Konfeksiyon Teknik September 2018

istmagmagazin

Konfeksiyon Teknik September 2018

ISSN 2148-9246

CLOTHING TECHNOLOGY MAGAZINE

EYLÜL SEPTEMBER 2018

www.konfeksiyonteknik.com.tr


SALON: 7

STAND: 724 A


5 - 7 EYLÜL 2018

Konfeksiyon

Makinesi 2018

20-23 EYLÜL 2018

SALON 3

STAND 301 - 314


CEKET SON ÜTÜ PRESLERİ

Malkan Makina San. ve Tic. A.Ş.

Merkez : Küçükköy Karayolları Mah. 559 Sk. No: 16 Gaziosmanpaşa 34255 / İstanbul Tel : 90(212) 477 97 97 - 479 89 94 -95 Fax : 90(212) 477 99 50

Fabrika : Küçükköy Karayolları Mh. 559. Sk No: 27/B Gaziosmanpaşa 34255 / İstanbul Tel : 90(212) 538 05 34 Fax: 90(212) 538 12 23

www.malkan.com.tr • pazarlama@malkan.com.tr

MENSAR


REKLAM İNDEKSİ

ADVERTISEMENT

AKBARKOD.................................A.K – 69

ARİŞ........................................................35

ARMUTLU TATİL KÖYÜ...........................87

ATAK MAKİNA.......................................59

AYSİN TİCARET......................................45

BEDİR................................................... 4-5

ÇATMA......................................6-7-20-21

EGE TMF................................................83

FAYMAK.................................................57

GALERİ MAKİNA...................................49

GLENGO...............................................29

GROZ BECKERT..................................... 11

HUZURLU İNŞAAT.................................. 91

ITMA 2019............................................105

ITMA ASIA..............................................77

İHLAS KUZULUK.....................................95

İHLAS MATBAACILIK.......................... 119

İHLAS PAZARLAMA..............................97

İHLAS VAKFI........................................107

İMG.......................................................111

İTİMAT....................................................55

İZFAŞ (FASHION PRIME)....................... 51

KYSD......................................................73

LİCTRA...................................................33

MALKAN......................................Ö.K.İ – 1

MEYDAN MAKAS..................................43

ÖZBİLİM................................................2-3

PERMESS................................................39

POLSAN................................................. 31

PREMIER VISION................................... 67

SANKO...................................................65

SEBAT KİMYA (FOMMY).......................99

SMC TÜRKİYE........................................37

TEMS MAKİNE............................... KULAK

TETAŞ.......................................Ö.K – 17-25

TGSD......................................................75

TÜRKİYE HASTANESİ.............................. 81

TÜYAP ................................................... 71

UZAY MAKİNA..................................A.K.İ.

VAV TEKNOLOJİ ...................................27

VOLİ TURİZM........................................ 115

www.konfeksiyonteknik.com.tr


İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR

General Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ

News Editor

SORUMLU MÜDÜR

Responsible Editör

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

YAYIN KURULU

Editorial Board

SÜREKLİ YAZARLAR

Permanent Columnists

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

Prof. Dr. Cevza Candan

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

Prof. Dr. İsmail KAYA

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Ekrem Hayri PEKER

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

Marketing

Comunication Manager

MUHASEBE MÜDÜRÜ

Chief Accountant

FİNANS MÜDÜRÜ

Finance Manager

Ebru PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

Zekai TURASAN

zturasan@img.com.tr

Mustafa AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

GRAFİK & BASKI SORUMLUSU Tayfun AYDIN

Graphics & Printing Manager tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphics & Design

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and

C i rc ul at io n M an ag e r

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1

Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 604 51 00 Fax: +90 212 604 51 35

www.konfeksiyonteknik.com.tr | e-ma il : img@img.com.tr

BASKI | Printed By | İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No:11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY Tel: 0212 454 30 00

B Ö LG E T E MS İ LC İL İ KL ER İ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

TAIWAN | Taiwan Bright Co. Ltd. | Mr. Vincent Lee

Tel: 88 622 755 79 01 Fax: 88 622 755 79 00 vincent@mail.taiwanbright.com.tw

JAPAN | Echo Japan Corporation | Mr. Ted Asoshina

Tel: 8 133 263 50 65 Fax: 8 133 234 20 64 echoj@bonanet.or.jp

KOREA | Jes Media Int. | Mr. Young Seoah Chinn

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414 jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Konfeksiyon Teknik is published monthly. Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.


EDİTÖR

10

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Fuarlar yeniden

ilgi odağı oldu

Bugün, dünya tekstil sektöründe üretim teknolojisi ve ürün özelliklerinde, dolayısıyla

rekabet alanlarında ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Dünyada,

akıllı ve teknolojik tekstiller alanı hem pazar hem de tüketim olarak hızla

gelişerek yeni bir rekabet alanı olarak ortaya çıkıyor. Özellikli elyaf ve iplik ile

organik ürünler gibi “niş” alanlarda yatırım ve sektörün geliştirilmesi gerekiyor.

Diğer taraftan aktif pazarlama ve satış stratejileri ile stratejik tedarikçilik

yoluyla uluslararası pazarlarda daha organize bir şekilde hareket edilmeli.

Pazar çeşitliliği ve hedef pazarlarda doğru stratejilerle tanıtımın yoğunlaştırılması

ileriye dönük faaliyet alanlarından olmalı. Dünyada, tekstil sektöründe

pazar potansiyeli taşıyan ülkeler, nüfus büyüklüğü ve gelir seviyesinin yanı sıra

hazır giyim ve konfeksiyon üretimi altyapısının olduğu ve geliştiği ülkeler olarak

konumlanıyor. Sektörlerde Ar-Ge faaliyetleri daha çok nano-teknoloji ile

üretilmiş üstün performanslı ürünler, fonksiyonel tasarımlar, ekonomik çevreci

yaklaşımlar, farklı kullanım sahalarına yönelik gelişmiş teknik tekstiller, geri-dönüştürülmüş

ürünler gibi konular üzerinde yoğunlaşıyor.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan internet ve öncesindeki bilgisayar altyapısı,

özellikle 2000’li yıllarda tüm sektörlerde yeni ve farklı yapıların ve iş yapış şekillerinin

doğmasına neden oldu. Bu yenilikler hayatı kolaylaştırırken bir yandan da

bazı sektörleri olumsuz etkiledi. Dijital ortamlardan her ürüne (ürünün görseline,

videosuna ve içeriğine) hemen ulaşılıyordu. Bu durum özellikle perakende mağazacılığı

ve fuar gibi organizasyonları, katılım ve ziyaret açısından olumsuz etkiledi.

Son 2-3 yıldır ise durum tersine doğru bir seyir izliyor. Fuarlar özellikle yeniden

farklılıklar oluşturarak katılımcı ve ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelmeye başladı.

Yeni gelişmeler doğrultusunda 20-23 Eylül 2018 tarihinde Türkiye’nin ve dünyanın

lider makine üreticilerinin yer aldığı, sektörün üretim gücünün ve son teknolojilerinin

sergilendiği Tüyap Konfeksiyon Makinesi Fuarı için hazırlıklar son aşamaya

geldi. Fuar katılımcıları, konfeksiyon üretiminde kullanılan en önemli markaları

İstanbul’a taşıyarak ziyaretçilerini son teknolojiler ile tanıştıracak.

EDİTÖR

Türkiye’nin ve dünyanın konusunda lider üreticilerini bir araya getiren bu büyük

buluşma, son teknolojileri takip etmek ve işletmelerine değer katmak için firma

sahiplerini ve dünyadan alım heyetlerini tek bir çatı altında topluyor. Fuar süresince

katılımcıların kullanımına sunulan B2B görüşme alanlarında yapılan anlaşmalar

ve görüşmeler sektöre yön veriyor. Fuarda dünyanın sektörde söz sahibi ülkelerinden

gelen ve yurt içinden sektör devlerinin katıldığı firmalar; Konfeksiyon Dikiş

Makineleri, Pastal Serim, Kesim Makineleri, Ütü Makine ve Presleri, Lazer Kesim

Makineleri, Nakış Makineleri, Yazılımlar, CAD-CAM, Makine Yan Sanayi, Dikiş ve

Nakış İplikleri, Pul, Payet, Yan Sanayi, konularındaki en son ürünlerini sergileyerek

konfeksiyon makineleri sektörüne yön veriyor.

Konfeksiyon Teknik Dergisi olarak biz de fuarda yer alacağız. Tüm ziyaretçi ve

misafirlerimizi fuayedeki standımızda ağırlamaktan memnuniyet duyarız.


12

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Moda endüstrisi

sorumluluk almaya hazır

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde 11.si düzenlenecek

olan İstanbul Moda Konferansı, 3-4 Ekim tarihlerinde çok sayıda markanın

katılımı ile gerçekleşecek. Bu yıl Çırağan Sarayı’nda ‘’Responsible Fashion’’

konsepti ile moda dünyasının nabzını tutmaya devam edecek.

2008 yılından bu yana gerçekleştirilen İstanbul

Moda Konferansı, Çırağan Sarayı’nda düzenlenecek

olan etkinlikte sektöre yön veren markaların

önemli isimlerini İstanbul’da tekrar bir araya

getirecek. “Responsible Fashion” konsepti altında

buluşacak katılımcılar modanın gelişen trendlerini

yakından takip edecek. TGSD, gelecek nesillere

sürdürülebilirliğin öneminden bahsederken,

almaları gereken sorumluluğa da vurgu yapacak.

Türkiye’de değişim, geçmiş bugün ve gelecek, hazır

giyim sektörünün dönüşümü, sürdürülebilirlik, inovasyon,

sanayi 4.0, ekonomik koşullarda hazır giyim

ve tekstil sektörü, yeni trendler ve global pazarlara

yön veren akımlar konferansın ana konularından olacak.

Konferansın ilk oturumu, açılış konuşmalarının

ardından, Mavi Jeans CEO’su Cüneyt Yavuz’un

moderatörlüğünde başlayacak. Ardından, Ralph

Lauren Global Tedarik Başkan Yardımcısı Craig

Dana, Newtimes CEO’su Alex Angelchik, VF Corporation

Napapiriji Ürün İnnovasyon ve Tedarik Kıdemli

Direktörü Bhavesh Naik, USA Fashion Industry

Association Yönetim Kurulu Başkanı Julia Hughes’in

Global Tedarik hakkındaki konuşmaları ile devam

edecek. The Woolmark Company Birleşik Krallık ve

Türkiye Ülke Müdürü Nigel Gosse, doğal, yenilenebilir

ve geri dönüşümlü Merinos Yününü tanıtacak.

İlk oturumun son konuşmacısı [TC]2 Yönetim Kurulu

Başkanı ve CEO Mike Fralix, Robotik ve Otomasyon

ile ilgili bilgilerini aktaracak.

Günün ikinci oturumu olan Teknoloji oturumu [TC]2

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Mike Fralix moder-


13

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

atörlüğünde devam edecek ve ardından, Glengo

Pazarlama Koordinatörü Cenk Levin Gürcan’ın

Kesim sitemlerimde dijitalleşmenin önemini aktaracak.

3D Modellemeyi ise Polytropon Automation

Systems Firma Sahibi ve CEO’su Leslie Riley

anlatacak. Avery Dennison Başkan Yardımcısı ve

Global RFID’den Sorumlu Genel Müdür Francisco

Melo’nun konuşmasının ardından Cotton Council

Int. Türkiye Program Direktörü Marsha Powell ile

Dünya Pamuk Pazarına Bakış’ı değerlendirecekleri

konuşmanın ardından günün ilk yarısı sona erecek.

Günün ikinci yarısı, Purpose Substainable Ideas

Dilek Bil’in moderatörlüğünde Modanın geleceği

yeniden tasarlanırken, döngüsel ekonomiye geçiş

bölümü ile kaldıkları yerden devam edecek. İki

bölümden oluşan oturumda Gama Recycle Elyaf

ve İplik San.AŞ. Firma Sahibi Zafer Kaplan, Orta

Anadolu Şirket Direktörü Sedef Uncu Akı, Pameks

Giyim AŞ. Firma Sahibi Cevdet Karahasanoğlu,

Levi Strauss& Co., Primark Etik Ticaret ve Sürdürebilirlik

Denetçisi Libby Annat, BCG Boston Consulting

Group Firma Ortağı ve Yönetici Direktörü Sebastian

Boger, CO2 Logic Proje Direktörü Eric Dierckx,

EURATEX European Apparel & Textile Confedaration

Sürdürülebilir İşletmeler Direktörü Mauro Scalia’nın

sektörle ilgili değerlendirmelerinden sonra

moda oturumuna geçilecek.

Günün son oturumu, moda sektörünün başarılı

isimlerinden olan moda tasarımcısı Mehtap Elaidi’nin

moderatörlüğünde başlayacak. Moda dünyasına

yön veren, birçok başarılı tasarımlara imzalarını

atmış moda tasarımcılarından olan Gamze

Saraçoğlu, Özlem Kaya ve Özgür Mansur ile birlikte

firma tasarımcı iş birliklerinde süreci verimli yönetmek

üzerine keyifli bir sohbet gerçekleşecek.

Konferansın ikinci günü ise, Ticaret Bakanlığı’nın

desteklediği ikili iş görüşmeleri (B2B) ile yeni iş birliklerine

imzalar atılacak. Geçen yıllarda 1000’den

fazla görüşmenin yapıldığı konferansta bu sayının

artması bekleniyor. Bu yıl da Çırağan Palace

Kempinski Balo Salonu’nda hazırlanacak standlar

ve görüşme masalarında; Ant Dış Ticaret, Beaumanoir,

Boyner, Carrefour, Connor, Decathlon,

Defacto, El Corte Ingles, French Connection, Gaia

Sourcing, H&M, Hermes Otto, Koton, Lefties, Mino

Textile, Omni Brand, Perseus, RSR, Shop Direct,

Songur, Spring Near East Manufactoring, Superdry,

Texpert, Ultimo, Zara Man alım ofisleri ile tedarikçilerle

buluşmak üzere yerlerini alacaklar.


14

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Güney Amerika pazarının

giriş kapısı Peru olacak

Düzenlenen panelde Peru pazarı tüm yönleriyle ele alınarak ihracatçı firma temsilcileri bilgilendirildi.

(Peru market was evaluated at a panel and the exporters were informed about the market in detail.)

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından bu yıl 14’üncü kez düzenlenen

seminerde Güney Amerika ülkelerinden Peru pazarı ele alındı. Açılışta

bir konuşma yapan TİM Başkanı İsmail Gülle, dünyada bir değişim ve

dönüşümün yaşandığını söyledi. Gülle, “Artık serbest ticaret anlaşmaları iptal

ediliyor, ticaretin önüne yeni bariyerler konuluyor, vergiler artırılarak ticari

savaşlar başlatılıyor. Biz her iki tarafın da kazandığı ticaretten yanayız. Peru

bu anlamda ekonomik açıdan ciddi bir potansiyele sahip” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatçı firmaları

hedef pazarlar ile buluşturmak amacıyla

başlattığı “İhracat Pusulası” etkinliğinde bu kez

rotasını Peru’ya çevirdi. TİM’in 14-19 Ekim 2018

tarihleri arasında Güney Amerika ülkelerinden

Peru’ya gerçekleştireceği ticari ziyaret öncesinde

düzenlenen seminerde tüm yönleriyle Peru pazarı

ele alındı. Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen

ve 300 ün üzerinde firma temsilcisinin katıldığı

toplantının açılış sunumunu TİM Genel Sekreteri

Dr. Halil Bader Arslan yaptı. Katılımın son derece

memnun edici olduğunu belirten Arslan, İhracat

Pusulası etkinliklerinin hem firmalara hem de ülke

ihracatına önemli katkı sağladığına dikkat çekti.


15

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

TİCARETTİE HER İKİ TARAF DA KAZANMALI

Açılışta bir konuşma yapan TİM Başkanı İsmail

Gülle, dünyada bir değişim ve dönüşümün

yaşandığını söyledi. Artık serbest ticaret anlaşmalarının

ABD tarafından iptal edildiği, ticaretin

önüne yeni bariyerler konulduğu, vergiler

artırılarak ticaret savaşların başladığı bir dönem

yaşandığını belirten Gülle, bu tür hareketlerin

dünya ticaretine olumsuz etkilerin olacağını

dile getirdi. Gülle, Türk ihracatçıları olarak her iki

tarafın da kazandığı bir ticaretten yana olduklarını

dile getirerek, “Biz ne kadar ürün satıyorsak

o kadar da almaktan yanayız. Her iki tarafın da

kazandığı sistem olmalı” dedi. Amaçlarının daha

çok pazarlara giderek yeni ülkeler keşfetmek,

daha çok üreterek daha çok satmak olduğunun

altını çizen Gülle, TİM olarak hem ihracatçı

sayısını hem de ihracat yapılan ülke sayısını artırmayı

hedeflediklerini vurguladı.

KURDAKİ OLUMSUZLUĞU OLUMLUYA ÇEVİRECEĞİZ

Gülle, “Bu açıdan Peru proaktif ticaret politikası

izleyen bir ülke. Ekonomik açıdan oldukça

ciddi potansiyele sahip. Yıllık 40 milyar dolarlık

ihracat, 39 milyar dolarlık ithalat yapıyor. Bizim

bu ülkeye yaptığımız ihracat sadece 100 milyon

dolar. Bu ülkeden yapılan ithalat da 75 milyon

dolar. İki ülke arasındaki ticari potansiyeli büyütmek

zorundayız” diye konuştu. Döviz kurundaki

artışla ilgili açıklamalar da yapan Gülle, “Türkiye

kur olumsuzluğunu olumlu bir ivmeye çevirerek

bu yıl 170 milyar doların üzerinde rekor bir

ihracat gerçekleştirecek. Bu hedeften bizi kimse

saptıramaz” diye konuştu.

TÜRKİYE’Yİ TÜRK DİZİLERİNDEN BİLİYORUZ

Peru Cumhuriyeti Ticaret Ateşesi Fernando

Albareda da Peru’da kişi başına gelirin 6 bin

570 dolar, enflasyonun ise yüzde 3.2 olduğunu

söyledi. Son 18 yılda Peru’nun ortalama yüzde 5.1

büyüdüğünü belirten Albareda, “Bu özel sektör

yatırımları ile gerçekleştirildi. 2017 yılında ülkeye

7 milyar dolar yabancı sermaye girişi yaşandı”

ifadelerini kullandı. Düzenlenen toplantıların iki

ülke arasındaki ticaretin artırılması için önemli

olduğuna değinen Albareda, “Peru olarak biz

de Türkiye pazarını tanımaya çalışıyoruz. Perulular

Türkiye’yi Türk dizilerinden biliyor. Türk dizileri

Peru’da seviliyor. Ama bunun haricinde uzak

ülkeymiş gibi düşünülüyor. Bu tür toplantılarla

bunun değişeceğini düşünüyorum” dedi.

PERU’DA BÜYÜK FIRSATLAR VAR

Toplantıda ayrıca Moderatörlüğünü TİM Genel Sekreter

Yardımcısı Erkan Kaplan’ın yaptığı seminerde

Coface Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü

Emre Özer, Ak-Kim Kimya Sanayi ve Tic. A.Ş İhracat

Bölüm Yöneticisi Orçun Gören ve Aksa Akrilik

Kimya Sanayi Bölge Satış ve Pazarlama Müdürü

Atakan Koru Peru’daki tecrübelerini katılımcılarla

paylaştı. Emre Özer, Peru’nun ekonomik olarak

kuvvetli bir ülke olduğunu belirterek, özellikle zengin

maden kaynaklarının bulunduğunu kaydetti.

Altyapı ve sağlık alanında Peru’da lkede büyük bir

fırsatlar olduğunu ifade eden Özer, “Peru Türkiye

için önemli bir potansiyel barındırıyor. Türkiye

olarak özellikle, otomotiv, bilişim, perakende ve

taşımacılık sektörlerinde Peru ile rahatlıkla ticaret

yapılabilir” şeklinde konuştu.

TİM Başkanı İsmail Gülle (TIM Chairman Ismail Gulle)

Peru Cumhuriyeti Ticaret Ateşesi Fernando Albareda

(Fernando Albareda, Commercial Attaché of Republic of Peru.)


TELA

16

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

TL, USD, EURO...

Son devalüasyonla birlikte yılbaşından bu yana TL, USD ve EURO karşısında

ortalama %75 değer kaybetti. Yani asgari ücret 425 dolardan 245 dolara

geriledi. Bu ücret ile birlikte bir konfeksyion işçisinin maaşı Çin ile Bangladeş

işçilerinin maaşları arasında bir yere yerleşti. Asgari ücretin 900 TL’den 1.600

TL’ye artırıldığı zamanı hatırlıyorum. Bir çok müşterim, yükseltilen asgari ücret

ile nasıl başedeceklerini kara kara düşünüyorlardı. Bir yandan bundan şikayet

ediyor,diğer taraftan ise hükümetin 2023 yılı hedeflerini destekliyorlardı. 2023

yılı kişi başı milli gelir hedefi 25 bin dolardır. 425 dolar asgari ücretle 25 bin

dolar kişi başı milli gelir!... Tam bir paradoks...

Böyle dönemlerde şöyle bir reaksiyon gelişir. Türkiye’ye iş yaptıran yabancı alım

ofisleri gelirler ve devalüasyon ile birlikte düşen işçi ücretlerini bahane göstererek

Suat Küçüker

Permes Türkiye Yöneticisi

s.kucuker@permess.com.tr

indirim talep ederler. Bu indirimi kimileri verir,kimileri ise vermez. Umarım bu kez

hiç birisi vermez ve farkı işçi maaşlarına yansıtırlar. Zira en az sekiz saat boyunca,

o dikiş makinasının arkasında alın teri döken işçinin hakkı işverene emanettir...

KONFEKSİYON MAKİNELERİ FUARI 2018

Her iki yılda bir düzenlenen sektörün bu en önemli fuarına her seferinde iştirak

ediyoruz. Fuarda katılımcılar yaptıkları yenilikleri sergiliyorlar ve sektörün gelişmesine

katkıda bulunuyorlar. Bu yönüyle fuar mutlaka ziyaret edilmeli ve yenilikler

değerlendirilmeli. Şimdiye kadar olan tecrübelerimden fuara ağırlıklı olarak firma

patronlarının ve teknik ekibin katıldığını gözlemledim. Bana göre fuarı mutlaka

satış ekibi de ziyaret etmeli. Çünkü patron aklı, teknisyen aklı ve satış aklı farklı

çalışır. Fuar sonrasında da tüm ekip biraraya gelmeli ve fuarı değerlendirmeli.

TELA

Böylece hiç bir şey gözden kaçırılmamış olacaktır...

Fuarda ve bir sonraki sayıda görüşmek dileğiyle...


18

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Türk Eximbank,

Egeli ihracatçının evine geldi

Türk ihracatçısına 2017 yılında tek başına 40 milyar dolar destek veren,

2018 yılında 46 milyar dolar destek hedefiyle hareket eden Türk Eximbank,

Ege İhracatçı Birlikleri’nde irtibat ofisi açtı. Türk Eximbank Genel Müdürü

Adnan Yıldırım’ın katılımıyla açılan Türk Eximbank Ege İhracatçı Birlikleri

İrtibat Ofisi, birliğin zemin katında hizmet verecek.

Türk Eximbank EİB İrtibat Ofisi’nin açılışında

konuşan Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan

Yıldırım, 2018 yılının Ocak – Nisan döneminde Türk

ihracatçısına 8 milyar doları nakdi kredi, 5.3 milyar

doları sigorta olmak üzere 13.3 milyar dolarlık

destek sağladıklarını ve 2017 yılının aynı dönemine

göre destek oranını yüzde 21.4 oranında

arttırdıklarını kaydetti. Yıldırım, “Aynı dönemde

Ege Bölgesi ihracatçılarına verdiğimiz destekte

ise yüzde 29.2’lik artış sağladık. 2017 yılının Ocak

– Nisan döneminde Ege Bölgesi ihracatçılarına

1 milyar 279 milyon dolar olan desteğimizi, 2018

yılının ilk dört aylık döneminde 1 milyar 652 milyon

dolara çıkardık” diye konuştu.


19

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

2017 YILINDA FAİZ DÜŞÜNEN TEK KURUM

Türkiye’de 2017 yılında faizlerdeki artışa dikkati çeken

Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım,

bu süreçte verdikleri hizmetlerin hiçbirinde faiz

arttırmadıklarını, reeskont kredilerinde yüzde 20 civarında

faiz düşürdüklerini, 2017 yılında Türkiye’de

faiz düşüren tek kurum olduklarını sözlerine ekledi.

TÜRK EXİMBANK İHRACATÇININ KARA GÜN DOSTU

Türk Eximbank’ı “Türk ihracatçısının kara gün dostu”

olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör

Başkanı Jak Eskinazi, “Türk Eximbank, “Türk

ihracatçısının gözbebeği, ihracatçının en büyük

destekçisi. Eximbank bize ne kadar yakın olursa o

kadar iyi olur dedik. Bizim binamızda irtibat ofisi açılmasını

biz teklif ettik, Eximbank Genel Müdürümüz

de kabul etti. Bu birlikteliğin daha büyük ihracat

rakamlarına vesile olmasını diliyoruz” dedi.

Türk Eximbank’ın ihracatçılara sağladığı destekleri

ihracatçılar olarak karşılıksız bırakmadıklarını ifade

eden Eskinazi şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri

2018 yılının geride kalan 5 aylık döneminde yüzde

23’lük ihracat artış hızı yakaladı ve 5 milyar 564

milyon dolarlık dövizi ülkemize kazandırdı. EİB bu

başarısıyla Türkiye genelinde faaliyet gösteren

13 ihracatçı birlikleri genel sekreterliği arasında

ihracat artış rekortmeni oldu. Türk Eximbank’ın ihracatçılarımıza

sağladığı fırsatları arttırdığı oranda

hatta daha fazlasıyla bizler de ihracatımızı arttırma

sözü veriyoruz.” Türk Eximbank EİB İrtibat Ofisi, Türk

Eximbank’ın kendi personeli ile hizmet verdiği ve

tüm kredi işlemlerinin ofis bünyesinde sonuçlandığı

ilk irtibat bürosu olacak. Türk Eximbank EİB İrtibat

Ofisi’nin açılış kurdelesini, Türk Eximbank Genel

Müdürü Adnan Yıldırım, Ege İhracatçı Birlikleri

Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB Koordinatör

Başkan Yardımcısı Birol Celep, İzmir Ticaret Borsası

Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, İTB Meclis

Başkanı Barış Kocagöz, Ege İhracatçı Birlikleri

Yönetim Kurulu Başkanları birlikte kesti. Türk Eximbank

Genel Müdürü Adnan Yıldırım, İrtibat Ofisi

açılısı sonrasında Ege İhracatçı Birlikleri Konferans

Salonu’nda, Türk Eximbank’ın sunduğu kredi ve

sigorta olanakları ile ilgili EİB üyelerine sunum yaptı.


22

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Hazır giyim üreticileri

Konfeksiyon Makineleri 2018

Fuarı’nda buluşuyor

İstanbul’ da 20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında

tüm dünyadan gelecek ziyaretçi ve katılımcılara

kapılarını açan Konfeksiyon Makineleri 2018 Fuarı,

bu yıl 26. kez sektör devlerini bir araya getirerek

katılımcı ve ziyaretçilerin ticari bağlantı kurmasına

olanak sağlıyor. Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’ nde

9 Salon 98.000 m2 net sergi alanı ile sektörde 2018

in en büyük fuarı olarak açılış yapıyor. Fuar katılımcıları,

konfeksiyon üretiminde kullanılan en önemli

markaları İstanbul’ a taşıyarak ziyaretçilerini son

teknolojiler ile tanıştırıyor. Türkiye’nin ve dünyanın

konusunda lider üreticilerini bir araya getiren bu

büyük buluşma, son teknolojileri takip etmek ve


işletmelerine değer katmak için firma sahiplerini

ve dünyadan alım heyetlerini tek bir çatı altında

topluyor. Fuar süresince katılımcıların kullanımına

sunulan B2B görüşme alanlarında yapılan anlaşmalar

ve görüşmeler sektöre yön veriyor. Fuarda

dünyanın sektörde söz sahibi ülkelerinden gelen ve

yurt içinden sektör devlerinin katıldığı firmalar; Konfeksiyon

Dikiş Makineleri, Pastal Serim, Kesim Makineleri,

Ütü Makine ve Presleri, Lazer Kesim Makineleri,

Nakış Makineleri, Yazılımlar, CAD-CAM, Makine

Yan Sanayi, Dikiş ve Nakış İplikleri, Pul, Payet, Yan

Sanayi, konularındaki en son ürünlerini sergileyerek

konfeksiyon makineleri sektörüne yön veriyor.

23

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018


24

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Tetaş, fuarda yüksek teknolojik

ürünlerini sergileyecek

1982 yılından itibaren tüm müşterilerine üretimin her

aşamasında ve her alanda çözümler sunan Tetaş

A.Ş., 20 - 23 Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenecek

olan 26. Uluslararası Konfeksiyon Makineleri

Fuarı’nda da bir çok yenilikle yine müşterilerinin

karşısında. Firma, yurt dışında ve yurt içinde her

bölgede faaliyet gösteren müşterilerine bu fuarda

yüksek teknoloji üretimi olan makinelerini gösterme

fırsatı bulacak. Müşterilerine, fuarda sergiledikleri

makineler ile verimlilik, operatör sayısını arttırmadan

üretimi arttırma ve kalite konusunda artış

sağlayabilecekleri çözümler sunacaklarını vurgulayan

TETAŞ Satış Direktörü Kudret Çelebi, fuardan

beklentilerinin, üretim maliyetlerinin akıllı sistem otomasyon

makineleri ile düşürülebildiğinin müşterilerine

göstermek olduğunu söyledi.

Kudret Çelebi, Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda

sergileyecekleri ürünler ve özellikleri hakkında şu

bilgileri paylaştı.

Konfeksiyon Makineleri,

a. Pegasus: Yüksek devirli, Yağ Bariyerli, Yeni nesil

Direct Drive Motorlu, Akıllı sistem Reçme ve overlok

Makineleri,

b. Zoje : Akıllı otomatik kalıplı desen işleme makineleri

c. IMB : Kot ve Gömlek üretiminde Otomasyon

makineleri


26

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

d. Kansai Special – Çok iğneli Kot & Dekoratif Zincir

dikiş makineleri

Kesimhane Makineleri,

a. Tesan Kumaş Serim Makineleri ve Masaları

b. Shima Seiki & Tesan Yinn Cutter Otomatik Pastal

kesim makineleri,

c. Gemini Modelhane ve Kesimhane Kalıp hazırlama

programları

Tajima Elektronik Çok kafalı Nakış Makineleri

Digital Baskı Makineleri,

Sarf Malzemeler ve Yedek Parçalar

MÜŞTERİLERE YERİNDE HİZMET

Tetaş’ın gelecek planlamaları hakkında konuşan

Çelebi, “Tetaş A.Ş. olarak sektörde öncü olmak

için sürekli çalışmalar yapıyor, Konfeksiyon, Kesimhane,

Nakış ve Dijital Baskı Makineleri il ilgili olarak

tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mümessili

olduğumuz markalarla ve müşterilerimizle sık sık

bir araya gelerek değerlendirmeler yapıyor ve

gelişmeler hakkında müşterilerimize bilgi paylaşımlarında

bulunuyoruz. Tekstil sektörünün olduğu

her bölgeye mutlaka ziyaretler gerçekleştirerek

müşterilerimize yerinde hizmet veriyoruz” dedi.

OTOMASYONA YÖNELİK YATIRIMLAR

Önümüzdeki süreçte sektörü değerlendiren ve

yapılması gereken eylem planları hakkında bilgi veren

Kudret Çelebi, şu değerlendirmelerde bulundu.

