Hotel_Gazetesi_kasim_10_sayi_

hotelgazetesi

Farklı bakış...

www.hotelgazetesi.com

TÜROB Başkanı Timur

Bayındır’dan uyarılar

Sayfa 05

TURİZM - OTELCİLİK - TATİL - ETKİNLİK - KÜLTÜR - SANAT Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

İlkbal YİĞİTALP ATİK

Yıkama suyunun

kalitesi ve önemi

Sayfa 19

Murat TOKTAŞ

Şura’nın ardından

Sayfa 6

Prof. Dr Muharrem TUNA

TURİZMDE EĞİTİM

İSTİHDAM VE BAŞARI

Sayfa 13

Cem POLATOĞLU

Gastro Turistler

Sayfa 15

BIDROOM

Ömer Koray

ÜNAL

Sayfa 9 Sayfa 10 - 11

RESTAURANTLARIN

YAPTIĞI 8 ORTAK HATA

Orhan GENCELİ

inceleme

TROYA

YILI

START

ALDI

Sayfa 20

KURUMSAL ABONELİK SİSTEMİ

Gazetenizi her sabah 06:00-07:30

arasında otelinize biz teslim edelim.

Detaylı bilgi için: okuriletisim@hurriyet.com.tr

0549 794 55 07 yada 0850 224 0 222


Aliye

ÜÇBAŞ

Bu sektör sahipsiz değil!

Artık alışılageldiği üzere burada genelde ağırlıklı olarak gazetenin

içeriğinden söz ederim. Çünkü 24 sayfamızın her cm/sütunu o

kadar değerli ki, bu değerli sayfaları neyle doldurduğumuz,

hangi konulara ne kadar yer verdiğimiz benim için önemli..

Bu sayıda değinmek istediğim bir haber var ki, bu haber sektörün

ne kadar organize, gündemi, olayları, birbirin ne kadar yakından

takip ettiğini, meydanın o kadar da boş bırakılmayacağını

kanıtlayan bir haber.

Haberin konusu şöyle: Erzincan Üniversitesi’nin Turizm Meslek

Yüksekokulu Müdürlüğü, okula anılacak öğretim görevlisi için

ilan veriyor ama alınacak hocada aranan koşul, “İletişim

Fakültesi’nin reklam tasarımı ve iletişimi veya Halkla ilişkiler ve

Reklamcılık bölümü lisans bölümü mezunu olmak ve bu alanların

herhangi birinden tezli yüksek lisans yapmış olmak!”

Yani Turizm Meslek yüksekokuluna alınacak öğretim görevlisi

için aranan şart, Turizm eğitimi almış olmak değil de, reklamcılık

eğitimi almış olmak.. Bunun sebebi aslında belli aslında..

Bu sektörün birçok derneği ve bu derneklerin hepsinin de

alanında söz sahibi, tecrübeli, sektörü iyi bilen yöneticileri var..

Bunlardan biri de POYD. Sevgili dostumuz Muhammet Cüntay

durur mu.. Hemen olaya tepki gösteriyor.. İlk destek de olması

gerektiği yerden, Turizm Akademisyenleri Derneği’nden geliyor..

Değerli görüşlerine gazetemiz sütunlarında yer vermekten onur

duyduğumuz Başkan Prof. DR. Muharrem Tuna, POYD’a destek

veriyor. Onlar gerekeni yapıyor, bize de vazifemizi yapmak,

yani olaya sayfamızda gereken yeri vermek kalıyor. Biz de öyle

yaptık.. Ne de olsa sektörün sesiyiz.

Tepkilerin sonuç getirip getirmeyeceğini önümüzdeki günlerde

göreceğiz. Ama hem POYD’u hem Turizm Akademisyenleri

Derneği’ni kutlarız… Sektördeki STK’ların boşuna kurulmadığını,

bu sektörün sahipsiz olmadığını gösterdikleri için.

Bunun dışında size yine dopdolu bir gazete sunabilmiş olmanın

mutluluğu içindeyiz. Sektördeki olumlu gelişmelerin, sektörün

can damarı organizasyonların hemen hepsinde yer alabilmiş

olmanın gururunu yaşıyoruz. Nedir onlar?

Tarihimizde 3. kez düzenlenen, Ankara’daki Turizm Şurası. Ankara

temsilciliğimiz 3 gün boyunda tam kadro oradaydı.

Her geçen gün daha da büyüyen, sektörün nabzının tutulduğu

Uzakrota Travel Summit. Biz de tam kadro oradaydık..

2018 Troya yılı nedeniyle İstanbul Akgün Otel’de bir sergi açıldı.

Türkiye Otelciler Birliği TÜROB tarafından desteklenen ve Akgün

Hotel ev sahipliğinde gerçekleştirilen serginin açılışı Bir anlamda

Troya Yılı’nın İstanbul’daki ilk etkinliği idi. Bizi 3200 yıl öncesine

götüren bu organizasyon için Sevgili Sevda Yılgaz’ı kutlayalım.

Sadece yurt içinde değil, uluslararası alanda da birçok etkinlik

oldu Kasım ayında. Bunlardan en önemlisi de Londra’daki Turizm

Fuarıydı. Eğer ciddi bir yayın yapıyorsanız, uzak yakın demeden

sektörün önemli organizasyonlarını takip etmek zorundasınız.. Biz

de öyle yaptık ve Londra’daki organizasyonda yerimizi aldık.

Aralık’ta İzmir’de gerçekleştirilecek İzmir Turizm Fuarı ve

Gastronomi Turizmi Kongresi’nde yerimizi alacağız.. Yayıncılık

sorumluluğu bunu gerektirir çünkü.

Gazetemizin son sayılarını incelediğimizde dikkat çeken bir

konu da sektördeki eğitime yönelik çalışmalar. POYD, Laleli

Otelciler Platformu ve KATİD ve TÜROYD’u bu konudaki aktif

çalışmalarından dolayı kutlayalım. Böyle devam ederse,

çok yakın bir gelecekte sektörün eğitimli eleman sorunu

kalmayacak.

Gelecek sayıda daha güzel ve daha olumlu haberlerle birlikte

olmak dileğiyle…

Esentepe Mahallesi Köprülü Sk. 31/A Levent

34394 Şişli / İstanbul

Tel:0212 343 5522 Fax: 0212 343 5521

www.hotelgazetesi.com

info@hotelgazetesi.com

Kasım 2017 Yıl:1 Sayı: 9

Aylık Süreli Yayın

Turizm Otelcilik Tatil Etkinlik Kültür Sanat

Gazetesi

‹mtiyaz Sahibi & Genel Yayın Yönetmeni

Mustafa ÜÇBAŞ

mustafa@hotelgazetesi.com

Sorumlu Yazı işleri Müdürü

Aliye ÜÇBAŞ

aliye@hotelgazetesi.com

Yayın Danışmanı

Remzi YILMAZ

editor@hotelgazetesi.com

Danışma Kurulu

Prof. Dr. Muharrem TUNA

Dr. Nebil ‹LSEVEN

‹hsan TÜRKUS

Sevda YILGAZ

Ankara Temsilcisi

Aliihsan ÜÇBAŞ

ankara@hotelgazetesi.com

Grafik Tasarım Uygulama

Nirvana Tanıtım Hizmetleri

Fotograf - Video

Mustafa ÜÇBAŞ - Ahmet Oğuz ÇELiK

Karikatür

Emre Can ÜÇBAŞ

Abone - Reklam

Burcu DENKTEN

hotelgazetesi@nirvanatanitim.com

Dağıtım: PTT

Hürriyet Daily News

Baskı: Dünya Süper Veb A.Ş.

100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/‹stanbul

Gazetemizde yayımlanan haber ve görseller

yasal iznimiz alınmadan kullanılması yasaktır.

yayımlanan köşe yazılarının ve yorumların

sorumluluğu yazarına aittir.içeriklerinden,

Hotelgazetesi sorumlu tutulamaz.

Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Maden Sahası: Çöpler Köyü Mevkii, İliç - ERZİNCAN

Tel: 0446 711 40 60 Faks: 0446 711 40 24

Merkez Ofis: Öveçler Mh. 8. Cadde 1332. Sokak No: 8/8 Çankaya-ANKARA

Tel: 0312 472 80 51 Faks: 0312 473 55 13

www.AlacerGold.com

www.Anagold.com.tr

Hotel Gazetesi’ne

abone olun

Turizm sektöründeki

gelişmelere

uzak kalmayın

Yıllık abonelik:

120 TL (KDV dahil)

Banka Hesap Numaramız:

Hesap Adı: Mustafa Üçbaş

Yapı Kredi Bankası Şb:

Bayrampaşa / Çarşı / 1276

Hesap No: 47403318

İBAN:

TR27 0006 7010 0000

0047 4033 18

Bize yazın!

Kurumunuzda düzenlenen

organizasyon, aktivite ve yaşanan

gelişmeleri bize gönderin,

yayınlayalım. Fotoğraf eklemeyi

unutmayın


Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

FARKLI DESTİNASYONLARIN

BULUŞMA NOKTASI

Sektörün başarılı organizasyonları

arasında yer alan Travel Turkey İzmir’in,

2017 senesinde ‘’fuarizmir’’ fuar alanında

her yıl artan yerli ve yabancı katılımlarıyla

büyümeye, katılımcılarına fırsatlar

sunmaya ve dünya turizm sektöründe

bilinirliğini artırmaya devam edeceği

bildirildi. Türkiye ile çok sayıda ülkenin

turizm zenginliklerini, yerli ve yabancı

turizm yatırımcılarına, acentalara, satın

alıcılara ve tatil planı yapmakta olan

son tüketicilere göstermeyi hedefleyen

fuarın, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da farklı

destinasyonlardan çok sayıda katılımcıya

ev sahipliği yapacağı kaydedildi.

www.hotelgazetesi.com

fuar

İzmir Fuar alanında 7-10 Aralık tarihlerinde

düzenlenecek organizasyon, sektörü yerli ve

yabancı turizm profesyonellerini buluşturacak

Türkiye’nin turizm alanındaki en önemli

buluşmalarından biri olan Travel Turkey

İzmir, 7-10 Aralık tarihlerinde düzenlenecek.

Turizm Fuar ve Kongresi İZFAŞ ile İzmir

Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri

A.Ş ve TÜRSAB Fuarcılık Hizmetleri Tic. AŞ

ortaklığıyla organize edilen fuar bu yıl 11. kez

düzenlenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı

himayesinde düzenlenen Travel Turkey İzmir

Turizm Fuar ve Kongresi, geçtiğimiz yıl 38

ülkeden 1179 katılımcı firma ve 77 ülkeden

38.587 ziyaretçi ile dikkatleri çekmişti.

B2B VE HOSTED BUYER ORGANİZASYONLARI

Fuarda ayrıca Türk Hava Yolları’nın desteğiyle gerçekleştirilen

özel program çerçevesinde, yurtdışından gelecek olan özel

delegasyonlar fuar alanında özel ayrılan B2B görüşme alanında

stant sahibi turizmcilerimiz ile bir araya gelerek iş bağlantıları

yapmakta ve ülkenin turizm gelirlerini artıran sözleşmelere

imza atmakta. Ayrıca fuarda her yıl gerçekleştirilen Alım

Heyeti programı ile dünyanın dört bir yanından gelen satın

alma heyetlerini katılımcı firmalar ile buluşturmaktadır.

GASTRONOMİ KONGRESİ

4

Bunun yanı sıra bu yılki Travel Turkey İzmir ile eşzamanlı olarak

fuarda Uluslararası Gastronomi Turizmi Kongresi de yapılacak.

Dünyanın önde gelen gastronomi ve turizm uzmanları ile

eğitimcilerini bir araya getirmek, gelişen turizmin ihtiyaçlarına

cevap verebilecek yeni yaklaşımlar kazanmak amacıyla

düzenlenen ve Gastronominin bölge turizmine olan katkılarının

konuşulacağı kongre akademik bildirilerle son bulacak.

Umutlar yeniden yeşerdi

Londra’da bu yıl 37.si düzenlenen ve

dünyanın en önemli turizm fuarları

arasında yer alan World Travel Market

(WTM) 2017, her yıl olduğu gibi bu yıl da

büyük ilgi gördü. 5 bin dolayında stantlı

katılımcının yer aldığı fuarı her yıl yaklaşık

50 binin üzerinde turizm profesyoneli

ziyaret ediyor. Türkiye, Turizm sektörü

açısından büyük önem taşıyan,

gelecek yıla yönelik iş beklentilerinin

değerlendirildiği, sektörün gelecek dönem

vizyonlarını belirleyen konferanslara da

ev sahipliği yapan fuarda en büyük stant

alanına sahip ülkeler arasında yerini aldı.

NEREDE TURİZM,

ORADA HOTEL GAZETESİ

9 ay önce yayın hayatına başlayan

Hotel Gazetesi, sizlerin desteğiyle kısa

sürede büyüdü ve sektörün önemli

aktörleri arasına girdi. Dolayısıyla

Hotel Gazetesi Dünyanın en önemli

turizm organizasyonları arasındaki

Londra Fuarı’nda da yerini aldı.

Türkiye’ye ait bölümdeki tüm

stantlarda bulunan Hotel Gazetesi,

ziyaretçilerin ilgisini çekti.

Fuarı ziyaret eden Turizmcilerimizden,

All Seasons Hotel’in sahibi Mustafa

Topaloğlu, fuarla ilgili izlenimlerini

Hotel Gazetesi için yazdı.

‘TÜRKİYE’YE İLGİ ARTTI’

“Öncelikle ilk dikkat çeken unsur, Londra

Fuarı’nın geçen yıla nazaran daha aktif

ve hareketli olmasıydı. Bu fuar alanına

adımınızı atar atmaz hemen dikkat

çekiyordu. Türkiye stantlarına olan ilgi

de gözlerden kaçmadı. Türkiye standı hiç

boş kalmadı. Tabi bu durum, bir turizmci

olarak bizleri 2018 yılı ve sonrası için

umutlandırdı. Bu sadece benim şahsi

görüşüm değil,

orada istişarede

bulunduğumuz tüm

meslektaşlarımız

için geçerli. Yani

fuardan hepimiz

umutlu döndük.

Turizm Bakanımız Numan Kurtulmuş,

Londra Büyükelçimiz Abdurrahman

Bilgiç ve tanıtım müşavirliğimiz de fuara

gereken ilgi ve desteği verdiler. Sayın

Bakan Kurtulmuş, Türkiye Standındaki

bütün katılımcılarla tek tek görüştü,

basın toplantısı yaptı. Yani Turizm

Sektörü Londra’ya topyekün bir çıkarma

yaptı ve kanımca semeresini de gelecek

dönemlerde hep birlikte göreceğiz.

Turizm sektörünün büyük umut bağladığı

2018 Troya Yılı nedeniyle, fuarda bu

konuyla ilgili oldukça büyük yer ayrılmıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından

WTM Londra Fuarı’nda Troia ve çevresi

ile ilgili çok sayıda etkin tanıtım çalışması

yapıldı. Fuara Çanakkale ilini tanıtmak için

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan

Başkanı İsmail Kaşdemir ve beraberinde

bir heyet de katıldı. Bu tip çalışmalardan

sonuç alındığını görmek, doğru yolda

olduğumuzu gözler önüne serdi.

Londra Fuarı online kanalların fuarı

demek aslında. Yaptığımız görüşmelerde

Türkiye’ye ilginin ve satışların geçmişe

oranla arttığını gördük ve mutlu olduk.

