01.10.2018 Views

YAPI Malzeme October 2018

YAPI Malzeme October 2018

YAPI Malzeme October 2018

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

MESA<br />

NAL Tünel<br />

Kalıbı<br />

TEMEL ÖZELLİKLER<br />

• Yüksek yük taşıma kapasitesi ve beton basıncına dayanıklılık<br />

• Hızlı ve kolay montaj sağlayan modüler tasarım<br />

• Esneklik<br />

• Hızlı ve güvenli uygulama<br />

• Hidro-mekanik güç sistemleri ile zaman ve işçilikten tasarruf<br />

• Beton döküm kolaylığı ve vibrasyon sistemleri


Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

MESA<br />

TBM Segment<br />

Kalıpları<br />

TEMEL ÖZELLİKLER<br />

• Projeye özel, teknoloji odaklı kalıp tasarımı<br />

• Dayanıklı ve uzun ömürlü kalıplar ile sağlanan maliyet avantajı<br />

• <strong>Malzeme</strong> kalitesi ve üretim teknolojisi ile yüksek beton kalitesi ve<br />

ölçüsel hassasiyete sahip kalıplar.<br />

• Hızlı ve güvenli uygulama


İSTMAG Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

İmtiyaz Sahibi<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe Müdürü<br />

Zekai Turasan<br />

zturasan@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP - Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi<br />

Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

Asılsız haberlere değil sektöre bakalım<br />

Yazın sıcaklarından sıkılmış bir şekilde sonbaharın gelmesini gözlerken, kışın aniden bastırması hepimizi hazırlıksız<br />

yakaladı. Beklendiğinden hızlı gelen soğuklar, sektör üzerinde de etkisini gösterdi ve yalıtım, enerji tasarrufu gibi konuları<br />

gündeme taşıdı.<br />

Konuyla ilgili ilk açıklama beklendiği üzere İZODER’den geldi. İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Kıştan değil, yalıtımsız<br />

binalardan korkun” ifadeleriyle dikkatleri bir kez daha yalıtımın önemine çekerken, “Bugün ithal ettiğimiz enerjinin<br />

ısıtma ve soğutma amaçlı tüketilen bölümünün yarısını israf ediyoruz. Ülke olarak binalarda kullandığımız enerji miktarı,<br />

toplam tükettiğimiz enerjinin çok önemli bir kısmına yaklaşık olarak yüzde 40’ına ulaşmış ve sanayinin de önüne geçmiş<br />

durumda. Dolayısıyla yalıtımın hepimizi ilgilendiren ciddi bir boyutu var. Alacağımız önlemlerle de bu savurganlığın önüne<br />

geçmemiz mümkün...” ifadeleriyle içerisinde bulunduğumuz durumu ve takip etmemiz gereken yol haritasını bizlere<br />

göstermiş oldu.<br />

Sektörün amiral gemisi olan İMSAD Eylül ayı gündem buluşmalarını gerçekleştirdi.Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan,<br />

konuşmasını kentsel dönüşüm etrafında şekillendirirken “Kentsel dönüşüm rüzgarında hayale kapılıp beyaz atlı<br />

müteahhidinizi beklemeyin” ifadeleriyle sunmuş olduğu istatistikler ve örneklerle herkesi daha gerçekçi olmaya davet<br />

etti. Aynı buluşmada konuşma gerçekleştiren bir diğer isim Prof. Dr. Taner Berksoy’du. Dövizdeki manüpilasyonlar ve<br />

ekonomik dalgalanma üzerine konuşan Berksoy’un öne çıkan ifadeleri; “Türkiye’de kriz var denilemez, kriz denilen<br />

dönemlere bakın, tamamı ya 6, ya 8-10 ay sürmüş. Biz düşeriz de kalkarız da. Ekonomik büyüme en az iki çeyrek peş<br />

peşe sıfırın altında kalırsa krizden söz edilebilir” şeklindeydi.<br />

Eylül ayı içerisinde gerçekleşen ve sektörü doğrudan ilgilendiren işbirlikleri, dernek ve firma faaliyetlerine elimizden<br />

geldiği kadarıyla sayfalarımızda yer verdik. Özellikle, Isıtma&Soğutma ve Çatı&Cephe Sistemlerini ön plana çıkarmaya<br />

çalaşarak, alanında öncü ve uzman firmalarla biraraya geldik. Çalışkanlıkları, azmi ve vizyonlarıyla her koşulda ülkemize<br />

olan inançları ve kararlılıklarını ortaya koyan birbirinden değerli isimlerle gerçekleştirdiğimiz röportaj ve söyleşilerimizi<br />

okumanızı tavsiye ederiz.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

16 - İZODER Başkanı Levent Pelesen:<br />

“Kıştan değil, yalıtımsız binalardan korkun”<br />

19 - Türkiye ve Güney Kore müteahhitleri<br />

güçlerini birleştiriyor<br />

İZODER Başkanı Levent Pelesen<br />

48 - Görme engellilerin klima<br />

kullanımını kolaylaştıran yeni teknoloji<br />

51 - Baymak’tan tüm kullanıcalara<br />

14 adımda kombi bakım kılavuzu<br />

65 - “Cephe Tasarımında Yeni Teknolojiler”<br />

Paneli Şişecam Düzcam işbirliğiyle<br />

düzenlendi<br />

106 - Aydınlatma devi Sylvania,<br />

Türkiye’de yerli ve milli üretime başladı<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

BAU’2019................................................................... 139<br />

BİGGCLUB................................................................ 125<br />

BOSCH TERMOTEKNİK............................................. 43<br />

BUDERUS.................................................................... 59<br />

DAIKIN.......................................152 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

DAIKIN......................................................................... 39<br />

DOKA KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ....... ÖN KAPAK<br />

E.C.A - SEREL........................................................... 103<br />

EGE <strong>YAPI</strong> ZİRVESİ’<strong>2018</strong>........................................... 145<br />

ERYAP........................................................................ 121<br />

HIRDAVAT’2019......................................................... 147<br />

ICOPAL........................................................................ 85<br />

ISK- SODEX’2019...................................................... 141<br />

İNTEK KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ................. 2 – 3<br />

KEYHAN TERCÜME.................................................. 151<br />

KİLSAN........................................................................ 95<br />

KORDSA / KRATOS.................................................... 33<br />

LAYHER İSKELE SİSTEMLERİ.......................... 10 – 11


MESA İMALAT......................................................... 6 – 7<br />

NİMEÇATI.................................................................... 91<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ................ 8 – 9<br />

PANASONIC.............................................................. 109<br />

PERİ DUO............................................................ 26 – 27<br />

PERİ KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ.ÖN KAPAKİÇİ – 1<br />

SAMSUNG................................................................... 53<br />

SARAY ALÜMİNYUM.................................................. 73<br />

SARAY ALÜMİNYUM.................................................. 75<br />

SERAMİKSAN........................................................... 117<br />

SİSTEM ALÜMİNYUM......................................... 68 – 69<br />

SOLAREX’2019......................................................... 149<br />

TAYF ÇATI.................................................................... 97<br />

TESKON - SODEX’2019............................................ 143<br />

TMS KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ..................... 4 – 5<br />

DÜZCAM & ŞİŞECAM............................. ARKA KAPAK<br />

UZMAN KİREMİT......................................................... 83<br />

<strong>YAPI</strong>MALZEME.COM.TR.......................................... 150


İZODER Başkanı Levent Pelesen:<br />

“Kıştan değil, yalıtımsız binalardan korkun”<br />

Kışın binalarda ısınma giderlerinin doğalgaz zamlarının da etkisiyle artacağına dikkat<br />

çeken İZODER; kışı hem sağlıklı ve konforlu bir ortamda geçirmek hem de enerji tüketimini<br />

yarı yarıya düşürmek için binaların ‘ısı yalıtımı’ ile donatılması gerektiğini belirtti. İZODER<br />

Başkanı Levent Pelesen, “Enerjimizi boşa harcamadan, güvenli ve konforlu yapılarda<br />

yaşamak, aynı zamanda kullandığımız enerjide yüzde 50’ye varan oranda tasarruf yapmak<br />

istiyorsak, binalarımızı ısı yalıtımı ile koruma altına almamız şart” dedi.<br />

Levent Pelesen / İZODER Başkanı<br />

Isı yalıtımının, Türkiye’nin geleceği için<br />

stratejik öneme sahip bir konu olduğunu<br />

belirten İZODER Başkanı Levent Pelesen,<br />

“Yalıtım, Türkiye ekonomisi ve son kullanıcı<br />

için büyük önem arz ediyor. Isı Yalıtımı<br />

uygulamaları ile, kışın ısıtma amacıyla<br />

harcanan enerjiden ortalama yüzde 50 tasarruf<br />

sağlanıyor. Bu da doğalgaz faturalarını<br />

yarı yarıya düşürüyor. Enerjimizi boşa<br />

harcamadan, güvenli ve konforlu yapılarda<br />

yaşamayı hedefliyor, aynı zamanda yüzde<br />

50’ye varan tasarruf elde etmek istiyorsak,<br />

binalarımızın tamamını standartlara uygun<br />

kalınlıklarda belgeli ürünler ile belgeli uygulayıcıları<br />

tercih ederek ısı yalıtımı ile koruma<br />

altına almalıyız” diye konuştu.<br />

Binalarda enerji tasarrufunun ülke ekonomisini<br />

de direkt etkilediğini vurgulayan<br />

İZODER Başkanı Pelesen, şunları söyledi:<br />

“Bugün ithal ettiğimiz enerjinin ısıtma<br />

ve soğutma amaçlı tüketilen bölümünün<br />

yarısını israf ediyoruz. Ülke olarak binalarda<br />

kullandığımız enerji miktarı, toplam<br />

tükettiğimiz enerjinin çok önemli bir kısmına<br />

yaklaşık olarak yüzde 40’ına ulaşmış<br />

ve sanayinin de önüne geçmiş durumda.<br />

Dolayısıyla yalıtımın hepimizi ilgilendiren<br />

ciddi bir boyutu var. Alacağımız önlemlerle<br />

de bu savurganlığın önüne geçmemiz<br />

mümkün.”<br />

Kamu ve kamuoyu daha çok bilinçlendikçe,<br />

ısı yalıtımı uygulamalarının, binalarda<br />

enerji verimliliğini sağlamanın vazgeçilmez<br />

unsuru olarak gelişmeye devam edeceğini<br />

ifade eden Levent Pelesen, “Kentsel dönüşüm<br />

sürecinde inşa edilen yeni binalarda<br />

yalıtım uygulamalarına öncelik verilmeye<br />

başlandığını görmek, hem yalıtım sektörü<br />

hem toplum adına sevindirici bir gelişme.<br />

Yönetmelikler tam anlamıyla uygulanmaya<br />

başlayıp denetim mekanizmaları etkili<br />

bir şekilde devreye girdiğinde ısı yalıtımı<br />

uygulamalarının, vatandaşa, sektöre ve<br />

ülkemiz ekonomisine katkısı büyük olacak.<br />

Kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirerek,<br />

tüm binaları doğru yalıtım uygulamalarıyla<br />

inşa edersek, ülke ekonomimize her<br />

yıl milyarlarca dolarlık katkıda bulunabiliriz.<br />

Türkiye’deki binaları ısı yalıtımlı hale getirerek,<br />

ülkemizin toplam enerji faturasını<br />

yaklaşık %15 azaltmamız mümkün” dedi.<br />

“Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar,<br />

pasif evler gibi konseptlere yönelmiş<br />

durumda” diyen Levent Pelesen, şöyle<br />

konuştu: “Bu konseptlerde özellikle ısı<br />

yalıtımı uygulamalarının enerji verimliliğindeki<br />

rolü daha çok önem kazandı. Enerji<br />

verimliliği stratejilerinde tüm tarafların; sektör,<br />

kamu ve tüketicilerin üzerlerine düşeni<br />

hassasiyetle yerine getirmesi gerekiyor.<br />

Türkiye’nin, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki<br />

gibi uluslararası taahhütlerini<br />

yerine getirmesi, binalarda enerji verimliliği<br />

açısından ısı yalıtımının sağlıklı gelişmesi<br />

için büyük önem taşıyor.”<br />

18<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Aktüel<br />

İMSAD gündem buluşmalarında<br />

sektördeki son gelişmeler ele alında<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri<br />

Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından düzenlenen<br />

<strong>2018</strong> yılının ikinci ‘Gündem Buluşmaları’<br />

toplantısında; sektörün güncel<br />

konusu ‘Enflasyonist Ortamda Üretim-Yönetim’<br />

ele alındı. Türkiye İMSAD Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Zaman<br />

zaman dalgalanmaların yaşandığı <strong>2018</strong><br />

yılında yönümüzü nasıl çizeceğimiz, sektör<br />

olarak en çok konuştuğumuz konuların<br />

başında geldi. Sektörde mevcut durumun<br />

iyileştirilmesi için kentsel dönüşüm pazarı<br />

ile yenileme pazarının birbirinden ayrıştırılması<br />

gerekiyor. Konut sahipleri, kentsel<br />

dönüşüm sürecinde kendi binasının da yıkılıp<br />

yeniden yapılacağı hayaliyle, kapısını<br />

çalacak ‘Beyaz atlı müteahhidini’ bekliyor.<br />

Türkiye’de son yıllarda binalarda güçlendirme/yenileme<br />

çalışmaları ihmal edildi<br />

ancak AB ülkelerinde yenileme pazarı,<br />

toplam inşaat sektörünün %57’sini oluşturuyor.<br />

Bugün özellikle ağırlık verilmesi<br />

gereken yenileme, sektöre can suyu olacaktır”<br />

dedi.<br />

Türkiye ve dünyada yaşanan enflasyon<br />

trendini değerlendiren Prof. Dr. Taner<br />

Berksoy ise, katılımcılara şöyle seslendi;<br />

“Çok telaşlanmayın. Öyle çok derin bir kriz<br />

olmaz. Türkiye’de kriz denilen dönemlere<br />

bakın; tamamı neredeyse ya 6, ya 8-10 ay<br />

sürmüş. Türkiye ekonomisinde refleks çok<br />

hızlı. Şimdi ‘kriz var mı yok mu?’ tartışması<br />

var. Bana göre de kriz yok. Bizim kriz tanımımız<br />

şu; ekonomide en az iki çeyrek peş<br />

peşe büyüme sıfırın altında kalırsa krizden<br />

söz edebiliriz. 2019’un ilk 3 ayı çok ufak<br />

bir negatife döner, sonra düzelir. Yurtdışından<br />

size ülkenin durumunu soranlara şunu<br />

söyleyebilirsiniz; ‘Biz düşeriz kalkarız, henüz<br />

kriz ortamı yok.’”<br />

Türkiye İMSAD’ın geleneksel hale getirdiği<br />

‘Gündem Buluşmaları’ toplantısı, 27 Eylül<br />

Perşembe günü Ortaköy Feriye Palace’ta<br />

yapıldı. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Ferdi Erdoğan’ın açılış konuşmasını<br />

gerçekleştirdiği Gündem Buluşmaları’nda,<br />

Dr. Can Fuat Gürlesel inşaat ve<br />

inşaat malzemeleri sanayisinin faaliyetlerini,<br />

son verilerle değerlendirdi. İnşaat<br />

malzemesi sanayicileri ve iş dünyasından<br />

isimlerin büyük ilgi gösterdiği, Türkiye İM-<br />

SAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Oktay<br />

Alptekin’in moderatörlüğünde gerçekleşen<br />

toplantının konuk konuşmacısı ise Ekonomist<br />

ve Akademisyen Prof. Dr. Taner Berksoy<br />

oldu. Prof. Dr. Berksoy, ‘Enflasyonist<br />

Ortamda Üretim-Yönetim’ konusunda değerlendirmelerini<br />

paylaştı.<br />

İnşaat malzemeleri dış pazarda<br />

büyüme, iç pazarda daralma<br />

trendinde<br />

Konuşmasında, <strong>2018</strong> yılı 3. çeyrek dönemine<br />

ilişkin sektör verilerini açıklayan Ferdi<br />

Erdoğan, şunları söyledi: “İnşaat sektörü,<br />

<strong>2018</strong> yılı 2. çeyrek döneminde yüzde 0,8<br />

büyüdü. Çeyrek dönemlerde üst üste süren<br />

hızlı büyüme, yerini çok ciddi yavaşlamaya<br />

bıraktı ve sektör <strong>2018</strong> ilk yarıyılda yüzde<br />

3,7 büyüdü. <strong>2018</strong> yılı ilk yarısında inşaat<br />

malzemeleri ihracatı yüzde 17,8 artarak<br />

9,3 milyar dolara yükseldi. 2017 Haziran ile<br />

<strong>2018</strong> Haziran ayı arası yıllık ihracatımız ise<br />

18,8 milyar dolar oldu. 2016 yılında aylık<br />

1,1-1,2 milyar dolar olan ihracatımız, <strong>2018</strong><br />

yılında aylık 1,5-1,7 milyar dolar bandında<br />

devam ediyor.”<br />

Yenileme pazarında Avrupa<br />

ülkelerinin gerisinde kaldık<br />

“Türkiye’de son yıllarda güçlendirme/yenileme<br />

çalışmaları ihmal edildi ve Avrupa<br />

ülkelerine göre geride kaldık” diyen Ferdi<br />

Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizdeki<br />

kentsel dönüşüm sürecinde, tek uygun<br />

çözüm olarak yıkım ve yeniden yapım gerektiği<br />

vurgulanıyor. Avrupa’da son yıllarda<br />

kabul gören eğilim ise, ekonomik olmasa<br />

da, yıkım-yeniden yapım yerine, güçlendirme/yenileme<br />

yaklaşımının benimsenmesi<br />

yönünde. Avrupa Komisyonu tarafından<br />

yapılan araştırmaya göre 2015 yılında AB<br />

yenileme pazarı 109 milyar euro olarak<br />

gerçekleşti. Bu rakam, 882 bin 900 iş anlamına<br />

geliyor. Pazarın neredeyse yarısını<br />

Almanya, Fransa ve İtalya oluşturuyor. Sadece<br />

Almanya pazardan %22’lik pay alıyor.<br />

AB ülkelerinde yenileme pazarı, toplam inşaat<br />

sektörünün %57’sini oluşturuyor. Türkiye’de<br />

ise 10 yıl önce yaklaşık 12 milyar<br />

dolar olan yenileme pazarı, 2017 yılında<br />

6 milyar dolar ile toplam inşaat pazarının<br />

%7’sine geriledi. Hâlbuki bu rakam, yaklaşık<br />

%25 civarında olmalıydı.”<br />

Yenileme, sektöre can suyu olacak<br />

Türkiye’de hangi binaların kentsel dönüşüm<br />

kapsamına girip hangilerinin girmeyeceğinin<br />

bir an önce belirlenmesi gerektiğini<br />

vurgulayan Ferdi Erdoğan, “Yenileme<br />

pazarındaki gerilemede, kentsel dönüşüm<br />

kapsamına girebilecek binalar net olarak<br />

belli olmadığından; konut sahiplerinin, konutlarının<br />

yıkılacağı beklentisi ile mecbur<br />

olmadıkça yenilemekten kaçınmasının etkisi<br />

büyük oldu. Konut sahipleri, kentsel dönüşüm<br />

rüzgarıyla kendi binasının da yıkılıp<br />

yeniden yapılacağını hayal ederek kapısını<br />

çalacak ‘Beyaz Atlı Müteahhidini’ bekliyor.<br />

Oysa her bina yeniden yapılmayacağı gibi<br />

müteahhitlerin de her binayı yenileyip eski<br />

sahiplerine bedelsiz verebilecekleri bir<br />

planları yok. Bu nedenle ev sahiplerinin,<br />

kendi konforları, sağlıkları ve enerji-su-atık<br />

giderlerini yönetmek için evlerini yenilemeleri<br />

daha rasyonel bir yaklaşım olacak.<br />

Burada yenileme kapsamı, sadece kozmetik<br />

yenileme değil ‘derin yenileme’ denen<br />

tesisat (elektrik, su), ısıtma-soğutma, havalandırma<br />

sistemleri, yalıtım dahil cephe<br />

sistemleri, seramik kaplamalar ve vitrifiye,<br />

pencere-cam ve çatı-baca sistemleri gibi<br />

geniş bir alanı içeriyor” diye konuştu.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 19


Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği’nden<br />

Çimento Sektörü <strong>2018</strong> Değerlendirmesi<br />

İnşaat malzemeleri sanayi <strong>2018</strong> yılına<br />

oldukça hızlı başlamıştır. Yılın ilk yarısında<br />

ihracatta %17 artış yaşanmıştır. 2019<br />

yılında da inşaat malzemeleri sanayinde<br />

ihracatın artmaya devam etmesi beklenmektedir.<br />

İhracat pazarlarımızın çoğunda<br />

ekonomide ve inşaat sektöründe büyümelerin<br />

devam edeceği öngörülmektedir.<br />

Böylece dış talep ve ihracat artışı sürecektir.<br />

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak<br />

Ürünleri İhracatçıları Birliği altında bir araya<br />

gelen Türk çimento sektörü<br />

70 fabrikasıyla 19.000 kişiye<br />

istihdam sağlamakta ve<br />

100’ün üzerinde ülkeye ihracat<br />

gerçekleştirmektedir. Her<br />

geçen gün artan rekabet ortamında<br />

firmalarımız üretim<br />

ve ihracatımızı artırmak için<br />

gayret göstermektedir.<br />

Çimento Sektöründe<br />

Türkiye’nin Konumu:<br />

Türkiye halen çimento üretiminde Avrupa<br />

ölçeğinde birinci, dünya ölçeğinde dördüncü<br />

konumdadır. Türkiye aynı zamanda<br />

Avrupa’ya en yüksek ihracatı gerçekleştiren<br />

ülkeler arasında birinci, dünyada<br />

ise üçüncü sırada olma özelliğini korumaktadır.<br />

Türkiye’nin Çimento Sektörü<br />

İhracatı:<br />

<strong>2018</strong> yılı Ocak-Ağustos döneminde çimento<br />

ihracatı 5,2 milyon ton ve 274<br />

milyon $ olarak gerçekleşmiştir. En fazla<br />

ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sırasıyla<br />

ABD, İsrail, Suriye, Haiti ve Bulgaristan’dır.<br />

ABD’ye ihracatımızda % 50 artış<br />

yaşanmıştır. İsrail ise geçen sene aynı<br />

döneme göre Suriye’nin önüne geçerek<br />

2. sıraya çıkmıştır. Öte yandan Suriye’ye<br />

gerçekleşen çimento sektörü ihracatımız<br />

da artmakta ve bu artışın sürmesi<br />

beklenmektedir.<br />

Klinker grubunda ise 3,8 milyon<br />

ton ve 140 milyon $ ihracat<br />

gerçekleşmiş, başlıca pazarlar<br />

Gana, Senegal, Fildişi<br />

Sahili, Gine ve Kolombiya olmuştur.<br />

Senegal ve Gine’ye<br />

dikkat çekici oranda ihracat<br />

artışları yaşanmıştır.<br />

2019 yılında yurt içi satışların<br />

artacağı öngörülmektedir. Önümüzdeki<br />

yıl Türkiye’de çimento talebinin artması<br />

ve üretimin önümüzdeki üç yıl boyunca<br />

% 4-5 oranında artış göstereceği tahmin<br />

edilmektedir.<br />

Türkiye çimento sektörü dünya çimento<br />

ticareti açısından oldukça önemli bir konumdadır.<br />

İhracatçı olan ülkelere baktığımızda<br />

Çin’de gerçekleşen konsolidasyon<br />

sonucunda üretim kapasitesinin ciddi<br />

miktarda azaldığını ve Çin’in net ithalatçı<br />

konumuna girdiği görülmektedir. Önceki<br />

yıllarda çimentoyu ihraç eden Çin’in 2019<br />

yılında 12 milyon ton çimento ve klinker<br />

ithal etmesi beklenmektedir. Diğer büyük<br />

rakibimiz olan İran ise ambargo sebebi ile<br />

dünya çimento ticaretinde gerilemektedir.<br />

Avrupa’da da karbon fiyatlarının 24 €’ya<br />

kadar yükselmiş olması ve 40 €’ya yükseleceği<br />

beklentisi Avrupalı üreticilerin<br />

çimento üretmektense karbon ticaretine<br />

öncelik vereceklerini göstermektedir. Dolayısıyla<br />

Türkiye, dünya çimento ve klinker<br />

ihtiyacı söz konusu olduğunda bugün<br />

neredeyse rakipsiz durumdadır.<br />

Çimento üretiminde maliyetlerin %80’e<br />

yakını kur artışından etkilenmiştir. İthal<br />

kömürden dolayı kömür, maliyetin<br />

%60’ına oluşturur hale gelmiştir. Yine<br />

elektrikte de dövize bağlı maliyet artışları<br />

söz konusu olduğundan elektrik maliyeti<br />

toplam maliyetin %20’sine ulaşmıştır. Ancak<br />

üreticiler artan maliyet baskısını yükselen<br />

ihracat oranları ile bertaraf etmektedirler.<br />

Üreticilerin en büyük sorunu ise<br />

istenilen miktarda ve uygun koşullarda<br />

yerli kömür tedarik edememektir. Çimento<br />

sektörüne yönlendirilen yerli kömür<br />

miktarının arttırılması sektörün kömür<br />

ithalatını azaltacağı için cari açığın azalmasına<br />

sebep olacaktır.<br />

Dünya Çimento Birliği’nin Genel Kurulu 5 Aralık’ta Londra’da toplanacak<br />

Türk Çimento Üreticileri uluslararası arenada<br />

Dünyanın dört bir tarafından gelecek delegelerin katılımıyla 5 Aralık’ta Londra’da<br />

yapılacak olan Dünya Çimento Birliği Genel Kurulu’nda; OYAK Çimento, Nuh Çimento,<br />

MedCem Çimento gibi Türkiye’nin önde gelen çimento üreticilerinin Türkiye’yi en üst<br />

düzeyde temsil etmesi bekleniyor.<br />

Dünya Çimento Birliği’nin geçen yıl düzenlenen<br />

Genel Kurul toplantısında,<br />

OYAK Çimento Grubu’nun Başkanı<br />

Suat Çalbıyık, birliğin yönetim kuruluna<br />

seçilmişti.<br />

Türk çimento üreticilerine övgü<br />

Genel Kurul ve Dünya Çimento Konferansı<br />

ile ilgili değerlendirme yapan,<br />

Dünya Çimento Birliği Başkanı ve aynı<br />

zamanda dünyanın en büyük çimento<br />

şirketi CNBM’in CEO’su Song Zhiping,<br />

“Küresel çimento piyasasında önemli<br />

bir yere sahip olan Türkiye çimento<br />

sektörünün, uluslararası arenada temsil<br />

edilmesi büyük önem taşıyor” dedi.<br />

İhracat hamlesi bekleniyor<br />

Türkiye çimento sanayi, Avrupa’nın en<br />

büyük üretim kapasitesine sahip bulunuyor.<br />

Sektörden döviz kurlarındaki<br />

yükselme sonrası büyük bir çimento<br />

ihracat hamlesi bekleniyor.<br />

Amerika ve Afrika’nın hedef pazarlar<br />

olmasının yanı sıra Türkiye’nin mevcut<br />

ihracat kapasitesinin, Güney ve Batı<br />

Avrupa’daki çimento ihtiyacını da karşılamaya<br />

yeteceği öngörülüyor.<br />

Dünya Çimento Birliği, tamamı bağımsız<br />

çimento üreticilerinden oluşan, yaklaşık<br />

1 milyar tonu aşan çimento üretim<br />

kapasitesiyle küresel çimento endüstrisinin<br />

en üst kurumunu oluşturuyor.<br />

20<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Türkiye ve Güney Kore<br />

müteahhitleri güçlerini birleştiriyor<br />

Aktüel<br />

Türk inşaat sektörünün önde gelen firmalarını temsil eden Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB),<br />

Güney Kore Müteahhitler Birliği (CAK) ile önemli bir işbirliği mutabakat zaptına imza attı.<br />

TMB ve CAK üyesi firmaların özellikle<br />

üçüncü ülkelerde ortaklığını daha ileriye<br />

taşıyacak mutabakat zaptı, TMB Başkanı<br />

Mithat Yenigün ve CAK Başkanı Joo<br />

Hyun Yoo tarafından imzalandı. İstanbul’da<br />

düzenlenen imza törenine, iki birlik<br />

heyetlerinin yanı sıra Güney Kore Büyükelçisi<br />

Hong Ghi Choi de katıldı.<br />

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat<br />

Yenigün, “Türkiye ve Güney Kore inşaat<br />

sektörünün önde gelen firmalarını<br />

temsil eden birlikler olarak; imzaladığımız<br />

mutabakat zaptı ile önemli bir işbirliği sürecine<br />

adım atmanın heyecanını yaşıyoruz”<br />

dedi.<br />

İşbirliği mutabakat zaptı ile iki ülke arasındaki<br />

mevcut ortaklığa güçlü bir ivme<br />

kazandırılacağını kaydeden Yenigün,<br />

“Bugüne kadar Güney Kore’yle Türkiye<br />

2011-<strong>2018</strong> arasında yaklaşık 25 milyar<br />

dolarlık ortak proje üstlenmiştir. Bu protokol<br />

çerçevesinde işbirliğimiz artacak,<br />

üye firmalarımız birbirlerinin faaliyetlerini<br />

daha yakından takip edebilecek, finansal<br />

ve teknolojik kapasitelerini birleştirme<br />

imkanlarını değerlendirebilecek, üçüncü<br />

ülkelerde ortak hareket etme ve pazar<br />

paylarını artırma olanağı bulacaktır” diye<br />

konuştu.<br />

TMB Başkanı Yenigün, şöyle<br />

devam etti:<br />

“Ortaklığımız Sahra Altı Afrika başta olmak<br />

üzere, Orta Doğu ve Avrasya ülkeleri<br />

ile Hindistan gibi pek çok pazarda<br />

yeni projeler yaratmamıza olanak sağlayacaktır.<br />

Bu süreçte gerek Türk Eximbank,<br />

gerek Kore Eximbank’ın da değerli<br />

desteklerinin önemine bu vesileyle dikkat<br />

çekmek istiyorum.<br />

Türk müteahhitleri, yurtdışında bu yıl<br />

Ağustos sonu itibariyle 11 milyar dolarlık<br />

yeni iş tutarına ulaştı. Artış eğilimindeki<br />

enerji fiyatları ve hedef pazarlardaki fırsatların<br />

etkisiyle yıllık iş tutarımızın bu<br />

yılın sonunda yeniden 20 milyar dolar düzeyine<br />

çıkmasını bekliyoruz.”<br />

Joo Hyun Yoo: “İşbirliğimiz,<br />

uluslararası pazardaki güçlü<br />

konumumuzu kuvvetlendirecektir”<br />

Güney Kore Müteahhitler Birliği (CAK)<br />

Başkanı Joo Hyun Yoo “Birinci Dünya<br />

Savaşı’ndan sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün<br />

kurduğu Türkiyebugüne kadar<br />

önemli bir büyüme kaydetti. Bugün büyük<br />

potansiyel taşılan bir ülke konumuna<br />

geldi. Özellikle inşaat sanayinde küresel<br />

bir güç haline geldi.” Dedi. Yoo, üyeleri<br />

ile Türk müteahhitleri arasındaki ilişkilerin<br />

geliştirilmesinin her iki ülkenin küresel inşaat<br />

pazarındaki konumunu güçlendirdiğini<br />

vurguladı.<br />

Güney Kore Büyükelçisi Hong-Ghi Choi,<br />

“İki ülke olarak 60 yıldır devam eden<br />

diplomatik ilişkilerimiz çerçevesinde ortaklığımız<br />

savunma sanayi başta olmak<br />

üzere siyasi, ekonomik ve kültürel boyutta<br />

önemli bir derinlik kazanmıştır. Uzun<br />

yıllara varan dostluğa sahip iki ülkenin<br />

inşaat sektörünün önemli temsilcilerini bir<br />

araya getiren ve mevcut işbirliğini daha<br />

üst düzeylere taşıyacak olan bu ortaklık,<br />

Türkiye ve Güney Kore’nin refahına da<br />

büyük katkıda bulunacaktır” diye konuştu.<br />

Tçmb, çimentonun 6 aylık verilerini açıkladı<br />

Türkiye ekonomisinin lokomotifi çimento sektörünün Ocak-Haziran<br />

verilerine göre; iç satışlarda yüzde 5,4 artış yaşanırken;<br />

bölgesel bazda yapılan satışlarda en büyük artış Ege Bölgesi’nde<br />

görüldü.<br />

Raporla ilgili değerlendirmede bulunan Çimento<br />

Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “2017 yılının<br />

ilk aylarında yaşanan zorlu kış şartlarının, bu<br />

yıl yaşanmamasıyla yılın ilk 2 ayında satışlarda<br />

yüzde 31’lik büyüme yaşandı. Satışlar<br />

Mart ve Nisan aylarında aylık bazda yüzde<br />

4 ve yüzde 8 artarak normal seyrine döndü. Ancak Mayıs ve<br />

Haziran aylarında Ramazan ayının da etkisiyle satışlar aylık<br />

bazda yaklaşık yüzde 9-12 aralığında azaldı ve yıllık satış artışı<br />

baz etkisi ile yüzde 5,4 olarak gerçekleşti.<br />

TÜİK verilerine göre, <strong>2018</strong> yılı Ocak-Haziran<br />

döneminde, ihracatımızı (çimento+klinker)<br />

en çok arttırdığımız ülke Senegal oldu. Bu<br />

ülkeyi Haiti ve ABD izledi. İhracatımızı artırdığımız<br />

diğer pazarları ise Gana ve Gine<br />

olarak sayabiliriz” şeklinde konuştu.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 21


Dünya’da 4., Türkiye’de ilk olan<br />

Kömürhan Köprüsü ile Doka,<br />

Türkiye’de ilklere imza atmaya devam ediyor<br />

Özellikli yapısıyla dünyada 4., Türkiye’de ise ilk olmaya hazırlanan Kömürhan Köprüsü,<br />

Doğu Anadolu Bölgesi’nin batı ve güneydeki illere ulaşımı açısından stratejik bir<br />

konuma sahip. Yeni Kömürhan Köprüsü, Bağlantı Tüneli ve Yolu’nun yapımı Doka’nın<br />

kalıp ve iskele sistemleri ile en hızlı ve güvenli şekilde sürdürülüyor. Karayolları Genel<br />

Müdürlüğü’nce ve Doğuş-Gülsan Kömürhan Adi Ortaklığı’yla 6 Ocak 2014’te yapımına<br />

başlanan Yeni Kömürhan Köprüsü, Bağlantı Tüneli ve Yolu Yapım Projesi”nin 2019 yılı<br />

sonu itibarıyla tamamlanması planlanıyor.<br />

22<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Kömürhan Köprüsü<br />

Türkiye’de bir ilk<br />

Elazığ ile Malatya’nın Karakaya Baraj<br />

Gölü üzerinden bağlantısını sağlayacak<br />

olan köprü, hem Doğu Anadolu Bölgesi’ni<br />

Orta Anadolu ve Akdeniz’e bağlayan yollar<br />

üzerinde stratejik bir konuma sahip, hem<br />

de özellikli yapısıyla Türkiye’de bir ilk olmaya<br />

aday. Gergin Eğik Askılı Kömürhan<br />

Köprüsü’nde 42 adet eğik ve gergin kablolar,<br />

168,5 metre yüksekliğinde tek bir pilona<br />

bağlanacak. Bu özelliği ile Türkiye’de<br />

bir ilk olacak ve 168,5 m yüksekliğindeki<br />

tek pilon uygulaması ile zorlu mühendislik<br />

çözümü gerektiren projeye, en güvenli ve<br />

en hızlı çözüm yine Doka mühendisleri ve<br />

sistemleri ile sunuluyor.<br />

Köprünün iki aksında bulunan 168,5 metrelik<br />

pilon için Doka Top 50 geniş yüzeyli<br />

Proje adı: Kömürhan Köprüsü<br />

Bulunduğu yer: Elazığ<br />

Yatırımcı: Doğuş – Gülsan Kömürhan Adi Ortaklığı<br />

İnşaat başlangıcı: Şubat 2017<br />

Planlanan tamamlanma tarihi: 2019<br />

Kullanılan Ssistemler: Otomatik Tırmanır Kalıp<br />

Sistemi SKE 50, d2 Ağır Yük İskele Sistemi,<br />

Geniş Yüzeyli Kalıp Top 50<br />

kalıp sistemi ve Doka<br />

SKE 50 hidrolik kalıp<br />

tırmanma sistemi kullanılıyor.<br />

Doka SKE 50<br />

hidrolik tırmanır sistemi<br />

ile eğimli tırmanma,<br />

hızlı ve emniyeti şekilde gerçekleştiriliyor.<br />

Otomatik tırmanır kalıp SKE50, tırmanma<br />

ünitesi başına 5 ton taşıma kapasitesine<br />

kadar çok sayıda uygulama için uygun<br />

standart çözümdür. Bu kalıp ile, yüksek<br />

bina çekirdeği, endüstriyel yapı, köprü kolonu<br />

ve pilonların yanı sıra binaların cephelerinin<br />

de beton dökümü uygun maliyet<br />

ve yüksek verimle gerçekleştirilebilir.<br />

Ayrıca projede köprü yaklaşım viyadüğü<br />

için Doka d2 ağır yük iskele sistemi ve viyadük<br />

yan kalıpları için Doka Top 50 geniş<br />

yüzeyli kalıp sistemi kullanılıyor. Çoğu altyapı<br />

projesi veya endüstriyel yatırımlarda<br />

olduğu gibi Doka d2 ağır yük iskele sistemi<br />

yüksek yük taşıma kapasitesi ile tercih<br />

sebebi oluyor. Sistem, modüler yapısı sayesinde<br />

geniş alanlara kurulacak olan ve<br />

farklı yüksekliklerden oluşan yapılar için<br />

en ideal çözümü sunuyor. Ağır yük taşıyıcı<br />

iskele d2, sahip olduğu 3 tip 1.52 metre<br />

genişliğindeki ana çerçeve sistemi ile her<br />

yüksekliğe hitap edebiliyor. 0,90 m, 1,20 m<br />

ve 1,80 m gibi farklı ana çerçeve yükseklik<br />

seçeneği sunan modüler sistemde krikolu<br />

ayak ve krikolu başlık sayesinde yükseklik<br />

ayarları istenilen şekilde yapılabiliyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 23


Haliç İş Merkezi<br />

PERİ ile yükseliyor...<br />

Yeri<br />

: Akçaburgaz Mah./Esenyurt/İSTANBUL<br />

İş Veren : Al Zamil Gayrimenkul / Etiman Grup İnş. A.Ş. Ortaklığı<br />

Yüklenici Firma : ETİMAN GRUP İNŞAAT A.Ş.<br />

Proje Müdürü Yrd. : Hüseyin Değirmenci<br />

Kaba İnşaat Süresi : 12 ay<br />

24<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

PROJEDE KULLANILAN KALIP SİSTEMLERİ:<br />

DÖŞEME KALIP ALTI İSKELESİ : PD8 İSKELE SİSTEMİ H=7m A=6.000m²<br />

ANA TAŞIYICI MAHYALAR : GT24 KAFES KİRİŞ L=2.880mt<br />

TALİ TAŞIYICI IZGARALAR : VT20K DOLU GÖVDELİ AHŞAP KİRİŞ L=4.400mt<br />

Proje ile ilgili genel bilgiler:<br />

teknolojisine sahip bir altyapı ve yüksek<br />

Alzamil-Etiman Haliç Sanayi Merkezi, tonajda depolama alanları sunan projede<br />

Esenyurt’ta hayat buluyor. 74.000 m²’lik amaç üretimin profesyonelce yönetilmesidir.<br />

7m ‘lik yüksek tavan ölçüsü ile fe-<br />

sanayi projesi ile geleceğin modern sanayi<br />

anlayışı inşa edilmektedir. Tasarım rah, geniş ve kullanışlı fabrika anlayışına<br />

sahip proje kapsamında fabrikaların<br />

ve estetiği ile geleceğin sanayi anlayışını<br />

yansıtan bir mimari tasarım çizgisine sahip<br />

projede modern sanayi anlayışını pro-<br />

ve üretimini aynı anda takip etmesi he-<br />

dilediği gibi kişiselleştirebilir ofis bölümü<br />

jenin her alanında hissedilmesi amaçlanmaktadır.<br />

Üst düzey ağır yük depolama ları ile kesintisiz üretim anlayışına<br />

deflenmektedir. 13,5m genişliğinde iç yol-<br />

sahip<br />

katlarda tır geçişine uygun yüksek kapılar<br />

ile yükleme ve boşaltma alanları oluşturulmuştur.<br />

Değiştirilebilir elektrik altyapısı<br />

ile olası yüksek elektrik ihtiyaçlarının karşılanabileceği<br />

teknolojiye sahip proje ile<br />

üretimin hız kazanması planlanmaktadır.<br />

Sosyal yaşam için tasarlanmış iş yerleri<br />

ve gün boyu yaşayan ve hareketli bir sanayi<br />

anlayışı ile projenin bünyesinde sosyal<br />

alanlar ve cafeler bulunmaktadır.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 25


Döşeme Kalıpları:<br />

H=7m kat yüksekliğine sahip ve yğksek<br />

depolama kapasitesi hedeflemesinden<br />

ötürü ağır döşeme yüklerine sahip projede,<br />

yüksek taşıma gücü kapasiteli PD8<br />

iskele sistemi sayesinde hem söz konusu<br />

yüklerin taşınmasında hem de kurulum işçiliği<br />

ve zamandan büyük ölçüde tasarruf<br />

elde edilmiştir.<br />

PD8 sistem; masa kalıbının dışında döşeme<br />

kalıbı iskelesi olarak da kullanılabilir.<br />

Özellikle köprü, santral, sanayi ve su yapısı<br />

gibi kalın ve düzensiz planlı döşeme<br />

imalatlarında yüksek taşıma gücü, kolay<br />

ve hızlı kurulumu sayesinde tercih edilmektedir.<br />

İskelenin kurulmasını takiben<br />

PERI GT24 ve VT20K kirişleri ile döşeme<br />

ve/veya kiriş kalıbı iskelesi teşkil edilir.<br />

Gerekli yatay ve rüzgar yükü tedbirlerinin<br />

alınması koşulu ile her türlü yükleme<br />

değerine cevap verecek şekilde dizayn<br />

ve hesap edilebilen son derece esnek bir<br />

sistemdir.<br />

Bu projede ana taşıyıcı mahya olarak, gelen<br />

yüklere göre yapılan statik hesaplar<br />

sonucu, GT24 kafes kiriş kullanılmıştır.<br />

GT24 kafes kirişler bu proje gibi döşeme<br />

26<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

yüklerinin yüksek olduğu durumlarda, gelen<br />

yükleri taşıyıcı sisteme aktarmak için<br />

en ekonomik çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />

Projede tali taşıyıcı olarak ahşap kiriş<br />

VT20K kullanılmıştır. Başlıca kullanım<br />

alanları perde duvar, kolon, döşeme ve<br />

özel üretim kalıp sistemleridir. VT 20, perde<br />

duvarların kalıp işlerinde kullanılmaktadır.<br />

Betonlama öncesinde hazırlanan<br />

ve sonrasında içerisindeki prizini almamış<br />

betonu içeren perde kalıbını destekleme<br />

ve bütün halde tutma amaçlı kullanılır.<br />

Yeni dökülmüş betondan gelen yükleri, kolon<br />

düzlemine dik olarak monte edilmiş çelik<br />

kuşaklara iletir. Birbirlerine dik şekilde<br />

bağlanan VT 20 ve çelik kuşaklar yeterli<br />

sayıda kanca ile monte edilerek kullanılır.<br />

VT 20, kendisinin monte edildiği haçvari<br />

kafalar veya dikmelerin üzerinde bulunan<br />

başlıklara monte edilerek ana taşıyıcı kiriş<br />

görevi görür. Ayrıca ikincil kiriş olarak,<br />

yükleri ana taşıyıcı kirişlere iletme görevi<br />

de görür. Her iki durumda da VT 20’leri<br />

destekleyecek olan haçvari kafalar veya<br />

dikme başlıkları ahşap kirişlerin uç kısmından<br />

minimum 15 cm içeriye olacak şekilde<br />

projelendirilmelidir.<br />

PERI İle Başarılı İnşaatlar…….. !<br />

Proje Müd.Yrd.Hüseyin Değirmenci’nin yorumu:<br />

İstanbul'un yeni sanayi merkezi, Esenyurt'ta geleceğin sanayi<br />

anlayışını inşaa ediyoruz. Her kata tırın girebildiği, profesyonel<br />

statik çözümler sunan projemizin yapımına hızla devam etmekteyiz.<br />

İnşaat sektöründeki profesyonel çözümleri ile Haliç Sanayi<br />

Merkezi'nin de iskele ihtiyaçlarına çözümler üreten PERİ'ye çok<br />

teşekkür ederiz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 27


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Projenin Adı:<br />

Denge Plaj Yolu 17<br />

Yüklenici:<br />

Denge İnşaat Mimarlık<br />

Proje Yeri:<br />

Kadıköy, İSTANBUL<br />

Plaj Yolu 17 Projesi,<br />

İstanbul’un en değerli noktalarından Kadıköy’de,<br />

İntek Kalıp İskele ile yükseliyor<br />

Proje Hakkında Genel Bilgi:<br />

Deniz manzaralı, Bağdat caddesine yürüme<br />

mesafesi, bulunduğu konum itibari ile<br />

İstanbul’un cezbedici Denge Plaj yolu 17<br />

projesi, Denge İnşaat tarafından İstanbul<br />

Kadıköy Suadiye’de tek blok olarak inşa<br />

ediliyor. 4+1 ve 6+1 dubleks daire tiplerinden<br />

oluşan projede dairelerin büyüklükleri<br />

206 m 2 ile 349 m 2 arasında değişiklik<br />

göstermektedir.<br />

Kadıköy Suadiye, Plaj Yolu Sokaktaki<br />

“Denge Plaj Yolu 17” 13 kattan oluşmaktadır.<br />

4+1 (206.9m 2 ) ve 6+1 (349.8m 2 )<br />

Dubleks, iki tip daire seçeneği mevcuttur.<br />

Plaj yolu 17’nin sosyal donatıları arasında,<br />

7/24 güvenlik, kameralı güvenlik, açık<br />

otopark, kapalı otopark, yeşil alan, yürüyüş<br />

alanı, yer almaktadır.<br />

Projenin tüm kalıp ve iskele malzemeleri<br />

İntek tarafından kiralanarak tedarik edilmiştir.<br />

30<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Projede kullanılan İntek Kalıp<br />

Sistemleri ve Miktarları:<br />

PANFLOOR<br />

Plajyolu 17 projesinde döşemeler “PANF-<br />

LOOR” modüler döşeme kalıp sistemi<br />

ile çözülmüştür.<br />

Döşemeler, mantar döşeme olarak adlandırdığımız<br />

kirişsiz, düz döşemelerdir. Katların<br />

tip olarak birbirine benzer olması ve<br />

döşemelerin düz döşeme olması nedeni<br />

ile bu kalıp sistemleri tercih edilmiştir.<br />

Panfloor döşeme kalıp sistemleri, konvansiyonel<br />

döşeme kalıp sistemlerine<br />

göre çok daha pratiktir. Bu sistemde ana<br />

taşıyıcı (H20) ve tali taşıyıcılar (H20 veya<br />

10x10) yerine, çelik özel profillerden üretilmiş<br />

paneller mevcuttur. Yüksek mukavemete<br />

sahip PANFLOOR döşeme kalıp<br />

panelleri 15 mm plywood ile kaplıdır ve<br />

şantiyeye indiği anda ön montaj gerekmeksizin<br />

kullanıma hazırdır. 5 m² den 14<br />

m² ye kadar değişen ölçülerde döşeme<br />

panelleri mevcuttur. Kolay kurulum özelliği<br />

sayesinde işçilik de ciddi ekonomi sağlamaktadır.<br />

H=3,20 metre yüksekliğinde, döşeme<br />

alanları dahil iki tam (2 takım) A= 828 m²<br />

alanı kapatacak miktarda döşeme kalıbı<br />

verilmiştir. Dış cephe masa kalıpları,<br />

aşağıdaki plan ve kesitte görebileceğiniz<br />

gibi, binanın formuna uygun olacak şekilde<br />

dizayn edilmiştir. Bu yükseklikte, dış<br />

cephede yer alan sistemi her sefer söküp<br />

tekrar kurmadan, “masa” olarak güvenli<br />

bir şekilde yürüterek kullanabilmek, ancak<br />

bu şekilde dengeli bir iskele sistemi<br />

ile mümkündür. Masalar, taban kalıplarını<br />

oluşturmanın yanında, kiriş yan kalıpları<br />

yapılırken güvenli ve rahat bir çalışma<br />

ortamı sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.<br />

Eğer proje, form olarak uygun ve birbirinin<br />

aynısı tekrar eden çok sayıda kat<br />

var ise ve vincin zamanı yeterli ise masa<br />

kalıp sistemi çok verimli bir sistem halini<br />

almaktadır.<br />

PANEMAX<br />

Perde-Kolon kalıpları için “PANEMAX”<br />

Vinçle taşınan çelik çerçeveli panel<br />

kalıp sistemi tercih edilmiştir.<br />

Projede, 1 takım şaft perde kalıbı ile 11<br />

takım farklı ebatlarda kolon, toplamda<br />

458 m² kalıp verilmiştir.<br />

Farklı formlara kolayca adapte edilebilmesi<br />

PANEMAX sisteminin en önemli özelliklerinden<br />

biridir. PANEMAX panel kalıp<br />

sistemi 80 kN/m² düzgün yayılı yük gibi<br />

yüksek bir beton basıncı dayanımına sahiptir.<br />

Ön montaj gerektirmeden şantiyeye<br />

geldiği anda kuruma hazır bir kalıptır. Özel<br />

forma sahip kenar profilleri sayesinde,<br />

üst üste ve yan yana bağlantısı özel kilitleri<br />

sayesinde kolay bir şekilde yapılabilmektedir.<br />

Kenar profil birleşim detayında,<br />

plywood ile birleşimi arasında uygulanan<br />

özel silikon sayesinde, plywood değiştirilmeden<br />

çok tekrar kullanılabilir.<br />

Projenin başlangıcında uygulama projesi<br />

baz alınarak yapılan perde-kolon panoları,<br />

tekrar sayıları fazla olan uygulamalarda<br />

çok ciddi işçilik ve zaman tasarrufu<br />

sağlamaktadır.<br />

İNTESAFE<br />

Dış Cephe kaplamaları için “İNTESAFE”<br />

H tipi Güvenlikli Dış Cephe İskele sistemi<br />

tercih edilmiştir.<br />

Projede, binayı çepeçevre saracak şekilde<br />

H= 44,45 m ve toplamda 5055 m²<br />

cephe iskelesi verilmiştir.<br />

H tipi Güvenlikli çalışma iskeleleri, basit<br />

ve çok hızlı monte edilen geçmeli çerçeveden<br />

oluşan, cepheler için mükemmel<br />

çözümler sunan bir sistemdir. Her katta<br />

yürüme platformları konularak güvenli çalışma<br />

ortamı, kapaklı merdivenler ile katlar<br />

arasında güvenli geçiş emniyeti sağlanır.<br />

İskelenin devrilmesini engellemek<br />

için çerçeveler, standartlarda belirlenmiş<br />

olan sayıda bağlantı noktasından binaya<br />

bağlanır.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 31


Ece Taahhüt Aş ve Kıbrıs Abelia Projesi<br />

Tms Kalıp İskele Sistemlerinin imzası<br />

Uğur Bozoklu / TMS Satış Sorumlusu<br />

TMS Kalıp İskele Sistemleri, İzmit ve<br />

Kastamonu’da bulunan modern tesisleri<br />

ile Türkiye’nin yüzünü ağartan, ileri teknoloji<br />

kullanımı ve ar-ge çalışmaları ile<br />

hem yenilikçi hem de kaliteli üretimi sayesinde<br />

yurt içi ve yurt dışında tanınan bir<br />

markadır. Son dönem referansları içinde;<br />

STFA Körfez Geçiş Köprüsü, Tekfen İzmir<br />

Star Rafine, 3. Havalimanı, Enka-Bechtel<br />

Umman Havalimanı, Samsung co Al<br />

Rajhi HQ, Doha Gold Line Metro, Emaar<br />

Square İstanbul projelerini sayabiliriz.<br />

TMS, tüm üretimini yüksek teknolojiyi<br />

kullanarak yapmaktadır. Dünya pazarlarında<br />

rekabet gücünü koruyarak kalitesini<br />

kabul ettirmiş olan TMS Kalıp Sistemleri,<br />

Ece Taahhüt Aş.nin yüklenicisi olduğu<br />

Gazimağusa Abelia Projesinde aşağıdaki<br />

kalıp sistemlerini kullanmaktadır;<br />

• MK-H 150 Masa Döşeme Kalıp ve İskele<br />

Sistemi<br />

• Simpex Perde Kolon Kalıp Sistemi<br />

• Vinc’i 70 Kolon Kalıp Sistemi<br />

• Cirex Dairesel Kolon Kalıp Sistemi<br />

Kıbrıs Turizmine Türk firmalarının verdikleri<br />

katkı bilinmektedir. Otelcilik sektörünün<br />

yanı sıra artan konut ihtiyacına cevap<br />

vermek için Türk müteahhitlik firmaları için<br />

de Kıbrıs cazibe merkezi haline gelmiştir.<br />

Bu alanda Kıbrısta ki Otel projelerinden<br />

gelen tecrübelerini konut imalatlarında<br />

değerlendirmek için Ece Mühendislik ve<br />

Taahhüt AŞ firması da bir çok yeni projede<br />

yer almaktadır. Bunlardan biri olan<br />

Gazimağusa Abelia projesinde Ece AŞ<br />

kalıp çözümlerinde TMS Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri ile çalışmaktadır.<br />

