09.01.2019 Görüntülemeler

Yapı Malzeme Dergisi Ocak 2019

Yapı Malzeme Dergisi Ocak 2019

Yapı Malzeme Dergisi Ocak 2019

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

İstanbul Yeni Havalimanı / İstanbul


editör<br />

İSTMAG Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

İmtiyaz Sahibi<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe Müdürü<br />

Zekai Turasan<br />

zturasan@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP - Baskı<br />

İhlas Gazetecilik A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Cad.<br />

İhlas Plaza No:11 A / 41<br />

Yenibosna - Bahçelievler / İstanbul<br />

Tel: 0 212 454 30 00<br />

Sektör yeni yılı<br />

yeni hedeflerle<br />

karşılıyor...<br />

Geçtiğimiz ay Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council -<br />

CSC) Bölgesel Sistem Operatörü olan Türkiye Hazır Beton Birliği tarafından ülkemize<br />

tanıtılan “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi” kapsamında ilk hazır<br />

beton tesisi ile çimento fabrikasının belgelendirilmesi yapıldı...<br />

Akçansa’nın, öğrenciler ve akademisyenler tarafından maden sahalarının biyolojik değerini<br />

artırmayı amaçlayan projeler üretilmesi ve bu yöndeki farkındalığın artırılması amacıyla<br />

düzenlediği Biyoçeşitlilik Proje Yarışması üçüncü kez Türkiye’de gerçekleşti. Finale<br />

kalan projeler gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Yarışmaya tüm Türkiye’den katılan<br />

projeler arasından 5 proje iki farklı kategoride ödüllendirildi...<br />

En verimli güneş paneli olarak bilinen HIT güneş enerjisi teknolojisinin mucidi, teknoloji<br />

devi Panasonic, ülkemizde önemli bir projeye imza attı. Kayseri Mobilyacılar Yenilenebilir<br />

Enerji Kooperatifi Güneş Enerjisi Santrali’nin ilk fazı açıldı. Yatırımı planlayan,<br />

gerçekleştiren, işletme ve bakımını üstlenen Seferoğlu Elektrik tarafından verilen bilgilere<br />

göre; kooperatifin açılışı yapılan ilk fazı yılda 7,5 GWh elektrik üretimi ile tesislerin<br />

gündüz tüketiminin yüzde 30’unu karşılayacak...<br />

Rönesans Holding ile Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ortaklığıyla hayata geçirilecek<br />

‘Polipropilen Üretim Tesisi’nin imza töreni 28 Kasım’da düzenlendi. Sanayi<br />

ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın da katıldığı törende ortaklık anlaşmasını,<br />

Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak ve Sonatrach CEO’su Abdelmoumen<br />

Ould Kaddour imzaladı. Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde kurulacak<br />

yıllık 450 bin ton üretim kapasiteli tesisin 2023 yılında tamamlanması hedefleniyor.<br />

arasında katkı yapmayı hedefliyoruz” dedi...<br />

Daikin Türkiye, 2017 yılında eğitimlerine başladığı Sakura Kadın Teknisyenler Projesi<br />

ile iklimlendirme sektöründe ‘erkek işi’ olarak bilinen teknisyenlik alanına kalifiye<br />

kadın iş gücü kazandırdı. Bugün Daikin Türkiye bünyesinde çalışan 43 kadın teknisyen,<br />

ekipleriyle birlikte şantiyelere, evlere giderek kurulumlarda yer alıyor, arızaları<br />

gideriyor, proje ve denetleme faaliyetlerine katılıyor...<br />

Burada bir kısmını kısa başlıklar halinde paylaştığımız haberlerin yanısıra pek çok<br />

röportaj çalışmaları ile bu ay da karşınızdayız...<br />

<strong>2019</strong> yılının sektörümüzün her alanında olumlu gelişmelerle dolu bir yıl olması dileklerimizle...<br />

Tarık Oral<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi<br />

Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel: +90 212 604 51 00<br />

Faks: +90 212 604 51 35


REKLAM<br />

İNDEKSİ<br />

ARCH+DSGN’<strong>2019</strong>.........................................................111<br />

AVRASYA PENCERE&CAM FUARI’<strong>2019</strong>.................... 109<br />

BOSCH TERMOTEKNİK................................................. 37<br />

BUDERUS........................................................................ 41<br />

ÇİMSA...............................................................................11<br />

DAIKIN........................................... 112 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

DOKA KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ......ÖN KAPAKİÇİ – 1<br />

ECA – SEREL.................................................................. 77<br />

FORM VRF SİSTEMLERİ................................................ 49<br />

HIRDAVAT’<strong>2019</strong>............................................................. 108<br />

ISH FRANKFURT’<strong>2019</strong>................................................. 103<br />

ISK-SODEX İSTANBUL’<strong>2019</strong>........................................ 107<br />

İNTEK KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ..................... 2 – 3<br />

KİLSAN............................................................................ 55<br />

KORDSA / KRATOS........................................................ 13<br />

LAYHER İSKELE SİSTEMLERİ.................................. 8 – 9<br />

ÖZLER KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ.................... 6 – 7<br />

PARİ KALIP ve İSKELE SİSTMELERİ.........ARKA KAPAK<br />

PERİ DUO................................................................ 28 – 29<br />

SARAY ALÜMİNYUM...................................................... 89<br />

SARAY ALÜMİNYUM...................................................... 91<br />

SERAMİKSAN................................................................. 67<br />

SİSTEM ALÜMİNYUM............................................. 82 – 83<br />

SOLAREX’<strong>2019</strong>..............................................................110<br />

15 - Türkiye’de ilk beton<br />

ve çimento sürdürülebilirlik<br />

belgelendirmeleri yapıldı<br />

16 - İklimlendirme Sektörü<br />

‘BIM Çalıştayı’ için toplandı<br />

26 - İstanbul Havalimanı’na<br />

ahşap tasarım<br />

34 - Daikin’in Sakura Kadın<br />

Teknisyenleri tabuları yıktı<br />

38 - Omran İnşaat’tan Türkiye’ye<br />

700 milyon TL’lik yatırım<br />

66 - Türkiye’de ilk kez Penthouse<br />

bir daire sanat eserine dönüşüyor<br />

70 - Bölgenin en önemli güneş<br />

enerjisi santrali Kayseri’de açıldı<br />

73 - Akçansa’nın Biyoçeşitlilik<br />

Proje Yarışması’nın<br />

kazananları açıklandı<br />

88 - Rönesans Holding 1,2 milyar<br />

dolarlık yatırımla Ceyhan’da<br />

petrokimya tesisi kuracak<br />

İÇİNDEKİLER<br />

TMS KALIP ve İSKELE SİSTEMLERİ......................... 4 – 5<br />

TÜRK BARTER.............................................................. 101<br />

UNICERA’<strong>2019</strong>.............................................................. 105


ÇEİS, İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Merkezi ile<br />

Kristal Baret Ödülü’ne layık görüldü<br />

Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası<br />

(ÇEİS), İş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi<br />

ile Kristal Baret Ödülleri’nin inovasyon<br />

kategorisinde ödüle layık görüldü. Çimento<br />

Sektörü İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Eğitim Merkezi (ÇİSİEM), iş kazası anını<br />

birebir deneyimleme imkânı sunan sanal<br />

gerçeklik uygulaması başta olmak üzere<br />

sektör çalışanlarına sunduğu üst düzey<br />

eğitim ve uygulamalarla ödül almaya hak<br />

kazandı. ÇEİS, İstanbul Büyükşehir Belediyesi<br />

tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen<br />

Kristal Baret Ödülleri’nde ödül alan tek<br />

sendika oldu.<br />

“Sıfır İş Kazası” vizyonuyla iş sağlığı ve<br />

güvenliğine büyük çaplı yatırım yaptıklarını<br />

ve önceliklerinin insan olduğunu vurgulayan<br />

ÇEİS Genel Sekreteri Dr. H. Serdar<br />

Şardan şunları ifade etti:<br />

“Yaklaşık 1,5 milyon TL yatırımla kurulan<br />

Çimento Sektörü İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Eğitim Merkezi, sektörün sıfır iş kazası<br />

vizyonuna ulaşmasında yaptığımız en<br />

büyük ve önemli yatırımlardan biridir.<br />

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği merkezi<br />

sahibi ilk işveren sendikası olarak yıl boyunca<br />

sektör çalışanlarına yönelik eğitimler<br />

verdiğimiz merkezimizde başta mavi<br />

yaka çalışanlarımız olmak üzere, yılda 3<br />

bin çalışanımıza ulaşmayı hedefliyoruz.”<br />

Kapasite artıyor, iş kazası azalıyor<br />

Son 10 yılda çalışan sayısının yaklaşık<br />

yüzde 40, klinker üretim kapasitesinin<br />

yüzde 90 arttığını belirten Şardan, “Bu artışa<br />

rağmen iş kazalarına ilişkin uluslararası<br />

kıyaslamalarda kullanılan kaza sıklık<br />

oranında yüzde 20, kaza ağırlık oranında<br />

yaklaşık yüzde 70’lik bir düşüş sağladık.<br />

Bu başarı, iş sağlığı ve güvenliği alanında<br />

yürüttüğümüz çalışmaların sonucudur.<br />

Gayretlerimizin Kristal Baret Ödülü’yle<br />

taçlandırılması bizim için büyük bir gurur<br />

ve motivasyon oldu” diye konuştu.<br />

Teknik ve akredite iş sağlığı ve güvenliği<br />

eğitimlerinin de verildiği ÇİSİEM’de özel<br />

olarak geliştirilen sanal gerçeklik modülleriyle,<br />

gerçek hayatta tecrübe edilemeyecek<br />

riskli durumlar simüle edilerek<br />

çalışanların deneyimlemesine imkân<br />

sağlanıyor. Merkez’in Endüstri 4.0 kapsamında<br />

kurulan teknolojik altyapısı, katılımcılığı<br />

öne çıkaran eğitim modeli, çalışma<br />

ortamını birebir yansıtan teknik eğitim<br />

uygulama alanları ile Türkiye’nin iş sağlığı<br />

ve güvenliği alanında önde gelen dijital<br />

merkezlerinden biri olması hedefleniyor.<br />

Geleceğin mimarlarına yatırım<br />

Çatıder’den binlerce öğrenciye eğitim<br />

Çatı Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin (ÇATIDER), çatı<br />

sektörünün gelişmesine katkı sağlamak için bugüne kadar 51<br />

okulda düzenlediği 168 eğitime 7166 öğrenci ile yaklaşık 150<br />

akademisyen ve öğretmen katıldı. ÇATIDER Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Adil Baştanoğlu, “Sektörün sağlıklı büyümesi ve hak<br />

ettiği konuma ulaşması için geleceğin mimarlarına yatırım yapıyoruz.<br />

Eğitimlere önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz”<br />

dedi.<br />

Çatı Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER), her yıl<br />

mimarlık fakültelerinin “<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong>leri” ve “<strong>Yapı</strong> ve <strong>Yapı</strong>m<br />

Yöntemleri” dersleri kapsamında düzenlendiği ‘Uygulamalı Çatı<br />

Kaplama <strong>Malzeme</strong>leri ve Çatı Sistemleri Eğitimleri’ <strong>2019</strong> yılı<br />

bahar döneminde de Türkiye genelindeki farklı üniversitelerde<br />

devam edecek.<br />

2004 yılından bu yana sürüyor<br />

Çatı konusunda toplumsal bilinci artırmayı ve çatı sektörünü<br />

geliştirmeyi misyon edinen ÇATIDER, ilk adımı 2004 yılında<br />

İTÜ’de ‘Çatı Sistemleri Hakkında Teorik ve Uygulamalı Eğitimler<br />

ve Seminerler’ etkinliğiyle attı. Bugüne kadar 51 okulda düzenlenen<br />

168 eğitimle 7166 öğrencinin yanı sıra 150’e yakın<br />

akademisyen ve öğretmene ulaşıldı.<br />

Uzmanlarından uygulamalı eğitim fırsatı<br />

ÇATIDER üyesi firmaların uzmanları tarafından verilen eğitimlerde,<br />

sorularına uzmanlarından yanıt alan mimar adayları,<br />

uygulamaları izleme imkânına da sahip oluyor. Konu başlıkları,<br />

ÇATIDER üyesi firma eğitmenleri tarafından 1/1 ölçeğinde<br />

büyük boy uygulama maketleriyle ele alınırken, metal, kiremit,<br />

membran (bitümlü ve sentetik) ve çimento esaslı malzemelerle<br />

çatı kaplama sistemleri ayrı ayrı uygulamalı olarak gösteriliyor.<br />

Öğrencilere ‘İş güvenliği – çatıda – yüksekte çalışmanın tehlikeleri<br />

ve dikkat edilmesi gereken hususlar’, ‘Çatı ustasının tanıtımı,<br />

özellikleri’, ‘Kullanılan el aletleri, yardımcı malzemeler’,<br />

‘Çatı sistemleri soğuk ve sıcak çatılar, havalandırma, yoğuşma,<br />

yalıtımlar, yağmur suyu sistemleri’, ‘Çatı kaplama malzemesinin<br />

tanıtılması ve doğru uygulama esasları’ konularında bilgi veriliyor.<br />

16<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Aktüel<br />

Türkiye’de ilk beton ve çimento<br />

sürdürülebilirlik belgelendirmeleri yapıldı<br />

Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council<br />

- CSC) Bölgesel Sistem Operatörü olan Türkiye Hazır Beton<br />

Birliği tarafından ülkemize tanıtılan “Kaynakların Sorumlu Kullanımı<br />

Belgelendirme Sistemi” kapsamında ilk hazır beton tesisi ile çimento<br />

fabrikasının belgelendirilmesi yapıldı. Beton Sürdürülebilirlik<br />

Konseyi Belgelendirme Kuruluşu olan Türkiye Hazır Beton Birliği<br />

KGS İktisadi İşletmesi (KGS) tarafından yapılan denetimler sonucunda<br />

ilk belge, Akçansa Çimento San. ve Tic. AŞ’ye ait Gebze<br />

Hazır Beton Tesisi’ne verildi. Bu belgelendirmenin ardından Akçansa<br />

Büyükçekmece Çimento Fabrikası da “Sürdürülebilirlik Konseyi<br />

Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgesi” almaya hak kazandı.<br />

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi ve inşaatlarda doğru<br />

beton uygulamalarının sağlanması için 30 yıldır uğraş veren Türkiye<br />

Hazır Beton Birliği (THBB), sürdürülebilirlik konusundaki gelişmelere<br />

öncülük ediyor. Kalite, çevre ve iş güvenliği uygulamalarıyla<br />

sektörün gelişimine büyük katkı sağlayan THBB, çevre dengesi ile<br />

ekonomik büyümeyi birlikte ele alan, doğal kaynakların verimli kullanımını<br />

sağlayarak çevresel kaliteye önem veren, aynı zamanda<br />

gelecek kuşakların ihtiyaçlarını tehlikeye sokmaksızın bugünkü ihtiyaçlarını<br />

karşılayabilen bir model olan sürdürülebilirlik konusuna<br />

odaklandı. Bu doğrultuda, 2017 yılında Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin<br />

Bölgesel Sistem Operatörü olarak atanan THBB ve Beton<br />

Sürdürülebilirlik Konseyinin Belgelendirme Kuruluşu olmaya hak<br />

kazanan KGS, “Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sistemi”nce belgelendirmek<br />

üzere başvuran firmalara yönelik çalışmalarına devam<br />

ediyor.<br />

Bu doğrultuda, hazır beton tesisini belgelendirmek üzere başvuran<br />

Akçansa Çimento San. ve Tic. AŞ’nin Gebze Hazır Beton Tesisi’nde<br />

KGS tarafından denetimde bulunuldu. <strong>Yapı</strong>lan denetimler sonucunda<br />

Akçansa Gebze Hazır Beton Tesisi, “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi<br />

Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgesi” almaya hak kazandı.<br />

Bu belgelendirmenin ardından Akçansa, Büyükçekmece Çimento<br />

Fabrikası’nı belgelendirmek üzere başvuruda bulundu. KGS tarafından<br />

yapılan denetimler sonucunda Akçansa Büyükçekmece<br />

Çimento Fabrikası da “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi Kaynakların<br />

Sorumlu Kullanımı Belgesi” almaya hak kazandı.<br />

Akçansa Çimento San. ve Tic. AŞ’nin almaya hak kazandığı belgeler<br />

30 Kasım 2018 tarihinde İstanbul’da düzenlenen bir törenle<br />

Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar’a takdim edildi.<br />

Işık: “Türk hazır beton sektörü olarak sürdürülebilirlik<br />

konusunda dünyadaki ilklerden birini başardık”<br />

Beton Sürdürebilirlik Konseyinin Türkiye’deki Bölgesel Sistem<br />

Operatörü olan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) ve Avrupa Hazır<br />

Beton Birliği (ERMCO) Başkanı Yavuz Işık törende yaptığı konuşmada,<br />

“Dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye’de sürdürülebilirlik konusuna<br />

odaklandık. Bu doğrultuda ‘Kaynakların Sorumlu Kullanımı<br />

Sistemi’ni Türk hazır beton ve çimento sektörlerine sunduk. Bu Sistem,<br />

çevre dengesi ve ekonomik büyümeyi birlikte ele almakta, doğal<br />

kaynakların verimli kullanımını sağlayarak gelecek kuşakların<br />

ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemektedir. Türk hazır beton sektörü<br />

olarak sürdürülebilirlik konusunda dünyadaki ilklerden birini başardık.<br />

Bu vesileyle, ülkemizdeki ilk ‘Kaynakların Sorumlu Kullanımı<br />

Belgelerini’ almaya hak kazanan Birliğimiz üyesi Akçansa’yı Genel<br />

Müdürü Sayın Umut Zenar nezdinde kutluyorum. Bu vesileyle, hazır<br />

beton ve çimento sektörlerimizi bu sisteme dâhil olmaya davet<br />

ediyorum.” dedi.<br />

Zenar: “Sektörümüzde ilklere imza atmaktan gurur<br />

duyuyoruz”<br />

Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar törende yaptığı konuşmada,<br />

“Büyükçekmece Fabrikamız ve Gebze Hazır Beton Tesisimizle sorumlu<br />

kaynak kullanımı konusunda uluslararası normlara uygunluğumuzu<br />

kanıtlayarak başarımızı aldığımız belgelerle taçlandırdık.<br />

Türkiye için birer ilk oluşturan bu sertifikalar sektörümüz ve ülkemiz<br />

için gurur verici.” ifadelerini kullandı.<br />

“Binlerce öğrenciye ulaştık”<br />

ÇATIDER Başkanı Adil Baştanoğlu, yoğun ilgi gören eğitimlerin<br />

önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirterek, şunları<br />

söyledi:<br />

“Sektörün nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanmasını hedefleyen<br />

eğitimlerimizin yanı sıra, geleceğin mimarlarına da katkı sağlamaya<br />

odaklanıyoruz. Çatı sektörünün<br />

geleceği çok parlak, biz de sektörümüze<br />

katılacak gençlere şimdiden destek olmaya<br />

önem veriyoruz. Farklı alanlardaki<br />

eğitim çalışmalarımız artarak devam<br />

edecek.”<br />

noktadaki problem merdiven altı diye nitelenen kayıt ve denetim<br />

dışı ürünlerdedir. Çatı ustalarının mesleki tariflerinin bu güne<br />

kadar yapılmamış olması bir eksikliktir. Dernek olarak şimdiye<br />

kadar Kiremit Tipi Çatı Kaplamacısı, Panel Çatı Kaplamacısı ve<br />

Örtü Tipi Çatı Kaplamacısı olmak üzere üç ayrı meslek standardını<br />

hazırladık.”<br />

Türkiye’de çatı sektöründe<br />

meslek standartı hazırladık<br />

Baştanoğlu, ÇATIDER olarak çatı standartları<br />

konusunda da önemli çalışmalar<br />

yaptıklarını dile getirerek, şunları ifade<br />

etti: “Çatılardaki standartları iki ana başlık<br />

altında incelemek gerekir. Ürün standartları<br />

ve çatıları uygulayacak ustaların<br />

meslek standartları. Birinci konuda, yani<br />

kayıtlı, belgeli ve standartlara uygun üretilen<br />

ürünlerde hiçbir problem yoktur. Bu<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 17


İklimlendirme Sektörü<br />

‘BIM Çalıştayı’ için toplandı<br />

İSKİD’in organizasyonuyla çalışmalarını yürüten MTMD, TTMD, İSİB’in de içinde yer aldığı<br />

BIM Çalışma Grubu, BIM Çalıştayı ile hedeflediği misyonunu ve vizyonunu tamamladı.<br />

Çalıştay ile 2016 yılında “BİM sürecinin<br />

artan önemi doğrultusunda İklimlendirme<br />

Sektörünün eylem planının oluşturulması<br />

ve hayata geçirilmesi için koordinasyonun<br />

sağlanması” misyonu ve “İklimlendirme<br />

Sektörü paydaşlarının, rekabet<br />

gücünü artırmak ve ulusal kaynakların<br />

etkin ve verimli kullanılması amacıyla<br />

dünyada bina tasarım, yapım ve işletmesinde<br />

gelişen trendler doğrultusunda BİM<br />

sürecine geçmesi” vizyonu ile başlatılan<br />

çalışmalar, misyon ve vizyonunu başarıyla<br />

tamamladı.<br />

İki buçuk yıl süren çalışmalarda ülkemizde<br />

BIM bilinci oluşturularak somut adımlar<br />

atılması sağlandı. Gerçekleştirilen<br />

örnek uygulamalar gelecekte sektörün<br />

BIM’e geçiş sürecinde de rehberlik edecek.<br />

Çalıştay, BIM bileşenlerini bir seminerde<br />

buluşturarak konuya ilginin ve bilincin<br />

oluşturulması, farkındalık yaratılması, konunun<br />

tartışılması ve harekete geçilmesi<br />

için aksiyon alınması planıyla kurgulandı.<br />

İki gün süren çalıştay programının ilk gününde<br />

konuya ilişkin tüm bilgiler aktarılırken<br />

ikinci gününde bu bilgiler ışığında<br />

İklimlendirme Sektörü BIM’e geçiş yol haritasının<br />

çizilmesi hedeflendi.<br />

Çalıştayın ilk gününde ülkemizde BIM’in<br />

durumu ve bugüne kadar gelinen durum<br />

yapılanlar değerlendirilirken ISKID Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Taner Yönet, BIM<br />

Çalışma Grubu Başkanı Ozan Atasoy,<br />

Akım Mühendislik’ten Süleyman Akım,<br />

Doxa 87’den İbrahim Utku Başyazıcı<br />

BIM’in ülkemiz için önemi, ülkemizdeki<br />

durumunu ve BIM Raporunu anlatan<br />

sunumlar gerçekleştirdiler. Daha sonra<br />

sektörel derneklerin bu konuda çalışmalarının<br />

anlatılması için ISKID URGE Projesi<br />

kapsamındaki BIM Danışmanlık faaliyetlerini<br />

anlatmak üzere Serkan Elibollar,<br />

TTMD bünyesinde çalışmaları anlatmak<br />

üzere Sarven Çilingiroğlu ve MTMD çalışmalarını<br />

anlatmak üzere İbrahim Biner<br />

sektörel yaklaşımlarını aktardılar. Günün<br />

ilk yarısında BIM Sürecinde Türkiye İklimlendirme<br />

Sektörünün durumu hakkında<br />

bilgiler verilirken öğleden sonraki bölümde<br />

dünyadaki gelişmeler hakkında Procs<br />

Firmasından Daniel Kazado, EURO-<br />

VENT Prodbim’den Erick Melquiond ve<br />

Building Smart hakkında bilgi vermek<br />

veren TAV İnşaat Mühendislik ve Tasarım’dan<br />

Ahmet Çıtıpıtıoğlu sunumlarıyla<br />

BIM sürecine geniş mercekten bakış sağladı.<br />

Sponsor firmalardan Autodesk adına<br />

sunumunu yapan Tuğba Başer, BIM<br />

ile elde edilecek fırsatlar ve dijital pazarlamaya<br />

değinirken GMD MOSKAY Proje’den<br />

Mehmet Oskay ve Orhan Gürson<br />

BIM sürecine geçiş uygulama örneklerini<br />

ve tecrübelerini paylaştılar. Programın<br />

sonunda ISKID URGE projesi BIM Danışmanlık<br />

desteği kapsamında BIM sürecine<br />

geçişi sağlayan firmalar KARYER<br />

firmasından Manuel Togaç ve ALDAĞ firmasından<br />

Metin Uğuz sunumlarında firma<br />

tecrübelerini paylaştılar. BIM Çalışma<br />

Grubu Üyesi Zeki Özen, sektörün BIM<br />

sürecine geçişte ISKAV’da oluşturulacak<br />

BIM Danışma Merkezi ve BIM kütüphanesinin<br />

müjdesini verdi.<br />

Akşam geç saatlere kadar süren etkinliğin<br />

ilk gün programında semineri ilgiyle<br />

izleyen katılımcılar, programdan memnun<br />

ayrılırken ve teşekkürlerini ilettiler. Çalıştaya<br />

İklimlendirme sektörü tasarımcılar,<br />

uygulamacılar ve üreticilerin yanı sıra<br />

IMSAD temsilcileri ve Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanlığı Yetkilileri de katılarak sürece<br />

dahil edildi. Sektörde BIM konusunda<br />

yapılan en geniş kapsamlı ve yoğun<br />

katılımcı ile gerçekleşen etkinlik, konuya<br />

önem veren firmaların sponsorlukları ile<br />

gerçekleşti.<br />

Programın ikinci gününde tasarımcılar,<br />

üreticiler ve uygulamacılar ayrı çalışma<br />

grupları içinde meslek gruplarının strateji<br />

ve eylem planlarını belirleyerek belirlemesiyle<br />

sektörün yol haritası çizildi. Hazırlanacak<br />

çalıştay raporu, sektörle, basınla<br />

ve ilgili bakanlıklarla paylaşılarak en<br />

kısa sürede eyleme geçme kararı alındı.<br />

BIM’e geçiş sürecinde ortak ve eşgüdümlü<br />

hareket etme kararı alan sektör temsilcileri<br />

ile ISKAV Bünyesinde yapılması<br />

planlanan BIM Danışmanlık hizmetleri ve<br />

BIM Kütüphanesi için sektörün tam desteği<br />

alındı.<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

LG THERMA V Monoblok serisi,<br />

yeşil çözüm, kolay kurulum ve müşteri memnuniyetini garanti ediyor!<br />

Başarılı işletmeler için müşteri memnuniyeti olmazsa olmazdır. Hangi sektörden olursa<br />

olsun yalnızca müşterilerinin taleplerini doğru şekilde karşılayabilen markalar “güvenilir”<br />

algısı kazanabilir. Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) sektöründe de müşteri<br />

memnuniyeti için birçok kriteri aynı anda yerine getirmek gerektiğinden tesisatçılar<br />

arasında da büyük bir rekabet yaşanır.<br />

Kurulum süreçlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi,<br />

son teslim tarihinde her şeyin<br />

işler durumda olması ve satış sonrasında<br />

da güvenilir hizmet verilmesini kapsayan<br />

temel kriterlere; kullanımı kolay, çevre<br />

dostu ve enerji verimliliği sağlayan bir<br />

sistem beklentisi de eklenirken, birçok<br />

talebi aynı anda karşılamak pek de kolay<br />

olmuyor. Neyse ki, tesisatçıların her<br />

grubun neye değer verdiğini bilmek için<br />

zihin okumaları gerekmiyor. Piyasadaki<br />

en iyi AWHP çözümlerinden biri olan LG<br />

Electronics’in (LG) THERMA V Monoblok<br />

serisi, kurulumu ve bakımı kolay, kullanışlı,<br />

ekonomik kullanıcı ve çevre dostu<br />

çözümleri ile her yönden müşteri memnuniyetini<br />

garanti ediyor. Isıtma, soğutma<br />

ve sıcak su sağlayan Havadan Suya Isı<br />

Pompası (AWHP) sistemi olan THERMA<br />

V, bir kazanla benzer bir işlev görür ancak<br />

çok daha verimlidir. Bu sebeple her<br />

yıl daha fazla konut geliştiricisi, AWHP<br />

sistemlerini kullanmayı tercih ediyor.<br />

Kolay kurulum!<br />

LG THERMA V, tesisatçılara benzersiz<br />

bir rahatlık sunar. Havalandırma ve<br />

iklimlendirme sistemlerinin kurulumu<br />

genel olarak ağır ekipmanların yüklenmesi<br />

ve boşaltılmasını gerektiren uzun<br />

ve karmaşık bir süreçtir. THERMA V<br />

Monoblok’un ise kurulumu çok basittir.<br />

İç ve dış ünite tek modülde birleştirildiği<br />

için THERMA V Monoblok sistemi taşımayı<br />

kolaylaştırır. Ayrıca, ilave soğutucu<br />

akışkan borularına gerek olmadığından,<br />

ilgili iş deneyimi olmayanlar için bile kurulumu<br />

oldukça kolaydır. Bütün bunlara<br />

ek olarak R32 soğutucu akışkan kullanılan<br />

en yeni modeller, R410A kullanılan<br />

modellere göre yüzde 10 daha hafiftir,<br />

bu da yine tesisatçıların hayatını kolaylaştırır.<br />

Satış sonrası müşteri<br />

memnuniyeti!<br />

LG THERMA V Mononlok’un kurulumu<br />

bu tip sistemle çalışma deneyimi olmayan<br />

kazan tesisatçıları için de çok kolaydır.<br />

LG’nin kullanıcı dostu monobloğu,<br />

tesisatçıların, satış sonrası müşteri memnuniyeti<br />

sağlaması açısından da mükemmel<br />

bir çözümdür. Cihazın kurulumu<br />

sonrasında, modelin karmaşık olmayan<br />

yapısı satış sonrası destek yükünü de bir<br />

hayli hafifletir. LG ürünlerini uzaktan izlemeye<br />

ve kontrol etmeye olanak sağlayan<br />

akıllı telefon uygulaması LG SmartThinQ,<br />

THERMA V R32 Monoblok ile de uyumludur.<br />

Bu kullanışlı uygulama ile güç,<br />

çalışma ön ayarı, enerji izleme, sıcaklık<br />

ayarı ve çalışma modu seçimi gibi işlevler<br />

uzaktan kolayca ayarlanabilir. Cihazda<br />

bulunan Veri Kayıt özelliği, işlem geçmişini<br />

kontrol etmeyi ve herhangi bir sorunun<br />

kaynağını bulmayı kolaylaştırırken,<br />

su pompasına ve süzgecine erişmek için<br />

yalnızca üç vidanın sökülmesi yeterli olur.<br />

Tesisatçılar müşteri memnuniyeti sağlamak<br />

için ayrıntılı ve doğru bilginin önemini<br />

iyi bilirler. LG THERMA V’nin Configurator<br />

adlı yazılımı, tesisat yöneticisine, siteye<br />

gelmeden önce yapılması gerekenlerin<br />

net bir resmini elde etmek için projeye<br />

özel bilgi verilmesini sağlar. Bu yazılım<br />

aynı zamanda müşterilere de, kurulum<br />

sürecini kolay anlaşılır bir bakış açısı sunarak,<br />

ne beklemeleri gerektiğini bildirir.<br />

Benzersiz bir enerji verimliliği<br />

Çevre bilincinin sürekli olarak arttığı günümüzde,<br />

hayata geçirilen bir sistem<br />

yeşil enerji hedeflerine ulaşamıyorsa<br />

sürdürülebilir bir çözüm olamaz. LG’nin<br />

performanstan ödün vermeden enerji<br />

verimliliğini artıran invertör teknolojisi<br />

ile donatılan THERMA V monoblok ısı<br />

pompası, AC motorla çalışan geleneksel<br />

bir ısıtma sistemiyle karşılaştırıldığında;<br />

düşük hızlarda yüzde 40’a, daha yüksek<br />

hızlarda çalışırken ise yüzde 20’ye<br />

kadar enerji tasarrufu sağlar. Ayrıca LG<br />

THERMA V, kullanıcıların yenilenebilir<br />

doğal enerji kaynağını kullanarak karbon<br />

ayak izlerini azaltmalarına yardımcı<br />

olur. Bu da daha az fosil yakıtın tüketildiği<br />

ve böylece toplam CO2 emisyonlarının<br />

azaldığı anlamına gelir.<br />

İnsanlar, mevcut ev ısıtma sistemlerini,<br />

yenilikçi, çevre dostu R32 soğutucusunun<br />

bulunduğu LG’nin THERMA V Monoblok<br />

serisinin en yeni modellerinden<br />

biri ile değiştirerek çevre kirliliğini azaltmaya<br />

yardımcı olmaya, daha fazla enerji<br />

tasarrufu sağlamaya ve enerji maliyetlerini<br />

azaltmaya yardımcı olabilir.<br />

Müşteri memnuniyetini her zaman ilk sıraya<br />

koymasıyla bilinen LG, çevre dostu<br />

ve üstün enerji verimliliği ile basit kuruluma<br />

sahip LG Therma V Monoblok’u ile<br />

şimdi müşteri memnuniyetinin yanı sıra<br />

tesisatçılar ve bakım profesyonelleri için<br />

memnuniyeti de garanti ediyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 19


Folkart Incity, İzmir / Bornova<br />

Projesi PERİ ile yükseliyor!<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Proje Bilgileri<br />

Folkart Incity İzmir Bornova’da inşa ediliyor. Yaklaşık 16.000 m2 alan üzerine kurulu olacak projede 700 konut ve 39 ticari alan yer<br />

alıyor. Projede yer alan 8 bloktan A ve D bloklardaki iki kule ayrı ayrı 2 bodrum + zemin + 28 kattan oluşmaktadır. Kulelerin döşeme<br />

taban alanları 950- 1000 m2 arasında değişkenlik göstermektedir. Ortalama 7 günde bir kat döngüsü gerçekleşmektedir. Tüm inşaat<br />

faaliyetleri yapım süresi 2 yıl olarak planlanmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 21


Projede Kullanılan PERI Kalıp<br />

Sistemleri<br />

RCS-P (Raylı Tırmanır Sistem) güvenli<br />

rüzgâr panelleri.<br />

PERI Kalıp Sistemlerinin<br />

Müşteriye Sunduğu Avantajlar<br />

RCS-P ürününün kolay montaj ve demontaj<br />

süreleri. Operasyonel yönden<br />

yükseltme süreçlerinin hızlı ve gü¬venilir<br />

şekilde kolayca yapılabilmesi. Hidrolik<br />

tırmanır sistemden dolayı kule vinçler<br />

kullanılmadan sürecin yürü¬tülmesi ve<br />

kule vincin diğer iş kalemlerindeki süreçlerinin<br />

etkilenmemesi. İşçilik miktarlarının<br />

optimum koşullarda tutularak maliyetlerin<br />

aşılmaması gibi konularda avantajlar<br />

sağlamaktadır.<br />

esmeye başlar ve işçinin güvenli çalışma<br />

konforunu azaltır ve doğal olarak çalışma<br />

verimini düşürür. Fırtınalı havalarda ise<br />

çalışılan katlardaki tüm malzeme rüzgar<br />

kuvvetinin etkisi ile caddeye ve otoyola<br />

saçılabilir; can ve mal kaybına sebebiyet<br />

verebilir. Bunun yanında el aletlerinin ve<br />

/ veya inşaat malzemelerinin dikkatsizlik<br />

veya dikkat dağılması gibi sebeplerle<br />

aşağıya düşmesi çok vahim sonuçlar doğurabilir.<br />

PERI’nin RCS-P sistemi tüm bu tehlikeleri<br />

bertaraf ederek işçinin güvenli bir<br />

ortamda çalışmasına olanak sağlamaktadır.<br />

Bunu temin etmek için proje özellikleri<br />

de dikkate alınarak aşağıdaki çizimlerde<br />

gösterilen tiplerden versiyon 1 tercih edilmiştir.<br />

Binanın çalışılan 3 katını kapatan<br />

ve 4. katında da 2,00m yüksekliğini tamamen<br />

kapatan bu sistem sayesinde hem<br />

rüzgar etkisinden korunulur hem de işçinin<br />

çalışma performansı aynı zemin katta<br />

olduğu kadar yüksek olur çünkü hangi<br />

katta çalıştığı artık önemini yitirmiştir. Ayrıca<br />

1 adet malzeme çıkarma platformu<br />

verilmiştir. <strong>Malzeme</strong> çıkartma platformları<br />

sayesinde döşeme kalıbı malzemelerinin<br />

vinçle üst katlara güvenli bir şekilde taşınabilmeleri<br />

sağlanmıştır.<br />

Fırtına durumunda ise herhangi bir malzemenin<br />

binadan dışarı savrulmasına<br />

imkân yoktur çünkü sistemin statik hesabı<br />

çok kuvvetli rüzgar yüklerine göre yapılmakta<br />

ve bu yükleri koruma panelleri<br />

karşılamaktadır. Örneğin Folkart Incity<br />

projesinde alınan rüzgar yükü 156 km/h<br />

tir. Bu da 1,1 KN/m²’lik yüke eş değerdir.<br />

Tüm paneller vinçten bağımsız bir şekilde<br />

hidrolik olarak tırmandırılmaktadır. Kullanılan<br />

hidrolik pompaları 50 kN kapasiteye<br />

sahip olup, 15 -20 dakikada 1 kat üste<br />

alınabilmektedir.<br />

Hidrolik tırmanma işlemi sırasında RCS<br />

tırmanma ekipmanı, tırmanma ayaklığında<br />

kayıcı mafsal ile beraber çalışmakta<br />

Bilindiği gibi bu tip yüksek yapılarda imalatın<br />

yapılışı sırasında en önemli faktörlerden<br />

biri de rüzgardır. Rüzgar binalar<br />

arasında hafif olarak eserken bile kule<br />

inşaatlarında yükseklik arttıkça daha sert<br />

22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

ve bu şekilde kaldırılacak parçaya 5 tonluk<br />

kaldırma kuvveti uygulayarak parçanın<br />

50 cm’lik artışlarla tırmanmasını sağlamaktadır.<br />

Panelden bağımsız olarak kullanılan hidrolik<br />

pistonlar ve pompalar kat döşemesi<br />

üzerinde kolaylıkla hareket ettirilebilmektedir.<br />

Pistonların yer değiştirilerek kullanılması<br />

sistemde ekonomi sağlamaktadır.<br />

Folkart Incity projesinde A blok ve D Blok<br />

kulelerine toplamda 40 adet RCS-P panel<br />

ve 4 adet Outrigger (Çıkartma platformu)<br />

verilmiştir.<br />

Proje genelinde RCS’nin döşemeye bağlantısı<br />

Slab Shoe RCS ile yapılmıştır.<br />

Ancak projenin belli katlarında kısmi olarak<br />

düşük döşemeli bölümleri mevcuttur.<br />

Buralar için aşağıdaki çizimlerde de görülebileceği<br />

gibi özel çözüm üretilmiştir.<br />

Böylece projedeki tüm detaylar gerçekleştirilebilmiştir.<br />

Ankrajların yapıda doğru yere bırakılması<br />

sistemin düzgün ve sorunsuz tırmanması<br />

için son derece önemlidir. Bu nedenle<br />

RCS sistem dahilinde bulunan ankraj<br />

kolu, oluşabilecek montaj hatalarını tümü<br />

ile bertaraf etmektedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 23


TMS Kalıp ve İskele’nin yeni rotası:<br />

Kuveyt<br />

Eren Karaman / Satış Mühendisi<br />

Yurtdışındaki faaliyetlerine uzun yıllardır<br />

devam eden TMS Grup, mühendislik<br />

çözümlerini ve ürünlerini yepyeni bir<br />

oluşumla bu kez Kuveyt’te sergiliyor.<br />

Geçmişten günümüze Ortadoğu’da onlarca<br />

projede yer aldıktan sonra ilk olarak<br />

TMS Katar firmasıyla körfez ülkelerinde<br />

yerelleşmiş olup, ikinci adımını TMS Kuveyt<br />

markasıyla gerçekleştirerek bölgede<br />

adından söz ettirmeye devam etmektedir.<br />

Bölgeye oldukça hızlı bir giriş yapan TMS,<br />

yine zorlu bir projenin üstesinden gelmeyi<br />

başarmıştır. Başkent Kuveyt şehrinin en<br />

uzun ve en işlek caddelerinden biri olan<br />

Al Ghouse Caddesinin Kuveyt Bayındırlık<br />

Bakanlığı bünyesinde 5. Kavşak ile 6.<br />

Kavşak arasında bakım ve onarım çalışmaları<br />

yürütülmektedir. Bu proje kapsamında<br />

yer alan RA/263 köprüsünün yapımında<br />

ağır yük taşıyabilen TMS Kam’a<br />

iskele sistemi kullanılmıştır.<br />

Yaklaşık 5,5 ila 6 metre yüksekliğinde ve<br />

185 metre uzunluğunda olan köprünün<br />

prekast döşeme segmentleri öncelikle<br />

Kam’a iskele sisteminin üzerine yerleştirilmesinin<br />

ardından segmentin içindeki<br />

boşluklardan halatların geçirilip gerdirilmesiyle<br />

kendini taşır hale gelmektedir.<br />

Uzunlukları 2,67 m olan segmentlerin<br />

her biri kanatlarıyla birlikte 13,5 metre<br />

genişliğinde tek gözlü kutu kesitlerden<br />

oluşmaktadır ve 1 segment 64 ton ağırlığa<br />

sahiptir. Kam’a iskele ayakları, yatay<br />

bağlantıları ve özel çapraz elemanları ile<br />

desteklenerek düşey yüklerin yanında yanal<br />

yükleri de güvenli bir şekilde aktarabilen<br />

bir sistem haline gelmiştir.<br />

İskelelerin üzerinde ayarlanabilir özel<br />

başlıklar üzerinde HEB ana taşıyıcı profilleri<br />

ile betonarme segmentler taşınmakta-<br />

24<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

dır. Bu profillerin üzerine konumlandırılan<br />

hidrolik pistonlar sayesinde segmentlerin<br />

yerleşimi hassas bir şekilde gerçekleştirilmektedir.<br />

Genel itibariyle çalışmalara 2016 yılının<br />

Aralık ayında başlanılan projenin 3 yıl<br />

içinde, <strong>2019</strong> sonu ile bitirilmesi hedeflenmekte<br />

olup, sadece bu kısmın proje<br />

ihale bedeli yaklaşık 20 milyon USD tutarındadır.<br />

Projenin yükleniciliği Combined<br />

Group Contracting Company (K.S.C) tarafından<br />

yürütülmektedir.<br />

Körfez ülkelerinin dışında, birçok yeni ülkeye<br />

2018 yılında giriş yapan TMS Grup,<br />

Avrupa ve Uzakdoğu dahil dünyanın birçok<br />

noktasına markasını taşımaya devam<br />

edeceğinin sinyalini veriyor.<br />

KAM’A İSKELE SİSTEMİ<br />

KAM’A İskele Sistemi; flanşlı/kamalı bağlantı<br />

noktaları ve ihtiyaca göre sıklığı<br />

ayarlanabilir yatay bağlantı detayları ile<br />

gerek cephe iskelesi gerekse kalıp iskelesi<br />

olarak kullanılabilen, çok yönlü̈, yüksek<br />

güvenlikli, örme iskele sistemidir.<br />

TMS KAM’A, BS EN 12810, 12811,<br />

12812, 12813 standartlarına uygun olarak<br />

üretilmektedir.<br />

Cephe iskelesi olarak kullanıldığında BS<br />

EN 12811’deki yük sınıflarından 4. sınıf<br />

(300 kg/m²) iş iskelesi standartlarını güvenle<br />

karşılar. Kurma yüksekliği standart<br />

modelde 24,5 m’dir ve TSE sertifikasına<br />

sahiptir.<br />

yüksek emniyet standartlarına uygun olarak,<br />

güvenle, uzun süreli kullanıma imkân<br />

verir.<br />

Kam’a sistemi, düşer başlıklı döşeme kalıplarının,<br />

çalışma platformlarının, merdiven<br />

kulelerinin, gezer iskelelerin, seyirci<br />

tribünlerinin de alt iskelesi olarak kullanılabilmektedir.<br />

Kam’a sisteminin birçok<br />

eleman ve aksesuarı TMS’nin diğer iskele<br />

sistemi ile ortak kullanım avantajına<br />

sahiptir.<br />

Kam’a İskele Farklı Kullanım Alanları<br />

Cephe iskelesi ve ağır yük iskelesinin<br />

dışında mobil iskele ve platformlar da<br />

Kam’a elemanları kullanılarak kurulabilir.<br />

Kam’a Sistemi: 1,00m den 3,00m ye<br />

kadar 5 farklı ölçüde dikmeye sahip olduğundan,<br />

çok esnektir. İskelenin genişliği<br />

akstan aksa Kam’a 73’de 0,73m ve<br />

Kam’a 105 de 1.05m’dir. İskele konsolları<br />

kullanılarak genişlik arttırılabilmekte ve<br />

böylece özel uygulamalara cevap verilebilmektedir.<br />

Bütün çelik elemanları daldırma galvanizli<br />

olan TMS Kam’a sistemi, bu sayede<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 25


ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

olarak ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlayacak bir büyük<br />

projede daha yer almaktan onur duyuyoruz<br />

Teknoden Proje Yönetim Danışmanlık<br />

firmasının, inşaat proje yönetim ve müşavirlik<br />

hizmetlerini yapmış olduğu Heg<br />

Gıda’nın Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki<br />

üretim tesisi kaba yapı işlerini<br />

yapacak olan Nisa Güneş İnşaat, çözüm<br />

ortağı olarak ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemlerini<br />

tercih etti.<br />

Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışmaları<br />

süren, yaklaşık 140 bin metrekare<br />

inşaat alanına sahip Balıkesir Organik<br />

Gıda Fabrikası’nın kaba yapı imalatları<br />

ÖZLER ile yapılıyor. Dünya markalarına<br />

üretim yapacak olan Organik Gıda Fabrikası,<br />

Balıkesir’e önemli bir istihdam kaynağı<br />

yaratıp bölgenin kalkınmasına önemli bir<br />

katkı sağlanacak. Sadece bir fabrika binası<br />

olmaktan öte bölgesel kalkınmaya destek<br />

olacak, sürdürülebilir bir döngü oluşturarak<br />

bölgeye ve ülkemize bu büyük katkıları verecek<br />

bu projede ÖZLER Kalıp ve İskele<br />

Sistemleri olarak yer almak bizlere ayrıca<br />

mutluluk vermektedir.<br />

Bittiğinde yeşil bina standartlarında uygun<br />

olarak gıda alanında Avrupa’nın en büyük<br />

üretim tesisi olacak olan bu projenin temel<br />

oturum alanı 70.000 m² olup kapalı İnşaat<br />

alanı 140.000 m² dir. Eğimli bir arazi üzerine<br />

büyük bir kitle olarak inşa edilen proje,<br />

iki ana kütleden oluşuyor. Bu iki kütleden<br />

bir tanesi yaklaşık 500 kişilik çalışanların<br />

sosyal ihtiyaçlarının çözümü ve hijyen ile<br />

ilgili fonksiyonları bulunurken ağırlıklı olarak<br />

lojistik ve sevkiyat birimlerini barındırıyor<br />

ikinci kütle ise yönetim binası, matbaa,<br />

otel, organik market ve kapalı otoparklar<br />

yer alıyor ayrıca ikinci kütlede “Sprout” adı<br />

verilen çimlendirme işlemi yapılıyor.<br />

Projede Kullanılan Ürünümüz<br />

‘RAPIDO Panel Kalıp Sistemi’<br />

Panellerimiz 25 farklı tip olarak üretilmektedir.<br />

30 cm - 45 cm - 60cm - 75cm - 90 cm<br />

- 120 cm olmak üzere 5 farklı genişlikte ve<br />

60 cm - 150 cm - 270 cm - 300 cm - 330 cm<br />

olmak üzere 5 farklı yüksekliktedir.<br />

Ürünler şantiyeye kullanıma hazır olarak<br />

gönderilir. Sistemin ana çerçevesinde Welser<br />

Profile tarafından dizayn edilmiş mukavemet<br />

değeri yüksek profil kullanılmaktadır.<br />

Panel yüzeyinde 21 mm birch plywood<br />

kullanılmaktadır.<br />

ÖZLER tarafından tasarımı yapılan kalıplarda<br />

80 kN/m² taze beton basıncı dikkate<br />

alınmıştır.<br />

Üretimlerimiz robot teknolojisi ile yapılmaktadır.<br />

26<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 27


İstanbul<br />

Havalimanı’na<br />

ahşap tasarım<br />

Resmi açılışı 29 Ekim’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan ve tüm<br />

fazları devreye alındığında dünyanın en büyüğü olacak İstanbul Havalimanı, tasarımıyla<br />

da göz kamaştırıyor. İç mimarisinde yerli şirketlerin ürünlerinin tercih edildiği havalimanının<br />

ahşap bölümlerinde Yıldız Entegre’nin siyah, bambu, beyaz ve alya renkleri dikkat çekti.<br />

Özellikle havalimanının ofis bölümlerinde Yıldız Entegre’nin beyaz renkli ürünleri tercih edildi.<br />

Büyüklüğü, coğrafi konumu, teknik özellikleri<br />

ve yolcu kapasitesiyle dünyayı kendine<br />

hayran bırakan İstanbul Havalimanı<br />

tasarımıyla da büyük beğeni topluyor.<br />

Tüm fazları devreye alındığında yılda<br />

200 milyon yolcuya ev sahipliği yapacak<br />

ve bu alanda dünyanın en büyüğü olacak<br />

İstanbul Havalimanı, bünyesinde barındırdığı<br />

Türk motifleriyle de geçmişe ışık<br />

tutuyor.<br />

Bir yandan çağdaş ve fonksiyonel tasarımıyla<br />

modern mimariye sahip olan, bir<br />

yandan da İstanbul’un kültürel mirasından<br />

derin izler taşıyan havalimanı Türkiye’nin<br />

yerli firmalarının da gövde gösterisine<br />

sahne oluyor. Bu firmaların arasında<br />

yer alan Yıldız Entegre’nin siyah, bambu,<br />

beyaz ve alya renkleri kullanıldığı alanlarda<br />

yarattığı uyum ile dikkat çekti. Havalimanındaki<br />

ofis tasarımlarında ise ağırlıklı<br />

olarak Yıldız Entegre’nin beyaz rengi tercih<br />

edildi.<br />

TASARIM HER ZAMAN ÖN<br />

PLANDA<br />

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan<br />

Yıldız Entegre Pazarlama ve Kurumsal<br />

İletişim Müdürü Ercan Şahin, faaliyet gösterdikleri<br />

orman ürünleri alanında tasarıma<br />

her zaman çok büyük önem verdiklerinin<br />

altını çizerken; “Gerek tasarımıyla<br />

gerekse ülkemiz ekonomisine sağladığı<br />

büyük katkılarla Türkiye Cumhuriyeti tarihine<br />

altın harflerle yazılmış bu dev projede<br />

yerli ürünlerimizle yer almaktan büyük<br />

gurur duyuyoruz. Ülkemizin gurur kaynağı<br />

olarak gördüğümüz bu önemli projede<br />

bizleri tercih ettikleri için tüm iş ortaklarımıza<br />

teşekkür ediyoruz.<br />

Böylesi değerli projelerde yer almak, ülke<br />

ve paydaş değerlerini gözeterek global<br />

bir oyuncu olmak misyonumuzu gerçekleştirmemize<br />

katkı sağlıyor. Bu topraklarda<br />

doğmuş ve büyümüş bir şirket olarak<br />

bir dünya markası olma hedefiyle yolumuza<br />

emin adımlarla devam ediyoruz”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Tepe Aura projesinin yalıtımında<br />

İzocam ürünleri tercih edildi<br />

Tepe Aura projesinde yalıtım danışmanlığı hizmeti veren İzocam, her ihtiyaca uygun<br />

şekilde sunduğu ürün ve çözümleri ile Türkiye’nin iddialı projelerinin tercihi olmaya devam<br />

ediyor. İzocam, Türkiye’nin en önemli projelerine uzmanlığıyla hizmet sunmayı ve yalıtım<br />

ürünleri temin etmeyi sürdürüyor. Önemli pek çok projeye yalıtım danışmanlığı hizmeti<br />

veren İzocam her ihtiyaca uygun şekilde sunduğu ürün ve çözümleri ile Türkiye’nin iddialı<br />

projelerinde çözüm ortağı olarak yer alıyor.<br />

Son olarak Tepe İnşaat tarafından yapılan<br />

Tepe Aura projesinde de İzocam<br />

ürünleri kullanıldı. Çekmeköy Ömerli’de<br />

16 bin metrekare alan üzerine kurulan<br />

ve 98 konuttan oluşması planlanan Tepe<br />

Aura projesi 2017 yılında başladı ve <strong>2019</strong><br />

yılında tamamlanması öngörülüyor.<br />

Projenin yalıtımında İzocam bayisi EPAŞ<br />

tarafından temin edilen İzocam Ara Bölme<br />

Levhası (ABL) ürünü kullanıldı. Ürünün<br />

uygulaması ise Turuncu İnşaat tarafından<br />

gerçekleştirildi.<br />

Esnekliği ve yumuşaklığı yanında kendini<br />

taşıyabilen özelliğiyle hızla uygulanabilen<br />

bir ürün olan İzocam Ara Bölme Levhası,<br />

sahip olduğu doğal içeriği ve toz yapmayan<br />

yapısı, kolay kesimi sayesinde,<br />

uygulayıcıya rahat ve sağlıklı bir çalışma<br />

ortamı yaratması nedeni ile tercih edildi.<br />

Ayrıca hızlı uygulama imkanı sunan ürün<br />

uygulayıcı firmaya zamandan tasarruf da<br />

sağlattı.<br />

Farklı kalınlıklarda üretilebilen Ara Bölme<br />

Levhası, ara bölme duvarlarda, ısı ve<br />

üstün ses yalıtımı sağlıyor; A1 sınıfı yanmaz<br />

özelliği sayesinde olası yangınlarda<br />

zaman kazandırıyor.<br />

Sektörün ve kullanıcıların beklentilerine<br />

en iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde<br />

geliştirilen İzocam Ara Bölme Levhası,<br />

CE ve sadece biyo ürünlere verilen, çevreye<br />

ve insan sağlığına zararlı olmadığını<br />

belgeleyen EUCEB belgelerine de sahip<br />

olarak kalitesini uluslararası alanda kanıtlamış<br />

bir ürün.<br />

İzocam’ın Tepe Aura projesinde tercih<br />

edilen İzocam Ara Bölme Levhası (ABL)<br />

hafif ara bölmelerde kullanılmak üzere<br />

geri dönüşümlü malzemeler kullanılarak<br />

geliştirildi. Düşük ısı iletim katsayısı ile<br />

İzocam Ara Bölme Levhası, farklı sıcaklık<br />

ve zamanlarda iklimlendirilen hacimler<br />

arasında da enerji verimli ara duvarların<br />

teşkil edilmesini sağlıyor, enerji tasarrufu<br />

ve konforu artırıyor.<br />

Gelişmiş kalite anlayışının yanında, özel<br />

olarak yalıtım danışmanlığı hizmeti veren<br />

İzocam, ısı, ses, tesisat yalıtımı ve yangın<br />

güvenliği açısından yönetmeliklere ve<br />

projelere uygun şekilde doğru ürünü öneriyor.<br />

İzocam ve ürünleri marka projelerin<br />

yalıtımında kalitesi, satış öncesi ve sonrası<br />

sağladığı hizmetlerin güvenirliği ve<br />

uzmanlığı nedeniyle tercih ediliyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 29


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Çözüm Ortağı<br />

Orkun Ürkmez<br />

BTM Yönetim Kurulu Üyesi Orkun Ürkmez,<br />

2018 Yılını ve <strong>2019</strong> yılı sektör beklentilerini<br />

ekonomik açıdan değerlendirdi;<br />

Geride bırakmak üzere olduğumuz<br />

2018 yılı, ülkemiz açısından aşırı<br />

yüksek dış borç seviyesi ve satılmayı<br />

bekleyen konut stoğu fazlalığının<br />

yanı sıra yurt içi ve dışında cereyan<br />

eden muhtelif belirsizliklerin etkileriyle<br />

beklenenden kötü geçmiştir.<br />

Dış borç seviyesinin yüksek olması<br />

doğrudan döviz kurlarının yükselmesine<br />

neden olmuş, beraberinde<br />

fiyatları, enflasyonu ve faizi arttırmıştır.<br />

Bunun neticesinde, TL olarak<br />

elde edilen kazançlar döviz karşısında<br />

erimiştir. Böyle bir ortam haliyle<br />

konut satışlarının durma noktasına<br />

gelmesine ve dolayısı ile yeni yatırımların<br />

ertelenmesine hatta yapımı<br />

süren birçok projenin de askıya alınmasına<br />

neden olmuştur.<br />

Tüm bu negatif gelişmelerden yalıtım<br />

sektörü de olumsuz şekilde etkilenmiştir.<br />

Sektörümüzde üretici, satıcı<br />

ve uygulamacı bazında iflaslar,<br />

iflas ertelemeler, küçülmeler yaşanmaktadır<br />

ve önümüzdeki süreçte de<br />

bunun devam edeceğini öngörmek<br />

yanlış olmayacaktır.<br />

Orkun Ürkmez, “2017 yılında yayımlanarak<br />

yürürlüğe giren Su Yalıtım<br />

Yönetmeliği ile birlikte 2018 yılında<br />

pazarda büyüme beklentileri bulunduğunu<br />

fakat mevcut ekonomik<br />

koşullar nedeniyle bu beklentinin<br />

gerçekleşmediğini gözlemlendiğini<br />

belirterek; ekonominin önümüzdeki<br />

birkaç yıl içinde düzelmesi beklentisiyle<br />

birlikte, Su Yalıtım Yönetmeliği’nin<br />

sektör üzerinde olumlu etkilerinin<br />

görüleceğini tahmin etmekteyiz.”<br />

dedi. Ürkmez, son kullanıcılara yönelik<br />

su yalıtımı bilincinin arttırılması<br />

noktasında çalışmaların artarak devam<br />

etmesi gerektiğini vurguladı.<br />

Yerli ve yabancı tüm tahminler <strong>2019</strong><br />

yılında Türkiye’de ekonomik küçülmeyi<br />

işaret etmektedir. Ekonomik<br />

küçülme 2018 yılının üçüncü çeyreğinde<br />

iyice hissedilir olmuştur ve<br />

<strong>2019</strong> yılında da düşük ekonomik<br />

faaliyet ve iş hacmi olarak karşımıza<br />

çıkacaktır. Böyle bir ortamda<br />

hem tüketicilerin hem de üretici ve<br />

satış noktalarının çok temkinli hareket<br />

etmeleri gerekmektedir. Tüketici<br />

cephesinde, ödediği paranın karşılığı<br />

olan mal ve hizmetleri alma riski<br />

varken, üretici ve satış noktası cephesinde<br />

de verdiği ürünün karşılığını<br />

tahsil etme riski olacaktır.<br />

Ürkmez, “Her zaman olduğu gibi<br />

tüketicilere tavsiyemiz standartlara<br />

uygun üretim yapan köklü firmalar<br />

ve onların güvenilir satış ağında<br />

yer alan bayilerden ürün ve hizmet<br />

almak konusunda seçici ve ısrarlı<br />

olmalarıdır. BTM, 44 yıla yaklaşan<br />

tecrübesi, yetkin çalışan kadrosu,<br />

Türkiye’de yalıtım alanında bir ilk<br />

olan AR-GE merkezi, geniş bayi ağı<br />

ve ürün yelpazesi ile bu noktada<br />

yapı profesyonellerinin ve son kullanıcının<br />

her zaman yanındadır ve<br />

yanında olmaya devam edecektir.”<br />

diyerek sözlerini tamamladı.<br />

32<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Ankara’nın kalbinde yükselen YDA Center projesinde<br />

Wilo ürünleri tercih edildi<br />

Tüm dünyada, yapılardan endüstriyel proseslere, ziraattan genel amaçlı temiz ve kirli su<br />

transferine, altyapı yatırımlarından arıtma tesislerine kadar uzanan geniş bir yelpazede<br />

kullanılan Wilo pompaları, Türkiye’de de en prestijli proje ve yapılarda tercih ediliyor.<br />

Wilo’nun son teknolojiye sahip pompa sistemlerini kullanan projeler arasına Ankara’nın<br />

kalbinde yükselen iş ve yaşam merkezi YDA Center da katıldı.<br />

YDA Group tarafından hayata geçirilen,<br />

modern tasarımı ve mimarisiyle son dönemin<br />

en büyük projelerinden biri olan iş<br />

ve yaşam merkezi YDA Center, pompa<br />

sistemleri konusunda Wilo ile çalışmayı<br />

tercih etti.<br />

Yenilikçi mimarisiyle oluşturulan karma<br />

yaşam projesinde; 859 adet ofis, 50 adet<br />

dükkan, 42 adet restoran/kafe yer alırken,<br />

doğu tarafındaki ofis binası toplam<br />

48 kat, batı tarafındaki ofis binası toplam<br />

30 kat olarak yükseliyor. YDA Center projesi<br />

aynı zamanda metro ve Ankaray raylı<br />

sistemlerinin üzerinde bulunması sebebiyle<br />

şehrin ulaşımı en kolay lokasyonlarından<br />

biri olma konusunda da dikkatleri<br />

üzerine çekiyor.<br />

Wilo Helix V serisi hidroforlar<br />

kullanıldı<br />

Wilo’nun son teknolojiye sahip pompa<br />

sistemleri, YDA Center’da enerji verimliliği<br />

sağlıyor. Wilo’nun akıllı basınç yükseltme<br />

sistemleri ile 165 metre boyunca<br />

kesintisiz su temini elde ediliyor. Projede<br />

tercih edilen Wilo Helix V serisi hidroforlar,<br />

en az su ihtiyacında dahi çözüm oluyor.<br />

Tasarrufun adresi bir kez daha<br />

Wilo<br />

Akıllı bina sisteminin frekans konvertörü<br />

ile buluşması sayesinde tasarrufun adresi<br />

bir kez daha Wilo oldu. Projede yüksek<br />

enerji verimliliği elde edebilmek için<br />

tüm basınçlandırma sistemleri frekans<br />

konvertörlü tercih edildi. Sirkülasyon ve<br />

hidrofor pompalarının gün içerisinde değişken<br />

kapasite ihtiyaçlarının sağlanabilmesi<br />

ve sürekli en yüksek kapasitede<br />

çalışmaması için sabit devirli pompalar<br />

ile frekans konvertörlü kontrol panolarına<br />

yer verildi. Frekans konvertörlü CC-LB ve<br />

CC-LC panolarda bulunan pompa sayısı<br />

kadar frekans konvertör sürücüsü ile<br />

en yüksek verimliliği hedefleyen ve aynı<br />

zamanda tam zamanlı otomasyona bağlanabilen<br />

sistemler kurularak sistem güvenliği<br />

sağlandı.<br />

Atık su terfisinde çözüm: Wilo<br />

Drain WS serisi<br />

Projede hijyenik depolu sistemler ile çevreye<br />

duyarlı bir tutum sergilendi. Atık su<br />

terfisinde koku probleminin yaşanmaması<br />

için Wilo’nun Drain WS serisi kullanılarak<br />

hem hijyene önem verildi hem de sorunsuz<br />

çalışabilecek bir sistem kuruldu.<br />

Çözüm ortağı olduğu YDA Center projesinde<br />

tam otomasyonlu sistemler kullanan<br />

Wilo, enerji tasarrufunu yüksek<br />

teknoloji ile harmanlayarak kullanıcıların<br />

hayatına sonsuz güven ve değer kattı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 33


DOSYA<br />

DOSYA KONULARI:<br />

Yalıtım & İzolasyon <strong>Malzeme</strong>leri ve Teknolojileri...<br />

Isıtma & Soğutma & Havalandırma Sistemleri...


Daikin’in Sakura Kadın Teknisyenleri<br />

tabuları yıktı<br />

Daikin Türkiye, 2017 yılında eğitimlerine başladığı Sakura Kadın Teknisyenler Projesi ile<br />

iklimlendirme sektöründe ‘erkek işi’ olarak bilinen teknisyenlik alanına kalifiye kadın iş gücü<br />

kazandırdı. Bugün Daikin Türkiye bünyesinde çalışan 43 kadın teknisyen, ekipleriyle birlikte<br />

şantiyelere, evlere giderek kurulumlarda yer alıyor, arızaları gideriyor, proje ve denetleme<br />

faaliyetlerine katılıyor.<br />

Daikin Türkiye, kadın istihdamını ve fırsat<br />

eşitliğini desteklemek amacıyla sektöre<br />

kazandırdığı kadın bayileri ve teknisyenleriyle<br />

birlikte iklimlendirme alanına farklı bir<br />

soluk getiriyor. KOSGEB (Küçük ve Orta<br />

Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme<br />

İdaresi Başkanlığı), KalDer (Türkiye<br />

Kalite Derneği) ve Daikin’in kadın girişimcilere<br />

destek olmak amacıyla 2015 yılında<br />

hayata geçirdiği Sakura Projesi, girişimci<br />

kadınlara iklimlendirme sektöründe bir<br />

kapı açmıştı. Daikin Türkiye, 2017 yılında<br />

eğitimlerine başladığı Sakura Kadın Teknisyenler<br />

Projesi ile de ‘erkek işi’ denilen<br />

teknik alana kalifiye kadın iş gücü kazandırıyor.<br />

Bugün Daikin Türkiye bünyesinde çalışan<br />

43 kadın teknisyen, ekipleriyle birlikte<br />

şantiyelere, evlere giderek kurulumlarda<br />

yer alıyor, arızaları gideriyor, proje ve denetleme<br />

faaliyetlerine katılıyor. Projenin<br />

detayını öğrenen birçok Daikin müşterisi,<br />

teknisyenleri cesaretinden dolayı kutluyor<br />

ve manevi destek oluyor. Özellikle kadın<br />

müşteriler, Sakura kadın teknisyenlere<br />

olan güvenlerini ve onlarla gurur duyduklarını<br />

dile getiriyor.<br />

Daikin, iklimlendirme sektöründe<br />

kadınlara yeni bir iş alanı açıyor<br />

Daikin’in Sakura Kadın Teknisyenler Projesi,<br />

rol model olarak gerek iklimlendirme<br />

sektöründe gerekse benzer alanlarda<br />

diğer kadınları cesaretlendirecek ve Türkiye’de,<br />

hatta dünya iklimlendirme sektöründe<br />

kadınlara yepyeni bir çalışma alanı<br />

açacak bir sosyal sorumluluk projesi.<br />

Proje, Daikin’in kadınların her iş kolunda<br />

var olabileceğini göstermek ve markanın<br />

müşterilerine sunduğu hizmette fark yaratma<br />

fikriyle doğdu. Japonya’da servis teknisyeni<br />

olarak çalışan kadınlardan ilham<br />

alan uygulama, “Türkiye’de de neden olmasın?”<br />

düşüncesiyle hayata geçti.<br />

Daikin, Sakura Kadın Teknisyenler Projesi<br />

kapsamında yapılacak eğitim programını<br />

Türkiye genelinde hizmet veren 500 yetkili<br />

servisiyle paylaşıyor ve kadın teknisyen<br />

arayışı bayiler üzerinden duyuruluyor.<br />

Aday görüşmelerini Satış Sonrası Hizmetler<br />

ve Daikin Akademi yöneticileri gerçekleştiriyor<br />

ve uygun kadın adaylar eğitim<br />

programına dahil ediliyor. 12 günlük eğitim<br />

programı boyunca ‘Split Klima Temel Soğutma<br />

Eğitimi’, ‘Müşteri Memnuniyeti Eğitimi’,<br />

‘Split Sky Multi Eğitimi’, ‘Kombi-Temel<br />

Isıtma Eğitimi’ ve ‘PDS Kazien Eğitimi’ alan<br />

kadın teknisyenler, işe hazır hale geliyor.<br />

Daikin Sakura Kadın Teknisyenler Projesi<br />

çerçevesinde 3’üncü etap teknisyenler<br />

Aralık ayı itibariyle Daikin münhasır servislerinde<br />

çalışma hayatlarına başladı.<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

13 ilde, 43 kadın teknisyen işbaşı<br />

yaptı<br />

Sakura Kadın Teknisyenler Programı kapsamında<br />

ilk olarak 13 farklı ilden 23 kadın<br />

teknisyenin işbaşı yaptığını söyleyen Daikin<br />

CEO’su Hasan Önder, programla ilgili<br />

şu detayları paylaştı: “Kurum felsefemizde<br />

yer aldığı gibi içinde yaşadığımız topluma<br />

değer katan ve çalışanlarına fırsat eşitliği<br />

sunan bir şirket olarak, kadınlarımızı desteklemek,<br />

onları ekonomiye ve sektörümüze<br />

kazandırmak bizim için çok önemli.<br />

Başlangıçta bu programı pilot şehirler<br />

olarak İstanbul, İzmir ve Ankara’da deneyelim<br />

diye düşünmüştük. Ancak Bursa’dan<br />

Konya’ya, Mardin’den Diyarbakır’a kadar<br />

13 farklı ilden başvuru aldık. 2’nci ve 3’ncü<br />

etaplarda toplam 20 kişi programa dahil<br />

oldu. Şu anda toplam 43 kadın teknisyen<br />

ile devam ediyoruz. Her biri çok başarılı,<br />

azimli ve yetenekli bu kadınlarımız ile sektörde<br />

yepyeni bir sayfa açtık. Onlar sadece<br />

kendi hikayelerinin kahramanı değil,<br />

aynı zamanda hem sektörümüz hem de<br />

ülkemiz için öncü ve örnek kadınlar. Daikin<br />

Türkiye olarak Temmuz 2011’de yola<br />

çıkarken şirket bünyesinde 54 olan kadın<br />

çalışan sayımız bugün 406’ya çıktı. Sadece<br />

beyaz yakalı çalışan sayımızda değil,<br />

mavi yakalı çalışan sayımızda da artış söz<br />

konusu. Bünyemizde çalışan çok başarılı<br />

kadın kaynak ustalarımız var, Daikin’in düzenlediği<br />

Kaynak Olimpiyatları’ndan her<br />

yıl ödülle dönüyorlar. Sakura Kadın Girişimci<br />

Destekleme Projesi ve Sakura Kadın<br />

Teknisyenler Projesi gibi fark yaratan<br />

programlarla kadınların iş hayatında eşit<br />

şartlarda ve etkin bir şekilde yer almasına<br />

katkıda bulunuyoruz. Kadın girişimcilere<br />

ve teknisyenlere yönelik Sakura Projesi<br />

ile TEGEP’in Öğrenme ve Gelişim Ödülleri<br />

yarışmasının Toplumsal Katkıda Fark<br />

Yaratan Gelişim Projesi kategorisinde “EN<br />

İYİ” proje ödülüne layık görüldük. Daikin<br />

olarak bir yandan fırsat eşitliği ilkemiz doğrultusunda<br />

hem beyaz hem de mavi yakalı<br />

kadın çalışan oranımızı yüzde 30’lardan<br />

daha yukarı çıkarmak için çalışırken, diğer<br />

yandan kadınların mesleki gelişimlerine<br />

katkıda bulunarak işgücüne katılımlarını<br />

desteklemeye devam edeceğiz.”<br />

Hedef, 4 yılda 100 kadın teknisyene<br />

ulaşmak<br />

“Sakura Kadın Teknisyenler Programı ile<br />

hedefimiz, 2020 yılında 100 kadın teknisyenimizle<br />

birlikte sahada hizmet vermek”<br />

diyen Daikin Türkiye Satış Sonrası<br />

Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Olcay<br />

Avcı, Aralık ayıyla birlikte eğitimlerini ve<br />

stajlarını tamamlayan 43 kadın teknisyen<br />

ile sahada hizmet verdiklerini söylüyor.<br />

Daikin’in kadın istihdamını desteklemek<br />

amacıyla hayata geçirdiği Sakura Kadın<br />

Teknisyenler Programı için müzisyen Dilek<br />

Kavraal tarafından özel bir beste ve<br />

film de yapıldı. Kadınların cesareti ve kararlılığı<br />

önünde kimsenin duramayacağını<br />

vurgulayan “Yaparım” adlı şarkı ve film,<br />

#BenimKızımYapar, #BenimEşimYapar ve<br />

#BenimAnnemYapar hashtag’leri ile Dünya<br />

Kadınlar Günü’nde sosyal medyada yayınlanmıştı.<br />

‘Çiçekler takmana gerek yok,<br />

dallarımı kırma yeter’, ‘Işıklar yakmana gerek<br />

yok, güneşin önünde durma yeter’ ve<br />

‘Yaparım dediysem yaparım’ gibi güçlü ifadelerin<br />

yer aldığı ‘Yaparım’ şarkısı, Daikin<br />

kadınlarının kararlılığını ve bunların önünde<br />

kimsenin duramayacağını yansıtıyor.<br />

Daikin, gençlerin eğitimine katkıda bulunmaya devam ediyor<br />

Bugüne kadar farklı üniversitelerde düzenlenen onlarca eğitime<br />

katılan ve destek olan Daikin, bu kez de İstanbul Teknik<br />

Üniversitesi’nde Mimarlık Fakültesi öğrencilerine yönelik<br />

bir eğitim verdi. 13 Kasım 2018 günü üniversitenin Taşkışla<br />

Kampüsü’nde gerçekleşen ve ‘Enerji Verimli İklimlendirme<br />

Sistemleri’ başlığını taşıyan etkinlikte, Daikin Türkiye Isıtma<br />

Departmanı Bölge Müdürü Arslan Çağlayan Gürel, 100’e<br />

yakın mimarlık öğrencisine enerji verimliliğinde dünya trendlerinden<br />

Türkiye ve Avrupa’nın emisyon hedeflerine, iklimlendirme<br />

sistemleri uygulama detaylarından bu detaylarda<br />

mimari çalışmanın önemine kadar geniş bir perspektifte bilgiler<br />

verdi.<br />

İklimlendirme sektörünün öncü markası Daikin, her yaştaki<br />

öğrencinin eğitimine tam destek veriyor. Bugüne kadar katıldığı<br />

ve düzenlediği etkinliklerle gençlerin eğitimine katkı<br />

veren Daikin, özellikle iklimlendirme sektörünü direkt ya da<br />

dolaylı olarak etkileyen branşlara büyük önem gösteriyor. Bu<br />

bağlamda 13 Kasım 2018 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi<br />

Mimarlık Fakültesi öğrencilerine ‘Enerji Verimli İklimlendirme<br />

Sistemleri’ başlığını taşıyan bir eğitim veren Daikin<br />

Türkiye Isıtma Departmanı Bölge Müdürü Arslan Çağlayan<br />

Gürel, gençleri sektör ve HVAC ürünleri hakkında bilgilendirirken,<br />

iklimlendirme sektörünün yeni trendlerinden de söz<br />

etti. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin Taşkışla<br />

Kampüsü Prof. Dr. Nezih Eldem Konferans Salonu’nda<br />

gerçekleşen etkinliğe 100’e yakın mimarlık öğrencisi katıldı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 37


“Biz, termoteknolojinin geleceğiyiz”<br />

Dosya<br />

“Bosch Termoteknik olarak yeni vizyonumuz çerçevesinde müşterilerimize yenilikçi<br />

iklimlendirme çözümleri ve sıcak su ürünleri sunmayı, ilham veren ürünlerimizle<br />

kullanıcılarımızın yaşam kalitesini artırmayı ve sektöre sunduğumuz katkıların devamlılığını<br />

amaçlıyoruz.”<br />

Doğaya saygılı ve verimli enerji kullanımını<br />

odak noktasına koymuş olan Bosch<br />

Termoteknik Türkiye; uzun ömürlü, yüksek<br />

verimli, çevre dostu, enerji tasarrufu<br />

sağlayan ve yenilenebilir enerjiye dayanan<br />

ileri teknoloji kullanımı misyonuyla<br />

faaliyetlerini gerçekleştirmekte.<br />

Bosch Termoteknik Türkiye, Orta Doğu<br />

ve Kafkasya Pazarlama Direktörü Ali Aktaş<br />

ile dosya konumuz çerçevesinde kısa<br />

bir röportaj çalışması gerçekleştirdik. Bizlere<br />

vakit ayırarak sorularımızı yanıtlayan<br />

sayın Aktaş’a teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Bosch Termoteknik Türkiye olarak uzun<br />

yıllardır ısıtma, soğutma ve havalandırma<br />

sektörüne Bosch ve Buderus markalarımızla<br />

hizmet veriyoruz.<br />

Bosch Termoteknik, Bosch’un Enerji ve<br />

Bina Teknolojileri iş kolunda yer almaktadır.<br />

Bosch Global olarak bu iş kolunun<br />

büyümesine yüksek değer vermektedir.<br />

Bunun sonucunda da işkolumuz her yıl<br />

istikrarlı bir büyüme katetmektedir. Aynı<br />

zamanda Türkiye gerek gelişen ekonomisi<br />

gerekse genç nüfusuyla yarattığı<br />

potansiyel açısından Bosch’un en önem<br />

verdiği pazarlardan biridir.<br />

Bosch Termoteknik Türkiye, 1000’in üzerinde<br />

çalışanı ile hem iç pazar hem de<br />

uluslararası pazar için güçlü bir üretim<br />

kapasitesine sahiptir. Üretiminin %70’ini<br />

Avrupa, Kafkaslar, Orta Doğu, Körfez<br />

Bölgesi, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki<br />

toplam 41 ülkeye ihraç etmektedir. Yoğuşmalı<br />

kombide pazar lideri olan Bosch<br />

Manisa Fabrikası’nda her yıl 800.000’den<br />

fazla kombi üretilmektedir. Tüm dünyaya<br />

yaptığı satışla Türkiye’nin en büyük 37.<br />

ihracatçısıdır ve kendi sektörünün en iyi<br />

Ar-Ge Merkezi ve ihracat lideri unvanlarına<br />

sahiptir. 109 bin metrekarelik alana<br />

kurulu fabrika, 27 yıldır ürünlerini hem<br />

tasarlayan hem de geliştiren bir üs konumundadır.<br />

Ayrıca ArGe merkezimizde 5 yıldır üst<br />

üste sektörünün en başarılı ArGe merkezi<br />

seçilerek önemli bir başarıya daha imza<br />

atmıştır.<br />

Tüm bu veriler ve ödüllerin ışığında Bosch<br />

Termoteknik Türkiye’nin Bosch globalde<br />

çok önemli ve stratejik konumda olduğunu<br />

söyleyebiliriz.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

Belirlediğimiz şirket stratejilerimiz<br />

doğrultusunda<br />

piyasaya sürdüğümüz<br />

ürünler, yer aldığımız<br />

platformlar ve yeni projelerimizle<br />

başarılı bir yılı<br />

arkamızda bıraktığımızı<br />

söyleyebiliriz. Manisa fabrikamızda<br />

gerçekleştirdiğimiz<br />

kombi üretimimizde<br />

bu sadede seneyi rekor bir<br />

üretimle kapatmayı planlıyoruz.<br />

Bu nedenle 2018 yılının<br />

firmamız için başarılı<br />

geçen bir yıl daha olduğunu<br />

söyleyebilirim.<br />

Ali Aktaş / Bosch Termoteknik Türkiye, Orta Doğu ve Kafkasya Pazarlama Direktörü<br />

Önümüzdeki<br />

yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

Belirlediğimiz büyüme planı dahilinde<br />

Türkiye ve sorumluluk alanımızdaki diğer<br />

ülkelerde mevcut varlığımızı güçlendirmeyi<br />

hedefliyoruz. Bunun yanı sıra; yeni<br />

ürünler, yeni pazarlar, yeni müşteriler ve<br />

yenilikçi satış dağıtım kanalları ile de ciromuzu<br />

artırmayı amaçlıyoruz.<br />

Özellikle VRF sistemler ve Endüstriyel<br />

Isıtma Sistemleri’nde pazar payımızı artırmayı<br />

ve yoğuşmalı kombilerde<br />

sürdürdüğümüz pazar<br />

liderliğimizi koruyarak<br />

sektördeki önemli ve güçlü<br />

bir oyuncu olmaya devam<br />

etmeyi planlıyoruz.<br />

Tüm bunlara ek olarak<br />

termoteknoloji sektörünün<br />

geleceğini şekillendirmek<br />

amacıyla, “Biz, termoteknolojinin<br />

geleceğiyiz”<br />

diyoruz. Ar-Ge çalışmalarımız<br />

ve ürünlerimizin dijitalleşmesine<br />

büyük önem<br />

veriyoruz. Bugüne kadar<br />

dünyada 200.000’in üzerinde<br />

bağlanabilir ürünlerin<br />

satışını gerçekleştirdik. Bu<br />

ürünlerin gelecekte büyük bir potansiyele<br />

sahip olacağını öngörüyoruz. Bosch<br />

Termoteknik olarak yeni vizyonumuz çerçevesinde<br />

müşterilerimize yenilikçi iklimlendirme<br />

çözümleri ve sıcak su ürünleri<br />

sunmayı, ilham veren ürünlerimizle kullanıcılarımızın<br />

yaşam kalitesini artırmayı ve<br />

sektöre sunduğumuz katkıların devamlılığını<br />

amaçlıyoruz.<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Proje<br />

Omran İnşaat’tan Türkiye’ye<br />

700 milyon TL’lik yatırım<br />

Türkiye pazarına büyüme hedefiyle giren Omran İnşaat, ilk büyük konut projesi ‘Kasr-ı<br />

Âlâ’dan sonra ‘Kasr-ı-Derya’ ve ‘Kasrı-Ahsen’ projelerini hayata geçirmek üzere düğmeye<br />

bastı. Lüks segment konut üretiminde marka olmayı hedefleyen Omran İnşaat ilk etapta<br />

700 milyon TL’lik yatırım öngörüyor.<br />

Türkiye pazarına büyüme hedefiyle giren<br />

Omran İnşaat, ilk büyük konut projesi<br />

‘Kasr-ı Âlâ’yı İstanbul’un gözde semtlerinden<br />

Çengelköy’de hayata geçirmesinin<br />

ardından ‘Kasr-ı-Derya’ ve ‘Kasrı-Ahsen’<br />

projelerini de hayata geçirmek üzere<br />

planlarını revize etti.<br />

Lüks segment konut üretiminde marka olmayı<br />

hedeflediklerini ve Türkiye’de kalıcı<br />

olarak yatırımlarını sürdüreceklerini söyleyen<br />

Omran İnşaat Genel Müdürü Ergin<br />

Bayram “Türkiye yatırımlarımıza devam<br />

ediyoruz. Bu ülkeye güveniyoruz. Burada<br />

kalıcı olmak istiyoruz. Krizler gelir geçer<br />

ama fırsatları da beraberinde getirir” dedi.<br />

Şirketin ilk konut projesi olan ‘Kasr-ı<br />

Âla’da sona yaklaştıklarını belirten Bayram,<br />

inşaatın temelini attıklarını belirterek<br />

dairelerin ise yüzde 20’sini sattıklarını<br />

ifade etti. Çengelköy’ün merkezinde 6<br />

bin metrekare alan üzerinde hayat bulan<br />

projenin, <strong>2019</strong> yılı ağustos ayında teslim<br />

edilmesinin planlandığını söyleyen Bayram<br />

“Lüks yaşam alanları inşa edeceğiz<br />

ve Türkiye’de büyüyeceğiz. Türkiye ekonomisine<br />

olan<br />

güvenimiz ve<br />

gelen talepler<br />

doğrultusunda<br />

ardından ‘Kasrı-Derya’<br />

ve<br />

‘Kasrı-Ahsen’<br />

projelerini de<br />

hayata geçirmek<br />

istiyoruz.<br />

Başlangıç için<br />

öngördüğümüz<br />

yatırım tutarımız<br />

700 milyon<br />

TL civarında<br />

diyebiliriz” dedi.<br />

Türkiye’de büyüme<br />

kararı<br />

alan Omran<br />

Holding, kentsel dönüşüm, lüks konut<br />

üretimi üzerine yoğunlaşmak üzere 2014<br />

yılında Omran İnşaat’ hayata geçirdi.<br />

Gerçekleştirdiği yüksek ihracat ile Türk<br />

malzemelerinin dünyada hakettiği değeri<br />

bulmasına yardımcı olmaya devam eden<br />

Ergin Bayram / Omran İnşaat Genel Müdürü<br />

Omran İnşaat’ın Türkiye’de hayata geçirdiği<br />

ilk konsept projesi de ‘Kasr-ı Âlâ’<br />

adıyla hayat buluyor. Lüks yaşam alanları<br />

inşa etmeyi planlayan şirket projelerinde<br />

‘Kasr-ı’ markasıyla büyümesini sürdürecek.<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

Bosch Termoteknik’ten<br />

Referans<br />

Proje<br />

Platformu<br />

Isıtma, soğutma<br />

ve havalandırma<br />

sektörünün önde gelen<br />

firmalarından Bosch<br />

Termoteknik referans<br />

projeleri için dijital<br />

platform oluşturdu.<br />

Başarılı projeleri ile sektörde önemli bir<br />

yere sahip olan Bosch Termoteknik oluşturduğu<br />

referans proje platformunu kullanıcıları<br />

ile buluşturdu. Geçmişten günümüze<br />

kazanılan tüm ısıtma ve soğutma<br />

projelerinin tek bir platform üzerinden<br />

sergilendiği dijital uygulamada proje listelerinin<br />

yanı sıra proje hakkında da detaylı<br />

bilgi bulunmaktadır.<br />

http://www.referanslarim-bosch-thermotechnology.com/<br />

adresinden ulaşılan<br />

Bosch Termoteknik Referans Platformu’nda<br />

ilgili projenin detay sayfasında<br />

bulunan ürün görseline tıklayarak ürünlerin<br />

3D videolarına ulaşabilir, ürün hakkında<br />

detaylı bilgi için ise ürün ismine<br />

tıklayarak internet sayfasına kolayca ulaşabilirsiniz.<br />

Bosch Termoteknik’ten tüm yetkili<br />

servislerine website desteği!<br />

Bosch Termoteknik, tüm yetkili servislerine<br />

kendi kurumsal tasarımı ile<br />

website oluşturarak hem online dünyada<br />

yer almalarına katkıda bulunuyor<br />

hem de yetkili olmayan servisler ile<br />

mücadele konusunda büyük bir adım<br />

atıyor. Online’da arama yapan son kullanıcılar<br />

tarafından daha hızlı ve kolay<br />

ulaşılması adına Bosch Termoteknik<br />

yetkilendirdiği tüm servisleri için websitesi<br />

oluşturdu. Proje kapsamında teknik<br />

servislerin websiteleri, Bosch Termoteknik<br />

Servis Merkezi<br />

kurumsal<br />

kimliğine uygun olarak<br />

hazırlanıyor ve<br />

servislerin yönetimine<br />

sunuluyor. Bu<br />

sayede<br />

iş ortaklarını da dijital<br />

dönüşüme dahil<br />

edecek olan Bosch<br />

Termoteknik, hazırlayacağı<br />

websiteleri<br />

ile online dünyadaki<br />

yetkinliğini bir kez<br />

daha kanıtlayacak.<br />

Yeni websiteleri<br />

sayesinde servisler iletişim bilgileri ile<br />

beraber hizmet bölgeleri, faaliyet alanları,<br />

ek garanti ve bakım fiyatları ile ilgili<br />

kullanıcılara detaylı bilgi sağlayabiliyor.<br />

Bununla beraber hakkında sayfası ile<br />

servis kendi için özelleştirilen alanda<br />

çalışan ve ofis görsellerini de sergileyebiliyor.<br />

Kullanıcı dostu olarak tasarlanan<br />

sitede firma ile kolayca irtibata<br />

geçebilmek için tek tuşla arama ve mail<br />

atma fonksiyonları da bulunuyor.<br />

Bosch Partner<br />

Program!<br />

Bosch Partner Program, 2.000 kişiye yakın<br />

aktif üyesinin ihtiyaçlarına kulak vererek<br />

2018 yılında da platformu geliştirmeye<br />

devam etti. Bu yıl ilk kez bayiler arası<br />

rekabeti göstermek ve bununla birlikte<br />

motivasyonu ve satışları da artırmak<br />

amacıyla Puan Ligi sayfasında bölge ve<br />

Türkiye genelindeki en başarılı 10 bayi<br />

gösterildi. Performans Grafikleri ile de<br />

üye bayilerin her birinin yıl içerisindeki<br />

performansını detaylı bir şekilde analiz<br />

etmesi sağlandı.<br />

Bu yılki yeniliklerden bir diğeri ise Whatsapp<br />

Destek Hattı oldu. Destek Hattı<br />

sayesinde artık üyelerin tüm soruları mesai<br />

saatleri içerisinde hızlı bir şekilde<br />

cevaplandırılıyor ve iletişim daha kolay<br />

hale geliyor. Aynı zamanda Bosch Partner<br />

Program’ın zengin hediye kataloğu ile<br />

üyeler yıl içerisinde topladıkları puanlarını<br />

da diledikleri şekilde harcama fırsatı buldu.<br />

Bosch Partner Program, sektördeki<br />

partnerlerine, satış ve montaj yaptıkça<br />

puan kazandıran, aynı zamanda üyelerine<br />

teknik eğitimler, teşvik seyahatler ve<br />

iş geliştirmeye yönelik pek çok imkan sunan<br />

bir programdır. Bosch yetkili toptancı<br />

bayileriyle çalışan montajcı alt bayiler için<br />

geliştirilen bu sistem ile sektöre sunulan<br />

hizmet kalitesinin artırılması hedeflenmektedir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 41


