HOTEL RESTAURANT MAGAZINE ARALIK 2017 SAYISI

istmagmagazin

Editör

Bir gastro turist harcamada iki normal turiste bedelse!..

Türkiye’de bugüne kadar yapılan ilk ve en geniş kapsamlı çalışma niteliğindeki “Gastronomi Turistlerine

Yönelik Araştırma Sonuçları”, Gastronomi Turizmi Derneği ve Xsights’ın altı aylık araştırmasıyla açıklandı.

Raporun sonuçları tüm boyutlarıyla ilgi çekiciydi ki, bir gastro turistin normal turiste göre yüzde 50 daha

fazla harcama yaptığı gerçeği, doluluklarda elde ettiği yükselişi turizm gelirlerinde ağzıyla kuş tutsa

yakalayamayan sektör için ciddi bir ekonomik kaynak olarak öne çıkıyor. Bir gastro turist harcamada iki

normal turiste bedelse, o halde bu yeni ve gelişen turist profilini daha yakından tanımanın ve hatta buna

yönelik yeni politikalar oluşturmanın zamanı gelmiş de geçiyordur. Bu manada sektörün Şura’da bir turizm

çeşidi olarak tanınması önemli bir gelişme ve hamledir.

Bu yeter mi, yetmez elbette! Bundan sonrası için atılacak adımlar iyi bir araştırma, doğru bir planlama ve

iyi bir yol haritası ile mümkündür. Bu doğrultuda Türkiye’de gastronomi turizmi hakkında en doğru şekilde

konumlandırma ve strateji geliştirme faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla yapılan araştırma çalışmasının

güncel veri ve kaynak sıkıntısı yaşayan sektör için önemli bir başlangıç olacağı düşüncesindeyim.

İşte Halep işte arşın ya aşarsın ya biçersin. Baktın olmaz… Gastro turist gelirlerine bakılırsa pek de

vazgeçilecek gibi görünmüyor hani!

“Gastronomi Turistlerine Yönelik Araştırma Sonuçları” ile ilgili haber çalışmamızın detaylarını “gastro

güncel” bölümümüzde okuyabilirsiniz.

Mutfakla tanışıklığı büyüdüğü evin alt katındaki anneannesinin restoranıyla başlar ilk. Çocuk yaşlarında

zihninin bir köşesine bilinçsizce kazıdığı mutfak ruhu, günü gelir önüne yemek pişirme becerisiyle çıkar.

Oysa şef önlüğüyle mutfağa girmek gibi bir hayali olmamıştır o güne dek! Çocukken mutfağı sevmediği gibi

gelecekte bir şef olmaya da heves etmez. Ne var ki bir dolu okul masrafı kapısına dayanınca o da bir çare

aslında çok iyi bilip de o güne kadar keşfetmediği mutfak yeteneğiyle ilk parasını cebine koyar.

Alman Şef Andreas Scheuregger’in 20 yıllık Hilton Türkiye Üst Sınıf Oteller Ülke Şefliğine uzanan

başarılarla dolu öyküsü “şefin gözünden” bölümümüzde sizlerle…

23 yılını satış pazarlama ve halkla ilişkiler alanlarında uzmanlaşarak turizm ve otel sektörüne adayan Bilge

Kasırga İpek, şimdilerde Kastamonu’nun gözde konaklama adreslerinden Ferko Ilgaz Mountain Resort’un

genel müdürlüğünü yapıyor. Ilgaz Milli Parkı içinde dağdaki tek ürün olma özelliğini koruyan yatırıma

güçlü bir kadın dokunuşuyla ev sahibeliği yapan İpek’in turizmde yolculuğunu “iş’te kadın” röportajımızla

sayfalarımıza taşıdık…

Ve 2017’ye veda etmeye hazırlanırken…

Bu sayımızı İstanbul’un en seçkin otel ve restoranlarından seçtiğimiz yeni yıl menüleri ve programlarıyla

derleyerek dosyalaştırdık.

Şimdiden mutlu ve sağlıklı bir yıl geçirmenizi temenni eder, keyifli okumalar dilerim.

Hatice Ünal Bilen

İmtiyaz Sahibi

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK

İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. Adına H. FERRUH IŞIK

GENEL MÜDÜR

SORUMLU MÜDÜR

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

YAYIN DANIŞMANLARI

MEHMET SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YUSUF OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

HATİCE ÜNAL BİLEN

hatice.unal@img.com.tr

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ

Prof. Dr. İSMAİL KAYA

Doç. Dr. Murat Doğdubay

GÜRKAN BOZTEPE

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

TEZER ÖNER

Agon Danışmanlık / Gayrimenkul ve

İşletme Yatırım Danışmanı

TURGUT AY

Türkiye Aşçılar ve Şefler

Federasyonu Başkan Yrd.

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

CONSEPT TASARIM

BİLGİ İŞLEM

FOTOĞRAF EDİTÖRÜ

KAPAK MEKAN

KAPAK FOTOĞRAF

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

BERKAN KESGİN

berkan.kesgin@img.com.tr

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

Hakkı GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

NATURE MARKET

ÜMİT BAŞER ALKAÇ

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

MUHASEBE ve

FİNANS MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

EBRU PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

46

42 94

antre

10 Sektörden kısa haberler

gündem

18 Bentour Reisen 550 acentayı

Antalya’da bir araya getirdi

20 Kayseri’nin kamu ve özel sektörü,

İstanbul’da acentalarla buluştu

22 Uzakrota Travel Summit 2017

gerçekleşti

24 İstanbul dünyanın en popüler

15. şehri

26 İstanbul’da fiyatlar ‘her şey dahil’

seviyesinde

28 Akgün İstanbul Hotel Troia Sergisi

ile tarihte yolculuğa çıkardı

30 TUROYD Rwanda İş KonseyiTurizm

Komitesi toplantısına katıldı

31 HotelRunner ve Odamax.com

küresel büyüme için güçlerini

birleştirdi

32 POYD turizm öğrencilerinin

geleceğini bu imzayla garantileyecek

www.hotelrestaurantmagazine.com

34 Turizmde kalite ‘Her Şey’e Rağmen’

ödüllendirildi

36 Jolly Tur 1 Ocak’ta yeni teknolojik

alt yapıya start verecek

37 Türk rehberlerin Çince telaşı

38 Türkiye’nin en çok turist çeken

şehirleri belli oldu

40 Türk tatilciler kış turizmini çok sevdi

41 Sağlık sektörü CNR EXPO’da

buluştu

yeni yatırımlar

42 Somerset Maslak İstanbul

hizmete girdi

44 Global Ports Holding’den Lizbon’a

kruvaziyer terminali

46 Park Inn by Radisson Ataşehir

İstanbul açıldı

48 Blaise Diagne Uluslararası

Havalimanı hizmete girdi

50 Mustafa V. Koç Golf Sahası hayata

geçiyor

51 MSC Cruises iki yeni gemisini

hizmete açmaya hazırlanıyor

yatırım

52 Yatırım dünyasında 2017 biterken...

53 Yılın Son Fırsatı ‘deniz kıyısında bir inci

tanesi’

iş’te kadın

54 Turizme 7/24 ev sahibe:

Bilge Kasırga İpek

marka

58 Gaysan Mobilya üst üste yüksek

büyüme yakalayacak

60 ISM Minibar’a Kuzey Yıldızı ödülü

62 Dr. Salim Çam: Biz Turquality delisiyiz,

proje heyecanımızı kıramazlar

63 RATIONAL ConnectedCooking 2.0 ile

mutfağı internet ağına bağlıyor

etkinlik

66 MICE’ciler bu defa Tadımlık Batı

Karadeniz Turu’nda buluştu

şef’in gözünden

68 Üst sınıf şef: Andreas Scheuregger


114 68 54

gastro etkinlik

72 Ülker Eksper, şeflere özel yeni

lezzetini tanıttı

74 KNORR sofrası, baharat dünyasına

keyifli bir yolculuk için kuruldu

76 5 eğitmen şef, 5 farklı spesiyalite…

78 Gastromasa dünyanın yıldız

şeflerini ağırladı

80 Nestlé Professional Beverage

Academy’den eğitim desteği

gastro güncel

82 GTD- Xsights Araştırmasıyla

“gastro turist raporu” açıklandı

84 Donuk ürün pazarı için

Ordu pidesi yurt dışı atağında

86 TURYİD ve TÜRES’ten

boykot kararı!

88 Orhan Genceli: Bir restoran

konsepti oluşturmanın

8 ana başlığı?

gastro aktüel

90 Gastronomi sektöründen

kısa haberler

dosya

94 Yeni yıl özel…

fuar

104 Sirha, 5. kez HORECA

sektörünü buluşturdu

108 Öztiryakiler ilkleriyle Sirha

İstanbul’a yeni bir boyut kattı

110 29. HotelEquipment’ta ve 25.

FoodProduct için geri sayım

başladı

111 Milano podyumlarında

Porland şıklığı

112 Avrupa’nın tadına bak kampanyası

Food İstanbul 2017’yi değerlendirdi

113 CNR FOOD Fuarı için dev iş birliği

yeni mekan

114 Şehrin içinde doğa ve lezzetle baş

başa ‘Romantika’

116 Paşafırını Samsun’a ayak bastı

118 The House Cafe Akaretler’de

hotel-tech

120 Mitsubishi Electric, CDP’nin İklim ve Su

Kategorilerinde A Listesinde

122 Bosch Termoteknik INGAS 2017’de

doğalgaz sektörüne ışık tuttu

ürün

124 Arçelik’ten bir yenilik daha

125 Monart kağıdı inovatif ürünlere

dönüştürüyor

ürünler

126-128 Yeni ürünler

124

www.hotelrestaurantmagazine.com


hotel restaurant

10 & hi-tech

antre

Küresel Isınma Kurultayı yapıldı

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) IX. Küresel Isınma

Kurultayı yapıldı. İstanbul Fuarı Merkezi’nde gerçekleşen

Kurultay’da bu yıl “Enerjini Depola, Geleceğini Kurtar’’

teması işlendi. Kurultay’ın açılış konuşmalarını EGD

Yönetim Kurulu Başkanı Celal Toprak, İstanbul Tekstil ve

Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail

Gülle yaptı. IX. Küresel Isınma Kurultayı İKMİB Başkanı

Murat Akyüz yıl genelinde yaptıkları çevre haberleriyle

dikkat çeken gazetecilere ve atılımcılara ‘’Teşekkür

Sertifikası’’ vermesi ile sona erdi.

Emirates Grubu,

2017-2018 yarıyıl

performansını açıkladı

Emirates Grubu, 2017 – 18 ilk yarı sonuçlarını açıkladı.

Karlardaki sürekli artan baskıya, yakıt fiyatlarındaki

yükselişe, havayolu ve seyahat endüstrisindeki diğer

zorluklara rağmen grup, geçen yılın aynı dönemine

oranla istikrarlı gelir artışı ve karlılıkta yükseliş

elde etti. Grubun geliri, geçen senenin ilk altı ayında

12,7 milyar dolar iken 2017 – 18 finansal yılının aynı

döneminde yüzde 6 artış ile 13,5 milyar dolar oldu.

İstanbul Shopping Fest’e

İtalya’dan özel davet

İtalya Kültür ve Turizm Bakanlığı, İtalyan Tüccarlar

Konfederasyonu’nun yanı sıra turizm acentaları temsilcileri,

alışveriş merkezleri yöneticileri, havalimanı işletmecileri ve

alışveriş turizm sektörü profesyonellerinin bir araya geldiği

foruma, dünyadaki alışveriş destinasyonları arasında ilk 10’da yer

alan İstanbul’un başarısını paylaşmak üzere İstanbul Shopping

Fest (İSF), İtalya dışından davet edilen tek şehir oldu. Etkinliğe

keynote konuşmacısı olarak katılan İSF Genel Müdürü Hicran

Özbük, İSF’ye yönelik bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.

İstanbul Shopping Fest, alışveriş turizmine yeni bir soluk

kazandırmayı amaçlayan İtalyanlara bu sayede örnek olacak.

Konaklama sektörünü hareketlendirecek

iş birliği!

Türkiye’de, 13 binden fazla otel listeleyen, geniş bir ziyaretçi kitlesine sahip Türkiye’nin otel arama motoru Neredekal.com, 193

ülkede 39 binden fazla tesise hizmet veren bulut tabanlı online satış ve kanal yönetim platformu HotelRunner ile önemli bir

birlikteliğe imza attı. İş birliği kapsamında, HotelRunner alt yapısı, Neredekal.com altyapısına entegre ediliyor. Online turizmde

yapılan bu değerli iş birliği sayesinde, konaklama sektöründe satışların minimum maliyetler ile katlanarak artırılması hedefleniyor.


hotel restaurant

12 & hi-tech

antre

Corendon Airlines’tan havacılık

eğitimlerinde büyük adım

Corendon Airlines, havacılıkta devrim olarak görülen EBT (Kanıta

Dayalı Eğitim) konseptini, online havacılık eğitimi çözümleri sunan

Flyco Grubu iş birliğiyle eğitim sistemlerine entegre edecek. Tüm

dünyada yeni uygulanmaya başlanılan EBT, milyonlarca uçuş ve

pilot davranışından edinilen bilgiyi analiz ederek, havayollarının

eğitimlerini önceliklendirmesini sağlıyor. Corendon Airlines,

Türkiye’de EBT programını eğitimlerine dahil eden ilk havayollarından

biri olarak uçuş güvenliğine verdiği önemi bir kez daha gösteriyor.

Türkiye turizminde en hızlı

büyüyen teknoloji odaklı firması

obilet.com

2012 Nisan ayında, Ali Yılmaz ve Yiğit Gürocak tarafından Türkiye’nin en büyük

otobüs firmalarını tek bir online platformda bir araya getirme fikriyle yola

çıkan obilet.com hızla büyüyor. Geçtiğimiz yıl 2,4 milyon bilet satışı yapan,

portfolyosuna uçak biletini de ekleyen obilet.com, Deloitte’un “Teknoloji Fast

50” listesinde, Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji odaklı turizm şirketi oldu.

THY ve TAV işbirliği

Washington’da ödül getirdi

Carlson Rezidor Otel

Grubu’nda yeni atama

Dünyanın en dinamik otel gruplarından biri olan Carlson

Rezidor Hotel Group, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesi

Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak Tim Cordon’u atadı.

Kariyeri boyunca çeşitli liderlik pozisyonlarında bulunan

Cordon, edindiği tecrübeleri, Carlson Rezidor Oteller

Grubu çatısı altında bulunan ödüllü oteller; Radisson

Blu, Radisson RED ve Park Inn by Radisson’a aktaracak.

Türkiye’nin havacılık sektöründeki iki küresel markası Türk

Hava Yolları (THY) ve TAV’ın, Washington’un giriş kapısı Dulles

Havalimanı’nda geçen sene hayata geçirdikleri yolcu salonu

projesi ödüle layık görüldü. Modern tasarımı ve hizmet

çeşitliliğiyle öne çıkan yolcu salonu projesi, ABD’nin inşaat

alanındaki en büyük meslek birliği olan Associated Builders

and Contractors (ABC) tarafından her yıl verilen “Mükemmellik

Ödülü”nü aldı. Yılda 180 binden fazla misafire hizmet veren

550 metrekarelik yolcu salonundan Türk Hava Yolları ve Star

Alliance üyesi havayolları dışında Priority Pass, Lounge Buddy ve

TAV Passport kart sahipleri faydalanabiliyor. 120 kişilik oturma

kapasitesine sahip yolcu salonunda zengin açık büfe seçenekleri,

wi-fi, çocuk oyun alanı, ibadet ve dinlenme alanları da bulunuyor.


hotel restaurant

14 & hi-tech

antre

Erciyes yüksek irtifa

bisiklet kamplarına tam not

Nisan – Ekim ayları arasında yabancı bisiklet takımlarının yüksek irtifa kamplarını

Erciyes’te yapmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen gezi ile bisiklet

profesyonellerine ilk olarak Erciyes Turizm Merkezi’nin sahip olduğu imkânlar

konusunda sunumlar yapıldı ve tesisler gezdirildi. Profesyoneller Erciyes ve çevresinde

bulunan antrenman güzergâhlarını, asfalt yolların çeşitliliği ile kalitesini, konaklama

tesislerini, bölgenin tarihi ve tabi güzelliklerini gezerek tam not verdi. Erciyes’in bisiklet

kampları açısından dünyanın diğer dağlardaki kamp merkezlerinden her konuda

çok daha avantajlı ve verimli olduğunu belirten spor adamları, kendilerinin bu tarz

bilgilendirme gezileri vesilesiyle Erciyes’i tanımalarının çok isabetli olduğunu vurguladı.

Prontotour’dan eğitime destek

Mudurnu keşfi

Prontotour’un sponsorluğunda Okan Üniversitesi Gastronomi Bölümü’nde bu yıl

verilmeye başlanan “Gastronomi ve Seyahat Yazarlığı” dersinin saha çalışması

Bolu’nun turistik ilçesi Mudurnu’da yapıldı. Düzenlenen geziye Prontotour’u

temsilen İçerik ve Kurumsal İletişim Müdürü Mehmet Güneli, dersin öğretim

görevlisi Funda Aydeniz ile 10 öğrenci katıldı. Melek Hotels’in bir butik otele

dönüştürdüğü tarihi Tekkeliler Konağı’nda konaklayan grup ilçenin turizm

ürünlerini yerinde görme, yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu. Mudurnu

Belediye Başkanı Mehmet İnegöl tarafından da kabul edilen öğrenciler, proje

kapsamında Mudurnu’yu tüm yönleriyle tanıtacak yazılar kaleme alacaklar.

Öğrenciler tarafından yazılan yazılar daha sonra seyahat severlerin yoğun ilgi

gösterdiği Prontotour’un dijital seyahat mecralarında yayınlanacak.

Fer Hotel’e “Avrupa’nın

En iyi Şehir Oteli” ödülü

Fer Hotel, Avrupa’nın en iyi butik otelleri arasında de yer

aldı. Dünyanın en saygın ödüllerinden biri olarak kabul

edilen Dünya Butik Otel Ödülleri 2017 (World Boutique

Hotel Awards 2017) tarafından Avrupa’nın En İyi Şehir

Oteli seçilen Fer Hotel, İstanbul’un tarihi yarımadasında

konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Fer Hotel, 2016

yılında Nuriosmaniye’de tarihi bir binanın restore

edilmesinin ardından butik otel olarak hizmet vermeye

başladı. Şık ve sade tasarlanmış 56 adet konforlu odası ile

kısa sürede yabancı misafirlerin beğenisini kazandı. Aynı

zamanda sanata da yatırım yapan otelin içerisinde 64 adet

Dervim Erbil tablosu yer alıyor.

Regnum Carya, uluslararası

sertfikalarına yenilerini ekledi

Türkiye‘nin ilk LEED Gold; The Hygienic Room ve The Hygienic Gym/SPA sertifikalarına

sahip oteli olan Regnum Carya, hizmet kalitesini yönetim ve gıda güvenliği alanlarında

da uluslararası standarda bağladı. Regnum Carya, merkezi İsviçre’de bulunan ve

162 ülkenin üye olduğu Uluslararası Standardizasyon Örgütü tarafından çok az otele

layık görülen ISO 9001 2015 Kalite Yönetim Sistemi ve misafirlerin sağlıklı şekilde

konaklamasının güvencesi olan ISO 22000 2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi

sertifikalarını hem ANAB (National Accreditation Board) hem de TÜRKAK (Türk

Akreditasyon) tarafından çift akreditasyon ile almaya hak kazandı.


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Air France’tan yenilikçi bir yaklaşım

Air France, havacılık dünyasına pek çok yenilik getirecek %100 kendi iştiraki

olan Joon’un uçuşlarına başladığını duyurdu, Aralık ayı başından itibaren

Paris-Charles de Gaulle’ den orta mesafeli uçuşlara başlayan yeni havayolu

Joon 2018 ilkbaharından itibaren de uzun mesafeli hatlarda uçuşlarına

başlayacak. Air France’ın kalite standartlarını birebir sunacak olan Joon,

yeni neslin havayolu olarak yenilikçi hizmet anlayışı ile öne çıkacak. Yeni

seyahat alışkanlıklarına odaklanan Joon, yolcuların konforu ve beklentilerini

karşılamak için daimî bir inovasyon laboratuvarı olarak hizmet verecek.

Conrad İstanbul Bosphorus

25. yılını kutladı

Conrad İstanbul Bosphorus, 25. yıl dönümünü seçkin davetlilerin

katıldığı özel bir partiyle kutladı. 2016 yılında baştan aşağı

yenilenen, sanat, moda ve iş dünyasının uğrak yeri haline gelen

Conrad’ın gerçekleştirdiği bu özel gece elektro çello performansı

ve ışık şovu eşliğindeki balerin gösterisi ile başlayarak “Ipek

Dinc Yuce’s Swingland orkestrasının performansıyla devam etti.

Conrad İstanbul Bosphorus Genel Müdürü Andreas Jersabeck

yaptığı konuşmada “Kapılarımızı açtığımız 1992 yılından bu yana

Türk misafirperverliğinden ödün vermeden, en iyi konaklama

deneyimini yaşatarak misafirlerimizi ağırlamayı sürdürüyoruz. 25

yıldır süregelen desteğiniz, iş birliğiniz ve sadakatiniz için sizlere

minnettarız. Ayrıca Aksoy ailesi ile çalışmaktan büyük mutluluk

ve memnuniyet duyduğumuzu da belirtmek isterim” dedi.

Fairmont Quasar İstanbul’a

iki ödül daha

“Anları anılara dönüştürmek” sloganıyla bu yıl kapılarını

açan Fairmont Quasar İstanbul, World Luxury Hotel Awards

tarafından “Türkiye - En İyi Lüks” ve “Türkiye - En iyi Lüks

Tasarım Oteli” ödüllerine layık görüldü. 2006 yılından bu yana

faaliyet gösteren ve turizm dünyasının en prestijli etkinlikleri

arasında gösterilen World Luxury Hotel Awards ödülleri,

konukların, gezginlerin, seyahat endüstrisinin önde gelen

isimlerinin dört hafta süren oylaması sonucunda ortaya çıkıyor.

Otellerde deprem eğitimi seferberliği

TÜROB ve AFAD işbiriliyle otellerde çalışan personele yönelik deprem

sırasında alınacak tedbirleri kapsayan ‘Acil Durum Farkındalık Eğitimi’

projesi yeniden başladı. Eğitimin ilk etabı dün Hilton İstanbul Bosphorus

Hotel’de düzenlendi. TÜROB Başkanı Timur Bayındır’ın yanı sıra İstanbul Vali

Yardımcıları İsmail Gültekin ve Halil Serdar Cevheroğlu ile AFAD İstanbul İl

Müdürü İbrahim Tarı’nın da katıldığı etkinlikte teorik eğitimin yanı sıra AFAD’ın

deprem simülasyon tırı ile 7.3 büyüklüğündeki depremin birebir simülasyonu

gerçekleştirildi. Açılışta konuşan TÜROB Başkanı Timur Bayındır, bugüne

kadar 5 binden fazla otel çalışanının deprem eğitimi aldığına dikkat çekerek,

hedefin kısa süre içinde 10 bin çalışana eğitim vermek olduğunu belirtti.


hotel restaurant

18 & hi-tech

gündem

Bentour Reisen

550 acentalı Antalya çıkarmasıyla

Türkiye hedeflerini büyüttü!...

Almanya, Avusturya ve İsviçre’den gelen seyahat acenta partnerlerini Antalya otellerinde

ağırlayan Bentour Reisen, üç günlük program boyunca hem Türkiye destinasyonunu ve

Antalya otellerini tanıttı hem de 2018 Türkiye kataloğunun yenilikleri hakkında bilgilendirme

yaparak 2018 hedeflerini büyüttü!..

boyunca Türkiye’nin misafirperverliğini yaşayarak birçok önemli

bilgileri toplama fırsatı buldular.

Organizasyonun ilk günü olan 23 Kasım Perşembe günü akşam

yemeğini takiben Rixos Land of Legends’te düzenlenen kokteylde

ağırlanan misafirler, çeşitli su animasyonları ve müzik tiyatrosundan

oluşan gösteri ile büyülenerek, workshop öncesi motive oldular.

Almanya, Avusturya ve İsviçre’den gelen seyahat acenta

partnerlerini 23-25 Kasım tarihleri arasında Antalya/Belek’te

ağırlayan Bentour Reisen, çalıştay ve eğlenceyi bir araya getirdiği

geleneksel buluşmasıyla bu yıl da başarılı bir organizasyona imza attı.

Toplamda yaklaşık 800 katılımcı organizasyon kapsamında 3 gün

2018 Türkiye kataloğu yenilikleriyle acentalara

tanıtıldı

Organizasyonun ikinci gününde gerçekleşen sabah seansında

katılımcılar Bentour Reisen tarafından sunulan Antalya ve Side

turlarına büyük rağbet gösterdiler. Workshopun ardından katılımcılar

Gloria Hotels & Resorts’e hareket ederek 2018 katalok tanıtım

toplantısına katıldılar.

Bentour Reisen Ürün Müdürü Dieter Reiser ve Pazarlama Müdürü

Christian Hauk ziyaretçileri 2018 Türkiye kataloğunun yenilikleri ve

diğer ülkeleri kapsayan “Select“ kataloğu hakkında bilgilendirdiler.

Gloria Hotel Grubu’nun tanıtımı ve 30 otel partnerinin katkıları ile


oluşan fuar organizasyonu da programın diğer

bölümünü oluşturdular. Rotasyon sistemi ile

gruplar halinde programın gerçekleşmesi,

ziyaretin bireysel görüşmeler yapılmasını

sağlayarak verimli geçmesine neden oldu.

Deniz Uğur: “2018’de Türkiye’ye

150 bin kişi getirmek istiyoruz”

24 Kasım Cuma günü gerçekleşen

basına yönelik toplantıda ise 2017 yılı

değerlendirmesi ile birlikte yeni döneme

ilişkin Türkiye hedeflerini de paylaşan

Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur şöyle

konuştu: “Türkiye zor seneler yaşadı. 2016

ve 2017 yıllarında bazı diplomatik krizleri

gördü. Gene de Türk otelciler ve biz Türk tur

operatörleri olarak zamanı değerlendirdik

ve fleksibl şekilde biz kendimizi daha güçlü

konuma getirdik. Sadece Türkiye değil, başka

ülkelere de satmaya başladık. Bu yüzden

bizim sayılarımız geçen sene ve bu sene iyi

oldu. Buna rağmen biz 2018 yılı için Türkiye

hedeflerimizi büyütüyoruz, seneye 150 bin

kişi getirmek istiyoruz. Golfçüleri getiriyoruz.

Çünkü Türkiye’yi ucuz satmak istemiyoruz, her

zaman pahalı satmak isteriz çünkü Türkiye

bunu hak ediyor. Bu akşam Avrupa’dan 550

acenta getirdik. Bunların hepsi Türkiye’yi

satan acentalar ve bu acentalar seneye

inşallah bizleri daha da güçlendirecekler, 2018

hedeflerimizi onların sayesinde bulabiliriz.”

Dieter Reiser: “BenGroup Hotel

kategorisini kataloğumuza ilave

ettik”

Deniz Uğur’dan sonra sözü Bentour Reisen

Ürün Müdürü Dieter Reiser aldı. Tur

operatörünün üretimde birtakım değişiklikler

yaptığını aktaran Reiser, bu yıl da genişleme

politikasıyla ilerlediklerini belirterek,

“Senelerdir verdiğimiz BenSwiss Club Kalite

Ödülümüz var. Bu ödül, kalite kriterlerine

uyan otellere verdiğimiz bir rövedir. Bu akşam

da 43 otele bu ödülü vereceğiz. Onun dışında

bizim de ortak yatırımcılarımızdan oluşan

BenGroup Hotel kategorisini de kataloğumuza

ilave ettik. Bu BenGroup Otellerde de

Delphin Otelleri ve Stone Otelleri var. Onun

dışında genişleme politikası çerçevesinde

başka destinasyonlarda da bir büyüme

katettik. Bunu da Türkiye’de yaptığımız Türk

misafirperverliği, Türkiye’de uyguladığımız

kalite anlayışıyla bu yeni destinasyonlara da

taşımaya çalıştık.” şeklinde konuştu.

Jens Bischof: “2018’de Türkiye

pazarının iyi olması noktasında

güvenimiz sonsuz”

Bu yıl da ana sponsor olarak organizasyona

destek olan SunExpress’i temsilen toplantıda

hazır bulunan SunExpress CEO’su Jens

Bischof ise, “2017 yazına baktığımız zaman

beklenilmediği şekilde bir başarı kaydettik.

Bunu da 2016 ile karşılaştırdığımız zaman

başarılı bir tablo ortaya çıktı. Kendi öz

destinasyonumuz olan Türkiye’ye güvenerek

ve bu güveni de Bentour gibi birkaç partnerle

beraber 2018’de de başarılı bir sezon

geçireceğimiz düşünüyoruz. SunExpress

Airline, Bentour ve Türkiye için güvenilir

bir partner. 2018 yılı için pozitif gelişmeler

beklemekteyiz. 2018’de Türkiye pazarının iyi

olması noktasında güvenimiz sonsuz.” dedi.

Royal Seginus ev sahipliğinde

gerçekleşen görkemli gala gecesi

Bentour Reisen organizasyonunda

gerçekleşen program günün sonunda

Antalya Lara’da yeni açılan Royal Seginus

ev sahipliğinde gerçekleşen gala gecesi

ile devam etti. Gecede kısa bir konuşma

yapan Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur,

kendisinin ve ekibinin Türkiye turizmi için

büyük bir aşkla çaba gösterdiklerini ifade

ederek, son iki yılda Türkiye tanıtımını yoğun

bir şekilde sürdürdüklerinin ve Türkiye’yi

aktif bir şekilde pazarladıklarının altını çizdi.

Ürün yelpazesinin genişlemesine rağmen

Türk tur operatörünün bir Türkiye spesiyalisti

olarak faaliyetlerini sürdüreceğini ifade eden

Uğur, seyahat acentelerinin ve turizmdeki

partnerlerinin destekleri sayesinde şu

an sona ermekte olan mali yılında artış

sağlayabildikleri şeklinde olumlu bir sezon

değerlendirmesi yaptı, başarılı geçen 2017 yılı

için tüm partnerlerine teşekkürlerini sundu.

Kadir Uğur sürprizi

Gala gecesinin önemli sürprizlerinden biri

de Bentour kurucusu ve Yönetim Kurulu

Başkanı Kadir Uğur’un misafirlere hitaben

hazırladığı video mesajı oldu. Halen dünya

turu kapsamında Kap Verde Adaları ve

Antillerin arasında Atlas okyanusunda yelkenli

yat ile seyir halinde bulunan Kadir Uğur’un

davetlilere yönelik yaptığı selamlama geceye

damgasını vuran detaylardan biri oldu.

2018 sezonun en iyi satış yapan

acentalarına ödülleri takdim

edildi

2018 BENSWISSCLUB otellerin plaketleri

sahne de kendilerine takdim edilirken, bu yıl

ilk defa Pine Bay Resort, Delphin Be Grand

ve Royal Seginus bu yüksek prestijli bröveye

sahip oldular. Her yıl olduğu gibi gecede 2018

sezonun en iyi satış yapan acenta ödül töreni

de gerçekleşti: Ödüllerin sahipleri bu yıl

Al-Star Reisebüro Herford/Bielefeld, Magic

Tours Dinslaken ve Aydeniz Reisen Will/İsviçre

acentalarından oluştu.

Gecenin eğlence kısmında Bentour Reisen bu

yıl ilk defa programa bir sihirbazı dahil etti.

2011 yılında sihir dünyasının oskarı olarak da

bilinen yüksek prestijli Merlin Award sahibi

Doruk Ülgen 30 dakikalık şovu ile seyircileri

mest ederken, programın ikinci kısmında

sahne alan Almanya komedi dünyasının en

önemli sanatçılarından Türk kökenli Fatih

Çevikkollu seyircileri güldürdü. Program,

System Error Müzik grubunun muhteşem

performansı ile son buldu.

Katılımcılar bu yıl Adalya Elite Lara, Aska

Lara, Barut Lara, Delphin Imperial, Susesi

Luxury, Royal Seginus, Gloria Golf Resort

ve Gloria Serenity Resort otelleri tarafından

sağlandı. Bentour Reisen Incoming Partneri

Novanta Touristik bütün lojistiği büyük

bir titizlik ile sağlayarak, organizasyonda

mükemmel bir iş çıkardı.


hotel restaurant

20 & hi-tech

gündem

Kayseri’nin kamu ve özel sektörü

İstanbul’da acentalarla buluştu

Kayseri’nin kamu, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve özel sektörü

İstanbul’a gelerek, İstanbul’dan ve Bursa’dan acentalar ile bir araya geldi.

Best Western Citadel Hotel’de, 5 Aralık

Salı günü, Kayseri protokolü ve

acentaların katılımı ile “Erciyes Kayak

Merkezi ve Kayseri Turizm Potansiyeli” konulu

toplantı yapıldı. Toplantıya, Kayseri Valisi

Süleyman Kamçı, Kayseri Büyükşehir Belediye

Başkanı Mustafa Çelik, Melikgazi Belediye

Başkanı Dr.Memduh Büyükkılıç, Kocasinan

Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar,

Talas Belediye Başkanı Dr.Mustafa

Palancıoğlu, Kayseri İl Kültür ve Turizm

Müdürü İsmet Taymuş, Erciyes AŞ Genel

Müdürü Dr.Murat Cahit Cıngı, TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, TÜROB Genel Müdürü İsmail

Taşdemir, Kayseri Erciyes Üniversitesi

Dekanı Prof.Dr. Kurtuluş Karamustafa,

Artaş Grubu Turizm Yatırımları Koordinatörü

Recep Arifoğlu’nun aralarında bulunduğu

yetkililer ile İstanbul ve Bursa’dan 100’e

yakın acenta katıldı. Erciyes Kayak Merkezi

ve Kayseri Turizm Potansiyelinin son yıllarda

dünya çapında gösterdiği yükseliş ivmesi

değerlendirilirken, Erciyes Kayak Merkezi’nin

dünyanın sayılı kış sporları merkezleri arasına

girdiğine vurgu yapıldı. Toplantının açılış

konuşmasını yapan Artaş Grubu Turizm

Yatırımları Koordinatörü Recep Arifoğlu,

“Anadolu’muzun kalbi Kayseri, şehrimizin

incisi Erciyes Dağı’dır. Kayseri’nin, ülkemizde

ve dünya çapında elde ettiği başarılara

yenilerini eklemek için gerçekleştirdiğimiz

toplantıya hoş geldiniz” dedi.

Kamçı: “Erciyes’e yerli ve yabancı

turistlerin ilgisi büyük”

Kayseri Valisi Süleyman Kamçı şunları

söyledi: “Anadolu’nun incisi Kayseri’miz, 6 bin

yıllık tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle,

sanayisiyle, ticaretiyle, Sultansazlığı Kuş

Cenneti, Kapuzbaşı Şelalesi, Erciyes Kayak

Merkezi ile çok zengin bir potansiyele

sahiptir. Kayseri, bir sanayi ve ticaret şehri

olarak bilinse de, aslında bir turizm şehridir

aynı zamanda. Acentalarımızı ve yerli

misafirlerimizi, Kayseri’mizin zenginliklerini

keşfetmeye davet ediyorum” dedi.

Çelik: “Kayseri, “gönlü zengin” bir

şehirdir”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa

Çelik şunları kaydetti: “Tarihi, kültürü, doğal

güzellikleriyle zengin bir şehir olan Kayseri,

“gönlü zengin” bir şehirdir. Erciyes Kayak

Merkezi, Avrupa’dakiler gibi gerçek bir

kış sporları merkezidir ve dünyanın sayılı

merkezleri arasındadır. Bugüne kadar

Erciyes Kış Merkezi’ne yapılan yatırım 200

milyon Euro’yu geçti. Erciyes Kış Merkezi’ni

havalimanına ve şehre en yakın kayak

merkezi olarak tanıtıyoruz. Hem Erciyes

Kış Merkezi, hem Kapadokya’dan oluşan

destinasyon paketlerimiz yabancı turistler

tarafından yoğun ilgi görüyor” diye konuştu.

Cıngı: “Kış turizmi, milli bir

meseledir”

Erciyes AŞ Genel Müdürü Dr. Murat Cahit

Cıngı, şunları anlattı: “Ülkemizin, yaz

turizmi gibi, kış turizminde de çok büyük

bir potansiyeli vardır. Kış turizmi, ülkemizin

için milli bir meseledir. Erciyes için master

planları yaparken yurtdışından ciddi

danışmanlıklar aldık. Şuan sahip olduğumuz

bilgi birikimi ve tercümemizi de, Ordu,

Artvin, Erzincan, Kahramanmaraş gibi diğer

illerimizde yapılmakta olan yatırımlarda

aktarıyoruz. Bildiğiniz üzere, Erciyes Kış

Merkezi tek elden yönetiliyor ve herkes bu

modele doğru gitmeyi istiyor. Bu model

hakkında, ülkemizin yanı sıra, yurtdışında

gelen heyetlerle de tecrübelerimizi

paylaşıyoruz. Erciyes’te uluslararası

yarışmalar için dünyanın sayılı sporcularını

ağırladığımızda, inanılmaz etkileniyorlar.

Erciyes’in, Avrupa standartlarında olduğunu

belirtiyorlar. Geldiklerinde Kayseri ve

Kapadokya’yı gezdiğimizde çok “kültür

kayağı” konsepti karşısında büyüleniyorlar”

şeklinde konuştu. Turizmin ülke geneline

yayılmasının önemine değinen TÜROB

Başkanı Timur Bayındır, bunun en güzel

örneklerinden birisinin Kayseri olduğunu

belirtti.


hotel restaurant

22 & hi-tech

gündem

Uzakrota Travel Summit 2017 gerçekleşti

Geçtiğimiz yıl 700 kişinin katılımı ile gerçekleşen Uzakrota Travel Summit, bu yıl 1.500’e

yakın katılımcı, 70 marka ve 70 değerli konuşmacının katılımı ile turizm sektöründe

yaşanan son gelişmeler, turizmin geleceği, turizmde teknolojinin kullanımı gibi

konularda sektörün nabzını tuttu.

Only Travel Marketing’in medya iletişim

hizmet sponsorluğunu üstlendiği,

Uzakrota Travel Sum-mit, 17 Kasım

Cuma günü Fairmont Quasar Istanbul’da

gerçekleştirildi. Türkiye’nin etkili seyahat

zirvelerinden biri olan Uzakrota Travel

Summit, bu yıl Ana Salon, Lüks Seyahat,

Teknoloji, Küresel Vatandaşlık ve Sabre

Online Forum olmak üzere 5 salon, 1 fuaye

alanı ve değerli turizm mes-lektaşlarını

bir araya getiren bir B2B ticari fuar alanı

ile dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl 700 kişinin

katılımı ile gerçekleşen zirve, bu yıl 1.500’e

yakın katılımcı, 70 marka ve 70 değerli

konuşmacı ile gerçekleştirildi.

Uzakrota Seyahat Zirvesi’nin panellerinde

dikkat çeken bazı satır başları:

Akarcalı: “Turizm Anayasası

oluşturulmalı”

Toplam 5 salondan oluşan etkinlikte; toplam

70 konuşmacı, 1.500’e yakın katılımcıya

hitaben tu-rizm gündemi ve geleceğine

yönelik son derece faydalı paylaşımlarda

bulundu. Air Canada salo-nunda; Seyahat

Endüstrisinin durumu, 21. yüzyılda

havayollarının gidişatı ve yeni satış kanalları,

pazardaki zorluklara uyum sağlamak için

dijitalleşme, konaklama sektöründeki

dijitalleşme ve kul-lanıcı deneyimleri,

turizmde dijital PR ile destinasyon

pazarlama gibi konulara yer verildi.

“Seyahat Endüstrisinin Durumu, Şimdi

Neredeyiz?” oturumunda konuşan Eski

Turizm Bakanı Bü-lent Akarcalı, turizmde

sektörü temsil edecek, koruyacak tek çatı

örgüte ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kültür ve

Turizm Bakanlığına temel yasa gerekliliğinin

altını çizerek, “Bakanlığa çok geniş yetkiler

tanıyan bir Turizm Anayasası oluşturulmalı”

dedi.

Dikkaya: “Dijitalleşen oteller

daha başarılı oluyorlar”

Tryp by Wyndham Istanbul Airport ve

Hawthorn Suites by Wyndham Istanbul

Genel Koordinatörü Muhammet Cüntay

moderatörlüğünde gerçekleşen Konaklama

Sektöründeki Dijitalleşme ve Kullanıcı

Deneyimi oturumunda konuşan Wyndham

Grand Istanbul Kalamış Marina Satış ve

Pazarlamam Direktörü Deniz Dikkaya,

konuşmasında son dönemde gerek yerli

kullanıcılar gerekse son dakika kullanıcıları

olmak üzere online kanalara yönelmeye

başladıklarını söyledi. Bu noktada Wyndham

Kalamış Marina olarak misafire daha hızlı

ulaşmak adına lokasyon, destinasyon

odaklı pazarlamaya ağırlık verdiklerini

belirten Dikkaya, “Otelin adını kullanmadan

pazarlama üzerine gittik. Kalamış vurgusu

yaptık. Bu zor bir yoldu aslında ama

yaklaşık 8 aydır doluluklarımız iyi gidiyor.

Bizim online satışlarımız da var. Dolayısıyla

dijitalleşen dünyada insanların ayak izlerini

sosyal medyada iyi takip etmek lazım.

Bu alanı kullananlar başarılı oluyorlar.


Müşterinin satın al-maya karar verdiği o

sihirli anı iyi takip etmek ve kullanmak

lazım” dedi.

Boztepe: “Dünyada en fazla

döviz bırakan gastro turistler”

Emirates Airline Lüks Turizm salonunda

ise, markalar ve lüks tüketiciler, lüks

tüketicilerin dene-yimleri, macera

turizminde lüks segment, yurt dışı

seyahatlerde lüks arayışı ve yeni lüks turizm

konseptleri konuşuldu.

Beyaz Yakalı Gurme Alper Kırdal’ın

moderatörlüğünde gerçekleşen Lüksün

Yeni Tanımı: Markalar ve Modern Lüks

Tüketiciler konulu oturumda konuşan

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

Gürkan Boztepe, Turizm Bakanlığınca

gastronomi turizminin artık bir turizm

çeşidi olarak kabul edildiğini belirterek,

“Dünyada en fazla döviz bırakan gastro

turistler. Bunun da bilinciyle GTD olarak

Türk mutfağını dünyaya tanıtmak ve

ülkemizin gastronomi turizminden daha

fazla pay alması için yola çıktık. Türkiye

gastronomisinin bu konuda hak ettiği

değeri görmesi adına çalışmalarımız ve

projelerimiz hızla devam ediyor” dedi.

