Hotel Restaurant & Hi-Tech Ocak2019

istmagmagazin

Hotel Restaurant & Hi-Tech Ocak2019

www.cooker.com.tr


ADRES: İSTOÇ 7.ADA NO:110-123 MAHMUTBEY, BAĞCILAR - İSTANBUL - TURKEY 34280

TELEFON: 0212 659 91 92 GSM: 0533 385 19 09 FAX: 0212 659 96 76


LEADING THE WAY

- DEDICATED TO INNOVATION, QUALITY, DESIGN & TECHNOLOGY,

- PASSIONATE ABOUT WATERPARKS,

- PUTTING OUR CLIENTS’ EXPERIENCE AT THE HEART OF

EVERYTHING WE DO;

WE HAVE COMPLETED 3000 SUCCESSFUL WATERPARK

PROJECTS IN 105 COUNTRIES WORLDWIDE.

The Land Of Legends Theme Park

Anltalya, Turkey

LEADING

EDGE AWARD

WINNER

2017

Royal Caribbean

Harmony Of The Seas


LEADING

EDGE AWARD

WINNER

2014

Cartoon Network Amazone Waterpark

Thailand

Grecotel Olympia Riviera Resort Waterpark

Kyllini, Greece


16.01.2019 / 19.01.2019


‘dan

şık, dayanıklı, hijyenik

KÜLSAN A.Ş.

Phone: +90 212 477 56 66 (pbx)

Web: www.kulsan.com.tr

E-mail: kulsan@kulsan.com


Görkemli Zarafet


Kalitenin Yansıması


Turizmin iyisi, niteliğinden belli olur!

Türk turizmi iki yıllık zor dönemin ardından geçtiğimiz yılla birlikte yeniden yükseliş

trendine girdi. “2018 yılında başlayan yükselme trendinin bu yıl da devamını ve yine çift

haneli artış öngörüyoruz” sözleriyle yeni döneme ilişkin öngörülerini paylaşan Türkiye

Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır; turist sayısı ile birlikte dolulukların

da artış gösterdiğini kaydetti. Ancak fiyatların eskiye dönmesi için “biraz daha zaman

var” dedi. Konaklama yatırımlarında Anadolu’nun hızlandığını ifade eden Bayındır, yeni

projelerin yolda olduğunu da müjdeledi.

Turizm sektörünün 2018 yılı gerçekleşmelerini ve 2019 yılı beklentilerini Başkan Bayındır’ın

değerlendirmeleriyle “gündem” sayfalarımızda bulabilirsiniz.

En büyük hayali, büyük kitlelere iyilik projeleri yaptırmaktı. Van kültürüyle yoğrulmuş

küçük bir kız çocuğuyken de yaşamın merkezinde iyilik, değer, paylaşım vardı… İdeallerine

koşan bir profesyonelken de bu dünya görüşünden asla kopmadı. Bir an geldi, yaşadığı

hayat tüm zorluklarıyla önüne çıktı. Oysa içindeki güçlü maneviyat duygusu, cesaret, enerji

ve iyimserlikle aştı tek tek her bir engelini. Yoruldu ama yılmadı! Değer kattıkça güçlendi!

Günü geldi; o bir vakitler hayalini kurduğu büyük kitlelerin iyilik elçisi oluverdi.

Akay Grup Yönetim Danışmanı Hatice Şule Gökırmak, turizme ve hayata değer katan

öyküsüyle bu ayki iş’te kadın konuğumuz...

Kilolu bir çocuktu, anımsadığı… Yemek yapmayı evvela kendini beslemek için sevdi.

Maaile toplanılan lezzetli sofralar bu sevgisini bir kat daha pekiştirdi. Anneannesinin

mutfağı eşsizdi… Küçük bir çocukken kalabalık masalara tabak taşımak kadar keyifli

sohbetler eşliğinde yemek yemek de apayrı bir deneyimdi! Ne var ki bir an olsun aşçı olmak

geçmemişti aklından. Üniversiteyi Koç Üniversitesi’nde Psikoloji üzerine okudu. Psikolojiyi

severek okumasına rağmen meslek olarak görmediği için farklı ama aslında küçük yaşlardan

beri çok da aşina olduğu mutfağa yönünü çevirdi.