Sektörel<br />

Buderus, Uzmanlar Cevaplıyor sosyal medya projesiyle<br />

İşin Uzmanlarını Instagram sayfasında ağırlıyor<br />

Buderus, “Her işin bir uzmanı vardır;<br />

Yoğuşmalı kombinin uzmanı: Buderus”<br />

diyerek yaşam alanları için uzun ömürlü,<br />

güvenilir ve yenilikçi çözümler sunuyor.<br />

Buderus tüm sosyal medya platformlarını,<br />

facebook, instagram, twiter<br />

ve youtube aktif kullanarak son kullanıcısını<br />

ürünleri, yeni projeleri hakkında<br />

bilgilendirirken, onlardan gelen yorumlarıda<br />

en kısa sürede cevaplayarak<br />

müşteri memnuniyetini odak noktasına<br />

koyuyor. Bununla birlikte gündemde en<br />

çok merak edilen konu başlıkları ile ilgili<br />

işin uzmanlarını instagram canlı yayınında<br />

ağırlayarak takipçilerin sorularını<br />

cevaplamasını da sağlıyor.<br />

Instagram canlı yayınları ile<br />

Buderus takipçileriyle buluşuyor<br />

Kasım 2018 itibari ile daha geniş kitlelere<br />

ve yeni müşterilere ulaşmak üzere<br />

hikayemizi sosyal medyada kanaat<br />

liderleri( İnfluencer) işbirliktelikleriyle<br />

Uzmanlar Yanıtlıyor konseptiyle anlatmaya<br />

başladık. Her ay alanında uzman<br />

bir isim ile gerçekleştireceğimiz “Canlı<br />

Yayın” ve yarışmalar ile karşınızda olacağız.<br />

Bu serinin ilk konuğu diyetisyen<br />

ve sağlıklı yaşam uzmanı Taylan Kümeli<br />

oldu ve canlı yayında Buderus Türkiye<br />

Instagram sayfamızda merak edilen<br />

soruları yanıtladı. Canlı yayına Buderus<br />

instagram sosyal medya hesabında<br />

yüzlerce kişi dilediği yerden konuk olurken,<br />

sağlıklı beslenme ile ilgili merak<br />

ettikleri sorulara cevap buldular. Taylan<br />

Kümeli’nin Buderus’a özel hazırladığı<br />

detoks içecek tarifi de canlı yayında<br />

paylaşıldı. Aynı zamanda Taylan Kümeli’nin<br />

canlı yayında sorduğu soruya<br />

en yaratıcı cevabı<br />

veren bir kişi, 6<br />

seanslık sağlıklı<br />

yaşam ve diyet<br />

programının da<br />

sahibi oldu.<br />

Buderus<br />

Uzmanlarla<br />

buluşturmaya<br />

devam edecek<br />

1731 yılından bu<br />

yana iklimlendirme<br />

sektöründe<br />

faaliyet gösteren<br />

Alman Buderus<br />

markası, ısıtma<br />

alanındaki uzmanlığıyla<br />

ilgili<br />

bilgiler paylaşırken,<br />

farklı iş kollarından uzmanlar ile<br />

de takipçilerini buluşturarak bilgi paylaşımını<br />

hedefliyor. Kasım ayının konuğu<br />

diyetisyen ve sağlıklı yaşam uzmanı<br />

Taylan Kümeli’den sonra, ekonomi ve<br />

seyahat alanında uzmanlarla serimiz,<br />

Buderus Türkiye Instagram sayfasından<br />

canlı yayınlarla devam edecek.<br />

Buderus Star Club’tan<br />

dijital bir atılım daha!<br />

Isıtma, soğutma ve havalandırma sektörünün en iddialı<br />

ve kazandıran sadakat kulüplerinden biri olan<br />

Buderus Star Club, bir yeniliğe daha imza attı.<br />

Sektörünün ayrıcalıklı sadakat programı Buderus<br />

Star Club’ın Whatsapp Destek Hattı üyelerin kullanımına<br />

sunuldu. Star Club, üyelerinin tüm sorularını<br />

whatsapp üzerinden hızlı bir şekilde cevaplandırıyor.<br />

Üyeleri ile kolay iletişimi odak noktasına koyan Buderus<br />

bu alandaki yeniliklerine devam edecek.<br />

Buderus’un uzmanlar için yarattığı<br />

ayrıcalıklı bir dünya: Buderus Star Club<br />

Buderus Star Club, sektördeki uzmanlara, satış ve<br />

montaj yaptıkça star puan kazandıran, aynı zamanda<br />

üyelerine teknik eğitimler, teşvik seyahatler ve iş<br />

geliştirmeye yönelik pek<br />

çok imkan sunan bir program.<br />

Buderus yetkili toptancı<br />

bayileriyle çalışan<br />

montajcı alt bayiler için<br />

geliştirilen bu sistem ile<br />

sektöre sunulan hizmet<br />

kalitesinin artırılması hedefleniyor.<br />

Buderus Star<br />

Club sistemiyle üyelere<br />

birçok avantaj ve ayrıcalığın<br />

yanında, profesyonelliklerini<br />

geliştiren ve<br />

destekleyen bir konsept<br />

sunuluyor.<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Seçim:<br />

EN İYİ ÜRÜN<br />

2017


“Yatırımlarımızı sürdürecek ve yeni<br />

ürün tanıtımlarımıza devam edeceğiz”<br />

“Türkiye’de 27 yıldır var olan bir marka olarak <strong>2019</strong> yılında da yatırımlarımızı sürdüreceğiz.<br />

Ana iş kolumuz olan kombiye yapacağımız yatırımların yanı sıra ısı pompalarımız da<br />

sahada yerini alacak.”<br />

Isıtma ve soğutma sektörünün öncü kuruluşlarından<br />

olan Vaillant, hem doğayı<br />

koruma anlayışı hem de dijitalleşen dünyayla<br />

aynı doğrultuda ilerleme hedefiyle<br />

enerji verimliliğini en üst seviyeye çıkaran<br />

ürünlere yatırım yapmakta.<br />

Vaillant Türkiye olarak 1992 yılından beri<br />

Türkiye piyasasında faaliyetlerini sürdüren<br />

firma, merkezi Remscheid / Almanya’da<br />

bulunan Vaillant Group şirketinin<br />

%100 iştirakli bir yan kuruluşudur.<br />

Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü<br />

Erol Kayaoğlu ile dosya konumuz<br />

çerçevesinde bir röportaj çalışması<br />

gerçekleştirdik. Bizlere vakit ayırarak sorularımızı<br />

yanıtlayan sayın Kayaoğlu’na<br />

teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Şofbenin ve kombinin mucidi Vaillant,<br />

1874 yılında Remscheid’da kuruldu.<br />

1894 yılında ise dünyada ilk kapalı devre<br />

banyo şofbenini piyasaya sundu. Vaillant,<br />

sektörde pek çok yenilik ve ilki gerçekleştirmiş<br />

bir şirket olarak doğal gazlı, LPG’li,<br />

fuel-oil’li, elektrikli ve güneş enerjili sıcak<br />

su ve ısıtma sistemlerinde komple çözümler<br />

sunmaktadır.<br />

144 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Vaillant<br />

olarak, Türkiye ısıtma ve soğutma<br />

pazarında en geniş ürün gamına sahip<br />

markalardan biriyiz. 250 yetkili satıcı ve<br />

300’den fazla satış noktası ile toplamda<br />

550’den fazla noktada<br />

son kullanıcılar<br />

ile buluşuyor,<br />

kendi bünyemize<br />

ait 7/24 çözüm<br />

merkezimiz, tüketici<br />

deneyimi geliştirme<br />

birimimiz,<br />

200’ün üzerinde<br />

7/24 faaliyet gösteren<br />

mobil servis<br />

araçlarımız ile<br />

benzersiz bir hizmet<br />

yapısı sunuyoruz.<br />

Tüm bunların yanı<br />

sıra hem tüketicileri<br />

hem de ustaları kapsayan sadakat<br />

kulübümüz Vaillant Club sayesinde hedef<br />

kitlemiz ile sürekli temas halinde bulunuyor,<br />

aynı zamanda kendilerini ödüllendiren<br />

birçok fırsat sunuyoruz.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

Vaillant olarak 2017 yılında rekorlarla<br />

dolu bir yıl geçirdik. Bu başarının bir tesadüf<br />

olmadığını göstermek için markamızın,<br />

organizasyonumuzun ve iş ortaklarımızın<br />

yanı sıra çok değer verdiğimiz son<br />

kullanıcılar nezdinde bu başarıyı yinelemek<br />

arzusuyla 2018 yılına başladık. Bildiğiniz<br />

üzere geçen yıl kombi satışlarında<br />

100 bin bandını geçen bir marka olduk.<br />

Bu yıl da ekonomideki olumsuz koşullara<br />

rağmen, elde ettiğimiz yüksek satış rakamıyla<br />

rekorumuzu yineledik.<br />

Şubat 2018’de başlaması planlanan ERP<br />

(Energy Related Products – Enerji İlişkili<br />

Ürünler) süreci 21 Nisan 2018 tarihine<br />

ertelendi. Bu ertelemenin ağırlıklı iş<br />

hacmini konvansiyonel kombilerle yapan<br />

markalara göreceli olarak nefes aldırdığını<br />

düşünüyorum. Hali hazırda işimizin<br />

yüzde 70’’den fazlasını yoğuşmalı ürünlerin<br />

oluşturması nedeniyle biz bu sürece<br />

en hazır markalardan biriydik.<br />

Ekonomimizde yaşanan döviz kurlarındaki<br />

artış Ağustos 2018’de en yüksek<br />

seviyelere ulaştı. Devamında gelen yu-<br />

Erol Kayaoğlu<br />

Vaillant Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü<br />

44<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

muşama trendiyle de bugünkü seviyelere<br />

geriledi. Dövizde yaşanan bu süreç son<br />

kullanıcılar nezdinde ise yeni ürünlere ve<br />

satın almalara karşı bir çekimserlik yaşanmasına<br />

sebep oldu. Ekonomide ve<br />

kullanıcıların satın alma alışkanlıklarında<br />

yaşanan olumsuzluklara karşın kombi<br />

pazarının 1 milyon adedin üzerinde gerçekleştiğini<br />

tahmin etmekteyiz. Fakat inşaat<br />

firmalarının yatırımlarını ertelemesi<br />

ve yeni projelerin hayata geçirilememesi<br />

sebebiyle panel radyatör, şofben vb. iş birimlerinde<br />

sınırlı oranda bir büyüme gerçekleşti.<br />

Aynı şekilde soğutma alanında<br />

da bu yıl durgunluk olduğu sektörümüz<br />

tarafından konuşulan konulardan. Ancak<br />

tüm bu verilere rağmen 2018’de Vaillant<br />

olarak başarılı bir yılı geride bıraktığımızı<br />

söyleyebiliriz.<br />

Önümüzdeki yılda yeni<br />

yatırımlarınız olacak mı?<br />

Tüm yatırım ve diğer iş süreçlerimizi yıllık<br />

olarak planlıyoruz. Vaillant olarak kısa,<br />

orta ve uzun vadeli planlarımızı belirlediğimiz<br />

sıralamalar doğrultusunda uygulamaya<br />

alıyoruz. Türkiye’de 27 yıldır<br />

var olan bir marka olarak <strong>2019</strong> yılında<br />

da yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Ana iş<br />

kolumuz olan kombiye yapacağımız yatırımların<br />

yanı sıra ısı pompalarımız da<br />

sahada yerini alacak.<br />

Yeni ürünlerin yanı sıra iş ortaklarımıza<br />

sunacağımız dijital çözümlerle Vaillant’ı<br />

kolay erişilebilir ve daha hızlı ulaşılabilen,<br />

iletişim kurulabilen bir platform haline getireceğiz.<br />

Reklam yatırımlarımıza ise hız<br />

kesmeden devam edeceğiz.<br />

<strong>2019</strong> yılında dikkat edeceğimiz en önemli<br />

husus gereksiz maliyetleri sistemden kaldırmak<br />

ve daha fit bir şirket olma yolunda<br />

adımlar atmak olacak.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

<strong>2019</strong> yılının tüm firmalar için farkındalık<br />

yılı olacağını düşünüyorum. Pazarların<br />

büyümeme ihtimaline karşı bütçe dönemleri<br />

hepimiz için zorlu süreçler olacaktır.<br />

Ekonominin durgun olduğu süreçlerde<br />

bugüne kadar yapılanlardan farklı adımlar<br />

atan markaların daha aktif olacağını<br />

düşünüyorum. Vaillant olarak biz de yatırımlarımızı<br />

sürdürecek ve yeni ürün tanıtımlarımıza<br />

ara vermeden devam edeceğiz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Pazar adetlerinde daralma olsa da ciro<br />

büyüklüğünde limitli bir daralma olacağını<br />

öngörmekle beraber, güçlü markalar,<br />

güçlü şirketler ve güçlü organizasyonların<br />

bu süreci fırsata çevirecek güçte olduğunu<br />

düşünüyorum. Bizim de yeni yıl<br />

için daha da büyüyen bir Vaillant markası<br />

ile hazırlıklarımızı tamamladığımızı müjdelemek<br />

isterim.<br />

Vaillant Group’tan Alper Avdel'e uluslararası görev<br />

Geçtiğimiz yıl Vaillant Group Türkiye ve DemirDöküm'ün CEO'su olarak<br />

göreve getirilen Alper Avdel, Vaillant Group'un tüm ihracat çalışmalarının<br />

yürütüldüğü Vaillant International'ın da yönetimini üstlendi. Avdel,<br />

Ortadoğu'dan ABD'ye kadar 38 ülkenin ihracat çalışmalarını Türkiye'den<br />

yönetecek.<br />

Küresel ticaret için stratejik bir noktada olan ülkemizin Doğu ile Batı'yı,<br />

Asya ile Avrupa'yı birbirine bağladığını belirten Vaillant Group Türkiye<br />

CEO'su Alper Avdel; "Vaillant International'ın Türkiye'ye bağlanması<br />

hem şirketimize hem de ülkemize büyük fayda sağlayacak. Ağırlıklı olarak<br />

Bozüyük tesislerimizde ürettiğimiz ürünler Türkiye'den ihracat edilecek"<br />

dedi.<br />

Türkiye’deki ihracat bölümü ile Vaillant International’ın birlikte yürüteceği<br />

çalışmalardan doğacak sinerji sayesinde, tüm dünyaya yapılacak<br />

ihracatı koordine edip gelirlerini artıracağını söyleyen Avdel; “Hedefimiz<br />

sadece toplam gelir içerisindeki ihracat payını arttırmak değil. Aynı zamanda<br />

amacımız, önümüzdeki dönemde ihracat yaptığımız bu ülkelerde<br />

yeni satış ve pazarlama şirketleri kurarak bu şirketlere Türkiye’den<br />

yetiştirdiğimiz arkadaşlarımızı yönetici olarak atamak. Bu anlamda Türkiye<br />

bir üs olacak ve iş hayatına yeni başlayan genç arkadaşlarımız için<br />

burada yeni kariyer fırsatları doğacak” açıklamasını yaptı.<br />

TÜRKİYE'DEN DÜNYAYA<br />

Grup bünyesinde 17 yıldır başarılı işlere imza atan Alper Avdel, atandığı<br />

yeni görevin yerli üretimin tüm dünyaya yayılması sürecinde önemli ve<br />

örnek bir proje olduğunu belirterek; "Yeni atama Vaillant Group Türkiye<br />

operasyonlarını büyütecek ve ürünlerimiz 38 ülkeye Türkiye'den ihraç<br />

edilecek. İhracat çalışmaları kapsamında ihtiyaç olması durumunda, Vaillant<br />

Group'un sahip olduğu diğer 10 fabrikada üretilen ürünlerin de ihracatını<br />

gerçekleştireceğiz. Hong Kong, Tayvan ve Avusturalya haricinde<br />

38 ülke Türkiye'ye bağlı faaliyet gösterecek” dedi. Alper Avdel, yönetimini<br />

aldığı Vaillant International<br />

ile Güney Amerika'da<br />

Şili ve Arjantin'i yeni pazar<br />

olarak hedeflerine eklediklerini<br />

de belirtti.<br />

CİRO HEDEFİ 400<br />

MİLYON DOLAR<br />

Vaillant Group'un hali hazırda<br />

Almanya, İngiltere,<br />

Türkiye, Fransa, İspanya ve<br />

Çin'de başarılı operasyonlar<br />

yürüttüğünü kaydeden Avdel<br />

şöyle konuştu: "Vaillant Türkiye<br />

ve DemirDöküm olarak<br />

2018 sonunda 400 milyon<br />

dolar ciro hedefliyoruz. Bunun<br />

yüzde 30'unu ihracat<br />

çalışmalarımız oluşturuyor.<br />

Hedefimiz, ihracatın ciro<br />

içindeki payını 2020 yılında<br />

yüzde 50’ye çıkarmak.”<br />

Alper Avdel<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 45


“DemirDöküm olarak hedefimiz<br />

büyümeye devam etmek”<br />

“<strong>2019</strong>’un bizim için önemli gündemlerinden biri MaxiCondense olarak adlandırdığımız<br />

yüksek kapasiteli ve yoğuşmalı kaskad cihazların üretimini Bozuyük’e almak. Hedefimiz<br />

Bozüyük’ü bütün kriterlere uygun bir üretim merkezi olarak konumlamak. Bunun dışında<br />

her sene olduğu gibi <strong>2019</strong>’da da yeni kombi ve şofbenlerimiz başta olmak üzere<br />

tüketicilerimizin beğenisine yeni ürünlerimizi sunacağız.”<br />

Türkiye’de iklimlendirme sektörünün<br />

öncü markalarından Demirdöküm, rekabetçi<br />

ürünlerinin yanısıra hızlı ve esnek<br />

idari yapısı, yenilikçi iş modelleri ve hizmetleri<br />

ile her geçen gün büyümeye devam<br />

ediyor.<br />

DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Erdem Ertuna ile gerçekleştirdiğimiz röportaj<br />

çalışmamızda, 2018 yılının kısa bir<br />

değerlendirmesiyle birlikte önümüzdeki<br />

yıl için plan ve yeni projelerini de ele almaya<br />

çalıştık.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Türkiye’nin ilk sanayi şirketlerinden DemirDöküm<br />

olarak 1954 yılından itibaren<br />

faaliyetlerimizi aralıksız olarak sürdürüyoruz.<br />

Üretimimizi Bozüyük’teki 267 bin<br />

m2 açık, 65 bin m2 kapalı alana yayılan<br />

fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. İleri teknolojiyi<br />

kullanarak katma değer odaklı,<br />

çevre dostu yalın üretim teknikleri ile üretim<br />

gerçekleştiren şirketimiz, Türkiye’nin<br />

140’ıncı Ar-Ge merkezine sahip. Kombi,<br />

radyatör, klima, su ısıtıcıları, merkezi sistem,<br />

güneş enerji sistemi, ısı pompası<br />

ve VRF sistemi kategorisinde geniş ürün<br />

gamımızı dünyanın 50 ülkesine ihraç ediyoruz.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

Bu yıl, DemirDöküm’ün değişim ve dönüşüm<br />

yılıydı. Bu doğrultuda birçok adım attık.<br />

Bunlardan en önemlisi; ErP Yönetmeliği’ne<br />

uygun ve enerji verimliliği yüksek<br />

ürünlere geçiş sürecimizdi. 21 Nisan’da<br />

yönetmeliğin resmi olarak yürürlüğe girmesinin<br />

ardından Türkiye kombi pazarı<br />

için çok iddialı bir ürün olan Atromix’i<br />

satışa sunduk. Daha küçük boyutlarda<br />

ve daha verimli bir cihaz olan Atromix’in<br />

de tıpkı Atron gibi Türkiye’de en çok satılan<br />

kombi modeli haline geleceğine ve<br />

ülkemiz iklimlendirme<br />

pazarı için çok<br />

verimli olacağına<br />

inandık.<br />

Hemen ardından<br />

Atromix’in 20 kW’lik<br />

kapasitesini piyasaya<br />

sunduk. Türkiye’deki<br />

konutlarda<br />

artık metrekare<br />

boyutları ile birlikte<br />

ihtiyaç duyulan ısı<br />

miktarı da azalıyor.<br />

Binalardaki izolasyon<br />

kalitelerinin de<br />

arttığını düşünürsek,<br />

24 kW’lik kom-<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

Erdem Ertuna / DemirDöküm Yönetim Kurulu Üyesi<br />

bilerin standart bir eve fazla olduğunu ve<br />

tüketici açısından gereksiz bir ilk yatırım<br />

maliyeti oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bu<br />

nedenle DemirDöküm olarak, 20 kW’lik<br />

Atromix ile çekirdek bir ailenin düşük<br />

metrekareli bir ev için yapacağı ilk yatırım<br />

maliyetini de daha aşağılara çekmeyi<br />

hedefledik.<br />

2018 yılındaki yeni ürünlerimizden biri<br />

de ısı pompaları oldu. Bu alanda ilk kez<br />

MaxiAir ısı pompalarını tüketicilerimizin<br />

beğenisine sunduk. Avrupa ile kıyaslandığı<br />

zaman, Türkiye’deki ısı pompası pazarı<br />

henüz çok küçük. Ancak çok kısa bir<br />

sürede hedeflediğimizin üzerinde satış<br />

yaparak ürünümüzün tüketici tarafından<br />

kabul gördüğünü gözlemledik. Bunun<br />

dışında, VRF alanında 2018 yılında projelerle<br />

olan iletişimimizi güçlendirerek satışlarımızda<br />

yüzde 50’ye yakın bir büyüme<br />

yakaladık.<br />

Isıtma tarafındaki öncülüğümüz devam<br />

ediyor. Kombi, panel radyatör, şofben ve<br />

termosifonda pazar lideriyiz. İhracat tarafında<br />

ise kurdaki dalgalanma ve bölgede<br />

yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen<br />

hedeflerimizde sapma olmadı. 2018’de<br />

en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler<br />

İtalya, İspanya, Çin, Rusya ve Azerbaycan<br />

oldu. Ürün bazında değişmekle birlikte<br />

Moldova, Bulgaristan, Şili, Ukrayna,<br />

İtalya ve Azerbaycan pazarlarında Demir-<br />

Döküm lider konumuna ulaştı.<br />

<strong>2019</strong>’da da yatırıma devam<br />

edeceğiz.<br />

İnşaat sektörü ve iklimlendirme<br />

sektörü büyüdükçe<br />

VRF ve kaskad<br />

cihazlara olan ihtiyaç artıyor.<br />

<strong>2019</strong>’un bizim için<br />

önemli gündemlerinden<br />

biri de MaxiCondense<br />

olarak adlandırdığımız<br />

yüksek kapasiteli ve yoğuşmalı<br />

kaskad cihazlarımızın<br />

üretimini Bozüyük’e<br />

almak. Bu anlamda<br />

Bozüyük’ü bütün kriterlere<br />

uygun bir üretim merkezi<br />

olarak konumlandırma<br />

hedefindeyiz. Kaskad tarafında<br />

Bozüyük’ü Vaillant Group’un üretim<br />

merkezi haline getirip, yüzde 50’lik<br />

ihracat hedefimize de destek verecek<br />

şekilde planlamayı hedefliyoruz.<br />

Yoğuşmalı tarafında da ürün gamımızı<br />

geliştiriyoruz. Öte yandan şofbende<br />

önümüzdeki sene düşük NOX’e sahip<br />

cihazlar zorunlu olacak. Bu sene Avrupa’da<br />

yürürlüğe girmesi nedeniyle Avrupa’ya<br />

gönderdiğimiz düşük NOX’e<br />

sahip şofbenleri, önümüzdeki yıl Türkiye’de<br />

de görmeye başlayacağız. Bunlar<br />

kısa vadedeki yatırımlarımızı oluşturuyor.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

<strong>2019</strong>’un bizim için önemli gündemlerinden<br />

biri MaxiCondense olarak adlandırdığımız<br />

yüksek kapasiteli ve yoğuşmalı<br />

kaskad cihazların üretimini Bozuyük’e<br />

almak. Hedefimiz Bozüyük’ü bütün kriterlere<br />

uygun bir üretim merkezi olarak<br />

konumlamak. Bunun dışında her sene<br />

olduğu gibi <strong>2019</strong>’da da yeni kombi ve<br />

şofbenlerimiz başta olmak<br />

üzere tüketicilerimizin beğenisine<br />

yeni ürünlerimizi<br />

sunacağız.<br />

Son olarak eklemek<br />

istedikleriniz?<br />

Hayata geçirdiğimiz projelerin,<br />

kamuoyunda takdir<br />

görmesi bizler için önemli.<br />

Sektörde öncü çalışmalara<br />

imza atan şirketimiz,<br />

2018’de 9 önemli ödüle layık<br />

görüldü. Chicago Athenaeum<br />

Museum liderliğinde bu<br />

yıl 67’inci kez düzenlenen<br />

Good Design’de, 55 ülkeden<br />

27 kategoride binlerce başvurunun<br />

gerçekleştiği yarışmada rakiplerimizi<br />

geride bıraktık. Şubat ayında Elektrik ve<br />

Elektronik Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi<br />

Derneği İktisadi İşletmesi’nden (EL-<br />

DAY) ‘En iyi atık toplama sistemi’ ödülüne<br />

layık görüldük. Türkiye’nin müşteri<br />

memnuniyetini ölçen ilk ve tek yarışması<br />

A.C.E Awards’da ısıtma sektöründe en<br />

iyi müşteri deneyimi yaşatan firması seçildik.<br />

Haziran ayında ABD’den 2 adet<br />

Green Good Design ödülünü Türkiye’ye<br />

getiren şirketimiz, “Yalın ve Yeşil Değer<br />

Yürüyüşü” ve “Bozüyük Fabrikası Transformasyon”<br />

projeleri ile Vaillant Group<br />

Production System (VPS) Kongresi’nde<br />

2 ödül birden kazandı. Reklamcılar Derneği’nin<br />

30’uncu kez düzenlediği Kristal<br />

Elma ödüllerinde, bu yıl dijital mecralarda<br />

hayata geçirdiğimiz “Doğru seçim bir<br />

ömür sürer” reklam kampanyasıyla ‘Gümüş<br />

Elma’, yine aynı reklam kampanyası<br />

ile MediaCat’in Felis Ödülleri’nde beyaz<br />

eşya kategorisinde ‘En İyi Kampanya’<br />

ödülü aldık. Özetle, 2018 yılını, hayata<br />

geçirdiğimiz projelerin ödüllerini toplayarak<br />

bitiriyoruz.<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

DemirDöküm olarak hedefimiz büyümeye<br />

devam etmek. Bu doğrultuda yatırıma,<br />

kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 47


“<strong>2019</strong> yılında Baymak olarak önemli<br />

odak noktalarımızdan biri ihracat”<br />

“<strong>2019</strong> yılında ihracatta Euro bazında yüzde 15 büyümeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra<br />

Baymak, ABD’ye ihracatı <strong>2019</strong> yılında başlayacak olan sıcak su kazanlarının üretimine<br />

de 2018 yılında başladı. Tüm bu çalışmalarımızla <strong>2019</strong> yılında ihracatta yükselen bir ivme<br />

yakalayacağımıza inanıyoruz.”<br />

50 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan<br />

Baymak, Tepeören’de toplam 60.000 m 2<br />

alan üzerinde, iki üretim tesisi ile faaliyet<br />

göstermekte. Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden<br />

olan firma,Türkiye genelinde,<br />

1000’e yakın bayi, 2100’den fazla satış<br />

noktası ve 1500’ün üzerinde servis teknisyenine<br />

sahip.<br />

Baymak CEO’su Ender Çolak ile yapmış<br />

olduğumuz röportaj çalışmamızda, gündem<br />

değerlendirmelerinin yanı sıra önümüzdeki<br />

yıl için yeni plan ve projelerini de<br />

ele almaya çalıştık.<br />

Ender Çolak / Baymak CEO’su<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

600’ün üzerinde çalışanı bulunan ve her<br />

zaman ileri teknoloji ile üretim yapmayı<br />

hedefleyen Baymak, 2013 yılı itibariyle<br />

%100 BDR Thermea Grup şirketi haline<br />

gelmiştir. BDR Thermea Grubu, Baxi (İngiltere)-De<br />

Dietrich (Fransa) ve Remeha<br />

(Hollanda) şirketlerinden oluşan, Türkiye,<br />

İngiltere, İtalya, Almanya, Fransa, İspanya<br />

ve Hollanda’da bulunan üretim tesisleri<br />

ile 2 milyar doları aşan<br />

ciroya ve 7.000’e yakın<br />

çalışana sahip, ısıtma<br />

sektöründe Avrupa’nın 3.<br />

dev grubu olarak 80 ülkede<br />

aktif ticaret yapan<br />

öncü bir Hollanda firmasıdır.<br />

Baymak/BDR Thermea;<br />

ısıtma, yenilenebilir<br />

enerji, su ısıtıcılar, soğutma<br />

ve su teknolojisi kategorilerinde<br />

üretim, ihracat<br />

ve ithalat yapmaktadır.<br />

Isıtma alanındaki ürünleri<br />

arasında kombi, yoğuşmalı<br />

kombi, yer tipi kazan,<br />

kat kaloriferi, panel radyatör,<br />

havlu radyatör, vana<br />

ve genleşme tankları yer<br />

alırken, iklimlendirme<br />

alanında; split klimalar,<br />

salon tipi klimalar ve ısı<br />

pompaları ile tüketicilere<br />

ulaşmaktadır. Yenilenebilir<br />

enerji alanında; güneş<br />

kolektörleri, biomass kazanlar,<br />

biodiesel brülörler,<br />

fotovoltaik sistemler<br />

ile sektördeki yerini alırken,<br />

su ısıtıcıları ve su<br />

teknolojileri alanında ise<br />

termosifon, termoboyler,<br />

gazlı şofben, boylerler,<br />

sirkülasyon pompaları,<br />

dalgıç pompalar, atık su<br />

pompaları, çok kademeli<br />

kendinden emişli santrifuj<br />

pompalar ve hidroforlar<br />

ile Baymak/BDR Thermea<br />

güvencesini kullanıcılarına<br />

sunmaktadır.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

2018, Türkiye’de iklimlendirme sektörünün<br />

yapısının değiştiği bir yıl oldu. Nisan<br />

ayında Enerji Verimliliği Direktifi – ErP ile<br />

başlayan süreçle gelecek dönemlerde<br />

sadece bireylerin faturalarında değil Türkiye<br />

ekonomisinde de 1,5 milyar dolara<br />

varan tasarruf sağlaması öngörülüyor.<br />

İklimlendirme sektöründeki bu dönüşüm<br />

hem ülkemiz hem de kullanıcılar için tasarruf<br />

anlamı taşırken pazarın yapısında<br />

da büyük bir değişime neden oldu. Bu<br />

değişimler kapsamında geçtiğimiz 5 yıla<br />

baktığımızda Baymak olarak 17 milyon<br />

Euro yatırım yaptık. Önümüzdeki 2-3 yıl<br />

içerisinde de yatırımlarımıza devam edeceğiz.<br />

2018 yılını 11 ay sonuçları ile değerlendirdiğimizde<br />

kombide yüzde 11 büyüme<br />

yakalarken yoğuşmalı kombide adetsel<br />

bazda yüzde 14 büyüme sağladık. 2018<br />

yılının 11 ayı itibariyle cirosal bazda yüzde<br />

30’un üzerinde büyüdük.<br />

2018 yılında ciro ve adet bazlı pazar büyümemizin<br />

yanı sıra Türkiye genelinde<br />

142 yeni bayiyi Baymak ailesine kattık.<br />

Bunun yanı sıra Baymak Store olarak<br />

adlandırdığımız 550’nin üzerinde bayimiz<br />

var. Satış öncesi ve sonrasında verdiğimiz<br />

hizmetlerde ise her zaman en iyiyi<br />

hedefledik. Bu kapsamda sahada ihtiyaç<br />

duyulan eğitim eksikliklerin giderilmesi<br />

için Baymak Akademi’yi hayata geçirdik.<br />

Türkiye genelinde ihtiyaç duyan herkese<br />

ücretsiz eğitim veren Baymak Akademi’nin<br />

dışında kurduğumuz güçlü altyapıyla<br />

Akademi dışında da eğitimlerinize<br />

devam ettik. Türkiye genelinde 2018 yılında<br />

40 ilde 2610 katılımcıyla 103 saate<br />

varan eğitimler gerçekleştirdik.<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

Baymak olarak hedefimiz ihracatta pazar<br />

payımızı büyüterek ilerlemek. Hedefimiz<br />

doğrultusunda yaptığımız çalışmalarla<br />

haziran ayından itibaren BDR<br />

Thermea’nın ana boyler (sıcak su tankı)<br />

üreticisi olacağız. <strong>Yapı</strong>lan anlaşma ile<br />

48<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

Almanya’nın bütün boyler ihtiyacını Baymak<br />

karşılayacak. Ayrıca BDR Thermea’nın<br />

ana kazan üreticisi de Baymak<br />

oldu. Fransa’nın kazan ihtiyacı ise yine<br />

Baymak tarafından sağlanıyor. Bu çalışmalarımızla<br />

<strong>2019</strong> yılında ihracatta Euro<br />

bazında yüzde 15 büyümeyi hedefliyoruz.<br />

Bunun yanı sıra Baymak, ABD’ye ihracatı<br />

<strong>2019</strong> yılında başlayacak olan sıcak<br />

su kazanlarının üretimine de 2018 yılında<br />

başladı. Tüm bu çalışmalarımızla <strong>2019</strong><br />

yılında ihracatta yükselen bir ivme yakalayacağımıza<br />

inanıyoruz.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

<strong>2019</strong> yılında Baymak olarak önemli odak<br />

noktalarımızdan biri ihracat. Hedefimiz,<br />

özellikle son 5 yıldır Ar-Ge ve inovasyona<br />

yaptığımız yatırımlarla kendi sektöründe<br />

dünya pazarı içerisinde yer alan ilk 10<br />

markadan biri haline getirmek. Baymak<br />

markası ile sadece Türkiye’de değil ihracattaki<br />

etkinliğimizi artırmak adına Turquality<br />

programına da başvurumuzu gerçekleştirdik.<br />

Bu sürecin, Baymak markasının<br />

dünyaya açılmasında destek olacağına<br />

inanıyoruz. Bu hedefimizle <strong>2019</strong> yılının<br />

sonunda fabrikamızda devreye girecek<br />

yeni bir üretim hattı kuruyoruz. Bunun<br />

yanı sıra Türkiye ve Hollanda’nın geliştirdiği<br />

yeni bir yoğuşmalı kombi üretimini<br />

gerçekleştireceğiz. 12 Türk mühendisin<br />

yer aldığı yeni yoğuşmalı kombi projemiz<br />

tamamlandığında Türkiye’den dünyanın<br />

farklı ülkelerine ihracat yapacağız. Diğer<br />

yandan akıllı teknolojilerle donatılan<br />

ürünlere yapacağımız yatırımlarımızı her<br />

alanda sürdürmeye devam edeceğiz.<br />

Baymak’tan atık su<br />

terfi istasyonları<br />

Baymak yeni nesil ısı pompası<br />

eğitimlerine devam ediyor<br />

Yenilenebilir temiz enerji tüketimi ve tasarruflu<br />

iklimlendirme ürünleri konusunda her<br />

zaman öncü çalışmalar yürüten Baymak,<br />

yeni nesil ısı pompalarını Türkiye’nin dört<br />

bir yanında gerçekleştirdiği eğitimlerle anlatmaya<br />

devam ediyor. 2018 yılında 12<br />

ilde yaklaşık 500 katılımcıyla gerçekleşen<br />

eğitimlerde Baymak, bölgelerde hizmet<br />

veren satış ve uygulama firmalarıyla bir<br />

araya gelerek Yeni Nesil Isı Pompaları’nın<br />

üstün özellikleri ve kullanım alanları hakkında<br />

detaylı bilgileri paylaşıyor.<br />

Kasım ayında eğitimlerine hız veren Baymak,<br />

Balıkesir’in Edremit ilçesinde ve<br />

Antakya’da 180 kişilik katılımla düzenlediği<br />

Isı Pompası eğitimlerinin ardından<br />

Ankara’da Uluslararası Güneş Enerjisi<br />

Topluluğu Türkiye Bölümü GünDer tarafından<br />

organize edilen ve 3 gün süren organizasyonda,<br />

Isı pompaları ve kullanım<br />

alanları başlıklı oturumda yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarının en verimli şekilde kullanımı<br />

anlattı. Satış ve uygulama firmalarının<br />

yanı sıra son kullanıcılara da eğitim<br />

veren Baymak’ın Trabzon’dan Hatay’a kadar<br />

olan sahil hattı ile birlikte Gaziantep,<br />

Şanlıurfa ve Diyarbakır’da gerçekleştirdiği<br />

eğitimlere, geniş çaplı katılımla yoğun ilgi<br />

gösterildi.<br />

Yeni Nesil Baymak Monoblock Isı<br />

Pompaları Özellikleri<br />

- Geniş kapasite seçeneği sunan Monoblok<br />

(5, 7, 9, 10, 12,14, 16 kW) ısı pompaları<br />

ısıtmada 60 derecede, soğutmada 5<br />

dereceye varan sıcak su çıkışına sahiptir.<br />

- Baymak Isı Pompaları yazın soğutur,<br />

kışın ısıtır. Üstelik 365 gün size sıcak su<br />

sağlar. Yeni nesil DC inverter kompresör<br />

teknolojisi, daha sessiz, ekonomik ve<br />

enerji tasarruflu çalışıyor.<br />

- Yeni Tasarlanmış dot-matrix dokunmatik<br />

ekranlı kontrol cihazı istenildiğinde oda<br />

termostatı olarak kullanılabilir. Böylece<br />

hem konfor hem tasarrufu bir arada sunar.<br />

- 0°C nin altında bile ilave ısıtıcıya ihtiyaç<br />

duymadan 60°C çıkış suyu ile ısıtma,<br />

45°C ortam sıcaklığında 7°C çıkış suyu<br />

sıcaklığı ile soğutma sağlayan yeni nesil<br />

teknoloji.<br />

- Haftalık otomatik lejyonella koruma<br />

fonksiyonuna sahip Inverter Monoblok ısı<br />

pompaları özellikle müstakil evler, daireler<br />

ve villa tipi kullanımlar için uygun.<br />

Atık sular, ihtiva ettiği maddeler nedeniyle<br />

bulunduğu yerden terfi ettirilmesi<br />

insan sağlığı ve çevre temizliği<br />

açısından önem göstermektedir. Atık<br />

sular, içeriğinde katı maddeler, wc<br />

atıkları, atık yağlar, homojen olmayan<br />

katı atıklardan oluşmaktadır ve bu<br />

atık suların terfi ettirilmesi özel ekipmanlar<br />

ihtiyacını doğurmaktadır.<br />

DAB firması bünyesindeki Fekabox<br />

ve Fekafos atık su terfi istasyonları<br />

dizayn edilirken kalite ile birlikte<br />

kullanıcı<br />

dostu<br />

olmasına<br />

da dikkat<br />

edilmiştir.<br />

Alternatifli<br />

giriş çıkış<br />

bağlantıları<br />

ve bu<br />

bağlantı<br />

noktalarına<br />

işaretlenen<br />

semboloji<br />

ile<br />

kullanım<br />

kolaylığı sağlanmıştır. Tüm bağlantı<br />

noktaları koku ve hijyen unsurlarını<br />

sağlayacak şekilde sızdırmazlık ekipmanları<br />

ile donatılmıştır.<br />

Fekabox ve Fekafos atık su terfi<br />

istasyonları ortalama 8 mm kalınlığında<br />

geri dönüştürülebilir Polietilen<br />

malzemeden üretilmiştir. Bu sayede<br />

taşıma ve kurulum maliyetleri<br />

düşürülmüş, koku probleminin önüne<br />

geçirilmiştir. Ayrıca korozyona ve<br />

mekanik yorulmaya karşı dayanıklı<br />

olarak geliştirilmiştir.<br />

Fekabox 110, 200; Fekafos 280, 280<br />

Double, 550 Double ve Fekafos Maxi<br />

1200, 1700, 2200, 3600 modelleri ile<br />

oldukça geniş bir aileye sahiptir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 49


Termo Teknik üretime ve<br />

yatırıma devam ediyor<br />

Termo Teknik Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Salim Çetinkurşun, 2018 yılında fabrika<br />

yatırımlarının devam ettiğini, iş ortakları ile ilişkilerin geliştiğini; <strong>2019</strong> yılında da üretim<br />

yatırımlarının devam edeceğini, bayilerle samimiyete, güvene ve işbirliğine dayanan<br />

ilişkinin artarak sürdürüleceğini söyledi.<br />

Dosya<br />

Termo Teknik Türkiye Satış ve Pazarlama<br />

Müdürü Salim Çetinkurşun 2018 yılını<br />

değerlendirdi, <strong>2019</strong> yılına ilişkin beklenti<br />

ve tahminlerini açıkladı. Termo Teknik’in<br />

2018’de yatırımlarına devam ettiğini, üretim<br />

ve hizmet kalitesini yükselttiğini ve iş<br />

ortakları ile de ilişkilerini sağlamlaştırdığını<br />

belirten Çetinkurşun şunları söyledi:<br />

“Termo Teknik, 1966 yılında İstanbul İstinye’de<br />

kuruldu. Kat kaloriferi sistemleri<br />

üretimine 1986’da başlayarak ısı sistemleri<br />

tedarikçisi olmanın ilk adımlarını attı.<br />

1999 yılında SRG’ye (Stelrad Radiators<br />

Group) katılarak iç ve dış pazarlarda gücünü<br />

arttırdı. Bugün dünyanın en büyük<br />

panel radyatör fabrikasına sahip olan<br />

Termo Teknik, aynı zamanda Türk tüketicisine<br />

sunduğu yüksek verimli kombi ve<br />

kazan serisi ile de Türkiye’nin sayılı ısı<br />

sistemleri tedarikçilerindendir.<br />

Termo Teknik 50 yılı aşan süreden bu<br />

yana Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Köklü<br />

geçmişimizin de verdiği güçle Türkiye’de<br />

hemen hemen bütün kullanıcılar ve profesyoneller<br />

tarafından bilinen bir markayız.<br />

Bu 50 yılda bayilerimiz ve tüm iş<br />

ortaklarımız ile samimiyete, güvene ve işbirliğine<br />

dayanan bir ilişki kurduk, bu ilişki<br />

en büyük gücümüz, <strong>2019</strong>’da da işbirliğini<br />

artırarak sürdüreceğiz.”<br />

Termo Teknik’in 200’ün üzerinde bayi ve<br />

500’ün üzerinde satış noktası ile Türkiye’nin<br />

tamamında tüketiciye ulaştığını<br />

vurgulayan Çetinkurşun, bayiler ile iletişimin<br />

önemine de dikkat çekerek, “Satış<br />

yönetmenlerimiz ve şirketimizin üst yöneticileri<br />

aileden gördüğümüz iş ortaklarımız<br />

ile yakın temas halindedir ve piyasanın<br />

nabzını tutmaktadır. Böyle bir iletişim<br />

ve ticaret prensibi, güvenli ve sağlam bir<br />

büyümenin temel taşıdır. Termo Teknik<br />

olarak bayilerimizi aileden görüyoruz ve<br />

gelecek planlarımızı birlikte oluşturuyoruz.”<br />

dedi.<br />

Dev Fabrika<br />

Termo Teknik’in Çorlu’da bulunan, 6 bant<br />

ve 43 bin m2 kapalı alana sahip radyatör<br />

fabrikasının kendi alanında en yeni<br />

teknoloji ve ile üretim yaptığını belirten<br />

Çetinkurşun şöyle devam etti:<br />

“Dünyanın en büyük panel radyatör fabrikası<br />

olan üretim birimimizde en çok kullandığımız<br />

hammadde çelik sac. Bu çelik<br />

sac verimlik ve ekonomi açısından en ileri<br />

teknoloji ile işlemden geçirilerek radyatöre<br />

dönüşüyor.<br />

Üretimimiz elektrik kaynaklı olduğundan<br />

minimum seviyede emisyon salınımı gerçekleşiyor.<br />

Üretimde kullandığımız teknoloji<br />

ve araçlar hem üstün kalite hem de<br />

verimlilik sağlıyor. Türkiye’nin ihtiyacını<br />

karşılayacak ve başta Avrupa Birliği ülkeleri<br />

olmak üzere dünyanın dört bir yanına<br />

ihracat yapacak böyle bir fabrikayı oluşturmak<br />

için 100 milyon doların üzerinde<br />

yatırım yapıldı. Üretim kapasitemiz ve<br />

ürünlerimiz Termo Teknik’in gücünü oluşturan<br />

bir başka öğedir.”<br />

Çetinkurşun 2018 yılında fabrikada iyileştirme<br />

ve geliştirme yatırımlarının yapıldığını,<br />

<strong>2019</strong> yılında da yatırımlara devam<br />

edileceğini söyledi.<br />

Kalite belgeleri<br />

Termo Teknik’in en önemli değerlerinden<br />

birisinin çalışanları olduğunu bu nedenle<br />

kalitenin yanısıra iş güvenliğine yatırım<br />

yapıldığını vurgulayan Çetinkurşun,<br />

TSE’nin yanısıra, BS, ISO 9001:2008<br />

akreditasyonu; uluslararası radyatör<br />

standardı olan EN442 ve DIN, BSI, NF,<br />

GOST-R, UkrSEPRO, EMI’ye sahip olunduğunu<br />

ve çalışanların iş güvenliği ve<br />

sağlığı açısından en önemli belge olan<br />

Salim Çetinkurşun<br />

Termo Teknik Türkiye Satış<br />

ve Pazarlama Müdürü<br />

OHSAS 18001 belgesinin de bulunduğunu<br />

belirtti.<br />

Ürünler<br />

Termo Teknik’in Çorlu’da bulunan fabrikasında<br />

ürettiği klasik ve dekoratif Silüet<br />

serisi radyatörler, nitelikli kombi ve kazanları<br />

ile Türkiye’nin en büyük ısı tedarikçilerinden<br />

olduğunu hatırlatan Çetinkurşun,<br />

2018 yılında tüketici tarafından<br />

çok beğenilen ve sevilerek kullanılan,<br />

<strong>2019</strong> yılında da kullanıcıları mutlu edecek<br />

ürünler hakkında şu bilgileri verdi:<br />

Silüet Serisi<br />

“Bugüne kadar verimliliği, montaj kolaylığı<br />

ve çeşitliliği ile dikkat çeken Termo<br />

Teknik panel radyatörleri, şimdi Silüet Serisi<br />

ile mekanların estetiğine de katkıda<br />

bulunmayı hedefliyor. Tıpkı klasik panel<br />

radyatörler gibi çelikten imal edilen dolayısıyla<br />

aynı dayanıklılık ve tesisat dostu<br />

yapıya sahip olan Silüet Serisi’nin yatay<br />

ve dikey olarak tasarlanan Minima, Style,<br />

Vertica ve Latida modelleri, minimalistten<br />

geleneksel çizgilere sahip birçok dekorasyona<br />

uyum sağlayacak tip ve ölçü çeşitleri<br />

ile Türk tüketicisine sunuluyor. Dikey<br />

formlu ölçü alternatifleri de sağlayan<br />

Silüet Serisi, mekanlara hem performans<br />

hem de estetik katmak için tasarlandı.”<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