Özkar: “Cruise sektörünün

geleceğini bir üst seviyeye

taşıyoruz”

Moderatörlüğünü Only Travel Marketing’in

kurucusu Sarp Özkar’ın üstlendiği, “Dünya

Çapındaki Cruise Yolculuğunun Durumu”

konulu panelde konuşan Avrupa’nın en

büyük Cruise firması olan MSC Cruises’ın

Türkiye ofisi Genel Müdür Yardımcısı

Burak Çalışkan “Yakın ve uzun gelecekte

çok önemli gelişmeler-yeniliklerle cruise

sektöründe yine farkımızı göstereceğiz.

Global pazardaki 9 Milyar Euro’luk yatırım

planımızın bir sonucu olarak, 2026’ya

kadar 23 gemilik bir filoya ulaşa-cağız.

2017 Aralık’ta hizmete girecek Seaside

gemimizde de cam yürüyüş alanları

sayesinde, denize daha yakın bir cruise

deneyimi yaşatacağız. Gemilerimizde

servis yapan robotlar, çocukların kollarına

taktıkları bir bilezik ile gemide nerede

olduklarını ailelerin kolaylıkla takip

edecekleri bir sistem, dünyaca ünlü Cirque

du Soliel şovlarının denizde sadece MSC

misafirlerine özel gösterimi, Lego ve Chicco

gibi dünya markaları ile gemilerimizde

çocuklara sunduğumuz imkanlar, aile

bireyleri içindeki her yaştan seyahat severe

hitap ediyoruz.”

Polat: “Gelecekte mobilden satın

alımlar artacak”

neredekal.com teknoloji salonunda, turizm

teknolojileri ve dijitalleşme hakkında hemen

her şey konuşuldu.Günümüz koşullarının

dijitalleşmeyi ön plana çıkardığını belirten

neredekal.com’un Pa-zarlama Müdürü

Çağdaş Polat, “En önemli konu, satıcı

sattığı ürünü doğru ifade edebilir, alıcı da

ne istediği konusunda bilinçli ve kararlı

olursa misafirlere daha iyi hizmet verme

konusunda farklı deneyimler yaşatılacaktır.

Özellikle son yıllarda bırakın masaüstünü,

tüketiciler mobilde son derece aktif bir

durumdalar. Bu sebeple, bugünlerde

mobil sitelerine ve mobil mecralara

önem vermeyen konaklama sektöründeki

paydaşların, gelecekte çok zorlanacaklarını

söyleyebilirim. Belki mobilden rezervasyon

konusu bugün için çok yaygın olmasa da,

gelecekte mobilden satın alımlar artacak”

dedi.

Vizyoner konuşmacıları ile

sektöre ışık tuttu

Sabre T T X salonunda, online seyahat

sektörüne global bakış, online seyahatin

Türkiye’deki geli-şimi, Sabre teknolojisi

ve yararları, Türk Havayolları’nın online

çalışmalara bakışı ve geleceğin seyahat

teknolojileri konuşuldu. Henley&Partners

global vatandaşlık salonunda ise; son

yılların en popüler konuları gündeme

getirildi. ABD, Estonya ve Malta’ya yatırım

yapmak isteyen girişimcile-re, tavsiyeler

ve püf noktaları sunuldu. Bazı ülkelerde

oturum alma, çalışma izinleri ve genel

prose-dürler konusunda aydınlatıcı detaylı

bilgilere yer verildi.

Neredekal.com teknoloji salonunda ise

Blockchain’in turizm şirketleri için ne

ifade ettiği, seyahat pazarının geleceğini

şekillendirecek teknoloji trendleri, içerik

pazarlaması, turizm sektöründe dijital

dönüşüm, mobil teknolojiler, yapay zeka

ve chatbox gibi konular enine boyuna

değerlendirildi.


hotel restaurant

24 & hi-tech

gündem

İstanbul

dünyanın

en popüler

15. şehri

Dünyada turistler için en popüler

100 şehir listesinde Türkiye’den

dört şehir yer alırken İstanbul

dünyanın en popüler 15. şehri oldu.

Dünyanın en popüler şehirleri

araştırmasını inceleyen Ajans Press’in

Euromonitor’den edindiği bilgilere

göre, turistler için en popüler 100 kent

listesinde İstanbul 15. sırada yer aldı. Listeye

Türkiye’den giren diğer şehirler ise 29.

sıraya yerleşen Antalya, 68. sırada yer alan

Edirne ve 85. sırada yer alan Artvin oldu.

Dünyanın en popüler şehirleri listesinde ise

ilk üç sırada Hong Kong, Bangkok ve Londra

yer alırken bu şehirleri sırasıyla Singapur,

Makao, Dubai, Paris, New York, Shenzhen ve

Kuala Lumpur izledi.

2025’te İstanbul’a 11 milyondan

fazla turist bekleniyor

Euromonitor’den elde edilen bilgilere göre

İstanbul’u geçtiğimiz yıl 9,1 milyon kişinin

ziyaret ettiği belirlenirken 2025 yılında bu

rakamın 11,6 milyon olması bekleniyor.2016

yılında en popüler olarak belirlenen 100

şehre toplamda 558 milyon uluslararası

ziyaret gerçekleşti. Gerçekleşen ziyaretlerde

ise dünya çapında 1,2 milyar yolculuk

yapıldığı belirlendi. Medyaya yansıyan turizm

başlıklarını inceleyen PRNet, Avrupa’da,

özellikle Brüksel, Paris, Nice ve İstanbul’da

yaşanan terör saldırılarının Türk ve dünya

basının geniş yankı uyandırdığını ve bu

durumun turizm performanslarını negatif

yönde etkilediği bilgisine ulaştı. Yılbaşından

beri turizm konusuyla ilgili 233 bin 989

haber yansıması tespit edilirken, bacasız

sanayi medyanın en çok konuştuğu başlıklar

arasında yer aldı.


hotel restaurant

26 & hi-tech

gündem

İSTANBUL’DA FİYATLAR

‘HER ŞEY DAHİL’ SEVİYESİNDE

Konaklamada bugüne kadar Türkiye’nin en yüksek fiyatlı kenti olan İstanbul, bu

unvanını kaybediyor. Her şey dahil sistemin uygulandığı kıyı bölgeler ile İstanbul’un

oda gelirleri hemen hemen aynı seviyeye geldi.

Konaklama sektöründe global düzeyde

en pahalı segment olarak kabul edilen

şehir otelciliğinde İstanbul’un aşınan

imajı gelirleri etkilemeye devam ediyor.

Konaklamada bugüne kadar Türkiye’nin en

yüksek fiyatlı kenti olan ve dünya çapında

çok kaliteli konaklama tesisleri bulunan

İstanbul, bu unvanını kaybetme noktasına

geldi. Türkiye’de her şey dahil sistemin

uygulandığı kıyı bölgeler ile İstanbul’un

oda gelirleri hemen hemen aynı seviyeye

geldi. Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB)

açıkladığı, veri ve analiz şirketi STR’nin

Ekim 2017 Ülke Performans Raporu’na

göre, İstanbul’da Ekim 2017 ortalama otel

dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine

kıyasla yüzde 31 artarak, yüzde 68.2 olarak

gerçekleşti. Ekim 2016’da bu oran yüzde 52

olarak gerçekleşmişti. Average Daily Rate

(ADR) olarak adlandırılan ortalama günlük

satılan oda bedeli geçen yılın aynı ayına göre

yüzde 9.5 düşüşle 76.1 Euro’ya geriledi.

Ekim 2016’daki bu rakam 84.1 Euro olmuştu.

Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde

edilen gelirlerde ise (RevPAR) geçen yıla

oranla yüzde 18.5 artış yaşandı ve 51.9 Euro

olarak ölçüldü. Ekim 2016’da bu rakam 43.8

Euro seviyesindeydi.


Hem kazandı hem kaybetti

Ekim 2017 verilerine göre, Avrupa’da

doluluk oranlarında en yüksek artışı yaşayan

destinasyon İstanbul oldu. Buna karşılık

Ocak-Ekim 2017’yi kapsayan 10 ayda oda

fiyatlarında en büyük kaybı yaşayan Avrupa

destinasyonu yine İstanbul oldu. Ocak–Ekim

2017 döneminde İstanbul’da doluluk oranı

2016’nın aynı dönemindeki yüzde 49’dan

yüzde 62.2’ye yükselirken, ortalama günlük

satılan oda bedeli 92.2 Euro’dan 78.0

Euro’ya geriledi. Söz konusu dönemde oda

başı elde edilen gelir ise 45.2 Eutro’dan 48.5

Euro’ya yükseldi.

Kongre ve iş turisti geri dönmeli

TÜROB Başkanı Timur Bayındır,

İstanbul’da doluluk oranlarında 2015

yılı rakamlarının yakalandığını, ancak

turist profilindeki çeşitlilikte geri dönüş

sağlanamadığı için oda fiyatlarında da

istenilen seviyeye ulaşılamadığını belirtti.

Bayındır, “İstanbul otellerinde doluluklarda

yükseliş başlamasına rağmen iş, toplantı

ve kongre turizmi trafiğinde henüz yükseliş

olmaması nedeniyle fiyat artışının önü

açılamıyor. Fiyatların artışını sağlayacak en

önemli etken kongre ve toplantı turizminin

yeniden canlanması olur. Doluluklarla

doğru orantılı olarak, ortalama oda

gelirlerinde hafif de olsa artış yaşanırken,

ortalama oda fiyatlarındaki düşüş devam

ediyor. Türkiye’de her şey dahil sistemin

uygulandığı şehirler ile İstanbul’un oda

gelirlerinde aynı seviyede olması dikkat

çekici bir unsur” diye konuştu.

Antalya’da durum

Öte yandan Antalya’da Ekim 2017 otel

dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine

kıyasla yüzde 17.7 artarak yüzde 59.7 oldu.

Ekim 2016’da bu oran yüzde 50.7 olarak

gerçekleşmişti. Ortalama günlük satılan oda

bedeli 52.8 Euro ile 2016’ya göre yüzde 5.9

düşüş gösterdi. Ekim 2016’da bu rakam 56.1

Euro 88.6 Euro olmuştu. Toplam oda sayısı

üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde ise

geçen yıla oranla yüzde 10.8 artış yaşandı

ve 31.5 Euro’ya ulaştı. Ocak-Ekim 2017

döneminde ise geçen yılın ayını dönemine

göre doluluk oranı yüzde 54.1’den yüzde

60.6’ya yükseldi. Ortalama günlük satılan

oda bedeli 84.7 Euro’dan 80.4 Euro’ya

gerilerken, oda başı elde edilen gelirler 45.8

Euro’dan 48.7 Euro’ya yükseldi.


hotel restaurant

28 & hi-tech

gündem

Akgün İstanbul Hotel

Troia Sergisi ile

tarihte yolculuğa çıkardı

Akgün İstanbul Hotel

Marka Direktörü

Sevda Yılgaz

Türkiye Otelciler Birliği’nin destek verdiği, Troya-Kutsal İlion savaşı

efsanesini çini ve seramik üstü resimlerle anlatan sanatçı İsmail Faris

Öncel’in eserleriyle ortaya koyduğu “Troia Sergisi”nin açılışı

Akgün İstanbul Hotel’in ev sahipliğinde gerçekleşti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Troya Antik

Kenti’nin UNESCO Dünya Kültür

Miras Listesi’ne kabulünün 20’nci yılı

nedeniyle 2018’i Troya Yılı ilan ederken,

Troya Efsanesi çeşitli etkinliklerle sahne

oluyor. Bu etkinliklerden biri olan, Troya-

Kutsal İlion savaşı efsanesini çini ve seramik

üstü resimlerle anlatan sanatçı İsmail Faris

Öncel’in eserleriyle ortaya koyduğu “Troia

Sergisi”nin açılışı Akgün İstanbul Hotel’in

ev sahipiğinde gerçekleşti. Türkiye Otelciler

Birliği’nin de desteklediği serginin açılışına

TÜROB Başkanı Timur Bayındır’ın yanı sıra

İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin

katıldı. TÜROB üyelerinin de katıldığı

açılışta, sergide büyük emeği bulunan

Akgün İstanbul Hotel Marka Direktörü

Sevda Yılgaz da bir sunum yaptı. Ayrıca

sanatçı İsmail Faris Öncel’in yanı sıra Nuran

Ortaç ve Nizamettin Öncel’in katkılarıyla

mitolojik efsanenin teatral sunumu da

gerçekleştirildi.

Bayındır: “Troya, ülkemizin en

kıymetli değerlerinden biri”

Serginin açılışında konuşan TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, insanlık tarihi ve dünya

kültürü için oldukça yüksek bir öneme

sahip olan Troya’nın, ülkemizin en kıymetli

değerlerinden biri olduğunu belirterek,

“Kültürel zenginliğimizin korunmasını temel

prensiplerinden biri olarak gören Birliğimiz,

bu ayki buluşmasını kültür-sanat alanında

önemli bir sergi ile gerçekleştirdi. Troia

Sergisi, Troya-Kutsal İlion savaşı efsanesini

çini ve seramik üstü resimlerle anlatan

sanatçı İsmail Faris Öncel’in değerli eserleri

ve katkılarıyla ortaya konuldu” dedi.


hotel restaurant

30 & hi-tech

gündem

TUROYD Rwanda İş Konseyi

Turizm Komitesi toplantısına katıldı

Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Yönetim Kurulu Üyeleri, DEIK

Türkiye’nin davetlisi olarak Rwanda İş Konseyi Turizm Komitesi toplantısına katıldı.

Turizm Otel Yöneticileri Derneği

(TUROYD) Yönetim Kurulu Üyeleri, 10

Kasım 2017 tarihinde Conrad Istanbul

Hotel’de DEIK Türkiye’nin ev sahipliğinde

Turizm konulu iş geliştirme toplantısına

katıldı.

Rwanda Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi

Mr. Williams Nukurinziza’nın katılımıyla

gerçekleşen toplantıya TUROYD Yönetim

Kurulu Üyelerinden Banu Çiçek, Mustafa

Kılıç, Orhan Genceli, Tarkan Akyüz ve

Turgay Solmaz katıldı. Toplantıda Türkiye

ve Rwanda arasındaki turizm faaliyetlerinin

geliştirilmesine yönelik konularda fikir alış

verişinde bulunuldu.

Genceli: “Eğitim ve istihdam

konusunda desteğe hazırız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan

TUROYD Yönetim Kurulu Üyesi Orhan

Genceli TUROYD ve TUROYD Akademi

projesi hakkında bilgi verdi. Genceli “Türk

otel yöneticileri tüm dünya ülkelerinde

tercih edilmekte. Yöneticilerimiz dünyada

eşi benzeri olmayan tesisleri başarı ile

yönetmekte karşılıklı işbirlikleri ile iki

ülkenin birbirini desteklemesi gerekiyor.

TUROYD kurulduğu günden beri birçok

üyesini yurt dışına transfer etti. Eğitim ve

istihdam konusunda desteğe hazırız” dedi.

Karisa: “Rwanda ve Türkiye

arasındaki turizm ilişkilerini

geliştirmek istiyoruz”

Toplantıda konuşan Rwanda Turizm İş

Geliştirme Sorumlusu Mrs. Belise Karisa

ülke ekonomisi ve turizmi konusunda

bilgi verdi ve ekledi: “Amacımız Rwanda

ve Türkiye arasındaki turizm ilişkilerini

geliştirmektir. Diplomatik hedeflerimizden

biri de karşılıklı olarak turist ağırlamaktır.

TUROYD olarak sizlerden otelcilik

konusunda eğitim desteği almak isteriz.

Yatırımcılar olması durumunda Ankara’daki

büyükelçiliğimizde kendilerine destek

olmaya hazırız.”


HotelRunner ve Odamax.com küresel

büyüme için güçlerini birleştirdi

Türkiye ve dünya genelinde binlerce tesisi seyahatçilerle buluşturma hedefiyle yola çıkan

online platform Odamax.com ve 193 ülkede 39.000’den fazla tesisi bünyesinde barındıran

dijital satış ağı HotelRunner küresel büyüme için stratejik iş birliğine imza attı.

Yenilikleri ve yatırımlarıyla Türkiye

başta olmak üzere tüm dünyada hızlı

büyümesini sürdüren dijital satış ağı

HotelRunner ve Türkiye’nin uluslararası

online rezervasyon platformu Odamax.com,

tüm dünyadan binlerce tesisi, seyahatçiler

için kolayca ulaşılabilir kılma hedefiyle

güçlerini birleştirdi.

Türkiye’den 2190 tesisle

etkileşime geçildi

2016 yılında temelleri atılan stratejik iş

birliğinin ilk adımı olarak Odamax.com

altyapısı, HotelRunner kanal yönetim

altyapısına entegre edildi ve binlerce otelin

kesintisiz ve sorunsuz çalışabilmesi için

ortak teknik çalışmalarla güçlendirildi.

HotelRunner dijital satış ağı aracılığıyla

2017 yılı başından itibaren tüm Türkiye’den

2190 tesisle etkileşime geçildi ve 855

tesis direkt kontratlanarak Odamax.

com’a bağlandı. Odamax.com üzerindeki

müsaitliklerini, fiyatlarını ve kampanyalarını

anlık olarak güncelleyebilen yüzlerce tesis,

Odamax.com’dan aldıkları rezervasyonları

da HotelRunner üzerinden yönetebilir

hale geldi. Bugün duyurulan güç birliği

ile Odamax.com, Türkiye’ye ek olarak

192 ülkedeki tesislere de HotelRunner

aracılığıyla dijital ortamda ulaşarak

tesislerle direkt kontrat yapabilecek,

tesislerden gerçek zamanlı fiyat ve müsaitlik

alabilecek. İş birliği kapsamında, 2018

yılında 5,000’den fazla tesisin Odamax.com’a

bağlanarak iç ve dış pazarlarda online

satışlarını artırması hedefleniyor.

Topuzdağ: “Binlerce tesisi

seyahatçiler için ulaşılabilir

kılmak istiyoruz”

HotelRunner iş birliği ile sadece

entegrasyon değil aynı zamanda Türkiye

ve dünyadan binlerce tesisi dijital ortamda

kontratlayabilme imkanı elde ettiklerini

belirten Odamax.com Yöneticisi Arzu

Topuzdağ şunları ifade etti: “Türkiye’nin

küresel online rezervasyon platformu

olarak en büyük hedefimiz, Türkiye ve

dünya genelinde binlerce tesisi seyahatçiler

için ulaşılabilir kılmak. Aynı zamanda

tesislerin misafirlerle anlık bilgi paylaşımını

sağlayarak otellerdeki doluluk oranlarını

ciddi oranda artırmayı hedefliyoruz. Bu

sebeplerle HotelRunner ile yaptığımız

stratejik ortaklığa çok önem veriyoruz.”

Beklen: “İstanbul ve İzmir

dışında 2018’de ilave Antalya

ofisimizle destek vereceğiz”

Odamax.com ile gerçekleştirdikleri güç

birliği üzerine konuşan HotelRunner

Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı

Ali Beklen, “Sektörün dinamik ve yenilikçi

firmaları olarak küresel çapta bir birlikteliğe

imza attık. Tesislerimize, dijital ortamda

Odamax.com ile iletişim kurulması, direkt

kontrat süreçlerinin hızlandırılması ve

hızlıca satışa başlayabilmeleri için aktif

destek vereceğiz. Hedefimiz tüm dünyadaki

konaklama tesislerinin online ortama

taşınmasını hızlandırmak. Bu hedef

kapsamında Türkiye’de de yatırımlarımıza

devam ediyoruz. İstanbul ve İzmir

ofislerimize ek olarak 2018 yılında açılacak

Antalya ofisimiz aracılığıyla da tesislerimize

ve iş ortaklarımıza birlikte büyüme amacıyla

gerekli desteği sağlayacağız.” dedi.

HotelRunner ve Odamax.com yaptıkları

stratejik iş birliğini 7-10 Aralık 2017 tarihleri

arasında yapılacak Travel Turkey İzmir

fuarındaki kendi standlarında sektöre

tanıtacak.


hotel restaurant

32 & hi-tech

gündem

POYD

TURİZM ÖĞRENCİLERİNİN

GELECEĞİNİ BU İMZAYLA

GARANTİLEYECEK!

Turizm sektörünün önde gelen isimlerinden Profesyonel Otel Yöneticileri

Derneği (POYD), hem sektörün hem de mesleki eğitim alan öğrencilerin

geleceğini garanti altına alan bir çalışmaya imza attı.

İstanbul Kültür Üniversitesi Turizm ve Otel

İşletmeciliği Programı ve Profesyonel

Otel Yöneticileri Derneği, turizm sektörü

ve üniversite koordinasyonunu sağlayarak

öğrencilerin sektöre girişini ve uyumunu

kolaylaştırmak, hızlandırmak ve verimini

arttırmak amacıyla bir protokol imzaladı.

İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü

Prof. Dr. Erhan Güzel ve Profesyonel Otel

Yöneticileri Derneği İstanbul Şubesi Yönetim

Kurulu Başkanı Muhammet Murat Cüntay

ve POYD üyelerinin katılımıyla imzalanan

protokol kapsamında; İKÜ, dernek üyelerine,

protokolün amacına uygun alanlarda

öğretim üyelerinin uzmanlığı ve onayı

dikkate alınarak eğitimler düzenleyecek ve

turizm alanındaki öğretim elemanlarının

dernek etkinliklerine katılımları konusunda

destek verecek. Dernek ise üyelerinin

İKÜ’deki derslerde ve söyleşilerde

konuşmacı olarak yer almalarını

sağlayacak. İKÜ’de turizm eğitimi alan

öğrenciler için eğitiminin parçası olarak staj

imkânı sağlayacak. İKÜ’de turizm eğitimi

alan öğrencilerinin mezuniyet sonrası

iş bulmalarına ve işe yerleştirilmelerine

yardımcı olacak. İKÜ’nün turizm eğitimi alan

öğrencilerine ‘Kariyer Koçluğu’ adı altında

turizm sektörü ve turizm işletmeleri ile ilgili

rehberlik yapacak.

Sertifika programları başladı

İstanbul Kültür Üniversitesi ile Profesyonel

Otel Yöneticileri Derneği (POYD) arasında

imzalanan protokol imzada kalmadı. Bu

kapsamda, Turizm ve Otel İşletmeciliği

Programı öğrencilerine yönelik sertifika

programları başladı.

Öğrencinin yetkinlikleri, bilgi-becerileri

ve özellikleri doğrultusunda kendisine

uygun olan alanı bulmasına ve ilerlemesine

yardımcı olmak amacıyla “Kariyer Koçluğu

ve Turizmde Hedef Sahibi Olmanın

Yararları Sertifika Eğitimi”, 17 Ekim 2017

tarihinde İstanbul Kültür Üniversite İncirli

Yerleşkesi’nde düzenlendi. Öğrencilerin

yoğun ilgi gösterdiği eğitim, POYD İstanbul

Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet

Murat Cüntay, Radisson Blu Pera Genel

Müdürü Ahmet Korkut, Sheraton Ataköy FB

Direktörü Atilla Özen ve Hawthorn Suites by

Wyndham Airport Nöbetçi Müdür Mert Cenk

Yorul tarafından gerçekleştirildi.


hotel restaurant

34 & hi-tech

gündem

Turizmde kalite

‘Her Şey’e Rağmen’ödüllendirildi

Skal International İstanbul Kulübü’nün bu sene 20.’si düzenlenen 2017 Skalite

Ödülleri ‘Her Şey’e Rağmen’ konseptiyle 27 Kasım Pazartesi günü Wyndham

Grand İstanbul Levent Hotel’de yapılan törenle sahiplerini buldu.

Turizm sektörünün otel, acente,

havayolu, kongre merkezi, vb. tüm

dallarının profesyonellerini çatısı altında

toplayan Skal International İstanbul Kulübü

Skalite Ödülleri Wyndham Grand İstanbul

Levent Hotel’de yapılan törenle sahiplerini

buldu.

82 yıllık geçmişiyle dünyanın en köklü

sivil toplum örgütlerinden biri olan Skal

International’in 90 ülkedeki yapılanması

içinde en büyük kulübü olan Skal

International İstanbul Kulübü’nün

düzenlediği bu özel geceye Skal İstanbul

Kulübü üyeleri, Skal Türkiye Federasyon

Yönetim Kurulu üyeleri, Skal Türkiye Bölge

Başkanları, Geçmiş dönem Dünya Başkanları

Salih Çene ve Hülya Aslantaş, TUROB

Başkanı Timur Bayındır, TUMAF Başkanı

Yalçın Manav, TUYED Başkanı Kerem

Köfteoğlu, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı

Metin Güler, Mersin Sanayi ve Ticaret odası

Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Asut ve

turizm sektörü kanaat önderleri katıldı.

Bu seneki ödüller ‘Her Şey’e

Rağmen’ dağıtıldı

Bu seneki Skalite’in konsepti ‘Her Şey’e

Rağmen’ olarak belirlendi. Kriterlere uygun

olan kurum ve kişiler kendilerini aday

gösterdikleri gibi; Skal üyelerinin de bu

kriterlere uygun aday belirlemeleri istendi.

İstanbul Skal Kulübü Yönetim Kurulu

ve Skal İstanbul Kulübü geçmiş dönem

Başkanlarından oluşan jüri tarafından

gerçekleşen ön elemeden sonra, finale kalan

adayların oylaması Skal üyeleri tarafından

Skalite 2017 gecesinde canlı olarak yapıldı.

Nebil Birgi’nin sunuculuğunu, Murat

Ali Aydın’ın sanat yönetmenliğini, KM

Events Kurucu Başkanı Meltem Tepeler’in

organizasyonunu yaptığı geceye işitme

engelliler dans ve ritm atölyesi projeleri

gerçekleştiren So Türkiye, Özel Olimpiyatlar

organizasyonu ayrıca Samsun’da yapılan 23.

İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları açılışında

da sahne alan Deaf Dance Academy küçük

bir bale ve ritim gösterisi ile yer aldı. Geceye

Deaf Dance Academy’nin Kurucusu ve Sanat

Yönetmeni Salim Sinar da katıldı.

Ödül töreni ilk defa interaktif

olarak yapıldı

Bu yıl ilk defa interaktif olarak gerçekleşen

ödül töreni sırasında sahne alan ‘Türkiye’nin

ilk Dans Eden Orkestrası’ Jukebox Orkestra

da yine seyircilerin keypadlerle seçtiği

şarkıları canlı olarak seslendirdi.

Özel ödül Turkey Home projesinin

oldu

Skalite 2017 Skal İstanbul Kulübü Özel Ödülü

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel

Müdürlüğü Turkey Home Projesine verildi.

Ödül Turkey Home Proje Koordinatörü

Nuraydın Arıkan takdim edildi.


Bu yıl 20.si düzenlenen 2017 Skalite Ödül töreniyle ilgili olarak Bahar Birinci, “Bu

yıl ‘Her Şey’e Rağmen’ dedik. Son iki seneden fazladır Türkiye’de turizm çok yara

aldı. Ancak ‘Her Şey’e Rağmen’ bazı kişi ve kurumlar yatırımları ve faaliyetleri ile hiç

yılmadan kahramanca büyük işlere imza attılar. Biz de bu sene Skalite Ödülleri için

onlara seslendik ve adaylarımızı onların içinden belirledik” diye konuştu.

Skalite 2017 Jüri Özel Ödülü

içinde bulunulan zorlu dönemde

her şeye rağmen ülkemize

güvenmeyi hiç bırakmayan, bu

dönemde İstanbul’daki otellerine

bir yenisini ekleyen, Küçükyalı

ve Sapanca’da iki yatırıma daha

imza atan ve ‘Her Şey’e Rağmen’

Türkiye’nin Dünya’nın en önemli

ülkelerinden bir olduğuna,

Türk markalarının yurt dışında

da yaygınlaşması gerektiğine

inanan Elite World Hotels’e

verildi. Ödülü Elite World Hotels

Genel Müdürü Ünsal Işık aldı.

Diversey Özel Ödülü, bu yıl

Antalya’ya 7. Hoteli’ni açma

girişimciliğini gösteren, herşeye

rağmen, çevreyi koruma adına

sürdürülebilirlik kavramını

destekleyen grup Stone Group’a

verildi. Ödülü Stone Group Royal

Seginus Yönetim Kurulu Üyesi

Gizem Taş aldı. Uluslararası

Skal Dernekleri Federasyonu

Özel Ödülü Gazi Üniversitesi

Öğretim Üyesi Prof. Dr.

Muharrem Tuna’ya verildi.


hotel restaurant

36 & hi-tech

gündem

Jolly Tur 1 Ocak’ta yeni teknolojik alt yapıya start verecek

Yurt dışından 400 binden fazla oteli sisteme dahil edecek

Jolly Tur, 2017’yi hedeflerin aşıldığı bir

yıl olarak kapatmaya hazırlanırken,

2018’e Türkiye turizmine yeni bir soluk

getirecek, pazarı büyütecek, ezberleri

bozacak kadar iddialı yatırımlarla ve

hedeflerle giriyor. Bugün itibariyle yüzde

50’ye varan indirimlerle erken rezervasyon

kampanyasını da başlatan Jolly Tur, 2017’de

yüzde 45’lik büyüme hacmine ulaşırken,

2018 için hedef büyümeyi yüzde 50 olarak

belirledi. 2018’deki büyümenin ana dinamiği

ise üzerinde dört yıldır çalışılan büyük

teknoloji yatırımının devreye girmesi

olacak. Jolly Tur’un erken rezervasyon için

start verdiği, yenilikçi projelerini ve yeni

hedeflerini paylaştığı basın toplantısı Jolly

Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar,

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Mert Vardar, Jolly Tur Yönetim Kurulu

Üyesi ve Genel Müdür Figen Erkan ile tüm

departman müdürlerinin ev sahipliğinde

gerçekleştirildi.

Mete Vardar: “2018’e yeni

yatırımlar ve hedeflerle

giriyoruz”

Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete

Vardar, 2018 erken rezervasyon dönemini

bugün, yüzde 50’ye varan indirimlerle

başlattıklarını belirterek, turizm için zorlu

bir dönem olarak geçen 2017’yi sektörün

de üzerinde büyüme oranıyla kapattıklarını

açıkladı. 2018’e Türk turizminde atmosferi

değiştirecek yeni yatırımlar ve hedeflerle

girdiklerinin altını çizen Mete Vardar,

teknoloji yoğunluklu yatırımlarla global

şirket olma yolunda en kritik adımı

attıklarına dikkat çekti. Öncelikle 2017

performanslarının altını çizen Mete Vardar,

ulaştıkları yüzde 45’lik büyüme hacimlerinde

31 yıldır hiç ödün vermedikleri misafir

memnuniyeti ve bu doğrultudaki yatırımları

en önemli unsur olarak gösterdi. Mete

Vardar, 2017 gibi kritik bir yılda misafir

memnuniyeti için çok daha etkili adımlar

attıklarını belirtti.

Türkiye’de turizme yeni ufuklar

kazandıracak teknoloji yatırımı

2018’e çok daha iddialı hedefler ve bu

hedeflerin en büyük kaynağı olan yatırımların

sonuçlarıyla girdiklerine dikkat çeken Mete

Vardar, belirledikleri yüzde 50’lik büyüme

hedefinin dinamiklerine işaret etti. 1 Ocak

2018 itibariyle hayata geçirecekleri teknoloji

yatırımıyla 31 yıllık planları dahilinde global

bir turizm şirketi olma yolunda büyük adım

attıklarını vurgulayan Mete Vardar, sadece

Jolly için değil, Türk turizmi için de yeni bir

güzergâh yaratan bu yatırımla iddialarını

dünya çapına taşıyacaklarını vurguladı. Bu

yatırım için her biri kendi alanının en iyi

uzmanlarından oluşan 50 kişilik ekibin Mert

Vardar ile birlikte dört yıl boyunca çalıştığını

söyleyen Mete Vardar, “Bu yoğun çalışmanın

ve yatırımın sonucunda Türkiye’ye ve Türkiye

turizmine yeni ufuklar açacak bir teknoloji

platformu kazandırdık’’ dedi. Yatırımlarının

teknolojiyle sınırlı olmadığının altını çizen

Mete Vardar, farklılaşan beklentiler

doğrultusunda pek çok özel turu programa

aldıklarını ifade ederek, Jolly Tur’un yeni

döneminde çok daha eğlenceli ve aktif

olacağını kaydetti.

“Turizm Şurası kararlarının

uygulanmasıyla 2023 hedefi

aşılabilir”

Mete Vardar’ın dikkat çektiği bir diğer konu,

düzenlenen Turizm Şurası oldu. Jolly Tur

olarak İç Turizm Komisyonu’nda yer aldıkları

Turizm Şurası’ndan alınan kararların,

Türk turizmine büyük katkıları olacağına

inandıklarını vurgulayan Mete Vardar,

“Alınan kararların uygulanacağına büyük

bir inancımız var. Kararların uygulanması

halinde turizm sektörü, Türkiye’nin cari

açığının kapatılmasında çok daha büyük

katkılar yapacaktır. Ayrıca, bu kararlarla

Türk turizmi için belirlenen 2023 hedeflerini

aşabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

2018 ile ilgili sektörel öngörülerde de

bulunan Mete Vardar, sadece Türkiye’de

değil, tüm dünyada yaşanan olumsuzluklar

sürecinin sonlanacağına inandıklarını

belirterek, “Aslında turizmin gelişmesi,

halklar arasındaki kardeşlik bağlarının daha

güçlü bir şekilde tesis edilmesi anlamına

da geliyor. Ki, bunun sağlanabileceğine

olan inancımız tam” dedi. Öte yandan,

2018’de iç turizmin İngiliz turist ve Rus turist

sayısındaki ciddi artış nedeniyle büyüyeceğini

öngördüklerini kaydeden Mete Vardar,

yerli turistin iyi fiyat ve yer avantajından

yararlanabilmesi için erken rezervasyonu

önemini vurguladı. Mete Vardar, Rusya

ve İngiltere’den de yüzde 50 civarında bir

yükseliş beklediklerini belirtirken, ayrıca Çin

ve Hindistan gibi yeni pazarların etkisinin

de 2018’den itibaren daha etkin bir şekilde

hissedileceğini belirtti.


Türk rehberlerin Çince telaşı

Son yıllarda Çin’den Türkiye’ye gelen turist sayısındaki artışın, 2018 yılının Çin’de ‘Türkiye

Turizm Yılı’ olarak ilan edilmesiyle daha da büyümesi bekleniyor. Türkiye’de Çince bilen turist

rehberi sayısının düşük olması, rehberlerin Çince öğrenmesini zorunlu kılıyor.

Her yıl 130 milyondan fazla Çinli

turist yurt dışına seyahat ediyor.

Özellikle tarih ve doğa turizmine

oldukça meraklı olan Çinli turistlerin yeni

gözdesi Türkiye oldu. Son bir yıldır Çin’den

Türkiye’ye gelen turist sayısında ciddi bir

artış gözlenmesi, Çince bilen rehber açığını

gözler önüne serdi.

Çince bilen turist rehberi

aranıyor

Türkiye’ye seyahat eden Çinli turist

sayısında ciddi bir artış olmasına rağmen

Çince bilen rehber sayısında henüz bir artış

yok. Bu durum karşısında Türk - Çin Kültür

Derneği ile TUREB (Turist Rehberleri Birliği)

arasında yapılan bir anlaşma ile rehberler

için özel Çince eğitimleri verilmeye başlandı.

İstanbul’da başlayan bu eğitimlerin Ankara,

Antalya ve Nevşehir’de de devam etmesi

planlanıyor. Çok sayıda turist rehberi,

Çince eğitimlere katılmak için başvuruda

bulunuyor.

Türkiye tarihi Çin dilinde

öğretiliyor

Rehberler için düzenlenen Çince eğitimler

hakkında bilgi veren Türk - Çin Kültür

Derneği Eğitim Direktörü Ebru Demircigil,

“Turist rehberleri için özel olarak

hazırladığımız eğitim programımızda

Türkiye’nin Çinliler tarafından en çok merak

edilen yerlerini, rehberlerimize Çince olarak

hazırladığımız özel kaynaklarla öğretiyoruz.

Çinli öğretmenlerimiz, hem turistik yerlerin

Çincelerini öğretiyorlar hem de Çinlilerin

genel yaşam alışkanlıkları ve kültürleri

hakkında bilgiler veriyorlar. Bu sayede

ülkemize gelen Çinli turistlerin mutlu

bir şekilde ülkelerine geri dönmelerini

sağlamış olmayı amaçlıyoruz.” dedi.

Çince eğitimlerimize katılmak isteyen

turist rehberlerinin vakit kaybetmeden

derneğe başvurmalarında fayda gördüğünü

belirten Demircigil, yeni açılmasına

rağmen İstanbul’daki ilk Çince grupların

kontenjanlarının dolduğunu ifade ederken

yeni grupların açılacağının da müjdesini

verdi.

Hediyeleşme kültürü çok yaygın

Çinlilerin hediyeleşme kültürlerinin

çok gelişmiş olduğunun altını çizen

Demircigil, Çince bilen rehberlerin ve

satış mağazalarındaki satış temsilcilerinin

Çinli turistlerle çok daha yakın iletişim

kurabileceğini ve bu sayede hediyelik ürün

satışlarının da bir hayli artacağını belirtti.

2018 yılı Çin’de Türkiye Turizm

Yılı

2018 yılının Çin’de “Türkiye Turizm Yılı”

olarak ilan edilmesi, Çin’den gelecek olan

turist sayısını olumlu yönde etkilemesi

bekleniyor. Hızla hazırlıklara başlayan

Kültür ve Turizm Bakanlığı da 2018 yılında

Çin’de Türkiye’nin tanıtımı için bir dizi

programlar düzenlemeyi amaçlıyor.

Çin’de Türkiye tanıtımları artıyor

Çin turizmi konusunda uzun yıllardır

faaliyet gösteren Ligarba Turizm ve Seyahat

Acentası Genel Müdürü İrfan Karslı, Çinli

turistlerin sayısında zaten ciddi bir artış

olduğunu ancak gerçekleştirilecek olan

tanıtımlarla bu sayının daha da artacağını ve

çok daha fazla Çinli turistin Türkiye’yi tercih

edebileceğini belirtti.

Karslı; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın

2018 yılında Çin’de düzenleyeceği tanıtım

etkinliklerinin bir hayli önem taşıdığını

ve yapılacak tanıtımların, Çinlilerin

turizm beklentilerinin de göz önünde

bulundurularak yapılmasında oldukça fayda

olduğunu dile getirdi. Bu amaçla Ligarba

Turizm’in Çin’de bulunan tüm Çinli ve Türk

personeline özel olarak eğitim vermenin

önemine vurgu yaptı.


hotel restaurant

38 & hi-tech

gündem

Türkiye’nin en çok turist çeken

şehirleri belli oldu

Türkiye’ye yılın ilk on ayında gelen turist sayısı, geçtiğimiz yılın

aynı dönemine göre yüzde 28 artış gösterdi. 2017 yılının ilk on aylık

diliminde 29 milyonu aşkın turist Türkiye’yi ziyaret etti.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press,

Türkiye’nin turizm istatistiklerini inceleyerek

medya araştırması gerçekleştirdi. Turizm yıl

içerisinde 256 bin 96 habere konu olurken, Ajans Press’in

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerinden elde ettiği bilgilere

göre Antalya turizmde en büyük hareketliliğin yaşandığı

il oldu. Yılın ilk on ayında Antalya yüzde 31’lik artışla 9

milyon 255 bin turist ağırladı, ikinci sırada 9 milyon 8 bin

turisti ağırlayan İstanbul yer alırken Edirne yüzde 9’luk

artışla 2 milyon 703 bin turisti ağırladı. Antalya, İstanbul

ve Edirne turizmde en çok artışın yaşandığı iller oldu.

Bir yıllık turist 10 ayda geldi

Geçtiğimiz yılın tamamında 25,3 milyon ziyaretçiyi

ağırlayan Türkiye, bu yılın ilk on aylık diliminde gelen

turist sayısıyla bu rakamı aşmış bulunuyor.Turizmde

yaşanan hareketliliğin birincil nedeni olarak Rusya

ile yaşanan uçak krizinin çözülmesi ve politik krizin

sonlanması olarak gösterildi. İlk on ayda Türkiye’ye

gelen Rus turist sayısı 766 bin 871’den 4 milyon 656 bine

yükselirken, Rusya, Türkiye’ye en çok turistin geldiği ülke

konumunda bulundu. İkinci sırada ise düşüş olmasına 3

milyon 336 bin 7 kişiyle Almanya yer alırken, İran 2 milyon

118 bin 263 turistle üçüncü sırada yer aldı.


hotel restaurant

40 & hi-tech

gündem

TÜRK TATİLCİLER

KIŞ TURİZMİNİ ÇOK SEVDİ

Yerli turistin kış turizmine olan ilgisi her geçen yıl artıyor. Geçen yıl, bir

önceki yıla göre yüzde 15 artış yaşanan kış turizminde, bu kez yüzde 40’ın

üzerinde büyüme bekleniyor.

Türkiye’nin önde gelen turizm

portallarından tatilsepeti.com’un

Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz,

Ekim ayında başlayan kış erken rezervasyon

dönemini değerlendirdi. Özellikle çalışan

kesimin yıllık izinlerinin tamamını yazın

kullanmak yerine, yıl içine yaymayı tercih

etmesiyle birlikte sektörün bu kampanyaya

başladığını belirten Küçükyılmaz, “Kış erken

rezervasyon kampanyası, sektörde bu yıl

dördüncü kez uygulanıyor. Kampanyaya

olan ilgi her geçen yıl artıyor. Geçen yıl

yaklaşık 120 bin kişinin bu kampanyadan

yararlandığını düşünüyoruz. Bu kış ise yüzde

40 büyüme bekliyoruz. Aldığımız meteoroloji

tahminlerine göre, geçen yıla göre daha

yoğun kar yağışı bekleniyor, bu da kış

tatiline olan ilgiyi artıracaktır” diye konuştu.

Türkiye’de 300’ün üzerinde kayak,

termal ve spa otelinin olduğunu söyleyen

Küçükyılmaz, kış turizminin hacmini yerli

turistler ve kapalı grup organizasyonlarının

(MICE) belirlediğini de sözlerine ekledi.

İşte kış turizminin beş gözde

merkezi

tatilsepeti.com’un verilerine göre, kış

turizminde en çok kayak ve termal otelleri

tercih ediliyor. 30 Kasım’a kadar devam

edecek kış erken rezervasyon kampanyası

kapsamında gecelik kişi başı fiyatlar, Yalova

termal bölgesinde 67 TL, Afyonkarahisar

termal bölgesinde 76 TL, Uludağ’da 92 TL,

Kartalkaya’da 110 TL, Palandöken’de ise 185

TL’den başlıyor. Aralık ayında geçerli olan

bu fiyatların yanı sıra, birçok termal otel

hafta içi konaklamalarda ücretsiz geceleme

imkanı sunuyor. Erciyes ve Palandöken

bölgelerinde minimum üç gece konaklayan

misafirlere ücretsiz gidiş dönüş havalimanı

transfer hizmeti, Uludağ ve Kartalkaya

bölgelerinde ise ulaşımda indirim

sağlanıyor. Kampanyalara ek olarak, birçok

tesis 0 - 6 yaş veya 0 - 8 yaş grubundan

ücret almıyor.