Gram Restoranları’nın Kurucu Şefi Didem Şenol’un şefliğe uzanan hikayesi “şefin gözünden”

bölümümüzde sizlerle!

Geçtiğimiz yıl ANFAŞ Food Product – Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı ve

Türkiye’nin konaklama ve ağırlama alanında en büyük organizasyonu ANFAŞ Hotel

Equipment ile eş zamanlı olarak tek çatı altında kapılarını açmıştı. Bu yıl 30. sunu

gerçekleştirmeye hazırlanan ANFAŞ Hotel Equipment ile 26. kez kapılarını açacak olan

ANFAŞ Food Product, her yıl olduğu gibi bu yıl da Horeca sektörünün devlerini 16 -19 Ocak

tarihleri arasında Antalya’da buluşturacak.

Hotel restaurant & hi-tech dergisi olarak bizler de orada olacağız. Bekleriz…

Bol kazançlı ve verimli bir turizm yılı dileği ile,

Keyifli okumalar dilerim.

K

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

RABİYA ÖZDEMİR

rabiya.ozdemir@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

HAKKI GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

Wısh more hotel istanbul

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

FİNANS MÜDÜRÜ

MUHASEBE MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

EBRU PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

ZEKAYİ TURASAN

zturasan@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

42

52 54

antre

16 Sektörden kısa haberler

gündem

24 En hızlı artış Türkiye’de ama…

26 Cüntay: Fona sıcak bakıyorum ama

otellerin oranı yüksek

28 TÜROB: Yükseliş bu yıl da sürecek

30 Zincir otellerde yabancı yükseldi,

yerli düştü

32 Türkiye’deki mavi bayraklı plaj sayısı

459 oldu

33 2019’un Pantone Rengi’ndeki En İyi

Konaklama Alternatifleri

34 Titanic Hotels, personeli liseden

eğitmeye başlayacak

www.hotelrestaurantmagazine.com

36 Turizmin ekonomik büyümeye

katkısı %4,3

38 Yatırımların yeni gözdesi Van

40 Öner: Planlar umutların ilacı mı?

yeni yatırımlar

42 Uğurlu Konakları’nın yeni binası

Haziran’da hizmete girecek

44 Radisson Collection Türkiye’deki

ilk otelini açıyor

46 Sheraton Bishkek Hotel

Kırgizistan’da açılıyor

48 Wanda’nın yeni otel markası,

Wanda Moments

50 Choice Hotels Türkiye’de

büyümeye devam ediyor

yatırım

52 Dedeman, Palandöken’deki iki

otelini yenileyecek

iş’te kadın

54 İyilik elçisi: Hatice Şule Gökırmak

marka

58 Kümbüloğlu: Görevimiz, cihazı ülke

mutfaklarına adapte etmek!