Proje; 6 Blok ve sosyal alanlardan oluşmakta<br />

olup Gazimağusa’nın İskele mevkiinde<br />

yer almaktadır. Lüx residence konseptindeki<br />

projenin 8 ay gibi bir sürede<br />

bitirilmesi planlanmaktadır.<br />

Projenin zamanında ve güvenle tamamlanması<br />

için TMS mühendisleri Ece AŞ<br />

saha ekibi ile tam bir uyum içinde çalışmaktadır.<br />

Kalıp tipleri ve miktarları özenle<br />

seçilmiştir. Değişken ebatlı kolonlar için<br />

TMS’nin güçlü markası Vinc’i 70 panel<br />

sistemi seçilirken, benzer ölçülerde tekrar<br />

eden perde kalıpları Simpex sistemle çözülmüştür.<br />

Tip kat ve konsol döşemelerde<br />

yüksek yük kapasitesi ve hızlı deplase<br />

edilebilme özelliklerinden dolayı, döşemelerde<br />

MK-H 150 Masa Kalıbı uygun<br />

bulunmuştur. Tüm kalıpların ahşap kirişlerinde<br />

ise TMS’nin yıllardır Türkiye distribütörlüğünü<br />

yaptığı Avusturya Kaufmann<br />

markası kullanılmaktadır.<br />

MK-H 150 MASA DÖŞEME KALIP<br />

İSKELE SİSTEMLERİ<br />

MKH Sistemi, Masa Kalıbı olarak kurulduğunda<br />

taşıyıcı kule veya mütemadi<br />

döşeme iskelesi kurumlarında yüksek<br />

taşıma kapasitesi ile (60 kN/ayak) yüksek<br />

ve ağır döşeme kalıbı ihtiyaçlarına<br />

cevap vermektedir. MKH Sistemi, ayrıca<br />

son derece emniyetli Merdiven Kulesi<br />

sisteminin de ana elemanlarını oluşturmaktadır.<br />

MKH sistem elemanları ile çok<br />

farklı boyutlarda Masa Kalıbı oluşturmak,<br />

değişken döşeme alanlarına ve taşıma<br />

kapasitelerine uygun dizaynlar yapmak<br />

mümkündür. İskele kurumu<br />

dilli pimlerle son derece basit ve hızlı olarak<br />

yapılabilmektedir.<br />

Değişken döşeme yüksekliklerine adaptasyon<br />

modül ilave ve eksiltmeleri ile kolayca<br />

yapılabilirken, işin hızını artırmak<br />

için MKH Masa ve Kuleleri vinç ile deplase<br />

edilebilmektedir. Abelia Projesinde,<br />

tabliyelerde hem masa modülü hem de<br />

sök-tak uygulamalarla kullanılmaktadır.<br />

32<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

SİMPEX PERDE KALIPLARI;<br />

Çok yönlü kalıplama özelliği sayesinde<br />

Perde ve Kolon kalıplarının farklı yükseklik<br />

ve kesitlere kolay adapte edilebilir olması,<br />

vinç ile kullanılabilir kalıp sistemleri<br />

arasında ayrıcalıklı olmasını sağlamıştır.<br />

Sistemi oluşturan düşey Kaufmann HT20<br />

Plus Ahşap Kirişlerin ve YK Yatay Kuşakların<br />

mesafeleri değiştirilerek yüksek<br />

beton basınçlarına ve beton döküm hızlarına<br />

göre sistemi dizayn etmek mümkündür.<br />

Konut ve Villalar, Yüksek Yapılar,<br />

Endüstriyel İnşaatlar, Yol Projeleri, Enerji<br />

Tesisleri gibi birbirinden çok farklı yapı ve<br />

inşaatlar SİMPEX Perde Kolon Sisteminin<br />

esnekliği sayesinde kolayca kalıplanabilir.<br />

Ayrıca Sistem TMS TRK Tırmanma<br />

iskeleleri sayesinde iç dış perdelerde<br />

ve şaft platformları ile tırmandırılabildiği<br />

gibi, Sistemin getirdiği kolaylıklar;<br />

mesafelerinin değiştirilerek istenen dayanımların<br />

elde edilebilmesi<br />

* Eğri yüzlü perdelerin bile sistemle kullanılabilir<br />

olması.<br />

Bu projenin perde duvarlarında kullanılan<br />

Simpex kalıp sistemleri ayrıca TRK 160<br />

Tırmanma Gurubu elemanlarınca tırmandırılmaktadır.<br />

VINC’I 70 PERDE&KOLON<br />

SİSTEMİ<br />

Panoları özel şekillendirilmiş, burulmaya<br />

mukavim yüksek dayanımlı yassı çelik<br />

çerçevelerden oluşmuş olup enlemeler<br />

kutu profillerden yapılmıştır. Çelik çerçeve<br />

profili elemanın istenilen her çerçeve<br />

noktasında bir diğeri ile bağlantısını temin<br />

edecek şekilde tasarlanmıştır. Pano<br />

genişlikleri 30, 45, 60, 75, 90, 120, 240<br />

cm ve yükseklikleri ise 330, 300, 270,<br />

180, 150,120 cm olarak seçilmiştir. Bütün<br />

panoların köşeleri masif olup bir yandan<br />

çerçeveyi sağlamlaştırmakta ve diğer<br />

yandan da panonun, bir levye veya inşaat<br />

demiri ile yer değiştirmesini sağlamaktadır.<br />

Sistem DIN EN 18202’ye uygun olup,<br />

70 kN/m 2 ’ye kadar beton basıncını karşılamaktadır.<br />

* Az parça ile çok iş<br />

* Ön montaj, kurum ve şaküle alma kolaylığı<br />

* Farklı panellerin bir araya getirilerek<br />

daha büyük panoların deplase edilebilmesi<br />

* Kamalarla sabitlenen panoların arasından<br />

beton sızmasının önlenir olması<br />

* Ahşap kiriş, çelik kuşak ve saplamaların<br />

DAİRESEL KOLON KALIPLARI<br />

CIREX Dairesel Kolon Sistemi panoları<br />

düşeyde burulmaya mukavim VINC’I 70<br />

çelik profillerden oluşmuş olup, kalıp alt<br />

ve üst flanşları lazer kesimli saçlardan<br />

meydana gelmektedir.<br />

CIREX panolar çelik yüzeyli olup uzun<br />

ömürlüdür. Düşey çelik çerçeve profili<br />

elemanın istenilen her çerçeve noktasında<br />

bir diğeri ile bağlantısını temin edecek<br />

şekilde tasarlanmıştır. Kalıp yüksekliği<br />

ve beton basıncına uygun olarak kilit<br />

sayısının artırılması mümkündür. CIREX<br />

dairesel panoları yuvarlak kenarlı perde<br />

kolonlar oluşturulabilmesi için VINC’I<br />

perde kolon sistemi ile birebir uyumludur.<br />

Muhtelif kesit ve ebatlarda ve hatta özel<br />

imalat panolar mevcuttur.<br />

Cirex Dairesel Kolon Sistemleri bu projede<br />

Ø110 çaplarda ve 3,15m yüksekliğe<br />

kadar kullanılmıştır.<br />

Vinc’i 70 kolon kalıbı panoları kullanılmıştır.<br />

TMS’nin kalıp tedarikçisi olarak yer aldığı,<br />

Ece Taahhüt A.Ş. tarafından gerçekleştirilen<br />

bu önemli proje İşveren tarafından<br />

takdir toplamakta ve bölgede örnek proje<br />

olarak işaret edilmektedir.<br />

TMS ve Ece Taahhüt AŞ., yurt içi ve yurt<br />

dışı yeni projelerde de birlikte çalışmanın<br />

temellerini bu projede atmışlardır.<br />

Ülkemizi yurt dışında da gururla temsil<br />

etmeyi sürdüreceklerine inanıyor ve güveniyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 33


Çözüm Ortağı<br />

İzmir’in en uzun tünelini<br />

Kordsa güçlendiriyor<br />

Toplam 7 km’lik tünel uzunluğuyla İzmir’in en uzun karayolu tüneli olan Buca-Bornova<br />

Tüneli’nin inşaatında, yaşamı güçlendirme misyonuyla yaşamın her köşesine dokunan<br />

güçlendirme lideri Kordsa tarafından üretilen KraTos sentetik fiber donatıları kullanılacak.<br />

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca trafiğini<br />

rahatlatmak amacıyla hizmete<br />

aldığı ve yoğun trafik olması beklenen<br />

tünel için yüksek deformasyona maruz<br />

kalan püskürtme beton uygulamasında<br />

sağladığı uzun süreli durabilite, korozyona<br />

karşı dayanım ve yüksek beton<br />

tokluğunun yanında zamandan sağladığı<br />

tasarruf sebebiyle proje yapım süresini<br />

kısaltan KraTos’u tercih etti.<br />

Mart ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi<br />

tarafından çalışmaları başlatılan<br />

Buca’daki Homeros Bulvarı’nı Bornova’daki<br />

Otogar’a bağlayacak 183 milyon<br />

liralık ekspres yol projesinin yeni<br />

etabı için Kordsa tarafından üretilen<br />

sentetik fiber donatı KraTos tercih edildi.<br />

KraTos, Buca’dan Bornova’ya kadar<br />

uzanan 7 kilometrelik yeni güzergahın<br />

tünel bölümünde kullanılacak.<br />

Lastik, inşaat güçlendirme ve kompozit<br />

teknolojileri alanında faaliyet gösteren<br />

Kordsa’nın titiz Ar-Ge çalışmalarının<br />

bir ürünü olan beton güçlendirici sentetik<br />

fiber donatı KraTos altyapı ve üstyapı<br />

inşaat projelerinde fark yaratan<br />

bir ürün. İnşaat projelerinde beton güçlendirme<br />

uygulamaları için kullanım<br />

kolaylığı, hızlı uygulanabilirlik, daha az<br />

işçilik, artırılmış ekipman ve enerji verimliliği,<br />

yüksek beton tokluğu ve uzun<br />

süreli durabilite özellikleriyle ayrışan<br />

KraTos aynı zamanda düşük karbon<br />

salınımı sağlaması sebebiyle çevreci<br />

bir fiber donatı.<br />

34<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


DOSYA<br />

DOSYA KONULARI:<br />

Isıtma & Soğutma & Havalandırma Sistemleri<br />

Alüminyum & Çatı – Cephe Sistemleri<br />

Ağaç Sanayi & Orman Ürünleri ve Teknolojileri


“İlkemiz;<br />

daha az enerji kullanımı-daha yüksek verimlilik”<br />

“<strong>2018</strong>-2019 yıllarında VRV dediğimiz merkezi sistemler ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi<br />

için çaba gösteriyoruz. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi Avrupa’nın iklimlendirme üssü haline<br />

getirmek istiyoruz.”<br />

38<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Isıtma, soğutma ve havalandırma alanında<br />

Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip<br />

şirket olan Daikin Türkiye, tüketicilerinin ihtiyaçlarına<br />

en uygun ve konforlu çözümleri<br />

sunmak üzere faaliyetlerini sürdürmekte.<br />

300 bayi, 500 satış noktası ve 500 yetkili<br />

servisiyle Türkiye’nin geniş bir coğrafyasına<br />

hizmet veren şirket, ülkemizin Avrupa,<br />

Ortadoğu ve Afrika’nın Ar-Ge, üretim ve<br />

lojistik üssü olarak konumlandırılmasında<br />

kilit noktada durmakta.<br />

Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder ile<br />

gerçekleştirdiğimiz röportajımızda, pazardaki<br />

oluşumların yanı sıra Ar-Ge alanındaki<br />

çalışmalarını ve Türkiye dışındaki yeni<br />

hedef pazarlarını ele almaya çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Daikin sadece satış rakamlarıyla değil; Ar-<br />

Ge, inovasyon ve teknolojisiyle de iklimlendirme<br />

sektörünün açık ara lideri. Daikin’in<br />

Japonya ve ABD’de çok büyük iki teknoloji<br />

merkezi bulunuyor. Japonya’daki Teknoloji<br />

ve İnovasyon Merkezi’ne 300 milyon dolarlık<br />

yatırım yaptı. Sadece Ar-Ge ekibinde<br />

toplam 2.000’e yakın mühendis çalışıyor.<br />

Ar-Ge merkezimizde yürüttüğümüz çalışmaların<br />

bir sonucu olarak bugün CERN’de<br />

bile Daikin’in üstün teknolojili ürünleri kullanılıyor.<br />

Yıllık ortalama 1.300 civarında<br />

patent yayınlıyoruz. Bütçemizin önemli bir<br />

bölümünü Ar-Ge ve inovasyona ayırıyoruz.<br />

Daikin’in Ar-Ge çalışmalarının temelini<br />

ürünlerin iyileştirilmesinin yanı sıra, çevreye<br />

en az zararı veren özelliklere ulaştırılması<br />

oluşturuyor. Bu amaçla R32 adı<br />

verilen yeni nesil gaz kullanımına geçerek,<br />

tüm dünyada yeni bir gelişmeye imza attık.<br />

Sektörde devrim niteliğinde olduğu<br />

için Reform 32 olarak adlandırdığımız bu<br />

soğutucu akışkan ile klimaların enerji verimliliğini<br />

en üst düzeye çıkarmak ve sistemlerin<br />

küresel ısınma etkilerini en aza<br />

indirmek mümkün oluyor. Avrupa’da olduğu<br />

gibi Türkiye’de de Reform 32 soğutucu<br />

akışkanı içeren ilk split klimaları biz piyasaya<br />

sunduk ve bunun yaygınlaşması için<br />

çalışıyoruz. Bu amaçla 93 adet patentimizi<br />

ücretsiz olarak sektörün kullanımına açtık.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri<br />

oldu?<br />

Bu yıl bizim için sektörün en küçük hacimli<br />

cihazı olan Daikin Premix Tam Yoğuşmalı<br />

Kombi’yi kullanıcılarla buluşturmanın<br />

gururunu yaşadığımız bir yıl oldu.<br />

Daikin Avrupa Tasarım Merkezi EDC ve<br />

Türkiye’deki Ar-Ge merkezimizin 3 yıllık<br />

çalışması sonucunda hayata geçen ürünümüzü<br />

sektörle buluştururken, ‘Isıtmayı<br />

yeniden tasarladık’ diyerek bu alanda da<br />

iddialı olduğumuzu gösterdik. Daikin markasını<br />

taşıyan ilk yoğuşmalı cihaz olan bu<br />

kombimizi Sakarya’daki tesislerimizde<br />

üretiyor ve başta Avrupa olmak üzere<br />

tüm dünyaya ulaştırıyoruz. Daikin Kombi,<br />

hem farklı büyüklükteki mekanlara uyum<br />

sağlayan eşsiz ve şık tasarımı, hem de<br />

üstün fonksiyonlarıyla yenilikçiliği ve Ar-<br />

Ge’ye verdiği önemle tanınan markamıza<br />

yakışacak bir ürün.Üstün yoğuşma teknolojisi<br />

sayesinde enerji verimliliği sağlayan<br />

Daikin Kombi, çevrenin korunmasına da<br />

katkıda bulunuyor. Yeni nesil Daikin Kombi<br />

ile birçok eve ilk kez yoğuşmalı kombi<br />

girmesini sağlamayı hedefliyoruz.<br />

Bu yıl bizim için en önemli gelişmelerden<br />

birisi, Sakarya’da bulunan fabrikamızda<br />

15 milyon Euro’luk yatırımla Reform 32<br />

soğutucu akışkanlı split klima üretimine<br />

başlamamız oldu. Böylece, Reform 32’yi<br />

ürünlerinde kullanan ilk yerli üretici unvanının<br />

sahibi olduk.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

İklimlendirme sektöründe çok yakın gelecekte<br />

daha fazla göreceğimiz hibrit cihazlara<br />

da yatırım yapıyoruz. Biz daha<br />

bugünden A+++ hibrit teknolojiye sahip<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 39


Dosya<br />

ısı pompaları satışı yapabiliyoruz. Geleceğin<br />

ihtiyaçlarını bugünden analiz ederek,<br />

buna göre yenilikçi ürünler geliştiren<br />

bir firma olduğumuz için de sektörümüzde<br />

her zaman öncü olarak anılıyoruz. Bu<br />

yıl split ve multi klimalarımızın yanı sıra<br />

R32’li soğutma grubu ve ısı pompası<br />

ürünlerimizi tüketiciyle buluşturduk. Önümüzdeki<br />

yıl split ürün gamımızın tamamı<br />

Reform 32’li ürünlerden oluşacak.<br />

Ayrıca Daikin kombi ürün gamımızı da<br />

geliştirmeye devam ederek ısıtma sektöründeki<br />

iddiamızı daha da güçlendireceğiz.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Daikin tüm dünyada Fusion20 diye bir<br />

program yürütüyor. Biz de bu doğrultuda<br />

2020 yılına ilişkin hedeflerimizi belirledik,<br />

üretim tesislerimizden yurtdışı satış kanallarımıza<br />

kadar pek çok yeni ve inovatif<br />

çalışmayı devreye aldık. Bu süreçte çift<br />

haneli büyümemizi sürdürerek 2020 yılında<br />

ciromuzu 2 milyar TL.’ye, istihdamımızı<br />

1.500 kişiye, ihracatımızı da 200<br />

milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz.<br />

Endüstri 4.0 ve kontrol sistemleri üzerinde<br />

yoğun çalışmalarımız devam ediyor.<br />

2019 yılında tüm birimlerimizde otomasyona<br />

geçmeyi planlıyoruz.<br />

<strong>2018</strong>-2019 yıllarında VRV dediğimiz merkezi<br />

sistemler ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi<br />

için çaba gösteriyoruz.<br />

Önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi Avrupa’nın<br />

iklimlendirme üssü haline getirmek<br />

istiyoruz.<br />

Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Daikin, çevre ile ilgili Avrupa Birliği mevzuatı<br />

başta olmak üzere, tüm ilgili mevzuatın<br />

kati şekilde uygulanmasını teşvik<br />

edip destekleyen bir şirket. Çevreye daha<br />

az zararlı, daha ekonomik ve daha verimli<br />

cihazlarla kullanıcıların karşısına çıkmak<br />

için büyük yatırımlar yapıyoruz. Üretim<br />

anlayışımızdan ürün ve hizmetlerimize<br />

kadar tüm faaliyet prosedürlerimizde<br />

‘daha az enerji kullanımı-daha yüksek<br />

verimlilik’ ilkesini uyguluyoruz. Tüm dünyada<br />

sera gazı emisyonlarının azaltılmasından<br />

çevresel farkındalık eğitimlerine,<br />

enerji tasarrufundan tedarik ve lojistik<br />

yönetimine kadar her aşamada çevresel<br />

sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyen<br />

çalışmalar yürütüyoruz. Daha önce<br />

klimalarda enerji etiketlerinin tüketiciyi<br />

yanıltmaması için Sezonsal Verimlilik kriterlerinin<br />

yürürlüğe girmesine öncülük ettiğimiz<br />

gibi ısıtmada yeni ErP Yönetmeliği<br />

için de özel çalışmalar yaptık ve yapmaya<br />

devam edeceğiz.<br />

40<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Zafer Polat / Bosch Termoteknik Türkiye, Ortadoğu ve Kafkasya Satış Genel Müdürü<br />

“Biz, termoteknolojinin geleceğiyiz”<br />

“Bosch Termoteknik olarak vizyonumuz çerçevesinde, müşterilerimize yenilikçi<br />

iklimlendirme çözümleri ve sıcak su ürünleri sunmayı, ilham veren ürünlerimizle<br />

kullanıcılarımızın yaşam kalitesini artırmayı ve sektöre sunduğumuz katkıların devamlılığını<br />

amaçlıyoruz.”<br />

Bosch Termoteknoloji, enerji verimli ısıtma<br />

sistemleri, sıcak su çözümleri ve soğutma<br />

sistemleriyle dünyanın önde gelen<br />

tedarikçileri arasında.<br />

Bosch’un dünyadaki en büyük kombi<br />

fabrikası olan Manisa fabrika, üretiminin<br />

%70’ini 5 kıtaya ve 40’dan fazla ülkeye<br />

ihraç edip, 600 binden fazla evi ısıtmakta.<br />

Bosch Termoteknik Türkiye, Ortadoğu ve<br />

Kafkasya Satış Genel Müdürü Zafer Polat<br />

ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda<br />

pazara sundukları yeni ürünler, geliştirdikleri<br />

yeni teknolojiler ve eğitim noktasındaki<br />

faaliyetlerini ele almaya çalıştık.<br />

Bosch Termoteknik olarak pazara<br />

sunduğunuz ürünlerinizden<br />

bahsedebilir misiniz?<br />

İklimlendirme sektöründe konut, ticari,<br />

bireysel ve endüstri kullanımlarına uygun<br />

geniş bir ürün yelpazemiz bulunuyor. Her<br />

zaman altını çizdiğimiz önemli bir konu<br />

var; biz Bosch Termoteknik ailesi olarak<br />

sadece ürün satışı yapan değil, aynı zamanda<br />

sistem satan bir şirketiz. Müşterilerimizin<br />

her türlü talebine göre sunduğumuz<br />

özel sistemler sunarak tercih sebebi<br />

oluyoruz.<br />

Bosch Termoteknik olarak ısıtma sistemlerinde<br />

kombi, merkezi sistem, kaskad<br />

sistemler ve yer tipi yoğuşmalı kazanlarda<br />

farklı farklı modellerimiz bulunuyor.<br />

Aynı zamanda endüstriyel buhar sistemleri<br />

çözümlerimiz ve yapıların mevcut<br />

ısıtma tesisatlarına bağlanabilen, dış havadaki<br />

enerjiyi ihtiyaca göre ısıtma veya<br />

soğutma tesisatına aktaran, çok yüksek<br />

verimlere ulaşabilen, montajı kolay ısı<br />

pompalarımız var. Hem bireysel hem ticari<br />

çözümler için güneş enerjisi sistemleri<br />

de ürün gamımızda bulunmaktadır.<br />

Bosch Termoteknik olarak yalnızca sıcak<br />

su ve ısıtma sistem çözümleri sağlamakla<br />

kalmayıp; oteller, havaalanları, hastaneler,<br />

alışveriş merkezleri, ofis binaları, rezidanslar<br />

gibi yüksek kapasite ihtiyacı olan<br />

ticari binalardan tek bir villaya kadar tüm<br />

yapılarda verimli iklimlendirme için kısaca<br />

VRF dediğimiz, Değişken Debili Soğutucu<br />

Akışkan Sistemleri de sunuyoruz.<br />

Bosch’un VRF sistemler ürün gamında;<br />

Heat Pump (2 borulu) SDCI ve DCI serisi,<br />

Heat Recovery (3 borulu) RDCI serisi,<br />

Heat Pump Mini VRF MDCI serisi dış üniteler,<br />

farklı iç mekan tasarımlarına uygun<br />

kaset, kanal, yer/tavan ve duvar tipi iç<br />

üniteler, ısı geri kazanımlı havalandırma<br />

cihazları, bireysel ve merkezi kumanda<br />

sistemleri yer almaktadır.<br />

Tüm bunlarla beraber geçtiğimiz yıl pazara<br />

sunduğumuz Eurovent sertifikalı, 2<br />

borulu ve geniş kapasite aralığına sahip<br />

yeni VRF serimiz S5DCI ile pazarda güçlü<br />

bir ivme yakaladık.<br />

Soğutma alanında VRF sistemlerimizin<br />

yanı sıra, yüksek kalite anlayışı ile üretil-<br />

42<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

miş ileri teknolojiye sahip multi ve ticari<br />

split klimalarımız, tüm kombinasyon seçeneklerinde<br />

yüksek verimlilik ve enerji<br />

tasarrufu sağlamaktadır. Ayrıca geçtiğimiz<br />

yıl farklı ihtiyaçlara uygun domestic<br />

fanlarımızı da ürün portföyümüze ekledik.<br />

Sahip olduğumuz bu geniş ürün gamımız<br />

sayesinde bireysel yaşam alanlarının, ticari<br />

binaların ve endüstriyel kuruluşların<br />

tüm ihtiyaçlarına uygun çözümler sunabiliyoruz.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri<br />

oldu?<br />

Tüketicilerin bireysel ısıtma ürünlerinde<br />

tercihleri kombi cihazlarından yana, özellikle<br />

yüksek enerji verimi sebebi ile tasarruf<br />

sağlayan yoğuşmalı kombilere talep<br />

her geçen sene artmakta. Bizde ürün gamımızı<br />

pazarın bu isteğine göre şekillendiriyoruz<br />

ve ürünlerimizi son kullanıcılar<br />

ile buluşturuyoruz.<br />

Ayrıca gelişen teknoloji, hemen her sektörde<br />

olduğu gibi ısıtma sistemlerinde de<br />

kullanıcı tercihlerinin değişmesine neden<br />

oluyor. Bir yandan iklim değişikliği ve<br />

ekonomik zorunluluklar nedeniyle uzun<br />

ömürlü ve daha az yakıt tüketen cihazlar<br />

tercih edilirken; diğer yandan tüketici,<br />

kullandığı ürünlerin estetik özelliklerinden<br />

de taviz vermiyor. Son dönemde<br />

pazara sunduğumuz ürünler arasında<br />

fonksiyonel olduğu kadar şık tasarımıyla<br />

da kendinden söz ettiren ürünler ön plana<br />

çıkıyor. Bosch ve Buderus markaları<br />

ile pazara sunduğumuz bu ürünlerimiz<br />

titanyum cam ön paneli, modern çizgiler<br />

barındıran özel tasarımı, siyah ve beyaz<br />

olmak üzere iki renk seçeneğiyle şık ve<br />

kaliteli mekanlara hitap ediyor. Açılır alt<br />

kapağın altında gizli kumanda ünitesi bulunan<br />

kombi, baca gazı içinde bulunan<br />

su buharını yoğuşturarak konvansiyonel<br />

kombilere oranla aynı miktarda yakıttan<br />

daha fazla ısıtma enerjisi üreterek ekonomik<br />

bir kullanım sağlıyor.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Değişen yaşam tarzı, gün geçtikçe gelişen<br />

teknoloji ve artan kentleşme oranı<br />

sektörümüzün büyümesini sağlıyor. Diğer<br />

yandan son dönemde enerji verimliliği<br />

yüksek, çevre dostu ürünlere tüketicinin<br />

ilgisi artıyor. Bu da sektörün büyümesini<br />

teşvik ediyor.<br />

Ekonomide döviz kurlarının dengesizliği<br />

bize bazı zorluklar yaşatmakla beraber<br />

son açıklanan büyüme rakamlarının umut<br />

verici olduğunu düşünüyorum. Özellikle<br />

üretim alanında büyüme kaydetmeye<br />

başladık. Bunun sektörümüzdeki yansılamaları<br />

da mutlaka pozitif olacaktır. Bu<br />

sebepten sektörümüzün negatif gelişmelerden<br />

en az seviyede etkilenerek büyüyeceğni<br />

düşünüyorum. Zaten<br />

geçmiş 20 yıla baktığımızda<br />

da iklimledirme sektörü her<br />

zaman diğer sektörlere göre<br />

daha istikrarlı büyüme gerçeleştirmiştir.<br />

Yeni yapılan konut projeleri,<br />

her yıl yeni 700-800 bin yuvanın<br />

kurulması, kentsel dönüşüm<br />

nedeniyle eski binaların<br />

yenilenmesi gibi faktörler,<br />

Türkiye’de iklimlendirme sektörünü<br />

canlı tutuyor. Diğer<br />

yandan yakın bir geçmişe<br />

kadar bulunduğumuz ortamlarda<br />

‘lüks’ olarak nitelendirilen<br />

iklimlendirme sistemleri<br />

bugün artık vazgeçilmez bir<br />

ihtiyaç konumuna gelmiş bulunuyor.<br />

Tüketicinin bu konuda<br />

bilinç düzeyinin artması<br />

da iklimlendirme sektörünün<br />

büyümesine olumlu katkı<br />

yapıyor. Dolayısıyla tüm bu<br />

faktörlerin etkisiyle iklimlendirme<br />

sektörü istikrarlı büyümesini<br />

sürdürüyor.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Bosch Termoteknik ailesi olarak stratejimiz<br />

paralelinde, <strong>2018</strong> yılında kombi ürün<br />

gamımıza farklı segmentlerde Bosch ve<br />

Buderus markalı yeni ürünler eklemeyi ve<br />

Bosch markalı ticari klima sistemlerimizde<br />

mevcut portföyümüzü genişletmeyi<br />

planlıyoruz.<br />

Ayrıca ileri teknoloji ve bağlanabilirlik<br />

imkanı sunan yeni nesil kumanda panellerimiz<br />

ile yatırımcı ve kullanıcılarımızın<br />

her türlü sistem gereksinimini karşılayan<br />

çözümler sunmaya da devam edeceğiz.<br />

Bunların yanında Erp yasasına uygun 2<br />

yeni yoğuşmalı kombimizi de tüketicinin<br />

beğensine sunacağız.<br />

Bosch’un IoT alanındaki<br />

gelişmelerinden bahsedebilir<br />

misiniz?<br />

Nesnelerin interneti için Bosch’un ciddi<br />

şekilde odaklandığı bir konu diyebiliriz.<br />

Tüm iş alanlarımızda mentorluk düzeyinde<br />

piyasaya IoT teknolojisini anlatabiliyoruz.<br />

Bosch Global’in özellikle yazılım<br />

alt yapısı çok güçlü. Nesnelerin interneti<br />

aynı zamanda cihazların birbiriyle konuşması<br />

ve bizimle konuşması demektir.<br />

Belki de belli bir süre sonra arabanızda<br />

giderken, evinizdeki kombiyle arabanız<br />

iletişime geçebilecek duruma gelecek.<br />

Arabanın navigasyonu sizin semtinize<br />

girdiğinizi anlayıp, kombiyi çalıştıracak.<br />

Kısacası; nesnelerin interneti konusunda<br />

hayal gücünüzü çok geniş tutmakta fayda<br />

var. Bizim de ilerleyen dönemlerde piyasaya<br />

çıkacak olan bütün cihazlarımız bu<br />

alt yapıya uygun olacak.<br />

Bosch olarak, geçen yıl tüm dünyada<br />

200 bin bağlanabilir cihaz satışı yaptık.<br />

Bağlanabilir cihazlar globalde, Bosch’un<br />

dünyasına girmiş durumda. Yakında ülkemizde<br />

de oldukça yaygın bir kullanımı<br />

olacağını öngörüyoruz. Örneğin; kombinizin<br />

bakım zamanı geldiğinde, servise<br />

kendisi haber verecek ya da eskiyen bir<br />

parçanın bilgilendirmesinde bulunacak.<br />

Bunlar; şu anda zaten var olan ancak<br />

trendin biraz daha ilerlemesiyle kullanım<br />

alanları yaygınlaşacak özellikler.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Belirlediğimiz büyüme planı dahilinde<br />

Türkiye ve sorumluluk alanımızdaki diğer<br />

ülkelerde mevcut varlığımızı güçlendirmeyi<br />

hedefliyoruz. Bunun yanı sıra; yeni<br />

ürünler, yeni pazarlar, yeni müşteriler ve<br />

yenilikçi satış dağıtım kanalları ile de ciromuzu<br />

artırmayı amaçlıyoruz.<br />

Özellikle VRF sistemler ve Endüstriyel<br />

Isıtma Sistemleri’nde pazar payımızı artırmayı<br />

ve yoğuşmalı kombilerde sürdürdüğümüz<br />

pazar liderliğimizi koruyarak<br />

sektördeki önemli ve güçlü bir oyuncu<br />

olmaya devam etmeyi planlıyoruz.<br />

Tüm bunlara ek olarak termoteknoloji<br />

sektörünün geleceğini şekillendirmek<br />

amacıyla, “Biz, termoteknolojinin geleceğiyiz”<br />

diyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız ve<br />

ürünlerimizin dijitalleşmesine büyük önem<br />

veriyoruz. Bosch Termoteknik olarak vizyonumuz<br />

çerçevesinde, müşterilerimize<br />

yenilikçi iklimlendirme çözümleri ve sıcak<br />

su ürünleri sunmayı, ilham veren ürünlerimizle<br />

kullanıcılarımızın yaşam kalitesini artırmayı<br />

ve sektöre sunduğumuz katkıların<br />

devamlılığını amaçlıyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 43


Dosya<br />

Bosch Termoteknik Akademi<br />

hakkında bilgi verebilir misiniz?<br />

Bosch Termoteknik olarak 40 yıldır sürdürdüğümüz<br />

eğitim faaliyetlerimizi Bosch<br />

Termoteknik Akademi çatısı altında “Bilgi<br />

Paylaştıkça çoğalır” sloganıyla devam ettiriyoruz.<br />

Akademi bünyesindeki eğitimlerimiz<br />

teknik eğitim koordinatörü ve teknik<br />

eğitmenlerden oluşan eğitim birimimiz tarafından<br />

düzenli olarak organize ediliyor<br />

ve eğitim takvimi oluşturuluyor. Hazırladığımız<br />

eğitim takvimimizi yıl başında hem<br />

bayilerimiz hem de servislerimiz ile paylaşıyoruz.<br />

Yıl içerisinde yaptığımız eğitimler<br />

sayesinde son kullanıcı ile sürekli iletişim<br />

halinde olan bayilerimizin ve servislerimizin<br />

teknik yetkinliğini sürekli en üst seviyelerde<br />

tutuyoruz. Akademimiz bünyesinde<br />

bulunan İstanbul, Manisa ve Ankara’daki<br />

eğitim merkezlerimizde teorik eğitim salonlarımız,<br />

ısıtma ve klima sistemlerine özel<br />

uygulamalı eğitim salonlarımız bulunuyor.<br />

Uygulamalı eğitim salonlarımız çalışan<br />

ısıtma ve soğutma ürünleri ile donatılmış<br />

olup, ihtiyaca yönelik uygulamalı eğitimler<br />

için tasarlanmıştır.Uygulamalı ve teorik<br />

eğitim salonlarımızda düzenlediğimiz planlı<br />

eğitimlerimizin yanı sıra Türkiye’nin farklı<br />

şehirlerinde düzenlediğimiz eğitimler ile<br />

iş ortaklarımız ve HVAC pazarının önemli<br />

oyuncuları ile yıl içerisinde bir araya geliyoruz.<br />

Bayi, alt bayi ve yetkili servislerimize<br />

sunduğumuz planlı eğitimlerin dışında;<br />

Üniversiteler, Meslek Yüksek Okulları ve<br />

Meslek Liseleri ile ortak projeler yaparak<br />

sektörümüzün gelecekteki oyuncularının<br />

eğitimine de katkıda bulunuyoruz. Bahçeşehir<br />

Üniversitesinde COOP programı çerçevesinde<br />

“BOSCH Termoteknik- HVAC<br />

Systems” isimli verdiğimiz ders ile mühendislik<br />

öğrencilerine hem sektörümüzü<br />

tanıtıyor hem de teknik bilgi birikimimizi<br />

geleceğin mühendisleri ile paylaşıyoruz.<br />

2009 yılından beri süregelen bu program<br />

mühendislik fakültesi öğrencileri tarafından<br />

yoğun talep görmektedir.<br />

Bunun dışında farklı üniversitelerden gelen<br />

eğitim taleplerini de mümkün olduğu<br />

kadar karşılamaya çalışıyoruz. Ayrıca yine<br />

üniversite ve lise öğrencilerine İstanbul’da<br />

bulunan genel müdürlük binamızda ve Manisa<br />

fabrikamızda düzenlediğimiz teknik<br />

gezilere katılım imkânı sunuyoruz.<br />

Ayrıca Meslek Lisesi öğretmenlerini Manisa<br />

fabrikamızda teknik gezi ve eğitim<br />

amaçlı ağırlıyoruz. Meslek liselerimizden<br />

bize gelen teknik donanım taleplerini de<br />

imkânlarımız çerçevesinde değerlendirip,<br />

okullarımız ile işbirliklerine imza atıyoruz.<br />

Bu işbirlikleri dahilinde bu yıl İzmir Çınarlı<br />

Endüstri Meslek Lisesi Tesisat ve İklimlendirme<br />

bölümü laboratuvarlarını ihtiyaca yönelik<br />

olarak, Bosch Termoteknik Akademi<br />

adı ile yeniledik. Yenilenen eğitim salonlarında<br />

hem Meslek Lisesi öğrencilerimiz<br />

eğitim alabilecek hem de firmamız, partnerlerine<br />

yönelik eğitimler için bu salonları<br />

kullanabilecektir.<br />

Özellikle Meslek Liselerine yapılan yatırımın<br />

ülkemizin geleceğine ve sektörümüze<br />

yatırım anlamına geldiğini düşünüyoruz.<br />

Öğretmenlerimize teknik bilgi ve birikimimizi<br />

aktararak, bu bilgi birikiminin öğretmenlerimiz<br />

vasıtasıyla sektörümüzün<br />

geleceğini oluşturacak öğrencilerimize aktarılmasını<br />

hedefliyoruz.<br />

Ayrıca Meslek Lisesi öğrencilerinin servislerimizde<br />

staj imkânı bulması için de destek<br />

olmaktayız. Gerek üniversitelerin teknik<br />

fakülteleri ile gerek ise meslek liseleri<br />

ve meslek yüksekokulları ile ilişkilerimizi<br />

daha da geliştirerek sektörümüze ve ülkemize<br />

teknik eleman yetiştirilmesine daha<br />

fazla katkıda bulunabilmeyi arzuluyoruz.<br />

Bosch Termoteknik büyümeye devam ediyor<br />

Bosch Termoteknik CEO’su Uwe Glock: “Dekarbonizasyon, dijitalleşme ve desentralizasyona yönelik<br />

geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimiz ile sektörümüzde iyi bir pozisyondayız.”<br />

Wetzlar – Bosch Termoteknik nominal olarak yüzde dört oranında,<br />

döviz kuru ayarlanmış olarak ise yüzde altı oranla<br />

büyüyerek 2017 yılında 3,4 milyar Euro’luk bir rekor satışa<br />

ulaştı. <strong>2018</strong> yılının ilk yarısında da önemli ölçüde büyümeye<br />

devam etti. Bu yılın ilk altı ayında satışlar nominal olarak<br />

yüzde üç ve geçen yılın aynı dönemine göre döviz kuru oranı<br />

ayarlanmış olarak yüzde altı oranında arttı. Bosch Termoteknik<br />

CEO’su Uwe Glock, “Zorlu koşullara rağmen son 18 ayda<br />

Bosch Termoteknik olarak mükemmel bir performans gösterdik.<br />

Ham madde ve taşıma maliyetleri büyük ölçüde arttı ve<br />

olumsuz döviz kuru etkileri ile başa çıkmak zorunda kaldık.<br />

Tüm bu zorluklara rağmen, 2017 yılında şirket tarihinin bugüne<br />

kadarki en yüksek gelirini elde ettik.”<br />

Ürün bazında bu büyümeye ısı pompaları ve duvar tipi cihazlar<br />

büyük katkı sağlarken, piyasa bazında ise Avrupa’nın<br />

katkısı büyük oldu. Bosch Termoteknik, ana satış bölgesi Almanya’nın<br />

yanı sıra, Türkiye’de, Orta ve Doğu Avrupa’nın ise<br />

hemen hemen tüm bölgelerinde satışlarda güçlü bir büyüme<br />

elde etti. Brexit’e ve buna bağlı gerçekleşen negatif döviz etkilerine<br />

rağmen, Bosch Termoteknik, İngiltere’de de büyüme<br />

göstererek, <strong>2018</strong> yılının ilk yarısında lokal para biriminde satışlarda<br />

yüzde sekizlik bir artış elde etti. Glock, satışlardaki<br />

artışla iligli görüşlerini “Yıllardır geleceğin yenilikçi teknolojilerinin<br />

geliştirilmesine yaptığımız sürekli olarak yatırımların karşılığını<br />

alıyoruz. 2017 yılında, 172 milyon Euro olan araştırma<br />

ve geliştirme bütçemiz on yıl öncesine göre iki kat daha fazla”<br />

şeklinde ifade etti. Bosch Termoteknik, satılan 415.000’den<br />

fazla bağlanabilir cihaz ile konforu, enerji verimliliğini, operasyonel<br />

emniyeti ve hizmet kalitesini önemli ölçüde artıran akıllı<br />

ısıtma çözümlerinin lider tedarikçilerinden biri konumundadır.<br />

2015 yılında “DNA” adıyla piyasaya sürülen yeni cihaz ailesi;<br />

bağlanabilirlik, modüler yapı konsepti, kullanıcı dostu ve ayırt<br />

edici benzersiz tasarımıyla fark yarattı ve bu yenilikçi ürünlerimiz<br />

dünya çapında 30 ülkede son tüketiciyle buluşmaktadır.<br />

Glock “Konutlara sağladığımız hizmetlerle dünyada pazar lideri<br />

olarak konumumuzu daha da güçlendirdik ve ısıtma sektörü<br />

için yeni standartlar belirledik” dedi.<br />

Enerji aktarımında üç mega trend<br />

Son on yılda Bosch Termoteknik bir ürün tedarikçisi olmaktan<br />

çıkarak, uluslararası HVAC (ısıtma, havalandırma, klima)<br />

sistemleri tedarikçisi haline gelmiştir. Bosch Termoteknik üç<br />

iş kolu olan “Konutlar için ısıtma sistemleri ve enerji yönetimi”,<br />

“Sıcak su üretimi” ve “Ticari ve endüstriyel ısıtma ve iklimlendirme<br />

sistemleri” üzerine odaklanmaya devam ediyor.<br />

Uwe Glock, Bosch Termoteknik’in geleceğe yönelik hedeflerini:<br />

“Amacımız bir dijital iklim ve enerji şirketi olmak ve aynı<br />

zamanda satışlarda yılda en az yüzde beş büyüme elde etmek”<br />

şeklinde açıkladı. Bosch Termoteknik’i geleceğe uyarlarken,<br />

ısıtma teknolojisi sektöründeki üç büyük mega trend<br />

olan dekarbonizasyon, dijitalleşme ve desantralizasyon odak<br />

noktaları olmaya devam edecek. Diğer gelecek planları hakkında<br />

ise Glock, “Konutlar için komple sistem çözümleri, ticari<br />

ve endüstriyel segmentteki projelerin genişletilmesi ve hava<br />

temizleme gibi yeni iş alanlarına adım atılması, önümüzdeki<br />

yıllarda da gündemimizde olan konulardır” açıklamasını yaptı.<br />

Bosch Termoteknik, daha şimdiden bu üç mega trende uygun<br />

bir çok yenilikçi ürün geliştirmiştir.<br />

44<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


“Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu<br />

arasına girmeyi amaçlıyoruz”<br />

“Yeni fabrikamızla birlikte üretim kapasitemizi yaklaşık yılda iki katına çıkartmayı ve<br />

klima santrali dış pazar payımızı her yıl yüzde 10 ila 20 oranında arttırmayı hedefliyoruz.<br />

Ayrıca modüler klima santrallerinin yanı sıra ürün gamımızda yer alan diğer ürünlerde de<br />

büyümeyi planlıyoruz.”<br />

Klima santralleri sektöründe Türkiye pazar lideri<br />

olan Systemair HSK, yıllık 4 bin 500 adet<br />

klima santrali üretim kapasitesiyle faaliyet göstermekte.<br />

20 Eylül’de yeni fabrikasının resmi<br />

açılışını gerçekleştiren şirketin yeni üretim tesisi<br />

aynı zamanda Systemair’in son iki yıl içinde<br />

dünya genelindeki en büyük yatırımı.<br />

Systemair HSK Genel Müdürü Ayça Eroğlu<br />

ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda,<br />

açılışı bu ay içinde gerçekleşen yeni fabrikalarını,<br />

2023 hedefleri doğrultusunda yeni plan/<br />

projelerini ve pazara dair yaklaşımlarını ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

20 Eylül’de “Türkiye’nin ‘Enerji ve Çevre Dostu<br />

Tasarımda Liderlik’ anlamına gelen LEED Gold<br />

Sertifikası’na sahip ilk klima santrali fabrikası”-<br />

nın resmi açılışını gerçekleştirdik. Açılışla beraber<br />

her yıl Systemair’ın dünyadaki üst düzey<br />

yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıyı<br />

bu sene ilk kez İsveç dışında bir ülkede<br />

yeni fabrikamızda, yurt dışından toplamda 110<br />

Systemair’lının katılımıyla gerçekleştirdik.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne çıkan<br />

ürün grupları hangileri oldu?<br />

Öncelikle amiral gemimiz olan klima santrali<br />

satışlarımızdan son 5 yıldır olduğu gibi, bu<br />

yılda Türkiye Pazar liderliğimizi kaptırmadık.<br />

Geçtiğimiz hafta T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı<br />

ile imzaladığımız anlaşma kapsamında,<br />

AR-GE merkezi olduk. Systemair’ın Dünya’da<br />

bulunan 13 AR-GE merkezinden biri olmanın<br />

gururunu yaşıyoruz. Bu yıl öne çıkan referans<br />

projelerimiz arasında; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin<br />

en büyük yatırımı olan İstanbul’un 3.<br />

havalimanı olmak üzere, sağlık ihracatına imkan<br />

tanıyan 8 şehir hastanesi (Bilkent, Etlik,<br />

Elazığ, Mersin, Isparta, Adana, Kayseri ve Eskişehir<br />

şehir hastaneleri), Okmeydanı ve Göztepe<br />

Eğitim ve Araştırma Hastaneleri gibi prestijli<br />

projeler bulunuyor. Bunun yanı sıra 2017<br />

yılı içerisinde lansmanını yaptığımız VOClean<br />

model ekoloji ünitelerini de özellikle Körfez ülkelerine<br />

ciddi adetlerde ihraç ediyoruz.<br />

46<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Dünyada 135 milyar doların üzerinde bir<br />

büyüklüğe sahip olan iklimlendirme sektörünün<br />

Türkiye’deki toplam ticaret hacmi<br />

İSKİD verilerine göre 15 milyar dolara<br />

ulaştı. Sektör içinde çok önemli bir rolü<br />

bulunan klima santralleri pazarının Türkiye’deki<br />

büyüklüğü ise 100 milyon dolar<br />

seviyesinde seyrediyor. Son beş yılda<br />

ticaret payı en yüksek olan alanın klima<br />

santrallerinin de içinde bulunduğu “havalandırma’’<br />

ürünleri olduğunu görüyoruz.<br />

Hızla artan altyapı projelerine ek olarak<br />

ofisler, okullar, ticari binalar ve endüstriyel<br />

tesislerinin sayısının da artması sonucunda<br />

iç hava kalitesinin sağlanması<br />

artık daha önemli hale geliyor. Bu konuda<br />

yaşanan bilinç artışı ve yasa düzenlemelerinin<br />

etkisiyle önümüzdeki dönemde havalandırma<br />

cihazlarına yönelik taleplerin<br />

artmasını öngörüyoruz.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz/<br />

hizmetleriniz olacak mı?<br />

Geçtiğimiz sene yenilenen müşteri hizmetleri<br />

departmanımız ile birlikte yeni<br />

projelerin yanı sıra yaşı ve modeli ne<br />

olursa olsun geçmişte satılmış tüm klima<br />

mekanik iklimlendirme cihazlarının daha<br />

verimli hale gelmesini sağlıyoruz. Sunduğumuz<br />

ücretsiz keşif ve projelendirme<br />

sonrasında yeni bir sistem kurulumu ile<br />

işletme giderlerini düşürerek firmalara<br />

yüksek tasarruf sağlıyoruz.<br />

Retrofit hizmetimiz ile güncel teknoloji ve<br />

enerji verimliliği kriterlerini sağlamayan<br />

santralleri yenileyerek, işletme giderlerini<br />

düşürüyoruz.<br />

Son kullanıcıya dönük ürünlerinizin<br />

yanı sıra üretim teknolojileri<br />

üzerinde yeni bir sunumunuz /<br />

ajandanız olacak mı?<br />

Yeni fabrikamızda Endüstri 4.0’a uyumlu<br />

üretim teknolojilerini efektif olarak kullandık.<br />

Modern sac işleme ve kesim makineleri<br />

birbirleriyle iletişim kuru pen hızlı<br />

ve hatasız üretimi yapabiliyor. Santral<br />

üretiminde kullandığımız sacları rulo halindeyken<br />

açan, işleyen ve büküme hazır<br />

hale getiren CNC tezgah, yeni eklenen<br />

tam otomatik büküm makinasi ile tam<br />

uyumlu şekilde çalışabiliyor. Bu sayede<br />

hata riski minimize edilerek yüksek verimli<br />

üretim sağlanıyor. Hem montaj işlemlerinin<br />

gerçekleştirildiği hem de sac,<br />

alüminyum, PVC ve kutu profil gibi yarı<br />

mamullerin işlendiği yeni fabrikamız bugün<br />

itibariyle hızla kapasitesini doldurmaya<br />

başlamış durumda.<br />

Önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz nelerdir?<br />

Yeni fabrikamızla birlikte üretim kapasitemizi<br />

yaklaşık yılda iki katına çıkartmayı<br />

ve klima santrali pazar payımızı her yıl<br />

yüzde 10 ila 20 oranında arttırmayı hedefliyoruz.<br />

Ayrıca modüler klima santrallerinin<br />

yanı sıra ürün gamımızda yer alan<br />

diğer ürünlerde de büyümeyi planlıyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023 hedefleri<br />

doğrultusunda Türkiye iklimlendirme sektörünün<br />

ihracatının 4 milyar dolardan 13<br />

milyar dolara ulaşmasının hedefliyoruz.<br />

Biz de Systemair HSK olarak 5 yılda ihracat<br />

oranımızı yüzde 30’dan yüzde 60’a<br />

Ayça Eroğlu / Systemair HSK Genel Müdürü<br />

yükselterek klima santrali pazarındaki<br />

ülke liderliğimizi bölge liderliğine taşımayı<br />

ve Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu<br />

arasına girmeyi amaçlıyoruz. Hedeflerimize<br />

ulaşma yolunda fabrikamızı yeni<br />

bir başlangıç olarak görüyor ve bu çerçevede<br />

kurguladığımız “We Start” konseptimizle<br />

yeni yolculuğumuza başlıyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 47


Arçelik, A+ Sistem<br />

verimliliğine sahip kombileriyle<br />

ısıtma sektörüne yön veriyor<br />

İklimlendirme sektörünün lideri Arçelik, ERP (Energy Related Products)<br />

yönetmeliğine uygun kombileriyle müşterilerine enerji verimliliği yüksek, teknolojik ve<br />

yüksek kaliteli ürünler sunuyor. Arçelik Türkiye Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi<br />

