08.12.2017 Views

Solarex Magazine Kasım-Aralık 2017 Sayısı

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

4<br />

Uluslararası <strong>Solarex</strong> İstanbul Fuarı,<br />

11. kez kapılarını açıyor<br />

12<br />

Solarbaba’nın 100 Güneş enerjili<br />

çatı projesi kapsamında<br />

2 kurulum gerçekleşti<br />

16<br />

Prysmian solar kontakt<br />

çözümleriyle enerji tedarikini<br />

kolaylaştırıyor<br />

31<br />

EkoRE, Ukrayna’da GES kurulumu için<br />

anlaşma imzaladı<br />

32<br />

“Dünyanın elektrik ihtiyacını<br />

güneş karşılayacak”<br />

46<br />

Zorlu Enerji Pakistan’ın ilk hibrit enerji santrali<br />

için ön lisans aldı<br />

İMTİYAZ SAHİBİ<br />

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK<br />

İÇ VE DIŞ TİC.LTD.ŞTİ.<br />

HÜSEYİN FERRUH IŞIK<br />

GENEL MÜDÜR / GENERAL MANAGER<br />

MEHMET SÖZTUTAN<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

SORUMLU MÜDÜR<br />

CÜNEYT AKTÜRK<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

REKLAM MÜDÜRÜ<br />

YASEMİN ALBAYRAK<br />

yasemin.albayrak@ img.com.tr<br />

EDİTÖR<br />

GİZEM YILDIZ<br />

gizem.yildiz@img.com.tr<br />

ART DİREKTÖR<br />

İSMAİL GÜRBÜZ<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

CONSEPT TASARIM<br />

SAMİ AKTAŞ<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

FOREIGN RELATIONS<br />

MUSTAFA ATİK<br />

mustafa.atik@voli.com.tr<br />

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ<br />

EBRU PEKEL<br />

ebru.pekel@ img.com.tr<br />

MUHASEBE VE FİNANS MÜDÜRÜ<br />

MUSTAFA AKTAŞ<br />

mustafa.aktas@img.com.tr<br />

ABONE<br />

İSMAİL ÖZÇELİK<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

BİLGİ İŞLEM<br />

EMRE YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

CTP-Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

ADRES<br />

Polat İş Merkezi | Evren Mah. Bahar Cad. No: 3 K: 1<br />

34197 Güneşli- Bağcılar | Istanbul | Turkey<br />

Tel: +90 212 604 50 50 | Fax: +90 212 604 50 51<br />

www.solarexmagazine.com.<br />

e-mail: yasemin.albayrak@img.com.tr<br />

<strong>Solarex</strong> <strong>Magazine</strong> yer alan<br />

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.<br />

Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir.<br />

<strong>Solarex</strong> <strong>Magazine</strong>’nin bütün yayın hakları İSTMAG Magazin<br />

San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. İki ayda bir yayınlanır. Yazılar<br />

kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.


Güneş ayna ayna, güneş pul pul<br />

“Ne çabuk geçti koca yıl” dediğimiz şu günlerde enerji piyasasının<br />

da yeniliklerde hız kesmediğini gözlemliyoruz. Sektörün ve sektör<br />

temsilcilerinin bir araya geldikleri EEMKON <strong>2017</strong>, Küresel Isınma<br />

Kurultayı, Boğaziçi zirvesi ve İstanbul Danimarka Başkonsolosluğunun<br />

düzenlediği Bölgesel Enerji Sistemleri Konferansı gibi etkinliklerde<br />

yenilenebilir enerjinin temel enerji kaynağı olma yolundaki hızlı<br />

adımlarını konuştuk.<br />

Birçok devlet kurumu gibi özel şirketlerde de kesintisiz enerji için güneşe<br />

yönelim devam etmekte ve tabi en önemli husus güneş enerjisinden<br />

elektrik üretimi fiyatları hızla düşmekte. Meksika’da kurulacak iki GES<br />

için İtalyan şirketi Enel tarafından güneş tarihinin en düşük rakamı<br />

teklif edildi. İlk kez kilovatsaat başına 1.77 dolar/cent ile en düşük<br />

elektrik fiyatı rekoru kırıldı. Fiyatın 2019 yılına kalmadan 1 dolar/cente<br />

düşmesi bekleniyor.<br />

2018’in insanlık ve ülkemiz adına güzel geçen ve bol güneşli bir yıl<br />

olmasını diliyorum.<br />

Güneşli günlerimiz daim olsun,<br />

Sevgiler,<br />

Editör<br />

Gizem Yıldız<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABB….. 13<br />

ALKA…..39<br />

HUAWEI….. A.K<br />

PHOENİX CONTACT….. 35<br />

SMA….. Ö.K<br />

SOLAREX İSTANBUL….. Ö.K.İ / A.K.İ<br />

STAUBLI….. 27<br />

TEKNO RAY SOLAR….. 1<br />

TESA….. 19


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Uluslararası <strong>Solarex</strong> İstanbul Fuarı,<br />

11. Kez kapılarını açıyor<br />

11. Uluslararası Güneş Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı “<strong>Solarex</strong> İstanbul”, Dünya’da<br />

ve Türkiye’de güneş enerjisi üretimine ilişkin çok çeşitli ürünlerin sergileneceği bir<br />

fuar olarak, dünya devlerini ağırlamaya hazırlanıyor.<br />

Güneş enerjisi sektörünün dünya markaları<br />

<strong>Solarex</strong> İstanbul’da uluslararası yatırımcılarla<br />

buluşmaya hazırlanıyor<br />

5 – 7 Nisan 2018 tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan fuara,<br />

yerli ve yabancı pek çok güneş enerjisi firma yetkililerinin yanı sıra,<br />

akademisyenler, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de iştirak edecek.<br />

4


<strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

Çeşitli güneş enerjisi kaynaklarının<br />

ve güneş enerjisi piyasalarının<br />

tüm boyutları ile değerlendirilip,<br />

son gelişmelerin sergileneceği bir<br />

ortama ev sahipliği yapacak fuarda<br />

sergilenecek başlıca ürün grupları,<br />

fotovoltaikler, hücreler, modüller,<br />

inverterler, ölçme ve kontrol teknolojileri,<br />

şarj cihazları, piller, kablolar,<br />

konnektörler, bağlantı kutuları,<br />

güneş takip sistemleri, montaj sistemleri,<br />

kurulum aparatları, bina<br />

entegre çözümleri, “stand alone”<br />

sistemler, güneş enerji santralleri,<br />

enerji depolama sistemleri, güneşle<br />

çalışan tüketici ürünleri, waferlar,<br />

malzeme ve üretim ekipmanları,<br />

güneş ısı teknolojileri, soğurucular,<br />

kaplamalar, kolektörler, bağlantı<br />

parçaları, genleşme tankları, degazörler,<br />

ısı transferi akışkanları,<br />

ölçme ve kontrol teknolojisi, montaj<br />

sistemleri, depolama tankları,<br />

üretim teknolojileri ve ekipmanları,<br />

havalandırma, soğutma, bina<br />

entegre çözümler, ısıl işlem, güneş<br />

termal enerji santralleri, araştırma<br />

ve geliştirme departmanları, test<br />

enstitüleri, sektörel basın ve diğer<br />

yayıncılar, eğitimciler, finansçılar,<br />

organizasyonlar, dernekler ve danışmanlardır.<br />

5 – 7 Nisan 2018 tarihlerinde düzenlenecek<br />

<strong>Solarex</strong> İstanbul Fuarı,<br />

dünyada ve Türkiye’de güneş enerjisi<br />

üretimine ilişkin çok çeşitli konuların<br />

tartışılacağı bir platform.<br />

Nisan <strong>2017</strong>’de onuncusu düzenlenen<br />

fuar, büyük başarı ile gerçekleşmiş<br />

ve beklenenin çok üstünde<br />

bir katılımla konusunda sektörün<br />

lideri olma özelliğini devam ettirmektedir.<br />

Türkiye başta olmak üzere İngiltere,<br />

Almanya, İtalya, Avusturya gibi<br />

Avrupa ülkeleri ile Rusya, Türki<br />

Cumhuriyetler, Orta Doğu, Uzak<br />

Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden<br />

ziyaretçilerin geldiği <strong>Solarex</strong> İstanbul’u<br />

bu yıl MENA ( Orta Doğu ve<br />

Kuzey Afrika ) ülkelerinden çok sayıda<br />

profesyonelin ziyaret etmesi<br />

beklenmektedir.<br />

SOLAREX <strong>2017</strong>’DEN NOTLAR…<br />

Katılımcı firmaların kalitelerini artırma,<br />

marka olma, yeni pazarlarla<br />

tanışma yönündeki istekleri, Voli<br />

Fuar’ın fuar düzenleme konusunda<br />

gösterdiği başarılar ile birleşmiştir.<br />

•10. Uluslararası Güneş Enerjisi ve<br />

Teknolojileri Fuarı, 27.000 metrekarelik<br />

kapalı alanda gerçekleştirildi.<br />

• Fuar hazırlık süresince, sektörle ilgili<br />

pek çok araştırma yapıldı ve 300<br />

bin adet davetiye basılarak ilgililere<br />

ulaştırıldı.<br />

•Fuar, etkin tanıtım sayesinde, çok<br />

geniş bir ziyaretçi profili oluşturmayı<br />

başarmıştır ve birbirinden<br />

farklı çok sayıda sektörün mensuplarını<br />

ağırlamıştır.<br />

• 10. Uluslararası Güneş Enerjisi ve<br />

Teknolojileri Fuarı <strong>Solarex</strong> İstanbul,<br />

toplam 202 katılımcının iştirak<br />

ettiği bir fuar olmuştur.<br />

• Ulusal ve yerel tüm TV, radyo, gazete,<br />

dergi ve sektörel yayınlar, fuar<br />

öncesinde ve fuar süresince fuarı<br />

yakından takip ettiler.<br />

• 2008 yılından itibaren her yıl düzenlenen<br />

en istikrarlı ve en güvenilir<br />

etkinlik olan <strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

önümüzdeki yıl, 11. kez güneş ener-<br />

5


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

jisi sektörünün devlerini ağırlamaya<br />

hazırlanıyor.<br />

Dünyanın takip ettiği fuar…<br />

İlk olarak 2008 yılının Mart ayında<br />

düzenlenen fuar, Türkiye’nin güneş<br />

enerjisi sistemlerinin geldiği son<br />

noktayı gözler önüne seren, bilgi<br />

akışını sağlayan ilk ve tek etkinlik…<br />

Enerji sektörüne yepyeni açılımlar<br />

sunmayı hedefleyen Güneş Enerjisi<br />

Fuarı, organizasyonlarıyla sektörü<br />

canlandırmak ve Türkiye’nin<br />

zengin güneş enerjisinden faydalanmak<br />

üzere sektörün liderlerini<br />

İstanbul’da buluşturuyor.<br />

Her yönüyle yeni yatırımlara hazır<br />

olan Türkiye, yeni enerji projeleri<br />

6


<strong>Solarex</strong> İstanbul<br />

ile çok hızlı yol alıyor ve sektörün<br />

önemi her geçen gün artmaya devam<br />

ediyor.<br />

Avrupa’daki ve dünyadaki gelişmeleri<br />

yakından takip ettiklerini söyleyen<br />

Güneş Enerjisi ve Teknolojileri<br />

Fuarı katılımcısı pek çok firma, fuar<br />

sayesinde bir araya geldiklerini ve<br />

“<strong>Solarex</strong> İstanbul”’da yeni yatırımlar<br />

konusunda görüşebildiklerini,<br />

bu görüşmeler sonrasında da gelecek<br />

yıllarda sektör için olumlu bir<br />

takım gelişmeler yaşanacağını belirtiyorlar.<br />

Avrupa’nın en güneşli ülkelerinden<br />

biri olarak kabul edilen Türkiye’de,<br />

güneş enerjisi konusuna yoğunlaşan<br />

tek bir fuarın olması, Dünya<br />

çapında tanınmış ve Türkiye’de yatırım<br />

yapmaya gönüllü çok sayıda<br />

dünya markası tarafından da yoğun<br />

bir ilgi ile karşılaşıyor. <strong>Solarex</strong><br />

İstanbul, güneş enerjisi sektörünü<br />

ve özellikle güneş alma bakımından<br />

zengin olan ülkemizi de, dünya<br />

çapında ön plana çıkararak, hak<br />

ettiği ilgiyi görmesine sebep oluyor.<br />

Güneşlenme alanı oldukça yüksek<br />

olan ülkemiz, bu coğrafi özelliği<br />

avantaja dönüştürme konusunda<br />

en büyük desteği bu fuar ile alıyor.<br />

7


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

“Milli Enerji Ve Maden Politikası”<br />

Tanıtım Programı<br />

Bakan Albayrak, “Milli Enerji ve Maden Politikası”<br />

tanıtım toplantısındaki sunumuna, Türkiye’nin son 15<br />

yılda çeşitli alanlarda yaşadığı dönüşümü anlatarak<br />

başladı. Gelecek dönemde de Türkiye’yi bir üst<br />

lige taşımak üzere yeni bir strateji için düğmeye<br />

bastıklarını belirten Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep<br />

