Egeyön Dergisi Şubat Sayısı

derviscandeda

Egeyön Dergisi Şubat sayısı okurları ile buluştu.

EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

GİRİŞ

Egeyön Dergisi’nin 2. Sayısı ile karşınızdayız.

Yoğun bir süreç ile hazırladığımız Şubat sayısı ile dergimizin

sayfalarına sığdırabildiğimiz konu, haber ve araştırma dosyalarımızla

sizlerle birlikteyiz.

Egeyön Dergisi’nin ilk sayısında yayıncılık anlamında yarattığı

fark pek çok kişi tarafından ilgi ile incelendi. İlk sayıdan önce baskılı

işlerin artık bittiğini dile getirenler bu kez de bu çalışmanın sürdürülebilir

olmaması üzerine eleştirilerini sürdürdü.

Bizler yayıncı bir kuruluş olarak gelen eleştirileri süzgeçten geçirerek

yol haritamızı sağlamlaştırdık. İnanıyoruz ki her sayımızda

Egeyön Dergisi’nin etki alanını ve gücünü arttıracağız. Hem masa

üstü dergimizle hem de dijital dergimizle EGE’YE YÖN VERMEYE

devam edeceğiz.

Dijital dergi dönüşümlerini masaüstü yayınlarımızla takip

etmek elbette ilk bizim aklımıza gelmedi. Daha önce yapılmış örnekleri

var. Ama biz masa üstü ve dijital dergi’nin yanında videolu

haber ve röportajlarımızla Ege’de daha önce yapılmamış bir işe

imza atıyoruz.

QR kodlarımızla yer kısıtlılığı yüzünden sayfalarımızda yer veremediğimiz

fotoğraf ve videolara ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda

dergimizi www.egeyondergisi.com internet adresinden de yine videolu

haberleri ile istediğiniz yerden, istediğiniz zaman okuyabilmeniz

mümkün.

Bu sayımızda önem verdiğimiz dosya konularımızdan bir tanesi

Bitcoin dosyası. Son aylarda yoğun tartışmalar yaratan para biriminin

neliği üzerine yaptığımız araştırmaları ve röportajları sizlere

sunuyoruz.

Bir farklı dosya konumuz Denizli’nin Çal ilçesinden. Şarap diyarı

olan bölgenin sorunları ve çözüm yollarını işledik. Konunun takipçisi

olacağız ve bölgenin markalaşması, üretimin kalitelileşerek belgede

ihracat kanallarının açılması ve ülkemiz İHRACAT

GİRDİLERİNİN ARTMASI için yayıncı kimliğimizle destek olacağız.

Yine aynı şekilde Denizli Pamukkale Belediyesi’nin Denizli’de turizm

ve Pamukkale’nin Denizli’ye verilmesi üzerine yürütülen çalışmaları

dosyalaştırdık. Konunun takipçisi olarak bölgenin

turizmden daha fazla pay alması için gerekenleri ilerleyen sayılarımızda

da işleyeceğiz.

Geçen sayımızda baskı tarihlerimizin çakışması sebebiyle ödülüne

yer veremediğimiz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz

Kocaoğlu’nun ödül haberi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını

okurlarımıza sunuyoruz.

Bu sayımızda İzmir ve Denizli Ticaret Odaları’na yer verdik. İlerleyen

sayılarımızda Ege’de bulunan diğer ticaret ve sanayi odalarına

da yer vereceğiz.

Egeyön Dergisi masa üstü ve dijital yayını ile Ege’ye Yön Vermeye

Devam Ediyor. Sonraki sayımızda görüşmek üzere.

Bizlerle kalın, esen kalın.

Derviş Can DEDA

Genel Yayın Yönetmeni

EgeYöN Dergisi

YIL:1 Sayı:2 Şubat 2018

Egeyön Yayıncılık, Matbaacılık,

Tanıtım, Danışmanlık,

Reklamcılık, San. Tic. Ltd. Şti.

adına

İmtiyaz Sahibi Fatma Çetin

Genel Yayın Yönetmeni

Derviş Can Deda

Yayın Danışmanı

Ahmet Deda

Editörler

Oral Can Tatar,

Özge Adıgüzel,

Serkan Özkurt,

Kreatif Direktör

Serkan Urgancı

Reklam Tasarım

Mehmet Konaz

(Egeyön Ajans)

Hukuk Danışmanı

Can Çapar

Adres: İsmet Kaptan Mahallesi,

Gazi Osman Paşa Blv.,

Yeni Asır İş Hanı No:3 D: 613

Çankaya İzmir

egeyonhaber.com

denizlidedahaber.com

Haber ve Reklam

İletişim

0532 257 01 41

0507 243 40 63

Basım Yeri:

Hürriyet Matbaacılık

Adres:

Hürriyet Matbaası

5501 Sokak No: 6 Kat: 1

Tuna Mahallesi Çamdibi /

İZMİR

Tel: (0232) 435 69 69 (pbx)

Baskı Tarihi:

2 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

İÇİNDEKİLER

4 ODALARDA PROJE

Ahmet Deda

6 AFRİN MESAJLARI

8 ÇOCUKLARA SÖZÜMÜZ VAR

TUTACAĞIZ!

14 BÜYÜKŞEHİR ÇEVRECİ ULAŞIMA

HAZIRLANIYOR

16 2018 YILI İHRACATTA

REKORLAR YILI OLACAK

20 TÜRKİYE 68 ÜLKEYE

ORGANİK ÜRÜN İHRAÇ ETTİ

22 MADENCİLİK SEKTÖRÜNDE

YATIRIM İKLİMİ

Semat Tünay Gündüz

24 İNGİLİZ YAPILARINI

TÜRK MERMERİ SÜSLEYECEK

26 AYSER İLE İHRACAT

4’E KATLANACAK

28 AYSER İÇİN BABAYİĞİT

ESBAŞ CEO’SU FARUK GÜLER

30 DENİZLİ’DEN DÜNYAYA AÇILAN PENCERE

DENİZLİ OSB

32 HEIMTEXTIL’E

TURKISH TOWEL DAMGASI

36 TÜRK HAVLUSU HER YERDE!

38 EGE'DE FUARLAR

44 HEDEFİMİZ PAMUKKALE ÖRENYERİ

50 MUĞLA ZEYTİNLERİ

TADILDIKÇA TANINIYOR

52 İZMİR DENİZLİLLİER DERNEĞİ

ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKIYOR

54 DENİZLİ BÜYÜKŞEHİRLE

DÜNYAYA AÇILIYOR

56 İTO YÖNETİM KURULU BAŞKANI

EKREM DEMİRTAŞ İLE RÖPORTAJ

60 EKONOMİNİN ZİRVESİ

DENİZLİ’DE YAPILDI

64 ANTİK ÇAĞI ARATMAYACAK ESERLER

DENİZLİ’DE YAPILIYOR

66 ŞUBAT AYINDA KÜTAHYA

KÜLTÜR SANATTA İLKLER YAŞANACAK

67 MOBİL DEVREDE ÇÖZÜMLER CEPTE

68 SANAL PARA GERÇEKLİĞİ ve

DÜNYAYI SARAN BITCOIN

72 BITCOIN ve TÜRKİYE’DEKİ DURUMU

Hasan Oymak

78 ÇAL DOSYASI

ŞARAP’TAN ALINAN ÖTV’NİN BİR KISMI

TEŞVİK OLSUN

TARIMKENT ÇAL’DA GÜÇLÜ ÜRETİM İÇİN

BİRLİK ÇALIŞMALARI BAŞLADI

DENİZLİ ŞARABININ

TEKSTİL KADAR ÜNLÜ OLMASI GEREK

ÇAL’IN YÜKSELEN DEĞERİNDEN

YAPRAKÇILIK

ÇAL GARASI YÜKSELİYOR

SEFERBERLİK BÜYÜYOR

DUVARLARA RENK KATAN RESSAM

GÜRCAN EKİCİ

90 SPOR

DEVLERİN ARASINDA

KENDİNE YER BULDU

AKHİSAR BELEDİYESPOR

TÜRKİYE’NİN FUTBOLCU MADENİ

ALTINORDU

NEREDESİN HOROZ?

TÜRK FUTBOLUNUN ÇINARI

GÖZTEPE

BİR ŞEHRİN LİGDEN SİLİNİŞİ

MANİSASPOR

TÜRKİYE 3.’SÜ OLDULAR

DATÇA’YI GURURLANDIRDILAR

egeyondergisi.com 3


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

Ahmet DEDA

Odalarda Proje

Ege’de oda seçimleri ve başkan yönetim

değişimleri devam ediyor.

Odalar ne işe yarar diyen üyeler kendine

yakın yönetimler için harıl harıl oy toplamak

için çalışıyor.

Ne amansız bir yarış ve ne çelişki ama…

Odalar için projelerin yarıştığını görmek bir

başka seçime/bahara kalıyor.

İş kazalarından binlerce insan ölüyor. Bu

ölümleri biz engelleriz diyen bir oda yönetimi

gördünüz mü?

Odaların görevi nedir? ‘Hangi oda ne işle

meşgul’ bunu bilen var mı?

Odalar acilen bir gözden geçirilmeli. Ve her

odanın yetkisi verilmeli. Düşünün ki deprem

bölgesi Ege’de hangi oda ne kadar yetkili?

Deprem doğal dengeyi kurmadan siyasiler

bu dengeleri kurmalı.

Her gün en az iki üç kez ASANSÖRE biniyoruz.

Soruyorum buradan; Ege’de kaç bin

asansör kırmızı etiketli? Asansörlerin denetimi

neden makine mühendisleri odasından

alındı?

Parlemento hayatın gerçeklerine ne

zaman biraz daha samimi bakacak?

Sayın vekiller NE yapıyor? İktidarın vekilleri

Cumhurbaşkanı NE derse Anadolu’da onu

tekrar ediyorlar. Peki muhalefet vekilleri NE

yapıyor? Onlarda muhalefet etmek için sivri

sözler ya da uygunsuz küfürler peşinde.

Projesi olanlar oda yönetiminde yer almalı.

Artık Türkiye’de projeler yarışmalı.

Ege dünya pazarı için İNTERNET üzerinden

yapılan ve yapılacak ticaretin en önünde

olmalı.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’yi Ege’de

takip ediyorum. “Yeni Dünya ticaretine dahil

olmada geç kalmayın” diyor.

Egenin Ticaret Odaları bana göre her ay

toplanmalı ; “Ege’den dünya pazarı için ne

sattık? Ne satabiliriz” diye tartışmalı.

Ticaret Odalarının amacı işi gücü pazarda

payın artması için koşmak olmalı.

Ekonomi Bakanı ihracatta büyümeyi oturduğu

yerden sağlamıyor. Eximbank nereden

nereye geldi? Ekonomi Bakanlığı ekibi dünyada

koşuyor.

Ege Ticaret Odaları da bakanlıkla birlikte

çağı yakalayan bir anlayışla koşmalı. Koşan ve

proje üreten oda yönetimleri görmek istiyoruz.

4 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

AFRİN

MESAJLARI

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, aziz şehitler

anısına lokma döktürdüklerini belirterek, “Kahraman

Mehmetçilerimize Zeytin Dalı Harekatı’nda başarılar dilerim.

Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet,

acılı ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün; “Sınırlarımızı

terör unsurlarından temizlemek,bölgede huzur ve barışı

sağlamak için Afrin'e yapılan Zeytin Dalı Harekatı ülkemiz

ve bölge için büyük önem taşımaktadır. Zeytin Dalı harekatının

amacına ulaşarak en kısa sürede tamamlanması ve kahraman

mehmetçiklerimizin sağ salim yurda dönmesi en büyük temennimizdir.

Afrin Bölgesi Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan askerlerimize

Allah'tan rahmet,yaralı askerlerimize acil şifalar

diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun” dedi.

6 egeyondergisi.com

Kütahya Büyükşehir Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu; “Rabbim

Afrin Operasyonu'nda kerem ve lütfunu üzerimizden eksik

etmesin. Kahraman askerlerimizin duacısıyız. Şanlı Türk Ordusuna

selam olsun. Allahım vatanımızın güvenliği, bölgemizde

barış ve selametin temini için Şanlı Ordumuzu muzaffer eylesin.Zeytin

Dalı Harekatı, barışın güvercini, savaşın kartalı kahramanMehmetçik

şanlı bayrağımızı Burseya Dağı’nda

dalgalandırıyor... Ne kadar övünsek, ne kadar gururlansak az...

Dualarımız sizlerle. Rabbim yar ve yardımcınız olsun” dedi.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Afyonkarahisar Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin

Çoban; “Afrin Harekatı ülkemizin ve Suriye halkının güvenliğini

sağlamak,barış içersinde yaşamalarına yönelik milli bir harekattır.

Buna karşı çıkmak hainliktir. 300’e yakın terörist cehenneme

gönderildi. TSK ve ÖSO mensuplarına Rabbim yardım et. Zeytin

Dalı Harekatı’nda bugün şehit olan iki kahraman

askerimize,daha öncesindeki tüm şehitlerimize Allah’tan(C.C)

rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum.Rabbim vatanın

birliği için göğsünü siper eden TSK ve ÖSO mensubu yiğitlerimizi

korusun” dedi.

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün; “Ülkemizi

tehdit eden teröristleri temizleme hedefiyle kahraman Türk Askeri,

#AfrinOperasyonu 'nu başlattı. Cenab-ı Allah kahraman

mehmetçiğimizin yardımcısı olsun. Ordumuzun ayağına taş değmesin.

Ordumuz muzaffer olsun inşallah...Allah, kahraman

mehmetçiğimizin yardımcısı olsun” dedi.

Uşak Belediye Başkanı Nurallah Cahan; “Türkiye’nin güneyinde

bir terör devletinin kurulmasına asla izin vermeyeceğiz demiştik.

Allah ordumuzun yâr ve yardımcısı olsun. Maşallah...

Afrin Zeytindalı Operasyonu'nda görev yapan inançlı ve imanlı,

millet ve vatan aşığı askerlerimiz... Zafer muhakkak inananların

olacaktır...Ya Rabbi… Bu mübarek Cuma hürmetine, sen ülkemizi

terör belasından koru. Vatanımızın bütünlüğüne kast eden hainlere

fırsat verme. Devletin bekası için görev yapan vatan evlatlarımızı

her türlü beladan sen muhafaza eyle Allah'ım...

(Amin)” dedi.

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, “Türk

milleti, şehitlerimizin kanıyla sulanan bu topraklar üzerinde oynanan

alçak oyunların farkındadır" diyen Başkan Osman Zolan,

"Ülkemize karşı yapılan bu sinsi planlar kahraman Türk ordumuzun

mücadelesi ile bir kez daha bertaraf edilecektir. Ülkemizin

bekası, şehitlerimizin kanı, mazlumların ve masumların

feryadı için Allah'ın izniyle ordumuz bu harekattan zaferle çıkacaktır.

Allah'ım ordumuzu muzaffer eylesin" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Güneyimizde

farklı bir devletin kurulması, açık ve net bir biçimde Türkiye’nin

parçalanmasını hedeflemektir. Bu harekatın

desteklenmesi hem ordunun maneviyatının düzelmesi hem de

ordumuzun başarılı olması, ülkemizin geleceği açısından son derece

önemlidir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil

şifalar diliyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak halkın,

yerelin temsilcisi olarak ordumuzun yanında olduğumuzun

ve desteklediğimizin bir kez daha altını çizmek istiyorum”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk,

“Suriye’nin Afrin bölgesinden vatandaşlarımızın güvenliğine yönelik

nükseden tehditlerin sona erdirilmesi amacı ile Türk Silahlı

Kuvvetlerimizce gerçekleştirilen “zeytin dalı” operasyonunda,

kahraman Mehmetçiğimize tüm ihracatçılarımız adına muvaffakiyetler

dileriz. Uluslararası hukukun devletimize tanıdığı

meşruiyet çerçevesinde gerçekleştirilen bu operasyonun, adının

çağrıştırdığı şekilde, bölgemizde barış ve huzurun tesisine mutlak

katkı sağlayacağına inancımız tamdır.”

egeyondergisi.com 7


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ÇOCUKLARA SÖZÜMÜZ VAR

TUTACAĞIZ!

Proje ve yatırımlarında “çevre” faktörüne azami özen gösteren İzmir

Büyükşehir Belediyesi, 14 yılda yerel yönetimlere örnek olan çok

önemli yatırımlara imza attı.

8 egeyondergisi.com

Bunlardan en önemlisi, çevre yerleşimlerde

ileri biyolojik atık su arıtma tesisleri

kurularak Gediz, Nif, Yarımada, Bakırçay ve

Küçük Menderes’e kirlilik akışının önüne geçilmesi

oldu. Bu yerleşimlerde içme suyu ve

kanal hatları baştan sona yenilenerek sağlıklı

bir alt yapıya kavuşturuldu. Egzoz salımını

büyük ölçüde azaltacak raylı sistem hatları

devreye girdi. Çevreci yeşil motora sahip yeni

otobüsler, vapurlar alındı. Karşıyaka Tramvayı

hizmete girdi; Konak Tramvayı çalışmaları

da son aşamaya geldi. Avrupa’nın en

büyük Doğal Yaşam Parkı hizmete alınırken,

İnciraltı ve Çiğli’de kent ormanları oluşturuldu.

Kadifekale kentsel dönüşüm projesi

kapsamında yıkılan yapıların ardından çıkan

42 hektarlık alanda ağaç dikimi gerçekleştirildi.

Organik tarım çalışmalarına ağırlık verildi.

Türkiye’de ilk kez uygulanan bir

projeyle, Belkahve’deki taş ocakları taşınarak

temizlenen alana 45 bin ağaç dikildi. 2020

yılı kadar kentteki karbondioksit salımını

yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen Büyükşehir

Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarına

da ağırlık verdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz

Kocaoğlu, yatırım ve projeleri gerçekleştirirken

gelecek kuşaklara yaşanabilir bir çevre

bırakmayı birinci öncelik olarak gördüklerini

söyledi. Başkan Kocaoğlu, “Çocuklarımıza

söz verdik. Geleceğin kentini yaratırken, geleceğin

kaynaklarını bugünden tüketmemek

zorundayız. Bu kenti, bu doğayı atalarımızdan

miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık

” şeklinde konuştu.

İzmir’in sürdürülebilirlik ve çevre konusunda

yüksek hassasiyetlere sahip, bu alanda

örnek yatırımlar gerçekleştirmiş, geleceğini

düşünen örnek bir Akdeniz kenti olduğunu

belirten Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle

sürdürdü:

“Bu kentin yerel yönetimi olarak da biz,

gerçekleştirdiğimiz ve planladığımız çevre

yatırımlarıyla Türkiye’nin lider belediyesiyiz.

Örneğin, Avrupa Birliği standartlarında

arıtma sayısı, kişi başına düşen atık su arıtma

miktarı ve AB standartlarında arıtım oranı ile

ülkemizde 1 numarayız. Çok uzun yıllar kirlilik

kaynağı olan körfezimizi, dünyanın en

önemli geri dönüşüm projelerinden birini

gerçekleştirerek yeniden ‘yüzülebilir’ hale

getirmeye çalışıyoruz. Her ilçemize ayrı

arıtma kuruyor, içme suyu havzalarını, toprağımızı

ve suyumuzu titizlikle koruyoruz.

Musluklarımızdan içilebilir su akıyor. Arıtma

çamurlarını çürüterek biyogaz elde ediyor, bu

biyogazla da kurutma işlemini gerçekleştiriyoruz.

Organik ve iyi tarımı destekliyoruz.

Üreticileri kooperatif çatısı altında topluyor,

onları daha sağlıklı ürün yetiştirmeye teşvik

ediyor ve bu sağlıklı ürünleri satın alarak

kentlimizle paylaşıyoruz.”


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Kentteki yeşil dokunun güçlendirilmesi

amacıyla yaptıkları çalışmaları da özetleyen

Başkan Aziz Kocaoğlu, tıpkı arıtma yatırımlarında

olduğu gibi, çevreci ulaşım konusunda

da ülkenin lider kenti olduklarını

söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı,

“Avrupa Birliği Belediye Başkanları Sözleşmesi’ne

taraf olarak, 2020 yılına kadar yetkimiz

dahilindeki alanlarda karbondioksit

salımını yüzde 20 oranında azaltmayı taahhüt

etmiştik. Söz verdik, bu sözümüzü tutacağız.

Hedefe giden yolda çok başarılı

adımlar attık”.

Halen 165 kilometre olan İzmir’deki raylı

sistem ağını 2020 yılına kadar 250 kilometreye

çıkaracaklarının altını çizen Başkan Kocaoğlu,

“Böylece göreve başladığım 2004

yılından bu yana raylı sistem ağı uzunluğunu

tam 23 kat büyütmüş olacağız. Türkiye’nin

en büyük elektrikli otobüs filosunu İzmir'de

oluşturduk. Deniz taşımacılığı için egzoz

gazı emisyonu minimum düzeyde olan 15

yeni yolcu gemisi ve 3 feribot aldık. Özetle,

geleceğimize yatırım yaptık” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin örnek

çevre uygulamaları;

Akdeniz’de ilk ödül İzmir’in

Birleşmiş Milletler Çevre Programı - Akdeniz

Eylem Planı kapsamında, Akdeniz'e kıyısı

olan şehirlerin çevre ve yaşam kalitesini

iyileştirme çabalarını tanımak ve sürdürülebilir

kalkınmalarını teşvik etmek amacıyla bu

yıl ilk defa düzenlenen "İstanbul Çevre Dostu

Şehir Ödülü"nü İzmir Büyükşehir Belediyesi

kazandı.

İzmir’in ödülü, Arnavutluk’un başkenti

Tiran’da düzenlenen Barcelona Sözleşmesi

Tarafları 20. Olağan Toplantısı’nda, İzmir

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na

takdim edildi. Kocaoğlu’na ödülünü,

Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz

Eylem Planı (UNEP MAP) Koordinatörü Gaetano

Leone ile Arnavutluk Turizm ve Çevre

Bakan Yardımcısı Ornela Cuci birlikte verdi.

AB'nin bir kalemde verdiği en

büyük hibe

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği’nin

en yüksek bütçeli hibe programı

“HORIZON 2020” kapsamında 39 uluslararası

proje arasında birinciliği etti.

"HORIZON 2020-Akıllı Kentler ve Topluluklar

Programı", kentlerdeki iklim değişikliği,

kontrolsüz kentsel büyüme, sel-taşkın

riski, gıda ve su güvenliği, biyo-çeşitlilik

kaybı, kentsel doğal ortamın bozulması, kirliterkedilmiş-atıl

kentsel alanların rehabilitasyonu

gibi sorunların çözümüne yönelik "doğa

esaslı çözümler" geliştirilmesini hedefliyor.

HORIZON 2020, aynı zamanda Avrupa Birliği

tarafından yürütülen en yüksek bütçeli hibe

programı olarak da dikkat çekiyor. Program

çerçevesinde İzmir'in alacağı 2.5 milyon Eu-

egeyondergisi.com 9


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ro'luk hibe ise AB'nin bir kalemde verdiği en

büyük hibelerden biri niteliğinde.

İzmir öncü olacak

Hibe almaya hak kazanan projesiyle Mavişehir’den

Doğal Yaşam Parkı’na, Çamaltı

Tuzlası’ndan Menemen Ovası’na kadar olan

alanda çevreyi korumak için yenilikçi uygulamaları

ön plana çıkaran İzmir, Valladolid ve

Liverpool şehirleri ile birlikte doğa esaslı

projelerde Avrupa ve dünya kentleri için

öncü ve uygulayıcı bir rol üstlenecek. İzmir’de

yapılacak örnek uygulama projeleri

ile; Karşıyaka’dan İzmir Doğal Yaşam Parkı'na,

Menemen Ovası'ndan Çamaltı Tuzlası'na

kadar çevreyi korumak için yenilikçi

uygulamalar gerçekleştirilecek.

Proje sonuçlandığında ne olacak?

İzmir 2015 yılında imzaladığı ve "Sürdürülebilir

Enerji Eylem Planı" çerçevesinde

2020 yılına kadar karbon salımını %20 azaltacak.

Bunu başarırken temiz ve çevreci

tramvayı, geliştirilmiş bisiklet yolu ağı ve

enerjisini %100 yenilebilir enerji kaynaklarından

karşılayan belediye yapılarıyla örnek

olacak. "UrbanGreenUP" kapsamında geliştirilen

örnek uygulamalar, 2020 yılına kadar

gerçekleştirilmesi gereken bu hedefler için

bir sembol olacak. Ayrıca 2040 yılında taahhüt

edilen iklim değişikliği uyum çerçevesinde

yapılması gerekenlere de örnek teşkil

edecek.

Ayrıca, "UrbanGreenUp" projesi ile yapılan

örnek uygulamalar “İzmir Yeşil Altyapı

Stratejisi” ile uyum içinde tüm kente yaygınlaştırılacak.

Projede kentlinin tarımla ve tarımsal üretici

kooperatifleri ile buluşturulması, İzmir’in

yerel kalkınma hedefleri ile uyumlu

ekolojik iş-çalışma alanları oluşturulacak.

10 egeyondergisi.com

Kent tarımının geliştirilmesi gıda güvenliği

ve çevre bilincini geliştirici pek çok önemli

uygulama ve etkinliğe destek verilecek.

Yenilenebilir enerji yatırımları

Türkiye’nin en büyük çevre projelerinden

Çiğli Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi, yine

çamurun güneş enerjisi ile kurutulduğu

Menderes Arıtması, hizmete giren elektrikli

otobüsler ve Ekrem Akurgal Yaşam Parkı’nın

elektrik ihtiyacını karşılamak için kurulan

güneş panelleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin

çevre duyarlılığının en somut örnekleri

oldu. Bu çevreci yatırımlar, kısa sürede

hem ekonomiye hem de doğaya önemli katkılar

sağladı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının

kullanımı ile İzmir, 253 bin ağacın ancak

temizleyebileceği 94 bin ton karbondioksitten

kurtuldu. Ayrıca 165 km'ye ulaşan raylı

sistem ağı sayesinde trafiğe çıkması önlenen

tahmini 1000 otobüsün yayacağı 62 bin ton

karbondioksit salımının da önüne geçilmiş

oldu.

2000 yılında 11 kilometre hat üzerinde

hizmet vermeye başlayan İzmir'deki raylı sistem,

bugün yaklaşık 15 kat büyüyerek 165 kilometreye

ulaştı. 450 milyon liralık yatırımla

8.8 kilometrelik Karşıyaka Tramvayı hizmete

girerken, 12.8 kilometre uzunluğundaki

Konak Tramvayı’nda sona yaklaşıldı.

Diğer yandan yeni ve çevreci gemilerle

deniz ulaşımını geliştiren Büyükşehir Belediyesi,

Türkiye'nin ilk elektrikli otobüs filosuna

da hayata geçirdi. İzmir'de fosil

yakıtlara bağımlı lastik tekerlekli ulaşımın

yerini çevre dostu alternatif ulaşım sistemleri

almaya başladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşımda

deniz yolunun payının artırılması ve

mevcut filonun modern, çevreci ve engelli

kullanımına uygun gemilerle yenilenmesi

amacıyla “Deniz Ulaşımını Geliştirme Pro-


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

jesi”ni uygulamaya koydu. Karbon kompozit

malzemeden yaptırılan, engelli dostu, çevreci

15 yolcu gemisi ile 3 adet arabalı vapur Körfez’de

sefere başladı.

Doğalgaz yerine biyogaz

Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi Çamur Çürütme

ve Kurutma ünitelerinde 3,5 yılda 34,5

milyon metreküp biyogaz üretildi. Çamur kurutma

işleminde, doğalgaz yerine bu biyogaz

kullanıldı. Üretilen biyogazın değeri yaklaşık

23 milyon lira oldu. Böylelikle karbon ayak

izinde 45 bin ton azalma sağlanırken, karbondioksit

emisyonunun telafisi için gerekli

olan yaklaşık 115 bin adet ağaç da doğaya kazandırılmış

oldu. Çamur Çürütme ve Kurutma

Tesisi’nde üretilen kurutulmuş

çamuru çimento fabrikalarında “ek yakıt”

olarak değerlendiren İZSU, bu yolla da karbon

ayak izinde 45 bin ton azalma sağlayarak,

105 bin adet ağacı daha doğaya

kazandırmış oldu. Çiğli AAT Çamur Çürütme

ve Kurutma Üniteleri, 800 tona ulaşan toplam

çamur miktarını yaklaşık 6 kat azaltarak

120 ton kurutulmuş çamur üretebilecek kapasitededir.

Hem tasarruflu hem çevreci

İlk sefere başladığı 2 Nisan’dan bu yana 2

milyon 356 bin yolcu taşıyan elektrikli otobüs

filosu sayesinde İzmir’in toplu ulaşımında

363 bin litrelik akaryakıt

kullanımından tasarruf edilmiş ve 973 ton

karbondioksit salımının önüne geçilmiş oldu.

Bir başka hesaba göre, geçen 10 aylık süre

içinde akaryakıtla çalışan otobüslerin yaratacağı

hava kirliliğini temizleyebilmek için

24 bin ağaca gereksinim duyulacaktı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca, elektrikli

otobüslerin elektriğini üretmek için de

ESHOT’un Buca’daki atölyelerinin çatılarında

güneş enerji santrali kurdu.

Güneşle gelen tasarruf

2014 Ağustos ayında hizmete giren Menderes

Havza Atık Su Arıtma Tesisi’ndeki çamurun

güneş enerjisiyle kurutulması

nedeniyle İZSU, hem elektrik hem de nakliye

masraflarından 1 milyon 360 bin TL. tasarruf

sağladı. Aynı zamanda yenilenebilir enerji

kullanımıyla 3 bin 170 ton karbondioksitin

atmosfere salımı engellendi. Menderes

Havza Atık Su Arıtma Tesisi’nde yılda 2 bin

ton arıtma çamuru güneş enerjisiyle kurutularak

doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıtların

kullanımı önleniyor. Atmosfere salımı engellenen

karbondioksit miktarı, 4 bin 750 ağacın

ancak temizleyebileceği büyüklükte...

Yaşam Parkı’nın elektrik ihtiyacı

karşılandı

Bayraklı Ekrem Akurgal Yaşam Parkı’nın

aydınlatılması için gerekli elektrik ihtiyacının

tamamı ile Havagazı Fabrikası’nın enerji

ihtiyacının yüzde 40’nın karşılanması için

kurulan güneş enerji sistemi, bu çevreci yatırımın

karşılığının kısa sürede alındığını

gösterdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, parkta

toplam bin 217 metrekarelik alana, 380 tanesi

spor salonu çatısında, 336 tanesi de oto-

egeyondergisi.com 11


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

park alanında olmak üzere 716 güneş paneli

kurdu. Ağustos ayında sistem devreye girdi

ve bugüne kadar 45 bin kilovat saat elektrik

enerjisi sağlandı. 19 ton karbon salımının

önüne geçildi.

Raylı sistemle egzoz dumanına son

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 165 kilometreye

ulaştırdığı ve günde 750-800 bin

arasında yolcu potansiyeline sahip raylı sistem

sayesinde İzmir'in havası temiz kalıyor.

Mevcut yatırımlar gerçekleşmesiydi, aynı

miktarda yolcuyu taşımak için yaklaşık 1000

adet otobüsün daha trafiğe dahil edilmesi gerekecekti.

