HOTEL_GAZETESI_HAZIRAN_16_2018_

hotelgazetesi

Farklı bakış...

www.hotelgazetesi.com

Timur BAYINDIR

Havaalanı Otelleri Endişeli

Sayfa 4

TURİZM - OTELCİLİK - TATİL - ETKİNLİK - KÜLTÜR - SANAT Sayı: 16 Yıl: 2 / HAZİRAN 2018

Turizm yönetmeliğinde yapılan değişiklik, yatırımcıya yeni umut oldu

Otel odasına

Prof. Dr. Muharrem TUNA

Su Ayak İzi ve Turizm

Sayfa 7

TAPU

Yakup DİNLER

Kapadokya Çinlileri bekliyor

Sayfa 6

Cem POLATOĞLU

İşin Varsa Başında...

Sayfa 9

TTYD Başkanı

Oya NARİN

Gülümse hadi gülümse bulutlar gitsin...

Yoksa ben nasıl yenilenirim? hadi gülümse...

n Cinsel istismar...

n Göbeklitepe

UNESCO...

n Saranizm/

Sananist

n Fatih Portakal ve

İsmail Küçükkaya...

n Çeşme /

Alaçatı’yı...

n Madeo Beach ...

n limon ...

n Suare /Biber

Bar Alaçatı...

Ebru YENER

MODACI

Turizmde

devrim

niteliğinde bir

karar alındı.

Hükümet,

tahsisli

oteller odaların

yüzde 20’lik

kısmını satma

hakkı tanıdı.

Wyndham Kalamış

ödüle doymuyor

Sayfa 17

Çocuklarla

tatile çıkma

rehberi

Sayfa 12-13

BURSA

BOTANİK PARK BAHÇESİNDE

İSKENDER EFENDİ KONAĞI

Ömer Koray ÜNAL

Sayfa 14-15

ATİNA

Sayfa 24

Otellerde

yerinde doktor

muayenesi ve

acil ambulans

0 216 358 30 01

ops@orionasistance.com


Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018

www.hotelgazetesi.com

editörden

2

Aliye

ÜÇBAŞ

Yazı

İşleri

Müdürü

Sevgili okurlar..

Günler, aylar birbirini kovalayıp,

mevsimler art arda yer değiştirirken,

bizler de yeni bir sayıyla

karşınızdayız..

Öncelikle Hotel Gazetesi’nin

Haziran sayısında neler var, kısaca

özetleyelim. Kapak konumuz

TTYD Başkanı Oya Narin’in ayrıntılarını

açıkladığı Turizm Tesislerinin

Belgelendirilmesi ve Niteliklerine

İlişkin Yönetmelik’te yapılan

değişiklik. Sayın Narin’in “Turizm

yatırımcısının bir rüyası gerçekleşti”

sözüyle önemini vurguladığı

sistem sektöre yeni bir hareketlilik

getirecek. Bu çalışma ile birlikte

turizm 12 aya yayılacak ve bu yolla

4 milyar $’lık gelir sağlanacak.

Hintli bir işadamı 3.500 personelini

mükafat olarak bir haftalığına

İstanbul’a gönderiyor. TÜR-

SAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın

gayreti, TravelShop Turkey sahibi

Murtaza Kalender’in çabası ile

sağlanan bu başarı, sadece bu turistlerin

İstanbul’da bırakacağı döviz

ile sınırlı kalmayıp, değerlendirilmeli.

Bu 3.500 kişinin ülkelerine

geri döndüklerinde anlatacakları

güzellikler, bir 3.500 kişilik grubun

daha İstanbul’un yolunu tutacağı

nitelikte olmalı.

Haziran sayımızda yine

her zamanki gibi dopdolu..

TÜRSAB, TÜROB, KAPTİD,

MARSAP gibi sektöre yön

veren STK’lar, Prof. Dr. Muharrem

Tuna, İhsan Türkus,

Hüseyin Baraner, Orhan

Genceli gibi sektörün duayenlerinden

değerlendirmeler,

Geziyorum sayfasında Ömer

Koray Ünal’ın özgün anlatımıyla

Bursa, kısacası turizme dair

ne varsa yine aynı titizlikle yer

verdik.

Sosyal Sorumluluk…

Sektördeki olumlu olumsuz

tüm gelişmeleri haber verirken,

bizim kendi güzelliklerimizden söz

etmeden olur mu?

Kurulduğu günden beri sosyal

sorumluluk bilinci ile hareket

eden ve bu konuda çalışmalar yapan

kurumları destekleyen Hotel

Gazetesi, artık otizmli çocuklara

da destek olacak. Değer Otizm

Derneği ile işbirliği konusunda

anlaşan gazetemiz, bundan böyle

derneğin, otizmli çocuklar için

yaptığı tüm aktivite ve organizasyonlara

destek verecek. Bu işbirliği

çerçevesinde Değer Otizm Derneği

Başkanı Şule Gökırmak, iş dünyasında

başarıdan başarıya koşan,

iyiliği düstur edinmiş, ihtiyaç

sahiplerinin yardımına olan ancak

ön planda olmayı sevmeyen iş insanları

ile röportaj yaparak onları

kamu oyuna tanıtacak. Böylece,

diğer iş insanlarının örnek alması

gereken altın kalpli yönetici ve patronları

da siz okurlarımıza takdim

etme şansı bulacağız. Peki biz

bundan ne kazanacağız? Güzelliklerin

örnek alınmasına ve

yayılmasına katkıda bulunmanın

hazzını yaşayacağız. Bilindiği

gibi Hotel Gazetesi olarak

Lösemi Çocuklar Vakfı’nı da

(LÖSEV)destekliyoruz. Böylece

yayın hayatımızın ikinci yılında,

sadece okuyucumuza,

sektörümüze karşı olan sorumluluklarla

sınırlı kalmayıp,

sosyal sorumluluklarımızın

da sınırlarını genişletmiş olduk.

Darısı yeni yayınlara, yeni

güzelliklere..

Esentepe Mahallesi Köprülü Sk. 31/A Levent

34394 Şişli / İstanbul

Tel:0212 343 5522 Fax: 0212 343 5521

www.hotelgazetesi.com

info@hotelgazetesi.com

Haziran 2018 Yıl:2 Sayı: 16

Aylık Süreli Yayın

Turizm Otelcilik

Tatil Etkinlik Kültür ve Sanat Gazetesi

‹mtiyaz Sahibi & Genel Yayın Yönetmeni

Mustafa ÜÇBAŞ

mustafa@hotelgazetesi.com

Sorumlu Yazı işleri Müdürü

Aliye ÜÇBAŞ

aliye@hotelgazetesi.com

Yayın Danışmanı

Remzi YILMAZ

editor@hotelgazetesi.com

Danışma Kurulu

Prof. Dr. Muharrem TUNA

Dr. Nebil ‹LSEVEN

‹hsan TÜRKUS

Orhan GENCELİ

Şule GÖKIRMAK

Ankara Temsilcisi

Aliihsan ÜÇBAŞ

ankara@hotelgazetesi.com

Avrupa Temsilcisi

Ömer Koray ÜNAL

ömer@hotelgazetesi.com

Grafik Tasarım Uygulama

Nirvana Tanıtım Hizmetleri

Fotograf - Video

Mustafa ÜÇBAŞ - Ahmet Oğuz ÇELiK

Karikatür

Emre Can ÜÇBAŞ

Abone - Reklam

Burcu DENKTEN

hotelgazetesi@nirvanatanitim.com

Dağıtım: Etkin Dağıtım

Baskı: Dünya Süper Veb A.Ş.

100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/‹stanbul

Gazetemizde yayımlanan haber ve görseller

yasal iznimiz alınmadan kullanılması yasaktır.

yayımlanan köşe yazılarının ve yorumların

sorumluluğu yazarına aittir. İçeriklerinden,

Hotelgazetesi sorumlu tutulamaz.

Hotel Gazetesi’ne

abone olun

Turizm sektöründeki

gelişmelere

uzak kalmayın

Yıllık abonelik:

120 TL (KDV dahil)

Banka Hesap Numaramız:

Hesap Adı: Mustafa Üçbaş

Yapı Kredi Bankası Şb:

Bayrampaşa / Çarşı / 1276

Hesap No: 47403318

İBAN: TR27 0006 7010 0000

0047 4033 18

Bize yazın!

Kurumunuzda düzenlenen

organizasyon, aktivite ve yaşanan

gelişmeleri bize gönderin,

yayınlayalım. Fotoğraf eklemeyi

unutmayın


3

Sayı:

tanıtım

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com


stk 4

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Havaalanı otellerinde

atıl kalma endişesi

Timur

BAYINDIR

TÜROB

Başkanı

Atatürk

Havalimanı’nın

29 Ekim 2018’de

kapatılacak

olması, bölgedeki

otellerde ‘atıl

kalma’ endişesi

oluşturdu.

Bölgedeki 62

otelin yönetim

kurulu başkanları

ve genel

müdürlerinin

katılımıyla TÜROB

tarafından

düzenlenen

toplantıda bu

konu masaya

yatırıldı

İstanbul’da 3. Havalimanının

faaliyete geçmesiyle,

Atatürk Havalimanı’nın 29

Ekim 2018 tarihinde kademeli

olarak kapatılacak

olması, bölgedeki otellerde

‘atıl kalma’ endişesi

oluşturdu. Müşterilerinin

yarıya yakınını Atatürk

Havalimanı’na yakınlığı

sayesinde sağlayan Bağcılar,

Bakırköy, Bahçelievler,

Başakşehir Bayrampaşa,

Esenler ve Küçükçekmece

ilçelerindeki faaliyet

gösteren 62 otel yatırımcısı

ve işletmecisi, Atatürk

Havalimanı’nın kapatılmasının

yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırımı

barındıran, ekonomiye 500

milyon Euro katkı sağlayan ve

50 bine yakın kişinin çalıştığı

bölge otelleri için kriz anlamına

geldiğini belirtiyor. Bu durumun

sadece otellere değil, bu bölgedeki

ekonomik hayata da darbe

vuracağını savunan otel yatırımcıları

ve işletmecileri, üçüncü

havalimanının yanı sıra Atatürk

Havalimanı’nın da faaliyetlerine

devam etmesini istiyorlar.

BAYINDIR:

3 HAVAALANI ÇOK DEĞİL

Otel İşletmelerinin iş hacimlerinde

yaratacağı etki ve konunun

sektör açısından değerlendirilmesi

amacıyla Türkiye Otelciler

Birliği (TÜROB) tarafından 62

otelin yönetim kurulu başkanları

TÜRSAB’DAN ÜYELERİNE

KREDi DESTEĞi

ve genel müdürlerinin katılmıyla

Renaissance Polat İstanbul Hotel’de

bir toplantı düzenlendi.

Toplantıda otelciler endişelerini

dile getirirken, Atatürk Havalimanı’nın

kapatılmasıyla bölge

otelleri için olası bir krizin önlenmesi

konusunda gereken tedbirlerin

alınması gerektiği vurgulandı.

Konuyla ilgili konuşan

TÜROB Başkanı Timur Bayındır,

bölge otellerinin ülke ekonomisine

yan gelirleriyle beraber

yıllık 500 milyon Euro’nun üzerinde

katma değer sağladığını

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği

(TÜRSAB) üyelerinin, Türk Eximbank

kaynağından Kredi Garanti

Fonu teminatlı 100 bin TL’lik kredi

almasına olanak sağlayacak imzalar

Ankara’da atıldı. Protokol; T.C.

Ekonomi Bakanlığı ve T.C. Kültür

ve Turizm Bakanlığı himayelerinde,

Türk Eximbank, TÜRSAB, Kredi Garanti

Fonu, Vakıfbank, Türkiye Halk

Bankası ve Denizbank arasında imzalandı.

İmzalanan protokolle birlikte,

seyahat acentalarının uygun faiz ve

vade oranlarından kredi almasına

olanak sağlanmış oldu.

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı

Firuz B. Bağlıkaya yaptığı açıklamada,

seyahat acentalarının ülke

ekonomisi için çok önemli bir rol

söyledi. “Dünyanın diğer metropol

şehirleri ve özellikle Atatürk

Havalimanı’nın eşsiz konumu

dikkate alınarak havalimanının

normal faaliyetlerine devam etmesi

gerektiğini savunuyoruz”

diyen Bayındır, “Üçüncü havalimanının

gerekliliği, İstanbul ve

dolayısıyla Türkiye’ye katkıları

noktasında hiç bir şüphemiz

yok. Bu dev yatırım Türkiye’ye

yakışır niteliktedir. Ancak İstanbul

gibi bir metropole 3 havaalanı

çok değil. İstanbul üç

havalimanıyla devam edebilir.

RAKAMLARLA BÖLGE OTELLERİ

Bölgedeki otel sayısı: 62

Bölgedeki toplam oda sayısı:

13.233

Toplam yatak sayısı: 27.000

Bölge otellerinin 2017 yılı ortalama

doluluk oranı: Yüzde 62.5

Bölge otellerinin 2018 yılı ortalama

doluluk oranı: Yüzde 80

2017 yılı konaklama geliri:

230.4 milyon Euro

üstlendiğinin altını çizerek “Turizm

sektörü, ülkemiz ekonomisine 20

milyar doların üzerinde net katkı

sağlayan ve dış ticaret açığının 3’te

birini kapatan, bir numaralı stratejik

sektör olarak tek başına cari

açığı kapayacak potansiyele sahiptir”

dedi.

2018 yılında sektör olarak

40 milyon ziyaretçi ve 32 milyar

Dolar gelir hedeflediklerini

belirten Bağlıkaya; “2016 yılından

2017’ye kadar

olan süreçte sektörümüz

her ne kadar zorlu

zamanlardan geçmiş

olsa da, 2017

yılında başlayan

toparlanma dönemi,

2018 yılında

Londra’da 6 havaalanı var.

Hepsi de faal. Moskova’da da

6 tane var. Orada da hepsi

faal” diye konuştu.

ENTEGRE FUAR

MERKEZI OLABILIR

Atatürk Havalimanı’nı faaliyetlerine

devam etmesi

imkanı bulunmuyorsa, havalimanı

terminallerinin yeniden

düzenlenerek ‘Fuar ve

Kongre Merkezi’ olarak değerlendirilmesinin

bölgenin

mevcut gelişmiş altyapısı ve

ekonomisinin sürdürülebilirliği

açısından önem taşıdığını kaydeden

Bayındır, şunları söyledi:

“Bölgede bundan sonra otel yerine

iş merkezi projelerine ağırlık

verileceğini bekliyoruz. Atatürk

Havalimanı bölgesinde tekno

parklar, spor alanları, tematik

parklar, konser alanları, eğlence

merkezleri gibi cazibe ve çekim

merkezler oluşturulmalıdır. Havaalanı

bölgesinin şehir parkıyla

birlikte fuar alanı olarak değerlendirilmesi

bölgeye uluslararası

bir nitelik kazandıracaktır.”

2018 yılı konaklama geliri (yıl

sonu beklenti): 291.2 milyon

Euro

Yan gelirleriyle sağladığı yıllık

katma değer: 500 milyon Euro

Sağlanan istihdam: Çarpan etkisiyle

yaklaşık 50 bin kişi

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği TÜRSAB üyelerinin 100 bin TL kredi

almalarına olanak sağlayacak protokol Ankara’da imzalandı.

da devam etmekte. Sektörümüzdeki

bu toparlanma sürecinde en

etkin destek hükümetimiz tarafından

sağlanan teşvikler oldu. İmzalanan

bu protokol, acentalarımızın

toparlanma sürecine destek olacak.

Sağlanacak destek kredisinin

üyelerimiz için diğer

banka kaynaklarıyla toplam

500 milyon liraya ulaşacak

kaynak sağlamasını öngörmekteyiz.

Katkıda bulunan

tüm kurumlarımıza

teşekkür

ediyorum.” diye

konuştu.

FİRUZ BAĞLIKAYA

TÜRSAB

Başkanı


5

Sayı:

stk

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Turizm yönetmeliğinde

yapılan değişiklik,

yatırımcıya yeni

umut oldu

TTYD

Başkanı

Oya Narin

Deniz

Dikkaya

Wyndham Grand

Istanbul Kalamış

Marina Hotel

Satış ve Pazarlama

Direktörü

Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesi

ve Niteliklerine

İlişkin Yönetmelik’te yapılan

değişiklikle, otellere yatak kapasitesinin

yüzde 20’sini aşmaması

kaidesiyle, odaları üçüncü

kişilere satma ve devretme

hakkı tanındı. Bireysel irtifak

adı verilen ve turizm yatırımcısında

doping etkisi yaratan bu

çalışmayla, turizm 5 aydan 12

aya yayılırken, ilave 4 milyar

dolarlık da gelir sağlanması öngörülüyor.

NARİN: TUZİRM

YATIRIMCISININ RÜYASI

GERÇEK OLDU

Türkiye Turizm Yatırımcıları

Derneği (TTYD) Başkanı Oya

Narin, konuyu değerlendirirken,

son derece olumlu ifadeler

kullandı. Sözlerine “Turizm

Yatırımcısının rüyası gerçek

oldu” diyerek başlayan narin,

“Uzun zamandır hayata geçirmek

istediğimiz bu çalışmaya

hem Maliye Bakanlığı hem de

Turizm Bakanlığı kulak verdi.

Yeni yönetmeliğe göre artık hazine

arazisi üzerinde oteli bulunan

yatırımcı, otelinin yüzde

20’lik kısmını dönüştürerek nitelikli

yabancı turiste uzun dönemli

olarak satabilecek. Devlete

yüzde 0.5 arazi kullanım

bedeli ve yüzde 1 ciro payı ödeyen

turizmci, satış yaptığı bu

odaların ciroya yapacağı katkıya

ek olarak, yatırım maliyet

bedelinin yüzde 10’u tutarında

Turizmde devrim

niteliğinde bir

karar alındı.