Tayyip Erdoğan’ın koyduğu vizyon çerçevesinde<br />

Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olması<br />

için bu vizyon çerçevesinde hareket edecek bir<br />

stratejileri olduğunu aktardı.<br />

Albayrak, geçen 15 yıllık yolculuğu,<br />

‘sessiz bir devrim’ olarak niteleyerek,<br />

“Yaşayarak bir dönüşüm ortaya<br />

koyduk. Kamunun payı azaldı ama<br />

azaltırken, hem ülkenizi büyütüyorsunuz<br />

hem de özel sektörün önünü<br />

açıyorsunuz. Böyle bir süreç yaşadık.<br />

Özelleştirmeler, yatırımlar, ihaleler,<br />

iptaller gibi birçok şey yaşadık<br />

ama bunlara rağmen mücadele<br />

ettik. Bu 15 yıllık sessiz devrimde<br />

Enerji Bakanlığı neler yaptı. Elektrikte<br />

kurulu kapasite 3 katına çıktı,<br />

elektrik üretimi 2 katından fazla<br />

bir noktaya geldi. Doğalgaz tüketimi<br />

neredeyse 3 katı arttı, doğalgaz<br />

konforunun ulaşmadığı Türkiye’de<br />

sadece 3 ilimiz kaldı. İnşallah, seneye<br />

bunu da bitiriyoruz. 81 vilayete<br />

doğalgaz altyapısını ulaştırıyoruz.<br />

Bu süreçte abone sayısını 4 katına<br />

çıkarmışız” değerlendirmesinde<br />

bulundu.<br />

”Birlikte güçlü olmaya<br />

kararlılıkla devam edeceğiz”<br />

Katılımcılara, “Büyük Türkiye’den<br />

bahsediyorsak, bunun altını enerjide<br />

nasıl dolduracağız?” sorusunu<br />

yönelten Albayrak, 15 Temmuz’un<br />

Türkiye’ye “dünyada ne olursa olsun<br />

ne yaşarsak yaşayalım birlikte<br />

ve güçlü olduğumuzda, bu ülkenin<br />

altından kalkamayacağı hiçbir şey<br />

yok” anlayışını öğrettiğini vurguladı.<br />

“Bu hikaye bize çok büyük bir güç<br />

verdi” diyen Berat Albayrak, son 10<br />

yılın ortalama enerji ithalatı maliyetinin<br />

44 milyar dolar, maden ithalatının<br />

da 10,6 milyar dolar olduğunu<br />

anımsattı. Albayrak, yaklaşık<br />

55 milyar dolarlık bir enerji ithalatı<br />

yapıldığına ve bunun cari açık<br />

açısından çok önemli bir noktada<br />

bulunduğuna işaret ederek, şöyle<br />

devam etti:<br />

“Bu resmi sadece enerji politikaları<br />

ölçüsünde değil, büyüyen<br />

Türkiye’nin ekonomik altyapısı,<br />

özel sektörü ve bölgesel ve küresel<br />

bir oyuncu olması noktasında da<br />

stratejik vizyona ihtiyacımız var.<br />

Toplam elektrik tüketimimizin kırılımdaki<br />

payı çeşitlendirilmesi<br />

ve dengeli portföy oluşturulması<br />

noktasında kat edecek mesafemiz<br />

var. Kaynak çeşitliliği noktasında<br />

2015’te yaşananlardan sonra almamız<br />

gereken mesafeler var. Son bir<br />

yılda gayri resmi olarak başlattığımız<br />

bu sürecin altyapısını nakış gibi<br />

örmeye başladık. İthalata bağımlı<br />

olduğumuz çeşitlilik anlamında<br />

yerli kaynakların payının artırılması<br />

noktasındaki yerli kaynaklardan<br />

elektrik üretimini 2016’da yüzde<br />

49,3’le en yüksek seviyeye çıkardık.<br />

Bu durum, elektrik üretimindeki<br />

dışa bağımlılığımızı belli bir noktaya<br />

taşıdı. Bundan sonra hedef en az<br />

3’te iki. Yerli kömürden elektrik üretimini<br />

de yüzde 23’le en yüksek seviyede<br />

arttırdık. Koskoca Türkiye’de<br />

8


Sektör Haber<br />

darbe olmuş, Türkiye yüzde 3 büyüyor.<br />

Kamusuyla özeliyle tüm paydaşlarıyla<br />

yoluna devam ediyor.<br />

Buna kararlılıkla devam edeceğiz.”<br />

Rüzgar türbini teknolojisinde<br />

muazzam bir yerlileştirmenin<br />

önünü açacağız”<br />

Bakan Albayrak sunumunda, yerli<br />

kaynaklardan kömürün çok yoğun<br />

bir yatırım stratejisiyle ve dünyadaki<br />

en üst çevre kriterlerinin de<br />

ilerisinde bir çevreci yaklaşımla<br />

değerlendirileceğini dile getirdi.<br />

Özellikle verimlilik altyapısını da<br />

kurarak yerli kömürle ilgili altyapının<br />

hazırlandığını ifade eden<br />

Albayrak, “Yerli kaynağımız varsa<br />

bunu sonuna kadar kullanmak<br />

zorundayız. Yenilenebilir kaynaklar<br />

noktasında hidroelektrik santralleriyle<br />

birlikte oluşturduğumuz<br />

kapasitemizin yanına güneş ve<br />

rüzgarı önümüzdeki 10 yılda 10’ar<br />

bin megavatı da devreye alarak, bu<br />

oranı arttıracağız. Stratejilerimizin<br />

en önemlilerinden bir tanesi,<br />

60 yıllık rüya dediğimiz, iktidarımız<br />

döneminde sağlam temellerle<br />

adımlarını Akkuyu ile atmaya başladığımız<br />

nükleeri hızlı bir şekilde<br />

devreye alıp portföy içindeki payını<br />

en az yüzde 10’luk kapasiteye<br />

ulaştıracağız” diye konuştu.<br />

Albayrak, geçen ay güneş enerjisinde<br />

yapılan ihalenin benzerinin<br />

rüzgarda da gerçekleştirileceğini<br />

belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />

“Yerlileştirme, yerli üretim ve Ar-<br />

Ge başta olmak üzere rekabetçi,<br />

özel sektörü de oyuna dahil ederek<br />

Türkiye’nin bir oyuncu olması için<br />

önünü açmamız lazım. İki kritik<br />

adım attık biri güneşte diğeri rüzgarda.<br />

En büyük hayallerimden birisiydi<br />

güneş ihalesi. Çıkan netice<br />

çok ümit ve mutluluk verici. İthal<br />

panellerden üretilen elektriği 19,5<br />

cente alan Türkiye, bu ihaleyle birlikte<br />

6,99 cente düşürerek maliyeti<br />

3’te birine indirdi. O sahada panellerle<br />

ilk yıl yüzde 60, takip eden<br />

yılda yüzde 70 yerlilik oranıyla<br />

olacak şekilde yatırım yapılacak.<br />

Ar-Ge ile yüzde 80 yerli mühendis<br />

zorunluluk şartı var. Burada kritik<br />

olan husus yan sektörlerle birlikte<br />

Türkiye’deki önemli bir pazar gelişecek.<br />

Rüzgar YEKA’sı için şartname<br />

inşallah bir iki hafta içinde<br />

açıklanacak. Dünyadaki birçok<br />

büyük rüzgar üreticisi firmalarla<br />

görüştük, hepsinin de ilgili olduğu<br />

görüşmeler neticesinde şartnameyi<br />

açıklayacağız inşallah. Bu<br />

yaz bitmeden YEKA uygulamasını<br />

rüzgarda da hayata geçireceğiz.<br />

Yaklaşık 8 bin kalem kırılımı olan<br />

rüzgar türbini teknolojisinde muazzam<br />

bir yerlileştirmenin önünü<br />

açacağız. Bu şekilde sadece maliyet<br />

düşmeyecek iç talep karşılanmayacak,<br />

aynı zamanda bölgedeki<br />

rüzgar ve güneş potansiyelini de<br />

harekete geçirecek bir stratejinin<br />

önünü açacağız. Nükleer teknolojide<br />

de Türkiye, bölgesel ve küresel<br />

olarak bir üst lige çıkarak bu altyapıya<br />

kavuşacak.”<br />

”Elektrikte 2020’ye kadar 30<br />

milyar lira yatırım”<br />

Bu strateji içinde en önemli unsurlardan<br />

birinin de elektrik iletim ve<br />

dağıtımına yapılacak yatırımlar olduğunu<br />

ve bundan sonraki süreçte<br />

elektrik üretim yatırımları değerlendirilirken<br />

bölgedeki arz-talep<br />

dengesine bakılacağını anlatan<br />

Albayrak, “Bir enerji projesini önceliklendirirken,<br />

o sahanın verimlilik<br />

noktasında makul olup olmadığı,<br />

bölgenin o yatırımı talep edip etmediği<br />

gibi kriterler değerlendirilecek.<br />

Tüm bu çerçevede, iletim ve dağıtım<br />

altyapısıyla uyumlu bir üretim<br />

altyapısını oluşturacağız” ifadesini<br />

kullandı. Bakan Albayrak, elektrik<br />

iletim ve dağıtımları için 5 yıllık<br />

süreçte 30 milyar liralık bir bütçe<br />

ortaya konulduğunu ve bu rakamın<br />

18 milyar lirasının dağıtımda özel<br />

sektör tarafından, 12 milyar lirasının<br />

da Türkiye Elektrik İletim AŞ<br />

(TEİAŞ) bünyesinde yapılacağını<br />

anımsattı.<br />

Bu alanda yapılacak yatırımların<br />

sıkı bir takip ve koordinasyon ile<br />

değerlendirileceğini aktaran Albayrak,<br />

“Ayrıca, ilk olarak ulusal SCA-<br />

DA sistemi ikinci olarak da siber<br />

atakları önleme merkezimizi kuracağız.<br />

Tüm enerji altyapımızın yazılım<br />

süreçleri için ulusal bir SCADA<br />

sistemi için süreci başlattık. Siber<br />

atak altyapısını da dünya standartlarının<br />

üzerine çıkarmak zorundayız.<br />

Bu noktada da önemli bir yatırım<br />

sürecine yürüyoruz” dedi.<br />

“Bağımsız enerjiye, güçlü<br />

ve büyük Türkiye’ye ‘Evet’<br />

diyoruz”<br />

MİGEM’in sadece izin veren değil,<br />

aynı zamanda denetleyen bir kurum<br />

olarak iç içe geçen yapısını ikiye<br />

ayırdıklarını vurgulayan Albayrak,<br />

özellikle madencilik alanındaki eksiklerinin<br />

farkında olduklarını vurguladı.<br />

Son olarak Karot Bilgi Bankası’na<br />

ilişkin değerlendirmelerde<br />

bulunan Albayrak, “Kafamıza estiği<br />

gibi madencilikte sondaj yapıyoruz.<br />

Bunun arşivi, nerede ne bulunmuş,<br />

yok mu? Türkiye haritasındaki tüm<br />

sondaj faaliyetlerinin ‘veri tabanı’<br />

diyebileceğimiz haritayı çıkartarak,<br />

herkese açık bir merkezde Türkiye’deki<br />

bütün altyapıyı arşivliyoruz.<br />

İnşallah bu yıl bunu hayata geçiriyoruz.<br />

Madencilikteki altyapı açısından<br />

çok önemli bir yere sahip olacak olan<br />

raporlama sistemini hayata geçiriyoruz.<br />

Çünkü bizim sermaye olarak bir<br />

kuruşu dahi sokağa atma lüksümüz<br />

yok” diye konuştu. Albayrak, kaliteli<br />

ve kesintisiz enerjiyle daha rekabetçi<br />

bir iklimin oluşturulmasından dolayı<br />

düşen maliyetlerle halkın daha ucuz<br />

enerjiye ulaşmasının önünün açılmasına<br />

hizmet edeceklerini kaydetti.<br />

Türkiye’nin, bölgesel enerji ve arz<br />

güvenliğine katkıda bulunan ve bölgesel<br />

refah ve barışa katkı sağlayan<br />

bütün projelerin yanında olduğunu<br />

vurgulayan Albayrak, “Bu felsefeyle<br />

tüm oyuncu ve paydaşlarla bundan<br />

sonra da iş birliklerini güçlendirerek<br />

yola devam edeceğiz. Türkiye’nin bir<br />

üst lige çıkması, en büyük on ekonomiden<br />

biri olması ve birçok alanda<br />

olduğu gibi enerji alanında da rekabetçi<br />

bir Türkiye oluşturulması için<br />

tüm stratejik vizyonların hayata geçirilmesi<br />

gerekli. Bunun için bağımsız<br />

enerjiye, güçlü ve büyük Türkiye’ye<br />

‘Evet’ diyoruz. Biz yeni başladık. İstanbul’un<br />

enerjisiyle birlikte, yeni,<br />

büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna<br />

sizlerden alacağımız enerjiyle de inşallah<br />

adım atalım istedik. Bu anlamda<br />

tüm paydaşlardan katkı, destek ve<br />

paylaşım açısından her türlü yoruma<br />

açığız. İnşallah her şey Türkiye’miz<br />

için hayırlı ve güzel olur” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

T.C Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı<br />

9


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Schletter; hızlı kurulum için doğru partner<br />

Schletter <strong>2017</strong> yılında global olarak<br />

1.5GW, Türkiye pazarında ise 150MW’lık<br />

konstrüksiyon üretimi gerçekleştirdi.<br />

Almanya Münih merkezli bir konstrüksiyon<br />

şirketi olan Schletter,<br />

modern solar montaj sistemleri ile<br />

alüminyum ve paslanmaz çelikten<br />

ileri teknoloji ürünler dizayn ediyor<br />

ve üretiyor. Yıl sonu değerlendirmesi<br />

ve konstrüksiyon dosyası<br />

kapsamında Schletter Solar Montaj<br />

Sistemleri Türkiye Şirket Müdürü<br />

Taner Öztürk ile bir araya geldik.<br />

Yoğun bir yıl geçirdiklerini söyleyen<br />

Öztürk, 2018 yılında çatı pazarının<br />

açılmasını heyecanla beklediklerini<br />

ifade etti.<br />

<strong>2017</strong> yılı firmanız adına nasıl<br />

geçti? Sektöre sunduğunuz yeni<br />

ürünler oldu mu?<br />

<strong>2017</strong> yılı Schletter olarak çok yoğun<br />

ve tempolu bir şekilde geçti. Sert geçen<br />

kışın ardından bahar ile birlikte<br />

gelen proje yoğunluğu, <strong>Kasım</strong> ayı<br />

sonlarına kadar sürdü. Türkiye´nin<br />

çeşitli bölgelerinde kurulan GES<br />

santrallerine kaliteli ve uzun ömürlü<br />

ürün vermekten çok mutluyuz.<br />

Sektöre yeni sunduğumuz ürün FS<br />

Duo Alu sistemidir. Sistemin kolon<br />

ve kirisleri çelik, panel taşıyıcı rayları<br />

alüminyum profilden oluşmaktadır.<br />

Bu ürünlerle partnerlerimize<br />

hızlı ve pratik bir kurulum sunuyoruz,<br />

böylece kurulum yapan şirketler<br />

sahada montajı hızlı bir şekilde<br />

tamamlayabiliyor.<br />

Yıllık üretim kapasiteniz ve istihdamınız<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Schletter olarak <strong>2017</strong> yılında global<br />

anlamda 1.5GW’lik konstrüksiyon<br />

10


Dosya<br />

üretimimiz olmuştur ve projelerde<br />

önde gelen ülkeler Japonya, Avustralya,<br />

ABD oldu.<br />

Türkiye pazarında <strong>2017</strong> yılı içerisinde<br />

150MW’lik konstrüksiyon üretimi<br />

gerçekleştirdik.<br />

Tesisin ömrü açısından<br />

konstrüksiyon yapısının önemi<br />

nedir?<br />

Bir GES santralinin min. 20-25 yıl<br />

enerji ürettiğini baz alırsak konstrüksiyonun<br />

buna göre seçilip<br />

dizayn edilmesi çok önemlidir.<br />

Kullanılan malzeme, kalite standartları<br />

ve aynı zamanda kolay<br />

kurulum konstrüksiyon seçiminde<br />

önemli bir rol teşkil etmektedir. Bir<br />

tesisin 20 yıl boyunca bir çok yüklere<br />

(rüzgar, kar, deprem) maruz<br />

kalacağının bilinmesi ve bu parametrelere<br />

göre dizayn edilmesi gerekiyor.<br />

2018 hedeflerinizden bahseder<br />

misiniz?<br />

2018 yılında yine partnerlerimize<br />

konstrüksiyon çözümlerimiz ile<br />

hizmet vermeye devam edeceğiz.<br />

Çatı pazarının da bir an önce açılması<br />

ve çatı sistemlerinin kurulumuna<br />

başlanılması ülkemiz adına<br />

faydalı olacaktır.<br />

Hızla gelişen solar sektörünü<br />

global anlamda nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Schletter olarak global anlamda<br />

dünyanın her yerinde projelere<br />

konstrüksiyon tedarikinde bulunuyoruz<br />

ve solar sektörün nasıl<br />

geliştiğini çok iyi biliyoruz. Global<br />

anlamda güneş enerjisi ciddi bir<br />

sektör haline gelmiştir ve gün geçtikçe<br />

yeni çıkan sistemler (depolama<br />

vs.) ile gelişmektedir. Birçok<br />

alanda istihdam sağlayan bu sektör<br />

ülkemizde de gereken değeri görür<br />

diye ümit ediyoruz.<br />

Eklemek istedikleriniz?<br />

2018 yılı Türkiye´deki solar sektörü<br />

için umarım verimli bir yıl olur, tüm<br />

zorluklara rağmen bu kadar şirket<br />

ve çalışanların hala bu sektör için<br />

bir şeyler yapmaları umut vericidir.<br />

11


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Solarbaba’nın 100 Güneş enerjili çatı projesi<br />

kapsamında 2 kurulum gerçekleşti<br />

“100 Güneş Enerjili Çatı” projesinin ilk uygulamasını TEMA Vakfı’nın<br />

çatısına gerçekleştiren Solarbaba, ikinci uygulaması için<br />

SEPEV (Sıfır Enerjili Pasif Evler Derneği) çatısını seçti.<br />

TEMA Şişli İstanbul merkez binasının<br />

çatısına kurulan 2,24 kW<br />

gücündeki mikro güneş enerjisi<br />

santrali yılda yaklaşık 2.800 kWh<br />

elektrik üreterek, vakfın elektrik<br />

ihtiyacının %15’ini karşılayacak.<br />

Sistem tamamen öztüketim modeli<br />

ile kuruldu. Projenin inverter<br />

sponsoru SolarEdge, güneş paneli<br />

sponsoru Csun, EPC sponsoru ise<br />

IBC Solar oldu.<br />

+++Projenin ikinci kurulumu SE-<br />

PEV çatısında gerçekleştirildi<br />

SEPEV Ankara örnek binasının<br />

çatısına kurulan 2,16 kW gücündeki<br />

mikro güneş enerjisi santrali<br />

yılda yaklaşık 3.000 kWh elektrik<br />

üreterek, evin elektrik ihtiyacının<br />

%50’sini karşılayacak. Projenin inverter<br />

sponsoru Goodwe olurken,<br />

güneş paneli sponsoru Axitec, EPC<br />

sponsoru ise Else Enerji oldu.<br />

Sistem tamamen öztüketim modeli<br />

ile kuruldu; dolayısı ile şebekeye<br />

elektrik basılmıyor ve üretilen<br />

elektriğin tamamı bina içinde tüketiliyor.<br />

12


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

ABB, Hollanda’daki Serverius veri merkezi<br />

için kritik altyapı çözümleri sunacak<br />

Veri merkezi ve altyapı sağlayıcısı Serverius<br />

ABB’yi, Meppel’deki operasyonunun elektrik<br />

altyapısının yenilenmesi ve genişletilmesi için<br />

stratejik bir ortak olarak seçiyor.<br />

ABB; en büyük veri merkezi sağlayıcılarından Serverius<br />

tarafından, veri merkezinin modernizasyonu ile daha<br />

fazla verimlilik, güvenilirlik ve kalite<br />

sağlamak için tercih edildi.<br />

Kendi IP ağı ve global müşteri tabanı ile<br />

Serverius, Amsterdam ve Frankfurt’un<br />

en büyük internet omurgalarından birinde<br />

bulunan iki veri merkezi işletiyor.<br />

Son yıllarda hızlı bir büyüme yaşayan<br />

Serverius, Meppel’deki veri merkezini<br />

modernize etmeye ve böylece daha<br />

da genişletme ve müşterilerinin giderek<br />

artan taleplerini karşılamaya karar<br />

verdi. Yenileme projesi, mevcut müşteriler için kesintileri<br />

en aza indirmeyi ve daha yüksek bir kalite düzeyi elde<br />

etmeyi amaçlıyor. Bu amaçla veri merkezi, dağıtım şebekesinden<br />

gelen enerji beslemesinden veri alanındaki<br />

14


Sektör Haber<br />

sunuculara kadar tamamen yedeklemeli<br />

olarak tasarlanmıştır.<br />

Serverius’daki Teknik Altyapı Yöneticisi<br />

Alfred van den Berg, “Veri<br />

merkezleri alanında ABB’nin kapsamlı<br />

bilgi ve tecrübesi, seçimde<br />

önemli bir rol oynamıştır:” Yüksek<br />

kaliteli ürünlerin yanı sıra, uluslararası<br />

bilgi birikiminden de faydanalabiliyoruz.<br />

Proje yönetiminden<br />

nihai teslimata kadar tüm projenin<br />

uygulanması ABB Benelüks Veri<br />

Merkezi ekibine verildi. “<br />

Yeni güç altyapısının merkezi, güvenilirliği<br />

ve kaliteyi emniyetle birleştiren<br />

kanıtlanmış bir çözüm olan<br />

ABB System Pro E power pano sistemidir.<br />

Sistem, çok sayıda yedekli<br />

DPA 500 UPS sistemi ile birleşecek<br />

ve böylece güç kaynağının kullanılabilirliğini<br />

optimize edecektir. Bu<br />

2N + 1 çözümünün toplam kurulu<br />

UPS kapasitesi 1 MW’a eşit olurken,<br />

bir modül ek bir ‘güvenlik sistemi’<br />

olarak kullanılacaktır.<br />

ABB Global Veri Merkezi İşkolu<br />

Yöneticisi Ciaran Flanagan, “Önde<br />

gelen bir veri merkezi sağlayıcısı<br />

ile çalışmaktan gurur duyuyoruz.<br />

Akıllı verilerin akıllı bir güce ihtiyaç<br />

duyduğunu ve ABB’de, müşterilerimiz<br />

için en esnek, güvenilir ve akıllı<br />

veri merkezi çözümlerini sunmaya<br />

odaklanarak, işletmelerinin günde<br />

24 saat verimli ve emniyetli çalışmasını<br />

sağlıyoruz” dedi.<br />

ABB’nin SMISSLINE TP sistemi:<br />

Dünyadaki ilk temas korumalı bara<br />

sistemi Severius modernizasyonunun<br />

diğer bir önemli unsurudur.<br />

Bu, elektrikten kaynaklanan tehlikelere<br />

karşı koruma sağlamak için<br />

yüksüz modüllerin ve bileşenlerin<br />

Kişisel Koruma Ekipmanı (Personal<br />

Protection Equipment - PPE)<br />

kullanılmadan canlı ve taşınabilir<br />

olmasını sağlar. Tak-çalıştır modüller<br />

kurulum zamanından tasarruf<br />

ettirirken, kontrol kabinine dikey<br />

montaj yapılması yer kazandırıyor.<br />

Son olarak ABB, enerji tüketiminin<br />

izlenmesi için Devre İzleme<br />

Sistemi (CMS) çözümünü de tedarik<br />

etmektedir. Bu kompakt CMS<br />

çözümü, güç izleme ve analizi ile<br />

enerji verimliliği optimizasyonu<br />

için idealdir.<br />

Serverius Genel Müdürü Gijs van<br />

Gemert, “2009 yılında küçük bir<br />

alanda başladık, şu anda uluslararası<br />

görünürlük ve itibara sahip<br />

büyük bir veri merkezi oyuncusu<br />

haline geldik. Beklentileri giderek<br />

artan müşterilerimizin, günümüzde<br />

ve gelecekteki bu talebini karşılamaya<br />

devam etmek istiyoruz.<br />

ABB ile ortaklık kurarak, başarılı<br />

olacağımızdan eminiz” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

15


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Dosya<br />

Prysmian solar kontakt çözümleriyle enerji<br />

tedarikini kolaylaştırıyor<br />

NISUN PV1-F FV kablosunun sabit<br />

veya serbestçe asılı şekilde veya<br />

serbest hareketli yerlerde ve bunların<br />

yanı sıra, patlama tehlikesi bulunan<br />

yerlerde kurulumu gerçekleştirilebiliyor.<br />

Maksimum iletken<br />

sıcaklığı 90ºC olacak şekilde çalışmak<br />

için tasarlanan kablo, maksimum<br />

20.000 saate kadar çalışma<br />

durumunda, iletken sıcaklığında<br />

max. 120ºC, ortam sıcaklığında ise<br />

max. 90ºC’ye kadar kullanılabiliyor.<br />

Prysmian Group solar kontakt ürünleriyle<br />

hem güvenli enerji tedariki hem de kolay<br />

kurulum imkanı sunuyor.<br />

Güneş enerjisi santralinin toplam<br />

maliyetinin %2’den azını oluştursa<br />

da doğru kablolarla elle tutulur<br />

farklar oluşturmak mümkün. Prysmian<br />

Group, solar kablolar için<br />

geliştirdiği Prysmian Performans<br />

Testi (PPT) ile kabloları, güvenlik,<br />

yüksek performans ve toplam proje<br />

maliyetinde sağladığı avantajlarla<br />

test ediyor.<br />

Enerji ve telekom kablolarının yanı<br />

sıra, farklı ve zorlu uygulama alanları<br />

için tasarlanmış, en son teknoloji<br />

ile üretilen özel kablo ve sistem<br />

çözümlerini kapsayan geniş bir<br />

ürün yelpazesi bulunuyor.<br />

Prysmian Group’un dünya çapında<br />

hizmet veren 82 tesisi arasında,<br />

Mudanya’da yer alan fabrika da dahil<br />

olmak üzere, sadece 10 tesiste<br />

aynı anda enerji ve telekom kabloları<br />

üretimi yapabiliyor.<br />

Maksimum iletken kablolar<br />

Koruma izolasyonlu uygulamalara<br />

uygun olarak üretilen Prysmian LY-<br />

Kolay kurulum imkanı…<br />

Fotovoltaik modüllerin bağlantısı<br />

için kullanılan PST40i1 FV konnektörler;<br />

güvenilirliği, kolay kurulum<br />

imkanı tanıması, çevresel koşullar<br />

için koruma altına alınmış olması<br />

ve bir aparat yardımıyla kontakttan<br />

ayrılması özelliği ile dikkat çekiyor.<br />

16


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Prysmian Group Türkiye, Türkiye’nin yerli enerji<br />

hedefleri için güneş enerjisine dikkat çekti<br />

Güneş enerjisinin yenilikleri<br />

görücüye çıktı<br />

Enerji ve telekomünikasyon kabloları<br />

sektörünün dünya çapında<br />

lideri Prysmian Group’un Türkiye<br />

operasyonu Prysmian Group Türkiye,<br />

kongre ve fuar kapsamında<br />

yeni ürün ve teknolojilerini tanıttı.<br />

Fuar kapsamında oluşturulan Solar<br />

Cadde üzerindeki standında, hedef<br />

kitlesiyle birebir görüşme fırsatı<br />

yakalayan Prysmian Group Türkiye’den<br />

Endüstriyel Kablolar Satış<br />

Direktörü Mert Erden, Pazarlama<br />

ve İş Geliştirme Direktörü Tamer<br />

Yavuztürk, Endüstriyel Kablolar<br />

Satış Yetkilisi Canberk Belibağlı,<br />

Ürün Müdürü Ender Eraslan fuarda<br />

hazır bulundu. Güneş enerjisi<br />

sektöründe lider konumda olan 40<br />

firma, burada yeniliklerini Türkiye<br />

ve Dünya ile paylaştı. Ayrıca 5.<br />

Solarbaba Güneş Enerjisi Konferansı’nda<br />

sektörün sıcak gündem<br />

maddeleri tartışıldı.<br />

Prysmian Group Türkiye, enerji sektörünün farklı<br />

alanlarından temsilcilerini bir araya getiren 10.<br />

Enerji Kongresi ve Fuarı’na Türkiye’nin yerli enerji<br />

politikalarında güneş enerjisinin önemine<br />

dikkat çekti.<br />

Enerji sektörünün farklı alanlarından<br />

temsilcilerini bir araya getiren<br />

10. Enerji Kongresi ve Fuarı 8-10<br />

<strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihleri arasında Ankara’da<br />

Bilim Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanı Faruk Özlü’nün katılımı<br />

ile gerçekleştirildi. Enerji ve Tabii<br />

Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle<br />

gerçekleşen ve enerji sektörünün<br />

temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği<br />

organizasyonda Prysmian Group<br />

Türkiye, uzmanlığı ile öncü bir rol<br />

üstlendi. 250’ye yakın firmayı aynı<br />

platformda buluşturan kongrede<br />

enerji sektörünün üst düzey şirket<br />

yöneticileri, karar alıcıları, enerji<br />

sektörü kanaat önderleri, sivil<br />

toplum kuruluşlarının yöneticileri,<br />

akademisyenler ve düzenleyici kuruluşlar<br />

bir araya geldi.<br />

Türkiye’nin yerli enerji<br />

politikalarında aktif rol<br />

alabiliriz<br />

Türkiye’nin yerli enerji politikalarında<br />

aktif bir rol alabileceklerine<br />

inandıklarını belirten Prysmian<br />

Group Türkiye Endüstriyel Kablolar<br />

Satış Direktörü Mert Erden,<br />

“Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz”<br />

misyonumuz çerçevesinde, Prysmian<br />

Group Türkiye olarak, önemli<br />

projelere verdiğimiz destek ile ülkemizin<br />

geleceğine yatırım yapmayı<br />

sürdürüyoruz. Yine aynı çerçevede<br />

yenilenebilir enerjinin, Türkiye’de<br />

çok daha iyi bir noktaya gelmesi<br />

amacıyla, sektörü ileri seviyelere<br />

taşıyan adımlarımızı sürdürüyoruz.<br />

Prysmian olarak bu fuarda, 2015<br />

yılında sektöre duyurduğumuz<br />

“Dikkat! Her Solar (PV) Kablo Aynı<br />

Değildir...” girişimini bir kez daha<br />

sektör ile paylaşma fırsatı bulduk.<br />

Kaliteli ürün seçiminin öneminin<br />

güneş enerjisi sektörünün geleceği<br />

için ne kadar kritik olduğunu;<br />

Prysmian Group’un kablo sektöründe<br />

130 yıla dayanan tecrübesi<br />

ve Ar-Ge çalışmalarının bir sonucu<br />

olarak, özel olarak tasarladığı solar<br />

kabloların yatırımcılara ve EPC’lere<br />

sunduğu avantajları, katılımcılar<br />

ile paylaşmış olmaktan mutluyuz”<br />

dedi.<br />

17


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Röportaj<br />

Zahit Alüminyum’un yeni yatırımı<br />

yeni yılda üretime başlayacak<br />

Zahit Alüminyum’un, bir yapı sistem markası olan Aluminance, kompozit panelde<br />

