22.11.2018 Görüntülemeler

Yapı Malzeme Kasım 2018

Yapı Malzeme Kasım 2018

Yapı Malzeme Kasım 2018

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

4<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 5


MESA<br />

NAL Tünel<br />

Kalıbı<br />

TEMEL ÖZELLİKLER<br />

• Yüksek yük taşıma kapasitesi ve beton basıncına dayanıklılık<br />

• Hızlı ve kolay montaj sağlayan modüler tasarım<br />

• Esneklik<br />

• Hızlı ve güvenli uygulama<br />

• Hidro-mekanik güç sistemleri ile zaman ve işçilikten tasarruf<br />

• Beton döküm kolaylığı ve vibrasyon sistemleri


Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

MESA<br />

TBM Segment<br />

Kalıpları<br />

TEMEL ÖZELLİKLER<br />

• Projeye özel, teknoloji odaklı kalıp tasarımı<br />

• Dayanıklı ve uzun ömürlü kalıplar ile sağlanan maliyet avantajı<br />

• <strong>Malzeme</strong> kalitesi ve üretim teknolojisi ile yüksek beton kalitesi ve<br />

ölçüsel hassasiyete sahip kalıplar.<br />

• Hızlı ve güvenli uygulama


İSTMAG Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

İmtiyaz Sahibi<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe Müdürü<br />

Zekai Turasan<br />

zturasan@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP - Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi<br />

Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

Enerji verimliliği üzerine konuşulanlar<br />

zamanla meyvesini verecek!<br />

Dünya genelinde insanların barınma ihtiyacında yaşadıkları sorunları gündeme taşımak adına ilan edilen ve geçtiğimiz<br />

ay gerçekleşen ‘Dünya Konut Günü’ dolayısıyla GYODER Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin bir açıklama yaptı. Sayın<br />

Yetgin yapmış olduğu açıklamada; “Türkiye’de dönüştürülmesi gereken 7.5 milyon konut bulunuyor. Zaman kaybetmeden,<br />

şehirlerimizin geleceğini de planlayarak bir an önce kentsel dönüşüm sürecini atlatmamız gerekiyor” ifadeleriyle<br />

ülkemizin bu konudaki öncelikli problemlerini kamuoyuyla paylaştı.<br />

Barınma deyince tabii hali hazırda ve gerçekleşmekte olan konut projeleri ve bu konutların nitelikleri ilk aklımıza gelen<br />

noktalar arasında. İçerisinde yaşamış olduğumuz tüm kapalı alanlar (ev, işyerleri ve konutlar...) artık öncelikli olarak<br />

enerji noktasında değerlendiriliyor ve sahip olduğu tüm nitelikler bu temelde şekilleniyor. Ülke olarak önemini çok geç<br />

kavrasakta enerji verimliliği konusunun resmi otoriteler tarafından artık her alanda deklare edilmesi ve bu bilincin ülkemizde<br />

her geçen gün artması gayet sevindirici. Enerjide maalesef dışa bağımlı bir ülke olmamız dolayısıyla enerji<br />

tasarrufu, gerek kendi sekötürümüz gerekse diğer sektörlerde geliştirilen üretim ve uygulama modellerinde en belirleyici<br />

faktör olmak zorunda...<br />

Yeni Ekonomi Programı’nda tasarruf hedeflerinin açıklanmasıyla birlikte, binalarda enerji verimliliği konusunun daha çok<br />

önem kazandığını belirten İZODER Başkanı Levent Pelesen yapmış olduğu açıklamada, “Ülke olarak enerji ihtiyacımızın<br />

yüzde 75’ini ithal etmemize rağmen konutlarımızda, ısıtma ve soğutma amaçlı kullandığımız enerjinin yarısını israf<br />

ediyoruz. Oysa konutlarda gerçek tasarruf yalıtımla başlar...” ifadelerini kullandı.<br />

Ağaç ve Orman Ürünleri sektörünün öncü markalarından AGT, tasarımcı Defne Koz işbirliğiyle ortaya çıkan “AGT Design<br />

by Defne Koz Parke Serisi”ni geçtiğimiz ay düzenlediği bir lansman ile tanıttı...<br />

İklimlendirme sektörünün en öncü ve köklü markası DemirDöküm, yatırımlarına devam ederek büyümeyi ikiye katladı.<br />

İhracatta geçen yılın aynı dönemine kıyasla dolar bazında yüzde 49 büyüme gösterdi...<br />

Sektörden seçkin haberler ve özenle hazırladığımız röportaj çalışmalarımızla bu ay da karşınızdayız. Kendi alanında<br />

dominant firmalardaki en son yenilikler ve gerçekleştirdikleri faaliyetler, pazara çıkan yeni ürünler ve önümüzdeki döneme<br />

dair planlanan projeleri sizler için derledik.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

16 - Gyoder, Dünya Konut Günü’nde<br />

Kentsel Dönüşüme dikkat çekti<br />

74 - AGT’den Defne Koz imzalı<br />

yeni parke serisi<br />

Doç. Dr. Feyzullah Yetgin / GYODER Başkanı<br />

76 - 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve<br />

Sergisi’ne Akçansa Projeleri damga vurdu<br />

80 - Kar Group yapı kimyasalları fabrikasını<br />

Elazığ’da hayata geçiriyor<br />

81 - Marshall “Renklendir Hayatı”<br />

projesinin yeni durağı Kuşadası<br />

92 - Yatırıma devam eden DemirDöküm,<br />

büyümeyi ikiye katladı<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

BAU’2019..................................................................... 77<br />

BOSCH TERMOTEKNİK............................................. 89<br />

BUDERUS.................................................................... 91<br />

ÇİMSA...................................................... ARKA KAPAK<br />

DAIKIN.......................................152 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

DOKA KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ....ÖN KAPAKİÇİ – 1<br />

E.C.A. – SEREL........................................................... 19<br />

EGE SERAMİK.......................................................... 123<br />

EGE YAPI ZİRVESİ’<strong>2018</strong>........................................... 139<br />

GF HAKAN PLASTİK.................................................. 85<br />

HIRDAVAT’2019......................................................... 145<br />

ICOPAL........................................................................ 65<br />

İNTEK KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ................. 2 – 3<br />

KEYHAN TERCÜME.................................................. 137<br />

KİLSAN........................................................................ 51<br />

KORDSA / KRATOS.................................................... 41


Erol Üçüncü / Kar Group Yönetim Kurulu Üyesi<br />

LAYHER İSKELE SİSTEMLERİ.......................... 10 – 11<br />

MESA İMALAT......................................................... 6 – 7<br />

NİMEÇATI.................................................................... 57<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ................ 8 – 9<br />

PANASONİC................................................................ 73<br />

PERİ DUO............................................................ 24 – 25<br />

PERİ KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ.......... ÖNKAPAK<br />

SARAY ALÜMİNYUM.................................................. 99<br />

SARAY ALÜMİNYUM................................................ 103<br />

SERAMİKSAN........................................................... 119<br />

SİSTEM ALÜMİNYUM......................................112 – 113<br />

SOLAREX’2019......................................................... 147<br />

TAYF ÇATI.................................................................... 53<br />

TMS KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ..................... 4 – 5<br />

UNICERA’2019.......................................................... 141<br />

UNİFAB...................................................................... 117<br />

UZMAN KİREMİT......................................................... 61<br />

YAPIMALZEME.COM.TR.......................................... 151


Gyoder, Dünya Konut Günü’nde<br />

Kentsel Dönüşüme dikkat çekti<br />

Tüm dünyadaki barınma ihtiyacında yaşanan ciddi sorunların acilen giderilmesi amacıyla<br />

ilan edilen Dünya Konut Günü dolayısıyla açıklamada bulunan GYODER Başkanı Doç. Dr.<br />

Feyzullah Yetgin, “Türkiye’de dönüştürülmesi gereken 7.5 milyon konut bulunuyor. Zaman<br />

kaybetmeden, şehirlerimizin geleceğini de planlayarak bir an önce kentsel dönüşüm<br />

sürecini atlatmamız gerekiyor” dedi.<br />

Yarının ihtiyaçlarını göz önüne alan, iyi<br />

tasarlanmış, çevre, sağlık, eğitim, ulaşım,<br />

spor ve idari altyapıları ile yaşanabilir şehirler<br />

için kentsel dönüşümün bir fırsat<br />

niteliği taşıdığını belirten Doç. Dr. Feyzullah<br />

Yetgin, “Kentsel dönüşüm sürecinde<br />

ihtiyaç duyduğumuz konutları inşa eder-<br />

Doç. Dr. Feyzullah Yetgin<br />

GYODER Başkanı<br />

ken, şehirlerimizin geleceğini de planlamak<br />

zorundayız. Bu süreçte sadece<br />

binalar değil, mahallelerimiz, şehirlerimiz<br />

dönüşüyor. Şehirlerimizin kadim yapısını<br />

bozmadan, kentsel dönüşümü iyi değerlendirerek,<br />

kentlerde yaşam kalitesini<br />

artırabileceğimize inanıyoruz. Bu hedefle,<br />

sektör temsilcileri<br />

olarak bir araya gelerek,<br />

‘akıllı şehirler’<br />

konusundaki faaliyetleri<br />

hızlandırmalıyız.<br />

Bu yaklaşımla,<br />

kentsel dönüşüm sürecini<br />

‘Akıllı Kentsel<br />

Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik’<br />

çerçevesinde<br />

kurgulamalı ve<br />

hayata geçirmeliyiz”<br />

dedi.<br />

İmar barışı<br />

kentsel<br />

dönüşüme hız<br />

kazandıracak<br />

Yıllardır kangren<br />

haline gelmiş imara<br />

aykırı yapılar için çözüm<br />

niteliği taşıyan<br />

imar barışının kentsel<br />

dönüşüm için büyük<br />

önem taşıdığını söyleyen<br />

Doç. Dr. Feyzullah<br />

Yetgin, “Türkiye’de<br />

dönüştürülmesi<br />

gereken 7.5 milyon<br />

konut bulunuyor. Yılda<br />

500 bin adet konutu<br />

dönüştürürsek,<br />

dönüşümü 15 yıl gibi<br />

bir sürede tamamlayabiliyoruz.<br />

Bunun<br />

için zaman kaybetmeden,<br />

prosedürlere<br />

kısa yollar yaratarak<br />

sorunları çözüp, önümüzdeki<br />

15 yılda bu<br />

problemi el birliğiyle<br />

atlatmamız gerekiyor.<br />

Bu açıdan imar barışı<br />

çok büyük bir önem<br />

taşıyor. Vatandaşın yıllardır çözüm beklediği<br />

sorunları ortadan kaldıran imar barışı,<br />

yarattığı gelirle de kentsel dönüşüme<br />

hız kazandıracak” değerlendirmesinde<br />

bulundu.<br />

<strong>Yapı</strong>sal düzenlemeler<br />

gerçekleştirilmeli<br />

Kentsel dönüşüm fırsatını en ideal şekilde<br />

değerlendirmek için yapısal düzenlemelerin<br />

gerçekleştirilmesi gerektiğine<br />

dikkat çeken Doç. Dr. Feyzullah Yetgin,<br />

“Bu çerçevede imar mevzuatı yeni baştan<br />

ele alınmalı, yapılaşma tercihleri tarihi ve<br />

çevresel doku gözetilerek değerlendirilmelidir.<br />

Kentsel dönüşüm bina bazlı ele<br />

alınmamalı; dönüşüm bütünsel bazda,<br />

kentsel altyapı, yeşil alan ihtiyacı ile başta<br />

mülkiyet hakkı olmak üzere bölge sakinlerinin<br />

tüm hakları gözetilerek planlanmalı,<br />

kentsel dönüşüm alanlarındaki mevcut<br />

sosyal ve kültürel mozaiğin de korunmasına<br />

özen gösterilmeli, planlama aşamasında<br />

inşaat atıklarının çevresel etkileri<br />

ve geri kazanımları da dikkate alınmalıdır”<br />

dedi.<br />

“GYODER olarak<br />

sorumluluğumuzun farkındayız”<br />

Gayrimenkul sektörünün sorularıyla yakından<br />

ilgilenen GYODER olarak, kentsel<br />

dönüşüm konusunda da sorumluluklarının<br />

farkında olduklarını ifade eden Doç.<br />

Dr. Feyzullah Yetgin, “Sektörün çatı örgütü<br />

GYODER’in Başkanı olarak, kentsel<br />

dönüşüm ve şehirlerimizi ülkemize yakışır<br />

bir şekilde planlamak için fırsata çevireceğimiz<br />

konusunda son derece iyimserim.<br />

Kentsel dönüşümde ihtiyaç duyulan<br />

geleceğe dönük bir vizyon oluşturulması<br />

ve reel sektör tarafındaki gerekli çalışmaların<br />

yürütülmesi için “Kentsel Dönüşüm<br />

ve Şehir Planlama Komitesi”ni kurduk. Bu<br />

süreçte herkes üzerine düşeni yapmalı.<br />

Çünkü ne kadar süratli ve vizyoner bir<br />

dönüşüm yaparsak o kadar iyi sonuçlar<br />

alacağız. Komitemizin, kentsel dönüşüm<br />

konusunda sonuç odaklı çalışacağına, bu<br />

konuda öneriler sunacağına ve hızlı bir<br />

şekilde çok önemli gelişmeler kaydedeceğine<br />

inanıyoruz” diye konuştu.<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


İZODER Başkanı Levent Pelesen:<br />

“Konutta gerçek tasarrufun yolu ısı<br />

yalıtımından geçiyor”<br />

Yeni Ekonomi Programı’nda tasarruf hedeflerinin açıklanmasıyla birlikte, binalarda<br />

enerji verimliliği konusunun daha çok önem kazandığını belirten İZODER Başkanı<br />

Levent Pelesen, “Ülke olarak enerji ihtiyacımızın yüzde 75’ini ithal etmemize rağmen<br />

konutlarımızda, ısıtma ve soğutma amaçlı kullandığımız enerjinin yarısını israf ediyoruz.<br />

Oysa konutlarda gerçek tasarruf yalıtımla başlar. Son zamlarla daha da artan doğalgaz<br />

faturasını yüzde 50 azaltmanın tek yolu, yaşadığımız binalara ısı yalıtımı uygulaması<br />

yaptırmaktır” dedi.<br />

Aktüel<br />

Kışın binalarda ısınma giderlerinin<br />

son doğalgaz zamlarının etkisiyle<br />

daha da artacağına dikkat çeken<br />

İZODER Başkanı Levent Pelesen,<br />

kışı hem sağlıklı ve konforlu bir ortamda<br />

geçirmek hem de enerji tüketimini<br />

yarı yarıya düşürmek için<br />

binaların ‘ısı yalıtımı’ ile donatılması<br />

gerektiğini belirtti. Levent Pelesen,<br />

“Enerjimizi boşa harcamadan, güvenli<br />

ve konforlu yapılarda yaşamak,<br />

aynı zamanda kullandığımız enerjide<br />

yüzde 50’ye varan oranda tasarruf<br />

yapmak istiyorsak, binalarımızı<br />

ısı yalıtımı ile koruma altına almamız<br />

şart” dedi.<br />

Isı yalıtımının, Türkiye’nin geleceği<br />

için stratejik öneme sahip bir konu<br />

olduğunu belirten İZODER Başkanı<br />

Pelesen, “Yeni Ekonomi Programı’nın<br />

temel konularından biri tasarruf.<br />

Son kullanıcı için büyük önem<br />

arz eden ısı yalıtımı da, binalarda<br />

enerji verimliliği sağlayarak ülke<br />

ekonomisini de direkt etkiliyor. Ülke<br />

olarak binalarda kullandığımız enerji<br />

miktarı, toplam tükettiğimiz enerjinin<br />

çok önemli bir kısmına yaklaşık olarak<br />

yüzde 40’ına ulaşmış, hatta sanayinin<br />

de önüne geçmiş durumda.<br />

Dolayısıyla yalıtımın hepimizi ilgilendiren<br />

ciddi bir boyutu var. Alacağımız<br />

önlemlerle de bu savurganlığın<br />

önüne geçmemiz mümkün.”<br />

Kamu ve kamuoyu daha çok bilinçlendikçe,<br />

ısı yalıtımı uygulamalarının,<br />

binalarda enerji verimliliğini<br />

sağlamanın vazgeçilmez unsuru<br />

olarak gelişmeye devam edeceğini<br />

ifade eden Levent Pelesen, “Kentsel<br />

dönüşüm sürecinde inşa edilen<br />

yeni binalarda yalıtım uygulamalarına<br />

öncelik verilmeye başlandığını<br />

görmek, hem yalıtım sektörü hem<br />

toplum adına sevindirici bir gelişme.<br />

Kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirerek,<br />

tüm binaları doğru yalıtım<br />

uygulamalarıyla inşa edersek,<br />

ülke ekonomimize her yıl milyarlarca<br />

dolarlık katkıda bulunabiliriz. Türkiye’deki<br />

binaları ısı yalıtımlı hale<br />

getirerek, ülkemizin toplam enerji<br />

faturasını yaklaşık %15 azaltmamız<br />

mümkün” dedi.<br />

Levent Pelesen<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 19


Aktüel<br />

‘Türkiye İmsad İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayi Bileşik Endeksi’ Eylül ayı sonuçları açıklandı:<br />

Endeksler diyor ki:<br />

Durmak yok ihracata devam!<br />

Türkiye İMSAD İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri Sanayi<br />

Bileşik Endeksi, Eylül ayında 87,49 puan<br />

olarak gerçekleşti. Bileşik Endeksi oluşturan<br />

alt endekslerde kuvvetli gerilemelerin<br />

yaşandığı Eylül ayında, faaliyetler çalışma<br />

gün sayısındaki artışa rağmen geriledi.<br />

Güven ve Beklenti Endekslerinde bozulma<br />

devam etti. Bütün bunlara karşılık ihracat<br />

endeksi, ihracat pazarları genel gidişatı<br />

ve alınan ihracat siparişleri artış gösterdi.<br />

Tüm bu koşullar altında Bileşik Endeks,<br />

Eylül ayında 2,58 puan düşerek, son 5 yılın<br />

en düşük seviyesine geriledi.<br />

Türkiye İnşaat <strong>Malzeme</strong>si Sanayicileri<br />

Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her<br />

ay düzenli olarak yayınlanan İnşaat <strong>Malzeme</strong>leri<br />

Sanayi Bileşik Endeksi’nin Eylül<br />

<strong>2018</strong> sonuçları açıklandı. Eylül ayında<br />

87,49 puan olarak gerçekleşen Bileşik Endeks’te<br />

şu bilgiler yer aldı:<br />

Faaliyetlerdeki gerileme Eylül<br />

ayında devam etti<br />

İnşaat malzemeleri sanayisinde faaliyetler<br />

Eylül ayında bir önceki aya göre 2,1 puan<br />

düştü. Eylül ayında faaliyetler çalışma gün<br />

sayısının geçen yıla ve bir önceki aya göre<br />

artmasına rağmen gerilemeye devam etti.<br />

Dolayısıyla faaliyetlerde son iki ayda hissedilir<br />

bir gerileme gerçekleşti. Eylül ayındaki<br />

gerilemede piyasalarda yaşanan mali<br />

sıkıntılar belirleyici oldu. İhracat hariç diğer<br />

faaliyetlerde gerilemeler ortaya çıktı. Yurtiçi<br />

satışlar Eylül ayında azaldı. İhracat Eylül<br />

ayında sınırlı bir artış gösterdi. Üretimde<br />

de gerileme devam etti. Cirolar Eylül ayında<br />

özellikle iç satışlardaki düşüşe paralel<br />

olarak zayıf kaldı. Yurtdışı satış fiyatlarındaki<br />

artış ise durağanlaştı. Döviz kurları,<br />

fiyatlar, maliyetler ve faiz oranlarında görülen<br />

hızlı artışlar faaliyetlerde küçülmeye<br />

yol açtı.<br />

Mali göstergelerde yaşanan sert<br />

artışlar güveni olumsuz etkiledi<br />

Güven Endeksi’nde, Ağustos ayında yaşanan<br />

kuvvetli gerileme Eylül ayında yavaşlayarak<br />

sürdü. Güven Endeksi’ndeki<br />

bu gerilemede yine ekonomik ve dış politik<br />

belirsizlikler ile mali piyasalardaki oynaklıklar<br />

ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı etkili<br />

oldu. Eylül ayında faaliyetlerdeki gerilemenin<br />

sürmesi de güveni olumsuz etkiledi.<br />

Güven seviyesi bir önceki aya göre 2,1<br />

puan düştü. Eylül ayında güven seviyesi<br />

14,5 puan fark ile geçen yılın Eylül ayı güven<br />

seviyesinin de çok altında kaldı. Türkiye<br />

ekonomisi, inşaat sektörü ve inşaat<br />

malzemeleri sanayisine ilişkin güven kaybı<br />

Eylül ayında yavaşlayarak devam etti.<br />

Yurtiçi pazarlarda Eylül ayında da güven<br />

kaybı gerçekleşti. İhracat pazarlarında ise<br />

güven Eylül ayında sınırlı ölçüde arttı. Güven<br />

Endeksi’nin ekonomi politikaları ile dış<br />

politika risklerine karşı hassasiyeti devam<br />

ediyor. Güven seviyelerinde iyileşme için<br />

güven artırıcı ilave adımlara ihtiyaç duyuluyor.<br />

Yurtiçi siparişlerde düşüş Beklenti<br />

Endeksi’ndeki gerilemede<br />

belirleyici oldu<br />

Temmuz ayında bozulmaya başlayan ve<br />

Ağustos ayında sert bir düşüş yaşanan<br />

beklentilerdeki gerileme, Eylül ayında da<br />

sürdü. Faaliyetlerdeki gerilemenin sürmesi<br />

ve güven kaybı, beklentileri olumsuz<br />

etkilemeye devam etti. Özellikle mali<br />

göstergelerde yaşanan artışların beklentiler<br />

üzerindeki olumsuz etkisi Eylül ayında<br />

daha çok hissedildi. Beklenti Endeksi,<br />

Eylül ayında bir önceki aya göre 3,1 puan<br />

birden düşerek son beş yılın en düşük<br />

seviyesine geriledi. Böylece son altı ayda<br />

beklentilerde toplam 14,1 puan gerileme<br />

yaşandı. Bu gerileme ile birlikte Eylül ayı<br />

beklenti seviyesi geçen yılın aynı döneminin<br />

beklenti seviyesinin 13,2 puan altına<br />

indi. İnşaat malzemeleri sanayisine ilişkin<br />

beklentilerde gerileme Eylül ayında da sürdü.<br />

Önümüzdeki üç aya ilişkin alınan yurtiçi<br />

siparişlerde keskin düşüş devam etti. İhracat<br />

siparişlerinde ise Eylül ayında sınırlı<br />

artış yaşandı. Önümüzdeki üç ayın üretim,<br />

yatırım ve istihdam beklentileri ise önemli<br />

ölçüde gerileme gösterdi. Beklentilerdeki<br />

bozulma inşaat malzemeleri sanayisinde,<br />

önümüzdeki aylarda küçülmenin devam<br />

edebileceğine işaret ediyor.<br />

Çimento sektörü ihracata ağırlık verdi<br />

Avrupa’nın en büyük, dünyanın dördüncü büyük üreticisi Türk<br />

çimento sektörü, <strong>2018</strong>’in ilk 8 ayında ihracata ağırlık verdi. Sektör,<br />

Ağustos sonu itibariyle toplam 9 milyon ton çimento ve klinker<br />

ihraç ederek ülke ekonomisine 414 milyon dolar kazandırdı.<br />

Türk çimento sektörü, en büyük pazarı ABD’ye ihracatı yüzde 50<br />

artırırken en çok ihracat yapılan diğer ülkeler İsrail, Suriye, Haiti<br />

ve Bulgaristan oldu. Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası<br />

(ÇEİS) Yönetim Kurulu Başkanı Tufan Ünal sektörü ve ihracattaki<br />

başarıyı değerlendirdiği açıklamasında insana yatırım yapmaya<br />

ve sıfır iş kazası prensibiyle çalışmaya devam ettiklerini<br />

vurguladı.<br />

Çimento sektörünün Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu<br />

vurgulayan Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Tufan Ünal şunları ifade etti:<br />

“Sektörün bileşenlerini tek çatı altında toplayan ÇEİS olarak<br />

sektörümüzün istihdam kapasitesi, kalitesini ve iş sağlığı ve güvenliği<br />

kültürünü korumaya büyük önem veriyoruz. Bu yıl sektör<br />

ilk 8 ayda ihracatını yüzde 17 artırdı. Avrupa’ya en yüksek ihracatı<br />

gerçekleştiren ülkeyiz, dünya<br />

listesinde ise dördüncü sırada yer<br />

alıyoruz.”<br />

Çimento sektörü olarak ithal girdileri<br />

azaltarak üretim maliyetlerini düşürmek<br />

için de çalışmalar yaptıklarını<br />

ifade eden Ünal, “Kömür ve elektrik<br />

enerjisi maliyetlerinde dövize bağlı<br />

olarak çok ciddi bir artışla karşı karşıyayız.<br />

Bu maliyetleri yönetebilmek<br />

adına ihtiyaç duyduğumuz miktarda<br />

ve kalitede yerli kömür tedarik<br />

edebilmek için gerekli araştırmaları<br />

yapıyoruz. Bu konuda devletimizin<br />

desteğini de bekliyoruz. Böylelikle,<br />

kömür ithalatını azaltarak cari açığın<br />

kapanmasına daha büyük katkı sunmayı<br />

hedefliyoruz” diye konuştu.<br />

Tufan Ünal<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Yatay Silo İnşaatında PERI İmzası!<br />

Proje Hakkında Genel Bilgiler:<br />

Proje<br />

:Yeşilhisar / Kayseri Yatay Silo İnşaatı<br />

Yeri<br />

:Yeşilhisar / Kayseri<br />

Ana Yüklenici Firma :Tork Prefabrik<br />

Kalıp Sistemleri :Trıo Perde Kalıbı<br />

Servis<br />

: Perı Ankara<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 23


Projenin prefabrik kolonlar arası betonarme<br />

duvar imalatlarında ve perde duvar<br />

imalatında perde kalıbı olarak TRIO sistem<br />

perde kalıbı kullanılmıştır. H=7,1m,<br />

H=8,4m, H=10,2m imalat yüksekliklerine<br />

sahip perde duvarlar, TRIO perde kalıbı<br />

sayesinde düşeyde tek imalat fazı ile inşa<br />

edilmiştir.<br />

Kullanılan panellerin dizaynında paneller<br />

özel olarak seçilerek dizayn yapılmış olup<br />

beton yüzeyinde kalıp izlerinin göze hoş<br />

görselliği sağlanmıştır.<br />

Projede 3 farklı yükseklikte ki duvar inşaatları<br />

için, 3 stok perde kalıbı temin edilmiştir.<br />

Proje kapsamında;<br />

H=7,1m yükseklikte ki duvarları için<br />

H=7,2m - L=21mtul - A=307m²<br />

H=8,4m yükseklikte ki duvarları<br />

için H=8,7m - L=8,7mtul - A=152m²<br />

H=10,2m yükseklikte ki duvarları için<br />

H=10,5m - L=8,5mtul - A=179m²<br />

olmak üzere toplamda A=638m² TRIO<br />

perde kalıbı temin edilmiştir. TRIO perde<br />

kalıbı her bir stoğunun 1,5<br />

günde bir devredek imalat fazını tamamlaması<br />

sağlanmıştır. Bu imalat hızında<br />

perde kalıbı bağlantı elemanı<br />

BFD kilitin panelleri birbirine kusursuz bir<br />

şekilde bağlayabilmesidir.<br />

Bu sayede H=10,5m yüksekliğindeki<br />

L=8,5m ve A=89,5m² kalıp tek yüzeyi tek<br />

seferde hareket ettirilebilmiştir. İşçilik maliyetini<br />

önemli oranda azaltıp imalat hızını<br />

önemli oranda arttıran bu özellik projenin<br />

planlanan süreden daha önce bitirilebilmesine<br />

olanak sağlamaktadır.<br />

24<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Sektörel Ortağı<br />

Projede Kullanılan Perı Kalıp Sistemleri Hakkında<br />

Temel Bilgiler:<br />

TRIO PERDE KALIBI<br />

TRIO kalıp sistemi; çelik veya alüminyum karkas sisteminin üzerine<br />

18 mm’lik kalıp kontraplağının “plywood 220 gr/m² fenol kaplı”<br />

özel perçinler yardımıyla sabitlenmesi ile oluşur. TRIO kalıp<br />

sistemindeki perçin aplikasyonunun bir özelliği de beton yüzeyinde<br />

hiçbir iz bırakmamasıdır. Böylece beton döküm esaslarına<br />

uyulduğu taktirde yüzeyde en ufak bir pürüze bile rastlanmaz.<br />

TRIO kalıp sistemi genel olarak 60cm, 120 cm, 270 cm, 330 cm<br />

olmak üzere 4 yükseklikten ve 30 cm den başlayıp 30 ar cm aralıklarla<br />

artan 6 genişlikten oluşur. Ayrıca bu panel yüksekliklerine<br />

ait TWE ve TGE köşe elemanları mevcuttur. TRIO 270 cm’lik<br />

panel max 81.0 kN/m2 , TRIO 330 cm‘lik panel ise max 83.0<br />

kN/ m2 lik taze beton basınçlarına karşı dayanıklıdır. TRIO 2.70<br />

x 2.40 cm’lik standart çelik panelin ağırlığı 328 kg, TRIO 2.70 x<br />

0.90 cm’lik alüminyum panelin<br />

ağırlığı ise 70 kg’dır.<br />

TRIO kalıp sisteminde<br />

kullanılan tek bağlantı elemanı<br />

BFD kilittir. Tek bir<br />

bağlantı elemanı ile bütün<br />

sistem yatayda ve düşeyde<br />

aynı hizaya getirilir ve<br />

paneller sıkıca birleştirilir.<br />

BFD kilit sistemi, panellerin<br />

yatayda ve düşeydeki<br />

bağlantılarını sağlamasının<br />

yanı sıra iki panel arasındaki<br />

10cm’ ye kadar<br />

olan boşluklarda ahşap<br />

dolgu elemanı konarak bu paneller arasındaki bağlantıyı sağlar,<br />

maksimum çekme kuvveti kapasitesi 20kN dur. TRIO kalıp sistemi<br />

12.00 m lik bir yüksekliğe ek bir önlem alınmasına ihtiyaç duymadan<br />

BFD kilit sistemi ile ulaşabilir. BFD kilit sisteminin tek bir<br />

kişi tarafından ve sadece bir çekiç yardımıyla monte ve demonte<br />

edilebilmesi TRIO kalıp sisteminin şantiyedeki aplikasyonunun<br />

büyük ölçüde hızlandırır. Aşağıda BFD kilit ve BFD kilit ile panellerin<br />

bağlanmasına ait bir<br />

uygulama görülmektedir.<br />

TRIO kalıp sisteminin bir<br />

yüzünde, kalıp sistemini<br />

şaküle almak için şakül<br />

payandaları ve beton dökümü<br />

esnasında çalışanların<br />

güvenliğini ve rahat<br />

çalışmasını sağlamak<br />

amacıyla betonlama konsolu<br />

bulunur. Payandalar<br />

sisteme tespit kafaları<br />

yardımı ile kolayca adapte<br />

edilir. TRIO kalıp sistemi,<br />

diğer PERI sistemlerinde olduğu<br />

gibi tie-rod lar ile ankre edilir. Tierod<br />

ların çekme yükü 90 kN dur.<br />

TRIO kalıp sisteminin diğer PERI<br />

sistemleri ile CB, SB, FB180-<br />

2, ASG160, KGF240, SKS gibi<br />

senkronize olabilmesi, karmaşık<br />

ve özel projelerde kullanıcıya çok<br />

geniş bir çözüm yelpazesi sunar.<br />

TRIO kalıp sistemi, perde,temel<br />

ve kolon kalıpları için ideal ve pratik<br />

bir çözümdür.<br />

Firma Ortaği Murat Cingöz<br />

Ülkemizin doğuya açılacak Yüksek Hızlı Tren demir ağının, başkent Ankara çıkışında fiziken kritik öneme sahip zorlu<br />

bölgelerinde ki viyadük inşaatları işimizde, firmamızın emniyet kaygıları, iş güvenliğindeki hassasiyeti, titizlikte yürüttüğümüz<br />

çalışmalarda kalıp ve iskele alanında PERI ile çalışmamızda etken sebepler olmuştur. Emniyetli, ekonomik,<br />

hızlı ve teknik çözümlemeleri ile bize her daim yardımcı olan PERI’ ye teşekkür ederiz.<br />

BYNART İNŞAAT 2005 yılında altyapı ve konut projeleri ile sektörde ki hayatına başlamıştır. Firma kurulduğu yıldan<br />

itibaren İstanbul, Düzce, Muğla ve Trabzon şehirlerindeki konut projeleri, 2015 yilindan itibaren Kırıkkale, Ankara,<br />

Bursa ve Malatya şehirlerindeki ülkemizin önemli ulaştırma projelerinde yer almaktadır. TOR YAPI – TOLGA KARA-<br />

DENİZ İNŞAAT ülkemizin önde gelen müteahhitlik firmalarının alt yüklenicisi olarak sektörde faaliyet göstermektedir.<br />

Bu anlamda firma, ülkemiz gündeminin en önemli yatırım alanlarından biri olan ulaştırma hizmetleri dalında, sektörün<br />

sayılı yüklenici firmalarından biri olma yolunda hızla ilerlemektedir.<br />

Firma ortağı sayın Tolga KARADENİZ açıklamasında, projelerinde PERİ gibi bir dünya firmasının çözüm ortaği olarak<br />

firmaları ile calışmasının kendilerini ayrıca cesaretlendirdiğini bildirmiş ve gerek satın alma gerekse kiralama konusunda<br />

esnek ve hızlı çözümler üreterek kendilerine destek olan PERİ KALIP VE İSKELELERİ ne teşekkürlerini iletmiştir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> <strong>2018</strong> 25


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Kuzey Marmara Otoyolu da<br />

Doka’ya emanet<br />

İstanbul Kınalı’dan Sakarya’nın Akyazı ilçesine kadar devam edecek Yavuz Sultan<br />

Selim ve Osmangazi köprüleri ile bağlantı sağlayacak olan Kuzey Marmara Otoyolu’nda<br />

çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Zorlu ve büyük projelerin ilk tercihi olan Doka, Kuzey<br />

Marmara Otoyolu projesinde de yapımcı müteahhitlerin ve alt yüklenicilerinin ilk tercihi<br />

oldu. Otoyolun büyük bölümünde kalıp sistemi ve mühendislik hizmeti sağlayan Doka,<br />

altyapı projelerindeki tecrübesini bu projede de gösterecek.<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Avrupa ve Asya kıtasında şehir içi ve<br />

transit trafiği rahatlatarak konforlu ve hızlı<br />

bir ulaşım hizmeti sağlamaya hazırlanan<br />

Kuzey Marmara Otoyolu’nda toplamda 8<br />

tünel, 24 viyadük, 62 köprü, 78 alt geçit,<br />

47 üst geçit ve 200 menfezin bulunacağı<br />

otoyolda ayrıca 4 şerit ile dünyanın en<br />

geniş tünelleri inşa edilecek. 2019 yılı<br />

sonunda trafiğe açılması hedeflenen projeye<br />

Doka çeşitli kalıp ve iskele sistemi<br />

tedarik ediyor.<br />

Doka Kalıp ve Freysaş işbirliğiyle<br />

İtme Sürme Yöntemi<br />

Otoyol & demiryolu gibi ulaşım amaçlı<br />

yapılan köprü projelerinde kullanılan itme<br />

sürme yöntemi, Türkiye inşaat sektörü<br />

için çok yeni bir metod olarak sayılabilir.<br />

Doka Kalıp & Freysaş işbirliği ile başarıyla<br />

uygulanan bu metodun Türkiye’de<br />

kullanılmasının ülkemize bu tip devlet<br />

yatırım projelerinde büyük ölçüde zaman,<br />

maliyet tasarrufu sağlanabilecek. Bu yöntem,<br />

Kuzey Marmara Otoyolu projesinde<br />

İhsaniye ve Çayırköy viyadüklerinde başarıyla<br />

uygulanıyor.<br />

İtme-Sürme köprü yapım metodunda genel<br />

olarak, oluşturulan sabit bir döküm<br />

sahasında, köprü kutu kesitinin demir &<br />

beton imalatı işlemleri yapılır. İlk köprü<br />

segmentinin imalatından sonra, kesidin<br />

ucuna betona nazaran daha hafif olan<br />

çelik konstrüksiyondan kılavuz bir “burun”<br />

takılır. Bu burun, itme aşamasında<br />

konsol çalışacak köprü segmentinin, bir<br />

sonraki mesnet noktasına kadar daha az<br />

deplasman ile hareketini sağlamaktadır.<br />

Sonraki mesnet noktasına itilen segment,<br />

mesnet noktası ve segment arasına yerleştirilen,<br />

sürtünmeyi azaltıcı özel malzemelerle<br />

birlikte yerleştirilir. Köprünün son<br />

segmentine kadar bu işlem devam ettirilir.<br />

Son aşamada, köprü tabliyesi kademeli<br />

olarak kaldırılarak, mesnet ve segment<br />

arasında, kalıcı elastomer mesnetler yer-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 29


leştirilerek işlem tamamlanır.<br />

İtme sürme metodu ile yapılan köprü<br />

projelerinde, sabit döküm sahasında çalışılması<br />

nedeniyle, iş güvenliği yüksek<br />

seviyededir. <strong>Yapı</strong>lan imalatın tek noktadan<br />

kontrolü sağladığı için, imalat kalitesi<br />

yüksektir. <strong>Yapı</strong>lan imalatlar tekrarlı olduğu<br />

için işçilerin verimi yüksektir. Döküm<br />

sahasının üstü kapatılarak, zorlu hava<br />

şartlarında bile, dış etkenlerden bağımsız<br />

imalat yapılma imkanı vardır. <strong>Yapı</strong>mda<br />

kullanılacak iskele, kalıp ve kule vinç gibi<br />

ekipmanların maliyetinde düşüş sağlanır.<br />

Devamlı olarak iskele kurulumu sökümü<br />

yapılmadığı için işçilik maliyetinde düşüş<br />

sağlanır. <strong>Yapı</strong>lan köprünün altından<br />

geçen her türlü durumdan bağımsızdır<br />

(trafik geçişi, elverişsiz doğa şartları) Ard<br />

30<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Sektörel Ortağı<br />

Proje adı:<br />

Kuzey Marmara Otoyolu<br />

Bulunduğu yer:<br />

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin Avrupa<br />

kesimleri, Silivri ilçesinin Alipaşa semtinde<br />

bulunan Kınalı kavşağında başlayıp Üçüncü<br />

Boğaz Köprüsü mevcut bağlantı yollarının<br />

(Kesim 3) başladığı Eyüp ilçesi Odayeri<br />

semtinde sona ermektedir. Proje’nin Asya<br />

kesimleri, İstanbul’un Pendik ilçesinde<br />

Kurnaköy’de (Paşaköy Kavşağı’nın güney-güneydoğusunda)<br />

başlayıp Sakarya’nın<br />

Akyazı ilçesinde Akyazı TEM Kavşağı’nda<br />

sona ermektedir.<br />

İşveren:<br />

Karayolları Genel Müdürlüğü<br />

İnşaat başlangıcı:<br />

2016<br />

Planlanan tamamlanma tarihi:<br />

2019 sonu<br />

Kullanılan sistemler:<br />

İtme sürme kalıbı, Tırmanır kalıp MF240,<br />

Geniş yüzeyli kalıp Top 50, DokaUniversal<br />

merdiven kulesi, yüksek kapasiteli taşıyıcı<br />

yük iskelesi d2 ve d3, şaft platformu, panel<br />

kalıpları Frami ve Framax Xlife, başlık kiriş<br />

kalıbı ve platformu.<br />

germe işlemleri ile, köprü kesitindeki beton<br />

ve demir miktarında tasarruf sağlanır.<br />

MF240 ile güvenlikli çalışma<br />

ortamı<br />

İtme sürme kalıbının dışında projenin<br />

farklı kesimlerine; Tırmanır kalıp MF240,<br />

Geniş yüzeyli kalıp Top 50, DokaUniversal<br />

merdiven kulesi, yüksek kapasiteli<br />

taşıyıcı yük iskelesi d2 ve d3, şaft platformu,<br />

panel kalıpları Frami ve Framax<br />

Xlife, başlık kiriş kalıbı ve platformu tedarik<br />

edilmiştir. Mf240, projenin Derince<br />

ve Liman köprüsü kısımlarında ayakların<br />

yapımında kullanılıyor.. Sistemin kullanımı<br />

kolay olup 15 dereceye kadar eğimli<br />

perde uygulamalarına izin verir ve çok<br />

sayıda uygulamaya göre boyutlandırılabilir.<br />

Her tarafı kapalı, 2,40 metre genişliğindeki<br />

çalışma platformu sayesinde<br />

güvenli çalışma ortamı sağlar.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> <strong>2018</strong> 31


Tashkent City Projesinin Tercihi<br />

İNTEK Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

Projenin Adı: Tashkent City Parsel 5<br />

Yatırımcı: Akfa Holding<br />

Ana Yüklenici: Akfa Holding<br />

Proje Yönetimi: MSC Mühendis<br />

Proje Müdürü: Çetin Kömürcü<br />

Şantiye Şefi: Özcan Kılıç<br />

Yer:Taşkent, Özbekistan<br />

Proje Başlangıç: Şubat <strong>2018</strong><br />

Proje Bitiş: Eylül 2019<br />

Proje Hakkında Genel Bilgi:<br />

Tashkent City Projesi, Özbekistan’ın<br />

başkenti Taşkent’te farklı<br />

yatırımcı ve yönetim firmaları tarafından<br />

organize edilen 8 adet<br />

parsele bölünmüş, 88 hektar arazi<br />

üzerinde toplam 1.980.000 m² inşaat<br />

alanına sahip, dev bir projedir.<br />

Proje kapsamında farklı parsellerde<br />

A sınıfı binalar, rezidans<br />

kuleleri, otel, kongre salonu, okul<br />

ve kreş, iş merkezi, alışveriş merkezi<br />

ve dinlenme parkı gibi yaşam<br />

ve iş blokları bulunmaktadır.<br />

Projenin amacı, dünya mimarisindeki<br />

son trendlerin tanıtılarak,<br />

çevre dostu ve enerji tasarruflu<br />

entelektüel teknolojilerin kullanılmasıyla<br />

hayata geçirilecek<br />

bloklar ile Taşkent şehrine değer<br />

katacak mimari kompleks oluşturmaktır.<br />

Projenin 5. parselinde, sıra dışı<br />

mimarisiyle 5 yıldızlı otel ve kongre<br />

merkezi yer almaktadır. Bu<br />

parseldeki blokların toplam inşaat<br />

alanı 85.000 m 2 ‘dir. Parsel 5 kapsamında<br />

Kongre merkezi, otel<br />

bloğuna köprü ile bağlanacak ve<br />

L1 katından VIP girişi olacaktır.<br />

Otel binası, Tashkent City projesinin<br />

tam orta kısmında bulunan<br />

8. parsel kapsamında yapılacak<br />

dairesel halka geometrisine sahip<br />

park manzaralıdır. Bu binada sadece<br />

devlet başkanlarının kullanacağı<br />

VIP katı bulunacaktır. Otel<br />

bloğu 1 zemin kat ve 20 normal<br />

32<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

kat olmak üzere toplam 21 katlıdır.<br />

Cephenin son hali, geleneksel Özbek<br />

folkloruna dayandırılmasının yanı sıra, içten<br />

gelen misafirperverliğin ve rahatlığın<br />

atmosferini ve yerel lezzetini muhafaza<br />

etmeyi sağlayan ikat dokuma ve suzane<br />

nakış desenlerinden esinlenerek dizayn<br />

edilmiştir. Otel bloğu 2020 yılında düzenlenecek<br />

United Nations zirvesi için hazırlanmakla<br />

beraber, normal zamanlarda da<br />

genel kullanıma açık olacaktır.<br />

Akfa Holding’in hem yatırımcı hem de<br />

ana yüklenici olduğu Parsel 5 bölgesinin<br />

proje yönetimi, bir Türk firması olan MSC<br />

Mühendis firması tarafından yapılmaktadır.<br />

Kalıp miktarları ve sistem tercihleri, iş<br />

programına ve projeye bağlı olarak MSC<br />

Mühendis firmasının uzman ve tecrübeli<br />

yöneticileri ile İntek’in projeden sorumlu<br />

yöneticisi ve teknik ofisinin ortak çalışmaları<br />

sonucunda belirlenmiştir.<br />

1 Eylül 2019 tarihinde bitirilmesi planlanan<br />

5. parselin tüm kalıp ve iskele malzemeleri<br />

İntek tarafından tedarik edilmiştir.<br />

Projede Kullanılan İntek Kalıp-<br />

İskele Sistemleri ve Miktarları:<br />

Projede kullanılan kalıp miktarları aşağıda<br />

belirtilmiştir.<br />

Döşeme Kalıbı “HD 150” sistemi:<br />

H=375 - 1100 cm – A= 10.800 m²<br />

“PANEMAX” perde kalıpları:<br />

H= 540 - 630 cm – A= 2.421 m²<br />

“PANEMAX” kolon kalıpları:<br />

29 takım H= 540 - 600 - 1020 cm – A= 995 m²<br />

“SCS” dairesel kolon kalıpları :<br />

Ø140 – H=500 cm – 4 takım<br />

“ADP” ayarlı dairesel perde kalıpları:<br />

H=500 cm – A= 362 m²<br />

“FPS” güvenlik konsolu sistemi:<br />

Otel bloğu 1 tam cephe<br />

“PROTEK” geçici kenar koruma sistemi:<br />

L=98 mtül x 10 takım<br />

Projede Kullanılan İntek Kalıp-<br />

İskele Sistemleri Hakkında Genel<br />

Bilgiler:<br />

“PANEMAX” vinçle taşınan çelik<br />

çerçeveli panel kalıp sistemi:<br />

Farklı formlara çok kolayca adapte edilebilmesi<br />

PANEMAX sisteminin en önemli<br />

özelliklerinden biridir. PANEMAX panel<br />

kalıp sistemi, 80 kN/m² (düzgün yayılı<br />

yük) gibi yüksek bir beton basıncı daya-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 33


nımı, ön montaj gerektirmeden şantiyeye<br />

geldiği ilk günden itibaren kullanıma hazır<br />

olması, özel forma sahip çelik kenar profilleri<br />

ve buna uygun bağlantı kilitleri vasıtası<br />

ile panellerin yan yana ve üst üste çok pratik<br />

bir şekilde birleştirilip sökülmesi, yine<br />

çelik kenar profillerin formu ve plywood<br />

ille birleşiminde uygulanan silikon detayı<br />

sayesinde plywoodun değiştirilmeden çok<br />

tekrar kullanılabilmesi gibi özellikleri ile<br />

mükemmel bir perde-kolon kalıbı sistemidir.<br />

Panemax panellerde, pazarda yer alan<br />

diğer Avrupalı ve yerli birçok markadan<br />

farklı olarak 18 mm değil 21 mm kalınlığında<br />

plywood kullanılmaktadır. Bu özellik,<br />

eşit beton basınçlarında daha düşük<br />

sehim anlamına gelmektedir.<br />

“HD 150” yük taşıyıcı iskele<br />

sistemi:<br />

Sistem “ana çerçeve” adı verilen kaynaklı<br />

çerçeveler, bunları birbirine bağlayan<br />

“çapraz gergiler”, ince kot ayarının<br />

yapılmasını sağlayan “krikolu ayak” ve<br />

“krikolu başlıklardan” oluşmaktadır. Üst<br />

konstrüksiyonda ana taşıyıcı (mahya)<br />

ve tali taşıyıcı (ızgara) olarak H20 ahşap<br />

kirişler kullanılmaktadır. Çerçeveler çok<br />

pratik bir biçimde üst üste eklenerek farklı<br />

döşeme yükseklikleri çözülebilmektedir.<br />

Sistem, ayak ve başlıklarda kullanılan<br />

ve ince kot ayarının yapılmasını sağlayan<br />

“krikolu ayak” ve “krikolu başlıkların”<br />

açılım paylarına göre değişmekle birlikte,<br />

ayak başına 55 kN düşey yükü emniyetli<br />

olarak taşıyabilmektedir. HD 150 sistemi<br />

34<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Sektörel Ortağı<br />

istendiğinde “masa” olarak kullanılabildiği<br />

gibi her sefer sökülüp tekrar kurularak “iskele”<br />

gibi de kullanılabilmektedir. Projenin<br />

yapısı ve formu (şekli) uygunsa, birbirinin<br />

benzeri olarak tekrar eden çok sayıda kat<br />

varsa ve kule vincin yeterli zamanı varsa<br />

“masa kalıp” sistemi mükemmel bir sistemdir.<br />

“ADP” ayarlı dairesel perde kalıbı<br />

sistemi:<br />

Değişen çaplarda dairesel perdelerin bulunduğu<br />

projeler için ADP sistemi ekonomik<br />

ve hızlı çözümler üretir. İşin başında<br />

oluşturulan iç ve dış panolar, tüm farklı<br />

çaplardaki perdelere kolaylıkla ayarlanır.<br />

Dairesel perdelerin çapları değiştikçe,<br />

ayar milleri vasıtasıyla kalıp ölçüye getirilir.<br />

Böylelikle her perde için ayrı demontaj-montaj<br />

işçiliği gerekmez. “Ahşap ara<br />

parça” adı verilen elemanı, iç veya dış<br />

panonun arasına koymak ya da kalınlığını<br />

değiştirmek mümkündür. Böylece perdenin<br />

çapı değiştiğinde, iç ve dış panoların<br />

üzerindeki ankraj deliklerinin yerlerini<br />

değiştirmeye gerek kalmadan, panolar<br />

karşılıklı olarak yerleştirilebilecektir. Sistemin<br />

bu özelliği, plywoodun daha uzun<br />

süre yıpranmadan kullanılmasını ve daha<br />

düzgün beton yüzeyleri elde edilmesini<br />

sağlar. ADP sisteminde, PANEMAX panellerde<br />

kullanılan kenar profiller ve PA-<br />

NEMAX bağlantı kilitleri kullanılır. PANE-<br />

MAX sisteminin sahip olduğu, panellerin<br />

çok pratik bir şekilde birleştirilip sökülebilme<br />

özelliği birebir olarak ADP sistemi<br />

için de geçerlidir ve her iki sistemin uyum<br />

içinde birlikte kullanılabilmesi, önemli bir<br />

avantajdır.<br />

Projenin koşullarına göre, AD kuşağı adı<br />

verilen ana taşıyıcı kuşağı kullanarak<br />

ankraj mili miktarını azaltmak ya da AD<br />

kuşağı kullanmadan daha ekonomik çözümler<br />

üretmek mümkündür.<br />

“SCS” dairesel kolon kalıbı<br />

sistemi:<br />

SCS dairesel kolon kalıpları, iki adet<br />

“yarım daire” panonun birleştirilmesi ile<br />

oluşturulur. Bu panolar “dairesel kolon<br />

panosu” olarak adlandırılır. Yarım daire<br />

panoların yüzeyleri, dairesel kolonun çapına<br />

uygun olarak bükülmüş olan çelik<br />

levhalar ile kaplıdır. Betona şekil veren,<br />

bu çelik levhalardır. Yarım daire panolar,<br />

“yüzey sacı” olarak adlandırılan bu çelik<br />

levhaların arkasına monte edilen çelik<br />

“ara takviyelerin” ve kenarlarına monte<br />

edilen “kenar profillerin” birbirlerine kaynatılması<br />

ile oluşturulur. İki adet yarım<br />

daire pano, kenar profillerin üzerine atılan<br />

kilitler vasıtası ile birbirleri ile birleştirilir ve<br />

dairesel kolon kalıbı oluşturulur. Dairesel<br />

kolon kalıpları, farklı çap ve boylarda üretilebilmektedir.<br />

Bu sistemde de, PANEMAX panellerde<br />

kullanılan kenar profiller ve PANEMAX<br />

bağlantı kilitleri kullanılır. Bu özellik sayesinde,<br />

PANEMAX ve ADP sistemleri için<br />

geçerli olan, panellerin çok pratik bir şekilde<br />

birleştirilip sökülebilme avantajı, bu<br />

sistem için de geçerlidir ve her üç sistem<br />

uyum içinde birlikte kullanılabilir.<br />

SCS sisteminde ön montaj gerekmez.<br />

Sistem şantiyeye geldiği andan itibaren<br />

kullanıma hazırdır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> <strong>2018</strong> 35


TMS Kalıp ve İskele<br />

Baraj Projelerine Bir Yenisini Daha Ekledi<br />

Kurulduğu yıldan bu yana, sürekli kendini yenileyen ve global pazarda önemli bir yer edinen<br />

TMS Kalıp ve İskele, bu sefer de Afganistan’da baraj projesinde yer almayı başarmıştır.<br />