“Avrupa birliğinde yürürlükte olan ERP yönetmeliğinin, ülkemizde uygulanmaya<br />

başlanmasıyla birlikte kombi pazarında yeni bir dönem başladı. Bundan böyle enerji<br />

verimliliğinde artış, enerji giderlerimizde ve sera gazı emisyonlarında önemli oranda<br />

azalma göreceğiz. Arçelik ve Beko markalı, yönetmeliğe uygun ürünlerimiz ile<br />

müşterilerimizin hayatına değer katmaya devam edeceğiz” dedi.<br />

Beyaz eşya ve tüketici elektroniğindeki<br />

başarısını ısıtma sektörüne de<br />

taşıyan Arçelik, ERP (Energy Related<br />

Products) yönetmeliğine uygun, enerji<br />

verimliliği yüksek, teknolojik ve yüksek<br />

kaliteli Arçelik ve Beko markalı kombilerini<br />

tüketicilerle buluşturuyor.<br />

AB ülkelerinde uygulamada olan ERP<br />

yönetmeliğinin 21 Nisan <strong>2018</strong> tarihinde<br />

Türkiye’de yürürlüğe girmesiyle birlikte<br />

kombi pazarında yeni bir dönem<br />

başladığını söyleyen Arçelik Türkiye<br />

Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi,<br />

“Yönetmelik gereği; 400 kW ısıtma<br />

gücüne kadar konvansiyonel (yoğuşmasız)<br />

kombilerin üretim ve ithalatı bu<br />

tarihten itibaren yasaklandı. 70 kW’a<br />

kadar olan kombilerde de enerji verimliliklerini<br />

gösteren enerji etiketleri<br />

bulundurulması zorunlu hale getirildi.<br />

Bundan sonraki süreçte piyasada<br />

ERP yönetmeliğine uygun, yüksek<br />

enerji verimli ürünleri daha çok görmeye<br />

başlayacağız” dedi.<br />

Mehmet Tüfekçi: “Türkiye<br />

ekonomisinde 1 milyar doların<br />

üzerinde enerji tasarrufu<br />

bekliyoruz”<br />

Tüfekçi sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde<br />

doğalgaz abone sayısı 13 milyonu<br />

geçti, 2020 yılında bu sayının 17<br />

48<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

milyon seviyesine çıkması bekleniyor.<br />

Evlerde kullanılan doğalgaz için yıllık 4<br />

milyar dolardan fazla ithalat yapılıyor.<br />

ERP yönetmeliği sayesinde doğalgaz<br />

faturalarında sağlanacak %25-30 oranındaki<br />

tasarruf Türkiye ekonomisinde<br />

yıllık 1 milyar dolar üzerinde enerji tasarrufu<br />

öngörüyoruz. Doğalgaz gibi ithalata<br />

bağımlı bir enerji kaynağının en<br />

verimli şekilde kullanılmasıyla ülkemiz<br />

açısından önemli kazanımlar sağlamış<br />

olacağız.”<br />

Premiks brülörlü tam yoğuşmalı ürünler<br />

ile maksimum enerji tasarrufu<br />

Arçelik ve Beko kombi ürün ailesini<br />

ERP yönetmeliğine uygun olarak daha<br />

verimli, daha akıllı ve daha düşük baca<br />

gazı emisyonuna sahip ürünlerle yenilediklerini<br />

söyleyen Tüfekçi; “Tüm ürünlerimizde<br />

en yüksek verimlilik seviyesindeki<br />

premiks brülörlü tam yoğuşma<br />

teknolojisi kullanıyoruz. Premiks brülörlü<br />

tam yoğuşmalı kombilerde, yakıt<br />

ve hava ideal oranda önceden karıştırılarak<br />

en yüksek verimde yanma sağlanmakta<br />

ve maksimum enerji tasarrufu<br />

elde edilmektedir. Konvansiyonel bir<br />

kombi ile kıyaslandığında bu kombiler<br />

kullanıcısına yılda ortalama 750 TL kazandırıp,<br />

konvansiyonel kombiye göre<br />

fiyat farkı 1-1,5 yılda karşılanmış olmaktadır.<br />

Enerji verimliliği ve doğalgaz<br />

tasarrufu açısından müşterilerimize<br />

premiks brülörlü tam yoğuşmalı ürünlerimizi<br />

tavsiye ediyoruz. Bununla birlikte,<br />

talep eden müşterilerimize sunmak<br />

üzere “yarı yoğuşmalı” bir ürünü<br />

Mehmet Tüfekçi / Arçelik Türkiye Pazarlama Direktörü<br />

de gamımıza dahil etmek üzere gerekli<br />

çalışmaları yürütüyoruz” dedi.<br />

Farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik 3<br />

ana ürün grubuyla müşterilere hizmet<br />

sunduklarını söyleyen Tüfekçi; “CS<br />

PP serisi ürünlerimizle A enerji sınıfı<br />

ısıtma, A enerji sınıfı ve XL kapasitesinde<br />

sıcak su, yüksek verimli pompa,<br />

LCD ekran, yüksek modülasyon oranı<br />

ve üstün kontrol özelliklerini en uygun<br />

maliyetle sunarken, teknoloji ve üst<br />

düzey verimlilik tercih eden müşterilerimiz<br />

için oluşturduğumuz CS NEO ve<br />

CS PRODENS serisi ürünlerimizle A+<br />

sistem enerji sınıfı ısıtma, A enerji sınıfı<br />

ve XL kapasitesinde sıcak su, elektronik<br />

adaptif yanma sistemi, 3,5 inch<br />

renkli LCD ekran, teleskopik baca ve<br />

üstün kontrol özelliklerini sunuyoruz.<br />

Bu serideki ürünlerimiz, %94 yoğuşma<br />

verimliliği, entegre sıcaklık sensörü ve<br />

kontrol kiti sayesinde ulaşılan A+ sistem<br />

enerji sınıfı ısıtma seviyesi ile, premiks<br />

yoğuşmalı kombi pazarındaki en<br />

yüksek verimlilik değerini sağlamaktadır.<br />

CS SOLO ve CS ENDOR modellerimiz<br />

ise yine orta segment ürün<br />

olarak müşterilerimizin beğenisine<br />

sunulmaktadır. Tüm ürün gruplarında<br />

sahip olduğumuz, rekabette öne çıkan<br />

ve çok düşük emisyon değerini ifade<br />

eden Class 6 NOx emisyon değeri ile<br />

de iklim değişikliği ile mücadele etmeye<br />

devam ediyoruz” şeklinde konuştu.<br />

7 yıla varan sürelerde garantili hizmet<br />

Türkiye genelinde 607 yetkili servis<br />

ve 12.800 personeli ile yılda yaklaşık<br />

15 milyon servis hizmeti verdiklerini<br />

söyleyen Tüfekçi, “Sahip olduğumuz<br />

bu üstün müşteri hizmetleri ve servis<br />

gücümüz ile Arçelik ve Beko markalı<br />

kombi ürünlerimize de her koşulda en<br />

üstün hizmeti sunuyoruz. 3 yıl olarak<br />

ücretsiz sunduğumuz garantiye ek<br />

olarak talep eden müşterilerimize 7<br />

yıla varan sürelerde garantili hizmet<br />

veriyoruz. Müşterilerimize sunduğumuz<br />

ek garanti imkânı kapsamında,<br />

yetkili servislerimiz tarafından gerçekleştirilen<br />

bakım hizmeti ile de müşterilerimizin<br />

kombilerini en uzun süre, en<br />

yüksek verimlilik ve konfor seviyesinde<br />

kullanabilmelerine olanak sağlıyoruz”<br />

dedi.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 49


Mitsubishi Electric’in<br />

Manisa Fabrikasından<br />

Segmentinin En<br />

Kompakt Ödüllü ve<br />

Çevreci Kliması<br />

Görme engellilerin<br />

klima kullanımını<br />

kolaylaştıran yeni<br />

teknoloji<br />

İklimlendirme sektörünün inovatif markası Mitsubishi<br />

Electric, görme engellilere eğitim veren bir okulla birlikte<br />

klimalar için deneysel bir uzaktan kumandalı arayüz cihazı<br />

geliştirdi. Klimanın farklı modlarını, her bir işlevin durumunu<br />

ve çalışmasını gösteren ayırt edici şekiller, konumlar ve<br />

hareketlerin kullanıldığı yeni arayüz, görme engellilerin<br />

dokunma yoluyla klimayı kolayca kullanabilmelerini sağlıyor.<br />

Elektrikli ve elektronik cihazların üretimi,<br />

pazarlaması ve satışında dünyanın öncü<br />

markalarından Mitsubishi Electric, ileri<br />

teknolojisini topluma fayda sağlamak için<br />

geliştiriyor. Mitsubishi Electric’in endüstriyel<br />

tasarım merkezi tarafından yönetilen<br />

Design X Projesi kapsamında tasarımcılar,<br />

bağımsız bir şekilde yaratıcı tasarım<br />

temalarıyla ilgilenmeye teşvik ediliyor. Bu<br />

çerçevede genç bir tasarımcı, görme engellilerin<br />

cihaz kullanımı sırasında yaşadıkları<br />

zorluklardan yola çıkarak yeni bir<br />

tema tasarladı. Ardından bu proje üzerinde<br />

çalışan üç genç Mitsubishi Electric<br />

tasarımcısı, görme engellilere eğitim veren<br />

bir okulda öğretmen ve öğrencilerin<br />

yardımlarıyla klima uzaktan kumandaları<br />

için yeni bir deneysel arayüz geliştirdi.<br />

Klimanın farklı modlarını, her bir işlevin<br />

durumunu ve çalışmasını gösteren ayırt<br />

edici şekiller, konumlar ve hareketlerin<br />

kullanıldığı arayüz sayesinde görme engelliler<br />

ayarları kolaylıkla doğrulayıp değiştirebiliyor.<br />

Görme engelli kişiler elektrikli ve elektronik<br />

cihazları kullanırken, genellikle düz ve<br />

yatay bir düzlemde hazırlanmış uzaktan<br />

kumanda düğmeleri gibi çalıştırma kontrollerinin<br />

şekil ya da düzenlerini anlama<br />

konusunda sorunlarla karşılaşıyorlar. Bu<br />

noktadan hareketle Mitsubishi Electric,<br />

artık görme engellilerin sezgisel olarak<br />

anlayabilecekleri bir uzaktan kumanda<br />

arayüzü konsepti öneriyor. Bu alandaki<br />

projelerine devam etmeyi planlayan Mitsubishi<br />

Electric, insan duyularını yaratıcı<br />

yollarla kullanarak çalıştırılabilen yenilikçi<br />

arayüzler geliştirmeyi ve bu teknolojileri<br />

tüketici elektroniği cihazları ve endüstriyel<br />

ekipmanlar gibi ürün ve sistemlerde<br />

uygulamayı hedefliyor.<br />

Mitsubishi Electric’in Manisa’da<br />

kurduğu ev tipi klima fabrikasında<br />

üretilerek Türkiye ve Avrupa pazarına<br />

sunulan yeni klima serisi<br />

EnviroME, çevreye dost özellikleri<br />

ve tasarımı ile öne çıkıyor. A+++<br />

enerji sınıfında yer alan EnviroME<br />

klimalar, A++ enerji sınıfındaki klimalardan<br />

yüzde 40’a varan oranda<br />

daha verimli. Daha küçük ve<br />

daha az elektrik tüketen klimalar<br />

üretilmesine imkan sağlayarak<br />

küresel ısınma ile mücadeleye<br />

katkıda bulunan yeni nesil R32<br />

soğutucu akışkan sayesinde EnviroME<br />

klimalar, Türkiye’de segmentindeki<br />

en kompakt hacme<br />

sahip iç üniteleri ile farklılaşıyor.<br />

Klimanın mekanın dekorasyonuyla<br />

bütünleşerek adeta görünmez<br />

olduğu minimal tasarımı ile dikkat<br />

çeken yeni seri, Red Dot ve Good<br />

Design <strong>2018</strong> tasarım ödüllerinin<br />

sahibi oldu.<br />

Gerçekleştirdiği yatırımlar ve geliştirdiği<br />

ürünlerde sürdürülebilir<br />

çevre misyonu doğrultusunda yol<br />

alarak inovatif iklimlendirme teknolojilerine<br />

imza atan Mitsubishi<br />

Electric, 2017 yılı sonunda Manisa’da<br />

hayata geçirdiği ev tipi klima<br />

fabrikasında ürettiği çevreye dost<br />

yeni klima serisi EnviroME ile yüksek<br />

verimlilik, konfor ve kompakt<br />

yapıyı bir arada sunuyor. Mitsubishi<br />

Electric’in IoT temelli e-F@<br />

ctory konseptinin uygulandığı ve<br />

ileri robot teknolojilerinin hakim<br />

olduğu dijital tabanlı fabrikasında<br />

Sanayi 4.0 dönüşümünün<br />

öncüsü olarak üretilen EnviroME<br />

klimalar, Türkiye ve Avrupa pazarına<br />

sunuluyor. İhracatta rekabet<br />

sağlayacak katma değeri yüksek<br />

teknolojik ürünler üreterek yerli<br />

ekonomiye ve istihdama katkıda<br />

bulunan Mitsubishi Electric, yeni<br />

klima serisi EnviroME ile çok sayıda<br />

inovasyonu bir arada sunuyor.<br />

50<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Vaillant, Türkiye genelindeki yetkili<br />

satıcıları ile bir araya geldi<br />

Vaillant Türkiye, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana bölgelerindeki toplantılarda <strong>2018</strong> yılının<br />

ilk 7 ayını değerlendirdi.<br />

Yüksek verimli ve yenilenebilir ürünleriyle<br />

2017’de rekorlara imza atan Vaillant, Türkiye<br />

genelindeki 250 yetkili satıcısıyla bir<br />

araya gelerek yılın ilk 7 ayını değerlendirdi.<br />

Vaillant Türkiye, sürdürülebilir büyüme<br />

ve 2020 hedefleri kapsamında yol<br />

haritasını paylaştı. Vaillant’ın başarısının<br />

sırrının değişen konjonktüre ayak uydurabilmek<br />

olduğunu belirten Vaillant Türkiye<br />

Satış ve Pazarlama Direktörü Erol<br />

Kayaoğlu “Elde ettiğimiz başarıda TL fiyat<br />

politikamız, yürürlüğe giren ErP regülasyonu,<br />

yeni ürünlerimiz ve kombi tedarik<br />

sürecindeki hızımız itici güç oldu” dedi.<br />

‘Oyunu yeniden başlattık’<br />

Vaillant Türkiye olarak oyunu yeniden<br />

başlattıklarını vurgulayan Erol Kayaoğlu,<br />

“Satış hedefimiz büyüyor. 2020’de iş<br />

hacmimizi 2’ye katlamayı hedefliyoruz.<br />

2020’ye kadar %100 büyüme hedefimize<br />

doğru, kararlı adımlarla ilerliyoruz”<br />

diye konuştu. Vaillant Ailesi’nin önemli<br />

bir parçası olan Protherm’in de satışlara<br />

katkısının büyük olduğunu kaydeden Kayaoğlu,<br />

Vaillant’ın alt markası Protherm’in<br />

ürün gamını ErP’den sonra yenileyerek<br />

daha güçlü hale getirdiklerini belirtti. Protherm’in<br />

Türkiye’de Vaillant güvencesiyle<br />

kullanıcıya ulaştırdıklarını vurgulayan Kayaoğlu,<br />

“Protherm’in her ihtiyaca uygun<br />

yüksek teknoloji ile üretilmiş maliyet-etkin<br />

ürün gamı, yaygın satış kanalları ve<br />

satış sonrası hizmetleriyle üst seviyede<br />

müşteri memnuniyetini hedefliyoruz” diye<br />

konuştu.<br />

‘Fayda ve değer yaratmaya<br />

odaklanıyoruz’<br />

Vaillant Türkiye olarak en büyük önceliklerinin<br />

müşteri memnuniyeti olduğunu<br />

belirten Vaillant Türkiye Pazarlama Direktörü<br />

Hazım Bumin “Vaillant, ürün ve hizmetin<br />

yanı sıra deneyim satan bir marka.<br />

Müşteri memnuniyeti 144 yıldır firmamızın<br />

tüm operasyonlarının kalbinde yatan<br />

bir unsur. Kullanıcıların problemine ve<br />

ihtiyacına odaklanan marka anlayışımızı<br />

26 yıldır sürdürüyor aynı vizyon ve felsefe<br />

ile Türkiye’deki operasyonlarımızı yürütüyoruz.<br />

Ürün ve hizmetlerimizin özelliklerinden<br />

ziyade önceliğimizi ürünlerimizin<br />

faydalarını aktarmaya veriyoruz. Müşterimizle<br />

her etkileşimde fayda ve değer yaratmaya<br />

odaklanıyoruz. Satın alma sürecinin<br />

ardından müşterimizle etkileşimimiz<br />

devam ediyor. Bu şekilde sektörde fark<br />

yaratıyoruz” dedi.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 51


DemirDöküm’den iklimlendirme<br />

dünyasına dijital dokunuş<br />

Türkiye iklimlendirme sektörünün 64 yıldır öncüsü olan DemirDöküm, dijitalleşme<br />

çalışmalarına yenisini ekledi. Son 4 yıldır iş ortakları ve tüketicilerin hayatlarını kolaylaştıracak<br />

projeleri hayata geçiren DemirDöküm, “İnteraktif Ürün Platformu”nu kullanıma açtı. Proje<br />

ile tüketiciler DemirDöküm ürünlerini, teknolojilerini, tek tıkla keşfedip; ürünlerin çalışma<br />

prensibinden montaj aşamasına kadar tüm detayları videolarla izleyebilecek.<br />

İklimlendirme sektörünün en iyi müşteri<br />

deneyimi yaşatan firması DemirDöküm,<br />

dijitalleşmeye yönelik yatırımlarıyla müşterilerinin<br />

hayatını kolaylaştırmaya devam<br />

ediyor. Geliştirdiği ürünler ve dijitalleşme<br />

çalışmalarıyla hem iş ortaklarının hem<br />

tüketicilerinin hayatına konfor katan DemirDöküm,<br />

“İnteraktif Ürün Platformu”nu<br />

kullanıma açtı. Dijital dünyada tüketici<br />

beklentilerine en hızlı ve kusursuz şekilde<br />

yanıt verebilecek projelere 4 yıldır yatırım<br />

yapan DemirDöküm, urunler.demirdokum.<br />

com.tr adresinde kullanıma açtığı platform<br />

ile tüketicilerine hem zaman kazandıracak<br />

hem de hayatlarını kolaylaştıracak. Kombiden<br />

radyatöre, şofbenden termosifona,<br />

klimadan ısı pompasına, VRF sistemlerinden<br />

oda termostatına kadar iklimlendirme<br />

sektöründe merak edilen teknolojiler, ürünlerin<br />

teknik özellikleri hakkında detaylı bilgilerin<br />

yer aldığı platformda sergilenecek.<br />

Tüketiciler, DemirDöküm ürünlerini tek tıkla<br />

keşfedip; 3 boyutlu görsellerini inceleyip,<br />

videoları izleyebilecek.<br />

Projenin Türkiye genelinde yapılan bir<br />

araştırma sonrasında ortaya çıktığını kaydeden<br />

DemirDöküm Pazarlama Direktörü<br />

Bilge Kıran, “İklimlendirme sektöründeki<br />

ürünler, kullanılan teknolojiler; hayatımızdaki<br />

diğer ürünlere kıyasla daha teknik ve<br />

anlaşılması daha zor. Biz de tüketicilerimizin<br />

hayatlarını kolaylaştırmak, farklı başlıklar<br />

altında satın almak istedikleri ürünlerle<br />

ilgili bilgilere tek tıkla ulaşmalarını istedik.<br />

İnteraktif Ürün Platformu ile tüketicilerimiz,<br />

sadece ürünler hakkında detaylı bilgi almayacak,<br />

ürün kullanımını, çalışma prensibini,<br />

montajını takip edip; sertifika ve kurulum<br />

talimatı ile verim etiketine kadar her<br />

türlü bilgiye ulaşabilecek” dedi.<br />

Bilge Kıran / DemirDöküm Pazarlama Direktörü<br />

52<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Baymak’tan tüm kullanıcalara<br />

14 adımda kombi bakım kılavuzu<br />

Sıcak havaların etkisini azaltmasıyla birlikte kombi bakımı için hazırlıklar başladı. Isınmanın<br />

olmazsa olmazı kombilerin bakımsız kullanımı, tüketiciye kabarık doğalgaz faturası ve<br />

beklenmedik sorunlarla geri dönüyor. Baymak Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Betül Başkır<br />

bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için kombilerin konusunda uzman yetkili servisler<br />

tarafından bakımının yapılmasını tavsiye ediyor. Bakımın yakıt tasarrufu kadar olası arızaların<br />

da önüne geçebileceğinin altını çizen Başkır rastgele numaralardan gelen bakım teklifleri<br />

aramaları konusunda da kullanıcıları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Baymak tüm<br />

kombiler için hazırladığı “14 Adımda Bakım Kılavuzu” ile kullanıcıları bilgilendiriyor.<br />

Türkiye iklimlendirme pazarının lider markalarından<br />

Baymak, soğuk havalar etkisini<br />

göstermeye başlarken kombi bakımı<br />

konusunda kullanıcıları uyarıyor. Özellikle<br />

yaz aylarında kullanılmayan kombilerin<br />

çalıştırılmadan önce mutlaka konusunda<br />

uzman yetkili servisler tarafından bakımının<br />

yapılmasını söyleyen Baymak Satış<br />

Sonrası Hizmetler Müdürü Betül Başkır,<br />

“Kombinizde gözle görebileceğiniz bir<br />

sorun olmasa da aylar sonra ilk çalıştırıldığında<br />

beklenmedik arızalar yaşanabilir”<br />

dedi.<br />

Kendisini Yetkili Servis olarak tanıtan<br />

kişinin, müşteri tarafından yetki belgesi<br />

kimlik kartı görülmek suretiyle emin olunmalıdır.<br />

Uzman yetkili servis, kombi bakımı<br />

için ilk olarak tüketicinin mevcut olan<br />

sorunlarını öğrenmeli. Kombi, gaz, sıcak<br />

su tesisatı ile kalorifer devresi kontrol<br />

edilmeli. Bu incelemelerin ardından tüketiciye<br />

detaylı bilgiler verilerek işlem konusunda<br />

anlaşma sağlanmalı. Kombi yıllık<br />

bakımı sırasında kalorifer devresi dönüş<br />

hattı üzerindeki filtre sökülerek temizlenmeli.<br />

Filtre temizliği zannedilenden çok<br />

daha önemli bir konu. Eğer filtrenin bakımı<br />

zamanında yapılmazsa içinde biriken<br />

pislikler cihaza su dönüşünü tıkayabilir.<br />

Bu yüzden ilk adımda cihazın iç temizliği<br />

sağlanmalıdır.”<br />

Ardından çakmak elektrot ayarı ile iyonizasyon<br />

çubuğu ayarları yapılmalı; su ve<br />

gaz kaçak testi uygulanarak varsa yıpranmış<br />

contalar yenisiyle değiştirilmeli.<br />

Bakım sırasında özellikle gaz hattı contası<br />

mutlaka yenilenmelidir. Kazanlarda<br />

genel kontroller ve temizlikler yukarından<br />

aşağıya doğru yapılmalı ve her parça fiziki<br />

olarak kontrol edilmeli, bağlantı boruları<br />

dahil gaz kaçak testi yapılmalıdır. Gaz<br />

yakıtlı cihazların montaj edildikleri alanlarda<br />

havalandırma menfezleri bulunmalıdır.<br />

Bu menfezler asla kapatılmamalı<br />

ve periyodik olarak bakımları yapılmalı.<br />

Premix teknolojiye sahip kombilerde de<br />

baca gazı analizleri yapılmalı ve çevreye<br />

atılan gaz emisyonları da kontrol altına<br />

alınmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir<br />

diğer nokta ise baca yüksekliğidir. Baca<br />

yüksekliği 4 metreden az olanlara bacalı<br />

kombi ya da şofben bağlanılmamalıdır.<br />

14 Adımda Kombi Bakımı<br />

Yetkili Servis eğitimleri kadar kullanıcıların<br />

da bilgilendirilmesinin önemini vurgulayan<br />

Baymak Satış Sonrası Hizmetler<br />

Müdürü Betül Başkır, kombi sahibi her<br />

kullanıcı için kombi bakımının 14 adımda<br />

takip edilebileceğini belirtiyor.<br />

1. U manometre ile gaz basınç ve kaçak<br />

testi / kontrolü<br />

2. Modülasyon ve kapasite ayarlarının<br />

yapılması<br />

3. Filtre, vana kontrol ve temizliği<br />

4. Baca ve baca grubu bağlantılarının<br />

kontrol/ temizliği<br />

5. Ortamın hacim ve havalandırma kontrolleri<br />

6. Sızdırmazlık kontrolü ve hava alma<br />

7. Cihazın içindeki genel parçaların dış<br />

temizlikleri<br />

8. Sirkülasyon pompasının kontrol ve temizliği<br />

9. Elektriksel kontroller ve oksidasyon temizlikleri<br />

10. Genleşme tankı sağlamlığı ve hava<br />

basınç kontrolü<br />

11. Yanma odası, brülör grubu ve ana<br />

eşanjör kontrol ve dış temizliği<br />

12. Üç yollu vana kontrol ve temizliği<br />

13. Hidrolik grup dış temizliği<br />

14. Elektrik voltaj, su basınç ve gaz basınç<br />

değerlerinin ölçümü<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 53


Dosya<br />

Dünyanın ilk radyatör termostatı ve<br />

Danfoss’un simgesi Icon, 75 yaşında<br />

Isıtma, soğutma, motor kontrol sistemleri ve güç çözümleri alanlarında faaliyet gösteren<br />

Danfoss, kurucusu Mads Clausen tarafından 1943 yılında icat edilen dünyanın ilk radyatör<br />

termostatının 75’inci yıldönümünü kutluyor.<br />

Isıtma, soğutma, motor kontrol sistemleri<br />

ve güç çözümleri alanlarında faaliyet gösteren<br />

Danfoss, kurucusu Mads Clausen<br />

tarafından 1943 yılında icat edilen dünyanın<br />

ilk radyatör termostatı Danfoss simgesi<br />

75’inci yılını kutluyor. Danfoss’un simgesel<br />

ürünü termostatlar, 75 yıl sonra her zamankinden<br />

daha fazla rağbet görüyor.<br />

Her eve radyatör termostatı<br />

montajı yapılsa yılda 12 milyar<br />

Euro tasarruf edilebilir<br />

Avrupa Bina Otomasyonu Kontrolü Derneği’nin<br />

hazırladığı rapora göre sadece<br />

Avrupa’da manuel ve standard dışı vanaya<br />

sahip 500 milyon üzerinde radyatör<br />

bulunuyor ve her eve radyatör termostatı<br />

montajı yapılsa, yılda 12 milyar Euro ve<br />

130 TWh enerji tasarrufu sağlanabiliyor.<br />

Bu sayede Avrupa’nın yıllık CO2 emisyonu<br />

29 milyar ton azalabilirken bu yatırımın<br />

yalnızca iki yılda kendini amorti etmesi<br />

mümkün.<br />

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının**<br />

<strong>2018</strong> Enerji Verimliliği gelişim raporuna<br />

göre ülkemizde ise tüketilen enerjinin<br />

%20’si konutlarda tüketilirken alan<br />

ısıtması için harcanan enerji bu oranın<br />

yaklaşık %60’ına denk geliyor. Eğer<br />

mevcut konutlarda radayatörlerde standarta<br />

uygun termostatik radyatör vanaları<br />

kullanılırsa %30’a varan oranlarda<br />

enerjiden tasarrufu mümkün olacaktır.<br />

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan<br />

Danfoss Radyatör Termostatları Başkan<br />

Yardımcısı Anders Barkholt, Mads<br />

Clausen’in bilgi ve teknolojisinin tüm<br />

yeni elektronik Danfoss termostatların<br />

temelini oluşturduğunu belirterek: “Bu<br />

sayede tüketicilerin istekleri doğrultusunda<br />

trendleri takip edebiliyoruz” dedi.<br />

1943 yılından bu yana yaklaşık 350<br />

milyon adet termostat daha üreten<br />

Danfoss, en son geliştirdiği akıllı radyatör<br />

termostatı Danfoss Eco ile ayrıca<br />

geçtiğimiz aylarda prestijli Kırmızı<br />

Nokta ve Danimarka Tasarım Ödüllerini<br />

kazandı. Danfoss daha iyi, daha akıllı ve<br />

daha verimli bir gelecek için ileri teknolojiler<br />

geliştirmeye devam edecek.<br />

54<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Samsung iklimlendirme sistemleri ile<br />

geleceğin teknolojisi bugün yanınızda<br />

İnovatif ürünler, otomasyon çözümleri, CFD analizi gibi satış öncesi hizmetler sunan<br />

Samsung iklimlendirme sistemleri, satış sonrasındaki geniş ve kuvvetli servis ağıyla da<br />

tüm projelerinizde geleceğin teknolojisini yaşatıyor.<br />

360 Kaset Klima<br />

Tek Yöne Üflemeli Kaset<br />

DVM S Eco<br />

DVM S Water<br />

DVM S 30 HP<br />

• Şık Tasarım<br />

• Homojen İklimlendirme<br />

• Daha Fazla Hava Akışı<br />

• Yenilikçi Booster Fan<br />

• Soğuk Cereyan Yok<br />

• İnce ve Kompakt Tasarım<br />

• Sessiz Çalışma<br />

• Dahili Çek Valf<br />

• Maksimum Alan Tasarrufu<br />

• Kompakt Tasarım,<br />

Kolay Kurulum<br />

• Çok Yönlü Bağlantı İmkanı<br />

• Üstün Isıtma Performansı<br />

• En Geniş Kapasite Aralığı<br />

4 – 14 HP<br />

• Tek Modülde Maksimum<br />

Kapasite<br />

• Daha Fazla Enerji Tasarrufu*<br />

• Düşük Bakım ve Enerji<br />

Maliyetleri**<br />

• Enerji Verimli Hızlı Isıtma ve<br />

Soğutma<br />

• Düşük Ses Seviyesi<br />

• Oransal Su Debisi Kontrolü<br />

• Üstün Isıtma Performansı<br />

• Asimetrik İnvertör Scroll<br />

Tasarım<br />

• Geliştirilmiş Flash Enjeksiyon<br />

• Akıllı Defrost Özelliği<br />

• Alan Tasarrufu<br />

• Tek Modülde Maksimum<br />

Kapasite<br />

* Samsung DVM Water serisine göre daha yüksek COP ve EER değerlerine sahiptir. ** 20HP ve 30HP’lik tek modül sayesinde sağlanmaktadır.


“Enerji verimliliği yüksek ve çevreci ürünlerimizle<br />

birçok projede yer alıyoruz”<br />

“53 yıldır sürdürdüğümüz teknik bilgi ve enerji verimliliği ağırlıklı iklimlendirme konusundaki<br />

çalışmalarımızı, herkesin bildiği ve beklediği FORM kalitesine uygun bir şekilde, yeni<br />

ürünler ve imalatlar ile geliştirmeye devam edeceğiz.”<br />

1965 yılında kurulan Form Şirketler Grubu,<br />

İklimlendirme ve Endüstriyel Uygulamalar<br />

alanında, yaşam ve imalat kalitesini<br />

artıracak cihazların üretim ve temini<br />

ile birlikte düzenli bakımını sağlamakta.<br />

Klima faaliyetlerinde Merkezi Klima Sistemleri,<br />

VRF, split ve multi split cihazları<br />

temin eden firma, her tür binanın, fabrikaların<br />

ve alışveriş merkezlerinin cihaz<br />

teminini sağlayıp bakım faaliyetlerini de<br />

gerçekleştirmekte. Form Şirketler Grubu<br />

İcra Kurulu BaşkanıTunç Korun gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda grup<br />

şirketleri ve faaliyetleri hakkında merak<br />

ettiklerimizi sorduk.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Form Şirketler Grubu olarak güçlü ve<br />

köklü bir firma olan JAPON teknoloji devi<br />

Mitsubishi Heavy Industries’in split, multi<br />

split ve ticari tip klimalarını da ürün gamımıza<br />

kattık.<br />

Şu anda satışa ve bayi satış kanalına<br />

yönelik hazırlık çalışmalarımız hızla sürüyor.<br />

Mitsubishi Heavy markalı tabelaları<br />

ile split, multi split ve VRF ürünlerinin<br />

bütününü satan, gerekli bazı yan ürünleri<br />

de bulunduran münhasır bayilerimiz ile<br />

56<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Türkiye bazında çalışmaya başlayacağız.<br />

FORM olarak iklimlendirme sektöründeki<br />

eksiksiz ürün gamımız ile müşterilerimize<br />

entegre ısıtma-soğutma çözümleri sunacağız.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri<br />

oldu?<br />

Merkezi iklimlendirme tarafında enerji verimliliği<br />

yüksek ve çevreci ürünlerimizle<br />

birçok projede yer alıyoruz. Ürün gamımız<br />

içerisinde bulunan Mitsubishi Heavy<br />

VRF sistemler, yeşil bina konseptine uygun<br />

olarak inşa edilen ve LEED sertifikası<br />

almak isteyen binalara da puan kazandırıyor.<br />

Bunun yanında yüksek verimle<br />

çalışan Lennox paket klimalar ile tek bir<br />

cihazla taze hava ihtiyacı ve otomasyonu<br />

karşılayarak, ısıtma-soğutma-nem alma<br />

yapılabilir. Yine ürün gamımızda bulunan<br />

Clivet Soğutma Grupları, Dunham Bush<br />

WCFX Su Soğutmalı Vidalı Soğutma<br />

Grupları ve Decsa CTI Sertifikalı Soğutma<br />

Kulesi, globalde kalitesiyle bilinen,<br />

uzun ömürlü ve düşük bakım maliyetiyle<br />

Climate Master ısı pompaları sektörde<br />

yenilikçi ve yüksek verimle çalışan ürünlerimiz<br />

arasında yer alıyor.<br />

Ocak ayında fancoil üretimine İzmir Pancar<br />

Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikamızda<br />

başladık. Kendi ar-ge ekibimiz<br />

ile dizayn ettiğimiz, ve kendi markamız<br />

olan EUROFORM fancoiller, yerli ağırlıklı<br />

komponentlerden oluşan bir ürün olarak<br />

tasarlandı. Bütün cihaz modellerinde düşük<br />

ses seviyeli ve yüksek verimle enerji<br />

tasarrufu sağlayan monofaze ve 3 hızlı<br />

asenkron motorlar kullanılıyor. EURO-<br />

FORM Serisi Fancoil ünitelerinin motor<br />

milleri, paslanmaya karşı özel kaplamadır.<br />

Yine TROKE markası ile üretimini gerçekleştirdiğimiz<br />

duman tahliye ve doğal<br />

havalandırma sistemleri ürünlerimiz de<br />

bulunmakta. CE Belgeli ürünümüzün<br />

imalatı tamamen bize ait. Yedi ana testten<br />

geçerek 2 yıl sonunda ürünümüz için<br />

Tunç Korun / Form Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı<br />

CE belgesi aldık . Çok ciddi bir sertifikasyon<br />

bu. Ürün aynı zamanda gün ışığı<br />

aydınlatması da yapmakta. Bu özelliğiyle<br />

ciddi bir elektrik enerjisi tasarrufunu da<br />

gerçekleştirmiş oluyor.<br />

Duman Tahliye ve Doğal Havalandırma<br />

kapakları konusunda Alman kalitesine<br />

sahip Lamilux Duman Tahliye Kapakları’nın<br />

da satışına başladık. Lamilux Duman<br />

Tahliye Sistemleri, modüler prensibe<br />

göre üretilmiş hem normlara uygun, hem<br />

de uygun maliyetlerle müşteriye özel çözümler<br />

sağlayan kapsamlı bir ürün portföyü<br />

sunuyor.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Klima konusunda üretimini planladığımız<br />

yeni ürünler de var, bunları yıl sonunda<br />

açıklayacağız. Uzun vadeli hedeflerimiz<br />

arasında üretim gücümüzü arttırmayı<br />

planlıyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

53 yıldır sürdürdüğümüz teknik bilgi ve<br />

enerji verimliliği ağırlıklı iklimlendirme konusundaki<br />

çalışmalarımızı, herkesin bildiği<br />

ve beklediği FORM kalitesine uygun bir<br />

şekilde, yeni ürünler ve imalatlar ile geliştirmeye<br />

devam edeceğiz.<br />

Tüm Form çalışanları ailesi olarak, bu konuda<br />

bizi yıllardır destekleyen müşteri ve<br />

sektör ortaklarımıza, siz basın yetkililerine<br />

güvenlerinden dolayı teşekkür ederiz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 57


“Yakıt ve enerji tasarrufu ile çevreye duyarlılık<br />

öne çıkan özelliklerimizden”<br />

“Ar-Ge yatırımlarımız tüketicilerin istek ve beklentileri doğrultusunda gelişiyor. Sahadan<br />

gelen talepler ve pazarlama olarak ürün yönetiminden gelen öngörüler doğrultusunda da<br />

şekilleniyor. Komponent tedarikçilerimizin kendi alanlarında yaptıkları geliştirmeler de ürün<br />

geliştirmesinde önemli rol oynuyor tabii ki.”<br />

1954 yılında kurulan, ısıtma, soğutma<br />

havalandırma ve su basınçlandırma alanlarında<br />

faaliyet gösteren Alarko, 1998 yılında,<br />

alanında dünyanın lider kuruluşu<br />

Carrier ile eşit oranda ortaklığa girdi ve şirketin<br />

adı Alarko Carrier olarak değişti.<br />

Genel Yönetim, Büro ve iki fabrika ile Gebze<br />

Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB)<br />

60.000 m²’lik alanda kurulan yeni kompleksine<br />

2000 yılında taşınan şirket, faaliyetlerini<br />

Genel Yönetim Merkezi’ne bağlı<br />

olarak, Gebze Ana Üretim Tesisleri ile Dudullu<br />

Radyatör Üretim Tesisi’nde; ticaret<br />

ve pazarlama faaliyetlerini ise İstanbul,<br />

Ankara, İzmir, Adana ve Antalya bürolarından<br />

yürütmekte. Alarko Carrier Isıtma Ürün<br />

Müdürü Erkan Mutlu ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda, pazardaki son durumu<br />

ve gündemdeki faaliyetlerini ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Öncelikle iklimlendirme ve ısıtma<br />

pazarına sunduğunuz çözümlerden<br />

bahseder misiniz?<br />

Son yıllarda çıkardığımız en yenilikçi ürünümüz<br />

Seradens Super Plus çift yoğuşmalı<br />

kombilerimiz. Eko Tasarım Yönetmeliği<br />

diğer adıyla ErP Yönetmeliği 2015 yılında<br />

Avrupa’da yürürlüğe girdiğinde bu yönetmeliğin<br />

kısa süre içinde Türkiye’de de geçerli<br />

olacağını ve pazarın hemen hemen<br />

tamamen yoğuşmalı cihazlara döneceğini<br />

öngörerek, yoğuşmalı kombi ürün gamımızı<br />

geliştirme kararı aldık. Bu doğrultuda<br />

2016 yılında piyasaya çıkardığımız, ülkemizin<br />

ilk ve tek premiks çift yoğuşmalı<br />

kombisi Seradens Super Plus, sadece<br />

ısıtmada değil kullanım suyu üretiminde<br />

de yoğuşma yaparak önceki yönetmelik ve<br />

verim tanımına göre %110’a varan verim<br />

ve çifte kazanç sağlıyor. Kullanım suyunda,<br />

sadece ısıtmada yoğuşma yapan premiks<br />

yoğuşmalı kombilere göre %12, konvansiyonel<br />

kombilere göre ise %20 daha<br />

fazla verimlilik sunuyor. 2008 yılından beri<br />

Avrupa’da olan bu teknolojiyi ilk defa biz ülkemize<br />

getirdik. Fakat bu aşamada gördük<br />

ki, sektördeki birçok rakibimiz bu teknolojiyi<br />

bilmiyor. Bilmemekle de kalmayıp yarı yoğuşma<br />

ile karıştırıyor ve tüketicilere, yayın<br />

organlarına hatalı bilgi veriyor. Kullanım<br />

suyunun, paslanmaz çelik ana eşanjörün<br />

kullanım suyu için ayrılan boru demetinde<br />

ön ısıtmasının yapılıp bu aşamada yoğuşmanın<br />

gerçekleştiği, sonra plaka kullanım<br />

suyu eşanjörüne girerek istenen sıcaklığa<br />

yükseltilmesinden ibaret olan teknoloji sayesinde<br />

çok yüksek verimle kullanım suyu<br />

üretilirken baca gazı sıcaklığı da yoğuşma<br />

nedeniyle 18°C’a kadar düşüyor. Hem verim<br />

artışı, hem de çevre koruması en üst<br />

düzeyde gerçekleşiyor. Aşağıdaki iki çalışma<br />

şemasında premiks yoğuşmalı kombi<br />

ile premiks çift yoğuşmalı kombi arasındaki<br />

farkı kolaylıkla görebiliriz. Getirdiğimiz<br />

bir başka yenilik ise yoğuşmalı duvar tipi<br />

kazanlarımız Aldens ile ilgili. Yoğuşmalı<br />

kazanlar bir sistemde birden çok adette eş<br />

yaşlanmalı olarak kaskad şeklinde kontrol<br />

edildiğinde kazanlar lider ve takipçi olarak<br />

sınıflandırılıyor. Lider kazan bir süre sonra<br />

liderlik ve ilk devreye girme görevini sıradaki<br />

kazana bırakıyor. Örneğin dört kazandan<br />

oluşan bir kaskad sisteminde her<br />

kazanın üzerinde kumanda panelinin bulunmasının<br />

boşu boşuna kurulum maliyetini<br />

arttırdığını ve tüketiciye gereksiz maliyet<br />

yüklendiğini fark ettik. Çünkü tüm sistem<br />

tek bir kontrol paneli üzerinden ayarlanıp<br />

kontrol ediliyor. Diğerlerine gerek kalmıyor.<br />

Buradan hareketle kazanlarımızı kumanda<br />

panelli ve panelsiz olarak iki farklı tipte geliştirdik.<br />

58<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Ar-Ge çalışmalarınızdan biraz<br />

bahseder misiniz?<br />

Türkiye’nin iklimlendirme sektöründeki<br />

Ar-Ge merkezi olma hakkı kazanan ilk<br />

firmalarından biriyiz. 2012 yılında Bilim<br />

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Ar-Ge<br />

Merkezi sertifikasını aldık. Ar-Ge’yi, teknolojinin,<br />

üretimin, rekabetin anahtarı olarak<br />

görüyoruz. Yani biz her türlü teknolojik gelişmeyi<br />

yakından takip etmek ve ürünlerimizde<br />

uygulamak amacıyla Alarko Carrier<br />

olarak her yıl yaklaşık 2 milyon dolar Ar-Ge<br />

ve ürün geliştirme yatırımı yapıyoruz. Bunları<br />

yaparken de inovasyonu temel felsefe<br />

olarak kabul ediyoruz. Ürünlerimizde yakıt<br />

ve enerji tasarrufu ile çevreye duyarlılık<br />

öne çıkan özellikler. Ar-Ge yatırımlarımız<br />

tüketicilerin istek ve beklentileri doğrultusunda<br />

gelişiyor. Sahadan gelen talepler<br />

ve pazarlama olarak ürün yönetiminden<br />

gelen öngörüler doğrultusunda da şekilleniyor.<br />

Komponent tedarikçilerimizin kendi<br />

alanlarında yaptıkları geliştirmeler de ürün<br />

geliştirmesinde önemli rol oynuyor tabii ki.<br />

ErP Yönetmeliği’nin size ne tür<br />

katkıları oldu?<br />

Henüz etkilerini pazarda çok görmeye<br />

başlamamış olsak da AB yönetmeliklerine<br />

uyum sürecinde yayınlanan bu yönetmeliğin<br />

yakıt tüketiminde yüksek tasarruf sağlayacağı<br />

ortada. Öte yandan, çevre sağlığı<br />

açısından da büyük faydası olacak. Şöyle<br />

ki, yoğuşmalı bir cihazın bacasından çıkan<br />

dumanın siyah olduğunu göremezsiniz.<br />

Yoğuşmalı kombi ve kazanlar, konvansiyonel<br />

olanlara göre çok daha az zararlı<br />

baca gazı emisyonuna sahip. Ayrıca, etiketleme<br />

sayesinde tüketiciler cihazlar arasındaki<br />

verim farkını çok daha kolay görüp<br />

karar verebilecek. Son olarak şunu da ekleyeyim;<br />

tebliğde 70 kW ve altındaki kapasiteye<br />

sahip cihazların ses seviye sınırları<br />

da belirtildiğinden ve etikette gösterileceğinden,<br />

bu konuda üreticiler arasında bir<br />

rekabet olacak. Sonuçta tüketiciler çok<br />

daha sessiz cihazlara kavuşacak.<br />

Tüketiciler konvansiyonel bir kombi ya da<br />

kazan yerine yoğuşmalı kombi ve kazan<br />

alacakları için, ilk etapta biraz daha yüksek<br />

bir ilk yatırım bedeli ödeyecek. Ancak<br />

yaklaşık 2 yıl içinde yüksek verim nedeniyle<br />

kendini amorti edip sonrasında aile<br />

bütçesine katkı sağlayacağından, cihaz<br />

ekonomik ömrü açısından baktığımızda,<br />

son kullanıcılar da bu geçişten ekonomik<br />

yarar sağlayacak.<br />

Biz her zaman imalattan, satış ve satış<br />

sonrası hizmetlerekadar tüm safhalarda<br />

kaliteyi ve emniyeti ön planda tuttuğumuz<br />

için bu konudaki giderlerimiz bir hayli<br />

yüksek. İklimlendirme sektöründe Alarko<br />

Carrier kadar çok sayıda kalite sistem<br />

belgesine sahip olan çok az sayıda firma<br />

olduğunu görüyoruz.<br />

Yönetmelik sayesinde yoğuşmalı kombi<br />

ve kazan gibi daha yüksek teknoloji gerektiren,<br />

özellikle kazan dairesinde<br />

Erkan Mutlu / Isıtma Ürün Müdürü<br />

mühendislik bilgisinin ortaya konulması<br />

gereken ürünlerde bizim kalite ve bilgi farkımız<br />

ortaya çıkıyor ve tercih nedeni oluyor.<br />

Bu nedenlerle yönetmeliğin bizim gibi<br />

kalite ve yüksek teknolojiye sahip ürünlere<br />

önem veren firmalara daha fazla yarar getireceğini<br />

düşünüyorum.<br />

Önümüzdeki kısa ve orta vadeli<br />

dönemde gerçekleştirmeyi<br />

planladığınız hedefler neler?<br />

Villa pazarına yönelik 35-50 kW kapasitelerdeki<br />

premiks tam yoğuşmalı kat kaloriferiyle<br />

ilgili Ar-Ge çalışmalarımız devam<br />

ediyor. Ayrıca, şu an 150 kW’a kadar olan<br />

duvar tipi serimizin devamı<br />

olarak 180-1000<br />

kW aralığında yer tipi<br />

premiks yoğuşmalı kazanlarımızın<br />

geliştirme<br />

çalışmalarına da başladık.<br />

Tüm kombilerimiz<br />

şu an akıllı termostatlar<br />

ile telefonla uzaktan<br />

kumanda edilebiliyor.<br />

Bu konuda da çalışmalarımızı<br />

hızlandırıp IOT<br />

(Nesnelerin İnterneti)<br />

konusunda daha detaylı<br />

çalışmalar planlıyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 59


Buderus Star Club<br />

sektör paydaşları ile bir araya geldi<br />

Dosya<br />

Buderus’un Kahramanları<br />

etkinliğiyle kombi ustalarımızla<br />

buluştuk<br />

Isıtma, soğutma ve havalandırma sektörü<br />

için ustalarımızın sadece montaj<br />

yapan değil, aynı zamanda son kullanıcıya<br />

en kaliteli ve en doğru hizmet vermesini<br />

amaçladığımız marka temsilcileri<br />

olduğunun altını çizdiğimiz Buderus’un<br />

Kahramanları etkinliğinde Ufuk Özkan<br />

sunumuyla birbirinden keyifli yarışmalar<br />

düzenlendi. Ayrıca Buderus Star Club<br />

kapalı facebook grubunda yapılan yarışmayla<br />

Buderus’u en yaratıcı 3 sıfat ile tanımlayan<br />

star club üyemiz de sürpriz bir<br />

hediye kazandı.<br />

Buderus Star Club bu sene “İşimin Geleceği<br />

Buluşmaları Konsepti” ile üyelerini<br />

dijitalleşen dünyaya hazırlamayı hedefliyor.<br />

Geçmişten günümüze değişen<br />

teknolojiler ve müşteri ihtiyacının vurgulandığı<br />

bu toplantılarda, üyelerin işlerini<br />

geliştirebilmeleri adına kullanabilecekleri<br />

dijital araçlar konusunda da bilgiler veriliyor.<br />

Buderus Star Club kapsamında<br />

yapılan buluşma 5 Eylül <strong>2018</strong> Çarşamba<br />

günü gerçekleştirildi. Sektör’e hizmet veren<br />

montaj firmalarının katıldığı buluşmada;<br />

Buderus markası, ürünleri ve Buderus<br />

Star Club ile ilgili birçok konu ele alındı.<br />

Wyndham Ankara’da gerçekleştirilen<br />

buluşmaya yoğun ilgi gösteren Buderus<br />

Star Club üyeleri, Buderus yetkilileriyle<br />

bilgi alışverişinde bulunup sektör gelişmeleri<br />

hakkında birebir görüşme fırsatı<br />

buldu<br />

Buderus Star Club Üyelerini<br />

Uzmanlaştırmaya Devam Ediyor!<br />

Buderus Star Club’ın Ankara’daki üyeleri<br />

için gerçekleştirilen toplantı, yoğun bir<br />

katılım ile gerçekleştirildi. Üyelere dijitalleşen<br />

dünya, sektörün geleceği ve işlerini<br />

geliştirebilecekleri dijital araçlar hakkında<br />

bilgilerin paylaşıldığı buluşmada şirket tanıtımı,<br />

yeni ürünler ve Buderus Star Club’<br />

ta ki gelişmeler hakkında da bilgi verildi.<br />

Buderus’un uzmanlar için<br />

ayrıcalıklı dünyası: Buderus Star<br />

Club<br />

Buderus Star Club, sektördeki uzmanlara,<br />

satış ve montaj yaptıkça star puan kazandıran,<br />

aynı zamanda üyelerine teknik<br />

eğitimlerden teşvik seyahatlerine, işlerine<br />

geliştirme yönünde pek çok imkan sunan<br />

bir program. Buderus yetkili toptancı bayileriyle<br />

çalışan montajcı alt bayiler için<br />

geliştirilen bu sistem ile sektöre sunulan<br />

hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.<br />

Buderus Star Club sistemiyle üyelere birçok<br />

avantaj ve ayrıcalığın yanında, profesyonelliklerini<br />

geliştiren ve destekleyen<br />

bir konsept sunuluyor.<br />

Buderus<br />

uzmanlığından<br />

yeni nesil<br />

yoğuşmalı<br />

kombi:<br />

Buderus<br />

Logamax<br />

GB122i W!<br />

Isıtma sistemleri uzmanı Buderus’un yeni nesil duvar tipi yoğuşmalı<br />

kombisi Logamax plus GB122i W daha verimli, güvenli, estetik<br />

ve kompakt boyutları sayesinde en küçük yaşam alanlarına<br />

bile uyum sağlıyor.<br />

Yüksek verimli, güvenilir ve kompakt<br />

Logamax plus GB122i W sınıfının en yüksek standartlarına sahip<br />

1:10 geniş modülasyon aralığı ile ısıtma ihtiyacına uyacak şekilde<br />

kendini uyarlıyor ve bu sayede daha verimli çalışıyor. Logamax<br />

plus GB122i W, 30 kW’a kadar sıcak kullanım suyu çıkışıyla evlerde<br />

her zaman yeterli sıcak suyun bulunmasını sağlıyor.<br />

Pratik ve yeni nesil tasarım<br />

Gelişmiş, kompakt ve sağlam tasarımı, Logamax plus GB122i’ nin<br />

bulunduğu ortama şık bir şekilde uyum sağlamasını sağlarken,<br />

kompakt boyutlarıyla en dar alanlara bile monte edilebiliyor. 36<br />

kilogramdan daha hafif olan GB122i W pratik montaj imkanı da<br />

sağlıyor.<br />

Verimli işletim sayesinde enerji tasarrufu<br />

Logamax plus GB122i, net ve arkadan aydınlatmalı LCD ekrana<br />

sahiptir. Logamatic TC100 ile birlikte kullanıldığında, sistem mahal<br />

ısıtma verimlilik sınıfı A+’ya yükselir. Bu sayede enerji tasarrufu<br />

artar, doğalgaz faturalarında tasarruf sağlanır.<br />

60<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Seçim:<br />

EN İYİ ÜRÜN<br />

2017


“Yolumuza<br />

sağlam<br />

adımlarla<br />

devam<br />

ediyoruz”<br />

“Türkiye iklimlendirme<br />

sektörünün ihracatta,<br />

uluslararası ölçekli<br />

şirketleri, nitelikli ve genç<br />

iş gücü, Ar-Ge çalışmaları<br />

ve yatırımları ile daha<br />

rekabetçi hale geldi. Tüketici<br />

bilincinin artması ve kişi<br />

başına düşen milli gelirin<br />

yükselmesi ile ‘konforlu<br />

yaşam’ koşullarının ‘alt limit’<br />

haline gelmesi iklimlendirme<br />

sektörü için bir fırsat, fakat<br />

senelerdir yaşadığımız<br />

ekonomik dalgalanmalar<br />

ihracatın vazgeçilmez bir<br />

unsur olmasına sebep<br />

oluyor.”<br />

Uygun fiyat yapısı ve yüksek kalite anlayışı<br />

ile pazarda belli bir güveni tesis<br />

etmiş olan AIRPLUS, kusursuz müşteri<br />

memnuniyeti için tüm imkanlarını seferber<br />

etmiş durumda. Havalandırma ve<br />

klima sektöründe bir dünya markası olma<br />

yolunda çalışmalarını aralıksız sürdüren<br />

firma, çevre ve insan sağlığı başta olmak<br />

üzere pek çok sosyal konuyu da öncelikleri<br />

arasına almış.<br />

Kubilay Çiftci / AIRPLUS İklimlendirme Teknolojileri Genel Müdürü<br />

AIRPLUS İklimlendirme Teknolojileri Genel<br />

Müdürü Kubilay Çiftci’ye şirket hakkında<br />

merak ettiklerimizi, önümüzdeki<br />

döneme dair plan ve projelerini sorduk.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri<br />

oldu?<br />

Ürün hattımızdaki lokomotif ürünler bu<br />

sene de Klima Santrali, DX Bataryalı<br />

Klima Santrali,<br />

Hijyenik Tip Paket<br />

Klima Santrali<br />

ve Çatı Tipi Paket<br />

Klima Santrali (rooftop)<br />

oldu. Fan<br />

Coil üniteleri ve<br />

Havuz Nem Alma<br />

Santrallerimiz piyasada<br />

çok olumlu<br />

değerlendirildi.<br />

Diğer ürünlerimiz<br />

olan Isı Pompalı<br />

Isı Geri Kazanım<br />

Cihazı, Tavan Tipi<br />

Isı Geri Kazanım<br />

Cihazı, DX Bataryalı<br />

Tavan Tipi<br />

62<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Isı Geri Kazanım Cihazı, Dik Tip Isı Geri<br />

Kazanım Cihazı, Sıcak Hava Apareyi,<br />

Hücreli Fanlar, Hücreli Vantilatör, Sığınak<br />

Fanı, Davlumbaz Santrali, Şaft Damperi,<br />

Yer Konvektörü, Dikdörtgen Kanal Tipi<br />

Fan, Kanal Tipi Isıtıcı, Aksiyal Jet Fan ve<br />

HEPA Filtre Kutusu” ihtiyaç duyulan her<br />

alanda başarıyla hizmet vermeye devam<br />

diyor. AIRPLUS olarak müşterilerimize<br />

HVAC için Tek Noktadan Tedarik ve Satış<br />

Sonrası Hizmet alma imkanını veriyoruz.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

“Su Soğutmalı Rooftop Cihazı” <strong>2018</strong> AR-<br />

GE çalışmalarımız dahilinde.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Üretimimizi, bu sene yaptığımız yatırımla<br />

İstanbul Anadolu yakası, Yavuz Sultan<br />

Selim köprüsü güzargahında, Sırapınar<br />

mahallesi, Hüseyinli-Şile gişe çıkışındaki<br />

9.000 metrekarelik yeni tesisimizde, kalifiye<br />

personelimizle yapıyor, ilk yatırım<br />

maliyeti, ekipman ve işçilik kalitesi, enerji<br />

verimliliği, projeye uygun esnek çözüm<br />

alternatiflerimiz, uygun teslim süreleri ve<br />

özgün tasarımımızla yolumuza sağlam<br />

adımlarla devam ediyoruz. Bu yatırımla<br />

birlikte yeni üretim tesisimizde üretim<br />

kapasitemizi 3 katına çıkararak projelere<br />

daha hızlı cevap vermeyi hedefliyoruz.<br />

Türkiye dışında hangi sistemlerle<br />

hangi pazarlarda daha güçlü<br />

konumdasınız?<br />

AIRPLUS Türkiye pazarının yanısıra,<br />

Türki Cumhuriyetler, Orta Doğu, Balkan<br />

ülkeleri gibi “farklı iklimlere sahip bir çok<br />

ülkede” yıllardır güvenle kullanılıyor.<br />

İhracat ve iç pazara yapılan satışların<br />

dengeli devam ettirmesinin yöntemi ise<br />

güncel teknolojiyi takip ederek, uluslararası<br />

standartlarda ürün imal edebilmek.<br />

Bu sebeple AIRPLUS Hijyenik tasarımlı<br />

“AHUPIus H” ürün aralığındaki klima<br />

santralleri üzerinde yapılan testlerin<br />

olumlu sonuçlarına dayanarak 2017’nin<br />

sonlarında DIN 1946 Bölüm 4’e (12/2008)<br />

standardına göre, TÜV SÜD lndustrie<br />

Service GmbH’nin Sertifika Programının<br />

şartlarını yerine getirerek TÜV SÜD<br />

Sertifikasyon İşaretini de kullanmaya hak<br />

kazandı.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Önümüzdeki dönemde bizi ne tür<br />

avantaj ve zorluklar bekliyor?<br />

Türkiye iklimlendirme sektörünün ihracatta,<br />

uluslararası ölçekli şirketleri, nitelikli<br />

ve genç iş gücü, Ar-Ge çalışmaları ve<br />

yatırımları ile daha rekabetçi hale geldi.<br />

Tüketici bilincinin artması ve kişi başına<br />

düşen milli gelirin yükselmesi ile ‘konforlu<br />

yaşam’ koşullarının ‘alt limit’ haline gelmesi<br />

iklimlendirme sektörü için bir fırsat,<br />

fakat senelerdir yaşadığımız ekonomik<br />

dalgalanmalar ihracatın vazgeçilmez bir<br />

unsur olmasına sebep oluyor. Yabancı<br />

para birimlerindeki ani yükseliş, ürünlerimizde<br />

kullanılan komponentlerin maliyetinin<br />

aşırı atmasına sebep oluyor. Bu<br />

da gerek iç piyasa, gerekse dış piyasada<br />

sektörümüzü olumsuz etkiliyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 63