ESHOT Genel Müdürlüğü'nün elektrikli

otobüslerle ilgili yaptığı hesaplamalarda baz

aldığı "fosil yakıt kullanan otobüslerin karbon

salımına" ilişkin oranlamalara göre, sadece

raylı sistemle yolcu taşıyarak İzmir'de

yılda 62 bin ton karbondioksit salımı engellenmiş

oldu.

Ulaşım Ana Planı 2030 tamamlandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2015 yılı

Ağustos ayında çalışmalarını başlattığı İzmir

Ulaşım Ana Planı tamamlandı. Uluslararası

düzeyde uzmanlığa sahip 10 akademik danışmanın

kontrolünde geniş bir teknik ekip

ile gerçekleştirilen planla, İzmir'in 2030 yılına

kadar izleyeceği yol haritası belirlendi.

Planla birlikte artan nüfus ve taşıt sayısına

rağmen zirve saatlerdeki karbon salımının

yüzde 18 azaltılması hedefleniyor. Plana

göre, önümüzdeki 12 yılda kentin raylı sistem

ağının 465 km’ye çıkarılması öngörülüyor.

Aynı süreçte 27 noktada da yeni transfer

12 egeyondergisi.com

merkezi kurulacak, 6 yeni iskele ile birlikte

deniz ulaşımında 11 yeni hat planlanacak.

Mevcut 24 transfer merkezi ve noktasına ek

olarak 27 noktada yeni transfer merkezi

planlandı. Özel araç kullanımını azaltmak ve

toplu taşımayı teşvik etmek amacıyla 52 adet

"park et-devam et" alanı kurulacak. Deniz

ulaşımını geliştirmek için 6 yeni iskele ile

birlikte 11 yeni hat planlaması yapılacak.

Böylece iskele sayısı 17'ye, mevcut 10 hatla

birlikte hat sayısı 21'e yükselecek. Planın en

önemli yaklaşımı olan motorsuz ulaşım kapsamında

yeni bisiklet yolları da planlandı ve

yeni yaya alanları geliştirildi. Toplamda 350

km bisiklet yolu planlandı ve 670 ha alan da

yayalaştırma için belirlendi. Kent içi karayolu

ulaşımında ufak dokunuşlar ile düzenlenebilecek

110 kavşak alanı yeniden projelendirildi.

Bunlar ile beraber orta ve uzun vadede

uygulamaya yönelik yaklaşık 200 km karayolu

aksı yeniden düzenlendi. Kentteki tüm

işletmecilerin İzmirimkart ile entegre olması

ve bütüncül bir yaklaşım ile koordinasyonu

amaçlanıyor. İmar planları üzerinde yapılan

detaylı projeksiyon hesapları sonrasında

kentin nüfusunun 2030 yılında 6.2 milyon olması

bekleniyor. Bu nüfusun ortaya çıkaracağı

yolculuk talebi miktarı da 10 milyonun

üzerinde hesaplanıyor. Buna paralel en

önemli değişimin otomobil sayısı ve otomobil

sahibi olma oranında görüleceği, bugün

642 bin civarında olan kentteki otomobil sayısının

hedef yılında 1.4 milyon olacağı vurgulanıyor.

Otomobil sayısındaki artış hızı,

böylece nüfus artış hızının da üzerine çıkıyor.

Karbon salımında hedef yüzde 18


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Aynı zamanda tesisin işletmesinde gerekli

temiz su ihtiyacı karşılanacak. Tesis, Türkiye’de

arıtma suyundan içme suyu elde edilen

ilk ünite olacak. Çiğli Atık Su Arıtma

Tesisi’nden çıkan evsel atık su bir miktar

tuzlu olduğu için yaklaşık 2- 2.5 milyon liraya

mal olacak tesis, ülkemizde deniz suyu

arıtımına da örnek olmuş olacak.

Arıtılmış sular tarlalara can suyu

olacak

Türkiye’de toplam su tüketiminin yüzde

72’sinin zirai amaçlı olarak kullanıldığından

yola çıkarak arıtma suların tarımda sulama

suyu olarak kullanılması için Ege Üniversitesi

Ziraat Fakültesi ile proje yürütülüyor.

Yine arıtma çamurlarının tarımda kullanılması

ile ilgili çalışmalar sürüyor.

Tüm hedefler çerçevesinde planın orta ve

uzun vadede getirdiği faydalar dikkate alındığında

özel araç kullanımında 4 puana yakın

azalma öngörüldü. Raylı sistem kullanımının

da 2 kat artacağı planlandı. Bu çerçevede

sabah zirve saatte CO2 salımında 2030 yılında

%18 azalma hedefleniyor.

İZSU’nun 2050 planı hazır

Tüm dünyada su giderek çok daha kritik

bir önem taşımaya başlarken, İZSU da “sürdürülebilir,

akıllı su yönetimi” konusunda

ciddi adımlar attı. Küresel iklim değişikliğine

karşı kenti hazırlamak ve yaşanabilecek

muhtemel su sıkıntısına karşı yeni yol haritası

oluşturmak amacıyla 2050 nüfusuna

göre içme suyu ve çamur yönetimi master

planları hazırlandı. Aklı ve bilimi rehber alan

akıllı kent hedefiyle sürdürülen çalışmalarda

hedef gelecek nesillere sağlıklı ve temiz bir

çevre bırakabilmek.

Arıtma suyundan içme suyuna

Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’ndeki atık sularını

mikrofiltrasyon, ultrafiltrasyon ve ters

osmoz sistemleri ile içme suyu (TS266) standartlarına

getirecek yeni bir tesis kurulacak.

Günde 600 bin metreküp evsel atık suyun

arıtıldığı Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nde 5 bin

metrekare alanda kurulacak pilot tesiste yüksek

arıtma teknikleri ile atık su içindeki hem

çözünmüş tuzlar hem de bakteri ve virüsler

arıtılacak. İçme suyu standartlarına getirilen

evsel atık sular, son analizler tamamlanıncaya

kadar boşa akıtılmayacak; temiz su,

Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nde 50 dönümlük

çim alanın sulamasında kullanılabilecek.

Temiz ve kaliteli su

Kente verilen suyun yüzde 53’ü yeraltı su

kuyularından, yüzde 47’sini ise yüzeysel su

kaynaklarından karşılanıyor. Su sıkıntısı olmasa

da gelecek yıllarda yaşanması muhtemel

kuraklık tehlikesine karşı önlem alınıyor,

yatırımlar devam ettiriliyor. İçme suyu kalitesi

de denetimlerle sürekli izleniyor. İzmir’in

yeraltı ve yüzeysel su kaynakları son

model teknolojiyle donatılmış tesislerde

arıttıktan sonra dağıtım ağıyla vatandaşlara

sunuluyor. İzmir, suyun musluktan içilebildiği

bir kent olma ayrıcalığını taşıyor.

İzmir Körfezi’nde hayat var

2000 yılında Büyük Kanal Projesi’nin devreye

girmesi ile tüm atık sular arıtma tesislerinde

arıtılarak Körfez’e deşarj edilmeye

başlandı. Çiğli, Güneybatı, Urla, Foça, Menemen

ve Kemalpaşa atık su arıtma tesislerinin

de devreye girmesiyle Körfez’deki su kalitesi

giderek arttı; balık ve canlı çeşitliliği çoğaldı.

2008 yılından günümüze Urla Yüksek

Teknoloji, Urla, Bayındır, Menemen, Aliağa,

Torbalı, Kemalpaşa, Seferihisar, Ayrancılar-

Yazıbaşı, Özdere, Doğanbey, Yeni Foça, Bayındır

Hasköy, Menemen Türkelli arıtma

tesisleri işletime alınarak Nif, Küçük Menderes,

Gediz nehirleri ile Yarımada kirlilikten

kurtuldu. Tire arıtması Şubat ayında devreye

girecek. İZSU ayrıca Mordoğan, Gerenköy,

Ulucak, Dikili, Yeni Şakran, Selçuk, Kiraz, Kemalpaşa,

Beydağ, Karaburun, Gölcük, Kınık

ilçelerinde 12 arıtma tesisi kurmak için de

çalışmalarını sürdürüyor.

İzmir’de “atık su arıtım hizmetlerinden

yararlananların kent nüfusuna oranı” yüzde

97’ye ulaştı. Birleşmiş Milletler’in son Dünya

Su Gelişim Raporu’nda, yüksek gelir düzeyine

sahip ülkelerde bile bu oran yüzde 78.9

olarak belirlendi. Türkiye’de ise bu oran

yüzde 57. Hedef “Yüzülebilir Körfez”…

egeyondergisi.com 13


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

BÜYÜKŞEHİR

ÇEVRECİ ULAŞIMA

HAZIRLANIYOR

Manisa’da şehir içi ulaşımda kullanılacak olan elektrikli otobüslerin

şarj ve bakımı için kullanılacak olan istasyonda inşaat çalışmaları

aralıksız devam ediyor.

Çalışmaları inceleyen Manisa Büyükşehir

Belediye Başkanı Cengiz Ergün, çevreci elektrikli

otobüsler, şarj istasyonları ile yaklaşık 90

milyon TL’lik bir yatırımı Manisa’ya kazandırdıklarını

belirterek hayırlı olmasını diledi.

Manisa’nın ihtiyaçları noktasında yatırımlarını

bir bir hayata geçiren Manisa Büyükşehir

Belediyesi’nin önümüzdeki aylarda

hizmet verecek olan elektrikli otobüsler için

yapımına başladığı şarj ve bakımı istasyonunda

çalışmalar devam devam ediyor. Manisa

Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz

Ergün, Genel Sekreter Yardımcısı Yılmaz

Gençoğlu, Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi

Başkanı Mümin Deniz, Çevre Koruma ve

Kontrol Dairesi Başkanı Ertuğrul Yıldırım,

Zabıta Dairesi Başkanı Aydoğan İra, Basın

Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Erdinç

Karaköse ile birlikte Şehirlerarası Otobüs

Terminali içinde yürütülen şarj ve bakım

istasyonu çalışmalarını inceledi.

90 milyon TL’lik yatırım

Çevreci elektrikli otobüsler, şarj istasyonları

ile yaklaşık 90 milyon TL’lik bir yatırımı

14 egeyondergisi.com

da Manisa’ya kazandırdıklarını belirten Manisa

Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz

Ergün,” Manisa şehir trafiği noktasında

büyük bir sıkıntı yaşıyor. Ana arterlerimizde

planladığımız ve şehrin içerisindeki servis

araçlarının ve diğer araçların getirdiği sıkıntıları

çözde noktasında biliyorsunuz geçtiğimiz

aylarda elektrikli otobüs ihalemizi

yapmıştık. Temmuz ortalarında teslim alacağımız

18 metrelik 20 adet ve 25 metrelik 2

adet otobüsümüzün akşamları şarjını ve

bunun yanı sıra her türlü bakımına yapacakları

olan bölgede binaların inşaat çalışmaları

devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi

olarak gerek otobüslerimiz, gerekse bu şarj

istasyonlarına yaklaşık 90 milyon TL’lik yatırım

yapmaktayız. Eş zamanlı olarak mevcut

inşaatı da tamamlamayı planlıyoruz. Zemin

çalışmaları tamamlandı. Manisa’mız için

güzel bir yatırım” diye konuştu.

Hayırlı olsun

Şehrin sıkıntılarına birer birer neşteri

vurduklarını belirten Başkan Ergün, “Tabi bu

yatırımın bir bacağı da Organize Sanayi Bölgesinde.

Mevcut alanımıza oranla daha

küçük bir alanı Organize Sanayi Bölgesi Başkanımız

Sait Türek yapımını üstlendiler, yerini

tahsis ettiler. Manisalılar adına kendisine

teşekkür ediyorum. Buradaki modelin biraz

daha küçüğü Organize Sanayi Bölgesinde yapılıyor.

Hayırlı olsun. Emeği geçenlere bir kez

daha teşekkür ediyorum. Manisa Büyükşehir

Belediyesi olarak şehrin sıkıntılarını çözme

noktasında yatırımlarımızı birer birer hayata

geçiriyoruz” dedi.

Esnaf ve vatandaşla sohbet etti

Başkan Ergün ardından Şehirler Arası

Otobüs Terminali’nde esnafı ziyaret etti. Terminal

esnafı ve vatandaşla tek tek tokalaşarak

sohbet eden Başkan Ergün’e Manisalılar

hizmete giren modern Öğretmenevi Kavşağı

ve Çevre Düzenlemesi için teşekkür etti.


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

2018 YILI İHRACATTA

REKORLAR YILI

OLACAK

Egeli ihracat şampiyonları ödüllerini

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'den aldı

16 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye İhracatına

2017 yılında 5.5 milyar dolarlık katkı sağlayan

56 üyesini ödüllendirdi. "İhracatın Yıldızları

Ödül Töreni" İzmir Swissotel'de

gerçekleştirildi. Ödül töreninde ihracatçılara

ödüllerini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet

Büyükekşi ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör

Başkanı Sabri Ünlütürk verdi.

İhracatçılar Evliya Çelebi gibi

dünyayı gezdi

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı

Sabri Ünlütürk, 2017 yılında 11 milyar

838 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmeyi

başardıklarını, bu başarıyı sağlamak için

2017 yılında çok yoğun bir tempoda çalıştıklarını

kaydetti. Ünlütürk, ""Bu yıl ihracatçılarımız

bu başarıyı sağlamak için geçen yıllara

göre çok daha fazla çalıştı, çok daha fazla seyahat

etti. Her birine İhracatın Evliya Çelebisi

diyebiliriz. Bu başarıyı sağlayan tüm

üyelerimize ihracatın yıldızları yerine, ihracatın

kahramanları diye seslenmek istiyorum"

diye konuştu.

Ege Bölgesi'nden 2017 yılında Türkiye İhracatçılar

Meclisi (TİM) verilerine göre 18

milyar 177 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiği

bilgisini paylaşan Ünlütürk, 2016 yılında

16 milyar 603 milyon dolar olan

ihracatlarını yüzde 9.4 arttırmayı başardıklarını

dile getirdi.

Türkiye İhracatçılar Meclisimiz tarafından

açıklanan ilk bin ihracatçı listesinde Ege

Bölgemizden 158 firmamız yer aldığını anlatan

Ünlütürk, "İzmir, 83 firma ile İstanbul'un

ardından ikinci il oldu. 2018 yılı ihracat hedefimiz

ise 13 milyar dolar" diyerek sözlerini

noktaladı.

egeyondergisi.com 17


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

2018 yılı ihracatta rekorlar yılı

olacak

Ekonomi Bakanı Zeybekci, "EİB İhracatın

Yıldızları" töreninde yaptığı konuşmada, "Bu

sene Ege Bölgesi, Türkiye ortalamasının üretimde

yatırım teşvik belgesi aldı. Bugüne

kadar Egeliler hep hayıflanırdık teşviklerden

yeterinde yararlanamıyoruz diye. 2017 yılında

bu değişti. Ege'de bir canlanma var,

Ege'nin zeybeği şöyle bir yerinden doğruldu.

Efe de ayağa kalkıyor. Bunun yansımalarını

hep beraber göreceğiz. Birlikte beraberlikte

huzur, bereket, enerji vardır" dedi. Zeybekci

şöyle devam etti: "2018 yılı 2017 yılından çok

daha iyi geçmesini bekliyoruz. 2018 yılının

ilk haftasında yıllık 158 milyar dolar ihracat

rakamını geçerek tarihi rekor kırdık. 2018 yılında

her ay yeni bir ihracat rekoru kıracağız."

Dünyanın en güçlü ekonomilerinden

Çin'in ihracatını yüzde 7.5 arttırdığını belirten

Bakan Zeybekci, "Biz onun üzerine çıktık,

yüzde10.2'lik artışa getirdik. Dünya değişiyor.

Sanayide, teknolojide, bilgide markada,

tarımda her alanda yeniden yapılanmanın

olduğu coğrafyada bildiğimiz şeyler değişecek.

Bunların olduğu ortamda dünyanın en

büyük tehlikesi artan maliyetler. Artan iş

gücü maliyetlerinin olduğu yerde Türkiye

olarak 15 yılda hangi noktaya geldik biliyor

musunuz? Bu çok değil ama dünyada milli

gelire oranla en yüksek asgari ücretin olduğu

ikinci ülkeyiz, Yeni Zelanda'dan sonra geliyoruz.

Nominal değer olarak da Avrupa'daki

birçok ülkeden çok daha yüksekteyiz. Artış

olarak da üç katına yakın artmış. Evet maliyetler

yükseliyor. Maliyetlerin yükseldiği ortamda

iş gücünün çok olduğu yerler avantajlı

olacak! Hayır öyle olmayacak. Yüksek teknolojiye

sahip olan ülkeler yeniden merkez haline

gelecek. Üretim teknolojileri, bildiğimiz

üreten teknikler değişiyor. Türkiye olarak

bunu yapmamız lazım, bildiğimiz doğrular

değişiyor" diye konuştu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet

Büyükşekşi ise; "Ege Bölgemiz toplam

ihracatımızın yüzde 8'inden fazlasını gerçekleştiriyor.

Tarım ve madencilik ürünlerinin

yanında özellikle sanayi ürünlerinde, son derece

başarılı bir ihracat yapısına sahip. En

çok ihracat yapan ilk 10 ilimizin 3'ü bölgemizden.

Bölgemiz ülkemizin gelişmesine

ekonomimizin canlanmasına her daim büyük

katkılar sağlıyor" diye konuştu.

Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım'a

"Yılın Bürokratı Ödülü" verildi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Türk

Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım,

"EİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreni"nde,

Türk Eximbank'ın yeni web sitesini ve Türk

Eximbank İhracat Destek Hizmetleri Merkezi'ni

hizmete soktu. Ege İhracatçı Birlikleri,

Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım'a

"Yılın Bürokratı Ödülü" verdi.

18 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

TÜRKİYE 68 ÜLKEYE

ORGANİK ÜRÜN

İHRAÇ ETTİ

Türkiye'nin organik ürünler ihracatının

yüzde 74'ü Ege Bölgesi'nden yapıldı

Organik üretiminde Türkiye'nin lideri

olan Ege Bölgesi organik ürünler ihracatında

da açık ara lider oldu. Türkiye'nin 2017 yılında

gerçekleştirdiği 87 milyon dolarlık organik

gıda ürünü ihracatının yüzde 74'ü Ege

Bölgesi'nden gerçekleştirildi. Organik ürün

ihraç ettiğimiz ülke sayısı ise 68 oldu.

Ekonomi Bakanlığı tarafından organik

sektöründe koordinatör birlik olarak belirlenen

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Ekolojik

Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) ve Tarımsal

Ürün Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları

Derneği (KSKDER) işbirliğinde

düzenlenen Organik Tarım Çalıştayı'nda konuşan

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları

Birliği Başkanı Birol Celep, ihracatçı

firmaların beyanlarını esas alan E-Birlik verilerine

göre Türkiye'nin organik gıda ürünü

20 egeyondergisi.com

ihracatının 2017 yılında yüzde 10.3'lük artışla

21 bin tona ulaştığını, değer bazında ise;

yüzde 17.2'lik artışla 87 milyon dolara çıktığını,

bu ihracatın yüzde 74'ünün Ege İhracatçı

Birlikleri'ne üye ihracatçılar tarafından

yapıldığını kaydetti.

Türk Organik Sektörü'nün 2023 yılı için

2.5 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğuna

dikkati çeken Celep, "Türkiye'de organik sektörünün

ihracat rakamı kayda alınan rakamın

en az 5 katı seviyesinde. İhracat

beyannamelerinde organik işaretlemesi tam

olarak yapılmadığı için rakamlar düşük görünüyor.

Türkiye'nin Organik ürünlerin en

fazla ihraç edildiği ülkelerde Almanya ilk sırada

yer alırken, bunu ABD ve Fransa takip

ediyor. Ülkemizin en büyük pazarı Avrupa

Birliği ülkeleri. Dünya Genelinde 68 farklı ülkeye

organik ürün ihraç ediyoruz. En fazla

ihraç edilen organik ürünler sırasıyla Çekirdeksiz

Kuru Üzüm, Kuru İncir, Fındık ve Kuru

Kayısı" şeklinde konuştu.

Organik sektörü insan ve çevre

sağlığını koruyor

Organik Tarım Sektörü'nün daha nitelikli

ve sağlıklı ürün elde etmek için her aşamada

kontrol edilen, doğal dengeyi koruyan, sürdürülebilir

ve güvenli ürünler ürettiğinin altını

çizen Celep sözlerini şöyle tamamladı;

"Organik sektörü, insan ve çevre sağlığını


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

destekliyor, ülkemiz ekonomisine katkı sağlıyor,

vergi ödüyor ve istihdam sağlıyor. Organik

tarımın başladığı ve ülkemiz için

merkez konumundaki Ege Bölgesi’nde tüm

sektör paydaşları olarak bir araya geldik. Organik

Ürün Çalıştayı'nda üretim ve ihracat

aşamasında yaşadığımız sorunları hep beraber

konuşup tartışacağız, hep birlikte çözüm

yolları arayacağız ve sektörümüzün önünü

açacağız.”

Avcı; "Organik sektörü 15 yılda

yüzde 500 büyüdü"

Dünya’da Organik Ürün Pazarının son 15

yılda yüzde 500’ün üzerinde büyüdüğü bilgisini

paylaşan Ekolojik Tarım Organizasyonu

Derneği (ETO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa

Avcı, Organik Sektörü'nün her yıl ortalama

yüzde 15 civarında büyüdüğünü dile

getirdi.

2018 yılı ekolojik yıl olsun

"Organik sektörü ekonomik kriz dönemlerinde

bile büyüme gösteren, dinamik ve

artık niş olmayan bir pazar" şeklinde konuşan

Avcı, "Sağlıklı verilere ulaşmak zor olsa

da 90 Milyar dolar olduğu tahmin edilen bu

pazarda ülkemizin payı yüzde 1’i bile bulmuyor.

Önemli bir tarım potansiyeli ve tarım

ürünleri tedarikçisi olan ülkemizin bu pazarda

sürdürülebilir bir şekilde çok daha

fazla payı olması gerektiğini düşünüyorum.

Bu nedenle hem iç pazarımızı hem de ihracatımızı

geliştirmek için, doğru analizler yaparak

hep birlikte daha çok çalışmamız

gerektiği ortadadır. Bu gün olduğu gibi… Bu

çalıştayla birlikte, 2018 yılına güzel bir başlangıç

yaptığımıza inanıyorum. Siz değerli

katılımcılarımızın Yeni yılını kutlar, 2018 yılının

ülkemiz ve sektörümüz açısından çok

güzel gelişmelerin yaşandığı ekolojik bir yıl

olmasını dilerim" dedi.

2023'te tarım arazilerinin yüzde

5'inde organik üretim hedefliyoruz

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel

Üretim Genel Müdür

Yardımcısı Resul Durmaz

ise; su ve toprağın kimyasallarla

kirletilmesi nedeniyle

organik tarıma

geçmenin gerekliliği üzerinde

durdu. Durmaz, "Burada

devlete, üniversitelere

ve bu konuda faaliyet gösteren

kurum ve kuruluşların

bir araya gelmesi lazım. Bu

3 unsur bir araya gelirse

üretimi planlı ve sağlıklı yapabiliriz.

Dünya'da organik

tarım alanları 91 milyon

hektar, tarım alanlarının

yüzde 1.1'lik bölümünde organik tarım yapılıyor.

Türkiye'de tarım alanlarının yüzde 2 seviyelerinde

524 bin hektar alanda yapılıyor"

şeklinde konuştu.

"Birim alandan daha fazla ürün elde

etmek, bunu yaparken doğanın tahrip edilmemesi

ana hedefimiz" diyen Durmaz sözlerini

şöyle tamamladı; "Organik ürünlere ilgi

her geçen gün artıyor. Organik tarımda diğer

ülkelerle mevzuat denkliği sağlayarak ihracatı

arttırmayı hedefliyoruz. organik tarım

alanlarının payını toplam tarım arazilerinde

2023 için yüzde 5'e çıkarmayı hedefliyoruz"

diyerek sözlerine son verdi.

Bakan; "İzmir'de 3 bin 451 üretici

129 çeşit organik ürün üretiyor"

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

İzmir İl Müdür Vekili Musa Bakan, İzmir'de

23 ilçede 3 bin 451 üreticinin 21 bin 883 hektar

alanda 129 çeşit organik bitkisel üründe

üretim yaptığını, en fazla incir, zeytin, üzüm,

mısır, domates üretildiğini anlattı.

İzmir'de organik üretim yapan 6 adet kanatlı,

4 adet arıcılık ve 1 adet büyükbaş işletmesi

olduğu bilgisini ileten Bakan, "Organik

sektöründe faaliyet gösteren toplam işletme

sayımız ise 246. 2017 yılında destekleme

ödemeleri kapsamında 2 bin 560 üreticiye 9

trilyon organik tarım desteği ödemesi gerçekleştirdik"

diye konuştu.

Tarımsal Ürün Kontrol ve Sertifikasyon

Kuruluşları Derneği (KSKDER) Başkanı Nesrin

Serin Onkardeşler, KSKDER'in 2016 yılında

kurulmuş yeni bir dernek olduğunu,

organik sektörünün paydaşlarıyla, özellikle

üniversiteler ile işbirlikleri yapmak istediklerini,

bu amaçla Organik Ürün Çalıştayı’nın

partneri olduklarını, KSKDER'e tüzel kişilerin

üye olabileceği bilgisini verdi.

22-24 Ocak 2018 tarihleri arasında Çeşme'de

düzenlenen Organik Tarım Çalıştayı'na

Ekonomi Bakanlığı, Gıda Tarım ve

Hayvancılık Bakanlığı, Organik Sektörü paydaşı

kurumların temsilcilerinden 200 civarı

kişi katılıyor.

egeyondergisi.com 21


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

Samet Tünay

GÜNDÜZ

MADENCİLİK

SEKTÖRÜNDE

YATIRIM

İKLİMİ

Maden kanunu 18.Şubat.2015 tarihinde

değişti, buna bağlı olan yönetmenlikler iki yıl

aradan sonra 2017 yılı içinde yayınlanarak yürürlüğe

girdi ama sektörün en önemli sorunu

olan Başbakanlık genelgesinde bir değişiklik

olmadı.

2015 yılında yapılan Maden Kanunu değişikliği

çalışmaları sırasında, sektöre, bu kanun

yürürlüğe girdiği tarihte 16. Haziran.2012 tarihli

Başbakanlık genelgesinin yürürlükten

kaldırılacağı sözü verilmesine rağmen bu

güne kadar bu konuda bir gelişme olmadı. Danıştay,

bu genelgenin yürürlüğünü, 2016 yılı

içinde “genelge kanundan önce gelemez gerekçesiyle”

son vermesine rağmen hala durumda

değişiklik olmadı, sektör günümüzde

bu genelge ile yaşamaya devam etmektedir.

Günümüzde MADEN RUHSATI ile ORMAN

izni almak çok zor, hatta imkansızdır.

Maden İşleri Genel Müdürlüğü ruhsatın

her işlem için Başbakanlıktan veya Bakanlıktan

izin alarak bu işlemi gerçekleştirmektedir.

Buda zamanı çok fazla uzatmakta ve şirketleri

yatırımdan vazgeçirmektedir. Bir şirket için

bir defa Başbakanlıktan izin alınmalı ruhsatın

diğer işlemleri bu izin doğrultusunda Maden

İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilmelidir.

Özellikle ruhsat süresi uzatımı işleminde

ruhsat güvencesi kaidesine sadık kalınmalıdır.

Son günlerde ORMAN izinleri konusunda

Bölge Müdürlüklerine gönderilen GENELGE-

LER ile SEKTÖR gelişimini engelleyen çok

önemli değişiklikler yapılmıştır. Artık yeni

müracaat edilen ocaklar ile eskiden üretimine

devam eden sahalardaki alan büyütmelerinde

orman izni alabilmek, imkansız hale gelmiştir.

22 egeyondergisi.com

Maden Müh.

Sektör olarak, çok fazla orman dosyası izin

için sıra bekliyor söyleminin önüne geçebilmek

için BÖLGE Müdürlüklerinden AN-

KARA’ya dosya gönderilmemesi için çok

karışık bir prosüdür uygulanmaya başlandı.

Yüksek meblağlarla madenciye orman izni

veren, ORMAN İDARESİ, ben bu alana orman

izni vereyim mi diye ÇED izni alınırken alınmış

yazılı izinler olsa da yaklaşık 3 ayrı kurumdan

yeniden kendine hitaben yazılmış

yeni tarihli görüş talep etmektedir. Bunun kısaca

adı ben kurum olarak madenciye ORMAN

İZNİ vermiyorumdur.

Bu ülkede yatırım iklimi mutlaka iyileştirilmeli,

tüm sektörlere yatırım yapmayı planlayan

şirketlere kamu kurum ve kuruluşları en

azından engel olmamalıdır.

Tüm sektörlerde yatırımcının önündeki en

büyük engellerden birisi de aslında TEK’dir.

Yatırımcıya parasıyla elektrik satacak olan bu

kurum özellikle işletmesine elektrik getirecek

olan yatırımcıya tüm yatırımı yaptırdığı gibi

bir de kendisi için getirilen trafoda bir boş

bölüm istemekte, bu bölümünde kendisine

parasız devir edileceğine dair noter onaylı

belge almadan işletmelere elektrik vermemektedir.

İşletmesine yaklaşık 100 000 TL yatırım

yaparak elektrik getiren bir şirketin TEK

için yaptığı yatırım yaklaşık 20 000 TL kadardır.

Yatırım esansında zaten zorlanan şirketlere,

ek yatırımın yaptırması TEK kurumunun

bir ayıbıdır. Günümüzde bir işletmeye sadece

plan üzerinden elektrik müsaadesi alınması

yaklaşık 3 ay sürmektedir. TEK kurumunun,

kanun ve yönetmenlikleri bir an önce gözden

geçirilmeli ve YATIRIM ikliminin iyileştirilmesi

için acilen gelişmiş ülkelerdeki ELEK-

TRİK SATIŞ yöntemleri aynen ülkemizde

uygulanmalıdır.

Yatırımcı son senelerde bürokrasi ile uğraşmaktan

yatırıma zaman ayıramaz hale gelmiştir.

Bu konuda çok AÇİL özel sektörden görüş

alınarak bir şeyler yapılmalıdır.

Yatırım iklimi, başta maden sektörü olmak

üzere tüm sektörleri de içine alacak şekilde

özel sektör yatırımcısı lehine bir an önce güncellenmelidir.

Eğer bürokrasinin bu şekilde devam etmesi

halinde, sektörün yaşama şansı bulunmamaktadır.

Umudumuz bir an önce YATIRIM İKLİ-

MİN, özel sektörün isteği doğrultusunda yeniden

düzenlenmesidir.


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

İNGİLİZ YAPILARINI

TÜRK MERMERİ

SÜSLEYECEK

Türkiye’nin ihracatta katma değerli ihraç ürünleri içinde ilk sıralarda

yer alan, 2017 yılında Türkiye’ye 2 milyar 48 milyon dolar döviz kazandıran

Türk Doğaltaş Sektörü, 2023 yılı için belirlediği 7 milyar dolarlık

ihracat hedefine ulaşmak için Londra’ya çıkarma yaptı.