Mustafa Kaya, Satış Md. Yrd.<br />

Başkent Kabil’in kuzeydoğusunda yer<br />

alan, Badahşan bölgesinde yapımına devam<br />

edilen Faizabad Hidrolik Enerji Santrali<br />

(HES), Faizabad ilinin 8 km doğusunda,<br />

Kokcha Nehri üzerinde bulunmaktadır.<br />

Projenin ana gövdesinde, her biri 2,54 MW<br />

enerji üretim kapasitesine sahip toplamda<br />

3 adet ünite yer almaktadır.<br />

TMS’nin tırmanır kalıp sistemleri arasında,<br />

tek yüzde çalışabilen TR-K 240 ve TR-K<br />

250d tipi konsollarından projeye uygun<br />

olarak TR-K 240 seçilmiştir. Projenin ihtiyaç<br />

olduğu basınç dayanımına göre dizaynı<br />

yapılan tırmanır kalıp sistemi, Simpex<br />

perde kalıp sistemiyle birlikte uyumlu bir<br />

şekilde çalışmaktadır.<br />

TRK 160‐240 TIRMANMA<br />

KONSOLLARI<br />

Yüksek perde, kolon, şaft v.b. yapılarda<br />

kullanılan, vinçle tırmanır konsol sistemidir.<br />

TRK 160 ve TRK 240 tırmanma konsolları;<br />

VINC’I, SIMPEX, MULTIX, HAND’I, MOPA,<br />

MATEX v.b. kalıp sistemleri ile birlikte güvenle<br />

kullanılabilmektedir. Her iki sistemde<br />

de rüzgar bağlantısı, alt sepet v.b. uygulamalar<br />

mümkündür. TRK 240 tırmanma<br />

konsolu kolay hareket ettirilen araba sistemi,<br />

yatay ve düşey hassas ayar mekanizması<br />

gibi opsiyonel özelliklere de sahiptir.<br />

TRK 250 D BARAJ TİPİ<br />

TIRMANMA GRUBU<br />

Tek taraflı kalıplanacak yapılarda kullanılan,<br />

vinçle tırmanır konsol sistemidir.<br />

Tek taraflı Tırmanma Konsolu sisteminde,<br />

TRK 250D ana elemanı baraj tipi, TR‐B<br />

250 DS başlığı, TR‐P 250 özel pimi, TRK<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

CIREX - DAİRESEL KOLON KALIBI<br />

DAYANIKLI ÇELİK YÜZEY İLE<br />

YÜKSEK TEKRAR SAYILARI<br />

CIREX Dairesel Kolon Sistemi panoları<br />

düşeyde burulmaya mukavim VINC’I 70<br />

çelik profillerden oluşmuş olup, kalıp alt ve<br />

üst flanşları lazer kesimli<br />

saçlardan meydana<br />

gelmektedir. CIREX<br />

panolar çelik yüzeyli<br />

olup uzun ömürlüdür.<br />

Düşey çelik çerçeve<br />

profili elemanın istenilen<br />

her çerçeve noktasında<br />

bir diğeri ile bağlantısını<br />

temin edecek<br />

şekilde tasarlanmıştır.<br />

Kalıp yüksekliği ve beton<br />

basıncına uygun olarak kilit sayısının<br />

artırılması mümkündür. CIREX dairesel<br />

panoları yuvarlak kenarlı perde kolonlar<br />

oluşturulabilmesi için VINC’I perde kolon<br />

sistemi ile birebir uyumludur. Muhtelif kesit<br />

ve ebatlarda ve hatta özel imalat panolar<br />

mevcuttur.<br />

Faizabad Hidrolik Enerji Projesi, “Yenilenebilir<br />

Enerjiler Programı Merkezi Olmayan<br />

Enerji Üretimi Projesi” kapsamında<br />

korkuluğu, TR-S 250 D sepeti, TR‐C 250<br />

D itme-çekme sistemi, TK-I 250 ince ayar<br />

sistemi, KA-E 420 konik ankraj elemanı,<br />

KA-E 250 konik ankraj elemanı, MULTIX<br />

özel asker elemanı, MULTIX asker bağlantı<br />

pabucu, rüzgâr gergi halatı ve bağlantı<br />

elemanları, T‐tipi çektirme, bağlantı boruları,<br />

boru kelepçesi kapsam dâhilindedir.<br />

Baraj yükseldikçe dış beton yüzeyin düşey<br />

düzlem ile yaptığı açının belli noktalarda<br />

değişiklik göstermesinden dolayı, TR-K<br />

240 tırmanma konsolu tasarımında<br />

projeye özel değişiklikler yapılmıştır.<br />

Bu kapsamda, kalıplar<br />

ile konsolların arasındaki sabit<br />

90⁰ açının ayarlanabilir özellikte<br />

olabilmesi için özel bir başlık geliştirilmiş<br />

olup, kalıbı tutan düşey<br />

çelik asker elemanının TR- K 240<br />

bağlantısı bu özel başlık ile mafsallı<br />

hale getirilmiştir. Bu sayede<br />

yükseklik boyunca oluşabilecek<br />

her türlü açı değişimi tolere edilebilmektedir.<br />

Perde kalıplarının yanı sıra, su alma yapılarında<br />

bulunan yuvarlatılmış köşeler, ½<br />

Cirex® Dairesel kolon kalıplarını, Simpex<br />

perde kalıpları ile birleştirerek çözülmüştür.<br />

(Decentralized Power Supply Through<br />

Renewable Energies Programme<br />

BMZ200 765 180) Almanya tarafından finanse<br />

edilmekte olup, projenin yapımı için<br />

Afganistan Enerji ve Su Bakanlığı ile FEKA<br />

Construction Company arasında anlaşma<br />

sağlanmıştır. Proje müşavirliğini ise dünyanın<br />

birçok bölgesinde proje tasarım ve<br />

danışmanlık hizmeti veren Fichtner GmbH<br />

& Co. firması üstlenmiştir.<br />

2020 Aralık ayında faaliyete geçmesi planlanan<br />

projenin tamamlanmasıyla Faizabad<br />

bölgesinin ihtiyacı olan ekonomik, güvenli<br />

ve temiz bir enerji sağlanmış olacaktır. TMS<br />

Kalıp ve İskele, Cezayir’de Mapa-Günal ile<br />

gerçekleştirdiği baraj projelerine bir yenisini<br />

de Afganistan’da eklemiş bulunmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 37


Çözüm Ortağı<br />

ABS Kör Kalıplar<br />

artık Türkiye’de üretiliyor!<br />

ABSYAPI yedi yıla varan uygulama tecrübesi ile geliştirdiği yeni ürünlerini <strong>2018</strong> yılının<br />

ikinci yarısından itibaren artık Türkiye’de üretiyor ve yurt dışına da ihraç ediyor.<br />

ABS Kör Kalıplar, verimliliği arttıracak ve<br />

toplam maliyeti düşürecek şekilde ABSYA-<br />

PI güvencesi ile üretiliyor. Son derece hızlı<br />

uygulanan, hafif bir yapı oluşturan ve ciddi<br />

toplam maliyet tasarrufu sağlayan ABS Kör<br />

Kalıplar, sunduğu nitelikli dolgu avantajları<br />

ile geleneksel dolguların önüne çıkıyor.<br />

ABS Kör Kalıplar katta her türlü hafif dolgu,<br />

ters kiriş dolgusu, peyzaj dolgusu, asansör<br />

holü dolgusu, otopark üzerinde dolgu, otopark<br />

rampası, temel üzerinde dolgu veya<br />

mütemadi temel dolgusu yapmaya imkân<br />

sağlıyor. Ayrıca, temel üzerinde kullanıldığında<br />

sisteme ilave edilecek basit elemanlar<br />

ile nem ve Radon gazına karşı havalandırılabilen<br />

bir boşluk oluşturabiliyor. Sistem<br />

modüler yükseltilmiş döşeme yerine kullanıldığında<br />

ise emsalsiz bir ekonomik tasarruf<br />

sağlıyor.<br />

ABS KÖR KALIP – PLUS<br />

ABS KÖR KALIP – PLUS tek kullanımlık<br />

kör kalıp sistemi, her türlü yapıda, yüksekliği<br />

sıfırdan başlayıp 300 cm’ye kadar değişen<br />

betonarme yükseltilmiş döşemeler<br />

oluşturarak hızlı, hafif ve ekonomik bir şekilde<br />

nitelikli dolguların yapılmasını sağlar.<br />

ABS Kör Kalıp sistemi kullanılarak katta<br />

hafif dolgu, ters kiriş dolgusu, peyzaj dolgusu,<br />

asansör holü dolgusu, otopark rampası,<br />

temel üzerinde dolgu veya mütemadi<br />

temel dolgusu yapılabilirken, sisteme ilave<br />

edilecek basit elemanlar ile havalandırılabilir<br />

temel oluşturulabilir, sistem modüler<br />

yükseltilmiş döşeme yerine kullanılabilir.<br />

Kör kalıp sistemi;<br />

• Benzersiz lojistik ve nakliye tasarrufu;<br />

örneğin, 100 cm’lik dolguda 50 kamyonluk<br />

dolgu malzemesi yerine 1 kamyon kör kalıp<br />

yeterlidir!<br />

• En hafif dolgu; geleneksel, malzemeli<br />

dolgulara kıyasla yapılabilecek en hafif<br />

imalattır; örneğin, 100 cm kesit yüksekliğinde,<br />

kubbe üzeri 5 cm beton kalınlığında<br />

toplam hacmin %90’ı boştur!<br />

• En yüksek yük taşıma kapasitesi; kör kalıpların<br />

oluşturduğu yüzlerce kolon, kemer<br />

ve kubbe sayesinde oluşturulan betonarme<br />

yükseltilmiş döşeme çok yüksek bir<br />

yük taşıma kapasitesine sahiptir; örneğin,<br />

100 cm kesit yüksekliğinde, kubbe üzeri 5<br />

cm beton kalınlığında 55 kN/m2 hareketli<br />

yük dayanımı vardır.<br />

• İnşaat süresinde kısalma; üst<br />

katlardaki inşaat devam ederken<br />

dolgunun yapılmasına imkan<br />

tanır, dolayısı ile ciddi anlamda<br />

inşaat süresinde kısalma<br />

sağlar.<br />

• Döşeme altı boşluğu; oluşturulan<br />

döşeme altı boşluğundan<br />

her türlü tesisat (elektrik, mekanik<br />

vb.) geçirilebilir; kolonlar<br />

arasındaki net açıklık 59 cm’dir.<br />

• Kolay ve hızlı kurulum; ortalama<br />

20 m2/adam-saat.<br />

• Kademe ve rampa yapımı; istenilen<br />

boyda kesilebilen PVC<br />

kolonlar sayesinde her türlü kademe ve<br />

rampa yapılabilir.<br />

• Kesintisiz beton yüzey; oluşturulan yüzey<br />

beton olduğu için üzerine daha sonra serbestçe<br />

her türlü zemin kaplaması yapılabilir,<br />

tuğla-gazbeton-alçıpan vb. bölme duvar<br />

oluşturulabilir.<br />

• Isı ve ses izolasyonu; oluşturulan döşeme<br />

altı hava boşluğu ısı ve ses izolasyonu<br />

sağlar.<br />

• Radon gazı ve nem bariyeri; doğal olarak<br />

havalandırılabildiği için toprak altında<br />

kalan kotlarda kullanıldığında radon gazını<br />

uzaklaştırır, nem ve rutubet oluşumunu<br />

engeller.<br />

• Çevresel fayda; geri dönüşümlü malzemeden<br />

üretilen kör kalıplar projelere LEED<br />

sertifikası puanı kazandırır.<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Layher<br />

çözüm ortaklarına<br />

‘Mixed Reality’<br />

uygulamasını<br />

sunuyor<br />

Mixed reality (karma<br />

gerçeklik); günümüz<br />

dünyasında kullanılmaya<br />

başlanılan artırılmış<br />

gerçeklik (augmented<br />

reality) ve sanal<br />

gerçeklik (virtual reality)<br />

teknolojilerini bir araya<br />

getirmeyi amaçlayan<br />

teknolojidir.<br />

‘The Layher App’ uygulamasını,<br />

IOS ve<br />

Android işletim sistemlerinden<br />

ücretsiz olarak<br />

indirebilirsiniz. ‘The<br />

Layher App’, şimdilik<br />

sadece Layher Allround<br />

Kataloğu ile birlikte çalışmaktadır.<br />

İlerleyen zamanlarda<br />

yapılacak güncellemelerle<br />

beraber diğer<br />

ürünlerin 3D görüntüsünü<br />

elde etmek de mümkün<br />

olacaktır.<br />

Uygulama kullanıcısı,<br />

akıllı telefon kamerası<br />

sayesinde katalog<br />

içerisindeki belirli görüntüleri<br />

taramakta ve<br />

incelemek istediği sistemi<br />

3D olarak hayata<br />

geçirmektedir, böylece<br />

ürünleri ayrıntılı bir şekilde<br />

inceleme fırsatı<br />

yakalamaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 39


Çözüm Ortağı<br />

Folkart Life Bornova Projesi’nde<br />

BTM Optigreen imzası<br />

İzmir’in lüks konut, rezidans ve ticari yaşam alanları projelerine imza atan Folkart İnşaat,<br />

pek çok projesinde olduğu gibi, Folkart Bornova Life Karma konseptinin bahçe çatı<br />

alanlarında da BTM Optigreen yeşil çatı ürünlerini tercih etti.<br />

Modern bir yaşam stilini hem hayata hem<br />

doğaya yakın bir görsellikte sunan projede<br />

bulunan toplam 8000 m2 bahçe çatı<br />

alanında BTM Optigreen yeşil çatı sistemi<br />

uygulanmıştır.<br />

Çatı bahçeleri de dahil olarak toplam<br />

18.000m2 yeşil alan peyzajının bugünkü<br />

görsel zenginliğinin hayata geçirilmesinde;<br />

peyzaj ve botanik uygulamalarında<br />

uzman, BTM çözüm ortağı ve partneri<br />

Karaoğlu Peyzaj firmasının imzası bulunmaktadır.<br />

Üst kalite ürün grupları ile çalışılan projede,<br />

otopark üstü ve bina teraslarında<br />

su yalıtımı olarak püskürtme çift bileşenli<br />

poliüretan ile betonun su geçirimsizliği<br />

sağlanmıştır.<br />

Karaoğlu Peyzaj uygulama ekibi aracılığı<br />

ile su yalıtımı üstünde BTM Optigreen<br />

nem tutucu örtü, FKD 25 drenaj levhası<br />

ve SF 32 filtre serimi ile yeşil çatı sistemi<br />

detayı oluşturulmuştur.<br />

Akabinde hafifletilmiş bahçe çatı toprağı<br />

ve botanikte seçilen bitki grupları ve sulama<br />

sistemi yerleşimi ile projenin yeşil<br />

alan görselliği tamamlanmıştır.<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Çözüm Ortağı<br />

URTİM’den<br />

yüksek standartlarda rüzgar perdesi<br />

Kalıp ve iskele sistemleri üretiminde Türkiye’nin öncü şirketlerinden URTİM, CLIMBSET<br />

– W ® Rüzgar Perdesi Sistemi ile Türkiye’nin çağdaş binaları için yüksek standartlarda<br />

rüzgar perdesi üretiyor.<br />

Yurt içinde ve yurt dışında 38 yıldır havalimanı,<br />

stadyum, rafineri, köprü, konut, gemi<br />

inşası, tersane gibi birçok projede yer alarak,<br />

kalıp ve iskele üretiminde Türkiye’nin<br />

öncü şirketlerinden olan URTİM, yüksek<br />

katlı yapılarda rüzgar hızını keserek her<br />

tür hava koşulunda topyekün koruma sağlayarak<br />

yüksek iş güvenliği olan çalışma<br />

alanları sağlamak için CLIMBSET - W®<br />

Rüzgar Perdesi Sistemi’ni üretti.<br />

Sistem hakkında bilgi veren URTİM Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, “İş ve<br />

işçi güvenliğini daha üst seviyeye taşıyarak<br />

daha verimli çalışma olanağı sağlayan<br />

sistem vinç ya da hidrolik tırmanır sistem<br />

ile hareket ettirilecek şekilde üretiliyor”<br />

dedi.<br />

CLIMBSET - W® Rüzgar Perdesi Sistemi<br />

farklı rüzgar kesme derecesine göre yüzeyi<br />

trapez kesim sac, kontraplak ya da perfore<br />

plakaların ahşap taşıyıcılar üzerine<br />

monte edilmesiyle esnek bir çözüm sunduğunu<br />

söyleyen Urfalılar, “Müşteri talebine<br />

göre 2 veya 3 kat aynı anda kapatılarak<br />

güvenli çalışma alanları genişletilebilir. <strong>Yapı</strong>m<br />

süresince, döşeme kalıbı, cihazlar ve<br />

diğer malzemeler, yükleme platformları ve/<br />

veya Masa Çıkarma Sistemi kullanılarak<br />

hızlı ve güvenli bir şekilde taşınır. CLIMB-<br />

SET - W® Rüzgar Perdesi Sistemi Hidrolik<br />

pistonların her biri 5 ton kaldırma kapasitesine<br />

sahip. Sistem tek defada 800 mm<br />

yukarı yönlü hareket edebilir. Sistem max.<br />

+/- 15 derece açıda çalışabilir. Sistem 70<br />

km/h rüzgar hızına kadar yukarı doğrultuda<br />

çalışabilir” diye konuştu.<br />

Üretiminin yüzde 70’ini, 54 ülkeye<br />

ihraç ediyor<br />

URTİM olarak üretimlerinin yüzde 70’ini,<br />

Serdar Urfalılar / URTİM Yönetim Kurulu Başkanı<br />

aralarında Malezya, Kanada, Katar, Ürdün,<br />

Ekvator Ginesi, Senegal, Nijerya ve<br />

Kenya, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bulunduğu<br />

54 ülkeye ihraç ettiklerini vurgulayan<br />

Urfalılar, “Geliştirdiğimiz sistemler<br />

ile inşaatlarda, tersanelerde ve endüstriyel<br />

tesislerde zaman, maliyet avantajı ve İSG<br />

kurallarına uygun güvenli çalışma sağlıyoruz’’<br />

dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 41


Çözüm Ortağı<br />

Kordsa,<br />

Avrupa Birliği destekli<br />

Horizon2020 kapsamında<br />

yeni bir projede daha yer alıyor<br />

Lastik ve inşaat güçlendirme ile kompozit teknolojileri<br />

pazarlarının global oyuncusu Kordsa, Avrupa Birliği’nin<br />

Ar-Ge ve Yenilik Programı Horizon 2020 kapsamında yeni<br />

bir projeye dahil oldu. PolynSPIRE1 adını taşıyan projenin<br />

hedefi sürdürülebilirlik prensibine hizmet için plastiğin geri<br />

dönüşümü.<br />

Güçlendirme lideri Kordsa, Avrupa’nın<br />

araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesini<br />

güçlendirmek, üniversite-sanayi<br />

işbirliğini teşvik etmek, iş birliğini çeşitli<br />

alanlarda geliştirmek amacıyla hayata<br />

geçirilen Horizon 2020 programı kapsamında<br />

PolynSPIRE projesine katılan 22<br />

proje ortağı arasında yer alıyor.<br />

Verimli ve sürdürülebilir plastik geri dönüşümü<br />

için yenilikçi teknolojiler geliştirmeye<br />

yönelik olan projenin açılış toplantısı<br />

25 Eylül’de Brüksel’de Alman Araştırma<br />

Şirketlerinin Avrupa İrtibat Bürosu olan<br />

KoWi’de gerçekleştirildi. Açılış toplantısında<br />

bir araya gelen proje ortakları birbirini<br />

tanıma, proje yönetim süreci ve geri<br />

dönüşüm süreçlerinin teknik detaylarını<br />

tartışma şansını yakaladılar. Toplantıda<br />

Kordsa Ar-Ge ekibi Kordsa’nın projede<br />

üstlendiği rolleri ve projeden beklentilerini<br />

paylaştı.<br />

Enerji Kaynakları ve Tüketimi Araştırma<br />

Merkezi CIRCE’nin koordinatörlüğünde<br />

gerçekleşecek PolynSPIRE projesinin 11<br />

ülkeden toplam 22 proje ortağı bulunuyor.<br />

Projenin 48 ay içinde tamamlanması ve 3<br />

farklı inovasyona imza atması hedefleniyor.<br />

Bunlardan ilki mikrodalgalar ve akıllı<br />

manyetik katalizörler yardımıyla kimyasal<br />

geri dönüşüm. Hedeflenen ikinci inovasyon<br />

geri dönüştürülmüş plastik kalitesini<br />

arttırmak için gelişmiş katkı ekleme ve<br />

yüksek enerji ışınımlaması. Bu iki inovasyon<br />

ile polyester, poliamid ve poliüretan<br />

üretimi için fosil yakıt tüketiminin<br />

ortalama %33 oranında azaltılması hedefleniyor.<br />

Projenin üçüncü çıktısı olarak<br />

belirlenen çelik endüstrisinde plastiklerin<br />

karbon kaynağı olarak değerlendirilmesi<br />

ile elektrik ark ocaklarında fosil karbon<br />

kaynaklarının yaklaşık %80 oranında<br />

azaltılması bekleniyor.<br />

Kordsa<br />

Sürdürülebilirlik<br />

Raporu’na<br />

Sürdürülebilir İş<br />

Ödülü<br />

İş dünyasında sürdürülebilir iş<br />

modellerini benimsetmeyi ve başarılı<br />

çalışmaların örnek olmasını<br />

teşvik etmeyi amaçlayan Sürdürülebilir<br />

İş Ödülleri, 17 Ekim’de<br />

sahiplerini buldu. İstanbul’da gerçekleştirilen<br />

ödül töreninde Kordsa,<br />

Sürdürülebilirlik Raporu kategorisinde<br />

ödül aldı.<br />

Kordsa, “Yaşamı Güçlendirme”<br />

misyonu ile tüm paydaşlarına ve<br />

içinde yer aldığı toplumlara hafifleten<br />

ve güçlendiren inovasyonlar<br />

sunarak sürdürülebilir değer yaratmayı<br />

hedefliyor. Sürdürülebilirlik<br />

raporlarında da şirketin faaliyet<br />

gösterdiği 4 kıtada yer alan üretim<br />

tesislerindeki Ar-Ge çalışmalarını,<br />

yenilikçi ürün, teknoloji ve<br />

proseslerini ayrıntılı olarak ele<br />

alan Kordsa, tedarikçi ve müşteri<br />

ilişkilerini detaylı olarak inceliyor<br />

ve enerji emisyonu, atık ve su yönetimi<br />

ile biyolojik çeşitlilik konularında<br />

gerçekleştirdiği çalışmalar<br />

hakkında ayrıntılı bilgi sunuyor.<br />

Son 4 yıldır sürdürülebilirlik raporunu<br />

yayınlayan Kordsa, bu<br />

yıl beşincisi düzenlenen Sürdürülebilir<br />

İş Ödülleri’nde Sürdürülebilirlik<br />

Raporu kategorisinde<br />

ödül aldı. ‘Sürdürülebilir İş Ödülleri’<br />

sosyal, ekonomik ve çevresel<br />

konularda önemli etkiler yaratan<br />

başarılı projeleri geniş kitlelerle<br />

paylaşarak Türkiye’de sürdürülebilirlik<br />

dönüşümünü teşvik etmeyi<br />

amaçlıyor.<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


DOSYA<br />

DOSYA KONULARI:<br />

Yalıtım & İzolasyon <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri …<br />

Geniş Format Yazıcılar ve Teknolojileri …<br />

Elektrikli El Aletleri & Mekanik El Aletleri ve Teknolojileri …


“Ar-Ge çalışmalarımızı,<br />

sektör ve kullanıcıların beklentileri<br />

ölçüsünde yürütüyoruz”<br />

“Önümüzdeki dönemde de yeni kapasite artırımları ve geliştirme yatırımlarımızla<br />

paydaşlarımız ve sektörümüz için katma değer yaratmaya devam edeceğiz. Yıllardır süre<br />

gelen modernizasyon ve kapasite yatırımlarımızla hem ürün çeşitliliğimiz hem de üretim<br />

yetkinliğimiz sürekli gelişim gösterdi. Çalışmalarımız bu şekilde hız kesmeden devam ediyor.”<br />

ISO tarafından hazırlanan Türkiye´nin<br />

500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında daima<br />

yerini alan İzocam, ülkemizde sıcak,<br />

soğuk, ses, yangın ve suya karşı koruma<br />

sağlayan geniş ürün yelpazesi ve teknik<br />

danışmanlık hizmetleriyle Türk Yalıtım<br />

Sektörünün lider şirketidir. Dünya standartlarına<br />

uygun olarak müşterilerinin talep<br />

ve beklentilerini zamanında ve çevreci bir<br />

yaklaşımla karşılayan firma, başta Balkanlar,<br />

Birleşik Devletler Topluluğu, Türki<br />

Cumhuriyetler, Ortadoğu, Afrika’da bulunan<br />

46 ülkeye ihracat gerçekleştirmekte.<br />

İzocam Genel Direktörü Levent Gökçe ile<br />

yapmış olduğumuz röportaj çalışmamızda,<br />

bu yıl en çok tercih edilen ürünlerden yeni<br />

ürün çalışmalarına, sektördeki son gelişmelerden<br />

kendilerinin gelecek dönemlere<br />

dair plan ve projelerine kadar pek çok konuyu<br />

ele almaya çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Kış mevsimine girdiğimiz bu dönemde<br />

bizim için en önemli konuların başında,<br />

yalıtım tasarruf ilişkisini vurgulayarak, yalıtımın<br />

hem aile bütçesine hem de ülke<br />

ekonomisine olan katkısı konusunda vatandaşlarımızı<br />

bilgilendirmek geliyor.<br />

İzocam olarak, enerji verimliliğini en<br />

önemli gündem konusu olarak benimsedik<br />

ve her fırsatta binalarda özellikle de<br />

konutlardaki yalıtımın mümkün olan en<br />

yüksek düzeyde enerji verimliliği sağladığının<br />

altını çiziyoruz. Çünkü doğru yalıtım<br />

uygulamalarıyla sağlanacak enerji<br />

verimliliği, doğalgaz tüketimini ve faturalarını<br />

yaklaşık yüzde 60 azaltırken ülke<br />

ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Bu<br />

gerçekten de çok önemli bir oran.<br />

2017 yılında enerji hammaddeleri ithalatına<br />

37 milyar dolardan fazla ödeme yapan<br />

Türkiye’nin son 10 yıldaki enerji ithalatının<br />

ülke ekonomisine bedeli 400 milyar doların<br />

üzerinde. Tüketilen enerjinin yaklaşık dörtte<br />

üçü dışarıdan ithal ediliyor ve enerji ithalatı,<br />

dış ticaret açığının en önemli kısmını<br />

oluşturuyor. Enerji harcamalarında tasarruf<br />

sağlamak, cari açığı daha düşük seviyelere<br />

indirmek ve enerjide aşırı dışa bağımlılığı<br />

azaltmak açısından binalarda yapılacak<br />

enerji tasarrufu büyük önem taşıyor.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

Geçen yıl piyasaya sunduğumu “İzocam<br />

Ara Bölme Levhası” (ABL) bu yıl da ilgi<br />

görmeye devam etti. Bu ürünümüz hafif<br />

ara bölmelerde kullanılmak üzere geri<br />

dönüşümlü malzemeler kullanılarak geliştirildi.<br />

ABL, doğal içeriği ile toz yapmayan<br />

yapısı ve kolay kesimiyle rahat ve sağlıklı<br />

çalışma ortamları yaratıyor ve hızlı uygulama<br />

ile zamandan tasarruf sağlıyor. Kendi<br />

başına ayakta durabilen İzocam Ara Bölme<br />

Levhası, güvenli uygulama imkânının yanında<br />

sahip olduğu taşıma saplı ambalajı<br />

ve hafifliği sayesinde de kolay taşınabiliyor.<br />

Farklı kalınlıklarda üretilebilen ürün,<br />

ara bölme duvarlarda, ısı ve A sınıfı ses<br />

yalıtımı sağlıyor. Ayrıca, düşük ısı iletim<br />

katsayısı ile İzocam Ara Bölme Levhası,<br />

farklı sıcaklık ve zamanlarda iklimlendirilen<br />

hacimler arasında da enerji verimli ara<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

duvarların teşkil edilmesini sağlıyor, enerji<br />

tasarrufu ve konforu artırıyor.<br />

Bu yıl ise daha fazla ısıl konfor, sürdürülebilirlik<br />

ve kalite için geliştirdiğimiz İzocam<br />

Yeni Cephe Levhası’nı sektöre kazandırdık.<br />

Bir yüzeyi siyah camtülü kaplı olan<br />

bu ürün giydirme cephe sistemlerde, cam,<br />

granit, mermer, alüminyum, ahşap vb. cephe<br />

kaplamalarının arkasında ısı, ses yalıtımı<br />

ve yangın güvenliği amacıyla kullanılıyor.<br />

35 mW/mK iletkenliğe sahip olarak<br />

tasarlanan ürün, enerji verimliği konusunda<br />

oldukça iddialı.<br />

İzocam Yeni Cephe Levhası, hafifliği sayesinde<br />

rahatça taşınıyor ve esnek yapısıyla<br />

kolay uygulanabiliyor. Ayrıca sıkıştırılabilme<br />

özelliğiyle, nakliye ve depolamada<br />

da tasarruf sağlıyor. Bu ürünümüzün öne<br />

çıkan diğer bir özelliği ise su iticiliği… Bu<br />

sayede, yağmur suyunun ürüne zarar verme<br />

riski azalıyor, uygulayıcıya zamandan<br />

ve iş gücünden tasarruf sağlıyor. Yüksek<br />

yapılara ısıl konfor getirmeyi hedefleyen<br />

Yeni Cephe Levhası aynı zamanda çevre<br />

dostu bir ürün.<br />

Bu ürünlerimizin yanı sıra, yaz başında<br />

endüstriyel binalarda kullanılmak üzere iki<br />

yeni ürün daha geliştirdik. Bunlar; yerinde<br />

uygulama yapılan metal binaların çatı ve<br />

cephelerinde iki metal levha arasında kullanılan<br />

İzocam Endüstriyel Bina Levhası<br />

(EBL) ve İzocam Endüstriyel Bina Levhası<br />

R+ (EBL R+). Her iki ürün de ısı ve ses<br />

yalıtımı ile yangın güvenliği sağlarken hafifliği<br />

sayesinde kolayca taşınıyor ve esnek<br />

yapısıyla kolay uygulanabiliyor. Bu ürünlerin<br />

bir diğer özelliği ise bünyesine su almaması.<br />

Bu sayede, yağmur suyunun ürüne<br />

zarar verme riski ortadan kalkıyor, zamandan<br />

ve iş gücünden tasarruf sağlanıyor.<br />

Endüstriyel yapılara ısıl konfor getirmeyi<br />

hedefleyen bu ürünlerimiz aynı zamanda<br />

çevre dostu ürünler. Ürünlerimizin kalitesi<br />

CE ve EUCEB belgeleriyle de uluslararası<br />

olarak kanıtlanmış durumda.<br />

İzocam EBL R+ ise 35 mW/mK iletkenliğe<br />

sahip olacak şekilde tasarlandı. Yeni ürünlerimizden<br />

İzocam EBL ise 37 mW/mK ısı<br />

iletkenlik değerine sahip. Bu özellikleriyle<br />

etkin ısı yalıtımı yapan malzemelerimizle<br />

enerji verimliği konusunda da oldukça<br />

iddialıyız. Ürünlerimiz, yanmaz özellikleri<br />

sayesinde olası yangınlarda zaman kazandırıyor<br />

ve yangın güvenliği konusunda<br />

da etkili çözümler sunuyor.<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Ülkemizde 16 milyon m³’lük bir pazar bulunuyor.<br />

Yalıtım kullanımı nüfus ve mevcut<br />

konut stoku ile karşılaştırıldığında ise az<br />

bir miktar olarak görülüyor. Türkiye’deki<br />

2017 sonu itibariyle, 9,4 milyonun üzerindeki<br />

bina stokunun iyimser bir tahminle<br />

sadece yüzde 14,9’u TS 825 Binalarda<br />

Isı Yalıtım Kurallarına uygun yalıtılmış durumda.<br />

Bu rakam iyimser yaklaşımla 23,4<br />

milyon üzerindeki mevcut konut sayısında<br />

yüzde 30,8’in üzerinde... 10 yıl öncesine<br />

baktığımızda toplumun yalıtım bilincinde<br />

önemli bir artış olduğunu görebiliriz. Ancak<br />

yine de ülkemizde konfor değerlendirme<br />

ve yalıtım tüketiminin istediğimiz seviyede<br />

olmadığını söyleyebilirim.<br />

Yalıtım alanında gelişmiş ülkelerin gerisindeyiz<br />

ve ülke olarak kat edeceğimiz daha<br />

çok yol var. Ülkemizde yalıtım malzemesi<br />

tüketimi kişi başına 0,2 m³. Avrupa nispeten<br />

doygun bir pazar olmasına rağmen kişi<br />

başına, bu rakamların üç katı 0,7 m³ yıllık<br />

yalıtım tüketimi bulunuyor. Durgun bir pazar<br />

olan Amerika’da halen kişi başına 1 m³<br />

yalıtım tüketimi var ve pazar büyüklüğü için<br />

de yaklaşık 260 milyon m³’lerden bahsediliyor.<br />

Özellikle düşük karbonlu büyüme,<br />

enerjide bağımsızlık,<br />

tasarruf ve konfor,<br />

iklim değişikliği ile<br />

mücadele çerçevesinde<br />

en önemli araç<br />

yalıtım ve gelişmiş<br />

ülkeler sürekli geliştirdikleri<br />

yönetmelikleri<br />

hayata geçirerek<br />

sürdürülebilir kalkınmalarında<br />

yalıtımdan<br />

yararlanıyorlar.<br />

Türkiye’ye baktığımızda<br />

2017 yılında<br />

enerji hammaddeleri<br />

ithalatına 37 milyar dolardan fazla ödemişiz.<br />

Son 10 yılda enerji ithalatımızın ülke<br />

ekonomisine bedeli 400 milyar doların<br />

üzerinde... Tükettiğimiz enerjinin yaklaşık<br />

dörtte üçünü dışarıdan ithal ediyoruz. Bu<br />

düzeyiyle enerji ithalatı, dış ticaret açığının<br />

en önemli kısmını oluşturuyor. Cari açığı<br />

daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide<br />

aşırı dışa bağımlılığımızı azaltmak için<br />

enerji verimliliği ve uygulamaları şart. Bu<br />

da gelecekte sektörün çok fazla büyüyeceği<br />

anlamına geliyor.<br />

Levent Gökçe / İzocam Genel Direktörü<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?(2 soruya ortak cevap)<br />

Önümüzdeki dönemde de yeni kapasite artırımları<br />

ve geliştirme yatırımlarımızla paydaşlarımız<br />

ve sektörümüz için katma değer<br />

yaratmaya devam edeceğiz. Yıllardır süre<br />

gelen modernizasyon ve kapasite yatırımlarımızla<br />

hem ürün çeşitliliğimiz hem de<br />

üretim yetkinliğimiz sürekli gelişim gösterdi.<br />

Çalışmalarımız bu şekilde hız kesmeden<br />

devam ediyor. Bugün Mineral Yün ve<br />

XPS’de bölgedeki en büyük kurulu kapasiteye<br />

sahibiz. Tesisat, ısı ve ses yalıtımında<br />

kullanılan A1 sınıfı yanmaz Camyünü Prefabrik<br />

Boru ürünümüzün üretim kapasitesini<br />

% 30 üzerinde artırarak 3. boru hattımızı<br />

bu sene devreye<br />

aldık.<br />

Gelecek dönemde<br />

ise sadece<br />

mevcut<br />

ürün gamımızı<br />

kullanarak değil,<br />

yeni teknolojileri<br />

de hayatımıza<br />

alarak<br />

yol kat edeceğiz.<br />

Ar-Ge yeni<br />

dönemde İzocam’ın<br />

hayatında<br />

daha çok<br />

yer alacak. Yeni ve gelişmiş bir Ar-Ge laboratuvarı<br />

oluşturma planımızın olduğunu<br />

da eklemek isterim. Ar-Ge çalışmalarımızı,<br />

sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en<br />

iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürütüyoruz.<br />

Diğer taraftan yalıtım sektörünün<br />

dünyadaki gelişimini yakından takip ediyoruz.<br />

Üretim teknolojileri anlamında yalıtım<br />

sektöründe, dünyada çalışmaları takip edilen<br />

Isover’in deneyiminden faydalanarak,<br />

yeni üretim yöntemlerini ülkemize taşıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 47


“10 gün içinde sıfırdan üretim yapıp,<br />

ürünü ihraç edebiliyoruz”<br />

“ODE olarak özellikle ihracata odaklanmış durumdayız. Yılın ilk altı ayında, geçen yılın aynı<br />

dönemine göre ihracat ciromuzu dolar bazında yüzde 35 artırdık. Önümüzdeki dönemde<br />

de ihracatla büyümeye devam edeceğiz ve ihracatın toplam ciro içindeki payını, 2019’da<br />

yüzde 40’a çıkaracağız.”<br />

ODE Yalıtım 2017 yılının ilk çeyreğinde<br />

hayata geçirdiği Eskişehir’deki yeni üretim<br />

tesisinin tam kapasite ile faaliyete geçmesiyle,<br />

Membran’da 32 milyon m 2 üretim<br />

hacmine ulaştı. 75 ülkeye ihracat yapan<br />

ODE, üretmiş olduğu ısı ve su yalıtım ürünleri<br />

için tüm pazarlarda geçerli, Çevresel<br />

Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration<br />

– EPD) belgesine de sahip. Başarılı<br />

bir üretim ve pazarlama faaliyetlerinin<br />

yanı sıra komuoyunda yalıtım ve enerji bilincini<br />

artırmaya yönelik öncü çalışmalara<br />

da imza atan firma, geleceğe kalıcı değerler<br />

bırakacak çalışmaları da aynı başarı ve<br />

titizlikte gerçekleştirmekte.<br />

ODE Yalıtım Pazarlama Direktörü Ceylin<br />

Akdemir ile yapmış olduğumuz röportaj<br />

çalışmamızda, sahip oldukları üretim teknolojisindeki<br />

son gelişmeler, yeni pazar<br />

arayışları, yeni geliştirilen ürünler ve önümüzdeki<br />

döneme dair projelerini ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Yalıtım sektöründe lider bir marka olan<br />

ODE’yi, iş ortaklarından ve çalışanlarından<br />

aldığı güç ve destekle global bir marka haline<br />

getirmek en önemli gündemimiz. Son<br />

dönemlerde yaptığımız ihracat atağıyla artık<br />

ihracatta bölgesel bir güç haline gelmiş<br />

durumda. Şimdiki en öncelikli hedefimiz,<br />

tüm dünyada global bir marka olabilmek.<br />

Küresel marka olma vizyonumuz ile hâlihazırda<br />

5 kıtada 75’in üzerinde ülkeye ihracat<br />

gerçekleştiriyoruz. Bu yıl, Avrupa başta<br />

olmak üzere Afrika ve Güney Amerika’da<br />

pazarlarımıza yenilerini ekledik. Amacımız<br />

1 milyon doların üzerinde ihracat yaptığımız<br />

ülke sayısını her yıl hızla artırarak,<br />

48<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Turquality hedeflerimiz doğrultusundaki<br />

pazarlarda büyümeyi sürdürmek. Yeni pazar<br />

hedeflerimiz doğrultusunda, alanında<br />

dünyanın en önemli fuarlarına katılmaya<br />

da önem veriyoruz. Bu kapsamda Mostra<br />

Convegno, BAU, Dubai Big5, ISH ve IEX<br />

gibi fuarlara katılıyoruz ve katılmaya devam<br />

edeceğiz.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

<strong>2018</strong> yılında özellikle Starflex Camyünü ve<br />

Membran Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri ürün<br />

grupları ön plana çıkmıştı.<br />

Starflex ürün gamımızda 2016 yılında 6<br />

milyon Euro tutarındaki fırın yenileme yatırımı<br />

ile fırın modernizasyonu gerçekleştirdik.<br />

Cam fırın yakma sistemini oksi-fuel<br />

olarak modernize ettik. Ayrıca bu amaçla<br />

kullanılacak oksijen gazını üretecek bir<br />

“Oksijen Gazı Üretim Tesisi” kurduk. Bu<br />

modernizasyonla, doğalgaz tüketiminde<br />

tasarruf sağlanmasının yanı sıra baca gazı<br />

emisyonunda da iyileşme sağladık. Tüm<br />

bu gelişmeler ile kapasite artışı sağlayıp<br />

satışlarımızı çok ciddi anlamda arttırdık.<br />

2017 yılının Nisan ayında hayata geçirilen<br />

ve devreye girmesiyle birlikte membran<br />

üretiminde ülkemizdeki en yüksek<br />

üretim kapasitesine sahip olmamızı sağlayan<br />

Eskişehir Üretim Tesisimizdeki Ar-<br />

Ge çalışmaları sonucu ortaya çıkan yeni<br />

membran ürünlerimiz ile de su yalıtımda<br />

lider konuma oturduk. Yurtiçinden sonra<br />

da yurtdışı pazarlarda da su yalıtım lideri<br />

olmak istiyoruz. İhracatta en güçlü yanımız,<br />

ihracat yaptığımız ülkelerin, membran<br />

pazarlarına yönelik olarak talebe özel hızla<br />

ürün geliştirebiliyor olmamız. Şu anda 11<br />

farklı ülke için yeni ürünler üzerinde çalışıyoruz.<br />

Ülkelerin değişik kalınlıklar, farklı<br />

kaplamalar gibi birtakım talepleri olabiliyor.<br />

ODE olarak bu taleplerin tümüne en<br />

iyi şekilde yanıt verebilmek üzere hareket<br />

ediyoruz. Örneğin soğuk iklime sahip ülkeler<br />

için membranın soğuktaki performansını<br />

güçlendiriyoruz. Sıcak ülkeler için ise<br />

membranın yüksek sıcaklıktaki dayanımını<br />

artıyoruz veya ülkemizde çatı kaplamalarında<br />

kırmızı ve yeşil renkli arduaz taşlar<br />

kullanılırken, yurtdışında gri ya da beyaz<br />

renkli arduazlar tercih edilebiliyor, ona uygun<br />

ürün üretiyoruz.<br />

Bu noktada ODE olarak Ar-Ge’de inanılmaz<br />

bir hıza ulaştığımızın altını çizmeliyim.<br />

Hedeflerimiz doğrultusunda Ar-Ge<br />

faaliyetlerimiz için yıllık ciromuzun ciddi bir<br />

oranını kaynak olarak ayırdık ve bunda ne<br />

kadar isabetli davrandığımızı artık görüyor<br />

ve meyvelerini şimdiden topluyoruz. Artık<br />

pazardan aldığımız yeni ürün talebine, çok<br />

kısa sürede karşılık verebiliyor, 10 gün<br />

içinde sıfırdan üretim yapıp, ürünü ihraç<br />

edebiliyoruz.<br />

Ceylin Akdemir / ODE Yalıtım Pazarlama Direktörü<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Yalıtım sektörüne baktığımızda, firmaların<br />

daha çok ihracata yöneldiğini görüyoruz.<br />

ODE olarak biz de özellikle ihracata odaklanmış<br />

durumdayız. Yılın ilk altı ayında,<br />

geçen yılın aynı dönemine göre ihracat<br />

ciromuzu dolar bazında yüzde 35 artırdık.<br />

Önümüzdeki dönemde de ihracatla büyümeye<br />

devam edeceğiz ve ihracatın toplam<br />

ciro içindeki payını, 2019’da yüzde 40’a<br />

çıkaracağız. Bu ihracat odaklı büyümenin<br />

sektörümüz açısından da yılın geri kalanında<br />

süreceğini ve yalıtım sektörünün<br />

yılı, yüzde 10-12 arasında bir büyüme ile<br />

kapatacağını düşünüyoruz. İçerisinde bulunulan<br />

bu süreçte katma değerli üretim<br />

gerçekleştirmek, doğru insan kaynağına<br />

yatırım yapmak, pazarın dinamiklerini iyi<br />

okuyarak doğru ürün / hizmeti sunmak<br />

önem kazanıyor.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Son dönemde gerçekleştirdiğimiz AR-Ge<br />

Çalışmaları ile ODE Alüminyum Folyolu<br />

Membran ve ODE Granat Viyadük Membran<br />

isimli iki yeni ürün geliştirdik. İnşaat<br />

sektöründe yoğun talep gören ODE Alüminyum<br />

Folyolu Membran, çatı su yalıtımlarında,<br />

baca diplerinde, çatı derelerinde<br />

ikinci kat membran olarak kullanılıyor. Üst<br />

yüzeyi alüminyum folyo ile kaplanmış olan<br />

bu ürün, esnekliği ile tüm detaylara uyum<br />

sağlarken, güneş ışınlarını yansıtarak UV<br />

dayanımlı çatılar ortaya çıkarıyor. ODE<br />

Granat Viyadük Membran ise; viyadükler,<br />

köprüler, tüneller ve karayolları inşaatlarında<br />

asfalt altında su yalıtım uygulamasında<br />

kullanılıyor. Bu ürün üstüne serilecek asfaltın<br />

140-150 °C’deki sıcaklığına dayanıklı,<br />

yüksek sıcaklıklarda akmaya karşı yüksek<br />

mukavemete sahip bir ürün konumunda.<br />

Önümüzdeki süreçte de müşterilerimizin<br />

ve uygulamacıların beklentilerini fazlası<br />

ile karşılayacak yeni ürünlerimizi piyasaya<br />

sunacağız.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 75<br />

dönümlük arazı üzerinde 100 milyon TL<br />

yatırımla 2017 yılında kurduğumuz Eskişehir<br />

Üretim Tesisimize yönelik yatırımlarımız<br />

devam edecek. Eskişehir tesisimiz, planlanan<br />

fazları tamamlandığında 170 bin metrekare<br />

açık, 100 bin metre kapalı alan ile<br />

Türkiye yalıtım sektörünün en büyük kapalı<br />

alana sahip fabrikası konumuna gelecek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 49


“Sektörün<br />

gelişimine destek<br />

olmak için<br />

yatırımlarımıza<br />

devam ediyoruz”<br />

“Sektörde devrim niteliği taşıyan “Ytong<br />

0,09”un ısı yalıtım performansı, piyasadaki<br />

standart gazbeton blok ürünlerine<br />

göre yüzde 30 daha iyi durumda. 2023<br />

hedefimiz olan Blok 0,07 için ise Ar-Ge<br />

çalışmalarımız devam ediyor.”<br />

Alman Ytong ortaklığı ile faaliyet gösteren<br />

Türk Ytong, İstanbul, Tekirdağ, Antalya ve<br />

Bilecik’te bulunan fabrikaları ve Gaziantep’deki<br />

iştiraki ile yılda 2,5 milyon m³ üretim<br />

kapasitesine sahip bulunmakta. Sahip olduğu<br />

üretim hacmiyle dünyada sayılı üreticiler<br />

arasında yer alan firma aynı zamanda sürdürülebilir<br />

ve yenilikçi ürünleriyle sektörde<br />

öncü bir konumda bulunmakta. Türk Ytong<br />

Genel Müdürü Gökhan Erel ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda sektör son<br />

gelişmelerin ve etkilerinin yanı sıra firmadaki<br />

yenilikleri konuşmaya çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Şirketimizin 55. yılını kutladığımız bugünlerde,<br />

hem üretim tesislerimizi ve kapasitemizi<br />

artırmak hem de piyasaya yeni ürünler<br />

sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz.<br />

Önümüzdeki aylarda ‘Türk Ytong Dilovası<br />

Fabrikası’ yatırımımızı devreye alacağız.<br />

Ürün çeşitliliği ve kapasite açısından dünyada<br />

ve Türkiye’de en büyük üretici olmaya<br />

devam edeceğiz.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

Ytong markası altında, duvar blokları ve<br />

duvar panelleri, çatı-döşeme plağı ve sıva<br />

malzemelerini, Multipor markası altında<br />

ise ısı yalıtım ürünlerimizi tüketicilerle buluşturuyoruz.<br />

Isı yalıtım sektörüne bir inovasyon<br />

ürünü olarak sunduğumuz Multipor<br />

Isı Yalıtım Levhası, üretimine başladığımız<br />

günden bugüne büyük bir talep ve ilgi görüyor.<br />

Enerji verimliliği, yangın güvenliği ve<br />

yönetmeliğe uygunluk gibi konularda tüm<br />

beklentilere yanıt<br />

verebilen Multipor<br />

Isı Yalıtım Levhası,<br />

yüzde 100 yanmaz<br />

özelliğe sahip bir<br />

ürün olması ve pratik<br />

uygulama özelliği<br />

nedeniyle ilgiyle<br />

karşılandı. Sektörün<br />

mineral, çevre dostu malzemelere ve yanmaz<br />

ısı yalıtımına gösterdiği ilgi mutluluk<br />

verici.<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Türkiye’de son 4-5 aydır meydana gelen<br />

kur dalgalanmalarının inşaat sektörünü<br />

ciddi şekilde etkilediği bir gerçek. Ancak<br />

Türkiye bulunduğu konum ve potansiyeli<br />

itibari ile bir cazibe merkezi durumunda.<br />

Sektörün bu dalgalanmayı, sağduyu<br />

ve karşılıklı güven ile aşacağına eminim.<br />

Unutmamamız gereken önemli nokta ise<br />

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğidir.<br />

Türkiye bu konuda risk altındadır.<br />

Maalesef mevcut konut kalitemizin iyi olmadığı<br />

ve iyileştirilmesi gerektiğini hepimiz<br />

biliyoruz. Bu nedenle uzun yıllar yapılaşmaya<br />

açık, üst ve alt yapı projelerinin devam<br />

etmesi gerekiyor.<br />

Geldiğimiz noktada ise yeni yapılmış bir<br />

milyona yakın konut alıcısını bekliyor. Tamamen<br />

depreme dayanıklı, yönetmeliklere<br />

uygun inşa edilmiş bu yapılar, bir ihtiyacın<br />

ürünü. Ekonomik açıdan da değerlendirmek<br />

gerekirse konut fiyatları geçmiş birkaç<br />

yıla nazaran oldukça düşmüş durumda.<br />

İnşaat sektöründe birçok firma tarafından<br />

yapılan kampanyaları da Türk Ytong olarak<br />

destekliyoruz. Ancak artan maliyetler<br />

Gökhan Erel / Türk YtongGenel Müdürü<br />

ile birlikte ilerleyen dönemlerde bugünkü<br />

fiyatlar ile konut alabilmek mümkün olmayabilir.<br />

Konut almayı düşünenlerin de bu<br />

durumu değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Son 4 yıl içinde önce Ytong duvarların<br />

ısıl iletkenlik hesap değerini yüzde 15 iyileştirerek<br />

“Ytong Blok 0,11”i, ardından bu<br />

alandaki iddiamızı daha da ileri taşıyarak<br />

ısı yalıtım performansını yüzde 30 daha artırdığımız<br />

“Ytong 0,09”u piyasaya sunduk.<br />

Sektörde devrim niteliği taşıyan “Ytong<br />

0,09”un ısı yalıtım performansı, piyasadaki<br />

standart gazbeton blok ürünlerine göre<br />

yüzde 30 daha iyi durumda. 2023 hedefimiz<br />

olan Blok 0,07 için ise Ar-Ge çalışmalarımız<br />

devam ediyor.<br />

Son kullanıcıya dönük ürünlerinizin<br />

yanı sıra üretim teknolojileri<br />

üzerinde yeni bir sunumunuz /<br />

ajandanız olacak mı?<br />

Son yılların yapı sektöründeki en dikkat çekici<br />

teknolojik gelişmesi olarak öne çıkan<br />

<strong>Yapı</strong> Bilgi Modellemesi (BIM) için ilk adımı<br />

attık ve ürünlerimizin BIM objelerini müşterilerimizin<br />

kullanımına sunmaya başladık.<br />

İşverenin proje hedefleri, proje ihtiyaçları<br />

ve beklentileri doğrultusunda geliştirilen<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

BIM uygulamalarıyla müşterilerimize kaliteli<br />

ürünlerinin yanında, çok yönlü ve verimlilik<br />

odaklı çözümler de sunuyoruz. İlk<br />

aşamada BIM sistem çözümlerini Ytong<br />

Duvar Blokları uygulamaları ve Multipor<br />

Isı Yalıtım Sistemleri için sunduk. Yakın bir<br />

tarihte donatılı yapı elemanlarının BIM objelerini<br />

müşterilerimizin kullanımına sunacağız.<br />

Ytong BIM objelerini isteyen herkes<br />

bimobject.com internet sitesinden ücretsiz<br />

olarak indirilebiliyor.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Türk Ytong olarak gazbeton sektörünün<br />

küresel gelişimine destek olmak için yatırımlarımıza<br />

devam ediyoruz. Son beş yıl<br />

içerisinde 80 milyon Euro yatırım gerçekleştirdik.<br />

Bu yatırımın 50 milyon Euro’luk<br />

bölümünü 2017 yılında temelini attığımız<br />

Türk Ytong Dilovası Fabrikası’na yatırdık.<br />

Önümüzdeki aylarda devreye alacağımız<br />

ve yeşil fabrika standartlarında inşa edilen<br />

Dilovası Fabrika’mız, dünyanın en büyük<br />

Ytong üretim tesisi olacak. İstihdam ve<br />

enerji tasarrufu açısından ülkemize ve bölgeye<br />

önemli katkılar sağlayacak Dilovası<br />

Tesisimiz, teknolojisi ve kapasitesiyle, bünyesinde<br />

yer alacak Ytong Akademi Eğitim<br />

Merkezi ve Ar-Ge Merkezi ile Türk inşaat<br />

ve gazbeton endüstrisini ileri seviyelere<br />

taşıyacak modern donanıma sahip olacak.<br />

Türk Ytong, üniversitelerde bilgiyi uygulama ile birleştirmeye devam ediyor<br />

Türk Ytong ile ‘Gazbeton Dersi’<br />

<strong>Yapı</strong> malzemesi sektörünün lider kuruluşu Türk Ytong,<br />

sektörün ve yapı kültürünün gelişimine destek için mimarlık<br />

öğrencilerine ulaşmaya devam ediyor. Gazbeton<br />

yapı malzemesinin mimari tasarım ve uygulama<br />

alanlarıyla ilişkisini göstermek, ısı yalıtımı, yangın ve<br />

deprem emniyeti, uygulama kolaylığı gibi konularda<br />

faydalarını anlatmak amacı ile 2010 yılında hazırladığı<br />

seçmeli ders programı ile yola çıkan Türk Ytong, 9 yılda<br />

1.000’in üzerinde öğrenciye ulaştı. Ytong bu yıl da<br />

öğrenciler ile ders başı yaptı.<br />

Nitelikli kentleşme hedefiyle yapı sektörünün çağdaş<br />

standartlara ulaşmasına 55 yıldır liderlik eden Türk<br />

Ytong, ‘Gazbeton Dersleri’ ile her yıl artan sayıda mimarlık<br />

öğrencisine ulaşıyor. 2010 yılında Yıldız Teknik<br />

Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde başlayan 14 haftalık<br />

seçmeli ders programı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar<br />

Üniversitesi ve Maltepe Üniversitelerinin Mimarlık bölümleri<br />

de dahil olmak üzere üç üniversitede devam ediyor.<br />

Çevre dostu ürünleri ve sürdürülebilir yapılaşma kapsamında yaptığı<br />

öncü çalışmalarla tanınan Türk Ytong ‘<strong>Yapı</strong>larda Gazbeton Uygulamaları<br />

Dersi’ ile mimarlık eğitiminde teori ve pratiği birleştiriyor.<br />

Derslerde, gazbeton yapı malzemesi hakkında temel bilgiler, tasarım<br />

ve uygulama yöntemleri, ilgili yönetmelikler ve sahaya dönük deneyimler<br />

paylaşılıyor. Son yıllarda yapı sektöründeki en dikkat çekici<br />

dijitalleşme adımı olan ‘<strong>Yapı</strong> Bilgi Modellemesi (BIM)’ uygulamalarını<br />

da içeren dersler, Türk Ytong teknik uzmanlarının rehberliğinde yürütülüyor.<br />

Sektörden deneyimli mühendis ve mimarların da katılarak<br />

kendi pratiklerine uygun konularda katkı sağladığı dersler, öğrencilerin<br />

uzmanlaşmasına destek oluyor.<br />

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Türk Ytong Genel Müdür Yardımcısı<br />

Tolga Öztoprak, ‘<strong>Yapı</strong> malzemeleri ve teknolojilerinin hızla<br />

değiştiği günümüzde, bilgi üretimi ve paylaşımı konusunda malzeme<br />

üreticilerine önemli görevler düşüyor. Bu bilinçle akademik ve sektörel<br />

iş birliklerine, gençlere yönelik eğitim ve etkinliklere ayrı bir önem<br />

veriyoruz. Çağdaş yapılara, sürdürülebilir yerleşim alanlarına imza<br />

atacak genç mimar ve mühendislerle sürekli bir arada olmak bize ayrı<br />

bir enerji ve dinamizm de katıyor. Gazbeton Dersleri’ne başladığımız<br />

2010 yılından bugüne 9 yılda 1.000’in üzerinde mimarlık öğrencisi<br />

ile bir araya gelme fırsatı bulduk. Sektördeki yenilikler ve yapı malzemeleri<br />

hakkında bilgi paylaşımları gerçekleştirdik. Dersleri yürüten<br />

teknik kadrolarımız, akademik içeriklerin güncellenmesi ve geliştirilmesi<br />

için düzenli araştırma ve çalışmalar yapıyor. Ders notları 2014<br />

yılında kitap olarak yayınlandı. Yıllar içerisinde bu dersler, zengin ve<br />

güzel bir paylaşım platformuna dönüştü. Bizlere güvenerek, bu dersleri<br />

açmamıza olanak sağlayan üniversite yönetimlerine de teşekkür<br />

ediyoruz. Üniversite-Sanayi iş birliğinin en güzel örneklerinden biri<br />

olan ve yıllardır başarıyla devam eden bu programın, sektörümüzde<br />

yaygınlaşmasını diliyoruz.’ dedi<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 51