“Tekstil ve konfeksiyon üretimi, maliyetlerin kontrol

edilebildiği, verimliliğin ve kalitenin ön planda

olduğu bir sektör haline geldi. Bu nedenden Yurt içi

ve yurt dışı tüm fuarların yakından takip edilerek,

teknolojideki değişimlerin yakından gözlenmesi

gerekmektedir. Tekstil ve hazır giyim , Türkiye’nin

ekonomik kalkınmasında önemli rol oynayan ve en

fazla istihdam oluşturan sektörüdür. Bu nedenden

Türkiye’de üretim yapılabilecek bölgelerin iyi analiz

edilerek Devlet Teşviklerinin takip edilerek yatırım

yapılması gerekmektedir. İstanbul, İzmir gibi bölgelerde

yatırım yapılacak ise bu bölgelerde otomasyona

yönelik yatırımlar yapılması gerekmektedir.“


VAV’S NEW DENIM WARRIORS

PREDATOR

CMT 400-600

NEW GENERATION LASER MACHINE

HIGH AND NEVER-ENDING POWER

ECONOMIC PRICE

FIXED TABLE MODE

POWERED BY NEW WILMA 7 SOFTWARE

COMPATIBLE WITH FABRO-TECH SOFTWARE

BEST SOLUTION FOR SAMPLING PURPOSES

UPDATED DESTROY FUNCTIONS

ADVANCED PRODUCTIVITY

S U S T A I N A B L E

T E C H N O L O G Y

NEVER ENDING

POWER

LASER TUBE TECHNOLOGY

You can easily change the gas-mix

cartridge just like a printer.

CONVENTIONAL LASER TUBE

HIGH LASER MARKING COST (REFURBISHMENT)

DECREASING POWER DAY BY DAY

MATCHING PROBLEM BETWEEN LASER

MACHINE IN YOUR FACTORY

VERY HIGH MAINTANCE AND REPAIR COST

VERY LOW SECOND HAND PRICE

SMART LASER TUBE

LOW LASER MARKING COST

NEVER –ENDING POWER

PERFECT MACHING BETWEEN LASER

MACHINE IN YOUR FACTORY

LOW MAINTANCE AND REPAIR COST

HIGH SECOND HAND PRICE

info@vavtechnology.com

www.vavtechnology.com


28

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Glengo,

Konfeksiyon

Makinaları

Fuarı’nda

Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda sergileyeceğiniz

ürünler ve özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

ACCUMARK

Gerber CAD, Gerber AccuMark sistemi; kalıp

tasarımı, serileme ve pastal planı hazırlama sistemdir.

Sektörün en kapsamlı kalıp geliştirme araçlarını içerir

ve günümüz üreticisinin ihtiyaçlarına cevap verir.

ACCUNEST

Gerber CAD AccuNest, çok sayıda çözümü

analiz ederek otomatik olarak yeni pastal planları

tasarlar ve en verimli pastalı seçerek size sunar.

Elde pastal hazırlamaktan daha hızlı ve verimlidir.

Maliyet ve üretim pastalı hazırlarken zaman ve

malzeme tasarrufu sağlar.

Yunique PLM

Gerber Yunique PLM ile ürün geliştirme sürecinde

hız, verimlilik ve doğruluk artışı ve de verimli bir

şekilde ürün geliştirme yönetimi ve kontrolü sağlar.

KUMAŞ SERİM SİSTEMLERİ

Maksimum performans, tekrar edilebilirlik ve

üretkenlik için tasarlanmıştır. XLS-50 (50kg) ve XLS-

125(125 kg) modelleri ile kumaş rulolarını germeden

ve kenarları düzgün olarak otomatik serebilir.

VEITH

Alman firması Veith tarafından üretilen ve üst

düzey uygulama know-how desteği verilen İĞNELİ

MASA ( Pin Table ), ekoseli ve çizgili kumaşla

yapılan her tür üretimde desen çakışmasını en

üst düzeyde gerçekleştirirken kumaşta %3 ila % 10

arasında tasarruf sağlanmaktadır.

XLC7000

Verimliliği yüksek, yüksek kat kesim sistemi. 2 m

genişliğe ve 7,5 cm yüksekliğe kadar sıkıştırılmış çeşitli

kumaş ve malzeme kesimi yapabilir. Akıllı bıçak

özelliği ile kesimi zor malzemeleri kolayca kesebilir.

Glengo Teknoloji AŞ., her pazara hitap eden

Gerber CAD-CAM ürünleri ile hazır giyimden, uçak

ve havacılık sanayiine, kompozitten otomotive,

yelkenden stor perdeye, matbacılık ve ambalaj

sanayiinden reklam sanayiine, mobilyadan deri

sanayiine kadar hemen her sanayi dalına çözümler

sunan ve bu çözümleri ile aranan bir marka

haline gelmiştir. Glengo Teknoloji, konusundaki

pazarlama faaliyetlerinin yanında satışı yapılan

ürünlerin kullanıcılara dönük eğitimi ve kullanımdaki

sistemlerin bakım ve teknik destek çalışmalarını

da yapmaktadır. “Glengo için en iyi referans

mutlu müşteridir” diyen Glengo yetkilileri, 20-23

Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenecek olan

26. Uluslararası Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda

sergileyecekleri ürünler hakkında bilgi verdi.

PARAGON LX

Gerber 50 yıllık kesim tecrübesini dünyanın en

gelişmiş kesim sistemini piyasaya sürmek için


30

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

kullandı. Kullanımı ve bakımı kolay, yüksek kalitede

kesilmiş parça üretebilen bir kesim sistemi.

Paragon’un 2 modeli var: LX-Serisi ve HX-Serisi.

LX-Serisi kısa sürede hızlı üretim gereken fashion

firmaları için tasarlanmış bir alçak kat konveyorize

kesim sistemidir, vakumlanmış 2,75 cm yüksekliğe

kadar kesim yapabilir. HX-Serisi yüksek kat

kesim sistemi orta ve büyük ölçekli işletmelerin

ihtiyacına yönelik olarak geliştirilmiştir.7,25 cm vakumlanmış

malzeme kesebilir. H-Serisi çok adetli

7/24 vardiya ile kesilen işleri düşük maliyet ile kesmek

için tasarlanmıştır. GERBER Z1 yeni jenerasyon

otomatik kesim sistemi, kompozit,döşemelik,

teknik tekstil gibi çok çeşitli malzemelerin tek ya

da az katlı kesiminde etkin çözüm sunar. Verimliliği

ve karlılığı arttırır, iş yükünü hafifletir, kesili

parçaların düzgünlüğünü garantiler.

“Son olarak ihracat bedellerinin 6 ay içeresinde

ülkeye getirilmesi ile ilgili kanun, biz dahil ihracat

camiasını zora sokacaktır. Özellikle yatırım

makinaları satan bizler gibi kuruluşların ihracat

değerlerinde önemli düşüşler olacaktır. Acilen

bu kararın gözden geçirilmesi lazım. Dış ticaret

açığının hızla düşülmesi ve Türk lirasının hızlı

değer kaybının önüne geçilmesi lazım.”

Fuardan beklentileriniz nelerdir?

“Maalesef Türkiye’nin ve Dünya’nın bugünkü durumu

nedeniyle fazla bir beklenti iyimserliği içinde

değiliz. Komşularımızın durumu malum Türkiye’de

aşırı kur yükselmesi yatırım heyecanını engellemiştir.”

Firmanızın gelecek planlamaları hakkında neler

söylemek istersiniz?

“Şu ana kadar beklemeyi uygun gördük fuar

sonuçlarına göre ileriye dönük pozitif planlarımızda

(personel sayısı arttırma-yeni ülkelere ihracat

girişimlerinde bulunmak) önemli değişiklikler

yapacağımızı sanıyoruz.”

Önümüzdeki süreçte sektörü nasıl

değerlendiriyorsunuz? Yapılması gereken eylem

planları nelerdir?


32

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Lectra’dan

bir yenilikçi

yaklaşım daha

Kumaş ve deri kullanan şirketlerin teknoloji ortağı

olan Lectra, tasarım ve ürün geliştirme ekipleri

için özel olarak geliştirilmiş olan, işbirliğine dayalı

çözümler ortaya koyarak moda firmalarının

sıkışık teslim tarihlerini yerine getirmelerine, hızlı

ve çeşitli ürün geliştirmelerine olanak sağlamaktadır.

E- ticaretin yükselişi ve dijital teknoloji

ile tüketiciler kendilerine göre kişiselleştirilmiş

ürünlerinin bir tıkla kapılarına gelmesini beklemektedir.

Moda şirketleri, tüketicilerin taleplerine

ayak uydurmaya ve yetişmeye çalışmaktadır.

Kaliteden taviz vermeksizin tasarım ve geliştirme

faaliyetlerini hızlandırmak için yeni yollar aramaktadır.

Tasarım ekipleri yeni ve göz alıcı koleksiyonlar

oluşturmak için bugüne kadar yaptıklarından

çok daha hızlı çalışmaktadırlar. Ürün geliştirme

ekipleri yeni tasarımları, tüketicinin kullanımına

hazır ürünler haline dönüştürmek için koşturmaktadır.

Moda piyasasının artan ilerleme hızı

düşünüldüğünde, bilgi paylaşımı bu ekipler için

hayati bir önem kazanmıştır.

LECTRA İLE MEVCUT TEKNOLOJİNİZİ

GÜÇLENDİRMENİN TAM ZAMANI

Lectra farklı departmanlardaki ekiplerin özel

ihtiyaçlarını karşılamak için yeni çözümler

geliştirdi: Bunlar, ”Lectra Bağlantılı Tasarım” ve

“Lectra Bağlantılı Ürün Geliştirme” çözümleridir.

Bu çözümler, tüm tasarım ve ürün geliştirme

aşamalarından alınan verileri bir araya getirmek,

standartlaştırmak ve depolamak için

uygulamaları entegre eden işbirliğine dayalı

ortam sağlamaktadır. Bu yenilikçi çözümler,

kriterlere dayalı aramalara olanak sağlayarak

günlük çalışma hayatını daha az stresli hale

getirir. Kullanıcıları, veri linklerinden yararlanmaya

ve onlara süreçleri hızlandırmak için yenilikçi

hizmetler sunmaktadır. Lectra Bağlantılı Tasarım,

ekipler arası “bağlantılı” bir ortam sağlayarak;

tekstil ve moda tasarımcıları, renk uzmanları,

grafik tasarımcılar, teknik tasarımcılar ve bunların

yöneticileri arasında işbirliğini kolaylaştırmaktadır.

Ekip üyeleri Lectra Kaledo tasarım yazılımı

ve Adobe Creative Cloud vasıtasıyla platforma

erişebilirler. Mobil uygulamalar vasıtasıyla

tasarımları paylaşabilir, uzaktan yükleyebilir ve

koleksiyonları hepsi biraradayken gözden geçirebilirler.

Bu çözüm, zamanla yarışan kullanıcıların,

sıkışık teslim zamanlarında dahi yaratıcılığını kaybetmeden

çalışmasına imkân vermektedir. Aynı

şekilde Lectra Bağlantılı Ürün Geliştirme ise modelistleri,

teknik tasarım ekiplerini, yöneticileri, maliyet

ve kâr marjı uzmanlarını ve numune ekiplerini

veriler aracılığı ile birbirine bağlar. Ekip üyelerinin,

Lectra Modaris 2D/3D numune kalıp ve Lectra

Diamino pastal yerleştirme yazılımları vasıtasıyla

birbiriyle bağlantı kurmalarına olanak sağlar.

Geniş bir yelpazeye sahip olan kütüphane ve

mobil uygulamalar sayesinde, ekipler teknik özelliklerin

oluşturma sürecinde verimliliği iyileştirebilirler.

İş süreçlerinin ve gerçek zamanlı iletişimin

otomasyonu ürün geliştirme ekiplerine kaliteli,

doğru ve uygun ürün kullanımını sağlarken,

hatalardan da kaçınmada yardım etmektedir.

“Günümüzde moda endüstrisi profesyonellerinin

sıkışık teslimat tarihlerinin baskısı altında iyi bir

performans gösterebilmek için herşeyden önce

rahat ve huzurlu çalışması gerekiyor.” diyor Lectra

Ortadoğu ve Türkiye Direktörü Burak Süsoy ve

ekliyor. “Her iki teklifin, sağlam bir veri yönetimiyle

ekipler arasında işbirliği kurup, ürünlerin kaliteli,

hızlı ve kolay şekilde tasarlanıp geliştirilmesine

yardımcı olacağına eminiz. Böylece, şirketlerinin

başarısına etki eden kilit kişiler potansiyellerini

rahatlıkla gösterebilme imkanı bulacaklar ve

firmalara daha çok katkı sağlayacaklardır.”


Lectra Connected Development

Dijital ürün geliştirme sürecinizi denetlemek, optimize etmek ve yönetmek

için tek bir benzersiz platform.

Kısıtlı teslim sürelerini karşılamak için üretkenlikte büyük aşamalar kaydedin.

Ürünlerinizin kalitesinden emin olun ve daha yenilikçi olun.

Gönül rahatlığıyla nefes almaya zaman bulun.

Bağlanabilirlik hiç bu kadar iyi hissettirmedi !

Lectra resmi

@LectraFashion

LectraFashionNetwork

www.lectra.com


34

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Ariş Makine

Tüyap konfeksiyon

makineleri 2018 fuarına

son teknolojileri

sergilemeye hazırlanıyor

Modelhane ve kesimhane CAD/CAM sistemleri, Kumaş serim makinaları ve

ekipmanları, CUTTER ve diğer tüm kesim makinelerinin

en yeni modellerini sergileyecek olan firma fuarda tüm dikkatleri üzerine çekecek...

1983 yılından beri faaliyet gösteren firma özellikle

son on yıldır modelhane ve kesimhane departmanlarına

yoğunlaşarak bu alanda kendini ispatlamayı

başarmış bulunuyor. 2011 yılında Amerika ve

dünyanın birçok ülkesinde popüler olan StyleC-

AD’in Türkiye distribütörlüğünü alarak 800 üzerinde

firmaya satış yapan firma, gerek eğitim gerek teknik

servis hizmeti ile müşterilerinin güvenini kazandı.

Sektör için büyük yatırımlar yapan firma, özellikle

Kumaş Serim Makinaları ve fotoğraflı digit sistemleri

imalatı büyük başarıya ulaştı. Müşteri portföyünü

korumak ve pazarda en güvenilen marka olmak

için sürekli kendini yenileyen firma son yıllarda

özellikle çok kat CUTTER ve tek kat kesim makinelerine

yatırım yaparak Asya kıtasında popüler ve

güçlü bir marka olan Yinengtech firması ile ortaklık

anlaşması imzalayarak gücüne güç katmıştır.

Yüksek kalite uygun fiyat politikası başarılı bir grafik

çizerek rakiplerinden ayrışan firma satış sonrası

hizmetleri ile de adından söz ettirmeyi başarmış,

müşterilerinin servis taleplerini en geç 3 saat içinde

çözüme ulaştırmayı ilke edinerek müşteri memnuniyetinin,

talep ve isteklerinin ciddiyetle arkasında

durduğunu ispatlamıştır. Ariş Makine Türkiye’nin

her yerinde tekstilin yanı sıra otomobil ve mobilya

sektörlerinde imalat yapan firmalara teknoloji

sağlıyor, Model haneler için bilgisayarlı Kalıp ve

Pastal hazırlama programı StyleCAD ile modelistlerin

üzerindeki yükü hafifleterek kesimhaneler

için Plotter, kumaş serim makineleri, kumaş açma

dinlendirme makineleri CUTTER ve ekipmanlarının

satışlarını yaparak işini büyütmek isteyen, üretim

kapasitesinin arttırmak, zamandan tasarruf etmek

ve kaliteli üretim yapmak isteyen firmaların tercih

ettiği marka olmuştur. Bu bağlamda 20 – 23 Eylül

tarihlerinde Tüyap Konfeksiyon Makinesi fuarında

3. Salon 319/B nolu Ariş Makine standında en son

yeniliklerimizi görme fırsatını yakalaya bilirsiniz.


36

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Süper Finished (S/F)

yanmaz teflon

Yeşil iğne

devirden dolayı oluşan ısı hasarlarını gidermek için

Orange Needles sizlere yeni bir çözüm sunmaktadır.

Güçlü gövde yapısı ve Teflon kaplama özelliği ile her

çeşit kumaş ve her tür makina da güvenle kullanabileceğiniz

Orange Needles Super Finished (S/F) Teflon

(Yeşil ) iğne. Orange Needles Super Finished (S/F)

Teflon (Yeşil ) iğne yeni geliştirilen özel R uç sistemi ile

tüm kumaş türlerinde mükemmel bir sonuç almanızı

sağlar. Özellikle son yıllarda sıkça kullanılmakta olan

likra malzemelerinin dikiş esnasında yüksek ısıya

(230-260OC ) maruz kalmasından dolayı kumaş üzerinde

yanmalar ve delinmeler oluşmakta idi. Orange

Needles Super Finished (S/F) Teflon (Yeşil ) iğne ile bu

sorunların tamamen giderilmesi sağlanmıştır. Geniş

ürün yelpazesi ile işletmenizde tüm üretim hattında

sorunsuz bir dikiş elde etmenizi sağlayacaktır.

1995 yılından beri konfeksiyon sektörüne yenilikçi

yaklaşımla hizmet vermeyi sürdüren Set Dikiş Makinaları

ve Dış Ticaret Ltd. Şti., 23 Eylül 2018 tarihleri

arasında düzenlenecek olan 26. Uluslararası Konfeksiyon

Makineleri Fuarı’nda, Türkiye bayiliğini yaptığı

dünyanın önde gelen markalarından Orange Needle

dikiş makine iğnelerindeki yenilikleri sergileyecek.

Son yıllarda gelişen makine teknolojisi ve buna

paralel olarak gelişen Nano teknolojik kumaşlarda

yaşanan delme, atlatma, büzüşme ve yüksek

SENTETİK VE HASSAS KUMAŞLAR İÇİN SUPER

FINISHED İĞNELER

230~260OC arasındaki düşük erime noktasından

dolayı sentetik kumaşlarda gerçekleştirilen yüksek

hızlı dikiş işlemlerinde erime, yanma sık rastlanılan

bir sorundur. Bu sorunla başa çıkmak için iğne

yüzeyinin fosfat ve flor madde bazlı malzemelerle

kaplanması suretiyle özel olarak yapılan Super

Finished (S/F) Teflon (Yeşil ) iğne kullanılması tavsiye

edilir. Yukarıda bahsedilen kaplamanın düşük

sürtünme katsayısı ve yapışmayan yüzeyi sayesinde

“iğne ısınmasında” düşüş ve sentetik liflerin erimesi

sonucu iğne deliğinin tıkanması sorununun önlenmesi

gibi avantajlar elde edilir. Sonuç olarak

standart iğnelere mukayesen dakikada 1.000’den

fazla dikişle hızlı dikiş işlemi gerçekleştirilebilir. Bunun

yanı sıra bu iğnelerin uçları genellikle liflerin kesilmesini

engellemek için küresel biçimdedir. Referans

olarak belirtmek gerekirse bu iğnelerin siyah (alt)

ve yeşil (üst) yüzey rengi, dikiş malzemesinde leke

bırakmaz. Bu Super Finished işlemi, talebinize göre

her iğne çeşidine uygulanabilir. Super Finished

iğneler için üretim sistemlerimizi ve numaralarını

aşağıdaki şekilde görebilirsiniz.


36 lık

36 lık

11 farklı şehirde bölgesel ofisleri ve bayileriyle Türkiye genelinde yaygın satış ağı

11 İstanbul’da farklı şehirde yer alan bölgesel merkez ofisleri depoda ve bayileriyle müşteriler Türkiye için tutulan genelinde güçlü stok yaygın satış ağı

İstanbul’da Firmaların ihtiyaç yer alan duyduğu, merkez çalışanların depoda müşteriler gelişimine için katkıda tutulan bulunan güçlü stok teknik eğitimler

Firmaların Müşterilerimize ihtiyaç ürünlerimizi duyduğu, tanıtmaya çalışanların olanak gelişimine sağlayan katkıda Demo bulunan aracı teknik eğitimler

Müşterilerimize İstanbul’da yer alan ürünlerimizi üretim tesisi tanıtmaya sayesinde, olanak yerel sağlayan taleplere Demo yönelik aracıözel silindir imalatı

İstanbul’da Uzman mühendis yer alan kadrosuyla, üretim tesisi güçlü sayesinde, teknik destek yerel taleplere yönelik özel silindir imalatı

Uzman Deneyimli mühendis teknik ekibiyle, kadrosuyla, yerinde güçlü enerji teknik tasarrufu destekçalışmaları

Deneyimli teknik ekibiyle, yerinde enerji tasarrufu çalışmaları


38

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Permess Tela,

“Makul fiyata

en iyi kaliteyi”

sunuyor

Sektörün en önemli oyuncularından birisi olan

Permess Tela, Konfeksiyon Makineleri Fuarı’nda

giysiye hem katma değer kazandıran, hem de

giysiyi insan bedenine daha uyumlu hale getiren

yenilikçi ürünlerini sergileyecek. Bunlardan en

önemlileri; • Ter kokusu emen tela, • Qlexx ‘in yeni

kullanım alanları, • Esnek kumaşlar için geliştirdikleri

yeni nesil esneyebilen kemer telaları, • “Zero

weight “yani hafif ceketler için geliştirdikleri ve geri

dönüşümlü elyaflardan üretilmiş olan kıl telalar.

Dünyanın beş büyük tela markasından birisi olduklarını

belirten Permess Tela Türkiye Yöneticisi Suat

Küçüker, sorularımızı cevaplandırdı.

Fuardan beklentileriniz nelerdir?

“Fuar, sektörün her iki yılda bir araya geldiği en

önemli buluşma noktası olması hasebiyle bizim için

çok önemli. Müşterilerimizle hasret gidermek, hem

yeni müşteriler kazanmak, hem de yenilikleri takip

etmek için iple çekiyoruz.”

Firmanızın gelecek planlamaları hakkında neler

söylemek istersiniz?

“Permess Tela sektörün en önemli oyuncularından

birisidir. Dünyanın beş büyük tela markasından

birisiyiz. 2017 yılında kamuoyuna duyurduğumuz

sektörün en büyük iplik üreticilerinden biri olan

Coats ile yaptığımız işbirliği ile daha da güçlendik.

Sektörün maliyetlerini düşürmek ,katma değerini

artırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.”

Önümüzdeki süreçte sektörü nasıl

değerlendiriyorsunuz? Yapılması gereken eylem

planları nelerdir?

“Türkiye, dünya konfeksiyon sektörünün en önemli

oyuncularından birisidir. Gerek hammadde

kaynaklarının varlığı, gerekse nitelikli iş gücü ile

Avrupa’nın en önemli tedarikçilerindeniz. Buna

rağmen Avrupa’nın toplam ithalatının ancak %7’sini

tedarik edebiliyoruz. Gidilebilecek daha %93 var.

Bu pazarlardan daha fazla pay almamız gerekiyor.

Bunun için daha çok yatırım yapmalı, daha

nitelikli iş gücü yaratmalı , endüstri 4.0’ı sektöre

sokmalı ve ülkenin kaybettiği güveni kazandırmak

için çok çalışmalıyız. Son devalüasyonlarla birlikte

işçi maliyetlerimiz Çin’in bile altına düştü. Fakat işçi

maliyetlerini bir rekabet avantajı olarak kullanmanın

tuzağına düşmemeliyiz. Daha nitelikli giysiler üretmek

için inovatif hammaddelerin kullanımını artırmalıyız.”

İlave etmek istediğiniz konu varsa ekleyiniz.

“Biz Türk konfeksiyon sektörüne inanıyor ve güveniyoruz.

Yol arkadaşlarımıza, “makul fiyata en iyi kaliteyi

” sunuyoruz. Standart ürünlerimizle rekabet avantajı,

inovatif ürünlerimizle ise “daha yüksek fiyata

satma “ imkanı veriyoruz. Bizim faturalarımızın altında

şöyle yazar: “ Malımızdan hayır görünüz.“ Bu vesileyle,

değerimizi bilen, bizimle yola devam eden tüm “yol

arkadaşlarımıza“ teşekkür etmek ve malımızdan

hayır görmelerini bir de buradan dilemek isteriz.”


40

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Bir TÜYAP klasiği:

Malkan Makina

20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında düzenlenmekte olan

TÜYAP Konfeksiyon Makineleri 2018 fuarı artık dünyanın

sayılı enternasyonel fuarları arasında yerini almış

bulunmaktadır. Bu yıl 26.’sı düzenlenecek olan fuarda

yine Türkiye’den ve diğer ülkelerden yüzlerce alanında

uzman firma yer almaktadır. Bunlardan biri de

Türkiye’nin ilk ve en büyük sanayi tipi ütü makineleri

üreticisi Malkan Makina’dır. Bundan önceki 25 fuara

aralıksız ve eksiksiz katılım gösteren sadece 3 firmadan

birisi olan Malkan, 3. holde her zamanki yerinde

ve ilk günkü şevk ile ziyaretçilerini beklemektedir.

1971 yılında Türkiye’de sanayi tipi konfeksiyon ütü

makinelerini üretmeye başlayan ilk firma olan

Malkan Makina’nın fuarda sergileyeceği ürünler

arasında; PLC kontrollü tam otomatik ceket ve

pantolon ütüleme sistemleri, Manuel ve Pnömatik

ütüleme presleri, Multi fonksiyonel vakumlu üflemeli

ütüleme tezgahları, Gömlek ütüleme sistemleri,

Buharlı şişirme ütü robotları, Buhar jeneratörleri, Tela

yapıştırma presleri, Transfer baskı makineleri, Vakum

motorları ile Kuru Temizleme ve Çamaşırhanelere

yönelik ütüleme sistemleri yer almaktadır. Konfeksiyon

ve hazır giyim üretiminde ara ve son ütüde kullanılan

hemen hemen tüm çeşitleri üretmekte olan

Malkan, bugün 700’ün üzerinde bir ürün gamına

sahiptir. Bu ürünlerden 100’ü aşkın çeşidi Malkan’ın

her zamanki standında (3. Hol girişi 301 ve 314 nolu

stantlar) müşterilerinin ve ziyaretçilerinin beğenisine

sunulmaktadır. Fuarla ilgili görüşlerine başvurduğumuz

Genel Müdür Mustafa Alkan; “Müşterileri ile 47

yıldır çözüm ortaklığına yönelik bir iş ilişkisi kurmayı

prensip edinen Malkan Makina olarak, Türkiye’nin

ekonomi ve siyaset arenasında yaşanan sıcak gündem

nedeniyle yıl başından beri nispeten olumsuz


41

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

etkilenen piyasaların Konfeksiyon Makinesi 2018 fuarı

ile birlikte yeniden ivme kazanacağına inanıyoruz.

Özellikle aşırı artış gösteren döviz kurlarının, oluşturduğu

dezavantajların yanı sıra ihracatta da önemli

avantajlar sağladığını unutmamak gerekiyor. Bu

fuar gerek yerli gerek yabancı yatırımcılara Türk

mallarını empoze etme konusunda iyi bir fırsat olacaktır.

2016 yılında 30’a yakın ülkeden 500 katılımcı

ile düzenlenen fuarı 60’ı aşkın ülkeden 40.000

ziyaretçi dolaşmıştı. Bir önceki fuara göre ziyaretçi

sayısında düşüş gözlenirken gelen ziyaretçi profilinde

olumlu ve memnuniyet verici değişim söz konusuydu.

Bu yılki fuarın da ziyaretçi kalitesi bakımından

daha iyi geçeceği umulurken, ülkemize daha fazla

döviz kazandırmak için kaçırılmaması gereken

bir fırsat olduğu bilinciyle hareket edilmelidir. Türk

Lirasına dünyada hak ettiği itibarı ve değeri geri

kazandırmak için nasıl ki her bir vatandaş yaşantısında

üretim-tüketim dengesine dikkat etmeli ve yerli

mallarını tercih etmeliyse, sektör kuruluşları olarak

sanayi faaliyetlerimizde de ithalatı azaltıp ihracatı

artıracak eylemlerde bulunmaya gayret etmeliyiz.

Bu da yine yatırımlarımızda ve üretimde mümkün

mertebe yerli ürünleri tercih etmekle sağlanabilir.

Devlet yerli ve milli üretimi eskiye oranla daha fazla

destekliyor, bunun için devasa ARGE harcamaları

yapılıyor. Reel sektör olarak firmalar da aynı hassasiyeti

göstermeli. Bugün Malkan Makina konfeksiyon

ütü makineleri konusunda dünyanın en önde gelen

3-4 markasından biri durumundadır. Kalite olarak

Alman ve İtalyan markalardan hiçbir aşağı kalır yanı

bulunmamaktadır. Üstelik onlardan çok daha ucuz

ürünler sunmaktadır. Özellikle yerli yatırımcıların bu

hususu gözden kaçırmaması gerekmektedir” dedi.


42

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Bedir Makine,

geniş ürün yelpazesiyle Tüyap’ta

34 yılı aşkın süredir kategorilerinde en kaliteli

ürünleri, en uygun fiyatlarla piyasaya arz etmeyi

prensip edinen Bedir Makine, dünyanın en güvenilir

marka makine, yedek parça ve aksesuarlarını

müşterilerine sunuyor. Tekstil ve konfeksiyon

sektöründe, yeni yatırımcıların rekabet gücünü

arttıracak kalite ve maliyet unsurlarını ön planda

tutan Bedir Makine, yatırım yapmak isteyenlerin

her zaman yanında olmuş ve olmaya devam

edecek. Kurulduğu günden itibaren üretimini

yaptığı ürünleri piyasaya arz etmenin yanı sıra,

son 23 yıldır en güvenilir markaların da ithalatını

yapan Bedir Makine, bununla birlikte 12 ülkeye

de ihracat yapıyor. Dünya standartlarında ürettiği

birçok sanayi dikiş makine aksamı ve aksesuarlarını,

küreselleşen dünyada yabancı rakipleri ile

rekabette en ön saflarda yer almanın gururunu

yaşıyor. Bedir Makine, ticaret hayatı boyunca

sahip olduğu bilgi ve tecrübeyi, değerli müşterileri

ve iş ortakları ile paylaşmanın heyecanını

duyarken, sektördeki bugünkü yerini ve başarısını

müşteriye verilen önem, dürüstlük, yüksek kalite

anlayışı ve çalışkanlık inancına bağlamaktadır.

Fuar süresince kalifiye personeli, yöneticileri ve

distribütörlüğünü yaptığı firmaların yetkilileriyle

beraber TNC, Golden Eagle, Hard Steel, Moonstar,

Mizy, Rolinda, 5UM, Desheng, Towa, BS-Germany,

RabbitChalk, AOM, Kaixuan ve Megatex markalı

ürünlerini ziyaretçilerinin ilgisine sunacaktır . Ayrıca

Bedir Makine, 2019 yılı itibari ile www.konfeksiyonline.com

e-ticaret sitesi ile de toptan ve perakende

satış hizmeti vermeye de başlayacaktır.


SALON: 4

STAND: 403


44

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Aysin Ticaret Mu-Şi çizgi taşı ile

Konfeksiyon Fuarı’nda

çizgi taşı ön planda olmak üzere konfeksiyon sarf

malzemelerini sergileyecek. İmalatını gerçekleştirdiği

çizgi taşı hakkında bilgi veren Aysin Ticaret

Genel Müdürü Muhsin Şirin, “Ürünlerimiz son derece

kullanışlıdır. Ütü buharında kaybolur. 24 saat içerisinde

hareket halinde dökülür. Su bazlı ürün olduğu

için yıkamada hemen çıkar ve leke yapmaz” dedi.

Kurulduğu günden bu yana en büyük amaçlarının

hizmet ve müşteri memnuniyeti sağlamak olduğunu

vurgulayan Şirin, “Hem ucuz, hem de kaliteli

ürünleri müşterilerimizin beğenisine sunmaktayız.

