Views
4 months ago

D. H. Lawrence - İnsanlar ve Öteki Yaratıklar

D. H. Lawrence, Seçme Şiirler

www.isaretatesi.com Ah,

www.isaretatesi.com Ah, yaşam ağacını verin bana badem çiçeğinde, Korkusuz, harikulade çiçekler açan Çarmıh’ı verin! Akşam yıldızında, karlı rüzgârlarda ve uzun, upuzun gecelerde Bademe güven veren bir şeyler olmalı, Güneşin ılımanlaştırdığı uzak diyarlardan bir anı; Zira yüreğindeki inanç yeniden gülümsüyor onun, İnancının bir kere daha haklı çıkmasının anlatılmaz coşkusuyla Bademin kanı kabarıyor, Demir gözeneklerden Getsemani kanı sızıyor, sızıyor, Körpecik tomurcuğa doğru top top oluyor Ve nihayet büyük, kutlu bir hamleyle, Bir çırpıda beliriveriyor çiçekli, çıplak ağaç; Sanki çiye bulanmış bir damat, giysilerinden soyunmuş, Köpek yıldızının gece vakti gür ulumasına, Etna’nın keskin, karlı rüzgârına Ve ocak ayının çiğ güneşine karşı, tümden örtüsüz, Narin ve çıplak. Düşünün, demirin katılığından nasıl bir cesaretle Birdenbire çırılçıplak beliriyor o, çiçekli bir kusursuzlukla, Paslı kılıcın ucunda. Düşünün, açılıp saçılmış bir çıplaklıkla 101

www.isaretatesi.com Nasıl da dikiliyor orada, gülümsüyor Karlı rüzgârlarla, güneş parıltısıyla Ve düğün şarkıları uluyan köpek yıldızıyla koyun koyuna. Bal gövdeli, ey güzeller güzeli, Demirden boy göster, Al al olmuş yüreğin! Pek incelikli, hassas ve narin, ete kemiğe bürünmüşsün, Demirden daima daha korkusuz Ve çok daha mağrur, tereddütler karşısında tahammülsüz. Manzarada sanki kırağıyla donmuş, Gümüşsü hayaletler bunlar yeşil tepede fısıldaşan, Sanki kırağı yemiş gibi, esrarengiz. Bahçede ışınlar yayarak, Püskürmüşe benzeyen bir bedenle, Tan vakti hassaslığı içinde etrafına bakınır sanki her biri, Nasıl da dikbaşlı, nasıl da hınzır, güven dolu gülümser, Keskin kılıçtan doğmuş. Başına buyruk, Sınır tanımaz, Bağlarını koparıp serbest kalmış, 102