Dosya<br />

“Üzerimize düşen görevlerin<br />

bilincinde hareket etmekteyiz”<br />

“Önümüzdeki 5 yıllık planımız içerisinde İstanbul Avrupa yakası ya da Trakya bölgesinde<br />

ve Sivas’ta 2 üretim tesisi yatırımı planlamaktayız, Türkiye’ye olan bu güveni Austrotherm<br />

olarak bu sene İstanbul, Ankara ve İzmir’de gerçekleştirdiğimiz “Güvenimiz Tam”<br />

toplantılarında bütün bayilerimizle paylaştık.”<br />

Türkiye’de EPS üretimine 2008 yılında<br />

Dilovası – Kocaeli fabrikası ile başlayan<br />

Austrotherm, kısa sürede ısı yalıtım pazarında<br />

sağladığı başarı ile yeni Fabrika<br />

ve Üretim Tesisleri açarak, Türkiye’de hali<br />

hazırda 3 EPS Fabrikası ve 3 Üretim Tesisi<br />

ile Isı Yalıtım Sektörüne hizmet vermekte.<br />

Temelden çatıya kadar binaların Isı Yalıtım<br />

ihtiyaçlarına yönelik EPS ürünlerini TS EN<br />

13163 standartına uygun olarak üretmekte<br />

olan firmanın EPS ısı yalıtım levhaları,<br />

ekonomik olmanın yanında sağladıkları<br />

üstün ısı yalıtım performansı ile binalarda<br />

aranan enerji tasarrufunu sağlamaktadır.<br />

Austrotherm Türkiye Genel Müdür Yardımcısı<br />

Tolga Celayer ile gerçekleştirdiğimiz<br />

kısa söyleşimizde gündemdeki konuları ve<br />

önümüzdeki döneme dair planlarını ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Artık hepimiz hemfikiriz ki, sokakta kime<br />

sorsanız yaşadığı eve veya binaya Mantolama<br />

(ısı yalıtımı) yaptırarak ısınmak<br />

için yaptığı harcamanın azaltılabileceğine<br />

vakıfdır. Bu anlamdaki bilinçlenme mutluluk<br />

verici olsa da, bir sonraki eylem olarak<br />

binalarda ısı yalıtımının detaylarının basit<br />

ve efektif bir şekilde kamuoyuna anlatılması<br />

gerektiğini düşünerek uzun soluklu bir<br />

bilinçlendirme kampanyasına <strong>2018</strong> yılında<br />

başladık.<br />

Austrotherm olarak Konutlarda Isı Yalıtımının<br />

Türkiye ekonomisi ve bireysel ekonomi<br />

için gerekliliğinden her mecrada yoğun<br />

olarak bahsettik. Ekonominin yanı sıra ev<br />

içi konfor ve binaların uzun ömürlü olması<br />

için mantolama şart. Ancak burada dikkat<br />

çekmek istediğimiz konu mantolamanın<br />

kalbinin ISI YALITIM LEVHASI olduğu, diğer<br />

tüm komponentlerin bu levhayı binaya<br />

monte etmek ve korumak için kullanıldığıdır.<br />

Isı yalıtımının sağlayan levha ise mevcut<br />

standartlarda, kullanılması gereken<br />

minimum kalınlıkta olarak belirtilmesine<br />

rağmen, bu minimum değer farklı sebeplerden<br />

ortalama kalınlık haline gelmiş durumda.<br />

EPS Isı yalıtım levhasında Avrupa<br />

ortalaması 12 cm kalınlık iken, Türkiye’de<br />

bu değer 4 cm olarak hesaplanmaktadır.<br />

Kullanılan Isı Yalıtım<br />

levhasının kalınlığını<br />

2 kat artırmak, toplam<br />

mantolama maliyetini<br />

sadece yaklaşık % 20<br />

artırırken, yapılacak<br />

enerji tasarruf miktarını<br />

2 kat artırmak<br />

demektir. Mantolamanın<br />

kalbinde yer alan<br />

ısı yalıtım levhasının<br />

daha kalın olması,<br />

enerji tasarrufunu etkileyen<br />

en önemli etkendir.<br />

Bu sayede mantolama<br />

için harcanan toplam<br />

paranın geri dönüşünü<br />

çok daha kısa sürelere<br />

indirmenin yanı sıra<br />

Türkiye’nin konutlarda<br />

ısıtma-soğutma amaçlı<br />

ithal ettiği enerji miktarını<br />

nerdeyse yarı yarıya<br />

indirmiş olacağız.<br />

İthal edilen enerjinin<br />

azaltılması Türkiye’nin enerji ithalatı kaynaklı<br />

cari açığını azaltacak, enerjideki<br />

dışa bağımlılığı azaltarak politik anlamda<br />

etkisi olacaktır.<br />

Tolga Celayer<br />

Austrotherm Türkiye<br />

Genel Müdür Yardımcısı<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Türkiye’de hali hazırda Gebze, Turgutlu,<br />

Trabzon, Diyarbakır ve Kayseri’deki üretim<br />

tesislerimize ek olarak <strong>2018</strong> yılının Nisan<br />

ayında hizmete soktuğumuz Ankara fabrikası<br />

ile birlikte Türkiye’de son 5 yılda Türkiye’deki<br />

üretim kapasitesini 5 kat, satış<br />

hacmini ise 4 kat arttırdı.<br />

Önümüzdeki 5 yıllık planımız içerisinde<br />

İstanbul Avrupa yakası ya da Trakya bölgesinde<br />

ve Sivas’ta 2 üretim tesisi yatırımı<br />

planlamaktayız, Türkiye’ye olan bu güveni<br />

Austrotherm olarak bu sene İstanbul, Ankara<br />

ve İzmir’de gerçekleştirdiğimiz “Güvenimiz<br />

Tam” toplantılarında bütün bayilerimizle<br />

paylaştık.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Enerji verimliliği; enerji maliyetlerinin ekonomiye<br />

olan yükünün hafifletilmesi, enerjide<br />

arz güvenliğinin sağlanması, dışa<br />

bağımlılıktan kaynaklanan risklerin azaltılması,<br />

düşük karbonlu ekonomiye geçiş<br />

ve çevrenin korunması gibi ulusal stratejik<br />

hedefleri tamamlayan bir alandır.<br />

2019 yılında, bu sene olduğu gibi sloganımız;<br />

ISI YALITIMI ÜLKE KAZANIMI.<br />

Bu hareketimizi, enerji ihtiyacının %75’ini<br />

ithal eden bir ülke olarak dışa bağımlığı<br />

ve çok ciddi bir ekonomik açığı azaltmak<br />

adına atılmış çok önemli bir adım olarak<br />

görüyoruz. Türkiye’nin 2017 verilerine göre<br />

enerji ithalatı için yaklaşık 37 milyar dolar<br />

ve ithal edilen bu enerjinin 9 milyar dolar<br />

binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı tüketilen<br />

enerjiyi sağlamak için kullanılmış.<br />

Ülkemizin enerji ve doğal kaynaklarını verimli<br />

ve çevreye duyarlı şekilde değerlendirerek<br />

ülke refahına en yüksek katkıyı sağlama<br />

misyonu, enerji ve doğal kaynaklarda<br />

güvenli bir gelecek vizyonu ile enerjinin<br />

üretiminden nihai tüketimine kadar bütün<br />

süreçlerde verimliliğin artırılmasına katkıda<br />

bulunmak için ısı yalıtım sektöründeki<br />

büyük oyunculardan biri olarak üzerimize<br />

düşen görevlerin bilincinde hareket etmekteyiz.<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Yalıtımın iyisi yeni havalimanı’nda<br />

Dünya havacılık sektöründe çığır açan, tamamlandığında dünyanın “en büyük”<br />

havalimanı olacak olan İstanbul Yeni Havalimanı’nın temelden çatıya Bonus Yalıtım<br />

ürünleri kullanılıyor. “Yalıtımın İyisi” mottosu ile çalışmalarını sürdüren, her geçen gün<br />

kalite konusunda kendi ile yarışan Bonus Yalıtım, dünyanın odak noktası İstanbul Yeni<br />

Havalimanı’nın yalıtımında da başrol oynuyor.<br />

Eryap Grup’un yalıtım sektöründeki lider<br />

markası Bonus, 4 yalıtım alanında hizmet<br />

veren ürünler üretiyor. Isı, su, ses ve yangın<br />

yalıtımı alanlarında her biri sektörün<br />

lideri olan ürünlere sahip Bonus, İstanbul<br />

Yeni Havalimanı’nın da tercihi oldu. Temelden<br />

çatıya yeni havalimanının yalıtımını<br />

üstlenen Bonus; membran, XPS ve<br />

taş yünü ürünleri ile havalimanına ısı, su,<br />

ses ve yangın yalıtımı sağlayacak.<br />

Üstün performans özellikleri ve yıllardır<br />

sürdürdüğü kaliteli üretim prensibi ile jenerik<br />

marka haline gelmiş Bonus XPS<br />

serisinin, 300 kPa gibi yüksek basma dayanımına<br />

sahip Platin grubunun hangarlarda<br />

kullanıldığı projeye, temel ve perde<br />

duvar yalıtımları için Gold, Plus ve Pro<br />

serileri de olmak üzere toplam 8.000 m3<br />

ürün kullanıldı. Sahip olduğu lokasyon ve<br />

hava şartları nedeni ile düşük sıcaklıklarda<br />

bile performansını kaybetmeyecek<br />

kaliteli ürünlerin kullanılmasının gerektiği<br />

İstanbul Yeni Havalimanı’nın su yalıtımı<br />

Bonus Membran<br />

Premium<br />

(-20˚C) ürünü<br />

ile sağlandı. Pro<br />

Plus grubundan<br />

da ürün sevkinin<br />

yapıldığı<br />

yeni havalimanının<br />

145.000<br />

m2’lik alanı Bonus<br />

Membran<br />

ürünleri ile yalıtıldı.<br />

Yüksek teknolojinin<br />

ürünü olan,<br />

%100 yerli sermaye ile hizmete sunulan<br />

Bonus Taş Yünü, üstün yalıtım performansı<br />

ile İstanbul Yeni Havalimanı’nın<br />

tercihi oldu. Çatı olukları, catering binaları,<br />

yönetim binası, hangar ve havalimanı<br />

binasının ısı, ses ve yangın yalıtımı amacı<br />

ile kullanılan Bonus Taş Yünü, Premium F<br />

150, Premium R 150, Gold Plus, Plus ve<br />

Pro serileri ile toplam 130.000 m2’lik alanı<br />

kapladı. Dış cephe, çatı, ara bölme gibi<br />

alanların kritik detaylarına çözüm sunan<br />

Bonus Taş Yünü, ilk günkü performansı<br />

ile yeni havalimanını korumaya devam<br />

edecek.<br />

İGA tarafından inşa edilen İstanbul Yeni<br />

Havalimanı, şehir merkezinden 35 kilometre<br />

mesafede ve İstanbul’un kuzeyinde<br />

76,5 milyon metrekarelik alanda<br />

yükseliyor. Tüm etapları tamamlandığında<br />

dünyanın en büyük havalimanı olacak<br />

İstanbul Yeni Havalimanı’nın yıllık<br />

150.000.000 yolcuyu ağırlaması bekleniyor.<br />

Dört Hayati Yalıtıma Tek Çözüm<br />

Eryap Grup güvencesi ile sektöre sunulan<br />

Bonus Yalıtım ürünleri, %100 yerli<br />

sermaye ile tek bir çatı altında tüm yalıtım<br />

ihtiyacına çözüm olmaya devam ediyor.<br />

Bonus markalı XPS, membran, shingle,<br />

ısı yalıtımı sistemi ve taş yünü ürünleri<br />

kaliteli ve üstün yalıtım özellikleri sayesinde<br />

çok sayıda prestijli projenin yalıtım<br />

malzemesi tercihi olmaya devam ediyor.<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Burak Altınoluk / StanleyBlack&Decker Türkiye Genel Müdürü<br />

“Ürünlerimizin pozitif toplumsal<br />

etkilerini geliştirmeyi hedefliyoruz”<br />

“StanleyBlack&Decker olarak güçlü markalarımızla ve konusunda uzman ekibimizle<br />

Türk tüketicilerinin ihtiyacına yönelik doğru ürünleri ve çözümleri sunmak adına yılmadan<br />

çalışıyoruz ve bundan sonraki dönemde de tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.”<br />

StanleyBlack&Decker el aletleri sektöründe<br />

asırlık geçmişleriyle iki farklı ve köklü<br />

markanın 2010 yılında birleşmesinden<br />

doğdu. Bugün 50 ülkede, 52 binden fazla<br />

çalışana, alanında 500 binden fazla öncü<br />

ürüne sahip bir dünya lideri ve yüzde 100<br />

halka açık bir firma. Bugün StanleyBlack&Decker<br />

olarak gelişen ve gelişmekte<br />

olan pazarlarda üretim tesisleri kuruyor,<br />

mevcut fabrikaları geliştiriyor ve satın almalar<br />

yapıyor...<br />

StanleyBlack&Decker Türkiye Genel<br />

Müdürü Burak Altınoluk ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda şirket hakkında<br />

tüm merak ettiklerimi ele almaya<br />

çalıştık. Çalışmamıza katıldıkları için sayın<br />

Altınoluk’a teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

StanleyBlack&Decker, 2013’ün Aralık<br />

ayında yeni bir yapılanmayla Türkiye’de<br />

kendi ofisini açtı. Her ne kadar bünyesindeki<br />

markalarla yaklaşık 30 yıldır<br />

Türkiye’de olsa da, bu tarihten itibaren<br />

Türkiye’de tek bir şirket çatısı altında<br />

faaliyetlerini sürdürmeye başladı. Kendi<br />

satış, pazarlama, dağıtım ağını ve kadrolarını<br />

oluşturdu, altyapısını geliştirerek<br />

pazarda çok daha güçlü bir şekilde varlık<br />

göstermeye başladı.<br />

Halen Stanley Black&Decker olarak, Türkiye’de<br />

DEWALT, STANLEY, BLACK&DE-<br />

CKER, IRWIN ve LENOX gibi markalarla<br />

inşaat, endüstri, otomotiv sektörlerine,<br />

hobi ve ev kullanıcılarına 20 binden fazla<br />

ürün çeşidi sunuyoruz. Elektrikli el aletlerinden<br />

lazer ölçüm cihazlarına, küçük ev<br />

aletlerinden çim biçme makinelerine kadar<br />

geniş bir yelpazede yer alan ürünlerimizi<br />

kullanıcıları ile buluşturuyoruz.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

İnşaat sektöründe belli bir daralma yaşansa<br />

da önceliklerimiz arasında yer<br />

alan bu sektör son beş yılda çok gelişti<br />

ve gelişmeye de devam edecek. StanleyBlack&Decker<br />

olarak değişken pazar<br />

şartlarına uyum adına avantajlara sahip<br />

olduğumuzu düşünüyoruz; zor koşullarda<br />

tüketiciye uygun davranabiliyor ve<br />

ihtiyaçlara çok hızlı cevap verebiliyoruz.<br />

Güçlü markalarımız ve oldukça köklü bir<br />

sektör bilgimiz ve tecrübemiz var. Dünya<br />

genelindeki pazar liderliğinin getirdiği bu<br />

birikime, yaratıcı ve inovatif ürünlerimiz<br />

de eklenince olumsuzlukların üstesinden<br />

geleceğimize inanıyoruz.<br />

Diğer taraftan Stanley Black & Decker<br />

56<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

olarak inşaat, gemicilik, tersane, enerji,<br />

metal, madencilik, mobilya, demir-çelik,<br />

otomotiv, otomotiv yan sanayi gibi pek<br />

çok sektöre de ürün sağlıyoruz.<br />

Üretimin her adımında yer alabilecek geniş<br />

ürün gamımız ve her kademeyi “hedef<br />

pazar” olarak görmemiz avantajımız.<br />

Özellikle otomotiv, otomotiv yan sanayi,<br />

yenilenebilir enerji ve Kendin Yap (DIY<br />

Do-It-Yourself) gibi sektörler de bizim için<br />

önemli fırsatlar barındırıyor. Bizim şirket<br />

olarak Türkiye’ye pazarına ve Türkiye’nin<br />

geleceğine güvenimiz tam ve bu pazarda<br />

hayata geçirilecek birçok yeni projenin ve<br />

önemli fırsatın olduğunu düşünüyoruz.<br />

Bayi ve satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

Kendi yapımızı oluşturmanın ilk adımlarını<br />

attığımız 2014’ten bu yana bayi, profesyonel<br />

kanal, yapı marketler ve elektronik<br />

ticaretten oluşan kanallarımızla çok<br />

büyük mesafeler kat ettik. 2014-2016<br />

yılları arasında, üç yıl üst üste yüzde 30,<br />

40 ve 50 oranlarıyla rekor seviyede büyüdük.<br />

Yatırımlarımızı büyüterek 2017’de<br />

toplam 30 milyon dolarlık yatırıma ulaştık,<br />

2016’nın sonunda pazar dördüncüsüyken<br />

2017 sonunda pazar ikincisi olduk. Ayrıca<br />

geçen yıl StanleyBlack&Decker Türkiye<br />

olarak merkezimiz tarafından “gelişmekte<br />

olan pazarların büyümesine en büyük<br />

katkıyı sağlayan ülke” seçildik.<br />

5 yıllık stratejik planlamamızda pazar lideri<br />

olmayı hedefliyoruz. Uzun vadede,<br />

Türkiye’yi üretim ve lojistik alanında ön<br />

plana çıkartarak, Avrupa ve Ortadoğu<br />

başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine<br />

buradan destek sağlamayı hedefliyoruz.<br />

Tüm bunları yaparken başta iş<br />

süreçlerimiz olmak üzere tüm altyapımızda<br />

dijitalleşmek ajandamızın en önemli<br />

öncelikleri arasında yer alıyor.<br />

Rekabet noktasında ürün ve fiyatta farklılaşma<br />

stratejinizi nasıl belirliyorsunuz?<br />

StanleyBlack&Decker inovatif ürünler ve<br />

fikirlerle rakiplerinden önemli ölçüde ayrışıyor.<br />

Hepsi birer ikonik ürün haline gelmiş<br />

ilk portatif matkap; ilk şarjlı matkap, ilk<br />

radyal kollu testere ve ilk çelik şerit metreyi<br />

üreten lider firmamız, Türkiye’de de dinamik,<br />

güçlü ve yaratıcı bir ekibe sahip.<br />

Bizim için satış stratejilerinde son kullanıcıya<br />

ulaşmak ve onlara doğru kanalda,<br />

doğru ürünü, doğru fiyatla ve ihtiyaç duyduğu<br />

zamanda ulaştrmak büyük önem<br />

taşıyor. Bu nedenle de son kullanıcıya<br />

ulaşan ürünü “satış” olarak değerlendiriyoruz<br />

ve daima son kullanıcıya yönelik<br />

yaratıcı aktiviteler yapıyoruz. Ekibimiz de<br />

bu strateji doğrultusunda aldıkları doğru<br />

aksiyonlarla satışlarımıza büyük katkı<br />

sağlıyor.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Dünyanın en eski ve en büyük el aletleri<br />

üreticisi STANLEY 1843 yılında, dünyada<br />

ilk elektrikli el aletleri patentini alan ve<br />

özellikle şarjlı süpürgelerin mucidi olarak<br />

bilinen BLACK&DECKER ise 1910 yılında,<br />

ABD’de kuruldu. İki şirket 2010 yılında<br />

güçlerini birleştirerek “StanleyBlack&-<br />

Decker” adı altında bir araya geldi.<br />

Globalleşen dünyada her marka, rekabetçi<br />

piyasa koşulları karşısında yerini<br />

sağlamlaştırmak ve rakiplerinden ayrışmak<br />

için yatırım yapıyor. Bu noktada güçlü<br />

ve orijinal markalar yaratmak ve onları<br />

stratejilerle destekleyip geliştirmek önem<br />

kazanıyor.<br />

Türkiye özelinde bir örnekle açıklamak<br />

gerekirse Türkiye pazarında büyük bir<br />

yere sahip olan ve öncelikli hedef kitlemiz<br />

arasında yer alan ustalarımızı bir araya<br />

getirmek amacıyla oluşturduğumuz bir<br />

platformumuz var. “Türkiye’nin Ustaları”<br />

adlı bu platformla, üye ustalarımıza<br />

interaktif bir ortamda iletişim imkânı sunuyoruz.<br />

Yaklaşık 2 bin seçilmiş usta<br />

tecrübelerini birbirleri ile paylaşıyor ve<br />

ürünlerimize ulaşabiliyor; bu sayede de<br />

ustalarımız bir nevi marka elçimiz gibi<br />

hareket ederken diğer taraftan da bu platformun<br />

içerisinde yer almanın sağladığı<br />

avantajlardan faydalanabiliyorlar.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu<br />

değişim sürecinde siz kendinizi<br />

nerede görüyorsunuz?<br />

StanleyBlack&Decker olarak dünyayı<br />

yeniden şekillendirmeye yardımcı olan<br />

ürünler üretiyoruz. Bir yapının inşası<br />

veya tamiri için gereken her türlü el aletinden<br />

endüstriyel araçlara, otomobiliniz<br />

ile elektronik cihazlarınızı konuşturan<br />

mekanizmalardan güvenlik çözümlerine<br />

kadar her alanda tüketici beklentilerini<br />

maksimum düzeyde ön planda tutuyoruz.<br />

Global toplumsal ihtiyaçları karşılamak<br />

için yeni çözümleri önemsiyoruz ve bu<br />

amaçla yeni ortaklıklara imza atıyor, yatırımlar<br />

yapıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla<br />

ürünlerimizin yaşam döngüsü boyunca<br />

pozitif toplumsal etkilerini geliştirmeyi hedefliyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

StanleyBlack&Decker olarak güçlü markalarımızla<br />

ve konusunda uzman ekibimizle<br />

Türk tüketicilerinin ihtiyacına yönelik<br />

doğru ürünleri ve çözümleri sunmak<br />

adına yılmadan çalışıyoruz ve bundan<br />

sonraki dönemde de tüm gayretimizle<br />

çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin<br />

ve bu pazarın gücüne inancımız tam ve<br />

ilerleyen dönemlerde başta dijital yatırımlarımız<br />

olmak üzere gerekli her alandaki<br />

yatırımlarımıza hız kesmeden devam<br />

edeceğiz. Türk tüketicisine her zaman<br />

olduğu gibi, hak ettiği kalitede çözümler<br />

sunmaya davem edeceğiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 57


Dosya<br />

“Son kullanıcıya<br />

daha çok zaman<br />

tasarrufu ve maliyet<br />

avantajı sağlayacağız”<br />

“2019 yılında bölgesel sektör toplantılarına<br />

başlıyor olacağız. Bu toplantılarda, özellikle<br />

mimarlık ve mühendislik ofislerinin, baskı ve<br />

baskıya bağlı işlerinde uçtan uca çözüm ortağı<br />

olmayı hedefliyoruz.”<br />

Görüntüleme çözümlerinin dünya lideri,<br />

yenilikçisi ve tedarikçisi olan Canon, 80<br />

yıldır dünya genelinde müşterilerine en<br />

üstün görüntüleme teknolojilerini sunmakta.<br />

Bölgemizdeki faaliyetlerini Japonya’daki<br />

merkezine bağlı olarak yürüten Canon<br />

Eurasia adına, Geniş Format Baskı Çözümleri<br />

Ürün ve İş Geliştirme Müdürü<br />

Levent Kölege ile dosya konumuz çerçevesinde<br />

kısa bir röportaj çalışması gerçekleştirdik.<br />

Bize vakit ayırarak sorularımızı<br />

yanıtlayan sayın Kölege’ye teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Bu yıl en öncelikli gündem maddemiz,<br />

mimarlık mühendislik ofisleri için özel olarak<br />

dizayn ettiğimiz geniş format TX serisi<br />

ürünlerimizi başarılı bir şekilde lanse etmekti.<br />

Bununla birlikte iç-dış mekan baskı<br />

çözümleri için pazarda yeni bir dönem<br />

başlatacak Canon UvGel teknolojisiyle<br />

Colorado 1640’ı pazara tanıtmaktı. Ülke<br />

ekonomisinin içinde bulunduğu durum itibariyle<br />

talepte gözle görülür bir daralma<br />

olmasına rağmen, bu süreçte son kullanıcı<br />

ve baskı sağlayıcıların yanında olmak<br />

bizler için bir diğer öncelikli gündem<br />

maddesi idi.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Geniş format baskı pazarında, özellikle 2.<br />

Yarıda bir daralma bekliyoruz. 2. Yarının<br />

ilk 3 aylık sürecinde bu etki hissedilmeye<br />

başlansa da özellikle son çeyrekte çok<br />

daha hissedilir bir daralma olacağı düşüncesindeyim.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

2019 şubat ayında, mimarlık ve mühendislik<br />

ofisleri için geliştirilen TM serisi<br />

ürünlerimizin Türkiye lansmanını yapıyor<br />

olacağız. TM serisi ürünlerimizi, mevcut<br />

ürün gamımızdaki amiral gemimiz olan<br />

“ipf 770” in yeni versiyonu olarak nitelendirebiliriz.<br />

36” ebadında olan ve CAD<br />

uygulamalarının baskısı için geliştirilen<br />

ipf 770 üzerinde yapılan devrim ile, yeni<br />

TM serisi ürünlerimiz; pigment mürekkep<br />

ile daha yüksek baskı kalitesi vadederken;<br />

bunu daha hızlı, daha az mürekkep<br />

tüketerek ve daha sessiz bir operasyon<br />

ile yapıyor.<br />

Levent Kölege<br />

Canon Eurasia Geniş Format Baskı Çözümleri Ürün ve İş Geliştirme Müdürü<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

2019 yılında bölgesel sektör toplantılarına<br />

başlıyor olacağız. Bu toplantılarda,<br />

özellikle mimarlık ve mühendislik ofislerinin,<br />

baskı ve baskıya bağlı işlerinde<br />

uçtan uca çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.<br />

Son kullanıcıların, baskı noktasında<br />

yaşadıkları sıkıntıları çözüp, kendilerine<br />

hem zaman tasarrufu sağlayıp hem de<br />

maliyet avantajı yaratmayı hedefliyoruz.<br />

TX 4000<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


“Standart ürünler dışında<br />

ilave özellikleri olan ürünleri de<br />

sunabiliyoruz”<br />

“Bayi sayımızı artırmaktan çok bayilerimizi temsil ettiğimiz markaların teknolojilerini ve<br />

önceliklerini benimsetmeye çalışıyoruz. Bunu görev olarak yapmayıp sahiplenen ve<br />

içselleştirerek müşterilerine uygulayan bayilerimiz zaten doğal olarak bir adım öne geçiyor.”<br />

Burla Makina, Aydınlatma ve Elektrik<br />

<strong>Malzeme</strong>leri, Teknik Hırdavat Ürünleri ve<br />

Elektrikli El Aletleri, Takım Tezgahları, Pil,<br />

Deniz Motorları gibi birçok üründe geniş<br />

bayi ve distribütör ağı ile beraber faaliyetine<br />

devam etmekte. Üst seviyede Satış<br />

Sonrası Hizmet ve Teknik Servis Hizmeti<br />

vermekte olan firma, geniş bir servis ağına<br />

da sahip durumda.<br />

Burla Makine Departmanı Pazarlama Müdürü<br />

Seda Aksoy Evren ile dosya konumuz<br />

çerçevesinde bir röportaj çalışması<br />

gerçekleştirdik. Sektördeki son durumu<br />

ele alırken Burla’daki yenilikleri ve gelişmeleri<br />

de ele almaya çalıştık.<br />

Kısaca firmanızdan ve kendinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Burla 1911 yılından bu yana pek çok<br />

alanda faaliyet gösteren köklü bir firma.<br />

Üç ayrı iş bölümü ve satış departmanı<br />

bulunmaktadır. Makina bölümü, marin<br />

bölümü ve pil bölümü. Bir de Teknika diye<br />

aynı ortaklık yapısında istifleme cihazları,<br />

forklift gibi ürünlerin satışını yapan bir şirketimiz<br />

var.<br />

Müşteri memnuniyeti, satış sonrası hizmetlerin<br />

kalitesi ve güvenilirliği en önem<br />

verdiğimiz konular arasında. Merkezimizde<br />

çok ciddi bir servis ekibimiz ve teknik<br />

hırdavat ürünleri ile ilgili tüm Türkiye’yi<br />

kapsayan yaklaşık 100 servis bayimiz<br />

mevcut.<br />

Makina bölümü olarak temsil ettiğimiz<br />

ürünlerin sadece Türkiye satışını gerçekleştiriyoruz.<br />

Markalarımız, yurtdışında<br />

birçok ülkeye satışlarını doğrudan yapıyor.<br />

Türkiye’de bayi ağımızla satışlarımızı<br />

yapıyoruz. Bölgelerinden sorumlu satıcı<br />

arkadaşlarımızın dışında bünyemizde<br />

elektrikli el aleti ve kaynak makinaları ile<br />

ilgili fabrikaları ziyaret eden ve son kullanıcılara<br />

ihtiyaçlarına göre hangi ürünleri<br />

kullanabileceklerini araştırıp, gerekli<br />

ürün tanıtımları ile ürünlerimizin satışını<br />

sağlayan iş geliştirme sorumlusu ekibimiz<br />

mevcut. Bu şekilde standart ürünler<br />

dışında ilave özellikleri olan ürünleri de<br />

sunabiliyoruz.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Piyasadaki durgunluk elbette bayilerimizi<br />

ve doğal olarak bizi de etkiledi ancak ihracat<br />

yapan ciddi bir son tüketici grubumuz<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Seda Aksoy Evren<br />

Burla Makine Departmanı<br />

Pazarlama Müdürü<br />

da var. Bu gruptaki müşteriler yurtdışından<br />

sipariş almaya ve iş yapmaya devam<br />

ediyor. Bu yüzden de fabrikaları hala aktif.<br />

Bu anlamda avantajlıyız. Burla Makina<br />

çok köklü bir firma ve bugüne kadar Türkiye’nin<br />

yaşadığı farklı kriz dönemlerinde<br />

aldığı önlemlerle hep ayakta kalmayı<br />

başardı. Bu dönemden de bayilerimizle<br />

birlikte ve güçlü çıkmayı ümit ediyoruz.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem<br />

için hedefleriniz neler?<br />

Metabo olarak elektrikli el aletleri<br />

sektöründe akülü ürünler<br />

önceliğimiz. Pazarın geleceği<br />

burada. “Kablosuz” şantiye<br />

sahası vizyonunun gerçekleşmesine<br />

çok kalmadığını düşünüyoruz.<br />

Bazı pazarlarda akülü<br />

aletler toplam elektrikli el aleti pazarının<br />

%80’inin üzerini oluşturuyor.<br />

Türkiye’de bu oran hala çok daha düşük<br />

ancak akülü ürünleri anlatmaya çalışan<br />

ve önem veren bayilerimiz doğal olarak<br />

bir adım öne geçiyor.<br />

Fimer’in üst segment kaynak makinalarını<br />

da bir diğer önceliğimiz.<br />

Buna ek olarak, ailemize yeni katılan Alman<br />

marka Wera el aletleri için de oldukça<br />

heyacanlıyız.<br />

Bayi sayımızı artırmaktan çok bayilerimizi<br />

temsil ettiğimiz markaların teknolojilerini<br />

ve önceliklerini benimsetmeye<br />

çalışıyoruz. Bunu görev olarak yapmayıp<br />

sahiplenen ve içselleştirerek müşterilerine<br />

uygulayan bayilerimiz zaten doğal<br />

olarak bir adım öne geçiyor.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

İthal ettiğimiz ürünler genelde profesyonel<br />

ve üst kalite ürünler olduğu için piyasada<br />

fiyat rekabeti yapmıyoruz.<br />

Ürünlerimizi farklı kılan teknik özellikleri<br />

ile rakiplerden farklılaştırmaya çalılşıyoruz.<br />

Bu farklı özellikleri de son kullanıcılara iş<br />

geliştirme ekibimiz üzerinden denetiyoruz<br />

ve ürünün bayimizden talep edilmesini<br />

sağlamaya çalışıyoruz.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu<br />

değişim sürecinde siz kendinizi<br />

nerede görüyorsunuz?<br />

Türkiye’de bayi ağıyla satışlarımızı yapıyoruz<br />

ancak son tüketicilerin beklentilerini<br />

anlamak ve ihtiyaçlarına uygun<br />

çözümler sunmak bizim için çok önemli.<br />

Bünyemizde, hikayesi olan ve uygulama<br />

yapıldığında kendini kanıtlayan ürünlerimiz<br />

var. Bu yüzden sahaya giden ve tüketicilerin<br />

nabzını tutan bir ekibimiz var.<br />

Elektrikli el aletlerini, kaynak ve plazama<br />

kesme makinalarını ve el aletlerini birebir<br />

saha kullanıcılarını ziyaret ederek<br />

test eden bir iş geliştirme ekibimiz var.<br />

Firmanın hangi ürünleri kullanabileceğini<br />

araştırıp, doğru ürünü tanıtarak rakibe<br />

karşı avantajları anlatıyorlar. Bu şekilde<br />

teknolojik ürünleri veya ekstra özellikleri<br />

olan ürünleri çok daha rahat satabiliyoruz<br />

çünkü talep alttan oluşuyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 61


Dosya<br />

Epson’dan yılda 19 milyon yazıcı,<br />

saatte 300 adet projektör<br />

Epson’un iş ortaklarıyla bir araya gelerek yeniliklerini paylaştığı global roadshow<br />

etkinliğinin İstanbul ayağı 16 Ekim <strong>2018</strong> tarihinde gerçekleştirildi.<br />

Yeni ürünlerin ve teknolojilerin iş paydaşlarına aktarıldığı etkinlikte<br />

konuşan Epson Türkiye Müdürü Sevil Kanat; “Teknoloji<br />

geliştiren bir kurum olarak yeniliklerimizi iş paydaşlarımızla bire<br />

bir paylaşmaktan mutluluk duyduk. Bu çalışma kapsamında yeni<br />

dönemde bir hayli iddialı olacağımız tüm ürünlerimizi tanıtma fırsatımız<br />

oldu.<br />

Epson olarak AR-GE’ye günde ayırdığımız bütçe 1.3 milyon<br />

$’dan 1.5 milyon $’a yükseldi son dönemde, ki teknolojinin kullanımına<br />

yön verme iddiamız giderek güçleniyor. Baskı teknolojilerinde<br />

sayfa başı maliyet bazında yarattığımız fark, orijinal<br />

mürekkep tankı sistemi gibi imza attığımız ilkler, projeksiyon<br />

teknolojisindeki liderliğimiz ve bu öncülüğümüzü korurken durmaksızın<br />

ürün portföyümüzü genişletiyor olmamız gibi çalışmalarımızla<br />

gücümüze güç katmaya devam ediyoruz” dedi.<br />

Yılda 19 milyon yazıcı, saatte 300 adet projektör<br />

Tanklı yazıcılardan kurumsal çözümlere, projektörlerden etiket<br />

yazıcılara, geniş format uygulamalardan tarayıcılara; Epson’un<br />

tüm ürün segmentlerinin sergilendiği etkinlikte ortaya çıkan rakamlar<br />

da oldukça iddialı.<br />

Epson’dan yeni T Serisi Kablosuz Yazıcı Grubu<br />

Epson SureColor T3100 ve T5100, mühendislik<br />

ve mimarlık topluluklarına hızı, hassasiyeti<br />

ve güvenilirliği bir arada sunuyor.<br />

SureColor T3100 24-inç masaüstü yazıcı<br />

ve SureColor T5100 36-inç ayaklı tip yazıcı<br />

olmak üzere iki yeni modelle ürün yelpazesini<br />

genişleten Epson, kullanıcıların her<br />

yerde tabletlerinden ve akıllı telefonlarından<br />

kablosuz olarak doğru ve canlı çıktılar<br />

almasını sağlıyor.<br />

Aynı modelle hem geniş format<br />

hem A4 baskı imkanı<br />

İster proje, ister kroki, ister tabela veya iç<br />

mekan posteri yazdırıyor olun, SureColor<br />

T3100 ve SureColor T5100, aralarında<br />

mimarlık, mühendislik, CAD, GIS, eğitim,<br />

kurumsal, ev ve küçük ofis kullanıcılarının<br />

da bulunduğu daha geniş bir segmentteki<br />

profesyonellere yardımcı olacak. Modellerdeki<br />

benzersiz teknik, geniş formatlı rulo<br />

kağıtlar ile A4/A3 boyutundaki kağıtlar arasında<br />

geçiş yapılmasında olanak tanıyor.<br />

Bu özellik de küçük ofislerde çok amaçlı<br />

yazdırma ihtiyacı olan kurumlar<br />

için ideal.<br />

Epson’un PrecisionCore Micro-<br />

TFP baskı kafası teknolojisinden<br />

ve nozzle durumunu otomatik<br />

olarak kontrol edip ayarlamak<br />

için ‘Nozzle Onaylama Teknolojisi’nden<br />

yararlanan yeni yazıcılar,<br />

ince detaylar ve ticari seviyede<br />

güvenilirlik ile 31 saniye içinde<br />

A0/E boyutunda doğru çıktılar<br />

üreterek yüksek yazdırma hızı<br />

sunuyor. Yeni nesil, yüksek kapasite<br />

UltraChrome XD2 pigmentli<br />

mürekkepler, neredeyse her kağıt<br />

türü üzerinde canlı renkler ve<br />

keskin çizgiler ile uzun süre dayanabilen<br />

arşiv çıktıları sağlıyor.<br />

Ürünlerde, 4,3 inçlik renkli LCD<br />

dokunmatik ekran da mevcut.<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


“Dünya lideri<br />

bir şirket<br />

olmayı<br />

amaçlıyoruz”<br />

“Stratejimizi, global<br />

yapımızda da olduğu<br />

gibi bayi ve doğrudan<br />

satış kanalları şeklinde<br />

geliştirmekte ve bu<br />

kanallara yatırım<br />

yapmaktayız. Bayi<br />

kanalında dünya çapında<br />

500 adedin üstüne<br />

çıkan ve Türkiye’de de<br />

büyümeye devam eden<br />

“Kärcher Center” konsept<br />

mağazalarının sayısını<br />

bu yıl Türkiye’de 16’ya<br />

çıkardık.”<br />

Metin Ağar / Profesyonel Ürünler Bayi Kanalı Satış Müdürü<br />

Çok çeşitli alanlar için verimli ve etkin temizlik<br />

çözümleri sağlayarak dünyanın her<br />

yerinde memnun müşteri kitlesine sahip<br />

olan Kärcher, inşaat sektöründe özellikle<br />

basınçlı temizlik çözümleriyle tercih edilen<br />

bir marka konumunda.<br />

Müşteri odaklı yaklaşımlarını her zaman<br />

ön planda tutan firma, son kullanıcı ve<br />

profesyonel müşterilerilerinin ihtiyaç ve<br />

beklentilerine en hızlı ve kesin çözümleri<br />

üretmekte.<br />

Profesyonel Ürünler Bayi Kanalı Satış Müdürü<br />

Metin Ağar ile gerçekleştirdğimiz röportaj<br />

çalışmamızda şirket faaliyetleri, yeni<br />

ürünleri, sektördeki yenilikleri ve önümüzdeki<br />

döneme dair planlarını ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Kärcher 1935 yılında mucit ve girişimci Alfred<br />

Kärcher tarafından Almanya’da kuruldu.<br />

Bugün 190’ı aşkın ülkede, 12.000’den<br />

fazla çalışanı, 2.5 milyar Euro’yu geçen<br />

cirosu ve 50 bini aşkın satış noktası üzerinden<br />

kullanıcılarımıza hizmet sağlıyoruz.<br />

Temizlik makine, ekipman ve aksesuarlarının<br />

yanı sıra temizlik kimyasalları ve deterjanlarının<br />

üretiminde de öncüyüz.<br />

Ürün ve hizmetlerimiz profesyonel ve ev<br />

tipi olmak üzere ikiye ayrılıyor. Tüm büyük,<br />

orta ve küçük işletmelere hitap eden<br />

profesyonel ürünlerimiz, 1 m2 alandan bir<br />

şehri temizleyebilecek kadar çeşitli ürün<br />

gamına sahip. Profesyonel ürünlerimizle<br />

inşaatın ilk aşamasından sonuna kadar ve<br />

ev tipi kullanıcılara yönelik ürünlerimizle de<br />

bir evin iç alanından dış alanına tüm temizlik<br />

ihtiyaçlarına cevap verebilecek ürün çeşitliliğine<br />

sahibiz.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Dünya genelinde hemen her piyasada makineleşme<br />

ön plana çıkmakta. Bu anlamda<br />

temizlik ürünlerinde de makineleşme inanılmaz<br />

bir hızla devam ediyor. Türkiye’de<br />

%26 pazar payımız var ama bu ülkeden<br />

64<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

ülkeye değişiyor. Örneğin Fransa’da marka<br />

bilinirliği %80’lerin üzerinde ölçülüyor.<br />

Hem cirosu hem çalışan sayısı hem de<br />

ürün çeşitliliği ile Kärcher, dünya pazarında<br />

lider derken bunu öylesine söylemiyoruz,<br />

gerçek anlamda her sektöre yönelik<br />

hem özel temizlik çözümlerimiz var hem<br />

de bu ürünlerimiz sayesinde Kärcher kullanıcılarına<br />

tam anlamıyla çözüm ortağı<br />

oluyoruz. Yani Kärcher kullanıcıları artık<br />

temizlikle ilgili sorunu ne olursa olsun bizi<br />

arıyor, dünya pazarında da lider olmamızın<br />

başlıca nedenlerinden birisi budur.<br />

Mesela inşaat sektörü hemen her ekonomide<br />

lokomotif görevi üstlenir. Bu sektörde<br />

kullanılan iş makineleri için ödenen ciddi<br />

rakamlar var. İnşaatın içinden başlayarak<br />

dış alanlarda kullanılan bu makinelerin<br />

bakımı ve temizliği çok önemlidir. Burada<br />

Kärcher ‘in sunduğu çözümler sayesinde<br />

müşterilerimiz iş makinelerinin ve diğer<br />

tüm ekipmanlarının temizliğini çok hızlı ve<br />

güvenilir bir şekilde yapabilirler. Ayrıca yine<br />

Türkiye’de çok bilinmemekle birlikte inşaatın<br />

birçok alanında Kärcher ‘in ultra yüksek<br />

basınçlı makineleriyle inşaat onarımlarından<br />

beton kesmeye kadar birçok alanda<br />

çözüm üretebiliyoruz.<br />

İnşaat piyasasındaki dalgalanmalardan<br />

diğer sektörler kadar etkilenmediğimizi düşünüyorum.<br />

Çünkü inşaatın ana kalemleri<br />

olan çimento, demir vs. ne kadar önemli<br />

ise inşaat aşamasından başlayarak her<br />

aşamada bir ürünümüz kullanılıyor.<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

Kärcher’ in profesyonel kanalları dünya<br />

temizlik sektöründe oldukça iyi bir noktada<br />

yer almaktadır. Stratejimizi, global yapımızda<br />

da olduğu gibi bayi ve doğrudan<br />

satış kanalları şeklinde geliştirmekte ve bu<br />

kanallara yatırım yapmaktayız. Bayi kanalında<br />

dünya çapında 500 adedin üstüne<br />

çıkan ve Türkiye’de de büyümeye devam<br />

eden “Kärcher Center” konsept mağazalarının<br />

sayısını bu yıl Türkiye’de 16’ya çıkardık.<br />

Bu mağazalarımızda tüm Perakende<br />

ve Profesyonel kanal ürünlerini, aksesuarlarını<br />

ve teknik servis hizmetini bir arada<br />

sunuyoruz. Bunlardan 12 tanesi Türkiye<br />

çapında illerdeki bayilerimizle, 4 tanesi de<br />

bizim bölge müdürlüğü ve servis merkezimiz<br />

olarak hizmet vermekteler. Kärcher<br />

Türkiye olarak İstanbul, Ankara, İzmir ve<br />

Antalya’ya gibi şehirlerde bayi ağımızı genişlettik.<br />

Antalya’da dördüncü mağazamızı<br />

açtık. Ellilerde olan bayi sayımızı <strong>2018</strong> yılında<br />

iki yüzlere taşıdık. 2019 yılında da bu<br />

artış devam edecek.<br />

Doğrudan satış kanallarında ise sektörel<br />

olarak uzman arkadaşlarımız, kanalın ihtiyacına<br />

göre “Çözüm Ortağı” mantığında<br />

müşterilerimize hizmet vermeye devam<br />

ediyor. Örnek olarak oto yıkama sektörü<br />

için özel getirdiğimiz ürünler, ve bu ürünü<br />

kullananlar için özellikli aksesuarlar<br />

Kärcher ’in ürün gamında bulunmaktadır.<br />

Buradaki amacımız bir seferlik ürün satışı<br />

yerine uzun süreli çözüm ortaklığı geliştirmektir.<br />

Çünkü basınçlı yıkama makinelerinin<br />

yanında, özellikli süpürgeler ve ihtiyaca<br />

yönelik ürün konfigürasyonlarını da sağlayacak<br />

ürün gamımız bulunmakta.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

2020 hedeflerimiz doğrultusunda müşteri<br />

odaklı ve teknolojik temizlik malzemeleri<br />

üretiminde fark yaratan ve dünya lideri bir<br />

şirket olmayı amaçlıyoruz. Tüm çalışmalarımızı<br />

müşterilerimizin temizlik ile ilgili tüm<br />

yaşam alanlarına dokunmak ve Kärcher<br />

farkıyla ihtiyaçlarına cevap vermek için yapıyoruz.<br />

Türkiye’de nihai hedefimiz dünyada<br />

var olan algımızı ülkemize de taşıyarak<br />

yılların uzmanlığıyla gelen Kärcher deneyimini<br />

müşterilerimizle buluşturmak. Ayrıca<br />

yakın zamanda pek çok yeni ürünün lansmanını<br />

da gerçekleştireceğiz. Satış noktalarımızı<br />

da artırmayı hedeflediğimiz bir planımız<br />

mevcut. Ev tipi ürün kategorisinde<br />

yakın zamanda her türlü ihtiyaç için özel<br />

olarak tasarladığımız, yüksek emiş gücü,<br />

performans ve verimliliğe sahip ürünlerimizi<br />

satış noktalarımızda müşterilerimizle<br />

buluşturacağız. Türkiye hem üretim kapasitesi<br />

ve kalitesi hem de iç pazarının<br />

büyüklüğü açısından yatırım yapmak için<br />

oldukça çekici olmaya devam ediyor, dolayısıyla<br />

ileriki dönemlerde bu avantajı ciddi<br />

şekilde değerlendireceğimizi söyleyebiliriz.<br />

Hemen her üründe inovatif bir özellik bulunuyor,<br />

bu da bizi ürün ve doğal olarak<br />

fiyatta farklılaştırıyor. Benzer ürünlere<br />

göre fiyatımız göreceli olarak ya yukarıda<br />

ya da aşağıda olabilir. Bununda nedeni<br />

ilgili üründe müşteri faydasına yönelik bir<br />

ek olmasıdır. Örnek olarak rakip bir markanın<br />

ilk satın alma bedeli düşük gibi gözükse<br />

de kullanım ömrü, işletim ve bakım<br />

maliyetlerini de işin içine katarsak aslında<br />

o markanın ürünü aslında daha pahalıya<br />

gelmektedir. İşte bunu müşterilerimize anlattığımızda<br />

farklılaşma doğal bir sonuç<br />

oluyor.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Rekabette öne çıkmanın en önemli unsurlarından<br />

birisi markalaşmadır. Günümüzde<br />

çok fazla markanın bulunduğu pazarlarda<br />

tüketicilerin tercihleri büyük oranda, markaları<br />

tanımaları ve ürünlerine güven duymalarıyla<br />

doğrudan bağlantılıdır.<br />

Kärcher olarak hem globalde, hem de Türkiye’de<br />

pazarlama stratejimizin odağında,<br />

markamızın da ana söylemi olan “fark yaratmak”<br />

yer alıyor. Bu alandaki çalışmalarımız<br />

hedef kitlemizi ve ihtiyaçlarını doğru<br />

bir şekilde anlamak ve analiz etmekle başlıyor.<br />

Bu sayede doğru hedef kitleyi, doğru<br />

ürüne yönlendirip müşteri memnuniyeti<br />

üzerine odaklanıyoruz. Bu çalışmaları da<br />

zaman zaman, reklamlarla ve çizgi altı pazarlama<br />

faaliyetleri ile destekliyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 65


“Müşterilerimize katma değer sağlamak<br />

bizim öncelikli hedefimizdir”<br />

Dosya<br />

“Konica Minolta Türkiye olarak hedeflerimiz arasında müşterilerimize sunduğumuz ürünler<br />

için gerekli olan bilgi teknolojileri altyapısını yönetmek bulunuyor. Bunun yanı sıra, güvenlik<br />

kameraları, inkjet tekstil baskı, renk ve ışık ölçüm cihazları gibi endüstriyel çözümlerimizi<br />

de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.”<br />

Görüntüleme ve görüntü işleme ürünlerinin<br />

lider bir tedarikçisi olan Konica Minolta, dijital<br />

görüntülemenin tüm alanlarında gerekli<br />

olan ürünleri, hizmetleri ve çözümleri sunmak<br />

amacıyla faaliyetlerini gerçekleştirmek.<br />

Ofis ve profesyonel üretim ortamlarında döküman<br />

yönetimi ve iş çözümleri sunan firma,<br />

özellikle renkli çıktılar ve bunlarla ilgili<br />

malzemelere özel önem vermekte.<br />

Konica Minolta Türkiye, İş Geliştirme Yöneticisi<br />

Güvenç Gündüz ile son kullanıcıya<br />

dönük ürünler, satış performansları ve<br />

sektöre yönelik güncel konuları ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Gündem konularımız arasında şu an, ofis,<br />

profesyonel ve endüstriyel ürünlerimizi<br />

müşterilerimize en iyi şekilde ulaştırmak bulunuyor.<br />

<strong>2018</strong> ve sonrasındaki öncelikli hedefimiz<br />

ise; içerik servislerini Türkiye’de de<br />

geliştirmek ve IT Çözüm sağlayıcı olmak.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

Bu yıl ofis ve profesyonel baskı ürünlerinde<br />

başarılı bir dönem yaşıyoruz. Ayrıca IT<br />

çözüm sağlayıcı olma yolculuğumuzdaki<br />

yapıtaşlarını oluşturuyoruz.<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Ülkemizin içinde bulunduğu dönemden dolayı<br />

birçok sektör gibi biz de durağan bir<br />

dönem yaşıyoruz. Ancak eminiz ki dinamik<br />

Türkiye ekonomisi kısa bir süre içerisinde<br />

toparlanacak ve firmalar tekrar yatırım<br />

yapmaya başlayacaktır.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Konica Minolta olarak stratejik iş alanları<br />

içerisinde bulunan Endüstri 4.0 ve WorkplaceHub/IoT<br />

Platformları çerçevesinde<br />

Ar-Ge yatırımlarımıza son hız devam ediyoruz.<br />

2019 ve 2020’de de üretim teknolojilerinde,<br />

yazılım çözümlerinde sürdürülebilir<br />

yeni ürünler sunacağız.<br />

Güvenç Gündüz<br />

Konica Minolta Türkiye, İş Geliştirme Yöneticisi<br />

Son kullanıcıya dönük ürünlerinizin<br />

yanı sıra üretim teknolojileri<br />

üzerinde yeni bir sunumunuz /<br />

ajandanız olacak mı?<br />

Geniş formatlı yazıcılarda, dünya çapında<br />

anlaşmamızın bulunduğu KIP marka renkli<br />

ve s/b ürünlerimiz ile hizmet vermekteyiz.<br />

Profesyonel CAD/GIS ve grafik sanatları<br />

alanında faaliyet gösteren mimarlık, mühendislik,<br />

inşaat ve diğer birçok sektör için<br />

çözümler üretmekteyiz.<br />

Ayrıca Konica Minolta, lider olduğu profesyonel<br />

baskı alanı dışında üretim teknolojileri<br />

alanında da AccurioJet KM-1 ve AccurioLabel<br />

190 ile büyük bir oyuncu olduğunu<br />

gösterdi. Stratejik ortaklık yaptığı MGI firması<br />

ile birlikte özellikle ambalaj sektörü<br />

için geliştirdiği, medya üzerine 2D – 3D lak<br />

efekt, altın - gümüş gibi yaldız efektler yapabilen<br />

MGI JETvarnish ile de digital baskı<br />

sonlandırma ürünleri arasında öne çıkıyor.<br />

Dinamik pazar içerisinde marka sahipleri<br />

ürünlerini sürekli yeniliyor ve daha göz<br />

alıcı (görünürlük) ambalaj çalışmalarına<br />

yöneliyorlar. Görünürlüğü daha yüksek<br />

ambalajlarla satışılarını artırmak istiyorlar.<br />

Bu süreç ise daha küçük hacimli baskı işleri<br />

ve daha hızlı teslim süreleri anlamına<br />

geliyor.<br />

Biz de müşterilerimizin bu taleplerine uygun<br />

olarak üretim teknolojileri ürünlerimizi<br />

en hızlı bir şekilde sunuyor olacağız.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Konica Minolta Türkiye olarak hedeflerimiz<br />

arasında müşterilerimize sunduğumuz<br />

ürünler için gerekli olan bilgi teknolojileri<br />

altyapısını yönetmek bulunuyor. Bunun<br />

yanı sıra, güvenlik kameraları, inkjet tekstil<br />

baskı, renk ve ışık ölçüm cihazları gibi endüstriyel<br />

çözümlerimizi de yaygınlaştırmayı<br />

hedefliyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Konica Minolta Türkiye olarak müşterilerimizle<br />

olan ilişkilerimiz bizim için çok<br />

kıymetli. Müşterilerimize katma değer sağlamak<br />

bizim öncelikli hedefimizdir. Zira onların<br />

başarısı bizim başarımızdır.<br />

66<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


“Avantajlı kampanyalar ile<br />

bayilerimize ve son kullanıcılarımıza<br />

ulaşmaya çalışıyoruz”<br />

“Önümüzdeki dönemde orta ve uzun vadeli marka stratejileri paralelinde kanal<br />

yapılandırmasına devam edeceğiz. 2019 yılının dinamiklerinin eski yıllara oranla biraz daha<br />

farklı olabileceğini de öngörerek; mevcut bayilerimizin verimliliğini maksimize etmek ve eksik<br />

olduğunu düşündüğümüz bölgelere yoğunlaşmak en önemli gündem maddelerimiz olacak.”<br />

