Views
3 weeks ago

Aytek Sever - Panorama

Aytek Sever, Seçme Şiirler

www.isaretatesi.com

www.isaretatesi.com GENİŞ ZAMAN bir zanaatkâr öyküsü İşin başına geri döndüğümde, önümdeki tezgâh artık alelâde, ortalık bir yer değildi, benzersiz yansımalar saçıyordu. Elime aldığım alet edevat özel bir düzgünlüğe, ılıkla sıcak arası bir ısıya sahipti. Atölyenin her tarafına yığılmış malzeme ve bilumum aksam mavimtrak renklere bürünmüştü. Mekânın rasyonel havası genişliğin kozmik tavrını yansıtıyordu. Sessiz sedasız işimi yaptığım sırada, beni görenlere olgun bir iş ahlâkı ve çalışma iradesi aşılıyordum; becerideki ustalığın ve kusursuz basitliğin ardında uzun soluklu bir davranış mühendisliğinin, karmaşık bir benlik mimarisinin yattığını duyuruyordum. Çünkü, işe dönmeden önce verdiğim kısa pencere molasında görmüştüm ki, – yüksek dev gibi bir bulutun bombelerinde, daracık bir zaman aralığında, çağlar vardı. Şimdi, işimin başındayken, tekrar ve yeniden: çağlar vardı. 142

www.isaretatesi.com GECE PRELÜDÜ Sen ki tüm gün, içten yoğun duymak istediğin nesnelere dıştan geçirimsiz bir duman sardın ve dağılgan, tüy gibi duymak istediğin havayı istemeden katılaştırıp kurşun gibi ağırlaştırdın, – şimdi, okuduğun kitabın, alnındaki özel ısıyı bozabileceğinden korkuyorsan, bu, gecedeki bir özgün eylem icadı olasılığına işaret ediyor olabilir. Sen ki içinde durduğun dış dünyanın en küçük birimisin, – yine de bu en-küçük’lüğünle, günün en doğru yaşanışı için, tarifi çekirdekte gizli olan ve her seferinde yeni bir anlatımla şekillenen bir mührü binbir güçlükle kendinden uzatıp dünyaya vurmaktan başka bir yol göremiyorsun. Gecenin alınlığından bir yazı geçirmen gerek: Yoksa sen yoksun, gece yok. Incognito: ergo sum. Sus ve yürü. Te quæsiveris extra. – Sen ki kendinde, gecede kendinden dışarı baktığında görebileceğin şeyi buldun! 143