Ebru Şapoğlu / Şişecam Düzcam Pazarlama ve Satış Başkan Yardımcısı<br />

“Güçlü markaları ile hızlı büyüyen ve<br />

yenilikçi çözümler sunan bir şirketiz”<br />

“Şişecam Düzcam sektörün tüm ihtiyaçlarına çözüm üretme misyonu ile ürün portföyünü<br />

hızla genişletmeyi, enerji tasarrufu ve çevrenin korunmasına sadece üretim teknolojileriyle<br />

değil, geliştirdiği ürünlerle de hizmet etmeyi amaçlamaktadır.”<br />

​Şişe​cam Topluluğu’nun düzcam alanındaki<br />

faaliyetlerini yürüten Şişecam Düzcam,<br />

Türkiye düzcam pazarının lideri ve<br />

bölgemiz düzcam pazarının öncü kuruluşu.<br />

Üretim kapasitesi itibariyle kendi alanında<br />

dünyada 5’inci ve Avrupa’da 1’inci<br />

büyük firma konumunda olan şirket, faaliyetlerini<br />

mimari camlar (düzcam, buzlu<br />

cam, ayna, lamine cam ve kaplamalı<br />

cam); otomotiv ve diğer ulaşım araçları<br />

camları; enerji camları ve beyaz eşya<br />

cam​ları olmak üzere ​4 ana iş alanında<br />

sürdürmekte.<br />

Şişecam Düzcam Pazarlama ve Satış<br />

Başkan Yardımcısı Ebru Şapoğlu ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda<br />

yurtiçi ve yurtdışındaki faaliyetleri, geliştirdikleri<br />

yeni ürünleri ve yatırım planlarını<br />

ele almaya çalıştık.<br />

Şişecam Düzcam tarihçesinden<br />

kısaca bahseder misiniz?<br />

Şişecam Düzcam, 1961 yılında Gebze<br />

Çayırova’da kurulan ilk tesisiyle düzcam<br />

üretimine başlamıştır. 1981 yılında Lüleburgaz’da<br />

devreye aldığı tesisle Doğu<br />

Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey<br />

Afrika ekseninde, modern float teknolojisi<br />

ile üretim yapan ilk firma olan Şişecam<br />

Düzcam, o tarihten bugüne sektöründe<br />

birçok ilke imza atmış ve hem Türkiye’de<br />

hem de bölgede düzcam sanayisinin gelişmesine<br />

öncülük etmiştir.<br />

1980’li yıllarda düzcamda önemli kalite<br />

ve kapasite artışları gerçekleştiren ve<br />

ihracat yoluyla dünya pazarlarına giren<br />

Şişecam Düzcam, 2000’li yılların ikinci<br />

yarısında, bölgesel liderlik vizyonu ve çok<br />

odaklı üretim anlayışı çerçevesinde faaliyetlerini<br />

ilk kez Türkiye sınırları dışına<br />

taşıyarak, 2006 yılında Bulgaristan’daki<br />

üretim tesisini hizmete sokmuştur. Şişecam<br />

Düzcam gerçekleştirdiği yatırımlar<br />

sonucunda bugün, Türkiye’de Kırklareli,<br />

Mersin, Bursa, Ankara yurt dışında ise<br />

64<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

İtalya, Bulgaristan, Romanya, Almanya,<br />

Slovakya, Macaristan, Rusya, Hindistan<br />

ve Mısır olmak üzere toplam 10 farklı ülkede<br />

üretim yapan bir şirkete dönüşmüştür.<br />

Türkiye ve uluslararası pazarlarda yatırımlarına<br />

kesintisiz olarak devam eden<br />

Şişecam Düzcam, bugün 10 farklı ülkedeki<br />

17 üretim tesisi, ortaklıkları ve genişleyen<br />

ürün yelpazesiyle inşaat, otomotiv,<br />

enerji ve beyaz eşya sektörlerine girdi<br />

vermektedir.<br />

Firmanızın vizyonunu, konumunu<br />

ve hangi alanlarda ürün<br />

ihtiyaçlarına yanıt verdiğini anlatır<br />

mısınız?<br />

Hedeflediği pazarlarda yüksek kaliteli<br />

ürünleri ve sürekli gelişen teknolojisi ile<br />

müşteri ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan<br />

Şişecam Düzcam “güçlü markaları<br />

ile hızlı büyüyen ve yenilikçi çözümler<br />

sunan global bir düzcam şirketi olma”<br />

vizyonu çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedir.<br />

Şişecam Düzcam ürünleri, çevre dostu,<br />

sürdürülebilir, enerji tasarrufu sağlayan<br />

özellikleriyle pazardaki yerini almaktadır.<br />

Şirketimiz, geniş ürün yelpazesi ile dış<br />

cephe için ısı yalıtımı, güneş kontrolü,<br />

emniyet, güvenlik ve gürültü kontrolü ve<br />

doğal ışık geçişi, iç mekanlar için ise dekorasyon<br />

ve estetik gibi ihtiyaçların tümüne<br />

cevap verebilmektedir.<br />

Bu kapsamda dış cephe için ısı ve güneş<br />

kontrol özelliğiyle etkin enerji tasarrufu<br />

sağlarken aynı zamanda emniyet ihtiyacını<br />

da karşılayan ihtiyaçlara uygun farklı<br />

performanslarda kaplamalı cam ürünlerini<br />

pazara sunmaktadır.<br />

Yaşam alanlarında kullanılan camların,<br />

emniyet ve güvenliği sağlayacak özelliklere<br />

sahip olması yaşam konforu ve<br />

insan sağlığı açısından önem taşımaktadır.<br />

Emniyet ve güvenlik ihtiyacını karşılamaya<br />

yönelik olarak cama ikincil işlemler<br />

uygulanarak üretilen darbe aldığında<br />

kırılmayan ve parçaları yerinde tutarak<br />

yaralanmaları engelleme özelliğine sahip<br />

lamine camlarımız ile emniyet ve güvenlik<br />

ihtiyacına farklı kombinasyonlarla cevap<br />

vermek mümkündür.<br />

İç mimaride dekorasyon amaçlı kullanıma<br />

yönelik olarak tasarımcılara yeni alternatifler<br />

sunacak ürünlerle hizmet verilmekte,<br />

bu ürünlerin geliştirme çalışmaları<br />

sürmektedir:<br />

• Camın yüzeyine uygulayabildiğimiz<br />

farklı desen ve renklerle, tasarımla özdeşleşebilecek<br />

ya da istendiğinde ayrışabilecek<br />

alternatif ürünlerimizle pazarda<br />

yer almaktayız.<br />

• İç dekorasyonda önemli bir malzeme<br />

olan, mekanlara ferahlık ve estetik kazandıran<br />

Flotal ayna ürünümüz, bakır ve<br />

kurşun kullanılmadan üretilmekte olup<br />

çevre dostu bir üründür.<br />

• Çevre dostu boyalı camımız, isteğe<br />

bağlı renk seçenekleri ile iç mekanlarda<br />

estetik çözümler sunmaktadır.<br />

• Güneş enerjisi camları kategorisinde<br />

geliştirilerek pazara sunulan AR Kaplamalı<br />

Şişecam Güneş Enerjisi Camları,<br />

modül üzerine düşen güneş ışığının yansımasını<br />

en düşük seviyelere çeken yapısıyla<br />

modül içerisine güneş ışığı girişini<br />

engellemeden, güneş panellerinin performanslarını<br />

artırmaktadır.<br />

Yeni proje ve çalışmalarınız<br />

hakkında bilgi verir misiniz?<br />

Şişecam Düzcam, sektörel gelişim paralelinde<br />

değişen ihtiyaçlara yönelik olarak<br />

fonksiyonel çözümler sunmayı hedefleyerek<br />

ve en son teknolojileri kullanarak<br />

katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler<br />

geliştirmektedir.<br />

Şişecam Temperlenebilir Low-E Cam ve<br />

Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E<br />

Cam markaları ile pazara sunduğumuz<br />

temperlenebilir ürün gamımıza 2017 ve<br />

<strong>2018</strong> yılında da yeni ürünler eklenmiştir.<br />

Isı yalıtımı ve güneş kontrolü özelliğiyle<br />

enerji tasarrufu sağlayan, aynı zamanda<br />

temperlenebilme özelliği ile emniyet ihtiyacını<br />

karşılayan yüksek performanslı<br />

Temperlenebilir kaplamalı camlar, kullanıcılara<br />

yıl boyunca konforlu yaşam alanları<br />

sunar. Temperlenebilir Low-E Camlar<br />

ısı kayıplarını sıradan çift cama göre %<br />

50 azaltarak kışın yakıt giderlerinden,<br />

Temperlenebilir Solar Low-E Camlar ise<br />

ısı yalıtımına ek olarak güneş ısısı girişini<br />

sıradan çift cama göre % 40-65 oranlarında<br />

azaltarak yazın soğutma masraflarından<br />

tasarruf sağlar. 2017 ve <strong>2018</strong> yılında<br />

pazara sunulan 5 yeni ürünle müşterilere<br />

ihtiyaca göre ısı ve güneş kontrolü, düşük<br />

yansıtma, etkin ısı kontrolü, şeffaflık ve<br />

kontrollü gün ışığı özellikleri sağlanmaktadır.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 65


Bir diğer yeni ürünümüz olan Şişecam<br />

Temperlenebilir Boyalı Cam’ın temperlenebilme<br />

özelliği emniyet ihtiyacına yönelik<br />

çözümler sunarken, iç mekanların yanı<br />

sıra dış mekanlarda uygulanarak kullanıcılara<br />

farklı alternatifler sunmaktadır.<br />

Yeni geliştirdiğimiz bu ürünlerimizden<br />

Temperlenebilir Boyalı Cam, Çatı Cephe<br />

Ödülleri’nde 2017 Yılın Cephe <strong>Malzeme</strong>si<br />

Ödülü’nü, Temperlenebilir Solar Low-E<br />

Cam ise 2016 Yılın Cephe <strong>Malzeme</strong>si<br />

Ödülü’ne layık görüldü.<br />

Yurt içi ve yurt dışı satış<br />

faaliyetlerinizden bahsedebilir<br />

misiniz? Yeni hedef pazarlarınız<br />

var mı?<br />

Türkiye’de tüm değer zincirine yönelik<br />

olarak sürdürülen iletişim ve iş geliştirme<br />

faaliyetleri vasıtasıyla çözüm odaklı<br />

yaklaşım ve ihtiyaca uygun hizmet sunularak<br />

faaliyetler sürdürülmektedir. Güçlü<br />

markaları ile hızlı büyüyen ve yenilikçi<br />

çözümler sunan global bir düzcam şirketi<br />

olma vizyonuyla hareket eden Şişecam<br />

Düzcam, Türkiye dahil 10 ülkede üretim<br />

tesisleriyle yerel üretici konumunda olup,<br />

büyümeye devam etmektedir.<br />

Teknolojinin sektöre ve<br />

ürünlerinize yansımasını<br />

değerlendirir misiniz? Gelecek<br />

dönemde hangi tür ürünler<br />

ön plana çıkacak? Sektöre<br />

sunacağınız yeni ürünlersistemler<br />

var mı?<br />

Şişecam Topluluğu bünyesindeki Ar-Ge<br />

faaliyetlerini Gebze Çayırova’da 15 bin<br />

metrekare alana kurulu olan ve cam bilimi<br />

ve teknolojisi alanında Türkiye’nin en büyük<br />

ve donanımlı, dünyanın sayılı büyük<br />

Ar-Ge kampüsleri arasında yer alan Şişecam<br />

Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde<br />

yürütmektedir. Cam bilimi ve teknolojisi<br />

alanında geleceğin ürünlerine ve<br />

üretim teknolojilerine yön veren merkez,<br />

Şişecam’ın inovatif teknolojiler ve katma<br />

değeri yüksek ürünlerle global pazarda<br />

rekabet gücünü daha da artırmasını sağlamaktadır.<br />

Bu doğrultuda, Şişecam Düzcam sektörün<br />

tüm ihtiyaçlarına çözüm üretme<br />

misyonu ile ürün portföyünü hızla genişletmeyi,<br />

enerji tasarrufu ve çevrenin korunmasına<br />

sadece üretim teknolojileriyle<br />

değil, geliştirdiği ürünlerle de hizmet etmeyi<br />

amaçlamaktadır. İklim değişikliği<br />

ve doğal kaynakların tükenmesiyle karşı<br />

karşıya kalınan günümüzde Şişecam,<br />

stratejilerinin, süreçlerinin ve faaliyetlerinin<br />

her aşamasında sürdürülebilirliğe<br />

katkı sağlayan inovatif çözümlere öncelik<br />

vermektedir.<br />

Müşterilerinize yönelik ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Şişecam Düzcam, ürün ve hizmet sunduğu<br />

ilk noktadan son kullanıcıya kadar<br />

giden değer zinciri içerisinde müşterilerinin<br />

taleplerini karşılayabilmek için, doğru<br />

ürün ve hizmetleri sunmak ve bu ürün ve<br />

hizmetleri doğru kanallarla ulaştırabilmek<br />

konusunda sürekli gelişim anlayışıyla hareket<br />

etmektedir.<br />

Şişecam Düzcam, deneyimli ve güçlü<br />

ekibi ile birlikte proje karar vericileri olan<br />

mimar, cephe danışmanı, yatırımcı ve<br />

müteahhitlere projelerine yönelik “Cam<br />

Danışmanlık” hizmeti sunarak proje ihtiyaçları<br />

doğrultusunda çözüm önerileri<br />

geliştirmektedir.<br />

Sunmakta olunan “Cam Danışmanlık”<br />

hizmeti kapsamında;<br />

• Projelerin nihai cam seçim aşamasına<br />

kadar tüm süreçlerinde karar vericilerle<br />

bire bir görüşerek, projelere yönelik çözüm<br />

ortaklığı sunulmakta,<br />

• Proje özelinde statik, ısıl kırılma ve performans<br />

hesapları yapılmakta,<br />

• Yapılan hesaplar doğrultusunda cam<br />

şartname önerileri hazırlanmakta,<br />

• Projelerin ihtiyaçları doğrultusunda doğru<br />

cam çözümleri sunulmaktadır.<br />

• Projeler için numune ve mock-up desteği<br />

sağlanmaktadır.<br />

Ayrıca, pazarda hizmet verilen sektör<br />

profesyonellerinin, projelerine doğru camı<br />

seçebilmeleri için ürünlerle ilgili teknik bilgilere<br />

ve performans değerlerine kolay ve<br />

hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlamak<br />

amacıyla Isıcam Seçim Sihirbazı, Cam<br />

Akustik, Cam Danışmanı ve Performans<br />

Hesaplayıcı isimli dört farklı mobil uygulama<br />

hayata geçirilmiştir.<br />

Gelecek dönemde hangi tür<br />

ürünler ön plana çıkacak?<br />

Trendleri belirleme anlamında<br />

firmanızın son dönemde piyasaya<br />

sunacağı yenilikler/ürünler var<br />

mı?<br />

Şişecam Düzcam pazarın değişen ve<br />

gelişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere<br />

Ar-Ge faaliyetlerini aralıksız sürdürmekte,<br />

geliştirdiği ve pazara sunduğu çevre<br />

dostu ve enerji verimli camlarla cari açığımızın<br />

azaltılmasına katkıda bulunurken,<br />

insanların yaşam kalitesini ve konforunu<br />

artırmaktadır. İklim değişikliğinin yarattığı<br />

riskleri titizlikle takip edip, tüm operasyonlarda<br />

verimliliği artırarak daha az kaynak<br />

kullanımıyla daha fazla enerji tasarrufu<br />

sağlayan ürünler üretmeyi hedeflemektedir.<br />

Bu kapsamda, faaliyet gösterilen tüm<br />

pazarlar ve ürün grupları için yenilikçi,<br />

çevreci ve müşteri ihtiyaçlarını karşılayan<br />

ürünler geliştirilmektedir.<br />

Yeni ürün geliştirme faaliyetleri kapsamında,<br />

İstanbul’un Yeni Havalimanı projesinde<br />

kullanılmak üzere geliştirilen ısı<br />

yalıtımı ve güneş kontrolü sağlayan yüksek<br />

performanslı “Temperlenebilir Solar<br />

Low-E Cam” ürünü ile farklı performansta<br />

geliştirilen etkin ısı yalıtımı ve güneş<br />

kontrolü sağlayan “Temperlenebilir Solar<br />

Cam” ürünleri öne çıkmaktadır.<br />

66<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

“Cephe Tasarımında Yeni Teknolojiler”<br />

Paneli Şişecam Düzcam işbirliğiyle<br />

düzenlendi<br />

Türkiye düzcam pazarının lideri ve Avrupa’nın en büyük üreticisi konumunda olan Şişecam<br />

Düzcam, Beşiktaş Deniz Müzesi’nde düzenlenen “Cephe Tasarımında Yeni Teknolojiler”<br />

etkinliğinde sektör profesyonelleri, akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi. Yapı<br />

sızdırmazlık malzemesi üreticisi Tremco illbruck ve cephe sistem firması Reynaers<br />

işbirliğiyle gerçekleşen etkinlikte, “Cephede Dijitalleşme” ve “Tasarımda Dijitalleşme”<br />

konuları ele alındı.<br />

Cam sektörünün küresel oyuncusu Şişecam<br />

Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren<br />

Şişecam Düzcam, yapı sızdırmazlık<br />

malzemesi üreticisi Tremco illbruck ve<br />

cephe sistem firması Reynaers işbirliğiyle<br />

“Cephe Tasarımında Yeni Teknolojiler” etkinliğine<br />

ev sahipliği yaptı. Beşiktaş Deniz<br />

Müzesi’nde gerçekleşen etkinliğe mimar,<br />

cephe danışmanı ve cephe firmalarından<br />

sektör profesyonelleri, akademisyenler<br />

ve öğrenciler katıldı. Şişecam Düzcam’ın<br />

yeni ürünlerinin, mobil uygulamalarının<br />

anlatıldığı organizasyonda doğru cam seçiminin<br />

önemine de değinildi. İki oturumda<br />

gerçekleşen panelin birinci oturumunda<br />

“Cephede Dijitalleşme”, ikinci oturumunda<br />

ise “Tasarımda Dijitalleşme” konularının<br />

ele alındığı etkinlik Yapı Medya İletişim organizasyonuyla<br />

gerçekleşti.<br />

“Cephede Dijitalleşme” başlıklı panelde,<br />

Tabanlıoğlu Mimarlık Kurucu Ortağı Murat<br />

Tabanlıoğlu ile Werner Sobek İstanbul Genel<br />

Müdürü Yetkin Bentürk; AKM projesinin<br />

cephesi ve detaylarını paylaştı. “Tasarımda<br />

Dijitalleşme” başlıklı ikinci panelde<br />

ise, TasarımATLAS / GarageATLAS Kurucu<br />

Ortağı Ahmet Burçin Gürbüz; dijital<br />

mimari tasarım ve VR çalışmalarını, Salon<br />

Architects Kurucusu Alper Derinboğaz;<br />

yeni medya teknolojileri ile dijital üretimi<br />

birleştiren mekân projelerini aktarırken,<br />

GMW MİMARLIK Ortağı Dicle Demircioğlu;<br />

BIM ve dijital tasarım teknolojileri<br />

hakkında paylaşımda bulundu. Etkinlikte<br />

ayrıca Tremco firması Türkiye’de BIM<br />

kullanımı, illbruck markası için tasarlanan<br />

BIM tool ve kullanımı Reynaers’ın Uluslararası<br />

VR projeleri ele alındı.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 67


Henkel, kayda değer negatif kur<br />

etkilerine karşın ikinci çeyrekte iyi<br />

bir performans sergiledi<br />

Henkel yılın bütünü için olan öngörüsünü kurların ve malzeme fiyatlarının yarattığı daha<br />

güçlü zorlukları yansıtacak şekilde güncellerken, %2-4 oranında (değişmeyen) bir organik<br />

grup satış büyümesi beklemektedir. Benzer şekilde, faiz ve vergi öncesi kar (EBIT) marjının<br />

%18 seviyesine yükselmesini (önceki: %17,5’ten fazla) ve hisse başına karlılıkta* (EPS)<br />

%3-6 oranında (önceki: %5-8) bir büyüme gerçekleşmesini öngörmektedir.<br />

Hans Van Bylen / Henkel CEO’su<br />

Henkel CEO’su Hans Van Bylen “Henkel,<br />

güçlü bir organik büyüme azmiyle, kayda<br />

değer negatif kur etkilerine ve yükselen<br />

malzeme fiyatlarına karşın ikinci çeyrekte<br />

iyi bir ilerleme göstermiştir. Bir çeyrekte<br />

gerçekleştirilen satışları tüm zamanların<br />

en yüksek seviyesine ulaştırdık, faiz ve<br />

vergi öncesi kar (EBIT) marjımızı daha<br />

da artırdık ve bugüne kadar bir<br />

*Tek seferlik harcamalar/kazançlar ve<br />

yeniden yapılandırma harcamaları için<br />

ayarlanmıştır.<br />

çeyrekte gerçekleştirilen en yüksek düzeltilmiş<br />

karlılığa ulaştık.” şeklinde konuştu.<br />

Bylen konuşmalarını şu şekilde sürdürdü:<br />

“Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi güçlü bir<br />

organik büyüme gerçekleştirirken, Çamaşır<br />

ve Ev Bakım İş Birimi iyi bir büyümeye<br />

imza attı. Beauty Care İş Birimi de aynı<br />

şekilde pozitif bir ilerleme gösterdi.”<br />

“Gelişmekte olan piyasalardaki oldukça<br />

güçlü performansımız ve gelişmiş piyasalardaki<br />

ilerlememiz de dahil olmak üzere<br />

bütün bölgelerde organik satış büyümesi<br />

gerçekleştirdik. Kuzey Amerika tüketici iş<br />

birimlerimiz hizmet seviyelerinin normale<br />

dönmesiyle büyüme gerçekleştirmeye<br />

tekrar başladı.”<br />

Hans Van Bylen açıklamalarını şöyle sürdürdü:<br />

“İlk çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte<br />

de, kurlardaki kayda değer zorluklar<br />

ve artan malzeme fiyatlarıyla karşılaştık.<br />

Kurlar rapor edilmiş satışlarımızı negatif<br />

olarak yüzde 6,1 oranında, başka bir deyişle<br />

yaklaşık 310 milyon Euro miktarında<br />

etkiledi. Aynı şekilde, faaliyet karımız<br />

ve hisse başına karlılığımız da kurlardan<br />

etkilendi. Kur değişimlerinin yarattığı etkinin<br />

hariç tutulması durumunda yüzde 7,7<br />

oranında güçlü bir operasyonel hisse başına<br />

karlılık (EPS) artışı sağladık.”<br />

<strong>2018</strong> Mali Yılı için Güncellenmiş<br />

Öngörü<br />

Henkel <strong>2018</strong> Mali Yılı için olan hedefini<br />

güncelledi. Şirket, Henkel Grup için<br />

yüzde 2 ile 4 aralığında bir organik satış<br />

büyümesi beklentisini teyit etmektedir.<br />

Henkel Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi<br />

için, daha önceki yüzde 2 ile 4 aralığında<br />

olan büyümeden daha yüksek bir oranda,<br />

yüzde 4 ile 5 aralığında bir organik satış<br />

büyümesi beklemektedir. Çamaşır ve Ev<br />

Bakım İş Birimi’nde Henkel yüzde 2 ile 4<br />

aralığında bir büyüme beklemeye devam<br />

etmektedir. Beauty Care İş Birimi’nde ise<br />

Henkel, yüzde 0 ile 2 aralığında pozitif bir<br />

organik satış büyümesi beklentisini teyit<br />

etmektedir.<br />

Henkel bir yıllık dönemde, düzeltilmiş<br />

satış kazancı (EBIT) için, %17,5 oranı<br />

üzerinde bir seviyede gerçekleşeceği<br />

öngörüsünü, %18 seviyesine ulaşacağı<br />

şeklinde güncellemektedir. Üç iş biriminin<br />

de bu pozitif performansa katkısı beklenmektedir.<br />

Henkel kurlardaki ve malzeme<br />

fiyatlarındaki gelişmeleri de yansıtacak<br />

şekilde, imtiyazlı hisse senedi başına<br />

karlılıkta, daha önce öngörülen yüzde 5<br />

ile 8 aralığından farklı olarak, şimdi yüzde<br />

3 ile 6 aralığında bir artış beklemektedir.<br />

Bu konuda Hans Van Bylen “Bu öngörü,<br />

bizim sürdürülebilir karlı büyüme konusunda<br />

devam eden dikkatimize vurgu<br />

yapmaktadır ve bizler de stratejik önceliklerimizin<br />

hayata geçirilmesi konusunda<br />

kararlı tutumumuzu sürdürmekteyiz.”<br />

şeklindeki düşüncelerini belirtti.<br />

<strong>2018</strong>’in İkinci Çeyreğinde Satış ve<br />

Kar Performansı<br />

<strong>2018</strong>’in ikinci çeyreğindeki satışlar 5,143<br />

milyar Euro ile tüm zamanların en yüksek<br />

seviyesine ulaştı ve geçen senenin ikinci<br />

çeyreğine kıyasla nominal olarak yüzde<br />

0,9 oranında büyüdü. Kur değişimleri, satın<br />

alma ve elden çıkarmaların etkisinden<br />

arındırılmış organik satışlarda ise yüzde<br />

3,5 oranında güçlü bir artış elde edildi.<br />

Satın alma ve elden çıkarmaların katkısı<br />

ise yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu<br />

da yüzde 7 oranında bir büyüme ile sonuçlandı.<br />

Kur değişimlerinin satışlar üzerindeki<br />

negatif etkisi yüzde -6,1 oranında<br />

oldu.<br />

Yapıştırıcı Teknolojileri İş Birimi satışlarda<br />

yüzde 5,2 oranında güçlü bir organik artış<br />

bildirdi. Beauty Care İş Birimi’nde organik<br />

satışlar bir önceki senenin ikinci çeyreğindeki<br />

seviyenin yüzde 0,4 oranında üzerinde<br />

idi. Çamaşır ve Ev Bakım İş Birimi ise<br />

organik satışlarda yüzde 2,9 oranında iyi<br />

bir artış gerçekleştirdi.<br />

Satış büyümesi aynı zamanda, grup düzeyindeki<br />

dijital satışlarda gerçekleşen<br />

ve tüketici işi birimlerindeki kayda değer<br />

güçlü performans tarafından harekete geçirilen<br />

çift haneli artış tarafından da desteklendi.<br />

Gelişmekte olan piyasalar organik satışlardaki<br />

yüzde 5,4 oranındaki çok güçlü bir<br />

artışla, Grubun organik büyümesine yine<br />

ortalamanın üzerinde bir katkı sağladı.<br />

Gelişmiş piyasalar ise yüzde 2,2 ile iyi bir<br />

organik satış büyümesi gerçekleştirdi.<br />

68<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Sistem Alüminyum yenilikçi ürünleriyle<br />

Aluminium <strong>2018</strong> Dusseldorf Fuarı’nda<br />

Yeniliklerin takipçisi ve üreticisi, yurdumuzun alüminyum sektörünün önde gelen ihracatçı<br />

firmalarından Sistem Alüminyum, 9-11 Ekim tarihleri arasında Düsseldorf-Almanya’da<br />

12.si gerçekleşecek olan “Aluminium <strong>2018</strong>- Dünya Ticaret Fuarı ve Konferansı” etkinliğine<br />

katılacak.<br />

Sektörde yenilikçi ürünleri kullanıcılarına<br />

sunmayı ilke edinmiş olan Sistem, dünya<br />

çapında alüminyum sektörünün temsilcilerinin<br />

en önemli buluşma noktası<br />

olan Aluminium <strong>2018</strong> Fuarı’nda geniş bir<br />

stand ile yer alacak.<br />

Sistem Alüminyum’un tanıtacağı ürünleri<br />

arasında, yoğun Ar-Ge çalışmaları<br />

sonucunda ürettiği A2 sınıfı alüminyum<br />

kompozit panelleri ön planda bulunacak.<br />

Yeni projeleri için değişik doku ve desen<br />

arayanlara hitab eden Corten Steel, texture<br />

boyalı dokulu ve farklı ahşap dokulu<br />

AlutechBond kompozit panelleri sergileyecek.<br />

Euramax ve Assan tarafından tedariki<br />

sağlanan prizmatik, 3 boyutlu özel<br />

tasarım renklere sahip levhalar kullanarak<br />

imal edilen yeni AlutechBond alüminyum<br />

kompozit panel serileri de ziyaretçilerin<br />

beğenisine sunulacak.<br />

Doğal görünümü ve dokunuşta yarattığı<br />

doğal hissiyat sayesinde mimarlar ve<br />

son kullanıcılar tarafından yoğun talep<br />

gören; ahşap görünümlü ve dokulu Cotta<br />

sistemleri de fuarda Sistem’in sergileyeceği<br />

mimari cephe alternatifleri arasında<br />

olacak.<br />

Alutech System Series markalı Alüminyum<br />

Ekstrüzyon Profiller segmentinde<br />

ise: Paralel açılır kanata sahip cepheler,<br />

kaldır sür sürme sistemleri, kayar katlanır<br />

doğrama sistemleri ve Avrupa pazarı<br />

için geliştirilmiş, yüksek yalıtımlı Pencere<br />

Kapı Sistemleri de bu fuarda öne çıkarılan<br />

Sistem ürünleri olacak.<br />

Sistem Alüminyum’un, güncel mimari<br />

trendler doğrultusunda geliştirdiği; gün<br />

ışığının uzun süre kullanımını sağlayan,<br />

kapalı alanları açık alana dönüştürebilen<br />

ve ısıtma ve soğutma giderlerini azaltan<br />

kapı, pencere ve cephe sistemlerinin yanı<br />

sıra, yüksek enerji tasarruflu ısıcam balkon<br />

sistemleri de sergi alanında bulunacak.<br />

Mekanlarda şık ve kullanışlı iç mimari uygulamalar<br />

yapmayı sağlayan ‘ofis bölme<br />

sistemleri’ de Sistem Alüminyum ziyaretçilerinin<br />

ilgisine sunulacak.<br />

Sistem Alüminyum, Aluminium <strong>2018</strong> Fuarı’nda,<br />

13. salonun P30 nolu standında<br />

yer alacak.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 69


“REHAU markasının<br />

bizlere yüklediği ‘öncü olma’<br />

sorumluluğu ile hareket ediyoruz”<br />

“Bizler esasen ürün arzında veya öncesindeki ürün geliştirme sürecinde son kullanıcının<br />

veya bir başka değişle tüketicinin ihtiyaçlarını takip ediyoruz. Amacımız bir yandan<br />

tüketicinin ihtiyacına cevap vermek bir yandan da tüketicinin ihtiyacını daha doğru<br />

koşullarla ve mümkün olduğu ölçüde günümüzün teknolojik gelişimlerine paralel olarak<br />

karşılayabilmek.”<br />

Sürekli yenilikler ve yüksek güvenirlik<br />

sayesinde uzun süreli rekabet avantajları<br />

oluşturan Rehau; dünyanın her tarafındaki<br />

müşterileri için bağımsız ve güvenilir bir<br />

ortak halini almış durumda. Ürün, danışmanlık<br />

ve servis düzeyinde tam gelişmiş<br />

sistem teklifleri ve hizmetlerle dünya<br />

çapındaki konumunu güçlendiren şirket,<br />

ekonomiklik, kalite, servis, teslim edilebilirlik<br />

ve güvenirlilik noktasında en büyük<br />

önceliğe sahiptir.<br />

REHAU Türkiye Pencere Çözümleri Satış<br />

Müdürü Mevlüt Topbaşlı ile dosya<br />

konumuz çerçevesinde bir röportaj gerçekleştirdik.<br />

Firma hakkında tüm merak<br />

ettiklerimizi kendilerine yönelttiğimiz sayın<br />

Topbaşlı, net ve samimi cevaplarıyla<br />

bizlerinde zihin dünyasında yeni ufuklar<br />

açtı. Bize vakit ayırdıkları için kendilerine<br />

teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

İşletmemizi aslında biraz daha geniş çerçeveden<br />

tanıtmam gerekir. Ülkemizde RE-<br />

HAU daha çok pencere tarafı ile biliniyor<br />

ancak REHAU 5 kıtada, dünyanın 150’den<br />

fazla ülkesinde yaklaşık 20.000 çalışan ile<br />

otomotiv, beyaz eşya, tesisat, yerden ısıtma,<br />

mobilya ve pencere birimlerinde polimer<br />

bazlı çözümler üzerine uzmanlaşmış<br />

bir işletmedir. REHAU birçok üst segment<br />

otomotiv markasına çeşitli parçalar üretir,<br />

yine dünyanın sayılı beyaz eşya üreticilerine<br />

yönelik ürünleri vardır, hem Türkiye’de<br />

hem de dünyanın birçok ülkesindeki futbol<br />

statlarının çim altı yerden ısıtma çözümü<br />

REHAU tarafından yapılmıştır… Türkiye’de<br />

de tüm bu birimlerimiz ile yaklaşık 30<br />

yıldır çözüm sunuyoruz.<br />

REHAU Türkiye pencere çözümleri ise<br />

faaliyetlerine REHAU’nun ülkemize geldiği<br />

yıl olan 1989’da başlamış. Birimimiz,<br />

yaklaşık 28 yıldır yetkili üretici ve yetkili<br />

tali bayileri vasıtasıyla tüm Türkiye’de ve<br />

Türkiye üzerinden kardeş ülkelerimiz Türki<br />

Cumhuriyetler’de satış yapıyor. İstanbul’da<br />

bulunan genel merkezimiz, İstanbul<br />

Tuzla’da bulunan 4000m2’si kapalı,<br />

3000m2’si açık olan lojistik merkezimiz,<br />

Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölge temsilciliklerimiz<br />

ile özellikle kentsel dönüşümün<br />

hızlandığı son 6-7 yıl içerisinde, bayi<br />

ağımızı her yıl genişleterek müşterilerimizin<br />

memnuniyeti için çalışıyoruz.<br />

Ayrıca, her ne kadar pencere birimine<br />

yönelik üretim olmasa da, REHAU’nun<br />

Bilecik/Osmaneli’nde yaklaşık 250 kişinin<br />

çalıştığı, beyaz eşya ve otomotiv sektörlerine<br />

yönelik üretim yaptığı bir fabrikasının<br />

bulunduğunu da gururla belirtmek isterim.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Biz, inşaat sektörüne ürün temin eden bir<br />

birimiz ve dolayısıyla inşaat sektörü ile paralel<br />

bir ivmemiz var. İnşaat sektöründe yaşanan<br />

tüm gelişmeler veya dalgalanmalar<br />

etkilerini doğal olarak bizim ticaretimizde<br />

de gösteriyor. Yani sorunuzun ilk kısmına<br />

doğrudan etkileniyoruz diyebilirim.<br />

Bu açıdan bakıldığında Türkiye U-PVC<br />

pencere pazarını doğal olarak inşaat pazarı<br />

ile birlikte değerlendirmek gerekir.<br />

Türkiye’de son 3 yılı incelediğimizde, her<br />

sene yaklaşık 650.000 adet yeni konut yapıldığını<br />

ve bu konutların yaklaşık yüzde<br />

90’ının U-PVC pencereler ile donatıldığını<br />

istatiksel olarak biliyoruz. Buradan yola<br />

çıkarak pazarımızın, inşaat sektörünün<br />

büyüyen yapısı içerisinde, pencere talebi<br />

açısından çok zengin olduğunu söyleyebiliriz.<br />

Pencere arzı açısından bakıldığında<br />

ise Türkiye Avrupa’nın 2. büyük U-PVC<br />

pazar hacmine sahip. Bizim pazarımız da,<br />

diğer birçok inşaat kaleminde olduğu gibi,<br />

hem yerli hem de yabancı markaların ciddi<br />

bir rekabet içinde olduğu, çeşitli kalite klasmanlarında<br />

ürün bulabileceğiniz geniş bir<br />

yelpazeye sahip.<br />

Son yılların yükselen ivmesinin aksine,<br />

geçtiğimiz 2 ayda herkesin malumu olan<br />

ekonomik değişimler haliyle bizleri de etkiledi.<br />

Bizim gibi büyük oranda kura yani<br />

dövize bağımlı ekonomilerde kur artışı ithal<br />

girdi fiyat artışına sebep olur, ithal girdi<br />

fiyat artışı maliyetleri artırır, maliyetler artınca<br />

satış fiyatları artar, satış fiyatlarının<br />

artması enflasyona sebep olur, enflasyon<br />

da hem doğrudan hem de dolaylı etkileri<br />

sebebiyle yeniden kur artışına sebep olur.<br />

Yani ekonomi de tüm sac ayakları birbirine<br />

bağlıdır ve birbirini harekete geçirir. Temmuzdan<br />

bu yana yaşanan ekonomik gelişmeler,<br />

her ne kadar konut fiyatları çok fazla<br />

artmamış olsa da, yatırımcıların konut almak<br />

yerine paralarını yüksek faiz getirisi<br />

sebebiyle bankalara yatırmalarına sebep<br />

oldu. Konut kredisi ile ev sahibi olmak isteyenler<br />

de maalesef çok yüksek konut kredisi<br />

faiz oranları ile karşılaşıyorlar. Konutlarını<br />

satamayan müteahhit işletmeler hem<br />

yürümekte olan projelerini finanse etmekte<br />

zorlanıyorlar hem de sonraki projelerini askıya<br />

alıyorlar veya yavaşlatıyorlar. Daralan<br />

inşaat pazarı pencereciyi, parkeciyi, kapıcıyı,<br />

asansörcüyü, mobilyacıyı yani herkesi<br />

olumsuz yönde etkiliyor.<br />

Bizler hem yaşanmakta olan olumsuz ekonomik<br />

şartların bir dengeye oturmasını diliyoruz<br />

hem de değişmekte olan pazar koşullarına<br />

uyum sağlayacak yeni çözümler<br />

üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

REHAU pencere çözümleri olarak Türkiye’nin,<br />

halen faaliyette olan, ithal profil<br />

sağlayıcısı en eski işletmesiyiz. Türkiye<br />

U-PVC pazarında yaklaşık yüzde 70’lik<br />

bir pazar hakimiyeti ile en çok bilinen ve<br />

lojistik altyapısı en güçlü olan yabancı markayız.<br />

<strong>2018</strong> 2. çeyrek sonu itibariyle Türkiye’de<br />

30 ilde yaklaşık 90 adet yetkili üretici<br />

bayimiz ve 15 ilde yaklaşık 80 adet yetkili<br />

tali bayimiz var. Yani coğrafi açıdan Türki-<br />

72<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

ye’nin 81 ilinin 45’ine, ki bu demografik açıdan<br />

ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 85’ine<br />

denk geliyor, doğrudan hizmet verebiliyoruz.<br />

30 büyükşehir belediyesinin 26’sında<br />

yetkili bayilerimiz ile yerinde hizmet verebiliyoruz.<br />

Ayrıca bölge yöneticilerimiz henüz<br />

olmadığımız illere periyodik ziyaretler<br />

gerçekleştirerek hem bayi ağımızın geliştirilmesi<br />

için çalışmalar yapıyorlar hem de<br />

REHAU markasının bilinirliğinin artırılması<br />

için faaliyetler yürütüyorlar.<br />

Bugün itibarıyla, Tekirdağ’dan Rize’ye,<br />

Bartın’dan Gaziantep’e, Muğla’dan Hakkâri’ye<br />

kadar uzanan geniş bir yelpazede,<br />

Türkiye’de REHAU pencere çözümlerine<br />

ulaşamayacağınız bir ilçe dahi yok diyebiliriz.<br />

Bayilik verilmesi noktasında çok hassas<br />

davranıyoruz. Bünyemize katmak istediğimiz<br />

işletmeleri, deyim yerindeyse ince<br />

eleyip sık dokuyoruz çünkü bu karşılıklı<br />

ticaretin uzun soluklu olması bizim birinci<br />

önceliğimiz durumunda. <strong>2018</strong> yılında da<br />

ülke genelinde stratejik anlamda birkaç<br />

nokta atışı yaptık diyebilirim. Bu yeni bayilikler<br />

ile hem marka bilinirliğimizin hem<br />

de satış hacmimizin artmasını diliyoruz.<br />

Önümüzdeki dönemde de yine yetkili bayilerimizin<br />

bulunmadığı şehirlerde bayilikler<br />

vermeyi hedefliyoruz ve çalışmalarımızı bu<br />

doğrultuda sürdürüyoruz.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

REHAU kurulduğundan bu yana polimer<br />

bazlı malzemelere ilişkin özgün formülasyonlarla<br />

yeni uygulama alanları geliştirmeyi<br />

amaç edinmiş. Yani REHAU’yu rakiplerinden<br />

ayıran temel özellik aslen araştırma<br />

ve geliştirme odaklı, yenilikçi ruha sahip bir<br />

işletme olmasıdır.<br />

REHAU bir ürün geliştirirken ve sonrasında<br />

üretirken öncelikle enerji tasarruflu<br />

olmasına, yenilenebilir enerjilerin kullanımına<br />

ve sağlıklı bir gelecek için ekolojik<br />

ve ekonomik kalıcı katkıların olup olmadığına<br />

bakıyor. Bu öncelikler REHAU’yu<br />

yapı, otomotiv ve endüstri alanında polimer<br />

bazlı çözümlerin lider sistem ve servis<br />

tedarikçisi haline getiriyor. Bugüne kadar<br />

en çok üzerinde durduğumuz konuların<br />

başında Ar-Ge geliyor ve aslında REHAU<br />

gücünü Ar-Ge’ye verdiği değerden alıyor.<br />

Bu vizyonla REHAU, sürekli araştıran ve<br />

süzgecinden geçen fikirlerden geliştiren<br />

bir işletmedir ve var olan ürünlerimizin ortak<br />

özelliği enerji verimliliğine odaklanmış<br />

olmalarıdır. Çünkü pencere, yapıdaki bir<br />

boşluğu herhangi bir şekilde kapatan bir<br />

ürün değildir. Pencere, bir yapıdaki toplam<br />

enerji kayıplarının yaklaşık yüzde 35’ini<br />

kapsar. Yani bir başka deyişle; doğru ürün<br />

ile binanızdaki toplam enerji kayıplarından<br />

yaklaşık yüzde 35 kadar enerji tasarrufu<br />

sağlarsınız. REHAU dünyasında bu yaklaşım<br />

hem son kullanıcı açısından, hem<br />

doğal kaynakların korunması bakımından<br />

hem de ülke ekonomisi açısından hayati<br />

öneme sahip. Dolayısıyla üzerinde çalıştığımız<br />

aday ürünlerimizde de önceliğimiz<br />

yine enerji verimliliği ve doğal kaynakların<br />

korunması oluyor haliyle. Bu bakış açısı<br />

ürünlerimizin kalitesine doğrudan yansıyor<br />

ve son kullanıcı da karşılık buluyor. Bu da<br />

bizleri çok memnun ediyor.<br />

Bunların dışında satış sonrasındaki servis<br />

ve hizmet kalitesi de REHAU’yu rakiplerinden<br />

ayıran önemli bir etkendir. Evinde<br />

REHAU penceresi olan bir ev sahibi veya<br />

REHAU ile ilgili bilgi almak isteyen bir müşteri<br />

adayı genel merkezimizi veya yetkili<br />

bayimizi arayarak tüm sorunlarına çözüm<br />

veya tüm sorularına cevap bulur.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Markalaşmak, rekabette bir hatta birden<br />

fazla adım ileride olabilmek açısından son<br />

derece önemli bir konu. Bugün bir tıraş bıçağı<br />

veya bir mendil belli bir markanın ismi<br />

ile anılıyorsa bu, söz konusu pazarda lider<br />

ve belirleyici olmayı ve hatta yeniliklerin<br />

öncüsü olmayı başarmalarından kaynaklıdır.<br />

Bazen bu sadece bir pazarlama dehasının<br />

başarısıdır bazen de ürünlerin ilk<br />

veya tek olmaları veya ürünlerin kalitesiyle<br />

veya özellikleriyle ilgili bir başarıdır. Pazarında<br />

markalaşmayı başarmış ürünler veya<br />

işletmeler belirleyici olurlar. Kural koyarlar,<br />

ölçü belirlerler, alışkanlık yaratırlar, pazarlarına<br />

meyil verirler. Markalaşmış ürünler<br />

veya işletmeler rekabette her zaman 1-0<br />

önde olarak sahaya çıkarlar. REHAU’nun<br />

pencere pazarında ve hatta polimer bazlı<br />

ürünler pazarında markalaşmış olduğunu<br />

tereddütsüz söyleyebiliriz. Bu gerçeği bazen<br />

bir proje görüşmesinde, bazen bir son<br />

kullanıcı ziyaretinde, bazen sektör temsilcilerinin<br />

katıldığı uluslararası bir fuarda<br />

veya bir tedarikçi pazarlığında açık olarak<br />

görebiliyoruz. Biz de REHAU markasının<br />

temsilcileri olarak kendimizi öncelikle<br />

müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve çalışanlarımıza<br />

yönelik sorumluluğumuz ile<br />

tanımlıyoruz. Attığımız her adımda gelecek<br />

kuşaklar açısından düşünüyor ve sürdürülebilirliğe<br />

odaklanıyoruz. Satış ve pazarlama<br />

faaliyetlerimizde özellikle üstünde<br />

durduğumuz en önemli konu bu. Böylece<br />

markamızın tüm değerlerine sıkı sıkıya<br />

bağlı kalıyoruz ve REHAU markasını kullanıcının<br />

gözünde farklı bir konuma getiren<br />

özellikleri de temsil etmiş oluyoruz aslında.<br />

Mevlüt Topbaşlı<br />

REHAU Türkiye Pencere Çözümleri Satış Müdürü<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Bizler esasen ürün arzında veya öncesindeki<br />

ürün geliştirme sürecinde son kullanıcının<br />

veya bir başka değişle tüketicinin<br />

ihtiyaçlarını takip ediyoruz. Amacımız bir<br />

yandan tüketicinin ihtiyacına cevap vermek<br />

bir yandan da tüketicinin ihtiyacını<br />

daha doğru koşullarla ve mümkün olduğu<br />

ölçüde günümüzün teknolojik gelişimlerine<br />

paralel olarak karşılayabilmek.<br />

Bu bağlamda pencere sektörünü uluslararası<br />

açıdan değerlendirdiğimizde bugün en<br />

çok ısı yalıtımı, ses yalıtımı, hırsızlığa karşı<br />

koruma, enerji verimliliği ve geniş görüş<br />

açısı özellikleri öne çıkıyor. Sektör oyuncuları,<br />

talep sahipleri ve son kullanıcılar bu<br />

özellikler açısından eski dönemlere göre<br />

çok daha bilinçli hale geldiler ve ürünleri bu<br />

özelliklere göre sınıflandırıyorlar. Müşteriler<br />

bir pencereyi değerlendirirken öncelikle<br />

uzun vadedeki faydalarının ne olduğunu<br />

sorgulamaya başladılar. Bu eğilimin bir<br />

çıktısı olarak sektör “nitelikli ürün” üretmeye<br />

odaklanıyor ve bu ortak bilinç sayesinde<br />

enerji tasarrufu sağlayan katma değerli<br />

ürünler rağbet görüyor.<br />

Ancak ülkemizde durum maalesef biraz<br />

farklı. Ülkemizdeki plastik profil sektörü hacim<br />

açısından her ne kadar Avrupa’nın en<br />

büyük pazarlarından biri olsa da arz edilen<br />

ürünler açısından kalite sorunu olduğu çok<br />

açık. Az önce bahsettiğim “bilinç düzeyi” ile<br />

ilgili çalışmalar yapmamız ve son kullanıcıyı<br />

nitelikli ürün talep etmeye yönlendirmemiz<br />

gerektiğini düşünüyorum. REHAU<br />

olarak mesaimizin büyük bölümünü sektör<br />

paydaşlarına pencerenin yapıdaki en<br />

önemli unsurlardan biri olduğunu anlatmak<br />

için ayırıyoruz ve bu noktada ciddi bir başarı<br />

yakaladık. REHAU markasının bizlere<br />

yüklediği “öncü olma” sorumluluğu ile buna<br />

çok önem veriyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 73


“Geleceğin mimari yapılarının inşa<br />

edilmesinde, önemli bir misyon<br />

üstlendiğimizi düşünüyoruz”<br />

“Sektörümüzde markalaşmanın yolu, AR-Ge ve inovasyondan geçmektedir. Saray<br />

Alüminyum ürünleri ile donatılmış yapıların sayısını global ölçekte her geçen gün daha<br />

da artırmak temel amaçlarımızdan biri. Bunun için dünyanın dört bir yanında, farklı<br />

coğrafyalarda yaşayan tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını keşfetmeye odaklanıyoruz. Yıllık<br />

bütçemizin yaklaşık %5’ini Ar-Ge’ye ayırarak, yenilikçi ürünler geliştiriyoruz.”<br />

Dosya<br />

Kapı, pencere, cephe ve küpeşte sistemleri,<br />

alüminyum kompozit panel, PVC<br />

kapı ve pencere sistemleri, panjur sistemleri<br />

ve makina, aydınlatma, asansör<br />

vb. sektörlerinin ihtiyacı olan çeşitli şekil<br />

ve büyüklükte sanayi profilleri ve standart<br />

kesitli profiller üreten Saray Alüminyum,<br />

1980’den bu yana, geliştirdiği öncü ve<br />

yenilikçi iç ve dış cephe çözümleriyle geleceğin<br />

mimari yapılarının inşa edilmesinde<br />

büyük rol oynuyor. Türkiye’nin ilk 200<br />

şirketi arasında yer alan firma, üretiminin<br />

%35’ini Avrupa, Afrika ve Asya’da 50’yi<br />

aşkın ülkeye ihraç etmekte.<br />

Saray Grup Yönetim Kurulu Üyesi Talin<br />

Saraylı Dikici ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda<br />

gerçekleştirdikleri projeler, pazardaki<br />

yenilikler ve önümüzdeki<br />

döneme dair planlarını ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki<br />

faaliyetleri hakkında kısaca<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Saray Alüminyum yaklaşık 40<br />

yıldır, Türkiye ekonomisinin lokomotif<br />

sektörlerinden biri olan<br />

inşaat sektörüne yönelik yüksek<br />

kalitede üretim yapıyor. Saray<br />

çatısı altında iki ayrı üretim tesisimizde<br />

alüminyum kapı, pencere,<br />

cephe ve küpeşte sistemleri,<br />

alüminyum kompozit panel, PVC<br />

kapı ve pencere sistemleri, panjur<br />

ve kepenk sistemleri üretiyor,<br />

geliştirdiğimiz iç ve dış cephe çözümleriyle<br />

mimari yapıların inşa<br />

edilmesinde büyük rol oynuyoruz.<br />

Saray Alüminyum Türkiye’nin ilk<br />

300 sanayi şirketinden biri… Geliştirdiğimiz<br />

yüksek performanslı<br />

inovatif ürünlerle, geleceğin<br />

mimari yapılarının inşa edilmesinde,<br />

yaşam kalitesinin yükseltilmesinde<br />

önemli bir misyon üstlendiğimizi<br />

düşünüyoruz. Proje<br />

ve AR-GE birimlerimiz mimari ofislere ve<br />

yapı yatırımcılarına cephe tasarımından<br />

uygulamasına, tüm aşamalarda teknik<br />

destek veriyor, çok katlı ve nitelikli yapılar<br />

için özel cephe çözümleri sunuyor.<br />

Bugün, yurt içinde ve dışında pek çok<br />

yapı projesi Saray Alüminyum’un ısı verimliliği<br />

yüksek ürünleri ile giydiriliyor. Örneğin,<br />

Viaport Venezia, Tema İstanbul,<br />

Kale Avrupa, One Tower Ankara, Moment<br />

İstanbul, Aypark İzmir, Gaziantep Iconova,<br />

gibi büyük projelerin tercihi Saray Alüminyum.<br />

Projeye özel olarak geliştirilen giydirme<br />

cephe, bondingli cephe, panel cephe,<br />

kapı, pencere sistemleri ve alüminyum<br />

kompozit panelleri ile mimar ve tasarımcılara<br />

estetik, güvenlik ve ısı yalıtımının<br />

ön planda tutulduğu yaratıcı ve özgün<br />

binalar yapmak için sınırsız fırsatlar sunmaktayız.<br />

Üretim tesislerimiz İstanbul Güneşli ve<br />

Tekirdağ Çerkezköy’de bulunuyor. Yaklaşık<br />

100 bin m² kapalı alana sahip bu<br />

tesislerde, yılda 3,5 milyon metrekare<br />

alüminyum kompozit panel, 30 bin ton<br />

alüminyum profil, 20 bin ton PVC profil<br />

üretiyoruz. Bu üretimin yaklaşık %40′ını<br />

Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Asya’da<br />

50’yi aşkın ülkeye ihraç ediyoruz.<br />

74<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

İnşaat piyasasındaki dalgalanma elbette<br />

tüm sektörler gibi bizi de etkiliyor. Ancak<br />

%40’a varan ihracat oranımız ve makine,<br />

elektrik elektronik, ısıtma ve soğutma<br />

gibi pek çok sektöre ürün tedariki yapıyor<br />

olmamız, piyasalardaki dalgalanmaların<br />

oluşturduğu olumsuz etkiyi bertaraf etmemizi<br />

sağlıyor.<br />

Toplam satış ve ciromuzun yaklaşık yüzde<br />

%40’ını ihracattan elde ediyoruz. Şirket<br />

bünyesinde ihracat şampiyonu ise PVC<br />

Kapı ve Pencere sistemleri oldu. Geçen yıl<br />

bu ürün grubundaki üretimin yüzde 98’ini<br />

yurt dışına ihraç ettik.<br />

Saray çatısı altında 2017 yılında toplamda<br />

yaklaşık 195.000.000 TL ihracat gerçekleştirirken,<br />

<strong>2018</strong> yılında ihracat hedefimizi<br />

330.000.000 TL olarak belirledik.<br />

Yine <strong>2018</strong>’de ihracata yönelik önemli bir<br />

hamlemiz de yurtdışı yetkili bayi ağımızı<br />

genişletmek oldu. Gelecek yıl bu alana yönelik<br />

çalışmalarımıza daha da hız kazandıracağız.<br />

İhracat başarımız nedeniyle Saray markası<br />

yurtdışında da çeşitli yapılarda sıklıkla<br />

karşımıza çıkabiliyor. Yalnızca yurt içinde<br />

değil yurt dışında da pek çok büyük proje<br />

Saray Alüminyum ürünlerini tercih ediyor.<br />

La Rambleta Theater Valencia, Porta Batumi<br />

Tower Batum, Hotel Hills Bosna Hersek<br />

bu projelerden yalnızca birkaçı...<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Stratejimizi “yüksek performanslı inovatif<br />