‘Sektöründe, tercih edilen marka ve firmalar<br />

sıralamasında lider olmak’ vizyonuyla<br />

çalışmalırını gerçekleştiren Centeras;<br />

çeyrek asırlık tecrübe, uzman kadrosu ve<br />

değerli markaları ile kullanıcılarına en uygun<br />

çözümleri üreten ürünleri sunmakta.<br />

Center Dış Tic. AŞ Genel Koordinatörü<br />

Dinçer Özkaya ile yapmış olduğumuz röportajımızda<br />

pekçok onuyu ele aldık. Bizlere<br />

vakit ayırarak sorularımızı yanıtlayan<br />

sayın Özkaya’ya teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Türkiye genelinde 180 adet bayi, 100<br />

adet teknik servis istasyonu ve 60 çalışanı<br />

ile değerli müşterilerine, kaliteden ödün<br />

vermeksizin - daima en iyiyi sunabilmek<br />

amacıyla - çalışan firmamız, 1991 yılında<br />

Karaköy-İstanbul’ da faaliyetlerine başlamıştır.<br />

Kurulduğumuz ilk günden itibaren<br />

kalite ve müşteri memnuniyeti odaklı bir<br />

düşünce tarzı ile faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.<br />

Hedefimiz her zaman ilkleri<br />

gerçekleştirerek CENTER isminin hakkını<br />

vermek ve yıllardır olduğu gibi pazarda<br />

“MERKEZ” konumunda bulunmayı başarabilmektir.<br />

Hali hazırda, tek distribütörlüğünü<br />

yaptığımız AEG, MILWAUKEE,<br />

RYOBI, ATTLAS, ATTLAS ECO, ALFRA,<br />

OTTOTECH ve FLORA markalarını Klasik<br />

Kanal (Bayiler) , Endüstriyel Kanal<br />

(Bayiler ve profesyonel son kullanıcılar)<br />

ve Modern Kanal ( <strong>Yapı</strong> marketler, internet<br />

ve indirim marketler) diye adlandırdığımız<br />

üç farklı kanal üzerinden müşterilerimize<br />

ulaştırmaktayız.<br />

İnşaat piyasasındaki<br />

dalgalanmalardan ne ölçüde<br />

etkileniyorsunuz? Satışların<br />

sürekliliği konusunda neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Döviz kurlarında Temmuz, Ağustos aylarında<br />

yaşanan aşırı volatilite ve ulaşılan<br />

zirve seviyeleri, Türkiye genelinde tüm<br />

sektörlerde olduğu gibi içinde bulunduğumuz<br />

inşaat sektöründe de büyük bir şok<br />

etkisi yarattı.<br />

Bu süreç içerisinde; sektörde 28 yıldır bulunuyor<br />

olmamızın ve geçmiş kriz tecrübelerimizin<br />

göreceli faydalarını yaşadık.<br />

Firma olarak kriz dönemlerinde sakin kalarak,<br />

kısa vadede ki satış getirisine değil,<br />

orta ve uzun vadeli stratejik planlarımızın<br />

sürekliliğine odaklanmaktayız.<br />

Bu zor dönemde satışların sürekliliğini<br />

sağlayabilmek için avantajlı kampanyalar<br />

ile bayilerimize ve son kullanıcılarımıza<br />

ulaşmaya çalışıyoruz. Üçüncü çeyrek satış<br />

rakamları beklentilerimizin altında kalmış<br />

olmasına rağmen, kurlarda yaşanan<br />

geri çekilme ve piyasanın sakinleşmesi<br />

paralelinde yılın son çeyreğinde yukarı<br />

yönlü bir ivmelenme olacağını düşünüyorum.<br />

Dinçer Özkaya / Center Dış Tic. AŞ / Genel Koordinatörü<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Bayi ve Satış ağında bu yıl<br />

nasıl bir mesafe kat ettiniz? Bu<br />

minvalde önümüzdeki dönem için<br />

hedefleriniz neler?<br />

Bayi ve satış ağımız, markalar temelinde<br />

ve satış kanalları özelinde farklılık göstermektedir.<br />

Örneğin; Klasik Kanal, bayi<br />

sayımızın fazla, penetrasyonun oldukça<br />

önemli olduğu, göreceli olarak daha<br />

uygun fiyatlı markalarımızın satıldığı bir<br />

kanaldır. Endüstriyel Kanal ise bayi sayımızın<br />

daha az olduğu, bölgesel bayilik<br />

sistemine odaklandığımız ve yüksek fiyat<br />

konumlandırmasına sahip “heavy duty”<br />

markalarımızı sattığımız bir kanaldır. Her<br />

iki kanalda da bu sene özelinde bayi sayımızı<br />

arttırarak, daha geniş bir satış ekibiyle<br />

son kullanıcılara ulaşmaya çalıştık.<br />

Ayrıca ATTLAS ECO markamız ile indirim<br />

marketlerde şu an Türkiye genelinde en<br />

çok satan marka olmayı başardık.<br />

Önümüzdeki dönemde orta ve uzun vadeli<br />

marka stratejileri paralelinde kanal<br />

yapılandırmasına devam edeceğiz. 2019<br />

yılının dinamiklerinin eski yıllara oranla biraz<br />

daha farklı olabileceğini de öngörerek;<br />

mevcut bayilerimizin verimliliğini maksimize<br />

etmek ve eksik olduğu düşündüğümüz<br />

bölgelere yoğunlaşmak en önemli gündem<br />

maddelerimiz olacaktır.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Rekabetin oldukça yoğun yaşandığı sektörlerden<br />

biriyiz. Bildiğiniz üzere bu tarz<br />

pazarlarda, firmaların marka konumlandırma<br />

stratejileri kritik önem taşımaktadır. Bu<br />

paralelde geniş müşteri portföyüne hitap<br />

etmek ve satış istikrarını korumak adına,<br />

ürün gamımızda başlangıç fiyat seviyesinden,<br />

en üst fiyat seviyesine kadar beş<br />

farklı marka ve kalite seviyesinde ürün<br />

bulunmaktadır. Örneğin, sahip olduğumuz<br />

marka çeşitliliği sayesinde; evinde hobi<br />

amaçlı matkap ihtiyacı olan müşteriden,<br />

dakikaların bile önemli olduğu büyük enerji<br />

santrallerine kadar oldukça geniş bir yelpazede<br />

hizmet verebilmekteyiz.<br />

Ürün çeşitliliği ve ürünün sunulduğu kanalın<br />

maliyet değişkenleri temelinde, detaylı<br />

fiyat konumlandırması yapmaktayız.<br />

Şirket olarak temel felsefemiz; - yukarıda<br />

bahsettiğim konuları da dikkate alarak -<br />

her kalite seviyesinde pazarın en iyi fiyat/<br />

kalite dengesini değerli son kullanıcılara<br />

ulaştırmak.<br />

Markalaşmanın rekabetteki<br />

yeri nedir? Bu konudaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, satın alma<br />

gücünün göreceli olarak düşük ve fiyat<br />

rekabetinin en üst seviye de yaşandığı<br />

bizim gibi gelişmekte olan ülke pazarlarında<br />

markalaşmanın ne kadar önemli<br />

olduğunun farkındayız. Amacımız marka<br />

ve son kullanıcı arasında fiyat haricinde<br />

satın alma isteğini tetikleyebilecek farklı<br />

kazanımlar oluşturabilmek. Bu paralelde<br />

çeşitli ürün / hizmet farklılaştırma çalışmalarına<br />

ağırlık vermekteyiz. Hizmet çeşitlendirmeye<br />

örnek vermek gerekirse; satış<br />

sonrasında hizmetlerde garanti kapsamı<br />

konusunda sektörde öncülük ediyoruz.<br />

Yaklaşık beş yıl önce oluşturduğumuz<br />

“Koşulsuz Garanti “ konsepti ile AEG ve<br />

MILWAUKEE markası özelinde normal<br />

garantiye ek olarak daha geniş kapsamlı<br />

bir hizmet ile müşterilerimize kazanım<br />

sağlamaya çalışıyoruz. Garanti kapsamı<br />

haricinde, müşterilerimiz oluşturduğumuz<br />

portala kayıt olarak çekilişle çeşitli hediyeler<br />

de kazanabiliyorlar.<br />

Ayrıca sosyal medya kanalları üzerinden<br />

marka iletişiminde sürekliliği öncelikliyoruz.<br />

Ürün kullanımına imkan veren demo<br />

günleri veya yerinde müşteri ziyaretler<br />

ile diğer marka tutundurma aktiviteleri de<br />

markalaşma konusunda önemli çalışmalarımızdan<br />

bazıları.<br />

Tüketici beklentileri sürekli<br />

değişiklik gösteriyor. Bu değişim<br />

sektörü nasıl etkiliyor? Bu değişim<br />

sürecinde siz kendinizi nerede<br />

görüyorsunuz?<br />

Teknolojinin bu kadar hızla ilerlediği bir<br />

dünyada değişim kaçınılmaz. Bundan 20<br />

yıl önce internetin bile hayatımızda olmadığını<br />

dikkate aldığımızda; günümüzde ki<br />

yaşam şekli, çalışma hayatı, karşılaştığımız<br />

günlük veri akışı inanılmaz boyutlara<br />

ulaştı. Tabi ki bu değişim sektörümüzü<br />

de direk olarak etkilemektedir. Bu konuyu<br />

şirket içi yönetsel değişim süreçleri ve<br />

satılan ürünlerin değişime ayak uydurma<br />

kapasitesi temelinde değerlendirilmesi gerektiğini<br />

düşünüyorum. Şirket içinde tüm<br />

yönetim süreçleri, çalışan verimliliği, genel<br />

veri analizi, müşteri memnuniyeti, satış<br />

planlamaları vb. gibi konular teknoloji paralelinde<br />

sürekli gelişim esasıyla güncellenmektedir.<br />

Bizim açımızdan bir diğer önemli konu ise<br />

bu değişimi, sunduğumuz hizmetler ve/<br />

veya sattığımız ürünler ile müşterilerimize<br />

nasıl yansıttığımız. Dünyadaki global<br />

trende benzer şekilde gamımızda ürünler<br />

eskiye oranla çok daha fazla akülü ürün<br />

içermektedir. Gelişen teknoloji ile beraber<br />

akülü ürün performansında oldukça çarpıcı<br />

farklılıklar oluşmaktadır. Bu anlamda<br />

MILWAUKEE markamız yenilikçi akülü<br />

ürünler özelinde globalde pazar lideridir.<br />

MILWAUKEE markası altında piyasaya<br />

sunduğumuz ONE-KEY sistemi; tüm akülü<br />

ürünlerinizin kablosuz bağlantı sayesinde<br />

akıllı telefonlarınız tarafından kontrol<br />

edilmesine imkan verip, istediğiniz ayarları<br />

kaydetmenizi sağlamaktadır. Bu sistem,<br />

ONE-KEY teknolojisine sahip ürünlerin<br />

yer belirleme fonksiyonu sayesinde<br />

kaybolma, çalınma vb. risklerini ortadan<br />

kaldırıp, gerektiğinde ürünü kilitlemenize<br />

imkan vermektedir. Ayrıca özel yazılım sayesinde<br />

profesyonel ürün tercih eden kullanıcılara<br />

her türlü envanter kayıt işlemini<br />

gerçekleştirme şansı da sunmaktadır.<br />

Kısaca, değişim sürecinde kendimizi oldukça<br />

aktif pozisyon olan bir firma olarak<br />

görmekteyiz ve 2019 yılı içerisinde de<br />

akülü ürünlerde yeniliklerimiz tüm hızıyla<br />

devam edecektir.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Bu vesile ile <strong>2018</strong> yılında bizimle birlikte<br />

yol alan tüm bayilerimize, servislerimize<br />

ve müşterilerimize teşekkür eder, şimdiden<br />

sağlıkla ve başarılarla dolu bir 2019<br />

yılı dilerim.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 69


Kerem Ege / Fujifilm Grafik Sistemler İş Geliştirme ve MEA Bölge Müdürü<br />

“Türkiye’ye yaptığımız teknolojik<br />

yatırımlarımıza devam ediyoruz”<br />

“İstanbul’daki mevcut inovasyon merkezimiz ile Türkiye’yi “inovasyon üssü” haline getirdik.<br />

Var olan Fujifilm teknolojilerinin değerlendirilmesiyle yaklaşık 50 ülkeye hizmet veriyoruz.<br />

Yeni teknolojilerin-fikirlerin Fujifilm teknolojileriyle buluşmasına, harmanlanmasına ve<br />

geliştirilmesine fırsat veriyoruz.”<br />

Dünyanın en büyük fotoğrafçılık ve görüntüleme<br />

şirketi olmasıyla bilinen Fujifilm, tıp,<br />

yüksek fonksiyonlu malzemeler ve diğer<br />

birçok yüksek teknoloji gerektiren alanda<br />

yeniliklere imza atmakta. Geniş format<br />

yazıcıları ile yapı sektöründe de aktif olan<br />

firma, Ar&Ge, üretim, satış ve hizmet desteği<br />

alanında pek çok yeniliğe de imza atmakta.<br />

Fujifilm Grafik Sistemler İş Geliştirme ve<br />

MEA Bölge Müdürü Kerem Ege ile dosya<br />

konumuz çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda sektörün içerisindeki<br />

süreci, son kullanıcıya dönük ürünlerindeki<br />

yenilikleri, satış noktasında ön plana<br />

çıkan ürün gruplarını ve önümüzdeki döneme<br />

dair projelerini ele almaya çalıştık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Fujifilm olarak teknolojilerini geliştirdiğimiz<br />

ve ürettiğimiz çevre dostu mürekkep ve<br />

inkjet teknolojileriyle yapı sektöründe iç ve<br />

dış mekânlarda var oluyoruz. Büyük beğeni<br />

gören ve talep edilen bu uygulamaların<br />

daha da geniş alanlarda değerlendirilmesi,<br />

iç ve dış mekân malzemelerin dijital olarak<br />

basılması ve üretilmesi için satış ve pazarlama<br />

faaliyetlerimize hız kesmeden devam<br />

ediyoruz. Şu an için Türkiye’de 10’un<br />

üzerinde firma bizim sistem ve ürünlerimizi<br />

kullanarak yapı sektörüne hizmet ekmektedir.<br />

Üretmiş olduğumuz teknolojilerimiz<br />

sayesinde iş ortaklarımız bugün Türkiye<br />

genelinde ahşap baskılar (iç-dış kapı), kişiye<br />

özel tasarlanabilir duvar kâğıdı, çıkartma<br />

(sticker) uygulamaları ve dijital baskılı<br />

lamine edilmiş camlar (yangın ve kırılmazlık<br />

sertifikalı), ayna uygulamaları, termo<br />

form yapılmış malzeme üretimleri yapıp,<br />

yapı sektörüne hizmet vermektedirler.<br />

Bunun yanı sıra dış mekân ve ıslak zeminlerde<br />

kullanılan dijital baskılı seramikler de<br />

bizim ürünlerimiz kullanılarak tasarlanmakta<br />

ve üretilmektedir.<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

Bu sene özellikle yatırım tutarı çok uygun<br />

olan LED1600R baskı makinemiz ile kişiye<br />

özel tasarım duvar kâğıdı üreticileri için<br />

yeni fırsatlar yaratacağız. Mürekkeplerimizin<br />

sahip olduğu Greenguard ve benzeri<br />

daha birçok yeşil ürün sertifikası sayesinde<br />

iç mekânlarda gönül rahatlığı ile kullanılan<br />

bu ürünümüzün satışlarından çok umutluyuz.<br />

Türkiye’nin en büyük ahşap üreticileri<br />

ile yapmış olduğumuz ortak projeler ile yer/<br />

zemin kaplamaları için inkjet baskı yapılabilir<br />

özel çözümler geliştiriyoruz. Ayrıca,<br />

yeni mürekkebimiz ile tirajlı duvar kâğıdı<br />

baskısı faaliyetlerimizi artırıyoruz.<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

İnşaat sektörü maalesef bir yavaşlama<br />

sürecine girdi. Ancak, bizim çözüm önerilerimiz<br />

daha ziyade yeni projeler, mevcut<br />

projeler, yenilemelere hitap ettiğinden orta<br />

ve uzun vade için umutluyuz.<br />

Fujifilm Türkiye Grafik Sistemler ekibi olarak,<br />

İstanbul ofisimizden Orta Doğu, Afrika,<br />

Orta Asya cumhuriyetleri ve bazı balkan ülkelerinin<br />

satış ve teknik servis yönetimini<br />

gerçekleştiriyoruz. Ekonominin durağan<br />

olduğu bu dönemde Fujifilm Türkiye olarak<br />

yatırımlarımızı durdurmak bir yana arttırarak<br />

devam ediyoruz. Satış ekibimizi iki yeni<br />

arkadaşımızın katılımı ile büyüttük ve güçlendirdik.<br />

İstanbul’daki mevcut inovasyon merkezimiz<br />

ile Türkiye’yi “inovasyon üssü” haline<br />

getirdik. Var olan Fujifilm teknolojilerinin<br />

değerlendirilmesiyle yaklaşık 50 ülkeye<br />

hizmet veriyoruz. Yeni teknolojilerin-fikirlerin<br />

Fujifilm teknolojileriyle buluşmasına,<br />

harmanlanmasına ve geliştirilmesine fırsat<br />

veriyoruz.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Türkiye’nin en büyük ahşap üreticileri ile<br />

yapmış olduğumuz ortak projeler ile yer/<br />

zemin kaplamaları için inkjet baskı yapılabilir<br />

özel çözümler geliştiriyoruz.<br />

Yine başka bir özel proje ile de yeni mürekkebimiz<br />

ile tirajlı duvar kağıdı baskısı<br />

ve alanlarında faaliyetlerimizi çoğaltacağız.<br />

Metal üzerine dijital baskı projemizi tamamlayıp<br />

2019 yılında ticari olarak satışa<br />

sunmayı planlıyoruz. Özellikle dış cephe<br />

kaplama noktasında büyük fark yaratacağını<br />

düşünüyoruz.<br />

Son kullanıcıya dönük ürünlerinizin<br />

yanı sıra üretim teknolojileri<br />

üzerinde yeni bir sunumunuz /<br />

ajandanız olacak mı?<br />

İstanbul’da açılacak teknoloji merkezimiz<br />

ile sektörde görüştüğümüz potansiyel üreticileri/kullanıcıları<br />

davet edip tüm portföyümüz<br />

hakkında bilgi vermek ve kendileri ile<br />

deneme baskılar ya da projeler geliştirmek<br />

istiyoruz. Son kullanıcılar, arzu ederler ise<br />

bizimle irtibata geçebilirler, biz de kendileri<br />

ile seve seve bizim sistemlerimizi kullanan<br />

üreticilerin bilgilerini paylaşabiliriz<br />

Önümüzdeki dönem için yeni<br />

yatırım ve projeleriniz var mı?<br />

Türkiye’ye yaptığımız teknolojik yatırımlarımıza<br />

devam ediyoruz. Bu kapsamda<br />

İstanbul merkez binamızda yakın bir zamanda<br />

Fujifilm Technology Center’ı hizmete<br />

açıyoruz. Burada Türkiye’deki faaliyet<br />

alanlarımız olan; medikal sistemler,<br />

grafik sistemler, endüstriyel ürünler, dijital<br />

kamera ve fotoğraf baskı ürünleri alanlarından<br />

ürünlerimizi sergileyeceğiz. Mevcut<br />

teknolojilerimizi göstereceğimiz bir merkez<br />

oluşturuyoruz. Eğitimlerin de verileceği bu<br />

merkezin, Türkiye’nin yanı sıra bölge ülkelerden<br />

de ziyaretçi çekeceğine inanıyoruz.<br />

<strong>Kasım</strong> ayında açılması planlanan bu<br />

merkezi “Demo/Teknoloji Merkezi” olarak<br />

da konumlandırarak Türkiye, Ortadoğu ve<br />

Orta Asya’daki tüm üreticilere arge/ürge<br />

desteği vermek istiyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

<strong>Yapı</strong> sektöründe bir fark yaratmak, ihracata<br />

yönelmek, daha katma değerli ürün<br />

üretmek/kullanmak isteyen tüm kişi ve<br />

işletmeleri İstanbul’da açılacak demo/teknoloji<br />

merkezimize davet etmek isteriz.<br />

Mevcut ve potansiyel üretim projelerini<br />

dinlemek ve geliştirmek için tüm ekibimiz<br />

ile katkı sağlamaya hazırız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 71


Lidya Grup, SIGN İstanbul <strong>2018</strong>’de<br />

teknoloji şovu düzenledi<br />

Lidya Grup, SIGN İstanbul <strong>2018</strong>’de, milyon dolarlık dijital baskı makinelerini sergiledi.<br />

Teknolojisiyle baskı sektörünün dünya devleri arasında yer alan Xerox, Epson ve EFI<br />

markalarının Türkiye distribütörü olan Lidya Grup standında, 3 markadan yaklaşık<br />

15 makine yer aldı. Fuara özel yaptığı kampanyalı fiyatları nedeniyle, standında ülke<br />

genelinden yoğun ziyaretçilerini ağırladı.<br />

20.Uluslararası Endüstriyel Reklam ve<br />

Dijital Baskı Teknolojileri SIGN İstanbul<br />

<strong>2018</strong> Fuarı, 20-23 Eylül tarihleri arasında<br />

TÜYAP’ta düzenlendi. Fuarda, dijital<br />

baskı teknolojisi, tekstil baskı ve serigrafi<br />

teknolojisi, sign teknolojisi, görsel iletişim,<br />

Led & Led ekran, endüstriyel baskı,<br />

3D baskı, promosyon gibi geniş bir ürün<br />

yelpazesini görme fırsatı bulundu. Lidya<br />

Grup teknoloji şovu yapan 308 metrakarelik<br />

standı ile SIGN İstanbul <strong>2018</strong>’in buluşma<br />

noktası oldu.<br />

Dijital baskı sektörünün “star makinelerini”<br />

standında sergiledi<br />

Lidya Grup’un katıldığı tüm fuarlardaki<br />

stantlarında teknoloji şovu yaptığını kaydeden<br />

Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Bekir Öz, şunları söyledi:<br />

“Geçmiş yıllarda ileri teknolojideki makineleri,<br />

sadece uluslararası fuarlarda<br />

görerek, inceleme fırsatlarını yakalıyorduk.<br />

Lidya Grup ile bu durum kesinlikle<br />

değişti. Sektörümüzde, dünyanın en ileri<br />

teknolojisine sahip olan makinelerini standımızda<br />

bulunduruyoruz. Katıldığımız<br />

tüm fuarlarda, milyon dolarlık makineleri<br />

sergileyerek, sektördeki diğer oyuncuların<br />

teknolojideki son yenilikleri yakından<br />

görebilmelerine fırsat sağlıyoruz. Özetle,<br />

dijital baskı sektörünün star makinelerini<br />

herkesin görmesi ve deneyimlemesi için<br />

bugüne kadar katıldığımız ve bugünden<br />

sonra katılacağımız fuarlardaki standımızda<br />

sergilemeye devam edeceğiz” dedi.<br />

Yılın son çeyreğinde hareketli<br />

günler bekleniyor<br />

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi <strong>2018</strong> yılında<br />

yılın son çeyreğinde hareketli günlerin<br />

beklendiğini anlatan Lidya Grup Başkanı<br />

Bekir Öz, şunları belirtti:<br />

“Bu yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde durağan<br />

bir dönem oldu. Geçtiğimiz yıl olduğu<br />

gibi bu yıl da beklentiler, yılın son çeyreğine<br />

kalmıştır. Hükümetimizin almakta<br />

olduğu ekonomik destekleme programları<br />

ile piyasaların açılacağına inancımız<br />

tamdır.<br />

Nitekim, döviz kurlarındaki dalgalanmalar<br />

sırasında, az veya çok herkes bir şekilde<br />

etkilenebiliyor, burada önemli olan<br />

unsurlardan birisi finansal güçtür. Lidya<br />

Grup’un finansal gücü yerinde olduğu<br />

için, mal tedariğinde hiçbir aksama yapmadan<br />

aynı verimlilik ile iş süreçlerini<br />

yönetmektedir. Özetle, döviz kurlarındaki<br />

artışa bağlı olarak ötelenen yatırımlara<br />

rağmen, Lidya Grup olarak hedeflerimize<br />

ulaşacak olmamız, vizyoner yönetimimiz<br />

ve iş modelimiz ile başarılı bir yıl geçirmekte<br />

olduğumuzu göstermektedir” diye<br />

konuştu.<br />

72<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Dosya<br />

Bekir Öz<br />

SIGN <strong>2018</strong>’de ülke genelinden<br />

müşterileri ile buluştu<br />

SIGN İstanbul <strong>2018</strong> fuarında, ülke genelinden<br />

müşterileri ile buluştuklarını ifade<br />

eden Lidya Grup Grafik Sanatlar Satış<br />

Direktörü Adem Öz, şunları söyledi:<br />

“Fuarın en büyük standından birisi olarak,<br />

temsil ettiğimiz 3 markadan 15’e yakın<br />

makineyi sergiledik. Fuarda, EFI’den 2<br />

adet lokomotif ürünümüz vardı. Biri EFI<br />

Vutek GS3250 piyasada en yaygın kullanılan<br />

hibrit, 7 pikolitre LED UV, yatırım<br />

maliyeti 500 bin doların üzerinde olan<br />

bir makinedir. Bunu belirtmemin sebebi<br />

SIGN fuarında ya da diğer fuarlarda ülkemizde<br />

genellikle bu kadar büyük yatırım<br />

bedeli olan makineler sergilenmiyor.<br />

Genelde büyük yatırım bedeli olan makineler<br />

yurt dışındaki fuarlarda sergileniyor.<br />

Diğeri Efi Quantim 5,5 m LED UV makinemizdir.<br />

Her ikisi de pazar lideri, teknik<br />

olarak ve teknolojik olarak en üst düzey<br />

makinelerdir. Epson tarafında, fuarda niş<br />

bir ürünümüz vardı. SC-S80610 iç ve dış<br />

mekânda, kendi alanında en iyi baskıyı<br />

yapıyor. On bir renk baskı yapabilen makine<br />

ile 10 rengi doğrudan, tek geçişte<br />

basmak mümkündür. Xerox’un beş modelini<br />

sergiledik.<br />

Öne çıkanlar Türkiye’de 300 adede yakın<br />

kurduğumuz Versant 80 ve D95 gibi<br />

kendi segmentinde önemli makinelerdir”<br />

şeklinde konuştu.<br />

Bütün gün kriz konuşularak, işler<br />

düzelmez<br />

Bütün gün kriz konuşularak işlerin düzelmeyeceğini<br />

anlatan Lidya Grup Yönetim<br />

Kurulu Danışmanı Rıza Başoğlu, “krizler<br />

aslında birer fırsattır” diyerek, şunları<br />

söyledi:<br />

“Ülke olarak, daima pozitif olmalıyız. Geleceği<br />

yorumlarken, geçmişten ders alıp,<br />

geleceğe vizyonumuzu katmalıyız. Şuan<br />

içinde bulunduğumuz ortamda otobanda<br />

giderken birden sise girdik. Burada işletmeler<br />

olarak, bireyler olarak topyekün<br />

hepimizin, sorunları çözebilmek için sorunlarla<br />

yüzleşmesi önemlidir.<br />

Örneğin, işletmeler olarak verimliliğimizi<br />

ölçmeliyiz; satış etkinliklerimizi, finansımızı<br />

yeniden gözden geçirmeliyiz. Bildiğiniz<br />

üzere büyüme, bir yer değiştirmedir,<br />

peki bu büyümeyi finanse edecek yeterli<br />

sermaye, insan kaynağı, strateji var mıdır,<br />

bu gibi konuları masaya yatırmak gerekiyor.<br />

Kriz dönemlerinde, nakit akışını<br />

yönetmek çok önemlidir. Ciro düşer, tekrar<br />

çıkar. Karlılık düşer, o da tekrar çıkar.<br />

Ancak nakit akışı durursa, bu süreci yönetmek<br />

zor olacaktır. Nitekim, bütün gün<br />

krizi konuşarak, işleri düzeltemeyiz.<br />

Krizler, aslında birer fırsattır. Dünyada<br />

ekonomik büyüme gerçekleşiyor. Gelişmiş<br />

ülkeler için büyüme %1-2 olurken,<br />

gelişmekte olan ülkeler için %7-8 büyümenin<br />

altında kalınmaması gerekiyor.<br />

Türkiye, genç nüfusu sahip ve bu çok büyük<br />

bir avantajdır. Zira bu genç nüfusun,<br />

verimli ve kaliteli süreçler ile yönetilmesi<br />

önemlidir. Lidya Grup olarak fuara, yeni<br />

makinelerimizi getirdik. Tüm iş ortaklarımıza<br />

ve pazara teknolojideki yenilikleri<br />

göstermeye devam ediyoruz. Krizin etkinlerini<br />

minimize etmek için elimizden<br />

geleni yapıyoruz” şeklinde konuştu.<br />

Adem Öz<br />

Rıza Başoğlu<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 73


Sektörel<br />

Çimsa, gerçekleştirdiği seminerlerle<br />

sektörün nabzını tutuyor<br />

Gücünü Türkiye’nin Sabancısı’ndan alan, sektörünün global oyuncusu Çimsa, dördüncü<br />

kez gerçekleştirilen “<strong>Yapı</strong> Kimyasalları Semineri”nde, pazarın bugününü ve geleceğini<br />

şekillendiren trendleri masaya yatırdı. 18 Eylül <strong>2018</strong> tarihinde gerçekleştirilen, alanında<br />

uzman yurt içi ve yurt dışından konuşmacıların katıldığı seminer, iş ortakları tarafından<br />

yoğun ilgi ile karşılandı.<br />

Ülkü Özcan / Çimsa Genel Müdürü<br />

Çimsa Genel Müdürü Ülkü Özcan, yaptığı<br />

açılış konuşmasına Çimsa’nın uluslararası<br />

rekabet gücü ve yenilikçi bakış<br />

açısının temelinde inovasyona yapılan<br />

yoğun yatırımlar olduğunu anlatarak başladı.<br />

Özcan, “Mersin fabrikamız bünyesinde<br />

yer alan Formülhane, geçtiğimiz yıl<br />

Mart ayında T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanlığı tarafından Türkiye çimento<br />

sektörünün ilk ve tek Ar-Ge Merkezi olarak<br />

tescillendi. Formülhane’de yürütülen<br />

kapsamlı ve özverili çalışmalarımız ile<br />

özel ürünler alanında var olan başarılarımızı<br />

her geçen gün daha da ileri taşıyarak,<br />

küresel ve yerel piyasalardaki iş ortaklarımıza<br />

inovatif, rekabetçi ve çevreci<br />

reçeteler hazırlıyoruz” dedi.<br />

Sözlerine, katma değerli ve yüksek performanslı<br />

ürün geliştirmenin, sürdürülebilir<br />

ekonomilerin bel kemiği olduğunu<br />

vurgulayarak, “Çimsa olarak bütüncül bir<br />

yaklaşımla ele aldığımız sürdürülebilirlik<br />

vizyonumuz, tüm çalışmalarımızda bize<br />

rehberlik ediyor. Proaktif bir bakış açısıyla<br />

üstün nitelikli ürünler geliştirmeyi, dünyadaki<br />

inovatif çalışmaları takip ederek,<br />

sektörümüzü ileriye taşımayı bir sorumluluk<br />

olarak görüyoruz. Bu sayede karlı<br />

büyüme yolculuğumuza devam ediyor,<br />

ülke ekonomimize katkı sağlıyoruz” diyerek<br />

devam etti.<br />

“Formülün Adı ile reçeteler<br />

esnekleşiyor, ihtiyaca özel<br />

çözümler geliştiriliyor”<br />

Özcan, konuşmasında ‘Formülün Adı’ çatısı<br />

altında sunulan geniş ürün portföyüne<br />

dikkat çekerek, “Ürünlerimizi Çimsa Süper<br />

Beyaz, Çimsa Aluminates ve Çimsa<br />

Beyaz Beton Çözümleri olarak üç ana<br />

aile altında gruplandırıyoruz. Bu ailelerin<br />

altında da ihtiyaçlarınıza özel çözümler<br />

sunan yeni ürünler geliştiriyoruz. Böylece<br />

iş ortaklarımıza tek bir üründen oluşan<br />

portföyler yerine, her bir ihtiyaca odaklanılarak,<br />

titizlikle formülize edilmiş çözümler<br />

sunuyoruz. Yürüttüğümüz yoğun<br />

çalışmalar neticesinde pazarın beklenti<br />

ve taleplerini karşılayan ürünler üretmekle<br />

kalmıyor; Türkiye çimento ve yapı malzemeleri<br />

sektörüne de öncülük ediyoruz”<br />

dedi.<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


AGT’den<br />

Defne Koz imzalı yeni parke serisi<br />

Dünya markası vizyonu ile yoluna devam eden, Ağaç ve Orman Ürünleri sektörünün öncü<br />

markası AGT ve Tasarımcı Defne Koz işbirliğinden doğan “AGT Design by Defne Koz<br />

Parke Serisi” doğadan aldığı ilhamı, tasarımın yaratıcı gücüyle biçimlendiriyor.<br />

Ulusal ve uluslararası pazarda mobilya,<br />

dekorasyon ve inşaat sektörlerine; MDF,<br />

MDF-LAM, panel, profil ve parke üreterek,<br />

5 kıtada 70’ten fazla ülkede faaliyet<br />

gösteren AGT, Tasarımcı Defne Koz<br />

imzasını taşıyan “AGT Design by Defne<br />

Koz” parke serisini “Bliss” ve “Spark” adlı<br />

2 farklı koleksiyon ile kullanıma sunuyor.<br />

“AGT Design by Defne Koz” parke serisi,<br />

Tasarımcı Defne Koz’un insan üretimi<br />

ve doğal arasındaki dengeye duyduğu<br />

merak sürecinden ilham alarak başlayarak,<br />

doğal ahşap desenlerini kullanmak<br />

yerine, insanın yaratıcılığı ile doğanın<br />

güzelliğinin bir araya gelmesinden ortaya<br />

çıkmaktadır.<br />

Doğal olanla tasarlanmış olanın en iyi<br />

yönlerini bir araya getirdiğini belirten Tasarımcı<br />

Defne Koz; koleksiyonunda sıcak<br />

renkleri, zengin dokuları, organik desenleri<br />

ve ahşaba ait doğal özellikleri, geniş<br />

yelpazedeki renk çeşitliliğiyle ve insan<br />

eliyle yapılmış olanın ayrıştırıcı nitelikleriyle<br />

buluşturmuş. Tasarlanan desenlerin<br />

zenginlik ve derinlik hissiyle biçimlenen<br />

“AGT Design by Defne Koz” parke serisi,<br />

doğadan aldığı ilhamı tasarımın yaratıcı<br />

gücüyle biçimlendiriyor.<br />

Doğanın Parametrik Yansıması:<br />

BLISS<br />

İki koleksiyondan birincisi olan Bliss Parke<br />

Koleksiyonu, özel patentli kilit sistemine,<br />

10 mm kalınlığa, AC4 aşınma sınıfına<br />

ve 15 yıl ürün garantisine sahip olup, 4<br />

farklı renkten oluşuyor. Doğal damarlara<br />

benzeyen yumuşak ve sakin bir desenle<br />

tasarlanan koleksiyonda, damarların şekli<br />

ve yoğunluğu parametrik tasarımla biçim-<br />

76<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Defne Koz ile çok kısa...<br />

Sayın Koz,<br />

yeni tasarımınızda ilham<br />

kaynağınız ne oldu?<br />

İnsan üretimi ve doğal arasındaki<br />

denge beni her zaman<br />

meraklandırmıştır.<br />

Ben de, doğal ahşap desenlerini<br />

kullanmak yerine, insanın<br />

yaratıcılığı ile doğanın güzelliğinin<br />

bir araya gelmesinden ilham<br />

aldım. Doğanın ve tasarımın en<br />

iyi yanlarını bir araya getirdim.<br />

Koleksiyonumda sıcak renkler,<br />

zengin dokular, geometrik<br />

olmayan organik desenler ve<br />

ahşaba ait doğal özellikler<br />

ile, özgün desenler ve geniş<br />

yelpazedeki renk çeşitliliği,<br />

insan üretimi ürünlerin özellikleri<br />

birlikte yer almaktadır.<br />

Desenler, derinlik ve zenginlik<br />

hissi yaratılmak üzere tasarlandı.<br />

lendirilmiş. Bliss, ışığın yansımasıyla değişen<br />

ipeğin dokusuna benzerliği ile sakin<br />

ve huzurlu bir zihne hitap eden ve zengin<br />

bir zemin kaplama isteyen tasarımcı, mimar<br />

ve iç mimarlar için oldukça cazip bir<br />

tercih....<br />

Organik ve Düz Desenlerin Güçlü<br />

Dengesi: SPARK<br />

Üst yüzey dokusu ile birebir aynı tasarımıyla<br />

dikkat çeken Spark Parke Koleksiyonu<br />

ise, özel patentli kilit sistemine, 12<br />

mm kalınlığa, AC4 aşınma sınıfına ve 15<br />

yıl ürün garantisine sahip olup, 4 farklı<br />

renkten oluşuyor. Doğal ahşap damarların,<br />

geometrik çizgilerle bir araya getirilerek<br />

tasarlandığı zengin bir desen ile, bu<br />

deseni birebir takip eden yüzey dokusuna<br />

sahip olan üründe, organik ve düz desenlerin<br />

oluşturduğu bir dengeden söz etmek<br />

mümkün. Spark, mimarların güçlü kişiliğe<br />

sahip bir desen ve yüzey uygulamak<br />

istediği geniş mekanlarda ya da otel lobisi<br />

gibi ortak kullanım alanlarında, etkileyici<br />

bir zemin kaplama için mükemmel bir<br />

seçim...<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 77


Sektörel<br />

3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’ne<br />

Akçansa Projeleri damga vurdu<br />

Türkiye’nin lider yapı malzemeleri şirketi Akçansa, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından<br />

organize edilen MMG 3. Ar-Ge&İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nde yenilikçi projeleri ile yer aldı.<br />

17-18 Ekim tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar<br />

Kongre Merkezi'nde gerçekleşen zirvede,<br />

Akçansa’nın ödüllü Mikroalg Projesi<br />

ile Çanakkale Fabrikası’nın görüntülerinin<br />

yer aldığı sanal gerçeklik teknolojisi ziyaretçiler<br />

tarafından büyük ilgi gördü.<br />

Türkiye’nin lider yapı malzemeleri şirketi<br />

Akçansa, inovatif yaklaşımını tüm süreçlerine<br />

yansıtma hedefiyle, ürün ve hizmetlerinde<br />

yenilikçi uygulamalara devam ediyor.<br />

Akçansa’dan sektördeki ilk sanal<br />

gerçeklik turu<br />

Akçansa, Çanakkale Fabrikası’nın görüntüleriyle<br />

paydaşlarına ve ziyaretçilerine<br />

sanal gerçeklik deneyimi yaşattı. Akçansa’nın<br />

fabrika ziyaretçilerine fabrikayı gezmeden<br />

iş sağlığı ve güvenliği kurallarını<br />

aktarmak için hayata geçirdiği bu uygulama<br />

aynı zamanda sektörde ilk olma özelliği<br />

taşıyor.<br />

Dünyada en çok tercih edilen, en gelişmiş<br />

sanal gözlük sisteminin kullanıldığı uygulama<br />

ile fabrika ziyaretçileri bir yandan<br />

üretim sahalarına girmeden iş sağlığı ve<br />

güvenliği eğitimleri alırken, diğer taraftan<br />

34 sahneden oluşan görüntüler ve gyroskobik<br />

gezinti imkânıyla fabrikayı üç boyutlu<br />

ve orijinal haliyle gezebiliyor.<br />

Türk sanayi kuruluşları arasında bir ilk:<br />

Karbon ayak izini azaltmayı<br />

amaçlayan Mikroalg Projesi<br />

Akçansa’nın karbon ayak izini azaltmayı<br />

amaçlayan Mikroalg Üretim Projesi zirvede<br />

ilgi odağı oldu. TÜBİTAK tarafından<br />

desteklenen ve Çanakkale Onsekiz Mart<br />

Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji<br />

Fakültesi danışmanlığında ilerleyen projede<br />

mikroalgler karbon tutucu olarak görev<br />

yapıyor. Akçansa Çanakkale Fabrikası’nda<br />

özel havuzlarda karbondioksit ile beslenen<br />

ve fotosentez yöntemi ile büyüyen<br />

mikroalgler kozmetik sektöründe ve balıkçılık<br />

sektöründe değerlendiriliyor. Ayrıca,<br />

yüksek kalorifik değerleri sayesinde sektörde<br />

alternatif yakıt olarak da kullanılabiliyor.<br />

Mikroalg Projesi, Türkiye'deki tüm sanayi<br />

gruplarında ve global çimento sektöründe<br />

başarıyla hayata geçmiş ilk uygulama olarak<br />

öne çıkıyor.<br />

Zenar: “Ar-Ge gücümüz ve yenilikçi ürünlerimizle<br />

sektörümüzün geleceğine yön<br />

veriyoruz”<br />

Akçansa’nın inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına<br />

büyük önem verdiğinin altını çizen<br />

Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar,<br />

‘Ar-Ge gücümüz ve yenilikçi ürünlerimizle<br />

sektörümüzün geleceğine yön veriyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> malzemeleri sektöründe tüm sınırların<br />

ötesinde sürdürülebilir büyüme hedefiyle<br />

hareket ediyoruz. Yeniliklere değer<br />

veren bir şirket olarak, yeni yatırımlarımızı<br />

teknoloji, enerji, sürdürülebilir çevre alanına<br />

yönlendirmekteyiz. Bu doğrultuda yenilenebilir<br />

enerji kaynakları, atık yönetimi uygulamalarıyla<br />

verimlilik ve sürdürülebilirlik<br />

odaklı çalışıyor, fark yaratan çalışmalara<br />

imza atıyoruz.’ dedi.<br />

78<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Connecting Global Competence<br />

Gelece‚in inappleaat dünyası<br />

Biletinizi<br />

appleimdi alın:<br />

bau-muenchen.com/tickets<br />

Agora Turizm ve Ticaret Ltd. Şti. · info@messe-muenchen.com.tr<br />

Tel. +90 212 241 8171 · Fax +90 212 241 8170<br />

BAU topluluğunun bir parçası olun!<br />

mag.bau-muenchen.com/en<br />

facebook.com/BAUMuenchen<br />

linkedin.com/company/baumuenchen<br />

youtube.com/BAUmuenchen<br />

twitter.com/bau_Muenchen<br />

14–19 Ocak · Münih<br />

Dünyanın Lider Mimarlık, <strong>Yapı</strong> ve<br />

∏nappleaat <strong>Malzeme</strong>leri Fuarı<br />

www.bau-muenchen.com


ODE Ar-Ge gücüyle bir haftada<br />

sıfırdan ürün üretip ihraç ediyor<br />

“ODE Yalıtım Satış ve<br />

Pazarlama Genel Müdür<br />

Yardımcısı Erhan Özdemir,<br />

geçtiğimiz yıl 100 milyon<br />

TL yatırımla hayata<br />

geçirilen Eskişehir üretim<br />

tesisinde gazetecilerle bir<br />

araya gelerek, su, ısı, ses<br />

ve yangın yalıtımı ürün<br />

gruplarında 4 binden fazla<br />

ürün çeşidi ile faaliyet<br />

gösteren firmalarının yeni<br />

dönem hedeflerini paylaştı.<br />

Yurtiçi ve yurtdışında<br />

200’ü aşan bayi sayısı<br />

ve 5 kıtada 70’den fazla<br />

ülkeye yaptığı ihracatıyla<br />

ODE’nin, <strong>2018</strong>’i başarılı bir<br />

performansla geçirdiğini<br />

söyleyen Özdemir, Ar-<br />

Ge’de inanılmaz bir hıza<br />

ulaştıklarını, artık pazardan<br />

aldıkları yeni ürün talebine<br />

çok kısa sürede karşılık<br />

verip, bir hafta içinde<br />

sıfırdan üretim yaparak,<br />

ürünü ihraç edebildiklerini<br />

kaydetti.”<br />

Erhan Özdemir / ODE Yalıtım Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı<br />

Faaliyetlerini küresel bir marka olma vizyonuyla<br />

sürdüren ODE Yalıtım’ın, Çorlu<br />

ve Eskişehir üretim tesislerinde uzman<br />

personeliyle üretim yaptığını kaydeden<br />

Özdemir, “ODE Isıpan markasıyla ekstrüde<br />

polistren ısı yalıtım malzemesi, ODE<br />

Membran markasıyla su yalıtım örtüleri,<br />

ODE Starflex markasıyla ısı, ses ve yangın<br />

yalıtımında kullanılan cam yünü, ODE<br />

R-Flex markasıyla da elastomerik kauçuk<br />

köpüğü tesisat yalıtım malzemesi üretimi<br />

gerçekleştiriyoruz. Yurtiçi ve yurtdışında<br />

bayi sayımız 200’ü aşmış durumda. Eskişehir’de<br />

yaklaşık 30 kişi olmak üzere,<br />

toplamda 250 kişiye istihdam sağlıyoruz.<br />

Küresel pazarlara hitap eden bir marka<br />

olarak Ar-Ge’ye büyük önem veriyor ve<br />

bulunduğumuz pazarları yakından takip<br />

ederek, Ar-Ge çalışmalarımızı bu pazarların<br />

talep ve ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz”<br />

dedi. Ar-Ge’de, 2017 yılında 100<br />

milyon TL yatırımla 75 bin metrekare alan<br />

üzerine kurulan Eskişehir fabrikalarının<br />

bir lokomotif görevi gördüğünün altını çizen<br />

Özdemir, “Bu fabrikamızda sektörün<br />

en gelişmiş Ar-Ge Merkezlerinden birine<br />

sahibiz. Bu çalışmalarımızı aynı zamanda<br />

su yalıtımında liderlik hedefimiz<br />

doğrultusunda sürdürüyoruz ve özellikle<br />

bitümlü membran pazarında farklı talep<br />

ve ihtiyaçlara, yaptığımız bu çalışmalar<br />

sayesinde hızla yanıt verebiliyoruz” diye<br />

konuştu.<br />

İki yeni ürün geliştirdi<br />

Yaptıkları Ar-Ge çalışmalarıyla son olarak<br />

bu yıl ODE Alüminyum Folyolu Membran<br />

ve ODE Granat Viyadük Membran isimli<br />

iki yeni ürün geliştirdiklerini kaydeden Özdemir,<br />

şöyle konuştu: “ODE Alüminyum<br />

Folyolu Membran, çatı su yalıtımlarında,<br />

baca diplerinde, çatı derelerinde ikinci<br />

kat membran olarak kullanılıyor. Üst yüzeyi<br />

alüminyum folyo ile kaplanmış olan<br />

bu ürün, esnekliği ile tüm detaylara uyum<br />

sağlarken, güneş ışınlarını yansıtarak UV<br />

dayanımlı çatılar ortaya çıkarıyor. ODE<br />

Granat Viyadük Membran ise, viyadükler,<br />

köprüler, tüneller ve karayolları inşaatlarında<br />

asfalt altında su yalıtım uygulamasında<br />

kullanılıyor. Bu ürün, üstüne serilecek<br />

asfaltın 140-150 °C’deki sıcaklığına<br />

dayanıklı, yüksek sıcaklıklarda akmaya<br />

karşı yüksek mukavemete sahip bir ürün.”<br />

“Geç kalma lüksümüz kesinlikle<br />

yok”<br />

Küresel marka olma vizyonları ile hâlihazırda<br />

5 kıtada 70’in üzerinde ülkeye<br />

ihracat gerçekleştirdiklerini belirten Özdemir,<br />

şunları söyledi: “Geçen yıl yüzde<br />

30 büyüyen firmamız için büyümenin lokomotifi<br />

bu yıl ihracat olacak. Bu doğrultuda<br />

<strong>2018</strong>, oldukça olumlu geçiyor. Yılın<br />

ilk altı ayında, geçen yılın aynı dönemine<br />

göre ihracat ciromuzu dolar bazında yüzde<br />

35 artırdık. Bu rakamı, pazarlarımızı<br />

çeşitlendirerek yakalamış olmayı, önemli<br />

bir başarı olarak görüyoruz. Bu yıl, Avrupa<br />

başta olmak üzere Afrika ve Güney<br />

Amerika’da pazarlarımıza yenilerini ekledik.<br />

İhracatta en güçlü yanımız, ihracat<br />

yaptığımız ülkelerin, membran pazarlarına<br />

yönelik olarak talebe özel hızla ürün<br />

geliştirebiliyor olmamız. Şu an aralarında<br />

Ukrayna, Kuveyt, İngiltere, Sırbistan, Romanya,<br />

Katar, Ürdün, Tunus, Bulgaristan<br />

gibi ülkelerin bulunduğu 11 ülke için<br />

farklı ürünler üzerinde çalışıyoruz, kimini<br />

sonlandırdık. Ülkelerin değişik kalınlıklar,<br />

farklı kaplamalar gibi aslında yurt içi<br />

pazarda olmayan bir takım talepleri olabiliyor.<br />

ODE olarak bu taleplerin tümüne<br />

yanıt verebilmek odaklı hareket ediyoruz.<br />

Örneğin soğuk iklime sahip ülkeler<br />

için membranın soğuktaki performansını<br />

güçlendiriyoruz. Sıcak ülkeler için ise<br />

membranın yüksek sıcaklıktaki dayanımını<br />

artıyoruz. Ya da ülkemizde çatı kaplamalarında<br />

kırmızı ve yeşil renkli arduaz<br />

taşlar kullanılırken, yurtdışında gri ya da<br />

beyaz renkli arduazlar tercih edilebiliyor,<br />

ona uygun ürün üretiyoruz. Gelen talebe<br />

göre üretim yapmak, satış, pazarlama,<br />

kalite ve üretim birimlerimiz arasındaki<br />

doğru ve etkin bilgi akışından kaynaklanıyor.<br />

Bu sayede ilgili pazarlara hızla cevap<br />

80<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

verebiliyoruz. Çünkü biliyoruz ki global<br />

rakiplerle yarıştığımız yurtdışı pazarlarda<br />

geç kalma lüksümüz kesinlikle yok.”<br />

1 hafta içinde sıfırdan ürün üretip<br />

ihraç ediyor<br />

Günümüzün rekabet ortamında kazananı<br />

artık kalite ile birlikte hızın belirlediğini<br />

vurgulayan Özdemir, ODE olarak<br />

Ar-Ge’de inanılmaz bir hıza ulaştıklarını<br />

söyledi. Özdemir, “Artık pazardan aldığımız<br />

yeni ürün talebine, çok kısa sürede<br />

karşılık verebiliyor, bir hafta içinde sıfırdan<br />

üretim yapıp, ürünü ihraç edebiliyoruz.<br />

En son geçtiğimiz ay, Katar’dan aldığımız<br />

pazar verileri ve taleplerini hızla<br />

değerlendirerek, bir hafta içinde yeni<br />

ürün üretip sevk ettik. Bu kabiliyetimizle,<br />

önümüzdeki süreçte pazarlarımızı<br />

hızla çeşitlendirerek, ihracatla büyümeye<br />

devam edeceğiz ve ihracatın toplam<br />

ciro içindeki payını, 2019’da yüzde 40’a<br />

çıkaracağız” diye konuştu. Global marka<br />

hedeflerinde, TURQUALITY’nin büyük rol<br />

oynadığını da kaydeden Özdemir, “Bu yılın<br />

ilk yarısında ihracat ciromuzun yüzde<br />

55’ini, 2010 yılından bu yana dahil olduğumuz<br />

bu destek programı dahilindeki 12<br />

hedef ülkeye gerçekleştirdik. Ayrıca ODE<br />

olarak, 1 milyon doların üzerinde ihracat<br />

yaptığımız ülke sayısını her yıl hızla artırarak,<br />

Avrupa ağırlıklı olmak üzere büyümeyi<br />

sürdürmek öncelikli hedefimiz” dedi.<br />

ODE’de 13 farklı dil konuşuluyor<br />

Yeni pazar hedefleri doğrultusunda fuarlara<br />

katılmaya önem verdiklerini de kaydeden<br />

Özdemir, “Bu kapsamda Mostra<br />

Convegno, BAU, Dubai Big5, ISH ve IEX<br />

gibi fuarlara katılıyoruz. Sektörünün en<br />

büyük oyuncuları arasında yer alan ODE,<br />

artık kalitesiyle dünyanın dört bir yanında<br />

prestijli projelerde tercih edilen bir marka”<br />

dedi. Azerbaycan’ın en prestijli AVM’si olmaya<br />

aday Caspian Waterfront Mall’dan,<br />

Portekiz Medeira Adası’nda yer alan Ronaldo<br />

Müzesi ve Lübnan’ın ilk ulusal bankası<br />

FNB Genel Merkez Binası’na kadar,<br />

dünyanın dört bir yanında ürünlerinin kulanıldığını<br />

aktaran Özdemir, şöyle devam<br />

etti: “Yaptığı her işte global bir bakış açısıyla<br />

hareket eden ODE’de, ihracat odaklı<br />

stratejimize bağlı olarak, bugün artık 13<br />

farklı dil konuşuluyor. Yine ihracat stratejimiz<br />

doğrultusunda, yurt dışı faaliyetlerimizi<br />

aralıksız sürdürüyoruz. Geçen yıl<br />

ODE olarak kendi rekorumuzu kırarak, 24<br />

farklı ülkeye seyahat gerçekleştirdik. 365<br />

günün 337’sinde ise ziyaretler, fuarlar ve<br />

seminerler amacıyla yurtdışı faaliyetlerde<br />

bulunduk. Bu yıl, bu rakamın da üstüne<br />

çıkacağız gibi görünüyor. Teknik yalıtımda<br />

artık kimi ülkelerde pazar lideri konumundayız.<br />

Tüm adımlarımızı, global arenada<br />

çok daha güçlü bir ODE yaratmak<br />

için atıyoruz. İhracat odaklı hareket eden<br />

ve ihraç pazarlarına yenilerini ekleyerek<br />

büyüyen bir şirket olarak, Türkiye’nin adını<br />

dünyanın dört bir yanında her geçen<br />

gün daha gür bir sesle duyurmaya, önümüzdeki<br />

süreçte de devam edeceğiz.”<br />

Uluslararası üyeliklerle sektöre<br />

köprü görevini üstleniyor<br />

ODE olarak, uluslararası dernek ve birlik<br />

üyelikleriyle, hedef pazarları yakından<br />

takip etme imkanı bulduklarını da<br />

belirten Özdemir, “National Insulation<br />

Association (NIA), European Industrial<br />

Insulation Foundation (EIIF) ve European<br />

Waterproofing Association (EWA) üyeliklerimizin<br />

ardından, son olarak bu yıl İngiltere<br />

merkezli Thermal Insulation Contractors<br />

Association’a (TICA) üye olduk. Tüm<br />

bu üyelikler, her adımını global bir marka<br />

olma hedefi ile atan markamızı, hedeflerine<br />

çok daha sağlam adımlarla ulaştırmaya<br />

vesile olacak. Bu üyelikler sayesinde<br />

aynı zamanda ODE, yurtdışındaki bilgi birikimini,<br />

ülkemize taşımakta köprü görevi<br />

de üstlenmiş oluyor” dedi.<br />

Ürettiği tüm ürünler EPD Belgeli<br />

ODE’nin, Türkiye yalıtım sektöründe Kurumsal<br />

Sosyal Sorumluluk Raporu yayınlayan<br />

ilk firma olduğunu da hatırlatan<br />

Özdemir, “Bu raporla aslında ODE, sürdürülebilirlik<br />

ve çevre konularında sosyal<br />

sorumluluk bilincini şeffaf bir şekilde ortaya<br />

koymuş oldu. Sosyal sorumluluk, çevre,<br />

sürdürülebilirlik kavramlarını, kurum<br />

kültürüne yerleştirmiş bir şirket olarak<br />

ODE, Türkiye’de ve dünyada büyürken,<br />

sosyal adalet ve çevreyi koruma bilincini<br />

asla göz ardı etmiyor” dedi. Bu noktada,<br />

ODE’nin başta çalışanları olmak üzere,<br />

tüm paydaşlarına karşı kendini çevre ve<br />

doğa konusunda sorumlu hissettiğini kaydeden<br />

Özdemir, şunları söyledi: “ODE’nin<br />

ürettiği tüm ürünler bu anlayış çerçevesinde<br />

EPD Belgeli. Bildiğiniz gibi EPD<br />

belgeli yapı ürünleri, yapılarda sürdürebilirlik<br />

normlarına uygunluğu ifade ediyor<br />

ve LEED, BREEAM ve DGNB gibi yeşil<br />

bina sertifikalandırma sistemlerinde tercih<br />

ediliyor. Ayrıca bugün bulunduğumuz<br />

bu fabrikada da sürdürülebilir uygulamalara<br />

büyük özen gösterilmiş durumda.<br />

Yangın, çevre ve ısı yalıtımı konusunda<br />

hassasiyetle inşa edilen bu tesiste ısıtma,<br />

aydınlatma ve atık konusunda tüm tedbirler<br />

alınmış halde. Gündüz aydınlatması,<br />

doğal aydınlatma malzemesi polikarbon<br />

ışıklıklarla sağlanan tesiste, otomatik<br />

duman damperleri, aynı zamanda doğal<br />

havalandırma da sağlıyor ve oluşabilecek<br />

kirli havayı filtre etmek üzere scrubberlar<br />

kullanılıyor. Ayrıca tesiste fotovoltaik<br />

enerji üretimi, led aydınlatma armatürleri,<br />

sifonik sistem yağmur suyu deşarjı ve gri<br />

su tesisatları gibi çevre dostu uygulamaları<br />

da bulunuyor.”<br />

Paydaş Paylaşım Platformu ile<br />

tüm eğitim ve seminerleri tek<br />

çatıda topladı<br />

ODE olarak, paydaşlarıyla birlikte büyümek<br />

misyonları doğrultusunda, bu yılın<br />

başında ‘Paydaş Paylaşım Platformu’<br />

adıyla, verdikleri tüm eğitim ve seminerleri<br />

tek çatı altında topladıklarını ve sektörlerinde<br />

bir ilke daha imza attıklarını<br />

aktaran Özdemir, bu platform çatısında<br />

yürüttükleri faaliyetlerin, tüm hızıyla sürdüğünü<br />

kaydetti. Özdemir, şöyle konuştu:<br />

“3P çatısı altında yaptığımız farklı seminerlerin<br />

kapsamında su yalıtımı uygulamacılarına<br />

yönelik Uygulamalı ve Teknik<br />

Su Yalıtımı seminerleri de bulunuyor. Bu<br />

seminerlerimizle bir yılda 17 ilden 400<br />

uygulamacıya ulaştık. <strong>Yapı</strong>ya sızan su,<br />

binaların taşıyıcı sistemlerini korozyona<br />

uğratır ve binanın yük taşıma kapasitesini<br />

ciddi bir oranda azaltır. Bu durum ise<br />

maalesef olası bir depremde binaların<br />

yıkılmasına neden olur. Bu nedenle su<br />

yalıtımında adımlar, hayat kurtarabileceği<br />

bilinciyle atılmalı. Bu seminerlerde, su<br />

yalıtımında doğru uygulama yapılmasının<br />

altını çiziyoruz. Ayrıca bu çatı altında çalışanlarımıza<br />

yaptığımız iç iletişim etkinliklerinin<br />

yanında, bayilerimize yönelik<br />

de etkinlikler düzenliyoruz. ODE Yalıtım<br />

olarak önümüzdeki dönemde de ülkemizin<br />

ekonomik gelişimine katkı sağlamak<br />

amacıyla yurt içi ve uluslararası pazarlarda<br />

etkinliğimizi artırmaya, bunu yaparken<br />

de paydaşlarımızla birlikte yol almaya devam<br />

edeceğiz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 81


Sektörel<br />

Erol Üçüncü / Kar Group Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Kar Group ülke çapındaki yatırımlarını ara vermeden sürdürüyor<br />

