Egeyön 4. sayı

derviscandeda

Egeyön Dergisi 4. sayısı ile okurlarının karşısından. 24 Haziran seçimlerinin ardından Ege'de ekonomik faaliyetler devam ediyor. Ege'nin paranoması için Egeyön Dergisi Temmuz sayısını okuyabilirsiniz.

AYSAN RAF İLAN


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Ahmet DEDA

24 Haziran seçimleri ile

Cumhurbaşkanlığı yönetim

sisteminin yöneticini seçtik.

En yakın rakibine on milyon

farkla Recep Tayyip Erdoğan

yeni sistemin patronu oldu.

Cumhuriyet devrinde başbakanlık

tarih oldu. Yıllardır şikayetçi

olunan bürokrasi ne

demek, işte onu da yakında

göreceğiz.

Ege’de, Cumhurbaşkanlığı

yönetimine vize vermeyen

Denizli, milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı

seçiminde Ak

Parti’ye destek verdi. Aydın,

Muğla, İzmir referandumdaki

gibi sisteme “hayır” dedi. Milletin

ittifakı ve Muharrem İnce’ye

“evet” dedi.

Seçim bitti. Ege’den 75

vekil seçildi.

Türkiye’de de Cumhurbaşkanlığı

sisteminin başına

Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan

geçti ve yönetim kadrosunu

da oluşturdu.

Türkiye’de yerel seçimlerin

ateşini Ak Partili Elitaş

yaktı. “Kasımda yerel seçimleri

yapalım” dedi.

CHP’li bazı önde gelen

isimler ise hemen atladı.

“Evet, biz seçime hazırız”.

Neye hazırsın? Şunun şurasında

yerel seçimlere 9 ay

kalmış. Bir sorun mu var?

NEDEN erken doğum olsun?

Neden gününde doğum olmasın?

CHP’nin bütün adayları

hazır mı? Yoksa yapalım gitsin

diye mi bakılıyor. CHP’de

adaylar NASIL belirlenecek?

İstanbul, Ankara vb. büyük

şehirlerde İYİ Parti ile ittifak

var mı? Yoksa seçimlere 45

gün kala genel merkezin kafasına

uyanlar aday mı olacak?

Var mı farklı bir yöntem?

Bekleyip göreceksek, göreceksiniz

bu kafayla CHP yerel

seçimlerde de hezimete uğrar.

YEREL SEÇiMLERE

BAKALIM!

CHP’de derin kavga

büyük. İzmir-Muğla-Aydın

elde kalacak mı? Kalacaksa

aynı adaylarla yola devam

edecek mi? Bu illerin ilçe

adayları için başkanlara yetki

verilecek mi? İlçeler nasıl

gözden geçirilecek?

İzmir’de Aziz Kocaoğlu

daha önce kaybettiği ilçeleri

geri almak için matematik çalışacak.

Aydın’da hesap gözden

geçecek. İlçelerde kayıp yaşanmadan

“Topuklu Efe” seçimi

nasıl alırımı

hesaplayacak.

Muğla da Osman Gürün

kan kaybına uğramadan yükselen

muhalefete ket vurabilecek

mi? CHP Gürün’le

yoluna bakacak mı?

Denizli referandumdaki

coşkusunu heyecanını kaybetmemiş.

Denizli’nin abisi

kim olacak.

Vekil adayı olmadan vekil

adaylarından avukat fazla çalışkan

politikacı Adnan Keskin

görmezden gelinecekse

vay CHP’ye. Çünkü yaşlı dediğin

atom karınca. Adnan Keskin’in

elinde başka yedek yok.

Kenarda sinsice hazır bekleyenler,

arada kapanması güç

fark var. Bunu nasıl çözecek?

Ege’de Ak Parti rahat.

Ege’de dengeyi kurması

gereken CHP. Manisa kalesini

yıkılmadan savunması gereken

MHP. Ege’de kaleler yıkılabilir.

DENGE yeniden yerel

seçimlerde beklenmedik şekilde

kurulabilir.

En iyisi siz sakın

www.egeyonhaber.com ve

www.egeyondergisi.com’dan

ayrılmayın.

Bir sonraki sayımızda görüşünceye

kadar

Hoşçakalın

EgeYöN Dergisi

YIL:1 Sayı:4 Temmuz 2018

Egeyön Yayıncılık, Matbaacılık,

Tanıtım, Danışmanlık,

Reklamcılık, San. Tic. Ltd. Şti.

adına

İmtiyaz Sahibi Fatma Çetin

Genel Yayın Yönetmeni

Derviş Can Deda

Yayın Danışmanı

Ahmet Deda

Haber Koordinatörü

Sami Gürkan Genç

Editörler

Oral Can Tatar,

Özge Adıgüzel,

Serkan Özkurt,

Melike Tuncer,

Halil Güngör

Kreatif Direktör

Serkan Urgancı

Hukuk Danışmanı

Can Çapar

Adres: İsmet Kaptan Mahallesi,

Gazi Osman Paşa Blv.,

Yeni Asır İş Hanı No:3 D: 613

Çankaya İzmir

egeyonhaber.com

denizlidedahaber.com

Haber ve Reklam

İletişim

0532 257 01 41

0507 243 40 63

Basım Yeri:

4 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

GİRİŞ

Egeyön Dergisi’nin 4. Sayısında yine sizlerleyiz.

Yoğun seçim gündeminde verdiğimiz aranın

ardından yeniden okurlarımızla buluşuyoruz.

Seçim döneminden önce yayınladığımız

Egeyön Politika ekinin internet ortamında

90Bin’in üzerinde görüntülenmesi yayıncılığımızın

dijitalleşme sürecinin başarısını bizlere

gösterdi. Bu süreci hızlandırarak yeni sayılarımızla

ve eklerimizle de okurlarımızla buluşmaya

devam edeceğiz.

Her sayımızda olduğu gibi yine QR kodlarımızdan

haberlerin videolarını görüntüleyebilir,

dergimizi egeyondergisi.com’dan online olarak

dergilerimizi okuyabilirsiniz.

Bizler Egeyön Ailesi olarak dijital medyanın

ve pazarlamanın önemine inanıyoruz. Yayıncılığımızdaki

dijitalleşme serüveni de bunun bir

göstergesi. Dijitalleşme ve yeni medyaya adaptasyonumuz

ise sadece yayıncılıkla sınırlı değil.

Yeni Medya ve dijital pazarlama alanlarında

oluşturduğumuz genç , dinamik ve tecrübeli

ekibimizle yakın zamanda pek çok sektörde de

Ajans faaliyetlerimizle Ege’nin her yerinde sizlerle

olacak; üretime, markalaşmaya, ihracata

ve kalkınmaya olan desteklerimizi iletişimin

her kanalı ile desteklemeye devam edeceğiz.

Çalışmalarımız ve dijital iletişim danışmanlığı

hakkında görüş ve bilgi almak için dergimizin

künyesindeki iletişim bilgilerinden, yada

şahsi mail adresim

derviscandeda@gmail.com’dan bizlere ulaşabilirsiniz.

EGEYÖN AJANS EGE’YE YÖN VERMEYE

DEVAM EDECEK…

İÇİNDEKİLER

6 YEREL SEÇiMLERE BAKALIM!

8 PASVAK DENİZLİ’NİN

YARDIM HAREKETİ BÜYÜYOR

12 ÖZGENER'DEN EKONOMİ VURGUSU

16 YABANCI ZERMAYEDE REKOR ARTIŞ

18 TÜRK EXİMBANK İHRACATÇININ

KARA GÜN DOSTU

21 MEMLEKET MESELESİ

OSMAN AYDINLI MESLEKİ VE

TEKNİK ANADOLU LİSESİ

24 EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİNDEN

EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

25 ESBAŞ ABD BAĞIMSIZLIK GÜNÜNE

EV SAHİPLİĞİ YAPTI

28 PAMUKKALE BELEDİYESİ SEYİR TEPESİ

29 EGE'NİN ENERJİ TARLALARI

42 TARIMKENT ÇAL’A SEL DARBESİ!

44 EİB İHRACATI 13 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

47 SEÇİM DOSYASI

67 2023 EKONOMİ VİZYONUNA

ULAŞILABİLİNECEK Mİ? ENES AYDIN

70 KURU PATLICANI DÜNYAYA SATIYORLAR

72 HALICI AHMET URKAY ARKEOLOJİ VE

ETNOĞRAFYA MÜZESİ AÇILIŞA HAZIR

74 SU İÇMENİZ İÇİN 11 NEDEN

76 KARNELERİ KİMLER ALDI? İLAY YENİÇERİ

80 GÖZTEPE'DE GENÇLEŞME OPERASYONU

82 DENİZLİSPOR GÖZÜNÜ

SÜPER LİG’E DİKTİ

84 DENİZLİ’NİN KIRMIZI ÇİZİKLERİ

HÜSAMETTİN ATAMAN

89 EGE’NİN MUHTEŞEM DALIŞ NOKTALARI!

94 Annesi Gelinlik Giyemedi,

O DÜNYAYA GELİNLİK SATIYOR

6 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

PASVAK

DENİZLİ’NİN YARDIM HAREKETİ

BÜYÜYOR

Denizli’nin iyiliksever insanlarının kurduğu PASVAK büyüyor. “Komşusu

açken, tok yatan bizden değildir” hadis-i şerifini yol haritası

olarak alan PASVAK 1200 kişiye günde iki öğün sıcak yemek dağıtıyor.

PASVAK günde 30 kişiye yemek dağıtma ile başladığı bu yolu günde

5000 kişiye kadar çıkartabilmek için yeni yerini inşa ediyor.

YÜREKLERE SICACIK BİR KAP

Pamukkale Sağlık Eğitim Vakfı (PASVAK),

Denizli’nin iyiliksever insanları ile birlikte

büyüyor. Aşevi olarak hizmet veren PASVAK

Denizli’de yardıma muhtaç insanlara günde

2 öğün olmak üzere her gün sıcak yemek dağıtıyor.

Bir aş otobüsü fikriyle başlayan ve

bugün 1200 kişiye yemek dağıtan PASVAK,

sadece yardımlaşmayı göz önüne alıyor ve

kurum olarak kendisini “siyasi, ticari ve ideolojik

münazaranın yapılamayacağı” yer olarak

tanımlıyor. Sadece yardım etme temasına

sahip bir aşevi olarak da daha fazla Denizlili

insandan yardım bekliyor.

Hizmetlerini Bağbaşı Yeni Yol üzerinde

veren PASVAK günde 1200 kişiye ulaşan yardımların

sayısının artması için tüm Denizli’den

destek bekliyor. Fiziki koşullarını da

iyileştirmeye giden PASVAK yönetimi 15 yıllık

tecrübeleri ile daha iyi koşullarda hizmet

verebilmek adına Merkezefendi ilçesinde

yeni bir hizmet binası kuruyor.

15 yıllık tecrübeleri ile daha iyi hizmet

sunmak için büyüyeceklerini anlaran PAS-

VAK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent

Topuz, “1200 kişilik bir kapasiteye ulaştık.

Tabi bu sayıda biraz zorlanıyoruz. Birincisi

mevcut mekanımızın kapasitesi bunu biraz

zorluyor. Denizli büyük bir şehir ve biz Bağbaşı’ndayız.

Yani Denizli’nin bir yakasındayız

ama bunun bir de Hallaçlara Üçlere uzanan

diğer yakasına bir şekilde uzak kalıyoruz. O

nedenle ikinci bir aşevinin yapılması hem

kapasite arttırmak bakımından hem de o civarda

yapılırsa yerinde iş yapılması gibi bir

kolaylık oluşacağı için ikinci bir aşevine soyunduk.

8 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Tabi burada ikinci aşevi denilince konsept

de çok değişiyor. Buradaki 15 yıllık hizmet

süresi bize diyor ki böyle bir mekanda olmaz.

Bu altyapı, bu genişlik, bu kapasiteyle, bu düzende

olmaz diyor. Yani bize bir şey dayatıyor.

Biz oradan yola çıkarak bu 15 yıllık

tecrübeyi o yeni mekana aktaracağız, taşıyacağız.

Çok daha hijyenik, çok daha ferah, çok

daha geniş, çok daha usüllere uygun imalatlar

yapabileceğimiz ve sunabileceğimiz bir

ortam olacak. 9 dönüm yerimiz var orada.

Bahçemiz olacak buradan çok daha geniş.

Burada 1500 metreye yakın olan bahçemiz

orada 3000 metreye yakın olacak” diyerek

PASVAK’ın yeni atılımını anlattı.

“PASVAK, DENİZLİ HALKININ

VEREN ELİ DURUMUNDA”

PASVAK’ın bir hayalle çıktığını dile getiren

yönetim kurulu başkan yardımcısı Kerim

Çıralı ise “Biz 2004 yılında kurulduğumuzda

böyle imkanlarımız yoktu. Biz hayallerle yola

çıktık. 2014 yılına kadar devletimizden yardım

aldık. Bugün PASVAK, Denizli halkının

veren eli durumunda. Bize gelen bağışları,

bizler de gerçek ihtiyaç sahiplerine paylaştırmak

ve doğru hizmet yapabilmek adına, bir

fiil çalıştık ve çalışıyoruz. Biz vakıf olarak

hiçbir yere bağlı değiliz. Bizim vakfımızda siyaset,

ticaret ve ideoloji yapılamaz kuralını

koyduk. Bu çizgimizi de bugüne kadar koruduk.

Bundan sonrada koruyacağız. Zaten halkımız

bunun bilinci ile bize destek veriyor”

diyerek PASVAK’ın ideoloji ve siyasetten

uzak olduğunu anlattı.

Yeni bina ile kendilerine yeni hedefler

koyduklarını belirten Çıralı, “Yeni hedefler

koyduk. Dedik ki Pasvak neden 3 bin kişiye

ulaşmasın? Bunun için çalışmalarını gerçekleştirdik.

Yeni binamızda modernleşmiş ve

günümüzün koşullarına göre bir çalışma gerçekleştirdik.

Bugün yapacağımız yeni binada

12 bin metrekarelik kapalı alanda sosyal tesis

Önder İzmirlioğlu’nun yakın arkadaşı

ve PASVAK Yönetim Kurulu Üyesi

Nafiz Öz, “Denizli’ye mal olmuş olan aş

evimiz yıllardır Denizli’deki muhtaçlara,

ihtiyaç duyanlara hizmet veriyor.

Arkamda gördüğünüz otobüs bu aşevinin

kuruluşunda önderlik eden Önder

İzmirlioğlu’nun vakfımıza bağışladığı

ve onun çaktığı kıvılcımla bu hallere

gelen vakfın görüntüsüdür. Bu otobüs

gelecek nesillere örnek olmalıdır, unutulmamalıdır.

Hepimiz faniyiz, bir gün

bu dünyadan göçüp gideceğiz ama yaptığımız

hizmetler unutulmayacak” şeklinde

dostunu bıraktığı eseri ve çaktığı

kıvılcımı anlattı.

imkanları verebileceğimiz alana sahip olacağız.

Bunu başardığımızda Türkiye'de bir ilk

olan vakfımız Denizli'de daha da büyümüş

olacak. Bu büyüme ile Denizli halkının tüm

10 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

ihtiyaçlarına cevap vermiş olacağız.

Hedeflediğimiz 3 bin kişinin içinde yaşlılarımız,

maddi durumu kötü olan, sağlık durumları

kötü olan insanlarımıza diyet

yemekleri verebilmek var. 5 kişilik bir aileden

2 kişi diyet alıyorsa, 2 kişiye diyet yemek

gönderirken, kalan 3 kişiye de normal yemek

verebilmek amaçlarımız arasında. Bunları

başarabilmemiz içinde ek binaya ihtiyacımız

vardı. Ek binamızın da startını verdik. Allah'ın

izniyle de bunu yönetim kurulumuz,

Denizli halkının katkılarıyla bunu başaracağımıza

inanıyoruz” dedi.

“DAHA ÇOK İNSANA ULAŞMAK

İÇİN BÜYÜMEMİZ GEREKİYOR”

PASVAK Yönetim Kurulu Üyelerinden

Nafiz Öz, “Mevcut aşevimizin küçük olması

üretimimizin az olmasına sebep oluyor. O

yüzden de daha çok insana hizmet veremiyoruz.

Daha çok insana ulaşmak için büyümemiz

gerekiyor. Daha fazla sosyal amaçlarda

kullanabileceğimiz; düğün yemekleri yapılabilecek,

daha büyük salonları olan güzel bir

proje hazırlandı. Bu projenin altyapısı ve

amaçları çok geniş. En kısa zamanda bu projenin

temelini atacağız. Temel atma töreninde

tüm Denizli halkını tekrar davet

edeceğiz. Böyle güzel şeylerin olmaya devam

edeceğine inanıyoruz” diyerek binanın daha

fazla insana sosyal ortam yaratma ihtiyacını

karşılayacağını dile getirdi.

Özellikle Avrupa’da yaşayan Denizlililerden

destek aldıklarını ve bunun artmasını

beklediklerini dile getiren PASVAK Yönetim

Kurulu Üyesi Süleyman Öztürk, “Bugün ki çalışmalarımız

aşevi halinde yürümektedir. Evlere

365 gün yemek taşımaktayız. Yemek

kaplarının dolusunu evlere bırakıp, boşunu

geri almaktayız. Evlerin tespiti ise, kurumumuz

tarafından teker teker incelenip, dosyalanıp

kurum haline getirmekte. Bizim bugün

ki koşullarda 2 öğün 1200 kişiye yemek taşımaktayız.

Tabi bu 1200 kişiyle bitmiyor, yerimiz

dar olduğu için bunun üzerine de çıkamıyoruz.

Bugün yeni bir binaya hazırlandık,

altyapısı tamamlandı, çalışmalarımız devam

ediyor. Bilakis Avrupa’da bizi bulup inceleyen

Denizlili arkadaşlarım, hayırseverlerin ilgisini

çekmek için istiyorum. Bize yardımlarını

esirgemesinler”dedi.

Yeni yerlerini en kısa zamanda bitirmek

istediklerini dile getiren Öztürk, “Bu yerimiz

bittikten sonra fukaraların düğünleri oluyor,

onlara yardımcı olacağız. Kişilerin üzerinden

bağışlarla yürüyen aşevimizde 2-3 düğün salonumuz

olacak. Bunların gelirleriyle bir

nebzede olsa kişilerin omuzlarından almaya

çalışacağız.

Şehrimiz baya kalabalık olduğu ve geniş

bir yere yayıldığı için arabalara ihtiyacımız

var. Uzak yerlere gitmek için minibüslere ihtiyacımız

var. Mutfağımızın genişlemesi gerekiyor,

400 metrekare mutfakla en azından

süre içinde 5000 kişiye hizmet verme olanağımız

olacak. Onun için yerimizi büyütüyoruz.

PASVAK Tüm İlçelere Gidecek

İkinci bir aşama düşüncemiz de yalnız

Denizli’yi iki ilçe halinde değil, bir çok ilçemiz

var. Bu ilçelere de binalar yaparak, o ilçelere

de yemek kazanlarını kaynatarak

oradaki fukaralara da ayrıca yetişme düşüncesindeyiz.

Bugün en önemli konumuz, hazırlık

yaptığımız binamızı yapmaktır.

Hayırlarınızı ve yardımlarınızı bekliyoruz”

dedi.

egeyondergisi.com 11


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018



































































12 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

İZMİR EKONOMİLİ MEZUNLAR

İŞ DÜNYASINA ADIM ATTI

İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin (İEÜ) 2018 yılı mezunları iş dünyasına

adım attı. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan mezun bin 495

genç, İEÜ Açık Hava Gösteri Merkezinde gerçekleştirilen törende

diplomalarını aldı. Tören sonunda öğrenciler keplerini fırlatarak, 10.

Yıl Marşı eşliğinde gurur dolu anlar yaşadı.

Eğitimlerini başarıyla tamamlayan bin

495 İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğrencisi

gençler, mezuniyet heyecanı yaşadı. İEÜ

Açık Hava Gösteri Merkezinde gerçekleştirilen

törenle iş dünyasına adım atan gençler,

diplomalarını aldı.

Törende, İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve

İTO Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı Mahmut

Özgener ile İEÜ Rektörü Prof. Dr. Can Muğan,

üniversite birincisi, İşletme Bölümü birincisi

İrem Bilen ile birlikte şeref kütüğüne yıldız

çaktı. Üniversite ikincisi, Endüstri Mühendisliği

Bölümü birincisi Simge Güçlükol ve üniversite

üçüncüsü, Elektrik-Elektronik

Mühendisliği Sertaç Kılıçkaya’ya diplomalarını

ve plaketlerini Özgener ve Prof. Dr.

Muğan verdi.

Ailelerinin gururla izlediği Mühendislik

Fakültesi, İletişim Fakültesi, Hukuk Fakültesi,

Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunları,

diplomalarını alma sevincini yaşadı.

Törende konuşan Mahmut Özgener,

gençlerden beklentilerinin çok yüksek olduğunu

belirterek, "İzmir Ekonomi Üniversitesi

olarak, eğitim standartlarında belli bir yere

geldiğimizi düşünüyorum. Eğitim kadromuz,

açılan bölümler, verilen eğitimin kalitesi istenilen,

planlanan düzeye yaklaştı. Üniversitemizin

bu alanlardaki seviyesini arttırmak

ve daha da ileri taşımak için planlarımızı hazırlıyoruz,

stratejimizi gözden geçiriyoruz.

İzmir Ekonomi Üniversitesinin esas ilerlemesi,

gelişmesi ve diğer üniversitelere de

örnek olması gereken alanı, sizlerle olan iletişimimiz.

Türkiye'nin geleceği olarak gördüğümüz

sizlerle beraber, geleceğimizi de

birlikte kurmalıyız” dedi.

Eğitimde bir ekol olmanın yolunun mezunlarla

oluşan sinerjiden geçtiğini vurgulayan

Başkan Özgener, öğrencilerden eğitim

hayatındaki birlikteliklerini, mezun olduktan

sonra da göstermelerini ve İzmir Ekonomi

Üniversitesini ekol haline getirmelerini istedi.

13 bin 948 kişilik güç

İEÜ Rektörü Prof. Dr. Can Muğan ise öğrencileri

iş yaşamına uğurladıklarını, onların

başarılarıyla gurur duyduklarını söyledi. İEÜ

Mezunlar Derneği Başkanı Engin Kıbrıslı da,

yeni mezunlarla birlikte 13 bin 948 kişilik

büyük bir güç olduklarını, İzmir Ekonomi

Üniversitesi diplomasının ülkemizi daha da

ileriye götürecek güç olduğunu kaydetti.

Tören sonunda öğrenciler keplerini fırlatarak,

10. Yıl Marşı eşliğinde gurur dolu anlar

yaşadı.

egeyondergisi.com 13


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018











































14 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018














































































egeyondergisi.com 15


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018














































16 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018


















































































egeyondergisi.com 17


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

































18 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018





































20 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

MEMLEKET

MESELESİ

OSMAN AYDINLI

MESLEKİ VE TEKNİK

ANADOLU LİSESİ

Türkiye’nin genç nüfus potansiyeli herkesin dilinde. Genç beyinlerin

üretim potansiyeli geleceğe umutlu bakmamıza olanak sağlıyor.

Umutlu yarınlar için ise eğitimin yeri yadsınamaz. Memleket meselesi

olarak meslek liselerinin umutlu yarınlar için gençlerin önünü

açması, destek ve teşvik görmesi gerekir. İşte geleceğin ışıklarının

yetiştiği Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi…

egeyondergisi.com 21


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Türkiye’de “Memleket Meselesi” olarak

tanımlanan meslek liselerinin önemi ve açığı

son yıllarda daha da fazla anlaşılmakta. Nitelikli

ve artı değere dayalı üretimin gelişmesi,

ihracat potansiyeline dayalı

etkinliklerin artması için temel teknik eğitimlerin

ve ülkenin üretimde yaşadığı teknik

açığı kapatmak azami önemde bir konu. Meslek

ve teknik liselerinin nitelikli hale gelmesi,

bu liselerle iş dünyası ile organik bağların

kurulması ve bu liselerden nitelikli/liyakat

sahibi öğrencilerin yetişmesi ülkemiz açısından

önem arz etmekte ve desteklenmesi gereken

bir alan olarak önümüzde durmaktadır.

Makro açıyı bir kenara bırakıp mikro ölçekte

baktığımız zaman ise gençlerimizin

kendilerine iyi bir gelecek inşa edebilmesi

için yaratıcı, eleştirel teknik bilgi ve becerileri

ellerinde bulundurmaları önem arz etmektedir.

Gençlerin üretken bir Türkiye’nin

temellerini oluşturma potansiyelleri ile

kendi geleceklerini inşa edebilecekleri alanlar

olan mesleki ve teknik liselerin, anne –

babaların da çocuklarının geleceklerinden

endişelenmeyeceği alanlar olmalıdır.

Memleket meselesi olan Mesleki ve Teknik

Liselerinin bu bağlamda desteklenmesi

ve nitelikli hale gelmesi gelişen Türkiye’nin

en önemli çalışma alanlarından birisi olması

gerektiği de pek çok kişi tarafından ortaya

konmakta ve çalışmalar yürütülmektedir.

Bu bağlamda Denizli’de yürütülen ve kıymetli

çalışmalardan birisi de Osman Aydınlı

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’dir.

22 egeyondergisi.com

Hayırsever iş adamı Osman Aydınlı tarafından

yaptırılan ve milli eğitime devredilen

Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi, “Memleket Meselesi” üzerinden üstüne

düşen sorumluluğu yerine getiriyor. Sadece

okul yaptırmak değil sonrasında

öğrencilere de ışık tutmanın önemini vurgulayan

Osman Aydınlı ise, “Bugüne kadar yaptığımız

çalışmalarla markalarımız önemli

yerlere geldi. Ama bizim misyonumuz ülkemizin

geleceğine yatırım yapmaktır. Bu sebeple

bir okul yaptırmak ve genç beyinlerin

yaratıcı üretimlerini teşvik etmek istedik.

Okulumuzu yaptırdık ve hala gençlerimizin

daha iyi eğitimler alması için üzerimize

düşen bütün sorumlulukları da yerine getiriyoruz”

dedi.

Şu an üç bölümle eğitim veren Osman Aydınlı

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 2012

yılında eğitim hayatına başladı. Eğitime başladığından

bu yana da Denizli´de mesleğe,

hayata ve üst öğretime, niteliği yüksek bireyler

yetiştirmesiyle ün yapmış bir meslek lisesi

olmayı misyon edindi.

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu; teorik ve

pratik beceriyle donatılmış, üstün iş ahlakına

sahip, milli ve manevi değerlerine bağlı, motivasyonu

yüksek, özgüveni gelişmiş bireyler

yetiştirmeyi hedefleyen bir kurum olan

Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi teorik ve pratik eğitimi harmanlayarak

gençlerin yenilikçi düşünmesini, üretime liyakatli

bir şekilde katılmalarını amaçlıyor.


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Nitelikli öğretmen kadrosuyla öğrencilere

kaliteli eğitim vererek öğrencilerin mezun

olduklarında donanımlı bireyler olmasına

olanak sağlayan okul, öğrencilerin pratik yaparak

pekiştirmeleri için atölyeler ve işlikler,

bilişim çağında öğrencileri teknoloji ile bütünleşmesi

için bilgisayar sınıflarına sahip.

Dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri daha

iyi takip edebilmek, dünya ile daha iyi iletişim

kurabilmek adına İngilizce dil eğitimi

vermekte, sağlıklı nesiller için sporun öneminin

farkındalığında voleybol, masa tenisi

ve dart alanlarında sportif etkinlikler yürütmekte.

İş dünyası ile bağlantı kurmak ve gençlerin

ufuklaını sürekli genişletmek için sosyal

projeler de gerçekleştiren Osman Aydınlı

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenciler

üç ana programda eğitim görüyor.

Bunlar;

Bilişim Teknolojileri,

- Web Programcılığı

- Bilgisayar Teknik Servis

- Ağ İşletmenliği

- Veri Tabanı Programcılığı

- Alan Tanıtımı

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi,

- Alan Tanıtımı

- Erken Çocukluk Eğitimi

- Özel Eğitim

Giyim Üretim Teknolojisi,

- Alan Tanıtımı

- Kadın Giyim Modelistliği

- Erkek Giyim Modelistliği

- Çocuk Giyim Modelistliği

- İç Giyim Modelistliği

- Hazır Giyim Model Makineciliği

- Deri Giyim

- Kadın Terziliği

- Erkek Terziliği

- Kesim

- Konfeksiyon Makineleri Bakım Onarım

Türkiye’nin genç nüfusunun nitelikli hale

gelmesi ve üreten bir Türkiye için mesleki

eğitimin önemini Denizli’ye göstererek başarıya

ulaşmış ve daha fazlası için çalışan

Denizli Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi, öğrencilerin başarılarıyla da

adından söz ettiriyor. Öğrenciler bir günde 4

ödül alarak tarihi bir başarıya imza attı.

Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan

Teknoloji Bağımlılığı ile ilgili Klip, Kısa Film

ve Karikatür yarışmalarında birinci, Çevre

Günü ile ilgili yapılan Resim yarışmasında

ise ikinci oldu.

Bununla beraber farklı okul türlerinden

Osman Aydınlı Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi’nin üç öğrencisi MÜSİAD tarafından

düzenlenen ödül töreninde Denizli´de 55 öğrenci

arasına girerek altın ve plaketle ödüllendirdi.

egeyondergisi.com 23


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİNDEN

‘EĞİTİM

SEFERBERLİĞİ’

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), dünya genelinde dijitalleşmenin baş

döndürücü hızına üyelerinin adapte olabilmesi için sürekli eğitim

merkezi gibi faaliyet gösteriyor.

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2018

yılının ilk yarısında, 56 farklı konuda

2 bin 500 ihracatçıya, 10 bin 640 saatlik

eğitim programı organize etti. EİB,

2018 yılının ocak-haziran döneminde;

kurumsal sosyal medya yönetiminden,

fuarlarda fark oluşturmak, serbest

bölgeler teşvikleri ve mevzuatından,

Alibaba platform kullanım eğitimine,

devlet yardımlarından, pazarlama iletişimine

kadar ihracatçıların ihtiyaç

duyduğu konularda eğitim programları

düzenledi. 2018 yılının ikinci yarısında

ise; kızgınlık ve öfke

yönetimi-stres yönetiminden, zaman

yönetimine, ileri excelden, ihracatta

satışa kadar 20 farklı konuda eğitim planlaması

da yapıldı.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı

Jak Eskinazi, 2018 yılının ilk yarısında

düzenledikleri eğitim programlarında yüzde

93 memnuniyet oranına ulaştıklarını, eğitim

programlarında sistem geliştirme çalışmalarının

son aşamaya geldiğini, eylül ayında

devreye alınacak sistemle bireysel olarak eğitimlerin

takibi, eğitim arşivine online ulaşım

ve eğitim taleplerinin ayrı bir sistem üzerinden

yapılmaya başlanacağını kaydetti.