Sağlık sektörü CNR EXPO’da buluştu

Türkiye’nin medikal turizmdeki hedefleri İstanbul Sağlık Fuarı’nda masaya yatırıldı.

CNR EXPO Yeşilköy’de düzenlenen

İstanbul Health Expo Fuarı ve

Kongresi yoğun ilgi gördü. Fuara Suudi

Arabistan, Katar, Kosova, Ürdün, Lübnan,

İran ve Irak başta olmak üzere 20 ülkeden

tıbbi cihaz ve malzeme alıcıları kalıtım

gösterdi. Sağlık alanında ilgi çekici pek çok

konunun gündeme getirildiği Uluslararası

Bütünleşik Sağlık ve Bakım Kongresi’nde

6 salonda, 70 oturum gerçekleşti ve 200’ün

üzerinde konuşmacı, 20 ülkeden, 500’ü

yabancı olmak üzere toplam 3500 katılımcı

ile buluştu. Kongrede, Türkiye’nin medikal

turizmdeki 5.6 milyar dolarlık gelir hedefine,

termal sağlık turizminde dünyada 7’inci

Avrupa’da 3’üncü sırada olduğuna dikkat

çekilerek, bu alanlarda yapılan çalışmalar

masaya yatırıldı.

5.6 milyar dolarlık medikal

turizm geliri

Uluslararası Bütünleşik Sağlık ve Bakım

Kongresi’nde Türkiye’nin bakım turizmi

hedeflerini anlatan Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığı Şube Müdürü Mehmet Kürşat

Aldemir, 10. Kalkınma Planı’na göre

Türkiye’nin medikal turizmde dünyanın ilk

5 ülkesi arasında yer alma ve 5.6 milyar

dolar gelir elde etme hedefi olduğunu

hatırlatarak, “Engelli ve yaşlı bakım

turizmindeki çalışmalarımızı sağlık

turizminin hedeflerine göre düzenliyoruz.

Bakım turizmi için hedef pazarımız üzerine

analiz çalışmaları yaparak, ülkemizin

tanıtımını yapıyoruz. Henüz Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nda

konuyla ilgili müstakil bir bilim yok. Sadece

bakım turizmi ile ilgilenecek bir ekibin

oluşturulmasına ihtiyaç var” diye konuştu.

Atalmış: “Türkiye, termal sağlık

turizminde dünyada 7’inci

Avrupa’da 3’üncü sırada”

Yaşlı bakım hastalarında termal sağlık

turizminin yeri hakkında bilgi veren

Bursa Sağlık Turizmi Derneği’nden

Çiğdem Atalmış, Türkiye’nin termal sağlık

turizminde dünyada 7’inci Avrupa’da ise

3’üncü sırada olduğuna dikkat çekerek,

sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya

hızla yaşlanıyor. Yaşlılığa bağlı kronik

hastalıklarımız da artıyor. Dünya nüfusunun

yüzde 9’unu 65 yaş üstü oluşturuyor.

2100’de yaşlı nüfus ömrün uzamasına

bağlı olarak artacak. Buna bağlı olarak

küresel sağlık termal turizmi bir endüstri

haline geldi. Kar marjı çok yüksek olan

termal sağlık turizmi bölgesel gelişmeye

katkı sağlıyor. Hawaii, Finlandiya, İspanya,

Malezya, Slovakya, ABD Macaristan

Japonya, Fransa’nın termal turizm

konusunda ciddi yatırımlar var.”

“Türkiye, termal turizmde 5

yılda 7 milyon kişiyi ağırladı”

Medikal turizmde son 5 yılda 7 milyon kişi

ağırlandığını kaydeden Atalmış sözlerini

şöyle sürdürdü: “Doluluk oranlarımız

yeterli değil. Termal sağlık turizmi

konusunda Macaristan ve Romanya’da

özellikli programlar mevcut. Tesislerinde

yüzbinleri ağırlıyorlar. Avusturya 1350 kişiyi

tedavi edecek tek bir tedavi merkezine

sahip. Türkiye’de Yalova, Bursa, İzmir,

Afyonkarahisar’da merkezlerimiz var.

Mevcut kaynakların fizibilitesi yapılmalı.

Kaynağın bulunduğu yerin tarihi kültürel

doğal güzellikleri ortaya konmalı. Dünyada

termal sağlık turizminde başarılı olmak

için 3. yaş yaşam merkezleri oluşturmaya

yönelik potansiyel ve farkındalığımızı ortaya

koymalıyız. İskandinav ülkeleri bu alanda

yatırım yapmaya hazır. AB ülkelerinin tercihi

olan ülkemiz termal sağlık turizmi için

biçilmiş kaftan.”

Kadayıfçıoğlu: “Sağlıkta booking

sistemi için 100 milyon dolara

ihtiyaç var”

Türkiye’deki doğa turizmi ve sağlıklı yaşam

merkezleri ile ilgili bilgi veren iş adamı Salih

Kadayıfçıoğlu, sağlık turizmi konusunda

ülkemizde gayretli çalışmalar olduğunu

ancak bu konuda bir felsefenin olmadığına

dikkat çekerek, “Biz sağlık turizmi felsefesi

için epey bir kafa yorduk. Türkiye, dijital

platformu da dikkate alarak ona göre

sağlık turizmi politikalarını belirlemeli.

2030’lu yıllar düşünülerek yapılan şehir

hastanelerimiz geliyor. Bunları da sisteme

kazandırmak adına hızlı bir şekilde booking

sistemini hayata geçirmeliyiz.” ifadelerini

kullandı.


hotel restaurant

42 & hi-tech

yeni yatırımlar

Rezidans sahibi ve işletmecisi şirketler

arasında uluslararası platformda

lider konumda yer alan Ascott Limited

dünya çapındaki genişlemesini, Türkiye’de

hizmete sunduğu The Somerset Maslak

İstanbul rezidans-otel ile sürdürüyor.

Maslak 1453’ün içerisinde

konumlanıyor

İki milyon metrekareden fazla alanıyla

Avrupa’nın en büyük yaşam tarzı kompleksi

olma unvanını taşıyan Maslak 1453’ün

içerisinde yer alan Somerset Maslak, 165

otel dairesiyle iş seyahatinde olan veya

ailesiyle tatil yapan kişilerin ya da Türkiye’de

yaşayan yabancıların da ihtiyaçlarına cevap

verebilecek otel dairelerinden oluşuyor.

Somerset Maslak İstanbul’da misafirler,

stüdyo dairelerden dört yatak odalı dairelere

kadar birçok seçeneği değerlendirebiliyor.

Her biri, “evden uzakta yuva hissi” vermek

için tasarlanan dairelerin tümünde tam

teçhizatlı mutfak, ayrı oturma ve yemek

odaları da bulunuyor. Kullanıma hazır

ve eşyalı rezidans dairelerinden oluşan

Somerset Maslak İstanbul’da, 24 saat açık

resepsiyon, günlük oda temizliği, kablosuz

internet, vale, bebek bakıcılığı ve elektronik

kart erişimiyle güçlendirilen güvenlik

hizmeti veriliyor.

Şehir otelciliğine yeni bir boyut

getiriyor

İstanbul’un en önemli ticari merkezlerinden

biri olan Maslak’ta; birçok uluslararası

kuruluşun yanı sıra Nişantaşı Üniversitesi

ve İstanbul Teknik Üniversitesi gibi önemli

eğitim kurumlarının çok yakınında yer alan

Somerset Maslak İstanbul, şehir otelciliğine

yeni bir boyut getiriyor. Yakınlarında İstinye

Park, Türk Telekom Arena, İstanbul’un

en yüksek binalarından İstanbul Sapphire

gibi cazibe merkezlerinin bulunması,

Somerset Maslak’ın misafirlerinin çok

kısa bir sürede İstanbul’u keşfetme ve

sosyal olanaklarından yararlanma fırsatı

bulmalarını sağlıyor.

Somerset Maslak

İstanbul, Avrupa’nın

en büyük yaşam

kompleksinde birinci

sınıf hizmet ve

lokasyon farkıyla ev

konforu sunuyor…

Hem uzun hem de kısa vadeli

konaklamalar için ideal

Somerset Maslak İstanbul, hem uzun hem

de kısa vadeli konaklamalar için gerekenleri

karşılıyor. Gün içinde İstanbul’un canlı

şehir hayatını keşfeden ziyaretçiler,

günün sonunda rezidans dairelerinde ev

konforunda konaklayabiliyor. Somerset

Maslak İstanbul’da kahvaltı odası, spor

salonu, lounge, yüzme havuzu ve çocuk oyun

odası da bulunuyor.


Miccolis: “Ascott’ın ilk rezidans-otelini

açmaktan mutluyuz”

Yeni yatırımlarının açılışı dolayısıyla İstanbul’u ziyaret eden

Ascott Orta Doğu & Türkiye Sorumlusu Vincent Miccolis,

İstanbul gibi yaşayan ve hareketli bir şehirde Ascott’ın ilk

rezidans-otelini açmaktan dolayı mutluluk duyduklarını

belirterek “31 ülkede 120’den fazla şehirde misafirlerinin

takdirini kazanmış ağırlama hizmetimiz artık İstanbul’da

da tecrübe edilebilecek. Yüzyıllardır farklı kültürlerin

buluşma noktası olan İstanbul’a dünyanın dört bir yanından

ziyaretçilerimizi bekliyoruz” dedi.

Somerset Maslak İstanbul’da, şehrin en hareketli

iş merkezinde bulunduğu ve birçok ilgi çekici yapıya

yakın mesafede olduğu için hem gezi hem de iş amaçlı

misafirleri ağırlamayı umduklarını belirten Miccolis,

“Bulunduğu konum itibariyle hem keyif hem de iş amaçlı

seyahat eden gezginlerin ilgisini çekeceğimiz inancındayız.

Somerset Maslak İstanbul, kaliteli ürünlerin, kusursuz

hizmetin ve eşi benzeri olmayan konforun bir araya geldiği

bir rezidans olarak İstanbul’da özel bir yer edinecek. Üst

kalite otel tarzı hizmetimiz ve tesislerimizle misafirlerimize

dairelerinde lüks bir deneyim yaşatacağız” diye konuştu.

Somerset Maslak

İstanbul’da misafirler,

stüdyo dairelerden dört

yatak odalı dairelere

kadar birçok seçeneği

değerlendirebiliyor.

Her biri, “evden

uzakta yuva hissi”

vermek için tasarlanan

dairelerin tümünde

tam teçhizatlı mutfak,

ayrı oturma ve yemek

odaları da bulunuyor.


hotel restaurant

44 & hi-tech

yeni yatırımlar

Global Ports

Holding’den

Lizbon’a

kruvaziyer

terminali

Türkiye’nin küresel markası Global Ports

Holding, ileri teknolojisi ve benzersiz

tasarımı ile otoritelerin ‘olağanüstü’

olarak nitelendirdiği, Portekiz’in ikonik

yapılarından birine imza attı. Lizbon’da 10

Kasım’da düzenlenen ödüllü yeni terminal

binasının resmi açılış törenine, Lizbon

yerel yönetiminin yanı sıra Portekiz

hükümeti de en üst düzeyde ilgi gösterdi.

14’ü kruvaziyer ve 2’si ticari olmak üzere

8 ülkede toplam 16 liman ile kruvaziyer

liman işletmeciliğinin dünya lideri Global

Ports Holding, uluslararası başarılarına bir

yenisini daha ekledi. Global Ports Holding

bünyesinde yer alan Lizbon Kruvaziyer

Limanı’nda inşa edilen yeni terminal binası

tamamlanarak hizmete girdi. 24 milyon

Euro’luk yatırımla iki yılda tamamlanan

yeni terminal binası, kruvaziyer turizmde

dünyanın en modern ve en etkileyici

terminalleri arasında yer alıyor. Portekizli

ünlü mimar João Luís Carrilho da Graça

tarafından tasarlanan yeni terminalin

odağında; şehirdeki sıkışıklığı önlemek amacı

ile sürdürülebilirlik ve turistlerin sorunsuz

dolaşımı yer alıyor. Yeni terminal, “limanda

geminin kesintisiz bir uzantısını yaratma”

ana fikriyle; yolcuların iniş ve binişi için

mükemmel olanaklar sunuyor.

Benzersiz olanaklarıyla Lizbon’a

ivme kazandıracak

VIP yolcular ve mürettebat için özel hızlı kayıt

avantajlarının da bulunduğu terminalde,

yetkili makamların ofisleri ve idari birimler

de yer alıyor. Güvenliğin de en üst seviyede

sağlandığı yeni terminal binasında, iki adet

tutma bagaj hattı ve yedi adet x-ray hattının

yanı sıra ileri teknolojiye ait tüm güncel

altyapılar da bulunuyor. Terminalde 80

otobüs ve taksi park yerlerinin yanı sıra 360

araçlık otopark da yer alıyor. İleri teknolojisi,

konforlu, hızlı ve kaliteli hizmeti, cazip

avantajları ve yüksek kapasitesi ile yeni

terminalin, kruvaziyer turizmde geçen yıl

311 gemi ve 523 bin turisti ağırlayan Lizbon’a

ivme kazandırması bekleniyor.

Açılışa Portekiz hükümetinden

üst düzey ilgi

GPH CEO’su Emre Sayın ile liman

işletmesindeki ortakları Grupo Sousa’nın

CEO’su ve Lizbon Kruvaziyer Limanı Başkanı

Luís Miguel Sousa’nın ev sahipliğinde 10

Kasım Cuma günü gerçekleştirilen yeni

terminalin resmi açılış törenine, Portekiz

Hükümeti de büyük ilgi gösterdi. Global

Yatırım Holding ve Global Ports Holding

Yönetim Kurulları Başkanı Mehmet Kutman

ve Global üst yönetiminin hazır bulunduğu

törene; Portekiz Başbakanı António Costa,

Denizcilik Bakanı Ana Paula Vitorino ile

Lizbon Belediye Başkanı Fernando Medina

da katıldı.

Sayın: “Her ülkede yerel olarak

gelişmeyi arzuluyoruz”

Dünyanın en büyük ve bağımsız liman

işletmecisi olarak, dünyanın farklı

bölgelerinde limanlar işlettiklerine vurgu

yapan Global Ports Holding CEO’su Emre

Sayın, “Tüm hedefimiz uluslararası olmasına

rağmen, her zaman işlettiğimiz limanların

bulunduğu ülke ve bölgelerde yerel

olarak gelişmeyi arzuluyoruz. Ayrı ayrı her

limanımızda, her zaman kendimizi evimizde

hissetmek istiyoruz. Bu güzel ülkeye katkıda

bulunacak bir projenin parçası olmak bizi çok

mutlu etti. Yerel ortağımız Sousa ile birlikte

başta Portekiz hükümeti olmak üzere Lizbon

Belediyesi ve Liman Otoritesi ile çok iyi bir

işbirliği gerçekleştirdik. Görevimiz büyük

cruise gemililerini ve müşteriyi getirmek, ilk

aşamada bile beklentimiz %20 daha fazla

müşteri. Önümüzdeki yıl %20 daha fazla

yolcu bekliyoruz” diye konuştu.

Kutman: “Lizbon Terminali,

küresel örnek”

Global Yatırım Holding ve Global Ports

Holding Yönetim Kurulları Başkanı Mehmet

Kutman ise Dünyanın lider kruvaziyer

işletmecisi olarak farklı ülke, liman ve iş

kültürlerindeki en iyi uygulamaları bir araya

getirme avantajına sahip olduklarına vurgu

yaparak, “GPH, bu avantajı ile bulunduğu

her limanda öncelikle hizmet kalitesi,

verimi ve hızı konusunda önemli gelişmeler

sağlıyor. Bunun yanı sıra yaptığı yatırımlarla

da, yönettiği limanlarla birlikte bulunduğu

bölgeye de katkı sağlıyor, kruvaziyer turizme

katkı sağlıyor. GPH bu doğrultuda, inorganik

büyümesinin yanı sıra organik büyümesine de

güçlü bir şekilde devam ediyor. Bu anlamda

Lizbon’a hediyemiz olan yeni terminal

binası da, teknolojisinden tasarımına, yolcu

hizmetlerinden kapasitesine kadar küresel

kruvaziyer turizme örnek teşkil ediyor” dedi.


hotel restaurant

46 & hi-tech

yeni yatırımlar

Renkli ve dinamik otel markası Park Inn by Radisson, Türkiye’deki altıncı otelini

İstanbul Ataşehir’de açtı. Park Inn by Radisson markasının da aralarında

bulunduğu Carlson Rezidor Hotel Group, Türkiye’de açılmış olan ve açılması

planlanan 24 otel ve 4 bin 600 odadan oluşan bir portföye sahip bulunuyor.

Carlson Rezidor Hotel Group’un renkli

ve dinamik markası Park Inn by

Radisson, Türkiye’deki altıncı oteli

olan Park Inn by Radisson Istanbul Ataşehir

otelini hizmete açtı. Carlson Rezidor Hotel

Group Orta Doğu, Türkiye & Afrika Kıdemli

Bölge Başkan Yardımcısı Tim Cordon, yeni

otelin açılışıyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Renkli Park Inn by Radisson markamızın

en yeni üyesi olan Park Inn by Radisson

İstanbul Ataşehir’i açmaktan büyük bir

mutluluk duyuyoruz. Türkiye için gelişme

stratejimizi uygulamaya devam ediyor,

lüks otel markamız olan Radisson Blu ile

kendi segmentinde lider olduğu İstanbul’da

büyümeye devam ediyoruz. Portföyümüzdeki

Park Inn by Radisson markası orta ölçekli

seyahat edenler için sade ve katma değerli

seçenek isteyen seyahatseverler için özel

olarak tasarlandı.” dedi.

Park Inn by Radisson Istanbul Atasehir’in

Genel Müdürü, Mustafa Gültekin ise

“İstanbul’un yeni ve gelişen semti Ataşehir’e

Park Inn by Radisson’un renkli konseptini

getirmekten memnuniyet duyuyoruz.

Otel, ideal bir konum sunarken şehir

merkezine, havaalanına ve hareketli olan

ticaret bölgesine yakın konumuyla ideal

bir konaklama sunuyor. Tutkulu ekibimiz,

misafirlerimize mutluluk garantisi ile renkli

bir konaklama deneyimi sunmak için büyük

bir heyecan duyuyor.” dedi.

İstanbul Uluslararası Finans

Merkezi’nin yakınında

Park Inn by Radisson, Istanbul Ataşehir,

Anadolu yakasının hızla gelişen semti

Ataşehir’de yer alıyor. Otel şehir

merkezine ve Sabiha Gökçen Uluslararası

Havalimanına yakın, Atatürk Uluslararası

Havalimanı’na ise sadece 26 kilometre

Park Inn by Radisson Istanbul

Atasehir’in Genel Müdürü

Mustafa Gültekin


uzaklıkta bulunuyor. İstanbul’un modern

yerleşim bölgelerinden biri olan ve iş

merkezlerine de yakın bir konumda olan

Ataşehir’de açılan yeni otel, önemli bir

uluslararası finans merkezi haline gelmesi

beklenen, ülkenin finans yönetim birimlerini,

büyük bankaları ve diğer ilgili şirketleri

barındıracak olan İstanbul Uluslararası

Finans Merkezinin (IFFC) de yakınında yer

alıyor. Ayrıca bilinen alışveriş merkezlerine

ve sosyal aktivitilere ev sahipliği yapan Ülker

Spor Arena’ya da çok yakın bir mesafede

konumlanıyor.

127 odalı

Otelin 127 modern odası misafirlerin

konforu düşünülerek ve markaya uygun

olarak renkli ve ferah bir tarzda tasarlandı.

Tüm odalarda, klima kontrol paneli,

değiştirilebilir aydınlatma sistemi ve

ücretsiz yüksek hızda internet bağlantısı

bulunuyor. Otelin hızlı check in ve check

out servisi ile fitness merkezi sıklıkla

seyahat eden misafirlerin temel ihtiyaçlarını

karşılıyor.

Dört adet çok amaçlı toplantı

salonuna sahip

Otelin restoranı şık ambiyansı ile kahvaltı,

öğlen ve akşam yemeklerinde yerel ve

uluslararası lezzetleri sunuyor. Toplantı ve

etkinlik alanında 68 misafir kapasiteli ve

dört adet çok amaçlı toplantı salonuna sahip

olan otel, gün ışığı ile aydınlanan salonları

en son teknolojiye uygun olarak tasarlandı

ve ücretsiz yüksek hızda internet bağlantısı

olanağı sunuyor.

Carlson Rezidor Hotel Group Orta

Doğu, Türkiye & Afrika Kıdemli Bölge

Başkan Yardımcısı Tim Cordon

Ataşehir’de açılan yeni otel, önemli bir uluslararası

finans merkezi haline gelmesi beklenen, ülkenin

finans yönetim birimlerini, büyük bankaları ve diğer

ilgili şirketleri barındıracak olan İstanbul Uluslararası

Finans Merkezinin (IFFC) de yakınında yer alıyor.


hotel restaurant

48 & hi-tech

yeni yatırımlar

Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı

Limak ve Summa ortaklığıyla hizmete girdi

İnşaat çalışmaları Limak ile Summa tarafından tamamlanan ve Senegal’in son yıllardaki en önemli

yatırım projeleri arasında gösterilen Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı hizmete girdi.

15 milyonu aşkın nüfusu ve coğrafi

konumuyla, Batı Afrika’nın giriş kapısı

olarak nitelendirilen Senegal, yıllardır

beklediği yeni havalimanına kavuştu.

Türkiye’nin ve dünyanın en önemli altyapı

ve inşaat şirketlerinden Limak ile Summa

tarafından yapımı tamamlanan Dakar

Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı’nın

açılışı, 7 Aralık 2017 tarihinde, Senegal

Cumhurbaşkanı Macky Sall, Türkiye

Cumhuriyeti Ulaştırma, Denizcilik ve

Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Limak

Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat

Özdemir’in yanı sıra iki ülkenin siyaset ve

iş dünyasından çok sayıda ismin katılımıyla

gerçekleştirildi.

Toplam yatırım 575 milyon euro

Senegal’in başkenti Dakar’ın yaklaşık 40

kilometre dışında yer alan havalimanında

inşaat süreci 2007 yılında başlamış fakat

çalışmalar bir türlü istenilen seviyeye

getirilememişti. Bunun üzerine Limak ve

Summa, Nisan 2016’da, Blaise Diagne

Uluslararası Havalimanı’nın inşaatının

tamamlanması ve 25 yıl işletilmesi

işini devralmış, havalimanının kalan

yüzde 30’luk bölümü için çalışmalar bu

kapsamda yeniden başlamıştı. 9 yılda

yüzde 70’i bitirilen havalimanının kalan

bölümü ise Limak ve Summa tarafından,

taahhüt edildiği üzere, yaklaşık 8 ay gibi

kısa bir sürede tamamlandı. 8 aylık inşaat

döneminde, 500’ü Türk olmak üzere 1.500

kişi çalıştı. Toplam 575 milyon euroya

mal olan havalimanı ilk etapta yılda 3

milyon yolcuya hizmet edecek, söz konusu

rakam 2035 yılında yılda 10 milyon yolcuya

kadar çıkabilecek. Havalimanı, Limak ile

Summa’nın yanı sıra, Senegal devletinin de

ortak olduğu şirket tarafından 25 yıl süreyle

işletilecek.

Özdemir: “Tecrübemizi Senegal’e

taşıyoruz”

Projenin açılış töreninde havalimanı inşaatı

ve işletmeciliği konusundaki tecrübelerini

söz konusu projeyle birlikte Senegal’e

taşıyacaklarının altını çizen Limak Holding

Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir,

“Limak olarak bugüne kadar pek çok

havalimanının yapımında rol aldık ve

almaya da devam ediyoruz. 25 milyon yolcu

kapasiteli İstanbul’un ikinci havalimanı olan

Sabiha Gökçen’in terminal binasını 18 ay

gibi rekor bir sürede tamamladık. Şimdi

150 milyon yolcu kapasitesi ile dünyanın

en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni

Havalimanı’nın inşaatına ortaklarımızla

birlikte devam ediyoruz. Yine 25 milyon

yolcu kapasiteli Kuveyt Uluslararası

Havalimanı yeni terminali inşaatına bu yıl

başladık, normal süresinden 2 yıl önce yani

4 yıl içinde bu projeyi de teslim edeceğiz.

Mısır’da Kahire Havalimanı’nın ikinci

terminalini bitirdik, şu anda işletme ve devir

sürecindeyiz. Kosova’da Priştine Havalimanı

yeni terminalini yine rekor bir sürede

tamamladık şu anda işletiyoruz. Rusya’da

Sovyet dönemi sonrası sıfırdan yapılan ilk

havalimanı olan Rostov Havalimanı’nın

inşaatını bitirdik, bugünlerde onun da

açılışını gerçekleştireceğiz. Ayrıca yine

Rusya’da Volgagrad Havalimanı terminalini

yapıyoruz. ‘Güçlü Türkiye’ vizyonuna

gönülden bağlı bir şirket olarak, gelecek

dönemde imza atacağımız yeni projelerle,

Türk bayrağını dünyada en iyi şekilde

dalgalandırmaya devam edeceğiz” şeklinde

konuştu.


hotel restaurant

50 & hi-tech

yeni yatırımlar

İstanbul Riva’da

yapılacak olan

“Mustafa V. Koç

Golf Sahası”

İstanbul Golf

Kulübü üyelerinin

katılımıyla

düzenlenen bir

etkinlikle tanıtıldı.

Mustafa V. Koç Golf Sahası

hayata geçiyor

İstanbul Riva’da yapılacak olan “Mustafa

V. Koç Golf Sahası” İstanbul Golf Kulübü

üyelerinin katılımıyla düzenlenen bir

etkinlikle tanıtıldı. Koç Holding Yönetim

Kurulu Üyesi ve İstanbul Golf Kulübü

Başkanı Caroline N. Koç’un ev sahipliği

yaptığı organizasyonda 122 yıllık tarihiyle

ülkemizin en eski spor kurumu olan İstanbul

Golf Kulübü’nün üyeleri alanı yerinde

incelerken, sahanın mimarlığını yürüten

dünyaca ünlü profesyonel golf oyuncusu

David Jones katılımcılara saha planını

anlattı. 5810 metre uzunluğunda sessiz

ve yeşil bir vadi üzerine kurulan 70 parlık

şampiyona golf sahasında, eğitim ve çalışma

alanı, kısa oyun akademi sahası, ikisi çift

tasarlanan 9 çukurlu golf sahası ve üyelere

özel bir kulüp de bulunacak. “Mustafa V.

Koç Golf Sahası” Avrupa’daki Heathland Golf

sahalarını andıran tasarımı ile öne çıkıyor.

Koç: “Her adımı en ince detayına

kadar titizlikle yürütüyoruz”

Saha turunun ardından yaptığı konuşmada

üyelere “Mustafa V. Koç Golf Sahası”nı

anlatan Caroline N. Koç, sahanın, golf

sporunun ve turizminin ülkemizdeki

gelişimine getireceği katkıların yanı

sıra, Riva ve çevresinde yaşayanlar için

yeni bir istihdam alanı sağlayacağını

da anlatarak şöyle devam etti: “Sevgili

Mustafa birçoğunuzun bildiği gibi, daha

küçük yaşlarda başlayan golf merakını,

kısa sürede severek ve ilgi duyarak çok

ileri bir noktaya bir noktaya taşımıştı. Onun

bu sevgisi ve azmi, bizleri de içine çekti.

Golfü onunla yeniden öğrendik, daha farklı

anladık ve sevdik. Sadece yakın çevresine

değil kocaman bir camiaya ilham oldu.

Türkiye’de golfün önemli bir yere gelmesini

bizzat sağladı. İstanbul’a yakışır bir tesisi

hayata geçirmek ve tabii ki daha fazla insana

dokunmak, onları golfle tanıştırmak en

büyük amacıydı. Bu proje sevgili Mustafa’nın

bize mirası. Bu projeyi hayata geçirmek de

bize düşen en büyük görev.”

Golf sahasını David Jones

tasarladı

Golf sahasının tasarımının aynı zamanda

Mustafa V. Koç’un yakın arkadaşı da olan

profesyonel golfçü David Jones tarafından

gerçekleştirildiğini anlatan Koç, “David,

mimarlık kariyerini golf sahası tasarımı

üzerine uzmanlaştırmış dünyaca ünlü bir

isim. Kendisi golf sporunda da profesyonel

bir seviyeye sahip. 26 yıllık golf kariyeri

boyunca Avrupa’da 250’yi aşkın turnuvaya

katıldı, 11 büyük şampiyonada yer aldı.

David, Mustafa’nın da çok yakın arkadaşıydı

ve bu projeyi birlikte şekillendirmişlerdi. Biz

de kendisiyle birlikte hayata geçirmekten

büyük heyecan duyuyoruz” dedi.


MSC Cruises’un STX France tarafından yapımına

devam edilen, MSC Bellissima gemisinin “Coin

Ceremony”si yapıldı. Ayrıca MSC Cruises’un

Meraviglia-Plus sınıfı ilk gemisinin de “Çelik Sac Kesim

Töreni” gerçekleştirildi. Yapımı devam eden diğer 2 gemi,

MSC Seaside ve MSC Seaview’in inşa çalışmaları ise

FINCANTIERI şirketi tarafından, İtalya’da yapılıyor.

Vago: “Meraviglia sınıfı gemiler ile cruise

sektöründe yeni standartları belirliyoruz”

Çelik sac kesme töreninde MSC Cruises Yönetim

Kurulu Başkanı Pierfrancesco Vago, ilk Meraviglia-Plus

gemisinin isminin, MSC Grandiosa olacağını açıkladı. Bay

Vago ko-nuşmasında, “Meraviglia sınıfı gemiler ile Cruise

sektöründe yeni standartları belirliyoruz. Misafirlerimizin

beklentilerini karşılamayabilmek adına, seyahat

deneyimlerini bir üst se-viyeye taşıyoruz. MSC Grandiosa

ismi “Muhteşem ve Devasa” anlamına geliyor. Gemimiz

adına yakışır zenginlikte, ultra-modern bir mega

gemi olarak seyahat severlerin hizmetine sunulacak

Gelişmelerden bir diğeri ise MSC Bellissima gemimizin

“Coin Ceremony” etkinliği. Denizcilikte, özel davetliler

tarafından seçilen 2 büyük hatıra parası, tören eşliğinde

geminin alt tekne bölgesine kaynak yapılıyor. Bu şekilde

geminin kutsandığı ve iyi şans getireceğine dair inanış

gerçekleşmiş oluyor. Bu iki mega geminin de, Mart 2019

ve Kasım 2019’da hizmete girmesini planlanlıyoruz.”

“Cruise sektörünü yeniden şekillendirme

hedefindeyiz”

Cruise sektörünü yeniden şekillendirme hedefinde

olduklarını belirten Bay Vago sözlerine şu şekilde devam

etti: “331 metre uzunluğu, 181.000 GRT ağırlığında ve

6,334 kapasiteli Mera-viglia sınıfı gemilerimizden Haziran

2017’de hizmete girmiş olan MSC Meraviglia ve Mart

2019’da hizmete girecek olan MSC Bellissima, yüksek

teknoloji ve yenilikçi tasarımlarla donatıldı. Buna karşın

Meraviglia-Plus gemilerimiz adeta denizler üzerinde bir

sanat müzesi olacaklar. Meraviglia-Plus gemilerimizde,

klasik sanat ve çağdaş sanatın en güzel örneklerinden

oluşan koleksiyonlara yer vereceğiz. Bu farklılık gemi

seyahatini bir üst seviyeye taşırken, misafirlerine de

dünyanın en önemli sanat eserleri eşliğinde seyahat keyfi

sunacak.”

“Kültür ve sanatı da gemilerimize adapte

edeceğiz”

“MSC Yacht Club ile lüks seyahat vaat ederek, gemi

içinde gemi konseptini gerçekleştirmiştik. Bu defa, aynı

yenilikçi düşünceden yola çıkarak, kültür ve sanatı da

gemilerimize adapte edip, denizlerde müze konseptini

oluşturacağız. Gemilerimizin yapım aşamalarında olduğu

gibi ve vizyonumuzun da gereği, her an yenilikçi atılımlara

devam edeceğiz. Diğer önemli bir artı olarak, MSC

Bellissima ve MSC Grandiosa gemilerimizde sadece MSC

misafirlerine özel, Cirque du Soleil şovları sunacağız.

Dünyanın lider şov firmalarından olan Cirque du Soleil’i,

sadece MSC misafirlerine yapacakları 8 özel şov ile

birlikte, Meraviglia ve Meraviglia-Plus gemilerimizde

hayata geçireceğiz. Haziran ayında Akdeniz seferlerine

başlayan MSC Meraviglia ile hizmete başlayan Cirque du

Soleil şovları, 2 yeni özel şovu ile MSC Bellissima’da da

devam edecek.” şeklinde sözlerini noktaladı.

MSC

Cruises

iki yeni

gemisini

hizmete

açmaya

hazırlanıyor

Avrupa ve Güney

Amerika’nın pazar lideri

gemi firması MSC Cruises,

10 yıllık yatırım planı

çerçevesinde kazandığı

ivmeyi kutluyor. 9 Milyar

Euro’luk yatırım planı

çerçevesinde yapılacak 11

geminin, 6 tanesi 2017

Haziran ve 2020 Kasım

ayları arasında hizmete

girecek. Böylelikle üç

buçuk yıllık dönemde, filo

toplam kapasitesinin iki

katına ulaşacak.


hotel restaurant

52 & hi-tech

yeni yatırımlar

YATIRIM DÜNYASINDA

2017 BİTERKEN...

nakit veya kaynak bulunan yatırımcı için bulunmaz fırsatlar da

sundu. Bu fırsatları önümüzdeki yılların toparlanma periyodunu

inşaat sürecinde değerlendirip bu durgun dönemi lehine çevirmeyi

bilen turizmci için gerçekten doğru planlama ve uygulama ile

karlılık sağladı.

Diğer yandan başka sektörlerdeki durgunluk restoran ve yemeiçme

zevkimize çok zarar vermedi gibi görünmekte. Yatırımların hızı

azalsa da hali hazırda çalışan işletmeler özellikle büyük kentlerde

pek müşteri sıkıntısı çekmedi. Doluluk oranları kalite ve uygun

servisi bir arada sunan oturmuş işletmelerde bir miktar düşse de

zarar verici boyutlara ulaşmadı.

Her zaman olduğu gibi görünen odur ki kalite, fiyat performansı

doğru olan işletmeler bunu doğru bir servis ile sunduğunda halen

tercih sebebi olmaya devam ediyor.

Tezer Öner / Agon Danışmanlık

Gayrimenkul ve İşletme Yatırım Danışmanı

Nihayet bir yılın daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Turizm yatırımları

olarak pek hoş bir sene geçirdik diyemeyeceğiz ancak her zaman

olduğu gibi önümüze ümitle ve daha çok çalışma gayreti ile

bakıyoruz.

Turizm sektörü içinde bulunduğumuz yılın tüm karmaşa ve negatif

etkilerine rağmen ayakta kalabilmek ve lider sektör pozisyonunu

korumak adına ciddi hamleler yapmaya devam etti. Bu hamleler

bize gelecek için umut vaadediyor.

Yapı ruhsatı verilen turistik amaçlı bina sayısı 2015 yılında 822 iken,

bu tarihten itibaren ruhsat verilen bina sayısında senelik bazda

artışlar kaydedildi.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, yapı ruhsatı verilen

otel ve benzeri bina sayısı bu yılın ocak-eylül döneminde 1132’ye

yükselirken, 2015 yılına göre artış oranı yaklaşık yüzde 43 oldu.

Eylül sonu itibarıyla ruhsat verilen binaların 1001 tanesi özel sektör

yatırımlarından oluşurken, devlet yatırımları 126,

yapı kooperatifi yatırımları 5 olarak kaydedildi.

Bu aşamada rakamları değerlendirdiğimizde, sektör genel anlamda

gayrimenkul fiyatlarındaki gerilemenin etkilerini kullanarak

büyümek için hamle yapmış görünüyor. Gayrimenkul sektörü,

özellikle arazi istihdamları ve fiyat gerilemeleri sayesinde elinde

Bakalım bu yıl beklenen 32 milyon ziyaretçi hedefine ulaşabilecek

miyiz? Zaman bize bunu gösterecek ancak biz de bu zamanı doğru

kullanmalı ve çok çalışarak eksiklerimizi kapatmalıyız.

Gayrimenkul sektöründeki gerileme bize uygun fırsatlar sunmaya

devam ediyor. Bu arada yapılan yüzlerce konut ve yerleşim

projesi de yeni restoran, kafe ve bar yatırımı demek. Bu aşamada

sektördeki hali hazırda lider konumda bulunan oyunculara ciddi

fırsatlar doğmakta. Kira anlaşmaları ve yatırım maliyetleri de

artık dövizden Türk Lirasına dönmekte ve yer sahipleri bu konuda

çok ısrarcı olmamaktalar. Bu da sektöre yeni girmek isteyen

veya işlerini büyütmek isteyenler için önemli bir argüman olarak

görünüyor.

Yatırım Fırsatları köşemizde yeni gelişmeler ve yatırımcıya

kullandırılacak avantajları da bulabileceksiniz.

Bu sene devletimiz de önemli desteklerde bulundu ve bu desteklerin

de artarak süreceğini düşünüyoruz. Şu anda uygulanan destekler;

- Emlak Vergisi Muafiyeti ( İşletme ruhsat aldığı günden itibaren 5 yıl

emlak vergisinden muaftır. )

- Bina İnşaat harcı istisnası

- Döviz kazandırıcı hizmetlerdeki vergi, resim ve harç istisnası

- Tütün ve alkol düzenleme kurulunun uyguladığı istisnalar

- Bakanlık belgeli deniz turizmine sağlanan kolaylıklar

Bu istisnalar hakkında detaylı bilgi bakanlığın aşağıdaki adresinden

alınabilir. http://yigm.kulturturizm.gov.tr/TR,11608/turizm-tesvikleri.

html

Önümüzdeki yıl bu teşviklerin artarak süreceğine inanıyoruz.

2018 beklentilerimizi ve turizm sektöründeki yatırım fırsatlarımızı

Ocak sayısında bulabileceksiniz. Yatırım haberlerinizi ve ilanlarınızı

bekliyoruz.

Mutlu bir yıl ve kazançlı yarınlar diliyoruz...

Agon Properties Katkılarıyla…


YILIN SON FIRSATI!

Deniz Kıyısında Bir İnci Tanesi

Yılın son yatırım fırsatı;

Binamız Sirkeci Garı ve Marmaray Tünelinin tam çıkışında

ve kapanmayacak deniz manzarasına sahip, lokasyon olarak

tartışılmaz güzellikte bir konumdadır.

“T2 Turizm yatırım ve onarım belgeli” Fatih Belediyesinde onaylıdır.

5 kat ve yarım çatı katı ve -1 bodrum kat taban alanı 143m2 toplam

kullanım alanı 870 metrekare. Orijinal otel projesi olan ve inşaat

projeleri halen durmakta olan inşaat projelerindeki asıl çizimlere

sadık kalınarak ve hiç bir değişiklik yapılmadan kullanılarak

bugüne gelmiş bir binadır. Tadilat izni yukarıdaki şekilde

bulunduğu için yıkmaya gerek yok.

Şu anda çok özel fiyat avantajına sahip durumda 2 sene önce

20milyon USD ekspertiz yapılmış. Otel olarak turizm için yapılan

değerlemede 2016 yılında 24milyon USD özel şirket tarafından

değerleme yapılmıştır.

Bina sahipleri tarafından farklı bir sektörde yatırım için kaynak

yaratmak üzere satılığa çıkmış bulunmakta ve teklif almaktadır.

Bu lokasyonda kaçırılmayak fırsatta bir portföy olduğunu

düşünüyor ve sizlerin de ilgisine sunuyoruz…

Saygılarımızla…


hotel restaurant

54 & hi-tech

iş’te kadın

Turizme 7/24

ev sahibe

Bilge

Kasırga

İpek

“Dışa dönük bir çocuktum. Turizm

maceram küçük yaşlarda ailem ile

yaptığım seyahatlerle başladı. Diyebilirim

ki, gittiğim her yerde turizm sektöründe

karşılaştığım profesyonellerin yerinde

olmayı hayal ederek büyüdüm.”

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan


23 yılını satış pazarlama ve halkla ilişkiler

alanlarında uzmanlaşarak turizm ve otel

sektörüne adayan Bilge Kasırga İpek,

şimdilerde Kastamonu’nun gözde konaklama

adreslerinden Ferko Ilgaz Mountain Resort’un

genel müdürlüğünü yapıyor. Ilgaz Milli Parkı

içinde dağdaki tek ürün olma özelliğini

koruyan yatırıma güçlü bir kadın dokunuşuyla

ev sahibeliği yapan Bilge Kasırga İpek’in

turizmde yolculuğunu keyifli bir söyleşi ile

sayfalarımıza taşıdık…

Bilge Hanım, turizmde

yolculuğunuz nasıl başladı, otel

sektörüyle nasıl tanıştınız?

Ben elektrik mühendisi baba ve ev hanımı

annenin tek çocuğuyum. Çok dışa dönük bir

çocuktum. Seyahat etmeyi çok seven babamın

bu konuda katkısı büyüktür. Dolayısıyla, turizm

maceram küçük yaşlarda ailem ile yaptığım

seyahatlerle başlamıştır demek doğru olur.

Diyebilirim ki, gittiğim her yerde turizm

sektöründe karşılaştığım profesyonellerin

yerinde olmayı hayal ederek büyüdüm.

Lise zamanlarımda Bilkent Üniversitesi

Turizm İşletmeciliği hayalimdeki tek bölüm

oldu ve ne mutlu ki kazandım. O kadar hevesle

okuyordum ki, dört yıllık eğitimimin her yazını

çalışarak geçirdim.

İlk stajımı, 1993 yılında şimdi Wyndham

Istanbul Old City olan Laleli’deki Ramada

Oteli’nde Satış ve Pazarlama departmanın da

yaptım. Çok iyi anımsıyorum, o zamanlar dört

adet tayyare evinin üstü camla birleştirilmişti

ve ortası muhteşem bir botanik bahçesiydi.

Bana öylesine otantik ve şık gelirdi ki o otel...

Odaları küçük olmasına rağmen benim

unutamadığım yerlerden biri oldu.

Conrad ve Bilkent’ten “En İyi

Çalışma Ödülü”

1994 yazı, Kuşadası’nda Korumar Otel’de

çalıştım. Diğer bir yazım Viking Turizm’de

geçti. Üniversitenin dördüncü sınıfın birinci

dönemini de Conrad Otel’de halkla ilişkiler

departmanında geçirdim. Aslında satış

biriminde çalışmak istiyordum.

Arkasından Bilkent Üniversitesi’nde bitirme

tezi olarak “Beş Yıldızlı Otellerde Kriz

Yönetimi” konulu tezimi hazırladım. Bu teze

istinaden de hem Conrad Otel’den hem de

Bilkent’ten “En İyi Çalışma Ödülü”nü almaya

hak kazandım.