Ürünlerimizi muadil ürünlerle karşılaştırdığınızda

farkımızı göreceğinizden eminiz. Firmamız

Türkiye’nin önde gelen teknolojik araştırma ve

geliştirme kuruluşlarıyla çalışıp Türkiye’de ve Dünya’da

tercih edilen öncü markalardan biri olmayı

hedeflemektedir” şeklinde açıklamada bulundu.

1987 yılından beri konfeksiyon sektöründe faaliyet

gösteren Aysin Ticaret Tekstil Ürünleri ve

Malzemeleri, Şti., 1998 yılından itibaren ise kendi

bünyesinde tescilli markası olan Mu-Şi çizgi taşı

imalatına başlıyor. Türkiye’nin önde gelen çizgi taşı

imalatçıları arasında bulunan Aysin Ticaret, 20-23

Eylül 2018 tarihinde TÜYAP’ta gerçekleştirilecek olan

Konfeksiyon Makinesi Fuarı’nda kendi imalatı olan


46

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Özgün tasarımlar

sağlıklı kumaşlarla birleşiyor

Moda dünyasına yön veren lider markalardan biri olan Yünsa,

2019-2020 sonbahar ve kış kreasyonlarını New York, Londra ve Münih’teki

modanın nabzını tutan fuarlarda sergiledi.

Sektörün seçkin fuarlarında “Yeşil Dünyaya Yolculuk”

temasıyla sergilediği koleksiyonda Şehrin

yoğun temposundan bunalıp kendini doğayla

bütünleştirmek isteyenlere zengin renk ve kalite

seçenekleri sunuyor . Ayrıca Yünsa’nın sonbahar-kış

koleksiyonunda geri dönüşüm malzemeli kumaşlar,

nem ve ısı yönetimi sağlayan yeni teknolojiyle

geliştirilen kumaşlar ve aşınma dayanımı yüksek

yeni nesil yün gruplarından tasarlanan sürdürülebilir

kumaşlar da yer alıyor. Türkiye ve Avrupa’nın en

büyük entegre yünlü kumaş üreticisi ve ihracatçısı

olan Yünsa, modanın nabzını tutan birçok yenilikçi

ürününden oluşan 2019-2020 sonbahar ve kış

kreasyonlarını, tekstil ve kumaş sektörünün buluştuğu,

dünyanın en büyük fuarlarında vitrine çıkardı.

50’den fazla ülkeye ihracat yapan Yünsa, “Yeşil

Dünyaya Yolculuk” temasıyla oluşturduğu 2019-2020

sonbahar ve kış koleksiyonlarını Münih’te düzenlenen

Premium Selection, Premiere Vision New York

ve Londra Textile Fair’de sektörün beğenisine sundu.

DOĞA VE MODANIN UYUMU

Yünsa Pazarlama Direktörü Bora Birgin, “Birçok

ülkeye ihracat yapan bir şirket olarak kıtalararası

moda trendlerini ve müşteri beklentilerini göz

önüne alarak oluşturduğumuz koleksiyonlarımızla

modanın nabzını tutuyoruz. Bugün dünyanın önde

gelen hazır giyim devlerine ihracat gerçekleştiri-


47

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

yoruz. Koleksiyonlarımızda yer alan kumaşlar bu

markaların tasarımlarında kullanılarak dünya vitrinlerinde

yer alıyor. Bu anlamda dünya çapında

düzenlenen bu tarz büyük fuarlar bizim için ayrıca

önem taşıyor. Bu yıl, şimdiye kadar katıldığımız

fuarlarda “Yeşil Dünyaya Yolculuk” temasıyla

oluşturduğumuz koleksiyon büyük ilgi gördü. Bu

koleksiyonumuzda şehrin yoğun temposundan bunalıp

kendini doğayla bütünleştirmek isteyenlere

zengin renk seçenekleri sunuyoruz. Koleksiyonumuzda

ağırlıklı olarak yeşil ve toprak tonlarıyla

işlenmiş farklı kumaş ve detaylarla modern bir

çizgi yakaladık ve doğayı simgeleyen baskılarla

zenginleştirerek moda ve doğanın birleştiği güçlü

tasarımlar oluşturduk.” Dedi.

ÖZGÜN TASARIMLAR SAĞLIKLI KUMAŞLARLA

BİRLEŞİYOR

Tüketici beklentilerini ön planda tutan Yünsa, koleksiyonlarını

hem kadın hem de erkek modasındaki

rahatlık, konfor ve şıklık trendine göre oluşturuyor.

Koleksiyonları oluştururken sadece tasarıma değil

sağlıklı kumaş üretimine de önem verdiklerini belirten

Yünsa Pazarlama Direktörü Bora Birgin şöyle

devam etti: “Günümüzde hem tüketicilerin hem

de üreticilerin bilincinin artmasıyla birlikte kumaşlar

sadece tasarımsal yönüyle değil çevre ve insan

sağlığı açısından da değerlendirilmeye başlandı.

Biz de bu anlamda sürdürülebilirliği temel iş prensiplerimiz

arasında görüyor ve en iyi şekilde uyguluyoruz.

Yünün sürdürülebilirliğinin yün talebi açısından

kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Bu

kapsamda uyguladığımız standartlar ve geri

dönüştürülmüş malzeme kullanımı, enerji ve su

verimliliği çalışmaları gibi doğal kaynakları en

verimli şekilde kullanmaya yönelik projelerimiz ile

sürdürülebilirliği destekliyoruz. Üretim süreçlerimizde

yasaklanmış olan hiçbir kimyasal maddeyi kullanmıyoruz.

Sürdürülebilirlik raporlamaları paydaşların

da katkılarıyla hazırlanabildiği için aynı zamanda

şirket itibarının güçlendirilmesi ve rekabet avantajı

sağlaması açılarından büyük önem taşıyor.”


48

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Yenilikçi baskı çözümleri,

20. uluslararası

SIGN İstanbul Fuarı’nda

katılımcılarıyla büyümesini devam ettirerek, bu yıl

da Avrasya’nın sektöründeki en güçlü fuarı olacak.

SATIN ALMA VE TİCARET YÖNTEMİ GELENEKSEL,

TEKNOLOJİ YENİ

Her geçen gün sektöre yeni ürün, makine, malzeme

ve teknoloji sunuluyor olsa da bunları satın

alma biçimi, geleneksel yöntemlerle gerçekleşmeye

devam ediyor. Sektör profesyonelleri, internet

üzerinden kolayca erişebildikleri yenilikleri, satın

alma aşamasına geldiklerinde eski alışkanlıkların

ve kültürün de etkisiyle yüz yüze görüşerek ve

bizzat uygulamayı görüp, deneyerek tedarik

etmeyi tercih ediyor. Dolayısıyla, tüm alternatifleri

bir arada sunan fuarlar da ideal ticaret ortamları

olarak öne çıkıyor. Sürdürdüğü istikrarlı büyümeyle

bölgesinin üretim, yatırım ve ticaret üssü haline

gelen Türkiye pazarının merkezinde gerçekleştirilen

SIGN İstanbul 2018 de, katılımcı ve ziyaretçileri için

milyonlarca dolarlık yeni ticaret fırsatı sunacak.

Tekstil, ambalaj, ahşap, seramik

ve cam gibi sektörlerde kullanılan

geleneksel baskı yöntemleri, yerini

dijital teknolojilere bırakmaya

başlarken, bu alandaki yenilikler

SIGN İstanbul 2018’de sergileniyor.

PROFESYONELLER, AVRASYA’NIN MİRKEZİNDE

BULUŞUYOR

“Sign Teknolojisi”, “Dijital Teknoloji”, “Serigrafi

Teknolojisi”, “Görsel İletişim”, “Endüstriyel Baskı” ve

“3D Baskı Teknolojisi” ana başlıkları altında en son

ürün, malzeme, makine ve ekipmanların sergileneceği

Uluslararası SIGN İstanbul, bu yıl 31 ülkeden

410 firma ile dünyanın dört bir yanından binlerce

profesyoneli ağırlamaya hazırlanıyor. Katılımcı ve

ziyaretçilerinin geride kalan 19 buluşmadır olduğu

gibi yine, sektördeki gelişmeleri yakından takip

etmek için özellikle tercih ettiği fuar, tüm alternatiflerin

bir arada görülebileceği mükemmel bir

platform olarak öne çıkıyor.

Tarsus Group bünyesindeki İFO Fuarcılık tarafından,

20-23 Eylül tarihlerinde 20. kez kapılarını açmaya

hazırlanan Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital

Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul, baskıdaki en

yeni teknolojileri bir arada sergileyecek. Ziyaretçilerini

tekstil baskıdan, endüstriyel baskıya, reklam

malzemeleri, lazer kesim makineleri ve UV makinelerden,

bas & kes, sublimasyon çözümleri ve folyolara,

promosyon ürünlerinden boya, serigrafi baskı

ve endüstriyel reklama kadar her alandaki farklı

alternatiflerle buluşturan SIGN İstanbul, eski ve yeni


Salon: 2

Stand: 211


50

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Fuarda 70 katılımcı,

2 bin ziyaretçi

hedefliyoruz

İlk yılında 26, ikinci yılında ise

46 katılımcıya ulaşan KYSD’nin

Tekstil Aksesuarları Trend ve

İnovasyon Etkinliği’nin, üçüncü yılında

KYSD Başkan Yardımcısı ve

Fuar Komitesi Başkanı İsmail Ali Şahin,

hedeflerini değerlendirdi.

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği’nin 25-26

Eylül tarihleri arasında üçüncüsünü gerçekleştireceği

Tekstil Aksesuarları ve İnovasyon Etkinliği, her

geçen yıl büyüyerek gelişiyor. WOW Airport Convention

Center’da gerçekleştirilecek etkinlikte bu

yıl 70’e yakın katılımcı ve 2 bin’e yakın ziyaretçi hedefleniyor.

İsmail Ali Şahin’in yanısıra NYN Askı’dan

Osman Noyan, Çağ- Tek’ten Muarrem Özçelik,

Ar-Teks’ten Muarrem Erdo-ğan, Trend Etiket’ten

Emir Kılıç ve Tuncay Ceplik’ten Ramazan Tuncay,

Şen Etiket’ten İbrahim Şen, Van Tela’dan Mahmut

Vanlı’dan oluşan komitenin hummalı çalışması

meyvelerini verdi ve ilk yılında 26 katılımcı ile

gerçekleştirilen etkinlik bu yıl 70 katılımcıya ulaştı.

İsmail Ali Şahin, yaklaşan etkinlik ile ilgili şunları

söylüyor: ‘Yan sanayi olmadan tam sanayi olmaz

sloganı ile hareket ederek derneğimizi çeyrek

yüzyıla taşımanın gururunu yaşıyoruz. Yan sanayinin

çok ciddi bir gücü var. Hepimiz ciddi makine

parkuru yatırımları yapıyoruz. Bunun ardında

büyük emek ve sermaye var. İlk et-kinliğimiz

15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından

gerçekleştiği için istediğimiz verimi alamadığımız

bir etkinlik oldu. Geçen yıl 46 firmanın katılımıyla

güzel bir etkinlik gerçekleştirdik. Bu yıl bunu daha

da geliş-tirerek, sponsorlarımız dışında katılımcı

sayımızı 70’e çıkarmayı hedefledik. Etkinliğin

nihai amacının derneğe üye olan firmaların tekstil

ve konfeksiyon ana sanayisine ‘Biz de buradayız

ve güçlüyüz’ mesajını vermek olduğunun altını

çizen İsmail Ali Şahin, ‘Kendi sunumumuzu

yapabileceğimiz bir ortam hazırlamak istiyoruz.

Ana sanayinin; yan sanayinin tüm unsurlarını bir

arada görebileceği bir etkinliğe evrildik. Her ne

kadar etkinlik desek de, belki de bir fuar demek

daha doğru olacak. Güçlü bir etkinlik, KYSD’yi de

güçlendirecektir’ diyor. ‘Türkiye’deki satın alma

gruplarının tamamına mailler attık, firmalardaki

satın almacılarla iletişime geçerek fuarımıza

davet ettik. Benzer bir iletişimi yurt dışındaki satın

alıcılarla da sürdürdük. Bu iletişim süreci fuar

gününe kadar etkin bir biçimde yürütülecek.

Etkinlik yapmak kolay. Önemli olan bu etkinliğe

kalifiye ziyaretçi getirebilmek’ diyen Şahin konu

ile ilgili şunları söylüyor: ‘Daha önceki etkinliklerde

elde ettiğimiz portföyü geliştirerek ilerliyoruz. İlk

etkinliğe 500 ziyaretçi gelmişti. İkincisinde bin ziyaretçiye

ulaştık. Her iki etkinlikte de ziyaretçilerin

yüzde 10’u yabancı ziyaretçiydi. Bu yıl hedefimiz

2 bin profesyonel ziyaretçi. Rusya ve Türki Cumhuriyetlerden

önemli oranda yabancı ziyaretçi

bekliyoruz.’ Her sene katlanarak büyümeyi hedeflediklerini

belirten İsmail Ali Şahin, gelecek yıl

100 katılımcı ve 3 bin ziyaretçiyi şimdiden hedeflediklerini

ve etkinliğin ardından vakit kaybetmeden

bu hedefe ulaşmak için gerekli adımları

atmayı planladıklarını belirtiyor.


52

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

TENCEL’in botanik kökenli

selüloz elyafları nefes alan

yapılarıyla terleme ve

nemin önüne geçerken,

ayakkabıdan bluza

denim kumaşından üretilen

tüm parçalarda uzun süreli

yumuşaklık, esneklik, sağlamlık

ve pürüzsüzlük sağlıyor.

Jean modasına

botanik elyaf dokunuşu

Yaz sıcakları nedeniyle çok sevdiğiniz jean pantolonlarınıza

veda etmek durumunda kalıyorsanız,

yapmanız gereken tek şey etiket okumak! Eğer

satın aldığınız ürünün etiketinde TENCEL Denim

yazısını görüyorsanız, pantolonunuzu giymeye

rahatlıkla devam edebilirsiniz. Modada her yıl köklü

değişiklikler olsa da, 150 yıla yaklaşan tarihiyle zamansız

parça jean’ler, birçoğumuzun gardıroplarında

başköşedeki yerini koruyor. Günümüzde günlük

giyimin yanı sıra iş hayatında da birçok sektörde tercih

edilen jean pantolonların geri plana atıldığı tek

dönem ise sıcak yaz günleri. Oysa havalar ısındığı

için jean’lerinizden vazgeçmenize ve giyim tarzınızı

değiştirmenize gerek yok! Kıyafette iyi hissetmeye

odaklanan TENCEL elyafları ile üretilen denim

parçalar, dört mevsim sınırsız özgürlük sunuyor.

Yenilenebilir ağaç kaynaklarından elde edilen

TENCEL Denim selüloz elyaflar, botanik kökenleriyle

daha fazla nefes alırken, nemi ve teri kumaşın

içerisinde hapsetmeden dışarı atıyor. Rahatlığı ve

esnekliğiyle hareket özgürlüğünü artıran TENCEL

Denim, sağlamlık ve kalıcı renk sağlayan yapısıyla

da denim kumaşların vazgeçilmezi oluyor. TEN-

CEL Denim elyafının bir diğer özelliği ise denim

kumaşlara pürüzsüz bir yapı kazandırması. Bu

sayede uzun süre ilk günkü yumuşaklığını koruyan

ürünler, özellikle sıcak havalarda gün boyu konfor

sağlıyor. Pantolondan elbiseye, ayakkabıdan

cekete birçok üründe kullanılan denim kumaşlı

parçalarınızı yaz aylarında da giymek için tek

yapmanız gereken, satın aldığınız ürünlerin etiketini

okumak ve TENCEL Denim yazan parçaları

tercih etmek. Üstelik TENCEL elyaflar yalnızca

denim kumaşlara kattıkları özellikler ile değil,

başta düşük karbon ayak izi olmak üzere çevreye

duyarlı bir üretim süreciyle de kalbinizi kazanacak.


53

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Dikişte teknolojinin en üst seviyesi,

PFAFF CREATIVE 4.5

Dikiş makinelerine üstün teknoloji getiren PFAFF,

şimdi dikişle profesyonel olarak ya da hobi için ilgilenen

herkesi olağanüstü bir ürünle tanıştırıyor:

PFAFF CREATIVE 4.5 bilgisayarlı piko nakış makinesi…

Bu makineye sahipseniz; güncel yazı fontlarını

yükleyebilme, özel tasarımları kaydedebilme,

48 mm genişliğinde maxi süsleme dikiş ve

dekoratif desenler yapabilme, 480 adet dahili

dikiş ve dekoratif desen oluşturabilme özellikleri

ile yapabilecekleriniz sınırları aşıyor.

RENKLİ VE YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ

DOKUNMATİK EKRAN

PFAFF CREATIVE 4.5 bilgisayarlı piko nakış

makinesi, renkli ve yüksek çözünürlüklü

dokunmatik ekrana sahip. Ekran kaydırma,

ekran büyütme ve küçültme özellikleri de

bulunuyor. Ekrandan 12 farklı dil seçimi

yapılabiliyor. IDT sistem ile hatasız dikiş, 9 mm

genişliğinde zigzag yapabilme, 480’den fazla

dikiş ve dekoratif desen, 48 mm genişliğinde

maxi süsleme dikiş ve dekoratif desen, 5

adet yazı karakteri ve güncel yazı fontlarını

yükleyebilme ürünün diğer özellikleri…

Geniş ve aydınlık çalışma alanı yaratan

ürün, ayarlanabilir LED ışıklarla çalışma alanı

gölgelerini ortadan kaldırıyor.

YÜKSEK HAFIZA İLE BİRÇOK SEÇENEK

PFAFF CREATIVE 4.5 bilgisayarlı piko nakış makinesi,

yüksek hafızası ile desenleri, kombinasyonları ve

özel tasarımları kaydedebiliyor. Art arda desen

kombinasyonları ile yeni kombine dekoratif desenler

oluşturabiliyor. 16 farklı modelde tek kademede

otomatik ilik açabiliyor ve düğme dikebiliyor. Farklı

desenlerle kırkyama, yama ve punteriz dikişler de onun

işi. Ürünün özellikleri saymakla bitmiyor. Ürün, ayrıca çift

iğne ile yan yana paralel dikiş dikebiliyor (reçme dikişi)

ve patchwork programı ile kumaşlara aynı adımda dikiş

gerçekleştirebiliyor. Sensörmatik ilik açabilme, desenleri

özel yönlerle grafik tasarımla dizayn edebilme, 500

mm dikiş adımı kadar desen sıralama ve overlok dikiş

seçenekleri ise fark yaratıyor. Stitch creatör ile bir

nokta başlangıcıyla kişiye özgü dekoratif dikiş-desen

ve tamamen yeniden piko desen yaratılabiliyor.

Özel kurdele ve tül süsleme dekoratif desenleri

de yapılabiliyor. Tapering programı ile dekoratif

desenlerle kumaş üzerinde açı vererek otomatik köşe

dönme fonksiyonu bir diğer özellik. İğnedeki iplik ve

masuradaki iplik arasındaki dengeyi oluşturmak ve

elyaflı kumaşlar için iplik tansiyonu ayarlayabilmek

PFAFF CREATIVE 4.5 için çok kolay. Otomatik iplik

takma, hız kontrolü, çift iğne programı, iğne kırılmasını

önlemek için dikiş genişliğini otomatik ayarlama ve 37

iğne pozisyonu, ürünü benzerlerinden ayırıyor.


54

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

“Tükenmeyen Güç Teknolojisi” ile

Sürdürülebilir Denim Üretimi...

Denim teknolojisinin geleceğini şekillendiren VAV

Teknoloji, denim lazer makineleri ile sektörde

öncülük etmeye devam ediyor. VAV Teknoloji,

Predator 4X ve FX lazer makinelerinde kullanılan

“Tükenmeyen Güçlü Lazer Tüp Teknolojisi” ile

verimli ve sürdürülebilir denim üretimini desteklemektedir.

Predator Serisi lazer tüplerindeki CO2

karbondioksit karışımının daima stabil olması nedeniyle,

tüplerin gücü ve performansı her zaman en

yüksek seviyede tutulmakta ve üretimde yüksek

verimlilik sağlanmaktadır.

“BİTMEYEN LAZER TÜP TEKNOLOJİSİNDE”

YENİ İŞBİRLİĞİ

VAV Teknoloji, denim sektöründe kullanılmak üzere

“Bitmeyen Güç Lazer Tüp Teknolojisinin” geliştirimesi

için İtalyan El.En firması ile yeni bir işbirliğine

başladı. İki firmanın ortaklığında geliştirilen lazer

tüpler, denim sektörünün ihtiyaçlarına tam olarak

cevap vermektedir. El.En Grup, optoelektronik

alanlarında kullanılmak üzere özel olarak geliştirdiği

teknolojileri ile 36 yılı aşkın süredir bir çok

endüstriyel alanda faaliyet gösteren bir yüksek

teknoloji grup şirketidir. El.En. Firması aynı zamanda

tıbbi lazer cihazı ve endüstriyel lazer cihazı

kullanım alanları için de çözümler geliştirmektedir.

NEDEN “TÜKENMEYEN GÜÇ, LAZER TÜP

TEKNOLOJİSİ”Nİ SEÇMELİSİNİZ?

Denim sektöründe uzun yıllardır yaptığımız

çalışmalar sonucunda müşterilerimizin lazer makinelerine

kademeli olarak yatırım yaptığını gördük.

Genel olarak, denim üreticileri ilk yılda 3 lazer tüpü

satın alır ve daha sonraki yıllarda ise 5 lazer tüpü

satın alırlar. Aynı anda yatırım yapmak istemezler,

çünkü bu makinelerin başlangıç yatırım maliyetleri

oldukça fazladır. Bu sebeple, ilk makineler

ile sonraki dönemde satın alınan lazer makineler

arasında kullanıma bağlı olarak güç farkı oluşmaktadır.

Güçteki bu farklılık ise üretimde uyumsuzluğa

neden olur. Bu durum aynı zamanda, her

bir makine için ayrı bir yıkama testi ve kalibrasyon

gereği anlamına gelir. Örneğin; Makinenin ilk

yılında 650W gücü varsa, bu güç üçüncü yılın

sonunda 450-500W’a düşmektedir. Yani makine ilk

yılda 1500 adet pantolon üretebilirken, güç azalması

sonrasında üretimi 1000-1200 adet pantolona

düşebilmektedir. Ne yazık ki bu durum, fabrikada

verim düşüşüne neden olmaktadır. Bu nedenle

VAV Teknoloji, lazer makinelerinde “Tükenmeyen

Güç Tüp Teknolojisini” kullanmaya başlamıştır.

Böylece, daha önce satın alınan ilk makinenin

gücü, son makine ile aynı olmakta, bu da üretim

açısından çok büyük bir avantaj sağlamaktadır.

CO2 gaz karışım kartuşu, tıpkı yazıcılarda olduğu

gibi kolaylıkla değiştirilebilmektedir.


56

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Vikinglere Ege şıklığı

Egeli hazır giyim ihracatçıları Kuzey Avrupa’ya ihracatını Danimarka

üzerinden arttıracak. Her 100 Vikingin 10 tanesini Türk hazırgiyim sektörü giydiriyor.

Türkiye’nin ihracatında lokomotif sektörlerin

başında gelen hazır giyim ve konfeksiyon sektörü,

ihracat hedeflerine ulaşmak için Danimarka’yı

radarına aldı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği tarafından, Ticaret Bakanlığı destekli

sürdürülen Hazır Giyim İhracatını Geliştirme URGE

Projesi kapsamında 11 ihracatçı firma Danimarka

pazarına yönelik 7-9 Ağustos 2018 tarihleri arasında

“İş ve İnceleme Gezisi” düzenliyor. Danimarka’da

faaliyet veren paydaşları ile görüşmeler yapacak

olan Egeli konfeksiyoncular bu süreçte pazarın

dinamiklerini ve güncel moda trendlerini yerinde

görmeyi planlıyor.

5 MİLYAR DOLARLIK PASTADAKİ PAYLARINI

ARTIRMAK İSTİYORLAR

Danimarka’nın dünya hazır giyim ve konfeksiyon

ithalatında 4,8 milyar dolarlık ithalatla 19. sırada

yer aldığını ve Danimarka hazır giyim pazarının

büyüklüğünün artış trendine sahip olduğunu

belirten Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Danimarka’nın

hazır giyim ithalatının 2021 yılında 5 milyar dolar

hacmini geçmesinin beklendiğini, bu pazardan

aldıkları payı arttırmak için Danimarka’ya yönelik

inceleme gezisi düzenlediklerini kaydetti.

trendlerini yerinde görecek, dönüşte yapacakları

tasarımlarla Danimarka ve Kuzey Avrupa ülkelerinin

beklentilerine uygun ürünler sunma fırsatını

yakalayacağız. Danimarka temaslarımızın ikinci

ayağında 2018 yılı sonuna doğru “Sektörel Ticaret

Heyeti Organizasyonu” düzenleyeceğiz. İki organizasyonun

sonunda Danimarka’ya ihracatımızda

önemli artış bekliyoruz.”

Hazır Giyim İhracatını Geliştirme URGE Projesi ile

Danimarka ve Kuzey Avrupa pazarındaki Türk

hazır giyim sektörünün varlığını artırmak ve bunu

sürdürülebilir hale getirmek hedefinde olduklarının

altını çizen EHKİB Başkanı Sertbaş, inceleme gezisi

sırasında Danimarka’da zincir mağazaları bulunan

markaların ziyaret edileceğini de sözlerine ekledi.

HER 100 VIKINGTEN 10’UNU TÜRK

KONFEKSİYONCULAR GİYDİRİYOR

Türkiye’nin yüzde 9,5 pay ile Çin ve Bangladeş’ten

sonra Danimarka’nın üçüncü büyük tedarikçisi

konumunda olduğu bilgisini paylaşan Sertbaş,

“Danimarka’ya 2017 yılında 393 milyon dolarlık

hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdik.

Türk hazır giyim sektörünün 2017 yılında

gerçekleştirdiği 17 milyar dolarlık ihracatın ülkeler

sıralamasına baktığımız zaman Danimarka 10’uncu

büyük pazarımız konumunda” diye konuştu.

DANİMARKA, KUZEY AVRUPA’DA MODAYA

YÖN VERİYOR

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği

üyelerinin 2017 yılında Danimarka’ya 39 milyon

dolarlık ihracata imza attığını dile getiren Sertbaş

şöyle devam etti; “Danimarka tasarım ve markalaşma

açısından özellikle Kuzey Avrupa’da lider

konumda. Moda sektöründe trend belirleyici bir

niteliği var. O nedenle Danimarka pazarı hazır

giyim ihracatımız açısından stratejik öneme sahip.

İş ve inceleme gezimize firmalarımızın tasarımcıları

da katılıyor. Tasarımcılarımız, Danimarka’nın moda


58

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Egeli ayakkabi ihracatçilari

global marka olma yolunda

İzmirli ayakkabı ihracatçıları ve üreticileri, Ege Deri

ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından

düzenlenen “Arama Konferansı”nda bir araya

geldi. Konferansta ihracatçıların global pazarda

güçlü bir marka olması ve ihracat yapılan

pazarların artırılması hedefleri masaya yatırıldı.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği

tarafından düzenlenen “Ayakkabı Sektörü Arama

Konferansı” Pınarbaşı Topkapı Garden Düğün Salonu’nda

gerçekleşti. Konferansa katılan yaklaşık

40 ayakkabı üreticisi ve ihracatçısı, ihracat yapılan

ülke sayısını artırma, markalaşma, küresel marka

yaratma, katma değerli ürün üretme ve sektörel

inovasyon gibi konulara odaklandı.

ARAMA KONFERANSLARI İLK SONUÇLARINI VERİYOR

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege

Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim

Kurulu Başkanı Erkan Zandar ise deri-hazır giyim

sektörü için geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen

arama konferanslarının olumlu dönüşlerini almaya

başladıklarını, yapılan ilk konferansın sonuçlarının

Temmuz ayı içerisinde gerçekleştirilecek bir toplantı

ile sektör temsilcileri ile birlikte değerlendireceğini

belirtti. Konuşmasında Yönetim olarak Ege Deri ve

Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde hali

hazırda 400 civarında olan ihracat yapan firma

sayısının kademeli bir şekilde 500 firmaya çıkarılmasının

hedeflendiğini ifade eden Zandar, bu artışta

Ayakkabı sektörünün daha fazla pay alacağına

inandığını dile getirdi. Yine Deri ve Deri Mamüllerinin

ayakkabı ve konfeksiyon sektörlerine yönelik İngiltere’de

gerçekleştirilen Moda UK fuarına milli katılım

organize edilmek üzere görüşmelere başlandığını

ifade eden Zandar, sektör için İngiltere’nin önemli

bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Sektörel

ihracatı geliştirmek için üyelere her türlü katkıyı

sunma yolunda çalışmalarını sürdürdüklerini

söyleyen Zandar, fuar organize edilmesi planlanan

İngiltere pazarının önemine bir kez daha dikkat

çekerek ve Brexit süreci sonrası İngiltere pazarı

hakkında ilk elden bilgi almak için Birleşik Krallık

Moda ve Tekstil Birliği Müdürü Paul Alger, İngiliz

Ayakkabı Birliği Başkanı John Saunders ve Christie

International Ltd. Satış Müdürü Dean Harris’in İzmir’e

davet edildiğini ifade ederek, İngiltere’den

gelecek konukların katılımı ile gerçekleşecek

konferansın tarihinin ise önümüzdeki günlerde

üyelere duyurulacağı kaydedildi.

İMAJ VE TANITIM ÇALIŞMALARI GEREKLİ

İş stratejisti ve danışmanı Özgür Baykut tarafından

yönetilen konferansta, katılımcılar küresel arenada

sektörün genel durumu incelendikten sonra, global

marka yaratmak için yapılması gerekenler üzerinde

duruldu. Global marka olmak için sürdürülebilirliğin,

tanıtım faaliyetlerine ayrılan bütçelerin

artırılması gerektiği noktasında fikir birliğine varılan

toplantı Özgür Baykut; imaj, tanıtım, sürdürülebilirlik

ve bağlantının küresel marka yaratma gibi konularda

firmaların fikirlerini dinledi.


60

GÖRÜŞ

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Avanta ekonomisi

bitmeden sanayileşemeyiz,

teknolojiyi sürekli kaçırırız

Başlığa şaşırdınız mı? Emek vermeden, buluş veya keşif yapmadan para kazanmanın

en yaygın olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Üstelik bu durum her geçen yıl

kökleşiyor. Dünyada her yıl yayınlanan hukuk, şeffaflık, yolsuzluk, basın özgürlüğü

ve eğitimle ilgili konularda sürekli geriye gidiyoruz. İlk çağlarda yaşayan ve

suyun kaldırma kuvvetiyle taç için verilen Arşimet’in(MÖ 287, Siracusa - MÖ 212

Siracusa) başka bulukları da vardı. Sirakuza’ya saldıran Roma donanmasına ait

gemileri yakan aynalar icat etmişti. Atom bombasının babası diye adlandırılan

fizikçi RobertOppenheimer “Antik Yunan kültürünü ve onu izleyen Roma dönemini

düşünürsek, bilimsel devrimin o sırada ortaya çıkmamış olması tuhaftır” der.

Oppenheimer, yaklaşık 2 bin yıl sonra, 18. yüzyılda İngiltere’de başlayacak sanayi

devrimini kastediyor. (MS 10-ö. MS 70) yıllarında yaşamış olan İskenderiyeli Heron,

buhar gücüyle ve sıvıların basıncıyla çalışan sayısız düzenek icat etmişti. Kendiliğinden

açılan tapınak kapıları ve tiyatro düzenekleri icat etmişti.(*)

Heron’un yaptıkları çarklar ve dişlilerle çalışan makinelerdi. Ama aynı zamanda

minyatür bir kazandan çıkan su buharının basıncıyla hareket eden bir tahterevalli

de icat etmişti.