Egeli doğaltaş ihracatçıları Zaha Hadid,

Stanton Williams, Squire&Partnerk, Simpson

Haugh, Allford Hall Monaghan Morris,

Wilkinson Evre, Adjaye Associates gibi İngiltere’nin

ünlü mimarlık ofislerini ziyaret etti,

50'den fazla ünlü İngiliz mimarla bir araya

geldi.

Katma değerli ürün ihracatını arttırmak

için Ege Maden İhracatçıları Birliği tarafından

Ekonomi Bakanlığı desteği ile başlatılan

“İşlenmiş Doğaltaş Sektöründe Tasarım

Odaklı İhracatın Geliştirilmesi" adlı URGE

projesi kapsamında Doğaltaş ihracatçıları İngiltere

pazarındaki konumlarını güçlendirmek

için iş ve inceleme gezisi düzenledi.

“İşlenmiş Doğaltaş Sektöründe Tasarım

Odaklı İhracatın Geliştirilmesi" isimli URGE

Projesi’ne 25 üyelerinin katıldığı bilgisini

veren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim

Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, 23-27 Ocak

2018 tarihleri arasında “İşlenmiş Doğaltaş

Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın Geliştirilmesi"

projesine katılan 10 firma ile düzenlenen

İngiltere Programı ile Ege

Bölgesi’ndeki doğaltaş ihracatçıları ile İngiliz

mimarların bir araya geldiğini kaydetti.

İnşaat projelerinde malzeme seçiminin

24 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

dünyanın değişik noktalarında yürütecekleri

projeleri Türk doğaltaşları süsleyecek” şeklinde

konuştu.

Hedef, Doğaltaş ihracatında

işlenmiş ürün payını arttırmak

Türkiye’nin 2017 yılında 2 milyar 48 milyon

dolarlık doğaltaş ihracatı olduğu bilgisini

veren EMİB Başkanı Mevlüt Kaya

amaçlarının “İşlenmiş Doğaltaş Sektöründe

Tasarım Odaklı İhracatın Geliştirilmesi" projesiyle

işlenmiş ürün ihracatını arttırmak olduğunu,

projelere işlenmiş ürün ihraç etmek

istediklerini sözlerine ekledi.

mimarlar tarafından yapıldığına işaret eden

Kaya, “Türk doğaltaşlarını tanıtmak, mimari

projelerde bu taşların nasıl kullanılabileceği

hakkında görüşmek, mimari projeler hakkında

bilgi alıp bu projelerde işbirliği fırsatlarını

değerlendirmek için etkinliğe katılan

firmalarımız tarafından yapılan görüşmeler

çok verimli geçti. Gezi kapsamında dünya çapında

tanınmış mimarlık ofislerini ziyaret ettiler.

İngiltere sadece kendi coğrafyasında

değil dünyanın her tarafında etkin bir ülke.

İngiliz mimarlarda dünyanın her tarafında

projelere imza atıyorlar. O nedenle bu temasları

İngiltere ile sınırlı düşünmemek gerekir.

İngiliz mimarlarla Türk doğaltaş ihracatçıları

ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Önümüzdeki

süreçte İngiliz mimarların İngiltere ve

İngiltere İş Gezisine 10 firma

katıldı

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin “İşlenmiş

Doğaltaş Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın

Geliştirilmesi" projesine Ege Maden

İhracatçıları Birliği üyesi 10 firma temsilcisi

katılırken heyet Türkiye’nin İngiltere Büyükelçisi

Abdurrahman Bilgiç, Ticaret Başmüşaviri

M.Süleyman Beşli ve Ticaret Müşaviri

S.Aytuğ Göksu ile de bir araya geldi. İngiltere

pazarı hakkında değerlendirme yapma fırsatı

buldu.

Ege Maden İhracatçıları Birliği'nin “İşlenmiş

Doğaltaş Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın

Geliştirilmesi" projesi kapsamında

düzenlediği Londra ziyareti kapsamında 24

Ocak 2018 akşamı mimarlık ofislerinin temsilcilerinin

davet edildiği bir panel ve ikili görüşmeler

de gerçekleştirildi.

egeyondergisi.com 25


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

AYSER ile

İHRACAT

4’E KATLANACAK

Aydın’ın ihracatını artırmak için en önemli projesi: AYSER

Kısa adı AYSER olan Aydın serbest Bölge

projesi ile Aydın’ın ihracatının 4 katına çıkarılabileceği

öngörülüyor.

26 egeyondergisi.com

AYSER İçin Ne Dediler?

İhracat Sıçramasını AYSER’le

Yapabiliriz

Aydın Ticaret Borsası Başkanı

Fevzi Çondur:

"Aydın'ın rekabet gücü açısından AYSER

önemli bir rol oynayacak.

İlimizin

yüzde 6.5 olan işsizlik

rakamının

daha aşağılara ineceğine

inanıyoruz.

650 milyon dolar

olan ihracatımızı

2023 hedefleri doğrultusunda

2 milyar

dolara çıkartacağız.

İhracat sıçramasını

AYSER ile yapabiliriz"


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

AYSER için Can

Suyu

Bekliyoruz

Aydın Ticaret

Odası Başkanı

Hakan Ülken :

“Aydın için olmazsa olmazlarımızı 15 kalemde

sıraladık. Bunlar arasında serbest

bölge, havaalanı, fuar alanı, yüksek hızlı tren,

teknokent var. Aydın'ın fertleri yumruğunu

bir masaya vurmazsa 15 yıl daha aynı konuları

konuşuruz. Ekip ruhuyla AYSER projesini

bu noktalara getirdik. Denizli ve Doğu bölgelerindeki

bazı serbest bölgelerde kamulaştırma

maliyetlerinde devletin desteği oldu.

AYSER projesi için de Kalkınma Bakanlığı'ndan

can suyu bekliyoruz"

AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa

Savaş :

"AYSER projesini belli

bir noktaya getirdik. Aydın'ın

üretim, ihracat kapasitesini

yukarıya

çıkartacak, istihdama

olumlu katkı sağlayacak

AYSER projesinin bu noktadan

daha ileriye gidebilmesi

için sahiplenilmesi

gerekiyor. İnanıyorum ki

sahiplenme ile projeyi

gerçekleştirip Aydın'ı hak ettiği yere getireceğiz.

Gerçekten de 650 milyon dolar ihracat kentimize

yakışmıyor. Yanı başımızdaki Denizli 2.5

milyar dolar ihracat gerçekleştiriyor. Aydın'ın

ufkunu açacak bu tür projelerle ihracatımızı 2-

3 milyar dolara çıkarmamız asla hayal değil.

AYSER projesiyle birlikte iş yapabilme pratiğini

de hayata geçirmemizi sağladı. Birlikte çok daha

güzel projeler hayata geçireceğiz."

Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger

"Aydın'ın Türkiye'nin hiçbir ilinde olmayan

potansiyeli var. Aydınlılar,

yıllık 650

milyon dolar olan ihracatı

yattığı yerden

yapıyor. Allah'ın bahşettiği

ürünlerimizin

serbest bölge ve organize

sanayi bölgelerinde

işlersek

ihracatımız 3-4 milyar

doları aşabilir.

Aydın Serbest Bölgesi,

ihracat ve sanayide katma değer sağlanması

için önemli. Bu işin Ankara'daki boyutu

belli bir merhaleye geldi. Bundan sonra ilimizdeki

bürokratik aşamalarda Valilik olarak üzerimize

düşeni yapacağız. Aydın'da taş üstüne

taş koyan herkesin yanındayız. 2023 ve 2071

hedeflerine ulaşılmalı için ne yapılması gerekiyorsa

biz hazırız. Bundan sonra burjuva gibi çalışacağız"

egeyondergisi.com 27


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

AYSER İÇİN BABAYİĞİT

ESBAŞ CEO’SU

FARUK GÜLER

AYSER ile ilgili gerçekleştirilen toplantıda

konuşan Ege Serbest Bölgesi’nin (ESBAŞ)

CEO’su Dr. Faruk Güler ESBAŞ’ın kurulması,

üretim süreçleri ve serbest bölgelerin geliştirilmesi

ile ilgili tecrübelerini paylaştı. ES-

BAŞ’ı anlatan bir tanıtım filmi ile

konuşmasını destekleyen Güler, AYSER için

her zaman yardıma hazır olduğunu dile getirdi.

Aydınlı sanayicilerin AYSER için bir babayiğit

lazım diyerek Faruk Güler’i işaret etmeleri

üzerine Güler, Sanayi Bölgeleri

hususunda tecrübelerini AYSER ile paylaşacağını

ve bölgeyi destekleyeceğini dile getirdi.

28 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

DENİZLİ’DEN DÜNYAYA

AÇILAN PENCERE

DENİZLİ OSB

Hayata geçirdiği yatırımlar ve yenilikçi çalışmalarıyla kurulduğu

1975 yılından günümüze kadar istikrarlı bir şekilde gelişerek büyüyen

Denizli Organize Sanayi Bölgesi önümüzdeki dönemde de

önemli çalışmalara imza atmaya devam edecektir.

Sanayicilerimizin girişimci ruhuyla Denizli’nin

bir sanayi kenti olmasına öncülük

eden Bölgemiz, kentteki ekonomik ve sosyal

gelişmelerde aktif bir rol oynarken, üyelerimizin

sorunlarına çözümler bulmaya, büyümeye

ve üretmeye devam etmektedir.

22 Tasarım Merkezi’nden 7 tanesi

Denizli OSB’de

2016 yılında yürürlüğe giren AR-GE Reform

Paketi çerçevesinde Denizli Organize

Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ve Bilim, Sanayi

ve Teknoloji Bakanlığı işbirliği ile düzenlediğimiz

“AR-GE ve Tasarım Merkezleri Tanıtım

ve Bilgilendirme Toplantısı” Bilim, Sanayi ve

Teknoloji Bakanımız Sayın Dr. Faruk Özlü ve

Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’nin

katılımı ile 2016 yılı Ekim ayında gerçekleştirilmiştir.

Yapılan bu toplantı ile Türkiye’deki 22 Tasarım

Merkezi’nden 7 tanesi Bölgemizde kurulmuştur.

Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri

OSB Semt Polikliniği

Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğümüz

ve Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğümüzün

ortak çaba ve gayretleri ile

yapılan protokol gereği Pamukkale Üniversitesi

OSB Semt Polikliniği 11 Mart 2014 tarihinden

itibaren hizmet vermeye başlamıştır.

30 egeyondergisi.com

Bölgemize Modern Eczane Binası

2015 yılı Nisan ayından beri Bölgemizde

hizmet vermekte olan ve firmalarımız tarafından

rahatlıkla erişilebilir konumda olan

OSB Eczane, SGK reçeteleri, medikal sarf

malzemeleri, firmaların revir ihtiyaçları,

anne – bebek ürünleri, kozmetik – dermokozmetik

ürünler, vitaminler, besin destekleri

konularında gerekli hizmetleri sunmaktadır.

Gümrük Müdürlüğü Denizli OSB’de

Faaliyetlerine Başladı

Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğümüz

ile Ege Gümrük ve Ticaret Bölge

Müdürlüğü’nce Denizli Gümrük Müdürlüğü’nün

Bölgemiz içerisinde yer alması ile

ilgili protokol imzalanmıştır. arasında Denizli

Organize Sanayi Bölgesi’ne gümrük binası

yapılması ile ilgili protokol 21 Şubat

2013 Perşembe günü imzalandı.

İmzalanan protokol töreninin ardından

27 Mayıs 2015 Çarşamba günü yapılan açılış

töreni ile Denizli Gümrük Müdürlüğü Bölgemizde

hizmet vermeye başlamıştır.

“Daha Yeşil Bir Çevre” sloganıyla

OSB için Çalışmalarımız Devam

Ediyor

Bölgemizin çehresini daha düzenli, temiz

ve modern bir görünüme kavuşturmak amacıyla

çevre düzenlemeleri ve yeşillendirme

çalışmalarımız hızla devam ediyor. Yeşile ve

peyzaj çalışmalarına verilen önem bir üretim

üssü olan Bölgemizi adeta botanik bahçesine

çeviriyor.

Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim

Kurulumuz çevre bilincini en önemli prensip

kabul etmiş ve bu doğrultuda yapmış olduğu

çalışmalar neticesinde; 2008 yılında Çevre ve

Orman Bakanlığı’nca ülkemizdeki tüm

OSB’ler arasında düzenlenen “En Çevreci

OSB” yarışmasına 24 OSB katılmış olup; Bölgemiz

Türkiye II.si olarak Çevre ve Orman

Bakanlığı’nca “ÇEVRE BERATI” ile ödüllendirilmiştir.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Hızlı ve Etkili Müdahale İçin

Bölgemize II. İtfaiye Binası

1992 yılında hizmete giren İtfaiye Müdürlüğümüzde,

4 adet itfaiye aracı, 1 adet kaza

kurtarma aracı, 1 adet tam donanımlı ambulans,

alev ve ateşe dayanıklı yanmaz elbiseler

ve gerekli yangın malzeme ve ekipmanları

mevcut olup, son derece modern çalışma

şartlarına sahip, eğitimli ve dinamik bir itfaiye

teşkilatına sahip bulunmaktadır.

Denizli Afyonkarahisar karayolunun Bölgemizin

ortasından geçmesi nedeniyle Bölgemiz

2 kısma ayrılmıştır. Bu nedenle I.

Kısımda bulunan sanayi tesislerinde meydana

gelebilecek yangınlarda can ve mal kaybını

önlemek ve yangına vakit kaybetmeden

daha hızlı müdahale edebilmek için BOTAŞ

RM/A istasyonu yanına 2012 yılında yeni itfaiye

binası yapılarak Bölgemiz İtfaiye Teşkilatı’nın

2 ayrı binada hizmet vermesi

sağlanmıştır.

KREŞ Binamızın Kapasitesi 140

Çocuğa Ulaşmıştır

Bölgemiz firmalarında çalışanların 2 – 6

yaş grubu çocuklarının kendine güvenen,

özgür, insani değerlere sahip, yaratıcı bireyler

olarak yetiştirilmesi amacıyla yaptırılan

Denizli OSB Kreşi 1998 yılından itibaren hizmet

vermektedir.

08 Haziran 2015 tarihinden itibaren 1

Kreş Müdürü ve 4 yeni öğretmen görevlendirilerek

faaliyetlerine devam eden Kreşimiz, İl

Milli Eğitim Müdürlüğü nezdinde yapılan girişimler

neticesinde 01 Ağustos 2015 tarihinden

itibaren Minik Hayaller Ana Okulu adı

altında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak

hizmet vermektedir.

Mevcut binaya yapılan ek bina ile Kreş binamızın

kapasitesi 140 çocuğa ulaşmıştır.

Meslek Lisesi Özelleştirme

Çalışmalarımız

Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim

Kurulumuz, sanayicilerimizin kalifiye ara

eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla Bölgemiz

sınırları içerisinde bulunan 75. Yıl

Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin

özelleştirilmesi ile ilgili çalışmalara

başlamıştır.

Yaptığımız girişimler neticesinde Meslek

Lisemiz 2018 – 2019 Eğitim – Öğretim yılında

özel okul statüsüne kavuşacaktır.

A Tipi Gümrük Antrepo İşletmesi

Kuruyoruz

Türkiye Gümrük Bölgesi’ne getirilip gümrüğe

sunulan eşyanın, bir gümrük rejimine

tabi tutulması, bir serbest bölgeye girmesi,

Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracı,

imhası veya gümrüğe terk edilmesine

ilişkin işlemlerin deniz yolu ile gelen eşya

için özet beyanın verildiği tarihten itibaren

kırk beş gün, diğer bir yolla gelen eşya için

yine özet beyanın verildiği tarihten itibaren

yirmi gün içerisinde tamamlanması gerekir.

Aksi halde eşya genel anlamda devletin olur.

Oysa eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi

sınırsızdır.

Bu bağlamda sanayicilerimizin bu sorununu

çözmek için Gümrük Antrepo İşletmesi

kuruyoruz.

egeyondergisi.com 31


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

HEIMTEXTIL’E

TURKISH

TOWEL

DAMGASI

Dünyanın en büyük ev tekstili fuarı Heimtextil’e Denizli ve

Denizli’nin markası Turkish Towel damga vurdu.

32 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Ege Bölgesi’nden toplam 71 katılımcı firmanın

bulunduğu Heimtextil’de 65 stant ile

Ege’den en kalabalık katılımı Denizli sağladı.

3000’e yakın katılımcı standın yer aldığı

ve yaklaşık 70bin kişinin ziyaret ettiği fuarda

“Turkish Towel” gördüğü ilgi ile Denizlilileri

mutlu etti.

2018 YILI İÇİN İPUCU NİTELİĞİNDE

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili

ve Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman

Kocasert fuarın Denizlili katılımcılar

için iyi geçtiğinin ifade ederek, “Son yıllarda

markalaşma çalışmalarımızı hızlandırdık ve

bu sene 3. kez Heimtextil Fuarı’nda Turkish

Towels markamızla yerimizi aldık. Görüyoruz

ki, uluslararası arenada gerçekleştirdiğimiz

sponsorluklar Türk havlusunun tanıtımı için

büyük katkı sağlıyor. Özellikle basketbol ve

tenis maçlarında yaptığımız tanıtımların

olumlu geri bildirimlerine dünyanın en

büyük ve en prestijli fuarlarından biri olan

Heimtextil’de yakından şahit olmak bizi son

derece sevindirdi.

Öte yandan, fuarın Denizlili katılımcılarımız

için de iyi geçtiğini rahatlıkla ifade

edebiliriz. 2018’in, ihracat adına oldukça pozitif

geçen 2017 yılından daha verimli olacağını

sıklıkla ifade ediyorduk. Heimtextil’in

katılımcılarımız adına iyi geçmesi 2018 yılı

için ipucu niteliğinde oldu” dedi.

egeyondergisi.com 33


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

Türkiye Ziyarette 6. Sırada

Almanya’nın Frankfurt şehrinde gerçekleşen

fuara 70bin civarında ziyaretçi katıldı.

Dünyanın dört bir yanından katılımcıların

geldiği fuara en kalabalık dış ziyaretçi sayısında

Türkiye 6. Oldu. Türkiye 2063 katılımcı

ile Almanya dışından en çok ziyaret gerçekleştiren

ülkeler arasında 6. Oldu. Çin 3642 katılımcı

ile ilk sırada yer alırken, İtalya 3310 ile

ikinci, İngiltere 2504 ile üçüncü, İspanya 2321

ile dördüncü, Amerika 2316 ile beşinci sırada

yer aldı. Türkiye’yi ise 2004 katılımcı sayısı ile

Fransa takip etti. Hindistan 1995 katılımcı sayısı

ile sekizinci, Pakistan ise 1873 katılımcı

sayısı ile dokuzuncu en çok ziyaretçi sayısına

sahip ülke oldu.

“TURKİSH TOWELS”I YALNIZ

BIRAKMADILAR

Turkish Towels”ın Denizli’den de önemli

ziyaretçileri vardı. Denizli Milletvekili Şahin

Tin, Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı,

Frankfurt Ticaret Ataşesi Mehmet Ali Çolakoğlu,

DTO Başkanı Uğur Erdoğan, DSO Başkanı

Müjdat Keçeci, DTO Meclis Başkanı

Hüseyin Memişoğlu, DTO Başkan Yardımcısı

Salih Sarıkaya, BASİAD Başkanı Selim Kasapoğlu,

Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği Başkanı Şenol Şankaya,

TETSİAD Başkanı Ali Sami Aydın, Zorlu Holding

Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif

Zorlu ve Messe Frankfurt Tekstil Fuarları Başkanı

Olaf Schmidt “Turkish Towels” standını

ziyaret ederek gözlem, inceleme ve karşılıklı

fikir alış verişlerinde bulundu.

34 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

KATILIMCI FİRMALAR

egeyondergisi.com 35


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

TÜRK HAVLUSU

HER YERDE!

dikkate aldığımızda bir milyar kişilik bir kitleye

adımızı duyurmuştuk.

Havlu, basketbol ve tenis sporlarıyla son

derece yakından örtüşüyor. Sporcular verilen

her arada havlu kullanıyor. Biz de İstanbul’da

düzenlenen tenis şöleninde dünyanın en

önemli tenisçilerinden biri olan Maria Sharapova

ve Milli tenisçimiz Çağla Büyükakçay’ın

yanında yer aldık. Bu organizasyon

sonrasında da Türk havlusu ile ilgili son derece

önemli ve sevindirici geribildirimler

edindik. Bundan sonra da “Turkish Towels”

markamızla dünyanın en prestijli etkinliklerinde

yer almaya devam edeceğiz.”

Türk havlusunun “Turkish Towels” markasıyla

ciddi anlamda adını duyurduğuna değinen

ve dünya çapında tanınırlığının her

geçen gün biraz daha artırdığını vurgulayan

TİM Başkan Vekili ve DENİB Başkanı Süleyman

Kocasert, basketbolun ardından teniste

de Türk havlusu rüzgârının estiğini ve dünyaca

ünlü şampiyon sporcuların yanlarında

yer almanın büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı

olduğunu belirterek sözlerine şu şekilde

devam etti:

“ Mayıs ayında düzenlenen Turkish Airlines

Euroleague Final Four maçlarının global

sponsorlarından biri olmuş ve bu sponsorluk

sayesinde, sosyal medya etkileşimlerini de

36 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

6. ULUSLARARASI

AYDIN TARIM, GIDA ve

HAYVANCILIK FUARI

6. Uluslararası Aydın Tarım, Gıda ve Hayvancılık

Fuarı ziyaretçileriyle buluşmak

üzere hazırlıklarını tamamlıyor. Bu yıl Kobi

Fuarcılık Ltd.Şti tarafından 6. kez düzenlenecek

olan fuar 15-18 Şubat tarihlerinde

Aydın Efeler Pamuk Tariş depolarında gerçekleştirilecek.

38 egeyondergisi.com

Bu yıl ilk defa uluslararası düzeyde gerçekleşecek

olan Tarım, Gıda ve Hayvancılık

Fuarı ile katılımcıların ürünlerini tanıtmasını,

Aydınlıları da tarım alanındaki teknolojiyle

buluşturulması hedefleniyor.

Sosyo-kültürel açıdan da Aydın’ın tanınırlığının

artırılması ve fuar yapılabilecek

bir kent imajı kazandırılması

çabaları için de bu fuar büyük bir

öneme sahip olacak. Aydın ilinin

tarım potansiyeline katkı sağlamak,

yeni teknik ve teknolojiler ile

çiftçileri buluşturmak, ilin tarım

ürünlerini uluslararası sahada satışı

sağlamak fuarın ana teması

olacak.

Organizasyon 20.000m2 kapalı,

30.000 M2 açık olmak üzere geniş

bir alanda kurulacak. Üretici distribütör

firmaların fuara katılarak

tarım sektörünün çeşitli alt sektörlerinden

firmalarla, çiftçi, ithalatçı,

distribütör bayiler ve diğer kurumsal müşteriler

buluşma olanağı sağlaması beklenen 6.

Uluslararası Aydın Tarım, Gıda ve Hayvancılık

Fuarı, ticari ilişkilerin gelişmesinde ve

mevcut olanakların arttırılarak tam kapasite

çalışma imkanları sağlayan güçlü bir platform

olacak.

Geçen yıl düzenlenen 5'inci Tarım fuarı

173 bin ziyaretçi ve 35 milyon TL'nin üzerinde

sıcak satışla tamamlanmıştı. Bu yıl fuarın

uluslararası bir boyut kazanması ile

ziyaretçi sayısının ve satışların yurtiçi ve

yurtdışı çapında daha da artması bekleniyor.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

13. AGROEXPO

TARIM ve

HAYVANCILIK

FUARI

Orion Fuarcılık ev sahipliğinde 1-4 Şubat

Tarihleri arasında Fuar İzmir’de Agroexpo

Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı gerçekleştirilecek.

Tarım sektöründe her geçen

gün kendini daha da hissettiren ve Endüstri

4.0 ile birlikte gelen akıllı tarım 4.0’ın Türkiye

tarım sektörüne en hızlı ve doğru şekilde

tanıtılması fuarın ana teması olarak işlenecek.

Dünya tarımı ile rekabet edebilmek için

Türkiye’de yapılmakta olan tarım faaliyetlerinde

de akıllı tarıma geçmenin öneminin ortaya

konacağı bu fuar, Tarım 4.0 diye

adlandırılmakta olan teknolojik gelişmeleri

süratle takip edip ülkemizde uygulanması

gerektiğinin farkındalığını yaratmayı amaçlıyor.

Geçtiğimiz yıl 12.si düzenlenen fuarı 57

ülkeden 248 bin 351 kişi ziyaret etmişti. Bu

ziyaretçi sayısı ile Türkiye’nin en büyük Avrupa’nın

da dördüncü büyük tarım fuarı ünvanına

sahip olmuştu. Bu yıl 13.kez

düzenlenecek olan Agroexpo Uluslararası

Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda 2018 yılı hedefi

60 ülkeden 285 bin ziyaretçi sayısına

ulaşmak olacak. Bu hedef doğrultusunda bu

yıl 110 metrekarede 4 ayrı holde firmalara ev

sahipliği yapacak olan Orion Fuarcılık, katılımcı

sayısını bu sayede 850 firmaya çıkarmayı

hedefliyor.

Fuar kapsamında gerçekleşecek olan projelerle

yurtiçinden ve yurtdışından bir çok

kurum ve kuruluş ile işbirliği kurma olanağı

sağlanacak. Orion Fuarcılık, Tarım 4.0 teknolojileri

hakkında uzmanlardan oluşacak bir

danışma kurulu ile gelen ziyaretçilerin bilgilendirilmesi

için de yoğun çaba harcıyor. Modern

ve bilimsel tekniklerin kullanılması ie

beraber tarım sektörünün ülkemizde her gün

daha da büyüyüp gelişmesi amaçlanıyor.

egeyondergisi.com 39


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

DENİZLİ TARIM, SERA

ve HAYVANCILIK FUARI

Orion Fuarcılık tarafından 28 Şubat – 4

Mart 2018 tarihleri arasında EGS Park Fuar

Alanı’nda düzenlenecek olan, Ege Tarım,

Sera ve Hayvancılık Fuarı bu yıl 14.kez tarım

alanındaki profesyonelleri ağırlamaya hazırlanıyor.

Tarım ve hayvancılık konusunda bölgesel

anlamda kendini ispatlayan Denizli, sektördeki

en yeni teknik kapasite ve bilimsel gelişmelerin

sergileneceği “Ege Tarım, Sera ve

Hayvancılık Fuarı” ile Türkiye’nin dört bir

yanından şehri ziyaret edecek katılımcı ve ziyaretçilere

ev sahipliği yapacak. 30 bin metrekarelik

bir alanda traktör, biçerdöver,

tarımsal mekanizasyon ve teknolojileri, sulama

sistemleri ve ekipmanları, sera teknolojileri,

tohum, fide, fidan, zirai ilaç, gübre,

ekolojik tarım, agro bilişim, hayvancılık, yem

ve ambalaj firmaları bir araya gelecek.

Her yıl katlanarak artan ziyaretçi sayısı ile

Denizli Tarım Fuarı, 2017’de 180 katılımcı

firmanın yer alması ile fuarcılık konusunda

şehrin başarılı olabileceğini kanıtladı. Bu yıl

14.kez düzenlenecek olan fuarda hedef 200

firma ve 180 bin ziyaretçinin Ege Tarım, Sera

ve Hayvancılık Fuarı’na gelip sektörün geleceği

üzerine yeni fikirler edinmesi ve Türkiye’nin

tarımsal gelişimine katkı sağlaması

olacak.

Ege bölgesi ağırlıklı olmak üzere tüm Türkiye’den

yapılan ziyaretçi organizasyonlarıyla

binlerce kişinin ziyaret etmesi beklenen

fuarın, 2018 yılında da katılımcı ve ziyaretçi

sayısı ile sektöre damga vurması bekleniyor.

Sektördeki son yeniliklerin sergileneceği

“Ege Tarım, Sera ve Hayvancılık Fuarı” 28

Şubat – 4 Mart 2018 tarihleri arasında EGS

Park Fuar Alanı’nda girişi ücretsiz olarak tüm

Tarım, Sera ve Hayvancılık Sektörünün hizmetinde

olacak.

40

egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

EGE BÖLGESİ 3.

AĞIRLAMA

KONAKLAMA

TEKNOLOJİLERİ FUARI

Ege’nin turizm merkezlerinden olan Kuşadası’nda

Efes Fuar ve Kongre Merkezinde

21-24 Şubat 2018 tarihleri arasında Ege Bölgesi

Ağırlama Konaklama Teknolojileri ve Ev

Dışı Tüketim Fuarı bu yıl 3.kez GL Platform

Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek.

Kuşadası Otelciler ve Yatırımcılar Derneği,

Denizli Turistik Otelciler ve İşletmeciler

Derneği, Çukurova Turistik Otelciler ve

İşletmeciler Derneği gibi sektörün pek çok

önemli kuruluşu tarafından desteklenmekte

olan Ege Bölgesi 3. Ağırlama Konaklama Teknolojileri

ve Ev Dışı Tüketim Fuarı, bölgede

giderek gelişen ve yaygınlaşan otel, restaurant,

cafe-bar işletmeleri için dekorasyon ve

mefruşatı, endüstriyel mutfak, çamaşırhane,

servis ve ikram ekipmanları, temizlik, gıda

ve sarf malzemelerinin bulunacağı ve tedariğinin

sağlanacağı bir platform olacak. Turizm

işletmelerinin Türkiye’de en yoğun olduğu

bölge olması itibari ile Ege Bölgesi merkezli

düşünülen fuar sadece bölgeden değil, tüm

Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşlarının

ve sosyal tesislerin üst düzey yöneticilerini

de ağırlayacak.

Ekonomi Bakanlığınınn İhracatı Destekleme

Müdürlüğü koordinesi ile yurtdışından

da heyetlerin geleceği fuar, çeşitli

yarışma,show ve etkinliklere de ev sahipliği

yapacak.

Türkiye'nin her yerinden konaklama ve

ağırlama tesislerinin tüm ekipman ve hizmetlerini

karşılamak için tercih edecekleri.

Turistik tesislerin artışı, kapasite yükseltimi,

çağdaş turizm normlarına ulaşma, hizmet

çıtasının yükseltilmesi ve markalaşma

alanındaki çalışmaların da güçlendirilmesi

hedeflenen Ege Bölgesi 3. Ağırlama Konaklama

Teknolojileri ve Ev Dışı Tüketim Fuarı’nda

hedef, bu yıl 15.000’nin üzerinde

profesyoneli ve yurtdışından çok sayıda otelin

yöneticisini ağırlamak olacak.

GL Platform Fuarcılık tarafından organize

edilen Kıyı Ege Turizm Fuarı da Ege Bölgesi

3. Ağırlama Konaklama Teknolojileri ve Ev

Dışı Tüketim Fuarı ile birlikte düzenlenecek.