Tezin bitmesiyle beraber İngiltere’de Guilford

Koleji’ne kaydımı yaptırıp

pazarlama okudum, bu bana çok daha

heyecan verici geldi. Çünkü aslına bakarsanız

pazarlama stratejiyi oluşturuyor ve satış da

o stratejiyi hayata geçiriyor. Eğer pazarlama

ayağınız güçlü değilse satışınız doğru

ilerlemiyor.

Ardından Türkiye’ye döndüm, 1998’de Polat

Renaissance Hotel’de Satış Temsilcisi olarak

işe başladım. Altı ay sonra da Lütfi Kırdar

Kongre Merkezi’ne geçerek, hem halkla

ilişkiler departmanında hem de pazarlama

departmanında çalıştım.

Turizm yolculuğunuzda 1993-

1998 aralığına otel, acenta ve

kongre merkezi deneyimlerini

sığdırmışsınız. Kongre merkezinde

çalışmakla neyi hedeflediniz,

anlatır mısınız?

Kongre merkezi benim için en büyük

okul oldu. Neden tercih ettim derseniz,

orada otellerden farklı olarak şehri de

pazarlıyorsunuz. Biz İstanbul’u pazarlayarak

yola çıktık. Kongre turizminde daha yeniydik,

şehirde tek bir kongre merkezi vardı. Rumeli

Fuar ve Sergi Sarayı’nı açtık ve İstanbul’u

kongre turizminde dünyaya tanıttık. Bunlar

tabii çok önemli noktalar. Sayın Orhan Sanus,

o zamanlar satış pazarlama direktörüydü,

daha sonra genel müdür oldu. Ben de orada

bir okul daha okumuş oldum.

Rumeli Fuar ve Sergi Sarayı’nın açılışından

sonra benim de kısmetim açıldı, piyasa beni

tanımaya başladı. Crowne Plaza Ataköy ve

Holiday Inn Ataköy’e Halkla İlişkiler Müdürü

olarak girdim. O ara 11 Eylül saldırısı oldu.

Haliyle ilk önce pazarlama bütçeleri kısıldı

ve dışarıdan şirketlere halkla ilişkiler desteği

vermeye başladım.

O dönem de Ural Ataman Klasik Otomobil

Müzesi ile tanıştım. Müzenin hem toplantı yani

seminer sektörüne açılması hem de dışarıdan

misafir kabul edilmesi ile ilgili çalışmalar

yaptık.

Pazarlayayım da neresi olursa

olsun fark etmez mantığı mıydı o?

Aslında yine toplantı sektörüne mekan

pazarlıyorsunuz. Bir pazarlamacı için

pazarlayacağı hedef kitle aynıysa ürünler

değişken olabiliyor. Turizm de çok dinamik

bir sektör. Pazarlayacağınız ürünler değişse

de kitle hep aynı. Klasik Otomobil Müzesi’nde

harika organizasyonlar yaparken turizmde


hotel restaurant

56 & hi-tech

iş’te kadın

“Turizm kadar insan

ilişkisinin yoğun olduğu bir

sektör daha yoktur herhalde.

İnsanlar otelimize mutlu

olmaya geliyorlar. Bizler

için de, misafirlerimizi

mutlu bir şekilde evlerine

göndermekten daha

mutluluk verici

ne olabilir ki?”

otel açmalar dönemi başlamıştı. Pangaltı’da

Ramada zinciri Türkiye pazarına yeniden

girmeye karar verdi. 2005 yılında Ramada

Oteli’ne Halkla İlişkiler Müdürü olarak girdim.

2007’de ise Marriott Istanbul Asia’nın açılışını

yaptım.

O süreçte uluslararası zincirlerde çalışırken

kafamın bir köşesinde de yerel zincirde

çalışmak fikri vardı. O esnada çok ilginç bir

şekilde Lykia World benimle iletişime geçti.

Antalya, Fethiye ve Kapadokya otellerine

Satış ve Pazarlama Müdürü olarak geçtim.

Grupta iki yıl kadar çalıştıktan sonra Wyndham

Kalamış Marina’ya Satış Pazarlama Direktörü

olarak geçerek bir otelin açılış kadrosunda yer

aldım, zaten evimi de özlemiştim.

Kariyerimin devam eden sürecinde Crowne

Plaza Istanbul Asia’ya Satış Pazarlama

Direktörü olarak geçtim. Belli bir süre genel

müdürlük görevine vekaleten baktım. Via Port

Marine, Via Port Venezia ve Vialand projelerine

Bayraktar kardeşler şirketinin iş geliştirme

direktörlüğünü yapmak üzere başladım.

Böylelikle otel dışında perakende ve

gayrimenkul pazarlaması yapma fırsatım

da doğmuştu, şirketleri birbirine bağlamak

deneyimini kazanmak iyi bir şans olmuştu

benim için. Çünkü bu sayede iş hayatımda

benim için yepyeni sayfalar açılmıştı.

Hemen arkasından danışmanlık işleri

yapmaya başladım, kendi şirketimi kurdum.

Yatırımcıları, yatırım yapacak kişilerle

tanıştırıyor, markaları birleştiriyordum.

Bayraktar Holding ile bağlarım projelerin

tamamlanması ile bitme aşamasına

gelmişti. Ferko İnşaat ile tanışmam da tam o

dönemlere rastlar…

Ferko İnşaat ile nasıl tanıştınız,

biraz daha açabilir misiniz?

Özgeçmişime ulaşmışlar, benimle tanışmak

istediler. “Bizim bir otelimiz var. Otel Ilgaz

Dağı’ndaki tek ürün. Toplamda 261 odalı.

Yatırımı aktif hale getirmek istiyoruz” dediler.

Ben de kabul ettim. İlk önceleri daha çok

devre tatil konseptiyle işletilmiş. Ferko

İnşaat’ın muhteşem konsept ile inşa edilen

binasıyla birlikte otelin zarif, şık bir otel

işletmesine dönüşmesi için yola çıktık, şu

anda çalışmalarımız hızla devam ediyor.

Ferko Ilgaz Mountain Resort’ü

ana hatlarıyla detaylandırır

mısınız? Otelin ana çizgisi,

konsepti, hizmet ve servisleri

nelerdir?

Ferko Grubu, 2015 yılında ürünü aldı ve dört

yıldız konseptiyle otelimizi açtık ama standart

beş yıldız. Devre tatil evlerimiz de var ama

onlar yıldız olarak değil, tatil köyü olarak

değerlendiriliyor.

Ferko Ilgaz, aslında Milli Park’ın içinde

yer alan tek ürün olmasına rağmen 12 ay

açık olabilecek bir otel. Otel, ilk etapta 12

ay hizmet vermek üzere kapılarını açtı.

Yazın çok güzel bir sezon geçirdik. Özellikle

Ortadoğulu misafirlerimiz, otelimizi akıllarına

gelemeyecek bir cennet olarak algıladıklarını

bize ilettiler.

Bunu herkese anlatıyorum, Katarlı bir

misafirim bana gelip aynen şunu söyledi:

“Kuran’da Allahın bana vadettiği cenneti

yaşattığınız için teşekkür ederim.” Bu tabii

memnuniyet verici.

İnsanlar burada 1.5-2 saat boyunca ormanı

kameraya çekiyorlar, çok ilgimi çekti benim

de. Bildiğiniz ağaçları kameraya çekiyorlar

çünkü sarı bir iklimden yeşil alana giriyorlar

ve gerçekten gördüğünüz gibi yemyeşil bir

yerde konumlanıyoruz. Şehirden uzakta,

yemyeşil göknar ormanının içinde bir ürün.

Atv’lerimiz var, dileyen misafirlerimiz

ormanda atv turlarına çıkabiliyor. Atlarımız

var, yine ormanda at binebiliyorlar, trekking

yapabiliyorlar.

Bunların dışında tabii Kastamonu çok şirin

bir şehir. Gezilecek çok güzel yerler var ve

en güzel yanı da hala keşfedilecek çok fazla

yerinin olması.

Bir tarafımızda Safranbolu bir tarafımızda

Sinop… İkisi de turizmde çok gelişmiş yerler.

Biz lokasyon olarak tam ortada kalmışız;

turistler ya Safranbolu’ya kadar geliyor ya da

doğudan Sinop’a kadar uzanıyor. Biz daha yeni

gelişmeye başlayan bir bölgeyiz.

Peki yatırımı ve bölgeyi rekabet

gücü ve kıstasları açısıyla nasıl

değerlendirirsiniz? Malum

Uludağ, Kartalkaya, Kartepe

bölgenizdeki en güçlü rakipleriniz.

Ürün ve lokasyon olarak iddianızı

ne şekilde ortaya koyuyorsunuz?

Kış sezonuna baktığımız zaman dediğiniz gibi

Uludağ, Erciyes, Kartalkaya, Palandöken, Bolu

kayak sezonunda rakiplerimiz arasında.

Bizim yatırımımızın ise en dikkat çeken

özelliği, dağdaki tek ürün olması, dağdaki bir

Şale olmamız. Zaten şömine başı durumu

aynen Alpler’deki Şale’ler gibi yapılmış. Şimdi

karlar başladı, eksi beşteyiz.

Bununla birlikte bizi diğer ürünlerden farklı


kılan bir diğer özelliğimiz, ekip çalışmasındaki

başarımız. Çok genç bir kadroya sahibiz. Çok

genç bir şef olan Mehmet Şahin Akkaya dünya

birincilikleri olan bir şef. Biz daha çok genç,

dinamik ve analitik bir ekiple yürümeyi tercih

ediyoruz.

Ferko Ilgaz ulaşım olanakları

bakımından ne kadar elverişli?

İstanbul’dan 50 dakika da havalimanımıza

ulaşan misafirlerimiz, 25 km’lik bir mesafede,

yaklaşık 20 dakika da otelimize ulaşabiliyorlar.

Havalimanı, şehir ile dağ arasında.

Şehire de dağa da 20 dakika mesafede.

Onun dışında konuklarımız için her türlü

transfer olanaklarımız mevcut olduğu gibi

misafirlerimiz kendi imkanlarıyla da otelimize

rahatlıkla ulaşabiliyorlar.

Ferko Ilgaz Mountain Resort and

Hotel gündeminde 2018 için yeni

yatırım planları var mı?

Yatırımı tamamladık aslına bakarsanız, 2018

için ciddi bir yatırım planımız yok. Sadece

bahsedebileceğim, 10 Aralık itibari ile a

la carte restoranımızı açacağız. Adı Moni.

Brasserie tarzında, içinde dünya mutfağı

da olacak, mantarlı çorbamız da, ev yapımı

tarhana çorbamız da olacak. Ben kişisel

olarak slow-food akımını destekliyorum.

O yüzden biz satın almalarımızı bölgedeki

çiftçilerden yapmaya özen gösteriyoruz.

Mesela tarhanamızı köylü bir kadın

yapıyor. Pastırmamızı bölgeden alıyoruz.

Zaten buraların eti muhteşem, bölgedeki

kasaplardan etlerimizi tedarik ediyoruz.

Belki maliyet kontrolü açısından bir tık daha

pahalıya geliyor ama ürün farkındalığını da

görüyorsunuz. Ben Urla’da çiftliğe gidip,

topladığım enginarları mutfağımda kullanmayı

tercih ediyorum. Otel mutfağımız için de aynı

hassasiyetim söz konusu.

Onun dışında şu anda müziğimizi daha üst

seviye ye getirmeye çalışıyoruz. Müzisyenler

ve dj’ler ile çalışıyoruz. Kış için de her noktada

müziğimiz olacak. Dj performanslarımız

olacak, Kaliteli Müzik bizim için çok önemli.

Kütük Barımızın orijinalliğini bozmak

istemiyoruz. İçeri girdiğinizde zaten 1980’lere

dönerek zamanda yolculuğa çıkıyorsunuz.

Şöminesi ile Kütük Bar ayrı bir güzellikte ama

otelin diğer noktalarına da müziği taşımak

istiyoruz. Çünkü ortamlar en iyi müzikle

tamamlanıyor. Şömine, iyi müzik, kaliteli bir

şarap herkesi mutlu ediyor.

Biraz da sizi tanıyabilir miyiz?

Gerçi uzun yıllardan beri sektörün

içindesiniz, sizi herkes tanıyor

ama ben daha yakından tanıtmak

isterim.

Biraz heyecanlı ve koşturan bir kişiliğim var.

Bazen kendimi çizgi filmlerdeki hızlandırılmış

karakterler gibi hissediyorum. Tabii bu

yönüm beni birlikte çalıştığım arkadaşlarımın

gözünde pozitif, mutlu eden bir kişilik olarak

algılattığı gibi bazen de her şeyden sorumlu

olmam nedeniyle negatif bir yansıması

olabiliyor. Sorun çözmeyi seviyorum hatta

sorun çözmeyi detaylarla uğraşmaya tercih

ediyorum çoğu zaman.

Bu aralar Kastamonu Sosyal Bilimler

Fakültesi’nde turizmle ilgili yüksek lisansa

başladım. Hem iş yerime fayda sağlayacak

tez konularını seçiyorum hem de bölgeyi

koşuşturarak daha çabuk tanımış oluyorum.

Çünkü burada amacımız sadece oteli satmak

değil, bölgeyi de pazarlamak… Bu tarafıyla

diyebilirim ki, yeni şeyler öğrenmek benim

kişiliğimde biri için daima mutluluk verici bir

özellik oldu.

Üç yıldır evliyim. Bana işimde çok fazla destek

olan bir eşim var. Çünkü ben 24 saat çalışır

haldeyim. Geçen gün beşte uyandım, kendi

kendime oteli gezdim. Otelde kaldığınız zaman

24 saat çalışır haldesiniz. Gözünüze çarpan

bir bardağa kayıtsız kalamıyorsunuz. Sanırım

işim ve sosyal hayatım birbirine karıştı gibi,

ikisini birbirinden ayıramıyorum. Tabii bu artı

bir şey değil. Kendinize ayıracağınız özel bir

zamanınız olmalı ki hayatınız sağlıklı yürüsün.

Ama ben bu akışı seviyorum galiba.

“Turizm geniş bir aileyle

yaşıyormuş hissi veriyor bana”

Bir de turizm bir iş gibi değil de, sanki geniş

bir aileyle yaşıyormuş hissi veriyor size. Ben

çok net bir tipimdir zaten. Tedarikçiler de,

acentacılar da çok iyi bilirler bu yönümü

ki, ben hem artısını hem eksisini direkt

karşımdaki kişiye söylerim. Öyle olduğu

zaman satacağınız ürünle ilgili size daha

çok güveniliyor. Satışçı mantığıyla sadece

süsleyerek anlattığınızda karşı taraf

eksikleriyle ilgilenir daha çok. Bu sebeple ben

önce ürünün eksikleriyle konuşmama başlar,

ondan sonra artılarına geçerim. Bu çok

önemli bir detay.

Ben her zaman satış yapan arkadaşlarıma

birinci olarak rakibinizi kötülemeyin diyorum.

İkinci olarak da kendi ürününüzü yüzde 100,

muhteşemmiş gibi göstermeyin, çünkü

eksikleriyle birlikte söylediğinizde karşı

tarafın güvenini daha kolay kazanırsınız. Bizim

mesleğimiz insan ilişkisi ve güven üzerine

kurulu. Acentacı arkadaşlarım Bilge oradaysa

nasıl bir servis alacaklarını biliyorlar. Bu çok

önemli, bunu sağlamak içinde 24 saat gayretle

çalışıyoruz.

Bu 24 saatin içinde kendinize

ayırabildiğiniz özel zamanlarınız

da oluyordur elbette?

Ben babayla başlayan seyahatlere devam

etmeye çalışıyorum. Fırsat buldukça eşimle

birlikte yeni ülkeler tanımaya gayret ediyoruz.

Meslek hastalığı ya da hobi, tam olarak

çözebilmiş değilim ama seyahati seviyorum.

Dağ turizmi sektörüne yeni girdiğim için

onunla ilgili araştırmalar yapıyorum. Kış

turizmindeki destinasyon yönetimi ile

ilgili kitaplar okuyorum. Kitap okumayı

çok seviyorum zaten. Ailemizin büyük bir

kütüphanesi var. Ama şimdi yüksek lisans

ile birlikte okuduğum kitaplar da değişmeye

başladı. Genelde sürdürülebilir turizm ve

destinasyon yönetimi üzerine okumaya devam

ediyorum. Hatta yazmaya çalışıyorum.

Benim için turizm sektöründeki paydaşların

hepsinin eğitilmesi çok önemli. Bununla ilgili

birey olarak üzerimize düşeni yapmamız

çok kıymetli. Gerek turizm okuyan bir genci

yetiştirmek gerekse tüketiciye iyi servis

sunmak bu sektörde önemli ayrıntılar. Bu

şekilde kendimizi turizme adadık.

Otelciliği yaş ve bedenen bırakmak zorunda

kaldığım zaman turizmle ilgili bir şeyler

yapabileyim, hiç değilse gençlere yardımcı

olabileyim diye düşünüyorum. Şu anda

Kastamonu’da turizmciler olarak çok fazla

çaba sarf ederek şehri bir yerlere getirmeye

çalışıyoruz. Çünkü gerçekten bakir ve çok

güzel bir yer. Hem doğal güzellikleri hem de

şehir değerleri olarak çok özel bir kent.

Onca yıldır turizmin içindesiniz.

Peki bu süre zarfında sektörün en

çok nesini sevdiniz?

Turizm kadar insan ilişkisinin yoğun olduğu bir

sektör daha yoktur herhalde. İnsanlar otelinize

mutlu olmaya geliyorlar. Tatilde insanları

mutlu bir şekilde evlerine göndermekten daha

mutluluk verici ne olabilir ki?

Bundan sonraki kişisel ya

da çalışma hayatınızla ilgili

hayalleriniz, idealleriniz neler?

Açıkçası şu anda kendimi Kastamonu ve

Ferko Ilgaz Mountain Resort &Hotel’e adamış

durumdayım. Ilgaz Dağı’nın kış turizmi

sektöründe iyi bir yer edinmesini istiyorum.

Aynı şekilde şehir tarafında destinasyon

algısının oluşmasını istiyorum. Ama beş yıl

sonra baktığım zaman artık gençlere daha

fazla zaman ayıracak bir konumda olmayı

tercih ediyorum. Güneyde bir kasabada olabilir

bu. Ben Egeliyim. Ailem Kuşadası’nda yaşıyor.

Tek çocuğum ve emeklilik dönemimi gene

Ege’de bir kasabada yaşamayı planlıyorum.


hotel restaurant

58 & hi-tech

marka röportaj

Gaysan

Mobilya

Üst üste

yüksek

büyüme

yakalayacak!

Gaysan Mobilya

Genel Müdürü

Can Özdemir

“Zamandan, mekandan,

enerjiden, maliyetten

tasarruf ettiren bir ürün

grubumuz olduğu sürekli

büyüyen bir pazarımız

var. Bu da markamıza

olumlu olarak yansıyor.

2018 yılı için de

mağazalaşmaya daha

fazla ağırlık vereceğimiz

bir yıl olacak. Ocak

ayında Londra’da

mağazamızı açacağız.”

30 yılı aşkın süredir fonksiyonel mobilya sektörüne yönelik

üretim faaliyetlerini sürdüren Gaysan Mobilya, bu yıl %70

büyüme kaydettiği pazarda 2018 yılı hedefine %50 büyüme

hacmini koydu.

Türkiye’nin ilk ve tek hareketli mobilya üreticisi olarak, kulvarında

%75’lik pazar payına sahip olan firmanın oteller ve turistik tesislere

sunduğu inovatif çözümler ile birlikte yeni dönem hedeflerini Gaysan

Mobilya Genel Müdürü Can Özdemir ile konuştuk.

Gaysan Mobilya ve Multimo markanızı kısaca

anlatır mısınız?

Gaysan Mobilya olarak, 30 yılı aşkın süredir fonksiyonel mobilya

sektöründe lider üretici konumundayız. Türkiye’nin ilk ve tek

hareketli mobilya üreticisi olarak, alanımızda yüzde 75 pazar payı ile

Türkiye’de lider, dünyanın da en büyük beş üreticisinden biriyiz.

Tasarladığımız ve ürettiğimiz fonksiyonel, hareketli mobilyalar ile

yaşam alanlarına fonksiyonellik katıyor, maksimum alan tasarrufu

sağlıyoruz.

5000 m² kapalı, 1500 m² açık alan olmak üzere toplan 6.500 m²

alanda faaliyet gösteriyoruz. Patentli mekanizma üretimlerimiz ve

Ar-ge çalışmalarımızı da bu fabrikada gerçekleştiriyoruz. Ayrıca

2014 yılında açtığımız, ilk yurt dışı üretim yatırımımız olan Romanya

Bükreş’te yer alan ikinci fabrikamız, aynı zamanda Avrupa’ya ihraç

edilen ürünlerin ana çıkış noktası olarak hareket ediyor.

Yeni marka stratejimiz ile 2015 yılından beri Gaysan Mobilya’nın

ihracat markası olan Multimo’yu, 2017 yılı itibariyle Türkiye

pazarında da perakende markamız olarak konumlandırdık. Şu

an Türkiye’de 2 mağazamız ve 8 bayimiz toplam olarak 10 satış

noktamız yer alıyor, bundan sonra şehir merkezlerinde yer alma

stratejimizle ilerleyeceğiz.

Ürünlerinizden ve sunduğunuz farklılıktan

bahseder misiniz?

Türkiye’nin ilk ve tek fonksiyonel mobilya üreticisi olarak, en büyük

farkımız hareket eden, birden çok fonksiyonu olan ürünler sunuyor

olmamız.

Multimo ürün gamında, tek ve çift kişilik açılır kapanır yataklar,

genç odaları, ranzalar ve kanepelerin yanı sıra mutfak ve genel

alanlar için de tamamı fonksiyonel, hareketli ve akıllı ürünler yer

alıyor. “Hayata Yer Aç!” sloganı ile tüm ürünlerimizle, başta küçük

yaşam alanları olmak üzere tüm yaşam alanlarına fonksiyonellik

katıyoruz. Evlere ve ofis alanlarına yönelik ihtiyaçları karşılamanın

yanı sıra yeni konut projeleri, öğrenci yurtları ve otellere kadar

birçok alanda, mobilya sunmanın ötesinde fonksiyonel ve konforlu

yaşam alanları hazırlıyoruz.

2017 yılında ürün yönetimi departmanımızı kurduk. Bu departman,

hem ürün odaklı hem de trendleri takip ediyor.


Otellerde yer alan mobilyaları değerlendirir

misiniz, mevcutta nasıl sizce nasıl olmalı?

Oteller sahip oldukları konsept doğrultusunda mobilya tercihlerini

yapıyorlar. Hedeflenen müşterinin beklentisi ve sunulması istenilen

bütünlük genelde ön planda. Ülkemizde bunu çok iyi başaran oteller

var.

Biz Gaysan Mobilya olarak ise, hayatlarını kolaylaştırmak, verimlilik

sağlamak ve müşterilerine beklentilerinin ötesinde bir hizmet

sunmaları alanında devreye giriyoruz. Sunduğumuz fonksiyonel

ürünler ile hem farklılaşmalarına hem de verimlilik artışı

sağlamalarına yönelik destek olmuş oluyoruz.

Otellere yönelik sunduğunuz çözümler, ürünler

nelerdir?

Otellere sunduğumuz ürün grubunda, ana yatak ürünü olarak

alan tasarrufu sağlayan, fonksiyonel ürünler yer alıyor. Bu

sayede otel odası otel ziyaretçileri tarafından home ofis olarak da

kullanılabiliyor.

Ayrıca genelde sıkıntılı bir mevzu olan ek yatak konusunda, otellere

özel geliştirdiğimiz ürünümüz ile çözüm sunuyoruz. Alışageldik

ek yatakların depolama ve konfor sorunlarına karşılık fonksiyonel

sistemlerimiz ile odada gözükmeyen, masa içerisine gizlenmiş,

istenildiği zaman tek bir hareketle kullanıma sunulan konforlu bir

ek yatak ürünü sunuyoruz.

Hedeflediğiniz otel segmentleri nedir?

Öncelliğimiz apart oteller ve tatil köyleri.

İhracat çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Bugün Gaysan Mobilya olarak Multimo markamız ile ABD, Şili, Peru,

Almanya, Kosova, Lübnan, BAE Dubai, Gürcistan ve fabrikamızın

bulunduğu Romanya olmak üzere 9 ülkeye ihracat yapıyoruz. Yakın

dönem ihracat hedeflerimiz arasında; İngiltere, Kanada ve Hollanda

pazarları yer alıyor.

2017 yılını kısaca değerlendirerek, yeni döneme

ilişkin hedeflerinizden bahseder misiniz?

Biz bir buçuk yıl önce 5 yıllık makro plan ve 3 yıllık da mikro plan

yaptık. Burada bir büyüme süreci yaşadık. Bu bizim firmamızın ve

pazarımızın verilerinden okunuyor. Çok fonksiyonlu mobilyada %75

pazar payıyla lideriz. İlk 6 ayda yüzde 50 büyüme yakaladık, 2017

yılını 2016 yılına göre yüzde 70 gibi bir büyüme kapatacağız.

Zamandan, mekandan, enerjiden, maliyetten tasarruf ettiren bir

ürün grubumuz olduğu sürekli büyüyen bir pazarımız var. Bu da

markamıza olumlu olarak yansıyor. 2018 yılı için de mağazalaşmaya

daha fazla ağırlık vereceğimiz bir yıl olacak. Ocak ayında Londra’da

mağazamızı açacağız.

2018 yılı için yüzde 50 büyüme hedefimiz var. Üst üste yüksek

büyüme yakalayacağız. Çünkü kolay aşılır bir büyüme alanı vardı.

Çok sıkıntı yaşamadan yürüyoruz. 2022’ye kadar her yıl yüzde 35

büyüme hedefimiz var. 2022 ciro hedefimiz 20 milyon dolar, ihracat

ciro hedefimiz ise 12 milyon dolar.


hotel restaurant

60 & hi-tech

marka

ISM Minibar’a Kuzey Yıldızı ödülü

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen “Kuzey Yıldızı: Aile Şirketlerinde

Sürdürülebilirlik Projesi” ödülleri sahiplerini buldu. Türkiye’nin köklü kurumlarından İnci Holding’in öncü

iştiraki ISM Minibar, küçük ve orta ölçekli işletmeler kategorisinde ödüle layık görüldü.

TAİDER Aile İşletmeleri Derneği,

dünyada aile şirketleri bünyesinde

verilen sürdürülebilirlik ödülü “Kuzey

Yıldızı Sürdürülebilirlik Projesi”ni düzenledi.

Beşinci Ulusal Aile İşletmeleri Zirvesi

kapsamında gerçekleştirilen törende,

sürdürülebilirlik bilincinin gelişmesini

destekleyen işletmelerin teşvik edilmesi

amacıyla verilen ödüller sahipleriyle

buluştu. Türkiye’nin köklü kurumlarından

İnci Holding’in öncü iştiraki ISM

Minibar, küçük ve orta ölçekli işletmeler

kategorisinde “Kuzey Yıldızı Sürdürülebilirlik

Projesi Ödülü”ne layık görüldü. Ödül

programının ”Kuzey Yıldızı” olarak

adlandırılması, sürdürülebilirlik kapsamında

yol gösterici şirketin belirlenmesi amacını

taşıyor.

Üretiminin yüzde 70’i ihraç

ediliyor

Beş kıtada 56’dan fazla ülkeye ihraç

edilen ISM Minibar, üretiminin yüzde

70’ini yurtdışına ihraç ediyor. ISM Minibar,

uluslararası standartlarda üretimini ISO

9001, ISO 14001,OHSAS 18001 belgeleri

ile taçlandırıp CE, TUV RHEINLAND GS,

SGS EMC, SGS CB, GOST, ROHS, G-MARK

gibi uluslararası sertifikasyonlara da sahip

olmanın gururunu yaşıyor. ISM Minibar, bu

sertifikaların dışında hem absorbe hem de

peltier sistem soğutucularında dünyanın en

ağır güvenlik testlerinden geçerek kalitesini

ispatlamış ve UL belgesine sahip dünyadaki

ilk ve tek minibar üreticisi konumunda yer

alıyor.

Şencan: “TAİDER’in misyonu çok

değerli”

Aile şirketlerinde sürdürülebilirlik

konusu çok önemli bir konu… Özellikle

istatistiksel olarak aile şirketlerinin

yaklaşık yüzde 88’inin üçüncü nesli

göremediğini göz önünde bulundurursak,

şirketlerin bu konuda göstermeleri

gereken hassasiyetin ne kadar önem arz

ettiği bir kez daha anlaşılıyor. TAİDER’in

aile şirketlerini bilinçlendirme konusunda

yaptığı çalışmaları çok yakından takip

ediyor ve destekliyoruz. Kuzey Yıldızı adı

altında yol gösterici olma misyonunun

bizlere yüklenmesinin getirmiş olduğu

sorumluluğun da bilincinde ve heyecanında

olduğumuzu belirtmek isterim dedi.


hotel restaurant

62 & hi-tech

marka röportaj

Dr. Salim Çam

“Biz Turquality delisiyiz,

proje heyecanımızı

kıramazlar”

“Biz Turquality delisiyiz. Ne dahili ne harici iş

yapmama uzmanları proje heyecanımızı kıramazlar.

Şimdi Turquality alan patronları bir araya toplamaya

çalışıyoruz. Ortak bir marka oluşturma konusunda bir

projemiz var. Eğer Turquality patronları kabul ederlerse

ortak Türk markası çıkarılacak. Belki de marka olmuş

bir markayı Türkiye’ye getireceğiz. Şimdilik sır.”

241 firma markaları ile Turquality Destek

Programı’nda, 11 yılda bugüne kadar resmi

olmamakla birlikte yaklaşık 2.2 milyar TL

dağılmış durumda. Resmi bilgiler olmayınca

artış oranlarını bulmak zor. Konuyla ilgili olarak

Pro Group Uluslararası Danışmanlık Yönetim

Kurulu Başkanı ve Yıldız Teknik Üniversitesi ve

İstanbul Teknik Üniversitesi ile İstanbul Ticaret

Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Salim Çam

şu soruları cevapladı.

Kurulduğundan bugüne Turquality

kapsamı ve amacı sürekli genişledi.

Sistem tam anlamıyla artık oturdu mu?

Eksik kalan ve acilen tamamlanması

gereken hususlar varsa nelerdir?

Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve

Türk malı imajının yerleştirilmesi için yürütülen

çalışmalar güncellenerek sürüyor. Para-Kredi

ve Koordinasyon Kurulu’nun yaptığı açıklamaya

göre Turquality’nin desteklenmesi hakkındaki

tebliğ’de değişiklik yapıldı. Resmi Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğe göre

Turquality programı kapsamında;

Kuruluşlar açıldıkları her yeni pazar için

aldıkları desteklerden 5 yıl süresince

yararlanabilecekler. Bunun dışında

programdan ayrılan firmalar Ekonomi

Bakanlığı’nın diğer tüm desteklerinden,

programa dahil olanlar ise diğer bazı devlet

desteklerinden faydalanabilecek. Turquality

yeni tebliğ değişikliği ana hatları (01 haziran

2017) şunlardır:

Destekler, TL olarak belirlenmiştir. (eski

uygulama ABD doları idi.) Destekler, ülke bazlı

verilecektir. Her yeni hedef pazar 5 yıl destek

kapsamında olacaktır. (eski uygulama 5+5 yıl,

performansa göre 10 yıl idi.) Değerlendirme

sistemi getirilmiştir. Her yıl performans

ölçümü yapılacaktır. Yurt dışı fuar desteğinde

ülke kriteri aranmayacaktır. 5 yıllık süre kriteri

dışında tutulmuştur. (eski uygulamada 5+5 yıl

boyunca faydalanılabiliyordu.) Ürün geliştirme

konusunda istihdam edilecek mühendis

giderleri, destek kapsamına alınmıştır. (eski

uygulamada yoktu.) Ürün teşhir seralarının kira

giderleri, destek kapsamına alınmıştır. (eski

uygulamada yoktu.) Depolama hizmetlerine

ilişkin giderler destek kapsamına alınmıştır.

(eski uygulamada yoktu.) İlaç sektörüne yönelik

ruhsatlandırma ve klinik test giderleri destek

kapsamına alınmıştır. (eski uygulamada

yoktu.) Programdaki firmalar aynı zamanda

Türkiye ticaret merkezleri ve küresel tedarik

zinciri desteklerinden de faydalanabilecektir.

(eski programda desteklemiyordu.) Program

bitiminde firmalar, diğer desteklerden

faydalanabilecektir.

Değişikliklerle ilgili sizlerin önerileriniz

nedir?

Değişimin sonu yok. Yeni bir sistemi

geliştirdiğiniz gün eskiyor. Tabii ki Turquality’nin

de eksik ve iyileştirilmesi gereken tarafları var.

Bunlarla ilgili önerilerimiz şunlar olabilir:

Türk danışmanlık firmalarına Turquality ön

inceleme fırsatı, stratejik yol haritası hazırlama

fırsatı verilmesi, Turquality aday firmalar ön

incelemeye girmeden stratejik planlama, iş

planı, bütçe, süreç yönetimi ve işletme karnesi

danışmanlık desteği verilmesi (bu hizmet

şirketleri vizyoner düşünceye hazırlayacaktır.)

Turquality kapsamına alınan firmaların her

yıl muhakkak denetlenmesi, yeşil pasaport

verilmesi. Turquality desteklerinde ar-ge,

tasarım ve mühendis desteği gibi ihracat

uzmanı desteği verilmesi. Turquality ligi

oluşturulması gerekir. Çok fazla firma

var. Bunlar segmentasyona tabi tutulmalı.

Örneğin; Turquality yıldızları, Turquality

markaları, Turquality kuluçkaları gibi. Bu

segmentlerin teşvik, destek kalemleri ve

ödemeleri farklı olması lazım. Böylece

kaynak israfı önlenmiş olur. Bu çerçevede

kaynak planı yapılmalı. Turquality Yıldızları’na

yurt dışı marka satın almalarına destekler

artırılması. Kapsama giren firmaların

girdikten sonraki değerlendirmeleri daha

ölçülebilir ve vizyoner kalemler olmalı.

Örneğin, danışmanlık hizmetini 7 geç bitirmiş

bitirmemiş değerlendirmesinden ziyade ilgili

ülkede Türk marka elçisi olarak markası

ile ilgili kaç firmayla görüşmüş, müşteri

memnuniyeti ne kadar artmış, verimlilik ne

kadar artmış, maliyetler ne kadar düşmüş

onlara bakılmalı. Özetle finansal performans,

operasyonel performans, müşteri performansı

ve insan kaynakları ile öğrenme performansına

bakılmalı. Her yıl bürokratlar, danışmanlar,

firmalar bir araya gelip Turquality arama

konferansı yapılmalı. Turquality başarı ödülü

genişletilmeli. Cumhurbaşkanı Turquality

markalarının liderlerini bir araya getirmelidir.

Programda B2B VE B2C markalar farklı

kategorilerde değerlendirilmelidir. Şirketlerin

aldığı destekler açıklanmalı. Proje destekleri

daha hızlı geri dönmelidir. Turquality’nin

reklamı daha iyi yapılmalıdır. Sanat ve sporda

desteklerin yaygınlaştırılmalıdır. Devlet kamu

kuruluşlarına bu destekleri alan gibi markalar

gibi “mevcut performansları” ve “kurumsal

yetkinlikleri” ölçülmeli ve markalaştırılmalıdır.

Üniversitelerde uygulamalı Turquality yönetimi

dersi açılmalıdır. Türkiye tanıtımlarında

Turquality’ye yer verilmelidir.

Turquality kurulduğu günden bugüne

kadar Türkiye kaç dünya markası çıkardı?

Şu an 149 firmanın 159 markası Turquality

Destek Programı’nda, 71 firmanın 71

markası Marka Destek Programı’ndan

faydalanmaktadır. Dünya çapında marka

olabilmek için vizyoner kültür gerekir. Bu

kültür kodunu yayamazsak dünya çapında

marka olmakta zorlanırız. Ama bu kadar

kötümser olmayalım. Vizyoner kültür

kodları yaygınlaşıyor. Dünya çapında aday

markalarımız var.


Turquality’den en çok faydalanan

sektörler arasında teknolojinin yeri

nerede?

Turquality ilk çıkışı parekende sektörü

ağırlıklıydı. Daha sonra endüstriyel ve ilk madde

ve malzemeye gibi ürünleri de kapsamına aldı.

Şu an hizmet sektöründe bu kapsama girdi.

Hemen hemen tüm sektörler kapsamda. Ama

teknolojiden kastınız endüstri 4.0 ise bu henüz

görülmüyor. Bazı sektörler başladı.

Turquality’den destek alıp da hiçbir

ilerleme kaydedemeyen firmalar ve boşa

harcanan para oranı nedir?

Çok güzel bir soru sizi kutlarım. Türkiye’nin

temel sorunu kaynak israfı. Bazı şirket sahipleri

prestij olarak alıyor ve rafta tozlandırıyor.

Yani denetime ödediği para israf, stratejik yol

haritasına ödediği para israf haline dönüşüyor.

Bunun diğer sebebi “iş yapmama uzmanı”

personel çalıştırmaları. Patron “Turquality

alın, yandaki komşu almış biz niye almadık”

diyor. Turquality bu düşünceyle girmiş firmalar

sonrasını takip etmiyor.

Gerçekten almak isteyen şirketlerde de

bazen personel umursamıyor. Patronunda

kafasında 2542 konu var. Hangi birine yetişsin.

Kendi adına düşünmesi için personel alıyor.

Personelin işini yine patron yapıyor. Personel

“iş yapmama uzmanı” olduğu için iş yine

patronun takibine kalıyor. Bu tür kayıplar

maalesef israf oluşturuyor. Sağlıklı takip ve

kontrol gerektiriyor bu tür destekler.

2023 hedefleri doğrultusunda

Turquality desteklerinin nasıl şekil

alması öngörülüyor. 2023’e kadar neler

değişecek?

Biliyorsunuz 2023 vizyonu 500 milyar dolar

ihracat. 2017 yılı temmuz yıllık 150 milyar

dolar civarında. 2016 yılı temmuz yıllık 139

milyar civarındaydı. İhracatta %7,5 artış

görülmektedir. 2015 yılında ihracatın ortalama

kilogram fiyatı 1.44 iken 2016 yılına ihracatın

ortalama kilogram fiyatı 1.37 düştü. Turquality

alan firmaların ihracatının ortalama kilogramı

3 doların üzerinde. Bu da gösteriyor ki 2023

vizyonunu Turquality destekliyor. Türkiye

genelinin ortalama 3 dolar olsaydı şu an

ihracatımız 328 milyar civarında olurdu. 2023’e

kadar tüm firmaları Turquality iş modeline

geçirmemiz gerekiyor. Tüm firmaların

Turquality kapsamına girmesi hepsi marka

olacak anlamına gelmemeli. Bunlar arasında

gerçekten mukayeseli üstünlüğü olan stratejik

sektörlerden firmalar seçilmeli ve Türkiye

markalaştırma enerjisini mukayeseli üstünlüğü

olan firmalara akıtmalıdır.

Turquality desteğinden hala haberdar

olmayan şirketler var mı, varsa bunun

oranı nedir tahmini olarak?

Turquality desteğini bırakın çalıştırdığı

elemanın sigortasını belirli koşullarda devlet

destek veriyor, ondan bile haberi olmayan var.

Yukarıda bahsettim sertifikasız “iş yapmama

uzmanı” personel konusunda markalıyız. Şimdi

biz bu arkadaşlara sertifika vereceğiz.

Nasıl yani siz iş yapmama uzmanlık

sertifika programımı açacaksınız?

Evet. Nasıl olsa bu arkadaşlardan çok var. Bari

sertifika verelim tescillensinler. Bu arkadaşlara

da ihtiyacı olan vardır herhangi bir gezegende

iş bulabilirler. Bilmiyor musunuz? Yeni “armut

piş azıma düş” gezegeni keşfetilmiş. Bu

arkadaşları şimdiden sertifikalaştırıyoruz.

Mecazi anlamda söylüyorum tabii, biz

konumuza dönelim. Turquality desteklerini

bilmeyen birçok ihracat yöneticisi var.

Yukarıda bahsettim girişimcinin kafasında

2542 konu var. Girişimci adına düşünecek ve

o düşünmesinden dolayı bedel alıp çalışan

personel bunu girişimcisine hatırlatması

lazım. Ama niye hatırlatsın. Kendisi iş korkağı.

Korkaklar genelde çok konuşur, ülkesine

atıp tutar, kendisinden önce bir başkasının

yapmasını beklerler. Yalnız onlar televizyondaki

yarışma programını kaçırmazlar. Sabah iş

yerinde gündem akşamki yarışmanın kimin

kazandığıdır. Böyle bir kişi Turquality’yi niye

düşünsün ki?

Yeni projelerden bahsetmiştiniz, onları

anlatır mısınız?

Biz Turquality delisiyiz. Ne dahili ne harici

iş yapmama uzmanları proje heyecanımızı

kıramazlar. Şimdi Turquality alan patronları bir

araya toplamaya çalışıyoruz. Ortak bir marka

oluşturma konusunda bir projemiz var. Eğer

Turquality patronları kabul ederlerse ortak

Türk markası çıkarılacak. Belki de marka

olmuş bir markayı Türkiye’ye getireceğiz.

Şimdilik sır. (iş yapmama uzmanları

telaşlanmıştır şimdi onlara iş çıkacak.)

Diğer projemiz yurt dışı yabancı danışmanlık

firmaları Türkiye’deki Türk firmalarını

denetliyorlar. Türk danışmanları niye

denetlemiyor? Çünkü yurt dışında şube sayıları

veya eleman sayıları yetersiz kalıyor. Yabancı

danışmanlık firmalarına verilen bedeller Türk

danışmanlık firmalarına verilse yurt dışındaki

yabancı firmaları bile satın alırlar. Bununla ilgili

yönetim danışmanlığı odası kurmak istiyoruz.

Şu an MÜSİAD Danışmanlık Ve Eğitim Sektör

Kurulu Başkanıyım. Sayın Gümrük Ve Ticaret

Bakanlığımıza sözlü bildirdik. Ayrıca Ekonomi

Bakanlığımıza yabancı danışmanlık firmalarla

birlikte Türk danışmanlık firmalarının da

Turquality denetimi yapması konusunu sözlü

arz ettik. Hem Ekonomi Bakanımız hem de

Gümrük ve Ticaret Bakanımıza şimdiden çok

teşekkür ediyoruz.

Şu an bu destekten kaç firma

yararlanıyor ve toplamda kaç liralık

kaynak ayrılıyor? Bu kaynak yılda yüzde

kaç artıyor?

149 firmanın 159 markası Turqualıty Destek

Programı’nda, 71 firmanın 71 markası Marka

Destek Programı’ndan faydalanmaktadır. 11

yılda bugüne kadar resmi olmamakla birlikte

yaklaşık 2.2 milyar TL dağılmış durumda.

Resmi bilgiler olmayınca artış oranlarını

bulmak zor.

Turquality kapsamına girmeden öncesi

ve sonrası şirketlerin süreçleri nasıl

işliyor?