B1 ve B2 normlarında yaptığı üretimin yanı sıra, dünya standartlarında A2<br />

yanmazlık sınıfı alüminyum kompozit panel üretimine de başlıyor. Teknolojiye<br />

sürekli yatırım yapan firma, dünya standartlarında üretim yapacağı yeni<br />

yatırımını 2018’in ilk aylarında hizmete açacak.<br />

Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Zahit Balbay<br />

Sektöründeki 35 yıllık tecrübesiyle<br />

Adana Hacı Sabancı Organize<br />

Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde,<br />

Aluminance, Vetrina ve Zahit<br />

markaları ile alüminyum profil,<br />

Aluminance ve Vetrina markaları<br />

ile kompozit panel, Solarfield<br />

markası ile de gün ışığını elektrik<br />

enerjisine dönüştüren fotovoltaik<br />

güneş paneli üretimi gerçekleştiren<br />

Zahit Alüminyum, teknolojiye<br />

yatırım yapmayı sürdürüyor.<br />

Zahit Alüminyum Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Zahit Balbay, alüminyum<br />

profil ve kompozit panelde<br />

prestij markaları olan Aluminance<br />

için yaptıkları yeni bir teknolojik<br />

yatırımla, dünya standartlarında<br />

A2 yanmazlık sınıfı<br />

alüminyum kompozit panel üretimine<br />

başlayarak, müşteri beklentilerine<br />

maksimum seviyede yanıt<br />

vereceklerini bildirdi.<br />

Hem dış hem iç mekanlarda<br />

kullanılıyor<br />

Balbay, kompozit panelin, daha çok<br />

yapı sektöründe kullanılan bir ürün<br />

olmasına karşın, kolay uygulama<br />

özelliği, modern görünümü, ekonomik<br />

fiyatları, modern tasarımları ve<br />

ucuz işçiliği gibi çeşitli avantajları<br />

nedeniyle dekorasyon ve reklam<br />

başta olmak üzere birçok alanda<br />

tercih edildiğini belirtti.<br />

Balbay, iki alüminyum levha arasına<br />

polietilen dolgu yerleştirmek<br />

sureti ile elde edilen kompozit panellerin<br />

hafif yapısı ile taşıyıcı sistem<br />

ve kolonlara ekstra yük bindirmeden<br />

yüksek standartlı binaların<br />

yapılmasına zemin hazırladığını<br />

vurguladı.<br />

Yapılara tarz katıyor<br />

Kompozit panel kullanımının geniş<br />

yelpazedeki renk seçenekleriyle de<br />

mekanlara tarz kattığını ifade eden<br />

Zahit Balbay, yeni yılın ilk aylarında<br />

üretime başlayacak yeni tesislerinde<br />

B1 ve B2 normlarındaki üretimlerine<br />

ek olarak A2 normlarında da<br />

dünya standartlarında üretim yapacaklarını<br />

ifade etti.<br />

Yangınlara karşı yüksek<br />

performans<br />

Balbay, A2 sınıfı alüminyum kompozit<br />

panellerin en büyük özelliğinin<br />

yangına karşı en üstün performans<br />

sağlayan yanmaz malzeme<br />

özelliği taşıması olduğunu belirterek,<br />

“Günümüzde artık yanmaz<br />

sınıfı malzemelerin kullanılması<br />

olası bir yangında binayı korumaktadır.<br />

Ayrıca, binaların yangından<br />

korunması yönetmeliğine göre de<br />

bina yüksekliği 21.5 metreden fazla<br />

olan yapılarda A2 sınıfı yanmaz<br />

malzeme kullanılması yasal bir zorunluluktur”<br />

hatırlatmasında bulundu.<br />

Yeni trend yapı malzemesi<br />

Balbay, yeni trend bir yapı malzemesi<br />

olan kompozit panellerin,<br />

yapıların dış yüzeyleri için taş, tuğla,<br />

ytong gibi ağır ve mali külfetli<br />

malzemelerin yerine kullanılarak<br />

hem daha modern, hem dayanıklı,<br />

hem de düşük maliyetli projelerin<br />

ortaya çıkarılmasının sağlandığını<br />

belirterek, “Dış cephenin yanı sıra<br />

iç mimaride de yine aynı kullanım<br />

avantajları nedeniyle tercih edilen<br />

kompozit paneller, geniş renk kartelasıyla<br />

da kullanıcıları cezbediyor”<br />

dedi.<br />

Geniş kullanım alanı var<br />

Kompozit paneller, yapıların iç ve<br />

dış cephe uygulamalarında, ticaret,<br />

iş ve alışveriş merkezlerinde, dükkânlarda,<br />

banka ve otel cephe uygulamalarında,<br />

havaalanları, tren<br />

garları, otobüs terminallerinde,<br />

tünel - metro istasyonları iç yüzey<br />

kaplamalarında, stadyum ve spor<br />

kompleksi uygulamalarında, eski<br />

binaların yenileme uygulamalarında,<br />

her türlü balkon dekorasyon uygulamalarında,<br />

kolon ve kiriş kaplamalarında,<br />

saçak, tavan kaplama<br />

uygulamalarında, ofis uygulamalarında,<br />

reklam, ilan pano tasarım<br />

ve uygulamalarında, akaryakıt istasyonlarında,<br />

metro duraklarında,<br />

sergi ve fuar merkezlerinde, her türlü<br />

işaret yönlendirme levhalarında,<br />

yürüyen merdiven ve asansör gibi<br />

çok geniş bir yelpazede rahatlıkla<br />

kullanılıyor.<br />

18


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

“Şansımızı kullanmalı ve 5 trilyonluk<br />

pazardan payımızı almalıyız”<br />

GES yatırımlarının yanı sıra bu yıl yerli panel üretimine başlayan Smart Energy Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Halil Demirdağ, Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji konusundaki<br />

şansını kullanması gerektiğini vurguladı. Gelecek 20 yılda güneş ekonomisinin<br />

büyüklüğünün 5 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğine dikkat çeken Demirdağ,<br />

“Bu pazardan payımızı almalıyız, alabiliriz” dedi.<br />

Bu yıl 10’uncusu düzenlenen Uluslararası<br />

Enerji Kongresi ve Fuarı’nda<br />

(EIF <strong>2017</strong>) konuşan Smart Energy<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Halil<br />

Demirdağ, yatırım maliyetleri düşerken<br />

giderek büyüyen güneş ekonomisinden<br />

Türkiye’nin pay alması<br />

gerektiğini vurguladı. EIF <strong>2017</strong>’nin<br />

Altın Sponsoru olan Smart Energy’nin<br />

Avrupa’da edindiği tecrübeyi<br />

Türkiye’de yatırıma dönüştürdüğünü<br />

anlatan Demirdağ, “Çalışmalarımızı<br />

yaparken gördük ki, Türkiye<br />

sahip olduğu güneş, su ve rüzgar<br />

potansiyeli ile yeşil enerji açısından<br />

çok şanslı bir ülke ve bu şansını kullanmalı.<br />

20 yılda 5 trilyon dolarlık<br />

bir güneş ekonomisinden bahsediliyor.<br />

Türkiye bu ekonomiden payını<br />

almalı” dedi.<br />

Milyarlık yatırımlar milyona<br />

dönüştü<br />

EIF <strong>2017</strong>’de “Enerji Piyasalarının<br />

Değerlendirilmesi” ve “Güneş Enerjisi<br />

ve Yerli Üretim” başlıklı oturumlarda<br />

birer konuşma yapan Halil<br />

Demirdağ, son gelişmeler hakkında<br />

bilgi verirken, Türkiye’nin güneş<br />

enerjisi konusundaki potansiyeline<br />

ve yapılması gerekenlere dikkat<br />

çekti. Ar-Ge çalışmaları sayesinde<br />

kurulum ve işletim maliyetlerinin<br />

düştüğüne dikkat çeken Demirdağ,<br />

“Güneş enerjisinde teknolojinin<br />

ucuzlamasıyla birlikte milyar<br />

dolarlık tesisler, milyon dolarlık<br />

tesislere dönüşmeye başladı” dedi.<br />

Aynı gelişmenin hücre ve panel<br />

üretiminde de yaşandığına, gelinen<br />

noktada güneş enerjisi santrali kurulumlarında<br />

yerlilik oranlarının<br />

yüzde 70’lere çıktığına dikkat çeken<br />

Demirdağ, “Kaynağımız da yüzde<br />

100 yerli güneş” dedi. Smart Energy’nin<br />

üç ay önce başladığı panel<br />

20


Sektör Haber<br />

üretiminde dünya fiyatlarını yakaladığı<br />

bilgisini paylaşan Demirdağ,<br />

“Artık teknolojinin kilidi kırıldı ve<br />

ulaşılabilir hale geldi. Bu sayede yeşil<br />

enerji pahalı olmaktan çıktı. İnanıyoruz<br />

ki Türkiye kendi enerjisini<br />

üretebilir” diye konuştu.<br />

Şansımızı kullanmak<br />

zorundayız<br />

Smart Energy’nin 2009 yılından bu<br />

yana güneş enerjisi sektöründe faaliyet<br />

gösterdiğini, Avrupa’da edindiği<br />

tecrübenin ardından Türkiye’de<br />

yatırımlara başladığını anlatan<br />

Demirdağ, sözlerine şöyle devam<br />

etti: “Bu süreçte çalışmalarımızı<br />

yaparken gördük ki, Türkiye sahip<br />

olduğu güneş, su ve rüzgar potansiyeli<br />

ile yeşil enerji açısından çok<br />

şanslı bir ülke. Bu şansımızı kullanmak<br />

zorundayız. Türkiye’de güneş<br />

enerjisi alanında 42 üretici faaliyet<br />

gösteriyor. Hepsini toplasak Çin’deki<br />

bir firmanın üretim kapasitesine<br />

ulaşamıyoruz. Oysa gelecek 20<br />

yılda, 5 trilyon dolarlık bir güneş<br />

ekonomisinden bahsediliyor. Bu<br />

ekonomiden payımızı almalıyız,<br />

alabiliriz. Türkiye güneş enerjisi<br />

sektörü bundan pay almayı muhakkak<br />

öğrenecektir. Dünyanın en<br />

büyük müteahhit ülkelerinden biri<br />

olan Türkiye, maalesef güneş santrali<br />

kurmada yetersiz. İnanıyorum<br />

ki ilerleyen günlerde Türk firmaları<br />

güneş enerjisi müteahhitliğinde de<br />

önemli roller üstlenerek, milyonlarca<br />

dolarlık yatırımlarla ülkemize<br />

ciddi gelir getirecektir. Bu işe yatırım<br />

yapan, güneş paneli fabrikası<br />

kuran bir şirket olarak; ülkemizin<br />

milli enerji politikalarını destekliyor<br />

ve bu alanda dünyadaki söz<br />

sahibi üretici ülkelerden biri olacağımızı<br />

ümit ediyoruz.”<br />

Hedef; ‘Türk malı’ panel<br />

ihracatı<br />

Smart Energy’nin bu doğrultuda<br />

büyük hedeflerle yola çıktığını vurgulayan<br />

Demirdağ, şirketine ilişkin<br />

şu bilgileri verdi: “<strong>2017</strong> yılı itibari<br />

ile güneş enerjisi yatırımlarımız<br />

yurtiçi ve yurtdışında toplam 100<br />

milyon doları geçmiş durumda.<br />

GES yatırımlarımıza devam ederken,<br />

bu yıl Ağustos ayında Gebze’de<br />

faaliyete geçirdiğimiz 23 bin<br />

500 metrekarelik alanda yer alan<br />

tesislerimizde yerli güneş paneli<br />

üretmeye de başladık. Bu yatırımı<br />

yaparken çok önemli bir iş birliğine<br />

de imza attık; dünyanın en büyük<br />

500 firmasından biri olan Çin merkezli<br />

SUMEC’i stratejik ortak olarak<br />

ülkemize getirmeyi başardık.<br />

Phono Solar markası ile bu alanda<br />

söz sahibi olan böyle bir dev kuruluş<br />

ile güçlerimizi birleştirdik. Fabrikamızın<br />

ilk etapta 400 MWp’lik<br />

kısmını devreye aldık. Çok yakın<br />

gelecekte de 1.200MWp’lik tam kapasite<br />

ile üretime geçeceğiz. Bu da<br />

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük<br />

panel üreticisi olacağımız anlamına<br />

geliyor. Hedefimiz, ‘Türk malı’<br />

güneş panellerini dünyaya ihraç<br />

etmek. Attığımız bu ilk adımın devamı<br />

gelecek. Güneş hücrelerini de<br />

Türkiye’de üretmeyi hedefliyoruz.<br />

Yatırımcı olarak bundan sonra da<br />

GES kurulumlarımız ile yeşil enerjiden<br />

elektrik üretimi yaparken,<br />

panel tarafında da hücreden aşağı<br />

inerek wafer, ingot üretimine gidip,<br />

dikey entegrasyonunu tamamlamış<br />

bir firma olmayı hedefliyoruz.”<br />

Demirdağ, Smart Energy olarak<br />

Türkiye’nin dünya piyasasında hak<br />

ettiği payı alabilmesi için çalışmalarını<br />

sürdüreceklerinin altını çizerek,<br />

önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımları ve uluslararası ofisleriyle<br />

ülkemizi güneş enerjisi sektöründe<br />

daha da güçlü bir şekilde temsil<br />

edeceklerini belirtti.<br />

21


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

“Güneş çatıda parlayacak”<br />

üretmek isteyen 1400’ü aşkın kişi<br />

ve kurum bir araya geldi. Yoğun ilgi<br />

gösterilen etkinlikte çatı üstü GES<br />

pazarının Türkiye’nin ekonomisi ve<br />

istihdamına katkısı ön plana çıkarken,<br />

pazarın regülasyon, amortisman<br />

süreleri, dağıtım ve depolama<br />

ile ilgili merak edilenlerini GÜYAD<br />

Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Erden,<br />

Ege Hukuk ortağı Özlem Ege,<br />

RKT Enerji CEO’su Utku Korkmaz<br />

ve Zorlu Solar Direktörü Evren<br />

Evcit yanıtladı. “Çatı Üstü GES ve<br />

Teknoloji” oturumunda ise sırası<br />

ile SolarEdge Ülke Müdürü Cemil<br />

Tolun, IBC SOLAR Genel Müdür<br />

ve Kurucu Ortak Hakan Daltaban,<br />

DMA Ar-Ge ve Üretim Direktörü<br />

Alper Baykut ve Zorlu Solar Teknik<br />

Müdür Halil Oral katılımcıların sorularını<br />

yanıtladı. “Çatı Üstü GES<br />

ve Finans” başlıklı dördüncü oturum<br />

Frost & Sullivan Enerji Analisti<br />

Özge Özeke moderasyonunda<br />

Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı,<br />

Botudio Kurucu Ortağı Ali Erhan<br />

Tamer ve Yapı Kredi Leasing Genel<br />

Müdür Yardımcısı Burcu Şirin konuşmalarıyla<br />

sonlandı.<br />

Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi platformu<br />

Solarbaba 9 <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihinde Zorlu Enerji ana<br />

sponsorluğunda “Güneş Enerjili Çatılar” çalıştayını<br />

gerçekleştirdi. Çalıştayda bireysel elektrik üretimi yani<br />

Türkiye’nin çatı üstü GES pazarına dair merak edilen<br />

başlıklar masaya yatırılırken; pazarın ülke ekonomisi ve<br />

istihdamına katkısı örnek projelerle incelendi.<br />

150’yi aşkın kurumsal üyesi ile 1996<br />

yılından beri başta güneş enerjisi<br />

olmak üzere temiz enerji kaynaklarının<br />

yaygınlaşması için çaba<br />

harcayan Solarbaba, her sene düzenlediği<br />

geleneksel etkinliğini bu<br />

sene “Güneş Enerjili Çatılar” başlığı<br />

ile 9 <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihinde, Uluslararası<br />

Enerji Kongresi ve Fuarı<br />

bünyesinde gerçekleştirdi. Zorlu<br />

Enerji ana sponsorluğunda düzenlenen<br />

çalıştayda, Türkiye’nin çeşitli<br />

bölgelerinden çatısına güneş enerjisi<br />

sistemi kurarak bireysel elektrik<br />

“10 GW gücünde potansiyele<br />

sahibiz”<br />

Solarbaba kurucusu Ateş Uğurel:<br />

“Çatıda Üret, Aşağıda Tüket” sloganı<br />

ile bireysel üretime dikkat çekerken<br />

sözlerini şöyle sürdürdü: “Son<br />

yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde<br />

güneş enerjisi yatırımlarının hızla<br />

artışına şahitlik ediyoruz. Türkiye’de<br />

arazilere kurulan büyük ölçekli<br />

güneş enerjisi santralleri bugün 2<br />

GW sınırına gelmemizde büyük bir<br />

rol oynadı. Ancak dünyada birçok<br />

ülkede benzer ve çok daha büyük<br />

kapasitelerin çatı üzerinde oluştuğu<br />

da bir gerçek. Solarbaba olarak,<br />

diğer tüm sivil toplum kuruluşları,<br />

kamu kurumları ve konunun uzmanı<br />

kişi ve şirketlerle birlikte ülkemizde<br />

çatı üstü GES pazarının<br />

açılması için büyük çaba harcıyoruz.<br />

Minimum 10 GW gücünde bir<br />

potansiyele sahibiz. Yerli ve milli<br />

enerji politikası güneş enerjisi po-<br />

22


Sektör Haber<br />

litikasına nasıl dönüştürülür konusuna<br />

odaklanmalıyız. Bu sektördeki<br />

yatırım aynı zamanda istihdama<br />

da olumlu yansıyacak. Çatıdaki sistemleri<br />

mahallenin elektrikçisi kurabilecek,<br />

yine başka bir mağazadan<br />

ürünler satılabilecek. Enerji sektörü<br />

ve elektrik üretimi ilk defa tabana<br />

yayılacak” diyerek bireysel çatı pazarının<br />

öneminin altını çizdi.<br />

“Türk halkının dinamizmi çatı<br />

pazarını ortaya çıkaracak”<br />

“Çatı Üstü GES ve Mevzuat” başlıklı<br />

panelde konuşan Zorlu Solar<br />

Direktörü Evren Evcit, çatı solar<br />

uygulamalarını bireysel ve endüstriyel<br />

olmak üzere iki segmentte değerlendirmek<br />

gerektiğini belirterek,<br />

“Endüstriyel segmentte 350 milyon<br />

metrekarelik bir pazar var. Bu, 25<br />

GW kurulum potansiyeli anlamına<br />

geliyor. 1 milyon metrekareye 80<br />

MW’lık bir kurulum yapılabiliyor ve<br />

mevzuat konusunda herhangi bir<br />

pürüz bulunmuyor. Bireysel pazar<br />

ise 3,5 milyar metrekare ve 250 GW<br />

kurulum imkanı ile bunun 10 katı<br />

potansiyel sunuyor, ancak mevzuat<br />

anlamında aşılması gereken bir<br />

takım pürüzler taşıyor. Bugün Türkiye<br />

solar termal alanında dünyanın<br />

en büyük üçüncü pazarı. Bunu<br />

sağlayan Türk halkının dinamizmi.<br />

Mevzuatların basitleştirilmesiyle<br />

bireysel çatı uygulamalarında da<br />

bu düzeye gelebiliriz. Türk halkının<br />

dinamizmi çatı pazarını ortaya çıkaracak”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

