04.12.2018 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 080

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

G

marketing europe & anatolia

Tarih: Aralık 2018 Sayı: 80

retorik

Umarım sağduyu

galip gelir...

kelebeğin fırtınası

Black Friday

sen çok yaşa...

Hoş Geldin

Bora Nebioğlu...


İçindekiler

Sayı: 80 Tarih: Aralık 2018

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Fenerbahçe - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

http://aea.eksantrik.com

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Kübra Nebioğlu

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

retorik 13

Medya Dünyası 14 - 15

Röportaj 16 - 20

kelebeğin fırtanası 23

Reklam dünyası 24 - 25

Kampanyalar 27 - 33

Gezi 38 - 40

Game On 42 - 45

Kültür Sanat 46 - 47

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

İyi yıllar...

Merhaba,

Yılın son ayı Aralık geldi çattı. Kurumlardan, iletişimci

ve reklamcı arkdaşlardan 2018 yılı değerlendirmeleri ve

2019 yılı öngörülerini yazmalarını istedim. Kurumlardan

ve iletişimci arkdaşlardan gelen yazılar bu sayımızda,

reklam ajanslarından gelen yazılar ise Ocak 2018

sayımızda yer alacak.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kampanyalar özel sayımızın

hazırlıkları sürüyor. Reklam vermek isteyen arkadaşlar

25 Aralık tarihine kadar bize ulaşabilirler. Türkiye

reklamcılık tarihinde çok önemli bir yer alan kampanyalar

özel sayımızda her yıl olduğu gibi bu yıl da 2018 yılı

kampanya künyelerini toplu halde okuyabilir, digital

kütüphanenizde arşivleyebilirsiniz.

Dergimizin okuma, görüntülenme sayılarını her sayımızda

vermekten gurur duyuyorum. Çünkü Türkiye'nin en

çok okunan marketing dergisi olmaktan çok mutluyum.

Dergimizin okunma sayısı aylık 10.000 kişiye ulaştı :)

Mutluyuz, gururluyuz :)

Medya takip kuruluşlarının izleme ve ölçme

değerlendirme verilerine göre sayfalarımızın değeri her

geçen gün artıyor :)

markteing europe & anatolia'nın bu günlere gelmesinde

emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, röportaj, yazı,

haber isteklerimize olumlu cevap veren tüm kişi ve

kuruluşlara teşekkürler.

heyecan yaşadı. Yazarımız Kübra Nebioğlu ve bize

yenilikçi fikirleriyle ışık tutan Yunus Nebioğlu'nun

dünyalar tatlısı oğulları Bora Nebioğlu dünyaya geldi.

Biz de sağlıklı, uzun, mutlu bir yaşam dileyerek kendisini

bu sayımızın kapağında konuk ettik. Umarım siz de

kapağımıza bakarken maaşallah demeyi unutmazsınız. :)

Geçtiğimiz Ekim ayında modern seyyah ve dergimizin

gezi editörü Seval Duban'ın dergimizde yayınlanan gezi

yazılarını bir kitapta toplayarak Google Play Kitaplar'da

beğeninize sunduk. Farklı ülkelerden 53 destinasyonu

içeren ve hiç bir alıntı kullanmaksızın sadece Seval

Duban'ın deneyimlerine, önyargısız ve tarafsız şekilde

yer veren Seval Duban'la Gezi Günlükleri, seyahatlarınızı

planlamadan önce mutlaka okumanız gereken titiz bir

çalışma. Seval Duban'la Gezi Günlükleri kitabını Google

Play Kitaplardan alabilirsiniz :)

Dergimiz yine dopdolu. Haber sayfalarımız, teknoloji

sayfalarımız, kampanya sayfalarımız yine büyük

bir özenle hazırlandı. Ali Erdem Ekşioğlu Gameon

sayfalarımızda bu ay Marvel's Spider-Man oyununu

deneyimleyip yazdı. Gezi yazarımız Seval Duban

Romanya gezisinin 2. bölümünü sizler için kaleme aldı.

Yazarlarımız Abdullah Ekşioğlu, Nurgül Günay Eryıldır

yazılarıyla yine bizlere yeni pencereler açtılar. Bizim için

her ay olduğu gibi bu ay da koşuşturma ve dergimizi

tarafsız bir bakış açısıyla hazırlama telaşıyla geçti.

Yeni yılın hepimze sağlık, mutluluk getirmesi dileğiyle iyi

yıllar :)

Bu ay ekibimiz dergi hazırlıkları dışında da tatlı bir

Sevgiler,

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

MARKA 2018...

Lider konferans kuruluşu Yürekli’nin Yapı Kredi World ana

sponsorluğunda düzenlediği MARKA 2018 konferansı,

12-13 Aralık’ta Hilton İstanbul Bomonti’de, 2000’e yakın iş

liderinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Konferans, bugüne

kadar olduğu gibi katılımcılara, kazandırdığı bilgi, ilham,

fikir ve ortak paylaşımla “Bu konferans hayatımın akışını

değiştirdi” dedirtecek.

Serüvenin başladığı 2000 yılından beri, misyonu iş

dünyasının ve Türkiye markalarının global rekabet

gücünü artırmak olan MARKA Konferansı’nda bu yıl 70’i

aşkın yerli ve yabancı konuşmacı yer alacak. Hayatın

her alanından ilham verici örneklerle dolu, 15 dakikayı

aşmayan oturumların olduğu konferansta, tarihin en

büyük 300 mucidinden biri Jaron Lanier, Avrupa’nın en

ünlü etik hacker’ı Jamie Woodruff, moda dünyasına yön

veren ünlü modacılar Roland Mouret, Alice Temperley ve

Philipp Plein, müzik dünyasının yıldızı Yalın, edebiyatçı

Ahmet Ümit, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, dünyaca tanınan

çağdaş sanatçı Refik Anadol, hayran kitlesi hızla artan

stand-up’çı Kaan Sekban, Galatasaray’ın kalecisi, örnek

sporcu Fernando Muslera gibi konuşmacılar MARKA 2018

sahnesinde olacak.

MARKA Konferansı geride kalan 18 yılda 700

konuşmacının, 27 bin katılımcıya seslenmesini sağladı.

Ve her dinleyicinin fikir dünyasında bir iz bıraktı. Bu yıl iki

gün içerisinde 70’i aşkın konuşmacı, katılımcılara seslenecek.

MARKA Konferansı, konferans tarihine kadar her

hafta yeni isimler açıklamaya devam ediyor.

Lenovo 2018 3. çeyrek sonuçları...

%18) 13,4 milyar dolara ulaştı.

Lenovo’da gelirler büyük oranda artarak, inovasyon

ivmesi büyük yükselişe geçti. Lenovo’da ikinci çeyrekte

%14 büyümeyle 13,4 milyar dolara ulaşıldı, bu sayede

son dört yılın en yüksek çeyrek dönem karı elde edildi.

Tüm iş alanlarında önemli aşamalar kaydedilirken, PC ve

Akıllı Cihazlar iş alanı 10 milyar dolar gelir seviyesini aştı.

Lenovo PC pazarında %23,7 pazar payıyla global ölçekte

tartışmasız bir şekilde zirvede yer aldı.

Lenovo Group (HKSE: 992) (ADR: LNVGY) 30 Eylül

2018’de sona eren ikinci mali çeyrek ile ilgili sonuçları

açıkladı. Lenovo art arda üçüncü çeyrekte de dev pazar

payı ile çift haneli yıllık büyüme rakamlarına ulaştı. Grubun

gelirleri, son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşarak geçen

yıla oranla %14 artışla (kur etkisinden arındırıldığında

Lenovo Başkan ve CEO’su Yang Yuanqing sonuçlarla ilgili

olarak şunları ifade etti: “Bu sonuçlar Lenovo’nun Akıllı

Dönüşüm faaliyetlerinin gelir ve kar anlamında büyümemizi

sağladığını gösteriyor. Ancak rakamlar hikayenin

yalnızca bir kısmını anlatıyor. Dönüşüm stratejimizi ve

geriye dönüş taahhüdümüzü başarıyla uygulamış olmaktan

gurur duyuyorum. Lenovo’nun güçlü ve sürdürülebilir

bir büyüme döneminde olduğuna şüphemiz yok. Vizyon,

strateji ve uygulama becerilerimiz sayesinde önümüzdeki

çeyreklerde daha da güçlü sonuçlar elde edeceğimize

eminim.”

2018/19 mali yılı ikinci çeyreğinde Lenovo, mali disiplin ve

operasyonel mükemmelliğin yanı sıra tüm temel işletme

birimlerinde artan sayıda inovasyon sayesinde “Dijital

Dönüşüm” büyüme stratejisinin yeni aşamasına geçti.

Geçtiğimiz senelerde iş alanlarını yeniden yapılandırmaya

ve yeni verimlilikler oluşturmaya yönelik olarak atılan

kararlı adımlar önemli sonuçlar verdi. Lenovo’nun temel

işletme birimleri bu çeyrekte ciddi bir büyüme ve pazar

konumunda güçlenme sağladı.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Henkel 3. çeyrek sonuçları...

Düsseldorf – Henkel

CEO’su Hans

Van Bylen “Henkel

Negatif kur etkileri bu dönemde, grup satışlarının 900 milyon

Euro’nun üzerinde bir miktarda azalmasına sebep

oldu. Buna karşın karlı bir büyüme gerçekleştirmeye devam

üçüncü çeyrekte

ettik. Stratejik önceliklerimizin hayata geçirilmesi ko-

iyi bir ilerleme nusunda kararlı tutumumuzu sürdürmekteyiz.”dedi.

göstermiştir. Henkel bir yıllık dönemde, düzeltilmiş satış kazancı (EBIT)

Sürekli devam

için, %18 seviyesine ulaşacağı öngörüsünü sürdürmektelu

eden zordir.

Üç iş biriminin de de bu pozitif performansa katkısı

bir piyasa beklenmektedir. Henkel imtiyazlı hisse senedi başına

ortamında, negatif

kur rüzgarları

ve yükselen malzeme fiyatlarına karşın satışlarımızı,

karlılığımızı ve kar etme potansiyelimizi daha da arttırdık.

Üç iş birimimiz de bu pozitif gelişime katkı sağladı.”

şeklinde konuştu. Van Bylen sözlerine, “Genel organik

satış büyümesi büyük ölçüde Yapıştırıcı Teknolojileri

İş Birimi’miz öncülüğünde gerçekleşirken aynı zamanda

tüketici iş birimlerimizde de organik satışı arttırdık.”

şeklinde devam etti.

Hans Van Bylen “2018 Mali Yılı’nın ilk dokuz ayında genel

karlılıkta yüzde 3 ile 6 aralığındaki beklentisini teyit etmektedir.

2018’in Üçüncü Çeyreğinde Satış ve Kar Performansı

2018’in üçüncü çeyreğindeki satışlar 5,037 milyar Euro

seviyesine ulaştı ve geçen senenin üçüncü çeyreğine

kıyasla nominal olarak yüzde 1,1 oranında büyüdü. Kur

değişimleri, satın alma ve elden çıkarmaların etkisinden

arındırılmış organik satışlarda ise yüzde 2,7 oranında iyi bir

artış elde edildi. Satın alma ve elden çıkarmaların katkısı

ise yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşti. Kur değişimlerinin

satışlar üzerindeki negatif etkisi yüzde -3,2 oranında oldu.

ölçekte zorlu ekonomik koşullarla karşı karşıya

kaldık.

DowDuPont 2018’in 3. Çeyreği...

Küresel pazara birinci sınıf yenilikçi ürünler, malzemeler

ve hizmetler sunan DowDuPont, 2018 üçüncü çeyrek

sonuçlarını açıkladı. Buna göre, devam eden operasyonlardan

elde edilen GAAP net geliri 535 milyon dolar olurken,

operasyonel FAVÖK yüzde 19 artarak 3,8 milyar

dolara ulaştı.

DowDuPont icra kurulu başkanı Ed Breen konuyla ilgili

yaptığı açıklamada, “Ekiplerimiz hacim, maliyet ve işletme

FAVÖK açısından güçlü kazanımlar sağlayarak büyüme

stratejimizi uygulamada, maliyet sinerjilerini yakalamada

ve üretkenlik gelişmelerini sağlamada hedeflerimizi

gerçekleştirmeye devam ediyor. Bir önceki döneme

kıyasla maliyet sinerjilerimizi karşıladık ve şimdi hedefimizi

yeniden 3,6 milyar dolara çıkarıyoruz. Her bölü-

mün performansı harika ve 1 Nisan’da Malzeme Bilimi

ile başlayacak ve 1 Haziran’da Tarım ve Özel Ürünler iş

kolları ile devam edecek olan bölünmeleri tamamlamak

üzere çalışıyoruz.” dedi.

DowDuPont tarafından yapılan açıklamaya göre net

satışlar yüzde 10 artışla 20,1 milyar doları bulurken tüm iş

kollarında ve bütün bölgelerde, satış hacmi ve yerel fiyat

kazanımları oldu. Şirket, maliyet sinerjisi hedefini 3,6 milyar

dolara çıkarırken, bir önceki yılın aynı dönemine göre

beklenen tasarruf 1,5 milyar dolara yükseldi.

Devam eden operasyonlardan elde edilen GAAP net geliri

535 milyon dolar olurken, operasyonel FAVÖK yüzde 19

artarak 3,8 milyar dolara ulaştı. Net satışlar ise yüzde 10

artışla 20,1 milyar doları budu. .

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Kerevitaş 3. Çeyrek Sonuçları...

Borsa İstanbul’a kote en

büyük ikinci gıda şirketi

olan Kerevitaş, 2018

yılının üçüncü çeyrek finansal

sonuçlarını açıkladı.

Kerevitaş, Kamu Aydınlatma

Platformu’na (KAP) yaptığı

açıklamada 2018 yılının

üçüncü çeyreğinde 539 milyon

TL’lik ciro gerçekleştirdi, Kerevitaş, 2018’in ilk dokuz

ayında ise cirosunu geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre

yaklaşık yüzde 10 oranında artırarak 1.8 milyar TL’ye

yükselttiğini duyurdu.

Yıldız Holding çatısı altında faaliyetlerini sürdüren

Kerevitaş’ın, Dondurulmuş Gıda ve Konserve İş Birimi

2018 yılının ilk dokuz ayında geçen seneye göre %161

artışla 73 milyon TL FAVÖK elde ederken; Yağ İş Birimi ise

%68 artışla 171 milyon TL FAVÖK elde etti. Bu sonuçlara

göre şirketin toplam FAVÖK değeri ise yılın ilk dokuz

ayında geçtiğimiz yıl aynı döneme göre %88 artış ile 244

milyon TL’ye ulaştı.

Kerevitaş Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Aldemir, üçüncü

çeyrek bilanço sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada

“Özellikle maliyet kalemlerindeki ani yükselişlere rağmen,

satış gelirindeki çift haneli büyümemizi sürdürdük. Yönetim

takımlarımızın isabetli kanal-kategori stratejileri satış

gelirindeki büyümeyi sağlarken, Kerevitaş’ın Besler’i

satın almasının yarattığı sinerji, maliyet tasarrufları ve

operasyonel verimlilikler sayesinde faaliyet karında sene

başından bu yana sürekli bir artış yakalandı. İş yapış

şeklimizde hızlı değişen piyasa hareketlerine cevap verecek

esnekliği gösterdiğimiz bir dönem oldu. Ayrıca bu

dönemde ekonomik gelişmeler ışığında ilave sermaye

ihtiyacı oluşturmamak ve risk-teminat dengesini korumak

adına gereken tüm önlemleri almaya çalıştık. Değişmeyen

ilkemiz ise tüketicilerimize ve müşterilerimize yakın durarak

değişen ihtiyaçlara yüksek kaliteli ürünlerimizle cevap

vermek oldu. Sonuçlardan ve yakalanan ivmeden memnunuz”

dedi.