Fuarda, THY Londra, Brüksel, Edinburg

ve KKTC müdürleri ile görüşme imkanı

buldum. Onlar da geçen yıllara oranla

ilginin ve satışların arttığını teyid ettiler.”


5 fuar

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

İNGİLİZ TURİZM PAZARI

HAREKETLENİYOR

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), global

turizm sektörünün barometresi olarak

kabul edilen Londra WTM Turizm

Fuarı sonrası İngiliz turizm pazarındaki

mevcut durumu ve beklentileri içeren

bir araştırma raporu hazırladı. TÜROB

raporunda, Gfk Ascent verilerine

göre, sonbahar dönemi itibariyle

İngiltere’de Türkiye’ye 2018 yılı yaz

rezervasyonlarının bir önceki yıla göre

yüzde 79 oranında artış göstererek

145 bin kişi olarak kaydedildiği

belirtildi. 2016’nın aynı döneminde

yaklaşık 82 kişi erken rezervasyon

yaptırmıştı. Ancak İngiliz turistlerin

2018 rezervasyonlarında tüm bölgeler

artış gösterirken, tek düşüş gösteren

destinasyonun yüzde 33 gerileme ile

İstanbul olması dikkat çekti.

BREXİT TÜRKİYE’YE

OLUMLU YANSIR

TÜROB araştırmasında, İngiltere’den

ülkemize gelecek turist sayısı

bakımından duraklamanın sona

ereceği, 2018’den itibaren turist

sayısında artışa geçileceği tahmin

edildiği ifade edildi. Özellikle Brexit

sürecinin ardından Pound/Euro

paritesine bağlı olarak AB ülkelerinde

tatil masraflarının yükselmesinin

beklendiği vurgulanan raporda, “Brexit

sürecinde, pound’un Euro karşısında

değer kaybetmesi tatil tercihlerini AB

dışı ülkelere yönlendirebilir. İngilizler,

AB ülkelerine girişte pasaport

kuyruklarında kalabilir” denildi.

İngiltere’de 2017 için en popüler tatil

destinasyonlarının sırasıyla İtalya,

ABD, Yunanistan ve Küba olduğu ifade

edilen raporda, Türkiye’nin de en fazla

ziyaret edilmesi planlanan ülkeler

arasında yer aldığı vurgulandı.

Türkiye’nin en büyük turizm pazarlarından biri olan İngiltere’de geleceğe

yönelik işaretler olumlu. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), İngiltere’de yaz

dönemine yönelik Türkiye rezervasyonlarının yüzde 79 arttığını açıkladı. Bu

hızlı artış genel olarak düşük fiyat kaynaklı olsa da turizmde geleceğe dönük

umutların artmasını sağladı. TÜROB Başkanı Timur Bayındır, işletmelerin

daha fazla fiyat kırmamaları gerektiğini belirtirken, bir de uyarıda bulundu:

“Bazı İngiliz turistlerin sahte hastalık ve kaza davalarına karşı dikkatli olun.”

Bayındır’dan uyarılar

FİYAT DÜŞÜR’ TALEPLERİNİ

DİNLEMEYİN

İngiliz pazarıyla ilgili bir değerlendirme

yapan TÜROB Başkanı Timur Bayındır,

İngiliz turistlerin önceliğinin güvenlik

olduğunu belirtti. Bayındır, “Ancak

siyasi olayları fırsat görerek Antalya,

Muğla gibi kitle turizme yönelik

destinasyonlardan fiyat kırılması/

indirilmesi talebinde bulunan birtakım

tur operatörlerine maalesef bazı

işletmeler olumlu cevap veriyorlar.

İçinde bulunduğumuz durum ve

risklerin fiyat ile bir bağlantısı

bulunmadığından bu tür taleplere

rağbet edilmemesi gerekir” dedi.

SAHTE HASTALIKLARA

KANMAYIN

Bayındır, işletmelere ‘sahte hastalık ve

kaza’ uyarısında da bulundu. İngilizlerin,

tatilde sahte hastalık ve zehirlenme

davalarının turizm endüstrisini

olumsuz etkileyecek düzeye ulaştığına

dikkat çeken Bayındır, İngiliz pazarına

yönelik faaliyeti bulunan otellerin bu

konuda dikkatli olmaları ve gerekirse

hukuki açıdan yardım almalarının

önem taşıdığını belirtti. Bayındır, şu

bilgileri verdi: “Son yıllarda, İngiliz

tatilciler tatillerinden döndükten

sonra ‘hastalandım, zehirlendim’

gibi iddialarla tur operatörlerine,

dolaylı olarak konaklama yaptıkları

otellere ödedikleri ücretin onlarca

katı miktarda tazminat davaları

açmaları gündeme gelmeye başladı.

İngiltere’de bazı hukuk firmaları

tatile çıkan kişilere, oteli nasıl şikâyet

edecekleri konusunda yol gösteriyor.

Bu firmaların, sadece dava kazanılırsa

avukat ücretinin doğacağını belirterek

İngiliz tatilcileri dava açmaları

konusunda ikna ettikleri, birçok İngiliz

turistin de başlarından bir kaza geçsin

veya geçmesin söz konusu hukuk

firmalarına yetki vererek tur operatörü

ve otelleri dava ettikleri anlaşılıyor.

Turizm tesisleri çok ciddi tutarlarda

tazminat ödemeleri ile karşı karşıya

kalıyor. ‘Hastalık Dolandırıcılıklarını

Durdurun’ başlıklı kampanya ile İngiliz

Tur Operatörleri Birliği öncülüğünde,

İngiliz hükümetine adım atması

yönünde çağrıda bulunulurken,

İngiltere Dışişleri Bakanlığı da bu tür

asılsız iddialarda bulunanların hem

İngiltere’de hem de tatil yaptıkları

destinasyonlarda yasal yaptırımlarla

karşı karşıya gelebileceği yönünde

uyarılar yayımladı.”

Araştırmadan bazı

tespitler

• İngilizler 2016 yılında 70.8 milyon yurt

dışı seyahat gerçekleştirerek, 43.8 milyar

pound harcama yaptı.

• Türkiye’ye yapılan yaklaşık 1.1 milyon

seyahatte toplam 593 milyon pound,

kişibaşı ortalama 562 pound harcama

yapıldı. Türkiye ziyaretlerinin 59 bini

iş, 239 bini akraba ziyareti ve 730 bini

tatil amacıyla gerçekleşti. Tatil amaçlı

ziyaretlerin 464 bini paket turlarla

gerçekleşirken, harcama miktarı 263

milyon pound oldu.

• Türk vatandaşları 2016’da İngiltere’ye

yüzde 2 artışla 196 bin ziyaretçi

gönderdi. Söz konusu ziyaretçiler 203.3

milyon pound harcadı. İngiltere’de Türk

vatandaşlarının ortalama kişi başına

konaklama süresi rekor artışla 14.3/gün,

kişi başına ortalama harcamaları ise

1.037 pound olarak gerçekleşti.

• TÜROB raporunda ülkemize olan

bireysel seyahatlerin artması amacı ile

başta Easyjet ve Ryanair olmak üzere Low

Cost Carrier şirketlerinin Birleşik Krallık-

Türkiye (Antalya, İstanbul, Dalaman,

Bodrum) seferlerine başlaması için DHMİ,

ilgili bakanlıklar ve sektör temsilcileri

tarafından acil eylem planı geliştirilerek

çalışma başlatılması gerektiği kaydedildi.

• Raporda, İngiltere’den ülkemize gelecek

turist sayısının artması için öncelikli

olarak uçak seferlerinin artması gerektiği

belirtildi. 2013 yılında Birleşik Krallık-

Türkiye hattında haftalık toplam koltuk

kapasitesi 64.798’den 2017 yılı Kasım

ayında 56.206’ya geriledi.


Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

Şura’nın ardından

sura

6

Turizmde yeni dönem

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, 15 yıl aradan

sonra ‘Büyük Hedefler İçin Çalışmanın

Tam Zamanı’ sloganıyla düzenlenen 3.

Turizm Şurası, beklentileri yükseltti

Türkiye’nin uluslararası rekabet

ortamında imaj ve marka değerini

yükseltmek, bu konu ile ilgili

çalışmaları ve görüşleri ele almak

amacıyla, 1998 ve 2002 yıllarında

iki kere toplanan turizm şurası 3.

kez 1-3 Kasım tarihleri arasında

Cumhurbaşkanımızın himayelerinde

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde

toplandı.

Murat TOKTAŞ

Karadeniz Turistik İşletmecileri Derneği

(KATİD)

Yönetim Kurulu Başkanı

North Point Hotelleri

Genel Müdürü

Bundan sonra ne olacak?

Şura’da geniş katılım ve bütün paydaşlarla yapılan

müzakereler sonunda belirlenen yol haritası ile Türk

turizminin ihtiyacı duyduğu tespitler yapıldı ve çözüm

önerileri sunuldu.

Konuların çok isabetli bir şekilde belirlenmesi ve devlet

politikası haline gelmesi son derece önemliydi. Bu

şurayı diğerlerinden ayıran en önemli fark ise, bundan

öncekilerde alınan kararlar ..cek, ..cak olurken, bu

şurada sorunlar çözüm önerileri ile sonuçlandırıldı. Bu

çok önemli bir farktı.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden ‘Turizm’de

3. Şura, Kasım ayının başında Ankara’da yapıldı.

Bugüne kadar iki kez gerçekleştirilen ve Kültür ve

Turizm Bakanlığınca, 15 yıl aradan sonra ‘Büyük

Hedefler İçin Çalışmanın Tam Zamanı’ sloganıyla

düzenlenen 3. Turizm Şurası üç gün sürdü.

Ülkenin bu alandaki en önemli toplantısı olan ve

Cumhurbaşkanı recep Tayyip Erdoğan’ın iştirakleriyle

hayata geçirilen Turizm Şurası’nda sektörün sorunları,

Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere sektörün

tüm resmi özel ve akademik paydaşları ile önde gelen

STK yöneticileri tarafından masaya yatırılırken, çözüm

önerileri sunularak tartışıldı.

Oldukça geniş katılımlı ve bir o kadar da kapsamlı

olarak hazırlanan Şura’nın sektörün gelişmesine

katkı sağlaması bekleniyor. Yetkililer şuranın olumlu

etkilerinin önümüzdeki dönemlerde hissedileceğinin

altını çizerken, Türk turizm sektörü için bir milat olacağı

görüşünde birleşiyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş, 3. Turizm Şurası’nın

sonunda düzenlenen basın toplantısında şura

kararlarını açıkladı. Kurtulmuş, komisyonda tartışılan

konuların gözden geçirerek, stratejik eylem planına

dönüştüreceklerini belirtti.

Şura, kamu kurum ve kuruluşları, turizm meslek

örgütleri, sivil toplum kuruluşları, turizm sektörü ve

akademik camianın katılımı ile turizm sektörünün

mevcut durumunun değerlendirilmesi, uygulama

prensiplerinin güncellemesi ve turizm sektörünün

uzun vadeli ve sağlıklı gelişimini sağlamak üzere ulusal

bir turizm politikasının oluşturulabilmesi amaçlarıyla

toplandı ve güzel öneri ve çözümler çıktı. Şuraya

sektörden birçok meslektaşımızın gönüllü olarak

katılması, komisyonları takip etmeleri sektörün böyle

bir çalışmaya ne kadar ihtiyaç duyduğunun da bir

göstergesiydi. Fakat bu işi profesyonelce yapan otel

yöneticileri komisyonlarda yeterince yer alamadı.

Bütün turizm bileşenlerinin fikir ve düşünceleri

de göz önüne alınarak şurada görüşülmesi için 13

komisyon başlığı belirlendi. Bu kadar geniş başlıklar

altında konunun irdelenmesi daha sağlıklı tespitlere

gidilmesini sağladı. Komisyon başkanlarımızın da

sektörün konusunda başarılı isimlerinden oluşması,

komisyonların dinamik çalışmasına sebep oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Turizm Bakanımızın da

konuya yaklaşımları, kararlılıkları ve sektörle ilgili

tespitleri umut verdi. Ayrıca ilk gün turizm sektörü ile

dolaylı çalışan bakanlıklardan 8 tane bakanın toplantıya

katılmaları ve her birinin sektörden gelen sorulara

cevap vermeleri, sunum yapmaları dikkat çeken bir

konuydu. Komite çalışmaları esnasında bakanlık üst

düzey yetkililerinin sürekli hazır bulunmaları, Sayın

Bakanımız Numan Kurtulmuş’un sürekli komite

çalışmalarını ziyaret etmesi, bakanlığın bu olayı

önemsemesi anlamında heyecan vericiydi. Bu yüzden

konuya dışarıdan ön yargıyla bakıp elimizin tersi ile

itmek yerine, verilen emekleri harcanan vakitleri

ve bakanlığın özverisini görünce bekleyip görmeyi

hak ettiğini düşünüyorum. Buradan çıkacak ufak bir

kazanım bile bizim için çok önemli.

Bundan sonra takip edeceğimiz parametreler alınan

komisyon kararlarının uygulamaya geçip geçmeyeceği

olacak. Eğer söylemden eyleme geçersek sektör birçok

konuda ihtiyaç duyduğu çözüme ve düzenlemelere

kavuşmuş olacak. Böylece son yıllarda büyük sıkıntılar

çeken sektörümüz, nefes alacağı gibi önemseniyor

olmanın morali ile geleceğe daha büyük umutlarla

bakacaktır.

3. Turizm Şurası, yeni turizm politikalarının üretilmesi,

eksikliklerin giderilmesi ve gerekli düzenlemelerin

yapılması gayesiyle düzenlendi ve amacına uygunda

sonuçlandı. Şimdi ilk aşamayı geçtik sıra bunları hayata

geçirmekte, hadi hayırlısı…

Hotel Gazetesi’nin

Danışma Kurulu

üyesi ve yazarı Prof.

Dr. Muharrem TUNA,

Türk turizmine

yön verecek olan

Şura’nın Bilim Kurulu

Başkanı olarak en

önemli görevlerden

birini üstlendi.

Ayrıca Ankara Temsilcimiz

Ali İhsan Üçbaş, Ankara

ekibimizden Celil Tuncel

ve Tevfik Üçbaş’la birlikte

şurayı takip ettiler.

Salon girişine kurulan

stantta, gazetemizin Ekim

sayısı tüm katılımcılara

sunulurken, gazetemizi

inceleyen turizm

sektörüne yön veren

isimler, sektöre böylesine

ciddi bir yayın organını

kazandıran ekibimizi

kutladılar.


7 tanıtım

Gelişen İzmir Kemalpaşa’nın

tek marka oteli

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

Dünyanın en geniş otel zinciri unvanına sahip Wyndham Oteller

Grubu’na bağlı olarak hizmet veren Ramada Hotel & Suites

Kemalpaşa, büyümeye devam eden Kemalpaşa Organize Sanayi

Bölgesi’nin ilk ve tek uluslararası markalı tesisi olarak hizmet veriyor.

“MİSYONUMUZU YERİNE

GETİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Ramada Hotel & Suites İzmir Kemalpaşa Genel Müdürü

Selin Avşar İnanlı, günden güne gelişen bölgede dört

yıla yakın süredir verdikleri kaliteli ve profesyonel

hizmetle bölge yatırımcılarına ve firma misafirlerine

hizmet verdiklerini belirtti. İnanlı, “Uluslararası marka

kalitesi ile hem misafirlerimizi ağırlıyor hem de

Kemalpaşa’nın önümüzdeki dönemdeki hedeflerine

ve bölgenin kalkınmasına yönelik misyonumuzu

yerine getirmeye çalıyoruz. Bunu gerçekleştirirken

de misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaya

ve hizmet vermeye özen gösteriyoruz” dedi.