Hükümet, tahsisli

oteller odaların

yüzde 20’lik

kısmını satma

hakkı tanıdı.

Bu çalışmayla

turizmin 12 aya

yayılacağını

belirten TTYD

Başkanı Oya

Narin, “4 milyar

dolarlık gelir

sağlanacak”

dedi.

ilave yararlanma bedeli ve satıştan

KDV ödeyecek” dedi.

Otel

odasına

tapu

4 MİLYAR DOLARLIK GELİR

Bu kanunun orman arazilerinde

kurulu olanlar hariç tüm

konaklama tesislerini kapsadığını

belirten Narin, “Nitelikli

yabancı yatırımcıya satılmaya

uygun toplam 400 bin yatak

var. Bunun 100 bin yatağını bireysel

irtifak tapusu olarak dönüştürmek

için yatırımcı iki ya

da üç odayı birleştirecek. Böylece

25 ila 50 bin arasında kat

mülkiyet ve kat irtifak tapulu

alan oluşturulacak. Ortalama

150 bin dolardan 4 milyar dolarlık

gelir elde edilebilir” diye

konuştu.

MEVSİM SINIRI ORTADAN

KALKACAK

Bireysel irtifak tapusunun

turizmdeki mevsimsellik sorununu

ortadan kaldıracağının

altını çizen Narin, şöyle konuştu:

“Turizmci yüzde 20’lik kısmı

sattığı için otelini kış aylarında

da açık tutacak. Daha önce 5

ay açık tutabildiği tesisini artık

12 ay boyunca açabilecek. Bu

da turizmcinin rekabet gücünü

artıracak.”

Tesis yatırımcılarının öncelikle

tahsis süresini 49 yıla

uzatmak için başvuru yapacağını,

bununla eş zamanlı

dönüştüreceği odalar için de

devlete başvuruda bulunacağını

kaydeden Narin şöyle

konuştu: “Her iki çalışma için

son başvuru tarihi 5 Aralık.

İzinlerin akabinde otel yatırımcısı

dönüştürdüğü odaları

bir yılda satışa çıkaracak. Bu

çalışma, turizmde gerçekleştirilen

en önemli yapısal reformlardan

biri. Türkiye›nin

Nice, Cannes, Miami gibi uluslararası

örneklerin seviyesine

çıkması için çok önemli bir

adım atılmış oldu.”

Turizm ve Siyaset

“Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil” demiş şair, ne

de güzel söylemiş. Turizm sektörü olarak son yıllarda neler çektiğimizi

yazmaya, anlatmaya gerek yok sanırım, herkes durumun

farkında zaten. Peki ya umutlarımız, benim, senin, onun, ast-üst

bir bütün olarak sektörden ekmek yiyen herkesin umutlarının

kaybolduğunu, hepimizin sadece günü kurtarma peşinde olduğumuza

hemfikiriz değil mi?

Son yaşadığımı anlatmak isterim ki bunun gibi nice yaşanılan

umutsuzluk hikayelerimiz var hepimizin. “Kültür Turizm Bakanımız

Türsab’ı ziyarete geliyor, tüm meslektaşlarımız davetlidir”

mesajını okuyunca yine ümitlendim ve benim gibi onlarca turizmci

ile birlikte Türsaba gittim. Onlarca diyorum ama aslında

sadece ben değilmişim, yüzlerce katılımcı beklentisi içinde olan,

hatta sayın Bakanımız da şaşırmış olacak ki yaklaşık 1 saatlik bir

gecikme sonucu katıldığı toplantıda açılış cümlesi olarak “ evet

bu kadar az turizmci beklemiyordum, ama sevinmeliyiz herhalde,

işler iyi olacak ki turizmciler işlerinin başında, gelemediler”

derken sanırım Sayın Bakanımız da katılımın azlığına içerlemişti.

Evet toplantının açılış konuşmasını yapan Bakanımız sadece

5 dakika sürecek şekilde son 1 yıldaki icraatlarını sıralayıp teşekkür

etti, tam soru cevap kısmına geçilecek sanıyorken, hevesimiz

kursağımızda kaldı ve toplantı bitti. Sadece 2 cümlelik bir soruyla

Emin Çakmak abimizin ağzına laflar tıkılı kaldı. Bu kadar mıydı?

Yıllık 50 Milyar Dolar gelir beklenen, en önemli sektörün başındaki

Bakanın söyleyecekleri bu kadar mıydı? Kendisine soru sormak,

yanıtlar almak, belki de birazcık da olsa umutlanmak isteyen

benim gibi onlarca turizmcinin ederi bu kadar mıydı? Oraya

toplanan onlarca turizm medya emekçisinin soracağı soruların

değeri bu kadar mıydı? Yazık, gerçekten çok yazık.

Eminim ki Türsab Başkanımız Sn.Firuz Bağlıkaya›nın da tasvip

etmediği kısacık ve gereksiz bir toplantı başladı ve bitti. Şaşırdım

mı? Kesinlikle hayır, kızdım mı? Kesinlikle evet.

Siyasetin her alanda olduğu gibi turizmde de etkin olmasından

rahatsızlık duymaya başlayan benim gibi binlerce turizmci

olduğuna eminim. Bu sektör başlı başına ülke ekonomisinin en

önemli gelir kapısı değilmiş gibi davranılmasına, politikacıların

sadece seçim zamanlarında sektörümüzü hatırlamasına, turistin

yolunacak kaz gibi görülüp turizmcinin de döviz bürosu çalışanı

muamelesi görmesinden utanç duyuyorum.

Ama şunu da biliyorum ki siyasetin-siyasetçinin suyuna gitmeden,

derdini onlara iletmeden, tabiri caizse doğru lobi yapıp

siyasetçiyi etkilemeden sorunlarımızı çözmemizin mümkünatı

yok. Ya herro, ya merro denir ya, kendimize yavaş yavaş misyon

biçmeye karar vermemiz gerekiyor. Derdi kendine koltuk edinmek

ve caka satmak olmayan, aklı çalışan, cesareti olan birkaç

turizmci bir araya gelmeli, sorunlarımızı net-anlaşılır-basit bir şekilde

belki de maksimum 10 maddede toplamalı, siyasetin en üst

karar vericisine (ki kim olduğuna hemfikiriz sanırım) ulaşmalı ve

kendisine ilk ağızdan iletmeli, ilettiğimiz sorunların da «milyonlarca

turizmcinin talebi» olduğunu ve bu turizm ailesinin de çok

önemli bir siyasi güç olduğunu çok açık anlatmalıyız.

Maalesef ki, bunu yapabilirsek yani siyasetin tek karar vericisini

etkileyebilirsek bir şeylerin çözüleceğine inanıyorum artık,

yok bu da olmazsa ne mi yapacağım, benim tek bildiğim işim

turizm olduğuna göre, yine işimi yapmaya ve çalışmaya devam

edeceğim, en azından gittiği yere kadar.


stk 6

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

KAPTİD’DEN

SERTİFİKALI

EĞİTİM PROGRAMI

Kapadokya Turistik Otelciler ve

İşletmeciler Derneği (KAPTİD),

Hotel Linkage Academy ve

İstanbul Şehir Üniversitesi

işbirliği ile sertifikalı eğitim

program düzenledi.

ARGOS in Cappadocia ev

sahipliğinde Uçhisar/Kapadokya’da

düzenlenen programda,

Online Kanal Yönetimi-

Online Müşteri Yorumları

Yönetimi konulu eğitim programına

40 kişi katıldı.

Yaklaşık 5 saat süren eğitim

programı, Argos in Cappadocia’nın

restorasyonu yeni

tamamlanan ödüllü «Müze

Salon»unda KAPTİD Yönetim

Kurulu Başkanı Yakup

Dinler›in açılış konuşmasıyla

başladı, Hotel

Linkage

Academy›den

E r h a n

Kaya›nın keyifli

anlatımıyla

devam etti.

Program

sonunda tüm

katılımcılara

sertifikaları takdim edilirken,

program toplu fotoğraf çekimi

ile son buldu.

Hotel Linkage Academy Satış

Pazarlama Başkan Yardımcısı

Erhan Kaya yaptığı açıklamada

“Kapadokya otelcisi

müşteri memnuniyeti anlamında

Türkiye’deki en başarılı

destinasyonlardan birisi. Bu

konuda her ne kadar ben eğitim

vermiş olsam da onlardan

çok şey öğrendim.” dedi.

&

ses getiren işbirliği

Yurt içi ve yurt dışında yaptığı

stratejik iş birlikleri ile turizm

sektörünün dijital dönüşüm

sürecine liderlik eden Hotel-

Runner ve dinamik seyahat paketleriyle

Türkiye’nin uçtan uca

seyahat deneyimi sunma konusunda

öncü platformu IATI, tesislerin

online ortama taşınmasına

hız kazandıracak yeni bir iş

birliğine imza attı. HotelRunner

platformunu kullanan oteller,

IATI ile yapılan iş birliğiyle odalarını

72 ülkede 31.000’den fazla

acente ve bir IATI markası olan

Aerobilet üzerinden satışa sunarak

gelirlerini artırabilecekler.

Acenteler ve oteller arasında

güvenilir bir satış ağı yaratmak

amacıyla yola çıkan IATI, Hotel-

Runner aracılığıyla tüm dünyadan

binlerce otelin anlık fiyat

ve müsaitliklerine doğrudan

ulaşabilecek. Tesisler ise HotelRunner

hesapları aracılığı ile

IATI’nin uluslararası satış ağına

ve dinamik tur paketlerine dahil

olarak global pazardaki misafir

potansiyelini genişletebilecekler.

IATI, direkt kontratları ve

toptancılar ile olan bağlantıları

sayesinde HotelRunner aracılığıyla

tesislerden gelen gerçek

zamanlı fiyat ve müsaitlik bilgilerini

kendi alt acente ağına

iletecek. Müsait odaları tüm

dünyadan binlerce acentenin

satışına sunarak tesislerin satış

ve doluluk oranlarını artırmayı

hedefleyen IATI, konaklamanın

yanı sıra rehberlik, tur satışı,

GPS kontrollü araçlar ile havaalanı

transferi gibi kapsamlı

paketler sunarak tesis misafirlerinin

rahat ve güvenilir bir

konaklama deneyimi yaşamalarına

imkan tanıyabilecek.

ÇIN’IN Şangay merkezli

en büyük online seyahat

acentası (OTA) Ctrip’in Türkiye

Müdürü Carol Yang ile Kapadokya

Turistik Otelciler ve

İşletmeciler Derneği (KAPTİD)

Başkanı Yakup Dinler ve Yönetim

Kurulu Üyesi ve Kayseri

Bölge Sorumlusu Atakan Altuğ,

Ürgüp›te bir araya geldiler.

ÇİNLİLER KAPADOKYA’DAN

MEMNUN

Ctrip’in Türkiye Müdürü

Carol Yang, toplantıda yaklaşık

3 milyar dolar ciroya sahip olan

ve 30,000 çalışanı bulunan Ctrip

olarak Çinli turistlerin Kapadokya’ya

olan ilgisinden ve Kapadokya

otellerinin vermiş olduğu

üstün hizmetlerden dolayı çok

memnun olduklarını söyledi.

Yang: “Mevcut işbirliğini daha

da geliştirmek adına Kapadokya’ya

geldik. Bölgenin hizmet

kalitesi, bölgenin kendi güzelliği

ile mükemmel bir uyum içerisinde”

dedi.

KAPADOKYA’ya

Çinlileri bekliyor

‘den

Turizm sektöründe dijital

dönüşümün öncüsü

HotelRunner ve Türkiye

başta olmak üzere yakın

coğrafyalarda kullanılan en

yaygın seyahat platformu

IATI, yaptıkları iş birliğiyle

otellerin tüm dünyadaki

online rezervasyon hacmini

genişletmeyi hedefliyor.

Çin’in en büyük online seyahat acentası Ctrip’in

Türkiye Müdürü Carol Yang, Kapadokya’ya giderek,

KAPTİD yetkilileri ile buluştu. Toplantıda, mevcut

işbirliğinin daha da geliştirilmesi konuşuldu.

ÇİNLİLER SAYESİNDE

AYAKTA KALDIK

KAPTİD Başkanı Yakup Dinler

ise “Sıkıntılı dönemler geçirdik

ama Çinli dostlarımız bu

süreçte bölgenin lokomotifi

oldu. Bunu artık daha ileriye

taşımanın gerekliliğine inanıyoruz.

Daha üst segment Çinli

turistlerin münferit olarak

bölgemizi tercih ediyor olmasından

ötürü büyük mutluluk

duyuyoruz” şeklinde konuştu.

ÇİNLİLERİN KALIŞ

SÜRESİ UZATILACAK

KAPTİD Yönetim Kurulu Üyesi

Atakan Altuğ da yaptığı açıklamada

“Kapadokya ve Kayseri

entegrasyonunu gerçekleştirmek

ve Çinli turistlerin bölgemizde

kalış süresini arttırmak

için Erciyes Kış Turizmi çok iyi

bir alternatif. Bu konuda da güzel

çalışmalar yapacağımıza ve

işbirliği içerisinde olacağımıza

inanıyorum” diye konuştu.

Anagold, İliç’e desteğini sürdürüyor

Kaymakam’dan

Anagold’a teşekkür şildi

İLIÇ Kaymakamı Ertuğrul

Örnek,İliç yöresine Hibe Edilen

araç ve Ekipmanlar için Anagold

CEO’su Stvwart Beckman’a

Sosyal kalkınmalar kapsamında

İliç’e yapılan yardımlardan dolayı

teşekkür şilti takdim etti. İliç

ilçeside sosyal kültürel destekler

veren Angold, Kaymakamlığın,

İliç Belediyesi’nin, İliç Devlet Hastanesi’nin

kullanımı için de, 4x4

Ambulans,Ttam teşekküllü itfaiye

Aracı, Kuka Kanal Temizleme Aracı,

Vidanjör hediye etmişti.

İliç Kaymakamı Ertuğrul Örnek’te

Anagold CEO’su Stewart Beckman,

Anagold Genel Müdürü

Burhanettin Şahin ve Anagold

Dış İlişkiler Direktörü Melik Zafer

Yıldız’a Şilt ve bölgeye özgü El işi

Bakır kahve fincan takımı hediye

ederek, teşekkür etti.


7

Sayı:

akademik bakıs

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Su Ayak İzi

ve Turizm

PROF. DR.

MUHARREM

TUNA

Turizm

Akademisyenleri

Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

muharrem@gazi.edu.tr

Su; yaşamımızı sürdürebilmemiz

için ihtiyaç

duyduğumuz belki de en

önemli doğal kaynağımız. Eğer

su yoksa hayat yok; yani insan

yok, bitki yok, hayvan yok. Bu

nedenle suyun yeryüzünde

tartışılmaz bir önemi var ve

bu önem gittikçe kendini hissettirmeye

devam edecek gibi

görünüyor.

Hâlihazırda dünya yüzeyinin

%80’i su olmasına rağmen,

bu oranın sadece %1’i içilebilir

nitelikte. Geri kalan suların

%97’si deniz ve okyanuslarda,

%2’si ise buzullarda yani donmuş

halde bulunmakta. İçilebilir

suyun oransal olarak

bu kadar düşük olmasının

yanında, dünya genelinde

dağılımı da dengeli değil.

Bazı bölgelerde göllerde,

akarsularda önemli miktarda

içilebilir su bulunurken, bazı

bölgelerde ise yok denecek

kadar az. Günümüzde dünya

nüfusunun yaklaşık onda

biri (658 milyon kişi) temiz

suya ulaşamıyor. Bu insanlar

hem beslenme sorunları ile

karşı karşıya kalmakta hem

de temiz suya ulaşamamanın

neden olduğu çeşitli bulaşıcı

hastalıklarla mücadele etmekte.

Bu konuya ilgi çekmek ve

farkındalık oluşturmak için

Birleşmiş Milletler 22 Mart tarihini

Dünya Su Günü olarak

ilan etti.

Yukarıda ifade edilen açıklamalar,

suyun bilinçli kullanımını

sağlama ve israfı

azaltmanın önemini ortaya

koyuyor. Bununla birlikte bu

yazımızın konusu olan Su

Ayak İzi, suyun dolaylı olarak

israfını da önlemeye yönelik

ortaya konmuş bir kavram.

Peki, ilk kez duyduğumuzda

kulağımıza ilginç gelen, suyun

da ayak izi mi olurmuş dedirten

bu kavram ne anlama geliyor?

Bu kavram ilk kez 2002

yılında UNESCO-IHE kuruluşundan

Arjen Hoekstra tarafından

geliştirilmiş ve “bir bireyin,

toplumun veya iş kolunun

su ayak izi; bireyin veya toplumun

tükettiği malların ve hizmetlerin

üretimi için kullanılan

veya üreticinin mal ve hizmet

üretimi için kullandığı toplam

temiz su kaynaklarının miktarıdır.”

şeklinde tanımlanmıştır.

Su ayak izi hesaplanmasında;

bireyin veya toplumun tükettiği

malların ve hizmetlerin

üretimi için hem doğrudan

hem de dolaylı olarak

kullanılan temiz su miktarı temel

alınıyor. Bu hesaplamaya

buharlaşan veya kirletilen su

miktarı da dâhil ediliyor ve olaya

bu açıdan bakıldığında, su

ayak izinin üretimi de tüketimi

de ilgilendirdiği anlaşılıyor.

Günlük yaşamda yediğimiz

ya da içtiğimiz besinlerin, kullandığımız

gıda dışı diğer ürünlerin

doğaya belirli bir maliyeti

var ve bu maliyet su ayak izi ile

ölçülüyor. Sözgelimi, bir kafeteryaya

gidip kendimize bir

fincan kahve söyledik. Fincan

20 santilitre kapasitesinde ise

biz burada sadece o miktarda

su tükettiğimizi düşünüyoruz.