Yılın ilk yarısında 56 eğitim ve seminer

gerçekleştirdiklerini anlatan Eskinazi,

"Toplam katılımcı sayımız 2 bin

500’e ulaştı. Toplamda 10 bin 640 saatlik

eğitim süresine eriştik. 2017 yılının birinci

dönemi ile karşılaştırıldığında, eğitim

sayısında yüzde 86, katılımcı

sayısında yüzde 49,1, toplam eğitim süresinde

ise; yüzde 63,5 artış kaydettik"

şeklinde konuştu.

Dış Ticaret Üniversitesi

geliyor

Gerek mevzuat, gerekse diğer güncel

konularda sürekli bir yenilenme ihtiyacı

olduğuna dikkati çeken Ege İhracatçı

Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi

şöyle devam etti:

"Eğitim takvimimizin omurgasını Ege İhracatçı

Birlikleri üyeleriyle gerçekleştirdiğimiz

anketlere verilen cevaplar oluşturuyor. Ege İhracatçı

Birlikleri bünyesinde Dış Ticaret Üniversitesi

kurmak için çalışma başlattık. Dış

Ticaret Üniversitesi’ni kurduğumuzda eğitim

programlarımızı üniversite ile koordineli yürüteceğiz.

Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedeflerine

ulaşması için eğitim çalışmalarımız

artarak devam edecek."

24 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

ESBAŞ

ABD BAĞIMSIZLIK GÜNÜNE

EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) ABD’nin Bağımsızlık Günü

Kutlaması’nın 242’ncisine ev sahipliği yaptı.

Ege Serbest Bölgesi Uzay Kampüsü bahçesinde

gerçekleştirilen resepsiyona ABD’nin

Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip

Kosnett, ESBAŞ İcra Kurulu Başkanı Faruk

GÜLER, ESBAŞ’ın Kurucusu Kaya Tuncer’in

eşi Merry Tuncer, diplomatik misyon temsilcileri,

Sivil Topum Kuruluşlarının yöneticileri,

iş adamları ile çok sayıda davetli katıldı.

egeyondergisi.com 25


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Tören Jakob Curatola Wozniak ‘ın her iki

ülkenin milli marşlarını söylemesiyle başladı.

Ve ardından ABD’nin Ankara Büyükelçiliği

Maslahatgüzarı Philip Kosnett bir

konuşma yaptı.

“Sizlerle olmak büyük bir ayrıcalık”

Konuşmasında Türkçe olarak başlayan

ABD Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı

Philip Kosnett : “Amerika Birleşik Devletleri’nin

bağımsızlığının 242. Yıldönümünü

kutlamak için burada sizlerle olmak büyük

bir ayrıcalık.” diyerek iki yüz yılı aşkın süredir

Amerikalıların mükemmel birlik yaratmak,

adaleti sağlamak, ülke içinde huzuru

güvence altına almak, ortak savunmayı gerçekleştirmek

amaçlarını gerçeğe dönüştürmek

için mücadele ettiğini belirtti.

Devrimci liderler için demokratik hayalleri

kalıcı gerçeğe dönüştürme mücadelesinin

hem Türkiye hem de ABD de ortak

problem olduğunu ifade eden Kosnett, “Amerika

gibi Türkiye de özgürlük ve demokrasi

yolunda engellerle karşılaşmıştır. Anka-

26 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

ra’daki ilk görevimden bu yana inanç ve özgürlük

konularında farklı görüşleri olan,

farklı geçmişlere ve politik felsefelere ait

Türk vatandaşlarının kendi mükemmel birliklerini

kurmak için yaptıkları mücadeleyi

izlemek benim için bir ayrıcalık oldu.” dedi.

“Yurtta Barış, Dünya’da Barış”

“Halklarımızın ortak amacımıza ulaşma

konusundaki yeteneklerine inancım hiç değişmedi”

diyen Philip Kosnett ” Aynı şekilde

ilkelerimizin hükümetleri ve halklarının anlaşmazlık

konularını çözmek ve ülkelerinde

yaklaşık bir asırdır hizmet eden ortaklığımızı

yenilemek konusundaki kararlılıklarına güveniyorum”

diyerek sözlerini Atatürk’ün

“Yurtta barış, Dünya’da barış” sözüyle konuşmasını

tamamladı.

Faruk Güler Egeyön Haber’e

Konuştu

ABD Bağımsızlık Günü resepsiyonunda

EGEYÖN HABER’e konuşan ESBAŞ İcra Kurulu

Başkanı Faruk Güler, ABD Bağımsızlık

Günü’nün burada kutlanmasının İzmir’in tanıtıma

büyük bir katkı sağladığını ifade ederken

bütün konsolosluklardan,

büyükelçiliklerden temsilcilerin ve İzmirli iş

adamlarının burada olduğuna ve yabancıların

ilgisine dikkat çekti.

Bunun aynı zamanda bir tanıtım olduğuna

dikkat çeken Faruk Güler: “ESBAŞ olarak

bizim işimiz şu biz yabancı katma değeri

yüksek ürün üreten teknolojiye sahip olan

yabancı şirketleri de buraya getirip katma

değeri yüksek ürünler üreten şirketlerin bulunduğu

bir yer yapmak için çalışıyoruz. 27

yıldır bunun için çalışıyoruz. Dolayısıyla bu

bir tanıtım. Bundan önce yapılmıyordu. Biz

dedik ki bunu burada yapalım ve bütün camiaya,

iş camiasına, yılda bir defa da olsa burada

bir araya getirerek yabancıların burada

olduğunu herkese gösterelim ve burada çok

iyi bir yatırım ortamı olduğunu duyuralım.

Bu da bunlardan birisi.” şekilde konuştu.

egeyondergisi.com 27


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018










28 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

egeyondergisi.com 29


Temmuz 2018

EgeYöN Dergisi

30 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

egeyondergisi.com 31


Temmuz 2018

EgeYöN Dergisi

32 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

egeyondergisi.com 33


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Pamukkale Belediyesi

Mini Devlet

Hastanesi Kurdu

Denizli Pamukkale Belediyesi tarafından Dokuzkavaklar Mahallesi'ne

yapılan Dokuzkavaklar Semt Polikliniği mahalle sakinlerine

özel hastaneleri aratmayacak konforda hizmet veriyor. Mini bir

devlet hastanesi gibi tasarlanan poliklinik, aynı zamanda Türkiye’de

bir ilk olma özelliği taşıyor.

Denizli’nin Pamukkale ilçesi Dokuzkavaklar

Mahallesi’nde Haziran ayında hizmete

giren poliklinik, fiziksel yapısı, donanımı ve

personeli ile büyük kamu hastaneleri ve özel

hastane konforunu aratmayacak şekilde hizmet

veriyor. Yürüyen merdivenlerin dahi düşünüldüğü

poliklinikte vatandaşlar, devlet

hastaneleri ve özel hastaneler yerine semt

polikliniğini tercih ederek emar, röntgen, tomografi

gibi sağlık hizmetlerinden de yararlanıyor.

Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin

Gürlesin, sağlığın hayatın en başında geldiğini

belirterek, "Malumunuz her şeyin başı

sağlık. Sağlığınız varsa hayatın bir anlamı

var, hayatın bir tadı var. Sağlığınız varsa diyelim

koskoca bir mahalle veya sağlığınız

yoksa koskoca bir mahalle sizin olsa hiçbir

anlamı var mı? Yok. Denizli sizin olsa anlamı

var mı? Yine yok. Türkiye sizin olsa yine bir

anlamı yok yine sağlıklı yaşamınız yoksa.

Bunun için ağzının tadı yoksa ağrıdan sızıdan

duramıyorsanız. Tabi biz buradan yola

çıkarak sıradan olan bilindik bir belediyeciliğin

dışına çıkmak istiyorum ben. Pamukkale

Belediye Başkanı olarak bizden

normalde biliyorsunuz turizm ile anılan bir

ilçe başkanıyım. Birleşmiş Milletler Eğitim,

34 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) dünya listesinde

yer alan Pamukkalemiz var, termal

sağlık turizminde hemen yanı başında olan

Karahayıt Mahallemiz var. Ama önemli olan

bunların hepsini el ele götürmektir. Bu anlamda

da sağlığın da hayatın en başında geldiği

için biz de bu konuda sağlık yatırımında

önemli bir tesise imza atalım istedik" dedi.

"Denizli Devlet Hastanesinde olan

ne varsa burada tamamı var"

Poliklinikte günlük 2 bin kişinin hizmet

aldığını ifade eden Başkan Gürlesin, açıklamalarına

şöyle devam etti:

"5-6 milyonluk bir yatırım planladık. Arsası

Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından

verildi. Binanın yapımını da ilçe Belediye

Başkanı olarak ve kurucu bir ilçe belediye

başkanı olarak bunun yapımını ben üstleniyorum

dedim. Başladığımız rakam 5-6 milyon

ama sonradan tabi bu fizibiliteleri daha

da detaylandırdığımızda bu bölgenin gerçekten

yapıldığında ne kadar büyük yapılırsa

bunun hizmet verirken gerçekten birçok insanın

hayır duasının alınacağına birçok vatandaşımızın

hem şehrimizin sağlığına kavuşmasına

şifa kaynağı olacağına aracı

olacağına inandığımız için projeyi büyüterek

burada 10 bin metrekare 9 bin 775 metrekare

kapalı alanı olan 2 kat bodrumu 1 kat zemin

katı var. Bu katların üzerinde ilave 3 kat daha

olarak toplamda 7 kattan oluşan 10 bin metrekareye

yakın bir kapalı alanı olan mini bir

devlet hastanesi yaptığımızı iddia ediyoruz.

Şöyle ki aynı anda 20 tane poliklinik verilebiliyor

ve günlük 2 bin kişinin burada poliklinik

alması planlandı. Devlet hastanesinden

farkı sadece yatak olmaması. Ama bunun dışında

emarıyla, tomografisiyle, röntgeniyle,

laboratuvarlarıyla yani Denizli Devlet Hastanesinde

olan ne varsa burada tamamı var sadece

yatak dışında hatta ilave artıları var.

Yürüyen merdivenine kadar konuldu. Bir özel

hastanede bile yok."

"Türkiye’de bir ilki başardık"

Başkan Gürlesin, poliklinik ile Türkiye’de

bir ilki başardıklarını vurgulayarak, "Amaç

burada algıyı, gerçekten insana değer verildiğinin

ön plana çıkarılmasıydı. Türkiye’de

biz bir ilki başardık bunun altını özellikle çiziyorum.

Türkiye’de ilk defa böyle çok detaylı

donanımlı ve ilçe belediyesinin hele hele 4

yaşında bir ilçe belediyesinin yapmış olduğu

olağanüstü şaheser olarak düşünüyorum. Pamukkale

Belediyesi olarak burada bu yatırımın

toplam maliyeti şunu özellikle söylemek

istiyorum 36-37 milyon arsa bedelinin dışında

Pamukkale Belediyesinin yapmış olduğu

yatırıma ayırdığı para bütçesel anlamda

21 milyon. Sağlık Bakanlığının cihaz anlamında

koymuş olduğu rakam da 10-11 milyon

civarı olduğu tahmin edilmekte.

Toplamda da 37 milyon" diye konuştu.

egeyondergisi.com 35


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Ege Üniversitesi’nden

TIP TARİHİNE

GEÇECEK AMELİYAT

Türkiye’de ilk, Avrupa’da ikinci robotik izsiz tiroid ameliyatı yapıldı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

doktorlarından Prof. Dr. Özer Makay ve ekibi, bir

ilke imza atarak Türkiye’de ilk, Avrupa’da ise

ikinci olarak robot yardımıyla izsiz tiroid ameliyatını

gerçekleştirdi.

Ege Üniversitesi'nde (EÜ) bir hayal daha gerçek

oldu. Dünyada ve Türkiye birçok başarıya

imza atan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi,

bir ilke daha adını yazdırdı. Prof. Dr. Özer

Makay ve ekibi, Türkiye’de ilk, Avrupa’da ise

ikinci olarak robot yardımıyla izsiz tiroid ameliyatı

yaptı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet

Budak da, Türkiye’nin ilk robotik izsiz tiroid

ameliyatını gerçekleştiren EÜ Tıp Fakültesi

Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Özer Makay ve ekibini ziyaret etti.

Ameliyatın ardından kısa sürede sağlığına kavuşan

hasta 29 yaşındaki Pınar Derici ile ailesine

geçmiş olsun dileklerini ileten Rektör

Budak, ameliyatı yapan ekibi tebrik etti.

"Rektörlük olarak gurur duyuyorum"

EÜ’nün pek çok ilki başardığını ifade eden

Rektör Budak, "Tıp fakültemizdeki hocalarımız

özel bir ameliyata daha imza attı. Daha önce tiroid

ameliyatı olan hastalarda iz kalıyordu. Hocalarımız,

Avrupa’da ikinci, Türkiye’de ise ilk

kez robotik cerrahi ile izsiz tiroid ameliyatını

başarıyla gerçekleştirdi. Hastamızı ziyaret ettik

ve durumu gayet iyi. Hocalarımızı ve tüm ekibimizi,

bu başarılı ameliyattan dolayı tebrik ediyorum.

Rektörlük olarak gurur duyduğumuz bu

çalışmaları, eğitim, araştırma ve uygulama anlamında

her zaman destekledik ve desteklemeye

devam edeceğiz” diye konuştu.

Profesör ameliyatı nasıl yaptığını

anlattı: "Tarihi ameliyat"

Genç hastanın halsizlik, bitkinlik ve kilo

kaybı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu ilk

etapta ilaç tedavisinin uygulandığını kaydeden

Prof. Dr. Makay, ardından da ameliyata karar verildiğini

söyledi. Ameliyatla ilgili bilgi veren

Prof. Dr. Makay, “Ülkemiz için tarihi bir ameliyat

yaptık. Gelecek nesillere ışık tutması açısından

da güzel bir adım attığımızı düşünüyorum.

İnovasyon ve ileri teknoloji dediğimizde aklımıza

robotlar geliyor, biz de bu ameliyatı robot

kullanarak gerçekleştirdik. Burada robot elbette

ameliyatı yapmıyor, hastalarımızın aklında

yanlış bir algı oluşmasını istemem. Ameliyatı

yine bizler, robotu kullanarak yapıyoruz. Başarımızın

perde arkasında 15- 20 kişilik bir ekip

var. Hem ekip arkadaşlarıma hem de bizlere bu

imkanı sağlayanlara teşekkür ediyorum” dedi.

Ameliyattan 1 gün sonra

taburcu oldu

Söz konusu ameliyatın yeni teknik ve detaylar

nedeniyle çok az merkezde yapılabildiğini

dile getiren Prof. Dr. Makay, "Hasta,

boyunda iz olmaksızın gerçekleştirilen ameliyatının

ertesi günü taburcu olup, normal hayatına

geri dönüyor. Robotik cerrahi sistemi, üç

boyutlu görüntü altında, dar alanda kıvrak manevralarla

ameliyat yapma avantajı sunuyor. Bu

ameliyat dünyada çok az merkezde gerçekleştirilebiliyor"

diye konuştu.

36 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

TAZE İNCİRİN

İHRACAT YOLCULUĞU

BAŞLADI

Türkiye, 2018 yılında 50 milyon dolarlık taze siyah incir

ihraç etmeyi hedefliyor.

Türkiye'nin, üretim ve ihracatında dünya lideri

olduğu taze incirde ihracat yolculuğu Sarılop

çeşidinde 12 Temmuz’da start alırken, siyah

taze incirin ihracatı ise 17 Temmuz 2018 tarihinde

başladı.

Türkiye’nin siyah taze incir ihracatının 2016

yılında 29 milyon dolar iken, 2017 yılında 41

milyon dolara yükseldiğini belirten Ege Yaş

Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu

Başkanı Hayrettin Uçak, 2018 yılında incir

rekoltesinin yüksek, kalitesinin iyi olduğunu,

ihracatçı için cazip hale gelen hava kargo ile ihracatta

verimli bir sezon geçirmeyi beklediklerini

kaydetti.

Taze incir ihracatı hava kargo ile

uçuşa geçecek

Türk Hava Yolları’na ait Turkish Kargo ile

taze meyve ihracatı için kapsamlı bir anlaşma

yaptıklarını hatırlatan Uçak, “Hava kargo ile ihracatımız

2018 yılının Ocak – Haziran döneminde,

2017 yılının aynı dönemine göre yüzde

132’lik artışla 5 milyon 245 bin dolardan, 12

milyon 146 bin dolara yükseldi. 2018 yılının

ikinci yarısında taze meyve ihracatında hava

kargonun payının daha da artmasını bekliyoruz.

Hava kargonun sağlayacağı ivme ile taze incir

ihracatında 50 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz”

diye konuştu.

Taze incir ihraç tarihini belirlemek için Ekonomi

Bakanlığı Batı Anadolu Bölge Müdürlüğü

başkanlığında oluşturulan heyette; Ege Yaş

Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Aydın İncir

Araştırma Enstitüsü, Aydın Tarım ve Orman İl

Müdürlüğü, Ürün Denetmenleri Grup Başkanlığı,

İzmir Zirai Karantina Müdürlüğü ve Buharkent

Ziraat Odası yetkilileri görev aldı.

Taze siyah incir ihracatında Almanya

zirvede

Türkiye, 2016 yılında 29 milyon 87 bin dolarlık

taze siyah incir ihraç etmişken, 2017 yılındaki

taze siyah incir ihracatı yüzde 43’lük

artışla 41 milyon 574 bin dolara yükseldi.

Taze siyah incir ihracatında Almanya, 14

milyon 762 bin dolarlık tutarla zirvede yer alırken,

ikinci sırayı 5 milyon 211 bin dolarlık tutarla

Hollanda aldı. İngiltere ise; Türkiye’den 4

milyon 881 bin dolarlık taze siyah incir aldı ve

ismini üçüncü sıraya yazdırdı. Türkiye, 2017 yılında

36 ülkeye taze siyah incir ihraç etme başarısı

gösterdi.

egeyondergisi.com 37


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

BERGAMA BELEDİYESİ

GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ

KURUYOR

Bergama Belediyesi köy tüzel kişiliğinden mahalleye dönüşen Sarıcalar

köyünde yaklaşık 20 bin metrekarelik alana “Güneş Enerjisi

Santrali” (GES) kuruyor. Böylelikle Bergama Belediyesi’nin tükettiği

elektrik enerjisi giderlerinde yaklaşık %70 oranında bir düşme sağlanması

hedefleniyor.

Bergama Belediyesi tarafından

Sarıcalar’da 20 bin metrekarelik

alana kurulacak olan güneş

enerjisi santrali 1 MW’lık kapasiteye

sahip olacak. Burada kurulacak

olan santralde toplam 4312

adet güneş enerjisi paneli kullanılacak.

Ayrıca alanda 1250

kW’lik birde trafo yapılacak. Tesisten

elde edilen enerji 270

metre mesafelik bir bağlantı

hattı ile ana enerji dağıtım hattına

aktarılacak.

Etrafı çitle çevrilip 7/24 güvenlik

kameraları ile takip edilecek

olan santralden üretilecek

enerji ise Bergama Belediyesi tarafından

kullanılan elektrik

enerjisi bedellerinden mahsup

edilecek. Böylelikle Bergama Belediyesi’nin tüketiminden

kaynaklanan elektrik enerjisi giderlerinde

yaklaşık %70 oranında bir düşme

sağlanması hedefleniyor.

Yapılacak olan santral ile belediye bütçesine

yıllık olarak yaklaşık 700 bin lira katkı sağlanacağını

belirten Bergama Belediye Başkanı Mehmet

Gönenç, Bergama’nın yıllardır çevre

duyarlılığıyla anılan bir kent olduğunu, Bergama

Belediyesi tarafından GES’ten yararlanarak

güneş enerjisi üretmesinin ise bu çevreci

yaklaşımın önemli göstergelerinden

birisi olacağını söyledi.

Başkan Gönenç ayrıca bir buçuk

milyon EURO yatırım bedelli

projenin ilk 8 yıl sağlanacak

mahsuplaşma giderleriyle kendi

finansmanını sağlayacağını,

güneş enerjisi panellerinin yaklaşık

25 yıllık enerji üretim kapasitesi

olduğu için ise kalan 17

yılda Bergama Belediyesi’nin

elektriğe çok düşük ücret ödeyeceğini

belirtti.

Bergama Şaha Kalktı

2009 yılından itibaren Katı

Atık Düzenli Depolama Tesisi,

Atık Su Arıtma Tesisi, Futbol

Akademi Tesisleri, Erdal Önder

Kapalı Spor Salonu, tenis kortları gibi projeleri

tamamlayıp ilçeye kazandıran Bergama Belediye

Başkanı Mehmet Gönenç, 2016 yılında

Bergama Kültür Merkezi (BerKM), Taziye Evi,

çok katlı otopark projelerini hizmete açmıştı.

2017 yılında ise 2018 yılı içerisinde bitirilmek

üzere bölgenin en büyük Canlı Hayvan Pazarı,

Yarı Olimpik Yüzme Havuzu ve Hasta

Yakını Konuk Evi projelerinin yapımına başlandı.

2018 yılında ise Bergama Ticaret Merkezi

ve Çamlıpark projesi için start verildi.

38 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

BOZKURT’TA

GÜNEŞ TARLALARI AÇTI

Denizli’nin Bozkurt ilçesinde güneş enerjisi panelleri açıldı. Denizli’de

ilk kez bir ilçe belediyesi güneş enerji santralini hayata geçirdi.

4 bin 158 panel ve 40 evirici çalışmaya başladı.

Bozkurt Belediyesi Güneş Enerji Santrali,

yenilenebilir enerji üretimine start verdi. 4 Milyon

TL’nin üzerinde maliyete sahip çevre dostu

santral ile yılda 2 bin 300 ton karbonmonoksit

salınımının önüne geçilecek.

Güneş enerjisi paneli açılış konuşmasını

yapan Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik,

“Bozkurt küçük nüfusu küçük bütçesi küçük

bugün sosyal belediyecilikle bugün açılışını yapacağımız

güneş enerjisi santralimizde bu

küçük bütçe ile yapıldı. İçinde 4158 panelimiz,

41 tane de güçlendiricimiz var. Şu anda Bozkurt’un

bin hanesinin elektrik giderini karşılayacak

durumdayız” dedi .

İlklerin Belediyesi Bozkurt Belediyesi

Güneş enerjisi çalışmalarının Bozkurt’ta çok

önceden başladığını dile getiren Başkan Çelik,

“Yenilenebilir enerji alanında güneş enerji

santralini yaklaşık iki sene önce Türkiye’de bağlantı

anlaşması ile yapan ilk belediyeyiz. Şu

anda bazı yerel yönetici arkadaşlarımız yaptığımız

çalışmayı örnek alarak arkamızdan gelmekteler.

Biz ise bunu iki sene önce

gerçekleştirdik. 20bin metrekarelik bir alanda

alanda yaklaşık 4milyon yüzaltmış bin liraya

mal ederek Güneş Enerji Santralini hayata geçirdik.

Bu büyük yatırımı da belediyemizin bütçesine

hiç bir yük getirmeden sağladık.

Belediyemizin kasasından tek bir kuruş harcamadan

bir enerji santraline sahip oldu” dedi

Çatılara Güneş Panelleri

Bozkurt’taki Enerji Santrali’nin santrali

yılda 1 milyon 700 bin kw/sa yılda elektrik enerjisi

sağladığını dile getiren Çelil, “sadece bu

değil yenilenebilir enerji olan bu santralle karbondioksit

emisyonu ile çevreci bir belediye

olduk” dedi.

Üretken bir belediye olduklarının altını

çizen Başkan Çelik, “Benim amacım yenilenebilir

enerjiyi Bozkurt’a tamamen yaymak. Bozkurt’taki

evlerin çatılarını güneş panelleri ile

kaplamak. Böylelikle vatandaşlarımızın evlerinde

kullandıkları elektriğin tamamını güneşten

ve çok daha düşük bütçe ile

karşılayabileceğiz” dedi.

Enerji Kooperatifleri Geliyor.

Muharrem İnce’nin Denizli mitingi öncesinde

açılışına katıldığı Bozkurt Güneş Enerji

Santrali’nin yanı sıra Başkan Çelik’in yeni planları

da mevcut. İlklerin belediyesi olarak tanımladıkları

Bozkurt’ta bir enerji kooperatifi kurma

düşünceleri olduğunu dile getiren Başkan Çelik,

“Kooperatifle birlikte yeni santraller yapmak istiyoruz.

Belediye’nin de içinde olacağı yeni

santralleri gelin birlikte yapalım. Böylelikle

Bozkurt’umuzda boğazımızdan geçen lokmayı

beraber büyütelim istiyoruz” diyerek enerji kooperatifi

kurma düşüncelerini de açıkladı.

egeyondergisi.com 39


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

MANİSA’NIN

KÂR GETİREN ENERJİ PROJESİ

Manisa’nın 15 bin 300 nüfusuyla en küçük ilçelerinden biri olan

Gölmarmara Belediyesi, kurduğu güneş enerjisi santrali ile kendi

elektriğini üretmeye başladı. 620 bin dolara mal olan ve 2,5 ayda tamamlanan

santral sayesinde belediye hem aylık 28 bin TL civarında

gelen elektrik faturasından kurtuldu hem de 22 bin TL gelir sağladı.

Güneş enerjisi santrali

Manisa’da bir ilk

Doğa dostu ve yenilenebilir enerji kaynaklarından

biri olan güneş enerjisi santralini ilk

kez Manisa’da Gölmarmara ilçesine kazandıran

Belediye Başkanı Kamil Öz, kendisine ait arazisini

hiçbir kira bedeli almadan tamamen santral

için tahsis etti. 10 dönümlük alana 2,5 ayda yerleştirilen

2 bin 200 panelle 500 KW gücünde

elektik üretilirken, sorumluluk sahasının tamamının

elektriğini karşılayan belediye, arta kalan

elektriği de satarak belediyeye gelir elde etmiş

oldu.

Törenin ardından Gölmarmara’nın Buğdaylı

mevkisinde 10 dönümlük alana kurulan güneş

enerjisi santralinde basın mensuplarının sorularını

cevaplandıran Başkan Öz, “Belediyemizin

yapmış olduğu güneş enerji santrali 10 dönüm

alanda kurulmuş ve 500 KW gücündedir. Gölmarmara

Belediyesi, bu santralle sokak aydınlatma

lambaları, şantiye binası ve merkez

binanın tüm elektriğini üretip fazlasını da satmaktadır.

Yaklaşık Gölmarmara Belediyesine bu aylarda

günlük 2 bin TL gelir getirmektedir. Ayda

ortalama olarak 50-55 bin TL civarında katkısı

olacak. 17 ilçe ve büyükşehir belediyesi dahil

olmak üzere Manisa’da ilk. Maliyeti 620 bin dolardır.

2,5 ayda tamamlandı. 2017 bedeliyle yapıldı.

Bu yüzden sistem kullanım bedeli daha az

ödeyeceğiz. Belediye daha fazla para kazanmış

olacak. Belediye elektrik faturasından kurtuldu,

para kazanmaya başladı. Kendi ayakları üzerinde

duran bir belediye olmaya çalışıyoruz.

Hedef Hidro Elektrik Santrali

Belediyenin ihtiyacı olan elektriği üretiyoruz

ve fazlasını da satıyoruz. Daha önceden belediyeye

28 bin TL civarında elektrik faturası

geliyordu. Şimdi bu fatura gelmeyecek ve 22 bin

lira civarında da cebine para girmiş olacak. Projenin

devamında bir de hidroelektrik santrali

yapmayı düşünüyoruz. Bunun fizibilite çalışmalarını

yaptık. 54 bin dönüm arazi Gölmarmara

Belediyesi tarafından sol sahil olacak.

Gölmarmara Belediyesi bu sulamayı yapacak.

Gördes Barajı’ndan 60-70 bar civarında su gelmektedir.

Bu 8-10 bara düşürülmek istenmektedir.

8-10 bara düşürürken Devlet Su İşleri

Müdürlüğü dalga kıranlar kurmuşlar. Biz bu

dalga kıranların önüne boru tipi tribünler yapalım

diyoruz. Gölmarmara Belediyesine bir gelir

olsun diye uğraşıyoruz. Bunu da önümüzdeki

günlerde faaliyete geçiririz” dedi.

40 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

EXTRANET İLE

İNTERNETSİZ EV

KALMASIN

Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın

tek bir vatandaşın bile internet erişiminden mahrum kalmaması

için başlattığı "İnternetsiz Ev Kalmasın" seferberliğine

Extranet’ ten büyük destek!

Türkiye’nin dijital dönüşümü adına bir milat

olması beklenen bu seferberliğin, internet hizmetinden

yararlanamamış haneleri internet ile

buluşturması hedeflemektedir. Bakanlığın çizdiği

bu vizyona hizmet etmek üzere, Extranet

internetle tanışamamış vatandaşlara yönelik

hesaplı internet paketleri sunmak için kampanya

bir başlattı.

Extranet ’in 24 ay boyunca değişmeyen

avantajlı fiyatlarla sunacağı paketlerin fiyatı; 4

Mbps 20 GB AKN Limitsiz ADSL 9,90 TL ve 4

Mbps 20 GB AKN Limitsiz ADSL + 1000 dk. her

yöne 24.90 TL olacaktır. Kampanyadan yararlanmak

isteyen bireysel müşterilerin adresinde

daha önce internet tanımlanmamış veya internet

hattının iptalinden en az 3 ay geçmiş olmalıdır.

Detaylı kampanya bilgisi için; Extranet

Noktaları’nı ziyaret edebilir,

bilgi@extranet.com.tr adresine e-posta gönderebilir,

www.extranet.com.tr‘yi inceleyebilir

veya 0850 470 0 444 no.lu Extranet Müşteri Hizmetleri’ni

arayabilirsiniz.

Extranet Hakkında:

Extranet, geniş hizmet ağı, yüksek kalitesi,

hızlı, güvenilir ve çözüm odaklı hizmet

anlayışı ile birey ve kurumların

iletişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere

2015 yılında bilişim dünyasına adım atmıştır.

Yeni dinamikler doğrultusunda

hizmetlerini geliştirmeye devam eden

Extranet, dijital dönüşüme katkı sağlayan

bir oyuncu olarak pazarda yerini almıştır.

Extranet, tüm Türkiye genelinde ses, data

ve katma değerli hizmetleri bireysel ve

kurumsal anlamda sunabilen bir internet

servis sağlayıcısıdır. Gerek xDSL erişim

teknolojileri, gerekse fiber optik kablo

altyapıları üzerinden müşterilerine ulaşan

Extranet, altyapı sağlayıcıları ile yaptığı

anlaşmalar çerçevesinde yurt içinde

her noktaya hizmet vermektedir.

www.extranet.com.tr

egeyondergisi.com 41


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

TARIMKENT ÇAL’A

SEL DARBESİ!

Geçici Çözümler Bekleniyor.