Atama...

Zeynep Sarsan, lisans

eğitimini 1999 yılında

İstanbul Üniversitesi’nde

tamamladı ve Yeditepe

Üniversitesi Finans

Bölümü’nde MBA yaptı.

2001 senesinden bu yana

Mali Müşavir belgesine

sahip olan Zeynep Sarsan

Nexans, Praktiker, Alcatel Lucent gibi çeşitli firmalarda

görev aldıktan sonra 2013 yılında Kibar Holding grup

şirketlerinden Assan Hanil’de Kurumsal Fonksiyonlar

Direktörü olarak çalışmaya başladı. Sarsan sırasıyla

Mart 2015’te Kibar Holding Mali İşler Direktörlüğü, Mayıs

2016-Ağustos 2017 tarihleri arasında Assan Panel Mali

İşler Genel Müdür Yardımcılığı, Ağustos 2017 yılından

itibaren de İspak Esnek Ambalaj Mali İşler Genel Müdür

Yardımcısı pozisyonlarında görev aldı.

Zeynep Sarsan, 1 Aralık 2018 tarihi itibariyle Assan

Alüminyum’un Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı pozisyonuna

atandı.

Atama...

Devrim Karadeniz, Mondelēz International

Türkiye Kategori Planlama Aktivasyon

ve Satış Operasyon Müdürü

görevine atandı

Devrim Karadeniz, Mondelēz International

Türkiye’ye Kategori Planlama Aktivasyon

ve Satış Operasyon Müdürü

olarak katıldı.

1994 senesinde Schiller Üniversitesi İşletme bölümünden mezun

olan Devrim, kariyerine 1995 ve 1996 yıllarına İngilere’de

2 ayrı şirkette pazarlama ve satış departmanlarında çalışarak

başladı. Ardından Türkiye’de sırasıyla 1996 ve 1998 yılları

arasında T.G.I Fridays, Marsa Kraft Jacobs Suchard Sabancı

‘da çalıştıktan sonra 1998 ve 2006 yılları arasında ise Procter

& Gamble, Gillette ekibine katılarak birçok satış ve pazarlama

rollerinde görev aldı. 2006-2008 yılları arasında Tesco Kipa

şirketinde Pazarlama Operasyon Direktörü, Kategori ve Marka

Geliştirme Direktörü pozisyonlarında çalıştı. 2008 ve 2015

yılları arasında Yıldız Holding’te Pladis Pasifik A.Ş Genel Müdür

Yardımcısı ve Mevsim A.Ş Genel Müdür rollerini yürüten

Devrim, Mondelēz International Türkiye’ye katılmadan önce

Rammar Türkiye’nin Genel Müdürü olarak çalışmaktaydı.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Ülker Bisküvi 2018 yılı 3. çeyrek...

Ülker Bisküvi’nin 2018 yapılan ihracat ve yurtdışı iştiraklerin faaliyetlerinden

yılının üçüncü çeyrek net

dönem kârı 221,9 milyon TL

olarak gerçekleşti. Şirket bu

dönemde ihracat ve yurtdışı

faaliyetlerinden elde ettiği

kaynaklandığını belirtti. Tütüncü, şirketin performansıyla

ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Toplam atıştırmalık ciromuz 2018 yılı üçüncü çeyreğinde

geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 37,4 büyüdü.

Türkiye operasyonlarımızın büyümesi yüzde 20,3; ihracat

atıştırmalık işlerinin cirosunu

ve yurtdışı operasyonlarımızın büyümesi yüzde 77,8

yüzde 77,8 artırarak olarak gerçekleşti. Ülker Bisküvi olarak enflasyonla topyekün

büyümesini sürdürdü. Toplam

mücadele kapsamında desteğimizi sürdürüyoruz.

ciro içinde yurtdışı faaliyetlerinin oranı ise yüzde

38,6’ya ulaştı.

Türkiye’nin Borsa İstanbul’daki en büyük gıda şirketi

Toplam operasyonel kârlılığımız (Faaliyet Amortisman

Vergi Öncesi Kâr - FAVÖK) 2018 yılı üçüncü çeyreğinde

geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38,2 büyürken

Ülker Bisküvi, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yurtiçi operasyonlarımızın FAVÖK artış oranı yüzde 8,8,

(KAP) gönderdiği açıklamada, 2018 yılı üçüncü çeyrek

atıştırmalık işlerinin cirosunu bir önceki yılın aynı

dönemine göre yüzde 37,4 artışla 1.458 milyon TL’ye

yükselttiğini belirtti. Ülker Bisküvi’nin operasyonel ve finansal

olarak 2018 yılı üçüncü çeyreğinde de büyümesini

devam ettirdiğini belirten Ülker CEO’su Mehmet

yurtdışı faaliyetlerimizin FAVÖK artış oranı, ticari faaliyetlerimizdeki

artış, sinerji ve kurun pozitif etkisi ile yüzde

89,2 oranında gerçekleşti.

Toplam ciro içinde yurtdışı faaliyetlerimizin oranı yüzde

38,6’yla rekor kırdı. Şirket olarak önceki yıllarda hedefimiz

olan yüzde 15 FAVÖK seviyesini sene başında aşmıştık.

Tütüncü, büyümenin önemli payının Türkiye’den Üçüncü çeyrekte de yüzde 16.1’e çıkarttık.

Haribo’nun İletişim

yeni Ortağı...

Çocuk ya da büyük herkesi mutlu eden HARIBO, yeni

dönem iletişim ortağını seçti. Yumuşak şeker sektörünün

lider markası HARIBO’nun iletişim danışmanlığını

Communication Partner yürütecek.

Almanya’da şekerleme sektörünün öncü üreticisi Hans

Riegel tarafından 1920’de kurulan ve 17 yıldır Türkiye

pazarında olan HARIBO, üretim faaliyetini İstanbul Hadımköy’deki

fabrikasında gerçekleştiriyor. 100 çeşitten

fazla ürünüyle çocuk ya da büyük herkesi mutlu eden

HARIBO; Türkiye’den düzenli olarak Suudi Arabistan,

Endonezya, Amerika, Almanya’nın da aralarında bulunduğu

57 ülkeye ürün ihraç ediyor.

Artı, Casper’ın Yeni

İletişim Ajansı...

Artı, Casper’ın Yeni İletişim

Ajansı Oldu

Casper’ın kurumsal iletişim,

Artı İletişim Yönetimi, Kasım

2018 tarihi itibarıyla teknolojinin

yerli üreticisi Casper’ın iletişim

danışmanlığını üstlendi.

Artı, global çapta rekabet edebilir

ürün ve hizmetler sunan

iç iletişim, pazarlama

iletişimi ve dijital iletişim faaliyetlerinden sorumlu olacak.

Bilgisayar, telefon, tablet ve oyun bilgisayarı başta olmak

üzere tüm ürünlerinin tasarım ve AR&GE süreçlerini

kendi mühendisleri ile yürüten Casper, yurt içi ve yurtdışı

pazarına yönelik yıllık 1 milyon adet üretim yapıyor.

Artı’nın iletişim danışmanlığını üstlendiği markalar

arasında; Amazon Web Services, Ant Yapı, Armut, Avis,

Bayer, Bepanthol, Birmot, Borusan Otomotiv, Budget,

Delimonti, Enka, Euler Hermes, Facebook, GoDaddy,

Instagram, Kilimanjaro, Kiva, Monochrome, Otokoç, Redoxon,

Supradyn, Yapı Kredi ve Zipcar bulunuyor.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Penti’den Bir İlk...

Penti, Silikon Vadisi’nden çıkan giyilebilir teknoloji ürünü

Spire’ı, MybraTouch ile sütyene taşıyor.

Spire nedir? Sürekli solunum algılaması ve gerçek zamanlı

bildirimler ile tanınmış bir pazar lideri olan Spire, Standford

üniversitesinde 7 yıl süren bir araştırmayla geliştirildi.

Kişiye gerçek zamanlı olarak içinde bulunan klinik sensörler

ile biyo-sinyalleri yakalayarak, günlük aktivite, uyku kalitesi,

stres, nefes, konsantrasyon ve kalp atış hızı seviyesini

kontrol etme gücünü veren Spire health tag, klinik olarak

kanıtlanmış uyku ve stres kontrolünün takibi imkanı veriyor.

Penti MybraTouch ile sütyeniniz bedeninizi dinliyor!

Spire tag’in Penti sütyeni ile bir araya geldiği MybraTouch;

size günlük yaşamda stres seviyenizi kontrol altında tutarak,

yaşam kalitenizi yükseltmenize ve vücut sağlığınızın

gelişmesine yardımcı oluyor. MybraTouch, sütyen üzerinde

yer alan giyilebilir tag ve telefonunuza indirdiğiniz uygulama

ile bağlantı kurarak çalışıyor.

Penti sütyenin üzerinde düzenli olarak bulunabilen,

yıkanabilir, şarj ihtiyacı olmayan ve tamamen vücut

hareketinize göre çalışan Spire için, cep telefonunuzun bluetooth

bağlantısının açık olması yeterli.

Samsung 860 QVO SSD...

Samsung Electronics bugün, tüketicilere yönelik yeni

SSD serisi Samsung 860 QVO SSD’yi duyurdu. Dört terabyte

(TB) kapasiteye kadar ulaşan seri, olağanüstü hız ve

sağlamlığıyla öne çıkıyor. Şirketin yüksek yoğunluklu 4-bit

çok katmanlı hücre (MLC) NAND flash mimarisini temel alan

860 QVO, terabyte düzeyindeki kapasiteleri uygun fiyatlarla

daha fazla kişiye ulaştırıyor.

Samsung Electronics Türkiye’nin Veri Depolama Ürünlerinden

Sorumlu Müdürü İsa Tolu yeni 860 QVO SSD serisi

hakkında şunları söyledi; “Günümüzde tüketiciler daha önce

hiç olmadığı kadar çok sayıda yüksek çözünürlüklü dosya

kullanıyor, üretiyor ve saklıyor. Bunlara 4K videolar ve yoğun

grafikli oyunlar da dâhil. Bu da depolama cihazlarında daha

yüksek kapasite ve performans talebini artırıyor. Samsung

olarak terabyte düzeyinde kapasiteye sahip SSD’lerde

gelişimin öncülüğünü 860 QVO ile devam ettiriyoruz. Yeni hissediyor. Sıkça kullanılan SATA arayüzünü temel alan

serimiz tüm dünyada daha fazla kullanıcının hızlı performans 2,5 inç formundaki 860 QVO, standart dizüstü ve masaüstü

ve yüksek kapasiteye ulaşmasını sağlayacak.”

bilgisayarların çoğuyla kullanılabiliyor. Yüksek kapasite ve

Büyük boyutlu multimedya dosyalarıyla uğraşan bilgisayar performansı uygun fiyatlı tek bir sürücüde sunan 860 QVO,

kullanıcıları, günlük kullanım deneyimlerini geliştirmek için işletim sistemi ve depolama için bir SSD-HDD kombinasyonu

bilgisayarlarının depolama kapasitesini artırma ihtiyacı kullanma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

Teknolojide kadın – erkek eşitliği...

Trend Micro, siber

istihdam

güvenlikteki

açığını

kapatmak ve cinsiyet

eşitliğine dikkat

çekmek için global

çapta “Girls in Tech”

girişiminin destekçisi

oldu. Kampanyanın

yaygınlaşması

için Trend Micro,

sosyal

paylaşımını

her kullanıcı adına projeye bağışta bulunacak.

medyada

kişisel

hesabından duyuran

Hem eğitimde hem de iş hayatında kadın – erkek eşitliği

tüm dünyada en temel sorunlar arasında yer alıyor. Teknoloji

özelinde duruma bakıldığında ise siber güvenlik alanında

2022’de 1,8 milyon kişilik bir açığın olacağı öngörülüyor.

BM’nin yaptığı araştırmalar özellikle teknoloji alanındaki bu

boşluğun kadınların da istihdam edilmesiyle ancak 2030’da

kapanabileceğini göz önüne koyuyor. Diğer yandan dünya

genelinde siber güvenlik alanında çalışan kadınların oranı

ise yüzde 11. Kadınların yüzde 51’i teknoloji ile ilgili konularda

üniversiteden mezun olurken erkeklerin yüzde 45’i bu

bölümlerden mezun oluyor. Kısacası teknoloji eğitiminde

kadınlar bu kadar öne çıkarken istihdam konusunda ise oldukça

geride kalıyor. Trend Micro bu konudaki farkındalığı

artırmak, kız çocuklarının fen, teknoloji, mühendislik ve

matematik (STEM) konularında eğitime devam etmelerine

olanak tanımak, teknoloji alanında kariyer yapmak isteyen

kadınları yetiştirmek ve desteklemek için hizmet veren Girls

in Tech girişimine destek kampanyası başlattı.

Bu sene 30. yaşını kutlayan siber güvenlik çözümlerinin global

lideri Trend Micro, uzun yıllardır siber güvenlik dünyasına

yeni yetenekler katmak için Capture the Flag yarışmaları ve

eğitim programlarına destek veriyor. Bu anlayışı kurum kültürü

haline getiren marka, işe alım süreçlerinde iş tecrübesi

ve cinsiyetten bağımsız olarak değerlendirme yapıyor.

Kadınların Trend Micro’nun başarısında oynadığı rolün

farkında olan ve sektördeki sayılarının artmasını bir misyon

olarak belirleyen Trend Micro CEO’su ve kurucusu Eva

Chen konuyla ilgili “Kadınları ve cinsiyetten bağımsız olarak

yetenekli kişileri ağ kurma ve kariyer geliştirme fırsatlarına,

eğitime, yeni girişimlerde bulunmaya teşvik ve yardım edecek

programlarla bağlantı kurmaya çalışıyoruz.” dedi.

Projeye destek vermek isteyenlerin Trend Micro’nun Facebook,

Twitter ve LinkedIn’de yaptığı paylaşımı 15 Aralık

2018’e kadar kendi hesapları üzerinden paylaşması yeterli.

Trend Micro, yapılan her paylaşım için Girls in Tech’e 30

cent bağışta bulunacak. Bu sosyal medya bağış kampanyası

ile teknoloji alanında kendini geliştirmek isteyen kızlara

ve bu alanda kariyer yapmak isteyen kadınlara destek

olması adına Girls in Tech’e toplamda 100 bin dolar katkı

sağlayacak. Teknoloji konusunda tutkulu olan kızların ve

kadınların katılımı, eğitimi ve güçlendirilmesine odaklanmış

ve kar amacı gütmeyen Girls in Tech’in, dünyada 30’dan fazla

ülkede 100 binden fazla üyesi buluyor.

Dünyada kadınlar da teknolojide söz sahibi olmalı

Türkiye olarak bu girişime destek vermenin kendileri için çok

önemli olduğunu ifade eden Trend Micro Türkiye ve Yunanistan

Ülke Müdürü Hasan Gültekin, sosyal medyanın gücünü

kullanarak bu konuda farkındalığın daha da artacağına

inandıklarını belirtti. Gültekin “Çok yakın tarihte TBMM

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, başta kız çocukları

olmak üzere, gençlerin Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve

Matematik (BTMM) alanlarına yönlendirilmesi konusunda alt

komisyon oluşturacağını açıkladı. Bu, ülkemiz için mutluluk

verici bir haber. Sadece bizim sektörümüzde bile ürettikleri

ve başarıları ile dünyaca bilinen kadın değerlerimiz var.

