KIVILCIM

carnegie09

Yozgat Toki Şehit Mehmet Koçak ilkokulu ve ortaokulunun senelik resmi dergisi

KIVILCIM

TOKİ ŞEHİT MEHMET KOÇAK İLKOKULU - ORTAOKULU DERGİSİ

MAYIS

2018

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜMÜZ

SAYIN YUSUF YAZICI İLE

RÖPORTAJIMIZ

4006

TÜBİTAK

BİLİM

FUARIMIZ

DERS ANLATAN ÇİZGİ FİLM

“BONİTO VE DOSTLARI”

YENİLİKÇİ

OKUL ANLAYIŞI

GELECEĞİN MESLEKLERİ


İÇİNDEKİLER

Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz

Yusuf YAZICI ile Röportajımız

4

BONİTO VE DOSTLARI

18

İçten Bir Sohbet Havasında Geçen Röportajımızda

Sayın Yusuf YAZICI öğrencilerimizin Sorularını Yanıtladı

Türkçe öğretmenimiz Hüseyin ÇAĞLAR’ın hazırladığı Türkiye’nin

ilk eğitici çizgi filmi Bonito ve Dostlarının maceralarının anlatıldığı

çizgi filmin öyküsünü severek okuyacaksınız

OKUL MÜDÜRÜMÜZ ARİF UYAR

İLE RÖPORTAJIMIZ

12

4006 TÜBİTAK BİLİM FUARIMIZ

40

Sayın Okul Müdürümüz Arfi Uyar ile eğitim üzerine yaptığımız

röportajımızı

İcat çıkarmaya geldik ve bunu başardık, sizler için birbirinden harika

projeler ürettik yaptığımız tüm işleri görmek için sayfa 32’de sizi

bekliyoruz.

BU DERGİ TOKİ ŞEHİT MEHMET KOÇAK İLK VE ORTAOKULUNUN SENELİK RESMİ DERGİSİDİR / DERGİ TÜRKÇE ÖĞRETMENİ HÜSEYİN ÇAĞLAR’IN

PROJESİDİR.DERGİNİN TÜM MİZANPAJI,TASARIMI İLLUSTRALLER VE PHOTOSHOP ÇALIŞMALARI HÜSEYİN ÇAĞLAR’A AİTTİR. DERGİNİN BAZI İÇERİKLERİ

ARAŞTIRILAN KONULAR VE ALINTI YAPILAN YAZILAR YAZIYI HAZIRLAYAN ÖĞRETMENİN SORUMLULUĞUNDADIR. DERGİ ÇALIŞMASI SENELİK OLARAK

YILDA BİR KEZ OLMAK ÜZERE HER SENE YAPILACAKTIR. DERGİYE KATKILARINDAN DOLAYI BAŞTA SAYIN MÜDÜRÜM ARİF UYAR’A SONRASINDA MÜ-

DÜR YARDIMCIMIZ AHMET TAŞDEMİR’E VE EMEĞİ GEÇEN YAZI VE RESİM GÖNDEREREK KATKIDA BULUNAN TÜM ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDERİM


YENİLİKÇİ OKUL ANLAYIŞI

14

Değerli Müdür Yardımcımız Ahmet TAŞDEMİR’in kaleminden eğitimle ilgili

etkileyci bir yazı

BİRGÜN HERKES KODLAYACAK

16

Değerli Bilişim öğretmenimiz H. Atilla ŞİMŞEK sizler için kodlama eğitimini

ve önemini anlatıyor

HAYDİ ÇOCUKLAR OYUNA

24

Oyunların çocuk gelişimde ve eğitimdeki etkisini Değerli Sınıf Öğretmenimiz

Hakan ERTAŞ sizler için kaleme aldı.

ONA OKU DEME SEN DE OKU

26

23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN

36

Değerli Sınıf öğretmenimiz Bekir ÇAKICI’nın yaptığı ödülleri Sayın Vali

Yardımcımız ŞÜkrü ÇAKIR’ın verdiği veliler arası kitap okuma yarışması

hakkında her şey bu sayfada

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında yaptığımız birbirinden

güzel tüm etkinliker için takip eden sayfaya sizi bekliyoruz

GELECEĞİN MESLEKLERİ

28

Değerli Bilişim öğretmenimiz H. Atilla ŞİMŞEK sizler için geleceğin

mesleklerini kaleme aldı.

MONTESSORİ EĞİTİMİ

30

Okul öncesinde Montessori yaklaşımı ve çocuklara etkisini Değerli Öğretmenimiz

Ayşe Aşkın KARACA sizler için araştırdı.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ

Değerli öğretmenimiz Handan YILMAZ sizler için okul öncesi eğitimin

önemini derledi.

32

AZİZ ŞEHİDİMİZ

Okulumuza adını veren Aziz Şehdimiz Mehmet KOÇAK’ın biyografisi

11

MÜZİK VE RESİM SINIFIMIZ

34

Değerli öğretmenlerimiz Erdi ÇAVDAR,İbrahim YALÇIN,Alper ÖZTÜRK,Bekir

ÇAKICI ve Selçuk ŞENCAN’ın hazırladığı müzik ve resim sınıfımız.

FARKINDALIK OLUŞTURMAK 46

Değerli öğretmenimiz Selçuk ŞENCAN’ın yazısı

EĞİTİM ÜZERİNE

48

YAYIN KURULU

DERGİ SAHİBİ / OKUL MÜDÜRÜ ARİF UYAR

YAZI İNCELEME KURULU: HÜSEYİN ÇAĞLAR, MELEK AKSOY,-

YAKUP YAYLAGÜL

DERGİ MİZANPAJ TASARIM VE PROJE SORUMLUSU:

HÜSEYİN ÇAĞLAR

Değerli Müdür Yardımcımız Yakup YAYLAGÜL’ün kaleminden eğitim üzerine

güzel bir yazı.


KIVILCIM

“Toki Şehit Mehmet Koçak Ortaokulu

öğrencilerine,yoğun programına

rağmen vakit ayıran

İl Milli Eğitim Müdürümüz

Sayın Yusuf YAZICI’ya

Teşekkür Ederiz.“

Bizi makamında ağırlayan İl Milli Eğitim

Müdürümüz Sayın Yusuf YAZICI


5

Hazırlayanlar:

Türkçe Öğrt/

Hüseyin ÇAĞLAR

6/A sınıfı öğrencisi

Cem Baki YILDIZ

6/B sınıfı öğrencileri

Eylül Bircan YILMAZ

Zehra DOĞAN

Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz

YUSUF YAZICI İle Röportajımız

İçten Bir Sohbet Havasında Geçen Röportajımızda

Sayın Yusuf YAZICI Öğrencilerimizin Sorularını Yanıtladı

Sayın Müdürüm bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Yusuf Yazıcı, 1966 doğumluyum. Çocukluğum

Yozgat Sorgun İki kara Köyü’nde geçti, ilkokulu ve ortaokulu Sorgun’da

okudum. Gazi Üniversitesi’nde sınıf öğretmenliği bölümünü

bitirdim, akabinde de Anadolu Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği

bölümüne bitirdim.1988’de mezun olduktan üç ay sonra öğretmenliğe

başladım. Otuz senedir eğitimin içerisinde hizmet etmekteyim,

on yedi senesi yönetici olarak geri kalanında öğretmen olarak

çalıştım.

Eğitim yöneticiliğinin her kademesinde görev aldım İl Milli

Eğitim Müdürlüğüne kadar okul müdürlüğü, okul müdür yardımcılığı

yaptım. 2001 yılında Alaca’ya şube müdürü olarak atandım,

sonra tekrar Sorgun’a geçtim. Sorgun’da on yıl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü

yaptım. 16 Haziran 2014’de Çankırı Milli Eğitim Müdürü

olarak görev yaptım. 25 Ekim 2017 Tarihinde Yozgat İl Milli Eğitim

Müdürü olarak görev aldım.

Eğitimci olmaya nasıl karar verdiniz ?

Eğitimci olmaya öğretmenlerimi sevdiğim için öğretmenliğe

içten içe bir sevgiyle bakıyordum. Kısmetmiş üniversitede

öğretmenliği kazandım, severek de okudum, mesleğimi de çok severek

yapıyorum. bundan sonra da o şekilde devam ettireceğim.

Eğitim alanında olmazsa olmazınız nedir?

Evet, sorunun en zor kısmı eğitim alanında olmazsa olmazım

eğitimdir. Yani bunu şöyle açıklayabilirim: Eğitim ve öğretim

iç içe birbiriyle birleşik bir kavramdır. Bunlar içerisinde Salt bilgi olduğu

zaman insanlara sıkıntı da verebilir. O nedenle bilgiyi kullanma

noktasında insanlara etik değerlerle, temel değerlerle donatmazsanız

o zaman verdiğiniz çabanın ve gayretin bir ayağı güdük kalır.

İnsanın kendisi ve çevresi açısından sıkıntılara neden olur. Bu sebeple

İnsanın hayatı boyunca kesinlikle eğitimi, yani fıtratına uygun

davranış gösterme sürecini içselleştirerek yaşaması gerekir. Benim

eğitimde olmazsa olmazım budur.


KIVILCIM

Yozgat ilinde eğitime yönelik projeleriniz nelerdir?

Öncelikle eğitim faaliyetleri bir bütün

olarak zaten kendisi bir projedir, yani belli

bir strateji içerisinde yürütülmesi gerekir. Yozgat’a

yönelik olarak da lokal bazda elbette önce

bir durumun tespitini yapılması, akabinde de bu

tespit edilen durumlarla ilgili çalışmanın yapılması

elzem bir husustur. Bu noktada yapı ile ilgili

çalışmalarımız içerisinde öncelikle Milli Eğitim

Bakanlığımızın konsepti gereği hem eğitim öğretim

faaliyetlerini daha sağlıklı yürütülmesi için ikili

eğitime son verilerek tekli eğitime geçilmesidir.

Yapı boyutu ile ilgili öncelikle yapmamız gereken

budur.

İkincisi okul ortamlarının daha da iyileştirilerek,

siz öğrencilerimizin yeteneklerini

belirlemek ve okulları öğrencilerin yeteneklerini

daha rahat sergileyebilecekleri ortamlara dönüştürmek.

Üçüncüsü biliyorsunuz ortaöğretim

öğrencilerimizin bir kısmı pansiyonlarda kalıyor.

Bu pansiyonların da bir ev ortamına dönüştürülmesi

kapsamında “Yurdum evim benim” projesi

yürütüyoruz. Hem donatım hem estetik açıdan

bütün yurtların ev ortamına dönüştürülmesi için

bir çabamız var. İnşallah, bunun da son aşamasına

geldik. Yine Pansiyonlarımızın hepsine öğrencilerimizi

rahatlıkla erişebileceği kütüphane kurul-

“Öğrencileri çok sevdiğini söyleyen İl Milli

Eğitim Müdürümüz Sayın Yusuf YAZICI

öğrencilerimizi çeşitli hediyelerle sevindirdi.”


7

ması,aynı şekilde internet erişimlerinin sağlanması, bu kapsamda

taşımalı öğrencilerimizin okullarımızda kendi araştırma ödevlerini

rahatlıkla yapabilmeleri için taşıma merkezlerinde hem kitap temin

etme hem okuma alışkanlığını geliştirme hem de internet erişimini

kolaylaştırma donatımının sağlanmasına yönelik çalışmalarımız

var.

Akademik başarı ile ilgili her öğrencimizin yaratılıştan

getirdiği baskın bir yeteneği olduğu varsayılmaktadır. O nedenle

okullarımızda sadece ders dinleme, ders faaliyetlerin yapıldığı bir

mekan olmaktan çıkıp bu baskın yeteneklerini tespit edilip öğrenilebilecek

her birinin sosyal ve kültürel sportif alana yönlendirerek

tüm öğrencilerimizin okulda kendini ortaya koyabilecekleri alanlara

dönüştürmeye yönelik projelerimiz var.

Kapsamlı öğrencilerimizin yeteneklerinin tespit edilerek yeteneklerine

göre çeşitli gruplar oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız var,

Ekip çalışmalarının ön plana çıkarılması ile ilgili çalışmalarımız var.

Bir de her öğrencinin farklı bir öğrenme stili var bazıları

dokunarak öğreniyor, bazıları işiterek bazıları da görerek öğreniyor.

