Views
3 months ago

reklamc__305_l__305_ktez

Beynin algılama

Beynin algılama sürecinde sonuç olarak denilebilir ki; insan, reklamı genel görüntü olarak 1/1000 oranında görür ve hafızasına kaydeder. Diğer 999/1000 reklamın ayrıntılarıdır. – çizgiler, renkler, şekiller, grafikler, resimler, noktalar – ve bu ayrıntılar önemlerine ve önceliklerine göre beyinde yerleşirler. Ayrıntılarda ne kadar, beynin, özellikle bilinçaltının, dikkatini çekecek veriler verilirse daha sonraki hayatta o veriler önem oranına göre o kadar çabuk insan kararlarını ve davranışlarını etkiler. İşte bu noktada reklamcıların en büyük amacı devreye girer; Mümkün olduğu kadar 999/1000’luk bölüme bilinçaltı açısından önemli ve öncelikli veriler yerleştirmek. 3. Beynin Algılanan Verileri Depolaması Beynin kapasitesi yapılan araştırmalara göre, 20 milyar ünitedir. İnsan, ömrü boyunca bu kapasitenin ancak çokküçük bir kısmını doldurur. 98 Beyne beş duyu tarafından gönderilen veriler – en genel anlamıyla – günlük hayatta yapıldığı gibi dosyalanmaktadır. İnsanın evinin, işinin, eşinin, arabasının, çocuklarının, yemek zevkinin, güzellik anlayışının ve dahi her şeyin beyinde dosyası bulunur. Her yeni giren veri, doğumdan itibaren oluşturulmaya başlanan bu dosyalara özenle yerleştirilir. Günlük hayattaki anlamıyla dosyalama dediğimiz bu veri stoklama sisteminde hangi dosyaların insan için daha önemli ve etkili olduğunu yine günlük hayattaki anlayışımızdan çıkarabiliriz. Örneğin, önem sırasına göre, işimizde hafta başına yetiştirmemiz gereken bir raporun bilgilerinin bulunduğu dosya ile, ilkokul diplomasının bulunduğu dosya arasında çok fark vardır. . 98 Wilson Brayn Key (Ph. D), Subliminal Seduction: Ad Media’s Manipulation of a Not So Innocent America, The new American Library Inc., New York, 1973, s. 53

Hafta başına yetiştireceğimiz raporun dosyası devamlı yanımızda bulunur, konu ile ilgili her yeni bilgiyi hemen yerleştiririz. Raporu yazmaya başladığımızda ise, dosya içindeki her sayfa ve her veri bizim yazılarımızı etkiler. Aynı günlük hayattaki gibi, insan beyninin gerek bilinç seviyesinde gerekse bilinçaltında önemli olan bu değerler adına bölümler (dosyalar) bulunmaktadır. Bu bölümlerden bilinç düzeyindekiler kolaylıkla hatırlanabilir. Örneğin, araba merakı olan bir yetişkin insan her gördüğü araba resmini hafızasına kaydeder. Bu kişinin arabalara olan merakının bilinçaltındaki yansıması ise şöyle olabilir: Küçükken arkadaşları hep oyuncak arabalarla oynarken, yoksulluk sebebiyle o kişinin hiç arabası olmamıştır. Yine gençlik çağlarında arkadaşları 18 yaşından itibaren araba alıp kullanmaya başladıklarında o kişi araba alma olanağı bulamamıştır. Kişinin bilinçaltında arabalara karşı özenç, istek, arzu gibi güçlü duygular oluşmuştur. Bu duyguların neticesinde kişi sadece araba görüntülerinin değil araba görünümündeki tüm şekillerin ve arabalarla uzaktan yakından ilgili tüm verilerin etkisinde kalır ve bu veriler kişinin araba alırken kararını şekillendirir. Aynı zamanda bu kişi, içinde araba resmi bulunan tüm şekilleri de öncelikli olarak algılanır. Bu da şu anlama gelmektedir: Arabanın üzerinde bulunan bir kadının elinde sigara (ve tabii ki markası) kişinin beyninde yolda yürüyen biradamın elindeki sigaradan çok daha etkili bir biçimde yer alır. Bu noktada reklam yapımcıları açısından en önemli süreç başlar; ulaşılmak istenen insanların – hedef kitlenin – ortak duygularının tespit edilerek, onları satın almaya yönlendirecek bilinçaltındaki güdüleri etkileyebilecek veriler ortaya koymak.