116 ODASI VAR

Ramada Otel Kemalpaşa’ da 83 standart, 16 deluxe,

4 suit ve 13 dublex süitten oluşan farklı kategorilerde

toplam 116 oda bulunuyor. Farklı büyüklüklerde

tümü gün ışığı alan salonları ile konaklama hizmeti

dışında banquet ve toplantı organizasyonlarına da ev

sahipliği yapan Otel, 2014 yılından bu yana bölgedeki

tüm firmaların ve Kemalpaşa Bölge’sinde ikamet

edenlerin organizasyonlarını gerçekleştiriyor. Tüm

bu hizmetlere ek olarak 1500 m2’lik alana yayılan

Spa Merkezi bulunan otelde, misafirler için ısıtmalı

kapalı havuz, fitness aktivite odası, özel jakuzili VIP

süite, sauna, Türk Hamamı, cilt bakım odası ve Kuzey

Avrupa ve Uzak Doğu masajlarının uzman personeller

tarafından uygulandığı masaj odaları bulunuyor.

DÜNYA MUTFAĞINDAN

LEZZETLER

Özellikle öğle yemeklerinde Dünya Mutfağı’ndan

lezzetler sunan ve açık teras alanını da bulunan otel,

bölge çalışanlarına sakin, kaliteli ve özenli yemek

yiyecekleri bir alan da sunuyor. Ücretsiz havalimanı

ve şehir merkezi transferleri ile de zamanı değerli

olan tüm misafirler için de imkanlar sunuyor.

YEŞİL YILDIZ

SERTİFİKALI

2017 yılında tesis Kültür ve Turizm Bakanlığının yerel

eko etiketi olan ‘Yeşil Yıldız Sertifakası’nın da sahibi oldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sürdürülebilir

turizm kapsamında; uygun nitelikleri taşıyan konaklama

tesislerine; çevrenin korunması, çevre bilincinin

geliştirilmesi, turistik tesislerin çevreye olan olumlu

katkılarının teşvik edilmesi ve özendirilmesi amacıyla

verilen bu belge ile otel başarılarının sürdürebilir

olmasını hedefliyor ve örnek tesis olma yolunda ilerliyor.


forum 8

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017 www.hotelgazetesi.com

Barış

TÜRER

Eski pazarları geri

kazanmalıyız

İstanbul..

Güzel kız İstanbul..

2010’u hatırlıyorum..

Avrupa Kültür Başkentiyiz..

Kruvaziyerler Karaköy Port’una yanaşacak

yer bulamıyor.. Boğaz ise silme tur teknesi,

denizi görebilene aşk olsun.. Sarayların,

Müzelerin, Camilerin girişleri sanırsın 70’lerin

ekmek kuyruğu; kuyruğa giren akşama

ancak başlayabiliyor ziyaretine.. 4 haneli oda

fiyatları da cabasıydı o günlerin.

Fatih Sultan Mehmet’in aşık olduğu

İstanbul’du çünkü burası.. Tüm dünyanın taa

o günlerde gözüne kestirdiği, en özel ve en

güzel kız İstanbul.

İşte bu İstanbul bir süredir inzivaya çekilmişti..

Türkiye’nin son yıllarda ki gelişim ve büyüme

hızı.. İstikrarlı ve iradeli bir yönetim.. Yeni

marka “Güçlü Türkiye” bazılarını rahatsız

etmiş olmalı ki, bir çok dış güç ve terör

örgütünün dahil olup provake ettiği Gezi

Parkı eylemleri sonrasında başladı tüm

çöküş..

Kruvaziyer sayıları, uçuş rakamları

rezervasyonlar ve hatta fiyatlarda düştü..

Geçtiğimiz yıl

700 kişinin

katıldığı zirve,

bu yıl 1.500’e yakın

katılımcı, 70 marka

ve 70 konuşmacı ile

gerçekleştirildi

Uzakrota Travel Summit Turizm

dünyasını İstanbul’da buluşturdu. Her

geçen yıl gücüne güç katan organizasyon,

geçtiğimiz yıla göre ziyaretçi sayısını ciddi

oranda arttırdı ve birbirinden değerli

konuşmacılarıyla, sektörün nabzını tuttu.

Geçtiğimiz yıl 700 kişinin katıldığı zirve,

bu yıl 1.500’e yakın katılımcı, 70 marka ve

birbirinden değerli 70 değerli konuşmacı

ile gerçekleştirildi.

Hotel Fairmont Quasar İstanbul’da

düzenlenen zirvede, otelin 5 ayrı salonu

ile fuaye ve ticari fuar alanı adeta

ziyaretçilerle doldu taştı.

İkiye katladı

HER SALONDA AYRI BİR DEĞER

Toplam 5 salondan oluşan etkinlikte;

toplam 70 konuşmacı, 1.500’e yakın

katılımcıya hitaben Turizm gündemi ve

geleceğine yönelik görüş ve düşüncelerini

paylaştı. Air Canada salonunda; Seyahat

Endüstrisinin durumu, 21. yüzyılda

havayollarının gidişatı ve yeni satış

kanalları, pazardaki zorluklara uyum

sağlamak için dijitalleşme, konaklama

sektöründeki dijitalleşme ve kullanıcı

deneyimleri, turizmde dijital PR ile

destinasyon pazarlama gibi konulara yer

verildi.

Neredekal.com teknoloji salonunda,

Blockchain’in turizm şirketleri için ne

ifade ettiği, seyahat pazarının geleceğini

şekillendirecek teknoloji trendleri, içerik

pazarlaması, turizm sektöründe dijital

dönüşüm, mobil teknolojiler, yapay zeka

ve chatbox gibi konular enine boyuna

değerlendirildi. Emirates Airline Lüks

Turizm salonunda ise, markalar ve lüks

tüketiciler, lüks tüketicilerin deneyimleri,

macera turizminde lüks segment,

yurtdışı seyahatlerde lüks arayışı ve yeni

lüks turizm konseptleri konuşuldu.

Sabre T T X salonunda ise, Online

seyahat sektörüne global bakış, online

seyahatin Türkiye’deki gelişimi, Sabre

teknolojisi ve yararları, Türk Hava

Yolları’nın online çalışmalara bakışı

ve geleceğin seyahat teknolojileri

konuşuldu. Henley&Partners global

vatandaşlık salonunda ise; son yılların

en popüler konuları gündeme getirildi.

ABD, Estonya ve Malta’ya yatırım

yapmak isteyen girişimcilere, tavsiyeler

ve püf noktaları sunuldu. Bazı ülkelerde

oturum alma, çalışma izinleri ve genel

prosedürler konusunda aydınlatıcı

detaylı bilgilere yer verildi.

ZİRVENİN SÜRPRİZİ HOTEL GAZETESİ

İstanbul inzivadan geri mi geldi?

2017’ye başlangıcımız pek iyi olamasa

da, uzunca bir süredir dolu dolu bir 2017

geçiriyoruz.. Kimilerimiz halen söylense

dahi istatistiki veriler ve hatta şikayetçi

otellerimizin bildiri raporları bile dolulukların

beklentinin de üzerinde olduğu gösteriyor.

Görüyoruz da.. “Her gün haberlerde

gördüğümüz şu otel şu kadar misafirine oda

bulamadı, şu otel şu kadar rezervasyonlu

misafirini kapıda bıraktı.” yazıyor..

Ancak güzel günlerimizi doluluklar olarak

nitelendireceksek evet, başladı. Bu arada

2010-2014 diliminde 240 Euro olan ortalama

oda fiyatları şuan 80 Euro civarında

seyrediyorsa, daha çokça ekmek yememiz

gerektiği de bir gerçek.

Uzakrota Travel Summit’in basın

sponsoru Hotel Gazetesi, zirvenin VIP

konuklarını standında konuk etti. Başta

Eski Turizm Bakanı Bülent Akarcalı

olmak üzere turizm sektörünün

tecrübeli isimlerinden zirve hakkındaki

görüşlerini alan Hotel Gazetesi, hemen

akabinde bu görüşleri web sitesinden

kamu oyuyla Uzakrota Travel Summit’e

katkıda bulundu. Gazetemizi inceleyen

Eski Turizm Bakanı Bülent Akarcalı,

yayın kurulunu tebrik ederken, kendi

bakanlığı döneminde bu tip bir desteğin

olmadığından yakındı.

Elbette Orta Doğulu tüm misafirlerimize

müteşekkiriz, lakin Turizmin devamı ve

sürekliliği için ise eski pazarlarımızı geri

kazanmamız şart. Uçan martılara simit atan

Avrupalılar.. Kapalı çarşıda büyük gruplar

halinde resim çekinen uzak doğulular..

Kruvaziyerle gelen Amerikalılar..

İşte bunlar şart!


9

forum

Sayı:

Booking’in yüksek

komisyonlarına

Bidroom çözümü

var!

Bilge

KASIRGA

İPEK

9 Yıl: 1 / Kasım 2017 www.hotelgazetesi.com

SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE

TÜKETİCİLERİN BAKIŞ

AÇISININ ÖNEMİ

Bu yazımızda sizlerle 23-25

Kasım tarihlerinde Kastamonu

Üniversitesi’nde tertip edilen,

1. Uluslararası Sürdürülebilir

Turizm Kongresi’nde Doç.

Dr. Kutay Oktay ile birlikte

sunduğumuz bildirimizin kısa

bir özetini paylaşacağım.

Birkaç hafta önce İstanbul’daki

Uzakrota Travel Summit Zirvesi’ne

davetli olarak katıldım. İTO’nun

yeni kurduğu Bilgiyi Ticarileştirme

Merkezi’nin bir lansmanına

davetliydim. Lansman öncesinde

Uzakrota Travel Summit 2017’nin

beni en çok heyecanladıran paneline

katıldım.

Programda, “Seyahat Arama

ve E-Ticaret Arasındaki Hatlar

Bulanıklaşıyor” başlığı oldukça

gizemli geldi. Başlığın altında yalnızca

“Marcin Wesolowski (Bidroom)”

yazıyordu. Air Canada’nın sponsoru

olduğu devasa salona girdiğimde

önemli bir kalabalık Wesolowski’nin

konuşmasını bekliyordu. İşte o

zaman doğru bir tercih yaptığımı

anladım. Aklım diğer panellerde

kalmadı.

Polonyalı bir girişimci olan

Wesolowski, gençken yaptığı bir

Çin seyahati sonrasında turizm ile

ilgilenmeye başlıyor ve döndükten

sonra Krakow’da bir otel işletmeye

karar veriyor. Bidroom ile tanışması

bu serüven sırasında oluyuyor ve şu

an şirketin operasyon direktörü.

Bidroom, 2015’in sonlarında

hayata geçen bir e-ticaret sitesi. Bir

Hollanda firması fakat merkezleri

Polonya’nın Krakow kentinde.

Ömer

Koray

ÜNAL

Booking ve benzeri sitelerin

domine ettiği ‘hospitality industry’e

(Türkçe’ye “misafirperverlik

endüstrisi” olarak çevirebiliriz -

Ben bu tabiri çok sevdim) yeni bir

fikir ile taze bir heyecan katmak

niyetindeler.

“Şu anki sistemde Prag’da bir otel

web sitelerine ortalama yüzde 25

komisyon ödüyor. Krakow’da bu

oran yüzde 23” diyor Wesolowski.

Tüm kullanıcıların ücretsiz olarak

işlem yaptığı bu klasik sistemde

otellerden oldukça yüksek

komisyon alınıyor. Bu komisyon

halihazırda oldukça gideri olan otel

işletmeleri tarafından müşterilere

daha yüksek otel ücreti olarak

yansıtılıyor. Bu durumda da

“özellikle genç gezginler’”mutlu

olmuyor.

Bidroom ekibi ‘%0 Hotel Comission’

hayali ile giriştiği bu işte şu an

dünya üzerinde 75 bin oteli

sistemlerine katmayı başarmış.

Üstelik iki senelik kısa bir sürede!

Bidroom’u kullanmak için

sistemin tüm kullanıcıları yıllık bir

aktivasyon ücreti ödüyor. Sisteme

kayıt olduktan sonra Bidroom’un

dünyasına erişmiş oluyorsunuz.

Bu sayede online rezervasyonla

yaptığınız otel konaklamanızı çok

çok düşük ücretlere indiriyorsunuz.

Çünkü Bidroom’da bir komisyonu

yok!

Hatta Bidroom, kullanıcılarına

seçtikleri otellerde akşam yemeği,

Spa gibi ekstralarda indirim çekleri

veriyor. Bu sistem Wesolowski’nin

tabiri ile tam bir “kazan-kazan

durumu”.

Web sitesinde henüz Türkçe

diline yer verilmemiş, ama merak

edenlerin siteye bir göz atmalarını

tavsiye ederim.

Çevresel sorunlara karşı olan duyarlılığın

artması, her geçen gün hem üreticilerin

hem de tüketicilerin çevre koruma

konusuna karşı daha hassas olmalarına

neden olmaktadır. Üreticiler doğaya

daha az zarar veren ürünleri sunmaya

çalışırlarken, tüketicilerin de bu ürünleri

yükselen oranda tercih etmeye başladıkları

görülmektedir. Birçok sektörü etkisi altına

alan bu eğilim, turizm sektöründe de

sürdürülebilir turizm anlayışı ile karşımıza

çıkmaktadır. Turistik ürünleri satın alan

tüketiciler de, özellikle gelişmiş ülkelerde

çevre dostu ürün ve hizmetleri sunan turizm

işletmelerini tercih etmekte ve tüketimde

bu bilinçle hareket etmektelerdir. Dünya

turizminde önemli bir destinasyon olan

Türkiye’de de son yıllarda sürdürülebilir

turizm felsefesi günden güne

gelişmektedir. Ancak sürdürülebilir turizm

anlayışı ile yönetilen turizm işletmelerinin

sayısındaki artış dikkati çekerken, özellikle

iç pazar tüketicilerinin aynı hassasiyeti

göstermedikleri gözlemlenmektedir.

Küreselleşme ile üretimin artışı ve eş

zamanlı tüketimde aynı hızla büyümesi

dünyadaki kaynaklara karşı duyarlı

kitleleri bu konu hakkında düşündürerek

sürdürülebilirlik kavramını geliştirmiştir.

Sürdürülebilirlik çevresel, ekonomik ve

sosyal konuların hepsini eş zamanlı içeren

bir kavramdır.

Dünyada ilk Birleşmiş Milletler 1972

Uluslararası Stockholm İnsan Çevresi

Konferansı’nda sürdürülebilir kalkınma

kavramı dile getirilmiştir. O zamandan

buyana sürdürülebilirlik ekolojik denge

ve ekonomik büyümenin paralel olmasını

hedefleyen gelecek kuşakların ihtiyaçlarını

karşılamayı tehlikeye sokmadan bugünkü

ihtiyaçları karşılayabilen bir modeldir.

1993 yılında “Rio Zirvesi” olarak

Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma

Konferansı’nda ise Sürdürülebilir Kalkınma

için çeşitli önerilerin olduğu, aksi takdirde

sürdürülebilir kalkınmanın olamayacağı 21

konu başlığı belirlenmiştir.