Bu nedenle Biz 2005 yılından itibaren bakanlık olarak yapılandırmacı

eğitim sistemine geçtik. Şu anda da öyle bir müfredat programı

uygulanıyor. Çoklu zekâ kuramından hareketle çoklu zekânın

özünde dediğim gibi bireysel farklılıkları oluşturuyor. Onun için de

sınıf ortamlarının bu bireysel farklılıklar gözetilerek donatılması

önemli bir husus. Derslerin de aynı şekilde yapılan bu tespitler

doğrultusunda işlenmesi ile ilgili çalışmalarımız var.

Bir de her okulumuzun sorun analizi çıkarıyoruz. Bu anlamda

velilerimizin okuldan beklentileri ile ilgili tespitlerimiz yaptık

ve velilerimizi o tespitler doğrultusunda eğitiyoruz. Onların okul ile

daha fazla ilişki kurmaları ve iletişim içerisinde olması için gayret

sarf ediyoruz. Proje kapsamında mesleki teknik eğitim ile ilgili ilimizde

nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak üzere bütün KOBİ’lerle,

fabrikalarla birebir görüşerek önümüzdeki beş yıl içerisinde ilimizin

istihdamı için gerekli alan ve dalları onlarla birlikte tespit etmeye

çalışıyoruz. Mesleki eğitim çalıştayını tüm paydaşlarla yaparak kullanılacak

bölümleri de ona göre dizayn etmeyi düşünüyoruz.

Akademik başarı ile ilgili de tüm okullarımızın, hem ortaöğretime

geçiş ile ilgili hem de üniversite her 2 basamak sınavı ile

ilgili son 4 yıllık dokümanını çıkarttık ve her okulumuzun her dersten

hem Türkiye ile karşılaştırması hem de diğer okullar ile mukayesesi

ilçemizin, ilçelerle -Merkez ilçelerde dahil- karşılaştırılması ve

bununla ilgili sorun tespiti üzerinde çalıştık ve önümüzdeki yıllarda

her okulumuza 4 yıllık bir eylem planı hazırlattırıyoruz. Şu an bunun

çerçevesini tamamlamak üzereyiz ve öğrencilerimizin tüm akademik

başarısını adım adım izlemesini yapacağız. Bu anlamda bakanlığımızın

desteğiyle Yozgat’ta ölçme değerlendirme birimi kurduk

ve il genelinde inşallah ilkini 5 sınıflar olmak üzere uygulayacağız.

Öğrencilerimizi tek tek kendi makam koltuğuna oturmasını isteyen

Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz çocukları çok sevdiğini ve makamını

ziyaret eden her öğrenciye bunu yaptığını ve bunun kendisinin bir

adeti olduğunu, söyledi.

“Eğer bir taş olmak istiyorsanız

en azından biri yakut olmak,

Bir kuş olmak istiyorsanız beyaz

bir güvercin olmak,

Bir gül olmak istiyorsanız

dikensiz bir gül olmak,

Gerçek bir insan olmak

istiyorsanız eğer hayatınızı

fıtratınızın güzel tarafı ile yaşayıp

çevrenize ve kendinize faydalı

insanlar olmanızı dilerim

beklentim budur.”


KIVILCIM

İlimiz ölçeğinde her öğrencimizi akademik

başarısını adım adım izleyeceğiz.

İzleme sadece kendi başına bir anlamda ifade

etmiyor sonuçları değerlendirerek eksiklerimizi

tespit edeceğiz öğrencilerimizin eksik kaldığı

kısımları kazanımlarla telafi etmek için destekleme

ve yetiştirme kurslarına göndererek birlikte

çözmeye çalışacağız.

Öğretmenlerimizin akademik açıdan

gelişmesi noktasında da sürekli toplam kalitedeki

gelişim ilkesinden hareketle onların görüş ve

önerilerini aldık ilimiz eğitimine verecekleri katkı

ile beraber Milli Eğitim Müdürlüğüne yönelik

görüş ve önerilerini elektronik ortamda açık uçlu

sorularla aldık ve değerlendirdik.

İnşallah bir bütün olarak yönetiminde

bu anlamda herkesin aynı noktaya odaklanması

aynı hedefe odaklanması ve eğitimi gündemine

alması noktasında bir gayret sarf ediyoruz, bunu

yaparken de değerli yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz,

tüm paydaşlarımız ile birlikte yapıyoruz.

Asıl olan onlar işi biz organize ediyoruz, onlar işin

mutlak kısmında asli görevli olarak gayret gösteriyorlar.

Bu anlamda tüm eğitim camiasına

teşekkür ediyorum.

Göreve başladığınız tarihten bu yana eğitimde

neler değişti?

Bu konu hakkında sadece şunu söyleyebilirim

tüm öğretmen arkadaşlara ve okul müdürlerine

bize yönelik bir anket düzenledik. -Biraz önce sizlere

bahsetmiş olduğum anket- bunun da geri

bildirimlerini aldığımızda iyi bir imaj oluşturacağız.

Öğretmen arkadaşlarımızın moral ve motivasyonunu

bu anlamda yükseldiğini gözlemledik.

Tabii ki bu benim için mutluluk verici bir şey.

İnşallah bu karşılıklı etkileşim ve eşgüdüm süreci

devam edecek, devam ettirmeyi de düşünüyorum.

Onun haricindeki değerlendirmeleri daha

çok sizlerin gözlemlemesi lazım. İşte halkımızın,

vatandaşlarımızın eğitim camiasının gözlemlemesi

lazım. Yapısal olarak bizden önce de çok

değişiklikler olmuş büyük yatırımlar yapılmış.

Ben emeği geçen herkese, benden önce görev

yapan herkese de teşekkür ediyorum.

Biz mevcut üzerinden bir çalışma sistemi oluşturuyoruz.

inşallah ilimiz için hayırlı olur diye

düşünüyorum.

Yozgat’ta İl Milli Eğitim Müdürlüğü yapmak

nasıl bir duygu ?

Önce şunu söyleyeyim eğitim camiası

içerisinde görev yapmak muhteşem. Yani hangi

kademede olursa olsun ister Milli Eğitim Müdürü

olsun, ister hizmetli olsun, ister öğretmen olsun.

Tabii ki insanın kendi doğduğu büyüdüğü

havasını teneffüs ettiği, acı ve tatlı anılarını

olduğu, ecdadının mezarının olduğu yerde hizmet

etmesi ayrıca muhteşem bir duygu. Bu şekilde

ifade edebilirim.


9

Yozgat’ta en büyük eğitim-öğretim sorunu nedir?

Yozgat’ta eğitim öğretim ile ilgili büyük bir sorunumuz yok. Gerek

yapısal olarak, gerek donanımsal olarak, gerek huzur güven güven açısından,

şehrimiz açısından ben bir sorun görmüyorum. Velhasıl en güvenli illerimizden

bir tanesi de ilimizdir. Bunların öğretmenimize yansıyan olumlu boyutu var,

öğrencilerimize yansıyan boyutu var. Bu anlamda Yozgat’ta önemli bir sorun

olduğunu düşünmüyorum. Eğitimin iç dinamikleri zaten bir sorun çözme mekanizması

yani o nedenle demin bahsettiğim bir ilimizin sorun analizini ortaya

çıkarttık. Bunları tüm eğitim camiası ile birlikte adım adım İnşallah çözeceğiz.

Sosyal bilimlerde sıfır hata diye bir şey yok insanın olduğu yerde

mutlaka az da olsa hata payı olacaktır. Eğitimciler olarak da bizim görevimiz

de bu sorunları en aza indirmektir. O nedenle bu ortamı sağladıkları için ben

tüm Yozgat halkına, eğitim camiasına, velilerimize teşekkür ediyorum.

Okullarımızın şu anda en büyük sorunu nedir?

Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz

Yusuf YAZICI Yozgat İlinde

gerçekleştireceği projeleri bize anlattı.

İlimizde İl Milli Eğitim Müdürlüğü yapmanın

avantajları ve dezavantajları nelerdir?

İkili eğitim yapan okullarımız var az da olsa bu bir sorundur.Sabahleyin

çok erken saatte öğrencilerin hazırlanıp okula gitmesi, teneffüs sürelerinin

kısa olması, çocukların ara dinlenmelerinin az olması hem oyun hem de bireysel

etkinlikler noktasında sıkıntı çekmesi bir sorundur ama problem büyük

boyutta değil.

Çok az bir okulumuz kaldı. inşallah yeni yatırımlarla da bitmek üzere

olan bu ikili eğitim sorunu çözülmüş olacak.

Bu sorunu çözmek için projeleriniz ve girişimlerimiz var mı?

Tabii ki şöyle şu an devam eden inşaatlarımız var. İnşallah önümüzdeki

yıl da eğitim öğretime açılacak olanlar var. Bunlar tamamlandığında

bakanlığımızın öngördüğü şekilde 2019 yılında tamamen tekli eğitime geçilme

noktasında çalışmalar devam edecektir.

Öğretmenlik ile ilgili bir anınız var mı ?

Avantajı şöyle ilimizin sosyolojik dokusunu,

ondan sonra kültürel yapısını, bu anlamda ortak iletişim

noktalarını bilme açısından elbette çok büyük

avantajı var. Onun haricinde dezavantaj olarak diyemem

ama bazen meşguliyet noktasında insanların

size rahat ulaşabildiği bir ortam olduğu için meşguliyetiniz

biraz daha fazla olabiliyor. Ben de bundan

mutluluk duyuyorum yani İnsanlar umduğu kapıyı

çalarlar, biz de bu kapıyı asla kimseye kimsenin yüzüne

kapatmamak için gayret gösteriyoruz yani bundan

dolayı hiçbir zaman için dezavantaj olarak görmedim.

Bilakis bizim için bir hayır dua olursa işimizin haricinde

uğraştığımız birtakım hususlarla ilgili, o da bizim

için bir mutluluk kaynağıdır

Öğretmenlik çok duygusal bir meslek. Yani öğrencilerin sizle kurmuş

olduğu diyalog iletişim ne kadar yoğun olursa duygusallığı da o kadar artıyor.

Ben öğretmenliğim zamanında iki ay yaz tatilinde ayrı kaldığım birçok öğrencimin

boynuma sarılıp “Öğretmenim sizi çok özledim diyerek ağladığını biliyorum,

çok müthiş bir şeydir. Anne babasını özlemiş gibi özlüyor çocuklar.

Unutamadım iki tane anım var. Beş yıl okutup mezun ettiğim,

Mustafa TEKGÜL isimli bir öğrencimin aniden şehit olduğu haberini aldım.

Sorgun’da bir lisemize onun ismini verdik, yine aynı şekilde öğretmenliğe

başladığım ilk yıllarda ev arkadaşım merhum Durmuş GÜÇLÜ ‘nün şehit edildiği

haberini aldım. Bunlar tabii ki çok farklı hisler aklıma gelen ve beni çok

etkileyen iki tane anıyı bu şekilde söyleyebilirim.


KIVILCIM

Okulumuzda yapılacak olan Tübitak Bilim Fuarına gelmeyi

düşünüyor musunuz?

Tübitak 4006 bilim fuarları çok özellikli bir proje süreci

gerektiriyor ve geldiğimde birebir ilgilendiğim bir husus tüm eğitim

camiasından Allah razı olsun Teşekkür ediyorum. Geçen seneye

oranla müracaat eden proje oranı %100 artmış şu an yüz on okulumuzun

projesi kabul edildi ve sergi yapacak. İnşallah ben de sizin

serginize geleceğim.

.“Eğer bir taş olmak istiyorsanız en azından biri yakut olmak

Bir kuş olmak istiyorsanız beyaz bir güvercin olmak

Bir gül olmak istiyorsanız dikensiz bir gül olmak

Gerçek bir insan olmak istiyorsanız eğer hayatınızı fıtratınızın güzel

tarafı ile yaşayıp Çevrenizde kendinize faydalı insanlar olmanızı

dilerim, beklentim budur.”

Sayın Müdürüm bize değerli vaktinizi ayırıp sorularımızı cevapladığınız

için teşekkür ederim.

İl Milli Eğitim Müdürü olarak Toki Şehit Mehmet Koçak

Ortaokul öğrencilerine neler tavsiye edersiniz?

Ben teşekkür ederim Estağfurullah.

Öğrencilerimizi ben çok seviyorum, onların masumiyetine inanıyorum.

