Views
9 months ago

Falan Filan

proje ödevi

PARADOKS Paradokslar

PARADOKS Paradokslar “görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratması” şeklinde sıkıcı bir tanımı olan eğlenceli şeylerdir. Bilimde, bilimkurguda, matematikte ve mantıkta (bazen de gazetelerin “Biraz da eğlenelim” köşelerinde) karşımıza çıkan paradoksları gerçek ve yalancı paradokslar olarak ikiye ayırabiliriz. Gerçek paradokslar çözülmesi imkânsız olan önermelerdir. Yalancı paradokslar da ise aslında paradoks oluşturan bir durum yoktur, yalnızca oluşan durum sezgilerimize ters olduğu için bir paradoks olduğunu düşünürüz. Yalancı paradokslar da “doğruçıkarımlı” ve “yanlış-çıkarımlı” olarak ikiye ayrılır. Yanlış-çıkarımlı paradoksların anlatımında bir yerde bir kelime oyunu veya hile vardır. Eğer dikkatli takip ederseniz hilenin nerede olduğunu çözebilirsiniz. Doğru-çıkarımlı paradokslarda ise herhangi bir hile yoktur, ancak doğanın tuhaflıkları sayesinde sezgilerimize aykırı bir sonuca ulaşırız. Olbers Paradoksu Paradoks Alman astronom Heinrich Olbers tarafından 1823 yılında ortaya atıldı. Olbers evrenin büyüklüğü sonsuz olduğuna göre yıldızların da sonsuz olması gerektiğini ve bu yüzden gece gökyüzünde nereye bakarsak bakalım bir yıldız görmemiz gerektiğini söyledi. Bir süre sonra soğurdukları ışığı tekrar yayınlamaya başlayacakları için çeşitli gök cisimleri de bu ışığı engelleyemezdi. Yani gökyüzü karanlık olamazdı. “Geceleri gökyüzü elbette karanlıktır. Bunu anlamak için yalnızca kafamızı yukarı kaldırıp gökyüzüne bakmanız kafi.” diyebilirsiniz. Zaten biri bunu söyledi ve paradoksu çözdü. Çözen kişi ise Edgar Allan Poe‘nun ta kendisiydi. Evet, o garip hikâyeleri yazan kasvetli adamdan bahsediyoruz. Şimdi göreceğimiz çözüm Poe’nun çözümünün biraz daha modern bir versiyonu. Çözüm evrenin yaşında. Evren 13,5 ila 14 milyar yıldır var olduğu için evrenin oluşumuyla yola çıkacak bir ışık en fazla 14 milyar ışık yılı ilerleyebilir. Ancak bu en fazla 14 milyar ışık yılı uzaktaki yıldızları görebileceğimiz anlamına gelmez. Evren genişlemekte olduğu için bu sayı biraz daha fazladır, ancak yine de yıldızların küçük bir kısmını görebilmemize sebep olur. Ayrıca yeni oluşan yıldızları da henüz ışığı bize ulaşmadığı için göremeyiz. 44

Epimenides Paradoksu Paradoks Giritli bir filozof olan Knossoslu Epimenides‘in “Tüm Giritliler her zaman yalan söyler.” sözüne dayanıyor. Bu söz Sokrates‘in “Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir” sözüne veya Euqlides Paradoksu’na (Bu açıklama yanlıştır.) benzese de onlardan çok çok büyük bir farkı var. Epimenides Paradoksu bir yalancı paradoks. Yani aslında bir çözümü var. Epimenides yalan söylüyor. Epimenides’in yalan söylemesi tüm Giritlilerin her zaman yalan söylediği anlamına gelmez, “bazı Giritlilerin her zaman yalan söylediği” anlamına gelir. Epimenides de yalan söyleyen Giritlilerdendir. Theseus’un Gemisi Thesus’un gemisi Plutarkhos tarafından günümüze aktarılan bir Yunan efsanesine dayanır. Efsaneye göre Atina’nın efsanevi yarı tanrı kralı Theseus çıktığı pek çok seferden muzaffer bir şekilde dönünce gemisini hatıra olarak Atina’ya bırakmıştır. Zamanla geminin parçaları çürümeye başlamış ve bu yüzden değiştirilmek zorunda kalınmıştır. Aradan yıllar geçince geminin değişmeyen tek bir parçası bile kalmamıştır. Ve bu da işleri güçleri düşünüp durmak olan Yunanlar arasında şu soruyu doğurmuştur: Gemi hala Theseus’un gemisi midir? Buna her filozof kendi düşüncesine göre farklı bir cevap bulmuştur. Örneğin değişmenin değişmeyen yasasının mucidi Efesli Heraklitos‘a göre cisimler durmadan değiştiği için gemi Atina’ya gelişinden bir gün sonra dahi aynı gemi değildir. Aristoteles ise geminin son halinin ilk haliyle aynı olduğunu savunur. Çünkü varlığı tanımlayan dört özelliği (şekil, madde, yapılış amacı, nasıl yapıldığı) aynı kaldığı için gemi aynı gemidir. İşte burada şu soru ortaya çıkar: “Gemiden çıkarılan parçalarla yeni bir gemi yapılırsa hangi gemi Theseus’un gemisi olarak kalır?”. Peki bu soru neden önemlidir? Yani bize ne? Theseus mu kaldı günümüzde? Bu soru bizi hukuki yönden ilgilendirir. Çünkü geminin yerine bir arabayı koyarsak, arabanın hangi aşamadan sonra farklı bir araba sayılacağı önemli bir problemdir. Ayrıca bilimkurgunun üstatlarından Isaac Asimov Vakıf serisinde bu durumu bir robota uyarlayarak zeki varlıkların nasıl etkileneceğini incelemiştir. 45

Fiziğin Sınırları, Sınırların Fiziği
Amiga Dunyasi - Sayi 06 (Kasim 1990).pdf - Retro Dergi
Amiga Dunyasi - Sayi 10 (Mart 1991).pdf - Retro Dergi
Bilim Teknik - Eğitim Bilişim Ağı
Yatırım Projelerinin Bilgisayar Programı ile Değerlendirilmesi
% 12MART'ın . u . siyası şube mudiiru " \\z Aykutlu ANLATIYOR » f
Heidegger.teknoloji.sanat.felsefe.metin.bal
Amiga Dunyasi - Sayi 23 (Nisan 1992).pdf - Retro Dergi
ERP HABER Dergisi Eylül 2016 Sayısı
Diyanet Dergisi
10740052_10205824807048797_1087288513_n
fedailerin kalesi alamut vvladımır bartol
MyBilet_e-dergi_Sayi50
• • • • •
b32bf87a73ef9b90b1539a19e06e0faddff0534a
Aralık 2011 Sayı:276 - Verimlilik Genel Müdürlüğü - Bilim, Sanayi ve ...