Ege bölgesinin ülkenin turizm zenginliklerini,

yerli ve yabancı turizm yatırımcılarına,

acentalara, satın alıcılara ve tatil planlamakta

olan son tüketicilere göstermeyi hedefleyen

fuar, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da

farklı destinasyonlarla çok sayıda katılımcıya

ev sahipliği yapacak.

egeyondergisi.com 41


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

F.I.T. GELECEĞİN

ENDÜSTRİYEL

TEKNOLOJİLERİ

OTOMASYON FUARI

Sektörel yayıncılık hayatına 1987 yılında

başlayan Bileşim Yayıncılık ve Fuarcılık A.Ş

22-25 Şubat 2018 tarihleri arasında Ege Bölgesi’ndeki

en önemli fuar alanı olan Fuar İzmir’de

FIT Geleceğin Endüstriyel

Teknolojileri Fuarı’nı organize ediyor. Geleceğin

Endüstriyel Teknolojileri Otomasyon

Fuarı 2018, Elektrik Elektronik ve Enerji

Fuarı 2018, Hidrolik ve Pnömatik Fuarı 2018,

Bina Otomasyonu ve Zayıf Akım Sistemleri

Fuarı 2018 ve Metal İşleme Fuarı 2018 gibi

fuarlarında içinde bulunacağı bu büyük fuar

organizasyonu 4 gün sürecek ve katılımcılara

potansiyel müşterileri ile tanışma ve iş

yapma şansı tanıyacak.

5 Farklı Fuar Tek Çatı Altında

Gelecekte etkinlik kazanacak olan endüstriyel

teknolojilerin Türkiye’nin bütün bölgelerine

taşımayı ve tanıtmayı hedefleyen FIT

Geleceğin Endüstriyel Teknolojileri Fuarı

2018 katılım sağlayacak olan şirketlere iş ortaklığı

konusunda yeni kapılar açma imkanı

sağlarken, bununla birlikte mevcut iş dünyasına

sektörel anlamda güncel bilgileri edinebilecekleri

bir ortam sunuyor olacak.

Otomasyon; Elektrik, Elektronik ve Enerji;

Hidrolik ve Pnömatik; Metal İşleme; Bina

Otomasyonu ve Zayıf Akım Sistemleri fuarlarının

tamamını içinde bulunduracak olan

ve firmaların ürün ve hizmetlerini sergileyeceği

fuarda sektörün yeni yükselen değerleri

de katılımcıların hizmetine sunulacak. İstanbul’da

sabitlenen sektör buluşmalarına dinamizm

kazandıran bu oluşum, katılımcı

firmalarına yeni iş ortaklıkları için kapılar

aralıyor.

Fuar içerisindeki yer alacak etkinliklerle;

endüstride yükselen teknolojiler ile birbirine

bağlı üretim makineleri ve insan etkileşimiyle

yeni bir üretim çevresi yaratmayı ve sanayicilere

yeni bir iş alanı kurmayı

amaçlıyor.

42 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

HEDEFİMİZ

PAMUKKALE

ÖRENYERİ

44 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Yeni Müjdeler de Var

Kocaçukur’u almanın başlangıç olduğunu

ifade eden Başkan Gürlesin, bölgenin

turizmde hak ettiği noktada olmadığını da

belirtti. Bölgenin günü birlik turizmden

kurtarılması gerektiğini ifade eden Başkan

Gürlesin, “bu noktada turizmle ilgili yeni

protokoller imzalayacağız. Denizli’nin ve

Pamukkale’nin günübirlik turizmden kurtulması

için. Şimdilik ip ucu vermeyeceğim

ama görüşmeler tamamlandı. Protokolün

imzalanmasının ardından sizlere duyuracağım.

Denizli’nin Pamukkale ile buluşması

konusunda büyük bir adım olacak”

dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer

alan Pamukkale Travertenleri Denizli’nin ve

Türkiye’nin en değerli bölgelerinden bir tanesi.

Pamukkale Ören Yeri Kültür ve Turizm

Bakanlığı tarafından Türkiye’deki toplam 53

müze ve ören yeri kapsamında ihale çıkartılan

yerler arasında bulunuyor. Bu noktada,

Pamukkale Travertenleri ve bölgenin termal

zenginlikleri bütünlüklü tanıtılamıyor, işletilemiyor

ve hak ettiği değer kazandırılamıyor.

Pamukkale Denizli’nin ve Türkiye’nin en

değerli bölgelerinden bir tanesi. UNESCO

Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale

yılda yüz binlerce turist ağırlıyor. Bu sayı ile

Türkiye’de bulunan pek çok ören yerinin de

işletme yükünü çeken Pamukkale işletme

mantığı olarak Denizli’den uzakta. Son yerel

seçimle birlikte kurulan Pamukkale Belediyesi

ise Denizli’nin değeri Pamukkale’yi Denizli’ye

kazandırmayı hedefliyor.

Çalışmalarını uzun vadeli planlarla bu doğrultuda

gerçekleştiren Pamukkale Belediye

Başkanı Hüseyin Gürlesin, bu planlar doğrultusunda

ilk basamak olan Kocaçukur’u Denizli’ye

kazandırdı.

“Belediye olarak ilk günden bu yana mücadelemiz

Pamukkale Ören Yeri’nin tamamıyla

Denizli’deki yerel yönetimlere geçmesi

yönünde” diyen Başkan Gürlesin, bu mücadelede

ilk adım olarak Kocaçukur’un işletmesini

himayemize aldık. İkinci adımımızda

Laodikya ve son hedefimiz Pamukkale Ören

Yeri olacaktır” dedi.

egeyondergisi.com 45


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

Kocaçukur Hayat Bulacak

“Pamukkale Traverterlerinin güzelliğinin

tamamen göründüğü ve yansıdığı bir mekân

olan Kocaçukur, Pamukkale Belediyesi ile

hayat bulacak” diyen Başkan Gürlesin, “Pamukkale

halkımızın uzaktan bakıp geçtiği

yer olmaktan çıkacak, vatandaşlarımızın sosyal

yaşantılarına alternatif olacak çok güzel

bir yer haline dönüşecek. Pamukkale Belediyesi

ile birlikte Kocaçukur, sürekli kültürel

faaliyetlerin düzenlendiği, sadece dışarıdan

gelen turistlerin uğrak yeri olmaktan çıkıp,

Denizlilerin, Pamukkalelilerin gündelik yaşantısına

renk katacak sosyal aktivitelerin

yapıldığı bir mekân olacak.

Öncelikli olarak Kocaçukur’da detaylı bir

temizlik ve bakım çalışma gerçekleştireceğiz.

Geçtiğimiz dönemlerdeki bakımsız ve kötü

durumdaki çevre düzenlemesi tamamen yenilenerek,

Pamukkale Ören yerimizin güzelliğine

yakışacak bir hale getirilecek.

Kocaçukur içinde bulunan gölet temizliği

ciddi manada yapılarak, gölet içindeki balık,

ördek, kazların yaşamlarına rahatlıkla devam

edebilmesi adına doğal yaşam korunarak,

daha itinalı çalışma yürütülecek. Kocaçukur’da

7/24 güvenlik hizmeti sağlanacak,

çevre ışıklandırma sistemi tamamen elden

geçirilerek, eksik olan aydınlatma sistemine

ilave yapılacak.

Halkımızın Pamukkale’ye Temas

Etmesini Sağlamak İçin Çalışacağız

Geçmiş dönemde sadece gölet ve yan tarafta

bulunan kafeteryadan oluşan yerde,

yepyeni sosyal aktivite alanları yapacağız.

Gölet etrafındaki eskimiş, kırılmış olan yürüyüş

alanı yenilecek, ilaveler yapılacak.

Gölet içindeki gezinti kanoları daha güvenli

halde yenileri ile değiştirilecek. Projelerimizle

daha farklı gölet içi gezinti alanları

oluşturabiliriz. Yine gölet içinde su fıskiyeleri

ve ışık oyunları ile görsel şölene dönüştürebileceğiz

sistemi hayata geçireceğiz.

Hayata geçireceğimiz projelerle kadınlarımıza,

gençlerimize ve çocuklarımıza hitap

edecek farklı farklı etkinlikler düzenleyeceğiz.

Bölgemizin tarihi ve kültürel yapısını

gelen konuklarımıza detaylı olarak tanıtabileceğimiz

yöresel ürünlerimizin sergilendiği

alanlar oluşturacağız. En önemli noktalardan

birisi de, Kocaçukur’da travertenlerden akan

şifalı suyla oluşan çamur havuzu ile birlikte

yüzme havuzları da halkımızın hizmetinde

olacak. En önemlisi de, biz burada ticari

kaygı gözetmeden sadece halkımızın Pamukkale’ye

temas etmesini sağlamak için çalışacağız.

Halkımız burada daha uygun fiyatlarla

daha kaliteli olarak beyaz cennete kavuşmuş

olacak” dedi.

46 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

“Önümüzdeki 10 Ocak’larda

Pamukkale Müjdelerini Bekliyoruz”

Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

Osman Nuri Boyacı “Başkan Gürlesin Kocaçukur’un

ardından önümüzdeki 10

Ocak’larda Pamukkale Ören Yeri’ni aldığını

da müjdeler diliyorum” dedi.

Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

Osman Nuri Boyacı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler

Günü’nde Pamukkale Belediye Başkanı

Hüseyin Gürlesin’in gazetecilere verdiği yemekte

konuştu. Başkan Gürlesin’in Pamukkale

inadını takdirle karşıladığını ifade eden

Boyacı, “Sayın başkanımız İl Genel Meclisi

Başkanlığı yaptığı dönemde Pamukkale ile ilgili

önemli çalışmalar yapmıştı. Pamukkale,

beyaz cennet, Denizli’nin en önemli markası,

o dönem işletmesi biliyorsunuz İl Genel

Meclisindeydi. Bakanlıkla yapılan protokolle

il özel idaresindeydi.

Ben Belediye Başkanımızın görev yaptığı

sürede Pamukkale inadını sürdürmesini takdirle

karşılıyorum ve alkışlıyorum kendisini.

Gerçekten 3 yıldır çok mücadele ediyor Pamukkale’nin

işletmesinin yerel idarelere verilmesi

konusunda. Şimdilik Kocaçukuru aldı.

Birinci ayak o. Dilerim önümüzdeki 10 Ocaklarda,

24 Temmuzlarda bir araya geldiğimizde

Pamukkale Ören Yeri’ni aldığını da

müjdeler diliyorum” dedi.

PAMUKKALE TERMAL SAĞLIKTA

ADINI AVRUPA’YA DUYURACAK

Pamukkale Ören Yeri için verilen mücadelenin içinin dolu olduğu

yürütülen pek çok çalışma ile kendisini gösteriyor. Denizli’nin turizm

potansiyelini arttırmak, Termal’de Başkent Olmak ve ismini

tüm dünyaya duyurmak için Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin

Gürlesin önemli adımlar atıyor.

Bu adımlardan biri de Avrupa Tarihi Termal

Kentler Birliği’ne üyelik başvurusu oldu.

Pamukkale Belediyesi EHTTA (European Historic

Thermal Towns Association- Avrupa

Tarihi Termal Kentler Birliği)’ya üyelik için

ilk adımı attı. Pamukkale Belediye Başkanı

Hüseyin Gürlesin, “Pamukkale’nin adını bir

çok alanda olduğu gibi tarihi termal kentler

birliği sayesinde de duyurmak istiyoruz.

Dünyada termal sağlıkta yer almak için bu

tür adımlar çok önemli” dedi.

egeyondergisi.com 47


EgeYöN Dergisi

belediyesi Pamukkale Belediyesi olacak.

Şubat 2018

Pamukkale Türkiye’den Başvuran

İlk İlçe

Avrupa’daki tarihi termal kentler arasında

tecrübe paylaşımını teşvik ederek kentler ve

termaller arasında güçlü bir ortaklık ağı oluşturmak

anacıyla 2009 yılında Fransa, İtalya,

İngiltere, İspanya ve Belçika tarafından kurulmuştu.

Belediyelerin ve kamu kurumlarının

üye olarak alındığı EHTTA’ya Pamukkale

Belediyesi de üyelik için ilk adımı attı. Türkiye’den

sadece Bursa’nın il olarak 2013 yılından

beri yer aldığı birliğe başvuran ilk ilçe

Pamukkale Türkiye’de 1 Numara

Olacak

Pamukkale Belediyesi’nin UNESCO miras

listesinde yer alan Pamukkale ve tarihten

gelen termal sağlığın merkezi Karahayıt’ı sınırları

içerisinde bulundurulduğunu söyleyen

Başkan Gürlesin, “Pamukkale ve

Karahayıt ile hem turizm hem de termal sağlık

konusunda önemli bir durumdayız. Pamukkale’nin

yanı sıra sıcaklığı benzer yerlere

göre daha çok olan Karahayıt’taki şifalı kırmızı

su ile bölgemiz çok özel.

Pamukkale Belediyesi olarak Pamukkale

ve Karahayıt’ı Avrupa’ya ve dünyaya tanıtmaya

devam edeceğiz. Bu sayede hem turist

sayısının artması hem de sağlık turizmi için

daha çok konaklamalı turizm yapılması sağlanabilir.

Termal sağlık konusunda önemli bir

yere sahip olan Pamukkale’yi Türkiye’de 1

numara, Dünya’da da önemli bir yere sahip

duruma getirmek istiyoruz. Yapılan bu çalışma

bunun adımlarından biri” dedi.

Pamukkale Belediye Meclisi’nde oybirliği

ile alınan karara göre Bursa’dan sonra Türkiye’den

ilk başvuru yapan belediye Pamukkale

Belediyesi olacak. 2013 yılında Bursa bu birliğe

girerken, Pamukkale Belediyesi, ilk ilçe

belediyesi olarak birlikte yer alma imkanı bulacak.

Bu konudaki başvuru Mayıs ayında

Azerbaycan’da yapılacak olan genel kurulda

oylanacak.

TURİZM İÇİN HER FIRSAT

DEĞERLENDİRİLİYOR

Pamukkale Belediyesi, bu adımıyla birlikte

turizm için çalışmalarına devam etmiş

oldu. Kurulduğu 2014 yılında bu yana Pamukkale’nin

hem ülke genelinde hem de

Dünya’da tanıtılması amacıyla çalışmalar

yapan Pamukkale Belediyesi, Cumhurbaşkanlığı

Bisiklet Turu’na destek verdi. Pamukkale

Spor Oyunları ile sağlık ve turizm ile

birlikte spor konusunda da Pamukkale adını

ön plana çıkaran Pamukkale Belediyesi,

Uluslararası 2. Termal Sağlık Zirvesi’ne de

büyük destek vererek beyaz cennetin tanıtımına

büyük katkı sağladı. Her konuda Pamukkale’nin

ve Karahayıt’ın tanıtımını

yapan Pamukkale Belediyesi, son olarak Aralık

ayı içinde ‘Gastro Pamukkale Aşçılık ve

Pastacılık Şampiyonası’na da destek verdi.

Bu ve benzeri bir çok konuda Pamukkale’yi

48 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

tanıtmak için gereken her şeyi yaptıklarını

belirten Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin

Gürlesin, “Pamukkale ve Karahayıt Denizli

ve Türkiye için çok önemli. Bu değerleri

Avrupa’ya ve dünyaya ne kadar çok tanıtırsak

o kadar iyi. Biz de Pamukkale Belediyesi olarak

ulusal ve uluslararası platformların tamamında

yer almaya çalışıyoruz. Avrupa

Tarihi Termal Kentler Birliği’ne üye olarak

önemli bir işe imza atmış olacağımıza inanıyorum”

dedi.

AVRUPA TARİHİ TERMAL KENTLER BİRLİĞİ

(EHTTA)

EHTTA NEDİR?

EHHTA - Avrupa Tarihi Termal Şehirler Birliği’dir.

2009 yılında 6 kurucu üye ( Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya

ve Belçika) tarafından kurulmuştur. Kar amacı

gütmeyen uluslararası ve sınırsız süreli bir birliktir.

EHTTA’NIN HEDEFLERİ NELERDİR?

Birliğin başlıca hedefleri, farklı ülkelerden farklı şehirlerin

tecrübe paylaşımını teşvik ederek kentler ve

termaller arasında güçlü bir ortaklık ağı oluşturmak,

Bir Avrupa termal destinasyonu oluşturmak ve Avrupa

programların desteğiyle kurumları da kapsayacak

şekilde Avrupa düzeyinde sistemi teşvik etmek,

Özellikle tarihi ve sanatsal miras ile bu mirasla

alakalı kültürel, hukuki ve yasamaya ilişkin hususlar

üzerine spa endüstrisi bağlamında analitik araştırma

ve istatistikleri teşvik etmek, desteklemek ve geliştirmektir.

TARİHİ TERMAL ŞEHİRLER AVRUPA

DESTİNASYONU NEDİR?

EHTTA’nın ilk eylemi Avrupa Konseyi tarafından

onaylanan Tarihi Termal Şehirler Avrupa Destinasyonunu

oluşturmaktır. Avrupa Tarihi Termal Kentler

Destinasyonu, Avrupa’da spa kültürünün hayat bulduğu

ve geliştiği yerlerin yeniden izini süren bir yoldur.

Bu rota spa kentlerinin kültürel ve tarihi

miraslarını birbirine bağlayarak spa sularının kalitesini

iyileştirmektedir.

Kurucu Üyeler

Vichy - Fransa

Acqui Terme - İtalya

Bath – İngiltere

Ourense - İspanya

Salsomaggiore Terme - Italya

Spa - Belçika

ORTAK ÜYELER:

Massif Central Termal Kentler Destinasyonu

(Fransa)

ETKİN ÜYELER :

Baden Baden - Almanya

Bagnères de Luchon - Fransa

Bagnoles de l’Orne - Fransa

Budapest - Macaristan

Cauterets - Fransa

Châtel-Guyon - Fransa

Daruvar - Hırvatistan

Enghien les Bains - Fransa

Evian les Bains - Fransa

Fiuggi - Italya

Karlovy Vary Region – Cek Cumhuriyeti

La Bourboule - Fransa

Mont-Dore - Fransa

Montecatini Terme - Italya

Royat-Chamalières - Fransa

Techirghiol - Romanya

Villes d'Eaux du Massif Central -

Fransa

Wiesbaden - Almanya

egeyondergisi.com 49


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

MUĞLA

ZEYTİNLERİ

TADILDIKÇA TANINIYOR

Zeytin, Türkiye’de Ege Bölgesi’nin simgesi haline gelmiş durumda.

Ege’nin kıyı şeritlerinde adımınızı nereye atarsanız zeytine dair bir

ürün görmemek mümkün değil. Ege’nin her yerinde çeşit çeşit, toprağa

ve kendine has bir zeytin yetişiyor.

Ege’nin bu şifalı ürününden Muğla’da nasibini

alıyor. Muğla bu kaliteli zeytinlerini

marka olma yolunda bir adım ileriye taşımak

için Duyusal Analiz Laboratuvarı Sürekli Eğitim

Merkezi’ni açtı. Duyusal analiz ile zeytinyağı

tebliğinde bulunan kızışma,

çamurumsu tortu (posa), küflü-rutubetli, şarabımsı-sirkemsi-asidik-ekşimsi,

metalik ve

diğer kusurların tespit edilerek zeytine dair

bir farkındalık ve bilinçli üretici- tüketicilerin

yetişmesi hedefleniyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Ticaret

Borsası ve Zeytindostu Derneği işbirliği

ile Muğla Ticaret Borsası içinde kurulan Duyusal

Analiz Laboratuvarı Sürekli Eğitim

Merkezi açılış toplantısı Muğla Valisi Esengül

Civelek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı

Dr.Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı

Bahattin Gümüş, Menteşe Kaymakamı Caner

Yıldız, Muğla Ticaret Odası Başkanı Bülent

Karakuş, Muğla Ticaret Borsası Başkanı

Hasan Gökmen, Zeytindostu Derneği Genel

Sekreteri Atilla Totoş ve çok sayıda davetlinin

katılımı ile gerçekleştirildi.

“Toprağını Satma Ürününü Sat”

Eğitim Merkezi ile beraber zeytin üretiminin

arttırılmasının hedeflendiğini bununla

beraber zeytin üreticisinin de kazanacağını

belirten Muğla Büyükşehir Belediyesi Baş-

50 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

kanı Osman Gürün; “Muğla Ticaret Borsa’mız

binasına Türkiye’nin en kapsamlı Duyusal

Analiz Laboratuvarımızı kurduk.

Burada uluslararası boyutta tadım uzmanları

yetişecek. Büyükşehir Belediyesi olarak tarıma,

üreten köylümüze her alanda destek

sağlıyoruz. 164 bin memecik zeytin fidanı dağıttık.

Halkalı leke hastalığı ile mücadele için

ilçelerimizde ziraat odalarımız ile çalışmalar

yaptık. Gübre, yem bitkisi dağıtımları gerçekleştirdik.

Toprak, Sulama suyu, yaprak analiz

laboratuvarı kurduk. Mera projemizi hayata

geçirdik. Alım Garantili çiçek üretimi ile 10

milyon çiçek ürettik. “Toprağını Satma Ürününü

Sat” sloganımızla kırsal Muğla’da üreticilerimize

destek vererek kırsalda üretilen

ürünlerin kıyısal Muğla’da tüketilmesini

amaçlıyoruz. Muğla’da sahip olduğumuz

ürünlerin geliştirilebilmesi, katma değerinin

artması, üreticilerimizin emeğinin karşılığını

alarak topraklarına sahip çıkması için çalışıyoruz”

ifadeleriyle üreticiyi destekleyici çalışmalarına

değindi.

Önce İç Tüketimin Artması

Muğla, bilindik turizm şehrinden ziyade

aynı zamanda bir tarım kenti ve verimli topraklarında

zeytinyağı, çam balı gibi pek çok

kaliteli, marka değeri taşıyan ürünler yetişiyor.

Özellikle zeytin ve ürünleri insan sağlığı

açısından çok önemli, değerli bir yere sahip.

Muğla’ya has memecik zeytini ise markalaşma

sürecinde sıkıntılar yaşıyor. Bu sebeple

bu tarz projelere destek veriliyor. Bu konu

hakkında Osman Gürün; “Muğlamızda tarım

sektörümüz turizmden daha fazla gelir getiren

bir alan. Tarımda da zeytin ve zeytinyağı

bizim özelimiz. Muğlamıza özgü memecik

zeytini de marka değeri olarak çok daha yukarılara

çıkarılabilecek bir ürünümüz olduğundan

bu ürünün farkında olmamız gerekiyor.

Memecik zeytininden elde edilen zeytinyağının

kalitesiyle (Polifenol) dünyada

ödüller alan bir zeytinyağı olduğunu önce ülkemize

sonra dünyaya duyurmalıyız. Zeytinyağımızı

dünyada ilaç gibi satılan bir ürün

haline getirebiliriz. Zeytinyağı halk sağlığı

için çok değerli bir ürün” açıklamasıyla memecik

zeytininin farkındalığına dikkat çekerken

zeytin potansiyeli yüksek olan

topraklarda zeytinyağı tüketiminin azlığına

ise; “Kişi başına yıllık tüketim ülkemizde 2

litre iken bu oran Yunanistan’da 24, İspanya

ve İtalya’da 14 litre. Öyleyse önce iç tüketimi

arttırdıktan sonra ihracat yapacak hale gelmek

gerekiyor” açıklamasıyla vurguladı.

“Zeytin İlimizde Geçim Kapısıdır”

Duygusal Analiz Laboratuvarı Sürekli Eğitim

Merkezi’nin hem üretime, hem üreticiye

hem de tüketiciye faydası olacağını ifade

eden; Muğla Valisi Esengül Civelek; “Zeytin

şehrimiz için önemli konuma sahip. Tarım

sektörümüzde rekabet gücü olan ekonomik

ve sosyal açıdan çok faydalı çok önemli

katma değeri yüksek olan zeytin ilimizde

geçim kapısıdır. Yıllar itibariyle zeytin üretimi

dolasıyla zeytinyağı üretimi ve işleme

tesislerimizde artış olmasından memnuniyet

duyuyoruz. Duyusal analiz laboratuvarı sürekli

eğitimi merkezinde gerçekleşecek çalışmaların

rekabet gücü ve pazar payının

arttırılmasına, coğrafi işarete sahip olduğumuz

zeytinyağımızın markalaşmasına ve tanınırlığına

katkı sağlayacağına inanıyorum.

Kaliteli zeytinyağı konusunda tüketiciyi bilinçlendirecek

zeytin yağı tadım uzmanları

yetiştirecek olan merkezin ilimize hayırlı

uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.

egeyondergisi.com 51


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

İZMİR

DENİZLİLLİER DERNEĞİ

ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKIYOR

İzmir’de Denizli rüzgarı estiren İzmir Denizlililer Derneği gerçekleştirdiği

sosyal etkinliklerde öğrencilere destek olarak büyük bir sosyal

sorumluluk örneği gösteriyor.

İzmir’de yaşayan Denizlililerin bir araya

geldiği ve memleket hasretlerini giderdikleri

İzmir Denizlililer Derneği

çatısı İzmir’de okuyan

Denizlili öğrencilere

destek olmaya devam

ediyor. İzmir Hava Gazı

tesislerinde gerçekleştirdikleri

kahvaltıda 12 öğrenciye

aylık burs

bağlayarak eğitime destek

olan Dernek, bir sonraki

etkinliğinde bu

sayıyı 30’a çıkardı. Burs

vermek isteyen Dernek

üyelerini öğrencilerle

buluşturarak hem hayırseverleri

hem de öğrencileri

mutlu eden Dernek

yönetimi ise ilerleyen süreçte

bu sayıyı arttırmayı hedefliyor.

Verilen aylık bursların yanı sıra öğrencilere

verilen desteğin arttırılması için çalışmalarını

sürdüren Dernek yönetimi kurulan

sponsorluk çalışmaları ile

30 öğrenciye mont, ayakkabı

ve iç çamaşırı yardımı yaptı.

Kış aylarının yaşandığı

dönemde okul çağındaki çocukların,

okullarına daha

sıcak gidip gelmelerini sağlamak

için bir araya geldiklerini

belirten Dernek

Başkanı Veli Kasap; “Bizler

derneğimiz adı altında çocuklarımıza

ne kadar yardımcı

olabilirsek, kendimizi

o kadar iyi hissediyoruz.

Dernek üyelerimizi yoğun

katılımı ile bugün bu hayırlı

işi gerçekleştirdik. Katılan

herkese teşekkür ederim”

dedi.

52 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

İZMİR DENİZLİLİLER DERNEĞİ

BAŞKANI VELİ KASAP

İzmir Denizlililer Derneği

Başkanı Veli Kasap

dernek yönetimi ve tüm

üyeleri adına öğrencilere

burs sağlayan ve kıyafet

yardımı yapan herkese teşekkür

etti. Kasap, “eğitimin

ülkemiz için çok

önemli olduğu şu zamanlarda

İzmir’de okumaya

çalışan öğrencilere sahip

çıkmak bizlerin asli görevleri.

Bu noktada öğrencilerimize

burs sağlayan tüm

hemşerilerimize ve hayırsever

vatandaşlarımıza ve

kıyafet yardımlarında bir

telefonla bizlere destek

olan Pamukkale Belediye

Başkanı Hüseyin Gürlesin’e,

Çal Belediye Başkanı

Fethi Akcan’a ve Danacı

Ayakkabı’dan Sibel Danacı

Kayrakçı’ya çok teşekkür

ediyoruz. Öğrencilerimize

destek çalışmalarımız artarak

devam edecek. Yardımlarımızın

büyümesi

için estek olmak isteyen

ÇAL BELEDİYE BAŞKANI

FETHİ AKCAN

PAMUKKALE BELEDİYE BAŞKANI

HÜSEYİN GÜRLESİN

tüm hayırsever vatandaşlarımızı

Derneğimize bekliyoruz”

dedi.

Eğitim Yardımları Büyüyerek

Devam Edecek

Hayır severlerin destekleri ile verilen

burs ve kıyafet yardımlarının yanı sıra ilerleyen

zamanlarda öğrencilerin barınma

sorunları için de alternatif yaratmayı hedefleyen

Dernek yönetimi bu konuda da

çalışmalarını sürdürüyor. Halihazırda

yurtlarda kalan öğrencileri hafta sonları

evlerinde ağırlayan Dernek üyeleri barınma

sorunu yaşayan Denizlili öğrenciler

için alternatifler üretmek ve gurbette yalnız

çekmemelerini sağlamak adına gerçekleştirilebilecek

projeler üzerine

çalışmalarını sürdürüyor.

Sosyal ve kültürel aktivitelerin yanında

öğrencilere destek olmayı misyon edinmiş

olan İzmir Denizlililer Derneği İzmir’de yaşayan

tüm hemşerilerini ve hayırsever vatandaşları

eğitim yardımlarına destek olmaya

çağırıyor. İzmir Denizlililer Derneği Yönetim

Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Komitesi Başkanı

Ergül Dülger; “Ne kadar öğrenci okutulursa

ülkemiz o kadar kalkınır. Şimdi 30 olan

yardım sayımızı çok daha fazla arttırmak ve

süreç içerisinde gücümüz yettiğince Denizlili

olmayan ve yine maddi durumu iyi olmayan

öğrencilerimize de yardım etmeyi istiyoruz.

Bu da hemşerilerimizin ve hayırsever vatandaşlarımızın

destekleri ile olacak. Tüm hemşehrilerimizi

duyarlı olmaya ve burs

yardımında bulunmaya davet ediyorum”

dedi.

Özay Gönlüm İzmir’de Anılacak

Türk Halk müziğinin ustalarından, Denizli’nin

Türkiye ve Dünyaya nam salmış

büyük sanatçısı Özay Gönlüm İzmir’de

anılacak. Özay Gönlüm’ü unutmayan

İzmir Denizliler Derneği 17 Mart’ta İzmir

Enternasyonel Fuarı İsmet İnönü Kültür

Merkezi’nde 19.30’da “ Özay Gönlüm Gecesi”

düzenleyecek. İzmir’de yaşayan herkesi

Özay Gönlüm’ü anmaya ve Denizli

kültürünü yaşamaya davet eden Dernek

Başkanı Veli Kasap, “Özay Gönlüm Denizli

ve Türkiye için önemli bir değer. Kültürümüze

yaptığı katkıları yaşatmak ve büyük

sanatçımızı rahmetle anmak için herkesi

17 Mart’ta İzmir Enternasyonel Fuarı

İsmet İnönü Kültür Merkezi’ne bekliyoruz”

dedi.

egeyondergisi.com 53


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

DENİZLİ

BÜYÜKŞEHİRLE

DÜNYAYA AÇILIYOR

Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında gösterilen 22. Uluslararası

Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı'nda (EMİTT) Denizli'nin

turizm değerlerini tanıtan Denizli Büyükşehir Belediyesi, fuara

damgasını vurdu. Denizli'nin değerlerini dünyaya tanıttıklarını ifade

eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, "Denizli

turizmin odağı haline gelecek" dedi.

Dünyanın dört bir yanından gelen turizmcileri

ağırlayan 22. Uluslararası Doğu

Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı - EMITT

2018, İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde

kapılarını açtı. 85 ülkeden katılımcının

yer aldığı fuarın 12'nci holünde Denizli Turistik

Otelciler ve İşletmeciler Derneği (DEN-

TUROD) üyesi turizmcilerle birlikte yerini

alan Denizli Büyükşehir Belediyesi, kentin

turizm değerlerini tüm dünyaya tanıttı. Denizli'nin

doğal ve tarihi güzellikleri ile turistik

alanlarının tanıtıldığı stantta; Denizli

Kayak Merkezi, Denizli Teleferik ve Bağbaşı

Yaylası, Buldan dokuması, Serinhisar leblebisi,

Yatağan bıçakları, Çivril elması gibi değerleri

yer aldı. Vatandaşların yoğun olarak

ziyaret ettiği stantta ziyaretçilere tarhana

çorbası, irmik helvası ye yanık kokulu yoğurtlu

ekmek ikram edildi.