ürünler” şeklinde özetlemek yanlış olmaz.<br />

Temel prensiplerimizin başında kaliteden<br />

asla ödün vermeden üretim yapmak geliyor.<br />

Yaklaşık 40 yıldır, yüksek kalitede, iyi<br />

ve en doğru ürünlerle tüketicilerimizi buluşturmaya<br />

çalışıyoruz. Farklı coğrafyalardaki<br />

tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını belirleyip,<br />

çözüm sunan yenilikçi ürünler geliştiriyoruz.<br />

Bu vizyonla geliştirdiğimiz ürünlerle ve<br />

bu ürünlere yönelik uygun fiyat politikalarımızla<br />

rakiplerimizden ayrıştığımızı söyleyebilirim.<br />

Nano kompozit panel, B1 yanmazlık sınıfı<br />

kompozit panel, A2 yanmazlık sınıfı<br />

embossing kompozit panel, A2 yanmazlık<br />

sınıfı mineral dolgulu kompozit panel, ve<br />

alüminyum cotta dış cephe kaplama malzemesini<br />

Türkiye’de ilk defa pazarla biz<br />

buluşturduk. Bu da pazarda benzersiz ve<br />

rakipsiz olmamızı sağlıyor.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Küreselleşen dünya ekonomisi içerisinde<br />

mevcut konumlarını korumak ve rekabetçi<br />

piyasa koşulları karşısında yerini sağlamlaştırmak<br />

isteyen tüm firmalar, kuşkusuz<br />

rakiplerinden farklılaşarak ve değişen koşullara<br />

uyum sağlayarak bu amaçlarına<br />

ulaşabilirler. Dolayısıyla güçlü ve orijinal<br />

markalar oluşturmaları ve oluşturdukları<br />

bu markaları çeşitli stratejilerle destekleyip<br />

geliştirmeleri gerekmektedir. Nihayetinde<br />

markalaşma, rekabet kavramının somutlaşmış<br />

hali olup, bir firmanın organizasyon<br />

yapısının tamamını ilgilendirmektedir.<br />

Sektörümüzde markalaşmanın yolu, AR-<br />

Ge ve inovasyondan geçmektedir. Saray<br />

Alüminyum ürünleri ile donatılmış yapıların<br />

sayısını global ölçekte her geçen gün daha<br />

da artırmak temel amaçlarımızdan biri. Bunun<br />

için dünyanın dört bir yanında, farklı<br />

coğrafyalarda yaşayan tüketicilerin istek<br />

ve ihtiyaçlarını keşfetmeye odaklanıyoruz.<br />

Yıllık bütçemizin yaklaşık %5’ini Ar-Ge’ye<br />

ayırarak, yenilikçi ürünler geliştiriyoruz.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Saray Alüminyum olarak, Ar-Ge çalışmalarımız<br />

sonucu geliştirdiğimiz yeni ürünlerle<br />

ürün farklılaşması sağlıyoruz. Bazen tüketici<br />

beklentilerine göre ürün geliştiriyor<br />

bazen de bir adım öne geçip ihtiyaçları<br />

öngörerek ürün geliştiriyoruz. Şirketimizin<br />

Ar-Ge çalışmalarını oluşturan konuların<br />

başında, yeni veya iyileştirilmiş ürün geliştirerek<br />

daha önce karşılanamayan ihtiyaçlara<br />

cevap vermek, yeni ve/veya performansı<br />

artırılmış ürün geliştirerek müşteri<br />

memnuniyetini arttırmak bulunuyor. Bunların<br />

yanı sıra, yeni pazarlama yöntemleri<br />

geliştirmek ve geliştirilen ürünün ticarileştirilerek<br />

pazara yayılmasını sağlamak da<br />

temel hedefler arasında yer alıyor. Öte<br />

yandan yurt dışındaki fuarlara katılarak,<br />

hızla değişen ve dönüşen sektör normlarını<br />

yakalamayı, yeniliklerin sadece takipçisi<br />

değil, aynı zamanda ilk uygulayıcısı olmayı<br />

amaçlıyoruz.<br />

Örneğin, bu yıl ilk kez piyasaya sunduğumuz<br />

SARAYROLL Panjur ve Kepenk Sistemleri,<br />

Korkuluk Sistemleri ve Motorlu Giyotin<br />

Pencere ve Küpeşte Sistemleri, farklı<br />

alanlarda tüketici beklentilerini karşılamaya<br />

yönelik geliştirildi.<br />

Örneğin, SARAYROLL markalı Panjur ve<br />

Kepek Sistemleri, tüketicilerin beklentilerinde<br />

en üst sıralarda yer alan ısı ve ses<br />

izolasyonu sorununa maksimum çözüm<br />

sağlıyor. Sistemler, hem monoblok hem de<br />

dıştan takma olmak üzere iki ayrı sistemde<br />

üretiliyor. Her iki sistemde de kullanılan poliüretan<br />

iç dolgusu, ısı ve ses izolasyonunu<br />

maksimum boyuta çıkarıyor, mükemmel<br />

bir yalıtım avantajı sunuyor. Yerli ve yabancı<br />

markalı tüm pencere ve kapı sistemleriyle<br />

uyum sağlayan SARAYROLL, ahşap<br />

desenli olarak üretilebildiği gibi çok geniş<br />

renk seçenekleri de sunarak benzerlerinden<br />

farklılaşıyor.<br />

Bir diğer ürünümüz ise Korkuluk Sistemleri<br />

idi. Bildiğiniz gibi korkuluk sistemleri, son<br />

dönemde yapı sektörünün vazgeçilmez<br />

estetik unsurlarından biri oldu. Biz Saray<br />

olarak bu estetiğe tartışılmaz bir güven unsurunu<br />

da kazandırdık.<br />

Kısa bir süre önce geliştirdiğimiz Motorlu<br />

Giyotin Pencere ve Küpeşte Sistemiz de<br />

tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. Tamamen<br />

açıldığında küpeşte görevi gören, kapatıldığında<br />

pencereye dönüşen bu ürün,<br />

kumandasına tek bir dokunuşla yaşam<br />

alanlarını açık mekânlara dönüştürebilme<br />

özelliği ile öne çıkıyor. Yine yeni nesil mimarinin<br />

sıkça kullandığı bir fonksiyona tartışılmaz<br />

bir kalite ve güvenlik getiriyoruz.<br />

76<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


“Türkiye lideri olan Alimex’in,<br />

Avrupa’nın da en iyisi olmasını amaçlıyoruz”<br />

“Türkiye ve Avrupa’daki Ar-Ge departmanlarının yürüttüğü çalışmalarla ürünlerimizi<br />

geliştirerek, yeni tasarımlara imza atıyoruz. Birçok üründe kendini gösteren kişiselleştirme,<br />

enerji tasarrufu ve akıllı sistemleri kendi tasarımlarımızda da uyguluyoruz. Standart<br />

ve kimliksiz kapı ve pencerelerin yerine kişiye özel yaptığımız üretimini teknoloji ile<br />

birleştirdiğimiz ürünler bizi pazarda öne çıkarıyor.”<br />

1993 yılında İsviçre’nin başkenti Zürih’te<br />

kurulan Alimex Alüminyum, aynı yıl içinde<br />

Türkiye’de de faaliyetlerine başladı.<br />

Sunparadise ve Windoor ile birleşerek<br />

Wingroup şirketler bünyesinde faaliyet<br />

gösteren firma, 15000 m 2 kapalı üretim<br />

sahası ve 350 çalışanıyla pazardaki payını<br />

her geçen gün artırmakta.<br />

Alimex Alüminyum Genel Müdürü Galip<br />

Arbak ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda,<br />

Türkiye pazarındaki faaliyetlerini,<br />

önümüzdeki döneme dair plan ve<br />

projelerini konuştuk.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Alüminyum doğramadan kış bahçesi,<br />

pencere ve kapı üretimi yapan Alimex<br />

Alüminyum, kendi Ar-Ge departmanında<br />

yürüttüğü yeni ürün ve ürün geliştirme<br />

Galip Arbak / Alimex Alüminyum Genel Müdürü<br />

çalışmalarının yanı sıra sektör gereksinimleri<br />

ve müşteri talepleri doğrultusunda<br />

yenilikçi tasarımlara imza atıyor. Dış ve iç<br />

alanı birleştirebilecek ve isteğe bağlı dış<br />

alanı kapatıp yaşam alanına dâhil edecek<br />

sistemler üzerine engin bir uzmanlığımız<br />

bulunuyor.<br />

Alimex olarak 2007 yılından bu yana<br />

Wingroup çatısı altında üretimini gerçekleştirdiğimiz<br />

ürünlerimizi, sektöründe<br />

Avrupa lideri olan Sunparadise markası<br />

altında pazara sunuyoruz. Ayrıca müşterilerimizden<br />

gelen talepler ve sektör ihtiyaçları<br />

doğrultusunda özel tasarım ürünlerin<br />

üretimini de gerçekleştiriyoruz.<br />

Yurtdışı merkezli bir grubun üretim ayağını<br />

oluşturduğumuzdan imalatımızın büyük<br />

bir çoğunluğunu yurt dışına gönderiyoruz.<br />

Ürünlerimiz ağırlıklı olarak merkez<br />

Avrupa ve İskandinav ülkelerinde satılıyor.<br />

Dubai, Kuveyt, Ürdün, Lübnan yeni<br />

pazarlarımız arasında yer alıyor. 2019 yılı<br />

hedeflerimiz içinde Rusya pazarına da<br />

girmek bulunuyor.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

İnşaat sektöründe yaşanan her türlü değişiklik<br />

doğrudan bizim sektörümüze de<br />

etki ediyor. Yurt içinde gerçekleştirdiğimiz<br />

projelerde bu etkiyi hissedebiliyoruz. Ancak<br />

üretiminin çoğunu yurt dışına ihraç<br />

eden bir firma olduğumuz için satışlarımızda<br />

şu ana kadar ciddi oranda bir etkilenme<br />

yaşamadık.<br />

Butik üretim yapmakla birlikte yılda yaklaşık<br />

40 bin projeye imza atıyoruz. Yani<br />

yıllık siparişimiz 40 bin adedi buluyor.<br />

2016’da 300 bin metrekare olan üretimimiz<br />

2017’de 350 bin metrekareye ulaştı.<br />

Yıllık üretim kapasitemiz ise 400 bin metrekare.<br />

Firmamızın geçen yıl Avrupa konsolide<br />

satışları 75 milyon Euro olarak gerçekleşti<br />

ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin açıkladığı<br />

ilk 1000 ihracatçı firma listesinde<br />

824’üncü sırada yer aldık. Kendi sektöründe<br />

en çok ihracat yapan firmayız.<br />

78<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Türkiye satışlarında 2017 yılını cirosal<br />

olarak yüzde 270 büyüme ile kapattık.<br />

<strong>2018</strong>’in ilk çeyreğinde ise Türkiye satışları,<br />

yıllık satış bütçesinin üzerinde gerçekleşti.<br />

Geçen yıl 4,5 milyon TL olan Türkiye<br />

satış cirosu <strong>2018</strong>’de 10 milyon TL’yi<br />

aşmasını bekliyoruz. Önümüzdeki üç yıl<br />

içinde ise satınalmalarla birlikte yurtiçi<br />

ciromuzun 150 milyon TL’ye ulaşacağını<br />

öngörüyoruz.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

Butik üretim yaptığımız için ürünlerimiz<br />

yapı marketlerde bulunmuyor. Yurt genelindeki<br />

27 bayiimiz aracılığı ile müşterilere<br />

ulaşıyoruz. Bayii sayımızı 50’ye çıkarmayı<br />

hedefliyoruz. Öte yandan öncelikli<br />

hedef kitlemizi mimarlar oluşturuyor.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Daha çok kullanıcıya özel tasarımlar yapıyoruz.<br />

Türkiye ve Avrupa’daki Ar-Ge<br />

departmanlarının yürüttüğü çalışmalarla<br />

ürünlerimizi geliştirerek, yeni tasarımlara<br />

imza atıyoruz. Birçok üründe kendini gösteren<br />

kişiselleştirme, enerji tasarrufu ve<br />

akıllı sistemleri kendi tasarımlarımızda da<br />

uyguluyoruz. Standart ve kimliksiz kapı<br />

ve pencerelerin yerine kişiye özel yaptığımız<br />

üretimini teknoloji ile birleştirdiğimiz<br />

ürünler bizi pazarda öne çıkarıyor.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Ürünlerimizi Sunparadise markası altında<br />

pazara sunuyoruz. 2015 yılından önce<br />

sadece Avrupa’ya satış yaparken, faaliyete<br />

geçirdiğimiz Türkiye satış<br />

şirketimiz vasıtasıyla bu yıldan sonra iç<br />

pazarda faaliyet göstermeye başladık.<br />

Yurtiçi çalışmalarımız çok eski olmasa<br />

da markalaşma konusunda kısa sürede<br />

oldukça yol aldık. Bu başarıda Sunparadise’ın,<br />

Avrupa pazarındaki payı da etkili<br />

oldu. Yurtiçinde konut, otel, restoran, kafe<br />

gibi mekanlara satış yapıyoruz. Bazı referanslarımız<br />

arasında Nusr.Et, Lacivert,<br />

Huqqa, The Market, Go Meso, Mado, Develi,<br />

Nişantaşı Brasserie, Lale Hotel, Polat<br />

Hotel, Park Inn by Radisson yer alıyor.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu<br />

değişim sürecinde siz kendinizi<br />

nerede görüyorsunuz?<br />

Bugün artık daha bilinçli bir tüketici kitlesine<br />

hitap ediyoruz. Müşteri ne istediğini<br />

biliyor. Artık piyasaya sunulan<br />

ürünlerle yetinmeyen<br />

tüketici, pazara sunulan<br />

alternatiflerde söz sahibi<br />

olabiliyor. Bu noktada<br />

biz kendimizi avantajlı<br />

görüyoruz. Çünkü seri<br />

üretim yapmıyoruz. Üretimimiz,<br />

kişisel tercihler<br />

doğrultusunda şekilleniyor.<br />

Yani ihtiyacını bilen<br />

ve belli estetik kaygısı<br />

olan günümüz tüketicisine<br />

yönelik projeler üretiyoruz.<br />

Kullandığımız artırılmış<br />

gerçeklik ve sanal<br />

gerçeklik uygulamaları<br />

ile kendi sektörümüzde<br />

öncü durumdayız. VR (Virtual Reality) uygulamamızda<br />

kullanıcı, senaryolaştırdığımız<br />

bir evin içinde gezerek, ürünlerimizi<br />

deneyimleyebiliyor. AR (Augmented Reality)<br />

uygulamamızda ise hem proje sahibi<br />

hem de bayilerimiz için önemli özellikler<br />

taşıyan bir aplikasyon. Müşteriye istediği<br />

ürünün yerini gösteriyor. Aplikasyonla<br />

birlikte müşterinin cep telefonunu istenen<br />

yere doğru yönlendiriyoruz, ürünü seçiyoruz,<br />

ölçülerini elimizle ayarlıyoruz, rengini<br />

seçiyoruz, onay aldıktan sonra proje<br />

siparişe dönüşüyor ve fabrikaya sipariş<br />

olarak geliyor. Fiyatı hemen çıkıyor, değişiklik<br />

isteniyorsa hemen yapılıyor. Bütün<br />

sistemleri bu aplikasyona uyarladık. Böylece<br />

büyük bir hız kazandık.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

2020 yılına kadar sektöründe Türkiye lideri<br />

olan Alimex’in, Avrupa’nın da en iyi<br />

alüminyum doğrama firması olmasını<br />

amaçlıyoruz. İskandinav pazarına özel<br />

ürettiğimiz korkuluk sistemlerinde 2016<br />

ve 2017 yılı oldukça başarılı geçti. Bu<br />

ürün sistemlerinde metraj olarak Avrupa’da<br />

ilk üçteyiz.<br />

Tesisimize yatırımlarımız sürüyor. Hali<br />

hazırda kapasite artırımına yönelik 7 milyon<br />

Euro’luk bir yatırımı <strong>2018</strong> itibarı ile<br />

tamamlamış olacağız. Bununla birlikte 5<br />

yıllık bir zaman dilimi içinde şirket satın<br />

alma gibi bir planımız da mevcut.<br />

Alimex’te yaş ortalamamız 31. Çok dinamik<br />

ve tutkulu bir ekibiz. Son 3 senede<br />

insan kaynağımıza yönelik yaptığımız<br />

özenli çalışmalar sonucunda inovasyon<br />

skorumuz oldukça yükseldi, yurtiçi satışta<br />

inanılmaz bir başarı elde ettik ve<br />

hayallerimizin ötesine geçen bir IT ekibi<br />

yarattık. Bu başarılarımızı toplumsal<br />

fayda gözeterek gerek başka firmalarla<br />

gerekse üniversitelerimizle paylaşıyoruz.<br />

Ciromuzun %1.5 ile % 2’si kadarını Ar-Ge<br />

çalışmalarına ayırıyoruz. 2017 yılının sonunda<br />

da Alimex, Tasarım Merkezi olarak<br />

tescillendi.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 79


CSB toplanır lamel sistemi teknolojisi binaları koruyor<br />

Güneş, rüzgâr ve<br />

yağmura karşı Schüco<br />

Schüco tarafından geliştirilen toplanır lamelli yeni CSB<br />

(Concealed Shaped Blind) alüminyum güneş kırıcı sistem,<br />

9-10 rüzgar yükünde bile güvenle çalışacak şekilde üretildi.<br />

Tam olarak kapalı olduğu zaman bile sağladığı % 23‘ten<br />

fazla dış görüş oranı ile manzarayı izlemenizi sağlar.<br />

Schüco FWS 50/60 cephe sistemine<br />

dışta tamamen entegre olan güneş gölgeleme<br />

sistemi Schüco CSB, güneşli<br />

günlerde binaya ısı girişini büyük ölçüde<br />

azaltan bir gölgeleme çözümü sunar.<br />

Sistem, aynı zamanda ağır rüzgâr yükü<br />

olan günlerde de koruyucu işlevini sürdürüyor.<br />

Sarılarak toplanan güneş kırıcı, kılavuz<br />

rayları içinde sabit kalan ekstrüde alüminyum<br />

lameller sayesinde 25 m / s’ye<br />

kadar rüzgâr hızlarına dayanabilir. (Beaufort<br />

ölçeğinde rüzgâr gücü 9-10) Yüksek<br />

derecedeki transparanlığa (yüzde<br />

23) ise boşluklu lamel formu sayesinde<br />

erişilir. Doğrudan güneş ışığının tam gölgelenmesi,<br />

21 derecelik bir güneş açısında<br />

gerçekleşir. Güneş kırıcı C0 ve C31<br />

- C35 arası eloksal tonlarında mevcuttur<br />

ve bu sayede bir binanın dış tasarımına<br />

uyum sağlar.<br />

İmalat ve montaj avantajları<br />

Schüco CSB güneş gölgeleme sistemi,<br />

SchüCal yazılımına entegre edilmiştir,<br />

böylece çok yönlü üniteler kolayca konfigüre<br />

edilebilir. 4.6 kg/m2 güneş korumasında<br />

ki hafif ağırlıklardan biridir. Tahrik<br />

miline sarılır ve kurulum için hazır halde<br />

teslim edilir. İmalatçının tek yapması<br />

gereken yan kılavuz raylarını kesmektir.<br />

Kayar kılavuz yan kapaklara entegre<br />

edildiğinden, şeritleri kılavuz raylarına<br />

geçirmenin zahmetli adımı, imalatçı için<br />

elimine edilmiştir. İmalatçılar, aynı zamanda,<br />

son konumu ayarlamak için zaman<br />

alıcı manüel işlemi de es geçebilir.<br />

Kullanıcı, ilk kullanımda perdenin üst ve<br />

alt uç konumlarını, motorda yerleşik bir<br />

yük kesici aracılığıyla ayarlar. Ayrıca, engel<br />

tespitini de içeren otomatik son konum<br />

ayarı, CSB’nin yanlış kullanımdan<br />

dolayı zarar görmesini önler.<br />

80<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Reynaers, yapı<br />

cephelerini yeni<br />

teknolojiyle giydiriyor<br />

Teknolojinin mimariye kattığı değerleri gündeme<br />

taşımak amacıyla düzenlenen “Cephe Tasarımında<br />

Yeni Teknolojiler” etkinliği Beşiktaş Deniz Müzesi çatısı<br />

altında, Belçika orjinli alüminyum firması Reynaers, iş yapı<br />

sızdırmazlık malzemesi üreticisi Tremco illbruck ve cam<br />

sektöründeki Şişecam Topluluğu üyesi Şişecam Düzcam,<br />

iş birliği gerçekleşti.<br />

21’nci yüzyılın dijital çağ olarak adlandırıldığını<br />

hatırlatarak paneli başlatan Şişecam<br />

Düzcam Kaplamalı Camlar ve Franchise<br />

Müdürü Esra Aydınoğlu, 2016 verilerine<br />

göre dünyadaki 7 milyar insanın 3.5 milyarının<br />

internet kullanıcısı olduğunu, 5<br />

milyarının akıllı telefon kullandığını belirtti.<br />

Bu hızlı dönüşümün yapılara da yansıdığını<br />

söyleyen Aydınoğlu “camın geleceğini”<br />

şekillendirdiklerini söyledi.<br />

BIM Maliyeti %20 Düşürüyor<br />

Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) çalışmalarının<br />

kullanımını tanıtarak mikrofonu devralan<br />

Tremco Illbruck Pazarlama ve İletişim<br />

Müdürü Florence Compte-Sahakian her<br />

yapı için en iyi çözümü bulmak amacını<br />

taşıdıklarını söyledi ve “BIM platformu mimarlar<br />

tarafından sızdırmazlık sistemleri<br />

için hazırlandığını” belirtti.<br />

AKM’de Yeni Cephe Teknolojisi<br />

Nasıl Kullanıldı?<br />

Cephede dijitalleşme başlıklı ilk oturumu<br />

Werner Sobek Genel Müdürü Yetkin Bentürk<br />

ile beraber sunan Tabanlıoğlu Mimarlık<br />

Kurucu Ortağı Murat Tabanlıoğlu, AKM<br />

projesinin cephesini ve detaylarını anlattı.<br />

Mimaride, Avalon Sanal Gerçeklik<br />

deneyimi<br />

Cephede dijitalleşme başlıklı oturumun<br />

son konuğu; pencere, kapı, cephe, sürme<br />

doğrama, katlanır kapı ve güneş kırıcılar<br />

için yenilikçi çözümler geliştiren Avrupa’nın<br />

lider kuruluşlarından Reynaers Alüminyum’un<br />

BIM & Sanal Gerçeklik Ürün Müdürü<br />

Nina Timmermans’dı.<br />

Timmermans konuşmasında, çözüm ortakları<br />

mimarlar ve yatırımcılar için çalıştıklarını,<br />

belirterek “CAD yazılımı, çizim<br />

tahtasına elle taslak hazırlamanın yerini<br />

otomatik işlemle değiştirdi. Bilgisayar kullanarak<br />

2B illüstrasyonlar veya 3B modeller<br />

üretildi. Bu, tasarım konseptlerini daha<br />

önce hiç olmadığı kadar kolay ve verimli<br />

bir şekilde oluşturma ve manipüle etme<br />

yeteneği kazandırdı. BIM’in ise son on yıl<br />

içinde yaygın olarak benimsenmesi daha<br />

uzun sürdü,” dedi.<br />

Timmermans “En azından teoride, BIM<br />

tüm inşaat ekibinin bir binanın sanal bir<br />

modelinden çalışmasına izin verir, değişiklik<br />

ve yenilikleri test eder, daha sonra ilgili<br />

herkes tarafından tutarlı bir şekilde takip<br />

edilebilecek bir yaklaşıma karar verir. BIM<br />

inşaat ekibi arasında iş birliğine yardımcı<br />

olmak için tasarlansa da aynı zamanda<br />

müşterinin binalarının neye benzeyeceğine<br />

dair daha iyi bir kavrayış kazanmasını<br />

sağlar’’ diye devam etti.<br />

Sunumda, bu eğilimin ilerisinde, Reynaers<br />

Alüminyumun, etkileyici teknolojinin neler<br />

yapabileceğini göstermek için Belçika’daki<br />

merkez ofisinde AVALON’u yarattığı anlatıldı.<br />

AVALON Teknolojisi<br />

Özellikle mimari uygulamalar için ve 8 kişiye<br />

kadar gruplar için tasarlanmış, yüksek<br />

teknolojili bir projeksiyon tabanlı sanal gerçeklik<br />

odası. Beş taraflı projeksiyon kullanıcıyı<br />

nihai bir VR deneyime dönüştürür.<br />

AVALON, mimari 3D modellerini içine girebileceğiniz<br />

sanal bir modele dönüştürerek,<br />

binanın içinde veya etrafında her türlü<br />

tasarım ve teknik özelliği gözden geçirmenizi<br />

sağlar. Modeldeki değişiklikler gerçek<br />

zamanlı olarak yapılabilir, seçenekler en<br />

gerçekçi şekilde değerlendirilerek karar<br />

sürecini belirler. Bu teknoloji BIM’in yerini<br />

almaz ve asla değiştirmez, bunun yerine<br />

planlama aşamalarını değiştirir ve yanlış<br />

anlaşılmalardan kaynaklanan çatışmaları<br />

ve maliyetleri önlemeye yardımcı olur.<br />

AVALON VR oda sistemi 25 projektörden<br />

oluşan, modeli Ultra yüksek çözünürlükte<br />

Cave VR sistemi olarak anılan duvarlara<br />

yansıtan son teknoloji lazer teknolojisi kullanır.<br />

Aktif 3D gözlükler, projenin paylaşılan<br />

3D deneyimini yaşamaya izin verir.<br />

Antroposen Çağı’nda Denge Arayışı<br />

Tasarımda Dijitalleşme başlıklı ikinci oturumun<br />

konuşmacısı; Salon Architects kurucu<br />

ortağı Y.Mimar Alper Derinboğaz İçinde<br />

bulunduğumuz dönemi Büyük Hızlanma<br />

(Big Momentum) çağı olarak adlandırılıyor.<br />

Derinboğaz, ‘’her şeyin birden hızlandığı,<br />

bütün dünyanın birbirine bağlandığı, bilgi<br />

akışının artmasıyla üretimin de çoğaldığı<br />

bir çağın içindeyiz’’ dedi.. Jeologların bu<br />

çağı Antroposen çağı diye nitelendirdiğini<br />

söyleyen mimar, insanın ilk defa dünyaya<br />

jeolojik ölçüde zarar verebilecek noktaya<br />

geldiğini belirtiyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 81


“Marka sadakatini artırıcı çalışmalar<br />

üzerine projeler geliştiriyoruz”<br />

“İlk olmanın verdiği sorumlulukla gerek üretim teknolojilerinde yapılan yenilikler, gerekse<br />

son dönemde markamıza yaptığımız yatırımlarla, günümüzün rekabetçi ortamında aynı<br />

güçle müşterilerimize hizmet etmeye devam ediyoruz. Pencereye adını veren marka olma<br />

misyonumuz ve sahip olduğumuz sorumlulukla, bir yandan uluslararası bilgi birikimi ve<br />

deneyimini ülkemize taşırken sektörümüzün de gelişmesine katkı sağlıyoruz.”<br />

Kurulduğu ilk günden bu yana yaptığı<br />

markalaşma faaliyetleri, sektöre getirdiği<br />

yenilikler ve gerçekleştirdiği ilkler ile istikrarlı<br />

bir şekilde yoluna devam eden Pimapen;<br />

PVC Profil sektöründe lider firmalar<br />

arasında yer almakta.<br />

Uzman kadrosuyla lider konumda olmanın<br />

sorumluluğu ve bilinci ile başarılarını<br />

sürekli artıran firma, sürdürülebilir iş modeli<br />

ile ürün, satış ve satış sonrası hizmet<br />

süreçlerini dünya standartlarında gerçekleştirmekte.<br />

Pimapen Satış Müdürü Seyfettin<br />

Aslan ile gerçekleştirdiğimiz röportaj<br />

çalışmamızda pazardaki son durumu,<br />

önümüzdekidöneme dair plan/projelerini<br />

ve Pimapen başarısının altındaki sırları<br />

ele almaya çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Müşterilerimizin kapı ve pencere sistemlerinde<br />

ihtiyaç duyduğu her alanda kullanabileceği,<br />

modern ve mimari açıdan<br />

evleriyle uyum içinde olabilecek ürünlerimiz<br />

bulunuyor. PVC pencere ve kapı<br />

sistemlerinde Nirvana ve Carisma, sürme<br />

sistemlerde ise Dynamic, Albatros, Infinity<br />

serilerimizin üretim ve satışlarını gerçekleştiriyoruz.<br />

Bunun yanında Pimastor<br />

Panjur ve Pimablok Kepenk sistemlerimiz<br />

de ürün gamımızın içinde yer almaktadır.<br />

Kartepe Üretim ve Lojistik tesislerimizde<br />

ürünlerimiz son teknoloji yöntemlerle iş<br />

sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri dikkate<br />

alınarak üretiliyor. Yapılan tüm bu AR-<br />

GE çalışmaları sayesinde üstün ses ve<br />

ısı yalıtımına sahip nitelikli ürünler tasarlıyoruz.<br />

Ülkemizdeki enerji verimliliğine<br />

katkı sağlıyoruz. İş süreçlerimizde üretim<br />

aşamasından son tüketiciye ulaştırma<br />

aşamasına kadar her süreçte “İş Mükemmelliği”<br />

modeli esas alıp sürdürülebilir bir<br />

gelecek için çalışmalarımız devam etmektedir.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

82<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

PVC Profil sistemlerinin pazardaki durumuna<br />

baktığımızda yenileme/ değiştirme,<br />

kentsel dönüşüm ve yeni projelere bağlı<br />

olarak büyüme gösterdiğini görüyoruz.<br />

Bildiğiniz gibi son yıllarda yenileme/değiştirme<br />

pazarı daralmakta olup yerini<br />

projeler almaktadır. Buna bağlı olarak son<br />

iki yılda 2016 ve 2017 yıllarında daha çok<br />

yeni projeler ile PVC Profil üretimi de artmış<br />

ve <strong>2018</strong> ilk çeyreğe kadar da büyüme<br />

devam etmiştir. Yılın ikinci yarısındaki durağanlığın<br />

markamıza yansımasına rağmen<br />

<strong>2018</strong> yılını olumlu kapatacağımıza<br />

inanıyoruz. Bu bağlamda satışlarımızın<br />

sürekliliğini sağlamak adına marka sadakatini<br />

artırıcı çalışmalar üzerine projeler<br />

geliştirerek 2019’ a hazırlık yapıyoruz.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

36 yıllık marka serüvenimizde tüketici<br />

beklenti ve taleplerini Türkiye’ye yayılan<br />

köklü ve güçlü 300’e yakın üretici, 600’<br />

ü aşan satıcı bayi ağımız ile sağlamaya<br />

devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde<br />

ise iş ortaklarımızla olan marka sadakatini<br />

arttırarak büyümeyi hedefliyoruz.<br />

istek, talep ve beklentisi<br />

iş ortaklarımız<br />

olan bayilerimiz<br />

sayesinde bizlere<br />

ulaşmakta olup bizlere<br />

iç görü oluşturmamızda<br />

yardımcı<br />

olmaktadır. Şeffaf<br />

marka olmanın verdiği<br />

güvenle bilinçli<br />

tüketicilerin olmasını<br />

markamızın değerini<br />

arttıracağına ve<br />

bizi rakiplerimizin bir<br />

adım ötesine taşıdığına<br />

inanıyoruz. Bu<br />

bilinç ve iç görü ile<br />

gelecek dönemdeki<br />

yatırımlarımıza yön<br />

verip Ar-Ge çalışmalarımızı<br />

destekliyoruz.<br />

Bugün Türkiye’de 36<br />

yıldır tüketici odaklı<br />

çalışmalarımız sayesinde<br />

pencereye<br />

adını veren marka<br />

konumundayız.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Türkiye’nin PVC sektöründeki ilk markası<br />

olan ve bugün pencereye adını veren Pimapen,<br />

36 yıldır büyümeye devam ediyor<br />

ve etmektedir. PVC sektörünün liderlerinden<br />

olan Pimapen’in başarısındaki en<br />

önemli yapı taşı ilk olma özelliğinin yanında<br />

sağladığı insan kaynağıdır.<br />

İlk olmanın verdiği sorumlulukla gerek<br />

üretim teknolojilerinde yapılan yenilikler,<br />

gerekse son dönemde markamıza yaptığımız<br />

yatırımlarla, günümüzün rekabetçi<br />

ortamında aynı güçle müşterilerimize hizmet<br />

etmeye devam ediyoruz. Pencereye<br />

adını veren marka olma misyonumuz ve<br />

sahip olduğumuz sorumlulukla, bir yandan<br />

uluslararası bilgi birikimi ve deneyimini<br />

ülkemize taşırken sektörümüzün de<br />

gelişmesine katkı sağlıyoruz.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu<br />

değişim sürecinde siz kendinizi<br />

nerede görüyorsunuz?<br />

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye<br />

çok daha kolay ve hızlı erişim sağlayan<br />

tüketici dijital ortamda araştırma yaparak<br />

ürün satın alma kararı vermektedir.<br />

Pimapen olarak bizde dijital çağı yakından<br />

takip ederek bu alanda çalışmalar<br />

yapıyoruz. Bunun yanı sıra her gün<br />

yaklaşık 1000 showrooma gelen tüketici<br />

Seyfettin Aslan / Pimapen Satış ve Pazarlama Müdürü<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 83


Dosya<br />

“Braas için inovasyon<br />

temel bir strateji”<br />

“Braas açısından inovasyon en önemli strateji. Bu strateji sadece Türkiye’ye özgü değil<br />

tüm dünyadaki operasyonlarımızda benimsediğimiz ve yakından takip ettiğimiz uzun<br />

soluklu bir süreç. Kaliteli çözüm ve teknolojileri Avrupa ile eş zamanlı olarak ülkemizdeki<br />

müşterilerimize sunmaya gayret ediyoruz. Bu çabaların neticesinde de ürün gamımızda bizi<br />

farklılaştıran özgün ve inovatif ürünler ağırlıklı olarak bulunmakta.”<br />

35 ülkede, 100’den fazla üretim tesisi ve yaklaşık 7300 çalışanı ile eğimli<br />

çatılarda bir dünya lideri olan Braas Çatı Sistemleri, kendi uzmanlık alanında<br />

sürekli Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirmekte. Eğimli çatılara yönelik<br />

tasarlanmış birbiriyle uyumlu geniş bir ürün portföyüne sahip olan firma, bu<br />

anlamda müşterilerine üst seviyede bir hizmet sunmakta. Braas Çatı Sistemleri<br />

Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Daniş Navaro ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda, pazardaki dalgalanmalardan tüketici beklentilerine<br />

kadar tüm merak ettiklerimizi kendilerine sorduk. Bize vakit ayırdıkları için<br />

sayın Navaro’ya teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.<br />

Firmanız hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Ülkemizde 1998 yılında faaliyete başlayan Braas Çatı Sistemleri, BMI<br />

Group’un bir kuruluşudur. Braas, sadece eğimli çatılarla ilgili ürün ve hizmetler<br />

sunan dünyanın lider çatı çözümleri firmasıdır. Braas Çatı Sistemleri<br />

olarak, tamamı eğimli çatılara yönelik olarak tasarlanmış, birbiriyle tam<br />

uyumlu ürün ve çözümlerden oluşan bir ürün gamı ile tüketicilerimize uzun<br />

ömürlü, estetik ve fonksiyonel çatılar sunmaktayız.<br />

İnşaat piyasasındaki dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

İnşaat piyasasındaki dalgalanmalardan sektördeki tüm üreticiler etkilenmekte.<br />

Ancak Türkiye, çatı sektörü açısından büyük bir ölçeğe sahip. Ye-<br />

84<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

nilikçi ve kaliteli ürünleri, müşteri memnuniyetini<br />

ön planda tutan hizmet anlayışı ile<br />

birlikte sunabilen firmaların, uzun vadede<br />

satışlarını sürdürülebilir kılmayı başaracağını<br />

söyleyebilirim.<br />

Braas Çatı Sistemleri de, sadece sunduğu<br />

ürünlerle değil; tasarım desteği, keşif, metraj,<br />

mühendislik çalışmaları ve konusunda<br />

sürekli olarak eğitim alan uzman çözüm<br />

ortaklarınca sağlanan anahtar teslim çatı<br />

hizmetleri ile kurulduğu günden bu yana<br />

sektörde fark yaratmaktadır. Bu farkın neticesinde<br />

önemli bir sadık müşteri kitlemizin<br />

olduğunu ifade edebilirim.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Braas açısından inovasyon en önemli strateji.<br />

Bu strateji sadece Türkiye’ye özgü<br />

değil tüm dünyadaki operasyonlarımızda<br />

benimsediğimiz ve yakından takip ettiğimiz<br />

uzun soluklu bir süreç. Kaliteli çözüm ve<br />

teknolojileri Avrupa ile eş zamanlı olarak<br />

ülkemizdeki müşterilerimize sunmaya gayret<br />

ediyoruz. Bu çabaların neticesinde de<br />

ürün gamımızda bizi farklılaştıran özgün<br />

ve inovatif ürünler ağırlıklı olarak bulunmakta.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Az önce de belirttiğim gibi değişen tüketici<br />

beklentilerine ve değişime her zaman ayak<br />

uydurmayı hedefleyen Braas için, inovasyon<br />

temel bir strateji. Bu strateji sadece<br />

Türkiye’de değil, dünyada faaliyette bulunduğumuz<br />

tüm ülkelerde benimsediğimiz<br />

ve başarısını sıkı bir şekilde takip ettiğimiz<br />

Daniş NAVARO / Braas Çatı Sistemleri Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı<br />

ortak bir stratejidir. Braas bünyesinde daima<br />

kısa, orta ve uzun vadeli yatırımlar ve<br />

ürün geliştirmeler söz konusu. Uzmanlık<br />

alanımızda, tüketicilerin beklentisini daha<br />

üst düzeye taşıyacak ürün ve çözümleri<br />

geliştirme ve sunma konusunda öncü bir<br />

role sahip olduğumuzu ifade edebilirim.<br />

Tüketicilerimize, günümüzde ulaşılabilen<br />

en üst düzey üretim teknolojilerinden farklı<br />

mimari tasarımlara hitap eden yenilikçi kiremit<br />

tasarımlarına, çatıya entegre güneş<br />

enerji sistemlerinden kaliteli çatı detay<br />

çözümlerine kadar genişleyen çok zengin<br />

bir ürün gamı sunmaktayız. Birçok üründe<br />

Avrupa’daki operasyonlarımızla eş zamanlı<br />

lansmanlar yapmaktayız. Ayrıca uzman<br />

çözüm ortaklarımız aracılığı ile yaklaşık<br />

20 yıldan beri sunulan anahtar teslim çatı<br />

hizmeti gibi farklı ve özgün hizmetlerimizin,<br />

önümüzdeki dönemde sonuçlarımız<br />

üzerinde olumlu katkısının artacağını düşünüyoruz.<br />

86<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


“Marka olmak,<br />

müşterilerinize yaşattığınız<br />

deneyimlerle gerçekleşmekte”<br />

“Müşteri beklentilerine<br />

cevap verebilmek için<br />

Dünya’daki örnekleri<br />

de takip ederek<br />

kendimizi yeniliyoruz.<br />

Her yıl yeni ürünlerle<br />

müşterilerimize yeni<br />

alternatifler sunuyoruz.<br />

Çatı sistem<br />

ürünlerinde de kolay<br />

uygulama ve uzun<br />

ömürlü çözüm sunan<br />

ürünlerimizi geliştirip<br />

sektöre sunuyoruz.”<br />

Ali Osman Özaydemir / Kılıçoğlu Kiremit Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı<br />

88<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Çatılar için mükemmel kiremit ve çatı sistemlerinin<br />

yanında, yapıların ihtiyaç duyduğu<br />

pres tuğla, kaplama tuğla ve terra<br />

cotta karolarıyla sektörünün tartışmasız<br />

lideri konumunda olan Kılıçoğlu, kurulduğu<br />

günden bu yana her zaman standartların<br />

üzerinde özelliklere sahip ürünleriyle kalite<br />

ve güvenin adresi olmuş. Son dönemde<br />

tamamen kendi imkanlarıyla geliştirmiş olduğu<br />

Megaron Yeni Nesil Çatı Teknolojileri<br />

ile artık müşterilerine çatı sistemlerine dair<br />

her noktada en sağlıklı hizmeti veren şirket,<br />

sürekli yenilenen teknolojilerle günden<br />

güne büyümeye devam etmektedir.<br />

Kılıçoğlu Kiremit Pazarlamadan Sorumlu<br />

Genel Müdür Yardımcısı Ali Osman Özaydemir<br />

ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda,<br />

Kılıçoğlu’nun son dönemdeki<br />

faaliyetleri, önümüzdeki döneme dair plan/<br />

projeleri ve Megaron Teknolojilerini ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

1927 yılında Eskişehir’de kurulan Türkiye’nin<br />

ilk kiremit fabrikalarından olan Kılıçoğlu<br />

günümüzde yapı sektörünün önderleri<br />

arasında yer almaktadır. Kılıçoğlu<br />

bu yıl 91. yılını kutluyor. Sektörde ilkleri<br />

gerçekleştirmiş kendi sektörünün lideri konumunda<br />

bir markadır. Kılıçoğlu olarak kurulduğumuz<br />

günden bu yana milyar adetten<br />

fazla kiremit üretimi gerçekleştirdik,<br />

yaptığımız AR-GE çalışmaları neticesinde<br />

ürünlerinde ve hizmetlerinde çeşitlilik sağladık.<br />

Bugün kurulu kapasiteyle kiremit<br />

üretimimiz Megaron Çatı Teknolojileri ile<br />

birlikte yıllık 8 Milyon metrekareye çıkmıştır.<br />

Eskişehir’de bulunan Türkiye’nin en<br />

yüksek kapasitesine sahip tam otomatik<br />

fabrikamız ve sürekli yenilenen teknolojilerle<br />

günden güne büyürken, ürün kalitesini<br />

her geçen gün bir adım daha ileriye<br />

taşıyoruz.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

İnşaat piyasasındaki dalgalanmalar bizler<br />

de diğer tedarikçi firmalar gibi etkiliyor tabii,<br />

ancak kiremit ve çatı sektöründe yenileme<br />

pazarı dediğimiz bir alternatif pazarımız<br />

var. Bu süreçte evinin çatısını yenilemek<br />

isteyen, renovasyonu yapılan çatılara hizmet<br />

verebiliyoruz. Ayrıca yeni çatı pazarında<br />

evinin çatısında uzun ömürlü ve kaliteli<br />

ürünleri kullanmak isteyen, anahtar teslim<br />

çatı hizmeti isteyen son müşterilerimize<br />

uzman bayilerimiz aracılığı ile hizmet veriyoruz.<br />

Çatıda sunduğumuz malzeme alternatifleri<br />

piyasadaki müşterilerimiz açısından önemli<br />

bir karar noktası oluşturuyor. Bu da dalgalanmaların<br />

olduğu bu zamanlarda bize<br />

avantaj sağlıyor.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

91 yıllık bir marka olarak oldukça sağlam<br />

ve sadık bir bayi profilimiz var. Kılıçoğlu<br />

güven veren marka imajı ile bayileriyle<br />

yıllardır süren işbirliğini devam ettiriyor.<br />

Bunun yanında <strong>2018</strong> yılında uzman bayi<br />

ağımızda önemli atılımlar yaptık yeni uzman<br />

bayilerimizi Megaron Çatı Teknolojileri<br />

markamıza dahil etmenin mutluluğunu<br />

yaşıyoruz. Uzman bayi sayımız <strong>2018</strong> yılında<br />

26’ya ulaştı. Önümüzdeki dönemde<br />

bu sayının <strong>2018</strong> yılında olduğu başarılı bir<br />

şekilde artmasını hedefliyoruz.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Rakiplerimizden ziyade sağladığımız deneyim<br />

ve faydaya göre fiyatlarımızı belirliyoruz.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Marka olmanın müşteri tercihleri açısından<br />

çok önemli olduğunu düşünüyorum. Marka<br />

müşteriler açısından güven veren bir unsur.<br />

Biz de markalarımıza önemli yatırımlar<br />

yapıyoruz. Marka imajımızı müşteriler nezdinde<br />

hep iyi yerlerde konumlandırıyoruz.<br />

Bu sadece yapmış olduğunuz logo broşür<br />

vs ile olmuyor tabiki, marka olmak yılların<br />

getirdiği birikimle ve müşterilerinize yaşattığınız<br />

deneyimle oluyor.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Müşteri beklentilerine cevap verebilmek<br />

için Dünya’daki örnekleri de takip ederek<br />

kendimizi yeniliyoruz. Her yıl yeni ürünlerle<br />

müşterilerimize yeni alternatifler sunuyoruz.<br />

Çatı sistem ürünlerinde de kolay uygulama<br />

ve uzun ömürlü çözüm sunan ürünlerimizi<br />

geliştirip sektöre sunuyoruz. Farklı<br />

müşteri segmentlerinde farklı ürün gruplarıyla<br />

müşterilerimize hizmet vererek sürekli<br />

değişim ve gelişimi odağımızda tutuyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 89


“Markamızın prestijini daha da artırmak<br />

iç pazardaki hedeflerimiz arasında”<br />

“Persan Yapı’nın elemanları %100 yerli ve milli sermaye ile oluştuğu, yani döviz üzerinden<br />

alım satım yapılmadığı için fiyatlandırma politikasında bir artışa gitmedik. Bu anlamda<br />

ülkemizin değerlerine sahip çıkıyor ve yerli üretimi destekliyoruz.”<br />

Erzincan’da 37.000 m 2 alan üzerinde,<br />

6.000 m 2 kapalı alandaki tesisleri ile faaliyet<br />

gösteren PERSAN, yıllık 2.000.000<br />

m2 çatı sistemleri, 80.000 ton toz ürün ve<br />

75.000 m 3 perlit genleştirme kapasitesine<br />

sahip. 2007 yılında tamamen teknolojisini<br />

yenileyen şirket, sektörün amiral gemisi<br />

olmayı başarmış durumda.<br />

Persan Yapı Türkiye Satış ve Pazarlama<br />

Müdürü Ulaş Öztürk ile dosya konumuz<br />

çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdik.<br />

PERSAN hakkında merak ettiklerimizi<br />

kendilerinden öğrendik.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Persan Yapı, 2002 yılında %100 yerli<br />

sermaye ile kurulmuş ve kaynaklarını da<br />

Türkiye’nin En Kaliteli İnşaat Perliti; Erper<br />

perlitten temin eden bir kuruluştur. Çeyrek<br />

asra yaklaşan tecrübemizle doğal bir<br />

mucize olan perlit madenini tesislerimizde<br />

işleyerek yapı malzemeleri sektörüne arz<br />

ediyoruz. Kiremit, derz dolgular, şap ve<br />

sıva gibi yapı malzeme sektörünün tüm<br />

ihtiyaçlarını uzun vadeli kullanılması adına<br />

sunuyoruz. Özellikle Termoşap ve Termosıva<br />

adını verdiğimiz yapı malzemeleri<br />

ile yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında<br />

da yerli sermayemizi pazarlayarak ülke<br />

ekonomisine katkı sağlıyoruz. Onlarca<br />

alternatiften oluşan kiremit grubu ile de<br />

sektörün öncüsü olan Persan, Akdeniz<br />

Serisi ve Villa Tipi kiremit modellerinde<br />

bulunan kırmızı, sarı, mavi, kahverengi,<br />

siyah, gülkurusu gibi onlarca renk kiremitten<br />

oluşan ürün gamına sahip. Eski<br />

ve yeni tüm binalarda ısı ve ses yalıtımlı,<br />

ekonomik, çevreci ve hafif malzemeleri ile<br />

yapı elemanları sektörünün her alanında<br />

hizmet veriyoruz.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Persan Yapı, ithal eden değil, ihracat yapan<br />

bir konumda olduğu için ekonomideki<br />

dalgalanmalardan etkilenmedi. Türkiye’nin<br />

dört bir yanına sunduğumuz kusursuz yapı<br />

malzemeleri inşaat mühendislerinden son<br />

kullanıcıya kadar %100 memnuniyet ilkesi<br />

üzerinden ilerliyor. Günümüzde Suriye,<br />

Hindistan, Irak, Azerbaycan, Gürcistan,<br />

Ukrayna, Almanya, Kazakistan, Katar gibi<br />

ülkelere ihracat yapıyor ve yeni anlaşmalara<br />

imza atıyoruz.<br />

Ülke içinde de inşaat sektörünün hızlı<br />

sirkülasyonu sayesinde yatırımlarımıza<br />

hız kesmeden devam ediyoruz. Ar-Ge<br />

laboratuvarlarımızda geliştirdiğimiz ürünler<br />

sürekli olarak yenileniyor ve daha ergonomik<br />

hale getiriliyor. Yerli sermayeye<br />

yapılan yatırımlar da ekonomideki dalgalanmalardan<br />

çok daha güçlü bir şekilde<br />

okyanuslara açılmak hedefindeyiz. Büyüme<br />

hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz<br />

yeni kadrolar ile gücümüze<br />

güç katıyor, satış ve pazarlama alanında<br />

her biri birer küresel lider olmak üzere yetiştirilen<br />

personellerimiz ile hedeflerimize<br />

bir adım daha yaklaşıyoruz. 2019 yılı hedefimizde<br />

ise Kuzey Avrupa, Orta Doğu<br />

ve Rus ülkeleri var.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

İç pazarda 113 bayimiz bulunuyor. İç pazar<br />

yapı elemanları sektörü için çok önemli.<br />

Persan Yapı olarak iç pazarda oldukça<br />

90<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

ciddi yatırımlar yaptık. Yurt genelinde 113<br />

bayisi olan Persan’ın bayi sayısını artırmak;<br />

üretim kapasitemizi artırarak Persan<br />

kalitesini Türkiye’nin her metrekaresinde<br />

kullanılmasını sağlamak, milli markamızın<br />

prestijini daha da artırmak iç pazardaki hedeflerimiz<br />

arasında.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Persan Yapı’nın elemanları %100 yerli ve<br />

milli sermaye ile oluştuğu, yani döviz üzerinden<br />

alım satım yapılmadığı için fiyatlandırma<br />

politikasında bir artışa gitmedik.<br />

Bu anlamda ülkemizin değerlerine sahip<br />

çıkıyor ve yerli üretimi destekliyoruz. Tüm<br />

Persan Yapı ürünleri, bina ömrüne eş<br />

değerdeki dayanıklılıkları sayesinde inşaat<br />

ve yapı elemanları sektöründe fark<br />

yaratıyor. Yapı elemanlarımızda Erzincan<br />

Erper Maden İşletmesine ait Mollaköy<br />

Perlitini kullanıyoruz. Perlit kullandığımız<br />

yapı elemanları standart yapı elemanları<br />

ile karşılaştırıldığında nefes alır, nem ve<br />

küfü önler, 20-44 dB ses yalıtımı yapar,<br />

hafiftir ve ısı yalıtımı yapar. Persan kalitesini<br />

tanıştırdığımız ülkelerin mutlak tercihi<br />

oluyoruz.<br />

Grup şirketimizin yaptığı yeni yatırımla<br />

birlikte sektöre yeni bir soluk kattık. BYS<br />

Blok adı altında faaliyetlerimizi sürdürdüğümüz<br />

kuruluşumuz Erzincan’da kuruldu.<br />

BYS Blok’ta da Türkiye’nin En Kaliteli İnşaat<br />

Perliti; Erper Perlit kullanılıyor. Tüm<br />

Türkiye’ye hafif beton blok yalıtımlı ve<br />

ses yalıtımı yapan, aynı zamanda muadillerinden<br />

%50 daha hafif olan bloklar<br />

sayesinde ekstra bir yalıtım malzemesine<br />

ihtiyaç duymadan inşaat sürecindeki büyük<br />

bir açığı kapatıyoruz. Sıcağı seven<br />

ve yüksek dona karşı mukavemetli olan<br />

BYS Blok ürünleri sayesinde inşaat sektörü<br />

derin bir nefes aldı.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Persan Yapı 2002 yılından bu yana faaliyette.<br />

Kurulduğu günden bugüne üretim<br />

tesislerini ve kaynak kullanım envanterlerini<br />

sürekli olarak geliştiriyor. Bu anlamda<br />

marka bilinirliği ve marka imajında yakalanmak<br />

istenen ivme kendiliğinden gerçekleşiyor.<br />

Markalaşma çalışmaları alanında<br />

güvenilir ve kamuoyu nezdinde rüştünü<br />

ispatlamış olan mecralar ile iş birliklerimiz<br />

sürüyor. Buradaki amacımız marka imajını<br />

güçlendirmekten ziyade Persan Ürünlerinin<br />

ne kadar sağlıklı ve çevreci olduğu,<br />

Ulaş Öztürk / Persan Yapı Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü<br />

kullanım kolaylığı, sağladığı tasarruflar<br />

ve diğer birçok avantajı tüketicilere aktarmaktır.<br />

Tüketiciler, özellikle hijyenin önemli<br />

olduğu hastaneler ve okullarda dahi gönül<br />

rahatlığı ile kullanılabilen Persan ürünleri<br />

hakkında yeteri kadar bilgilendirilmiyor.<br />

Türkiye’nin En Kaliteli İnşaat Perliti: Erper<br />

Perlit’in zengin perlit yataklarından çıkarılan<br />

doğal kayaçlar işlenerek kendiliğinden<br />

ısı ve ses yalıtımlı, çevreci yapı malzemelerine<br />

dönüştürülüyor. Tüm bunları yaparken<br />

de %100 milli sermayeyi kullanıyor.<br />

Bu anlamda Persan ve Persan gibi yerli<br />

kuruluşların desteklenmesi gerektiğine<br />

inanıyorum.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Ülkemizde genel olarak kaliteli ürünün pahalı<br />

olduğu algısı vardır. Ancak Persan,<br />

yapı malzemeleri sektöründe bu algıyı kırıyor.<br />

Tavsiye edilen satış fiyatlarının son derece<br />

makul olduğu Persan ürünlerinin çok<br />

uzun yıllar suya ve dona dayanıklı olduğu<br />

unutulmamalı. Yani, yapı malzemesi talebi<br />

bulunan mimarlar, mühendisler, ustalar<br />

ve inşaat sektörüyle ilgilenen tüm kişi ve<br />

kuruluşların malzemenin kullanım ömrüne<br />

dikkat etmesi gerekiyor. Sözgelimi, petrol<br />

türevli bir yalıtım malzemesi görece daha<br />

uygun fiyatlı olduğu için tercih edilebiliyor.<br />

Ancak zamanla yıpranan ve sorunlara yol<br />

açan malzemelerin yaklaşık 10 yıl sonra<br />

yenileri ile değiştirilmesi gerekiyor. Persan<br />

Yapı ürünlerinde ise böyle bir sorunla karşılaşılması<br />

mümkün değil. Örneğin, Persan<br />

kiremitleri suya ve dona karşı 60 yıl garantilidir.<br />

Aynı şekilde Termoşap ve Termosıva’nın<br />

ömrü de bina ömrüne eş değerdir.<br />

Kısacası tüketiciler, iki kez ucuz malzemeye<br />

bütçe ayırarak zarara uğruyorlar. Toplumun<br />

bu konuda bilinçlenmesi gerekli.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 91