Turquality öncesi Turquality’e aday firma

ön inceleme için başvurusunu yapıyor.

Başvuru kabul olursa firma Türk markalarını

denetlemek üzere şartlara uygun (o şartları

bilgi açısından Türk danışmanları karşılar

ama fiziki kaynak açısından bir Türk

danışmanlık firmasının taşıması mümkün

değil) yabancı firmalar denetliyor. Denetimden

sonra Ekonomi Bakanlığına rapor veriliyor.

Verilen rapor Ekonomi Bakanlığında

değerlendirilip, Turquality kapsamına girip

girmediği açıklanıyor. Kapsama girerse

yine Türk markaları yine benzer şartlardaki

yabancı firmalar devlet destekli 8 haftalığına

maksimum 800 bin TL alarak stratejik yol

haritası hazırlıyor. (bu yol haritasını bir Türk

danışmanlık firması hazırlayabilir ve ilgili

yabancı danışmanlık firmalarına verilen

bedeller Türk danışmanlık firmalarına verilse

Türk danışmanlık firmaları fiziksel koşullarına

sahip olabilirle.)

Yani burada Türk markasını

markalaştırmak için Türk danışmanlık

firması nerede cevabını siz verin?

Danışmanlık Ve Eğitim Sektör Başkanı olarak

bizim üyelerimiz arasında yabancı danışmanlık

firmaları da var. Biz onlarla birlikte çalışıyoruz.

Onlar da Türk danışmanları niye bu kapsama

alınmıyor diye bundan rahatsızlar zaten. Bizim

yabancı danışmanlık firmalarıyla sorunumuz

yok hatta ortaklıklarımız bile var. Ama niye

size bu işler verilmiyor diye onlar sorunca bir

Türk Danışmanlık Ve Eğitim Sektör Başkanı

olarak utanıyorum. Danışmanlık firmaları

nasıl marka olacak? Aynı bilgi ve donanım

bizim Türk firmalarımızda da var. Ben ABD ve

Almanya gezimde uçakta yanıma bir bürokrat

oturmuştu. Ona şunu sordum: danışmanlık ve

eğitim firmalarınızı nasıl markalaştırıyorsunuz?

Önceliğiniz nedir? Bana söylediği önce

kendi ülkemizdeki firmalara destek verir

gelişmesini sağlarız. Her konuda olduğu gibi

kendi ülkemiz ve firmalarımız önceliklidir.

Bu konuda milliyetçiyiz demiştir. Onun

hem bizim ülkemizde hem de dış ülkelerde

markalaşmasını isteriz. Şartları uymuyorsa

onu uygun hale getiririz. Siz de nasıl diye

bana sordu? Ülkemi deli gibi sevdiğim için

biz de de aynı dedim ama çok üzüntülüyüz bu

konuda. Biz Türk danışmanlar olarak iktisadi

kalkınmada ve markalaşmada hazırız.


hotel restaurant

64 & hi-tech

marka

RATIONAL

ConnectedCooking

2.0 ile mutfağı

internet ağına

bağlıyor

ConnectedCooking ve Club RATIONAL

güçlerini birleştirerek profesyonel

mutfaklara yönelik en büyük çevrimiçi

portallardan birini oluşturuyor. Artık bu

platformlar mükemmel bir şekilde birbirini

tamamlayarak tek tıkla, profesyonel

mutfaklara ve RATIONAL ünitelerine

ilişkin çok çeşitli hizmetler sunuyor.

RATIONAL Türkiye, 2 Kasım Perşembe

günü Gastronometro’da düzenlediği

toplantıda sektör profesyonelleri ve

basın mensuplarına ConnectedCooking

2.0’ı tanıttı. ConnectedCooking ve Club

RATIONAL’in güçlerini birleştirerek

profesyonel mutfaklara yönelik geliştirdiği

en büyük çevrimiçi portalı tanıtılarak, sistem

hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı.

Özdemir: “RATIONAL’in geleceğe

yönelik odak noktalarından

biri, mutfakların internet ağına

bağlanmasıdır”

Tanıtım toplantısında konuşan RATIONAL

Türkiye Genel Müdürü Ertan Özdemir,

“RATIONAL’in geleceğe yönelik odak

noktalarından biri, mutfakların internet

ağına bağlanmasıdır.” dedi. Kullanıcıların

sisteme erişiminin mümkün olduğunca

kolaylaştırılmasına önem verdiklerini

açıklayan Özdemir, “Bu sistemde bütün

erişim bilgileri geçerliliğini koruyacak

ve hem eski hem de yeni kullanıcılar

bir kez kaydolduğunda her özelliğinden

yararlanabilecek. Kapsamlı bir yemek

tarifi veri tabanı, uygulama videoları, ayrıca

mutfak profesyonellerinden ipuçları ve

püf noktaları, cihazlarınızı internet ağına

bağlamaksızın da kullanılabilecek.” diye

konuştu. ConnectedCooking sisteme

müşterilerin şimdiden büyük ilgi

gösterdiklerini ifade eden Özdemir, “Bu

sistem, mutfaktaki günlük rutin işlerde

yardımcı olacağına dair kendini kanıtlamış

durumda. Bir kez mutfaktaki bu bağlantıya

alışanlar artık daha azına razı olamaz.” dedi.

Bütün RATIONAL üniteleriyle

aynı standartlarda çalışma

imkanı sunuyor

Sonuç olarak dünya çapında profesyonel

mutfaklara yönelik en büyük platformlardan

biri, çok çeşitli avantajlar sunuyor. Kişisel

pişirme programları ve uluslararası yemek

tarifi veri tabanında yer alan binlerce

tarif doğrudan bilgisayar, tablet veya

akıllı telefonlardan ünitelere aktarılarak

merkezi olarak yönetilebiliyor. Bu işlemler

son derece kolay olmakla kalmıyor, aynı

zamanda bütün RATIONAL üniteleriyle aynı

standartlarda çalışılmasına olanak sağlıyor.

Üstelik yazılım güncellemeleri otomatik ve

ücretsiz olarak kullanıma sunulduğundan,

USB bellek yardımıyla ünitelere aktarma

zahmeti de ortadan kalkıyor. Ayrıca

ConnectedCooking kullanıcıları, bilgi

mesajları sayesinde ünitelerde gerçekleşen

güncel işlemleri gerçek zamanlı olarak takip

edebiliyor. Bu da çok sayıda şubeye merkezi

olarak müdahale etmek isteyenler için

ideal. Çok sayıda şubeye sahip işletmeler

için, belirli ünite fonksiyonlarına sadece

tanımlanmış belirli bir kullanıcı tarafından

erişilebilmesini sağlayabilmek de önemli.

Bu sayede, farklı deneyim seviyelerinde

personele rağmen kalitenin aynı kalması

garantileniyor. RATIONAL, başka bir noktada

da güvenlik kavramının altını çiziyor:

hijyen. Bu nedenle her ünite için otomatik

olarak ayrı HACCP belgeleri oluşturuluyor.

Ünitelerden birinde teknik servis yardımına

ihtiyaç olduğunda yetkili servis ortağıyla

otomatik olarak iletişime geçilip, iletilen

servis verilerine dayalı olarak hızlı ve verimli

bir şekilde müdahale edilebiliyor.

Tek tıkla hızlı ve kolay erişim

Ağa bağlanmak, özellikle yeni kullanıcılar

için oldukça kolay. 09/2011 tarihinden

itibaren üretilen SelfCookingCenter ve

CombiMasterPlus üniteleri LAN kablosu

veya W-LAN aracılığıyla bilgisayar, tablet

veya akıllı telefonla bağlantı kurabiliyor.

Sadece üniteleri sisteme modülü kaydetmek

yeterli. Kayıt tamamlanır tamamlanmaz her

şey otomatik olarak gerçekleşiyor ve tek tıkla

çeşitli faydalı fonksiyonlara anında erişiliyor.

Bu güçlü platform hakkında daha ayrıntılı

bilgi edinmek içinse www.connectedcooking.

com adresi ziyaret edilebilir.


hotel restaurant

66 & hi-tech

etkinlik

Uluslararası MICE Derneği, sektör paydaşlarını etkin MICE buluşmalarıyla bir araya getirmeye devam

ediyor. Sonuncusunu Ferko Ilgaz Mountain Resort Hotel sponsorluğunda gerçekleştiren dernek, bu defa

‘Tadımlık Batı Karadeniz Turu’ etkinliği ile acentelere hem üç gün boyunca stresten uzak keyifli bir

hafta sonu deneyimi yaşattı hem de gelecek organizasyonlar için yeni destinasyon rotaları çizdi!..

Uluslararası MICE Derneği,

sektör paydaşlarını etkin

MICE buluşmalarıyla bir

araya getirmeye devam ediyor.

Sonuncusunu Ferko Ilgaz Mountain

Resort Hotel sponsorluğunda

gerçekleştiren dernek, Tadımlık Batı

Karadeniz Turu ile acentelerini bu

defa Batı Karadeniz Bölgesi’nin tarihi,

turistik ve gastronomik değerlerini

tanıtan kapsamlı bir gezi programıyla

ağırlayarak hem stresten uzak

keyifli bir organizasyona ev sahipliği

yaptı hem de üye acentelerine

destinasyon tanıtımı yaparak gelecek

organizasyonlar için yeni rotalar

çizdi!..

Uluslararası MICE Derneği’nin

10-12 Kasım tarihleri arasında

acentelerine özel olarak düzenlediği

tur programına 30’a yakın sektör

paydaşının yanı sıra basın mensupları

da katıldı.

Turun ilk gününde İstanbul’dan

hareketle sırasıyla Bolu, mutfak

dünyasına kazandırdığı aşçılarıyla

meşhur Mengen, baston yapımıyla

meşhur Devrek üzerinden yeni

gelişmekte olan ve eski Türk

evleriyle nam salmış Bartın’ı keyifli

bir otobüs yolculuğuyla görme şansı

yakalayan üyeler yolculuğun ilerleyen

saatlerinde Kuş Kayası yol anıtını

gördükten sonra Fatih Sultan Mehmet

Han’ın gördüğü zaman Lalası’na

dönüp “Lala Lala Çeşm-i Cihan

(Dünyanın Gözü) bu mu ola?” dediği

Bakacak Tepesi’ni de yakından görme

fırsatı elde ettiler.

Batı Karadeniz’in şirin

balıkçı kasabası; Amasra!

Deneyimli rehber Emre Özkan’ın

keyifli anlatımı eşliğinde devam

eden turun ilk durağı, Amazonların

(tek göğüslü kadın savaşçılar)

limanı Amasra oldu. Kendi

çocukları tarafından öldürülen

Kraliçe Amastris’in adına

kurduğu Amasra’nın uzantısı olan

kent, yolculuğun en keyif veren

noktalarından biri oldu ki, tarihin

bu şirin balıkçı kasabası MICE

ziyaretçilerince ilgiyle karşılandı.

Şehir kadar elbette ki denizden yeni

çıkmış taze balıkları ve içinde ne

ararsanız bulabileceğiz enfes salatası

gibi muhteşem liman manzarasıyla

da iddialı restoranı Çeşm-i Cihan da

deneyimlenmeye değerdi…

Amasra; kale içi, şapeli ve Tahtacılar

Çarşısı ile de görülmeye değerdi…

Karadeniz’e yolu düşenler bir defa da

olsa kentin bu güzelliklerini mutlaka

deneyimlemeli ve yaşamalı…

Konaklama sponsoru, Ferko

Ilgaz Mountain Resort Hotel

oldu

Tadımlık Batı Karadeniz Turu’nun

ikinci gününde gözlerini yemyeşil

çam ağaçları arasında konumlanan

Ferko Ilgaz Mountain Resort Hotel’e


açan acenteler, sabah kahvaltısının

ardından otel yetkilileri tarafından

yapılan tanıtım gezisi ile beş yıldızlı

oteli daha yakından tanıma fırsatı

buldular. Ilgaz Dağı, aktiviteler, kayak

pistleri hakkında yapılan bilgilendirme

turu sonrasında arzu eden katılımcılar

bol oksijeni ciğerlerine çekerken aynı

zamanda atv’ler ile ormanda adrenalin

dolu saatler geçirdi.

Programı takiben Sabiha Anne’nin

yöresel ziyafetleriyle nam salmış

İzbeli Çiftliği ziyaret edildi, lezzetli bir

öğle yemeği eşliğinde hem damaklar

şenlendi hem de gözler…

İzbeli’den sonraki rota, Kastamonu

şehir merkeziydi ki, panoramik şehir

turuyla bölge tarihine ve kültürel

yaşamına damgasını vuran yapı

ve eserler tek tek gezildi. Bunlar

arasında Liva Paşa Etnografya Müzesi,

Kastamonu El Sanatları Teşhir

Merkezi, Kastamonu Kalesi, tarihi

Hükümet Konağı, Şerife Bacı Anıtı,

Kasaba Köyü Mahmutbey Camisi ve

Kastamonu Saat Kulesi en dikkat

çekenlerinden oldu.

Yörük Köyü ve Safranbolu

tarihi konaklarıyla mest etti

Uluslararası MICE Derneği

koordinasyonunda düzenlenen turun

üçüncü günü safranın bol bulunması

sebebiyle adının Safranbolu konduğu

rivayet edilen şehir turu ile devam

etti. Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuğun

ardından Bektaşi öğretisinin ve

Anadolu yardım severliğinin en iyi

örneklerinden birinin görülebileceği

çamaşırhanesiyle de kültürünü

yansıtan Yörük Köyü’ne ulaşıldı. Üç

günlük tur programı günün sonunda

İstanbul’a hareketle son buldu.

Tadımlık Batı Karadeniz Turu ile ilgili

olarak I-MICE Derneği Yönetimi ise şu

açıklamalarda bulundu:

Söyler: “Sektör paydaşlarını

bir araya getirmeyi

hedefledik”

Batı Karadeniz Turu ile sektördeki

paydaşları bir araya getirmeyi

hedeflediklerini belirten Uluslararası

MICE Derneği Başkanı Serdar

Söyler, “Bu birkaç günlük program

ile hem derneğimizin çalışmalarıyla

ilgili bilgilendirme yapmak hem de

bölgedeki turizm potansiyelini sizlerle

paylaşmak istedik. Bu doğrultuda

ilk olarak Amasra’yı ziyaret ettik.

Ardından İzbeli Çitfliği, Kastamonu,

Yörük Köyü ve Safranbolu ziyaret

ettiğimiz yerler oldu. Buralarda

çok ciddi bir kültür turu potansiyeli

olduğunu gözlemledik, özellikle hafta

sonlarında söz konusu bu bölgelere

ciddi bir talep olduğunu da görme

şansı elde ettik. Bu turlar sayesinde

yerel halk da bundan önemli bir fayda

sağlıyor. Yeme içme, hediyelik eşya ve

turistik dükkanlar turistlerin bölgeye

olan ilgisini ciddi boyutta artırıyor.”

dedi.

“2018 için de dolu dolu bir

etkinlik takvimi hazırladık”

I-MICE Derneği olarak bu tarz

etkinliklerin önümüzdeki aylarda da

devam edeceğini ifade eden Söyler,

derneğin 2018 etkinlik takvimi ile ilgili

ise şu bilgileri aktardı: “Öncelikle

Fethiye bölgesine MICE Adventure

etkinliği planladık. Özellikle aktivite

seven arkadaşlarımızı bir hafta sonu

programıyla Fethiye’de ağırlayacağız.

Onun dışında birkaç tane daha proje

aşamasında olan etkinliğimiz var.

Özellikle Kapadokya ve Uludağ gibi

bize gelen talepler var. Oralarda da

etkinliklerimiz devam edecek.”

Kurt: “Batı Karadeniz

MICE segmenti için iyi bir

alternatif”

Tadımlık Batı Karadeniz Turu’nun

düzenlenmesinde elbette ki büyük payı

olanlardan biri de, Dernek Başkan

Yardımcısı Hüseyin Kurt ve Sayman

Mali Kanji idi. Bölgenin MICE segmenti

için doğru bir destinasyon noktası

olabileceğinin altını çizen Kurt, “Bu

program bizim MICE segmentinde

‘incentive’ dediğimiz teşvik ve

motivasyon amaçlı etkinlikler için

de yapılabilir, ‘meeting’ dediğimiz

toplantı, seminerler için veyahut

kongreler için de yapılabilir. Bölge

buna çok müsait çünkü. Ferko Ilgaz

Mountain Resort Hotel de MICE

sektörüne hitap eden bir otel olmuş.”

diye konuştu.


hotel restaurant

68 & hi-tech

şefin gözünden

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Hilton Türkiye Üst Sınıf Oteller Ülke Şefi Andreas

Scheuregger, tam bir Thomas Keller hayranı. Sade, temiz

ve düzenli iş yapış tarzı sebebiyle Amerikan şefi başarılı

bulduğunu anlatan Scheuregger’in top listesinde Türkiye’den

Mikla Retaurant’ın kurucu şefi Mehmet Gürs de var. Gürs’ün

araştırmacı kişiliğinin ilham verici olduğunu söyleyen Alman

şef, “Ben onun Türk mutfağında yaptıklarının aynısını Alman

mutfağında yapmaya çalışsam uzun yıllarımı alır” diyor.


Mutfakla tanışıklığı büyüdüğü evin alt

katındaki anneannesinin restoranıyla

başlar ilk. Çocuk yaşlarında zihninin

bir köşesine bilinçsizce kazıdığı mutfak

ruhu, günü gelir önüne yemek pişirme

becerisiyle çıkar. Oysa şef önlüğüyle

mutfağa girmek gibi bir hayali olmamıştır o

güne dek! Çocukken mutfağı sevmediği gibi

gelecekte bir şef olmaya da heves etmez!

Doğup büyüdüğü Almanya’da

yüksekokulunu elektrik teknisyenliği üzerine

okurken bile bir defa olsun mutfağa teşrik-i

mesai harcamaya merak duymaz. Ne var

ki bir dolu okul masrafı kapısına dayanınca

o da bir çare aslında çok iyi bilip de o güne

kadar keşfetmediği mutfak yeteneğiyle ilk

parasını cebine koyar.

“Mutfağı yemek pişire pişire

sevdim”

Hilton Türkiye Üst Sınıf Oteller Ülke

Şefi Andreas Scheuregger, sırf okul

ekonomisine katkı olsun diye yapar ilk

mecburi pişirmelerini… Nitekim mutfak

sihirli değneğiyle dokunmuştur ellerine bir

defa… Yemek pişire pişire daha çok sevdiğini

farkeder, gel zaman git zaman… Günün

birinde olan olur, Scheuregger, şef olmak

uğruna üniversite eğitimini yarıda bırakarak

mutfağa bir ömür adamak üzere önlüğünü

takar, kalemi elden bırakır…

20 yıldır aralıksız Hilton

mutfaklarını yönetiyor

Alman şefin profesyonel mutfakla ilk

buluşması ise staj gördüğü küçük bir otelin

restoranı ile olur. Ülkesi Almanya’da 3

gün okul, 2 gün staj derken Mengen usulü

örneklediği bir sistem ile pratik ve teoride

bildikleriyle okuduklarını çarpıştırarak ilk

mesleki temellerini atar. Aynı dönemde bir

golf kulübünde mutfak tecrübesini de katar,

deneyimlerine…

Sonra ülkesine veda eder, Michelin yıldızlı

lüks restoran mutfaklarına girmek üzere

Cenevre’ye gider. İsviçre şehrinde edindiği

dört yıllık birikim ve deneyimlerini de

sepetine koyan Alman şef, 1997 yılında önce

Holiday Inn Passau arkasından Hilton Munih

Park ile otelcilik sektörüne ilk adımı atar.

Bu, Scheuregger’in bugüne kadar aralıksız

devam eden Hilton Otelleri serüveninin de

ayak sesleri olur aynı zamanda.

Nitekim Almanya’dan sonra Hilton’un

Yunanistan, Danimarka, Londra ve

Nijerya’daki otellerinde executive şef olarak

görev yapan Scheuregger, Türkiye’ye girişini

ise ilk kez 2008 yılında Hilton İstanbul

Bosphorus ve Hilton Parksa ile birlikte

devam ettirir, şu anki bulunduğu noktada

Hilton Türkiye Üst Sınıf Oteller Ülke Şefi

olarak zirveye oturur.

“İlk yıllarımda daha serttim”

Mevzu Alman bir şef olunca ülkenin

genlerine hakim sıkı disiplin ve mesafeli

görüntüyü ilk sözcüklerinden itibaren delen

bir yapısı var, Scheuregger’in. Hem tatlı

hem sert bir izlenim benimkisi… Genel

görüntüsü böyle de, ya mutfaktaki iş yapma

stili nasıl, soruyorum?

“İlk yıllarımda daha serttim” diye içtenlikle

yanıtlıyor sorumu ve devamında bugünle

20 yıl öncesinin bir kıyasına girişerek “O

zamanlar bu işler biraz daha farklıydı

tabii. Sert olmak gerekiyordu ama şimdi

öyle değil. Bundan 20 yıl önce hiyerarşik

düzen mutfağa hakim olandı. Şefle

çalışanlar arasında upuzun mesafeler

vardı. En yüksek şefle konuşma şansın bile

yoktu, askerlik gibi düşünün siz. Nasıl ki

generallere fikrini bile belirtemezdin, işte

öyle. Ama günümüz mutfaklarında köprüler


hotel restaurant

70 & hi-tech

şefin gözünden

kuruldu, o mesafeler gittikçe kısaldı” diye

anlatıyor gelişim sürecini. Bugünün mutfak

dünyasında tecrübesiz bir komi bile fikrini

açıkça belirtebiliyor, bahsettiğince… “Çünkü

her gün aynı şeyi yaparken görme ve

anlama yetinizi kaybedebiliyorsunuz. Kulak

verdiğinizde bir kominin fikri bile size artı bir

değer katabiliyor.” diye de durumun değerini

anlatmaya çalışıyor.

Kontrollü-kontrolcü

Andreas Scheuregger mutfakta kontrolü

son noktasına kadar elinde tutmak

isteyenlerden… Yemeği ilk defa deniyorsa ne

ses ne tek bir insan, yalnız başına izole bir

ortamda yemeği test etmeyi tercih ettiğini

söyleyen Alman şef, “Çünkü o yemeğin

buna nasıl tepki verdiğini görmek isterim.

Nasıl bir koku verecek, pişerken nasıl bir

ses çıkaracak, bunu baştan sona takip

etmem lazım. Bir de üstüne yeni bir ürün

kullanıyorsam bunun en iyi şekilde kontrol

etmeliyim” diyor çalışma esaslarına vurgu

yaparak...

Scheuregger için mutfaktaki çalışma şeklini

belirleyen kıstaslar elbette ki bunlarla da

sınırlı değil! Mutfağın içindeki davranış

şeklinin ortamla da ilintili olduğunu anlatan

Alman şef, kontrol seviyesi yüksek, iletişim

odaklı, kalabalık otel mutfaklarındaki imajın

örnek olarak bir Michelin yıldızlı restoranda

yaşatılamayacağına dikkat çekerek, “Orada

her şey daha agresif ve serttir. Çünkü

sabahın 7’sinde başlayıp 23.00’lere kadar

süren bir döngüde kavga dövüş içinde adeta

savaşırsınız. Bu nedenle de orada insanları

an be an canlı tutmanız gerekir” diyor.

“Gelenekselim”

Gelelim Alman şefin mutfaktaki pişirme

ve sunum tekniklerindeki öncelik ve

hassasiyetlerine…

Andreas Scheuregger, pişirme tekniklerinde

geleneksel bir duruş sergilediğini aktarıyor,

öncelikle. Görerek ve deneyerek yapmak,

tam olarak bahsettiği. Somon örneğinden


ir kapı aralıyor, konuşmasının devamında…

Geçen hafta somon pişirme teknikleri

üzerinde çalışırken balığı 30 derecede 40

dakika boyunca pişirdiğini anlatıyor ve

ekliyor: “Aslında somon için bu düşük ısı

derecesinin yetmeyeceğini düşünürsünüz

ama ortaya çıkan sonuç muhteşemdi. Ben

parça parça zeytinyağı koyup, karıştırmak

gibi yerleşik eğilimleri çok sevmiyorum.

Yemeğe kendimden bir şeyler katmaktan

daha fazla zevk alıyorum.”

“Bir ürün doğadaki haliyle en

iyidir, katkı iyileştirmez, bozar”

Sunuma gelince, Scheuregger, tabakta

sadece yemeği görmek isteyenlerden…

Olabildiğince basit ve sade tabaklar

hazırlamayı sevdiğini söyleyen Alman şef,

üç parçayı aşmadan süslemesiz servisi

tercih ediyor. Bu düşüncesini Uzakdoğu

mutfağına hakim bir inanışla destekleyen

Scheuregger, “Siz bir yemeğe ne kadar

az katkı yaparsanız o yemek o kadar iyi

olur. Çünkü bir balığı denizden çıkardığınız

zaman bozulma süreci zaten başlamış

oluyor. O halde siz ona bir katkıda bulunarak

ürünü daha iyi bir hale getirmezsiniz. Çünkü

doğadaki hali olabilecek en iyi halidir, işlem

gördükçe var olan halinden daha kötü bir

duruma getirirsiniz. Malatya’da bir ağaçtan

kopardığınız kayısıyı kendi doğal ortamı

dışında daha nasıl iyi bir hale getirebilirsiniz

ki?” örneklemeleriyle de görüşlerini

pekiştiriyor.

2018’e biraz Fransız biraz Türk

stiliyle girecek

Malum, çekim konumuz da olduğu üzere

Hilton Istanbul Bosphorus’un yeni yıla özel

menüsüne ve konseptine… Bu yılbaşını

İstanbul’un simge otelinde karşılamak

isteyenler için beş yıldızlı mutfağın

konuklarına yine çok özel sürprizleri olacak,

benden söylemesi!

Her yıl yepyeni ürün ve lezzetleriyle

damakseverleri ağırlayan otel mutfağı

2018’e merhaba derken daha klasik ve

zengin bir menü tasarlamış. Biraz Fransız

biraz Türk stili olarak düşünün siz onu.

Gelen misafir profili ve konum itibari ile

bu türlü bir set menü tercih ettiklerini

belirten Scheuregger, “Her sene yeni bir şey

yapmaya çalışıyoruz, işimiz kopyala-yapıştır

değil asla. Geçen sene biraz daha meyhane

menüsü kullanıyorduk, balık ön plandaydı.

Ama bu sene için Fransız mutfağına

daha fazla ağırlık verip onu modernize

ve geliştirilmiş hali ile konuklarımıza

sunacağız” sözleriyle bizim de çekim

menümüzden detaylar paylaşmayı ihmal

etmiyor.

Peki bu özel menünün içinde neler var,

hemen başlıklar halinde özet geçeyim, 6

courses yemekle tamamlanacak menüde

Istakoz Salatası, Barbunya Fileto, arada

Greyfurt Sorbesi, Kuzu Sırtı, Fesleğenli

Cream Brulee ve Petite Fours, Truffles

& Pralines o özel gecede sizleri bekliyor,

tercihini Hilton Istanbul Bosphorus

mutfağından yana kullanacak olanlara

şimdiden afiyet olsun diyorum.

“Her şeye sahip olmak için fakir

olmanız lazım”

Buraya kadar her şey çok güzel; karşımda

Hilton Grubu’nun Türkiye’deki tüm üst sınıf

otellerinin mutfaklarını ustalıkla yöneten

bir yiyecek içecek uzmanı var. Ya sonrası?

Sektöre damgasını vuran zincir bir markanın

ülke şefi olmanın ötesinde kurduğu daha

farklı hayalleri var mı acaba? İlk etapta

benim aklıma gelen, Almanya’daki köyüne

dönüp küçük ama sevimli bir restoran

açmak olabilir mesela? Sohbetimiz boyunca

pozitif enerjisi ve sempatik tavırlarıyla

mutfağın sıcaklığını kimliğiyle de yansıtan

Scheuregger, “Mevcut konumumdan

memnunum. Hilton bünyesi büyümeye

devam ettiği ve burada bana ihtiyaç olduğu

sürece onlarla olmak istiyorum. Her şeyi

geride bırakıp, Almanya’da köyüme dönüp

kendi yerimi açma konusuna gelince, bu

kendimin de zaman zaman düşündüğü

bir hayal. Fakat düşünmesi kolay yapması

oldukça zor bir fikir.” sözleriyle sorumu

samimiyetle yanıtlıyor ve bu konuyla ilgili

düşüncelerini yakın bir zamanda okuduğu

bir makaleye ait şu sözlerle tamamlıyor:

“Her şeye sahip olmak için fakir olmanız

lazım.”

Bunun aslında kendince de doğru bir bakış

açısı olduğunu anlatan Scheuregger, “Ama

tabii hayata geçirme noktası çok zor. O

yüzden şimdilik olduğum yerde kalmak

istiyorum” diyerek keyifli söyleşimize de

vedasını yapıyor.

Bir ritüel babında tabağa

devamlı dokunmak suretiyle

sıcaklık kontrolü yaptığını

söyleyen Scheuregger, Türk

mutfağından en çok sokak

lezzetlerini seviyor. Kellepaça

favorisi… Öz mutfağı dışında

ülke mutfakları içinde en çok

İtalyan mutfağını sevdiğini

dile getiren Alman şef, bütün

Uzakdoğu mutfaklarına da

yakın durduğunu söylüyor.


hotel restaurant

72 & hi-tech

gastro etkinlik

Ülker Eksper, şeflere özel yeni lezzeti

Ülker Bizim Krema’yı tanıttı

Ülker Eksper

Pazarlama Müdürü

Onur Moralar

Ev dışı tüketim alanında hizmet veren profesyonellere, doğru ürün, doğru fiyat,

doğru zamanlama ve üstün hizmet anlayışı ile ulaşmayı hedefleyen Ülker Eksper,

mükemmeli arayan şefler için geliştirdiği yeni ürünü Ülker Bizim Krema’yı sektör

temsilcilerinin önemli isimleriyle buluşturdu.

Ülker Eksper, mükemmeli arayan

şeflere özel olarak geliştirdiği

yeni ürünü “Ülker Bizim Krema”yı

Wyndham Grand Kalamış Hotel’de

düzenlediği özel etkinlikte tanıttı. Her

biri kendi alanında bilinen şefler ve basın

mensuplarından oluşan katılımcılar,

düzenlenen workshop’ta ünlü şef

Mehmet Yalçınkaya’nın Bizim Krema ile

yaptığı birbirinden lezzetli menüleri tattı.

Katılımcılar aynı zamanda Ülker Bizim

Krema’nın performansını test etme şansı da

elde etti.

Şeflerden tam not aldı

Süt ve bitkisel yağın mükemmel uyumu

ile geliştirilen Ülker Bizim Krema, %32

yağlı, şeflerin beklediği kıvamda, sıcak ve

soğuk uygulamalarda yüksek performansı

ile dikkat çekiyor. Ülker Bizim Krema,

ısı ve aside dayanıklı, kesilme yapmayan,

şeker içermeyen, çırpma uygulamasına

uygun, yüksek sıcaklıklara dayanıklı, sıcak

uygulamalarda ideal kaplama özelliği ve

lezzeti ile şeflerin yeni tercihi olacak.


Ülker Eksper Hakkında

Ülker Eksper, farklılaşan yaşam biçimleri ve

tüketim alışkanlıkları ile ev dışı tüketim pazarının

profesyonel üreticilerine hizmet vermek üzere

2002 yılında Yıldız Holding bünyesinde faaliyetlerine

başladı. Ev dışı tüketimin profesyonellerine tedarik

şirketi olarak hizmet veren Eksper, yapılanmasında

başarı faktörünü dört temel öğeye bağlıyor; kalifiye

insan kaynağı, güçlü markaları ile geniş ürün

portföyü, müşteriye özel çözümler üretebilen

inovasyon gücü ve güçlü lojistik ağı.

Eksper; konusunda uzman, sektörün ve

müşterilerin ihtiyaçlarını iyi bilen ve çözen güçlü bir

ekip ile hizmet veriyor, perakende de uzmanlaşan

ve büyük güce sahip olan Yıldız Holding şirketleri

ile potansiyel ev dışı tüketim sektöründe sinerji

yaratacak çalışmalar yaparak, hızla büyüyor.

Müşteri ihtiyaçlarını iyi anlayıp, ona uygun ürünleri

müşterileriyle buluşturuyor.

Yeme-içme mekânları, eğitim kurumları-yurtlar,

pastane, fırın, konaklama, yiyecek büfesi-kiosk,

eğlence-kültür-sosyal aktivite merkezleri,

hastane-sağlık kurumları, yemek hizmeti veren

firmalar, askeri kuruluşlar, ulaşım gibi ev dışı

tüketim noktalarına tedarik sağlayan Ülker

Eksper, ürünlerini direkt üreticiler ile çalışarak

ürettirmektedir. Ülker Eksper, ayrıca konusunda

uzman uluslararası güçlü markaların da

temsilciliğini alarak onlarla iş birliği içinde çalışıyor.


hotel restaurant

74 & hi-tech

gastro etkinlik

KNORR

sofrası, baharat

dünyasına keyifli

bir yolculuk için

kuruldu

Dünyanın 190 ülkesinde 200 yıla yakın

deneyimiyle her evde pratik, doğal ve

lezzetli sofralar için ürünler sunan

Knorr çeşnileriyle, baharat dünyasının

kapılarını tarih, koku ve beslenme

uzmanlarının katıldığı gecede araladı.

Unilever Gıda Kategorisi Pazarlama Direktörü

Aslı Erdoğan ev sahipliğinde, baharatın

hayatımızdaki değeri ve yerinin irdelendiği

etkinlikte, 5 duyuya hitap eden görsel, işitsel,

tatsal, kokusal ve dokunsal bir deneyim

yaşandı.

Erdoğan: “2020’ye kadar

tüm sebzelerin tamamını

sürdürülebilir tarım ile alacağız”

Unilever Gıda Kategorisi Pazarlama Direktörü

Aslı Erdoğan; “Knorr olarak mevsiminde

toplanmış en kaliteli malzemeleri

kullanarak lezzetli, pratik ve farklı çözümler

sunmaya devam ediyoruz. Knorr şeflerinin

uzmanlığında özenle seçilmiş baharatı ve

sebzeleri ideal ölçülerde titizlikle seçerek

hazırladığımız yemek harçlarımızla,

tüketicilerimizin yemek yapmaktan daha

fazla keyif almasını sağlamaya çalışıyoruz.

Knorr olarak ürünlerimizi geliştirirken ve

üretirken Türkiye’de 2012’de başladığımız

Sürdürülebilir Tarım Programı ile birlikte

çalıştığımız 4.000 çiftçinin geleceğe dost tarım

uygulamalarını hayata geçirmesini sağladık.

Doğru sulama, gübreleme ve ilaçlama

tekniklerinin kullanımını yaygınlaştırarak

sürdürülebilir tarımı destekledik. %100

sürdürebilir tarımla, domatesi Bursa

Karacabey’den ve naneyi Gaziantep Nizip ve

Manisa Salihli’den alıyoruz. 2020’ye kadar

tüm sebzelerin tamamını sürdürülebilir tarım

ile alacağız.” dedi.


Knorr çeşnileriyle

hazırlanan ve 5

duyuya hitap eden

lezzet deneyiminde,

baharat dünyasının

kapıları tarih,

koku ve beslenme

uzmanlarıyla

aralandı.

Knorr şefinin baharatın

yolculuğundan

esinlenerek Knorr

çeşnileriyle hazırladığı

menünün tadıldığı

geceye aralarında

Leyla Alaton, Yonca

Ebuziya, Aslı Ekşioğlu,

Gaye Çevikel, Refika

Birgül gibi isimlerin de

bulunduğu çok sayıda

davetli katıldı.

Baharat dünyasının kapıları

tarih, koku ve beslenme

uzmanlarıyla aralandı

Tarihçi ve rehber Saffet Emre Tonguç,

Baharat Yolu, İpek Yolu ve baharatın Avrupa

ülkelerine taşındığı yer olan Mısır Çarşısı’nın

öneminden söz ettiği gecede, Osmanlı

mutfağında baharat kullanımı ile ülkemizi

ziyaret eden dünyaca ünlü isimlerin Mısır

Çarşısı ve baharata olan ilgilerini keyifli bir

sohbetle paylaştı.

Koku uzmanı Vedat Ozan, tat duyusu

ile koku duyusu arasındaki ilişkiyi

anlatırken, baharat ve aromatik bitkilerin

lezzet üzerindeki etkisine değindi. Ozan;

“Baharatın uzman ellerde aromatik

değeri muhafaza edilerek kurutulması ile

kullanımı, taze hallerinin çok miktarda

kullanımına eş bir lezzet ve koku algısı

sağlar.” dedi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan

Kümeli, doğal içerikleri ile yemeklerin

tadında önemli rol oynayan baharatların

beslenmemizdeki yerinden bahsetti. İlk

insanların ateşle pişirmeyi öğrendiği günden

bu yana baharat kullandığını ve “tatlandırma

sanatını” çok eskiden keşfetmiş olduklarını

söyledi. Kümeli; “Mutfakta kullanılan

baharat, gelenekselleşmiş çeşnileme ve

fırınlama yöntemi ile dengeli beslenmenin

önemli unsurlarından birini teşkil ediyor”

dedi.


hotel restaurant

76 & hi-tech

gastro etkinlik

eğitmen şef

5farklı spesiyalite…

Mövenpick Hotel Istanbul’un Başaşçısı Giovanni Terracciano ve ünlü eğitmen

şefler ortak bir menüye imza attı...

Mövenpick Hotel Istanbul’un İtalyan

Başaşçısı Giovanni Terracciano ile

üniversite ve mutfak akademilerinin

gastronomi ve mutfak sanatları bölümünde

görev alan ünlü eğitmen şefler, 24 Kasım

2017, Öğretmenler Günü’nde düzenlenen

“Giovanni ve Arkadaşları” gecesinde bir

araya gelerek konuklara benzersiz bir lezzet

şöleni yaşattı.

Başaşçı Giovanni Terracciano’nun yanı sıra

Gaziantep Mutfak Sanatları Merkezi’nden

Doğa Çitçi, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden

Esen Blake, İzmir Ekonomi

Üniversitesi’nden Gabriele Sponza, Le

Corn D’Or Chef’s Atelier’den Mete Alpay ve

Chef’s Table Mutfak Akademisi’nden Serkan

Bozkurt’un özel tariflerini sunduğu etkinlik

AzzuR Restaurant’ta gerçekleştirildi.

Benzersiz lezzetler müzik

eşliğinde doyumsuzlaştı

Ev sahipliğini Mövenpick Hotel Istanbul’un

Genel Müdürü Bozkurt Atabek’in yaptığı

geceye, iş ve cemiyet dünyasından yaklaşık

110 kişi katıldı. Her sene farklı bir konsepte

ev sahipliği yapan ve bu yıl yedincisi

düzenlenen “Giovanni ve Arkadaşları”

etkinliği kokteylle başladı ve geceye her

biri ayrı bir eğitmen şefin imzasını taşıyan 5

farklı spesiyaliteyle devam edildi.

Etkinliğe katılan konuklar, yüzlerce aşçıyı

sektöre kazandıran eğitmen şeflerin

hazırladığı, yaratıcı yorumlardan yöresel

tatlara uzanan benzersiz lezzetlerin keyfini

canlı piyano müziği eşliğinde çıkardılar.


hotel restaurant

78 & hi-tech

gastro etkinlik

Gastromasa

dünyanın yıldız

şeflerini ağırladı

Bu yıl “ürün” teması ile gerçekleştirilen Gastromasa Konferansı, Türkiye’nin önemli

turizm ve gastronomi destinasyonları arasında yer alması amacıyla dünyanın en iyi

şefleri arasında gösterilen birçok şefi İstanbul’da bir araya getirdi.

Uluslararası Gastromasa Konferansı,

otel ve restoran profesyonelleri,

yatırımcıları, yöneticileri, gastronomi

profesyonelleri ve yerli-yabancı şefleri ortak

bir platformda buluşturmak, Türkiye’de

gastronominin gelişimine katkı sağlamak,

Türk mutfak kültürünü dünyaya tanıtmak,

dünya gastronomisini Türk gastronomisiyle

buluşturarak bir sinerji yaratmak,

Türkiye’nin önemli turizm ve gastronomi

destinasyonları arasında yer alması

amacıyla dünyanın en iyi şefleri arasında

gösterilen birçok şefi 2 Aralık’ta Haliç

Kongre Merkezi’nde bir araya getirdi.

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Sözen: “Türkiye’deki gastronomi

daha yukarılara çıksın istiyoruz”

Bu etkinliğin amacının Türkiye’deki

gastronomi profesyonellerini, yatırımcıları

ve şefleri dünya seviyesine çıkarmak

olduğunu söyleyen Gökmen Sözen, yaklaşık

2 bin kişinin katıldığı konferansta “ürün”

konusunun ele alındığını belirtti. Sözen

şöyle devam etti: “Türkiye coğrafyasındaki

ürünler, geleneksel yemekler, sokak

yemeklerine güveniyoruz, Türk gençlerine

güveniyoruz. Yurt dışından gelen medya ve

dünyaca ünlü şeflerden bir konuda ricamız

var. Türk gençlerinin ve Türk öğrencilerini

yanınızda çalışmaya ve staja alın. Bizlerle

köprü kurun. Türkiye’deki gastronomi daha

yukarılara çıksın.”

Dünya gastronomisinin parlayan

yıldızları İstanbul’da buluştu

Mutfağın dünyaca ünlü yıldız şefleri;

‘The Best Chef’ ödülüne layık görülen ve

‘Dünyanın En İyi 50 Restoranı’ listesinin

üçüncüsü Joan Roca, ‘Dünyanın En İyi

50 Restoranı’ listesine The World’s Best

Restaurant’s 4.’sü Mauro Colagreco,

‘Asya’nın En İyi 50 Restoranı’ listesinden

Hiroyasu Kawate, İspanya’da ‘Kralların

pastacısı’ olarak anılan Paco Torreblanca,

Latin Amerika’nın en iyi iki şefi seçilen

Mitsuharu Tsumura ve Virgilio Martinez,

‘“Nordik Barista Şampiyonası” birincisi

James Chen, Michelin Yıldızı’yla başarılarını

taçlandıran Kiko Moya, Lume’nin şefi Luigi

Taglienti, Bangkok’un başarılı restoranı

Nahm’ın şefi Daavid Thompson, dünyanın

en iyi pasta şeflerinden Gianluca Fusto,


Etkinliğin ilgi çekici

içeriklerinden biri ise Chef

Chat oldu. Dünyaca ünlü

şef ve yerel kahramanların

soruları yanıtladığı ve

konuklarla sohbet ettiği

Chef Chat, Gastromasa

kapsamında gerçekleşerek

büyük ilgi gördü.

Diego Guerrero

Venezuela’nın genç ve başarılı pastacısı Andrea

Dopico, başarılı pasta şefi Stelios Parliaros, dünya

gastronomisinin önemli şefleri Carlos Garcia,

Diego Guerrero ve 2016 yılında ‘Latin Amerika’nın

En İyi Kadın Şefi’ seçilen Kamilla Seidler’in yanı

sıra sektörün en önemli akademilerinden Basque

Culinary Center’ın Genel Müdürü Jose Mari

Aizega Uluslararası Gastromasa Gastronomi

Konferansı’nda yaptıkları mutfak demoları ve

sunumlarla “Ürün” konusunda bakış açılarını ve

gelecek trendleri paylaştılar.