GÖRÜŞ

Ekrem Hayri Peker

Kimya Mühendisi

Tekstil Araştırmaları

Derneği Başkanı

Ya sibernetiğin kurucusu 1136 Cizre doğumlu El-Cezeri (1136-1206). El-Cezeri’nin

en önemli eserleri arasında mekanik saatler geliyor. Bu saatleri oluştururken

hidromekanik etkilerle denge kurma yöntemini kullanarak günümüzde bile görenleri

hayran bırakan karmaşık sistemler oluşturmayı başarmıştı. Birçok tekniği

kullanarak ortaya karmaşık, mekanik araçlar yapmıştır. “Sanayi devrimi antik

dönemde ortaya çıkabilir miydi” tartışması da buradan çıkıyor. Peki neden

çıkmadı? Devrimi engelleyen neydi? Neden 2 bin yıl daha geçmesi gerekti?

“Teknolojik gelişme tek başına devrimsel bir dönüşüm için yeterli değildir” diyor

kimi tarihçiler. Antik dönemde toplumsal yapının, üretim ilişkilerinin böylesine

köklü bir dönüşüm için uygun olmadığını söyleyen de var. Bu teknikler niçin, bu

aletler ve makineler niye üretilmedi, niçin insanların hayatına girmedi. Niye buhar

gücünün kullanımı ve makineler için sanayi devrimi beklendi. Bu sorunun

cevabını tarihi sadece savaşlar üzerinden değil, ekonomik acıdan inceleyen

ünlü tarihçi Fernand Braudel, “Bellek ve Akdeniz” kitabında bu soruya “Suçlanması

gereken köleci zihniyettir” diye cevap veriyor.

Öyle ya, köleler varken, buharla çalışan makinelere niye ihtiyaç olsun?

Kölelik, Braudel’e göre sadece bir cinayet değil, aynı zamanda insanlığı yerinde

saymaya mahkûm etmiş bir hataydı ve her türlü teknolojik devrimi baştan

engelliyordu. Antik Yunan’da çalışmak ayıptı. Çalışmak kölelere mahsus bir işti.

Roma’da da bakış pek farklı değildi. Tarihte katliamlar ilk çağlarda pek görülmez.

Katliamlar, Orta çağ’da mezhepsel, sonra dinsel olarak başlamıştır. Romalı

imparatorlar, Anadolu’daki komutanlarına “Savaş esirlerini tedavi etmelerini,

sağlığına dikkat etmelerini” yazan emirler göndermişlerdir. Gelelim bize, sahi

NASA ne zaman kuruldu, biliyor musunuz?(**) Altmışlı yılların sonlarına doğru

uzaya uydular, insanlı hava araçları gönderirken, aya araçlar inerken, Astronotlar

aya inerken (O zaman bilgisayar yoktu) ağzımızda bir söz vardı; “Eller aya,

biz yaya”. Ülkemizde uzayla ilgili çalışmalar altmış yıl sonra başladı. Geçenlerde

20 yıldır Belçika’da çeşitli projeler üzerinde çalışan endüstri mühendisi bir kadın

arkadaşımla konuştum. Kendisi şimdi endüstri 4.5.0 üzerine bir projede çalışıyor-


61

GÖRÜŞ

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

muş. Başka proje grupları da endüstri 5.0 ve endüstri

6.0 üzerinde çalışıyormuş. Bu sözleri işitince

moralim çok bozuldu ve “Eller aya” sözü aklıma

geldi. Bir ülkede topraktan, yani inşaattan, devlet

ve belediye ihalelerinden para kazanma çok

kolaysa kimse zengin olmak için kendini yormaz.

18. yüzyılda ticaret burjuvazisi iktidara gelince,

toprak burjuvazisini vergilerle tasfiye etti. Büyük

toprak sahipleri topraklarını maraba ve ortakçılarına

sattılar. Kimse bizde olduğu gibi, “Babamdan

kalan araziye imar çıktı, beş daire, on daire, elli

daire verdiler” diyemiyor. Yerleşim yapılacak yerleri

belediyeler planlıyor, vergi değerinden istimlâk

ediyor ve planlı, yaşanacak yerleşimler kuruluyor.

Bizde adamına göre imar izinleri ve kat yükseklikleri

veriliyor. Sana imar yasak. Ona serbest; Bana

5 kat, ona 25 kat. Bu denli yağma olduktan sonra

niye para kazanmak için gayret sarf edecek. İkinci

kolay yol, turizm. Dik her yere beş yıldızlı, dört yıldızlı

otelleri Avrupa’nın en ucuz fiyatına tam pansiyon

oda sat. Turizm beldelerinde esnafımızın attığı

kazıklardan bıkan tatilciler adeta Yunan adalarını

işgal etti, Yunanistan’a nefes aldırdı. Ünlü mankenlerimizden

Deniz Akkaya, sadece İspanya’nın

değil, dünyanın en önde gelen tatil yöresinde

sadece iki adet 5 yıldızlı otel bulunduğunu, dört

yıldızlı otellerin bile sayılı olduğunu, kalanının üç

yıldızlı olduğunu belirterek, “Biz neden hep beş

yıldızlı otel yapıyoruz?”diye boşluğa sordu. Cevap,

AB öyle istedi, bizimkiler kabul etti. Yap bir otel,

bağla Almanlara veya otel zincirlerine kirala yan

gel yat. Üçüncü kolay para kazanma sektörü,

tekstil. Makineler modern, kafalar fason. Bir dünya

markamız olmadı. Kolayına geldiği için eski, yeni

demedik, hurda dâhil Avrupa ve Rusya’daki tüm

tekstil makinelerini aldık. Makine yapmak mı? Onu

bizden sonra tekstile giren Güney Kore’ye bıraktık.

Adamlar şu anda dünyanın sayılı makine ihracatçılarından.

Kısacası bu sistem değişmeden kendimizi

“icat çıkarmaya“ zorlamaz. İcat çıkaranları,

farklı bakanları da sevmiyoruz. Çoğunu ülkeden

kovalıyoruz. Kısaca eller endüstri 5.0, 6.0. …deyip

giderler. Biz de bakarız.

(*) Spartaküs’ün öcü... Hakan Kara

(**)NASA, 1958’de kuruldu

COTTON USA Première Vision’da

“WHAT’S NEW IN COTTON”

ile yenilik getiriyor

Cotton Council International (CCI) Paris Première

Vision’da bir yıl önce lanse ettiği WHAT’S NEW IN

COTTON ile bir kez daha yenilikçi teknolojiler ve

Amerikan pamuğu kullanılarak üretilen giysileri 19-

21 Eylül tarihleri arasında Première Vision fuarında

Hall 6, 6D62’de bulunan standında sergileyecek.

Première Vision’daki WHAT’S NEW IN COTTON

Amerikan pamuğunun hazırgiyimde farklı şekillerde

kullanılarak bir yandan tüketici taleplerine

fayda sağlayan, diğer yandan da global makra

ve perakendecilere satışlarını arttırabilecek yeni

ürün fırsatları sunacak. CCI İdari Direktörü Bruce

Atherley “WHAT’S NEW IN COTTON girişimimizi

geçtiğimiz sonbaharda tanıttığımızdan beri,

Amerikan pamuğuna yeni kullanım alanları

açmak için ilham veren tekstil yeniliği sunmak

üzere dünya çapında 12’den fazla ortağımızla

birlikte çalıştık” dedi. Önceki yeniliklerin arasında

daha hızlı iyileşme ve toprlanma sunan spor

giyim, tamamen doğal koku kontrolüne sahip

havlu ve yatak tekstilleri ile daha yumuşak pamuk

üretimini mümkün kılan teknolojiler bulunmaktaydı.

Bütün bu yeniliklerde Amerikan pumuğu

açısından zengin kumaşlar kullanılmakta. Atherley

“Première Vision’daki standımızı hem Amerikan

pamuğundaki en son yenilikleri görmek hem

de COTTON USA lisanslama programımıza

katılmanın firmanıza nasıl Amerikan pamuğu

satış faydaları sağlayıp tedarik operasyonlarınızı

kolaylaştıracağını öğrenmek için ziyaret etmek

isteyeceksiniz” şeklinde sözlerine devam etti. Yakın

zamanda tamamlanan global araştırma COT-

TON USA Markasının 100% pamuk etiketinden 4

kat daha fazla tercih edildiğini ortaya koyarken

tüketicilerin neredeyse 3’te 2’si bu Markaya sahip

ürünlere daha fazla para ödeyeceğini belirtti.


Lectra Connected Development BAĞLANABİLİRLİK

hiç bu kadar iyi hissettirmedi!


64

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Kiğılı, erkek giyim kategorisinde

Türkiye’nin en itibarlı markası seçildi

Bu yıl 7’incisi gerçekleştirilen Türkiye İtibar Endeksi Araştırması’nın ödül töreninde

Türkiye’nin en itibarlı kurum ve markalarına ödülleri verildi.

20 farklı sektörün incelendiği araştırmanın sonucunda Kiğılı, Erkek Giyim kategorisinde

Türkiye’nin en itibarlı markaları arasında yer aldı.

Yenilikçi vizyonu ve dünya standartlarındaki

koleksiyonlarıyla Türkiye’de moda perakendeciliği

sektörünün öncü kuruluşlarından olan Kiğılı,

Türkiye İtibar Akademisi tarafından bu yıl 7’incisi

gerçekleştirilen Türkiye İtibar Endeksi Araştırması’nda,

erkek giyim kategorisinde Türkiye’nin en

itibarlı markası seçildi. 20 farklı sektörün incelendiği

araştırma, 1 Şubat ile 30 Nisan 2018 tarihleri arasında

bilgisayar destekli telefon görüşme yöntemi ile

Türkiye çapında 5000 kişi aranarak gerçekleşti. 10

Temmuz’da gerçekleşen törende ödülü kabul eden

Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem. “80.Yılımızda böyle

anlamlı bir ödül aldığımız için çok mutluyuz. Kiğılı,

80 yıldır erkek giyiminde öncü marka konumunda.

Erkek moda perakendeciliğinde uluslararası

pazarlarda, dünya çapında tercih edilen lider

marka olmak ve yurtdışında ‘Made in Turkey’ yerine

‘Brand of Turkey’ algısını oluşturmak için çıktığımız

bu yolda, Türkiye’nin hazır giyim sektörünün en itibarlı

erkek giyim markası seçilmenin haklı gururunu

yaşıyoruz. Bundan sonra da marka algısı anlamında

kendi standartlarımızı hep bir basamak yukarı

taşımayı sürdüreceğiz. Dünya modasını yakından

takip eden bir marka olarak en büyük hedefimiz,

kaliteyi ulaşılabilir fiyatlarla sunmayı sürdürmek,

her ortamda rahatça giyilebilecek, şık ve konforlu

parçalar yaratarak Türk ve dünya erkeklerinin ilk

tercihi olmaya devam edebilmek” dedi.

Türkiye İtibar Endeksi ödülleri detaylı bir araştırmanın

sonucunda sahipleri ile buluşuyor. Araştırmaya

katılanlara yöneltilen sorular, yeniliklere, teknolojiye

ve tasarıma önem vermekten markanın köklü ve

sağlam olmasına, uluslararası standartlarda ürün ve

hizmet sunmaktan, üstün hizmet ve ürün kalitesi sunmaya

farklı ana konu başlıkları altında toplanıyor.

Koleksiyonlarında inovatif yaklaşımla üretilen, rahatlık

ve performans sağlarken, şıklığından da ödün

vermeyen parçalara yer veren Kiğılı, önümüzdeki

günlerde de başarısı, tecrübesi ve atılımlarıyla

adından söz ettirmeye devam edecek.


KISA KISA

66

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Timberland Kiri Up

yeniden tasarlandı

LC Waikiki ile

okul zamanı

LC Waikiki, yaz tatilinin ardından okula dönmeye

hazırlanan her yaştan öğrenci için hazırladığı

Back To School Koleksiyonu ile hem rahatlığa

hem de modern şıklığa göz kırpıyor. Okul öncesi

koleksiyonundaki kreş grubu College teması ile

bordo, ördekbaşı yeşili, ocre, lacivert renk kombinasyonu

ile yer alırken Timsah rugby, varsity

college rakam baskılarla retro ve klasik bir tarz

sunuyor. Aplikelerde arma ile çeşitlilik, kapitone,

kolda şeritli anlatımlar, yaka da triko bant anlatımları

yer alıyor. Beli lastikli pantolonlar, kol ucu

ribanalar okul öncesi dönem erkek çocukları

için çok kullanışlı. Lacivert, kırmızı, gri, sarı renklerden

oluşan genç erkek grubu koleksiyonunda

kolej montları, çizgili kol ve yaka ribanalarıyla

kolej stilini yansıtıyor. Sweatlerde renk blokları ve

tipografik grafikler genç ve dinamik bir görüntü

sağlıyor. Denim altlar farklı yıkamalarla bu

görüntüyü tamamlıyor. Trend olmaya devam

eden örme jogger pantolonlar bu sezonda da

karşımıza çıkıyor. Genç kız grubunda bulunan

Miss Rebel temasında ekoseler yeniden yorumlanırken

çizgi detayları sloganlarla birleşiyor.

Kırmızı ve siyahın hakim olduğu bu temada

ayrıca branding detaylar da yer alıyor. Game

of Stripe temasında baş rolü çizgiler üstlenirken

colorblock görüntüler dikkat çekiyor. Grafik detayların

ön planda olduğu temada renkler, yeşil

ve kırmızının tonlarından oluşuyor. Okul döneminin

joker ürünlerinin başında gelen polo yaka

tişörtler, klasik parçaların vazgeçilmezi kumaş

pantolonlar, gömlekler, ince trikolar da beyaz,

lacivert ve gri tonlarıyla koleksiyonda yer alıyor.

Timberland Kiri Up Knit Oxford ayakkabılar

şehirli kadınların günlük yaşamına ve konforlu

tatillerine eşlik ediyor. Bu sezon ilk defa dokusu

örgü tarzındaki modeliyle karşımıza çıkan Kiri

Up Knit Oxfordlar 3 renk alternatifiyle mağazalarda

yerini alıyor. Timberland, her mevsim spor

ayakkabıdan vazgeçemeyen kadınlar için kauçuk

dış tabanı, hafifliğiyle ön plana çıkan Kiri

Up Knit Oxford modelini, üst yüzeyi örgü doku

tarzıyla yeniden tasarladı.Ayakkabılarında

derin işçilik, zengin kültürel miras, inovasyon ve

dayanıklılık özellikleriyle ayrışan Timberland’ın

Kiri Up Knit Oxford modeli, şehirli kadınların

günlük yaşamına ve konforlu tatillerine eşlik

ediyor. Timberland Kiri Up Knit Oxford koleksiyonu,

en üst seviyede konfor için Ströbel ® ve EVA

teknolojisi ile destekleniyor. Çok yönlü tasarıma

sahip Kiri Up ayakkabıları, ister ipek bir elbiseye

sportif hava katmak, ister geniş paça pantolonları

tamamlamak ya da sıcak yaz aylarında

gündelik şortların altına ekstra rahatlık katmak

için tercih edebilirsiniz. Kiri Up Knit Oxfordlar

bej, bordo ve siyah renk seçenekleriyle

tüketiciyle buluşuyor. Timberland markasının

detaylara verdiği önemi en iyi yansıtan modellerden

biri olan gösterilen Kiri Up Knit Oxford

sneakerlar çok yönlü tasarımı, kauçuk tabanı,

grogen detayı ve ayakkabının ön kısmında yer

alan dikişsiz bağcık delikleriyle muadillerinden

ayrışıyor. İki parçalı, hafif EVA orta taban, topuk

sabitleyici ve taban desteği markanın kaliteye

vurgusunu yansıyor. Ekstra rahatlık sağlamak

adına Timberland’in ileri Ströbel ® ve EVA teknolojisi

ile destekleniyor.


ISTANBUL

OCT. 10-12 | 2018

C L O U D O F F A S H I O N

YARNS | FABRICS | ACCESSORIES | MANUFACTURING

ISTANBUL CONGRESS CENTER


KISA KISA

68

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Hemington’dan

köklere dönüş

KİP’te bu kış tarzınız

çok dikkat çekecek

Tarzlarıyla dikkat çekici bir etki yaratmak isteyen

erkeklerin beklentileri, KİP 2018-19 Sonbahar-Kış

Koleksiyonu’nda yer alan birbirinden şık tasarımlarda

karşılık buluyor. Erkek moda markası

KİP, “Connection” temalı 2018-19 Sonbahar-Kış

Koleksiyonu ile erkeklere şık, rahat, trendy ve

renkli bir dünya sunuyor. KİP erkeğinin casual

görünümünü güçlü bir şekilde destekleyen

koleksiyonun anahtar parçaları olarak ceket formundaki

triko hırkalar, hafif ve fit kesim ceketler,

renkli trikolar, balıkçı yakalar ve örme kabanlar

ile özel tasarımlı deri montlar ön plana çıkıyor.

Koleksiyonda lacivert, gri, kahve, siyah gibi klasik

renklerin yanı sıra bordo, yeşil, mor, petrol mavisi,

oranjın kullanımıyla tasarımlar enerjik bir havaya

bürünüyor. Soğuk kış günlerinin vazgeçilmez

parçaları arasında yer alan uzun yünlü, pamuklu

paltolar, örme kabanlar ve dolgu montlar

modern detaylarla güçlenerek KİP erkeğinin stil

sahibi duruşuna son dokunuşu yapıyor. Takım

elbisede sportif görünüm sağlayan yelekler,

denimler de koleksiyonda dikkat çekiyor. Koleksiyonda

yer alan tüm tasarımlarla uyumlu ayakkabı,

bot, bileklik, eldiven gibi aksesuarlar da KİP

erkeğinin tarzını tamamlıyor. KİP’te yeni sezonun

kapsül koleksiyonu “Traveller”da yer alan kırışmayan

takım elbiseler, kolay ütülenebilir gömlek

ve pantolonlar ise sık seyahat eden erkeklerin

yoğun temposuna kolayca uyum sağlamak için

tasarlandı. Özel tekniklerle üretilen kumaşlardan

tasarlanan, yenilikçi kalıplara sahip parçalar, iş

ve seyahat temposu yüksek erkeklerin dinamizmini

artırırken fit ve şık bir görünüm sağlıyor.

Hemington, yeni sonbahar kış koleksiyonuyla

“Köklere Dönüş” teması altında erkekleri; triko

örgüsünün doğduğu İskoçya ve adalarına

götürüyor. Bölgenin yüzlerce yıllık mirasını

desenlerinde işleyen Hemington; gerçeklik,

doğallık ve yalınlığı maskülen çizgilerle birleştiriyor.

Tüm koleksiyonlarında yalnızca extra fine

merino yünü, Himalaya kaşmiri, özel ipek ve

superfine pamuk iplikler kullanan Hemington,

yeni 2018-19 Sonbahar/Kış Koleksiyonu ile erkeklerin

aradığı ve özlediği her şeyi en gerçek

haliyle sunuyor. Nefes alan, sınırların dışında ve

her dokunuşta erkekleri büyük bir yolculuğa

çıkaracak koleksiyon, o özlem duyulan köklere

dönüşü yaşatıyor. Triko kruvaze ceketler, özel

detaylara sahip kadife pantolonlar, superfine

kumaştan üretilen zarif non-iron business

gömlekler, triko loungewear pantolonlar, flanel

spor gömlekler ve süet detaylarla zenginleştirilen

trikolar koleksiyonunun öne çıkan parçaları

arasında yer alıyor. Seyahat severler için özel

üretilen dış hava koşullarına bağlı olarak vücut

ısısını dengeleyen ve kırışmayan “traveler”

seri IQ trikolar ise her kış olduğu gibi bu sezon

da Hemington’ın fonksiyonel giyim grubunun

temelini oluşturuyor. Smart casual stile farklı bir

yorum getiren triko ceketler, hafif ve fit kalıplarının

yanı sıra birçok kombin alternatifleriyle koleksiyonun

anahtar parçası olarak yerini alıyor

ve Hemington’ın özel dünyasını yansıtıyor.

Hemington bu kış ilk defa dış giyim kategorisiyle,

tarz sahibi erkeklerin kombinlerini zenginleştiriyor.

Tamamen birinci sınıf saf kaşmir ve

yünden üretilen dış giyim koleksiyonunda su

itici özelliğe sahip ve soğuk geçirmeyen triko

spor montlardan, çift renkli triko kabanlara, kaz

tüyü montlardan, paltolara ve saf kaşmir kalın

hırkalara kadar geniş bir yelpaze sunuyor.


SALON: 8

STAND: 801A


KISA KISA

70

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Twist ile yeni

mevsime dinamik

bir başlangıç

Özgür sokak ruhunun temsilcisi Twist Sonbahar-Kış

2018-2019 Koleksiyonu’yla yeni mevsime

tam gaz giriş yapıyor! Ilık havaların en yakın arkadaşı

ince ceketler ve elbiseler sezonu kuşkusuz

üstünüze taşıyor. Sarı tropik dantelli etekler,

çok renkli ve desenli, uzunlukların farklılık gösterdiği

trikolar ise kapüşon detayıyla beklenmedik

ılık yağmurların kurtarıcı parçası oluyor. Geçmişten

geleceğe birçok farklı noktadan ilham

alan koleksiyonda floral etkisinin hakimiyetini

hissetmemek imkansız! Büyük çiçek desenlerin

cool parçalar ile bir araya gelişi zıt kutupların

uyumunu yakalıyor. Boncuk ve zengin işleme

detaylarıyla parıltılar takımını oluşturan detaylar

özgür tavrın eğlenceli yönünü ortaya çıkarıyor.

Renkli payetler ile tasarlanan bluzlar içinizdeki

parlaklığı düşürmeyecek bir yansıma yaratırken

dantel büstiyerler gizli şıklığın yansıması olarak

yerini alıyor. Kurtarıcı tulumlar, grunge akımından

günümüze kadar gelen ekose salaş gömlekler

kuralsız tavrın yardımına koşuyor. Sorgusuz

sualsiz kendini gösteren neon yeşili sweatshirt’ler

moda akımlarını önden takip eden Twist

kızının vazgeçilmezleri arasına giriyor. Gömlek

ve t-shirt’lerde kendini gösteren figürlü desenler

etkisini Pop Art akımından alarak renk patlamalarıyla

buluşuyor. Japon bahçesine gönderme

yapan kaplan figürleri soğumaya başlayan

havaların geldiğini eğlenceli bir şekilde hatırlatıyor.

Kalp desenli volan elbiseler, pembe

bomber ceket, dantel detayları yeni nesil cool

romantik akımını Twist Sonbahar-Kış 2018-2019

Koleksiyonu’yla yeniden yazıyor. Farkı kumaş

karışımlarında buluşan önü kırmızı penye arkası

denim ceket, altından poplin gömlek çıkan

dantel ceket ve transparan detaylı piliseli etek

bu trendin en cool parçaları arasında! Siyah,

beyaz, haki, lila, turuncu, neon yeşil, lacivert,

pembe, sarı, kırmızı, ekru, petrol yeşili, mercan

rengi, gri ve gümüş renklerine çizgisel oyunlar

yanı sıra çiçek desenler eşlik ediyor.

Ipekyol ile modern

bir sonbahar düşü

Geçiş mevsiminin elementlerini içinde barındıran

Ipekyol Sonbahar-Kış 2018-2019 Koleksiyonu tüm

feminenliğiyle karşınıza çıkıyor. Ipekyol’un güçlü

tasarımlarında hayat bulan sıcak renkler, floral

ve geometrik desenler yeni sezonun anahtarını

elinde tutuyor. Yeni sezon geçişine ithafen güçlü

ve feminen duruşuyla başrol oyuncusu parçaları

elinde bulunduran Ipekyol Sonbahar-Kış

2018-2019 Koleksiyonu sıcak renklerin coşkusu ve

umulmadık detaylarıyla karşınıza çıkıyor. Günden

güne geçiş mevsimini hissettiren havalara karşı

pilise detaylarla zenginleşen elbise ve etekler,

eşarp deseninin farklı kumaşlarla desteklendiği

ceket, triko ve bluz üçlüsü Ipekyol Sonbahar-Kış

2018-2019 Koleksiyonu’nda kusursuz bir bütünlük

oluşturuyor. Sezonun anahtarını elinde tutan patchwork

detayları koleksiyonun hakimiyeti altına

giriyor. Doğal tonlarla harmanlanan, üç boyutlu

etkisi veren çiçek ve çizgi detaylı trikolar ikonik bir

duruş sergilerken spor görünümü elden bırakmıyor.

Ofis şıklığına atıfta bulunan kuşgözü kemer

detaylı ceket-pantolon takımı ile maksimum

stil çizgisi yakalanırken, geçmişten günümüze

sezon trendine tüm gücüyle hükmeden ekoseler

pantolon ve etekler klasiklerin sezonda hakimiyet

kuracağının sinyallerini veriyor. Total look görünümü

bu sene ceket ve etek takımlarında olduğu

kadar uzun hırka, etek ve twin set trikolarda ortaya

çıkan ton sür ton renk uyumuyla ılık esintilere

karşı stil dolu bir çağrıda bulunuyor. Suni kürk atkı

kullanımıyla soğuk havalara karşı gardını alan

yün ceket, palto ve klasik trençkotlar kemerlerle

kullanılarak bel hattına dikkatleri çekiyor. Jakar

ve romantik çiçek desenli pantolonlarla bir araya

gelen bu modern bütünlük, cazibeli olduğu

kadar renkli bir görünüm sunuyor.


KISA KISA

72

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

MACHKA Sonbahar-

Kış koleksiyonu ile

dikkat çekiyor

Geçiş mevsimini baştan aşağıya hissettiren

MACHKA Sonbahar-Kış 2018-2019 Koleksiyonu

rafine, zarif ve feminen tavrıyla bambaşka

dehlizlere doğru açılıyor. Zamana meydan

okuyan tasarımların naif yansımaları koleksiyonda

sizleri bekliyor. İnce işçiliği feminen

tavrıyla buluşturan MACHKA Sonbahar-Kış

2018-2019 Koleksiyonu gündüzden geceye

adapte olabilen narin detaylarıyla geçiş

mevsiminin stil kodlarını oluşturuyor. Koleksiyona

eşlik eden fırfırlar, pililer ve kristal taşlı

patchlerse tüm zarafetiyle stilinizi ön plana

çıkarıyor. Mevsimin meltemiyle harekete

geçen pilili etekler, belden kırmalı kemerli

coolwool sigaret pantolon ve onlara eşlik

eden yün trikolar yeni mevsime adapte olan

akıcı takımlar olarak yerini alıyor. Güçlü ceket

– pantolon takımları vücuda oturan kalıplarıyla

daha feminen ve net silüetler yaratıyor.

Denim on denim akımını yansıtan denim

etek ve ceket takımı suni kürk yaka detaylı

kabanlarla kusursuzca eşleşiyor. İpek tivil

bluz, krep smokin pantolon, ekose bonded

flanel etek ve ona eşlik eden mini sweatshirt

ofisten sonra gerçekleşecek planlarınızın en

naif kurtarıcısı olarak karşınıza çıkıyor. Poplin

gömlek, grogren detaylı bonded flanel şortla

bir araya gelerek back to school etkisi yaratırken

çizgili kadife boru paça pantolon ve ona

eşlik eden ön eteği volan detaylı çizgili kadife

ceketse retro havayı şehrin modern yüzüyle

tanıştırıyor. Özel davetler için ince işçiliğin

yansımasını yüksek dozda gösteren ipek saten

fular aksesuarlı derin V dekolteli krep elbise

veya yakası fiyonk ve drape detaylı bubbling

armür elbise tüm ilgileri üzerinize çekiyor. İnce

işçiliğin yansıması olan kuş ve fiyonk modülleri

bluzlarda yeniden hayat buluyor. Bel vurgusu

yapan kemerlerse MACHKA Sonbahar-Kış

2018-2019 Koleksiyonu’nun dikkat çeken aksesuarları

arasında. Moda dönemlerine gönderme

yapan mikro desenler, tüm parıltısıyla renk

dalgası oluşturan payetler, ekoseler, samanyolunu

yansıtan mercury ve mitos desenlerinin

yanı sıra zamansız puantiyeler, boyuna

çizgiler ve çiçek desenleri tüm zenginliğiyle

koleksiyonda yerini alıyor.

Yeni sezonda

erkekler, FLO ile

yine şık yine rahat

Moda ve kaliteyi en uygun fiyatlarla ayağınıza

getiren FLO, stil sahibi beyler için hazırladığı birbirinden

şık modelleri ile yeni sezona iddialı giriyor!

Sezonun olmazsa olmazı sneaker’lar, her dönemin

vazgeçilmezi klasik ayakkabılar, son dönemlerde

popülerliğini hızla artıran renkli tabanlar,

kışın vazgeçilmezi biker botlar ve sezonun diğer

tüm trendleri onlarca çeşidi ile FLO 2018-2019

Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nda…Herkesin ayakkabıcısı

FLO, sonbaharın popüler trendlerini stil

sahibi erkeklerin ayağına taşıyor. Ulaşılabilir fiyatları

ile modayı takip eden erkeklerin ilk tercihi

olan FLO’nun yeni sezon koleksiyonunda haki,

lacivert, gri, bordo, toprak tonları gibi sezonun

olmazsa olmaz renkleri başrolde. Her erkeğin dolabında

mutlaka yer bulan klasik ayakkabılar, iş

hayatında ve özel günlerde takım elbiselerin en

önemli tamamlayıcısı oluyor. Trendlerin takipçisi

olan erkeklerin vazgeçilmezi olan chelsea ve

military botlar, zımba ve toka detayları ile tüm

beyleri özgüven dolu adımlarla buluşturuyor. Şehir

hayatının kurtarıcısı olan casual ayakkabılar

çeşitli renk ve taban seçenekleri ile konforu şık

dokunuşlarla ayaklara taşıyor. Comfort grubunda

yer alan modeller uzun süre ayakta kalan ve

rahatlık arayan beylerin imdadına yetişiyor. Dünya

trendlerini, kalite ve uygun fiyatlarla birleştiren

FLO, yeni sezon koleksiyonunda çeşitli renkte

dinamik tasarımlı outdoor ayakkabılara da yer

veriyor. FLO outdoor ayakkabıları ile günlük hayatınıza

renk katıp, ayakkabılarınızı yağmur-çamur

ayırt etmeksizin rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Home Store’da

yeni sezon zamanı

Mevsim değişimlerinin nabzını tutarak işlevsel

koleksiyonlar tasarlayan Home Store, havaların

serinleyişinden ilham alarak hazırladığı 2018

Sonbahar-Kış koleksiyonuyla her yaştan kadının

vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor.Birbirinden

şık ve işlevsel tasarımlarıyla kadın modasının

öncüsü Home Store, sıcak havaların yerini daha

serin havalara bırakmasından esinlenerek oluşturduğu

yeni koleksiyonuyla modanın nabzını

tutuyor. İnce triko hırkaların, rengarenk trikoların,

trençkotların, pantolonların, eteklerin, aksesuarların

ve ayakkabıların yer aldığı 2018 Sonbahar -

Kış koleksiyonu kullanılan materyaller sayesinde

sonbaharın serinliğini minimize ediyor.


2019

TEKSTİL AKSESUARLARI SEKTÖR

FİRMALARININ KATILIMI İLE 2019 YILI

AKSESUAR TREND VE

İNOVASYON SERGİSİ

ASKI, ASTAR, DANTEL, DAR DOKUMA,

DÜĞME, ETİKET, FERMUAR, İPLİK, TELA,

KAPİTONE, TOKA, VATKA

25-26 EYLÜL 2018

09.00-18.00

@trendinovasyon


KISA KISA

74

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Okula dönüş

heyecanı başlıyor

Sonbahar

modasında

trendler

belli oldu

2018-19 sonbahar/kış tesettür giyim modasında

trendler belli oldu. Sonbahar kış muhafazakar

giyimde toprak ve doğanın renkleri bolca

görülecek. 2004 yılından bu yana muhafazakar

giyimdeki modern çizgisi ve kaliteli ürünleriyle

muhafazakâr tekstil sektörünün öncü markası

olan Zühre’nin sonbahar koleksiyonunda toprak

tonları ve klasik renklerde tasarlanan işlemeli

ürünler ön plana çıkıyor. Havaların yavaş yavaş

soğumaya başlayacağı sonbaharda baharlıklar

gardıroplardaki yerini almaya başlarken, moda

trendleri de belli olmaya başladı. Bu sezon

tekstilden kozmetiğe pek çok alanda sonbaharın

zarafetini ve doğallığı yansıtan pastel ve

toprak tonlar tasarımlarda yerini alıyor. Zühre,

tesettür giyim tercih eden kadınları sonbahar

sezonunda kurtaracak modellere imza atıyor.