Kalıcı Çözüm ise Ürün Bazı Destekleme…

Tarımkent Çal yine bir dolu afeti sonucu

mağdur oldu. Haziran ayı içerisinde gerçekleşen

şiddetli yağmur ve dolu yağışları tarım arazilerine

çok ciddi zararlar verdi. Tahmini rakamlarla

35Milyon olarak hesaplanan zararın

ardından çiftçiler ve ilçenin ileri gelenleri afet

fonundan destekleme beklerken, afet zararının

çiftçiyi mağdur etmesinin en önemli sebebinin

tarımın yapısal çarpıklığı olarak gösteriliyor.

Geçici çözümlerin bir an evvel gerçekleşmesi ile

mağdur olan çiftçilerin zorda bırakılmaması

ivedilikle beklenirken bir daha bu problemin

yaşanmaması için beklenen en önemli şey ise

tarımsal desteklemenin arazi üzerinden değil

üretilen ürünün kilo bazında desteklenmesi…

Çal’da Tarıma Sel Darbesi: Zarar 35

Milyon TL Civarında

Denizli’nin Çal ilçesinde Haziran ayı içerisinde

yaşanan sel ve dolu felaketlerinin ardından

yaralar sarılmaya çalışılıyor. Tarımkent olarak

adlandırılan ve Türkiye’de şaraplık üzümün

yarısından fazlasını karşılayan Çal’da üzüm

bağları ve hububat tarlalarında yaklaşık 35 milyon

TL tutarında zarar olduğu belirtildi.

Yağışlar sonrası yaşanan sel felaketlerinde

üzüm bağları, ayçiçeği, mısır, arpa, buğday ve

haşhaş tarlaları zarar gördü. Tarlalarda ürünlerin

çeşitliliğine göre yüzde 40-90 arasında zarar

oluşurken, zararın maliyetinin ise yaklaşık 35-

40 milyon TL arasında olduğu kaydedildi. İlçedeki

mahalle muhtarları ile bir araya gelerek

zarar tespiti konusunda değerlendirme toplantısı

yapan Çal İlçe Belediye Başkanı Fethi Akcan,

sellerden dolayı yol ve üst yapılarda ciddi hasarlar

olduğunu ifade etti. Üst yapı anlamında

yaklaşık 2.5-3 milyon TL arasında bir zarar olduğunu

aktaran Başkan Akcan, özellikle üzüm

bağları olmak üzere tarım arazilerinde de zarar

olduğunu vurguladı.

42 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Tek yıllık ürünlerde bu sene bir hasar olduğunda

gelecek yıl yenisini ektiğimizde yeni

yıla yeni ürünle başlarız. Ama bağ, meyvecilik

farklı bir şey. Bağ çubuklardaki yaraların

kapanması, sağlıklı hale gelip yeniden ürün

vermesi için en az 4 yıllık bir süreç gerekli.”

Afet sonrasında mağdur çiftçilerin tarım

kredi kooperatifleri ve Ziraat Bankası’na olan

kredi borçlarının ertelendiğini ifade eden Çil,

“krediler ertelendi. Bu önemli bir destekti.

Ama kredi kullanmayan çiftçinin mağduriyeti

konusunda da çalışma yapılmalı. Zarar

gören çiftçilerimiz Ziraat Bankası’ndan

uygun faizli kredi kullanabilirse çiftçilerimiz

için faydalı olur” dedi.

Akcan, “Üzüm bağlarında yaklaşık 8-9 bin

dönüm alanda yüzde 100’lere varan zararlar

var. 16-17 bin dönüm alanda yüzde 40-50 seviyelerinde

hasarlarımız var. Çiftçilerin yaklaşık

35 milyon TL zararı var. Ayçiçeği, mısır,

bamya, hububat ürünlerinin ve meyvelikleri

işin içerisine kattığımı zaman yaklaşık 35

milyon TL civarında. Yaraların salınması için

raporlar tutuldu ve hızlı bir şekilde yaralar

sarılmaya çalışılıyor. Bizim talebimiz şu,

TARSİM sigortası olanların zararları ödenecek

ama sigortası olmayanların afet fonundan

bir aktarım yapılması. 2015 yılında soğuk

vurgunundan dolayı yaklaşık 7,5 milyon para

aktarıldı. Ekonomi Bakanımızın desteği ile

yine aynı şekilde bakanımızın desteği ile afet

fonundan yararlandırmasını istiyoruz. Ayrıca

çiftçilerimize hububat ile ilgili de tohum ve

gübre desteği verilmesini talep ediyoruz”

diye konuştu.

“Kredi Borçları Ertelendi, Kredisi

Olmayanlara Da Uygun Krediler

Verilmeli”

Çal Ziraat Odası Başkanı Haşim Ahmet

Çil ise yağışlar nedeniyle ciddi zararlar olduğunu

ve ilçedeki 34 mahallenin hemen

hemen hepsinde yağışın etkili olduğunu dile

getirdi. Mahallerdeki tarım arazilerinde

yüzde 40’tan yüzde 100’e kadar zarar olduğunu

hatırlatan Çil şunları söyledi:

“Bağcılık denilince Çal önemli bir merkez.

200 bin dekarlık bağ alanı ile Türkiye’nin şaraplık

üzümde yaklaşık yüzde 35’lik üretimini

karşılayan bir ilçe. Yağışlar ve dolu

neticesinde bağlardaki hasarlarımız büyük.

Afet Fonundan Gelecek Olumlu

Haberler Bekleniyor

İlçede tarım arazilerinde sular çekildikten

sonra başakların yerde olduğu, arpa-buğday

ve haşhaşlarda da aşırı yağmurdan dolayı karararak

çürüdükleri gözlendi. Ağustos ayında

hasat yapılması gereken üzüm bağlarında

ürün verimliliğin yarı yarıya düşeceği öngörülüyor.

İlçede sel felaketi sonrasında yaraların sarılması

için gerekli afet raporlarının tutulduğu

kaydedilirken, Başkan Akcan ve çiftçiler

zararların karşılanması için afet fonundan

gelecek bir yardımı bekliyor.

KALICI ÇÖZÜM: Teşvik Sisteminin

Değişmesi

Çal Ziraat Odası Başkanı Haşim Çil afet

sonrası gerekli desteklerle çiftçilerin yaralarını

sarmaya çalıştıklarını dile getirdi. Yaşanan

ve yaşanacak afetlere karşı çiftçilerin

kendilerini sigorta ile garanti altına alabileceğini

ifade eden Çil, “Ama Türkiye’de tarımın

yapısal çarpıklığı yüzünden çiftçiler

sigorta da yaptıramıyor. Çiftçilerimizin çoğu

kiralık arazilerde üretim yapmaya çalışıyor.

Yani işlenen tarla aslında başkasının oluyor.

Ve esas arazi sahibi ise tarımsal desteklemeyi

kendisi alabilmek için araziyi işleyen üzerine

veremiyor. Bu sebeple de Tarsim başta olmak

üzere ne bir sigorta ne bir yardım alabiliyorsunuz.

Arazi sahibi şehirde oturuyor, çiftçilikle

hiçbir bağlantısı yok ama tarımsal

desteklemeyi o alıyor ve esas üretici sigorta

dahi yaptıramıyor. Böyle afet durumlarında

da çiftçilerimiz mağdur oluyor.

Bunu da hep söylüyoruz. Boş araziye değil

de araziden kalkan ürüne destek verilsin

diye. Maalesef şimdiye kadar bu gerçekleşmedi.

Bundan sonra bu gerçekleşirse hem

çiftçilerin mağduriyetleri giderilecek hem de

desteklemeler fatura ile alınacağından vergi

bazında da kayıp kaçağın önüne geçilecektir.

Çünkü devlet satılan her ürünü kilo başına

kayıt altına alacaktır” dedi.

egeyondergisi.com 43


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

EİB İHRACATI

13 MİLYAR

DOLARA ULAŞTI

Türkiye'de 2018 yılında ihracat artış rekortmeni

olan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), 2018 yılı Haziran

ayında 1 milyar 86 milyon dolar ihracata

imza attı.

EİB'nin ihracatı 2017 yılı Haziran ayına göre

yüzde 9 artış gösterdi. EİB, 2017 yılı Haziran

ayında 999 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı.

Haziran ayında Türkiye'nin ihracatı ise;

yüzde 5 artış göstererek, 12 milyar 601 milyon

dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye'nin 2017 yılı

Haziran ayındaki ihracatı ise; 12 milyar 3 milyon

dolar olmuştu.

Ege İhracatçı Birlikleri, 2018 yılı Haziran

ayında 631 milyon 665 bin dolarlık sanayi ürünleri

ihraç ederken, tarım ürünleri ihracatı yüzde

6'lık artışla 353 milyon dolardan 373 milyon dolara

yükseldi. Madencilik sektörünün ihracatı

ise; yüzde 10'luk artışla 81 milyon 721 bin dolara

çıktı.

EİB'nin yıllık ihracatı 13 milyar

dolara dayandı

Yılın ilk yarısında yüzde 20'lik ihracat artışıyla

6 milyar 647 milyon dolar dövizi Türkiye'ye

kazandıran Egeli ihracatçıların son 1 yıllık ihracatı

ise; yüzde 18'lik artışla 12 milyar 938 milyon

dolara ulaştı. EİB'nin hedefi Temmuz

ayında yıllık ihracatta 13 milyar doları aşmak

olacak.

Ege İhracatçı Birlikleri çatı altındaki 12 ihracatçı

birliğinin, 10 tanesi 2018 yılı Haziran

ayında, bir önceki Haziran ayına göre ihracatını

arttırmayı başarırken, Ege Zeytin ve Zeytinyağı

İhracatçıları Birliği ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliği 2017 yılı Haziran ayı

44 egeyondergisi.com

performanslarının gerisinde kaldılar.

Demir ihracatı zirveye demir attı

2018 yılına parlak bir giriş yapan Ege Demir

ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, Haziran

ayında 125 milyon 717 bin dolarlık ihracata

imza attı. 2017 yılı Haziran ayında 83

milyon 19 bin dolarlık ihracat gerçekleştiren

Egeli demir ihracatçıları, 2018 yılı Haziran

ayında ihracatlarını yüzde 51 arttırma başarısı

gösterdi.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği ise; 110 milyon 209 bin dolarlık döviz getirisi

ile en fazla ihracat yapan ikinci sektör oldu

ve zirveye ortak oldu.

Haziran ayında ihracatını yüzde 21 arttıran

Ege Tütün İhracatçıları Birliği 85 milyon 871 bin

dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.

Su ürünleri ve hayvansal mamuller

ihracatı 1 milyar doları aştı

Ege Maden İhracatçıları Birliği, Haziran

ayında yüzde 10,4'lük ihracat artış hızı yakaladı

ve 81 milyon 721 bin dolarlık ihracatı hanesine

yazdırdı. 79 milyon 556 bin dolarlık ihracat

yapan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller

İhracatçıları Birliği beşinci basamağın sahibi

oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller

İhracatçıları Birliği yıllık 1 milyar 8 milyon dolar

ihracat rakamına ulaşarak 1 milyar dolar barajı

üzerinde tutunacağını ortaya koydu.


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Meyve sebze ve mamulleri ihracatı

koşar adım

Başarılı bir yıl geçiren Ege Yaş Meyve Sebze

İhracatçıları Birliği, Haziran ayında yüzde 11'lik

ihracat artışı yakaladı ve 70 milyon 41 bin dolarlık

ihracata imza attı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri

İhracatçıları Birliği ise; yüzde 2'lik

artışla 51 milyon 117 bin dolara ulaştı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları

Birliği, Haziran ayında 44 milyon 836

bin dolarlık ihracatı kayda alırken, ihracatını

yüzde 20 arttıran Ege Hububat Bakliyat Yağlı

Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 28

milyon 489 bin dolar ihracata imza attı.

Haziran ayında ihracatı yüzde 9'luk düşüş

yaşayan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları

Birliği 18 milyon 479 bin dolarlık ihracatı

hanesine yazdırdı. İhracatını yüzde 14 arttıran

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği

14 milyon 324 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Haziran ayında ihracatı yüzde 48'lik düşüş

gösteren Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları

Birliği 11 milyon 198 bin dolarlık ihracat yaptı.

Egeli ihracatçılar en fazla ihracatı

Almanya'ya yaptı

Ege İhracatçı Birlikleri'nin Haziran ayı ihracatında

Almanya 130 milyon dolarlık tutarla

zirvedeki yerini korudu. Egeli ihracatçılar, Almanya'ya

2018 yılının 6 aylık döneminde ise;

768 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Almanya'yı 82 milyon dolarlık ihracatla

Amerika Birleşik Devletleri, 69 milyon dolarlık

ihracatla İngiltere izlerken, Haziran ayında

Egeli ihracatçıların Mısır'a yaptığı ihracat yüzde

177'lik artışla 12 milyon dolardan 33 milyon dolara

yükseldi. Egeli ihracatçıların önemli artış

yakaladığı diğer pazarlar ise; yüzde 46'lık artış

ve 59 milyon dolarlık ihracat ile Fransa, yüzde

41'lik ihracat yükselişi ve 30 milyon dolarlık ihracatla

Çin ve yüzde 40'lık artış ve 25 milyon

dolarlık dış satımla Yunanistan oldu.

Yılın ilk yarısı beklentilerimize uygun

geçti

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı

Jak Eskinazi, 2018 yılının ilk yarısının beklentileri

doğrultusunda geride kaldığını, ihracatlarının

13 milyar dolara dayandığını kaydetti.

Haziran ayında Türkiye'nin ihracatının

yüzde 5 arttığını, EİB'nin ihracat artış hızının

ise yüzde 9 olduğu bilgisini veren Eskinazi,

"Ocak - Haziran döneminde ise; Türkiye'nin ihracatı

yüzde 12 artarken, EİB ihracatını yüzde

20 arttırdı. Benzer tablonun yılsonunda da

oluşması için İnovasyon, Ar-Ge ve Tasarım

odaklı, katma değerli ürün ihracatını arttırmak

için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.

"Seçim geride kaldı gündem ekonomi ve ihracat

olmalı" diyen Eskinazi, OHAL uygulamasının

kalkması ile birlikte Türkiye hızla

normalleşeceğini, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye

yatırım konusunda daha istekli olacağını,

bu sayede Türk ekonomisinin yılın ilk çeyreğindeki

yüzde 7.4'lük büyüme rakamını aşacağını,

ihracat rakamlarının da artışına devam edeceğini

sözlerine ekledi.

egeyondergisi.com 45


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

GÜÇLÜ İHRACAT

20. AYDA DA DEVAM ETTİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi

tarafından haziran ayı ihracat rakamları

açıklandı. Ülkemiz ihracatı

haziranda yüzde 5 oranında

arttı ve 12 milyar 601 milyon

USD’ye yükseldi. Yılın ilk yarısındaki

ihracat performansını ele

aldığımızda, ülkemiz ihracatının

yüzde 7,4 artış ile 81,9 milyar

USD’ye ulaştığını görüyoruz.

Sene sonu için belirlenen 169

milyar USD’lik ihracat hedefimize

ulaşma yolunda atılan

adımlar ve ihracatımızın 20. ayda

da artış trendini hız kesmeden

devam ettirmesi son derece sevindirici.

DENİB ve Denizli İhracatı

Artıyor…

DENİB ve Denizli ihracatı da artışlarına

devam ediyor. DENİB üzerinden gerçekleştirilen

ihracatımız, haziran ayında yüzde 1 oranında

artışla 206 milyon USD’yi aştı.

Ocak-Haziran döneminde ise, DENİB ihracatı

yüzde 8,9 oranında artarak 1 milyar 278 milyon

USD oldu.

TİM tarafından açıklanan

Denizli ihracatını değerlendirdiğimizde,

haziran ayında yüzde

8,2 oranında artışla 274 milyon

USD’lik ihracat rakamına ulaşıldığını

görüyoruz. Yılın ilk altı

aylık döneminde ise, ilimiz ihracatı

yüzde 18,1 oranında artarak

1 milyar 685 milyon USD’yi geride

bıraktı.

Yeni Başkanımız İsmail

Gülle’yi Tebrik

Ediyoruz…

TİM’in 25. Olağan Genel Kurulu

dün gerçekleştirildi. İhracat

gemisinin kaptanlığını 10 yıldır

başarılı bir şekilde yürüten ve ülkemiz

ihracatının sürdürülebilir

bir şekilde artması noktasında büyük emekleri

olan Mehmet Büyükekşi’ye teşekkür ediyoruz.

Yeni TİM Başkanımız İsmail Gülle ve ekibini

tebrik ediyor, görev süresi boyunca başarı dileklerimizi

sunuyoruz. Yeni Başkanımızın liderliğinde

yeni rekorlar ve güçlü ihracat artışlarının

devam edeceğine inanıyoruz. Tüm ihracat camiamıza

ve ülkemize hayırlı olsun.

46 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

EGE BÖLGESİ

‘ERDOĞAN’DEDİ

24 Haziran’da gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde

Ege Bölgesi’ndeki 8 ilden 5’inde Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan’ın oyu önde çıktı. Önceki

seçimlerde olduğu gibi kıyı şeridinde geriye düşen Erdoğan,

İç Ege’de bulunan 5 ilde ise önde çıktı.

24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerin

kesin sonuçlarının da açıklanmasının ardından

seçim serüveni sona erdi. Cumhurbaşkanlığı

seçimlerinin de ilk turda

tamamlanması ile hayat normal seyrine dönmeye

başladı. İş dünyası seçim mesajlarında

“artık ekonomiye dönülmeli ve yapılması gerekenler

yapılmalı” diyor.

Ülke olarak kritik bir seçim süreci geçirdik.

Yeni sistemin ilk başkanının belirleneceği

seçimde 6 aday birbiri ile yarıştı. Erken

seçim olması sebebi ile çok kısa sürede gerçekleşen

propaganda çalışmaları ve seçim

çalışmaları herkese yorucu bir süreç yaşattı.

Bu süreç sonunda cumhurbaşkanlığı seçimleri

ilk turda Recep Tayyip Erdoğan’ın

%52.59’luk oy oranı ile sonuçlandı. Erdoğan’ın

en yakın rakibi %30.64, Selahattin

Demirtaş %8.4, Meral Akşener %7.29, Temel

Karamollaoğlu %0.89, Doğu Perinçek ise

%0.2 oy aldı.

Ege Bölgesin’de ise yine Recep Tayyip Erdoğan’ın

önde olduğu sandık sonuçlarında

görülüyor. 8 Ege ilinin 5’inde Recep Tayyip

Erdoğan önde iken, 3 ilde de Muharrem İnce

seçimleri önde kapattı.

egeyondergisi.com 47


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Ege kentlerinde seçim sonuçları şu şekilde gerçekleşti.

İzmir

Muharrem İnce %54.01

Recep Tayyip Erdoğan %32.92

Meral Akşener %6.3

Selahattin Demirtaş %6.03

Temel Karamollaoğlu %0.46

Doğu Perinçek %0.28

Aydın

Muharrem İnce %44.23

Recep Tayyip Erdoğan %37.97

Meral Akşener %11.26

Selahattin Demirtaş %5.78

Temel Karamollaoğlu %0.44

Doğu Perinçek %0.31

Muğla

Muharrem İnce %52.6

Recep Tayyip Erdoğan %32.14

Meral Akşener %11.81

Selahattin Demirtaş %2.8

Temel Karamollaoğlu %0.33

Doğu Perinçek %0.32

Denizli

Recep Tayyip Erdoğan %47.82

Muharrem İnce %35.40

Meral Akşener %13.82

Selahattin Demirtaş %2.14

Temel Karamollaoğlu %0.55

Doğu Perinçek %0.26

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

“DEMOKRATİK HAKKINI

KULLANAN HER VATANDAŞIMA

TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Seçimlerin ilk turda bitmesi ve Yüksek

Seçim Kurulu’nun gece yarısından sonra

resmi olmayan sonuçlara göre kazananın

Recep Tayyip Erdoğan olarak açıklaması üzerine

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’dan

Ankara’ya gelerek balkon konuşması gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında

Manisa

Recep Tayyip Erdoğan %48.61

Muharrem İnce %34.64

Meral Akşener %11.04

Selahattin Demirtaş %4.86

Temel Karamollaoğlu %0.61

Doğu Perinçek %0.24

Uşak

Recep Tayyip Erdoğan %51.52

Muharrem İnce %34.98

Meral Akşener %11.07

Selahattin Demirtaş %1.29

Temel Karamollaoğlu %0.91

Doğu Perinçek %0.23

Kütahya

Recep Tayyip Erdoğan %71.49

Muharrem İnce %16.55

Meral Akşener %10.13

Selahattin Demirtaş %1.32

Temel Karamollaoğlu %0.32

Doğu Perinçek %0.20

Afyonkarahisar

Recep Tayyip Erdoğan %68.04

Muharrem İnce %18.86

Meral Akşener %11.66

Selahattin Demirtaş %0.87

Temel Karamollaoğlu %0.36

Doğu Perinçek %0.21

seçimin galibinin demokrasi olduğunu belirtti.

Konuşmasına teşekkürlerle başlayan

Erdoğan, “Şahsıma, ittifakıma ve partime güvenen

tüm kardeşlerime, milletime şükranlarımı

sunuyorum. Cumhur İttifakı'nın bir

diğer kanadı olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin

Genel Başkanı Sayın Bahçeli'ye ve

MHP'nin tüm mensuplarına teşekkür ediyorum.

Aynı şekilde merhum MuhsinYazıcıoğlu'nun

yadigarı Alperenlere teşekkür

ediyorum. Hangi partiye oy vermiş olursa

olsun sandığa giderek, demokratik hakkını

kullanan her vatandaşıma teşekkür ediyorum"

dedi.

48 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

“SEÇİMİN GALİBİ 81 MİLYONDUR”

Seçimin kazananının millet olduğunu

ifade eden Erdoğan, “Bu seçimin galibi demokrasidir,

milli iradedir, milletimizin bizatihi

kendisidir. Bu seçimin galibi 81 milyon

vatandaşımızın her bir ferdidir. Türk siyasi

tarihinin en yüksek katılımlı serbest seçiminde

sandığa giderek bu demokrasi şölenine

katılan tüm vatandaşlarıma teşekkür

ediyorum. Siz tarih yazıyorsunuz, asırlar sizi

çok farklı anacak. Gelişmiş ülkeler başta

olmak üzere dünyanın pek çok yerinde seçimler

bizdekinin yarısını bile bulmayan katılımlarla

yapılıyor. Türk milleti sandığa,

sandıkta tezahür ettirdiği iradesine sahip çıkarak,

demokrasiye ve onun ayrılmaz bir parçası

olan haklarına ve özgürlüklerine ne

kadar önem verdiğini bu seçimde tekrar göstermiştir”dedi.

“2023 HEDEFLERİNE HEP BİRLİKTE

ULAŞACAĞIZ”

Erdoğan daha çok çalışacaklarını belirtiği

konuşmasında şunları dile getirdi: "Milletimiz,

sandıkta tercihini 16 yıldır olduğu gibi

bu defa da kavgadan değil, hizmetten yana

kullanmıştır. Kazanan demokrasimiz, kazanan

hizmet siyaseti, kazanan milli iradenin

üstünlüğü, kazanan Türkiye, kazanan Türk

milleti, kazanan bölgemizdeki tüm mağdurlar,

kazanan dünyadaki tüm mazlumlar olmuştur.

Bizlere bugünleri gösteren

Rabbimize hamd ediyorum. Bizleri, milletimize

mahçup etmeyen Rabbimize hamd ediyorum.

Bizleri, kalbiyle ve gözüyle ülkemizi

takip eden kardeşlerimize mahçup etmeyen

Rabbimize hamd ediyorum. Sizlerin sevgisine

layık olabilmek için daha çok gayret gösterceğiz.

Sizlerine güvenine karşılık

verebilmek için daha çok ter dökeceğiz. Sizlerin

desteğinin hakkını verebilmek için daha

çok mücadele edeceğiz. Sandıkta bize verdiğiniz

güçle, ülkemizi 2023 hedeflerine inşallah

hep birlikte ulaştıracağız.".

'81 MİLYONUN CUMHURBAŞKANI

OLUNUZ'

Seçimlerde en çok oyu alan ikinci isim

Muharrem İnce ise seçimlerin ertesi günü

açıklamalarda bulundu. Seçimlerde 15 milyon

yurttaşın oyunu aldığını dile getiren İnce

hedeflerinin bu sayıyı 30 milyona ulaştırmak

olduğunu belirtti.

Seçim sonuçlarını kabul ettiğini seçim gecesi

belirten İnce basın açıklamasında Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan’a

önerilerde de bulundu. Gerginliğe son verilmesini

isteyen İnce, “Sayın Erdoğan, lütfen

artık bugünden sonra AK Parti Genel Başkanı

gibi davranmayınız. 81 milyonun cumhurbaşkanı

olunuz. Benim sloganımı kullanmanızı

tavsiye ederim. Artık hepimizin

cumhurbaşkanı olun. Bu gerginliğe son

verin, kucaklayın milleti. Ben seçilseydim

öyle yapacaktım. AK Parti genel merkezine

gelip sizin çayınızı içecektim. AK Partilileri

kucaklayacaktım. Sayın Erdoğan’dan bunu

bekliyorum” dedi.

'HEPSİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM'

Çalışmaları kapsamında emek veren herkese

teşekkürlerini sunan İnce, “Bayraklarımızı

asan gençlerimize, broşürlerimizi

dağıtan kadınlarımıza, bizleri izleyen basın

mensuplarına, güvenlik güçlerine, o esnada

çocuğunu uyuturken seçim şarkımızla çocuğunu

uyandırdığımız annelere, görüntü gürültü

kirliliği verdiklerimize hepsine

teşekkür ediyorum. Onlardan özür diliyorum.

Aynı inançla bugünden itibaren çalışmaya

devam edeceğimizi bütün milletimize bildiriyorum”

dedi.

egeyondergisi.com 49


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

EGE’NİN BAKANLARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,

TBMM’de gerçekleştirdiği yemin töreninin ardından

yeni dönem görevine resmen başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan göreve resmen başladığı

günün akşamında yeni bakanlar kurulunu

da açıkladı. Önceki dönem Ekonomi

Bakanlığı görevini yürüten Nihat Zeybekci kabinede

yer almazken, Ege Bölgesi’nden 3

bakan yeni bakanlar kurulunda görev aldı.

16 Bakan Açıklandı

Yeni dönemde bakanlık sayısı 16’ya düşürüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partili olmayan

bakanları işaret etmesinin ardından

yeni bakanlar açıklandı. Türkiye Cumhuriyeti’nin

son Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

yeni kabinede yer almadı.

Yeni Bakanlar Kurulu ise şu şekilde

oluştu:

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih

Dönmez

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı

Zehra Zümrüt Selçuk

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan

Sanayi ve Kalkınma Bakanı Mustafa Varank

Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Yardımcısı

ise Fuat Oktay olarak belirlendi.

Ege’de ise geçmiş dönemlerde bakanlık

yapan Nihat Zeybekci ve Veysel Eroğlu kabinede

yer almadı. Yeni sistemde Ege Bölgesinden

üç isim yer aldı. Tarım ve Orman Bakanı

İzmir doğumlu Bekir Pakdemirli olurken, yeni

sistemin ilk Ticaret Bakanı da Manisa doğumlu

Ruhsar Pekcan oldu . 59.Hükümette Kültür ve

Turizm Bakanlığı görevini yürüten Atilla

Koç’un kızı Zehra Zümrüt Selçuk Çalışma, Sosyal

Hizmetler ve Aile Bakanı olarak yeni kabinede

yerini aldı.

24 Haziran seçimleri öncesi AK Parti’den

milletvekili aday adayı olan ancak aday gösterilmeyen

Bekir Pakdemirli, bakanlığın kendisi

için sürpriz olduğunu açıkladı. Pakdemirli,

“Benim de dün haberim oldu. Böyle bir beklenti

içerisinde değildim. Biraz şaşırdım. Reisi

Cumhur’umuza bu görevi bana verdiği için teşekkür

ediyorum. Hem kendisine hizmet hem

de millete hizmet imkanı doğdu. Canla başla

bölgemize, İzmir’imize ve Türkiye’mize hizmet

için çalışacağız” dedi.

Bekir Pakdemirli Kimdir?

1973 yılında İzmir’de doğdu. Babası Eski

ANAP Bakanı Ekrem Pakdemirli’dir. Bilkent

üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisans eğitimini

tamamladıktan sonra, Başkent Üniversitesi’nde

işletme yüksek lisansı, Celal Bayar

Üniversitesi İktisat Bölümü’nde doktora çalışmalarını

yürüttü.

Gıda, tarım, hayvancılık, teknoloji ve otomotiv

alanında serbest girişimcilik yaptı. Çeşitli

50 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Ruhsar Pekcan Kimdir?

Yeni sistemin ilk Ticaret Bakanı da Manisa

doğumlu Ruhsar Pekcan oldu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)

Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı

Ruhsar Pekcan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet

Sistemi’nin ilk Ticaret Bakanı oldu. Pekcan,

1958’de Manisa’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi

(İTÜ) Elektrik Fakültesi mezunu olan

Pekcan, yüksek lisansını aynı fakültede tamamladı.

Pekcan, 1981’de Türkiye Sınai Kalkınma

Bankasında başladığı kariyerine, özel sektörde

çeşitli firmalarda farklı görevlerin ardından

genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak

devam etti.

Üç dönem DEİK Türkiye-Suriye İş Konseyi

Başkanlığını yürüten Pekcan, ayrıca Türkiye-

Ürdün İş Konseyi Başkanlığı yaptı. TOBB Kadın

Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı olan

Pekcan, evli ve iki çocuk annesi, İngilizce biliyor.

şirketlerin kuruluşunda ve yönetiminde bulundu.

Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında

yer alan bir firmada ve halka açık bir gıda

firmasında Genel Müdürlük görevlerini üstlendi.

Uluslararası bir gıda şirketindeki üst

düzey yöneticilik görevinin ardından, yine aynı

şirkette danışmanlık yaptı. Turkcell, BİM ve Al-

Baraka Katılım Bankası’nda yönetim kurulu

üyesidir. Sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında

Tarihi Kemeraltı A.Ş. ve Türkiye Ruh

Sağlığı Tedavi Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliklerini,

Anadolu Otizm Vakfı Mütevelli Üyeliğini,

Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği Üyeliğini

sürdürmektedir. Deniz kaptanlığı, pilotluk

ve amatör telsizcilik hobileri vardır. İngilizce biliyor.

Evli, üç çocuk sahibidir.

Erdoğan, yeni sistemin ilk Ticaret Bakanı

olarak Ruhsar Pekcan’ı açıkladı. Manisa doğumlu

olan Pekcan, Ekonomi ve Gümrük Ticaret

Bakanlığı’nın birleştirilmesi ile oluşturulan

Ticaret Bakanlığı’na getirildi.

Zehra Zümrüt Selçuk Kimdir?

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un

kızı olan Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra

Zümrüt Selçuk 1979 yılında Ordu’da doğdu.

Selçuk, Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nin ardından

Bilkent Üniversitesi’nde tam burslu ekonomi

lisansı öğrenimi gördü.