Kar Group yapı kimyasalları fabrikasını<br />

Elazığ’da hayata geçiriyor<br />

İnşaat sektörünün A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlarına yanıt veren Kar Group, yatırımlarına ara<br />

vermeden devam ediyor. İstanbul dışında Anadolu’da da yatırımlarını sürdüren Kar Group,<br />

şimdi de yapı kimyasalları üretimi yapacak fabrikasını 20 milyon TL’lik yatırımla Elazığ’da<br />

hayata geçiriyor.<br />

Hazır beton, kireç, agrega, asfalt, prefabrik<br />

beton elemanları ve yapı kimyasalları<br />

üretimleriyle yapı sektörünün ihtiyaçlarına<br />

yanıt veren Kar Group, yatırımlarına<br />

ara vermeden devam ediyor.<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları sektöründeki üretim<br />

ve satış hacmini artırma amacıyla Elazığ’da20<br />

milyon TL’lik yatırımı hayata geçiriyor.<br />

Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde<br />

yatırıma hazırlanan Kar Group Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Erol Üçüncü, yapı kimyasalları<br />

sektöründeki yola çıkış hedeflerinin<br />

müşterilere ulaşım olarak yakın, düşük<br />

maliyetli ve kaliteli hizmet anlayışıyla hizmet<br />

vermek olduğunu söyledi.<br />

Erol Üçüncü “<strong>Yapı</strong> kimyasalları üretimi<br />

inşaat ve gayrimenkul sektörüne yönelik<br />

verdiğimiz hizmetlerden biri. Gebze<br />

Kocaeli ve Bursa Orhangazi bölgesinde<br />

bulunan iki fabrikamızla nakliye sebebiyle<br />

hizmet vermekte zorlandığımız bölgelerde<br />

yeni tesisimiz ile çok daha iyi hizmet<br />

sunabileceğiz. Elazığ OSB 5. Bölge’de<br />

13 bin 200 m2 alan içinde 3 bin 200 m3<br />

kapalı çalışma ve stoklama alanı olarak<br />

tasarlanan fabrikamızda yatırımın sonuna<br />

geldik. İlk etapta yaklaşık 30 kişinin<br />

istihdam edileceği fabrikamızda 2019<br />

itibariyle üretime geçmeyi planlıyoruz.<br />

Tesisin üretim kapasitesi saatlik 30 ton<br />

olarak planlandı. Üretim gamımızda sıva<br />

yalıtımı, sıvalar harçlar, su yalıtımı, onarım<br />

ve güçlendirme, mastikler ve yardımcı<br />

ürünler, zemin uygulamaları, beton ve<br />

harç katkıları, restorasyon harçları olmak<br />

üzere 250`yi aşkın ürünümüz bulunuyor”<br />

dedi.<br />

Doğu Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu,<br />

Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz’de<br />

benzer yatırımları hayata geçirmek üzere<br />

fizibilite çalışmalarının devam ettiğini<br />

söyleyen Üçüncü, yıl sonuna kadar grup<br />

olarak 180 milyon TL’lik yatırımı hayata<br />

geçirmiş olacaklarını belirtti. Erol Üçüncü,<br />

<strong>2018</strong> yatırımlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:<br />

“Grubumuz, <strong>2018</strong>’de toplam 180 milyon<br />

TL’nin üzerinde yatırım yapmış olmayı<br />

planlıyor.<br />

<strong>2018</strong> yılında Elazığ’da yapı kimyasalları<br />

malzemelerini üretecek fabrikayı Elazığ<br />

Organize Sanayi Bölgesi’nde açıyoruz.<br />

Bursa’nın Kayapa bölgesinde çevreye<br />

duyarlı olarak hayata geçireceğimiz agrega<br />

ve beton tesislerinin yatırım tutarının<br />

ise 40 milyon TL’yi bulacağını tahmin<br />

ediyoruz. Bunun yanı bir yandan da fabrikalarımızda<br />

revizyon çalışmalarımız devam<br />

ediyor. 120 milyon TL’lik bir yatırım<br />

değeriyle Pendik’te hayata geçirdiğimiz<br />

‘Edonia Garden’ projemiz var. Bu projelerin<br />

devamı gelecek, inşaatta da büyüyeceğiz.<br />

Bunların dışında iş alanlarımızdan<br />

biri olan yol müteahhitliğinde devam eden<br />

10’a yakın şantiyemiz ile asfalt ve beton<br />

yollar yapmaya devam ediyoruz.”<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Marshall<br />

“Renklendir<br />

Hayatı”<br />

projesinin<br />

yeni durağı<br />

Kuşadası<br />

Tüm dünyada renklerin ve<br />

boyanın gücüyle yaşamları<br />

iyileştirmeyi hedefleyen<br />

“Renklendir Hayatı” projesi<br />

Türkiye’de Marshall<br />

tarafından 2010 yılından<br />

bu yana sürdürülüyor.<br />

Projenin Türkiye’deki 7’nci<br />

ve en büyük durağı olan<br />

Kuşadası ayağı Venuart<br />

Grubu’nun girişimi ve<br />

Kuşadası Belediyesi iş<br />

birliği ile yürütülüyor.<br />

Proje kapsamında ilçeye<br />

hakim konumdaki Tepe<br />

Mahallesi’nde yer alan 401<br />

ev Marshall ile renkleniyor.<br />

Henüz projenin ilk etabı<br />

tamamlanmış olmasına<br />

karşın boyanan sokaklar<br />

şimdiden kent gezginlerini<br />

ağırlamaya başlamış<br />

durumda.<br />

Marshall’ın insanların hayatına renk ve<br />

estetik katmadaki uzmanlığını yansıtan<br />

“Renklendir Hayatı” projesi Türkiye’de<br />

2010 yılında Kadıköy Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki<br />

çalışmayla başladı. Daha sonra<br />

Yıldız Sarayı, Manisa’nın Kula ilçesi,<br />

Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi, Kastamonu<br />

ve Hatay’da Kırk Asırlık Türk Yurdu<br />

Sokağı’nda uygulanan proje şimdi de<br />

Venuart Grubu’nun girişimi ve Kuşadası<br />

Belediyesi’nin desteğiyle Kuşadası’nda<br />

hayata geçirildi. Kuşadası projesi 401 hanenin<br />

boyanması ile Türkiye’deki en büyük<br />

“Renklendir Hayatı” projesi oldu.<br />

Pınar Adabağ / Marshall Pazarlama Müdürü<br />

Adabağ: “Yaşamı iyileştirmede<br />

renklerin gücüne inanıyoruz”<br />

İlk etabı tamamlanan projenin Kuşadası’nda<br />

yarattığı dönüşümü anlatmak üzere<br />

düzenlenen basın toplantısında konuşan<br />

Marshall Pazarlama Müdürü Pınar<br />

Adabağ, şunları kaydetti:<br />

“Marshall olarak renklerin ve boyamanın<br />

insanların yaşam standartlarını yükselterek,<br />

alışkanları değiştirme ve yaşam<br />

alanlarını daha eğlenceli, renkli ve yaşanabilir<br />

kılma gücüne inanıyoruz. ‘Renklendir<br />

Hayatı’ projesi çocukların, ailelerin<br />

ve toplumların ihtiyaç duyduğu ve gelişimlerini<br />

destekleyecek mutlu alanlar<br />

yaratıyor. Bu inançla AkzoNobel tarafından<br />

dünya çapında hayata<br />

geçirilen ‘Renklendir Hayatı’<br />

projesi kapsamında 39 ülkede<br />

yürüttüğümüz çalışmalar<br />

renkli bir dokunuşla insanları<br />

motive edebileceğimizi ve<br />

ilham verebileceğimizi her<br />

seferinde bir kez daha görmemizi<br />

sağlıyor.<br />

Sosyal deneylerimiz, rengin<br />

hareketleri şekillendirmede<br />

etkisi olduğunu gösteriyor.<br />

Dünyada ‘Renklendir Hayatı’<br />

çerçevesinde bugüne kadar<br />

2.300’e yakın proje gerçekleştirildi.<br />

Bu projeler için<br />

1,3 milyon litreyi aşkın boya<br />

kullanıldı. 12 binden fazla<br />

gönüllü ile yürütülen projeler<br />

81 milyondan fazla kişiye fayda sağladı.<br />

‘Renklendir Hayatı’ özellikle gönüllü grupların<br />

ilgisi ve belediyeler tarafından büyük<br />

takdirle karşılanıyor.<br />

Belediyelerin ve şehir sakinlerinin projeyi<br />

kendi ilçelerinde, mahallelerinde de başlatmamız<br />

için bize ulaşan taleplerinden<br />

büyük mutluluk duyuyoruz.<br />

Şimdi Kuşadası’nda 7’nci çalışmamızı<br />

yürütürken, dokunduğumuz alanlara<br />

değer kattığımızı, renklerle insanları ve<br />

dünyayı algılayışlarını değiştirerek, yaşam<br />

alanlarını sadece renklerle dönüşterek<br />

daha sosyal, daha keyifli ve daha<br />

yaşanabilir hale getirdiğimizi görmek bizi<br />

gururlandırıyor.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 83


Şişecam’ın<br />

Faaliyet<br />

Raporu’na<br />

Bronz Ödül<br />

Türkiye’nin en köklü<br />

kuruluşları arasında yer<br />

alan Şişecam Topluluğu’nun<br />

2017 yılı Faaliyet Raporu,<br />

MerComm tarafından bu<br />

yıl 32. kez düzenlenen ve<br />

dünyanın en prestijli faaliyet<br />

raporu yarışmalarından<br />

olan ARC’de (Annual<br />

Report Competition)<br />

‘Bronz’ ödüle layık görüldü.<br />

Düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve<br />

cam elyafı gibi camın tüm temel alanları<br />

ile soda ve krom bileşiklerini kapsayan iş<br />

kollarında global bir oyuncu olan Şişecam<br />

Topluluğu, 2017 yılı Faaliyet Raporu<br />

ile bu yıl MerComm tarafından 32.kez düzenlenen<br />

ARC’de (Annual Report Competition)<br />

“Geleneksel Faaliyet Raporu”<br />

kategorisinde ‘Bronz Ödül’e layık görüldü.<br />

Yarışmada 34 ülkeden 2194 firmanın<br />

faaliyet raporu değerlendirildi.<br />

1987 yılından bu yana sahiplerini bulan<br />

ABD merkezli ARC Ödülleri, bugün dünyada<br />

herhangi bir yayın ya da ticaret<br />

organizasyonuyla bağı bulunmayan tek<br />

faaliyet raporu yarışması olma özelliği<br />

taşıyor. Büyük kuruluşlardan orta ölçekli<br />

şirketlere, devlet kurumlarından STK’lara<br />

ve faaliyet raporu ajanslarına kadar geniş<br />

bir katılımcı profilinin başvuru yapabildiği<br />

yarışma, faaliyet raporlarını yaratıcılık ve<br />

yenilikçilik anlayışı ile hazırlayan firmaları<br />

ödüllendirmek ve çalışmalarını uluslararası<br />

alanda duyurmak hedefiyle gerçekleştiriliyor.<br />

Şişecam Faaliyet Raporu, ARC Awards’tan<br />

alınan ‘Bronze Ödül’ ve Temmuz<br />

ayında LACP 2017 Vision Awards Competition’dan<br />

alınan ödüllerle birlikte bu yıl<br />

beş ödülün sahibi oldu.<br />

Şişecam Gönüllüleri’nin yurt dışındaki ilk durağı<br />

Bosna Hersek oldu<br />

Dünyada düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve kimyasallar<br />

sektörlerinin önde gelen üreticileri arasında yer alan Şişecam<br />

Topluluğu’nun çalışanlarından oluşan Şişecam Gönüllüleri,<br />

sosyal sorumluluk çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’de çok<br />

sayıda projeye imza atan Topluluk çalışanlarının gönüllü olarak<br />

düzenledikleri etkinliklerin yurt dışındaki ilk durağı ise Bosna<br />

Hersek oldu. Şişecam Soda Lukavac Fabrikası çalışanlarından<br />

oluşan gönüllüler, Şişecam emeklilerine ve bölgedeki ihtiyaç<br />

sahibi ailelere ziyaretlerde bulundu.<br />

Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan Şişecam<br />

Topluluğu çalışanlarının oluşturduğu Şişecam Gönüllüleri, sosyal<br />

sorumluluk çalışmalarını sürdürüyor.<br />

Türkiye’de kan bağışı kampanyası, Çocuk Hakları Şenliği,<br />

Cam Yeniden Cam etkinlikleri ve Darülaceze ziyaretleri gibi birçok<br />

projeye imza atan Şişecam Gönüllüleri’nin yurt dışındaki ilk<br />

durağı Bosna Hersek oldu. Şişecam Soda Lukavac Fabrikası<br />

çalışanlarından oluşan gönüllüler, Şişecam emeklilerine ve<br />

bölgedeki ihtiyaç sahibi 60 aileye ziyaretlerde bulundu.<br />

Sağlık kontrolleriyle başlayan ziyaretler, Şişecam Gönüllüleri’nin<br />

hazırladıkları erzak paketlerini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmasıyla<br />

son buldu.<br />

Ziyaret edilen aileler, Şişecam Gönüllüleri ile sohbetlerinde Şişecam<br />

Topluluğu ve çalışanlarına teşekkürlerini sundu.<br />

84<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

GROHE Sürdürülebilirlik<br />

hedeflerini aştı<br />

GROHE 2. Sürdürülebilirlik Raporuna göre, GROHE<br />

stratejisinin ayrılmaz bir parçası olan sürdürülebilirlik<br />

performansı, hedeflerin üzerinde gerçekleşti.<br />

Konforda bir sonraki<br />

aşama:<br />

Silmeyin yıkayın –<br />

artık tuvalet kağıdına<br />

ihtiyacınız yok<br />

Dünyanın önde gelen sıhhi tesisat donanımı<br />

sağlayıcısı GROHE, 2015/2016 yılındaki<br />

iş operasyonlarının ekonomik, çevresel<br />

ve sosyal etkilerini duyurduğu 2. Sürdürülebilirlik<br />

Raporunu yayınladı. Rapora göre,<br />

GROHE sürdürülebilirlik hedeflerinin öngörülenin<br />

ötesinde gerçekleştirdi ve 2016<br />

yılında kaynaktan kullandığı suyu azaltma<br />

hedefini neredeyse ikiye katladı. GRO-<br />

HE’nin, aynı süre içerisindeki enerji verimliliği<br />

ise yüzde 9 olan hedef oranın üzerine<br />

çıkararak yüzde 14 oldu. Sera gazı emisyonlarını<br />

yaklaşık olarak yüzde yirmi beş<br />

düşüren GROHE, bu konuda da hedeflenen<br />

yüzde 9 oranına çok yaklaştı. GROHE<br />

2. Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2020 itibariyle<br />

enerji verimliliğini yüzde 20 artırma ve<br />

karbon ayak izini yüzde 20 azaltma yönündeki<br />

iddialı hedefini de koruyor.<br />

360 Derece Sürdürülebilirlik<br />

Yaklaşımı<br />

Sürdürülebilirliğin en üst düzeyde sağlanması<br />

çabaları GROHE’nin DNA’sının ayrılmaz<br />

ve önemli bir parçası ve markanın<br />

kalite, teknoloji ve tasarım gibi temel değerleri<br />

arasında yer alıyor. GROHE her zaman,<br />

tanımlanan çalışan, tedarikçi, müşteri<br />

etkinliği, süreç, ürün ve sosyal sorumluluk<br />

alanlarını eşit ölçüde ele alan 360 derece<br />

sürdürülebilirlik yaklaşımı uyguluyor. GRO-<br />

HE’de sürdürülebilirlik sorumluluğu Operasyonlar<br />

İcra Kuruluna ait ve Kurul, karar<br />

alma aşamasında disiplinler arası Sürdürülebilirlik<br />

Konseyinden görüş alıyor.<br />

Birleşmiş Milletlerin 17<br />

Sürdürülebilirlik Hedefi<br />

GROHE, sürdürülebilirlik stratejisinin bir<br />

parçası olarak GROHE, Birleşmiş Milletlerin<br />

17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi<br />

(SDGs) üzerinde yoğun olarak çalışıyor. Bu<br />

hedefler arasında örneğin, su ve sıhhi koşulların<br />

bulunması ve sürdürülebilir yönetimi<br />

(hedef 6), insana yakışır iş ve ekonomik<br />

büyüme (hedef 8), sürdürülebilir tüketim ve<br />

üretim modellerinin desteklenmesi (hedef<br />

12) ve iklim değişikliği ile mücadele için önlemlerin<br />

geliştirilmesi (hedef 13) yer alıyor.<br />

2014 yılından bu yana LIXIL Group bünyesinde<br />

yer alan GROHE, grubun tüm markaları<br />

ile sürdürülebilirlik arzusunu paylaşıyor<br />

ve paylaşılan ortak hedefler arasında net<br />

sıfır çevresel etkiye erişmek de bulunuyor.<br />

2030 itibariyle, LIXIL ürün ve hizmetlerinin<br />

çevreye olumlu katkıları grubun tüm ticari<br />

süreçlerinin çevresel etkisini aşacak.<br />

Sürdürülebilirlik Stratejisinin Bir<br />

Parçası Olarak Yenilikçi Ürünler<br />

GROHE, her bir damla suyun bilinçli ve<br />

sürdürülebilir kullanımına odaklanıyor ve<br />

bu doğrultuda, sürekli çevre dostu ürünler,<br />

teknolojiler ve yenilikler geliştiriyor.<br />

Örneğin, GROHE Blue mutfak evyesinde<br />

filtrelenen ve soğutulan sodalı, hafif sodalı<br />

ve sodasız su sağlıyor. Bu sayede AB<br />

ortalamasına göre, dört kişilik bir ailenin<br />

yılda 600 plastik şişe tasarrufu yapması<br />

mümkün. Alman Göttingen Üniversitesi<br />

tarafından yapılan bir çalışma bu sistemin<br />

şişelenmiş su ile karşılaştırıldığında yüzde<br />

60’dan fazla CO2 emisyonu tasarrufu sağladığını<br />

ortaya koydu.<br />

GROHE’nin sunduğu Sensia Arena<br />

akıllı klozet sistemindeki gibi yıkama<br />

ve hava kurutma fonksiyonlu<br />

klozet fikri giderek yaygınlaşıyor.<br />

Akıllı klozet sistemleri Asya’da<br />

daha popüler. Örneğin Japonya’da,<br />

tuvaletlerin yüzde 80’inde<br />

akıllı klozet sistemi bulunuyor.<br />

Avrupa’da ise gitgide daha fazla<br />

tüketici tuvalet kağıdından vazgeçerek<br />

en doğal temizlik malzemesi<br />

suyu tercih ediyor. Su sadece daha<br />

hijyenik olmakla kalmıyor, aynı zamanda<br />

cilde de daha hassas.<br />

Geleneksel tuvaletlerden<br />

daha konforlu ve hijyenik<br />

Akıllı klozet sistemleri, geleneksel<br />

tuvaletlere kıyasla çok daha konforlu<br />

ve hijyenik. Klozet kullanıldıktan<br />

sonra, farklı ayarlanabilir jet<br />

tiplerinin yer aldığı küçük duş kolları,<br />

ılık su ile kapsamlı temizlik sağlıyor.<br />

Koku giderme ve sıcak havalı<br />

kurutma fonksiyonları maksimum<br />

kişisel konforu güvence altına alıyor.<br />

Gelişmiş teknolojiler, tuvalet<br />

kağıdı veya ıslak mendil kullanımından<br />

çok daha taze, temiz ve<br />

hoş bir his sağlaması ile daha iyi ve<br />

daha temiz bir deneyim sunuyor.<br />

Su akışının tipi, yoğunluğu, sıcaklığı<br />

ve konumunun yanı sıra jet tipleri<br />

ve temizleme yöntemi de ayrı<br />

ayrı ayarlanabiliyor. Hatta GROHE<br />

akıllı klozet sistemi, bir akıllı telefon<br />

uygulaması ile dahi ayarlanabilmesi<br />

ile kullanıcıların takdir ettiği akıllı<br />

ayarları sunuyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 85


Sektörel<br />

Güvenli ve verimli alt yapı projeleri için<br />

GF Hakan Plastik<br />

Kentleşme, nüfus artışı ve sanayi gelişimi temel altyapı çözümlerinin de çağdaş<br />

standartlarda oluşturulmasını zorunlu kılıyor. GF Hakan Plastik her biri testlerden geçirilen,<br />

uluslararası normlarda üretilen boru sistemleri ile alt yapı projelerinin güvenli ve verimli<br />

şekilde oluşturulmasında önemli bir hizmet sağlıyor. Koruge ve PE100 boru sistemleri,<br />

hafif, kolay ve güvenilir montaj; ek parça alternatifi, dayanıklılık gibi özellikleri ile ürün<br />

gamında ön plana çıkıyor.<br />

GF Hakan Plastik’in tescilli markası DU-<br />

RAMAX Koruge boru sistemi, tüm yerüstü<br />

ve yeraltı boşaltma sistemleri, kanalizasyon<br />

sistemleri, endüstriyel atık su<br />

drenaj sistemleri, yağmur suyu tahliye<br />

sistemleri, vb. alanlarda kullanılabiliyor.<br />

Duramax’ın çift katmanlı yapısı, sızdırmazlık;<br />

sağlam ve kırılmaz fiziksel özellikleri,<br />

dayanıklılık; atık sulardaki aşındırıcı<br />

kimyasallara karşı direnç özellikleri<br />

sunarak, suların güvenli şekilde transfer<br />

edilmesine imkan sunuyor. Aşınmalara<br />

karşı dayanıklılık gösteren sistem, PP<br />

malzemeden üretildiğinde 60-65 °C kadar,<br />

HDPE malzemeden üretildiğinde 30-<br />

35 °C sıcaklıklara kadar sıvı transferine<br />

imkan tanıyor. 150mm’den 1000mm’ye<br />

kadar muflu veya mufsuz borular ve ek<br />

parçalardan oluşan sistem, sızdırmazlık<br />

özelliği ile boru içindeki atık suların yer<br />

altı su kaynaklarına karışmasını önlüyor.<br />

Ayrıca geri dönüşebilir olma özelliği ile de<br />

çevre dostu bir ürün olduğunu kanıtlıyor.<br />

GF Hakan Plastik’in yüksek yoğunluklu<br />

boru sistemi PE100 ise daha çok alt yapı<br />

basınçlı su hatlarında tercih edilen boru<br />

sistemi olarak öne çıkıyor.<br />

PE100 basınçlı içme suyu şebekesi, atık<br />

su deşarj ve atık su pompalama hatları,<br />

sulama sistemleri, denizaltı geçiş hatları<br />

ve derin deniz deşarjları, toprakaltı yangın<br />

söndürme sistemleri (Hidrant hatları),<br />

soğutma suyu sistemleri, telekomünikasyon<br />

sistemleri ve madencilikte kullanılabiliyor.<br />

Deprem bölgesinde bulunan bir ülke olan<br />

Türkiye için dayanıklılık, hassas konuların<br />

başında geliyor. PE100 su taşıma<br />

sistemi, esnek yapısı sayesinde, yeraltı<br />

hareketlerinden etkilenme ve kırılma riski<br />

taşımıyor; yüksek darbe dayanımı ve<br />

çatlak yayılma direnci gösteriyor. Suyun<br />

temiz ve sağlıklı şekilde taşınması konusunda<br />

avantaj sağlıyor. d20 mm’den<br />

d630 mm çapa kadar üretilebilen PE100,<br />

elektro füzyon, alın ve soket kaynağı gibi<br />

kaynaklama metotları ile hızlı ve pratik bir<br />

şekilde birleştirilebiliyor.<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Daikin’den<br />

konforlu ve<br />

ekonomik<br />

yeni kombi<br />

Condense<br />

Isı pompasının pazar lideri olarak<br />

ısıtma pazarında bulunan iklimlendirme<br />

sektörünün Japon devi Daikin,<br />

kombide de liderliğe oynuyor.<br />

Geçtiğimiz yıl Daikin Premix Tam<br />

Yoğuşmalı kombi ile yanmalı ürünler<br />

alanına da giriş yapan Daikin,<br />

yeni ürünü Daikin Condense ile bu<br />

alandaki ürün gamını genişletiyor.<br />

Ekonomik konforun, Japon devinin<br />

teknolojisi ve kalitesiyle buluştuğu<br />

yeni yoğuşmalı kombi Daikin Condense,<br />

yüksek ısıl verimlilik değerleri,<br />

düşük su basıncında başarıyla<br />

çalışabilmesi, gaz ve elektrik kullanımında<br />

tasarruf sağlaması gibi<br />

özellikleriyle sektörde fark yaratmaya<br />

hazırlanıyor.<br />

Modern ve şık bir tasarıma sahip<br />

olan yeni ürün yoğuşmalı kombi<br />

Daikin Condense; 24 ve 28 KW<br />

kapasiteleriyle geniş metrekarelere<br />

ekonomik çözümler üretiyor.<br />

Konutlar ve küçük iş yerleri için<br />

ideal bir ürün olarak dikkat çeken<br />

Condense, doğalgaz veya LPG<br />

(G31) ile kullanılabiliyor. Yüksek<br />

ısıl verimliliğe sahip olan cihaz,<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

DAIKIN<br />

CONDENSE’İN<br />

ÖZELLİKLERİ<br />

Daikin Türkiye Hendek<br />

fabrikasında üretim<br />

24, 28 Kw kapasite<br />

Frekans kontrollü<br />

pompa<br />

Kullanımı kolay LED<br />

ekran<br />

LED ekran ile otomatik<br />

arıza teşhis sistemi<br />

Yüksek ısıl verimlilik<br />

Modern tasarım ile<br />

estetik görünüm<br />

Elektronik ateşleme ile<br />

full alev modülasyonu<br />

Doğalgaz veya LPG<br />

(G31) ile çalışabilme<br />

özelliği<br />

Üçlü eşanjör sistemi<br />

Bakırdan imal edilmiş<br />

ana eşanjör<br />

Paslanmaz çelik plakalı<br />

eşanjör<br />

Düşük şebeke suyunda<br />

bile sıcak su erişimi<br />

Elektriksel koruma<br />

sınıfı IPX5D<br />

13 farklı emniyet<br />

sistemi ile cihaz<br />

koruması<br />

Opsiyonel oda<br />

termostatı<br />

Montaj ve bakım<br />

kolaylığı<br />

Yerden ısıtma sistemi<br />

ile uyumlu çalışabilme.<br />

frekans kontrollü pompası sayesinde<br />

elektriği ihtiyaca göre kullanarak elektrik<br />

tasarrufu sağlıyor. Daikin’in yeni kombisi<br />

Condense, Hendek’teki kendi fabrikasında<br />

üretiliyor.<br />

Daikin Condense’in son derece işlevsel<br />

olan LED ekranı her yaştaki kullanıcı için<br />

ürünü kullanmayı kolay hale getiriyor.<br />

LED ekran, teşhis edilen her türlü arızayı<br />

ekranda göstererek kolayca müdahale<br />

edilmesine olanak sağlıyor. 13 ayrı emniyet<br />

sistemiyle son derece güvenli bir<br />

kullanıma ulaşan Daikin Condense, 3’lü<br />

eşanjör sistemine sahip. Bakırdan imal<br />

edilmiş ana eşanjör, atık gaz çıkışında<br />

yer alan eşanjör ve paslanmaz çelik plakalı<br />

eşanjör cihazın verimini üst düzeye<br />

çıkarırken Daikin kalitesinin ve güvenilirliğinin<br />

bir göstergesi olarak öne çıkıyor.<br />

KONFORLU VE EKONOMİK<br />

Yeni yoğuşmalı kombi Daikin Condense’in<br />

elektronik ateşleme ve full alev modülasyonu<br />

ihtiyaca göre alevin boyunu<br />

ayarlayarak gaz tüketiminden tasarruf<br />

sağlıyor. Bunun yanı sıra cihazda opsiyonel<br />

olarak bulunan oda termostatı, seçilen<br />

oda sıcaklığını sabitliyor ve böylece<br />

ısınma konforunun yanı sıra enerji tasarrufuna<br />

da olanak sağlıyor. Yerden ısıtma<br />

sistemleriyle uyumlu çalışabilen Daikin<br />

Condense, düşük şebeke suyu basıncı<br />

olarak kabul edilen 0.5 bar basıncında<br />

bile sıcak suya erişim sağlayabiliyor.<br />

Kompakt boyutlarıyla hacimsel avantaj<br />

sağlayan cihaz, montaj ve bakım kolaylığı<br />

ile dikkat çekiyor.<br />

Son derece ekonomik, yüksek teknolojili<br />

ve konforlu bir ürün olan Daikin Condense<br />

ile ısıtma alanındaki önemli bir eksikliği<br />

gideren Daikin, fark yaratan çevreci ve<br />

inovatif ürünlerle tüketiciyle buluşmaya<br />

devam ediyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 89


Sektörel<br />

Bosch, Adana Entegre Sağlık Kampüsü’nü<br />

uçtan uca güvenlik sistemiyle donattı<br />

Güvenlik ve iletişim ürünleri alanında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch<br />

Güvenlik Sistemleri, 318.504 bin metrekare büyüklüğünde, toplam 1.550 yatak<br />

kapasitesine sahip üç özel klinikten oluşan Adana Entegre Sağlık Kampüsü’nü uçtan uca<br />

güvenlik çözümleriyle donattı.<br />

Bosch Güvenlik Sistemleri, Türkiye’nin<br />

en büyük beşinci şehri Adana’nın yanı<br />

sıra Hatay, Osmaniye ve çevre illerdeki<br />

hastalara da hizmet veren, hasta kabulüne<br />

başlamadan önce Sağlık Sektöründe<br />

En İyi Kamu-Özel Sektör Ortaklığı Projesi<br />

ve Dünyanın En Büyük Sismik İzolatörlü<br />

Hastanesi gibi çeşitli ödüller alan Adana<br />

Entegre Sağlık Kampüsü için; video gözetim<br />

sistemleri, kartlı geçiş ve kontrol<br />

sistemleri, yangın algılama sistemleri, genel<br />

seslendirme ve acil anons sistemlerini<br />

kapsayan güvenlik çözümleri sunuyor.<br />

Kurulumu Bosch’un iş ortağı Ateksis tarafından<br />

yapılan projedeki tüm sistemler,<br />

farklı arayüzler aracılığıyla Bosch’un Bina<br />

Entegrasyon Sistemi (BIS) ile tek bir platform<br />

üzerinden yönetiliyor. Bosch Bina<br />

Entegrasyon Sistemi (BIS), bu entegrasyon<br />

sırasında modern kampüsün boyutu<br />

ve kompleks yapısının yarattığı zorlu testi<br />

başarıyla geçti. IP tabanlı video gözetim<br />

sistemi, girişler ve koridorlar gibi kritik<br />

önem taşıyan iç ve dış alanları izleyen<br />

2.000 kameradan oluşuyor. Bosch Video<br />

Yönetim Sistemi (BVMS) üzerinden yönetilen<br />

ve FLEXIDOME, DINION IP Starlight<br />

ve AUTODOME IP Starlight kameralardan<br />

sağlanan yüksek çözünürlüklü canlı<br />

görüntüler, tesis içinde tek bir kontrol odasından<br />

takip ediliyor. Yangın güvenliğini<br />

sağlayan BIS, kampüsteki 30.000 yangın<br />

detektörü, yangın ihbar butonları ve arayüz<br />

modüllerini içeren yaklaşık 45.000<br />

tespit noktasını kontrol ediyor.<br />

Bebek kaçırma vakalarına dijital<br />

önlem<br />

Hastaların ve yakınlarının acilen tahliye<br />

edilmesini gerektiren durumlarda, hemşire<br />

masalarındaki hem genel anons hem<br />

de yangın algılama sistemlerinin etkinleştirilmesi<br />

için hastanenin telefon santrali,<br />

BIS aracılığıyla genel seslendirme ve acil<br />

anons sistemine entegre edildi. ‘Pembe<br />

kod (bebek kaçırma)’ durumlarında<br />

Kadın Doğum Kliniğinin güvenliğini sağlamak<br />

için Bosch kartlı geçiş ve kontrol<br />

sistemleri, alarmları etkinleştirmek üzere<br />

yeni doğan bebeklerde RFID etiketlerini<br />

kullanıyor.<br />

Kaliteli sağlık hizmeti ile entegre<br />

güvenlik buluştu<br />

Bu kapsamlı çözümü tek bir platforma entegre<br />

eden Adana Entegre Sağlık Kampüsü,<br />

düşük sahip olma maliyeti, bakım<br />

maliyetleri ve hata oranı gibi özelliklerle<br />

örnek niteliğinde bir hasta güvenliği standardına<br />

kavuştu. Sağlık hizmeti ile entegre<br />

güvenliği ön plana çıkaran bu modern<br />

kampüs, Bosch Güvenlik Sistemleri’nin<br />

uçtan uca bir çözüm kapasitesine sahip<br />

olduğunu kanıtlıyor.<br />

90<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Bosch<br />

Termoteknoloji<br />

Madrid’de<br />

montajcı bayileri<br />

ile buluştu<br />

Bosch Termoteknoloji montajcı bayileri ile 20-22 Eylül<br />

tarihlerinde İspanya’nın başkenti Madrid’de bir araya<br />

geldi. Bosch Termoteknik Madrid ofisinde gerçekleşen<br />

toplantılarda <strong>2018</strong> yılı değerlendirilirken, geleceğe dair<br />

stratejiler de paylaşıldı.<br />

Bosch Termoteknoloji’nin her yıl montajcı bayileriyle birlikte<br />

gerçekleştirdiği iş gezisinin bu yılki durağı Madrid<br />

oldu. Bosch Termoteknik’in Madrid’de bulunan ofisini ve<br />

eğitim salonlarını ziyaret eden grup; pazarlama, servis<br />

ve satış kanallarının güncel projeleri ve işleyişleri ile ilgili<br />

sunumlara katıldılar. 2 gece, 3 gün süren seyahatte<br />

toplantılarla bilgi paylaşımı yapan bayiler, sonrasında kültürel<br />

gezilerle eğlendiler.<br />

Seyahatin son günü; Madrid‘de yer alan Real Madrid takımına<br />

ait futbol stadyumu; Santiago Bernabeu Stadyumunu ziyaret<br />

eden ekip; Real Madrid Müzesi’nde de futbol takımının köklü<br />

geçmişi boyunca kazandığı tüm kupa ve ödülleri görme imkanı<br />

yakaladılar.<br />

Çalıştaylar ve çeşitli takım çalışmalarıyla renklenen seyahat<br />

programı keyifli bir gala yemeğinin ardından sona erdi.<br />

Bosch Termoteknik’ten Kıbrıs’ta açılış<br />

Bosch Termoteknik’in Kuzey Kıbrıs Türk<br />

Cumhuriyeti’nin Lefkoşa ilinde bulunan<br />

yetkili bayisi Mr. Pipe’ın bayi showroomu<br />

yeni konsepti ile Eylül <strong>2018</strong> tarihinde hizmete<br />

sunuldu.<br />

Uzun yıllardır Lefkoşa’da hizmet veren<br />

Bosch Termoteknik yetkili bayisi Mr. Pipe’ın<br />

yeni showroomunun açılışı Eylül<br />

<strong>2018</strong> tarihinde gerçekleştirildi. Görkemli<br />

bir organizasyonla hizmete sunulan bayinin<br />

açılışına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti<br />

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu<br />

da katıldı.<br />

Bosch Termoteknik Türkiye, Ortadoğu ve<br />

Kafkasya Satış Genel Müdürü Zafer Polat,<br />

açılış esnasında yaptığı konuşmada<br />

yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’i<br />

dahil olmak üzere Türkiye’nin her<br />

yerinde son kullanıcılara hizmet verdiklerinin<br />

altını çizdi. Açılış, yapılan kokteylin<br />

ardından sona erdi.<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Seçim:<br />

EN İYİ ÜRÜN<br />

2017


Yatırıma devam eden DemirDöküm,<br />

büyümeyi ikiye katladı<br />

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından DemirDöküm, <strong>2018</strong>’in ilk 9 ayında hedeflerini<br />

ikiye katladı. <strong>2018</strong>’i “Dönüşüm Yılı” ilan eden DemirDöküm, toplam ciroda yüzde 46<br />

büyüdü. Geleneksel ürün gamını ErP Yönetmeliği ile birlikte güçlendiren, kaskad ve ısı<br />

pompası alanında da yeni ürünlerini tüketicileriyle buluşturan DemirDöküm, ihracatta geçen<br />

yılın aynı dönemine kıyasla dolar bazında yüzde 49 büyüme yakaladı.<br />

Türkiye iklimlendirme sektörüne 64 yılda<br />

birçok ilki kazandıran DemirDöküm, <strong>2018</strong><br />

yılının ilk 9 ayını Bilecik Bozüyük tesislerinde<br />

düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi.<br />

“Dönüşüm Yılı” olarak duyurulan<br />

<strong>2018</strong>’in ilk 9 ayında hedeflerini ikiye<br />

katlayan DemirDöküm’ün basın toplantısı<br />

DemirDöküm CEO’su Alper Avdel, DemirDöküm<br />

Yönetim Kurulu Üyesi Erdem<br />

Ertuna ile DemirDöküm Yönetim Kurulu<br />

Üyesi ve Fabrika Direktörü Gürhan Çoban’ın<br />

katılımıyla gerçekleşti.<br />

“YATIRIMDA VE BÜYÜMEDE HIZ<br />

KESMİYORUZ”<br />

Toplantıda 2017 yılında olduğu gibi <strong>2018</strong>’e<br />

de 40 milyon TL’lik yatırım planıyla başladıklarını<br />

kaydeden DemirDöküm CEO’su<br />

Alper Avdel; fabrika, üretim, marka ve dijital<br />

dönüşüm çalışmaları için planlanan 40<br />

milyon TL’lik yatırımın büyük bir bölümünü<br />

hayata geçirdiklerini söyledi. Yıl başında<br />

açıklanan yüzde 20 büyüme hedefini, yılın<br />

ilk 9 ayında ikiye katladıklarını söyleyen<br />

Avdel, geçen yılın ilk 9 ayına kıyasla yüzde<br />

46 büyüme elde ettiklerini vurguladı.<br />

DemirDöküm’ün yıl başından itibaren geleneksel<br />

ürün gamını yeni ürünlerle güçlendirdiğini,<br />

Nisan ayında yürürlüğe giren<br />

ErP Yönetmeliği ile birlikte sektörün en iddialı<br />

yoğuşmalı ürün grubunu ardı ardına<br />

satışa sunduklarını kaydeden Alper Avdel<br />

şöyle konuştu; “ErP yönetmeliği ile birlikte<br />

Türkiye’nin yeni yoğuşmalı kombisi Atromix’i,<br />

kaskad pazarı için MaxiCondense’in<br />

yeni ürünlerini ve ısı pompası alanında da<br />

MaxiAir ürün grubumuzu tüketicilerimizin<br />

beğenisine sunduk. Yeni ürünlerimiz ve<br />

yeni girdiğimiz alanlardaki çözümlerimiz<br />

yüksek müşteri memnuniyeti sağladı. İç<br />

pazarın yanı sıra yurtdışında da sürdürülebilir<br />

büyümemize devam ettik.”<br />

“İHRACATTA DOLAR BAZINDA<br />

YÜZDE 49 BÜYÜDÜK”<br />

Toplantıda, ihracattaki başarının <strong>2018</strong>’de<br />

de sürdürüldüğünü belirten Avdel; “Demir-<br />

Döküm olarak her yıl çok önemli sonuçlar<br />

ortaya koyarak ülkemize sağladığımız<br />

katma değeri artırıyoruz. Bu yılın başında<br />

da kendimize önemli bir hedef belirlemiştik.<br />

İhracatta yüzde 25’lik büyüme ile 100<br />

milyon dolar barajını aşmayı hedeflediğimizi<br />

açıklamıştık. Kurdaki dalgalanma ve<br />

bölgede yaşanan olumsuz gelişmelere<br />

rağmen hedeflerimizde sapma olmadı. 50<br />

ülkeye gerçekleştirdiğimiz ihracatla Eylül<br />

ayı sonunda 75 milyon doların üzerine<br />

çıktık, dolar bazında yüzde 49 büyüdük”<br />

dedi. Alper Avdel, üretimden satışa ve<br />

ihracat çalışmalarına kadar yıl sonunda<br />

yeni bir rekor kırmak için çalıştıklarını kaydetti.<br />

Avdel, 2017 ve <strong>2018</strong> yılında üst üste<br />

gerçekleştirilen 40 milyon TL’lik yatırıma<br />

2019 yılında da devam edeceklerini belirterek;<br />

“Sektörde öncü olduğumuz alanlara<br />

yenilerini eklemek, kusursuz müşteri<br />

memnuniyeti sağlamak, hizmet verdiğimiz<br />

alanlarda fark yaratmak için geleceğimize<br />

yatırım yapmaya devam edeceğiz” açıklamasını<br />

yaptı.<br />

“YOĞUŞMALI SATIŞLARIMIZ<br />

YÜZDE 90 ARTTI”<br />

İç ve dış pazarda yaşanan dalgalanmalara<br />

rağmen DemirDöküm’ün hedeflerinde<br />

sapma yaşamadan emin adımlarla yoluna<br />

devam ettiğini belirten Yönetim Kuru-<br />

94<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

lu Üyesi Erdem Ertuna; “Ürünlerimizle,<br />

projelerimizle, sektördeki öncülüğümüzün<br />

tam anlamıyla hakkını veriyoruz. <strong>2018</strong>’e<br />

çok iyi hazırlandık ve daha yüksek kapasiteli,<br />

daha yüksek verimli, daha uzun<br />

ömürlü hatta daha kolay montaj yapılabilen<br />

ve tüketicisine daha fazla katma değer<br />

sunan ürünlerimizi ardı ardına satışa sunduk.<br />

Yıl başında yaptığımız ‘Yoğuşmalıda<br />

yeni bir tarih yazacağız’, ‘Türkiye’nin yeni<br />

kombisi Atromix’ olacak açıklamalarımızın<br />

arkasındayız. Sektör ve tüketicilerimiz,<br />

yoğuşmalı ailemizin yeni ürünlerini<br />

çok sevdi. Yoğuşmalı kombi satışlarımız<br />

yüzde 90 arttı. Kaskad tarafında da Maxi-<br />

Condense ile pazardan olumlu dönüşler<br />

alıyoruz. Kaskad satışlarımız yüzde 50<br />

seviyesinde, VRF satışlarımız ise yüzde<br />

40 arttı. Şofben, termosifon, klima satışlarımız<br />

geçen yılla aynı seviyede devam<br />

etti” dedi. DemirDöküm’ün ısıtma tarafındaki<br />

iddiasının katlanarak arttığına dikkat<br />

çeken Ertuna; kombi, panel radyatör, şofben<br />

ve termosifondaki pazar liderliklerinin<br />

devam ettiğini açıkladı.<br />

“HEDEFİMİZ PAZAR<br />

LİDERLİĞİMİZİ GÜNEY AMERİKA<br />

ÜLKELERİNE TAŞIMAK”<br />

Toplantıda ihracat çalışmalarının detaylarına<br />

da değinen Erdem Ertuna, özellikle<br />

şofben ürün grubunda Avrupa’daki yönetmelik<br />

değişikliği nedeniyle AB ülkelerine<br />

olan satışların geçen seneye göre önemli<br />

bir artış gösterdiğini belirtti. Ertuna; “Hedefimiz,<br />

Şili ve diğer ülkelerde olduğu gibi<br />

pazar liderliğimizi Güney Amerika ülkelerine<br />

taşımak. Bu doğrultuda Arjantin ve<br />

Brezilya pazarlarına odaklandık. Yılsonuna<br />

kadar Arjantin’i de ihracat pazarlarımıza<br />

katıp, ilk ihracatımızı gerçekleştirmeyi<br />

planlıyoruz. Hedefimiz, ihracatın ciro<br />

içindeki payını 2020 yılında yüzde 50’ye<br />

çıkarmak” dedi.<br />

İHRACATTA LİDER OLDUĞU ÜLKE<br />

SAYISI ARTTI<br />

DemirDöküm’ün <strong>2018</strong>’in ilk 9 ayında en<br />

çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeleri İtalya,<br />

İspanya, Çin, Rusya ve Azerbaycan olarak<br />

belirten Erdem Ertuna; “Geçen yıla<br />

kıyasla İtalya pazarında şofben ve kombi,<br />

Çin pazarında ise kombi ve panel radyatör<br />

öncülüğünde büyüme yakaladık. Bu<br />

olumlu trendin <strong>2018</strong> sonuna kadar ve hatta<br />

2019 yılında da devam edeceğini öngörüyoruz.<br />

Ürün bazında değişmekle birlikte<br />

Moldova, Bulgaristan, Şili, Ukrayna, İtalya<br />

ve Azerbaycan pazarlarında DemirDöküm<br />

lider konumuna ulaştı” açıklamasını yaptı.<br />

“ÜRETİMDE 900 BİN RAKAMINI<br />

AŞMAYI HEDEFLİYORUZ”<br />

Son 2 yılda üretimde gerçekleştirilen yatırımlarla<br />

Vaillant Group’un Almanya’dan<br />

sonraki en büyük fabrikası ve sektörün<br />

en büyük kapalı alanda üretim tesisinin<br />

DemirDöküm’e ait olduğuna dikkat çeken<br />

DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi ve<br />

Fabrika Direktörü Gürhan Çoban, 2017<br />

yılında 900 bine yakın üretim gerçekleştirdiklerini,<br />

bu yıl ise bu rakamı aşmayı<br />

hedeflediklerini kaydetti. DemirDöküm’ün<br />

çevresel sürdürülebilirlik anlamında da<br />

ürünleri sürekli geliştirdiğini ve verimliliklerini<br />

artırdığını belirten Gürhan Çoban şöyle<br />

konuştu; “Üretim, makina, yeni kombi<br />

üretim hattına yapılan yatırımlarla ürünlerimizin<br />

tüm görsel kontrolleri kameralarla<br />

yapılıyor; iş adımları, iş bilgisayarları tarafından<br />

kontrol ve kaydediliyor. Hayata<br />

geçirdiğimiz ve hayata geçireceğimiz projeleri<br />

çalışanlarımız da benimsedi; sahip<br />

çıktı. 6 departmanımız inisiyatif alarak tek<br />

yürek halinde çalışmaya başladı ve iş sağlığı,<br />

güvenlik, sürdürülebilirlik konularında<br />

Bozüyük tesislerimiz için 173 iyileştirme<br />

konusu geliştirdi. 22 başlıkta geliştirilen<br />

173 iyileştirme konusunun 142’si hayata<br />

geçti. Önümüzdeki aylarda 31 proje daha<br />

eklenecek.”<br />

Fabrika ve tüm operasyonel süreçler için<br />

gerçekleştirilen yatırımlar sayesinde çalışanların<br />

verimliliğinin yüzde 18 arttığını<br />

söyleyen Çoban, elde edilen diğer kazanımlarla<br />

ilgili olarak; “Su ısıtıcıları üretiminde<br />

yüzde 64, panelde ise yüzde 26<br />

hacim artışı elde ettik. Fabrika kapasite<br />

kullanımımız yüzde 77’ye çıktı. Sürdürülebilir<br />

üretim yaklaşımımız ile su kullanımını<br />

yüzde 26, elektrik kullanımını yüzde 17,<br />

doğal gaz kullanımını ise yüzde 26 oranında<br />

düşürmeyi başardık.<br />

Tasarladığımız yeni ürünlerimiz ile kombi<br />

boyutlarını yüzde 16,5 oranında küçülttük.<br />

Yeni yoğuşmalı kombilerimiz sayesinde<br />

daire başına yıllık ortalama 2 ton daha az<br />

Azot Oksit (NOx) salımı gerçekleşecek.<br />

Öte yandan 1 milyon 700 bin Euro’luk<br />

yatırım gerçekleştirdiğimiz Transformasyon<br />

Projesi kapsamında montaj işçiliğimiz<br />

yüzde 11 oranında iyileşti. Yaptığımız<br />

yatırımlar, geliştirdiğimiz projelerle çevresel<br />

sürdürülebilirliğe de katkı sağlayıp,<br />

karbon ayak izimizi azalttık. ‘Lojistik Tren<br />

Uygulaması’ ile fabrika içi lojistiklerde yıllık<br />

yaklaşık 4 bin kilometre iyileştirme sağlayan<br />

proje ile “Parça Üretim” ve “Kombi”<br />

fabrikası arasındaki lojistik aktivitelerde<br />

de yüzde 40 iyileşme sağladık” açıklamasını<br />

yaptı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 95


Legend mevsim değişikliklerine<br />

karşı koruyor<br />

Ani mevsim değişiklikleri soğuk algınlığı ve nezle gibi gribal rahatsızlıklara yol açabiliyor.<br />

Bu rahatsızlıklara karşı korunmak doğru kapı pencere sistemi tercihiyle mümkün oluyor.<br />

Egepen Deceuninck, güçlü izolasyonuyla dikkat çeken Legend Sistemleri ile mevsim<br />

değişikliklerine karşı koruyor<br />

Mevsim geçişlerinde havalardaki ani ısı<br />

değişimleri vücudun bağışıklık sistemini<br />

zayıflattığı için soğuk algınlığı ve gribal<br />

hastalıklara neden olabiliyor. Bu hastalıklar<br />

giyim ve yeme-içme alışkanlıklarına<br />

dikkat ederek çözümlenmeye çalışılırken,<br />

kapı pencere sistemlerine yönelik seçimler<br />

de önemli oluyor. Egepen Deceuninck,<br />

kusursuz ısı yalıtımına sahip Legend<br />

kapı pencere sistemleri sayesinde ani<br />

ısı değişimlerinin olumsuz etkisine karşı<br />

sağlığı koruyor. Egepen Deceuninck ile<br />

kullanıcılara mevsim değişikliklerinin sadece<br />

keyfini yaşamak kalıyor.<br />

Legend sağlığa, bütçeye ve<br />

konfora hitap ediyor<br />

Legend Sistemleri, 1966 yılında yalıtım<br />

sektöründe ürün kalitesini iyileştirmek<br />

amacıyla kurulan ve ürünleri araştıran,<br />

raporlandıran ve sertifikalandıran IFT<br />

Rosenheim tarafından test edilerek uluslararası<br />

arenada da kalitesini kanıtladı.<br />

Sonuçlara göre, Legend Sistemleri hava,<br />

ısı ve ses geçirmez özelliğiyle üstün teknolojik<br />

performans sunuyor. Güçlü izolasyona<br />

sahip Legend Sistemleri hem sağlığa<br />

hem bütçeye hem de konfora hitap<br />

ediyor.<br />

Egepen Deceuninck yakıt masrafını düşürüyor<br />

Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte<br />

evde geçirilen zamanlar artarken, yakıt<br />

masrafları da kullanıcıların önemli bir<br />

gündemi olmaya başladı. Kış öncesi ısı<br />

yalıtımı ve enerji tasarrufunu sağlamak<br />

için adım atan kullanıcılar için Egepen<br />

Deceuninck Enerji Tasarrufu Uygulaması’nı<br />

öneriyor. Egepen Deceuninck’in dayanıklı,<br />

emniyetli, maksimum ısı yalıtımı<br />

sağlayan özel conta sistemli PVC pencere<br />

sistemlerini kullanmak, binalarda ısı<br />

kaybını önlemenin en etkili çözümü oluyor.<br />

Egepen Deceuninck’in üstün teknolojik<br />

performansla ürettiği PVC pencere<br />

ve kapı sistemleri, kullanıcıların hem bütçesine<br />

hem konforuna hitap ediyor.<br />

‘Enerji Tasarrufu Uygulaması’ ile<br />

tasarrufunuzu belirleyin<br />

Enerji Tasarrufu Uygulaması sayesinde,<br />

mevcut doğrama ile Egepen Deceuninck<br />

PVC doğrama sistemleri arasında karşılaştırma<br />

yaparak yıllık ısıtma ve soğutma<br />

kazançları grafik halinde TL olarak sunuluyor.<br />

Bu değerler, enflasyon kriterlerini de<br />

göz önünde bulundurarak 10 yıllık kazanç<br />

tablosu halinde kullanıcılarla paylaşılıyor.<br />

Coğrafi konum, mevcut doğrama tanımları,<br />

ısıtma ve soğutma tipleri gibi çeşitli<br />

verilere göre hesaplanan Enerji Tasarrufu<br />

Uygulaması ile kullanıcılar enerji kaybı ve<br />

bütçe kazancı gibi bilgileri görebiliyor, tasarruf<br />

miktarını kendileri belirleyebiliyor.<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