Zühre, 2018 sonbahar tesettür giyim koleksiyonları

arasında pastel tonlarda düz kesim modeller

ve klasik renkler tercih ediliyor. Zühre, 2018-19

sonbahar/kış sezonunda tesettür giyimde

hazırladığı hazel tonlarda modellerle kadınların

beğenisini kazanacak. Koleksiyonda yer alan

koyu tonlarda işlemeli desenlerin hâkim olacağı

pul ve taş detaylarıyla parıltılı formlar moda severlere

alternatifler sunuyor. Tesettür giyim modasında

kadınların artık daha cesur tasarımları

tercih edebileceğini gösteren Zühre, sonbahar/

kış koleksiyonuyla gardıropları sonbahara hazırlıyor.

Sonbahar modasında en çok tercih edilen

pardösüler yerini ikili takım ve kaplara bırakıyor.

Zühre hazırladığı sonbahar koleksiyonunda;

ikili takım ve tuniklerin yanı sıra pardösü tercih

eden kadınlara da pek çok alternatif sunuyor.

Koleksiyonlarında kombin tamamlayıcı parçaları

unutmayan Zühre, taba ve lacivert tonlarında

hazırladığı çanta modelleriyle kadınların sonbahar

modasında tercihi oluyor. Zühre sonbahar

koleksiyonunda, standart modellerden vazgeçemeyen

kadınlar için monokromatik stil ile tek

renkten oluşan takımlar ve salaş formlar sunarak

kadınların çekici ve popüler bir görünüm elde

edecekleri ürünler sunuyor.

New Balance, çocuklar için daha yumuşak bir

deneyim için yeniden tasarladığı Fresh Foam

modeli ile yaklaşan okul heyecanına eşlik

ediyor. Model üzerindeki fosforlu noktalar ve

eğlenceli tasarımı miniklerin dünyasına hareket

katıyor. Ayağı saran üst yüzeyi destek sağlarken

nefes alabilen ağ yapısı ayak sağlığını

koruyarak, tahriş olmayı engelliyor. Siyah, mor,

gri renk seçenekleriyle sunulan model, yeni

eğitim-öğretim yılında her yaştan kız çocuğunun

vazgeçilmez ayakkabısı olacak.

Atletik rahatlık

premium deri ile

birleşti

İskandinav stilinin Danimarkalı temsilcisi ECCO,

İlkbahar / Yaz 2018 koleksiyonunun en yeni

parçası ST.1 ‘i piyasaya sundu. Premium derinin

atletik rahatlıkla buluştuğu yüksek teknoloji ürünü

ST.1 serisi, çağdaş sokak stiline yeni bir yorum

getirirken, gündelik hayat ritminize en iyi şekilde

uyum sağlayacak. ECCO’nun en yeni kadın ve

erkek ayakkabılarından olan ST.1 serisi, kullandığı

yüksek teknolojiyle atletik bir rahatlık getiriyor.

Yenilikçi teknolojinin estetikle harmanlanabileceğini

bir kez daha gösteren ST.1, üç bileşenli

kakma tabandan oluşuyor. Orta taban yumuşaklığı

ve çok tutuşlu dış taban ise ayakkabıyı

çok daha dayanıklı ve konforlu hale getiriyor.

ST.1 spor ayakkabı, ECCO’nun dinamik konfor

platformlarını nasıl geliştirdiğini ve birinci kalite

derileri nasıl en iyi şekilde kullandığını gösteren

en iyi örnek olarak karşımıza çıkıyor. ECCO’nun

yenilikçiliğe olan bağlılığı, kullanılan en son

teknoloji derilerinde görülebilirken, detaylandırmaları

ayakkabının estetik görünümünü ve

rahatlık hissini daha da geliştiriyor. Bu seri aynı

zamanda, doğal deri yapısıyla beraber örme

bağcıklar ve premium dokumalar içeriyor.


KISA KISA

76

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Centilmen erkeğin

sonbahar-kış

seçimlerini keşfedin

GIZIA ile

zamanda yolculuk

Türk modasının dünya çapında güçlü markası

GIZIA, 2018/19 Sonbahar Kış koleksiyonu ile yeni

sezona dinamik ve romantik bir giriş yapıyor.

GIZIA, hayatının her anında lüksü tercih eden,

fark oluşturmayı seven şehirli ve modern kadına

hitap ediyor. Feminen formların zarafet detayıyla

tasarlandığı her bir parça, güçlü renkler ve

zengin dokularla sofistike bir şıklıkla buluşturuyor.

GIZIA, yeni koleksiyonunda, 70’li yılların keskin

silüetli maskülen takımları, payetli, ışıltılı uzun

elbiseleri, 60’ların en belirgin A-line elbiseleri ile

ekose tüvit looklarla adeta zamanda yolculuğa

çıkarıyor. Abartılı kollarla yenilik kazanan bluzlar,

hacimli etekler, tüy, inci ve kristal akseuarlar, kraliyet

esintili yaka ve kol detayları, botanik desenli

nakışlar, couture işlemeler ile harmanlanarak

yeni sezonda elegan ve romantik GIZIA kadınının

stilini ortaya koyuyor. Gündüzden geceye sınırsız

kombin alternatifleri sunuyor. Sezonun renk

paletinde ise Scarlet kırmızı, fildişi beyazı, zümrüt

yeşili, haki, bej, gri, gök mavisi ve siyah yer alıyor.

Zengin floral desenler, gotik ve bohem esintili

danteller, vintage kravat desenler ile yorumlanan

kadife, yünlü tüvitler koleksiyonda ön plana

çıkan dokular arasında bulunuyor.

Erkek giyimin öncü markası Giovane Gentile,

mevsimlerin nabzını tutarak koleksiyonlarını

güncellemeye devam ediyor. Tasarladığı

‘Strong and Sharp’ isimli koleksiyonuyla sonbahar-kış

mevsiminde de erkek modasına yön

vermeyi hedefleyen Giovane Gentile, tasarımlarındaki

detaylarla ve serinliği minimize eden

kumaş seçimleriyle şıklık ve işlevselliği aynı ürünlerde

buluşturuyor. ‘Centilmen sözünün değeri’

mottosuyla takipçilerini karşılayan Giovane

Gentile, kaliteli tasarımlarıyla erkek modasının

öncüsü olmayı sürdürüyor. Giovane Gentile’nin

mevsim geçişlerinden ilham alarak tasarladığı

yeni sonbahar-kış koleksiyonu, erkeklerin günlük

hayatlarında ve iş yaşamlarında giyecekleri

birbirinden şık seçenekler içeriyor.Yeni gelen

mevsimin heyecanını sentetik unsurlardan uzak,

doğal, hafif, güçlü ve esnek kumaşlarla buluşturan

Giovane Gentile, beylerin hem iş hayatında

hem de günlük hayatında yerini alıyor. Doğada

bulunan dramatik gölgeleri ve neon yapraklarını

vurgulayan renk paletiyle cesur ve şehirli

beylere seslenen Giovane Gentile, triko ve jakar

kumaşlarıyla sonbaharın serin günlerinde içinizi

ısıtmak için yola çıkıyor. Geçmişten gelen geniş

yakaları, pileli pantolonları, ekose ve çizgili

kumaşları minimize ederek tasarımına kodlayan

Giovane Gentile, koleksiyonunda kullandığı

renkler aracılığıyla da tasarımlarındaki şıklığı

destekliyor. Toprak esintisini yansıtan kahverengiler,

sonbahar yapraklarını yansıtan ateşli

kırmızılar ve gecenin asaletini gözler önüne

seren siyah tonlarıyla dikkat çeken tasarımların

yanı sıra antrasitlerin, bordoların, lacivertlerin,

yeşillerin, hakilerin beyazların, grilerin ve fümelerin

kullanıldığı tasarımlar tok renkleriyle erkek

modasına yön vermeyi hedefliyor.


78

İNCELEME

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Denim tarihi

DENİMİN KÖKENİ

Türkiye de kot kumaş olarak bilinen denim

kumaş etimolojik olarak Fransa Nimes şehri (de

Nimes) ya da Fransızcası Genes olan ve İngilizceye

Jeans şeklinde tercüme edilen İtalya Cenova

dan geldiği konusunda farklı araştırmalar bulunmaktadır.

İtalya’nın Cenova şehrinde üretilen

denim kumaş pamuk/keten veya pamuk/yün

karışımı olarak büyük miktarlarda İngiltere’ye

ithal edildiği araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.

Araştırmaları netleştiren son olarak ortaya

çıkan, bilinmeyen Cenevizli bir sanatçının 17.

yüzyılın ortasında yaptığı tabloda denim kumaşını

resmetmiş olduğu tespit edildi (1). Prof.

Dr. Halil İnalcık’a göre ise bilinenin aksine blucin

kumaşının anavatanı İngiltere veya ABD değil

Türkiye. İnalcık’ın araştırmalarına göre 15 ve 17.

Yüzyıllar arasında Denizli ve Akhisar bölgesinde

yetiştirilen pamuklar sonrasında Hindistan’dan

gelen mavi boya ile boyanmaya başlandı.

Daha sonra İzmir’e getirilen bu mavi malzeme

yani denim ilk olarak Fransa-Marsilya’ya ihraç

edildi. Buradan İspanyollar kumaşı Amerika’daki

kolonilere götürür ve Afrikalı kölelere giydirir.

Amerika ise bunu bir sanayiye dönüştürüp blucin

olarak patentler. (Şekil 1)

Denim Tarihine Kronolojik Bakış

• 1638 İngiltere-Yorkshire’dan gelen göçmen

dokumacılar Massachusetts’de bir İmalathane

de ‘kabarık pamuk dokuma kıyafetler’ üretmeye

başladılar (2).

• 17. Yüzyılda Pamuk/keten veya Pamuk/yün olarak

üretilen denim dokuma kumaş üretildi.

• 1789 yılında Amerikan Başkanı George Washington

Massachusetts’de bulunan denim dokuma ve

Jean pantolon üretimi yapan fabrikayı gezdi.

Seda Sargın, Muhammet Uzun

Marmara Üniversitesi

Şekil 1. Denim kumasıyla dikiş yapan kadın, Anonim Cenevizli Sanatçı (1)


79

İNCELEME

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

• 1792 yılında ilk kez yazılı basında denim kelimesi

kullanıldı.

• 1864 yılında ilk kez Webster sözlüğüne denim

kelimesi eklendi.

• 1873 Levi Strauss, Californiyalı madenciler için

koyu kahverengi “Canvas”dan ilk jeani yaptı. Aynı

yılda blue jeanin patentini alındı.

• 1890 Levi Strauss, ilk jeanleri “501 indigo” adı

altında üretti.

• 1902 iki arka cep eklendi.

• 1904 Kuzey Carolina Greensboro’da denim üretimi

yapan ilk şirket (Blue - Bell Co.) kuruldu.

• 1940’lı yıllarda Türkiye’de KOT markası ile Jean

üretimi başladı.

• 1943 yılında arka ceplerdeki çift dikiş 1873’te

kaldırıldığı için bugünkü seklini alması 1947 yılında

gerçekleşti (2).

• 1947 Wrangler ilk kez vücuda tam oturan jeanleri

piyasaya sürdü.

• 1950 İlk fermuarlı jean üretildi ve aynı yıllarda

Türkiye de işçi ve köylülerin sıklıkla aldığı bir ürün

haline geldi.

• 1962 Burlington’da ABD Sulzer Ruti Mekikçikli

dokuma tezgahlarında ağır denim üretimi

gerçekleştirildi.

• 1968 yılı, Fransa da başlayan öğrenci hareketleri,

Vietnam karşıtı gösteriler, askeri darbeler ve 61

anayasası blue jeani siyasete kadar soktu. 60’lı

yılların sonunda yasak olmasına rağmen İstanbul

Beyazıt’taki Bodrum Han’da artık Amerikan blue

jeanleri satılıyordu.

• 1970’li yılların başında kadınlar için üretilen jeanler

piyasaya girdi. Belbottom jeanlerde bu yıllarda

tasarlandı. Bu yıllarda jeanlerin ağartılmış olarak

kullanımı moda olduğundan zımpara ile jean

ağartma işlemi yapılmaya başlandı.

• 1974 Denim yıkama, piyasada önem kazanarak

yerini aldı.

• 1978 Denim için önemli bir çığır açan taş yıkama

geliştirildi.

• 1986 Taş yıkamadan sonra diğer bir önemli yıkama

prosesi olan kimyasal yıkama tarihteki yerini aldı.

• 1987 Süper mavi indigoyla boyanmış ilk denim

kumaşlar piyasaya sunuldu. (3)

• 1990’lı yıllarda jeanler kullanımdan kalkmasa da

modanın dışında kaldı.

• 2000’li yıllara gelindiğinde üzerine silver baskı

yapılarak piyasaya sürülen jeanler yüksek kalite

ürün olarak satıldı.

DENİM KUMAŞ

Denim kumaş farklı iki renkte ipliğin dokunması

ile elde edilir. Denim kumaşların en belirgin

özelliği çözgü ipliklerinin indigo (Hindistan’da

yetişen indigofera bitkisinden elde edilen indigo

boyasıyla boyanmıştır) boyalı, atkı ipliklerinin

ise doğal renginde yani beyaz olmasıdır. “Jean,

zincir iplikten ve bükme iplikten sayak türünde

dokunan pamuklu bir kumaştır” (2). “Denim kumaş

dokuması gabardin olarak adlandırılan 3/1

Z dimi olup, kumaşın yüzünde doku yapısından

dolayı çözgü hakim olduğundan mavi renk,

tersinde ise atkı hakim olduğundan beyaz

renk görünmektedir. Denim kumaşların cözgü

iplikleri atkı ipliklerinden daha ince ve daha

fazla bükümlüdür. Çözgü sıklığı hafif gramajlı

kumaşlarda 24 tel/cm iken, kumaş gramajı arttıkça

27 tel/cm’e kadar artmaktadır. Atkı sıklığı

ise hafif kumalarda 15-16 tel/cm iken, çok ağır

kumaşlarda ise 18 tel/cm’dir” (4).

17. yüzyılda denim kumaş pamuk ile keten

veya yün karışımlı ipliklerin dokunması ile elde

edilmiştir. 18. yüzyıldan itibaren denim kumaşları

sadece pamuk içerikli kumaş olarak üretilmeye

başlandı. Denim kumaş Amerikan Fabrics

dergisinde bahsedildiği üzere denim dünyanın

en eski kumaşıdır, ancak ebedi olarak genç kalacaktır’.

Ebedi kumaş olmasının en önemli sebeplerinden

biri, birçok yıkama işleminden sonra

hala mukavemetli yapısının bozulmamasıdır.

Denim kumaş bildiğimiz anlamda pantolon

haline sanayi devrimi ile gelmiştir. Jean haline

gelmeden önce güneşlik ve döşemelik kumaş

olarak kullanılmıştır (5).

18. yüzyılda Amerika Massachusetts eyaletinde

kurulan bir fabrika da hem denim dokuma

kumaş hem de Jean üretiliyordu. Bu gelişmelerin

üzerine denim kelimesi ilk kez yazılı basında

Amerika Birleşik Devletlerinin yerel gazetelerinden

birinde görüldü. Sonrasında ise “Dokumacılar

İçin Giysi Çizimleri” adlı kitapta teknik

çizimlerle çeşitli denim dokuma tekniklerinin

çizimleri 1792 yılında yayınlandı (5). 1864’te

Webster Sözlüğün de “denim” sözcüğü ilk kez

bir sözlükte yer aldı; “tulum, vb için kullanılan

kaba bir pamukla işleme”.

JEAN PANTOLON

Denim kumaş Levi Strauss ve abisi Jacob Davis

adlı bir terzi ile beraber etal garniler (rivet) kullanmak

suretiyle pantolonun ceplerini güçlendirmek

amacıyla patent alması ile bildiğimiz anlamda

denim pantolona dönüşmeye başlamıştır. Jean

pantolon bu yüzyılda artık tam bir işçi giysisi

olmuştu bunun sebebi ise dokumada çözgü

yönünde kullanılan mukavemetli iplikler tulumları


80

İNCELEME

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Şekil 2. Patentte yer alan teknik çizim ve tarihteki en eski Jean (1)

Bugün Japonlar geleneksel yöntemle ürettikleri

yüzde 100 pamuk içerikli olarak üretilen jeanlerin

orijinal olduğunu söylüyorlar. Amerika da ise

maliyeti düşük farklı üretim yöntemleri kullanılıyor.

Günümüzde geri dönüşüm jean pantolonları da

etkilemiştir. Plastik şişelerden geri dönüşüm yolu

ile elde edilen ipliklerden denim kumaş elde edilmektedir.

Elde edilen bu kumaşa Cone Touch

adı verilmiştir. Jeanler moda sektöründe her

dönem farklı etkiler ile kullanılmaktadır. Fakat 2.

Dünya savaşının sonrasında yetişkinler dünyasında

isyankarlığın bir sembolü haline gelmiştir.

dayanıklı yapıyordu. Aynı zamanda çalışanlar

için konforlu bir iş giysisiydi. (Şekil 2)

Jean pantolonlar çok uzun yıllar boyunca düşük

fiyatlara alınan işçi kıyafetleri olarak kullanıldı.

İş kıyafeti olarak aynı zamanda tulum (slopet)

üretimi için de denim kumaşlar kullanıldı. Jean

pantolonlar 2. Dünya savaşı esnasında hammadde

yetersizliğinden dolayı yalnızca askerlerin

giydiği bir üniforma haline geldi ve bu durumun

sonucu olarak ise savaş sırasında bütün

dünya jeanler tanıştı. 1950’li yıllara gelindiğinde

jeane farklı anlamlar yüklendi moda sektörünün

vazgeçilmez ürünü haline geldi.

Strauss kardeşlerin oluşturduğu markanın simgesi

olarak iki atın çektiği jean pantolon kullanıldı. Markanın

simgesi üretilen jean pantolonun dayanaklığını

ifade ediyor. (6) (Şekil 3)

Şekil 3. Çift At Damgası ve Kot

‘KOT’ PANTOLON

Jean olarak adlandırılan denim kumaştan

üretilen pantolonların Türkiye’ye gelmesi ve ‘KOT’

olma süreci 1940’lı yıllarda Muhteşem KOT’un

Paris seyahatine dayanmaktadır. Türkiye’de jean

pantolonun Türkçe çevirisi olarak kabul edilen

kot kelimesi aslında Muhteşem KOT’un soy ismini

verdiği Jean pantolon markasıdır (7). Muhteşem

KOT, Paris seyahati esnasında karşılaştığı denim

pantolonları Türkiye de üretmek üzere denim

kumaşı dikebilecek dikiş makinelerini bulduktan

sonra İstanbul Kazlıçeşme’de bulunan atölyelere

denim kumaş ürettirmek için uğraşır. 1950’lere

gelindiğinde günde 200 adet dikim kapasitesi

ve satış popülaritesine ulaşılır. O dönemde

denim pantolonun Türkiye de tek üreticisi olan

KOT markası yerli pazarda marka isminden çok

denim pantolon adının Türkçe karşılığı olarak kullanılmaya

başlar. Yerli pazara yabancı üreticilerin

ürünlerinin de alınması ile birlikte KOT markası

1992 yılında üretimi durdurur. ‘KOT’ ismi günlük

kullanımda denim pantolon yerine kullanılarak

ilk yerli jean pantolon üreticisinin adını yaşatmaya

devam ettirmektedir. (1)

Türkiye de ve dünyada kot pantolon üretimi

2015 verilerine göre yıllık beş milyarı aşmaktadır.

Kot pantolonlar modacıların sürekli değişimi ile

dayanıklılığı ve rahatlığı ile her dönemin vazgeçilmez

giysisidir. Kot pantolon Türkiye de ve dünyada

savaşın ve siyasetten etkilenmiş olan bir giysidir.

Bu sebeple denim tarihi aynı zamanda tarihte

yaşanan gelişmeler hakkında bilgi vermektedir.

Günümüzde dünya çapında dokunan denim

kumaşların yaklaşık %85’i yalnızca jean pantolon

üretimi için kullanılmaktadır (8).

Kaynakça: 1. BLUE JEANS. ÖZÇAYAN, Onay.: TB, 2012. 2. Kot Pantolon Üretiminde Bitim İşlemlerinin ve Farklı Denim Kumaşların Fit Üzerine Etkileri.

ÇAKIR, Nazan. Denizli : Pamukkale Üniversitesi, 2010. 3. Kot Pantalon Üretimi ve Kalitesi Üzerine Değerlendirmeler. TAĞAÇ, Mahir. Denizli : Pamukkale

Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2006. 4. DenimKumaş Üretim Esasları, Türkiye ve Dünya Ticaretindeki Durumu. KOÇ, Erden ve AYYILDIZ, Çiğdem. :

Tekstil ve Mühensis, 2012, Cilt 59-60. 5. A SHORT HISTORY OF DENIM. Lynn, Downey. : Levi Strauss & Co. Historian, 2014. 6. Kot pantolonun kökenleri ve

evrimi. Foreman, Katya. : BBC Culture, 2015. 7. İşte Kot Pantalonun Mucidi. Süsoy, Yener. : Hürriyet, 2003. 8. Denim Kumaşlar ve Denim Giysiler Üzerine

Kısa Bilgiler. Şubesi, İTKİB Genel Sekreterliği Ar&Ge ve Mevzuat. İstanbul : İTKİB , 2010.


ENGLISH

82

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

To produce sustainable jeans

with “never ending power”

VAV Technology, which shapes the future of denim

technology, continues to pioneer in the sector

with its denim laser machines. VAV Technology

supports efficient and sustainable denim production

via “Never Ending Power Laser Tube Technology”

that used Predator 4X and FX laser machines.

Predator Laser Machine Series is designed to

provide high performance, high-quality thanks to

Never-Ending Power Laser Tube Technology. The

gas mix of CO2 in the tube of Predator Series gets

renewed constantly and never loses its quality.

Because of the stability of CO2, the power of the

tubes keeps the performance at the highest level

and ensures high productivity.

A Collaboration to Develop New Laser Machines

for Denim Industry

El.En Group that beginning to collaborate with

VAV Technology to develop new laser tube technology

for denim industry. El.En Group is a Hi-Tech

industrial group operating in the optoelectronic

fields with property technology and knows how

developed in over 36 years of experience. More

than 30 companies active worldwide in complementary

markets and in many application segments.

El.En. develops solutions for medical laser

device, industrial laser device area.

Why Should You Choose “Never Ending Power

Laser Tube Technology”?

As a result of our work in the Denim sector for

many years, we have seen that our customers are

partially investing in laser machines. Generally,

the denim producers buy 3 laser tubes in the first

year and then buy 5 laser tubes in the following

years. They do not want to invest at the same time

because these machines have high initial investment

costs. For this reason, there is a difference

in power between the first machines and the

laser machines purchased in the next period. This

difference in power also causes incompatibility in

production. This means that a separate washing

test and calibration is needed for each machine.

This situation leads to a productivity decrease

and causes time loss. For this reason, VAV Technology

started to use NEVER-ENDING POWER Tube

Technology in its laser machines. The CO2 gasmix

cartridge can be replaced in NEVER-ENDING

POWER technology such as a printer. Thus, the

power of the first machine bought before is always

the same as the last machine. This is a great

advantage in terms of production.

The conventional laser tubes (Sealed systems)

lose power day by day. For example; the machine

has 650W power in the first year, but then have

450-500W power at the end of the third year.

When you produce 1500 pants in the first year, this

power reduction may cause you to produce 1000-

1200 pieces in the next period. Unfortunately, this

situation reduces the efficiency of your factory.


ENGLISH

84

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Tetaş will exhibit its high

technological products at Fair

Since 1982, Tetaş A.Ş., which provides solutions to

all customers at every stage of production and

every area, will face again with its customers with

many innovations in the 26th International Garment

Machinery Fair, which will be held between

20th and 23rd September 2018. The company will

be able to show to its customers operating in all

regions of the world and Turkey, its innovative machines

produced with high-technology in this fair.

TETAŞ Sales Director Kudret Çelebi emphasized

that they would provide their customers with solutions

to increase productivity, increase productivity

without increasing the number of operators,

with the machines they exhibit at Fair. He also said

that the expectations from the fair was to show to

the customers that the production costs could be

reduced by smart system automation machines.

Kudret Çelebi shared the following information

about the products and their features they will

exhibit at the Garment Machinery Fair.

Garment Machines

• Pegasus: High speed, With Oil Barrier, New generation

Direct Drive Engine, Smart system picker

and over lock machines...

• Zone: Smart automatic patterned design processing

machines


85

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

• IMB: Automation machines in denim and shirt

production

• Kansai Special: Multi Needled Denim & Decorative

Chain Sewing Machines, Cutting Department

Machines

• Tesan: Fabric Laying Machines and Tables

• Shima Seiki & Tesan Yinn Cutter: Automatic cutter/cloth

lay-out cutting machines

• Gemini Modelling and Cutting Pattern preparation

programs

• Tajima Electronic Multi headed Embroidery

Machines

• Digital Printing Machines

• Consumables and Spare Parts

On-site service to customers

Speaking about Tetaş’s future plans, Çelebi said, “As

Tetaş A.Ş. We are constantly working to be a pioneer

in the sector and we follow closely all developments

related to Garment, Cutting, Embroidery and Digital

Printing Machines. We make frequent evaluations

with our brands that we distribute and our customers,

and share information about our developments

with our customers. We are making sure visits to our

customers in every area that textile sector existing

and we provide on-site service, “he said.

Automation oriented investments

Kudret Çelebi, who evaluates the sector for the

forthcoming period and gives information about

the action plans to be made, has found the following

evaluations. “Textile and garment production

has become a sector where costs can be

controlled and productivity and quality become

front-line. For this reason, all the domestic and

international fairs should be followed closely and

the changes in technology should be observed

closely. Textile and garment, is playing an important

role in Turkey’s economic development

and also are the sectors that generate the most

employment. For this reason, firstly the region in

which production can be done in Turkey needs

to be well analysed. And of course, government

incentives should also be followed carefully and

investment should be done accordingly. If the

investment is going to be made in the cities like

Istanbul or Izmir than investments must be made in

automation oriented in these regions. “He said.


ENGLISH

86

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

A TÜYAP classic:

Malkan Makina

The TÜYAP Garment Machines 2018 Fair, organized

between the dates of 20-23 September 2018,

is now among the world’s leading international

fairs. This year, the fair will be held for 26th time,

also took place hundreds of companies specialized

in their fields from Turkey and other countries

as well. This year, the fair will be held for the 26th

time, hundreds of companies specialized in their

fields from Turkey and other countries are being

taking their place. One of them is Turkey’s first and

largest manufacturer of industrial ironing machine

is Malkan Machinery. Malkan, who is one of only 3

companies to participate in the previous 25 fairs, is

expecting to welcome its visitors at the 3rd hall in

its usual place with and first day’s enthusiasm.

Malkan Machinery, founded in 1971, is the first

company began producing garments industrial

ironing machine in Turkey. Among the products

that Malkan Machinery exhibits at the fair are; PLC

controlled full automatic jacket and trouser ironing

systems, Manual and Pneumatic ironing presses,

Multi-functional vacuum blowing ironing machines,

Shirt ironing systems, Steam boosting iron

robots, Steam generators, Fusing presses, Transfer

printing machines, Vacuum motors, Dry cleaning

and Laundry ironing systems will be available.

Malkan Machinery, which manufactures almost

all varieties used in middle and the last part of

ironing in ready-made wears and ready-made

garments, has a product range of more than 700

today. More than 100 of these products will be

presented to the likings of its customers and visitors

at the usual and customary booths of Malkan

Machinery (booths 301 and 314).

General Manager Mustafa Alkan, whom we have

consulted about the fair; “We have been establishing

a business relationship with our customers’

within the solution partnership principle for 47 years.

As Malkan Machinery, because of the hot topics

developed on economy and politics in Turkey, since

the beginning of the year the market was being

affected relatively negative. However, we believe

that the markets will gain momentum again with

the Garment Machinery 2018 Fair. It should not be

forgotten that in addition to the disadvantages created

by the exchange rates, which have increased

especially, they also provide important advantages

in export. This fair will be a good opportunity to impose

Turkish goods both local and foreign investors.

In 2016, there were about 40,000 visitors from more

than 60 countries, with 500 exhibitors from nearly

30 countries. As the number of visitors decreased

compared to the previous one, there was a positive

and satisfactory change in the visitor profile. While it

is hoped that this year’s fair will be better in terms of

visitor quality, it should be acted with the awareness

that it is an opportunity not to be missed in order to

earn more foreign exchange to our country. I believe

that in order to restore the reputation and value

that the Turkish Lira deserves in the world, it must

be experienced consciously. Just as every citizen

should pay attention to the production-consumption

balance in his or her life and prefer domestic

goods, as the industry organizations, we must also

try to reduce imports in our industrial activities and

take certain actions that will increase exports. This

can be achieved by choosing local products that

are possible in our investments and in production.

The government supports domestic and national

production more than the past years, and huge R&D

expenditures are made for this. Companies as the

real sector should also show the same sensitivity. Today,

Malkan Machinery is one of the world’s leading

3 - 4 brands of ready-made wears ironing machines.

In terms of quality, there are not any insufficient sides

according to German and Italian brands. Moreover,

we offer much cheaper products. Especially domestic

investors should not miss this point” he said.


Toplantı ve Kongre Merkezi

İş ve Eğitim toplantılarınızı daha verimli kılacak, personelinizin ve ailesinin motivasyonunu

en üst seviyeye çıkaracak, başarılarınıza zemin hazırlayacak,ülkemizin toplantı ve kongre

merkezi İhlas Armutlu Tatil Köyü’ne davet ediyoruz.

Yüzme Havuzları, Kür Merkezleri, Aqua Park, Plajlar, Go-kart, Su Sporları, Eğlence Merkezleri, Futbol,Basketbol ve

Voleybol Sahaları, Kablosuz İnternet, Aile Havuzu, Kaplıca Havuzu, Fin Hamamı, Masaj, Sauna, Tuz Terapi Merkezi,

Çamur Terapi Merkezi, 4x4 Atv, Lunapark, Alışveriş Merkezi, Market, Kafeterya, Restorant,

Fast food, Sağlık Merkezi, Toplantı Salonları

İhlas Armutlu Tatil Köyü Bozburun Mevkii Armutlu / YALOVA

Tel : 0 226 531 10 00 Faks : 0 226 531 10 03

www.ihlasarmutlu.com


ENGLISH

88

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Lectra’s

cloud applications

take the fashion world

by Storm

Product development and

production teams are on

cloud nine, thanks to Lectra’s

all-new Quick Estimate and

Quick Nest apps

Lectra, the technological partner for companies

using fabrics and leather releases its first of a series

of cloud-based applications conceptualized for

product development and production teams.

Quick Estimate and Quick Nest will be launched in

France and Italy and will then become available

progressively in other countries. As part of Lectra’s

Industry 4.0 strategy, Lectra collaborated with its

leading, digitally-attuned customers to develop

apps that empower decision-makers to respond

in an instant. Quick Estimate revs up product

development efficiency and is instrumental to

managing costs. Quick Nest provides easy access

to automatic marker making and capitalizes on

cloud technology to handle heavy volumes of calculations

in parallel, maximizing productivity and

marker efficiency. Leveraging the industrial Internet

of Things, lean development principles and cloudbased

computing, Lectra aims to provide anytime,

anywhere access to business enhancing applications.