ABD’de Michigan Üniversitesi’nde ekonomi

doktorasına başlayan Selçuk, Teksas Üniversitesi’nde

işletme doktorasına devam ederken,

aynı üniversitede muhasebe ve enformasyon

yönetimi yüksek lisansı da yaptı. Selçuk, Teksas

Üniversitesi’nde 2003-2007 yılları arasında

araştırma asistanı, 2007’den itibaren İslam İşbirliği

Teşkilatı İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik

ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde

(SESRIC) kıdemli araştırmacı olarak görev yaptı.

Selçuk, SESRIC İstatistik ve Enformasyon

Direktörlüğü görevinde bulundu. SESRIC’teki

görevinde toplumsal cinsiyet, demografi, iş

gücü, çok boyutlu yoksulluk ölçümleri, eğitim

ve inovasyon, bilgi performans sistemleri, bankacılık

ve finans, kalkınma yardımları gibi alanlarda

faaliyetler yürüten Selçuk, sürdürülebilir

kalkınma hedeflerine yönelik birçok projenin ve

kapasite geliştirme programının koordinatörlüğünü

de üstlendi.

Selçuk’un, çok sayıda Türkçe ve İngilizce yayını,

yerli-yabancı üniversitelerden derece, burs

ve sertifikaları bulunuyor.

KADEM Ankara temsilciliği ve Denetleme

Kurulu üyeliği, Kadın Birliği Platformu üyeliği,

Satrançla Büyüyorum Derneği Yönetim Kurulu

tyeliği ve Bilkent Üniversitesi Mezunları Derneği

üyeliği bulunan Selçuk, evli ve İngilizce biliyor.

egeyondergisi.com 51


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

AFYONKARAHİSAR

‘ERDOĞAN’ DEDİ

Afyonkarahisar 24 Haziran seçimlerinde %68 oy oranı ile Cumhurbaşkanı

Erdoğan derken, milletvekilliği seçimlerinde ise %55.4 oy

oranında Ak Parti’ye destek oldu.

ALİ

ÖZKAYA

İBRAHİM

YURDUNUSEVEN

VEYSEL

EROĞLU

BURCU

KÖKSAL

GÜLTEKİN

UYSAL

MEHMET

TAYTAK

Afyonkarahisar 24 Haziran’da sandık başındaydı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde

Recep Tayyip Erdoğan’a %68 oranında destek

olan Afyonkarahisar’da Muharrem İnce

%18.9, Meral Akşener %11.7, Temel Karamollaoğlu

%0.9, Selahattin Demirtaş %0.4, Doğu

Perinçek ise %0,2 oy oranında kaldı.

Milletvekilliği seçimlerinde ise Afyonkarahisar’da

sonuçlar şu şekilde gerçekleşti:

AK Parti %55.4 255,392 oy

CHP %14.5 66,646 oy

MHP %14 64,335 oy

İYİ Parti %13.4 61,680 oy

HDP %1.3 5,770 oy

Diğer %1.6 7,305 oy

Afyonkarahisar %68 ile Cumhurbaşkanı

Erdoğan’ı desteklemesine rağmen Ak Parti’nin

milletvekilliği seçimlerinde oyu

%55.4’te kaldı. Bu rakam 1 Kasım seçimlerinde

%63 olmasına rağmen bu değişim milletvekili

sayısına yansımadı. Ak Parti 1 Kasım

seçimlerinde olduğu gibi yine 3 vekil ile Afyonkarahisar’ı

mecliste temsil edecek.

Milletvekili sayısının bir kişi arttığı Afyon

karahisar’da Ak Parti’nin 3 milletvekilinin

yanında CHP, MHP ve İyi Parti de birer milletvekili

çıkardı.

27. dönemde Afyonkarahisar’ı Veysel

Eroğlu, Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven

Ak Parti milletvekili olarak, Mehmet Tavtak

MHP Milletvekili olarak, Burcu Köksal CHP

Milletvekili olarak ve Gültekin Uysal İyi Parti

milletvekili olarak Afyonkarahisar’ı

TBMM’de temsil edecekler.

52 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

METİN

YAVUZ

BEKİR KUVVET

ERİM

MUSTAFA

SAVAŞ

RIZA

POSACI

BÜLENT

TEZCAN

HÜSEYİN

YILDIZ

SÜLEYMAN

BÜLBÜL

ADNAN

SEZGİN

AYDIN’DA

ÇEKİŞMELİ SONUÇLAR

24 Haziran Seçimlerinde CHP milletvekilliği seçimlerinde birinci

parti oldu. Ama 11bin oy az almasına rağmen Ak Parti bir milletvekili

daha fazla çıkardı.

Aydın 24 Haziran’da tüm Türkiye’deki

gibi sandık başındaydı. Cumhurbaşkanlığı

seçiminde %44.2 ile Muharrem İnce’yi destekleyen

Aydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan’a %38 ile destek oldu. Meral

Akşener %11.3, Selahattin Demirtaş %5.8,

Temel Karamollaoğlu %0.4, Doğu Perinçek

ise %0.3 oy aldı.

Milletvekilliği seçimlerinde ise oy oranları

şu şekilde gerçekleşti:

CHP %33.9 248,167 oy

AK Parti %32.5 237,740 oy

İYİ Parti %14.8 108,064 oy

HDP %9.4 68,534 oy

MHP %8.1 59,202 oy

Diğer %1.3 9,677 oy

CHP’nin 11bin oy ile birinci parti olmasına

rağmen MHP’nin bu kez Aydın’dan milletvekili

çıkartamamasının sonucunda Ak

Parti Aydın’dan 4 milletvekili’ni TBMM’ye

gönderdi. CHP ise 3’te kaldı. %14.8 oy oranı

ile İyi Parti de Aydın’dan bir milletvekilini

meclise gönderdi.

Meclis’te Aydın’ı temsil edecek

isimler

27. Dönemde Aydın’ı TBMM’de Mustafa

Savaş, Bekir Kuvvet Erim, Metin Yavuz ve

Rıza Posacı Ak Partili vekil olarak, Bülent

Tezcan, Hüseyin Yıldız ve Süleyman Bülbül

CHP’li vekil olarak Adnan Sezgin de İyi Partili

vekil olarak temsil edecek.

egeyondergisi.com 53


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

DENİZLİ

‘AK PARTİ’ DEDİ

Denizli milletvekilliği seçimlerinde Ak Parti, cumhurbaşkanlığı seçiminde

ise Recep Tayyip Erdoğan dedi.

24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerde

Denizli’de Ak Parti birinci parti olurken,

Recep Tayyip Erdoğan’a %47.8 oranında oy

aldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep

Tayyip Erdoğan %47.8 oranında oy alırken,

Muharrem İnce %35.4, Meral Akşener %13.8,

Selahattin Demirtaş %2.1, Temel Karamollaoğlu

%0.5, Doğu Perinçek ise %0.3 oy oranında

kaldı.

Milletvekilliğinde yapılan oylama da ise

AK Parti yüzde 40,66 ve 275 bin 675 oy alarak

birinci parti çıkması ile birlikte 4 milletvekili

çıkardı. AK Parti’yi yüzde 28,13 ve 190 bin

705 oy ile CHP takip ederken, ana muhalefet

partisi aldığı bu oy oranı ile 3 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti ise yüzde 16,58 ve 112 bin 383

oy alarak 1 milletvekili çıkardı. MHP ise

yüzde 9,23'lük ve 62 bin 586 oranı ile milletvekili

çıkaramadı. HDP’nin oy oranı ise yapılan

oylama sonrası yüzde 3,90 ve 26 bin 453

oy oranı ile kaldı.

1 Kasım 2015 yılında 7 milletvekili sayı

olan Denizli'nin 24 Haziran seçimlerinde

milletvekili sayısı 8'e yükseldi. 1 Kasım seçiminde

AK Parti yüzde 45,47 ile 4 milletvekili,

CHP yüzde 34,32 ile 2 milletvekili, MHP ise

yüzde 14.73 ile 1 milletvekili çıkarmıştı.

Ancak 24 Haziran seçimlerinde tablo tamamen

değişirken AK Parti’nin oy oranı yaklaşık

5 puan geriledi. CHP 1 Kasım seçimlerine

göre oy oranını korumayı başarırken, MHP

ise 1 Kasım seçimlerine göre yaklaşık yüzde

5 puan azaldı. MHP oy oranını koruyamayınca

milletvekili çıkaramadı. MHP Genel

Başkan Yardımcısı ve Denizli milletvekili

adayı Emin Haluk Ayhan alınan sonuç sonrası

meclise giremeyerek milletvekili olamadı.

24 Haziran seçimleri sonrası Denizli'yi

TBMM’de AK Parti'den Cahit Özkan, Şahin

Tin, Ahmet Yıldız ve Nilgün Ök; CHP'den

Gülizar Biçer Karaca, Kazım Arslan ve Haşim

Teoman Sancar; İYİ Parti'den ise Yasin Öztürk

temsil edecek.

Öte yandan Ahmet Yıldız ve Nilgün Ök,

Haşim Teoman Sancar ve Yasin Öztürk ilk

kez milletvekili olarak meclise girecek isimler

oldu.

54 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

CAHİT

ÖZKAN

ŞAHİN

TİN

GÜLİZAR BİÇER

KARACA

KAZIM

ARSLAN

AHMET

YILDIZ

TEOMAN

SANCAR

NİLGÜN

ÖK

YASİN

ÖZTÜRK

Zeybekci: “Durmak Yok Yola

Devam”

27. dönem milletvekili aday listesinde yer

almayan ve Denizlililerin yeni dönemde de

bakan olarak görmek istediği Nihat Zeybekci

yeni kabinede bakan olarak yer almadı. Bakanlık

görevini yeni Ticaret Bakanı Ruhsar

Pekcan’a devrettikten sonra Denizli’ye

döndü. Denizli’de konuşan Zeybekci, millete

hizmetkar olduğu için şükrettiğini dile getirdi.

Zeybekci, "Bizim yollarımız bitmez, durmak

yok yola devam. Allah bize yatakta nasip

etmesin, son nefesimiz millete hizmet ederken

gitsin, ülkemize, Denizli'mize hizmet

ederken gitsin. Rabb'imin yarattığı her yaratığın

birbirinden hakkı vardır. Haşeratın ve

hayvanatın bile insanların üzerinde, insanların

da belki onlar üzerinde mutlaka hakları

vardır. Hakkın olmadığı tek bir yer vardır, o

da millete hizmet makamlarında hak yoktur,

devletin makamlarında hak yoktur ve siyasette

hak yoktur. Orada hak millete aittir,

orada hak partimize aittir. Onun için bize nerede

görev verilirse, nerede hizmet etmemiz

istenir ve uygun görülürse orada, makam olarak

söylüyorum gönül olarak değil ama

makam olarak en üstteki hizmet ne ise Allah

şahittir ki bizim için de orada hizmet aynı

önemdedir, aynı kıymettedir, aynı şerefte ve

aynı onurdadır, aynı hassasiyetle yaparız”

dedi.

Birçok makama Cumhurbaşkanı Recep

Tayyip Erdoğan'ın teveccühü ve milletin takdiri

ile geldiğini, Allah'ın millete hizmetkar

olmak gibi ulu bir görevi kendisine nasip ettiğini

ifade eden Zeybekci, "Bir amelenin çocuğuna,

tütün tarlasından gelen bu çocuğa

bu millet her şeyi nasip etti." dedi. Her şeyin

güzel olacağını vurgulayan Zeybekci, teri soğumadan

AK Parti ile yine köy köy, kasaba

kasaba, mahalle mahalle, sokak sokak dolaşacağını,

görevi devrettikten sonra milletvekilleri

ile bunun programını yaptıklarını

kaydetti. Zeybekci, "Hiç kimse merak etmesin,

bu memleket büyük bir memlekettir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, çok büyük bir

devlettir, çok büyük bir ülkedir. Başta Cumhurbaşkanı'mız

olmak üzere yeni kabinemize

de başarılar diliyorum. Rabb'im yardımcıları

olsun. İyi olacak, güzel olacak Allah'ın izniyle.

Durmak yok yola devam diyorum." ifadelerini

kullandı.

egeyondergisi.com 55


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

İZMİR ‘CHP’ DEDİ

24 Haziran seçimlerinde İzmir CHP dedi.

24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerde

milletvekili seçimlerinde İzmir CHP

dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise

%54 oy oranı ile Muharrem İnce’yi destekledi.

24 Haziran’da İzmir de tüm Türkiye’de

olduğu gibi sandık başına gitti. İzmir cumhurbaşkanlığında

Muharrem İnce derken,

milletvekili seçimlerinde ise CHP yine birinci

parti oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem

İnce %54 oy oranı ile birinci olurken,

Recep Tayyip Erdoğan’a %32.9, Meral Akşener

%6.3, Selahattin Demirtaş %6, Temel

Karamollaoğlu %0.5, Doğu Perinçek ise

%0.3 oranında oy aldı.

Milletvekilliği seçimlerinde ise CHP birinci

parti oldu ve 28 milletvekilinin yarısını

elde etti. İzmir’in milletvekilliği seçimlerinde

oy oranları şu şekilde gerçekleşti:

CHP %41.3 1,203,755 oy

AK Parti %28.7 836,422 oy

HDP %11.5 335,051 oy

İYİ Parti %10.9 316,990 oy

MHP %6.3 183,272 oy

Diğer %1.4 39,401 oy

Bu sonuçlara göre CHP İzmir’den 14

vekil çıkarırken, Ak Parti 8, MHP, İyi Parti ve

HDP 2’şer milletvekilini TBMM’ye gönderdi.

27. dönem milletvekili seçimlerinin sonuçlarına

göre AK Parti Binali Yıldırım,

Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı,

Cemal Bekle, Hamza Dağ, Fehmi Alpay

Özalan, Necip Nasır, Yaşar Kırkpınar; CHP

Ahmet Tuncay Özkan, Murat Bakan, Özcan

Purçu, Kani Beko, Mehmet Ali Çelebi, Tacettin

Bayır, Ednan Arslan, Kemal Kılıçdaroğlu,

Selin Sayek Böke, Kamil Okyay Sındır, Atila

Sertel, Sevda Erdan Kılıç, Mahir Polat, Bedri

Serter; İYİ Parti Dursun Müsavat Dervişoğlu,

Aytun Çıray; MHP Hasan Kalyoncu,

Tamer Osmanağaoğlu; HDP Serpil Kemalbay,

Murat Çepni TBMM’de önümüzdeki dönemde

İzmir’İ temsil edecek.

56 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

KEMAL KILIÇDAROĞLU BİNALİ YILDIRIM AYTUN ÇIRAY HASAN KALYONCU

ATİLLA SERTEL MURAT ÇEPNİ CEYDA BÖLÜNMEZ MÜSAVAT DERVİŞOĞLU

TUNCAY ÖZKAN

ALPAY ÖZALAN

SERPİL KEMALBAY

KAMİL OKYAY SINDIR

CEMAL BEKLE

BEDRİ SERTER

MAHMUT ATİLLA KAYA

KANİ BEKO

NECİP NASIR SELİN SAYEK BÖKE YAŞAR KIRKPINAR

MAHİR POLAT

MEHMET ALİ ÇELEBİ

MURAT BAKAN

TACETTİN BAYIR

HAMZA DAĞ

SEVDA ERDAN KILIÇ

egeyondergisi.com 57


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

KÜTAHYA %71.5 ile

‘ERDOĞAN’ DEDİ

24 Haziran’da

gerçekleştirilen

cumhurbaşkanlığı

seçimlerinde Kütahya

%71.5 oy

oranı ile Recep

Tayyip Erdoğan’ı

destekledi. Ak

Parti de 5 milletvekilinden

3’ü ile

Kütahya’yı

TBMM’de temsil

edecek.

AHMET

TAN

İSHAK

GAZEL

ALİ FAZIL

KASAP

CEYDA ÇETİN

ERENLER

Yurt genelinde olduğu gibi Kütahya’da da

seçmenler vekil adayları ve cumhurbaşkanlığı

için sandık başına gitti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde

de referandumda olduğu gibi yüksek

bir oy ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüksek bir

destek çıktı. Kütahya 16 Nisan referandumunda

da %70.3 ile evet demişti.

Kütahya’da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde

oy oranları şu şekilde gerçekleşti:

Recep Tayyip Erdoğan %71.5, Muharrem

İnce %16.5, Meral Akşener %10.1, Temel Karamollaoğlu

%1.3, Selahattin Demirtaş %0.3,

Doğu Perinçek %0.2.

Milletvekilliği seçimlerindeki oy oranları ise

şu şekilde:

AK Parti %54.8 213,322 oy

MHP %18.5 71,841 oy

CHP %12.7 49,235 oy

İYİ Parti %10.6 41,278 oy

SP %1.8 6,983 oy

Diğer %1.7 6,449 oy

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip

Erdoğan’a yüksek destek veren Kütahya Ak

Parti milletvekili sayısını ise düşürdü. 1 Kasım

seçimlerinde 4 milletvekilinin tamamını Ak

Parti’den meclise gönderen Kütahya, milletvekili

sayısının 5’e yükselmesine rağmen bu kez 3

Ak Partili milletvekilini meclise gönderdi. CHP

ise 41 yıl sonra Kütahya’dan milletvekili çıkardı.

MHP ise 1 Kasım seçimlerine göre oy oranını

%3 arttırarak Kütahya’dan 1 milletvekili çıkardı.

İyi Parti ise %10.6 oy oranı ile Kütahya’dan vekil

çıkaramadı.

27. Dönem milletvekilleri sonuçlarına göre

Ak Parti’den Ahmet Tan, İshak Gazel, Ceyda

Çetin Erenler; MHP’den Ahmet Erbaş; CHP’den

ise Ali Fazıl Kasap Kütahya’yı TBMM’de temsil

edecek.

58 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

MANİSA ‘AK PARTİ’ DEDİ

24 Haziran seçimlerinde Manisa Ak Parti dedi.

24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerde

milletvekili seçimlerinde Manisa Ak Parti

dedi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Manisa

%48.6 oy oranı ile Recep Tayyip Erdoğan’ı

destekledi.

Yurt genelinde olduğu gibi Manisa’da da

seçmenler vekil adayları ve cumhurbaşkanlığı

için sandık başına gitti. Geçmiş seçimler

göz önüne alındığında oy sayıları ve oranlarında

bazı değişiklikler olsa da Manisa’da

sandıktan sürpriz çıkmadı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Manisa

%48.6 oy oranı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın

başkanlığını destekledi. Manisalılar Muharrem

İnce’ye %34.6, Meral Akşener’e %11, Selahattin

Demirtaş’a %4.9, Temel

Karamollaoğlu’na %0.6, Doğu Perinçek’e ise

%0.2 oranında oy verdi.

Milletvekili seçimlerinde ise Ak Parti

%40.2 oy oranı ile birinci parti olarak meclise

5 milletvekili yolladı. Manisa’nın milletvekilliği

seçimlerinde oy oranları şu şekilde gerçekleşti.

AK Parti %40.2 385,000 oy

CHP %26.3 252,541 oy

İYİ Parti %13.6 130,001 oy

MHP %11.5 109,796 oy

HDP %7 67,164 oy

Diğer %1.5 14,336 oy

Milletvekili sayısının 600’e yükselmesi ile

Manisa’nın da milletvekili sayısı 9’dan 10’a

yükselmişti. Seçim sonuçlarına göre Manisa’dan

Ak Parti 5, CHP 3, MHP ve İyi Parti

1’er milletvekili göndermiş oldu.

24 Haziran seçim sonuçları ile 1 Kasım

2015 seçim sonuçları kıyaslandığında ise

milletvekili sayılarındaki tek değişimin İyi

Partili bir milletvekilinin olduğu görülüyor.

İyi Parti milletvekilini 130.001 oy ile aldı. İyi

Parti’nin bu oyu diğer partilerin oy sayı ve

oranlarını bir miktar azaltmış olsa da milletvekili

sayılarını değiştirmedi.

27. dönem milletvekili seçimlerinin sonuçlarına

göre Ak Parti’den Murat Baybatur,

Uğur Aydemir, İsmail Bilen, Semra Kaplan Kıvırcık,

Ali Özkan; CHP’den Özgür Özel,

Ahmet Vehbi Bakıroğlu, Bekir Başvirgen;

MHP’den Erkan Akçay; İyi Parti’den Tamer

Akkal TBMM’de önümüzdeki dönemde Manisa’yı

temsil edecek.

ÖZGÜR ÖZEL UĞUR AYDEMİR TAMER AKKAL

ERKAN AKÇAY

AHMET VEHBİ

BAKIROĞLU

İSMAİL BİLEN

BEKİR BAŞVİRGEN

ALİ ÖZKAN

SEMRA KAPLAN

KIVIRCIK

MURAT BAYBATUR

egeyondergisi.com 59


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

MUĞLA CHP DEDİ

27. dönem milletvekillerinin

ve cumhurbaşkanının

belirlendiği 24

Haziran seçimlerinde

Muğla CHP dedi. Cumhurbaşkanlığı

seçimlerinde

%52.6 oy oranı ile

Muharrem İnce’yi destekleyen

Muğla,

CHP’den 4, Ak Parti’den

2 ve İyi Parti’den 1 milletvekilini

meclise yolladı.

MHP ise bu kez

Muğla’dan milletvekili

çıkaramadı.

Tüm yurtta olduğu gibi Muğla halkı da 24

Haziran’da büyük bir heyecanla sandık başına

gitti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde

Muğla halkı Muharrem İnce dedi. %52.6 oy

oranı ile Muğla’da Muharrem İnce seçimi

önde tamamladı. Recep Tayyip Erdoğan’ın

başkanlığını destekleyen Muğlalılar ise

%32.1 oy oranında kaldı. Meral Akşener

%11.8 oy oranını alırken Selahattin Demirtaş

Muğlalılardan aldığı oy oranı %2.8 oldu.

Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek ise

%0.3 oy oranında kaldı.

Milletvekilliği seçimlerinde ise yine CHP

birinci parti oldu. 24 Haziran seçimlerinde

Muğla’nın milletvekilliği oy oranı şu şekilde

gerçekleşti:

CHP %40.9 264,692 oy

AK Parti %28.2 182,561 oy

İYİ Parti %16.5 106,783 oy

HDP

%6.7 43,673 oy

MHP

%6.5 42,020 oy

Diğer

%1.3 8,109 oy

Mecliste milletvekili sayısının 550’den

600’e yükselmesi ile milletvekili sayısını

6’dan 7’ye çıkaran Muğla CHP’den 4, Ak Parti’den

2, İyi Parti’den ise 1 milletvekilini

meclise yollamış oldu.

Önceki seçimlere göre yaşanan milletvekili

artışını CHP alırken MHP’nin de sahip olduğu

bir milletvekilini İyi Parti’ye kaptırdığı

seçim sonuçlarında gözlemlendi.

27. dönem milletvekili seçimlerinin sonuçlarına

göre CHP’den Mürsel Alban, Suat

Özcan, Burak Erbay ve Süleyman Girgin, Ak

Parti’den Mehmet Yavuz Demir ve Yelda Erol

Gökcan, İyi Partiden de Metin Ergun

TBMM’de önümüzdeki dönemde Muğla’yı

temsil edecek.

BURAK ERBAY MÜRSEL ALBAN SUAT ÖZCAN SÜLEYMAN GİRGİN

YELDA EROL GÖKCAN

MEHMET

YAVUZ DEMİR

METİN ERGÜN

60 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

UŞAK’TA 3 VEKİLDEN

2’Sİ DEĞİŞMEDİ

24 Haziran seçimleri ile

birlikte 27 dönem milletvekilliği

ve cumhurbaşkanlığı

seçimleri

gerçekleştirilmiş oldu.

Uşak’ta Ak Parti birinci

parti olurken, toplam 3

milletvekilinin 2’sini çıkardı.

CHP de ikinci en çok

oyu alan parti alarak 1

milletvekili çıkarttı. MHP

ve İyi Parti ise kentten

milletvekili çıkaramadı.

Yurt genelinde olduğu gibi Uşak’ta da seçmenler

vekil adayları ve cumhurbaşkanlığı için

sandık başına gitti. Geçmiş seçimler göz önüne

alındığında Uşak’tan sürpriz bir sonuç çıkmadı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde %51.5 oy

oranı ile Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığını

destekleyen Uşaklılar, Muharrem İnce’ye %35,

Meral Akşener’e %11.1, Selahattin Demirtaş’a

%1.3, Temel Karamollaoğlu’na %0.9, Doğu Perinçek’e

ise %0.2 oranında oy verdi.

Milletvekilliği seçimlerinde ise 1 Kasım 2015

seçimlerine yakın bir tablo oluştu. Ak Parti

105.761 oy ile kentten %43.5 oranında oy aldı

ve iki milletvekili çıkartma hakkını aldı. CHP

68.579 oy ile %28.2 oranında oy kazanarak

kentteki 3 milletvekilinden birini meclise gönderme

şansı buldu. İyi Parti ise 30.904 oy ile

kentten %12.7 oranında oy aldı. MHP 25.663 oy

ile %10.5 oranına sahip oldu ve kentte 4. Parti

oldu. HDP ise Uşak’ta 7.589 oy alarak %3.1 oranına

sahip olurken, diğer partilere de 4.777 oy

gitti. Diğer partilere giden oy oranı ise %2 olarak

belirlendi.

Mecliste milletvekili sayısının 550’den 600’e

yükselmesi Uşak’ın yeni dönem için seçilecek

milletvekili sayısını değiştirmemişti. Uşak’ta 1

Kasım 2015 seçimlerinde Ak Parti 109,524 oy ve

%46,83 oran ile yine 2 vekil, CHP’de 70,217 oy

ve %30,02 oran ile 1 vekil göndermişti.

Uşak için 24 Haziran seçimlerinde göze çarpan

değişim ise İyi Parti’nin aldığı oy ve

MHP’de yaşanan keskin düşüş. İyi Parti 30.904

oy ve %12.7 oran ile kentteki 3. Parti olurken,

MHP ise 1 Kasım seçimlerine göre 16bin oy

kaybetti. MHP’nin bu kaybı oy oranlarına %7

gerileme olarak yansıdı.

3 Vekilden 2’si Değişmedi

1 Kasım 2015 seçimlerinde Uşak’ı TBMM’de

temsil görevini alan 3 vekilden 2’si yeni dönemde

yine Uşak’ı meclis’te temsil edecekler.

Ak Parti’den Mehmet Altay 27. Dönemde de

Uşak adına mecliste yer alacak. Aynı şekilde

CHP’nin Uşak milletvekili Özkan Yalım da yeni

dönemde yine Uşaklıların meclisteki temsilcisi

olacak. Öte yandan yaşanan tek değişim ise Ak

Parti’nin diğer vekili oldu. 26. Dönemde Alim

Tunç’un gerçekleştirdiği milletvekilliğini 24 Haziran

seçimlerine göre bundan sonra İsmail

Güneş gerçekleştirecek.

İSMAİL GÜNEŞ MEHMET ALTAY ÖZKAN YALIM

egeyondergisi.com 61


EgeYöN Dergisi

MÜREFFEH ÜLKELER SEVİYESİNE DAHA

ÇABUK VARACAĞIMIZA İNANCIMIZ TAMDIR

27. Dönem Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği

Genel Seçim sonuçlarını Denizli İhracatçılar

Birliği (DENİB) Başkanı Hüseyin

Memişoğlu değerlendirdi. Değerlendirmesinde

daha fazla çalışarak Türkiye’nin dünyada daha

güçlenmesi gerektiğine değindi.

Memişoğlu seçimin sonuçlanması ile piyasalardaki

belirsizlik havasının sonlandığını belirtti.

Memişoğlu, “24 Haziran seçimleri ile

uzun zamandır süren piyasalardaki belirsizlik

havası sona erdi. Artık hepimiz işimize bakmalı

daha fazla üretim daha fazla istihdam daha

fazla ihracat için durmaksızın çalışmalıyız. Türkiye

olarak istikrarlı ve güçlü olmamız sadece

bizim için değil dünyadaki ve bölgemizdeki tüm

ülke ve insanlar için önemlidir” dedi.

DAHA AZ BÜROKRASİ DAHA HIZLI

KARAR

Yeni sistemle beraber Türkiye’nin daha

kolay yükseleceğine değinen Memişoğlu, “Seçimdeki

katılım oranı vatandaşlarımızın demokrasiye

olan inancını ve güvenini

göstermiştir. Bundan sonraki dönemde daha az

bürokrasi ile daha hızlı karar alarak müreffeh

ülkeler seviyesine ulaşmak hedefine daha çabuk

varacağımıza inancımız tamdır. Seçim sonuçları

tüm halkımız için hayırlı olsun” dedi.

TÜRKİYE KAZANSIN İSTİYORUZ

Temmuz 2018

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim

Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, 27. Dönem

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel

Seçim sonuçlarını değerlendirdi. Yazılı açıklamada

bulunan Yorgancılar, “Erkene çekilen

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerini

gerçekleştirdik. Dünya ortalamasının çok üstüne,

demokrasiyi savunan ülkelerin milletlerinin

göremeyeceği yüzde 87.5 gibi bir katılım

oranı ile seçime giden Türk milletini öncelikle

tebrik ediyorum. İkinci tebriğimiz tabi ki, 6. seçimini

de başarıyla kazanan Cumhurbaşkanımız

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’adır. Halkın

hür iradesi bu yönde tecelli etmiş ve Türkiye

yeni bir döneme ilk Başkanı ile adım atmıştır.

Ülkemiz için, halkımız için hayırlı, uğurlu

olsun” dedi.

TAKİP EDEN

DEĞİL, TAKİP

EDİLEN

KONUMA

YÜKSELMEK

İSTİYORUZ

Yorgancılar

açıklamasında

Türkiye’nin potansiyelini

açığa çıkmasını temenni etti. Yorgancılar,

“Yeni yönetim sisteminin, ülkemizin

kazanımlarını koruyarak, potansiyelini açığa çıkararak,

çok daha güçlü, güven veren, umut vaat

eden, doğrudan yatırımlar için cazibe merkezine

dönüşen, üreten, takip eden değil takip

edilen bir konuma yükseltilmesini canı gönülden

diliyorum. Zaman artık çalışma zamanı.

Projeleri hayata geçirme ve yüksek katma değerli

üretme zamanı” dedi.

SEN BEN DEĞİL BİZ OLMA ZAMANI

İzmir’i TBMM’de 5 Parti tarafından temsil

edilme şansını yakaladığını ve birlik olma zamanı

olduğunu vurgulayan Yorgancılar, “Türkiye,

son yıllarda üst üste seçimlerle, içerde ve

dışarıda gördüğü hainlikler karşısında verdiği

mücadele ile gücünü açıkça ortaya koymuştur.

Şimdi seçim sonrası, sen ben değil biz olma zamanı

ve yeniden 2002-2007 dönemindeki reformist

adımları atma zamanı. Kırılganlıklarımız

var. Eksiklerimiz var. İyileştirmemiz gereken

alanlarımız var. Jeopolitik risklerimiz var ve küresel

ekonomide ticaret savaşları, uluslararası

ilişkilerde güç gösterileri var. İşte şimdi, bu kararlılıkla

bunları yapmanın tam zamanıdır.