“Sürekli yeni yatırım<br />

yapan bir firmayız”<br />

“Firma olarak ürettiğimiz yüksek standartlarımızla<br />

ürünlerin, yeraldığı projelerin referansı sayesinde,<br />

ahşap pencereye yeniden olumlu bir yaklaşım<br />

oluşacağını umuyoruz. Sektörümüzün öncü firması<br />

olduğumuzu düşünüyorum.Sektördeki kaliteyi ve<br />

kullanaılan yarı mamul ve malzemelerin kaltesinin<br />

artmasına katkımız olduğumuzu belirtmek isterim.”<br />

Ferhat Erk / ARBOR ahşap pencere Genel Müdürü<br />

Yüksek kalite, süreklilik ve daima gelişim<br />

ilkesiyle çalışmalarını gerçekleştiren AR-<br />

BOR ahşap pencere, sektörün diğer paydaşları<br />

ve müşterilerinin nezdinde haklı<br />

bir saygınlığı kazanmış durumda.<br />

Kaliteli üretim ve yüzde yüz müşteri memnuniyeti<br />

ile sürekli büyüyen firma pazar<br />

payını da her geçen gün artırmakta.<br />

ARBOR ahşap pencere Genel Müdürü<br />

Ferhat Erk ile gerçekleştirdiğimiz röportaj<br />

çalışmasında, sektördeki yenilikler, şirket<br />

faaliyetleri ve önümüzdeki döneme dair<br />

planlarını ele almaya çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Merhaba, firmamız dış mekan pencere,-<br />

sürgü kapı, giriş kapısı,kepenk ürünlerini<br />

masif lamine ahşaptan üretmektedir.<br />

Amacımız değerli proje yöneticileri, teknik<br />

personel, tasarımcılarının ve nihai<br />

tüketici müşterilerimizin taleplerini, en<br />

doğru şekilde karşılayacak, kendilerinin<br />

memnuniyetlerini artıracak ürünleri hizmetlerini<br />

sunmaktır.<br />

Sektörün içerisinde<br />

bulunduğu süreci nasıl<br />

değerlendiriyorsunuz?<br />

Ahşap pencere ürünleri ülkemizde, günümüzde<br />

dahi pek rağbet görmediğini üzülerek<br />

görmekteyiz. Gelişmiş ülkelerdeki<br />

Pazar payına göre bu oran ülkemizde<br />

çok küçük kalmakta.Bu durum aslında<br />

geçmişte yaşanan bazı kötü ahşap pencere<br />

deneyimlerinden kaynaklandığını<br />

görüyoruz. Firma olarak ürettiğimiz yüksek<br />

standartlarımızla ürünlerin, yeraldığı<br />

projelerin referansı sayesinde, ahşap<br />

pencereye yeniden olumlu bir yaklaşım<br />

oluşacağını umuyoruz. Sektörümüzün<br />

öncü firması olduğumuzu düşünüyorum.<br />

Sektördeki kaliteyi ve kullanaılan yarı mamul<br />

ve malzemelerin kaltesinin artmasına<br />

katkımız olduğumuzu belirtmek isterim.<br />

Rekabet noktasında ürün ve<br />

fiyatta farklılaşma stratejinizi nasıl<br />

belirliyorsunuz?<br />

Ürün ve fiyat ilişkisi, bizden talep edilen<br />

ürün detay ve malzeme çeşitine göre<br />

değişmektedir. <strong>Malzeme</strong> ve işçilik maliyetlerinin<br />

farklı olan özel bir ürünümüz<br />

var. Genelde ürün kalitemizi gören nihai<br />

müşteri ve proje yetkilierin bu farkı olumlu<br />

karşıladıklarına şahit oluyoruz.<br />

Önümüzdeki dönem için yeni yatırım<br />

ve projeleriniz var mı?<br />

Sürekli yeni yatırım yapan bir firmayız,<br />

doğal ahşap ve bu malzemeden ürettiğimiz<br />

pencerelerimizi değerli müşterilerimizin<br />

hizmetine sunmaya devam edeceğiz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Son dönemde yapılan inşaat malzemeleri<br />

ve inşaat malzemeleri uygulayıcılarına<br />

getirilen mesleki ve ürün standartların<br />

sektörümüze büyük faydasının yansıyacağını<br />

düşünüyorum. Bu konuda firmamızda<br />

pencere üreticileri STK’ları ile<br />

işbirliği halinde oduğumuzu belirtmek isterim.Milletimizin<br />

daha kaliteli ve faydalı<br />

ürünleri arzuladıklarını ve hak ettiklerini<br />

biliyoruz.<br />

Umarımki bu süreçlerde katkımız olumlu<br />

fayda olarak milletimize ve sektörümüze<br />

yansıyacaktır. Gösterdiğiniz ilgi ve alaka<br />

için çok teşekkür ederim.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 97


Daha iyi bir yaşam düşünenlere<br />

‘Avend Beytepe’<br />

“Daha iyi bir yaşam düşünüyorum; Öyleyse Avend Beytepe” sloganı ile yola çıkan Avend<br />

Beytepe Projesi, iş, siyaset ve cemiyet dünyasını bir araya getiren organizasyon ile<br />

lansmanını gerçekleştirdi.<br />

Rast Grup güvencesi ile yükselen Avend<br />

Beytepeprojesi, yoğun katılımın yaşandığı<br />

organizasyon ile lansmanını gerçekleştirdi.<br />

Proje özelliklerinin anlatıldığı<br />

lansmanda, Avend Beytepe’nin tanıtım<br />

videosu ilk kez konuklar ile paylaşıldı.<br />

Rast Grup Yönetim Kurulu Başkanı Faruk<br />

Koca’nın konuşması ile başlayan<br />

organizasyona; ATO Eski Dönem Şeref<br />

Başkanları Başkanı Ahmet Çavuşoğlu ve<br />

Sinan Aygün, Gölbaşı Belediye Başkanı<br />

Fatih Duruay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik<br />

Bakanlığı eski Bakan Yardımcısı ve<br />

AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yeğin,-<br />

MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal ve<br />

Yıldırım Grup Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Zafer Yıldırım, Ak Parti Ankara Milletvekili<br />

Ertan Aydın, Ak Parti Bingöl Milletve-<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Proje<br />

kili Feyzi Berdibek, Ak PartiAdıyaman<br />

Milletvekili Şevket Gürsoy, Ak Parti<br />

Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz,<br />

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin<br />

ve CHP Ankara Milletvekili Muzaffer<br />

Kurtulmuş gibi değerli isimler katılım<br />

gösterdi.<br />

Rast Grup Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Faruk Koca konuşmasında; Avend<br />

Beytepe projesinin ‘Bir Ankara Hayali’<br />

olduğunu söyleyerek “Bu önemli günümüzde,<br />

bizi yalnız bırakmadığınızdan<br />

dolayı hepinize çok teşekkür ederim.<br />

Projemizi hayata geçirebilmek<br />

için yaklaşık 1 yıl tasarım aşaması<br />

ile yakından ilgilendik. Amacımız, insanı<br />

merkez alan bir projeyi hayata<br />

geçirmekti. Dolayısı ile insan ve insanın<br />

ihtiyaçlarına cevap veren bir yapı<br />

tasarladık. Bu projede emeği geçen,<br />

bu süreçte bizimle olan herkese çok<br />

teşekkür ediyoruz” dedi. İnşaat sektörünün<br />

yaşanan ekonomik durumdan<br />

en fazla etkilenen sektör olduğunu da<br />

kaydeden Koca sözlerine şunları ekledi:<br />

“Önemli olan bu dönemin zorluklarından<br />

nasıl etkilenmeden çıkacağımızdır.<br />

Lansmanımızın hem Ankara<br />

hem de Türkiye ekonomisine hayırlı<br />

olmasını diliyoruz.”<br />

Avend Beytepe hakkında;<br />

‘İnsanın hayatı, insanın hayalidir’ diyerek<br />

şehirlinin hayalini hayat kılan<br />

Avend Beytepe, Ankara’nın en gözde<br />

lokasyonu Beytepe’de yer almaktadır.<br />

Farklı konut tipleri ile ev sahibi olmak<br />

isteyenleri karşılayan Avend Beytepe,<br />

46.500 m2 alan üzerinde, toplam 430<br />

adet konuta sahiptir. Site içerisinde<br />

yer alan; villa yaşamını aratmayacak<br />

bahçe katlarından kulelerdeki teras<br />

kullanımlı dairelere kadar her aileye ve<br />

her zevke uygun bir proje olan Avend<br />

Beytepe, şehir yaşamını taçlandırıyor.<br />

İnsanı doğa ile bütünleştiren projenin<br />

en can alıcı noktası ise; şehir karmaşası<br />

ile ev hayatını birbirinden ayırmasıdır.<br />

Kalabalık, gürültü, ticari alanlar<br />

gibi kısacası şehir hayatının yaşattığı<br />

tüm tempoyu şehirde bırakıp; evlerine<br />

dönmek, gün boyu özlem duydukları<br />

huzuru yaşamak isteyenler için doğal<br />

ve nitelikli mekanlar oluşturuldu.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 99


Bölgenin en büyük caddesi<br />

‘Onur Park Life İstanbul’<br />

Onur ParkLife İstanbul, yoğun inşaat kalabalığından uzak özgün reel bir proje inşaa ediyor.<br />

Aynı zamanda çevre popilasyonuna hitap edecek, önemli markaların olduğu, bölgenin en<br />

büyük (yaklaşık 2 km cadde) cadde AVM konsepti olacak.<br />

Proje<br />

Onur İnşaat A.Ş ve Onur Çimento <strong>Yapı</strong><br />

A.Ş, yarım asırlık deneyimi ile demir, çimento<br />

ve betonun; mühendislik ve mimarlığın<br />

bir araya gelmesiyle güvenin<br />

inşa edildiği Onur Park Life İstanbul’da ilk<br />

etabın satışları tamamlandı. Daire sahiplerine<br />

anahtarları yılsonu itibari ile teslim<br />

ediliyor.<br />

Onur Park Life İstanbul, 175 daireden<br />

oluşan 2.Etabını, 24 ay vadeyle 2020 Haziran’da<br />

teslim etmeyi hedefliyor.<br />

Onur Park Life İstanbul %20 indirim; 120<br />

ay vade 0,98 faiz ve %5 peşinatla ödeme<br />

avantajı sunuyor. Onur İnşaat A.Ş. ve<br />

Onur Çimento <strong>Yapı</strong> A.Ş.’nin sahibi olduğu,<br />

46.800 m 2 ve kendi arazisi üzerinde<br />

geliştirilen residence, mall ve business<br />

karma konsept projesi olan Onur Park<br />

Life İstanbul, Bahçeşehir’in hemen bitişiğinde<br />

Akbatı AVM’ ye 500 metre mesafede<br />

yer alıyor. Proje kişiye özel otopark<br />

ve depo alanlarının yanı sıra, 1000 m 2 ’lik<br />

kreş, bir katta dört daire konsepti, teslim<br />

sonrası düşük aidat ve kaliteli yönetim<br />

garantisi, birbirini görmeyen manzarası<br />

açık blok anlayışı, yüksek tavanlı mimarisi,<br />

en küçük 2+1’lerin 132 m 2 den başladığı<br />

daireleri ve az yoğunluklu inşaat olma<br />

özelliği ile bölgedeki projelerden ayrılıyor.<br />

100<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Saray Alüminyum 50’yi aşkın ülkede büyük mimari<br />

projelerde tercih ediliyor<br />

İspanya’da tiyatro binası,<br />

Gürcistan’da gökdelen<br />

Saray’la giydiriliyor<br />

Üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını yurtdışına ihraç eden<br />

Saray Alüminyum ihracat hedefini büyütüyor. <strong>2018</strong> yılı<br />

sonunda ihracat gelirinin 60 milyon ABD Doları tutarında<br />

gerçekleşeceğini belirten Saray Grup Yönetim Kurulu<br />

Üyesi Talin Saraylı Dikici, ürettikleri A2 ve B1 sınıfı<br />

kompozit panellerin yüksek yangın güvenliği ve dünyada<br />

en uzun garanti süresine sahip en dayanıklı boyası olan<br />

PVDF boya ile kaplı olması gibi nedenlerle yurtdışında<br />

büyük ilgi gördüğünü belirtiyor.<br />

Talin Saraylı Dikici / Saray Grup Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Talin Saraylı Dikici, “B1 ve A2 sınıfı yangına<br />

dayanıklı alüminyum kompozit paneller,<br />

nano kompozit panel, PVDF esaslı<br />

dayanıklı boya, alüminyum cotta dış cephe<br />

kaplama malzemesi gibi birçok yeniliği<br />

Türkiye’de ilk defa pazarla biz buluşturduk.<br />

Bunlar aynı zamanda uluslararası<br />

kalite standartlarına uygunlukları nedeniyle<br />

yurtdışında da en fazla tercih edilen<br />

ürünlerimiz. İhracat yelpazesine bu yıl<br />

eklediğimiz SARAYROLL markalı panjur<br />

ve kepenk sistemlerimiz ise maksimum<br />

ses ve ısı izolasyonu sağlaması, üstelik<br />

tüm pencere ve kapı sistemleriyle uyumlu<br />

olması nedeniyle pazarda büyük rağbet<br />

gördü” diyor.<br />

Dikici, yurt dışında özellikle büyük mimari<br />

projeler tarafından tercih edildiklerini<br />

gururla belirtiyor: “Gürcistan’ın Batum<br />

kentinde Porta Batumi Tower, Bosna<br />

102<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Hersek’in Ilidža kentinde Hotel Hills, İspanya’nın<br />

Valencia kentinde La Rambleta<br />

tiyatro binası… Bütün bunlar yeni<br />

tamamlanmış, tamamen Saray ile giydirilmiş,<br />

yapılar. Bu yapılar bize sevinç ve<br />

gurur veriyor.”<br />

Saray Alüminyum’un iç ve dış cephe çözümleri<br />

sunan yenilikçi ürünleri dünyada<br />

50’yi aşkın ülkede tercih ediliyor, modern<br />

mimarinin en etkili örneklerinde kullanılıyor.<br />

Saray’la giydirilen yapılar arasında,<br />

bulunduğu kentle özdeşleşen ve onun<br />

çağdaş kimliğine renk katan rezidanslar,<br />

iş merkezleri, oteller, gökdelenler, tiyatro<br />

binaları yer alıyor.<br />

Talin Saraylı Dikici, ihracattaki başarılarını<br />

fiyat-kalite performansına bağlıyor:<br />

“En önemli dayanağımız Avrupa normlarına<br />

uygun üretim çizgimiz. Sayısız kalite<br />

belgemiz var ve her geçen gün bunlara<br />

yenilerini eklemek, üretim sistemlerimizi<br />

daha da mükemmelleştirmek için önemli<br />

mesai harcıyoruz. Çünkü dünyayla yarışıyoruz.<br />

Üstelik yalnızca teknik açıdan<br />

üstün olmak yetmiyor, yurtdışında ürünün<br />

çevre performansı da son derece<br />

önemli… Sürdürülebilir bir bakış açısı ve<br />

sorumlulukla üretmiyorsanız dünyada var<br />

olamıyorsunuz. Ürünün hammaddesinin<br />

doğadan elde edilmesinden üretimine ve<br />

kullanım süresi dolduğunda bertaraf edilmesine<br />

kadar olan tüm süreçlerin şeffaf<br />

ve bilimsel bir yaklaşımla hesaplanması<br />

ve değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konuda<br />

Türkiye yapı sektörü için örnek teşkil<br />

ettiğimiz gibi, uluslararası standartlara<br />

bağlı kalarak global pazarlarda da avantaj<br />

sağlıyoruz.”<br />

Talin Saraylı Dikici, üretim tesislerinde,<br />

yılda 3,5 milyon metrekare alüminyum<br />

kompozit panel, 30 bin ton alüminyum<br />

profil, 20 bin ton PVC profil ürettiklerini<br />

ve bu üretimin yaklaşık %40′ını Avrupa,<br />

Afrika, Orta Doğu ve Asya’da 50’yi aşkın<br />

ülkeye ihraç ettiklerini vurguluyor. Farklı<br />

coğrafyalardaki tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarına<br />

yönelik çözümler sunduklarını<br />

belirten Dikici, bu yıl ayrıca yurtdışındaki<br />

yetkili bayi ağına ciddi yatırım yaptıklarının<br />

ve sektörün nabzını tutan fuarlara<br />

katılarak hizmet ve ürünleri tanıttıklarının<br />

altını çiziyor. Saray Alüminyum’un sektör<br />

profesyonelleri ile buluşacağı önümüzdeki<br />

dönem fuarlar arasında İngiltere’nin<br />

Birmingham şehrinde düzenlenen Avrupa’nın<br />

en büyük <strong>Yapı</strong>&İnşaat networking<br />

platformu “UK Construction Week’’ ve<br />

İspanya’nın Madrid kentinde düzenlenen<br />

VETECO Fuarları bulunuyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 103


Proje<br />

‘Sunset<br />

İncek Projesi’<br />

sektörün<br />

can suyu<br />

olacak<br />

Ülkealan <strong>Yapı</strong> Endüstrisi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Ülkealan, inşaat sektörüne<br />

dair değerlendirmelerde bulundu. Ülkealan, yeni yükselecek olan projelerde yerli ve milli<br />

vurgusu üzerinde durdu.<br />

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü<br />

olan inşaat sektörünün gelişimine devam<br />

etmesinin yerli ve milli üretim destekli bir<br />

politika olduğunu kaydeden Ülkealan <strong>Yapı</strong><br />

Endüstrisi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Tolga Ülkealan şunları söyledi: “Ülkemizin<br />

güçlenmesi ve çarkların dönebilmesi<br />

için yerli ve milli üretimin hız kazanması<br />

gerekiyor. Bu noktada da devletimizin<br />

atacağı her adımın destekçisi olacağız.<br />

İnşaat sektörüne yatırımlarını sürdüren biz<br />

yatırımcılara da bu noktada büyük görevler<br />

düşüyor. Dış cephede kullanılan inşaat<br />

malzemelerinden dekorasyon ve iç mimaride<br />

kullanılan ürünlere ve malzemelere<br />

kadar yerli ürünlerden yana tercihimizi kullanmamız<br />

gerekiyor. Bu durum sayesinde<br />

üretim çarklarımıza destek olurken yerli ve<br />

milli algısını da güçlendirme yolunda büyük<br />

adımlar atmış oluruz.”<br />

Sunset İncek +1’i ile huzuru<br />

kucaklayacaksınız<br />

Sunset İncek, geniş ve aydınlık yaşam<br />

alanları ile estetik ve yenilikçi mimariyi bir<br />

araya getirdi. 3+1, 5+1 ve<br />

6+1 daire planlarına +1 ile<br />

farklı bir seçenek sunulan<br />

proje de konforun ve yeniliklerin<br />

standartları yeniden belirlendi.<br />

+1 konsepti ile konut<br />

sektörüne farklı bir mimari<br />

anlayış getirdiklerini anlatan<br />

Ülkealan <strong>Yapı</strong> Endüstrisi<br />

A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Tolga Ülkealan; “Sunset İncek<br />

projemizde sunduğumuz<br />

3+1, 5+1 ve 6+1 daire planlarına<br />

+1 seçeneği ile fark<br />

yarattık” dedi. Sunset İncek<br />

projesinin detaylarını da paylaşan<br />

Tolga Ülkealan “Projemiz<br />

2 konut kulesi 1 yatay<br />

blok olarak inşa edilmektedir.<br />

Projemizin, kapalı ama istenirse açık<br />

havuza dönüştürülebilen yüzme havuzu,<br />

yapay göleti, araç trafiğine kapalı peyzaj<br />

alanı, fitness salonu, saunası ile bir sosyal<br />

tesisten beklenen tüm olanakları sağlayan<br />

bir kompleks olarak planlanmış olması,<br />

Tolga Ülkealan<br />

katta 1, 2 ve 3 daire seçeneği sunabilen<br />

tek proje olması, bahçe kullanımı ve yeşil<br />

alanı olan dairelere sahip olması ayrıca<br />

fark yaratmaktadır. Tüm dairelerimizin üç<br />

cepheli ve maksimumda güneş görmesi<br />

de rakiplerimizden bizi ayıran özelliklerimizdendir”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Bakyapı’dan<br />

1 milyar 450 milyon TL’lik yatırım<br />

Gayrimenkul ve konut inşaatı sektörüne kazandırdığı 45 projeyle Türkiye’nin güvenilir markalarından<br />

biri olarak 27’nci yılını geride bırakan Bakyapı, yeni yatırımlarıyla büyümesini<br />

sürdürüyor. ‘Huzurlu Yaşam Alanları’ sloganıyla hayata geçirdiği tüm projelerinde bulunduğu<br />

bölgeye yüksek katma değer ve prestij katıyor...<br />

“Prestij Gold’’ ve ‘’Prestij Park Bulvar’’<br />

konut projeleri ve ‘’Bakyapı Prestij Optimum<br />

Alışveriş Merkezi’’ projeleriyle yeni<br />

yatırımlarına devam ediyor. Böylece devam<br />

eden projeleriyle birlikte 2019 yılına<br />

kadar 1 milyar 450 milyon TL’lik yatırımla,<br />

300 adedi ticari ünite olmak üzere 4 bin<br />

100 adet Ticari Alan ve Konutu Bursa’ya<br />

kazandıracak.<br />

Bakyapı Yönetim Kurulu Başkanı Veysel<br />

Bakgör, “Bakyapı Group olarak satış<br />

odaklı kampanyalarımız devam edecek.<br />

En son düzenlediğimiz kampanyada konut<br />

almak isteyen vatandaşlarımıza 84 ay<br />

yüzde sıfır faiz imkanı sunduk. Kampanyamız<br />

yoğun ilgi gördü. Şubat ayından bu<br />

yana, 3 ay boyunca süren kampanyada<br />

310 dairenin satışını tamamladık.” dedi.<br />

Türkiye’de “Prestij” markasıyla yatırımcılardan<br />

tam not alarak konut sektöründe<br />

güvenin sembolü haline gelen Bakyapı,<br />

bu yıl da hayata geçireceği yeni projelerle<br />

binlerce aileyi ev sahibi yapmayı sürdürecek.<br />

Sosyal ve toplumsal değerleri ön<br />

planda tutan yaklaşımıyla inşa ettiği “Huzurlu<br />

Yaşam Alanları”na yenilerini eklemeye<br />

hazırlanan şirket, kalkınma hızında<br />

Türkiye’den daha hızlı bir gelişim gösteren<br />

Bursa’ya yeni projeler kazandırmaya<br />

devam edecek.<br />

3 yılda 1 milyar 450 milyon TL’lik<br />

yatırım<br />

Yeni yatırım planlamaları hakkında bilgi<br />

veren Bakgör, “Bursa Osmangazi’de satın<br />

aldığımız 41.000 m2’lik arazide ‘‘Prestij<br />

Park Bulvar’’ ismiyle, iddialı ve prestijli<br />

bir projeye daha imza atmaya hazırlanıyoruz.<br />

110 milyon TL’lik arsa yatırımıyla<br />

Ruhsatını aldığımız 1.100 konut ve 50<br />

işyerinden oluşan büyük bir proje daha<br />

yapıyoruz. Ayrıca Bursa Nilüfer Çamlıca’da<br />

300.000 milyon TL’lik yatırım değeri<br />

olan donanım ve niteliği, yüksek standartla<br />

buluşturduğumuz ‘’Bak yapı Prestij<br />

Gold’’ projesine başladık ve hızla üretim<br />

devam ediyor. 252 konuttan oluşan proje<br />

dahil tüm projelerimizde Örnek dairelerimiz<br />

satış ofislerimizde gezilebilir. Büyük<br />

metrekareli bu konutları akıllı ev konseptiyle<br />

donatacağız. Tüm konutlarımızı<br />

beyaz eşyadan klimaya tam donanımlı<br />

bir şekilde anahtar teslim vereceğiz. Yine<br />

Bursa’da 200 milyon TL değerinde ’’Bakyapı<br />

Prestij Optimum’’ alışveriş merkezi<br />

projesine başladık ve imalat hızla devam<br />

ediyor. Kiralamalar başladı, Kısmet olursa<br />

2019 Nisan ayında açılışını yapacağız.<br />

2017 yılı Nisan ayından itibaren sürdürdüğümüz<br />

inşaat çalışmalarıyla birlikte<br />

tüm projelerimiz tamamlandığında, 2019<br />

yılı nisan ayı’na kadar 1 milyar 450 milyon<br />

TL’lik yatırımla, 300 adedi ticari alan<br />

olmak üzere 4 bin 100 adet bağımsız bölümü<br />

Bursa’mıza kazandırmış olacağız”<br />

Veysel Bakgör: “3 ayda 310<br />

dairenin satışı tamamlandı”<br />

Basın toplantısında düzenlenen kampanyayla<br />

ilgili bilgiler aktaran Veysel Bakgör,<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Proje<br />

satışlardan memnun olduklarını dile getirdi.<br />

Bakgör, “ Bakyapı Group olarak satış<br />

odaklı kampanyalarımız devam edecek.<br />

En son düzenlediğimiz kampanyada konut<br />

almak isteyen vatandaşlarımıza 84 ay<br />

yüzde sıfır faiz imkanı sunduk. Kampanyamız<br />

yoğun ilgi gördü. Şubat ayından bu<br />

yana, 3 ay boyunca süren kampanyada<br />

310 dairenin satışını tamamladık.” dedi.<br />

Bursa’da büyümeye odaklanacak<br />

Gayrimenkul ve inşaat sektöründe planlı<br />

yapılaşmaya yönelik, yatırımcıya prestij<br />

ve katma değer kazandıran projeleriyle<br />

farklılaşan Bakyapı; devam eden, yapımına<br />

başlanan ve hedeflenen projeleriyle<br />

öncelikli olarak Bursa’da büyümeye<br />

odaklanacak. Bakyapı’nın mevcut projelerinin<br />

inşaat çalışmalarının hızla devam<br />

ettiğine dikkat çeken Bakgör, şu bilgileri<br />

verdi:<br />

“Bursa Osmangazi’de hayata geçirdiğimiz<br />

Prestij Hayat, Prestij Optimum ve<br />

Prestij Elit projelerimizin inşaatı sürüyor.<br />

Prestij Optimum’u bu yılın sonunda, Prestij<br />

Hayat’ı 2019’un ortalarında teslim etmeyi<br />

planlıyoruz. İstanbul Beylikdüzü’nde<br />

yatırımcıya kısa sürede sağladığı yüzde<br />

100’lük kazanç faktörüyle farklılaşan projemiz<br />

‘’İstanbul Prestij Park’’ ta kalan son<br />

dairelerimizin satışı sürüyor.”<br />

“Sosyal ve Toplumsal fayda sağlamak<br />

prensibi ile Bakyapı heyecanla çalışıyor”<br />

Bakyapı’nın Sosyal ve toplumsal faydayı<br />

ticari faydanın üstünde tutan yaklaşımı,<br />

sadece yatırımcıya değil projelerin yer<br />

aldığı bölgeye da değer katıyor. Bugüne<br />

kadar Bakyapı imzasını taşıyan tüm projelerinde<br />

binlerce aileyi ev sahibi yaparken,<br />

yatırımcıların kazançlarına ve projelerin<br />

yer aldığı bölgelere değer kattıklarını<br />

vurgulayan Veysel Bakgör, “Yatırımcılarımıza<br />

vaat ettiklerimizi, her zaman fazlasıyla<br />

ve zamanında gerçekleştirerek onların<br />

güvenini kazandık. Bugün onlardan<br />

aldığımız destek ve güven neticesinde<br />

bölgenin konut sektöründe en güvenilir<br />

markalarından biri olarak faaliyetlerimizi<br />

sürdürüyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 107


Uluslararası Mimarlık, Ekolojik ve İnsan Odaklı <strong>Yapı</strong>laşma Zirvesi<br />

Archisections geniş bir katılımla gerçekleşti<br />

Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumunda yer alan gayrimenkul sektörü, gelişen teknoloji<br />

ve 21. yüzyılın toplumsal hassasiyetiyle birlikte dönüşüm sürecine hazırlanıyor. Yaşam<br />

alanlarının konforlu, verimli ve doğaya saygılı olarak gelişmesini hedefleyerek gayrimenkul<br />

sektörüne katma değer sağlayan iş insanları, yatırımcılar, müteahhitler, gayrimenkul<br />

sektörü temsilcileri ve 12 farklı ülkeden mimarların katılımıyla gerçekleşen Uluslararası<br />

Mimarlık, Ekolojik ve İnsan Odaklı <strong>Yapı</strong>laşma Zirvesi Archisections, 500 kişinin katılımıyla<br />

İstanbul Çırağan Sarayı’nda gerçekleşti.<br />

Enerji tasarrufu, çevre tahribatının en<br />

aza indirilmesi, yeşil çatı uygulaması ile<br />

yağmur sularının arındırılması, yeşil katmanların<br />

güneş ışınlarını yansıtmamasıyla<br />

sera etkisini oluşturan yansımaların<br />

azalması ve oksijen üretmesi gibi birçok<br />

fayda sağlayan yeşil binalarla kentleşmiş<br />

bölgelerde daha yeşil, daha mavi ekolojik<br />

yapılaşma modelinin benimsenerek şehirlerde<br />

doğaya nefes aldırma vizyonuyla<br />

yola çıkan Archisections, sektöre yön veren<br />

yaklaşık 500 profesyonelin katılımıyla<br />

19 Ekim <strong>2018</strong> tarihinde Çırağan Sarayı’nda<br />

gerçekleşti.<br />

Kentsel tasarımdan mimariye uzanan yelpazede<br />

sunumlar içeren, doğanın gücünü<br />

yaşamlarımızda yoğun olarak hissettiğimiz<br />

uluslararası mimari bir platformda<br />

buluşma sağlamak ve sorunlara çözüm<br />

aramak amacıyla hazırlanan Uluslararası<br />

Mimarlık, Ekolojik ve İnsan Odaklı <strong>Yapı</strong>laşma<br />

Zirvesi Archisections’da “Yeşil ve<br />

mavinin sonsuz tonlarının hakim olduğu<br />

sürdürülebilir ekolojik dengeyle konforlu<br />

yaşama alan yaratabilir miyiz?” sorusunun<br />

yanıtı arandı.<br />

Çevreciliğe sahip bir idare anlayışı ile<br />

tasarıma önem veren şehirlere sahip bir<br />

ülke olgusunu ön plana alarak, dünyanın<br />

yedi kıtasından çözüm örnekleri, ezber<br />

bozan farklı yaklaşımlar, şehircilikte<br />

devrim yaratan vaka analizleri yapılan<br />

zirvede İstanbul için çözüm arayışları da<br />

sunuldu.<br />

Prof. Dr. Süha Özkan’ın Mimarlık ve<br />

Kentlerde Akupunktur sunumu, Y. Mimar<br />

Sevinç Ormancı’nın doğanın gücü; su,<br />

rüzgar, güneş ile yaşam enerjisi yükselen<br />

şehir Hiroshima sunumu, Mimar Joe<br />

Coriaty & Mimar Michael Lehrer & Mimar<br />

Mia Lehrer’in Los Angeles Sürdürülebilirlik<br />

Planı sunumu gibi vaka incelemele-<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Mimari<br />

rinin katılımcılarla paylaşıldığı Archisections’da<br />

mimarlar, iş insanları, yatırımcılar,<br />

müteahhitler, gayrimenkul sektörü temsilcileri,<br />

iç mimari sektöründeki firmalar, şehir<br />

planlamacıları, turizmciler, mühendisler<br />

ve mimarlık bölümü öğrencileri katılım<br />

göstererek, geleceğin doğa dostu şehirlerinin<br />

nasıl tasarlanması gerektiğini vaka<br />

analizleri ve en iyi uygulama örnekleriyle<br />

inceledi.<br />

Türk Hava Yolları, Kale Grubu, Vitra, Kütahya<br />

Porselen, GAD Mimarlık Vakfı, Türkiye<br />

Turizm Yatırımcıları Derneği, Green<br />

Solution Provider, İmmergaz, Çebi Kilit,<br />

DYO ve Aligatör gibi sponsorlarla gerçekleşen<br />

zirvede, ülkemizden ve dünyadan<br />

alanında tanınmış pek çok isim konuşmacı<br />

olarak yer aldı.<br />

Yeşil yol projeleri, geleceğin şehirleri,<br />

endüstriyel şehirde yaşam, mimaride<br />

sürdürülebilirlik planları, eko yenilenebilir<br />

enerjiler, dünden bu güne Hiroşima gibi<br />

konuların yer aldığı zirvenin konuşmacıları<br />

arasında GAD Vakfı Başkanı Mimar<br />

Gökhan Avcıoğlu, Sedeko Mimarlık Sahibi<br />

Y.Mimar Sevinç Ormancı, GYODER<br />

Başkan Yardımcısı ve Kentsel Dönüşüm<br />

Öngören Hukuk Bürosu Yetkilisi Prof. Dr.<br />

Gürsel Öngören, Frederick Fisher & Partners<br />

Ortağı Mimar Joseph Coriaty, World<br />

Architecture Community Başkanı Prof.<br />

Dr. Süha Özkan, Tabanlıoğlu Mimarlık<br />

Yetkilisi Mimar Murat Tabanlıoğlu, Hamzah&Yeang<br />

Architects Yetkilisi Mimar<br />

Ken Yeang, Lehrer Architects Yetkilisi Mimar<br />

Michael B. Lehrer ve Peyzaj Mimarı<br />

Mia Lehrer, Ceo H. Serhan Süzer, Strateji<br />

Destek Platform Kurucu Ortağı Şehir<br />

Planlamacısı Faruk Göksu, Mimar - Yazar<br />

Nevzat Sayın, David Miller Architects<br />

Yetkilisi Mimar David Miller göze çarpan<br />

isimler yer alıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 109


Soluduğunuz hava kadar<br />

sağlıklısınız!<br />

İklimlendirme, Soğutma, Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD)’nin 2 Ekim <strong>2018</strong> Salı günü <strong>Yapı</strong><br />

Medya İletişim organizasyonu ile <strong>Yapı</strong>-Endüstri Merkezi’nde düzenlediği ‘Mimari Tasarımda<br />

İklimlendirme’ konulu konferans; sektör profesyonelleri, akademisyenler ve öğrencilerin<br />

katılımıyla gerçekleşti.<br />

Etkinlikte söz alan İSKİD Merkezi İklimlendirme<br />

Sistemleri Komisyonu Başkanı<br />

Gökhan Büyükarıkan, okullardaki hava kalitesini<br />

yükseltmek gerektiğini, bunun gerçekleşmesi<br />

durumunda çocukların anlama<br />

oranının yüzde 14-15 oranında arttığını<br />

belirtti. Büyükarıkan şöyle konuştu:<br />

“İç hava kalitesindeki konfor çok önemli.<br />

Sağlıklı bir bireyin günde 1 kg yemeğe,<br />

2 kg suya ve 15 kg havaya ihtiyacı var.<br />

Yüzde 90 kapalı ortamlarda yaşandığı için<br />

havalandırmanın önemi artıyor. Okullarda<br />

yaptığımız çalışmalara göre sınıfın sadece<br />

iç hava kalitesine bağlı olarak çocukların<br />

anlama oranında yüzde 15’lik farklar var.<br />

Hep beraber el ele vererek bu sistemler<br />

sürdürülebilir,” dedi.<br />

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren<br />

İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taner<br />

Yönet de binalarda iklimlendirme sistemlerine<br />

yeterli alan bırakılması gerektiğini bunun<br />

için de iyi planlama yapılmasının şart<br />

olduğunun altını çizdi. Taner Yönet şunları<br />

söyledi:<br />

“İklimlendirme sektörü insanların yaşadığı<br />

ortamların konfor şartlarını sağlamak amacını<br />

taşıyor. İklimlendirmenin doğru yapılabilmesi<br />

için mimarlarımızın, doğru mühendislerle<br />

çalışması gerekiyor. Özenerek<br />

tasarlanan binalar ancak ortak yapılacak<br />

çalışmalarla doğru fonksiyon gösterecektir.<br />

Binalarda iklimlendirme sistemlerine yeterli<br />

alan bırakılması için iyi planlanması şart.<br />

Mimarlık bir sanat dalıdır ve bu sanatın iyi<br />

icra edilebilmesi için bilimle desteklenmesi<br />

gerekir. Bilim ve sanatı güçlü olan toplumlar<br />

her zaman gelişime açık olmuştur” diye<br />

konuştu.<br />

Hava kirliliğine karşı çözüm<br />

filtreleme<br />

Mimari Tasarımda İklimlendirme konferansı<br />

kapsamında gerçekleştirilen “Nefes Alan<br />

Binalar için İklimlendirme” konulu panelde<br />

konuşan Rota Mühendislik Kurucusu İlker<br />

Devrim Atalay üç konuya dikkat çekti:<br />

“İç yüzey sıcaklığı, içerdeki nem oranı ve<br />

içerdeki taze hava oranı rakamsal olarak<br />

uluslararası standartlarla belirlenmiştir.<br />

1- Dikkat etmemiz gereken ilk konu yüzey<br />

sıcaklığı. Soğuk efekti üzerine refleks geliştirmemiz<br />

gerekiyor. İzolasyon yaparken<br />

içeride çok sıcak ya da çok soğuk bir yüzey<br />

olmamalı. <strong>Yapı</strong>nın izolasyonu tam yapılmamış,<br />

cam kalitesi doğru seçilmemişse<br />

konforsuzluk yaratacaktır. 2-İkinci konu<br />

nem oranı. Nemin fazlası da azı da bizi<br />

hasta ediyor. Kışın kullanılmayan yazlık<br />

mekanlar vardır. Uzun süre kullanılmadığı<br />

zaman küflenme, rutubetle karşılaşılır. Bu<br />

belli sıcaklığın altına düştüğünü gösterir.<br />

Az kullanılan depoları bile ısıtmak gerekiyor.<br />

3- Üçüncü konu ise taze hava. Taze<br />

hava kaynaklarımızı kaybettik. Dışardan<br />

aldığımız havada inşaat artıkları ve egzoz<br />

var. Filtrelemeye dikkat edilmeli. Halı ve<br />

110<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Mimari<br />

tekstil ürünleri mekânı normalin üç katı kadar<br />

kirletebiliyor. Doğal veya mekanik bir<br />

havalandırma yapmak artık lüks değil.”<br />

Hasta binalar sendromu insanı<br />

hedef alıyor<br />

Zamanımızın yüzde 90’ını kapalı mekânda<br />

geçirdiğimizi hatırlatarak söze başlayan<br />

mimaristudio Kurucu Ortağı Önder Kul “İç<br />

mekân hava kalitesinin insan sağlığı, konforu<br />

ve esenliği anlamında çok büyük etkileri<br />

var. Araştırmalara göre kötü iç hava<br />

kalitesi yüzde 10 oranında verimliliği düşürüyor.<br />

Çalışma mekânı performansı yüzde<br />

90 oranında etkiliyor. 2012’deki araştırmada<br />

yedi milyona yakın insanın hava kirliliğinden<br />

öldüğü belirtiliyor. Nem, küf, mantar<br />

ve maytlar da etkiliyor. Su tesisatı ve yalıtım<br />

gibi konular da işin içine giriyor. Farklı<br />

sağlık sorunları da ekleniyor. Buna ‘Hasta<br />

Bina Sendromu’ diyoruz. Üst solunum yolları<br />

enfeksiyonları, göz ve deri, hatta kardiyovasküler<br />

sistemde oluşan hastalıklar ve<br />

psikolojik sorunlar söz konusu. Bugüne kadar<br />

kullanılan, geliştirilen tüm projeler yeşil<br />

bina ve sürdürülebilir bina bağlamında ele<br />

alındı. Şimdi artık kişiyi de merkeze alan,<br />

enerji verimliliği dışında kullanıcı deneyimini<br />

göz önüne alan yaklaşımlar ortaya çıktı.<br />

Well sertifikasyonu artık insana yönelik kurallar<br />

ve şartlar geliştiriyor,” diye konuştu.<br />

“Çevreyi tekrar doğallaştırmalıyız”<br />

Önder Kul’un ardından sözü alan Swanke<br />

Hayden Connell Mimarlık Genel Müdürü<br />

Burcu Şenparlak “Özellikle büyük şehirlerimizin<br />

problemi olan artan nüfus, gelişen<br />

sanayi ve teknolojideki ilerlemeler, doğal<br />

kaynakların hızla tükenmesi sebebiyle<br />

oluşan çevre sorunları uzun süredir farklı<br />

platformlarda tartışılıyor. Şimdi sıra bizde.<br />

Şehir planlamacılar, mimarlar, mühendisler,<br />

yatırımcılar ve kullanıcılar olarak “modernleştirdiğimiz”<br />

bu yapılı çevreyi şimdi<br />

tekrar “doğallaştırmak” için el ele vermeliyiz.<br />

Tüm dünya yeşil bina, sürdürülebilir<br />

çevre gibi birçok girişim ve hareketlerle<br />

bu yolda büyük ve kalıcı adımlar atıyor.<br />

Ben de tasarım sürecinin başından itibaren<br />

tüm oyuncuların entegre çalışmasının<br />

kazançlarını bir kez daha vurgulamak isterim.<br />

Teorik olarak hepimizin hemfikir olduğu<br />

‘Hasta Bina Sendromu”na yol açmayacak,<br />

kullanıcı konforunu üst düzeyde tutma<br />

odaklı ve enerjinin geri kazanıldığı tasarım<br />

örneklerini model alabiliriz” dedi.<br />

Doğal çevreyi anlamak çok önemli<br />

Dünya nüfusunun 2030’da 8.5 milyar,<br />

2050’de 10 milyar olacağını hatırlatan Ünder<br />

Mimarlık Kurucusu Burak Ünder “İlk<br />

defa 2010 yılında dünya nüfusunun yarısından<br />

fazlası şehirlerde yaşamaya başladı.<br />

20-30 sene içinde kaynaklar yetmeyebilir.<br />

Tarım alanları azalıyor. Ne yapacağız<br />

sorusu gündeme geliyor,” dedi ve şöyle<br />

devam etti: “Bilhassa bize benzer ülkelerde,<br />

şehirleşmenin master planlar ölçeğinde<br />

ele alınmadan yapılmış betonlaşmadan<br />

ibaret görüldüğünü; binalar arası alanların<br />

ve insanların, komünitelerin, sosyolojik,<br />

etnik faktörlerin ve doğanın maalesef arka<br />

planda kaldığını söyleyebiliriz. Bu bozulma,<br />

ciddi iklimsel problemlerin ve konfor<br />

şartlarının yeniden sorgulanmasını beraberinde<br />

getiriyor. Özellikle hava kirliliği, ısı<br />

adaları oluşması gibi tekrar düşünmemiz<br />

gereken bir noktaya geldik. Doğal çevreyi<br />

anlamak çok önemli. Londra’da kişi başına<br />

27 metrekare yeşil alan düşerken İstanbul’da<br />

3.3 metrekare düşüyor. Kamusal<br />

yeşil alan miktarının toplam kent alanına<br />

oranı yüzde 33, İstanbul’da ise sadece<br />

yüzde 6. Mimarinin ve tasarımın doğasında<br />

var olan sürdürülebilirlik anlayışı ve doğal<br />

çevreyle ilişkisinin önemini tekrar vurgulamayı<br />

uygun buluyorum.”<br />

Bilinçlenme şart<br />

Ekip olarak entegre çalışmanın önemine<br />

değinen Rönesans Gayrimenkul Yatırım<br />

Teknik Direktörü Burak Rıza Toraman, eğitimin<br />

ilkokuldan başlaması gerektiğini vurguladı<br />

ve ekledi: “Çevreyi kirletiyoruz. Karbon<br />

salımını ve enerji tüketimini azaltmak<br />

vicdan meselesi. Kötü bir döngü içindeyiz<br />

ve bu döngüyü kırmak insanların elinde.<br />

Mimar, mühendis, yatırımcılar olarak daha<br />

iyi koordine olmalıyız.”<br />

“Çok soru soruyoruz”<br />

Bükreş’teki AMA Design mimarlık ofisinin<br />

kurucusu Anda Manu uzmanlaşmanın<br />

önemine değindiği konuşmasında “Eğer<br />

bir alanda uzmanlaşıyorsanız başarı fırsatları<br />

artar. Biz ofis alanında uzmanız.<br />

Başka bir şey yapmıyoruz. O yüzden artık<br />

pazarda belli bir yerimiz var,” diyerek söze<br />

başladı. İşveren bir proje için kendilerine<br />

başvurduğunda birçok test yaptıklarını<br />

belirten Manu “Bu çalışma alanında ne<br />

kadar zaman geçiriliyor? Bir günde içerde<br />

kaç kişi çalışıyor? gibi tasarıma çerçeve<br />

sunacak yanıtlar alabileceğimiz sorular<br />

soruyoruz. Herkesin ihtiyaç ve talebini dinleyip<br />

doğru çözümler bulmak çok önemli.<br />

Proje yöneticileriyle yaptığımız en büyük<br />

tartışmalardan birisi tasarruf edilebilecek<br />

noktalar oluyor. Mimarlar ve mühendislerle<br />

iş birliği yaparak ilerliyoruz,” diye konuştu.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 111


Ergün Mimarlık<br />

<strong>Yapı</strong> Bilgi Modellemesi’ni (BIM) anlattı<br />

Mimari<br />

1995 yılında kurulduğu<br />

günden itibaren farklı<br />

ölçeklerde konut, iş<br />

merkezi, alışveriş merkezi,<br />

hastane, sosyal ve kültürel<br />

tesisler gibi geniş bir<br />

yelpazede mimarlık ve iç<br />

mimarlık hizmeti veren<br />

Ergün Mimarlık, Autodesk<br />

tarafından düzenlenen<br />

ve bu yılın en geniş<br />

çaplı yazılım etkinliği<br />

olan “Autodesk Teknik<br />

Zirvesi” buluşmasının<br />

‘<strong>Yapı</strong> Profesyonelleri’<br />

oturumunda Building<br />

Information Modeling – <strong>Yapı</strong><br />

Bilgi Modellemesi (BIM)<br />

uygulama sürecini anlattı. 4<br />

Ekim <strong>2018</strong> tarihinde Marriott<br />

Hotel Şişli’de düzenlenen<br />

oturumda; Tahincioğlu,<br />

Gayrimenkul Geliştirme<br />

Genel Müdür Yardımcısı<br />

Yezdan Kanaat, Yazılım<br />

3D BIM Danışmanı Barış<br />

Canpolat ile Y. Mimar Eser<br />

Ergün, Mimar Etem Adem<br />

ve İç Mimar Gizem Arslaner,<br />

Ergün Mimarlık tarafından<br />

projelendirilerek 3 ay önce<br />

teslim edilen ve Tahincioğlu<br />

Gayrimenkul tarafından<br />

hayata geçirilen Nidapark<br />

Ayyıldız Projesi üzerinden<br />

BIM uygulama sürecini<br />

katılımcılara aktardı.<br />

Yeni dünyanın yeni tasarım süreçlerine<br />

odaklanan zirvede Ergün Mimarlık, Tahincioğlu<br />

Gayrimenkul tarafından İstanbul<br />

Kâğıthane’de hayata geçirilen Nidapark<br />

Ayyıldız proje sürecinde işverenin BIM’e<br />

geçiş talebinden başlayarak; hazırlık, BIM<br />

ile tanışma ve uygulama süreçlerinin tüm<br />

aşamalarıyla ilgili detaylı bilgiler paylaştı.<br />

İlk çizimlerine 2017 yılının Mayıs ayında<br />

başlanan ve Ergün Mimarlık’ın BIM sisteminde<br />

hazırladığı proje, yapı sürecindeki<br />

tüm paydaşları ortak bilgi platformunda<br />

buluşturarak daha verimli ve etkin çalışılmasını<br />

sağladı.<br />

Tahincioğlu, Gayrimenkul Geliştirme Genel<br />

Müdür Yardımcısı Yezdan Kanaat, “İşveren<br />

olarak bizim için en önemlisi proje<br />

yönetimi. Müelliflerin projeyi doğru anlaması<br />

ve projenin onlara doğru aktarılması<br />

görevimiz. BIM ile çalıştığınız zaman bu<br />

işinizin doğal bir parçası haline geliyor”<br />

derken; projenin en başından itibaren,<br />

BIM sistemi ile hedeflenen zaman ile iş<br />

gücü kazanımlarını ve geçiş sürecini detayları<br />

ile aktaran Y. Mimar Eser Ergün<br />

“Uygulamaya geçiş için ekipçe bir planımız<br />

halihazırda vardı. Projenin işvereni<br />

Tahincioğlu’ndan gelen talep ile süreci<br />

hızlandırarak gündemimize almaya karar<br />

verdik.<br />

Proje özelinde, 2017 yılının Ekim ayında<br />

karar verdiğimiz BIM’e geçişi BIM<br />

deneyim sahibi mimar koordinasyonu<br />

desteğinde eğitimlerle başladık. Yönetim<br />

kadromuz dahil 8 kişilik çekirdek ekibimiz<br />

ile birlikte iki aşamalı eğitimi, yazılım alımı,<br />

ofis içi donanımsal standardizasyon,<br />

arşivleme için teknik alt yapının iyileştirilmesi<br />

süreçleri takip etti.” açıklamalarının<br />

ardından, özellikle sürecin mesleki<br />

gelişimlerine katkı sağladığını vurgulayan<br />

Ergün, “Yaptığınız tasarımı 3 boyutta birebir<br />

yaşıyorsunuz. Her noktasını inşa<br />

ediyorsunuz. Sadece yapıyı dizayn etmiyor,<br />

kendi düşünme biçimlerindeki değişimi<br />

de fark ediyorsunuz. Ekip içi iletişimde<br />

de farklı yöntemler geliştiriyor ve ekipçe<br />

ortak modül üzerindeki verimi nicel ve nitel<br />

açıdan fark edebiliyorsunuz” dedi.<br />

Yazılım 3D BIM Danışmanı Barış Canpolat,<br />

eğitimler sırasında BIM sistemine geçişin<br />

başarılı olamamasının sebeplerini<br />

ve buna karşılık neler yapılması gerektiğini<br />

BIM adaptasyon sürecindeki diğer<br />

ofisler için şu şekilde sıraladı: “Yönetimin<br />

BIM süreçlerine aktif katılımı çok önemli.<br />

BIM sohbetleri ve okuma listeleri ile<br />

beklentilerin yönetilmesi gerekiyor. Yetkin<br />

BIM uzmanının ekibe dahil edilmesi ve<br />

hatalı çözümlerin daha fazla uzaması yerine,<br />

geçişin hızlanması için bu sorunlara<br />

anında müdahale pratiği önem taşıyor.<br />

Tüm disiplinler arası iş akışlarında, sisteme<br />

adaptasyon sırasında ve çalışma<br />

sırasında etkin iletişimin sağlanabilmesi<br />

için uluslararası standartların çözümlerine<br />

başvurulması mühim. Ve elbette,<br />

tecrübe aktarımı ile ekibin BIM bilgisinin<br />

projeye uygulanması gerekiyor”.<br />

112<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Sektörel<br />

Sistem, yenilikçi ürünleriyle<br />

Aluminium <strong>2018</strong> Dusseldorf Fuarı’ndaydı<br />

Yeniliklerin takipçisi ve üreticisi, yurdumuzun alüminyum sektörünün önde gelen ihracatçı<br />

firmalarından Sistem Alüminyum, 9-11 Ekim tarihleri arasında Düsseldorf-Almanya’da<br />