Ancak gerçekte o kadar suyu

mu tüketmişizdir? Kesinlikle

hayır. Burada doğru hesaplamayı

yapabilmek için devreye

su ayak izi giriyor. O kahvenin

sadece pişirilmesinde kullanılan

su miktarı değil, üretiminde

kullanılan su miktarının da

hesaplanması önemli hale geliyor.

Yapılan hesaplamalara

göre, bir fincan kahve yapmak

için kullanılan kahve çekirdeğinin

yetiştirilmesinde ihtiyaç

duyulan su miktarı yaklaşık

200 litre. Ayrıca kahveye

eklenen şeker veya kremanın

üretiminde de ciddi miktarlarda

su kullanılıyor. Dolayısıyla

biz 20 santilitrelik kahveyi içiyoruz

ancak aslında su ayak izi

hesabına göre en az 200 litrelik

temiz su harcanmasına neden

oluyoruz. Benzer şekilde

bir kilo dana etinin üretilmesi

için harcanan su miktarı; dananın

hayatı boyunca tükettiği

su miktarı, yediği yemlerin

üretilmesinde harcanan su

miktarı ve kesiminden sofraya

gelene kadar tüketilen su

miktarı da dâhil olmak üzere

yaklaşık 15.000 litreye denk

geliyor. Yani 200 gramlık bir

biftek yediğimizde toplamda

3.000 litrelik temiz suyun tüketilmesine

neden oluyoruz. Bu

hesaplamalar kahve içilmesin

ya da et yenmesin mesajı vermek

için yapılmıyor. Tam aksine

tüketimin yapılması destekleniyor

ancak su ayak izinin

ve israfın azaltılmasına dikkat

çekilmeye çalışılıyor.

Dünyada ülkelerin su ayak

izi miktarları da birbirinden

farklılık gösteriyor. Örneğin,

su ayak izi dünyanın üretim

merkez üssü olan Çin’de kişi

başına

700 metreküp iken,

ABD’de 2.500 metreküp dolaylarında

seyrediyor. Ülkemizde

ise bu değer 2000 metreküpe

yakın bir değere denk geliyor.

Su ayak izini turizm ile ilişkilendirdiğimizde,

işin tüketim

tarafında önemli bir tablo ile

karşılaşıyoruz. Düşünsenize

dünya genelinde sadece uluslararası

seyahate katılan kişi

sayısı 1.3 milyar kişi. İç turizm

faaliyetlerine katılanlar bunun

misliyle daha fazlası ve bu

seyahatlerde tüketilen başta

gıda maddeleri olmak üzere

çok sayıda ürün bulunuyor.

Bu ürünlerin bilinçsiz tüketimi

ya da hiç tüketilmeyip tamamen

israf edilmesi su ayak

izinde büyük bir atışa neden

oluyor ve temiz su kaynaklarını

ciddi bir biçimde tehdit ediyor.

Özellikle her şey dâhil sistemi

uygulayan işletmelerde

israfın daha fazla olduğu göz

önünde bulundurulduğunda,

bu konuda gereken tedbirlerin

alınmasının gerekliliği açık

bir biçimde anlaşılıyor.

Bu çerçevede aklımız gelen

soru “Su ayak izimizi nasıl küçültebiliriz?

oluyor. Öncelikle

ev ve işyerlerimizde su tasarrufu

sağlayan uygulamaları

benimsememiz gerekiyor.

Temiz su kullanımının oransal

olarak en büyük diliminin

tarımda olması, sulamada gerekli

tedbirlerin alınmasını zorunlu

kılıyor.

Turizm sektöründe ise

özellikle turistlerin seyahatleri

süresince kullandıkları gerek

ulaştırma araçlarında, gerekse

konaklama tesislerinde su

ayak izini azaltıcı uygulamalara

başvurulması gerekiyor.

Daha da önemlisi üreticilerin

ve tüketicilerin bu konuda bilinçlendirilmesi

önemli hale

geliyor. Bu sayede turizmin

de sürdürülebilir bir anlayışla

gerçekleştirilmesine katkı yapılması

mümkün görünüyor..

Yazımı, suyun önemini

daha da hissettirdiği şu sıcak

yaz günlerinde atasözü ve deyimlerden

oluşturduğum şöyle

bir sözle bitirmek istiyorum:

Su hayattır der ancak su

ayak izini azaltma konusunda

suya sabuna dokunmaz isek;

suyumuz ısınır, yeryüzü tüm

insanlığa cehennem olur.

Saygılarımla…


zirve 8

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

ATİNA

Tuğba Atay /Hepstar Turkey

Marcin Wesołowski Bidroom

Ioanna Papadopoulou / Athens İ. A

Her yıl Turizm Profesyonellerini İstanbul’da

buluşturan “UZAKROTA TURiZM ZiRVESi” son iki

yıldır uluslar arası Turizm Zirvesine dönüştü.

Geçen sene

Uzakrota Ege’nin iki yakasını

BiR ARAYA GETiRiYOR

UZAKROTA EKIBI; Ege’nin iki yakasını

Genel Müdür Yardımcısı Marcin 28 Eylül’de The Cube Athens içe-

buluşturmak üzere harekete Wesolowski, Hepstar Avrupa ve risinde düzenlenecek, Turizm-

geçti. Bu yılın yurtdışı etkinliği olan

Uzakrota Aegean Travel Talks, 28

Eylül’de Yunanistan’ın başkenti Atina’da

düzenlenecek.

Wirecard, Tourism Malaysia, Tourism

Korea, RentnConnect ve Hepstar‘ın

sponsor olduğu etkinlikte Türk

Hava Yolları Atina Müdürü Alp Yavuzeser,

Atina Havalimanı Pazarlama

Asya Pasifik Genel Müdürü Tuğba

Atay, Komşuda Ne Oluyor Sitesi

Kurucusu Mehmet İçten, Tourism

Korea Pazarlama Müdürü Erkan Aslantaş,

Rentnconnect CEO’su Özgür

Gen ve Tourism Malaysia Pazarlama

Müdürü Çağrı Sağlık başta olmak

üzere Türkiye ve Yunanistan’dan seyahat

acentalarını, turizm teknoloji

de Dijital Dönüşüm Nasıl Sağlanır?”,

“Yunanistan ve Türkiye Turizmi”,

“SEO, Dijital Pazarlama ve İçeriğin

Önemi”, “PR ve Destinasyon Pazarlaması”

ve “Turizmde Ek Gelirler”

gibi birçok konunun ele alınacağı

etkinlik, 120 kişinin katılımı ile gerçekleştirilecek.

Program ve konuşmacı lislou,

Direktörü Ioanna Papadopou-

firmalarını, otelleri, turizm sektörütesini,

https://www.uzakrota.

Travelgems CEO’su Niki Smirni,

Wirecard Türkiye CEO’su Dündar

ne yönelik hizmet veren ajansları ve

bloggerları buluşturulması planlanıyorkip

com/aegeantalks18/

internet sitesi üzerinden ta-

Özdemir, Bidroom

edebilirsiniz.

Belgrad’da 17 ülke

temsilcilerinin bir

araya getiren Uzakrota

Turizm Zirvesi

bu sene 28 Eylül’de

Atina’dayapılacak.

Niki Smirni / Travelgems

Mehmet İçten

Dündar Özdemir / Wirecard

Erkan Aslantaş / Tourism Korea

Özgür Gen / RentnConnect

İstanbul Kaan Air’in

Kanatları altında

Özel havacılık sektörünün

lideri Kaan Air, İstanbul

Ayazağa’da bulunan Kaan

Heliport’tan düzenlediği panoramik

İstanbul helikopter

turları ile 2018 yılının

ilk yarısında 6 bin turisti İstanbul

semalarında uçurdu

“HeliSightSeeing “ markası ile

başlattığı İstanbul Helikopter

Turlarında 2017 yılında 10 bin

turisti uçurarak turizm sektöründe

de hızla büyüyen Kaan

Air, 2018 yılı sonuna kadar en

az 12 bin turiste İstanbul’u

havadan göstermeyi planlıyor.

Son iki yıldır Avrupa ve

Amerikalı turistlerin yanı

sıra, Güney Kore, Çin, Ortadoğu,

Rus ve Latin Amerikalı misafirlerin

yolu mutlaka Kaan

Heliport ‘tan geçiyor. Özellikle

Kapadokya’da balon ile

uçuş yapan Uzak doğulu turist

gruplarının İstanbul’daki

tercihi mutlaka İstanbul Helikopter

Turu oluyor.

56 BİN KİŞİ İSTANBUL’U

KUŞBAKIŞI İZLEDİ

İçinde az da olsa adrenalin

barındıran bu turlarda günün

her saatinde farklı renklere,

dokulara bürünen İstanbul’un

enerjisi bu kez havada turistlere

geçiyor. Karşılaşılan ortak

tepki ise misafirlerin 15 dakika

gibi kısa bir sürede Fatih Sultan

Mehmet Köprüsü, Rumeli

Hisarı, Anadolu Hisarı,Boğaziçi

Köprüsü, Kız Kulesi, Boğaziçi,

Dolmabahçe, Tarihi Yarımada,

Sultanahmet, Topkapı Sarayı,

Ayasofya, Haliç, Galata Kulesi,

Taksim Meydan gibi sayamadığımız

onlarca birçok noktayı

görebilmiş olmaları. Uçuş öncesi

ekiple birlikte fotoğraf ve selfi

ile başlayan enerjisi ve coşkusu

yüksek İstanbul turu, misafir

lerden gelen özeltaleplerle de

şekillenebiliyor. HeliSightSeeing

markası ile şimdiye kadar 56 bin

kişiyi İstanbul semalarında uçuran

Kaan Air’in hedefi her İstanbul

sevdalısına bir kere de olsa

kuşbakışı İstanbul’u göstermek.

Bu sebeple 15 dakikalık uçuş bedelini

75 Euro’da sabitliyorlar.


9

Sayı:

inceleme

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

TAKA’N VARSA KIÇ’INDA,

Cem Polatoğlu

Bahtsız bedeviyiz ya; iki tur

şirketimden birinin acenta belgesi

haksız yere iptal edildi. (Baracudatour)

Dedim, bunların hepsi ilahi

bir işaret. Sen ufak ufak buralardan

uzaklaş diyor birileri…

Küstüm her şeye. Bodrum’dan

bir ev almıştım. Niyetim,

işi gücü bırakıp artık orada

yaşamak.

Aylardan Şubat. İşi, iki profesyonel

arkadaşa bıraktım. Ver

elini Bodrum.

Sistem oturmuş artık. Nasıl

olsa teknoloji var. Banka işlerini

v.s. internet üzerinden hallederim.

Mailler zaten bilgisayarımda.

Cepten de 24 saat ulaşılabilirim.

Gönlüm rahat.

Benim gibi sonradan görme!

Bodrumluların kışlık mekanı

Bodrum-Marina. Her gün buradayım.

Zaten Gümbet’i, Bitez’i,

Turgutreis’i köpekler basmış.

Arabadan inmeye korkarsın.

Hele bir konu komşu, çevreyle

bir tanışalım;

l Merhaba. Ben Cem. Turizmciyim.

Yanlış ameliyat oldum,

Üstüne belgemi elimden aldılar.

Küstüm geldim Bodrum’a

l Merhaba ben Musa. Eski

İŞİN VARSA BAŞINDA DURACAKSIN!

dedim; 10’da buluşsak? Randevumuz

l E şimdi ben bir sordum, iki

mu var balıklarla? Ol-

sordum. Detay alamadım. Sen

Böyle demiş atalarımız…

maz!

de yoksun..

Geçtiğimiz yıllarda, para uğruna, üstelik yanlış yapıldığı

Sabah 4’de uyandırdı beni.. l N’olmuş ben yoksam?

için 2 kez tekrarlanan ameliyatlarım sonrası yaşama küsmüştüm.

İyi beslen, sağlıklı yaşa, spor yap, çok çalış; hepsi hazırlamış. Saatlerce sürmüş. bişi olur. Sana da dönmek

Takım taklavat ondan. Geceden l Şimdi bişeyi yanlış anlarlar,

hikaye. Kasabın biri gelsin, para kazanmak için oranı buranı

biçsin. Üstelik de yanlış biçsin. Sonra bir diğeri onu düzeltmeye

bir daha, olmadı bir kez daha ameliyat etsin. Reva mı

bu? Kader mi diyeceğiz şimdi bunun adına?

Çıktık denize. Bir saat sonra önceden

kerteriz ettiği yerdeyiz.

Saldık oltaları. Haydi balık… Gel!

Saat 07:00. Tık yok.. 08:00, Gel

yahu 09.. Ohh Ramiz abi çekti

olmaz şikayet gibi..

lEee?

l Ee’si gittim başka yerden

biletimi aldım..

Ablam bu. Öz.! Anamın kızı.

bir tane. O da parmak boyu. Ama biletini başka acentadan

fabrikatör. 3 fabrikam, yüzlerce

çalışanım vardı. Küs-

okuyacak. Eyvah.. Tek bildiğim

şiir günü.. Herkes bildiği bir şiiri

10:00, 11… eeee gelmezsen gelme

(beeeeep)….n balığı.. Çek abi Bir başka gün ‘kanka’lardan biri

almış…

tüm geldim Bodruma. “Yağdı yağmur …..şimşek-mimşek”

Off. Bunu bile bilemedim.

limana.. Kilosuna 5 lira verdim aradı. Muhabbet esnasında

l Ben Seda.. Emekli kolej öğretmeni.

Şairim. Kimse beni Sonraki gün Davut’un kahve-

mi kralını alırım ben bu balığın.. Benelüx (Belçika-Hollanda-Lüksemburg)

turu yaptığını söyledi.

Balık işi de olmadı. N’apcaz

anlamadı. Geldim Bordum’a. sinde Nalan Hanım’ın resim sergisi.

Herkes bir yorum yapıyor.

şimdi?.. Koyları dolaşalım… Güzel;

Gümbet, Bitez, Turgutreis, l E oğlum söyleseydin ya indi-

Dedim

l Arif, halen aktif mimar.

Ayşın, genç emekli modacı. Terminoloji farklı. Anlamadığım

Gümüşlük, Yalıkavak, Gündoğan,

Tükbükü, Gölköy, Torba.. l Yok yaa, ben sizin şirketi

rim yapardık..

l Ben Çağrı, Yazarım.. Nalan, ne çok kelime varmış bu resim

Ressam. Umut, el sanatları v.s. işinde. Dualist, subjektif, naturalist

v.s.. Sıra bende. Bendeniz

Tombik-tombik hooop geri; aradım.. Dönmediler geri. Ben

l Özlem, Ahmet, Hüseyin, Burçin…

Bunlar da genç emekli dullar. kankam Erman Toroğlu termi-

Torba, Gölköy, Türkbükü…. Bu de ….. şirketi ile gittim..

da bitti. Akşamları yine Marina, l Nassı yani ya kanka?..

l Kutgün, Asuman, Cenk, Müge, nolojisi ile yorumlasam? Ayıp

olmadı Güvercinlik restoranları, l E sen yoksun…

Çağdaş… Onlar, yolun yarısını olur mu acaba?.. Şöyle mesela;

olmadı Gümbet plajında kayıkların

yanında çilingir sofrası. Gö-

Ablalar, akrabalar, kankalar,

Tabi bu süreç devam etti..

geçmelerine rağmen, elmanın Hocam, bi kere bu resimdeki

diğer yarısını bulamayanlar. kadının memeleri çok önde. Ofsaytbek

yürüdü gitti, ayık da dolaşamıyoruz

artık.

de “sıfır” çekmeler. 10-11:00

tanıdıklar, dostlar… İhaleler-

İşte yeni arkadaşlarım. Günaşırı

etkinlikler düzenliyoruzler.

İlk hafta her şey güzel, iyi.. 2.

Neyse. Böyle gidiyor etkinlik-

Bu arada İstanbul’da işler de ofise gelmeler, akşam 5’te

boktan gidiyor. Ciro %80 düştü..

Tamam, çocuklar ellerinda,

web’de yanlışlıklar, satışta

vınlamalar, kafa izinler, ilan-

Bugün günlerden “Recep’in hafta; of aman aman 3. hafta..

kahvesinde okuma günü”… Sandalyelerden

bir daire çizdik. Çıtır yaa.. 5. hafta ben çöktüm. Okula

Ya yeter yaa.. 4. bundan banane

den geleni yapıyor ama.. Ama isteksizlikler.

olmuyor işte nedense. Ablam Bi dakka yaa bi dakka.. Yettim

gari..

çıtır odunun yandığı bir sobanın gitmemek için ateşi çıkan ilkokul

Allaha ısmarladık demek için

etrafındayız. Neymiş? herkes talebelerine döndüm. Bahane

aradı. Amerika’ya gidiyormuş. Atalarımız haklı; Taka’n varsa

okuduğu kitaptan birer ikişer üstüne bahane..

Sordum;

kıçında, iş’in varsa başında

paragraf okuyacakmış. İyi de Yeni bir meşgale bulmalıyım.

l Kaça buldu bizim kızlar olacaksın…

ben daha elime kitap mitap alamadım.

Ben gazete okusam? Ya şum Ramiz abi balığa davet etti.

Hmm.. Teklif güzel. Yazlık kom-

sana bileti?

İşimin başındayım dostlar.