Çünkü bizim tek isteğimiz, O bu kazansın değil,

Türkiye kazansın. Bu yönde bizler de, her türlü

desteği vermeye hazırız. 6 adayın yarıştığı Başkanlık

seçimleri, demokrasi şölenine yakışmıştır.

Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, barışı,

huzuru, medeniyeti önceliğine alan İzmir’de de

demokrasiye yakışır bir tablo çıkmış ve TBMM

çatısı altındaki 27. Dönem milletvekilliği seçimlerinde,

5 Partimiz de İzmir’de temsil hakkı elde

edebilmiştir. Bizim kendilerinden en büyük

beklentimiz, konularımıza bizimle birlikte

sahip çıkmaları, güzel İzmir’imizin artan cazibesinin

doğru değerlendirilmesi için birlikte çalışabilmemizdir”

dedi.

62 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

SEÇİMLER BÜYÜK BİR

OLGUNLUK İÇİNDE TAMAMLANDI

İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu

Kestelli, 27. Dönem Cumhurbaşkanlığı

ve Milletvekilliği Genel Seçim

sonuçlarını değerlendirdi.

Seçim sonuçlarının TBMM’de halkın çok sesli

bir şekilde temsil edilmeyi istediğinin göstergesi

olduğunu belirten Kestelli, “Türkiye 24 Haziran’da

ilk kez oyladığı yeni Cumhurbaşkanlığı

sistemi seçimlerini yüksek bir katılım ve büyük

bir demokratik olgunluk içinde tamamlamıştır.

Milletimiz tercihini yapmış, Cumhurbaşkanımızın

önümüzdeki beş yıl içinde yeniden görev

yapmasına onay vermiştir. Seçmen tercihleri

Türkiye’de farklı renklerin ortak bir ülküyle gelecek

hedeflerine yürümeyi başarması ihtiyacının

mesajını net olarak ortaya koymuştur” dedi.

BÜYÜK HEDEFLER İÇİN BİRLİKTE

BÜYÜK ADIMLAR

Kestelli açıklamalarını şu şekilde sürsürdü:

“Bugün artık yapılması gereken Türkiye’nin

24 Haziran günü yapılan Cumhurbaşkanlığı

ve Milletvekilleri seçimi ile ilgili görüşlerini

belirten DTB Başkanı Tefenlili, yaptığı

yazılı açıklamada, yüksek katılım oranıyla gerçekleşen

seçim ile Milletimizin, tüm dünyaya

demokrasi dersi verdiğini, kazanının Türkiye

olduğunu söyledi.

Başkan Tefenlili açıklamasında şu ifadelere

yer verdi:

Öncelikle yapılan seçimlerin ülkemize ve

milletimize hayırlı olmasını diliyor, seçimi kazanan

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip

Erdoğan ve Cumhur İttifakına tebriklerimi

iletiyorum. Yüksek katılım oranıyla gerçekleşen

seçim ile tüm dünyaya demokrasi dersi

verdik. Halkımızın çok büyük kısmı sandıklara

giderek demokrasiye olan inancını gösterdi.

Milletimiz, yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip

Erdoğan ile “devam” diyerek ona ve

hükümete olan güvenini gösterdi. Yeni Cumhurbaşkanlığı

sistemi ile ülkemizde daha hızlı

büyük hedefleri için hep birlikte büyük adımlar

atılmasının önünü açmaktır. Cumhuriyetin

100.yılında Türkiye’nin gerçekten dünyada hak

ettiği yeri alabilmesini sağlamak için demokratik

standartlarımızı yükseltmekten ekonomide

büyük reformlara girişmeye kadar devasa adımları

bir duygudaşlık tesis ederek birlikte atmak

zorundayız. Yeniden seçilen Cumhurbaşkanımızı

ve Mecliste temsil hakkı kazanan siyasi

partilerimizi tebrik ediyor, seçimlerin ülkemize

hayırlı olmasını diliyorum.”

Başkan Tefenlili Seçimi Değerlendirdi

Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili demokrasi

bayramı havasında geçen Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili

Seçimlerini değerlendirdi. Başkan Tefenlili halkımızın özgür iradesiyle

“devam” dediğini belirtirken artık daha çok çalışmanın, güzel ülkemizi daha

fazla kalkındırmanın zamanı dedi.

kararlar alınacak,

istikrar ve

güven ortamı

daha da güçlenecektir.

Artık

seçimi geride

bıraktık. Şimdi,

gelecekte daha

güçlü bir Türkiye

yaratmak

için ekonomik

kalkınmanın, reformların ve hep birlikte çok

çalışmanın zamanı. İnanıyorum ki seçilenlerin

büyük emekleriyle birlikte ülkemiz çok

daha gelişmiş, kalkınmış ve dünyada söz sahibi

olan bir ülke olacaktır.

Demokrasi bayramı havasında geçen seçimlerde

yarışın içerisinde olan tüm aktörleri

kutluyor, seçimi kazanan Cumhurbaşkanımız

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakını

tekrar tebrik ediyorum. Türkiye Büyük

Millet Meclisi’nde bizi temsil edecek tüm milletvekillerimize

de üstün başarılar diliyorum.

egeyondergisi.com 63


EgeYöN Dergisi

FİLİZ: “GELECEĞİN

BÜYÜK TÜRKİYE'SİNİ

İNŞA ZAMANIDIR”

Temmuz 2018

27. Dönem Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği

Genel Seçim sonucunu değerlendiren

AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz

“Rekor bir katılımla sayın Recep Tayyip Erdoğan

cumhurun zaferi ile Başkan Seçilmiştir.

Hayırlı uğurlu olsun. Yapılan seçim

öncelikle şehrimize, vatanımıza, milletimize

hayırlı olsun. Bu başarı halkla bağ kurabilen,

bütünleşebilen yıllardır bu ülkeye hizmet

etmiş bir siyasi liderin aldığı başarıdır” dedi.

Filiz, halkın istikrar ve güveni tercih ettiklerini

dile getirdi. Filiz, “İnsanların hür

iradelerini ortaya koymaları ve neticesinde

de yıllardır bu ülkeye hizmet eden elinden

geleni yapan millete ömrünü adamış bir liderin

ilk başkan olarak seçilmesinden dolayı

sevinçliyiz. Artık ekonomiye, reformlara

odaklanarak geleceğin büyük Türkiye'sini

inşa zamanıdır. Türk halkı büyük sağduyusu

ile bir kez daha fırtınalı ve belirsiz yollar yerine,

istikrarlı ve güvenli rotayı tercih etmiştir”

dedi.

ERDOĞAN:

“BİR KEZ DAHA

DEMOKRASİ KAZANDI”

27. Dönem Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği

Genel Seçim sonuçlarını Denizli Ticaret

Odası (DTO) Başkanı değerlendirdi.

Yazılı açıklamada bulunan Erdoğan, seçmen

sayısının yüksekliğine ve iş dünyasının beklentilerine

yer verdi.

Oylamaya katılan seçmen sayısının yüksekliğininin

Türk milletinin bağımsızlığa

düşkünlüğünün göstergesi olduğuna değinen

Erdoğan, “Bir kez daha demokrasi kazandı!

Hayırlı ve uğurlu olsun. İlimiz, hiçbir

tatsız olaya mahal vermeden, seçimi tamamladı.

Halkta sağduyu hakimdi. Halkımız, iradesiyle,

daha güçlü bir yürütmeye ihtiyaç

duyduğunu ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet

Sistemi’nden yana olduğunu gösterdi. Meclis’i,

yeniden yapılandırdı. Halkın ve ülkenin

faydasında buluşabilen, uzlaşmacı bir siyasi

irade ile istikrar istediğini, TBMM’ye de yansıttı.

Seçime katılma oranının yüksek olması,

sevindirici. Bu, bağımsızlığına düşkün olan

milletimizin, güçlü Türkiye ve idare ile istikrar

ve kalkınmadan yana olduğunun da bir

göstergesi!” diye konuştu.

ERDOĞAN: “CANLA BAŞLA

ÇALIŞMA VAKTİDİR”

Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan,

açıklamasında iş dünyasının beklentilerine

dair görüşlerine de yer verdi. Erdoğan,

“Yeni sistemin, bürokrasiyi azaltmasını ve

karar alma sürecini hızlandırmasını umuyoruz.

Şimdi artık ülkemiz ve milletimiz için

canla başla çalışma vaktidir. İş dünyası olarak,

milletimiz ve üyelerimiz adına yeniliklerin

kesintisiz takipçisi olmaya devam

edeceğiz.” dedi.

64 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

“SEÇİM BİTTİ SIRA EKONOMİK

REFORMLARDA”

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento

seçimlerinin tamamlanmasıyla İzmir iş dünyası

seçimlerle ilgili değerlendirmelerini yaptı. Seçim

sonuçlarına göre Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde

52 oy oranıyla salt çoğunluğu elde etmesini değerlendiren

iş dünyası temsilcileri, sonuçların ülkeye

hayırlı olmasını dilerken, Türkiye’nin seçim atmosferinden

hızlıca çıkıp ekonomi gündemine dönmesi

gerektiği yönünde çağrı yaptı.

BASİFED Başkanı Seda Kaya Ösen:

“Ekonomi gündemine

dönelim”

Öncelikle 24 Haziran

Cumhurbaşkanlığı

ve Parlamento seçimlerinin

ülkemiz için hayırlı

olmasını diliyorum.

Ortaya çıkan resmi olmayan

sonuçlara göre

Türkiye, yüzde 52 oy

oranıyla Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin ilk başkanı

olduğunu ilan etti. Öncelikle Sayın Recep

Tayyip Erdoğan’ı bu başarısından dolayı kutluyorum.

Türkiye’ye de hayırlı olsun. Meclis dağılımında

ise AK Parti’nin ancak MHP ile beraber çoğunluğu

elde edebilmesi, uzun zamandır mecliste görmediğimiz

koalisyonu Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Uzun yıllardır tek başına iktidar olan AK Parti’nin

MHP ile nasıl bir uyum sağlayacağını hep beraber

yaşayarak öğreneceğiz. Seçimlerin sonuçlanması

ile ülke gündeminin siyasetten hızlıca ekonomiye

dönmesi ve acil şekilde yapısal reformlara başlanması

da gerekmektedir. Türk Lirası’nın değer kaybı,

yükselen enflasyon ve özellikle uluslararası piyasalarda

Türkiye ekonomisinin güven vermemesi en

temel sorunlarımız. Ekonomi yönetiminin hızla bu

konulara dair politikalar üretmesini bekliyoruz.

Seçim sonuçları ülkemize tekrar hayırlı olsun…

TÜGİAD Ege Şube Başkanı Can Yavaş:

“Ekonomide güven ve istikrar sağlansın”

24 Haziran tarihinde

gerçekleşen seçimin

sonuçlarının

ülkemize hayırlı olmasını

diliyorum. Seçim

sonrası iş dünyası olarak

öncelikli beklentimiz,

ekonomiye yönelik

güvenin ve istikrarın

tekrar sağlanması yönündedir.

İki aydır yaşanan

seçim atmosferinin ardından yapılmasını

beklediğimiz ekonomik reformların ivedilikle hayata

geçirilmesi en büyük temennimizdir. Kazananın

daima Türkiye olmasını dilerken, ekonomi

konusunda atılması gereken adımların ülkemiz iş

insanların beklentilerine ve küresel ekonominin

gerekliliklerine göre olmasını arzu ediyoruz.

KESİAD Başkanı Haluk Meriç:

“Yüksek katma değerli üretim”

Ülkemizin gündemini

uzun süredir

meşgul eden seçimler

tamamlandı. İş dünyası

olarak bundan

sonra ekonomiye

odaklanılmasını bekliyoruz.

Enflasyon, işsizlik,

cari açık ve dış

borç gibi birçok sorun

bizi bekliyor. Yeni Hükümet kurulur kurulmaz bu

konulara öncelik verilmesini istiyoruz. Türkiye’nin

üretimde katma değerini artırması için her tedbir

alınmalı. Seçim öncesi verilen sözlerin de tutulmasını

bekliyoruz.

İZİKAD Başkanı Huriye Serter:

“Gündem ekonomik

reformlar olmalı”

24 haziran Cumhurbaşkanlığı

ve TBMM

Seçimleri öncelikle ülkemize

hayırlı olsun.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin

ikinci tura

kalmadan sonuçlanması

ve Sayın Recep

Tayyip Erdoğan’ın resmi olmayan sonuçlara göre

ilk turda yüzde 52,5 oy oranı ile kazanmasının yansımalarını

siyaset dünyası uzun uzun tahlil edecektir.

Ancak ülke ekonomimizin özellikle yıl

başından bu yana olumsuz seyri, seçim sonrası

özellikle reform gündemine dönülmesini elzem kılıyordu.

İş dünyası olarak seçimin sonuçlanmasıyla

ekonominin ülke gündeminde ana konumuz olacağını

umuyor, özellikle oluşacak ekonomi yönetiminden

reformlara ağırlık vermesini diliyor ve

bekliyoruz.

EGİKAD Başkanı Nilhan Antitoros:

“Ekonomik tedbirler biran önce alınmalı”

Gerçekleşen seçim

sonrasında tüm vatandaşları

kapsayan bir

hizmet anlayışı ile hukukun

üstün olduğu,

ekonomide daha sağlam

adımların atılarak

küresel piyasada daha

aktif rol alan bir Türkiye

görmek en büyük

beklentimiz. İş dünyası

olarak seçimin hemen ardından iş insanlarının

talep ve beklentilerine cevap veren politikaların

hayata geçirilmesini temenni ediyoruz. Artık ekonomi

ana gündemimiz olmalı. Sorunlarımız çok ve

ağır. Bir an önce gerekli tedbirler alınmalı. Sonuçların

ülkemiz adına hayırlı olmasını dileriz.

egeyondergisi.com 65


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

KOCAOĞLU: “KENTİMİZE, ÜLKEMİZE,

GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı

Aziz Kocaoğlu, 27. Dönem Cumhurbaşkanlığı

ve Milletvekilliği

Genel Seçim sürecini ve sonucu değerlendirdi.

İzmirlilerin seçime katılım

oranının İzmir halkının

demokrasiye bağlılığının önemli

bir göstergesi olduğunu belirtti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu,

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçim sürecinde

İzmirlilerin örnek bir demokratik duruş

sergilediğini ifade ederek İzmirlilere teşekkür

etti.

Yüzde 90'ları bulan katılım oranının, İzmir

halkının demokrasiye bağlılığının önemli bir

göstergesi olduğunu söyleyen Başkan Kocaoğlu,

“Zaman zaman tırmanan kutuplaşma eğilimine

rağmen farklı siyasi görüşlerdeki hemşehrilerimizin

birbirlerine karşı sağduyulu yaklaşımları,

her türlü takdirin üzerindedir” dedi.

MİTİNGLERE KATILIM

DEMOKRASİYE BAĞLILIK

Sıcaklıkların yüksek olduğu Ramazan ayına

rağmen siyasi partilerin kampanyalarına gösterilen

büyük ilgiyi “İzmir'in demokrasiye bağlılığı”

şeklinde yorumlayan İzmir Büyükşehir Belediye

Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Hangi partiye oy

verirse versin, sandığa koşarak İzmir’e yakışan

bir seçim süreci yaşamamızı sağlayan tüm hemşehrilerime

şükranlarımı sunuyorum. Başta

Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, kazanan

tüm adaylarımızı yürekten kutluyorum” dedi.

Kocaoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:

“Hem birbirleriyle hem de yerel yönetimlerle

uyumlu milletvekillerimizin oluşturacağı sinerji,

İzmir'e çok şey katacaktır. Dileğimiz, parti ayrımı

gözetmeksizin, İzmir ve İzmirliler için el ele,

gönül gönüle, omuz omuza çalışmaktır. Kentimize,

ülkemize, geleceğimize sahip çıkacağız.

Daha çok, daha çok çalışacağız. Teşekkürler

İzmir”

TÜRKİYE DEMOKRATİK İRADESİNİ ORTAYA KOYDU

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Mahmut ÖZGENER, 27.Dönem Cumhurbaşkanlığı

ve Milletvekilliği Genel Seçim sonucunu değerlendirdi.

Özgener, yapmış

açıklamada

Başkan Erdoğan’ı

ve seçimde başarıya

ulaşmış partileri

kutladı.

Türk halkının

seçimlere gösterdiği

ilgiden dolayı

memnuniyet

duyduğunu belirten Özgener, “Türkiye 24 Haziran'da

bir kez daha sandığa giderek demokratik

iradesini ortaya koydu.

İlk olarak tüm halkımızı ülkemizin köklü demokrasi

geleneğini bir kez daha gösterdikleri

için kutluyorum. Yüksek katılım, parti tabanlarının

karşılıklı olgun yaklaşımları, kitlelerin tansiyonu

arttıracak olaylara katılmamaları yine

dünyadaki her ülkeye örnek olacak düzeyde bir

seçim süreci yaşamamızı sağladı. Son 10 yılda

66 egeyondergisi.com

milletimiz giderek yükselen bir ilgiyle siyasetin

içinde yer alıyor, sandık önüne geldiği zaman

görüşünü çok az fire vererek belirtiyor” dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni dönemde

Türkiye'yi, dünyanın en büyük 10 ekonomiden

birisi olacağı açıklamasına ilişkin

değerlendirmede bulunan Özgener, “Başkan Erdoğan'ın

Meclis'te çoğunluğu sağlayacak AK

Parti ve MHP ile uyum içinde olması da yatırımların

önündeki engellerin hızla kaldırılması ve

ekonominin büyümesi adına olumlu sonuçlar

doğuracaktır. Seçim sonuçlarının istikrar ve

güven arayan yabancı piyasaların ülkemize

döviz girişini arttırmasına böylelikle kurların

normal seviyeye inmesini sağlayacağına, ekonominin

yeniden ivme kazanmasına katkı sağlayacağına

inanıyorum” dedi.

“HALKIMIZ BİZE NE ANLATTI?”

Seçimin halkın tercihlerini yansıttığını ve

halkın neye önem verdiğinin değerlendirilmesinin

yapılması gerektiğini vurgulayan Özgener,

“Her seçim gibi 24 Haziran da milletin takdirlerini,

taleplerini, uyarılarını önümüze koydu.”

dedi.


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Enes AYDIN

Ekonomi yaşamın ta kendisidir. İnsanlar

ilk zamanlardan beri yaşamlarını sürdürebilmek

için sürekli sahip oldukları kaynakları

ekonomik olarak kullanmak zorunda

kalmıştır. Günümüzde dünya nüfusunun

sürekli artması, medeniyet ve kültür seviyesine

bağlı olarak insanların ihtiyaçlarının

çeşitlenmesi ve miktarlarının artması, buna

karşılık mevcut kaynakların hızla tükenmesi,

dünyada ekonomik problemleri daha

ciddi boyutlara ulaştırmıştır. Bu sebeple

devletler vizyoner ekonomi politikaları uygulayarak

dünya rekabetinde güçlü kalmaya

çalışmaktadır.

Dünya ekonomi rekabetinde ayakta kalmaya

çalışan ülkelerden biri de stratejik

coğrafyası, yer üstü ve yer altı kaynakları ile

Türkiye’dir. Bugün ülkemiz Gayri Safi Yurtiçi

Hasıla (GSYH) sıralamasında dünyada

17. sırada yer almaktadır. 2023 vizyonu da

hala devam etmekte ve dünyanın en büyük

ilk 10 ekonomisi arasına girmektir.

AK Parti hükümetleri ile Cumhuriyet’imizin

100. yılı olan 2023 vizyonuna

ulaşmak için birçok adımların atıldığı gözle

görünen bir gerçektir. 2002 yılında 184 Milyar

Dolar ile 25. Sırada bulunan Türkiye 14

yılda tam 4 kat büyümüştür. 2002’den bugüne

makroekonomik istikrar ve mali disiplin

sağlanmış, üretim, yatırım ve ihracata

dayalı olarak gelişen ekonomik büyüklüğümüz

3,7 katına çıkartılmıştır. Vatandaşın

refahı artmıştır. Kişi başına gelir artmış,

gelir dağılımında da önemli iyileştirmeler

sağlanmıştır.

Ancak bu başarılara rağmen geldiğimiz

noktayı değerlendirecek olursak acaba Türkiye

2023 Ekonomi Vizyonuna ulaşabilecek

mi sorusunu akıllara getirmektedir. İlk 10

ekonomi içine girebilmek için geride bırakmamız

gereken rakiplere baktığımızda ise

sırasıyla 750 Milyar Dolar ile Hollanda, 862

Milyar Dolar ile Endonezya, 1.14 Trilyon

Dolar ile Meksika, 1.19 Trilyon Dolar ile İspanya,

1.33 Trilyon Dolar ile Rusya, 1.34

Trilyon Dolar ile Avustralya ve 1.37 Trilyon

Dolar ile Güney Kore bulunmaktadır. Bu sıralamaya

göre kuşkusuz en büyük rakipler

Güney Kore, Avustralya ve Rusya olarak görülmektedir.

Aslında bakılacak olursa, 2008 küre-

2023 EKONOMİ

VİZYONUNA

ULAŞILABİLİNECEK

Mİ?

sel finans krizine, Irak ve Suriye’de yaşanan

hadiselere, 2013 yılından bu yana neredeyse

kesintisiz bir şekilde ülkemizin

maruz kaldığı saldırılara, 15 Temmuz hain

darbe girişimine rağmen güçlü duran bir

ekonomiye sahibiz.

Ekonomiyi daha da güçlendirmek,

2023 vizyonuna ulaşmak için geçen sene

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kabul

edilmiştir. Böylelikle yatırımcıların en sevdiği

istikrar ortamı, koalisyonsuz bir Türkiye

oluşturulmuştur. 24 Haziran seçimleri

ile fiilen faaliyete geçen Cumhurbaşkanlığı

Sistemi güven ortamı oluşturmaya şimdiden

başlamıştır. Son yıllarda savunma ve

enerji sanayisinde yerli ve milli projeler öncelik

verilmiştir. Özellikle 3. Havalimanı,

yerli otomobil gibi stratejik yatırımlar Türkiye’nin

dışa açılımını da oldukça hızlandıracaktır.

Ancak bu olumlu gelişmelerin 2023

ekonomi vizyonuna ulaşmak için yeterli olmayacağı

kanaatindeyim. 24 Haziran seçimlerini

geride bırakmışken artık

toplumsal bütünleşmeyi sağlamalıyız. Ve

ülke olarak el ele vererek ülkemizi muasır

medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmak

için daha çok çalışmalıyız. Cumhuriyetimizin

100. yılına yakışır bir ekonomi, büyüme

ve kalkınma için daha doğru ve makul

adımlar atılmalıdır. Bunun için beşeri sermayemizin,

teknolojik yetkinliklerimizin ve

kurumsal kapasitemizin geliştirilmesi öncelikli

strateji olmalıdır. Bir taraftan mali

disiplini sürdürürken diğer taraftan finansal

piyasalardaki derinleşmeyi artırılmalı,

enflasyonu tek hanelere düşürülmeli ve cari

açık yapısal bir problem olmaktan çıkarılmalıdır.

Makroekonomik istikrarımızı daha

sağlam bir zemine oturtarak daha fazla

doğrudan ya¬bancı sermaye ülkemize çekilmelidir.

Tüm hedefleri sağlayabildiğimiz

zaman inanıyorum ki, sadece 2023 vizyonu

ile kalmayacak, 2051, 2071’e koşar adım

ilerleyeceğiz. Çünkü dünyanın en cömert,

yardımsever ve merhametli ülkesi Türkiye’nin

zayıf kalma gibi bir lüksü yok. Dünya

mazlumları Türkiye’nin şaha kalkacağı

günü özlemle beklemektedir.

Hadi o zaman durmadan çalışmaya…

egeyondergisi.com 67


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

EGE’NİN VEKİLLERİ

Afyonkarahisar

Denizli Milletvekilleri

Kütahya

Muğla

AK Parti ...........%55.4

CHP..................%14.5

MHP.................%14

İYİ Parti ...........%13.4

HDP .................%1.3

Diğer................%1.6

Afyonkarahisar

Milletvekilleri

AK PARTİ

Veysel Eroğlu

Ali Özkaya

İbrahim Yurdunuseven

MHP

Mehmet Taytak

CHP

Burcu Köksal

İYİ PARTİ

Gültekin Uysal

Aydın

CHP..................%33.9

AK Parti ...........%32.5

İYİ Parti ...........%14.8

HDP .................%9.4

MHP.................%8.1

Diğer................%1.3

Aydın Milletvekilleri

AK PARTİ

Mustafa Savaş

Bekir Kuvvet Erim

Metin Yavuz

Rıza Posacı

CHP

Bülent Tezcan

Hüseyin Yıldız

Süleyman Bülbül

Denizli

AK Parti ...........%40.7

CHP..................%28.1

İYİ Parti ...........%16.5

MHP.................%9.2

HDP .................%4

Diğer................%1.5

AK PARTİ

Cahit Özkan

Şahin Tin

Ahmet Yıldız

Nilgün Ök

CHP

Gülizar Biçer Karaca

Kazım Arslan

Teoman Sancar

İYİ PARTİ

Yasin Öztürk

İzmir

CHP..................%41.3

AK Parti ...........%28.7

HDP .................%11.5

İYİ Parti ...........%10.9

MHP.................%6.3

Diğer................%1.4

İzmir Milletvekilleri

AK PARTİ

Binali Yıldırım

Mahmut Atilla Kaya

Ceyda Bölünmez Çankırı

Cemal Bekle

Hamza Dağ

Fehmi Alpay Özalan

Necip Nasır

Yaşar Kırkpınar

CHP

Ahmet Tuncay Özkan

Murat Bakan

Özcan Purçu

Kani Beko

Mehmet Ali Çelebi

Tacettin Bayır

Ednan Arslan

Bedri Serter

İYİ PARTİ

D.Müsavat Dervişoğlu

Aytun Çıray

MHP

Hasan Kalyoncu

Tamer Osmanağaoğlu

HDP

Serpil K. Pekgözegü

Murat Çepni

AK Parti ...........%54.8

MHP.................%18.5

CHP..................%12.7

İYİ Parti ...........%10.6

SP.....................%1.8

Diğer................%1.7

Kütahya Milletvekilleri

AK PARTİ

Ahmet Tan

İshak Gazel

Ceyda Çetin Erenler

MHP

Ahmet Erbaş

CHP

Ali Fazıl Kasap

Manisa

AK Parti ...........%40.2

CHP..................%26.3

İYİ Parti ...........%13.6

MHP.................%11.5

HDP .................%7

Diğer................%1.5

Manisa Milletvekilleri

AK PARTİ

Murat Baybatur

Uğur Aydemir

İsmail Bilen

Semra Kaplan Kıvırcık

Ali Özkan

MHP

Erkan Akçay

CHP

Özgür Özel

Ahmet Vehbi Bakıroğlu

Bekir Başvirgen

İYİ PARTİ

Tamer Akkal

CHP..................%40.9

AK Parti ...........%28.2

İYİ Parti ...........%16.5

HDP .................%6.7

MHP.................%6.5

Diğer................%1.3

Muğla Milletvekilleri

AK PARTİ

Mehmet Yavuz Demir

Yelda Erol Gökcan

CHP

Mürsel Alban

Suat Özcan

Burak Erbay

Süleyman Girgin

İYİ PARTİ

Metin Ergun

Uşak

AK Parti ...........%43.5

CHP..................%28.2

İYİ Parti ...........%12.7

MHP.................%10.5

HDP .................%3.1

Diğer................%2

Uşak Milletvekilleri

AK PARTİ

Mehmet Altay

İsmail Güneş

CHP

Özkan Yalım

68 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

KURU PATLICANI

DÜNYAYA

SATIYORLAR

Aydın’ın Nazilli ilçesinde, ürettiği ürünü mevsiminde yaş olarak satamayınca

çare arayan girişimci, içini oyduğu patlıcanı kurutarak satmayı başardı.

Dedelerinin 63 yıl önce semt pazarlarında satışını yaptığı kuru

patlıcan ile dünyaya açılan torunları, şimdilerde 5 kıtaya ürün gönderiyor.

Aydın’ın Nazilli ilçesindeki bu mahallede

yediden yetmişe herkes bu işle meşgul. Sezonda

3 bin tona yakın yaş patlıcanı 600 aileye

de iş kapısı yaparak kurutan Karaefe

ailesi, yarım asır önce keşfettikleri mahalleye

özgü hava koridoru sayesinde güneşten

de en iyi şekilde yararlanarak doğal kurutma

yapıyor.

1955 yılından bu yana patlıcan oyarak

geçimlerini sağlayan mahalleliye öncülük

eden Karaefe ailesi, 3. kuşakla dünyaya

açıldı. Amerika, Avustralya, Asya, Avrupa ve

Afrika'ya kuru patlıcan gönderen Karaefe

kardeşler, “Amerika’nın teknolojisi ile ünlü

Silikon Vadisi varsa bizim de güneşten gelen

doğal lezzeti ile ünlü patlıcan vadimiz var”

sloganı ile hedef büyüterek dünyanın dört

bir yanına kuruttukları ürünleri yolluyor.

Türkiye'de en verimli ve doğal patlıcan kurutma

işinin, dünyada eşi benzeri görülmeyen

hava sirkülasyonu özelliği nedeniyle

sadece bu mahalledeki 3 kilometrelik hava

koridorunda verimli halde gerçekleştirildiğini

keşfeden aile, bu keşfini kazanca dönüştürmeyi

başarmış.

İşi dedelerinden öğrendiler

Dedeleri Abdullah Gandak’ın taze olarak

satmakta zorlanmasıyla keşfetmiş olduğu

oymacılık ve kurutma işini

babalarından sonra devralınca bir adım

daha öne giden Abdullah ve Turgay kardeş-

70 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

ler, önceleri Almanya’daki gurbetçilere

sattıkları kuru patlıcanı patent ve tescilini

aldıktan sonra ürün çeşitliliğini de artırarak

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu,

Afrika, Asya, Avustralya ve son

olarak Amerika’ya gönderiyor.

“İşimizi dedemiz ve babamızdan öğrendik”

diyen Turgay Karaefe, “Bamyadan,

fasulyeye, sivri biberden dolmalık bibere,

kabaktan domatese kadar çok çeşitli yaz

sebzelerini güneşte kurutarak kışın aynı

lezzeti ile sofralara sunuyoruz. 7 ay süren

sezonda 2 bin - 2 bin 500 ton yaş patlıcanla

sadece kendimizin değil mahalledeki yaklaşık

600 ailenin de geçim kapısı olduk.