“Hedefimiz 2020 sonunda<br />

100 bayiye ulaşmak”<br />

“Form Grup olarak iklimlendirme konusundaki 53 yıllık teknik deneyimimizi ve servis<br />

konusundaki başarılı organizasyonumuzu, Mitsubishi Heavy Split Klima konusunda da<br />

kullanarak, son kullanıcıya çok daha olumlu bir deneyim yaşatacağız.”<br />

1965 yılında kurulan Form Şirketler Grubu,<br />

İklimlendirme ve Endüstriyel Uygulamalar<br />

alanında, yaşam ve imalat kalitesini<br />

artıracak cihazların üretim ve temini<br />

ile birlikte düzenli bakımını sağlamakta.<br />

Merkez ofisi Maslak İstanbul’da bulunan<br />

firmanın Ankara, Antalya, İzmir, Adana<br />

ve Bursa’da da bölge müdürlükleri bulunmakta.<br />

Form Grup İcra Kurulu Başkanı Tunç Korun<br />

ile gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda,<br />

2018 yılı değerlendirmesinin<br />

yanısıra yeni yıla dair beklenti ve planlarını<br />

da ele almaya çalıştık.<br />

Firmanız pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

1965 yılında kurularak faaliyetlerine başlayan<br />

Form Şirketler Grubu, Merkezi iklimlendirme,<br />

VRF ve Bireysel klimalar ile<br />

Endüstriyel Tesis çözümleri konularında<br />

faaliyet gösteriyor. 53 yıllık deneyimiyle,<br />

iklimlendirme sektöründe Türkiye’de<br />

en uzun süredir faaliyet gösteren ikinci<br />

firmayız. Grup olarak 200 çalışanımızla<br />

İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa ve<br />

Antalya Bölge müdürlüklerimizle tüm Türkiye’de<br />

“İklimlendirme ve Endüstriyel uygulamalar”<br />

alanında yaşam ve üretim kalitesini<br />

arttıracak cihazların üretimi, satış<br />

ve ithalatı ile bakım faaliyetlerini sürdürüyoruz.<br />

Form Şirketler Grubu olarak Form<br />

Endüstri Ürünleri, Form VRF Sistemleri,<br />

Form Endüstri Tesisleri firmalarımızla satış<br />

ve üretim alanında hizmet veriyoruz.<br />

İsveçli Munters firması ile de Türkiye’de<br />

imalat ve satış yapan Munters-Form firması<br />

ortaklığımız devam ediyor.<br />

Merkezi klimalar konusunda dünya markası<br />

olan birçok firmayla çalışıyoruz.<br />

Distribütörü olduğumuz Lennox, dünyada<br />

paket klima konusunda en fazla tanınan<br />

firmalardan biri. Climate Master ise ısı<br />

pompası cihazlarında çok büyük bir firma.<br />

Decsa firmasının soğutma kulelerini,<br />

Clivet ve Dunham-Bush firmalarının ise<br />

her kapasitede soğutma grubu cihazlarının<br />

satışını yapmaktayız. VRF klima<br />

sistemleri konusunda ise Mitsubishi Heavy<br />

Industries firmasının Türkiye’deki tek<br />

yetkili distribütörü olarak ürün satış ve satış<br />

sonrası hizmetlerini gerçekleştiriyoruz.<br />

Mayıs 2018’de imzaladığımız bir anlaşmayla<br />

Mitsubishi Heavy’nin Bireysel Split<br />

kima sistemlerinin satışını da üstlendik.<br />

Üretim konusunda İzmir ‘de yer alan<br />

üretim tesislerimizde, Euroform Fancoil<br />

üniteleri, Fes klima evaporatif soğutma<br />

üniteleri, Sunvia doğal aydınlatma sistemleri,<br />

Troke duman tahliye ve doğal<br />

havalandırma kapakları üretimi gerçekleştiriyoruz.<br />

Fesklima Evaporatif Soğutma<br />

Üniteleri, toplam verimlilikte %35’lere<br />

varan bir enerji tasarrufu sağlıyor. Yine<br />

kendi üretimimiz olan Sunvia Doğal Aydınlatma<br />

Sistemleri sıfır enerji tüketimiyle,<br />

yapay aydınlatmalardan kaynaklı<br />

doğaya salınan karbon miktarını azaltan<br />

doğa dostu bir sistem. Yakın bir zamanda<br />

pazara sunduğumuz, kendi üretimimiz ve<br />

markamız olan TROKE Duman Tahliye<br />

Kapakları, Türkiye’deki ilk yerli CE Sertifikalı<br />

duman tahliye kapağı olma özelliği<br />

taşıyor.<br />

Tüm ürünlerimizin ortak noktası enerjiyi<br />

minimum tüketen, sertifikalı ve dünyada<br />

yıllardır kullanılan uzun ömürlü sistemler<br />

olması. Bu bakımdan çevre dostu olmakla<br />

birlikte yatırımcı dostu olduğunu da rahatlıkla<br />

söyleyebiliriz.<br />

2018 yılı sektör ve firmanız<br />

açısından nasıl geçti, genel<br />

değerlendirmelerinizi açıklar<br />

mısınız?<br />

2017 yılını, Grup bütününde %10 civarın-<br />

Tunç Korun / Form Grup İcra Kurulu Başkanı<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

da bir büyüme ile 250 milyon TL civarında<br />

bir ciro ile kapatmıştık. 2018 yılı ise oldukça<br />

belirsiz gözükmekte idi ve aynen bu<br />

şekilde gerçekleşti ne yazık ki. Kurlarda<br />

ortaya çıkan ciddi dalgalanmalar ve artış,<br />

enflasyondaki yükselme ve belirsizlikler,<br />

birçok yatırımın yavaşlaması ve hatta<br />

askıya alınmasına sebep oldu. Buna ek<br />

olarak ithalat girdisi yüksek bir sektör olduğumuz<br />

için bu durum üretici ve ithalatçı<br />

tüm sektör oyuncularının durumlarını da<br />

etkiledi. Yine de 2018 Form Grup olarak<br />

önemli atılımları başlattığımız bir yıl oldu.<br />

Uzun yıllardır VRF ürünlerinde tek yetkili<br />

olarak son derece başarılı bir işbirliği yürüttüğümüz<br />

Mitsubishi Heavy Industries<br />

firmasıyla, Split Klima satışı konusunda<br />

bir anlaşma yaptık. Bu anlaşma ile ilk<br />

kez son tüketiciye dokunacağımız bir<br />

kanal yapılanması oluşturmak yönünde<br />

adımlarımızı attık. Yine İzmir’deki üretim<br />

tesislerimizde bir süredir gerçekleştirdiğimiz<br />

Ar-Ge çalışmalarımızı hızlandırdık.<br />

Ayrıca ihracat pazarlarımızı geliştirdik ve<br />

geliştirmeye devam ediyoruz. Kısaca piyasadaki<br />

tüm belirsizliklere rağmen 2018<br />

bizim için önemli bir yatırım yılı oldu. Tüm<br />

bu gelişmeler ışığında 2018’i geçen seneki<br />

ciromuzu korumuş olarak bitirmeyi<br />

öngörüyoruz. Bu tür dönemlerde ciro arttırmak<br />

değil tam tersi güvenli satış yaparak<br />

aynı hacimde kalıp tahsilatlarda başarılı<br />

olmanın çok daha önemli olduğuna<br />

inanıyoruz.<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

İzmir üretim tesislerimizde klima ürün gamıyla<br />

ilgili bir süredir AR-GE çalışmalarını<br />

sürdürdüğümüz ve <strong>2019</strong>’da üretimini<br />

planladığımız yeni ürünlerimiz var, bunları<br />

çok kısa bir süre sonra açıklayacağız.<br />

Bu yeni ürünlerle kendi geliştirdiğimiz teknolojileri<br />

daha uygun şartlarda piyasaya<br />

sunabiliyor olmayı hedefliyoruz.<br />

<strong>2019</strong> ve sonrasında, İzmir üretim tesislerimize<br />

yatırımlarımızı devam ettirerek,<br />

birçok üründe üretime daha fazla ağırlık<br />

vereceğiz. Bu ürünlerle alakalı Rusya,<br />

Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu ve Kuzey<br />

Afrika pazarlarına ihracatımızı artırmayı<br />

ve yeni dağıtım kanalları oluşturmayı hedefliyoruz.<br />

VRF sistemler konusunda tek<br />

yetkili distribütörü olduğumuz Mitsubishi<br />

Heavy Industries ürünlerinin ihracatı ile<br />

ilgili çalışmalarımız da <strong>2019</strong>’da artarak<br />

devam edecek. Ayrıca Mitsubishi Heavy<br />

Bireysel Split klimalar özelinde satış ve<br />

servis kanalı oluşumu ile ilgili 2018’de<br />

başlayan yatırımlarımız önümüzdeki 2 yıl<br />

boyunca sürecek.<br />

<strong>2019</strong> yılından beklentileriniz<br />

ve planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

Öncelikli beklentimiz ekonomik durumla<br />

alakalı daha stabil ve güvenli bir ortamın<br />

oluşarak yatırımların tekrar devreye alınması.<br />

Buna ek olarak, <strong>2019</strong> bizim açımızdan<br />

2018 yılında yaptığımız yatırımların<br />

meyvelerini toplamayı hedeflediğimiz bir<br />

yıl olacak. Öncelikle merkezi iklimlendirme<br />

alanında bir süredir AR-GE çalışmalarını<br />

sürdürdüğümüz ve <strong>2019</strong>’da üretimini<br />

planladığımız yeni ürünlerimiz le ilgili çok<br />

kısa bir süre içinde duyurularımız olacak.<br />

Buna ek olarak, Mitsubishi Heavy Industries<br />

ile Split Klima satışı konusunda yaptığımız<br />

anlaşmaya istinaden <strong>2019</strong>’dan<br />

itibaren Mitsubishi Heavy markasına özel<br />

hazırlanmış FORM mağazalarında Split<br />

Klima satışı da başlatıyor olacağız. Bayi<br />

çalışmalarına çok hızlı bir şekilde başladık.<br />

Hedefimiz <strong>2019</strong> sonunda 40 adet<br />

bayiye ulaşmak ve 2 yıl içinde 100 bayilik<br />

bir dağıtım ve satış kanalı oluşturmak.<br />

Form Grup olarak klima konusundaki 53<br />

yıllık teknik deneyimimizi ve servis konusundaki<br />

başarılı organizasyonumuzu<br />

split klima konusunda kullanarak, son<br />

kullanıcıya çok daha olumlu bir deneyim<br />

yaşatacağız. Mitsubishi Heavy de bu konuda<br />

çok olumlu yaklaşımlar ve destekler<br />

içinde. <strong>2019</strong> senesinde başlayacağımız<br />

reklam ve tanıtım çalışmaları ile birlikte,<br />

Form kalite ve servis farkını Split klima<br />

alanında da göstereceğiz.<br />

Kısaca şunları da eklemek isterim ki; Türkiye<br />

de gelişen ekonomi ve yapılaşma ile<br />

konfor anlayışı ve iklimlendirme kullanımı<br />

da hızlı bir şekilde artmakta. Küresel<br />

ısınma da tüm Dünya da insanların daha<br />

çok klima kullanmasına sebep oluyor. Bu<br />

kapsamda, Türkiye İklimlendirme Sektörü<br />

hem hızla gelişen iç pazar talebini karşılamada,<br />

hem de küresel rekabetin yoğun<br />

olduğu uluslararası pazarlara artan ihracatı<br />

ile Türkiye ekonomisinin önemli bir<br />

oyuncusu durumunda. Eğer doğru stratejiler<br />

ile ilerlenirse, İklimlendirme Sektörünün<br />

Türkiye’ de hızla artan iç talebinin<br />

karşılanmasında ve ihracat hacminin<br />

artırılmasında ciddi katkılar sağlayacağı<br />

inancındayım.<br />

<strong>Yapı</strong> sektörünün gelişimi doğrudan iklimlendirme<br />

sektörünün hızlı gelişimini de<br />

sağlıyor. Yeni ya da yenilenen binalarda,<br />

otellerde, AVM’lerde, havalimanlarında,<br />

aklınıza gelebilecek her yerde iklimlendirme<br />

uygulamasına ihtiyaç var. Özellikle<br />

son yıllarda yapılan inşaat projelerinde<br />

çevreye daha duyarlı sistemlerin seçilerek<br />

karbon salınımının azaltılmaya çalışılması<br />

konuları da öncelikle enerji verimli,<br />

yüksek katma değerli ve inovatif ürünlerin<br />

satışlarını tetikliyor. Artık merkezi sistemler<br />

özellikle yeni projelerde önemli konfor<br />

şartlarından biri olarak algılanıyor. Dolayısıyla<br />

inşaat yatırımları iklimlendirme<br />

sektörünü de yakından ilgilendiriyor ve<br />

tamamlayıcı olduğu için işbirliği de gün<br />

geçtikçe kuvvetleniyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 53


“Danfoss akıllı ve<br />

teknolojik ürünler üretiyor”<br />

“Ürünlerimizin en büyük farklarından biri, uzaktan servis hizmeti verebiliyor olmasıdır.<br />

Danfoss ürünlerinin daha büyük farkı ise dünyada en az arıza yapma oranına sahip ürünler<br />

olmalarıdır. Danfoss, yarının dünyasında daha az kaynakla daha fazlasını başarmak için<br />

çalışmaya devam edecek.”<br />

Daha az kaynak ile daha fazlasını yapmaya<br />

olanak sağlayan teknolojiler geliştiren,<br />

geliştirdiği teknolojilerle 100’den fazla<br />

ülkede hizmet vermekte olan Danfoss;<br />

durmadan değişen bir dünyada gelişmeye<br />

yönelik ana temalar konusunda etkin<br />

bir rol üstleniyoruz.<br />

Danfoss Isıtma Sistemleri Bölge Satış<br />

Müdürü Serhan Günel ile dosya konumuz<br />

çerçevesinde bir röportaj çalışması<br />

gerçekleştirdik. Keyifli okumalar...<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Danfoss; ısıtma, soğutma, motor kontrol<br />

sistemleri ve güç çözümleri olmak üzere<br />

dört farklı kolda faaliyet gösteriyor. Isıtma,<br />

yani benim sorumlu olduğum departman<br />

özelinde konuşacak olursak, satış operasyonu,<br />

iş geliştirme operasyonu, servis<br />

operasyonu ve bizden bağımsız olarak<br />

bu operasyonları destekleyen bir müşteri<br />

destek ekibimiz var. İş geliştirme ekibi,<br />

projeleri analiz ederek hangi uygulamanın<br />

doğru olacağı yönünde çalışmalar<br />

yaparak seçimleri ve kapasiteleri müşteriye<br />

iletiyorlar, daha sonrası ise satış<br />

operasyonuna kalıyor. Satış operasyonu<br />

da iş geliştirmeden gelen destekle sahada<br />

çalışıyorlar; alt yapısında da müşteriye<br />

anında hizmet verebilmek yatıyor, ki<br />

müşteriden gelen talepleri 24 saat içinde<br />

yanıtlama zorunluluğumuz var. Doğru uygulamaların<br />

yapılabilmesi için piyasaya<br />

yön vermekten gerçekten gurur duyuyoruz,<br />

bunun için gereken her türlü alt yapıya<br />

sahibiz. Satış gerçekleştikten sonra<br />

ise servis ekibimiz devreye giriyor. Servis<br />

ekibinin de dış servis firmalarıyla çalışarak<br />

24 saat içerisinde müşterinin taleplerine<br />

cevap verme gibi ciddi bir hedefi var.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

Öncelikle belirtmek isterim ki Danfoss<br />

bu yıl, Türkiye’de faaliyete başlamasının<br />

20’nci yılını kutladı. Bölgesel ısıtma sistemlerinde<br />

öncü uygulamalar yaptık ve<br />

geniş çaplı dönüşüm konusunda Enerji<br />

ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan büyük<br />

destek gördük. Bölgesel ısıtma sistemi,<br />

bir termik santralin atık ısısı veya jeotermal<br />

bir kaynakla çevredeki konutların ısıtılmasını<br />

ve maliyetin doğalgaza kıyasla<br />

üçte bir oranında azaltılmasını sağlıyor.<br />

Örneğin, Soma’da yürüttüğümüz proje<br />

ile kW saat başına 21 kuruş olan ısınma<br />

amacıyla kullanılan doğalgaz gideri, 6<br />

kuruşa düştü. Danfoss Türkiye’de büyük<br />

önem veriyor; Türkiye’de enerji verimliliğini<br />

destekleyecek çalışmalarını her yıl<br />

olduğu gibi bu yıl da sürdürdü.<br />

Serhan Günel / Danfoss Isıtma Sistemleri Bölge Satış Müdürü<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

Danfoss olarak satışa yönelik çalışmalarımızın<br />

yanında piyasaya yön verme hedefiyle<br />

yeni teknolojileri anlattığımız seminerler<br />

düzenliyoruz, fabrika ziyaretleri<br />

organize ediyoruz, yurt dışındaki uygulamaları<br />

gösteriyoruz, bu şekilde de yurt<br />

dışındaki uygulamaları Türkiye’ye entegre<br />

etmeye çalışıyoruz. Burada asıl önemli<br />

olan Türkiye’deki mühendislik sektörünün<br />

alt yapısı ve gerçekten çok önemli, yeniliğe<br />

açık ve bilgi düzeyi çok yüksek olan<br />

proje odaklı arkadaşlarımızın varlığı. Bu<br />

arkadaşlarımızın hepsi yeniliğe gerçekten<br />

o kadar çok açıklar ki bizi yeni teknolojik<br />

uygulamalar yapma konusunda çok<br />

motive ediyorlar.<br />

Özellikle yurt dışındaki teknolojileri yurt<br />

içine entegre etme üzerine kurulu yatırımlarımız<br />

devam edecek.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve planlarınızı<br />

genel hatlarıyla paylaşmak<br />

ister misiniz?<br />

Danfoss yaklaşık 6-7 sene önce yerden<br />

ısıtma pazarından çok az pay alırken,<br />

yerden ısıtma ekipmanları getirip, paket<br />

olarak sistem çözümleri sunarak bu payını<br />

ciddi oranda arttırdı. Bölgesel ısıtmada<br />

bina altı istasyonu Türkiye için yeni bir<br />

çözüm iken, Soma projesini geliştirdik.<br />

2018’de buna Simav projemizi de ekledik.<br />

Türkiye’nin tasarruf anlamında geleceğinin<br />

bölgesel ısıtmada olduğunu düşünüyorum,<br />

bu anlamda çalışmalarımız<br />

devam edecek. Bina enerji performans<br />

yönetmeliği ile birlikte bir büyüme ivmesi<br />

yakaladık ve kalıcı büyüme içinse sektörde<br />

yeni uygulama alanları yaratmaya<br />

devam ederek hedeflerimize ulaşacağız.<br />

Isıtma sektöründe ise dijitalleşme çerçevesinde<br />

konutlar ve ticari binalar akıllı<br />

ısıtma sistemlerini gelecek yılda daha da<br />

fazla kullanacak.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Bir gece veya bir saat bir arıza meydana<br />

gelse bu, çok büyük hasarlara sebep olabilir.<br />

Bu anlamda dijitalleşerek ürünlerimizi<br />

her an kontrol altında tutuyoruz. Danfoss<br />

akıllı ve teknolojik ürünler üretiyor.<br />

Ürünlerimizin en büyük farklarından biri,<br />

uzaktan servis hizmeti verebiliyor olmasıdır.<br />

Danfoss ürünlerinin daha büyük farkı<br />

ise dünyada en az arıza yapma oranına<br />

sahip ürünler olmalarıdır. Danfoss, yarının<br />

dünyasında daha az kaynakla daha<br />

fazlasını başarmak için çalışmaya devam<br />

edecek.<br />

Danfoss, kapasite kontrollü HVAC eğitimi düzenledi<br />

Isıtma, soğutma, motor<br />

kontrol sistemleri ve güç<br />

çözümleri alanlarında<br />

dünya lideri Danfoss’un<br />

Soğutma Sistemleri, yılın<br />

son eğitimini kapasite<br />

kontrollü HVAC üzerine<br />

düzenledi. HVAC sektöründen<br />

9 farklı OEM firmasının<br />

katıldığı eğitim<br />

Danfoss Türkiye Ofisi’nde<br />

gerçekleşti.<br />

Isıtma, soğutma, motor<br />

kontrol sistemleri ve güç<br />

çözümleri alanlarında<br />

dünya lideri Danfoss’un<br />

Soğutma Sistemleri, geçtiğimiz hafta Danfoss Türkiye Ofisi’nde<br />

eğitim düzenledi.<br />

HVAC sektöründen 9 farklı OEM firması ile Danfoss’un diğer<br />

segmentlerinden katılımcıların yer aldığı eğitimde toplamda<br />

45 kişi, Kapasite Kontrollü HVAC Sistem Tasarımı ve Uygulaması<br />

hakkında bilgi aldı.<br />

Danfoss Soğutma Sistemleri Global Uygulama Müdürü Thierry<br />

Legay ile Danfoss Soğutma Sistemleri Saha Sistem Mühendisi<br />

Onur Salih Zorlu tarafından verilen eğitimde, değişken<br />

hızlı sistem tasarımında karşılaşılan zorluklar üzerinde duruldu.<br />

Sistem tasarımı, yağ yönetimi ve test prosedürü, superheat<br />

yönetimi ile test prosedürü, duruş zamanlarında koruma,<br />

defrost algoritması ve sistemin rezonans testi gibi başlıkların<br />

öne çıktığı eğitim uygulama ağırlıklıydı. Danfoss, sektörel eğitimlerine<br />

gelecek yılda da devam edecek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 55


“<strong>2019</strong>’un ilk çeyreğinde<br />

portföyümüzdeki yenilikleri lanse<br />

edebileceğiz”<br />

“Hiçbir sistem yerinde sayarak yaşayamaz, 2017 ve 2018 yıllarında hızlı büyüme ve<br />

bağlı yatırımları gerçekleştirdik. <strong>2019</strong> yılını yapmış olduğumuz yatırım ve hazırlıkların<br />

meyvelerini toplama yılı olarak değerlendiriyoruz.”<br />

Dosya<br />

Yalıtım konusunda ülkemizin lider markalarından<br />

olan Canpa İzolasyon, dünya genelinde<br />

dev markalara ürün tedarik etmekte.<br />

Motivasyonaları yüksek çalışanları,<br />

kendi alanlarında uzman çözüm ortakları<br />

ve kaliteli ürünleri ile başarı grafiğini daima<br />

yükselten şirket, inovasyon konusuna<br />

büyük önem veriyor.<br />

Dosya konumuz çerçevesinde Canpa İzolasyon<br />

Erkel Satış Yöneticisi Murat Topsakal<br />

ile kısa bir röportaj yaptık.<br />

Dönem itibariyle öncelikli gündem<br />

konularınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Şu anki en önemli gündem maddemiz<br />

sürdürebilirlik. Mevcut ekonomik koşullarda<br />

ticaret yaparken tüm paydaşlarımız<br />

ile birlikte iletişim içerisinde ve çok dikkatli<br />

adımlar atarak ilerliyoruz. Tüm risklerimizi<br />

analiz ederek, paylaşarak bu dönemi geçireceğiz.<br />

Tabi ki bu dönem her benzeri<br />

dönemde olduğu gibi riskler kadar fırsatlar<br />

da içeriyor. Bu fırsatları ortaya çıkarmak<br />

ve yakalamak da ikinci önemli gündem<br />

maddemiz.<br />

Bu yıl için satış anlamında öne<br />

çıkan ürün grupları hangileri oldu?<br />

Her geçen gün yapı sektörümüzdeki firmalar<br />

kullandıkları ürünlere verdikleri değeri<br />

yapmış oldukları fayda/maliyet analizlerine<br />

bağlı olarak artırıyorlar. Özellikle su<br />

yalıtımında yanlış ürün tercihinin geri dönüş<br />

maliyetleri çok fazla, buna bağlı olarak<br />

bu yıl su yalıtım ürünlerinde niteliksel<br />

iyileşme ve ciddi bir talep artışı olduğunu<br />

söyleyebiliriz.<br />

Sektörün içerisinde bulunduğu<br />

süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />

Uygulanacak orta vadeli ekonomik planda<br />

tasarruf önlemleri olmasını bekliyoruz.<br />

Tecrübelerimiz gösteriyor ki özel sektör<br />

yatırımcılarında bu tip ortamlarda daha<br />

temkinli olacağını düşünüyorum. Bu durumda<br />

bize daha fazla çalışmaktan başka<br />

bir iş düşmüyor, işimizi daha fazla sayıda<br />

ve çok daha iyi anlatarak pastadaki kendi<br />

dilimimizi en azından korumaya çalışacağız.<br />

Yakın dönemde yeni ürünleriniz<br />

olacak mı?<br />

Ürün iyileştirmeleri ve yeni ürün arayışımız<br />

her zaman gündemimizde olan iki<br />

konu. Özellikle uygulama aksaklıklarının<br />

önüne geçecek akıllı ürünleri araştırıyor<br />

ve bu ürünleri portföyümüze katmayı planlıyoruz.<br />

Son kullanıcıya dönük<br />

ürünlerinizin<br />

yanı sıra üretim<br />

teknolojileri<br />

üzerinde yeni<br />

bir sunumunuz /<br />

ajandanız olacak<br />

mı?<br />

Son kullanıcıların evlerinde<br />

kendilerinin rahatlıkla<br />

uygulayabileceği<br />

ürünleri portföyümüze<br />

eklemeyi planlıyoruz.<br />

Bu konudaki çalışmalarımız<br />

hızla devam ediyor.<br />

<strong>2019</strong>’un ilk çeyreğinde<br />

portföyümüzdeki<br />

yenilikleri lanse edebileceğiz.<br />

Önümüzdeki<br />

dönem için<br />

yeni yatırım ve<br />

projeleriniz var mı?<br />

Hiçbir sistem yerinde<br />

sayarak yaşayamaz,<br />

2017 ve 2018 yıllarında<br />

hızlı büyüme ve bağlı<br />

yatırımları gerçekleştirdik.<br />

<strong>2019</strong> yılını yapmış<br />

olduğumuz yatırım ve<br />

hazırlıkların meyvelerini<br />

toplama yılı olarak<br />

değerlendiriyoruz.<br />

Son olarak eklemek<br />

istedikleriniz?<br />

Şirket olarak mottomuz<br />

mutluluk bulaşıcıdır. İnsanların<br />

yüzlerinin asık<br />

olduğu bir ortamda biz<br />

mutluluğumuzu paylaşmaya çalışıyoruz,<br />

çünkü biliyoruz ki mutsuzluğu körüklemenin<br />

hiçbir manası yok ve görülüyor ki bir<br />

işe de yaramıyor. Yaptığımız işin ne olduğunun<br />

bir önemi yok, şimdi her bir bireye<br />

düşen vazife, çok daha fazla ve verimli<br />

çalışmak. Eğer işimiz sokakları süpürmekse<br />

Mozart’ın beste yaptığı gibi sokakları<br />

süpürmeliyiz. Biz bu nedenle mutluluğu<br />

bulaştırmaya devam edeceğiz.<br />

Murat Topsakal / Erkel Satış Yöneticisi<br />

56<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


“Hedefimiz her yıl ortalama<br />

%20 büyümek”<br />

“Grup olarak Ar&Ge için yıllık yaklaşık 4 milyon Euro’ya yakın bir bütçe ayırıyoruz. Bu<br />

yatırımın meyvelerini ilerleyen yıllarda daha da yoğun olarak alacağımızı düşünüyoruz.<br />

Türkiye, grubun büyüme politikası dahilinde Kafkaslar ve Orta Doğu coğrafyalarına<br />

genişlemek amacıyla konumlanan bir merkez.”<br />

Tolga Celayer<br />

Austrotherm Türkiye Genel Müdür Yardımcısı<br />

Avrupa’nın en önemli inşaat malzemesi<br />

üretici gruplarından biri olan Austrotherm;<br />

ısı yalıtım ürünleri alanında 65 yıldır faaliyet<br />

gösteriyor. Avrupa genelinde toplam<br />

12 ülkede 22 üretim tesisi bulunan firma,<br />

müşterilerine yenilikçi ve ekonomik çözümler<br />

sunmaya devam ediyor.<br />

Austrotherm Türkiye Genel Müdür Yardımcısı<br />

Tolga Celayer ile gerçekleştirdiğimiz<br />

röportaj çalışmamızda <strong>2019</strong> yılı planları<br />

hakkında bilgiler paylaştı.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Austrotherm markası 1953 yılından beri<br />

Avrupa’da ısı yalıtımı faaliyeti içinde. %70’i<br />

yalıtımsız binalardan oluşan ülkemizde<br />

pazara sunduğumuz Austrotherm markalı<br />

ısı yalıtım levhalarımız ile yaklaşık 10 yıldır<br />

ülkemizde, hem enerji tasarrufuna hem de<br />

çevre ve hava kirliliğinin azaltılmasına katkı<br />

sağlamaktayız. İki sene önce ise, dünyada<br />

1970’lerin başından bu yana kullanılan<br />

ancak ülkemizde az bilinen EPS blokların<br />

inşaat mühendisliği uygulamalarında kullanımı<br />

amacıyla geliştirdiğimiz Austrotherm<br />

geoBLOCK® ürünümüzü lanse ettik.<br />

EPS’den mamul bu ürünümüz ile inşaat<br />

sektöründe pek çok mühendislik uygulamalarına<br />

yenilikçi ve ekonomik çözümler<br />

üretiyoruz.<br />

Türkiye’de 200’ün üzerinde bayimiz ve<br />

3.000’in üzerinde tali bayimiz bulunmakta,<br />

bu dağıtım kanalını sürekli geliştiriyoruz.<br />

Austrotherm olarak Türkiye ve çevre pazarlarına<br />

büyük önem veriyoruz. Bu sebeple,<br />

Marmara bölgesine hitap eden ve<br />

2008 yılında faaliyete geçen Dilovası/Kocaeli<br />

fabrikamızdan sonra Ege bölgesinde<br />

daha aktif bulunabilmek için 2013 yılında<br />

Turgutlu/Manisa fabrikamızı devreye soktuk.<br />

Artan talebi karşılayabilmek adına da<br />

bu süreçte Dilovası tesisimizde kapasite<br />

artırımına gittik. 2014 ve sonrasında da<br />

özellikle İç, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de<br />

yeni yatırımlarla birlikte ısı yalıtım<br />

pazarının üzerinde bir büyüme gerçekleştirdik.<br />

Kocaeli, Manisa, Trabzon, Diyarbakır ve<br />

Kayseri’deki üretim tesislerimize ek olarak<br />

2018 yılının Nisan ayında hizmete alınan<br />

Ankara fabrikamız ile birlikte Türkiye’deki<br />

onuncu üretim yılımızda 6 üretim lokasyonuna<br />

ulaştık. Son 5 yılda Türkiye’deki üretim<br />

kapasitemizi 5 kat, satış hacmini ise 4<br />

kat arttırdık.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl oldu?<br />

Kısa bir değerlendirme alabilir<br />

miyiz?<br />

Bu yıl, Austrotherm Türkiye için en önemli<br />

faaliyet Ankara Sincan organize sanayi<br />

bölgesinde yaptığımız son teknoloji yeni<br />

fabrika yatırımımız oldu. Bu yatırım ile<br />

üretim kapasitemizde ciddi artış sağlarken<br />

coğrafi dağılımımzı geliştirdik. Ankara fabrikamız<br />

Nisan 2018’de devreye girdi ancak<br />

geçici de olsa ülkemizin içinde bulunduğu<br />

türbülans ortamı sebebiyle büyüme hedeflerimizden<br />

uzak kaldık.<br />

EPS yalıtım malzemesi için üretim noktalarımizin<br />

lojistik anlamdaki önemi aşikar ,<br />

%98’i hava olan EPS ısı yalıtım levhaları<br />

sevkiyatlarda hacimce fazla yer kaplaması<br />

sebebiyle lojistik anlamda her bölgede<br />

bir üretim tesisi kurarak taşıma maliyetlerini<br />

minimuma indirerek, böylece de fiyatta<br />

rekabetçi kalarak hizmet verme amacında<br />

olduk. 2018 yılı içerisinde döviz artışı, EPS<br />

ısı yalıtım malzemelerinin hammaddesinin<br />

döviz bazlı satınalınması sebebiyle ciddi<br />

maliyet artışlarına sebep oldu, bu artışların<br />

tamamen fiyatlara yansıtmak ne yazık ki<br />

mümkün olmadı.<br />

Önümüzdeki yıl yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

“TÜRKİYE’YE GÜVENİMİZ TAM”<br />

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik<br />

durumun kısa süreli, geçici bir süreç<br />

olduğuna inanıyoruz. Austrotherm Avusturya<br />

Merkezimizin Türkiye’nin gelişimi ve<br />

ekonomisinin iyiye gideceği konusundaki<br />

güvenleri tam. Bunu hem müşterilerimize<br />

hem de bayilerimize göstermek için 2018<br />

senesi içinde sırasıyla İzmir , Ankara ve<br />

İstanbul ‘da “GÜVENİMİZ TAM” toplantıları<br />

gerçekleştirdik. Bu toplantılarda hem bayilerimizin<br />

Pazar hakkındaki düşüncelerini<br />

öğrenme fırsatı bulduk , hem de Austrotherm’in<br />

uzun vadeli projelerini kendilerine<br />

yüzyüze ilettik. Gerekli koşullar oluştuğu<br />

anda Türkiye yatırımlarımıza ara vermeden<br />

devam etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki<br />

beş yıl içerisinde hedefimiz her yıl<br />

ortalama yüzde 20 büyümeyi yakalamak.<br />

Grup olarak Ar&Ge için yıllık yaklaşık 4<br />

milyon Euro’ya yakın bir bütçe ayırıyoruz.<br />

Bu yatırımın meyvelerini ilerleyen yıllarda<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

daha da yoğun olarak alacağımızı düşünüyoruz.<br />

Türkiye, grubun büyüme politikası<br />

dahilinde Kafkaslar ve Orta Doğu coğrafyalarına<br />

genişlemek amacıyla konumlanan<br />

bir merkez. Avrupa’nın en batısında<br />

Manchaster’dan başlayan satış ağımız,<br />

Türkiye’deki mevcudiyet ile şu an itibariyle<br />

en doğuda Hakkariye’ ulaşmakta.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

“ÜLKE KAZANIMI ESAS”<br />

Öncelikli amacımız ısı yalıtım sektörünün<br />

gelişmesi ve geleceği için tüketicide ısı<br />

yalıtımı bilincini oluşturmak. Bu amaçla<br />

yıl içinde bir çok çok başarılı iletişim projesine<br />

imza attık. <strong>2019</strong> yılında bunlara devam<br />

ederken bir sonraki adıma geçmek ısı<br />

yalıtımının ev ekonomisi , ülke ekonomisi<br />

ve dışa bağımlılığı azaltmak adına politik<br />

olarak da önemini en uygun şekilde anlatabilmeye<br />

çalışacağız. Sektöre ve sektörü<br />

büyütmeye, bunun yanında tüketicinin ve<br />

kamuoyunu doğru ürün ve uygulama ile ilgili<br />

bilinçlendirilmesine odaklanacağız.<br />

Isı yalıtım levhası kalınlıklarında Avrupa’dan<br />

çok gerideyiz, Avrupa’da şuan ortalama<br />

12 cm kalınlıkta ısı yalıtım levhası<br />

kullanılırken, Türkiye’de bu ortalam 4-5<br />

cm’lerde. Isı yalıtımı, ülke kazanımı denklemini<br />

basit ve anlaşılır şekilde halkımıza<br />

anlatmak, bu konudaki bilgi seviyesini yükseltmek<br />

sektör olarak odaklanmamız gereken<br />

nokta. Bunu anlatmanın yolu sürekli<br />

ve doğru iletişim, böylelikle daha kalın ısı<br />

yalıtımı kullanımı tüketici için, ülkemiz için,<br />

doğa ve sektörümüz için, yani her paydaş<br />

için bir gereklilik ve avantaj olduğunu farkına<br />

varabiliriz. Bu nedenle “ISI YALITIMI<br />

ÜLKE KAZANIMI” diyoruz.<br />

“Isı Yalıtımı Sektörü <strong>2019</strong> yılında verimliliğe odaklanmalı”<br />

Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 75’ini ithal ettiğinin altını çizen Austrotherm<br />

Grup İş Geliştirme Direktörü Özgür Kaan Alioğlu, “Türkiye<br />

mantolamanın ne olduğunu öğrendi, birinci faz tamamlandı. <strong>2019</strong> yılı<br />

verimliliğe odaklandığımız, ısı yalıtım kalınlıklarını artırarak tüketiciden<br />

yalıtım sektörüne, ülkeden çevreye kadar herkesin kazandığı, ikinci faza<br />

geçtiğimiz bir yıl olmalı. Tüketicilerin daha verimli ısı yalıtım için desteklenmesi<br />

gerekiyor” dedi.<br />

Yalıtım her açıdan hayati bir role sahip<br />

Özgür Kaan Alioğlu, “Enerji tüketimimizin yüzde 35’sini konutlarda kullanıyoruz.<br />

Konutlarda tüketilen enerjinin yüzde 70’inden fazlası, ısıtma<br />

ve soğutma amaçlı. 2017’de enerji ithalatı için yaklaşık 37 milyar dolar<br />

para harcadık ve ithal ettiğimiz enerjinin %35’ini yani yaklaşık 13 milyar<br />

dolarını konutlarda kullandık. 2018 yılı rakamlarının da benzer yüzdelerde<br />

olacağı öngörülmekte. Türkiye’de yaklaşık 21 milyon konutun 16<br />

milyona yakınında halen daha ısı yalıtımı yok.<br />

Yalıtım sektörü, bir çok açıdan hayati önem taşıyor. Hem tüketicilerin<br />

daha fazla enerji tasarrufu yaparak hane ekonomisine pozitif etki yaratması,<br />

hem ülkemizin konutlarda ısıtma-soğutma amaçlı ithal ettiği<br />

enerji miktarını düşürmesi yönünden. Ayrıca enerji kaynaklı cari açık<br />

sorunumuzu azaltması ve bu sayede dışa bağımlılığımızın azalması ile<br />

birlikte Milli Güvenlik politikalarımıza da destek sağlaması, hem de enerji<br />

tüketimininin azalması sayesinde salınan karbon gazları mikarının düşürülmesi<br />

ile doğanın korunması açısından yalıtım ülkemiz için öncelikli<br />

konuların başında yer almalı” dedi.<br />

Arz talep arasında dengesizlik hakim<br />

Alioğlu, “Yalıtımın önemi nedeniyle doğal olarak sektöre yatırımcı ilgisi<br />

yüksek. Ancak ne yazık ki koordinasyonsuz ve plansız yatırım politikaları<br />

sebebiyle şu anda talebin 4 katı kadar fazla arz oluştuğunu söyleyebiliriz.<br />

Arz ve talep arasındaki bu dengesizlik ve aşırı uçurum sebebiyle<br />

de sektörde çok yoğun bir rekabet yaşanmakta. Bu rekabet ilk bakışta,<br />

serbest piyasa koşulları sebebiyle tüketicinin lehine gibi gözükse de,<br />

kontrolsüz üretim ve denetimsiz uygulama ortamında ürün ve hizmet kalitesinde<br />

yol açtığı kalitesizlik ve standart dışılık sebebiyle tüketiciler ve<br />

ülkemiz için büyük bir risk oluşturmakta”<br />

Tüketicilerin daha verimli ısı yalıtım için desteklenmesi gerekiyor<br />

Sektör olarak kamu nezdindeki çalışmalarımızı özellikle sektör derneklerimiz<br />

İZODER ve EPSDER’in öncülüğünde yürütüyoruz diyen Özgür<br />

Kaan Alioğlu, “Ülkemizde enerji tasarrufu ve özellikle konutlarda mantolama<br />

uygulamaları ile ilgili devlet-sektör işbirliği ile yıllar süren, yoğun,<br />

özverili ve çok başarılı çalışmalar yapıldı, yapılmaya da devam ediyor.<br />

Son dönemde, sanayi üretim maliyelerinin artması ve alım gücünün<br />

düşmesi ile tüketicilerin ısı yalıtımı yatırımına kaynak ayırma konusunda<br />

sıkıntı yaşadığını görüyoruz. Bu noktada beklentimiz, üretimi çeşitli devlet<br />

destekleri kapsamında olan ısı yalıtım ürünlerinin tüketimlerinin de<br />

gerekli mevzuat değişiklikleri ve devlet teşvikleri ile desteklenmesi ve bu<br />

sayede tüketicilerin, daha verimli ısı yalıtım ürünlerini kullanabilmelerinin<br />

önünün açılması.<br />

Bir kısmı Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nda da yer alan, en etkili<br />

ve çabuk sonuç alınabilecek bazı aksiyonları 3 ana gurup altında<br />

şu şekilde toparlayabiliriz. Isı Yalıtımı Uygulamalarında Karar Alma ve<br />

Hayata Geçirme Süreçlerini Hızlandıracak Hukuki ve Kanuni Altyapının<br />

Düzenlenmesi, Enerji Kimlik Belgesi (EKB) Sahipliğinin Teşvik Edilmesi,<br />

Özgür Kaan Alioğlu / Austrotherm Grup İş Geliştirme Direktörü<br />

Isı Yalıtımı Projeleri için Finansman Modellerinin Geliştirilmesi” dedi.<br />

En çok hammadde ve enerjiden etkileniyoruz<br />

Özellikle biz EPS’den mamül ısı yalıtım malzemesi üreticileri için maliyetlerimiz<br />

içerisinde hammadde oranı çok ciddi bir yer tutmakta diyen<br />

Austrotherm Grup İş Geliştirme Direktörü Özgür Kaan Alioğlu “hammaddelerimizin<br />

de hemen hemen tamamı döviz cinsinde satışı yapılan ürünler.<br />

Bir kısmını yurtdışından ithal ediyoruz, bir kısmını da Türkiye’deki<br />

üreticilerden tedarik ediyoruz. Ancak Türkiye’deki üreticilerden tedarik<br />

ettiğimiz ürünler de döviz cinsinden fiyatlanmakta. Bunun yanında diğer<br />

bir önemli gider kalemimiz de enerji. Enerji fiyatlarındaki döviz kuru bazlı<br />

artışlar da anında üretim maliyetlerimizi etkilemekte. Doğal olarak döviz<br />

kurlarındaki artış nerdeyse bire bir oranında üretim ve ürün maliyetimize<br />

yansımakta.<br />

Biz ise bu artışları fiyatlarımıza kısmen yansıtabiliyoruz. Bu sektörümüze<br />

ya da firmamıza has bir sorun değil. TUIK enflasyon verilerine baktığımızda<br />

tüketici enflasyonunun üretici enflasyonundan çok daha düşük<br />

olduğunu görüyoruz. Artışları yansıtamıyoruz, çünkü tüketicinin de alım<br />

gücünün düşüyor. Sanayicinin üretim maliyetlerindeki artışı satış fiyatlarına<br />

yansıtamaması, kısa vadede kar marjlarının düşürmekte, ancak<br />

bundan daha da önemlisi orta vadede firmaların işletme sermayelerinin<br />

erimesine yol açabilecek seviyelerde karsızlığa yol açma ihtimalini ortaya<br />

çıkarmakta. İçinde bulunduğumuz türbülans ortamından hızla sıyrılmamız<br />

için, sanayi firmalarının bu sürecin sonuna işletme sermayelerini<br />

kaybetmeden ve ayakta kalarak ulaşması çok büyük önem taşımakta”<br />

dedi.<br />

Ne kadar kalın ısı yalıtım levhası, o kadar çok enerji tasarrufu<br />

Alioğlu, “Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durumun kısa süreli,<br />

geçici bir süreç olduğuna inanıyoruz. Türkiye’ye güvenimiz tam. Bu<br />

sebeple Austrotherm olarak Türkiye yatırımlarımıza ara vermeden devam<br />

etmeyi planlıyoruz. <strong>2019</strong> yılında da ISI YALITIMI ÜLKE KAZANIMI<br />

diyerek, verimli ısı yalıtıma, daha kalın ısı yalıtımının sunduğu faydaları<br />

anlatmaya odaklanacağız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 59


“Ar-Ge çalışmaları odaklı<br />

bir yıl geçireceğiz”<br />

“Biz ODE olarak ihracat odaklı stratejimize ek olarak yakaladığımız<br />

pazar çeşitliliğimizin bizi dirençli ve esnek kılan yapısıyla,<br />

önümüzdeki süreçte de büyümeyi, istikrarlı bir biçimde sürdüreceğiz.”<br />

ve 100 milyon TL yatırımla 2017 yılında<br />

devreye aldığımız, bize yalıtım<br />

sektöründe “Yılın Yatırımı” ödülünü<br />

de kazandıran Eskişehir Üretim Tesisimiz,<br />

ODE’nin büyümesinde ve gelecek<br />

dönem hedeflerinde en önemli<br />

itici gücünü oluşturuyor. Yurtiçi ve<br />

yurtdışında bayi sayımız ise 250’yi<br />

aşmış durumda.<br />

1998 yılından itibaren yalıtım sektöründe<br />

faaliyet göstermeye başlayan<br />

ODE; bugün 5 modern üretim tesisinde<br />

4 binden fazla ürün çeşidi ve<br />

uzman personeliyle yalıtım sektörünün<br />

en büyük üreticileri arasında yer<br />

almakta. Firma 2017 yılında Eskişehir’deki<br />

yeni üretim tesisinin tam kapasite<br />

ile faaliyete geçmesiyle Membran’da<br />

32 milyon m 2 üretim hacmine<br />

ulaşmış durumda.<br />

ODE Yalıtım Pazarlama Direktörü<br />

Ceylin Akdemir ODE’nin 2018 faaliyetlerini<br />

bizler için değerlendirdi.<br />

<strong>2019</strong> yılı plan ve projelerini de bizlerle<br />

paylaşan sayın Akdemir’e teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Firmanızın pazardaki<br />

faaliyetleri hakkında kısaca<br />

bilgi verir misiniz?<br />

1985 yılında taahhüt faaliyetleriyle ticaret<br />

hayatına başlayan ODE, 1998<br />

Ceylin Akdemir / ODE Yalıtım Pazarlama Direktörü<br />

yılında Türkiye’nin en çok ihtiyaç<br />

duyduğu alanlardan birine yönelerek<br />

yalıtım sektöründe ilerleme kararı<br />

aldı. 1990 yılında ithalatçı, 1996<br />

yılında ise üretici kimliğine kavuşan<br />

ODE, bugün artık Türkiye’de yalıtım<br />

sektörünün en büyük oyuncuları arasında<br />

yer alıyor. Faaliyetlerini küresel<br />

bir marka olma vizyonuyla sürdüren<br />

ODE Yalıtım, bugün su, ısı, ses ve<br />

yangın yalıtımı gruplarında, toplam 4<br />

bini aşkın üründen oluşan bir portföye<br />

sahip. Firmamız, Çorlu ve Eskişehir<br />

üretim tesislerinde; ODE Isıpan markasıyla<br />

ekstrüde polistren ısı yalıtım<br />

malzemesi, ODE Membran markasıyla<br />

su yalıtım örtüleri, ODE Starflex<br />

markasıyla ısı, ses ve yangın yalıtımında<br />

kullanılan cam yünü, ODE<br />

R-Flex markasıyla da elastomerik<br />

kauçuk köpüğü tesisat yalıtım malzemesi<br />

üretimi gerçekleştiriyor. 75 bin<br />

metrekare alan üzerine kurulu olan<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