Bu 21 konu başlığının 2002’de

Johannesburg’ da “Dünya Zirvesi” nde

küresel anlaşmalarla uygulanabilmesi için

süreçleri oluşturulmuştur. Daha sonra

2012 Rio+20 zirvesi gerçekleştirilmiştir.

Sürdürülebilir Turizm Birleşmiş Milletler

düzeyinde zirveler ve çalışmalar ile hem

geliştirilip kalkındırılmış hem de yapılan

çalışmaların sonuçları incelenmektedir.

Türkiye’de Trafik, kalabalıklaşma,

gürültü kirliliği, mimari kirlenme, katı

atıklar, hassas alanlarda yapılaşma,

erozyon, emisyon ve sera gazı oluşumu,

aşırı avlanma vb. doğal çevreye zarar

veren faaliyetler turizm alanlarındaki

çevresel tahribatı arttırmaktadır. Yerel

halkın ekonomi, yönetim ve planlama

süreçlerinde yer almaması sürdürülebilir

turizm politikalarını uygulayacak

bir destinasyonda büyük zorluklar

yaşatmaktadır.

Türk turistlerin sürdürülebilir turizme

bakış açısı incelendiğinde sürdürülebilir

turizmde destinasyonun gelişimi için

en önemli paydaşlar olmasına karşın,

turizm destinasyonlarındaki sürdürülebilir

turizme karşı tutumları ve sürdürülebilir

turizme verdikleri önem alan yazında

az araştırılmış bir konudur. Türk

turistinin bakış açısının sürdürülebilir

destinasyonlardaki sonuçları işletmeciler,

akademisyenler ve turizmciler üzerinden

incelenip Türk turistlerinin algılarını

sürdürülebilir turizmin daha nitelikli

yapılabilmesi için önerilerde bulunmak

gerekmektedir.

Gelecekteki nesillere daha yaşanabilir bir

dünya bırakabilmek umuduyla…


inceleme 10

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017 www.hotelgazetesi.com

RESTAURANT

SAHİPLERİNİN YAPTIĞI

8 ORTAK HATA

Orhan Genceli

GNC HOSPITALITY CONSULTING

Genel Müdür

Bu günlerde konuştuğum Restaurant

kafe yatırımcılarından en çok

duyduğum üç cümle;

• Satışlar çok düşük,

• Çok fazla rekabet var

• İndirimler, promosyonlar,

paket servis tanıtımları çok çabalıyor

ama nafile!

Çoğu yatırımcılar için en ölümcül

hatalar bir kere yönlerinin ve

hedefledikleri kitlenin ne olduğu

eksikliği, işletme yöneticileri

ve personellerle olan iletişim

eksiklikleri bu sebeple bir

profesyonelden destek almamak

ya da profesyonellerle kurumsal alt

yapı oluşturmamak yatırımlarına

büyük zararlar veriyor yada

kapatmak zorunda kalıyorlar.

Aşağıdaki hatalar, restoranınızın ya

da kafenizin başarı potansiyelini en

üst düzeye çıkarmanıza engel olur.

Bunlardan herhangi biri

hareketlerinizi ve işletim zihniyet

ile eşleşiyorsa, işletmenizi bir üst

seviyeye çıkarabilmek için çalışma

şeklinizi nasıl değiştirebileceğinizi

düşünmeniz gerektiği kanısındayım.

1. Odak Eksikliği

Çaba sarf etmekten bağımsız olarak, bir başarı elde

etmek için, gerçekleştirmek istediğiniz şeyin net ve

özlü bir tanımına ihtiyacınız vardır. Restaurant işletmek

yalnız başınıza yapacağınız bir iş değildir. İş ortağınızı

ve personelinizi bu sürece dâhil etmek zorundasınız.

Yapmaya çalıştığınız işin ve inşa etmek istediğiniz

mekân konusunda netlik yoksa işinizin bir konsepti,

misyonunu, işin tanımlanması ve vizyonunu yoksa

işletmenizde bir gelecek yok demektir. Odaklanma

olmadan yaptığınız bu yatırımın sonucunda mağduru

olma ihtimaliniz çok yüksek demektir.

“Bir konseptiniz, hedef kitleniz ve misyon ve vizyonuz

varsa başarı arkasından gelecektir”

Açacağınız yada işlettiğiniz işletmede günlük içeride kaç

kişiyi ağırlayacağız, kişi başı ne kadar satış yapacağınız,

yiyecek ve içecek maliyeti, kira ve personel giderleri ile

diğer giderleri önceden planlamadıysanız yada hala

planlamıyorsanız başınız belada demektir.

2. İletişim Eksikliği

Güven ve iletişim eksikliğiniz hem müşterinizin hem

de personelinizin sizinle çalışmasını engelleyen en

önemli unsurdur. Müşterilerinize ve personelinize

vaat ettiğiniz her şeyi yerine getirmek zorundasınız.

Personelinize gerektiğinde bir ebeveyn gibi yaklaşıp

problemleri çözmek gerekir. Unutmayın ki onların

performansı sizin performansınızla aynı orantıdadır.

Yaptığınız tüm hatalar zincir olarak en alta kadar

ulaşacaktır. Açıkça ve kısaca sözlü olarak nasıl motive

edebileceğinizi öğrenmeniz ve yöneticilerinize ve

personelinize yön vermeniz gerekir. Bu beceriyi,

özellikle iş öncesi toplantılar sırasında yapabilirsiniz.

Düşüncelerinizi önceden organize edin ve gerekirse

notları kullanın. Çalışanların fikir ve düşüncelerini

sizinle paylaşmasına müsaade edin. Unutmayın ki

onlarda geçimlerini sağladıkları işletmenin daha iyi

olmasını isterler hem de işletmeniz hakkında ne

düşündüklerini öğrenme fırsatınız olur.

Yapmak istedikleriniz ve İşlerin nasıl belirli bir şekilde

yapılması gerektiğini açıklamak için zaman ve çaba

harcadığınızda, belirli politikaların ve prosedürlerin

niçin yerine getirilmesi gerektiğini anlattığınızda,

personelinizin daha büyük resmi anlayabilmesini

sağlayabilirsiniz.

İşletmenizde şeffaf ve çift yönlü iletişimde olmanız

personeliniz ile olan iletişiminiz iş ile ilgili bilmediğiniz

şeyleri de öğrenerek güvenininiz artmasını sağlarsınız.

3. Personeli Doğru ekipman ve

araç gereçlerle çalışma imkanı

sağlamamak

Personelinizden performansı beklemek ve işi yapmak

için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundasınız,

düşünsenize döner bıçağı olmayan bir dönercide

çalışanın performansını ya da bir barda “margarita”

yapacak “barman”in ihtiyacı olan araç ve gereçlerin

olmaması paket servisi yapan personelin gidecek

motor ya da aracın alınmaması gibi, satışların ve misafir

memnuniyetinin yüksek olası için işletmenin konsept

ve mönüsüne göre ihtiyacı olan tüm ekipmanların

yatırımının mutlak yapılması gerekmektedir.

Dengeli performans sağlamak için yeterli sarf

malzemesi bulunmalıdır. Ayrıca ekipmanların doğru

ve performansında çalışıyor olması arızalarının

ve bakımlarının zamanında yapılması ve takibinin

sağlanması ivedi işlerin başında gelir. Günümüzün

en önemli yatırımı da teknolojiye yapılacak yatırımdır.

Gerekli yazılımlar ve işletim sistemleri hantal olmayan

ve güncel olanlar tercih edilmelidir.

4. İş yeri ya da yatırımını kontrol

etmemek

İşletmenizde neler olup bittiği hakkında bilgi sahibi

olmanız gerek yöneticileri gerek hizmeti kontrol

etmeniz yada ettirmeniz ivedidir. Unutmayın ki

işinizi siz takip etmezseniz başkaları da etmez.

Operasyonun başında olmanız gerekmese de

büyük resmin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Eğer

işletmeyi siz yönetiyorsanız işinizin personelin

başında ve müşterilerinizle iletişimde olmanız

gerekir. Mekândaysanız sonuçları siz oluşturursunuz,

ofisteyseniz ancak tablolar yaparsınız!

5. Önceliklerini belirleyememeleri

Her şeyi her zaman yapmanın pratik yolu yoktur,

bu nedenle gerçekten önemli bir fark yaratan

birkaç şeyi tanımlamak gerekir. Her bir restoranın

kendi kültürüne, genellikle günümüzde mekânların

konseptleri ve bir birine benzerlikleri aralarındaki

farkın hissedilmesi için tanımlamak size kalmış.

Hedeflediğiniz yirmi farklı hizmet başlığınız varsa

tüm enerjinizi hiç yapamayacağınız yâda fark

edilmeyecek şekilde yapmanız yerine sürekli gelen

misafirlerinize en önemli 5 farkı hissettirebilirseniz


11 inceleme

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

Nejat

TÜRER

daha etkili olabilirsiniz. İşleri basit tutun ve temel

hizmetlerinize odaklanın. Herhangi bir karmaşayı

ortadan kaldırıp, operasyonlarınızda en önemli

olanları açıkça belirleyerek personeliniz ve

misafirleriniz için güven yaratırsınız. İşe yarayan

beş farkı bilmek ve paylaşmak işinizi büyütmeye

devam edecektir. Komplike her şey misafirleriniz ve

personelinizin kafasını karıştırabilir. Dolaysıyla işleri ne

kadar basitleştirebilirseniz o kadar verim alabilirsiniz.

Hizmet başlıklarınız, yapacağınız promosyonlar ve

indirimler, üyelikler ve özel şirket indirimleri, açık

anlaşılır ve personel ile müşterilerin hatırlaya bileceği

şekilde olmalıdır. Komplike şeyler bazen misafir

memnuniyetini aksine olumsuz etkileyebilir.

6. Sorunlar ortaya çıkmadan önce

öngörememek ve çözüm üretememek

Üstün bir satış anlayışı “konuklardan önce problemleri

bulmamız gerek” diyor. Peki bunu nasıl yapacağız?

Kontroller; Her vardiya başlangıcında her ürünün

kalitesini, miktarını, tadını, dokusunu ve sıcaklığını

kontrol ederek verimli bir şekilde mükemmel bir

ürün sunmaya hazır olduğunuzdan emin olmalısınız.

Sürprizleri ortadan kaldırırsınız ve üretken bir çalışma

ortamı yaratırsınız.

Sipariş ve Satın alma; Ürünlerin minimum ve

maksimum parlarını ve doğru planlama ile konuk

taleplerini karşılamak için günlük haftalık ve aylık

ihtiyaçların tespit edilmesi, doğru kaliteli ve ihtiyacı

karşılayan ürünü en iyi fiyata satın almak.

Ön hazırlık; Dolulukların tahmin edilmesi ve

rezervasyonlara göre ön hazırlıkların, mutfak, bar ve

servis “mice an place”larının tamamlanmış olması

Misafir İlişkileri; Konuklar iyi iletişim kuran işletmeler,

operasyonlarınız ve işletmeniz hakkında paha biçilmez

bilgi alabilirsiniz. Aktif olarak dinleyip uygun eylemi

gerçekleştirerek, hedeflerinizin ve hedeflerin yollarını

bulabilecek meselelere dikkat edin.

Misafir şikâyetlerinin çözümü; Unutmayın ki

şikâyet eden misafir aslında işletmenizin iyi olmasını

temenni etmektedir. Asıl tehlikeli olan hiçbir şikâyette

bulunmadan işletmenizi terk edip bir daha asla

gelmeyen ve konuşmalarda işletmeniz hakkında

olumsuz yorumlar yapanlardır. Misafiriniz size

şikâyette bulunuyorsa bu iyi bir şeydir ve size iyilik

yapıyor demektir. Yapacağınız şey o misafirinizin

sorununu çözerek mutlu ayrılmasını sağlamak.

Günümüzde en tehlikeli olanların başında ise sosyal

medya yorumları da hafife alınmamalı ve mutlaka

takip edilerek çözüm üretilip şikâyetçiye mutlaka geri

dönülmelidir.

2002 yılından

bu yana açıklanan

“Dünyanın En İyi

Restoranları” listesinde

bu yıl, birinciliği

New York’taki Eleven

Madison Park adlı

mekan kazandı.

Çalışanların yetkilendirilmemesi

Misafir şikâyetleri ve işletme kararlarında personel

ve yöneticilerinize yetki vermezseniz o sorun

çözülmeyecek ve size şikâyet, imaj ve para kaybı

olarak geri dönecektir. Çalışanınız bir misafirin

sorununu derhal çözebildiğinde, daha hızlı ve bazen

daha etkileyici olur. Bir misafiri tatmin edemeyecek

kadar çok kural oluşturmayın. Çalışanlarınızı eğitin,

onlara güvenin ve bir sorun oluştuğunda konuklarınızı

olumlu anlamda şaşkına çevirmelerini sağlayın.

7. Yetersiz oturma kapasitesi ve işletim

sistemi

Mekânınıza gelen misafirlerin özellikle yoğun

dönemlerde yer bulamaması yada kişi sayısına göre

oturacak uygun masa olmamasının işletme imajına

olumsuz etkisi olacağı kesin, ayrıca sipariş sistemi

ve takip sistemi için teknolojinin son yazılım ve

donanımlarından faydalanılmalı ve yatırımlarda bu

bütçeler mutlaka ayrılmalıdır. Aksi hem gelir hem de

güven kaybına neden olmaktadır.

8. Yanlış menü seçimi

Menümüz iş yaptığımız mekan için en önemli

unsurdur. “Pareto yasası” na göre işletmenin % 80 geliri

menüden % 20 de diğer gelirlerden olursa o işletme

verimli bir işletmedir. Bunun içinde hedeflenen kitle

ve açılacak konsepte göre menüdeki ürünler ve diğer

satış kalemleri çok iyi düşünülmeli ve mekanı tercih

edenlerin talep yoğunluğunda seçilmelidir.

Ayrıca Menü mühendisliği vazgeçilmez bir

uygulamadır ve düzenli olarak yapılmalıdır. Size

menülerinizi metodik, periyodik ve akıllıca değiştirme

ve güncelleme şansı verir.

Haydi işbaşına!

Zaman ahkam kesmenin, atıp tutmanın, geçmişi

suçlamanın zamanı değil. Zaman turizm sektörünü hep

birlikte komadan, çıkarma zamanıdır. Cek-cak’lar ile

oyalanmayalım. Başkaları değil bizler tekrardan ayağa

kaldıracağız turizm i başka çare yok.

Gastronomi bakanlıkça turizm ürünü olarak kabul edildi.

Sırf mutfağımız mı?

Kültür, inanç, sağlık, av, spor ve bir sürü ürünümüz var,

deniz kum ve güneşin dışında.

Acentalar, işletmeler, tedarikçiler, bakanlık, belediyeler,

sivil toplum örgütleri silkelenin. Hep birlikte sektörümüzü

canlandıralım. ‘Başkası pişirsin ben kaşık sallayayım

da, kaşığıma ne gelirse kısmetime…’ düşüncesinden

vazgeçelim. Uğraşalım, çabalayıp çalışalım. Uzmanlığımızı,

işbirliğimizi gösterelim. ‘Benim projem, benim önerim

uygulansın’ dönemini bitirip, herkes yola çıksın artık.