Gone are the days of limited storage space

and slow calculation speed. These well-packaged,

light cloud applications will redefine the way fashion

customers store and process data. Fabric often

accounts for as much as 60% to 70% of the cost of

a garment. Quick Estimate allows product development

teams to calculate fabric requirements

instantly from their Modaris ® -Lectra’s 2D/3D patternmaking

and grading solution-working environment

with direct access to the cloud applications.

Pattern developers now have the flexibility to make

pattern adjustments more quickly to optimize costs,

while protecting the brand’s quality and assuring

speed-to-market. Quick Nest can be accessed

through Diamino ® , Lectra’s marker-making solution.

During the production development stages, Quick

Nest users will be able to process more detailed

markers faster. Quick Nest can also be used by production

teams to treat lists of markers automatically

in record time via the cloud. These apps will also

ensure enterprise-wide transparency as management

teams gain full visibility of consumption needs

for all products in development and production,

thanks to viewable access of consolidated data for

approval and reporting purposes. “The end-goal of

our new strategy is clear: we want to put our customers

at the core of our business. We want them

to thrive in this new digital era. Our latest Industry

4.0-friendly apps will serve as growth catalysts for

their businesses by enabling them to make sound

decisions based on real-time information,” explains

Daniel Harari, Chairman and Chief Executive

Officer, Lectra. “And this is just the beginning. More

innovative apps are yet to come.”


89

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Fulgar LANKA, embodying

textile excellence and providing

a benchmark for the Asian market

Fulgar LANKA was founded in 2003 by Fulgar, an

Italian company that is the international leader

in nylon production and Stretchone technology,

retaining every aspect of Italian tradition while

combining it with cutting edge innovation and

technology. Fulgar LANKA specialises in the production

of textured and twisted nylon 6/6 yarns. It

has ten years of experience in developing unique,

functional melange effects, and boasts one the

widest offers on the market with a production

capacity of over 900 tonnes a month and a staff of

over two hundred. It is currently present in the most

important Asian markets, especially Sri Lanka, India,

Bangladesh, South-East Asia and China, where

it provides rapid service and a full range of assistance

services. Developed on the model of Fulgar

Italia, Fulgar LANKA draws inspiration from a series

of key concepts - research, innovation, quality and

sustainability. An in-house laboratory deals with

client needs, and Fulgar LANKA has been awarded

OEKOTEX std 100 class I certification. Its operations

also meet ISO 9001 regulatory requirements. The

nylon and covered yarns produced by Fulgar LAN-

KA are used in a number of sectors, from seamless

to circular knits, flat knits and weaving. These ingredients

are invisible yet fundamental, placing Fulgar

at the origins of so many fashion textile success stories

in Asia, too. Fulgar LANKA’S core products are

EVO ® , Q-Nova ® and NANOFIBRA, as well as blends

with other yarns to create melange effects in the

best traditions of the company. Their unique performance

enables the company’s products to stand

out and add value to the yarns. Fulgar LANKA has

an enduring commitment to designing special,

high-performance products. These smart fibres are

developed to meet the constant stream of new

requirements from the market and are intended for

a wide range of apparel sectors, providing clear

proof of Fulgar LANKA’s expertise and versatility. A

high-quality offer, one of the widest and most comprehensive

in its field. Its environmental awareness,

intense innovative drive and guarantee of high

standards of quality and service mean that Fulgar

LANKA is at the forefront of the industry, with its eyes

firmly fixed on the future. A valued, reliable partner

for the entire fabric industry.

From seamless to circular knits, flat knits and weaving.

Dazzling successes in international textile fashion backed

by the performance and quality of Fulgar yarn.


ENGLISH

90

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

India firms up footprint down under

The organisers of Australia’s only dedicated,

trade-only footwear and leather show have announced

the participation of a large delegation

of suppliers from India, the world’s second largest

producer of footwear and leather garments, at

the upcoming Footwear and Leather Show. The

group participation organised by Council for

Leather Exports (CLE), India’s peak export trade

promotion organisation for its growing leather industry,

will see 30 suppliers of footwear and leather

goods/accessories & garments exhibit in the largest

pavilion at the Melbourne show in November

2018. For the third year running, CLE is bringing its

member companies to Australia to showcase the

quality of their products and expand their footprint

in the Australian market. “Australia is recognised

as a growing and significant market for leather

and leather products and we are proud to represent

the Indian supplier market at the Footwear

and Leather Show,” Mr R Selvam IAS, Executive

Director, Council for Leather Exports said.

“India is a reliable and attractive destination for

the manufacture of high end goods and we are

delighted to have CLE’s continuing participation

at the Footwear and Leather Show. We are

confident this will support their commitment to

developing export growth for the Indian leather

sector, particularly within the discerning Australian

market,” Julie Holt, Exhibition Director at IEC Group

said. Footwear and Leather Show, co-located

with the International Sourcing Expo Australia and

the China Clothing Accessories Textiles Expo, is

Australia’s dedicated trade-only event showcasing

footwear and leather product, apparel and

textiles from around the world. The three-day

trade only event covering 16,500 gross square metres

of floorspace, opens at Melbourne Convention

& Exhibition Centre on 20 November 2018.

Footwear and Leather Show Australia is Australia’s

premier international sourcing show for Footwear,

Leather and Leather Accessories. Into its third

year, participation is restricted to bona fide trade

professionals only and is expected to draw over

4,000 visitors (combined with the ISEA and CCTA).

The show will feature a comprehensive range of

footwear, leather and leather accessories from

manufacturers and exporters looking at securing

volume OEM & ODM partnerships with a trade

and buying audience from across Australia, New

Zealand and beyond. Besides the intense direct

business exchange on the show floor, the expo

also offers a comprehensive program of learning

and networking opportunities including seminars

and workshops, networking events and industry

presentations, providing multiple ways of engaging

and establishing long-term business relationships.


ENGLISH

92

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Permess Tela

offers “The best

quality of

reasonable price”

Permess Tela, one of the most important players in

the sector, will exhibit innovative products that make

the garment both additive value and make clothes

more harmonious to the human body at the Garment

Machinery Fair. The most important of these

are; • The interlining that absorbs sweat • The new

usage areas of Qlexx, • The new generation flexible

belt interlinings developed for flexible fabrics, • “Zero

weight”, hair interlinings, which are developed for

light jackets and made of recycled fibres.

Suat Küçüker, PERMESS Turkey Manager, stating

that they are one of the world’s five major brands

of interlinings, she answered our questions.

What are your expectations from the Fair?

“This fair is really important for us because we

meet again with our customers. We are also looking

forward to finding new clients and keeping up

with the innovations.”

What would you like to say about your company’s

future plans?

“Permess Tela, is one of the most important players in

the industry. We are one of the world’s five major interlining

brands. In 2017, we cooperated with Coats,

one of the largest yarn manufacturers in the industry

that we have already announced to the public. We

are working with our full power to lower the costs in

the sector and increase its added value. “

How do you evaluate the sector in the upcoming

period? What are the action plans to be made

obligatory?

“Turkey is one of the most important players in the

world garment industry. We are one of the most

important suppliers in Europe with the availability of

raw material resources and qualified labour force.

However, we are supplying only 7% of the total imports

of Europe. There are 93% more to get actually.

We need to get more shares from these markets for

sure. Because of this, we must invest more, create

more qualified workforce, involve industry 4.0 into

the sector and work really hard to gain confidence

that the country has lost. With the recent devaluations,

our labour costs have fallen even below China.

But we should not make a mistake of the usage

of labour costs as a competitive advantage. We

should increase the use of innovative raw materials

to produce more qualified garments.”

Is there anything else you’d like to add?

“We believe in and trust the Turkish garment industry.

We offer the best quality with the reasonable prices

to our fellow travellers. While we offer competitive

advantage with our standard products, we also offer

“the opportunity to sell with a higher price” with our

innovative products. Below our invoices, you may

see the note of: “You are kindly asked to enjoy the

benefits of our products” On this opportunity, we

would like to thank to all our fellow travellers who

know our value and go along with us, and wish them

to enjoy the benefits of our products once more.


93

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Bedir Makine will be in TÜYAP,

with a wide range of its products

Bedir Machinery, which has taken the principle to

supply the highest quality products with the best

prices in the market for more than 34 years, offers

the world’s most reliable branded machinery, spare

parts and accessories to its customers. In Textile

and Ready-to-Wear Sectors, Bedir Machinery,

which keeps the quality and cost elements that will

increase the competitive power of new investors

in the foreground, has always been around the

investors. It is for sure it will be from now on as well.

Since its establishment, Bedir Machinery, which has

been importing the most reliable brands for the

last 23 years as well as supplying its products to the

market, is also exporting to 12 countries. With its many

world-class industrial sewing machine parts and

accessories that are being produced for many years,

are proud to be at the forefront of competitions with

foreign competitors in the globalizing world. Bedir

Machinery is experiencing the enthusiasm of sharing

its knowledge and experience, valuable customers

and business partners throughout its trading life. It

believes that its place in today and its success in the

sector are directly connected with the importance

given to customers, honesty, high quality understanding

and diligence at all. During the fair, the qualified

staff, senior managers, and with the authorities of the

brands that we had been distributing, the products

of the following brands with great pride, are going to

be presented to the likings of visitors. We are sure that;

our products, TNC, Golden Eagle, Hard Steel, Moonstar,

Mizy, Rolinda, 5UM, Desheng, Towa, BS-Germany,

RabbitChalk, AOM, Kaixuan and Megatex will attract

great attention at the fair. In addition, Bedir Machinery

will also start to provide wholesale and retail sales

services with the e-commerce site “www.konfeksiyonline.com”

as of year 2019.


ENGLISH

94

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Super Finished (S/F)

Non-Combustible

Teflon Green

needle

Set Sewing Machines and Foreign Trade Ltd. Co.

has been serving to the garment sector with an

innovative approach since 1995. It is going to

exhibit the latest innovations in the Orange Needle

sewing machine needle which is one of the one of

the world’s leading brands that it has been representing

them in Turkey at the Garment Machinery

Fair that is going to be held between the dates of

September 20, 23 2018. Along with the machinery

technology had developed in recent years, Orange

Needles has offering a new solution for you to eliminate

heat damages caused by revolving a punch,

missing, shrinkage and high speed in Nano technological

fabrics. With The Orange Needles Super

Finished (S / F) Teflon (Green) needles with its newly

developed special R tip system, which you can

safely use on any kind of fabric and any machine

with its strong body structure and Teflon coating

feature, it is possible for you to get excellent results

for certain in all kinds of fabrics at all. Particularly in

recent years, lycra materials frequently used were

exposed to high temperatures (230-260 OC) during

sewing, resulting in burning and punctures on the

fabric. With Orange Needles Super Finished (S / F)

Teflon (Green) needles, these problems have been

completely eliminated. With a large product range,

it will ensure that you will certainly get splendid sewing

throughout your entire production line.

SUPER FINISHED NEEDLES FOR SYNTHETIC AND

PRECISION FABRICS

Because of the low melting point between 230

and 260C, melting and burning is a common

problem in high speed stitching operations in

synthetic fabrics. To overcome this problem, it is

highly recommended to use a specially made

Super Finished (S / F) Teflon (Green) needle by

coating the needle surface with phosphate and

fluorine based materials. By virtue of the low

coefficient of friction and the non-stick surface of

the above-mentioned coating, advantages such

as the “needle heating” reduction and prevention

of the problem of plugging of the pinhole due to

the melting of synthetic fibres are obtained. As

a result, faster stitching can be performed with

more than 1,000 stitches per minute compared

to standard needles. In addition, the tips of these

needles are generally spherical in shape to

prevent cutting of the fibres. As a reference, the

black (lower) and green (upper) surface colour of

these needles do not leave stain on the stitching

material. This Super Finished process can be applied

to every needle type according to request.

You can see our production systems and its numbers

for Super Finished needles as follows.


ENGLISH

96

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

COTTON USA innovates

at Première Vision with

“WHAT’S NEW IN COTTON”

One year after its launch of WHAT’S NEW IN COT-

TON at Première Vision in Paris, Cotton Council

International (CCI), will once again showcase

an array of U.S. cotton-rich apparel created with

innovative technology at its booth in Hall 6, 6D62

at Première Vision from 19-21 September. WHAT’S

NEW IN COTTON at Première Vision will showcase

different ways to use U.S. cotton in apparel that

benefit consumer demand, while providing global

brands and retailers product opportunities that

can drive sales growth. CCI, Cotton Incorporated

and Supima will exhibit jointly in one large cotton

pavilion to display innovation in technologies,

fabric blends, performance, design and fashion.

“Since introducing our WHAT’S NEW IN COTTON

initiative last Fall, we’ve teamed up with more than

12 partners from across the world to present textile

innovations that inspire new uses of U.S. cotton,”

CCI Executive Director Bruce Atherley said. Past

innovations have included workout wear that promotes

faster recovery times, all-natural odor control

towels and bed linens and a new technology

to produce a softer cotton. All these innovations

feature U.S. cotton-rich fabrics. “You will want to

come visit our booth at Première Vision to see the

latest innovations in U.S. cotton, as well as to learn

how joining our COTTON USA licensing program

can help your company capitalize on U.S. cotton’s

sales benefits and streamline your sourcing,”

Atherley added. A recent global study indicated

the COTTON USA Mark is preferred by a 4-1 margin

over a 100% cotton label. Furthermore, nearly

2/3 of consumers said they would be willing to pay

more money for products with the Mark.

VRS Pin Registration Station

A new Vastex VRS Pin Registration Station for rear

and side-clamp screen printing presses features a

new mobile base with flat files and storage shelf as

standard, allowing film positives to be registered

off-press with increased efficiency and in less floor

space, it was announced by Mark Vasilantone,

president. “The addition of four drawers and a

lower shelf keeps tape, T-squares, film positives,

emulsion containers and other supplies readily at

hand, eliminating the need to leave the station for

supplies or take-up space with side tables or utility

carts,” says Vasilantone, adding, “The new mobile

base also allows the entire station to be rolled

away when not in use.” The VRS system allows an

operator to align all film positives in registration on

the pin board, and maintain that registration when

transferring positives onto each printing screen

held in position against plastic round screen stops.

Once screens are exposed, the pallet jig is secured

to one pallet of the press, allowing each screen

to be held against stops before being secured to

the rear or side clamp of each respective print

head, maintaining screen-to-screen registration. In

addition to cutting registration time by 70% to 90%,

the system improves registration accuracy while

reducing rejects and creating a shop registration

standard. The system includes: A pin board used

to align artwork onto screens; 24 pre-punched

set-up sheets to transfer each positive from the

pin-board to a screen; a pallet jig to align each

screen to the press, and the mobile base with

drawers. The pin board measures 53 x 66 cm and

has outlines for positioning of standard and oversized

shirts and chest pockets, and 2.5 cm grids of

31 and 46 cm square indicating the “sweet spot”

for artwork. The pin board mount allows variable

angle as well as height, which can be adjusted

as low as needed for a user in a wheel chair. All

components are constructed of heavy-gauge

steel with rust-resistant finish. The VRS system accommodates

wood, aluminium or retensionable

screens up to 58 cm W x 79 cm L, pallets 35 to 53

cm wide, and fits rear or side-clamp presses of

most makes and models. Additional VRS Stations

are available for side clamp manual presses and

automatic presses, as well as a “VRS Lite” combination

pin board/pallet jig version that is ideal for

small shops looking to save space.


ENGLISH

98

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Peru, the gateway to

South American markets

for exporters from Turkey

Peru was the main topic in a seminar held by TIM, Turkey Exporters Assembly,

for the 14th time. Chairman of the Assembly, Ismail Gullle emphasized on the

changes and transformations in the world and mentioned about the ending of

free trade agreement, new barriers in global trade and trade wars through tariffs.

The meeting was held for the preparations running

about a commercial activity that will be made

between 14th to 19th October 2018 to Peru under

the name of “Compass of Exports”, and more than

300 companies were represented in the meeting.

In his opening address, Ismail Gulle said that

recent developments in global trade that are

dominated by the moves of the USA who ends

free trade agreement, put new barriers before

trade and engaged a commercial war by rising

the tariffs, “As Turkish exporters we have been always

defended a trade that have mutual benefits

for both sides. We are for a balanced trade and

want to sell as much as we buy. It should be a

mutually benefited system. Our aim is to reach out

more new markets, and to sell as much as possible

what we have produced. We want to have more

exporters active more countries.”

He said, “Peru pursues a proactive trade policy

having serious economic potentials. Annual

export volume is 40 billion dollars and imports account

30 billion. Our export volume to this market

is only 100 million dollars. We import goods ow 75

million dollars. We have to improve the bilateral

trade among us.”

One of the guests in the meeting was Fernando

Albareda, commercial attache of Peru Republic

in Turkey. He mentioned that per capita income

was 6,570 dollars and inflation is 3.2 percent in

Peru. Average annual growth in Peru in the last 18

years was 5.1 percent, realized by mostly private

sector investments. In 2017 7 billion dollars of foreign

investments entered in the country. He said,

“As Peruvians, we also try to understand the market

in Turkey. Peruvians know about Turkey through

Turkish TV serials, they like them. Their perceptions

about Turkey will be more positive thanks to this

kind of meetings.”

The meeting was moderated by Erkan Kaplan,

deputy general secretary of the assembly, and

several representatives of the participating

companies have exchanged their experiences

and information about Peruvian economy and

possibilities for commercial relations.


MAKALE

100

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Türkiye’de halı

dokumacılığı’na

genel bir bakış ve

halı ve kilimlerde

kullanılan

doğal boyama

yöntemleri üzerine

bir çalışma

An overview

of carpet weaving

in Turkey and

a study on natural

dyeing methods

used in carpets

and rugs

Yrd. Doç. Dr. Lale Meyancı Özer

Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi

Tekstil Mühendisliği Bölümü

ÖZET

Halı dokumacılığı çağlar boyunca bütün

Türk topluluklarında farklı tür ve desenlerde

özgün bir el sanatı olarak var olmuş

ve yaşatılmıştır. Dünya tarihinde bu sanat

araştırıldığında halıya ait ilk eserlerin

Türkler’e ait olduğuna dair görsel kanıtlar

mevcuttur. Bir ata sanatı olarak yapılan

halı dokumacılığı aynı zamanda başka bir

uğraşıyı bitkisel yani doğal boyamacılığı

da beraberinde ortaya çıkarmıştır. Anadolu’

da bitkisel boyacılıkta kullanılan pek

çok rengi veren bitkilerin ziraati yapılmış,

kökboya, cehri, safran gibi bitkiler dünya

çapında önemli bir yer tutmuştur. Boya

bitkilerini en güzel şekilde kullanan Türkler

sanat değeri çok yüksek olan eserler

bırakmışlardır. Bu çalışmada yüzyıllar boyunca

daima gösterişli bir el sanatı olarak

yapılan bu ata sanatının ilk zamanlardan

günümüze kadar olan Türkiye’deki ve

dünyadaki tarihi yolculuğu anlatılmış;

dokumacılığın önemli bir bölümünü oluşturan

doğal boyamacılığın nasıl yapıldığı,

en çok hangi bitkilerin kullanıldığı belirtilmiş

aynı zamanda mordanlama işlemi

ve yöntemleri ve günümüzde kullanılan

boyar madde analizleri hakkında açıklayıcı

bilgiler verilmiştir.

ABSTRACT

The carpet weaving has existed and survived

as a genuine hand craft in different

types and designs in all Turkish communities

for ages. When this art is investigated in

the history of the world, there are visual

evidences that the first works of carpet

belong to the Turks.At the same time

carpet weaving made as an ancestral art,

another work of art, that is, also reveals the

natural coloring. In Anatolia, a lot of plants

used in herbal dyeing plants are made

of agriculture, such as rootstocks, flowers,

saffron plants have occupied an important

place in the world.In this study, the historic

journey of this flashy handcraft made for

centıries was described in Turkey and in the

World. How to make the natural dyeing that

forms a significant part of the weaving

was also explained. It was given which

plants are used most. At the same time,

the explanations were given about the

mordanting process and methods and the

analysis of the natural dyeing used today.


MAKALE

101

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

GİRİŞ

Halı sanatının tarihi ve gelişimi

Dünyada halı sanatı, dünya medeniyetine

Türklerin bir hediyesidir. İlk düğümlü halıların,

üçüncü yüzyıldan önce Orta Asya’da Türkler

tarafından yapılmaya başlandığı, bu gün artık

kabul edilmiş bir gerçektir. Türk halı sanatının ve

dünya halıları’nın en eski örneği 5.Pazırık kurganından

çıkarılmıştır[Şekil 1]. Halının bir Türk buluşu

olduğunu ortaya koyan dünyanın bu bilinen en

eski halısı Hun Türkleri yada Proto Türklerine aittir.

Büyük bir olasılıkla M.Ö 3-2. Yüzyıllardan kalmış

olan bir şaheser olan bu halı 1.89x2 m boyutunda

olup Gördes Türk düğümüyle dokunmuştur. Bu

halının günümüze kadar ulaşabilmesi mezarın

buz altında kalmasıyla mümkün olmuştur[1]. Orta

Asya da yaşayan Türkler önce dokumalara yün

iplikler düğümleyerek hayvan postuna benzer

halılar meydana getirmişler zamanla bunlardan

diğer halıları geliştirmişlerdir. Bundan sonra

halı sanatı on birinci yüzyıldan itibaren Selçuklu

Türklerinin egemenliğinde ve onlarla birlikte Orta

Asya’dan, Batıya doğru yayılmıştır. Selçuklu halılarının

en karakteristik tarafı, renklerinin genellikle

koyu mavi ve koyu kırmızı olup üzerlerindeki

motiflerin açık mavi ve açık kırmızı olmasıdır.

Motifler genellikle geometrik şekillerden ibarettir.

Baklavalar, yıldızlar, etrafı çengellerle çevrilmiş

sekizgenler en çok görünen şekillerdir. Bir diğer

karakterisitik özelliği iki kûfi yazılardan meydana

gelen geniş bordürleridir. Bunlar, uçları üçgenlerle

sonlanan dik harflerden ibarettir. Anadolu

halılarının klâsik şekilleri yanında on altıncı yüzyılın

ikinci yarısında teknik ve dekor bakımından

tamamen farklı bir halı grubu görülür ki, bunlara

“Osmanlı Saray Halıları” adı verilmektedir. Kumaş,

çini, tezhip, cilt kapakları ve kalem işleri gibi

bütün Osmanlı sanatı kollarında ortaya çıkan

natüralist yaprak ve çiçek dekoru bu halılarda

da kendini gösterir. Bütün diğer Türk halılarından

farklı olarak Osmanlı Saray Halıları Sine düğümü

(İran düğümü) ile yapılmıştır. Desenleri çok ince

ve zengin olduğu için uçları birbirine daha yakın

olan İran düğümü tercih edilmiştir. Düğümler yün

ve pamuktandır, ipek düğüm yoktur. On yedinci

yüzyıldan itibaren Anadolu’da seccadeler

geniş ölçüde ortaya çıkarak halıların önemli bir

grubu haline gelmişlerdir. Saray halıları cinsinden

seccadeler de yapılmıştır. Saray halılarıyla aynı

teknik ve özellikte yapılmış yeşil mihrap zeminli bir

seccade İstanbul işi diye Sultanahmet Camii’ne

vakfedilmiş ve hep bu isim altında tanınarak

oradan Evkaf Müzesi’ne alınıp aynı isimle envantere

geçirilmiştir. Bunun çok iyi muhafaza edilmiş

diğer bir örneği Berlin Müzesi’nde bulunmaktadır

ve 1610 tarihlidir. İstanbul seccadesi ise Sultanahmet

Camii’nin tamamlanması tarihinde (1617)

mihrabın önüne konulmak üzere buraya vakfedilmişdir.

Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde bulunan

Kâbe motifli kahverengi bir seccade Osmanlı Saray

Halılarının on sekizinci yüzyıl ortalarına kadar

devam ettiğini açıkça gösterir [2].1850 yılından

sonra Sultan Abdülmecid Dolmabahçe Sarayına

yerleşmesiyle yeni saray için en güzel halıların

üretilmesini ister; bu amaçla Hereke şehrinde

büyük çaplı halı atölyeleri kurulur. Dünyanın en

sık dokunmuş halılarından bazıları Dolmabahçe

sarayı için yapılır. Bu 160 yıllık halılar halen

Dolmabahçe sarayının odalarını ve salonlarını

süslemektedir [3]. Bu vesileyle de Hereke yöresi

de halıcılıkta bir marka haline gelir ve günümüz

halı sanatına da imzasını atar. Anadolu da

yaşayan yörüklerin son temsilcileri için de dokumacılığın

kültürlerinde önemli bir yeri olmuştur.

Günümüzde Yörük kilimleri zorlu yolculukları ve

göç hikayelerini anlatmaya devam etmektedir.

Bu kilimlerde kullanılan kök boyalar da yörükler

tarafından hazırlanmaktadır. Büyük bir sabır ve titizlik

gerektiren rağmen dokumacılık ve boyama

sanatı azalsa da zorluklara rağmen günümüzde

de yaşatılmaya çalışılmaktadır; bu da Anadolu

insanı’nın kültüre ve geleneklere bağlının bir

göstergesi olarak tanımlaanabilir. Günümüzde

halıcılığın kalbinin attığı şehirler arasında

İstanbul Kapalıçarşı, Hereke , Aydın’da Efes

ve Kuşadası, Kayseri’ de Kapadokya Bölgesi,

Antalya’da Kaleiçi, ve ünlü Gaziantep pasajları

gelmektedir. Son dönemlerde halıcılık modern

Şekil 1. Dünyanın en eski halısı “Pazırık” M.Ö 3-2. Yüzyıl


MAKALE

102

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

zamanların hızlı tüketim anlayışına yenik düşmekte

ve maalesef halıyı dokuyan insan sayısı

gittikçe azalmaktadır. Ayn zamanda , halı işçiliği

maliyetinin de her geçen gün artması nedeniyle

üretim; iş gücünün daha az ve ucuz olduğu

Hindistan ve Çin’e kaymaktadır. Günümüzde Türk

halıcığının markaları olan Hereke ve Ege bölgesinin

halıları üretim azlığı nedeniyle çok nadir ve

pahalıdırlar. Yünden dokunan geometrik desenli

Anadolu halılarının bulunması çok daha kolay

ve hesaplıdır. Doğru halıyı gerçek fiyatına satın

almak mücevher almak gibi belli bir bilgi ve

uzmanlık gerektirir. (Şekil 1)

2. DOĞAL BOYALARIN TARİHİ

Bir ata sanatı olan dokumacılık, Anadolu’da

bitkisel boyacılıktan ayrı düşünülmemelidir. Anadolu’da

genellikle kadınlar boya bitkilerini ustaca

kullanarak boyarmaddeleri kendileri elde etmiş ve

lif, iplik, kumaşları boyamışlardır. Cami, mescit ve

türbelerde korunan ve müzelerde sergilenen en az

birkaç yüzyıllık tarihi olan halı ve kilimler arasında

boyacılık bakımından önem taşıyan orijinal ve

değerli eserler bulunmaktadır. Türk toplumuna ait

dokuma bulgularında izlenen renk bilinci Anadolu

Prehistorya döneminde de izlenmektedir. Anadolu

Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait renklendirme

yöntem ve bilgileri şer’ i mahkeme sicilleri ile arşiv

vesikalarında görülmektedir. Çeşitli yörelerde

bitkisel boya tarımının yapıldığı ve hatta yurtdışına

satıldığı kayıtlarla belgelenmektedir [4].

Bitkisel boyacılığın çok eski tarihlerde kullanıldığını

bizlere kanıtlayan en önemli kalıntılar bu boyalar

ile boyanmış dokuma parçalarıdır. Renkli ipliklerin

kullanımına ait en eski bilgi, çok eski eserlerin günümüze

kadar korunduğu ve günümüze ışık tutan

bir bölge olan Çatalhöyüktür.

Gün yüzüne çıkarılan dokuma parçaları arasında

özellikle kökboya (Rubia tinctorium) ile boyanmış

olduğu sanılan kırmızı işlemeli bir bohça bulunmuştur.

Ayrıca bu dokumaların bulunması içinde

boya yapılan bütün alet ve malzemeleri barındıran

boya atölyelerinin varlığını da kanıtlamıştır.

Oldukça profesyonel ortamlarda bitkilerden

boya elde edildiği; dünyanın çeşitli yerlerinde

yapılan kazılarda bulunan M.Ö.12.yy.’a ait dokuma

parçalarında da görülmektedir [5]. Ayrıca

M.Ö. 3000 tarihine ait bir Çin kaynağında bitkisel

boyalardan söz edilerek Mısırda orta Krallık döneminde

sadece boyaların elde edilişleri değil,

mordan maddelerinin dahi bilindiği belirtilmektedir[6].

Herodot’a göre eski Yunanlılar boyacılığı

biliyor ve uyguluyorlardı. Havaciva (Alcanna

tinctoria), meşe (Querqus) ve ceviz (Juglans

regia) eski Yunanlılarca bilinen bitkisel boya

maddeleriydi. Yine eski Mısır mumyalarındaki

sargıların aspir (Carthamus tinctorius) çiçekleriyle

boyandığı bilinmektedir. Bu bakımdan bitkisel

boyacılık sanatı dokumacılık sanatı ile başlamış

ve ona paralel olarak gelişmiştir.

Tablo . 1 Türkiye’de bitkisel boyacılıkta kullanılan bazı bitkiler ve elde edilen renkler

Bitki Türleri Boyamada Kullanılan Kısımlar Elde Edilen Renkler

Kökboya (Rubia tinctoria) Bitkinin toprakaltı Kahverengi-kırmızı

Cehri (Rhamnus tinctoria) Bitkinin toprakaltı sürgünleri Sarı ve kahvenin tonları

Aspir (Carthamus tinctorius) Meyveleri Sarı-yeşil sarı

Ceviz (Juglans regia) Bitkinin tüm aksamı Haki ve yeşilin tüm tonları

Soğan (Allium cepa) Yumru dış kabukları Koyu kahve-turuncu

Asma (Vitis vinifera) Yaprakları Yeşilin tonlar

Kızıl çam (Pinus brutia) Gövde kabukları Sarı-yeşil

Sütleğen(Euphorbia tinctoria) Bitkinin tamamı Sarı-yeşil ve tonları

Labada(Rumex conglomeratus) Tohumları Kahverengi ve tonları

Kadıntuzluğu(Berberis crataegina) Bitkinin tamamı Sarı ve tonları

Nar (Punica granatum L.) Meyve kabukları Sarı-kahverengi siyah

Nane (Mentha pulequem) Bitkinin tamamı Sarı, haki, yeşil

Kekik (Thymus kotschyanus) Gövde-yaprakları Sarı-yeşil-gri

Hayıt (Vitex agnus) Yaprakları Sarı, yeşil

Derici sumağı (Rhus coriaria) Bitkinin tamamı Sarı, kırmızı

Papatya (Anthemis tinctoria) Bitkinin tamamı Sarı ve tonları

Sığırkuyruğu (Verbascum phlomoides) Gövde-yaprakları Hardal, yeşil, sarı

Adaçayı (Salvia triloba) Bitkinin tamamı Sarı ve tonları

Yarpuz (Mentha tomentosa) Bitkinin tamamı Sarı ve tonları

Sergil (Plumbago europeae) Bitkinin tamamı Sarı ve tonları


MAKALE

104

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Önemli bitkilerden olan kökboya boyacılık

tarihinde “Türk kırmızısı, Edirne kırmızısı, Alizarin,

Lizarin adlarıyla da tanınmaktadır [6].Eskilerde

çok geçerli olan alizarin boyasının ilk kez Orta

Doğu’ da bazı bitkilerin köklerinden elde edildiği

bilinmektedir. Bir başka boya bitkisi olan safranın

Anadolu’da 3500 yıldan beri tarımı yapılmaktadır.