Hoşbulduk! Yine bekleriz

l Başka yerden aldım bileti.

da “pas” desem…

5’de buluşacakmışız.. Olur abi

l Hadi yaa!. Niye ki?

efendim. Sevgilerimle

Yarın Kaptan’ın kahvesinde dedim. Ama dedi sabah 5’te. Abi

Turizmcilerin babası hayırsever iş adamı Osman Cilsal Hak’ka yürüdü

Hacı

Osman

Çilsal

Anı Tur’un sahibi Veli Çilsal,

Puan Turizm sahibi Mustafa

Çilsal ve Aday Turizm’in sahibi

Salih Çilsal’ın babaları Hacı

Osman Çilsal vefat etti. 98

yaşında hayata gözlerini yuman

Osman Çilsal’ın naşı, Üsküdar

Şakirin Cami’nde kılınan

cenaze namazının ardından toprağa

verilmek üzere memleketi

Kayseri-İncesu’ya uğurlandı ve

İncesu’daki aile kabristanında

toprağa verildi. İncesu’ya okul,

Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil

Sağlık Hizmetleri binası yaptı-

Kendi gitti ANI’ları kaldı

rarak gönüllere yer eden Hacı

Osman Çilsal, memleketlilerinin

hayır duasını almıştı.

“HAYATIN ANLAMI ÖLÜR”

Hacı Osman Çilsal’ın, Turizm

sektörüne hizmet veren 3 ayrı

şirketi yöneten oğullarından

Anı Tur’un sahibi Veli Çilsal,

babasının vefatından duyduğu

üzüntüyü facebook’ta paylaştığı

şu ifadelerle dile getirmişti:

“Canım BABACIĞIM öldü mü?

Bir insan ölmez, sadece hayatın

anlamı ölür. Hayallerin ölür,

Veli

Çilsal

sığındığın bağlar, dayandığın

dağlar ölür, karşılıksız sevenin,

yüzündeki tebessümün ölür,

sarıldığında koskoca bir yürek,

ulu çınar ölür...

Canım BABAM hakka yürüdü

bugün, yolu açık olsun. Allah

rahmet eylesin Mekanın cennet

olsun....”

Hotel Gazetesi olarak, Hacı

Osman Çilsal’a Allah’tan

rahmet, geride bıraktıklarına

sabır, oğulları Veli Çilsal,

Mustafa Çilsal ve Salih Çilsal’a

başsağlığı dileriz.


sosyal sorumluluk

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

10

Arıcan Bal

sponsorluğunda

düzenlenen

gecede

duygulu

anlar

yaşandı

SEVGi FARK YARATTI

M

ARSAP tarafından

Değer

Otizm Derneği

yararına düzenlenen

iftar yemeği büyük

ilgi gördü. Otizmli çocuk

annesi Şule Gökırmak,

tüm Türkiye’deki otizmli

çocukların barınabilecekleri

bir köy projesinin

müjdesini verdi.

İstanbul’daki büyük

otellerin satınalma

müdürlerinin bir araya

gelerek kurduğu, Marmara

Bölge Satınalma

Yöneticileri Platformu

MARSAP, kuruluş amaçları

doğrultusunda

sosyal sorumluluk projelerine

imza atmaya

devam ediyor. Düzenli

olarak her ay yemekli

toplantılar düzenleyen,

daha önce AKUT ve

TEMA vakfı ve Türkiye

Eğitim Gönüllüleri Vakfı

yararına yapılan organizasyonla

dikkatleri

çeken MARSAP, Bu defa

da Otizmli Çocuklar

yararına düzenlediği

iftar yemeği ile gönülleri

fethetti.

‹Sevgi fark yaratır,

farkındalık paylaştıkça

çoğalır› mottosuyla Arıcan

Bal sponsorluğunda,

Pera Palas Hotel›de

düzenlenen yemekten

elde edilen gelir, Şule

Gökırmak›ın başkanı

olduğu Değer Otizm

Derneği›ne bağışlandı.

ALİ IŞILDAR: HER ŞEYİ

DEVLETTEN BEKLEMEYELİM

Sektörün önde gelen isimleri

ve kurumlarının yoğun ilgi

gösterdiği gece, MARSAP Başkanı

Ali Işıldar’ın konuşmasıyla

başladı. Işıldar,

katkı ve desteklerinden

ötürü katılımcılara teşekkürür

ile başlayan

konuşmasında şunları

söyledi:

“Öncelikle bu yemeğin

düzenlemesinde,

derneğimizin kuruluş

ve sonrasındaki süreçte

desteğini esirgemeyen

ve verdiği katkılarla ne kadar

gönlü zengin bir insan olduğunu

bize her fırsatta gösteren

değerli kardeşimiz, dostumuz

Arıcan Bal firması kurucu ortağı

Fatih Gedikli Bey’e her iki

dernek adına şükranlarımı sunuyorum.

Ayrıca eş başkanımız, bu

işletmenin satınalma müdürü

değerli kardeşim Yiğit Çakmakkaya’ya

gayreti, ve misaifirperverliği

için özel bir teşekkürümüz

borcumuz var.

Bir teşekkür borcumuz da

Değer Otizm Derneği Başkanı

Şule Gökırmak hanımefendi ve

dernekte görev alan tüm ekibi

için.

ASIL HEDEFİMİZ SOSYAL

SORUMLULUK

Değerli misafirler, derneğimiz

Marmara Bölge Satınalma

Profesyonelleri Derneği; içlerinde

benim de bulunduğum

Onbir, Beş yıldızlı otelin satınalma

müdürlerinin 2014 yılında

temellerini attığı bir topluluktur.

Biraraya gelişimizden

dernekleştiğimiz geçen

yılın Ağustos ayına

kadar ve sonrasındaki

süreçte 70 kadar işletmenin

üyesi olduğu

bir topluluk haline

geldik. Gayet doğaldır

ki bizim kendi içimizde

hem mesleki hem de

sosyal açıdan birçok

hedefimiz var ancak

toplum için bir tek

hedefimiz var. O da sosyal sorumluluktur.

Bu akşamki iftar

yemeğimiz vesilesiyle Değer

Otizm Derneğine dokunuşumuzun

bunu tam olarak ifade

ettiği kanaatindeyim.

Sevgili dostlar; sivil toplum

hareketleri demokrasilerin

olmazsa

olmazıdır.

Batı demokrasilerinde

siyasal

hayata

en büyük

etkiyi yapan

kurumlar Sivil

ALİ IŞILDAR

Toplum Kuruluşları

(STK)›dır. Çünkü devlet doğal

olarak herşeye yetişemez, en

azından zamanında yetişemez.

Herşeyi devletten beklemeden,

bu gece burada olduğu

gibi dayanışma içinde olarak

sorunları tespit edebiliriz. Gücümüz

yettiği oranda çözüm

de bulabiliriz.

ŞULE GÖKIRMAK:

OTİZMLİLERE IŞIK

OLMAYI HEDEFLİYORUZ

Ali Işıldar›ın ardından

söz alan Değer Otizm

Derneği Kurucu Başkanı

ve otizmli ikiz çocuk

annesi Hatice Şule Gökırmak

Derneğin kuruluşundan

söz ettiği

konuşmasında şunları

söyledi: «Bizim diğer

gruplardan ve STK’lardan

ayrışma hikayemiz

hazindir. Toplum tarafından

yok sayılıyorsunuz, en

yakınınızdaki insanlar bile sizinle

fazla görüşmek ve bir araya

gelmek istemiyor. Kalabalık

arkadaş grupları içinde

belki ötekileştiriliyorsunuz.

En yakın arkadaşlarımdan

Sevgili

Işık Şerifsoy,

bu işin stratejik

planlamasında en

başından beri yardımlarını

esirgemeyen, çok değerli,

yakın bir arkadaşım. Ailesinde

otizm olmayan, bütün arkadaşlarım

Değer Otizm Derneği›ni

kurmamda bana yardım ettiler.

Biz bir takım olduk. Değer

ŞULE GÖKIRMAK

Otizm Derneği 3 yaşına bastı.

Kar amacı gütmeyen bir kurum.

Fakat ben işi abartmIşım,

o kadar gönüllülük esasına dayanmışım

ki, gelir almadan çevirmeye

çalıştım 3 yıl boyunca.

Değerli Kanatlar projesini yaptım.

TAV’la Pegasus›la… Derneğimizin

Onursal Başkanı, TAV

Başkanı Sayın Sani Şener’dir.

Bana bu yolu açan ve

arkamda yürüyen de

kendisidir. Ondan da

Allah razı olsun. Bana

güven verdi, güç verdi.

Dernek ilerliyor ancak

bu çalışmaları yaparken

de birçok insanı yanımıza

alamıyoruz. Fakat

yanımızda olmama

sürecini de negatif bir

süreç olarak değerlendirmiyor,

sebeplerini anlamaya

çalışarak, kendimize pozitif

değerler katarak ilerliyoruz.

İşte böyle değişik bir süreç Değer

Otizm Derneği süreci.

Herkesin bize destek olmasını

istiyorum. Aramızda olmasını

istiyorum. Bize değer

katarak büyümek istiyorum.

Aranızda benim çok yakın arkadaşım

Murat Avcı var, kendisini

sahneye davet ediyorum

bana yardım etmesi için. Bir

de MGC Legal Hukuk Bürosu

ile avukatlıkla ilgili bir projemiz

var. MGC Legal ile birlikte

Değer Otizmlilere ışık olmayı

hedefliyoruz. Sevgili Pınar ve

Adem’i de davet ediyorum bu

süreci anlatması için.»


11

Sayı:

sosyal sorumluluk

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

NURİ MURAT AVCI:

İMKANSIZI DÜŞÜNÜP

MÜMKÜNDEN

VAZGEÇMEYELİM

Tüm Girişimci ve İş Mentorları

(TÜGİM) Derneği Başkanı

Murat AVCI konuşmasında,

otizmli insanları kusursuz hale

getirmemizin mümkün olmadığını,

bununla birlikte “imkansızı

düşünüp mümkünden vazgeçmememiz”

gerektiğini, otizmli

çocukların ekosistemindeki kaliteyi

artırmak için küçük çabalarımızın

büyük etkiler yaratacağını

belirtti. Bu kapsamda bir

bağış, bir network toplantısı, bir

ziyaret, Değer Otizm Derneğinin

isminin bilinmeyen çevrelerde

duyurulmasının bile çok

katkı sağlayacağını belirten

Murat AVCI daha sonra sözü

diğer katılımcılara bıraktı

ADEM AKKIR: YASAL

DÜZENLEMELER

YAPILMALI

MGC Legal Kıdemli Avukatı

Sn. Adem Akkır otizmle mücadele

eden kişi ve kurumların

önünde büyük engeller

bulunduğunun altını çizerek

başladığı konuşmasında, bu

bariyerlerin aşılması içinde en

başta yasal düzenlemelerin yapılması

ve hayata geçirilmesi

gerektiğini söyledi. Akkır şöyle

konuştu: “Devletin sivil toplum

örgütlerini desteklemesi ve

yasal yolları açarak bariyerleri

aşmak gayet mümkün ve çok

hızlı. Bu nokta da bizimde yapmamız

gereken devletle paralel

hale getirip, yasal düzenlemelerin

yapılması konusunda

destek vermek ve sesimizin

daha gür çıkarmak.

ŞULE GÖKIRMAK:

BİR KÖY KURMAK

İSTİYORUM

Şule Gökırmak, otizmli çocuklar

için yapmayı planladığı

organizasyonlardan söz etti.

«Bir call center kurmak istiyorum.

81 ilde. Rahatsız çocuğu

olan aileler için Hakkari’ye, Erciş’e,

Ardahan’a kadar, bütün

hasta olan çocukların ailelerinin

sıkıştığı zaman arayabilecekleri

bir proje istiyorum.

Aradıklarında, hezeyana düştüklerinde

bize ulaşmalarını

sağlamak istiyorum. Bir köy

kurmak istiyorum.. Bizler öldükten

sonra çocuklarımızın

yaşıyacağı, çevrenizde

var mı bilmiyorum ama,

bizlerin bütün problemi

çocuklarımızdan önce

biz ölürsek, bu çocuklar

ne olur kaygısı.. Bunun

için de çok büyük bariyerlerin

ve bu bariyerlerin

açılması için yasal

düzenlemelerin hayata

geçirilmesi gerekiyor.»

FATİH GEDİKLİ:

DESTEĞİMİZ ARTARAK

DEVAM EDECEK

Şule Gökırmak›ın ardından

gecenin sponsoru Arıcan Bal

Yönetim Kurulu Başkanı Fatih

Gedikli bir konuşma yaptı. Gedikli

şunları söyledi: “Bu mübarek

gecede ramazan ayında

hepinize hoşgeldiniz diyorum.

Aslında ben bir konuşma hazırlımıştım.

Ama iki kız çocuğu

babası olarak Otizmli cocukları

öğrenince farklı duygular

içindeyim şimdi. Bu geceden

sonra desteklerimiz devam

edecektir. Bu duygulu geceden

sonra

çok daha farklı

olacağımı düşünüyorum.

Gerçekten çok

duygulandım.

Geldiğiniz için

çok teşekkür

ederim.

MARSAP’TAN

FATİH GEDİKLİ

GEDİKLİ’YE

TEŞEKKÜR

Gecenin sonunda MARSAP

Derneği Başkanı Ali Işıldar, gecenin

sponsoru Arıcan Bal Yönetim

Kurulu

Başkanı

Fatih Gedikli’ye

plaket

takdim etti.

D e ğ e r

Otizm Derneği

Başkanı

Şule

Gökırmak

ise Gedikli’ye

otizm

derneği rozeti

taktı.

MARSAP’TAN

OTİZMLİ

ÇOCUKLARA

sponsorluğuyla

DESTEK

GECEYE RENK KATTILAR

Duygulu anların yaşandığı

gecede, House of Human

kurucu ortağı ve Tüm

Girişimci ve İş Mentorları

(TÜGİM) Derneği Başkanı

Nuri Murat Avcı MGC Legal

Hukuk Bürosu Genel Müdürü

Pınar Çelik , Adem Akkır

ve Ebru Ceylan, Ünlü Mimar

Erhan İşözen, Robins Design

Mimarlık Bürosu Yeşim

Kozanlı, Hilton Kozyatağı sahiplerinden

Berna Taş, BNG

Aqua Florya sahipleri Büşra-

Sabri Gül, Gezairi Transport

Ltd İstanbul Office Manager

Sevda Özütok oyuncu Saruhan

Hünel renkli simalar

davetliler arasında yer aldı.

Sosyal Sorumluluk Projelerine

desteğimiz Değer Otizm

Derneği ile devam ediyor

Biz de

oradaydık


ehberlik 12

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

’dan

Çocuklarla

yaz tatiline

çıkma

rehberi

En doğru tatil

1 zamanını tercih edin

Çocuğunuzla yapacağınız

tatili planlarken ilk önce doğru

zamanı seçmelisiniz. Uzmanlar

çocuklu tatil için yaz başı ya da

yaz sonunun en doğru tercih

olacağını söylüyorlar. Bu şekilde

belirtmelerinin en temel sebebi

yaz ortasında havanın çok sıcak

olması ve güneşin çocuklar

üzerinde olumsuz etki bırakması.

Yaz sonu ve yaz başı havalar

daha serin olduğundan dolayı

güneş çocuklar üzerinde çok

fazla olumsuz etki göstermez.

Her işin

2 başı sağlık!

Tatilinizi geçireceğiniz konaklama

yerinin yakınında bir sağlık

kuruluşu ve eczanenin olası sizin

için avantajlı olabilir. Sizler

her ne kadar çocuklarınızın düzenli

kullandığı ya da tatilde ihtiyaç

duyabileceğini düşündüğünüz

ilaçları yanınıza alsanız

da, önceden asla tahmin edemeyeceğiniz

bir sağlık problemiyle

karşılaşabilirsiniz. Bu

sebeple bir eczanenin ve sağlık

kuruluşunun yakınında olması

sizin yararınıza olacaktır.

Evinizin konforunu

3 bulabileceğiniz bir yer

neden olmasın?

Çocuğunuzun yaşı daha çok

küçükse ve özellikle iki yaş altındaysa

bebeğinizin düzeninin

bozulmaması için apart otelleri,

devre mülkleri, günlük kiralık

daireleri veya en azından minik

de olsa mutfağı olan bir odayı

tercih etmeniz size büyük avantajlar

sağlayacaktır. Örneğin,

bebeğinizin mamasını veya yemesi

gereken yiyecekleri kolayca

hazırlayabilirsiniz. Ekonomik

ve pratik olması da cabası.

Yolculuk süresi ve

4 uyku düzenine dikkat!

Tatil için yola çıkış saati ve

eve dönüş saatini iyi ayarlamaya

çalışın. Okul çağı çocuklarına

nazaran okul öncesi çocuklar

oldukça hareketli ve meraklıdır.

Bu yüzden okul öncesi çocuklarını,

uzun süren yolculuklarda

yönetmek sizleri biraz zorlayabilir.

Bu sebeple eğer ki çocuğunuz

okul öncesi yaştaysa

tavsiyemiz, kesinlikle daha kısa

sürecek yolculukları tercih etmenizden

yana olacaktır. Hatta

onlar için uçak yolculuğunu

da tercih edebilirsiniz. Seçimizi

uçaktan yana kullanacaksanız

eğer uçağın kalkış ve inişi esnasında

onların kulaklarında

oluşabilecek basıncı azaltmak

için emzirebilir ya da su içirebilirsiniz.

Kalkış ve iniş anında

yutkunmak onların kulak basınçlarını

dengelemelerini sağlayacaktır.

Çocuğunuz eğer ki okul çağındaysa

onunla birlikte problemsiz

bir şekilde

araç yolculuğu

hatta otobüs yolculuğu

bile yapabilirsiniz.