Dosya<br />

Bitkilendirilmiş çatılar yağmur sularının tahliyesini geciktiriyor<br />

Yeşil çatılar şiddetli yağmur ve ani<br />

sel baskınlarının etkisini azaltıyor<br />

Küresel ısınmaya bağlı olarak artan şiddetli yağışlar, özellikle büyük şehirlerde ani<br />

su baskınları ve sellere yol açıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın olumsuz etkilerine<br />

karşı şehirlerde bitkilendirilmiş çatıların yaygınlaştırılmasını öneriyor. Çatı Sanayici ve<br />

İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Baştanoğlu, yeşil çatı<br />

uygulamalarının Türkiye ve dünya genelinde son dönemde artmaya başladığını belirterek,<br />

“Bitkilendirilmiş çatılar, çatı yüzeyine düşen yağmur suyunun cadde ve kanalizasyona<br />

tahliyesini bir saate kadar geciktiriyor. Yeşil çatılarla şehir sellerini önemli ölçüde<br />

önleyebiliriz. Ayrıca enerji tasarrufuna katkı sağlar, oksijen üretimini artırır, yapının yalıtım<br />

ömrünü artırır, canlılar için yaşam alanı oluşturabiliriz” dedi.<br />

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği<br />

(ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adil<br />

Baştanoğlu, son dönemde artan şiddetli<br />

yağmur ve ani sel baskınlarının şehirlerde<br />

önemli zarar ve kayıplara yol açtığını<br />

hatırlatarak, bitkilendirilmiş (yeşil) çatı uygulamalarının<br />

bu sorunun etkisini azalttığını<br />

söyledi.<br />

Sonbahar ve kış aylarıyla birlikte yağışların<br />

artacağını belirten Baştanoğlu,<br />

yaygınlaşmaya başlayan bitkilendirilmiş<br />

çatı uygulamalarının ani sel oluşumu, ısı<br />

adaları ve küresel ısınma gibi tehlikelere<br />

karşı önleyici etkiye sahip olduğunu vurguladı.<br />

Bilim insanları ve uzmanların küresel ısınmanın<br />

olumsuz etkilerine karşı şehirlerde<br />

bitkilendirilmiş çatıların yaygınlaşmasını<br />

önerdiğini de söyleyen Baştanoğlu, şöyle<br />

konuştu:<br />

“Bitkilendirilmiş çatı uygulamaları, çatı<br />

yüzeyine düşen yağmur suyunun cadde<br />

ve kanalizasyona tahliyesini bir saate kadar<br />

geciktirebiliyor. Bu da şehir sellerini<br />

önemli ölçüde azaltır. Yeşil çatıların yaygınlaşması,<br />

günümüz için hayati bir öneme<br />

sahip. Yeşil çatılarla her geçen gün<br />

artan şehir sellerinin etkisini azaltabiliriz.”<br />

Enerji tasarrufu ve yalıtıma da<br />

katkı sağlıyor<br />

Baştanoğlu, bitkilendirilmiş çatıların ani<br />

sel riskini azaltmanın yanı sıra birçok<br />

çevresel fayda daha sağladığını belirterek,<br />

yeşil çatıların faydalarını şöyle sıraladı:<br />

* Yalıtım ömrünü uzatır.<br />

* Enerji tasarrufu sağlar.<br />

* Ses yalıtımı sağlar.<br />

* Canlılar için yerleşim alanı yaratır.<br />

* Çatılarda kullanılabilir alanlar yaratır.<br />

* Toz emilimini artırır.<br />

* Yağış suyu taşkınlarının azaltılmasında<br />

etkindir.<br />

* Oksijen üretimini artırır.<br />

* Isı adalarının etkisinin azaltılmasını<br />

sağlar.<br />

İstanbul’da 60 bin metrekare<br />

üzerindeki binalara yeşil çatı<br />

zorunluluğu<br />

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından<br />

hazırlanan Planlı Alanlar Yönetmeliği<br />

doğrultusunda düzenlenen yeni İstanbul<br />

İmar Yönetmeliği, Mayıs <strong>2018</strong>’de Resmi<br />

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.<br />

Kamu binaları da dâhil olmak üzere yeni<br />

yapılacak toplam inşaat alanı 60 bin metrekare<br />

üzerinde olan binalarda kent ekolojisini<br />

iyileştirmek, iklimsel klima etkisini<br />

kırmak, yağmur suyunu tutarak ani su<br />

baskınlarını azaltmak, inşaatların yeşil<br />

alan tahribini önlemek, nefes alınabilecek<br />

doğal bir ortam oluşturmak ve çatılarda<br />

ısı ve gürültü yalıtımını sağlamak amacıyla<br />

yeşil çatı sistemleri uygulanması<br />

zorunlu hale getirildi.<br />

Ayrıca toplam inşaat alanı 30 bin metrekareden<br />

fazla olan binalarda teras çatı<br />

yapılmak istenmesi durumunda yeşil çatı<br />

sistemleri uygulaması şart.<br />

92<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


AGT, ihracata dayalı 2. Mdf yatırımı<br />

ile büyümeye devam edecek<br />

Antalya’da 1984 yılında kurulan ve bugün Antalya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 300 bin<br />

metrekarelik fabrika alanında ağaç bazlı panel sektörü için yıllık 500 bin m3 MDF üretimi<br />

yapan AGT Ağaç Sanayi ve Tic. A.Ş. firması, ekonomik kriz ortamında büyük bir yatırıma<br />

imza atıyor. MDF, MDF lam, panel, laminat parke ve profil ürünleriyle hem iç piyasada<br />

hem de yurtdışında sektörünün en büyükleri arasında yer alan firma, üretiminin yaklaşık<br />

yüzde 45’ini ihraç ediyor. İhracattan elde ettiği güçle ekonomik krizi fırsata çeviren AGT,<br />

önümüzdeki yıl 3.ncü çeyrek’de hizmete girecek iki büyük yatırıma başlamış durumda .<br />

Firma toplamda 120 milyon Euro yatırımla, ikinci MDF fabrikası ile birlikte biyokütle’den<br />

(atıklardan ) enerji üretim tesisini de hizmete sokmaya hazırlanıyor.<br />

AGT Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu<br />

Başkanı Onur Güven, AGT’nin 2014<br />

yılındaki 1.nci MDF yatırımıyla birlikte<br />

sektör’de ciddi bir oyuncu konumuna<br />

geldiğini ve bugün itibariyle MDF panel<br />

ve laminat parkede Türkiye’de önemli bir<br />

pazar payına sahip olduğunu söyledi. Bu<br />

seneki 27 milyon m2’lik Laminat Parke<br />

üretim miktarı ile AGT’nin Türkiye Laminat<br />

parke pazarında % 25 ‘lik bir Pazar<br />

payına ulaştığını ifade eden Onur Güven,<br />

dünyada toplam 1 milyar m2 olan laminat<br />

parke üretiminin yüzde 2.7’sine sahip olduklarını<br />

kaydetti. Güven, yeni yatırımla<br />

2019-2020 senesinde 40 milyon m2 üretim<br />

ile, dünya laminat parke üretiminin<br />

yaklaşık yüzde 4’üne yaklaşmayı hedeflediklerini<br />

açıkladı.<br />

İHRACAT ORANI % 45 , KATMA<br />

DEĞERLİ ÜRÜN ORANI % 98<br />

İhracat oranının sektör ortalamalarının<br />

ciddi manada üzerinde olduğunu belirten<br />

Onur Güven, “Bu da bize bir avantaj<br />

sağlıyor. Sektörde ihracat ortalaması %<br />

15’ler civarında iken, bizim ihracat oranımız<br />

yüzde 45’ler civarında. Hem ihracat<br />

hem iç piyasa dengeli bir şekilde götürüyoruz.<br />

Biz AGT olarak katma değerli ürün satışında<br />

da çok ciddi mesafe kaydettik.<br />

Sektörde katma değerli ürün satış oranı<br />

% 70’ler civarında iken AGT’nin katma<br />

değerli ürün satışı % 98 seviyelerinde. .<br />

Katma değerli üretimlerimiz ve geliştirilen<br />

yeni ürünlerimiz vesilesiyle de ciddi ihracat<br />

imkanı buluyoruz.<br />

AGT’nin diğer bir özelliği, fabrikamızda iyi<br />

donanımlı ve gelişmiş kendi AR-GE merkezimiz<br />

var.<br />

Sektörde bu boyutta AR-GE merkezi olan<br />

öncü firmayız.<br />

Sadece AR-GE merkezinde 21 uzman<br />

çalışanımız var, geliştirdiğimiz birçok patentimiz<br />

mevcut” dedi.<br />

İnovasyon ve dijitalleşme alanın da da<br />

ciddi projeler gerçekleştirdik , dijitalleşme<br />

kapsamında 2 senedir çalışmalarına devam<br />

ettiğimiz Endüstri 4.0 , yapay zeka ,<br />

sanal gerçeklik ve dijital platform uygulamalarını<br />

süratle hayata geçirmekteyiz diyen<br />

Güven, “Dijitalleşme bize hem kalite,<br />

hem verimlilik , hem de maliyet ve karlılık<br />

alanlarında ciddi avantajlar sağlıyor ‘’ ifadesini<br />

kullandı.<br />

94<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

120 MİLYON EURO’LUK İKİNCİ<br />

FABRİKA<br />

AGT’nin sektörde iyi bir konumda olduğuna<br />

işaret eden Güven, iç piyasa ve<br />

ihracattan gelen talepler doğrultusunda<br />

bu sene başında ikinci MDF fabrika yatırımına<br />

başladıklarını söyledi. Yaklaşık<br />

120 milyon Euro’luk bir yatırım olduğunu<br />

kaydeden Güven, “Üretim hacmimizi ikiye<br />

katlayacağız, şu an senelik 500 bin metrekarelik<br />

MDF üretiyoruz. Bir o kadar daha<br />

ikinci yatırımla üretilecek. Hem iç piyasa<br />

hem ihracatta mevcut pazarlarımızı büyüteceğiz,<br />

hem de yeni pazarlara açılacağız.<br />

AGT’nin yurtdışında bilinirliliği, marka değeri<br />

de hakikaten çok iyi seviyelere çıkıyor.<br />

Bu yatırımı önümüzdeki sene Eylül ayında<br />

devreye almayı planlıyoruz. Şuan zaten<br />

makinelerin siparişini verdik, üretiliyor. Bu<br />

yıl Kasım-Aralık aylarında Antalya’ya fabrikamıza<br />

gelmeye başlayacak ve 7-8 aylık<br />

montaj süresinden sonra da Eylül ayında<br />

devreye alacağız” dedi.<br />

KRİZ İHRACATLA FIRSATA<br />

DÖNÜŞÜYOR<br />

Dünyada ve Türkiye’de ekonomik açıdan<br />

sürekli değişimlerin, gelişmelerin yaşandığı<br />

zor bir dönem olduğuna dikkat çeken<br />

Onur Güven, “Biz AGT olarak hem Türkiye<br />

hem dünyadaki bu değişimler ve gelişmelere<br />

göre de kendi aksiyonlarımızı alıyoruz,<br />

planlarımızı yapıyoruz. Baktığımızda<br />

aslında bu zor ve kriz dönemleri bir fırsat<br />

haline dönüşebiliyor. Yani krizde ortaya<br />

çıkan fırsat ve imkanları değerlendirerek<br />

ihracata dayalı yatırımımızla AGT olarak<br />

bu süreçten büyüyerek çıkacağımıza inanıyoruz.<br />

Bu yatırımımızın hem istihdam,<br />

Onur Güven / AGT İcra Kurulu Başkanı<br />

hem de dış ticaret dengesi açısından hem<br />

Antalya’ya , hem bölgemize , hem de Türkiye’mize<br />

katkı sağlayacağına inanıyoruz.<br />

İKİNCİ FABRİKAYLA 3 MİLYAR TL<br />

CİRO, İLK 100 HEDEFİ<br />

AGT’nin ihracatının yüksek olmasının<br />

AGT’nin dış ticaret dengesinin olumlu<br />

yönde gelişmesini sağladığını ifade eden<br />

Güven, 2017 yılında 914 milyon TL olan<br />

ciroyu ise bu yıl 1.3 milyar TL’ye yakın<br />

gerçekleştireceklerini kaydetti. Gelecek<br />

yıl ikinci fabrikanın devreye girmesiyle bu<br />

cironun 3 milyar TL’ye yakın bir miktara<br />

ulaşacağını belirten Güven, “Geçen sene<br />

ilk 500 sıralamasında 162’nci sıradaydık.<br />

İkinci MDF yatırımıyla muhtemelen ilk 500<br />

sıralamasında ilk 100’ün içinde olmayı hedefliyoruz.<br />

İhracat sıralamasında ilk 1000<br />

içerisinde şuan 170’inci sıradayız, yaklaşık<br />

100 milyon dolarlık bir ihracatımız var ki<br />

ciddi bir rakam. Bu ihracat rakamıyla sektör’de<br />

en yüksek ihracat yapan firmalardan<br />

bir tanesiyiz” dedi.<br />

ÇEVRE DUYARLILIĞI VE<br />

TEMİZ ENERJİ POLİTİKASI İLE<br />

ATIKLAR ELEKTRİK ENERJİSİNE<br />

DÖNÜŞECEK<br />

Tesislerinde ciddi bir yatırımla elektro statik<br />

filtre sistemi kullanarak emisyonları sıfıra<br />

indirmek üzere olduklarını ve çevreye çok<br />

hassas ve duyarlı olduklarını vurgulayan<br />

Güven, fabrika atıklarından da yararlanarak<br />

yaklaşık 10 milyon Euro yatırımla<br />

yılda 145 bin ton biyokütlenin yakılacağı<br />

5 MW’lık bir elektrik üretim santrali kurulacağını<br />

söyledi. Güven, “Bizim hammadde<br />

atıklarımız olan kabuklardan elektik<br />

enerjisi üreteceğiz. Yani kendi elektrik ihtiyacımızın<br />

bir kısmını da kendimiz üretmiş<br />

olacağız. Tabi bu da bize verimlilik, maliyet<br />

ve kaynak kullanımı açısından ciddi bir<br />

avantaj sağlıyor” dedi.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 95


Dosya<br />

Orman Ürünleri Sektörünün 2023 hedefi:<br />

4 Milyar Dolarlık ihracatı 16 Milyar<br />

Dolara çıkarmak<br />

Türkiye’de orman ürünleri konusunun tamamını kapsayan ve uluslararası ilk kongre<br />

olan ‘’Uluslararası Orman Ürünleri Kongresi’’Peli ana sponsorluğunda Karadeniz Teknik<br />

Üniversitesi’nde gerçekleşti. 26-29 Eylül <strong>2018</strong> tarihleri arasında Peli ana sponsorluğunda<br />

ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi öncülüğünde Osman Turan Kültür ve<br />

Kongre Merkezi’nde düzenlenen kongreye 20 ülkeden 200’e yakın akademisyen katıldı.<br />

Dünyada ve Türkiye’de sektörün sorunlarının<br />

ve çözüm önerilerinin tartışıldığı<br />

konferansta sektör profesyonelleri, akademisyenler<br />

sektöre dair görüşlerini, konuyla<br />

ilgili deneyimlerini ve görüşlerini paylaştı.<br />

26 Eylül’de başlayan ‘’Uluslararası Orman<br />

Ürünleri Kongresi’’nin (ORENKO <strong>2018</strong>)<br />

açılış konuşmasını firma adına Üretimden<br />

Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Fabrika<br />

Müdürü Tuncer Üstündağ yaptı.<br />

SEKTÖRDE HEDEF İHRACATI<br />

BEŞ YILDA 3 KATINA<br />

ÇIKARMAK<br />

Orman ürünleri endüstrisinin<br />

ülkemiz adına önemine<br />

değinen Üstündağ ülkemizin<br />

cumhuriyetin 100. yıldönümü<br />

olan 2023 yılında<br />

500 milyar dolar ihracat<br />

rakamına ulaşma hedefi<br />

konulduğunu söyledi. 2023<br />

hedefinde orman ürünleri<br />

sektörüne düşen ihracat payının<br />

toplam 16 milyar dolar<br />

olduğunu belirten Üstündağ,<br />

şu anki ihracat rakamının<br />

yaklaşık 4 milyar dolar civarında<br />

olduğunu söyledi. Hedefe<br />

ulaşmak için çok fazla<br />

çalışılması gerektiğini ifade<br />

eden Üstündağ, bu rakamın<br />

üç kat artırılması gerektiğinin<br />

altını çizdi.<br />

‘’ENDÜSTRİYEL<br />

ORMAN<br />

PLANTASYONLARI<br />

YAYGINLAŞTIRILMALI’’<br />

Orman varlığımızın ülke yüzölçümünün<br />

%27’sini teşkil<br />

ettiğini belirten Üstündağ,<br />

ülke ormanlarının %50’sinin<br />

verimli, %50’sinin ise<br />

verimsiz orman niteliğinde<br />

olduğunu sözlerine ekledi.<br />

Üstündağ konuşmasına<br />

‘’Ülkemizin lif-yonga levha üretim miktarı<br />

yılda 12,2 milyon m3. Bunun için gerekli<br />

odun miktarı yaklaşık 16.000.000 m3’tür.<br />

Yaklaşık 6.000.000 m3 lif-yonga odun emvaline<br />

ihtiyaç bulunmaktadır. Bu ihtiyacın<br />

%28’i yurtdışından temin edilmektedir. Bu<br />

ihtiyaçların karşılanması için firmaların endüstriyel<br />

orman plantasyonları kurarak bu<br />

plantasyonların işletilmesi gerekmektedir.<br />

Dünyada doğal ormanların dışında endüstriyel<br />

orman plantasyonlarından yaklaşık 1<br />

milyar m3 odun temin edilerek endüstride<br />

kullanılmaktadır. Hızlı gelişen ağaç türleriyle<br />

endüstriyel orman plantasyonlarının<br />

yaygınlaştırılması geleceğe dönük en kalıcı<br />

çözüm olarak görülmektedir. Araştırmalar<br />

bu plantasyonlarda odun artımının<br />

doğal ormanlara göre 15-20 kat daha fazla<br />

ve daha kısa sürede elde edildiği göstermektedir’’<br />

diyerek devam etti.<br />

‘’TÜRK KALİTE İMAJI<br />

GÜÇLENDİRİLMELİ’’<br />

Bu çalışmaların üniversitelerle işbirliği içinde<br />

yürütülmesi gerektiğini<br />

sözlerine ekleyen Üstündağ,<br />

orman endüstri mühendisliği<br />

bölümüne olan<br />

ilginin azaldığını, fakat<br />

sektörün büyüdüğünü ve<br />

endüstri mühendislerine<br />

ihtiyacın çoğaldığını söyledi.<br />

Sektörün daha da gelişmesi<br />

adına orman endüstri<br />

mühendislerine önemli<br />

görevlerin düştüğünü belirten<br />

Üstündağ ‘’Bu bölümün<br />

tanıtılması konusunda<br />

üniversitelerin önemli<br />

çalışmaları olduğunu ve<br />

bu konuda özel sektör olarak<br />

kendilerinin üzerlerine<br />

düşen görevleri yapmaya<br />

devam edeceklerini ifade<br />

etti. Ayrıca tasarımın, kalitenin,<br />

farklılaşmanın, markalaşmanın,<br />

güvenirliliğin<br />

ve büyümenin şirketlere<br />

artı değer kattığını belirten<br />

Tuncer Üstündağ ‘’Türk<br />

kalite imajının güçlendirilmesi<br />

için ciddi çalışmalar<br />

yapılmalıdır. İhracat artışı<br />

henüz üretim artışına göre<br />

oldukça yetersiz düzeydedir.<br />

İhracatın artırılmasına<br />

yönelik projeler geliştirilmeli<br />

ve hayata geçirilmelidir’’<br />

dedi.<br />

96<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Orge’den sektörünün ilk<br />

Ar-Ge merkezi<br />

Aydın’ın Efeler ilçesindeki 17 bin metrekarelik fabrikasında üretim yapan ORGE, 35 yıldır<br />

hizmet verdiği mutfak, banyo ve kapı sektöründe; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca<br />

onaylanan Türkiye genelindeki ilk Ar-Ge merkezini hizmete soktu.<br />

Kuruluşundan bu yana geçirdiği bu süreçte;<br />

8.930 tasarım yapan, 1.981 tedarikçiye<br />

ulaşan, 1.116 proje tamamlayan,<br />

1.019 müşteriye hizmet veren ve 312 personele<br />

istihdam sağlayan Orge Mutfak,<br />

Banyo, Kapı çalışmalarına hız kesmeden<br />

devam ediyor. Aydın, İzmir, Manisa ve<br />

Bodrum’da bulunan bayi ve showroomlarıyla<br />

hizmet veren ORGE’nin Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Yüksek İç Mimar Ahmet<br />

Geçgel, “Uluslararası kalite standartlarına<br />

uygun geniş ürün yelpazesini, daima<br />

müşteri memnuniyeti odaklı çalışan profesyonel<br />

bir kadro ile yurtiçi bayi ağı ve<br />

yurtdışındaki yatırımlarımızla tüm Mutfak,<br />

Banyo ve Kapı müşterilerine ulaştıran güvenilir<br />

bir marka olmak için çalışmalarımızı<br />

sürdürüyoruz” dedi.<br />

Ahmet Geçgel ayrıca; “Yeni Ar-Ge merkezimiz<br />

ile; Mutfak, Banyo ve Kapı üretimlerini<br />

markalaştıran, uluslararası alanda<br />

faaliyet gösteren, yurtiçi pazarında söz<br />

sahibi ulusal bir marka olmak arzusundayız”<br />

diye ifade etti.<br />

“Sektörümüzün ilk Ar-Ge<br />

merkezine sahibiz”<br />

ORGE’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet<br />

Geçgel; “Ar-Ge merkezimiz Bilim<br />

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca onaylanan<br />

Türkiye genelinde 909’uncu, mobilya<br />

sektöründe 12’inci, mutfak, banyo ve<br />

kapı üretimi yapan ilk resmi firmadır. Çalışmalarını<br />

yürüttüğümüz 3 farklı Ar-Ge<br />

projemiz mevcut olup, üniversite sektör<br />

işbirliği kapsamında Muğla Sıtkı Koçman<br />

Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Ağaç İşleri<br />

Endüstri Mühendisliği Bölümünden danışman<br />

hocalarımız ile TÜBİTAK Teydep<br />

projeleri oluşturmak için kapsamlı çalışmalar<br />

yürütülmektedir.”<br />

“Ar-Ge merkezimizin araştırmacı, teknisyen<br />

ve destek personelleri ile tam zamanlı<br />

ve yarı zamanlı olarak 22 Ar-Ge Merkezi<br />

çalışanı mevcuttur. Müşteri ihtiyaç ve talep<br />

geri bildirimlerinden veya üretim kaynaklı<br />

sorunları uzman kadrosuyla analiz,<br />

Ahmet Geçgel<br />

test ve değerlendirmeler sonucunda inceleyen<br />

ve sonuç doğrultusunda iyileştirme<br />

yapan birimimiz, ayrıca yenilikçi fikirler ile<br />

sektöre ve firmaya kazanımlar sağlamayı<br />

amaçlamaktadır.<br />

Öte yandan, yakın zamanda Ar-Ge Merkezi<br />

personellerimizden oluşturacağımız<br />

Tasarım Grubu, Teknoloji Grubu, ve İnovasyon<br />

Grubu firmamız için çeşitli çalışmalar<br />

yürüterek her yıl sonunda model<br />

veya ürün yelpazesine yenilikler getirmesi<br />

hedeflenmiştir” dedi.<br />

98<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


“Farklı ihtiyaç gruplarına yönelik<br />

tasarım ve yüksek kalite ürünlerle<br />

pek çok sektöre katkı sağlamak”<br />

“Her biri kendi alanında lider, yurt içi ve uluslararası pazarlarda yüksek oranda tanınırlığa<br />

sahip ürün ve markaları koleksiyonumuzda bulunduruyor olmamız ve sürdürdüğümüz fiyat<br />

politikaları da rekabet noktasında farklılaşma stratejilerimizin temelini oluşturmakta.”<br />

Kastamonu Entegre tesislerinde, mobilya,<br />

dekorasyon ve inşaat sektörünün ihtiyaç<br />

duyduğu, ham ve melamin kaplı MDF<br />

ve yonga levha, laminat parke (Floorpan,<br />

Artfloor), süpürgelik, yangına dayanıklı<br />

MDF ve yonga levha, neme dayanıklı<br />

MDF ve yonga levha, boyalı panel, petek<br />

dolgulu dekoratif panel, parlak panel<br />

(Glossmax, Evogloss, Acrylic Panel),<br />

tezgah (Technotop, Neotop), kapı paneli<br />

(Dorpan, Doorlam) üretmekte.<br />

2017 yılı itibariyle yıllık 2.4 milyon m³<br />

MDF, 2.6 milyon m³ yonga levha, 70<br />

milyon m² laminat parke ile toplamda 5<br />

milyon m³ ağaç bazlı panel üretim kapasitesine<br />

sahip olan Kastamonu Entegre,<br />

MDF, yonga levha ve laminat parke üretiminde<br />

Türkiye’de 1’nci Avrupa’da 4’üncü,<br />

dünyada ise 7’inci sırada yer alan global<br />

bir güçtür. 7 ülkeye yayılan 19 tesisteki<br />

üretim, 100 ülkeye ihraç edilmekte.<br />

Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız<br />

ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda<br />

global ölçekteki büyük başarılarının<br />

detaylarını bizlere aktardı.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Son 10 yılda Türkiye ekonomisinin hızlı<br />

büyümesi, inşaat sektörünün kentsel dönüşüm<br />

projeleriyle ivmelenmesi, komşu<br />

ülkelerin gelişimi ile ihracat imkânlarının<br />

artması, Türkiye’yi bu sektörde dünyanın<br />

en büyük üreticilerinden biri haline getirdi.<br />

Ağaç bazlı panel sektöründe ülkemiz,<br />

Çin, Amerika ve Kanada’nın ardından<br />

dünyada dördüncü sırada bulunuyor.<br />

Sektörümüz; Lif levha (MDF) üretiminde<br />

Avrupa´da 1. , Dünyada 2.sırada; yonga<br />

levha üretiminde, Avrupa´da 3. , Dünyada<br />

5.sırada; laminat parke üretiminde,<br />

Avrupa´da 2., Dünyada 3. sırada yer<br />

alıyor. MDF, yonga levha ve OSB tüketimi<br />

olarak baktığımızda ise Türkiye, 8.7<br />

milyon m3 tüketim ile dünyanın üçüncü<br />

büyük pazarıdır. Ayrıca gelişmekte olan,<br />

nispeten yüksek bir nüfus artış hızı ve şehirleşme<br />

oranına sahip Türkiye, aynı zamanda<br />

dünyanın üçüncü büyük laminat<br />

parke pazarıdır.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Türkiye’de ürün ve hizmet alanlarında<br />

müşterilerine ilkler sunan Kastamonu<br />

100<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Entegre, farklı yüzey ve dekor seçenekleriyle,<br />

mobilya tasarımlarına yeni bir boyut<br />

kazandırmaktadır. Bu anlamda Kastamonu<br />

Entegre, trendleri, değişimleri ve<br />

ihtiyaçları yakından takip ederek farklı<br />

ihtiyaç gruplarına yönelik tasarımları ile<br />

oluşturulmuş yüksek kalite ürünleriyle<br />

farklı sektörlere katkı sağlamaktadır. Her<br />

biri kendi alanında lider yurt içi ve uluslararası<br />

pazarlarda yüksek oranda tanınırlığa<br />

sahip ürün ve markaları koleksiyonunda<br />

bulunduruyor olması ve sürdürdüğü<br />

fiyat politikaları da rekabet noktasında<br />

farklılaşma stratejilerinin temelini oluşturuyor.<br />

Şu anda devam eden projeleriniz<br />

hangileri? Önümüzdeki dönem<br />

için yeni yatırım ve projeleriniz var<br />

mı?<br />

Kastamonu Entegre, geçen yıl İtalya’nın<br />

üçüncü büyük yonga levha üreticisi Gruppo<br />

Trombini’yi satın alarak bünyesine<br />

katmıştır. Gruppo Trombini’nin iki ayrı<br />

yonga levha tesisi bulunmaktadır. Pomposa’da<br />

bulunan tesis, yılda 480 bin m3,<br />

Frossasco’da bulunan tesis ise yılda 320<br />

bin m3 kapasite ile toplamda yıllık 800 bin<br />

m3 kapasiteye sahiptir. Bu yıl ilk etapta<br />

Pomposa’da bulunan Yonga Levha Tesisi<br />

devreye alınacaktır. Bu tesiste başta eski<br />

Trombini çalışanlarından olmak üzere<br />

250’den fazla doğrudan çalışan istihdam<br />

edilecektir.<br />

Yine 2017 yılında, Fransa’da Darbo şirketine<br />

ait yonga levha üretim hattı satın<br />

Haluk Yıldız / Kastamonu Entegre CEO’su<br />

alınmıştır. 500 bin m3/yıl kapasiteli bu<br />

hat, Bulgaristan’daki mevcut yonga levha<br />

tesisine taşınmıştır. Bu hat modernizasyon<br />

ve bakım çalışmalarından sonra<br />

devreye alınacaktır. Orta vadede, tüm<br />

satın alınan tesislerin devreye alınması<br />

ile birlikte şirket, toplam 6.3 milyon m3/<br />

yıl üretim kapasitesiyle global pazardaki<br />

konumunu güçlendirecektir.<br />

2017 yılında toplam 140 milyon USD tutarında<br />

yatırım yapan Kastamonu Entegre,<br />

bu yıl 160 milyon dolar tutarında yatırım<br />

yapmayı hedeflemektedir. Şirketin<br />

uzun vadeli hedefleri arasında pazar ve<br />

hammadde kaynaklarına yakın yeni coğrafyalara<br />

yatırım yapmak bulunmaktadır.<br />

Bu yatırımlarla şirket, Türkiye ağırlıklı<br />

üretimden daha geniş bir coğrafyada üretim<br />

yapan uluslararası bir organizasyon<br />

yapısına dönüşmeyi öngörmektedir.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 101


“Pazar’a birçok<br />

inovatif ürün kazandırdık<br />

ve kazandırmaya<br />

devam edeceğiz”<br />

“Bizim en büyük hedefimiz Mapei Türkiye olarak sektör lideri olmak<br />

ve yeni geliştirdiğimiz projelerimizle sektöre yön vermek yönünde. Bu<br />

kapsamda geliştirmemiz gereken tüm konularla alakalı detaylı çalışıyor<br />

ve daha iyi olma yönünde tüm ekip olarak hızlı adımlarla ilerliyoruz.<br />

Hem tüketicilerin, hem bayilerin, hem uygulamacıların hem de sektör<br />

çalışanlarının tercih ettiği bir marka ve firma olmak yolunda tüm<br />

gücümüzle çalışıyoruz.”<br />

1937 yılından beri inşaat endüstrisi<br />

için geliştirdiği yenilikçi<br />

teknolojiler ve ürünler sayesinde<br />

küresel pazar için bir referans<br />

noktası haline gelmiş olan<br />

Mapei, dünyanın lider yapı kimyasalları<br />

üreticisi konumunda<br />

bulunmakta.<br />

Sahip olduğu araştırma ve inovasyon<br />

kapasitesi sayesinde<br />

alanında çığır açan şirket, üstün<br />

kaliteli ürünleri ve yenilikçi teknolojileriyle,<br />

prestijli, eko-sürdürülebilir<br />

projeler geliştirmekte.<br />

Mapei Türkiye Boya, Mantolama<br />

ve Restorasyon Grubu Ürün<br />

Müdürü İrem Uğur Tokat ile keyifli<br />

bir söyleşi gerçekleştirdik.<br />

Firmanızın pazardaki<br />

faaliyetlerinden kısaca<br />

bahseder misiniz?<br />

Mapei dünya çapında her türlü<br />

zemin, temel, duvar kaplama<br />

malzemelerinin uygulanması<br />

için yapıştırıcı ürünler, ayrıca<br />

zemin kaplama ürünleri, ısı yalıtım<br />

ürünleri, dış cephe boyaları,<br />

su yalıtım ürünleri, ses yalıtım<br />

ürünleri, özel harçlar, çimento<br />

ve beton katkıları, restorasyon<br />

ürünleri, spor tesisleri için<br />

ürünler, deniz araçları ürünleri,<br />

yeraltı inşaat ve tünelleri ile tünel<br />

açma makinaları için ürünler<br />

üreten büyük bir firma.<br />

Biz de Mapei Türkiye olarak 5<br />

sene önce girdiğimiz Türkiye<br />

pazarında geniş ürün gamımızla<br />

üretim ve dağıtım faaliyetlerimizi<br />

bayi yapılanmamız ile gerçekleştirmeye<br />

devam ediyoruz.<br />

Yakın dönemde yeni<br />

ürünleriniz olacak mı?<br />

Yeni ürünlerimiz her zaman olacak.<br />

Mapei, Avrupa’da sayılı Ar-<br />

Ge merkezlerinden birine sahip<br />

ve geliştirdiği ürünlerle birçok ülkede<br />

Pazar lideri olan güçlü bir<br />

firma. Çok geniş bir ürün portföyü<br />

mevcut. Bizler de Türkiye<br />

pazarında uyumlu, kullanım<br />

alışkanlıklarımıza yakın, değer/<br />

fiyat dengesi yüksek, hem uygulamacı<br />

hem de bayilerimize<br />

ciddi avantajlar sağlayacak yeni<br />

ürün çalışmalarımızı her daim<br />

devam ettireceğiz. Pazar’a birçok<br />

inovatif ürün kazandırdık<br />

ve kazandırmaya devam etmeyi<br />

hedefliyoruz.<br />

Bu yıl için satış anlamında<br />

öne çıkan ürün grupları<br />

hangileri oldu?<br />

Mantolama grubunda sunduğumuz<br />

ürünler güçlü satış ağı,<br />

hizmet ve ürün kalitesi ile pazara<br />

girdi. Özellikle Mapetherm<br />

mantolama grubumuz pazarın<br />

güçlü oyuncuları arasına girmeye<br />

başladı ve yakaladığı başarı<br />

grafiği 2019 yılında daha<br />

da yükselerek devam edecek.<br />

Boya grubunda bu yıl yaptığımız<br />

lansman ile Facciata Dış<br />

Cephe Ürün Grubu’nu pazara<br />

sunduk. Ürün portföyümüzde<br />

%100 saf akrilik, silikonlu ve akrilik<br />

dış cephe boyaları ve renklendirilebilen<br />

astarımız mevcut.<br />

Portföyümüze ekleyeceğimiz<br />

yeni ürünlerle mantolamada yakaladığımız<br />

başarıyı boyada da<br />

göstereceğimize olan inancımız<br />

tam.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Son yıllarda renovasyon ve proje<br />

pazarındaki büyüme, boya<br />

ve mantolama sektörünün de<br />

büyümesine büyük oranda katkı<br />

sağladı. Pazarda büyük üreticilerle<br />

birlikte, orta ve küçük çaplı<br />

üreticilerin de yer alması ile rekabet<br />

arttı. Tüketicinin bilinçlenmesi<br />

ve çok fazla firmanın<br />

sektörde yer alması ile hizmet<br />

kalitesi de ürün kalitesi kadar<br />

önem kazanmaya başladı.<br />

İnşaat sektöründeki büyümeye<br />

endeksli olacak şekilde boya&-<br />

102<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

İrem Uğur Tokat / Mapei Türkiye Boya, Mantolama ve Restorasyon Grubu Ürün Müdürü<br />

mantolama sektörünün de büyümeye<br />

devam edeceğini öngörüyoruz.<br />

Bu arada ürün ve uygulama<br />

standartlarımızın da yükselmesi,<br />

sektörde doğru ürün ve doğru uygulamaların<br />

yapılması tüketicilerin<br />

memnuniyetine olumlu katkı sağlayacaktır.<br />

Önümüzdeki dönem için<br />

yeni yatırım ve projeleriniz<br />

var mı?<br />

Mapei dünya çapında 34 farklı ülkede<br />

fabrika ve AR-GE merkezleri<br />

ile hizmet veren çok güçlü bir<br />

firma. Önümüzdeki dönemlerde<br />

de Türkiye için yatırımları devam<br />

edecek. Bu yıl içinde fabrikamızda<br />

çimento katkılarımızı Türkiye’de<br />

üretmek için yeni bir hat kurulumu<br />

gerçekleştirdik ve Ağustos ayından<br />

itibaren çimento katkı ürünlerimizi<br />

Türkiye’de üretmeye başladık. Bu<br />

ve benzer projelerimiz önümüzdeki<br />

yıllarda da devam edecek.<br />

Son olarak eklemek<br />

istedikleriniz?<br />

Bizim en büyük hedefimiz Mapei<br />

Türkiye olarak sektör lideri olmak<br />

ve yeni geliştirdiğimiz projelerimizle<br />

sektöre yön vermek yönünde.<br />

Bu kapsamda geliştirmemiz gereken<br />

tüm konularla alakalı detaylı<br />

çalışıyor ve daha iyi olma yönünde<br />

tüm ekip olarak hızlı adımlarla ilerliyoruz.<br />

Hem tüketicilerin, hem bayilerin,<br />

hem uygulamacıların hem<br />

de sektör çalışanlarının tercih ettiği<br />

bir marka ve firma olmak yolunda<br />

tüm gücümüzle çalışıyoruz.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 103


Sektörel<br />

Kanalsız klozetin yeni adı:<br />

SEREL Purewash<br />

SEREL’in inovatif tasarım ürünü Purewash klozetler, üstün yıkama fonksiyonları sayesinde<br />

kullanıcısına standart klozet özelliklerinin ötesinde, ideal temizlik ve hijyen çözümü sunuyor.<br />

Standart ürünlerde suyun klozet kanalındaki deliklerden dağılması<br />

hem deliklerin hem de kanalın temizlenmesini zorlaştırarak,<br />

zaman içerisinde istenmeyen bakterilerin oluşmasına sebep<br />

olabiliyor. SEREL; tüm bu sorunları göz önünde bulundurarak<br />

gerçekleştirdiği çalışmalar neticesinde, temizleme suyuna tam<br />

hükmederek, klozetin iç yüzeyinin yıkanmasını<br />

sağlayan ve de kanal kısmının temizliği sorununu<br />

ortadan kaldıran çözümü üretti.<br />

SEREL Kanalsız Asma Klozet’lerin suyu<br />

yönlendirebilme özelliği sayesinde, tüm iç<br />

yüzeyler hassas bir dağılımla yıkanarak;<br />

hızlı ve üstün temizlik sağlanıyor. Görünmeyen<br />

kısımların açık tasarımı sayesinde<br />

ise ürün detaylı ve kolayca temizlenebiliyor.<br />

SEREL Hijyenik Yüzey Teknolojisi<br />

ile Önce “Sağlık”<br />

SEREL’in Purewash Asma Klozetleri ile<br />

birlikte tüm kullanıcılarına sunduğu bir başka benzersiz çözüm<br />

ise ürünün, yine SEREL’in sektörde çığır açan, inovatif SEREL<br />

Hygiene Plus yüzey teknolojisiyle opsiyonel olarak sunulması.<br />

Hijyeni ilke edinen kullanıcılar bu sayede; konut, işyeri, okul,<br />

alışveriş merkezi, restoran gibi ortak yaşam alanlarında<br />

hijyenik SEREL ürünlerini kullanma ayrıcalığı<br />

elde ediyor.<br />

SEREL’den Teknoloji ve Konfor Bir<br />

Arada…<br />

Kullanıcı dostu SEREL Purewash Kanalsız<br />

Asma Klozet’lerin sunduğu bir başka avantaj<br />

ise temizliğinin son derece pratik olması. Kanalsız<br />

yapısı sayesinde girinti ve çıkıntıların<br />

olmadığı Purewash klozetlerde temizlik konusu<br />

oldukça kolay.<br />

104<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Pure<br />

WASH


Sektörel<br />

“Teknolojimizi yenilik, gelişen bölgeler<br />

ve operasyonel mükemmellik odaklı<br />

olarak geliştiriyoruz”<br />

“Bostik Türkiye olarak, yurt dışındaki AR-GE ve ürün yönetimi birimlerimiz ile yakın<br />

çalışmalar yürütüyoruz. AR-GE merkezlerimizde yeni nesil ürünlerimizin çalışmaları devam<br />

ediyor. Bu ürünleri Türkiye portföyüne de almayı planlıyoruz. Global gelişmeleri ve de<br />

yenilikçi sistem çözümlerini, eş zamanlı olarak Türkiye pazarına da sunuyor olacağız.”<br />

Sektörde en geniş tabanlı ürün portföylerinden<br />

birisine sahip olan Bostik,<br />

yerel ve global markalı üstün<br />

kaliteli ürünleriyle müşteri memnuniyetini<br />

her koşulda temin etmekte.<br />

Çevre bilinci, işçi sağlığı ve iş güvenliği,<br />

yenilikçilik ve müşteri memnuniyeti<br />

ilkelerini rehber edinerek<br />

sektörde saygın bir yerde olan firma,<br />

ihracat alanında da etkinliğini<br />

her geçen gün artırıyor.<br />

Bostik Türkiye Pazarlama Müdürü<br />

Suna Ayvazoğlu’na şirket hakkında<br />

merak ettiklerimizi sorduk.<br />

Firmanızın pazardaki<br />

faaliyetlerinden kısaca<br />

bahseder misiniz?<br />

Bostik, dünya çapında yaklaşık 130<br />

ve Türkiye’de 13 yılı aşkın bir süredir<br />

pazara sunduğu ürün grupları ile<br />

sıklıkla kullanılan, sorulan, aranan<br />

bir marka haline geldi. İGA ve Şehir<br />

Hastaneleri gibi dev projelerde yer<br />

almanın gururunu yaşıyoruz.<br />

Bostik olarak temel ürünlerimizi; su<br />

yalıtımı, zemin hazırlığı, seramik<br />

yapıştırıcıları, halı ve PVC yapıştırıcıları,<br />

ahşap yapıştırıcıları, dekorasyon,<br />

teknik harç ve kimyasallar,<br />

panel ve ısı yalıtımı, sızdırmazlıklar<br />

ve yapıştırıcılar olarak gruplayabiliriz.<br />

Bu ürün grupları içerisinde<br />

özellikle su yalıtımı, zemin hazırlığı,<br />

sızdırmazlık ve yapıştırıcılar lokomotif<br />

ürün gruplarımızdır. Her türlü<br />

zor hava koşullarında uygulanabilen,<br />

uzun ömürlü yeni nesil SMP su<br />

yalıtım ürünleri, alanında öncü Boscopur<br />

markalı PU ve Cementech markalı<br />

çimento esaslı su yalıtımı malzemeleri,<br />

sektörünün öncüsü cephe sızdırmazlık<br />

ve yapıştırıcı ürünleri AR-GE organizasyonumuz<br />

ile sürekli yenilenen ve<br />

sektör trendlerine göre adapte olabilen<br />

ürün gruplarımızın başında geliyor.<br />

Endüstri faaliyet alanlarımız içinde de,<br />

yalıtımlı cam, otomotiv, marin, bant ve<br />

Suna Ayvazoğlu / Bostik Pazarlama Müdürü<br />

etiketler, ambalaj ve hijyen ürünleri bulunuyor.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Bostik Türkiye olarak, yurt dışındaki<br />

AR-GE ve ürün yönetimi birimlerimiz<br />

ile yakın çalışmalar yürütüyoruz. AR-<br />

GE merkezlerimizde yeni nesil ürünlerimizin<br />

çalışmaları devam ediyor. Bu<br />

ürünleri Türkiye portföyüne de almayı<br />

planlıyoruz. Global gelişmeleri ve<br />

de yenilikçi sistem çözümlerini, eş<br />

zamanlı olarak Türkiye pazarına<br />

da sunuyor olacağız. Yeni teknoloji<br />

ürünlerimiz ile daha hızlı, daha güçlü,<br />

daha ekonomik çözümler oluşturarak,<br />

sahadaki uygulama avantajlarını<br />

arttırmayı hedefliyoruz.<br />

Bu yıl için satış anlamında<br />

öne çıkan ürün grupları var<br />

mı?<br />

Yukarıda bahsettiğimiz global gelişmelerden<br />

Türkiye’yi de faydalandırma<br />

çalışmalarından biri olan Zemin<br />

hazırlığı ve Zemin yapıştırıcıları<br />

konusuna daha çok odaklanmayı<br />

hedefliyoruz. Üstün özelliklere örneğin,<br />

ses yalıtımı yapma özelliğine<br />

sahip Parke yapıştırıcısından tutun<br />

da, yine özel LVT yapıştırıcısı ve her<br />

çeşit zemin kaplama yapıştırıcısına<br />

kadar tüm akıllı yapıştırıcılarımız;<br />

Su Yalıtımı, Cephe Sızdırmazlığının<br />

yanı sıra bu yıl revaçta olacak<br />

olan ürün gruplarımız arasında yer<br />

alacak.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var<br />

mı?<br />

Bostik olarak teknolojimizi yenilik,<br />

gelişen bölgeler ve operasyonel<br />

mükemmellik odaklı olarak geliştiriyoruz.<br />

Den Braven gibi güçlü bir markanın<br />

bünyemize katılmasıyla birlikte, Mastik<br />

alanında Sızdırmazlık, Yapıştırıcı ve<br />

Köpüklerde de yeni ürünlere imza attık<br />

ve atmaya devam edeceğiz.<br />

Büyüyen Pazar payımız ile mevcut<br />

ürün portföyümüzü ve de önümüzdeki<br />

süreçte bünyemize katacağımız yeni<br />

nesil ürünlerimizin yaratacağı hacim<br />

artışını karşılayabilmek için, fabrikalarımızda<br />

şimdiden verimli üretim sistemleri<br />

geliştiriyoruz.<br />

106<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Ode’de çalışan<br />

memnuniyeti 8 puan arttı<br />

ODE Yalıtım, ‘paylaşım kültürü’ odağıyla hayata<br />

geçirdiği iç iletişim faaliyetleriyle, çalışan<br />

memnuniyetini bir önceki yıla göre 8 puan artırdı.<br />

ODE’nin bağımsız bir danışmanlık firmasıyla<br />

yürüttüğü Çalışan Memnuniyeti Anketi’nin<br />

sonuçlarını değerlendiren ODE Yalıtım İnsan<br />

Kaynakları Direktörü Kenan Barış Demirdelen,<br />

“ODE olarak beyaz yakada 8 puan, mavi<br />

yakada ise 9 puanlık bir artış sağlayarak önemli<br />

bir başarıya imza attık. Aslında memnuniyet<br />

anketlerinin hızlı düşüş göstermesi kolay iken<br />

birkaç puan yukarıya taşınması oldukça zordur.<br />

Anlamlı bir artış için genel memnuniyet düzeyinde<br />

önemli bir artış olması gerekir” dedi.<br />

Kenan Barış Demirdelen / ODE Yalıtım İnsan Kaynakları Direktörü<br />

Yalıtımda dünya markası olma hedefine<br />

tüm paydaşlarını odağına alarak ilerleyen<br />

ODE Yalıtım, yürüttüğü iç iletişim faaliyetleriyle<br />

hem beyaz hem de mavi yaka çalışanlarında<br />

memnuniyeti önemli oranda<br />

artırdı. Bağımsız bir danışmanlık firması<br />

tarafından yürütülen Çalışan Memnuniyeti<br />

Anketi’ne göre ODE’de çalışan memnuniyeti,<br />

beyaz yakada % 13 artışla 8 puan;<br />

mavi yakada ise % 17 artışla 9 puan yükseldi.<br />

“Amacımız taklit edilemeyen bir<br />

kurum kültürü oluşturabilmek”<br />

Yaptırdıkları anket sonuçlarının, iç iletişim<br />

çalışmalarında doğru yolda ilerlediklerinin<br />

önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen<br />

ODE Yalıtım İnsan Kaynakları Direktörü<br />

Kenan Barış Demirdelen, “Çalışan memnuniyetimizin<br />

önceki sonuçlara göre artış<br />

göstereceğini bekliyorduk ama artış oranı<br />

beklentimizin ötesinde gerçekleşti. Bu durumdan<br />

da son derece memnunuz. İK alanındaki<br />

çalışmalarımızın odağı, ODE’nin<br />

başarısında da büyük payı olan paylaşım<br />

odaklı kurum kültürüne dayanıyor. Paylaşım<br />

kültürümüzün özünü ise yardımseverlik,<br />

açık iletişim, takım oyunu, pozitif yaklaşım,<br />

sorumluluk alma, şeffaflık, yenilikçilik<br />

ve hız kavramları oluşturuyor. Amacımız<br />

yalnızca nitelikli insan kaynağı ile rekabet<br />

avantajı sağlamak değil; çalışanlarımızın<br />

gelişimine katkıda bulunup, memnuniyet<br />

ve bağlılıklarını en üst düzeyde sağlayarak<br />

taklit edilemeyen bir kurum kültürü oluşturabilmek”<br />

şeklinde konuştu.<br />

“3P ile çalışanlarımızı geleceğe çok<br />

daha güçlü bir şekilde hazırlıyoruz”<br />

ODE olarak bu yılın başında sektörlerinde<br />

bir ilke imza attıklarını ve paydaşlarıyla birlikte<br />

büyüme hedefleri doğrultusunda Paydaş<br />

Paylaşım Platformu 3P’yi kurduklarını<br />

hatırlatan Demirdelen, şöyle devam etti:<br />

“Yurt içi ve yurt dışındaki tüm paydaşlarımıza<br />

yönelik olarak düzenlediğimiz etkinlik,<br />

eğitim ve seminerleri bu çatı altında buluşturduk.<br />

Bu sayede, paydaşlarımızın en<br />

önemli parçası çalışanlarımızı da geleceğe<br />

çok daha güçlü bir şekilde hazırlıyoruz.<br />

Çalışanlarımızla her yıl bir araya geldiğimiz<br />

paylaşım toplantılarını da artık bu platform<br />

çatısı altında yapıyoruz. Yıllık paylaşım<br />

toplantılarında geçmiş yılı değerlendiriyor,<br />

gelecek yıla ilişkin ise hedeflerimizi çalışanlarımızla<br />

paylaşıyoruz. Tüm gün süren<br />

bu toplantımız, akşam gala yemeği, plaket<br />

ve ödül töreni, ardından ise canlı müzik<br />

eşliğinde eğlence ile devam ediyor. Bunun<br />

haricinde iç iletişim faaliyetlerimiz kapsamında<br />

fabrika çalışanlarımızla yemek organizasyonları<br />

düzenliyoruz. Ayrıca Satış<br />

ve Pazarlama departmanı çalışanlarımızla<br />

yılda iki kez, Eğitim ve Gelişim Programımızda<br />

buluşuyor, 3 gün süren bu programlarımızı<br />

farklı şehirlerde gerçekleştiriyoruz.<br />

Yönetim Kurulu Başkanımız Orhan Turan<br />

ile lokasyon bazında tüm çalışanlarımızı<br />

belirli periyodlarda bir araya getiriyor, bu<br />

anlamda iletişim kanallarını sürekli açık tutuyoruz.<br />

Çalışanlarımızın ODE’nin bugünlere<br />

nasıl geldiğini, vizyonunu, hedeflerini<br />

ilk ağızdan dinledikleri bu buluşmalar, son<br />

derece verimli geçiyor.”<br />

Eğitim desteği de veriyor<br />

“2011 yılından itibaren Bilgi Üniversitesi<br />

partnerliğinde devam eden Yüksek Lisans<br />

programımız çerçevesinde yetenek havuzumuzdan<br />

belirlenen arkadaşlarımızı MBA<br />

yapmaya gönderiyoruz” ifadesini kullanan<br />

Kenan Barış Demirdelen ayrıca “Turquality<br />

Yönetici Geliştirme Programı kapsamında<br />

her yıl 2 arkadaşımız Koç, Sabancı, İstanbul<br />

ve Bilkent üniversitelerinden birinde, 6<br />

ay süren eğitim programına katılıyor. Ayrıca<br />

her arkadaşımız yılda 4 defa kendilerinin<br />

seçeceği eğitimlere katılma hakkına<br />

sahip” diye konuştu.<br />

“ODE’de hedef, yüksek çalışan<br />

memnuniyeti olmaya devam<br />

edecek”<br />

İç iletişim faaliyetleri kapsamında ayrıca,<br />

yıl içinde happy hour’lar, bowling, karaoke<br />

ve masa tenisi turnuvaları, futbol ve<br />

basketbol maçları gibi farklı etkinliklere<br />

de imza attıklarını kaydeden Demirdelen,<br />

“Bunların haricinde ODE’de takım elbise<br />

ve kravat zorunluluğunu kaldırdık. İşyerine<br />

uygun rahat giyim (business casual)<br />

uygulamasına geçtik. Cuma günleri ise<br />

serbest kıyafet uygulamamız bulunuyor.<br />

Ayrıca ODE’de öneri ve ödül sistemimizi<br />

çok daha etkin ve yalın hale getirdik. Mavi<br />

yaka çalışanlarımıza ise, mevcut haklarına<br />

ek olarak; yılda üç defa erzak yardımı, bir<br />

defa yakacak yardımı, bir kez de giyim yardımı<br />

uygulamasını hayata geçirdik. Çalışanlarıyla<br />

birlikte büyüyen ODE’nin hedefi,<br />

çalışan memnuniyetini sürekli yükseltmek<br />

olacaktır. Bu doğrultuda İK uygulamalarımızla<br />

çalışanlarımızın hayatını kolaylaştıracak<br />

adımlar atmaya, kurum kültürümüzü<br />

sağlam temelleri üzerinde yükseltmeye<br />

devam edeceğiz” dedi.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 107


Aydınlatma devi Sylvania,<br />

Türkiye’de yerli ve milli üretime başladı<br />

Aydınlatma sektöründe köklü geçmişi ile dünya liderlerinden Sylvania, dünyanın dört bir<br />

yanına ulaşan yenilikçi aydınlatma ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına yerli üretimlerle<br />

sunmaya başladığını açıkladı.<br />

Aydınlatma sektöründe köklü geçmişi ile<br />

dünya liderlerinden Sylvania, dünyanın<br />

dört bir yanına ulaşan yenilikçi aydınlatma<br />

ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına<br />

yerli üretimlerle sunmaya başladığını<br />

açıkladı.<br />

Aydınlatma çözümleri alanında dünyanın<br />

köklü şirketi Sylvania, Türkiye pazarına<br />

girişinin birinci yılını kutlarken, yerli üretim<br />

için düğmeye bastığını açıkladı. Türkiye’de<br />

bir yıl içinde aydınlatma pazarında<br />

önemli seviyelere ulaşan Sylvania, yerli<br />

üretim için yaptıkları çalışmaları ve yeni<br />

projelerini anlatmak için IstanbulLight<br />

<strong>2018</strong> kapsamında özel bir etkinlik düzenleyerek<br />

basın mensupları, mimari aydınlatmanın<br />

önemli temsilcileri, aydınlatma<br />

tasarımcıları ve sektörün ileri gelenleri ile<br />

bir araya geldi.<br />

19 Eylül Çarşamba günü IstanbulLight<br />

<strong>2018</strong> Forum Sahnesi’nde düzenlenen<br />

etkinlikte, Haziran ayında ticari kanala<br />

yönelik LED panel armatürlerin üretiminin<br />

Türkiye’de başlandığı ve ayrıca dış bina<br />

cepheleri aydınlatması için de Hera Led<br />

ile Türkiye ve Ortadoğu bölgesi için bir işbirliğine<br />

başlandığı açıklandı.<br />

Yapay zeka destekli entegre aydınlatma<br />

çözümü SylSmart ve bu yıl 50. yıl dönümünü<br />

kutlayan, mimari aydınlatma projelerinin<br />

öncelikli tercihi Concord markasıyla<br />

aydınlatmada devrim yaratan Sylvania,<br />

Türkiye’de aktif olarak devam eden proje<br />

çalışmalarını paylaşarak, gelecek yıl için<br />

de pek çok önemli projenin Sylvania armatürleri<br />

ile aydınlatılacağını duyurdu.<br />

Sylvania’nın global olarak her bölgede<br />

büyüme amacı güttüğünü hatırlatan Sylvania<br />

Ortadoğu, Afrika ve Türkiye Bölge<br />

Başkanı Ayhan Şiriner, “Bu hedefle<br />

yatırımlarımıza hızla devam ediyoruz.<br />

Amacımız Türkiye ve Ortadoğu için başlatacağımız<br />

bu iş birliğini global mecraya<br />

taşımak ve Türk işçisinin emeği olan,<br />

Türk ekonomisine katkısı olan bu armatürlerle<br />

dünya çapında büyük projelere<br />

imza atmak.” dedi.<br />

Geçen yıl İstanbul Light fuarında da ülkeye<br />

yatırım yapacaklarını söylemiş olan<br />

Sylvania’nın Türkiye’deki yerli üretiminin<br />

LED panel armatürlerle başladığını kaydeden<br />

Sylvania Türkiye Genel Müdürü<br />

Azim Tuncinar, “Bu konuda iş birliklerimiz<br />

farklı kanallar için de gelişerek devam<br />

ediyor. Türkiye’de pazarı çok büyük olan<br />

dış cephe aydınlatmaları ile ilgili olarak ilk<br />

etap iş birliğimizi IstanbulLight fuarındaki<br />

toplantımızda aydınlatma sektörü ile paylaştık.<br />

Proje kanalında iç aydınlatmada SylSmart<br />

ile beraber dış aydınlatmada da akıllı<br />

ve yenilikçi çözümlerle büyük projelere<br />

imza atmayı amaçlıyoruz. Dış cephe projelerinde<br />

her bir armatür renk olarak tek<br />

tek kontrol edilebiliyor ve aynı zamanda<br />

yine her armatür için hem ömür hem ısı<br />

hem de arıza takibi yapabileceğiz.” diye<br />

konuştu.<br />

108<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Yarının ihtiyaçlarına<br />

bugünden yatırım<br />

GF Hakan Plastik tesislerinde yeni dönem başladı. Global bir marka olma hedefi ile<br />