Kuruttuklarımızın yüzde 65’den fazlasını

ihraç ediyoruz. Bölgemizdeki ürünlerin

yanı sıra Akdeniz Bölgesinden Marmara

Bölgesine kadar getirdiğimiz ürünleri de işleyerek

ekonomiye kazandırıyoruz. Mahallemizdeki

7’den 70’e herkes oymacılıkla

geçiniyor. Her sokakta, her evde, köşe başlarında

patlıcan oyan, özel alanlar dışında

evlerinin balkonlarından çatı katlarına

kadar her yerde kurutma işlemi yapan mahalle

halkımız hayatlarından da oldukça

memnun. Mahallemizde bu işi yaparak kazanç

elde eden yaşlılarımız torunlarına, öğrenciler

okullarına, genç kızlar da

çeyizlerine destek oluyor. Patlıcanı oyup,

kurutup dünyaya satarak hem Nazilli’yi

hem de dünyayı ‘Güneşle gelen doğal lezzet’

sloganı ile kuru lezzetlerle doyurmaya

devam ediyoruz” dedi.

“Amerika’nın ‘Silikon Vadisi’

varsa bizimde ‘Patlıcan Vadimiz’

var”

A Vitamini ve Fosfor yönünden zengin

olan patlıcanın beslenmede büyük önemi

olduğunu da ifade ederek Turgay Karaefe;

“Yıldıztepe Mahallesinde kurutmuş olduğumuz

patlıcan kurusu, biber kurusu gibi

ürünlerin lezzetini ve tadını kutuplar hariç

bütün dünya almaya başladı. Amerika’da

teknoloji ile alakalı silikon vadisi bilinir, tanınır.

Fakat biz de Yıldıztepe Mahallesi olarak

iddialıyız, Nazilli’yi ‘Amerika’nın Silikon

Vadisi varsa Nazilli’nin de Patlıcan Vadisi

vardır’ diye tanıtmaya hazırız. Pirinçle patlıcanın

buluşmasındaki en doğal lezzet Kuru

Patlıcan Dolmasıdır. Tamamen doğal yöntem

olan güneşle kurutulan ürünlerimizden

elde ettiğimiz kuru patlıcanla yapılan yemeklerin

tadına doyum olmaz. Türkiye’de

başka bir yerde olmayan bu özel ortamda

kuruttuğumuz ürünlerin lezzetini Türkiye

zaten öğrendi. Yıldıztepe Mahallemizde kuruttuğumuz

bu ürünleri alıp bütün dünyaya

tanıtmaya, sofralara koymaya başladık” şeklinde

konuştu.

"İşi, dördüncü kuşağa da

devredeceğiz"

Kurutma işini ikinci kuşak olarak devraldığını

ifade eden Turgay Karaefe’nin babası

Turgut Karaefe'de, “Babam ve kayınpederim

1955’de bu işe başladılar. Ben 75 senesinde

devraldım. Çocuklarım büyüyünceye kadar

2000 yılında onlara devrettim. Şu anda çocuklarım

Abdullah ve Turgay Karaefe devam

ediyorlar. Onlarda Allah nasip ederse ileride

bu işi torunlarıma devretmeyi düşünüyorlar.

Bu şekilde bu iş devam ediyor. Patlıcanlarımız

güneşte kurutulmuştur ve tamamen doğaldır”

dedi.

Satamayınca kuruttu

Patlıcan kurutma işlemini ilk başlatan 97

yaşındaki asırlık çınar Abdullah Gandak ise,

ilk başlarda üretmiş olduğu taze patlıcanları

satamayınca oyarak kurutmaya başladığını

ifade ederek, “1955 senesinde bu patlıcanı

tarlaya ekmeye başladım. Yaş patlıcan satılmayınca

oydurarak kurutmaya başladık.

Ondan sonra torunlara teslim ettim. Kendim

yapmaz oldum. Bizim patlıcanımız güneşte

kuruduğundan çok lezzetli oluyor”

ifadelerini kullandı.

egeyondergisi.com 71


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

HALICI AHMET

URKAY

ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ

AÇILIŞ İÇİN GÜN SAYIYOR

Denizli’de Geçmişi ve Geleceği bağlayacak yeni bir köprü için çalışmalar

hummalı bir şekilde devam ediyor.

İş Adamı Ahmet Urkay’ın kişisel çalışmaları

ile toplanan eserlerle Halıcı Ahmet Urkay

Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi’nin açılması

için hummalı bir çalışma yürütülüyor. Yaklaşık

3bin eserin sergileneceği müzede jeolojik,

arkeolojik, etnografik eserlerin yanında

sikke, el yazması kitaplar, 2milyon yıllık fosiller,

roma döneminden frizler, mezar stelleri

gibi bir birinden eşsiz tarihi öğe

sergilenmek üzere hazırlanıyor.

Denizli’nin Karahayıt Bölgesi’nde hazırlanan

müze son kalan resmi işlemlerinin ardından

ziyaretçilerine de açılacak. Halıcı

Otel’in sahip olduğu alanın bir kısmına kurulan

müze için kültürel tesis tanımlaması

gerçekleştirildi. Pamukkale Belediyesi’nin

olur yazısı ile Kültür Bakanlığı’ndan son izin

belgesinin gelmesinin ardından belgesi Halıcı

Ahmet Urkay Arkeoloji ve Etnoğrafya

Müzesi ziyaretçilerine kapılarını açacak.

İş Adamı Ahmet Urkay’ın korumak amacı

ile topladığı bir birinden eşsiz eserler Denizli’nin

ve Türkiye’nin değerlerini bir arada sergilemek

amacı ile müzenin oluşturulmasına

karar verildi. Bu kararın ardından müze çalışması

için bir vakıf kurularak bütün eserler

bu vakfa bağışlandı. Müzenin arazisini de

vakfa bağışlayan Urkay bununla da yetinmeyerek

vakfın finansörlüğünü de kendisi üstlendi

ve sahip olduğu sabit gelirlerin bir

kısmını vakfa bağladı.

72 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

“Kültürel Köprü Olacak”

Halıcı Otel’in Genel Müdürlüğü görevini

ve müze’nin koordinasyonunu yürüten Fatih

Urkay ise yürütülen çalışmalarla vakfı daha

da geliştirmek istediklerini ve temel amaçlarının

kültürel köprü olmak olduğunu dile getirdi.

Urkay, “Şu an müzede segilenme

potansiyeline sahip yaklaşık 6bin esere sahibiz.

Ancak oluşturulan müzenin koşulları gereği

3bin eserin sergilenmesini sağladık.

Müzeyi genişletme çalışmalarımız ise devam

ediyor. Müzenin bağlı bulunduğu vakfı daha

da güçlendirerek Denizli’nin ve Türkiye’nin

değerlerini daha çok insana ulaştırmak istiyoruz.

Bu müzenin tanıtımını da etkin bir şekilde

gerçekleştireceğiz. Denizli’ye gelen

turistlerin buraya gelmeden bu müzeyi bilmeleri

ve gelip görmek isteyecekleri bir iletişim

çalışması gerçekleştireceğiz.

Halıcı Ahmet Urkay Arkeoloji ve Etnoğrafya

Müzesi’nde gerçekleştirilecek açılışın

ardından 2milyon yıl öncesinden arkeolojik

kalıntıların yanı sıra Milattan önce 3000 yılından

itibaren çeşitli dönem eserleri, tarihi

mermer işlemeleri, zeytinyağı press makinaları

ve tarım aletleri, eski dönem ticaret malzemeleri,

batık gemilerden çıkan ticaret

amforalari, tarihi kilise ve han kapıları, çakmaklı

eski silahlar, Sultan Reşat Tuğrası, Osmanlı

Ordu kazanı ve bir eşi Almanya

İngolstadt askeri müzesinde bulunan Osmanlı

Hazine Sandığı, Türk evi şeklinde döşenmiş

4 oda, el yazması Kur’an-ı Kerim’ler,

yazı takımları, uçkur, peşkir, giysi gibi el işelemeleri

yanında seamikler, bakır mutfak eşyaları,

teraziler, saatler, el doukması kilimler,

gramofonlar ve fotoğraf makineleri gibi Arkeolojik

ve Etnografik 3bin eser sizleri bekliyor

olacak.

Müzenin giriş ücretleri ise bakanlığımızın

belirlediği fiyatlar üzerinden olacak. Yani fiyatları

yüksek değil herkesin karşılayabileceği

bir seviyede tutatacağız ama şehit ve

gazi yakınlarımıza girişlerimiz ücretsiz olacak.

Ayrıca Pamukkale Belediye Başkanı’mız

Hüseyin Gürlesin’in de destekleri ile öğrencilerimizin

tarihi ve kültürel değerlerin farkına

varması amacı ile ücretsiz okul gezileri

düzenleyeceğiz” dedi.

Ahmet Urkay Kimdir?

Halıcı Ahmet Urkay Vakfı ve Arkeoloji ve

Etnoğrafya Müzesi’nin kurucusu Ahmet Urkay’a

biraz daha yakından bakalım.

Ahmet Urkay, 1938 yılında Denizli’nin

Tavas ilçesinde dünyaya geldi. İlköğrenimini

Nikfer bölgesi’nde tamamlayan Urkay, genç

yaşta iş hayatına atıldı. Halı dokumacılığı ve

ticareti yapmaya başlayan Urkay, 1966 yılında

halı ticaretinin yanında Marmaris’te

turizm işletmeciliğine de başladı. Halen sürdürdüğü

çalışmaların yanında, eğitime verdiği

büyük önem ile, Türkiye’nin çeşitli

yerlerine okullar yaptırarak eğitime katkılar

sundu.

Eğitimin yanında kültürel değerlere de

sahip çıkılmasını isteyen Urkay, 1995 yılında

koleksiyonerlik belgesi alarak taşınır kültür

varlıkları toplamaya başladı. 2005 yılında

Marmaris’te adını taşıyan özel bir müze

kuran Urkay, 2016 yılında Marmaris’teki müzesini

Denizli’ye taşıdı.

Türkiye’nin ve Denizli’nin sahip olduğu

değerleri insanlarla paylaşmak ve özellikle

gelecek kuşaklara aktarmak için kurulan

vakıf ve müze Ahmet Urkay’ın kişisel çabası

ile hayata geçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın

izni ile yürütülen bu çalışmalar Denizli’ye

ve Türk Kültürüne önemli bir miras

niteliği taşımaktadır.

egeyondergisi.com 73


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

SU İÇMENİZ İÇİN

11 NEDEN

Strese su içerek ‘dur’ deyin!

Yaşam kaynağımız olan su, vücudumuzun

dengede çalışması için hayati önem taşıyor.

Oysa günlük hayatın

koşuşturmacasına dalıp su içmeyi unutuyor

ya da su içmek için susamayı bekliyoruz.

Yanlış yapıyoruz!

Acıbadem Fulya Hastanesi Aile Hekimi

Dr. Didem Altay Gazi özellikle yaz aylarında

günde en az 8 bardak su içilmesinin şart olduğunu

belirterek ekliyor; “Su içmenin reflüyü

önlemeden kilo kontrolüne, baş

ağrısından pürüzsüz bir cilde hatta stresle

başa çıkmaya dek sayısız faydaları varken,

su içmemenin de hayati tehlikeye neden

olabilecek kadar zararları var.” Dr. Didem

Altay Gazi su içmenin 11 faydasını anlattı,

önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Eklem ağrılarına iyi geliyor

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70’i sudan

oluşuyor. Eklem aralıklarında kayganlığı

sağlayan sıvı bileşeninde de su bulunuyor.

Yeterince su içmediğimizde eklem arası sıvılarla

birlikte eklem kayganlığı da azalıyor.

Bu da eklem ağrılarına, hareket sırasında

eklemlerden ses gelmesine neden oluyor.

Tedavi edilmezse eklem yüzeyleri aşınıp kalıcı

eklem bozuklukları oluşuyor. Ağrısız hareket

etmek için su içmek en basit önlem.

Zihni açıyor

Vücudun kontrol merkezi olan beyin de

diğer organlar gibi sağlıklı çalışmak için

suya ihtiyaç duyuyor. Uzamış susuzlukta

unutkanlık, dikkat eksikliği, uyku hali, algıda

ve hareketlerde azalma, sinirlilik oluyor.

Sağlıklı zihinsel faaliyetler için su şart.

Cildi yeniliyor

Su yetersiz alındığında cilt kuruyup terleme

azalıyor. Vücut ısı dengesini sağlayamıyor,

cilt esnekliğini kaybediyor. Özellikle

egzama ve mantarlar sık gözlenirken, tırnaklar

ve saçlar kırılıyor, ciltte çatlama ve

74 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

kanamalar görülebiliyor. Vücut mikroplara

açık hale geliyor.

Krampları önlüyor

Spor yaparken daha sağlıklı olmak için

dengeli beslenme, düzenli bir uyku ve yeterince

su içmeye dikkat etmek gerekiyor. Vücuttaki

kas kitlesi arttıkça su ihtiyacı da

artıyor. Spor yapmadan önce ve sonra içilen

su, kas kasılmaları ve kramplarla başa çıkmada

oldukça etkili.

Stresle savaşıyor

Dr. Didem Altay Gazi “Beynimizin yüzde

85'i sudur. Eğer vücudumuzda yeteri kadar

besin ve su yoksa stres altında hissederiz.

Açlık ve susuzluğa dayanamamamızın sebebi

beynimize bu durumlarda yakıt yani

besin ve su gitmemesidir. Gün içerisinde

gergin ve huzursuz olan kişiler yeterli su içmiyor

olabilirler!” diyor.

Hamilelikte destek oluyor

Hamilelikte vücudun su ihtiyacı artıyor.

Bebeğin gelişmesi, anne karnındaki amnion

denilen sıvı içinde olup, annenin kan hacmi

artıyor ve bu da daha fazla su içmeyi gerektiriyor.

Sorunsuz bir hamilelik dönemi ve

sağlıklı bir bebek için hamilelikte yeterli su

alımı çok önemli.

Kabızlığı engelliyor

Lifli besinler ve bol su sindirim sisteminin

düzenli çalışmasını sağlıyor. Yetersiz su

tüketimi, sindirim sisteminin daha az çalışmasına

ve kabızlığa yol açıyor. Kabızlık ve

hazımsızlığı önlemek, sindirim sisteminin

düzgün çalışmasını sağlamak için mutlaka

su için.

Ağız kokusunu gideriyor

Yetersiz su içmek tükürük salgısını azaltıyor.

Bu nedenle ağız içinin temizliği yeterli

olmuyor. Bu da hoş olmayan rahatsız edici

ağız kokusuna yol açıyor. Günde en az 8 bardak

su ağız kokusunu gidermeye yardım

ediyor.

Karaciğer ve böbreği koruyor

Karaciğer ve böbrekler toksik maddelerin

vücuttan atılmasını sağlıyor. Yeterince su

içilmezse toksinler vücuttan atılamıyor,

idrar miktarı azalıp rengi koyulaşıyor. Minerallerin

birikimi ile böbrek taşı oluşumu,

toksinlerin karaciğerde birikimi ile de hepatitler

ve karaciğer hasarı meydana geliyor.

Bu nedenle her gün yeterli miktarda su

içmek hayati önem taşıyor.

Normal bir erişkin günde

ne kadar su içmeli?

Dr. Didem Altay Gazi “Her gün vücuttan

idrarla ortalama 1500 ml, ciltten terleme

ve buharlaşma yoluyla 400 ml, dışkı

ile 200 ml, solunum havasını nemlendirmek

için solunum yoluyla ortalama 300

ml su harcanır. Toplamda her gün ortalama

2500 ml su kaybedilir. Yaz aylarında

bu miktar yaklaşık 500 ml daha fazladır.

Yiyeceklerden aldığımız su ise bu ihtiyacın

sadece yüzde 20-30'unu karşılamaya

yeter. Sağlıklı bir hayat için mutlaka

günde 2-3 litre su içmeliyiz” diyor.

Kalbi ve damarları besliyor

Dr. Didem Altay Gazi “Damar içinde dolaşan

kanın büyük bir kısmı sudan oluşur.

Kan hücreler için gerekli oksijeni taşır. Su

tüketimi yetersiz olursa, kan hacmi azalır,

kan dolaşımı hızı yavaşlar, kan koyulaşır,

aritmi gelişir, tansiyon düşer, tansiyon düşmesine

bağlı bayılmalar görülebilir. Bu da

kalbe ve diğer organlara giden kan miktarını

azaltır, koyulaşan kan damarların tıkanmasına

neden olabilir. Özellikle hayati öneme

sahip olan beyin damarları ve kalp koroner

damarları gibi ince damarlarda tıkanmalara

neden olarak kalp krizi ve felç gibi hastalıkların

ortaya çıkmasını kolaylaştırır” diyor.

Reflü ve gastriti tedavi ediyor

Reflü ve gastrit kişinin yaşam kalitesini

kötü etkileyen, hatta zamanında uygun şekilde

tedavi edilmediğinde kansere dönebilen

hastalıklar. Bu hastalıkların en önemli

sebebi midenin aşırı asit salgısı! Oysa yeterince

su içerek midenin asit salgısının mide

ve yemek borusu duvarına zarar vermesini

de önlemiş oluyoruz.

egeyondergisi.com 75


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

İlay YENİÇERİ

AİLE DANIŞMANI

Karneleri kimler aldı?

VELiLER Mi

ÖĞRENCiLER Mi?

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Daha

dün çocuklarımız okullarına yazıldı, okul

alışverişleri yapıldı, belki ders kitaplarına

destek olsun diye test kitapları alındı,

belki de okuluna destek olsun diye özel

dersler alındı. Eminim ki daha saymadığım

bir çok şey yapıldı...

Öyle böyle derken bir eğitim öğretim

yılının da sonuna gelmiş olduk. Karneler

verildi. Lise giriş sınavını da, üniversite

giriş sınavını da atlattık.

Karnelerden bahsetmişken bir şey aklıma

geldi... Sahi, karneleri kimler aldı

sizde? Veliler mi, öğrenciler mi? Ama gerçekçi

olun ve dönün içinize bir sorun... Çocuğunuzun

karnesini sizinmiş gibi

sahiplendiniz mi, bir düşünün bakalım...

Herkesi dahil etmeden söylüyorum ki, genellikle

başarılı öğrencinin arkasında veliler

olur; ancak başarısız öğrencinin arkası

da boştur nedense. Herhangi bir başarıda

çocuklar velilerle birlikte başarı sağlamıştır,

ama herhangi bir başarısızlık durumunda

ise bu sadece çocuğun

başarısızlığıdır. Halbuki benim fikrim, başarı

gibi başarısızlık da paylaşılmalıdır. Ki

genelde başarısızlıkta; derslere yeterince

çalışamamanın ya da sınava yeterince hazırlanamamanın

tek neden olmadığını görürüz.

Bunların arkasında saklanmış, kendini

hemen göstermeyen o kadar çok

neden vardır ki... Bunlara bir sürü isim sayabilirim.

Ailedeki iletişim problemleri

olabilir, okul içindeki anlaşmazlıklar olabilir,

eğitimdeki pürüzler olabilir veya

kendi kafasına taktığı bambaşka şeyler

olabilir. Bunların hepsi ufacık neden gibi

görülebilir. Ancak çocuğumuzun aklında

kocaman bir yer kaplayabilir. Hele ki ergenlikte

olduğunu düşünürsek, ki siz de

yaşadınız zamanında, daha fazla hassaslaşabilir.

Çekinebilir, anlatamayabilir, korkabilir

ve bu nedenler görülmeyebilir. Peki

sonuç mu? Sonuç sadece bizim gördüğümüz

kısmıdır. Yani çocuğumuzun tek problemi

yeterince ders çalışmamıştır. Bir de

şimdi düşünün ve bakın; sizce tek problem

yeterince ders çalışamamak mıdır gerçekten?

Ki sorunun gerçekten çocukta mu

yoksa sınav sisteminde mi olduğu da tartışılacak

başka bir konudur. Ama şimdi sınav

sistemini karıştırmadan bir de başka bir

konudan bahsetmek istiyorum. Çünkü

problem sınav sisteminde de olsa çocuklar

aynı şartlar altında sınava giriyorlar diye

kabul ediyoruz.

76 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Evet gelelim bahsetmek istediğim konuya.

Ailelere çocuğumuzun başarısızlığının

da arkasında duralım dediğimizde,

bazen de yanlış anlaşılabildiğini görüyorum.

Bu sefer de aşırı bir müdahale söz konusu

olabiliyor. Yine herkesi dahil

etmeden söylüyorum ki, özellikle annelerimiz

çocukları takip konusunda biraz sınırı

aşabiliyorlar. Annelerimizi de

anlıyorum aslında, onlar da elinden gelenin

en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Ancak

bu durum, çocuğun iyiliğinden çok, çocuğun

gelişimini olumsuz etkileyebiliyor.

Çocuğumuz aşırı müdahale ve takip altında

ne kendini tanıyabiliyor, ne de çevresini

tanımaya çalışıyor. Hele dünyaya

korkak ve şüpheci bir bakış açısıyla bakmaya

başlıyor ki; bu geleceği için olumlu

bir durum olmaktan çıkıyor. Çocuğumuz

bir birey olmaya hazırlanırken, çocuk olarak

kalmaya başlıyor ve ne çocukluğunu

yaşayabiliyor ne de gelişimini tamamlayabiliyor.

Sonrası mı? Uyum problemleri,

öfke patlamaları, geçimsizlik, iletişimsizlik...

Yalnız kalmalara başlıyor, soyutlanıyor

çevresinden ve dünyadan... Karşımıza

asosyal bir çocuk olarak çıkıveriyor. Gerginliği

uzaktan bakınca bile belli oluyor.

Bu durumda, çok yazıda bile bahsetmek istemediğim

kötü alışkanlıklara kendini

daha yakın hissediyor. Başlıyor düşman

gibi bakmalara... Hele de annelerimiz bu

yazımı okuyorsa, okurken hangi bakışlardan

bahsettiğimi eminim ki anlamışlardır.

Hatta gözlerinde bile canlanmıştır, eminim.

Sonrası da, ‘Benim çocuğum neden

ve nasıl böyle oldu’ diye sorular geliyor.

Buyrun işte, bu döngü böyle başlıyor...

Peki ne yapabiliriz? Nasıl yaklaşabiliriz

çocuklarımıza? Çocuğumuz hiç bir şeyi

kabul etmezken, her şeyi reddederken ve

suratı hep asık haldeyken ben ebeveyn olarak

ona nasıl ulaşabilirim?

En başta empati yaparak diyeceğim

size. Onların yerine koyun kendinizi... Düşünün...

Ancak kendi çocukluğunuzla kıyaslayarak

değil. Bugünün şartlarında, bu

imkanlarla çocuk olun. Öyle düşünmeye

çalışın.

Sonra diyeceğim şey, ki bu da çok çok

önemli; dinleyin. Etkin bir şekilde dinleyin

çocuğunuzu. Öyle bir şeylerle uğraşırken,

aradan çıksın diye değil. Gerçekten ne anlattığını

öğrenmek için, merakla ve istekle

dinleyin onu. Siz onu dinlerken, o kendini

nasıl iyi ve güvende hissediyor bir bilseniz...

Çokça gördüğüm ve üzülerek söyleyeceğim

durumlardan birisi de, ebeveynlerin

çocuklarını başka birileriyle kıyaslaması.

Yapmayın bunu, kıyaslamayın kimseyle

çocuğunuzu. O tek ve biricik ki, bunu en iyi

siz biliyorsunuz. Ona da bunu hissettirin.

‘Bir tek sen önemlisin benim için’ dediğinizde,

izleyin derim onun bakışlarındaki

güveni. Çünkü siz birileriyle kıyasladıkça

çocuğunuzu, onun özgüveninde sarsıntılar

oluşturabilirsiniz, bu ilerisi için çok tehlikeli

sonuçlar yaratabilir.

Sevgi diliyle, içtenlikle, inanarak ve

suçlayıcı ifadelerden kaçınarak övün çocuğunuzu,

ona içi boş övgüler yağdırın demiyorum.

Her ne yaparsa yapsın, başarısız da

olsa, emeğini kutlayın. Hatta başarı sonucunda

zekasını ve yeteneğini övmektense;

onun çabasını övün. Zeka ve yetenekten

dolayı başarılı olduğuna inanan çocuk, başarısız

olduğunda bunu yine zeka ve yeteneğe

bağlıyor vazgeçiyor ve tekrar

denemekten kaçınmaya başlıyor. Ancak

çabasından dolayı başardığına inanan çocuksa,

gelişime inanıyor ve başarısızlıkta

vazgeçmek yerine daha farklı yollar aramaya

başlıyor. Ki bu durum, zorluklara

karşı daha dirençli, daha başarılı, güçlü

benlik saygısı ve güçlü motivasyonu olan

çocukları karşımıza çıkarıyor.

Çocuklarınızı ezberden çok; araştırmaya,

sorgulamaya teşvik edin. Bir şeye

körü körüne tamam demesinler. Araştırsınlar,

bulsunlar, kendileri emin olsun,

öyle tamam desinler. Bu onların güveni

için, ileride duruşu için çok önemli olacaktır.

Son olarak bahsetmek istediğim bir şey

daha var. Küçük bir hikayeyle anlatmak istiyorum

bunu. Geçenlerde, orta yaşta olan

bir birey emekli olduktan sonra sıkıntılı bir

döneminden bahsederek benimle paylaşıyordu.

Her dönem çalışmanın yoğunluğuna

alışmış bireye, emeklilik hayatı sıkıcı,

zor ve ağır gelmişti. Ve o sıkıntıyı nasıl aştı

biliyor musunuz? Edindiği bir hobiyle! Ve

bana dediği şey: ‘İlay hanım benim hayatımda

ilk defa bir hobim oldu ve kendimi

çok mutlu ve özel hissediyorum.’ Size de

diyeceğim şu ki; bir hobi edinmek, sosyal

aktivitelerde bulunmak her yaşta o kadar

önemli ki, çocuk ve gelişimi için önemini

siz düşünün. Onun sosyalleşmesi, arkadaş

edinmesi, paylaşımlarda bulunması ve

hobi edinmesine lütfen destek olun ve ona

katkıda bulunun. Onunla televizyondan,

internetten uzak kaliteli zaman geçirmeyi

de sakın unutmayın.

Hepinize çocuklarınızla birlikte geçireceğiniz,

sağlıklı, mutlu günler diliyorum.

Çocuklarımıza ise huzurlu, bol dinlenmeli,

iyi tatiller diliyorum.

egeyondergisi.com 77


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Yaban Hayatın Renkleri

Arıkuşu, Ülkemizde görülebilir 485 kuş türünden

sadece bir tanesidir.

Adından da anlaşılacağı üzere başta eşekarısı,

yabanarısı olmak üzere her türlü zarkanatlılar

içinde öncelikle yusufçukları, kelebekleri ve

ağustos böceklerini yakalayarak beslenen Arıkuşları,

arıcıların pek sevmediği bir kuştur. Çekirge

istilalarında oldukça faydalıdırlar.

Böcekleri havada uçarken yakalarlar. Her gün

yaklaşık 200 civarında arı büyüklüğünde böcek

veya arı ile beslenirler. Yutmadan önce yakaladığı

böcekleri sert bir zemine vurup, yoğurdukları

için sokulma riskleri yoktur. Böceklerin

sindirilemeyen, kitinli kanat ve diğer sert parçalarını

zaman zaman pellet olarak çıkarırlar.

Eşsiz bir avcıdırlar, avına alttan yaklaşır son

hamlede vücudunu kasarak bir mermi gibi mükemmel

bir aerodinamik forma bürünür ve çoğunlukla

av olacak böceklerin avcıyı görme şansı

bulunmaz.

Bununla birlikte yakaladığı böceği gagasında

daha sağlam bir biçimde tutabilmek için bazen

çevirirler. Bu çevirmeler sırasında avını kaçırdığı

da olabilir, işte bu anlarda kaçan ava direkt de

saldırabilirler.

Yakaladığı arıların iğnelerini ve zehirlerini

sıkarak ve bir dala ya da tele vurarak çıkartırlar.

Açık alanlarda, ormanlarda yaygın olarak görülürler.

Zayıf olan ayakları kısa yapılıdır. Ayaklarının

ön parmakları yapışıktır. Aşağıya doğru

kıvrık olan gagası, uzun ve sivridir. Arıkuşlarını

ana rengi yeşildir. Gözlerin üzerinde siyah çizgi,

baş ve arka kısmında sarı, mavi veya kırmızı benekler

vardır. Bazı türleri geceleri uçmaktan hoşlanırlar.

Yükseklerde uçar ve aşağılara dalış yaparlar.

Birbirleriyle karşılıklı ötüşürler. Çok ötmelerine

rağmen, ahenkli bir ötüşleri yoktur.

Kısa dem çekip, ıslık çalarak cıvıldaşırlar. Aralarda

boğuk ve karga sesine benzer ses çıkarırlar.

En renkli kuşlardan birisiolan Arıkuşları,

göçmen bir kuştur. Yalı kuşlarının renkli bir akrabası

olan Arıkuşlarının 24 adet türü vardır.

Kanat açıklığı yaklaşık 35 cm. boyu ise yaklaşık

25 cm. civarındadır. Ağırlıkları ise 70 g. civarındadır.

Doğu yarımkürede ılıman ve tropik alanlarda

koloni halinde yaşarlar. Sıcak iklimleri

seven arıkuşları özellikle beslenmesi için gerekli

uçan böcekleri kolay bulabileceği sulak alanların

yakınlarında, kum ve killi toprak duvarlarına

küçük delikler açarak koloniler kurarlar.

Yuvaları boru şeklindedir ve derinlikleri 1-

1,5 m. Bazen de 2 m. kadar olabilir. Yuva girişinin

çapı 8-10 cm. tünelin çapı ise 4-5 cm.

civarındadır. Tünelin sonunda balon gibi genişletilmiş

bir yuva bölümü vardır. Burada yumurtlarlar

ve kuluçkaya yatarlar. Dişiler tünelin

ucundaki odaya her sefer 2-8 adet beyaz yumurtalar

bırakır. Yuvaların içini malzemelerle döşemezler

ve temizlemezler. Yumurtaların etrafı

pislik ve böcek parçalarıyla dolar. Erkek ve dişi

tünelin kazılması, yavruların beslenmesi gibi

tüm detaylarda birlikte çalışırlar. Geceleri de tünelde

birlikte kalırlar. Çok küçük olan tünele yukarıdan

dalışla girerler. Kuluçka süreleri 22 gün

kadar sürer. Yavrular daha uzun sürede yetiştirilir.

Küçük olan kuşlar kirpiyi andırır. Yuvadan

ayrılmadan vücutlarından kınlar düşerek, normale

dönerler. İlk tüyler mat renktedir. Kuşlar

yılda bir kez çiftleşirler.

78 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Yavrular yumurtadan ilk çıktığında çıplak ve

pembe renklidir. Yavrular uçurulduktan sonra

gerek yavruları kısa zaman sonra çıkacakları göç

yolculuğu öncesi avlanmayı daha iyi öğretmek

için gerekse avın daha bol olduğu alanlara yakın

olmak için koloninin yuvalandığı duvarlar terkedilir.

Kolonide bütün yuvalar bir anda terkedilemez

ama yavruyu geç çıkaran bireyler belli

bir noktada koloniye katılır, sosyal yönü çok

yüksek bir türdür.