Döner ekmek satılan yerdeki basit bir sosumuz bile binbir

reklamı yapılarak satılan bir Fransız sosundan daha lezzetli,

bir mutfağımız var. En basit tencere yemeğimizin sağlıklı

olduğu, yemek suyumuzun bile yabancı mutfaklardaki

ürünlerden üstün olduğu aşikar. Yöresel lezzetlerimiz

yabancılar için keşfedilmemiş birer hazine iken biz bu

değeri sunup, bunlara misafir getiremiyoruz. Elbette

gelmemeleri için bir sürü sebep var. Ama hiç biri

aşılmayacak değil. Biraz çaba bile etkili olacaktır. Bu ülke

insanı sıfırdan kısa sürede turizm sektörünü ekmek yenir

hale getirdi ise devam ettirmek ve canlandırmak yine bu

ülke insanının elinde. Ve bu şu an her sektör çalışanın

sorumluluğunda ve elinde.

Acentalar sektörün her bölümünden pay almaya çalışırken,

birliğiniz bile müze girişlerinden para kazanır iken, sizler

mutfağımızdan niye gelir elde etmiyorsunuz?

Gösterin ustalığınızı, maharetinizi, pazarlayın mutfağımızı.

Katıldığınız fuarlarda stand birkaç metrekare ufak olsun.

Götürün ustalarımızı, ürünlerimizi. Satın. Satın da anlıyalım

gerçekten sektörde yenilen, kazanılan paraların işbilirlikten

kazanıldığını...

Yiyecek-içecek işletmecileri, dayanabildiğiniz kadar zararına

da olsa yardımcı olun acentalara. En iyi yaptığınızı en

ucuza sunun. Taşın altına elinizi sokun ki devamlılık olsun.

İşbirliğinizi arttırın. İşimizin ticari zekası ve finansını maliyet

kadar tanıtım ve pazarlama için harcayın. Harcayın ki bu

işten yenilen ekmeklerin hak edildiği görülsün.

Bakanlık çalışanları gösterin varlığınızı, kullanın yetkinizi

ve İnisiyatifinizi, kullanın ülkeye hayrım dokunsun deyin.

Sabah 9-akşam 17, oturup durmayın odalarınızda. Projeleri

değerlendirin, imkanları zorlayın, kaldırın sektörümüzü

ayağa..

Bakanlık, tüm dünyada kabul görebilecek şekilde Michelin

yıldızı yerine ‘Türk Hilâlini versin şeflere. Tüm gastronomi

dünyasında hilalin geçerli olacağı çalışmalar yapsın, bunu

tanıtacak projeler üretsin mesela...

Belediyeler, STK’lar haydi düşünün, konseyler oluşturun,

üretin ve uygulayın. Bölgemizde ne var ise öne çıkartın.

Bakın Gaziantep nasıl çalışıyor bölge mutfağı için? Sizler

de termal varsa termal, av sahası var ise av sahası, hiç bir

şey yoksa bile yeşilinizi, havanızı kullanın lütfen. Sektör

işletmelerini, kamu kuruluşlarını, STK’ları organize edin,

hareketlendirin. Şaha kaldırın sektörü.

Herkes iş başına.

Yemek suyumuzun en tanınandan daha lezzetli, termal

sularımızın bir çok derde deva olduğu, avlaklarımızın

bereketli olduğu, doktorlarımızın en iyi tedaviyi uyguladığı

din, inanç merkezlerinin tarihsel değerlerinin bol olduğu

deniz-kum ve güneşin kıymetli olduğu ülkemizde turizm bu

halde kalamaz. Çalışır isek daha evvel yapabildiğimiz gibi

gelir elde ederiz bu turizmden.

Haydi iş başına. ...


13 tanıtım

Turizm ve Otel

İşletmeciliği

Programı

öğrencilerine

bir fırsat daha

DEDEMAN HOTEL İSTANBUL’DA

UYGULAMA YAPMA İMKANI

Prof. Dr.

Muharrem

TUNA

TURİZMDE EĞİTİM

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

İSTİHDAM VE BAŞARI İLİŞKİSİ

Turizm

Akademisyenleri

Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

www.hotelgazetesi.com

muharrem@gazi.edu.tr

İstanbul Kültür Üniversitesi ile Profesyonel Otel

Yöneticileri Derneği POYD arasında yapılan anlaşmanın

maddeleri birer birer yürürlüğü girerken, Turizm ve

Otel İşletmeciliği bölümü öğrencileri bu anlaşmanın

avantajından yararlanıyor. İki kurum arasında

imzalanan protokoldeki hedeflerden biri olan Sertifikalı

Eğitim Programlarının hayata geçirilmesinin ardından

protokoldeki ‘Uygulamalı eğitim’ projesi de hayat

buldu. Buna göre okulun Turizm ve Otel İşletmeciliği

Programı öğrencileri, aldıkları Kat Hizmetleri Yönetimi

dersini sektör içinde uygulama fırsatı da bulacaklar.

7 HAFTA TEORİK,

7 HAFTA UYGULAMALI EĞİTİM

Kültür Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm

Başkanı Pelin Tuna konuyla ilgili yaptığı açıklamada

şunları söyledi: “Bu programda öğrencilerimize 7

hafta teorik olarak aldıkları bilgiyi 7 hafta Dedeman

Hotel İstanbul’da uygulama fırsatı sunuyoruz. Böylece

okulumuzda teorik olarak aldıkları dersi yerinde, üstelik

marka otellerden birinde uygulama fırsatı buluyorlar.”

POYD, ÖĞRENCİLERİ SEKTÖRE HAZIRLIYOR

POYD ile Kültür Üniversitsesi arasında yapılan protokol

uyarınca daha önce Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı

öğrencilerine yönelik sertifika programları başlatılmıştı.

Üniversitenin İncirli

Yerleşkesi’nde

düzenlenen programın

ikincisinde, Profesyonel

Otel Yöneticileri

Derneği İstanbul

Yönetim Kurulu

Başkanı Muhammet

Murat Cüntay, Ramada

Old City Genel Müdürü

Serkan Gümrükçü,

Wyndham Airport Satış Müdürü Atalay Arıcıoğlu, GK Regency Suites Genel

Müdürü Soner Barım “Butik Otelcilik ve Ölçeğine Göre Farklılık Gösteren

Otel Yapılarında

Yönetim ve

Organizasyon’

konulu Sertifika

Eğitimi verdiler.

T amamlanan

programın ardından

Üniversite yönetimi

eğitimi veren sektör

temsilcilerine birer

teşekkür plaketi

sundu.

Türkiye’de 1982 yılında yürürlüğe

konulan Turizm Teşvik Yasası ile birlikte,

ülkede turizm yatırımlarında çok hızlı

bir artış yaşanmaya başlamıştı. Bu artış

beraberinde eğitimli personel ihtiyacını

da getirmekteydi ancak o dönemde

bu ihtiyaca yeterince karşılık verecek

eğitim kurumu yoktu. Turizm tesisleri

çaresiz biçimde o tesislerin inşaatlarında

çalışan işçiler de dahil olmak üzere her

buldukları kimseleri işe aldılar. Farklı

alanlardan istihdam edilen çalışanlar

sistem içerisinde bir şekilde eğitildi ve

işgücü piyasasına uyum sağladı. Ancak

turizm yatırımları artmaya devam ediyor

işgücü ihtiyacı da hızla büyüyordu. 1983

yılında 110 bin dolaylarında olan turizm

belgeli yatak sayısı 1990 yılında 500 bine,

2000 yılında 600 bine ve 2010 yılında 900

bine kadar çıkıyordu. Seyahat acentası

ve yiyecek içecek işletmesi sayısı da

benzer şekilde artış gösteriyordu.

Eğitimli personel ihtiyacını karşılamak

üzere Türkiye’de farklı düzeylerde

turizm eğitimi verilmeye başlanmıştı.

Üniversitelerde iki ve dört yıllık eğitimler,

liselerde turizm ve otelcilik eğitimleri,

halk eğitim merkezleri, özel kurslar,

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın eğitimleri

ile hem nitelikli personel ihtiyacı

karşılanmaya çalışılıyor hem de mevcut

personelin niteliklerinin yükseltilmesine

gayret ediliyordu.

Bugüne geldiğimizde, Türkiye Turizmi

1.2 milyonun üzerinde turizm belgeli

yatağıyla devasa bir endüstri haline geldi.

Tüm bileşenleri ile Türkiye’nin ekonomik

anlamda en kötü döneminde dahi cari

açığının %30’unu, toplam istihdamının

%10’unu karşılıyor. Türkiye’ye milyarlarca

dolar döviz girdisi sağlıyor ve yüksek

çarpan etkisi sayesinde onlarca sektörü

destekliyor.

Bu sektörün gelişmesi, daha iyi noktalara

gelebilmesi için eğitim ve istihdama

ayrıcalıklı bir önem verilmesi gerekiyor.

Çünkü sektörün her problemi -emek

yoğun bir yapıya sahip olduğundandoğrudan

insana dayanıyor. Dolayısıyla

sektörün işgücü yapısını daha nitelikli

hale getirdiğimizde, birçok temel

sorunun kendiliğinden çözülmüş

olacağını görebiliriz.

Yazımın başında da belirttiğim gibi turizm

sektöründe işgücü yapısı, sektörün

gelişmeye başladığı dönemlerden beri

“yolgeçen hanına”” benziyor. Birçok

işletme personel bulamadığından

ya da nitelikli personelin maliyetinin

daha fazla olacağından dolayı sokakta

gördüğü herhangi birini işe alıyor,

çoğu zaman eğitim dahi vermeden işin

başına geçiriyor. İşte Türkiye’de asıl

sorgulanması gereken konu budur. Bu

yaklaşım Türkiye’nin kalite algılamasına

darbe vuruyor ve dolaylı yoldan turizm

gelirlerinin azalmasına yol açıyor.

Bahse konu olan sorunun çözümü

için sektörün tüm bileşenlerinde

çalışanların niteliklerinin arttırılması

gerekmektedir. Bunun yolu da sektörde

çalışmanın diploma veya sertifikaya

bağlanmasından geçer. Bu sayede sektör

işgücü piyasasının yolgeçen hanlığından

kurtulması mümkündür.

Halihazırda turizm eğitim kurumlarından

mezun olanların yarıdan fazlası

sektörde çalışmayı düşünmemektedir.

Bu durum, turizm eğitimine yapılan

yatırımın heba olmasına neden

olmaktadır. Belgeli çalışma zorunluluğu

getirilmesi ile turizmde hizmet

kalitesinin arttırılmasının yanında

turizm mezunlarının bu sektörde

çalışma oranlarının da yükseltilmesi

mümkündür. Bu uygulama ile sektördeki

tüm mesleklerin itibarı arttırılabilir,

sertifika veya diploma alanların meslek

sahibi olmasının tanınması sağlanabilir.

Sözün özü; nasıl ki bir doktor, bir avukat,

bir mühendis, bir elektrikçi, bir tornacı

elinde belgesi olmadan işgücü piyasasına

dahil olamıyorsa, turizm sektöründe de

bir an önce belgeli çalışma zorunluluğu

sistemine geçilmelidir. Bu konu 3. Turizm

Şurasında da tüm taraflarla birlikte

etraflıca ele alınmış ve yukarıda değinmiş

olduğum görüşlerde mutabakat

sağlanmıştır. Bu andan itibaren

yapılması gereken, Kültür ve Turizm

Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığının en kısa zamanda koordineli

bir biçimde işin teknik yönleri üzerinde

çalışarak gerekli yasal düzenlemelerin

çıkarılmasını sağlamasıdır.

Saygılarımla


İSTANBUL’UN KEYFİ BOĞAZ TURU, BOĞAZ TURUNUN KEYFİ

takatukatur

İLE ÇIKAR

Siz de balık sevdalılarındansanız Balık Turu tam size göre. Sizleri

Marmara’da balık turuna davet ediyoruz. Balık Turu fiyatlarımıza

gidiş - dönüş sıcak ikramlar, içecekler dahildir. Alkollü, alkolsüz tüm

içeceklerinizi, uygun fiyatlarla teknemizin barından temin edebilirsiniz.

Dünyanın 7 kıtasından ikisi Avrupa ile

Asya’yı birleştiren İstanbul, her gün

binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Kimi tarihi ve kültürel mekanlarını

görmek, kimi her ilahi dinin kutsal

mabetlerinde tanrıya yakarmak kimi

ise alışveriş ve eğlence merkezlerini

gezmek için İstanbul’a gelirken, bazıları

da bu büyülü kentin dillere destan

gecelerine akmak için uğrar.

Her ne sebeple olursa olsun İstanbul’a

gelen herkesin buluştuğu tek ortak

nokta Boğaz’da tekne turudur.

Nasıl İtalya’nın Venedik kentine gidip

de gondola binmeden o kentin tadına

varılmazsa, İstanbul’a gelip Boğaz’da

tekne turu yapmadan dönmek de bu

kentin ruhuna aykırıdır.

İstanbul’da bu keyfi yaşamak için

çeşitli şirketler yer alıyor. Bu şirketlerin

arasında, biri var ki her yönüyle

hizmetin en kalitesini sunarak farkını

ortaya koyuyor.

Bu amaçla kurulan Takatuka Tur,

konuklarının rahatı ve için her türlü

konfor düşünülerek tasarlanmış çeşitli

boyutlardaki tekne ve motorlarla VIP

hizmet sunarak keyfinizin doruğa

çıkmasını sağlıyor.

Kaptanından, hizmet ekibine tüm

mürettebatı mesleki yeterlilik belgesine

sahip olan şirket, ayrıca tecrübesiyle

de kendinizi güvende hissetmenizi

sağlıyor.

Restaurantında geleneksel Türk

mutfağının seçkin lezzetlerinden

doyumsuz tatlarla hizmet verilirken,

alternatif tercihler için de farklı menü

seçenekleri sunuyor.

Her anı ayrı bir güzellikte olan İstanbul

Boğazı’nı baştan başa turlarken, bir

yandan kentin güzelliğini, tarihi ve

kültürel mekanlarını yakından görüp,

diğer yandan oryantal eşliğinde

eğleniyor, günümüzün en seçkin

eserlerinden örneklerle hem Doğu ve

Batı’yı hem de geçmişi ve geleceği aynı

anda yaşıyorsunuz.

Takatuka Tur, alternatif fiyat

seçenekleriyle, bu doyumsuz İstanbul

masalını yaşamayı sadece yüksek

gelirli grubun tadabileceği bir eğlence

olmaktan çıkarmış.

Sadece yaşayarak anlaşılabilecek bu keyfin tüm ayrıntılarını,

şirketin turist gruplarına verdiği diğer hizmetleri şu adreslerden

inceleyebilirsiniz:

Telefon: 0 (212) 565 03 07

Telefon: 0 (546) 565 03 07

E-posta: info@takatukatur.com

Yavuz Sultan Selim Mah. Cibali Cad.

No: 39/B Fatih / İstanbul


15 gastronomi

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

GASTRO TURİSTLER

Cem POLATOĞLU

90’lı yıllar. Henüz Gastronomi’nin

esamesi okunmazken, İtalyan “Sokak

Lezzetleri Derneği” bizden Sokak

Yemekleri İstanbul Turu istemişti.

Biz de “Deli bunlar” demiştik. Sabah

Poğaça, Kürt böreği ve Gevrek Simit

ile başlayıp, Balık Ekmek, Kokoreç,

Uykuluk, İşkembe, Midye Dolma,

Kadınlar Pazarında Büryan, İçli Köfte,

Sucuk Ekmek, Tavuklu Nohutlu Pilav,

Tükürük Köfteci, Arnavut Ciğercisi,

Lokma, Macun, Şam, Ker…. Tatlısı

derken Perşembe-Pazar yaptığımız

bu turlar İtalyan Turistlerimiz

tarafından çok rağbet görmeye

başladı, 12 ay ve yıllarca devam etti.