62 Kılıç: Üretim ve satış rakamlarımızı

otomasyonla güçlendireceğiz

64 Faik Minibar 2019’da yeni pazarlarla

büyüyecek

66 Sabah Yatakları bu yıl da otelcilerin yanında

70 Yeğin: Her an büyük bir sürpriz yapabiliriz

72 Orhan: Evrensel üretim ilkelerine ve

ekipmanlara sahibiz

76 Otel ve restoran mutfaklarının

‘vazgeçilmez’ çözüm ortağı

78 İnoksan, 2019’da yurt dışı pazarlarında

aktif olacak


82 92 120

80 Odaklarında ‘müşteri memnuniyeti’ ve

‘satış sonrası servis’ var

şef in gözünden

82 Demokrat şef: Didem Şenol

gastro etkinlik

86 İncili Gastronomi Rehberi Ödülleri

sahiplerini buldu

gastro güncel

88 Milli Mutfak Hareketi başladı

90 Kaya Demirer, 5. kez başkan seçildi

92 Gıda Sürdürülebilirliği Medya

Ödülleri’nin kazananları açıklandı

gastro aktüel

96 Gastronomi sektöründen kısa haberler

fuar

106 Seramiksan, 2019 koleksiyonunu

UNICERA’da sergileyecek

108 Ambiente geleceğin trendlerini

günümüze taşıyor

110 Türkiye Helal Fuarı’nda 33 ülke

vitrine çıktı

hijyen

112 MEIKO’nun temiz ve sürdürülebilir

çözümleri

114 Eczacıbaşı Profesyonel tuvalet

hijyenine dikkat çekiyor

yeni mekan

118 Boğaz’ın yeni incisi: Azur Yeniköy

120 “Buselik” Tünel açıldı

dekorasyon

122 Restoranların başarısında lezzet

ve servis kadar dekorasyon da önemli

hotel-tech

126 Ingenico e-dönüşüm çözümleri ile

işletmelerin yüzünü güldürüyor

ürünler

128 Yeni ürünler

94 Kaya Çiftliği 2019’u ihracata ayırdı

116 Eczacıbaşı Profesyonel doğa dostu

ürünlerle çevreye katkı sağlıyor

www.hotelrestaurantmagazine.com


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Handan Boyce’e, “Kongre Turizmindeki

Türkiye’nin Global Markası” ödülü

İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Genel Müdürü Handan Boyce, 2. İstanbul

Ekonomi Zirvesi Altın Değerler Ödüllerinde “Kongre Turizmindeki Türkiye’nin Global

Markası” ödülünün sahibi oldu. 7 ayrı sektörde paneller düzenlenerek ülkemizdeki yatırım

fırsatları ve sektörlerin geleceğinin tartışıldığı zirve, 14 Aralık Cuma günü Çırağan Sarayı’nda

gerçekleşti. Ödülünü ülkemizin ilk etkinlik ve kongre merkezi olan İstanbul Lütfi Kırdar

adına aldığını belirten Handan Boyce, kendilerini bu ödüle layık gören İstanbul Ekonomi

Zirvesi İcra Kurulu’na teşekkür ederek Türkiye turizmine katkılarının artarak devam

edeceğini belirtti.

OGAD ve Dedeman

otizmli çocuklar için umut olacak

2013 yılında otizmli çocukları ve ailelerini güçlendirmek ve

toplumu otizm konusunda bilinçlendirmek amacıyla kurulan

Otizm Güçlü Aile Derneği (OGAD), otizme dikkat çekmek amacıyla

çeşitli etkinlikler düzenliyor. İlki 2017’de Dedeman İstanbul

Otel iş birliğiyle yapılan Yılbaşı Alışveriş Şenliği ve Mutlu Yaşam

Buluşması 2018 yılında da devam ediyor. Konuyla ilgili bir açıklama

yapan Dedeman İstanbul Oteli Bölge Satış Müdürü Anıl Vardarcı,

“Dedeman olarak turizm sektörünün lider oyuncularından biri

olmamız hasebiyle birçok sosyal sorumluluk projesine imza

atıyoruz. Özellikle çocukların ilk beş yaş içinde tedaviye olumlu

yanıt verdiğini biliyoruz. Bu bağlamda OGAD ile gerçekleştirdiğimiz

ve gelenekselleşmeye doğru emin adımlarla ilerleyen bu projeye

bir başka gözle bakıyoruz” dedi.

Etkilemeye hazır mısınız?

Her yıl dünyaca ünlü markaları ve etkinlik profesyonellerini

ağırlayan ACE of M.I.C.E. Awards Etkinlik ve Toplantı Ödülleri’nin

Jüri-Finalist Toplantısı 26 Aralık Çarşamba günü Lütfi Kırdar

Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti. 3 Nisan 2019 tarihinde

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Connecting Dots”

konseptiyle Oscar tadında gerçekleşecek olan görkemli törende,

etkinlik ve toplantı sektörünün en iyileri açıklanacak. 7. ACE of

M.I.C.E. Awards’ın ışıltılı kırmızı halı seremonisi ve etkileyici sahne

şovlarıyla dolu ödül törenine her yıl, iş ve cemiyet hayatından

önemli isimler ve kurumsal şirketlerin üst düzey yöneticilerinden

oluşan 1900 kişi katılım gösteriyor.

China Southern geldi, sırada Hainan Airlines var!

