Views
2 weeks ago

Aytek Sever - Panorama

Aytek Sever, Seçme Şiirler

www.isaretatesi.com

www.isaretatesi.com ŞEMSİYE “Pekâlâ, bu düşüncenin şemsiyesi altında neleri bulabiliyoruz?” Bu öyle bir şemsiyeydi ki, büyüktü (kapsayıcı bir gölgesi vardı), dayanıklıydı (tek parçaydı, sapasağlamdı), renkliydi (capcanlı ve ışıltılıydı) ve şıktı (bir tasarımı, tarzı vardı). Hem yukarının yağmurundan, güneşinden koruyor, hem de rengi ve gölgesiyle aşağıya bir tür hoşluk sağlıyordu. Dünyada mekânların, görünümlerin, eşyaların, kalabalıkların üzerinde gezdiriyordum onu. Genişti, güzeldi, kaliteliydi ya şemsiyem, belki de yalnızca kendi gibi yukarılara ait, yüksek, üstün ambiyanslara göreydi ve her daim yükseklerde, güzel yerlerin üzerinde gezdirilmeliydi. Ama bir ara onun altından rastgele birtakım kafalar, çirkin görüntüler, tuhaf kıyı köşeler, sancılı ateşler, biçimsiz yığınlar, kakofoniler geçiverdi. Bir süreliğine oldu bu, kısa bir süreliğine. Sanki göz açıp kapayıncaya kadar, ama aslında o kadar da çabuk değil. (Deneyimin deneyim olabileceği kadar uzun süre, ama ondan daha uzun değil.) 176

www.isaretatesi.com O zaman şemsiyemi, bir şey oldu mu diye anlamak için aydınlık bir köşeye, o köşenin taze havasına doğru tuttum ve onda bir şeylerin bozulmuş olduğunu gördüm. Hem genişliğini yitirmiş, hem renksizleşmiş, hem de bir anda yıpranıp eskimişti. Demek ki şemsiyeme biçtiğim yüksek üslûp, onu kısa süreli bir çirkinlik ve düşüklük deneyinden bile zarar görmeden çıkarmaya yetmemişti. O halde, ben şemsiyeci, – acaba şemsiyemin yeterince büyük ve sağlam olduğundan, ya da renk ve tasarım itibarıyla onun yeterince güzel ve kullanışlı olduğundan acımasızca şüphe edip hemen yeni bir şemsiye mi düşünmeliydim, yoksa bu pek çok basit, cüzî, kıytırık, bölük pörçük şeylerle dolu dünyada hem yüksek üslûptan, hem de şemsiyecilikten mi vazgeçmeliydim? 177