Bu yılki konuk şehri Gaziantep oldu

Gastromasa Konferansı’nın bu seneki konuk

şehri, UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na

katılan Gaziantep oldu. Local Chef etkinlikleri

kapsamında, Gaziantep’in yöresel yemekleri ile ilgili

workshopları gerçekleştirildi. Konferansta ulusal

ve uluslararası birçok marka stantlarda özel tadım

etkinlikleri gerçekleştirerek konferansa renk kattı.


hotel restaurant

80 & hi-tech

gastro etkinlik

Nestlé Professional

Beverage Academy’den

ev dışı tüketim sektörü

profesyonellerine

eğitim desteği

Dünyada ilk defa Türkiye’de uygulanan Nestlé Professional Beverage Academy’nin bu

yıl 7’ncisi düzenlendi. Dört senelik program kapsamında pazarlama, kahve uzmanlığı,

satış teknikleri, içecek çözüm sistemi teknikleri, kalite, gıda mevzuatı, finans ve iletişim

konularında dersleri başarıyla tamamlayarak mezun olanların sayısı 97’ye ulaştı.

Nestlé’nin ev dışı tüketim sektöründe

faaliyet gösteren uzman iş birimi

Nestlé Professional’ın tüm satış

ve pazarlama ekipleriyle, iş ortakları ve

müşterilerine yönelik olarak düzenlediği

ve geleneksel hale gelen üç günlük eğitim

programı Nestlé Professional Beverage

Academy bu yıl 7’inci kez kapılarını açtı.

7 yılda 22 bin 596 saat eğitim

Program kapsamında dört yıl boyunca yılda

üç gün düzenlenen eğitimlere katılarak

her yıl sınavda yüzde 70 başarı oranını

sağlayan 97 kişi mezun oldu. Katılımcı

sayısının 1.229 olduğu programda toplam

22 bin 596 saat eğitim verildi. Mezun olanlar

arasında ilk sırayı satış temsilcileri alırken,

onu teknisyenler, distribütör, şirket sahibi

ve yöneticiler, pazarlama profesyonelleri,

marka elçileri ve baristalar izledi.

Eğitimleri Nestlé Professional

ekipleri veriyor

Tüketici trendlerini takip eden, müşterilerin

ihtiyaçlarını belirleyen ve yaratıcı, doğru

çözümler sağlamaya hizmet eden bir

eğitim programı niteliğindeki Beverage

Academy’de katılımcılar mezun olana kadar

geçen dört yıl içerisinde pazarlama, kahve

uzmanlığı, satış teknikleri, içecek çözüm

sistemi teknikleri, kalite, gıda mevzuatı,

finans ve iletişim konularında eğitim

alıyor. “Daha fazlasının nasıl mümkün

kılınacağına” yönelik becerileri geliştirmeye

yönelik eğitim programı, konusunda

uzmanlaşan ekipler ile işe nasıl daha

fazla değer katılabileceğine odaklanıyor.

Beverage Academy’de eğitimler Türkiye’den

ve Nestlé Professional global ekibinden

konusunda uzman eğitmenler tarafından

veriliyor.

Alibaz: “Eğitimin gücüne ilk

günden itibaren inandık ve

insana yatırım için yola çıktık”

Nestlé Professional Türkiye Ülke

Müdürü Arzu Alibaz, 7 yıldır devam eden

Beverage Academy maratonuyla ilgili

olarak, “Nestlé Professional Türkiye

olarak bizler eğitimin gücüne ilk günden

itibaren inandık ve bundan tam 7 yıl önce

insana yatırım yapmak üzere yola çıktık.

Amacımız, kahve uzmanları olarak,

trendleri takip eden, müşterilerimizi

anlayan ve ihtiyaçlarını belirleyen, yaratıcı,

kârlı içecek çözümlerimizle onlara daha

fazlasını mümkün kılan güçlü, bilgili bir

ekip olmaktı. Durmadık. Biz müşterilerimiz

için yalnızca bir ürün sağlayıcısı değil,

kahve uzmanları olarak onlar için önemli

bir çözüm ortağı olduk. Tüketicinin ve

müşterinin nabzını tutarken, işletmelere

menü tasarımından mekan giydirmeye,

sezonsal reçetelerden personel eğitimine

kadar toplam çözüm sunmayı ilke edindik.

Buna yatırım yapıyoruz. Bu sene 7’ncisini

gerçekleştirdiğimiz Nestlé Professional

“Beverage Academy” ile sektöre değer

katmayı gururla sürdürüyoruz” diye konuştu

Beverage Academy dünyada

bir ilk

Tüm dünyada ilk kez 2011 yılında

Türkiye’de düzenlenen Beverage Academy

geçtiğimiz yıllarda Nestlé Professional’ın

tüm dünyadaki en iyi uygulamalarından

biri seçildi. İlk defa Nestlé Professional

Türkiye’nin hayata geçirdiği Beverage

Academy, Nestlé Professional’ın global

pazarlarında da örnek uygulama olarak

gösteriliyor.


hotel restaurant

82 & hi-tech

gastro güncel

Türkiye’nin ilk ve en geniş kapsamlı

gastro turist raporu

GTD- Xsights Araştırmasıyla açıklandı!

Gastronomi Turizmi Derneği ve Xsights Araştırma’nın 6 aylık çalışmasıyla ortaya

çıkarılan “Gastronomi Turistlerine Yönelik Araştırma Sonuçları” düzenlenen basın

toplantısı ile açıklandı.

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

Türkiye’de bugüne kadar yapılan ilk

ve en geniş kapsamlı araştırma olan

“Gastronomi Turistlerine Yönelik

Araştırma Sonuçları” 6 Aralık Çarşamba

günü Dedeman İstanbul’da gerçekleştirilen

basın toplantısı ile açıklandı. Araştırma

sonuçlarına göre; gastronomi turistleri,

normal turistlere göre yüzde 50 daha fazla

para harcıyor. Gastronomi turistleri, listenin

gerisinde yer alan Türkiye’de ortalama 7

gün kalırken, normal turistler ise 9 gün tatil

yapıyor. Gastronomi turistleri ortalama 945

doların 259 dolarını yeme içmeye harcıyor.

Normal turistlerin ise 837 doların 171

dolarını harcıyor. Ayrıca, turistler en çok

harcamayı en büyük turizm endüstrisine

sahip ülke konumunda olan ABD’de yapıyor.

Boztepe: “Araştırma gastronomi

turizminin ülke ekonomisine

katkısını ortaya koymak için

yapıldı”

Gastronomi alanına daha fazla yatırım

yapılması gerektiğini vurgulayan Gastronomi

Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe,

“Türk mutfağını daha fazla tanıtabilmek ve

daha çok turist çekebilmeyi amaçlıyoruz.

Araştırmamızın temel nedeni Türkiye’de

son zamanlarda daha çok ön plana çıkan

gastronomi turizminin ülke ekonomisine

katkısını ortaya koymak. Hedefimiz,

araştırma sonucunda ortaya çıkan verilerin

gastronomi turizminin gelişimine ve bu

sektörün hızla büyümesine katkı sağlaması.

Ankara’da yapılan son Turizm Şurası’nda

gastronomi turizmini turizm çeşidi olarak

kabul ettirmeyi başardık” dedi.

“Yeni politikalar üretmeliyiz”

Boztepe, “Eskiden deniz, kum, güneş için

gelen turistler, artık yeme içme amacıyla

geliyor. Bu turizm çeşidinin mevcut

durumunu görmek ve iyileştirebilmek için

yeni politikalar üretmek istiyoruz.” diye

konuştu.

Penn: “Turizm endüstrisinde

lider ABD”

Turist başına harcanan paranın artırılması

için gastronomi turizminin iyi bir alternatif

olduğunu belirten Xsights Araştırma

Kurucusu Çiğdem Penn, “Turistlerin en fazla

harcama yaptığı ilk 5 ülke Amerika Birleşik

Devletleri, Çin, İspanya, Fransa ve Birleşik

Krallık geliyor. Araştırmamızın sonucunda,

ABD, en büyük turizm endüstrisine sahip

ülke konumunda olduğunu görüyoruz. ABD,

488 milyar dolar ile birinci sırada yer alırken

onu sırasıyla Çin, Almanya, Japonya ve

İngiltere takip ediyor. ABD’nin gastronomi


Gastronomi turistleri ile normal turistler

arasındaki farklılıkları ortaya koyan

araştırmaya göre, gastronomi turistleri

ortalama 945 doların 259 dolarını yeme

içmeye harcıyor. Normal turistlerin ise

837 doların 171 dolarını harcıyor. Öte

yandan turistler en çok harcamayı en

büyük turizm endüstrisine sahip ülke

konumunda olan ABD’de yapıyor.

turizmi istihdamında toplamda 77 milyon 510 bin 292 ile öne çıktığını

görüyoruz. Türkiye’de ise, geçen yıla göre yüzde 14 artış oldu ancak

yapabileceğimizin çok gerisindeyiz.

“Türk mutfağı birçok ülkenin mutfağından zengin”

Türkiye’nin turizm konusunda gastronomi kültürü ile

farklılaşabileceğinin altını çizen Penn, “Dünya Ekonomik Formunun

Seyahat ve Turizm Endeksi araştırmasında dünya sıralamasında

44’üncü sırada yer alıyoruz. Puanlarımızın çoğunu çevre, emniyet,

güvenlik gibi konulardan kaybettik. Rekabet endeksinde bizim

önümüzde ilk beşte İspanya, Fransa, Almanya, Japonya ve

İngiltere yer alırken bizden sonra Bulgaristan, Polonya, Katar, Şili,

Macaristan geliyor. Burada bir şekilde farklılaşmak gerekiyor. Bu

nedenle gastronominin önemli olduğunu düşünüyoruz. Pek çok

ülkeden Türk mutfağımız zengin. Bunu kullanabilmek çok önemli”

dedi.

“Gastronomi turisti daha fazla para harcıyor”

Gastronomi turistinin yeme içme konusunda daha fazla para

harcadığını vurgulayan Penn, “Gastronomi turistleri Türkiye’de

ortalama 7 gün kalırken normal turistler ise 9 gün tatil yapıyor.

Gastronomi turistleri ortalama 945 doların 259 dolarını yeme

içmeye harcıyor. Normal turistlerin ise 837 doların 171 dolarını

harcıyor. Hedefi daha da yükseltmeliyiz. Bu yüzden gelen turistlerin

harcamasını nasıl yükseltiriz diye araştırmalar yapıyoruz.

Gastronomi turistlerine daha fazla imkan sunmalı ve çeşitliliğimizi

arttırmalıyız” dedi.

Türkiye’deki 5 ilde yüz yüze görüşme yapılarak

araştırıldı

Türkiye’deki 5 ilde yüz yüze görüşme yaptıklarını söyleyen Penn,

“Örneklem yapımızı Türkiye’ye gelen turist profilinden oluşturduk.

Araştırma illerimizi ise Antalya, İstanbul, Muğla, Gaziantep ve

İzmir olarak belirledik. Sonuçlarda turistlerin tarihsel ve kültürel

zenginliklerimiz, mutfak kültürü, doğal coğrafi zenginlikler, denizler

ve sahil olanakları, uygun fiyatlı tatil olanakları, eğlence olanakları

için geldiklerini gördük. İl bazında bakıldığında gelen turistlerin

yüzde 37’si Gaziantep’in bir gastronomi şehri olduğunun farkında.

Bu nedenle gastronomi turizmi alanında çok çalışıp gastronomi

turistinin harcamalarını arttırmalıyız.” diye konuştu.


hotel restaurant

84 & hi-tech

gastro güncel

Aktaşlar Lezzet

Grubu Yönetim

Kurulu Başkanı

Tamer Aktaş

Donuk ürün pazarı için Ordu pidesi

yurt dışı atağında

Son dönemdeki başarılarıyla adından sıkça söz ettiren Aktaşlar Lezzet Grubu,

yurt içinde hizmet verdikleri 6 şubenin ardından yeni yatırımı ‘Pideor’

markasıyla fast-food sektörüne hızlı bir giriş yapmak için gün sayıyor.

Ordulu iki genç kardeşin büyüklerinden

miras kalan pidecilik işini, yurt içinden

sonra yurt dışına da taşıdıkları ve

Aktaşlar Lezzet Grubu olarak adlandırdıkları

girişim; şimdi de Ortadoğu ve Avrupa

pazarında satışa sunulan donuk ürünleriyle

de adından söz ettiriyor.

Aktaş: “Pide geleneksel

ürünümüz”

1981 yılından bu yana oluşturduğu lezzetleri

yemeğe değer verenlerle paylaşan Aktaşlar,

Karadeniz yaylalarında doğal ortamda

beslenen hayvanların eti ve yöreye özgü

tereyağı ile harmanlanmış farklı çeşitlerdeki

Ordu pidesi ile sektördeki farkını ortaya

koydu. Yurt dışındaki ilk atağını Gürcistan’da

yapan Aktaşlar, Azerbaycan, Almanya,

İngiltere ve Katar gibi ülkelerle buluşan

pidenin, tüm dünyada hak ettiği yerini alması

hedefiyle çalışıyor. Amaçlarına ulaşmak

için sistemli çalıştıklarını söyleyen Aktaşlar

Lezzet Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

Tamer Aktaş, Ordu pidesini dünyaya tanıtma

arzusunda olduklarını söyledi. Aktaş, ”Pide

geleneksel bir ürünümüz. Karadeniz ve

Ordulular için bir tutku ve sıradan bir yemek

değil. Biz tutkuyla sevdiğimiz ürünümüzü

dünyada herkesin tatmasını istedik.

Tıpkı pizza, hamburger nasıl hayatımıza

girebildiyse biz de pideyi tüm dünyaya,

insanların hayatına sokabilmeyi hedefledik”

dedi.

“Yeni bir markayla pazara

giriyoruz”

Geçtiğimiz günlerde Nelipide Gurme

markasıyla Türkiye’nin en iyi pidecisi

unvanının sahibi olduklarını hatırlatan

Aktaş, ikinci bir yatırımın içinde olduklarını

söyledi. Aktaş, “Yepyeni fast-food

markamızla sektöre taze bir soluk getirmeyi

hedefliyoruz. 90 saniyede yemeğe hazır

olacak pidenin fast-food kültüründe farklı

bir yeri olacağına inanıyoruz. Franchise ve

master franchise sistemiyle dünyanın tüm

ülkelerinde yerini bulmasını hedeflediğimiz

markamızın adı Pideor. Pideor’un ülkemizin

gurur duyacağı bir pide markası olacağına

inanıyoruz”. dedi

“Dondurulmuş pide sektörünün

ihracat pazarındaki payı çok

büyük”

Ayrıca dondurulmuş pide konusunda da

açıklamalarda bulunan Aktaş; “Biliyoruz

ki dondurulmuş pide sektörünün ihracat

pazarındaki payı çok büyük. Özellikle

Ortadoğu ve Balkanlar bölgesinden ilgi çok

yüksek. Onlara ürünlerimizi göndermeye

başladık. Ayrıca yurt dışında fuarlara

katılıyor ve sürekli pazarı genişleterek,

Ordu pidesini tüm dünyanın tanıması

adına çalışmalar yürütüyoruz. Gürcistan,

Azerbaycan, Almanya, İngiltere ve

Katar pazarından sonra Almanya’daki

görüşmelerle 13 Avrupa ülkesinde daha

ürünlerimizin satışını sağlayacak, market

raflarındaki yerimizi alacağız. İnşallah

anlaşmalarımızı yapacağız. 2018’in ilk 6 ayı

içerisinde bu ülke sayımızı 20’nin üzerine

çıkarmayı hedefliyoruz.”


hotel restaurant

86 & hi-tech

gastro güncel

TURYİD ve TÜRES’ten boykot kararı!

TURYİD ve TÜRES 27 Aralık’ta yemek çeki/kartını üye işletmelerinde

kullanmayarak komisyon oranlarını boykot edecek!

Turizm Restaurant Yatırımcıları ve

İşletmecileri Derneği (TURYİD)

yayınladığı bir bildiri ile yemek

çeki ve kartı firmaları ile anlaşmalı üye

restoranlarının 27 Aralık 2017 tarihinde

bir günlük “Boykot” a destek vererek, o

gün yemek çeki/kartını işletmelerinde

kullanmayacaklarını duyurdu.

TURYİD kararını şu yazılı açıklamasıyla

bildirdi:

“Yemek çeki ve kartı firmalarının komisyon

oranlarını makul bir seviyeye çekmediği

takdirde TÜRES (Tüm Restoranlar

Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği) nin

almış olduğu bir günlük “Boykot” kararını

TURYİD-Turizm Restaurant Yatırımcıları

ve İşletmecileri Derneği üyeleri olarak

destekliyoruz.

Yemek çeki ve kartı firmaları ile anlaşmalı

üye restoranlarımız 27 Aralık 2017 tarihinde

bir günlük “Boykot” a destek vererek, o

gün yemek çeki/kartını işletmelerinde

kullanmayacaktır.

Dileğimiz, uzun yıllardır birçok lokanta

ve restoranın kanayan yarası olan bu

sorunun çözüme kavuşturulması yönünde,

devletimizin ilgili Bakanlıklarının gerekli

kanuni düzenlemeler getirmesi ve

komisyonların makul bir seviyeye çekilmesi

yönündedir. İTO (İstanbul Ticaret Odası)

tarafından yemek çeki/kartı üzerinden

verilen komisyon oranlarının düşürülmesi

amacıyla; yemek kartı firmalarınca,

bu kartları kullanan firmalara iskonto

verilmemesi yönünde 10.08.2017 tarihinde

‘Yemek Çekleri İskonto Oranları Hakkında

Zorunlu Mesleki Karar’ almıştır. İTO

(İstanbul Ticaret Odası) nın ortak bir yol

bulma girişimi ile attığı bu adımı destekliyor,

konuya olan hassasiyeti ve yapıcı yaklaşımı

için teşekkür ediyoruz.”


hotel restaurant

88 & hi-tech

gastro güncel

Bir restoran konsepti

oluşturmanın 8 ana başlığı?

Mutfak; Restoranınızda sunacağınız mutfağın hangi bölge ya

da bölgelere ait olacağına karar verin. Gerektiğinde güncelleyip

mevsiminde değiştiriyor olabilmek ayrıca tercih edilmeyen ürün

kalemlerinin kolay güncellenebilir olmasına dikkat edin.

Hedef Kitle; İşletmenize gelecek kişinin karar verme açısından

kafasını karıştırmamanız gerekir, mekânınızın tasarımı ve

sunduğunuz menü birbirine atıfta bulunmalıdır. Kebap Restaurant

dekorasyonu olan bir mekânda “Sushi” satmak misafirinizin kafasını

karıştırabilir. Yöresel bir restoran açıyorsanız, tasarımınızda

o yörenin ya da mutfağın dekor ve malzemesinden kullanmayı

tercih edin. Tabelanızdan tentelerinize sadece iç dekorlarında

değil, dış görüntünüzde bile atıfta bulunmanız müşterilerinizin

karar vermesini kolaylaştıracaktır. Bunu hedeflemenin yanında

servis şeklinizi de belirlemeniz gerekir, “self servis”,“hızlı casual”,

“casual” ya da “fine dining” mi olacak bunu baştan belirlemelisiniz.

İşletim Modeli; İşletmenizin, işletim modelini belirlemeniz

gerekir, fiyat marjınız ile maliyet oranlarınızı baştan belirlemeniz

ve gelir gider bütçelerinizi buna göre ayarlamalısınız. Tüm gelir

gider kalemlerinizin oranlarını baştan belirler ve buna uymayı

prensip haline getirebilirseniz işletmenizin ömrünü uzatırsınız.

Kar etmeye çalışırken oluşturduğunuz kaliteyi düşürmeyin veya

dalgalandırmayın, iyileştirme odaklı işletmenizi yaşatın ve yaşamaya

çalışın.

Orhan Genceli / GNC Restaurant Danışmanlığı

Yiyecek İçecek Yatırım Danışmanı

Bir restoranı açmanız, nasıl pişirileceğini bilmekten çok daha

fazlasını içerir. Başarılı restoranlar müşterilerin iyi zaman geçirmek

istedikleri bir alanla birlikte benzersiz, size ait cazibesi ve kimliği

olan bir menüden geçiyor. Buna ek olarak, bir restoranın konsepti

uygulanabilir bir iş modeli üzerine inşa edilmelidir; fast food fiyatları

için yüksek kaliteli yemekler sunamazsınız aksi halde o işinizde

uzun süre kalmanız mümkün değildir. Bir konsept tasarlamak, bir

restoranın bir marka oluşturması, müşteriyi çekmesi ve hayatta

kalması için yeterli para kazanması için en önemli unsurdur. Bir

yatırımcı-işletmecinin yapabileceği en büyük hata, konsept olmadan

veya konsept belirlemeden salon veya mutfak geçmişli bir kişinin

kısıtlı bilgi veya deneyimiyle ve yalnızca işletmenin ihtiyaçlarından

çok az bir vizyonla yola çıkmasıdır.

Konsept; Konseptinizi oluştururken önceliğiniz açacağınız

lokasyon ve hedef kitlenizi belirlemeniz gerekir. Lokasyon tabii

ki önemli. Fakat hedeflediğiniz kitle gelir düzeyi, yaş aralığı ve

onların beklentilerini karşılayabilme ve ön görmek daha önemlidir.

Hatta yurt dışında “etnisite” den, ırka hatta cinsiyete kadar bir

alt düşünce hesaplanır. Yani sushi restoranı açacaksanız sushi

yemeği tercih eden kitlenin gittiği bir lokasyonu tercih etmelisiniz.

Konseptinizi oluşturduğunuzda ve işletmenizi açtığınızda,

rakiplerinizi gözden kaçırmayın, izleyin. Dekorasyon ve iç tasarımızı

yaparken; Işıklandırma, Oturma Grupları, Dekorasyon, Mobilyalar,

MasaDüzeni, Müzik gibi başlıkların çok önemli olduğunu unutmayın.

Misyon (Görev Beyanı); Konseptinizi belirlerken gider kalemlerinde;

personel yiyecek içecek maliyeti, reklam ve atmosfer ile konforun

sağlanmasında harcayacağınız oranların baştan belirlenmesi

gerekir.

Felsefenizi belirleyin; Kuruluş amacınızı, ilham kaynağı, hizmet

anlayış ve yapmak istediklerinizin bütününü oluşturup, müşteri ve

personeliniz ile paylaşın. Personel seçiminden yönetim şeklinize

felsefenize sadık kalarak tercihler yapmalısınız. Sizin felsefenize

uymayan bir hizmet şekli ya da personel müşterilerinizin sizin

hakkınızdaki düşüncelerinde soru işareti oluşturmasına müsaade

etmeyin.

Standardize olmak; Tüm hizmet kalemlerinizi ve işletme

anlayışınızı standardize edip bunu yazılı hale getirerek devamlılığını

sağlayın ve sürekli güncellemeye açık olun ve güncelleştirin.

Marketing Plan; Hedef kitleniz ve potansiyelinize uygun bir market

planlaması yapmalısınız ve bu kitleye mutlaka ulaşmalısınız.

Değişen tüketici alışkanlıkları ve beklentileri ile misafir geri

dönüşümü ve daimi müşterilerinizin sizden beklentileri ile

şikâyetlerini ciddiye alarak, işletmenizde geleneksel kalemlerinize

sahip çıkarak sürekli yenilikleri ekleyin ve sektörde değişen

teknoloji ve yeniliklerden sürekli faydalanmaya çalışın.

Sonuçta, bir restoranı açmak sadece iyi yemek yapmaktan ibaret

değildir. Ayrıca bir kimliğinizin olması gerekir. Konsept ve hizmet

tarzınızı seçtikten sonra, restoran konsept gelişimine odaklanıp

işinizi bir üst düzeye taşıyabilirsiniz! Tutarlı olmayı ve müşterinizin

ne tercih edeceğini kendinize sorun. Ayrıca, bir pazarlama stratejisi

oluşturduğunuzdan ve büyük ölçekli projeler için bir profesyonel bir

pazarlama firmasıyla çalışmayı da düşünebilirsiniz.


hotel restaurant

90 & hi-tech

gastro aktüel

Borgo’da caz eşliğinde brunch keyfi

Kış soğuklarının kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı bugünlerde,

hafta sonlarını mahalle sıcaklığını yaşatan keyifli bir ortamda geçirmek

isteyenler, Ulus’taki Borgo Kitchen + Bar’ın brunch’larında buluşuyor.

Yöresel lezzetler, kahvaltılıklar ve zengin şarküteri ürünleri, tazecik

ekmek, simit ve demli çay eşliğinde açık büfe olarak sunuluyor. Bu

lezzetlere ek olarak, brunch’ların vazgeçilmezi yumurtalar da, sahanda

sucuklu yumurtadan taze otlu omlete uzanan çeşitleriyle sıcak sıcak

masalara geliyor. Pazar günleri 10.00 - 15.00 saatleri arasında düzenlenen

brunch’ın sürprizi ise, caz müzisyenlerinin sahne aldığı konserler.

‘’En İyi Şef’’

Mehmet Yalçınkaya

Anadolu Yakası’nın en prestijli oteli Wyndham Grand

İstanbul Kalamış Marina’nın Executive Şefi Mehmet

Yalçınkaya ödüllerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye

Lezzet Ödülleri yarışmasında ‘En İyi Şef’ ödülünün

sahibi Mehmet Yalçınkaya oldu. Türk Mutfağı ile ilgili

çeşitli fuar, festival ve yarışmalarda madalya, şilt ve

sertifikalar kazanan Yalçınkaya, Wyndham Grand

İstanbul Kalamış Marina Hotel’in mutfağında yerel

malzemelerle farklı tatlar yaratmaya devam ediyor.

3 Felis ve 1 başarı ödülü

Metro Toptancı Market’in oldu

Metro Toptancı Market Türkiye, meyve sebzede yaşanan gıda kayıp ve

atıklarını azaltmak üzere hayata geçirdiği ve gastronomi pazarlama

ajansı Dude Table tarafından düzenlenen Restoran Haftası kapsamında

başlattığı ‘Metro Gıda Hareketi’ çatısı altında topladığı projesi ile Felis

Ödülleri PR bölümünde iki ödülün sahibi oldu. Restoran ve şeflerin

de katılımıyla genişleyen Metro Gıda Hareketi başlığı altında kaynak

israfını önleyecek ticari değer yaratan çalışmalar hayata geçiren

Metro Toptancı Market, tüketicilerin restoranlarda artan yemeklerini

yanlarına almalarını sağlayan Gurme Kutusu uygulaması ile gıda israfı

konusunda kamuoyunda farkındalık yaratılmasına öncülük etti.

Pınar Su’dan 30 milyon dolarlık yatırım

Türkiye’nin ilk ambalajlı suyunu üreterek yeni bir sektörün öncülüğünü yapan

Pınar Su, Bursa İnegöl’deki yeni tesisini, düzenlenen törenle hizmete açtı.

Törende konuşan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Pınar Su

Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, 30 milyon dolarlık yatırımla hayata

geçirdikleri tesis ile toplam üretim kapasitelerini %29 artırdıklarını söyledi.

Feyhan Yaşar, yurt içi pazarın yanı sıra 25 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini

kaydederek, ‘‘Büyüme hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz yeni

yatırımımızla tesis sayımızı 4’e çıkarırken, aynı zamanda hem ülkemizdeki

hem de yurtdışındaki tüketicilerimize yeni bir lezzet sunacak olmanın

mutluluğunu yaşıyoruz’’ dedi.


Türkiye’nin yağı Turyağ Ankara’da

Türkiye’nin ustalarıyla buluştu

Cargill Gıda Türkiye, Turyağ markası için başlattığı “Türkiye’nin Yağı, Türkiye’nin

Ustalarıyla” buluşmalarına Ankara ile devam etti. Ankara ve civar illerden yaklaşık

350 pastane ve börek ustasının katıldığı etkinlikte bir konuşma yapan Cargill Gıda

Türkiye Pastacılık Yağları Satış Müdürü Halit Görgülü, Türkiye genelinde çok sayıda

pastane ve börekçinin Turyağ müşterisi olduğunu belirterek, “Turyağ olarak, her

geçen gün geliştirip zenginleştirdiğimiz yenilikçi ürün portföyümüzle her zaman

sizin yanınızda olacağız. Önümüzdeki dönemde, tüm Türkiye’deki ustalarımıza

lezzetlerine lezzet katmaları için destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

Cook, ürün gamını yeni

endüstriyel ürünleriyle

çeşitlendirdi

Doğa dostu markalardan Sedat Tahir A.Ş.- Cook, sağlıklı

gıda ambalajları ürün gamına endüstriyel ürünlerden

polipropilentabakları, köpük tabakları ve vakumlu

torbaları ekledi. Tavuk, et, balık, mantar gibi her türlü

et ve sebze-meyvenin paketlenmesinde kullanılan bu

ürünler oldukça geniş bir kullanım alanını kapsıyor.

Pinkberry’den yeni yılın geleneksel

meyvesi Pinkberry Nar

Dünyanın en sevilen dondurulmuş yoğurt markası Pinkberry, kışı

karşılarken lezzetli bir seçenek sunuyor. Pinkberry 30’dan fazla ek lezzet

alternatifleri arasına kışın en sevilen mayhoş meyvesi narı ekliyor. C

vitamini ve demir deposu, kalp dostu ve bağışıklık sistemini güçlendiren

cennet meyvesi nar, Pinkberry lezzeti ile buluşuyor. Mayhoş tadı ve

serinletici lezzetiyle nar aromalı Pinkberry yoğurdunuzu taze meyvelerle

süsleyebilir, ek lezzetlerle kişiseleştirebilirsiniz. Fıstıklı krokan, bisküvi,

çikolata parçacıklarının yanı sıra taze muz parçaları, böğürtlen, ananas,

çilek ve kivi çeşitleriyle de kendinize özgü tatlar yaratabilirsiniz.

Sultanahmet Köftecisi üniversitelerin

çözüm ortağı

Yeme-içme sektöründe İstanbul’un en fazla turist ağırlayan işletmesi olan

Tarihi Sultanahmet Köftecisi, üniversitelerce düzenlenen uluslararası

organizasyonların da aranılan çözüm ortağı oluyor. Sultanahmet Köftecisi

Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Tezçakın, yüzlerce kişinin katıldığı ulusal ve

uluslararası organizasyonların katılımcılarına catering ve Sultanahmet’teki

360 kişi kapasiteli merkez dükkanda yemek hizmeti verdiklerini bildirdi,

değişik organizasyonlar için Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi’ne

geçmişte catering hizmetleri vererek başarılı işbirlikleri yaptıklarını kaydetti.


hotel restaurant

92 & hi-tech

gastro aktüel

HuQQabaz’dan bir kış lezzeti

Pumpkin Spice Latte

HuQQabaz, sürekli yenilediği ürün yelpazesine orijinal bir lezzet daha

ekliyor ve soğuk havalarda kahve tutkunlarını Pumpkin Spice Latte ile

buluşturuyor. Buharda ısıtılmış süt ile harmanlanan Espresso, Pumpkin

Spice Latte’nin alt notası olurken, ev yapımı balkabağı püresi ise damaklarda

kalan lezzetin üst notası oluyor. Yumuşak içimli kahve tatlı krema ile

süslenirken, kışın en lezzetli içeceğine son dokunuş tarçınla yapılıyor.

Klasik pideye özgün bir yorum

Nelipide Gurme

Ordu’dan İstanbul’a uzanan hikayesiyle klasikleşmiş pideci

imajını baştan aşağı değiştiren Nelipide Gurme, modern

dekorasyonu ve kendine özgü konseptiyle beğeni kazanmaya

devam ediyor. Ordu’ya özgü; kıymalı, tavuklu, pastırmalı patatesli,

kuşbaşı etli, ıspanaklı, çok tahıllı hamurlu ve vejeteryan pide gibi

zengin bir menü sunan Nelipide Gurme, pide sever ve damak

tadına düşkün misafirlerini zevkle ağırlamaya devam ediyor.

Simit Sarayı İngiltere

Green Lanes Harringey

mağazasını açtı

Dünyanın 22 ülkesinde bulunduğu pazarlarda

büyümeye devam eden ve yeni yatırımlar yapan Simit

Sarayı’nın Londra’daki mağazalarına bir yenisini ekledi.

İlk olarak 2015 yılında Oxford Street’teki mağazasıyla

İngiltere pazarına giren Simit Sarayı, açıldığı ilk günden

bu yana yoğun ilgi görüyor. Müşterilerine hem lezzet

hem de keyifli bir ortamda vakit geçirme imkanı sunan

Greenlanes Harringay Simit Sarayı, birbirinden lezzetli

yiyecekleriyle misafirlerinin gözde mekanı olmaya aday.

Yogi Tea ile lezzetli bitki ve

baharat çaylarını keşfedin

40 yılı aşkın süredir benzersiz Ayurvedik çay tariflerine dayanan,

lezzetli bitki ve baharat çayları üreten Yogi Tea, çay tutkunlarını

lezzetli bitki ve baharat çaylarını keşfe davet ediyor. Eşsiz Ayurvedik

çay karışımı, Yogi Bhajan’ın özgün tarifini temel alır ve tarçın, kakule,

zencefil, karanfil ve karabiber içerir. Üstün kaliteli, lezzetli ve modern

Ayurvedik çay tarifleri Demak Gıda ile dört ayrı çeşidiyle sizlerle.


Adana balına ödül yağdı

TÜYAP Adana 11. Uluslararası Tarım ve Sera-Bahçe Fuarlarının vazgeçilmez

etkinliklerinden biri haline gelen 7. Adana Geleneksel Bal Yarışması’nın

kazanları belli oldu. 115 arıcının ballarını sergilediği yarışmayı Adana’nın

Feke ilçesinden Hüseyin Başer kazandı. İkinci sırayı Yüreğir’den katılan

Hasan Yiğit alırken üçüncü ise İmamoğlu’ndan Hidayet Akıllıca oldu. Bal

yarışmasının Adana Uluslararası Tarım ve Sera- Bahçe Fuarlarının simgesi

haline geldiğine değinen TÜYAP Anadolu Fuarları A.Ş. Genel Müdürü Cihat

Alagöz, “Adana’da; Bingöl, Kars, Muğla ballarına rakip olacak nitelikte ballar

üretiliyor. Dereceye giren bal üreticilerimizi de tebrik ediyorum” diye konuştu.

Drogheria Alimentarı

Demak Gıda ile sofralarda

1880 yılında Floransa’da kurulan Drogheria&Alimentari

markası baharat ve soslarda İtalya’da lider konumunda.

130 yılı aşkın geleneği ve tecrübesi sayesinde Drogheria

organik baharatları yemeklerinize eşsiz tatlar katarken,

deniz tuzundan sarımsak çeşnisine varan çeşitlerini her

türlü tarifinizde kullanarak mutfağınızın şefi olabilirsiniz.

Şehirdeki gizli lezzet

Sushimoto

Uzakdoğu mutfağına yaptığı çağdaş yorumlar ve sıcak

atmosferiyle açıldığı günden bu yana şehrin en iyi sushi’sini

sevenleriyle buluşturan Sushimoto’nun yeni menüsünü

keşfetmeye hazır mısınız? Akşam yemeklerinizin yanı sıra öğle

yemeği için de lezzetli alternatifler sunan Sushimoto, soğuk

kış günlerinize eşsiz tatlar katacak. Minimal dokusuyla fark

ortaya koyan mekanın birbirinden iddialı lezzetleri, sunumu,

tazeliği ve otantikliğiyle dikkat çeken, Şef Sujit Liamlun imzalı

özel lezzetlerle dolu yeni menüsünde Kill Bill, Samurai, Spicy

Salmon gibi roll’lar öne çıkarken; Karabiberli Dana Eti ve

Sebzeli Beef Noodle sıra dışı bir lezzet deneyimi sunuyor.

Tohumculuk sektörü

dünyaya tohum satıyor

“Tohumculuk Sektöründe Yeni Yaklaşımlar” Growtech Eurasia Tarım

Sohbetleri’nde konuşuldu. Etkinlikte söz alan Türkiye Tohumcular

Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yılmaz, “40 yıllık

geçmişe sahip Türk tohumculuk sektörü, tam bir başarı öyküsüdür.

O tarihlerde 3-4 olan firma sayısı, bugün 800’e yükseldi. 2016 yıl sonu

itibariyle 958 bin ton tohum miktarına eriştik. 2017 yılı tahmini hedefimiz

yüzde 10 büyüme. Türkiye, AR-GE çalışmalarıyla hem yurtiçi hem yurt

dışı pazarların tohum ihtiyacını karşılayan ülke konumuna geldi.” dedi.


94

hotel restaurant

& hi-tech


Bir turizm yılı daha kapanmak üzere. Peki

acısı ve tatlısıyla arkamızda bırakmaya

hazırlandığımız o son geceyi sevdiklerinizle

beraber unutulmaz kılmaya ne dersiniz?

Yeni yıl temalı şık dekorların ışıltısı altında, usta

şeflerin en leziz menülerini eğlenceli bir müzikle

gerçek bir keyfe dönüştürmek istemez misiniz?

Bu sayımızı yeni yıl coşkusunu 31 Aralık

gecesinde keyif ve lezzet şölenine dönüştürmek

isteyen siz değerli okurlarımız için İstanbul’un

en seçkin otel ve restoranlarından seçtiğimiz

yeni yıl menüleri ve programlarıyla derledik.

Mutlu ve sağlıklı bir yıl geçirmeniz dileği ile yeni

yılınız kutlu olsun…


hotel restaurant

96 & hi-tech

dosya / yeni yıl özel

Yeni yıla Wish koleksiyonu

ile merhaba deyin

Yeni yılda hediye anlayışına farklı bir boyut getiren Beta Tea, yılbaşına özel

hazırlanan “Wish” çay koleksiyonu bu yıl sevdikleriniz için lezzetli hediye

alternatifleri sunuyor. Yılbaşı süslerinden esinlenilerek tasarlanan Beta

Tea “Wish” çay koleksiyonu her biri ayrı bir dileği temsil eden altı renkli

küreden oluşuyor. Sağlık, barış, para, mutluluk, başarı ve aşk dilekleri

ile hazırlanan eğlenceli ve benzersiz “Wish” hediyelik çay ambalajlarının

her birinin içinde, tazelik ve doğallık hissi veren, sıcak suda çiçek açarak

eşsiz bir görünüm sergileyen yeşil çay lezzeti yer alıyor.

Yeni yılı Ferhat Göçer ile Grand Tarabya’da

karşılayın

Şehrin kült oteli The Grand Tarabya, kaliteli hizmet anlayışıyla özel günlerin

de değişmez ev sahibi olmaya devam ediyor. Yeni yılı karşılarken farklı

ve unutulmaz bir kutlama deneyimi arzulayan konukları için A dan Z’ye

dopdolu bir program hazırlayan The Grand Tarabya, yılbaşına özel zengin

menü ve kaliteli müzik eşliğinde her anı keyif verecek bir yılbaşı eğlencesi

için misafirlerini bekliyor. The Grand Tarabya’nın görkemli balo salonu The

Grand Ball Room’un zengin yeni yıl menüsüne Ferhat Göçer ve orkestrası

müzikleriyle eşlik ediyor. Yılbaşına özel titizlikle seçilen eserlerin yer aldığı

canlı müzik performanslarıyla gece hiç bitmesin isteyeceksiniz.

Yeni yıla şehrin büyüğü Hilton İstanbul

Bomonti’de girin

İstanbul’un en büyük oteli Hilton İstanbul Bomonti, yeni yıla coşku ve

eğlence dolu anlar yaşayarak girmek isteyen misafirlerini bekliyor.

Hilton İstanbul Bomonti’nin restoranı The Globe, farklı dünya

mutfaklarının birbirinden lezzetli yemekleriyle keyifli bir yılbaşı gecesi

geçirmek isteyenler için güzel bir alternatif sunuyor. Kızarmış İstiridye

ve yabani mantarlı sığır fileto gibi özel lezzetlerin bulunduğu yılbaşı

menüsü beş aşamadan oluşuyor. Tatlı olarak da yılbaşı akşamlarının

vazgeçilmez lezzeti kabak, The Globe yorumu ile servis ediliyor.

NG Sapanca’da yeni yıl coşkusu

Her sene yılbaşına özel programlarıyla konuklarına unutulmaz bir

deneyim yaşatan, NG Sapanca bu sene de yeni yıla Cenk Eren ile giriş

yapıyor. Türk müziğinin en sevilen isimlerinden olan Cenk Eren, sahne

alacağı özel yeni yıl programında, konuklarına müzik ve keyif dolu bir

gece yaşatacak. Gece boyunca birbirinden lezzetli yemeklerin sunulacağı

ve balo salonunda gerçekleşecek programda konuklar, Cenk Eren’in

zengin repertuarıyla eğlenecek. NG Sapanca, 3 gecelik konaklama

paketiyle de misafirlerinin yeni seneye keyifle girmelerini sağlayacak.


Çırağan Palace Kempinski

İstanbul’da görkemli

yılbaşı kutlamaları

Çırağan Palace Kempinski İstanbul yepyeni bir yılı birbirinden

şahane ihtişam dolu yılbaşı aktiviteleriyle karşılıyor. Bu yıl

#YourPalaceYourHome temasıyla noel ve yeni yıl aktiviteleri dünyanın

dört bir yanından gelen misafirlere ev sıcaklığı sunarken, göz dolduran

dekorasyonlar konukları eşsiz bir serüvene davet ediyor. Çikolatadan

yapılmış Çırağan Sarayı ve adeta yeni yıl dilekleriyle yolculuğa çıkan

çikolata treni otelin en göz alıcı noktalarında misafirlere görsel bir şölen

yaşatırken, Laledan Restoran’ın girişinde bulunan dev “Gingerbread

House” ise görenleri büyülüyor. Bu dev evin içinde birbirinden leziz

kurabiyeler, süsler, noel ve yeni yılı yansıtan hediyelikler sunulacak.

Fairmont’tan ihtişamlı yılbaşı

Şehrin en merkezi noktalarından Mecidiyeköy’de yer alan Fairmont Quasar

İstanbul, 2017’yi keyifle uğurlarken, yeni yılın ilk saatlerini unutulmaz kılacak

bir programla, ilk yeni yıl kutlamasında misafirlerine muhteşem seçenekler

sunuyor. Fairmont Quasar İstanbul, şef Umut Karakuş’un yönetimindeki Aila’da

ve yerel lezzetlerin yanı sıra uluslararası klasikler sunan Stations’taki keyifli

yılbaşı kutlama seçenekleriyle, şimdiden yeni yılınıza farklı bir renk getiriyor.