Türkiye Otelciler Birliği’nin İstanbul Valiliği’nin de desteğiyle yürüttüğü girişimler

sonrasında, Çin’in en büyük havayolu şirketi China Southern 20 Aralık’tan itibaren İstanbul

seferlerini başlatırken, temaslar diğer Çinli şirketler üzerinde yoğunlaştırıldı. TÜROB

Başkanı Timur Bayındır konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Hainan Airlines’ın da Çin-Türkiye

arasında yeniden seferlere başlamaya hazırlandığı belirtti. Bayındır, “China Southern’den

sonra Hainan Airlines’ın da Türkiye’ye sefer düzenlemesini bekliyoruz. Tahminimiz gelecek

yılın ilk yarısında Hainan Airlines’ın seferlerine başlaması yönünde” dedi.


18

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Venedik’in en güzel oteli

“San Clemente Palace Kempinski”

Conde Nast Traveller Dergisi’nin okuyucularının oyları ile “2018 -

Venedik’in En Güzel Oteli” ödülünü elde eden San Clemente Palace

Kempinski, Akdeniz’in en iyi oteli olma vizyonuyla konaklama

sektöründeki konumunu güçlendiremeye devam ediyor. Türkiye’nin

hızla büyüyen sanayi, hizmet ve yatırım şirketlerinden biri olan

PERMAK Gruba ait San Clemente Palace Kempinski, World Tourism

Forum tarafından 2017’de “Dünyanın En İyi Düğün Event Oteli” ve

“Dünyanın En iyi Suiti”; 2018’de ise “Dünyanın Önde Gelen Palace”ı

ödüllerinin sahibi olmuştu.

Jolly, 2019’a start verdi!

Jolly Tur, gelenekselleştirdiği Büyük Acenteler Toplantısı’nı

gerçekleştirdi. Jolly Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, 2019’da

hedeflerinin daha büyük olduğunu paylaşırken 2019 planlarının yarattığı

büyük heyecan ve motivasyona da dikkat çekti. Türkiye’nin dört bir

yanına yayılmış acentelerin bu başarı tablosunun mimarları arasında yer

aldıklarını da vurgulayan Vardar, 2019’da da her yıl olduğu gibi başarı

grafiğini daha da yükselteceklerini ve yenilenmenin gücüyle büyümeye

devam edeceklerini dile getirdi.

Ukrayna Workshop’unun filmi hazırlandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Kiev Kültür ve Tanıtma

Müşavirliği, Türkiye Otelciler Birliği, THY ve Atlas Global iş birliğiyle 4

Aralık tarihinde Odessa’da düzenlenen Ukrayna Workshop etkinliği

filmi hazırlandı. Başarıyla gerçekleştirilen workshop’a Türkiye’den

turizmcilerin katılımının yanı sıra yaklaşık 200 kişiyle rekor sayıda

Ukraynalı turizmci katılmış ve verimli sonuçlar alınmıştı. TÜROB’dan

yapılan açıklamada, derneğin Türk turizminin çeşitlendirilmesi ve

sürdürülebilirliğinin sağlanması çalışmaları kapsamında başlattığı

ve ilk etapta Ukrayna pazarını hedefleyen projenin birinci ayağının

Kiev’de gerçekleştirildiği hatırlatılarak, hedef alıcılara odaklanmış

olan benzer workshop organizasyonlarının çeşitli ülkelerde devam

ettirileceğini belirttiler.

Celestyal Cruises

2018’de de hizmette en iyisi

Celestyal Cruises gemileri 2018 yılında da ‘En iyi hizmet’ ödülünün

sahibi oldu. En prestijli cruise ödülleri sayılan Cruise Critic

Awards’da kruvaziyer yolcuları bu yıl da en iyi hizmet veren gemi

olarak Celestyal Cruises’u seçti. Celestyal Cruises daha önce de

en iyi fiyat, en iyi eğlence, en iyi biniş deneyimi, en iyi kara turları

alanlarında kendi kategorisinin birincisi seçilmişti.