"Denizlimizi tanıtmak bizleri

heyecanlandırıyor"

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı

Osman Zolan, EMİTT 2018'e katılarak Denizlili

turizmcileri yalnız bırakmadı. Dünyanın

5. büyük turizm fuarına Denizli Büyükşehir

Belediyesi olarak 4. kez katıldıkları için

mutlu ve heyecanlı olduklarını kaydeden

Başkan Osman Zolan, “Katılımcıların standımıza

yoğun bir ilgisi var. Denizlimizi tanıtmak

bizleri heyecanlandırıyor. Başta

dünyada eşi benzeri olmayan Pamukkalemiz,

19 antik şehrimizle beraber binlerce yıldır

şifa kaynağı olan termal sularımız var. 2000

yıl önce dünyanın şifa merkezi olan Pamukkale

ve Karahayıt’ı yeniden sağlığın cazibe

merkezi yapmak istiyoruz. Tarih tekerrür

etsin istiyoruz” dedi

54 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

yıl önce hayata geçirdiğimiz Denizli Kayak

Merkezimiz kentimizde turizm çeşitliliğini

artıran başka bir güzelliğimiz. Buraya

Ege’nin Erciyes’i diyoruz. Denizli Teleferik ve

Bağbaşı Yaylası ile yayla turizmini, yamaç

paraşütünden, balon turizmine kadar pek

çok alanda spor turizmi de şehrimizde aktif

olarak yapılıyor. Misafirlerin 12 ay boyunca

rahatça gezebilecekleri iklime sahip Denizli,

gerek alt yapısı, gerekse modern üst yapısıyla,

yeşil alanlarıyla önemli bir turizm

odağı haline gelecektir. Turizm kapasitemizin

yalnızca yüzde 10’unu kullanıyoruz, dileğimiz

tamamına yakınını kullanarak

Denizli’yi ve ülkemizi turizm anlamında da

artı değer kazandırmak” diye konuştu.

Petek Dinçöz’den Denizli standına

ilgi

Fuar süresince yerli ve yabancı binlerce

ziyaretçi ağırlayan Denizli Büyükşehir Belediyesi

standının sanat ve siyaset dünyasından

da ünlü konukları oldu. Ünlü sanatçı

Petek Dinçöz Denizli standını ziyaret ederek

Başkan Osman Zolan ile birlikte demir

dövdü. Dokuma tezgahında poz veren Dinçöz,

Denizli Büyükşehir Belediyesi Halk

Dansları Topluluğunun gösterisine hayran

kaldı. Başkan Osman Zolan, Petek Dinçöz’e

Yatağan kılıcı ve çeşmi bülbül hediye etti.

Öte yandan Başkan Osman Zolan ile bir

araya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Numan

Kurtulmuş, turizmcilerle birlikte yaptığı tanıtım

çalışması için Başkan Osman Zolan'ı

tebrik ederek başarılar diledi.

“Denizli turizmin odağı haline

gelecek”

Turizm işletmecilerinin yoğun bir yatırım

yaptığını belirten Başkan Osman Zolan, Denizli’nin

fizik tedavi anlamında önemli tesislere

sahip olduğunu belirtti. Başkan Zolan, ”2

Kültürler buluşması

Fuarda ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi

Halk Dansları Topluluğu ve Hakkari Halk

Oyunları Grubu, Büyükşehir Belediyesi standında

bir araya gelerek "Harmandalı" ve "Kostak

Ali" oyununu oynadılar. Harmandalı

oyununa vatandaşların da katılması renkli

görüntülerin yaşanmasına neden oldu. İki

farklı yörenin halk oyunları misafirler tarafından

ilgi ile izlendi.

egeyondergisi.com 55


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

İTO YÖNETİM KURULU BAŞKANI

EKREM

DEMİRTAŞ

EGEYÖN’E KONUŞTU

56 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

2017 Yılı Değerlendirmesi ve 2018

Yılı Beklentileriniz nelerdir?

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş:

Küresel ekonomi için 2017 yılı beklenenden

daha olumlu seyretti. 2018 yılında

da bu olumlu seyrin devamı bekleniyor.

Aynı şekilde ülkemiz ekonomisi için de

2017 yılı umut vericiydi. Türkiye ekonomisinin

çift haneli büyümesi bu görüşümüzü

haklı çıkartıyor. Büyümede, Çin ve Hindistan’ın

bile önüne geçtik. İlk 3 çeyrekte ortalama

Türkiye ekonomik büyümesi % 7’nin

üzerinde gerçekleşti.

Büyümenin öncü göstergelerinden “Tüketici

Güven Endeksi” Ocak 2018 ayında, bir

önceki aya göre % 11,1 oranında yükseldi.

Aralık 2017’de 65,1 olan endeks Ocak

2018'de 72,3'e zıpladı. Zeytin Dalı Harekatına

rağmen tüketici güveni olumsuz etkilenmedi.

Bütün bunlar 2018 yılına umutla bakmamızı

sağlıyor.

Diğer yandan elbette riskler var. Devlet

bütçesinde bozulma var. Ama açık oranı hala

Maastricht Kriterlerinin kabul edilebilir sınırları

içinde. Petrol Petrol 4 Aralık 2014'ten

bu yana ilk kez 70 Dolar/varil sınırını aştı.

Bölgemizde çatışmalar, savaşlar ve siyasi belirsizlikler

var. En önemlisi 2017 yılı işsizlik

ve enflasyonda iki haneli olarak kapandı.

Bunların mutlaka düşürülmesi, yeni istihdam

yaratılması gerekiyor.

Ancak hükümetimizin üretim, yatırım ve

istihdamı teşvik edecek önlemlere, teşviklere

2018 yılında da devam edileceğini belirtmesiyle

birlikte, bu yıl için de umutlarımız

güçlü, beklentilerimiz olumlu yönde.

İzmir Ticaret Odası Olarak

İzmir İhracatının 2018 Hedefleri

İçin Ekonomi Bakanı Sayın Nihat

Zeybekci'den Beklentileriniz

neler?

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Ekrem Demirtaş: İzmir ihracatının 2018

yılında en yüksek miktar ve katma değerde

yapılabilmesi için İzmir’deki firmaların yatırım

teşviklerden, girişimcilere yönelik ve

KGF desteklerinden azami şekilde faydalanması

gerekiyor. Fuarlar ve Ur-Ge Projeleri de

kentimiz ve Odamız ekonomisi ile ihracatı

için büyük önem taşıyor.

Yatırım Teşvikleri, Girişimci

Destekleri, Kredi Garanti Fonu

Konularında Beklentileriniz neler?

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Ekrem Demirtaş: Sayın Nihat Zeybekçi,

“Süper Teşvik” olarak bilinen “Proje Bazlı

Destek Sistemi”nde onayların tamamlandığını,

yararlanacak projelerin duyurulacağını

açıkladı. 2018-2020 Orta Vadeli Programında

da yer alan bu konunun faaliyete geçirilmesi

için çalışmaların başlaması memnuniyet ve-

egeyondergisi.com 57


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

rici. İhracatımızı arttırmaya yönelik her

adımda biz de Oda olarak göreve hazırız.

İhracatımızı arttırma hedefinde KOBİ’lerimize

de büyük iş düşüyor. Bu aşamada, KO-

Bİ’ler için uygun finansman kaynaklarına

erişim ve destek mekanizmalarının artması

gerekiyor. KOSGEB kredilerinde bankacılık

sistemi az riskli ve sürekli kredi kullanan işletmelere

öncelik verdiğinden, gerçek ihtiyaç

sahibi küçük ölçekli işletmeler bu tür finans

kaynaklarından yeterince yararlanamamaktadır.

KOSGEB kredilerinde riskli işletmelerin

de kredi kullanımı için esneklik sağlanabilir.

KOSGEB tarafından yeni girişimciler için

sunulan Girişimcilik Destek Programı; makine,

ekipman alımı vb. giderleri kapsamaktadır.

Ancak mevcut firmaların işlerini

geliştirebilmeleri, büyütmeleri için makine,

ekipman alımı gibi kalemlerde sürekli açık

bir destek programı bulunmamaktadır.

Zaman zaman tematik projeler açarak bu

destekler sunulsa da, tematik proje konusuna

uymayan işletmeler yine başvuramamaktadır.

Örneğin; tematik proje çağrısı yüksek

teknolojili firmalara yönelik olduğunda geriye

kalan firmalar yine bu desteğe başvuramamaktadır.

Firmaların işlerini

büyütmelerine yönelik, makine ve ekipman

alımı gibi kalemleri kapsayan, tüm işletmeleri

dahil eden sürekli açık bir destek programı

da yürürlüğe konulabilir.

Dış Ticaret Destekleri ve Fuarlar

Konularında Beklentileriniz neler?

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş:

Odamız, ihracata başlamak isteyen

ancak finansal kaynakları kısıtlı olan üyelerimizin

ürün ve hizmetlerini tanıtabilmeleri

amacıyla uzun yıllardır dünyanın en önemli

sektörel fuarlarına şemsiye stand organizasyonları

gerçekleştiriyor.

Dolayısıyla, firmaların ihracat hamlelerine

katkı sağlayan Sektörel Ticaret Heyeti

desteklerinde İşbirlikçi Kuruluşların üyeleriyle

bir arada gerçekleştirdiği toplu stand

katılım organizasyonlarının da destek kapsamında

değerlendirilmesinin üyelerimizin

yurtdışı pazarlarına daha etkin açılmasına

destek olacağı inancındayız.

Ekonomi Bakanlığı’nın Yurtdışı Pazar

Araştırması Desteği programındaki işbirlikçi

kuruluşu olarak, yurtdışına gerçekleştirdiğimiz

grup ziyaret organizasyonlarının da, halihazırda

bireysel desteklenen söz konusu

destek kalemine dahil edilmesinin, organizasyonlarımızın

daha fazla etkinleşmesi ve

üyelerimizin daha fazla iş bağlantısı kurmasına

destek sağlayacağı düşüncesindeyiz.

Yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik

büyüme yakalayabilmek, ihracat birim değerimizi

arttırmak için Ar-Ge harcamalarına

daha fazla pay ayırmalıyız. Ayrıca ileri teknoloji

üretimi gerçekleştirecek yüksek nitelikli

58 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

işgücünün yetiştirilmesine yönelik çalışmalar

yapılmalı.

Bilimsel altyapımızın güçlendirilmesi,

üniversiteler ve sanayi işbirliği etkin şekilde

geliştirilmeli. Ayrıca yeni teknolojilerin ülkemize

kazandırılması için doğrudan yabancı

yatırımlar etkin olarak kullanılmalı, ülkemizde

teknoloji yoğun üretim gerçekleştirmeyi

yabancılar için cazip hale getirecek yeni

teşvik önlemleri alınmalı.

Ur-Ge Projesi İle İlgili

Beklentileriniz neler?

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş:

Odamız 2012 yılından bu yana toplamda

10 Ur-Ge Projesi açtı. Bu projelerden

5 tanesi aktif olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu dönem içerisinde, Kuyumculuk, Plastik,

Ayakkabıcılık (II. Proje döneminde), Gelinlik,

Abiye, Damatlık (II. Proje döneminde),

Kimya, Bilişim, Tıbbi Malzemeler ve Baskı,

Kâğıt, Ambalaj sektörleri Odamızın proje yürüttüğü

sektörler oldu.

Projelerin yürütüldüğü dönem başından

6 Mart 2017’de Ur-Ge Proje Uygulama Usul

ve Esasları Genelgesinde yapılan değişikliğe

kadar olan sürede, projelerde düzenlenen

yurtdışı pazarlama faaliyetleri kapsamında

uluslararası fuarlara standlı katlımlar gerçekleştirildi.

Bu katılımlar, proje katılımcısı üyelerimizin

yeni ihracat bağlantıları kurması ve yeni

pazarlara giriş yapmasında çok önemli kapılar

açtı. Odamız tarafından yürütülen projeler

fuar katılımlarının verdiği etkiyle bir ihracat

rüzgarı başlattı.

Bu fuar katılımları, Ur-Ge Projelerinin

yurtdışı pazarlama faaliyeti aşamasından önceki

aşamaları olan ihtiyaç analizi, eğitim ve

danışmanlık ile edinilen bilgi ve verilerin

pratiğe aktarılmasında köprü görevi gördü.

Örneğin, Ur-Ge Ayakkabıcılık Projemizde

düzenlediğimiz, Avrupa Eğitim Vakfı (ETF)

tarafından da 3 yıldızla ödüllendirilen Ayakkabı

Tasarım Atölyesi Eğitimimizde, proje

katılımcısı üyelerimizin edindiği bilgi ve kazandığı

yeterlilikler daha sonra katıldıkları

fuarlarda ihracat artışı olarak geri dönüş sağladı.

6 Mart 2017’de Ur-Ge Proje Uygulama

Usul ve Esasları Genelgesinde yapılan değişiklik

ile artık projelerimizde gerçekleştirilen

yurtdışı tanıtım faaliyetleri, standlı fuar katılımı

şeklinde organize edilemiyor. Üyelerimizden

alınan değerlendirmelerde, yurtdışı

pazarlama faaliyetlerinde fuar katılımlarının

yarattığı verimlilik ve etkinliğin oluşmadığı

yönünde görüşler bildiriliyor.

Standlı fuar katılımı hakkının yeniden

düzenlenmesine ilişkin talepler iletiliyor.

2012-2016 döneminde, projelerimizin yürütüldüğü

tüm sektörlerde, yeni pazarlara giriş

yapılması ve mevcut pazarlarda ihracatın geliştirilmesinde

somut fayda sağlayan fuarlara

standlı katılım hakkının Ur-Ge Projelerimiz

için yeniden düzenlenmesi konusu önem taşıyor.

egeyondergisi.com 59


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

EKONOMİNİN

ZİRVESİ

DENİZLİ’DE YAPILDI

Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları Platformu, Ekonomi Bakanı

Nihat Zeybekci ile 8 genel müdürü, Denizli iş dünyası ile buluşturdu.

60 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

2017 yılının değerlendirildiği ve 2018’e

dair hedeflerin açıklanıp, beklenti ve öngörülerin

ele alındığı Ekonomi 2018 Vizyon

Toplantısı’na, şehirdeki iş dünyasının temsilcileri,

Denizli protokolü ile basın mensupları

büyük ilgi gösterdi.

Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları

Platformu’nun Anemon Otel’de düzenlediği

Ekonomi 2018 Vizyon Toplantısı’na Ekonomi

Bakanı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra Türk

Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, İhracat

Genel Müdürü Özgür Volkan Ağar, İthalat

Genel Müdürü Ahmet Erkan

Çetinkayış, Anlaşmalar Genel Müdürü Mehmet

Işkın, Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme

Genel Müdürü Arzu Yılmaz, Teşvik

Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür

Yardımcısı Mehmet Yurdal Şahin, Ürün Güvenliği

ve Denetimi Genel Müdürü Zafer

Soylu ile Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve

Hizmetler Genel Müdürü Uğur Öztürk hazır

bulundu.

ERDOĞAN: “ÜLKE İÇİN ELİNİ

TAŞIN ALTINA KOYANLARDANIZ”

Toplantının açış konuşmasını yapan Denizli

Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı

ve Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları

Platformu Dönem Sözcüsü Uğur Erdoğan,

geçen yıl ekonomi ve ihracatta elde edilen

başarıya dikkat çekti.

Salondaki davetlilerinin bu başarıda

büyük payı bulunduğunu belirten Başkan Erdoğan,

Denizlili iş adamlarını kutlayıp, teşekkür

etti. Erdoğan, “Sayın Bakanımız da

tıpkı sizler gibi, ülkenin kalkınması ile milletinin

refahı için elini taşın altına koyanlardandır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep

Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Sayın Binali

Yıldırım ve Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat

Zeybekci, yurtiçindeki ziyaretlerinin yanında

bazen haftada 3 farklı ülkeye, 3 farklı coğrafyaya

giderek, bizim için ve milleti için dünyanın

bir ucundan diğer ucuna koşturuyorlar.

Tüm bu çabalarının, ekonomimize olumlu

yansımaları oldu. 2017 yılında Türkiye olarak

157 milyar Dolar, Denizli olarak da 3 milyar

67 milyon Dolar ihracata ulaştık. Bu

başarının, ülkeye ömrünü adamış bu insanların

gayretlerinin sonucu olduğunun bilincindeyiz;

her birine müteşekkiriz” dedi.

Denizli’nin Türk Eximbank’tan kredi kullanma

oranlarını da açıklayan Erdoğan,

“Eximbank’tan 2017’de Denizlili 683 şirkete

1 milyar 227 Milyon Dolar destek sağlanmıştır.

535 şirket 524 milyon Dolar kredi, 148 şirket

de 703 milyon Dolar sigorta desteği

almıştır. Toplam destek oranı Denizli ihracatının

yüzde 40’ına tekabül etmektedir. Türkiye

ortalaması ise yüzde 25. Bizim önceki

egeyondergisi.com 61


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

62 egeyondergisi.com

yıla göre destek artışımız yüzde 21,6. Türkiye

ortalaması ise yüzde 19. Denizli’de 2017 yılında

Kredi Garanti Fonu kefaletiyle 6.750

firmamız toplam 3 milyar 900 milyon TL

kredi kullanmıştır. Bu durum, devletimizin iş

alemini yalnız ve sahipsiz bırakmadığının da

bir göstergesidir. Yine 2017 yılında 1.047 işletmemiz

KOSGEB’den toplam 17 milyon

507 bin Liralık destek almıştır” diye konuştu.

Konuşmasında yabancı yatırımcıların Denizli’ye

ilgisinin son bir yılda arttığını da vurgulayan

Başkan Erdoğan, “Denizli Ticaret

Odası’nın kuruluşundan itibaren geçen seneye

kadar ki 91 yıllık sürede, 55 tane yabancı

ortaklı şirketimiz vardı. Şehrimize olan

güven ve ilgi sayesinde, 2017’de 29 yabancı

sermayeli şirket daha şehrimize yatırım

yaptı. Almanya, İtalya, Hollanda, Rusya, Fas,

Gürcistan, Fransa, Avusturya, İngiltere, Belçika,

İsviçre, Portekiz, Ukrayna, ABD, İran,

Özbekistan, Güney Afrika, Azerbaycan, Kırgızistan

ve Kosova gibi çok sayıda ülkeden

gelen yatırımcılar madencilik, tekstil, kimya,

inşaat, enerji, cam, ambalaj, kağıt, tarım-gıda

ve kauçuk sektörlerinde faaliyet göstermekteler”

dedi.

Erdoğan, Kredi Garanti Fonu’nun 2017 yılındaki

uygulamalarının oluşturduğu canlılığın

devam etmesi için, desteklerin bu yıldan

itibaren kalıcı hale getirilmesini beklediklerini

de dile getirdi. Başkan Erdoğan, “KOS-

GEB desteklerinin de sürdürülebilir olması

son derece önemlidir! Şu an Eximbank, ihracat

öncesi kredi işlemlerini doğrudan yapıyor.

Biz iş alemi olarak, Eximbank Denizli

Şubesi’nin kredi ve sigorta programlarının

tamamını yapar hale getirilecek şekilde büyütülmesini

istiyoruz” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, toplantıya girerken Bitlis’ten

acı bir haber de aldıklarını hatırlattı.

Kırsal alandaki operasyon sırasında yaşanan

çığın altında kalarak şehit düşen Denizlili

Jandarma Astsubay Çavuş Hilmi Öz’e rahmet,

yakınları ve silah arkadaşları ile Türk Milleti’ne

de başsağlığı diledi.

BAKAN ZEYBEKCİ: “2018 İHRACAT

HEDEFİMİZ 170 MİLYAR DOLAR”

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise ko-


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

nuşmasında, 15 Temmuz hain darbe girişiminden

sonra 2017 yılını ihracat ve büyüme

seferberliği yılı ilan ettiklerini ve bunu gerçekleştirdiklerini

belirtti. Türkiye'nin şu an

itibarıyla 365 günlük ihracat rakamının 158

milyar Dolar’a ulaştığını söyleyen Bakan Zeybekci,

“Tarihi zirveleri aştık. Önümüzdeki üç

aylık süre içinde artık Türkiye'nin ihracat verilerini

söylerken 160 milyar Dolar diye lafa

başlayacağız. İnşallah yıl sonunda da 170

milyar Dolar olacak” dedi.

Gümrük Birliği’nin güncellenmesine ilişkin

görüşmeler gerçekleştirdiklerini de anlatan

Bakan Zeybekci, "Avrupa Birliği'nin

büyükelçilerini bakanlığımızda misafir ederek,

Gümrük Birliği güncellenmesi ile ilgili

istişarelerde bulunduk. Görüşmelerimiz iyi

geçti. Çünkü bu durum, onların da bizim de

menfaatine. Şu anda sadece sanayi ürünleri

ile kısıtlı olan ticaret hacmimizi gıda, tarım,

hizmetler, kamu alımları ve elektronik ticareti

de kapsayacak şekilde genişletecektir.

Avrupa Birliği'yle 1 - 1,5 yıl içinde 200 milyar

Dolar’a, hemen ardından gelecek 5 yıl içinde

de 300 milyar Dolar’lık dış ticaret hacmine

ulaşmayı hedefledik. Bu yıl, Gümrük Birliği'nin

güncellenmesi açısından bizim için

son derece önemli bir dönüm noktası olacak”

diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Eximbank olarak

dünyada bir numara olmadığı hedeflediklerini

de belirterek, “Toplam ihracatın yüzde

25’ini kredilendirerek, Güney Kore Eximbank’ından

sonra ikinci sıradayız. Ama

Eximbank olarak 2018 hedefimiz dünyada bir

numara olmak. İhracatçıya 39 milyar Dolar’lık

imkan sağlandı. Bu seneki hedefleri ise

45 milyar Dolar. En son ekonomik koordinasyonlarda

yaptığımız değerlendirmelere göre

de Türkiye gerek ihracat rakamlarıyla, gerek

ihracat destekleriyle dünyada bir numara

olacak” dedi.

Elektronik ticaretin önemine de değinen

Bakan Zeybekci, e-ticaretin Çin gibi ülkelerde

yüzde 15-16'lar seviyesinde olduğunu

anımsattı. Zeybekci, “Gelişmekte olan ülkelerde

ise yıllık yüzde 8-9 civarında artarak

devam ediyor. Beş yıl sonra dünyadaki ihracatın

e-ihracat bölümü yüzde 50'lere yakın

hale gelecek. Şu anda e-ticaret sitelerine üye

olan ihracatçımızın sayısı 12 bine yaklaştı.

Önümüzdeki 1-2 yıl içinde hedefimiz, 100

bin ihracatçıya ulaşmak. Türkiye’nin 2023

hedeflerine ulaşmak için bunlar çok önemli”

diye konuştu

Toplantıda, davetlilere Ekonomi bakanı

Nihat Zeybekci’nin hayatının anlatıldığı bir

belegesel filmi izlettirildi. Yapılan konuşmalar

sonrasında Başkan Erdoğan, 10 adet Osmanlı

Arması'nın en önemli unsurlarının

biraraya getirildiği 1071 taştan oluşan el

emeği göz nuru bir tabloyu Bakan Zeybekci’ye

hediye etti.

Çardak İlçesi’nde bulunan Özdemir Sabancı

Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Vakıflar

Bankası'na ait parsellerin satışıyla ilgili Vakıfbank

Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan

ile Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci

arasında protokol imzalanması sonrasında

Bakan Zeybekci ile kurmayları, iş

dünyasından gelen soruları yanıtladı.

egeyondergisi.com 63


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ANTİK ÇAĞI

ARATMAYACAK ESERLER

DENİZLİ’DE

YAPILIYOR

Ege’nin büyük zenginliklerinden biridir mermer. İhracatı ile ülke

ekonomisine sağladığı katkı herkesin malumu. Peki ya heykel çalışmaları?

Coğrafyanın binlerce yıldır kendinde taşıdığı sanatçı ruh günümüzde

Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi’nde hayat

buluyor. Kolonide adeta antik çağı aratmayacak eserler yaratılıyor.

HEVESKAR SANATÇILARIMIZ

YETİŞİYOR

Egeyön Dergisi olarak taşa hayat veren

Kömürcüoğlu Uluslararası Taş Heykel Kolonisi'ni

ziyaret ettik. Koloninin mimarı Nihat

Kömürcüoğlu mermer sektörünün içinden

gelen biri. Zamanla para kazanmanın dışında

zevkleri tadarak heykel çalışmalarına başladığını

ifade eden Kömürcüoğlu, “bu doğrultuda

2011 yılında Taş Heykel Kolonimizi kurduk.

7. Senesini doldurdu. İrili ufaklı 200’den

fazla heykelimiz oldu bu süreçte. Profesyonel

heykeltraşların yanında yeni yetişen heveskar

amatör heykeltraşlar tarafındanda yapılmış

heykeller de var bunların arasında.

Mermerimizi biz kendimiz değerlendiriyoruz,

hem ticari bir meta olarak hem de kül-

64 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

türel bir eser olarak. Kültürel bir esere dönüştürüyoruz

eserlerimizi, Antik Çağ'da değiliz

ama Antik Çağ'dakini aratmayacak,

eserler artık Denizli'de yapılıyor. Ben inanıyorum

daha çok eserler yapılacak. Hakikaten

zamanımızda geçmişteki sanatçıları aratmayacak

sanatçılarımız yetişiyor. Güzel, heveskar

ve eli yatkın sanatçılarımız

yetişiyor''dedi.

Daha İleriye Dönük Olsun diye

Vakıf Kurduk

Heykele olan ilgisinin tesadüfler eseri

başladığını dile getiren Kömürcüoğlu, “para

kazanmanın ötesindeki zevkleri tatmaya

başladım. Bunu öyle kabul ediyorum. Her

zaman para kazanılabilir. Ancak bu tür eserler

her zaman yapılamıyor. Bu eserler artık

benim bir parçam olmuş durumda. Şu bir

gerçek, Edward Fleving bizim kolonimizin

kurulmasında fikir veren Amerikalı heykeltraş''günün

birinde bu eserleri dayanamayıp

satacaksın''dedi. Fakat satmak işimize gelmiyor

ama mecbur kalıyorsun. Peki bunun için

ne yaptık? Hem heykel kolonisinin devamını

sağlamak, hem daha ileriye dönük olsun diye

Kömürcüoğlu Kültür Sanat Vakfını kurduk.

Bundan sonra heykeller benim değil, vakfın

heykelleri oldu. Vakfın geliri için heykeller

satılabiliyor. Heykel sanatının devamı için,

heveskar sanatçılarımızı devam ettirmek

için. İlk satışımızı da Arkas Holding’in sahibi’ne

yaptık. Açılışı o yaptı ama arkasından

heykellerimizden 4 tane daha istedi.

beklediğimiz geliri elde edemedik ama Belediyemizin

ve Kültür Bakanlığımızın takviyesiyle

18 öğrencimiz ceplerinden bir kuruş

gitmeden burada heykel kursu aldılar” dedi.

Kömürcüoğlu 2018 yılında koloninin

Temmuz ayında açılacağını belirterek;'' Temmuz

ayında 21 gün sürecek koloni olacak.

Eğer büyük bir katkıda bulunursa belediyemiz

yine kurslarımızı ücretsiz yapmak istiyoruz.

Biz yalnız heykel yapmıyoruz. Mermer

sanatının 2000 yıl öncesinde nasıl yapıldığını,

makinalarını müze gibi insanlara sunuyoruz”

dedi. Kömürcüoğlu ayrıca PAÜ'de

Güzel Sanatlar Fakültesi'nin kurulması ve

heykel bölümü açılması istedi.

Koloninin bulunduğu yerin adeta bir açık

hava müzesi olduğunu ifade eden Kömürcüoğlu,

ilginin kendilerini mutlu ettiğini ama

turistlerin henüz buraya gezi düzenlemediğini

söyledi. Kömürcüoğlu, “Buralara henüz

kafileler gelmiyor. Yalnız yanı başımızda

şarap satan arkadaşımız var. Oraya gelen turistler,

otomatik olarak buraya geliyor ve şaraptan

daha çok burası ilgilerini çekiyor.

Burası açık havada artık bir sergi gibi istenilen

saatte ziyaretçileri oluyor. Önceden okullara

biz haber veriyorduk, şimdi okullar biz

geliyoruz diye haber veriyorlar. Bunun için

Milli eğitim müdürlüğüne teşekkür

ederim''dedi.

Bu Sanatı İleri Taşımak için

Çalışıyoruz

Koloninin içine bir de Akademi kuruldu.

Heykel Kolonisi devam ettirilirken bir yandan

da heykel kursları yaptık. Bu yolla öncelikle

koloniye gelir temin ettik. İkinci olarak da

Denizli’de olmayan heykel kursları kazandırmış

olduk. Bu doğrultuda Ege Heykel Akademisi'ni

kurduk. Burasını bu işe gönül vermiş

kişilerin taşa değmesi için kurduk. 7 senenin

6 senesinde heykel kursları verdik. Maalesef

egeyondergisi.com 65


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ŞUBAT AYINDA KÜTAHYA

KÜLTÜR SANATTA

İLKLER YAŞANACAK

Her ay birbirinden farklı kültür sanat etkinlikleriyle dolu dolu bir takvimi

bulunan Kütahya Belediyesi, Şubat ayında da çok farklı. Belediye,

faaliyetleri ile hem önemli isimleri anacak hem de ilkleri yaşatacak.

Kütahya’da 8 Şubat Perşembe

günü eski Kültür ve

Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın

ilk dersiyle Türkiye’de

bir ilk olan Açık Üniversite

programı başlayacak. Kurtalan

Ekspres ve Cihan Yıldız

‘Bu Toprağın Ezgileri’ etkinliği

kapsamında Türk Müziğinin

iki büyük ustası Barış

Manço ve Cem Karaca, Düşünce

Atölyesi’nde Sakarya

Üniversitesi Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu

ve 2. Abdülhamid’in torunu

Nilhan Osmanoğlu’nun katılımıyla

vefatının 100. yılında

Abdülhamid anılacak.

Çini’nin başkenti Kütahya’da

Şubat ayı boyunca

kültürel aktiviteler kapsamında konser, yetişkin

ve çocuk tiyatroları, söyleşi, seminer,

panel ve daha birçok etkinlik yapılacak. Bu

ayki etkinlikler tamamı Kütahya şehir tiyatroları

öğrencilerinden oluşan oyuncu kadrosuyla

Kültür Bakanlığı ödüllü tek özel tiyatro

metni olan ‘Benim Güzel Pabuçlarım’ çocuk

oyunu sahnelenecek. Her ay düzenli olarak

gerçekleşen Anadolu’yu Mayalayanlar programında

Fatih Çıtlak, Cansu

Canan moderatörlüğünde

gerçekleşen ‘Cansu Canan

ile Buluşmalar’ programında

ise ünlü televizyon

programcısı, şair ve tiyatrocu

İbrahim Sadri, Kütahyalılar

ile buluşacak.