Eğer öğrencilerde olumsuz bir davranış varsa bize göre biz

yetişkinlerden öğrendiğini düşünüyorum. Bu nedenle öğrencilerimizin

Kendilerine çok güzel bir hedef belirleyip, kendi yetenekleri

doğrultusunda kendilerini keşfetmelerini istiyorum.


11

ŞEHİT MEHMET KOÇAK

11 Haziran 1976 yılında

Yozgat’ta dünyaya gelen

Mehmet KOÇAK Yozgat

ili Gevrek köyü nüfusuna

kayıtlıdır. Sırasıyla;

Süleyman Sırrı İçöz

İlkokulu, Atatürk Ortaokulu

ve Endüstri Meslek

Lisesini bitirmiştir.1998

yılında yapmış olduğu

evliliğinden bir kız bir erkek

evladı vardır. Türk Silahlı

Kuvvetleri bünyesinde

Gaziantep’ te 3 yıl, Çatak/

Van’ da 4 yıl, Antalya’ da

8 yıl, Kangal/Sivas’ ta 3 yıl

olmak üzere Jandarma

Uzman Çavuş olarak

görev yapmıştır.

Son görev yeri olan

Diyarbakır ili Lice ilçesinde 25

Temmuz 2015 tarihinde

askeri aracın geçişi

sırasında bomba yüklü

aracın patlatılması sonucu

şehit olmuştur.39 yaşındaki

Şehit Jandarma Uzman

Çavuş Mehmet KOÇAK

memleketi Yozgat Şehitliğinde

defnedilmiştir.

Şehidimizin ismini yaşatılması

için 2016-2017 Eğitim

Öğretim yılında açılan

okulumuza Şehit Mehmet

Koçak

İlkokulu ve Şehit Mehmet

Koçak Ortaokulu adı verilmiştir.

Allah şehadetini kabul eylesin…


KIVILCIM

OKUL

MÜDÜRÜMÜZ

ARİF UYAR İLE

RÖPORTAJIMIZ

“Uzun yıllar görev almış

okul müdürümüz Arif UYAR’ın

okulumuz hakkında düşünceleri ve

projeleri ile ilgili röpotajı “

Sayın Müdürüm bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ?

1994 yılında Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi

Sınıf Öğretmeni bölümünden mezun oldum Sırasıyla; Kars Digor

Şatıroğlu İlköğretim Okulu , Yozgat Merkez Kırıkalifakılı İlköğretim

Okulu, Yerköy Cengiz Topel İlköğretim Okulu, Yerköy Öğretmen Evi,

Yerköy Halk Eğitim Merkezinde idareci ve öğretmen olarak görev

yaptım. Musabeyli Şehit Mustafa Uğur İlkokulu-Ortaokulu Müdürlüğünü

yürütmekte iken 15/09/2017 tarihinde okulumuza Müdür

olarak görevlendirildim

Kaç yıldan beri görev yapıyorsunuz ?

24 yıldır eğitim görevimi sürdürmekteyim.

Öğretmen olmaya nasıl karar verdiniz?

Lisede edebiyat dersinde kompozisyon olarak bize “ ileride

yapmak istediğiniz meslek nedir?” diye sorulmuştu. Kompozisyonda

iki meslek yazmıştım bunlardan biri polis olmaktı biri de

öğretmenlikti. Aynı sene polis okulunu kazandım ve ardından iki ay

sonra üniversite sınav sonucunda Gazi Üniversitesi Kırşehir Eğitim

fakültesini kazandığımı öğrendim, Benim için o an öğretmenlik her

şeyden daha üstün geldi.Öğretmen olmaya böyle karar verdim

Bu mesleği yapmasaydınız, hangi işi yapmak isterdiniz?

Daha öncede belirttiğim gibi polis olmak ikinci tercihimdi

Sizce bir okul müdürü nasıl davranmalıdır?

Bana göre okul müdürü yenilikçi, çağdaş ve insan ilişkilerinde uzmanlaşmış,

kendini çağın gerekliliklerine göre geliştiren biri olmalı.


13

Müdür olmaktan ziyade idareci olmak daha önemli. Kurum

kültürüne uygun şekilde sorunları çözen, yeni projeler üreten,

öğretmenlere karşı adil bir yaklaşım sergileyen her şeyden önce

insana değer veren bir tavra sahip olması gerektiğini düşünüyorum.

Okulumuzun en beğendiğiniz yönü nedir ?

Okulumuzun en beğendiğim yönü, kadromuzun genç dinamik

ve çalışmaya istekli bir öğretmenlerden oluşması. Öğrencileri

benimsemiş, onların her sorunu için uğraşan gerçekten kurum

kültürüne sahip, okulun adını iyi yönde duyurmak için idarecisinden

öğretmenine kadar çalışkan bir kadroyla birlikte çalışıyor

olmak bana gurur veriyor.

Okulumuzda gerçekleştirmek istediğiniz yenilikler

hakkında bizi kısaca bilgilendirir misiniz ?

Okulumuzun yeni bir okul olmasından kaynaklanan fiziki

yönde pek çok eksiği bulunmakta. Okulumuzda gerçekleştirmek

istediklerim özel günler için ihtiyacımıza cevap verecek etkinliklerimizi

gerçekleştireceğimiz bir salon oluşturma. Satranç sınıfını,

müzik sınıfını ve görsel sanatlar sınıfını geliştirip eksiklerinin

tamamlamaktır.

Akademik yönden ise gerçekleştirmek istediğim en

önemli proje ise Yozgat’ta başarılı, çevresine göre tercih edilen,

yenilikçi çağdaş bir kurum olmak, gerçekleştirmek istediğim

Bir okulda olmazsa olmaz dediğiniz şeyler nelerdir?

Öncelikle saygı ve disiplin çünkü eğitimin özrü olmaz.

Disiplinin olmadığı yerde ise eğitimden söz edilemez. Öncelikle

öğrencilerin öğretmene saygılı ve disiplinli olması gerektiğine

inanıyorum. Bu disiplin anlayışı katı, sert, kuralcı bir disiplin değil;

çağın gerekliliklerine göre şekillenmiş, kurum kültürüne uygun

bir şekilde öğrencilerin özgürce kendilerini ifade edebilmelerini

sağlayan, sosyalliği destekleyen, onları topluma kazandırırken örf

adet ve ananelere uygun, öğretmenin saygıdeğer; bilimin,bilginin

ise saygı ve sevgiyle kazanılacağını öğreten bir disiplin anlayışı

olmazsa olmazıdır.

Öğrencilere vermek istediğiniz tavsiyeler nelerdir?

Bilimin önderliğinde araştıran, sorgulayan kendi idealleri

doğrultusunda sonuna kadar azimli bir şekilde çalışan vatana millete

hayırlı birer vatandaş olmaları. Zaten amacımız böyle nesiller

yetiştirmek.

Velilerden beklentileriniz nedir ?

Öncelikle eğitimin önemli bir ayağını veliler oluşturuyor

velilerin bunu asla unutmamaları gerekiyor. Bu doğrultuda öğret

menlere güvenmeleri onlara karşı anlayışlı, önyargısız ve gerçekten

hoşgörülü yaklaşmalarını bekliyoruz. Bunun yanısıra çocuklarsadece

onların çocukları değil okulda bizim çocuklarımız oluyor. Bir

öğretmen hakkında yada idareci hakkında önyargılı olmadan önce

sorun hakkında önce öğretmeni yada idarecileri dinlemeleri gerektiğini

unutmamalarını bekliyoruz. Bir insana veya çocuğa bırakılacak

en kıymetli miras iyi bir eğitimdir.Atasözünde söylendiği gibi

bir yıl sonrasını düşünüyorsanekin ek,on yıl sonrasını düşünüyorsan

ağaç dik,yüzyıl sonrasını düşünüyorsan insanını eğit.Ülkemizin

geleceği,bulunduğu coğrafyadaki liderliği ancak eğitimli nesiller

sayesinde gerçekleşeceğini unutmamamız gerekemektedir.

Çocuklar ilk eğitimi saygı ve sevgiyi ailede öğrenirler bu bakımdan

çocuklarının eğitiminde kendilerinin de sorumlu olduklarını unutmamalarını

rica ediyorum.


KIVILCIM

YENİLİKÇİ

OKUL

ANLAYIŞI

HAZIRLAYAN:

Mdr. Yrd/Ahmet TAŞDEMİR

“Toki Şehit Mehmet Koçak

İlkokulu Müdür Yardımcısı

Ahmet Taşdemir’in

Kaleminden...”

TOKİ Şehit Mehmet Koçak İlkokulu ve

Ortaokulu olarak ;

Amacımız Günceli Yakalayabilmek

Bilim, teknoloji ve çevre her geçen gün değişmektedir.

Bu değişim hem insanları hem de toplumları değişmeye ve yenileşmeye

zorlamaktadır. Her sistemde olduğu gibi eğitim sisteminde

de yeniliklere ihtiyaç vardır. Toplumun tüm kesimleri eğitim

kurumlarının tezgâhından geçmektedir. Eğitim ile yapılan etki tüm

toplumda bir değişime yol açmaktadır.

Yenilikçi okullar; öğretmenler, müdür yardımcıları, müdürler

ve diğer eğitim işbirlikçileri ile birlikte çağın eğitim yeniliklerini

araştıran ve kendini güncelleyebilenlerdir. Günceli yakalayan, yaratıcı

fikirler üreten, kendine güvenen, çevresiyle iyi ilişkiler kuran, teknolojiyi

kullanan ve takip eden, toplumun değerleri ile iç içe yaşayan

eğitim kurumları başarıyı yakalayacaktır.

Yenilikçi okul anlayışını takip etmeye gayret gösterirken, yeni öğretim

yöntem ve tekniklerini uygulayan, kendini geliştiren, öğrenmeye

açık öğretmen kadromuzla bilimsel ve teknolojik gelişmeler

ışığında eğitim öğretim çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi yönünde; Fen Laboratuvarı,

Bilgisayar Laboratuvarı, Müzik Sınıfı, Görsel Sanatlar Atölyesi

ve Zekâ Oyunları derslikleri ile öğrencilerin tam bir odaklanma

ile öğretim yapacakları ortamlar oluşturduk. Ayrıca okulumuzu geliştirme

ve güzelleştirme çalışmaları kapsamında projesi kurulum

aşamasında olan Z-Kütüphane ile bir sosyal ve kültürel alana daha

kavuşmuş olacağız. Eğitim öğretime erişim alanında öğrencilerimiz

çağın standartlarına uygun koşullara kavuşacaktır.

• Öğretim Yöntem Teknikleri

• Bilimsel ve Teknolojik Faaliyetler

• Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi

• Eğitim Öğretime Erişim ve

• Yönlendirme

• Olumlu Tutum ve Davranışların

• Geliştirilmesi


15

TOKİ Şehit Mehmet Koçak İlkokulu ve Ortaokulu olarak ;

• Öğretim Yöntem Teknikleri

• Bilimsel ve Teknolojik Faaliyetler

• Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi

• Eğitim Öğretime Erişim ve Yönlendirme

• Olumlu Tutum ve Davranışların Geliştirilmesi

alanlarının her birinde yenilikçi okul anlayışını takip eden ve imkanları

zorlayarak her bir alanda Yozgat’ın lider okulu olma yolunda

emin adımlarla ilerlemekteyiz. En büyük destekçimiz öğrencilerimizin

gözündeki ışık ve umuttur. Onların gözleri umutla ışıldadıkça

bizler yorulmadan, usanmadan çalışmaya devam edeceğiz.

"Günceli yakalayan, yaratıcı fikirler

üreten, kendine güvenen, çevresiyle

iyi ilişkiler kuran, teknolojiyi kullanan

ve takip eden, toplumun değerleri ile

iç içe yaşayan eğitim kurumları başarıyı

yakalayacaktır."

Tabii tüm bunlar esas amacımıza ulaşmakta biz eğitimcilere

destek veren birer araç olacaktır. Amacımız; ahlaki ve insani

değerleriyle topluma ışık saçan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı,

vatanını, bayrağını, milletini seven, koruyan ve yücelten, olumlu tutum

ve davranış geliştiren, kendi kararlarını verebilen özgür bireyler

yetiştirmek olacaktır. Değerlerinden yoksun bireyler öğretim seviyeleri

ne olursa olsun bir hiç olmaktan ileri gidemeyecektir.

Kasım 2016’da öğrenci kabulüne başladığımız ilk andan

itibaren vizyon ve misyonumuzu yenilikçi okul anlayışına göre belirledik.