12.si gerçekleşen “Aluminium <strong>2018</strong>- Dünya Ticaret Fuarı ve Konferansı” etkinliğinde<br />

ziyaretçilerini ağırladı.<br />

Sektörde yenilikçi ürünleri kullanıcılarına<br />

sunmayı ilke edinmiş olan<br />

Sistem, dünya çapında alüminyum<br />

sektörünün temsilcilerinin en önemli<br />

buluşma noktası olan Aluminium<br />

<strong>2018</strong> Fuarı’nda geniş ve dikkat çekici<br />

bir stand ile yer aldı.<br />

Sistem Alüminyum’un tanıttığı ürünleri<br />

arasında, yoğun Ar-Ge çalışmaları<br />

sonucunda ürettiği A2 sınıfı alüminyum<br />

kompozit panelleri ön planda<br />

bulunacak. Yeni projeleri için değişik<br />

doku ve desen arayanlara hitab eden<br />

Corten Steel, texture boyalı dokulu<br />

ve farklı ahşap dokulu AlutechBond<br />

kompozit panelleri sergileyecek. Euramax<br />

ve Assan tarafından tedariği<br />

sağlanan prizmatik, 3 boyutlu özel<br />

tasarım renklere sahip levhalar kullanarak<br />

imal edilen yeni AlutechBond<br />

alüminyum kompozit panel serileri de<br />

ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.<br />

Doğal görünümü ve dokunuşta yarattığı<br />

doğal hissiyat sayesinde mimarlar<br />

ve son kullanıcılar tarafından<br />

yoğun talep gören; ahşap görünümlü<br />

ve dokulu Cotta sistemleri de fuarda<br />

Sistem’in sergilediği mimari cephe alternatifleri<br />

arasında oldu.<br />

Alutech System Series markalı Alüminyum<br />

Ekstrüzyon Profiller segmentinde<br />

ise: Paralel açılır kanata sahip<br />

cepheler, kaldır sür sürme sistemleri,<br />

kayar katlanır doğrama sistemleri ve<br />

Avrupa pazarı için geliştirilmiş, yüksek<br />

yalıtımlı Pencere Kapı Sistemleri<br />

de bu fuarda öne çıkarılan Sistem<br />

ürünleri oldu.<br />

Sistem Alüminyum’un, güncel mimari<br />

trendler doğrultusunda geliştirdiği;<br />

gün ışığının uzun süre kullanımını<br />

sağlayan, kapalı alanları açık alana<br />

dönüştürebilen ve ısıtma ve soğutma<br />

giderlerini azaltan kapı, pencere ve<br />

cephe sistemlerinin yanı sıra, yüksek<br />

enerji tasarruflu ısıcam balkon<br />

sistemleri de sergilendi. Mekanlarda<br />

şık ve kullanışlı iç mimari uygulamalar<br />

yapmayı sağlayan ‘ofis bölme<br />

sistemleri’ de Sistem Alüminyum ziyaretçilerinin<br />

ilgisine sunuldu.<br />

Fuar vesilesiyle sağladıkları yeni<br />

müşteri bağlantılarından ve ziyaretçilerin<br />

yoğun ilgisinden memnun<br />

kaldıklarını ifade eden Sistem Alüminyum<br />

yetkilileri; 50’nin üzerinde<br />

ülkeye ihracat yapan ve sektöründe<br />

önde gelen bir ihracatçı kuruluş olan<br />

Sistem Alüminyum’un önümüzdeki<br />

zamanlarda bu ve benzeri kapsamlı<br />

fuarlara katılımcı olmaya ve geliştirdikleri<br />

yeni ürün serilerini dünya pazarlarına<br />

sunmaya devam edeceklerini<br />

belirttiler.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 113


Künye:<br />

Mimari Tasarım: TAGO Architects<br />

Toplam İnşaat Alanı: 89.500 m²<br />

Proje Konumu: İstanbul, Güngören<br />

Proje Tipi: Karma kullanımlı yapı<br />

İşveren: Oliv <strong>Yapı</strong><br />

Konut ve ticari yaşam aynı<br />

tek tasarımda bütünleşti<br />

TAGO Architects tasarımıyla İstanbul, Merter’de hayata geçirilen, ticaret hayatı ile konut<br />

yerleşimini özgün bir tasarımla karma kullanıma dönüştüren Real Merter, yeşille bütünleşen<br />

kamusal alanları ile yakın çevresine nefes aldırmayı hedefliyor.<br />

Mimar Gökhan Aktan Altuğ liderliğindeki<br />

Tago Architects tarafından tasarlanan ve<br />

ticaret hayatının merkezi İstanbul Merter’de<br />

yer alan karma kullanımlı yapı<br />

kompleksi Real Merter, bünyesinde sokak<br />

seviyesinde gerçekleşen hızlı ticaret<br />

hayatı ile 3 adet bloktan oluşan konut yerleşimini<br />

sentezleyen ve içinde bulunduğu<br />

bağlama sırtını dönmeyen bir mimari<br />

dil ile karşımıza çıkıyor. <strong>Yapı</strong> cephesine<br />

uygulanmış gölgeleme elemanları, yeşil<br />

çatılar ve ticari cepheler ile kütlelerin<br />

arasında oluşturulmuş küçük meydanlar<br />

sayesinde iç içe geçmiş yapı kompleksleri,<br />

tasarımda başarılı bir planlama ile<br />

bağlanıyor.<br />

Proje arsasını üç taraftan saran ana caddelerin<br />

kot farklılığına rağmen, Real Merter<br />

projesinde hayata geçirilmiş yaya akışını<br />

içeriye alan küçük meydanlar ve yarı<br />

açık dolaşım alanlarının düşeyde kurduğu<br />

bağlantılarla kesintiye uğramayan bir<br />

sirkülasyon kurgusu elde edilmiş; bu sayede<br />

kente entegre bir yapı oluşturulmuş.<br />

Ticari alanların bulunduğu alt kotlardaki<br />

hareketli yaşamın üst katlardaki konutları<br />

beslemesiyle birlikte, konut alanları için<br />

tercih edilen mahremiyet ve sakinlik bir<br />

karma kullanım tasarım problemi olarak<br />

Tago Architects tarafından incelikli bir şekilde<br />

ele alınmış ve konut alanlarının ihtiyacı<br />

olan yeşil örtü ve sirkülasyon alanları<br />

ticari alanların çatı bölgesinde konumlandırılarak<br />

ticaret ve konut alanları birbirinden<br />

ayrılmış.<br />

Konut bloklarının cephelerinde, parapetlerde<br />

kullanılan grc malzemenin sürekli<br />

form değiştirmesiyle cephede gölge - ışık<br />

oyunları ortaya çıkmış ve böylelikle cephe<br />

tasarımı tekdüzelikten uzaklaştırılmış.<br />

<strong>Yapı</strong>nın her katında parapet farklı noktalarda<br />

kırılıyor; böylelikle ışık vurduğunda,<br />

oluşan gölge - ışık oyunları ile cephe farklı<br />

renklerdeymiş gibi algılanıyor. Cephede<br />

oluşturulan bu farklılık, tasarımda dinamik<br />

bir etki yaratıyor.<br />

89.500 m²’lik toplam inşaat alanına sahip<br />

projede cadde ticareti, mimari tasarımın<br />

bir parçası haline getirilerek, kentle bütünleşen<br />

ve yaşayan bir zemin kurgusu<br />

oluşturulmuş. Arsa ile ana caddelerin<br />

ilişkisinden doğan üçgen formların yumuşatılmasıyla<br />

tasarlanan konut bloklarının<br />

üçgen form cepheleri sayesinde, konut<br />

cephelerinin görüş alanında ferahlığa ve<br />

maksimum manzara seyrine olanak tanınarak<br />

projeye artı bir değer katılmış.<br />

116<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Mimari<br />

ISTMarina<br />

Guardian Glass ile renklendi!<br />

Değişen yaşam biçimleri ve<br />

ihtiyaçlarla yeni bir konut modeli<br />

olarak hayatımıza giren<br />

rezidansların özellikle büyük<br />

şehirlerde birçok farklı örneği<br />

bulunuyor. Y.Mimar Barbaros<br />

Sağdıç imzasıyla İstanbul’da,<br />

İSTMarina AVM üzerinde yükselen<br />

beş blok ise sıra dışı<br />

formlarıyla rezidans deneyimine<br />

farklı bir boyut kazandırıyor.<br />

Tavandan yere kadar<br />

kesintisiz inen panoramik cam<br />

cephelerde kullanılan Guardian<br />

Glass ürünü SunGuard®<br />

HP Royal Blue 41/29 kaplamalı<br />

cam, farklı açılardan<br />

Marmara ve Prens Adaları’na<br />

hakim manzarayı, koyu gök<br />

mavisi bir görünüm altında<br />

kullanıcılarına sunuyor.<br />

Kartal’da, Marmara ve Prens<br />

Adaları’na karşı konumlanan<br />

ISTMarina, Yüksek Mimar<br />

Barbaros Sağdıç ve ekibi tarafından<br />

tasarlanmış bir karma<br />

yaşam projesi. Bu elverişli<br />

konumun olanaklarını en<br />

yüksek seviyede kullanmaya<br />

yönelik olarak tasarlanan<br />

proje, İSTMarina AVM üzerinde<br />

ikisi ‘S’, üçü kademeli<br />

teraslarla yükselen beş bloktan<br />

oluşuyor. Tasarımın farklı<br />

üslubu ise cephelerde tercih<br />

edilen Guardian Glass ürünü<br />

SunGuard® HP Royal Blue<br />

41/29 ile güçlendirilmiş.<br />

Guardian Glass tarafından<br />

geliştirilen, mimarlar ve karar<br />

alıcılar tarafından tercih edilen<br />

bir seçenek olan SunGuard®<br />

HP Royal Blue 41/29,<br />

SunGuard® High Performance<br />

serisi içerisinde, koyu gök<br />

mavisi görünüm ile birleştirilen<br />

sıradışı mekanik özellikler<br />

ile dikkat çekiyor. Homojen<br />

görünüm ve yüksek renk<br />

yayınım indisi ile SunGuard®<br />

High Performance serisi içerisinde<br />

ayrı bir yer edinen<br />

ürün, temperlenebilir, yarı<br />

temperlenebilir, bombelenebilir<br />

ve laminelenebilir özellikleriyle<br />

estetikten, konfordan<br />

ve hayatın renklerinden vazgeçemeyenler<br />

için ideal.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 117


Proje<br />

Ant <strong>Yapı</strong><br />

İngiltere’de<br />

5’inci<br />

projesinin<br />

startını verdi<br />

Ant <strong>Yapı</strong>’nın İngiltere’deki merkez ofisi Ant <strong>Yapı</strong> UK; 20-22 Eaton Place Konut Projesi’ni<br />

tamamlayarak, ülkedeki beşinci projesi olan Apex House ile 163 konutluk komplekse<br />

imza atacak. Yatırım değeri 42 milyon pound değerinde olan projenin 2020 yılında teslim<br />

edilmesi planlanıyor.<br />

Uluslararası alanda en çok iş yapan 86<br />

müteahhitten biri olan Ant <strong>Yapı</strong>, Belgravia’nın<br />

kalbinde yer alan, orjinali dönemin<br />

efsanevi mimarı Thomas Cubitt<br />

tarafından 1850 yılında tasarlanan, iki<br />

geleneksel binanın yenilendiği “town<br />

house” tarzı 20-22 Eaton Palace Konut<br />

Projesi’nin ardından yine Londra’da<br />

Apex House projesine başladı. Londra’nın<br />

Tottenham bölgesinde, Seven<br />

Sisters Caddesi’nde konumlanan ve Ant<br />

<strong>Yapı</strong>’nın ülkedeki beşinci projesi olan<br />

Apex House; biri 23 diğeri ise 7 katlı iki<br />

binadan oluşuyor.<br />

İngiltere’nin yanı sıra şu an Rusya ve<br />

Amerika dahil yurt dışında konut, otel,<br />

fabrika ve rezidans gibi ihalesi kazanılmış<br />

40’ın üzerinde projelerinin bulunduğunu<br />

belirten Ant <strong>Yapı</strong> Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Mehmet Okay, “Yabancı bir<br />

firmanın dahil olmasının çok zor olduğu<br />

İngiltere pazarında, 7 milyon pound yatırım<br />

değerindeki 20-22 Eaton Place Konut<br />

Projesi’ni tamamlarken, Apex House<br />

ile ülkedeki beşinci projemize başlamanın<br />

mutluluğu içindeyiz. Yakın zamanda<br />

İngiltere’de faaliyete geçmemize rağmen<br />

emin adımlarla ilerliyoruz. Tüm işlerini<br />

üstlendiğimiz projenin her aşamasında<br />

titizlikle çalışıyoruz” diye konuştu.<br />

Apex House’da toplam 163 konutun<br />

yanı sıra 4 sıra ev ve her binanın zemin<br />

katında küçük birer dükkân bulunuyor.<br />

John McAslan+Partners’in mimarisini<br />

üstlendiği Apex House; belediyenin sürdürülebilir<br />

ve çevreci tasarım kriterlerine<br />

uygun olarak, toplu taşıma ve bisiklet<br />

kullanımını ön planda tutacak şekilde<br />

tasarlandı. Çevre dostu projenin yapı<br />

bloğunda motorlu araç yerine 295 adet<br />

bisiklet park yeri bulunacak. Yatırım değeri<br />

42 milyon pound değerinde olan<br />

projenin 2020 yılında teslim edilmesi<br />

planlanıyor.<br />

118<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Fuar<br />

Seramiksan, Cersaie’den rüzgar gibi geçti fark<br />

Seramiksan’ın tüm yaşam alanları ve kamusal alanlar için kullanılabilecek<br />

seramik, granit karolardan oluşan yeni ürün çeşitleri ve<br />

vitrifiye ürünleri, Cersaie Fuarı’nda sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler<br />

tarafından yoğun ilgi gördü. Seramiksan’ın büyük titizlikle<br />

yürüttüğü güçlü AR GE çalışmaları sonucunda ürettiği farklı ebat,<br />

renk ve desenlerdeki yeni ürünleri fuara damga vurdu.<br />

Seramiksan’ın Cersaie’ye özel olarak oluşturduğu yeni koleksiyonunda<br />

yer alan ’Urban’’, ‘’Terazzo’’, ‘’Rusty’’, ‘’Rock’’ ‘’History’’,<br />

‘’North’’, serileri ve 7 farklı renk seçeneği sunan “Aura Tezgah<br />

üstü Lavabo Serisi” büyük beğeni topladı.<br />

Standartları yükselten Seramiksan, <strong>2018</strong> koleksiyonunda yer<br />

alan Outdoor Koleksiyonuyla da yine bir ilke imza attı. Türkiye’de<br />

ilk kez Seramiksan tarafından 120 x 120, 40 x 120 ebatlarında ve<br />

20 mm kalınlığında colored body (renkli gövde) üretilen Outdoor<br />

Koleksiyonu Cersaie’de sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından<br />

yoğun ilgi gördü.<br />

Seramiksan İhracat Müdürü Rifat Noyan: “Dünyanın en önemli<br />

seramik fuarı olan Cersaie’de yenilikçi kimliğimizin öne çıktığı<br />

koleksiyonumuzla yer aldık. Cersaie bu yıl da birçok sektör<br />

temsilcisi ve profesyoneli ağırladı. Sektörün en önemli fuarı olan<br />

ve trendlerin belirlendiği Cersaie’ye bu yıl da katılmış olmanın<br />

gururunu yaşıyoruz. İlkleri ve yenilikleri gerçekleştirdiğimiz koleksiyonumuzun<br />

fuarda büyük beğeni toplaması bizi çok mutlu etti.<br />

Özellikle ilk defa görücüye çıkardığımız yeni fuar koleksiyonumuz<br />

fuarda ilgi odağı oldu.” dedi.<br />

120<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Kale yenilikçi ürünleriyle Cersaie’de yerini aldı<br />

Cersaie Fuarı’nın dünya seramik pazarında yeni ürün geliştirme<br />

ve bu ürünlerin pazara sunumu açısından önemli bir rolü olduğunu<br />

belirten Kaleseramik Genel Müdürü Okan Gedik “Cersaie’ye<br />

katılan ilk Türk firması olarak, tam 31 yıldır İtalyan tüketici ve<br />

profesyonellerin yanı sıra, farklı coğrafyalardan gelen katılımcılarla<br />

buluşuyoruz. Bu yıl ilk kez Cersaie’de sergilediğimiz, özgün<br />

tasarıma sahip yenilikçi ürünlerimizle, tüketici ve mimar ihtiyaçlarını<br />

en iyi şekilde karşıladığımıza<br />

inanıyoruz. İnovatif ürün grubumuzun<br />

en güzel örneklerinden biri<br />

olan, dünyanın en büyük, en esnek<br />

ve en ince porselen seramiklerinden<br />

Kalesinterflex’i de, fuarda<br />

tüketiciyle buluşturduk. Özellikle<br />

<strong>2018</strong> Truva Yılı’nda, Çanakkale<br />

Seramik markamızın hayata geçirdiği<br />

ve Can Yalman’ın imzasını<br />

taşıyan ‘Truva Koleksiyonu’nu, ilk<br />

kez fuarda dünya seramik pazarına<br />

sunduk” diye konuştu.<br />

Tek alanda üretim yapan dünyanın<br />

en büyük seramik kuruluşlarından<br />

biri olan Kaleseramik çatısı altında,<br />

en güncel teknoloji ile ürettikleri<br />

ürünlerle trendleri belirlemeye<br />

devam ettiklerini vurgulayan Kaleseramik<br />

Yurtdışı Piyasalar Genel<br />

Müdür Yardımcısı Günfer Haklı,<br />

“Avrupa’nın 5’inci, dünyanın 17’nci büyük seramik karo üreticisi<br />

konumundaki Kaleseramik, Kale İtalya’nın faaliyetleri ve marka<br />

yatırımlarımızla daha da güçlendi. Avrupa’dan Amerika’ya, Ortadoğu’dan<br />

Afrika pazarlarına kadar 100’ü aşkın ülkede Kale markalı<br />

ürünlerimiz satılıyor. Dünya standardlarında üretilen ürünlerimiz<br />

gerek tasarım gerek kullanım alanlarında fark yaratarak<br />

tüm satış noktalarında yer alıyor ” dedi.<br />

Güral/Vit yeni tasarımlarını dünyaca ünlü İtalya<br />

Cersaie Fuarı’nda sergiledi<br />

İtalya’nın Bologna şehrinde 24-28 Eylül <strong>2018</strong> tarihleri<br />

arasında gerçekleşen Cersaie Fuar’ı dünyanın<br />

birçok yerinden gelen milyonlarca ziyaretçiye ev<br />

sahipliği yaptı.<br />

Uluslar arası sektör temsilcileri ve profesyonellerini<br />

buluşturan, inşaat sektöründe dünyanın en büyük<br />

üç fuarından biri olan Cersaie Fuarı’na 2008<br />

yılından bu yana katılan Güral/Vit, etajerli, takım,<br />

puzzle mobilya üstü tezgah altı olmak üzere tüm<br />

lavabo çeşitlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu.<br />

Seri ürünlerden, klozet ve lavabolar başta olmak<br />

üzere birçok farklı tasarımı ziyaretçiler ile buluşturdu.<br />

2010’da Red Dot ödülüne layık görülen WC Health<br />

ürününü tasarlayan Av. Nesrin Güral’ın yeni tasarımlarını<br />

da bu fuarda ilk kez ziyaretçilerin beğenisine<br />

sundu. Yeni tasarımlarının yanı sıra, özgün ve<br />

modern koleksiyonlarını da fuar boyunca sergiledi.<br />

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<br />

Harika Güral; Fuara Türkiye’den ve dünyadan<br />

birçok markanın katıldığını, rekabetin her sene<br />

büyüdüğünü, Güral/Vit olarak bu sene ihracata daha da ağırlık<br />

verdiklerini söyledi. Ana pazarlarının Fransa, İngiltere, Hollanda<br />

ve Avusturalya olduğunu, İsrail, Rusya ve Ortadoğu’nun da umut<br />

vadeden pazarlar olduğunu belirtti. Hedef pazarlarının ise Katar,<br />

İsrail, Rusya ve Almanya olduğunu ekledi.<br />

Cersaie Fuarı’na katılan ziyaretçiler, seramik, banyo, yer döşemeleri,<br />

duvar kağıtları gibi ürünlerde dünya trendlerini, yeni sezonun<br />

temalarını ve yeni koleksiyonları görme şansını yakaladı.<br />

Ayrıca fuar; uluslararası ticari işbirliklerine de hız getirdi.<br />

122<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Fuar<br />

Bien Cersaie’de yeni koleksiyonlarını tanıttı<br />

24-28 Eylül <strong>2018</strong> tarihlerinde İtalya’nın Bologna Şehri’nde<br />

düzenlenen Cersaie Fuarı’na katılan Bien,<br />

<strong>2018</strong> yeni büyük ebatlı karoları, ödüllü koleksiyonlarından<br />

örnekler ve ıslak zeminlere yönelik ürünler<br />

sunan Bien Banyo’nun yeni ürünleriyle dikkat çekti.<br />

Dünyanın en büyük platformlarından olan, sektör<br />

profesyonellerini, mimar, müteahhit ve tasarımcıları<br />

bir araya getiren Cersaie’de, Bien 192 metrekarelik<br />

bir alanda zengin ürün gamını profesyonellerle<br />

buluşturdu.<br />

YENİ KOLEKSİYONLAR DİKKAT ÇEKTİ<br />

Fuarla ilgili katılımın beklentilerinin üzerinde olduğunu<br />

söyleyen Bien Yurtdışı Satış ve Pazarlama<br />

Müdürü Mehmet Özmal hedef pazar olarak belirledikleri<br />

Almanya, İngiltere, Fransa, Amerika ve İsrail’in<br />

Türk seramik ihracatının %50’sini oluşturduğunu<br />

söyledi. Bien’in ihracat odaklı bir firma olduğunu<br />

sözlerine ekleyen Özmal, bu ülkelerden pay almanın<br />

firmalarının ihracatına yansımasının ciddi<br />

oranda olacağını, ayrıca ihracat payını artırmak istedikleri<br />

ülkeler arasında Kanada, Katar, Hollanda,<br />

Belçika’nın da olduğunu dile getirdi. Özmal, fuarda 100x100cm,<br />

120x120cm, 60x180cm ve 60x120cm ebatlara ilginin büyük olduğunu,<br />

ürünlerdeki yeni özelliklerin de dikkat çektiğini belirtti.<br />

Türk seramiğinin marka değerinin arttığını dile getiren Özmal<br />

fuara dünyanın her yerinden sektörün önde gelen üreticileri katılıyor.<br />

Biz de Cersaie gibi prestiji yüksek olan fuarlar sayesinde<br />

markamızı dünyaya ve Avrupa’ya tanıtıyoruz’’ dedi.<br />

Yaşam alanlarına kazandırdığı modernliği ve doğallığı bir kez<br />

daha gözler önüne seren Bien Seramik, mermer, beton, doğal<br />

taş, ahşap ve konsept seramiklerinin yanı sıra üstün teknolojisi<br />

ile sektöre kazandırdığı ürünlerle de fuarda göz doldurdu.<br />

Seranit, Cersaie’de yeni ürünlerini sergiledi<br />

<strong>Yapı</strong> sektörünün köklü kuruluşlarından ve Türk seramiğinin dünyadaki<br />

en önemli temsilcilerinden Seranit, her sene olduğu gibi<br />

bu sene de 24-28 Eylül tarihlerinde İtalya’nın Bologna kentinde<br />

düzenlenen, dünyanın en büyük seramik fuarı Cersaie’de Salon<br />

19’da yer alan D9-C10 standında<br />

ürünlerini görücüye çıkardı.<br />

Seranit Cersaie standında, Son<br />

teknolojiyle üretilen, farklı yüzey<br />

ve renk alternatiflerine sahip<br />

yeni Teknik Porselen ürünlerinin<br />

yanı sıra zengin ebat, renk<br />

ve desen seçenekleriyle ahşap,<br />

mermer, doğal taş, beton koleksiyonundan<br />

ürünlere yer verdi.<br />

Geniş desen ve renk seçenekleri<br />

ile her ihtiyaca yönelik çözümler<br />

barındıran Seranit’in 40x120<br />

ve 30x90cm ebatlarındaki duvar<br />

koleksiyonları da Cersaie’de yerini<br />

aldı. Buna ek olarak 10x30,<br />

20x20, 10x10 ve altıgen gibi<br />

küçük ebatları bünyesinde toplayan<br />

yepyeni bir koleksiyonda ziyaretçilerin<br />

beğenisine sunuldu.<br />

Seranit’in en çok ilgi gören inovatif<br />

ürünü Aquanit Porselen<br />

Duş Karosu uygulama alternatifleri,<br />

geniş portföyü ve model alternatifleri<br />

ile stantta sergilendi.<br />

Bunun yanında, diğer inovatif ürünlerinden Seravista Porselen<br />

Basamak ve Duostone Kompozit Köpük Karo da stantta yerini<br />

aldı<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 123


Fuar<br />

Ege Seramik,<br />

Hi-Tile Technology malzemeleri ile<br />

Cersaie Fuarı’nda fark oluşturdu<br />

Başarılı ve verimli bir fuar geçiren Ege Seramik, fuara özel olarak geliştirilen<br />

serilerini yerli yabancı birçok tasarımcı, sektör temsilcisi ve<br />

profesyonelle buluşturdu. Tasarım çizgisi ile rakiplerinden ayrılmayı<br />

başaran Ege Seramik, yeni Hi-Tile Technology malzemeleri ile <strong>2018</strong><br />

CERSAIE Fuarı’nda trendlerin öncüsü olduğunu bir kez daha ispatladı.<br />

Crystal shine effect, glossy effect ink, deep effect ink ve granillia<br />

application olmak üzere 4 yeni malzemeyi kapsayan Hi-Tile Technology<br />

sınıfı malzemelerin her biri ile farklı bir yüzey elde ediliyor. Ekstra<br />

parlaklık, kısmi parlaklık, rölyef etkisi ve doku kazandıran bu yeni malzemeler<br />

ile desenler çok daha etkili ve gerçekçi bir görünüm kazanıyor.<br />

<strong>2018</strong> CERSAIE Fuarı’nı değerlendiren Ege Seramik Genel Müdürü<br />

Göksen Yedigüller, “Ege Seramik olarak güzel bir fuar geçirdik. İhracatın<br />

önemini her geçen gün arttırdığı günümüzde CERSAIE Fuarı gibi<br />

global organizasyonların önemi de artıyor sektörümüz için. Bu çerçevede<br />

özel olarak hazırladığımız Autumn Collection <strong>2018</strong> serilerimizin<br />

lansmanını fuarda gerçekleştirdik. Koleksiyon kapsamında 20’den fazla<br />

yeni serimiz var. Koleksiyondaki en önemli farklılık belli serilerimizde<br />

kullandığımız yeni Hi-Tile Technology malzemelerimiz oldu diyebiliriz.<br />

Farklı yüzey etkilerine sahip bu malzemeler Ege Seramik olarak teknolojiyi<br />

ne kadar yakından takip ettiğimizin bir ispatı aslında. Kısacası<br />

emeklerimizin karşılığını fazlasıyla aldığımız, yeniliklerimiz ile fark<br />

yarattığımız bir fuarı daha tamamlamış olmanın gururunu yaşıyoruz”<br />

dedi.<br />

Göksen Yedigüller / Ege Seramik Genel Müdürü<br />

Merter Savaş / Ege Vitrifiye Genel Müdürü<br />

Ege Vitrifiye,<br />

yine seçkin ürünleri ve<br />

tasarımlarıyla öne çıktı<br />

Son yıllarda tasarıma verdiği değer ile öne çıkan Ege Vitrifiye, portföyünden<br />

seçkin ürünleri Cersaie Fuarı’nda sergiledi. Mat renkli<br />

ürünler, kanalsız yıkama sistemine sahip klozetler ve dokulu çanak<br />

lavabolar standın en çok ilgi gören ürünleri arasındaydı. Avrupa<br />

Ürün Tasarım Ödülüne sahip Catamaran ve Finikia serileri de özel<br />

projeler için farklı ülkelerden mimarlar ve tasarımcılara tanıtıldı.<br />

Ege Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş “Cersaie Fuarı uzun<br />

yıllardır sektöre hizmet eden, en büyük fuarlarından bir tanesidir.<br />

1983 yılında seramik satıcıları ile seramik satın alıcılarını bir platformda<br />

buluşturma amacıyla başlamış, günümüze kadar her sene<br />

düzenlenmiş ve geçtiğimiz günlerde ise 36. sını gerçekleştirmiştir.<br />

Ege Vitrifiye olarak düzenli katılım gösterdiğimiz Cersaie Fuarı’nı<br />

bu sene de başarıyla tamamladık. Özel olarak tasarlanan standımızda<br />

beş gün süreyle, dünya standartlarında tasarlayıp ürettiğimiz<br />

ürünlerimizi sergiledik, markamızı ve ülkemizi temsil ettik” diye<br />

belirtti.<br />

Cersaie Fuarı’nın ihracata olan katkısını değerlendiren Savaş “<br />

Ege Vitrifiye toplam üretiminin %65’i, başta Avrupa olmak üzere<br />

dünyada 72 farklı ülkeye ihraç edilmektedir. Cersaie Fuarı’na katılımımız,<br />

firmamız için yeni müşteri potansiyelleri yaratırken, takip<br />

ettiğimiz güncel trendler, yeni dönem portföy çalışmalarımıza katkı<br />

sağlamaktadır. Katma değerli ürünlerimizi doğru platformlarda<br />

doğru satın alıcılarla buluşturmamız açısından katılım gösterdiğimiz<br />

yurtdışı fuarların önemi büyüktür” diye ekledi.<br />

124<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


YENİ ÜRÜNLER<br />

ELEKTRİK<br />

Thea Sistema<br />

Günsan<br />

AYDINLATMA<br />

Günsan<br />

YAPI KİMYASALLARI<br />

Sista<br />

EL ALETLERİ<br />

Dewalt


SERAMİK<br />

Seramiksan<br />

Bien<br />

Çanakkale<br />

Edilcuoghi<br />

ARMATÜR<br />

İdeal Standart<br />

Hansgrohe<br />

Bİen<br />

BOYA<br />

Marshall<br />

Dyo<br />

Alligator<br />

VİTRİFİYE<br />

İsvea<br />

Vitra<br />

ALÜMİNYUM<br />

Reynaers<br />

BANYO<br />

Villeroy&Boch<br />

ZEMİN<br />

Ateco


Armatürün Eşsiz Zarafeti, Ideal Standard ‘Melange Serisi’nde<br />

Dünyaca ünlü tasarımcılar Thomas Fiegl ve Achim Pohl tarafından<br />

kurulan ve uluslararası birçok ödülün sahibi ArteFakt Tasarım<br />

Ofisi’nin Ideal Standard için özel olarak tasarladığı Melange<br />

Serisi, tüm lavabo, küvet ya da bidelerle kolaylıkla uyum sağlayabilen,<br />

zarafeti teknoloji ile buluşturan eşsiz bir seri.<br />

Ideal Standard Melange Serisi, minimalist ve duyarlı tasarımıyla<br />

banyoları eşsiz bir zarafetle buluşturuyor. Düz geometrik şekilleri,<br />

yumuşatılmış çizgiler ile tamamlayan seri, tasarımsal şıklığının<br />

yanı sıra sahip olduğu teknoloji ile de kullanıcısına birçok<br />

avantaj sağlıyor.<br />

German Design Award sahibi Melange Serisi, zarif ve yumuşak<br />

hatları ve rahat kullanımı ile şık banyolara uygun<br />

çözümler sunuyor. 5 lt/dk su tüketimi ve Click Kartuş<br />

özelliği ile yüksek performans, rahatlık, tasarruf<br />

ve konfor sağlayan seride; küvet, duş, lavabo<br />

ve banyo bataryası bulunuyor.<br />

Minimum Isı Kaybı ve Doğalgaz Tüketimi<br />

Melange Serisinde, Ideal Standard’ın geliştirdiği teknolojiler arasında<br />

yer alan Cool Body, Isı Limitleyici, Esay Fix ve Gizli Perlatör<br />

özellikleri bulunuyor. Kontrollü bataryalar ve akıllı sistemler<br />

ile lavabo bataryalarında ısı kaybı minimuma indirilerek istenilen<br />

sıcaklıktaki su anında kullanıcıya iletiliyor. Isı kaybının önlenmesi<br />

nedeniyle tüketilen doğalgaz performansını da düşüren Blue<br />

Teknoloji sayesinde ev ekonomisinde de tasarruf sağlanıyor. Ayrıca<br />

ısınmayan ana metal gövde sayesinde Cool Body teknolojisine<br />

de sahip olan bataryalar, el yakmıyor ve özellikle çocuklar<br />

için maksimum güvenlik sağlıyor.<br />

ISVEA’dan banyolarda “Engelsiz yaşam”<br />

İtalyan ISVEA, çocuk, yaşlı ve engelliler için<br />

banyolarda hayatı kolaylaştıran tasarımlara<br />

imzasını atıyor. ISVEA’nın e-Motion teknolojisiyle<br />

hayata geçirdiği banyo dolapları,<br />

asma monoblok lavabo ve engelli lavabolarının<br />

yüksekliği uzaktan kumanda sistemi<br />

ile kullanıcı ihtiyacına göre ayarlanabiliyor<br />

ve böylece banyolarda engelsiz bir yaşamın<br />

kapıları aralanıyor.<br />

Günümüz banyolarında hayatı kolaylaştıran<br />

ve güvenli bir kullanım sunan tasarımlar kullanıcıların<br />

ilk tercihleri arasında yerini alıyor.<br />

Özellikle yaşamının belli dönemlerinde kısıtlı<br />

hareket imkanı olan çocuklar, yaşlılar ve<br />

engelliler için işlevsel ve fonksiyonel tasarımlar<br />

son derece önemli.<br />

ISVEA’nın banyolar için geliştirdiği e-Motion<br />

sistemi, kablosuz uzaktan kumanda sistemiyle<br />

lavabo ve banyo dolabının yüksekliğini<br />

kullanıcının ihtiyacına göre ayarlanmasına<br />

olanak veriyor. Böylece, lavabo dolapları,<br />

asma monoblok lavabo ve engelli lavaboları<br />

çocukların ve yaşlıların kullanımına uygun<br />

hale geliyor ve güvenli bir kullanım sunuyor.<br />

e-Motion’da yükseklik 25 cm’e kadar 3 kademeli<br />

olarak ayarlanabiliyor. Bu sistem<br />

çocuk ve yaşlıların yanı sıra engelliler için<br />

de güvenli ve son derece pratik bir kullanım<br />

sunuyor.<br />

128<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Seramiksan’dan yenilikler…<br />

Sonbaharın büyüleyici romantizmini<br />

tasarımlarına yansıtan Seramiksan’ın,<br />

trend mekanlar isteyenler<br />

için oluşturduğu yeni serileri; History,<br />

Sicilya ve North<br />

Seramiksan’ın ilk defa Cersaie’de<br />

ziyaretçilerinin beğenisine sunduğu<br />

yeni serileri arasında yer alan<br />

History Koleksiyonu, Sicilya Serisi<br />

ve North Serisi, tarihi ve rustik dokuyu<br />

yaşam alanlarında hissetmek<br />

isteyenlerin tercihi oluyor. Seramiksan’ın<br />

zarif detayları bünyesinde<br />

barındıran koleksiyonlar, hem yerde<br />

hem de duvarda kullanılabilme<br />

özelliği ve zengin desen seçenekleriyle<br />

bambaşka atmosferler yaratma<br />

imkanı sunuyor.<br />

History Koleksiyonu<br />

North Serisi<br />

Sicilya Serisi<br />

Geçmişin izinde tarihi bir<br />

yolculuğa çıkmak isteyenler<br />

için History Koleksiyonu<br />

Geleneksel çini motiflerinden ilham<br />

alarak tasarlanan ve tarihi dokuyu<br />

yaşam alanlarına yansıtan History<br />

Koleksiyonu, birbirinden farklı zengin<br />

desenleri ile mekanlara İspanyol<br />

esintileri taşıyor. Koleksiyon, klasik<br />

desenlerini tek başına kullanabilmenin<br />

yanı sıra farklı desen seçenekleri<br />

ile kombin edilebilmesiyle de<br />

özgün mekanlar yaratmada hayal<br />

gücünün sınırlarını zorluyor. Kastilya,<br />

İris, Navarra, Galiçya, Endülüs<br />

olarak 5 farklı desen seçeneği ve<br />

birlikte uyumlu köşe ve kenar bordürleri<br />

ile History Koleksiyonu, sizi<br />

geçmişe doğru tarihsel bir yolculuğa<br />

çıkarıyor.<br />

Beyaz rengin ferahlığı<br />

ahşabın sıcaklığıyla<br />

buluşuyor: North Serisi<br />

Kuzey’e Yolculuk… “Beyaz Geceleri”<br />

ile ünlü Kuzey ülkelerinden ilham<br />

alınarak tasarlanan North Serisi,<br />

rustik dekorasyon tarzını, eskitme<br />

beyaz ahşap görünümü ile tamamlıyor.<br />

Yüzeyindeki soğuk renk tonunu<br />

yumuşak geçişler ile harmanlayan<br />

seri, mekanları zamanın ötesinde<br />

bir görünümle buluşturuyor.<br />

Mekanlara Akdeniz Esintisi:<br />

Sicilya Serisi<br />

İsmini mavinin her tonuyla kendine<br />

davet eden denizi, üzerinde yaşamış<br />

medeniyetlerden kalan binlerce<br />

yıllık tarihi eserleri ile Akdeniz’in en<br />

büyük adasından alan Sicilya Serisi,<br />

Akdeniz romantizmini hayatınıza<br />

katıyor. Geçmiş yıllarda yaşıyormuş<br />

hissi veren eskitme görünümüyle<br />

Sicilya’nın zengin tarihi dokusunu<br />

yansıtan seri, dokunma hissi yaratan<br />

yumuşak rölyefli dokusuyla dikkat<br />

çekiyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 129


VitrA’dan düzenli ve ferah banyolar<br />

VitrA’nın Sento banyo koleksiyonu,<br />

yuvarlak hatlı modern tasarımı ve<br />

akıllı saklama alanı çözümleriyle,<br />

düzenli ve ferah banyolar tasarlanmasına<br />

olanak sağlıyor.<br />

VitrA’nın ferah banyolar yaratan<br />

banyo koleksiyonu Sento, fonksiyonelliğiyle<br />

dikkat çeken mobilyaları ve<br />

farklı büyüklükteki mekanlara uygun<br />

lavabo ve klozet alternatifleriyle, ailedeki<br />

herkesin banyoda aradığı çözümleri<br />

bir arada sunuyor. Yalın ve<br />

sıcak tasarımıyla İskandinav tarzını<br />

banyolara taşıyan Sento, zarif görünüşü<br />

kadar konforuyla da öne çıkan<br />

Seat duş teknesiyle de kombinlenebiliyor.<br />

Seat’in entegre oturma alanı,<br />

pratik ve ergonomik bir duş deneyimi<br />

vadediyor.<br />

VitrA Tasarım Ekibi’nin imzasını taşıyan<br />

Sento koleksiyonu, fonksiyonel<br />

saklama üniteleriyle de dikkat<br />

çekiyor. Çamaşır sepetli boy dolabı,<br />

temizlik dolabı, çamaşır makinesi<br />

dolabı gibi modüller, daha düzenli<br />

ve ferah banyolar tasarlanmasına<br />

olanak tanıyor. Çamaşır makinesi<br />

veya klozet üzerine konumlandırılabilen<br />

üst dolap ise banyoda yeni<br />

saklama alanları yaratıyor.<br />

Hansgrohe‘den “Suya Dair Yenilikçi Fikirler…”<br />

Banyo, mutfak armatürleri, duş başlıkları<br />

ve duş sistemleri alanında dünyanın<br />

lider üretici firması Hansgrohe, 117 yıldır<br />

140’tan fazla ülkede hansgrohe ve Axor<br />

global markalarıyla uluslararası alanda<br />

faaliyetlerine devam ediyor. Kara Orman<br />

merkezli grup, mikro ince damlalar sayesinde<br />

rahatlatıcı bir yumuşaklık sağlayan<br />

yeni PowderRain sprey ve mutfaklarda<br />

yepyeni bir dönemi başlattığı şık, fonksiyonel<br />

paslanmaz çelik ve granit eviyeleriyle<br />

su ile olan mükemmel yolculuğuna<br />

devam ediyor.<br />

PowderRain ile rahatlatıcı,<br />

yumuşak duş keyfi…<br />

Duş keyfi günlük hayatımızın özel ve vazgeçilmez<br />

bir parçasıdır. Tam da bu noktada<br />

hansgrohe yeni PowderRain sprey ile<br />

kullanıcılara eşsiz ve özel bir duş deneyimi<br />

sunuyor. Geleneksel duşlardan farklı olarak<br />

PowderRain’de tek bir ince akış bulunuyor.<br />

Ayrıca duş başlığından yönlendirilen<br />

su, spreyden son derece sessiz bir şekilde<br />

akar. Mikro incelikteki damlalar, cildi sudan<br />

oluşan bir kozayla kaplarken sanki yumuşak<br />

bir yaz yağmuru altında duruyormuşcasına<br />

eşsiz bir duş keyfi yaşatıyor.<br />

130<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Bien’in dış cephe karo kaplamaları dayanıklı ve estetik<br />

Tasarımı ve işlevselliği en son teknoloji ile birleştiren<br />

ürünleriyle yapı sektörüne hizmet veren<br />

Bien Seramik’in dış cepheye yönelik ürün<br />

gamı binalarda dayanıklılığın yanı sıra estetik<br />

görünüme de katkı sağlıyor.<br />

Günümüz iklim koşullarında yağmura, doluya,<br />

rüzgâra karşı dayanıklı olan Bien Seramik’in,<br />

dış cephe karoları farklı ebat, renk ve yüzey<br />

seçenekleri ile yapılara çözümler sunuyor. Kolay<br />

temizlenebilme özelliğiyle avantaj sağlayan<br />

Bien Seramik karoları, belli ölçülerde ses<br />

ve ısı yalıtımında da etkili oluyor.<br />

Doğayı referans alan Bien Seramik, doğal taş,<br />

mermer ve ahşap görünümlü tasarımlarıyla dış<br />

cepheler için vazgeçilmez bir yerde duruyor.<br />

Rustik banyoların yeni tamamlayıcısı: Bien Lado Armatür Serisi<br />

Bien Banyo her zevke uygun zengin ürün çeşitliliği, iddialı tasarımları<br />

ve daha önce denenmemiş yeniliklerle sektöre farklı<br />

çözüm önerileri sunuyor.<br />

En son teknolojiyi kullanarak üretim yapan Bien Banyo’nun Lado<br />

Armatür Serisi, tasarımıyla rustik tarzda dekore edilen banyo<br />

ve mutfaklara alternatif oluşturuyor. Bien Banyo’nun tasarladığı<br />

Lado Armatür Serisi, doğallığı ve eski unsurlar barındırmasıyla<br />

son yıllarda ön plana çıkan rustik stilin adeta tamamlayıcısı…<br />

Seride krom ve fırçalı bronz gövde kaplaması olmak üzere iki<br />

farklı yüzey alternatifi, ayrıca her iki gövde kaplamasına ait, lavabo<br />

bataryası, yüksek tip lavabo bataryası, banyo bataryası,<br />

mutfak bataryası ve duş bataryası bulunuyor.<br />

Tasarımıyla dikkat çeken seri banyolarınıza işlevsellik ve teknolojiyle<br />

beraber doğallık, estetik kazandırıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 131


Çanakkale Seramik, yeni serisi Fiore ile daha şık ve daha modern<br />

Seramik karoda geliştirdiği<br />

özel tasarımlarla trendleri belirleyen<br />

ve tüketici tercihlerinde<br />

ilk sırada olan Çanakkale Seramik’in<br />

Fiore serisi, sıra dışı<br />

mermer dokusu ve farklılaşan<br />

tonları ile mekanlara ferahlık<br />

hissi katıyor.<br />

Yenilikçi ve trend ürünleriyle<br />

tüketicilerin beğenisine hitap<br />

eden Çanakkale Seramik, yeni<br />

serisi Fiore ile mekanlara şık<br />

ve estetik bir görünüm kazandırıyor.<br />

Yer ve duvar dekorasyonları<br />

için ideal seçenekler sunan Fiore<br />

serisi, 4 modülden oluşan<br />

dekoru ile duvarlara floral bir<br />

etki verirken, geometrik dekor<br />

seçeneği ile modern mekanlar<br />

yaratmaya olanak sağlıyor.<br />

40x80cm parlak duvar karoları<br />

ve dekorları ve 60x60cm parlak,<br />

düşük su emmeli yer karolarından<br />

oluşan Fiore serisi kemik,<br />

bej ve gri renk seçenekleri<br />

ile kullanıcının beğenisine sunuluyor.<br />

Edilcuoghi’nin ahşap görünümlü Wornwood serisi<br />

Edilcuoghi, ahşap gönümlü Wornwood<br />

serisi ile mekanlardaki klasik<br />

ve elegan duruşu pekiştiriyor.<br />

Farklı dekor seçenekleriyle kullanıcıya<br />

tasarımda özgürlük veren seri,<br />

aynı zamanda rafine ve klasik bir<br />

tarz arayanların ilk tercihi oluyor.<br />

İç mekan tasarımı sektöründe uzmanlaşmış<br />

olan Edilcuoghi, en<br />

son tasarımları modern teknolojiler<br />

ile birleştirerek farklı formatlarda,<br />

renklerde ve yüzeylerde yer ve duvar<br />

döşemelerini kullanıcıların beğenisine<br />

sunuyor.<br />

Edilcuoghi, tasarım ilhamını ahşap<br />

formların modernize edilmesinden<br />

aldığı Wornwood serisi ile evlere<br />

elegan bir dokunuş kazandırıyor.<br />

Ahşap görünümü çağdaş yüzeylerle<br />

buluşturan seri; stil sahibi,<br />

modernize edilmiş nostalji hisli mekanlar<br />

yaratarak, zamansız tarzı<br />

ile de zarafet ve güzellik hissini bir<br />

arada yansıtıyor.<br />

Edilcuoghi’nin tüm serileri, Kale’nin<br />

dünyanın seçkin şehirlerinde bulunan<br />

mağazaları ve Türkiye’deki<br />

showroom’larında tüketicilerle buluşuyor.<br />

132<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Ürün<br />

Villeroy&Boch lüks ve rahatlatıcı banyolar<br />

Villeroy&Boch markasının<br />

270 yıllık ihtişamını banyolara<br />

yansıtan Finion koleksiyonu,<br />

lüks ve rahatlatıcı bir atmosfer<br />

yaratılmasına olanak tanıyor.<br />

Dünyanın en eski ve bilinen<br />

markası Villeroy&Boch için endüstriyel<br />

tasarımcı Patrick Frey<br />

tarafından tasarlanan Finion,<br />

sofistike hatları ve ince işçiliğiyle<br />

dikkat çekiyor. 2017 iF<br />

tasarım ödülüne sahip koleksiyon;<br />

özel seramikleri, zengin<br />

mobilya seçenekleri ve şık aydınlatma<br />

konseptiyle, banyoyu<br />

ayrıcalıklı bir yaşam alanına<br />

dönüştürüyor.<br />

Villeroy&Boch’un Finion banyo<br />

koleksiyonundaki lavabo<br />

ve küvetler, inceliğin sınırlarını<br />

zorluyor. Kullanılan özel malzemelerle,<br />

lavaboların kalınlığı 6<br />

mm, küvetlerinki ise 15 mm’ye<br />

kadar düşürülüyor. Net bir tasarım<br />

çizgisi sunan koleksiyon,<br />

ayna ve mobilyalara entegre<br />

edilen uzaktan kumandalı şık<br />

aydınlatmasıyla banyonun havasını<br />

değiştiriyor.<br />

Reynaers Hi-Finity ile cam duvarlar, konfor ve estetik sunuyor<br />

Hi-Finity Sürme Kapılar, modern yapılarda cam duvarların yerini<br />

alıyor. Aynı anda birçok özelliği bir denge çerçevesinde birleştiren<br />

camlı kapılar, son teknolojinin ürünü olarak tanımlanıyor.<br />

<strong>Yapı</strong>nın tasarımını estetik kaygılarla oluştururken, performans<br />

çözümlerini en üst düzeyde elde edebiliyorsunuz bu sistemde.<br />

Ergonomik olarak tasarlanmış kapı kolu ve<br />

gizli kilitleme sistemi ile yerden tavana ve<br />

duvardan duvara maksimum düzeyde cam<br />

görünüme sahip olabilirsiniz.<br />

Aynı zamanda ısı yalıtımı ile enerji tasarrufunu maksimum düzeyde<br />

tutan Hi-Finity Sürme Kapılar hava koşullarına karşı direnci<br />

ile güven veriyor. Ses yalıtımı özelliği ile performansı en<br />

üst seviyeye taşırken, içerdeki ambiyansı sizin tasarlamanıza<br />

yardımcı oluyor.<br />

MODERN VE ŞIK GÖRÜNÜM<br />

Tasarımı, zamanın diliyle ifade eden Hi-Finity,<br />

modern çizgiden ödün vermeyen kullanıcıların<br />

ve mimarların öncelikli tercihi olarak<br />

karşımıza çıkıyor. Hi-Finity Sürme Kapılar,<br />

ev ile bahçe arasındaki fonksiyonel bir bölme<br />

olmaktan çok daha fazlası olduğunu,<br />

kullanıldığı alanlara karakter kazandırarak<br />

kanıtlıyor. Hi-Finity Sürme Kapılar’ın cam<br />

kanatları sistemin taşıyıcısı konumunda<br />

denge sağlarken, camın yarattığı bütünlük<br />

ve şeffaflık duygusu mekanı bir bütün olarak<br />

algılamanıza neden oluyor.<br />

Sistemde, tavan, zemin ve duvar profillerinin<br />

gizlenebilme özelliği de var. Panellerin arasında<br />

yer alan 35 mm genişliğindeki dikey<br />

profiller, siyah ve ince görüntüsüyle mimari<br />

bir unsur olduğunu da hissettiriyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 133


Marshall’dan “Evinize sanatsal dokunuşlar” için öneriler<br />

mavisi, sarısı ve neon sarısı<br />

gibi muhteşem floresan<br />

renk tonları koyu renklerle<br />

eşleştirildiğinde harika görünür.<br />

Canlı renkler ve floresan vurgular kullanarak çarpıcı bir duvar<br />

oluşturmak çok kolay. Maksimum etki yaratmak için, nötr bir renk<br />

uyumu ile yüksek voltajlı renk parlamalarını eşleştirmek gerçekten<br />

çarpıcı bir etki yaratır. Kontrast güçlü bir araçtır, bu nedenle<br />

birbirlerini ön plana çıkaran okyanus yeşili ve turuncu veya safir<br />

ve limon sarısı gibi güçlü renkler tercih edilmeli. Beyaz sevenler<br />

ise tamamen beyaz bir fon ile başlayabilir ve yan yana geniş<br />

renk bloklarını boyayarak, bir renk bloğu etkisi yaratabilirler.<br />

Muhteşem bir flor dokunuşu da duvarlara heyecan katar. Elektrik<br />

Şeritli boya etkisi ile<br />

yaratıcılığı tetikleyin<br />

Marshall, evdeki sanatsal<br />

dokunuş önerilerinden biri<br />

de çalışma odasının duvarlarını<br />

modern ama huzurlu<br />

bir çalışma alanı yaratan<br />

çarpıcı şeritler ile donatmak.<br />

Şeritli duvarı gömme dolap,<br />

şömine veya kitap rafları<br />

gibi ev ya da ofisinizdeki<br />

mevcut mimari bir özelliğin<br />

yakınına planlamak etkiyi<br />

artırır. Alanın hâlihazırda<br />

bulunan hatlarla oynayarak, kolaylıkla harika bir grafik etki yaratılabilir.<br />

Renk tonları seçerken kişiye kendisiniz rahatlamış hissettiren<br />

ancak aynı zamanda yaratıcılığı tetikleyen renkleri seçmek<br />

gerekir. Pek çok farklı renkler kullanılabilen bu tarza örnek<br />

oluşturması için Marshall, kurşun rengi, taş grisi ve barut rengini<br />

seçti. Bu renklerdeki şeritler kitap raflarına kadar uzatılarak ortamda<br />

görsel bir ilgi odağı oluşturan uzatılmış bir görünüm elde<br />

edildi.<br />

Ateco Zemin ile 3 adımda hijyenin manifestosu<br />

İç mekânların temizliğini sağlayan en kuvvetli enstrümanın paspas<br />

olduğunu söyleyen Ateco Zemin Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Zafer Işık, doğru bir paspas sisteminin 3 aşamadan oluştuğunun<br />

altını çizdi. İnsan trafiğinin yoğun olduğu yerlerde hijyeni sağlamanın<br />

çok zor olduğu gibi bir o kadar da kolay olduğunu belirten<br />

Işık, “İnsan trafiğinin yoğun olduğu genel mekanlarda kirler ayakkabı<br />

yoluyla dışarıdan içeriye taşındığı için kapı önlerinde doğru<br />

paspas kullanarak temizliğini sağlamak mümkün. Bunun için ise<br />

3 aşamalı paspas sistemleri yeterlidir” dedi.<br />

“Doğru paspas seçimi şirketlerin<br />

karlılıklarını artıran bir unsurdur”<br />

İlk olarak dışarıdan içeriye girerken kaba kiri sıyıracak<br />

olan kıvırcık paspas diye tabir edilen Z-mat<br />

Zigzag Paspas sisteminin kullanılması gerektiğini<br />

belirten Işık, şirketlerin bu ve benzeri paspaslarla<br />

ilk aşamayı verimli olarak konumlandırabileceklerini<br />

belirtti. Işık, “İkinci olan ara mekânda ise ayakta<br />

arta kalan kirleri temizleyebilmek için alüminyum<br />

profiller üzerine halı şeritlerden oluşan halı yüzeyli<br />

paspas kullanılmasını öneriyoruz. Bu paspas alüminyum<br />

aralıklı olması sebebiyle kirleri aralarda<br />

tutarak yani bir nevi absorbe ederek saklıyor. Halı<br />

şeritlerinden oluşan bu paspas sayesinde ayakkabıda<br />

kalan ıslaklık emilirken aynı zamanda da kalan<br />

kirlerden de arındırmış oluyorsunuz. Son aşamada<br />

ise tamamen ayakkabının altını kurutmaya<br />

yönelik olan halı türünden nem alıcı toz kontrol dediğimiz<br />

paspaslar kullanılmalıdır. Aynı zamanda bunları rulo halı<br />

şeklinde serilen yolluk diye de adlandırabiliriz. İş yeri sahipleri<br />

yeteri derecede paspas kullanımını teknik aşamalarıyla uyguladıkları<br />

zaman birçok avantaj sağlamış olacaklardır. Öncelikle<br />

ellerinde paspasla dolaşan temizlik görevlilerinin gereksiz yere<br />

istihdam edilmesinden ve bunun masrafından kurtulmuş su ve<br />

temizlik malzemelerinden de tasarruf ederek çevreye de duyarlı<br />

bir birey ve bir marka olmuş oluyorsunuz.” dedi.<br />

134<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Ürün<br />

DEWALT Kablosuz Elektrikli El Aletleri artık çok daha güvenli<br />

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporuna göre<br />

Türkiye, ölümlü iş kazalarının en çok yaşandığı ülkeler<br />

arasında yer alıyor. Bu kazaların yüzde 22’si<br />

düşme ve elektrik çarpması sonucu gerçekleşiyor.<br />

Dünyanın lider el aleti ve aksesuar üreticisi<br />

StanleyBlack&Decker, üstün kalite, sürekli yenilik<br />

ve mükemmellik tutkusu ile birçok farklı sektörde<br />

yer alan, alanında lider ve öncü ürünleriyle iş güvenliği<br />

alanında da fark yaratmaya devam ediyor.<br />

Firmanın farklı amaçlara yönelik profesyonel markası<br />

DEWALT, kablosuz elektrikli el aletleri kategorisindeki<br />

yenilikçi ve ileri teknoloji ürünleriyle<br />

kullanıcılarının işini kolaylaştırıyor. Bu sayede, iş<br />

kazalarının en büyük nedenlerinden biri olan kablo<br />

sorununu da ortadan kaldırırken; çok daha hızlı,<br />

verimli ve güvenli çalışılmasını sağlıyor.<br />

İş güvenliği yanında zaman tasarrufu<br />

Kablolu elektrikli el aletleri kadar yüksek performans<br />

gösteren DEWALT kablosuz elektrikli el<br />

aletleri, elektrik olmayan ortamlar için profesyonelleri<br />

jeneratör taşıma derdinden ve masrafından<br />

kurtarıyor. Yerlerde biriken kabloların neden<br />

olabileceği kazaları da engelleyerek daha güvenli<br />

bir iş ortamı sunuyor.<br />

<strong>Yapı</strong>lan araştırmalar, işe başlamadan önce güç kaynağının<br />

ayarlanmasının çalışma süresinin büyük bir kısmını aldığını<br />

ve iş verimliliğinini de önemli ölçüde düşürdüğünü gösteriyor.<br />

DEWALT’ın 90’dan fazla kablosuz özellikli elektrikli el aleti jeneratör,<br />

uzatma kablosu, priz gibi ayrıntılarla uğraşmadan işlerin<br />

hem daha hızlı hem de daha güvenli bir şekilde tamamlanmasına<br />

yardımcı oluyor.<br />

Yeni Sista RE-NEW ile silikonları<br />

yenilemek çok kolay!<br />

Alanında her zaman kalite ve yeniliğin<br />

simgesi haline gelmiş Sista, Türkiye’nin<br />

ilk silikon kalemi Sista Re-New<br />

ile çığır açıyor! Türkiye’de rafları süsleyecek<br />

olan bu yeni ürün, eski banyoları<br />

ve mutfakları kolayca yenilemenizi<br />

sağlıyor.<br />

Eskimiş ve küflenmiş silikonları sökmeden<br />

tertemiz bir görünüme kavuşturan<br />

Sista Re-New ile artık usta çağırmaya<br />

gerek kalmadan, hatta silikon tabancası<br />

bile kullanmadan mutfak ve banyonuzu<br />

yenilemeniz mümkün. Uygulama<br />

kolaylığının yanı sıra, küfe karşı da dirençli<br />

olan Sista Re-New tüm bu özellikleri<br />

ile banyo ve mutfakları yenilemek<br />

için ekonomik ve pratik bir çözüm<br />

sunuyor. Kapağını açtıktan sonra, tüpü<br />

yeterli miktarda sıkarak eski silikonun<br />

üzerinden geçmek yeterli. Sista Re-<br />

New’un özel olarak tasarlanan başlığı,<br />

silikonu kolay ve düzgün bir şekilde<br />

çekmenizi sağlar. Kokusuz olması ve<br />

her renk silikon üzerine uygulanabiliyor<br />

olması ise ürünü benzersiz kılıyor.<br />

Sista Re-New ile yenilik ve kolaylık evlerinize<br />

taşınacak!<br />

Yeni Havalimanının<br />

aydınlatması<br />

Günsan’a emanet<br />

Türkiye’nin en önemli projesi İstanbul Yeni Havalimanı’nın<br />

aydınlatma kontrolünü Günsan üstlendi. Yeni Havalimanında<br />

Günsan; Eqona, Nemliyer ve modüler seri<br />

model anahtar ve priz ürünleriyle yer alacak. Günsan,<br />

Yeni Havalimanı’nın aydınlatma güvenliği için 100 bin<br />

adede yakın ürün kullandı.<br />

Dünyanın sıfırdan yapılan<br />

tek çatı altındaki<br />

en büyük havalimanı<br />

olacak İstanbul Yeni<br />

Havalimanı, dünya<br />

kamuoyunda ses getiren<br />

projeler arasında<br />

öne çıkıyor. Anahtar<br />

ve priz sektörünün<br />

önde gelen firmalarından<br />

Günsan, İstanbul<br />

Yeni Havalimanı’nın<br />

aydınlatma kontrolünü<br />

üstlendi.<br />

Yurtiçine yayılan geniş<br />

bayi ağı ve 50’den fazla ülkeye yaptığı ihracat ile sektörde<br />

güçlü bir konumda yer alan Günsan, farklı yaşam<br />

alanlarında herkes için güvenli, kullanımı kolay, estetik<br />

ve yenilikçi elektrik ürünleri ile öne çıkıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 135