İşyerinde cinsiyet eşitliğinin sağlanması, işgücü kalitesinin

artması ve daha zengin bir kurum kültürü oluşturmak için de

önemli bir adım. Bu nedenle globalde başlayan bu projeye

Trend Micro Türkiye operasyonu olarak destek veriyoruz.

2019 yılı planlarımızda da bu projeyi lokalleştirmek ve hem

kız çocuklarına hem de kariyer yapmak isteyen kadınlarımıza

maksimum desteği sağlamak istiyoruz” şeklinde sözlerini

tamamladı.

marketing europe & anatolia / 11


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Umarım sağduyu galip gelir...

Önümüzde yerel seçimler var. Yasal olarak yerel

seçimlerde ittifak yapmak her ne kadar mümkün olmasa

da partiler, seçim işbirliği için yoğun görüşmelere başladı

bile. Eskilerin hile-i şeriye dedikleri, bazı yöntemlerle,

kuralların çevresinden dolanarak etiği göz ardı etmeden

çözüm üretme taktikleri bu süreçte sık sık karşımıza

çıkacak gibi görünüyor. Ancak ben bu ittifak konusuna

girmek istemiyorum. Benim asıl yazmak istediğim konu

siyasal iletişimin dili.

İktidarından muhalefetine tüm partiler, genel

başkanlarından, borazan basın mensuplarına kadar,

bu arada borazan basın mensupları derken tüm basın

mensuplarını kastetmiyorum, sadece iktidarın sesine

megafonluk yapanlardan da bahsetmiyorum, hem

iktidara hem de muhalefete megafonluk yapan, fikirlerinin

kaynağı kendi beyni olmayan basın mensuplarından

bahsediyorum, bu modelin aynısı akademisyenler

ve sözde aydınları da listeye ekleyebiliriz, herkes

seçim heyecanı içerisinde kendilerinin karşı taraf

olarak tanımladıkları kişileri, adayları karalamaya,

küçümsemeye ve konumlandırmaya başladılar bile.

Maalesef haber kanallarımız da her ne hikmetse

sadece bu isimleri ekrana çıkarıp, bu karalama ve

dezenformasyon kampanyasına katkıda bulunuyorlar. Biz

de koyunun kerameti kavalda zannetmesi, onu üfleyen,

ses perdelerini yönlendiren çobanı gözden kaçırmaları

gibi derin bir huşu içerisinde bize sunulan bu gerilime

maruz kalıyoruz.

Ekranlarda koca koca adamlar, sadece ve sadece gönül

verdikleri partinin seçmenini konsolide etmek için bir sürü

yalan ve iftirayı hiç gözlerini kırpmadan heyecanla tekrar

tekrar konuşuyorlar ki frekans yükseldikçe biz de bu

yalan ve iftiralara inanalım, onların karşı taraf diye ifade

ettikleri kardeşlerimize düşman olalım ve oyumuzu onları

besleyen partiye verelim.

Ben ne iktidarın genel başkanı ve yöneticilerinin

bir çoğunun, ne de tüm muhalefetin genel başkanı

ve yöneticilerinin bu ülkenin kötülüğünü istediğine

inanmıyorum. Her partinin içerisinde kendi hesaplarını,

ülke çıkarlarının önünde tutan kişiler olabilir, ancak

iktidarıyla muhalefetiyle hiç bir parti örgütlü olarak

ülkeye zarar verme amacına hizmet etmez. Olsa olsa

zaman zaman yanlış yönlendirmeler ya da beceriksizlik

nedeniyle hatalar yapılıyor olabilir. Zaten muhalefetin

iddiası da kendisinin bu hatalara düşmeyeceği ve

iktidardan daha becerikli olacağı vaadidir. Tabii ki

muhalefet bu iddiasında bazen haklı olur, bazense

muhalefet iktidardan daha beceriksiz olabilir. Sonuç

olarak kararı seçmen verir ve kendisine sunulan

seçeneklerden birine yönetme görevi verirken, diğerlerine

denetleme görevi verir. Bu düşmanlık duyulacak,

gerilecek, bir konu değildir. Çünkü ister yönetimde olsun,

ister muhalefette, ister yönetime oy verenler arasında

olsun ister muhalefete sonuçta herkes ortak bir kaderi

paylaşan bu toplumun esas parçasıdır ve kim kazanırsa

kazansın herkes seçimden sonra da yüz yüze bakarak,

bu toplumda birlikte yaşayacak, belki de başka partilere

oy veren kişiler aynı yastığa baş koyacaklardır.

O halde bu hırs, iftira ve karalama kampanyasıyla

sırf seçmeni konsolide etmek için toplumu germenin,

kamplara ayırmanın, nefreti körüklemenin bir anlamı

var mı? Ben tüm partilerden projelerini ve gelecek

vizyonlarını dinlemek istiyorum. Birbirimizi dinledikçe

anlayabileceğimize inanıyorum ve artık şu megafonları da

ekranlarda görmek istemiyorum. Umarım sağduyu galip

gelir.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Akşam Gazetesi’nde Pınar Işık Ardor, Gece Muhabiri Şakir

Aydın, Foto Muhabiri Mustafa Alkaç, eklerden Sibel Ateş Yengin

ve Aysun Güngör ile yollar ayrıldı.

• Milliyet Gazetesi’nden ayrılan Gökçer Tahincioğlu T24 ekibine

katıldı.

• Şarkıcı Gülben Ergen Hürriyet gazetesindeki yazılarına son

verdiğini duyurdu.

• Sabah Gazetesi’nde spor yorumculuğu ve köşe yazarlığı yapan

Metin Tekin’in gazete ile yolları ayrıldı.

• Turkuvaz Medya bünyesinde yayım yapan Cosmopolitan

Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Özlem Kotan’ın dergi ile yolları

ayrıldı.

• Vatan Gazetesi köşe yazarı ve Ankara Temsilcisi olarak görev

yapan Murat Çelik, kapanma kararının ardından Posta

Gazetesi’ne geçiş yaptı.

• Sabah Gazetesi’nde Yazı İşleri editörleri Bülent Değerli, Şirzat

Bilallar ile Almanya editörü Altan Gökmen’in gazeteyle ilişiği

kesildi.

• Hürriyet gazetesinin eski Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı

Deniz Zeyrek’in yeni adresi Sözcü Gazetesi oldu.

• Sabah Gazetesin de eklerden sorumlu genel yayın yönetmeni

Şengül Balıksırtı ile yollar ayrıldı.

• Yeni Asır Gazetesi’nde Köşe yazarı Erkin Usman, Yurt Haberlerden

Erdal Çarboğa ve Ali Filizkan, Magazin Sorumlusu

Kahraman Durak ve editör Hürol Dağdelen’in görevine son

verildi.

• Sabah Gazetesi’nin Günaydın ekinde renkli ve beğenilen röportajlara

imza atan Oğuzhan Toracı’nın grupla ilişiği kesildi.

• Daha önce Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmenliği

ve Hürriyet Gazetesi köşe yazarlığı görevlerini yürüten Murat

Yetkin, bundan böyle “yetkinreport.wordpress.com” adıyla

oluşturduğu kişisel blogu üzerinden okurlarıyla buluşturacak.

• Demirören Medya Holding’te, halihazırda “Hürriyet Kanal

Geliştirme Koordinatörü” olarak görev yapan Tiraje Erginer, 1

Aralık 2018 tarihi itibariyle tüm gazetelerden sorumlu olacak

şekilde “Kanal Geliştirme Direktörü” olarak atandı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

• Sunucu ve manken Esra Eron, TV8 ekranlarında hafta içi her

gün yayınlanan Gel Konuşalım programından ayrılma kararı

Görev değişiklikleri...

aldı.

• 3 yıldır ekranlardan uzak olan deneyimli ekran yüzü Özge

Uzun’u Haber Global kadrosuna kattı. Uzun, hafta sonları yayınlanacak

olan Özge Uzun’la Hafta Sonu programını sunacak.

• Gazeteci Mirgün Cabas Show Radyo’nun kadrosuna katıldı.

•Basketbol sunucusu ve yorumcusu Murat Murathanoğlu,

FBTV ile anlaşmaya vardı. Murathanoğlu, Fenerbahçe

Kulübü’nün basketbol takımlarına ilişkin program yapacak.

• Haber editörü Muhammed Eren Haber Global’deki görevinden

istifa etti.

• Sunucu Özge Uzun, üç yıllık bir aranın ardından ekrana dönüş

yaptı. Uzun, ‘Özge Uzun ile Hafta Sonu’ isimli programında

ünlü konuklar ve dikkate değer konuları masaya yatırıyor.

• Fenerbahçe TV, yorumcular Tuncay Şanlı ve Ali Güneş’i kadrosuna

kattı.

• Haber Global’in kadrosuna Galatasaray Basın Koordinatörlüğü

görevinden ayrılan Evren Göz katıldı. Göz, Haber

Global’de yayınlanan ‘Kontra’ isimli spor programında yorumculuk

yapacak.

• 1996 yılından beri görev yaptığı grupta son olarak gazetelerden

sorumlu Reklam Genel Müdür Yardımcılığı görevinde

bulunan Sibel Mutlu Özdemirli A Haber ve A Para’ya Reklam

Genel Müdür Yardımcısı olarak geçiş yaptı.

• Atv Lisanslama ve Dijital Müdürü Ziyad Varol, kanalla yollarını

ayırdı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

• Demirören Medya Grubu İcra Kurulu Başkanlığı’ndan yapılan

açıklamada Vatan’ın bundan böyle Milliyet Gazetesi’nin

hafta sonu eki olarak okuyucu ile bulaşacağı duyuruldu.

• Sputnik Türkiye, uluslararası Gemius araştırma şirketinin

verilerine göre, Türkiye’de en çok okunan ilk 10 haber sitesi

arasına girdi. Sputnik Türkiye, Türkiye’nin en çok okunan ilk 10

haber sitesi içinde 9. Oldu.

• Ekonomi dergisi Forbes, her yıl olduğu gibi bu yıl da

Türkiye’nin en çok kazanan yazarlarını açıkladı. Forbes’in

haberine göre; 2017’de en çok baskı yapan kitabın 465.000

adetle Huzursuzluk olmasıyla Zülfü Livaneli de yılın en çok kazanan

yazarı oldu.

• 5 bin diyabetli çocuğu bir araya getirmeyi ve eğitmeyi amaçlayan

Maviköy Diyabetle Yaşam Merkezi İstanbul Şile’de açıldı.

Açılış töreninde, Türkiye Diyabet Vakfı’na desteklerinden

dolayı Kanal D’ye de teşekkür plaketi verildi.

• Yazar Uğur Batı ve gazeteci Deniz Bayramoğlu’nun birlikte

yazdıkları “Üzgün İnsandan Özgür İnsana” adlı kitap, Destek

Yayınları’ndan çıktı.

• 10. İsmail Akçay Yol Koşusu ‘En İyi Haber, Yorum ve Fotoğraf

Ödülleri’nde fotoğraf yarışmasında İhlas Haber Ajansı

muhabiri Hüseyin Tokmak’ın fotoğrafları 1. ve 2. olurken, en iyi

haber dalında İHA muhabiri Umut Çınar ödüle layık görüldü.

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Röportaj

2018 - 2019 değer

Sadi Abalı - Radore Veri Merkezi Genel Müdürü

Binnur Akay - Med Partners Reklam ve Halkla İlişkiler

Ajans Başkanı

Kaan Berkan - Golin Ajans Başkanı

2018’i geride bırakıp 2019’u

karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde

2018 değerlendirmeleri ve 2019 hedeflerine ilişkin,

piyasanın görüşlerini sizlerle paylaşmak için,

kurum yöneticisi

ve iletişimci

dostlarımızın görüşlerine kulak verdik.

Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

Sadi Abalı - Radore Veri Merkezi Genel

Müdürü

2018 yılı, teknolojik gelişmeleri yakından

takip ederek ilerlediğimiz ve ürün

geliştirme ekibimiz ile yoğun çalışmalarımızı

devam ettirdiğimiz bir yıl oldu.

Yerli sermaye ile kurulan yerel bir veri

merkezi olarak büyümeye kurgulanmış

bir yapıya sahibiz. Bu doğrultuda 3 yıl

üst üste yüzde 40 büyüme gösterdik.

Bu ölçüde büyüme rakamlarını elde

etmemizde ise veri merkezi hizmetleri

konusunda odağımızı değiştirmeden

kararlı bir şekilde faaliyetlerimize devam

etmemizin etkisi büyük. Bununla

beraber özellikle bulut sunucu hizmetleri

tarafında yüzde 100’ün üzerinde

büyüme kaydettiğimizi de eklemek isterim.

Dijitalleşme trendinin artmasıyla

birlikte, bulut hizmetlerindeki büyümenin

hem tüm pazarda hem de Radore

özelinde bu şekilde devam edeceğini

öngörüyoruz.

Dijitalleşme ile birlikte CRM, Dijital Pazarlama,

Müşteri, Satış ve Servis Yönetimi

Sistemleri arasında entegrasyon

gerçekleştirilerek, hizmet aktivasyonundan

ve faturalamaya kadar tüm süreçlerin

elektronik ortamda yürüdüğü

bir platform üzerinden iş süreçlerimizi

yürütüyoruz. Dijital iş akış sistemimize

kazandırdığımız bu kabiliyetlerle verimlilik

ve iş süreçlerinin daha iyi yönetilmesini

sağlıyoruz. Ürün ve hizmet

stratejimizde ise kullanıcılara mümkün

olan en yüksek oranda yönetim yetkisi

sağlamak ve kolay ulaşılabilir hizmetler

sunmak önemli bir yer tutuyor. Büyüme

stratejimiz doğrultusunda, online

satışı yapılan hizmetlerde otomatik aktivasyon

yapılabilen ürünlerin sayısını

önemli oranda artırdık.

Özellikle Network Güvenlik ve Performans

ürünleri ile birlikte katma değerli

servisler içeren yönetim hizmetleri alanında

müşteriye dokunabilen servislerimizle

birlikte, yerel ve taşıyıcı bağımsız

(carrier neutral) bir veri merkezi

16 / marketing europe & anatolia


lendirmeleri...


sosyal sorumluluk projeleri de geliştir-

Röportaj

olmamız da Radore’nin hızlı bir şekilde

büyümesini sağlayan etkenler arasında

yer alıyor.

Bu yıl da geçtiğimiz 3 yılda olduğu gibi

sektördeki tüm gelişmeleri yakından

takip ederek, yeni ürün ve hizmetlerimizi

müşterilerimize sunmaya devam

edeceğiz. 2019’da yüzde 40 büyümeyi

hedefliyoruz. Veri merkezi doluluk

oranımızı ise 2019 sonunda yüzde 85-

90’lara ulaştırmayı amaçlıyoruz.

Binnur Akay - Med Partners Reklam

ve Halkla İlişkiler Ajans Başkanı

“AJANS OLARAK, 2018 YILINDA BÜ-

YÜME HEDEFLERİMİZE ULAŞTIK.”

Med Partners Reklam ve Halkla İlişkiler

Ajansı olarak, ekonomik anlamda sektörümüzü

challenge eden şartlara rağmen,

sürece ilişkin KPI’larımızı incelediğimizde

yılı büyüme hedeflerimize

ulaşarak tamamladığımızı görüyoruz.