“Çatı Üstü GES ve Teknoloji” başlıklı<br />

paneline konuşmacı olarak<br />

katılan Zorlu Solar Teknik Müdürü<br />

Halil Oral ise, elektrik üretebilen<br />

membran, kiremit gibi inovatif çözümlerin<br />

pazara sunulmaya başladığını<br />

belirterek, yeni teknolojilerle<br />

Türkiye’de solar çatı uygulamalarına<br />

çok hızlı geçiş yapılabileceğine<br />

dikkat çekti.<br />

GÜYAD Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim<br />

Erden bireysel çatı pazarının<br />

geleceği ve izlenecek yollar için<br />

önerilerde bulundu. Türkiye’deki<br />

kombi satın alma sürecine benzer<br />

bir yol izlenerek çatı pazarı GES<br />

sisteminin kurulabileceğinin altını<br />

çizdi. “Kombi modeline baktığımızda<br />

kombi bayiine gidip kombimizi<br />

seçmek ve yetkili servislerine vekalet<br />

vermek dışında tüketiciler olarak<br />

bir aksiyon almıyoruz. Bu anlamda<br />

bu konuda kombi modelinin izlenebileceğini<br />

düşünüyorum” sözleri ile<br />

kombiyi devreye almakla elektriği<br />

devreye almak arasındaki fark dışında<br />

sürecin benzerliğini vurguladı.<br />

Yapı Kredi Leasing Genel Müdür<br />

Yardımcısı Burcu Şirin konu hakkında<br />

“yenilenebilir enerji alanındaki<br />

tecrübelerimize dayanarak çatı pazarına<br />

özel planlarımız mevcut. Bu<br />

anlamda güneşte 260 MW’lık portföyümüz<br />

mevcut ve Türkiye’deki bu<br />

konuda en büyük finansörüz. Çünkü<br />

Türkiye pazarının geleceğine ve<br />

potansiyeline inanıyoruz. 2018 yılı<br />

itibari ile de çatı üstü GES pazarına<br />

odaklanıyoruz. Şirketlerin yapacakları<br />

yatırımlar bizim yöneleceğimiz<br />

yatırımlar olacak” diyerek konuşmasını<br />

sonlandırdı.<br />

23


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Sulama kanallarındaki su kaybı<br />

güneş enerjisiyle önlenecek<br />

Şanlıurfa’da, GAPTAEM tarafından geliştirilen proje kapsamında sulama kanalının<br />

üstü güneş panelleriyle kaplandı. Projeyle hem daha kaliteli elektrik üretimi hem<br />

de sudaki buharlaşmayı önlemek hedefleniyor.<br />

Şanlıurfa’da, sulama kanalları üzerine<br />

güneş enerji panellerin yerleştirilmesi<br />

tamamlandı. Bölgede<br />

10 yıldır güneş enerjisi konusunda<br />

projeler üreten GAP Tarımsal Araştırma<br />

Enstitüsü (GAPTAEM) tarafından<br />

Güneydoğu Anadolu Projesi<br />

Bölge Kalkınma İdaresinin (GAP<br />

BKİ) desteğiyle “Güneş Pilli Sulama<br />

Kanalı Pilot Projesi” geliştirildi.<br />

Bu kapsamda sulama kanallarının<br />

üzerini kaplayacak güneş enerjisi<br />

panellerinin kurulumu tamamlandı.<br />

Yakın zamanda test çalışmalarının<br />

yapılacağı projeyle hem sulama<br />

kanallarındaki boğulmalar ile<br />

buharlaşmaya bağlı su kayıplarının<br />

önüne geçilebilecek hem de ihtiyaç<br />

fazlası enerji sisteme aktarılarak<br />

gelir sağlanabilecek.<br />

GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil<br />

Çetiner, yaptığı açıklamada, projeleriyle<br />

sulama kanallarının üzerini<br />

değerlendirerek güneş enerjisi üreteceklerini<br />

söyledi. Projenin birden çok<br />

amacı olduğunu vurgulayan Çetiner,<br />

“Proje sayesinde hem daha kaliteli<br />

elektrik üretimi olacak hem sudaki<br />

buharlaşmanın önüne geçmiş olacağız.<br />

Bölgemizde sulama kanallarında<br />

boğulma önemli bir problem, böylece<br />

bu olayların da son bulmasını<br />

sağlamış olacağız” dedi. Enstitülerine<br />

bağlı Talat Demirören Araştırma<br />

İstasyonunun yan tarafında bulunan<br />

sulama kanalının üstünün panellerle<br />

kapattıklarını belirten Çetiner, burada<br />

Ar-Ge faaliyeti yaptıkları 500 dekar<br />

arazinin kapalı devre basınçlı ve<br />

damla sulama sistemlerini projeden<br />

elde edecekleri elektrikle sulamaya<br />

çalışacaklarını anlattı.<br />

İstasyonun elektriği<br />

karşılanacak<br />

Projenin yürütücüsü olan GAP-<br />

TAEM Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölüm<br />

Başkanı Ümran Atay da kanalın<br />

üstüne her biri 11 panelden<br />

oluşan 56 ünite yerleştirdiklerini<br />

aktardı. Hareketli olan ünitelerin<br />

tamamının çalışmasıyla elektrik<br />

üretiminin başlayacağını vurgulayan<br />

Atay, “Bölgede elektrik kesintileri<br />

büyük sorun, bu sorunları<br />

ortadan kaldırmak için güneş<br />

enerjisinden elektrik üreteceğiz.<br />

Üreteceğimiz elektriği hem şebekeye<br />

satacağız hem araştırma<br />

istasyonumuzda yaşanabilecek<br />

kesintiler sırasında istasyonun<br />

elektriğini karşılamış olacağız”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

24


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Zorlu Enerji Grubu’nun iki şirketine birden<br />

CDP Türkiye İklim Liderliği Ödülü<br />

Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal şirketleri, iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendikleri<br />

öncü rolle CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında Türkiye Liderleri sınıfına<br />

girerek CDP Türkiye <strong>2017</strong> İklim Liderliği Ödülü aldı.<br />

Sürdürülebilirlik alanında sektöründe birçok ilke imza<br />

atan Zorlu Enerji Grubu, iklim değişikliğinin etkilerini<br />

azaltmak ve doğal kaynakları korumak amacıyla iş dünyasının<br />

işleyiş şeklini değiştirmek üzere hayata geçen<br />

CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında iki şirketi<br />

ile birlikte Liderler sınıfında yer aldı. CDP Türkiye tarafından<br />

yürütülen program kapsamında CDP Türkiye<br />

ekibi tarafından hazırlanan <strong>2017</strong> raporunda “A-” derecelendirme<br />

notu alan Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal Elektrik<br />

Üretim Şirketleri, Liderler sınıfında gösterilerek CDP<br />

Türkiye <strong>2017</strong> İklim Liderliği Ödülü’ne layık görüldü. 28<br />

<strong>Kasım</strong> Salı günü “Reimagining Disclosure: CDP Türkiye<br />

<strong>2017</strong> İklim Konferansı” kapsamında düzenlenen ödül töreninde<br />

Zorlu Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Selen Zorlu<br />

Melik’e, Zorlu Enerji ve Zorlu Doğal şirketleri için ödülü<br />

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik takdim etti.<br />

“Şeffaf raporlamaya önem veriyoruz”<br />

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Zorlu Enerji Grubu<br />

Başkanı Sinan Ak, “Zorlu Enerji olarak CDP Türkiye’nin<br />

kurulduğu 2010 yılından bu yana düzenli olarak CDP’ye<br />

yanıt veriyoruz. 2011 yılında CDP kapsamında Karbon<br />

Saydamlık Lideri Ödülü alan ilk şirketlerden biriydik. Bu<br />

yıl iki şirketimizle birden İklim Liderleri arasında gösterilmekten<br />

ve dördüncü kez CDP Türkiye ödülü almaktan<br />

büyük bir mutluluk duyuyoruz. Yerli, yenilenebilir ve<br />

temiz enerjilere yatırım yaparak sürdürülebilirliği tüm<br />

yönleriyle karşılamayı amaçlayan bir şirket olarak şeffaflığa<br />

büyük önem veriyoruz. Sürdürülebilirlik Raporu<br />

yayınlıyor olmamız ve geçtiğimiz yıldan bu yana Borsa<br />

İstanbul’un Sürdürülebilirlik Endeksi’nde gönüllü olarak<br />

yer alıyor olmamız bunun bir yansıması” dedi. CDP Türkiye<br />

ödülünün kendileri için son derece yüreklendirici<br />

olduğunu belirten Sinan Ak, “Karbon salımını mümkün<br />

olan en alt seviyeye indirmenin önemine ilişkin farkındalığı<br />

artırmaya ve yatırım kararlarımızda bu sorunu<br />

başlıca belirleyicilerden biri olarak görmeye devam edeceğiz.<br />

İklim değişikliği ile mücadeleyi ekonomik, sosyal<br />

ve çevresel tüm yönleriyle en önemli kurumsal sorumluluklarımızdan<br />

biri olarak görüyoruz. Bu değerli ödül için<br />

CDP Türkiye’ye kurum olarak teşekkür ederiz” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

TÜSİAD Başkanı<br />

Erol Bilecik<br />

Zorlu Enerji Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Selen Zorlu Melik<br />

Portföyünün yüzde 76’sı yerli ve yenilenebilir<br />

enerjiden<br />

Sürdürülebilir bir geleceği iş süreçlerinin ayrılmaz bir<br />

parçası olarak değerlendiren Zorlu Enerji’nin portföyünün<br />

yüzde 76’sı yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına<br />

dayanıyor. Zorlu Enerji, Borsa İstanbul’un <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>-<br />

Ekim 2018 dönemi için açıkladığı Sürdürülebilirlik Endeksi’nde<br />

gönüllü olarak yer alan sayılı şirketlerden biri<br />

olarak da dikkat çekiyor. 2000 yılında Londra’da başlatılan<br />

CDP, özel sektör oyuncularını iklim değişikliği ve su<br />

kaynakları yönetimine yönelik çözümler geliştirme yönünde<br />

teşvik etmeyi amaçlıyor.<br />

25


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Zorlu Enerji Pakistan’ın ilk hibrit enerji<br />

santrali için ön lisans aldı<br />

Pakistan’daki ilk rüzgâr enerjisi santralini kuran Zorlu<br />

Enerji, bu yıl açıkladığı 300 MW kapasiteli iki güneş<br />

enerjisi projesinin ardından, bu kez aynı sahada<br />

rüzgâr ve güneş enerjisini birlikte kullanacak hibrit<br />

santral için yaptığı ön lisans başvurusuna onay aldı.<br />

Zorlu Enerji Pakistan’da büyümesini<br />

sürdürüyor. Bu yıl toplam 300<br />

MW’lık güneş enerjisi projesi için<br />

Pakistan’la anlaşma imzalayan<br />

Zorlu Enerji, yeni bir atılımda bulunarak<br />

Jhimpir Rüzgâr Sahası’nda<br />

kurulacak 30 MW’lık hibrit stantral<br />

için yaptığı ön lisans başvurusuna<br />

olumlu yanıt aldı.<br />

Pakistan’daki yenilenebilir enerjiye<br />

dayalı yatırımlarını büyütmeye<br />

devam ettiklerini ifade eden Zorlu<br />

Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak,<br />

“Pakistan, bizim için dost ülke olmasının<br />

yanı sıra yenilenebilir enerji<br />

yatırımlarımızda önemli bir merkez.<br />

Pakistan’da ilk rüzgar enerjisi<br />

projesini hayata geçirmiş bir şirket<br />

olarak, güneş enerjisinde de kurulu<br />

gücü 300 MW’a ulaşan bir yatırım<br />

için geçtiğimiz aylarda harekete<br />

geçmiştik. Hibrit özelliği ile Jhimpir<br />

Rüzgâr Sahası’ndaki mevcut kurulu<br />

rüzgâr enerjisi üretim tesisini<br />

güneş enerjisi ile destekleyecek bu<br />

yeni yatırım ise Zorlu Enerji’nin<br />

tüm projelerinde inovasyon odaklı<br />

olduğunu gösteren iyi bir örnek<br />

olacak” dedi.<br />

Sinan Ak, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />

“Toplam 56,4 MW kapasiteli Jhimpir<br />

Rüzgâr Sahası’nda 30 MW hibrit<br />

santral projemizle, aynı anda iki<br />

yenilenebilir enerji kaynağından<br />

yararlanmış olacağız. Sürdürülebilir<br />

bir dünya için yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarına dayalı yatırımlara<br />

odaklanan bir grup olarak Pakistan’da<br />

bu alanda cesaretli adımlar<br />

atıyor olmaktan büyük mutluluk<br />

duyuyoruz.” Hibrit santral için Pakistan’ın<br />

Alternatif Enerji Geliştirme<br />

İdaresi’nden ön lisans alan<br />

Zorlu Enerji, bu yıl Pakistan’da ilki<br />

200 MW’, ikincisi ise 100 MW olmak<br />

üzere toplam 300 MW kapasiteli<br />

iki güneş enerjisi kurulumu için<br />

anlaşma imzalamıştı. Yeni Hibrit<br />

santral girişimi, Zorlu Enerji’nin<br />

Pakistan’daki yenilenebilir enerji<br />

projelerinde yeni bir adımı ifade<br />

ediyor. Zorlu Enerji, Pakistan’daki<br />

rüzgar santralinde ülkenin ilk Gold<br />

Standard sertifikasına sahip.<br />

26


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

125 yıllık bir itici güç olarak kalite ve yenilik<br />

1892’de küçük bir atölye ile kurulan firma gelişerek Konnektörler, Robotik ve<br />

Tekstil olmak üzere üç temel faaliyet alanında yüksek kaliteli mekatronik çözümler<br />

ve teknolojiler için önde gelen endüstriyel partner haline geldi. <strong>2017</strong> yılında Stäubli<br />

Grubu 125. kuruluş yıldönümünü kutluyor. Bu özel etkinliği vurgulamak için Stäubli<br />

İstanbul, “125 yıllık yenilik tutkusu” sloganıyla kutlamalar düzenledi.<br />

Stäubli Türkiye’nin Tuzla’daki<br />

tesisinde düzenlenen 125. yıldönümü<br />

kutlama etkinliğinde<br />

Stäubli Türkiye Genel Müdürü A.<br />

Muzaffer Sinangil 125 yıllık mükemmellik<br />

yolculuğunu anlattı.<br />

Muzaffer Sinangil konuşmasında,<br />

“Stäubli Sanayi Makina’nın<br />

Türkiye’de 21 yıldır satış ve servis<br />

organizasyonuyla hizmet<br />

vermektedir. 2018 yılının başında<br />

firmamız Tuzla’daki yeni<br />

tesislerinde güneş panelleri için<br />

Junction Box (bağlantı kutusu)<br />

üretimine başlayacaktır” dedi.<br />

Sabancı Üniversitesi Finans kürsüsü<br />

başkanı Prof. Dr. Özgür DEMİR-<br />

TAŞ da kutlama etkinliğine katılım<br />

sağlayarak “Bilim, Ekonomi, Gelecek<br />

ve Siz!” başlıklı ilgi çekici konuşmasını<br />

dinleyicilere sundu.<br />

Stäubli’nin mükemmellik<br />

yolculuğu<br />

19. yüzyılın sonlarında İsviçreli,<br />

tekstil endüstrisinin en üst noktasında<br />

iki aile işbirliği içindeydi: Rudolph<br />

Schelling ve Hermann Stäubli,<br />

1892’de Zürih Gölü kıyılarında,<br />

Horgen’de “Schelling & Stäubli” şir-<br />

28


Sektör Haber<br />

ketini kurduklarında ticari içgüdü<br />

ve teknik beceri gösterdiler. O günden<br />

bu yana, şirket “mekanik atölye”<br />

den, dünya genelinde endüstri<br />

müşterilerinin en ileri teknolojileri<br />

ile takdir gören uluslararası mekatronik<br />

grubuna dönüşmüştür.<br />

Zamanının ötesinde düşünmek<br />

Geçtiğimiz 125 yıl içerisindeki gelişmeler,<br />

şirketin temeli olan yeniliğe<br />

olan tutku ve devamlılığı kanıtlıyor.<br />

Uygun bir şekilde, “yenilik için<br />

125 yıllık tutku”, <strong>2017</strong> yılı yıldönümü<br />

için slogan haline geldi. Modern<br />

teknolojik gelişmeler ve vizyon sahibi<br />

fikirler, 19. yüzyılın sonunda<br />

olduğu gibi yeni milenyumda da<br />

başarıyla çalışabilecek bir şirketi<br />

şekillendirdi.<br />

Tutkuyla icat etme ve kaliteye verilen<br />

önem ile iç içe geçmiş güvenilirlik,<br />

müşteri odaklılık ve uzun<br />

vadeli taahhütlere dayalı bir strateji;<br />

Stäubli ailesinde nesiller boyu<br />

aktarılan değerlerdir ve modern,<br />

sağlıklı bir şirketi başarı ile sonraki<br />

kuşaklara da aktarmayı hedefliyor”<br />

diyor Stäubli Group’un CEO’su Rolf<br />

Strebel ve ekliyor, “Bu, çevresel ve<br />

ekonomik olarak sürdürülebilir bir<br />

şekilde hareket etmenin yanı sıra,<br />

her zaman teknolojik olarak önde<br />

düşünme ve müşterilere katma<br />

değerli çözümler sunabilmek için<br />

teknolojiyi ön plana çıkarmayı da<br />

içeriyor.”<br />

Önce konnektörler, daha sonra<br />

robotlar<br />

Stäubli, dokuma endüstrisinin teknolojik<br />

öncüsü ve güvenilir ortağı<br />

olarak onlarca yıl sonra uzmanlığını<br />

1956’da hızlı bağlantı çözümlerine<br />

genişletti.<br />

“Stäubli ailesi konnektörlerin üretimine<br />

başlama konusunda ileri<br />

görüşlü bir karar alarak hem becerilerini<br />

yeni bir faaliyet alanına<br />

aktarmış, hem de bugünkü şirketin<br />

temel taşı olan aktiviteyi belirlemiştir”<br />

diyor Strebel.<br />

O zamandan beri Stäubli, müşterilerin<br />

endüstriyel süreçlerini daha<br />

da basitleştirmek ve güvenliğini<br />

artırmak için gelecek odaklı teknolojiler<br />

geliştirme olanakları arıyor.<br />

Bu nedenle, 2002’de elektrikli<br />

konnektörlerle Stäubli portföyünü<br />

geliştirmek süreklilik sağlayan bir<br />

adımdı. Stäubli1982’de ABD robotik<br />

öncüsü Unimation ile işbirliğine<br />

başlayarak başka bir önemli<br />

çeşitlendirme adımı atmıştır. 1989<br />

yılında Unimation’ın satın alınması,<br />

bugün endüstriyel robotik<br />

ve otomasyon alanında dünyanın<br />

önde gelen oyunculardan biri olan<br />

Stäubli’nin Robotik Bölümü’nün<br />

temelini oluşturdu.<br />

Her alanda sürekli iyileştirme<br />

ve geliştirme<br />

“Yenilikçilik ruhu başlangıcından<br />

beri şirketimizi tanımlamıştır;<br />

Stäubli’nin doğasında derin bir<br />

kök salmış” diyor Strebel. “Sürekli<br />

müşterilerimize değer katan yeni<br />

çözümler geliştirmemizin nedeni<br />

budur. Aynı zamanda, dünya genelindeki<br />

personelimiz arasındaki<br />

uyumlu ruh, merak ve sürekli gelişim<br />

felsefesiyle ilgili farkındalık,<br />

uzun vadeli başarımız için belirleyici<br />

niteliktedir. Gelecek 125 yılda<br />

da kişisel, mesleki ve teknik alanlarda<br />

sürekli gelişmek motivasyonumuzdur.”<br />

Coğrafi yayılım ve portföy<br />

genişlemesi<br />

Stäubli Grubu, 1892 yılından bu<br />

yana hem teknolojik hem de coğrafi<br />

olarak büyük ölçüde büyüdü.<br />

1909’da Stäubli ilk üretim birimini<br />

Fransa’ya, ardından diğer Avrupa<br />

ülkelerinde olduğu gibi Amerika<br />

ve Çin’de de üretim tesisleri kurdu.<br />

Bugün Grubun 29 ülkede, 12<br />

üretim birimi ve iş birimleri bulunmaktadır.<br />

Dijital dönüşüm ve<br />

Endüstri 4.0 çağında, sanayinin en<br />

gelişmiş ve en yenilikçi dallarından<br />

birinde Stäubli, insan ve makina işbirliği<br />

için teknolojik bir öncü olarak<br />

dinamik yoluna devam ediyor.<br />

29


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

EkoRE, Bonn COP23’de iyi uygulama<br />

sunumu yaptı<br />

EkoRE, B.M. İklim Değişikliği Konferansı’nda Urfa<br />

Güneş Enerjili Tarımsal Sulama Projesini anlattı.<br />

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği<br />

Çerçeve Sözleşmesi 23. Taraflar<br />

Konferansı (COP 23), 6-17 <strong>Kasım</strong><br />

<strong>2017</strong> tarihlerinde Almanya’nın<br />

Bonn şehrinde gerçekleşti. Konferans<br />

boyunca taraf olan ülkeler ve<br />

paydaşlar tarafından Bonn Zone’da<br />

birçok aktivite ve sergi düzenlendi.<br />

Bonn Zone, iklim değişikliği için<br />

harekete geçme uygulamalarının<br />

ve bilgi birikiminin paylaşıldığı,<br />

kapasite geliştirme ve iletişim ağı<br />

oluşturma için global bir merkeze<br />

dönüştü.<br />

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın<br />

da Bonn Zone’da bir standı<br />

vardı ve konferans boyunca Türkiye’nin<br />

konu ile ilgili yaptığı çalışmalar<br />

özel sektörün de katılımı ile<br />

çeşitli seminer ve etkinlikler üzerinden<br />

tüm dünyadan katılımcılara<br />

sunuldu. Bu yan etkinlikler kapsamında,<br />

EkoRE 15 <strong>Kasım</strong>’da; Tüpraş,<br />

Çimsa, İçtaş, İga ve REC’den konuşmacılar<br />

ile birlikte Türkiye’nin<br />

rafineri, çimento, enerji ve ulaşım<br />

sektörlerindeki iyi uygulama örneklerinin<br />

anlatıldığı panelde “Güneş<br />

Enerjisi ile Tarımsal Sulamayı” anlattı.<br />

Urfa’da 2015 yılında 850 m2’lik<br />

bir alana 65 kW kapasite ile EkoRE<br />

tarafından kurulan GES sayesinde<br />

üretilen elektrikle 30 kW’lık pompa<br />

çalıştırılarak yerin 80 metre altından<br />

günde 1,200 ton su çekme<br />

kapasitesine sahip entegre bir sistem<br />

hayata geçirilmiş ve Urfalı çiftçilerin<br />

hizmetine sunulmuştu. Bu<br />

entegre sistem sayesinde artık 450<br />

dönüm arazi yalnızca güneş enerjisi<br />

kullanılarak sulanabilmekte. Türkiye<br />

ve dünyada da özellikle şebeke<br />

bağlantısının olmadığı araziler için<br />

gaz motorları ile üretilecek pahalı<br />

ve çevre dostu olmayan elektriğe<br />

bir alternatif olması açısından güneş<br />

enerjili sulama sistemleri önem<br />

taşımaktadır.<br />

30


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

EkoRE, Ukrayna’da GES kurulumu<br />

için anlaşma imzaladı<br />

EkoRE ile Ochakov Şehir Konseyi arasında 15 MW’lık<br />

güneş enerjisi santrali anlaşması imzalandı.<br />

23 <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihinde, Ukrayna’nın Nikolaev<br />

