklara ve önemli kararlara<br />

ev sahipliği yaptı. Dünyanın<br />

en büyük 500 şirketinden biri olan<br />

SUMEC’in en üst düzey yöneticilerinin<br />

yanı sıra SINOSURE yöneticisi<br />

Difan Wang da Türkiye’ye<br />

12


Sektör Haber<br />

gelerek ilk üretim gününde Smart<br />

Energy’nin yanında yer aldı. Cumhurbaşkanlığı<br />

Başdanışmanı Davut<br />

Kavranoğlu da, 19 Ağustos, Cumartesi<br />

günü fabrikayı ziyaret ederek<br />

Çinli yöneticiler ile bir araya geldi.<br />

Kavranoğlu, devletin yerli ve yeşil<br />

enerjiye verdiği desteği vurguladı.<br />

Bu ziyaret sırasında Türkiye’ye ilişkin<br />

yatırım planlarını da açıklayan<br />

SUMEC CEO’su Jibo Cai, Çin’in iki<br />

bin yıl boyunca iki kıtayı birbirine<br />

bağlayan Doğu ile Batı arasında<br />

medeniyet köprüsü olan ‘İpek Yolu’nu<br />

yeniden canlandırmak istediğine<br />

dikkat çekerek, “Yeni İpek<br />

Yolu projesinde Türkiye’yi en büyük<br />

ortağımız olarak görüyoruz” dedi.<br />

Jibo Cai, Smart Energy ile birlikte<br />

Gebze’de hayata geçirdikleri güneş<br />

paneli fabrikasının bu açıdan büyük<br />

önem taşıdığını vurguladı.<br />

“Bu ilk adım, hedefte hücre<br />

üretimi var”<br />

SUMEC iştiraklerinden Phono Solar’ın<br />

CEO’su RongKun Li de, bu<br />

fabrikada üretilen güneş panellerinin<br />

bir alıcısının da Avrupa ülkeleri<br />

olacağına dikkat çekerek, “Türkiye<br />

bizim için Avrupa’ya açılan bir<br />

kapı” dedi. Yenilenebilir enerjinin<br />

Türkiye’de gelişimine katkıda bulunacak<br />

bu fabrikanın ihracat konusunda<br />

da önemli bir rolü olacağına<br />

dikkat çeken RongKun Li, sözlerine<br />

şöyle devam etti: “Smart Energy ile<br />

birlikte gerçekleştirdiğimiz bu yatırımın<br />

devamı gelecek. Bu fabrikayı<br />

yatırımlarımızın ilk adımı olarak<br />

görüyoruz. Önümüzdeki dönemde<br />

ikinci, üçüncü hatta dördüncü fabrikayı<br />

da açmak istiyoruz. Amacımız<br />

güneş enerjisi alanında önemli<br />

çalışmalara imza atmak. Smart<br />

Energy ile ilk etapta 400 MW’lık<br />

hattı devreye alıyoruz. Ancak hedefimiz<br />

kısa sürede üretim kapasitesini<br />

1.200 MW’a çıkarmak. Attığımız<br />

bu ilk adımın devamı gelecek; en<br />

büyük hedefimiz güneş hücrelerini<br />

Türkiye’de üretmek.”<br />

İlk yerli güneş panelleri<br />

Smart Energy Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Halil Demirdağ ise, Gebze’de 23<br />

bin 500 metrekarelik alanda üretime<br />

geçen Smart Solar fabrikası ile<br />

ilk yerli üretim panel konusunda<br />

önemli bir iş birliğine imza attıklarını<br />

belirterek, “Güneş enerjisi alanında<br />

Smart Energy ve SUMEC gibi<br />

deneyimli iki şirketin güçlerini birleştirmiş<br />

olması, sadece bizlere değil<br />

ülkemize de katmadeğer sağlayacak<br />

bir işbirliği” dedi. Gebze’deki üretim<br />

tesislerinde daha başlangıçtan itibaren<br />

tüm dünyada kabul görmüş<br />

kalite standartlarında PERC, bifacial,<br />

çift-cam gibi yeni nesil modüller,<br />

yeni jenerasyon çift yönlü güneş<br />

panellerinin üretimini yapacaklarını<br />

belirten Demirdağ, şu bilgileri verdi:<br />

“Bu durum bize ihracatta da büyük<br />

avantajlar sağlayacak. İlk üretim<br />

panellerimizin alıcıları Türkiye’den,<br />

ancak hedefimiz ilk yılın sonunda<br />

Avrupa’ya hatta ABD’ye ihracat yapmak.<br />

Gebze’de ürettiğimiz panelleri<br />

dünyanın birçok ülkesine satarak,<br />

ülkemize yeni bir ihracat kapısı<br />

açmış olacağız. Phono Solar markasının<br />

üretim haklarını devraldık<br />

ve Avrupa’ya yönelik tüm satışlarını<br />

buradan yapacağız. Bu yatırım<br />

stratejik ortaklarımıza hem lojistik<br />

hem de maliyet açısından büyük<br />

bir avantaj sağlarken, ülkemiz açısından<br />

da önemli bir katma değer<br />

sağlayacak. Hedeflediğimiz kapasite<br />

artırımı için gerekli izin ve yatırım<br />

teşvik belgemizi aldık. Fabrikamızı<br />

kurarken tüm yatırımlarımızı geleceği<br />

düşünerek yaptık. Bugüne<br />

kadar olduğu gibi bundan sonra da<br />

hem kendi güneş enerjisi santrallerimizi<br />

(GES) kurarak hem de bu<br />

alana girmek isteyen yatırımcılara<br />

hizmet vererek yenilebilir enerji sektörünün<br />

Türkiye’de gelişimi için çalışmaya<br />

devam edeceğiz. Bunlardan<br />

biri de hücre üretimi olacak.”<br />

13


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Smart Energy ilk ayında güneş paneli<br />

teslimatına başladı<br />

Yenilenebilir enerji<br />

sektörünün önemli<br />

yatırımcılarından biri<br />

olan Smart Energy,<br />

üretime başladığı<br />

ilk ay ilk teslimatını<br />

da gerçekleştirdi.<br />

Gebze’deki güneş<br />

paneli fabrikasından<br />

ilk tırlarını yolcu eden<br />

Smart Energy, ilk yılın<br />

içinde ilk ihracatını<br />

gerçekleştirmeye de<br />

hazırlanıyor. Smart<br />

Energy Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Halil Demirdağ,<br />

“İlk teslimatımızı<br />

yurtiçine yaptık,<br />

hedefimizde Avrupa ve<br />

Amerika var” dedi.<br />

Kurduğu güneş enerji santralleri ile<br />

yenilebilir enerji sektörünün önde<br />

gelen şirketlerinden biri olan Smart<br />

Energy, üretici kimliği ile de sektördeki<br />

yerini aldı. Çinli ortağı SUMEC<br />

ile birlikte Türkiye’deki fabrikasında<br />

yerli güneş paneli üretimine başlayan<br />

Smart Energy, daha ilk ayında<br />

ilk teslimatını yapmayı başardı.<br />

Smart Energy Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Halil Demirdağ, Gebze’de 23<br />

bin 500 metrekarelik alanda üretime<br />

geçen Smart Solar fabrikasının<br />

14


Sektör Haber<br />

önemli bir ihtiyacı karşılayacağını<br />

belirtti ve şu bilgileri verdi: “Daha<br />

üretime başlamadan ön siparişleri<br />

almaya başlamıştık. 21 Ağustos’ta<br />

üretime başladığımız günden bu<br />

yana da yoğun bir şekilde çalışıyoruz.<br />

İlk sevkiyatımızı Osmaniye<br />

Organize Sanayi Bölgesi’ne gerçekleştirdik.<br />

Sırada anlaşmasını yaptığımız<br />

diğer müşterilerimiz var,<br />

onların ürünleri de üretim aşamasında.”<br />

Smart Energy’nin ürettiği panellerin<br />

büyük ilgi görmesinin en önemli<br />

nedeninin ürün kalitesi olduğuna<br />

dikkat çeken Demirdağ, şunları söyledi:<br />

“Türk malı olan panellerimiz,<br />

dünyanın en büyük 500 şirketinden<br />

biri olan ortağımız SUMEC’e ait ve<br />

Bloomberg Tier 1 listesinde yer alan<br />

Phono Solar markasını taşıyor. Üretim<br />

haklarını devraldığımız Phono<br />

Solar markası tüm dünyada kalitesi<br />

ile bilinen bir marka. Ürünlerimizin<br />

arkasında hem SUMEC’in, hem de<br />

Smart Energy’nin gücü ve tecrübesi<br />

var. Bu nedenle büyük ilgi görüyor.”<br />

İlk üretim yılında ilk ihracatı yapmayı<br />

da hedeflediklerini açıklayan<br />

Halil Demirdağ, bu konudaki gelişmeleri<br />

şöyle aktardı: “Gebze’deki<br />

üretim tesislerinde daha başlangıçtan<br />

itibaren tüm dünyada kabul<br />

görmüş kalite standartlarında<br />

PERC, bifacial, çift-cam gibi yeni<br />

nesil panellerin üretimini yapabilmemiz<br />

bize yurtiçinde olduğu<br />

gibi, yurtdışı pazarlarda da büyük<br />

avantajlar sağlıyor. İlk üretim panellerimizin<br />

alıcıları Türkiye’den,<br />

ancak hedefimiz ilk yılın sonunda<br />

Avrupa ve ABD’ye ihracat yapmak.<br />

Türkiye’de ürettiğimiz panelleri<br />

dünyanın birçok ülkesine satarak,<br />

ülkemize yeni bir ihracat kapısı açmış<br />

olacağız. Hedef pazarlarımız<br />

Avrupa ve Amerika ile de sınırlı<br />

değil. Afrika ve Arap ülkelerindeki<br />

pek çok müşteri ile de görüşüyoruz.<br />

Türkiye’de ürettiğimiz panelleri<br />

dünyanın birçok ülkesine satarak,<br />

ülkemize yeni bir ihracat kapısı<br />

açmış olacağız. Her pazarın kendine<br />

göre dinamikleri var. Hepsi için<br />

ayrı ürün gamımız mevcut. Üretici<br />

olmanın ve güçlü ortaklığımızın<br />

avantajlarından ihracatçı olarak<br />

yararlanacağız.” Demirdağ, bu gelişmeler<br />

doğrultusunda 400 MW olan<br />

yıllık üretim kapasitesini ilk etapta<br />

800 MW, ardından da 1.200 MW seviyesine<br />

çıkaracaklarını belirtirken,<br />

“Böylece Türkiye ve Avrupa’nın en<br />

büyük güneş paneli üreticisi olarak<br />

ülkemize değer katmaya devam<br />

edeceğiz” dedi.<br />

15


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

ABB endüstriyel dijitalleşmenin<br />

geleceğini yazıyor<br />

ABB Elektrifikasyon Ürünleri Bölümü, ABB AbilityTM<br />

Electrical Distribution Control System platformunun<br />

tanıtımını iki farklı organizasyonla Kozyatağı Hilton ve<br />

Gebze Ramada otellerinde gerçekleştirdi.<br />

ABB Elektrifikasyon Ürünleri Global<br />

Devre Kesici Ürün Müdürü Nicola<br />

Scarpelli ve ABB Türkiye Devre<br />

Kesici Ürün Pazarlama Uzmanı<br />

Aslı Yağlı tarafından gerçekleştirilen<br />

lansmanda proje firmaları, endüstri<br />

alanındaki son kullanıcı firmalar<br />

ve ana müteahhit firmaları<br />

yer aldı.<br />

ABB AbilityTM dijital ürün ve çözümlerinin<br />

bir parçası olan Electrical<br />

Distribution Control System,<br />

genel özellikleri, sistem mimarisi,<br />

kullanıcılara sağladığı avantajları<br />

ile tanıtıldı. Sistem mimarisi örnek<br />

lansman panosu üzerinde incelendikten<br />

sonra ilgili web sitesi üzerinden<br />

mevcut tesislere erişilerek<br />

platform tüm detayları ile katılımcılara<br />

aktardı.<br />

ABB AbilityTM EDCS bir elektrik<br />

sistemini izlemek, optimize etmek<br />

ve kontrol etmek için tasarlanmış<br />

yenilikçi bulut-bilgi işlem tabanlı<br />

bir platformdur. ABB AbilityTM<br />

EDCS, bir tesisteki alçak gerilim<br />

elektrik ekipmanlarını Nesnelerin<br />

İnternetine bağlar ve müşterilere<br />

sistem performansını bütünüyle<br />

geliştirmek için gerçek zamanlı<br />

bilgi ve geçmiş trendleri sunar. Bu<br />

platform ayrıca raporlama fonksiyonları,<br />

dokümanlara anında erişim<br />

ile varlıkların uzaktan teşhis<br />

edilmesi gibi özelliklerle bakımın<br />

daha basit ve daha etkili olmasını<br />

sağlar.<br />

İlk kez 2016 yılında Hannover’de<br />

Ekip SmartVision olarak piyasaya<br />

sürülmüştür ve ABB AbilityTM<br />

platformu altında elektrik dağıtım<br />

çözümünün daha geniş bir potansiyelini<br />

karşılayacak şekilde yeniden<br />

isimlendirilmiştir.<br />

ABB elektrifikasyon ürünleri, robotik<br />

ve hareket, endüstriyel otomasyon<br />

ve güç şebekeleri alanlarında<br />

kamu hizmetleri, sanayi, ulaşım ve<br />

altyapı sektörlerindeki müşterilerine<br />

global çapta hizmet veren öncü<br />

bir teknoloji lideridir. 125 yılı aşan<br />

inovasyon tarihine sahip olan ABB,<br />

bugün endüstriyel dijitalleşmenin<br />

geleceğini yazıyor ve Enerji ve Dördüncü<br />

Endüstri Devrimini harekete<br />

geçiriyor. ABB, yaklaşık 132,000<br />

çalışanı ile 100’den fazla ülkede faaliyet<br />

göstermektedir.<br />

16


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Güneş ülkesinde zeytine<br />

yakışır çevreci üretim<br />

Sağlıklı ve kaliteli<br />

zeytinleri sofralarımıza<br />

taşıyan Fora Zeytin,<br />

sürdürülebilir bir dünya<br />

için en büyük yatırımını<br />

doğaya yaptı. Doğadan<br />

aldığı lezzetin karşılığını<br />

yine doğaya yaptığı<br />

yatırımı ile veren Fora<br />

Zeytin, dünyanın en<br />

büyük zeytin işleme<br />

fabrikasında üretim<br />

artık güneş enerjisi ile<br />

gerçekleşecek.<br />

Fora Zeytin Genel Müdürü Efe Yazıcı<br />

ile üretim sonrası da çevreci olan<br />

Fora Zeytin, doğaya hak ettiği saygıyı<br />

gösteriyor.<br />

Dünyanın en büyük zeytin işleme<br />

tesisi Balıkesir’in Havran ilçesindeki<br />

fabrikasında yer alan arıtma<br />

tesisi ile çevrenin temiz kalmasına<br />

destek olan Fora Zeytin, yine en<br />

büyük yatırımını doğaya yapıyor.<br />

Fora Zeytin’in yüksek kaliteli zeytin<br />

ve zeytinyağı ürünlerini ürettiği<br />

fabrikasında kullandığı elektrik<br />

enerjisini, çatısına yerleştirilen güneş<br />

panelleri ile kendisi üretecek.<br />

Türkiye’nin ve dünyanın tercihi<br />

Fora Zeytin; tüketiciyi kaliteli, sağlıklı<br />

ve lezzetli ürünleri ile buluştururken,<br />

çevre politikaları ile de doğaya<br />

uygun üretim gerçekleştiriyor.<br />

Çevreci ambalajlar ve cam ürünleri<br />

Yılda 400 otomobilin karbon<br />

salınımını önlemiş olacak<br />

<strong>Ekim</strong> ayı itibari ile çalışmaya başlayan<br />

sistem ile Fora Zeytin, sınırsız<br />

enerji kaynağı olan güneşten faydalanarak<br />

ihtiyacı olan elektrik enerjisini<br />

kendi üretiyor. Toplam 4500<br />

18


Sektör Haber<br />

m² bir alan üzerine 2.400 adet panelden<br />

oluşan enerji üretim tesisi<br />

sayesinde, temiz enerjiye geçerek,<br />

bir yılda atmosfere 540.000 kg/yıl<br />

CO₂ emisyonu salınımını engellemiş<br />

oluyor. Bu miktar 400 otomobilin<br />

yıllık karbon salınımına denk<br />

geliyor.<br />

%75 tasarruf sağlanacak<br />

Projelendirme aşaması 1 yıl, kurulumu<br />

ise 2 ay süren panel sisteminin<br />

yatırım maliyeti 600.000 Euro<br />

olmasına karşın, yıllık 900.000,00<br />

Kw/h elektrik enerjisi tasarrufu<br />

sağlanacak. Yenilenebilir enerji<br />

kaynakları içerisinde kurulumu,<br />

bakımı ve işletmesi en kolay sistem<br />

olduğundan, minimum yatırımla<br />

işletme maliyetleri de azaltılacak.<br />

Ortalama saatlik 600Kw/h enerji<br />

üretilecek, bunun 460 Kw/h’ni fabrika<br />

tarafından kullanılırken, kalanı<br />

ise dağıtım şebekesine verilecek.<br />

Elektrik faturalarında yıllık %75<br />

oranında tasarruf sağlanmış olacak.<br />

“Güneş ülkesinde” zeytine<br />

yakışır üretim<br />

Sürdürülebilir bir dünya için verimliliğin<br />

sürekli gündemlerinde<br />

olduğunu söyleyen Fora Zeytin Genel<br />

Müdürü Efe Yazıcı; “Verimlilik<br />

bugün tüm firmaların bir numaralı<br />

gündeminde bulunuyor. Fabrikamızda<br />

devraldığımızdan beri üretim<br />

verimliliğini artırmak amacıyla<br />

altyapı yatırımlarına önem veriyoruz.<br />

Yılda 10 -15 bin ton zeytin işliyoruz,<br />

üretim sürecinde elbette<br />

yüksek miktarda elektrik enerjisine<br />

ihtiyacımız var. Enerji ihtiyacımızı<br />

temiz ve ekonomik bir kaynaktan<br />

sağlama fikri önümüze geldiğinde<br />

heyecanla işe koyulduk. <strong>Ekim</strong><br />

ayı itibari ile fabrikanın çatısında<br />

kurulan güneş panelleri sayesinde<br />

ihtiyacımız olan elektrik enerjinin<br />

büyük bir kısmını güneş enerjisi ile<br />

sağlamış olacağız. Böylece bizim<br />

gibi bir “güneş ülkesinde” en temiz<br />

enerji kaynaklarından birine geçiş<br />

yapmış oluyoruz” diye konuştu.<br />

19


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Röportaj<br />

Zahit Alüminyum yeni<br />

pazarlar keşfediyor<br />

Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Elif Balbay Öz: “Avrupa ve Güney<br />