2018 başta Eskişehir’deki üretim tesisimiz<br />

olmak üzere son 5 yılda yaptığımız<br />

yatırımların karşılığını aldığımız<br />

bir yıl oldu. Öncelikli hedefimiz<br />

Türkiye’den çıkan global bir marka<br />

olmak, dolayısıyla tüm süreçlerimizde<br />

işleyişi ve kurgumuzu bu hedef<br />

doğrultusunda planlıyoruz. Eskişehir<br />

ve Çorlu’daki fabrikamızda gerçekleşen<br />

üretimle birlikte 4 bini aşkın ürün<br />

çeşidimizle, 5 kıtada varız ve 70’in<br />

üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz.<br />

2018’i, ihracat odaklı geçirdik ve ihracat<br />

cirosunda geçen yıla oranla do-<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

lar bazında yüzde 35 artış yakaladık.<br />

Bu artışı, dünya böylesi bir ekonomik<br />

dönemden geçerken, yurtdışı pazarlarımızı<br />

artırarak yapmamız ise bizler<br />

için çok memnuniyet verici. Bu yıl, ihracatta<br />

yakaladığımız ivmeyi de destekler<br />

biçimde Ar-Ge odaklı da bir yıl<br />

geçirdik. Eskişehir üretim tesisimizin<br />

içinde yer alan ve sektörümüzün en<br />

gelişmiş Ar-Ge birimlerinden birinde<br />

yürüttüğümüz bu çalışmalarla artık,<br />

özellikle membranda yurtdışından<br />

gelen talep ve ihtiyaçlara bir hafta<br />

gibi kısa sürelerde hızla yanıt verebiliyor,<br />

ürün geliştirebiliyoruz. Bu da<br />

ihracatta elimizi oldukça güçlendiriyor.<br />

2018’de, farklı coğrafyalardan 11<br />

farklı ülke için farklı ürünler geliştirdik.<br />

Gelen talebe göre soğuk iklime sahip<br />

bölgeler için membranın soğuktaki<br />

performansını güçlendiriyor, sıcak<br />

bölgeler için yüksek sıcaklıktaki dayanımını<br />

artırıyoruz. Ayrıca Türkiye’de<br />

çatı kaplamalarında kullanılan<br />

kırmızı ve yeşil renkli arduaz taşlar<br />

yerine, yurtdışında tercih edilen gri<br />

ya da beyaz renkli arduazlarla ürün<br />

üretebiliyoruz. Su yalıtımında liderlik<br />

hedefimiz doğrultusunda Ar-Ge’de<br />

özellikle membran ağırlıklı ilerliyoruz.<br />

Bu kapsamda bu yıl birçok yeni ürün<br />

çıkardık. Özetle başarılı bir yıl geçirdiğimizi,<br />

önümüzdeki süreçte de başta<br />

çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla<br />

büyümeye devam edeceğimizi<br />

söyleyebilirim.<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

<strong>2019</strong>’da, ihracatta yeni pazarlar ve bu<br />

pazarlardan gelecek farklı taleplere<br />

uygun ürün geliştirmek üzere sürdürdüğümüz<br />

Ar-Ge çalışmaları odaklı bir<br />

yıl geçireceğiz. <strong>2019</strong>’da ihracatın toplam<br />

ciromuz içindeki payını, gelecek<br />

yıl yüzde 40’a çıkarmayı hedefliyoruz.<br />

<strong>2019</strong>’daki bir diğer odak noktamız ise<br />

paydaşlarımıza yarattığımız ‘katma<br />

değer’. Paydaşlarımıza yarattığımız<br />

katma değeri artırmak konusunda<br />

hem bayiler hem uygulamacılar hem<br />

de tüketiciler için çeşitli hizmet ve uygulamaları<br />

hayata geçireceğiz.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

Enflasyondaki artış, TL’deki değer<br />

kaybı ve seçim atmosferi merkezinde<br />

hissettiğimiz gelişmeler hemen her<br />

sektör gibi inşaatta ve yapı malzemelerinde<br />

de yoğun şekilde hissediliyor.<br />

Bu etkinin <strong>2019</strong> yılında da süreceğini<br />

düşünüyoruz. Biz ODE olarak ihracat<br />

odaklı stratejimize ek olarak yakaladığımız<br />

pazar çeşitliliğimizin bizi dirençli<br />

ve esnek kılan yapısıyla, önümüzdeki<br />

süreçte de büyümeyi, istikrarlı bir<br />

biçimde sürdüreceğiz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 61


“Global bir<br />

düzcam<br />

şirketi olma<br />

vizyonuyla<br />

hareket<br />

ediyoruz”<br />

“Şişecam Düzcam sektörün<br />

tüm ihtiyaçlarına çözüm üretme<br />

misyonu ile ürün portföyünü hızla<br />

genişletmeyi, enerji tasarrufu ve<br />

çevrenin korunmasına sadece<br />

üretim teknolojileriyle değil,<br />

geliştirdiği ürünlerle de hizmet etmeyi<br />

amaçlamaktadır.”<br />

Türkiye ve uluslararası pazarlarda yatırımlarına<br />

kesintisiz olarak devam eden Şişecam<br />

Düzcam, 10 farklı ülkedeki 17 üretim<br />

tesisi, ortaklıkları ve genişleyen ürün yelpazesiyle<br />

inşaat, otomotiv, enerji ve beyaz<br />

eşya sektörlerine ürünler sunmakta.Türkiye<br />

ve bölgede düzcam sanayisinin gelişmesine<br />

daima öncülük yapan firma, sektörde<br />

birçok ilke de imza atmış durumda.<br />

Şişecam Düzcam Pazarlama ve Satış<br />

Başkan Yardımcısı Ebru Şapoğlu keyifli<br />

bir röportaj çalışması gerçekleştirdik.<br />

Yeni proje ve çalışmalarınız hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Şişecam Düzcam, sektörel gelişim paralelinde<br />

değişen ihtiyaçlara yönelik olarak<br />

fonksiyonel çözümler sunmayı hedefleyerek<br />

ve en son teknolojileri kullanarak<br />

katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler geliştirmektedir.<br />

Şişecam Temperlenebilir Low-E Cam ve<br />

Şişecam Temperlenebilir Solar Low-E<br />

Cam markaları ile pazara sunduğumuz<br />

temperlenebilir ürün gamımıza 2017 ve<br />

2018 yılında da yeni ürünler eklenmiştir.<br />

Isı yalıtımı ve güneş kontrolü özelliğiyle<br />

enerji tasarrufu sağlayan, aynı zamanda<br />

temperlenebilme özelliği ile emniyet ihtiyacını<br />

karşılayan yüksek performanslı<br />

Temperlenebilir kaplamalı camlar, kullanıcılara<br />

yıl boyunca konforlu yaşam alanları<br />

sunar. Temperlenebilir Low-E Camlar ısı<br />

kayıplarını sıradan çift cama göre %50<br />

azaltarak kışın yakıt giderlerinden, Temperlenebilir<br />

Solar Low-E Camlar ise ısı<br />

yalıtımına ek olarak güneş ısısı girişini<br />

sıradan çift cama göre %40-65 oranlarında<br />

azaltarak yazın soğutma masraflarından<br />

tasarruf sağlar. 2017 ve 2018 yılında<br />

pazara sunulan 5 yeni ürünle müşterilere<br />

ihtiyaca göre ısı ve güneş kontrolü, düşük<br />

yansıtma, etkin ısı kontrolü, şeffaflık ve<br />

kontrollü gün ışığı özellikleri sağlanmaktadır.<br />

Bir diğer yeni ürünümüz olan Şişecam<br />

Temperlenebilir Boyalı Cam’ın temperlenebilme<br />

özelliği emniyet ihtiyacına yönelik<br />

çözümler sunarken, iç mekanların yanı<br />

sıra dış mekanlarda uygulanarak kullanıcılara<br />

farklı alternatifler sunmaktadır.<br />

Yeni geliştirdiğimiz bu ürünlerimizden<br />

Temperlenebilir Boyalı Cam, Çatı Cephe<br />

Ödülleri’nde 2017 Yılın Cephe <strong>Malzeme</strong>si<br />

Ödülü’nü, Temperlenebilir Solar Low-E<br />

Cam ise 2016 Yılın Cephe <strong>Malzeme</strong>si<br />

Ödülü’ne layık görüldü.<br />

Kısaca satış faaliyetleriniz ve<br />

hedef pazarlarınızdan bahseder<br />

misiniz?<br />

Türkiye’de tüm değer zincirine yönelik<br />

olarak sürdürülen iletişim ve iş geliştirme<br />

faaliyetleri vasıtasıyla çözüm odaklı yaklaşım<br />

ve ihtiyaca uygun hizmet sunularak<br />

faaliyetler sürdürülmektedir.<br />

Global bir düzcam şirketi olma vizyonuyla<br />

hareket eden Şişecam Düzcam, özellikle<br />

Türkiye, Bulgaristan, İtalya, Rusya ve Hindistan’<br />

daki üretim tesisleriyle yerel üretici<br />

konumunda olup, bölgedeki büyümesini<br />

sürdürmeyi planlamaktadır.<br />

Şirketimiz uluslararası pazarlarda yeni<br />

yatırımlarla üretim alanını ve pazar payını<br />

genişletme çalışmalarını sürdürmektedir.<br />

Bu kapsamda 2016 yılında, İtalya’da yeni<br />

bir düzcam ve lamine tesislerini satın<br />

alan şirketimiz, hattını bünyesine katmıştır.<br />

Söz konusu kapasite artışlarıyla Şişecam<br />

Düzcam, üretim kapasitesi itibariyle<br />

Avrupa liderliğine yükselmiştir. Şirket,<br />

2018 yılında Sangalli Vetro Manfredonia<br />

tesisini de satın alarak İtalya’daki üretim<br />

kapasitesini ikiye katlamıştır.<br />

Şişecam Düzcam 2018 yılında ayrıca,<br />

Hindistan’da 2013 yılından bu yana ortak<br />

olduğu düzcam üreticisi iştirakini satın<br />

alarak tamamına sahip olmuştur. Bugün<br />

Avrupa’nın en büyük düzcam üreticisi konumunda<br />

olmasının yanı sıra yurtiçi yatırımlarına<br />

da aralıksız olarak devam eden<br />

Grup, günümüzde 10 farklı ülkedeki tesisleri,<br />

ortaklıkları ve genişleyen ürün yelpazesiyle<br />

inşaat, otomotiv, enerji ve beyaz<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

eşya sektörlerine hizmet etmektedir. Şişecam<br />

Düzcam, Türkiye, Balkanlar, Doğu<br />

Avrupa, Mısır, Rusya ve Hindistan’da<br />

önümüzdeki dönemde faaliyetlerine devam<br />

edecektir.<br />

Ebru Şapoğlu<br />

Şişecam Düzcam Pazarlama ve Satış Başkan Yardımcısı<br />

Yeni ürün ve sistemlerinizden<br />

bahseder misiniz?<br />

Şişecam Topluluğu bünyesindeki Araştırma<br />

ve Teknoloji Geliştirme, faaliyetlerini<br />

Gebze Çayırova’da 15 bin metrekare alana<br />

kurulu ve 9 bin 400 metrekare kapalı<br />

alana sahip olan, cam bilimi ve teknolojisi<br />

alanında Türkiye’nin en büyük ve donanımlı,<br />

dünyanın sayılı büyük Ar-Ge kampüsleri<br />

arasında yer alan Şişecam Bilim<br />

ve Teknoloji merkezinde yürütmektedir.<br />

Cam bilimi ve teknolojisi alanında geleceğin<br />

ürünlerine ve üretim teknolojilerine<br />

yön veren merkez Şişecam’ın inovatif teknolojiler<br />

ve katma değeri yüksek ürünlerle<br />

global pazarda rekabet gücünü daha da<br />

artırmasını sağlamaktadır.<br />

Bu doğrultuda, Şişecam Düzcam sektörün<br />

tüm ihtiyaçlarına çözüm üretme<br />

misyonu ile ürün portföyünü hızla genişletmeyi,<br />

enerji tasarrufu ve çevrenin korunmasına<br />

sadece üretim teknolojileriyle<br />

değil, geliştirdiği ürünlerle de hizmet etmeyi<br />

amaçlamaktadır. İklim değişikliği ve<br />

doğal kaynakların tükenmesiyle karşı karşıya<br />

kalınan günümüzde Şişecam, stratejilerinin,<br />

süreçlerinin ve faaliyetlerinin<br />

her aşamasında sürdürülebilirliğe katkı<br />

sağlayan inovatif çözümlere öncelik vermektedir.<br />

Ürünleriniz sahip olduğu<br />

avantajlar hakkında neler<br />

söylemek istersiniz?<br />

Şişecam Düzcam, ürün ve hizmet sunduğu<br />

ilk noktadan son kullanıcıya kadar<br />

giden değer zinciri içerisinde müşterilerinin<br />

taleplerini karşılayabilmek için, doğru<br />

ürün ve hizmetleri sunmak ve bu ürün ve<br />

hizmetleri doğru kanallarla ulaştırabilmek<br />

konusunda sürekli gelişim anlayışıyla hareket<br />

etmektedir.<br />

Şişecam Düzcam, deneyimli ve güçlü<br />

ekibi ile birlikte proje karar vericileri olan<br />

mimar, cephe danışmanı, yatırımcı ve<br />

müteahhitlere projelerine yönelik “Cam<br />

Danışmanlık” hizmeti sunarak proje ihtiyaçları<br />

doğrultusunda çözüm önerileri<br />

geliştirmektedir.<br />

“Cam Danışmanlık” hizmeti kapsamında;<br />

• Projelerin nihai cam seçim aşamasına<br />

kadar tüm süreçlerinde karar vericilerle<br />

bire bir görüşerek, projelere yönelik çözüm<br />

ortaklığı sunulmakta,<br />

• Proje özelinde statik, ısıl kırılma ve performans<br />

hesapları yapılmakta,<br />

• <strong>Yapı</strong>lan hesaplar doğrultusunda cam<br />

şartname önerileri hazırlanmakta,<br />

• Projelerin ihtiyaçları doğrultusunda doğru<br />

cam çözümleri sunulmaktadır.<br />

Ayrıca, pazarda hizmet verilen sektör profesyonellerinin,<br />

projelerine doğru camı<br />

seçebilmeleri için ürünlerle ilgili teknik<br />

bilgilere ve performans değerlerine kolay<br />

ve hızlı bir şekilde ulaşmalarını sağlamak<br />

amacıyla Isıcam Seçim Sihirbazı, Cam<br />

Akustik, Cam Danışmanı ve Performans<br />

Hesaplayıcı isimli dört farklı mobil uygulama<br />

hayata geçirilmiştir.<br />

Kısa vadede sistem ve<br />

ürünlerinizde ne gibi yenilikler<br />

olacak?<br />

Şişecam Düzcam pazarın değişen ve<br />

gelişen ihtiyaçlarını karşılamak üzere<br />

Ar-Ge faaliyetlerini aralıksız sürdürmekte,<br />

geliştirdiği ve pazara sunduğu çevre<br />

dostu ve enerji verimli camlarla cari açığımızın<br />

azaltılmasına katkıda bulunurken,<br />

insanların yaşam kalitesini ve konforunu<br />

artırmaktadır. İklim değişikliğinin yarattığı<br />

riskleri titizlikle takip edip, tüm operasyonlarda<br />

verimliliği artırarak daha az kaynak<br />

kullanımıyla daha fazla enerji tasarrufu<br />

sağlayan ürünler üretmeyi hedeflemektedir.<br />

Bu kapsamda, faaliyet gösterilen tüm<br />

pazarlar ve ürün grupları için yenilikçi,<br />

çevreci ve müşteri ihtiyaçlarını karşılayan<br />

ürünler geliştirilmektedir.<br />

Yeni ürün geliştirme faaliyetleri kapsamında,<br />

mega projeler arasında yer alan<br />

İstanbul’un Yeni Havalimanı projesinde<br />

kullanılmak üzere geliştirilen etkin enerji<br />

tasarrufu, emniyet, güvenlik ve gürültü<br />

kontrolü ihtiyaçlarına çözümler sunan<br />

yüksek performanslı “Temperlenebilir Solar<br />

Low-E Cam” ürünleri öne çıkmaktadır.<br />

İstanbul Yeni Havalimanı projesinin<br />

200.000 m²’yi aşan cephe ve çatı ışıklığında<br />

fonksiyona bağlı olarak üstün nitelikli<br />

iki farklı Şişecam Temperlenebilir<br />

Solar Low-E Cam ürünü tercih edilmiştir.<br />

Proje için geliştirilen yeni Temperlenebilir<br />

Solar Low-E Cam ile oluşturulan Isıcam<br />

kombinasyonuyla %51 ışık geçirgenliği<br />

sağlanarak projede ihtiyaç duyulan optimum<br />

ışık geçirgenliği ve düşük yansıtma<br />

özelliğiyle şeffaf tasarıma imkan sağlanmaktadır.<br />

Ayrıca İstanbul Yeni Havalimanı<br />

projesinde tercih edilen Isıcam kombinasyonu,<br />

yazın güneş enerjisinin sadece<br />

%29’unun içeri girmesini sağlayarak hem<br />

soğutma giderlerinden, hem de sıradan<br />

çift cama göre ısı kayıplarını yüzde 50<br />

azaltarak kışın ısıtma giderlerinden tasarruf<br />

sağlamaktadır. Aynı zamanda, temperlenebilme<br />

özelliğiyle emniyet ihtiyacını<br />

karşılarken, cam kırılması sonucunda<br />

ortaya çıkabilecek yaralanma risklerini<br />

azaltmakta, iç ve dış cam kombinasyonunda<br />

tercih edilen lamine cam ile de güvenlik<br />

ihtiyacının yanı sıra gürültü kontrolü<br />

sağlamaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 63


“Her türlü<br />

yalıtım talebine<br />

hızlı ve güvenilir<br />

bir şekilde yanıt<br />

verebiliyoruz”<br />

“İzocam olarak sadece Türkiye’de değil,<br />

Ortadoğu ve Balkanlarda da yalıtım<br />

sektörünün öncü firmaları arasında yer<br />

alıyoruz. Toplam 130.000 tona ulaşan<br />

mineral yün kapasitemizin yanı sıra<br />

artan üretim kapasitelerimizle esnek<br />

üretim ve zamanında teslim imkânları<br />

sunuyoruz...”<br />

Levent Gökçe / İzocam Genel Direktörü<br />

Yalıtımın farklı uygulama modellerine<br />

(ısı yalıtımı, gürültü kontrolü, akustik ve<br />

yangın güvenliği) ve alanlarına yönelik<br />

(konut, sanayi, tesisat, dayanıklı tüketim<br />

malları vb.) yalıtım ürünleri tasarlayan,<br />

üreten ve pazara sunan İzocam, 53 yıllık<br />

tecrübesi ile sektördeki faaliyetlerini sürdürmekte.<br />

Geniş ürün yelpazesi ile her<br />

ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri sunabilen<br />

firma, ülkemizde ve dünyada yalıtım<br />

sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında<br />

üretebilen tek şirket olma özelliğini taşımakta.<br />

İzocam Genel Direktörü Levent Gökçe ile<br />

gerçekleştirdiğimiz röportaj çalışmamızda<br />

kendilerine İzocam hakkında merak<br />

ettiklerimizi yönelttik. Bize vakit ayırarak<br />

sorularımız yanıtlayan sayın Gökçe’ye teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

2018 yılının ilk 9 ayında geçen senenin<br />

ilk 9 ayına kıyasla net satışlarımız %28<br />

oranında büyüdü.<br />

İyi başladığımız bu seneyi iyi bir performansla<br />

sonlandırıyoruz. Toplam yalıtım<br />

pazarı içerisinde yüzde 20’ye yakın bir<br />

payımız var ve bu oranla pazar lideri<br />

olma konumumuzu güçlü bir şekilde sürdürüyoruz.<br />

Bugün Mineral Yün ve XPS’de<br />

bölgedeki en büyük kurulu kapasiteye sahibiz.<br />

Tesisat, ısı ve ses yalıtımında kullanılan<br />

A1 sınıfı yanmaz Camyünü Prefabrik<br />

Boru ürünümüzün üretim kapasitesini<br />

% 30 üzerinde artırarak 3. boru hattımızı<br />

bu sene devreye aldık. Ayrıca, az önce de<br />

belirttiğim gibi 2018 yılında yalıtımda yeni<br />

çözümler sunan kullanım kolaylığına sahip<br />

pek çok yeni ürün geliştirdik.<br />

İzocam olarak geride bıraktığımız 2018<br />

yılında Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda<br />

yeni ürünler geliştirdik. Son dönemde<br />

sunduğumuz yeni ürünlerden biri olan<br />

“İzocam Ara Bölme Levhası” (ABL) hafif<br />

ara bölmelerde kullanılmak üzere geri dönüşümlü<br />

malzemeler kullanılarak geliştirildi.<br />

ABL, doğal içeriği ile toz yapmayan<br />

yapısı ve kolay kesimiyle rahat ve sağlıklı<br />

çalışma ortamları yaratıyor ve hızlı uygulama<br />

ile zamandan tasarruf sağlıyor.<br />

Kendi başına ayakta durabilen İzocam<br />

Ara Bölme Levhası, güvenli uygulama<br />

imkânının yanında sahip olduğu taşıma<br />

saplı ambalajı ve hafifliği sayesinde de<br />

kolay taşınabiliyor. Farklı kalınlıklarda<br />

üretilebilen ürün, ara bölme duvarlarda,<br />

64<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

ısı ve A sınıfı ses yalıtımı sağlıyor. Ayrıca,<br />

düşük ısı iletim katsayısı ile İzocam<br />

Ara Bölme Levhası, farklı sıcaklık<br />

ve zamanlarda iklimlendirilen hacimler<br />

arasında da enerji verimli ara duvarların<br />

teşkil edilmesini sağlıyor, enerji<br />

tasarrufu ve konforu artırıyor.<br />

Daha fazla ısıl konfor, sürdürülebilirlik<br />

ve kalite için geliştirdiğimiz İzocam<br />

Yeni Cephe Levhası ise, bir yüzeyi<br />

siyah camtülü kaplı bir ürün ve giydirme<br />

cephe sistemlerde, cam, granit,<br />

mermer, alüminyum, ahşap vb. cephe<br />

kaplamalarının arkasında ısı, ses<br />

yalıtımı ve yangın güvenliği amacıyla<br />

kullanılan bir ürünümüz. 35 mW/mK<br />

iletkenliğe sahip olarak tasarladığımız<br />

bu ürünle enerji verimliği konusunda<br />

oldukça iddialıyız.<br />

Ürünümüz, hafifliği sayesinde rahatça<br />

taşınıyor ve esnek yapısıyla kolay<br />

uygulanabiliyor. Ayrıca sıkıştırılabilme<br />

özelliğiyle, nakliye ve depolamada da<br />

tasarruf sağlıyor. İzocam Yeni Cephe<br />

Levhası’nın öne çıkan diğer özellikleri<br />

ise camtülü kaplı olması ve su iticiliği…<br />

Bu sayede, yağmur suyunun ürüne<br />

zarar verme riski azalıyor, zamandan<br />

ve iş gücünden tasarruf sağlamaya<br />

yardımcı oluyoruz. Yüksek yapılara<br />

ısıl konfor getirmeyi hedefleyen Yeni<br />

Cephe Levhası aynı zamanda çevre<br />

dostu bir ürün.<br />

Endüstriyel binalarda kullanılmak üzere<br />

iki yeni ürün daha geliştirdik. Bunlar;<br />

yerinde uygulama yapılan metal<br />

binaların çatı ve cephelerinde iki metal<br />

levha arasında kullanılan İzocam<br />

Endüstriyel Bina Levhası (EBL) ve<br />

İzocam Endüstriyel Bina Levhası R+<br />

(EBL R+). Her iki ürün de ısı ve ses<br />

yalıtımı ile yangın güvenliği sağlarken<br />

hafifliği sayesinde kolayca taşınıyor<br />

ve esnek yapısıyla kolay uygulanabiliyor.<br />

Bu ürünlerin bir diğer özelliği ise<br />

bünyesine su almaması. Bu sayede,<br />

yağmur suyunun ürüne zarar verme<br />

riski ortadan kalkıyor, zamandan ve iş<br />

gücünden tasarruf sağlanıyor. Endüstriyel<br />

yapılara ısıl konfor getirmeyi hedefleyen<br />

bu ürünlerimiz aynı zamanda<br />

çevre dostu ürünler. Ürünlerimizin kalitesi<br />

CE ve sadece biyo ürünlere verilen<br />

ve insan sağlığına zararlı olmadığını<br />

belgeleyen EUCEB belgeleriyle<br />

de kanıtlanmış durumda.<br />

İzocam EBL R+ ise 35 mW/mK iletkenliğe<br />

sahip olacak şekilde tasarlandı.<br />

Yeni ürünlerimizden İzocam EBL<br />

ise 37 mW/mK ısı iletkenlik değerine<br />

sahip. Bu özellikleriyle etkin ısı yalıtımı<br />

yapan malzemelerimizle enerji verimliği<br />

konusunda da oldukça iddialıyız.<br />

Ürünlerimiz, yanmaz özellikleri sayesinde<br />

olası yangınlarda zaman kazandırıyor<br />

ve yangın güvenliği konusunda<br />

da etkili çözümler sunuyor.<br />

Son olarak Kasım ayında, kullanılmak<br />

üzere Tekiz ürün grubumuza yeni bir<br />

ürün ekledik. Özellikle perakende sektöründeki<br />

talepleri karşılamak üzere<br />

Poliüretan yalıtımlı 40 mm kalınlıktaki<br />

çatı panelini sektöre kazandırdık. 1,5 m<br />

ve altındaki açıklıklarda kullanıma uygun<br />

“İzofom” perakende sektöründeki<br />

hızlı erişimle ilgili ihtiyacı karşılamasının<br />

yanı sıra, uygulamada da kolaylık<br />

sağlayan, hafif ve oldukça ekonomik bir<br />

ürün olarak karşımıza çıkıyor.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

Dünyanın ve sektörün değişim hızına<br />

bakıldığında, liderliğini devam ettirme<br />

misyonu ile hareket eden bir şirket<br />

olarak inovasyonu oldukça önemsiyoruz<br />

ve her yıl yeni ürünler geliştirerek<br />

pazara sunuyoruz. Bu anlamda bizim<br />

takip ettiğimiz bir başarı göstergemiz<br />

de var; yeni ürünlerin ciromuz içindeki<br />

payı, yani “inovasyon katsayısı”. İnovasyon<br />

katsayısına göre yeni ürünlerin<br />

ciromuz içindeki payı şu an 15. Bu<br />

rakamı artırma hedefimizi koruyoruz.<br />

Önümüzdeki dönemde de yeni kapasite<br />

artırımları ve geliştirme yatırımlarımızla<br />

paydaşlarımız ve sektörümüz<br />

için katma değer yaratmaya devam<br />

edeceğiz. Yıllardır süre gelen modernizasyon<br />

ve kapasite yatırımlarımızla<br />

hem ürün çeşitliliğimiz hem de üretim<br />

yetkinliğimiz sürekli gelişim gösterdi.<br />

Çalışmalarımız bu şekilde hız kesmeden<br />

devam ediyor ve <strong>2019</strong>’da da devam<br />

edecek.<br />

Gelecek dönemde ise sadece mevcut<br />

ürün gamımızı kullanarak değil, yeni<br />

teknolojileri de hayatımıza alarak yol<br />

kat edeceğiz. Ar-Ge yeni dönemde İzocam’ın<br />

hayatında daha çok yer alacak.<br />

Yeni ve gelişmiş bir Ar-Ge laboratuvarı<br />

oluşturma planımızın olduğunu da eklemek<br />

isterim. Ar-Ge çalışmalarımızı,<br />

sektörün ve kullanıcıların beklentilerine<br />

en iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde<br />

yürütüyoruz. Diğer taraftan yalıtım sektörünün<br />

dünyadaki gelişimini yakından<br />

takip ediyoruz. Üretim teknolojileri anlamında<br />

yalıtım sektöründe, dünyada<br />

çalışmaları takip edilen Isover’in deneyiminden<br />

faydalanarak, yeni üretim<br />

yöntemlerini ülkemize taşıyoruz.<br />

Yurt dışında ise ihracata odaklanıyoruz.<br />

İzocam olarak sadece Türkiye’de<br />

değil, Ortadoğu ve Balkanlarda da<br />

yalıtım sektörünün öncü firmaları arasında<br />

yer alıyoruz. Toplam 130.000<br />

tona ulaşan mineral yün kapasitemizin<br />

yanı sıra artan üretim kapasitelerimizle<br />

esnek üretim ve zamanında teslim<br />

imkânları sunuyoruz. Böylece inşaat<br />

ve sanayide her türlü yalıtım talebine<br />

hızlı ve güvenilir bir şekilde yanıt verebiliyoruz.<br />

İzocam, “En Çok İzolasyon<br />

<strong>Malzeme</strong>si İhracatı Yapan<br />

Firma” oldu<br />

İzocam’a<br />

ihracat ödülü<br />

Türkiye’de yalıtım sektörünün öncüsü<br />

İzocam, İklimlendirme Sanayi İhracatçıları<br />

Birlikleri (ISIB) tarafından verilen 2017<br />

yılı İhracat Yıldızları Ödülleri’nde “En Çok<br />

İzolasyon <strong>Malzeme</strong>si İhracatı Yapan Firma”<br />

olarak bu yıl da ödül aldı.<br />

İzocam Genel Direktörü Levent Gökçe,<br />

İzocam olarak sadece Türkiye’de değil,<br />

Ortadoğu ve Balkanlarda da yalıtım sektörünün<br />

öncü firmaları arasında yer aldıklarını<br />

belirterek şunları söyledi : “2017<br />

yılında İhracat Yıldızları ödüllerinde En<br />

Çok İzolasyon <strong>Malzeme</strong>si İhracatı Yapan<br />

Firma olarak<br />

ödül almaktan<br />

büyük<br />

mutluluk<br />

duyuyoruz.<br />

İhracatımız<br />

2018’de de<br />

bir önceki<br />

yıla kıyasla<br />

Türk Lirası<br />

bazında<br />

%32,8 USD<br />

bazında ise<br />

%6 arttı. Son<br />

5 yılda ihracattan<br />

elde<br />

ettiğimiz satış<br />

geliri 160<br />

milyon doları buldu. Önümüzdeki 5 yıl<br />

toplamda 150 milyon doların üzerinde ihracat<br />

yapmayı hedefliyoruz.”<br />

İzocam, dış pazarlara yönelik toplam<br />

130.000 tona ulaşan mineral yün kapasitesinin<br />

yanı sıra, artan üretim kapasiteleriyle<br />

de esnek üretim ve zamanında<br />

teslim imkânları sunuyor. Böylece inşaat<br />

ve sanayide her türlü yalıtım talebine hızlı<br />

ve güvenilir bir şekilde yanıt verebiliyor.<br />

Bugüne kadar 100’ü aşkın ülkede çözümler<br />

sunan İzocam, 20 yerleşik bayisi<br />

ile ihracat faaliyetlerine devam ediyor.<br />

İhracat yapılan bölgelerin başında Türki<br />

Cumhuriyetler, Afrika, Balkanlar, Asya ve<br />

Ortadoğu geliyor. Ağırlıklı olarak bina ve<br />

sanayide kullanılan yalıtım ürünlerinin<br />

ihracatını gerçekleştiren İzocam bu ürünlerin<br />

dışında ayrıca İklimlendirme (ısıtma,<br />

soğutma ve iklimlendirme) sektörüne<br />

yönelik ürünlerin de ihracatını yapıyor.<br />

İhracatı 600.000 m³’ü aşan İzocam, Orta<br />

Doğu İklimlendirme sektörünün en önemli<br />

üreticisi konumunda.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 65


“Her yıl yüksek üretim, satış ve verimlilik sağlayarak<br />

sürdürebilir bir büyüme sağlıyoruz”<br />

“55 yıldır ulaştığımız başarılı sonuçları ve lider konumumuzu, yeni amiral gemimiz<br />

olan Dilovası fabrika yatırımının tamamlanmasıyla dünyaya örnek olacak bir seviyede<br />

sürdüreceğiz. Ytong’un ülkemizde enerji verimli yapılaşmaya ve binalarda güvenli ısı<br />

yalıtımının yaygınlaşmasına katkıları artarak sürecek...”<br />

Uluslararası bir marka ve ürün olan<br />

Ytong’u,1963’ten bu yana Türk inşaat<br />

sektörünün hizmetine sunmakta olan<br />

Türk Ytong, dünyanın sayılı üreticileri<br />

arasında yer almakta. Üstün ısı yalıtımı,<br />

kolay işlenebilirlik ve çevre dostu olma<br />

özellikleri taşıyan ürünleriyle güvenli ve<br />

modern yapılaşmaya yön veren firma,<br />

uluslararası bir bilinirliğe ve saygınlığa da<br />

sahip.<br />

Türk Ytong Genel Müdürü Gökhan Erel<br />

ile önümüzdeki yıla dair beklentileri ve<br />

planları üzerine bir röportaj çalışması<br />

gerçekleştirdik.<br />

Firmanızın pazardaki faaliyetleri<br />

hakkında kısaca bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Türk Ytong olarak 55 yıldır inşaat sektörüne<br />

üstün kaliteli malzemeler ve hizmetler<br />

sunuyoruz. İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ, Antalya<br />

ve Bilecik’te bulunan fabrikalarımız<br />

ve Gaziantep’deki iştirakimiz ile güvenli<br />

ve modern yapılaşmaya yön veriyoruz.<br />

Duvar blokları ve duvar panelleri, çatı-döşeme<br />

plağı ve sıva malzemelerini, Multipor<br />

markası altında ise ısı yalıtım ürünlerimizi<br />

tüketicilerle buluşturuyoruz. Hafiflik, deprem<br />

dayanımı, yangın güvenliği, üstün ısı<br />

yalıtımı, kolay işlenebilirlik ve çevre dostu<br />

olma özellikleri taşıyan ürünleriyle Ytong,<br />

sektörde birçok ilke imza atmış, Türk inşaat<br />

sektörünün modern bir anlayış ile yönlenmesine<br />

öncülük etmiş bir markadır. Ortağımız<br />

Alman Ytong öncülüğünde önemli<br />

Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarımızla,<br />

ürünlerimizin kullanıldığı yapıları,<br />

ısı yalıtımı, yangın ve deprem güvenliğinde<br />

çok üst düzey çözümlerle buluşturuyoruz.<br />

Ytong, güvenli, kaliteli, çevreci yapılaşma<br />

ve duvar denildiğinde akla ilk gelen yapı<br />

malzemesidir. Türkiye’de enerji tasarrufu,<br />

deprem ve yangın güvenliği gibi alanlar-<br />

66<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Dosya<br />

daki inovatif özellikleri sayesinde yapılarda<br />

konforlu, güvenli ve ekonomik bir yaşamın<br />

temel taşı haline gelmiştir. Bu, hepimiz için<br />

gurur verici ve sorumluluğu bir o kadar büyük<br />

bir başarıdır.<br />

2018 yılı sizin için nasıl bir yıl<br />

oldu? Kısa bir değerlendirme<br />

alabilir miyiz?<br />

Türk Ytong olarak her yıl yüksek üretim,<br />

satış ve verimlilik sağlayarak sürdürebilir<br />

bir büyüme sağlıyoruz. 2018 yılında üretim<br />

kapasitemiz ve satışlarımızla sektör liderliğini<br />

sürdürürken, 50 milyon euro yatırımla<br />

Dilovası tesislerimizi hayata geçirdik. 29<br />

Ekim tarihinde deneme üretimlerine başladığımız<br />

Dilovası Fabrikamız gazbeton sektörünün<br />

küresel gelişiminde bir kilometre<br />

taşı olacak. Bu tesiste bir Ar-Ge Merkezi<br />

ve Ytong Akademi Eğitim Merkezi de yer<br />

alacak. Fabrikamız tam kapasite üretime<br />

başladığında 100 kişiye doğrudan, 250 kişiye<br />

dolaylı, toplamda 350 kişiye iş imkânı<br />

sağlayacağız.<br />

Bununla birlikte enerji verimliliği, yangın<br />

güvenliği ve yönetmeliğe uygunluk gibi<br />

konularda tüm beklentilere yanıt verebilen<br />

Multipor Isı Yalıtım Levhası, yüzde 100<br />

yanmaz özelliğe sahip bir ürün olması ve<br />

pratik uygulama özelliği nedeniyle 2018<br />

yılında da büyük bir talep ve ilgi gördü.<br />

2016’da başladığımız Multipor üretimini,<br />

bu yıl tamamladığımız yeni kapasite artış<br />

yatırımıyla ikiye katladık.<br />

2018’de Türkiye’de meydana gelen kur<br />

dalgalanmalarının inşaat sektörünü ciddi<br />

şekilde etkilediği bir gerçek. Bu dalgalanma<br />

kontrol altına alınmış durumda. Sağduyu<br />

ve karşılıklı güven ile daha da iyi<br />

duruma geleceğimize eminim. Unutmamamız<br />

gereken önemli nokta ise Türkiye’nin<br />

bir deprem ülkesi olduğu gerçeğidir. Türkiye<br />

bu konuda risk altındadır. Maalesef<br />

mevcut konut kalitemizin iyi olmadığı ve<br />

iyileştirilmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz.<br />

Bu nedenle uzun yıllar yapılaşmaya açık,<br />

üst ve alt yapı projelerinin devam etmesi<br />

gerekiyor.<br />

Önümüzdeki yılda yurtiçi ya da<br />

yurtdışında yeni yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

Gökhan Erel / Türk Ytong Sanayi A.Ş. Genel Müdürü<br />

Deneme üretimlerine başladığımız yeni<br />

fabrikamızda devam eden yatırımlarımız<br />

olacak. Özellikle endüstriyel yapılar,<br />

AVM, depo ve lojistik yatırımlarda kullanılan<br />

büyük ebatlı donatılı ürünlerimiz için<br />

bu fabrikada yepyeni bir teknolojiyle 100<br />

bin metreküp kapasiteli bir üretim için son<br />

hazırlıklar tamamlanıyor. Bunun yanında<br />

toz ürünlerle ilgili de bir üretim hattı kuruyoruz.<br />

<strong>2019</strong> yılı beklentileriniz ve<br />

planlarınızı genel hatlarıyla<br />

paylaşmak ister misiniz?<br />

55 yıldır ulaştığımız başarılı sonuçları ve<br />

lider konumumuzu, yeni amiral gemimiz<br />

olan Dilovası fabrika yatırımının tamamlanmasıyla<br />

dünyaya örnek olacak bir seviyede<br />

sürdüreceğiz. Ytong’un ülkemizde<br />

enerji verimli yapılaşmaya ve binalarda<br />

güvenli ısı yalıtımının yaygınlaşmasına<br />

katkıları artarak sürecek.<br />

<strong>2019</strong> yılı ülke ekonomisi ve özellikle inşaat<br />

sektörü açısından belirsizliklerle<br />

dolu bir görünüme sahip. Buna ve sektörümüzdeki<br />

artan daralma beklentisine<br />

rağmen Ytong olarak tedbirlerimizi aldık,<br />

bütçemizi artış öngörüsüyle hazırladık.<br />

Müşterilerimizin markamıza, ürün ve hizmetlerimize<br />

duyduğu güvene ve iş ortaklarımızla<br />

kurduğumuz prensipli ve güçlü<br />

çalışma sistemine güveniyoruz. Bu olumsuz<br />

ortamın getireceği zorlukları birkte<br />

göğüsleyerek, hep birlikte aşacağımıza<br />

inancımız tam. Türk toplumunun örnek<br />

dayanışma ve işbirliği ruhuna, çalışkanlığına<br />

inanıyor ve güveniyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 67


Sektörel<br />

Türkiye’de ilk kez Penthouse bir daire<br />

sanat eserine dönüşüyor<br />

Türk çağdaş sanatının tanınmış isimlerinden Sevincy inşaat halindeki penthouse daireyi<br />

‘42 Maslak Dream Penthouse’ adıyla fonksiyonel bir sanat eseri olarak tasarlamaya<br />

başladı...<br />

Sanat dünyasının en prestijli ‘artist in residence’<br />

programını 42 Maslak’a taşıyan<br />

ünlü sanatçı, dairenin en çarpıcı eserini<br />

Filli Boya’nın epoksi boyaları ile zeminde<br />

oluşturuyor. Filli Boya sponsorluğunda<br />

gerçekleşen sanat projesi ile Filli Boya’nın<br />

epoksi zemin boyası da dev bir<br />

esere dönüştü.<br />

Kaliteli ürünleri ve sınırsız renk seçenekleriyle<br />

yaşam alanlarında estetik standartları<br />

yükselten Filli Boya, renkleri ve<br />

renk etkisini kullanarak insan hayatına<br />

değer veren projeleri hayata geçirmeye<br />

devam ediyor. İstanbul’un zirvesinde, sınırların<br />

ötesinde bir hayat vaat eden, şehrin<br />

muhteşem manzarası ile dikkat çeken<br />

42 Maslak Dream Penthouse projesi yaratıcı<br />

ve inovatif fikirlerin açığa çıkması<br />

açısından oldukça verimli olan ‘Artist in<br />

residence’ sanat programını Türkiye’de<br />

ilk kez gerçekleştiriyorlar. Sevincy’nin<br />

üzerinde çalıştığı proje bittiğinde dev bir<br />

su yüzeyi üzerine konumlanan bir yaşam<br />

alanı hissi yaratacak.<br />

Sevincy eserini bu sözlerle<br />

tanımlıyor:<br />

‘İnsanların zeminle sıra dışı bir bağ kurduğu,<br />

üzerindeki herşeyi cam gibi yansıtan<br />

bu eserimde suyun berraklığını ve<br />

zerafetini yansıtmaya çalıştım. Temas etmek<br />

hatta üzerinde yatma isteyeği uyandıran<br />

bu resme ayakkabıyla basmaya<br />

kıyamıyorsunuz.’ Şubat <strong>2019</strong>’da bitmesi<br />

beklenen sanat projesinin sanat severler<br />

tarafından yoğun bir ilgiyle karşılanması<br />

bekleniyor.<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Rock Serisi<br />

60x120 cm Teknik Porselen


GF Hakan Plastik<br />

2018 yılını büyüyerek noktaladı<br />

GF Hakan Plastik, Teknoloji ve Eğitim Merkezi’nde sektör yayınları temsilcileri ile bir araya<br />

geldi. GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan Besler ve Pazarlama<br />