II. Abdülhamid

Anılacak

Alanında uzman isimlerin

katılımıyla gerçekleşecek

etkinlikler ile ilgili

konuşan Kütahya Belediye

Başkanı Kamil Saraçoğlu,

Şubat ayında sizlerle buluşturmak

üzere planladığımız

birbirinden güzel

programların yanı sıra, 2018

yılının en önemli kültür ve medeniyet projesi

olarak gördüğümüz ülkemizde ki kültürel

üretime önemli bir katkı sağlayacak Açık

Üniversite eğitimlerine başlıyoruz. Kütahya’da

bu ay hem Sultan II. Abdülhamid

Han hem de Anadolu rock müziğinin iki

önemli ismi Cem Karaca ve Barış Manço anılacak.

Ayrıca ödüllü tiyatro oyunlarını da sergilemeye

devam edeceğiz” dedi.

66 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

MOBİL DEVREDE

ÇÖZÜMLER CEPTE

Ege’de 5 ilde tüketicileri kaliteli ve kesintisiz enerjiyle buluşturan

ADM ve GDZ Elektrik Dağıtım Şirketlerinin ücretsiz mobil

uygulaması yenilendi.

Tüketiciler, mobil uygulama ile sadece

elektrik arızalarını, sokak aydınlatma arızalarını

bildirmek ve planlı kesintiler hakkında

bilgi almakla kalmayıp birçok bilgiye mobil

uygulama ile anında ulaşabilecekler.

Tüketicilerin İhtiyaçları

Doğrultusunda Yenilendi

Tüketici memnuniyeti ve alternatif ulaşım

kanallarını sunmak için 2017 yılında kullanıma

sunulan ADM – GDZ Mobil

Uygulamasını yenilendi.

Elektrik dağıtım sektöründeki benzer uygulamalarda

olmayan birçok yeniliği barındıran

uygulama tüketicilerin tüm talep ve

ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.

Elektrik Dağıtım Sektöründe Bir İlk

Kullanıcılar uygulamaya giriş yaptıklarında

üzerlerine kayıtlı olan tüm aboneliklere

ait bilgileri aynı anda görüp bilgi

alabiliyorlar. Uygulama sayesinde tesisat numaraları

ile ilgili elektrik tüketim miktarlarını

öğrenebildikleri gibi endeks bilgileri ve

açma – kesme bilgilerine de anında ulaşabiliyorlar.

Kaçak ihbarlarını da uygulama üzerinden

gerçekleştirebilen tüketiciler, yapmış oldukları

farklı konulardaki başvurularının ne durumda

olduğunu da evrak sorgulaması

yaparak takip edebiliyorlar.

Ayrıca tüketiciler, benzerlerinde bulunmayan

“İşletmem Nerede” seçeneği ile hizmet

alabilecekleri işletmelere mobil konum

yönlendirmesi ile kolaylıkla ulaşım sağlayabiliyor.

Kapsam ve içerik olarak zenginleştirilen

uygulama ile şirket tarafından

yayınlanan haber ve duyurulara da yer veriliyor.

Uygulama tarafından anında gönderilen

bildirimler ile tüketiciler sayaçları okunduğu

anda bilgi sahibi olabiliyor.

Elektrik dağıtım sektöründeki benzerlerine

öncülük yapacak özelliklere sahip uygulama

kısa süre içerisinde tüketicilerin

beğenisini kazandı.

ADM Elektrik Dağıtım Hakkında

ADM Elektrik Dağıtım, Aydın, Denizli ve

Muğla İllerinde elektrik dağıtım hizmeti vermektedir.

ADM Elektrik Dağıtım, hizmet bölgesinde

1.8 milyon aboneye yıllık 9 Milyar

kWh elektrik dağıtımı yaparken kesintisiz,

kaliteli ve güvenli elektrik sunmak üzere dağıtım

altyapısının geliştirilmesi ve güçlendirilmesi

için gereken teknoloji yatırımlarını

gerçekleştirmektedir.

Müşteri odaklı çalışma anlayışıyla tüketicilerine

en iyi hizmeti sunmayı ilke edinmiş

olan ADM Elektrik Dağıtımın Aydın, Denizli

ve Muğla illerinde 23 hizmet merkezi bulunmaktadır.

GDZ Elektrik Dağıtım Hakkında

GDZ Elektrik Dağıtım, 2013 yılından bu

yana İzmir ve Manisa’da elektrik dağıtım hizmeti

vermektedir. Hizmet bölgesindeki 3,2

milyon aboneye yıllık 15,2 milyar kWh elektrik

dağıtımı yapan GDZ Elektrik Dağıtım; kesintisiz,

kaliteli ve güvenli elektrik sunmak

üzere dağıtım alt yapısının güçlendirilmesi

için gereken teknolojik yatırımları gerçekleştirmektedir.

Müşteri odaklı çalışma anlayışıyla

tüketicilerine en iyi hizmeti vermeyi ilke

edinen GDZ Elektrik Dağıtımın İzmir ve Manisa’

da 47 hizmet merkezi bulunmaktadır.

egeyondergisi.com 67


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

SANAL PARA

GERÇEKLİĞİ ve DÜNYAYI

SARAN

BITCOIN

İnternetin kullanımının hızla yaygınlaşması günlük hayatımızda

pek çok şeyi değiştirdi. Sosyal medyanın yaygınlaşması ile dönüşen

iletişim, toplumu değiştirirken dünyayı saran dijitalleşme serüveni

üretim süreçlerini etkisi altına aldı.

21. Yüzyılda endüstri devrimleri yaşanırken

para değişiminde dijitalleşme deneyimleri

de hız kazandı. Dünya üzerinde pek çok

tartışmayı da beraberinde getiren Bitcoin’i

ve sistemini, farklı boyutları hukuksal boyutlarını

ve farklı yönlerini sizler için araştırdık.

Tabiki gelişen kripto para birimleri ile ilgili

farklı yorumlar yapılmakta. Olumlu bulanlar,

olumsuz yaklaşanlar, mantıklı yatırım

olarak görenler, dolandırılma riski taşıdığını

söyleyenler… Dosyamızda kripto para birimleri

konusunda genel araştırmalarımızın yanında

Bitcoin’le ilgili danışmanlık yapan

Tahsin Özdemir’le röportajımızı ve bilişim

hukuk alanında başarılı avukatlardan Hasan

Oymak’ın da görüşlerine yer verdik.

Öncelikle Nedir Bu Bitcoin?

Kripto para birimi olarak geçen, bazı kişi

68 egeyondergisi.com

ve devletlerin para, bazılarının da emtia olarak

gördüğü dijital bir sistemdir Bitcoin. Bitcoin’in

altın ya da gümüş gibi maddesel bir

karşılığı yoktur. Ağ etkileşimi olmakla birlikte

bir merkezi yoktur. Mevcut kodları ile

A’dan, B’ye dijital para transferini sağlar. Açık

kaynak kodlarla yazıldığı için herkese açıktır

ve sistemin bir sahibi yoktur. Yine günlük

para birimlerimizin yanında aslında değişim

değerini sağlayabilen şey ise sınırlı sayıda

üretilebilecek olmasıdır. Bitcoin madencileri

tarafından 2140 yılına kadar toplam 21 milyon

adet üretilebilecektir.

Son yıllarda gündemden düşmeyen ilk

kripto para birimi olan Bitcoin 2008 yılının

sonlarına doğru yılında Satoshi Nakamoto

takma isimli bir yazılımcı ya da yazılımcı

grubu tarafından bulundu. Eşler Arasında

Nakit Elektronik Nakit Sistemi geliştirdikle-


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

eğitimi ve danışmanlığı içeren bir yer açtı.

Bitcoin’i merak edenlere A’dan Z’ye bitcoin

eğitimi veren Özdemir, Egeyön Dergisi için

de Bitcoin’i anlattı.

Özdemir’in görüşme sırasında vurguladığı

en önemli şey Bitcoin ile diğer altcoinlerin

birbirine karıştırılmaması oldu.

Bitcoin’in Blockchain teknolojisini kullandığını

ve bu sistemin de kırılmasının neredeyse

imkansız olduğunu belirten Özdemir, “Bitcoin’i

kırmak için önce Blockchain teknolojisini

kırmak gerekiyor. Bu zincir bir yazılımdır. Bir

tanesi kırılsa bile değişiklik yapılabilmesi

için diğer halkaları da kırmak gerekiyor. Yani

bir değişiklik için tüm sistemi değiştirebilmek

gerekiyor ki bu da imkansız. Yani şimdi

sizin bilgisayarınızı ya da tapu dairesindeki

bir bilgisayarı hackleyip üzerinize kayıtlı bir

arabayı nasıl alamazlarsa burada da Blockchain

teknolojisini toptan kıramazlar. Japon

bilim insanları bunu denedi ve başarılı olamadı.

Bitcoin’in değer kazanmaya başlaması

da 2014’te bu Blockchain alt yapısını kullanmaya

başladıktan sonra oldu” dedi.

rini söyleyen bir makale ile kamuoyuna duyurulan

para, aracıları ortadan kaldırmayı

hedeflemekteydi.

“Çift harcamayı önlemek için eşten-eşe

bir ağ kullanan yeni bir elektronik nakit sistemi

olan Bitcoin’in ilk sürümünü duyuruyorum.

Herhangi bir sunucu veya merkezi

otorite olmadan tamamen merkezsiz bir sistemdir.”

– Satoshi Nakamoto, 09 Ocak 2009,

SourceForge’daki Bitcoin duyurusu.

“…On yılın üzerinde başarısız Güvenilir

Üçüncü Şahıs tabanlı sistemler (Digicash,

vb.) sonrasında, onu kayıp bir neden olarak

görüyorlar. Umarım ayrım yapabilirler, ilk

defa güvene dayanmayan bir sistem deniyoruz.”

– Satoshi Nakamoto, Dustin Trammell’e

bir e-postayla.

Bitcoin’in piyasaya çıkması ile birlikte,

aynı sistemi kullanan alt - coinler e de olanak

sağlandı. Şu anda 1300 civarında alt-coin piyasada

bulunuyor. Bununla birlikte bazı ülkelerin

de kendi dijital para birimlerini

oluşturacakları haberleri her geçen gün

kamu oyunda yankılanıyor.

Bitcoin ve kripto paraların sistemlerini,

ne olup ne olmadıklarını anlayabilmek için

Bitcoin danışmanlığı yapan Tahsin Özdemir

ile görüştük.

“BİTCOİNİ KIRMAK İMKANSIZ”

Tahsin Özdemir bir girişimci ve danışman.

Kendi şirketinin yanında uzun zamandır

finans danışmanlığı yapan Özdemir,

yükselen trend üzerine Denizli’de Bitcoin

DOLANDIRICILIK HABERLERİ

ALTCOİN’LE ALAKALI

Dolandırıcılık Dünya üzerinde 1300’ün

üzerinde kripto paranın bulunduğunu söyleyen

Özdemir, diğer altcoinlerin Bitcoin alt

yapısını kullandığını ama Etherium haricindeki

diğer birimlerin Blockchain altyapısında

bulunmadığını belirtiyor. Bitcoin yazılımın

açık kaynaklı olması sebebiyle isteyen herkesin

altcoin üretebileceğini belirten Özdemir,

“bugün bir yazılımcı Bitcoin’in alt yapısını

alıp altcoin üretebilir ama Bitcoin’i bozamaz,

değiştiremez. Altcoin oluşturulmuş olduğunda

bir para birimi olur ama bunu değerlendirip

değerlendirmemek kişinin elinde.

Yatırımcı bulup bulmamak kişinin elinde.

Altcoinlere alım yaparken Bitcoin kullanmamız

gerekiyor. Bir altcoin alabilmeniz için

önce Bitcoinlere çeviriyorsunuz paranızı Bitcoin’den

altcoin alabiliyorsunuz. Çıkan dolandırıcılık

haberleri de altcoinlerle alakalı.

Saadet zinciri oluştururuluyor. Bakanlarım

Nihat Zeybekci ve Mehmet Şimşek’in Bitcoin’in

saadet zinciri olduğu açıklaması oldu

ama Bitcoin bir saadet zinciri değil. Bitcoin

bir para. Altcoinlerde yapılan bir saadet zinciri

olayı var. Network sistemi zaten 2015 yılından

itibaren ülkemizde yasaklandı.Bunlar

sadece Bitcoin’in ismini kullanıyor. Bitcoin

gerçeği bambaşka bir şey. Bitcoin’de dolandırıcılık

olmaz. ” dedi.

“BU PARAYI HERKES ÜRETEBİLİR”

Yazılımsal olarak üretim sınırı olan Bitcoin’in

maddi olarak karşılığı olmasa da değişim

değeri açısından yoğun talep görmesi

son yıllardaki artışın temel sebebi. Bitcoin’in

egeyondergisi.com 69


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

toplamda 21 milyon adet üretileceği yazılımda

belirtiliyor. Bu da her 4 yıl da bir yarıya

düşüyor. 2009 - 2012 yılına kadar her 10 dakikada

50 BTC üretilecek, 2012 - 2016 yılına

kadar her 10 dakikada 25 BTC üretilecek,

2020’ye kadar 12,5 BTC üretilecek ve her dört

yılda bir bu yarıya inerek 2140 yılına kadar

üretim devam edecek şekilde yapılmış bir yazılım.

Üretimin yazılımsal olarak sınırlandırılmış

olması ve Bitcoin’e rağbetin fazlalığı

sebebiyle fiyatların çok yükseldiğini dile getiren

Özdemir, “Dünyanın para birimi altın,

ikinci para birimi dolar, üçüncü para birimi

çıktı artık Bitcoin. Bitcoin bir dolar gibi Euro

gibi bir Türk Lirası gibi para birimidir. Fakat

bir arz- talep meselesi var. Bitcoin bir dünya

para birimi, altın ve dolar gibi düşünün ve

bunu herkes talep ettiği için bunun değeri

hızla artıyor. Bitcoin’in arttığını bilen insanlar

yatırım yapmaya başladılar. Bitcoin’in bir

merkez bankası yok, bir yöneticisi yok, ülkesi

yok, üreten bir kişi yok, Bitcoin bizler ve şirketler

tarafından üretilen bir para birimi. Bu

parayı herkes üretebilir”dedi.

Coin madenciliğini gerekli altyapıyı kuran

herkesin yapabileceğini ifade eden Özdemir,

“üretimler ekran kartları ile yapılıyor. Sistem

kuruluyor. Tek sıkıntısı soğutma olmalı. Kartların

yanmaması için gerekli soğutma sistemini

kurmak da çok fazla elektrik harcatıyor.

Şartları sağlayan herkes Bitcoin üretimi yapabilir.

Tabi iyi malzemeler daha iyi üretim

yapar. Bunun için de bin liralık üretim yatırımı

yapılmasındansa 100bin liralık üretim

yatırımı yapılması daha avantajlı. Bence Türkiye’deki

büyük şirketlerin Bitcoin madenciliğine

yatırım yapması gerekli. Burada

borsacı gibi kısa süreli alım satımlardan para

kazanmak değil dediğim. Bunu uzun vadeli

yatırım gibi düşünün Bitcoin iner, çıkar. Kısa

süreli hareketlilikler zarar ettirebilir. Ben

bunun taraftarı değilim. Ama ülkemizin

kendi coinini üretip, bitcoin altyapısını da

kullanıp bu teknolojiye geçmesini isteyen biriyim”dedi.

70 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

“YASAL OLARAK TANINIRSA

İLLEGAL TRAFİK KONTROL

EDİLİR”

Türkiye’nin kendi coin’ini üretmesinin

gerekliliğini vurgulayan Özdemir, bu yolla

kripto paralarla sağlanan illegal para trafiğinin

kontrol edilebileceğini ifade etti. Özdemir,

“eğer kendi coinimiz üretilirse, ya da

şimdilik bu sistem yasal olarak tanınırsa ülkede

kaçakçılık varsa, dolandırıcılık varsa

kara para olayı varsa bu ortadan kalkar. Bitcoinle

de alışveriş yapılsa başka bir coinle de

alışveriş yapılsa kayıt altına girer. Bitcoin

yasal olarak tanınırsa Bitcoin’le yapılan her

işlem kredi kartı gibi kayıt altına alınır. Eğer

bu teknolojileri bizim ülkemiz kabul ettiği

zaman artık cüzdanında ne kadar Bitcoin’in

olduğunu bildirmek zorundasın. Şu anda

banka hesaplarımızda ki parayı, mal varlıklarımızı

ülkemiz biliyor. Aynı şey Bitcoin

kabul edildiğinde de geçerli. Şu an bana Bitcoin

olarak 100 bin dolar gönderilse bunu

kimse bilemez. Çünkü kabul edilmediğinden

dolayı takip edilemiyor. Bitcoin kabul edilmeye

başlandığı andan itibaren paradır ve bu

para birimi ülkemizin herhangi bir ATM’sinden

çekilebilecek bir para birimidir. Bu teknolojiyi

kullandığım anda çektiğim her

parayı sistem görür.

Dünyada kripto paraların daha da yaygınlaşacağını

ifade eden Özdemir, “dünya bu parayı

kullanacak. Her ülke kendi para birimini

çıkaracak. Kendi içimizde mesela TLcoin çıkaracağız.

Diğer ülkeler kendi birimlerini

oluşturacak. Bunların rezervleri de bitcoin

olacak. Bu sebeple devletlerin rezerv bitcoinleri

elinde bulundurması gerekecek. Türkiye’nin

de bu sebeple Bitcoin üretimine bir an

evvel başlaması gerek” dedi.

TEK ZAYIF NOKTA…

Sistemin endişe edilecek bir güvenlik sıkıntısı

olmadığını dile getiren Özdemir, sistemdeki

sıkıntı yaratabilecek tek noktanın

kullanıcı hatasından kaynaklanan sorunların

geri dönüşü olmaması olduğunu belirtti. Özdemir,

“sistem kullanıcı hatasına çok açık.

Para gönderimi yaparken al ve gönder seçenekleri

var. Burada para göndereceğim kişi

yanımdaysa barkodla gönderebiliyorum.

Fakat para göndereceğim kişi başka bi yerde

ise hesap kodunu bana yollar. Kopyala yapıştır

ile alıcı kodunu yapıştırırken yapılan hataların

geri dönüşü yoktur. O yanlış yazdığın

kodda bir cüzdan yoksa paran geri gelir. Bir

harf ya da sayıda hata yaptığında ki o kodda

başka bir cüzdan varsa paran gider. Muhatabın

olmaz. En büyük riski budur. Senin yapacağın

bir hatadır bu. Yaşanabilecek en büyük

hata da budur”dedi.

egeyondergisi.com 71


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

AVUKAT HASAN OYMAK’IN KALEMİNDEN

BITCOIN ve

TÜRKİYE’DEKİ

DURUMU

72 egeyondergisi.com

Son dönemlerde Dünya ve Türkiye ekonomisinde

bir Bitcoin çılgınlığı yaşanıyor. Dijital

para birimi olarak hayatımıza giren ve

para piyasalarında önemli bir hareketlilik

yaşanmasına neden olan Bitcoin, yükseliş ve

düşüşleri ile kafaları karıştırsa da pek çok kişinin

ilgisini çekmeyi başardı. Lehinde ve

aleyhinde konuşanların neredeyse aynı hararette

açıklamalar yaptığı, bir taraftan

‘’balon’’ suçlaması yapılırken, diğer taraftan

‘’geleceğin para birimi’’ olarak lanse edilen

bitcoin konusunda en çok merak edilen konu

şüphesiz ‘’ Bitcoin’in bir yasal temeli olup olmadığı’’.

Bu nedenle öncelikle bitcoin hakkında

genel bir bilgilendirme yapıp, mevcut hukuki

duruma ilişkin değerlendirmemizi paylaşmakta

fayda var.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Bitcoin elde etmenin birden fazla yöntemi

olmakta birlikte, zorluk ve güvenilirlik

seviyeleri ise bir yöntemden öbürüne değişmektedir.

Bitcoin karşılığında bir ürün veya

hizmet satabileceğiniz gibi, internette bulunan

bağımsız servis sağlayıcıları kullanarak

gerçek parayı Bitcoinle değiştirebilme imkanı

da vardır.

BİTCOİN NEDİR?

Son yıllarda sanal topluluklar hızla çoğaldı.

Bu durum teknolojik gelişmeler ve internet

kullanımının artmasıyla da tetiklendi.

Bazı durumlarda, bu topluluklar sundukları

mallar ve hizmetlerin değiş tokuşu için kendi

para birimlerini oluşturdu ve dolaşıma soktu.

Böylece belirli bir sanal topluluk için bir alışveriş

birimi ve bir hesap birimi ortaya çıkmış

oldu. Oldukça geniş bir kesime ulaşmayı başarmış

olan Bitcoin ise, en yaygın ve en çok

bilinenlerindendir.

Bitcoin; Craig Wright’ın ‘Satoshi Nakamoto’

takma adını kullanarak, 2008 yılında

kurduğu, iki taraf arasında para transferi gerçekleştirilirken

tam anonimliği ve üçüncü bir

partiye olan bağımlılığı kaldırmayı hedefleyen

bir “kripto sanal para birimi”dir.

Bitcoinler öyle bir matematiksel algoritmayla

oluşturulmuşlardır ki, zaman geçtikçe

bulunmaları zorlaşmaktadır. Herhangi bir

merkezi veya ödeme sistemi bulunmayan bu

para biriminin değerinin belirlenmesi oldukça

şaibeli bir husustur. Lakin değerini tamamen

pazardaki arz ve talep miktarı

belirlemektedir. Bitcoin sisteminde; para arzından

sorumlu bir merkezi otorite de bulunmamaktadır.

Para arzı belirli bir madencilik

faaliyeti türü tarafından belirlenir.

“Miner”ların (madenci) belirli matematiksel

problemleri çözmeye ayırdıkları kaynakların

(elektrik ve CPU zamanı) miktarına bağlıdır.

Böylece, merkezi bankalar istediklerinde yeni

Bitcoinleri piyasaya çıkarıp değeriyle oynayamıyorlar

veya zaten dolaşımda olan bitcoinlerin

değerlerini düşüremiyorlar.

Peki, bu transferler nasıl gerçekleşir? İki

insan düşünelim: Ali ve Ayşe. Ali, Ayşe’den

bir gitar satın almak istemektedir. Fakat TL

yerine Bitcoin kullanarak ödeme yapmak istiyordur.

Bu para transferinin gerçekleşebilmesi

için ilk önce iki tarafın da birer ‘Bitcoin

cüzdanı’ ya da birer dijital imzaya sahip olmaları

gerekmektedir. Ali, Ayşe’ye ondan aldığı

gitar karşılığında harfler, rakamlar ve

sembollerden oluşan gizli bir ‘anahtar’ yollar;

bu anahtarın içinde Ali’nin bitcoinlerini

tuttuğu cüzdanının adresi, miktarı ve Ayşe’nin

dijital adresi yazmaktadır. Ayşe, akıllı

telefonunu kullanarak Ali’nin yolladığı bu dijital

kodu tarar ve deşifre eder. Bu sırada,

Ali’nin yaptığı bu transfer, defteri kebirinde

bulunan bütün ağa bağlanan katılımcılara

yayımlanır ve yaklaşık on dakika sonra ‘mining’

adı verilen bazı teknik ve teorik kurallardan

geçerek transfer onaylanır. ‘Mining’

süreci Ayşe’ye Ali’yle bu transfere devam

edip etmeyeceği hususunda karar vermesine

yardım edecek bir skor verir. Bu, iki taraf arasında

üçüncü partiye dayanmaksızın dijital

bağlamda oldukça anonim bir transfer fırsatı

yaratan sürece sadece bir örnektir. Bitcoin

transferlerinin bundan farklı şekillerde gerçekleşmesi

de mümkündür.

Yukarıdaki bölümde bahsettiğimiz ‘Mining’

süreci, Bitcoin transfer aşamasını güvenli

tutmak için yaratılmış bir yöntemdir.

Bu süreçte, her yapılan transfer bir blok halinde

zincire kronolojik sırada eklenir ve

transferler onaylanıp, sona erdikçe bu bloklar

kesilip atılır.

Blokların kesilip atılması sonucunda bu

yapılan transferlerin dolar veya herhangi

başka bir para birimi halinde hiçbir fiziksel

kalıntısı veya izi kalmaz. Ancak iki adres arasında

yapılmış bir transferin kaydı ve o iki

adresin içlerinde bulundurdukları para miktarı

öğrenilebilir. Böylece, Wright’ın bu sistemi

kurarken amaçladığı tam anonimlik

sağlanmış olur.

Bu sistem oluşturulurken amaçlanan hedeflerden

biri de; üçüncü partiden bağımsız

(aracı olmaksızın) para transfer ağı yapabilmekti.

‘Occupy Wall Street’ bankaları, müşterilerin

paralarını amaca uygun

kullanmama, sistemi ve müşterileri kandırma

ve akıl almaz miktarda faiz almalarıyla

suçladıktan kısa süre sonra Bitcoin piyasaya

sürüldü. Bitcoin öncüleri, merkezi olmayan

egeyondergisi.com 73


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

bir sistem yaratıp, satıcıyı ön plana koyarak

aracılardan ve faizlerden kurtulup para

transferlerini son derece şaibesiz hale getirerek

yozlaşmayı durdurmayı hedeflediler.

‘BİTCOİN CÜZDANLARI’NI

KULLANMANIN ÜÇ ŞEKLİ

Peki, bu hedefe ulaştılar mı? Evet ve hayır.

Bitcoinleri saklamak için kullanılan ‘Bitcoin

cüzdanları’nı (crytocurrency wallets) kullanmanın

üç şekli vardır:

1. Tam müşteri (Full client): Bu sistem

herhangi bir üçüncü partiden bağımsız, müşterinin

transferin her yönünün kendisinin

kontrol ettiği bir yöntemdir. Müşteri, transferi

baştan sona tamamen kendisi kontrol

edecektir. Fakat anlaşılabileceği gibi ileri seviye

programcılık bilgisi gerektireceğinden

başlangıç seviyesi bitcoin meraklıları için

uygun değildir.

2. Hafifsiklet müşteri (Lightweight client):

Bu sistem müşterinin bitcoinlerini saklayacaktır,

ama ağa erişip transferi

gerçekleştirmek için üçüncü partinin sahip

74 egeyondergisi.com

olduğu bir sunucuya bağlandığından tam

kontrol ve anonimlik söz konusu değildir.

3. Web müşteri (Web client): Tam müşteri

sisteminin tamamen zıttı olan bu sistem,

tamamen üçüncü parti sahibi sunucusuna

dayanmaktadır. Üçüncü parti müşterinin yerine

geçer ve bütün işlemleri halleder. Fakat

anonimlik ve bağımsızlık kesinlikle söz konusu

değildir.

Üçüncü partiden bağımsızlık ve tam anonimliği

hedefleyen Bitcoin, ‘Tam müşteri’

profiliyle bu iki hedefi sonuna kadar desteklese

de ‘Hafifsiklet müşteri’ profiliyle bu hedefleri

destekleyen kriterler zayıflar ve ‘Web

müşteri’ profiliyle tamamen yok olurlar.

Bunların hepsi göz önünde bulundurulduğunda;

“Bitcoin iyi mi, yoksa kötü

müdür?” veya “Bitcoin gerçekten yararlı ve

kullanışlı mıdır?” sorusuyla sıkça karşılaşılmaktadır.

Anonimliği ve bağımsızlığı desteklediğinden

son derece pozitif bir ün alan Bitcoin,

aynı zamanda çok fazla eleştiriyle de karşı

karşıya kalmıştır. Örneğin suçlamalara göre;


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

uyuşturucu ve silah satışı yapıldığı, katillerin

kiralanabildiği ve bu alım satımlarda tamamen

dijital paraların kullanıldığı ‘Silk Road’

adlı web sitesinin FBI tarafından kapatılması

çok büyük ilgi gördü. Bu olayın ardından

FBI’da siber suçlarla ilgilenen bölümün

(BITS) başkanı da şu açıklamayı yaptı: “Dijital

para birimleri birçok illegal aktivitelerin

gerçekleştirilmesinde bir araç olarak kullanılıyor.

Örneğin; illegal uyuşturucu satımı,

çocuk pornografisi, fuhuş ve illegal silah satımı.”

Dolayısıyla, bitcoinin sağladığı anonimlik

durumu bazen bu tür zararlı olaylara

da bir araç haline gelmiş oldu.

Buna ek olarak, bitcoinleri kaybetmeden

tam güvenli olarak saklayabileceğinizin hiçbir

garantisi yoktur. Bitcoinlerin güvenli kalmasını

sağlayacak bir güvenlik ağı veya

teknik arızalardan korunacağı bir yedekleme

yazılımı bulunmamaktadır. Bilgisayardaki

cüzdanların yanlışlıkla kullanıcı tarafından

silinmesi veya bir virüs yazılımın cüzdanı

mahvetmesi de ihtimal dahilindedir. Bir cüzdanın

şu veya bu sebeple kaybolması sonucunda

kullanıcının paraları dolaşımdan

kalkar. Söz konusu kullanıcının Bitcoinler’i

bu durumda başkası tarafından da harcanamaz.

Bu haliyle oldukça riskli bir yatırım olduğu

söylenebilir.

Ayrıca bir kere bir yere bitcoin bağlamında

para gönderdiğinizde, o işlemi geri çevirmek

söz konusu olamaz. Tam anonimlik

dolayısıyla bir işlem bir kere yapıldı mı orada

biter ve geri dönüş imkanı yoktur. Risk arz

eden bir diğer faktör ise; Bitcoinin sürekli

çıkış ve inişler yaşamasıdır. Uzmanlar, bitcoinin

günde %10 ila %20 arasında azalıp

arttığını ifade etmektedir. Dolayısıyla son

derece tutarsız olması, toplamda bulunabilecek

sadece 21 milyon bitcoin olduğu gerçeğiyle

birleştirilince, gelecek vaat etmediği

yargısı kulağa oldukça mantıklı gelmektedir.

Bitcoinin sınırlı olması gerçekten önemli

bir noktadır. Gerçek paranın Bitcoin ile değişiminin

yapılabileceği çeşitli platformlar

bulunmaktadır. Ayrıca Bitcoin kullanmak isteyen

kişiler bu parayı ürün ve hizmet satarak

ya da bilgisayar ürünü bir süreç olan ve

mining (madencilik) denilen işlemle elde

edebilirler.

Miners (madenciler), işlemlerin doğruluğunu

onaylamak için çok hızlı bir şekilde matematiksel

problemleri çözen

bilgisayarlardır. Mining (madencilik) işlemi

ile bilgisayar sistemleri sayesinde bir çözüm

bulan kişilere 50 yeni Bitcoin verilmektedir.

Buna göre mining, karmaşık matematiksel

formüllerin bilgisayar gücü ile çözülmesi sürecinin

adıdır. Bu da yeni Bitcoin üretmenin

tek yoludur. Bitcoin’in temelinin oluşturan

matematiksel dizine göre 2140 yılına kadar

maksimum 21 milyon adet Bitcoin arz edilebilecek

ve bu sayıya ulaşıldığı zaman Bitcoin

arzı duracaktır.