Afrika hedef pazarımız”<br />

Türkiye’nin sektöründe lider kuruluşları<br />

arasında yer alan ve yaklaşık<br />

35 yılı bulan deneyimi ile yurt içinin<br />

yanı sıra yurt dışı pazarlarda da<br />

rekabet avantajlarını en iyi şekilde<br />

kullanan Zahit Alüminyum, yeni<br />

pazarlara yelken açtı.<br />

Adana OSB’de, 65 bin metrekaresi<br />

kapalı, toplam 100 bin metrekare<br />

alanda yer alan iki ayrı tesiste;<br />

alüminyum profil, kompozit panel<br />

ve güneş ışığını elektrik enerjisine<br />

dönüştüren fotovoltaik güneş paneli<br />

üreten Zahit Alüminyum’un<br />

yönetim kurulu üyesi Elif Balbay<br />

Öz, kaliteli üretim kozunu dünya<br />

pazarlarında en iyi şekilde değerlendirdiklerini<br />

bildirdi.<br />

Hedef pazarlar<br />

Elif Balbay Öz, Almanya, Romanya,<br />

Avusturya, İsviçre, Bulgaristan,<br />

İtalya, Polonya, Kıbrıs, Gana, Suriye,<br />

Etiyopya, Gürcistan, Kosova,<br />

Togo, Cezayir, Filistin, Tunus, Türkmenistan,<br />

İsrail, Mısır, Irak, İran,<br />

Azerbaycan ve Suudi Arabistan<br />

ağırlıklı olarak yaptıkları ihracatla<br />

yetinmediklerini, yeni pazarlara<br />

yelken açtıklarını belirtti.<br />

Avrupa pazarı için Berlin’e ofis<br />

Yüksek alım gücü nedeniyle Türk<br />

sanayicisi için her zaman en büyük<br />

ihracat kapısı olan Avrupa pazarını<br />

çok önemsediklerini belirten Elif<br />

Balbay Öz, “Bu pazarda yenilikçi<br />

ürünlerimizle etkinliğimizi artırmak<br />

istiyoruz. Onun için Almanya<br />

Berlin’i merkez seçtik. Avrupa pazarına<br />

yönelik tüm operasyonlarımızı,<br />

2016 yılında Berlin’de açtığımız<br />

bu ofisimizden yürütüyoruz.<br />

Buradan Avrupa’da bizim sektörümüzde<br />

faaliyet gösteren firmaların<br />

büyük bölümüne ulaşmayı hedefliyoruz.<br />

Yoğun gayretimiz ve yüksek<br />

kaliteye sahip ürünlerimizle, diğer<br />

pazarlarda elde ettiğimiz başarıyı<br />

Avrupa’da da tekrarlayacağımıza<br />

inanıyoruz” dedi. Elif Balbay Öz,<br />

Avrupa’nın yanı sıra Güney Afrika’nın<br />

da hedef pazarları arasında<br />

yer aldığını, ayrıca Amerika pazarı<br />

için fizibilite çalışmalarının devam<br />

ettiğini vurguladı.<br />

Üretimin yüzde 20’si ihraç<br />

ediliyor<br />

Balbay Öz, pazarlarda en büyük<br />

kozlarının kaliteli ve inovatif<br />

ürünler olduğuna dikkati çekerek,<br />

geçtiğimiz aylarda kurdukları AR-<br />

GE Merkezi ile bu kozlarını daha<br />

da güçlendirdiklerine dikkati çekti.<br />

Hammaddede dışa bağımlılık<br />

ve yüksek enerji maliyetlerine<br />

rağmen dünya pazarlarında boy<br />

gösterdiklerini belirten Elif Balbay<br />

Öz, şunları kaydetti:<br />

“Hali hazırda üretimimizin % 20’lik<br />

kısmını ihraç ediyoruz. Geriye kalan<br />

kısım yurtiçi pazarında satışa<br />

sunuluyor. Önümüzde kısa, orta ve<br />

uzun vadeli hedeflerimiz var. İhracattaki<br />

hedefimiz ise bunu kademeli<br />

olarak her yıl artırmak. Çünkü<br />

yapılan her ihracatı, ülkemizin dış<br />

ticaret açığına sunduğumuz bir<br />

katkı olarak değerlendiriyoruz.”<br />

20


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Temel İhtiyaç Derneği’nin yolu<br />