Zamanında aldığımız aksiyonlar sayesinde

bu yıl da yüzde 10’un üzerinde bir

büyüme sağladık. 2019 yılını sağlam

bir yapıyla karşılayacağız diyebilirim.

Amacımız, firmamızın genel dinamiğini

ve mevcut gücünü koruyarak işlerimizi

büyütmek, bunun yanında da değişen

ve gelişen sektör ihtiyaçları doğrultu-

Veri merkezi

doluluk oranımızı

2019 sonunda

yüzde 85-90’lara

ulaştırmayı

amaçlıyoruz.

sunda fırsat alanlarını değerlendirmek.

Ana iş kollarımızda sürdürülebilir büyümemizi

devam ettirirken, bir yandan da

sürekli olarak yeni fırsatları gözlemliyoruz.

Değişen dinamiklerle uyum sağlayarak,

ülkemizin ve tüm paydaşlarımızın

kazanımları için hizmet etmek üzere

road map oluşturmayı sürdürüyoruz.

Med Partners olarak, iş planlarımızı

olası tüm koşulları göz önünde bulundurarak

yaptık ve bu stratejimizi geliştirdiğimiz

timeline doğrultusunda en iyi

şekilde uygulamaya devam ediyoruz.

2018, hangi sektörde yer alırlarsa alsınlar

çözüm ortaklarımıza ve bununla

birlikte ülkemize değer yaratmaya focuslandığımız

bir yıl oldu. Bu süreçte

iş dünyası ve sivil toplum örgütleriyle

birlikte hareket ederek, farklı ve anlamlı

dik.

Dijital çağda hepimiz çok fazla iletişim

mesajına maruz kalıyoruz. Bu da ister

istemez dikkatimizin ve ilgimizin bölünmesine,

mesajların gözden kaçmasına

ya da çok çabuk tüketilerek unutulmasına

neden oluyor. Markaları da evimize

giren misafirler olarak düşünecek

olursak, böyle bir ortamda onları fark

edebilmemiz zorlaşıyor. Sadece daha

çarpıcı, daha emotional ve daha keyifli

olan iletişim mesajları dikkatimizi çekmeyi

başarıyor. Bu durumu göz önünde

bulundurarak ve tanıtım mecralarının

cazip şartlarını da değerlendirerek,

kapsamlı ve sonuca ulaştıran kampanyalara

imza attık. Aynı şekilde yaratıcı

ve wouv effect yaratan işler yaptık.

Farklı sektörlerde faaliyet gösteren ve

bulundukları sektörlere yön veren geniş

bir müşteri portföyüne sahibiz. Dolayısıyla

bizler de ekip olarak değişik

sektörler için çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Önümüzdeki dönemde de etkili

bir portföy yönetimiyle, çözüm ortaklarımızın

marka iletişimi ve tanıtım gereksinimlerine

tüm mecra ve platformlarda

gerçekleştireceğimiz başarılı işlerle devam

edeceğiz.

2019 yılını ülkemiz adına değerlendirirsek,

2018’in son aylarında yakalanan

olumlu ivmenin yukarı yönlü seyredeceğine

inanıyoruz. Zaten güçlü bir özel

sektöre, güçlü büyüme potansiyeline

ve genç bir nüfusa sahip olan ülkemizin

yatırım potansiyelinin artmasını

bekliyoruz. Bu kapsamda, yeni yılda

büyüme oranının da yükseleceğini düşünüyoruz.

Türkiye ekonomisinin bu yıl

yüzde 4 - 4.5 olmak üzere, önümüzdeki

üç yıl boyunca ortalama yüzde 4’ün

üzerinde büyüyeceğini öngörüyoruz.

Kaan Berkan - Golin Ajans Başkanı

Halkla ilişkiler sektöründe ve Golin özelinde

durum, değerlendirme ve hedefler

2018 yılı Türkiye genelinde ekonomik

18 / marketing europe & anatolia


Röportaj

Türkiye ekonomisi

önümüzdeki üç yıl boyunca

ortalama %4 büyüyecek.

açıdan zor bir yıl olmakla birlikte; medya

sektörünün dinamiklerinde yaşanan

değişim ve dönüşümler halkla ilişkiler

sektörünü de doğrudan etkiledi. İletişim

danışmanlığı yürütülen markaların

ekonomik krizden etkilenmeleri dolayısıyla

müşteri kayıpları yaşayan ve yeni

müşteri kazanımlarında zorlanan halkla

ilişkiler sektörü yeni stratejiler ile dijital

dönüşüm fırsatlarından yararlanmaya

başladı. Basın tarafında artan kağıt

maliyetleri nedeniyle devam etmekte

zorlanan gazetelerin kapanması, yayın

gruplarındaki değişimler ve tecrübeli

gazetecilerin işten ayrılmaları maalesef

medya alanında yürütülen çalışmaların

hızını düşürdü. Bu alandaki açığı kreatif

projeler, özel içerik üretimi ve dijital

projelerle kapatan halkla ilişkiler şirketleri

işlerini devam ettirmekte zorlanmadı.

Ancak medya odaklı çalışan birçok

halkla ilişkiler şirketinde kayıpların büyük

olduğunu gördüğümüz bir yıl oldu.

Golin olarak 2018 yılında mevcut müşteri

portföyümüzü koruyarak ve birkaç

büyük müşteri kazanımıyla işlerimize

devam ettik. Bu başarımızda portföyümüzde

global markaları bulundurmamız

öncelikli avantajımızı oluşturdu.

Ses getirici projelerle dijital dönüşüm

destekli sürdürülebilir iş ortaklıklarımıza

ağırlık verdik. Proje bazlı, anlık heyecan

yaratan real time kampanyalar

ile hizmet verdiğimiz bazı markalarla

kısa süreli işbirliklerimiz de oldu. Bu

işbirliklerinin markaların PR’ına destek

olmanın yanı sıra; satış ve ticari

networkler konusunda da kendilerine

avantaj sağladığını görmekten oldukça

mutlu olduk.

2018 yılında insanların markaların söylediklerine

ilgi duyması ve ilginin canlı

kalmasına yönelik olarak tüketicileri

harekete geçiren en önemli faktör olan

relevance kavramını uygulamaya devam

ettik. Bir markanın başarısının en

önemli ölçütünün relevance olduğunu

düşündüğümüz için, bu kavramın analizi

üzerine yoğun bir çalışma başlattık.

Golin’in bu konuda hayata geçirdiği

araştırmanın sonuçları; markaların güvenirlilik

ve doğruluk algıları hakkında

sürekli bir hayal kırıklığı yaşamalarına

rağmen, ürün ve hizmetleri satın

almaya devam ettiğini ortaya koydu.

Tüketiciler artık relevance konusunda

gerçeklere değil diğer yönlendiricilere

daha fazla önem vermeye başladı.

Bu noktada popülarite kavramını kullanarak

tüketici beklentileri doğrultusunda

markaya göre en uygun analizi

yapmakla beraber iş ortaklarımıza en

doğru yönlendirmeleri sağladık. Bu

yönlendirmelerimiz sonucunda iletişim

sektöründe eski kuralların tamamen yıkıldığını

söyleyebiliriz. Tek sesli iletişim

ile tüketiciye ulaşmak mümkün olmadığı

için influencer’lar aracılığıyla story-

marketing europe & anatolia / 19


Röportaj

telling ve tüketiciye deneyim yaratan

kampanyalarla ön planda olduk.

2018 yılının son ayına yaklaştığımız

bugünlerde ise Golin global olarak

halkla ilişkileri daha ileriye götürecek,

yeniden tanımlayacak yenilikçi bakış

açısını açıkladı. Önlenemez bir iletişim

karmaşasının yaşandığı günümüzde,

bu yeni yaklaşım Golin müşterileri için

daha güçlü ve ölçülebilir sonuçlar ortaya

koymak üzere tasarlandı. “Progressive

PR” yani “yenilikçi halkla ilişkiler”

kavramıyla Golin olarak mevcut iletişim

karmaşası içinde şirketler ve markalar

için etkin halkla ilişkilerin önemini vurgulamayı

ve güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Bu yaklaşımımız aynı zamanda

kariyerlerini bu alana adayan profesyoneller

için halkla ilişkiler mesleğine değer

katmayı amaçlıyor.

Golin‘in ‘Yenilikçi Halkla İlişkiler’ stratejisinin

bir parçası olarak ajans, veri

ve analiz ürünleriyle desteklenen yeni

bir global işletim sistemi lanse etti. Bu

2019 yılında

Golin Global tarafından

lanse edilen ürünlerimizi

kullanarak müşteri

ihtiyaçlarına daha fazla

alternatifle çözüm sunmaya

devam edeceğiz.

yeni teknoloji, tüm tüketici yolculuğu

boyunca, iletişim stratejilerinin belirlenmesi,

stratejilere yönelik bilgi akışının

sağlanması ve sonuçların ölçümlemesi

üzerine tasarlandı. Golin’in Yenilikçi

Halkla İlişkiler yaklaşımının arkasında

iki önemli teknolojik ürün yer alıyor. Bu

ürünlerin ilki; Relevance Radar. Güçlü

bir yapay zeka destekli izleme platformu

olan Relevance Radar Golin müşterilerine

iletişim fırsatlarının önceden

tahmini, risklerin azaltılması ve ölçümleme

konularında yardımcı oluyor.

İkinci ürün olan CXPR ise; tüketicilerle

daha derin ilişkiler kurmak, etkili hikayeler

yaratmak ve etkileyiciler ile doğru

zamanda iletişim kurmak için Tüketici

Deneyimi (CX) ile Halkla İlişkiler (PR)

tekniklerini harmanlıyor. CXPR sosyal

verilerden çıkarım yapılan öngörülerden

yararlanarak iş kararlarının verilmesine

yardımcı oluyor. Relevance

Radar ve CXPR birlikte, müşteriler için

etkiyi maksimize etmek üzere, halkla

ilişkileri tüm tüketici yolculuğu ile uyumlu

hale getiriyor.

2019 yılında Golin Global tarafından

lanse edilen ürünlerimizi kullanarak

müşteri ihtiyaçlarına daha fazla alternatifle

çözüm sunmaya devam edeceğiz.

Müşterilerin pazarlama iletişimine

doğrudan etki edecek yenilikçi proje

üretimimize devam edeceğiz. Bu süreçte

portföyümüze eklemek üzere el

sıkışacağımız bazı yeni markalarımız

da olacak. Görüşmelerimizin olumlu

yönde devam ettiğini söyleyebilirim,

yeni yılla birlikte bazılarının duyurularını

da yapmayı planlıyoruz.

20 / marketing europe & anatolia


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Black Friday sen çok yaşa...

Yeni yıl için güzel dilekler, umutlar, bu yıl yapacağım

denilen planlar üzerinden bir yıl geçti. Ne çabuk geçti

anlamadım. Yaşadığımız an'da saatler yavaş ama günler

hızlı geçiyor. Tuhaf bir zaman paradoksuna kapılmış

gibiyiz.

Bütün şirketlerde harıl harıl yıl sonu raporları hazırlanıyor.

Hedefler tutturuldu mu, başarıya ulaşıldı mı, satış

rakamları, kar/zarar hesapları, rakamlar, rakamlar,

rakamlar...

Geçen hafta dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi bizde

de alış veriş çılgınlığına dönüşen "black friday" yıl sonu

raporları için biraz kurtarıcı oldu sanıyorum. Amerika’da

her yıl Şükran Günü’nden sonraki ilk Cuma günü yapılan

bu etkinlikte, mağazalar kapılarını sabahın çok erken

saatlerinde açarlar ve gecenin geç saatlerine kadar

%90’lara varan fiyat indirimleriyle hizmet verirler.

Ülkemizde de "Şahane Cuma", "Efsane Cuma", "Süper

Cuma" gibi isimlerle duyurulan bu indirim günü fiziksel

mağazalar ve internetten satışları resmen patlattı.

"Black Friday" ilk ne zaman başladı?

Bu yıl iyice gözümüze soktukları, internete her girdiğimizde

pıtırak gibi reklam bannerlarının çıktığı "Kara Cuma"

fenomeni nereden geliyor hiç merak ettiniz mi?

"Black Friday" ilk kez 1924 yılında Amerika'da Macy's

mağazasının noel alışverişini artırmak için reklam amaçlı

yaptığı bir geçit töreni ile başladı. Bu indirim festivali

diğer mağazaların ve markaların da katılımıyla her yıl

uygulanarak geleneksel hale geldi. Büyüdü, büyüdü ve

neredeyse dünyayı sardı. Bu alışveriş festivalinin adına

"Black Friday" "Kara Cuma" denmesinin nedeni ise

indirimden yararlanmak için ordan oraya koşturan insanlar

nedeniyle oluşan trafik yoğunluğu, kalabalık, gürültü,

kısacası tam bir kaos yaşanması.

Bankalararası Kart Merkezi verilerine göre, ‘Kara Cuma’

olarak bilenen ve kasım ayının 4. cumasına denk gelen 23

Kasım'da Türkiye'de kartla yapılan alışverişler 3.4 milyar

liraya ulaştı. Geçen yılın aynı dönemine göre (24 Kasım)

yüzde 38 artarak 3.4 milyar liraya yükseldi. Söz konusu

günün etkisiyle bir günde kullanılan kart adedi yüzde 80

artarak 2 milyona ulaştı, 23 Kasım'da 2 milyon farklı kart

internetten ödemelerde kullanıldı. Kara Cuma'da kullanılan

kartların yüzde 5'ine denk gelen 110 bin adedinin ilk

defa internetten ödemelerde kullanılması, indirimlerden

faydalanmak için kart kullanıcılarının internet kanalını

tercih ettiğine işaret etti.

Alışverişin efsane cuması internet trafiğini yüzde

850 artırdı. E-ticaret platformlarına altyapı hizmetleri

sunan Medianova’nın verilerine göre, e-ticaret sitelerinin

trafiği geçtiğimiz yıl Black Friday’de yüzde 160 oranında

artarken, bu yıl yüzde 850’ye varan oranlarda artış

kaydedildi. İndirimleri takip eden tüketicilerin bir günlük

alışveriş çılgınlığı, lüks segmentte tekstil ürünü satışı

yapan sitelerin trafiğini ise yüzde 600’lere yaklaşan

oranlarda artırdı. Otomobil ve emlak sitelerindeki trafiğin

aynı seviyelerde kalmasına karşın, perakende satışa

yönelik sitelerin trafik artışı dikkat çekti. Özellikle beyaz

eşya, dayanıklı tüketim ve tüketici elektroniği başlıklarında

ciddi artışlar yaşandı. Dikkat çekici diğer bir oran ise

lüks segment tekstil firmalarının sitelerinde görülen

trafik artışının yüzde 575’e ulaşması. Doların artışı ile

birlikte ithal malların fiyatlarının yükselmesine karşılık

Black Friday’de yapılan indirimler, talebin adeta patlama

yapmasına neden oldu

Online kuyumcular in, oyuncakçılar out!

Tüketiciler bu yıl online kuyumculardaki kampanyaları da

çok sıkı takip etti. Geçtiğimiz yıl Black Friday’de online

kuyumda görülen yüzde 10’luk trafik artışı bu yıl yüzde

70’e yaklaştı. Geçen yıl online oyuncak sektöründeki trafik

artışı yüzde 186 olmuştu, Bu yıl ise ortalama yüzde 110

oranında arttığını görüyoruz. Yani internetten oyuncak

alışverişinde geçen yıla oranla düşüş var.