çalışmalarına yön veren GF Hakan Plastik, tesislerini gelecek planlarına yanıt verecek<br />

şekilde WMS depo yönetim sistemi ile güçlendiriyor.<br />

Plastik boru sektörünün önemli aktörlerinden<br />

biri olan GF Hakan Plastik, Çerkezköy<br />

ve Şanlıurfa’da bulunan tesislerine<br />

yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Son olarak<br />

WMS depo yönetim sistemini hayata<br />

geçiren marka, stok yönetimi ve lojistik<br />

konusunda verimliliğin artırılmasını sağlarken;<br />

doğru verilerle yönetim sayesinde<br />

müşteri memnuniyetini de üst seviyelere<br />

taşımayı hedefliyor.<br />

GF Hakan Plastik’in ürün gamında, üst<br />

yapı, alt yapı plastik boru ve ek parçalarının<br />

yanı sıra endüstriyel ve tarımsal sulama<br />

ürünleri ile 10 binin üzerinde ürün<br />

bulunuyor. Türkiye pazarı ile birlikte 70’e<br />

yakın ülkeye ihracat gerçekleştiren GF<br />

Hakan Plastik, sürdürdüğü çalışmalarla<br />

global bir marka olarak mevcut pazarların<br />

yanı sıra yeni pazarlara da en doğru ve<br />

en hızlı hizmeti sunmayı amaçlıyor.<br />

Öncelikli olarak Çerkezköy tesislerinde<br />

hayata geçirilen, 75.000 m² alanı ve<br />

mevcut IFS sistemiyle entegre edilen sistem,<br />

çok katlı depolama, ürün toplama ve<br />

sevkiyat aşamalarında kullanılan barkod<br />

el terminalleri ile destekleniyor. El terminalleri<br />

ile hızlı bir şekilde uzak mesafeler<br />

taranarak barkod okuması yapılabiliyor.<br />

Yine terminallerin üzerinde bulunan kamera<br />

ile anlık olarak ürünlerin, palet ve<br />

raflardaki ya da araç yüklemelerindeki<br />

durum fotoğraflarının alınması mümkün<br />

oluyor.<br />

Ayrıca üretimden gelen ürünlerin yenilenen<br />

raf sistemlerine kaldırılmasına, sevkiyatta<br />

yükleme sürecine kadar birçok<br />

noktada kalite kontrol süreçleri de takip<br />

ediliyor.<br />

<strong>2018</strong> yılı sonunda sistemin Şanlıurfa tesisinde<br />

de devreye alınması planlanıyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 109


Sektörel<br />

Panasonic, Led Panel Aydınlatma<br />

Ürünlerini görkemli bir organizasyonla<br />

tanıttı<br />

Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lider ismi Panasonic Eco Solutions Türkiye, ürün ailesini<br />

LED panel aydınlatma ürünleri ile genişletti. Güçlü kuruluş, Panasonic markası altında<br />

satışa çıkacak yeni ürün yelpazesini Bakırköy Hilton’da gerçekleştirdiği görkemli bir lansman<br />

organizasyonu ile bayilerine ve sektöre tanıttı.<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin<br />

yeni LED panel aydınlatma ürünlerinin<br />

lansmanı için düzenlediği organizasyona<br />

Şirket Başkanı Tatsuya Kumazawa; Panasonic<br />

Eco Solutions Japonya Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Eiji Maruyama, TR&MEA,<br />

Satıştan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bora<br />

Kankaya ve çok sayıda bayi katılım gösterdi.<br />

“Farklı kullanım alanları için ideal<br />

aydınlatma çözümleri…”<br />

Lansman, Tatsuya Kumazawa’nın davetlilere<br />

seslendiği konuşma ile başladı.<br />

Kumazawa konuşmasında “100. kuruluş<br />

yılını kutlayan dünya markası Panasonic<br />

için Türkiye oldukça büyük ve stratejik bir<br />

öneme sahip. Türkiye’deki üretimlerimizi<br />

daha da artırmaya yönelik olarak aldığımız<br />

aksiyonlar bunun en açık göstergesidir.<br />

Tesislerimizden makine parkurlarımıza,<br />

AR-GE’den teknolojik alt yapımıza<br />

kadar birçok noktada yeni yatırımlar gerçekleştirmiş<br />

olmamızın yanı sıra, istihdama<br />

sağladığımız katkıyı da artırmaya<br />

devam ediyoruz. LED aydınlatma ürünlerimiz<br />

kapsamında gerçekleştirdiğimiz<br />

bu lansman, Türkiye’ye ve bayilerimize<br />

duyduğumuz güvenin önemli bir kanıtı niteliğinde.<br />

Bayilerimizin büyük desteği ile<br />

pazarda çok önemli bir yer elde edeceğini<br />

düşündüğüm LED aydınlatma ürünlerimiz;<br />

sıva altı ve sıva üstü iç mekan<br />

aydınlatma armatürleriyle, farklı kullanım<br />

alanları için ideal aydınlatma çözümleri<br />

sunacak.” dedi.<br />

“Panasonic’in benzersiz ürünlerini<br />

piyasaya sunmayı planlıyoruz.”<br />

Daha sonra söz alan Eiji Maruyama ise<br />

“1918 yılındaki kuruluşumuzdan bu yana<br />

Panasonic kendini insanların yaşamlarını<br />

iyileştirmeye ve toplumun ilerlemesine<br />

katkıda bulunmaya adamıştır. İşte bu<br />

nedenle temel teknoloji ve bilgi birikimini<br />

bir araya getiriyoruz. Bu yıl Panasonic’in<br />

100. yılı. Bu unutulmaz yılda ilk adım olarak,<br />

LED panel aydınlatma ailemizi beğenilere<br />

sunuyoruz. Sonraki adım olarak<br />

Türkiye’de Panasonic’in benzersiz ürünlerini<br />

piyasaya sunmayı planlıyoruz.” şeklinde<br />

konuştu.<br />

“Kuruluşumuzun daima<br />

sektörünün en iyi oyuncusu<br />

olacağına inanıyorum.”<br />

TR&MEA, Satıştan Sorumlu İcra Kurulu<br />

Üyesi Bora Kankaya ise görüşlerini şu<br />

sözlerle ifade etti: “Panasonic’in 100 yıllık<br />

tecrübesinin bir yansıması olduğunu düşündüğüm<br />

ve sektördeki tüm firmalardan<br />

ayrılan üstün bir özelliği var ve bu beni<br />

gerçekten çok etkiliyor. Bu özellik; müşterilerine<br />

verdiği büyük ve koşulsuz değer…<br />

LED ürünlerimizde daha da güçlenen<br />

kuruluşumuzun bayilerimizle birlikte<br />

sektörünün daima en iyi ve en dinamik<br />

oyuncusu olacağına kalpten inanıyorum.”<br />

Ece Vahapoğlu sundu, Işın Karaca<br />

sahne aldı…<br />

Ünlü sunucu Ece Vahapoğlu’nun sunduğu<br />

organizasyonda gerçekleşen LED<br />

sahne şovu büyük beğeni topladı. Daha<br />

sonra ise beğenilen sanatçı Işın Karaca<br />

sahne alarak sevilen şarkıları ile geceye<br />

renk kattı.<br />

110<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


PROJE<br />

&<br />

MİMARİ


Seha Yapı’dan rengarenk proje:<br />

‘7 Renk Selçuklu’<br />

İttifak Holding’in inşaat sektöründeki markası Seha Yapı, Konya Selçuklu’nun en<br />

modern mahallesi Yazır’daki yeni projesi 7 Renk Selçuklu’da ev sahibi olmak isteyenlere<br />

kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor...<br />

Seha Yapı’nın, Konya Selçuklu Yazır mahallesinde<br />

hayata geçirdiği 7 Renk Selçuklu<br />

projesi Konya’nın en temiz hava<br />

koridoru üzerine inşa ediliyor. İsmini<br />

cephesinde ve peyzajında bulunan birbirinden<br />

güzel renklerden alan 7 Renk Selçuklu<br />

projesi 42 bin 557 metrekarelik bir<br />

alan üzerinde 303 konut ve 15 adet ticari<br />

alandan oluşuyor.<br />

Huzurlu, güvenli ve kaliteli yaşam imkanlarıyla<br />

ailelerin ihtiyaçlarına cevap verecek<br />

şekilde tasarlanan 7 Renk Selçuklu<br />

projesi, 3+1, 4+1 ve 5+1 gibi zengin yaşam<br />

seçeneklerine sahip konut, ticari<br />

üniteler ve sosyal yaşam alanlarıyla ev<br />

sahibi olmak isteyenleri kazançlı bir yatırıma,<br />

keyifli bir yaşama davet ediyor.<br />

Toplam arazisinin yüzde 50’si gri ve yeşil<br />

alan olarak tasarlanan 7 Renk Selçuklu<br />

su temalı konsepti ile bölgenin en büyük<br />

projelerinden birisi olarak öne çıkıyor.<br />

Peşin alımlarda yüzde 15 indirimin sunulduğu<br />

projede banka ve kefil olmadan şirket<br />

bünyesinde 60 aya kadar vade farksız<br />

ödeme seçeneği ile birlikte peşinatsız 24<br />

aya kadar vade kullanma imkanı sunuluyor.<br />

Lansmana özel fırsatlar 7 Renk<br />

Selçuklu’da…<br />

7 Renk Selçuklu projesinin lansman kampanyası<br />

hakkında bilgi veren Seha Yapı<br />

Genel Müdürü İskender Uslu; “Seha Yapı<br />

114<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Proje<br />

olarak 40. Yılımızda hayatın ve doğanın<br />

renklerinden yola çıkarak tasarlayacağımız<br />

bir proje hayal ettik. Geçmişten günümüze<br />

uzanan inşaat deneyimimizi, insan<br />

odaklı ve çevreci tasarım anlayışımızı,<br />

işimize karşı duyduğumuz bitmek bilmez<br />

heyecanı yansıtacak bir proje olsun istedik.<br />

Modern yaşamı, doğanın ve hayatın<br />

renkleri ile buluşturan ve toplamda 303<br />

konut 15 ticari ünite ve sosyal alanlardan<br />

oluşan ve ismini cephesinde bulunan<br />

renklerden alan 7 Renk Selçuklu, Seha<br />

Yapı tecrübesiyle Konya’nın en iyi lokasyonlarından<br />

biri olan Yazır Mahallesi’nde<br />

yükselecek” dedi.<br />

Uslu sözlerine şöyle devam etti; “Kısa<br />

bir süre önce ön satışına başladığımız<br />

7 Renk Selçuklu’da önemli bir satış başarısı<br />

yakaladık. Ön talep döneminde<br />

bize ulaşan ve avantajlı fiyatlardan yararlanmak<br />

isteyen müşterilerimizi satış<br />

ofisimize davet ettik öncelikli ev seçme<br />

ayrıcalığını sunduğumuz müşterilerimiz<br />

maket üzerinden istedikleri daireyi beğenerek,<br />

“mutluluğun anahtarına” sahip<br />

oldular. 7 Renk Selçuklu fırsatlarla dolu<br />

bir proje, lansmana özel peşinatsız 24<br />

ay taksitli satışlarımız ile birlikte peşinde<br />

yüzde 15 indirim kolaylığı ve vade farksız<br />

60 ay taksit imkanımız da devam ediyor.<br />

Projemizde zemin hafriyat çalışmalarımızı<br />

bitirerek inşaatımıza başladık. 7 Renk<br />

Selçuklu tamamlandıktan sonra ter temiz<br />

havaya sahip olan su temalı yemyeşil avlusu<br />

sayesinde; renkli ve yaşam dolu bir<br />

proje olacak.”<br />

7 Renk Selçuklu yenilikçi<br />

mimarisi ve ulaşım imkanları ile<br />

farklılaşıyor<br />

Eğitim ve sağlık merkezleri ile yan yana<br />

olan konumu ile çok ideal bir noktada geliştirilen<br />

7 Renk Selçuklu, araçla en yakın<br />

hastane ve eczaneye 4 dakikada, en<br />

yakın özel eğitim kurumuna 3 dakikada<br />

erişim olanağı sunarak hayatı kolaylaştırıyor.<br />

Yenilikçi mimarisiyle kent insanının<br />

ihtiyaç duyacağı pek çok sosyal aktiviteyi<br />

bir arada barındıracak projenin her metrekaresi<br />

maksimum verimlilikle tasarlandı.<br />

Toplamda 523 araçlık kapalı ve açık otoparka<br />

sahip 7 Renk Selçuklu’da 5 bin<br />

219 metrekare ticari alanlar ve bin 687<br />

metrekare büyüklükte sosyal alanlar bulunuyor.<br />

Yüzde 50 gibi önemli bir oranda<br />

gri ve yeşil alana sahip proje ayrıca 535<br />

metre uzunluğunda bir de yürüyüş yoluna<br />

sahip. Zengin sosyal donatı ve spor<br />

olanaklarının yanı sıra akıllı ev sistemlerinden,<br />

tam kapasiteli jeneratör, termostat<br />

kontrollü yerden ısıtma, toplantı ve etkinlik<br />

odalarına kadar birçok detay 7 Renk<br />

Selçuklu’da yer alıyor.<br />

7 Renk Selçuklu’da ayrıca kadın ve erkeklere<br />

özel, tam kapsamlı fitness salonu,<br />

sauna ve buhar odası, mini golf,<br />

bahçe fitness alanları, mini futbol sahası,<br />

basketbol ve voleybol sahası, yetişkin ve<br />

çocuk yüzme havuzları ile birlikte çocuklar<br />

için özel kaykay ve trafik parkı gibi birçok<br />

sosyal donatı bulunuyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 115


Okkalar İnşaat’tan<br />

Çengelköy’de yeni proje<br />

İnşaat sektörünün 40 yıllık tecrübeli şirketi Okkalar İnşaat, Konya’nın Selçuklu<br />

ilçesinde hayata geçirdiği Arma Kent projesinde anahtar teslimlerine başladı. İstanbul<br />

Kartal’da bulunan Arma Menta projesinin teslimlerine de 3 ay sonra başlanıyor.<br />

Şimdiye kadar iki milyon metrekarenin<br />

üzerinde inşaat yapıp teslim<br />

eden, <strong>2018</strong> yılında da toplamda<br />

200 milyon TL’lik yatırımla Arma<br />

Kent, Arma Menta, Arma Modern<br />

ve Arma Cadde projelerini hayata<br />

geçiren Okkalar İnşaat, bir yandan<br />

Konya ve İstanbul’da tamamlanan<br />

projelerinin teslimlerine başlarken<br />

diğer yandan yeni projelerinin startını<br />

vermeye hazırlanıyor. Okkalar<br />

İnşaat, Konya’nın Selçuklu ilçesinde<br />

yer alan, üç blok ve 230 daireden<br />

oluşan Arma Kent projesinden<br />

ev sahibi olanlara dairelerini teslim<br />

etmeye başladı.<br />

Ayrıca İstanbul’daki Arma Modern<br />

projesini vaktinden önce teslim<br />

eden Okkalar İnşaat, Arma Cadde<br />

projesini 1 ay sonra,14 katlı iki<br />

bloktan oluşan ve doğal yaşam konseptinin<br />

öne çıkarıldığı İstanbul Kartal’da<br />

bulunan Arma Menta projesini<br />

de 3 ay sonra teslime başlıyor.<br />

“Yeni projeler Çengelköy’de<br />

olacak”<br />

Firmalarından ev alanları yeni yaşam<br />

alanlarına kavuşturmanın<br />

mutluluğunu yaşadıklarını belirten<br />

Okkalar İnşaat Yönetim Kurulu<br />

Üyesi Mahmut Okka, “<strong>2018</strong> yılında<br />

biri Konya Selçuklu’da, biri İstanbul<br />

Kartal’da olmak üzere iki yeni<br />

projemizi tamamladık. Yine İstanbul’da<br />

bulunan iki projemizde de 1<br />

ay ve 3 ay sonra teslimlerimiz var.<br />

116<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Proje<br />

Selçuklu’da yer alan Arma Kent<br />

projemizde anahtar teslimlerine<br />

başladık. 3 ay sonunda, yıl bitmeden<br />

Kartal’da bulunan Arma Menta<br />

projemizin de teslimlerine başlayacağız.<br />

Arma Menta projemizi inşaata<br />

başladığımızda söylediğimiz gibi<br />

7 ay erken teslim edeceğiz. Müşterilerimizin<br />

hayallerindeki eve bir<br />

an önce kavuşmalarını sağlamayı<br />

hedefliyoruz. Türkiye ekonomisine<br />

güvenimiz yerindendir. Bunun için<br />

yatırımlarımıza hız kesmeden devam<br />

ediyoruz. Konya Yazır bölgesinde<br />

yeni projemiz Arma Vita’nın<br />

inşaatına başladık. Ayrıca İstanbul<br />

Çengelköy’de iki yeni proje başlatıyoruz.<br />

2019 yılında Çengelköy’deki<br />

projemizin inşaatına başlayacağız”<br />

dedi.<br />

“Ulaşılabilir fiyatlarla<br />

halkımızı ev sahibi<br />

yapıyoruz”<br />

Okka, “Sektörde 40 yıllık geçmişi<br />

olan bir aileden geliyoruz. Şirket<br />

olarak doğru zamanda doğru hamleleri<br />

yaparak ulaşılabilir fiyatlarla<br />

halkımızı ev sahibi yapıyoruz.<br />

Bunu yaparken de özellikle kentsel<br />

dönüşüme giren bölgeleri tercih<br />

ediyoruz. Bu sayede hem depreme<br />

dayanıksız yapıların dönüşümünü<br />

sağlayarak güvenli konutlar inşa<br />

ediyoruz hem de ülkemizdeki binaların<br />

çehresini yenileyerek estetik<br />

bir görünüme kavuşmasını sağlıyoruz.<br />

Projelerimizi hayata geçirirken<br />

kaliteden ve dürüstlükten ödün vermiyoruz.<br />

Başarımızın sırrı da burada gizli”<br />

diye konuştu.<br />

Dakikalar içinde şehrin<br />

keşmekeşinden kurtulma<br />

fırsatı<br />

Toplamda 53 bin 450 metrekare<br />

inşaat alanına sahip olan ve 2+1,<br />

3+1 ve 4+1 daire tiplerinden oluşan<br />

Arma Kent, lokasyonu itibariyle<br />

dakikalar içinde şehrin keşmekeşinden<br />

kurtulup hayat enerjisi dolu<br />

yaşam alanına geçilmesini sağlıyor.<br />

Proje, ev sahiplerine hamam,<br />

sauna, buhar odası, fitness, çocuk<br />

oyun alanı ve toplantı odası gibi kapalı<br />

sosyal alanları ile bahçesindeki<br />

futbol sahası, basketbol sahası,<br />

yürüyüş parkuru, kameriyeler, süs<br />

havuzu ve açık çocuk alanıyla konforlu<br />

bir hayatın yanında sağlıklı bir<br />

yaşam alanı da sunuyor.<br />

Mahmut Okka / Okkalar İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 117


Sektörel<br />

Seramiksan’dan yenilikler…<br />

Seramiksan’ın ilk defa Cersaie’de ziyaretçilerinin beğenisine sunduğu yeni serileri arasında<br />

yer alan History Koleksiyonu, Sicilya Serisi ve North Serisi, tarihi ve rustik dokuyu yaşam<br />

alanlarında hissetmek isteyenlerin tercihi oluyor.<br />

Seramiksan’ın zarif detayları bünyesinde<br />

barındıran koleksiyonlar, hem yerde<br />

hem de duvarda kullanılabilme özelliği ve<br />

zengin desen seçenekleriyle bambaşka<br />

atmosferler yaratma imkanı sunuyor.<br />

Geçmişin izinde tarihi bir yolculuğa<br />

çıkmak isteyenler için History<br />

Koleksiyonu<br />

Geleneksel çini motiflerinden ilham alarak<br />

tasarlanan ve tarihi dokuyu yaşam<br />

alanlarına yansıtan History Koleksiyonu,<br />

birbirinden farklı zengin desenleri<br />

ile mekanlara İspanyol esintileri taşıyor.<br />

Koleksiyon, klasik desenlerini tek başına<br />

kullanabilmenin yanı sıra farklı desen<br />

seçenekleri ile kombin edilebilmesiyle de<br />

özgün mekanlar yaratmada hayal gücünün<br />

sınırlarını zorluyor. Kastilya, İris, Navarra,<br />

Galiçya, Endülüs olarak 5 farklı desen<br />

seçeneği ve birlikte uyumlu köşe ve<br />

kenar bordürleri ile History Koleksiyonu,<br />

sizi geçmişe doğru tarihsel bir yolculuğa<br />

çıkarıyor.<br />

Beyaz rengin ferahlığı ahşabın<br />

sıcaklığıyla buluşuyor: North<br />

Serisi<br />

Kuzey’e Yolculuk… “Beyaz Geceleri”<br />

ile ünlü Kuzey ülkelerinden ilham alınarak<br />

tasarlanan North Serisi, rustik dekorasyon<br />

tarzını, eskitme beyaz ahşap<br />

görünümü ile tamamlıyor. Yüzeyindeki<br />

soğuk renk tonunu yumuşak geçişler ile<br />

harmanlayan seri, mekanları zamanın<br />

ötesinde bir görünümle buluşturuyor.<br />

118<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Terazzo Serisi<br />

60x60 - 60x120 cm.


Erzurum’da huzurlu yaşamın yeni adresi:<br />

Şehristan Konutları<br />

Aile sıcaklığında huzurlu bir yaşam sunan ve Erzurum’un marka projelerine örnek olan<br />

Şehristan Konutları’nda anahtar teslimlerine başlandı.<br />

120<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Proje<br />

HALKGYO ve ERKONUT ortaklığında<br />

hayata geçirilen Şehristan Konutları, Erzurum<br />

merkezindeki Yakutiye’de kaliteli,<br />

sağlıklı, güvenli bir yaşam alanı isteyenleri<br />

bekliyor. İnşaat kalitesi, sosyal alanları<br />

ve muhtesem peyzajı ile tüm seçenekleri<br />

bir arada sunan Şehristan Konutları’nda<br />

dairelerin ve ticari ünitelerin büyük bir kısmı<br />

satılmış durumda.<br />

Şehre değer katan proje<br />

Erzurum’un kalbinde konumlanan Şehristan<br />

Konutları, sahip olduğu özellikler<br />

itibarıyla konforlu ve modern kent yaşamını<br />

Erzurum şehir merkezine taşıyor. Kenti<br />

bölgesel cazibe merkezi haline getirecek<br />

Şehristan Konutları ticari üniteleri ile bölgeye<br />

yatırım yapmayı düşünenler için de<br />

önemli fırsatlar sunuyor. Erzurum’un merkezinde<br />

yükselen ve 24 bin metrekarelik<br />

alanda hayata geçirilen Şehristan Konutları<br />

13’er katlı 13 blokta 2+1, 3+1, 4+1 ve<br />

6+1 olmak üzere 632 daireden oluşuyor.<br />

Ailelere özel yaşam alanı olarak planlanan<br />

proje klasik site konseptinin dışında kendine<br />

özel detaylarıyla ön plana çıkıyor.<br />

Güven, lüks ve eğlence bir<br />

arada…<br />

Sunduğu imkânlarla dikkat çeken Şehristan<br />

Konutları, sıcak komşulukların yaşanacağı,<br />

özgürce çocukların oyun oynayabileceği,<br />

hep birlikte toplanıp vakit<br />

geçirebilecek alanları ile fark yaratıyor. Aile<br />

sıcaklığında sosyal imkanlara özlem duyan<br />

Şehristan Konutları sakinleri, nezih bir<br />

ortamda güvenli, lüks ve eğlenceli bir yaşamı<br />

bir arada bulma imkanına kavuşuyor.<br />

Projede geniş peyzaj alanı ile birlikte ticari<br />

üniteler, açık ve kapalı otopark alanları,<br />

yönetim ofisleri, oyun parkı, kreş, sauna,<br />

hamam ve fitness merkezi, spor alanları,<br />

7/24 güvenlik hizmeti bulunuyor.<br />

Şehir merkezine, toplu ulaşım, sağlık ve<br />

spor gibi alanlara yakın konumda bulunan<br />

Şehristan Konutları, Havalimanı’na 10 kilometre,<br />

otogora 8 kilometre, tren garına<br />

5 kilometre, kayak merkezine 10 kilometre,<br />

devlet hastanesine 5 kilometre, şehir<br />

merkezine 3 kilometre, MNG Mall’a 500,<br />

toplu taşımaya 100 metre mesafede konumlanıyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 121


Proje<br />

Ant Yapı’dan<br />

45 milyon pound<br />

değerinde yeni bir proje<br />

Uluslararası alanda<br />

en çok iş yapan 86<br />

müteahhitten biri olan Ant<br />

Yapı, İngiltere’de yer alan<br />

projelerine bir yenisini<br />

daha ekledi. Londra’nın<br />

seçkin lokasyonlarından<br />

Oxford Street ve<br />

Mayfair’in yakınında<br />

yer alan, Kral Edward<br />

dönemine ait, 45 milyon<br />

Pound değerindeki konut<br />

projesinin 19 ayda teslim<br />

edilmesi planlanıyor.<br />

27 yılı aşkın deneyimiyle bugüne kadar<br />

yurt içi ve yurt dışında birçok farklı projeye<br />

imza atan Ant Yapı’nın İngiltere’de son<br />

olarak hayata geçireceği Harcourt House<br />

projesi başkentin en gözde semtlerinden<br />

Maryleybone’da yer alıyor. Kral Edward<br />

dönemine ait 8 katlı geleneksel binanın<br />

içinde restorasyon ve düzenleme çalışmaları<br />

gerçekleştirilecek. Dış cephe ile birlikte<br />

yapının içinde yer alan orijinal tavan ve<br />

şöminenin korunacağı “Harcourt House”<br />

Konut Projesi, 10.000 metrekare inşaat<br />

alanında toplam 25 adet modern lüks dairenin<br />

yanı sıra medikal klinik, spa ve spor<br />

salonundan oluşuyor. 2020 yılının Ocak<br />

ayında teslim edilmesi planlanan projenin<br />

tüm işlerini Ant Yapı üstleniyor.<br />

İngiltere’deki yeni projeyle ilgili Ant Yapı<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Okay,<br />

“Ant Yapı olarak 1990’lı yılların başından<br />

bu yana yurt dışında başta Rusya ve Türki<br />

Cumhuriyetlerde birçok başarılı işlere imza<br />

attık. Ana yükleniciliğini üstlendiğimiz yeni<br />

Mehmet Okay / Ant Yapı Yönetim Kurulu Başkanı<br />

projemiz Harcourt House ile Londra’daki<br />

dördüncü işimize başlamanın mutluluğu<br />

içindeyiz. Ant Yapı olarak aynı zamanda<br />

Amerika’da Florida-Miami ile New York’ta<br />

kurduğumuz şirketler ve ofislerimizle iş geliştirme<br />

çalışmalarını sürdürüyoruz” şeklinde<br />

konuştu.<br />

122<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Geleneksel ile Modern Mimarinin Buluşması:<br />

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi<br />

Studio Vertebra tarafından tasarlanan Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi, Diyarbakır’ın<br />

yeni yapılaşma bölgesinde kent mimarisinin geleneksel referanslarından beslendiği<br />

tasarımıyla şehrin mimarisine yeni bir soluk getiriyor.<br />

Kuruluşundan bu yana mimari, iç mimari<br />

ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası<br />

ölçekte ‘çok disiplinli’ çalışmalar<br />

yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar<br />

Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar<br />

Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın<br />

ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım<br />

ofisi Studio Vertebra’nın Diyarbakır’da<br />

tasarladığı, kentin batıya doğru gelişen<br />

yeni yapılaşma bölgesinde konumlanan<br />

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi,<br />

kent mimarisinin geleneksel referanslarından<br />

beslenerek tasarımdaki farkını ortaya<br />

koyuyor.<br />

Kütüphane Tasarımında Avlu<br />

Etkisi<br />

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi’nin<br />

tasarımında sur içi bölgesinin sokak-avlu<br />

ilişkisi ve dam kullanımından<br />

türeyen kademeli yapısından esinlenildi.<br />

Tasarım, yapının ortasındaki avlunun etrafında<br />

konumlanan halk kütüphanesi ve<br />

çocuk kütüphanesi olmak üzere iki ana<br />

programdan oluşturuldu. Tasarımdaki<br />

avlu, bu iki yapı için ortak bir etkinlik alanı<br />

olarak kullanıldığı gibi iki ana girişi birbirine<br />

bağlayan bir aks görevi de görüyor.<br />

Aynı zamanda bu avlu, kentin geleneksel<br />

referanslarından beslenerek çeşme ve<br />

ağaç merkezli bir orta bahçe şeklinde tasarlandı.<br />

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi<br />

tasarımının parsel sınırına çekilmesiyle,<br />

bahçe duvarı ve bina arasında boşluklar<br />

oluşmuş ve bu boşluklar kütüphanenin<br />

amacına uyarak çocuk oyun alanları<br />

olarak değerlendirilmiştir. Bu çekilme<br />

halk kütüphanesinde dış mekandaki ses<br />

ve gürültüyü izole eden sakin bahçelerle<br />

rekreasyon meydanına ve kütüphane için<br />

de çalışma alanına dönüştü.<br />

Sokak-avlu ilişkisi ve dam kullanımından<br />

124<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Mimari<br />

türeyen kademeli yapının<br />

uygulandığı projede, zemin<br />

üstü katlarda kütlesel farklılaşmalar<br />

avlu ve bahçelerde<br />

gölgelik alanlar oluştururken<br />

ikinci katta teras alanı olarak<br />

kullanıldı.<br />

Yapı kabuğunda kullanılan iki<br />

ana materyal kütlesel etkiyi<br />

vurguluyor; özellikle dış çeperde<br />

tercih edilen korten çelik<br />

malzeme, dokusu ve oluşturduğu<br />

hissiyat nedeniyle”<br />

sur içi “bölgesine gönderme<br />

yaparken aynı zamanda yapıyı<br />

çepeçevre saran ve bazı<br />

yerlerde görsel ilişkiyi kesmemek<br />

için saydamlaşan “akıllı<br />

bir zar” olarak tasarlandı.<br />

Korten çelik malzeme, oluşturduğu<br />

gölgelik alanlar sayesinde<br />

yapıda konforlu açık<br />

mekânlara da imkân veriyor.<br />

Diyarbakır Halk ve Çocuk Kütüphanesi,<br />

yaklaşım senaryosuna<br />

göre kabuktan merkeze<br />

doğru bir çekim oluşturacak<br />

şekilde ana girişleri oluşturmuştur.<br />

Kabuk, dışarıdan<br />

bakıldığında arkasında kalan<br />

kademeli yapı için saydam bir<br />

baza gibi davranırken iki ana<br />

hacmi, avluyu ve iç bahçeleri<br />

bir arada tutan bütünleştirici<br />

bir örtü gibi davranıyor.<br />

Yapıda kullanılan bir diğer<br />

malzeme ise, Diyarbakır geleneksel<br />

mimarisinde sıklıkla<br />

kullanılan doğal taş; kullanımının<br />

yaygın olması ve kaynağa<br />

yakınlığı gibi nedenlerden<br />

dolayı tasarımın ana<br />

materyallerinden birisi olarak<br />

ele alınıyor. Buna bağlı olarak<br />

ana kütlelerde ağırlıklı olarak<br />

doğal taş tercih edilirken cepheyi<br />

saran kabukta korten<br />

malzeme tercih edilmiştir.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 125


Proje<br />

“Net alan,<br />

doğanın kalbinde net yaşam”<br />

Tona Yapı ve Safe İnşaat garantisi ile Beytepe’de yükselen Duru Beytepe projesi 2+1<br />

dairelerinde sunduğu net alan ile kaliteli yaşamın kapılarını aralıyor.<br />

Çalışma saatlerinin artması ve sosyal<br />

hayatın dışarıya kaymasıyla birlikte<br />

büyük daireler yerini kompakt yaşam<br />

alanlarına bıraktı.<br />

Memur şehri olarak anılan Başkent’te<br />

de bu durum göz önünde bulundurularak<br />

yeni yaşam alanları oluşturulmaya<br />

başlandı. Beytepe’de yükselen Duru<br />

Beytepe projesinin kaliteli yaşam alanları<br />

sunduğunu anlatan Tona Yapı ve<br />

Safe İnşaat Ortaklığı İcra Kurulu Başkanı<br />

İlhan Erdal şunları söyledi: “2+1<br />

dairelerimiz ile ihtiyaçlarınızı karşılayacak<br />

kaliteli yaşam alanları oluşturmaya<br />

özen gösterdik. 83 metrekareden başlayan<br />

2+1’lerimiz 116 metrekare seçeneği<br />

de sunuyor. Bu özelliklerin yanı<br />

sıra Duru Beytepe; Ankara’ya yeni bir<br />

nefes getirmeye hazırlanıyor. Yüzde<br />

84’ü yeşil alanlarla kaplı Beytepe’de<br />

Ankara’nın en yeşil projesi hayata geçiyor.”<br />

Kolay ısınabilir yaşam alanları<br />

Çalışma saatlerinde yaşanana artışın<br />

evde geçirilen zaman dilimini azalttığını<br />

anımsatan İlhan Erdal “Değişen<br />

zaman dilimi; geniş ailelerin yerini çekirdek<br />

aileye bırakmasıyla 2+1 daireler<br />

değerine değer kattı. Bu yönelişin<br />

sebebi olarak ise karşımıza; kaliteli<br />

ve güvenilir hizmet, lüks donanımların<br />

yanı sıra sunulan sosyal imkânlar çıkıyor.<br />

Duru Beytepe rezidans ayrıcalığını<br />

hissedebileceğiniz çok amaçlı bir<br />

proje” dedi.<br />

Yüzde 5 peşinat ile Duru<br />

Beytepe’de yerinizi alın<br />

Yatırımcıya özel ödeme planları ile<br />

ev sahibi olmak isteyenlerin bütçesini<br />

ön planda tuttuklarını anımsatan İlhan<br />

Erdal sözlerine şöyle devam etti:<br />

“Firma bünyesinde yaptığımız ödeme<br />

kolaylıklarımız ile müşterilerimizi çok<br />

yormadan yüzde 5 peşinat ile ev sahibi<br />

yapabiliyoruz. 25 bin TL peşinat ile<br />

Duru Beytepe’de ev almak mümkün.”<br />

126<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Edda Architecture’dan Tuzla’da ödüllü konut projesi:<br />

Tuzla Villaları<br />

EDDA Architecture,<br />

geçtiğimiz ay<br />

Amerika merkezli<br />

International<br />

Design Awards<br />

(IDA) 2017’de ödül<br />

ile onurlandırılan<br />

Tuzla Villaları’nın<br />

mimarisinde<br />

cephe, plan<br />

çözümlemeleri,<br />

malzeme seçimleri;<br />

avlu, cumba ve<br />

kubbe gibi öğelerin<br />

kullanımıyla<br />

geleneksel Türk<br />

evlerine atıfta<br />

bulunuyor.<br />

Yoğunlaşan kentleşme ve nüfus artışı ile<br />

yazlık konut sitelerinin yerini müstakil konutlara<br />

ve az katlı binalardan oluşan sitelere<br />

devrettiği Tuzla’da toplam 3700 m 2 ’lik<br />

bir arsada konumlandırılan Tuzla Villaları,<br />

arazi sahiplerinin istekleri doğrultusunda<br />

eski Türk evi mimarisinin özelliklerini<br />

yansıtacak şekilde tasarlanmış. Amerika<br />

merkezli International Design Awards<br />

(IDA) 2017’de ödüle layık görülen, her<br />

biri 750 metrekarelik 3 adet villadan oluşan<br />

konut projesinin hem mimari hem<br />

de iç mimari projelerine imza atan EDDA<br />

Architecture avlu, cumba ve kubbe gibi<br />

geleneksel öğelerin kullandığı konutların<br />

iç mekanlarında da modern-klasik stilde<br />

çözümler yaratmış.<br />

Kendisine komşu iki parsel ile birlikte bağımsız<br />

bir ada teşkil eden arazinin düz<br />

sayılabilecek topoğrafyasından faydalanan<br />

tasarım ekibi, kuzeydoğu-batı aksında<br />

batıya doğru daralan arsa üzerinde,<br />

binaları güney cepheye bakacak şekilde<br />

yan yana ve arka cephede müstakil bahçe<br />

alanlarına mümkün olduğunca yer<br />

bırakacak bir planda konumlandırmış.<br />

Yapım sürecinde arsaya eklenen komşu<br />

parsellerle de binaların kuzey cephelerinde<br />

oldukça büyük ve ortak bir peyzaj<br />

alanı oluşturulmuş.<br />

Geleneksel Türk evi mimarisinin özelliklerini<br />

yansıtacak şekilde her cepheye<br />

cumba yerleştiren EDDA Architecture’ın<br />

cumbalarda kullandığı payandalar ise<br />

kendilerine has duruşları ile ayrı birer<br />

mimari öğe niteliğinde… Birinci ve ikinci<br />

katlardaki odaların açıldığı merdiven holleri<br />

ise gün ışığını içeriye alacak şekilde<br />

tasarlanan cam kubbelerden oluşuyor ve<br />

eski evlerde görülen orta avluları andırıyor.<br />

Yapısal olarak betonarme iskelet sistemi<br />

ile inşa edilen ve bodrum katları bulunmayan<br />

binalarda, temel üst kotu ile zemin<br />

kat döşemesi arasında yer alan ve su<br />

basman kot seviyesini oluşturan boşluk,<br />

tüm binalar arası bir tesisat galerisi görevi<br />

görerek mekanik ve elektrik tesisatlarının<br />

yer aldığı bir alan olmuş. Her binanın<br />

müstakil yüzme havuzunu, binaların doğu<br />

cephesinde binaya birleşik konumda yerleştiren<br />

tasarım ekibi, malzemelerdeki<br />

doğal taş, mermer ve ahşap tercihi ile de<br />

binaların geleneksel karakteristiğini daha<br />

da güçlendirmiş.<br />

128<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Mimari<br />

Ergün Mimarlık<br />

Cityscape Awards <strong>2018</strong>’de Finalist oldu!<br />

Ergün Mimarlık, Atlaspark AVM ve Mermerler Plaza projeleriyle Cityscape Awards <strong>2018</strong>’de<br />

2 ayrı kategoride finalist oldu.<br />

1995 yılında kurulduğu günden bugüne<br />

farklı ölçeklerde mimari ve iç mimari projelere<br />

imza atan Ergün Mimarlık, dünyanın<br />

en önemli gayrimenkul ve mimarlık<br />

buluşmalarından biri olarak kabul edilen<br />

Cityscape Global kapsamında düzenlenen<br />

Cityscape Awards <strong>2018</strong>’de 2 projesiyle<br />

uluslararası jüri tarafından finalist<br />

olarak seçildi. Bu yıl 16’ncı kez gerçekleştirilen<br />

Cityscape Awards <strong>2018</strong>’de<br />

Ergün Mimarlık; ‘Retail Project Award’<br />

kategorisinde 2015 yılında hizmete açılan<br />

Atlaspark AVM, ‘Commercial Project<br />

Award’ kategorisinde ise inşaatı 2016<br />

yılında tamamlanan Mermerler Plaza ile<br />

yarışacak.<br />

2 – 4 Ekim <strong>2018</strong> tarihleri arasında Dubai’de<br />

gayrimenkul ve mimarlık sektörünü<br />

bir araya getirecek Cityscape Fuarı<br />

kapsamında düzenlenen Cityscape<br />

Awards <strong>2018</strong>’de çeşitli kategorilerde<br />

projeler ve inşa edilmiş yapılar yarışacak.<br />

Finale kalan projeler 30 Eylül <strong>2018</strong><br />

tarihinde mimar ve işveren tarafından yapılacak<br />

sunumlar ile uluslararası jürinin<br />

karşısına çıkacak ve ödüller 2 Ekim <strong>2018</strong><br />

tarihinde InterContinental Dubai Festival<br />

City’de düzenlenecek törenle sahiplerini<br />

bulacak. Finale kalan projeler Cityscape<br />

Global sergisinde uluslararası yatırımcı<br />

ve mimarların ziyaretine açık olacak.<br />

Atlaspark AVM<br />

Sultanbeyli’de inşa edilen AVM’nin en<br />

önemli ayırt edici özelliklerinden birisi<br />

hem TEM çevre yolu üzerinde, hem de<br />

Sultanbeyli’nin merkezi sayılabilecek,<br />

cadde üzeri ticaret yaşantısının bir hayli<br />

geliştiği bir bölgede yer almasıdır. Fatih<br />

Caddesi gibi bölge için önemli bir ticari<br />

aksın üzerinde olması ise proje tasarımını<br />

etkileyen önemli unsurlardan biridir.<br />

Bina tüm ofis ve AVM girişlerini bu caddeden<br />

almaktadır. Fatih Caddesi cephesindeki<br />

dükkanlar, zeminde caddedeki<br />

alışveriş aktivitesini sürdürmek için, istenirse<br />

dışarıdan kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Üst kotlarda, güneye ve<br />

caddeye yönlendirilmiş açık terasların ve<br />

yüksek ofis binasındaki kat bahçelerinin<br />

de varlığıyla bu cephede bir yaşantı kurgulanarak,<br />

caddedeki insan hareketinin<br />

ve ticari işleyişin sürekliliğinin sağlanması<br />

hedeflenmiştir. Yapı iki masif blok olarak<br />

ele alınmıştır. İki blok arasında kalan<br />

cam kısım girinti şeklinde geri çekilerek,<br />

Fatih Caddesi tarafında tanımlanan yaya<br />

hareketi sürekliliğinin ve yaşantının binanı<br />

içine doğru sokulmasını ve bu alanda<br />

üzeri saçakla örtülü kamusal bir meydan<br />

oluşturulmasını sağlamaktadır.<br />

Mermerler Plaza<br />

Mermerler Plaza, mimari karakterini ve<br />

yerleşim ilkelerini, çevredeki yapı ve yol<br />

örüntüsünü ön planda tutarak oluşturan<br />

bir ofis yapısıdır. Anadolu yakasının en<br />

önemli ticaret merkezlerinden Kozyatağı’nda,<br />

E-5 Otoyolu ile Bayar Caddesi’nin<br />

arasında yer almaktadır. Yapı, iki kademeli<br />

olarak çözümlenmiştir. Bayar Caddesi<br />

tarafındaki blok, caddenin ortalama<br />

yüksekliğine uyacak şekilde alçak tutulmuştur.<br />

E5 tarafında ise yakın çevredeki<br />

benzer örnekleri de göz önünde bulundurularak<br />

bina yükselmektedir. Zeminde ise<br />

yüksek yapı iki kat yüksekliğinde boşaltılarak,<br />

Bayar Caddesi’ndeki yaya sirkülasyonunu<br />

ve ticari potansiyeli yan yol ile<br />

birleştiren bir pasaj oluşturulmuştur. Leed<br />

Gold setrifikalı bina, kat bahçeleri kullanılarak<br />

yatayda ve düşeyde parçalanmış,<br />

farklı malzeme kullanımıyla ayrıştırılmış<br />

kütlelerin kompozisyonu şeklinde ele<br />

alınmıştır. Bu yöntem, ölçek konusunda<br />

yapının çevreye uyum sağlamasında esneklik<br />

sağlamaktadır.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 129


Çanakkale’nin<br />

En İyi Çarşı ve Yaşam Merkezi Projesi<br />

ödüllendirildi<br />

Çanakkale Belediyesi’nin düzenlediği Çarşı, Yaşam Merkezi ve Otopark ile Yakın Çevresi<br />

Ulusal Mimari Proje Yarışması sonuçlandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi<br />

akademisyenleri Dr. Öğretim Üyesi İdil Erkol Bingöl, Yüksek Mimar Caner Bilgin ve Yüksek<br />

Mimar Bulut Cebeci’nin, Şehir Plancısı Gözde Şarlak Kramer ve Yüksek İnşaat Mühendisi<br />

Onur Kutlukaya ile birlikte hazırladıkları proje, yarışmada birincilik ödülü kazandı.<br />

Çanakkale kent merkezindeki mevcut iş<br />

merkezi ve otopark yapısının yerine yeni<br />

bir “Çarşı ve Yaşam Merkezi”nin yapılması<br />

amacıyla, Çanakkale Belediyesi’nin<br />

düzenlediği serbest, ulusal ve tek kademeli<br />

yarışmanın sonuçları açıklandı. İstanbul<br />

Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi<br />

akademisyenleri Dr. Öğretim Üyesi İdil<br />

Erkol Bingöl, Yüksek Mimar Caner Bilgin<br />

ve Yüksek Mimar Bulut Cebeci’nin, Şehir<br />

Plancısı Gözde Şarlak Kramer ve Yüksek<br />

İnşaat Mühendisi Onur Kutlukaya ile birlikte<br />

hazırladıkları proje, Çanakkale Belediyesi<br />

Çarşı, Yaşam Merkezi ve Otopark<br />

ile Yakın Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması’nda<br />

birincilik ödülü kazandı.<br />

Yarışmanın konusu, kent merkezindeki<br />

mevcut iş merkezinin bulunduğu alana,<br />

ticari birimler ve otopark işlevlerinin yanı<br />

sıra, barındırdığı kültürel işlevlerle kentin<br />

kamusal yaşamını zenginleştirecek yeni<br />

bir Çarşı ve Yaşam Merkezi tasarlanmasıydı.<br />

Bu kapsamda hazırlanan proje, sokağın<br />

devamı olarak kurgulandı. İhtiyaca göre<br />

değişiklik gösterebilen esnek bir mekan<br />

kurgusu oluşturuldu; yapı çevresinde ise<br />

yaya ve bisiklet odaklı bir ulaşım sistemi<br />

yer aldı.<br />

130<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Mimari<br />

Armstrong Techzonetm:<br />

Armstrong Building Products Yeni Teknik Asma Tavan Konsepti<br />

Armstrong Building Products imzası taşıyan<br />

yüzeyler ile aydınlatma ve havalandırma<br />

için çok çeşitli doğrusal teknik öğe<br />

arasındaki mükemmel ahenk sayesinde<br />

mümkün hale gelen, birinci sınıf bir sonuçtur.<br />

TechZoneTM, tüm tavan sistemlerinin<br />

aynı zamanda özellikle düzgün ve<br />

zarif bir estetik görünüm ile sonuçlanacak<br />

şekilde hızlı, kolay, temiz ve düzenli bir<br />

şekilde organize edilmesini sağlar.<br />

Ofisler, mağazalar, büyük alışveriş alanları,<br />

okullar, oteller ve hastaneler: Armstrong<br />

TechZoneTM ayırt edici özelliği, taşıyıcı<br />

sistemi ile aydınlatma armatürleri ,<br />

hava difüzörleri ve akustik panelleri ,doğrudan<br />

tek parçalı çözümde birleştirmesidir.<br />

Henüz tasarım aşamasındayken, tek<br />

tek bileşenlerin seçilip her türlü gereksinime<br />

mükemmel cevap verecek şekilde<br />

birleştirilerek yalnızca estetik açıdan değil,<br />

aynı zamanda akustik, aydınlatma ve<br />

hava kalitesi açısından da çok daha hoş<br />

iç mekanların yaratılmasına olanak sağlayan<br />

bir çözümdür.<br />

Farklı yapı öğelerinin birleşim kolaylığı,<br />

Armstrong TechZoneTM tavan sisteminin<br />

yalnızca beş adımda kolaylıkla kurulmasını<br />

mümkün kılar. Öncelikle, Armstrong<br />

tarafından önerilen tiplerden biri seçilerek<br />

ya da özel tasarım gereksinimlerine göre<br />

kişiselleştirilerek çeşitli teknik tavan panelleri<br />

kombinasyonu tanımlanır. Armstrong<br />

TechZoneTM,askı sistemine doğrudan<br />

bağlı 100mm ile 150 mm arasındaki<br />

doğrusal(lineer) teknik alanlar seçeneği<br />

sayesinde , aydınlatma ve klima ünitelerini<br />

merkezinde düzenlemeye ve simetrik<br />

modüller ile cazip göze hoş gelen<br />

konfigürasyonlar/modülasyonlar oluşturmaya<br />

olanak sağlar. Daha sonra da kullanılacak<br />

panelin büyüklüğüne bağlı olarak,<br />

taşıyıcı sistem oluşturulur.<br />

İkinci olarak, Armstrong Building Products<br />

imzalı ve teknik performans açısından<br />

ses yutma, hijyen, ses yansıması ve hava<br />

kalitesi gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayan<br />

panel tipi seçilir. Ultima+; Ultima+<br />

OP; Perla; Perla OP 0.95 ve Optima,<br />

Armstrong tarafından sunulan ,farklı performans<br />

ve görsel seviyeleriyle karakterize<br />

edilen, her türlü gereksinime somut<br />

ve işlevsel bir cevap veren çözümlerdir.<br />

Ayrıca, Armstrong Building Products şirketinin<br />

sürdürülebilir inşaat endüstrisini<br />

teşvik etme isteği doğrulusunda, ilk dört<br />

ürün Cradle to Cradle Bronze sertifikası<br />

almıştır.<br />

Daha sonra, Armstrong TechZoneTM<br />

teknik panellerin ve tavanı tamamlayacak<br />

doğrusal öğelerin seçimi öngörülmektedir.<br />

Bu anlamda, Armstrong Building<br />

Products teknik ekibi, Müşterilerine özel<br />

tasarım gereksinimlerini en iyi şekilde<br />

karşılayan Armstrong TechZoneTM sistemi<br />

ile kullanım için uygun ekipman belirlenmesini<br />

kolaylaştıracak nitelikli bir destek<br />

hizmeti sunmaktadır.<br />

Son iki aşama, sırasıyla, asma sistemi ve<br />

sabitleme aksesuarlarının belirlenmesi<br />

ve iki duvar arasında alcıpan ve moduler<br />

tavan malzemelerinin geçişleri için kullanılabilecek<br />

alçıpan alın yapma gereksinimini<br />

ortadan kaldıran hızlı ve işçilik maliyetini<br />

düşüren en uygun AXIOM gecis<br />

profilinin seçimidir.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 131


YENİ ÜRÜNLER<br />

SERAMİK<br />

Decovita<br />

Kalebodur<br />

ELEKTRİKLİ<br />

EL ALETLERİ<br />

Black+Decker<br />

AYDINLATMA<br />

ELEMANLARI<br />

Panasonic


ARMATÜR<br />

Ideal Standart<br />

Isvea<br />

Vitra<br />

<strong>YAPI</strong> KİMYASALLARI<br />

Beta Kimya<br />

SIHHİ TESİSAT<br />

Geberit<br />

DEKORASYON<br />

Peli Parke<br />

BOYA<br />

Dyo<br />

Marshall


Thea Ultima Eloxal farklı, mekanlar onunla ayrıcalıklı<br />

Yaşam alanlarınıza değer katmanın ve yenilemenin en özel yolu<br />

dekorasyonda yapacağınız küçük farklılıklardan geçiyor. Mekanın<br />

ruhunu, dokusunu, tarzını ve stilini belirlerken ya da tamamlarken<br />

elektrik anahtarları ve prizlerin önemini de göz ardı<br />

etmemek gerekiyor. Elektrik anahtarı ve priz sektörüne sunduğu<br />

yeniliklerle öne çıkan ve ileri teknolojiyi estetik tasarımlarla buluşturmayı<br />

başaran güçlü kuruluş Panasonic Eco Solutions Türkiye,<br />

Thea Ultima Eloxal modelleri ile mekanlara özel bir hava<br />

katıyor.<br />

Thea Ultima Eloxal, zarafet ve incelikle çizilen sınırları çok daha<br />

ileriye taşımayı başarıyor. Yenilikçi ürünleriyle sektörde fark yaratan<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin en özel ürünleri arasında<br />

yer alan Ultima, yaşam alanlarına ve dekorasyon dünyasına<br />

kattığı üst seviyede şıklık, konfor ve ayrıcalıkla öne çıkıyor.<br />

Kendine has özel bir dokuya sahip olan Ultima Eloxal modelleri<br />

ise “Bronz, Gümüş ve Siyah” renkleriyle farklı bir duruş arayanlara<br />

sesleniyor.<br />

Sağlam görünümünü üstün tasarım özellikleriyle birleştiren Ultima<br />

Eloxal, sıra dışılığı yaşam alanlarına taşımak isteyenler için<br />

alışılmışın ötesinde alternatifler sunuyor.<br />

Keskin hatlara ve soylu renklere sahip Ultima Eloxal modelleri,<br />

kullanıcılara estetik ve ergonomiyi bir arada sunuyor.<br />

Decovita Seramik,<br />

geometrik öğelerle sanatsal tasarımı birleştiriyor<br />

İlhamını doğadan alan tasarımlar sunan Decovita Seramik, Artprint,<br />

Clay, Clay Decor, Earth, Earth Granada ve Earth Quadrato<br />

ürünleriyle, ev ve işyerlerine sade, zarif ve aynı zamanda zengin<br />

bir dokunuşta bulunuyor. Geometrik öğelerin, sanatsal tasarımlarla<br />

birleştiği karolar, bulundukları mekana samimi ve sıcak bir<br />

hava katıyor. Ev ve ticari mekanlara sıradışı<br />

bir güzellik katan Artprint serisi, bahçe, dış<br />

cephe ve havuz, spa gibi ıslak alanlarda da<br />

uygulanabiliyor. Fildişi, cappuccino, boz kahverengi,<br />

kum ve moka renklerindeki seride<br />

yer alan geometrik şekilli, yazı ve rakam desenli<br />

karolar, hem sanatsal hem de zengin bir<br />

hava veriyor, yalın görünümüyle de doğallığı<br />

şehir hayatına taşıyor.<br />

Betonun güçlü etkisini ve yalın görünümünü seramiğin kalitesiyle<br />

harmanlayan Earth, mekanlara sade bir şıklık getiriyor. Mevsim<br />

koşullarına dayanıklılığıyla hem iç hem de dış mekanlarda kullanılabilen<br />

seri, doğal ve yumuşak renkleriyle bulunduğu mekanı<br />

sıcacık bir ortama çeviriyor.<br />

Zarif geometrik desenler dikkat<br />

çekiyor<br />

Hem yer hem de duvarlarda kullanılabilen<br />

Clay, gri, sıcak gri, kum, antrasit, moka, fildişi,<br />

açık gri, cappuccino, boz kahverengi ve<br />

beyaz renklerini evlerinize getiriyor. Üzerinde<br />

zarif desenlerin bulunduğu ürünler, yenilikçi<br />

bir hava katarken gerçeklik hissini de artırıyor.<br />

Estetik ve tasarım öğelerini ön plana çıkaran<br />

Clay Decor, kil görünümlü taş dokusu ve zarif<br />

geometrik desenleriyle dikkat çekiyor.<br />

134<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Banyo dekorasyonunda özgürlüğü temsil eden bir tasarım:<br />