Dolu dolu eğitim öğretim dönemlerini beraber geçirdik. Çok

şey öğrendik. Bir çok faaliyeti beraber düzenledik, beraber eğlendik,

beraber duygulandık. Her gün bir önceki günden daha ileri gittik.

Daha güzel günleri de inşallah hep beraber göreceğiz.

Sevgi ve saygılarımla…

Çok yakında okulumuzda Z kütüphane açılacaktır.

Görsel sadece temsilidir

Okulumuzun Bilgisayar ve

Bilişim Sınıfı


KIVILCIM

BİR GÜN HERKES

KODLAYACAK

BİLİŞİM ÖĞRETMENİ

H.ATİLLA ŞİMŞEK

“TOKİ ŞEHİT MEHMET KOÇAK ORTAOKULU BİLİŞİM

ÖĞRETMENİ H. ATİLLA ŞİMŞEK’İN KALEMİNDEN KODLAMA

EĞİTİMİ HAKKINDA ”

Kodlama eğitimi ile ilgili 5 şey

- Kodlama eğitimine

ilkokulun ilk yıllarından

itibaren her yaşta başlanabilir.

- Bu eğitim ile çocuklar

neden-sonuç ilişkisi kurabilir,

analiz yapma ve

sorun çözme yeteneği kazanır.

- Kodlama eğitimi güncel

eğilim ve kavramların benimsenmesinde

başat rol

üstlenir.

- scratch, appinventor,

ms kodu, alice, code.org

gibi kodlama sitelerinden

ücretsiz olarak kodlama

öğrenilebilir.

- kodlama eğitimi çocuklardaki

özgüveni ve

özsaygıyı geliştirir.

GELECEĞİN DİLİ KODLAMA

Kodlama, en basit anlamıyla, bilgisayar ve türevi

cihazlara ne yapacağını söylememizi sağlayacak

yeni çağın ‘yabancı dil’ becerisidir. Geçmişte sadece

yazılım uzmanlarından beklenen kodlama,

bilişim dünyasında ortaya çıkan inanılmaz ilerlemeler

sonucunda, geçmiş yıllardaki yabancı dil

ihtiyacı gibi artık herkesin sahip olması gereken

bir temel beceri olarak karşımıza çıkıyor. Aslında,

burada ifade edilen kodlama bilişimle üretim

becerisinin ‘kod adı’dır. Bilişimle üretim, bugün

bilişim dünyasının sahip olduğu donanımsal,

yazılımsal ve tasarımsal bileşenleri kullanarak

yeni ürünler, çözümler kısacası yeni yöntemler

geliştirebilme becerisidir.

Bugün tüm dünyada çocukların ilkokul veya ortaokulda

aldıkları eğitimle, biz yetişkinlerin sahip

oldukları meslekleri icra etme şansları olmayacak.

Mesela doktorluk gibi mesleklerde bile akıllı

cihazlar devrede. Önümüzdeki 20-30 yılda bütün

mesleklerin işleyişi şimdikinden çok farklı olacak.

Hele hele Türkiye gibi, başkalarının ürettiği

ürünleri kopyalayan ve montajlayan ülkelerde

durum daha da ciddi. Bu çağın adı aslında biraz

da ‘tasarım çağı’dır. İşte bu tasarım çağında yetişkin

olarak iş ve sosyal hayatta yer alacak alan

çocuklarımızın kendi mesleklerini icat edebilecekleri

becerilerle donatılması gerekmektedir. Bu

becerilerin en başında gelen ise okuma-yazma

ve matematik ile beraber bilgisayarlara emir

verebilme becerisi olan kodlamadır.

Yani kodlama geleceğin dili…

Kodlamayla çocuklarımız elektronik aletleri

kullanmanın ötesinde, onları kendi istekleri

doğrultusunda çalışabilir hale getirme becerisi

kazanmış olurlar. Kodlama ‘algoritmik düşünme’

becerisi kazandırır ve geliştirir. Çünkü bilgisayar

kodları yazma süreci, iç içe geçmiş onlarca

problemden oluşan bir duruma çözüm planı

geliştirmeyi gerektirir. Kodlama yapan bir kişi

karşılaştığı problemlerin ‘neden-sonuç’ ilişkilerini

tanımlamak için analitik düşünme, alternatif

çözümler üretme, en uygun çözümü belirleme

ve bunun uygulama adımlarını planlama gibi

becerilerini doğal olarak ve farkında bile olmadan

geliştirir. Bilgisayar kodları yazabilen bir çocuğun

sahip olacağı en büyük avantaj ise ‘hayalini kurduğu’

veya ‘aklına gelen’ bir şeyi yapabilme-üre


17

tebilme becerisi olacaktır. Silikon Vadisi’nde

bulunan yüzlerce şirketin kurucularının hayat

hikâyelerini okuduğumuzda, birçoğunun bilişimle

üretim becerisinin en önemli adımlarından olan

kodlama becerisini çocukluk yıllarında kazandığını

görürüz. Elon Musk, Mark Zuckerberg, Bill

Gates bunların en bilinenleridir.

Şu durumda Bilişim Teknolojileri ve Yazılım

Öğretmeni olarak ailelere tavsiyem;

Tüm anne babalar, çocuklarına mutlaka kodlama

eğitimi aldırsınlar.

Kodlama eğitimi ile ilgili 5 şey

- kodlama eğitimine ilkokulun ilk yıllarından

itibaren her yaşta başlanabilir.

- bu eğitim ile çocuklar neden-sonuç ilişkisi

kurabilir, analiz yapma ve sorun çözme yeteneği

kazanır.

- kodlama eğitimi güncel eğilim ve kavramların

benimsenmesinde başat rol üstlenir.

- scratch, appinventor, ms kodu, alice, code.org

gibi kodlama sitelerinden ücretsiz olarak

kodlama öğrenilebilir.

- kodlama eğitimi çocuklardaki özgüveni ve

özsaygıyı geliştirir.


BONİTO VE

KIVILCIM

DOSTLARI


BİR TÜRKÇE SERÜVENİ

BİR TÜRKÇE SERÜVENİ

Türkçe öğretmeni Hüseyin Çağlar’ın hazırladığı

Türkiye’nin ilk Türkçe öğreten 3boyutlu çizgi filmi

“BONİTO VE DOSTLARI” EBA ve diğer tüm video

paylaşım sitelerinde yayında

19

HÜSEYİN ÇAĞLAR


KIVILCIM

TOKİ ŞEHİT MEHMET KOÇAK

ORTAOKULU

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ

HÜSEYİN ÇAĞLAR’IN HAZIRLADIĞI

EĞİTİCİ BİR ÇİZGİFİLM

“ BONİTO VE

DOSTLARI ”

BONİTO VE DOSTLARININ

MACERALERINA EBA’DAN VE DİĞER

VİDEOPAYLAŞIM SİTELERİNDEN

BONİTO VE DOSTLARI ŞEKLİNDE

ARAMA YAPARAK ULAŞABİLİRSİNİZ


21

Hazırlayan/

Hüseyin ÇAĞLAR

BONİTO VE DOSTLARI

İLE TÜRKÇE DERSİ

TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİLİKÇİ ANLAYIŞ

VE ÇİZGİ FİLM YAPAN BİR ÖĞRETMEN.

ÇİZGİ FİLM SERÜVENİM NASIL BAŞLADI ?

“Bonito ve Dostları“ öğrencilerin ders içi ve ders dışı etkinliklerde,

eğlenerek öğrenmesini sağlamak amacıyla hazırlanmış üç boyutlu

eğitici bir çizgi filmdir. Çizgi film bir grup arkadaşın yardımlaşarak

derste öğrenemedikleri konuları birbirlerine pratik noktaları ile birlikte

eğlenceli biçimde anlatmasına dayanmaktadır.

Bu fikrin çıkış noktasında günümüz çocuklarının izledikleri

çizgi filmler yer almaktadır. Çizgi film izleyen bir çocuğu gözlemlediğinizde,

çocuğun yoğun bir şekilde dikkatini izlediği çizgi film üzerinde

topladığı görülmektedir.

Peki, çocuklar neden çizgi film izlemeyi sever? Bunun birden çok

cevabı bulunmaktadır, bunlar:.

1.Yüksek çözünürlükte renkli görsellerle süslenmiş bir dünya

2.Çocukların çizgi filmleri izlerken mutlu olması ve eğlenmesi

3.Oluşturulan senaryoların yaratıcı olması

4.Çocuğun kendisini çizgi filmdeki kahramanla özdeşleştirmesi

onu rol modeli alması.

5.Komedi öğelerinin ne sıklıkta verildiği ve bunların beklenmedik

bir anda sunulması.

6.Arka planda kullanılan hareketli müziklerin çocuğun duygu

durumunu istenen yönde değiştirerek pozitif, olumlu duygular

yaratacak nitelikte olması

Bahsettiğimiz bu son madde eğitim açısından önem arz etmektedir,

çizgi filmlerde ansızın oluşan komik olaylar, değişken oranlı ve

aralıklı pekiştireç etkisi oluşturmaktadır. Çocuğun bir sonraki komik

olayın ne zaman ve ne oranda meydana geleceğini bilmiyor oluşu


KIVILCIM

bir beklenti yaratmakta ve çocuklar bir sonraki

komedi öğesini kaçırmamak için dikkatini çizgi

filme vermektedir.

Tüm bunları fark ettikten sonra bir öğretmen olarak

bunu sınıf ortamına nasıl aktarabilirim? Sorusunu

sormaya başladım.

“Çizgi film Türkçe konularının yanısıra

günümüzde önem arz eden değerler eğitimi

konularına da değinmektedir.”

Elimdeki imkânları kullanarak çocukların

hoşlanacağı 3 boyutlu bir renkli bir dünya

yaratmaya karar verdim. İsmini de Bonito ve

Dostları koydum.

Bonito ve Dostları, temelinde rekabetçi

anlayışın sınıfta yarattığı olumsuz duygunun aksine

akran dayanışmasını desteklemektedir. Çocukların

birbirine yardım ederek konuları ilgi çekici

hikâyeler içinde anlatması hem yardımseverliği

hem de birlikteliğin önemine değinmesi açısından

son derece yararlıdır.


23

Çizgi film Türkçe konularının yanı sıra günümüzde önem

arz eden değerler eğitimi konularına da değinmektedir.

Bonito ve Dostları aslında biraz da öğretmen olarak

ulaşabileceğim en üst seviye ne olur merakıyla çıktığım bir yolculuk

oldu. Uzun saatler boyunca bilgisayar başında yeni şeyler öğrenmeyi

seven biri olarak günümüz çocukları için PowerPoint gibi sadece

yazı ve şekillerin oluşturduğu sıradan sunumların işe yaramadığına

kanaat getirdim. Konuları hikâyeleştirerek çocuklara bir çizgi

film içinde vermenin daha verimli olacağını düşündüm. Böylelikle

hem öğrenme ortamını renklendirebilme fırsatım oldu hem de çocuklara

daha önce hiç yaşamadıkları bir deneyimi tattırarak onlara

yeni ufuklar açabildim.

Bonito ve Dostları,

rekabetçi anlayışın sınıfta yarattığı

olumsuz duygunun aksine temelinde

akran dayanışmasını desteklemektedir.

Belki de bir Türkçe öğretmeninin bu tarz çizgi filmler

oluşturmasının imkânsız olduğunu düşünebilirsiniz. Size şunu açık

yüreklilikle söyleyebilirim ki ne iş yaparsanız yapın, ister mimar, ister

mühendis, isterseniz bir esnaf olun

“Ruhunuzda Çanakkale’yi ve sizin için şehit olmuş atalarınızı

taşıyorsanız imkansız denilen bir şeyin olmadığını göreceksiniz.”

Umarım sizde yaptığım işleri beğenirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla...

"Ruhunuzda Çanakkale’ yi ve

sizin için şehit olmuş

atalarınızı taşıyorsanız

imkansız denilen bir şeyin

olmadığını göreceksiniz."


KIVILCIM

HAYDİÇOCUKLAR

OYUNA OYUN VE EĞİTİM

HAZIRLAYAN

Hakan ERTAŞ

"Çocukların oyunu oyun değil,

onların en ciddi uğraşıdır."

Montaigne

Haydi, gelin güzel bir oyun oynayalım. Oyunumuz çok basit. Ben

yazımızın başında size bir soru soracağım ve sonunda cevabı bulduracağım.