Yaşam alanlarında fütürizmin temsilcisi:<br />

Thea Sistema Chrome Serisi…<br />

Farklı fonksiyonları bir araya toplayarak kusursuz görünüm sağlayan<br />

Thea Sistema, Chrome serisinin sıra dışı metalik renk<br />

alternatifleri ile geleceğin dünyasını yaşam alanlarına taşıyor.<br />

Chrome Matt Beyaz, Chrome<br />

Beyaz, Chrome Füme ve<br />

Chrome Matt Füme gibi renk<br />

seçenekleri bulunan seride<br />

her bir alternatif, mekanlara<br />

farklı dokunuşlar gerçekleştiriyor.<br />

Metalik renkler ve yalın<br />

tasarımlar, yaşam alanlarına<br />

adeta çağ atlatmayı başarıyor<br />

ve zamanı günümüzden<br />

uzaklara taşıyor. Thea<br />

Sistema, aynı zamanda<br />

kullanıcılarına modüler özelliğinin<br />

avantajını da yaşatıyor.<br />

Modüler sistem, Thea<br />

Sistema’da estetik görünüm<br />

sağlamanın yanı sıra ürünün<br />

kapladığı alan bakımından<br />

da en optimum çözümü sunuyor.<br />

Modüler seri Thea Sistema,<br />

her projeye uyum sağlayabilen<br />

elektronik ürün fonksiyon<br />

zenginliği ve geniş kullanım alanı ile kullanıcılarını karşılıyor. Şık<br />

tasarımının yanı sıra priz grubu ürünlerde yer alan çocuk koruma<br />

özelliğiyle de ekstra güvenli kullanım sunuyor.<br />

Günsan Eqona Serisi günlük hayatı kolaylaştırıyor<br />

Gelişen teknolojiler odağında kaliteli ve yenilikçi ürünler üreten<br />

Günsan, Eqona Pratik Serisi ile hayatı kolaylaştırıyor. Seride yer<br />

alan; telefon tutucu priz, anahtarlık, notluk ve saat dereceli çerçeveler<br />

günlük hayatın hızında pratik kullanım sağlıyor.<br />

İnovatif ürünleriyle kullanıcılara pratik çözümler sunan Günsan’ın<br />

ürün grubunda yer alan Eqona Pratik Serisi, hayatı kolaylaştırmak<br />

üzere tasarlandı. Oda sıcaklığı ve saati gösteren, telefon<br />

tutucu özelliği olan çerçeve<br />

alternatifleri ile özgün seçenekler<br />

sunan Günsan, standart<br />

elektrik anahtarlarının<br />

çok ötesine geçiyor.<br />

Gündelik hayat koşturmasında<br />

telefonlarımızın şarjları<br />

hayati önem taşıyor.<br />

Özellikle de sıklıkla şarj<br />

edildiği alanlarda fonksiyonellikleri<br />

ön plana çıkıyor.<br />

Seride yer alan telefon tutucu<br />

priz, aparatı sayesinde<br />

telefonun kolaylıkla şarj<br />

edilmesini sağlıyor. Priz olarak<br />

kullanımının yanı sıra;<br />

anahtarlık olarak kullanılan<br />

anahtar ve not asılmasını<br />

sağlayan notluk anahtar da<br />

düzeninden vazgeçemeyen<br />

aile bireylerinin işini kolaylaştırıyor.<br />

Böylelikle hatırlanması gereken notlar, her daim anımsanabiliyor.<br />

Oda sıcaklığını anlık olarak görmek mümkün<br />

Eqona Pratik serisindeki saat dereceli anahtar ve priz ise üzerinde<br />

bulunan LED göstergesi sayesinde oda sıcaklığı ve saat<br />

hakkında anlık bilgi veriyor.<br />

136<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Ürün<br />

DYO’nun “Kırmızı&Magenta Renk Damlası Kartelası”<br />

kış günlerinde hayat enerjisini yükseltiyor<br />

DYO, soğuk havalarda da yüksek enerji<br />

için mekânlara Renk Yağmuru Kartelası’nda<br />

yer alan “Kırmızı&Magenta Renk<br />

Damlası”nı öneriyor. Kırmızı; fiziksel olarak<br />

halsiz, yorgun, tükenmiş hissedenler<br />

ve üşüyenler için vazgeçilmez bir renk.<br />

Molekülleri ısıtan ve hareketlendiren kırmızı,<br />

metabolizmayı da hızlandırıyor.<br />

Boya sektörünün öncü ve yenilikçi markası<br />

DYO, kış aylarında mekânlarını<br />

yenilemek isteyenlere enerji veren, iç<br />

ısıtan bir seçenek sunuyor. DYO’nun<br />

Renk Yağmuru Kartelası’nda 8 farklı renk<br />

grubu arasında yer alan Kırmızı&Magenta<br />

Renk Damlası ile mekânlar enerji ile<br />

doluyor. Renk uzmanlarının şans ve verimlilikle<br />

ilişkilendirdiği kırmızı ve tonları,<br />

kişiye adalet ve liderlik duygusu aşılarken<br />

zorlukların kolaylıkla üstesinden gelme<br />

gücü veriyor. Girişimciliği geliştiren,<br />

fiziksel olarak halsiz, yorgun, tükenmiş<br />

hisseden ve üşüyenler için vazgeçilmez<br />

bir renk olan kırmızı, molekülleri ısıtıp<br />

hızlandırma özelliğine sahip. Aşk ve tutkunun<br />

rengi olarak ifade edilen kırmızı,<br />

psikolojik olarak dikkati artırırken, fizyolojik<br />

olarak adrenalin salgılanmasına destek<br />

oluyor.<br />

Alligator boya, fonksiyonel ürün serisiyle yaşamı kolaylaştırıyor<br />

Alligator’ün yeni Sketchy ve Projectura ürünleri ile duvarlarınızda<br />

özgürce yazı yazabilir, projeksiyon cihazı ile sunumlarınızı<br />

perde olmadan yansıtabilirsiniz.<br />

Yenilikçi ürünleri ve üstün kalitesiyle sektöre yön veren Alligator<br />

Boya, boya kavramını dekoratif<br />

bir kulvara taşımaya<br />

devam ediyor. İç mekanlarda<br />

farklı tekniklerin ve çözümlerin<br />

yer aldığı alternatif bir<br />

dünya sunan Alligator Boya,<br />

fonksiyonel ürün grubu bünyesine<br />

iki yeni ürün katıldı.<br />

Uygulandığı yüzeyleri yazı<br />

tahtasına dönüştürerek board<br />

marker tarzı kalemlerle<br />

yazı yazma imkânı sunan<br />

Sketchy, yüksek yazılma ve<br />

silinme performansına sahip<br />

tek bileşenli şeffaf iç cephe<br />

boyası olarak dikkat çekiyor.<br />

Projectura ise uygulandığı<br />

yüzeylerde projeksiyon cihazından<br />

gönderilen görüntüyü<br />

yansıtarak projeksiyon perdesi<br />

görevi gören, normal yüzeyler<br />

gibi ışığı dağıtmadan<br />

izleyicinin rahatça odaklanabileceği<br />

bir görüntü oluşturuyor.<br />

Bu özel ürün rengi ve içeriği sayesinde ışığın parlak kısmını<br />

emerek zamanla oluşan göz yorulmasını ortadan kaldırıyor.<br />

Projectura aynı zamanda su bazlı, silikon katkılı, mat görünümlü<br />

fonksiyonel bir iç cephe boyası olma özelliği taşıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 137


Fuar<br />

Stratejik sektörlerin ithalatını<br />

Assan Alüminyum azaltacak<br />

Türkiye’nin yassı alüminyum sektörünün lider üreticisi olan Assan Alüminyum, dünyanın en<br />

büyük alüminyum fuarı Aluminium <strong>2018</strong>’e katıldı. 30 bine yakın kişinin ziyaret ettiği fuarda,<br />

Assan Alüminyum büyük ilgi gördü.<br />

Bu yıl 30. kuruluş yıldönümünü kutlayan<br />

ve Türkiye’nin yassı alüminyum sektörünün<br />

lider üreticisi Assan Alüminyum,<br />

dünyanın önde gelen alüminyum fuarı<br />

Aluminium <strong>2018</strong>’e katıldı. Almanya’nın<br />

Düsseldorf şehrinde 9-11 Ekim tarihlerinde<br />

düzenlenen fuarda Assan Alüminyum,<br />

dünyanın dört bir yanından gelen sektör<br />

profesyonelleri ve tedarikçileriyle buluştu.<br />

Fuarın en büyük iki standından birine ev<br />

sahipliği yapan Assan Alüminyum, şirketin<br />

sürdürülebilirliğe verdiği önemi ve alüminyumun<br />

yüzde yüz geri dönüştürülebilirliğini<br />

vurgulayan standı ile ziyaretçilerin<br />

yoğun ilgisini çekti.<br />

Müşterileri tarafından yılın<br />

tedarikçisi seçiliyor<br />

Üç gün boyunca 30 bine yakın kişinin<br />

ziyaret ettiği, 1000’in üzerinde firmanın<br />

katılım gösterdiği fuar, alüminyum sektörüyle<br />

ilgili en yeni trendlerin yakından<br />

takip edildiği, son teknolojilerin görücüye<br />

çıktığı, alanında dünyanın en etkin fuarı<br />

olarak kabul ediliyor. Assan Alüminyum<br />

Genel Müdürü Göksal Güngör, Aluminium<br />

<strong>2018</strong>’e katılmanın hem mevcut hem<br />

de potansiyel müşterileri ile buluşmak için<br />

önemli bir platform olduğunu ifade etti.<br />

Fuarda yer almaktan duydukları memnuniyeti<br />

dile getiren Güngör, Assan Alüminyum’un<br />

ana değerleri olan güvenirlik,<br />

esneklik ve yenilikçilik sayesinde her yıl<br />

birçok müşterisi tarafından yılın tedarikçisi<br />

unvanına layık görüldüklerini söyledi.<br />

Güngör ayrıca büyümeye ve sürekli gelişmeye<br />

devam eden Assan Alüminyum’un<br />

önemli hedeflerinden birinin de “geleceği<br />

tüketmeden üretiyoruz” sloganı ile tüm<br />

süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmek<br />

olduğunu belirtti. Assan Alüminyum’un<br />

bünyesinde yer alan yenilenebilir<br />

enerji üretim tesisi ve geridönüşüm tesisinin<br />

şirketin karbon ayakizini azaltarak<br />

sürdürülebilirlik stratejisine direkt katkı<br />

sağladıklarını ifade etti.<br />

Avrupa’dan sonra Kuzey<br />

Amerika’ya açıldı<br />

Bugün Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda<br />

gibi Avrupa Birliği ülkeleri başta<br />

olmak üzere dört kıtada 70’ten fazla ülkeye<br />

ihracat yaptıklarını söyleyen Güngör<br />

sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa’daki<br />

etkinliğimizi devam ettirirken, Kuzey<br />

Amerika gibi bölgelerde de faaliyetlerimizi<br />

arttırıyoruz. Kuzey Amerika pazarına<br />

lokal hizmet vermemize olanak sağlayacak<br />

Chicago merkezli iştirakimiz Kibar<br />

Americas bu sene başında kuruldu. Bu<br />

pazarlarda orta vadede büyüme planlarımızı<br />

hız kesmeden sürdürüyoruz.”<br />

Assan Alüminyum’dan yüksek<br />

kalitede yerli ürün tedariği<br />

Assan Alüminyum’un yaptığı Ar-Ge çalışmaları<br />

ve gerçekleştirdiği yatırımlarla<br />

sektöre yön verirken ülke ekonomisine<br />

Göksal Güngör / Assan Alüminyum Genel Müdürü<br />

de pozitif katkı sunduğunu belirten Güngör,<br />

Karasu’da planladıkları yatırımın Türkiye’nin<br />

ilk alüminyum sıcak haddeleme<br />

tesisi olacağının altını çizdi. Güngör, bu<br />

tesis sayesinde yassı alüminyumda yüksek<br />

kalitede yerli ürün tedarikini bugün<br />

tamamen ithalatla karşılayan havacılık,<br />

otomotiv ve savunma sanayii gibi bazı<br />

stratejik sektörlerin yerli, güvenilir ve düzenli<br />

bir kaynak sağlayabileceklerini belirtti.<br />

“Tamamı ithalat yolu ile karşılanan<br />

nitelikli alaşımlardan yassı mamullerin<br />

yerli ikamesiyle ülkemizdeki ithalat kalemini<br />

azaltarak dış ticaret dengesine pozitif<br />

yönlü katkı sağlamayı hedefliyoruz”<br />

diye konuşan Güngör, bu mamullerle<br />

ihracatlarını artırarak global pazarlarda<br />

daha fazla söz sahibi olacaklarını dile<br />

getirdi.<br />

138<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Fuar<br />

Ege Bölgesininen<br />

önemli buluşması<br />

başlıyor!<br />

Tüyap Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri A.Ş. tarafından ve<br />

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat<br />

Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ve Mimarlar Odası İzmir<br />

Şubesi işbirliği ve İZFAŞ, İzmir Büyükşehir Belediyesi,<br />

Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Odası’nın<br />

değerli destekleri ile 1 – 4 <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>’de EGE YAPI Fuarı,<br />

Fuarizmir’de profesyonel ziyaretçilerle buluşmak için<br />

hazırlıklarına devam ediyor.<br />

Ülkemizde sürdürülen “kentsel dönüşüm<br />

ve modern toplu konut” projeleri kapsamında<br />

önemi artan yapı ve inşaat sektörünün<br />

hızlı gelişimine paralel olarak hazırlanan<br />

bölgenin bu kapsamlı fuarında,<br />

inşaat malzemeleri, ısıtma ve soğutma<br />

sistemleri, yapı kimyasal ve teknolojileri,<br />

akıllı ev donanımları, kapı-pencere sistemleri,<br />

yalıtım & izolasyon, doğal taş &<br />

mermer, iş ve inşaat makinelerine ilişkin<br />

ürün ve hizmetler geniş bir yelpazede tek<br />

çatı altında buluşturacak.<br />

Tüyap’ın Moskova, Sofya, Tahran, Tiflis,<br />

Üsküp ve Kahire’de var olan yurt dışı<br />

ofisleri vasıtasıyla başta Cezayir, Filistin,<br />

Irak, İran, İsrail, Lübnan, Rusya, Suudi<br />

Arabistan ve Ürdün olmak üzere yurt<br />

dışında 15’i aşkın ülkeden alım heyetleri<br />

organize edilen fuarda önemli ticari işbirlikleri<br />

oluşturulacak.<br />

Yurt içinde başta Manisa, Denizli, Uşak,<br />

Aydın, Kütahya, Isparta, Bursa, Balıkesir,<br />

Nevşehir, Adana, Kırşehir, Konya ve<br />

İlhan Ersözlü<br />

Trabzon olmak üzere sektörün önemli şehirlerinden<br />

profesyonel ziyaretçiler fuarı<br />

ziyaret edecek.<br />

Ersözlü: Sektörün artan konut<br />

ihtiyacına yanıtları, en yenilikçi<br />

çözümleri Ege <strong>Yapı</strong>’da!<br />

EGE YAPI Fuarı’nın sektörün bölgedeki<br />

en verimli buluşma platformu olacağını<br />

ifade eden TÜYAP Fuar ve Fuarcılık Hizmetleri<br />

Genel Müdürü İlhan Ersözlü, Ege<br />

Bölge’sinin farklı noktalarından fuara katılım<br />

sağlayan 100’e yakın marka ile yerli<br />

yabancı binlerce sektör profesyonelini<br />

Fuarizmir’de bir araya getirmek için hazırlıklara<br />

tüm hızıyla devam ettiklerini belirtti.<br />

Ersözlü, “Ege Bölgesi’nde ve İzmir’de<br />

son yıllarda yükselişe geçen yapı sektörünün,<br />

artan konut ihtiyacına yanıtları,<br />

en yenilikçi çözümleri Ege <strong>Yapı</strong> Fuarı’nda<br />

olacak.” dedi.1 <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> Perşembe<br />

günü saat 12:00’de resmi açılış töreniyle<br />

kapılarını aralayacak olan fuar, 4 <strong>Kasım</strong><br />

<strong>2018</strong> Pazar günü saat 18:00’e kadar ziyarete<br />

açık olacak.<br />

140<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Fuar<br />

Genç Boya ve Vernik İntermob <strong>2018</strong> Fuarı’nda<br />

bu yıl da göz doldurdu!<br />

Dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyen GENÇ, 42<br />

yılı aşkın tecrübesi ve AR- GE yatırımlarıyla fark yaratıyor.<br />

Geliştirdiği yeni ürünlerle sektöre yön veren ve trendleri belirleyen<br />

GENÇ, yurtiçi ve ihracattaki bu başarısı ile 2016 Yılında<br />

Turquality programına dahil olmuştu.<br />

Kayalar Kimya 13-17 Ekim <strong>2018</strong> tarihleri arasında TÜYAP İstanbul’da<br />

gerçekleşen 21. İntermob Fuar’ına öncü markası GENÇ<br />

ile katıldı. Mobilya boya ve vernikleri sektöründe Türkiye’de pazar<br />

lideri olan GENÇ, hem yurtiçinden hem de yurtdışından gelen<br />

katılımcıların ilgi odağı oldu.<br />

GENÇ yeni ürünlerini İNTERMOB <strong>2018</strong>’de görücüye<br />

çıkardı<br />

GENÇ’in mevcut ürün gamına <strong>2018</strong> yılında eklediği GENÇ<br />

PM901 Metalik Pasta Sistemi ve GENÇ VP515.20 Kuru Isıya<br />

Dayanıklı Vernik ürünleri İNTERMOB <strong>2018</strong> de büyük ilgi topladı.<br />

Dekoratif metalik efekt vermek için hazırlanmış, kullanıcılarına<br />

tasarım özgürlüğü sunan GENÇ PM901 METALİK PASTA SİS-<br />

TEMİ astarlı veya boyalı yüzeylere uygulanabilen, altın, gümüş,<br />

bronz metalik pastalar, akrilik baz ve patina bazından oluşuyor.<br />

Kullanıcılarına metalik efekt renklerinde sınırsız seçenek ve özgürlük<br />

alanı sunan GENÇ Metalik Pasta Sistemi, istenildiğinde<br />

ZD900 GENÇMIX ile renklendirilebiliyor veya GENÇ VO901 Patina<br />

Bazı ile karıştırılıp altın, gümüş ve bronz patina efekti elde<br />

edilebiliyor.<br />

GENÇ VP515.20 Kuru Isıya Dayanıklı Vernik, günlük hayatta<br />

mobilyalarımızda istenmeyen görüntülere sebep olan çay, kahve<br />

gibi sıcak objelerin yüzeyde bıraktığı beyazlama ve leke problemine<br />

çözüm getiriyor. 120 dereceye kadar etkili olan GENÇ Kuru<br />

Isıya Dayanıklı Vernik ile mobilyaların kullanım ömürleri uzuyor.<br />

Buildeast’te Aksa rüzgarı<br />

Aksa Jeneratör, 4 – 7 Ekim tarihleri arasında<br />

Gaziantep’te düzenlenen Buildeast yapı malzemeleri<br />

fuarında yerini aldı. Yurt içi satışlarının<br />

yanı sıra yerli bir marka olarak ihracatla<br />

da büyümeye odaklanan Aksa Jeneratör, dizel<br />

motorlu ürün grubuyla fuar ziyaretçilerini<br />

stantında ağırlıda.<br />

Buildeast <strong>Yapı</strong>, İnşaat, Dekorasyon <strong>Malzeme</strong>leri<br />

Fuarı, Gaziantep Sanayi Odası (GSO)<br />

ile Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği<br />

(TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep<br />

Şubesi’nin desteğiyle 04 Ekim Perşembe<br />

günü kapılarını açtı. Gaziantep Ortadoğu<br />

Fuar Merkezi’nde gerçekleşen fuarda yerini<br />

alan Aksa Jeneratör, 4 adet dizel jeneratör<br />

seti ile stant alanında fuarın yerli ve yabancı<br />

ziyaretçilerini ağırlıda.<br />

Uzman Aksa ekibi bilgi verdi<br />

Buildeast <strong>Yapı</strong> Fuar’ını, Türk inşaat sektörünü<br />

Orta Doğu ve Afrika’yla buluşturan değerli<br />

bir fuar olarak gördüklerini belirten Aksa Jeneratör CEO’su Alper<br />

Peker, “Gaziantep, Türkiye’nin Orta Doğu ve Körfez ülkelerine<br />

açılan kapısı konumunda bir sınır şehrimiz. Yüzyıllardır ticaret<br />

merkezi olmuş böylesine önemli bir şehirde düzenlenen Buildeast<br />

<strong>Yapı</strong> Fuarı, Türk inşaat ve yapı sektörünü yabancı müşterilerle<br />

buluşturduğu için önemli bir görevi üstleniyor. Aksa Jeneratör<br />

olarak 160 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve ciromuzun yüzde<br />

50’sinden fazlasını ihracattan elde ediyoruz. Amacımız ihracatımızı<br />

artırarak ülkemize katma değer sağlamak. Buildeast fuarı<br />

gibi ülkemize yabancı müşterileri getiren fuarları, yabancı müşterilerimize<br />

markamızı, kalitemizi ve ürünümüzü anlatma şansı<br />

bulduğumuz önemli platformlar olarak görüyoruz. Bölge ticareti<br />

açısından etkili bir organizasyon olan Buildeast <strong>Yapı</strong> Fuarı’nda<br />

yer alarak her zaman odağımızda olan inşaat sektörüyle ilişkilerimizin<br />

daha da güçleneceğine inanıyoruz” dedi.<br />

142<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Vaillant Türkiye yetkili satıcılarını Arjantin’de ağırladı<br />

Vaillant Türkiye, ErP yönetmeliğine yönelik saha adaptasyonunu<br />

hızlandırmak ve tam yoğuşmalı ürün satışlarına destek<br />

olmak amacıyla başlattığı “<strong>2018</strong> Yılı Tam Yoğuşmalı Kombi<br />

Seyahat Kampanyası”nda başarılı yetkili satıcılarını Buenos<br />

Aires’te ağırlayarak ödüllendirdi. Kampanya koşullarını yerine<br />

getiren Vaillant yetkili satıcıları, Arjantin’in başkenti Buenos<br />

Aires’te keyifli bir hafta geçirdi. Arjantin’in çeşitli şehir ve<br />

bölgelerini gezip, yerel lezzetlerini tadan yetkili satıcılar ilk<br />

gün Buenos Aires’te şehir turu gerçekleştirdi. İkinci gün ise<br />

Arjantin yerel çobanları Gaucho’ların yaşamlarına tanık oldu<br />

ve at üstündeki hünerlerini izleme fırsatı buldu. Seyahatlerinin<br />

üçüncü gününde Arjantin’in yanı sıra Uruguay’ın popüler<br />

tatil merkezlerinden Colonia del Sacremento’yu gezen yetkili<br />

satıcılar akşam yemeğinde, usta dansçıların Tango şovları<br />

ile unutulmaz bir gece geçirdiler. Son gün Buenos Aires’te<br />

görülmesi gereken popüler yerlerden San Telmo ve Palermo’yu<br />

gezen yetkili satıcılar seyahatten güzel anılarla döndü.<br />

Alarm ve güvenlik<br />

sistemlerinde lider marka<br />

Prosegur Türkiye’de<br />

Baymak Türkiye’nin dört bir<br />

yanında bayileriyle büyüyor<br />

4 mevsim ürün gamıyla iklimlendirme sektörünün öncü markalardan<br />

Baymak, bayi ağını büyütmeye devam ediyor. Ankara,<br />

İstanbul, Düzce, Diyarbakır, Ödemiş ve Ağrı’da 10 bayi açılışı<br />

gerçekleştiren Baymak’ın hedefi Türkiye’nin her noktasında kullanıcılara<br />

son teknolojiyi ulaştırabilmek. Ankara Ulus’ta Termosan<br />

Isıtma Soğutma, Altındağ’da AKC Teknik ve Yenimahalle’de<br />

Aknaz <strong>Yapı</strong>’nın ev sahipliğinde gerçekleşen açılışlara Baymak<br />

CEO’su Ender Çolak katıldı. İstanbul Arnavutköy’de Rama Teknik’in<br />

gerçekleştirdiği açılış törenine Ender Çolak’a Arnavutköy<br />

Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı eşlik etti. Bahçelievler<br />

Merve Isı’da gerçekleşen törene ise Baymak CEO’su Ender Çolak<br />

ile birlikte Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu<br />

katıldı. Açılış töreninde konuşan Develioğlu, bölgeye yapılan<br />

yatırımlardan memnun olduğunu ifade ederken, “Türk insanı en<br />

iyi hizmeti hak ediyor” dedi.<br />

Açılışlarda konuşan Baymak CEO’su Ender Çolak, yıl sonuna<br />

kadar 20 yeni bayinin daha Baymak ailesine katılacağını ifade<br />

etti. Çolak, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “50’inci yılımıza<br />

kısa bir süre kalmışken, deneyimlerimiz ve sektörümüzü bir<br />

adım daha ileriye taşımak ve müşteri memnuniyetimizi arttırmak<br />

için bayi ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. 2017 yılında<br />

ailemize 135 yeni bayi katılmıştı. Bu yıl da 10 ayda Baymak<br />

ailesine eklenen 130 yeni bayi ile gücümüzü arttırmaya devam<br />

ediyoruz. Hedefimiz Türkiye’nin her yerine ulaşmak; her yerini<br />

Baymak bayileriyle örmek.”<br />

5 kıtada ve 18 ülkede 170 binden fazla çalışanıyla güvenlik<br />

çözümleri sunan İspanyol markası Prosegur, Türkiye’deki yerini<br />

aldı. Türkiye güvenlik sektöründeki penetrasyonun yüzde 2<br />

civarında olduğunu belirten Prosegur Türkiye Direktörü Metin<br />

Kastro “Türkiye’de bireysel ve kurumsal olarak ortalama 20 milyon<br />

potansiyel kullanıcı bulunuyor. Ancak alarm hizmeti kullanan<br />

kişi ve kurum sayısı bu rakamın yüzde 2’sini geçmiyor. Bu<br />

oran Amerika’da yüzde 20, İspanya’da ise yüzde 9. Prosegur<br />

Türkiye olarak ülkemizde bu payı artırarak sektörü büyütmeyi<br />

hedefliyoruz” dedi.<br />

Hedef Türkiye’de de pazar lideri olmak<br />

Türkiye pazarında da liderlik hedefiyle yola çıkan Prosegur’un<br />

Türkiye yatırım planını, hedeflerini ve güvenlik sektöründeki<br />

son gelişmeleri ele aldığı basın toplantısında alarm hizmetlerinde<br />

dünyada hızla büyüdüklerini ifade eden Prosegur Türkiye<br />

Direktörü Metin Kastro “Dünyanın dört bir yanında 2 milyondan<br />

fazla insanın güvenliğini sağlıyoruz. Bulunduğumuz ülkelerin<br />

birçoğunda ise lider konumdayız. Stratejik iş hedeflerimiz doğrultusunda<br />

iki kategoride de daha çok kullanıcıya ulaşmayı ve<br />

yatırımlarımızı büyüterek orta ve uzun vadede Türkiye’de pazar<br />

lideri olmayı hedefliyoruz” dedi.<br />

144<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


İbrahim Polat’ ın memleketi Erzurum’ da Ege Seramik rüzgarı!<br />

Kısa Kısa<br />

Ege Seramik Usta Eğitim Seminerinde açılış konuşmasını<br />

yapan Ege Seramik Genel Müdürü Göksen Yedigüller,<br />

‘’Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Polat’ın<br />

memleketi Erzurum’da olmaktan ve sizlerle bu çatı altında<br />

buluşmaktan çok memnunuz. Sizlere kendisinin özel<br />

selamlarını getirdik. Ege Seramik olarak markamıza gösterdiğiniz<br />

ilgi ve değeri görmek bizleri çok mutlu etti. Ürünlerimizin<br />

asıl değerinin el emeği ile ortaya çıkmasını sağlayan<br />

siz kıymetli ustalarımızla iletişim içerisinde kalmaya<br />

devam edeceğiz.’’ dedi.<br />

Seminerde katılımcılara özel olarak hazırlanan promosyon<br />

setleri ve katılımcı sertifikaları dağıtıldı. Çeşitli hediyelerin<br />

dağıtıldığı çekiliş ile devam eden program, Erzurum’da<br />

Ege Seramik markasını uzun yıllardır temsil eden tek yetkili<br />

satıcı Doğan Ticaret Enver Ugan ve oğulları, Ege Seramik<br />

çalışanları ve davetli ustaların topluca katıldığı akşam<br />

yemeği ile tamamlandı.<br />

REHAU UK Pencere Bölümü,<br />

G18 Ödülleri’nde finale kaldı<br />

Teksan Hibrit Jeneratör, yüzer<br />

petrol platformlarının enerji<br />

kaynağı oldu<br />

Teksan Jeneratör, Endüstri 4.0 teknolojisine uygun geliştirdiği<br />

hibrit jeneratörü ile Total E&P’nin Kuzey Denizi’nde bulunan yüzer<br />

petrol platformunda hem kesintisiz hem de düşük maliyetli<br />

enerji çözümü oldu. Kuzey Denizi’nin zorlu koşullarına özel tasarlanan<br />

hibrit jeneratör sistemi o kadar başarılı oldu ki daha ilk<br />

yılında Total’in şirket içindeki “en inovatif uygulaması” da seçildi.<br />

Hollanda açıklarında karadan 100 kilometre uzaklıkta yer alan<br />

Total E&P yüzer petrol çıkarma platformunun kesintisiz enerji<br />

ihtiyacını 7/24 sağlayan Teksan imzalı hibrit jeneratörler, platformun<br />

yakıt tüketimi ve yakıt yenileme periyodunu yüzde 40,<br />

periyodik bakım sıklığını ise yüzde 80 azaltıyor. Ürünler verimlilikleri<br />

ile hem yakıt, hem de ikmal ve bakım maliyetlerinde ciddi<br />

bir tasarruf da sağlıyor. Projenin tasarımında kullanılan güneş<br />

panellerinin devreye girmesi ile fosil yakıta bağımlılığı ortadan<br />

kalkacak platformun enerji ihtiyacının tamamı bu güneş panellerinden<br />

sağlanacak.<br />

REHAU, “Yılın Yeni Ürünü” kategorisinde yer alan Total70 ürünüyle<br />

genel bina performansını iyileştirmek için büyük çapta<br />

inisiyatif yaratacak yeni ve yenilikçi bir ürün tanımlamayı amaçlıyor.<br />

Gerçekleştirilen panel sırasında göz önünde bulundurulan<br />

faktörler; ürünün geliştirilmesine, yenilikçi tasarımına, geri dönüştürülmüş<br />

malzemelerin kullanımına ve ürünün geri dönüştürülebilirliğine<br />

kadar geçen araştırma ve testlerdir. REHAU’nun<br />

TOTAL 70 profillerinde yepyeni yüksek kaliteli, enerji tasarruflu<br />

pencere çerçeveleri oluşturmak için birinci nesil PVC pencerelerden<br />

geri dönüştürülmüş<br />

malzeme kullanıyor.<br />

TOTAL 70<br />

PVC atıklarından<br />

oluşuyor.<br />

Cam sektörüne<br />

uygulanan talepler<br />

arttıkça,<br />

ticari sektördeki<br />

cam ve hırdavat<br />

şirketleri yükselmeye<br />

devam<br />

ederken, ülke<br />

genelinde mimarlar<br />

ve inşaat<br />

şirketleri yenilikçi<br />

düşünce<br />

arayışındalar.<br />

Tasarım, konfor ve güvenlik standartlarını sürekli olarak test<br />

ediyorlar. Yıl kategorisinin Ticari Projesi, bu duruma ulaşmak<br />

için yukarıda ve öteye gitmiş olan projeleri tanımlamayı amaçlamaktadır.<br />

REHAU’nun Coventry Üniversitesi öğrenci konaklamalarında<br />

kullandığı en son çözüm, geliştiricilerin kısa bir açık fikirlilik,<br />

pencere ve perde duvar kaplama ürünleri hakkında derinlemesine<br />

bilgi sahibi olma ve mimarın vizyonuna olan duyarlılığı ile<br />

mükemmel bir örnektir.<br />

Bağımsız bir jüri heyeti, 30 <strong>Kasım</strong>’da Londra Hilton Park Lane’de<br />

düzenlenecek olan G18 Ödülleri’nde 12 gönüllü, kupa<br />

için yarışacak 54 finalisti değerlendirmeye hazırlanıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 145


Kısa Kısa<br />

Arkeolojik Roma Barajı kazı çalışmalarına ISVEA’dan destek<br />

Türkiye’de Roma dönemine ait dört antik barajdan birisi olan Örükaya’nın 2017 yılında start verilen kurtarma kazıları yeniden başladı.<br />

“Örükaya Arkeolojik Araştırma Projesi” kapsamında yürütülen ve başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, Çorum Valiliği ve Hitit<br />

Üniversitesi’nin bilimsel danışmanlığında hayata geçen projenin sponsoru banyo ürünlerinde İtalya’nın lider markası ISVEA oldu.<br />

Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Örükaya köyünde bulunan ve yaklaşık<br />

2 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Örükaya Barajı, kurtarma kazısı<br />

yapılan ilk baraj olma özelliğini taşıyor. Bu antik baraj, bölgenin Roma<br />

dönemi iskanına ve su yönetimine ışık tutması açısından büyük önem<br />

taşıyor.<br />

2017 yılında hayata geçen “Örükaya Arkeolojik Araştırma Projesi”<br />

bu yıl yeniden başlatıldı. Çorum Valiliği’nin desteği, Çorum Müze Müdürlüğü<br />

ve Hitit Üniversitesi’nin bilimsel danışmanlığında gerçekleşen<br />

projenin sponsoru ise İtalyan ISVEA oldu. Projenin temel amaçları;<br />

Çorum kültür miras zenginliğine bir yenisi daha eklemek, Roma Dönemi’ne<br />

ev sahipliği yapan bir çalışma ortaya koyarak Örükaya’yı bölgenin<br />

en önemli turizm destinasyonlarından biri haline getirmek ve bu<br />

döneme hem Çorum ili hem de Orta Karadeniz Bölgesi özelinde ışık<br />

tutmak.<br />

Bien yenilenen<br />

vizyonu ve misyonuyla<br />

Web sitelerini yeniledi<br />

Viko by Panasonic Çocuk<br />

Tiyatrosu; perde dedi...<br />

Sürdürülebilir kalkınmanın insana yatırım ve doğal kaynakların<br />

bilinçli kullanımı ile gerçekleşeceğine inanan Panasonic Eco<br />

Solutions Türkiye ‘Aydınlık Bir Gelecek İçin Okullarda Enerji<br />

Verimliliği’ sosyal sorumluluk projesi ile hayata değer katmaya<br />

devam ediyor. İlkokul çağındaki öğrencilere enerji verimliliği,<br />

doğal kaynakların korunması, geri dönüşüm ve elektrikli ev kazalarına<br />

karşı korunma konularında bilinç kazandırmak amacı<br />

ile 2012 yılında hayata geçen proje, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü<br />

iş birliği ile yürütülüyor.<br />

Bu öğretim yılının hedefi 100 bin öğrenci!<br />

Projenin en önemli sürecini oluşturan VİKO by Panasonic Çocuk<br />

Tiyatrosu’nun sahnelediği ve konusu enerji verimliliği olan<br />

“Aydınlık Bir Gelecek” isimli oyun, İstanbul’da her gün bir okulda<br />

öğrencilere ücretsiz olarak sahneleniyor. Yaklaşık 6,5 yılda<br />

620 bin ilkokul öğrencisine ulaşarak bir rekora imza atan proje<br />

ile enerji verimliliği ve doğal kaynakların korunması konusunda<br />

bilinç kazandırılması hedefleniyor. Yeni eğitim öğretim yılının<br />

başlaması ile birlikte perdelerini ilk kez Kağıthane ilçesi<br />

okullarında açan tiyatro ekibi, bu yıl 100 bin öğrenciye ulaşma<br />

hedefi ile okullara doğru hareket etti. Yeni sezonun açılış seremonisine<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye Şirket Başkanı<br />

Tatsuya Kumazawa, Kurumsal Marka Yönetimi Genel Müdürü<br />

Aysel Özaltınok ve Kurumsal İletişim Müdürü İlker Çelik katılım<br />

gösterdi.<br />

Yeniliği ve gelişimi iş ilkesi edinen yapı sektöründeki Bien markası,<br />

geçtiğimiz yıl, üretim sürecindeki iki önemli guruba ayrı<br />

ayrı odaklanma kararı aldı. Bien Seramik ve Bien Banyo olarak<br />

iki ayrı grupta üretim yapmaya başlayan Bien, bu anlayışla web<br />

sitesini tamamen yeniledi.<br />

Ürettiği kaliteli ürünler ile yaşama değer katan, çalışanlarına,<br />

topluma ve çevreye saygılı davranmaya dikkat eden Bien, global<br />

marka olma misyonuyla web sitesini yeniledi. Tüketicilerin pratik<br />

ve hızlı kullanmasını sağlamayı amaçlayan tasarımı ile yenilenen<br />

çatı web<br />

sitesinin adresi<br />

www.bienglobal.com<br />

oldu.<br />

Bien markası<br />

ürün ve hizmetleriyle<br />

ilgili daha<br />

kolay bilgiye<br />

erişilebilmesi<br />

anlayışıyla Bien<br />

Seramik ve Bien<br />

Banyo’ya da özel<br />

web sitesi tasarladı.<br />

Üç web sitesi<br />

bulunan Bien’in<br />

tüm bilgileri içeren<br />

web sitesi www.<br />

bienglobal.com’a<br />

ek olarak Bien Seramik<br />

karo ürünleriyle<br />

ilgili detaylara<br />

www.bienseramik.<br />

com.tr sitesi adresinden,<br />

Bien Banyo<br />

ürünlerine ise<br />

www.bienbanyo.<br />

com.tr web sitesi<br />

adresinden ulaşılabilecek.<br />

146<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Kısa Kısa<br />

Çığır açan teknolojiler Autodesk Teknik Zirvesi’ndeydi<br />

Autodesk’in tasarım, inşaat, yapı, üretim dünyası ve profesyoneller<br />

için düzenlediği geniş çaplı yazılım etkinliği Autodesk Teknik Zirvesi’nin<br />

ilki 3-4 Ekim tarihlerinde Marriott Şişli İstanbul’da gerçekleştirildi.<br />

İki gün boyunca 1000’i aşkın tasarımcı, mimar ve farklı sektörden<br />

pek çok profesyonelin yanı sıra dünyaca ünlü konuşmacıları<br />

ağırlayan zirveye katılan profesyoneller, Autodesk’in üst düzey yöneticilerinden<br />

şirketle ilgili en güncel duyuruları dinlemenin yanı sıra,<br />

tasarım ve teknoloji dünyasına ilişkin trendler ve pek çok ilginç proje<br />

hakkında da bilgi edindi.<br />

Autodesk’in üst düzey yöneticilerinin konuşmalarıyla başlayan etkinlik,<br />

üretim, inşaat ve diğer sektörlere odaklanan paralel oturumlarla<br />

devam etti. Her iki günün de açılış konuşmasını gerçekleştiren Autodesk<br />

Ülke Lideri Murat Tüzüm: “Sanayi devriminden sonra yaşanan<br />

en büyük değişimin eşiğindeyiz. İnternetin icadından sonraki en büyük yıkıcı güç yeni üretim teknolojilerinin geniş kitleler tarafından<br />

erişilebilir olmasıyla açığa çıkacak. Bu yenilikler mühendislik, mimari ve inşaat sektörlerinde de iş yapış şekillerini değiştiriyor. İnsanların<br />

daha iyi bir dünya hayallerini gerçeğe dönüştürmesine yardımcı olacak araçlar sağlıyoruz, bu araçlarla yeni fikirleri rahatlıkla<br />

gerçeğe dönüştürebilir, sizler de fark yaratan bu yenilik çağının bir parçası olabilirsiniz” dedi.<br />

CHEP GPD’de<br />

çeyrek paletlerini tanıttı<br />

Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) tarafından düzenlenen<br />

5. Ortak Gelişim Kongresi, 9 Ekim <strong>2018</strong> Salı günü Wyndham<br />

Grand Otel’de gerçekleşti. Bu yıl “Yeni Perakende” temasının<br />

işlendiği kongrede, perakendenin günümüze ve geleceğe göre<br />

şekillenen yeni düzenine, sektörün güncel durumuna, teknolojinin<br />

sektöre etkisine ve market ile gıda servis zincirlerindeki yeni<br />

formatlara değinildi.<br />

2016 yılından bu yana GPD 5. Ortak Gelişim Kongresi’nin çanta<br />

sponsorluğunu üstlenen CHEP, perakende teşhir çözümü olan<br />

beacon teknolojisine sahip plastik çeyrek paletlerini tanıttı. 800’ü<br />

aşkın profesyonelin bir araya geldiği etkinlikte perakendenin, tüm<br />

tedarik zincirinde ve ekonomide yarattığı katkı, gerçekleştirdiği<br />

yenilik ve verimlilik çalışmaları detaylarıyla ele alındı.<br />

Paylaşıma ve yeniden kullanıma dayalı sürdürülebilir iş modeliyle<br />

hizmet veren CHEP, ekipmanları üzerinde teknolojiye<br />

yatırım yaparak sektördeki dijital dönüşüme öncülük ediyor;<br />

daha bağlı, akıllı ve verimli tedarik zincirleri yaratıyor. CHEP’in<br />

bu doğrultuda kongrede tanıttığı plastik çeyrek paletleri, tüketici<br />

deneyimini iyileştiriyor ve tüketicilere yönelik bireysel hedefli<br />

iletişim yapılmasına imkan sağlıyor.<br />

Bluetooth tabanlı beaconların yerleştirildiği CHEP çeyrek paletler,<br />

üzerindeki ürünler ile eşleştirilip aktif hale getiriliyor ve<br />

mağazaya gönderiliyor. Üretici veya perakendecilerin sadakat<br />

uygulamalarının yüklü olduğu tüketicilerin telefonlarına, ürünün<br />

yanına yaklaştığında kampanya bildirimleri iletiliyor. Böylece<br />

hızlı ve pratik bir şekilde tüketicilerin bu kampanyalardan kasada<br />

yararlanması sağlanıyor.<br />

DYO “Yeşil ve Mavi” için<br />

Archisections Zirvesi’ndeydi<br />

Türk boya sektörünün öncü şirketi DYO, 19 Ekim Cuma günü<br />

gerçekleştirilen ve “mimaride yeşil ve mavinin sonsuz tonları” temasının<br />

işlendiği Uluslararası Mimarlık, Ekolojik ve İnsan Odaklı<br />

<strong>Yapı</strong>laşma Zirvesi: Archisections’da özel standı ile yer aldı.<br />

Archisections Koordinatörü Yüksek Mimar Sevinç Ormancı’nın<br />

açılışını yaptığı zirvede katılımcılar “Yeşil ve mavinin sonsuz<br />

tonlarının hâkim olduğu sürdürülebilir ekolojik dengeyle konforlu<br />

yaşam alanları yaratılabilir mi?” sorusuna yanıt aradı.<br />

Sektöre yön veren yaklaşık 500 profesyonelin katılımıyla gerçekleştirilen<br />

II. Archisections İstanbul Konferansı’nda dünyaca<br />

ünlü Malezyalı Mimar Ken Yeang da “Yeşil ve mavide son<br />

trendler” konulu bir konuşma yaptı. Ken Yeang, sunumunun<br />

ardından DYO’nun standını ziyaret ederek ürünler hakkında<br />

bilgi aldı.<br />

DYOTHERM TANITILDI<br />

DYO Boya Fabrikaları Pazarlama Direktörü Melek Soklangıç<br />

Dinçer, Teknik Servis ve DYO Akademi Müdürü Pınar Şimşek<br />

ile Yalıtım ve Direkt Satışlar Müdürü Hakan Yılmaz geçen yıl<br />

“yalıtım 4.0” sloganı ile lanse edilen DYO’nun çevreci yalıtım<br />

markası DYOTHERM hakkında stantta katılımcıları bilgilendirdiler.<br />

Ayrıca ziyaretçilere “DYO Renk Pınarı Makinesi”nde<br />

hazırlanan numune boyalar da hediye edildi.<br />

148<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Kültür Üniversitesi iklimlendirme sistemleri’nde “Form” imzası<br />

Kültür Üniversitesi yeni kampüste yer alan ofis alanlarının iklimlendirilmesi<br />

için toplam soğutma kapasitesi 300 kW olan 6 adet VRF KX<br />

dış ünite ve 40 adet yüksek statik basınçlı kanallı tip ve 2 yöne üflemeli<br />

kasetli tip iç üniteler kullanılıyor. Yine üniversitenin konferans<br />

salonunun iklimlendirilmesi için toplam soğutma kapasitesi 640 kW<br />

olan 6 adet VRF KX dış ünite ve 4 adet yüksek statik basınçlı kanallı<br />

tip Mitsubishi Heavy VRF iç ünite kullanılıyor.. Sistem aynı anda ısıtma<br />

veya soğutma yapabilen Heat Pump olarak tasarlandı.<br />

Sistem nasıl işliyor?<br />

Proje de kullanılan Mitsubishi Heavy Industries VRF klima sistemleri;<br />

dış ünite grubunun, birden fazla bağımsız noktaya hitap eden iç<br />

ünitelere bağlanmasıyla iklimlendirilecek alanının arzu edilen ısıtma,<br />

soğutma ve havalandırma konfor şartlarını sağlıyor. İnverter teknolojisine<br />

sahip dış üniteler ile kısmi kullanımlarda minimum elektrik<br />

tüketimiyle istenilen konfor daha hızlı bir şekilde elde ediliyor.<br />

Sürdürülebilir yaşam film festivali <strong>2018</strong><br />

22-25 <strong>Kasım</strong> tarihlerinde<br />

izleyicilerle buluşuyor...<br />

Kone ile yenilensin asansörler<br />

Zaman değişiyor, teknoloji gelişiyor ve hayat konforunu yükseltiyor.<br />

Bugün, özellikle şehirlerde binaların ayrılmaz bir parçası<br />

olan asansörler de bu gelişimin öncülüğünü gerçekleştiriyor.<br />

Eski binalarda bulunan ve neredeyse binalarla yaşıt olan asansörlerin<br />

de artık değişmesi ya da modernize edilmesi gerekiyor.<br />

Asansör ve yürüyen merdiven sektörünün önde gelen ismi<br />

KONE, herkes teknolojinin konforundan ve sunduğu güvenli<br />

yolculuklardan yararlanabilsin diye binaya ve bütçeye özel çözümler<br />

sunuyor.<br />

Asansörünüzün kullanıcı güvenliğini tehlikeye atması, küçük ve<br />

dar bir kabine sahip olması, katlar arasında oldukça yavaş hareket<br />

etmesi, sık sık arızalanması ve iniş katıyla aynı seviyede<br />

durmaması, onun modernize edilme zamanının çoktan geldiğini<br />

gösteriyor. KONE modernizasyon çözümleri, asansörünüzün<br />

güvenliğini, performansını ve görünümünü geliştirmenin yanı<br />

sıra enerji maliyetlerini de düşürüyor. Profesyonel şekilde yönetilen<br />

modernizasyon süreci, bina sakinleri ve ziyaretçileri için<br />

rahatsızlığı en az düzeye indirirken hayat konforunu da yukarıya<br />

taşıyor.<br />

22-25 <strong>Kasım</strong> tarihlerinde 11. yaşını kutlayacak olan Sürdürülebilir<br />

Yaşam Film Festivali (SYFF) karmaşık küresel sorunlar karşısında<br />

sıradan insanların ürettiği ve hayata geçirdiği yaratıcı çözümler<br />

içeren belgesellerle bir kez daha izleyicleriyle buluşuyor. Kosta<br />

Rika, İspanya, Haiti, Etiyopya, ABD; Hindistan, Kongo, Fransa,<br />

Almanya, Mozambik, Filistin, İsrail, Burkina Faso, Sri Lanka, Solomon<br />

Adaları, Bangladeş,<br />

Hollanda, Avusturya, İtalya,<br />

Güney Afrika Cumhuriyeti<br />

ve Türkiye’den ilham verici<br />

hikayeler içeren belgeseller<br />

ihtiyacımız olan kahramanların<br />

kim olduğunu gözler<br />

önüne seriyor: Değişim yaratmak<br />

isteyen herkes!<br />

Artan kuraklık, sel, orman<br />

yangını, çatışma, eşitsizlik, gıda fiyatı vb haberlerin yanında yer<br />

bulamayan tüm bu hikayeler kulağımıza fısıldıyor: İhtiyacımız<br />

olan tüm çözümler halihazırda mevcut, ölçeklenebilir ve herkes<br />

tarafından uygulanabilir...<br />

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Ocak<br />

2016 yılında açıklanan 17 Küresel Hedefin ve bu hedeflerin birbirleriyle<br />

ilişkilerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla ilgili<br />

hedeflerle etiketlenen filmler 22-25 <strong>Kasım</strong> tarihlerinde İstanbul’da<br />

Fransız Kültür Merkezi ve Salt Beyoğlu’nda gösterilecek. Festivali<br />

şehrinde gerçekleştirmek isteyen sivil toplum kuruluşları ve<br />

aktivistler 15 Ocak-15 Haziran 2019 tarihleri arasında SYFF<strong>2018</strong><br />

seçkisiyle Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’ni organize edebilecek.<br />

SYFF<strong>2018</strong> seçkisinde yer alan 26 kısa ve uzun metrajlı<br />

belgesel sürdürülebilir turizm, kırsal kalkınma, ulaşılabilir sağlık<br />

hizmetleri, eğitimde yenilikçi yaklaşımlar, döngüsel ekonomi, kooperatifçilik,<br />

vatandaşlık geliri, tarım ve hayvancılık, deniz koruma<br />

alanları ve biyoçeşitlilik, iklim değişikliği kaynaklı çatışma ve göç,<br />

iklim değişikliği adaptasyonu, sosyal etki odaklı işletmeler, sosyal<br />

girişimcilik, sosyal ve ekolojik sorunlarda işbirliğinin önemi, toplumsal<br />

olaylarda kadınların rolü gibi çok geniş yelpazede temayı<br />

ve yaklaşımı barındırıyor.<br />

150<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong>


Kısa Kısa<br />

Wilo, Bursa’da son teknoloji ürünlerini tanıttı<br />

Bursa’da pompa sistemleri sektöründe çalışan profesyoneller,<br />

Wilo’nun teknik seminerinde bir araya geldi. 18 Ekim’de Bursa<br />

Crowne Plaza’da düzenlenen seminer, 120 kişilik katılımcı grubuyla<br />

gerçekleşti.<br />

Teknik seminerde Wilo’nun iki yeni ürünü olan Stratos Maxo ve<br />

Rexa Solid Q’nun özellikleri paylaşıldı. Başta enerji tasarrufu olmak<br />

üzere birçok konunda verimlilik sağlayan, sektörün ilk akıllı<br />

pompası Wilo-Stratos Maxo, eşsiz tasarımıyla katılımcıların ilgisini<br />

topladı. <strong>Yapı</strong>lan sunumda Stratos Maxo’nun enerji verimliliğinin<br />

yanı sıra, sistem verimliliği, kullanım kolaylığı ve yüksek<br />

etkileşim gücüyle fark oluşturduğu vurgulandı.<br />

Wilo’nun bir diğer ürünü Rexa Solid Q’nun sunduğu yenilikler de<br />

katılımcılarla paylaşıldı. Yüksek işletim güvenilirliği, düşük bakım<br />

ihtiyacı, enerji tasarrufu, ihtiyaca göre dizayn edilebilme ve sistem<br />

verilerine kolay ulaşabilme imkânı gibi özellikler, Rexa Solid<br />

Q’nun belli başlı özellikleri arasında gösterildi.<br />

Dünyanın ilk halatsız asansörü olan<br />

MULTI’ye üç yeni ödül daha verildi<br />

Gelecek için akıllı şehirler geliştirme yönündeki çalışmalarında önemli adımlar atan thyssenkrupp<br />

Asansör, çığır açan MULTI asansör teknolojisinin üç yeni endüstri ödülü daha kazandığını duyurdu.<br />

Şirket aynı zamanda, kentsel tasarım ve planlamada bir sonraki sınır olan gökyüzünü araştıran Yüksek<br />

Binalar ve Kentsel Habitatlar (CTBUH) Konseyi ile yepyeni bir araştırma projesi gerçekleştirdiğini<br />

de açıkladı. 20-25 Ekim tarihleri arasında Dubai’de düzenlenen CTBUH Orta Doğu Konferansı’nda<br />

tanıtılacak proje, çok-merkezli şehirlerin yenilikçi mobilite çözümlerine acil ihtiyaç duyması nedeniyle,<br />

bu yılın kılavuz konferans teması olan “Bir Şehir İçinde Birden Fazla Şehir” teması ile de mükemmel<br />

bir uyumluluk içinde bulunuyor.<br />

“Bağlantı Köprüleri (skybridge): Dikey Dünyaya Yataylığı Getirmek” başlıklı, 18 aylık bir çalışmanın<br />

sonucu olan araştırma projesi, gökyüzünde yeni yatay yaşam alanları yaratma konusundaki kültürel,<br />

organizasyonel ve yargısal gereklilikleri ve aynı zamanda şehrin aşırı kalabalıklığına ve verimsizliğine<br />

yönelik çokça ihtiyaç duyulan çözümü sağlamak için bağlantı köprülerinin potansiyeline odaklanıyor.<br />

Binalar arasındaki ara bağlantıları farklı bir boyuta taşıyan bağlantı köprüleri, binalardaki insanların için ek olanaklar getirmenin<br />

yanında, gökdelenler arasında geliştirilmiş mobilite ve alternatif kaçış rotaları ile daha fazla güvenlik sağlıyor.<br />

thyssenkrupp Asansör, dünyanın ilk halatsız ve yatay da hareket edebilen asansörü olan MULTI gibi ürünleri ile geleceğin şehirleri için<br />

öncülük eden mobilite çözümlerine katkı sağlıyor. Ayrıca küresel kentleşme mega trendine hitap eden uzman topluluk, bu dönüşümsel<br />

yenilikçiliği prestijli kabullerle takdir etmeyi sürdürüyor. MULTI, Dubai’de düzenlenen CTBUH Orta Doğu Konferansı ile aynı zamanda<br />

üç farklı ödül aldı: Almanya’da “Internationaler Designpreis Baden-Württemberg”, “Gümüş Odak” ödülü, Alman Ticaret Odası İspanya<br />

Mükemmeliyet Ödülü <strong>2018</strong> ve “Endüstriyel İmalat Mükemmelliği – İnovasyon Forumu <strong>2018</strong>” tarafından verilen “Endüstriyel İmalat<br />

Mükemmeliyeti – Yenilikçi Ürün Ödülü <strong>2018</strong>”.<br />

Biggloyalty Uluslararası Sadakat ve Ödüllendirme Konferansı<br />

Dubai’de düzenlendi<br />

Türkiye’de yıllardır geleneksel olarak düzenlenen ve bu sene Dubai’ye taşınan “Uluslararası Sadakat ve Ödüllendirme Konferansı”,<br />

BiggLoyalty General Trading LLC tarafından organize edildi ve Aristo FZE tarafından desteklendi. Katılımcıların ve Dubai’deki sektör<br />

oyuncularının büyük ilgisi ile karşılaşan konferans, etkinlik süresi boyunca 200’den fazla katılımcıya ev sahipliği yaptı.<br />

Konferans, BiggLoyalty Global CEO’su Enis Karslıoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı.<br />

BiggLoyalty Genel Müdürü Derya Şendil’in başarılı vaka çalışmasını sunmasının ardından, MENA Bölgesi Direktörü Mehmet Gürün,<br />

BiggLoyalty’nin tüm SAAS ürünlerini sundu.<br />

Pepper and Rogers Grup Partneri Alpay Akdemir, müşteri deneyiminin sadakati nasıl derinleştirdiği ve satışları nasıl arttırdığı ile ilgili<br />

bir konuşma yaptı. Orta Doğu Alışveriş Merkezi Kurulu CEO’su David MacAdam “Perakende Sektöründe Çalışan Bağlılığının Önemi”<br />

üzerine bir sunum yaptı. Son olarak Rixos/Accor Grup Yetenek & Kültür Başkan Yardımcısı Michel A. Farines de yeni uygulamaya<br />

geçen BiggLoyalty Global Çalışan Takdir ve Sosyal Ödüllendirme Platformu Rixos Stars ve Rixos Ödüllendirmeyi ve bu platformların<br />

personele ve İnsan Kaynakları departmanına yaptığı pozitif etkileri anlattı.<br />

Konferans, Rixos Premium JBR Turquise Restoran’ın katılımcılara sunduğu leziz öğle yemeği ile sona erdi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2018</strong> 151

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!