Müdürü Candan Mumcuoğlu ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada 2018 yılının genel bir<br />

değerlendirmesi yapıldı.<br />

25 Aralık 2018, Salı günü düzenlenen<br />

basın toplantısında sektör yayınlarının<br />

temsilcilerini ağırlayan GF Hakan Plastik<br />

Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Batuhan<br />

Besler, gösterdikleri ilgiden dolayı<br />

teşekkürlerini iletti. Pazarlama Müdürü<br />

Candan Mumcuoğlu ile birlikte konuklarını<br />

karşılayan Batuhan Besler konuşmasına<br />

2018 yılının genel bir değerlendirmesinde<br />

bulunarak başladı.<br />

2018 yılının özellikle yılın ikinci yarısında<br />

kurlardaki yükseliş ve dalgalanmanın<br />

tüm sektörleri etkilediğini; ancak inşaat<br />

malzemeleri sektörünün hem maliyetlerin<br />

yükselmesi hem de finansal sıkıntıların<br />

daha derinden yaşanması sebebi ile diğer<br />

sektörlere oranlara daha fazla etkilendiğini<br />

belirtti. Besler, “ Bu etkiyi 2018’in inşaat<br />

büyüme rakamlarında da açık şekilde<br />

görüyoruz. Uzun bir aradan sonra sektör<br />

negatif büyüme verdi. 2018 yılını eksi<br />

%1-%1,5 seviyesinde bitireceğini ön görüyoruz.<br />

<strong>2019</strong> yılında da inşaat pazarında<br />

negatif büyüme devam edecek gibi görünüyor.<br />

Bu zorlu dönemde ihracat, Türkiye<br />

ekonomisinin otomotiv ve tekstilden sonra<br />

üçüncü büyük sektörü olan inşaat için de<br />

nefes aldıran kanal oldu” dedi.<br />

Yüzde 14’ün üzerinde büyüme<br />

2017 buluşmasında, 2018 yılında yüzde<br />

10 büyüme hedeflediklerini hatırlatan<br />

Besler, böyle zor bir dönemde hedeflerinin<br />

üzerinde bir grafik sergileyerek yüzde<br />

14’ün üzerinde bir büyüme gerçekleştirdiklerini<br />

kaydetti.<br />

Besler konuşmasında, “GF Hakan Plastik<br />

olarak tüm bu gelişmeleri yakından izledik<br />

ve tabii ki etkilerini hissettik. Bununla beraber<br />

2018 yılını genel olarak iyi geçirdiğimizi<br />

söyleyebiliriz. 2018 için koyduğumuz<br />

bütçeyi ilk 11 ayda tamamladık. Bu kadar<br />

zor bir yılda bile bu şekilde bir performans<br />

göstermek kolay değil. Bunun birçok sebebi<br />

var. Biz üretimden, satışa, insan kaynağından,<br />

pazarlama ve finansa tüm faaliyetlerimizi<br />

üzerine kurduğumuz sağlam<br />

temelimiz ile 2018’i hem iç pazarda hem<br />

de ihracatta büyüyerek geçirdik. 2018<br />

büyüme rakamımız yüzde 14’ün üzerinde<br />

gerçekleşti.<br />

Kurulduğumuz günden bu yana kendimizi<br />

plastik boruda “kalite ve güven” ile bir<br />

araya koyuyoruz. Türkiye’de 50 yılı aşkın<br />

geçmişimizde, dünyada ise GF olarak 200<br />

yıllık geçmişimiz ile kullanıcılarımız için<br />

yaşam konforunu artıran yenilikçi ürünler<br />

sunmayı kendimize ilke edindik. Plastik<br />

boru sektöründe üstyapı ve altyapı alanlarında<br />

sunmuş olduğumuz ürün ve hizmetlerimizle,<br />

geniş bayi ağımızla her zaman<br />

müşterilerimizin ihtiyaçlarına en doğru,<br />

en hızlı ve en kolay şekilde ulaşabilmesi<br />

için çalışmalarımıza aralıksız devam ettik.<br />

Bu süreçte ülkemizin yaşamış olduğu en<br />

sıkıntılı dönemlerde bile, yatırımlarımızı,<br />

araştırmalarımızı, üretimimizi ve ürün tedariğimizi<br />

ara vermeden sürdürmeyi de bir<br />

görev bildik. Bu vesile ile karşılıklı güven<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

Batuhan Besler / GF Hakan Plastik Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı<br />

ve bağlılık duygusu içinde her zaman bizimle<br />

birlikte olan, destekleyen iş ortaklarımıza<br />

ve kullanıcılarımıza da teşekkürlerimizi<br />

sunmak istiyorum” dedi.<br />

İhracat, en önemli konu başlığı.<br />

2018 yılında iç pazarda gerçekleştirilen<br />

kampanyalar, proje takipleri gibi çalışmalarla<br />

sektör genelinde yaşanan daralmaya<br />

rağmen büyüme kaydettiklerini ifade<br />

eden Batuhan Besler, ihracat pazarında<br />

da önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi:<br />

“2018 yılı boyunca 9 fuara katılım gerçekleştirdik.<br />

Fuar katılımlarının ihracat pazarlarımızda<br />

bize yeni fırsatlar açtığını düşünüyoruz.<br />

2018 yılında ihracatta bir önceki<br />

yıla göre büyüme kaydettik. Halen tam<br />

olarak istediğimiz seviyeye gelemesek de<br />

önemli gelişmeler sağladık. <strong>2019</strong>’da da bu<br />

çalışmalarımıza devam edeceğiz. İhracat<br />

<strong>2019</strong> içinde de en önemli konu başlığımız<br />

olacak. Hem GF satış şirketleri üzerinden<br />

yaptığımız ihracatı hem de doğrudan ihracatımızı<br />

büyütmeyi hedefliyoruz. Yurtiçi<br />

pazarda ise mevcut iş ortaklarımız ile işimizi<br />

geliştireceğiz. Hem bizim için hem<br />

de iş ortaklarımız için finansal istikrar en<br />

yakından takip edeceğimiz konu olacak.”<br />

Verimlilik ve müşteri memnuniyeti<br />

Müşterilerine verdikleri hizmet kalitesini artırabilmek<br />

adına stok yönetim sistemi yatırımı<br />

yaptıklarını belirten Besler, bu konuda<br />

şunları söyledi: “WMS depo yönetim sistemini<br />

hayata geçirerek stok yönetimi ve lojistik<br />

konusunda verimliliği artırmayı sağladık.<br />

Doğru verilerle yönetim sayesinde müşteri<br />

memnuniyetini de üst seviyelere taşımayı<br />

hedefliyoruz. Öncelikli olarak Çerkezköy<br />

tesislerinde hayata geçirilen, 75.000 m²<br />

alanı ve mevcut ERP sistemiyle entegre<br />

edilen sistem, çok katlı depolama, ürün<br />

toplama ve sevkiyat aşamalarında kullanılan<br />

barkod el terminalleri<br />

ile destekleniyor. El terminalleri<br />

ile hızlı bir şekilde uzak mesafeler<br />

taranarak barkod okuması yapılabiliyoruz.<br />

Yine terminallerin üzerinde bulunan kamera<br />

ile anlık olarak ürünlerin, palet ve raflardaki<br />

ya da araç yüklemelerindeki durum<br />

fotoğraflarının alınması mümkün oluyor.<br />

Ayrıca üretimden gelen ürünlerin yenilenen<br />

raf sistemlerine kaldırılmasına, sevkiyatta<br />

yükleme sürecine kadar birçok noktada kalite<br />

kontrol süreçleri de takip edilebiliyor”.<br />

Tüm çalışmaların merkezinde<br />

“insan” var.<br />

2018 yılı içerisinde şirket bünyesinde<br />

gerçekleştirilen çalışmalara da değinen<br />

Batuhan Besler, yapılan tüm çalışmaların<br />

merkezine “insan”ı koyduklarını ifade etti.<br />

Gerek iş yerinde, gerek iş ilişkilerinde gerekse<br />

kullanıcı noktasında her zaman insanın<br />

önemine dikkat ettiklerini söyledi:<br />

“Her ne kadar dijitalleşme hayatımızın bir<br />

parçası olsa da biz insan faktörünün çok<br />

önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle<br />

tüm çalışmalarımızı planlarken bunu<br />

göz önünde bulunduruyoruz. İç organizasyonlarımızda<br />

insan kaynağımızın eğitimi<br />

konusuna özen gösteriyoruz, bu nedenle<br />

yıl içerisinde farklı eğitimler düzenledik.<br />

Tüm dünyada uygulanan Etkili İnsanların<br />

7 Alışkanlığı programımızı 2017 yılı içerisinde<br />

başlatmıştık; 2018 yılında da sürdürdük.<br />

Bununla beraber “Değer Temelli Satış”<br />

ve “Tasarım Odaklı Düşünce” eğitimleri<br />

ile müşterilerimizin ihtiyaçlarını daha doğru<br />

anlama ve onlar için daha yenilikçi ürün<br />

ve hizmetler geliştirmeye odaklandık.<br />

Üzerinde önemle durduğumuz bir diğer<br />

konu İş Sağlığı ve Güvenliği. ISG Haftası<br />

boyunca bir dizi etkinlik düzenlendik<br />

ve bu konudaki farkındalığımızı artırmaya<br />

çalıştık. İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin<br />

yanı sıra çalışanlar arasında konunun<br />

önemine birebir dahil olarak kavramaları<br />

açısından çeşitli etkinlikler, toplantılar, acil<br />

durum tatbikatları ve yarışmalar yaptık.<br />

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da İSG’nin<br />

önemini vurgulayabilmek için çalışanlarımızın<br />

çocukları arasında ISG konulu video<br />

yarışması düzenlendik ve dereceye giren<br />

çocuklarımızı ödüllendirdik.<br />

<strong>2019</strong> için yeni planlar<br />

Batuhan Besler, konuşmasının sonunda<br />

<strong>2019</strong> yılına yönelik çalışmalarına değindi:<br />

“Ürün gamı ile ilgili çalışmalarımız da kesintisiz<br />

devam ediyor. Büyük ve hızlı kentleşme<br />

nedeni ile giderek üzerinde hassasiyetle<br />

durulmaya başlayan gürültü kirliliği,<br />

konutlardan okullara, otellerden ofislere<br />

her alanda kişileri fiziksel ve ruhsal yönde<br />

olumsuz etkileyen toplumsal bir sorun olarak<br />

karşımıza çıkıyor. <strong>Yapı</strong>larda, toplumun<br />

ve bireyin yaşam kalitesini artıracak ses<br />

yalıtımı sağlayan ürünlerin kullanımı bu<br />

nedenle daha da önem kazanıyor. GF Hakan<br />

Plastik’in tescilli ürünü ve Türkiye’nin<br />

ilk sessiz borusu SILENTA PREMIUM,<br />

mükemmel ses yalıtımı ile binalar için ideal<br />

koşulları oluşturuyor. Ancak biz bu konuyu<br />

bir adım daha ileriye götürme konusunda<br />

çalışmalarımızı sürdürüyoruz. <strong>2019</strong> yılı<br />

içinde daha detaylı olarak yeni ürünlerimizden<br />

bahsediyor olacağız.<br />

<strong>2019</strong> yılı kolay bir yıl olmayacak. Buna rağmen<br />

<strong>2019</strong> yılı için yaklaşık %15 oranında<br />

bir büyüme hedefliyoruz. İhracatta hedef<br />

ülkelerimiz Avrupa’da; İspanya, Almanya,<br />

İngiltere ve Polonya, Ortadoğu ve Kuzey<br />

Afrika olacak. Çalışmalarımızı buna göre<br />

planlıyoruz. Bu nedenle yurtdışı fuar katılımlarımız<br />

devam edecek. Yurt içinde bu yıl<br />

ilk kez SODEX Fuarı’nda yerimizi alacağız.<br />

2018 yılında hem GF Hakan Plastik Eğitim<br />

ve Teknoloji Merkezi’nde hem de yurtiçi ve<br />

ihracat bölgelerinde yaptığımız eğitimlerle<br />

1.200 kişiye ulaştık. Her geçen yıl üzerine<br />

koyarak ilerlediğimiz eğitim ve teknik destek<br />

çalışmalarımız da <strong>2019</strong> yılında devam<br />

edecek. Önümüzdeki yıl çok daha önemli<br />

ve yapısal çalışmalar yapmak istiyoruz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 71


Bölgenin en önemli güneş enerjisi<br />

santrali Kayseri’de açıldı<br />

Teknoloji devi Panasonic - Seferoğlu Elektrik imzası taşıyan ve Panasonic ürünleri<br />

kullanılan dünyadaki en büyük çatı projesi olarak ifade edilen, Kayseri Mobilyacılar<br />

Yenilenebilir Enerji Kooperatifi Güneş Enerjisi Santrali’nin ilk faz açılışı gerçekleştirildi.<br />

Sektörel<br />

En verimli güneş paneli olarak bilinen HIT<br />

güneş enerjisi teknolojisinin mucidi, teknoloji<br />

devi Panasonic, ülkemizde önemli<br />

bir projeye imza attı. Kayseri Mobilyacılar<br />

Yenilenebilir Enerji Kooperatifi Güneş<br />

Enerjisi Santrali’nin ilk fazı açıldı. Yatırımı<br />

planlayan, gerçekleştiren, işletme ve bakımını<br />

üstlenen Seferoğlu Elektrik tarafından<br />

verilen bilgilere göre; kooperatifin<br />

açılışı yapılan ilk fazı yılda 7,5 GWh elektrik<br />

üretimi ile tesislerin gündüz tüketiminin<br />

yüzde 30’unu karşılayacak. Proje için 18<br />

bin adet 325 W panel yerleştirilerek 36 bin<br />

m2 çatı alanında 5,8 MWp kurulu güce<br />

ulaşıldı. Yine Seferoğlu Elektrik’in verilerine<br />

göre projenin toplam yatırım tutarı ise<br />

7.2 milyon dolar olurken, açılışı yapılan<br />

proje ile Yenilenebilir Enerji Kooperatifi<br />

hem enerji tasarrufu sağlayacak hem de<br />

22 bin 294 adet ağaç kurtarmış olacak.<br />

Panasonic HIT ürününün kullanıldığı dünyadaki<br />

en büyük çatı projesi olma özelliğini<br />

taşıyan bu güneş enerjisi uygulaması,<br />

aynı zamanda Türkiye çapındaki en büyük<br />

çatı projelerinden biri olup, Türkiye’nin ilk<br />

Yenilenebilir Enerji Kooperatifi projesi ve<br />

yine ülkemizin 743 KOBİ üyeli ilk çok ortaklı<br />

GES projesi olarak da dikkat çekiyor.<br />

Çatılarda Seferoğlu Elektrik tarafından<br />

planlanan GES projesi tamamlandığında<br />

tesis gücü 35 MWp’e ulaşacak.<br />

“Proje, dünyaya da örnek<br />

olacak…”<br />

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Seferoğlu<br />

Elektrik Genel Müdür Yardımcısı Murat<br />

Seferoğlu “Panasonic ortaklığında gerçekleştirdiğimiz<br />

bu projenin, sadece ülkemize<br />

değil dünyaya da örnek olacağını düşünüyorum.<br />

Türkiye’nin güneş enerjisi gibi yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarına yönelmesi<br />

çok önemli. Gerçekleştirilen proje birçok<br />

alanda ilk oldu. İnanıyorum ki bunu başka<br />

GES projeleri de izleyecektir.” şeklinde<br />

konuştu.<br />

“Türkiye önemli ve potansiyeli<br />

yüksek bir ülke…”<br />

Panasonic Eco Solutions Türkiye Genel<br />

Müdürü Tatsuya Kumazawa ise “Panasonic<br />

olarak şu ana kadar güneş enerjisi çalışmaları<br />

kapsamında; Türkiye’nin en büyük<br />

güneş takip sistemli tesislerinden olan<br />

4,6 MW’lık ve Enerji Bakanlığı’ndan enerji<br />

verimliliği ödülü almış 500 kWp’lık çatı<br />

santrallerinin yapımını başarıyla tamamladık.<br />

Kayseri’de bulunan, Türkiye’nin ilk<br />

yenilenebilir enerji kooperatifine ait 5,8<br />

MWp’lık çatı projesi de Panasonic’in gücünü<br />

ve teknolojisini ortaya koyduğumuz<br />

bir başka değerli proje oldu. Çatı ve arsa<br />

üzerine kurulu farklı şehirlerde farklı tip<br />

projelerde de Panasonic ürünleri tercih<br />

edilmeye devam ediyor. Güneş enerjisi<br />

alanında 43 yıllık Ar-GE tecrübemizle, 25<br />

yıllık ürün performans garantisi veriyoruz.<br />

Türkiye bizim için önemli ve potansiyeli<br />

yüksek bir ülke. Avrupa’nın en güneyinde<br />

bulunmakla beraber Türkiye, güneş<br />

potansiyeli açısından günde ortalama 7,2<br />

saat, yılda ise 2 bin 650 saat güneşlenme<br />

saatine sahip durumda. Bu sıcak ve güzel<br />

ülkeye daha birçok güneş enerjisi projeleri<br />

kazandırmayı diliyorum.” dedi.<br />

72<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

Kordsa, Dördüncü Sürdürülebilirlik<br />

Raporunu Yayımladı<br />

“Yaşamı Güçlendirme” misyonuyla faaliyet gösteren Kordsa, 2017 yılında sergilediği<br />

sosyal, ekonomik ve çevresel performansını inceleyen dördüncü Sürdürülebilirlik<br />

Raporu’nu yayımladı. Kordsa, bu rapor aracılığıyla paydaşları için ekonomiye, çevreye<br />

ve topluma etkilerini yönetme konusunda attığı ölçme, izleme ve iyileştirme adımlarını<br />

değerlendirme imkanı da sunuyor.<br />

Lastik ve inşaat güçlendirme ile kompozit<br />

teknolojileri pazarlarının global<br />

oyuncusu olarak Amerika’dan Asya<br />

Pasifik’e kadar geniş bir coğrafyada<br />

hizmet veren Kordsa, “Yaşamı Güçlendirme”<br />

misyonu ile müşterileri, çalışanları,<br />

paydaşları ve içinde yer aldığı<br />

toplumlara katma değeri yüksek yenilikçi<br />

güçlendirme çözümleri sunarak<br />

sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyor.<br />

Kordsa’nın dördüncü Sürdürülebilirlik<br />

Raporu da şirketin faaliyet gösterdiği<br />

4 kıtadaki tesislerindeki Ar-Ge<br />

çalışmalarını, yenilikçi ürün, teknoloji<br />

ve proseslerini ayrıntılı olarak ele alırken,<br />

tedarikçi ve müşteri ilişkilerini<br />

detaylı olarak inceliyor ve enerji emisyonu,<br />

atık ve su yönetimi ile biyolojik<br />

çeşitlilik konularında gerçekleştirdiği<br />

çalışmalar hakkında ayrıntılı bilgi sunuyor.<br />

Raporda Kordsa, sürdürülebilir büyüme<br />

için 2017 yılı içerisinde yaptığı<br />

yatırımlara da yer verdi. 2016 yılında<br />

devreye alınan Türkiye’nin ilk sanayi-üniversite<br />

iş birliği modeli olan Kompozit<br />

Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi<br />

yatırımı ardından Kordsa, 2018<br />

yılında sürdürülebilir bir gelecek için<br />

büyük önem taşıyan kompozit teknolojisi<br />

yatırımlarına, Amerika’da yapılan<br />

iki büyük satın alma ile devam etti. Ticari<br />

havacılık sektörüne ileri kompozit<br />

malzemeler sağlayan Fabric Development<br />

Inc. (FDI), Textile Products Inc.<br />

(TPI) ve Advanced Honeycomb Technologies<br />

şirketlerini 100 Milyon ABD<br />

doları yatırım ile satın alırken lastik ve<br />

inşaat güçlendirme alanlarında da yatırımlarına<br />

devam etti.<br />

Ar-Ge’yi ve inovasyonu iş süreçlerinin<br />

temeline koyan Kordsa, 2017 yılında<br />

Ar-Ge çalışmaları kapsamında toplam<br />

patent portföyünü yaklaşık %60<br />

oranında artırarak kapayan ve devam<br />

eden projelere 2017 yılında 75 milyon<br />

TL bütçe ayıran Kordsa, yenilikçi<br />

ürünlerden 45 milyon ABD doları satış<br />

geliri elde etti. 2017 yılında, emisyon<br />

yönetimi, atık geri dönüşümü, atık<br />

bertarafı, danışmanlık ve eğitim alanlarında<br />

olmak üzere yaklaşık 200 bin<br />

ABD Doları tutarında çevresel yatırım<br />

yapan Kordsa, malzemelerin yeniden<br />

kullanımı sonucunda 1,21 Milyon ABD<br />

doları tasarruf sağladı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 73


Schneider Electric<br />

APC NetShelter kabinleri ve mikro veri merkezleri<br />

Cisco tarafından sertifikalandırıldı<br />

Sektörel<br />

NetShelter SX ürün grubu, Darbeye Dayanıklı<br />

Paketlemesi ile önceden yapılandırılmış<br />

13 SKU ve APC fiziksel altyapısının<br />

tamamı ile önceden entegre edilmiş Micro<br />

Data Center Xpress SX 24U ve 42U gibi<br />

konfigürasyon ve siparişe göre mühendislik<br />

fabrika süreçleri ile binlerce kişiselleştirme<br />

seçeneği içeriyor. Bu kapsamda tüm<br />

bu ürünlerin, Cisco UCS sunucuları ile birlikte<br />

önceden entegre edilmiş bir paket olarak<br />

dünya çapında gönderimi onaylandı.<br />

Sertifikasyonun tüm ürün grubunu kapsamasına<br />

dair açıklama yapan Schneider<br />

Electric IT Bölümü’nden Dave Johnson<br />

“Bu sertifika müşterilerimiz için çok önemli<br />

çünkü milyonlarca dolarlık ekipman bulunan<br />

ürün sevkiyatının sertifikalandırıldığını<br />

garanti ediyor. Schneider Electric olarak<br />

müşterilerimize birlikte, edge’in yapı taşları<br />

olan en yüksek kalitede birleşik çözümler<br />

sağladığımızdan emin olmak için Cisco’yla<br />

olan iş birliğimize önem veriyoruz” dedi.<br />

Cisco UCS, birleşik altyapı alanında lider<br />

olarak biliniyor ve Cisco’nun Hyperconverged<br />

çözümü HyperFlex ile birlikte NetApp<br />

FlexPod, Dell | EMC VBLOCK, IBM VersaStack,<br />

Pure Storage FlashStack ve Microsoft<br />

Azure Stack için temel oluşturuyor.<br />

Sertifika ile bu birleşik altyapıların tamamı<br />

Darbeye Dayanıklı Ambalajlı APC NetShelter<br />

SX kabinlerinde nakliye edilebiliyor.<br />

IT Kanal Partnerleri ve Sistem<br />

Entegratörleri için Yüksek Fayda<br />

APC’nin sunduğu birleşik Mikro Veri Merkezi<br />

çözümü, IT kanalı iş ortakları için, entegrasyon<br />

süreci sırasında kutudan çıkarmaya,<br />

kurmaya ve yapılandırmaya gerek<br />

olmadığından değerli entegrasyon taban<br />

alanı ve zaman açısından tasarruf sağlıyor.<br />

Bu kapsamda Tech Data Yakınsama ve<br />

Veri Merkezi Çözümleri Müdürü Maghen<br />

Hannigan, “Tech Data, APC NetShelter SX<br />

ürünleri için bu sertifikanın genişletilmiş<br />

olmasından ötürü oldukça heyecanlı çünkü<br />

test etme ve paketlemenin en yüksek<br />

kalite standartlarını karşıladığını kendi deneyimlerimizden<br />

biliyoruz. Bu, bize, kanal<br />

ortaklarımızın dağıtım süresi ve maliyetten<br />

tasarruf etmelerini sağlayarak birleşik<br />

veri merkezi çözümleri için sağladığımız<br />

değeri artırırken, gerçek bir uçtan uca çözüm<br />

oluşturma yeteneği veriyor” şeklinde<br />

konuştu.<br />

APC Ürünleri, Uluslararası Güvenli Taşımacılık<br />

Derneği 3E Testlerini Geçti<br />

APC’nin sunduğu Darbeye Dayanıklı Ambalajlı<br />

NetShelter SX, standart Uluslararası<br />

Güvenli Taşımacılık Derneği 3E testlerinin<br />

yanı sıra sıkı test prosedürlerine tâbi<br />

tutuldu. Cisco sertifikasını kazanabilmek<br />

için Schneider Electric, ekipmana yerleştirilen<br />

kuvvetleri ve NetShelter’in onları<br />

nemlendirme kabiliyetini ölçerek güvenilir<br />

nakliye sağlamak için test ve analizlere<br />

önemli yatırımlar yaptı.<br />

Cisco UCS Ürün Yönetimi Kıdemli Direktörü<br />

Dan Hanson, “APC by Schneider, Micro<br />

Data Center çözüm alanında mükemmel<br />

iş ortağıdır. İş birliğimiz aracılığıyla, üstün<br />

esneklik, dayanıklılık ve her zamankinden<br />

daha hızlı dağıtım sağlayan dünya standartlarında<br />

edge ve IoT çözümleri sunma<br />

taahhüdümüzü güçlendiriyoruz” dedi.<br />

Farklılaşan Müşteri İhtiyaçları için<br />

Çok Çeşitli Seçenekler<br />

1 milyonun üzerinde satılan dünyanın en<br />

çok yönlü sunucu kabini olan NetShelter<br />

SX ürün ailesi, farklı müşteri ihtiyaçları için<br />

çok çeşitli yüksekliklere, genişliklere ve<br />

derinliklere sahip. Örneğin; tesis dışı dağıtım<br />

uygulamaları için IT yöneticileri taban<br />

alanını daha uzun kabinler ile en üst düzeye<br />

çıkarmak için edge lokasyonlarında<br />

bir dolaba veya bir masanın altına sığabilecek<br />

bir kabine ihtiyaç duyarken, tesiste<br />

ise daha kolay erişim ve bakım için daha<br />

geniş dolaplar tercih edebiliyor. Bu sertifika,<br />

NetShelter SX kabinlerinin Darbeye<br />

Dayanıklı Paketleme ile özelleştirilmesini<br />

de kapsıyor. Böylece müşteriler ve iş ortakları,<br />

gerekli APC aksesuarlarını entegre<br />

etmek veya kabinleri imza renklerde<br />

özelleştirmek gibi katalog dışı işlemler de<br />

yapabiliyor ve sertifikalandırılmış ürün yelpazesinden<br />

güvenle faydalanıyor.<br />

APC şimdi, UCS garantisini geçersiz kılmadan,<br />

APC kabin altyapısında bir Cisco<br />

UCS’yi önceden entegre etmek ve nakliye<br />

etmek, ortaklar için uçtan uca bir çözüm ve<br />

son kullanıcılar için tak ve çalıştır deneyimi<br />

sunmak için daha fazla seçenek sunuyor.<br />

Aynı zamanda Yeniden Kullanılabilir Darbeye<br />

Dayanıklı Paketleme, güvenilir yükleme,<br />

taşıma, boşaltma ve dağıtım için 910<br />

kilograma kadar IT ekipmanıyla donatılmış<br />

kabinleri koruyan endüstri nakliyat standardı<br />

ISTA 3E’yi karşılıyor.<br />

Cisco ve Schneider Electric, bu çoklu çevreyi<br />

yönetebilme yeteneği için, EcoStruxure<br />

IT platformunu Cisco UCS yönetici<br />

entegrasyonu ile birlikte sağlıyor. Böylece<br />

veri yönetimini sadeleşiyor ve güç altyapısının<br />

görünürlüğü iki platform üzerinden<br />

tek bir cam panel ile sağlanıyor.<br />

Schneider Electric Türkiye ve Orta Asya Bölge Başkanı Bora Tuncer’e,<br />

'Sanayide Teknolojinin Liderleri' ödülü<br />

Gerçekleştirdiği konuşmada, Endüstri 4.0’a yapılan yatırımların<br />

verimlilik, kârlılık ve sürdürülebilirlik merkezli bir rekabet<br />

avantajı sunduğuna dikkat çeken Tuncer; “180 yılı aşkın<br />

köklü bir kurumsal deneyime sahibiz ve bu değeri Endüstri<br />

4.0 dönüşümüne aktarıyoruz. Bugün bir yandan fabrikalarımızda<br />

Endüstri 4.0 yatırımları yaparken bir yandan da sanayi<br />

şirketlerinin dönüşümlerine teknolojimiz ve çözümlerimizle<br />

destek sunuyoruz. Schneider Electric’in globalde 2017 yılı<br />

itibariyle 36 adet akıllı üretim tesisi bulunuyor, 2020’de hedefimiz<br />

ise 100 akıllı üretim tesisine ulaşmak. Bu doğrultuda<br />

Manisa fabrikamızda da önemli çalışmalara imza atıyoruz.<br />

Öte yandan ciromuzun yaklaşık %45’ini oluşturan IoT tabanlı<br />

ürün ve teknolojilerle sanayici ve makine imalatçılarına daha<br />

verimli, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir çözümler üreterek,<br />

rekabetçiliklerine katkı sağlıyoruz. Bu sayede de bugün<br />

ülkemizde pek çok iş ortağımızla birlikte Nesnelerin İnterneti<br />

tabanlı dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 hareketinde öncü rol<br />

alıyoruz. Türkiye’de bu dönüşümün yükselebileceği bir altyapı<br />

ve sistemler bütünü sunuyoruz. Yakın iş birliğimiz ile<br />

birlikte daha iyi, daha verimli ve daha güvenli üretimin yeni<br />

yollarını keşfetmeye odaklanıyoruz” dedi.<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

Akçansa’nın<br />

Biyoçeşitlilik<br />

Proje<br />

Yarışması’nın<br />

kazananları<br />

açıklandı<br />

Türkiye’nin lider yapı<br />

malzemeleri şirketi<br />

Akçansa tarafından maden<br />

sahalarının biyolojik<br />

değerlerini artırmayı<br />

amaçlayan ‘Biyoçeşitlilik<br />

Proje Yarışması’<br />

üçüncü kez Türkiye’de<br />

gerçekleştirildi.<br />

Akçansa’nın, öğrenciler ve akademisyenler<br />

tarafından maden sahalarının biyolojik değerini<br />

artırmayı amaçlayan projeler üretilmesi<br />

ve bu yöndeki farkındalığın artırılması<br />

amacıyla düzenlediği Biyoçeşitlilik Proje Yarışması<br />

üçüncü kez Türkiye’de gerçekleşti.<br />

Finale kalan projeler gerçekleşen ödül töreninde<br />

açıklandı. Yarışmaya tüm Türkiye’den<br />

katılan projeler arasından 5 proje iki farklı<br />

kategoride ödüllendirildi. Finalistler arasında<br />

yer alan Özel Çakabey Koleji öğrencileri<br />

ve danışmanları, projeleri ile Almanya’da<br />

gerçekleşen HeidelbergCement Quarry Life<br />

Awards’de Türkiye’yi temsil etti ve yarışmada<br />

birincilik ödülünün sahibi oldu.<br />

Proje ile taş duvarların veya kuru yüzeylerin<br />

yeşil yaşam alanlarına dönüşmesini sağlayan<br />

dikey bahçeleme tekniği uygulanarak,<br />

kayalık ve verimsiz alanlarda bitki çeşitliliğinin<br />

yeniden kazanılması hedefleniyor.<br />

Yenilikçi ve yaratıcı fikirlerle katılım gösterdiği<br />

Biyoçeşitlilik Proje Yarışması’nın<br />

Bilimsel Araştırma Kategorisi birincileri<br />

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile<br />

İzmir Çakabey Koleji’nin oldu. Öğrenciler,<br />

ödüllerini Akçansa Genel Müdürü Umut<br />

Zenar ve yarışmanın jüri üyesi Ediz Hun’un<br />

elinden aldı. İkinciliği ise Sosyal Fayda kategorisinde<br />

Çanakkale Doğa Koleji ile Çanakkale<br />

Onsekiz Mart Üniversitesi aldı.<br />

Yarışmanın mansiyon ödülü ise Çanakkale<br />

Onsekiz Mart Üniversitesi’nin oldu.<br />

Zenar: “Biyoçeşitlilik yönetimini sürdürülebilirlik<br />

stratejisi kapsamında öncelikli 6 konudan<br />

biri olarak belirledik”<br />

Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar, Akçansa<br />

olarak sürdürülebilirliği, sosyal,<br />

çevresel ve ekonomik boyutlarıyla ele<br />

aldıklarını belirterek “Biyolojik çeşitliliğin<br />

korunması ve ekosistem yönetimi, sektörümüzün<br />

geleceği adına kilit role sahip.<br />

Akçansa olarak bu bilinç ve stratejiyle çalışarak,<br />

biyoçeşitlilik yönetimini sürdürülebilirlik<br />

stratejisi kapsamında öncelikli 6<br />

konudan biri olarak belirledik ve 2020 sürdürülebilirlik<br />

hedeflerimiz arasına aldık.”<br />

dedi.<br />

Zenar, gençlerin fikirlerine ve bakış<br />

açılarına her zaman önem veren bir<br />

şirket olduklarının altını çizerek;<br />

“Akçansa’nın önemli özelliği de gençlerin<br />

fikirlerini, bakış açılarını önemseyen, onlara<br />

kulak veren ve yaratıcılıklarını destekleyen<br />

bir şirket olması... Maden sahaların<br />

biyolojik değerlerini artırmak için düzenlediğimiz<br />

bu yarışma da bunun güzel bir kanıtı”<br />

sözlerine yer verdi.<br />

Yılmaz: “Genç öğrencilerin,<br />

akademisyenlerin yenilikçi<br />

fikirlerini desteklemekten gurur<br />

duyuyoruz”<br />

Akçansa İnsan Kaynakları Genel Müdür<br />

Yardımcısı Berrin Yılmaz, “Akçansa olarak<br />

geleceğimizi emanet ettiğimiz gençlerimizi<br />

önemsiyor, fikirlerinden ilham alıyor ve onları<br />

geleceğin liderleri, geleceğin yetenekleri<br />

ve geleceğin Akçansalıları olarak görüyoruz.<br />

Ülkenin kalkınmasında önemli rol<br />

üstlenecek gençlerin dünyasını anlamak,<br />

bakış açılarını görmek için farklı projeler<br />

gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biri de Biyoçeşitlilik<br />

Proje Yarışması… Genç öğrencilerin,<br />

akademisyenlerin yenilikçi fikirlerini<br />

desteklemekten gurur duyuyoruz.” dedi.<br />

Türkiye’de, sorumlu kaynak kullanımında uluslararası normlara<br />

uygunluk gösteren ilk firma Akçansa oldu!<br />

Akçansa’nın 1967 yılından bu yana<br />

Türkiye ve bölge ekonomisi için önemli<br />

katma değer oluşturan Büyükçekmece<br />

Fabrikası, Uluslararası Beton Sürdürülebilirlik<br />

Konseyinin (The Concrete<br />

Sustainability Council) belirlediği kurallar<br />

doğrultusunda, Türkiye Hazır Beton<br />

Birliği Kalite Güvence Sistemi İktisadi<br />

İşletmesi (KGS) tarafından bağımsız<br />

denetimden geçerek büyük bir başarıya<br />

imza attı. Fabrika, çimento, beton<br />

ve agrega üreticilerine verilen ve tüm<br />

dünyada kabul gören CSC “Kaynakların<br />

Sorumlu Kullanımı Sürdürülebilirlik<br />

Belgesi”ni Türkiye’de alan ilk çimento<br />

üretim tesisi oldu. Ayrıca Akçansa’nın<br />

Betonsa markasıyla faaliyet gösterdiği<br />

Gebze Hazır Beton Tesisi de beton sektöründe<br />

“Kaynakların Sorumlu Kullanımı<br />

Belgesi”ne sahip oldu. Yönetimsel, çevresel,<br />

sosyal ve ekonomik olmak üzere<br />

dört bölümün denetlemeden geçmesi<br />

sonrası alınan belge ile Betonsa Gebze<br />

Hazır Beton Tesisi, ulusal ve uluslararası<br />

birçok firma, dernek ve enstitünün<br />

kurucu üye olarak destek verdiği Beton<br />

Sürdürülebilirlik Konseyi tarafından belgelendirilen<br />

Türkiye’deki ilk tesis oldu.<br />

Belge, BREEAM, DGNB gibi yeşil bina<br />

sertifikasyon sistemlerinden ilave puan<br />

alınmasını sağlayarak, yeşil bina sertifikasyonu<br />

sürecindeki projelerde avantaj<br />

sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 75


“Şirketimizi bir birey gibi düşünüp,<br />

sürekli gelişmesi adına çalışmalar<br />

yapıyoruz”<br />

“Şirket ortakları olarak iki peyzaj mimarı ve bir inşaat mühendisiyiz; kurulduğumuz günden<br />

itibaren sektörümüzü yukarı taşımak adına çok fazla şeyler yapmaya, hatta buna en az<br />

iş saati kadar mesai harcamaya çalışıyoruz. Sektörümüzün bilinirliği adına sürekli yeni<br />

gelişmeler yapmaya, piyasaları takip etmeye çalışıyoruz.”<br />

Hizmet verdiği alanlar, konut ölçeğinden<br />

başlayarak kentsel mekanlar, spor alanları,<br />

kent parkları, toplu konutlar, oteller,<br />

tatil köyleri, yat limanları, marinalar, sanayi<br />

bölgeleri, vs.. gibi çok geniş bir alanı<br />

kapsayan Karaoğlu Peyzaj, özellikle peyzaj<br />

mimarlığı, yapısal ve bitkisel peyzaj<br />

uygulamaları konusunda güçlü altyapı ve<br />

teknik donanıma sahip bir firma.<br />

Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu ile keyifli bir<br />

röportaj gerçekleştirdik.<br />

Karaoğlu Peyzaj denince doğa<br />

onarımı kavramı akıllara geliyor.<br />

Doğa onarımı nedir?<br />

Peyzaj (Doğa) onarımı, bozunum veya<br />

müdahale sonucu yapı ve fonksiyon özellikleri<br />

değişen doğal alanlarda uygulanan,<br />

eski haline getirme (restorasyon, biyorestorasyon),<br />

doğaya yeniden kazandırma<br />

(rehabilitasyon), ya da yeni peyzaj oluşturma<br />

(reklamasyon) çalışmalarını içeren<br />

çalışmalardır.<br />

Karaoğlu Peyzaj olarak Peyzaj onarımı<br />

çalışma alanlarımız; Karayolu, demiryolu<br />

ve otoyol şevleri, boru hatları, maden<br />

sahaları, barajlar, santraller vb. enerji<br />

kaynakları işletmeleri, spor sahalarının<br />

oluşturulması, erozyon kontrolü gerektiren<br />

durağan olmayan şevler, doğal çayır<br />

mera vb. Bu alanlarda mevcut doğal dokuya<br />

müdahale edildiği için doğada tahribatlar<br />

oluşmaktadır. Tahribatı onarmak ve<br />

oluşan erozyon riskini en aza indirgemek<br />

için imalat sonrası tahrip edilen yüzeylerin<br />

koruma altına alınması gerekmektedir.<br />

Karaoğlu Peyzaj olarak sektörümüzdeki<br />

uzmanlığımız ile erozyon kontrol sistemleri<br />

ve doğa onarımında da profesyonel<br />

olarak şev stabilizasyonlarında Hydroseeding,<br />

Hydromulch ve Euromat uygulaması,<br />

erozyon katsayısı yüksek extrem<br />

koşullarda ise Jute – mate, Geoweb, Çelik<br />

ağ sistemi, Green Armor sistemi uygulaması<br />

konusunda hizmetler sunuyoruz.<br />

Sektöründeki en geniş kapasiteli ve<br />

modern ekipmanlarımız, deneyimli teknik<br />

personel, operatör ve uzman mühendislerimiz<br />

ile sizlere bu alanda güvenilir bir<br />

çözüm ortağı oluyoruz.<br />

Ayrıca Karaoğlu Peyzaj olarak erozyon<br />

ve doğa onarımı için gerekli olan tüm<br />

malzeme teminlerini sağlıyor ve uygulama<br />

konusunda teknik destek hizmeti de<br />

sunuyoruz.<br />

Tahrip olan alanlarda şev stabilizasyonunda<br />

eğim derecesine, zemin yapısına<br />

ve iklim durumuna göre farklı yöntemler<br />

kullanmaktayız. Dünya çapında yoğun<br />

olarak kullanılan Hydroseeding (Sulu<br />

Tohumlama) uygulamalarının yanı sıra<br />

erozyon katsayısı yüksek extrem koşullara<br />

sahip alanlarda da teknolojik açıdan<br />

geliştirilmiş yöntemlerle de hizmet vermekteyiz.<br />

Ayrıca firmamız tarafından çimlendirme<br />

haricinde otoyol bitkilendirmesi de profesyonel<br />

ekiplerimizle yapılmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> ve inşaat sektöründeki son<br />

gelişmeler faaliyetleriniz üzerinde<br />

nasıl bir etki oluşturdu? Yıllık<br />

hedeflerinizde bir sapma meydana<br />

geldi mi? İlave tedbirleriniz oldu<br />

mu?<br />

Dünyadaki ekonomik daralma ve ülkemizde<br />

baş gösteren bu yıl ki olumsuz<br />

ekonomik tablo tüm sektörleri etkilediği<br />

gibi tabi ki bizleri de etkiledi. İnşaat sektöründeki<br />

daralma, yatırımların durması<br />

ve özellikle ödeme dengelerindeki dalgalanmadan<br />

kur risklerinden direkt olarak<br />

etkilendiğimiz apaçık. Ama tüm bunlara<br />

76<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

rağmen pozitife odaklanıp, daha verimli<br />

çalışma ortamı, daha nitelikli insan kaynağı<br />

ve alternatife pazarlar konusunda<br />

çalışmalarımız devam ediyor. Bardağın<br />

dolu tarafından bakmak birçok zaman<br />

daha kıymetlidir.<br />

<strong>2019</strong> yılı hedefleriniz neler?<br />

Piyasadaki genel daralmanın etkisini<br />

azaltmak adına, var olan yapımızı stabil<br />

tutmak. Yeni Pazar araştırmaları, insan<br />

gücü ve şirketin reorganizasyonu konusunda<br />

daha etkin yapılanma ve değişim<br />

yılı olarak hedefledik.<br />

İhracat noktasında hangi ülkelere<br />

ulaşıyorsunuz? Yeni pazar<br />

arayışlarınız var mı?<br />

Bu konuda yeni stratejik pazarlar ve iş<br />

ortakları ile ilgili çalışıyoruz. İnşaat piyasasının<br />

hızlı olacağına inandığımız pazar<br />

ve alanlarda arayışlarımız devam ediyor.<br />

Teknoloji transferi, ürün<br />

geliştirme ve Ar-Ge konusundaki<br />

çalışmalarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Teknoloji transferi hazırlanışı, tüm<br />

Dünya’da sektörümüzde ilgili gelişmeleri<br />

yakından takip ediyor ve<br />

sektördeki yeni ve yenilikçi uygulamaları<br />

projelerimizde kullanarak<br />

ülkemize kazandırıyoruz. Yeni ve<br />

yenilikçi olan uygulama yöntemleri<br />

ile ilgili AR-GE çalışmalarımızı devam<br />

ettiriyoruz.<br />

Özellikle doğa onarımı ve sürdürülebilir<br />

peyzaj uygulamaları üzerine<br />

Dünya standartlarına uygun<br />

şekilde titizlikle eğiliyoruz.<br />

Yakın zamanda “Türkiye’nin<br />

En İyi Yönetilen Şirketleri”<br />

arasına girerek Deloitte<br />

ödülünü kazandınız. Bu<br />

ödülün sizin için anlamı nedir?<br />

Şirketimizin kuruluş yılı <strong>2019</strong> yılı itibariyle<br />

25 olacak ve bu ödül bugüne kadar<br />

aldığımız ödüllerin içinde bizim için gerçekten<br />

çok kıymetli. Çünkü tüm sektörler<br />

içinde yapılıyor olması, jüri üyelerinin çok<br />

titizlikle incelemiş olmaları, Deloitte’un<br />

Dünya’nın birçok yerinde bu yarışmayı<br />

düzenliyor olması çok değerli.<br />

Ama en çok da Deloitte firmasının bize,<br />

şirketimizin karakteri ve grafiği ile ilgili pozitif<br />

ve negatif yönlerimiz konusunda geri<br />

bildirimleriydi.<br />

Gelişmeye açık, eksik kalan yönlerimizi,<br />

Türkiye’nin en önemli patronlarından<br />

oluşan jüri üyeleri tarafından tartışabilmek,<br />

ödül almak kadar değerli bizim için.<br />

Bu sadece bize ışık tutan bir şey değil,<br />

sektörümüz için de çok kıymetli bir ödül.<br />

Sektörün bilinirliğine katkıda bulunmak<br />

bu misyonlardan bir tanesi.<br />

Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu<br />

Karaoğlu Peyzaj Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Karaoğlu Peyzaj’ın “Türkiye’nin<br />

En İyi Yönetilen Şirketleri”<br />

arasında yer almasını sağlayan<br />

şirket politikalarınız nelerdir?<br />

Şirket ortakları olarak iki peyzaj mimarı<br />

ve bir inşaat mühendisiyiz; kurulduğumuz<br />

günden itibaren sektörümüzü yukarı taşımak<br />

adına çok fazla şeyler yapmaya,<br />

hatta buna en az iş saati kadar mesai<br />

harcamaya çalışıyoruz. Sektörümüzün<br />

bilinirliği adına sürekli yeni gelişmeler<br />

yapmaya, piyasaları takip etmeye çalışıyoruz.<br />

Şirketimizi bir birey gibi düşünüp, sürekli<br />

gelişmesi adına çalışmalar yapıyoruz.<br />

Bunlar; insan kaynağı, stratejik planlama<br />

vs. konularda eğitimler yapıyor, firmalardan<br />

danışmanlık alarak kendimizi ileriye<br />

taşımak adına yatırımlarımız hep devam<br />

ediyor.<br />

Reel olarak bakıldığında, sektörün kendi<br />

iç dinamiğinden dolayı böylesi yatırımlara<br />

ihtiyacı olmayabilir ama biz kendimizi büyük<br />

sektör gibi konumlandırıp; verimlilik,<br />

çalışan mutluluğu gibi sektörün çok yabancı<br />

olduğu konularda yatırım yapmamız<br />

hem bize hem de sektörümüze ışık<br />

tutuyor.<br />

Bunun haricinde, şirket politikası olarak;<br />

etik değerler bizim için çok önemli. Meslek<br />

etiği, iş etiği vb konularda asla taviz<br />

vermeyiz. Daha zor olan ve daha az karlı<br />

olan aynı zamanda rekabet çok yüksek<br />

olan müşteri hedef kitlesine sahibiz.<br />

Mesleki ve iş konularında birçok sosyal<br />

topluk kuruluşlarında hem eşim ve ortağım<br />

olan Yasin Otuzoğlu hem de ben çok<br />

aktif çalışıyor, yoğun mesai harcıyoruz.<br />

Biliyoruz ki bizim bu Ülkeye, mesleğe,<br />

sektöre, girişimcilere yapmamız gerekenler<br />

var.<br />

Sadece iş odaklı değil sosyal sorumluluk<br />

projelerinde çok yoğun ve aktif çalışıyor<br />

ve toplumsal etkiyi arttırmak adına kadınlar,<br />

gençler, girişimciler için projelerde<br />

görev alıyoruz.<br />

Şirketimiz birtakım olarak kıymetli, biz firma<br />

yönetim kurulu ve ortakları da şirketimizi<br />

büyütmek adına çalışıyoruz. Ekipteki<br />

tüm arkadaşların bu bütünün parçası olmaları<br />

ve gün sonunda hep beraber büyümek<br />

ve gelişmek temel mottomuz.<br />

Son olarak sektörümüzdeki teknolojik<br />

yenilikleri, sektörün dinamiğinin elverdiği<br />

ölçüde makineleşme ve Dünya trendleri,<br />

sürdürülebilir bir model olarak uygulamak<br />

için gerekli tüm çalışmaları yapıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 77