güneş enerjisiyle de kesişebilir…<br />

TİDER Müdürü Ezgi Özkök<br />

Gıda bankacılığı ile israfı önleme, yoksullukla<br />

mücadele ve meslek edindirmeye kadar çok yönlü<br />

bir profil çizen Temel İhtiyaç Derneği<br />

(TİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Süzer, ilkleri<br />

hayata geçirerek sunduğu etkili çözümlerle farklı<br />

sektörlere dokunuyor.<br />

TİDER’i anlatmak kolay değil. Zira<br />

birçok koldan temel ihtiyaçları gidermek<br />

hususunda anlamlı çalışmaları<br />

var. Temel ihtiyaç alanında oluşturduğu<br />

farkındalık ile herkesin takdirini<br />

kazanan TİDER, bu çalışmalarına<br />

yenilerini de eklemeye ve gıda bankacılığını<br />

tanıtmaya devam ediyor. Merak<br />

ettiğimiz TİDER’i daha yakından<br />

tanımak için sorularımızı yönelttiğimiz<br />

TİDER Kurucusu Serhan Süzer<br />

ve Genel Müdürü Ezgi Özkök anlattıkları<br />

ile bizleri aydınlattı.<br />

TİDER birçok koldan ihtiyaç<br />

sahiplerine ulaşıyor. Mesela<br />

uluslararası ödül alan<br />

Destek İK, örnek teşkil eden<br />

projelerinizden. Bu noktada<br />

sizi besleyen ne oluyor?<br />

Serhan Süzer: Derneğimizin ana misyonu<br />

logoda da yansıttığımız gibi,<br />

kendi ayakları üzerinde durabilen<br />

insanları ortaya çıkarmak. Gıda bankacılığı<br />

ve bu tip yardımlar insanların<br />

TİDER Kurucusu Serhan Süzer<br />

ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir.<br />

Ama biz diyoruz ki, “Kendi ayaklarınızın<br />

üzerinde durun. İş bulma konusunda<br />

destek olduktan sonra bize<br />

ihtiyacınız olmayacak.” Yani aslında<br />

insanların bize ihtiyacı olmamasını<br />

sağlamak istiyoruz. Ana modelimiz<br />

bu, tabi bu model ile israfı da önlüyoruz.<br />

Bu şirketleri teşvik eden bir modeldir.<br />

Gıda bankacılığı kanunu 2004<br />

yılında çıktı ve şirketler yaptıkları<br />

bağışı vergi matrahlarından düşebiliyorlar.<br />

Bu anlamda özel sektörü de<br />

teşvik ediyoruz. İnsanların süreli bir<br />

şekilde temel ihtiyaçlarını karşılıyor<br />

ve meslek edindirerek kendi ayaklarının<br />

üzerinde durmalarını sağlıyoruz.<br />

Bir anlamda balık verirken balık<br />

tutmasını öğretiyoruz. Bunu Türkiye<br />

geneline yaymak istiyoruz. Bu anlamda<br />

uluslararası bir ödül de kazandık,<br />

yaptığımız iş uluslararası olarak da<br />

taçlandırılmış oldu. Global FoodBan-<br />

22


Sektör Haber<br />

king Network tarafından inovasyon<br />

ödülü aldık. Sağlıklı bir şey çıktı ortaya,<br />

bunu daha fazla yayabilmek ve<br />

daha fazla insana yardımcı olabilmek<br />

temennisi ile devam ediyoruz.<br />

Aslında bu sistemi 2015 yılından beri<br />

Maltepe’de çok güzel ilerletiyoruz ve<br />

bu sistemin çok net bir şekilde oturduğunu<br />

görüyoruz.<br />

Ezgi Özkök: 20 <strong>Eylül</strong>’de Destek Market<br />

Bağcılar’ı açtık. Kaymakamlıklarda<br />

ihtiyaç sahiplerini belirleyen,<br />

onların evlerine ziyaretler gerçekleştiren<br />

ve onları daha yakından tanıyan<br />

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma<br />

Vakıfları var. Destek Marketlerimizden<br />

yararlanmak isteyen kişiler ve<br />

aileleri için oluşturduğumuz başvuru<br />

formu ve gerekli evraklar listemizi<br />

onlara bıraktık. Başvuran kişileri bize<br />

yönlendirebiliyorlar. Sadece Kaymakamlıklar<br />

değil, Belediyeler, Muhtarlıklar<br />

ya da bölgede bulunan STK’lar<br />

ve farklı kurumlar bizi bu konuda<br />

destekliyorlar.<br />

Bölge bazlı mı çalışıyorsunuz?<br />

Bağcılar dışından da katılım<br />

olabiliyor mu?<br />

Ezgi Özkök: Bölgesel çalışıyoruz evet.<br />

Bunun şöyle bir sebebi var; biz yerelin<br />

bir parçası olmak istiyoruz. Yani<br />

insanların o ilçede “bizim Destek<br />

Market”, “bizim TİDER” dedikleri bir<br />

yapı olmak istiyoruz çünkü marketlerimizde<br />

sadece temel ihtiyaç ürünleri<br />

yok, orada çocukların oynayabileceği<br />

bir çocuk bölümü var, kişilerin<br />

danışıp görüşebileceği Sosyal Hizmet<br />

Uzmanımız var, kütüphane var.<br />

Dolayısıyla orası insanların zaman<br />

geçirebileceği bir toplum merkezi.<br />

İlçe bazlı çalışıyoruz ki insanlar orayı<br />

benimsesin. Sayılar çok fazla, Bağcılar<br />

Kaymakamlığı’nın verilerine göre<br />

Bağcılar’da yoksulluk sınırı altında<br />

yaşayan kişi sayısı 100 bin. Maltepe’de<br />

bu sayı 5 bindi. Dolayısıyla tek<br />

bir Destek Market’le o 100 bin aileye<br />

ulaştığımız noktada zaten çok güzel<br />

bir iş başarmış olacağız.<br />

Bölgeyi neye göre atadınız?<br />

Ezgi Özkök: Burada en önemli kriter<br />

yoksulluk sınırının altında yaşayan<br />

ailelerin sayısı. Maltepe pilot bir uygulamaydı.<br />

Sayı 5 bindi ve biz 5 bin<br />

ailenin neredeyse tamamına temel<br />

ihtiyaç ürünlerini ulaştırdık. Pilot uygulamayı<br />

başarıyla tamamladıktan<br />

sonra ihtiyacın daha yoğun olduğu<br />

bir bölge seçelim ve orada modelimizi<br />

uygulayalım istedik. Dolayısıyla<br />

bu noktada da aklımıza gelen ilk yer<br />

Bağcılar oldu.<br />

Sponsorlardan bahseder<br />

misiniz?<br />

Ezgi Özkök: Destek Market’in raflarında<br />

görülen bütün ürünler bağış<br />

olarak alınıyor. Hiçbir şekilde<br />

satın alma yapmıyoruz. Çünkü<br />

gıda bankacılığı temelinde iki kollu<br />

bir iş, bir yanda israfı önlemek bir<br />

yanda yoksulluğu aşmak var. Dolayısıyla<br />

israfa gidecek, imha edilecek<br />

ama kullanılabilir durumda<br />

olan ürünleri biz marketlerimizde<br />

sergiliyoruz. Bu alanda bize destek<br />

olan çok firma var; Unilever,<br />

Carrefour, Evyap, Barilla, Mondelez,<br />

Komşu Fırın, Jacobs, Peyman<br />

önemli ürün bağışçılarımız. Onun<br />

dışında sadece ürün olarak değil,<br />

örneğin çocuk köşesini kurmak<br />

gibi durumlarda da bize destek<br />

olan farklı lojistik firmaları var.<br />

Cargill, Chep, Green Chemicals<br />

da ürün bağışı dışında bize destek<br />

olan diğer firmalar. Daha çoğuna<br />

da ulaşmayı hedefliyoruz. Temel<br />

ihtiyaç ürünleri dediğimiz bütün<br />

ürünleri üretebilen ya da bunun<br />

satışını marketlerde yapan perakendeci<br />

ve üretici firmaların bize<br />

ulaşmasını çok istiyoruz. Çünkü<br />

ne kadar bağış alırsak o kadar fazla<br />

insana ulaşabiliyoruz.<br />

23


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Derneğin daha farklı<br />

noktalarda Destek Market<br />

açma hedefi var mı?<br />

Ezgi Özkök: Modelimizi Türkiye’ye<br />

yaymak istiyoruz. Hatta önce Türkiye<br />

sonrasında dünyaya örnek olmasını<br />

istiyoruz ki aldığımız inovasyon ödülü<br />

de bunun bir göstergesi ve dünyada<br />

da uygulanabileceği anlamına<br />

geliyor. Modeli Türkiye’ye iki yolla<br />

yaymak istiyoruz, bir yanda destek<br />

marketler açmaya devam edeceğiz ve<br />

bundan sonrakini de İstanbul dışında<br />

Anadolu’da bir yerde açacağız. Fakat<br />

Destek Marketlerimizi çok fazla sayıya<br />

ulaştırmayacağız. Hali hazırda<br />

Türkiye’de zaten birçok gıda bankası<br />

var. Yani bu işi yapan dernek ve vakıflar<br />

var. Onların oluşturduğumuz ulusal<br />

gıda bankaları ağına üye olmaları<br />

için çalışıyoruz. Bu gıda bankalarına<br />

edindiğimiz deneyim ve bilgileri aktararak,<br />

eğitim ve danışmanlıklarla<br />

destekleyerek bizim modelimizi uygulamalarını<br />

sağlamaya çalışıyoruz.<br />

24


Sektör Haber<br />

Teknoloji kullanımından raporlamaya<br />

kadar, ailelerin belirlenmesi sürecinden<br />

depo yönetimi ve konum seçimine<br />

kadar birçok konuda destek<br />

veriyor ve bunu sürdürüyoruz. Kurulduğumuzdan<br />

beri bizden mevzuatlar<br />

gibi çeşitli konularda danışmanlık ve<br />

bilgi isteyenler oldu. Gıda bankalarının<br />

en çok zorlandıkları kısım ürün<br />

bağışı. Ürün bağışı alamayıp satın almaya<br />

geçen birçok gıda bankası var.<br />

Bunun için yazılımını bizim yaptığımız<br />

Destek Bulutu platformumuzda<br />

bir yanda ürün bağışı yapan üreticiler<br />

ve perakendeciler ile diğer yanda bizim<br />

Destek Marketlerimiz ve destek<br />

olduğumuz gıda bankalarını buluşturuyoruz.<br />

Platform üzerinden ürün<br />

bağışı yapıldığında yakın konumdaki<br />

gıda bankaları bu bağışı görebiliyorlar<br />

ve rezerve ediyorlar. Destek Bulutu<br />

platformuyla yaygınlaşmayı ve<br />

diğer gıda bankalarına ulaşmayı hedefliyoruz.<br />

Dernek ve yaptığı çalışmalar<br />

Türkiye’de yeterince biliniyor<br />

mu?<br />

Ezgi Özkök: Bilinirliğimizi artırmak<br />

için iletişim çalışmalarımız devam<br />

ediyor. Tabi ki daha çok bilinmek her<br />

derneğin, her STK’nın olduğu gibi bizim<br />

de ihtiyacımız. Ne kadar bilinirsek<br />

o kadar destekçiye ulaşabilir ve o<br />

kadar fazla aile ve bireyi temel ihtiyaç<br />

ürününe ulaştırabiliriz. Gıda bankacılığının<br />

yaygınlaşması alanında da<br />

çalışmalarımız sürüyor. Gıda, Tarım<br />

ve Hayvancılık Bakanlığı ile görüşmelerimiz<br />

devam ediyor. Gıda bağışı<br />

konusunda devlet teşviklerinin artması<br />

gerekiyor. Vergi teşviki mevcut,<br />

bunun arttırılması ya da daha farklı<br />

teşvikler olabilir. İsrafa yönelik farkındalık<br />

artırılmalı. Dünyada üretilen<br />

bütün gıdaların 3’te biri israf ediliyor.<br />

Bugün yoksulluk ve açlık çeken 868<br />

milyon insan var ve israf edilen gıdalar<br />

bu kişilerin ihtiyacının 4 katıdır.<br />

Yani biz şuan israf edilen ürünlerin<br />

4’te birini bile kurtarabilsek dünyada<br />

yoksulluk ve açlık diye bir problem<br />

kalmayacak. Dolayısıyla bu farkındalığın<br />

artması gerekiyor ki bağış daha<br />

fazla olsun.<br />

TBMM’de Gıda Bankacılığının araştırılmasıyla<br />

ilgili bir dilekçe komisyonu<br />

kuruldu. Onlarla ilişkilerimiz çok iyi<br />

çünkü araştırma yaparken karşılarına<br />

çıkan ilk dernek biz oluyoruz.<br />

Hem bizim modelimizi hem de sahada<br />

yaşanılan problemleri aktarıyoruz<br />

ki gıda bankacılığını yaygınlaştırmaya<br />

yönelik daha genel çalışmalar ve<br />

değişiklikler yapılabilsin.<br />

Son olarak size destek olmak<br />

isteyecek kişilere vermek<br />

istediğiniz bir mesaj var mı?<br />

Ezgi Özkök: Temel ihtiyaç anlamında<br />

destek olacak veya destek olabilecek<br />

kurumlarla bizi tanıştırabilecek kişilerin<br />

bizimle iletişime geçmesi büyük<br />

bir destek olur. Her STK gibi biz de<br />

bireysel bağışlarla ayakta duran bir<br />

derneğiz. Web sitemizde bununla ilgili<br />

çok kolay ulaşılabilir bir sayfamız<br />

var. Ayrıca gönüllü destek de alabiliriz.<br />

Belli alanlarda uzman kişiler ya<br />

da kurulumlar o uzmanlık alanında<br />

bize gönüllü destek olabilir. Hukuki<br />

işler, kaynak geliştirme veya iletişim<br />

desteği olabilir. Ya da bilgisi tecrübesi<br />

varsa bize aktarabilir. Onun dışında<br />

gönüllülerimizle her ayın son cumartesi<br />

günü gönüllü günü düzenliyoruz.<br />

Bu şekilde gönüllümüz olabilirler.<br />

Her türlü desteğe açığız.<br />

Serhan Süzer: Öncelikle güneş enerjisi<br />

benim profesyonel alanım olduğu<br />

için şunu eklemek istiyorum. Aslında<br />

elektrik de bir temel ihtiyaçtır. Bizim<br />

konsepte çok uyuyor. Elektrikle ısınma<br />

ve birçok ihtiyacı da beraberinde<br />

sağlamış oluyorsunuz. Zamanında<br />

Amerika’da bir etkinliğe katılmıştım.<br />

Bir yardım kuruluşunun etkinliğinde<br />

fakir bir aile tespit ediyorlar ve biz<br />

sana yardım edeceğiz diyorlar. Birçok<br />

güneş enerjisi firması da destekliyor.<br />

Ben bizzat kendim bir ailenin çatı<br />

kurulumunu yaptım ve onun faturalarını<br />

sıfıra indirdik. Bir anlamda<br />

benim yaptığım güneş enerjisi Tİ-<br />

DER’in kesişimi gibi bir şey... İlerde<br />

böyle bir program başlatabiliriz.<br />

Çünkü gıda, temizlik ürünü ve kıyafet<br />

temel ihtiyaçtır ama elektriğin de ihtiyaç<br />

olduğu yerde böyle bir program<br />

başlatabiliriz. Aslında bizim iki tane<br />

platformumuz var. Biri Destek Bulutu<br />

yazılımıyken diğer yazılımımız Kariyer.net’in<br />

mavi yaka versiyonu. Bu<br />

yazılımla insan kaynakları yöneticileri<br />

gidip bir kariyer.net veya eleman.<br />

net’e, bir de TİDER’e bakayım diyecekler.<br />

Bütün illerde ilçelerdeki kuruluşlar<br />

bizim veritabanımızdan profilleri<br />

görüp mülakata çağırabilecekler,<br />

aynı zamanda oradaki ihtiyaç sahibi<br />

kişiler de açık pozisyonları bulup<br />

başvurabilecekler. O sebeple firmaların<br />

bizim Destek İK platformuna entegre<br />

olmalarını rica ediyoruz.<br />

25


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Mutlu şehir Osmaniye’nin<br />

güneş ile gülen yüzleri<br />

Ekore’nin Osmaniye’deki 1.2 MW kurulu kapasiteli GES’i devreye girdi<br />

Osmaniye Belediyesi 2015-2019<br />

Stratejik Planı’nda hedefini “Mutlu<br />

Şehir Osmaniye” olarak belirlemiş<br />

ve çıkılan bu yolda çağdaş, modern<br />

ve bölgesel yaşam merkezi olan bir<br />

Osmaniye inşa etmek için çalışmalarını<br />

yürütmekte. EkoRE olarak biz<br />

de Osmaniye’nin “Mutlu Şehir” hedefine<br />

katkıda bulunmak istedik.<br />

Doğanın cömert davrandığı ve<br />

medeniyetlerin beşiği bu bereketli<br />

topraklarda “Mutluluk”; yine şehrin<br />

ekonomik gelişmesine katkıda<br />

bulunacak teknolojide temiz enerji<br />

ile üretilmiş elektriği “Mutlu Kentin<br />

Mutlu İnsanları”’na sunabilmektir.<br />

Doğanın bize armağanı olan güneş<br />

enerjisi ile santrallerimizden birini<br />

Osmaniye’ye kurarken “Mutlu Şehir<br />

Osmaniye’nin Güneşle Gülen Yüzleri”’ne<br />

vesile olmak istedik. Eko-<br />

RE’nin Osmaniye Düziçi’ndeki 1.2<br />

MW kurulu kapasiteye sahip güneş<br />

enerjisi santrali devreye girdi. 1,980<br />

MWh/yıl elektrik üretirken 1,346.4<br />

ton/yıllık Karbondiyoksit (CO2)<br />

salımını önleyen Osmaniye GES’de<br />

EkoRE hem EPC (Mühendislik, Tedarik<br />

ve Kurulum) firması hem de<br />

yatırımcı konumundadır. Daha yaşanılabilir<br />

bir gelecek için çalışan<br />

EkoRE hem Türkiye’de hem de diğer<br />

ülkelerde yenilenebilir enerji projeleri<br />

geliştirmeye devam etmektedir.<br />

26


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

TGDF’den İklim Değişikliği<br />

konusunda çarpıcı rapor!<br />

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri<br />

Federasyonu (TGDF), “Türkiye’de İklim Değişikliği<br />

ve Tarımda Sürdürülebilirlik” Raporu ile tarım ve<br />

gıda üretiminin iklim değişikliği ile karşı karşıya<br />

kalacağı tehdidin boyutlarını ortaya koydu, çözüm<br />

önerilerinde bulundu. Raporda, sürdürülebilir tarım<br />

ve gıda güvencesi için “günübirlik politikalarla<br />

değil, uzun vadeli ve bilimsel bir yaklaşımla hemen<br />

harekete geçilmesi” gerektiğinin altı çizildi.<br />

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri<br />

Federasyonu (TGDF) Çevre<br />

ve Tarım Komisyonu adına; İTÜ<br />

Meteoroloji Mühendisliği Bölümü<br />

Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat<br />

Kadıoğlu başkanlığındaki bir ekip<br />

tarafından hazırlanan “Türkiye’de<br />

İklim Değişikliği ve Tarımda Sürdürülebilirlik”<br />

Raporu, TGDF Çevre ve<br />

Tarım Komisyonu Başkanı Ayhan<br />

Sümerli, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı<br />

Dr. Ayşegül Selışık ile Prof.<br />

Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun katılımıyla<br />

düzenlenen basın toplantısında<br />

kamuoyuna açıklandı.<br />

“İklim değişikliği göçü<br />

tetikliyor”<br />

Konuşmasında, BM Gıda ve Tarım<br />

Örgütü’nün (FAO) bu yıl için 16<br />

<strong>Ekim</strong> Dünya Gıda Günü temasını<br />

“Göçün geleceğini değiştirin, gıda<br />

güvenliği ve kırsal kalkınmaya yatırım<br />

yapın” olarak belirlediğine<br />

dikkat çeken Dr. Ayşegül Selışık,<br />

söz konusu tema ile göçün engellenmesinde<br />

gıda güvenliği ve kırsal<br />

kalkınmaya yapılan yatırımların<br />

öneminin vurgulandığını söyledi.<br />

Dünyadaki göç hareketlerine ilişkin<br />

verileri paylaşan Selışık, “İklim<br />

değişikliği, tarım ve gıda üretimine<br />

olumsuz etkileri ile göçü tetikleyen<br />

unsurların başında geliyor. Savaş ve<br />

çatışmalardan, iklim değişikliğinin<br />

yol açtığı tarım ve gıda üretimindeki<br />

azalmalardan en fazla kırsal<br />

kesimdeki insanlar etkileniyor. Bu<br />

nedenle iklim değişikliği ile mücadele<br />

kapsamında atılacak adımlar,<br />

hem ulusal sınırlar içerisinde hem<br />

de uluslararası göçün önlenmesi<br />

bakımından büyük önem taşıyor”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

“Şimdi harekete geçmeliyiz”<br />

“Türkiye’de İklim Değişikliği ve<br />

28


Sektör Haber<br />

Tarımda Sürdürülebilirlik” Raporu’nun<br />

sunumunu yapan Prof. Dr.<br />

Mikdat Kadıoğlu da, “İş işten geçmeden<br />

sürdürülebilir bir tarım ve<br />

gıda güvencesi için günübirlik politikalara<br />

göre değil, uzun vadeli ve<br />

bilimsel bir yaklaşımla şimdi harekete<br />

geçmeliyiz” dedi. Kadıoğlu,<br />

rapordan bazı önemli başlıkları da<br />

şöyle açıkladı:<br />

“Türkiye’de hava sıcaklıkları en kötü<br />

iklim senaryosuna göre 2100 yılına<br />

kadar yaz aylarında 4-7 °C aralığında<br />

artacak. En yüksek sıcaklık artışları;<br />

Güneydoğu, Ege ve Akdeniz<br />

bölgelerinde meydana gelecek.<br />

Toplam yağış miktarlarında, Karadeniz<br />

Bölgesindeki 150 mm civarındaki<br />

küçük artış hariç, 2050’den<br />

itibaren özellikle kış aylarında 250-<br />

300 mm’ye varacak olan azalmalar<br />

yüzünden, Ege ve Akdeniz kıyılarında,<br />

Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde<br />

yağış eksikliği/kuraklık yaşanacak.<br />

Karla kaplı alanlarda, kar yağışlı<br />

gün sayısı ve kar yağışı miktarlarında<br />

azalmalar olacak, kıyılarımızda<br />

deniz su seviyesi yükselecek.<br />

Meteorolojik afetler, Türkiye’nin<br />

güneyinden kuzeyine doğru sayı ve<br />

şiddet bakımından artış̧ gösterecek.<br />

Artan nüfus, iklim değişikliği ve<br />

azalan su kaynakları nedeniyle kişi<br />

başına kullanılabilir yıllık su miktarının<br />

~1.000 m3’ün altına inmesi ile<br />

Türkiye’nin ‘su fakiri’ olması bekleniyor.”<br />

“Tarım ve gıda üretimi<br />

sınırlanacak, fiyatlar artacak”<br />

Tarım ve gıdanın, Türkiye’de iklim<br />

değişikliğinden en çok etkilenecek<br />

ve en savunmasız sektörler olduğunun<br />

altını çizen Prof. Dr. Kadıoğlu,<br />

olası sonuçları da şöyle özetledi:<br />

“Yağış yetersizliği, su sıkıntısı ve<br />

aşırı hava olaylarındaki artış; bitkisel<br />

üretime uygun alanların azalması<br />

ve kuzeye doğru kaymasına<br />

yol açarak, tarım ve gıda üretimimizi<br />

sınırlayacağı için fiyatlar yükselecek,<br />

ithalat artıp ihracat düşecektir.<br />

Sıcaklıktaki artış,̧ insan, bitki ve<br />

hayvan sağlığı üzerinde olumsuz<br />

etkiler yapacak, haşere, hastalık<br />

ve ölüm oranları artacak, yarı kurak<br />

bölgeler daha kurak hale gelecek,<br />

sulama suyu talebi bugüne<br />

göre yaklaşık iki katına çıkacaktır.<br />

Türkiye’nin mevcut su kaynakları<br />

ve gıda sorunlarına yeni sorunlar<br />

eklenecek, sulama, içme ve kullanma<br />

suyunda sıkıntılar yaşanacak,<br />

sektörler ile birlikte iller/ bölgeler<br />

arasında su için büyük bir rekabet<br />

ortaya çıkacak. Ayrıca, artan hava<br />

sıcaklığından büyükbaş hayvancılık<br />

olumsuz bir şekilde etkilenecek.<br />

Şiddetli sağanaklar ile hortum, dolu<br />

ve ani yağışlardaki artışlar da, Türkiye’de<br />

güvenli gıdaya ulaşma imkanlarını<br />

azaltacaktır.<br />

Türkiye’nin tarımsal üretimindeki<br />

mavi su ayak izi oranının pamuk ve<br />

şeker pancarı gibi bazı ürünlerde<br />

çok yüksek olması, sulama gerektiren<br />

ve sadece yağmur suyu ile yetiştirilemeyen<br />

ürünlerinin doğru yerlere<br />

ekilmediğini göstermektedir.”<br />

“TGDF üzerine düşeni yapmaya<br />

hazır”<br />

Toplantıda konuşan TGDF Çevre<br />

ve Tarım Komisyonu Başkanı Ayhan<br />

Sümerli ise BM’nin <strong>Eylül</strong> ayında<br />

açıkladığı “Gıda Güvenliği ve<br />

Beslenme” Raporunun, dünyada<br />

10 yıldan uzun bir süredir gerileyen<br />

açlığın, 2016 yılında yükselişe<br />

geçtiğini ve 815 milyon insanın aç<br />

olduğunu ortaya koyduğunu hatırlattı.<br />

Sümerli, “Bu kadar aç insanın<br />

varlığı bir yana, 2050 yılında 10 milyara<br />

ulaşacak dünya nüfusunu beslemek<br />

için tarım ve gıda üretiminin<br />

en az yüzde 50 oranında artırılması<br />

gerekiyor.” dedi.<br />

Buna karşılık iklim değişikliğinin<br />

tarım ve gıda üretimi için büyük<br />

tehdit oluşturduğunun altını çizen<br />

Sümerli, “Türkiye’de İklim Değişikliği<br />

ve Tarımda Sürdürülebilirlik<br />

Raporu”nun, ülkemiz tarım ve gıda<br />

üretimini bekleyen tehlikeyi ortaya<br />

koyduğunu bildirdi.<br />

Başta Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu<br />

olmak üzere raporu hazırlayan<br />

isimlere teşekkür eden Sümerli,<br />

“Türkiye gıda sektörü olarak gıda<br />

güvenliğinden taviz vermeden, gelecek<br />

nesillerin en ekonomik ve en<br />

sağlıklı nasıl beslenecekleri sorusuna<br />

yanıt arayışımız kapsamındaki<br />

çalışmalarımızın bir ürünü olan<br />

raporun, bu alandaki çalışmalarda<br />

yol gösterici olacağına inanıyoruz.<br />

Ülkemiz için bir İklim Değişikliği<br />

Acil Eylem Planı vakit yitirilmeden<br />

hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır.<br />

Aksi halde yarın çok geç<br />

olacak. TGDF olarak biz üzerimize<br />

düşeni yapmaya hazırız” diye konuştu.<br />

29


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Kesintisiz enerji kahramanları UPS’lerin<br />