‘Ideal Standard Archimodule Serisi’<br />

Tüm banyo ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kişisel çözümler sunan<br />

Ideal Standard’ın yenilikçi teknolojiler ve milimetrik hassasiyetle hayata<br />

geçirdiği Archimodule serisi armatürler, banyolarda kusursuz<br />

görünüşü garanti ediyor. Diyagonal yapıştırılmış ya da standart dışı<br />

ölçülere sahip duvar seramikleriyle bile mükemmel bir uyum sağlayan<br />

Archimodule, banyolara sınırsız özgürlüğü getiriyor.<br />

Sınırsız Esneklikte Modüler Sistem<br />

Özgürlüğü simgeleyen Archimodule serisi, tasarımındaki modülerlik<br />

ile banyolar için sınırı olmayan mutlak tasarım özgürlüğü sunuyor.<br />

Seriyi oluşturan her bir yenilikçi ürün, birbirleriyle mükemmel<br />

bir uyum sağlayarak kolayca kombine edilebiliyor. Archimodule<br />

serisi hem duş hem küvet hem de lavabo bataryası olarak tasarlanabiliyor.<br />

34 tip olmak üzere geniş kombinasyon alternatifi sağlayan<br />

Archimodule, özel montaj rayı sayesinde montaj kolaylığıyla<br />

da dikkat çekiyor.<br />

DNA’sında<br />

inovasyon var<br />

Tasarım ve modern banyo sistemleriyle banyo mimarisine<br />

inovasyon katan Geberit, son teknolojiyi<br />

kullanarak ürettiği CleanLine 20 duş kanalını yeniden<br />

yorumluyor.<br />

Zamansız tasarımı ve kolay temizlenebilirliğiyle<br />

kendini kanıtlayan CleanLine20 duş kanalı, kişiselleştirilebilen<br />

tasarımıyla son kullanıcısının beğenisini<br />

kazanıyor. Şık tasarımı ve kolay montaj<br />

özelliğiyle banyolara hem görsellik hem de fonksiyonellik<br />

katan CleanLine20 duş kanalı, döşeme<br />

yatağının banyo zemini ile kaplanabilmesi sayesinde<br />

kullanıcısının banyosuyla bir bütün oluyor<br />

ve neredeyse görünmez gider alanı yaratıyor. Duş<br />

kanallarının en büyük sorunu olan hijyen problemini<br />

de önemli ölçüde çözüme kavuşturan CleanLine20,<br />

saç tutucu tarak sayesinde temizliğin<br />

manifestosunu yeniden yazıyor. CleanLine20, ayrıca<br />

özel tasarımlı sifonu sayesinde de banyolarda<br />

koku oluşumunu önlüyor.<br />

Duvar kenarına ve duş alanının ortasına kolaylıkla<br />

monte edilebilen Geberit CleanLine20, paslanmaz<br />

çelikten üretilmesinin yanı sıra modern tasarımı ve<br />

sunduğu kolay temizlik imkanıyla takipçilerinin beğenisini<br />

kazanıyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 135


Akıllı depolama fikirleriyle Isvea yine banyolarınızda<br />

Banyolar, depolama çözümlerine en çok ihtiyaç duyulan yaşam<br />

alanlarının başında geliyor. Raflardan dolaplara, ünitelerden çekmecelere<br />

hatta aynalara varıncaya kadar birbirinden işlevsel tasarımlarla<br />

en küçük banyoları bile kullanışlı hale getirebilirsiniz.<br />

Derinliği olan çekmece ve üniteleri seçin<br />

Banyo dekorasyonunda kullanım alanı önemli bir kriter haline<br />

geldi. Banyonuz küçükse derinliği olan çekmeceleri ve depolama<br />

üniteleri olan tasarımları tercih etmelisiniz. Böylece banyonuzda<br />

kendinize daha çok boş alan bırakabilirsiniz.<br />

Boy dolapları kurtarıcı niteliğinde<br />

Boy dolapları, banyoda ihtiyaç duyulabilecek her şey için düzenli<br />

yerleşim olanağı sağlayarak geniş depolama imkanı sunuyor.<br />

Banyoları dağınık ve kalabalık gösteren her türlü malzemeyi kolayca<br />

yerleştirme imkanı bulabileceğiniz boy dolapları, özellikle<br />

küçük banyolar için kurtarıcı niteliğinde.<br />

Son trend: Duvar nişleri<br />

Duvar nişleri hem pratik hem de şık yapıları ile her stil ve özellikte<br />

banyo için muhteşem bir depolama çözümü sunuyor. Banyolara<br />

estetik bir görünüm kazandıran nişleri ışıklandırarak da<br />

kullanabilirsiniz.<br />

Aynalı dolaplar<br />

Her banyo kuşkusuz bir ayna gerektirir. Ancak aynanın tek bir işlevi<br />

olmak zorunda değil. Örneğin düz ayna kullanmak yerine aynalı<br />

dolap tercih edebilirsiniz. Özellikle yüksek tavanlı banyolar<br />

için ince ve uzun tasarımlar banyo mekanlarında hem şık hem<br />

de fonksiyonel bir çözüm olabilir.<br />

Dünyanın en büyük, en ince<br />

ve esneyebilen seramik karosu:<br />

Kalesinterflex<br />

Türkiye’de adı seramik karo ile özdeşleşen Kalebodur, mimariye<br />

özgürlük ve özgünlük sağlayan Kalesinterflex ile yeni<br />

fikirlerin uygulanmasına ve modern yaşam alanları yaratılmasına<br />

imkan sağlıyor. Büyük ebatta maksimum performans sunan<br />

Kalesinterflex, dekoratif unsurlara sahip konsept serileri<br />

ile beklentilerin ötesine geçiyor.<br />

Geliştirdiği ürün ve teknolojilerle mimarların yaratıcılıklarına<br />

hitap eden Kalebodur, dünyanın en büyük boyutlu, en ince ve<br />

esneyebilen seramik karolarından Kalesinterflex ile mimari<br />

tasarımlara ve inşaat teknolojilerine yeni bir bakış kazandırıyor.<br />

Mimari projelerin vazgeçilmez ürünü haline gelen Kalesinterflex,<br />

boyutları, uygulama kolaylığı ve esnekliği itibarıyla tasarımcının<br />

yaratıcılığını beslerken; renk ve doku çeşitliliği ile<br />

yalın ve yapının tektonik değerlerini öne çıkaran bir mimarlık<br />

diline olanak sağlıyor.<br />

Tasarım özgürlüğü ve esnekliği sağlayan Kalesinterflex,<br />

büyük fikirker için sınırsız ebatlar sunuyor. 100x300 cm ve<br />

120x360 cm ebatlı olarak ve sadece 3-5 mm incelikle porselen<br />

seramik levha olarak üretilen Kalesinterflex, aynı zamanda<br />

isteğe göre projeye en uygun özel ebatlarda da üretilebiliyor.<br />

Kalesinterflex, mat ve parlak yüzeylerde 18 düz renk ve<br />

dijital üretim teknolojisi ile gerçeğe en yakın metalik, ahşap,<br />

beton ve doğal taş dokulu alternatifleriyle de kullanıcıların<br />

beğenisini kazanıyor.<br />

136<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Marshall’dan misafir yatak odaları için farklı seçenekler<br />

Arkadaşlar ve akrabalar için<br />

hazır tutulan misafir yatak odaları,<br />

farklı kişiler tarafından kullanılan<br />

mekanlar. Bu nedenle<br />

de her türlü zevke ve zamana<br />

uyum sağlayabilecek bir alan<br />

oluşturmak oldukça önemli.<br />

“Renklendir Hayatı” sloganıyla<br />

mekanlara ve hayata renk katmaya<br />

devam eden Marshall,<br />

misafir yatak odalarında yenilik<br />

isteyenler için birkaç seçenek<br />

öneriyor.<br />

Renk, misafirlerinizi evinde hissettirmenin<br />

en kolay yoludur.<br />

Misafir yatak odalarını renk tonunu<br />

seçerken sadeliği tercih<br />

edenler ve samimi bir alan oluşturmayı<br />

amaçlayanlar akıllıca<br />

bir renk oyunu oynamak için, bir<br />

renk ailesinden iki veya üç renk<br />

tonunu birlikte kullanabilirler.<br />

Örneğin Marshall’ın yeni renk<br />

koleksiyonundan Karadeniz,<br />

Açık Deniz ve Mor Salkım rengi<br />

birlikte kullanılabilir.<br />

Misafir yatak odalarında sıcak<br />

ve göz kamaştırıcı bir görünüm<br />

için ise pırıl pırıl, ışıltılı sarı tonlarını harmanlamak yeterli. Bal<br />

Arısı, Şampanya ve Sabah Güneşi gibi altın sarısı tonları ile geleneksel<br />

bir his oluşturmak mümkün. Daha modern bir görünüm<br />

için alev ve nar gibi narenciye sarısı tonları tercih edilebilir.<br />

Renkleri kullanarak genişlik algısı yaratmak çok<br />

kolay<br />

Misafir yatak odası küçükse, bu odada akıllıca bir renk uyumu ile<br />

genişlik algısı yaratmak da mümkün. Renk spektrumunun daha<br />

soğuk kenarındaki yumuşak renk tonları, küçük alanlar için en iyi<br />

seçimdir. Duvarlar için Derya, Ceviz Yeşili, Fildişi veya canlı beyaz<br />

gibi renkler seçilebilir. Bunlar ilk anda odanın daha geniş görünmesini<br />

sağlar. Seçilen duvar renginin farklı tonlarını tavanda<br />

kullanmak ise odanın sınırlarının ortadan kalkmış gibi görünmesini<br />

sağlar ve bir genişlik algısı oluşur. Duvarlar en koyu tonlarla<br />

boyamak ve boyama işini tavanda en açık tonlarla bitirmek etkiyi<br />

daha da artırır.<br />

Teknotex ile yapılar kir ve suya karşı yüksek direnç kazanıyor<br />

Türk boya sektörünün öncü şirketi DYO, dış cephe boyası Teknotex ile yapılara<br />

yüksek koruma sağlıyor. Yağmur suyu ile kendi kendine temizleme özelliğine<br />

sahip olan Teknotex uygulanan binalar, “lotus efekti” sayesinde yüksek<br />

oranda kir ve su itme direncine kavuşuyor.<br />

NİLÜFER ÇİÇEĞİNDEN ESİNLENİLEN TEKNOLOJİYE SAHİP<br />

Doğada kendi kendini temizleme özelliğine sahip nilüfer çiçeğinden esinlenilerek<br />

geliştirilen ve adını yine nilüfer çiçeğinin İngilizcesi’nden alan “lotus”<br />

efekti sayesinde binalar kir tutmuyor. Beton, brüt beton, betopan, gaz beton,<br />

briket, tuğla, sıva ve benzeri mineral yüzeylerde rahatlıkla kullanılabilen Teknotex,<br />

mükemmel örtücülüğü ile sektörde öne çıkıyor.<br />

GÜNEŞ IŞINLARI VE DENİZİN NEMİNE KARŞI DAYANIKLI<br />

Neme ve suya dayanıklı, yüksek su buharı geçirgenliği olan DYO’nun üstün<br />

özelliklere sahip dış cephe boyasının alkali ve kimyasal direnci de oldukça<br />

yüksek. Akrilik emülsiyon esaslı, PTFE katkılı Teknotex; su bazlı olup, mat<br />

bir görünüme sahip. Aynı zamanda güneş ışınları ve deniz kıyılarında oluşan<br />

nemin olumsuz etkilerine karşı da dayanıklılığı ile öne çıkan ürün, sahil kenarındaki<br />

yapılar için de ideal.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 137


BETA Kimya’dan yeni çok amaçlı sprey: APEL BK40<br />

Kimya sektörünün öncü şirketlerinden BETA Kimya A.Ş.,<br />

yenilikçi ürün ailesini genişletmeyi sürdürüyor. Birbirinden<br />

farklı beş ana özelliği aynı üründe sunan yeni APEL BK40,<br />

benzersiz formülü sayesinde pas çözmeden yağlamaya,<br />

gıcırtı kesmeden nemden korumaya kadar pek çok işleviyle<br />

öne çıkıyor. Hayatın her alanında kullanım imkanı tanıyan<br />

çok amaçlı sprey APEL BK40 ile ev, iş yeri, hobi alanları,<br />

atölye ve endüstriyel uygulamalarda mucizevi sonuçlara<br />

olanak tanıyor.<br />

Paslanma, sıkışma ve gıcırdamaya karşı kesin<br />

çözüm APEL BK40<br />

Çok amaçlı aerosol sprey APEL BK40 zincir, somun-civata<br />

gibi pas ve kirden hareketi engellenmiş tüm malzemelerin<br />

yağlanarak çözülmesini sağlıyor. APEL BK40, metal<br />

yüzeylerden nemi uzaklaştırarak korozyon ve pasa karşı<br />

uzun süreli koruma sağlarken, korozyona uğramış yüzeylere<br />

nüfus ederek pas ve kirden arındırıyor. Üstün özellikleriyle<br />

maksimum işlevsellik sunan APEL BK40 kapı, pencere<br />

ve dolap menteşesi gibi hareketli metallerde sürtünmeyi<br />

azaltarak gıcırtı seslerine engel oluyor.<br />

Silikon içermeyen formülüyle kir tutmayan APEL BK40, tüm<br />

bağlantı elemanlarında kullanılabiliyor. Üstün derecede nüfuz<br />

etme özelliğine sahip APEL BK40, sprey kapağının yanı<br />

sıra pipet başlığı sayesinde ulaşılması en zor noktalara bile<br />

püskürtme imkanı tanıyor. APEL BK40 yapı-inşaat, otomotiv,<br />

mobilya, makine, doğa ve su sporları ürünlerinin yanı<br />

sıra her türlü metal aksamın bakımı için kullanılabiliyor.<br />

Black+Decker’dan<br />

matkap kullanmaya yeni başlayacaklar için temel bilgiler<br />

Birçok farklı amaca yönelik olarak geliştirdiği<br />

elektrikli el aletleriyle kullanıcılarının işini<br />

kolaylaştırmayı amaçlayan, dünyanın lider el<br />

aleti ve aksesuar üreticilerinden BLACK+DE-<br />

CKER; her evde bulunması gereken ürünlerden<br />

biri olan ve takılabilir vida uçları sayesinde<br />

vidalama görevini de gören matkaplarla<br />

ilgili temel bilgileri yeni başlayanlar için bir<br />

araya getiriyor.<br />

“Kendin Yap” Konseptinin<br />

Vazgeçilmezi: Matkap<br />

İyi bir matkap herkesin sahip olması gereken<br />

temel bir araçtır. BLACK + DECKER matkaplar<br />

ve hepsi bir arada matkap/vidalamalar,<br />

yüzlerce ev projesini kolaylaştırmakla kalmayıp;<br />

raflar, panjurlar ve mobilyaların monte<br />

edilmesinden bir evin tüm bakım/ onarım/<br />

yenileme ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar<br />

birçok işe yardımcı oluyor.<br />

Hem Delme Hem Vidalama;<br />

İkisi Bir Arada<br />

Duvara asılacak ayna, raf, duvar dolabı gibi ürünler için önce<br />

duvara bir matkap yardımıyla delik açmak, ardından vidalama<br />

yapmak gerekebiliyor. İşte matkaplar burada devreye giriyor. Her<br />

iki fonksiyonu alet değiştirmeden daha hızlı şekilde tamamlama<br />

imkânı sağlayan matkaplarla önce deliği açıp daha sonra ilgili<br />

uçların değiştirilmesiyle hızlı bir şekilde vidalama işlemi gerçekleştirilebiliyor.<br />

138<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Banyonun her<br />

köşesine uyan<br />

duş keyfi<br />

VitrA’nın tüm banyo tasarımlarına<br />

uyum sağlayan Fit duş<br />

teknesi, zeminde hiçbir işlem<br />

yapmaya gerek olmadan<br />

kolayca monte edilebiliyor.<br />

Banyonun istenilen köşesini<br />

yıkanma alanına dönüştüren<br />

Fit, şık görünümü, yalın monoblok<br />

tasarımı ve 10,5 cm<br />

yükseklik alternatifiyle diğer<br />

duş teknelerinden ayrışıyor.<br />

VitrA Fit, 80x80 ve 90x90<br />

cm kare, 90x90 cm köşe ve<br />

120x80 cm dikdörtgen olmak<br />

üzere 4 farklı ebat seçeneğiyle<br />

sunuluyor.<br />

Peli DK: Kapı ve parke<br />

yüzeyinin mükemmel uyumu<br />

Parke sektöründe uzun yıllardır var olan Peli Parke, kendi<br />

ürünlerinin en önemli tamamlayıcısı olarak gördüğü ve bu<br />

anlayışla ürettiği dekoratif iç mekan kapıları yapı sektörüne<br />

inovatif çözümler sunuyor.<br />

Peli DK’nın İskandinav Style, Dynamic Style, Prismatic<br />

Style adıyla tanıttığı dekoratif iç mekan kapıları 14 ayrı<br />

tasarımda üretiliyor.<br />

Peli DK kapılarının tasarımında öncelik parke ve kapı<br />

yüzeyini bütünleştirmek. En çok dikkat çeken özelliği ise<br />

aynı kapı modelinde parke ve süpürgeliklerin de bulunması.<br />

Bu konuda bir ilke imza atan marka, sektöre yeni bir<br />

anlayış da kazandırdı.<br />

Tüketicinin yaşam tarzına uygun modellerin yanı sıra, mobilya<br />

trendleriyle de birleşen tasarımları hayata geçiren<br />

Peli DK Kapılar, tercih edildiği mekanlarda farkını ortaya<br />

koyuyor.<br />

SEKTÖRE SES, KAPILARA SESSİZLİK GETİRDİ<br />

Çizilmeye karşı dayanıklı, kolay temizlenebilen, yüzeyinde<br />

toz tutmayan, kasa, pervaz ve kapı yüzeyinin aynı<br />

dokuda görünümüyle de dikkatleri çeken Peli DK Kapılar,<br />

aynı zamanda kapı yuvasında kullanılan fitille de sessizliği<br />

sağlıyor. Kilitte ise farklı bir sistem kullanılıyor; Kale’nin<br />

yeni ürettiği sessiz kilit sayesinde kapı açılıp kapanırken<br />

ses çıkarmıyor, ortamın dinginliğini koruyor.<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong> 139


“Çatı Ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri Fuarı”<br />

sektörün nabzını tutacak<br />

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) ve Demos Fuarcılık ‘Çatı ve Cephe<br />

<strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri Fuarı’nı hayata geçirmek için iş birliğine imza attı. ÇATIDER’in<br />

katkıları ve Demos Fuarcılık’ın uzmanlığı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek<br />

Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri Fuarı, farklı etkinliklerle de sektörel bir şölene<br />

dönüşecek. Fuar hem cephe hem de çatı sektörünün nabzını tutacak.<br />

Fuar<br />

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği ÇA-<br />

TIDER ve Demos Fuarcılık ‘Çatı ve Cephe<br />

<strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri Fuarı’nı<br />

hayata geçirecek. ÇATIDER’in katkıları ve<br />

Demos Fuarcılık’ın uzmanlığı ile İstanbul<br />

Kongre Merkezi’nde hayata geçirilecek<br />

Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri<br />

Fuarı, farklı etkinliklerle de en önemli sektörel<br />

buluşmalardan biri olacak.<br />

28 Şubat – 2 Mart 2019 tarihleri arasında<br />

şehrin merkezinde Harbiye’de yer alan ‘İstanbul<br />

Kongre Merkezi’nde kapılarını açacak<br />

Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri<br />

Fuarı, çatı ve cephe sektörleri için<br />

global ölçekte tam anlamıyla bir ‘ihtisas<br />

fuarı’ olacak. Fuarda üreticiler, kullanıcılar,<br />

ithalatçılar, bayiler, mühendisler, müteahhitler,<br />

site, apartman, organize sanayi bölgeleri<br />

yöneticileri ve uygulayıcılar bir araya<br />

gelecek. Zengin içerikleriyle sektörel bilgi<br />

paylaşımına imkan sağlayacak bir platform<br />

oluşturmayı hedefliyor.<br />

Şehrin merkezinde ihtisas fuarı<br />

düzenliyoruz!<br />

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇA-<br />

TIDER) Başkanı Adil Baştanoğlu, “Çatı ve<br />

cephe sektörlerine değer katacak, gelecek<br />

vizyonumuza önemli katkılar sağlayacak,<br />

çok boyutlu ve kapsamlı yapısıyla klasik<br />

fuarcılık anlayışını aşan bir organizasyona<br />

imza atmanın gururu ve heyecanını yaşıyoruz”<br />

dedi.<br />

İhtisaslaşmış, sadece çatı ve cephe sektörünü<br />

kapsayan, daha geniş alanda bu<br />

sektörlere yönelik ürünleri sergileyecek bir<br />

platform oluşturmak istediklerini belirten<br />

Baştanoğlu, “Türkiye’nin tek çatı ve cephe<br />

fuarını; Avrasya, Ortadoğu ve Kuzey<br />

Afrika’nın odak noktası ve ticari vitrini konumunda<br />

olan İstanbul’da düzenliyoruz.<br />

Temel amacımız, hedef kitlelerimize tam<br />

ve etkin şekilde ulaşmak olacak. Çatı ve<br />

Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri Fuarı,<br />

sektörlerimiz için sayısız fırsat sunacak.<br />

Bildiğiniz gibi İstanbul, bulunduğumuz coğrafyadaki<br />

gelişmekte olan pazarlar için mükemmel<br />

bir merkez konumunda bulunuyor”<br />

dedi. Baştanoğlu, hızla büyüyen ve etki<br />

alanını çok daha fazla genişletme potansiyeline<br />

sahip olan çatı ve cephe sektörleri<br />

için yeni ve gelişmekte olan pazarlarda sayısız<br />

fırsat olduğunu, çatı ve cephe sektörünü<br />

çok geniş ve etkin bir platformda bir<br />

araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek,<br />

“Sizler Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri<br />

Fuarı’nda yeni ve mevcut iş birliklerinizi<br />

büyütme ve geliştirme imkanına<br />

sahip olacaksınız” diye konuştu.<br />

Çatı & Cephe Fuarı Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri<br />

ve Teknolojileri Fuarı sektörel şenlik<br />

olacak<br />

Baştanoğlu, fuarı önümüzdeki dönemde<br />

her yıl düzenlenmesini planladıklarını belirterek,<br />

sözlerini şöyle tamamladı:<br />

“Çatı ve cephe sektörlerinin önde gelen<br />

temsilcilerinin, alanında uzman isimlerin<br />

katılımıyla düzenlenecek panel ve mesleki<br />

buluşmalar, gençlerin ve öğrencilerin yer<br />

alacağı şenlik formatında eğlenceli etkinlikler,<br />

ikincisini gerçekleştireceğimiz Genç<br />

Çatıcılar Yarışması, uygulama gösterileri,<br />

uluslararası görüş alışverişi ve iş birliği fırsatları<br />

ile fuar, tüm paydaşlarımız için çok<br />

verimli bir platform olacak. ÇATIDER’in<br />

(Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği)<br />

sektöre kattığı güç ve değerden ilham<br />

alarak kurulan CEPHEDER (Cephe Sanayici<br />

ve İş İnsanları Derneği) ile güç birliği<br />

yaparak, Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri ve<br />

Teknoloji Fuarı’nı hayata geçiriyoruz. Çatı<br />

& Cephe Fuarı Çatı ve Cephe <strong>Malzeme</strong>leri<br />

ve Teknolojileri Fuarı’na tüm sektör paydaşlarımızı<br />

bekliyoruz.”<br />

140<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Connecting Global Competence<br />

Gelece‚in inappleaat dünyası<br />

Biletinizi<br />

appleimdi alın:<br />

bau-muenchen.com/tickets<br />

Agora Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. · info@messe-muenchen.com.tr<br />

Tel. +90 212 241 8171 · Fax +90 212 241 8170<br />

BAU topluluğunun bir parçası olun!<br />

mag.bau-muenchen.com/en<br />

facebook.com/BAUMuenchen<br />

linkedin.com/company/baumuenchen<br />

youtube.com/BAUmuenchen<br />

twitter.com/bau_Muenchen<br />

14–19 Ocak · Münih<br />

Dünyanın Lider Mimarlık, Yapı ve<br />

∏nappleaat <strong>Malzeme</strong>leri Fuarı<br />

www.bau-muenchen.com


Fuar<br />

Gazbeton Sektörü<br />

Uluslararası 6. Gazbeton Konferansı’nda bir araya geldi<br />

Dünya çapında gazbeton profesyonellerini<br />

bir araya getiren Uluslararası Gazbeton<br />

Konferansı’nın 6’ncısı 3-6 Eylül<br />

<strong>2018</strong> tarihleri arasında Berlin-Potstam’da<br />

düzenlendi. Teknolojik yeni hammaddeler,<br />

üretim ve yapısal özellikler alanında<br />

yaptığı sunumlarla fuara katılan AKG<br />

Gazbeton, AR-GE merkezinde ürettiği<br />

yenilikçi teknolojileri gazbeton dünyasıyla<br />

paylaştı.<br />

EAACA liderliğinde bu yıl 6’ncısı düzenlenen<br />

Uluslararası Gazbeton Konferansı’na<br />

41 ülkeden gazbeton üreticisi, akademisyen,<br />

araştırmacı, hammadde tedarikçisi,<br />

makine üreticisi, yapımcı, danışman ve<br />

uzman olmak üzere 350’nin üzerinde<br />

temsilci katılım gösterdi. Akademisyen<br />

ve Sektör profesyonellerinin büyük ilgi<br />

gösterdiği etkinlikte 90’ın üzerinde bildiri<br />

sunulurken sunulan bildiri sayısında Türkiye ilk 5’te yer aldı.<br />

Konferansta diğer sunumların yanında AKG Gazbeton’un 3 yıldır<br />

sürdürdüğü ODTÜ iş birliği kapsamında; Prof. Dr. Barış Binici<br />

ve Prof. Dr. Erdem Canbay depreme dayanıklı yapı tasarımına<br />

yönelik yürütülen bilimsel araştırmalar ve yeni deprem yönetmeliğine<br />

uygun güvenli duvar sistemleri ile ilgili sunumlarını gerçekleştirdi.<br />

Ayrıca AKG Gazbeton’un da üyesi olduğu Türkiye<br />

Gazbeton Üreticileri Birliği çatısı altında ODTÜ ve İTÜ ile 3 yıldır<br />

ortaklaşa yürütülen gazbeton donatılı paneller ile deprem emniyetli<br />

bina tasarımı çalışması da konferansta sunuldu.<br />

Yapı sektörünü bir araya getiren 4 günlük etkinlik kapsamında<br />

sektör profesyonelleri ve tüm katılımcılar gelişmeleri paylaşma<br />

ve iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu.<br />

Bürotime, değişen çalışma kültürüne<br />

yeni soluk kazandıran tasarımlarıyla Orgatec’te<br />

Günümüz modern çalışma hayatı içinde evden çalışma<br />

kültürü hızla artıyor. Home ofis çalışanlarının ihtiyaç ve<br />

beklentileri yeni nesil iş ortamlarını gündeme getirmeye<br />

başladı. Sektörün global markası Bürotime, ihtiyaçlar<br />

doğrultusunda geleceğin ofislerini tasarlamaya devam<br />

ediyor. Firma, home ofisler için tasarladığı ürün gurubunun<br />

lansmanını sektörün en büyük küresel buluşma<br />

noktası olan Orgatec Fuarı’nda gerçekleştirecek. Fuar,<br />

23-27 Ekim tarihleri arasında Almanya’nın Köln kentinde<br />

düzenlenecek.<br />

İş hayatının değişen koşullarına yönelik geliştirdiği tasarımlarla<br />

çalışanların motivasyon ve verimliliğini arttırmayı<br />

hedefleyen Bürotime, sınırları ortadan kaldıran, her ortama<br />

ve mekâna uyumlu, konforlu çalışma alanları sunan<br />

yeni nesil Pi, Era ve Runner Home Office ürün ailelerini<br />

tanıtmaya hazırlanıyor.<br />

Firma ilk kez görücüye çıkaracağı Home Office konseptinin lansmanını<br />

ofis mobilyası sektörünün dünyadaki en büyük küresel buluşma<br />

noktası olan Orgatec Fuarı’nda gerçekleştirecek.<br />

Tüm dünyada mekanlardan bağımsız verimli çalışmanın öneminin<br />

fark edildiği ve evden çalışma kültürünün hızla arttığı günümüzde,<br />

evinden çalışmak isteyen profesyoneller için tasarlanmış<br />

olan Pi, Era ve Runner Home Office ürün ailesi özel hayat ve iş<br />

hayatı arasındaki uyumu dengelemeye olanak sağlıyor.<br />

Üretkenliği artıracak ortamlar yaratmak amacıyla tasarlanmış olan<br />

Home Office ürün ailesi, ev ortamından beklenen tüm beklentileri<br />

karşılarken yenilikçi bir iş atmosferi oluşturuyor.<br />

Evinize Uyum Sağlayan Çalışma Ortamı: Pi Home<br />

Home ofis kullanımı için özel olarak tasarlanmış olan Pi, doğal<br />

ahşap malzeme kullanımı ve fonksiyonel detaylarla kurgulanarak,<br />

şık ve çevreci bir görsel dil oluşturuyor. Kullanıldığı her mekana<br />

değer katan zamansız tasarım çizgisiyle güncelliğini koruyan Pi,<br />

masif gövdesi ve renkli aksesuarları ile ev dekorasyonuna kusursuz<br />

uyum sağlıyor.<br />

Teknoloji ve Doğa Arasındaki Denge: Era Home<br />

Evde daha çok ofis ortamını oluşturmak isteyen kullanıcılar için<br />

tasarlanmış olan Era Home, ahşap ayaklarıyla sıcaklık yaratırken<br />

gizli kablo kanalları ile teknolojiyi doğayla harmanlayarak sunuyor.<br />

142<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


TİCARET BAKANLIĞI<br />

ISK-SODEX ISTANBUL 2019<br />

Uluslararası Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma,<br />

Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma ve Güneş<br />

Enerjisi Sistemleri Fuarı<br />

2-5 Ekim 2019<br />

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi<br />

Büyükçekmece • İstanbul<br />

sodex.com.tr<br />

Yeni Tarih!<br />

Online Kayıt İçin<br />

sodex.com.tr<br />

Hannover-Messe<br />

Sodeks Fuarcılık A.Ş.<br />

Tel. +90 212 334 69 00<br />

Fax +90 212 347 10 96<br />

info@sodex.com.tr<br />

Destekleyenler<br />

TÜRKİYE CUMHURİYETİ<br />

TİCARET BAKANLIĞI<br />

<br />

Eş Organizatörler / Destekleyen Dernekler<br />

Resmi<br />

Havayolu<br />

Resmi Seyahat<br />

Acentesi<br />

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR.


14. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi ve<br />

7. Teskon + Sodex İzmir Fuarı ile HVAC Sektörünün<br />

İzmir Buluşması Nisan 2019’da !<br />

Teskon+Sodex 2019 ile İklimlendirme sektörünün buluşma noktası, 17 – 20 Nisan tarihleri<br />

arasında İzmir olacak! Fuar, sektörün liderlerini bir araya getirirken, Teskon kongresi de<br />

sunduğu akademik ve bilimsel çalışmalarla son teknolojiler doğrultusunda iklimlendirme ve<br />

tesisat mühendisliğinin bugünü ve geleceğine yön verecek.<br />

Fuar<br />

17 – 20 Nisan 2019 tarihleri arasında İzmir’de<br />

gerçekleştirilecek Fuar hakkında<br />

değerlendirmelerde bulunan Hannover<br />

Messe Sodeks Fuarcılık Genel Müdürü<br />

Alexander Kühnel “İklimlendirme sektörü<br />

açısından büyük öneme sahip olan Teskon<br />

+ Sodex Fuarı ve TESKON Kongresi,<br />

bölgenin potansiyelini açısından oldukça<br />

önemli bir yere sahip” dedi.<br />

Teskon+Sodex Fuar ve Kongresi, sektörün<br />

önde gelen kurum ve kuruluşlarının<br />

işbirliğinde, 17-20 Nisan 2019 tarihlerinde<br />

İzmir Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde<br />

gerçekleştirilecek. Deutsche Messe<br />

tarafından organize edilen fuar, TM-<br />

MOB Makina Mühendisleri Odası adına<br />

İzmir şubesi yürütücülüğünde düzenlenecek<br />

olan 14. Ulusal Tesisat Mühendisliği<br />

Kongresi TESKON’a da ev sahipliği yapacak.<br />

Ege Bölgesi’nin Türkiye iklimlendirme<br />

sektörünün önemli üretim alanlarından<br />

biri olduğuna dikkat çeken Hannover<br />

Messe Sodeks Fuarcılık Genel Müdürü<br />

Alexander Kühnel şunları ifade etti:<br />

“Ege Bölgesi, Türkiye ekonomisinin en<br />

hızlı büyüyen sektörlerinden biri olan iklimlendirme<br />

sektörü için önemli bir bölge.<br />

Bölgenin nitelikli fuarlarda potansiyelini<br />

sergilemesi bu açıdan çokönemli. Teskon+Sodex<br />

Fuarı da bu nedenle çok<br />

önemli bir görev üstleniyor. Fuar bu yıl,<br />

yaklaşık 1800 m2 alanda, 100’ün üzerinde<br />

firmanın katılımıyla gerçekleşecek.<br />

Firmalar, ısıtma, soğutma, havalandırma,<br />

yalıtım, pompa, vana sektörlerinin farklı<br />

gruplardaki ürünlerini fuarda sergileme<br />

imkanı bulacak. Fuar üretici firmaları tek<br />

çatı altında buluşturacağı gibi ziyaretçilerine<br />

de sektörün yeniliklerini keşfetme<br />

imkanı tanıyacak. Üretim ve kullanım açısından<br />

ısıtma, soğutma, havalandırma<br />

sektörlerinin bölgedeki kalbi olan İzmir’e<br />

yakışan bir etkinliğe imza atacağımıza<br />

inanıyorum.”<br />

Fuar ve Kongre Bir Arada!<br />

İzmir pekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde<br />

gerçekleştirilecek olan Teskon+Sodex<br />

Fuarı, aynı zamanda, TMMOB Makina<br />

Mühendisleri Odası adına İzmir şubesi<br />

yürütücülüğünde düzenlenecek olan 14.<br />

Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresine<br />

de ev sahipliği yapacak. 2019 yılında<br />

“Mekanik Tesisatta Gerçekler ve Gelecek”<br />

ana teması ile düzenlenecek olan<br />

TESKON kapsamında gerçekleştirilecek<br />

kongre, seminer, kurs, panel, sempozyum,<br />

özel oturumlar ve sosyal etkinliklerle<br />

uzman isimler sektörün geleceği konusunda<br />

bugünden geleceğe katma değer<br />

yaratmayı amaçlarken, kongre sonrası<br />

yayınlanan sonuç bildirgesi de sektör için<br />

rehber olmaya devam edecek..<br />

Fuarın bu nedenle farklı fırsatlar da sunduğuna<br />

vurgu yapan Alexander Kühnel,<br />

“Teskon+Sodex, fuara eş zamanlı olarak<br />

düzenlenen destekleyici programlarla<br />

katılımcı ve ziyaretçilere eşsiz fırsatlar<br />

sunduğumuz bir platform. 12 yılı aşkın<br />

süredir Sodex Fuarı ile eşzamanlı olarak<br />

sürdürülen TESKON, birçok seçkin akademisyen,<br />

mimar, mühendis, proje firmalarının<br />

yetkilileri ve sektör profesyonelini<br />

Teskon+Sodex çatısı altında bir araya<br />

getiriyor. Böylece bir yandan katılımcı firmaları,<br />

yeni ticari iş birlikleri için potansiyel<br />

müşterileriyle bir araya getirirken bir<br />

yandan da ‘14. Ulusal Tesisat Mühendisliği<br />

Kongresi’ ile bilgi ve deneyim paylaşımı<br />

konusunda yeni imkânlar sunuyoruz”<br />

dedi.<br />

TESKON Kongresi, TMMOB Makina Mühendisleri<br />

Odası adına İzmir Şubesi yürütücülüğünde<br />

1993 yılından beri iki yılda<br />

bir düzenleniyor.<br />

Hem tesisat mühendisliği alanında hem<br />

de diğer disiplinlerde teorik ve uygulamalı<br />

bilimsel ve teknolojik gelişmeleri merkeze<br />

alan kongre, Ege Bölgesi’nin ve Türkiye’nin<br />

önemli profesyonellerini ve akademisyenlerini<br />

Teskon+Sodex çatısı altında<br />

bir araya getirerek önemli bilgi paylaşımlarında<br />

bulunmayı hedefliyor.<br />

144<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


teskon+SODEX 2019<br />

Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Yalıtım, Pompa ve Vana<br />

Fuarı &<br />

14. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi<br />

17 - 20 Nisan 2019<br />

Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi<br />

İzmir • Türkiye<br />

teskonsodex.com<br />

Hannover Messe<br />

Sodeks Fuarcılık A.Ş.<br />

Tel. +90 212 334 69 00<br />

Faks +90 212 347 10 96<br />

info@hmsf.com<br />

www.hmsf.com<br />

Destekleyenler<br />

TİCARET BAKANLIĞI<br />

TÜRKİYE CUMHURİYETİ<br />

TİCARET BAKANLIĞI<br />

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ (TOBB) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR.


Fuar<br />

Tepta Aydınlatma<br />

Brand Van Egmond’u<br />

Hollanda Konsolosluğu’nda sunacak<br />

TEPTA Aydınlatma tarafından temsilciliği yürütülen Brand van Egmond markasının<br />

kurucu tasarımcısı William Brand, 16 Ekim <strong>2018</strong> tarihinde, Hollanda Konsolosu Sayın<br />

Bart van Bolhuis’un ev sahipliğinde özel bir söyleşi gerçekleştirecek. Markanın en önemli<br />

tasarımlarından biri olan Hollywood Icicles ürünü de ayrıca üç ay süresince Konsolosluk<br />

binasının giriş fuayesinde ziyaretçileri karşılayacak.<br />

Aydınlatma alanındaki öncü tasarımcılardan<br />

biri olan William Brand’ın kurucusu<br />

olduğu Brand van Egmond Hollanda’nın<br />

yaratıcı endüstrisinin önemli temsilcilerinden<br />

biri. Türkiye’de ve yakın coğrafyalarda<br />

TEPTA Aydınlatma ile işbirliğinde pek<br />

çok önemli projeye imza atan marka, tasarımlarında<br />

doğadan ilham alması, metal<br />

ve kristal gibi zamansız malzemelerle<br />

çalışıyor olması ve mekana göre esnek<br />

tasarım yapabilme gücü ile öne çıkıyor.<br />

Tümüyle el imalatı olan tasarımlarını birer<br />

“aydınlatma heykeli” olarak niteleyen<br />

Brand, kuşkusuz bir sanatçı-tasarımcı<br />

olarak ilgi çekici bir kişiliğe sahip. TEPTA<br />

tarafından Hollanda Konsolosluğu ev sahipliğinde<br />

16 Ekim Salı akşamı gerçekleşecek<br />

özel bir sohbet programı ve davet<br />

ile tasarımcının ülkemizdeki mimarlar ve<br />

basın ile buluşması hedefleniyor. TEPTA<br />

tarafından düzenlenen bu özel söyleşi etkinliği,<br />

ilgili sektörlerdeki pek çok kişi için<br />

de ilham verici olacak.<br />

William Brand’ın tasarladığı aydınlatma<br />

eserlerinin hikayelerini, yaratım ve üretim<br />

süreçlerini aktaracağı etkinlik, düzenleneceği<br />

özel mekan ile de ilgi çekecek.<br />

Hollanda Konsolosluğu’nun içerisinde<br />

bulunan klisede yapılacak söyleşide, bu<br />

büyüleyici atmosferin konuklara keyifli bir<br />

deneyim sunması bekleniyor.<br />

Saat 19:00’da başlayacak söyleşinin açılış<br />

konuşması Hollanda Başkonsolosu tarafından<br />

yapılacak. Söyleşinin ardından<br />

davetliler saat 20:00’den itibaren sarayın<br />

içerisinde gerçekleşecek bir kokteyl ile<br />

ağırlanacak.<br />

Hollywood Icicles, Hollanda<br />

Konsolosluğu Fuayesinde!<br />

TEPTA ile Hollanda Konsolosluğu işbirliği<br />

kapsamında, ayrıca William Brand’ın<br />

en önemli tasarımlarından biri olan Hollywood<br />

Icicles isimli avize üç ay boyunca<br />

sarayın giriş fuayesinde konsolosluk ziyaretçileri<br />

ile buluşacak.<br />

Hollywood, tasarımcının Afrika’ya yaptığı<br />

bir seyahat sonrasında, oradaki yabanıl<br />

doğadan etkilenmesi sonucu ortaya<br />

çıkardığı bir eser. Kelime anlamı “kutsal<br />

topraklar” olan Hollywood’un bu modelinde<br />

yağmur damlalarını çağrıştıran özel<br />

cam parçalar kullanılmış. Tasarım, Brand<br />

tarafından kutsal bulunan Afrika’ya bir<br />

övgü niteliği taşıyor.<br />

William Brand<br />

146<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Kısa Kısa<br />

Baumit Akademi,<br />

Çağdaş Yapı Çözümlerini anlatmak için Türkiye yollarında!<br />

Dudullu, Gebze ve Ankara’da bulunan Baumit Akademi’ler<br />

bünyesinde eğitimlerini sürdüren Baumit, yeni sezonda<br />

“Baumit Akademi Yollarda” etkinliği ile hizmet ve ürünlerini<br />

şehir şehir gezerek tanıtıyor. Yapı profesyonellerinin hayallerindeki<br />

projeleri gerçekleştirmelerine olanak sağlayan<br />

çözümler sunan Baumit, Türkiye’nin birçok şehrine yaptığı<br />

eğitim ziyaretlerine devam ediyor.<br />

Donanımlı bir araç ve deneyimli bir kadro ile yola çıkan<br />

Baumit Akademi; inşaat firmalarından bayilere, akademisyenlerden<br />

yalıtım konusunda bilgi almak isteyen apartman<br />

sakinlerine kadar yapıya ilgi duyan herkese ulaşmayı hedefliyor.<br />

“Baumit Akademi Yollarda” etkinliği bir yandan<br />

ürünler, uygulamalar, teknikler ve trendler konusunda bilgiler<br />

aktarırken; bir yandan da merak edilen sorulara çözüm<br />

yolları sunuyor.<br />

Creavit, İngiltere Ofisi ile<br />

büyümeye devam ediyor<br />

Son yıllarda üretim ve pazarlamaya yaptığı yatırımlarla, Türkiye’nin<br />

global banyo markalarından biri haline gelen Creavit,<br />

yurtdışı operasyonlarına ivme kazandıracak İngiltere ofisini,<br />

Londra’nın tasarım ve mimarlık merkezi Clarkenwel’de bulunan,<br />

1000m2’lik alana sahip Türk Ticaret Merkezi’nde, Creavit Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Hakan Çanakcı, Pazarlama Direktörü Ebru<br />

Uzluer, İhracat Direktörü Cem Meriç Yılmaz ve Ticaret Bakanı<br />

Sayın Ruhsar Pekcan’ın da katıldığı törenle açtı.<br />

Creavit Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çanakcı yaptığı açıklamada,<br />

halihazırda üretimlerinin %40’ını 65 ülkeye ihraç ettiklerini,<br />

Londra ofisiyle birlikte Türkiye’den sonra Avrupa ve<br />

dünya pazarında da lider banyo markaları arasında yer almayı<br />

hedeflediklerini açıkladı. Çanakcı, ekonomik olarak zorlu bir dönemden<br />

geçtiğimiz bu günlerde, İngiltere’de açtığımız yeni ofis<br />

ve showroomumuzun, önce ülkemize sonra markamıza hayırlı<br />

olmasını temenni ettiğini belirtti.<br />

Tasarım çizgisini güncel akımlar üzerine kurgulayan Creavit, tüketici<br />

beklentileri ve farklılaşan yaşam tarzlarına odaklı üretim bakış<br />

açısıyla yarım asırlık sektör deneyimini, tüm dünyadaki banyo kullanıcılarının<br />

beklentileri ve tasarımcılarının tecrübeleriyle harmanlayarak<br />

yenilikçi ürünleri tüketiciyle buluşturmaya odaklanıyor.<br />

BETA Kimya, ihracatta<br />

Turquality ile büyüyecek<br />

Türkiye’nin en büyük yapıştırıcı ve tutkal üreticilerinden BETA<br />

Kimya A.Ş., MITREAPEL markasıyla dünyanın devlet destekli ilk<br />

ve tek markalaşma programı olan Turquality kapsamında Marka<br />

Destek Programı’na alınmaya hak kazandı. Ticaret Bakanlığı<br />

tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde Marka Destek<br />

Programı’na dahil olan MITREAPEL, küresel<br />

pazarlarda dünya markası olma yolunda<br />

Turquality ile ihracatta atağa kalkacak.<br />

Kimya sektörünün öncü şirketlerinden<br />

BETA Kimya A.Ş., küresel ölçekli markalaşma<br />

yatırımlarını ve faaliyetlerini hız kesmeden<br />

sürdürüyor. BETA Kimya A.Ş.’nin<br />

uluslararası arenadaki jenerik markası<br />

MITREAPEL, Turquality kapsamındaki<br />

Marka Destek Programı ile devlet desteklerinden<br />

yararlanarak ihracatta Türkiye’nin<br />

gururu olmaya devam edecek.<br />

Dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma<br />

programı olan Turquality kapsamında<br />

Marka Destek Programı’na dahil edilen<br />

MITREAPEL, küresel pazarlardaki tüm<br />

marka ve pazarlama faaliyetlerinde Ticaret<br />

Bakanlığı tarafından sunulan katkılardan 4<br />

yıl süreyle faydalanacak.<br />

İhracat yapılan ülke sayısını iki<br />

katına çıkaracak<br />

Büyüme stratejilerinde ihracat ve yeni pazarlara<br />

açılmanın önemli rol oynadığını belirten BETA Kimya A.Ş.<br />

Genel Müdürü Cihat Sayacı; “Yapıştırıcılar kategorisinde ihracatta<br />

lider markamız MITREAPEL ile Marka Destek Programı’na dahil<br />

olarak Turquality kapsamında ilk adımımızı attık. Çok yakın bir<br />

zamanda da BETA Kimya A.Ş. olarak APEL markamızı da dahil<br />

ederek Turquality Programı’nda bir markamızla daha yer alacağız.<br />

Ticaret Bakanlığımızın küresel Türk markalarını teşvik ederek<br />

firmalarımızı desteklemesinden dolayı büyük mutluluk duyuyoruz.<br />

Marka Destek Programı ilk etapta özellikle yeni pazarlara açılmak<br />

için bize itici güç olacak. Şu an bölge ülkelerimiz başta olmak üzere<br />

yaklaşık 42 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz...” dedi.<br />

148<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


Kısa Kısa<br />

Panasonic Eco<br />

Solutions Türkiye,<br />

geleneksel hale gelen<br />

‘Bizden Bize<br />

Organizasyonu’nu<br />

bu yıl da gerçekleştirdi<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye Başkanı Tatsuya Kumazawa etkinlikle ilgili “Panasonic Eco Solutions Türkiye olarak bizler; ülke<br />

ekonomisine ve istihdama katkı sunmaya, şirketimizin her geçen gün daha da güçlenmesi için var gücümüzle çalışmaya kararlılıkla<br />

devam ediyoruz. Sarsılmaz prensiplerle donatılmış bu yönetim anlayışımızı; 100 yıllık köklü ve global bir marka olan Panasonic<br />

Corporation’a bağlı bir şirket olmamızdan aldığımız güce borçluyuz. Panasonic Eco Solutions Türkiye ailesi olarak, önümüzde ulaşmamız<br />

gereken birçok hedef bulunuyor. Bunları gerçekleştirmenin ise ‘Tek Takım, Tek Hedef’ anlayışımızı yürekten sahiplenmekle<br />

mümkün olacağına inanıyor, hepinize iyi eğlenceler diliyorum.” şeklinde konuştu.<br />

İstanbul Tower 205’e<br />

European Property<br />

Awards’dan 2 ödül!<br />

İstanbul’un en seçkin iş ve finans merkezi Levent Büyükdere<br />

Caddesi’nde inşa edilen İstanbul Tower 205, Avrupa’nın en<br />

önemli gayrimenkul ödüllerinden “European Property Awards<br />

<strong>2018</strong>-2019”da (Avrupa Gayrimenkul Ödülleri) “En İyi Ticari Yüksek<br />

Bina” ile “En İyi Ofis Geliştirme” kategorilerinde iki ödüle<br />

layık görüldü.<br />

İstanbul’un ikonik binası<br />

İstanbul Tower 205, dünyadaki ikonik binaların yaratıcısı SOM<br />

tarafından tasarlandı. 220 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en<br />

yüksek ofis binası ve İstanbul’un yeni simgesi olan proje, panoramik<br />

cephe mimarisiyle kuzeyde Karadeniz, güneyde Haliç ve<br />

doğuda boğaz manzarasına sahip.<br />

25 sn. maksimum bekleme süresine sahip asansörler<br />

8 m/s hız, 25 saniye maksimum bekleme süresine sahip Türkiye’nin<br />

en hızlı 32 asansörü, uzun asansör kuyruklarına son<br />

vererek zamanı daha verimli kullanmaya olanak tanıyor.<br />

Çimsa Genel Müdürlüğü’ne<br />

Ülkü Özcan atandı<br />

Çimento ve yapı malzemeleri sektörünün global oyuncusu Çimsa’da<br />

Genel Müdürlük görevine, 2015 yılından bu yana Çimsa<br />

Beyaz Çimento ve Özel Ürünler Satış ve Pazarlama Genel<br />

Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Ülkü Özcan atandı. Özcan<br />

yeni görevine 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacak.<br />

Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı Dr. Tamer Saka konuyla<br />

ilgili yaptığı açıklama da şunları kaydetti: “Nevra Özhatay,<br />

Topluluğumuza 24 yıl hizmet vermiş ve 2014 yılından bu<br />

yana da Çimsa Genel Müdürlüğü’nü üstlenmiştir. Özhatay’a<br />

Çimsa’ya bugüne kadar yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz.<br />

Çimsa’nın liderlik bayrağını 1 Ekim itibarıyla Ülkü Özcan<br />

devralacaktır. Özcan’ın sektördeki ve Topluluğumuzdaki tecrübeleriyle,<br />

Çimsa’yı hedeflerine başarıyla taşıyacağına inancım<br />

tamdır. Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum.” dedi.<br />

150<br />

Yapı <strong>Malzeme</strong> Ekim <strong>2018</strong>


DARBELERE DAYANIKLI<br />

Şişecam Lamine Cam<br />

Dağılmayan yapısıyla geçişleri engeller.<br />

Emniyet ve güvenlik sağlar.