20

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Eğlence olsun diye 13 milyar dolar harcıyoruz

Son zamanların en gözde yatırım alanlarından biri haline gelen hızlı değişikliklerin

yaşandığı eğlence sektörü her geçen gün daha fazla büyüyor. Sadece çocuklarla

kalmayıp her yaştan insana hitap etmesi sebebiyle dünyanın en çok kazandıran

sektörünün büyüklüğü dünyada 2 trilyon iken, Türkiye’de 13 milyar dolar. Türkiye’nin

sektörde en hızlı büyüyen 9 ülke arasında olması sebebiyle rakamın daha da

artabileceğini ifade eden Tureks Uluslararası Fuarcılık Genel Müdürü Nergis Aslan,

“Ülkemizin potansiyeli çok yüksek. Yerli ve yabancı yarımcıların bu iş koluna ilgisi

çok yüksek. 14- 16 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek

ATRAX fuarı, bu konuda yeni açılımlar sağlarken Türkiye’de sektörün gelişimine de

katkı yapacak” dedi.

Elite World Marmaris Hotel’e ödül

Marmaris İçmeler’de yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz bir konumda misafirlerini

ağırlayan Elite World Marmaris Hotel, uluslararası otel tavsiye sitesi Travelmyth

tarafından ‘Türkiye’nin En İyi 10 Adult Only Oteli’ ödülüne layık görüldü.

Otel, mükemmel konumu ve konforlu odaları ile yetişkinlere hizmet veriyor.

Uluslararası lezzet çeşitliliği sunan mutfakları, özel plajı, açık yüzme havuzu, Fit

Life & Spa gibi misafirlere sunulan hizmet çeşitliliği ile göz dolduruyor, bölgede

farklılık oluşturuyor.

Türkiye’ye değer katan markalar

ödüllendirildi

‘Değer Zirvesi ve Türkiye’ye Değer Katan Markalar Ödül Töreni’, Türkiye’ye

değer katan markalara dikkat çekmek, köklerimizden vazgeçmeden üretimi ve

büyümeyi teşvik etmek amacıyla 19 Aralık’ta Esma Sultan Yalısı’nda düzenlendi.

Toplam 19 markanın ödüllendirildiği zirvede Türk Hava Yolları, Kızılay, TIKA,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Turkcell, Simit Sarayı, Rixos Hotels, Paşabahçe

Mağazaları, Mavi, Arzum, Karaca, Tosyalı Holding, Avrupa Paralimpik Yüzme

Şampiyonası’nda dünya şampiyonu olan Sümeyye Boyacı, Les Benjamins

kurucusu Bünyamin Aydın, Mado, Netlog Lojistik, Yataş Grup, Sami Savatlı,

Atelier Rebul olmak üzere 19 markanın yöneticileri ödüllerini teslim aldı.

Limancılık sektörünün

ilk sürdürülebilirlik raporu yayınlandı

Kumport’un, Küresel Raporlama Girişimi (GRI) standartlarına uygun olarak hazırlanan

sürdürülebilirlik raporu yayınlandı. Kumport’un 2017 yılındaki toplumsal kalkınma

ve daha yaşanabilir bir çevre için uyguladığı projelerinin yer aldığı raporda, çevre

politikası ve geliştirdiği yöntemler belirtiliyor. Geri dönüşüm verimliliği, emniyetli

çözümler ve atık azalımı gibi konuların detaylarının paylaşıldığı raporda, atık su arıtma

tesisi yatırımıyla deniz suyu kalitesini korumaya yönelik çalışmalar yer alıyor.


Terrazzo Serisi

2019’un malzemesi seçilen

terrazzonun en güzel hali...


22

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Yeni mezunlara kariyer fırsatı

165’i aşkın ülkede faaliyet gösteren dünya atıştırmalık lideri Mondelez

International’ın en önemli pazarlarından biri olan Türkiye, geçtiğimiz yıl

başlattığı üst düzey yönetici yetiştirmeye yönelik MT programının kapsamını

genişletti. Öğrencilerin kariyer gelişimini desteklerken; firmanın yetenek

yönetimini güçlendirmeyi hedefleyen programda Mondelez International

Türkiye, bu yıl hem programdaki departman sayısını artırdı hem de Satış

departmanına farklı şehirlerden MT işe alımı gerçekleştirdi.