Türkiye’de pazar lideri İNFORM, Ar-Ge ile büyüyor<br />

Legrand Ülke Müdürü Levent Ilgın<br />

Günlük hayatta, üretimde ve toplu yaşam<br />

alanlarında kısacası yaşamın sürdürülebilirliğinde<br />

en önemli öğe, ‘kesintisiz güce sahip olmak’ ve<br />

bu güce sahip olabilmenin yolu ise UPS’lerden<br />

(Uninterruptible Power Supply: Kesintisiz Güç<br />

Kaynağından) geçiyor.<br />

Bu noktada elektrik yükünün bağlı<br />

bulunduğu şebekede meydana gelen<br />

veya gelebilecek olası gerilim<br />

dalgalanmalarının yanı sıra kısa<br />

veya uzun süreli kesintiler gibi durumlarda<br />

yükü bu değişimlerden<br />

koruyan ve yükün sağlıklı ve kesintisiz<br />

çalışmasını sağlayan UPS’lerin<br />

önemi ortaya çıkıyor. Bu bilinçle<br />

yüzde 40 pazar payıyla Türkiye’de<br />

tartışmasız sektör lideri İnform,<br />

Ar-Ge destekli inovatif bakış açısını<br />

benimseyerek beş yıl içinde dünyanın<br />

ilk 5 UPS firmasından biri olmak<br />

için çalışmalarını sürdürüyor.<br />

Elektrik ile çalışan hassas cihazların<br />

kesintisiz ve sağlıklı çalışmasını<br />

sağlamak için kullanılan UPS’ler<br />

(Uninterruptible Power Supply:<br />

Kesintisiz Güç Kaynağı) farkına<br />

varmasak da yaşamımızda büyük<br />

öneme sahip. Gelişen ve değişen<br />

dünya şartlarında elektriğin yaygın<br />

kullanımı, hayati önem taşıyan ya<br />

da sürekli çalışması gereken cihaz<br />

ve sistemlerde uygulanması, bu<br />

enerjiyi üreten kaynakların da güvenilirlik<br />

sorununu gündeme getiriyor.<br />

Bu nedenle kritik yük olarak<br />

nitelendirilen elektronik cihaz ve<br />

sistemlerin Kesintisiz Güç Kaynakları<br />

(UPS) üzerinden beslenmesi<br />

zorunlu. Gerek hayati önem taşıyan<br />

kuruluşlarda, gerekse endüstriyel<br />

uygulamalarda gittikçe yaygın kullanım<br />

alanı bulan UPS’lerin kullanım<br />

alanları arasında; bilgisayarlar<br />

ve bilgisayar destekli otomasyon<br />

sistemleri, tıbbi elektronik cihazlar,<br />

hastaneler, havaalanı aydınlatması,<br />

hava trafik kontrol merkezleri, askeri<br />

radar sistemleri, haberleşme ve<br />

yayın kuruluşları, asansörler, yazar<br />

kasalar, acil durum aydınlatma sistemleri,<br />

ısıtma ve soğutma cihazları<br />

vb. geliyor.<br />

Sürdürülebilirlik ilkesini tüm iş<br />

süreçlerine entegre eden İnform,<br />

enerjinin, insana ve çevreye zarar<br />

vermeden, en verimli şekilde ve<br />

kesintisiz olarak kullanımına olanak<br />

sağlayan ürünleriyle sektördeki<br />

duruşunu net bir şekilde ortaya<br />

30


Sektör Haber<br />

koyuyor ve 37 yıllık deneyimini<br />

ülke lideri konumuyla taçlandıran<br />

İnform, geliştirdiği ürünlerle sektöründe<br />

takip eden değil, takip edilen<br />

bir firma...<br />

“Ar-Ge destekli büyüme<br />

stratejisini benimsiyoruz…”<br />

İnform’un yüzde 40 pazar payıyla<br />

Türkiye’de tartışmasız sektör lideri<br />

olduğunu söyleyen Legrand Ülke<br />

Müdürü Levent Ilgın, İnform’un<br />

beş yıl içinde dünyanın ilk beş UPS<br />

firmasından biri olması için strateji<br />

geliştirdiklerini söylüyor ve ekliyor,<br />

“İnform, tesislerinde ve özellikle de<br />

Ar-Ge Departmanı’nda büyümeyi<br />

sürdürmüş, dış pazarlardaki varlığını<br />

çok daha güçlü biçimde vurgulamış<br />

bir markadır. Bu sene Nisan<br />

ayında Bilim, Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanlığı’ndan onaylı, sertifikalı<br />

bir Ar-Ge Merkezi olduk. Bu kapsamda<br />

TÜBİTAK Teydeb projelerimiz<br />

var. 27.500 m2’lik kapalı alana<br />

kurulu tesislerinde, kesintisiz güç<br />

kaynakları başta olmak üzere, GSM<br />

ve telekomünikasyon sektöründe<br />

kullanılan özel enerji sistemleri,<br />

doğrultucular, 19’’ Rack kabinleri,<br />

otomatik ve statik voltaj regülatörleri,<br />

alçak gerilim panoları, IT Hastane<br />

sistemleri, aktif harmonik<br />

filtre, transformatörler, elektronik<br />

kartlar, enerji tasarruf sistemleri,<br />

yenilenebilir enerji sistemleri vb.<br />

ürünleri üreterek satışa sunmakta<br />

ve her türlü özel projeye cevap<br />

verebilmektedir. Her anı Kalite<br />

Müdürlüğü tarafından denetlenen<br />

İnform, ISO-9001: 2008, ISO 14001:<br />

2004, ISO 27001: 2013, OHSAS<br />

18001: 2007 ROHS, , EAC, Soncap,<br />

CE ve TSE kalite belgelerine sahiptir.<br />

İnform’ un Toplam Kalite Yönetimi<br />

ilkeleri ve koşulsuz müşteri<br />

memnuniyeti beklentisi, üretimin<br />

her anında kusursuzluğun temelini<br />

oluşturmaktadır”.<br />

Levent Ilgın: İnform<br />

Türkiye’nin en büyük ve<br />

güvenilir çözüm ortağı<br />

İnform’un Türkiye çapında 81 ili de<br />

kapsayacak şekilde yapılanması olduğunun<br />

altını çizen Ilgın, “Yüzde<br />

100 müşteri memnuniyeti çerçevesinde<br />

çalışan İnform, satış ve satış<br />

sonrası hizmetlerde uzman kadroları<br />

bünyesinde barındırmaktadır.<br />

Dünya ölçeğinde ise 85’i aşkın ülkeye<br />

yapılan ihracat ile genişlemesini,<br />

ürün kalitesine hizmet kalitesini de<br />

ekleyerek sürdürmektedir. İnform,<br />

kesintisiz ve temiz enerji ihtiyacında,<br />

Türkiye’nin en büyük ve güvenilir<br />

çözüm ortağı olmak, bu güvenilirliği<br />

tüm dünyada yaygınlaştırmak<br />

için, dünya standartlarında kaliteden<br />

ödün vermeden ilerlemeyi<br />

kendine ilke edinmiştir.<br />

31


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Yenilenebilir enerjinin merkezi Türkiye:<br />

Saniyede şarj, hayal olmaktan çıkıyor<br />

Dünyada en büyük sorun enerjiyi depolamak ve doğal<br />

enerjiler için depolama çözümleri bulmak. Diğer yandan<br />

uzun şarj süreleri ve kısa sürede tüketim özellikle<br />

elektrikli araç teknolojisinin hızlı gelişmesinin önünde<br />

en büyük engel. Tüm dünya pil ve şarj teknolojileri<br />

üzerine yoğunlaşırken, yakın gelecekte saniyeler<br />

içinde şarj olmaları ve daha uzun süre dayanabilmeleri<br />

mümkün görünüyor. Ülkemiz de bu gelişmelere katkı<br />

sunan ülkeler arasında…<br />

Türkiye’nin lider ülke olmak için yoğunlaştığı<br />

yenilenebilir enerji, yeşil<br />

dostu bir teknoloji. Yenilenebilir<br />

enerji ile iklim değişikliğinin önüne<br />

geçilerek, dünyayı daha yaşanabilir<br />

halde tutma amaçlanıyor.<br />

Türkiye’nin yerli yeniliğini temsil<br />

eden MMG Ar Ge İnovasyon<br />

Zirvesi ve Sergisi’nde “Enerjinin<br />

Depolanması ve Yeni Nesil Batarya<br />

Teknolojileri” sektörünün liderleri<br />

konuşacak.Türkiye’nin en çok<br />

ihtiyaç duyduğu ve yatırımların<br />

artmaya başladığı “Enerjinin Depolanması<br />

ve Yeni Nesil Batarya<br />

Teknolojileri” hakkında, aynı konu<br />

başlığında düzenlenecek panel, Mimar<br />

ve Mühendisler Grubu Genel<br />

Başkan Yardımcısı Bülent Şen’in<br />

32


Sektör Haber<br />

oturum başkanlığında Yenilenebilir<br />

Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can,<br />

EPDK Elektrik Dairesi’nden Afşin<br />

Burak Bostancı, GE İnovasyon Lideri<br />

Ussal Şahbaz, GER Partners<br />

Strateji ve Araştırma Direktörü<br />

Emin Emrah Danış’ın katılımıyla<br />

yapılacak.Bütün dünyanın enerji<br />

altyapısını değiştirmeyi hedefleyen<br />

yeni nesil bataryalar, rüzgar ve güneş<br />

santrallerinde enerji depolama<br />

sistemleri ve Türkiye’nin yenilenebilir<br />

enerji ihaleleriyle yapmak istedikleri<br />

üzerinde durulacak.<br />

Yenilenebilir enerjinin merkezi<br />

Türkiye<br />

Özellikle son günlerde yenilenebilir<br />

enerjinin depolanması ve ihtiyaç<br />

halinde kullanılması konusunda<br />

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,<br />

Türkiye’yi yenilebilir enerjinin<br />

merkezi yapmak için çeşitli çalışmalar<br />

yürütüyor. Hedef, milyarlarca<br />

dolarlık ekonomi oluşturularak<br />

geleceğin en büyük güçlerinden biri<br />

olacak yenilebilir enerjinin merkezinde<br />

yer almak. Yenilenebilir enerjinin<br />

depolanabilmesi çevre doğru<br />

yeşil teknolojilerinin kullanımının<br />

önünü açacak. Yeşil teknolojilerin<br />

kullanımının arttırılmasıyla ile iklim<br />

değişikliğinin durdurularak,<br />

özellikle son yıllardaki iklim değişikliğine<br />

bağlı doğal afetlerin azalması<br />

öngörülüyor.<br />

Dünya otomobillerin daha çok<br />

gidebilmesi üzerinde çalışıyor<br />

Dünyada birçok otomotiv<br />

üreticisi, elektrikli ve hibrit araçlar<br />

konusunda yoğun bir şekilde<br />

Ar-Ge çalışmaları yaparken<br />

Türkiye’de de elektrikli ve hibrit<br />

araçlar üzerinde benzer çalışmalar<br />

yürütülüyor. Bu çalışmaların<br />

odağında ise elektrikli araçlar için<br />

“enerji verimliliği yüksek, maliyeti<br />

düşük” batarya ve enerji yönetim<br />

sistemlerinin geliştirilmesi geliyor.<br />

Batarya Yönetim Sistemleri<br />

(BYS), hem bataryanın verimli<br />

ve güvenli kullanımını sağlaması<br />

hem de araçların güvenliğini riske<br />

atmayacak şekilde tasarlanmasını<br />

gerektiriyor. Son yıllarda ulusal<br />

destekler başta olmak üzere<br />

ülkemizde de bu konuda<br />

girişimler olmaya başladı. Zirve<br />

bu girişimlerin nasıl ticarileşip,<br />

ülkemizde katma değerli sektör<br />

haline gelmesi ile ilgili alt yapılar<br />

ve yol haritası tartışılacak.<br />

Ayrıca uluslararası pazarlarda bu<br />

ürünlerin kabul görebilmesi için<br />

uluslararası arenada ülke olarak<br />

sertifikasyonda öz yeterliliği nasıl<br />

kazanacağız o da konuşulacak.<br />

33


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Enerjisa’nın güneşi hızla büyüyor<br />

Enerjisa Üretim, Bandırma’daki ilk güneş enerjisi<br />

santralinin ardından 3 ayda inşaatını tamamladığı<br />

ikinci güneş enerjisi santralini Karabük’te işletmeye<br />

aldı. Yerli ve yenilenebilir enerji portföyüyle milli<br />

kaynakların kullanımını önceliklendiren Enerjisa<br />

Üretim, Karabük’te devreye aldığı 7 megavatlık güneş<br />

enerjisi santraliyle yılda 5.000 hanenin elektrik<br />

ihtiyacını karşılayabilecek enerji üretecek<br />

Toplam 3.600 MW’lık kurulu gücüyle<br />

Türkiye’nin en büyük özel<br />

sektör elektrik üretim portföyüne<br />

sahip olan Enerjisa Üretim, güneş<br />

enerjisi yatırımlarını sürdürüyor.<br />

Geçtiğimiz ay ilk güneş enerjisi<br />

santralini (GES) Bandırma’da işletmeye<br />

alan Enerjisa Üretim, ikinci<br />

güneş enerjisi santralini Karabük’te<br />

devreye aldı. Milli ve yenilenebilir<br />

enerji yatırımlarına öncelik veren<br />

Enerjisa Üretim, yaklaşık 6,5 milyon<br />

dolarlık yatırımla 3 ayda tamamladığı<br />

Karabük GES ile güneş<br />

enerjisine dayalı üretim gücünü 9<br />

megavata çıkarmış oldu.<br />

7 megavat kurulu güce sahip Karabük<br />

GES, yılda toplam 11,4 GWh<br />

elektrik üreterek 5.000 hanenin<br />

tüm enerji ihtiyacını karşılayacak.<br />

Karabük’teki en büyük GES<br />

yatırımı<br />

Bandırma’da devreye aldıkları ilk<br />

güneş enerjisi santralinden kısa<br />

bir süre sonra ikinci güneş enerjisi<br />

santralini işletmeye alan Enerjisa<br />

Üretim, yatırımlarına hız kesmeden<br />

devam edecek. Bölgeye yapılan<br />

en büyük GES yatırımı olan<br />

Karabük GES, Türkiye’nin elektrik<br />

üretiminde milli kaynakların kullanımı<br />

hedefine katkıda bulunmaya<br />

devam edecek. Enerjisa Üretim,<br />

güneş enerjisine yatırım yapmaya<br />

devam edecek.<br />

Avrupa ve diğer dünya devletlerine<br />

göre ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli<br />

ve yıllık güneşlenme süresi<br />

oldukça yüksek. Güneş Enerjisi Potansiyeli<br />

Atlası’na (GEPA) göre ülkemizde,<br />

yıllık toplam güneşlenme<br />

süresi 2737 saat ve ortalama toplam<br />

gelen güneş enerjisi miktarı ise<br />

1527 kWh/m²yıl. Türkiye, konumu<br />

itibariyle güneş enerjisi için Avrupa’da<br />

İspanya’dan sonra en verimli<br />

ülkelerden bir tanesi. Dünyada ve<br />

Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları<br />

arasında oldukça önemli<br />

bir yere sahip olan güneş enerjisinin<br />

elektrik üretimindeki payı gün<br />

geçtikçe artmaya devam ediyor ve<br />

Enerjisa Üretim’in de bu alanda<br />

yaptığı yatırımlar devam ediyor.<br />

34


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Enerji Depolama: İşletmeleri güç<br />

verimliliğiyle şekillendirmek<br />

Enerji piyasası elektriğin hangi kaynaktan sağlandığının ve nasıl kullanıldığının<br />

kolaylaştırılması ve izlenmesiyle son yıllarda on misli büyümüştür. İklim<br />

değişiklikleri, yenilenebilir kaynaklara yönelik enerji seçimlerimiz konusunda bizi<br />

daha duyarlı hale getirirken, teknoloji; akıllı izleme sistemleri ve mobil batarya<br />

paketleriyle kamu hizmetleri pazarına da girmiştir. Bu durum, bizim tüketiciler<br />

olarak değişen enerji zeminini kucakladığımızı gösterirken, işletmelerin neden<br />