Tokat’ta yetişen safranın Hindistan’a kadar

dış satımının yapıldığı belirtilmektedir. Safranbolu

kasabası ismini yörede bol miktarda yapılan safran

tarımından almıştır [6]. Osmanlılar zamanında

Bursa, İstanbul, Edirne, Tokat, Kayseri, Konya

gibi dokumacılığın geliştiği illerde bitkisel boyacılıkta

çok gelişmiş ve uygulanmıştır. Bu önemli

boyacılık merkezlerinden başka yöresel ihtiyaçları

karşılamak amacıyla Anadolu’nun hemen her

tarafında boyacılık yapılmış ve özel kurulmuş boyalık

ve cehriliklerde geniş ölçüde boya bitkileri

yetiştirilmiştir. Günümüzde de bazı yörelerimizde

“Cehrilik”, “Boyalık” gibi adlarla anılan yerlerin

bulunması bu görüşü doğrulamaktadır. Bu bakımdan

özellikle bitkisel boyalarla boyama; Türk

halı, kilim, cicim ve kumaşların dokunmasında

kullanılan iplikleri boyamada başvurulan yaygın

bir teknik olmuştur. Aşağıdaki tabloda Türkiye’de

bitkisel boyamacılıkta en fazla kullanılan bitkilere

ve renklerine yer verilmiştir. (Tablo 1)

3. DOĞAL BOYALARIN ÖNEMİ

Doğal boya bitkileri çevre kirliliği oluşturmayan,

toksik ve kanserojen olmayan özellikle de yıllık

veya iki yıllık bitkilerdir. Hatta hayvansal kökenli

boyarmaddelerin bazı özellikleri bitkisel boyarmaddelerden

daha üstün olmasına rağmen son

yıllarda kullanılması tercih edilmemiştir. Bunun

nedeni ise temiz teknoloji ve çevreye duyulan

önemden gelmektedir. Kullanılan boya bitkilerinin

birçoğu geçmişte olduğu gibi günümüzde

de tekstil boyamanın yanı sıra ilaç, kozmetik ve

gıdaların renklendirilmesi gibi farklı alanlarda da

kullanılmaktadır. Bu kapsamda kullanılan bitkilerin

birçoğu bitki çayları ile aynı veya ayrı etken

maddelere sahiptirler. Boyamada kullanılan bu

bitkiler antioksidan, antibakteriyel ve antimikrobiyel

maddeler içermektedirler. Bu boya bitkileri

genellikle bir yıllık veya iki yıllık bitkiler olmaları ve

bir yıl içinde toplanmadıkları zaman kuruyarak

toprağa geri dönmektedirler. Doğal boyamacılıkta

kullanılan bitkiler o yörede doğal olarak

yetişen bitkilerdir. Bunlar toplandıktan sonra

boyama için kullanılırlar. Bitki artıkları ise bir yıldan

daha kısa bir sürede doğal gübre olarak tekrar

toprağa karışır. Kısacası bu bitkiler ister kullanılsın

isterse kullanılmasın bir yıl sonra tekrar kendiliğinden

yetişmektedir. Bu nedenle bu bitkilerin

kullanılmaması heba olup gitmesi anlamına

gelmektedir. Doğal boyamacılık da birçok metal

tuzları kullanılmasına rağmen son yıllarda, toksik,

kanserojen ve çevre kirliliğine yol açmayan metal

tuzlarından yalnızca alüminyum ve demir şapları

kullanılmaktadır. Öteki metal tuzları- nın daha

çok renk seçeneği olmasının yanında toksik,

kanserojen ve çevre kirliliğine neden olmaları kullanımları-

nı engellemektedir. Doğal boyamacılık

kapsamındaki boyamalarda kullanılan yöntemler

geçmişten günümüze kadar geleneksel olarak

kullanılmış yöntemlerin standart hale getirilerek

yeniden güncelleştirilmesidir [7].

4. DOĞAL BOYAMACILIKTA MORDANLAMA VE

BOYAMA YÖNTEMLERİ

4.1 Mordanlama

Mordanlı Boyama Yöntemleri

Doğal boyarmaddelerin büyük bir çoğunluğunda

mordanlı boyama yöntemi kullanılır. Bu tür

boyamalarda boyarmadde direk olarak elyafı

boyamaz veya elyaf üzerinde boyarmaddenin

kalıcılığı zayıf olur. Mordanlama yöntemi kullanılacak

boya bitkisine göre gerçekleştirilir. Tekstil

elyafını doğal boyarmaddelerle boyamak için

kullanılan bir ön işlem gerekmektedir. Metal veya

metalleri ya da maddeleri tekstil elyafına bağlama

işlemine mordanlama, bu amaç için kullanılan

maddelere de mordan maddeler denir.

Mordan maddeler olarak suda çözünen metal

tuzları kullanıldığı gibi zayıf asit veya baz özelliği

gösteren maddeler de kullanılabilir. En önemli

mordan maddeleri şap [KAl(SO4 )3 .12H2 O],

demir şapı (FeSO4 .7H2 O), bakır şapı (CuSO4 .5H2

O), SnCl2 .2H2 O ve şarap taşı gibi maddelerdir.

Doğal boyarmaddelerin büyük bir çoğunluğu

mordanlı boyama sınıfa girer. 1) Boyanacak tekstil

elyafı miktarı belirlenir. 2) Mordanlama banyosu

içerisine yeterli (elyafın üstünü örtecek) miktarda

su konur. 3) Mordan maddesi miktarı tartılır ve

mordanlama banyosu içerisine ilave edilerek

karıştırılır. 4) Mordanlama banyosu ısıtılmaya

başlanır. Bu sırada mordanlanacak tekstil elyafı

mordanlama bonyosuna ilave edilir. 5) Mordanlama

işlemi 80 °C - 100 °C’e sıcaklıkta 1 saat sürede

gerçekleşir. 6) Elyaf mordanlama banyosundan

alınarak sıkılarak açık havada kurumaya bırakılarak

mordanlama işlemi tamamlanmış olur.

4.2 Boyama

Doğal boyamacılık mordanlı boyama, küp

boyama ve direk boyama yöntemleri ile yapı-


MAKALE

106

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

lır. Boyama işlemi: 1) Boyanacak tekstil elyafı

miktarı (mordanlı veya mordansız) belirlenir. 2)

Boyama banyosu içerisine yeterli (elyafın üstünü

örtecek ) miktarda su konur. 3) Boyarmadde

miktarı tartılır ve boyama banyosu içerisine ilave

edilir. 4) Boyama banyosu ısıtılmaya başlanır ve

boyanacak tekstil elyafı boyama banyosuna

ilave edilir. 5) Boyama işlemi 80 °C - 100 °C ‘e

sıcaklıkta 10 ile 60 dakika sürede gerçekleşir. 6)

Elyaf boyama banyosundan alınarak durulanır,

yıkanır ve sıkılarak gölgede kurumaya bırakılır.

Boyama işlemi tamamlanmış olur.

4.3 Boyarmadde Analiz Yöntemleri

İTK (ince tabaka kromatografisi);

Kromotografik analiz yöntemlerinden İTK (ince

tabaka kromatografisi) son derece basit, ucuz ve

analiz süresi kısa bir yöntemdir. Bir evin mutfağında

yapılabilecek düzeneklerden ibarettir.

HPLC (yüksek basınçlı sıvı kromotogafisi) ve HPLC-

MS (yüksek basınçlı sıvı kromotografisine bağlı

kütle spektroskopisidır).

Bunlar ileri teknolojik cihazlardır. Bu cihazlarla yapılan

analizlerde daha az miktarlarda örnekle, daha

doğru sonuçlar elde edilir. Fakat analiz aşaması

uzun ve son derece karmaşıktır. Analizlerin değerlendirilmesi

uzmanlık ister.

Spektroskopik yöntemler;

Spektroskopi de ileri teknoloji cihazlardır. Özellikle

analiz edilen örnekte tek boyarmadde varsa, kısa

bir zamanda doğru sonuca varılır. Analizlerde

küçük miktarlardaki örneklerle çalışılması bir avantaj

olmasına rağmen, eğer bir örnek birden çok

boyarmadde içeriyorsa ve analizler iyi yorumlanamaz

ise yanılgılara neden olabilir.

Özel yöntemler;

Özel yöntemler ise son derece basit işlemler

olup, kullanılan boyarmaddelerintanınmasında

bazı kimyasallar kullanılarak, renk değişimi,

farklı çözücülerdeki davranışlarına bakılarak ön

değerlendirme yapılabilir. Örneğin bir halının

mavi renginin indigo boyarmaddesi ile boyanıp

boyanmadığını, anlamak için, cam bir kaba

asetik asit veya sirke konur içerisine mavi renkli

örnek ilave edilir. Isıtılmaya başlanan örnekteki

mavi renk sirkedeçözünmüş ise bu durum indigo

ile boyanmış, aksi durum ise indigo ile boyanmamış

olduğunu gösterir [8].

SONUÇ

Türk el dokuması halıları’nın her yönüyle kalitesini

yükseltmek ve dünyadaki eski yerini kazandırmak

için ipliklerin boyanmasında bitkisel boyaların

kullanılması önemlidir. Dokumada kullanılan

teknik, hammadde, desen geleneksel olsa bile

renklendirmede kullanılan boyanın kimyasal

olması geleneksel halının değerini düşüren bir

faktör olmaktadır. Bu nedenle bitkisel boyacılığın

geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması çok önemlidir.

Türkiye boya bitkileri potansiyeli bakımından

önemli bir floraya sahiptir. Bu boya bitkilerinin

yöresel ve bilimsel yöntemlerle boyacılıkta kullanılması,

elde edilen renklerin belirlenmesi bitkisel

boyacılık geleneğinin yaşatılmasıyla mümkün

olacaktır. Türkiye’de tarihi çok eski olan bitkisel

boyacılık sanatını günümüzde yeniden canlandırmak

ve geliştirmek amacıyla birçok çalışmalar

ve projeler yapılmıştır. Bu ata sanatının devamı

için yapılan bilimsel çalışmalarda üniversitelerin

de payı büyüktür. Halen yöresel olarak yapılan

bitkisel boyacılığın geliştirilmesi geleneksel Türk el

dokuması halı ve kilim ipliklerinin boyanması açısından

çok önem taşımaktadır. Bitkisel boyalarla

boyanan ipliklerle dokunan halı ve kilimlerin turistik

açıdan önemli olması, iç ve dış piyasada beğeni

kazanması bu sanatı geliştirme çalışmalarını

olumlu yönde etkilemiştir. Türkiye’de özellikle kırsal

kesimde yapılan dokumalara talebin artması, bu

dokumaların fo1k1orik ve yerel özelliklerinin yanında

boyamanın doğal bitkiler kullanılarak yapılmış

olmasından da kaynaklanmaktadır. Elde

edilen bu renkler; gözü yormayan, pastel ve doğaya

yakın tonları ile halı ve kilimlere yansımış ve

insanoğlunun günlük yaşamında görmek istediği

rahatlatıcı unsurlar haline dönüşmüştür. Günümüzde

36 değişik yörede dokunan halılar ağırlıklı

olarak Anadolu kadınının elinden çıkmaktadır.

Geleneksel motiflerden fazla uzaklaşılmasa da,

kadınlar kendi yorumlarını kattıkları halılarda bu

kültürün devamlılığını sağlanmaktadırlar. Diğer

taraftan da ülkede yetişen halı tasarımcıları daha

modern bir yaklaşımla Türk halıcılığını dünya çapında

temsil etmeğe devam etmektedirler.

REFERANSLAR: 1. http://www.edebiyatvesanatakademisi.com/hali-kilim-giysi-dokuma/Turklerde-hali-sanati-prof-dr-serare-yetkin-19121.aspx. 21 Ağustos

2016. 2. http://www.turkosfer.com/turklerde-hali-sanati/. 29 Kasım 2015. 3. https://serhatengul.com/anadolu-turk-halilarinin-muhtesem-tarihi/. 16

Mayıs 2016. 4. Harmancıoğlu, M., (1955). Türkiye’de Bulunan Önemli Bitki Boyalarından Elde Edilen Renklerin Çeşitli Müessirlere Karşı Yün Üzerinde Haslık

Dereceleri. Ankara Üniversitesi Yayını: 77/41. A.Ü. Basımevi. 210 s. Ankara. 5. Barber, E.J.W., (1992). Prehistoric Textiles, Princeton University Press. 6. Uğur,G.,

(1988). Türk Halılarında Doğal Renkler ve Boyalar. İş Bankası Kültür Yayınları, Yayın No:289, Sanat Dizisi:42, Ankara. 7. Karadağ R. (2007). Doğal Boyamacılık,

sayfa 11, İstanbul. Kültür ve Turizm Bakanlığı. 8. Karadağ R. (2007). Doğal Boyamacılık, sayfa 11-14, İstanbul. Kültür ve Turizm Bakanlığı.


MAKALE

108

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

Türkiye’de

iş kazalarını

ve meslek

hastalıklarını

önlemede

iş güvenliği

kültürünün

önemi ve

bu kültürü

oluşturma

yöntemlerinin

araştırılması

Hakan Değer

İş Güvenliği Uzmanı ve Eğitmen

ÖZET

Türkiye’deki işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili

kanunlar olmasına rağmen, iş kazalarında ve

meslek hastalıklarında azalma olmamaktadır. İlgili

kanunlar, ILO sözleşmeleri ve AB kanunlarından

birebir alınmaktadır. Bu kanunların iş hayatında

uygulanması çeşitli nedenlerden gerçekleşmediği

için İş kazalarındaki Dünyada üçüncülüğümüz,

Avrupa’daki birinciliğimiz kaçınılmaz olmaktadır.

Kanun çıkarmak tek başına yeterli olmamaktadır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının sadece

çalışanlarda değil, iş hayatına başlayacaklarda

da başarılı olması için bir kültürün oluşturulması

gereklidir. Bu kültür; iş kazaları ve meslek hastalıklarının

önlenmesinde son nokta olan kişisel koruyucu

donanımların (KKD) etkili kullanılmasında çok

önemlidir. Bu araştırma da, iş kazalarını ve meslek

hastalıklarını önlemede iş güvenlik kültürünün

oluşturulması ile ilgili yapılan çalışmalar ve öneriler

yer almaktadır. Araştırmanın temel hipotezi

İş Güvenliği Kültürünün oluşturulmasında çalışan

memnuniyetinin önemi ve iş güvenliği uygulamalarının

işveren tarafından hassasiyetle istenmesi ve

takibinin önemini ortaya çıkarmaktır.

Anahtar Kelimeler: İş Kazası, İş Güvenliği Kültürü,

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği, Risk

SUMMARY

Turkey in occupational health and safety laws,

despite the reduction in work accidents and

occupational diseases do not. The ILO’S relevant

laws, contracts and EU law are taken verbatim

from. This law does not apply to business life, the

third world in our country is the first European

work-related accidents. It is not sufficient alone to

the law. Occupational health and safety not only

in the running of the application, will start to work

in creating a culture that is required to be successful.

This culture; Prevention of work accidents

and occupational diseases is the endpoint of the

personal protective equipment (PPE) is crucial

in the effective use of This research also, work

accidents and occupational diseases in order

to prevent the creation of a culture of business

security-related studies and suggests. Based on

the research hypothesis importance of employee

satisfaction in the creation of an occupational safety

Culture and safety practices of the employer

by the power and importance of solicitation and

follow-up with precision revealing.

Keywords: Occupational accidents, Safety Culture,

employee health and safety, Risk

GİRİŞ

İş Sağlığı ve Güvenliği ( İSG ) son zamanlarda

ülkemizde sıklıkla gündeme gelen ve aynı zaman-


MAKALE

109

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

da da tartışılan bir konu olmuştur. İSG çalışanların

sağlığı ve güvenliği konuları ile ilgili bir alandır.

Sanayinin ve teknolojinin hızla gelişmesi, yeni iş

sahalarının açılmasıyla birlikte yeterli önlemlerin

alınmaması durumunda, çalışanların sağlığını ve

güvenliğini tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

İSG çalışmalarında öncelikli amaç, çalışanların

sağlığını korumaktır. İşyeri ortamında bulunan

hammadde, yarı mamul, kimyasallar, teknik

ekipmanlar ile çalışma koşullarından kaynaklanan

çeşitli riskler nedeni ile çalışanlar iş kazasına uğrayabilir

veya sağlığı bozulabilir. Sağlığı bozulan,

hastalananların teşhis ve tedavisi de bu uğraşıların

içine girer. Ama bu çalışmaların asıl amacı, işyeri

ortamında bulunan bu riskleri kontrol altına almak

suretiyle işyerini sağlıklı ve güvenli bir yer haline

getirmek ve sonuç olarak da bu ortamda bulunan

çalışan kişilerin iş kazasına uğramalarına ve sağlığının

olumsuz etkilenmesinin önüne geçmektir.

(Özkan, T. ve Lajunen, T. ;2003) İSG’nin amacı, kaza

ve hastalıklar şeklinde ortaya çıkabilecek risklerden

çalışanları korumak, zarar verici etkileri asgariye

indirmek, mümkünse ortadan kaldırmak, fiziksel,

ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik halini hedefleyip

yaşam kalitesini yüksek tutarak çalışanların mutlu

olmasını sağlamaktır. (Güven R.;2006)

Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de meydana

gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının bir bölümü

ölümle, bir bölümü ise sakatlanma ve yaralanmalarla

sonuçlanmaktadır. Bu olayların manevi

üzüntüsü ve meydana gelen maddi zararın ve milli

servet kaybının büyüklüğü, insanların İSG üzerinde

önemle durmalarının önemli nedenlerindendir.

(Özkan, T. ve Lajunen, T. 2003)

Ülkemizde iş kazalarının önlenmesi, çalışanların

ve işverenlerin yasal haklarının devlet tarafından

denetlenmesi için 2003 tarihinde resmi gazetede

4857 sayılı iş kanunu ve 2012 tarihinde 6331

sayılı işçi sağlığı ve güvenliği kanunları yayınlandı.

Özellikle 6331 sayılı iş kanununda yasa maddeleri

uygulanmazsa verilecek para cezaları ağır olmakla

beraber, çeşitli nedenlerle yasal zorunluluklar

yerine getirilmemekte ve iş kazalarında bir azalmada

söz konusu olmamaktadır (Engin O.; 2005).

BÖLÜM 1 : İŞ SAĞLIGI VE İŞ GÜVENLİĞİ GENEL BAKIŞ

1.1 İş Kazası ve Meslek Hastalığı Tanım

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) İş Kazasını ; “

önceden planlanmamış, bilinmeyen ve kontrol

altına alınmamış olan, etrafa zarar verecek nitelikteki

olaylar” olarak tanımlamaktadır. Dünya Sağlık

Örgütü (WHO) İş Kazasını ; “önceden planlanmamış,

çoğu kişisel yaralanmalara, makinelerin ve

araç gereçlerin zarara uğramasına, üretimin bir

süre durmasına yol açan bir olay “ olarak tanımlamaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

‘’: MADDE 3 – G) İş kazası: İşyerinde veya işin

yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet

veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya

da bedenen özre uğratan olay’’ Meslek hastalığı;

Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden

dolayı tekrarlanan bir sebepten veya işin yürütüm

şartları yüzünden uğradığı geçici yada sürekli

hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir

(5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun 14. Maddesine göre) .

1.2. İstatistiklerde İş Kazaları ve

Sosyal-Ekonomik Boyutu

ILO verilerine göre ise, iş kazaları ve meslek

hastalıkları nedeniyle Türkiye’de her gün 3 işçi,

dünyada ise her gün ortalama 5 bin işçi, yılda ise

2 milyon kişi yaşamını yitiriyor. SSK istatistiklerine

göre, 1999 yılında ülkemizde meydana gelen 78

bin iş kazasında 1165 işçi hayatını kaybederken, 2

bin 697 kişi iş göremez derecede sakat kaldı ve 1

milyon 681 bin 334 işgünü kaybı oldu. 2000 yılında

ise 75 bin iş kazası olurken, bu kazalar sonucunda

731 kişi öldü, 1493 kişi sakat kaldı ve toplam 1

milyon 681 bin 44 işgünü kaybı oldu. 2001 yılında

ise meydana gelen 72 bin iş kazası sonucunda

1065 kişi yaşamını yitirirken, 1866 işçi ise iş 51

göremez derecede sakat kaldı. 2001 yılında ise

meydana gelen iş kazaları nedeniyle yaklaşık 1,9

milyon işgünü kaybı olmuştur.( Uluslar arası çalışma

örgütünün web sayfası,http://www.ilo.org/

global/statistics-and-databases/lang--en/index.

htm,erişim tarihi 19-05-2014 ) Türkiye’ de çalışma

alanlarının dağılımına bakıldığında 1927 yılında

çalışanların %85 i tarım sektöründe iken bu oran

diğer ülkelerde olduğu gibi hizmet sektörünün

giderek artması ile giderek azalmıştır. Bu gün için

çalışanların yarısından azı tarımda çalışmaktadır.

Dünya işgücü yaklaşık olarak 2.7milyar kişidir,

bunların 1 milyarı okuryazar olmayan kişilerdir.

Küresel istihdamın %80 den fazlası riskli alanlarda

çalışmaktadır. Dünya işgücünün 175 milyonunu

göçmen işçiler oluşturmaktadır. Çocuk çalışan

sayısı 246 milyondan fazladır. (Engin O.; 2005).

Ülkemizde SGK’nun Temmuz 2010 verilerine göre

işyeri sayısı 1.367.318 işçi sayısı 9.743.072 kişidir. İşyerlerinin

%85,9 u 1-9 işçi, %98,2 i 1-49 işçi çalıştırmaktadır.

Ülkemizde iş sağlığı hizmetlerinin halen 50 ve

daha fazla işçi çalıştıran işyerleri için öngörülmüş

olduğu dikkate alındığında işyerlerinin sadece

%1.9 bu kapsamda bulunmaktadır. Ülkemizde 2009

yılı sonu itibarı ile 429 dan fazla küçük sanayi sitesi

(91.143 işyerini içeriyor) ve 256 dan fazla organize

sanayi bölgesi bulunmaktadır. İşçi statüsünde

çalışanların yanı sıra devlet memuru olarak çalışan

2.9 milyon BAĞ-KUR’ lu 2.2 milyon kişi çalışmaktadır.

Tarım çalışanları ve kayıt dışı çalışanlara ilişkin


MAKALE

110

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

değerlerde dikkate alınmalıdır. (http://www.csgb.

gov.tr/csgbPortal/sgb.portal?page=sy&id=2)

Dünya genelinde çalışanların sadece %10–15 i iş

sağlığı hizmetlerini almaktadır. Bu sıklık sanayileşmiş

ülkelerde %15 - 90 arasında iken gelişmekte

olan ülkelerde %1-20 düzeyindedir. Hizmetlerden

yararlanma eşit ve dengeli değildir. Avrupa’da

çalışanların yarısı kapsam dışında dağılım, %5 ile

%90 arasında değişiyor. Japonya, Kanada, Batı

Avrupa ülkelerinde kapsam %70-90 a ulaşmaktadır.

En çok küçük işletmeler kapsam dışındadır.

Kapsamın yüksek olduğu ülkelerde bile küçük

işletmelerde, inşaat ve tarım sektöründe, kendi

işinde çalışanlarda, kapsam düşük (Gadd S;2002).

Ülkemizde, SGK’nun Temmuz 2010 verilerine göre

işçilerin %30,1’i 1-9, %60,7 10-49 işçi istihdam eden

işyerlerinde çalışmaktadır. İş sağlığı hizmetlerinin

halen 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri için

öngörülmüş olduğu dikkate alındığında bu işyerlerinin

tamamında hizmet sunumu olduğu kabul

edilse bile işçilerin sadece %40.0’ı hizmet kapsamındadır.

Bütün çalışanlar (kayıt dışı çalışanlar

da dahil olmak üzere) çalışanların sadece %12-15

i iş sağlığı hizmetleri kapsamındadır. (http://www.

csgb.gov.tr/csgbPortal/sgb.portal?page=sy&id=2)

1.3. İş Sağlığı Hizmet Modelleri

İş sağlığı hizmetlerinin amacı çalışanların fiziksel,

ruhsal ve sosyal sağlık durumlarını en üst düzeye

getirmek ve bu düzeyde sürdürmektir (ILO, Occupational

Health Services Conv. No. 161, 1985).

Bu kapsamda çağdaş iş sağlığı ilkeleri şu şekilde

sıralanabilir: bütün işyerlerini kapsamalıdır, bütün

çalışanları kapsamalı, yerel ihtiyaçlara ve koşullara

uygun olmalı, kolay ulaşılabilir olmalı, koruyucu

yaklaşımlar öncelikli olmalı, işveren tarafından

sağlanmalı, multidisipliner yaklaşımla yürütülmeli,

yasal alt yapı oluşturulmalıdır. (Özkan, T. ve

Lajunen, T. ,2003) Yukarıda belirlenen yaklaşıma

ulaşmak için farklı ülkelerde farklı hizmet modeli

uygulamalarının örneklerini görmek mümkündür.

Hizmet modellerinin başlı çaları şunlardır: Ülke sağlık

sistemi içindeki birinci basamak sağlık kuruluşları

(toplum sağlık merkezleri gibi), şirket içi hizmetlerle

birlikte büyük hizmet modeli, birkaç küçük orta

ölçekli işyeri tarafından ortaklaşa organize edilen

grup hizmetleri (ortak sağlık birimleri, hizmet sağlayıcı

olarak sosyal güvenlik kurumu hizmetleri, iş

sağlığı konusunda uzmanlığı olan serbest çalışan

hekimlerin sunduğu hizmetler, sadece iş sağlığı

hizmetlerini ya da hizmetlerinin bir parçası olarak

iş sağlığı sunan özel sağlık merkezleri, yerel veya

bölgesel hastanelerinin ayakta tedavi klinikleri.

(Özkan, T. ve Lajunen, T. ,2003)

Son yılarda gündeme gelen Temel İş Sağlığı

Hizmetleri yaklaşımı esasen hizmetlerin bütün çalışanları

kapsaması amacını gerçekleştirebilmek

için yöntem önerilerini içermektedir. Kapsayıcılık

sorununun çözülmediğinin, aksine kapsamın

giderek daraldığının saptanması ile 2003 yılında

Uluslararası Çalışma Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü’nün

oluşturduğu ortak bir komisyon tarafından

konu değerlendirilmiştir. Ortak komisyon,

Uluslararası İş Sağlığı Komisyonu’nun da katkısını

alarak, özellikle hizmetin kapsamının genişletilmesi

için TİSH kavramını öne çıkartmıştır. İzleyen yıllarda

Mısır (2005), Makedonya (2006), Türkiye (2007),

Hindistan (2008) ve Şili’de (2009) konu ile ilgili

teknik komite toplantıları yapılmıştır. Çalışanların

sağlığı için küresel eylem planı ile tüm çalışanları

kapsayan ve çalışanların erişebileceği bir iş sağlığı

hizmetinin nasıl verilebileceği değerlendirmiş,

program ve hedefler belirlenmiştir. TİSH yaklaşımı

bir taraftan iş sağlığı hizmetlerini belirlerken bir taraftan

da bu etkinliklerin çalışanlarının tamamına

ulaşmasını ve bu amaçla ülkenin sağlık sistemine

entegrasyonunu vurgulamaktadır. Brezilya, Şili,

Çin, Tayland, Vietnam, Kenya, Tanzanya, Uganda,

Finlandiya, İtalya, Küba ve Güney Afrika gibi

ülkelerde TİSH yaklaşımı ile hizmet modelleri geliştirilmektedir.

(Gadd S;2002),

İş hizmetlerinin tüm çalışanları kapsamasını, tüm

çalışanların bu hizmetlere ulaşmasında gereksinimlere

göre hakkaniyetin gözetilmesini, hizmet

sunumunun etkili olmasını, çalışanlar tarafından

kabul edilmesini ve katılım sağlanmasını, kamu

tarafından garanti altına alınmasını, çalışma yaşamı

ile ilgili sosyal politikaların entegre bir parçası

olmasını vurgular. İş hizmetinin oluşturulması ve

sürdürülebilmesi için gereken altyapının aşamalı

olarak geliştirilmesini (4 aşamalı bir modelle) önermektedir

(Koçel T.;2001). Ülkemizde de son yıllarda

Sağlık Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Toplum

Sağlığı Merkezlerinde işyeri hekimliği hizmeti verilmesine

ilişkin çalışmalar sürdürülmekte, ilgili yasa

işyeri hekimliği hizmetleriyle sınırlı tutulmuştur.

BÖLÜM 2: İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİK KÜLTÜRÜ

İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının öncelikli

amacı, çalışanların sağlığını korumaktır. Çalışanların

sağlığını belirleyen iki temel öğe, bireysel özellikler

ve işyeri ortam faktörleridir. Sağlık ve güvenlik

koşulları yetersiz işyerlerinde istenen düzeyde

nitelikli hizmet ve ürün almak beklenemez ( Güven

R. : 2006). İş sağlığı ve güvenliğinin ne ölçüde sağlanmış

olduğu, kuruluşların ekonomik başarısı açısından

önemli bir performans ölçüsü konumuna

gelmiştir. İşyerlerinde yapılması gereken; çağdaş

sağlık anlayışının ilkelerinde olduğu gibi, önlemenin

tedaviden daha etkili, kolay, ucuz olduğu

yaklaşımından hareket etmektir. Risklerin belirlenmesi

ve uygun yöntemlerle ortadan kaldırılması


MAKALE

112

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

gerekir.( Engin O.: 2005) Geleneksel yaklaşımda

(reaktif yaklaşım), kazaların ve sistem bozukluklarının

incelenmesi esastır. Çağdaş güvenlik yaklaşımı

(proaktif yaklaşım) ise, sistem bozukluğundan çok,

güvenlik yönetim sisteminin incelenmesine, risk

değerlendirme ve güvenlik kültürüne odaklanır. Bu

iki yaklaşımın birleştirilmesi gerekir. Zararla sonuçlanabilecek

olası tehlikelerin önceden saptanmasını

ve gerekli önlemlerin alınmasını hedeflenmelidir.

(Güven R. : 2006) ISO 9000 Kalite Yönetimi Sistemi

anlayışının ardından, ISO 14000 Çevre Yönetim

Sistemi anlayışına ve sonra İş Sağlığı ve Güvenliği

Yönetim Sistemi OHSAS 18001 anlayışına gelinmiştir.

Konu Yönetim Sistemleri ile ilişkilendirilmektedir.

OHSAS 18001 Yönetim Sistemi elemanlarından biri

de, risk değerlendirmesidir, amaç riskleri denetlenebilir

duruma getirmek, kabul edilebilir olanları

ve ivedi müdahale gerektirenleri saptamaktır

(Engin O.: 2005). Risk yönetimi stratejisi, güvenlik

yönetimi stratejisini içerir. Güvenlik yönetimi

stratejisi ise performans yönetimini, güvenlik

kültürünü, risk değerlendirmesi ve denetimini,

insan kaynakları yönetimini içerir. Bütün ülkelerde,

bütün işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili

konular, sorunlar yasal düzenlemeler dışında da

farklı araçlardan yararlanmayı gerekli kılmaktadır.