Palandöken sömestr tatiline hazır

Kış turizminde dünyada ilk 5’e girmeyi hedefleyen Erzurum Palandöken,

yoğun geçen yılbaşının ardından şimdi de yarı yıl tatiline hazırlanıyor.

Dedeman Palandöken & Dedeman Ski Lodge Genel Müdürü Serkan

Ersoy, 26’ıncı kez açtıkları kış sezonunda bu yıl rekor kırmayı

beklediklerini söyledi. Yılbaşı dönemini yüzde 100 doluluk oranıyla

tamamladıklarını vurgulayan Ersoy, “Palandöken’in tüm dünya kayak

merkezleri arasında yıldızı yükselmeye devam ediyor. Bu yılki ilgiden de

son derece memnunuz. Çok iyi bir yılbaşı süreci geçirdik. Şimdi yarı yıl

tatili için hazırlıklar sürüyor. Sömestr döneminde de yüzde 85 doluluğa

ulaşmayı bekliyoruz” diye konuştu.

Dünyanın en büyük geçici yapısı

Boat Show Tuzla için kuruluyor

Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Boat Show Tuzla, hem karada hem denizde

16 – 25 Şubat tarihleri arasında ziyaretçisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 150’den

fazla firmanın katılım sağlayacağı fuara, 75 bin’e yakın ziyaretçinin gelmesi

bekleniyor. Kendi evinde, kendi fuarını düzenleyen Via Fuarcılık, Boat Show

Tuzla ile sektörün lider tekne, marin ekipman ve aksesuar firmalarını bir

araya getiriyor. Dünyanın en büyük geçici mega yapısının kurulduğu Viaport

Marina’da, inşaat alanında da bir rekor gerçekleştiriliyor. 35 bin metrekarelik

geçici mega yapının kurulumu 20 gün gibi bir sürede tamamlanıyor.

Avrupa’nın en dakik havayolu

airBaltic

Bu yıl kuruluşunun 86’ıncı yılını kutlayan Türkiye’nin küresel markası Havaş’ın, Riga

Havalimanı’nda yer hizmetleri operasyonlarını üstlendiği airBaltic Havayolları, İngiliz

araştırma şirketi OAG tarafından gerçekleştirilen araştırmada geçen yılki unvanını

koruyarak ‘Avrupa’nın En Dakik Havayolu’, dünyanın ise en dakik ikinci havayolu olarak

belirlendi. 2018 yılı verilerine göre gerçekleştirilen ve 58 milyondan fazla uçuşun

performansının izlendiği araştırmada airBaltic, yüzde 89.17 dakiklik oranıyla liste başında

yer aldı. Kaliteli, güvenilir ve zamanında hizmet anlayışıyla iş ortaklarının performansına

katma değer sağlamayı odağına alan Havaş’ın uzun soluklu işbirliklerinden airBaltic, son

beş yıldır dünya dakiklik performansı sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.


hotel restaurant

24 & hi-tech

gündem

STR’nin TÜROB için hazırladığı ‘Kasım 2018 Ülke Performans Raporu’nda yer alan

verilere göre, 2018 yılı ilk 11 aylık performanslarda Türkiye doluluk oranında en yüksek

artışı yaşayan ülke oldu.

Konaklama sektöründe doluluk ve

fiyat artışı sürüyor. Türkiye Otelciler

Birliği (TÜROB), Türkiye’nin Kasım

2018 otel doluluklarının 2017 yılının aynı

ayına göre yüzde 1.5 artarak yüzde 63.7

olarak kaydedildiğini açıkladı. Ocak-Kasım

2018 döneminde de doluluklar yüzde 10.3

artarak yüzde 66.7’ye yükseldi. Dünya

çapında veri ve analiz şirketi STR’nin

TÜROB için hazırladığı ‘Kasım 2018 Ülke

Performans Raporu’nda yer alan verilere

göre, 2018 yılı ilk 11 aylık performanslarda

Türkiye doluluk oranında en yüksek artışı

yaşayan ülke oldu.