bölgesinde yer alan Ochakov’un Şehir<br />

Konseyi ile EkoRE arasında 15 MW’lık güneş<br />

enerjisi santrali kurulumu için iyi niyet anlaşması<br />

imzalandı. Aynı gün EkoRE, Ochakov<br />

Belediye Başkanı Sergey Bychkova ile bir araya<br />

gelerek, güneş enerjisi geliştirme alanındaki<br />

işbirliğinin detaylarını konuştu. Toplantıda<br />

sosyal bir proje olarak Ochakov’da anaokulu<br />

ve okul çatısında güneş paneli kurulumu yapılması<br />

konusu da tartışıldı.<br />

2015 yılında Ukrayna’daki “Yeşil Tarife” kanununda<br />

yapılan değişiklik ile tarife Avro’ya<br />

bağlanarak yabancı yatırımcının önü açılmıştı.<br />

<strong>2017</strong>-2019 yılları arasında yapılan güneş<br />

enerjisi yatırımları için 2030 yılına kadar<br />

0.15 Avro/kWh’lık tarife uygulanmaktadır. 24<br />

Ekim <strong>2017</strong>’de Kiev’de Ukrayna Devlet Enerji<br />

Etkinliği ve Enerji Tasarrufu Ajansı Başkanı<br />

Sergey Savçuk’un açıklamasına göre; “Son üç<br />

yıl içinde, Ukrayna yenilenebilir enerji projelerine<br />

700 milyon Avro yatırım çekti.”<br />

31


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

“Dünyanın elektrik ihtiyacını<br />

güneş karşılayacak”<br />

CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan,<br />

dünyanın elektrik ihtiyacının güneş enerji sistemleri<br />

ile karşılanabileceğini söyledi.<br />

CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Tarık Sarvan, güneş enerjisi ile 2050<br />

yılına kadar küresel elektrik arzını<br />

karşılamaya yetecek güvenli enerji<br />

üretiminin mümkün olduğunu<br />

belirtti. Dünyada 120 bin TeraWatt<br />

(TWh) kullanılabilir güneş enerjisi<br />

bulunduğunu aktaran Sarvan, yüzde<br />

100 yenilenebilir enerjiye geçişin<br />

küresel çapta mümkün olduğunu<br />

ve yenilenebilir enerjiye geçiş ile<br />

enerji üretiminde yaşanan toplam<br />

kaybın çok büyük oranda azalacağını<br />

ifade etti. Tarık Sarvan, yüzde<br />

100 yenilenebilir enerjiye dayalı bir<br />

küresel elektrik sisteminin tüm yıl<br />

boyunca ve her saatte uygulanabilirliğinin<br />

mümkün ve büyük oranda<br />

fosil yakıtlar ve nükleer enerjiye dayalı<br />

mevcut sistemden daha uygun<br />

maliyetli olduğunun altını çizdi.<br />

Güneş enerjisi kullanımının öneminin<br />

her geçen yıl biraz daha arttığını<br />

vurgulayan Tarık Sarvan, “Yirminci<br />

yüzyılda, dünya nüfusu 4 kat artarken<br />

enerji talebi 16 kat arttı. Günümüzde<br />

7,5 milyar insanın şu anki<br />

yaşam tarzını sürdürebilmesi için<br />

gerekli olan enerji miktarı, yaklaşık<br />

olarak 13 TWh. Yapılan ileriye dönük<br />

projeksiyonlara göre 2050 yılına<br />

gelindiğinde, insanoğlunun enerji<br />

talebi günümüze nazaran 10 TWh<br />

ANKARA<br />

32


Sektör Haber<br />

daha fazla olacak. Eğer küresel ısınmaya sebep olmaksızın<br />

enerji elde edilmek istenirse, 2050’ye kadar<br />

her gün 1 gigawatt(GWh)’lık nükleer enerji santrali<br />

kurmak gerekecek. Buda her yerin atom santrali dolması<br />

ve dünyanın yaşanılmaz bir yer haline gelmesi<br />

demek. Aynı zamanda sağlığımızı tehdit edecek.<br />

Dünya üzerindeki toplam rüzgar enerjisi potansiyeli<br />

2-4 TWh civarında, hidroelektrik enerji kaynağı<br />

0,5TW, jeotermal enerji kaynağı 12TWh, gelgit ve<br />

okyanus akıntılarından üretilebilecek enerji miktarı<br />

2TWh ve dünya üzerinde kullanılabilecek güneş<br />

enerjisi miktarı ise 120.000 TWh’dir. Bu veriler, güneş<br />

enerjisi kullanımının önemini somut bir şekilde ortaya<br />

koymaktadır. Bu da insanoğlunun tüketemeyeceği<br />

kadar güneş enerjisini zaten dünyamızda mevcut<br />

demek” dedi.<br />

“Güneş zengini olur”<br />

Dünyanın güneş enerjisi kullanımına dönmesi gerektiğinin<br />

altını çizen Sarvan, “İnsanoğlunun, önümüzdeki<br />

yıllarda daha da bilinçlenip güneş enerjisine yatırım<br />

yapacağına eminiz. Kim bugün güneş enerjisi<br />

teknolojilerine daha çok yatırım yapar, sahiplenir,<br />

kendi ülkesindeki insanları güneş enerjisi ile ilgili<br />

eğitir, gerekli Ar-Ge çalışmaları yapar ve dünya genelinde<br />

sistemler kurmaya başlarsa, petrolün zengini<br />

olduğu gibi güneşin zengini de o ülke olur” diye<br />

konuştu. Güneşe yatırımı misyon edindiklerini ifade<br />

eden Tarık Sarvan, “Ar-Ge ekibimizle yeni projeler<br />

üretiyoruz. Türkiye’de üretimi yapılmayan 5 W’dan<br />

tutun 330 kWh’ye kadar olan kristalin panellerin üretimini<br />

yapmaya başladık. Milli teknoloji olan güneşimizden<br />

daha az alanda daha çok enerji üretmek,<br />

güneşten gelen radyasyon oranını arttırarak daha<br />

verimli hücrelerle dünyanın 2 metrekareden aldığı<br />

enerjiyi 1 metrekareden alabilmek için çalışmalarımızı<br />

sürdürüyoruz. Cephelerle hibrit, off-gridd sistemlerle<br />

ilgili AR-Ge’lerimiz sürüyor. Meslek lisesi<br />

öğrencilerimize staj eğitimi vererek sektöre hazırlıyoruz”<br />

şeklinde konuştu.<br />

GAZİANTEP ŞEHİTKAMİL 1,3 MW.<br />

NEVŞEHİR 4 MW<br />

Ankara<br />

MANİSA 4,5 MW<br />

33


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Zorlu Enerji, BIST Sürdürülebilirlik<br />

Endeksi’nde ikinci kez gönüllü olarak yer aldı<br />

nasıl yaklaştıkları ve yaklaşımlarını<br />

kurumsal yönetim politika ve uygulamalarına<br />

hangi düzeyde yansıttıklarını<br />

değerlendiriyor.<br />

Enerjide sürdürülebilir bir gelecek için akıllı enerji<br />

teknolojilerine odaklanan Zorlu Enerji, Borsa İstanbul’un<br />

<strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>-Ekim 2018 dönemi için açıkladığı<br />

Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan sayılı şirketten<br />

biri oldu. Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak, Zorlu<br />

Enerji’nin geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Sürdürülebilirlik<br />

Endeksi’nde gönüllü olarak yer almasının,<br />

sürdürülebilirlik odaklı iş modellerinin bir yansıması<br />

olduğunu söyledi.<br />

Yerli ve yenilenebilir enerji alanında<br />

Türkiye’nin öncü şirketlerinden<br />

Zorlu Enerji, Borsa İstanbul’un <strong>Kasım</strong><br />

<strong>2017</strong>-Ekim 2018 dönemi için<br />

açıkladığı Sürdürülebilirlik Endeksi’nde<br />

gönüllü olarak yer alan sayılı<br />

şirketten biri oldu.<br />

Geçen yıldan itibaren BIST 100<br />

şirketlerinden gönüllü olanları da<br />

kapsayacak şekilde genişletilen<br />

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde<br />

bu yıl ikinci kez gönüllü olarak yer<br />

alan Zorlu Enerji, <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihinden<br />

itibaren bu endeksteki 44<br />

şirketten biri olarak yer alacak.<br />

2014 yılından bu yana belirlenen<br />

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi;<br />

şirketlerin, doğal kaynakların tükenmesi,<br />

küresel ısınma, sağlık,<br />

güvenlik, istihdam gibi konulara<br />

Zorlu Enerji Grubu Başkanı<br />

Sinan Ak: “Türkiye’deki<br />

santrallerimizin yüzde 76’sı<br />

yerli ve yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarına dayanıyor”<br />

Enerjide sürdürülebilir bir gelecek<br />

için akıllı enerji teknolojilerine<br />

odaklandıklarını dile getiren Zorlu<br />

Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak,<br />

“Sürdürülebilir enerjiyi, sürdürülebilir<br />

kalkınmanın önemli bir unsuru<br />

olarak değerlendiriyoruz. Bu<br />

doğrultuda, sürdürülebilirliğe toplum<br />

için ekonomik, sosyal ve çevresel<br />

değer oluşturma vizyonuyla<br />

yaklaşıyoruz. Sürdürülebilirlik, iş<br />

modelimizin merkezinde yer alıyor<br />

ve Sürdürülebilirlik Kurulumuz tarafından<br />

bütünsel ve kapsayıcı bir<br />

bakış açısıyla yönetiliyor. Geçen yıl<br />

olduğu gibi bu yıl da Sürdürülebilirlik<br />

Endeksi’nde gönüllü olarak yer<br />

almamız; sürdürülebilirliği merkeze<br />

alan iş modelimizi ve bu konuda ortaya<br />

koyduğumuz vizyonu açık bir<br />

şekilde yansıtıyor” dedi. Türkiye’deki<br />

santrallerinin yüzde 76’sının yerli ve<br />

yenilenebilir enerji kaynaklarına dayandığını<br />

ifade eden Sinan Ak; “Türkiye’de<br />

hem yaptığımız işler, hem<br />

de hayata geçirdiğimiz projelerle,<br />

sürdürülebilirlik konusunda enerji<br />

sektöründe birçok ilke imza attık.<br />

Türkiye’de sürdürülebilirlik raporunu<br />

yayınlayan ve karbon ayak izini<br />

hesaplayan ilk enerji şirketi olarak,<br />

BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde<br />

ikinci kez gönüllü yer almaktan<br />

büyük bir memnuniyet duyuyoruz.<br />

Sürdürülebilir bir gelecek için akıllı<br />

enerji teknolojilerine odaklanmayı<br />

ve hem enerji alanında hem de farklı<br />

sektörlerdeki şirketlere örnek olacak<br />

sürdürülebilir işleri ve projeleri<br />

hayata geçirmeyi sürdüreceğiz” diyerek<br />

sürdürülebilirliğin toplumsal<br />

olarak odaklanılması gereken, hayati<br />

bir konu olduğunun altını çizdi.<br />

34


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

ABB dijital çözüm platformu<br />

ABB AbilityTM ‘yi tanıttı<br />

ABB, düzenlediği çeşitli etkinliklerle,<br />

ABB AbilityTM teknoloji platformu<br />

üstüne kurulu olan ve dijital<br />

olarak birbirine bağlı ürün, sistem<br />

ve çözümlerini tanıtarak yazılım,<br />

mekanik ve elektrik mühendisliği<br />

alanındaki liderliğini vurguladı.<br />

Çırağan Sarayı-İstanbul, Swissotel<br />

Büyük Efes-İzmir, JW Marriott<br />

Otel-Ankara ‘da düzenlenen etkinliklere<br />

gazeteci – programcı Serdar<br />

Kuzuloğlu ve Altınbaş Üniversitesi<br />

Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Emre<br />

Alkin Endüstri 4.0’ın hayatımızda<br />

ve iş yapma şeklimizde sağladığı etkilerini<br />

anlattıkları konuşmalarıyla<br />

katıldılar.<br />

Misafirler aynı zamanda ABB Türkiye<br />

Yönetim Kurulu Başkanı ve<br />

Türkiye<br />

genelindeki<br />

müşteriler, dijital<br />

ve bağlantılı çözüm<br />

portföyüyle<br />

tanıştırıldı.<br />

Murahhas Azası Sami Sevinç’ten<br />

dijitalleşen dünyada ABB’nin atmış<br />

olduğu adımları; Elektrifikasyon<br />

Ürünleri Divizyonu Satış ve Pazarlama<br />

Müdürü Erhan Savaş’tan ise<br />

Elektrifikasyon ürünleri kapsamında<br />

bulunan ABB AbilityTM ürün ve<br />

çözümlerini dinleme fırsatı buldular.<br />

Etkinliklerin başarısını değerlendiren<br />

Sevinç: “Bu etkinlikler, birçok<br />

sektörde hızlı ve büyük değişikliklerin<br />

lokomotifi olan dijitalizasyon<br />

konusuna değinebildiğimiz etkileyici<br />

bir fırsat oldu. Bugüne kadarki<br />

endüstriyel alandaki eşsiz dijital<br />

tecrübemizle, 4. Endüstri Devriminden<br />

faydalanmanın fiziksel ve<br />

dijital dünyayı birleştirmeyi gerek-<br />

36


Sektör Haber<br />

tirdiğini anlıyoruz. ABB AbilityTM,<br />

müşterilerimizin her geçen gün<br />

ilerleme sağlaması için bunların<br />

hepsini bir araya getirme şeklimizdir<br />

ve bu yenilikleri birçok değerli<br />

misafirimizle paylaşmak çok keyifliydi”<br />

dedi.<br />

ABB; kamu hizmetleri, endüstri,<br />

taşıma ve altyapı alanlarında kullanılmak<br />

üzere, dijital olarak birbiriyle<br />

bağlantılı, bugün kullanıma hazır<br />

180’den fazla ABB AbilityTM ürün,<br />

sistem, çözüm ve hizmetine sahiptir.<br />

Tanıtımı yapılan çözümlerden<br />

ABB AbilityTM Electrical Distrubition<br />

Control System (EDCS) elektrik<br />

dağıtım sistemlerinde izleme,<br />

optimizasyon ve kontrol imkanı<br />

sağlar. Bu, enerji yönetimi yapabilen,<br />

devre kesicilerin bağlanabildiği<br />

yenilikçi, bulut tabanlı bir platformdur.<br />

Enerji yönetimi çok daha<br />

basit bir mimari ile gerçekleştirilir<br />

ve tesiste %30’a kadar optimizasyon<br />

sağlanabilir.<br />

Bir diğer tanıtılan ürün Ekip UP<br />

dijital ünite ise halihazırda kurulumu<br />

gerçekleşmiş olan alçak gerilim<br />

sistemlerini en kolay ve ekonomik<br />

şekilde, izleme, kontrol ve koruma<br />

alanında güncelleyerek yeni nesil<br />

tesislere dönüştürür ve kullanıcılara<br />

dijital devrimin avantajlarını<br />

yakalama fırsatı sunar.<br />

Bunlara ek olarak Terra serisi elektrikli<br />

araç şarj cihazları müşterilerinin<br />

zorlu kurulum ve güvenilirlik<br />

hedeflerini karşılar ve yüzlerce istasyonu<br />

müşterisinin operasyon<br />

ağıyla bütünleştirir. Microsoft Azure<br />

bulut tabanlı servis hizmetleri<br />

ile müşterilerine gelişmiş yönetim<br />

özellikleri sunarken, müşterilerinin<br />

tüm ağına uzaktan erişimini ve kestirimci<br />

bakım yapmasını sağlar.<br />

ABB, elektikli araçların şarjıyla sınırlı<br />

kalmayarak birbiriyle bağlantılı,<br />

çeşitli eBus elektrikli otobüs<br />

şarj cihazları da geliştirmiştir. Araç<br />

üstü şarj bağlantısı ile hızlı şarj;<br />

depo şarj konfigürasyonları ile de<br />

gece boyu şarj özelliği tüm elektrikli<br />

otobüs altyapısını desteklemektedir.<br />

150kW’lık modüler yapısı filo<br />

artış talepleri karşısında esneklik<br />

sağlarken, 450kW’a kadar yüksek<br />

ve geniş bir güç aralığına sahiptir.<br />

Bu gelişmelerle toplu taşıma hizmetleri<br />

7/24 elektrikli otobüsler ile<br />

mümkün hale gelmiştir.<br />

ABB AbilityTM ayrıca güneş enerjisi<br />

sistemlerinde de mevcuttur ve<br />

yüksek teknoloji solar invertörleri,<br />

dijitalleşme altyapısını kullanarak<br />

tüm bilgilerin bulut üzerinden toplanmasını,<br />

analiz edilmesini, izlenmesini<br />

ve kontrol edilebilmesini<br />

mümkün hale getirir.<br />

Son olarak anlatılan ABB’nin akıllı<br />

bina çözümleri, insanların yaşama,<br />

çalışma ve boş zamanlarının tadını<br />

çıkarma şeklini, yenilikçi i-bus®<br />

KNX sistemini kullanarak dönüştürüyor.<br />

i-bus® KNX sistemi bina verimliliği<br />

çözümlerinin kurulumunu<br />

ve kontrolünü sağlamak için, dünya<br />

genelinde kullanılan açık bina otomasyonu<br />

standardıdır. Sistemlerin<br />

etkileşimli kontrolü sayesinde enerji<br />

yönetimi, binanın enerji talebine<br />

göre kendini optimize etmek üzere<br />

programlanabilir. Buluta aktarılan<br />

veriler, internet erişiminin olduğu<br />

herhangi bir yerden sistemi izlemeye<br />

ve kontrol etmeye imkan sunar.<br />

37


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Astor’dan başkente 200 milyonluk yatırım<br />

Türkiye’nin dünya devleri ile mücadele eden firması Astor Transformatör yeni<br />

fabrikasının açılışına hazırlanıyor. 200 milyon liralık yatırım planı ile yola çıkan<br />

ASTOR 100 bin metrekare alan üzerine kurulan ve devreye alınmak üzere olan yeni<br />

fabrikası ile 800 Kv 1000 MVA kapasiteli transformatör üretimine sahip olacak.<br />

Astor A.Ş Genel Müdürü Enver Geçgel<br />

60 ülkeye transformatör ihraç eden<br />

firma yeni fabrikasının devreye girmesiyle<br />

daha geniş bir ürün satış<br />

gamına ulaşacak. Bu sayede ihracat<br />

miktarını çok daha ileri götürmeyi<br />

hedefleyen ASTOR, yeni yatırımı<br />

ile kademeli olarak 700 kişiye istihdam<br />

sağlayacak. Ayrıca yeni fabrika<br />

yatırımı ile kendi markası altında<br />

elektrik dağıtım sektörüne yönelik<br />

olarak beton köşk, orta gerilim kesici<br />

ve ayırıcı imalat ve satışına başlayacak…<br />

Türkiye’de, transformatör üretiminde<br />

robot teknolojisini ilk kullanan<br />

firma olan Astor Transformatör şu<br />

anda 2 bin adet dağıtım transformatörü<br />

üretim kapasitesi ile Türkiye’de<br />

ilk, dünyada ise ilk 5 üretici<br />

arasında yerini alıyor. 200 milyon<br />

TL’lik bir yatırım ile devreye girecek<br />

olan fabrika sayesinde mevcut<br />

fabrika koşullarında imalat ve satışı<br />

yapılamayan 400 kV ve üstü gerilim<br />

seviyesinde transformatör üretimi<br />

ve satışı yapılabilecek. Bu sayede<br />

ASTOR markası dünyada daha fazla<br />

bilinir hale gelecek. Tam kapasite<br />

ile yıllık 24 bin adet dağıtım transformatörü<br />

üretebilen Astor, Türkiye<br />

için rekor bir üretime sahip.<br />

GES, RES, JES yatırımlarında<br />

kullanılan trafolara Astor<br />

imzası<br />

Astor Transformatör, son yıllarda<br />

önemini arttıran Güneş Enerjisi<br />

Santralleri(GES), Rüzgar Enerjisi<br />

Santralleri (RES), Jeotermal Enerji<br />

Santralleri (JES) gibi yenilenebilir<br />

enerji kaynakları yatırımlarında<br />

kullanılan trafo satışlarında yurt içi<br />

ve yurt dışında etkin rol oynamak<br />

hedefinde. Devletin enerji bağımlılığını<br />

azaltma amaçlı politikalarının<br />

da etkisiyle yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarından elektrik üretme<br />