bunu benimsemediği sorusunu da akıllara getirmektedir.<br />

36


Sektör Haber<br />

Taleplerden dolayı gereğinden fazla<br />

çalıştırılan güç şebekeleriyle, işletmeler<br />

özellikle talebin arzdan fazla<br />

olabileceği durumlarda kendi güç<br />

kaynaklarını kontrol edecek gerekli<br />

adımları atarak bu baskının hafifletilmesinde<br />

rol oynamalıdır. Akü<br />

depolamanın azalan maliyeti, hem<br />

ticari kullanıcıların hem de tüketicilerin<br />

enerji kullanımları ve faturalarını<br />

kontrol etmelerine daha<br />

fazla vererek, yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarının kullanımı ve şebeke<br />

denkliğini arttırmak için uygun zamanlı<br />

bir fırsat oluşturmaktadır. Bu<br />

durum da, şu halde Birleşik Krallık’taki<br />

eskimekte olan güç şebekesini<br />

güçlendirme ve güvenli hale<br />

getirme potansiyeline sahiptir.<br />

Ticaret sahnesinde yatırım yapmak<br />

çevreyi kurtarmaya yardım etme<br />

çağrısının ötesindedir - akü depolama<br />

sistemlerini işletme içinde depolama<br />

ve enerji kapasitesini izlemede<br />

geçerli ve uygun bir yaklaşım<br />

haline getiren gerçek iş faydaları<br />

mevcuttur, bu da bir bütün dahilinde<br />

hem işletme hem de toplum için<br />

dönüşümsel değişikliğin kapılarını<br />

açacaktır.<br />

İşletmeleri Güçlendirmek<br />

Yerinde enerji depolama sistemleri<br />

iş yerinin sorunsuz bir şekilde çalıştırılmasını<br />

sağlamaktadır.<br />

Faturaları ve tedarik risklerini yedek<br />

güç olarak kontrol ederek ticari<br />

ve endüstriyel işletmelerin daha<br />

sürdürülebilir hale getirme yeteneği<br />

enerji verimliliğinin en üst noktasıdır.<br />

Buna rağmen akü depolamanın en<br />

bariz avantajı esnekliğidir, bu da<br />

akü depolamayı pompalanan hidroelektrik<br />

veya doğal gaz rezervleri<br />

gibi daha yavaş fakat daha yüksek<br />

kapasiteli enerji depoları için ideal<br />

bir tamamlayıcı haline getirmektedir.<br />

Bununla birlikte, akü depolamanın<br />

çoklu faydaları bulunmaktadır,<br />

bunlar; güç şebekesinin<br />

stabilitesinin arttırılması ve yenilenebilir<br />

enerjiyi emecek arttırılmış<br />

kapasite, güç jeneratörleri için geliri<br />

azami masrafları asgari seviyeye<br />

çekme fırsatı, doğal afetler veya ana<br />

şebekenin kaybolması halinde bile<br />

daha dirençli yerel şebekeler ve tabii<br />

ki şirketler için ayak izlerini karbonize<br />

etme fırsatıdır.<br />

Enerji depolamaya yatırım yapmak<br />

şirketlerin işletimsel masraflardan<br />

tasarruf etmelerini, ek gelirler yaratabilmelerini<br />

ve ciddi anlamda<br />

direnci temin etmelerini sağlamaktadır.<br />

Şebekelerin yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarını desteklemeye<br />

başlamasıyla, pek çok işletme şebeke<br />

elektriğinin kesilmesinden kaynaklanan<br />

finansal kayıpları veya<br />

üretkenlikteki aksaklıkları karşılayamamaktadır.<br />

Depolamayla birlikte,<br />

toplayıcılarla birlikte çalışan<br />

işletmeler sadece kendilerini korumakla<br />

ve elektrik faturalarını azaltmakla<br />

kalmamakta, aynı zamanda<br />

yatırımı da karlı hale getirmektedir<br />

çünkü bu işletmeler şebeke yan hizmetlerini<br />

de satabilmekte ve yeni<br />

bir gelir alanı sağlayabilmektedir.<br />

Önümüzdeki engel nedir?<br />

Britanya’da bulunan pek çok işletmenin<br />

farkına varmadığı şey (ister<br />

güneş paneli, ister klima ister<br />

dondurucu olsun) tesiste bulunan<br />

enerjiyi depolamanın sahip olunan<br />

ve enerjiyi hem üreten hem de<br />

kullanan varlıkların değerini hızla<br />

arttırmada kullanılabilecek bir yöntem<br />

olduğudur. Bu yüzden, daha<br />

fazla yöneticinin enerji yatırımına<br />

daha fazla yatırım yapma şansını<br />

neden değerlendirmediği sorusu<br />

akılla gelmektedir. Özetle, bu teknoloji<br />

ticari perspektiften bakıldığında<br />

pek anlaşılmamaktadır.<br />

Bu teknolojinin çok sayıda faydası<br />

olmasına rağmen, verimli enerji<br />

depolamasının meyvelerini uygun<br />

bir şekilde toplamak için işletmeler<br />

yatırım yapmalı ve akülerin organizasyonların<br />

alt yapısına entegrasyonuna<br />

dahil olan karmaşık yapıları<br />

anlamak için çalışmalıdır. Bununla<br />

birlikte, kapsayıcı bir stratejiye entegre<br />

olduğunda, depolama organizasyon<br />

içinde öz yeterliliği bir üst<br />

seviyeye taşıyacaktır.<br />

Toplumumuz gitgide elektrik enerjisine<br />

bağımlı hale gelirken, akıllı teknolojilerinin<br />

en yoğun zamanlarda<br />

arzı dengeleyebilmesini sağlamak<br />

için daha fazla çaba harcanmalıdır.<br />

İşletmeler işte tam bu noktada<br />

devreye girmektedir. Enerji depolama,<br />

şirketleri masraflarını optimize<br />

etme konusunda desteklemekte ve<br />

gelecek için onlara esneklik sağlamaktadır.<br />

Daha akıllı ve çevre dostu<br />

bir enerji şebekesine geçişi desteklerken<br />

işletmeleri elde edilecek<br />

ekstra gelirler konusunda eğitmek<br />

ve bilgilendirmek için işletmelerle<br />

birlikte çalışan gelişmiş toplayıcıları<br />

halihazırda görmekteyiz.<br />

Değişimin istikameti evrilmeye devam<br />

ederken, fosil yakıtların rekabet<br />

gücü azaldıkça depolama daha<br />

da uygulanabilir hale gelecektir.<br />

37


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Eray reklamın güneş yatırımları<br />

devam edecek<br />

Eray Reklam sektöründe Türkiye<br />

çapında tanınan köklü bir firma.<br />

Röportaj gerçekleştirdiğimiz Eray<br />

Reklam Firma Sahibi Erkut Çakır’ın<br />

asıl mesleği ise Ziraat Mühendisliği.<br />

Ankara merkezli bir firma olan<br />

Eray Reklamın İstanbul’da da bir<br />

şubesi bulunuyor. Reklam sektöründen<br />

sonra Muğla’da Elif Hanım<br />

Hotel & SPA ile konaklama sektörüne<br />

girdiklerini belirten Çakır,<br />

aldığı ödül ve yorumlarla Elif Hanım’ı<br />

Ege’nin en iyi otellerinden biri<br />

olarak tanımlıyor. Birçok sektörde<br />

yatırım yapan Erkut Çakır’ın güneş<br />

enerjisi sektörüyle tanışması da bir<br />

vesileyle gerçekleşmiş. Hem bu vesileyi<br />

öğrenmek hem de yatırımın<br />

detaylarını dinlemek üzere Erkut<br />

Çakır’ın İstanbul ofisine konuk olduk.<br />

Eray Reklam Firma Sahibi Erkut Çakır<br />

Eray Reklam, Halk Enerji’nin Polatlı tesisini<br />

1 milyon 320 bin dolara satın aldı.<br />

Reklam ardından otel<br />

sektörüne girdiniz. Güneş<br />

enerjisi sektörüyle yolunuz<br />

nasıl kesişti?<br />

Bu işin içinde olan kuzenim Elektrik<br />

Mühendisi Birgi Çakır yönlendirdi.<br />

Bilgi sahibi oldukça yatırım<br />

yapılabilir bir iş olduğunu anladım.<br />

Fakat bunu hemen gerçekleştiremeyeceğimizi<br />

de kavradım. Sektörle<br />

ilgili ciddi bir kota sıkıntısı olduğu<br />

ortaya çıktı. Ancak yeni bir talep<br />

açılırsa sıfırdan bir tesis kurabileceğimi<br />

öğrendim ve bu konuda yapılmış<br />

tesislerden en iyisini bulup, alıp<br />

en azından bu hevesimi gidermek<br />

istedim.<br />

Yatırım için Halk Enerji Polatlı tesisini<br />

tercih etme sebebiniz nedir?<br />

Halk Enerji Sahibi Mustafa Bey çok<br />

samimi, bilgili ve donanımlı biri.<br />

Birçok tesis gezdim ve hakikaten<br />

kataloğa konulacak güzellikte ve<br />

kullanılan malzemelerin de kaliteli<br />

olduğuna kanaat getirdim. Bu<br />

kriterler beni çok etkiledi. Ankara<br />

merkezli bir firmayız, bu yüzden<br />

konumu itibariyle daha sempatik<br />

geldi. Aslında otelimizin konumu<br />

ve bölgeyi tanımamız sebebiyle<br />

Muğla’ya yatırım yapmayı düşün-<br />

38


Röportaj<br />

müştük. Ama Ankara’da sempatik<br />

geldi ve Halk Enerji’ye yöneldik.<br />

Yatırımın rakamsal değeri ne<br />

oldu? Tesis hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Yatırımımızın rakamsal değeri 1<br />

milyon 320 bin dolardır.<br />

Satın aldığımız 1 MW’lık bir tesis.<br />

Bu tesisin 3 aylık getirisi KDV hariç<br />

yaklaşık 259 bin TL, üç ay fatura<br />

kesilmiş. Yatırımımız karşılığını<br />

kesinlikle veriyor. Bu anlamda yatırımcıların<br />

bu sektöre yönelmesini,<br />

sektörün daha da gelişmesini ve<br />

ülkemizin dışa bağımlı olan enerji<br />

ihtiyacını doğal kaynaklardan karşılayabiliyor<br />

olduğunu görmek istiyorum.<br />

Üretim arttıkça sürümden<br />

kaynaklanan maliyetler düşecektir.<br />

Teknoloji, maliyet düşüşü ve yeni<br />

sahaların açılmasıyla birlikte hızlı<br />

bir şekilde enerji üretiminde istenilen<br />

hedeflere ulaşılmasını umut<br />

ediyorum. Yeter ki bu konuda benim<br />

gibi yatırımcıların önü açılsın.<br />

Önümüzdeki günlerde açılacak<br />

böyle bir imkan için bu günden hazırlıklarımı<br />

yapmaya başladım. Bununla<br />

ilgili yine Muğla ilinde yeni<br />

bir arazi satın aldım. İlk kota ilavesi<br />

söz konusu olduğunda müracaat<br />

edip oraya bir güneş enerji santrali<br />

kurmak istiyorum.<br />

Bundan sonraki yatırımlarınız<br />

nasıl şekillenecek hedefleriniz<br />

tam olarak neler?<br />

Sıfırdan kendi tesisimizi kurmak<br />

üzere Muğla bölgesinde arazi satın<br />

aldık. Bununla ilgili önümüzdeki<br />

günlerde açılacak talepleri<br />

bekleyeceğiz. Ama bunun dışında<br />

yine aynı bölgede öz tüketimle bir<br />

tesis daha kurma projemiz var. Bu<br />

bir hayvancılık tesisi üzerine çatı<br />

kurulumu olacak. Yatırım adıyla<br />

başladığımız proje duygusal anlamda<br />

memleketimizin enerjiye<br />

olan ihtiyacının karşılanmasına<br />

yönelik olarak da motivasyon<br />

sağladı. Hayvancılık tesisi de yine<br />

memleketimizin bir ihtiyacı olan<br />

ithal ettiğimiz hayvan ihtiyacına<br />

fayda sağlayacak bir proje olması<br />

açısından yine manevi bir haz<br />

verdi. Sırf maddi yönünü değerlendirdiğimizde<br />

yatırıma uygun<br />

tesisler ama işin bir de manevi<br />

boyutu var.<br />

Artık güneş enerjisi her alanda<br />

karşımıza çıkıyor. Sizin güneş<br />

enerjisini görmeyi hayal<br />

ettiğiniz bir alan var mı?<br />

Güneş gerçekten çok temiz bir<br />

enerji kaynağı. Ben çevreci bir insanım,<br />

Ankara’da Elif Hanım isimli<br />

küçük bir ormanımız var. Dolayısıyla<br />

bu bizden sonraki nesile<br />

güzel bir dünya bırakmak için ihtiyacımız<br />

olan enerjinin en temizi.<br />

Her alanda kullanılmasını arzu<br />

ederim. Otomobillerimiz elektrikle<br />

çalışacak, makinalarımız zaten<br />

elektrikle çalışıyor.<br />

Eklemek istedikleriniz?<br />

Enerji ihtiyacı olan ülkeme, enerjisini<br />

karşılamada bir nebze olsun<br />

fayda sağladığımı düşünüyorum.<br />

Bu beni çok mutlu ediyor.<br />

39


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

8. Türkiye Enerji Zirvesi’nde<br />

Sosyal Sorumluluk alanında Altın Voltaj<br />

ödülünü Bordo Enerji A.Ş. aldı<br />

Türkiye Enerji Zirvesi’nin Sekizincisi bu yıl 10 -11 <strong>Ekim</strong><br />

<strong>2017</strong> tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi.<br />

Başta elektrik ve doğal gaz sektörleri olmak üzere<br />

yenilenebilir enerji ve nükleer enerji alanlarında<br />

birbirinden önemli konuların yer aldığı zirve<br />

kapsamında verilen Başarı Ödülleri’nde Bordo Enerji<br />

A.Ş., sektöre olan katkılarından dolayı “Altın Voltaj”<br />

ödülüne layık görüldü.<br />

Düzenlenen törende Altın Voltaj<br />

ödülü TBMM Enerji Komisyonu<br />

Başkanı Sn. Ziya Altunyaldız<br />

tarafından Bordo Enerji A.Ş.<br />

Yönetim Kurulu üyesi ve Genel<br />

Müdürü Sn. Alper Aydınalp’e verildi.<br />

GÜRİŞ Holding bünyesinde<br />

hizmet veren Bordo Enerji A.Ş.,<br />

tamamı yenilenebilir enerji kaynağı<br />

kullanılan enerji santrallerinde<br />

üretilen elektrik enerjisinin<br />

toptan satışını gerçekleştiriyor.<br />

Tüm Türkiye’de üretimden son<br />

kullanıcıya kadar yüksek kalitede<br />

hizmet verme anlayışıyla<br />

faaliyet gösteren Bordo Enerji<br />

A.Ş., aynı zamanda Türkiye’nin<br />

ilk ISO 9001 Belgeli Toptan Satış<br />

Şirketi unvanına sahip. İndirimli<br />

elektrik satışıyla ülkemizi hem<br />

ucuz hem de kaliteli elektrik ile<br />

tanıştıran Bordo Enerji, aynı<br />

zamanda çok sayıda kamu kurumuna<br />

da hizmet vermekte.<br />

Çağrı merkezi hizmeti, maliyet<br />

bazlı fiyatlandırması, kredi kartı<br />

kullanabilme, taksitli ödeme,<br />

on-line tüketim analizi ve fatura<br />

ödeme e-arşiv, e-fatura, faturam<br />

cepte ve mobil ödeme imkanlarının<br />

yanı sıra, Tüketim itirazında<br />

bulunan müşterilerinin<br />

itirazları sonuçlanıncaya kadar<br />

tahsilat erteleme, hizmetleriyle<br />

de kolaylık sağlıyor.<br />

40


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Boğaziçi Üniversitesi sanayi işbirliği ile<br />

düşük ısıda yenilenebilir enerji üretti<br />

Boğaziçi Üniversitesi’nin Kilyos’da bulunan Sarıtepe Kampüsü’nde yer alan<br />

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı’nda (BURET) düşük<br />

sıcaklıklardaki ısı kaynaklarını kullanan Organik Rankine Çevrimi teknolojisi ile düşük<br />

maliyetli enerji üretimini gerçekleştirdi. Güneş, jeotermal, atık ısı gibi yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarının kullanımı ile güç üreten ısıl çevirim teknolojisi hem otomotiv hem de<br />

enerji sektörünün organik rankine çevriminin sanayide kullanılması için uygulamaya<br />

yönelik araştırmalar ve tasarruflu enerji için çok önemli bir proje olacak.<br />