Bu noktada da

trafiğin yoğun olmadığı

saatleri seçmeniz

ve seyahatinizin

bir kısmının uykuda

Çocuklu ailelerin en çok korktuğu şeylerden

biridir, çocukla ya da bebekle tatile çıkmak…

Eğer ki ilk kez bebeğinizle tatile çıkacaksanız

hiç çekinmeyin! Daha önce denediyseniz

ve zorlandıysanız da, ya tatilinizi çocuklarınıza

geçirecek şekilde düzenlememişsinizdir ya

da tatil beklentinizi çocuksuz tatil yaptığınız

zamanlarla bir tutmuşsunuzdur.

Bir de çocuklu ailelerde genel anlamda

yanlış bir inanç vardır. Sanki çocuklarla

tatile çıkılınca sadece her şey dahil

otellere, tatil köylerine gidilmesi

gerekiyor. O büyük komplekslerde

çocukları, çocuk kulübüne bırakıp

günlerce aynı mekanın içine

hapsolmuş gibi kalmak, açık büfe

yiyecekler içinden seçimler yapmak,

gürültülü gösteriler izlemek… Tüm

bunların yapılması gerektiği inancına

sahipseniz hemen bu inanç kalıbınızı

yıkın. Çünkü çocukla ya da bebeğinizle

tatil yapacağınız zaman bunların hiçbirini

yapmanıza gerek yok. Tabii sizin tatil

anlayışınız bu değilse!

Eğer ki tatil anlayışınız her şey dahil beş

yıldızlı bir otel veya tatil köylerinden ibaret

değilse; Neredekal.com editörlerinin

hazırladığı, çocukla daha yaratıcı, paylaşımcı,

çocukların ve ebeveynlerinde de aynı anda

keyif alabileceği bir tatili nasıl

planlayabileceğinize dair faydalı

bilgilere göz atmanızı öneririz.


13

Sayı:

rehberlik

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

geçirebileceği saatleri

seçmeniz birlikte yapacağınız

yolculuğu kolaylaştırır.

Yani yola çıkış saatlerinizi

çocuğunuzun uyku

saatlerine göre ayarlayabilirsiniz.

Böylece uyku

saatinin düzeni de bozulmamış

olur. Çünkü yolculuk

öncesi beslenme

programı, uyku saatleri

gibi durumlarda değişiklik

yapılması gidilen yeni

yerlerle çocuğun davranışını

da etkileyebilir.

Seyahati biraz

5 esnetmeye ne

dersiniz?

Sürekli gezmeliyiz diye

düşünerek çocuğunuzla

oradan oraya koşuşturmanıza

hiç gerek yok!

Saati saatine uymanız

gereken planlar yerine

daha spontane ve rahat

programlara açık olun.

Çünkü çocuğunuzla tatil

yapmanın en güzeli yanı

rahat olmaktır. Günde bir

müze veya sanat galerisi

ile başlayıp çocukların

hoşlanacağı hayvanat

bahçesi, havuzlar veya

parklara uğrayarak gününüzü

bitirebilirsiniz.

Böylece çocuğunuzun da

seyahatten zevk alması

için onu günlük planlara

dahil etmiş olursunuz ve

bunun sonucunda da çocuğunuz

bir sonraki tatili

iple çekecektir.

Unutmayın! İşin

6 sırrı paylaşmaktır

Kahvaltı ve yemek masalarında

mutlaka ailecek

sohbet edin. Birçok çocuğun

yeme problemi olması

ebeveynleri yemek

masasında germektedir,

özellikle de annelerin en

çok yakındığı şey çocukların

yeterince yemek

yememesidir. Siz siz olun

bu gerginlikten

kaçınmaya çalışın.

Çocuklara

evde yemek

yedirmek bile

zorken, tatilde,

peynirin tadının bile

farklı olduğu yerde, doğru

düzgün beslenmeleri

için baskıdan uzak durun.

Sadece tatil için biraz

daha esnek olun ve sevdiği

patates kızartması gibi

yiyecekler yemek istediğinde

izin verin. Sonuçta

evinize döndüğünüzde

çocuğunuzun sağlıklı beslenmesine

elbette devam

edeceksiniz.

Tatilde telefon,

7 tablet yok!

Teknolojiden uzak

olmalarını sağlayın. Çocuklar

için yeni bir yere

gitmek, gidilen yeri gözlemlemek,

öğrenmek ve

merak etmek demek. Tatilde

cep telefonu ya da

tabletle vakit geçiren çocuklar

içlerindeki keşfetme

ve öğrenme merakını

açığa çıkaramazlar. Oysa

seyahatin en büyük amacı

çocuklara farklı dünyaları

deneyimleme ve gözlemleme

şansını sunmaktır.

Gözünüzü üzerinden

8 ayırmayın

Onların güvenliği

için tatil boyunca bir

gözünüz hep üzerinde

olsun. Plajda ya da havuz

kenarında oynarken

suyun çok yakınında

olmamasına dikkat

edin. Dışarıya çımadan

en az 15 dakika önce

çocuğunuzun vücuduna

en az 30 faktörlü

güneş koruyucu sürün.

Güneş ışınlarının dik

açıyla yeryüzüne vurduğu

öğle saatlerinde

çocuğunuzun güneşe

çıkmamasına özen

gösterin. Çocuklar için

en ideal saatler sabah

09:00 - 11:00 ile akşamüzeri

16:00 - 19:00

arasıdır. Güneş koruyucuların

yanı sıra şapka

takmasını kesinlikle ihmal

etmeyin.

Türkiye’nin dört bir

yanından konaklama

alternatifleri için:

www.neredekal.com

Tatilde Sağlık

Tatilde Karşılaşabileceğiniz Sağlık

Sorunları Neler? Bu Sorunları

Önlemek İçin Neler Yapılabilir?

Gerek iş gerekse tatil amaçlı yapılan seyahatlerde

hemen herkes küçük de olsa bir

sağlık sorunu ile karşılaşma riski altındadır.

Alıştığınız hava şartları, sürekli tükettiğiniz

besinler, yeme sıklığınız ve tabii uyku düzeniniz

de seyahatin yeri ve zamanına göre değişiklik

gösterir. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr.

Neşat Bozkurtgil, seyahat sırasında ortaya çıkma

olasılığı en sık olan sağlık sorunları hakkında bilgi

verdi, önlemleri anlattı.

Turist ishaline dikkat

Seyahatin zamanı, süresi, gidilen ülkeye göre

seyahatte karşılaşılabilecek sağlık sorunları da

değişiklik gösterebilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün

verilerine göre en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının

başında «turist ishali” geliyor. Seyahat

edilen bölgede tüketilen yiyecek ve içeceklerdeki

mikroorganizmalar turist ishaline neden olurken,

ilk belirtileri karın ağrısı, sık kramplar, gaz,

bulantı, kusma, sık ve sulu dışkılama ve bazen

eşlik eden ateştir. Turist ishali daha çok kısa süreli

olurken, kimi zaman tüm tatil boyunca da etkili

olabilir. Hatta seyahatten döndükten sonraki 10

gün içinde de ortaya çıkabilir. Sıtma, sarı humma,

kolera, hepatit A ve B, tifo, zatürre ve grip de risk

oluşturan enfeksiyonlar.

Seyahat öncesi önleminizi alın

Bebek, çocuk ve yaşlılar, hamileler, diyabet, kalp,

hipertansiyon, böbrek yetmezliği gibi kronik

hastalığı olanlar, KOAH hastaları, kanser hastaları,

alerjisi olan kişiler seyahate planları yapılırken

özel olarak değerlendirilmelidir. Seyahate çıkmadan

önce ve seyahat sırasında mutlaka yapılması

gerekenler ise şöyle;

n Seyahate çıkmadan önce sağlık kontrolünden

geçin

n Kapalı şişelerdeki suları tüketin ya da kaynatarak

için.

n Pişmemiş, az pişmiş yiyecekleri tüketmeyin.

n Açıkta satılan yiyecekleri yemeyin.

n Meyve ve sebzelerin kabuklarını soyun.

n Gidilecek ülkenin sağlık risklerini öğrenin.

n Düzenli kullandığınız ilaçları yanınızda

bulundurun.

n Eksik aşılarınızı seyahat öncesi tamamlayın.

n Alerjiniz olan ilaçların listesini yanınızda

taşıyın.

n Seyahat sağlığı sigortası yaptırın. Böcek sokmalarına

kayıtsız kalmayın Zehirlenmeye neden

olan böcek sokmalarından sonra, şiddetli bir ağrı

ve özellikle karın kaslarında sertleşme, bulantı,

terleme, yüksek ateş gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Böcek sokmalarında, böceğin soktuğu yere

amonyak ya da sirke uygulayın, sokulan bölgeyi

hareket ettirmeyin ve hastanın durumu kötüleşirse

mutlaka en yakın sağlık kurumuna götürün.

Otellerde yerinde doktor muayenesi

ve acil ambulans

ops@orionasistance.com

0 216 358 30 01


geziyorum 14

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

BURSA

Ömer Koray ÜNAL

Türkiye’yi geziyor

Yağmur aralıksız

yağıyordu...

Silecekler hızla

camımı siliyor,

radyoda spiker

gece şiddetini

daha da arttıracağından

bahsediyor,

uyarılarda bulunuyordu.

Yalova

asvaltında İzmir

sapağına döndüm.

Az sonra

şehrin ıslak ışıklarının

dibinde

kocaman bir

karanlığın tam

ortasında buldum

kendimi.

Bursa Botanik

Parkı’nın bakımsız

ve karanlık

girişinde gececiler

arabalarında

akşam sefalarının

başlangıcındaydılar.

Zifiri

karanlıkta ve o

yağmurda kimse

arabaların içinde

ne olduğunu

göremiyordu.

Botanik Park’ın otoparkını

geçtim, parkın içini çok

iyi bildiğim güney kapısından

sokuldum. Kapıdan

girer girmez arabamın farları

ıssız bir ormanın ne kadar derin

olabileceğini gösteriyordu

bana. Uzunları yakıp ne kadar

ileryi görebileceğimi denediysem

de sağanak yağmurun

altında görüş mesafesi epey

düşmüştü.

Sağa saptım. Kebapçı İskender’in

bir portresinin olduğu

logosunu takip ettim. Arnavut

kaldırımlı sokak iyice daraldı.

İşte bu eski bir köy meydanını

andıran, taşla döşenmiş olabildiğine

geniş avluya vardığımda

saat henüz sekiz otuzdu.

Avluya girdiğimde hemen

solumda otelim Otantik Club

Otel, sağımda Beceren Lonkantası

ve tam karşımda yağmurun

altında belli belirsiz

ışıkları yanan Kebapçı İskender’in

Müze Lokantası yer alıyordu.

Yetişebilirsem dedim. Mutlaka

Bursa’nın bu en köklü ailesinin

elinden bir tabak iskender

kebabı yiyeceğim.

Otantik Club Otel, 400.000

metrekarelik Bursa Botanik

Parkı’nın içinde taş bir konak

olarak hizmet verir. 12 Mart akşamı

bu otele üçüncü gelişim.

Otelin giriş kapısı tamamen

ağaçtan ve iki yanında, dışarıya

sarı ışık veren dökme demirden

yapılmış sokak lambası

var. Yağmurdan kaçarcasına

hızla giriyorum. Tepesi camla

kaplı ağaç sütünların arasında

lobiye yöneliyorum. Yağmur

dışardan daha fazla hissediliyor

bu girişte. Tepemde keten

perdelerin ardındaki camdan

gördüğüm yağmur taneleri

çarpışıyor. Ara sıra çakan şimşek

lobinin yarı karanlık halini

tamamen aydınlatıyor.

Resepsiyona vardığımda

yağmur seslerine koca

saatin ‘tik tak’ı eşlik ediyor.

Kimsecikler yok. Koca bir serayı

andıran kahvaltı salonuna

gidip bakıyorum. Yağmur ve

ağaç seslerinden gayri çıt yok.

Ürküyorum.

Az sonra tekrar lobiye vardığımda

önümdeki zili çınlıyorum.

Lobi bölümünün arkasında

seçebildiğim odanın

BOTANİK PARK

BAHÇESİNDE

İSKENDER

EFENDİ

KONAĞI

florasanı yanıyor. Az sonra 1

metre 60 santim boylarında

tek gözü şaşı, yarı kel, sıska

ama kendinden emin resepsiyonist

ismimle sesleniyor:

Hoş geldiniz Sn. Ünal, lütfen

odanıza yerleşmenize yardımcı

olayım.

Otele dair tüm romantizmim

o an şiddetli bir ürpertiye

dönüşüyor. Korkuya ramak

kala:

Aziz Bey. Aziz Bey yok mu ?

Aziz Bey ayrıldılar efendim.

Otelimiz bir dönüşüm içinde.

Nasıl bir dönüşüm?

Ortaklar arasında bir ayrılık

oldu efendim. Yeni yönetim

maliyetlerde...

Tamam. Bu kadar kafi... İskender

Efendi kapanmadan


15

Sayı:

geziyorum

yetişeyim. Eşyalarım arabada.

Lütfen yardımcı olun.

Efendim, İskender Konağı’nın

kapanmasına yirmi dakikadan

az var. Dilerseniz siz

iskenderinizi yiyin, sonra odanıza

yerleştirelim sizi.

Peki.

Kapıya yönelirken aklıma

geliyor.

Otel de bu gece kaç misafiriniz

var acaba ?

Sizinle birlikte bir odam

daha dolu efendim.

Tamamdır.

Yağmura geri dönüyorum.

Koca avluda bir başımayım.

Hava çok temiz... İskenderin

sarı ışıklı bahçesine yaklaştıkça

“Bu gece bu otelde nasıl

konaklayacağım” diye de düşünüyorum...

Otel dolu iken

müthiş keyifli bir atmosferi

olan bu Selçuklu yapısı, iki misafiri

varken nasıl bir hal alacak.

“Göreceğiz” diyorum.

Koca İskender Efendi’nin

ailesinin bu konağının kapanmasına

on beş dakika kalmışken

bana iskender kebabı kalır

mı diyorum kendi kendime.

Konağın bahçesinde Bursaspor’un

şampiyonluğundan,

yeşiline; İskender Efendinin

ailesinden, İskender Kebabın

hikayesini anlatan pek çok objenin

arasında içeri giriyorum.

İçerisi loş bir karartı içinde,

ahşap, nem ve iskender kebabının

etinin kokusu geliyor

burnuma. Her yana saf tereyağının

ve iskender sosunun

kokusu işlemiş. Girişte ayakta

biraz zorlanarak durduğu belli,

yuvarlak gözlüklü, şık giyimli,

1.70 boylarında, iyice göbekli,

kır saçları başının tepesine

doğru saçları tamamıyla yok

olmuş bir bey karşılıyor beni.

Beni görür görmez dimdik bir

duruş alıyor;

Hoş geldiniz beyefendi.

Birazdan kapanacak dükkan,

ama bir umut geldim.

Karşıdaki konakta konaklayacağım.

İstanbul’dan sizin İskender’inizin

hayali ile geldim!

Lütfen buyurun, sizin için

İskender’imiz her zaman var!

Şırası da benden!

Hemen sonra, bu kapanış

saatinde yeni bir müşteri

geldiğini anlayan yorgun

garson hızlıca adamın yanına

giderken; adam:

Delikanlıya İskender’i bir

buçuk yapın, diyor. Bir de şıra.

“Bu kendinden emin adamı

bir yerden anımsıyorum” diyorum

masama oturuken. Sonra

önümd

e k i

kağıtta

İskend

e r

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Kebab’ın hikayesini anlatan

yazının altında bu beyin fotoğrafını

görünce ‘tamam’ diyorum.

Yavuz İskenderoğlu bu.

İskender Efendinin oğlu Süleyman

İskenderoğlu’nun en

küçük oğlu. İskender’i marka

yapan adam!

Az sonra bir buçuk İskender

önüme konuyor. Yanına şırayı

da hemen konduyor garson.

Bir başkası saniyeler sonra

elinde fokurdayan dökme bir

ta- vadan halis muhlis

tereyağını

kebabı-

mın üzerine döküveriyor. O

an çıkan et kokusu, domates

sosu ve tereyağının çıkardığı

kokuyu içime çekiyorum. Gözüm

dönüyor. İskender’i bir

anda bitiriveriyorum. Bu lezzet

rüyasından beni Yavuz Bey

uyandırıyor:

Şıramızı beğendiniz mi ?

Harikualdeydi efendim. Ellerinize

sağlık.

Yavuz Bey ile tanıştıktan

sonra kısa bir müze turu yapıyoruz.

İskender Müzesi’ni anlatıyor.

Dedesinin bu kebabı nasıl

akıl ettiğini, balmumundan

heykellerin önünde detaylıca

anlatıyor. İskender Müzesi’nin

üst katında ağırladıkları devlet

büyükleri ile olan anıları yad

ediyor. Aile yadigarı eşyaları

sergiledikleri yerleri gösteriyor.

Yemek salonlarındaki

el işçiliğini,

savaş

zamanından yadigar objeleri,

markasına olan tutkusunu ...

Ben ve yanımdaki birkaç kişi

büyük bir keyif ve merakla dinliyoruz.

En sonunda da bombayı

patlatıyor. “Amerika’da da

İskender’in bir şubesini açmak

istiyoruz” diyor.

Bu harika gastronomi tecrübesinin

ardından odama dönüyorum.

Resepsiyonist odama yerleştiriyor

beni. Odam konağın

sol kolunda ve ahşap sürgülü

camı kapkaranlık Botanik Parkı’nın

ormanına bakıyor.

Yüksek tavanlı, ağaç ve tuğla

yapılı bu odada ki yalnızlığımdan

mıdır yoksa yediğim bir

buçuk İskender kebabından

mı bilinmez. Çok geç uyuyabiliyorum.

Çocukluğumdan bu yana sık

sık ziyaret ettiğim Bursa’nın diğer

köşelerini, Kitap Evi Oteli’ni,

Ulu Camii’yi ve Kozahan’ı ileriki

yazılarımda paylaşacağım.