çalışmalarına girdiklerini belirten<br />

Astor A.Ş Genel Müdürü Enver<br />

Geçgel: “2015 yılında çalışmalarına<br />

başladığımız ilk GES kurulumunu,<br />

2016 Nisan ayında tamamlayarak<br />

elektrik üretimine başladık. 10,23<br />

MWp kurulu güce sahip GES Urfa,<br />

bölgenin işletmedeki en büyük GES<br />

olarak elektrik üretimine devam<br />

ediyor. Bahsettiğimiz kendi yatırımımız<br />

GES’ler de Ar-Ge çalışmaları<br />

sonucu imalatını yaptığımız<br />

ultra düşük kayıplı trafoları kullanıyoruz.<br />

Kendimizin saha performansını<br />

takip ettiğimiz bu ürünleri<br />

müşterilerimize de sunuyoruz”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

Astor orta gerilim şalt<br />

malzeme üretiminde<br />

Astor, yeni fabrika yatırımı ile<br />

elektromekanik imalat sektöründe<br />

önemli bir açık haline gelen beton<br />

köşk, orta gerilim kesici ve ayırıcı<br />

imalatını yapmayı hedefliyor. Prototip<br />

imalatlarını Ar-Ge çalışmaları<br />

ile tamamlandığını belirten<br />

Astor A.Ş Genel Müdürü Enver<br />

Geçgel: “Elektromekanik imalat<br />

sektörü ülkemizde ve dünyada çok<br />

hızlı büyüyor. Bizde transformatör<br />

üretiminde yakaladığımız marka<br />

kalitesini beton köşk, orta gerilim<br />

ayırıcı ve kesici imalatına da aktarmaya<br />

karar verdik. Yeni fabrikamızı<br />

planlarken bu ihtiyacı göz önüne<br />

aldık. Aldığımız kararın ne kadar<br />

doğru olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.<br />

Bugün ancak 4 ay sonraya<br />

sipariş alabiliyoruz” dedi.<br />

38


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Türkiye, EY Yenilenebilir Enerji Ülke<br />

Çekiciliği Endeksi’nde 16. sıraya yükseldi<br />

Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY’nin<br />

Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi’nde Türkiye,<br />

geçtiğimiz yıla göre 3 basamak birden yükselerek<br />

16. sırada yer aldı. Endekste Türkiye’nin yenilebilir<br />

enerjide daha fazla yabancı yatırımcı ilgisi çektiği ifade<br />

edilirken, güneş enerjisi kapasitesinin de bir yılda üç<br />

kat artarak 1.5 GW’ye ulaştığı belirtiliyor. Endekste en<br />

çekici ülkelerde ilk 5, Çin, Hindistan, Amerika, Almanya<br />

ve Avustralya olarak sıralanırken, Fransa geçen yıla<br />

göre 2 basamak yükselerek 6. sırada yer aldı.<br />

EY Türkiye Enerji Sektör Lideri Erkan Baykuş<br />

Dünyanın lider danışmanlık ve denetim<br />

şirketlerinden EY, Yenilenebilir<br />

Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi<br />

(RECAI) sonuçlarını açıkladı. 40 ülkenin<br />

yenilenebilir enerji yatırımları<br />

bakımından sıralandığı endekste<br />

Türkiye, <strong>2017</strong>’de bir önceki yıla göre<br />

3 basamak birden yükselerek 16. sırada<br />

yer aldı. Raporda; Türkiye’nin<br />

güneş enerjisi kapasitesinin bir yılda<br />

üç kat artarak 1.5 GW’ye ulaştığı<br />

belirtilirken, yabancı yatırımcıların<br />

rüzgâr enerjisi başta olmak üzere<br />

Türkiye’deki yenilenebilir enerji fırsatlarına<br />

daha fazla ilgi gösterdiği<br />

vurgulanıyor.<br />

Türkiye’nin endeksteki yükselişi ile<br />

ilgili değerlendirmede bulunan EY<br />

Türkiye Enerji Sektör Lideri Erkan<br />

Baykuş, “Ülkemiz, yerli ve yabancı<br />

yatırımcılar için özellikle rüzgâr<br />

ve güneş enerjisi alanlarında cazip<br />

yatırım fırsatları sunuyor. İhalelere<br />

yüksek miktarlarda talep gelmesi,<br />

Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında<br />

yatırım ve uygulamalar için<br />

güçlü bir iştah olduğunu gösteriyor.<br />

Bununla birlikte hem ülkemizde<br />

hem de dünyada akıllı ölçüm<br />

sistemleri ve şebekelerin gelişimi,<br />

dijitalleşme, müşteri çözümleri<br />

alanlarında pek çok yeni gelişme<br />

yaşanıyor ve bunun sonucu olarak<br />

Türkiye’nin enerji verimliliği olgunluğu<br />

giderek yükseliyor. Güneş<br />

enerjisi özelinde bakıldığında, yüz<br />

ölçümü büyüklüğü ve güneşlenme<br />

süresi uzunluğu dolayısıyla Türkiye<br />

yüksek potansiyel taşıyan ülkeler<br />

arasında yer alıyor. Yatırım ortamının<br />

iyileşmesini sağlayan gelişmeler<br />

ve enerji reformları alanında gösterilen<br />

kararlı duruşun, önümüzdeki<br />

dönemde Türkiye’yi yatırımcılar<br />

için giderek daha cazip bir pazar<br />

haline getireceğini öngörüyoruz”<br />

dedi.<br />

Çin, ‘en çekici yenilebilir enerji<br />

pazarı’ özelliğini koruyor; Orta<br />

Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri<br />

yükselişte<br />

Yenilebilir enerji yatırımlarında<br />

Çin, Hindistan ve ABD’yi geride bırakarak<br />

EY’nin Yenilenebilir Enerji<br />

Ülke Çekiciliği Endeksi’nde birinci<br />

sıradaki yerini korudu. Endekste<br />

ikinci sırada yer alan Hindistan’ın<br />

ise önümüzdeki dönemde yenilebilir<br />

enerji yatırımlarında düşüş<br />

gösterebileceğine işaret ediliyor.<br />

Endekste; Hindistan’da gerçekleşmesi<br />

planlanan bazı rüzgâr enerjisi<br />

anlaşmalarının iptal edilmesinin,<br />

ülkenin güneş enerjisi kapasitesini<br />

2022 yılında 100 GW’ye yükseltme<br />

hedefine gölge düşürdüğü ifade<br />

ediliyor. Öte yandan ABD’nin iklim<br />

değişikliğiyle mücadeleye ilişkin<br />

politikalarında değişikliğe gitmesi<br />

ve ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun<br />

Eylül ayında ithal edilen<br />

güneş panellerde yaşanan artışa<br />

ilişkin olarak yurtiçi piyasaya zarar<br />

verebileceği açıklamasında bulunması,<br />

ülkenin yenilenebilir enerji<br />

yatırımlarındaki çekiciliği üzerinde<br />

olumlu bir etki sağlamıyor.<br />

Orta Doğu ve Kuzey Afrika<br />

ülkeleri yükselişte<br />

Son dönemde yenilebilir enerji faaliyetlerini<br />

hızlandıran ve çeşitli politika<br />

düzenlemelerine giden Orta<br />

Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri EY<br />

endeksinde yükselişe geçti. Mısır’da<br />

IFC tarafından 500 MW kapasiteli<br />

güneş enerji projelerine 635 milyon<br />

dolarlık finansman onayı verilirken,<br />

Suudi Arabistan 400 MW kapasiteli<br />

ilk rüzgâr santrali için yatırımcılardan<br />

teklif almaya başladı. Cezayir<br />

ise güneş enerji alanında attığı<br />

adımlar ile endekse 38’inci sıradan<br />

giriş yaptı.<br />

40


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Kıbrıs’ta Fronius inverterleri artıyor<br />

Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren Airkam Solar Systems ile<br />

Fronius satışve servis partnerliği imzaları atıldı.<br />

Yıllardır ülkemizde hizmet veren<br />

Airkam Trading Ltd solar birimi;<br />

Airkam Solar Systems, çevreci<br />

elektrik üretimi olan güneş enerjisini<br />

elektrik enerjisine dönüştüren<br />

sistemi ile gelişen teknolojinin tüm<br />

imkanlarını kullanarak, Kıbrıs’ta<br />

solar sistemi yaygınlaştırarak, sektörün<br />

önde gelen isimlerinden biri<br />

olmuştur.<br />

Ekonomi tasarrufu ve çevreye gösterilen<br />

özenle son yıllarda büyük<br />

önem kazanan solar enerjiyi Kuzey<br />

Kıbrıs’a getiren Airkam Solar, her<br />

geçen gün yeniliklerle gelişmeye,<br />

hizmet anlayışını geliştirmeye devam<br />

etmektedir.<br />

Dünyanın daimi ve en büyük enerji<br />

kaynağı olan güneş enerjisini,<br />

elektrik enerjisine dönüştüren solar<br />

sistemler, dünyada olduğu gibi Kıbrıs’ta<br />

da oldukça ilgi gören ve tercih<br />

edilen bir enerji sistemi olmuştur.<br />

Fronius International GmbH 1945<br />

te Avusturya’da kurulmuş, günümüzde<br />

24 ayrı ülkede kendi şirketleri<br />

ile 60’dan fazla ülkede de satış<br />

partnerleri ile temsil edilerek dünya<br />

üzerinde çok geniş bir coğrafyada<br />

akü şarj sistemleri, kaynak teknolojileri<br />

ve solar enerji sektörlerinde<br />

3600 den fazla çalışanı ile faaliyet<br />

göstermektedir. Bu doğrultuda<br />

dünyanın birçok ülkesinde hizmet<br />

veren bir marka olan Fronius, ülkemizde<br />

ve dünyada hızla büyüyen solar<br />

enerji sektöründe önümüzdeki<br />

dönemlerde ihtiyacı fazlaca duyulacak<br />

olan yerel servis hizmetlerinin<br />

sağlanmasına yönelik 2001 yılından<br />

beri dünyada uyguladığı Fronius<br />

Servis Partner programına Kuzey<br />

Kıbrıs’ta Airkam solar systems ile<br />

başlama kararı aldı. 2010 yılından<br />

itibaren İstanbul’da, Kuzey Kıbrıs’ta<br />

da 4 yıldır hizmet veren bir marka<br />

olarak bilenmekte, her geçen gün<br />

gelişen ve büyüyen bir isim olmaktadır.<br />

Solar enerji alanında oldukça<br />

fazla sayıda projenin içinde yer alan<br />

Fronius, enerji sektöründe oldukça<br />

fazla ihtiyaç duyulan yerel servis ihtiyacının<br />

da sağlanabilmesi amacı<br />

ile Airkam Solar ile satış ve servis<br />

partnerliği anlaşması imzalayarak,<br />

Fronius işbirliği ile Kuzey Kıbrıs’ta<br />

hizmet vermeye devam ediyor. Kaliteli<br />

ve hızlı hizmet vermek önceliği<br />

prensibi ile hareket eden Airkam<br />

Solar, yine en iyisini sunmak amacı<br />

ile dünyanın isim yapmış önde gelen<br />

markası olan Fronius ile satış<br />

ve servis partnerliğine imza atarak,<br />

Kuzey Kıbrıs’ta Solar enerji sektöründe<br />

öncü olmaya devam etmekte,<br />

dünya genelindeki en kaliteli<br />

hizmetleri getirmekte aracı olarak,<br />

en avantajlı hali ile sunmaya devam<br />

etmektedir.<br />

41


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Güneş enerjisi kullanılarak dünyaya yetecek<br />

enerjinin 4 bin katı elde edilebilir<br />

Günümüzde sürdürülebilirlik bakış açısıyla<br />

çalışan firmalar, fosil yakıtların azalmasıyla talep<br />

görmeye başlayan güneş enerjisini kullanarak,<br />

enerji kullanımını optimum hale getiriyor. Bu bakış<br />

açısıyla çalışan İnform, 2009 yılında başladığı<br />

çatı uygulamalı güneş enerjisi santrali (GES)<br />

kurulumlarına her geçen gün artan bir ivmeyle<br />

devam ediyor.<br />

Fosil yakıtlar son iki yüzyıl içerisinde,<br />

üretim teknolojilerinin gelişmiş<br />

ve ucuz olması nedeniyle yaygın<br />

olarak kullanılmaktaydı. Ancak<br />

1973 yılında gerçekleşen petrol<br />

kriziyle birlikte tarihte de ilk kez,<br />

enerji kaynaklarında alternatif yol<br />

arayışları gündemi uzun süre meşgul<br />

etti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının<br />

gelişimini destekleyen bir<br />

başka önemli gelişme, 90’lı yıllarda<br />

çevre bilincinin ortaya çıkmasıyla<br />

oldu. Bu farkındalığın sonucu olarak<br />

ise geleneksel enerji üretim ve<br />

tüketiminin çevre ve doğal kaynaklar<br />

üzerinde yerel, bölgesel ve küresel<br />

seviyede doğrudan olumsuz<br />

etkilere neden olduğu anlaşıldı ve<br />

sürdürülebilir bakış açısıyla çalışan<br />

firmalar ‘temiz enerji’ kullanmaya<br />

başladı.<br />

Sınırsız enerji kaynağı güneşten<br />

faydalanması sebebiyle tükenmeyen<br />

bir enerji türü olan güneş<br />

enerjisi, yenilenebilir ve temiz<br />

enerji kaynağıdır. Çevreye zararlı<br />

duman, gaz, karbonmonoksit,<br />

kükürt ve radyasyon gibi etkileri<br />

içeriğinde barındırmamakta olan<br />

42


Sektör Haber<br />

güneş enerjisinin atmosferin dışında<br />

şiddetinin 1370 W/m² değerinde<br />

olduğu ve yeryüzüne ulaşana<br />

kadar 0-1100 W/m2 değerine düştüğü<br />

biliniyor. Böylelikle de güneş<br />

ışınlarının dünyaya gelen küçük bir<br />

bölümünün dahi insanlığın mevcut<br />

enerji tüketiminden kat kat<br />

fazla olduğu gerçeği gün yüzüne<br />

çıkıyor.<br />

“Bugün ki çerçeveden<br />

bakıldığında gelecekte, güneş<br />

enerjisini ve teknolojilerini<br />

gündelik hayatımızda daha<br />

fazla göreceğiz”<br />

İnform Yenilenebilir Enerji Satış<br />

Müdürü Hakan Hızarcıoğlu,<br />

toplam 35MW gücünde GES kurmuş<br />

olduklarını ve bunu 2018’de<br />

50MW’ye çıkarmayı amaçladıklarını<br />

ekleyerek, güneş enerjisiyle<br />

paralel ve birlikte çalışan ürünlerin<br />

geliştirilmesi noktasında Ar-Ge çalışmalarına<br />

daha fazla destek verilmesi<br />

gerektiğini vurguladı. Güneş<br />

enerjisinin en önemli avantajının<br />

tükenmez bir kaynak olduğunun<br />

altını tekrar çizen H. Hızarcıoğlu,<br />

“Etrafımızda bulunan ve sürekli<br />

tüketmekte olduğumuz, petrol, kömür,<br />

doğalgaz gibi fosil yakıtlardan<br />

çok daha fazlasını, güneş enerjisiyle<br />

elde edebiliriz. Dünya’ya güneşten<br />

gelen enerji, Dünya’da bir yılda<br />

kullanılan enerjinin 20 bin katıdır.<br />

Güneş enerjisini kullanarak dünyaya<br />

yetecek enerjinin 4 bin katını<br />

elde edebiliriz” dedi.<br />

Proje sahası ayrıntılı bir<br />

şekilde incelenmeli<br />

İnform olarak, 1500’den fazla çatı<br />

uygulamalı GES projesi kurulumu<br />

gerçekleştirdiklerini belirten H.<br />

Hızarcıoğlu, projede en önemli parametrenin<br />

güvenlik, verim, sürdürülebilirlik<br />

ve doğru mühendislik<br />

olduğunu söyledi. Çatı üzeri GES<br />

kurulumlarında proje sahasının<br />

ayrıntılı bir şekilde incelenmesi<br />

gerektiğini vurgulayan H. Hızarcıoğlu,<br />

“Doğu - Batı eğimli çatılar,<br />

Kuzeye yönelik açılı çatılar, gölgelenmeye<br />

müsait alanlar, bakım ve<br />

servis ihtiyaçları için gerekli alanlar,<br />

güvenlik için belirlenen alanlar<br />

gibi sadece kurulum alanının<br />

belirlemesinde bile birçok kriterin<br />

gözden geçirilmesi gerekmektedir.<br />

Sadece kurulum alanı için bile bu<br />

kadar çok kriter varken, ürün verimlilikleri,<br />

doğru projelendirme,<br />

satış sonrası destek gibi diğer konuların<br />

kendi içindeki kriterleri de<br />

düşünüldüğünde, en küçük hatalar<br />

bile büyük sorunlara neden olabilmektedir.<br />

GES kurulum sürecinin<br />

ilk adımı doğru bir EPC firmasının<br />

seçimiyle başlanmalıdır.”<br />

43


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü,<br />

sıcak su ihtiyacını DemirDöküm ile<br />

güneşten karşılayacak<br />

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, çevreye saygılı,<br />

sürdürülebilir ekonomiye uygun, yenilikçi ürünleri ile kurumları tasarruf ettirmeye<br />

devam ediyor. Dünyanın sürdürülebilir geleceği için tüm iş yapış şekillerinde ve<br />

ürünlerinde enerji verimliliğine büyük önem veren DemirDöküm, Kayseri Entegre<br />

Sağlık Kampüsü’nde gerçekleştirdiği solar kolektör uygulaması ile güneş panelindeki<br />

uzmanlığını bir kez daha gösterdi. Kayseri Entegre Sağlık Kampüsü’nde kullanılan<br />

DemirDöküm LYKIA 2,25 solar kolektörleri, sıcak su üretiminde, doğal gaz kullanımında<br />

büyük tasarruf sağlarken, yıllık karbon emisyonunu 182 bin kilo azaltacak.<br />

Enerji verimliliği odaklı çalışmalarıyla<br />

dikkat çeken DemirDöküm,<br />

Bozüyük fabrikasında ürettiği termal<br />

güneş kollektörleri ile yenilenebilir<br />

enerji kullanımını desteklemeye<br />

devam ediyor. Üstün teknolojiye<br />

sahip ürünleriyle Türkiye’de ve dünyanın<br />

50 ülkesindeki yüzbinlerce<br />

aileye ve kuruma ısıl konforu sunan<br />

DemirDöküm, Kayseri Entegre Sağlık<br />

Kampüsü Termal Solar Sistem<br />

projesini tamamladı.<br />

Doğalgaz tüketiminde yıllık<br />

71 bin metreküp tasarruf<br />

sağlayacak<br />

YDA Group tarafından Kamu Özel<br />

İşbirliği (PPP-Public Private Partnership)<br />

modeliyle hayata geçiri-<br />

44


Sektör Haber<br />

len, Türkiye’nin ilk Entegre Sağlık<br />

Kampüs Projesi olan Kayseri Entegre<br />

Sağlık Kampüsü’nde kullanılan<br />

DemirDöküm’ün LYKIA 2,25<br />

Termal Solar Kollektörleri ile sıcak<br />

suyun üretilmesi için harcanacak<br />

enerjinin yüzde 69,4’ü güneşten<br />

alınan enerji ile karşılanacak. Kampüse,<br />

doğalgazdan yıllık 71 bin 532<br />

metreküp oranında tasarruf sağlatacak<br />

proje, aynı zamanda karbon<br />

emisyonunu da 182 bin 914 kilogram<br />

azaltılacak.<br />

Sıcak su ihtiyacının karşılanması<br />

için güneş ışığını yüzde 95 oranında<br />

absorbe ederek hava sıcaklığı ne<br />

olursa olsun maksimum seviyede<br />

güneş ışığını enerjiye dönüştürmek<br />

üzere tasarlanarak hizmet vermek<br />

için kurulan sistem, merkezi kazan<br />

sistemi ile entegre edilerek hastane<br />

konforunun en üst seviyede olacak<br />

şekilde hibrit çalışması sağlandı.<br />

DemirDöküm Yönetim Kurulu<br />

Üyesi Erdem Ertuna hayata geçirilen<br />

projeyle ilgili olarak şunları<br />

kaydetti;<br />

“Sonsuz, sınırsız, yenilenebilir, temiz<br />

ve aynı zaman ücretsiz bir<br />

enerji kaynağı olan güneşten, hedeflenen<br />

ısıl konforu şartlarının<br />

oluşturulması için DemirDöküm<br />

olarak 6 yıl önce 1 milyon 390 bin<br />

Euro yatırım ile Termal Solar Kollektör<br />

üretimine başladık. Demir-<br />

Döküm Ar-Ge mühendislerince<br />

geliştirilen solar kollektörlerimiz<br />

sıcak suyun dışında; biyogaz tesislerinde,<br />

şişe, yün, iplik yıkama<br />

prosesleri için sıcak suya ihtiyaç<br />

duyan fabrikalarda da kullanılabiliyor.<br />

Şirket olarak bu alana yatırım<br />

yapmaya devam ediyoruz. Sistemlerimiz<br />

ile 2023 yılında ortaya çıkacak<br />

enerji ihtiyacının en az yüzde<br />

30’unu solar enerji projeleri ile yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarından<br />

elde etmeyi amaçlayan ülkemizin<br />

hedeflerine katkı sağlamayı istiyoruz.<br />

En yeni teknolojiyle donatılan<br />

ve Türkiye’nin ilk Entegre Sağlık<br />

Kampüsü Projesi’nde yer almaktan<br />

gurur duyuyoruz. Projede emeği geçen<br />

tüm iş ortaklarımıza teşekkür<br />

ederiz. Kampüsün başta Kayseri<br />

olmak üzere çevre illere hayırlı olmasını<br />

dileriz.”<br />

45


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Kömürsüz bir geleceğe doğru<br />