Bütün bu verilerden çıkan sonuç, ekonomiyi canlandırmak,

alış verişi artırmak için daha fazla indirime daha fazla

kampanyaya ihtiyacımız var. Yılbaşı geliyor. Tüm

sektörlerden, tüm markalardan reklam ajanslarıyla iletişime

geçip ultra mega indirim duyurularına başlamalarını

bekliyoruz. Kampanya fikirleri için benimle iletişime

geçmek isterseniz mail adresim sayfanın sol üst

köşesinde.

***

Bir yıl daha biterken yeni yılı iyimserlik ve yüksek

motivasyonla karşılayalım. 2019 hepimize, sağlık, bolluk,

bereket ve sevdiklerimizle çevrili güzel günler getirsin...

marketing europe & anatolia / 23


Reklam Dünyası

Kiğılı’nın yeni reklam kampanyası..

Kiğılı’nın

reklam

kampanyası

yeni

için

Türkiye’ye gelen

Steve

Wright,

James Bond temalı

reklamda

bir ajanı canlandırdı.

Hem müziği,

hem görselleri

hem de

sloganıyla

James

Bond temasına

gönderme

yapan reklamda

aksiyon

filmlerini

aratmayan sahnelere yer verildi. James Bond serisinin

“Quantum Of Solace” filminde Daniel Craig’in dublörlüğünü

üstlenen Wright, Daniel Craig’e olan benzerliği ile dikkat çekiyor.

Geçtiğimiz kış “My name is Mont, Kiğılı Mont” reklam filmiyle

“Fly Better”...

çok ses getiren Kiğılı, Sonbahar- Kış Koleksiyonu için çekilen

devam kampanyasında James Bond serisinden tanıdığımız

Steve Wright’a yer verdi. Hareketli sahnelerle, aksiyon filmi

havasında çekilen reklam filmi için Türkiye’ye gelen Steve

Wright, Daniel Craig’e olan benzerliğiyle tüm İstanbulluları

şaşırttı.

Müziği ve görselleriyle James Bond temasına gönderme yapan

reklamda, markanın şehirli, fonksiyonel ve çok yönlü tasarımları

vurgulandı. Reklam çekimleri boyunca, birbirinden

hareketli sahnelerle dikkat çeken Wright, helikopterden atlama

sahneleriyle reklamın aksiyon konseptini bambaşka bir

seviyeye taşıdı. İstanbul’u çok beğendiğini söyleyen Wright,

“Yıllar önce Türkiye’de bulunmuştum ama bu güzel şehre

döndüğüm için mutluyum. Ülkenizi çok seviyorum, İstanbul

ise tek kelimeyle harika. Tüm Türk aktörlerini çok beğeniyorum.

Bir gün bir Türk filminde oynamayı çok isterim.” dedi.

Filmlerde sert görüntüsüyle izlemeye alışık olduğumuz ünlü

dublör; hem yakışıklılığıyla hem de sempatikliği ile dikkatleri

üzerine çekmeyi başardı.Kampanyanın odağında, 30’dan

fazla modelle Kiğılı’nın Sonbahar/Kış koleksiyondaki en dikkat

çekici parçaları oluşturan mont ve kabanlar yer aldı.

Endüstriye öncülük eden hizmetleri ile dünyanın en fazla

ödül kazanan havayolu şirketlerinden olan Emirates, yeni

reklam kampanyası ile seyahat severlere “Fly Better” diyor.

İnsanları ve şehirleri birbirine bağlayan Emirates Havayolu,

1 Kasım’da lansmanını yapacağı yeni reklam kampanyası

ile sınırları zorlamaya devam ediyor. Türkçe’de “Daha İyisiyle

Uçun” anlamına gelen “Fly Better” söylemi ile hizmetlerini

bir başka boyuta çıkaran Emirates, yolcu taleplerini karşılama

konusundaki başarısını kanıtlıyor.

Emirates Havayolu Başkanı Sir Tim Clark konuya dair yap-

tığı açıklamada: “1985 yılında bugün, Emirates,

Dubai’den Karachi’ye, ilk yolcularını uçurmuştu.

Şirket o zamandan beri kat kat büyürken, yolcularımıza

verdiğimiz vaatte bir değişiklik olmadı. Emirates

ile uçmak demek, daha iyi bir uçuş deneyiminin

keyfini yaşamak demektir,” dedi.

Emirates’in Kurumsal İletişim, Pazarlama ve Marka

Bölüm Başkan Yardımcısı Boutros Boutros ise: “Yenilik

yapma ve “daha iyi olma” güdüsü, Emirates’in

DNA’sına işlemiş durumda ve bu da bizlerin, her

kabin sınıfında keyifle ve rahat bir şekilde, tekrar

tekrar yapılan hava seyahati deneyimini sağlamamıza

imkân tanıyor. Emirates, her sınıftaki her koltukta

kişisel TV ekranı sunan ilk şirket olmuştu; uçak içinde

daha iyi uluslararası telefon ve Wi-Fi hizmetlerinin verilmesine

önayak olduk; First Class’ta, özel süitlerin öncülüğünü

yaptık; uçaklara bar ve duşlu spa hizmetlerini getirdik ve sanal

pencereler gibi, ezber bozan ürünler sunmaya devam

ediyoruz. Şimdi de bu üstünlüğü, gezginleri, Emirates’in “Fly

Better” hizmetine davet ederek ortaya koyuyoruz” dedi.

24 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Dijital Reklam Yatırımları...

2018’in ilk yarı Dijital

Reklam Yatırımları

IAB Türkiye tarafından

açıklandı. IAB Türkiye

AdEx-TR ilk 6 ay

sonuçlarına göre dijital

reklam yatırımları,

2017’nin aynı dönemine

oranla yüzde 14

oranında artarak 1.213

Milyon TL’ye ulaştı

IAB Türkiye’nin yaptığı

açıklamaya göre, display reklam yatırımları 2018’nin ilk 6

ayında yüzde 14 büyüyerek 704 milyon TL oldu. Display reklamlar

kategorisinde en büyük payı 500 milyon TL ile Gösterim

ya da Tıklama Bazlı Reklam Yatırımları aldı. Video reklam

yatırımları yüzde 27’lik büyümeyle 156 milyon TL olarak

gerçekleşirken, Native 48 milyon TL’ye ulaştı.

Ücretli Sıralama Yatırımlarını içeren Arama Motoru Reklam

Yatırımlarının büyüklüğü 444 milyon TL olurken, İlan Sayfaları

Reklam Yatırımları 55 milyon TL’ye çıktı. Geçtiğimiz dönemlerde

küçülme gözlemlenen E-posta ilk 6 ayda yaklaşık

3 milyon TL’lik yatırımla bir önceki dönemle aynı kaldı. Oyun

İçi reklamlar ise 7 milyon TL’lik büyüklüğe erişti.

Mobil reklam yatırımları 621 milyon TL olurken, 205 milyon

TL’lik büyüklüğe ulaşan Sosyal Medya reklamlarının yüzde

77’si mobil cihazlarda yer aldı. Programatik satın alma

2018’in ilk yarısında da artışını sürdürdü ve büyüklüğü 809

milyon TL’ye çıktı.

2018 ilk yarı dijital reklam yatırımlarını değerlendiren IAB

Türkiye Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, “2017’de küresel ölçekte

dijitalin televizyonu geçerek en büyük mecra konumuna

ulaştığını biliyoruz. Bu bağlamda ülkemizde ilk 6 ayda

yine çift haneli büyüme elde edilmiş olması önemli. İkinci

yarıda yaşanan dalgalanma nedeniyle biraz yavaşlama beklenebilir.

Ancak bu tür dönemlerde reklam yatırımını durdurmayan

markaların orta-uzun vadede kazançlı olacağı bilinen

bir gerçek. Dijitalin bu bilince sahip markalar için ideal reklam

mecrası olduğu da bir diğer gerçek. IAB Türkiye olarak tüm

markaları veriye dayalı satın alma yapmaya, kampanya değerlendirmelerini

veriye dayandırmaya, verimli yatırım yaparak

ekonomiye katkı sağlamaya davet ediyoruz” dedi.

MIXX Awards 2019...

Dünyada 47 ülkede faaliyet gösteren Interactive Advertising

Bureau’nun Türkiye merkezi IAB Türkiye tarafından bu yıl

9. kez düzenlenen MIXX Awards Türkiye’nin başvuru süreci

başladı. Son başvuru tarihi 18 Ocak olan yarışmanın ödül

töreni ise 21 Şubat’ta gerçekleşecek.

MIXX Awards Türkiye başvuruları “Marka Yöntem ve Araçları”

ve “Marka Strateji ve Hedefleri” grupları altında toplam 28

kategoride yapılacak. Başvurular Ön Eleme ve Ana Değerlendirme

olmak üzere iki aşamalı olarak değerlendirilecek.

9. MIXX Awards Türkiye’nin Lider Destekçileri Ingage ve Sa-

hibinden.com; Başarı Destekçileri MedyaNet ve Sözcü olurken;

yarışmanın Protokol Destekçileri arasında Genart Medya,

Google, MG Media, Mynet, People Initiative, PepsiCo,

PublicisGroupe yer alıyor. Yarışmanın bu yılki Jüri Sponsoru

ise Facebook oldu. EngageYa, KızlarSoruyor ve Wavemaker

Türkiye’nin Kategori Destekçileri olduğu MIXX’e sektör

kuruluşları da her zamanki gibi katkıda bulunuyorlar. Reklam

yayın desteğini ise Campaign, Digital Age ile birlikte IAB

Türkiye üyesi yayıncılar veriyor.

Son başvuru tarihi 18 Ocak 2019 olan yarışmanın kuralları,

kategoriler ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgi için

MIXX Awards Türkiye web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Dereceye giren çalışmalar reklam ve pazarlama endüstrisi

için değerli bir eğitim aracına dönüşür. Dijitalin, pazarlama

bileşenleri içinde oynadığı etkin rolü ortaya koyar. MIXX

Awards’a katılan çalışmalar dijital eko-sisteminin yetkin isimlerinden

oluşan bir jüri – reklamverenler, reklam ve medya

ajansı yöneticileri, yayıncılar – tarafından değerlendirilir. Kazananlar

IAB Türkiye tarafından düzenlenen ödül töreninde

ödüllerini alanlar, MIXX Europe’da ve IAB MIXX Awards’ta

yarışma fırsatı elde eder.

marketing europe & anatolia /25


Kampanyalar

Koton Kaban Koleksiyonu...

Koton, marka yüzü Fahriye Evcen ile yeni bir kampanyaya

daha imza atıyor. Kış soğuklarının kendini hissettirmesiyle

mağazalara hızlı bir giriş yapan kaban tasarımları farklı renk

ve çeşit seçenekleriyle ekranlara taşınıyor. Reklam filminde

Fahriye Evcen, sezonun en trend kabanlarını takip ediyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Koton

Reklamveren Temsilcisi: Abide Turan, Gizem Gürzoğlu,

Tuğba Balcı

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

CD: Arkın Kahyaoğlu

Yaratıcı Ekip Lideri: Esma Erdoğan

Yaratıcı Ekip: Renan Erdener, Bilgin Aydın

Marka Ekibi: Ela Bilgisel, Funda Eriş, Yekta Öncel,

Tuğçe Saraçoğlu

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Direktörü: Ceren Şehitoğlu

Stratejik Planlama Uzmanı: Can Değerli

Produksiyon Ekibi: Evrim Saraçoğlu, Nevra Aydın

marketing europe & anatolia / 27


Kampanyalar

Birlikteyiz. Güçlüyüz...

SOCAR Türkiye’nin ilk reklam filmi ekranlarda ve dijital ortamda

yayınlanmaya başladı. TBWA/İSTANBUL tarafından

hazırlanan reklam filminde ‘Birlikteyiz. Güçlüyüz’ mottosuyla,

hem Türkiye ve Azerbaycan arasındaki birliktelik hem de

çalışanların SOCAR Türkiye ile olan bağı vurgulanıyor

Kampanya Künyesi

Reklamveren: SOCAR Türkiye

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Erçin Sadıkoğlu, Orkun Önal, Kerem Şeşen,

Fırat Palaz, Ezgi Tanyeri, Cantekin Güngör

Genel Müdür Yardımcısı: Tuğyan Çelik

Marka Ekibi: Ender Orfanlı, Ceren Çalıkuşu,

Tuğçe Demirbaş

CSO: Toygun Yılmazer

Strateji: Özgün Özkalay, Yunuscan Hısımcıl

Ajans Prodüksiyon Yöneticisi: Evrim Saraçoğlu

Ömürlük Aşk...

Emsan’ın tüketiciye ömür boyu garanti müjdesi verdiği

Iman - Murat Yıldırım çiftinin ölümsüz aşkının konu edildiği

reklam filmi yayına girdi.

Emsan için geçtiğimiz yıl ilk kez birlikte kamera karşına geçen

Iman - Murat Yıldırım çifti; “ömürlük aşk” temalı yeni

reklam filminde ikinci kez rol aldı. Ağustos ayında hazırlıklarına

başlanılan ve çekimleri bir günde tamamlanan yeni reklam

filminde bu kez Emsan’ın ömür boyu garanti veren “Forever

Evlilik Paketi” ve çiftin ömürlük aşkları konu ediliyor.

Reklam filminin ilk gösterimi ise Iman - Murat Yıldırım çiftinin

katılımı ile düzenlenen basın lansmanında gerçekleşti.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Emsan Mutfak Gereçleri

Reklamveren Yetkilisi: Galip Bağcı

Reklam Ajansı: Polifoni İstanbul

28 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Tamek Zinde Smoothie...

Zinde Smoothie’lerle yeni bir kategori açan Tamek, dijital

filmde Tamek Zinde Smoothie ile renklenen şehirli dünya,

illüstrasyon ile gerçek görsellerin özel bir teknikle birleştirildiği

bir filme konu oldu. 2 boyutlu filmde, Tamek’in lezzetli

meyvelerinin smoothie’ye dönüş hikayesi renkli ve keyifli bir

şekilde anlatılıyor.

Tamek, Zinde Smoothie tanıtım çalışmaları kapsamında, dijital

filmin yanı sıra, plaza içlerinde raket kullanımı, asansör

giydirme, tadım aktiviteleri, metrobüs ve otobüs duraklarında

raket giydirme, üniversite kantinlerinde dijital film gösterimi

ve influencer işbirlikleri yaptı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Tamek

Reklamveren Marka Ekibi: Gamze Kuru, Neslihan Ersoy

Reklam Ajansı: MOWO

Yönetici Kreatif Direktör: Banu Tandoğan, Hare Doğu

Ajans Direktörü: Emre Hızlı

Marka Ekibi: Cem Perek, Kardelen Fulya Okumuş

Kullanılan Mecralar: Dijital

Karşınızda bambaşka bir Aksigorta...