İhsan TÜRKUS

Çare turizmde...

Ülke yeni, yorucu bir

seçimden çıktı. Üstüste

seçimler, değişen Anayasa,

ülkenin yönetim şekli...

Siyaset, ekonominin ve turizmin

üzerinde kara bir bulut

neredeyse...

Genel ekonomide tartışılacak

çok şey var... Enflasyon,

devalüasyon, işsizlik...

Yanlış yatırım tercihleri..

Ülkenin savrulan değerleri...

Uzayıp gider bu tartışma...

Oysa turizm çok fazla beklentisi

olan bir sektör değil, sayın

siyasiler...

Sadece barış ve huzuru sağlayın,

hem ülkede, hem de ülke

dışında...

Savaştan, kavgadan yana tavırlarınızı

bırakın...

Kimseyi kendinizden aşağı

görmeyin...

Her böbürlendiğinizde, her

huysuzluğunuzda ülkeye neler

kaybettiklerinizi öğrenin artık...

Oysa 3. havalimanı diye öğünürken

o havaalanını bu ülkeyi

gezmeye, görmeye geleceklerin

kullanacaklarını

bilmemeniz mümkün değil...

Yani açık söylüyorum, bindiğiniz

dalı kesmeyin...

Turizmin önündeki engelleri

kaldırın..

Kimsenin içtiğiyle, yediğiyle,

giydiğiyle uğraşmayın..

Demokrasi sıkıştığınızda ardına

sığındığınız paravan olmasın..

Seçimi de kazandınız, kaldırın

artık şu OHAL denen garip

örtüyü ülkenin üzerinden...

THY için model aldığınız

Dubai nasıl kendini dünyanın

merkezi olarak kabul ettiyse,

siz de İstanbul›u doğu ve batı

arasında en büyük merkez olarak

düşünüyorsanız ne batıya,

ne doğuya, ne kuzeye , ne de

güneye sırtınızı dönme lüksünüz

yok...

Son 3 yıldır turizm çok zarar

gördü... Bu zararı kapatmak ve

turizmi eski günlerine döndürmek

elinizde... Turizm sayesinde

ekonominin çarklarına da

ivme vermek mümkün...

İnanıyorsanız tabii...

Bu arada 3. Havaalanı deyip

de, mevcut havaalanını kapatırsanız,

turizme olan inancınız

her zaman sorgulanacaktır,

unutmayın...


stk 16

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

ATİD Başkanı Birol Akman’dan tatilcilere öneri

“BU YAZ MÜZE GEZİN”

Anadolu Turizm İşletmecileri

Derneği (ATİD)

Başkanı Birol Akman,

Cumhuriyet tarihine yakından

tanıklık eden ve birçok medeniyete

ev sahipliği yapan Ankara’nın,

dünyanın en önemli

müzelerine sahip olduğunu

söyledi. Başkent’in tarih ve

kültür turizminde önemli bir

yere gelmesi için çalıştıklarını

kaydeden Akman, Ankaralıların

kendi müzelerini bilmediğini

ifade ederek, bu yaz tüm

Ankaralıları müze gezmeye

davet etti.

İSTANBUL Otelciler Esnaf

Odası, Otelcilik sektörüne ara

eleman yetiştirmeye devam

ediyor. 2017 yılında AB projesi

kapsamında açılan kurs ile 150

kişiyi eğiterek sektöre kalifiye

eleman kazandıran ve İstihdama

önemli katkı sağlayan oda,

bu yıl da İLO ile birlikte Suriyeli

ve Türk vatandaşlarına yönelik

otelcilik kursları düzenledi.

Ahmet YAŞAR

İSTANBUL OTELCILER ESNAF ODASI’ndan

Turizm sektörüne kalifiye eleman takviyesi

90 KİŞİLİK BİR EKİP

DAHA GELİYOR

25 Haziran’da başlayan

kurslarda, 60 Suriyeli göçmen

ve 30 Türk vatandaşına otelcilik

mesleğinin çeşitli alanlarında

dersler veriliyor.

Rezervasyon, Aşçı yardımcısı,

kat hizmetleri, danışma

görevlisi gibi bölümlerde

yetiştirilen kursiyerlere,

kurs sonunda MEB onaylı

sertifika verilirken, sertifika

alan elemanlar, İstanbul

Otelciler Esnaf Odası’nın

üyesi olan otellere

çalışmak üzere yetiştirilecek.

Konuyla ilgili

açıklama yapan

oda Başkanı

Ahmet Yaşar,

kurs boyunca

öğrencilere

günlük

25,00 TL.

harçlık verildiğini

söyledi.

ÖNCE KENDİ GEZDİ

Ankara’daki müzelere dikkat

çekmek için Yönetim Kurulu

Üyeleri ve aileleriyle birlikte

Ankara’daki müzeleri ziyaret

eden ATİD Başkanı Akman, ilk

olarak 1’inci TBMM olarak bilinen

Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni

gezdi. Müzedeki Cumhuriyet

tarihine ait eserleri inceleyen

Akman, müze hakkında da

yetkililerden bilgi aldı.

Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin

Türkiye için büyük öneme sahip

olduğunu dile getiren Akman,

müzenin başlı başına bir

Bakırköy

Hilton

HiZMETiNiZDE

İSTANBUL’UN Marmara Deniz’i kıyısına

Hilton’un seçkin konukseverliğini

getiren ‘Hilton Bakırköy’ kapılarını

açtı. Çayırlı Turizm ve Otelcilik A.Ş yatırımıyla

hayata geçen Hilton Bakırköy,

Türkiye›nin en büyük ve en canlı

şehrini keşfetmek isteyen gezginlerle

konuklara ve iş dünyasına hizmet verecek.

Hilton Hotels & Resorts›un İstanbul’daki

dördüncü tesisi olan Hilton

Bakırköy, Türk hamamları, açık yüzme

havuzu ve kapalı sonsuzluk havuzunun

yer aldığı modern spa ve fitness

merkezinin yanı sıra geniş ve modern

biçimde dekore edilmiş etkinlik alanları

ve çeşitli büyüklükteki toplantı salonlarıyla,

turizme her yönüyle hizmet

tarihi anlattığını kaydetti.

Müzenin, 1920-1924 tarihlerinde

TBMM binası olarak

kullanıldığını anlatan Akman,

o dönemin en yakın tanığının

bu müze olduğunu dile getirdi.

Akman, müzede Atatürk ve

bazı milletvekillerine ait şahsi

eşyaların, etnografik malzemelerin,

İstiklal madalyalarının,

savaş araç ve gereçlerinin,

Teşkilat-i Esasiye Kanunu’nun

karalamalarının, telefon ve

mors yazıcı gibi iletişim araçları

ile yağlı boya tablolarının

bulunduğunu bildirdi.

verecek. Hilton Bakırköy, şehrin en

önemli kültürel cazibe noktalarına yakın

konumu, seçkin ve özgün hizmetleriyle

seyahat severlere heyecan verici

bir seçenek sunacak.

Hilton Bakırköy Genel Müdürü Mustafa

Cevizci, yaptığı açıklamada şunları

söyledi: “Hilton Bakırköy, İstanbul Bakırköy

sahil şeridinde en üst düzeyde

hizmet ve modern ve seçkin konaklama

arayanlar için mükemmel bir seçenek

sunuyor. Hem eğlence hem de iş amacıyla

seyahat edenler için etkileyici hizmetleri,

benzersiz manzarası ve deniz

kıyısındaki huzurlu konumuyla Hilton

Bakırköy misafirlerine anlamlı ve unutulmaz

deneyimler sunmaya hazır.”


17

Sayı:

inceleme

RESTAURANT iŞLETME

Genel Müdür

EL

Herhangi bir restaurant

zincirinin

başarısı, restaurant

işletme el kitabının

kalitesine bağlı. Bu

temel belgeyi elde

etmek artık kolaydır,

tek yapmanız gereken,

kaliteli bir el kitabı

“şablonu” bulmak ya

da bu işi yapan bir

firmadan destek

almaktır.

Restaurant operasyon

el kitabı için böyle

bir şablon kullanmak

çok zaman ve

para kazandırabilir.

Tek yapmanız gereken,

şablonu iş

özelliklerini yansıtacak

şekilde özelleştirmektir.

Günümüzde

piyasada bulunan en kaliteli

el kitabı şablonlarının

çoğu, restaurant danışmanı

ve Franchise uzmanları tarafından

yazılmıştır ve herhangi

bir sorun olmadan

özelleştirilebilecek şekilde

tasarlanmıştır. Özelleştirme

işlemi sırasında dikkat edilmesi

gereken birkaç husus

vardır.

Restoran (Operasyon

Manuel) İşletme el kitabının

yapmanın ipuçları

Yeni restaurant sahipleri

ya da franchise verecekler,

işletme el kitabında

çalışmadan önce restoran

işletme özelliklerine aşina

ol-

malıdırlar.

İşletmelerini

franchising

yapan

restoran

sahipleri,

Orhan Genceli

Genel Müdür

KiTABINA NEDEN

iHTiYACINIZ

VAR?

franchise

işlemleri

el kitabı

özelleştirmesi için

gerekli olan bilgilerle

daha iyi hazırlanmış

olsalar

da; operasyon

prosedürlerini

işletmelerinin

konsept ve

şartlarına göre

hazırlamaları

gerekir.

Bir restaurant

ya da

kafenin

ana ürünleri yiyecek

ve içecek olduğu kuşkusuzdur.

Bu yüzden öncelik

menü geliştirme ve ürünleri,

mutfak hazırlık-üretim ve

hijyeni, Bar ürünleri ve yönetimi

ile tatbikî salon hizmetlerinin

standardize edilmesi

gerekir. Her restoran işletme

elkitabı, eksiksiz ve yüksek

standartlı hizmet sağlamak

için, bu bölümlerin tümünde

operasyonların nasıl yürütüleceğine

ilişkin kuralları

detaylandırmalıdır. Örneğin,

menü içeriği ve yönetimi

ile ilgili bölüm, menülerin

nasıl monte edilmesi

gerektiği, hangi ürünlerin

kullanılması ve hangi

tedarikçilerden satın

alınması gerektiğinin

yanı sıra gıda güvenliği,

mutfak envanter

prosedürleri

ve kontrolü ile bu ürünün

satın alınması yiyeceklerin

fotoğrafları eklenecekse,

nasıl görünmeleri gerekiyorsa,

her menü öğesi menü

listesinde gösterilmelidir.

Personel yönetimi, tüm

franchise el kitabında (kullanım

kılavuzu) bulunan ortak

bir bölümdür. Restaurant

yönetimi hakkında konuştuğumuzda,

bu da benzersiz

bir yaklaşıma ihtiyaç duyulan

alanlardan biridir. Kaliteli

bir mekan işletmek için

Franchise alacaksanız o markanın

el kitabında alacağınız

personelin özellik ve görevlerinden

hatta niteliklerine

kadar el kitapta açıkça yazılması

gereklidir. Bu personelin

ek eğitime ihtiyacı olması

muhtemeldir, bu konuların

ve ihtiyaçların dahi yukarıda

sözünü ettiğimiz manuelde

olması gerekmektedir.

Eğer Franchise verecekseniz

bu el kitabınızda emniyet

ve güvenlik bölümlerine

dahi özel dikkat edilmeli ve

bu konulara yer vermelisiniz.

Genel emniyet ve güvenlik

yönetimi, acil durumların

nasıl ele alınması,

yangından korunma kuralları

ve ilk yardım kuralları gibi

kural ve prosedürleri içermelidir.

Geri kalan herhangi

bir restoran operasyon

el kitabı oldukça standart

olabilir. Genel işletme yönetimi,

pazarlama ve tanıtım

gereksinimleri ve yönetimi,

genel personel yönetimi ve

finansal yönetim hakkında

prosedürler ve talimatlar

içermelidir.

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

5 yılda 3. Kez Türkiye’nin

en iyi oteli seçildi

Wyndham Kalamış

ödüle doymuyor

ATINA’DAKI törende Wyndham

Kalamış’ın ödülünü alan

Genel Müdür Mustafa Alparslan,

bu ödülü trafik kazasında

kaybettikleri personeli Yusuf Suay7a

armağan etti

dığı, pek çok ülkede canlı yayınlarla

yansıtılan ve basının yoğun

ilgisini çeken ödül töreninde

Wyndham Grand İstanbul Kalamış

Marina Hotel, kaliteden

ödün vermeyen üstün hizmet

Dünyada ‘Turizm Oscarları’

anlayışı ve misafir memnuniyeti

olarak kabul edilen Dünya ile ön plana çıktı.

Seyahat Ödülleri’nde (World

Travel Awards: WTA) Türk turizmi,

Avrupa kategorisinde 11

ödülün sahibi oldu. Atina’da

Yunanistan’ın en görkemli anıtlarından

olan Zappeion Megaron

Hall’da düzenlenen törenle,

WTA 2018 Avrupa ödülleri sahiplerini

buldu. Kategorilerine

göre otellerin yarıştığı WTA’da,

turizm sektörünün diğer alanlarından

da olmak üzere toplam

133 dalda ödül verildi. Türkiye,

Avrupa’nın en iyileri töreninde

11 ödül aldı.

BİR TATLI KALAMIŞ RÜZGARI

Ödül töreninde yine Wyndham

Grand İstanbul Kalamış

Marina Hotel rüzgarı esti.

Hizmet farkı ve iş ortaklarına

sunduğu ayrıcalıklarla

göz

dolduran Wyndham

Grand İstanbul

Kalamış

Marina Hotel,

World Travel

Awards 2018’de

‘Türkiye’nin En

İyi İş Oteli’ seçildi.

Bakanların,

üst düzey bürokratların,

ülkelerin

üst düzey turizm

temsilcilerinin ve

sanatçıların katıl-

ÖDÜLÜ KAYBETTİKLERİ

PERSONELİNE ARMAĞAN ETTİ

Turizm profesyonellerinin ve

otel misafirlerinin oylamalarıyla

ödüle layık görülen Wyndham

Grand İstanbul Kalamış Marina

Hotel’in ödülünü Wyndham

Grand İstanbul Kalamış Marina

Hotel Genel Müdürü Mustafa

Alparslan aldı. Facebook’tan bir

açıklama yapan Alpaslan, ödülü

kaybettikleri personeline armağan

etti. Mustafa Alpaslan’ın

Facebook hesabından yaptığı

açıklama ise şöyle: “Dünya Turizm

Oscar’ı olarak adlandırılan

WTA Türkiye’nin En İyi İş Oteli

ödülünü desteklerinizle bu yıl

üst üste ikinci kez kazandık.

Başta muhteşem

ekibim olmak üzere

tüm Wyndham

Kalamış Dostları’na

gönülden teşekkür

ediyorum. Bu

ödülü geçen hafta

elim bir trafik kazasında

kaybettiğimiz

Yusuf Suay

kardeşimizin aziz

hatırasına hediye

ediyorum. Eminim

o da ışıklar içinde

bizim gibi büyük

gurur duymuştur.

Sağ olun var olun.


inceleme 18

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Temmuz itibariyle yeni

TURIZM HAYATIMIZ

Recep M. Yavuz

Turizm sektörü 1,3 milyar

kişi ve 1,5 trilyon Dolara

yaklaşan turizm gelirleri le

dünyanın en önemli sektörleri

arasına girmeyi başardı.

Bununla birlikte hızla gelişen

sektörde birtakım yeni düzenlemeler

yapılması zorunlu hale

geldi.

AB Ülkeleri bu konuya dair

yaptıkları yeni düzenlemeleri 1

Temmuz 2018 tarihinde uygulamaya

başlayacaklar.

Ülkemizde ve Dünyada A

dan Z ye tüm Turizm bileşenlerini

oldukça etkileyecek olan bu

düzenlemeleri öğrenmek ve uygulama

zorunluluğu var.

1 Temmuzdan itibaren hayata

geçirilen yeni düzenlemelerle

AB ülkelerinde Paket tur alan

turistlerin hakları genişletiliyor

ve Tur Operatörlerine daha çok

sorumluluklar yükleniyor.

Hem tüketicinin, hem yurt

dışındaki tur operatörlerinin,

hem de ülkemizdeki yüzlerce

In-Coming acentalarının dikkate

alması gereken bu konuları 5

maddede özetleyeceğim;

Konuyu daha anlaşılır kılmak

için turistleri tatil tercihlerine

göre üçe ayıralım;

1- Otel, Uçak, Tur, transfer,

araç kiralama vb hizmetleri bir

tur operatöründen alanlar (paket

tur)

2-Yukarıda geçen hizmetleri

çeşitli internet kanallarından

ve farklı operatörlerden tek tek

alanlar

3-Her şeyi tamamıyla kendi

planlayanlar

Antalya’ya gelen 12 milyon

turistin %95’i birinci

maddedeki

tatil şeklini

tercih ediyor.

Yani kısaca

kendisini

tamamı

ile bir tur

opera-

törünün ve onun partnerlerinin

güvencesine bırakıyor.

O zaman onlarla ilgili değişikliklere

fokuslanalım…

Daha çok ve detaylı bilgilendirme:

Bir tur operatörü üzerinden

tatil rezervasyonu yapan bir

tatilci seyahat öncesinde kendisine

sunulan bütün mecralarda

tatilin bütün detayları üzerine

açık ve net şekilde bilgilendirilmek

zorundadır.

Bütün AB ülkelerinde 1 Temmuz’dan

itibaren uygulanmaya

başlayacak bu konuda tüketiciye

haklarını bildiren bilgiler

önceden okutulacak, formlar

dağıtılacak.

Web sayfalarının sürekli değişmesi

ve güncelleşmesinden

dolayı tatilcilere bu sayfaları ve

yapılan yazışmaları kaydetmeleri

tavsiye ediliyor.