Ancak, Bitcoinin mümkün kıldığı bazı

avantajları da göz ardı edemeyiz. Tam müşteri

profili kullanıldığında, yani müşteri (satıcı)

transferi tamamen kendisi kontrol

ettiğinde ‘peer-to-peer’(P2P) paylaşma yöntemi

kullanıldığından oldukça güvenli bir

portal oluşturulduğu kuşkusuzdur. Fakat güvenlik

deyince geçmişte ‘hack’lenip milyonlarca

dolar kaybedenlerin varlığı da

unutulmamalıdır. Ne de olsa konu teknoloji

olunca korunmayan her türlü dijital varlığın,

kötü niyetli yazılımlar aracılığıyla ele geçirilmesi

veya yok edilmesi mümkündür.

Bütün yararlar ve zararlar hesaba katıldığında

dünya genelinde; Avustralya, Kanada,

Estonya, Fransa, Almanya, Japonya ve ABD

gibi ülkelerin de yer aldığı bir grup ülke Bitcoin’i

regüle etmeye başladılar.

• Özellikle Fransa, Almanya, ABD ve Japonya

bu konuya oldukça olumlu yaklaşmış

ve Fransa Bitcoin’i ‘’paralel para yaratım mekanizması’’,

Almanya ise ‘’özel para’’ olarak

egeyondergisi.com 75


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

tanımlamıştır.

• Alman Finans Bakanlığı’nın Bitcoin’i

bir hesap birimi olarak tanımlamasından

sonra artık vergi ve ticari amaçlarla kullanılabilecektir.

• Japonya Muhasebe Standartları Kurulu,

kripto para birimlerinin kullanılmasını

sağlayacak bir muhasebe yapısı oluşturmak

için çalışmalara başladığını açıklamıştır. Bitcoin

ticaretinden elde edilen kârlar, “işletme

faaliyetlerinden elde edilen gelirler veya çeşitli

gelir” olarak sayılacaktır.

• Amerika Birleşik Devletleri’nde ise

Ocak 2015’te, ilk regüle edilen ABD Bitcoin

takas sistemi, Coinbase açıldı. Takas sistemi

New York ve California’nın da aralarında bulunduğu

25 eyalette faaliyet göstermek üzere

lisanslıdır.

Buna karşılık Ülkemizde Bankacılık Düzenleme

ve Denetleme Kurumu şu açıklamayı

yapmıştır: “Bilindiği üzere, 6493 sayılı

“Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,

Ödeme Hizmetleri ve Elektronik

Para Kuruluşları Hakkında Kanun” (Kanun)

27.06.2013 tarih ve 28690 sayılı Resmi Gazetede

yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Serbest Piyasa Kurulu’nun Bitcoin ile ilgili

yaptığı araştırma dosyasının sonuç bölümde

ise şu ifadelere yer veriliyor:

“Onbinlerce yıldır alışık olduğumuz altın,

yüzlerce yıldır kullandığımız nakit paralara,

karşın sanal kripto-para olan Bitcoin oldukça

yenidir. Getirdiği teknolojiler oldukça umut

verici ve gelişmeye açık konulardır. Bitcoin'den

sonra da pek çok altcoinler geliştirilmiştir,

fakat, en azından şimdilik, hemen

76 egeyondergisi.com

hepsinin başarısı, Bitcoin'e endekslidir.

Bitcoin bankaların, aracı kurumların, otoritelerin,

hükümetlerin, denetim ve düzenlemelerinden,

her türlü işlem masraflarından

ve kısıtlamalarından uzaktır. Kişilere finansal

özgürlük sağlar. Bitcoin'in geleneksel ödeme

aracı olan banknot veya dijital paraların yerini

alması, günden güne artmaktadır. Sistem

ne kadar yaygınlaşırsa, o kadar güvenli ve

spekülasyonlara dayanıklı olacaktır.

67 Bitcoin'le beraber duyurulan Blok-Zincir

teknolojisi ise, güvenilir bir aracıya ihtiyaç

duyulan, tüm hizmetlerde

kullanılabilecek, bir teknolojik çözümdür.

Blok-Zincir, Bitcoin'in başarısına da endeksli

değildir.

Bitcoin ve onun getirdiği teknolojilerin,

kullanım alanı ve yaygınlığı gün geçtikçe artmaktadır,

bunun karşısında ise hükümetler

Bitcoin'e karşı olumlu bir endişelilik halindedirler.

Ülkemizin de, tüm dünya devletleriyle

birlikte, Bitcoin'i olumlu bir endişelilikle izlemesinin

uygun olacağı düşünülmektedir.

Tüm riskleri değerlendirilerek, teşvik edici

düzenlemeler yapılırsa, Bitcoin pazarından,

gelir elde etmemiz de mümkün olabilir. Örneğin;

ülkemizde hizmet veren bir Bitcoin

Borsası henüz kurulmamıştır, bunu düzenleyen

bir mevzuat, ülkemizi Bitcoin pazarında,

bir adım öne çıkarabilecektir.”

Herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından

ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence

verilmeyen bir sanal para birimi olarak

bilinen Bitcoin, mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla

Kanun kapsamında elektronik para

olarak değerlendirilmemekte, bu nedenle de


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

söz konusu Kanun çerçevesinde gözetim ve

denetimi mümkün görülmemektedir.”

Fakat Habertürk’ün yayınladığı

23.01.2018 tarihli bir habere göre; Rusya’dan

Samsun’a gelen buğday yüklü bir geminin

navlunu (taşıma masrafı ödemesi) Bitcoin ile

ödendi.

Sonuç olarak Bitcoin’in geleceği hakkında

birçok yargı ve fikir ortaya atılsa da nesnel bir

düzlemde bakıldığında; Bitcoin’in sınırlı

miktarda olduğu ve kapsadığı risklerden dolayı

çoğu ülkede regüle edilemediği görülmektedir.

Ayrıca son zamanlarda arz ve talep

azalmasından kaynaklanan inanılmaz düşüş

nedeniyle, Bitcoin’in gelecek için çok parlak

şeyler vaat etmediğini, en azından geleceğinin

belirsiz olduğunu söylemek mümkündür.

PEKİ YASAL AÇIDAN DURUM

NEDİR?

25 Kasım 2013 ‘te Bankacılık Düzenleme

Ve Denetleme Kurumu, Bitcoin’le ilgili bir

açıklama yapmıştır. Açıklamada; dijital para

bitcoinin 6493 sayılı ‘’ Ödeme Ve Menkul

Kıymet Mutabakat Sistemleri Ödeme Hizmetleri

Ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında

Kanun’’ kapsamında olmadığı,

elektronik para olarak değerlendirilmediği

için de gözetim ve denetiminin mümkün olmadığı

belirtilmiştir. Ayrıca, bitcoin sisteminde

kimliklerin bilinmemesi nedeniyle,

bitcoinin yasadışı faaliyetlerde kullanılabileceği,

değerinin aşırı oynak olması, dijital cüzdanların

çalınabilmesi, kaybolabilmesi,

usulsüz kullanılabilmesi ve işlemlerin geri

döndürülemez olması gibi durumlar nedeniyle

risklere açık olduğu vurgulanmıştır.

Öte yandan bitcoinin vergilendirilmesi

konusu da tartışılmakta olup, bir yasal statüye

oturtulmaksıuzın bu tartışmaların da

sonuçlanması mümkün görülmemektedir.

Şu anda bitcoin ile ilgili bir yasal düzenleme

mevcut değil. Oysa bu dijital paranın ekonomik

hayatımızın içine dahil olabilmesi için

yasal bir düzenleme zorunludur. Öyle ki, bitcoinin

mirasçılara geçip geçmeyeceği konusu

bile şu an itibariyle yasal zemine oturtulmuş

değildir.

Sürece dahil olan kişilerin, ‘’ Siber saldırı

nedeniyle kayıtların kaybolduğu, bu nedenle

kendilerine ödeme yapılamayacağı’’ şeklinde

cevaplar alarak mağduriyet yaşamalarının

önüne geçmek, ancak bir gözetim ve denetim

mekanizmasının kurulmasıyla yani yasal

düzenleme ile mümkün olabilecektir. Dolayısıyla

yasal düzenleme mevcut olmadığı sürece,

sisteme dahil olan kişiler, muhtemel

riskleri de göze alarak adım almış olacaklardır.

Kaynakça:

1)https://www.bddk.org.tr/websitesi/turkce/Duyurular/Basin_Aciklamalari/12574bitcoin_hk_basin_aciklamasi.pdf

2) http://www.haberturk.com/turkiye-ye-bitcoin-ile-bugday-dunyada-bir-ilk-1808541-ekonomi

3) http://www.yttlaw.com/bitcoin/

4) http://startuphukuku.com/bitcoin-nedir/

5) http://dergipark.gov.tr/download/article-file/230763

6)SPK Araştırma Dairesi – Kripto Para Bitcoin -Dr. Abdurrahman ÇARKACIOĞLU

egeyondergisi.com 77


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ŞARAP’TAN ALINAN

ÖTV’NİN BİR KISMI

TEŞVİK OLSUN

Tarımkent olma yolunda çalışmalarını sürdüren Çal, geliştirdiği

tarım çeşitliliğinin yanında en büyük değeri bağcılık için de çalışmalarını

sürdürüyor. Son yıllarda yaşanan don olayları ve zarar gören

bağların sökülmesinin ardından bölgede asırlardır süre gelen şaraplık

üzüm üretiminin yeniden canlanması için bir talep var: “Şarap’tan

alınan ÖTV’nin bir kısmı şaraplık üzüm üreticisine teşvik

olarak verilsin.”

78 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan, bölgede

şaraplık üzüm üreticilerinin kaliteli

üretime devam etmesi, bölgede daha kaliteli

üzümlerden daha kaliteli şaraplar üretilebilmesi

adına şaraptan alınan ÖTV’nin kilo başına

şaraplık üzüm üreten üreticiye teşvik

olarak verilmesini istediklerini söyledi. Böyle

bir teşvik sistemi ile Çal Bölgesi’nde çok daha

iyi üzümlerin yetişebileceğini vurgulayan

Başkan Akcan, bu sayede atıl vaziyette kalan

arazilerin de yeniden işlenebileceğini ve

mevcut tarım arazilerinin büyüyeceğini vurguladı.

Daha iyi ve daha çok üretim yaparak

ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçladıklarını

ifade eden Başkan Akcan, konuyla

alakalı dosyayı Maliye Bakanlığı’na verdiklerini

ifade ederek, “Üzüm üreticilerinin önünü

açacak bu projemizin dosyasını Maliye Bakanlığı’na

ilettik. Bütçe Genel Müdürü Sayın

Hakan Ay ile de Çal’dan bir heyetle birlikte

toplantı gerçekleştirdik. Tarım Bakanlığı ile

birlikte bir proje yapılacak inşallah ve biz gerekli

teşviği alacağız. Konuyla ilgili dosyayı

Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci’ye,

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na,

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin

Haluk Ayhan’a, Önceki Dönem Bakanlarımızdan

Sema Ramazanoğlu’na ve Denizli Milletvekili

Şahin Tin’e de ilettik. Gerekli

destekleri sağlayacaklarını ifade ettiler” dedi.

“Daha Fazla İhracat, Daha Fazla

Döviz Girdisi için”

Bölgede asırladır süre gelen bağcılık ve

şarapçılık endüstrisinin daha iyi noktalara

gelmesi için çalıştıklarını ifade eden Akcan,

“Bu destek sayesinde gençlerimiz şehirlere

göçmek zorunda kalmayacak. Daha çok topraklarımız

işlenecek. Bağ yetiştiricilerinin

önü açılacak ve kaliteli üretimler gerçekleştirilecek.

Bu anlamda üreticimiz daha iyi üretim

yapabilmek adına çalışacak. Bu

üzümlerle işletmeler daha iyi üretim yaparak

daha iyi üretim yaparak daha fazla ihracat ve

döviz girdisi sağlayacak. Artan üretimle birlikte

bölgede işsizlik de kısmen önlenmiş

olacak” dedi.

Bakanlıklar nezdinde raporları ve fikirlerini

sunduklarını ifade eden Çal Belediye

Başkanı Fethi Akcan, “Alınan ÖTV’ler için

alınsın ya da alınmasın demiyoruz. Bizler sadece

bu alınan meblağlardan %20-25’inin

üretimde kilo başına üreticiye geri ödenmesi,

destek anlamında geri ödenmesini istiyoruz.

Böylelikle bölgemizin kalkınmasına ve dolaylı

yoldan ihracat kanallarının güçleneceğini

biliyoruz. Bu konuda destekleri için

Sayın Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci

Bey'e de şükranlarımı sunuyor, selamlarımı

yolluyorum” dedi.

Hedef 100 Milyon TL’lik Üretim

Çal’ın en önemli geçim kaynağı ve kültürü

olan bağcılığın yanında bölgenin tarım

ve hayvancılığının gelişmesi adına da önemli

çalışmalar yapılıyor. 2020 yılında hedeflerinin

Çal’a tarım ve hayvancılıktan 80 ila 100

Milyon TL arası girdi sağlamak olduğunu dile

getiren Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan,

bölgede üretimin hedefleri yakalaması için

Birliklerin önemini vurguladı. Yeni yasal dü-

egeyondergisi.com 79


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

zenleme ile birlikte Çal’da kurulması planlanan

birliklerle burada bir model yaratmak istediklerini

belirten Başkan Akcan, “Gelişmiş

ülkelerdeki birlik ve kooperatif yapılarına

baktığımızda, oradaki çiftçilerin üretmek dışında

bir kaygısı yok. Birlikler içinde gelecek

yıllarda bile çiftçilerin ne üretecekleri belli.

Ne kadara satacağı, nereye satacağı belli.

Türkiye’de maalesef geçmiş başarısız deneyimler

birlik olma yolunu tıkadı. Ama bizler

Çal’da bu birlikler sayesinde çiftçilerimizin

yaşadığı sorunları en aza indirgeyerek tarım

yapmaları için çalıyoruz” dedi.

80 egeyondergisi.com

Çiftçiler içim Üretici Birlikleri

“Üreticilerimizin birlikte hareket etmesi

lazım” diyen Başkan Akcan, “Üreticilerimiz

ne üretirse üretsin, ‘ürünümü nereye satacağım,

nasıl satacağım, Pazar bulabilecek

miyim’ diye düşünüyor. Artık bizim üreticimiz

bunu düşünmemeli. Dünyada kabul edilecek

ürün yetiştirmeye kafa yormalı, hangi

ülkeye ihracat yapacağını bilmeli üretmeden

önce. Daha kaliteli nasıl üretirim diye düşünmeli.

Maalesef birlikler olmadığı için çiftçimiz

hem üretimi düşünüyor, he pazarlamayı

düşünüyor, pazarlasa bile bu sefer ‘paramı

alabilecek miyim’ diye düşünüyor. Bunun

içim Çal’da meyve ve sebze üreticileri birliği

olmak üzere iki birlik kurulması üzerine çalışmalarımıza

başladık. Ziraat Odamız sekreteryalığını

yürütüyor. İnşallah kısa zamanda

aktif hale getirerek çiftçilerimizin sadece

üretmeye odaklanmalarını istiyoruz. Birliklerle

ortak pazarlar yaratarak onların ceplerine

ve Çal’a giren parayı maksimize etmek

istiyoruz” dedi.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

TARIMKENT ÇAL’DA

GÜÇLÜ ÜRETİM İÇİN

BİRLİK

ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Tarımkent olma yolunda emin adımlarla yürüyen Çal, tarım ürünü

çeşitliliğini ve pazarını arttırmak için birlik çalışmalarını devam

ettiriyor.

Gerçekleştirilen yasal düzenlemenin ardından

meyve ve sebze üreticileri olmak

üzere iki birlik kurma çalışmalarını hızlandıran

Çal Ziraat Odası, çiftçilere birlik olmanın

önemini anlatıyor.

Kurulma çalışmaları yürütülen üretici

birlikleri ile çiftçilerin ortak hareket etmeleri,

sorunları birlikte halledebilmeleri ve Çal’ın

ürettiği ürünler için pazarda daha geniş yerler

bulmaları hedefleniyor. Birlik çalışmaları

ile tarımsal üretimin artacağı, aracı ve spekülatörlerin

üreticiler üzerindeki fiyat cenderesinin

kırılacağı, markalaşma

çalışmalarının hız kazanacağı düşünülüyor.

Ortak Hareket Etmeye Çağırıyoruz

Geçmiş birlik deneyimlerinin Türkiye’de

başarısız olmasının ardından uzun süre yeni

birlik yasası beklediklerini dile getiren Çal

Ziraat Odası Başkanı Haşim Çil, “Beklediğimiz

yasa çıktı. Tabi tam beklentilerimizi karşılamadı

ama biz yine de bu anlamda

çiftçilerimizi bir araya getirmek için çalışmalarımıza

başladık. Meyve ve Sebze üreticileri

birliği ismi ile iki birlik kurmayı düşünüyoruz.

Bu noktada da üreticilerimizi mahalle

mahalle gezerek birlikler hakkında bilgiler

veriyoruz ve onları ortak hareket etmeye çağırıyoruz”

dedi.

Amacımız Pazarda Güçlü Hale

Gelmek

Verimli Çal arazilerinin daha efektif şekilde

işlenmesi ve üreticilerin ürettiği ürünlerden

daha çok para kazanması adına

kurulacak olan birliklerin önemini vurgula-

egeyondergisi.com 81


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

yan Çal Ziraat Odası Başkanı Haşim Çil,

“Önümüzdeki günlerde bütün Çal’ı kapsayacak

şekilde sadece üzüm değil bütün tarım

ürünlerini kapsayacak şekilde meyve ve

sebze birlikleri kurup bunları faaliyete geçireceğiz.

Biz bunun öncülüğünü yapıyoruz.

Öncelikli hedefimiz de bu yıl boyunca önümüzdeki

sezona kadar mahalle mahalle,

kahve kahve, gerekirse kişi kişi bulup onları

toplu hareket etmeye, kooperatifleşmeye birlikte

hareket etmeye ikna etmek. Böylelikle

tarım pazarında daha güçlü bir hale gelmek

ve Çal’ın tarımkent olma iddiasını yükseltmek

istiyoruz” dedi.

Üretici Kazanacak, Çal Kazanacak,

Türkiye Kazanacak

Ziraat Odası olarak mahallelerde dolaşarak

çiftçileri birlikler konusunda bilgilendirdiklerini

ifade eden Çil, “kanun geçtiğimiz

günlerde çıkarılarak üretici birlikleri kurulumu

için yeniden müracaatlar alınmaya

başlandı. Meyve üreticileri birliği ve sebze

üreticileri birliği olarak 2 tane birlik kurulması

için çalışmalarımız devam etmektedir.

Birlikte hareket ederek Çal’ın ürettiği ürünler

için pazarda daha geniş yerler bulmayı hedefliyoruz.

Bu yolla tarımsal üretimin artacak,

aracı ve spekülatörlerin üreticiler

üzerindeki fiyat cenderesinin kırılacak, markalaşma

çalışmaları hız kazanacak” diyerek

üreticinin ürettiğini değerlendirmeye yönelik

çalışmaların devam edeceğini ve bu şekilde

de hem üreticinin hem Çal’ın hem de Türkiye’nin

kazanacağını vurguladı.

82 egeyondergisi.com

Şaraplık Üzüm’e ÖTV Teşviği

İstiyoruz

Çal Bölgesi’nde tarımsal kalkınmanın

hızla gelişmesi için Birlik kurma çalışmalarına

devam eden Çal Ziraat Odası, bölgede

bir kültür olarak da var olan ve Çal’ın işlenen

tarım arazilerinin neredeyse yarısını kaplayan

bağcılık için de bir talebi var. ÖTV’lerden

üzüm üreticilerine teşvik verilsin.

Çal Belediye Başkanlığı ile birlikte ÖTV

teşvikleri ile ilgili raporlama ve takip çalışmalarını

yürüten Çal Ziraat Odası Başkanı

Haşim Çil, “Bölgemizde bağcılık faaliyetleri

son yıllarda yaşanan don olaylarından dolayı

sekteye uğradı. Bizler bölgemizde tarım çeşitliliğini

sağlamak adına çiftçilerimizin yeni

ürünler denemesinde destek sağlıyoruz.

Tarım aletleri alarak çiftçilerimizin hizmetine

sunuyoruz. Ama geleneksel ürünümüz

olan üzümün ve bağcılığın yeniden gelişmesi

hem bölgemize hem de ülkemize daha çok

katkı sağlaması için yeni bir teşvik beklentimiz

var. Şarap’tan alınan ÖTV’lerin bir kısmının

şaraplık üzüm üreticilerine kilo başına

teşvik olarak verilmesini istiyoruz. Bölgemizde

tarım dışı arazilerin tarıma kazandırılması,

şehirlere göçün önüne geçilmesi ve

pazarın genişleyerek ihracat çalışmalarının

hızlanabilmesi adına bu teşviğin gerekli olduğunu

düşünüyoruz. Teşvik alınabilirse

üretici daha kaliteli üzüm üretmek için çalışabilecektir.

Böylelikle hem üreticilerimizin

kazancı artacak hem de bölgemizdeki ürün

kalitesi yükselerek markalaşma çalışmaları

hız kazanacaktır” dedi.

Kayıt Dışının da Önüne Geçecek

Üzüm teşviğinin üreticilerin üreticilerin

pek çok sorununa çözüm olacağını ifade eden

Çil, “Kaliteli üretim ürünün değerini yükseltecektir.

Kaliteli üzümler kaliteli ürünlere

dönüştürülerek pazarda daha çok söz sahibi

olunmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte

üretici kilo başına teşvik alacağı için müstahsil

makbuzu olmadan ürün satışı yapmayacak,

ürününü kimseye vermeyecektir. Kayıp

kaçağın önüne geçildiği zaman bile devlet bu

işten ciddi gelir elde edecektir. Bahsedilen bu

teşvik de devletimize bir yük değil bir kazanç

sağlayacaktır” dedi.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

DENİZLİ

ŞARABININ

TEKSTİL KADAR ÜNLÜ

OLMASI GEREK

Denizli’nin ünü dünyalara yayılmış pek çok güzelliği ve ürünü mevcut.

Termali, tekstili, mermer gibi pek çok ürünü ile dünya piyasalarında

adından söz ettiriyor.

Aslında yeni bir ihracat kapısı daha açabilecek

ve dünya ile rekabete girebilecek bir

ürünü var. ŞARAP… Ama ne yazık ki üzümün

üretim süreçlerinden markalaşmaya, dağıtım

ağından tanıtımına pek çok eksiği olan bir

sektör. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız

Ezel Şarapları Gıda Mühendisi ve Pazarlama

Koordinatörü Ezgi Atılsın Çal bölgesinin kaliteli

üzümlere sahip olduğunu ve Denizli şarabının

en az Denizli’nin tekstili kadar ünlü

olması gerektiğinin altını çizdi.

Çal’ı Marka Haline Getirebiliriz

Türkiye, dünyanın en çok üzüm üreten

üçüncü ülkesi durumunda. Güney ve Bekilli’yi

de dahil ettiğimizde Çal Bölgesi ise Türkiye’nin

şaraplık üzüm üretiminin neredeyse

yarısını karşılıyor. Ama bölge ciddi bir markalaşma

sorunu yaşıyor. Denizli’nin ihracatta

rekor kıran ürünlerinin yanında esamesi

okunmayan şarap sektörünün içindekiler ise

gerekli çalışmalarla Denizli’nin şarabının

egeyondergisi.com 83


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

dünya ile boy ölçüşebileceğini ifade ediyor.

“Bu noktada Fransa’nın Bordeaux şarapları

çok meşhurdur” diyen bölgedeki şarap firmalarından

Ezel Şarapçılığın Gıda Mühendisi ve

Pazarlama Koordinatörü Ezgi Atılsın “Bordeaux

şarabıysa A firması B firması diye bakmaz

insanlar, kaliteli şaraptır derler ve

alırlar. Denizli’nin üzümleri gerçekten çok

kaliteli ama insanlar bunu bilmiyorlar. Denizli’deki

insanlar bile bunu bilmiyor. Ama

aslında burada da çok kaliteli şaraplar üretiliyor,

çünkü çok kaliteli üzümlerimiz var. Bu

konuda Çal’ı bir marka haline getirebiliriz”

diyor.

84 egeyondergisi.com

Sıkıntılar Aşılırsa Çal Dünya

Markası Olur

Coğrafi işaretlerle ve bölgedeki insanların

ortak hareketleri ile Çal Bölgesi şaraplarının

markalaşabileceğini ifade eden Atılsın, “Türkiye’de

en kaliteli üzümlerin olduğu bölgedeyiz,

en kaliteli şarapları da yapabiliriz.

Üzümü ne kadar kısa sürede fabrikaya ulaştırırsanız

o kadar az aroma ve lezzetinden

değer kaybediyor. Burada da üreticiler

üzümü direk alıyor bağdan ve 1 saat ya da

yarım saat içinde işliyorlar bu büyük bir

avantaj. Bu süreçte de bence herkes birbiriyle

çalışmalı. Bu bölgede tabi ki herkes birbirinin

rakibi ama eğer Çal bölgesi bir marka haline

gelirse herkes kazanır. Bu konuda burada

şarap evleri açılabilir, buralara turistik geziler

düzenlenebilir. Ama reklam yasak bu yüzden

internette reklam yapamıyoruz. O

yüzden tanınma konusunda ciddi sıkıntılarımız

var. Çal bölgesi eğer bu zorluklar aşılırsa

bir dünya markası olur.

Çünkü Fransa’nın Bordeaux bölgesinde ki

bağlardan ya da İtalya’nın Toskana bölgesinde

ki bağların kalitesinden çok bir farkımız

yok. Hatta daha bile öndeyiz çünkü

Türkiye daha sıcak bir ülke, toprak olsun,

nem olsun daha avantajlı bir konumdayız aslında.

Tek sıkıntımız marka olmak. Pazarlamada

sıkıntılarımız var. İnsanlar yurtdışında

da Türk şaraplarını denediklerinde çok beğeniyorlar.

Yavaş yavaş bir marka haline gelebiliriz”

sözleri ile markalaşma sorununa

değiniyor.

Kaliteli Üzüm Kaliteli Şarap

Öncelikle sahip olunan değerin farkında

olunması gerektiğini dile getiren Atılsın,

marka olabilmek için üretimin de desteklenmesi

gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin

dünya üzerinde şarap sıralamasına giremediğini

ifade eden Atılsın, “ Üzüm üretimine

ve üzüm üreticilerine destek verilmesi

lazım. Çünkü her geçen gün üreticiler bağları

sökmeye başladı. Destek bulamıyorlar, fiyat

konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Para kazana-


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

madıkları için tonaj yaratmak için şarapçıların

istediği gibi de yetiştiremiyorlar bu sefer.

Üzüm üreticileri bizler için çok önemli. Onlar

ne kadar kaliteli üzüm üretirlerse bizler de o

kadar kaliteli şarap yaparız ve markalaşma

çalışması o kadar iyiye gider. O yüzden onlara

daha çok destek verilmesi gerektiğini

düşünüyorum.

Teşvik ile Türkiye Kazanır

Şaraplık üzüm üreticilerinin bilgilendirilmesi

gerektiğinin altını çizen Atılsın, “Devlet

şarapçılardan aldığı ÖTV’lerin bir kısmını

üreticilere teşvik olarak verebilir. Şarap fabrikaları

olarak çok fazla vergi ödüyoruz. Eğer

bunun bir kısmı üreticiye giderse hem üreticilerin

daha kaliteli şaraplık üzüm üretmesi

için teşvik olur hem de bölgemizde daha kaliteli

şaraplar üretilmiş olur. Üreticiler teşviklerle

daha kaliteli üzümler üretecekleri

için şarap fabrikaları da onlardan daha pahalıya

üzüm alabilir. Onlar kaliteyi ne kadar

fazla yükseltirlerse bizim de bölgemizdeki

şaraplarımızın kalitesi o kadar yükselir ve

herkes kazanır. Yani bu teşvik ile Türkiye kazanır.

Fransızlar Çal Şarabına Hayran

Şarap ihracatı ile ilgili çalışmalara da başlayacağını

belirten Atılsın, Türk şaraplarını

yurt dışında denemeye götürdüğünde olumlu

tepkiler aldığını dile getirdi. Önce herkesin

şaşırdığını ama denediklerinde de büyük beğeni

aldığını ifade eden Atılsın beğeni düzeyini

“Fransız arkadaşlarım bile ‘bu şaraplar

bizim şaraplardan daha iyi’ demişlerdi” diyerek

açıklıyor.

İhracata Destek Ortak Laboratuar

Avrupa’ya ihracat yapmak için akredite

laboratuarlarda analizlerin yapılması gerektiğini

ifade eden Atılsın, “Denizli’deki ihracat

hareketliliğini sağlayabilmek için Denizli’de

de bu laboratuvarlardan kurulmasını istiyoruz.

Ama bu ciddi maliyet Denizli Ticaret

Borsası’nda gerçekleştirilen bir toplantıda

bunu dile getirdik. İhracat çalışmalarında

ortak bir akredite laboratuar kurulmasını

önerdik. Herkes ihracata göndereceği ürünlerde

burayı kullanabilir ve bu şekilde ihracata

destek olunabilir. Bu şekilde bir çözüm

önerimiz olmuştu. İbrahim Bey’de yardımcı

olacağını söyledi.

egeyondergisi.com 85


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

ÇAL’IN YÜKSELEN

DEĞERİNDEN

YAPRAKÇILIK

Çal’da tarımsal artan tarımsal çeşitliğin yanında kültürel değer bağcılığın

da yan kolları gelişmeye devam ediyor. Üzüm bağlarının yaprakları

ihracata çıkarak bölge ekonomisine yeni gelir kapıları sağlıyor.

Çal’da bulunan geniş üzüm

bağları yaprakları ile de üreticiye

yeni gelir kapıları açıyor.

Türkiye’nin pek çok iline ve dış

ülkelere gönderilen Çal yaprağı,

bahar aylarında toplanmaya

başlıyor. Çal’ın

sulanmayan bağlarından Türkiye’nin

en lezzetli yapraklarının

çıktığını dile getiren Çal’ın

Sazak Mahallesi Muhtarı Hüdai

Solak, “ Bizim bölgemizin yaprağının

en belirgin özelliği

yaprakların damarsız olması.

Isırıldığı zaman kopan yaprakların

aroması ve mayhoş yapısı

ile lezzetli bir yapraktır ve

çabuk pişer. Bahar aylarında

taze taze bağlardan toplanan

yaprakları salamura olarak basıyoruz

ve sipariş olan yerlere

gönderiyoruz” diyor.

Yaprakçılığın Çal’da sektör haline geldiğine

değinen Solak, “Yaprakçılık üzüm’den

sonra Çal’ın ikinci ürünü haline geldi. Bizim

bağlarımız sulanmadığı için yapraklarımız

daha ince ve gevrek oluyor. Bağlarımız yağmur

yağdığında su görür sadece.

Sulanan bağların yaprakları kopmaz.

Sert olur ama bizimki gayet

kolay kopar. Bizim yaprağımız

ağza girince dağılır. Bu sebeplerden

buradan üretilen bağlar kalitelidir.

Yaprağımızı Çal’dan nereye

gönderdiysek hiçbir yerden olumsuz

bir dönüş almadık. Ve yine en

büyük artımız da yaprakları bağlardan

toplarken hiç ilaç kullanmayız

ve bağlara en ufak zarar da

vermeyiz” dedi.