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli<br />

WWF, Bonn’da kurulan Kömür Sonrası Enerji Küresel<br />

İttifakı’nı (Global Alliance to Power Past Coal)<br />

kömürsüz bir geleceğe atılan önemli bir adım<br />

olarak değerlendirdi.<br />

100’den fazla ülkede 5 milyondan<br />

fazla destekçisi ile dünyanın en<br />

büyük sivil toplum kuruluşlarından<br />

biri olan WWF, Bonn’da devam<br />

eden 23. İklim Değişikliği Konferansı’nda<br />

Kömür Sonrası Enerji<br />

Küresel İttifakı’nın kurulmasına<br />

ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu<br />

ile paylaştı. Dört yıllık bir<br />

duraklamanın ardından, karbon<br />

emisyonlarının kömür tüketimi sebebiyle<br />

yeniden artmaya başladığı<br />

bu dönemde, 20 ülke ve bölgenin<br />

birlik olarak kömürden enerji üretiminin<br />

sona ermesi için harekete<br />

geçtiklerini vurgulayan WWF, ittifakın<br />

kömür bağımlılığını azaltmak<br />

için ihtiyaç duyulan ortak iradeye<br />

iyi bir örnek oluşturduğunu ifade<br />

etti.WWF’in Küresel İklim ve Enerji<br />

Programı Lideri Manuel Pulgar<br />

Vidal “Bilim açıkça ortaya koyuyor<br />

ki, Dünya’nın 1,5 derece ısındığı senaryoda<br />

kömüre yer yok. Toplumlar<br />

ve ekonomi, gezegenimiz için<br />

faydalı temiz enerji kaynaklarından<br />

güç almalı. Bu ülkelerin attığı<br />

adımları mutlulukla karşılıyoruz.<br />

İttifak sayesinde ortak bir gelecek<br />

vizyonu hayata geçirilebilir fakat<br />

henüz yolun başındayız” dedi. Düşük<br />

karbonlu ve iklim değişikliğine<br />

dirençli bir ekonomiye geçiş, kömürden<br />

uzaklaşmayı destekleyen<br />

ve toplumsal etkiyi azaltmayı hedefleyen<br />

iklim finansmanı ve temiz<br />

enerji planlamaları gibi örnek uygulamalarla<br />

elele yürümek zorunda.<br />

Araştırmalar gösteriyor ki dünyada<br />

her yıl kömürün yakılmasından<br />

kaynaklanan kirlilik sebebiyle 800<br />

bin kişi ölüyor. Kömürü terk etmek<br />

çevresel ve ekonomik getirilerinin<br />

yanı sıra, insan sağlığını tehdit eden<br />

koşulları da ortadan kaldıracak.<br />

Pulgar Vidal sözlerine şu şekilde<br />

devam etti: “Kömürden uzaklaşmak<br />

daha güçlü bir iklim hareketi<br />

oluşturmanın yanında, halk sağlığını<br />

iyileştirmek ve toplumlarımızın<br />

sosyal refah seviyesini yükseltmek<br />

için çok önemli. Enerji pazarı, bizi<br />

her gün yenilenebilir kaynakların<br />

hakim olduğu dünyaya biraz daha<br />

yaklaştırıyor. Yine de, dönüşümün<br />

adil olması için hepimizi hızlandıracak<br />

bir kıvılcıma ihtiyaç var. Görünen<br />

köy kılavuz istemez; herkes<br />

için sürdürülebilir bir gelecek sağlamak<br />

ancak kömürü terk etmek<br />

ile mümkün.”<br />

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı<br />

Pasinli de “İklim değişikliğiyle mücadele<br />

hedeflerinin başarıya ulaşması<br />

için enerji altyapısında bir<br />

dönüşüm gerekiyor. Ülke olarak sahip<br />

olduğumuz yenilenebilir enerji<br />

kaynakları ve enerji verimliliği potansiyeli,<br />

Türkiye’nin de bu dönüşümün<br />

parçası olması için büyük<br />

bir fırsat sunuyor. Küresel ölçekte<br />

enerji sektöründeki dönüşüm sonucunda<br />

kömürden her geçen gün<br />

uzaklaşılıyor. Enerji politikamızı<br />

bu fırsat ve dönüşüm çerçevesinde<br />

yeniden tasarlamamız gerek” dedi.<br />

Kömür Sonrası Enerji Küresel İttifakı,<br />

temiz büyümeyi hızlandırma<br />

ve iklim değişikliğinin etkilerinden<br />

korunma hedefiyle kömürden hızla<br />

uzaklaşmak için hükümetleri, iş<br />

dünyasını ve ilgili diğer kurumları<br />

bir araya getiriyor.<br />

46


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Güneş enerjisi küresel enerji<br />

pazarlarında öne geçiyor<br />

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Dünya Enerji<br />

Görünümü (WEO) <strong>2017</strong> raporunu yayınladı.<br />

Rapora göre, önümüzdeki 25 yılda<br />

dünyanın artan enerji ihtiyacı<br />

öncelikle yenilenebilir enerji ve<br />

doğalgaz ile karşılanacak. Azalan<br />

maliyetler güneş enerjisini en ucuz<br />

yeni elektrik üretim kaynağına dönüştürecek.<br />

Raporda, ABD’de petrol<br />

ve doğalgazda üretimin yeniden<br />

canlanması, yenilenebilir enerjide<br />

maliyetin keskin şekilde düşmesi ve<br />

elektrifikasyonun büyümesinin, küresel<br />

enerji sisteminin yüzünü değiştirdiği<br />

ve enerji talebini karşılama<br />

yollarını alt üst ettiği belirtiliyor.<br />

IEA, bu değişimde Çin’deki temiz<br />

ve daha çeşitli enerji karışımının<br />

önemli rol oynadığını vurgularken,<br />

üretimde güneş enerjisinin maliyetinin<br />

düşmesinin de rol oynayacağını<br />

kaydediyor.<br />

“Petrolün ölüm ilanını yazmak<br />

için çok erken”<br />

IEA Dünya Enerji Görünümü raporu<br />

dün yayınlandı. WEO <strong>2017</strong>’ye göre<br />

önümüzdeki 20 yılda küresel enerji<br />

sistemini etkileyecek noktalara dikkat<br />

çekti. ABD tartışılmaz küresel<br />

petrol ve gaz lideri haline geliyor<br />

ve düşen maliyetler sayesinde yenilenebilir<br />

kaynaklar hızlı bir şekilde<br />

devreye giriyor. Enerji karışımında<br />

elektriğin payı artıyor ve Çin’in yeni<br />

stratejisi onu daha temiz bir büyüme<br />

moduna sokuyor, bunun etkileri<br />

olacak. Diğer yandan Avrupa Birliği’nde<br />

rüzgar, 2030’dan hemen sonra<br />

başlıca elektrik kaynağı haline gelecek.<br />

IEA Başkanı Fatih Birol, “Çin ve<br />

Hindistan dahil olmak üzere birçok<br />

yerde en düşük maliyetli elektrik<br />

üretim kaynağı haline geldiğinden,<br />

güneş enerjisi küresel enerji pazarlarında<br />

öne geçiyor” diyor. Hükümetlerin<br />

desteği ve düşen batarya<br />

maliyetleri ile elektrikli araçların<br />

hızlı şeritte bulunduğunu da söyleyen<br />

Birol, “Ancak petrolün ölüm ilanını<br />

yazmak için çok erken. Çünkü<br />

kamyonlar, petrokimya, nakliye ve<br />

havacılıkta büyüme petrol talebini<br />

artırmaya devam ediyor” diyor.<br />

IEA’nın “Yeni Politikalar Senaryosu”<br />

uyarınca, petrol fiyatı 2020’lerin ortalarına<br />

kadar 83 dolara yükselmeye<br />

devam edecek. IEA, 2025’e kadar<br />

yolda 50 milyon ve 2040’a kadar 300<br />

milyon elektrikli araç olacağını tahmin<br />

ediyor. Bunun küresel petrol<br />

talebini günde yalnızca 2.5 milyon<br />

varil azaltması bekleniyor.<br />

47


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

“Ortadoğu Bölgesi’nde Yılın Enerji Projesi”<br />

GAP Bölgesi’nde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımının ve Enerji Verimliliğinin<br />

Arttırılması Projesi, Association of Energy Engineers (Enerji Mühendisleri Derneği)<br />

tarafından Atlanta’da düzenlenen 40. Dünya Enerji Mühendisliği Kongresi’nde,<br />

“Ortadoğu Bölgesi’nde Yılın Enerji Projesi” ödülünü aldı.<br />

Konu hakkında konuşan GAP İdaresi<br />

Başkanı Sadrettin Karahocagil<br />

şunları söyledi: ”Yenilenebilir enerji<br />

ve enerji verimliliği sektörlerinin<br />

bölgemizde gelişmesini sağlamak<br />

amacıyla yürüttüğümüz projemizin<br />

enerji yönetimi konusunda dünyanın<br />

saygın kurumlarının birisinden<br />

ödül almasından ve uluslararası<br />

alanda takdir görmesinden dolayı<br />

mutluluk duyuyoruz. Yenilenebilir<br />

enerji ve enerji verimliliği alanındaki<br />

çalışmalarımız, konunun iklim<br />

değişikliği, çevrenin korunması,<br />

endüstriyel kaynak verimliliği ve<br />

kentleşme boyutları da dâhil olacak<br />

biçimde, önümüzdeki dönemde de<br />

devam edecektir.”<br />

GAP Bölgesi’nde Yenilenebilir Enerji<br />

Kaynaklarının Kullanımının ve<br />

Enerji Verimliliğinin Arttırılması<br />

Projesi GAP Bölge Kalkınma İdaresi<br />

Başkanlığı (GAP BKİ) tarafından,<br />

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı<br />

(UNDP) işbirliği içinde yürütüldü.<br />

Proje ile GAP Bölgesi’nde<br />

ilklere imza atıldı<br />

Proje ile yenilenebilir enerji kaynaklarının<br />

hem bölgenin ihtiyaçları<br />

doğrultusunda elektrik ve ısı üretimindeki<br />

kullanımının yaygınlaştırılması,<br />

hem enerji verimliliğinin<br />

iyileştirilmesine yönelik faaliyet ve<br />

eylemlerin gerçekleştirilmesi, hem<br />

de bölge için öngörülen sürdürülebilir<br />

büyüme yaklaşımının desteklenmesi<br />

hedeflendi.<br />

Proje kapsamında bölgesel ölçekte<br />

ilk yenilenebilir enerji ve enerji<br />

verimliliği eylem planı hazırlandı.<br />

Sanayide enerji verimliliğinin iyileştirilmesine<br />

yönelik bölgedeki kalkınma<br />

ajansları ile ortak mali destek<br />

programı oluşturuldu. Böylece,<br />

bölgedeki sanayi işletmelerinde<br />

enerji verimliliği konusunda farkındalığın<br />

artırılması, bölgede üretim<br />

yapan sanayi işletmelerinde enerji<br />

verimliliğine yönelik tedbirlerin belirlenmesi<br />

ve uygulanması sağlandı.<br />

GAP Bölgesi için bir ilk olan Enerji<br />

Verimliliği Danışmanlık Kuluçka<br />

Merkezi kuruldu. Merkez, sanayide<br />

ve binalarda enerji verimliliğinin<br />

artırılması için enerji denetimlerinin<br />

yapılmasında ve danışmanlık<br />

hizmetlerinin sağlanmasında<br />

önemli bir rol oynuyor. Alman Pasif<br />

Ev Enstitüsü’nün EnerPHit kriterine<br />

göre tasarlanan ve tadilatı yapılan<br />

GAP Enerji Verimliliği Danışmanlık<br />

ve Kuluçka Merkezi binası,<br />

Türkiye’de tadilat görmüş bina kategorisinde<br />

EnerPHit sertifikasına<br />

sahip ilk ve tek enerji etkin bina<br />

olma özelliği taşıyor. Ayrıca bölgenin<br />

enerji denkleminde çok önemli<br />

bir yer tutan sulama pompalarının<br />

sahadaki çalışma koşul ve karakteristiklerinin<br />

ortaya çıkarılması için<br />

sulama pompalarında enerji verimliliği<br />

ölçüm ve analizi yapıldı. Buna<br />

ek olarak güneş enerjili sulama sistemlerinin<br />

yaygınlaştırılması için<br />

pilot uygulamalar gerçekleştirildi.<br />

Tarımsal atıklardan katı yakıt elde<br />

edilmesi amacıyla Bitkisel Pelet<br />

Üretim ve Pazarlama Kooperatifi<br />

kuruldu ve kooperatife üretimi destekleyecek<br />

teknik ekipman alındı.<br />

Günde 25 ton, yılda 5.000 ton bitkisel<br />

pelet üretim kapasitesi bulunan<br />

tesis, hem kooperatif yapısı hem<br />

de bitkisel atıkların değerlendirilmesi<br />

itibarı ile GAP Bölgesi’nde<br />

ilk olma özelliği taşıyor. Projenin<br />

uluslararası ağ geliştirme stratejisi<br />

kapsamında, 2016 yılında Association<br />

of Energy Engineers’in Türkiye<br />

temsilciliği kurulmuştu. Harran<br />

Üniversitesi GAP Yenilenebilir<br />

Enerji ve Enerji Verimliliği Merkezi<br />

(GAP-YENEV), Enerji Mühendisleri<br />

Derneği’nin (Association of Energy<br />

Engineers-AEE) Türkiye temsilciliği<br />

görevini yürütüyor.<br />

48


Sektör Haber<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

İklim Zirvesi’nde bugünü ve geleceği<br />

etkileyen kararlar alınacak<br />

Dünya liderlerini bir araya getiren Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi, Almanya’nın Bonn<br />

kentinde başladı. Bugünü ve geleceği etkileyen kararların alınacağı zirve öncesinde<br />

sivil toplum kuruluşlarının (STK) iklim adaletine dikkat çekmek için<br />

düzenlediği iklim eylemi, birbirinden renkli gösterilere sahne oldu.<br />

karbon salımına neden olan kömürlü enerji politikalarından<br />

vazgeçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. İklim<br />

değişikliğinin çevre hakkı boyutu da sivil toplum temsilcilerinin<br />

dikkat çektiği bir diğer nokta olarak öne çıkıyor.<br />

Çevre hakkı açısından bakıldığında iklim değişikliği,<br />

insanların sağlıklı çevrede yaşama haklarını ellerinden<br />

alıyor ve iklim adaletsizliğine neden oluyor. Dünya genelinde<br />

iklim değişikliğine en az katkısı olan toplumlar, bu<br />

durumdan en fazla etkilenen kesimi oluşturuyor.<br />

İklim Zirvesi olarak bilinen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği<br />

Çerçeve Sözleşmesi’nin 23. Taraflar Konferansı,<br />

6-17 <strong>Kasım</strong> tarihleri arasında Almanya’nın Bonn kentinde<br />

düzenleniyor. Toplantıya katılmak üzere Bonn’da bulunan<br />

TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler<br />

Bölüm Başkanı Özgül Erdemli Mutlu, “İklim Zirvesi<br />

öncesi, 4 <strong>Kasım</strong>’da geniş katılımlı bir iklim eylemi gerçekleştirildi.<br />

Dünyanın farklı yerlerinden gelen binlerce kişi<br />

farklı dillerde hep bir ağızdan “fosil yakıtlara hayır” mesajı<br />

verdi. 6 <strong>Kasım</strong>’da başlayan İklim Zirvesi ise tüm dünyanın<br />

gündeminde önemli bir yer tutuyor. Sivil toplum<br />

ile kamu diyaloğu açısından fırsatlar sunan zirve sırasında<br />

Türkiye’den gelen sivil toplum temsilcileri bir taraftan<br />

müzakereleri izlerken diğer taraftan yan etkinlikler düzenleyecek<br />

ve Türkiye heyetine yönelik temaslarda bulunacaklar.<br />

Bu kapsamda TEMA Vakfı’nın da sekretaryasını<br />

yürüttüğü ve 12 STK’nın oluşturduğu İklim Ağı olarak<br />

8 <strong>Kasım</strong> ve 16 <strong>Kasım</strong>’da gerçekleştireceğimiz panellerde,<br />