“Anları anılara dönüştürmek” sloganıyla misafirlerini eşsiz bir deneyime

davet eden beş yıldızlı otel, 2017 yılını keyifle uğurlarken 2018’in ilk saatlerini

unutulmaz kılacak programlarla misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Yeni yılı karlar altında karşılayın

Ilgaz dağlarının büyülü atmosferinde, çam ormanları ve sonsuz beyazlığın

ortasında farklı bir yılbaşı deneyimi yaşamak isteyenler yeni yıl coşkusunu

Ferko Ilgaz Mountain Hotel&Resort’ta yaşıyor. Ferko Ilgaz Mountain

Hotel&Resort tesis, eğlence ve spor olanaklarının yanı sıra yılbaşı dönemine

özel bir program sunuyor. Keyifli jazz müziği performansı eşliğinde

başlayan yılbaşı geceniz zengin içerikli gala yemeği ile lezzetleniyor. Füme

alabalık, ıspanaklı ravioli, mantarlı ılık keçi peyniri salatası, kestaneli hindi

sarma gibi özel lezzetlerle renklenen yılbaşı sofrası finalde vanilya ve

çikolata soslu kestaneli terin ile tatlanıyor. Zeliha Sunal’ın muhteşem canlı

müzik sahnesiyle devam eden gecede oryantal performans da yer alıyor.

Nespresso’dan yılbaşına özel kahve ve

aksesuar koleksiyonu

Nespresso’nun her yıl yılbaşına özel çıkardığı “Festive Koleksiyonu”, bu

yıl ünlü tasarım ikilisi Craig & Karl’ın imzasını taşıyor. Nespresso kahve

uzmanlığı ile tasarımcıların yaratıcılığının bir araya geldiği sınırlı sayıda

üretilen bu özel koleksiyon, en güzel yılbaşı hediyesi olarak öne çıkıyor.


hotel restaurant

98 & hi-tech

dosya / yeni yıl özel

Yılbaşı sofranızı

BioLife ile tatlandırın

Yeni yılı dinamik karşılamak ve ertesi gün daha rahat uyanabilmek

için yılbaşı sofrasını bilinçli hazırlamak önemli. Yeni yılın karşılandığı

gecenin vazgeçilmezi özel olarak hazırlanan sofralar, ikramlar ve

içeceklerde doğru seçimlerle geceye farklı tatlar katabilirsiniz. Özellikle

su içmeyi keyifli hale getiren BioLife’ın BioLife Yeşil, BioLife Turuncu ve

BioLife Kırmızı seçenekleriyle yılbaşı sofralarınızı tatlandırabilirsiniz.

Conrad İstanbul Bosphorus’tan

Boğaz manzarası eşliğinde yılbaşı kutlamaları

Conrad İstanbul Bosphorus bu yıl, Noel ve yılbaşı günlerini özel kılmak,

yeni yıla mutlu girmek isteyenleri, Manzara Restaurant ve Summit

Bar&Terrace’ın birbirinden eğlenceli ve lezzetli aktiviteleri ile ağırlayacak.

Geleneksel Noel Yemeği, Noel brunch büfesi, Yılbaşı Gala Yemeği ve Yeni

Yıl Kahvaltısından oluşan yılbaşı aktiviteleri, yeni yıla keyifli bir başlangıç

yapmak isteyenlerin aradığı eğlenceyi ve özel lezzetleri Conrad’ın seçkin

ortamında sunacak.

Radisson Blu Otelleri

birbirinden cazip yılbaşı programları sunuyor

Yılbaşı yaklaşıyor, yılbaşı gecesi için programlar yapılıyor. Dünyanın en

hızlı büyüyen otelcilik şirketlerinden Carlson Rezidor otelleri de yılbaşını

ev dışında kutlamaya hazırlananlara eşsiz seçenekler sunuyor. İstanbul’da

Radisson Blu Residence İstanbul Batışehir, Radisson Blu Conference &

Airport Hotel, Radisson Blu Ataköy, Radisson Blu Hotel & Spa Istanbul

Tuzla ve Radisson Blu Bosphorus Hotel İstanbul olmak üzere 5 otelde ve

İzmir’de bulunan Radisson Blu Hotel Çeşme’de yılbaşı gecesi hazırlıkları

tüm hızıyla sürüyor. Radisson Blu, İstanbul ve İzmir’deki otellerinde,

misafirlerine yılbaşı gecesi için leziz menüleri, müzikli eğlence programları

ve hem konaklama olanağı sunuyor.

Shangri-La Bosphorus, Istanbul’da

2018’e eğlence dolu bir başlangıç

Boğaz’ın keyifli esintisi ile dünya mutfağından sunduğu eşsiz tatları lezzet

tutkunları ile buluşturan IST TOO, Şef Ercan Yamantürk’ün hazırladığı özel

yılbaşı menüsü ile 2018’e unutulmaz bir başlangıç yapmak isteyen misafirlerini

ağırlıyor. Geceye özel hazırlanan yeni yıl yemeğine, saat 20:00 itibariyle başlayan

canlı müzik performansı eşlik ediyor. Gecenin olmazsa olmazı yılbaşı çekilişi de

keyifli yemeğinize dinamizm katıyor. Göz alıcı hediyelerin yer aldığı bu çekilişte,

yeni yıl gecesini IST TOO’da kutlayan herkesi özel armağanlar bekliyor.


Yeni yılı tatlı lezzetlerle karşılayın

Cakes&Bakes, sıcacık atmosferi, birbirinden özel lezzetleri ve yılbaşı

temalı hediyelikleriyle yeni yıl heyecanınızı paylaşıyor. BTA’nın hünerli

şeflerinin elinden çıkan renkli ve neşeli kurabiyeler ile muffinlerin

yanı sıra yılbaşına özel hazırlanan konsept pasta, hem lezzeti hem de

görüntüsüyle 2018’e tatlı bir başlangıç yapmanızı sağlayacak.

Gloria Hotels&Resorts’ta

Erol Evgin ile unutulmaz bir yılbaşı gecesi

Dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerine ev sıcaklığının yanında, zengin

menüsü ile hem göze hem de damağa hitap eden, muhteşem lacivert deniziyle

konuklarını saklı cennetine davet eden Gloria Hotels&Resorts, yeni yıla

sevdikleriyle beraber güzel bir başlangıç yapmak isteyenler için çok renkli bir

program hazırladı. Tatile erken başlayanlar için, 29 Aralık Cuma akşamı ‘60,

‘70 ve ‘80’li yılların unutulmayan şarkılarını aynı tatta dinleyicilerine sunan

“Retro Band” grubu sahne alacak.

Yeni yıl heyecanını The St. Regis

Brasserie’de yaşayın

Nişantaşı’nın en keyifli lezzet noktası The St. Regis Brasserie, sizi yılın

son gününü keyifli bir yemek eşliğinde geçirmeye davet ediyor. Keyifli

atmosferinin yanı sıra damaklara da hitap eden The St. Regis Brasserie,

yeni yılı birlikte kutlamak isteyen misafirleri için geceye özel iki menü

hazırladı. Dileyen misafirler, fırınlanmış kestane çorbası, yaban mantarı

dolgulu ‘’Tortellini’’ makarna, orman meyveleri sosu ile lezzetlendirilmiş

dana bonfile, susam & çam balı soslu deniz levreğinden keyifli bir menü

deneyimleyebilir. Dileyen misafirler ise Tapas ve ardından tatlı barından

seçtikleri lezzetlerle geceye heyecan katabillir.

Kalamış’ta yeni yıl bambaşka

Anadolu Yakası’nın prestijli oteli Wyndham Grand Kalamış, misafirlerine

yılbaşına özel konaklama seçenekleri sunuyor. Kalamış’ın en keyifli

mekanı “Ouzo Roof Restaurant”, eşsiz lezzetleri ve sınırsız eğlencesiyle

yılbaşı gecesinde de misafirlerini en özel şekilde ağırlamaya

hazırlanıyor. Grek müziğinin sevilen ismi YORGO’nun sahne alacağı

gecede, Ege eğlencesi Kalamış’a taşınacak. OUZO Roof Restaurant’ın

başarılı şefi Mehmet Yalçınkaya’nın hazırladığı yılbaşı menüsü, gece

boyunca misafirlerin beğenisine sunulacak.


hotel restaurant

100 & hi-tech

dosya / yeni yıl özel

Divan Pastanelerinden

tasarım ve lezzeti buluşturan

yeni yıl hediyeleri

Damaklarda eşsiz bir tat bırakan lüks çikolata ve butik pastane

konseptiyle Türkiye’de lider konuma sahip Divan Pastaneleri, yeni

yılı lezzet ve tasarımı buluşturan çok özel bir koleksiyonla karşılıyor.

Bir döneme adını vermiş Gatsby izleri ile doğa ve mitolojinin

etkilerini taşıyan zevkli ve lezzet dolu 2018 özel koleksiyonu, hem

konsept hem de farklı fiyat alternatifleriyle yeni mutluluklarınıza

ilham kaynağı olacak. Divan, birbirinden şık sepet ve kutular, yılbaşı

karakterlerinden esinlenerek hazırlanan çikolatalar, kestaneli buche

pasta ve stollen yılbaşı ekmeği ile yeni yıl serüveninize eşlik edecek.

Grand Hyatt İstanbul’da

2018’e unutulmaz bir başlangıç yapın

Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı

birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor. Gas Brothers ve Utku

Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze

popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon

show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.

Yeni yıla coşkulu başlangıcın vazgeçilmez adresi

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel

Sheraton İstanbul Ataköy Hotel, muhteşem bir yılbaşı kutlaması için Balo

Salonu, MeyTürk Restaurant ve Trendy Lounge & Bar’da sunacağı eğlence

alternatifleri ile misafirlerini bekliyor. Balo Salonu’nda otelin ödüllü şefleri

tarafından geceye özel hazırlanan gala yemeğinin yanı sıra İpek & Mert

ve Yeni Türkü canlı performansları ile gecenize eşlik ediyor. Mey Türk

Restaurant’ta Grup Pera Rum ve Taverna ezgileri ile keyifli dakikalar

yaşatırken, Trendy Lounge & Bar’daki eğlencede misafirler, DJ performansı

ve lezzetli yemeklerin bulunduğu zengin büfe ile müzik, eğlence ve dansla

dolu dakikaların tadını çıkaracak.

Yeni yıla The Marmara Bodrum’da

merhaba deyin

The Marmara Bodrum, bu yılbaşında da her yıl olduğu gibi misafirlerine

sunduğu birbirinden kaliteli servisi ve ayrıcalıklı sunumlarıyla unutulmaz

bir gün yaşatıyor. 31 Aralık gecesi eğlenmek ve gündelik yaşamdan

uzaklaşmak isteyen misafirlerine birçok imkân sunuyor. Otelde

konaklama yapmayıp galaya ya da After Party’ye katılmak isteyenlere de

farklı alternatifler sunan otel, yılbaşı programına canlı müzik ile başlayıp

ilerleyen saatlerde DJ eşliğinde devam ediyor.


CVK Park Bosphorus Hotel’de

Selami Şahinli yeni yıl coşkusu

Yeni yılı eşsiz bir müzik ve lezzet şöleni ile karşılamak isteyenler CVK

Park Bosphorus Hotel İstanbul’da buluşuyor. Beş yıldızlı otelin özenle

hazırladığı yılbaşı gala programıyla konuklar, yeni yıla muhteşem bir

başlangıç yapıyor. Işıltılı İstanbul Balo Salonu’nun görkemli atmosferinde

gerçekleşecek Park Gala’da, dünden bugüne en sevilen şarkılarını

seslendirecek olan müziğin dev ismi Selami Şahin hayranlarına muhteşem

bir müzik ziyafeti sunuyor. Yeni yılı karşılarken, eşsiz müzik ziyafetine

Executive Chef Eyüp Çevik’in yılbaşı özel gala menüsü eşlik ediyor.

Yeni yılı ışıltılı ve büyülü bir akşamla

Raffles İstanbul’da karşılayın

Raffles İstanbul 31 Aralık Pazar akşamı, Türk mutfağına yenilikçi

sunumlarıyla farklılık katan “Modern Brasserie” konseptli Rocca Brasserie

ve özel restoranında düzenlenen gala yemekleriyle misafirlerini bekliyor.

Canlı DJ eşliğinde yeni yıla geri sayım için efsanevi Long Bar’daki yeni yıl

partisi, misafirlerine unutulmaz bir gece yaşatmaya davet ediyor. Yeni yılın

ilk günü kendini şımartmak isteyenler için istiridyeden jumbo karidese,

sonsuz tatlı şölenine kadar zengin ikramların ve a la carte menünün de dahil

olduğu efsanevi Raffles Brunch’ı yeni yıla sofistike bir başlangıç için ideal.

The Ritz-Carlton, İstanbul’da

Boğaza karşı yeni yıl şöleni

İstanbul’un en lüks otelleri arasında başı çeken The Ritz-Carlton,

İstanbul, boğaza karşı yeni yıla unutulmayacak bir başlangıç yapmak

isteyen misafirlerine, canlı orkestra müziği veya fasıl müziği eşliğinde,

ziyafete dönüşen birbirinden keyifli pek çok ayrıcalıklı Yeni yıl

programı sunuyor. The Ritz-Carlton, İstanbul, Yeni yıl öncesi yılbaşı

temalı özel bir Brunch ve Noel Yemeği, 31 Aralık akşamında ise Yeni

Yıl Gala Yemeği, Yeni Yıl Meyhanesi ve yılın ilk Brunch’ı ile 2018 yılına

sevdiklerinizle birlikte keyifli bir başlangıç vaat ediyor.

Wish More Hotel Istanbul’dan yılbaşı ziyafeti

Lüks ve estetiğin şık dokunuşlarla bir araya geldiği Wish More Hotel Istanbul,

yeni yılı birbirinden leziz yemekler ile karşılıyor. 5 yıldızlı otelin yetenekli

ve tecrübeli şeflerinin hazırladığı yılbaşı menüsünde birbirinden sıra dışı

reçeteler yer alıyor. Yedi farklı lezzetin yer aldığı soğuk başlangıç tabağından

özel sos ile tatlandırılmış baklava yufkasında sebzeli avcı böreğine, keçi

peynirli turunç salatasından orman mantarlı ve kestaneli dana sarmaya

kadar birçok özel tadın bir araya geldiği yılbaşı yemeğine orman meyveleri

soslu çikolatalı ve kestaneli pasta ile limitsiz yerli içki eşlik ediyor.


hotel restaurant

102 & hi-tech

dosya / yeni yıl özel

Yeni yıla tatlı bir başlangıç

Geleneksel tatların ustası Bolulu Hasan Usta, yeni yıla

girerken gerçek vanilya kullanılarak yapılan özel dolgulu

çikolataları ile ağızlarda güzel tatlar bırakacak. Kokusuyla bile

mutluluk hormonunu harekete geçiren Bolulu Hasan Usta’nın

çikolatalarına portakallı, karamelli, vişneli, bademli, kahveli,

fındıklı ve cevizli özel dolgular eklenerek herkesi baştan çıkartan

çikolatalar yaratılıyor. Bolulu Hasan Usta’nın birbirinden lezzetli

çikolataları ile herkesi yeni yılda tatlı bir başlangıç bekliyor.

Yeni yıla Burgu & Tango Arjaan by Rotana’da

stil, lezzet ve heyecanla başlayın

Anadolu Yakası’nın en prestijli otelleri arasında yer alan, uluslararası

Rotana Grubu’nun Türkiye’deki ödüllü otelleri Burgu & Tango Arjaan

by Rotana, 2018’e müthiş bir başlangıç yapmanız için keyifli bir yılbaşı

programı hazırladı. İstanbul gece hayatının en popüler orkestralarından

Fonza Müzik’in altı kişilik dinamik ekibiyle sahne alacağı geceye DJ Tolga

Kasapoğlu enerjisi yüksek performansı ve Anadolu Ateşi dansçısı oryantal

Ece müthiş dans şovlarıyla renk katacak. Ayrıca tadı damağınızdan

çıkmayacak özel lezzetler ve heyecan dolu hediye çekilişleriyle bu sene

yılbaşı Burgu & Tango Arjaan by Rotana’da şölene dönüşecek.

Skyline Club Lounge’da büyüleyici bir

yılbaşı gecesi

Yeni yılı, Mövenpick Hotel Istanbul’un 20. katında yer alan Skyline

Club Lounge’da, İtalyan Başaşçı Giovanni Terracciano tarafından

hazırlanan benzersiz lezzetler ve Nilay Tezsay’ın geçmişten

günümüze en sevilen parçaları seslendireceği canlı müzik

performansı eşliğinde gökyüzünde kutlayarak 2018’e muhteşem bir

başlangıç yapabilirsiniz. Şehrin ışıltılı manzarasını tüm güzelliğiyle

gözler önüne seren Skyline Club Lounge’ın büyüleyici atmosferinde

düzenlenecek yılbaşı yemeği, gece yarısından sonra DJ Murat

Eskinazi’nin hareketli ritimleri ve danslarla devam edecek.

Yılbaşı coşkusunu

The House Cafe’lerde yaşayın

The House Cafe, klasikleşen lezzetleri ve kendinizi evinizde hissettiren

ortamıyla, size yeni yılı karşılamak için birbirinden farklı mekanlar sunuyor.

Yılbaşı gecesi The House Cafe Ortaköy şubesi, bambaşka bir yılbaşı eğlencesine

ev sahipliği yapacak. Geceye özel menüsü, DJ performansı ve benzersiz bir

Boğaz manzarası eşliğinde eğlencenin tadını çıkarmak için doğru adres, yine

Ortaköy The House Cafe olacak. Mekanın yılbaşına özel menüsünde; The House

Cafe’nin artık klasikleşen lezzetlerinin yanı sıra sürpriz seçenekler de yer alacak.


Yeni yılı

Hilton tarzında kutlayın

Hilton İstanbul Kozyatağı’nda yeni yıl gecesi, balo salonunda

Deniz Çevik ve orkestrasının performansıyla karşılanacak.

Deniz Çevik, Türkçe dışında İngilizce, Fransızca, İtalyanca

gibi farklı dillerden seslendireceği şarkılarla misafirlere

müzik ziyafeti yaşatacak. Gece Deniz Çevik’in canlı müzik

ziyafetinden sonra dj performansla devam edecek. Deniz

Çevik’in performasına Hilton İstanbul Kozyatağı’nın ödüllü

şeflerinin hazırladığı yılbaşı menüsü eşlik edecek.

Yeni yıla Renaissance Polat’da

eğlenerek girin

Renaissance Polat İstanbul Hotel, yılbaşı gecesinde bütün

misafirlerinin zevklerine hitap ederek, farklı eğlence

alternatifleri ile unutulmaz bir yılbaşı gecesi vaat ediyor. Daphne

Restaurant & Grill, Marmara Balık Lokantası ve Bar Noblesse’de

canlı performanslar eşliğinde eğlenceli yılbaşı programları,

şölene dönüştürülmüş “yeni yıl büfeleri” ve 2018 sürprizleri

konuklarını bekliyor. Yeni yılın ilk gününü Renaissance Polat

kalitesiyle geçirmek isteyenler ise “Özel Yılbaşı Konaklama

Paketi”nden yararlanabilir, 2018’in ilk sabahına zengin ve leziz

Yeni Yıl Brunch’ı ile merhaba diyebilirler.

Yeni yılı sınırsız eğlence ve

sağlık ile karşılayın

Renaissance Istanbul Polat Bosphorus Hotel, yeni

yılı Art’s Restaurant’ın şık atmosferinde sevdikleriyle

beraber karşılamak isteyenler için Türk ve dünya

mutfaklarının en seçkin örneklerini sunuyor. Ödüllü

şef Arif Madakbaş ve birbirinden deneyimli mutfak

ekibinin yılbaşına özel hazırladığı açık büfe menü,

Türk ve dünya müziklerinden seçkiler, lezzet ve keyif

düşkünlerini şimdiden heyecanlandırıyor. Üstelik

yılbaşı eğlencesini bırakıp gitmek istemeyenler için de

otelin yılbaşına özel konaklama paketleri bulunuyor.


hotel restaurant

104 & hi-tech

fuar

Sirha

5. kez

HORECA

sektörünü

buluşturdu

Gastronomi sektörünün

en büyük buluşması

olarak nitelendirilen ve

üstün kalite anlayışı ile

Türkiye’de fark ortaya

koyan Sirha İstanbul, 5.

kez sektörün buluşma

noktası oldu.

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan


Sirha Lyon’da başlayan ve “Pasta Şeflerinin Olimpiyatı” olarak

nitelendirilen “Dünya Pastacılık Kupası”nın (Coupe du Monde de la

Pâtisserie) Türkiye finali de merakla beklenen etkinlikler arasında

yer alıyor. Kazanan aday, yine Avrupa’daki büyük finalde Türkiye için

yarışacak. Sirha İstanbul esnasında gerçekleşecek bu heyecanlı

yarışmaların sunuculuğunu (Master of Ceremony) ise gurme yazar

Ebru Erberdi üstlendi. Sirha İstanbul, bu yıl kahve sektörüne yönelik

Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek Coffee Corner’a da ev sahipliği

yaptı. Coffee Corner’da farklı bölgelerden kahve çekirdekleri

tanıtılırken, gerçekleşen workshoplarda fuar ziyaretçileri içlerindeki

baristayı ortaya çıkarma fırsatı yakaladılar.

HORECA sektörünün dünyadaki en büyük ve en prestijli

buluşması Sirha, gastronomi sektörünü İstanbul’da 5. kez bir

araya getirdi. 16-18 Kasım tarihleri arasında İstanbul Kongre

Merkezi’nde dünyanın ve Türkiye’nin lezzet yolculuğunda yol almak

isteyenlerin bir araya geldiği fuar, Türkiye’nin zenginliklerini dünya

mutfakları ile buluştururken, dünya mutfaklarındaki yenilikleri de

Türkiye’de sergileme olanağı sundu.

İçerikleri geliştirilmiş etkinlikleri ile heyecan

yaşattı

Sirha İstanbul’da geçen yıl ilgi gören pek çok etkinlik bu yıl

içerikleri daha da geliştirilmiş olarak yer buldu. Heyecanla

beklenen etkinlikler arasında şeflerin dünyada da bir prestij

olarak nitelendirdikleri Bocuse d’Or (Şefler Olimpiyatı), en önemli

etkinliklerden biri olarak ön plana çıkıyor. 30 senedir düzenlenen

etkinlikte finale kalan şef, Avrupa’daki büyük finalde Türkiye’yi

temsil edecek. Tıpkı Bocuse d’Or (Şefler Olimpiyatı) gibi yolculuğu

Şehirlerin markalaşmasına doğrudan katkı

sağlıyor

Sirha, düzenlendiği şehirlerin markalaşma sürecine özel

katkıları olan bir etkinlik olarak da değerlendiriliyor. İlk kez

düzenlendiği şehir olan Lyon, bunun somut örneklerinden biri

olarak nitelendiriliyor. 1983 yılında düzenlenen Sirha, önce kendi

yerel aktörleri ile, sonra ulusal ve uluslararası faktörler da dahil

edilerek kısa sayılabilecek bir süreçte kendisiyle birlikte Lyon’un da

markalaşma sürecine katkıda bulundu. Bugün Sirha Lyon, şehrin

prestijini dünyadaki tüm gastronomi profesyonellerine aktarabiliyor

ve 2 senede bir 200.000’i aşkın profesyonelin buluşma noktası

oluyor.

Benzer bir durum, fuarın düzenlendiği diğer şehirler için de

geçerli. 2016’da Sirha’nın 4. defa düzenlendiği İstanbul, bu

açıdan oldukça iddialı bir görünüm sergiliyor. Bu iddianın temel

noktalarını, Türkiye’de farklı iklim bölgeleri nedeniyle çok çeşitli

ürün yetiştirilme imkânı, yöresel ürünlerdeki zenginlik, pek çok

uygarlığın kültürüyle beslenmiş olma ve bunun günümüz mutfağına

yansımaları kadar, bu kültürden kalan birebir yemek mirasları ile

mutfak ekipmanları ve malzemelerinde çok çeşitli ve üretken bir

yapı sergileyen markalar oluşturuyor.


106

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Fuarın eğitim

sponsoru USLA

oldu

Uluslararası Servis ve Lezzet

Akademisi (USLA) sektörünün en

büyük ve en prestijli uluslararası

buluşması Sirha İstanbul’da eğitim

sponsoru olarak yerini aldı. Fuarın ilk

günü stantta ünlü şef Murat Bozok

ile “Güncel Gastronomik Trendler”

söyleşisi beğeni ile izlendi. İkinci gün

Türkiye’nin ilk SCA sertifikalı kahve

kavurucusu Ömer Aydın’ın “Baristalık

Standartları ve SCA” açıklamaları

büyük ilgi gördü. Üç gün süren fuarda

USLA, stant ziyaretçilerine lezzetli

ikramlarda bulundu. Düzenledikleri

‘’Kör Tadım Etkinliği’’ ile katılanlara

keyifli anlar yaşattılar. 17 Kasım’da

fuarın diğer stant konuğu Nedim

Atilla oldu. “Zengin Anadolu Mutfak

Kültürü” konuşması ile geçmişten

günümüze deneyimlerini paylaştı.

Emel Başdoğan ise, “Kilo Kontrolü”

konusunda açıklamalarda bulundu.

Yeni Nestlé

Professional Krema

şeflerden tam not aldı

Nestlé’nin ev dışı tüketim sektöründe

faaliyet gösteren uzman iş birimi Nestlé

Professional da yenilikçi yiyecek ve içecek

çözümleriyle Sirha İstanbul’da yerini aldı.

Gıda kategorisinde fuarın en ilgi çeken

ürünlerinden biri, Nestlé Krema oldu.

Nestlé Professional Krema, şeflerin krema

tercihlerini belirleyen beş temel kriterin her

birinde başarılı performansıyla öne çıkıyor.

Yoğun kıvamı, kesilmeye karşı sirke&limon

testindeki başarısı, çırpıldığında üç kat hacim

alması, benzersiz süt beyazı rengi ve süt tadı

ile çıtayı bir üst seviyeye taşıyor.

Nestlé Professional, yeni ürünüyle Sirha

İstanbul ile eş zamanlı olarak düzenlenen

“Mutfakta Yaratıcılık Festivali” Omnivore

İstanbul 2017’nin gıda sponsorluğunu

da üstlendi. Yerel ürünler ve geleneksel

reçetelerin farklı yorumuyla mutfağa yeni

bir bakış kazandıran Omnivore, 2006 yılından

bu yana Paris, Moskova, Londra, Şangay,

Montreal, New York gibi dünya başkentlerinde

düzenlenen uluslararası bir etkinlik…


İpek Bulgur ürün

gamını ar-ge ile

genişletiyor

Mardin’den çıkan bulgur devi, hem

iç pazara hem de Asya ve Avrupa

pazarlarına yönelik ar-ge atılımına

hazırlanıyor. Asya’da sağlık beslenme

trendi ile pirince alternatif olarak

önemli bir potansiyele ulaşan bulgurun,

Avrupalılar için de soğuk salatalar ve

paketlenmiş hazır gıdalar şeklinde

sunulması hedefleniyor. Fuarda

çocuklara özel olarak geliştirdiği

paketlenmiş pilav, çorba ve köfte

karışımlarını tanıtan İpek Bulgur,

makarna ürünlerindekine benzer bir

çeşitlilik ile iç pazarda da ürün gamını

genişletecek. İpek Bulgur, önümüzdeki

yıl üç büyük şehirde 50 çeşit bulgur

yemeğinin sunulacağı “Bulgur Evleri”

kurmaya hazırlanıyor.

Arçelik Kurumsal

Çözümler HoReCa

sektörünün

ihtiyaçlarını karşılıyor

Arçelik Kurumsal Çözümler, Sirha

İstanbul’da bilgilendirme ekranları, ödeme

kaydedici cihazlar ve Multi Şef Profesyonel

Mutfak Makinesini sektör temsilcileriyle

buluşturdu. 62 yıldır tüketicilere yepyeni

deneyimler yaşatmış bir şirket olarak,

yeni iş alanları ve yeni ürünlere yatırım

yapmayı sürdürdüklerini belirten Arçelik

Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer; “Yıllardır

tüketicilerin hayatına birçok yenilik katmış

bir şirket olarak Arçelik Kurumsal Çözümler

markamızla sektörlere hizmet ediyoruz.

Arçelik Kurumsal Çözümler ile şimdi de

HoReCa sektörünün ihtiyaçlarına bütünsel

çözüm sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Arçelik A.Ş.’nin kurumsal dünyaya sunduğu

ayrıcalıklı ürünler arasında bulunan ve

büyük talep gören YazarkasaPos’un özel

bir yerinin olduğunu belirten Can Dinçer:

“YazarkasaPos ürünümüz ile, ödeme

sistemlerinde sektör lideriyiz. Bu alanda da

ürünümüzün özellikleri ve kalitesi dışında

tercih edilmemizin en önemli sebebi yaygın

bayi ve servis ağımız” şeklinde konuştu.


hotel restaurant

108 & hi-tech

fuar

Öztiryakiler ilkleriyle

Sirha İstanbul’a yeni bir boyut kattı!

Endüstriyel mutfak

sektörünün Türkiye ve

dünyadaki lider mutfak

üreticilerinden Öztiryakiler,

bu yıl ilk kez katılımcı olarak

yer aldığı Sirha İstanbul’da

hem yeni ve inovatif ürünlerini

sergilediği üç ayrı standında

ziyaretçi akınına uğradı hem

de ana mutfak sponsorluğunu

yaptığı yarışmalarda

“Türkiye’nin aşçısını

Türkiye’nin ekipmanlarıyla

ilk kez yarıştırarak” bir ilki

gerçekleştirdi!..

Türkiye’de gıda ve gıda dışı ürün ve

hizmetlerin bir arada sunulduğu

Sirha İstanbul’un bu yılki önemli

katılımcılarından biri, hiç kuşkusuz

endüstriyel mutfak sektörünün Türkiye

ve dünyadaki lider mutfak üreticilerinden

Öztiryakiler oldu. 16-18 Kasım tarihleri

arasında fuar alanlarına hakim üç ayrı

standıyla hem profesyonellerin hem de

ziyaretçilerin akınına uğrayan Öztiryakiler,

bir taraftan sektöre yönelik en yeni ve

inovatif çözümlerini başarıyla sergilerken,

bir taraftan da alışıldık fuar standı algısını

yıkarak yeme içme, mutfak sektörünün

buluştuğu, toplanma olanağı bulduğu ve

sektörel tartışmaların yapıldığı bir platform

olarak yoğun ilgi gördü.

Öztiryaki: “Fuara üç ayrı

standımızla katıldık”

Öztiryakiler’in bu yıl 5. si gerçekleşen Sirha

İstanbul’da ilk kez katılımcı olarak yer

aldığını belirten Öztiryakiler Yönetim Kurulu

Üyesi Tahsin Öztiryaki, “Bundan evvelki

yıllarda iyi bir ziyaretçiydik, sürekli takip ettik.

Daha çok set üstü ekipmanların sergilendiği,

şehre yakın restorancıların, otelcilerin ziyaret

ettiği bu fuara katılmayı aklımıza koymuştuk.

Ne güzel bir tesadüf ki, Sirha İstanbul,

uzmanı olduğumuz set üstü ekipmanları

alanında şirketimizin çok eski tecrübelerini

yeni ürünlerimizle desteklediğimiz bir

döneme denk geldi.” dedi.

Set üstü ürünlerin haricinde farklı

ürünler yapıp ithal etmeye başladıklarını

söyleyen Öztiryaki, fuarda sergiledikleri

ürünler hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Bu dönemde yeni markalar yarattık, yeni

ürünler geliştirdik. Dolayısıyla bir otelin

anahtar teslim işini tamamen yapan bir

firma konumundayız artık. Bu çeşitliliğimizi

biraz daha artırmıştık. Onun için fuara

üç ayrı stantla katıldık. Stantlarımızdan

birinde yeni kahve makinelerimizi ve güncel

ekipmanlarımızı sergilemek suretiyle kahve

sektöründeki yenilikçi bakış açımızı ortaya

koymaya çalıştık. Diğer bir standımızda set

üstü ekipmanlarımız sektörün beğenisine

sunuldu ki, bunların arasında porselenden

cama, bakırdan paslanmaz çeliğe ve tavalara

kadar her çeşit ürünlerimiz yer aldı. Bir

diğer standımızda da yine yeni ve inovatif

endüstriyel ürünlerimizi sergiledik. Bunlar

arasında yeni model buharlı fırınımız,

dokunmatik panelli fırınımız, geliştirilmiş

haliyle buzdolaplarımız ve son model bulaşık

makinelerimiz en önemli gördüğümüz

ürünlerimiz arasında yer aldı.”


“Sirha İstanbul başarılı bir fuar

oldu, diğer katılımcı firmalar da

bu anlamda memnuniyetlerini

ifade ettiler. Üç ayrı standımızda

sergilediğimiz çeşidi bol

ürünlerimizle fuara renk

kattığımıza inanıyoruz. Fuarcılık

kuruluşunun da görüşü ve

düşüncesi u şekilde. Bu yönüyle

bizler Sirha’ya hem de Sirha bize

karşılıklı olarak destek vererek

başarılı bir organizasyonu daha

tamamlamış olduk.”

“Bocuse d’Or ve Coupe du Monde

de la Pâtisserie’e ana mutfak

sponsoru olduk”

Tahsin Öztiryaki, bu yıl 5. si gerçekleşen Sirha

İstanbul’da katılımcı kimliği ile beraber fuarın

en çok ilgi gören etkinliklerinden Bocuse

d’Or ve Coupe du Monde de la Pâtisserie

yarışmalarında da ana mutfak sponsoru

olarak yer aldıklarını söyledi. Bu sayede Türk

aşçılarına Türk ürünleriyle yarışma olanağı

sunarak bir ilki de gerçekleştirdiklerini

anlatan Öztiryaki, “Bundan sonraki dönemde

aşçılarımız uluslararası yarışmalara bizim

ürünlerimizden oluşan mutfaklarda aldıkları

eğitimleri tamamlayarak gidecekler.

Dolayısıyla bu fuarda Türkiye’nin aşçısı

ilk defa Türkiye’nin ekipmanlarıyla yarıştı,

Öztiryakiler olarak bunun başlangıcını

yapmaktan büyük mutluluk duyduk” dedi.

“Türkiye’nin en çok ülkeye

ihracat yapan 7. firmasıyız”

Tahsin Öztiryaki, 2017 yılına ilişkin

değerlendirmelerde de bulunduğu sözlerinde

firmanın yeni döneme ilişkin üretim

Öztiryakiler

Yönetim Kurulu Üyesi

Tahsin Öztiryaki

planlamaları ve yatırım projeleri hakkında da

açıklamalarda bulundu. Başarılı bir yıl olarak

değerlendirdiği 2017’de endüstriyel mutfağın

öneminin daha fazla anlaşılmasından ve

standartlarının yükseltilmesinden duyduğu

memnuniyeti dile getiren Öztirtaki, firmanın

hem iç hem de dünyada önemli bir pazar payı

elde ettiğini ve bugün itibari ile Türkiye’nin en

çok ülkeye ihracat yapan 7. firma olduğunun

altını çizerek şöyle devam etti: “Şu anda 114

ülkeye ihracat yapıyoruz, 1.500 çalışanımızla

geniş yelpazede ürün üretiyoruz. Aynı çatı

altında bu kadar kapsamlı ürün üreten

firmalar arasında herhalde ilk sıralardayız.”

“Avrupa’daki bilinirliğimiz daha

da arttı”

Öztiryakiler’in Avrupa’daki bilinirliğinin de

son derece arttığını kaydeden Öztiryaki,

firmanın İtalya’daki Host Milano Fuarı’nda

da benzer bir başarı göstererek Türkiye’yi

en iyi şekilde temsil ettiğini ve İtalya’da Türk

bayrağını dalgalandırmaktan büyük keyif

aldığını anlatarak, “Tabii sadece biz de değil,

yanımızda 65 tane Türk firması daha vardı,

onlar da Türkiye’yi temsil ettiler. Onlara da

ayrıca teşekkür ediyorum. Hakikaten bu

sektör Türk malı algısıyla dünyada doğru bir

yol almakta. Bütün diğer sektör temsilccileri

de ülkemizi başarıyla temsil ediyorlar” diye

konuştu.

Tahsin Öztiryaki, dünyada 4 milyar dolar

değerindeki ihracat ve 1.6 milyar dolarlık

ithalat hacmi ile mutfak sektörünün devamlı

artı veren bir sektör olduğunu sözlerine

ekleyerek, “Elbette ki bunu da başarıyla bir

yerlere götüreceğiz inşallah” dedi.

“2018 pozitif bir yıl olacak”

Öztiryakiler’in 2018 yılına ilişkin

hedeflerinden de bahseden Öztiryaki,

yeni yılın turizm sektörü açısından pozitif

geçeceğine inandığını kaydederek, “Biz

Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezi olan firmasıyız.

Dolayısıyla bir sürü yeniliğimiz var. Bu

dönemde buharlı ve dokunmatik ekranlı

fırınlarımızı daha da ileri teknolojilere

taşıyacağız. Düşük enerji maliyetli ve

sarfiyatlı yeni bulaşık makinesi modelleri

geliştiriyoruz. Bu ürünlerimizin dışında bazı

mekanik ekipmanlar da üretmeye başladık.

Her ay yeni bir ürün yapmaya çalışan, çok

patent alan bir firmayız. Bunu da 2018 yılında

daha çok yapacağız.” dedi.

“İnovasyonda ‘konuşan fırın’ ve

bulaşık makinemizle yer aldık”

Aynı zamanda Türkiye İhracatçılar

Meclisi Yönetim Kurulu Başkan Vekili

de olan Tahsin Öztiryaki, Aralık ayının

ilk haftasında düzenledikleri Türkiye

İnovasyon ve Girişimcilik Haftası’na da

kısaca değindi. Türkiye’de bu yıl altıncısını

düzenledikleri fuara endüstriyel mutfak

sektörü temsilcilerinin damgasını vurduğunu

ve organizasyonun iyi geçtiğini kaydeden

Öztiryaki, ev tipi ve endüstriyel sektörde

önemli markaların başarılı inovasyonlarını

sergilediklerini aktararak, “Şuna da inandık

ki, Türkiye’de gençlerimizin ilgi duyduğu,

üzerine çalıştığı inovasyon ve yenilikçilik

fikri çok gelişmiş. Bunlar inşallah gelecekte

mutfak endüstrisine de önemli katkılar

sağlayacak” dedi.

Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftası’na

Öztiryakiler olarak “konuşan fırın” ile

katıldıklarının da bilgisini paylaşan

Öztiryaki, ürün hakkında şu bilgileri vererek

sözlerini tamamladı: “Bizim inovasyonda

sergilediğimiz ürün konuşan fırınımızdı. Sesli

komutla hareket eden bir fırın bu. İnşallah

2018’de onu da devreye sokacağız. Bir de yine

önemli bir bulaşık makinesi yaptık. Yaklaşık

yüzde 30 enerji maliyetini geri getiren, ısı

pompalı bir ürün bu, onun da aynı şekilde ses

getireceğini düşünüyorum.”

1952 Gerede Panayırı

Öztiryakiler Yönetim Kurulu Başkanı

Yusuf Kenan Öztiryaki / Tahsin Öztiryaki


hotel restaurant

110 & hi-tech

fuar

29. HotelEquipment’ta

ve 25. FoodProduct

için geri sayım!..

Türkiye’nin en kapsamlı konaklama ve ağırlama

ekipmanları fuarı 29. HotelEquipment’ta

ve gıda sektörünün yükselen fuarı

25.FoodProduct’ta son 1 aya girildi. Sektörün

dev firmalarının, yurt içinde 81 il, yurt dışında

20’nün üzerinde hedef ülkeden profesyonel

ziyaretçi ve alım heyeti ile bir araya geleceği

organizasyonda %90 doluluk oranına ulaşıldı.

Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş.

tarafından çeyrek asrı akın süredir

organize edilen Antalya’nın marka

fuarları 29. HotelEquipment – Uluslararası

Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas

Fuarı ve 25.FoodProduct – Uluslararası Gıda

ve İçecek İhtisas Fuarı; 17-20 Ocak 2018

tarihleri arasında eş zamanlı olarak kapılarını

açmaya hazırlanıyor.

İki dev eş zamanlı tek çatı altında

Önceki yıllarda alan yetersizliği nedeniyle

farklı tarihlerde gerçekleştirilen fuarlar, bu

yıl yüzde yüz büyüyerek 20.000 metrekareden

40.000 metrekare kapalı 20.000 metrekare

açık olmak üzere toplam 60.000 metrekarelik

alana ulaşan Antalya Expo Center sayesinde

tek çatı altında gerçekleştirilecek. Katılımcı

ve ziyaretçi profilleri benzerlik gösteren

fuarlar, sektörün talebi doğrultusunda 17-20

Ocak 2018 tarihilerinde eş zamanlı olarak

kapılarını açacak. Fuara katılan sektör

profesyonelleri; konaklama, ağırlama ve

gıda sektörüne dair tüm paydaşlara, ikili iş

görüşmelerine, etkinliklere, konferanslara eş

zamanlı olarak ulaşabilecek.

Yeni hedef pazarlara çalışmalar

tam gaz

BAİB - Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği,

BAKA – Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, DEİK

- Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, ATSO -

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve ANFAŞ’ın

yurt dışındaki acente iş birliktelikleriyle;

Almanya, Balkanlar (Arnavutluk, Bosna

– Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Kosova,

Makedonya, Sırbistan), Birleşik Arap

Emirlikleri, Brezilya, Bulgaristan, Çin, Filistin,

Hindistan, İran, Katar, K.Irak, Kırgızistan,

Kosova, Kuveyt, Letonya, Mısır, Özbekistan,

Suudi Arabistan, Tayland, Tunus, Umman

ve Yemen’den profesyonel ziyaretçi ve alım

heyetleri getirilecek.

81 ilden profesyonel alım heyeti

hazır

Yurt dışı çalışmalarının yanı sıra yurt içinde

Ekonomi Bakanlığı, TOBB – Türkiye Odalar

ve Borsalar Birliği ve Antalya Ticaret Borsası

aracılığıyla hedef illerdeki ticaret ve sanayi

odalarından, TÜROFED - Türkiye Otelciler

Federasyonu, AKTOB - Akdeniz Turistik

Otelciler ve İşletmeciler Birliği, HOTED -

Hotel Kat Hizmetleri Eğitimi ve Dekorasyonu

Derneği, POYD - Profesyonel Otel Yöneticileri

Derneği, Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar

Federasyonu, GİMAT - Gıda ve İhtiyaç

Maddeleri Ankara Toptancılar Derneği,

TAFED – Türkiye Aşçılar Federasyonu ve

ANFAŞ’ın yapmış olduğu anlaşmalar ile 25

hedef ilde yaptığı gerçekleştirdiği basın ve

sektör toplantıları aracılığıyla; 81 ilden gıda

toptancıları, kurumsal satın almacılar, otel

ve restoran zincirleri, şef ve aşçılar, sektörel

ziyaretçi heyetleriler getirilecek.