Boğaziçi Üniversitesi sürdürülebilir<br />

ve yeşil kampüs olma yolundaki<br />

vizyonu ve uygulamalarıyla Kilyos’ta<br />

bulunan Sarıtepe Kampüsü’nü<br />

bir araştırma merkezine dönüştüren<br />

Boğaziçi Üniversitesi’nin<br />

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri<br />

Araştırma Laboratuvarı’nda (BU-<br />

RET) enerji teknolojileri üzerine<br />

öncü araştırmalar yürütülüyor.<br />

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik<br />

Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günay<br />

Anlaş, ve Kilyos Sarıtepe Kampüsü<br />

Koordinatörü Doç. Dr. Hasan Bedir,<br />

BURET’de süren “Güneş, jeotermal,<br />

atık ısı gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını<br />

kullanarak güç üreten<br />

ısıl çevirim teknolojileri’’ Projesi’ni<br />

tamamladı. Çalışma çerçevesinde,<br />

teknolojisi sanayi işbirliği ile düşük<br />

sıcaklıklardaki ısı kaynaklarının<br />

kullanıldığı Organik Rankine Çevrimi<br />

enerji teknolojileri geliştirildi.<br />

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik<br />

Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günay<br />

Anlaş, Boğaziçi Üniversitesi Kilyos<br />

Sarıtepe Kampüsü’nün Yeşil Kampüs<br />

olarak tasarlandığını ve burada<br />

yenilenebilir enerji teknolojileri<br />

alanında araştırma ve uygulamalar<br />

42


Sektör Haber<br />

geliştirildiğini belirtti. Boğaziçi Üniversitesi<br />

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri<br />

Araştırma Grubu bünyesinde<br />

2015 yılında hayata geçirilen<br />

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri<br />

Araştırma Laboratuvarı’nda Makine<br />

Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği’nden<br />

bir proje ekibinin çalışmalar<br />

yürüttüğünü aktaran Anlaş ve<br />

Bedir şu bilgileri verdiler: “BURE T<br />

Laboratuvarı güneş, jeotermal, atık<br />

ısı gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını<br />

güce dönüştüren teknolojileri<br />

araştırmak amacıyla kuruldu.<br />

Bu enerji kaynaklarının nasıl ve ne<br />

yönde kullanılacağı konusunda endüstriye<br />

hizmet eden araştırmalar<br />

yapmak hedefiyle yola çıkıldı.<br />

BURET Laboratuvarı’nda Anlaş ve<br />

Bedir yürütücülüğünde İSTKA destekli<br />

‘Güneş, jeotermal, atık ısı gibi<br />

yenilenebilir enerji kaynaklarını<br />

kullanarak güç üreten ısıl çevirim<br />

teknolojileri’ projesi tamamlandı.<br />

Bu doğrultuda, düşük sıcaklıklardaki<br />

ısı kaynaklarını kullanabilen<br />

Organik Rankine Çevrimi teknolojisi<br />

üzerine çalışmalar yapılıyor. Su<br />

ve yüksek basınçlı buhar yerine, organik<br />

akışkan kullanıldığı için Organik<br />

Rankine Çevrimi olarak adlandırılan<br />

bu sistemde sudan daha<br />

düşük sıcaklıkta kaynayan, organik<br />

akışkanlar kullanılıyor. Elektrik üretimi<br />

için geleneksel olarak çok düşük<br />

kabul edilen ısı kaynaklarının<br />

başında jeotermal kaynaklar, atık<br />

ısı ve güneş geliyor.<br />

Avustralya’daki Queensland Üniversitesi,<br />

ABD’de ise Arizona State<br />

ve Washing Universitesi (St. Louis)<br />

ile yenilenebilir enerjiler kapsamında<br />

akademik işbirliği içinde olan<br />

Boğaziçi Üniversitesi Yenilenebilir<br />

Enerji Teknolojileri Araştırma Grubu,<br />

hali hazırda Türkiye’de hem otomotiv<br />

hem de enerji sektörünün organik<br />

rankine çevriminin sanayide<br />

kullanılması için uygulamaya yönelik<br />

araştırmalar gerçekleştiriyor.<br />

Avrupa’da bir benzerine nadir rastlanabilecek<br />

laboratuvar ortamında<br />

üretilen veri sanayi ile paylaşılıyor.<br />

Laboratuvarda Organik Rankine<br />

Çevrimi’nin yanı sıra Rüzgâr Tüneli,<br />

Genleştirici Test Sistemi ve Yoğunlaştırıcı<br />

Güneş Sistemi gibi ekipmanlarla<br />

çalışmalar yürütülüyor.”<br />

43


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Güneş enerjisi her zaman revaçta olacak”<br />

EkoRE CEO’su Serhan Süzer<br />

Proje geliştirme ve EPC hizmetlerinin yanında yatırımcı<br />

kimliğiyle de güneş enerjisi sektöründe bulunan<br />

EkoRE, panel, hücre ve wafer üretimine de yeşil<br />

ışık yaktı.<br />

EkoRE CEO’su Serhan Süzer girişimci<br />

ve sosyal girişimci. Aile şirketi<br />

Süzer Holding’de 2001-2011 yılları<br />

arasında 10 yıl çalıştıktan sonra<br />

kendi girişimleriyle yoluna devam<br />

eden ve ilk olarak ‘gönlümdeki iş’<br />

olarak tanımladığı güneş enerjisi<br />

sektörüne yatırım yapan Serhan<br />

Süzer, EkoRE’nin kuruluşunu 2013<br />

yılında gerçekleştirdi. 2013 yılından<br />

beri EkoRE’yi yöneten ve akabinde<br />

finansal teknolojiler (FinTech)<br />

alanında faaliyet gösteren Moka ve<br />

Wi-Fi bazlı analiz firması olan Bonbon<br />

Tech firmalarına yatırım yapan<br />

ve yöneten Süzer, devraldığı çağrı<br />

merkeziyle 125 markaya da hizmet<br />

sunuyor. Sosyal girişimci kimliğiyle<br />

de Yönetim Kurulu Başkanı olduğu<br />

Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ve<br />

buna paralel olarak hizmet veren<br />

Destek Market ve Destek İK platformlarını<br />

yöneten Süzer, temel<br />

ihtiyaç kavramının aslında enerjiyi<br />

de içerdiğini ve güneş enerjisi<br />

sektörünün de ihtiyaç sahiplerine<br />

yardım amaçlı çok büyük bir kapı<br />

açabileceğini belirtti.<br />

İlk olarak güneş enerjisine<br />

yatırım yaptığınızı söylediniz.<br />

Bu alana ilginizin sebebi<br />

neydi?<br />

Benim her zaman kalbimde olan bir<br />

işti, dolayısıyla kendi girişimlerimi<br />

başlattığım noktada da ilk olarak<br />

güneş enerjisine yatırım yaptım.<br />

Her zaman bu alanın çok iyi yerlere<br />

geleceğini biliyordum. Başladık,<br />

iyi işler yaptık ve yolumuza devam<br />

ediyoruz. Güneş enerjisinin her zaman<br />

kalbimde olmasının sebebi de<br />

her şeyin kaynağının güneş olması.<br />

44


Röportaj<br />

Yaşamın kaynağı olarak gördüğüm<br />

için her zaman güneşe karşı bir hassasiyetim<br />

var. Güneş enerjisinin var<br />

olan teknolojilerle iyi bir yerlere geleceğini<br />

düşünüyordum ve şu anda<br />

da o döneme geldik. Dolayısıyla güneş<br />

enerjisi her zaman revaçta olacak.<br />

Yapacak daha çok iş var, yolun<br />

başındayız. Rakamları söylemeye<br />

gerek yok ama biz belki 2 GW’lara<br />

ulaşacakken Almanya rahat bir şekilde<br />

40 GW’ı devirmiş durumda.<br />

Bunu bütün sektör biliyor. Hele ki<br />

Almanya’nın güneş ışıma oranları<br />

bizim Karadeniz bölgesinden bile<br />

daha düşük durumda iken. Ona<br />

rağmen daha çatı üstü piyasalar<br />

var. Lisanssızlar belki önümüzdeki<br />

sene itibariyle artık son bulmaya<br />

başlayacak. Ama YEKA’yı saymazsak<br />

çatı üstlerinin ivme kazanacağını<br />

düşünüyor ve umuyoruz.<br />

Türkiye’de mevzuatlar ve<br />

yeni yayınlanan taslakları<br />

değerlendirdiğinizde güneş<br />

enerjisi sektörünün önü açık mı?<br />

Bence Türkiye’de güneş hak ettiği<br />

değeri almıyor. Güneş doğası gereği<br />

yeryüzündeki bütün canlıları<br />

beslediği ve enerjinin ana kaynağı<br />

olduğu için, doğasında dağıtık sistem<br />

var. Aslında lisanssız projeler<br />

de bir anlamda dağıtıktı çünkü<br />

1’er MW’ı geçmeyeceğiniz şekilde<br />

santraller yapabiliyordunuz. Şimdi<br />

dağıtık sistem modelinden YEKA<br />

gibi çok büyük 1000 MW’lık ihalelere<br />

döndük. Bu ihalenin çıkması ve<br />

bunun bir firmaya veriliyor olması<br />

çok sağlıklı bir şey değil. Güneşi dağıtık<br />

sisteme uygun bir şekilde konumlandırmak<br />

lazım. Lisanssızlar<br />

hepimiz için kapıdan içeri girmek<br />

için bir adımdı ve çarpıklıklar olsa<br />

da bir anlamda sektöre iyi geldi.<br />

Dağıtık sistem olmayacaksa da çatı<br />

üstü piyasaların önünün hemen<br />

açılması gerekiyor. Bunun dışında<br />

yatırımcıların ve bu işe gönül veren<br />

firmaların önünün açılması için<br />

bir firmaya lisans vermek yerine<br />

lisanslar makul bir şekilde dağıtılmalı.<br />

İlla 13.3 dolar cent olmasına<br />

gerek yok ama uygun bir fiyat belirlenerek<br />

devam edilmesi gerekiyor.<br />

Burada Almanya’dan örnek<br />

vereceğim; Alman firmaları kendi<br />

ülkelerinde bütün bu işleri yaptılar,<br />

hepsi bir yerlere geldiler, daha sonra<br />

uluslararası projeler yapmaya<br />

başladılar. Biz nereye gitsek Alman<br />

firması var. Çünkü kendi ülkende<br />

bu işleri ne kadar çok yaparsan o<br />

kadar deneyimlersin, ekibin deneyimlenir<br />

ve verimli hale gelirsin. Biz<br />

şimdi hep mehter marşı gibi gidiyoruz.<br />

Yani tam gideceğimiz noktada<br />

durmaya başladık. Türk firmaları<br />

olarak önce kendi ülkemizde iş yapabilelim<br />

ki bunu uluslararası ölçeğe<br />

dönüştürebilelim. Ama sektörün<br />

olması gerektiği gibi desteklendiğini<br />

düşünmüyorum.<br />

Yerli üretim için anti-dumping<br />

uygulaması yapıldı. Sizin<br />

buna bakış açınız nedir?<br />

Bu karar kendi içerisinde<br />

ölçeklendirilmeli midir?<br />

Anti-dumping uygulaması düşünce<br />

olarak doğru, yerli firmaları korumak<br />

için düşünülmesi gereken bir<br />

olay ama nasıl icra edildiği önemli.<br />

Zamanlaması çok erken oldu. Daha<br />

üretim Türkiye’de tam oturmadan<br />

bu işi başlattılar ve biranda biz ülkede<br />

panelsiz kaldık. Bunu üretim<br />

yapmak isteyen bir firma olarak<br />

size söylüyorum. Hatta hücre ve<br />

wafer üretimi yapmak gibi düşünce<br />

ve planlarımız vardı. Fakat dedik ki<br />

bu çok erken, önce kendi projelerimizi<br />

tamamlayalım. Türkiye’de üretim<br />

otursun, sonrasında anti-dumping<br />

koyulsun. Şu anda karaborsa<br />

gibi bir pazar oluştu. Böyle olunca<br />

işin icrası çok yanlış oldu bence.<br />

Anti-dumping olayını anlıyorum,<br />

saygı da duyuyorum ama zamanlama<br />

çok yanlış ve model olarak da<br />

doğru kurgulanmadığını düşünüyorum.<br />

Kısaca Bonbon Tech’ten<br />

bahseder misiniz?<br />

Bonbon bir Wi-Fi bazlı analiz firması.<br />

Aslında Wi-Fi ile başladı fakat<br />

bluetooth entegrasyonu üzerinde<br />

de çalışıyoruz. İnsanların kullanmakta<br />

olduğu cep telefonlarından<br />

bir takım anlamlı bilgiler elde edip<br />

onu faydalı bilgi haline dönüştürüyor.<br />

Örneğin bir alışveriş merkezine<br />

girdiniz, tüketici tarafındaysanız<br />

anında ihtiyacınız olan indirim<br />

promosyon gibi şeyleri görebiliyorsunuz.<br />

Perakende tarafındaysa en<br />

çok nereye talep gösterilmiş bunun<br />

analizini çıkarıyoruz. Bu veriler<br />

üzerine firma o reyonunu sürekli<br />

güncelleyerek satışlarını artırabiliyor<br />

veya hastanelerde mesela operasyonda<br />

çok fazla yığılma var. Biz<br />

ilgili amire mesaj yollayıp yönlendirebiliyoruz.<br />

O katta dışarı çıkmaması<br />

gereken bir ekipman varsa<br />

hareket ettiği an biz bunu tespit<br />

edip bildirebiliyoruz. Şu an bunu<br />

kullanan 15 firmamız mevcut. Anlaşmak<br />

üzere olduğumuz da çok<br />

firma var.<br />

Dış mekan sensörlerimiz üzerinde<br />

de çalışıyoruz. Isı, nem, trafikteki<br />

yoğunluk ya da otoparka girdiniz,<br />

kapalı alan ve arabanızı bulamıyorsunuz.<br />

Harita yardımıyla bu sorunu<br />

çözüyoruz. Herhangi bir uygulama<br />

yüklemeye gerek kalmıyor, Wi-Fi<br />

aktifliği bağlantı için yeterli oluyor.<br />

Güvenlik anlamında da yaptığımız<br />

bir çalışma var. Kamerayla entegre<br />

ediyoruz. Son zamanlarda sayısı<br />

artan aile içi şiddet gibi sorunlarda<br />

uzaklaştırma alan kişi eve yaklaştığında<br />

kamera olsun ya da olmasın<br />

sensörlerimizle tespit edip, polise<br />

ve madura mesaj atıp güvenliği sağlamak<br />

gibi bir projemiz var.<br />

Perakende firmalarının ilgisi<br />

ne düzeyde?<br />

Çok ciddi anlamda. Hem cirolarına<br />

katkı sağlıyoruz hem de optimizasyon<br />

yapabiliyorlar. Mesela bazı<br />

şubelerinde çok talep olmadığını<br />

görebiliyorlar. Bazı bankalar hangi<br />

şubelerinin iyi çalıştığını göremiyorlar.<br />

Bizim sistemle daha net bir<br />

şekilde ortaya çıkıyor.<br />

Çalışma daha sonrasında bir<br />

iletişim ağına dönecek mi?<br />

Öyle bir iletişim ağı kurmadık ama<br />

rahatlıkla o noktaya evrilebilir.<br />

Hatta kendi aramızda bunun<br />

istişaresini yaptık. Yapılacak o<br />

kadar çok şey var ki! Bir anlamda<br />

sosyal medyanın fiziksel ortamı<br />

gibiyiz. İnsanların güvenliği<br />

ve verilerin doğru kullanılması<br />

çok önemli, bu anlamda iletişim<br />

ağına evrilmesi gerekiyorsa bir<br />

organizasyon için bunu yapabiliriz.<br />

Amacımız Türkiye’den dünya<br />

çapında markalar çıkarabilmek.<br />

İnsanlığa faydalı olacak projeler<br />

ortaya çıkarmak amacındayım.<br />

TİDER de bu anlamda çok<br />

önemli bir model. Wi-Fi bazlı<br />

analiz ve güneş enerjisi de keza<br />

insanlık adına önemli işler.<br />

45


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Yerli enerji projeleri<br />