Bir kuralımız var bu oyunda. Sadece çocuklar ve çocuk

kalabilenler cevaplayacak bu soruyu.

Nedir sizce oyun?

Boş zamanlarımızı geçirmek için uydurulmuş eğlenceli etkinlikler

mi? Yada hep yenen ve yenilen tarafın olduğu bir çekişme mi?

Çoğu yetişkine göre eğlenceden öte bir şey olmayan oyun, çocuk

için de eğlenceli bir şey olmakla beraber sadece eğlenceden ibaret

değildir. Oyun, çocuk için gözlemlediği davranışları, deneyerek

kazandığı, becerileri egzersiz yaptığı, öğrenme deneyimlerini

geliştirdiği ve büyüdüğünde sürdüreceği rolleri öğrendiği bir yaşam

alıştırmasıdır. Eğitim çocuklara istenen davranışları kazandırma,

dolayısıyla çocuğu karmaşık yaşama hazırlama süreci olduğundan

oyun; çocuğun eğitimi ve mutluluğu için her zaman en doğal, en

kolay, en çabuk deneyim kazanma ve öğrenme aracı olmuştur.

Çocuklar, yürümeye başladıktan sonra sürekli hareket eden etkin

varlıklardır. Çocuk hareket ederek büyür ve bu yüzden bedensel

hareketlere de besin kadar ihtiyaç duyar. Kendisini yemek için

çağıran annesine “Daha oyunum bitmedi ki!” diyerek, aslında

oyunun kendisi için besin gibi bir ihtiyaç olduğunu anlatmaya

çalışır. Koşarken, tırmanırken, zıplarken, atlarken yeni beceriler

edinen çocuklar; oyun sırasında kollarını, bacaklarını, parmaklarını

ve bedenin diğer kısımlarını koordineli bir biçimde kullanarak motor

becerilerini geliştirirler.

Çocuklar oyun oynarken kendilerini ve çevrelerini keşfederler. En

iyi ve kalıcı öğrenme yöntemi olan keşfetme ile yeni şeyler öğrenir

ve öğrendiklerini pekiştirirler. Keşif yaptıklarında yaratıcılıkları

ve hayal güçleri artarken problem çözme yetenekleri de gelişir.

Çocuk oynadıkça eğitimde önemli bir yeri olan algısal gelişimi için

duyuları gelişir ve yetenekleri serpilir. Dikkat ve hafıza becerileri

artar. Oyun aynı zamanda

çocuk için bir çeşit rahatlama

aracıdır. Yetişkinlerle ve

diğer çocuklarla iletişiminde

anlatamadığı, etkilendiği olay

ve duygularını oyununa katar.

Günümüzde kabul edildiği

üzere, çocukluğunda yeterince

oyun oynamayan çocuklar gelecekteki

yaşamlarında en çok

uyum sıkıntısı çeken bireylerdir.

Bu nedenle tüm eğitimciler

şu noktada birleşmektedirler;

evde veya okulda çocuğun

oyununu engellemek, hareket

etmesi için uygun ortam yaratmamak,

ona yapılabilecek en

büyük kötülüktür ve bu durum

çocuğun öğrenmesinin önüne

bir duvar örer. Bu yüzden, her

çocuğun oyun hakkını korumak

için Çocuk Hakları Bildirgesi’nin

31’inci maddesinin 1’inci bendi

şöyle der: “Taraf devletler

çocuğun dinlenme, boş zaman

değerlendirme, oynama ve

yaşına uygun eğlence etkinliklerinde

bulunma, kültürel

ve sanatsal yaşama serbestçe

katılma hakkını tanırlar.”

Geleceğin en mükemmel

mühendisleri, doktorları,

öğretmen veya bilim insanları

daha çocukken oyunlarıyla belli

eder kendilerini. Şimdi gelelim

cevabımıza:

Bütün bir yaşamdır aslında

oyun. Önümüzdeki yıllara,

yaşantılara meydan okuyacak

becerileri kazandığımız,

yetenek ve kişiliğimizin farkına

vararak geleceğimizi inşa

edebileceğimiz etkinliklerdir.

Ünlü bir edebiyatçının sözü ile

bitirelim bizde oyunumuzu;

“Çocukların oyunu oyun değil,

onların en ciddi uğraşıdır.”

Montaigne

Öz güven duygusunun gelişmesini,

Bilişsel, dil, motor ve sosyal

açıdan gelişmesini,

Kendini başkasının yerine

koyarak çok yönlü düşünebilmesini,

İşbirliği, dayanışma ve paylaşma

duygusunun gelişmesini,

Kendini ifade edebilmesini,

Öğrendiği şeylerin kalıcılığını,

Değişik yaşantıları tanımasını,

Eğitim ve öğretimde aktif rol

almasını,

Rahatlamasını ( oyun ve

değişiklik ihtiyacını gidermesi),

Kendini ve vücudunu tanımasını,

nerede ve nasıl

kullanılabileceğini, Yaratıcı

olmasını,

Yaşamı çok yönlü algılamasını

Araştırma istek ve duygusunun

gelişmesini,

Farklı görüş açılarına sahip olmasını,

eleştirmeyi, tartışmayı

öğrenmesini sağlar.


25


KIVILCIM

ONA OKU DEME!

SEN DE OKU

ONA ÖRNEK OL!

Hazırlayan:

Bekir ÇAKICI

Biz öğretmenler öğrencilerimizin başarısı için her türlü

fedakarlıkları yapmaya her zaman hazırız. Eğitimde sürekli yeni

metotları uygulamak , başarıda gidilen yolda çocuklarımızı yalnız

bırakmamak hedefe ulaşmada çok önemlidir dedik.

Kitap okumanın ne kadar önemli olduğu bilinci ile hareket

ederek velilerimizi de işin içine katalım dedik. Bizler her zaman işin

kolayına kaçarak evladım, çocuğum senin dersin yok mu? Al eline

kitabını oku! Diyerek faydasız, etkisiz ve kolaycı yolu seçiyoruz. Her

zaman söylediğim bir doğru vardır.O da şudur: Unutmayalım ki bu

çocuklarımızın ilk öğretmenleri anne babalarıdır. Anne baba ne kadar

iyi bir model olursa çocuklar da o derecede başarılı sağlıklı oluyorlar.Biz

öğretmenlere sıra geldiği zaman evden ne derecede eğitilmiş

olarak gelirlerse bizim çocuklara vereceğimiz eğitim- öğretim

işi de o kadar etkili oluyor.

VELİLER ARASI OKUMA

YARIŞMASI AFİŞİMİZ

Bu doğrultuda bir proje başlatalım dedik. Kitapları sadece

çocuklarımız değil, anne babalar da okusun dedik.

’’Her Yıl Bir değerimizi Oku’’ projesi ile işe başlayalım dedik. Önce

anne baba okusun çocuklara örnek olsunlar.Yapmayacağımız

şeyleri çocuklarımızdan istemeyelim ‘’Ona Oku Deme ! Sen De Oku

Örnek Ol ‘’ sloganı ile 15 Aralık 2017 tarihinde başlattığımız ve bir

ay süren Mehmet Akif Ersoy’un Hayatı adlı kitabı 15 Ocak 2018 tarihinde

değerli velilerimiz okuyup sınava girdiler. Hem çocuklarımızı

hem de biz öğretmenleri mutlu ettiler. Dereceye giren velilerimiz de

okul yöneticilerimiz tarafından ödüllendirildiler. Ülkemizin aydınlık

geleceği için bizlere umut oldular.

Sözlerimi ; güzelim ülkemiz için, geleceğimiz umudumuz çocuklarımız

için, haydi hep birlikte el ele verelim,aydınlık yarınlar için

okuyalım ,okutalım karanlıklar geçmişte aydınlık günler gelecekte

olsun.

SAYIN VALİ YARDIMCIMIZ

ŞÜKRÜ ÇAKIR

KATILIMCILARA

BAŞARI BELGELERİNİ VERDİ.


Öğrenci Koçluğu

ETKİNLİKLERİ

27


KIVILCIM

GELECEĞİN

MESLEKLERİ

HAZIRLAYAN

H. Atilla ŞİMŞEK

“Geleceğin Meslekleri; Hızla Gelişen

Dünyaya Uyum Sağlayabilecek 12 Meslek”

13 GÖZDE MESLEK

Teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki her

gün hayatımıza farklı bir noktada temas ediyor.

Peki bu ne kadar iyi, hiç düşündünüz mü? Tesla,

Toyota gibi birçok araba üreticisi otonom(sürücüsüz

araç) üzerinde çalışıyor. Amerika ve İsrail

menşeli şirketler droneları daha iyi hale getirmeye

çalışıyor. Bir sene önce düzgün şekilde yürümeyi

başaramayan robotlar şu anda ters takla

atıyor. Bu demek oluyor ki artık kas gücü çok da

önemli bir faktör değil. Bizim yerimize depoda

mal taşıyabilir, inşaatlarda aktif rol alabilir.

Yukarıda bahsedilen otonom araçlar ise artık

taksi, otobüs gibi araç kullanma hizmetlerini

elimizden hızlıca alacak. Tabi ki artık kimse çalışmayacak

diye bir durum yok. Teknolojinin gelişmesiyle

birçok eski meslek yok olurken fazlasıyla

yeni meslek grubu hayatımıza giriyor olacak.

İşte tahminlerime ve yaptığım araştırmalara

göre geleceğin meslekleri:

1. 3D Üretim Mühendisi

3 boyutlu yazıcılar son yılların en çok dikkat

çeken teknolojilerinden biri. Bu alanda kurulan

girişimler ise özellikle tekstil, sağlık, yemek gibi

konularda önemli değişimler vaat ediyor. 3D üretim

mühendisliği gelecekte üretimi seri üretimden

kurtarıp kişiselleştirebilir bir hale getirecek.

Siz de gelecekte kendi ürünlerinizi kendinize özel

üretmeye hazır olun. Üstelik çok daha hızlı ve

ekonomik.

2. Robot Teknisyeni

Robotların teslimattan kişisel asistanlığa kadar

yavaş yavaş hayatımıza dahil olduğu günümüzden

bakınca, gelecekte robotların ve robotları

özel görevlere programlayacak teknisyenlerin

öneminin artacağını öngörmek zor değil. Robotlara

alışmamız gerekecek ve robot teknisyeni

de gelecekte en çok değer kazanacak mesleklerin

başında gelecek gibi görünüyor.

3. Yapay Zekâ Eğitmeni

Teknolojinin gelişimiyle birlikte bugünlerde

en çok konuştuğumuz meselelerden

biri de yapay zeka. Temelde insan davranışlarının

ve düşünme biçiminin makinelere

öğretilmesi ve makinelerin bağımsız düşünmelerini,

aksiyon almalarını amaçlıyor. Bu aksiyon,

teknoloji alanında çalışacak birçok insanı da

beraberinde getiriyor. Hatta fazlasıyla getirmeye

başladı diyebiliriz. Yapay zeka şu an konuşulduğundan

çok daha fazla konuşulacak ve belki

de yapay zeka eğitmenliği geleceğin en gözde

meslekleri arasında yerini alacak.

4. İnsan DNA Programcısı

Biyoteknolog

Biyoteknoloji son yıllarda en köklü gelişmelerin

yaşandığı alanların başında geliyor. İnsan

benzeri makineler yaratma misyonu, bir yandan

da insan ömrünü uzatan teknolojiler geliştirme

misyonuyla besleniyor. DNA çalışmaları yaparak

misyonuyla besleniyor. DNA

çalışmaları yaparak daha güçlü,

hastalıklara daha dayanıklı

hatta ölümsüz insan yaratmayı

amaçlayan bu çalışmalar gelecekte

daha önem kazanacak

ve elbette insan DNA programcılığı

geleceğin meslekleri

arasında yerini alacak.

5. İklim Mühendisi

İklim değişikliği ve küresel

ısınma gibi konular ve ekosistemin

bozulmasının insanlık

için büyük sorunlar oluşturacağı

fikri her geçen gün artıyor

ve bu alanda yapılan çalışmalar

yoğunlaşıyor. Ülkeler, iş

adamları hatta girişimciler Elon

Musk gibi bu konunun üzerinde

çalışıyorlar. Yakın gelecekte bu

sorunun derinleşeceğini ve bu

alanda çalışıp çözümler üretecek

profesyonellere ihtiyacın

artacağını öngörmek hiç zor

değil.