Daha çok güvence:

Daha önce de var olan bütün

sigorta kapsamları daha da genişletilerek

uygulanacak.

Uçak iptali, otel rezervasyonu

iptali gibi vakalarda Tur

operatörleri bütün mağduriyetleri

karşılamak ve alternatif

üretmek zorundadır.

Bununla birlikte bu tarz olaylarda

tatilciye bilgi verecek temsilciler

olacaktır.

Tatil kalitesinin düşmemesi

ve konforlu bir tatil yapılmasının

bütün sorumluluğunu tur

operatörü yerine getirir.

Tatilcinin parası güvence altında:

Tatil için tur operatörüne

veya seyahat bürosuna yapılan

bütün ödemeler, ödeme yapılan

seyahat bürosu da dahil, her

türlü iflasa karşı güvence altına

alınmaktadır.

Hiçbir iflas tatilci üzerine konan

bir külfete dönüşmeyecektir.

Fiyat değişikliklerinin karşılıklı

olarak yansıtılması:

Yeni düzenleme ile Tur operatörü,

tatilin satın alınmasından

sonra ve henüz tatil tarihine

4 hafta kala meydana gelen

olağanüstü fiyat artışlarını % 8

artırarak müşterilerine yansıtma

hakkına sahip olacaktır.

Ancak buna ilave olarak fiyatların

düşmesi durumunda

da ortaya çıkan farkın tatilciye

geri ödenmesi yeni düzenleme

ile hayata geçiriliyor.

Şikayet süresinin uzatılması:

1 Temmuz 2018’e kadar

tatilciler şikâyetlerini tatil

bitiminden itibaren en geç

1 ay içinde bildirmek zorundaydı.

Yeni düzenleme ile bu süre

geriye dönüşlü olmak üzere 2

seneye çıkarıldı.

Acentaların, otelcilerin, servis

sağlayıcıların çok itiraz ettiği bu

konu özel olarak ele alınmalı.

Suistimale açık olan bu konunun

Tur Operatörlerinin ve

acentaların başını çok ağrıtacağını

düşünüyorum.

Bütün bu düzenlemelerin

birçok önemli sonucu olacağını

düşünüyorum.

Seyahat sektörü yeniden

yapılanarak birçok farklı birimi

yukarıdaki 5 maddeyi yerine getirmek

için kurmak veya varsa

geliştirmek zorundadır.

Örneğin Kriz departmanları

genişletilerek daha işlevsel bir

hale getirilecek, zira her kriz

Tur Operatörü dolayısı ile Acentayı

ve onun partnerlerini bağlıyor.

4. Maddeyi yerine getirebilmek

için ekonomistlerle çalışmak

gerekiyor.

Yakıt fiyatlarının değişkenliğinden,

tatil ülkesindeki ekonomik

hareketliliğe kadar birçok

konu var.

Hele verilerin en az 2 yıl saklanması

başlı başına bir arşiv

kabusu.

2 yıl önce tatil yapmış bir turist,

2 yıl sonra’ havuz kenarında

düşmüştüm, belim incinmişti,

şimdi ameliyat olmam gerekiyor’

diyebilir.

Ayıkla pirincin taşını.

Şu aralar bizde 1 milyon turist

getiren tur operatörleri var.

2 yıl sonra 2 milyon turistten

her birinin şikayet etme olasılığı

göz önünde bulundurularak misafirin

bütün verilerini arşivlenmek

zorunda.

Bütün bunların yanında iki

önemli sonuca da parmak basmak

gerekiyor.

1-Turist, artık kafasında ‘aldatıldım,

kandırıldım, ya iflas

ederse, ya otel kapalıysa’ vs endişelerden

arınmış olarak tatilini

yapabilecek, dolayısı ile ‘turizm

güvencesi’ tesis edilecek.

2-On Line portalların hızla gelişmesi

karşısında kan kaybetmeye

başlayan tur operatörlüğü

ve seyahat büroları desteklenerek,

‘bir seyahat acentası ile Paket

Tur alarak bütün güvencelere

sahip olarak seyahat etmek’

özendirilecek.

Hayırlısı olsun, ama bence bu

kadarla kalmayacak…

İstanbul’a Dolar yağacak

FORBES

dergisine göre

dünyanın en

zengin iş adamları

arasında

yer alan Hintli

iş adamı çalışanlarına

sıra

dışı bir tatil hediye

etti. Adının

açıklanması istenmeyen

milyarder

Hintli,

çalışanlarını

ödül olarak

7 günlük

tatil

için İstanbul’a

getiriyor.

Hintli grubun

Temmuz

ayında yapacakları

tatil için,

Türkiye Seyahat Acentaları

Birliği (TÜRSAB) devreye girdi.

Başkan Firuz Bağlıkaya ve Travel

Shop Turkey Yönetim Kurulu

Başkanı Murtaza Kalender’in

özel çabalarıyla, Hintli

firmanın çalışanlarına hediye

edeceği 2018 yılı yaz tatili için

İstanbul’u tercih etmelerini

sağlandı. Organizasyon için

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile

İstanbul Turizm Derneği Başkanı

Halil Korkmaz’ın da destek

verdiği belirtildi.

İSTANBUL’A 11 MİLYON

DOLARLIK DÖVİZ GİRDİSİ

12 milyar dolara civarında

serveti olduğu belirtilen Hintli

milyarderin, çalışanlarının İstanbul’da

geçirecekleri tatil için

Travel Shop

Turkey Yönetim

Kurulu Başkanı

Murtaza

Kalender

Hindistan’ın

dünyanın sayılı

zenginleri arasında yer

alan milyarder iş adamı,

3.500 çalışanına bir

haftalık İstanbul tatili

hediye etti.

Türkiye Seyahat

Acentaları

Birliği (TÜRSAB)

Başkanı

Firuz Bağlıkaya

10 milyon dolar

bütçe ayırdığı, ayrıca

İstanbul’da

harcamaları için

personeline 1

milyon dolar dağıtacağı

belirtiliyor.

Dünyanın dört bir

yanında faaliyet gösteren

şirketin 20 farklı ülkede çalışan

350 üst düzey yöneticisi ve

3.500 çalışanı, İstanbul’da, Topkapı

Sarayı ve Ayasofya Müzesi

başta olmak üzere tarihi yerleri

ziyaret edecek

HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR

Hintli konukların konaklamaları

için İstanbul›un en lüks

10 otelinin de aralarında olduğu

çok sayıda otel kapatılırken,

ziyaretçilerimiz için, özel bazı

programlar düzenlenecek. İstanbul’u

bir hafta boyunca renklendirecek

3 bin 500 Hintlinin

ülkemizden memnun ayrılmalarını

sağlamak için çalışmalar

sürerken, programın ayrıntıları

arasında özel Türk geceleri, Boğaz

Turları ve sürpriz eğlence

programları da yer alıyor.


19

Sayı:

kültür & sanat

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Doğa ve Çevre

hastalanırsa

TURIZM ÖLÜR

Dünyada turizm markaları arasında

yapılan yarışta sınır yok. Neredeyse

her gün global veya yerel

bir marka değişik, yenilikçi, iddialı

bir ürün yenilemesi ile piyasalara

müşterinin beğenisine sunuluyor.

Beğenen oluyor, beğenmeyen

oluyor, ilgi duyan oluyor, ilgi

duymayan oluyor. Ancak bir konu

var ki: Dünyada, özelikle turizm

dünyasında konu Doğa ve Çevre

olunca akan sular duruyor: Merkezi

Almanya’da bulunan

www.oneearth-oneocean.

com ve Bayreuth Üniversitesi çevre

konusunda uluslararası çalışma

yapan yetkililerden aldığım bilgiler

beni ürküttü. Tuna nehrinden

Karadeniz’e her hün binlerce ton

plastik aktığını duyunca dehşete

kapıldım. Bizim haberimiz bile olmadan

yüzdüğümüz denizlerin

dibinde gerçek bir katliam yaşanıyor.

Milyonlarca ton plastik balıkları

zehirliyor öldürüyor.

Konu artık çok ciddi. Dünyadaki

bazı global turizm işletmeleri

çevre koruma konusunda ciddi

projelere destek oluyorlar. Biz de

Türkiye olarak çevre konusunda

seferberlik başlatmamız gerekmektedir.

Turizmde dünya liderliğine

oynayan ülkemiz, çevre

konusunda sıralamada en son

ülkelerden biri olarak kalamaz.

Aynı şekilde ÇEKÜL’ün verdiği bilgiler

ülkemizin bu konuya ivedilikle

el atması gerektiğinin altını çiziyor.

Özellikle üst değmene müşteriler

Çevre konusunda çok hassaslar.

Seyahat alırken ilk sordukları soru

güvenlik, ikincisi çevre.

Haziran Dünya Çevre Gününde

yapılan PR çalışmaları

yeterli ve inandırıcı olmayacak.

Çevre konusunda mavi bayraktan

tutun da yeşil otel gibi konuları samimiyetle

ve dürüstlükle masaya

yatırmalıyız!

Bakın ÇEKÜL ne diyor? İnsan faaliyetlerinin

sonucu olarak 9 eşikten

4 tanesi aşıldı:

Bu konuda vizyoner sektörümüzün

yeni projeler başlatacağına

inanıyorum.

‘SURVIVOR’I

DALYAN’DA ÇEK’

Hüseyin Baraner

DALYANLI TURIZMCILERDEN ACUN ILICALI’YA ÇAĞRI

Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı

turistik Dalyan Mahallesi’nde turizmciler,

yapımcı Acun Ilıcalı’ya

Survivor çekimlerini bölgede yapması

için çağrıda bulundu. 2 bin

500 yıllık kaya mezarları manzarası

ile ünlü Kaunos Çay Bahçesinde

bir araya gelen turizmciler,

ellerinde “Sevgili Acun Survivor’ı

Dalyan’a bekliyoruz” pankartı ile

Ilıcalı’yı Dalyan’a davet etti. Turizmcilerin

basın açıklamasına Ortaca

Belediye Başkanı Hasan Karaçelik

de katılarak destek oldu.

Basın açıklaması yapan grup, yapımcı

Ilıcalı’ya başsağlığı dileklerini

iletti.

DOMİNİK’TEN NEYİMİZ EKSİK?

Ortaca Belediye Başkanı Hasan

Karaçelik, yaptığı açıklamada;

“Öncelikle Acun Medya ailesine

başsağlığı dilemek istiyorum. Hem

kendi şahsım, hem de Dalyan’daki

turizmciler adına. Yaşanan

acı olayın ardından Acun beyin

Dominik’te çekim yapmayacağı

haberleri çıktı. Biz de Dalyan’ın

doğası ile Dominik’i aratmayacak

bir yapıya sahip olduğunu bildiğimiz

için bundan sonra yapılacak

Survivor çekimlerinin bölgemizde

yapılmasını yerel yönetim ve

turizmci arkadaşlar olarak Acun

beyden talep ediyoruz. Acun beyin

Dalyan’ımıza da çok ciddi bir

katkısı olacaktır.” diye konuştu.

RUSLAR BEĞENDİ

Geçen yıl Rus bir yapım şirketinin

Survivor formatındaki

yarışmanın çekimlerini Kargıcak

koyunda yaptığını hatırlatan Başkan

Karaçelik; “4-5 ay süreyle bu

çekimler yapıldı. Dünyada izlenen

bir yapımdı. Rusların böyle bir çekim

için burayı tercih etmesi mekan

olarak buranın uygun olduğunu

gösteren bir delildir” dedi.

Turizmci Ali Mürşit Yağmur; “Dalyan

bölgesi, turizm, organizasyon

ve film çekimleri açısından bulunmaz

bir bölge. Özellikle geçen

sene Rus Survivor yarışmasının

burada çekilmesi bunun göstergesi.

Biz Acun Medya ve Survivor

yarışmasını Dalyan’a bekliyoruz.”

şeklinde konuştu.


serbest kürsü 20

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Gülümse hadi gülümse

bulutlar gitsin...

Yoksa ben nasıl yenilenirim?

EBRU YENER

Merhaba değerli

okurlarım, sevgili

dostlarım, sevdiklerim.

Sevenlerim,

sevmeyenlerim…

Gündem konuları

malumunuz sıkıcı..

Sezen Aksu’dan bir kuple

ile açmak istedim girişi…

GÜLÜMSEMELİYİZ

Kİ; UMUDUMUZ

KAYBETMEYELİM..

Konular o kadar çok

birikti ki nereden

başlasam derken,

maalesef bir çiçek, bir

yavrucak, bir evlat, bir

Eylül katliamı yaşadık..

Ondan evvel yavru bir

köpeciğin 4 ayağının

birden kesilmesine

şahit olduk… Ülkece

ağladık isyan ettik,

insanlığımızdan nefret

ettik… Biz bu hale ne

zaman geldik? Ne zaman

sapıklaştık, canileştik,

şeytanlaştık? Ne zaman

bu kadar kirlendik?

Yeteri kadar üzüldük,

yeteri kadar ağladık..

Çok deşmek, daha fazla

ne kendimi, ne de sizleri

üzmek istemiyorum…

hadi gülümse...

Cinsel istismar bir toplumun ve bir

ülkenin en büyük sorunudur ve suçtur

Kafamda elbette sorular,

sorular.. Öncelikle çocuk

istismarının nedeni ne?

Kadına taciz ve tecavüzün

nedeni ne? Elbette

bir kısmı psikolojik.. Çoğunluk

yanlış eğitimden, hem aileden,

hem de medeni verilemeyen

eğitim sisteminden..

Haydi geri dönelim,

20 yıl evvel

var mıydı

bu kadar

tecavüz, sapıklık?

Cinsel

suçlar,

birey, aile

ve toplum

üzerinde yaşam

boyu travmaları ile

halk sağlığı ve hukuksal

olarak önemli bir

toplumsal

sorundur…

Ve suçtur…

20 yıl evvel

internet

yoktu, ayıp

vardı, saygı

vardı, birlik

beraberlik

vardı. Ya uzağa

gitmeyin,

KAFAMDA SORULAR?

1-Teknoloji mi

sapıklaştırdı, canileştirdi?

2-Genelevler

kapanmamalı mıydı?

3-Bir imam camide ‘kızın

kot giyiyor’ diye vaaz

verirse…

mahalle vardı mahalle.. Akraban

olmasa bile mahalle arkadaşın

ya da komşun abindi, kardeşindi,

ablandı. Daha güvenliydi her şey

ve her yer... Elbette yine bu tip

olaylar yaşanıyordu ama ayıptı,

kimse söyleyemezdi durumu da

var.. Ama günümüzdeki kadar

olay inanın yoktu… Son 10

yılda tecavüz olayları 10

kat arttı arkadaşlar…

Sadece ülkemizde

mi zannediyorsunuz?

Başı İsveç

çekiyor desem?

Sırasi ile Jamaika,

Bolivya, Costa

Rica… Yani çoğunluk

3. dünya ülkeleri……

’’ÇOK HAYVAN KATLİAMI,

ÇOK HAYVAN

İSTİSMARİ GÖRDÜM

ÇOK…AMA SİYAH

YAVRU KÖPEĞİ HAYATIM BOYUNCA

UNUTMAYACAĞIM.. O GÖZLERİ HAYATIM BO-

YUNCA GÖZLERİM DOLARAK BURNUM YANARAK HA-

TIRLAYACAK VE UNUTMAYACAĞIM… VE BUNU YAPANI

HAYATIM BOYUNCA BEDDUA İLE LANETLE ANACAĞIM…

Göbeklitepe UNESCO

dünya mirası kalıcı listesinde

YAKLAŞIK 8 yıl evvel ziyaret

etme fırsatı bulduğum Göbeklitepe

için alınan bu karara hem

turizm hem de ülkem adına çok

memnun oldum. Kazı çalışmaları

ben gittiğimde de devam

eden bu neolitik (yeni-cilali taş

devrinde insanlığın ilk yerleşim

birimleri) çağdan kalma tapınak

ve ibadethane tüm bildiklerimizi

sil baştan değiştirmişti.

İnsanlığın ilk yerleşim birimleri

Alacahöyük-Çatalhöyük derken

tüm tarihçiler arkeologlar bilim

SARANİZM/SARANİST

İŞ INSANI Sadettin Saran’a bakınca

beynimdeki algı bu… Başarılı

iş hayatı sadece iyi bir ekip

lideri olmasından, mütevaziliğinden

gelmiyor. O bir sporcu,

harika bir baba, iyi bir kitapsever,

hayata dair çok ama çok

iyi bir yorumcu ve analizlerim

doğrultusunda merhametli aynı

zamanda iyi ve vefalı bir dost…

İnstagram sayfasını takip ediyor

musunuz bilmiyorum ama muhakkak

takip ediniz. Arada videolar

paylaşıyor, okuduğu kitaplara

yada yaşadığı olaylara dair.

O samimi ve vizyoner yorumlarını

muhakkak izlemelisiniz..

(Ekstra yakışıklılığını geçiyorum.

Ve kadın asılıyor vs. demeyin

insanları uzun süre tartıştılar. En

sonunda buranın Anadolu’da ilk

yerleşim birimlerinden olduğu

kabul edildi.. Şanlıurfa’ya 15 km

uzaklıktaki bu tapınak/ibadethane

12.000 yıl evvel inşa edilmiş

olup farklı dizaynı ile şaşırtıyor.

Tapınak insanların el ve kollarını

hayvan tasvirlerini T şekillerinde

buluşturmuş. Hala Şanlıurfa

turu yapmadıysanız bir planlama

yapın, hem Göbeklitepe’yi,

hem şehri ve diğer güzellikleri

görün kebapları da yutun derim.

saygı duyduğum bir abi ve bilge

ve idol gibi gördüğümü de belirteyim.

Allah sahibine bağışlasın,

Allah iyilerle karşılaştırsın.)