Türkiye’nin ilacı olacak<br />

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre<br />

Sanayi Üretim Endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde<br />

2,3; bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,5 arttı.<br />

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış<br />

sanayinin alt sektörleri<br />

incelendiğinde, en büyük artışın<br />

enerji sektöründe gerçekleştiği gözlemlendi.<br />

Konuyla ilgili açıklama<br />

yapan Tüm Sanayici ve İş Adamları<br />

Derneği (TÜMSİAD) Genel Başkanı<br />

Yaşar Doğan “HES’lerin ve barajların<br />

kapasitesinin aktif olarak kullanılmasıyla<br />

enerji kapasitesinin artırılması<br />

sonuç verdi. Bu da sanayi<br />

üretimimize katkı sağladı” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

Enerji kapasitesi artışının sağladığı<br />

Sanayi Üretim Endeksinin olumlu<br />

verilerini değerlendiren Doğan,<br />

“Açıklanan veriler; Enerji ve Tabii<br />

Kaynaklar Bakanımız Sayın Berat<br />

Albayrak’ın özellikle üzerinde durduğu<br />

rüzgâr enerjisi projelerinin ülkemizin<br />

gelişmesi ve büyümesi için<br />

ne kadar önemli, hayati olduğunu<br />

göstermektedir” dedi.<br />

Yerli enerji projeleri ile cari<br />

açığın önüne geçilebilir<br />

Ekonominin büyümesi için enerjinin<br />

en önemli kalem olduğunu<br />

belirten Yaşar Doğan; “Bizim dış ticaret<br />

açığımız enerji sıkıntısından<br />

dolayı istediğimiz seviyelere gerilemiyor.<br />

Yerli enerji projeleri ile enerjimizin<br />

büyük kısmını kendimiz<br />

elde ettiğimizde ekonomimizin cari<br />

açığı da azalacaktır. Temmuz verileri<br />

enerjinin önemini gözler önüne<br />

sermektedir. 13 <strong>Eylül</strong> tarihinde de<br />

Sanayi Ciro Endeksi açıklanacak.<br />

Diğer endekslerin gösterdiği olumlu<br />

gidişatla ve ticarette artan hareketliliğin<br />

ışığında Sanayi Ciro Endeksi<br />

verilerinin daha da artmasını<br />

bekliyorum” şeklinde konuştu.<br />

46


Sektör Haber<br />

<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Aksa Enerji’nin<br />

2016 Faaliyet Raporu’na uluslararası iki ödül!<br />

Türkiye’nin halka açık en büyük serbest<br />

elektrik üreticisi Aksa Enerji,<br />

faaliyet raporlarıyla kazandığı başarılarına<br />

bir yenisini daha ekledi.<br />

Aksa Enerji, “Afrika’ya Açılan Pencere” temalı 2016<br />

Faaliyet Raporu ile Uluslararası ARC Ödülleri’nde iki<br />

ödülün birden sahibi oldu. 33 ülkeden 1.987 başvurunun<br />

yapıldığı ARC Ödülleri’nde Aksa Enerji, faaliyet<br />

raporuyla “Kapak Fotoğrafı/Tasarımı” kategorisinde<br />

Gümüş Ödül’e, “Geleneksel Faaliyet Raporu”<br />

kategorisinde de Onur Ödülü’ne layık görüldü.<br />

Aksa Enerji’nin “Afrika’ya Açılan<br />

Pencere” temalı 2016 Faaliyet Raporu,<br />

dünyanın tek bağımsız ödül şirketi<br />

MerComm tarafından düzenlenen<br />

Uluslararası Faaliyet Raporu<br />

Yarışması ARC Ödülleri’nde iki ödül<br />

birden aldı.<br />

“Geleneksel Faaliyet Raporu” kategorisinde<br />

Onur Ödülü kazanan<br />

Aksa Enerji, “Enerji-Kapak Fotoğrafı/Tasarım”<br />

kategorisinde de<br />

Gümüş Ödül’ün sahibi oldu. Aksa<br />

Enerji, 2015 yılında da “Doğanın<br />

Gücünü Enerjiye Dönüştürme<br />

Sanatı” temalı faaliyet raporuyla,<br />

yine MerComm tarafından<br />

düzenlenen Galaxy Awards’da<br />

“Avrupa- Geleneksel Olmayan<br />

Faaliyet Raporu” kategorisinde<br />

Gümüş, “Enerji” kategorisinde<br />

ise Bronz olmak üzere iki ödüle<br />

layık görülmüştü.<br />

Faaliyet Raporlarının Oscar’ı<br />

Her yıl farklı sektörlerde faaliyet<br />

gösteren şirketlerin, kamu kurumlarının,<br />

kâr amacı gütmeyen<br />

kuruluşlar ve derneklerin katıldığı<br />

ve faaliyet raporlarının Oscar’ı<br />

olarak kabul edilen ARC Ödülleri’ne<br />

bu yıl tam 33 ülkeden 1.987<br />

başvuru yapıldı. ARC ödülleri, 30<br />

yıldır en iyi Faaliyet Raporlarını<br />

ödüllendirerek bu alanda en yüksek<br />

standartları belirliyor.<br />

47


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Turkcell ve DMA - OveO’dan kesintisiz enerji çözümü<br />

Turkcell’in elektrik tedariki ve enerji çözümleri sağlamayı<br />

hedeflediği şirketi Turkcell Enerji Çözümleri ile<br />

“Enerji Depolama Sistemleri” (EDS) konusunda faaliyet<br />

gösteren DMA - OveO, tüketiciye kesintisiz ve kaliteli<br />

enerji sunmak üzere bir araya geldi. Tamamen yerli ve<br />

milli olan bu işbirliğinde, kesintisiz elektrik tedarikinin<br />

yanı sıra şebeke dalgalanmalarının cihazlara verdiği zararın<br />

da önüne geçilerek tüketicilerin kaliteli ve sürekli<br />

elektrikle tanıştırılması planlanıyor. Turkcell, Ar-Ge ve<br />

Ür-Ge süreçlerinde ürünlerin birlikte geliştirilmesi için<br />

Turkcell Enerji Çözümleri ve DMA - OveO’ ya uzun yıllara<br />

dayanan müşteri ve perakende tecrübesiyle destek<br />

oluyor.<br />

Cihazlar zarar görmeyecek<br />

Turkcell Enerji Çözümleri ve DMA - OveO, lityum iyon<br />

pil tabanlı Enerji Depolama Sistemleri’ni, tüm teknolojisi<br />

milli olan “Batarya Yönetim Sistemi” yazılım ve<br />

donanımlarını kullanarak, elektrik kesintisinin hissedilmeyeceği<br />

şekilde geliştirmeyi planlıyor. Tüketicilerin<br />

ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanacak<br />

EDS’lerin farklı kapasitelerde ürün çeşitliliği olacak.<br />

Tüketiciler elektrik kesintilerinin hiçbir şekilde hissedilmeyeceği<br />

EDS’ler sayesinde kesintisiz ve voltaj/frekans<br />

dalgalanmalarından etkilenmeyen kaliteli elektrik kullanacaklar<br />

ve bu sayede elektrikli cihazların kullanım<br />

ömürleri de uzayacak.<br />

Nihai tüketiciye kesintisiz enerji<br />

çözümleri sunmak amacıyla Turkcell<br />

Enerji Çözümleri ve DMA - OveO<br />

yeni nesil batarya sistemlerinin<br />

geliştirilmesine yönelik Ar-Ge ve<br />

Ür-Ge süreçleri için ortak çalışmalara<br />

başladı. Cihazların elektrik<br />

dalgalanmalarından etkilenmeyeceği<br />

kaliteli elektrik enerjisi kapıda.<br />

“Türkiye’yi kesintisiz, kaliteli elektrikle<br />

tanıştıracak ilk adımımızı atıyoruz”<br />

Turkcell’in yerli üretimi destekleme vizyonu doğrultusunda,<br />

konusunda uzman DMA - OveO ile çalışmayı<br />

tercih ettiklerini ve DMA - OveO Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Önder Yol ile yapılan görüşmeler sonucunda birlikte<br />

Ar-Ge ve Ür-Ge süreçlerine girdiklerini belirten Turkcell<br />

Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Entegre iletişim ve teknoloji<br />

sunma vizyonumuz çerçevesinde, enerji yönetimi<br />

teknolojilerini hizmet olarak götürebilmek amacıyla<br />

Turkcell Enerji Çözümleri şirketimizi bu yıl içerisinde<br />

hayata geçirdik. Şimdi de tüketiciler için vadettiğimiz<br />

kesintisiz elektriği sunmak amacıyla ilk adımımızı DMA<br />

– OveO ile birlikte atıyoruz. Bu ortak çalışmayla tüm<br />

Türkiye’deki nihai tüketicilere şebeke kaynaklı problemlerden<br />

etkilenmeksizin, kaliteli elektrik enerjisi sağlamış<br />

olacağız. Ayrıca Turkcell Enerji Çözümleri’nin vizyonu<br />

doğrultusunda geliştirilecek Enerji Depolama Sistemleri,<br />

dijital sistemlere entegre edilecek” dedi.<br />

Lisansı kapsamında mesken dahil tüm serbest tüketicilere<br />

elektrik tedarik edecek Turkcell Enerji Çözümleri’nin<br />

sunacağı hizmetlerin bununla sınırlı kalmayacağını<br />

söyleyen Terzioğlu, evde enerjinin daha verimli<br />

kullanılmasını sağlayacak sistemleri de tüketicilere sunacaklarını<br />

ifade etti: “Elektrikte verimliliği ön plana çıkarıp<br />

bunu hizmete dönüştüreceğiz. Diğer hizmet alanlarımızda<br />

olduğu gibi elektrik hizmetimizi de yepyeni<br />

bir değer modeli içinde sunmak istiyoruz. Yapmak istediğimiz,<br />

müşterilerimize sadece elektrik tedarik etmek<br />

değil, bugüne kadar hiç tanışmadıkları yenilikçi ürün<br />

ve hizmetleri hayatlarının bir parçası haline getirmek.<br />

Enerji Depolama Sistemleri, yakın gelecekte yaygınlaşması<br />

öngörülen elektrikli araçların şarjı ve şarj altyapısı<br />

konusunda da bir çözüm olacaktır.”<br />

48


Sektör Haber<br />

<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Zahit Alüminyum TÜBİTAK’la<br />

ortak proje hazırlığında<br />

Bilimsel üretim<br />

Zahit Alüminyum’un 35 yıla yaklaşan<br />

köklü bir geçmişe sahip olduğunu<br />

ifade eden Akbulut, kuruluşundan<br />

itibaren gelişime açık,<br />

sektördeki yenilikleri ve teknolojik<br />

gelişmeleri yakından takip eden bir<br />

firma olduklarını söyledi.<br />

Zahit Alüminyum’un sektördeki<br />

varlığını hissettirmesindeki en büyük<br />

faktörün ise inovasyona verdiği<br />

önem olduğuna dikkat çeken<br />

Zeki Akbulut, yenilikçi çalışmaların<br />

yolunun ise Ar-Ge’ye yatırımdan<br />

geçtiğine işaret etti. Akbulut, üretim<br />

safhasında sürdürülen test ve<br />

simülasyon çalışmalarını da Türkiye’nin<br />

önde gelen üniversiteleri ile<br />

iş birliği içerisinde yürüttüklerini<br />

kaydetti.<br />

Türk alüminyum ve enerji sektörünün saygın<br />

kuruluşları arasında yer alan Zahit Alüminyum,<br />

TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar<br />

Kurumu) ile ortak proje geliştirmeye hazırlanıyor.<br />

Zahit Alüminyum Genel Müdürü<br />

Zeki Akbulut, geçmişe dayalı<br />

dostlukları bulunan TÜBİTAK<br />

Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin’i ziyaret<br />

etti. TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’nde<br />

gerçekleşen ziyarette, Genel<br />

Müdür Zeki Akbulut, TÜBİTAK<br />

Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin ile<br />

sektörel konuları görüşerek, Zahit<br />

Alüminyum’un bilime ve ARGE<br />

çalışmalarına verdiği önemden<br />

söz etti.Akbulut, Zahit Alüminyum<br />

olarak geçtiğimiz aylarda<br />

Adana’nın 3’üncü, Türkiye’nin<br />

512’nci AR-GE (Araştırma Geliştirme)<br />

Merkezini kurarak, yenilikçi<br />

farklarını bir kez daha gösterdiklerini<br />

vurguladı.<br />

Projeler konuşuldu<br />

Akbulut, TÜBİTAK ile ortaklaşa<br />

gerçekleştirmeyi planladıkları projelerden<br />

de söz etti. TÜBİTAK Başkanı<br />

Prof. Dr. Arif Ergin ise, en kısa<br />

zamanda Adana’ya ziyaret gerçekleştirebileceğini<br />

vurguladı. Ergin,<br />

daha sonra Marmara Teknokent<br />

(MARTEK) Genel Müdürü Dr. Orhan<br />

Çömlek ile konunun detaylarının<br />

görüşülebileceğini bildirdi.<br />

Genel Müdür Akbulut, Başkan Ergin<br />

ile görüşmesinin ardından ziyaret<br />

ettiği MARTEK Genel Müdürü<br />

Dr. Orhan Çömlek ile Zahit Alüminyum<br />

ve TÜBİTAK tarafından<br />

yürütülecek ortak projelerle ilgili<br />

görüş alışverişinde bulundu.<br />

49


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Kayseri OSB Müdürlüğü<br />

MAZAKA’yı tercih Etti<br />

Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’ne ait Türkiye’nin en<br />

büyük kurulu lisanssız GES santralinin (50 MW) panel temizliği için<br />

MAZAKA MP40 panel yıkama makinesi tercih edildi.<br />

50


Sektör Haber<br />

MAZAKA, Kayseri Organize Sanayi<br />

Bölge Müdürlüğü’ne ait Türkiye’nin<br />

en büyük kurulu GES santrali olan<br />

50 MW lisanssız GES santralinin<br />

panel temizliği için Mazaka MP40<br />

panel yıkama makinesini teslim<br />

etti. Kullanılan komponentlerin<br />

yüksek kalitede olması ve panele<br />

direkt nüfus eden fırçanın Avrupa<br />

standartlarında olup, panele hiçbir<br />

şekilde zarar vermemesi önemli<br />

tercih sebeplerinden biriydi. Makine,<br />

mesafe yaklaşım sensörleri sayesinde<br />

her ne sebep olursa olsun,<br />

fırça kısmının kullanan operatörün<br />

kontrolünde olmayıp, panele fırça<br />

yaklaştığında otomatik olarak mesafesine<br />

kalkmasını sağlamaktadır.<br />

Fırçanın testi Avrupa’da yapılmış<br />

olup Sulu – Kuru – Kumlu olarak<br />

yıkama testleri mevcut.<br />

51


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Pekintaş Marmara Bölgesi’nde kurulan en büyü<br />

çatı santralinin kabulünü yaparak devreye aldı<br />

Pekintaş Grup<br />

bünyesinde bulunan<br />

Aluform Pekintaş<br />

fabrikasının çatısına 1<br />

MW’lık GES kurulumu<br />

gerçekleştiren firma, bu<br />

uygulama referansıyla<br />

Marmara Bölgesi’nde<br />

kurulan en büyük çatı<br />

santralinin kabulünü<br />

TEDAŞ bünyesinde<br />

yaparak devreye aldı.<br />

Çatıların sunduğu potansiyeli değerlendirmek<br />

adına Pekintaş Grup<br />

bünyesinde bulunan Aluform Pekintaş<br />

fabrikasının çatısında 1<br />

MW’lık güneş enerji santrali kurulumunu<br />

gerçekleştiren firma,<br />

bu uygulama sayesinde Marmara<br />

Bölgesi’nde kurulan en büyük çatı<br />

santralinin kabulünü TEDAŞ bünyesinde<br />

yaparak devreye aldı. Bu<br />

uygulama ile sanayici ve yatırımcılara<br />

bu sistemlerin getirilerini<br />

örnekleyerek anlatmayı ve yerinde<br />

gösterebilmeyi hedefliyor.<br />

Aluform GES, 2016 yılının <strong>Eylül</strong><br />

ayında tamamlandı. Burası yıllık 1<br />

milyon 280 bin kWh elektrik üretecek.<br />

Üretilen elektriğin bir bölümü<br />

öz tüketimde kullanılacak. Sistem<br />

sayesinde ayrıca yıllık 666 ton karbon<br />

salınımı ve 202 tona eşdeğer<br />

fosil yakıt kullanımını engelleyen<br />

firma, çevreye olan duyarlılığını da<br />

ortaya koyuyor. Aynı zamanda Türkiye’nin<br />

ilk yeşil ve çevreci sandwich<br />

panel fabrikası konumunda.<br />

52


Sektör Haber<br />

<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

Güneş enerjili araçlar, Bridgestone<br />

desteğiyle Avustralya kıtasını kuzeyden<br />

güneye kat edecek<br />

Bridgestone’un temiz enerji ve sürdürülebilirlik alanındaki vizyonunun bir yansıması olarak 2013<br />

yılından bu yana desteklediği Bridgestone World Solar Challenge, bu yıl 8-15 <strong>Ekim</strong> tarihlerinde 6 ülkeden<br />

11 takımın katılımıyla gerçekleşiyor. 30 yıldır gerçekleştirilen uluslararası yarışlarda, 2. ve 3. sınıf<br />

mühendislik öğrencilerinin geliştirdiği ve sadece güneş enerjisi ile çalışan araçlar mücadele ediyor.<br />