6. Veri Analisti

Günümüzde oldukça önemli

olan veri analistleri özellikle

büyük veri konusunda

yaptıkları çalışmalar ve gelişen

teknolojilerle önem kazanmaya

devam ediyorlar. Gelecekte

internet of things (nesnelerin


29

daha güçlü, hastalıklara daha

dayanıklı hatta ölümsüz insan

yaratmayı amaçlayan bu çalışmalar

gelecekte daha önem

kazanacak ve elbette insan

DNA programcılığı geleceğin

meslekleri arasında yerini

alacak.

7. Endüstriyel Tasarım

Mühendisi

Tasarım ve üretim, tarihin

hiçbir döneminde bu kadar bir

arada olmamıştı. Günümüzde

herkes kişiselleştirilmiş

ürünlere ve yeni tasarımlara

odaklanıyor. Gelecekte bu

durumun devam etmesi ve

daha iyi tasarlanmış ürünlere

olan ilginin artması endüstriyel

tasarım profesyonellerine harika

fırsatlar sunacaktır. Bu da

endüstriyel tasarım mühendisliğini

geleceğin mesleklerinden

biri haline getiriyor.

8.Dijital

Rehabilitasyon

Danışmanı

Şu anda bile o kadar çok bilgiye

maruz kalıyoruz ki beynimiz bir

yerden sonra yetişemiyor. Sosyal

medyada bir çoğumuz mutluymuş

gibi tonlarca fotoğraf

paylaşıyoruz. Paylaşımlar sizce

ne kadar doğruyu gösteriyor?

Eski insanlara bir bakın, daha

mutlulardı. Gelecekte teknoloji

kullanımının giderek artacağını

düşünürsek insanlar teknoloji

detoksu yapmak isteyeceklerdir.

Danışmanlık eğitimi almış

olan insanlar muhtemelen bu

işi yapmak için en iyi şekilde

donatılmış olacaktır.

9.Drone Pilotu

Hobi olarak yaygın kullanılan

drone aynı zamanda birçok

film, video çekiminde hali

hazırda kullanıyor. Otomobil

gibi drone yarışları da mevcut.

Henüz bu mesleği yapan biri ile

karşılaşmamış olmanız yakın

gelecek çokça adını duymayacağınız

anlamına gelmiyor.

Bu meslek çok yeni olmasına

rağmen gelecek sadece video

çekimlerinde değil insan

taşımak için hatta belki askeri

alanlarda bile kullanılacak.

10.Artırılmış Gerçeklik

Geliştiricisi

Hayat şu haliyle çok sıkıcı diyenlerin

başını çektiği bir meslek

olarak düşünebiliriz aslında.

Apple’ın son tanıttığı telefonda

geleceğinin açık olduğunu fark

etmişsinizdir. Zaten yıllardır

Microsoft hololens ile artırılmış

gerçekliğini hayatımıza sokmak

için bir hayli gayret gösteriyor.

Gosth in the Shell (kabuğun

içindeki hayalet) filminde

ise bu artırılmış gerçekliğin

hayatımızda nasıl yer edeceğini

daha somut şekilde görebilirsiniz.

11.Kişisel Gizlilik

Danışmanı

Teşhircilik kültürü tüm dünyada

sosyal medya ile yayıldı. Hepimiz

nerede olduğumuzu, ne

yediğimizi ne aldığımızı sosyal

medyada paylaşmaktan zevk

alıyor hatta diğer insanlar ne

yapmış diye bakmaktan bir hayli

keyif alıyoruz. Teknoloji aynı

hızda ilerlemeye devam ederse

ki öyle gözüküyor; birçok

bilgimiz, medeni durumumuz,

bankalarla olan durumumuz,

sicil kaydı gibi detay bilgilerimiz

kolayca ulaşılır olmaya

başlayacak. Şu an için teşhircilik

kültürü hoşumuza giderken

ileride büyük sorunlara yol

açacak. Bunun için kişisel gizlilik

danışmanlarına danışıyor

olacağız.

12.Nanoteknoloji

Mühendisi

Nanoteknoloji bilgisayar hatta

kıyafet gibi farklı sektörlerde

kullanılıyor. Yakın gelecekte

kendisini kopyalamayı başaran

nano robotlar vücutlarımızın

içinde geziyor, virüslerle

mücadele ediyor olacak. Bu

robotların sağlımıza ve çevremize

bir tehdit oluşturmadığını

bilmemiz gerekiyor.

Microsoft hololens ile artırılmış

gerçekliğini hayatımıza sokmak

için bir hayli gayret gösteriyor

Belki de yapay zeka eğitmenliği

geleceğin en gözde meslekleri

arasında yerini alacak.


KIVILCIM

MONTESSORI YAKLAŞIMI

Okul Öncesinde

Montessori

Eğitimive

Çocuklara Etkisi

Hazırlayan:

Ayşe Aşkın KARACA

Montessori metodu çocuğa

özgürlük ve bağımsızlık verdiği

oranda sorumluluk da yükler.

Eğitim yaşam boyu süren ve davranışlarda

değişiklik meydana getiren bir süreçtir. İnsan

beyni doğumundan itibaren en hızlı gelişimini

0-6 yaş döneminde gösterdiğinden okul öncesi

dönem olarak tanımlanan dönem diğer yaş dönemlerine

göre ayrıcalık göstermektedir.

Bu amaçla, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921

yılında Maarif Kongresi’nde kitaplarının okunmasını

önerdiği İtalyan doktor ve eğitimci Maria

Montessori tarafından geliştirilen bir eğitim

yaklaşımı olan Montessori programı, dünyada en

yaygın çocuk merkezli yaklaşımlardan biridir.

Maria Montessori kendi oluşturduğu eğitim yöntemini

anlatırken şöyle der “Çocuğu çalıştım.

Çocuğun bana verdiklerini aldım ve onları ifade

ettim. Montessori felsefesinin temeli; çocuğun

ileride olacağı kişiyi, potansiyel olarak içinde taşıdığı

düşüncesidir. Çocuğun bedensel, entelektüel

ve duygusal potansiyeline tam anlamıyla ulaşması

için özgürlüğe ihtiyacı vardır. Ama bu özgürlük,

düzen ve özdisiplin yoluyla erişilecek bir

özgürlük olmalıdır.

MARIA MONTESSORRI

(1870 - 1952)

Oyun Ortamı ve Öğretmenin Sorumluluları

Sınıflar rahatlatıcı, sıcak ve katılımı teşvik edici

özellikte düzenlenmeli ve canlı renkler kullanılmalıdır.

Sınıfta tehlike olasılığı minimum hale getirilmelidir.

Kullanılan materyaller gerçekçi özelliklere

ve yaratıcılığa da teşvik etmelidir. 5 duyuyu

harekete geçiren materyaller, el ve parmak kaslarını

güçlendirmek için her evde bulunan günlük

yaşam materyalleri, dil gelişimini destekleme

amaçlı dil materyalleri ve matematik becerilerini

destekleyici matematik materyalleri bulunmalıdır.

Düzenleri, basitten karmaşığa, somuttan

soyuta doğru olmalıdır. Çocukların ortamla ilişkisi

sürekli ve sınırsız, materyaller ise belirli bir sayıdadır.

Ortamda çok sayıda materyal bulundurmaya

gerek yoktur. Her materyalden bir tane olması

çocukların birbirlerini beklemelerini, dolayısıyla

da başkalarına karşı sabırlı

ve saygılı olmayı doğal bir yoldan öğretir.


31

Böylece öğretmen çocuğun hatasını

söylememekte çocuk doğruyu kendi keşfetmektedir.

Montessori Eğitim yaklaşımında sınıflarda

farklı yaş gruplarından çocuklar bulunmaktadır.

Farklı yaş gruplarındaki çocukların bir arada olmaları

onların toplumsal gelişmelerine yardımcı

olmaktadır.

Eğitim, çocuğa zengin deneyim ve

tecrübe imkânlarının sunulmasıyla mümkündür.

Bu eğitim yaklaşımı, çocuğu olduğu gibi görüp

çocuğa kendi kendine uygulayarak, en iyi ve en

kolay şekilde öğrenme yolunu bulmasını sağlamaktadır.

Öğretme sistemi, çocuğun öğrenme

isteği üzerine kurulmuştur.

Temel İlkeleri

Temel amaç bireysel eğitimin uygulanmasıdır.

Montessori’ye göre çocuk için eğitim özgürleştirilmiş

bir faaliyet olup, eğitimin merkezi çocukta

toplanmıştır. Çocuğa deneyip yanılarak, hata

yapıp hatalarından ders çıkararak ve düzeltme

fırsatı bularak kendisini tanıma fırsatı verilmelidir.

Çocuğun önündeki engeller kaldırmalı ve

onun ihtiyaçları karşılanmalıdır.

Çocuk istediği çalışmayı istediği yerde, istediği

arkadaşlarıyla veya yalnız başına ve istediği süre

boyunca yapma özgürlüğüne sahip olmalıdır.

Ancak, Montessori metodu çocuğa özgürlük ve

bağımsızlık verdiği oranda sorumluluk da yükler.


KIVILCIM

Okul Öncesi Eğitim Nedir?

okul

öncesi

EĞİTİMİN

ÖNEMİ

Hazırlayan:

Handan YILMAZ

‘’ Yünlerin beyazlığına boyalarla verilen renk silinmez.

Bu yüzden çocuğun ilk yıllarında, henüz tam bir biçim

olmamış olan zihnine verilecek bilgilerin ve örnek

olacağı kişilerin özenle seçilmesi gerekir.’’

Quintilianus

Çocuğun doğduğu günden temel eğitime

başladığı güne kadar geçen yılları kapsayan

ve çocukların daha sonraki yaşamlarında önemli

rol oynayan; bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal,

zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde

tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği ve çocuğun

devamlı olarak değiştiği bir süreçtir. Bu nedenle,

çocuğun küçük yaşlarda sağlıklı bir ortamda gelişimini

sürdürmesi önem kazanmaktadır.

Sağlıklı ve istenilen davranışlara sahip çocuklar

yetiştirmek, onların gelişim özelliklerini ve bu

özellikler doğrultusunda gereksinimlerinin neler

olduğunu bilmeye bağlıdır. Erken çocukluk dönemindeki

gelişmelerle, okul öncesi eğitim artık

anne babanın yalnız başına başarabileceği bir

konu olmaktan çıkmış durumdadır.

3 yaşına kadar bir çocuğun beyni bir yetişkinden

2,5 kat fazla çalışır, 6 yaşına kadar bir profesörden

2 kat hızlıdır. Yapılan tüm uluslararası araştırmalar

ve uygulanan testler göstermektedir ki

0-6 yaş grubunda, gelişim düzeyinde okul öncesi

eğitimi almış çocukların, akademik programlarda

eğitim almış olanlara göre 1. sınıf başarı düzeyleri

daha yüksektir ve okuma yazmaya daha hızlı geçmektedirler.12

yaşında IQ değerleri 5 puan daha

yüksektir, 15 yaşında yetenek sınavlarında % 90

-100 arası başarı sağlarlar. % 65’i liseyi, % 45’i

üniversiteyi sorunsuz kazanır ve bitirir. Yetişkin

olduklarında dış dünyayla kolay ve sağlıklı iletişim

kuran, sosyal insanlar olurlar. Okul öncesi eğitim

kurumları; toplumun temel yapısını oluşturan Saygı,sevgi,

Paylaşma, iş bölümü, Sorumluluk Sosyal

çevre oluşturma açısından çocuğu geleceğe

hazırlayan en güvenli ortamdır.

Okul Öncesi Eğitimin Çocuğa Sağladığı Yararlar

Anaokuluna başlayan

çocukların zeka

puanlarında yükselme

görülür.

Duygusalolarak, kendi işlerini kendisi yapması,

sorunları kendisinin halletmesi ve bazı kararları

kendisinin vermesi sayesinde kendine güveni

yükselir. Düşüncelerini dile getirebilme ve

başkalarına iletebilme şansını elde eder. Özgüven

bireyin kendisini yetenekli, önemli başarılı

ve değerli biri olarak algılama derecesi olarak

tanımlanabilir.


33

Fiziksel olarak kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi

faaliyetlerin düzenli olarak yapılması sonucu ince motor becerileri

gelişir Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi faaliyetlerle

de kaba motor fonksiyonlarınıkullanır ve geliştirir.