Ardından bizler İtalya ile yakın

muhabbetimizden dolayı bu ülkeye

Gastronomi Turları yapmaya

başladık. İlk başlarda Peynirin,

Şarabın, Sirkenin ana vatanı Emiglio

Romano bölgesinde gastronomi

turları yaparken, müşterilerimiz

çeşitlilik ve değişik yerler görmek

istedikleri için turlarımızı Puglia,

Sicilya bölgesine, ardından Fransa,

İspanya ve Portekiz’e kadar uzandı.

Bu turlar, ne haftalık her şey dahil

otelde 250 euro’ya Antalya, ne

de 249 Euro’ya 1 hafta İtalya turu

fiyatına satılıyor, ne de Gastro

Turistler o tür doldur-boşalt

müşterinin harcamasına eşdeğer

harcama yapıyorlar. Bir Gastro

Turist, Antalya’da 1 haftada her şey

dahil 250 euro vermek yerine iyi

bir akşam yemeği ve yanında iyi bir

şaraba 250 euro vermeye hazırdır.

Bugün İtalya, Fransa, İspanya,

Amerika, Peru, Brezilya gibi ülkelerde

Michelin ve benzeri kategori

restoranlarda standart bir tabak

yemeğe 100-150 euro verilmektedir.

Bu tür yerlerde tadı ile korkmadan

yer, iyi bir şişe şarap açtırırsanız, kişi

başı 1.000-1.500 euro hesap normal

bir rakamdır.

TÜRKİYE GASTRONOMi’DE

TÜM BU ÜLKELERİN

ÖNÜNDEDİR

Bunu inanın, bir Türk olarak değil, bu

işin ticaretini yapan 40 yıllık turizmci

olarak söylüyorum. Neden onlar

kadar olamadık, Şiş Kebab ve Döner

ekseninden çıkamadık, eksiğimiz

nedir? diye sorarsanız, 3 kelimede

bunu size anlatırım;

TANITIM,

TANITIM,

TANITIM.

Atılması gereken adımlar

nelerdir?

1. Adım atıldı. Gastronomi Turizmi

Derneği kuruldu. Henüz 1. yılını

bile doldurmadı ancak yüzlerce

kez kendi çabaları ile yurtdışında

Türk Gastronomisini haber yaptılar,

panellere katıldılar, misafirler

ağırladılar. Şimdi yurtiçi ve

yurtdışındaki Türk restoranlarına,

verdikleri reklamlara göre değil

“tarafsız bir kuruluş olan KALDER

nezdinde” yıldız verecekler.

2. Adım Devlet ve Belediyelerden

gelecek. Yurtdışında katıldıkları her

fuarlarda mutlaka kendi şehirlerinin

gastronomisini ön plana

çıkartacaklar.

3. Adım aşçılara.

Yurtdışında Aşçılar

da Restoran kadar

markadır, yıldızlıdır.

Yıldızlı her restoran

kendi kadrosunu da

tanıtmalıdır.

4. Adım Havayollarımız

ve Havalimanlarımız.

Türkiye’ye adım atan

her turistin uğramak

zorunda olduğu

havaalanlarımızda en az

bir tane sadece Türk Yemekleri yapan

restoranımız olmalı. Yeni yapılacak

olan havaalanımızın yeme içme

katında, en görünür yerde, gerekirse

sponsor destekli bir Türk Restoranı

olmalıdır. Senelik 100 milyonu

geçen yolcu taşıma kapasiteli

havayollarımız, aylık dergilerinde

Gastronomi’ye daha çok sayfa

ayırmalı, özellikle uzun uçuşlarda

herkesin damak tadına uyabilecek

marka yapabileceğimiz menü’leri

sunmalıdır. Taksi içi uygulamalar ve

birçok dilde çıkacak olan Gastronomi

dergisi için zaten Gastronomi

Derneği ve Taksiciler odası bir

anlaşmaya varmışlardır.


Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

geziyorum 16

Hello

Mister

Yusuf BAYIRLI

Endonezya en kolay nasıl anlatılır? Tabii ki “Hello Mister” diye!

Kulağa çok uygun ve samimi geliyor ve gerçekten de öyle!

Endonezya’nın başkenti Jakarta bir

Mega-Metropol olmasına rağmen

şehrin en işlek noktalarında bile turist

bulmanız çok zor. İnsanlar Jakarta’ya

uğramadan es geçiyorlar. Bunun

sebebi de açık; kültür korunamayınca

ve sunulacak birşey yok ise evet

aynen es geçilirsin Jakarta. Ticaret

için gelmiş olanlar belli, evet onları

havalimanında görüyorsunuz, sonra

şirket araçları onları alıp fabrika ve

5* otellerine götürüyor ve bu şekilde

kayıp oluyorlar, yani izole hayat…

Bali Adası Surabaya ve Sumatra başta

olmak üzere birçok adadan oluşuyor.

İnsanları, Ekvator bölgesi ve tropik

iklimi burayı 12 ay tatil cenneti haline

getiriyor. Bizim yaz dönemimizden

daha çok yağmurlu, bizim kış

döneminden ise daha az yağmurlu ve

biraz daha sıcak geçiyor günleri. Genel

olarak Endonezya ve benzeri iklime

sahip olan destinasyonların sezonu

aralık-nisan gibidir. Bu dönemlerde

daha az yağmur yağar ve sıcaklık biraz

daha artar. Günler Ekvator bölgesinde

çok fark etmez, nerdeyse hep 12/12

saat yaşarsınız. Gün batımı ve şafak

sökmesi bir o kadar hızlı geçer, bir

bakmışsınız hava aydınlanmış bir

bakmışsınız güneş yerini geceye

bırakmış. Bazen daha az, bazen daha

fazla yağmur dönemlerinin olduğu

doğrudur.

Jakarta’da insanlar çok samimi ve

turiste susamış haldeler. Halk kendi

içerisinde dönüyor aslında o kadar

sunacak şeyleri var ama bir çok ülkede

olduğu gibi kültür kaybını pek yakın

zamanda yaşayarak görecekler gibi

görünüyor.

Ülke kendi içerisinde muhteşem

doğası ile Sumatra Adası, ana adanın

Surabaya bölgesi ve tabii ki Bali ve

Nussa Tenggara Bar. Buraları tam

bir turist mıknatısı gibi işliyor, sadece

deniz, kum ve güneş değil, büyüleyici

tapınakları ile sizi ayaklarınızı yerden

kesecek güce sahipler.

Jakarta çok büyük ve kontrolsüz

büyüklüğe sahip olan bir Metropol

ve trafiği ise korkunç derecede

yoğun… Sanki zaman 80’lerde bir

yerde durmuş ve ilerlemiyor. Riskli

sürücüler ve maceraperest Tuktuk

sürücüleri her köşede mevcut eğer siz

gideceğiniz yerden eminseniz Tuktuk’a

binebilirsiniz. Emin değilseniz sakın

binmeyin, çünkü şoförün de bilmiyor

olma ihtimali çok yüksek, paso durur

birilerine sorar o da bilmiyorsa beleşe

bir Jakarta turu yaparım sanmayın,

önce fiyat pazarlığını yapıp sonra

yolculuğa çıkın. Ülke genel olarak

“Müslüman Ülkesi” olarak tanınıyor

ama tam tersine turizmin işlediği ve

gelir kaynağı olarak ciddi rol oynayan

adaları Budizm ve Hinduizm ağırlıklı.

Jakarta’da bir bira’ya bile ulaşmanız

belli başlı büyük martketler harici

zorlaşıyor, imkansız değil ama

herhangi bir marketten alamazsınız

ve çeşitlilik oldukça kısıtlı ve pahalı.

Bali’de ise bu iş direk değişiyor; bırakın

her yerden almayı, elinizde o bira ile

yolda yürüyebilirsiniz ve yudumlasanız

bile sorun yaşamazsınız, ancak bunu

Jakarta’da yapmamanızı tavsiye

ediyoruz, sonu hüsran olabilir. Bir de

yüksek cezalar ile sonuçlanma şansı

oldukça yüksek. Çok karmaşık olan

Jakarta’dan burada bulunmuş olma

mutluluğu ile 2 saate yakın bir uçuş

ile az daha uzaklaşıyoruz dünyanın az

daha diğer tarafına doğru…

Bali bilinen muhtemelen en önemli

ve favori balayı hedeflerinden birisi

durumunda, ancak o sihrini sanki

kayıp mı etmiş diye bir sorgulamadan

ilerleyemiyoruz. Pazardan yapacağınız

alışveriş fiyatlarının başlangıç

seviyeleri bir hayli yüksek. Üzerinde

fiyat varsa direk çeyrek fiyatı ile

kapıyı açın pazarlığa çünkü ya tutarsa

misali çok yüksek fiyatlar çekiyorlar.

Restoranlarda yemek fiyatları oldukça

uygun; örnek olarak 2 kişilik klasik

“Nasi Goreng”i yanında bir içecek ile

birlikte yaklaşık olarak 4-5 Lira’ya yiyip

doyma şansınız var. Bir de çok samimi

ve inanılmaz gülümsemeye hazır olan

sempatisi ile insanlarının iç güzelliği


17 geziyorum

Sayı:

ayrı bir güzel. Çıtayı tabii ki biraz daha yükseltip,

aynı yemeği 30-50 Lira civarında farklı sunum

ile yeme şansına sahipsiniz ama bu yemeğin

sunumunu farklılaştırır ama kalitesini arttırır mı

tekrar düşünün derim. Ama o ufakcık, minnacık

3-5 masalı mekanlarda çalışanlar o kadar sıcak

kanlı ki, emin olun o büyük restorana gidip yemek

yemek istemeyeceksiniz.

Önce dünyaca ünlü Bali tapınaklarını gezmeden,

denize kesinlike girmiyoruz. Bir dip not bırakmadan

geçmeyelim; çok nezih olan bölgelerde bile

masaj salonu önünde el kol tacizine uğrama

şanrınız yüksek ve bu insanlara soğukkanlılık ile

ellememelerini söyleyin, bunu kötü huy edinmişler

ve bunun biz turist olarak önüne geçmezsek

kendileri için yarın kötü sonuçlar doğurabilir.

En tehlikeli turist susan ve sonra gelmemeye

karar verip kaybolandır. Buraya kadar gelinip

görmeden dönülmemesi gereken 2 tapınağımız

var. Basakih Tapınağı yaklaşık 1000 metre

yüksekliğe ve 1000 yıllık tarihe sahip. Çinlilerden

ilk tarihi kalıntısı devir alınıp Hint tapınağı olarak

bugüne dek korunmuş bir başka adı da Mothers

Temple – Tapınakların Annesi diye geçiyor Bali’de.

Ulun Danu Bratan 1633 tarihinde inşa edilmiş ve

aynı şekilde yine bir dağ tepesinin eteğindeki göl

kenarına konumlanmış. Bu tapınaklara günlük

turlar ile ulaşmanız zor, 1-2 gün sadece bunlar için

planlamanız gerekiyor. Adada ulaşım yolları bir

hayli düzgün ama dikkat etmeniz gereken bir konu

var. Yollarda yönlendirme işaretlerini takip eder

istediğim yere ulaşırım diye sakın düşünüp bu

hataya kapılmayın. Bir gps offline haritanız mutlak

yanınızda bulunsun. Tapınağı siz görmeden önce

yol yön işareti göremeyeceğinizi de burada ben

söylemiş olayım. Ben bu işi motorla yaparım

diyorsanız ona da küçük bir tiyomuz var; yollar

çok inişli çıkışlı olduğu için Scooter’inizi bi numara

büyük tutun. Motorların günlük kirası 40 lira

civarında ve oldukça uygun. Trafik tabii tersten

akıyor ancak kısa süre sonra alışıyorsunuz.

Bali Merkez ve Denpasar’da trafik aynı büyükşehir

trafiği gibi… Adanın %5’lik hacmen kısmında

halkının %95’i yaşıyor bu da sanırım yoğunluğun

cevabı oluyor. Sahil tatili için Bali’ye gelme

niyeti var olanlar için tavsiyemiz gelin ve adanın

kuzey kısımında tatilinizi planlayın. Deniz tatili

Bali adasının kuzey kısmında yapılmalı, bu işi

güney kısmında planlarsanız sahil ve kumsal

konusunda hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz bunu

yaşamamanız için bu tavsiyeyi iyi not edelim..

Unutmadan tabii ki “Hello Mister”ın açıklamasını

yapalım. Endonezya’da çoluk, çocuk, büyük, küçük,

yaşlı, teyze, amca, dede, vs hiç fark etmiyor ve ne

zaman bir turist görseler fotoğraf çekme isteği

oluşan yerlileri ister Bali’de olsun ister Jakarta’da

(ama Jakarta’da daha fazla) her göründüğünüzde

samimi sıcak kanlı bir “Hello Mister” diyerek

önünüze atlıyor.

“Hello Mister” ile sağlıcakla kalın ve gezin diyorum.

Sevgilerle,

9 Yıl: 1 / Kasım 2017 www.hotelgazetesi.com

Asım

TOPÇUOĞLU

Dijital kimliğinizi

kimler yönetiyor?

Son dönemlerde teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte,

dünya devleri dijital dünyayı yönetiyor, o da tüm insanlığı,

bu kesinlikle kaçınılmaz bir durum.

Asıl etkileşimler bundan sonra başlıyor tabi ki. İnsanlar

teknolojinin kendilerine sunduğu yeniliklerle ve yeni nesil

cihazlarla adeta bütünleşiyor ve geleneksel alışkanlıklarını

değiştirip bu sonsuz dijital sosyal ağa katılıyorlar. Bunun

neticesinde ise bu ağ üzerinde bağ kurdukları büyük ya

da küçük firmaların ve kurumların dijital dünyalarını

ve kimliklerini farkında olmadan etkiliyorlar… Yani tüm

firmalar ve kurumlar isteseler de istemeseler de bu

dünyanın içine giriyor, farkında olarak ya da olmadan…

En basit anlatımıyla eskiden kulaktan kulağa yayılan

ürünleriniz ve siz, artık bu dijital dünyada konuşulur hale

geliyorsunuz. Tüketicileriniz ve misafirleriniz ellerindeki

teknolojik cihazlarla sizi oraya birkaç tuşla taşıyabiliyor

ve hakkınızda iyi ya da kötü dedikodu edebiliyorlar. Siz

bunlara kulak vermezseniz, dijital kimliğiniz her an göklere

de çıkabiliyor yerlerde de kalabiliyor, bu da yatırımlarınızın

ve beklentilerinizin yönünü her zaman değiştirebilir bir

duruma geliyor.

Bu, tüm sektörler için geçerli ama otelciyseniz ve bunlardan

bihaberseniz o zaman arkanıza yaslanıp biran önce bir

şeyler yapmayı düşünmeniz gerekir, çünkü bu sektör bu

dijital çağın içine çoktan girmiş durumda, sektör hızla bu

yöne kayıyor! Tüm istatistikler ve veriler bunu gösteriyor

ve ülkemizde henüz yeterli olmasa bile tüm dünyada bu

alana yapılan yatırımlar genişliyor.