Artış oranında ilk sıradayız

Konaklama sektöründe fiyat artışı da

devam etti. Buna göre Kasım ayında

ADR (Average Daily Rate) olarak

adlandırılan ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 13.9 artışla 63.0 Euro’ya,

toplam oda sayısı üzerinden odabaşı

elde edilen gelirler (RevPAR) yüzde 15.6

artışla 40.1 Euro’ya yükseldi. Ocak-

Kasım 2018 döneminde ise ortalama

günlük satılan oda bedeli yüzde 6.4

artışla 70.8 Euro’ya, toplam oda sayısı

üzerinden odabaşı elde edilen gelirler

yüzde 17.3 artışla 47.2 Euro’ya ulaştı.

11 aylık dönemde Türkiye oda başı elde

edilen gelirde, geçen yıla göre en yüksek

artış oranını yakalayan Rusya’dan sonra

ikinci ülke oldu.

Avrupa ortalaması

11 aylık dönemde Avrupa ortalaması

doluluklarda yüzde 73.3, ortalama günlük

satılan oda bedelinde 111.8 Euro, toplam

oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen

gelirlerde 81.9 Euro olarak gerçekleşti.

Doluluk rakamlarını değerlendiren

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, özellikle

İstanbul’da başlayan pazar çeşitlenmesinin

hızlanarak devam ettiğini, bu durumun

özellikle fiyatlara olumlu yansıdığını

kaydetti. Bayındır, henüz Avrupa

ortalamasına ulaşılamadığına işaret etti.

Yükseliş trendinin önümüzdeki aylarda da

devamını beklediklerini ifade eden Bayındır,

hedef pazar ülkelerden gelen işaretlerin


olumlu olduğunu dile getirdi. Doluluklarda

Avrupa ortalamasına yaklaştığımızı belirten

Bayındır, toplam oda sayısı üzerinden

odabaşı elde edilen gelirlerde ise henüz

Avrupa ortalamasının neredeyse yarısında

olduğumuza dikkat çekti.

İstanbul canlanıyor

İstanbul’un Kasım 2017’de yüzde 66.2

olan doluluk oranı, Kasım 2018’de

yüzde 4.2 artarak yüzde 69 olarak

ölçüldü. Kasım 2018’de İstanbul’da

günlük satılan oda bedeli 79.4 ile

2017’ye göre yüzde 17 artış gösterdi.

Kasım 2017’de bu rakam 67.8 Euro

olmuştu. Toplam oda sayısı üzerinden

odabaşı eldeedilen gelirlerde ise geçen

yıla oranla yüzde 22 artış yaşandı

ve 54.8 Euro olarak ölçüldü. Kasım

2017’de bu rakam 44.9 Euro olmuştu.

Ocak–Kasım 2017’de yüzde 63.1 olan

doluluklar bu yılın aynı döneminde

yüzde 71.5’e; 75.0 Euro olan ortalama

günlük satılan oda bedeli 82.8 Euro’ya;

47.3 Euro olan oda başı elde edilen

gelir 59.2 Euro’ya yükseldi.

2018 yılı ilk 11 aylık performanslarda

ise İstanbul doluluk oranında yüzde

13.4 ile geçen yıla göre en yüksek

artış oranını yakalayan destinasyon

oldu. Oda başı elde edilen gelirde ise

İstanbul yüzde 25 artış işe Moskova’dan

sonra en fazla artış oranı yakalayan

ikinci destinasyon oldu.

Antalya’da doluluk yüzde 59.6

Antalya’da Kasım 2018 otel dolulukları bir

önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde

10.3 artarak yüzde 59.6 olarak gerçekleşti.

Kasım 2017’de bu oran yüzde 54 olmuştu.

Ortalama günlük satılan oda bedeli 42.5

Euro ile 2017’ye göre yüzde 1.9 artış gösterdi.

Kasım 2017’de bu rakam 41.7 Euro olmuştu.

Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde

edilen gelirler ise geçen yıla oranla yüzde

12.4 artış yaşandı ve 25.3 Euro oldu. Kasım

2017’de bu rakam 22.5 Euro olmuştu. Ocak-

Kasım 2017’de yüzde 59.4 olan doluluklar

Ocak-Kasım 2018’de yüzde 66’ye; ortalama

günlük satılan oda bedeli 77.0 Euro’dan 79.7

Euro’ya; da başı elde edilen gelir ise 45.8

Euro’dan 52.6 Euro’ya yükseldi.