Aksigorta’nın imaj filminde rol alan oyuncu Ali Yağcı, film boyunca

farklı durumlarda insanların yardımına koşarak trafik,

sağlık, pati ve konut gibi başka başka sigorta ürünlerinin altını

çiziyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Aksigorta- Tolga Tezbaşaran, Anıl Özark,

Merve İnci

Reklam Ajansı: Tribal Worldwide İstanbul

Ajans Başkanı ve Yaratıcı Yönetmen: Arda Erdik

Ajans Başkan Yardımcısı ve Yaratıcı Yönetmen:

Başar Bellisan

Ajans Başkan Yardımcısı ve Müşteri İlişkileri Direktörü:

Alp Gürsoy

Yaratıcı Yönetmen: Güldeniz Şeşen

Yaratıcı Ekip Başkanı: Emre Lafçı

Yaratıcı Ekip: Erman Anıt, Abdullah Gürses, Mehmet

İnanır, Aslıhan Gürkaş

Dijital İletişim Direktörü: Berivan Akmanoğlu

Stratejik Planlama Direktörü: Can Çalışkan

Sosyal Medya Yöneticisi: Sinem Savaş

Stratejik Planlama Ekibi: Pelin Taşçı, Furkan Özgür

Müşteri İlişkileri Ekibi: Emir Medina, Elif Mertoğlu, Aydan

Ajans Prodüktörü: Gülengül Arlıel, Nisan Turgul

Kibar, Gizem Bayraktaroğlu

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Lenovo, reklam filmi...

Türkiye Basketbol Federasyonu ile gerçekleştirdiği iş birliği

ile Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin ana sponsoru olarak

ilk kez bir reklam filminin çekimlerini Türkiye’de gerçekleştirdi.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nin önde gelen basketbolcuları

ile çekimleri yapılan reklam filmi ile Lenovo, ürünlerin

ve basketbol yıldızlarının pozisyonlarının eşleştirildiği farklı

bir filmle reklam dünyasına basketbol ve teknolojiyi buluşturarak

yeni bir soluk getiriyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: LENOVO

Reklam veren Temsilcisi: Aysun Karabıyık, Nil Hocaoğlu,

Şeyda Göztepe, Haruncan Şen

Reklam Ajansı: Sportsnet

Kreatif Ekip: Can Şeren, Emre Turhal, Emre Kaptan,

Onur Duman

Müşteri İlişkileri: Sinem Koçaker

Stratejik Planlama: Fırat Türkoğlu, Irmak Karatepe,

Gökhan Kınık, Revna Gönüldenk

Çok net kampanya...

Kiğılı yıllardır süregelen bir geleneği sonlandırıyor, alışverişin

kurallarını yeniden yazıyor. İndirimlerde sıkça duymaya

alıştığımız “e varan” ve “a varan” söylemlerine karşı duruşu

ile dikkat çeken marka, YouthWorks tarafından hazırlanan,

iki filmden oluşan reklam kampanyası ile net indirim fiyatlarına

vurgu yapıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Kiğılı

Reklamveren Yetkilisi: Gül Sağır Aydın, Tolga Şaylıman

Reklam Ajansı: Youthworks

Ajans Yönetim: Serhat Gürcü, Seden Gürcü

Kreatif Direktör: Oğuzhan Atliman

Metin Yazarı: Kasım Koç

Sanat Yönetmeni: Buse Kıral, Selman Vardar

Müşteri İlişkileri Direktörü: Eray Olguner

Kıdemli Müşteri İlişkileri: Emel Aydınlı

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Ford Focus’un reklam filmi...

Ford Otosan’ın binek araç kategorisinde Türkiye’de geliştirip

çektiği ilk reklam filmi projesi olan kampanyada GTB Türkiye

imzası var.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Ford Otomotiv Sanayi A.Ş

Reklamveren Yetkilileri: Özgür Yücetürk, Pınar Ercan

Tursun, Serkan Özerbay, Gülay Teköz, Bahar Dikmen, Kerem

Can Yücel, Kerem Sakoğlu, Efe Parmaksız, Nur Mutlu,

Deniz Göktaş, Meriç Aksoy, Sinem Özcan

GTB Türkiye Ajans Başkanı: Anet Tokatlıoğlu

ECD: Selim Ünlüsoy

Kreatif Direktör: Bahadırhan Pekşen

Kreatif Ekip: Irmak Hatipoğlu, Ayça Peksağ, Ari Koen, Arda

Bayraktar, Fatih Taşyürek, Ümit Şen, Bora Uz, Tolga Şahin,

İzzet Berker, Ayhan Gelir

Müşteri Ekibi: Suzinur Şebnem Turgut, Ceren Ünay, Gökçe

Kurtoğlu, Melike Atliman, Cansu Gençoğlu, Özden Ersöz

Prodüksiyon Direktörü: Ayşin Batman

Binip Binmeden Konuşma...

Aygaz, iki yeni reklam filmiyle, otogaza ilişkin kamuoyunda

“doğru bilinen yanlışları” değiştirmeyi hedefliyor. 28

Kasım’da yayına giren reklam filminde, otogazın yüksek oktanlı

bir yakıt olduğuna dikkat çekilirken, Aygaz Otogaz’ın

ise LPG dönüşüm ustaları tarafından en çok tavsiye edilen

otogaz yakıt markası olduğu vurgulanıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Aygaz

Reklamveren Yetkilileri: Rıdvan Uçar, Gülem Kaya Özden,

Özge Ağar Uysal, Sinan Can Kara

Reklam Ajansı : TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Genel Müdür Yardımcısı: Tuğyan Çelik

Yaratıcı Ekip: Orkun Önal, Erçin Sadıkoğlu, Ezgi Tanyeri,

Serkan Ün

Marka Ekibi: Ender Orfanlı, Ceren Kaban, Tuğçe Demirbaş

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Ekibi: Özgün Özkalay, Elif Kansız

Prodüksiyon Ekibi: Evrim Saraçoğlu, Volkan Alkan

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Türkiye Senfonisi...

küresel gücüyle Türkiye’ye olan inancının altını çizerek her

zaman yanında olduğununu vurguluyor.

QNB Finansbank, TV’lerde yayına giren yeni imaj reklam filmiyle

Türkiye’nin bugünü için olduğu kadar yarınları için de

yaptığı yatırımları anlatıyor. Sahip olduğu uluslararası ağı ve

Kampanya Künyesi

Reklam: Türkiye Senfonisi

Reklamveren: QNB Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Nilgün Hoşgel Bosum,

Banu Akyıl, Melek Erbil İnan

Yönetici Kreatif Direktör: Pemra Ataç Açıktan

Kreatif Direktör: Murat Yaylagül

Kreatif Grup Direktörü: Elif Özüdoğru

Kreatif Ekip: Volkan Yanık, Sezengül Keleş, Gamze İçhedef,

Kenan Çetinkaya, Ayça Eriş, Burak Gürses,

Mertcan İnan

Strateji: Oğuz Savaşan

Müşteri İlişkileri: Gökhan Akbay, Yeşim Tamuroğlu

Prodüksiyon: Gökhan Akbay, İpek Arabacıoğlu

Medya Planlama/Satınalma: People Initiative

Kullanılan mecralar: TV, Dijital, Gazete, Sinema, Outdoor

Maaşımı Garanti’ye taşıyalım...

Garanti’nin Engin Günaydın ile Dilan Çiçek Deniz’in baba-kızı

canlandırdığı ve Ugi’nin eşlik ettiği reklam kampanyasının

yeni filmi usta oyuncu Ayşen Gruda ile renkleniyor. Gruda,

filmde emekli maaşını Garanti Bankası’na taşımaya karan

veren Ayhan Sabit’in annesi olarak karşımıza çıkıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Garanti Bankası

Reklamveren Ekibi: Elif Güvenen, Burcu Tokcan,

Saba Şimşeker, Duygu Karabaş, Eren Yüce

Reklam Ajansı: Alametifarika

Kreatif Direktör: Ozan Özüm Özbey, Odisseas Sevsevme

Kreatif Ekip: Caner Apaydın, Ümit Şentürk,

Enes Hadzibegovic, Selin Topçu, Deniz Yükselci,

Buğra Birgin, Deniz Eroğlu, Ercan Tarhan

Müşteri İlişkileri Ekibi: Duygu Yılmaz, Özge Öncül

Stratejik Planlama Ekibi: Berra Katlav, Alara Akkamış

Ajans Prodüksiyon Ekibi: Teğin Polat, Övgü Akgürgen,

Merve Haklı

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Benim Kaskom...

Generali Sigorta, Türkiye’ye bildiği gibi olmayan bir kasko

hizmetini çok iyi bildiği bir isimle anlatıyor.

“Bildiğin Gibi Değil” mottosu ekseninde dönüşüm yaşayan

Generali Sigorta, sunduğu esnek teminat paketleri ile bütçe

ve ihtiyaca göre tamamen isteğe bağlı olarak özelleştirilebilen

ve indirim opsiyonları da sunan kasko ürünü “Benim

Kaskom”un lansmanını, Türk halkının çok yakından tanıdığı

bir isim olan Sergen Yalçın’la yapıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Generali Sigorta

Reklamveren Yetkilisi: Kerem Ölmez, Onur Yayvak,

Emre Talu

Ajans: 4129Grey

CEO&CCO: Alemşah Öztürk

Yaratıcı Yönetmen: Seren Köroğlu

Yaratıcı Grup Başkanı: Ahmet Terzioğlu

Yaracıtıcı Grup: Fahri Güçlü, Aydın Gürer, Emre Gülver,

Halil Fırat Eren, Emre İnsar

Marka Direktörü: Melike Aşcı

Marka Yöneticisi: Ecem Gök

Doyana Doymayana Popkek...

Eti Popkek’in “Doyana Doymayana Popkek” sloganı ile

2017 yılında başlattığı samimi ve eğlenceli reklam filminin

yeni yüzü, güçlü oyunculuğuyla adından sıkça söz ettiren ve

gençler tarafından çok sevilen Erkan Kolçak Köstendil oldu.

Eti Popkek, “Doyana Doymayana Popkek” sloganı ile geçen

yıl başlattığı samimi ve eğlenceli iletişimini bu yıl da devam

ettiriyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: ETİ

Reklamveren Yetkilileri: Zübeyde Erce Özmen, Didem Usluer

Özel, Duygu Bakar, Emir İşeri, Meltem Öğüt

Reklam Ajansı: YouthWorks

Ajans Yönetim: Serhat Gürcü, Seden Gürcü

Yaratıcı Ekip: Ozan Akyol, Oğuzhan Atliman, Yağız Patan,

Kasım Koç, Mustafa Turan, Erhan Öksüzali

Dijital & Müşteri İlişkileri Ekibi: Eray Olguner,

Banu Öztürk, Atahan Gürel

marketing europe & anatolia / 33


Balkanların en fa


Gezi

ntastik ülkesi 2...

Geçen ay ki yazımda Sinaia, Busteni, Raşnov, Bran ve Braşov’dan

bahsetmiştim. Bu ay da Rupea’dan devam ediyorum.

Braşov ile Rupea arası yaklaşık 1 saat sürüyor.

Rupea’da gezilecek pek bir yer yok, ancak sokaklar çok güzel.

Rengarenk tek katlı evler bir film platosunu andıyor.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Geçen ay ki yazımda Sinaia, Busteni,

Raşnov, Bran ve Braşov’dan bahsetmiştim.

Bu ay da Rupea’dan devam

ediyorum.

Braşov ile Rupea arası yaklaşık 1 saat

sürüyor. Rupea’da gezilecek pek bir yer

yok, ancak sokaklar çok güzel. Rengarenk

tek katlı evler bir film platosunu

andıyor. Sokaklardan geçerken, evleri

izlemek çok keyifli. Estetik görüntülü

sokaklardan geçtikten sonra esas hedefimiz

olan Rupea Kalesi’ne varıyoruz.

Arabayı park edince far ediyoruz ki bizden

başka kimse yok, ziyaretçi olarak.

Bu arada da inanılmaz şiddetli bir fırtına

var. Rüzgar bizi dövüyor resmen.

Rupea Kalesi, Transilvanyalı Saksonlar

tarafından inşa edilen bir kilise kalesi.

Yapım amacı da şehri izleyip, istilacılardan

korumak. Kale, Romanya toprakları

üzerinde yaşamış olan Dacia medeniyetinden

kalan kalıntılar üzerinde

inşa edilmiş. Şöyle de bir efsane var;

Romalıların saldırıları esnasında, son

Dacia Kralı esir düşmektense bu kalede

intihar etmiş. Dacia’ lalırdan sebep

de ülkede Dacia isminde köyler var.

Biz etrafta kimseyi göremeyince kalenin

kapalı olduğunu düşündük. Sonra

dışarı çıkıup fırtına ve yaklaşan yağmur

bulutlarını görünce arabay binip, kaleyi

gezme işini pas geçtik.

Veee direksiyonu Viscri’ye çevirdik.

Viscri, UNESCO tarafından koruma altına

alınan bir köy. Söylenen göre Prens

Charles’ın da Viscri’yi çok sevdiği için

bir kaç tane ev alıp, restore ettirmiş.

Hatta otel olarak kullanılabiliyormuş.

Viscri sokakları, arnavut kaldırımı dediğimiz

taşlarla yapılmış, evler rengarenk

ve köy hayatı bozulmadan devam

ediyor. Sokaklarda tursitleri taşıyan at

arabaları, örgü ören nineler, metal güğümlerde

süt taşıyan amcalar görüyorsunuz.

Viscri’ de etrafı kale ile örülmüş

bir de kilise de var. İsmi, Viscri Fortified

Church.

Viscri sokaklarını da gezip, bitirdikten

sonra Sighişoara’ya doğru yola çıkıyoruz.

Viscri ile Sighişoara arası yaklaşıp

1 saat sürüyor.

Romanya’da, gezilebilecek turistik yerler

bir birine çok yakın ve hepsi de küçücük

yerler. O yüzden kısa zamanda

çok yer gezmek mümkün. Bu kadar

kısa kısa yazdığıma bakmayın, gerçekten

ufacık köyler, gezdiğimiz yerler.

Sighişoara da diğer yerler gibi Orta

Çağ’da Alman ve Macarların yönetimindeki,

Tarnava Nehri kenarında kurulmuş.

Nehir kenarındaki şehri korumak

ve gözetmek için de en yüksek kısmına

bir kale yapılmış.

Biz Sighişoara’ya vardığımızda kent

merkezine araç girişi kapatılmıştı çünkü

bir festival vardı. Biz de arabamızı yol

kenarındaki bir otelin otoparkına park

ettik. Sonra da Sighişoara’yı keşfe çık-

marketing europe & anatolia / 35


Gezi

tık. Eski kent merkezinden iç taraflara

gitmek için rampa çıkmanız gerekiyor.

Yokuşu tırmanırken de sizi Turnul cu

Ceac yani Saat Kulesi karşılıyor. Ben

bu tip yapıları görünce mest oluyorum

resmen. Sanki Orta Çağ’daymışım hissine

kapılıyorum.

Sighişoara’nın sembolü olan saat kulesi,

14. yüzyılda inşaa edilmiş bir kule.

Bu muhteşem kule aynı zamanda şehrin

giriş kapısıymış, eskiden. Kulenin

üzerinde yer alan 4 küçük kule, kent

konseyinin adaletini sembolize ediyor.

1676 yılında çıkan yangında kalenin

kubbesi yanmış ancak sonra yeniden

inşaa edilmiş. Kulenin her iki tarafında,

saat ve insan figürlerin olduğu bir bölme

var. Şehrin üst kısmına bakan tarafında,

Barış Tanrıçası Eirene, Adalet

Yokuşu tırmanırken

de sizi

Turnul cu Ceac

yani Saat Kulesi karşılıyor.

Tanrıçası Themis, Gün ve Geceyi temsil

eden figürler bulunuyor. Şehrin aşağı

kısmına bakan tarafında ise haftanın

7 gününü simgeleyen pagan tanrıları

yer alıyor; Diane, Mars, Mercury, Jupiter,

Venus, Saturn ve Sun.