Çocukların beslenme ve sağlık durumunda iyileşme görülür.

Zihinsel olarak, nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, ölçme, gözlem

yapma ve fikirler üretme gibi matematik ve bilim becerilerini kazanır.

Anaokuluna başlayan çocukların zeka puanlarında yükselme

görülür. Kitapları incelemek, boyama ve çizimler yapmak, arkadaşlarına

mektup yazmak gibi faaliyetler de dikkat ve konsantrasyonun

artmasına ve erken okuma ve yazma yetilerinin gelişmesine

yardımcı olur.

Dikkat eksikliği sorunu ve öğrenme güçlüğü olan çocukların erken

fark edilmesi ve okula başlamadan gerekli önlemlerin alınmasını

sağlar.

Sosyal olarak, çocuklar oyuncakları paylaşmanın yanında yetişkinin

ilgisini, yiyecekleri paylaşmayı ve karşılıklı konuşmayı öğrenirler.

Ayrıca yaşıtlarıyla çatışmaları ve ilişkilerde ortaya çıkan sorunları

çözümlemeyi ve kendini nasıl ve ne zaman koruyacağını ve diğer

çocukların hakkına saygı göstermeyi de öğrenirler. Bütün bunlar

çocuğun ileriki yaşamında ortaya çıkan tüm sorunları çözmesine

yardımcı olacak problem çözme becerilerinin artmasını sağlar.

Yemek, uyku, tuvalet gibi özbakım becerilerini kazanmak, anne-babadan

ayrı kalmak duygusal gelişimine katkıda bulunarak

kendine güvenini artırır.

Ebeveyn-çocuk arasında daha güçlü ve olumlu bir ilişki oluşmasını

sağlar.

Yetişkinlik döneminde de kişilerin daha üretici ve verimli olmalarını

ve sahip oldukları potansiyeli tam olarak kullanmalarını sağlar.

Canlandırma, taklit ve hayali oyunlar sayesinde hayal gücü gelişir.

Arkadaşları ve öğretmenleri ile konuşmak dil becerilerini geliştirir.

Anaokulu çocuğun yaratıcı yönlerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkarmak

açısından da önem taşır.

Bir okul öncesi kurumda belirli zaman dilimi içinde bir sıra düzen

izleyen faaliyetler, çocuğun zaman kavramını ve bunun insan

yaşamındaki yerini ve önemini öğrenmesine yardımcı olur.

Okul öncesi kurum, öğretmenin denetim ve uyarıları ile çocuklara

okuldaki eşyaları ve oyuncakları ortaklaşa kullanmayı birbirlerinin

sırasını ve hakkını gözetmeyi ve birbirleri için bir şeyler yapabilmeyi

öğretecek en iyi ortamlardan biridir..

Çocuklar evde yapamadıkları birçok faaliyeti anaokulunda

gerçekleştirirken, arkadaşları ile konuşarak onların düşüncelerinden

haberdar olurlar. kendi görüşlerini ve düşüncelerini rahatça

ifade edebilirler. Hatta oynadıkları oyunlarda, gerek evde gerekse

okulda yakınları ve arkadaşlarına karşı duygularını ifade etmek fırsatını

bularak rahatlarlar.

‘’ Yünlerin beyazlığına boyalarla verilen renk silinmez. Bu yüzden

çocuğun ilk yıllarında, henüz tam bir biçim olmamış olan zihnine verilecek

bilgilerin ve örnek olacağı kişilerin özenle seçilmesi gerekir.’’

Quintilianus

Kaynak:Prof. Dr. Haluk Yavuzer . Çocuk Eğitimi El Kitabı, Remzi Kitapevi, İstanbul, 1997.Uzm. Psk. Sezai Kalafat. www.

psikolojig+en.trYörükoğlu A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları. 2003


KIVILCIM

Okulumuzun

Müzik ve Satranç

Sınıfları

Hazırlayan:

Hüseyin ÇAĞLAR

Okulumuzun Müzik ve Satranç

sınıflarının yapımında büyük emekleri

olan değerli öğretmenlerimiz

ERDİ ÇAVDAR,ALPER ÖZTÜRK,

İBRAHİM YALÇIN,

BEKİR ÇAKICI VE SELÇUK ŞENCAN'a

teşekkür ederiz


35


KIVILCIM

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

2 3

Nisan

Ulusal

Egemenlik

veÇocuk

B a y r a m ı

okulumuzda çeşitli

etkinliklerle kutlandı.

Öğrencilerimizin

hazırladığı birbirinden

güzel ront,dans folklör ve

yarıma etkinlikleriyle ulusal

egemenlik ve çocuk bayramının

coşkusu okulumuza ve mutafoğlu

toki konutlarına yayıldı.Değerli

misafirlerimizin katılımıyla dolu dolu

bir bayram yaşadık. İstiklal Marşı ve

saygı duruşunun yapılmasının ardında

okulmuzun değerli öğretmenleri Ayşe AŞKIN

KARACA ve Hüseyin ÇAĞLAR’ın hazırladığı

program doğrultusunda 8/A sınıfından öğrencimiz

Amine KAYA günün anlam ve önemini belirten

konuşmayı yapmasının ardından,öğrencilerimizin

şiirleri, şarkıları, dans gösterileri ve yarışmalarıyla 23 Nisan

coşkusu devam etti. Papatyalar hazırladığı Baston Dansı

isimli müzikli gösterinin ardından Kelebekler sınıfı Hayat

Bayram olsa isimli gösterilerini sergilediler. Birinci sınıflarımız

Değerli öğretmenlerimiz Ferhat ERGİN ve Melek KOÇAK eşliğinde

“Playback” ve “Ateş böceğim”isimli ront gösterilerini sergiledi,.

İkinci sınıflarımızdeğerli sınıf öğretmenleri Selçuk Şencan ve Fatma

Özçelik’in katkılarıyla “Sev Kardeşim” ve “Müsadenizle Çocuklar” isimli

ront gösterilerini sergiledi. Değerli öğretmenlerimiz Esra S.BARAN ve ESRA

K.TOPU eşliğinde ise 3. sınıflarımız” Hep seninleyiz Türkiye” ve “Türkiyem”

isimli müzikli dans gösterilerini gerçekleştirdiler.4. sınıf öğrencilerimiz ise değerli

öğretmenlerimiz Hakan ERTAŞ ve Bekir ÇAKICI eşliğinde “GülAhmet Müzikali” ve “Bir

Resim Yap Çocuğum” isimli gösterilerini.gerçekleştirdiler.Okulumuz Öğrencilerinden

Mustafa TAHA KÖKSAL ve Eylül BİRCAN YILMAZ’ın sunuculuğunu yapmış olduğu

programda,öğrencilerimiz:Furkan GÖZÜYAŞLI, İkra ÇAPRAZ,Hatice Nisa CANER,Derviş Eren

İLDEMİR günün anlam ve önemini belirten şiirler okudu.öğretmenlerimizin eşliğinde Balon

patlatma yarışı,sandalye kapma yarışı, elma yeme yarışmaları yapıldı. Tören Sonunda ise

okulumuzda yapılan veliler arası kitap okuma yarışmasına dereceye girenlere Sayın Okul Müdürümüz

Arif UYAR tarafından ödülleri verildi.Öğrenciler arası yapılan kitap okuma yarışmasında dereceye giren

öğrencilerimize ödülleri Sayın Müdür Yardımcılarımız Ahmet TAŞDEMİR ,Yakup YAYLAGÜL,,Matematik

öğretmenimiz FATMA ŞAHİN Sınıf öğretmenlerimiz Hakan ERTAŞ ve Bekir ÇAKICI tarafından verildi..


37


KIVILCIM

Papatyalar sınıfının BASTON DANSI müzikli gösterisi

Ayşe Aşkın KARACA önderliğinde gerçekleştirildi.

K

elebekler sınıfının “HAYAT BAYRAM OLSA” isimli

gösterisi Handan YILMAZ eşliğinde gerçekleştirildi.

01

Ana Sınıfı PAPATYALARIN Gösterisi

02

Anasınıfı Kelebeklerin Gösterisi

23 NİSAN

ETKİNLİKLERİMİZ

TOKİ ŞEHİT MEHMET KOÇAK

İLK VE ORTAOKULU

ÖĞRENCİLERİMİZİN SINIF

OLARAK SERGİLEDİĞİ TÜM

GÖSTERİLER

Ateş böceğim” isimli gösteri Sınıf öğretmeni Melek

KOÇAK eşliğinde gerçekleştirildi.

Playback isimli gösteri Sınıf öğretmeni Ferhat ERGİN

eşliğinde gerçekleştirildi

03

Mtilina quem haedo, ne in des rei pessme moli

ferivir lost

1/A

omnotemena.

Sınıfının Gösterisi

Müsadenizle Çocuklar isimli gösteri sınıf öğretmen

Fatma ÖZÇELİK eşliğinde gerçekleştirildi.

04

1/B Sınıfının Gösterisi

05

2/A sınıfının Gösterisi


39

SSEV KARDEŞİM” isimli gösteri Sınıf öğretmeni Selçuk

ŞENCANeşliğinde gerçekleştirildi.

HEP SENİNLEYİZ TÜRKİYE´ isimli gösteri Sınıf

öğretmeni ESRA S.BARAN eşliğinde gerçekleştirildi.

06

2/B sınıfının Gösterisi

07

3/A sınıfının Gösterisi

Türkiyem isimli gösteri sınıf öğretmeni Esra K.

TOPU eşliğinde gösterildi.

Gülahmet Müzikali Sınıf öğretmeni Hakan

ERTAŞ eşliğinde gerçekleştirild.i

08

3/B Sınıfının Gösterisi

09

Mtilina quem haedo, ne in des rei pessme moli

ferivir lost

4/A

omnotemena.

Sınıfının Gösterisi

i

BİR RESİM YAP ÇOCUĞUM isiml resimli şiir

gösterisi sınıf öğretmeni Bekir ÇAKICI eşliğinde

gerçekleştirildi

Okulumuz Folklör Ekibinin hazırladığı Yöresel

oyunlar seyircilerden tam not adlı.

10

4/B Sınıfının Gösterisi

11

Folklör Ekibimizin Gösterisi


TÜB

BİLİM

KIVILCIM

İl Milli Eğitim

Müdürümüz Sayın

Yusuf YAZICI, Belediye

Başkanımız Sayın

Kazım ARSLAN, değerli

şube müdürlerimiz ve

okul müdürlerimiz

eşliğinde okulumuz

öğrencileri tarafından

hazırlanan 4006

TÜBİTAK Bilim

Fuarlarına katıldı.

Hazırlayan/

Hüseyin ÇAĞLAR


Değerli Fen Bilimleri öğretmenimiz

Münevver DURUSOY’un koordinatörlüğünde

Tübitak 4006 Bilim

Fuarımızı gerçekleştirdik.İl Milli Eğitim

Müdürümüz Sayın Yusuf YAZICI ve Belediye

Başkanımız Sayın Kazım ARSLAN’ın

açılışını yaptığı ve 32 farklı projenin

yer aldığı bilim fuarımız misafirlerimizden

tam not aldı.

İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın

Yusuf YAZICI projede emeği geçen tüm

öğretmenlere teşekkür etti.

41

İTAK 4006

FUARIMIZ

Sayın YUSUF YAZICI,

öğrenciler tarafından

hazırlanan projeleri gezerek

deneylere eşlik etti.

Öğrencilerden projenin

oluşum aşamasından

bitim aşamasına kadar

olan ki süreci dikkatle

dinleyen İl Milli Eğitim

Müdürümüz, geliştirilebilecek

projeler konusunda

öğrencilerimizi bilgilendirerek

patent alınabilecek

projelere dikkat

çekti.


KIVILCIM

Bilim fuarımızdan

Ellesed quiduci aut quia con pro officturi totatur?As aut ut es utatem quiaepro corrupta con

prem qui sinusa possimil inis rest dolut faceperis ipsam ratis dolupta dolore plit dol

Güneş Ocağı Projesi

Güneş ışınlarını aynalardan yansıtarak

yaptığımız güneş ocağında sucuk pişirdik ve

bunları misafirlerimize ikram ettik


32

43

farklı proje

Tübitak 4006 Bilim Fuarımızda birbirinden

farklı 32 proje sergilendi

Güneş Sistemi

Güneş sistemindeki gezegenleri

ve dünyamızın yerini somut

olarak gösterdiğimiz projemiz

Devasa Köpük

Hidrojen peroksitle bulaşık deterjanını

karıştırıp tepkimeye girmesi

sonucu oluşan gazla yaptığımız

devasa köpük projemiz

Alevlerin Dansı

Sesin bir enerji olduğunu ve ses

dalgalarının müzikle, alevleri

dans ettirtiğini gösterdiğimiz proje

misafirlerimizce beğenildi.