Proje<br />

Şehrin kalbinde ayrıcalıklı yaşama fırsatı:<br />

Queen Bomonti<br />

Sinpaş imzasıyla İstanbul’un tarih, kültür-sanat, eğlence ve iş<br />

dünyasının son dönemdeki en popüler merkezi Bomonti’de<br />

yükselen Queen Bomonti projesi; gerçek İstanbul ruhunu<br />

lüks ve kaliteyle yaşamak isteyenlere Bomontili olma<br />

ayrıcalığı sunuyor. Queen Bomonti, taçlı özgün mimarisi,<br />

Türkiye’nin ilk HIGHLIFE temalı evleri, kendine ait dev şehir<br />

parkı ve şehir manzarasının tadını çıkaracağınız geniş<br />

balkonlarıyla şehrin sembollerinden biri olmaya aday.<br />

Gayrimenkul sektöründeki 44 yıllık deneyim<br />

ve uzmanlığı ile İstanbul’un batı yakasındaki<br />

gözbebeği Bomonti’de çok özel<br />

bir projeyi hayata geçiren Sinpaş, Queen<br />

Bomonti ile şehrin içinde ama karmaşadan<br />

uzak, huzurlu ve kaliteli yaşamın<br />

konforunu sunuyor. Queen Bomonti, taçlı<br />

özgün mimarisi, 10 bin metrekarelik şehir<br />

parkı, highlife temalı evleri, ihtişamı ve<br />

estetiğiyle İstanbul’un cazibe merkezinde<br />

kusursuz bir yaşamı hayal olmaktan çıkarıyor.<br />

Proje, her geçen gün değer kazanan<br />

Bomonti’nin merkezindeki avantajlı<br />

lokasyonunun yanı sıra en üst katındaki<br />

panoramik İstanbul manzaralı özel tasarım<br />

Crown Lounge ve geniş balkonlar gibi<br />

farklı nitelikleriyle de ilgi görüyor. Hem<br />

oturum hem de yatırım için cazibe merkezi<br />

olma niteliğini taşıyor.<br />

Yakınlık ve kalite avantajları bir<br />

arada<br />

Queen Bomonti şehrin nabzını tutan<br />

kültür ve sanat merkezlerine, köklü ve<br />

saygın eğitim kurumlarına, Türkiye’nin<br />

en gelişmiş donanımına sahip sağlık kuruluşlarına,<br />

ticaret ve alışveriş merkezlerine,<br />

Avrupa’nın en büyük kongre oteli<br />

Hilton’a ve İstanbul’un çok özel eğlence<br />

mekanı Bomontiada’ya yürüme mesafesinde...<br />

Taksim, Nişantaşı ve Beşiktaş<br />

gibi hem iş hem de eğlence merkezlerine<br />

dakikalar içinde ulaşma konforunu kaliteli<br />

yaşamla birleştiriyor.<br />

Nefes aldıran 10 bin metrekarelik<br />

özel park<br />

Kendine ait 10 bin metrekarelik parkı ile<br />

şehrin tam kalbinde yeşillikler içerisinde<br />

güvenle yaşanabilecek benzersiz bir yaşam<br />

alanı sunacak Queen Bomonti, şehir<br />

parkının içinde bulunan yürüyüş parkuru,<br />

tenis kortu, streetball alanı, çocuk oyun<br />

alanları, kutlama ve davet mekanları,<br />

yüzme havuzu ve güneşlenme terasları<br />

ile hem şehri hem de doğayı doya doya<br />

yaşayabilme imkânı verecek.<br />

Kraliçenin evi ziyarete açıldı<br />

Queen Bomonti’de son yılların iki dekorasyon<br />

trendinden; cazibe, ışıltı ve konforun<br />

birleştiği “marble trend” ile daha çok<br />

beton yüzeylerin hâkim olduğu, rahat ve<br />

modern yaşam tarzını yansıtan “loft trend”e<br />

göre hazırlanan örnek daireler ziyarete<br />

açıldı. Queen Bomontililer modern<br />

şehirli insanın tüm ihtiyaçlarına göre tasarlanan<br />

bu örnek dairelerdeki dekorasyon<br />

alternatiflerinden birini seçerek kişiye<br />

özel zevklerini evlerine yansıtabilirler.<br />

Proje Künyesi:<br />

Toplam Arsa Alanı:<br />

15.335 m 2<br />

Konut Sayısı:<br />

1.078<br />

Metrekare Aralığı:<br />

46 m 2 -195 m 2<br />

Konut Tipleri:<br />

1+0/1+1/2+1.3.5+1<br />

78<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Tüfekçioğlu Grup,<br />

‘Verra Suites Beykoz’<br />

projesi ile<br />

İstanbul’a adım attı<br />

Yarım asırlık tecrübesiyle Ankara’nın köklü firmalarından<br />

Tüfekçioğlu Grup İstanbul’da ilk konut projesine imza<br />

atıyor. Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından yatay mimari olarak<br />

tasarlanan İstanbul’un en gözde semtlerinden Beykoz<br />

Çubuklu’da inşa edilen ‘Verra Suites Beykoz’ projesi satışa<br />

sunuldu.<br />

Yücel Tüfekçioğlu<br />

Tüfekçioğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Ankara merkezli Tüfekçioğlu Grup, inşaat,<br />

eğitim ve mobilya sektöründe 53 yılı aşkın<br />

bilgi birikimi ve tecrübesiyle İstanbul’da ilk<br />

konut projesini hayata geçiriyor. Tabanlıoğlu<br />

Mimarlık tasarımıyla 100 milyon TL’lik<br />

yatırım değerine sahip ‘Verra Suites Beykoz’<br />

projesine start veren grup, projenin<br />

satışlarına başladı.<br />

İnşaat sektöründe özel banka şube ve lojman<br />

binaları, konut, otel, yurt ve ofis binası<br />

inşa eden Tüfekçioğlu Grup, özellikle kamu<br />

kuruluşları üst yapı ihalelerindeki başarılı<br />

işleriyle tanınıyor. Mobilya sektöründe de<br />

yurt içinde birçok prestijli otel, yurt ve konut<br />

projesine imza atan grup, ABD, Suudi<br />

Arabistan, Rusya, Azerbaycan, Kazakistan,<br />

Nijerya, Belarus ve Irak pazarlarına da<br />

mobilya ihracatı yapıyor. Ayrıca İngiltere ve<br />

Fransa’yı da yakın takibe alan grup 18 yıldır<br />

da Tüfekçioğlu Kız Yurtları ile 5 yıldızlı<br />

otel konforunda hizmet veriyor.<br />

‘Verra Suites Beykoz’ projesinin lansmanı<br />

nedeniyle İstanbul’da düzenlenen basın<br />

toplantısında konuşan Tüfekçioğlu Grup<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Tüfekçioğlu,<br />

“Grup olarak her zaman ülke ekonomisine<br />

katma değer sağlayacak yatırımlara<br />

öncelik verdik. Faaliyet gösterdiğimiz her<br />

80<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Proje<br />

sektörde güven ve kalitemizden<br />

ödün vermemenin haklı gururunu<br />

yaşıyoruz. Türkiye ekonomisinin<br />

geleceğine ve konut sektöründeki<br />

büyüme potansiyeline duyduğumuz<br />

güvenle gelecek dönemde de yatırımlarımıza<br />

aynı hızla devam edeceğiz”<br />

dedi.<br />

Denizle orman arasında ‘butik’<br />

konut projesi<br />

Toplantıda, ‘Verra Suites Beykoz’<br />

projesinin detayları hakkında bilgi<br />

veren Tüfekçioğlu, “İnşaat sektöründeki<br />

yenilikçi yaklaşımımızı artık<br />

Ankara dışındaki şehirlerde de<br />

tüketiciler ile buluşturmak istiyoruz.<br />

Bu nedenle de İstanbul’un en güzel<br />

semtlerinden biri olan Beykoz’un çok<br />

özel bir lokasyonunda ‘Verra Suites<br />

Beykoz’u Tabanlıoğlu Mimarlık tasarımıyla<br />

hayata geçiriyoruz. Lüks ve<br />

kaliteli yaşamın kapılarını aralayacak<br />

olan ‘Verra Suites Beykoz’ projemiz<br />

3 blok halinde deniz ve orman manzarasına<br />

hakim şekilde yükseliyor.<br />

Projemiz denizle orman arası manzaradan<br />

çok daha fazlası bir konumda bulunuyor.<br />

Yatay bir mimari ile tasarlanan butik bir<br />

proje olan ‘Verra Suites Beykoz’da, birbirini<br />

görmeyen 140 metrekare ile 337 metrekare<br />

aralığında değişen 2+1, 3+1 ve 4+1,<br />

bu dairelerin yanı sırada buçuklu daire alternatiflerinden<br />

oluşan farklı tasarımlı 26<br />

daire mevcut. Projemizde her daireye özel<br />

yeşil alan bulunuyor. Ayrıca son katlardaki<br />

dairelerimiz geniş terasları ve jakuzileriyle<br />

dikkat çekiyor. Teslimlerimizi ise 18 ay içerisinde<br />

gerçekleştirmeyi planlıyoruz” dedi.<br />

Toplantıda, Tabanlıoğlu Mimarlık olarak<br />

‘Verra Suites Beykoz’ projesinin tasarımına<br />

imza atmaktan dolayı duydukları mutluluğu<br />

dile getiren Tabanlıoğlu Mimarlık<br />

ortaklarından Melkan Gürsel de, şunları<br />

söyledi:<br />

“Tüfekçioğlu Grubu ile birlikte hayata geçirdiğimiz<br />

çok özel bir proje olan ‘Verra<br />

Suites Beykoz’un ana fikri her bir konutun,<br />

diğerlerinden faklı plan ve özellikleriyle,<br />

sahibinin yaşam biçimine özel olması. Konutların<br />

her birinin geniş açılarda Boğaz<br />

ve orman manzarasına sahip olması amacıyla<br />

bloklar en hakim açıları sağlayacak<br />

eksenlerde araziye yerleştirildi. Manzara<br />

ve doğa ile içiçe bir iç mekan anlayışıyla,<br />

tüm birimler gündüz-yoğun ve gece-yoğun<br />

kullanım işlevlerine göre planlandı. Bu iç<br />

mekan kurgusunun mimari yansıması olarak<br />

teras ve balkonların farklı noktalarda<br />

kazandırdığı hareket sayesinde, dinamik<br />

bir cephe elde edildi.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 81


Nef’ten sektörde bir ilk daha:<br />

Foldhome ile yurtdışına fikir ihracatı<br />

Nef Global çatısı altındaki ilk projesini Brentford Londra’da geliştirecek olan Nef;<br />

sadece yurtdışında proje geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Foldhome gibi patentli<br />

inovasyonlarının da yurtdışına ihracatını gerçekleştiriyor. Nef Global, önümüzdeki 5 yıl<br />

içerisinde Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın önde gelen 10 metropolünde<br />

Nef markalı projeler geliştirmeyi hedefliyor.<br />

Yenilikçi projeleri ile gayrimenkul sektöründe<br />

fark yaratan Nef; <strong>Ocak</strong> 2018’de yurtdışı<br />

yatırımları için hayata geçirdiği Nef Global<br />

ile dünyaya açılıyor. Kuruluşunun üçüncü<br />

ayında 62 farklı iş birliği teklifi alan Nef<br />

Global; New York, Londra, Berlin gibi metropollerde<br />

geliştireceği projelerle küresel<br />

bir oyuncu olmayı hedefliyor. Nef Global ilk<br />

projesini Brentford Londra’da hayata geçirecek.<br />

Nef Global ile 200’e yakın iş<br />

ortaklığı teklifi aldı<br />

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur,<br />

İngiltere Konsolosluğu’nda gerçekleşen<br />

basın toplantısında Nef Global ile gayrimenkulde<br />

bir dünya markası olma hedefine<br />

adım adım yaklaştıklarını ifade etti.<br />

Erden Timur,<br />

‘’Nef İsmini koyarken global bir marka olmayı<br />

düşünerek her dilde kolay telaffuz<br />

edilecek bir isim seçtik. Gayemiz bu sektörün<br />

uluslararası bir markası yok, biz buna<br />

talip olabilir miyiz idi. Bürokratik süreçlerin<br />

uzunluğu ve zorluğu nedeniyle yurtdışında<br />

tek başına proje geliştirebilmek zor bunu<br />

biliyorduk. Baktığınızda dünyada proje geliştiriciler<br />

hep yerel firmalar. Amerika’nın en<br />

büyük markası sadece 4 ya da 5 eyalette<br />

proje geliştiriyor. Sektörümüz sanayi devrimi<br />

yaşamadığı ve kul işi bir sektör olduğu<br />

için ölçeklendirilemiyor. Ama biz bir ilki<br />

gerçekleştirelim istedik. <strong>Ocak</strong> ayında Nef<br />

Global’i kurduğumuzda 3 kişilik kadromuz<br />

yurtdışında 62 ayrı firma ile masaya oturdu.<br />

Şu anda bu rakam 200’ün üzerinde.<br />

Hedefimiz 2023’te 10 ayrı metropolde olmak<br />

‘’ dedi.<br />

Fikir ihraç ediyor, ilke imza atıyor<br />

İhracatta özgün üretim için fikri mülkiyet ve<br />

marka hakkına sahip olunmasının önemine<br />

değinen Erden Timur ‘’Burada daha da<br />

önemlisi fikir ihracatı. Nitekim ülkemizin,<br />

kalkınması için en değerli şey fikir ihracatı.<br />

Biz bu ortaklığı sadece fikri hakkımız ve<br />

patentimizle herhangi bir özkaynak koymadan<br />

gerçekleştiriyoruz. Ve bu ihracatta<br />

ithal girdi de yok. Zaten hedefimiz de tamamen<br />

yerli bir fikir ile ülkemize döviz girdisi<br />

sağlamak. Çok büyük çoğunluğu yabancılara<br />

satılacak bu projeyi Nef olarak markalayıp<br />

Foldhome konseptini veriyoruz ve<br />

sürdürülebilir bir modelle ülkemize döviz<br />

getiriyoruz. Yurtdışında şehirlerde projelere<br />

isim vermek kolay, hatta bunu Amerika<br />

ve İngiltere’de uygulayan birkaç firma da<br />

oldu, ama arkasında ürün ve patent olmayınca<br />

sürdürülebilir olmuyor. Biz bu anlamda<br />

gayrimenkul sektöründe dünyada bir<br />

ilki gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.<br />

Bizim için, ülkemiz için gurur verici bir işe<br />

imza atıyoruz” yorumunu yaptı.<br />

Londra’nın en hızlı gelişen<br />

bölgesinde<br />

Nef Brentford London projesiyle ilgili bilgi<br />

veren Nef Global Genel Müdürü Kahraman<br />

Yiğit: ‘’Proje, Heathrow’a arabayla<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Proje<br />

15 dakika, şehir merkezine ise metroyla<br />

20 dakika uzaklıkta olan ve son yıllarda<br />

Londra’nın en hızlı gelişen bölgelerinden<br />

birisi olarak göze çarpan Brentford bölgesinde<br />

yer alıyor. Yeni marina ve stadyumun<br />

inşa edildiği bu bölgenin etrafında 200’ün<br />

üzerinde kurumsal şirket ve 25 bin beyaz<br />

yakalı çalışan bulunuyor. Finans Merkezi<br />

olarak konumlanan Brentford bölgesinin<br />

bir diğer özelliği ise Londra’nın en büyük<br />

botanik parkı Kew Gardens, Syon Park ve<br />

Boston Manor parklarına yürüme mesafesinde<br />

yer alması.’’ dedi.<br />

%4’ün üzerinde kira getirisi, Nisan<br />

<strong>2019</strong> teslim<br />

Sahip olduğu avantajlı konumdan dolayı,<br />

Londra şehir merkezinde kira getirisi ortalama<br />

yüzde 2 düzeyindeyken, Brentford<br />

bölgesinde yüzde 4’ün üzerine yükseliyor.<br />

Metro istasyonuna 6 dakikalık yürüme<br />

mesafesinde konumlanan Nef Brentford<br />

London projesinde toplam 73 adet; stüdyo,<br />

1+1 ve 2+1 yaşam seçenekleri sunuluyor.<br />

İç dekorasyonu tamamlanmış olarak<br />

mobilyalı bir şekilde teslim edilecek daire<br />

fiyatları 380 bin pounddan başlıyor. 2018<br />

son çeyrekte satışa sunulan projede, teslimler<br />

<strong>2019</strong> Nisan ayında başlayacak.<br />

Nef Brentford London’da “Garantili<br />

Kiralama Sistemi”<br />

Londra emlak piyasasının tüm dinamiklerine<br />

hakim olan lider emlak kiralama ve teknoloji<br />

şirketi Rentify’ın Nef Brentford London<br />

ile gerçekleştirdiği iş birliği sayesinde;<br />

tüm konutlar 3 yıl boyunca kira getirisi<br />

garanti altında olacak. “Garantili Kiralama<br />

Sistemi” olarak adlandırılan bu sistemde<br />

eviniz için en doğru kira değeri; büyüklük,<br />

bölge ve bina yaşının yanı sıra mobilya ve<br />

teknolojik detaylarını da dikkate alan yapay<br />

zeka yazılımıyla hesaplanıyor. Rentify,<br />

kendi ağı üzerinden evinize hemen kiracı<br />

bularak, eviniz için adil piyasa değerinde 3<br />

yıla kadar kira garantisi veriyor.<br />

Londra’da 999 yıllık tapu avantajı<br />

İngiltere’de konut talebinin son yıllarda<br />

oldukça yüksek olduğuna, arzın ise sınırlı<br />

kaldığına dikkat çeken Timur, “Çoğu<br />

firmalar 250 yıllık tapu verirken, biz 999<br />

yıllık veriyoruz. Yüzde 20 oranında bir ön<br />

ödeme ve yüzde 60 oranında bir mortgage<br />

kullanımı ile özel bir ödeme planı sağlıyoruz.<br />

Üstelik ön ödeme dışındaki tüm tutar<br />

teslim sırasında ödenmekte. Bunun yanı<br />

sıra, hukuk danışmanlık hizmeti de daire<br />

fiyatına dahil. Satın alma sırasında tüm bürokratik<br />

süreçleri sizin adınıza Nef Global<br />

ekibi takip ediyor. Projemizin yabancı müşterilere<br />

Türkiye’yi anlatmak için çok iyi bir<br />

fırsat sunacağına inanıyoruz.‘’ dedi.<br />

İngiliz ortağın gözünden Nef’in<br />

tasarım gücü<br />

İngiltere Konsolosluğu’nda işbirliği ile ilgili<br />

soruları cevaplayan Select Developments<br />

Kurucu Ortağı Sanjay Dhir ise ‘’Sektörünün<br />

lideri Nef gibi bir marka ile işbirliği<br />

yapmaktan çok heyecanlıyız. Nef’in inovatif<br />

bakış açısı, sektöre getirdiği vizyon ve<br />

dizayn ve tasarım konusundaki know-how<br />

nedeniyle yan yana gelmekten çok mutluyuz.<br />

Kahraman’la Londra’da ilk tanıştığımda<br />

ve Nef’i anlattığında bu kadarını hayal<br />

bile edememiştim ama Türkiye’ye gelip<br />

Nef projelerini ziyaret ettiğimde buradaki<br />

katma değeri gördüm ve gurur duydum.<br />

Nef ile İngiltere’nin en çok gelişen bölgesi<br />

Batı Londra’da birlikte projeler geliştireceğiz.<br />

Sadece konut değil, öğrenci yurdu gibi<br />

Nef’in uzman olduğu bir alanda daha işbirliklerimiz<br />

olacak.<br />

Foldhome konseptini ilk duyduğumuzda<br />

bunu neden daha önce aklımıza getirmedik<br />

diye kıskandığımı bile söylemek isterim.<br />

Çok inovatif bir fikir. Konutun geleceği<br />

için ve paylaşım ekonomisi için bulunmaz<br />

bir fırsat” dedi.<br />

Foldhome; Airbnb ya da Uber<br />

kadar büyük bir fikir<br />

‘’Dünya UBER ve Airbnb gibi markalarla<br />

çap değiştirmeye başladı. Konutun da eski<br />

alışkanlıklarından kurtulup bir Türk firmanın<br />

zekasıyla böyle bir konsept geliştirmesi<br />

sadece benim firmam için değil dünya<br />

üzerindeki bir çok developer için bir fırsat<br />

kaynağıdır’’ diye sözlerine devam eden<br />

Sanjay Dhir, Londra’da ve Hindistan’da<br />

daha önce sayısız projeye imza atan küresel<br />

bir gayrimenkul geliştiricisi. Dhir,<br />

‘’Hatta şunu da söylemek isterim Türkiye,<br />

yapı malzemeleri konusunda çok gelişmiş<br />

bir ülke. Nef vasıtasıyla tüm malzemelerimizi<br />

de Türkiye’den tedarik ederek, inşaat<br />

maliyetlerimizi de düşürmeyi hedefliyoruz’’<br />

diyerek sözlerini tamamladı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 83


Avcı Architects’ten<br />

global ölçekli<br />

projeler<br />

Sürdürülebilir mimarlığın Türkiye’deki öncüsü Avcı Architects, İstanbul, Londra ve<br />

Ljubljana’daki ofislerinde Avrupa’dan Afrika’ya ve Ortadoğu’ya kadar çok geniş bir<br />

coğrafyada mimari, iç mimari ve kentsel tasarım projelerine imza atıyor.<br />

İş hacminin yüzde 80’i uluslararası projelerden<br />

oluşan Avcı Architects, bir dünya<br />

markası olarak Türkiye’de ürettiği nitelikli<br />

projelerin yanı sıra global ölçekte de aktif<br />

şekilde üretim yapıyor ve dünyanın çok<br />

farklı coğrafyalarında çeşitli tipolojilerde<br />

projeler tasarlıyor. Portföyünde farklı ölçeklerde<br />

karma kullanım, eğitim, kentsel<br />

tasarım, otel, ofis ve ticari yapılar bulunan<br />

Avcı Architects’in son dönem işleri<br />

arasında Londra, Dakar, Cotonou ve Benin’de<br />

yer alan mimari, iç mimari ve kentsel<br />

tasarım projeleri bulunuyor.<br />

Kongo’nun Brazzaville şehrinin kuzey girişinde,<br />

Kongo Nehri yamaçlarında tasarladığı<br />

Kintele Kongre Merkezi projesi dahilindeki<br />

Kintele Kongre Oteli ile dünyanın<br />

dört bir yanından nitelikli mimari projelerin<br />

yarıştığı World Architecture Festival<br />

Awards’un “Tamamlanmış Otel ve Tatil<br />

<strong>Yapı</strong>ları” kategorisinde finale kalan Avcı<br />

Architects, Afrika’daki üretimine, Senegal’in<br />

başkenti Dakar’da ürettiği Dakar<br />

Başkanlık Villaları ve Cotonou, Benin ile<br />

Niamey, Nijer’de iki adet otel tasarımına<br />

imza atarak devam ediyor. Selçuk Avcı,<br />

Nijer’in başkenti Niamey’de uygulaması<br />

devam eden otel tasarımında projenin<br />

bulunduğu alanda aynı zamanda Tunus<br />

Ulusal Üniversitesi, Nijer Federal Devlet<br />

Ofisleri, eski Başkanlık Sarayı, Nijer Ulusal<br />

Hastanesi ve daha birçok kurumsal<br />

binanın konumlandığını belirtiyor. Kurucu<br />

Selçuk Avcı’nın batıya doğru Nijer Nehri’nin<br />

manzaraları eşliğinde işleyeceğini<br />

ilettiği Yeni Niamey Oteli’nin, fonksiyonların<br />

birbirini tamamladığı, birbirine entegre<br />

edilmiş bir banket ve kongre oteli kompleksi<br />

olarak tasarlandığını ekliyor. Proje<br />

dahilinde 194 oda, bir banket salonu, çok<br />

sayıda konferans odası gibi fonksiyonlara<br />

yer veren Avcı Architects’e göre bu kompleksin<br />

toplam alanı yaklaşık 21.000 m²’yi<br />

aşkın olacak.<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Mimari<br />

Global ölçekteki üretimlerine Gürcistan’da da devam eden Avcı Architects,<br />

başkent Tiblis’in Dirsi bölgesinde alanın gelişimine önayak olacak<br />

bir kentsel tasarım projesi gerçekleştiriyor. Kentsel tasarım projesi<br />

dahilinde karma kullanım ve konut projelerine odaklanan Avcı Architects’e<br />

göre proje gelişimine dair genel yaklaşım, farklı toplulukların<br />

dokuduğu zengin bir mekân yaratmak amacıyla piyasanın şartları ve<br />

ihtiyaçlarına cevap veren bir karışım sağlamak üzerine… 3 aşamadan<br />

oluşan planlamada mekansal çeşitlilik ve derecelendirme, yapı blokları<br />

ve mimari elementlerle ayrıştırılmış kamusal, yarı kamusal ve özel<br />

alanlarla sağlanmış.<br />

Suudi Arabistan’ın doğusunda hızlı gelişen şehirlerden biri olan Al<br />

Khobar’da da kentsel tasarım projesine imza atan Avcı Architects, bölgenin<br />

iklim koşullarına uygun bir kentsel model yaratmanın yanı sıra<br />

eksikliği hissedilen toplumsallık bilincinin gelişmesine katkıda bulunacak<br />

bir planlama kurgulamış. Hızla gelişen kentlerin ilham alacak bir<br />

kent dokusuna neredeyse sahip olamamalarından dolayı çoğu alanda<br />

dokunun parseller boyunca maksimum alan sağlayacak şekilde kurgulandığını<br />

belirten Avcı Architects kurucusu, bu projede bu gelişim modelini<br />

sorgulayarak sadece iklim koşullarına uygun bir kentsel model<br />

tasarlamaktan öte toplumsallık bilincini yaratacak bir model önermiş.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 87


Mimari<br />

Sunset İncek’e<br />

“World Architecture<br />

Community” ödülü<br />

Ülkealan <strong>Yapı</strong> Endüstrisi A.Ş tarafından İncek’te<br />

hayata geçirilen Sunset İncek projesi dünyanın<br />

önde gelen mimari tasarım ödüllerinden “World<br />

Architecture Community” tarafından düzenlenen<br />

yarışmada “Designed” dalında ödüle layık görüldü.<br />

Şehirlere yaşam değeri katan, geliştiren,<br />

değiştiren projelerin ödüllendirildiği World<br />

Architecture Community” tarafından düzenlenen<br />

yarışma sonrası ödüller sahiplerini<br />

buldu. “Designed” dalında ödüle layık<br />

görülen proje ise Başkent’te yükselen Sunset<br />

İncek projesi oldu. Konuyla ilgili görüşlerini<br />

paylaşan Ülkealan <strong>Yapı</strong> Endüstrisi<br />

A.Ş’nin 3. Kuşak temsilcisi Tolga Ülkealan<br />

“Böyle bir ödüle layık görülmenin haklı gururunu<br />

yaşıyoruz. “Designed” dalında ödül<br />

sahibi olmak projemizin değerine değer<br />

katıyor. Projemizi tasarlarken her bir detayı<br />

incelikle düşünerek hareket ettik. Sunset<br />

İncek Ankara’nın en gelişen lokasyonlarından<br />

İncek’te yer alıyor. Bu özelliği ile sadece<br />

bugüne değil geleceğe yatırım olarak<br />

da ön plana çıkıyor. Projemiz toplam<br />

50,451,81 m² inşaat alanına sahip olup 2<br />

kule ve 1 yatay bloktan oluşuyor. Hayata<br />

geçirdiğimiz 139 bağımsız bölüm ve 12<br />

cadde mağazası ile de hayatın içinde bir<br />

yaşam sunuyoruz. 2+1, 3+1+1, 5+1+1 ve<br />

6+1+1 daire seçeneklerinin bulunduğu<br />

projemiz, +1 konsepti ile geniş mekânlarda<br />

konfor sunuyor” dedi.<br />

Güneş ışığı odaklı yaşam<br />

Sunset İncek’te sosyal tesis gibi detaylarında<br />

en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünü<br />

anlatan Tolga Ülkelan “Bloklardaki<br />

daire yerleşimleri, cephe açıları,<br />

yeşil alanlar, her daire için bağımsız kapalı<br />

otopark ve sosyal tesisler gibi tüm<br />

beklenen niteliklerin en iyi şekilde karşılanmasını<br />

sağlamak için özenle çalıştık.<br />

Güneş ışığı odaklı konumlandırdığımız<br />

projemizde, yeşilin tonları ile buluşacak<br />

şekilde yaşam alanlarını planladık. Bu<br />

Tolga Ülkelan<br />

noktadan hareketle 6.950 m2lik bir alanı<br />

yeşil alana ayırdık.Sadece çocuklara ait<br />

çocuk oyun alanları, yapay gölet, yürüyüş<br />

yolları ile ıhlamur ve kiraz ağaçlarının<br />

yer aldığı peyzaj alanları bulunmaktadır.<br />

Sunset İncek, yeşil doğası ve muhteşem<br />

gün batımı ile huzuru yaşatacak” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Mimari<br />

Murat Kader<br />

Avrupa’nın en iyi<br />

karma projesi ödülü Türkiye’ye<br />

Türkiye’de ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yaptığı projeler ve aldığı ödüllerle adından söz<br />

ettiren mimari tasarım ofisi iki design group, Londra’dan yine Avrupa’nın En İyi Karma<br />

Kullanımlı Projesi ödülüyle döndü. Böylece iki design group’un ödül sayısı 66’ya ulaştı.<br />

Saygın mimarlık ödüllerinden olan ve 26<br />

yıllık bir geçmişi olan European Property<br />

Awards (Avrupa Gayrimenkul Ödülleri)<br />

2017-2018 Avrupa ayağının kazananları<br />

belli oldu.<br />

iki design group, 3 Aralık gecesi Londra’da<br />

gerçekleşen galada, 2 farklı konsept<br />

ve ölçekteki projesiyle, 3 ödüle layık<br />

görüldü. Daha önce beş yıldızla onurlandırılan<br />

ve Avrupa’nın en iyisi olarak aday<br />

gösterilen iki design group projelerinden<br />

Mesa Antalya Karma Kullanım Projesi,<br />

rakiplerini geride bırakarak Avrupa’nın En<br />

İyisi seçildi.<br />

Mesa Antalya Karma Kullanım Projesi<br />

iki kategoride beğeni topladı ve En İyi<br />

Karma Kullanım Mimarisi ile En İyi AVM<br />

Mimarisi kategorilerinde ödüle layık görüldü.<br />

Farklı tasarım ofislerinin davet edilerek<br />

yarışmayla tasarlanan proje 40.000<br />

m² proje arazisi ile şehrin kalbinde yer<br />

alıyor. Otel, ticaret ve rezidanslardan oluşan,<br />

Antalya’nın doğasından esinlenen<br />

tasarımı, çevreci yaklaşımı, estetik dengesi<br />

ile dikkat çeken proje, 80 uzmandan<br />

oluşan uluslararası jürinin, titiz ve keskin<br />

kriterlere dayanan incelemeleri sonucu<br />

ödüle layık bulundu. Jüri değerlendirmelerini<br />

yaparken projeleri yalnızca tasarım<br />

açısından değil; aynı zamanda orijinallik,<br />

kalite, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik bakış<br />

açısıyla da inceliyor.<br />

Jüri üyeleri arasında Caithness Lordu,<br />

Thurso Lordu, Liverpool Lordu ve İngiltere<br />

Parlamentosunun Lordlar Kamarası<br />

yer aldı.<br />

Diğer başarılı projelerin içerisinden sıyrılarak<br />

Avrupa’nın En İyisi olarak ödüllendirilen<br />

Mesa Antalya ile iki design group’un<br />

ödül sayısı 66’ya çıktı.<br />

“Kentsel Dönüşüm Tecrübemizi<br />

yurt dışına da taşıdık”<br />

iki desgn group Kurucu Ortağı Y. Mim.<br />

Murat Kader kazanılan ödüllerle ilgili,<br />

“Her proje gibi her ödül de bizim için büyük<br />

heyecan.<br />

Türkiye ve yurt dışındaki projelerimiz için<br />

yoğun çalışıyoruz ve ödüllendirilmek ekibimiz<br />

ve işverenlerimiz için gurur kaynağı.<br />

Ülkemizdeki kentsel dönüşüm biz mimarlara<br />

çok tecrübe kazandırdı. Şu anda yurt<br />

dışındaki projelerde de bu tecrübelerimizden<br />

faydalanıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde<br />

Karadağ, İran, Irak, Tanzanya,<br />

Rusya, Azerbaycan, Özbekistan gibi Avrupa<br />

kıtasının dışındaki projelerimizle de<br />

gündemde olmayı, şu an tasarım aşamasında<br />

olan bu projelerimizin de bol ödüllü<br />

projeler olmasını hedefliyoruz.” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 89


Sektörel<br />

Rönesans Holding 1,2 milyar dolarlık yatırımla<br />

Ceyhan’da petrokimya tesisi kuracak<br />

Rönesans Holding ile Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ortaklığıyla hayata geçirilecek<br />

‘Polipropilen Üretim Tesisi’nin imza töreni 28 Kasım’da düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji<br />

Bakanı Mustafa Varank’ın da katıldığı törende ortaklık anlaşmasını, Rönesans Holding<br />

Başkanı Dr. Erman Ilıcak ve Sonatrach CEO’su Abdelmoumen Ould Kaddour imzaladı.<br />

Ceyhan Mega Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde kurulacak yıllık 450 bin ton üretim<br />

kapasiteli tesisin 2023 yılında tamamlanması hedefleniyor.<br />

Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak<br />

imza töreninde yaptığı konuşmada,<br />

“Plastik hammaddesi olarak kullanılan<br />

polipropilen, ülkemizde hala ithal edilen<br />

kalemler arasında bulunuyor. Her yıl 2,2<br />

milyon ton polipropilen, 2,6 milyon ton<br />

polietilen ve yine 1,5 milyon ton PVC ithalatı<br />

yapıyoruz. Dünya tüketiminin yüzde<br />

3-4’ünü Türkiye ithal ediyor ve ihtiyacının<br />

yüzde 90’ını ithalatla karşılıyor. Türkiye<br />

şimdi çok hızlı adımlarla bu açığı kapatmak<br />

için yola çıktı. Büyük adımlarla ilerliyoruz.<br />

Bu yatırımla Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına<br />

her yıl 450-500 milyon dolar arasında<br />

katkı yapmayı hedefliyoruz” dedi.<br />

Tüm bölgenin yeni istihdam kapısı<br />

Gaziantep’in dünyada en fazla polipropilen<br />

kullanılan şehirlerden biri olduğunu, bu<br />

yatırım için Gaziantep’e yakınlığı nedeniyle<br />

Adana Ceyhan’ın seçildiğini vurgulayan<br />

Dr. Ilıcak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın,<br />

Şubat ayında Cezayir’e yaptığı resmi gezide<br />

duyurduğu petrokimya yatırımında<br />

yanımızda, dost ve kardeş ülke Cezayir’in<br />

milli enerji şirketi Sonatrach da var. Bölgede<br />

inşa edeceğimiz tesiste yılda yaklaşık<br />

450 bin ton üretim yapmayı hedefliyoruz.<br />

Üretim tesisi inşaat aşamasında 2.000-<br />

2500 kişiye istihdam sağlayacak. <strong>2019</strong><br />

yılında inşaatına başlayacağımız üretim<br />

tesisini, 36 ay gibi bir süre içinde tamamlamayı<br />

hedefliyoruz. Yatırım tutarının ise<br />

1,2 milyar dolar olarak gerçekleşeceğini<br />

öngörüyoruz. Ülkemiz için de önemli bir<br />

tarih olan 2023’te resmi olarak faaliyete<br />

başlayacağız. Polipropilen Üretim Tesisi<br />

o tarihten itibaren, başta Adana Bölgesi<br />

olmak üzere 500-600 kişiye istihdam sağlayacak”<br />

ifadelerini kullandı.<br />

Toplantıya katılan Sonatrach CEO’su<br />

A. Ould Kaddour da bu yatırımın iki ülke<br />

arasında sinerji yaratacağını belirterek,<br />

“Türkiye ile Cezayir arasında çok derin<br />

ve tarihi bağlar var. Bunun yanı sıra güçlü<br />

ekonomik bağlarımız da bulunuyor. Bugüne<br />

kadar birçok yatırımı birlikte hayata<br />

geçirdik. Rönesans Holding ortaklığıyla<br />

kuracağımız polipropilen üretim tesisinin<br />

de bu güçlü bağlara katkıda bulunacağı<br />

ve sinerji yaratacağına inanıyorum” diye<br />

konuştu.<br />

Dış ticaret açığının yüzde 30’u<br />

petrokimya ithalatından geliyor<br />

Rönesans Holding tarafından yatırımına<br />

başlanacak tesiste üretilecek ‘polipropilen’,<br />

Türkiye’nin ithal ettiği hammadde<br />

kalemleri arasında yer alıyor. Sanayi ve<br />

Ticaret Bakanı Mustafa Varank’ın açıkladığı<br />

verilere göre Türkiye, 2017 yılında<br />

kimya sektöründe 38 milyar dolarlık ithalat<br />

yaptı. Tek başına petrokimya sektöründe<br />

ise geçtiğimiz yıl 13 milyar dolar dış ticaret<br />

açığı verildi. Bu tutar, imalat sanayinde<br />

verilen dış ticaret açığının yüzde 30’una<br />

karşılık geliyor.<br />

Türkiye 2017’de 2 milyon tonu aşkın polipropilen<br />

ithal etti. Rönesans Holding’in<br />

gerçekleştireceği bu yatırımla birlikte Türkiye’nin<br />

polietilen ithalatının yüzde 25’inin<br />

ikame edilmesi planlanıyor. Bununla birlikte<br />

bu yatırımın cari açığın düşmesinde<br />

de yıllık 450-500 milyon dolar düzeyinde<br />

olacağı öngörülüyor. Plastik sanayide kritik<br />

bir madde olan polipropilen, tarımdan<br />

savunma sanayine, otomotivden inşaata,<br />

tüketici ürünlerinden ilaç ve sağlık sektörüne<br />

dek hemen her alanda kullanıyor.<br />

90<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Sektörel<br />

“Tüm ürünlerimizi ve<br />

hizmetlerimizi tanıtmaya devam<br />

edeceğiz”<br />

“2018 yılı sonrası hedeflerimiz arasında yeni bir kompozit üretim hattı yatırımı<br />

bulunuyor. 2018’de ihracata yönelik önemli bir hamlemiz de yurt dışı yetkili bayi<br />

ağımızı genişletmek oldu. <strong>2019</strong>’da bu alana yönelik çalışmalarımıza daha da hız<br />

kazandıracağız.”<br />

Saray Grup Yönetim Kurulu Üyesi Talin<br />

Saraylı Dikici ile 2018 değerlendirme<br />

ve <strong>2019</strong> hedeflerini içeren mini bir söyleşide<br />

bulunduk...<br />

Geride bıraktığımız 2018 yılı,<br />

Alüminyum sektörü ve özellikle<br />

Saray Alüminyum ve için nasıl<br />

bir yıl oldu?<br />

Türkiye alüminyum sektörü, son 10 yılda<br />

gerçekleşen yıllık ortalama yüzde<br />

10 büyüme ile Türkiye’nin önde gelen<br />

sektörlerinden birini teşkil ediyor. Artan<br />

taleple birlikte global alüminyum sektörüne<br />

paralel gelişen Türkiye alüminyum<br />

sektörünün, bu yılı da benzer bir büyüme<br />

oranıyla kapatacağını ve yıl sonu<br />

ihracat rakamlarının 3 milyar dolar civarında<br />

gerçekleşeceğini öngörüyoruz.<br />

Saray Alüminyum olarak, yaklaşık 100<br />

bin m² kapalı alana sahip tesislerimizde,<br />

30 bin ton alüminyum profil, 20 bin<br />

ton PVC profil ve 3,5 milyon metrekare<br />

alüminyum kompozit panel üretiyoruz.<br />

2017’de üretimimizin yaklaşık yüzde<br />

40’ını Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Asya’da<br />

yer alan 50’yi aşkın ülkeye, PVC<br />

Kapı ve Pencere sistemlerinin ise yüzde<br />

98’ini yurt dışına ihraç ettik. 560 milyon<br />

TL ciro gerçekleştirerek yılı yüzde<br />

8 büyüme ile kapattık.<br />

2018 sonunda da benzer rakamlar<br />

hedefleyerek, ihracat tutarımızın 60<br />

milyon ABD Doları tutarında gerçekleşeceğini<br />

öngördük.<br />

2018 yılındaki önemli gelişmeler arasında,<br />

2017 yılında, 3.5 milyon TL yatırımla<br />

alımını gerçekleştirdiğimiz panjur<br />

üretim hattının devreye alınması bulunuyor.<br />

Yılın ilk çeyreğinde devreye aldığımız<br />

bu hattın yıllık üretim kapasitesi<br />

16 milyon metre’dir. Bu hattın üretimi,<br />

Panjur ve Kepenk sistemlerini, SARAY-<br />

ROLL markasıyla beğeniye sunuyoruz.<br />

Yüksek kalite standartlarında ve ileri<br />

düzey teknoloji kullanarak geliştirdiğimiz<br />

bu sistemler, Türkiye’de monoblok<br />

sistemlerde tek parçada en geniş sarıma<br />

sahip panjur sistem olma unvanı ile<br />

rakiplerinden ayrışıyor.<br />

2018’de farklı alanlarda tüketici beklentilerini<br />

karşılamaya yönelik geliştirildiğimiz<br />

diğer ürünler arasında Korkuluk<br />

Sistemleri ve Motorlu Giyotin Pencere<br />

ve Küpeşte Sistemleri bulunuyor. Bildiğiniz<br />

gibi korkuluk sistemleri, son dönemde<br />

yapı sektörünün vazgeçilmez<br />

estetik unsurlarından biri oldu. Kısa bir<br />

süre önce geliştirdiğimiz Motorlu Giyotin<br />

Pencere ve Küpeşte Sistemiz ise tamamen<br />

açıldığında küpeşte görevi gören,<br />

kapatıldığında pencereye dönüşen<br />

bu ürün, kumandasına tek bir dokunuşla<br />

yaşam alanlarını açık mekânlara<br />

dönüştürebilme özelliği ile öne çıkıyor.<br />

Yine yeni nesil mimarinin sıkça kullandığı<br />

bir fonksiyona tartışılmaz bir kalite<br />

ve güvenlik getiriyoruz.<br />

Bu yeni ürünlerimizi, yıl boyunca hem<br />

yurt içinde hem de yurt dışında katıldığımız<br />

sektörün önemli fuarlarında<br />

sektör profesyonelleriyle buluşturduk,<br />

tanıtım faaliyetlerini sürdürdük.<br />

Talin Saraylı Dikici<br />

Bu yıl için plan ve projelerinizi<br />

kısaca paylaşır mısınız?<br />

Gelecek dönemde ön plana çıkartacağımız<br />

ürünler arasında biraz evvel<br />

bahsettiğim SARAYROLL Panjur ve<br />

Kepenk sistemleri bulunuyor. Akıllı, modern<br />

binaların, uluslararası kalite standartlarını<br />

gözeten, sağlam, teknolojik,<br />

estetik monoblok panjur sistemlerine<br />

ihtiyacı var. Panjur ve kepenk sistemleri<br />

yatırımımız işte bu ihtiyaca yönelik<br />

gözlemlerimizden doğdu. Gelecek dönem<br />

sektörün nabzını tutan fuarlara<br />

katılım göstererek sektör profesyonelleri<br />

ve müşterilerle bir araya gelmeye,<br />

başta bu sistemler olmak üzere diğer<br />

tüm ürünlerimizi ve hizmetlerimizi tanıtmaya<br />

devam edeceğiz.<br />

2018 yılı sonrası hedeflerimiz arasında<br />

yeni bir kompozit üretim hattı yatırımı<br />

bulunuyor. 2018’de ihracata yönelik<br />

önemli bir hamlemiz de yurt dışı yetkili<br />

bayi ağımızı genişletmek oldu. <strong>2019</strong>’da<br />

bu alana yönelik çalışmalarımıza daha<br />

da hız kazandıracağız.<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


YENİ ÜRÜNLER<br />

SERAMİK<br />

&<br />

VİTRİFİYE<br />

Seramiksan<br />

Bien<br />

Ege Vitrifiye<br />

ISITMA<br />

&<br />

SOĞUTMA<br />

LG<br />

DEKORASYON<br />

Artemis<br />

Peli


YALITIM<br />

Kale<br />

KİMYASAL<br />

Weber<br />

BANYO & MUTFAK<br />

Silestone<br />

BOYA<br />

Fawori<br />

ARMATÜR<br />

Ideal Standart<br />

ELEKTRİKLİ<br />

EL ALETLERİ<br />

Askaynak


Seramiksan, yeni serileri ile değişimi başlatıyor…<br />

“İyi Tasarım Herkesin Hakkı’’<br />

mottosuyla benzersiz tasarımlara<br />

imza atan Seramiksan,<br />

yaşam alanlarını değiştirerek<br />

yeni bir yıla, yeni<br />

başlangıçlar yapmak isteyenlere<br />

özel tasarladığı yepyeni<br />

yer ve duvar karosu serileri<br />

ile mekanları değişime davet<br />

ediyor.<br />

<strong>2019</strong> yılının öne çıkan dekorasyon<br />

trendlerinden olan<br />

mermeri, şık ve etkileyici tasarımlarla<br />

yeniden yorumlayan<br />

Seramiksan’ın Gris ve Lasa<br />

serileri ile mermerin gücünü<br />

yeniden keşfedin. 30x60 cm<br />

rektifiyeli duvar karoları ile<br />

50x50 cm sırlı porselen karoları<br />

bulunan Gris ve Lasa serileri,<br />

rektifiyeli üretilmesiyle de<br />

daha az derz aralığı (2mm),<br />

daha pürüzsüz ve düzgün döşeme<br />

avantajı sunuyor.<br />

Işıltılı yüzeyi ve uyumlu stili ile fark yaratan tasarıma sahip Lasa<br />

Serisi; İtalya’nın kuzeyinden çıkan Lasa mermerinden ilham alınarak<br />

tasarlandı. Yalın görünümüyle büyüleyen ve tüm incelikleri<br />

ortaya çıkaran kusursuz beyaz mermer görünümünü, akışkan<br />

siyah damarları ile tamamlayan seri, 30x60 cm ebadındaki rölyefi<br />

ve rölyefli motifiyle banyolara özgünlük katıyor..<br />

Mermer dokulu Gris Serisi, gri mermerin güzelliğini banyolara<br />

yansıtıyor. Açık gri ve koyu grinin harmanlandığı natürel renk<br />

tonlarına sahip seri, üç farklı geometrik motif seçeneğiyle, stil<br />

sahibi banyoların vazgeçilmezi olmaya aday.<br />

Bien’den mekanları<br />

hafızalara işleyen<br />

tasarımlar<br />

Ödüllü ve yenilikçi tasarımları ile her zaman<br />

fark oluşturan Bien, tüm mekanlar<br />

için hazırladığı koleksiyonlarını özel ebatlarla<br />

yeniledi. Doğal taş görünümlü Cosmos,<br />

mermer görünümlü Newport ve özgün<br />

bir dokusu olan Oxford Kolekseyinu<br />

ile mekanlarda, ezberler bozuluyor.<br />

İleri teknoloji ile üretilen ve 100x100 cm<br />

özel ebatlarında tasarlanan koleksiyonların<br />

en büyük özelliği estetik görünümleri<br />

ile kullanım kolaylığını birlikte sunmaları.<br />

Kolay temizlenebilen, her daim hijyen<br />

duygusunu yaratmanıza olanak tanıyan<br />

seriler, dayanıklı ve uzun ömürlü.<br />

Akılda kalacak tarzda bir<br />

koleksiyon: Oxford<br />

Kendine has dokusunu zeminlere taşıyan<br />

Oxford, özgün tarzı yansıtan detaylarıyla<br />

etkileyici bir seçenek oluşturuyor.<br />

Yaşam alanlarını zarif desenleri ve şık<br />

tasarımları ile buluşturan Bien, mekanlara<br />

yeni bir boyut kazandırıyor<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Ürün<br />