1556 yılında kadar kent konseyinin

toplanma ve çalışma alanı olarak kullanılan

saat kulesi, 1899 yılında tarih

müzesine dönüştürülmüş. Müzeye girip,

kuleden muhteşem Sighişoara’ yı

izleyebilirsiniz.

Uzun uzun saat kulesini seyrettikten

sonra şehri üst kısmına doğru yürümeye

devam ediyoruz.

Kentin meydanı, tam tepede yer alıyor

ve etrafında, Biserica Manastrı ile Silah

Müzesi bulunuyor. Biserica Manastrı’

na çıkmak için meşhur merdivenleri

çıkmak istiyoruz.

Kapalı merdivenleri (Scara Acoperita-

36/ marketing europe & anatolia


Gezi

Covered Stairway), Romanya’ya gelmeden

önce internette görümüştüm

ve çok merak etmiştim. Eski şehirde

dolana dolana merdiven girişini bulup

çıkmaya başladık. Kapalı merdivenler,

oldukça uzun ve ahşaptan yapılmış.

Ancak üzeri tahtalarla kapatıldığı için

içeri ışık hüzmeleri geliyor ve içerisi

çok güzel görünüyor. Merdivenlerin en

başına da bir amca oturmuş, akordiyon

çalıp şarkı söylüyor. Tam, biraları alıp,

oturmalık mekan :)

Merdivenleri büyük bir keyifle çıktıktan

sonra Biserica Evanghelica “Din Deal”

e varıyoruz. Transilvanya’nın en büyük

kiliselerinden biri olan Church of the

Hill, bulunduğu yükseklik sebeiyle şehrin

her yerinden görülebiliyor.

Saksonlar tarafından, Gotik tarzda inşaa

edilne bu kilisenin bulunduğu yere

aynı zamanda Hill of the School yani

Okul Tepesi de deniyor. Çünkü saksonlar

için eğitim de en az din kadar önemliydi,

o yüzden kilisenin yanında bir de

okula var.

13. yüzyılda inşa edilmiş olan bu kilisenin

içi de en az manzarası kadar güzel.

Kilisenin içinde, 19. Yüzyıla ait, 700

Merdivenleri büyük bir

keyifle çıktıktan sonra

Biserica Evanghelica “Din

Deal”e varıyoruz.

tane borusu olan bir org var. Bu mehteşem

org ile yaz aylarında her Cuma

akşamı konser veriliyormuş. Ne yazık

ki biz ona denk gelemedik.

Kilisede bulunan sunak ve barok org,

Johann West tarafından oyulmuş ve

Jeremias Stranovius tarafından boyanmıştır.

Bugün de çok sayıda konserde

kullanılan bu orgun olduğu kısımda

akustik de oldukça güzel.

Kilisenin içinde freskler ve muhteşem

resimler de mevcut ancak kiliseyi özel

yapan bir başka konu ise, inşa edilirken

çelik veya demir değil, birliştirme aparatları

olarak ahşap kullanılması. Her

anlamda gezilip görülesi bir yer.

Kilisenin hemen dışındaki Sassian mezarlığına

da bir göz attıktan sonra yavaş

yavaş aşağı inmeye başlıyoruz.

Saat kulesinin oraya varıp da fotoğraf

çekerken gözüme Vlad ismi çarpıyor.

Bir de yaklaşıyorum ki, meğer Vlad

Dracul’un doğduğu evmiş orası.

Merakla içeri dalıyorum hemen. Mekanın

giriş katı restaurant ve bar. Barmen

abiye üst katta ne olduğunu sorunca,

müze olduğu cevabını alıyorum. 5 lei

marketing europe & anatolia /37


Gezi

verdikten sonra hemen üst kata çıkmaya

başlıyoruz.

Merdivenlerden çıkarken üzerimizden

kocaman bir örümcek geçiyor ve aklımızı

alıyor. Barmen abinin küçük bir

şakası. Sonra Vlad Dracul’ un evine çıkıyoruz.

Her yer kapkaranlık, bazı yerlerde

kırmızı led ışık yanıyor. Salonda

bir tabut var içinde de biri yatıyor. Biz

yatanın balmumu heykel olduğunu düşünüyoruz.

Karanlıkta, etrafı pür dikkat

gezmeye çalışıyoruz o sırada ürkütücü

bir müzik çalıyor. Tam odaları bitirip salona

dönerken, tabuttaki kişi bağırarak

bizi korkuyor. Böyle bir artaksiyon beklemediğimiz

için aklımız çıkıyor tabii.

Sonrada söylene söylene çıkıyoruz dışarı.

Sighişoara’nın da gezilecek yerlerini bitiriyoruz

ve şehrin aşağı, yeni kısmına

iniyoruz. Festival alanından geçerken

doğal taşlardan yapılmış bileklik ve kolyeler

dikkatimi çekiyor.

Hemen tezgaha yanaşıyorum ve görüyorum

ki taşlar gerçek. Hemen kendime

bir Lapis Lazuli takım alıyorum. Bileklik

ve kolye için 40 lei ödedik. Aklınızda

bulunsun, doğal taşlara merakınız varsa,

Romanya doğru bir yer.

Alış verişimizi de yaptıktan sonra yemek

için Pizzeria La Piazzetta’ ya oturuyoruz.

Muhteşem pizza ve tatlılardan

sonra Turda’ ya doğru yola çıkıyoruz.

Turda ile Sighişoara arası 2 saat sürüyor

araba ile.

Turda’ya vardığımızda saat 21:00 civarıydı

ve otel ayarlamadığımız için etrafta

otel bakınmaya başladık. Baktığımız

oteller ya dolu ya da kapalı çıktı. En

son merkezde Hotel Centrum diye bir

yer bulduk. Turda’da otel fiyatları diğer

şehirlere oranla epey yüksek.

Turda’ya geliş sebebimiz Salina

Turda’yı yani tuz madenini görmek. Zaten

başka da yapacak pek bir şey yok.

Salina Turda, ziyaretçisi çok olan bir

yer olduğu için sabah erken gitmek gerekiyor.

Biz de akşam bir markete uğrayıp,

labne peyniri, nutella ve ekmek

alıyoruz.

Salonda bir

tabut var

içinde de biri yatıyor.

Ertesi sabah erkenden otelden çıkıp

Salina Turda’ ya gidiyoruz. Erken gittiğimiz

için arabayı hemen önündeki otoparka

park ediyoruz. Sonra da kahvaltılıklarımızı

banka koyuyoruz ve oradaki

büfelerden birinden kahve alıyoruz.

Ekmeğin üzerine labne peyniri ve nutallayı

sürüp afiyetle kahvaltı ediyoruz.

İkisi birleşince tadı tiramisu gibi oluyor

:) Biz kahvaltı edene kadar Salina Turda’

da açılıyor ve biletlerimiz alıp içeri

gidiyoruz.

Salina Turda tuz madenlerinin evveli

çok net bilinmiyor. Ancak Macar dökümanlarında

görüldüğü kadarıyla 1075

yılları için buradaki tuz madenine atıfta

bulunulmuş. Tuz madeninin varlığı,

kesin olarak ancak 1271 yılına ait dökümanlarda

görünüyor. O dönemlerde

maden işlenerek tuz çıkarılmaya

başlanmış ve bu sayede Esztergom

ve Alba Lulia kalkınmaya başlamış. O

dönemlerde ekonomiye oldukça katkısı

olmuş madenin.

Uzun yıllar boyunca, tuz çıkarılan madene,

1840 yılında Ocna Mures madeni

rakip olunca Turda Salina’nın papucu

dama atılmış. Ancak “Joseph”, “Theresa”

ve “Anthony” kuyularından, tuz çıkarma

işlemi 1862 yılına kadar sürmüş.

Sonrasında madene kil sızıntısı olunca,

tuz çıkarma işlemi bırakılmış.

Tuz çıkarma işi bitmiş ancak madeni atıl

durumda bırakmamış, Romanya. İçeriyi

düzenleyip, turizme kazandırmış. Şimdi

size bu müthiş yeri anlatacağım.

Kapıdan girip, merdivenlerden aşağıya

doğru indikten sonra karşınıza upuuzun

bir koridor çıkıyor. Bu koridor, tamamen

tuzdan oluşuyor. Biz de ne kadar tuzlu

olduğunu görmek için duvarı yaladık,

elbette :)

Koridordan sonra da tuzların kırılıp dışarıya

aktarılan kısmına giriyoruz. Bu

bölümde eskiden değirmeni döndürmek

için midilli atları kullanılıyormuş.

Sonra da parçalanan tuzlar dışarıya

sevk ediliyor. Tüm bu sistemin tamamını

göstermek için bir de maketini yap-

38 / marketing europe & anatolia


Gezi

mışlar, galerinin içine.

Değirmenin olduğu galerinin hemen

yakınında bir de sunak var. Salonun

doğu duvarındaki tuza oyulmuş bir niş

içindeki sunak, tuz kesicileri için tapınma

ve dua yeri olarak yapılmış.

Bunaları da gezdikten sonra yolu takip

edip merdivenlerden aşağı inmeye

başlıyoruz. Daracık merdivenlerden

inince insan yine daracaık bir madene

ineceğini sanıyor ve şok oluyor. Çünkü

dar merdivenler bir balkona çıkıyor

ve o balkonun 100 metra aşağısında

mükemmel bir maden var. Ben ilk başta

gözlerime inanamadım. Görüntü o

kadar muhteşem ki, kendinizi uzay üssünde

gibi hissediyorsunuz.

Önce hayran hayran aşağıya bakıp,

izliyorum, ne olduğunu anlamaya çalışıyorum

sonra da sabırsızlıkla aşağı

iniyorum.

Yerin 100 metra altında bir alan ve sadece

güzel vakit geçirmek için düzenlenmiş.

Küçük bir hediyelik eşya satan

dükkan, 180 kişilik koltuk ısıtmalı amfi

tiyatro, 6 tane gondolu olan bir dönmedolap,

minigolf sahası, bowling alanı,

bilardo ve pinpon masaları, futbol veya

hentbol oynamak için bir saha, oturup

dinlenmek için bir sürü oturma alana ve

bir de göl. Evet, tüm bunların hepsi bu

Salina Turda

tuz madenlerinin

evveli çok net bilinmiyor.

madenin içersinde ve etrafı tamamen

tuz. İnanılmaz bir yer.

Tüm bunlar insanlar burada vakit geçirip

hem sağlığına kavuşsun hem de

gzesin diye yapılmış. Tuz madenin

içerisinde hava bir çok hastalığa iyi

geliyormuş. Hastalığı bilmem ama ben

orada olduğum sürece çok rahat nefes

alıp verdim ve kendimi çok iyi hissettim.

Turda tuz madenin ortamı hastalıkların

üremesine izin vermiyor. Bir nevi antibakteriyel

hava, yani :) Solunum yolları

için ve KBB’de oluşan hastalıkların

tedavisi için oldukça etkili bir ortam.

Onun haricinde alerjik solunum yolu

hastalıkları veya kronik evrimleşen enfeksiyöz

ve alerjik (astım, kronik bronşit,

KOAH) hastalıkları için de tedavi

edici özelliğe sahip.

Tuz madeni mikro iklimine maruz kalmak,

mesleki risk faktörleri olan ya da

çevresel (emisyonlar, gaz, tütün, vb.)

kişilerde solunum yollarında faydalı etkiler

yaratıyormuş. Bu ortamda sportif

faaliyetlerde bulunmak da oldukça sağlıklıymış.

O yüzden de tüm bu etkinlik

alanları yapılmış.

Daha bitmedi tabii. Bir de gölet var.

Bu gölet tavandan damlayan sulardan

meydana gelmiş. Suyu inanılmaz tuzlu

(tadına baktım oradan biliyorum). Göletin

kenarında çok şık oturma grupları

var, onlara bayıldım. Ama oturmak nasip

olmadı çünkü heyecandan yerimde

duramadım. Gölette küçük kayıklarla

dolaşmak mümkün. Bir tane kayık kiralayıp,

kürek çekerek dolaşabiliyorsunuz.

Tabiisi de ben o kayıklara binmeden

marketing europe & anatolia /39


Gezi

çünkü çok çok hoşuma gitti. Umarım

herkese görmek nasip olur :)Merka

edenler için,

web sitesi:

https://salinaturda.eu/?lang=en

Salina Turda’ dan, Hunedoara yaklaşık

2,5 saat sürüyor.

Tuz madeninden sonra en etkiliyeci

yerlerden biri de Hunedoara’daki Castelul

Corvinilor. Şimdiye kadar gördüğüm

en güzel kale diyebilirim. Hatta

2018 yılı yapımı, korku filmim The Nun’

un (Dehşetin Yüzü) bir kısmı da burada

çekilmiş.

Ancak devamı bir sonraki sayıda olacak.

Bir tane kayık kiralayıp,

kürek çekerek

dolaşabiliyorsunuz.

dönemezdim. Hemencecik bir kayık

kiralayıp engin gölete doğru kürek

çekmeye koyulduk.

Aslında kürekleri Mustafa çekti ben de

ona, “tek kürekçim sensin benim, sen

çekmezsen yürümez gemim” şarkısını

söyledim. Yalnız gölet karanlık olduğu

için biraz ürkütücü. Bazı yerlerde

insan korkuyor. Yaniiii, ben korktum

biraz. Bir de su o kadar tuzlu ki, üzerinize

su sıçradığında bir süre sonra

kuruyor ve kazık gibi oluyor.

Ve çok güzel parlıyor. Biz bir kaz göleti

dolandıktan sonra indik. İndiğimizde

pantolonumuz tuz yüzünden bembeyaz

olmuştu.

Madende girilmedik yer bıraktıktan

sonra yavaş yavaş çıkmaya başladık.

Ancak o kadar çok kalabalık olmuş ki,

dakikalarca asandör beklemez zorunda

kaldık.

Olurda gitmek isterseniz, bizim gibi

erkenden gidin. Ben muhtemelen bu

madeni ömrümce unutamayacağım,

40 / marketing europe & anatolia


Game On

Marvel's Spider-M

Ali Erdem Ekşioğlu

Gökdelenler Arasında Sallanmak

Spider-Man'in akıcı hareket kabiliyeti ve

nefes kesici grafiklerle New York sizin oyun

havuzunuz.

Süper Kahraman - Normal İnsan

İyi, kötü tüm karakterlerinin insani

yanlarına ışık tutan Spider-Man, sizi

saniyeler içinde yan karakterlerine aşık

edecek.


an...

GameOn Youtube: http://www.youtube.com/user/meaGameOn

Akıcı Dövüş Mekanikleri Gerçek bir Spider-Man Hikayesi

Kullanımınıza sunulan çeşitli ekipman ve Aşina olduğumuz esprili, hazır cevap

kostümlerin yardımları ile çok yönlü ve çok ve arkadaş canlısı Spider-Man Yuri

katmanları dövüş sekansları

Lowenthal'ın mükemmel performansı ile

oyuncu ile buluşuyor


Gameon

Çizgi romanlar, çizgi diziler ve

filmlerden tanıdığımız New York’un

arkadaş canlısı koruyucusu Spider-

Man Playstation oyuncuları ile buluştu.

Bu yıl ne yazık ki Temmuz ve Kasım

aylarında kaybettiğimiz Steve Ditko

ve Stan Lee’nin yarattığı karakterin

oyuncuyla ilk buluşması değil belki,

ama en başarılısı olabilir.