Takımların Bridgestone’un çevreci lastiği ECOPIA Ologic ile katılacağı yarışlarda, Brisa da İTÜ GAE<br />

takımını destekleyerek Türkiye’nin yarışlardaki gücüne güç katıyor.<br />

Dünya lastik devi Bridgestone, 30<br />

yıldır gerçekleştirilen ve mühendislik<br />

öğrencileri tarafından geliştirilen<br />

güneş enerjili araçların yarıştığı<br />

World Solar Challenge’ı isim sponsoru<br />

olarak destekliyor. İki yılda bir<br />

Avustralya’da düzenlenen yarışlara<br />

her yıl farklı ülkelerden takımlar<br />

katılıyor. Bridgestone ECOPIA<br />

Ologic lastiklerinin kullanıldığı bu<br />

yılki yarışlarda, Brisa da İstanbul<br />

Teknik Üniversitesi öğrencilerinin<br />

oluşturduğu ve Türkiye’den katılan<br />

tek takım olan İTÜ GAE takımının<br />

destekçisi oldu.<br />

Bridgestone World Solar<br />

Challenge, 30. yılını kutluyor<br />

Bridgestone World Solar Challenge,<br />

dünyanın en ünlü güneş enerjili<br />

araç etkinliklerinden biri ve <strong>2017</strong>’de<br />

30. yıl dönümünü kutluyor. Yarışlar,<br />

Avustralya kıtasında 3.000 kilometreyi<br />

kapsayacak ve 8-15 <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

tarihlerinde, ‘Challenger’, Gezi ve<br />

Macera sınıflarında gerçekleştirilecek.<br />

Avustralya’nın en kuzey noktası<br />

olan Darwin’den başlayan yarışta<br />

takımlar, 3021 km’yi aşarak Adelaide’e<br />

ilk varan olmak için mücadele<br />

edecek. 3 kategoride yapılacak<br />

yarışlarda takımlar; hız için tasarlanmış<br />

araçlarla ‘Challenger’, enerji<br />

verimliliği ve pratikliğini test etmek<br />

için tasarlanmış araçlarla “Gezi”<br />

ve önceki müsabakalar için geliştirilmiş<br />

araçların yarış-dışı parkuru<br />

deneyimlemeleri için oluşturulan<br />

“Macera” Sınıflarında mücadele<br />

edecek.<br />

Türkiye’den tek takım<br />

Bridgestone’un destekleriyle bu<br />

yılki yarışlara Avustralya, Amerika<br />

Birleşik Devletleri, Japonya, Kanada,<br />

Türkiye ve Tayvan’dan 11 takım<br />

katılacak. Yarışlara Türkiye’den tek<br />

katılacak takım İstanbul Teknik<br />

Üniversitesi Güneş Araçları Ekibi,<br />

Brisa desteği ile mücadele edecek.<br />

İTÜ Elektrik Mühendisliği bölümü<br />

öğrencileri tarafından 2004 yılında<br />

kurulan İTÜ Güneş Arabası Ekibi<br />

(İTÜ-GAE), kurulduğu yıldan itibaren<br />

7 güneş enerjili araç tasarladı<br />

ve üretti. Türkiye’de düzenlenen<br />

TÜBİTAK Formula-G Güneş Arabaları<br />

Yarışlarında 6’sı birincilik olmak<br />

üzere 19 ödül alan İTÜ-GAE,<br />

WSC’de 2009 yılında “en iyi yeni<br />

katılımcı” ödülünü alırken, 2016<br />

yılında gerçekleştirilen European<br />

Solar Challenge yarışlarında en<br />

hızlı tur rekorunu kırdı. 18 <strong>Eylül</strong>’de<br />

Avustralya’ya giden ekip, 8 <strong>Ekim</strong>’deki<br />

yarışlara dek, saatte 140 km hıza<br />

ulaşabilen aracını test ederek yarışa<br />

hazır hale getirecek ve 3.000<br />

km’lik bu parkurda Türkiye’yi temsil<br />

edecek.<br />

Bridgestone ECOPIA Ologic:<br />

Enerji verimli lastik teknolojisi<br />

Bridgestone’un enerji verimli lastik<br />

teknolojisi “Ologic” ile tasarlanan<br />

ECOPIA Ologic, güneş enerjili<br />

araçlar gibi temiz enerji ile çalışan<br />

araçlara özel geliştirildi. “Ologic”<br />

teknolojisi, ıslak koşullarda optimal<br />

yol tutuş sağlıyor. Aynı zamanda<br />

sunduğu ideal aerodinamik ile<br />

de yuvarlanma direncini azaltarak<br />

enerji ve yakıt tüketiminden tasarruf<br />

sağlıyor.<br />

Bridgestone ECOPIA Ologic lastikleri,<br />

güneş enerjili araçların yanı<br />

sıra lüks segmentte üretilen elektrikli<br />

otomobillerde de orijinal<br />

ekipman olarak kullanılıyor.<br />

53


<strong>Eylül</strong> - <strong>Ekim</strong> <strong>2017</strong><br />

IQ Teknolojisi ile Quint Güç Kaynakları<br />

Akıllı Akü Yönetimi Sistem Kullanılabilirliğini Artırır<br />

Kerem KÖKEL, Endüstriyel Elektronik Ürün Grubu Yönetmeni, Phoenix Contact Türkiye<br />

Şekil 1<br />

İlk akıllı kesintisiz güç kaynağı olarak, Quint UPS-IQ sizin için düşünür.<br />

Phoenix Contact tarafından geliştirilen IQ Teknolojisi,<br />

kesintisiz güç kaynaklarını (UPS) akıllı hale getirdi. Şebeke<br />

hatlarında problem çıkması durumunda, akü kendisine<br />

bağlı yüklerin tamamını besleyeceğinden, kullanıcılar<br />

sistem yeni iken aküye %100 güvenebilirler.<br />

Şebeke düşüşleri veya besleme gerilimi kesintileri işlemlerde<br />

kesintilere hatta duruşlara sebep olabilir. Bu tip bir<br />

sorunu gidermek ve kesintileri en aza indirmek amacıyla,<br />

kesintisiz güç kaynakları (UPS) kullanılabilir. Böyle<br />

bir çözümde üç işlev birimi olur, güç kaynağı, elektronik<br />

geçiş ünitesi ve enerji depolama aygıtıdır (Şekil 1).<br />

Güç kaynağı, primer gerilim mevcut olduğu sürece yüklere<br />

güç sağlar. Şebeke geriliminde bir kesinti olursa,<br />

elektronik geçiş birimi müdahale eder ve bağlı yüklerin<br />

sürekli olarak beslenmesi için enerji depolama aygıtı sorunsuzca<br />

devreye alır.<br />

Hesap Edilemez Bir Komponent Olarak Akü<br />

Bu örnek bir kesintisiz güç kaynağının nasıl çalıştığını<br />

gösterecektir. Bir şişeleme tesisinde kullanılan endüstriyel<br />

PC’nin gerilim dalgalanmaları sırasında bile sürekli<br />

olarak 24 V DC ile beslenmesi gerekmektedir. Şebeke<br />

hattı uzun bir süre için kesilirse şişeleme tesisi mevcut<br />

şekilde çalışmaya devam eder ya da kontrollü bir şekilde<br />

yavaş yavaş çalışmayı durdurur. Kullanıcı gerekli yük<br />

akımı ve belirtilen tampon süresine bağlı olarak uygun<br />

aküyü seçer. Bu özel uygulama örneğinde, 3,4 Ah akü<br />

modülü 20 dakika için 5A’ilk bir yük akımını tamponlayabilecektir.<br />

Kısa kesintiler bile işletmeciye para kaybettirebileceği<br />

için güvenilir bir güç kaynağı ile ilgili olarak<br />

tesisinin tam olarak korunması için her iki yılda bir yeni<br />

akü yatırımı yapılmaktadır.<br />

Ne yazık ki, deneyimler her zaman akü değişiminin sorunların<br />

oluşumunu önlemediğini göstermiştir. Bunun<br />

sebebi piyasada şu anda bulunan tüm çözümlerde bilinmeyen<br />

bir unsurun yani akünün varlığıdır. Çünkü<br />

aşağıdaki sorular geleneksel UPS çözümleri kullanılarak<br />

cevaplanamaz:<br />

•Akü tamamen şarj edilmiş durumda mı?<br />

•Eğer değilse; Giriş gerilimi kesildiğinde akü bağlı yükleri<br />

ne kadar uzun süre destekleyebilecektir?<br />

• Akü halihazırda oldukça eski mi ya da yüksek ortam sıcaklıklarının<br />

bir sonucu olarak önemli ölçüde eskidi mi?<br />

Hala yeterli enerji sağlayabilir mi?<br />

Eskime sürecinin bir sonucu olarak, akünün 20 dakika<br />

yerine beş dakika boyunca 5 A yük akımı besleyebilir<br />

hale gelmesi mümkündür. Güvenilmez bir güç kaynağının<br />

yaratacağı en kötü durumda, şişeleme tesisinde ilgili<br />

proses verilerini yedeklemek mümkün olmadan sistem<br />

durma noktasına gelecektir.<br />

IQ Teknolojisi Şarj Durumu ve Beklenen Ömür<br />

Hakkında Bilgi Sağlar<br />

Akıllı Quint UPS-IQ güç kaynağı ilgili akü durumlarının<br />

hepsini belirler. Böylece her zaman için kararlı besleme<br />

ve optimal akü kullanımı için gerekli ortam sağlanır.<br />

Akıllı batarya yönetimi, bağlı akünün gerçek şarj durumunu<br />

bilir ve bu verilere dayanarak kalan tampon zamanını<br />

hesaplar. Böylece yük besleme kesintileri ve endüstriyel<br />

PC’lerin zamansız çalışması tamamen önlenir.<br />

Şişeleme tesisi örneğinde operasyon şirketi arabellek<br />

süresini gerçekten 20 dakika veya, belirli koşullar altında,<br />

sadece 15 dakika olup olmadığını Quint UPS-IQ kesintisiz<br />

güç kaynağından öğrenir. Ayarlanabilir bir limit<br />

değere ulaşıldığında, bir röle kontağı veya yazılım kullanarak<br />

kullanıcıya eyleme geçmek için bol vakit bırakan<br />

bir şekilde alarm mesajı verilebilir.<br />

Akünün kalan ömrü bilinip, servis dönemleri planlanabilir.<br />

Akü optimum zamanda değiştirilirse, erken akü<br />

değişimi veya akü yetmezliğinden kaynaklanan maliyetler<br />

önlenebilir. Özellikle geniş bir alana dağılmış olan<br />

uygulamalarda, bir akünün güvenilir bir şekilde 2 yıl - ya<br />

da sadece 2 ay için çalışmaya devam edip etmeyeceğini<br />

bilmek önemlidir. Örneğin, rüzgar türbini sistemlerinde,<br />

kule içindeki acil aydınlatma sistemleri için sağlanan<br />

elektrik, akü ile beslenir. Bir sorun oluşursa, teknisyen<br />

güvenle motorun bulunduğu yere erişebilir. Enerji depolama<br />

aygıtlarının değiştirilmesi yüksek maliyetlere<br />

sebep olur. Burada, akünün gerçek beklenen ömrünün<br />

54


Makale<br />

iletilmesi sayesinde gereksiz servis ve malzeme maliyetleri<br />

önlenebilir.<br />

Daimi İletişim Şarj Sürecini Hızlandırıyor<br />

Quint UPS-IQ ve akü arasındaki sürekli iletişim kesintisiz<br />

izleme ve akıllı yönetim için ön koşuldur. Akü ile akü<br />

kontrol modülünün arasında haberleşmenin sağlanması<br />

için Artı ve eksi kablolara ek olarak, ek bir haberleşme<br />

kablosu mevcuttur. Quint UPS-IQ güç kaynağı bağlanan<br />

aküyü hemen tanımlar. Akü daha sonra seri numarasını<br />

ve kapasitesini gönderir. Özellikle akü türü ve çevresel<br />

koşullara bağlı olarak, UPS artık otomatik olarak akü<br />

ömrünü önemli ölçüde uzatacak şarj özelliklerini seçer.<br />

Şarj durumunu belirlemek amacıyla, akü gerçek akım ve<br />

gerilim değerlerinin yanı sıra sıcaklığı da iletir. Şarj akımını<br />

hesaplamak için, Quint UPS-IQ akü ve güç kaynağı<br />

girişi ile iletişim kurar. Bunun bir sonucu olarak, akü<br />

konvansiyonel UPS sistemleri için gerekli sürenin yarısında<br />

hazır duruma gelir.<br />

Güç ünitesinin çıkış akımı, yükler için her zaman yeterli<br />

gücün mevcut olacağı ve akünün en kısa sürede şarj olacağı<br />

şekilde kontrol edilir.<br />

Kesintisiz Quint UPS-IQ, ideal olarak 5, 10, 20 ve 40 A çıkış<br />

akımlarıyla 24 V uygulamalarda kullanılır. 400 W/500<br />

VA ve 85 ila 264 V AC çıkış gücüne sahip modül AC uygulamalar<br />

için de kullanılan bir model mevcuttur<br />

(Şekil 2).<br />

Şekil 3<br />

UPS-CONF konfigürasyon ve yönetim yazılımı ile<br />

kullanıcılar PC’de UPS çözümünü izleyebilir ve yapılandırabilirler.<br />

Daha Çok Esneklik İçin Parametrelendirilebilir<br />

İşletmeci şirketler UPS-CONF yazılımını kullanarak<br />

UPS çözümünü izleyebilirler. Örneğin, yazılım akülerin<br />

gerçek durumlarını firmalara bildirir (Şekil 3).<br />

Operasyon süreçlerinin iyileştirilmesi için, ilgili işletim<br />

parametrelerinin hepsi grafiksel olarak görüntülenir ve<br />

önemli mesajlar öne çıkarılır. Quint UPS-IQ tak ve çalıştır<br />

çözümü destekler dahası kullanıcılar, Quint UPS-IQ’<br />

yu yapılandırabilirler. Alarm mesajları için eşik değerleri<br />

ya da tampon zaman değerleri tek tek PC üzerinden<br />

değiştirilebilir. Bu sayede bunlar en iyi şekilde belirli bir<br />

sisteme adapte edilebilir hale gelir. Maksimum şarj akımı<br />

ve bir akünün şarj gerilim sonu da ayarlanabilir parametrelerdir.<br />

Quint UPS-IQ, şebeke arızalarını, ne zaman<br />

ve ne kadar tamponladığı gibi olay ve bilgileri bir günlük<br />

dosyasında arşivler. Ücretsiz olarak kullanılabilen bu yazılım<br />

Phoenix Contact E-Shop indirme alanında internetten<br />

indirilebilir.<br />

Sonuç<br />

En kötü durumda, kısa süreli bile olsa şebeke düşüşleri<br />

ve arızaları sonucu üretim durma noktasına gelir. Eğer,<br />

üreticiler, uluslararası rekabet içinde olumsuz çevresel<br />

koşullar altında bile makina ve sistemlerini güvenli bir<br />

şekilde işletebilirlerse, önemli bir avantaja sahip olurlar.<br />

Bu sebeple Phoenix Contact, IQ Teknolojisi ile tesis veya<br />

sistem kullanılabilirliğini önemli ölçüde artıran yeni nesil<br />

kesintisiz güç kaynaklarını geliştirmiştir.<br />

Şekil 2<br />

500 VA çıkış gücü ile Quint UPS-IQ güç kaynağı yazılımı<br />

ile iletişim kurmak için veri portunu kullanır.<br />

Tüm üniteler VRLA teknolojili 1,3 ila 38 Ah arasında<br />

enerji depolama cihazlarıyla veya yüksek ortam sıcaklıkları<br />

için güçlü LI-ION akülerle kombine edilebilir.<br />

Tampon süresi 5 A yük için 8 saat veya 40 A yük için 30<br />

dakikadır.<br />

Efektif Maliyet ve Seçici Koruma İçin<br />

SFB Teknolojisi<br />

Kullanıcılar Quint-Power güç kaynağı üniteleri ile Quint<br />

UPS-IQ kesintisiz güç kaynağını birleştirirlerse, bağlı<br />

yükler için Quint-Power güç kaynağının ayırt edici özelliklerinden<br />

faydalanabilirler. Bunun sebebi Quint güç<br />

kaynaklarının nominal akımdan önemli ölçüde daha<br />

fazlasını sağlamasıdır. Bu, zorlu yükler statik Power-Boost<br />

işlevi kullanarak nominal akımın yüzde 150’si ile başlatılabilmesi<br />

demektir. Ayrıca güç kaynakları, standart<br />

devre kesicileri manyetik olarak ve çabuk bir biçimde açtırabilmek<br />

amacıyla nominal akımlarının katlarını kısa<br />

süre boyunca verebilmelidir. 12 milisaniye için nominal<br />

akımın yüzde 600’üne kadar sağlayabilmekte olan Seçici<br />

Sigorta Attırma Teknolojisi (SFB) ile Quint Power dinamik<br />

bir güç rezervi sunmaktadır. Örneğin güç kaynağına<br />

bağlı yüklerden birinde kısa devre olması durumunda, o<br />

kolda bulunan ilgili sigorta, güç kaynağı tarafından attırılır.<br />

Böylece arızalı kısım devreden çıkartılmış olur ve<br />

diğer yükler herhangi bir kesintiye uğramadan güvenli<br />

bir şekilde beslenmeye devam eder.<br />

55

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!