%90 doluluk oranı

Çalışmaların, katılımcıların yüzünü

güldürdüğünü söyleyen ANFAŞ Genel

Müdürü Murat Özer, “Fuar sırasında

yaptığımız satışlarda, katılımcıların

yarısından fazlası, 2018’deki organizasyonda

yerini aldı. Bu ay itibari ile HotelEquipment

fuarlarımızda yüzde 90 oranında doluluğa

ulaşmış durumdayız. Fuar alanımızda son 7

ada hala satışta. Gıda sektörüne dair ihracatı

ve büyümeyi hedefleyen tüm firmalarımızı

fuara katılımcı olmaya davet ediyoruz” dedi.

Dolu dolu etkinlik programı

Fuar kapsamında düzenlenecek etkinlikler

sayesinde katılımcılar, en etkili tanıtım

imkanına ulaşma fırsatı yakalayacak.

25.FoodProduct kapsamında TAFED -

Türkiye Aşçılar Federasyonu iş birliğiyle

Sanayi Sempozyumu, Ustaya Danış Masası

ve çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.

FoodProduct’a özel organize edilecek Sanayi

Sempozyumu ve Ustaya Danış Masası ile

katılımcı firmalar; mevcut ve yeni çıkan

ürünlerini üst düzey şeflerle buluşturacak.

Hotel Design Show heyecanı

sürüyor

Etkinliklerle şölene dönüşecek

HotelEquipment’ta Hotel Design Show

heyecanı 2018’de de devam edecek. Otel

yatırımcısı, turizm işletmecisi, mimarlar,

İçmimarlar ve müteahhitler ve çok sayıda

sektör profesyonelinin yoğun ilgi gösterdiği

Hotel Design Show bu yıl 3’üncü kez organize

edilecek. Bu yıl “Retro” tarsım temasıyla

gerçekleşecek Hotel Design Show’da; fuar

alanı içerisinde bin metrekarelik alanda, 10

otel odası, karşılama bankosu(resepsiyon)

ve lobiden oluşan özel alan kurulacak.

TMMOB İçmimarlar Odası’na üye 10 farklı

iç mimari grup tarafından projelendirilen

10 farklı otel odası, uygulamaya sponsor

olacak tedarikçiler ile işbirliği içerisinde

tamamlanarak HotelEquipment Fuarı ile

birlikte açılacak. Fuar bitimine kadar devam

eden bu etkinlik yurtiçi ve yurtdışından

gelecek olan turizm yatırımcısı ile

işletmecilerinin en çok ziyaret edeceği bölüm

olacak.


Milano

podyumlarında

Porland şıklığı

Milano Host Fuarı, özgün

çizgisi, şık ve modern

konsepti ile samimi

mekanların kurucusu olan

Porland tarzına sahne oldu.

Porland, dünyanın Gastronomi

alanındaki en önemli fuarlarından biri

olan ve bu yıl 40.sı düzenlenen Milano

Host Fuarı’nda büyük ilgi gördü. Gastronomi

sektörünün lider fuarı olan Host Fuarı, sayısı

47’yi aşan ülkeden 2000 katılımcı ve 172

ülkeden 60 bin ziyaretçiyi ağırladı.

Porselenin yanı sıra otel & restoran

ekipmanları, kahve ekipmanları ve gıda

bölümünün de yer aldığı fuarda Porland,

otel, restoran ve cafe bazlı ürünlerini

sergiledi. Üzerindeki şık ve narin rölyefli

figürlerin bulunduğu beyaz porselenden

Aluminalı yapısı olan kremsi porselene

kadar sergilediği tüm koleksiyonlarında

büyük ilgi gördü. Bu koleksiyonlarından

başlıcaları; Seasons, Pure, Grazia, Collet,

Storm ve Line oldu. Porland’ın, ürünlerini bir

sanatçı titizliği ile sergilediği özgün tasarımlı

standı birçok mimar ve tasarımcı tarafından

yüksek beğeni aldı.

Yeni koleksiyonlarını tanıtmaya

devam edecek

2017 Host Fuarı’nı verimli işbirlikleri ile

geride bırakan Porland, önümüzdeki

günlerde gerek gastronomi gerekse

ev-kesim ürünlerinde yeni tasarımlarla

zenginleştireceği koleksiyonlarını pek çok

satış kanalında da tanıtmaya ve başarılı

işbirlikleri oluşturmaya devam edecek.


hotel restaurant

112 & hi-tech

fuar

“Avrupa’nın

tadına bak”

kampanyası

Food İstanbul

2017’yi

değerlendirdi…

Food İstanbul 2017’yi değerlendiren Polonya Et Derneği Ofis Başkanı Katarzyna

Oponowicz, Türk alıcıların fuarda Avrupa dana etine karşı ilgi gösterdiğini

ve tüketicilerin ilgisinin gün geçtikçe arttığını söyledi. Oponowicz, bu değerli

kültürel ve iş tecrübesinin önümüzdeki yılda planlanan Türk Hükümetinin et

ticaretini serbestleştirmesinden önce iyi bir alamet olacağına vurgu yaptı.

Avrupa’nın tadına bak kampanyası”

Türkiye topraklarında Avrupa dana

etinin yaygınlaştırılmasını amaçlayan

tanıtım-bilgilendirme girişimidir. Ocak

2015’te hedef pazarındaki faaliyetler

başlatıldı ve dana eti sektöründe ticaret

platformu oluşturmaya odaklanıldı.

Kampanya kapsamında iki kere Türk Gıda

Fuarı’na katılım ve Polonya’da Türk pazarı

temsilcilerinin ziyareti planlanmıştır. 20-23

Eylül tarihleri arasında gerçekleşen Food

İstanbul Fuarı, kampanya organizatörlerinin

katıldığı ikinci bu tür etkinlik olmasına

rağmen, standa duyulan ilgili ve olumlu iş

geribildirimi kesinlikle beklentileri aştı.

“Avrupa’nın tadına bak” kampanyası

organizatörü Polonya Et Derneği Ofis

Başkanı Katarzyna Oponowicz, “Food

İstanbul Fuarı’na katılım, gösterdiğimiz

faaliyetlerle doğru bir yol izlediğimizi

doğrulamıştır. Yaklaşık 3 senelik Avrupa

dana eti lezzeti ve kalitesi kapsamındaki

eğitim; her gün standımızda toplanan

kalabalık, medya ve alıcı ilgisi ve açık

oturum sırasındaki misafirlerle dolan salon

şeklinde ölçülebilir sonuç vermiştir. İlk fuar

sırasında Türk halkı mesafeli davranmasına

rağmen, bu sefer o temkinlilik tamamen

ortadan kayboldu. Çabalarımız somut,

organizasyon ve lezzet açısından ziyaretçiler

tarafından takdir edilmiştir” diye söyledi.

“Standımızı et ticaretinde iş

birliği yapmak isteyen Türk

şirketleri ziyaret etti”

Sonuçlardan bahsederken, rakamlar

konuşmaya başlıyor. Fuar süresince,

kampanya standında sürekli olarak Avrupa

şefleri tarafından hazırlanan ve uzun sıralar

oluşturan ve günlük olarak hazırlanmış 200

porsiyonluk birkaç dakika içinde tüketilen

yemek tadımı yapıldı. Diğer faaliyetler de

çok ilgi çekmiştir. Fuar düzenleyicileri

kampanyaya ilişkin varsayımlar ve

etkinliklerle ilgilenen Türk medya editörleri

ile birkaç toplantıya katıldı. Avrupa dana

etine yönelik düzenlenen açık oturum

ise, neredeyse bütün konferans salonunu

doldurarak 30 misafiri bir araya getirdi.

Bunun dışında, standa her gün et ticaretinde

işbirliği yapmak isteyen birkaç Türk şirketi

temsilcileri geldi.

“Avrupa’nın tadına bak” kampanyası

organizatörü Polonya Et Derneği Ofis

Başkanı Katarzyna Oponowicz, “Alıcıların

ilgisi, bizim için Türk et pazarının Avrupa

ile işbirliğine açılmak istendiğinin ve bu

alanda hazır olduğunun işaretidir. Özellikle,

Türkiye’de dana eti fiyatları, maaşlara

göre çok yüksektir ve yerel üretim, artan

talebi karşılayamıyor. Gururla sadece

ürünlerimizin kalitesini, eşsiz lezzetlerini ve

sıkı üretim kurallarının yanı sıra açıklığını ve

Avrupalı şirketlerle şeffaflığını da sunarız.

Food İstanbul Fuarı sonrasında önümüzdeki

yıl için planlanan Türk pazarının et ticareti

için açılması sadece sembolik bir hareket

değil, aynı zamanda ticari ilişkimizde yeni bir

sayfadır” diye değerlendirdi.


CNR FOOD Fuarı

için dev iş birliği

CNR Holding, İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İİB),

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri

Federasyonu (TGDF), CNR Food İstanbul, Ev Dışı Tüketim Ürünleri ve Tedarikçileri Buluşması ve

CNR Ambalaj İstanbul için güçlerini birleştirdi.

Türk gıda sektörünü uluslararası

arenada daha büyük bir güce

kavuşturacak CNR Food İstanbul

Fuarı için iş dünyasının desteği her geçen

gün artıyor. İş birliği protokolü, CNR

Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda

Erem, İİB-İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı

Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği

Başkanı Zekeriya Mete, ETÜDER Yönetim

Kurulu Başkanı Melih Şahinöz ve TGDF

Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Kopuz

tarafından imzalandı. Dünyanın en büyük

gıda fuarı olma hedefiyle organize edilen

ve katılımcılarına önemli ticari fırsatlar

sunan CNR Food İstanbul, 5 - 8 Eylül 2018

tarihleri arasında CNR EXPO Yeşilköy’de

gerçekleştirilecek.

Mete: “Hedefimiz, çok uluslu bir

fuar haline gelmek”

Bu yıl eylül ayında ilkini CNR ile birlikte

gerçekleştirdikleri CNR Food İstanbul

Fuarı’nın önümüzdeki yıllarda çok daha

büyüyeceğini belirten İstanbul Hububat

Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri

İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya

Mete, alanlarında Türkiye’nin en önemli

kuruluşlarının desteğinin kendilerine büyük

güç kattığını söyledi. Hali hazırda ETÜDER

ile birlikte hareket ettiklerini, MÜSİAD

ve TGDF’nin de desteği ile önümüzdeki

yıl 2 katına çıkacak bir fuar yapacaklarını

kaydeden Mete, “Geçen sene 60 bin

metrekare alanda gerçekleşen fuarımız,

önümüzdeki yıl 100 bin metrekareyi

bulacak. Hedefimiz, metrekareyi daha da

artırarak çok uluslu bir fuar haline getirmeyi

sağlamak. 2018 yılındaki fuarda 1000’e yakın

alım heyeti yapmayı hedefliyoruz. Bu fuarı

dışarıya açılan bir yol, firmalar için faydalı

bir ilk adım olarak görüyoruz.” dedi.

Şahinöz: “Sial, Anuga Ve

Gulfood’a rakip olacağız”

Sektörün tüm paydaşlarını bir araya

getirerek, çıtayı en yukarılara taşımak için,

İstanbul’da Sial Paris, Anuga Köln, Gulfood

Dubai fuarları ayarında, hatta onlara

rakip, uluslararası bir fuar yapmak için var

güçleriyle çalıştıklarını anlatan ETÜDER

Başkanı Melih Şahinöz, “Şimdi TGDF’nin

desteğiyle de bu iddiamızı daha güçlü olarak

söylüyoruz. İlk fuarda Türkiye’de bir ilke

imza atarak Ev Dışı Tüketim Tedarikçiliği

sektörünü ihracat ile tanıştırdık.

Katılımcılarımızın memnuniyeti doğru

yolda olduğumuzu ve iyi işler yaptığımızı

gösteriyor. Bu yeni güç birliğiyle hem

sektör hem de ülkemiz için önemli bir adım

attığımızı ve dolayısıyla da her kesim için

önemli fırsatlar çıkaracağımıza inanıyorum”

dedi.

TGDF, CNR Food İstanbul’a güç

katacak

2 bine yakın gıda ve içecek sanayi firmasını

çatısı altında toplayan, 27 sektörel üye

derneği ile gıda sektörünün Türkiye’deki

en büyük sivil toplum kuruluşu olan TGDF

Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Kopuz da,

federasyonun katılımıyla CNR Food İstanbul

Fuarı’nın daha da güç kazanacağının altını

çizdi. Kopuz, “Gıda, gerek regülasyonlara

gerekse de tüketici trendlerine uyum için

yapılan Ar-Ge çalışmaları ve geliştirilen

inovatif ürünlerle sürekli gelişen bir

alan. Fuarlar ise sektördeki gelişmelerin

sergilendiği en önemli kanalların başında

geliyor. Gıdanın tüm paydaşlarını çatısı

altında toplayan CNR Food İstanbul’un,

Türkiye gıda sektörünün en büyük temsilcisi

konumundaki TGDF’nin katılımıyla, sektörün

gelişmesine büyük katkı yapacağına

inanıyorum” diye konuştu.

Şenel: “Hedef dünyanın en

büyük gıda fuarı olmak”

CNR Holding Genel Koordinatörü Cem

Şenel ise “Bu birliktelik sayesinde

Türkiye’nin en büyük gıda fuarını hayata

geçirdik. Bu üç sektörün güç birliği tüm

sektörlerde muazzam bir şekilde sinerji

yaratıp, katılımcı ve ziyaretçiler üzerinde de

olumlu etkiler bıraktı, 2018’deki fuar çok

daha güçlü olacak. Zira Türkiye’nin, gıda

alanındaki en büyük kuruluşu Türkiye Gıda

ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

(TGDF) da CNR Food İstanbul’da olma

kararı aldı. CNR Holding, İİB, ETÜDER ve

TGDF arasında, 30 Kasım’da imzalanan iş

birliği protokolü ile Türk gıda sektörü, tek

çatı altında toplanarak, uluslararası arenada

daha önce sahip olmadığı bir güce kavuştu.

Böylelikle TGDF bünyesindeki 27 dernek

ve 2 bine yakın üretici firma da CNR FOOD

İstanbul’un çatısı altında toplanacak. Bu güç

birliği ile CNR FOOD İstanbul, dünyanın en

büyük gıda fuarı olma yolunda çok önemli

bir adım atmış oldu” diye konuştu.


hotel restaurant

114 & hi-tech

yeni mekan

Şehrin içinde doğa ve lezzetle baş başa

Romantika

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Şehrin içerisinde fakat

yoğun temposundan

uzakta, deniz ile geniş

yeşil alanların bir arada

olduğu bir mekan

bulmak artık hayal diye

mi düşünüyorsunuz? O

zaman yanılıyorsunuz…

Fenerbahçe Sahili’nde

yer alan Romantika;

denize sıfır konumu

ve yeşil alanlarıyla

sevdiklerinizle birlikte

huzur bulacağınız bir

ortamı sizlere sunuyor.


Romantika adına yakışır şekilde yapılan iç dekorasyonu ve

konforlu açık alanlarıyla sizlere aradığınız huzuru sunuyor.

İster özel dostlarınızla bir araya geleceğiniz bir akşam

yemeğinde, ister çocuklarınızla birlikte yapacağınız bir hafta sonu

kaçamağında mekan sizler için iyi bir alternatif olabilir.

Fenerbahçe Parkı içinde

İstanbul içerisinde taze bir nefes almak, doğayla iç içe vakit

geçirmek isteyenlerin şehrin merkezindeki adresi Romantika;

günlük hayatın stresinden uzaklaşmak isteyen misafirlerini

ağırlıyor. Gün içerisinde bir kaçamağa ihtiyaç duyanlar, ailesi

ve sevdikleriyle birlikte huzurlu birgün geçirmek, denizin

manzarasının tadını çıkarmak isteyenler Fenerbahçe Sahil’de

bulunan Romantika’da buluşuyor.

İstanbul’un en kolay ulaşabilen lokasyonlarından olan Fenerbahçe

Parkı içerisinde konumlanan Romantika; zarif dekorasyonu

ve özenli menüsüyle misafirlerine aradıkları konforu, huzuru

ve ayrıcalığı sunuyor. Denize sıfır bir şekilde konumlandırılan

Romantika’da; denizin maviliğinde huzuru, geniş yeşil alanlarında

ise şehirde özlenen o doğal dokuyu bulmak mümkün...

Kışa özel menü

Marmara Denizi’nin eşsiz manzarası ve Adalar’a karşı olan

konumuyla mekan, ziyaretçilerine ferah bir nefes verirken,

yenilenen menüsüyle misafirlerine farklı tatlar sunuyor. Kışa

özel sıcak ve sağlıklı içecekleri, sadece Anadolu’dan gelen

malzemelerle hazırlanan yemekleriyle mekan misafirlerine

sağlıklı fakat lezzetli tatlar vadediyor.

Romantika; misafirlerine aileleriyle birlikte vakit geçirebilecekleri

huzurlu va doğayla iç içe bir ortam sunarken, iş çevrelerini zarif

bir mekan ve özenli sunumlarıyla dikkat çeken bir mekanda

ağırlamak isteyenlerin de adresi oluyor.

Romantika; İstanbul

içerisinde şehrin

kaosundan uzakta,

huzurlu bir ortamda,

ferah bir nefes almak

isteyen konuklarını

sağlıklı ve lezzetli

tatlarını deneyimlemeye

davet ediyor.


hotel restaurant

116 & hi-tech

yeni mekan

Paşafırını

Samsun’a

ayak bastı!

Kafe-Fırın sektörünün önde gelen

ismi Paşafırını, 30’uncu şubesini

Samsun’da açtı. Birbirinden lezzetli

tatlardan oluşan menüsü ve sıra dışı

konseptiyle Paşafırını, artık Samsunlu

lezzet tutkunlarına çok daha yakın.

Misafirlerine Türk damak tadına uygun

yiyecekler sunmayı ilke edinen Paşafırını,

30’uncu şubesini Samsun’da açtı. Bugün

Türkiye’de 27 franchise olmak üzere toplam

30 şube, yurt dışında ise 3 şube ile lezzet

tutkunlarını karşılayan Paşafırını; 2023 yılsonuna

kadar, 200 şubeye ulaşmayı hedefliyor. Yüzde

100 müşteri memnuniyetiyle çalışan Paşafırını,

kaliteli lezzetin yanı sıra müşterilerine keyifli bir

mekan seçeneği de sunarak, Samsun İlkadım

ilçesinde lezzet tutkunları ile buluşacak.

Kaya: “30’uncu restoranımızı

açmanın mutluluğu içindeyiz”

Açılış töreninde konuşma yapan Paşafırını

Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Kaya, “Paşafırını

olarak, her lezzetimizi ayrı ayrı taçlandırıyor,

tüketiciyi yediğinden son derece memnun edecek

bir konseptle buluşturuyoruz. Bu farkındalıkla da

Kafe-Fırın sektöründe öncü şirket olma hedefiyle

büyüyoruz. Bugün burada 30’uncu restoranımızı

açmanın mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki

dönemlerde Paşafırını’nı İstanbul başta olmak

üzere diğer şehirlerimizde lezzet tutkunlarıyla

buluşturma devam edeceğiz” dedi.

Yüzde 100 müşteri

memnuniyetiyle çalışan

Paşafırını, kaliteli lezzetin

yanı sıra müşterilerine

keyifli bir mekan seçeneği

de sunarak, Samsun

İlkadım ilçesinde lezzet

tutkunları ile buluşacak.


hotel restaurant

118 & hi-tech

yeni mekan

İlk şubesi 15 yıl önce Nişantaşı Atiye Sokak’ta açılan

The House Cafe’nin 9. şubesi, İstanbul’da sanat ve yeme

içmenin en özel merkezlerinden olan Akaretler’de açıldı.

Klasikleşen lezzetleri ve kendinizi evinizde hissettiren

ortamıyla, yurt içi ve yurt dışında en güzel lokasyonlarda

yer alan The House Cafe; Akaretler’in ardından Bakü,

Kayseri ve İzmir’de açılacak yeni mekanlarla beraber

şube sayısını 12’ye çıkarmış olacak. Ayrıca Akaretler’deki

yeni The House Cafe’nin yanı başında, grubun bir diğer

markası olan ‘Nişantaşı’nın mahalle barı’ No Fish

Today’in 2. şubesi açıldı.

The House Cafe

Akaretler’de…

Geçtiğimiz günlerde sanat ve yeme içmenin

merkezlerinden Akaretler’de yeni şubesini

açan The House Cafe; Bakü ve İzmir’deki

2. şubeleri ile Kayseri’de ard arda açılacak

yeni şubelerle birlikte, 4 yeni lokasyonda

daha müdavimleriyle buluşacak.


Tanıdığınız The House Cafe lezzetleri

The House Cafe Akaretler’in menüsünde; beğendili köfte,

şinitzel, The House burger, The House brownie ve limonata

gibi imza lezzetlerin yanı sıra menüye yeni eklenen ve çok

ilgi gören pizza ile pide seçenekleri de yer alıyor. Odun

fırınında hazırlanan caprese pizza, klasik pizza ve calzoneler

ile pideler büyük ilgi görüyor. Öğle servisinde hazırlanan

ve günlük değişen geleneksel ev yemekleri menüsü ise

şimdiden misafirlerin vazgeçilmezi oldu.

İstanbul’da Teşvikiye, Corner (Nişantaşı), İstinyePark, Kanyon

ve Ortaköy; Ankara ve İzmir şubelerinin yanı sıra yurtdışında

Bakü’deki şubesiyle hizmet veren The House Cafe; toplam

9 şubesiyle ev sıcaklığında bir ortamda, benzersiz lezzetleri

müdavimleriyle buluşturmaya devam ediyor.

Mahallenin Barı: No Fish Today

Nişantaşı’ndaki ilk şubesinin ardından 2. şubesiyle mahalle

barı konseptini Akaretler’e taşıyan No Fish Today ise

sunumlarındaki sadeliğin aksine, lezzetleriyle oldukça

iddialı. Mekan, sabahları taze kahve veya ev yapımı poğaça ile

hızlı bir kahvaltı, gün ortasında bir akşamüstü kaçamağı ya

da iş çıkısı yorgunluk atmak için ideal bir ortam oluşturuyor.

Haftanın her günü farklı tarzlardaki DJ performansları

ile eğlence dolu saatlerin adresi olan mekanda, özellikle

perşembe, cuma ve cumartesi akşamları, tanınmış

DJ’ler eşliğinde partiler veriliyor. Çarşamba geceleri ise

Discolog’un Türkçe şarkılara yaptığı cover’lar şimdiden çok

ilgi görmeye başladı.

Menüsünde ise sevilen The House Cafe lezzetlerinin yanı

sıra; burritolar atıştırmalıklar, salatalar, pide ve annenizin

keki gibi rahat ve herkese hitap edecek lezzetler yer alıyor.

No Fish Today, günün her saati ister kahveye, ister güzel bir

kokteyl yanında atıştırmalık için rahatlıkla uğranabilecek,

mahallenin barı konseptini güzel müzik eşliğinde sunuyor.


hotel restaurant

120 & hi-tech

hotel-tech

Mitsubishi Electric

CDP’nin İklim ve Su

Kategorilerinde A Listesinde!

Sürdürülebilir dünya ve toplum için yenilikçi teknolojiler geliştiren

Mitsubishi Electric, dünyanın prestijli çevre girişimlerinden CDP

(Carbon Disclosure Project - Karbon Saydamlık Projesi) tarafından

geçen yıl olduğu gibi bu yıl da iklim ve su kategorilerinde en yüksek

sıralama olan A listesine layık görüldü.

Küresel ölçekte öncü bir yeşil

şirket olan Mitsubishi Electric,

sürdürülebilir dünyanın

önündeki en önemli engellerin

başında gelen iklim değişikliği

ile mücadele ve su kaynaklarını

korumaya yönelik çalışmalarıyla

dikkat çekiyor. Marka bu doğrultuda,

şirketleri ve şehirleri çevresel

etkilerini yönetmeleri için teşvik

eden küresel sistem CDP (Carbon

Disclosure Project - Karbon

Saydamlık Projesi) tarafından, iklim

ve su kategorilerinde en yüksek

sıralama olan A listesine ikinci kez

layık görüldü.

Şirketlerin ve hükümetlerin sera

gazı salımları ve iklim değişikliği

stratejilerini kamuoyuna ve

yatırımcılara açıklamalarına aracılık

eden CDP’nin A listesine girmeyi

başaran Mitsubishi Electric, 100’üncü

yıldönümü olan 2021 yılına doğru

ilerlerken “Çevre Vizyonu 2021” planı

çerçevesinde hareket ediyor. Bu

vizyon kapsamında; toplumun karbon

salımını düşürmeye, geri dönüşüme

dayalı bir toplum yaratmaya ve

biyolojik çeşitliliğe duyulan saygının

artırılmasına katkıda bulunuyor.

Ürün ve üretim kaynaklı

C02 emisyonlarını azaltıyor

Ürün ve hizmetleri ile üretim

süreçlerinin çevresel etkilerini

azaltmayı amaçlayan Mitsubishi

Electric, sürdürülebilirlik, güvenilirlik

ve konfor sağlayan “küresel ve öncü

çevre dostu bir şirket” olma hedefiyle

yol alıyor. Ürünlerden kaynaklanan

CO2 emisyonlarının azaltılması

için çalışan Mitsubishi Electric,

hem enerji verimliliği sağlayan güç

yarı iletkenleri geliştiriyor hem de

sıfır enerjili binalar ve evler gibi

yüksek enerji tasarruflu sistemler

için çözümler sunuyor. Bununla

birlikte IoT (Internet of Things-

Nesnelerin İnterneti) ve diğer yeni

teknolojilerin kullanılmasıyla üretim

faaliyetlerinden kaynaklanan CO2

emisyonlarının azaltılmasına da

büyük katkı sağlıyor.

Suyun israfını önleyen ve

yeniden kullanım oranını

artıran teknolojiler

Su kaynakları ile ilgili risk analizleri

yaparak su sarfiyatının azaltılması

ve suyun yeniden kullanım oranının

arttırılması için çalışan Mitsubishi

Electric, bu alanda önemli projelere

imza atıyor. Ozonlu su kullanan bir

membran ayırma bioreaktöründen

yararlanılan su arıtma teknolojisi ve

gaz-sıvı arayüzlü elektriksel deşarja

dayalı bir başka su arıtma teknolojisi

geliştiren Mitsubishi Electric, su

yönetimi için sürekli olarak yeni nesil

sistemler tasarlıyor.


hotel restaurant

122 & hi-tech

hotel-tech

Bosch

Termoteknik

INGAS

2017’de

doğalgaz

sektörüne

ışık tuttu

Yoğuşmalı Kombinin Pazar Lideri Bosch Termoteknik, İGDAŞ’ın ev

sahipliğini yaptığı “Doğalgazın Geleceğine Köprü” temasıyla yola çıktığı

7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı olan INGAS 2017’ye sponsor oldu.

Isıtma soğutma sektörünün önde gelen şirketlerinden ve

yoğuşmalı kombinin pazar lideri olan Bosch Termoteknik, sektörü

destekleyici aktivitelerine devam ediyor. Bu kap-samda 2-3

Kasım tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen İGDAŞ’ın ev

sahipliğini yaptığı “Doğalgazın Geleceğine Köprü” temasıyla yola

çıktığı 7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı olan INGAS 2017’ye

sponsor oldu.

Doğalgaz sektörünün önemli paydaşlarından gaz şirketi yetkilileri ve

dernek başkanlarının da konuşmacı olarak yer aldığı organizasyona

uluslararası platformlardan da önemli konuşmacılar katıldı. Bosch

Termoteknik Pazarlama Direktörü Ali Aktaş’ın “Sürdürülebilir İç

Tesisat” panelinde sektörün değerli oyuncularından yetkili servisler

ve tesisat ustalarının önemine dikkat çeken sunumu katılımcılar

tarafından ilgi ile dinlendi.

Şık tasarımı ve üstün teknolojisiyle yoğun ilgi

gördü

Bosch Termoteknik organizasyonda en yeni ürünü olan Condens

7000i W yoğuşmalı kombisi ile CT100 Akıllı oda kumanda cihazlarını

ilk kez fuarda ziyaretçiyle buluşturdu. Ziyaretçiler tarafından yoğun

ilgi gören ürün titanyum cam ön panele sahip şık tasarımı ve üstün

teknolojisiyle yeni Condens 7000i W mekanlara estetik katıyor.

Kombiye uzaktan erişim sağlayan CT100 Akıllı oda kumandası da

tek tuşla kontrol ve tasarruf imkânı tanıyor.

Bosch Termoteknik iklimlendirme

sektörünün gelecekteki

meslektaşlarıyla buluştu

Bosch Termoteknik, İSKİD işbirliği ile düzenlenen mühendislik

fakültesinde oku-yan öğrencilere hem sektörü tanıtmak hem

de sektörde yer alan kariyer olanakları hakkında bilgi vermek

amacıyla “İklimlendirme Sektörü Tanıtım Günü” etkinliğine katıldı.

Organizasyonda Bosch standı öğrenciler tarafından yoğun ilgi

gördü. Bosch Termoteknik yetkilileri öğrencilere şirket ve istihdam

olanakları hakkında da çeşitli bilgiler paylaştı. Ayrıca staj ve iş

başvurusunda bulunmak isteyenler için de stand içerisindeki

ekranlarda onlar için geliştirilen bir QR kod üzerinden başvuru

formlarını doldurma fırsatı buldular.


hotel restaurant

124 & hi-tech

ürün

Arçelik’ten bir yenilik daha

Profesyonel Türk Kahvesi

Makinesi Telve Pro

Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer

İlkleri ve enleri Türk tüketicisiyle buluşturan Arçelik; otel, restoran, kafe zincirleri

ve ofisler gibi yoğun kahve pişirilen işletmeler için geliştirdiği Telve Pro’yu tanıttı.

Türkiye’nin ilk Türk kahvesi makinesi Telve ile geleneksel

lezzeti hızlı ve pratik şekilde tüketiciye sunan Arçelik,

profesyonel kullanım için geliştirdiği Telve Pro ile aynı anda

9 fincan kahveyi, 3 farklı seçenekte ve aynı lezzette ikram etme

imkânı sunuyor. Telve Pro’yu, bir buçuk yıllık Ar-Ge çalışması,

pazar araştırması ve tüketicilerle bire bir görüşmelerin sonucunda

geliştirdiklerini belirten Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer,

“Kültürümüzün çok önemli bir değeri olan Türk kahvesinin

geleceğine önemli yatırımlar gerçekleştirdik ve 26 patent aldık.

2004 yılında piyasaya çıkardığımız Türkiye’nin ilk Türk kahvesi

makinesi Telve ile büyük bir başarıya imza atarak sektöre damga

vurduk. Şimdi de Telve yolculuğumuzu bir adım daha ileriye

taşıyarak, otel, restoran, kafe, ofis gibi işletmeler için geliştirdiğimiz

Profesyonel Türk Kahvesi Makinesi ile sektörün önemli bir ihtiyacını

karşılayacağımıza inanıyoruz” dedi.

32 restoran ve kafe ile görüşüldü

“Kullanıcı Eğilimi Odaklı Ürün Yönetimi Stratejisi” kapsamında

Telve Pro’nun geliştirilmesi aşamasında 32 restoran ve kafe ile

görüşerek ürün ile ilgili geri bildirimleri alındı. Aynı zamanda

tüketici eğilimleri araştırması yapıldı. Araştırmadan örnekler veren

Dinçer, “İnsanımız için Türk kahvesi sadece bir kahve değil, gelenek,

kültür, paylaşılan sohbet demek. Tüketiciler en çok kahvenin sıcak

ve siparişin doğru biçimde servis edilmesini önemsiyor. Kahvenin

köpüklü olması, herkese aynı anda ikram edilmesi ve pişirilme

şekli de kahve deneyimini mükemmelleştiriyor. Pazara önemli bir

ivme kazandıracak bu ürünümüzle; artık işletmeler, müşterilerinin

Türk kahvesi ile ilgili beklentilerini en iyi standartlarda

karşılayabilecekler” dedi. Telve Pro tanıtım toplantısında Arçelik

A.Ş. üst düzey yöneticilerinden Cem Kural da Ar-Ge çalışmaları ve

ürün hakkında bilgi verdi.

Telve Pro’nun özellikleri

Profesyonel Türk Kahvesi Makinesi Telve Pro; “indüksiyon

teknolojisi” ile 3 boyutlu pişirme yaparak, kömür ateşinde pişirilen

kahve lezzetini yakalıyor. Ayrıca bu teknoloji kolay temizleme imkanı

da sunuyor. Ürün, 9 fincan kahveyi sade, orta, şekerli olmak üzere 3

farklı şekilde pişirebiliyor.CooksensePro teknolojisi ile kahveler her

fincanda aynı köpük kalitesinde ve lezzette hazırlanıyor. Dayanıklı ve

uzun ömürlü kullanım sunan makinenin üst kısmındaki özel ısıtıcı

plaka sayesinde kahve fincanları kurutulabiliyor ve sıcak tutabiliyor.

Telve Pro’da, damacana ya da şebekeden otomatik olarak su

çekebilme özelliği bulunuyor. İnoks gövdeye sahip Arçelik Telve Pro,

dayanıklı ve şık tasarımıyla da dikkat çekiyor.


Monart Ambalaj

üretime yönelik yaptığı

yatırımlarla sektörü

etkili çözümlerle

buluşturuyor.

Ambalaj sektöründe farklı çizgisiyle

dikkat çeken Monart Ambalaj,

markalara etkili çözümler sunuyor.

Markaların ihtiyaçlarına uygun olarak

farklı inovatif ürünler sunabilmek adına

Ar-Ge çalışmalarına hız veren marka,

bunu yeni makine yatırımları ile de

destekliyor. Markanın başarı grafiğine

bakıldığında kısa zamanda çok yol kat

ettiğini görmek mümkün. İlk olarak 2002

yılında Sultançiftliği’nde bir iş hanının

3. katında 20 m2 bir ofis odasında ticari

hayatına başlayan Monart Ambalaj, yapmış

olduğu girişimlerle satış ve pazarlamada

çok hızlı bir büyüme trendi yakaladı. 2004

yılında genişleyen müşteri ağına daha iyi

hizmet vermek için makine yatırımı yaparak

üretime başlayan Monart Ambalaj müşteri

sayısının yüzde yüz artırarak sektörde var

olduğunu kanıtlamış ve yatırımlarına daha

da hız vermiştir. Bunu 2008 yılında İkitelli

Sanayi bölgesine taşınıp, yeni makine

yatırımı ile desteklediklerini ifade eden

Monart Ambalaj Firma Yetkilisi Murat

Çıkan, sektörün önde gelen markaları

arasına ismini yazdırdıklarını belirtti.

Yenilikte sınır yok!

Bünyesinde sunduğu zengin ürün profili

ile de müşterilerine MONART ambalaj

bünyesinde oluklu mukavva koli, kutu,

kesimli kutu, ofset baskılı kutu, promosyon

ürünler, pizza ve pide kutusu, oto güneşlik,

köşebent ve benzeri kağıt cinsi bir çok ürün

sunuyor.

Kraft, Teslaynır, Fluting gibi bir çok kağıt

cinsini kullandıklarını ifade eden Çıkan,

bunlardan oluklu mukavva ürettiklerini ve

daha sonrasında bunu koli ve kutu üretimin

kullandıklarını aktardı.

Ürünler üzerine uygulanan Ofset ve

Flekso baskılardan sonra kutu veya koli

formatı yakalanıyor. Murat Çıkan, Ar-

Ge çalışmalarıyla çocukların güvenle

oynayabileceği ve kullanabileceği oluklu

mukavva oyuncak üzerinde çalışmalar

yaptıklarını paylaştı.

Üretimde ileri teknoloji

kullanılıyor

İleri teknolojik makinalarda uygun fiyat

ve kaliteli hizmet taahhüttü veren firma,

sadece ambalaj değil çözüm üreten bir

konsepte çalışıyor. Yeni makine yatırımı

yaparak ihracat ayağını güçlendirmeyi

planladıklarına da değinen Murat Çıkan,

“Bu doğrultuda insan kaynaklarımıza ciddi

yatırımlar yapmaktayız. Avrupa’nın birçok

ülkesinde işbirlikleri yaparak o bölgelerde

var olmayı hedefliyoruz” dedi.


hotel restaurant

126 & hi-tech

ürünler

İnovatif, kullanımı kolay

‘Geberit uzaktan deşarj kumandası’

Ar-Ge destekli inovatif bakış açısını ürünlerine yansıtan Geberit, yaşam

alanlarında kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Son

teknolojiyi kullanarak geliştirdiği uzaktan deşarj kumandalarıyla Geberit,

kullanıcısına istediği yerden uzaktan deşarj kumandasını kullanım

imkanı tanıyor. Geberit Type 01 ve Type 10 kumanda kapakları pnömatik

teknolojiyle sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlarken Geberit Type

70, bir akıllı telefon kadar küçük tasarımının yanı sıra servo hidrolik

kaldırma sistemi sayesinde de deşarj sistemini harekete geçiriyor.

Yüksek binalara yüksek konfor

Kone Highrise Minispace

Asansör sektöründe yüksek kaliteye sahip teknolojik çözümleri ile

adından söz ettiren Kone, çok katlı yüksek binalar için geliştirdiği Highrise

MiniSpace asansör modeli ile de fark ortaya koyuyor. Highrise MiniSpace

saniyede 10 metre mesafe kat ediyor, 400 metreye kadar aynı anda 26 yolcu

ve 2 tona kadar yük taşıyabiliyor. Model, enerji tüketimi açısından etkin

çalışmaya yönelik kaldırma teknolojisi, aydınlatma ve hazırda bekleme

çözümleri ile üstün eko-verimlilik sağlıyor. En yeni asansör teknolojisi ve

her montaj sonrasında gerçekleştirilen kalite testleri sayesinde sarsıntısız

ve sessiz çalışma özelliği mükemmel seyir konforunu beraberinde getiriyor.

Panasonic’ten

Kablosuz Duman Dedektörü

Yangına karşı güvenliği sağlamak için basit bir alarmdan çok daha fazlası

gerekiyor. Panasonic yangın algılama çözümleri, tüm alanlarda çok yönlü

koruma sağlamak üzere tasarlanmış. Panasonic kablosuz adreslenebilir

interaktif fotoelektrik duman dedektörü 4611, özellikle kabloları saklamanın

zor olduğu ve uzatmaların gerektiği binalar için ideal. 85 dB dahili sireni

olan ürün, 170 m’ye kadar transmisyon aralığı (açık hava) ve 6 yıllık pil ömrü

ile dikkat çekiyor. Ürünün bir diğer özelliği ise yüksek esneklik.

TP-Link’ten Yüksek Hızlı Yeni 4G

Yönlendirici Archer MR400

Kablosuz ağ pazarında dünya lideri olan TP-Link, SIM kart takılarak kullanılan ve yüksek

WiFi hızı sunan, çift bantlı yeni 4G yönlendiricisini (router) satışa sunuyor. Arazide çalışan

-örneğin şantiyeler gibi- işletmeler, internet bağlantısının olmadığı köyler, tekne ya da

karavan gibi hareketli yaşam alanları için birden çok kişi/cihazın bağlanabildiği, güçlü ve

güvenli internet önemli bir sorun. 4G destekli SIM kart takılarak kablosuz ağ oluşturan

Archer MR400, ister açık alan, ister yazlık ev, tekne ya da karavan, her yerde istikrarlı bir

WiFi bağlantısı oluşturuyor. Bayi toplantıları/gezileri gibi yurtdışı seyahatlerde çok sayıda

kişinin daha ekonomik olarak internete erişimi için de kullanılabilen bu ürünler, herhangi

bir yapılandırma gerektirmeden sadece SIM kart takılarak kullanılabilir hale geliyor.


hotel restaurant

128 & hi-tech

ürünler

Sofra sunumlarında

geometrik oyunlar

Zamansız tasarımlar mottosu ile hareket eden

Jumbo, sofra sunumlarının vazgeçilmezi tamamlayıcı

ürün gruplarını da tasarım ve şıklıkla buluşturuyor.

Sofraların vazgeçilmez tamamlayıcıları olan tuzluk,

biberlik, baharatlık, çerezlik ve sosluklar yalın tasarımı

ve geometrik formuyla sunumlarınıza farklılık getirmek

üzere yeniden şekilleniyor. Özellikle küre formundaki

tasarımıyla göz dolduran ve paslanmaz çelikten

üretilen 8000 Bilardo serisi tuzluk, biberlik, baharatlık,

çerezlik ve sosluklar kapaklı ve saplı alternatifleriyle

kolay kullanım sağlar. Yoğun kullanıma dayanıklı

şekilde üretilmiş olan 8000 Küre Bilardo serisi ürünler

istenildiği zaman iç içe depolanabiliyor.

Yüksek performans ve modern tasarım

ECHO Square

LAMP 83’ün ankastre grubundaki yeni serisi ECHO Square, en temel geometrik

formlardan ilham alınan tasarımı ve geleneksel yuvarlak ürünlerden farklı

çizgisiyle, mekanların mimarisinde fark oluşturuyor. Ürün, görüntü olarak farklı,

görsel olarak konforlu ve tüketim olarak verimli bir armatürle genel aydınlatma

ihtiyacını tümüyle karşılarken, özellikle ofis çalışanları için göz yormayan bir ışık

sunuyor. 140x140 mm ve 190x190 mm olmak üzere iki farklı boyuta sahip ECHO

Square ailesi, opsiyonel olarak DALI dim edilebiliyor.

Mermerden dekoratif ürünler oluşturan MarbleLine, mermerin sağlamlığı

ve kalitesini kullanışlı tasarımlarla buluşturarak keyifli bir yaşam alanı

oluşturmanıza katkı sağlıyor. Birbirinden şık ve fonksiyonel ürünleri ile

dikkat çeken marka, özel tasarımlarıyla ev ve ofislere bambaşka bir hava

katıyor. Dayanıklı ve doğal oluşuyla son zamanlarda iç ve dış mimaride

sıklıkla kullanılan mermerden, yemek ve çalışma masaları, dekoratif

objeler, orta ve yan sehpalar üreten MarbleLine, farklı ürün çeşitlerini

tüketici ile buluşturuyor. Sağlamlığının yanı sıra şıklığı ile de dikkat çeken

MarbleLine, farklı modellerdeki ürünleriyle sezonun trendlerini belirliyor.

Seramiksan’dan yepyeni bir koleksiyon

Çarpıcı dokular ile modern tasarımlar

Modern yaşam alanlarının vazgeçilmezi Seramiksan’ın her tarza hitap edecek

30 x 90 cm ebadında modern çizgilerle tasarlanan yeni duvar karoları, renk

ve yüzeylerdeki harmonisi ile eşsiz, çarpıcı ve farklı mekanlar oluşturuyor.

Rölyef, tekstil ve mermer dokularının yer aldığı Seramiksan’ın yeni ürün

portföyü kullanım kolaylığı, dayanıklılığı ile dikkat çekiyor. Özel ebatta 3

boyutlu olarak üretilen rölyef ve tekstil dokularından oluşan duvar karoları,

gerçekçi görünümüyle mekanlara farklı bir boyut kazandırıyor. Mat ve parlak

seçenekler sunan duvar karolarıyla düşlenen alanları hayata geçirmek artık

çok daha kolay olacak.

More magazines by this user
Similar magazines