Imsomniac Games, bu oyunda, size

bir kostüm giydirip, tanıdık birçok

yüzle bir beton ormana atıyor. Marvel

evrenine özgü bazı yeniliklerle

süslenmiş New York’u gökdelenden

gökdelene sallanarak gezmek

sürpriz bir şekilde akıcı ve tatmin

edici; kendinizi görevler arasında

amaçsızca sokaklarda gezerken

bulmanız oldukça muhtemel. Oyun

boyunca hızlı seyahat özelliğini bir

kez bile kullandığımı hatırlamıyorum.

Binaların arasından yolunuzu bulmak,

en etkili ağ örüntülerini keşfetmek

ve periyodik olarak karşınıza çıkan

anlık görevleri yapmak size gerçekten

şehri kurtarıyormuşsunuz hissini

veriyor. Empire State binası veya

Avengers kulesi gibi anıtsal yapıların

fotoğraflarını çekmek ve şehrin farklı

yerlerine dağılmış sırt çantalarınızı

bulmak da başka oyunlardaki benzer

unsurların aksine size yük olmaktan

çok şehri keşfetmek için bir fırsat

44 / marketing europe & anatolia

tanıyor.

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/user/meaGameOn

adresinden izleyebilirsiniz.

Oyunun belki de en güçlü yanı dövüş

mekaniklerinin akıcılığı ve çeşitliliği.

Size sunulan farklı ekipman ve aletlerle

yüzeysel olarak baktığınızda tekdüze

duran bir dövüş sistemi oyuncuğu

koltuğuna bağlayan çok yönlü ve çok

katmanlı bir mekaniğe dönüşüyor.

Bu ekipmanlara yan görevlerden

kazandığınız "token"larla basit

geliştirmeler uygulayabiliyorsunuz

fakat oyunun erken evrelerinde

kazandığınız kostümlerin etkililiği

sizi diğer kostümleri satın almaktan

caydırabiliyor.

Spider-Man olmanın yanında oyun,

Peter Parker'ın günlük hayatına ve

onun mücadelelerine de ışık tutuyor.

Oyunun durağan ve sıkıcı olmasını

beklediğim bu kesintiler tam tersine

ilerlemesi için heyecanla beklediğim

hikayeler ve ilişkiler zincirine dönüştü.

Peter'ın insani yönünü diğer tüm

karakterliklerininki gibi tam bir

başarıyla konsola taşıyan Imsomniac,

E3 tanıtımlarından sonra, yükseltikleri

çıtaya karşın beklentilerimizi aşmayı

başarmış.

Spider-Man severler ve macera

oyunu tutkunlarına şiddetle önerir ve

hepinize iyi oyunlar dilerim.


Gameon

Monster alana iki oyun hediye...

Monster Notebook Satın Alanlara İki Muhteşem Oyun Hediye.

Monster’ın GeForce GTX 1060 veya 1070 grafik kartlı ve

Core i7 işlemcili Monster oyun bilgisayarı alanlar GeForce

Fortnite Paketi’ne ve Call of Duty Black Ops 4 oyununa ücretsiz

sahip olma şansını yakalıyor

Monster gaming laptop modellerinden birini alan kullanıcılar

özel GeForce Fortnite Paketi ve Call of Duty Black Ops 4

oyunlarını ücretsiz olarak edinebilecekler.

GeForce Fortnite Paketi

Uygun Monster gaming laptop modellerini satın alan oyuncuları

bekleyen ilk hediye özel GeForce Fortnite Paketi.

Monster’ın NVIDIA GTX 1060 veya GTX 1070 grafik kartlı

modellerinden birini satın alan kullanıcılar bu özel paketin

de sahibi olacaklar. Bu paketin içinde oyuncuların Fortnite’ın

çevrimiçi mağazasında diledikleri gibi harcayabilecekleri

2000 V-Papel ve Fortnite Counterattack seti bulunuyor.

Nadir dereceli Reflex kıyafeti, Pivot planörü, Sıradışı Angular

Axe kazması ve Response Unit sırt süsünden oluşan set

oyunculara hayatta kalma mücadelesine tarz sahibi bir karakterle

girme fırsatı veriyor.

Black Ops 4 Kampanyası

Monster’ın oyunculara sunduğu bir diğer heyecan verici

oyunsa Call of Duty serisinin son oyunu Black Ops 4. Seriye

bu yıl eklenen eğlenceli battle royale modu, heyecan dolu

zombi modu ve kıyasıya mücadelelere sahne olan, aksiyonun

eksik olmadığı çoklu oyunculu modlarıyla Black Ops 4,

2018’in en çok beklenen oyunlarından biri. Monster’ın Intel

Core i7 işlemcili modellerinden birini tercih eden oyunseverler

Black Ops 4’e ücretsiz olarak sahip olacaklar.

Fortnite 200 Milyonu Aştı...

Epic Games tarafından geliştirilen battle royale türündeki

Fortnite, oyun dünyasına damga vuran hızlı yükselişini

sürdürüyor. Firma en son Haziran 2018’de oyuncu sayısının

125 milyonu aştığını duyurmuştu. Bloomberg’in yaptığı habere

göre aradan geçen 6 aylık sürede bu sayıya 75 milyon

kişi daha eklendi ve toplam oyuncu sayısı 200 milyonu geçti.

6 Ayda %60 Artış

Fortnite’ın oyuncu sayısının 200 milyonu aştığı açıklaması,

oyunun adını büyük bir başarıyla birlikte duymaya alışkın

olan oyun dünyasının yine de en çok konuşulan haberlerinden

biri oldu. Fortnite 9 Kasım’da da 8.3 milyon anlık oyuncu

sayısına ulaşarak bu alanda kendine ait rekoru kırmıştı.

Oyun dünyasının en çok izlenen oyunu ve aynı anda en çok

kişinin izlediği oyun yayını olma rekorlarını da elinde bulunduran

Fortnite’ın Haziran 2018’de yapılan açıklamaya göre

125 milyondan fazla oyuncusu bulunuyordu. Mevcut bilgiler

doğrultusunda Fortnite’ın oyuncu sayısının aradan geçen 6

aylık sürede %60 oranında arttığı görülüyor.

Eylül 2017’de battle royale modu oyunculara sunulan Fortnite

bir anda büyük bir sıçrama yapmış ve yıl sonunda 30

milyondan fazla oyuncuya ulaşmayı başarmıştı. Ardından

Epic Games bu yılın ocak ayında oyuna bir aylık süre

zarfında 10 milyon yeni oyuncunun eklendiğini ve toplam

oyuncu sayısının 40 milyona yükseldiğini duyurmuştu. Bu

açıklamadan 4 gün sonra ise oyuncu sayısı 45 milyona

ulaşmıştı. Şirketin bu konuda yaptığı son açıklama ise Haziran

2018’de gerçekleşmiş ve oyuncu sayısının 125 milyonu

geçtiği duyurulmuştu.

PC, Mac, PlayStation 4, Xbox One, Nintendo Switch, Android

ve iOS platformlarında ücretsiz olarak oynanabilen

Fortnite hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.epicgames.com/fortnite/tr

adresini ziyaret edebilirsiniz.

marketing europe & anatolia / 45


Kültür - Sanat

Üç Silahşor Balesi...

Alexandre Dumas (père)’nın ölümsüz eserinden bale

sahnesine aktarılan Üç Silahşor, Giuseppe Verdi’nin

müzikleri ile hareket buluyor. Eserin senaryo ve koreografisi,

4. Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’nde Yılın Bale -

Dans Koreografı ve Yılın Bale - Dans Yapımı ödülünü, V.

Murat Balesine yaptıkları koreografileri ile almış Armağan

Davran ve Volkan Ersoy’a ait. Eserin müzik düzenlemesi

ise aynı zamanda orkestrayı yönetecek olan Bujor Hoinic

tarafından gerçekleştirilmiş. İstanbullu sanatseverler ile 1

Aralık Cumartesi akşamı ilk kez buluştu.Tarihsel romanları

ve oyunlarıyla haklı bir ün kazanan Alexandre Dumas

(père) ’nın yükselişinde en önemli role sahip olan “ÜÇ

SİLAHŞOR” adlı eserin konusu 16. yüzyıl Fransa’sında

geçiyor.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi bale sanatçıları dönüşümlü

olarak dans edecekler. Üç Silahşor; 1, 4, 6, 18, 20 Aralık

2018, 2, 4 Nisan 2019 tarihlerinde saat: 20.00 de, 8, 22

Aralık 2018 tarihlerinde saat: 16.00 da Kadıköy Belediyesi

Süreyya Opera Sahnesi’nde ve 28 Mart 2019 akşamı ZorluPSM

– Turkcell Sahnesi’ nde perde açacak.

Timbuktu’nun

Elyazmaları...

Koç Üniversitesi Yayınları’nın

(KÜY) Tarih ve Güncel kategorilerinde

yayımladığı

Timbuktu’nun Elyazmaları: Efsanevi

Bir Şehrin Geçmişini

Kurtarma Mücadelesi isimli

kitap raflardaki yerini aldı.

Gazeteci ve yazar Charlie English

tarafından yazılan kitabın

çevirisini Akın Emre Pilgir yaptı.

Yüzyıllar boyunca Batılıların “kara kıta” Afrika ile ilgili

fantezilerinin odak noktası olan Timbuktu, 18. yüzyılın

sonlarından itibaren bu “uzak” diyarı ve hazinelerini

keşfetmek isteyen Avrupalı kâşiflerin başarısız seferlerine

maruz kaldı. Timbuktu nihayet “keşfedildiğinde”

ise tüm o hazinelerin gerçek olduğu görüldü: Şehir,

ortaçağda bir ilim merkeziydi ve kütüphaneleri dinden

şiire, hukuktan tarihe, farmakolojiden astronomiye kadar

sayısız konuda on binlerce elyazmasıyla doluydu.

Dünyayı Değiştiren

Düşünürler Dizisi...

Geçmiş zamanın bugünü

değiştiren fikir ve düşünürlerini

yakından tanımak, ortaya

koydukları muazzam eserlerden

yapılmış seçkilerden hareketle

düşüncelerine nüfuz etmek

üzere kaleme alınan Dünyayı

Değiştiren Düşünürler dizisi, iki

yeni kitapla devam ediyor. Sadık

Usta, serinin üçüncü kitabında

18. yüzyıldan başlayarak, 19. yüzyılın başlarına kadar

uzanan süreçte, dünyanın değişimine önemli katkıda

bulunan düşünürlerin fikirlerini ve yaşamlarını inceliyor.

Üçüncü cildin kapsamındaki düşünürler, metinler ve

olaylar: Diderot, d’Alembert, Voltaire, La Mettrie, Rousseau,

Helvetius, d’Holbach, Thomas Jefferson, Thomas

Paine, Robespierre, Saint-Just, Amerikan Bağımsızlık

Beyannamesi, Fransız Devrimi Anayasa Taslakları.

46 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Şiirin Sergisi Açıldı...

Kadıköy Belediyesi, 33 şairin şiirlerinin sergilendiği ‘Şiirin

Seyri’ adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. 1 - 31 Aralık tarihleri

arasında Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlenecek

sergide, şiirle ilgili sempozyumlar ve atölye çalışmaları da

yer alacak.

1 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te yapılan açılışta,

70’li yılların popüler şarkıcıları Ersan Erdura ve Bilgen

Bengü müzik dinletisi sunacaklar. Aynı gün bir de şiir paneli

yapılacak. Orhan Alkaya, Tuğrul Tanyol, Riitta Cankoçak

ve Mustafa Köz, ‘Şiir yazmak gerekli mi?’ sorusuna

yanıt arayacak.

2 Aralık günü saat 15.30’da KKM Konferans Salonu’nda

bir şiir paneli daha olacak. Haydar Ergülen, Cenk Gündoğdu,

Baki Ayhan, Zeynep Köylü, ‘ilk kitaplar ve şiirde

acemilik’ konusunu ele alacaklar. 9 Aralık’taki panelde

ise Hilal Karahan, W.B Bayrıl, Turgay Kantürk ve Engin

Turgut, ‘şiir ve görsellik’ temalı söyleşecekler. Etkinlikler

KKM Konferans Salonu, Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan

Sahnesi ve Kozzy AVM’de yapılacak.

1 ay sürecek şiir günleri kapsamında ayrıca şu etkinlikler

yapılacak:

•Haydar Ergülen ile Şiir Çalışması (2 Aralık/13.00)

•Nihal Başgöl ile “Senaryoda Kahramanın Yolculuğu” (8

ve 15 Aralık/13.00)

•Funda Tarakçıoğlu ile “Şiirleri Boyuyoruz” (8 Aralık/15.00)

•Füsun Çetinel ile “Yeni Metinler Yeni Formlar” (8 ve 22

Aralık /17.00 / 16 ve 23 Aralık /15.00)

•Yeşim Cimcöz ile “Yaratıcı Yazı” (9 Aralık/ 13.00)

•Tolga Kılıç ile “Şiirini Al Gel” (15 ve 22 Aralık /15.00)

•Gizem P. Karaboğa ile “Duygulardan Kurguya” (23 Aralık/13.00)

Vadistanbul Jolly Joker Aralık Ayı...

Vadistanbul’da bulunan Jolly Joker birbirinden başarılı sanatçıları,

Aralık ayında da müzikseverlerle buluşturmaya

devam ediyor. 5 - 12 - 19 - 26 Aralık Çarşamba, saat

21.00’de Yıldız Tilbe konseri

Türk müziğinin en sevilen isimlerinden Yıldız Tilbe; Delikanlım,

Haberi olsun, Ummadığım Anda ve geçmişten

bugüne daha birçok sevilen şarkısıyla her çarşamba günü

Vadistanbul Jolly Joker’de konser verecek.

7 Aralık Cuma, saat 22.00’de Mehmet Erdem konseri

Hakim Bey, Acıyı Sevmek Olur mu?, Bir Elmanın Yarısı

gibi şarkılarıyla geniş kitlelere ulaşan Mehmet Erdem,

zengin repertuvarı ve en sevilen şarkılarıyla Vadistanbul

Jolly Joker’de sevenleriyle buluşacak.

13 Aralık Perşembe, saat 21.00’de Hakan Altun konseri

Gece hayatının vazgeçilmez isimlerinden olan Hakan Altun,

albümlerinden sevilen şarkılarıyla ve Türk müziğinin

en sevilen örnekleriyle Vadistanbul Jolly Joker misafirlerine

müzik ziyafeti sunacak.

14 Aralık Cuma, saat 22:00’de Demet Akalın konseri

Her daim hit şarkılara imza atan, popüler müziğin en tanın-

mış isimlerinden Demet Akalın Vadistanbul Jolly Joker’de

olacak. Sanatçı geçmişten bugüne en sevilen şarkılarıyla

müzikseverlerle buluşacak.

15 Aralık Cumartesi, saat 22.00’de Tan Taşçı konseri

Sözümü Tutamadım, Bana Aşktan Söz Etme ve Sevmek

Yetmiyor Bazen gibi albümleriyle çok sevilen müzisyen ve

bestekar Tan Taşçı yepyeni ve geçmişten bugüne şarkılarıyla

Vadistanbul Jolly Joker’de olacak. 21 Aralık Cuma,

saat 22.00’de Teoman konseri

Türk rock müziğinin sevilen ve pek çok unutulmaz şarkıya

imza atmış başarılı temsilcisi Teoman, Vadistanbul Jolly

Joker’de en sevilen şarkılarını seslendirecek.

marketing europe & anatolia /47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!