Yani SARANİZM dediğimizde iyi

bir baba, başarılı bir adam, iyi

bir kalp, merhametli ve mütevazi

bir yürek, sporcu bir beden ve

high level bir vizyon algılıyoruz.

Biriyle tanıştık mı soruyoruz bekar

hanımlar, ben de dahil.. Ne

kadar Saranistsin?


21

Sayı:

serbest kürsü

Çeşme /Alaçatı’yı yeniden

keşfetmeyiniz bana güveniniz

BU yıl 2 kere Çeşme yaptığıma

inanamıyorum.. Malum ben Fethiye’ci

Boğaz’cı yakın çevrem bilir.

Ama bu 2 ziyaretim pek eğlenceli,

pek keyifli oldu. Ot Festivali hava

kötü de olsa efsaneydi. Bu tip festivaller

gastronomi turizmi için

gerçekten doğru organizasyonlar.

Şeker bayramına denk gelen

2. ziyaretimde içi sevgi ve aşk kokan

bir butik otelde kaldım. Aile

işletmeleri hep keyifli olur ama

burası ruh eşlerini bulmuş iki

çiftin aşkla inşa ettikleri enerjisi

sıcacık bir ev. Ev diyorum, çünkü

otel gibi değil. Handan hanım ve

Coşkun beyin sahibi olduğu bu

yuva FEDORA BUTİK OTEL yeni

hizmete girmiş. Her ikisi de farklı

sektörlerden gelip bir yerde buluşmuşlar,

hem aşık olmuşlar

hem de biz misafirlerine yuva

kurmuşlar… Bayramın 1. günü

sabah kahvaltısı beni nasıl mutlu

etti, o ne güzel hazırlanmış bir

kahvaltıydı? Bayramda İki kişi ya

da kalabalık kahvaltı yapmayalı

yıllar yıllar oldu… Hem çok hoşuma

gitti hem de hüzünlendim..

Allahım o menemenin tadını asla

unutmayacağım. Handan Hanım

o menemen için önden alt yapı

çalışması hazırlıyor, sırrını söylemem

sırrı bende… Odaların her

biri birbirinden farklı dekore edilmiş

ama beyaz renk hakim.. Ben

evimde gibi hissettim, sizlere de

tavsiye ederim efendim.

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

Diyorsunuz ki gece uzun devam

edeceğim, hay hay efendim önce

işletmesinde limon yapıyorsunuz

Serkan Koca işletmesindeki Limon

Alaçatı hem eğlence, hem

yemek için doğru bir adres. Kapıda

asıl mesleği avukatlık olan

Sedefciğim sizi karşılıyor. 2 gece

eğlenmeye, 1 akşam da yemeğe

gittim. Size yemek için yaşayan

bir boğa burcu olarak tavsiyem,

‘şef Eyüp Gül’den yeşil karides

ve bonfileyi muhakkak denemelisiniz’

olacak. İlk menüye

baktığımda yeşil karides nasıl

yani dedim? (Sarışın beynim ve

iç sesim; ‘Allah Allah, yeşil renkte

karides? Pasifik, Atlantik ya da

Hint Okyanusu’nundan olabilir

sanırım’ dedi, yalan yok. Ama

öyle değilmiş..) Hiç sormayın

direkt deneyiniz… Limon’da arada

Cenk Köteli de çalıyor ki kendisini

alanında tek geçerim. Sonra

tabii ki Mahmut Orhan..

@limonalacati

Tel: 0531 102 48 48

Fatih Portakal ve

İsmail Küçükkaya’ya

Gülben Ergen’vari

linç girişimi

ÇOĞUMUZ Fox tv’deki bu iki ismi

seviyor ve izliyoruz. Saçma sapan

bir şekilde yapılan bu linç girişimi

kimseye yakışmadı. İsmail Küçükkaya’nın

habercilik dışında yaptığı

hiç bir şey yok. Bilahare izledim,

hak yedirtmem. Olay sonra Fatih

Portakal’a patladı.. Bence yanlış

nerede biliyor musunuz? Bir anda

gönüllere girmiş İNCE’nin bu olayı

seçim sonrası konuşmasında dillendirmesinde..

Yakışmayan bu

bence…Linç girişiminde bu 2 adamın

evine ekmek götürdüğünü

unutmayalım olur mu?

BİR İNSANI YA SEVERSİN YA DA

SEVMEZSİN…

Ben bir insanı ya severim ya da

sevmem, ortası yoktur.. Sevdiğim

insan hata yapabilir, yanlış yapabilir.

Mühim olan sevdiğine hatası

ile yanlışı ile sahip çıkmaktır…

Ki bu adamlar hata yapmadı. Bir

anda gömemezsin, vuramazsın

sevdiğini… Bu iki idealist adamı

vurduğun gibi…

@fedorabutikotel

Telefon:0554 181 66 30

Rica etsem bir işi kötü yapar mısınızı

sayın Hakan Dikmen ve Murat ataman

Madeo Beach diyor

tek geçiyorum

Beach arıyorsanız hiç aramayınız,

doğru Madeo Beach’e

lütfen… Hoş tanıtmak istediğim

yere beach deyince ‘’Beach’’sıfatı

basit ve güçsüz oldu...Anlattığım

yere karşılık yakışır bir

sıfat bulamadım.. Benim kadar

zor beğenen, beklentisi yüksek

olan zor bir müşteriyseniz adres

Madeo Beach. Denizin güzelliğinden,

müziğine, müşteri profilinden

mutfağına kadar ef-sane…

Tabii ki önce ne yemelisiniz

tavsiyelerim olacak.. Önerilerim

rosebeef, avakadolu scramble

egg ve proteinciler için keçi peynirli

salata..

KUATA SUNSET SESSİON diye

bir konsept yaratmışlar ki; bu

konsepti ancak bir boğa burcu

üretebilir. İş buram buram Hakan

Dikmen kokuyor. Her cumartesi

yapılan, gündüzü gün

batımına bağlayan bir parti sistemi

geliştirmişler ki içinde ruha

dokunan work-shoplar, yoga

aktiviteleri, müzik terapileri vs..

Yok yok… Arada Mahmut Orhan

çalıyor ki bende çok beğenirim,

ortalık yıkılıyor. Sosyal medyasını

takip ediyorum, herkes ciddi

mutlu ve eğleniyor ve program

bittiği halde kimse gitmiyor…

Bu iki adam: Bir işi kötü yapınız,

rica ediyorum, bir açığınızı

bulalım efendim. Muhakak

rezervasyon yaptırınız ve yanınızda

yedek party kıyafetleriniz

olsun. Her dakika dolu geçtiği

için bayağı terleyecek ve oradan

dışarı çıkmak istemeyecek, günü

orda sonlandıracağınız yedek kıyafet

tedbiri şart diyorum..

@madeobeach

Tel: 0531 901 56 51

Gece hala devam mı ediyor?

tamam doğru Suare /Biber Bar Alaçatı’ya

İşletmesini hemşerim Eser ER-

SOY’un yaptığı mekan sıcacık

samimi ve eğlenceli. Biber Bar

bahçe içinde hem atıştırmalık

alabileceğiniz, açsanız dünya

mutfağı ve sushi barı ile beklentilerinizi

karşılıyor. Alaçatı eğlence

konseptinin favorisi mekanın

kapalı bölümü SUARE’de ilk kez

izleme fırsatı bulduğum Güliz

Ayla’ya, sahnesine enerjisine,

şirinliğine, sempatikliğine bayılll-dımmm…

Haftada 5 gün

canlı müzik yapan mekanda

aynı zamanda 90’lar konsepti ile

Burak Kut ve Yılmaz Taner de çıkıyor…

Son adresiniz burası olacak,

demedi demeyin. Buradan

sonra hala devam diyorsanız,

çorba ve midye dolma.. Alaçatı’yı

yeniden keşfetmeyin bana

güvenin.

Boxer iççamaşırı ile

güneşlenen futbolcu namzeti

Bir beach’e daha gittim, adını

paylaşmayacağım. Mekan karalamak

kolaydır. Malum bir

ton emekçi var. 3 kız 1 erkek

gittiğimiz meşhur, isimli, bilinen

beach’te tam önümüzde (donla

yazmam lazım aslında) iç çamaşırı

ile güneşlenen bir bey gördük.

Gayri ihtiyari bakıyorsun,

gözün kayıyor. Görüntü o kadar

@suarealacati

Tel: 0555 096 34 35

iğrenç ki hepimiz ciddi rahatsız

olduk. Çalışan ekipten rica ettik,

gittiler uyardılar ama çocuk

ünlü futbolcuymuş, kaale dahi

almadı. Bir ara şortunu giydi

sonra tekrar çıkardı. Gözlerime

verdiği eziyeti anlatamam…İğrendim

ve tiksindim. Mekan her

daim aklımda donla güneşlenen

adamın mekanı olarak kalacak…


kültür & sanat 22

Sayı: 16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

SIZ PERSONELINIZI MEMNUN EDIN, ONLAR DA MISAFIRLERINIZI

101 MiSAFiR MEMNUNiYET YOLU

ORKUN AVKAN’DAN GEÇiYOR

Deneyimli turizmci ORKUN AVKAN’ın yazdığı kitap, sektörde büyük ilgi gördü.

Avkan’ın genç turizmcilere, turizmi meslek olarak seçecek olan gençlere rehberlik

etmek amacıyla yazdığı 101 Misafir Memnuniyet Yolu, adeta kapışıldı.

Müşteri memnuniyetini ön

planda tutan seçkin oteller, kitaptan

toplu siparişler vererek

personeline hediye ediyor. ST

Regis, The Parma Hotel, Four

Points By Sheraton İzmir, Bomonti

Hilton Hotel, Sura Hotel,

Wyndham Airport bunlardan

sadece birkaçı.

İMZA GÜNÜ DÜZENLEDİ

Bir yandan yönetici olarak çalıştığı

oteldeki görevini sürdüren

Orkun Avkan, yayınlana kitabı

beklenenden fazla ilgi görünce

adeta programını değiştirdi. İstanbul

Beşiktaş’taki Kırmızı Kedi

Yayınevi’nde imza günü düzenleyen

Avkan, okurlarıyla buluştu.

Yoğun ilgiyle karşılanan imza

gününe katılanlar, bir yandan

‘101 Misafir Memnuniyet Yolu’

kitabını imzalatırken, Avkan ile

de fotoğraf çektirme yarışına

girdiler.

SEMİNERLERİN ARANAN

İSMİ OLDU

Orkun Avkan’ın yoğunluğu

bununla da kalmayıp, otellerde

personele eğitim seminerleri

vermeye başladı. Four Points by

Sheraton İzmir’in daveti üzerine

bu otelin personeline seminer

veren Avkan, burada davetlilerle

söyleşi de yapan Avkan,

kitabına konu ettiği misafir

memnuniyeti yollarını ve

turizm sektörüne dair

olmazsa olmazları paylaştı.

Avkan burada da

davetlilere kitaplarını

imzaladı. Four Points

by Sheraton İzmir’in

Genel Müdürü

Bülent

Süzer, konuyla

ilgili açıklamasında

“Avkan’ın

otelimizde

gerçekleştirdiği

söyleşi,

çalışma arkadaşlarımızın motivasyonu

açısından ilham verici

oldu. Sektörde bu kalitede içeriklerin

artmasını diliyoruz. Four

Points by Sheraton İzmir olarak,

sektörle ilgili faydalı söyleşileri

organize etmeye devam edeceğiz”

dedi.

KENDİNE YENİ ROTA ÇİZDİ

Sektörün kitabına gösterdiği

yoğun ilgi Orkun Avkan’ın adeta

rotasını değiştirdi. Şu anda İBİS

Styles İstanbul Bomonti’nin Genel

Müdürlük görevini yürüten

Avkan’ın kitabının ilk baskısı bir

çırpıda tükenince, ikinci baskıya

gidildi. Otellerin toplu siparişlerini

karşılamaya çalışan Avkan,

bu siparişleri göndermekle kalmayıp,

o otelin personeline ücretsiz

eğitim veriyor.

ORKUN AVKAN

İLETIŞIM

orkunavkan

Orkun Avkan

+90 542 291 40 10


23

Sayı:

ik

Elite World

Asia Hotel’in

Genel

Müdürlüğüne

Ahmet Korkut

getirildi

Elite World Hotels’in Eylül ayında

açılacak olan Elite World

Asia Hotel’in Genel Müdürü

Ahmet Korkut oldu. Profesyonel

kariyerine Bentley Hotel

Istanbul’da Ön Büro Amiri olarak

başlayan Ahmet Korkut,

15 yılı aşkın sürede Movenpick

Hotel, Kaya Ramada

Plaza ve Wydnam Grand

İstanbul gibi otellerde çeşitli

görevler üstlendi. Korkut, 2016

yılından bugüne kadar ise Radisson

Blue Hotel Pera Genel

Müdürü olarak görev yaptı.

Ahmet Korkut, kariyerine Elite

World Hotels ile devam

etmekten mutluluk duyduğunu

belirterek, Elite

World Asia Hotel’in

Anadolu Yakası’nın en

önemli buluşma merkezlerinden

biri olması

için çalışacağını söyledi.

Küçükyalı E-5 Karayolu

üzerinde bulunan Elite

World Asia Hotel, 350

konforlu oda, toplam

bin 500 kişi kapasiteli

bir balo ve 11 ayrı toplantı

salonu ile Eylül

başından itibaren kapılarını

açacak..

Gökçe Gül

Turizm Medya Grubu’nda çalışan

Gökçe Gül, başarısıyla

kısa zamanda terfi aldı. 2016

yılı Haziran ayından bu yana

çalıştığı satış uzmanı uzmanı

görevindeki başarısı onu 2 yıl

gibi kısa sürede Satış Müdürü

görevine yükseltti.

Türkiye geneliinde 4 ve 5 yıldızlı

otellerden ve etkinlik

mekanlarından sorumlu olan

Gül, düzenlemiş oldukları

ACE of M.I.C.E. Exhibition’a

fuarına katılabilme potansiyeli

olan tüm otellerin ve etkinlik

mekanlarının ziyareti,

teklif süreci ve takibi , satışa

dönüştürme ve satış sonrası

destek sürecini yürütürken,

SATIŞ MÜDÜRÜ OLDU

16 Yıl: 2 / Haziran 2018 www.hotelgazetesi.com

aynı zamanda Turizm Medya

Grubu yayınları M.I.C.E. Dergi

& M.I.C.E. Rehber’in Türkiye

geneli 4 ve 5 yıldızlı otellere

ve etkinlik mekanlarına satışından

da sorumlu.

Bu tarfiden dolayı mutlu olan

Gökçe Gül, “İnsanlarla iletişime

geçmeyi yeni insanlar

tanımayı ve gezmeyi sevdiğimden

dolayı işimi severek

yapıyorum. İşim gereği çoğu

bölgeyi tek tek geziyorum. İşimin

en keyifli tarafı her kesimden

insanlarla konuştuğum

için kendime çok fazla şey

katabiliyorum… Ben de onlara

katabiliyorsam ne mutlu

bana” diye konuştu.

atamalar

Sema Ertekin

Pullman Istanbul

Airport Hotel

& Convention

Center’ın

satış müdürü

oldu.

Mehmet Utku

World of

Sunrise &

Starlight

Hotel satış ve

pazarlama

müdürü oldu.

Özge Çerman

İstanbul Marriott

Hotel Asia’nın satış

ve pazarlama

direktör yardımcısı

oldu.

Hakan Bakır

Burgu Arjaan

by Rotana ve

Tango Arjaan by

Rotana’nın Genel

Müdürlük görevine

atandı.

Savaş Çolakoğlu

Swissotel

Ankara Genel

Müdürü oldu.

Tecrübeli Turizmci Ekrem Kızılay,

Adalet Turan Turizm’in

4’ü bir arada yatırımları Tryp

by Wyndham İstanbul Airport

ve Hawthorn Suites by Wyndham

Otelleri ile spor ve sağlık

kompleksinin Genel Müdürlüğüne

getirildi. Mesleki kariyeri

boyunca sektörün önde gelen

kurumlarında üst düzey yöneticilik

yapan Ekrem Kızılay, Grand

Zorlu, Kervansaray, gibi birçok

tesiste üst düzey görevlerinde

bulundu.Ekrem Kızılay, konuyla

ilgili açıklamasında,bundan önce

görev yaptığı kurumlardaki gibi

Wyndham’da da marka prensiplerinden

ödün vermeyen hizmet

kalitesinin ön planda olduğu

ekip ruhu ile göreve başladığını

söyledi. Teksitil alanında büyük

yatırımları olan ve başarılar elde

eden Adalet Turan Turizm’in,

daha once hizmete açtığı Hampton

by Hilton Ataköy Oteli’nden

sonra, Istanbul Mahmutbey Havaalanı

bölgesinde yatırım yaptığı

4’ü bir arada turizm komleksinin

otelleri Eylül 2017 tarihinde

hizmete açılmıştı. Türkiye’de ilk

kez iki uluslararası markanın bir

arada hizmet verdiği tesis, hem

konumu, hem de diğer avantajlarıyla

bir değil birkaç adım öne

geçiyor. Mahmutbey’deki tesis

bölgenin çehresini değiştirirken,

modern duruşuyla buraya kalite

de katıyor.

Taştekin Benli

DoubleTree

by Hilton

Istanbul

Moda’nın iş

geliştirme direktörü

oldu

Emre İçiren

Kapadokya

Hill Butik otelin

müdürlüğüne

atandı.

Selen Sözer

MSC gemiciliğin

iletişim müdür

yardımcısı

oldu.

Safi Orhan Kutluay

Labranda Ephesus

Princess

Kuşadası genel

müdürü oldu


tutishop tutishopbikini tutishopbikini tutishopbikini

7/ 24

Online Alışveriş

More magazines by this user
Similar magazines