Stil sahibi<br />

banyolar için<br />

Ege Vitrifiye<br />

“Alvona” serisi<br />

Ege Vitrifiye Alvona serisi sade ve<br />

şık tasarımıyla banyolarınızı yeniden<br />

yorumluyor. Soft-Close özelliğe sahip<br />

ince klozet kapağı ile tamamlanan<br />

asma klozeti ve yarı monoblok asma<br />

lavabosu bulunduğu mekâna kolayca<br />

uyumlanıyor. Ürünlerin pürüzsüz<br />

yüzeyi ve tasarımı sayesinde<br />

yüzeyleri kolayca temizlenerek<br />

banyolarınız yıllarca hep pırıl pırıl<br />

kalıyor.<br />

Silestone’dan banyo<br />

ve mutfaklara yeni<br />

ürünler<br />

Cosentino evin yaşam merkezi olan mutfaklara ve<br />

dinginliğin adresi olan banyolara ferahlık getirmeyi<br />

sürdürüyor. Dünyada tek parça olarak üretilen ilk<br />

ve tek kuvars evye olan Silestone Integrity serisi ile<br />

mutfaklara konfor vadeden Cosentino, seriye yeni<br />

ürünü Integrity Q’yu ekledi. Bir diğer yeni ürünü Silestone<br />

Marie lavabo ile de banyolara farklı bir tasarım<br />

ve ferah bir görünüm getiriyor. Silestone’un tüm<br />

üstün özelliklerine sahip evye ve lavabolar, çizilmelere<br />

ve darbelere karşı dayanıklılık, kolay temizlenebilir,<br />

leke tutmayan hijyenik yüzeyi ve göz kamaştırıcı<br />

tasarımıyla mutfak ve banyolarda uyumlu bir<br />

estetik sunuyor.<br />

Silestone Marie tezgah üstü yapısıyla<br />

dikkat çekiyor<br />

Cosentino White Zeus, Calacatta Gold ve Tigris<br />

Sand renklerinden oluşan, tezgah üstü yapıya sahip<br />

yeni banyo lavabosu Silestone Marie ile banyolara<br />

estetik ve şıklık sunuyor. Beyazın muhteşem<br />

saflığı ve sadeliğini yansıtan Zeus White, beyaz<br />

zemin üzerindeki zarif, geniş gri damarlar ve altın<br />

pırıltılarıyla şık etkiye sahip bir renk Calacatta Gold,<br />

nehir kumu görünümü veren çekici Tigris Sand<br />

renkleri farklı dekoratif banyolar için ideal bir seçim<br />

oluyor. Silestone Marie lavabolar mat iç ve dış yüzeylere<br />

sahip.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 97


Fawori’den “usta dostu” bir ürün serisi: Fawori Master<br />

Boyada ve mantolamada hem iyi kalite<br />

hem iyi fiyat anlayışının temsilcisi<br />

Fawori, yeni Master serisi ürünlerini<br />

pazara sundu.<br />

Fawori Boya tarafından, boya ustaları<br />

için özel olarak geliştirilen “usta<br />

dostu” Fawori Master Serisi ürünleri<br />

boya ustalarından tam not almaya<br />

devam ediyor.<br />

İpek ve mat dokulu ürünleriyle iç cephe<br />

ürün grubunda yerini alan Fawori<br />

Master Serisi, uygulandığı yüzeye kolayca<br />

yayılarak ekstra metraj, ekstra<br />

hız, ekstra kazanç sağlıyor. Silikonlu<br />

yapısı ve pürüzsüz dokusuyla ilk günkü<br />

rengini ve parlaklığını koruyor.<br />

<strong>Yapı</strong> malzeme standartlarına uygun<br />

uygulama yapıldığında çatlama, kabarma<br />

ve dökülme yapmayan, rahatsız<br />

edici bir kokusu olmayan, su<br />

bazlı, çevre dostu Master serisi ürün<br />

özellikleriyle fark yaratıyor.<br />

Fawori Master İpek; ideal parlaklıkta,<br />

pürüzsüz görünüme sahip, silinebilen-uzun<br />

süre temiz kalan, üstün örtücülükte, düşük boya sarfiyatı,<br />

yüksek metrajlı, üstün yayılım - kolay uygulanabilen ve yüzey<br />

ile mükemmel bütünleşme gibi özellikleriyle ön plana çıkıyor.<br />

Fawori Master Mat pürüzsüz görünüme sahip eşsiz dokuda,<br />

üstün örtücülükte, düşük boya sarfiyatı, yüksek metrajlı, üstün<br />

yayılım - kolay uygulanabilen, yüzey ile mükemmel bütünleşme<br />

gibi üstün özellikleriyle fark yaratıyor.<br />

Doğayı Mekanlara Taşıyan Koleksiyon: Peli Elegance Large<br />

Peli Elegance Larce Koleksiyonu<br />

Macar Serisi ahşabın doğallığını iç<br />

mekanlara taşıyor. Seri tercih edildiği<br />

mekanlara klasik ve minimalist<br />

bir görünüm kazandırıyor.<br />

Yaşam alanlarına ahşap görünümü<br />

vaad eden Peli, aynı zamanda<br />

laminat parkenin kullanım avantajlarını<br />

da beraberinde sunuyor.<br />

Uzun süre dayanıklılığa sahip olan<br />

serinin koyu Macar, doğal Macar<br />

ve açık Macar olmak üzere üç<br />

farklı tonu mevcut. Peli’nin 32. sınıf<br />

koleksiyonlarından olan Elegance<br />

Large mekanın daha bütün olarak<br />

algılanmasını sağlıyor.<br />

Doğanın ve doğallığın vurgulandığı<br />

Peli Elegance Large Koleksiyonu,<br />

doğal ahşabın sıcaklığı ile modern<br />

teknolojiyi bir arada sunuyor.<br />

Özellikle sonbahar ve kış konseptinde<br />

mekana sıcaklık katan seri<br />

sadeliğiyle de dikkatleri üzerine<br />

çekiyor.<br />

Üç ayrı renk alternatifinden oluşan<br />

bu koleksiyon size konforla doğallığı<br />

bir arada sunarak klasik ve minimalist<br />

mekanlar oluşturmanıza<br />

yardımcı oluyor.<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Ürün<br />

Kalekim, su yalıtımı ürünü ‘İZOSEAL’<br />

ile binaları temelden koruma altına alıyor<br />

<strong>Yapı</strong> kimyasalları alanında en iyi ürün, en iyi çözüm ve en iyi uygulamayı sunan<br />

Kalekim; su basıncına karşı yüksek dayanıklılık sergileyen yüksek performanslı<br />

ürünler geliştirmeye devam ediyor. Kristalize su yalıtım harcı İZOSEAL, hem<br />

negatif hem de pozitif yönden su yalıtımı sağlayarak yapıları koruma altına alıyor.<br />

Çeşitli yollarla nüfuz ettiği yapıların sağlamlığını<br />

tehdit eden su ve nem gibi olumsuz<br />

faktörlerin önüne geçiyor.<br />

Toprak altında kalan ve sürekli su ile temas<br />

eden yapılarda özellikle tercih edilen İZO-<br />

SEAL ile suyun geldiği yönün tersinden de<br />

su yalıtımı sağlıyor. Böylece hem dışarıdan<br />

içeriye nüfuz eden suyu keserek içeride kuru<br />

bir ortam yaratıyor, hem de betonarme içerisinde<br />

kristaller oluşturarak demir donatıyı<br />

korozyondan koruyor.<br />

Betona işleyerek su geçirimsizlik sağlayan<br />

İZOSEAL; içme suyu depolarında da güvenle<br />

kullanılabiliyor. Bodrum, asansör kuyuları,<br />

temel, perde duvar, havuz, su deposu, ile<br />

banyo, duş ve tuvalet gibi ıslak hacimlerin<br />

yanı sıra tünel, köprü, yeraltı garajı ve depolarda<br />

rahatlıkla uygulanabiliyor. Fırça veya<br />

sprey ile her yönden uygulama kolaylığı sağlayarak<br />

hızlı ve ekonomik çözüm sunan İZO-<br />

SEAL ile uygulama yapılan yüzey zarar görse<br />

dahi betonun su geçirmezliği bozulmuyor.<br />

<strong>2019</strong> armatürleri rengarenk<br />

<strong>2019</strong> banyolarında en göze çarpan detay renklerin<br />

ihtişamı. Banyoların havasını küçük bir dokunuşla<br />

değiştirmek isteyenler içinse bu yılın en trend<br />

modası renkli armatürler… Ideal Standard’ın Tyria<br />

armatürleri, birbirinden farklı renk seçenekleriyle<br />

banyolarınızı hem renklendiriyor hem de çevre<br />

dostu tasarımıyla doğal kaynakların korunmasına<br />

yardımcı oluyor.<br />

Günümüzde artık daha sıcak ve rahat bir yaşam<br />

alanı olarak tasarlanan banyolar tercih ediliyor.<br />

<strong>2019</strong> banyolarında ise tasarım odaklı ürünlerin<br />

yanı sıra kullanılan renkler oldukça ön planda. Ideal<br />

Standard’ın yeni armatür serisi Tyria, modern ve<br />

özgün banyo mekanları yaratmak isteyenler için<br />

tasarlanmış çok özel bir seri.<br />

<strong>2019</strong>’da armatürler çok renkli<br />

Banyo dekorasyonunda en ilham verici kaynaklardan biri de renkler. Bu<br />

yılın banyolarında ise renklerin hakimiyeti söz konusu. Lavabo bataryalarının<br />

yanı sıra duş ve banyo bataryalarında ankastre seçenekleri de bulunan<br />

Tyria, şık tasarımı ve renk seçenekleriyle banyolarınıza göz alıcı bir<br />

şıklık katıyor. Krom, mat/beyaz, mat/siyah renk seçeneklerinin bulunduğu<br />

Seri, kullanıcıların tercihine göre banyolarını dizayn etme imkanı sunuyor.<br />

Bilinçli su tüketimi sağlayan armatür<br />

Yeni nesil teknolojileri ve inovatif tasarımıyla banyolarda sudan tasarruf<br />

etme imkanı sunan Tyria armatürler, 5 lt/dk su tüketimiyle “bilinçli su tüketimi”<br />

sağlıyor. Aynı zamanda Easy-Fix teknolojisiyle de kolay ve hızlı<br />

montaj imkanı sunuyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 99


Kendiliğinden yayılan zemin tesviye şaplarında<br />

fark oluşturan 4 Ürün!<br />

Weber Zemin Tesviye Şapları; weber.floor LVL 05 smart, weber.<br />

floor LVL 10 premium, weber.floor 4032 ve weber.floor LVL 100<br />

multi farklı yüzey özellikleri ve uygulama koşulları için sunduğu<br />

güvenilir ve etkin çözümler ile avantaj sağlıyor.<br />

1 – 5 mm arasında uygulanabilen, kendiliğinden yayılan çimento<br />

esaslı tesviye şapı weber.floor LVL 05 smart, yüksek yayılım<br />

özelliği ve zemin aderasyonu ile uygulama kolaylığı sunuyor.<br />

Priz sonrasında dayanıklı bir yüzey sağlayan weber.<br />

floor LVL 05 smart, özellikle renovasyon uygulamaları<br />

için ekonomik ve güvenilir bir çözüm yaratıyor.<br />

1 – 10 mm arasında uygulanabilen, kendiliğinden yayılan<br />

çimento esaslı tesviye şapı weber.floor LVL 10<br />

premium ise zengin formül yapısı sayesinde 2 saat<br />

içerisinde üzerinde yürünebilme imkanı sağlıyor ve<br />

aynı zamanda üst kaplama uygulamalarına hızlı geçiş<br />

avantajı yaratıyor. Oldukça pürüzsüz yüzeyi ve kusursuz<br />

tesviyesiyle üst kaplama ürünlerinde uygulama<br />

kolaylığı sağlayan weber.floor LVL 10 premium, yüksek<br />

basınç ve eğilme mukavemet değerleri ile yüksek<br />

performans gerektiren proje uygulamaları için ideal bir<br />

ürün olma özelliğini gösteriyor.<br />

1 – 10 mm arasında uygulanabilen, kendiliğinden yayılan,<br />

kendiliğinden kuruyan ve 50 dakika içerisinde<br />

çok hızlı priz alan çimento esaslı tesviye şapı weber.<br />

floor 4032, “Hafta sonu Uygulamaları” olarak adlandırılan<br />

ve zaman önceliği taşıyan uygulamalar için ideal<br />

bir çözüm sunuyor.<br />

Portföyün bir diğer önemli ürünü weber.floor LVL 100 multi, 10-<br />

100mm arasında kullanılabilen, iç mekan zeminlerde renovasyon<br />

projelerinde ciddi kot farklılıklarını giderilmesinde hızlı ve<br />

etkin bir çözüm olarak öne çıkıyor.<br />

Weber, yüksek teknik ihtiyaçları karşılayan gelişmiş çözüm önerileri<br />

ile yapı dünyasına yenilikler sunmaya devam ediyor.<br />

Yeni LG Therma V Monoblok, güçlü ısıtma performansıyla<br />

olduğu kadar sağladığı enerji verimliliğiyle de ön plana çıkıyor!<br />

yerini alan ve doğrudan su tesisatına bağlanan THERMA V R32<br />

Monoblok ısı pompası, enerji verimliliği, kolay kontrol, wifi gibi<br />

ileri teknoloji özellikleriyle kullanıcı memnuniyetini garanti ediyor.<br />

LG Electronics (LG) her zaman olduğu gibi yenilikçi ürünleriyle<br />

hayatı kolaylaştırırken, çevre dostu teknolojileriyle doğaya karşı<br />

sorumluluklarını da unutmuyor. LG’nin yenilikçi ve çevre dostu<br />

R32 soğutucuya sahip ısıtma sistemi THERMA V Monoblok, kullanım<br />

sıcak suyu, yerden ısıtma veya radyatöre kadar birçok ısıtma<br />

çözümleri ile kullanılabiliyor. Geleneksel bir kazan sisteminin<br />

Enerji verimliliği ve yüksek performans için yeni bir<br />

pazar standardı!<br />

LG’nin THERMA V serisi, şirketin ısıtma sektöründeki 10 yıllık<br />

deneyimi ve tasarım becerisi sayesinde pazardaki en iyi ısıtıcılar<br />

arasında yer alıyor. 10-135 Hz çalışma aralığına sahip olan kompresör,<br />

parça yükü verimliliğini artırarak istenen sıcaklığa hızla<br />

ulaşılmasını sağlıyor. LG’nin bu niş sektöründeki uzmanlığını ve<br />

gururunu açıkça gösteren THERMA V R32, eksi 25 ºC gibi düşük<br />

bir ortam sıcaklığında dahi çalıştırılabilirken, soğuk dış ortam havasında<br />

bile 65 ºC’ye kadar sıcak su sağlayabiliyor.<br />

Ayrıca LG’nin devrim niteliğindeki scroll kompresörü rakipsiz<br />

bir verimlilik ve güvenilirlik sunuyor. THERMA V R32 monoblok,<br />

kullanıcının istenen sıcaklığa hızlı bir şekilde ulaşabilmesine olanak<br />

tanıyor. Ayrıca bu yeni model, geleneksel bir kompresörde<br />

bulunan salınım hareketini ortadan kaldırarak, daha düşük enerji<br />

tüketimi sağlıyor. Cihazın doğal enerjiyi dış havadan emmesi de<br />

geleneksel ısıtma sistemlerinden daha az enerji tüketmesine neden<br />

oluyor.<br />

THERMA V Monoblok’un bir diğer güçlü özelliği ise dayanıklılığıdır.<br />

Ocean Black Fin teknolojisi ile yüksek oranda korozyona<br />

dayanıklı olan cihaz, daha uzun ürün ömrü ve daha düşük bakım<br />

maliyetleri vadediyor.<br />

100<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Ürün<br />

Mekanlara zarif<br />

ve klasik dokunuş<br />

Artemis<br />

Luxury Ametis<br />

Türkiye'nin sevilen halı markası Artemis<br />

Halı, lüks segment markası Luxury Collections’a<br />

bir yeni seri daha ekledi. Klasik<br />

motiflerin çağdaş dokunuşlarla şekillendiği<br />

Artemis Luxury Ametis, yaşam<br />

alanlarına ihtişamı ve zarafeti taşıyor.<br />

Türkiye’de ve dünyada müşterilerinin<br />

beklentilerini tam olarak karşılayan, son<br />

teknolojiyi yakından takip ederek farklılık<br />

oluşturan öncü firma Artemis Halı,<br />

Premium serisinden sonra Luxury Collections<br />

kategorisi ile de dikkat çekiyor.<br />

Birbirinden şık formlarıyla mekanlara<br />

farklı bir atmosfer katan Artemis Luxury<br />

Collections’ın klasik halı desenlerinin<br />

modern yorumla tasarlandığı Ametis<br />

Serisi; yaşam alanlarında büyülü bir atmosfer<br />

yaratıyor adeta...<br />

İpek, doğal elyaf gibi çok özel malzemelerin<br />

kullanıldığı Artemis Luxury Ametis<br />

Koleksiyonu, Türkiye’de150 noktada<br />

satışa sunuluyor.<br />

Askaynak’ın multi-process kaynak makineleri<br />

kalite ve performansı bir arada sunuyor<br />

Eczacıbaşı-Lincoln Electric Askaynak, her türlü<br />

kaynak uygulamasında mükemmel sonuçlar veren<br />

multi-process kaynak makineleriyle sektördeki<br />

liderliğini pekiştiriyor. Enerji, alan ve maliyet tasarrufu<br />

sağlayan multi-process kaynak makineleri<br />

çok yönlü ve kolay kullanıma sahip olmalarıyla da<br />

dikkat çekiyor. Multi-process kaynak makineleri<br />

ve Askaynak’ın tüm yenilikçi ürünleri hakkında<br />

bilgi almak için www.askaynak.com.tr adresini ziyaret<br />

edebilirsiniz.<br />

Askaynak yetkilileri multi-process kaynak makinelerinin<br />

avantajlarını şu şekilde sıralıyor:<br />

Birçok kaynak yönteminde mükemmel<br />

sonuçlar<br />

Multi-process kaynak makinelerinin en büyük<br />

avantajı farklı malzeme tiplerinde en az 3 farklı<br />

kaynak yöntemini bir arada gerçekleştirebilmesidir.<br />

Bu makineler sayesinde MIG/MAG örtülü<br />

elektrod kaynak yöntemi ve TIG (Argon) kaynak<br />

yöntemleriyle farklı malzeme tiplerinde mükemmel<br />

sonuçlar elde edilebiliyor. Ayrıca bu kaynak<br />

makineleriyle özlü tel kaynağı, bazı modelleri ile<br />

toz altı kaynağı da yapılabiliyor. Makinelerin sunduğu<br />

çok yönlülük, kaynak ustalarının pek çok<br />

noktada işini kolaylaştırıyor ve iyi bir kaynak deneyimi<br />

elde edilmesini sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong> 101


Aktüel<br />

Türk Barter,<br />

‘İslam Ticaret Birliğini’<br />

kuracak<br />

ASSAM’ ın hazırladığı ve İslam ülkelerinin bir irade<br />

altında toplanması amacı ve, “İslam Ekonomisi ve Ortak<br />

Ekonomik Sistemler” temasıyla düzenlenen kongrede<br />

konuşmacı olarak yer alan Türk Barter Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Dr.Mehmed Sırrı Şimşek, İslam Ticaret Birliği adlı<br />

sunumunda İslam Devletleri arasında Barter Sistemini<br />

kullanarak kurulabilecek ortak pazar ve ekonomik<br />

faaliyetlere değindi.<br />

İslam Ekonomisi ve Ortak Ekonomik Sistemler<br />

kongresinde islam ticaret birliğine<br />

değinen Şimşek, ’İslam Ticaret Birliği; üyeleri<br />

arasında kardeşlik ve dayanışmanın<br />

yanında asıl hedef olan ekonomik büyüklüğü<br />

sağlayacaktır. ‘’dedi.<br />

Dr. M. Sırrı Şimşek’in sunumundan satır<br />

başları ise şöyle;<br />

Bugün buraya toplanan tüm İslam Ülkeleri<br />

ile Asya ve Avrupa’nın merkezinde olması<br />

itibari ile İslam Ticaret Birliği’nin de kalbi<br />

sayılacak bir konumda bulunan Türkiye’nin<br />

öncülüğünde mümkün olan en kısa sürede,<br />

nakit ticaretin yanında tüm kaynaklarımızı<br />

seferber ederek bütün İslam ülkelerine<br />

ayrı bir dinamizm sağlayacak İslam<br />

Ticaret Birliği’ni hayata geçirelim.<br />

Gündemden düşmeyen Avrupa Birliği’ne<br />

giriş sürecimiz ile ilgili bu kadar vakit kaybedilirken<br />

değerlendirilmeyen kaynakları<br />

kazanca dönüştürmek için İslam ülkeleri,<br />

doğru temeller üstüne oturtulan ve sürekliliği<br />

sağlanan bir İslam Ticaret Birliği kurulması<br />

için güç birliğine varmalıdır.<br />

İslam ülkelerinin kendi aralarındaki ticaret<br />

arttırılarak değerlendirilmeyen çok sayıda<br />

yer altı ve yer üstü kaynakların değerlendirilmesi<br />

gerekmektedir.<br />

İslam Ticaret Birliği’nin kurulmasında Türk<br />

Barter önemli bir role sahip olacaktır. Türk<br />

Barter International 1994 yılında Türkiye’de<br />

Barter sistemini kurmuş ve bugüne<br />

kadar öncülüğünü üstlenmiştir. 25 yıldan<br />

bu yana da bilgisi, tecrübesi ve teknolojik<br />

altyapısı ile Barter sistemini gerek ulusal<br />

gerek uluslararası alanda başarılı bir şekilde<br />

uygulamış ve uygulamaya devam<br />

etmektedir.<br />

İslam ülkelerinin mevcut ticaret sistemlerinin<br />

üzerinde bir baskı unsurunun olduğunu<br />

ve bir çıkmaza doğru sürüklendiğini<br />

müşahede etmekteyiz. Bu sebeple biz<br />

Türk Barter International olarak, İslam ülkeleri<br />

arasında ‘Alternatif ticaret ve finans<br />

sistemi ile birlikte ‘İslam Ticaret Birliği’ni<br />

kurarak hem mevcut finansal problemlere<br />

bir çözüm getirmeyi hem de İslam ülkeleri<br />

arasında alternatif bir ortak pazar kurmayı<br />

hedefliyoruz.<br />

Amacımız İslam Dünyasının hak ve çıkarlarını<br />

korumak, üye Devletlerarasında işbirliği<br />

ve dayanışmayı güçlendirmektir.<br />

İslam Ticaret Birliği üyeleri arasında merkezi<br />

İstanbul’da kurulacak iktisadi ve ticari<br />

işbirliği İslam ülkeleri arasında kardeşlik<br />

ve dayanışmanın yanında asıl hedef olan<br />

ekonomik büyüklüğü sağlayacaktır.<br />

Üye ülkelerin finans sıkıntılarını ve alternatif<br />

ticaret arayışlarını çözmek maksadıyla<br />

kurulacak olan İslam Ticaret Birliği ile İslam<br />

ülkelerine sermaye katılımı ve destek<br />

sağlanması planlanmıştır.<br />

İslam Ticaret Birliği’nin amacı, İslam Şe<br />

BARTER NEDİR?<br />

Şirketlerin ürettiği mal veya hizmeti satabileceği ‘’Ticaret Modelidir.’’<br />

Şirketlerin, mal ve hizmet kredisi kullanabildiği ‘’Finansman Modeldir.’’<br />

Bir şirketin satın aldığı mal veya hizmetin bedelini, yine kendi<br />

ürettiği mal veya hizmetle karşılamasını sağlayan ‘’Ödeme Sistemidir.’’<br />

BARTER ORTAK PAZARI<br />

Arz - talep dengesi gözetilerek üye firmaların satış ve alış işlemlerinin<br />

karşılanması modeline göre çalışır.<br />

Geniş açılımlı ve kapsamlı sektör dağılımına sahip bir pazardır.<br />

Sistem; üye firmaların arzlarının satışı ve taleplerinin karşılanması<br />

esasına göre çalışır.<br />

Satış yaparak alacaklı olan firma, ihtiyaçlarını üye firmaların satışa<br />

sundukları mal veya hizmetlerden karşılar.<br />

BARTER SİSTEMİNİN AVANTAJLARI<br />

Ticaret hacminizi arttırır.<br />

Etkin Reklam ve Tanıtım kolaylığı sağlar.<br />

Satışlarınızı artırır.<br />

Stoklarınızı hızlı bir şekilde eritir.<br />

Kapasite kullanımınızı arttırır.<br />

Yeni alıcı ve satıcılar kazandırır.<br />

Güvenli bir ticari ortak pazarda Kolay alış ve satış işlemi yapmanızı<br />

sağlar.<br />

Yeni ve farklı pazarlara açılmanızı sağlar.<br />

Düşük maliyet ile ticaret yapmanızı sağlar.<br />

Potansiyel alıcılara kolay ulaştırır.<br />

Pazarda rekabet gücünüzü arttırır.<br />

12 ay sıfır faiz ile kolay kredi kullanmanızı sağlar.<br />

Borçlarınızın Barter ile ödenmesini sağlar.<br />

102<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


BÜYÜYEN TÜRKİYE İLE<br />

SİZ DE BÜYÜYÜN<br />

www.turkbarter.com


Aktüel<br />

riatı doğrultusunda, üye ülkelerin ve Müslüman<br />

Toplumların birlikte ekonomik kalkınmalarına,<br />

sosyal gelişmelerine katkıda<br />

bulunmaktır.<br />

Projenin Amacı<br />

İslam ülkelerinde İslam Ticaret Ortak Pazarı’nı<br />

kurmak.<br />

İslam ülkeleri arasında Türk Barter organizasyonunda<br />

Barter sistemi ile iş birliğini<br />

artırmaya yönelik, proje üretmek ve destek<br />

vermek.<br />

Türk Barter’ın öncülüğünde üye ülkelere<br />

Barter ticaretini yerleştirmek.<br />

Üye ülkelere Türk Barter aracılığıyla destek<br />

kredisi sağlamak.<br />

İslâm Ticaret İş birliği üyeleri arasında global<br />

ticareti geliştirmek.<br />

İslâm Ticaret İş birliği üyeleri arasında ortak<br />

para birimi olarak altını kullanmak.<br />

Üye ülkeler arasındaki ticaretin geliştirilmesine<br />

yardımcı olmak ve bu amaçla gerekli<br />

çalışmaları yapmak.<br />

Üye ülkeler arası teknik işbirliğine yardımcı<br />

olmak ve teknik yardım sağlamak.<br />

Üye ülkelerde kalkınma faaliyetlerine katkıda<br />

bulunan personele eğitim imkânları<br />

sağlamak.<br />

Müslüman ülkelerdeki ekonomik, mali ve<br />

finans faaliyetlerinin İslami kurallara uygun<br />

şekilde yürütülmesi yönünde araştırmalar<br />

yapmak.<br />

Proje Planlaması<br />

Pazar Analizi; Öncelikle Ekonomik bakımdan<br />

sıkıntı içinde olan İslam ülkeleri, hammadde<br />

bakımından zengindirler. Yeni kurulmakta<br />

olan “Orta boy Sanayi Tesisleri’nde<br />

ciddi üretim rakamlarına ulaşabilmektedirler.<br />

Ancak değişim vasıtası olan dövize, nakite<br />

büyük ihtiyaç duymaktadırlar.<br />

Hedef Kitlesi Tüm İslam Ülkeleri.<br />

Proje Süresi; En geç Aralık <strong>2019</strong> sonudur.<br />

Uygulama süresi ise Türk Barter’ın faaliyeti<br />

ve İslam Ticaret Birliği<br />

uyumu ile devam edecektir.<br />

Strateji ve Politikalar<br />

Ülkelerin dış ticaret yetkilileri<br />

veya bakanlıkları<br />

ile görüşülerek ülkelerde<br />

Barter organizasyonu<br />

ve muhatabı için ticari<br />

bir şirket kurulacaktır.<br />

Bu şirket ile Türk Barter<br />

arasında ortaklık antlaşması<br />

yapılacaktır.<br />

Bu ortak şirketin kuruluşları,<br />

kadrosu, Barter<br />

ticareti uygulama şekli<br />

ve programı tarafımızca<br />

organize edilecek ve<br />

destek verilecektir.<br />

Bu ortak şirketlerle o<br />

ülkede Barter sistemi<br />

kurulacak ve Corporate<br />

Barter uygulanacaktır.<br />

(Ülkelerin kendine<br />

ait Barter uygulamaları<br />

varsa Türk Barter kendi<br />

sistemi ile entegre edecektir.)<br />

Barter uygulamalarında<br />

Türk Barter; organizatör<br />

şirket konumunda bulunacaktır.<br />

Bu organizasyonda ülkelerde<br />

seçilecek olan<br />

firmalarda gelişmiş bir ticaret<br />

hacminin olmasına dikkat edilecektir.<br />

Proje Yönetim Organizasyonu<br />

Projenin işlerlik kazanması ve başarısı için<br />

etkin bir yönetim organizasyonu olmalı ve<br />

buna uygun kadrosu kurulmalıdır.<br />

Proje İş Geliştirme sorumluluğun bir parçasıdır.<br />

Hedefler<br />

Proje ile kurulacak Barter Ortak Pazarı ile<br />

Dr.Mehmed Sırrı Şimşek / Türk Barter Yönetim Kurulu Başkanı<br />

ülkelere ek bir ticari pazar kazandırılmış<br />

olacaktır. Böylece üye olmayan ülkelere<br />

rekabet üstünlüğü sağlanacaktır.<br />

Proje ile ülke şirketlerinin finans ihtiyaçları<br />

karşılıklı olarak çözülecektir.<br />

Nakit finansmanın yanında ülkelere Barter<br />

ile nakitsiz finansman desteği de sağlanmış<br />

olacaktır.<br />

Üye ülkeler atıl kapasitelerini satışa çevirerek<br />

cirolarını ve kârlılıklarını arttıracaklardır.<br />

Konuşmasının ardından Dr. M. Sırrı Şimşek’e<br />

plaket takdim edildi.<br />

Şüpheli alacaklarınızın Barter ile tahsilatı yapılır.<br />

Şirketlere yatırım desteği sağlar.<br />

Borçlarınızın yapılandırılmasını sağlar.<br />

Alacaklarınızı garanti ederek, tahsilat riskinizi en aza indirir.<br />

BARTER KREDİ<br />

“Ürün ve Hizmet Kredisi” işlem bakiyesi olmayan üyenin ihtiyacı<br />

olan mal ve hizmetini satın almasını sağlamaktadır.<br />

Firma bu sayede Türk Barter Ortak Pazarı’nda alışveriş yapabilmesi<br />

için yeterli bakiyesi olmasa bile “Ürün ve Hizmet Kredisi” kullanarak<br />

alışverişe başlayabilmektedir.<br />

Teminat kapsamı ve kredilendirme Barter Şirketinin belirlediği<br />

oranda yapılır. Kredi borcu bulunan üye, 12 ay içerisinde Barter<br />

Ortak Pazarında kendi mal veya hizmetini arz ederek borcunu faizsiz<br />

olarak öder.<br />

NEDEN TÜRK BARTER?<br />

Türkiye’de Barter sisteminin kuruculuğu ve öncülüğünü üstlenmiştir.25<br />

yıllık Barter tecrübesi ile hizmet vermektedir.<br />

Her üyeye özel Barter Sistemi’ni kullanma projesi hazırlamaktadır.<br />

Güçlü teknolojik alt yapı ile hizmet vermektedir.<br />

Dünya Barter Birliği (IRTA) üyesi ve yönetiminde bulunmaktadır.<br />

Hızlı ve doğru çözümler üretmektedir.<br />

PROJE YAKLAŞIMIMIZ<br />

Türk Barter, Ortak Pazar’daki her müşteriye uygun çözüm üretir.<br />

Üyenin sistem danışmanı olan “Broker”, müşterinin ihtiyaçlarını<br />

tespit edip, Barter işlemlerini projelendirir ve üyenin sistemden en<br />

üst düzeyde faydalanmasını sağlar.<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Big 5 Dubai ‘de<br />

standımıza büyük<br />

ilgi gösterildi<br />

Tüm inşaat ürünlerini tek bir<br />

çatı altında toplayan Big 5<br />

Dubai bu yıl 39. defa düzenlendi.<br />

ABSYAPI olarak biz de<br />

en yeni ürünlerimiz olan ‘ABS<br />

Plus | Yüksekliği ayarlanabilir<br />

dolgu kör kalıpları’ ve ‘ABS<br />

Level | Yüksekliği sabit dolgu<br />

kör kalıpları’ ile bu fuara katıldık.<br />

Türkiye’de üretmeye başladığımız<br />

ABS Dolgu Kör Kalıplarımız<br />

büyük ilgi gördü. Türkiye’den<br />

ziyaretçilerin de içinde<br />

bulunduğu özellikle Körfez<br />

ülkelerinden Suudi Arabistan,<br />

Katar, Kuveyt, Birleşik Arap<br />

Emirlikleri ve bir çok Afrika<br />

ülkesinden gelen ziyaretçiler<br />

standımıza uğrayarak dolgu<br />

kör kalıplarının fayda ve avantajları<br />

hakkında bilgi aldılar.<br />

Türkiye’nin cari açığının azalmasına<br />

katkıda bulunan yerli<br />

ürünlerimizi tüm dünya pazarına<br />

sunmaya devam edeceğiz.<br />

Bu misyonumuz doğrultusunda<br />

<strong>2019</strong> yılında da yurt<br />

dışı fuar katılımlarımız devam<br />

edecek.<br />

Big 5 Dubai fuarında sergilediğimiz<br />

en yeni dolgu kör kalıpları<br />

ürünlerimizi aşağıda sizinle<br />

paylaşıyoruz. Daha fazla<br />

bilgi almak için ilgili linklere<br />

tıklayabilirsiniz.


Fuar<br />

Seramiksan Unicera’da<br />

gövde gösterisi yapacak<br />

Seramiksan, yenilikçi üretim teknolojisi ile benzersiz tasarımları bir araya getirdiği <strong>2019</strong><br />

koleksiyonunu UNICERA’da sergileyecek.<br />

Seramiksan, 5 – 9 Şubat tarihlerinde düzenlenecek<br />

UNICERA İstanbul Seramik,<br />

Banyo, Mutfak Fuarı’nda, <strong>2019</strong> koleksiyonunda<br />

yer alan yepyeni porselen ve<br />

duvar karolarındaki yenilikleri tanıtacak.<br />

‘’İyi Tasarım Herkesin Hakkı’’ mottosuyla<br />

benzersiz tasarımlara imza atan Seramiksan’ın<br />

<strong>2019</strong> koleksiyonunda, son tüketici<br />

ve mimarların değişen ihtiyaçlarına<br />

yönelik tasarladığı teknoloji ve tasarım<br />

odaklı ürünler ön plana çıkıyor.<br />

Sektöre sunduğu inovatif ürünlerle dikkat<br />

çeken Seramiksan UNICERA’da, güçlü<br />

AR – GE çalışmaları sonucu imza attığı<br />

farklı ebat, renk ve desenlerdeki zenginleştirilmiş<br />

<strong>2019</strong> koleksiyonunu sergileyecek.<br />

Dünyadaki en modern vitrifiye üretim<br />

tesisi ile el değmeden vitrifiye üretebilen<br />

Seramiksan, renkli tezgah üstü lavaboların<br />

ve çevre dostu yeni nesil vitrifiye<br />

ürünlerinin de yer aldığı koleksiyonunu<br />

UNICERA’da, Salon: G 01‘de sektör profesyonelleri<br />

ve ziyaretçilerin beğenisine<br />

sunacak.<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


Fuar<br />

İklimlendirme Sektörü,<br />

ISK – SODEX<br />

ile sektöre ivme kazandırıyor<br />

Kasım ayı itibarıyla 11 aylık ihracatını, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5<br />

artıran iklimlendirme sektörü toplam ihracatını 4,2 milyar dolara taşıdı. <strong>2019</strong> yılında toplam<br />

ihracat hedefini 6 milyar dolar olarak belirleyen sektör, Ekim ayında uluslararası alıcılarla<br />

İstanbul’da buluşacağı ISK-SODEX Fuarına odaklandı. Sektörünün ilk ve en önemli fuarı<br />

olan ISK-SODEX İstanbul kapsamında firmalar en yeni ürünlerini TÜYAP Fuar ve Kongre<br />

Merkezi’nde sergileyecek.<br />

Klima sistemleri, yalıtım elemanları, tesisat<br />

ve ekipmanları ile ısıtma ve soğutma<br />

sistemlerini kapsayan iklimlendirme sektörü<br />

ihracatta bu yıl yüzde 17,5 büyümeyi<br />

başardı. ABD, Kanada, Hindistan, Almanya,<br />

Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri<br />

gibi stratejik pazarlarda işbirliklerini artıran<br />

sektör, yurtiçi ve yurtdışından müşterileriyle<br />

buluşacağı ISK-SODEX Fuarını<br />

bekliyor. Fuar kapsamında düzenlenecek<br />

Uluslararası Satın Almacı Heyeti Programı<br />

ile söz konusu pazarların en büyük<br />

şirket ve birlikleri İstanbul’da bir araya<br />

gelecek.<br />

İklimlendirme sektörünün Türkiye sanayinde<br />

önemli ihracat alanı olduğuna ve<br />

her geçen yıl yeni ihracat rekorları kırdığına<br />

dikkat çeken Hannover Messe Sodeks<br />

Fuarcılık Genel Müdürü Alexander<br />

Kühnel, sektörün işlem hacmine ilişkin<br />

şunları kaydetti:<br />

“Sektörün yurtdışı pazarlarında ciddi bir<br />

rekabet gücü var ve bu potansiyelini uluslararası<br />

bir fuarda sergilemesi çok önemli.<br />

ISK-SODEX Fuarımız geçtiğimiz 2018<br />

Şubat ayında 105 ülkeden önemli alıcı<br />

gruplarına ev sahipliği yaptı. Bu bağlamda<br />

bu yıl amacımız hem mevcut ziyaret<br />

eden ülkelerden fuarımızı ziyaret eden<br />

alıcıların sayısını arttırmak, hem de ihracat<br />

potansiyelinin yüksek ancak ihracat<br />

hacminin düşük olduğu farklı pazarlara<br />

yönelik yeni pazarlardan yeni ziyaretçileri<br />

ISK-SODEX fuarımızda sektör temsilcisi<br />

katılımcılarımızla buluşturmak. Bu kapsamda<br />

şu an Pakistan, Batı Afrika ve Tanzanya<br />

gibi ülke ve bölgeler yakın ilişkiler<br />

kurduğumuz başlıca yeni pazarlar arasında<br />

yer alıyor. Bunun yanı sıra Türkiye<br />

ihracatçıları için Afrika ve Güney Amerika<br />

ülkelerinin son derece önemli olduğu biliyoruz.<br />

ISK-SODEX’in tüm tanıtım iletişim<br />

faaliyetlerini de sektörün <strong>2019</strong> yılı ihracat<br />

yol haritası ve beklentisi doğrultusunda<br />

şekillendirmeye devam ediyoruz. 2 – 5<br />

Ekim <strong>2019</strong> tarihinde gerçekleştireceğimiz<br />

ISK – SODEX fuarımız sürecinde sektörün<br />

avantajlarına yönelik destekleyici<br />

programlar yürütecek; katılımcı ve ziyaretçilere<br />

tanışma, iş bağlantıları kurma,<br />

bilgi ve deneyim paylaşımı konusunda<br />

yeni imkânlar sunacağız.”<br />

Şimdiden 33 bin metrekarelik alanı satılan,<br />

2 – 5 Ekim <strong>2019</strong> ISK-SODEX Fuarı’nda<br />

Almanya, Çin, Fransa, Hindistan,<br />

Hollanda, İtalya, Güney Kore ve Tayland<br />

gibi ülkelerden de katılımcılar yer alıyor.<br />

Fuarda bu yıl yerli ve yabancı firmalar<br />

ısıtma, soğutma, klima, havalandırma,<br />

yalıtım, pompa, vana, tesisat, su arıtma,<br />

yangın, güneş enerjisi sistemleri gibi oldukça<br />

geniş bir yelpazeden yeni trend<br />

ürün ve hizmetlerini tanıtma fırsatı bulacak.<br />

İklimlendirme sektörünün bütün bileşenlerini<br />

bir araya getiren ISK-SODEX, 2<br />

– 5 Ekim <strong>2019</strong> tarihleri arasında TÜYAP<br />

Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.<br />

Alman Devi, Dünyanın lider fuar<br />

organizasyon firmalarından Deutsche<br />

Messe’nin Türkiye iştiraki Hannover Messe<br />

Sodeks Fuarcılık tarafından organize<br />

edilen ISK-SODEX Fuarı <strong>2019</strong>’da IS-<br />

KAV, DOSIDER, İSKİD, İZODER, TTMD,<br />

POMSAD, SOSİAD, ESSİAD, MTMD ve<br />

KBSB işbirliğiyle hayata geçecek.<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Ocak</strong> <strong>2019</strong>


TİCARET BAKANLIĞI<br />

ISK-SODEX ISTANBUL <strong>2019</strong><br />

Uluslararası Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma,<br />

Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma ve Güneş<br />

Enerjisi Sistemleri Fuarı<br />

2-5 Ekim <strong>2019</strong><br />

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi<br />

Büyükçekmece • İstanbul<br />

sodex.com.tr<br />

Yeni Tarih!<br />

Online Kayıt İçin<br />

sodex.com.tr<br />

Hannover-Messe<br />

Sodeks Fuarcılık A.Ş.<br />

Tel. +90 212 334 69 00<br />

Fax +90 212 347 10 96<br />

info@sodex.com.tr<br />

Destekleyenler<br />

TÜRKİYE CUMHURİYETİ<br />

TİCARET BAKANLIĞI<br />

<br />

Eş Organizatörler / Destekleyen Dernekler<br />

Resmi<br />

Havayolu<br />

Resmi Seyahat<br />

Acentesi<br />

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR.

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!