Ülkemizde yaz göçmenidir ve Ege Bölgesi

başta olmak üzere habitatın uygun olduğu her

bölgede gözlemlenebilir. Genellikle Mayıs-

Ağustos aylarını ülkemizde geçirir. Denizli’de

Sarayköy başta olmak üzere, birçok ilçede killi

ve dik yamaçlardan oluşan tepelerde görülebilirler.

Orta Avrupa'ya kadar yayılım göstermekle

birlikte, nadir bir tür olarak İngiltere, İskandinavya,

Polonya ve İsviçre'de de ürediği kayıtlara

geçmiştir. Güneyde Irak ve Kuzeybatı Afrika'da

ayrıca Kıbrıs, Girit, Sardunya, Korsika gibi büyük

Akdeniz adalarında da üremektedirler. Kışları

ise orta ve güney Afrika'da geçirirler.

Kuşların iki ana göç yolu bulunmaktadır.

Bunlardan ilki, Güney batı Avrupa'dan yola çıkarak

Cebelitarık boğazına, oradan Sahra'yı geçerek

Batı Afrika bölgesine ulaşırlar. Diğer yol

ise, Doğu Avrupa üzerinden İsrail'e ve Güney Afrika'ya

ulaşırlar. Göçlerde de sürüler halinde

uçarlar. Yolculukları oldukça zorlu geçer. Göç

eden kuşların üç tanesinden birinin Avrupa'ya

geri dönemediği bilinmektedir.

Arıkuşlarının; Arı guşu, Arı kıran, Gökkuşağı

kuşu, Fırık, Fıyık, Urukçul, Vırrık gibi yerel adları

vardır.

ÜMİT ÖZGÜR

Doğa ve kuş fotoğrafçısı-DEFSAD

www.umitozgur.com.tr

egeyondergisi.com 79


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

GÖZTEPE’DE

GENÇLEŞME

OPERASYONU

14 yıl aradan sonra geçtiğimiz sezon ilk

defa Süper Lig’de mücadele eden ve ligi 6. Sırada

tamamlayarak büyük bir başarıya imza

atan Göztepe’de değişim süreci başladı.

Geçtiğimiz sezon elde edilen başarının

ardından birkaç takviye ile yeni sezona hazırlanacağı

düşünülen Göztepe’de değişim

yoluna gidildi. Önce geçen sezon takımın başında

önemli bir performansa imza atan Teknik

direktör Tamer Tuna ile yollar ayrıldı.

Tuna’nın yerine kısa süreli bir boşluğun ardından

geçtiğimiz sezon TFF 1. Ligde Ümraniyespor’u

çalıştıran genç hoca Bayram

Bektaş takımın başına getirildi. Bektaş’ın

imza töreninde açıklamalarda bulunan Göztepe

Başkanı Mehmet Sepil, “Burada Çalışan

Herkesin İşi Göztepe’dir. Ben Bunu Tamer

Hocayla Yakalayamadım” ifadelerini kullandı.

Bektaş’ın takımın başına geçmesi ile birlikte

geride kalan sezon Süper Lig’de mücadele

hakkının kazanılmasının ardından

takıma dahil edilen bir çok isimle yollar ayrılmaya

başlandı. Önce devre arasında takıma

dahil olan ve sezon içerisinde Beşiktaş

ile olan organik bağı nedeni ile Göztepe taraftarı

tarafından çokca eleştiri alan Demba

Ba ile yollar ayrıldı. Ardından takımın tecrübeli

isimleri olan Sabri Sarıoğlu, Selçuk

Şahin, Günay Güvenç, Tanju Kayhan, Leo

Schwechlen gibi isimlerin takım ile ilişiği kesildi.

Bu isimlerin yanı sıra takımda maliyeti

yüksek ve gelecek sezonda düşünülmeyen

Ghilas, Rotman ve Scarione için ise tekliflere

açık olan Göztepe, Ömer Şişmanoğlu’nun

sözleşmesini karşılıklı olarak feshetti.

Başkan Vekili’nden Ayrılanlar

Hakkında ilk açıklama

Göztepe’de sezonun bitmesi ile birlikte

yaşanan bu gelişmeler taraftarı şaşkına çevirirken,

yaşanan değişim ile ilgili açıklama

Başkan vekili Talat Papatya’dan geldi. Göztepe’de

takımdan ayrılan 5 futbolcu için Başkan

vekili Talat Papatya, tüm futbolcularla

helalleşerek veda ettiklerini söyledi. Papatya,

Leo, kaleci Günay, Selçuk ve Tanju’yla maddi

konularda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle

devam etmediklerini açıkladı. Papatya, görüştükleri

futbolculara imkanları dahilinde iyi

teklifler yaptıklarını ifade etti. Göztepe başkanı

Mehmet Sepil ise hem takımın gençleştirilmesi

hem de ekonomik durumun

korunması ve iyileştirilmesi için de maliyeti

yüksek olmayan isimlerle yola devam edilmesini

istediği belirtildi.

80 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

İlk İmza Alpaslan’dan

Gençleşme çalışmaları kapsamında Göztepe’nin

transfer döneminin başlaması ile

birlikte ilk imza attırdığı isim Alpaslan Öztürk

oldu. Son olarak Elazığspor'da forma

giyen Alpaslan Öztürk ile 3 yıllık sözleşme

imzaladı.

Belçika'nın Anvers şehrinde doğan Alpaslan

Öztürk, futbola Berchem Sport altyapısında

başladıktan sonra 2009 yılında

Birmingham City altyapısına transfer oldu.

Profesyonel futbol kariyerine İngiltere'de

başlayan Alpaslan ardından Belçika'nın Beerschot

ve Standart Liege takımlarında forma

giydi. 2013-2014 sezonu devre arasında Kasımpaşa

ile anlaşarak Türkiye kariyerine başlayan

25 yaşındaki oyuncu ülkemizde

Kasımpaşa'nın yanı sıra Eskişehirspor ve Elazığspor

takımlarının formalarını giydi.

Görülmemiş Transfer Açıklaması

Alpaslan Öztürk transferinin ardından

ikinci transfer Dünya Kupası’nda ülkesi Senegal’in

formasını terleten Lamine Gassama

oldu. Geçtiğimiz sezon Aytemiz Alanyaspor

forması giyen Lamine Gassama ile görüşmelerini

sürdüren İzmir temsilcisinin Senegalli

yıldızla 3 yıllık sözleşme imzaladı.

Dünya Kupası’nda Senegal formasıyla

mücadele eden Gassama ile ilgili ilginç bir

paylaşım yapan Göztepe, “Biz de yeni transferimizi

video ile duyurmak isterdik fakat

kendisi şu an TRT Spor ekranlarında ülkesi

için ter döküyor” ifadelerini kullanıldı.

Tamer Tuna neden ayrıldı?

Yıllar sonra Süper Lig’de mücadele eden

ve genç teknik adam Tamer Tuna ile başarılı

bir grafik çizen Göztepe’de Tamer Tuna ile

yolların ayrılması taraftarı memnun etmedi.

Zira Türkiye Kupası finalinde Akhisarspor’un

Fenerbahçe’ye yendiği maça kadar Göztepe’nin

Avrupa Ligi hedefi geçerliliğini koruyordu.

Bu başarıların kurulan takım ve

yönetim performansı kadar Tamer Tuna’nın

olduğunu düşünen taraftarlar yola Tamer

Tuna ile devam edilmesini istiyordu. Ayrılıkla

ilgili açıklamada bulunan Tamer Tuna ‘Göztepe’den

ayrıldığım haberleri doğrudur. 3 ay

önce yönetimden gelen teklifi, takımı düşündüğüm

ve prensipte düşünce farklılıkları olduğu

için sezon sonuna bırakmaya karar

vermiştik. Kendisiyle yapacağımız görüşme

sonunda durumumla ilgili karar verilecekti.

Ancak Sayın Başkan Mehmet Sepil’le bu görüşme

yapılmamıştır. Bu anlamda etik olmadığını

düşünüyorum. Şahsım ve kariyerim

adına öncellikle bu başarıda emeği geçen

takım arkadaşlarıma ve Göztepe taraftarına

teşekkür ediyor, onlara hakkımı helal ediyorum.’

açıklaması ile kulübe veda etti.

Göztepe’nin Yeni Teknik Patronu

Bayram Bektaş kimdir?

Bayram Kadir Bektaş, 10 Şubat 1974 tarihinde

Trabzon’da doğdu. Uzun yıllar sürdüğü

başarılı futbolculuk kariyerinden sonra futbol

camiasından kopmadı ve kariyerine teknik direktör

olarak devam ediyor.

Antrenörlük kariyeri

Yaşadığı sakatlık sonucu 33 yaşındayken

futbol macerasına nokta koyan Bayram Bektaş,

2007 yılında antrenörlük kariyeri için yeni

bir adım attı. Sivasspor’un idari menajerliği

görevine getirilen Bektaş, uzun süre bu göreve

devam etti. 2010 yılında Bucaspor’un teknik

direktörlüğü yapan Bülent Uygun’un yardımcısı

olarak göreve başladı. Bülent Uygun ile

beraber Bucaspor’dan ayrılıp Eskişehirspor’a

geçiş yaptı. Sonrasında Bülent Uygun Eskişehirspor’a

veda etse de Bayram Bektaş,

Uygun’un yerine getirilen Michael Skibbe’nin

yardımcılığını yapmaya devam etti. Bülent

Uygun ile uzun süre ayrı kalmayan Bektaş,

2012 yılında Uygun’un çalıştırdığı Elazığspor’da

yardımcı antrenörlük yapmaya başladı.

Sonraki yıllarda Bülent Uygun’un görev yerlerinin

değişmesiyle Bayram Bektaş da sırasıyla

Gaziantepspor ve Katar Ligi ekiplerinden

Umm-Salal SC’de görev yaptı. 2015 yılına dek

çeşitli takımlarda yardımcı antrenörlük görevinde

bulunan Bayram Bektaş, ilk teknik direktörlük

görevine 24 Nisan 2015 tarihinde

Elazığspor’da başladı. Burada 17 maça çıkan

Bayram Bektaş, sonrasında Gazişehir Gaziantep

Futbol Kulübü ile anlaştı. Burada da 17

maça çıkan teknik direktör, bir sezon sonra

tekrar eski takımı Elazığspor’a geri döndü. 1

sezon boyunca Elazığspor’da başarılı iş çıkaran

Bektaş, 4 Ağustos 2017’de Ümraniyespor

ile anlaşma sağladı. TFF 1. Lig ekiplerinden

olan Ümraniyespor’da teknik direktörlük görevi

yapan Erkan Sözeri’nin takıma veda etmesiyle

yerine Bayram Bektaş getirildi. Sezon

boyunca ikincilik mücadelesi veren takım, sezonu

dördüncü olarak tamamladı. 2017-2018

sezonunun sonunda ise Tamer Tuna’dan boşalan

Göztepe Teknik Direktörü koltuğu Bayram

Bektaş’a verildi. Bektaş, kariyerinde ilk

kez Süper Lig’de teknik direktörlük yapacak.

egeyondergisi.com 81


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

DENİZLİSPOR GÖZÜNÜ

SÜPER LİG’E

DİKTİ

Geçtiğimiz sezon mali disiplinini sağlayarak TFF1. Lig’de varlığını sürdüren

Denizlispor yeni sezon hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Transfer

ve sponsorluk çalışmalarını hızla sürdüren Denizlispor’un yeni

sezondaki hedefi ise Süper Lig.

82 egeyondergisi.com

Ege’nin en köklü takımlarından olan ve

bir dönem Avrupa kupalarında dünyayı titreten

Denizlispor yeni sezon hazırlıklarına

hız verdi. Sezona ‘süper lig’ parolası ile başlayacak

olan Horozlar transfer çalışmalarında

sıkı bir performans gösteriyor.

27 Mayıs’ta gerçekleştirilen kongre ile

birlikte yeniden başkanlık görevini üstlenen

Mustafa Üstek’in liderliğinde oluşturulan

yeni yönetim her anlamda kulübü Süper

Lig’e hazırlıyor. Bir yandan teknik yapılanma

hızla gerçekleştirilirken diğer yandan

yeni sezonun mali durumu yapılandırılıyor.

Geçtiğimiz sezon yaşanan zor zamanlarda

sponsorluk destekleri ile aşan Denizlispor,

büyük sponsorların yanında tüm Denizli’nin

küçük büyük destekleri ile mali açıdan nefes

almıştı.


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

SPONSORLARA TEŞEKKÜRÜ BİR

BORÇ BİLİRİZ

Geçtiğimiz sezon Denizlili pek çok insanın

kulübe sahip çıktığını belirten Denizlispor

Başkan Yardımcısı Taner Atilla,

“Denizlispor’umuza destek olan herkese teşekkür

ediyor ve tüm Denizlilileri Denizlispor’umuza

destek olmaya çağırıyoruz. Yeni

sezon hazırlıklarımızı sürdürdüğümüz lig

öncesinde sponsorlarımız başta olmak

üzere geçen sezon ve bu sezon Horozları

sponsorluk anlamında destekleyenlere teşekkürü

borç biliyoruz.

Göğüs sponsorumuz Abalıoğlu grubundan

Lezita’ya, Baytur’a, Spor Toto’ya, Derya

Baltalı’ya ve her ihtiyacımızda desteğini yanımızda

hissettiğimiz Denizli Büyükşehir

Belediye Başkanı Osman Zolan’a kulüp

adına teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Yeni sezonda takımımızın Süper Lig hedefini

gerçekleştirebilmesi için Denizlili

herkesi de Denizlispor’a destek olmaya bekliyoruz”

dedi.

Transferde Parola ‘Süper Lig’

Mustafa Üstek liderliğinde yenilenmiş ve

güçlü yönetimle görev dağılımı yapılan Denizlispor’da

ilk iş takımın teknik patronluğuna

2011-2012 sezonunda takımın başında

olan Osman Özköylü getirilmişti. Tecrübeli

hocanın takımın başına gelmesi ile hiç ara

vermeden Süper Lig’e çıkacak takımın kadrosunu

oluşturma çabasına girişen Başkan

Üstek ve yönetim transfere hızlı bir giriş

yapmıştı.

Üstek, yapılan transferlerle ilgili “Şimdiye

kadar 10 transfer yaptıklarını açıklayan

yeşil siyahlıların başkanı Üstek, 2 transfer

daha yaparak bekleyeceğiz” dedi. Forvet ve

sağ bek alarak transferi noktalayacaklarını

ifade eden başkan Üstek, “Yeterince transfer

yaptığımıza inanıyorum. Şu an bir sağ bek

bir de forvet alarak transferi durduracağız.

Daha sonra ihtiyaç durumunda tekrar bu

konuyu masaya yatıracağız” dedi

TARAFTAR DATAKIMIN MADDİ

MANEVİ TAKIMIN YANINDA

Denizlispor taraftarları da yeni sezon hazırlıklarını

sürdüren takımlarına maddi

manevi her desteği vermeye başladı. Yeni

sezon kombine biletlerin satışa çıkmasının

taraftar grupları toplu alımlar yaparak takımlarına

destek olmaya başladı. Kombinelerin

yanında tribünlerdeki reklam

panolarını da alan taraftar grupları tek tek

dolaşarak panolara reklam alacak ve kulübe

destek olmaya çalışacak.

“Taraftar Kültürü Değişti”

Takıma destek olan taraftarlara da tek

tek teşekkür eden Denizlispor Başkan Yardımcısı

Taner Atilla, “Bu onurlu ve duyarlı

davranışları için hepsine teşekkür ediyorum.

İki sezondur net bir şey görülüyor ki

artık taraftar kültürü değişmiştir ve bu değişim

yayılarak devam ediyor Artık farklı bir

taraftar yaklaşımı ile karşı karşıyayız. Zarar

veren bir beklenti içinde olan değil nasıl

katkı sağlayabilirim düşüncesi olan bir taraftar

anlayışı ile hedefler daha kolay ve

daha zevkli konacaktır. Bu özverili çalışmaların

tüm taraftarlarımıza örnek olmasını

temenni ediyorum” dedi.

egeyondergisi.com 83


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

DENİZLİ’NİN

KIRMIZI

ÇİZİKLERİ

Bir kelimenin veya bir cümlenin önemli olduğunu

belirtmek için altına bir kırmızı çizgi çizeriz.

Ancak bir ismin üzerinde kırmızı çizik

görürsek o ismin gözden çıkarıldığını anlarız.

Denizli, Osmanlı döneminde de, Cumhuriyet

döneminde de devlet yatırımlarından nasibini

alamayan bir şehirdir. Çevre illerde devlet

yatırımları gözle görülür bir bollukta olmasına

rağmen, Denizli’nin kendi yağı ile kavrulmaya

çalıştığı, halkının çalışkanlığı ve girişimcilik

ruhu sayesinde ayakta durabildiği görülür.

Bunun nedeninin, Osmanlı Hanedanı’nın da

Cumhuriyet’in Kurucu Yönetimi’nin de Denizli’nin

üzerine çektiği kırmızı birer çizik olduğu

söylenir.

Gerçekten de, çevrenize şöyle bir bakın…

Antik dönem hariç, Denizli’deki tüm eski eserler

Selçuklu eserleridir. Osmanlı’dan tek bir iz

bile yoktur Denizli’de. Cumhuriyet döneminde

de Deniz-li’ye 1949 yılında temeli atılan Sümerbank

iplik fabrikasına kadar hiçbir devlet yatırımı

gelmemiştir. O da sonradan yıkılıp yerine

alışveriş merkezi (AVM) yapıldı ya... Her

neyse…

84 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Denizli’nin üzerindeki bu kırmızı çizikler

o kadar derin atılmıştır ki, anlatılan olayların

üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen

halâ geçerliğini ve etkisini korumaktadır.

21 Ocak 1993 tarihli Denizli gazetesine

demeç veren Denizli Valisi Oğuz Kaan Köksal,

Denizli Aydın otoyolu yapımına 1994 yılında

başlanacağını duyuruyor.

“İzmir’den başlayan otoban, neden, Aydın’a

kadar geldi de Denizli’ye bir türlü ulaşamadı?”

diye hiç düşündünüz mü?

Peki; Altın yumurtlayan tavuk olarak nitelendirilen

Pamukkale’nin gelirlerinin

Deniz-li’nin elinden alınıp İstanbul’daki bir

kuruluşa aktarılmasına ne demeli?

Denizli’nin milletvekillerinden üçünün,

kurulan son hükümetlerde Bakan olmalarına,

hele Eko-nomi Bakanı’nın Denizli

Milletvekili olmasına rağmen, Denizli ekonomisinin

aleyhine olan bu kararın alınması ve

uygulanıyor olmasından daha bariz bir örneği

olabilir mi bu kırmızı çiziklerin?…

Yazdığı kitaplarla, gazete köşe yazıları ile,

hazırlayıp sunduğu televizyon programları ile

Denizli halkının aydınlanmasında önemli

katkısı bulunan Avukat Atilla Sezener, 1950’li

yılarda Denizli gaze-tesinin baş yazarıdır.

20 Nisan 1959 günü yazdığı ‘Denizli’nin

Kaderi’ başlıklı köşe yazısında, sanki, Denizli’nin

üze-rine çekildiği söylenen kırmızı

çizikleri anlatır gibidir. Sezener bu yazıyı yazdığında

kentimizdeki Sü-merbank iplik fabrikası

çalışıyor idi.

Yazıyı okuyunca bana hak vereceğinizi sanıyorum.

“Yakın komşumuz Kütahya, iktidarın pek

fazla nimetine garkolmuştur. Allah versin,

gözümüz yok. Yok ama 20 bin’lik Kütahya’nın

400 milyon liralık suni gübre ve azot fabrikasını,

çimento, ke-ramik fabrikasını, çini sanayiini

gördükçe; üretimi şehrimize yetmiyen

iplik fabrikamıza bakıp acı acı düşünüyoruz.

Hani bir söz vardır; Davulu bizde tokmağı

ellerde. Denizli için biçilmiş kaftan gibidir bu

söz. Pancarı biz ekeriz, şeker fabrikası Burdur’da.

Dağlarımız kilden geçilmez, çimento

fabrikaları Kü-tahya’da, İzmir’de. Fabrika

kadar geniş yerli dokuma sanayimiz, üretimi

kuvvetli pamuğumuz var, tekstil fabrikaları

Aydın’da Antalya’da. Bize sedece Allah’a dua

etmek kalıyor.

Yılların tecrübeleri sanayileşmenin yalnız

halkın gayretleriyle olmadığını bize göstermiştir.

Bi-zim oylarımızla bizi temsil eden

milletvekillerimizden biraz da Denizli için

gayret göstermelerini istiyor ve artık kendimizi

yerden göğe kadar haklı buluyoruz.”

Denizli gazetesi, 10 Nisan 1995.

Denizli gazetesi, 1995’de Ticaret Odası’nda

yapılan ‘Arayış toplantısı’ sonrası, varılan

sonucu; ‘Denizli Devletten Hakkını

Alamıyor’ diye başlık atarak halka duyurdu.

“Denizli, vergi ödemede Türkiye’de 9. sırada

bulunmasına karşın Devlet’ten aldığı yardımda

38. sırada. Vali, Belediye Başka-nı, Üniversite

Rektörü ve Oda Başkanlarıyla diğer

yetkililerin katıldığı toplantıda Denizli’nin

hakkının aranması kararlaştırıldı.”

Denizli Ticaret Odası’nda alınan karar,

sanki, Atilla Sezener’in yıllar önceki yazısını

destekler gibi.

DENİZLİ’YE BİRİNCİ KIRMIZI ÇİZİK

13. yüzyıl’da Selçuklu Devleti yıkılmış,

Anadolu’da bir çok Beylik kurulmuştur. Bunların

içinde en güçlü olanlardan biri, merkezi

Kütahya olan Germiyanoğlu Beyliği’dir. Denizli

de bu beyliğe bağlı küçük bir yerleşim birimidir.

Anadolu’daki beyliklerin en küçüklerinden

olan Osmanlı Beyliği, zaman içinde güçlenmiş,

bü-yümüş ve tüm Anadolu’nun en

güçlü devleti haline gelmiştir. Osmanlı Beyliği’nin

güçlenmesinden rahatsızlık duyan

diğer Türk beylikleri, başta Germiyanoğulları

olmak üzere, Anadolu’dan çok uzak-ta, Semerkand’da

hüküm süren büyük Türk Komutanı

Emir Timur’dan yardım isterler. Osmanlı

Devleti’nin başında Beyazıt vardır. Beyazıt

Han “Yıldırım Beyazıt” olarak anılır. Her yere

anında yıl-dırım gibi yetişmesi ile bu ünvanı

almıştır. Timur’un ünvanı ise “Aksak

Timur”dur. Timur’un sağ ayağı topaldır ve

yine sağ elinin iki parmağı yoktur, kesiktir.

“Bir kümeste iki horoz olmaz” diye bir

halk deyimi vardır. Bu deyim tam da iki

önemli Türk komutan olan Yıldırım Beyazıt

ile Emir Timur için söylenmiştir sanki. Timur,

Beyazıt’a mektup yazar, “Anadolu Beyliklerine

zulüm yapıyormuşsun, bundan vazgeç”

der. Beyazıt cevap verir. “Sen de kim oluyorsun

da bana karışmaya cüret ediyorsun” der.

Bu atışmalar şiddetlenir ve sonuçta Timur,

Çin’e yapacağı seferi askıya alıp Anadolu’ya

yönelir.

egeyondergisi.com 85


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

86 egeyondergisi.com

Yıldırım Bayezıd Han Emir Timur

1402 yılında Timur’un ordusu ile Beyazıt’ın

ordusu Ankara yakınlarında mücadeleye

girişirler ve sonuçta Osmanlı ordusu

yenilir. Beyazıt, Timur’a esir düşer. Cumhuriyet

döneminde Ankara’ya yapılan havaalanına

verilen Esenboğa adı, Timur’un en

değerli komutanlarından biri olan Esenboğa’ya

izafeten verilmiştir.

Timur, cengaverliğine hayran kaldığı Beyazıt’a

iyi davranır. O’na basit bir esir muamelesi

yapmaz. Beyazıt esirdir, ama kendisine

bir hakan gibi davranılmaktadır. Neticede

ikisi de Türk’tür ve Müslümandır. Türkçe konuşmakta

ve birlikte ibadet etmektedirler.

Timur, kendisini Anadolu’ya çağıran ve

ağırlayan Germiyanoğlu Yakup Bey ile birlikte,

yanın-da Beyazıt olduğu halde Kütahya’ya

gelir ordusu ile. Kütahya’da fazla

eyleşmeyen Timur, ordusunu alıp Denizli’ye

gelir. Denizli’de kışlayacaktır. Denizli o yıllarda,

Tonguzlı olarak anılmaktadır. Küçük bir

yerleşimdir, ama bağlık bahçelik, güllük gülistanlık,

bereketi bol bir yerdir. Halkı çalışkan,

doku-maları pek ünlüdür. Denizli’nin

dokumaları, Anadolu dışından bile alıcı bulmaktadır.

Üzüm’den yapı-lan şarapları pek

meşhurdur, ama bu bölgede yetişen çekirdeksiz

nar’dan yapılan şarap çok daha makbuldür.

Üzüm şarabı iki kuruşa, nar şarabı beş

kuruşa satılmaktadır.

Timur nereye giderse Beyazıt’ı da iki at

arasına konan bir tahtırevan içinde beraberinde

götü-rür. Önde Beyazıt’ın atları, arkada

Timur’un atı gider. Bir yere konduklarında

Beyazıt’ın çadırı Ti-mur’un çadırının önüne

konur. Bu biraz saygıdan olsa da, asıl nedeni

güvenlik açısından olmalı diye düşünüyorum.

Tarihçi Neşrî, iki hakan’ın Denizli’de bulundukları

sırada, bir hamamda yıkandıklarını

yazar. Bu hamam, büyük olasılıkla,

yıkılan Ulu Cami ile Kaleiçi arasında bulunan

tarihî Germiyan Vakıf Hamamı’dır.

Bir gün bu hamamda yıkanırlarken aralarında

geçen bir konuşmayı, tarihçi Neşrî şöyle

anlatı-yor; “..…Temür Han, Yıldırım Han ila

Tonguzlı şehrinde ikisi bir hammama girüp,

bir kurnada yunur-ken Temürleng, Yıldırım

Han’a eyitdi ki: ‘Hikmet Allah’un. Rüzgar

böyle gösterdi. Eğer bu vartaya ben düşsem,

sen beni nice iderdün?’ didi. Bayezid Gazi

gayet ile gönüllü ve tiz nefesdi. Tiz nefesliginden,

sabr idemeyüp, eyitdi: ‘Eger bu vartaya

sen düşsen, bir demür kafese koyardum’

didi. Te-mürleng eyitdi: ‘İy Han! Yaman söyledün’

didi. Heman buyurdı, bir demür kafes

düzdiler. Yıldırım Han’ı kafese koyup, habs

itdi”.

Bu olaydan sonra Beyazıt Han iki at arasına

konan tahtırevan yerine, yine iki at arasına

konan ve Denizli demircileri tarafından

yapılan demir kafes içinde dolaştırıldı. Bu durumu

gururuna yedire-meyen Yıldırım Beyazıt’ın

yüzüğündeki zehiri içerek intihar ettiği

söylenir.

Rivayet edilir ki; “…..Osmanlı ailesi, ileriki

yıllarda, bu olayı unutmadı. Denizli’yi, Denizli

demircileri tarafından dedeleri Beyazıt

Han için yapılan bu demir kafesten dolayı cezalandır-dı.

Denizli’nin üzerine bir kırmızı

çizik atıldı. Osmanlı döneminde Denizli’ye bir

tek çivi bile çakılmadı.”

DENİZLİ’YE İKİNCİ KIRMIZI ÇİZİK

Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı

yenik sayılmış, toprakları parçalanmış, askerlerinin

si-lahları alınmış, ordusu dağıtılmıştır.

Halk perişan haldedir. Padişah yenilgiyi

kabul etmiş, teslim bay-rağını çekmiş, memleketi

unutup kendi canını kurtarma telaşı

içine düşmüş, halka da “Düşmana kurşun atmayın,

onları bir misafir gibi kabul edip saygıda

sevgide kusur etmeyin” demektedir.

15 Mayıs 1919 günü, Yunan askerleri, İngilizlerin

himayesinde, İzmir’i işgal eder ve

Anado-lu’nun içerilerine doğru ilerlemeye

başlar. Türk Milleti, zor zamanlarında yiğit çıkarmakta

ünlüdür. İşte bu zor zamanda da

Gazi Mustafa Kemal Paşa gibi bir yiğit çıkmış

ve Anadolu’yu düşman çiz-melerinden kurtarmak

için halkı, Padişah’ı dinlememeye, Saray’a

Karşı gelmeye ve düşmanla mü-cadele

etmeye çağırmaktadır.

Aydın, Denizli, İzmir, Muğla, Manisa, Balıkesir,

Burdur, Isparta, Uşak, Kütahya gibi vilayetleri

kapsayan Batı Anadolu bölgesinde,

düşmanla silahlı mücadeleye girişmek için

Kuvayı Milliye ku-rulmuş, Genel Komutanlığı’na

da Ankara Büyük Millet Meclisi Hükümeti

tarafından Demirci Meh-met Efe

getirilmiştir. Her vilayette Kuvayı Milliye’nin

bir sorumlusu vardır ve Denizli’deki sorumlusu

da Müftü Ahmet Hulusi Efendi’dir.

Demirci Mehmet Efe, valilere, askeri birliklere,

devlet dairelerine emir verebilmekte,

emrine uymayanları ise idam ettirmektedir.

Kimseyi dinlememekte, “Ben sadece Büyük

Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa’dan

talimat alırım” demektedir. Bir de ‘Baba’ diye

hitap ettiği Müftü Hulusi Efendi’ye saygıda

kusur etmez. Okuması olup yazması olmayan


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Demirci Mehmet Efe, cahil olduğu kadar gaddar,

ama öte yandan memleketini seven mert

bir insandır. “Namaz vakti sokakta erkek görmeyeceğim.

Herkes camide olacak. Kahvelerde

oyun oynanmayacak. Çalgı çalınıp şarkı

söy-lenmeyecek” diye tellal bağırtacak kadar

da dindardır.

Denizli Kuvayı Milliye Reisi

Denizli Belediye Başkanı

Müftü Ahmet Hulusi Efendi

Hacı Tevfik Bey

Demirci Mehmet Efe

Sökeli Ali Efe

O yıllarda Denizli’nin ekonomisi, gayrimüslim

azınlık denilen Rumların, Ermenilerin

ve Yahudi-lerin elindedir. Müslüman Türk

eşrafın (kentin ileri gelenleri) önemli bir bölümü

de bu gayrimüslim azınlıkla ticarî işbirliği

içindedirler. Yani aralarında maddî

menfaat bağları vardır. Yunan askerleri Sarayköy’de

Menderes nehrine kadar gelirler.

Nehri geçtikleri takdirde Denizli’nin düşmesi

an mesele-sidir.