karar alıcıları fosil yakıtlardan vazgeçerek iklim değişikliğine<br />

karşı harekete geçmeye çağıracağız” dedi.<br />

İklim değişikliğinin çevre hakkı boyutu var<br />

İklim Zirvesi boyunca devletler, tüm canlıların bugününü<br />

ve geleceğini etkileyen kararlar alacaklar. Bu nedenle<br />

zirveye katılan sivil toplum temsilcileri, iklim değişikliği<br />

ile ilgili acil atılması gereken adımlara, özellikle en büyük<br />

Kentlerin iklim değişikliğine uyumdaki önemi<br />

tartışıldı<br />

İklim Zirvesi kapsamında İklim Ağı tarafından 8 <strong>Kasım</strong>’da<br />

“Devlet Dışı Aktörlerin Paris Sonrası Dönemdeki<br />

Artan Rolü: İklim Değişikliğinin Sebebi ve Çözümü Olarak<br />

Kentler” başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panelde<br />

kentlerin iklim değişikliğine uyum ve azaltım konusundaki<br />

rolleri irdelendi. Ayrıca panelde iklim değişikliği<br />

etki ve risklerinin yoğunlaştığı kentsel alanların uyum<br />

konusundaki önemi tartışıldı. İklim Zirvesi 17 <strong>Kasım</strong>’a<br />

kadar devam edecek.<br />

49


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

‘Enerjimi Koruyorum’ projesi Enerjisa’ya<br />

yeni bir ödül getirdi!<br />

Enerjisa, ‘Dünyanın Enerjisini Ben Koruyorum!’<br />

projesi ile Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk<br />

Derneği (TKSSD) tarafından bu yıl dokuzuncusu<br />

düzenlenen Kurumsal Sosyal Sorumluluk Pazaryeri<br />

Etkinliği kapsamında ‘Sorumlu Tüketim ve Üretim’<br />

kategorisinde ödüle layık görüldü.<br />

Türkiye enerji sektörünün öncü<br />

şirketi Enerjisa, enerji verimliliği<br />

alanında yürüttüğü sosyal sorumluluk<br />

projesi ‘Enerjimi Koruyorum’<br />

ile toplumda farkındalık yaratırken,<br />

alanındaki önemli ödülleri de<br />

toplamaya devam ediyor.<br />

Enerjisa’nın yedi yıldır aralıksız<br />

sürdürdüğü ‘Enerjimi Koruyorum’<br />

projesi, Türkiye Kurumsal<br />

Sosyal Sorumluluk Derneği’nin<br />

düzenlediği Sürdürülebilir Kalkınma<br />

Akademi Ödülleri’nde bu<br />

yıl ‘Sorumlu Tüketim ve Üretim’<br />

kategorisi ödülünün sahibi oldu.<br />

‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve<br />

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’<br />

teması altında 9. Kez düzenlenen<br />

Kurumsal Sosyal Sorumluluk<br />

Pazaryeri etkinliği, Türkiye Kurumsal<br />

Sosyal Sorumluluk Derneği<br />

ve Cenevre merkezli Sürdürülebilir<br />

Kalkınma Akademisi iş<br />

birliğinde gerçekleştirildi. Birleşmiş<br />

Milletler tarafından belirlenen<br />

17 Sürdürülebilir Kalkınma<br />

Hedefi (SKH) ile paralel dallarda<br />

gerçekleştirilen Sürdürülebilir<br />

Kalkınma Akademi Ödülleri ülkemizde<br />

ilk defa düzenlendi.<br />

250 binden fazla çocuğa<br />

eğlenceli enerji tasarrufu<br />

eğitimi<br />

Enerjisa’nın çocuklarda enerji<br />

verimliliği konusunda farkındalık<br />

oluşturarak bilinçlendirmeyi<br />

amaçladığı ‘Enerjimi Koruyorum’<br />

projesi Enerjisa’nın AYEDAŞ, Başkent<br />

ve Toroslar elektrik dağıtım<br />

bölgelerinde, 14 ilde gerçekleştiriliyor.<br />

Alışkanlıkların, çevre ve<br />

tasarruf konusunda farkındalığın<br />

oluşmaya başladığı 7-10 yaş aralığındaki<br />

çocuklara düzenlenen<br />

enerji verimliliği eğitimleri onların<br />

dikkatini çekebilecek, ilgi çekici ve<br />

eğlenceli içeriklerle hazırlanıyor.<br />

Aynı zamanda, Enerjisa’nın gönüllü<br />

çalışanlarından oluşan “Enerjik<br />

Gönüller” tarafından gerçekleştirilen<br />

eğitimler ile sosyal sorumluluk<br />

bilinci kurum içi kültürde de destekleniyor.<br />

Bugüne kadar 14 ilde,<br />

550 okulda, 330 gönüllü çalışanı ile<br />

250 binden fazla öğrenciyle buluşulan<br />

projede eğitimlere ek olarak,<br />

çocukların öğrendikleri bilgileri<br />

50


Sektör Haber<br />

pekiştirebilecekleri “Bremen Mızıkacıları”<br />

isimli bir tiyatro oyunu da<br />

sergileniyor. Bu yıl 80 eğitmen ile<br />

2000’den fazla öğrenciye ulaşarak<br />

projeyi ödülle taçlandıran Enerjisa,<br />

gelecek eğitim-öğretim yılında<br />

Enerjimi Koruyorum projesini sürdürmeye<br />

devam edecek.<br />

Projeye Avrupa’dan da ödül…<br />

‘Enerjimi Koruyorum’ projesi ile<br />

geçen yıl Stevie Ödülleri’nde ‘Avrupa<br />

Yılın Sosyal Sorumluluk Programı’<br />

kategorisinde Gümüş Stevie<br />

Ödülü’ne layık görüldüklerini belirten<br />

Enerjisa Dağıtım Şirketleri<br />

Genel Müdürü Murat Pınar “İnsan<br />

için çalışıp yatırımlarımıza devam<br />

ederken, geleceğe katkı sağlayacağına<br />

inandığımız sosyal sorumluluk<br />

projelerine önem veriyoruz. Bu<br />

yüzden Türkiye’de en önemli konulardan<br />

biri olan enerji verimliliği<br />

hakkında kamuoyunda ve özellikle<br />

ilkokul öğrencilerinde bilinçlendirme<br />

çalışmalarımıza ağırlık verdik.<br />

Birleşmiş Milletlerin, uluslararası<br />

standartlarda değerlendirdiği 17<br />

Sürdürülebilir kalkınma hedefinden<br />

“Sorumlu Tüketim ve Üretim”<br />

kategorisinde ödül almak bizler<br />

için çok gurur verici. Aldığımız bu<br />

değerli ödül de doğru yolda olduğumuzu<br />

gösterdiği gibi, önümüzdeki<br />

dönemde de çalışmalarımızı<br />

yaygınlaştırmaya devam edeceğiz”<br />

dedi.<br />

Daha fazla öğrenciye ulaşmak<br />

için dijital kanallar da<br />

kullanılıyor<br />

Projeye ülke genelinde daha fazla<br />

öğrenciye ulaşmak için dijital<br />

kanalların kullanımını da entegre<br />

edildi. Proje web sitesi üzerinden ve<br />

“Enerjimi Koruyorum” Mobil uygulaması<br />

ile çocuklar enerji verimliliği<br />

oyununu oynayabiliyor, dünyanın<br />

enerji kaynaklarıyla ilgili bilgi ediniyor<br />

ve oyunlar yardımıyla keyifli bir<br />

şekilde kısıtlı kaynakları nasıl koruyabileceklerini<br />

öğreniyorlar.<br />

51


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Sektör Haber<br />

Büyükşehirden enerjide bir ilk daha<br />

‘Akıllı Şehir Gaziantep’te elektrikli<br />

otobüsler yola çıktı<br />

Gaziantep Büyükşehir<br />

Belediyesi ve Toroslar<br />

EDAŞ iş birliğiyle 2016<br />

yılında hayata geçirilen<br />

‘Akıllı Şehir’ örnek<br />

uygulamalarında yeni<br />

bir adım atıldı. Proje<br />

kapsamında Temsa<br />

tarafından sağlanan MD9<br />

ElectriCITYmodel elektrikli<br />

otobüsler, Türkiye’nin ilk<br />

akıllı parkı Masal Parkı’nda<br />

seferlerine başladı.<br />

Toroslar EDAŞ,Gaziantep’te 2016<br />

yılında başlattığı ‘Akıllı Şehir’ örnek<br />

uygulama çalışmalarına devam<br />

ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi<br />

Fen İşleri Daire Başkanlığı<br />

ile koordineli olarak yürütülen ve<br />

‘Akıllı Şehir’ uygulamaları arasında<br />

öncü niteliği taşıyan ‘KRİTA’ (Akıllı<br />

Şehirlerde Kritik Altyapıların Yönetimi<br />

Projesi) projesinde, güneş<br />

enerjisinin sürekli takibine dayalı<br />

yapısıyla güneşten elektrik üreten<br />

akıllı çiçek sistemlerinin ardından<br />

elektrikli otobüsler de Gaziantepliler<br />

ile buluştu.<br />

Sessiz ve çevreci otobüsler<br />

Proje kapsamında hızlı şarj altyapısının<br />

tamamlanmasıyla Temsa<br />

tarafından temin edilen MD9 ElectriCITY<br />

model elektrikli otobüsler<br />

Gaziantep Masal Parkı’nda hizmete<br />

başladı. Otobüsün güzergâhı Otogar-Çarşı<br />

olarak belirlendi. Elektrikli<br />

otobüs ile birlikte Gaziulaş<br />

Otobüs İşletme Garajına şarz istasyonu<br />

kurulmuştur. Sefere çıkan<br />

MD9 ElectriCITY otobüsün araç<br />

tam doluluğunu sağlanması ile<br />

günlük 472 yolcu taşıması planlanırken;<br />

tamamen yerli teknolojilerle<br />

üretilen otobüs aynı hatta çalışan<br />

bir dizel araç ile karşılaştırıldığı zaman<br />

akaryakıt kullanımında ortalama<br />

km başına 0.26 litrelik tasarruf<br />

edilecektir. Egzoz gazından kaynaklanan<br />

hava kirliliğini ortadan<br />

kaldıran otobüslerle karbon salımının<br />

önüne geçilecektir. Elektrikli<br />

otobüsler, günde 240 kilometre yol<br />

alabiliyor ve elektrik dışında hiçbir<br />

enerji kaynağı kullanmamaktadır.<br />

Proje tamamlandığında Türkiye’nin<br />

ilk akıllı park uygulamasının gerçekleşmesi<br />

planlanmaktadır.<br />

Masal Park Genelinde Uygulanacak<br />

Projenin 6 odak noktası bulunuyor.<br />

• Akıllı aydınlatma: Proje bölgesinde<br />

tesis edilecek akıllı aydınlatma<br />

sistemi ile birlikte kamusal aydınlatmada<br />

enerji verimliliğine yönelik<br />

çalışmalar yürütülecek, park alanında<br />

halka açık 4G internet hizmeti<br />

sağlanacaktır.<br />

• Elektrikli ulaşım: Elektrikli toplu<br />

ulaşım çözümlerini destekleyen<br />

hızlı şarj altyapısı kurularak şehirlerimizde<br />

temiz ulaşım sistemlerinin<br />

tanıtılması ve test edilmesi<br />

sağlanacaktır.<br />

• Altyapı çözümleri: Proje bölgesindeki<br />

elektrik tedariki kalitesinin<br />

artırılması ve şebekenin<br />

modernize edilmesi amacıyla çalışmalar<br />

yürütülecek, ‘Enerji Depolama’<br />

ünitesi ile şebeke yapısı<br />

güçlendirilecektir.<br />

• Yenilenebilir çözümler: Park<br />

alanında kurulacak güneş takip<br />

mekanizmasına sahip ‘Smartflower’<br />

ürünleriyle kentsel alanda<br />

yenilenebilir enerji üretimi yapan<br />

yüksek verimliliğe sahip sistemler<br />

kurulacaktır.<br />

• Belediyecilik çözümleri: Kentsel<br />

alanlarda Belediye ve altyapı işletmecilerinin<br />

faaliyetlerinin koordinasyonunu<br />

amaçlayan yazılım<br />

platformu geliştirilecektir.<br />

• Nesnelerin interneti: Geliştirilen<br />

yazılım platformu, proje bölgesinde<br />

kurulan sistemlerin anlık<br />

olarak izlenebileceği, sistemlerin<br />

entegre yönetimini sağlayacaktır.<br />

52


Makale<br />

<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Solar sahanız sizi özlüyor<br />

Kerem ÇİLLİ<br />

Technicall Yenilenebilir Enerji<br />

Teknik Destek Mühendisi (EEE)<br />

Solar sahaları yabancı dil gibidir,<br />

ilgilenmezseniz zamanla kelime<br />

hazneniz(üretiminiz) azalacaktır. Sadece<br />

panel temizliği bile üretiminizi yukarı yönde<br />

etkileyen bir unsurdur ancak yeterli değildir,<br />

şöyle düşünün lütfen; “Arabanızı yıllar<br />

içerisinde, sadece yıkıyor musunuz?”<br />

Büyük veya küçük ölçekli bir yatırım<br />

yaptığınızı düşünelim; finansmanı<br />

buldunuz sonrasında<br />

fotovoltaik panel, inverter, kablo,<br />

konstrüksiyon vb. bileşenleri seçtiniz,<br />

detaylara dikkat eden güvenilir<br />

bir anahtar teslim firması buldunuz<br />

ve sahanız üretmeye başladı,<br />

peki ya sonra?<br />

Basit rakamlarla sonrası hakkında<br />

olabilecekleri belirtelim; 1MW’lık<br />

bir sistem kurduğunuzda ortalama<br />

olarak 240 bin adet küçük güç kaynağı(solar<br />

hücre) kendi içinde bir<br />

şekilde birbiriyle bağlantılı olarak,<br />

içerisinde binlerce küçük komponent<br />

olan (direnç, diyot, entegre,<br />

mosfet) inverterlere ve oradan da,<br />

sürekli değişkenlik gösterebilen şehir<br />

şebekesine bağlanıyor.<br />

Bu kadar basit görünen ama karmaşık<br />

bir sistemi, kendi haline<br />

bırakmak hiçte mantıklı bir yaklaşım<br />

olmayacaktır, oluşabilecek<br />

en küçük noktadaki(solar hücre)<br />

problemleri erken tespit etmek büyük<br />

problemlerin önüne geçmenizi<br />

ve kazancınızın sekteye uğramamasını<br />

sağlayacaktır. Panelleriniz<br />

dışarıdan normal görünüyor olsa<br />

bile kendi içerisinde problemlerle<br />

boğuşuyor olabilir. Maalesef (genel<br />

olarak) izleme sistemlerinde hücre<br />

bazlı hata analizi ve uyarısı bulunmamaktadır,<br />

sadece hücre olarak<br />

da bakmamak gerekir; panellerin<br />

toprak izolasyon değerleri, dizilerin<br />

seri direnç değerleri, bypass diyod<br />

sağlamlık kontrolleri, dizilerin güç<br />

eğrileri ve empedans eğrileri vb…<br />

oldukça kontrol edilmesi gereken<br />

fazlaca nokta vardır. Solar sahaları<br />

yabancı dil gibidir, ilgilenmezseniz<br />

zamanla kelime hazneniz(üretiminiz)<br />

azalacaktır. Sadece panel<br />

temizliği bile üretiminizi yukarı<br />

yönde etkileyen bir unsurdur ancak<br />

yeterli değildir, şöyle düşünün<br />

lütfen; “Arabanızı yıllar içerisinde,<br />

sadece yıkıyor musunuz?”<br />

Kurulan sahalarda, inverterlerin<br />

ekranları olduğundan veya uzaktan<br />

izleme sistemleri ile üretim değerlerinin<br />

takip edilebilmesinden<br />

dolayı, problemi sadece inverter<br />

de aramakta çoğu zaman doğru<br />

bir yaklaşım olmayacaktır. Sistem<br />

bir bütün olarak değerlendirilmelidir.<br />

Yıllardır edindiğimiz saha<br />

tecrübeleri; birçok problemin, aslında<br />

küçük detaylarda saklı olduğunu<br />

göstermiştir.<br />

Güneş tarlaları dışarıdan bakıldığında<br />

kurulumu ve işletmesi kolay,<br />

basit yapılar olarak görülebilir<br />

ancak ne kadar karmaşık bir yapısının<br />

olduğu ancak saha içerisinden<br />

anlaşılabilir. Bu konuyla ilgili<br />

yönetmelikler uyulması gerekenleri<br />

belirtmiş olsa da ne kadarı<br />

sahaya yansıtılabiliyor, tartışılır?<br />

Kontrol edilmesi zor bir durum<br />

ve tek başına bir makale konusu<br />

olacak kadar uzundur. Özetlemek<br />

gerekirse; Fotovoltaik sisteminizin<br />

işletme bakımlarını periyodik<br />

olarak yaptırmanız, uzun vadede<br />

size çok yarar sağlayacaktır. Siz<br />

sahanıza nasıl bakarsanız o da<br />

size öyle bakacaktır.<br />

53


<strong>Kasım</strong> - <strong>Aralık</strong> <strong>2017</strong><br />

Fotovoltaik konusunda tüm ihtiyaçları<br />

karşılayan otomasyon sistemi<br />

Alpay Samen<br />

Phoenix Contact Elektronik Tic. Ltd. Şti. Kontrol & Endüstri Çözümleri ürün grubu<br />

Pazarlama ve Teknik Servis sorumlusu asamen@phoenixcontact.com<br />

www.phoenix contact.com.tr<br />

Geçtiğimiz yıllarda Güney Avrupa ülkeleri İspanya ve<br />

Portekiz’de yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yapıldı.<br />

Özellikle fotovoltaik sistemler, çevreyi koruyup enerji<br />

kaynaklarına artan talebi karşılama açısından oldukça<br />

önem kazanmıştır. Phoenix Contact ILC 150 ETH kompakt<br />

kontrolörleri solar panellerin işletme verilerinin<br />

ekonomik şartlar altında kaydedilip işlenmesini sağlar(Ana<br />

resim).<br />

İspanya’nın başkenti Madrid’de yer alan Acciona S.A. ülkenin<br />

en önemli şirketlerinden biri olmasının yanında<br />

altyapı, yenilenebilir enerji kaynakları, su ve şebekelerde<br />

küresel pazar lideridir. 30,000’den fazla çalışanı olan<br />

şirketin her kıtada toplam 30 ülkede değişik ortaklıkları<br />

bulunmaktadır. Firmanın hedefi CO2 emsiyonlarını düşürmek<br />

ve düşük karbon ekonomisine geçişi sağlamaktır.<br />

2010’da birçok zorlu çalışmanın sonucunda Acciona<br />

CO2 emisyonlarını 11.30 milyon ton azaltmayı başararak<br />

bir önceki yıla göre %49 iyileşme sağlamıştır.<br />

İspanyol şirket fotovoltaik sistemlerin (PV) geliştirilmesi,<br />

yapımı ve işletiminde kazandığı deneyimlerle ismini<br />

duyurdu. Sadece İspanya ve Portekiz’de 69 MW’ın üzerinde<br />

güneş enerjisi üretilmektedir. Acciona’nın yönettiği<br />

PV sistemlerin büyük çoğunluğu birçok sistemin bağlı<br />

olduğu solar tarla adı verilen yerlerde bulunmaktadır.<br />

Yaklaşık 3,500 kişi 60 MW’ın üzerinde fotovoltaik kapasiteye<br />

sahip bu tip solar tarlalarına 456 milyon € yatırmıştır.<br />

2008 kışında Güney Portekiz’de yer alan Amaraleja’da<br />

dünyanın en büyük santrallerinden birini kurdu.<br />

Sistem yaklaşık 250 hektarlık alana yayılmış 262,080 fotovoltaik<br />

modülü olan 2,520 solar izleyiciye sahiptir. Bu<br />

PV santralinin pik gücü 45.8 MW’tır.<br />

Yüksek performansın anahtarı test sürekliliğidir<br />

Geniş bir alana yayılmış büyük bir PV santralindeki<br />

en büyük zorluk operasyonel veya proses değişkenleri<br />

ve akıllı hata yönetim sisteminin sürekli izlenmesidir.<br />

Amaraleja santralinde bu görevler Phoenix Contact ILC<br />

150 ETH kompakt tarafından yürütülmektedir (Şekil 1).<br />

Şekil 1:<br />

ILC 150 ETH Inline kontrolör bağlı I/O modülleriyle tüm işletme<br />

bilgilerinin merkezi toplama ünitesidir.<br />

Herbir solar panel stringlerinin işletme verilerini kaydetmek<br />

ve sunmak için Phoenix Contact Inline modular<br />

formunda IP20 koruma sınıfında esnek ve genişleyebilir<br />

I/O sistemi sunmaktadır. Dahası kompakt kontrolör ağ<br />

entegrasyonunu kolaylaştıran Ethernet arayüzüne sahipttir.<br />

Bir PV sisteminin işletiminde kaliteli çıkış ve düşük maliyet<br />

çok önemlidir çünkü güneş enerjisinden direk elde<br />

edilen güç göreceli olarak etkin değildir. İşte tam olarak<br />

bu nedenden ötürü opearatör sistemdeki potansiyel zayıflıkları<br />

ve modüllerin yıpranmalarını doğru zamada<br />

tespit etmeye ilgi duymaktadır. Böylece arıza tehditleri<br />

uzun süreli kesintilere ve finansal kayıplara neden olmadan<br />

giderilebilmektedir. Kaliteli çıkış tabiki birçok<br />

54


Makale<br />

faktöre bağlıdır, örneğin kurulu güç, genel izolasyon, ortam<br />

sıcaklığı veya kullanılan invertörlerin etkinliği. Tüm<br />

değişkenler gerektiği şekilde izlenebilmektedir, elde edilen<br />

verilerin en hassas şekilde okunabilir olması esastır.<br />

Amaraleja’daki büyük santralin sorumluları DC taraftaki<br />

herbir stringin, AC taraftaki invertörlerin izlenmesini ve<br />

çevresel etkileri dikkate almak için direkt veri toplanmasını<br />

istemişlerdi.<br />

String izlenmesiyle DC enerjinin ekonomik<br />

ölçümü<br />

Modüllerin izlenmesi ölçümlerin hassasiyeti ve maliyeti<br />

arasındaki dengedir. Teoride modüllerin verimliliği her<br />

bir rotor için tek bir ölçümle<br />

belirlenebilmektedir. Alternatif<br />

olarak her modül oransal<br />

olarak daha fazla ölçüm ünitesiyle<br />

izlenebilmektedir. İlk<br />

yöntem ekonomik olmakla<br />

birlikte hassas değildir, ikinci<br />

yöntem ise yüksek hassasiyet<br />

sunarken oldukça pahalıdır<br />

(Şekil 2). String izleme orta<br />

yolu bulmanın akılcı bir yoludur<br />

çünkü modüller her rotor<br />

için hatlar halinde seri olarak<br />

anahtarlanmaktadır ve her<br />

string için üretilen toplam<br />

akım test edilebilmektedir.<br />

Şekil 2:<br />

Analog giriş sinyallerinin<br />

koşullamasını sağlayan<br />

sinyal çevirici<br />

Akım ya şönt dirençle ya da<br />

hall sensör ve Rogowski bobiniyle<br />

kaydedilmektedir. Her iki<br />

ölçüm transdüseri de Phoenix<br />

Contact’ın kapsamlı ürün grubu<br />

içinde yer almaktadır. İkinci yöntem personelin ve<br />

ölçüm ünitesinin optimum korumasını sağlayan elektriksel<br />

izolasyonu sayesinde avantajlıdır (Şekil 3)<br />

Entegre arayüzler üzerinden AC bilgilerin kolaylıkla<br />

aktarılması<br />

Besleme tarafında invertörler kullanılmaktadır, bunların<br />

işletme parametreleri de izlenmek durumundadır.<br />

Bunlar arasında tüketilen güç, aktif / görünür güç ve işletme<br />

sıcaklığı yer alır. İnvertör tipine bağlı olarak veri<br />

Modbus/RTU seri arayüz ile doğrudan cihazdan veya<br />

modern bileşenler söz konusuysa Ethernet üzerinden<br />

Modbus/TCP ile okunur. Phoenix Contact’ın 100 serisi<br />

Inline kontrolörleri gibi entegre Ethernet arayüzüne<br />

standart olarak sahiptir, Modbus/TCP cihazları da<br />

PLC’ye kolayca bağlanabilir. PC WORX mühendislik<br />

yazılımı kullanıma hazır haberleşme kütüphaneleri sayesinde<br />

programlamayı basitleştirir.<br />

Kütüphaneler ileri proses ve haberleşme desteği<br />

sağlamaktadır<br />

AC ve DC tarafında kaydedilen bilgiler daha sonraki<br />

prosesler için kontrolörde hazırlanmalıdır. Bu amaçla<br />

analog sinyaller Analog Teknoloji kütüphanesiyle uygun<br />

fortmatlara dönüştürülür. Kullanıcı programında bu<br />

değerler, örneğin fotovoltaik sistemin verimliliğini hesaplayan<br />

algoritmaların bütünleyici bir parçasını oluşturmaktadır.<br />

Ayrıca belirlenen veriler analiz için SQL<br />

veri tabanında saklanmakta, sonrasında operatöre diyagnostik<br />

bilgi olarak sunulmaktadır. İhtiyaca göre hazırlanan<br />

bilgiler ileri proses için birçok haberleşme kanalı<br />

yardımıyla aktarılabilmektedir. Ölçülen değerler csv<br />

metin dosyası olarak saklanabilmekte, IT kütüphanesini<br />

kullanarak e-posta olarak yollanabilmekte veya FTP ile<br />

başka bir sunucuya depolanabilmektedir. Bu yolla PV<br />

santralinde ölçülen değerler operatörün online olarak<br />

izleyebileceği şekilde hazırlanmaktadır (Şekil 4). Web<br />

Şekil 4:<br />

Rotor ünitesi için işletme verilerinin görüntülenmesi<br />

tarayıcıda sunulan bilgiler ekstra bir yazılıma gerek duyulmadığı<br />

için avantajlıdır. Bakım personeli SMS yoluyla<br />

kritik sistem arızalarından haberdar olabilmektedir. IT<br />

kütüphanesi gerekli fonksiyon bloklarını içermektedir.<br />

Şekil 3:<br />

Rotor ünitesi başına dört stringe bağlı 8 x 13 modüllü rotor ünitesi<br />

Sonuç<br />

Bir fotovoltaik sistemin izlenmesi ve diyagnostiği için tanımlanan<br />

seçenekler, birçok işlemin aynı anda yürütülmesi<br />

gereken durumlarda Phoenix Contact otomasyon<br />

sisteminin ne kadar çok yönlü ve esnek olduğunu göstermektedir.<br />

Sensör sinyallerinin kaydedilmesi, belirlenen değerlerin<br />

tutulması, sistem bilgilerinin görüntülenmesi gibi<br />

birçok ihtiyaç karşılanabilmektedir. Aslında Acciona ekibinin<br />

ILC 150 ETH kompakt kontrolörleri tercih etmesindeki<br />

en önemli unsur da bunlar olmuştur.<br />

55

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!