Sermayenizin gücü, işletmenizin büyüklüğü ve kalitesi

size her zaman yeterli desteği sağlayamayabilir. İşletmeci

veya yönetici olarak bu konuya uzak ve bilgisizseniz

mutlaka profesyonel bağımsız ekip bulundurmak ya da

danışmanlık hizmeti almak zorundasınız. Buna ayıracak

bütçeniz ve fırsatınız yoksa, TurizmBlog.com ve UzakRota.

com gibi blog ve forum sitelerinde bu konularla ilgili sürekli

olarak paylaşımlar yapılmakta, buralardan ufkunuzu

genişletmek için mutlaka fikirler alabilirsiniz.

Çünkü dijital kimliği yönetmek oteli yönetmekten daha

da zordur. Otel içerisinde olup biteni görür konuşulanı

duyar ve anında müdahale edebilirsiniz ama sanal dünya

da bu bambaşkadır, zamanı geriye alamaz ve paylaşılan

düşünceyi yok edemezsiniz, hareketleri ve paylaşımları

her daim kontrol etmek gerekir. Hakkınızda konuşulan

yüzlerce dedikoduyu tek tek bütün platformlarda takip

etmeniz hiç zor değildir aslında. Bunları sizin için biraya

toplayan şirket ve programların sayısı zamanla artış

göstermekte ve sizin işinizi kolaylaştırmaktalar.

Unutulmamalı ki, geleneksel bildiğimiz tüm reklam tanıtım

hareketleri ve davranışları da zamanla bu dijital çağın

değerlerine bağımlı olacaktır. İşletmenize ait bir web sitesi

yoksa, olup da güncellenmiyorsa, içerik ve fotoğraflar bu

dinamik dünya ile paralel yenilenmiyorsa, sosyal medya

sayfalarınızda yeller esiyorsa, tüketici platformlarında

arkanızdan kötü konuşuluyorsa, bunlara artık bir dur

demelisiniz, yoksa kontrolü kaybedersiniz.


egitim

18

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017 www.hotelgazetesi.com

Laleli

Old City

Laleli Otelciler Platformu’nun

Otelciler Platformu

Konaklamada Kalite

Laleli Otelciler Platformu’nun, İstanbul

Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümü

öğrencilerine verdiği akademik destek devam

ediyor. Daha önce düzenlenen panelle

öğrencilere kariyer planlaması anlatılırken,

bu kez de Akademik danışmanlığını Uzman

Tolga AKAGÜN, Kulüp Başkanlığını Berna

Palan’ın yaptığı, İstanbul Üniversitesi, İktisat

Fakültesi, Turizm İşletmeciliği Bölümü,

Turizm İşletmeciliği Kulübü’nün “Turizm

Sektöründe Önde Gelen Otomasyon

Sistemleri” ve “Turizm Sektöründe İngilizce”

konu başlıklı etkinliğinde bir araya gelindi.

İstanbul Üniversitesi’ne ‘Eğitim Desteği’ sürüyor

Platformun organizasyonuyla Üniversite’nin Turizm İşletmeciliği Kulübü üyelerine panel düzenlendi

~

Grand Ant Hotel ev sahipliğinde

düzenlenen etkinlikte, Hotel

Linkage (Erhan KAYA), Kod

Yazılım (Arda ERDAL), YDS

Academy (Metin ÖNDER),

öğrencilere konuyla ilgili

sunumlar yaparken, Laleli

Otelciler Platformu Başkanı

ve Grand Ant Hotel’in sahibi

Tarkan Akyüz ve platform

yönetim kurulu üyesi Ercan

Ukay da organizasyonu baştan

sona takip ederek, eğitime

verdikleri önemi gösterdiler.

Turizm sektöründen

‘Akademik Kadro’ Tepkisi

Erzincan Üniversitesi’nin eğitim kadrosu için

verdiği ilanı turizm sektörünü ayağa kaldırdı. POYD

ve Turizm Akademisyenleri Derneği olaya el koydu

Erzincan Üniversitesi’nin Turizm

Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü

tarafından, okula anılacak öğretim

görevlisi için verilen ilan, turizm

sektöründe tepkilere neden oldu.

Üniversitenin internet sitesinde

yayınlanan ilanın özel şartlar

bölümünde “İletişim Fakültesi’nin

reklam tasarımı ve iletişimi veya

Halkla ilişkiler ve

Reklamcılık

bölümü lisans bölümü

mezunu olmak ve bu alanların

herhangi birinden tezli yüksek lisans

yapmış olmak’ yazısı, Profesyonel

Otel Yöneticileri Derneği POYD

İstanbul yönetiminin dikkatini çekti

ve dernek Başkanı Muhammet

Cüntay olaya sosyal medya

hesabı üzerinden tepki gösterdi.

TURİZM AKADEMİSYENLERİ

DERNEĞİ’NDEN DESTEK

Bu tepki yankı buldu ve Turizm

Akademisyenleri Derneği Başkanı

Prof. DR. Muharrem Tuna,

POYD İstanbul Başkanı’na

duyarlılığından dolayı teşekkür

ederek şu bilgileri verdi:

“Turizm Akademisyenleri

Derneği olarak Turizm Eğitim

Kurumlarında çıkan etik dışı

tüm ilanların peşindeyiz. Bu

ilanla ilgili girişimlere de

başladık. Bu tür ilanların

sayısı

derneğimizin

kuruluşundan sonra % 90

oranında azaldı ama maalesef

tamamen bitmedi. Turizm Şurası’nda

benzeri ilanları engelleyecek

bazı kararlar aldık. Uygulamaya

geçtiğimizde kökten çözülmüş olacak”

YÖK’E BAŞVURDULAR

POYD Yönetimi, olaya sadece tepki

göstermekle kalmayıp, üzerine

düşen sorumluluğu da yerine getirdi.

Genel Başkan Ethem Hakan

Duran ve POYD İstanbul Başkanı

Muhammet Cüntay imzasıyla

Yükseköğrenim

Kurumu

Başkanlığına başvuran dernek,

gereğinin yapılması konusunda YÖK

başkanlığından ricada bulundu.

YÖK’e gönderilen yazıda şöyle

denildi: ‘Bu ilana uygun olarak

istihdam edilecek olan öğretim

görevlisinin Turizm Rehberliği

Programına, öğrencilerine ve

mesleğe fayda sağlamayacağını,

meslek yüksek okulundaki kadro

kapasitesi, ders programları ve

ihtiyaç göz önüne alındığında

lisans ve lisans üstü eğitimini

turizm alanında almış bir öğretim

grevlisinin istihdamının turizm

endüstrisi için daha sağlıklı bir

karar olacağını düşünmekteyiz”


19 inceleme

Su; her türlü temizlikte olduğu gibi, tekstil yıkamasında

da en önemli etkendir. Suyun tekstil yıkama sürecinde

5 ana görevi vardır; öncelikle hem tekstili hem lekeyi

yumuşatmak. Ayrıca hem yıkama maddesinin hem de kiri

oluşturan partiküllerin çözülmesini sağlamak. Üçüncü

olarak tekstilde bulunan kir partiküllerinin tekstilden

söküldükten sonra taşınması ve atılmasını sağlamak.

Dördüncüsü bu kir partiküllerinin tekstilden kopması

için makine tarafından yaratılan mekanik etkinin

taşınmasını sağlamak ve son olarak deterjanın aktif

olmasını sağlayan ısının homojen bir şekilde tamburun

içerisinde dağılımını yani transferini sağlamak.

Bütün bu görevleri yerine getiren suyun, bu işleri

başarılı bir şekilde yapabilmesi için belli şartlara yani

ideal yıkama suyu şartlarına sahip olması gerekir. Peki

nedir bu ideal şartlar ve nasıl oluşur; bunu anlamak

için en başa yani doğadaki su döngüsüne dönelim.

Doğada suya ait bir döngü mevcuttur. Yeryüzündeki

sular buharlaşır, buharlaşan su yükselir, soğuk

katmana rastlayan buhar yağış olarak düşer, düşen

bu yağış düşme esnasında havadaki bazı molekül ve

partikülleri alır, aynı şekilde toprakta su geçirmeyen

katmana kadar ilerler ve ilerlerken çeşitli mineraller

bünyesine işler. Ve yine yeraltından çıkarılana kadar

beklediği katmandaki her türlü tuz ve mineraller

eriyerek bünyesine işler. Doğal olarak her bölgede

çıkarılan suyun özelliği birbirinden farklıdır. İçerisinde

bulunan kireç miktarına göre sertliği; demir-bakırmangan

miktarı, tuz miktarı vb farklılıklar gösterir.

Bu tuz ve mineraller tekstile yapışabilir, deterjanı

etkisiz kılabilir, renk verebilir, sertlik yaratabilir ve

benzer olumsuz etkileri ile ileriki dönemlerde tekstilde

delinme, grileşme, sararma gibi orijinal formunda

ve yaşlanmasında farklı sonuçlar doğurabilir.

Otel tekstil

yıkamalarında

kullanılan

yıkama suyunun

kalitesi ve önemi

İkbal YİĞİTALP ATİK

Yiğitalp Temizlik Hiz. Aş.

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Daha önceki yazılarımızda yıkamayı etkileyen

faktörlerden birçok kez bahsetmiştik. Yinelemek

gerekirse kaliteli bir yıkamanın oluşmasını

sağlayan unsurlar şunlardı; Su, Mekanik Etki,

Kimyasal, Zaman, Sıcaklık. Bu unsurlardan en

önemlisi, yıkamanın vazgeçilmezi “SU” dur. Bu

metnimizde bu vazgeçilmez hakkında en temel

bilgileri vereceğiz.

O zaman yıkama için ideal olan suyun özelliklerini en

önemli kriterlerine göre basitçe sıralayalım; öncelikle

kullanılan su kokusuz, renksiz ve berrak olmalıdır.

Sertliği 5 dH’tan az olmalıdır. İçerisinde bulunan

demir miktarı 0,2 ppm’den, bakır ve mangan miktarı

0,05 ppm’den az olmalıdır. İçeriğindeki toplam

çözünmüş tuz miktarı (TDS) 200-400 ppm aralığında,

pH derecesi 6-7 arasında olmalıdır. İçeriği nasıl olursa

olsun, çıkarılan her türlü ham su, arıtma işlemleri ile

yıkamaya uygun hale getirilir. Sert sular yumuşatılır,

içerisindeki minerallerden arındırılır ve asitlik derecesi

ayarlanır. Bu işlemleri yapacak tesisleri kuran pek

çok su şartlandırıcısı ve firmaları vardır. Bünyesinde

çamaşırhaneleri olan oteller bu yatırımı yapmalı,

olmayanlar ise tekstillerini verdikleri çamaşırhanelerin

böyle yatırımı olup olmadığını yani aslında yıkama

sularını kontrol etmelidirler. Bu kontroller orta

vadede tekstil ömürleri açısından çok önemlidir.

Otel yetkilileri yıkama firması seçiminde fiyat

karşılaştırması yapmadan önce mutlaka tesis ve o

yıkama tesisinin su şartlama sistemini kontrol etmeleri

gerekir. Özellikle de suyun özellikleri sorgulanmalıdır.

Otel yöneticileri, niye 1-2 kuruş fazla diye yorum

yaparken, bu farklılığın sebebini düşünmeli ve

sorgulama yapmalıdır. Bazı yıkama firmaları

maliyetlerinde küçülme yaratabilmek için aldıkları

suyu direk yıkamada kullanabilmektedirler. Onlar

için bu 1-2 kuruşluk tasarruf maalesef oteller için

onlarca liralık tekstil kaybı yaratmaktadır. 150-200

yıkama ömürlü bir havlu daha yarı ömre ulaşmadan

grileşebilmekte ve kullanım dışı kalabilmektedir. Çarşaf

ve nevresimler üzerlerinde biriktirdikleri kireç ve diğer

minerallerden dolayı sertleşerek, kâğıt gibi kolay bir

şekilde yırtılabilmektedirler. İçerisinde demir oranı fazla

olan sular tekstiller üzerinde sarı lekeler, bakır-mangan

oranı yüksek olanlar siyah lekeler bırakabilmektedir.

Bu ve buna benzer tüm hatalı su kullanımları tekstil

ömrünü bitirmekte, 1-2 kuruş tasarruf yapılacak

derken onlarca liralık tekstil kayıpları yaratmaktadır.

Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

İhsan

TÜRKUS

www.hotelgazetesi.com

Laleli...

Üstüne yüzlerce kitap yazılabilecek, İstanbul’un en

eski semtlerinden biri..

Günün her saatini, hem de inanılmaz çelişkilerle,

dolu dolu yaşayan, adeta canlı bir organizma…

Bütün gün süren bir koşuşturma hakim

sokaklarında...

2 tekerlekli arabalarıyla yer yer kaldırımlardan, yer

yer caddelerden kargolara mal taşıyanlar...

Kulaklara artık aşina olmuş o yapışkan bantların

sesleri...

Seyyar satıcılar..

Tinerciler...

Dilenciler..

Köşeleri tutmuş kadınlar..

Her ırktan, her renkten insan...

Perdecisinden, ayakkabıcısına yüzlerce dükkan...

Ve yüzlerce otel ...

Her sınıftan, her yıldızdan...

Ticaret ve turizm iç içe..

Nasıl olmasın?

Eski İstanbul’un adeta göbeği...

Camilerin, kiliselerin, tarihi dokunun eşiği...

Bundan yaklaşık 7 yıl kadar önce, Laleli otelcileri bir

platform oluşturdular...

Öyle ya; dertleri, sıkıntıları ortak... Çıkarları da...

Bir araya gelip ortak çözümler bulmak, bu

çözümleri hayata geçirmek amaçları oldu...

Gittiler Turob’dan destek istediler, Turob

esirgemedi o desteği Laleli Platform’undan...

Ortaklaşa fuarlara katıldılar...

Geçen yıl, turizmin dibe vurduğunda, gene

ortaklaşa eğitim seminerleri düzenlediler..

Personellerini eğittiler...

Bir araya geldikçe çoğaldılar...

Adam gibi turizm yapmak adına her türlü girişimde

bulundular...

Seslerini de duyurdular...

Adeta bir destinasyon yönetiminin mihenk taşı gibi

çalıştılar...

En son, yakınlarındaki üniversitenin turizm bölümü

öğrencilerine el uzatıp, onların Laleli otelleri ile

pratik yapabilmelerini sağladılar..

Uzatmayayım...

Şu aralar yeni bir girişimi var Laleli Platformu’nun...

GOLALELİ...

Laleli’ye kısa yoldan ulaşılabilecek, otellerine direkt

rezervasyon yapılabilecek bir portal...

İnternetin, sosyal medyanın önemini anlatmaya

gerek var mı?

Dünyanın her yerinden Laleli’ye eli uzanacak

insanların...

Gerek turizm, gerekse ticaret için Laleli’yi

kafasından geçiren herkese kolaylık...

Henüz başlangıç aşamasında...

Yeni doğan bir bebek gibi....

Daha yürüyemiyor bile...

Laleli otelcileri, Laleli’de ticaret yapanlar belki hala

farkında değil, ama bu bebeğin büyüdüğünü,

hızla koşmaya başladığını bir düşünün...

Çok değil 1-2 yıl içinde ayağa kalktığında, Laleli için

ne kadar faydalı olacağını iyi görmeli...

GOLALELİ , Laleli gibi, kendine özgü turizm yöreleri

için de örnek olacak...

Laleli Platformu üyeleriyle büyüdü,

bir yerlere geldi....

GOLALELİ de aynı ilgiyi hak ediyor...


Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

kültür&sanat 20

İstanbul Akgün Otel, Türk Turizmine katkı sağlayacak önemli bir organizasyona ev sahipliği yapıyor

TROYA YILI START ALDI

Akgün Otel’de açılan Troya Sergisi, bir efsanenin taş karo çiniler ve seramik objeler

üzerine yorumlanarak resimlenmiş haliyle, izleyicileri 3200 yıl öncesine götürüyor

Remzi YILMAZ

2018 yılının Troya yılı ilan edilmesi

Turizm sektöründe heyecan yarattı.

2017 yılı bitmeden aktiviteler,

organizasyonlar düzenlenmeye başladı.

Bunlardan biri de İstanbul Akgün Otel’de

açılan Troya Sergisi. Türkiye Otelciler

Birliği TÜROB tarafından desteklenen

ve Akgün Hotel ev sahipliğinde

gerçekleştirilen “Troya 2018” sergisi,

adına yakışır bir organizasyonla

sanatseverlerle buluştu. Böylece Troya

Yılı’nın ilk etkinliği İstanbul Akgün Otel’in

ev sahipliğinde düzenlenmiş oldu.

ÜLKEMİZİN EN KIYMETLİ

DEĞERLERİNDEN BİRİ

İstanbul Akgün Hotel Marka Direktörü

Sevda Yılgaz’ın konuşmasıyla başlayan

açılış, serginin destekçilerinden

TÜROB’un başkanı Timur Bayındır’ın

konuşmasıyla devam etti. Yılgaz,

Anadolu tarihi ve Türk turizmi

açısından büyük öneme sahip ‘Troya

Yılı’ etkinliğine evsahipliği yapmaktan

mutlu olduklarını belirtirken, hem

serginin hem de Troya Antik Kenti’nin

EFSANE AŞKA TANIKLIK

ETTİLER

Açılışta, sergideki resimlerde yer alan

mitolojik efsane, çağına uygun kostümlü

sunucular tarafından teatral sunumla

canlandırılırken, bu sayede izleyici

serginin teması içine çekildi. Sanatçı

İsmail Faris Öncel, Nuran Ortaç ve

Nizamettin Öncel’in mitolojik efsanenin

teatral sunumunun ardından sergiyi

gezen sanatseverler, 3200 yıl öncesi

antik çağlardan kopup gelen bir Anadolu

efsanesi, Argos’lu Sparta Kraliçesi

Helena’nın Troya prensi Paris ile

destansı aşkına yeniden tanıklık ettiler.

Armağan Aydeğer ile Assos Eden Group

Hotel sahibi Hilmi Selimoğlu ile projenin

tanıtımına katkıda bulunan basın

mensuplarına Sanatçı İsmail Faris Öncelin

eserlerinden oluşan hediyeler verildi.

3200 YIL ÖNCESİNE

YOLCULUK

arasında yaklaşık 270 yıllık süreçte

yapılmış antik vazolar, amforalar,

duvar resimleri, gravürler, heykel

kompozisyonları, daha sonraki çağlarda

batılı ressamlarca yapılan karakalem,

yağlı boya tablolardan faydalanılmış.

Gaflet Tanrıçası Ate’nin Hisarlıktepe’ye

düşüşü ve İlios’un İlion şehrini kuruşu,

bilahare on yıllık savaşı, savaş sonrası

kahramanların uzun yıllar süren evlerine

dönmeleri sırasında başlarından

önemine değinen Bayındır, İnsanlık

tarihi ve dünya kültürü için oldukça

yüksek bir öneme sahip olan Troya’nın,

ülkemizin en kıymetli değerlerinden biri

olduğunu söyledi. Bayındır, “Kültürel

zenginliğimizin korunmasını temel

prensiplerinden biri olarak gören

Birliğimiz, bu ayki buluşmasını kültürsanat

alanında önemli bir sergi ile

gerçekleştirdi. Troia Sergisi, Troya-

Kutsal İlion savaşı efsanesini çini ve

seramik üstü resimlerle anlatan sanatçı

İsmail Faris Öncel’in değerli eserleri

ve katkılarıyla ortaya konuldu” dedi.

2018 TROYA YILI YÖNETİMİ

SERGİYİ GEZDİ

İstanbul Akgün Hotel’deki sergiyi ‘2018

Troya Yılı Projesi’ yönetimi de gezdi.

Heyette, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı,

Çanakkale Otelciler Derneği-ÇATOD

Başkanı ve Troia 2018 Proje Sorumlusu

Armağan Aydeğer, Kültür ve Turizm

Müdürü Kemal Dokuz, Assos Eden

Group Hotel sahibi Hilmi Selimoğlu,

TÜROB Müdürü İsmail Taşdemir, Skal

İstanbul Yönetim Kurulu Üyeleri Ayşe

Önen ile Elif Balcı Fisünoğlu, Feronya

Hotel Genel Müdürü Ülfet Silahtaroğlu

yer aldı. Projeye destek veren Çanakkale

Valisi Orhan Tavlı, ÇATOD Başkanı

Her karesinden örnekler alınması

gereken Kutsal İlion’un acıklı hikayesi,

çini ve seramik sanatçısı İsmail Faris

Öncel tarafından, savaşın 3200’üncü

yılına yetişecek şekilde, dört yılı aşan

bir araştırma, seçme, değerlendirme

ve çalışma sonucu taş karo çiniler ve

seramik objeler üzerine yorumlanarak

resimlenmiş. Tablolar ve objeler

oluşturulurken, MÖ 670-400 yılları

geçenleri anlatan çini tablolar ve

açıklayıcı bilgi levhaları,sergide

kronolojik sıraya göre teşhir edilmekte.

Akgün Otel’deki Troya Sergisi 10 Aralık

2017 tarihine kadar devam edecek.


Sayı: 9 Yıl: 1 / Kasım 2017

www.hotelgazetesi.com

Dinozor Turizmcinin Anıları

raflarda yerini aldı

Halen Kilit Hospitality Grup

bünyesindeki Crystal Otelleri

Kurumsal İletişim ve Eğitim

Direktörü olarak görev yapan

Adil Gürkan, kitabının önsözünde

“1986 yılında Bolu’nun Mengen

İlçesinden Kaş’a gelişimle

başlayan bu heyecan ve

sevgi dolu 31

yılda çok şey

yaşadım. Bu

çok şeyin içinde

ihanet, kırgınlık,

kavga ve üzüntü

de var elbette.

Ama çok yer

kaplamıyor. Geriye

dönüp bakınca

hep sevgi, saygı,

güzellik ve mutluluk

görüyorum.” sözleriyle,

kitapta paylaştığı

anılarına dair ipuçları veriyor.

Bu kitap ile bir mesaj vermediğinin

altını çizen yazar, Türk Turizminin

bugünkü durumu hakkında da

Turizm sektörünü

anlatan yayınlara bir

yenisi daha eklendi. 31

yıldır turizm sektörüne

hizmet veren

deneyimli turizmci

Adil Gürkan, mesleki

yaşamı boyunca

karşılaştığı sorunları,

biriktirdiği anıları,

yaptığı eleştirileri ve

değerlendirmeleri bir

kitapta topladı.

Yazar Adil Gürkan kitabını TUROFED Baskanı Osman Ayık’a ‘Kadim

dostum ve kardeşime “ diyerek imzaladı ve Ata’mizin huzurunda teslim etti.

şu ifadeleri kullanıyor: “Türkiye

turizmi geçmişe göre zor bir

dönem yaşıyor. Yönetim,

kadrolar, sistem ve seviye

anlamında çok kan kaybettik. İşler

gittikçe daha da zorlaşıyor. Ama

bu zor günler bir anda

patlamadı. Birkaç

günün işi de değil.

Uzun yıllar boyunca

hepimiz altımızdan

kayan toprağı pek

dikkate almayan

gözlerle seyrettik.

Bu gün işte o

seyretmelerin

bedelini

ödüyoruz.”

Yazıları arasında

sos tariflerinden inovasyon

önerilerine kadar geniş bir

yelpazeden konular olduğunu

belirten yazar, kitabın içeriğini

bir ‘Kirli Çıkın’ olarak tabir ediyor.

1991 yılından Holiday Inn Marina Oteli’nde birlikte çalışma hayatına

başlayan yönetici ve personel kadrosu, geleneksel buluşmalarına

26 yıldır sürdürdükleri geleneksel buluşmalarına devam ediyor.

26 yıl önce turizm çalışmaya başladıkları Holiday Inn

Marina’dan sektördeki diğer otellere geçen ancak bağlarını

koparmayan o dönemin Holiday Inn Marina Oteli çalışanları,

birbirlerini tekrar görmek amacıyla zaman zaman değişik

mekanlarda bir araya gelerek hasret gideriyorlar. Artık

geleneksel hale gelen yemekli buluşmalara katılım her geçen

yıl artarak devam ediyor. Kendilerine Holiday Inn Goldies

adını veren profesyonel iş arkadaşları grubu, yöneticileri de

dahil olmak üzere o dönemin tüm kadrosunu kapsamakta.

A+

Kader Şahin

Park By Clover

Hotel’e

Genel Müdür

oldu

Eylül ayında hizmete açılan Park By Clover Hotel’in

Genel Müdürlük görevine Kader Şahin getirildi.

Otelcilik hayatına 2009 yılında Antalya’da River Garden

Hotel’de resepsiyon ve rezervasyon sorumlusu olarak

başlayıp, Sultanahmet Amiral Palace Hotel’de önbüro,

rezervasyon ve sonrasında online satış ekibinde yer alan

Şahin, Gradiva Hotel’de Satış & Pazarlama Sorumlusu

olarak devam ederken geleceğin satış ağının internet

olduğuna inanarak sonrasında kariyerine online satış

pazarlamada devam etti. Dosso Dossi Otelleri açılış

ekibinde online satış görevini üstlenen Kader Şahin,

sonrasında misafir ilişkileri müdürü ve sosyal medya

yöneticisi olarak terfisini aldı ve iş hayatında kendi

yolunu belirledi.

Kariyerine Sura Hagia Sophia Hotels’de misafir ilişkileri

müdürü olarak devam ederken, artık bir yönetici olarak

iş hayatında yer almak gerektiğine karar veren Şahin, bu

nedenle bu otelle yollarını ayırdı. Eylül 2017’de ilk defa

kapılarını misafirlerine açan Park By Clover Hotel’de

Genel Müdür olarak yeni görevini üstlenen Şahin’e yeni

görevinde başarılar dileriz.

Kuşadası Şubesi

resmen kuruldu

Otel Temizlik Eğitim ve Dekorasyonu Derneği

(OTED), büyümeye devam ediyor. Derneğin yeni

bir şubesi daha açıldı. Kuşadası’nda açılan şubenin

Kurucu Üyeleri şu isimlerden oluştu:

Başkan: Hatice Malay (Clc World Resort & Hotels

Kuşadası Golf & Spa - Kat Hizmetleri Müdürü)

2. Başkan: Sevgi Teke (Ömer Holiday Resort Hotel

Kat Hizmetleri Müdürü)

Genel Sekreter: Mehtap Torun

(Sea Light Hotel & Amara Hotel

Kat Hizmetleri Müdürü)

Üye: Esin Alkaya (Palm Wings Hotel

Kat Hizmetleri Müdürü)

Holiday Inn Goldies Hasret giderdi

Holiday Inn Goldies, son buluşmasını Kasım

ayında Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştirdi.

Çalışma hayatına Holiday Inn zincirinde başlayan ve

yurtdışında birçok önemli otel zincirinde başarıyla

devam ettiren Uğur Talayhan, Swissotel The Bosphorus

İstanbul’da, Regional Vice President Turkey &

General Manager olarak iş hayatına devam etmekte.

Kendisinin ve otelinin ev sahipliğinde gerçekleşen kış

sezonu yemeğinde hem hasret gideren hem de turizm

sektöründeki sorunları ve zorlukları tartışan, dertleşen

grup, güzel akşamın ardından ardından ‘Bahar’da

tekrar bir araya gelmek üzere sözleşerek vedalaştılar.

ik

22

Uzakrota Seyahat Zirvesi ve

Bidroom’un Türkiye

Pazarına Genişlemesi

17 Kasım’da, Bidroom Operasyon

Direktörü Marcin Wesołowski,

İstanbul’daki Uzakrota Seyahat

Zirvesinde Bidroom’u temsil etti.

Zirve, Türkiye’deki en büyük seyahat

etkinliklerden birisidir. Zirvede, 1.500’den

fazla seyahat sektörü profesyoneli, 5 farklı

salonda 70 konuşmacının seyahat sektöründe

güncel konular hakkında yaptıkları

konuşmaları dinleme fırsatı buldular.

Konferansta tartışılan konular arasında,

sektörün farklı dallarının mevcut durumu,

sektörde gözlemlenen eğilimler, halkla

ilişkiler ve pazarlama, küreselleşme, teknoloji

ve tabii ki online platformlar yer almıştır.

Sayın Wesolowski, Fairmont Quasar

İstanbul Oteli’nin Air Canada salonunda,

Bidroom online otel rezervasyon platformu

sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunun

başlığı “Seyahat arama ve e-ticaret arasındaki

çizgiler net değil “ idi. Bu konuşma, OTA

piyasasındaki mevcut durumun oteller

perspektifinden bakılmasına giriş ve

rezervasyon portallarındaki yeni yaklaşımlar

ve görüşleri içeriyordu. Bidroom’un

devrimci fikri “komisyonsuz portal”, Türk

seyahat sektörü temsilcilerine sunuldu.

Sunum çok iyi şekilde karşılandı ve birçok

sektör katılımcısının platformumuz hakkında

konuşmasına ortam hazırladı. Bidroom’um

bu popülerliği, birçok sektör temsilcisinin,

Bidroom’un Türkiye pazarında büyümesi

ve gelişmesini istemesiyle sonuçlandı.

Onlardan bir tanesi de Adnan Mordeniz

idi. Yıllarca Küçük Oteller Danışmanı

olarak küçük ve butik otel sahiplerine ve

yatırımcılara danışmanlık hizmeti verdi.

15 yıl boyunca konaklama sektöründe

yöneticilik yaptı. Bizim fikirlerimize

güvendi ve markamızın Türkiye pazarına

taşınmasında bize yardım etmeye karar verdi.

Adnan Mordeniz, Bidroom şirketine Türkiye

Pazar Yöneticisi göreviyle katıldı. Bizim otelci

iş ortaklarımız için Türkiye’deki temel iletişim

noktası olacaktır. Ayrıca, üyelerimiz için önemli

bir destinasyon olduğunu düşündüğümüz

Türkiye yerel pazarında, Bidroom markamızı

güçlendirmemize de yardımcı olacaktır.

Bu işbirliğinden oldukça memnunuz

ve Türk konaklama sektörüne adil bir

sistem getirmeyi heyecanla bekliyoruz!

BIDROOM

Bidroom, hem misafirler hem de oteller

için pazarı daha adil hale getiren heyecan

verici bir otel rezervasyon topluluğudur.

Otellere ve misafirlere yönelik aşırı masraflar

olmaksızın, kolay bir rezervasyon ve fiyat

şeffaflığı sağlayan bir online seyahat

acentesinin tüm avantajlarını sunuyor. Bu,

oteller için %0 komisyon , misafirler için ise

mümkün olan en düşük fiyatlar demektir.

Avrupa’nın en hızlı büyüyen

seyahat Startup’ı!

More magazines by this user
Similar magazines