Olay gerçekleştikten sonra yapılan uygulamaları

(reaktif, tepkisel) içeren geleneksel yaklaşım olay

sonrası inceleme ve işin yeniden düzenlenmesine

odaklanır. Çağdaş yaklaşım olay gerçekleşmeden

öncesine, çalışanlara ve güvenli olmayan uygulamalara

odaklanır (proaktif). Proaktif yaklaşımın

sağlanmasında önemli etkenlerden biri de güvenlik

kültürüdür. Korunma ihtiyacının karşılamanın en

önemli yollarından biridir. İnsan davranışları ve bu

davranışların altında yatan insana özgü nedenler

güvenlik kültürünü oluşturmaktadır. Güvenlik kültürü

alt bileşenleri ise tutumlar, davranışlar, değerler,

eğitim ve gelişme konuları, kişisel sorumluluklar,

insan faktörüne özgü konulardır. (Kılkış ve İlknur,

2011) İnsan gereksinimleri bakımından öncelikli

sıralarda olan güvenlik içinde bulunulan toplumun

güvenlik kültürü ile yakından ilişkilidir. Çalışanlar

için çalışma ortam koşulları ve riskler düşünüldüğünde

konu özel önem taşımaktadır. Sosyal ve

ekonomik gelişmenin göstergelerinden biri olan

iş sağlığı ve güvenliği düzeyinin iyileştirilmesinde

toplumda güvenlik kültürünün oluşturulması büyük

önem taşımaktadır.( Kılkış ve İlknur ;2011)

2.1. Güvenlik Kültürü

İnsanlar yaşamak için temel gereksinimlerini

yerine getirdikten sonra, geleceğini güvence

altına almak ister. Maslow’un insan gereksinimlerini

belirleyen piramidinde öncelik sıralaması

ile temel fizyolojik gereksinimler, güvenlik gereksinimi,

sosyal gereksinimler / kimlik gereksinimleri,

ego gereksinimleri / saygınlık gereksinimi, kendini

gerçekleştirme gereksinimi bulunmaktadır.

Fizyolojik gereksinimler (beslenme, barınma vb.)

başlangıç noktasını oluşturur ve hepsinden güçlüdür.

Güvenlik gereksinimi, yaşama gereksinimini

karşılayacak temel fizyolojik gereksinimlerden

hemen sonra gelir. Sosyal gereksinimler arkadaşlık,

kabullenilme isteği, kariyer ve duygusal ilişkiler

gibi gereksinimlerdir. Ego gereksinimleri kendine

güven, başarı, bilgi gibi kişinin kendi ile ilgili olan

gereksinimler ve fark edilme, takdir edilme gibi

statü ve saygınlığı ile ilgili gereksinimleri kapsar. En

üst düzey olan kendini gerçekleştirme gereksiniminden

kendi potansiyelini anlama ve gelişimini

sürdürme isteği anlaşılır. Günlük yaşam faaliyetleri

(yolda yürümek, yolculuk yapmak, araba kullanmak,

spor yapmak, yüzmek, yemek yemek vb.)

belli düzeyde riskler taşır. Riskler fark edilebilir, öğrenilebilir,

korunulabilir, ölçülebilir, analiz edilebilir,

değerlendirilebilir, azaltılabilir, yönetilebilir ve kontrol

edilebilir.( Özkan ve Lajunen ,2003) Güvenlik,

yapılan işin ve/veya çalışma şartlarının zarar ve/

veya tehlike içermeme durumudur. Güvenlik, ISO/

IEC Rehber 22’de Güvenlik ‘kabul edilemez zarar

riskinden uzak olma durumu’ olarak tanımlanır.

Emniyet içinde olma duygusu’ olarak tanımlanabilir.

Ortamda kabul edilebilir düzey ve bu düzeyi

korumak için zamansız ölüm, yaralanma veya

endişe verici koşulların var olma olasılığını azaltma

anlamındadır. Güvenliği sağlamanın üç ana

uygulaması vardır; 1- Güvenliği ve sağlığı tehdit

eden durumların ortadan kaldırılması, 2- Güvenliği

ve sağlığı tehdit eden gelişmelerin zamanında

saptanması, 3-Önlenemeyen durumların kötü

sonuçlarının asgariye indirilmesi (riskin asgariye

indirilmesi) (Demirbilek ve Çakır, 2008),

Kazalara ilişkin değişkenlerin etkisini araştırmak,

insan davranışlarını açıklamak, davranışları durumun

ve kişinin doğası yönünden tartışmak güvenlik

kavramını yerleştirmek için önemlidir. Risk

algısı bir ölçüde kişilerin eğitimi ile ilişkili olmakla

birlikte, işyerinde kararlı uygulamalar sonucunda

güvenlik kültürü oluşturulması da risk algısı bakımından

etkilidir. Risk değerlendirme çalışmaları

kişilerin güvenlik algılamasını olumlu etkilemekte,

hem ölümlü, ağır yaralanmalı hem de nispeten

hafif yaralanmalı kaza sayısını azaltmaktadır. 4

Güvenlik kültürü (safety culture) bir örgütteki (iş

yeri de vb.) bütün üyelerin risk, kaza ve hastalıklar

hakkında paylaştığı fikir ve inançlar bütünü

olarak tanımlanabilir. Bu kavram ilk olarak 1986

yılında meydana gelen Çernobil nükleer santral

kazası/afeti sonrasında, 1987 OECD (Organisation

for Economic Cooperationand Development)

Nükleer Ajans Raporunda dikkati çek-


MAKALE

113

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

mektedir. Son yıllarda bu kavram üzerinde sıkça

çalışılmaktadır (Güven R.: 2007).

Konuya ilişkin bazı tanımlar;

Kültür: Sınıf, toplum ve nüfusların, belli bir dönemin

yansıması olarak göz önüne alınan inançları,

gelenekleri, sanatları, fikirleri, insan işi tüm ürünleri

ve davranış örüntüleridir. İnsanın bilgi, inanç, fikir

ve değerlerinin oluşturduğu dünyadır.

Örgüt Kültürü: Örgüt üyeleri tarafından paylaşılan

varsayımlar, inançlar ve değerlerdir. Bir grubu

diğerlerinden ayırmaya yarayan, zengince geliştirilmiş

ve derine yerleştirilmiş değerler ve inançlar

sistemidir. (Demirbilek ve Çakır, 2008)

Örgüt İklimi: İş çevresi hakkında geniş bir açıda

kişisel değerlendirmeleri kapsar. Kişisel ve örgütsel

etkileşimleri yansıtan değişkenlerdir sınıfıdır. Örgüt

ikliminin, kişilerin motivasyonu ve başarısı üzerine

güçlü bir etkisi vardır. Örgüt iklimi, çoğunlukla güvenlik

iklimi algılamasını etkiler.

Güvenlik İklimi: Çalışanların çalıştıkları ortam hakkında

paylaşılan algılamasıdır. Başka bir ifade ile

çalışanların iş çevreleri, yönetimin güvenlik görüşü

ve aktiviteleri, iş risklerindeki denetimler hakkında

algılama kalıpları geliştirmesi ve buna uygun davranmasıdır.

Güvenlik ikliminin önemli bileşenleri;

yönetim değerleri, yönetim ve örgüt uygulamaları,

iletişim, işyeri sağlık ve güvenliğine çalışanların

katılımıdır. Bu faktörlerin kaza ve olayları azalttığı

pek çok çalışmada gösterilmiştir. Güvenlik iklimi işyerinde

güvenlik kültürü hakkında bir bilgi kaynağı

olarak görülebilir (Güven R. :2007).

Güvenlik Kültürü: Çalışan ve yöneticilerin risk

ve güvenlik konusunda tutum ve davranışları’

tanımı geçerli bir tanımdır. Örgütteki tüm üyelerin

risk, kaza ve hastalık hakkında paylaştığı fikir

ve inançlar’ olarak tanımlamıştır. İngiltere’de,

Sağlık ve Güvenlik Komisyonu (UK Healthand

Safety Commission; HSC,1993) Güvenlik Kültürü’nü

‘örgütün sağlık ve güvenlik programının yeterliliğine,

biçimine, bağlılığına karar vermek için kişi

ve grup değerleri, tutumlar, yetenekler ve davranış

örüntüleri’ olarak tanımlar. Güvenlik kültürü,

değerleri, esasları ve inançları içeren bir kavramdır

ve güvenlik yönetim sisteminin önemli bir

parçasıdır. Güdüleyici ve eşgüdümlü aktivitenin

kaynağıdır. Çalışanların motivasyon ve davranışları,

üst yönetimin güvenliğe verdiği değer ile ilgili

algılamalarından etkilenir. Yöneticilerin olumlu geri

bildirimi de, güvenlik kurallarına uyumu güçlendirir.

Güvenlik kültürü farklı boyutları olan bir kavramdır.

Farklı yaklaşımlarla, birbirinden farklı değişkenlerle

değerlendirilmektedir. Çoğunlukla sosyal/bilişsel

aracı olarak, güvenlik ikliminin değerlendirilmesi

şeklinde değerlendirilmektedir. Örgütsel güvenlik

ikliminin, güvenliğe özel liderlik uygulamasının,

yönetimin güvenliğe bağlılığının ve güvenlik etkinliklerinin;

çalışanın da güvenliğe bağlılığına, artmış

güvenlik algılamasına ve güvenlik performansına

neden olduğu gösterilmiştir. Güvenlik ikliminin ve

güvenlik kültürünün güvenlik performansı üzerine

olumlu etkisini gösterilmiştir. Güçlü bir örgüt güvenlik

ikliminin, iş güvensizliğinin olumsuz sonuçlarını

(bilgi, uyum, kaza ve yaralanmalar ve raporlamalar

yönünden) azalttığı, güvenlik performansının

bir öncüsü olduğu saptanmıştır. (Özkan ve

Lajunen, 2003) Çok sayıda ölüm, yaralanma ve

büyük ekonomik kayıplara neden olan Bophaltoksik

gaz salınımı, Challenger uzay aracı patlaması,

2005’te Teksas’da rafineri patlaması gibi kazalarda

raporlar örgüt güvenlik kültürünü olaylara neden

olan faktör olarak ortaya koymuştur. Güvenlik

iklimi ve güvenlik kültürü kavramları arasında kafa

karışıklığına neden olacak yaklaşım söz konusu

olabilir. İklim daha hızlı ve kolay değişir, yüzeysel

ve geçicidir, bir olay sonrası değişime giderken,

altta yatan kültür onu desteklemedikçe yinelenen

olaylar kaçınılmazdır. (Özkan ve Lajunen, 2003)

2.1.1. Güvenlik Kültürünün Amaçları

• Davranış normları oluşturmak, • Kaza ve yaralanmaları

azaltmak, • Dikkat çeken konularda güvenliği

sağlamak, •Örgüt üyelerinin riskler, kazalar

ve hastalıklar hakkında aynı inanç ve fikirleri paylaşmasını

sağlamak, • Kişilerin güvenliğe bağlılığını

artırmak, • Örgüt sağlık ve güvenlik programının

biçim ve yeterliğine karar vermektir.

2.1.2. Güvenlik Kültürünün Araçları

• İşle ilgili eğitim, • Tüm basamaklı düzeylerde

bağlılık, • Kalite ve üretkenlik, • İletişim akışı, •

Kaynak eksikliklerinin giderilmesi, • İş tasarımının

değerlendirilmesi. (Ergonomi)

Davranış değişimini sağlamak; güvenlik kayıtlarının

analizi ile başlar, geçirilen aşamalar, kritik

davranışların belirlenmesi, gözlem, kayıt, değerlendirme,

kaza önleme programını tanıtma ve geri

bildirim sağlama ile devam eder. Yeni bir kültürde

paylaşılan pozitif deneyimler en önemli öğedir.

İnsanların kas gücü, zamanı, fiziksel olarak varlığı

saat başı ücretle elde edilebilir, ancak sadakati,

bağlılığı ve fikirleri elde edilemez. Yürütülecek

programların bunları başarmasını sağlamak daha

önemlidir. Davranış müdahalesinde, davranışa

dayalı geri bildirimler güvenli davranışları artırır.

Davranış değişikliği güvenlik performansını

geliştirmek anlamına gelir. (Özkan ve Lajunen,

2003) Güvenlik kültürü, çalışanlar güvenliğin örgüt

için anahtar değer olduğuna inandığı zaman ve

güvenlik örgütün öncelikleri listesinde üst sıralara

geldiği zaman pozitiftir. Bu algılamaya ulaşmanın

yolları şunlardır; • Çalışanların yönetimi inanılır


MAKALE

114

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

ve güvenilir görmeleri, • Güvenlik politikalarının

günlük temelde yaşatılması, • Yönetim kararlarının,

paranın insan için harcandığını göstermesi,

• Yönetim tarafından memnuniyet için ödüller,

ölçümler ve önlemler planlanması, • Çalışanların

sorun çözme ve karar verme süreçlerine katılması,

• Yönetim ve çalışanlar arasında, yüksek derecede

dürüstlük ve iletişime açıklık olması, • Güvenlik

bilgi sistemi olması, • Çalışanların, performansları

için olumlu onay alması (Ocaktan ME : 2009)

Pozitif güvenlik kültürünün amacı; çalışanın risklerin

farkında olduğu bir atmosfer yaratmak, güvensiz

hareketlerden sakınmalarını sağlamak ve

onları sürekli korumaktır. Pozitif (olumlu, beklenen)

güvenlik kültüründe yönetimin güvenliğe inancı /

bağlılığı gözle görülür olmalı, karşılıklı güven sağlanmalı,

etkinliklerin sürekliliği olmalı, düzenli eğitimler

yapılmalı, çalışanların tüm süreçlere katılımı

sağlanmalı, güvenlik çabalarına dönük olumlu

geri bildirimler verilmeli, iki yönlü açık iletişim

sağlanmalıdır. Güvenlik kültürünü oluşturmanın

ardından, tüm örgüt üyelerinin sağlık ve güvenlik

konusunda benzer inanç, fikir ve algıları paylaşmalarını

sağlamak ve sonunda kaza, yaralanma

ve hastalıkları azaltmak olanaklı olabilecektir.

(Özkan ve Lajunen, 2003)

2.2. Pozitif Güvenlik Kültürü Kriterleri

Firmalarda oluşturulacak Pozitif güvenlik kültürü

aşağıdaki 6 başlığı içermelidir. • Sistem günlük, düzenli

proaktif takım etkinlikleri sağlamalı, • Merkez

yönetim; takım performansı sağlamak, performans

niteliğini artırmak, güvenliğin üst yönetim için

önemli olduğunu göstermek amacıyla uğraş vermeli,

• Güvenliğin örgüt için yüksek önceliğe sahip

olduğunu, en üst yönetim görülebilir şekilde desteklemeli,

• Herhangi bir çalışan, yeni ve anlamlı

bir güvenlik ile ilişkili etkinliği yerleştirme tercihi

yapabilmeli, • Güvenlik sistemi esnek olmalı, tüm

düzeylerde seçeneklere izin verilmeli, • Güvenlik

çabaları, çalışanlar tarafından olumlu karşılanmalıdır.

(Ocaktan ME; 2009)

Burada geçen altı ölçüt, örgüt yönetiminin otoriter

ya da katılımcı olmasına ya da güvenliğe farklı

yaklaşımlar sergilemesine bakılmaksızın her örgütte

karşılanabilir. Kültür kolayca değişmez, zamanla

ve çeşitli durumlara adaptasyon olarak gelişir.

İnsan bir kez yeniliğin daha iyi olduğunu anlarsa,

değerler daha kolay kabul edilebilir ve bunları

destekleyecek yeni fikirler ortaya çıkabilir. Kültür

değişikliği için mevcut kültüre karşı çıkmak yerine,

mevcut kültürel güçler üzerine derece derece

değişim yapılandırmak daha etkilidir. İnsanlara

gerçek sorunlarına yönlenerek yeni davranışlar,

varsayımlar, değerler deneyip yaratacağı fırsatlar

gerekir. Liderler, rol model olmalıdır. Kuşkular

ve hatalar dürüstçe paylaşılmalıdır. Değişim

zaman alacağı için, sabırlı olunmalıdır. (Engin O.;

2005) Güvenlik politikasının başarısı için, güvenlik

uygulamalarının izleneceği bir sistem kurmak

esastır. Görevler her düzeyde iyi tanımlanmalı,

geçerli performans ölçüleri olmalı, iyi performans

ödüllendirilmelidir. Sorumluluk, kültür oluşturmada

anahtardır. Kültür oluşturma; çalışanlar, denetçilerin

ve yönetimin güvenlik görevini tamamladığını

gördüğü zaman, yönetimi günlük olarak inanılır

ve güvenilir gördüğü zaman ve en üst yönetim

güvenlik politikası belgelerini imzaladığı ve buna

gerçekten inandığı zaman tamamlanır. (Engin

O.: 2005) Yönetimin güvenliğe bağlılığı, ilgisi ve

yönetim kalitesi anahtar öğeler olarak tanımlanır.

Ancak, yönetimin bağlılığı yeterli değildir. İyi bir

liderlikle, personel daha öz sorumluluk sahibi, yaratıcı,

yeni sorunlara uyumu iyi, işbirliğine açık olur.

Hem işveren, hem çalışanlar sorun çözme ve görüş

birliği sağlama konusunda becerilerini geliştirmeli,

katılımını artırmalıdır. Sonuçta, liderlik, aktiviteler,

sistem, önlemler ve ödüller güvenliğin başarılıp

başarılamayacağını gösterir. (Kılkış, 2011)

Aşağıdaki konularda iyileşmeler başarı sağlanmasına

yardımcı olacaktır; • Yönetimin güvenliğe

bağlılığı, çalışanın güveninin artması, • Gereksinim

olan yerde eğitim ve yardım verilmesi,

• Sorun çözmenin öğretilmesi, • Dürüst ve yeterli

bilgi akışı, • Çalışan görüş ve fikirlerinin alınması,

• Üst yönetim olumlu yaklaşımının sağlanması.

(Özkan. ve Lajunen, 2003)


MAKALE

116

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

kültürü düzeylerini geliştirmelerine ve sürdürmelerine

özel bir önem vermektedir (Kılkış, 2011).

Olumlu güvenlik kültürü oluşturma konusunda

başlıca üç alanda dirençle karşılaşılaşılabilir; •

Değişime direnç (komuta ve kontrol yaklaşımı yerine

danışmanlıkla aşılmalıdır), • Var olan yönetim

sisteminin uyumu, • İnformal politik ve kültürel

dinamikler (Özkan ve Lajunen, 2003:32)

Çalışana görüşlerini sormak ve onları çözüm

süreçlerine katmak altyapıyı sağlar, direnci kırar,

problemlerin derinlemesine anlaşılmasını sağlar

ve belli dönemlerde yinelenmelidir. (Engin O.:

2005) Güvenlik kültürü ile ilgili ortak kabul gören

bir tanım ve ölçme yaklaşımı olmamakla birlikte;

konunun önemi nedeniyle günümüzde işletmelerin

güvenlik kültürünü oluşturması, geliştirmesi

ve değerlendirmesi konusunda fikirler ortaktır.

Güvenlik kültürü üç alanda kararlılık gerektirmektedir;

işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği

yönetim sistemlerini yaşama geçirme kararlılığı,

işçilerin bu sistemlere katılma ve destekleme

kararlılığı ve uluslararası çerçeve oluşturulmasına

yönelik kararlılık. (Özkan ve Lajunen, 2003)

BÖLÜM 3 :İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ OLUŞTURULMASI

ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

3.1. Amaç

Araştırmada, İş kazaları ve Meslek hastalıklarının

önlenmesinde işyerinde iş sağlığı ve güvenliği

uygulamaları konusunda, çalışanların yaklaşımı,

güvenli davranışı, yöneticilerin konuyla ilgili tutumu

ve uygulamalarının çalışanlarca algılanışının belirlenmesi

amaçlanmaktadır. Dolayısıyla; İş Güvenlik

kültürünün oluşmasındaki bireysel ve örgütsel

değişkenlerin önceliğini belirlemektir.

Bütün çalışanların iş güvenliği yönetim sistemine

katılımı da (finansal ve profesyonel kaynak

kullanımı, iş ve program oluşturulması gibi tüm

işlevlerde) oldukça etkilidir. İnsancıl değerleri

geliştirmek ve insan odaklı yaklaşımı etkinliklerde

kullanmak (çalışanlarla buluşma, işyeri güvenlik

gözlemleri vb.) gerekir (Kılkış, 2011). Teknolojik gelişmeler

yeni düzenlemelere ihtiyaç duyurmaktadır.

Öte yandan işçi hareketliliği, göçmen işçiler

ulusal faktörlerin etkisi ile risk alma davranışı ve

risk algılama farklılıkları güvenlik iklimi ve kültürü

kurmayı zorlaştırmaktadır. Benzer sorun geçici

çalışan işçiler içinde söz konusudur. Teknik yapı,

sosyal yapı ve iş baskısı güvensiz davranışları tetikleyebilir.

Uluslararası Çalışma Örgütü de bütün

dünyada işyerlerinin koruyucu sağlık ve güvenlik

3.2. Yöntem

Araştırma, anket tekniği ile gerçekleştirilmiştir. 3 Bölüm

olarak 30 soru sorulmuştur. Anket soruları ektedir (EK-1).

Araştırma, 54 çalışanı ile tek vardiya halinde

çalışan, iç ve dış piyasa için üretim yapan ve ISO

9001,ISO 14001 ve OHSAS 18001 belgesi olan bir

Tekstil işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Demografik

özelliklerle ilgili bilgiler Tablo – 1’ de görülmektedir.

Bu firmada çalışan memnuniyetinin ölçülmesi ile

ilgili sorular Tablo - 2’de görülmektedir.

Sorular uzun olduğundan anket numaraları ile

tanımlandı. Ekler kısmına Anket eklenmiştir.

Firmada çalışanların İş güvenliği ve İşçi Sağlığı

uygulamalarını ne ölçüde benimsediği ve dikkate

aldığını anlamak için hazırlanan sorularla ilgili

istatistiki değerler Tablo - 3 ‘de gösterilmiştir.

Ankette “İlk Amirim ve Üst Yönetimim İş Sağlığı

ve Güvenliği Kurallarına Uyarlar (S15)” İfadesine

örneklem grubunun yaklaşık %83’ü kesinlikle

katıldıklarını belirtmiştir.


Her an

ONLINE olun!

Bütün dünya sizi görsün!

www.konfeksiyonteknik.com.tr

Banner reklam talepleriniz için;

yilmaz.ozkan@img.com.tr

0 212 604 51 00

www.img.com.tr


MAKALE

118

KONFEKSİYON TEKNİK

EYLÜL | SEPTEMBER | 2018

3.3. Bulgular

Anketin B başlığındaki Çalışan Memnuniyeti ile ilgili

soruların Tablo-2 deki istatistiksel değerlendirmesini

incelediğimizde; bu işletmedeki çalışanların

üstlerinin yaklaşımlarından, üstleri ile rahat

iletişim kurmalarından yüksek oranda memnun

oldukları görülüyor. Aldıkları ücret, servis, yemek

gibi önemli başlıklardaki memnuniyetleri de çok

yüksek gözükmekte. Anketin C başlığındaki İş

Güvenliği ve İşçi Sağlığı Uygulamaları ile ilgili

soruların Tablo-2 deki istatistiksel değerlendirmesini

incelediğimizde; çalışanların Kişisel Koruyucu

Donanım Kullanma ve MSDS ile ilgili bilinçlerinin

yüksek olduğu görülmektedir. Çalışanlar ayrıca

ilk amir ve üst yönetimin bu konudaki hassasiyetini,

denetlemesini ve örnek olmasını da olumlu

buluyorlar. Eğitimlerin verilmesini İSG uygulamalarının

algılanmasında faydalı olduğunu düşünüyorlar.

Genel olarak baktığımızda çalışanların iş

yerinden memnuniyetleri artıkça, o işyerine daha

fazla güven duyarak, ait olma duyguları güçleniyor.

Özellikle maaş ve diğer sosyal haklar çalışanlar

için diğer işletmelere göre daha cazipse, işini

kaybetmemek için konulan kurallara uyuyor.

SONUÇ VE ÖNERİLER

2012 yılında resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

giren 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği

kanunu; çalışan ve işverenlerde bir farkındalık

getirmesine rağmen, uygulamada ki ve denetim

mekanizmasındaki aksaklıklar nedeniyle iş kazaları

ve meslek hastalıklarında Çalışma ve Sosyal

güvenlik Bakanlığının en son yayınlanan 2012

verilerine göre bir azalma söz konusu olmamıştır.

2.Bölümde; İSG kültürünün neden oluşturulması

ve yaygınlaştırılması gerekliliğinden bahsettik.

Ayrıca bu kültürün oluşturulması için aşağıdaki

önerilerin uygulanması da fayda sağlayacaktır.

İSG alanındaki ulusal ve uluslararası kuruluşların

temsilcileri ile gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden

konunun uzmanı yetkili ve sorumlu kişileri

bir araya getirmek suretiyle güçlü bilgi ve deneyim

alış verişi olanağı sağlamak, gelecek için

işbirliği imkânlarının oluşturulmasında kolaylaştırıcı

rol oynayacaktır. İş sağlığı ve güvenliğinin

ulusal ve uluslararası düzeyde öncelikli olarak

yer alması ve bu alana yeterli insan gücü ile

ekonomik kaynağın ayrılması çalışma ortamının

iyileştirilmesi ve çalışanların sağlık ve güvenliklerinin

geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. İş sağlığı

ve güvenliği konularının yönetim sistemi yaklaşımı

ile ele alınması sorunlara çözüm getirilmesinde

etkili bir yöntemdir. 89/391/EEC sayılı Çerçeve

Direktif ve ILO 155 ve ILO 161 sayılı Sözleşmelere

uyumlu olarak hazırlanmış olan 6331 sayılı İş Sağlığı

ve Güvenliği Kanunu da İSG Yönetim Sistemi

yaklaşımını(OHSAS 18001) desteklemektedir. İş

sağlığı ve güvenliği politikalarının uygulanmasında;

kanun koyucu ve tüm sosyal paydaşların

politika oluşturma haricinde, sahada aktif olarak

yer alması, iyi uygulamalara rehberlik yapması

ve rol model oluşturmasının önemi büyüktür.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık

Bakanlığının işbirliği ve ortak akılla yürüteceği

saha uygulamalarının gerçekleştirilmesi beklenmektedir.

İş sağlığı ve güvenliği eğiticileri ve

eğitimlerinin niteliğinin iyileştirilmesi amacıyla bu

alanda uluslararası standartlar oluşturulmalıdır.

Günümüzde çalışma yaşamında yeri ve önemi

artan ve bu nedenle diğer sektörlere göre

daha çok çalışanı ilgilendiren kamu ve hizmet

sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konusu göz

ardı edilmemelidir. İşletmelerde İş Güvenliği

Kültürünün oluşmasında ; çalışanın işyerinden

memnuniyeti artırmanın ve üstlerinin iş güvenliği

uygulamalarında ki etkinliği, örnek olması ve

denetleme mekanizmasını iyi çalıştırması önemli

rol oynamaktadır. Araştırmada görüldüğü üzere

İSG eğitimi alanların bu konuda bilinçleri de

artmaktadır. Çalışan için işyeri vazgeçilmez ise

(ücret, çalışma ortamındaki adalet ve huzur,

sosyal imkânlar vb.) İş Güvenliği ile ilgili kurullara

uymada ve bunu sürdürmede daha dikkatli

olmaktadır. İş Güvenliği Kültürü oluşturmada

bireysel değişkenlerden çok örgütsel değişkenler

daha etkilidir. Son olarak, Türkiye de iş sağlığı ve

iş güvenliği kültürü oluştururken tüm paydaşlara

görev düşmektedir. Toplumsal bir iş güvenlik

kültürü oluşturulmalı, eğitimleri ailede, daha sonrada

ilköğretimden başlayarak sürdürülmelidir.

Ergenlikten sonra alışkanlık kazandırmak zordur.

Yaşamın her safhasında iş güvenliği kültürünün

oluşturulması iş kazaları ve meslek hastalıklarının

azalmasında fayda sağlayacaktır.

KAYNAKLAR: (1) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;(2014),2013 yılı faaliyet raporu, Strateji Geliştirme Başkanlığı,80-93 (2) Demirbilek, Tunç ve

Çakır, Özlem (2008), “Kişisel Koruyucu Donanım Kullanımını Etkileyen Bireysel Ve Örgütsel Değişkenler”, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi Ve İdari

Bilimler Fakültesi Dergisi, 23(2), 173–191. (3) Engin O.; (2005),İşletmelerde Güvenlik Kültürü Oluşturma Süreci. İş Sağlığı Güvenliği Dergisi, Sayı:26,

Temmuz-Ağustos :10-13. (4) Gadd S;(2002), Safety Culture: A review of the literature, HSL/2002/25, Health Safety Laboratory, (5) Güven R.;(2007),-

Güvenlik Kültürü. IV. İş Sağlığı ve güvenliği Kongresi Bildiriler Kitabı, Adana; 143-149. (6) Güven R.;(2006), Güvenlik Kültürünün Oluşumunda Eğitimin

Yeri ve Önemi. İş Sağlığı Güvenliği Dergisi , Sayı:30, Nisan-Mayıs-Haziran:3-9. 9 (7) Uluslar arası çalışma örgütünün web sayfası, http://www.ilo.org/

global/statistics-and-databases/lang--en/index.htm, (erişim tarihi ; 20-29-05-2014) (8) Kılkış, İlknur (2011), “İş Sağlığı ve İş Güvenliği”, Sosyal Politika,

(Ed: Aysel Tokol ve Yusuf Alper), 1. b., Dora Yayınları, Bursa, 194-218. (9) Koçel T.;(2001), İşletme Yöneticiliği, 8. Bası, beta Basım yayın dağıtım, İstanbul,44-64

(10) Ocaktan ME;(2009),Bir Otomotiv Fabrikasında Güvenlik Kültürünün Değerlendirilmesi, TC Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü,

Halk Sağlığı Anabilim Dalı Doktora Tezi, Ankara. (11) Özkan, T. ve Lajunen, T. (2003), Güvenlik Kültürü ve İklimi, Pivolka, 2(10), 3-4.


Gazete baskılarında Türkiye’nin en geniş web ofset makine parkur

ağına sahip olan“İhlas Gazetecilik A.Ş.” bünyesinde, Türkiye

gazetesi başta olmak üzere, günlük olarak çok sayıda ulusal ve yerel

gazeteyi, 6 bölgede bulunan tesislerimizde basmaktayız.

Heatsetlerde (63 kesim günlük 800 bin forma), (58 kesim günlük 800

bin forma) yüksek üretim kapasitemiz baskı makinelerimizdeki üretim

özellikleri sayesinde siparişlerinizi terminlerine uygun ve kaliteli bir şekilde

hazırlayıp teslim ediyoruz. Modern renk kontrol ve izleme-denetim sistemleri

ile maksimum renk kalitesine ulaşılmakta kokulu sayfalar, özel renkler ve silikon

uygulamaları ile siz müşterilerimize farklılık kazandırmaktadır.

WEB OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı Tesisleri, tabaka ofset baskı alanında sektörün önde

gelen isimleri arasındadır. Tabaka ofset baskı makine parkurumuzun zenginliği

ve profesyonel ekibimiz sayesinde tek renkli işlerden, çok renkli işlere

kadar her türlü baskılarınızı uluslararası standartlara göre yapmaktayız.

Mürekkep kontrolü ve renk yönetim sistemleri ile çalışan tabaka ofset

baskı makinelerimiz; laminasyon çeşitleri ile de hizmet vermektedir.

DÜZ OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı sonrası tesislerde. Modern makine,

ekipmanları ve kalifiye personelimiz ile hizmet

vermekteyiz. Amerikan cilt, iplik dikiş, mukavva taslama

cilt, iplik dikiş flexi kapaklı cilt, tel dikişli cilt

(tel-omega) spiral cilt, işlere çeşitli fonksiyonlarla

birlikte yapılmaktadır.

MÜCELLİT

İhlas Matbaacılık, ambalaj alanında da faaliyetlerine

başlamıştır. Baskılı ve baskısız dopel

koli, krome karton ve sıvamalı kutu üretimini

bünyesinde toplayarak, ürün yelpazesini daha da

genişletmiştir.

AMBALAJ

“İşi profesyonellerine bırakın”

Merkez Mah. 29 Ekim Caddesi

İhlas Plaza No:11 A / 41

Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00

www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 80

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 150 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL / TURKEY Tel : +90 212 604 51 00 Fax : +90 212 604 51 35

web: www.konfeksiyonteknik.com.tr | e-mail: img@img.com.tr


SALON: 2-7

STAND: 214-705A


SALON: 8

STAND: 801A

More magazines by this user
Similar magazines