Views
9 months ago

Aytek Sever - Panorama

Aytek Sever, Seçme Şiirler

www.isaretatesi.com

www.isaretatesi.com DUVARCI Duvar örmek onun için her şeydi. Dört elle sarılıyordu mesleğine. Çalışkandı, özenliydi, bileğini de yüreğini de katıyordu yaptığı işe. Duvarlar için öğrenmişti bildiği ne varsa, duvarlarda buluyordu kendisi için her şeyin anlamını. Tüm yetilerini, sezgilerini, becerilerini zanaatının hizmetine koşmuştu. – Kimi zaman ayırmak için, kimi zaman birleştirmek için, kimi zaman sınırlamak için, kimi zaman da bomboş bir alana bir şeyler eklemek, bir şeylerin etrafını çevrelemek için örüyordu duvarlarını. Kendi usulleri vardı tuğla ve briket yapmak için. Özel bir harç karardı. Taşın her cinsinden anlardı. Denge, sağlamlık, yağmur suyuna ve kara dayanıklılık, oranlar, sıva, boya, süsleme – bunların hepsinin ustasıydı. İklim ve toprak koşullarını, doğal çevreyi, hâkim rüzgâr yönünü de hesaba katardı. Her eseri aynı sağlam ilkelerin farklı bir uyumlu bileşimini, kendi beğenisini işin gerektirdiği matematikle birleştirerek yaptığı bilinçli bir seçimi ortaya koyardı. – Bütünleşirdi üzerinde çalıştığı duvarla. Yaşam dili, ördüğü duvarlarda saklıydı. 28

www.isaretatesi.com Duvarların yanında yaşamıştı en büyük mutluluklarını. Bir duvarın başında çalışırken, yaptığı işten aldığı düzenli tatmin her şeyin ötesine geçer, ona bütün sıkıntılarını unuttururdu. Duvarların dibinde en tatlı hayallerini kurar, o sırada tüyleri diken diken olurdu; âdeta duvarların yüzey niteliği etkilenirdi ürpertiden. Bazı günler işinin başında rastgele bir melodi tuttururdu ve mırıldanmaktan hoşlandığı bu melodide daha yüce, gizli bir bilinç dünyasının anahtarını bulduğuna inanırdı; üstelik bu inancı melodiyi tekrarladıkça gün boyu artardı da artardı. Mesele hazsa, işinin her aşamasından, hatta işin başındayken çevresinde gelişen her olaydan ayrı bir haz duyardı. Bilirdi hatta, haz kaynağının o asla yakalanamayan, kavranamayan manyetik karnını da. Duvarcı dünyaya hep duvarlara göre bakardı ya, bir gün, “Bir duvar öreceğim ve onun üzerinde hiç görülmediği kadar güzel bir gökyüzü göreceğim,” dedi. – Uygun bir nokta buldu, hemen işine koyuldu. Seçme malzeme kullandı, tüm hünerini konuşturdu. Kararlıydı, dikkatliydi, hiç hata yapmadı. Bir yandan melodisini mırıldanırken öbür yandan usta işi bir yapıt ortaya çıkardı. Ne zaman ki duvar tamamlandı, hemen karşısına geçip uygun bir noktada yerini aldı. İçine derin bir nefes çekti, başını yukarı kaldırıp baktı: Yavan bir gökyüzü gördü. İnanamadı, tekrar baktı, ama gördüğü yine yavan bir gökyüzüydü. Ve tekrar baktığında, yine. İşte o an kendine ve duvarlarına olan tüm inancını bir çırpıda kaybetti. – Ve bir an için, kendi âleminde yerlerini ve 29