Views
8 months ago

D. H. Lawrence - İnsanlar ve Öteki Yaratıklar

D. H. Lawrence, Seçme Şiirler

www.isaretatesi.com

www.isaretatesi.com aşamaları mimetik bir şekilde yazıya yansıdığı ölçüde anlık bir şiir kurulur; ancak kesinlikle otomatik yazı değildir bu; şair, bilincine vararak ve “hissederek” yazmaktadır; belirsizlik, bilinçaltı, gelişigüzellik ancak şiirin sürecine gerçekten aitse işin içine karışır. Bu şekilde, aşamalarla ve süreç halinde yazmayı mümkün kılan, Lawrence’ın kafiyesiz serbest dizeyi benimsemesidir; bu tarz bir şiir için kaçınılmaz bir tercihtir bu belki de. Fakat bu şiir, akışı itibarıyla kendi iç ritmine sahip bir şiirdir. Kısa (yer yer tek kelimelik) veya uzun (yer yer paragraf uzunluğunda olan) dizeler ve artlama, yani bir cümlenin alt alta dizelere bölünmesi (enjambment), hem sürekliliği, akıcılığı, hem de atlamaları, kesintiyi, kopukluğu, tekrarlılığı yansıtır; âdeta somut duyu ve düşünce birimleri oluşturulur bu yolla. Benzer şekilde, ses uyumu ve aliterasyon da Lawrence’ın şiir dilinin önemli parçalarıdır; sözgelimi “Yılan” şiirinde, sürünmeyi ve tıslamayı taklit eden harflere (“s” harfi), “Balık” şiirinde suyu ve yüzmeyi taklit eden harflere (“l” ve “v” harfleri) bolca rastlanması tesadüf değildir. Ayrıca Lawrence, karmaşık birtakım duyu imlerini en kişisel şekilde aktarabilmek için, sık sık, tireyle birbirine bağladığı ikili veya üçlü sözcük bileşimlerine, izlenimlerin iç içe geçtiği life-rosy gibi, naked-set gibi, flower-sumptuous-blooded gibi tek kullanımlık bileşik ifadelere başvurur, özgün bir söz dağarcığı oluşturur. Özellikle şairin deneyimin yoğunluğunu vermek adına tüm bu araçlar setine abartılı bir biçimde başvurduğu, hemen her şiirinde yer yer ortaya çıkan kıta uzunluğunda söz yığınları, bahsettiğimiz şiir dilinin zirveye ulaştığı anların ve bu anlara karşılık gelen benzersiz duyu deneylerinin somut 19

www.isaretatesi.com belgeleridir ve bunlar Lawrence şiirinin en önemli ifade başarısı olarak görülebilir. Çevirimde tüm bu şiir öğelerini olabildiğince vermeye çalıştım, ancak elbette dize dize birebir çeviri yapmak ritmi de aynen aktarmak anlamına gelmeyeceğinden, özellikle artlamayı yeniden yapılandırmam kaçınılmazdı ve dizelerin bölünmesini, dize uzunluklarını yeniden ayarladım. Tüm bunlar, ritmin üzerinde oynama yapmamı gerektiriyordu; fakat bu anlamda ekonomik davranmaya gayret ettim, şiirin akışını ve iç gerilimini canlı tutmayı esas aldım. Benzer şekilde, ses uyumlarını ve aliterasyonu da şiirin yapısından ve dilinden ödün vermeksizin birebir aktarmak olanaksız olduğundan yeni ahenkler kurmaya çalıştım; hatta ritmi desteklemek adına yer yer, orijinal şiirlerde bulunmayan bazı ahenklere, kafiyelere de başvurdum. Ayrıca, bazı istisnalar hariç, Lawrence’ın şiirinde bolca kullandığı, ikili ve üçlü sözcüklerden oluşan bileşik ifadeleri, aradaki tireyi koruyup sözcük çevirisi yaparak Türkçeye aktarmadım; onun yerine, tireyi atıp ifadeyi iki-üç sözcüğe açarak çevirmeyi tercih ettim. Son olarak, orijinal şiirlerde bolca yer alan paragraf-dizeleri de birebir aktarmadım; bunları alt alta dizelere yaymanın çevirinin dili adına da, mizanpaj adına da daha iyi sonuç verdiğini (denedim ve) gördüm. Tüm bunlar, çeviriyi orijinal şiirlere göre biraz daha şiirsel kıldı; zira Lawrence’ın edebi olmamaya gayret ettiği, dili ve sözcükleri bozulmaya uğrattığı noktalar birebir çeviriyle Türkçede aynı sonucu vermiyordu; dolayısıyla da çeviriyi daha az Türkçe kılacak bir yaklaşımı tercih etmedim. Neticede akış, ritim, iç gerilim, sözcük 20