KIVILCIM


45


KIVILCIM

Farkındalık

OLUŞTURMAK

Düşünüyorum, öyleyse varım.

Rene Descartes

GERİ DÖNÜŞÜM ve ATIK MALZEMELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Yozgat Belediyesinin katı atık projesi bilgilendirmesiyle

bizde bir farkındalık oluştu. Öğrencilere atık malzemeleri nasıl

değerlendirecekleri konusu pratik uygulamalarla ve gözlemlerle

öğretilmiştir ve öğrencilerimde çevre bilinci oluşmuştur. Yozgat

Belediyesinin yapmış olduğu bu etkinlikte katkıları olan başka

belediye başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür

ediyorum. Ayrıca Bozokcan ve Bozoknazın etkinlikte neşeli duruşu

öğrencilerimde bir simge oldu. Katı atıklarla neler yapabiliriz

düşüncesiyle okulda sadece sınıfımın kullandığı süt kutularını robot

yapma planı aklımıza geldi . Öğrencilerimin yaratıcılıklarını geliştirmek

için bir fırsattı. İlkokul çağı çocukları oyun çağı çocuklarıdır.

Eğlenmeye, hareket etmeye, gülmeye kendilerini rahatça ifade

etmeye ihtiyaçları vardır. Ben kendi geçmişime ilkokul yıllarıma

döndüğümde yüreğime dokunan, benimle içten ve sıcak iletişim

kuran öğretmenlerimi ve eğlenceli sınıf ortamlarını hatırlardım.

Burada kazandırmaya çalıştığım davranış, tüm insanlığın

ve paylaştığımız gezegenin farkında olarak daha iyi ve daha

huzurlu bir dünya yaratmaya yardımcı, uluslararası zihniyete sahip

insanlar yetiştirmektir.

Sonuca değil sürece odaklanan öğrenme

sistemimizde; çaba gösteren,

sorumluluklarını yerine getiren her

çocuğun başarılı olacağına inanıyorum

ve destekliyorum. Çünkü

önemli olan sonuçtan çok bu süreçte

yapılanlardır.

Amacımız “Meraklı, sürekli öğrenen,

öğrendiklerini kullanabilen, problem

çözme becerisi gelişmiş bireyler” yetiştirmek.

Hazırlayan:

Selçuk ŞENCAN

Bu düşünceyle; öğrenmenin ve sorun çözmenin öğretildiği

eğitim programı hedefimizdir.

Sonuç olarak Öğrencilerim işbirliği yaparak böyle bir

çalışmayı ortaya çıkarmanın mutluluğunu yaşıyorlar.


47

Eğlenceli Bir

Sınıf Ortamı

Yaratmalıyız

OLUMLU AKADEMİK BENLİK ALGISI

Hazırlayan:

Selçuk ŞENCAN

Eğitim, çocuğu önce dünyada, sonra da

özel çevrelerde varlığını sürdüreceği

şartlara, hazırlamak demektir.

Wolfgang Van Goethe

“Aktif öğrenme” yaklaşımıyla, öğrencilerimizin öğrenme sürecinde

(ders ortamında) aktif rol almaları hedeflenir. Çünkü; biliriz

ki öğrencilerimiz ne kadar çok soru sorar, tartışır, deney yapar,

gözlem yapar, grup çalışmalarına katılırsa o kadar kalıcı ve doğru

öğrenme fırsatları yakalar.

Derslerimizi farklı materyallerle, etkinliklerle birlikte işleyerek hem

öğrencilerimin dikkatini canlı tutuyorum, hem de eğlenerek öğrenmelerine

imkan tanımış oluyorum. Sınıfıma eğlenceyi getirebilecek

çok daha farklı çalışmalar buluyorum örnekleri çoğaltıyorum. Bu

tip etkinlikler yaparak öğrencilerime derslerde olumlu katkılar

yapıyorum. Yarının güçlü ve sağlıklı bireyleri için öğrencilerim

gülmeliler, oynamalılar, eğlenmeliler ve eğlenirken öğrenmeliler.

Eğlenceli bir sınıf ortamı, öğrencilerimde pozitif bir hava yaratıyor

sınıf iklimine olumlu katkılar sağlıyor. Eğlenilen bir ortam, öğrenme

ve hatırlamayı kolaylaştırarak öğrencilerimin başarısına katkı

sağlıyor.

Çocuklar bu öğrenme sürecine yaparak, yaşayarak ve deneyerek

katılır.

İlkokul öğrencinin yaşamında akademik temellerin atıldığı dönemdir.

Bu dönemde tüm öğrencilerimize bilgi, tutum, beceri ve davranışlar

kazandırılır. Birinci sınıftan başlayarak öğrenci; öğrenme

sitilini, akademik benlik algısını, tutumlarını ilkokulda geliştirir. Bu

süreçte doğru eğitimden geçmeyen öğrenci, öğrenme ile ilgili kritik

dönemi kaçırır, düşünmeyi ve öğrenmeyi öğrenemez.

İlkokul programımız öğrencilerde okuma yazma, okuduğunu anlama,

ana dilini doğru ve iyi kullanma, temel matematik işlemlerini

yapabilme, yakın çevreyi tanıma, ilgi ve yeteneklerini geliştirme

ve toplumsal yaşam kurallarını öğrenme isteği yaratmak için

hazırlanmıştır.

İlkokul okuma programımızın öncelikli hedefi öğrencilerimize

okumayı sevdirme, okuma alışkanlığı kazandırma, anlamlı okuma,

okuduklarını anlama, anladıklarını kendi cümleleri ile sözlü ya da

yazılı ifade edebilme becerilerini kazandırmaktır.

Eğitim programımız sayesinde öğrencilerimiz araştırmacı, bilgiye

ulaşma yollarını bilen, teknolojiyi etkin bir şekilde kullanan, risk

alabilen, düşünen ve sorgulayan bireyler olarak yetişir.

Ev ödevleri öğrencinin sorumluluk alabilmeleri, amaçlanan bir

konuda araştırma, inceleme ve sonuç çıkarma alışkanlıkları kazanabilmeleri

için okulda öğrenilen bilgi yaşanmışlıklarının kalıcılığını

sağlamak ve genişletmek amacıyla verilir.


KIVILCIM

EĞİTİM

ÜZERİNE

Hazırlayan:

Yakup YAYLAGÜL

İnsan kişiliğinin oluşmasında en büyük

etken eğitimdir. Eğitimden kasıt; sadece okulda,

dört duvar arasında verilen dersler veya konular

değildir. Eğitim önce aileden başlar. Anne-babaların

çocuklarına öğretmiş olduğu her davranış,

söz, terbiye,eğitimin kapsamına girer. Eğitimli

kişilerin toplumdaki yeri başkadır. Eğitimli insan

nerede nasıl davranması gerektiğini bilir. İstediği

şeyleri elde etmek için neleri nasıl yapması

gerektiğini; toplumda kendine yer edinmek için

nasıl konuşması gerektiğini, nasıl davranması

gerektiğini iyi bilir. Eğitimli kişiler toplumun her

kesiminden saygı görür.

Modern dünyanın en önemli unsurlarından

biri eğitimdir. Eğitimin önemi günden güne

artmaktadır. Bununla birlikte bu önemi fark eden

toplumlar yüz yıldan fazla süredir çocuklar için

eğitimi zorunlu tutmaktadır.Eğitim eskiden yaşama

hazırlık süreci, meslek edinme süreci olarak

algılanmaktaydı. Şimdi ise eğitimin işlevi bundan

çok daha ötesidir. Eğitim yaşamla bağ kurmanın

en önemli yoludur.İnsanoğlu yeryüzüne ilk

ayak bastığı andan itibaren araştırmak, öğrenmek

istemiştir. Bu onu insan yapan en temel

özelliklerinden biridir. Günümüzde eğitim artık

yaşam boyu devam eden ve sürekli ilerleyen

ucu açık bir süreçtir.Yaşadığımız çağın bilgi çağı

olması, bilginin insanda son derece büyük farklar

oluşturduğunun keşfedilmesi eğitimin önemini

arttırmıştır.

Eğitim, bir ülkenin de gelişmesini sağlayan

en önemli hususlardan biridir. Toplumların veya

ülkelerin gelişebilmesi için, o ülke veya toplum

bireylerinin iyi bir eğitimden geçmesi, donanımlı

insanlar olması gerekir. Eğitimsiz toplumlar

geleceklerini göremez, başlarına gelen olayları

yorumlayamaz ve hareket edecek bilgiyi kendilerinde

bulamazlar. Eğitimin var olduğu toplumlar

ise her alanda kendilerini geliştirir ve dünya

çapında önemli başarılara imza atarlar. Dünyada

söz sahibi olurlar ve ülkelerini her alanda zirveye

çıkarırlar.

Bizim eğitim sistemimizde ne sadece öğretim

ne de sadece eğitim vardır. İkisi beraber yürütülür.Eğitim

sistemimizin amacı, bilgi ile yüklü

öğrenciler, vatandaşlar yetiştirmek değildir. Asıl

amaç, kendisine, ailesine ve nihayetinde vatanına,

milletine faydalı kişiler yetiştirmektir. Sahip

olunan değerlerin çoğu eğitimle kazanılmaktadır.

Bu nedenle her toplumda eğitime önem

verilmeli, eğitimli insanlar yetiştirilmeye özen

gösterilmelidir.Unutulmamalıdır ki çağdaş uygarlık

seviyesine ulaşmanın yegane yolu sağlam bir

eğitim sistemidir.

Saygılarımla…

Yakup YAYLAGÜL


KUŞLARA

BİR DAMLA UMUT

proje etkinliğimiz


KIVILCIM

Mevlid Kandili

ETKİNLİĞİ

Peygamber Efendimiz (sav) ´in dünyaya teşrifi

olarak okulumuzda mevlid kandili etkinlikleri

düzenlendi.Etkinlik kapsamında şiirler,ilahiler

okundu.Öğrencilerimizden Mustafa Taha KURAN

tilaveti yaptı. Öğrencilere günün anlam ve önemi

anlatıldı. Çalışmalarından dolayı emeği geçen Din

kültürü ahlak bilgisi öğretmenimiz ERDİ ÇELİK’e

teşekkür ederiz.

MEVLİD KANDİLİ ETKİNLİKLERİ

KAPSAMINDA SALAVAT YARIŞMASI

DÜZENLENDİ. YARIŞMADA

DERECEYE GİRENLERE ÖDÜLLERİ

VERİLDİ.


Türkçe BİLGİNİZİ ölçün

BULMACA

SAYFASI

51

YUKARIDAN

AŞAĞIYA

1.SÖZCÜK TÜRETEN EK

3.FİİLİMSİNİN DİĞER ADI

5.NEŞENİN EŞ ANLAMLISI

6.HATIRA EŞLAMLISI

7.KİŞİNİN KENDİ HAYATINI

YAZMASI

8.EYLEMLERİ ZAMAN AZLIK

ÇOKLUK,DURUM,YER YÖN

BAKIMINDAN BELİRTEN

SÖZCÜK TÜRÜ

12.KELİMENİN EŞ ANLAMLISI

13.SÖZCÜĞÜN

PARÇALANAMAYAN EN

KÜÇÜK EN ANLAMLI BİRİMİ

SOLDAN SAĞA

2İSİM FİİLİN EŞ ANLAMLISI

4.ZARF FİİLİN EŞ ANLAMLISI

5.İSİMLERDEN ÖNCE GELEREK İSMİ NİTELEYEN SÖZCÜK TÜRÜ

9.KİŞİNİN BAŞKASININ HAYATINI YAZMASI

10.PEKİYİ,İYİ ORTA VE GEÇER DERECESİNDE ÖĞRETMENLERİN ÖĞRENCİYE VERDİĞİ DERECE

11.SİLME ARACI

14.TALEBENİN EŞ ANLAMLISI

15.ORTAÇ’IN EŞ ANLAMLISI

More magazines by this user
Similar magazines