Yaprakçılığın bağla uğraşan insanlar

için ekstra ve iyi bir kazanç

yolu olduğunu dile getiren Muhtar

Solak, “ Bağlardan yaprak toplamanın

bağlara da hiçbir zararı bulunmuyor.

Aksine faydası oluyor.

Üzümlerin üzerini açılıyor ve hava

alması sağlanıyor. Zaten yaprağı

budamak da gerek. Bunun salamurası yapılmadığı

zaman o yapraklar atılıyor. Bizler de

bu yapraklar atılmasın diye bunu değerlendiriyoruz.

Burada özellikle mahallemizde her

evde yaklaşık bir tona yakın yaprak ıslanır.

Böylelikle ekonomimize katma değer sağlamaya

çalışıyoruz. İnsanların da ilgisi git gide

artıyor. Sektör olma yolunda ilerliyor burada

yaprakçılık” dedi.

Çal Yaprakları İhracata Çıkıyor

Çal’ın verimli bağlarından toplanan ve giderek

sektör olarak ilerleyen yaprakçılık, ihracat

çalışmalarıyla da ilke ekonomisine

katkı sağlıyor. Bölgeden toplanan yapraklar

ihracat için işlenerek dünya pazarına açılıyor.

Çal’ın yaprakları Sunan Food markasıyla

işleniyor ve dünya pazarına açılıyor. Bölgesel

bağ yapraklarını üreticilerden alan Sunan

Food, yaprakları vakum paket, kavanoz ve

pet ambalajlarda ihracata yönelik işliyor.

Çal’dan da ciddi alım yapan firma yaprakçılığın

Çal’da gelişmesi adına ciddi bir fayda

sağlıyor.

86 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

ÇAL GARASI

YÜKSELİYOR

SEFERBERLİK BÜYÜYOR

Bölgesel Amatör Lig 8. Grup’ta mücadele eden Çal Belediyespor

şampiyonluk iddiası ile lige devam ediyor. 3. Lig’e yükselmek için

var gücü ile çalışan kulüp yönetimine taraftar desteği de hatırı

sayılır şekilde gelmekte.

Çal Garası 20.5 taraftar grubu her maçta

takımına destek olurken, kent dışındaki taraftarlar

da Türkiye’nin ve dünyanın dört bir

yanından destek fotoğrafları paylaşıyor.

Maçlarda takımını yalnız bırakmayan Çal

Garası taraftarları tüm bölgeye örnek olurken,

kent dışında yaşayan Çallılar Almanya’da

Bayern Münih’in ünlü Stadı Allianz

Arena’dan Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’na,

Beşiktaş Vodafone Areda’dan Galatasaray’ın

Türk Telekom Arena Stadı’na,

Denizli Atatürk Stadı’ndan İzmir’e kadar bir

çok tribünde “Çal Garası” atkısını açıyor.

ABD’den Kanada’ya, İsviçre’den Hollanda’ya

kadar dünyanın neresinde olursa olsun

buralarda yaşayan Çallılar, Çal Garası rüzgarı

estiriyor. Çal Garası öylesine fenomen oldu

ki; çocuklardan yaşlılara, gençlerden kadınlara

kadar Çallılar, Çal Garası atkıları ve flamalarıyla

fotoğraflar çektirip sosyal medyada

paylaşıyor.

egeyondergisi.com 87


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

Hedefe Kitlendik, Desteklerin

Artmasını Bekliyoruz

Taraftarının desteği ile Bölgesel Amatör

Lig’de iddialı bir şekilde yürüyen Çal Belediye

Spor diğer bir yandan seferberlik çağrıları yapılıyor.

Takımın şampiyonluğa kilitlendiğini ama

kent dışındaki Çallı iş adamlarından yeterli desteği

alamadıklarını ifade eden Çal Belediye Başkanı

Fethi Akcan, “Muhteşem taraftarımız var.

Ama bizler dar olanaklarla şampiyonluk mücadelesi

veriyoruz. Hedefe kilitlendik ama desteklerin

artmasını istiyoruz” dedi.

Çal Belediyespor’a destek olan herkese

teşekkürlerini ileten Kulüp başkanı

Adnan Tatar, “Bu sezon takımımıza otobüs

veren MAKSİAD Başkanı ve Zimek

Makine Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet

Sarı’ya, kulübümüze toplu bağış

yapan Dekar Yapı Yönetim Kurulu Başkanı

Salih Kuzu’ya ve ihtiyaç duyduğumuz

anda bizlere destek olan Ezel

Şarapçılığın sahibi Mehmet Atılsın’a çok

teşekkürlerimizi sunuyoruz. Çallı iş

adamlarımızın kulübümüze desteklerinin

artarak devam etmesini temenni ediyoruz”

dedi.

Çal’ın sosyo-kültürel ve sportif hayatını

zenginleştirmek ve çocukları spor sayesinde

sağlıklı, kendine güvenen bireyler haline getirmek

istediklerini ifade eden Başkan Akcan,

“Futbol sadece futbol değildir. Çal Belediyespor

proje takımıdır. Sürekli göç veren Çal’da

göçün önüne geçmek bile Tarım Kenti Projesi

ve Çal Belediyespor ile mümkün’’ sözleriyle

Çal’ın gelişmesinde futbolun önemli bir etken

olduğunu belirtti.

Çal Belediyespor olarak şampiyon olarak

bir üst lig’e çıkacaklarına inandıklarını dile getiren

Kulüp Başkanı Adnan Tatar, “Taraftarımız

takımımıza sahip çıkıyor. Ama biz tüm

Çallılardan destek bekliyoruz. Takımımız şampiyonluk

mücadelesi verirken Çallı olan iş

adamlarımızdan özellikle destek bekliyoruz.

Çallı iş adamlarının destek olmaları halinde

Çal Garası profesyonel liglerde mücadele edecektir.

Şampiyonluk yolunda herkesi küçük

büyük katkı koymaya davet ediyoruz” dedi.

MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı

Örnek Oldu

Çallı iş adamlarına yönelik gerçekleştirilen

destek çağrılarına olumlu yanıt

veren Çallı iş adamı Makine Sanayici ve

İşadamları Derneği (MAKSİAD) Yönetim

Kurulu Başkanı ve Zimek Makine Mermer

Sanayi firmasının Yönetim Kurulu Başkanı

Mehmet Sarı, Çal Belediyespor’a takımın

kullanımı için otobüs hediye

ederek Çal yönetimini ve taraftarları

mutlu etti.

Mehmet Sarı, “Çal Belediyespor, hepimizin

gururu oldu. Sezon sonunda 3.Lig’e

çıkacağımıza inanıyoruz. Çal’da doğan,

Çal’da doyan herkes bu takıma sahip çıkmalıdır”

diyerek Çallıların, Çal Garası’na

desteklerini maddi ve manevi olarak katlanarak

devam ettirmeleri çağrısında bulundu.

88 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

TUVALDEN DUVARLARA RENK KATIYOR

DUVARLARA RENK

KATAN RESSAM

GÜRCAN EKİCİ

Betonarme şehirlerin cansız ve ruhsuz havasında yaşamak kimi insanlar

için çekilmez haldedir. Herkesin hayatına, yaşadığı alana renk

katmak gibi bir ihtiyacı vardır. İşte Denizli’nin Çal ilçesinde duvarlara

renk katan, ruh veren bir ressam Gürcan Ekici.

Aslen Çallı olan Ressam Gürcan Ekici köy

teması ve bölge kültürünü yansıttığı eserlerle

geçtiğimiz sene gerçekleştirilen Çal Bağbozumu

şenliklerinde de bir sergi gerçekleştirmişti.

Şenliklerde gerçekleştirdiği sergi ile

bölge halkına resmi sevdiren Ekici, “Anadolu

kültürünü yansıttığımız tablolar yerel halk

tarafından sıcaklıkla karşılandı. Tabi belki

pek çoğu ilk defa orijinal bir tablo gördü ve

bu sebeple ilgi baya iyiydi” dedi.

Aslında çok sayıda Çallı ressam olmasına

rağmen Çal’da resim sanatı ile ilgili kalıcı bir

eserin bulunmadığını dile getiren Gürcan

Ekici, “Sağolsun Çal Belediye Başkanı’mız

Fethi Akcan’ın önerisi ile Çal Belediyesi’nin

iç duvarlarını tuvallere dönüştürerek bölge

kültürünü duvarlara yansıttık. Başkan ‘Sen

ne yapmak istersen ben arkandayım’ diyerek

beni Çal’a davet etti ve kalıcı duvar resimlerini

gerçekleştirdik” dedi.

2002 yılından bu yana duvar resimleri de

çalışan Gürcan Ekici “duvarlar benim nazarımda

bir tuval gibi. En ince detaylarına

kadar inmeye çalışıyorum. . Tabi duvarda çalışmanın

bazı zorlukları var ebat büyük her

zaman rahat bir alanda çalışmalarım olmuyor.

Yüksek duvarlarda çalıştığım oluyor,

merdivenlerde çalıştığım oluyor. Bunlar biraz

zorluyor beni. Ama ben şimdi artık alıştım.

Seviyorum da duvar da çalışmayı” diyerek

duvar resimleri çalışmalarına devam edeceğini

ifade etti.

egeyondergisi.com 89


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

DEVLERİN ARASINDA

KENDİNE YER BULDU

AKHİSAR

BELEDİYESPOR

Akhisar Belediyespor’un tarihinin 2000

yıllık bir spor geleneğine dayandığı rivayet

edilir. Roma imparatorluğu döneminden

kalma paralarda spor müsabakalarının tasviri

göze çarpmaktadır. Bu spor geleneği 1924 yılında

Gençlik spor kulübü ile resmiyete kavuşur

ve 1970 yılına gelindiğinde

futbolseverler şehir meydanında ‘Akhisarspor’u

istiyoruz’ şeklinde bir pankart açarak

bu üç takımın birleşmesini istedi.

6 yıldır En Üst seviyede

Türkiye Süper Lig seviyesine 2012-2013

sezonu ile adım atan Akhisar Belediyespor

mütevazı kadrosuyla ilk senesinde ligde

kalma başarısı gösterdi. Bir ilçe takımı olmasına

rağmen taraflı tarafsız herkesin takdirini

toplayan Akhisar Belediyespor, bu sezon

Süper Lig'deki 6. sezonunu yaşıyor.

Transferden Büyük Gelir

Geçtiğimiz yıllarda orta sıralarda yer bulmasına

karşın, 2016-2017 sezonunda elde ettiği

7.'lik ile Süper Lig'de tecrübeli bir takım

haline geldi. Özellikle isabetli forvet transferleri

ile dikkat çeken Manisa temsilci, geçtiğimiz

sezonlarda kadrosuna kattığı bir çok

forveti, yüksek bonservis ücretlerine satarak,

mütevazi yapısının yanına ekledi. Bu transferlerden

en önemlisi 5 milyon Avro'ya Premier

Lig'e transfer olan Oumar Niasse oldu.

İçinde bulunduğumuz 2017-2018 İlhan

Cavcav sezonunun ilk haftalarında Galatasaray'ın

efsanevi futbolcularından Okan Buruk

yönetiminde oldukça başarılı sonuçlar alan,

Akhisar Belediyespor, Trabzonspor'u deplasmanda

6-1 mağlup ederek sezonun en çarpıcı

sonuçlarından birini elde etti. Ancak ligin ilk

yarısının sonlarına doğru takımın performansının

düşüşe geçmesi ile ard arda mağlubiyetler

alan Akhisar ilk devreyi arzuladığı

sıralardan uzakta 12. Sırada bitirdi.

Tekrar Parlatıyor

Akhisar Belediyespor’un Türkiye’nin 4

büyük takımında yer bulmuş ve düşüşe geçmiş

bir futbol yaşantısı olan oyuncuları devleştirmesi

ile ünlenmiş bir takım haline

geldi. Akhisar Belediyespor Trabzonspor’da

forma giymiş Paoulo Henrique,Soner Aydoğdu,

Galatasaray’da forma giymiş Olcan

Adın gibi oyuncuları tekrar parladığı takım

olma hürriyetine bürünmüş durumda. Bir

ilçe takımının bu denli kendine Süper Lig’de

yer bulmuş olması Türk Futbol kamuoyunca

takdirle karşılanıyor.

90 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

TÜRKİYE’NİN

FUTBOLCU MADENİ

ALTINORDU

Türk Futboluna 26 Aralık 1926 tarihinde merhaba diyen Altınordu

Futbol Kulübü bu yıllarda ‘ALTIN ÇAĞLARINI’ yaşıyor.

Formasındaki renklerden kırmızıyı; Kurtuluş

Savaşı’nın isimsiz kahramanları şehit

ve gazilerimizin kanından, laciverti ise; sağlamlığı

ve gücü temsilen çelikten alıyor. İzmir’de

Karşıyaka, Altay,Altınay ve Sakarya

kulüplerinin kurulmasının ardından semtte

bir takım eksikliği yaşayan Basmane-Tilkilik-

Namazgâh gençleri fikri ile kulüp kurulması

için çalışmalar yapıldı. Takımın ismi ise Türk

tarihinin köklü devletlerinden ALTINORDU

olarak kararlaştırıldı. Böyle Altınordu futbol

serüvenine başladı.

1959 sezonunda Milli ligde boy göstermeye

başlayan 61-62 sezonunda ligi 8. bitiren

İzmir temsilcisi bu sezonun ardından bir

alt lige düştü. Hemen ertesi sezon Milli lige

geri dönen takım 69-70 sezonuna kadar aralıksız

bu ligde bulunan Altınordu’da düşüş

yılları başladı. Uzun yıllar alt liglerde yükselme

düşme mücadelesi veren takım 2013-

2014 yıllarında o zaman ki adıyla PTT 1. Lige

yükseldi.

Türk Futbolunda Eşi Olmayanı

Yaptı

Altınordu Futbol Kulübü Türk futbolunda

günümüzde önem verilmeyen, gerekli yatırımların

yapılmadığı alt yapı konusunda radikal

kararlar aldı. Takım kadrosunda alt

yapıdan yetiştirdiği futbolculara yer vererek

büyük takdir toplayan takım, özellikle Avrupa

takımlarının radarına girdi. Alt yapı

hamleleriyle Barış Alıcı, Alican Özfesli, Fatih

Aktay, Berke Özer, Yusuf Acer gibi gençleri

Türk futboluna kazandıran Altınordu, Çağlar

Söyüncü ve Cengiz Ünder gibi futbolcular da

Altınordu altyapısından çıkarak Freiburg ve

Roma gibi takımlarda Türkiye'yi temsil etmeye

başladı.

Bu sezonda gençler hakkını veriyor

TFF 1. Ligdeki yabancı ve tecrübeli

oyuncu sayısının fazlalığına rağmen Altınordu

2017-2018 sezonunda gerek kendi

evinde gerek deplasmanda oynadığı pozitif

futbol ile futbol otoritelerinin dikkatini çekmeye,

takdirini kazanmaya devam ediyor.

Gençlerin ise futbolu her geçen gün olgunlaşıyor.

Altınordu’dan Avrupa’ya Açılacak

Altınordu’nun ligin 14. Haftasında kendi

sahasında oynadığı Gazişehir Gaziantep maçında

bir futbolcusu için daha gözlemciler

tribündeydi. Altınordu’nun 17 yaşındaki

genç file bekçisi Berke için geldiği öğrenilen

İngiltere’nin köklü kulüplerinden Chelsea

gözlemcileri maçta Berke’yi izleyerek notlar

aldılar. Anlaşılan Altınordu Dünya Futbol

sahnesine bir futbolcu daha kazandıracak.

egeyondergisi.com 91


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

NEREDESİN

HOROZ?

1966 yılının 26 Mayıs günü Çelik Yeşilspor

ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin Çaybaşı

semtinde kurulu olan bu Denizlispor

Kulübü'ne katılmasıyla profesyonel ligde

mücadele etmeye başlayan Denizlispor UEFA

başarısı ve Atatürk Stadı’nda 4 büyüklere açtığı

yaralarla Türkiye Lig’nde saygı duyulan

bir takım haline geldi.

İlk resmi maçında 11 Eylül 1966 tarihinde

deplasmanda Beyoğluspor Denizlispor o sezonu

Türkiye 2. Ligi’nde 7. Bitirdi. 17 sene bu

ligde mücadelesini sürdüren Denizlispor

1982-83 sezonunda Türkiye 1. Ligine yükseldi.

Bu sezonun ardından 2 defa daha alt

lige düşen ve geri yükselen Denizlispor,98-

99 sezonunda döndüğü Süper Lig’in gediklisi

takımlardan biri olmayı başardı.

Avrupa’ya ‘HOROZ’LANDI

Denizlispor ligde aldığı başarılı sonuçların

ardından 2003-2004 sezonunda Türkiye’yi

UEFA Kupası’nda temsil etti. Fransa’nın

Lorient, Çek Cumhuriyeti’nin Sparta Prag ve

Fransa’nın Olympique Lyon takımını eleyerek

4.tura yükselme başarısını gösterdi. 4.

Turda o sezonu şampiyon olarak tamamlayacak

olan Porto takımı ile karşı karşıya gelen

Denizlispor kendi evinde berabere kaldığı

Portekiz temsilcisine deplasmanda mağlup

olarak UEFA serüvenine nokta koydu.

92 egeyondergisi.com

Şampiyonu Belirledi

2005-2006 sezonunda ligden düşmeme

mücadelesi veren Denizlispor ligin son haftasında

şampiyonluk yarışında olan Fenerbahçe’yi

Denizli Atatürk Stadı’nda konuk etti.

Galatasaray şampiyonluk mücadelesi veren ve

maçtan galip ayrılması gereken Fenerbahçe ile

berabere kalarak hem ligde kaldı, hem de şampiyonu

Galatasaray olarak belirlerdi.

7 Yıldır TFF. 1 Ligi'nde

Denizlispor 2009-2010 senesinde düştüğü

bir alt ligde 7 sezondur mücadele ediyor. 7 sezonda

ligin alt sıralarına demir atan Denizlispor,

eski şanlı günlerine yeniden dönmek için

gün sayıyor. Denizlispor Kulubü yeni Başkanı

Mustafa Üstek ve yeni yönetimi ile geçmiş dönemden

kalan borçların hepsini bu sezon içinde

kapatmış durumda. Lige bu sezon eski kaptanı

Yusuf Şimşek yönetiminde başlayan Denizlispor

aldığı kötü sonuçlar sonrası Yusuf Şimşek

ile yollarını ayırdı. Şimşek'in yerine gelen Reha

Erginer yönetiminde Horoz ligde ivme kazandı.

Denizlispor Yönetimi devre arasında transfer

yasağını kaldırmasının ardından Kayserispor’dan

Canberk Aydın, Osmanlıspor’dan

Hasan Kılıç, Akhisar Belediyespor’dan eski futbolcusu

Alperen Babacan, Konyaspor’dan Patrick

Eze ve Manisaspor’dan eski futbolcusu

İsmail Haktan Odabaşı’nı transfer etti. Denizlispor'da

yönetim hedefi bu sene olmaz ise seneye

Süper Lig olarak belirledi.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

TÜRK FUTBOLUNUN

ÇINARI

GÖZTEPE

14 Haziran 1925’te İzmir’de Mez Gazinosu’nun bir odasında kurulan

Göztepe Futbol Kulübü’nün futbol serüveni filmlere konu olacak hale

geldi. Kuruluşundan sonra yaşadığı başarılar, en dibe düştüğü günler geride

kaldı ve Türk Futbolu’nun ‘ÇINARI’ tekrar hakettiği Süper Lig’de.

Kurulmasının ardından yaşadığı Ege Ligi

şampiyonluğu, mahalli lig şampiyonluğu ve

profesyonel lig öncesi nde 1949-1950 sezonunda

Türkiye şampiyonluklarını yaşamış bir

takım Göztepe. 1959 yılında Türkiye Profesyonel

Ligi’nde mücadele etmeye hak kazanan

Göztepe, eski futbolcusu teknik direktörlük

koltuğuna oturan Adnan Süvari önderliğinde

taraflı tarafsız herkesin takdir ettiği bir futbol

sergileyen Göztepe o dönemde şu başarıları

kazanır: 1967-1968 Sezonu Çeyrek

Final,1968-1969 Sezonu Yarı Final 1969-

1970 Sezonu Çeyrek Final, 1967-1968 Sezonu

Altay ile Türkiye Kupası Finali, 1968-1969

Sezonu Türkiye Kupası Şampiyonluğu, 1968-

1969 Sezonu Türkiye Kupası Şampiyonluğu,

1968-1969 Cumhurbaşkanlığı Kupası finali,

1969-1970 Cumhurbaşkanlığı Kupası ve

1969-1970 Cumhurbaşkanlığı Kupası.

‘İSYAN’ Yılları

1976-77 sezonunda 18 yıl mücadele ettiği

1. Lige veda eden Göztepe, uzun yıllar inişli

çıkışlı dönemler yaşamasının ardından 2006-

2007 sezonu tarihinde büyük bir şok etkisi

yarattı. Düşüşün önüne geçemeyen kulüp

profesyonel liglere veda etti. Her durumda ve

şartta kulübünün yanında olan taraftar ise bu

düşüşü beste ve sözlere dökerek ‘İsyan’ marşını

yazdı.

Sepil Duruma El Attı

2007 yılında kulübün buhranlı yıllarında

Altınbaş’ın sahibi Mehmet Sepil takıma

sahip çıkarak, kulübü devraldı. Sepil’in kulübe

yaptığı yatırımlar sonrası çıkışa geçen

kulüp 2016-2017 sezonunda play-off finalinde

penaltı atışları sonucu Eskişehirspor’u

yenerek özlediği Süper Lig’e geri döndü.

Fırtına Gibi Giriş

Göztepe fırtına gibi girdiği Süper Lig’de

Tamer Tuna önderliğinde ligde üst sıralarda

kendine yer buldu. Rakiplerine karşı oynadığı

atak futbol ve golcü kimliği ile öne çıkan takımı

taraftarlar ise yalnız bırakmıyor. Göztepe

taraftarı kendi sahalarında ve

deplasmanlarda tribünleri hınca hınç doldurarak

takımına desteğini sürdürüyor. Taraftar

geçmişte yaşadığı kötü günleri ise aklından

çıkarmadığını maç başlamadan söylemeye

başladıkları ‘İsyan’ marşı ile gösteriyor. Taraftarın

rakip takım üzerindeki baskısı Göztepe’nin

başarısındaki en büyük rollerden

biri olduğu ise göz ardı edilemeyecek konuma

gelmiş durumda…

egeyondergisi.com 93


EgeYöN Dergisi

Şubat 2018

BİR ŞEHRİN LİGDEN

SİLİNİŞİ

MANİSASPOR

Türk Futbolu’nda adını Sakaryaspor olarak duyuran 1931 yılında kurulan,

ikinci dünya savaşından dolayı faaliyetlerine ara vermek zorunda

kalan 1946 yılında tekrar yılında tekrar kuruldu. 1965’te ise

Türkiye’de tanınan ismi Manisaspor ismi ile Türk Futbolunda yeni

bir soluk getirdi.

Türkiye 2. Ligi’nde ilk profesyonel takımlardan

biri olan Manisaspor, bu ligdeki 17 yıllık

mücadelesinin ardından 82-83 sezonunda ligden

düştü. Sonraki yıllarda inişli-çıkışlı periyotlarla

çeşitli liglerde mücadele eden

Manisaspor’un Vestel değiştirdi.

Vestel Duruma El Attı

Aslen Denizli Babadağ’lı olan Vestel Şirketi’nin

sahibi Zorlu ailesi 1987-1988 sezonunda

Manisaspor’a sponsorluk desteği verdi.

Kuruluşundan 1994 yılına kadar tam 30 yılı profesyonellikle

geçiren siyah beyazlılar üç kez

düştükleri 2.lige kısa aralıklarla yeniden yükselme

imkanı bulurken düştükleri 1993-1994

sezonundan sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle

tam 6 yıl süre ile 3.ligde oynayarak 2.lige

çıkma uğraşı verdi.2001-2001 yılında Ahmet

Nazif Zorlu’nun desteği ile tekrar sponsorluk

desteği alarak artık Vestel Manisaspor adıyla

futbol serüvenine devam etti.

94 egeyondergisi.com

2005-2006 Süper Lig Macerası

Vestel sponsorluğunu aldıktan sonra Manisaspor,

2003-2004 Sezonuna da büyük bir bütçeyle

giren Vestel Manisaspor Teknik Direktör

Olarak Mustafa DENİZLİ ile anlaştı ve büyük

transferler gerçekleştirerek Süper Ligin kapısından

döndü ve ligi 4. sırada bitirdi.2004-2005 Sezonunda

Mustafa Denizli ile yollarını ayıran

Vestel Manisaspor Teknik Direktör olarak tekrar

Levent Eriş le anlaştı. Ve ligin bitimine 3 hafta

kala takım Süper Lige çıktı.

2005 - 2006 sezonunda Süper Lig deki ilk yılında

Levent ERİŞ ile başlayan takımımız sezona

Ersun YANAL ile devam etti. 2005 - 2006

sezonuna parlak bir giriş yapan takımımız lig liderliğine

kadar ulaştığı ve ligin ilk yarısını 4.

Olarak bitirmiş fakat sezon sonunda düşme

korkusu yaşamasına rağmen ligde kaldı.2007 -

2008 sezonunun başında Vestel ile olan birliktelik

sona ermiş, iyi bir kadroya sahip olmamıza

rağmen takımımız ligde tutunmayı başaramayarak

Bank Asya Ligine düştü.

1. Lige Saplandı Kaldı

2008 - 2009 sezonunda Manisaspor adıyla

Bank Asya 1. Liginde mücadele eden ekibimiz,

çok başarılı bir dönemin ardından yeniden

Süper Lige dönmüştür. Kenan Yaralı başkanlığı

ve Levent Eriş'in teknik yönetiminde 1 yıl aradan

sonra Süper Lige dönen takım, Bank Asya'nın

düzenlediği yarışmada da yılın takımı

ödülüne layık görülmüştür. 2009-2010 14'ncü,

2010-2011 10'ncu ve 2011-2012 yıllarında

Süper Lig'de mücadele eden takım bu yılda düşerek

2012-2013 yılından bugüne TFF 1. Lig'de

mücadele etmeye devam etti.

Puan Silme Cezası Can Yaktı

2013-2014 sezonunda TFF 1. Ligi 7. sırada

tamamlayan Manisaspor playof şansını son

anda kaçırdı. 2017-2018 yılında halen TFF 1.

ligde mücadele eden takım ligde aldığı kötü sonuçlarla

alt sıralarda yer alıyor. Manisaspor

kulüp bütçesindeki açıklar nedeni ile ligde 9

puan silme cezası alması kulüpte şok etkisi yarattı.

Ligin dibine demir atan Manisaspor’da

çıkış yolları ararken, ödemeleri yüzünden kulüpte

,isyan bayrağını dalgalandıran futbolcular

devre arasında kulüpten teker teker ayrıldılar.

Oyuncuların başında ise ikinci kaptan ver takımın

etkili oyuncusu İsmail Haktan Odabaşı yer

aldı.

Manisaspor Kulübü Derneği Olağanüstü

Genel Kurul Toplantısı’nın 11.02.2018 Pazar

günü saat: 14.00’de Manisa Esnaf Sanatkarlar

Kredi Kefalet Kooperatifi Sosyal Tesisleri’nde

yapılmasına, gerekli çoğunluk sağlanamadığı

takdirde 18.02.2018 Pazar günü aynı yer ve saatte

yapılmasına oy birliği ile karar verilmiştir.


EgeYöN Dergisi Şubat 2018

TÜRKİYE 3.’SÜ OLDULAR

DATÇA’YI

GURURLANDIRDILAR

Datça Kazım Yılmaz Meslek yüksek

okulu Aşçılık öğrencileri,

muhteşem bir başarı kazanarak

Usta Şefler kategorisinde, Habibe

Akduğan ile Türkiye üçüncülüğü

kupasını kazandılar.

Son üç yıldır Öğr. Gör. Yusuf Yiğit’in liderliğinde

katıldıkları yarışmalarda Datça yöresel

yemekleri ile birçok başarı kazanarak adından

söz ettiren aşçılık programı öğrencileri, en son

18-20 Ocak 2018 tarihinde Antalya Anfaş Fuar

Alanında yapılan “Geçmişten Geleceğe Aşçılık

Yarışmasında” da üstün bir başarı göstererek

Türkiye 3’lüğü kupasını ilçemize kazandırdılar.

Söz konusu yarışmaya Hakan Türk, Hilal Sarıal,

Habibe Akduğan ve Berfin Engin isimli öğrencilerle,

kısıtlı imkânlar ve çeşitli sıkıntılar ile

katılan aşçılık ekibimiz, tüm juri tarafından beğenilen

ürünler ortaya koymuştur. Ayrıca ekip

lideri Öğr. Gör. Yusuf Yiğit, bu yarışmada milli

takım teknik direktörleri ile ve Türkiye Aşçılar

Federasyonu başkanı sayın Zeki Açıkgöz ile ve

Konya Aşçılar Derneği başkanı Dr. Yılmaz

Seçim ile de görüşme fırsatı bulmuştur. Yarışma

sonrası birçok yöresel ve ulusal haber kanalı tarafından

dikkatle izlenen Datça Kazım Yılmaz

öğrencileri ; “bu yarışmaya çok zor şartlar altında

katıldıklarını, ulaşım, konaklama, demo

yapımı gibi maddi manevi konularda çok zorluklar

çektiklerini, buna rağmen ilçemizi orada

temsil edebilmenin çok önemli olduğu düşüncesi

ile hareket ederek ilçemizi ve okullarını en

iyi şekilde tanıtmak için gece gündüz çalıştıklarını”

ifade etmişlerdir.

Genel olarak Usta Şefler ve yılın en iyi Üniversitesi

kategorisinde yarışan öğrencilerimiz,

yöresel ve unutulan yemekleri, günümüz teknik

ve bilgisi ile yeniden yorumlayarak herkesin beğenisini

kazanmışlardır. Özellikle Hilal Sarıal

tarafından yapılan “Büryan Kebabı” ve Habibe

Akduğan tarafından yapılan ve eski bir padişah

yemeği olan “Mutancana” yemeği, juri tarafından

beğeni ile karşılanmıştır. Yarışmaya ilk defa

“usta şefler” kategorisinde katılarak, ilçemizi

temsil eden Habibe Akduğan; “kazandıkları başarının

çok çok büyük bir başarı olduğunu ve

özellikle hocalarının kendilerine çok güvenerek

onların da inançlarının arttırdığını ve bu inançla

güçlü ustaları geride bırakarak 3’ lük kupasını

gururla kaldırdığını” ifade etmiştir. Hilal

Sarıal ise; ”özellikle 3 kişi ile bu kadar büyük bir

yarışmaya katılıp, bu kadar büyük bir başarı kazandıkları

için, çok gururlu olduklarını ve bu başarıda

emeği geçen başta öğretmenleri olmak

üzere ailelerine teşekkür ettiklerini, yarışmaya

katılabilmek için 22 saat otobüs yolculuğu yaparak

Giresun’dan Antalya’ya geldiğini ve ekip

olarak çok çaba gösterdiklerini “ belirtmiştir.

egeyondergisi.com 95

More magazines by this user
Similar magazines