Şehirdeki Rumlar, Yunan askeri geliyor

diye hazırlık yapmaya başlarlar ve taşkınlıklarını

had safhaya çıkarırlar. Denizli Kuvayı

Milliye Reisi Müftü Ahmet Hulusi Efendi’ye

“Yakında Yunan askeri buraya gelecek, seni

sarığından tutup sürükliyeceğiz” diyecek

kadar ileri giderler.

Müftü Efendi bakar ki, iş kontrolden çıkıyor,

Goncalı’daki karargâhında bulunan Demirci

Mehmet Efe’ye telgraf çekerek şehirdeki

Rum ahalinin, Isparta Eğirdir’e nakledilmesini

ister. De-mirci de baş kızanı Sökeli Ali Efe

başkanlığında kırk kadar zeybeği, Müftü

Efendi’nin bu isteğini ye-rine getirmek üzere,

Denizli’ye gönderir.

Kuvayı Milliye Genel Komutanı

Demirci Efe’nin Baş Kızanı

1920 yılındaki Denizli Hükümet Konağı.

(Ftoğraf tarihi:1928)

Müftü Efendi’nin Demirci’ye çektiği telgraftan

haberdar olan eşraftan bazıları soluğu

Belediye Başkanı Hacı Tevfik Bey’in yanında

alırlar ve durumdan şikâyet ederler. “Eğer

egeyondergisi.com 87


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Rum ahali Eğirdir’e sürülürse, Yunanlılar

şehri işgal ettiğinde halka büyük zulüm

yapar. Bu nakil engellensin” derler.

Aslında, Denizli’nin bir kısım önde gelen

eşrafı ve Belediye Başkanı, Kuvayı Milliye’den

de, efelerden de pek haz etmemektedirler. Padişahı

dinlemenin daha uygun olacağına

inanmaktadırlar. Müftü Efendi’yi çağırıp,

“Yanlış yapıyorsun” derler.

Hatta içlerinden biri hiddetlenip, “Bak

müftü efendi” der, “Böyle giderse, Yunan askeri

gelme-den seni sarığından tutar biz sürükleriz,

durdur bu nakil işini”. Müftü Efendi

Kuvayı Milliye yanlısı İtti-hatçıdır. Müftü

Efendi’yi suçlayanlar ise Padişah yanlısı Hürriyet

ve İtilaf Partisi’ne mensupturlar.

Şehirde bir kargaşa başlar. Müftü Efendi

ailesini alıp Tavas’a gider. Vali, Ağır Ceza Reisi

ve Muhasebe Müdürü ile birlikte Muğla’ya

doğru yola çıkar. Şehir yöneticisiz kalır bir

anda. Bu arada Zeybekler de gelip Rumları

tren vagonlarına doldurur, Eğirdir’e gönderirler.

Eşraf temsilcileri, yanla-rına bazı gayrimüslim

zenginleri de alarak, Belediye

Reisi’ne giderler. Belediye’de bir toplantı yapılır.

Toplantıda, Kuvayı Milliye’ye, Zeybeklere

karşı ağır sözler sarf edilir. Hatta,

eşraftan biri “Yunan as-kerleri çok zalimce

davranıyormuş, Antalya’ya gidip İtalyan komutanı

buraya davet edelim. İtalyan askerleri

daha medeni imiş. Denizli’yi onlara teslim

edelim” der.

Kuvayı Milliye’den ve efelerden rahatsızlık

duyan bazı kişiler Delikliçınar Meydanı’ndaki

Me-serret kahvesinin önünde toplanıp “Kuvayı

Milliye istemiyoruz. Kalpaklıları istemiyoruz.

Efeleri iste-miyoruz. Yaşasın

Padişahımız” diye slogan atarlar. Rumları

Eğirdir’e gönderen zeybeklerin lideri du-rumundaki

Sökeli Ali Efe ve birkaç diğer zeybek

öldürülür.

Olayın bundan sonrası, yürekleri burkan

bir manzara içinde gelişir. Denizli’ye 9 km.

uzaklıktaki Goncalı istasyonunda bulunan

karargâhında olanları duyan Demirci Mehmet

Efe, tüm zeybekleri ile ve intikam hisleri ile

dolu olarak, 9 Temmuz 1920 günü Denizli’yi

basar. Hükümet Konağı’nda ka-rargâh kuran

Demirci Mehmet Efe, suçlu suçsuz ayırt etmeden,

yolda sokakta görülüp yakalanan onlarca

kişinin kafasını, Hükümet Konağı’nın

arkasından geçen Başpınar suyu kenarında,

kestirerek öldürür. Katledilenler arasında Belediye

binasında yapılan toplantıda bulunanlar

olduğu gibi, Sivas Kongresi’nde Denizli

temsilcisi olarak görev yapan Dalamanzade

Mehmet Bey gibi, konuyla hiç ilgi-si olmayanlar

da vardır. Katliam sonrası şimdi İlbadı

Mezarlığı denilen eski kabristanı ateşe veren

Demirci Efe, Sarayköylü Şeyh Tahir Efendi tarafından

ikna edilerek daha büyük bir katliamın

önüne geçilir. Olaylardan sonra Demirci

Mehmet Efe, Büyük Millet Meclisi Reisi Gazi

Mustafa Kemal Pa-şa’ya da bir telgraf çekerek,

“Denizli halkı Milli Mücadele’ye başkaldırdı,

ihanet etti. Gereken cezala-rını verdim”

der.

Olay Ankara’da büyük yankı bulur. Mustafa

Kemal Paşa’nın emriyle, Konya’daki Kolordu

Komutanı Fahrettin (Altay) Paşa olayı

askerî yönden, Söke Sorgu Yargıcı Sındırgılı

Süreyya (Örge Evren) Bey hukukî yönden, Denizli

Milletvekili Yusuf (Başkaya) Bey de idarî

yönden ince-leyip birer rapor hazırlarlar.

Büyük Millet Meclisi Hükümeti olayın

üzerine fazla gitmez. Bir süre sonra, düzenli

ordu kurulur ve Demirci Mehmet Efe’nin görevine

son verilir. Konu kapatılır. Mustafa

Kemal Paşa, Meclis’de, Denizli Vakası’ diye

adlandırılan bu olay görüşülürken, yaptığı konuşmada;

“…..Denizli’de tedibi istilzam edecek (cezalandırılmayı

gerektirecek) hareket olmuştur.

An-cak, bu muamelei tedibiye

(cezalandırma şekli) bizim ve cümlenizin (hepinizin)

takdir etmeyeceği ve tensip etmeyeceği

(uygun bulmayacağı ve onaylamayacağı)

bir şekilde olmuştur” diyerek, De-nizli eşrafının

davranışlarının yanlış olduğunu, cezalandırılması

gerektiğini, ancak Efe’nin

cezalan-dırma şeklinin de onaylanmasının

mümkün olmadığını belirtir.

Rivayet edilir ki; “..…Cumhuriyet’i kuranlar,

Milli Mücadele’nin en civcivli zamanında

ve Kuvayı Milliye’ye en çok destek verilmesi

gerektiği bir anda, Denizli eşrafının, Kuvayı

Milli-ye’ye karşı gelip, içine girdiği bu hatalı

davranışı affetmediler. Denizli’nin üzerine

Osman-lı’dan sonra ikinci kırmızı çizik

atıldı”.

88 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

EGE’NİN MUHTEŞEM

DALIŞ

NOKTALARI!

Akvaryumların içine bakmaktan bıkanlar, bir de içinden etrafa bakmayı

deneyin! Hararetini dondurmayla bastıramayanlar için güneşin altındaki

günler oldukça çetin geçecek çünkü!

Kara aktivitelerinden sıkıldıysanız, kendinizi

bir dalış teknesine atıp, gerçek anlamda

"bakış açınızı" değiştirmenin, hem

ruhsal hem de bedensel olarak sizin için ne

kadar faydalı olacağını bırakın balıklar anlatsın.

Tatilde suya yakın olmayı sevenler

içiıı, sualtı hâzineleri olanca gizemi ve serinliğiyle

bekliyor olacak. İşte Türkiye sularında

yüzmeye değer birkaç dalış noktası:

Rotanız ne olursa olsun, Bodrum’un içinden

yola çıkarsanız büyük ihtimalle Büyük

ve Küçük Rif üstünden geçeceksiniz. Tekneden

başınızı uzatıp baktığınızda berrak denizin

ortasındaki bu sığlıkları görmemeniz

mümkün değildir. Tecrübeli bir dalgıç ya da

suya ilk defa giren bir sualtı kâşifi olmanız

gerçekleri değiştirmeyecektir: Karagözler,

renkli haniler, baraküda sürüleri, ortozlar ve

akyalar arasında geçirdiğiniz dakikalardan

sonra büyülenmek için sirenlerin şarkılarına

ihtiyacınız olmadığı siz de fark edeceksiniz.

egeyondergisi.com 89


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Açık denizde serin ve huzurlu bir gün geçirmek

isteyen deniz aşıkları için 6 ayrı dalış

noktası bulunan ve amforalarını seyretmeye

doyamayacağımz Kuşadası-Ada Banko Rifi,

Adını sık görülen baraküda sürülerinden

alan Fethiye-Baraküda Rifi;

Duvar dalışını seven tecrübeli dalgıçların

tercih edeceği Kemer’deki X-Rif ve Böcek

Taşı, balıklarla saklambaç oynamayı sevenler

için gece dalışı da yapılabilen Bozcaada-

Ayazma ve yeni dalıcılar için Sulu Bahçe

ideal dalış noktaları olacaktır.

Mersin’deki Korsan Koyu ve Gökçeada’daki

Kaleköy liman girişi de gece dalışı

yapılabilecek diğer noktalar. Kaleköy''deki

limanın bulunduğu bölgede, antik çağda bulunan

limandan kalan taşlar ilginizi çekecektir.

Taşların sizi antik çağın gizeminin

peşinden sürüklemesine izin verirseniz kendinizi

akıntıyla birlikte Yunanistan’ın Linini

Adası açıklarında bulabilirsiniz!

"Ben mağara dalışı da yapmak

isterim!”diyorsamz Kuşadası- Barabaros

Rifi iyi bir seçim olacaktır.

Bunların dışında Kalkandaki Vatoz Kayası;

28 m'deki açık deniz şamandırasıyla

etrafı oldukça ilginç olan Kaptanoğlu Resifi,

Rüzgar Kayası. “Ben burada beklerim, balıklar

beni görmeye gelsin” diye düşünenler

için de adı üstünde Panaroma Rifi mağara

dalışı için isabetli tercihler olacaktır. Panorama

Rifi’nde yapacağınız dalışta etrafta

amfora kırıklarına ya da iyi durumda amforalara

rastlayabilirsiniz.

Sığ suların ılık sessizliğinden derin serinliklere

doğru ilerlemek isteyen dalgıçlar,

duvar dalışını tercih edecek, kayaların arasındaki

ufak yarıklara gözlerini uydurup,

deniz dibi tanrıçası Amphitrite’in sırlarına

ortak olmaktan mutluluk duyacaklardır.

Tanrıçanın peşinden gitmek için izlenmesi

gereken rota rehber dalgıcınız tarafından

işaret edilecek olsa da, suya inmek için

doğru adres Gökçeada-Kaşkaval Burnu (Derinlik:

30 m)’ndan başlar...

Kalkan - Öksüz Ada (Derinlik: 36m )'da

gezinize baraküda sürüleri ve köpekbalığı

ailesinden kelerler eşlik edebilir, gözünüzü

açık tutun! Sevimli görünüşleriyle karavidaları

da kaçırmamaya gayret edin. 30 metrelerde

açığa doğra baktığınızda ıskarmoz ve

orfozların akıntıda durabilme becerileri de

seyretmeye değer. Kaplumbağa, orkinos ve

vatozlar da bölgede dikkatinizi çekebilecek

diğer canlılar...

Bodrum - Oraklar’da dalış sırasında göreceğiniz

1,5 m’lik orfozlar hayal değil!

Derin duvar dalışları ilginizi çekiyor ise

tercihiniz muhtemelen Dalyan ve Antalya -

Fener Duvarı (Derinlik: 11m-132m) olacaktır.

Akdeniz kıyılarındaki en büyük akyalar

90 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Mersin -Kurt Burnu (Derinliklek 40m) sularında,

haberiniz olsun! Mersin - Fok Burnu

(Derinlik:45m )'nda dalış sırasında göreceğiniz

mağaralarsa,

adını bu dalış bölgesine veren fok mağaralarıdır.

Çeşme Fener Adası, Bozcaada Mermer

Burnu ve Dalyan Sarıgerme’yse fok

mağarası bulunan diğer dalış noktaları.

Akdeniz fokunun birincil yaşam alanı

ıssız ve yapılaşmamış kayalık kıyılardır. Biiyük

bir deniz memelisi olduğundan dar

yaşam alanları içinde barınamaz. O ancak,

makul büyüklükte ve uygun kıyı alanlarında

varlığını sürdürebilir ve güvenle yavrulayabilir.

Aşırı avlanma, yaşam alanları kaybı ve

deniz ekosisteminiıı bozulması nedeniyle

dünya dağılımı daralan ve nüfusu hızla azalan

Akdeniz Fokunun toplam nüfusu bugün

450 ile 550 arasında tahmin edilmekte.

Yaşam alanlarını ziyaret eden dalgıçların da

yaşam alanı kaybına etkisi büyük. Bu nedenle

dalış yaptığınız bölgede bir fok mağarası

olduğu söyleniyorsa, içinde hala

yaşayan fokların olduğunu varsayarak, mağaraya

fazla yaklaşmayıp, uzaktan gözlemlemeyi

tercih ederseniz, bu sevimli

canlıların rahatsız edilmedikleri için kendi

dillerinde size teşekkür edeceklerinden

emiıı olabilirsiniz.

Fethiye Afkule ve Türk Hamamı mağaralarında

Dantel mercanları ve eşkinalarla

karşılaşabilir, şnorkelli dalışın keyfini sürebilirsiniz.

"Ben derdimi konuşmadan anlatamam,

suyun altında bile olsam!”

diyenler, Mersin Arap Mezarlığı ve Dalyan

Samgerme Dağdelen mağaralarındaki

hava dolu boşlukları durup nefeslenmek

için kullanabilirler! Kemer'deki Bacalı Mağara’da

bolca sünger, yumuşak mercan, karavida

ve mağara çıkışında vatozları

görenler yazıyı okuduklarına şükredecekler!

Kuşadası Barbaros Rifi’nde 5 m'deki mağaranın

dibi çakıl olduğu için, girişte sıra ne

zaman size gelirse gelsin berrak manzaranın

keyfini çıkarabilirsiniz. Mersin Dana

Adası’ııdaysa Çin'lerdeki mağaraya dalarsanız,

etraftaki çarpan balıklarına dikkat etmeniz

önerilir.

Bunun dışında Sangerme Patika Mağarası,

Derin Mağara ve Selin Mağarası,Bodrum

Poyraz Koyu ndaki Delikli Mağara sualtı

kaşiflerine kollarını açmış keşfedilmeyi bekliyor.

Çeşme Yatak Odasıiıdaki girişi 6 m’de

olan mağara, fotoğraf meraklıları için adı

kadar ilginç kareler yakalayabilecekleri bir

adres olacaktır. Müthiş renklerin olduğu bu

egeyondergisi.com 91


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

mağaradan çıktıktan sonra, bir duvar boyunca,

tüm adanın döııülebildiği 45 dakikalık

bir tur esnasında, baraküda ve çipura

sürüleri görme şansınız oldukça fazladır.

Görüş mesafesi 20-25 metre olan adanın

kuzey tarafında, akıntıya karşı yüzen baraküda

sürüleri geniş açı objektifle nefis kareler

sunar. Hava tüketimi iyi olan usta

dalıcılar burada 50 dakikadan fazla dalabilirler.

İçlerindeki sarkıt ve dikitlerden dolayı

dalıa önce kuru olduğu tahmin edilen Antalya’daki

Gök Mağarası ve Suluin de mağara

dalışı için seçilen popüler noktalar

arasında. İnsan burada “Dalıştayken sular

çekiliverse ne olur!” diye düşünmeden edemiyor;

Suluin Mağarası’nın derinliği 83

metre!

Her dalgıcın gönlünde ve geçmişinde

Kaptan Nemo ve Nautilus yatar mı bilinmez

ama; Denizler Altında Yirmi bin Fersah’ı

okımııış sualtı gezginleri, Çanakkale batıklarını

da bir gün mutlaka görmek isteyeceklerdir

diye düşünüyorum. Saroz Körfezimde

30 metrede “Lundy” ve boğazın çıkışında

“Kaptan Franko”yla; ayrıca yine boğazda

15-30 m arasında her türlü kalıntıyla karşılaşmak

olası. Yine aynı bölgede Gökçeada

Kuzu Limanı’nda I. Dünya Savaşı’ndaıı batık

kalıntıları; Mermer Feneri ve Anadolu yakası

arasındaki bölgede ise devasa çapalar

ve gemi kalıntıları sualtı gezginlerince görülmeyi

bekliyor.

Çanakkale Boğazında derinliğin fazla olması,

akıntılı su, yüzeydeki yoğun deniz ulaşımından

dolaya 236 batıktan sadece birkaç

tanesinin dalgıçların ziyaretine açık olduğunu

da söylemekte fayda var.

Bunları Mersin’deki AKSU-ı, Antalya Limanı

girişindeki Fransız askeri nakliye gemisi

takip ediyor. Antalya’da 25 m’deki

Paris Batığı bir II. Dünya Savaşı Fransız yük

gemisi;ambarlardaki birbirine kaynamış

cephaneler ve orta bölümdeki çini kaplı

kısım batığın dalıcılar tarafından ilgi gören

kısımları.

Manavgat’taki B-24 savaş uçağı “Hadley’s

Harem”e ve Antalya Yat Limam’ndaki

“San Didier” Fransız savaş gemisine dalmak

için ise özel izin almak gerekiyor. Hastane

destek gemisi görünümündeki bu geminin

içinde cephane ve çöl şartlarına uygun arabalar

bulunmaktaydı. Kamufle edilebilmesi

için personelin üniforma giymemesi ve balıkçıların

yardımları sırasında gemideki insanların

şalisi malzemelerini de yanlarında

taşımaya gayret etmeleriyse halk arasında

geminin adının “Sosyete Batığı” olarak kalmasına

neden olmuştu.

“Tanrı çok sevdiği kulunu ömürlü olsun

diye Datça yarımadasına gönderir.” Diyen

coğrafyacı Strabon’ un sözlerini pekiştirircesine

İnce Burunda 55111ye kadar süren

duvarın üzerinde kayalara yapışmış ve kaynamış

olan Kııidos Amforaları, Dick’s

Rock’ta ise 35111'deki antik demir çapa ve

Üç Kayalar’daki amforalar da sualtı yolculuğunuzda

size tüm zarafetleriyle eşlik edebilir.

Bölgede 10-40 111 arasındaki derinlikte

daha önce söylediğimiz gibi Akdeniz foku ve

köpekbalıklarının yanı sıra yunusların da

görülebileceğini kaydedelim... Dalış okulları

tarafından dibe indirilmiş sandalyede “Kuşadası

Hatırası” fotoğrafı çektirmeyi unutmayın.

Bozcaada Kalın Burun, Mersin

Güvercin Adası nda dalanlar da amforalarla

karşılaşacaklardır.

Piri Reis'iıı Kitab-ı Bahriye’sinde geçen

Yunda Adalan’ndan Galat olduğu sanılan

92 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

Ayvalık’taki Cunda Adası, daha sonra Kurtuluş

Savaşı zamanlarında düşmana ilk

karşı koyan asker olan Ali Bey'iıı adım almış.

Rumların buraya “kokulu ada” anlamına

gelen Moslıoııis adını vermeleriyle, kayıp

Atlantis’in Ayvalık bölgesinde yer aldığı

söylencesi ve antikçağ şarap ve zeytinyağı

testilerinin suyun dibine serilmiş, maceraperestlerce

görülmeyi bekliyor olması tamamen

rastlantı olmasa gerek. “Görmeden

bilemeyiz!” diyenler çantalarını hazırlamaya

başlasınlar. Karayolundan ulaşımı tercih

edenler de Cunda Adası’m anakaraya

bağlayan köprünün yanındaki tabelayı görünce

şaşırmasınlar: “Türkiye’nin ilk boğaz

köprüsü” !

Ayrıca Bodrum Kaçakçı Koyu, Karaada’nın

arka tarafındaki Poyraz Koyu, Kargı

ve Köçek adalarındaki amforaları görmeyi

tercih ederseniz, tatil bitip de eve döndüğünüzde

nasıl vakit geçirdiğinizi soranlara verecek

güzel bir cevabınız olacak: “Tarih

içinde yüzdüm!”

Bodrum'a gelip de Bordum Kalesini ziyaret

etmemek olmaz. Antik çağdaki dünyanın

7 harikasından biri olan; Kral Mausolos için

karısı ve kız kardeşi Artemisia tarafından

yaptırılan anıt mezar,16 yüzyıl boyunca iyi

korundu. 15.yy da Haçlı Seferleri sırasında

bölgeye gelen St.Jolm şövalyelerinin inşa

ettiği Bodrum Kalesi'nin yapımında Halikarnas

Mozolesi’nin nerdeyse bütün taşları

kullanıldı. Günümüzde kale, Dünyanın en

büyük Doğu Akdeniz Amfora Koleksiyonuyla

birlikte, dünyanın önemli sualtı arkeoloji

müzelerinden birine de ev sahipliği

yapmakta. Kalenin yapısı dolayısıyla gezinizin

çetin geçeceğini hatırlatmak isteriz. Ziyaretinizi

tamamladığınızda harcadığınız

enerji düşünülürse acıkmanız pek de şaşırtıcı

olmayacak. Uzaklaşacak kadar enerjiniz

kalmadığını düşünüyorsanız, kalenin günün

her saati serin olan çay bahçesine sığınabilir,

bir yandan çayınızı yudumlarken diğer

yandan, Kraliçe Artemisia’nın maiyetiyle

birlikte kale içinde nasıl salındığım gözünüzde

canlandırabilirsiniz. Bodrum gezisi

ritüelini hakkıyla tamamlamak isterseniz

de, Bodrum Yatch Marine’in karşısındaki tarihi

Sünger Pizza'da şimdiye kadar tattığınız

ve bundan sonra tadacağınız en lezzetli pizzaları

yiyebilir ve güzelliğiyle Bodrum gündüzüyle

yarışan bir akşamı

karşılayabilirsiniz!

Hangi bölgede dalış yaparsanız yapın,

orada bulunduğunuz günlerde sualtı sergisi

olup olmadığını araştırmayı gezi rehberinizin

bir kenarına not edin. Faunanın büyülü

güzelliği dışında sergiler sayesinde karşılaşacağınız

sürprizler de eğlenceli bir dalış

geçirmenize yardımcı olacaktır. Her 11e

kadar Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinin

kapısında “Müzemiz sualtında değildir!” yazılı

bir uyarı tabelası olsa da; bahsettiğimiz

sualtı sergileri gerçekten suyum altında!

Son olarak küçük bir ipucu: balıklar da

acıkır! Bir iki balığın peşine düşüp kovalamaca

oynamak yerine, dalışa girerken yanınıza

alacağınız bir iki dilim ekmek acıkan

balıkların etrafınızda dolaşması için yeterli

olacaktır.

Çekiciliğinizin balıklar tarafından bile

tescilleııdiğini söylediğinizde, yalan olduğunu

kim iddia edebilir ki?

Türkiye kıyıları bütün yaz boyu sizi bekliyor:

Görüşünüz açık, havanız bol olsun!

egeyondergisi.com 93


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

Annesi Gelinlik Giyemedi,

O DÜNYAYA

GELİNLİK SATIYOR

Denizli’nin Acıpayam ilçesinde dünyaya

gelen İsmail Urhan, Şirketler Grubu ile Türkiye

ve Dünya’nın pek çok noktasına gelinlik satıyor.

İsmail Urhan Şirketler Grubu’na bağlı 4 şirketi

ile Gelinlik, Abiye, Haute Couture gruplarında

Türkiye ve dünyaya gelinlik satan İsmail

Urhan, “Satış yaptığımız her bölgede mutlak

müşteri memnuniyetinin devamlılığını sağladık

ve bunun devamını getirmek istiyoruz” dedi.

Türkiye ve dünyada 250 noktada gelinlik

satan Urhan, Acıpayam’dan çıkıp dünyanın gelinlik

devlerinden biri oldu.

Grup şirketlerinin ana şirketi olan White

House 1999 yılında İzmir’de kuruldu. Ardından

2011 yılında kurulan Primavera markası ile

dünya merkezi İtalya’ya açıldı.

1957 yılında Denizli’nin Acıpayam ilçesinde

6 çocuklu bir ailede dünyaya gelen Urhan, çalışmaya

küçük yaşlarda başladı. 14 yaşında ailesinin

yanından ayrılarak Denizli Kaleiçi’nde

bir mağazada tezgartar olarak çalışmaya başlayan

Urhan, askerlik çağına Denizli’deki çalışmalarını

sürdürdü.

94 egeyondergisi.com


EgeYöN Dergisi Temmuz 2018

“16 Yılda 50 Yıllık İş

Yaptık”

Askerliğini İzmir’de yapan

Urhan, İzmir ile arasında kopmayan

bir bağ olacağından habersizdi.

Askerlik zamanlarında tanıştığı

Tahsin Kahyaoğlu ile çalışmak isteyen

Urhan, Denizli’deki patronunu

yüz üstü bırakmak istemediği

için Denizli’ye geri döndü. Ama 15

ay sonra patronun da izni ve teşviki

ile İzmir’e adım attı. Gençlik zamanlarında

yoğun bir tempo ile

sektörün her yönünü öğrenen

Urhan, “İzmir’de 16 yıl boyunca

Kahyaoğlu ile çalıştım. İş hayatımız

çok yoğundu ve gece gündüz, hafta

sonumuz yoktu. Bu yoğun tempoda

belki 16 yılda, 50 yılda bir insanın

yapacağı iş kadar çalışmışımdır.

Gelinlik ve nişanlık imalatı yaptık.

Hem satışında hem dikiminde hem pazarlamasında,

sevkiyatında her türlü alanda çalıştım.

Kendimizi böyle pişirdik. 14 yaşında bir çocuğum,

o çağda okulda olmam gerekirken ben

tezgahtarlık yapıyordum. Hiçbir şey emek olmadan

kişinin ayağına gelmiyor”diyerek bu süreçlerde

ne kadar yoğun çalıştığını dile getirdi.

Yoğun emek harcadığı sektörde kendi markaları

ile dünyaya gelinlik satan Urhan, “ 2000’li

yılların başından bu yana kendi işimizi yapıyoruz.

Adım adım işimizi buralara kadar getirdik.

Ben ilk bu sektörde çalışmaya başladığımda

getir götür işleri yaptım. Sıfırdan tırnaklarımla

kazıyarak buraya kadar geldim. İşim dolayısıyla

pek çok şeyle karşılaştım, pek çok ülke gezdim

ve belki de gördüğüm değişmeyen tek şey emeğin

kıymetiydi. Bu sebeple belki de dünyada tanınan

ve yüzlerce farklı noktada ürünlerimizi

kullanan müşterilerimiz var” diyerek başarı

merdivenlerini nasıl çıktığını anlattı.

Dünya çapında tanınan bir firmaya sahip

olan Urhan, müşterilerinin gelinlik taleplerinin

ne yönde olduğunu ve nasıl ürünler ortaya koyduklarını

ise, “Biz her kategoride çalışıyoruz.

Genelde müşterilerimiz gelinliği kiraya veriyorlar.

Özellikle Arap ülkelerinde çoğunlukla Ama

bazı bölgelerde mesela yapışma değil, elde

dikme daha kaliteli ürünler istiyorlar. Dünya

trendlerinde daha görünen ürünler isteniyor.

Ancak elbette ki bizim önceliğimiz kalite ve bu

nedenle biz daha kaliteli ürünlere ağırlık veriyoruz.

Malın kendi sağlamlığına ve kalitesine

göre satışı yapılıyor. Abiye üzerine bizim çalışmalarımız

çok hızlı değil, biraz daha özel, daha

haute couture şeyler üzerine çalışıyoruz. Abiyede

kişiye özel çalıştıklarımız var” şeklinde

ifade etti.

“100 civarında Ülkeye İhracat

Yapıyoruz”

İzmir’de düzenlenen İF Wedding Fashion

Fuarın White House markasının tanınırlığını

daha da arttırdığına değinen Urhan, “Fuarın tabiki

bizim mesleğimize ve İzmir’imize çok ciddi

faydası var. Bu konuda İzmir’de 100 - 150 civarında

olan firmalarımız varken 2000’ler civarında

firmaoluştu. Tabiki bu fuarın etkisiyle

oluşan bir pazar. İç piyasamız bir zamanlar çok

yoğundu. Fakat İzmir’de gelinlik fuarı yapılmaya

başladıktan sonra dış piyasamız da açılmaya

başladı. Çünkü bizi bilmeyen Lübnanlı,

Filistinli, Ürdünlü, İranlı, Azerbeycanlı hep fuarlara

geldiği için oralardan ciddi bir pazarımız

oluştu. Şimdi 100 ülkeye yakın ihracat yapıyoruz.

Amerika’ya Kanada’ya kadar satıcılarımız

var. Onlara üretimler yapıyoruz. Aşağı yukarı

100’ün üzerinde bir personelle çalışıyoruz”

açıklamalarında bulundu.

“Sadece İç Pazarla Bugünkü Üretimi

Karşılamak Mümkün Değil”

Mesleğinde kaliteye ve işini layıkıyla yap-

egeyondergisi.com 95


EgeYöN Dergisi

Temmuz 2018

maya önem ve özen gösteren Urhan, diğer meslektaşlarından

da aynı dikkati istediğini ve özellikle

fuarlarda bunun daha öncelikli bir şey

olduğunun altını çizdi. Urhan, “Bütün meslektaşlarıma

tavsiyem işlerini çok iyi yapsınlar.

Çünkü birimiz kötü bir ürün satsak, hepimizin

ismini lekeleriz. Bizden ürünü alan bütün müşterilerimiz

bizden para kazanmalı, geçimini

sağlamalı. Müşteri ürünü aldığı firma ile bunu

yapabiliyorsa her zaman firmanın yanındadır.

Dünyada bütün ürünlere ulaşmak kolay, her

yerde üreticiler türüyor. O yüzden bizler işimizi

mutlaka iyi yapmalıyız. Çünkü, insanların ayağını

buradan kesmemeliyiz. Sadece iç pazarla

İzmir’in bugün ki üretimini karşılamak mümkün

değil” şeklinde konuştu.

Annesi Gelinlik Giyememişti Ama O

Dünyaya Gelinlik Satıyor

Oğlu, dünyaca tanınan gelinlik markasına

sahipken hiç gelinlik giymediğini belirten

Fatma Ana, “17 yaşımda evlendim ben 62

sene oldu evleneli. Evlendiğimde gelinliği

nerde bulacaksın? O zamanlar 3 etek olurdu.

Benim anneannem, ‘Bir entari ile yedi gelin

çıktık’ derdi” dedi.

96 egeyondergisi.com

More magazines by this user
Similar magazines