26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Muhammet Cüntay:

“Fona sıcak bakıyorum ama otellerin oranı yüksek!”

Sektöre ve Bakan Mehmet Ersoy’a seslenen Muhammet Cüntay, kişi başı döviz

miktarının azlığına yüklendi, “acilen arttırmalıyız” dedi. Turizm Tanıtım ve Geliştirme

Fonu’na ilişkin çarpıcı açıklamalarda da bulunan Cüntay, “Fon oluşturma fikrine sıcak

bakıyorum ama otellerden alınacak oran yüksek” dedi.

Turizmin, ekonomik büyümeye katkısı

ve dış ticaret açığının karşılanması

noktasında ülkenin en önemli

sektörü olduğunu belirten Profesyonel

Otel Yöneticileri Derneği (POYD) İstanbul

Yürütme Kurulu Başkanı ve Öğretim

Görevlisi Muhammet Cüntay, son verilere

göre ekonomik büyümeye katkısının

yüzde %4,3, dış ticaret açığını kapatma

oranının ise son 5 yılda ortalama yüzde

35-40 civarında olduğunu kaydetti.

Cüntay, “Bu oranları analiz edersek,

dünya sıralamasında üst sıralarda

olduğumuzu, birçok turizm ülkesini de

geride bıraktığımızı görebiliyoruz” diye

konuştu.

“Kişi başı döviz miktarı acilen

arttırılmalı, tanıtım tek elde toplanmalı”

Kişi başı döviz miktarının arttırılmasının

da turizmde acilen konsantre olunması

gereken konuların başında geldiğinin

altını çizen Cüntay, bir yol haritası çizerek

kongre ve kruvaziyerlerin geri kazanılması

ve hizmet standardının oluşturulması

gerektiğine işaret etti. Cüntay, “tanıtımda

başarı ancak yüksek profilli misafir

hedeflenirse ve tanıtım çalışmaları tek

elde toplanırsa yakalanır” dedi.

“Turizm Tanıtım ve Geliştirme Fonu’na

sıcak bakıyorum ama...”

Bu bağlamda turizm tanıtım ve geliştirme

fonunun oluşturulması fikrine sıcak

baktığını belirten Cüntay, Türkiye

turizminin tanıtımı için hayata geçirilecek

olan fon için otellerden alınacak oranın

yüksek olduğunu, cirodan yüzde bir,

kardan dönemsel ve bölgesel gerçeklere

göre değişir olarak kardan yüzde 3-6

arasına denk geldiğini ifade ederek,

“Hem tanıtım hem de başarı anlamında

atılacak adımlar bizi mutlu eder. Ancak

ciro üzerinden yüzde 1 yerine daha düşük

bir oranla başlayan ve kademeli artış

planlanan sistemden tarafım, eminim

bu yöntem sektörümüzü daha mutlu ve

huzurlu kılacaktır” ifadelerinde bulundu.


Profesyonel bulaşık yıkama teknolojisi

M-iQ – Geleceğin bulaşık

yıkama teknolojisi

M-iQ – İnsan ve çevreyi gözeten bütünsel bulaşık yıkama teknolojisi

MEIKO, bulaşık yıkama teknolojileri geliştirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda sadece en iyi teknolojiyi sunmakla

kalmıyor; bununla beraber insan, doğa ve kaynakları dikkate alarak resmin tamamını göz önünde tutuyoruz.

Daha temiz bir dünya için sürdürülebilir yıkama teknolojilerini savunuyoruz. Birbiriyle çelişen ihtiyaçları uyumlu

bir konseptte bir araya getiriyoruz: Bir yanda mutlak hijyen ve güvenlik, diğer yanda ise su ve enerji tüketiminde

tasarrufu hedefliyoruz. Maliyet bilinci ve ekonomik teknolojinin yanı sıra en modern akıllı teknolojilerin kullanımını

amaçlıyoruz. Sonuç: MEIKO konveyörlü ve tırnaklı bulaşık makinesi M-iQ; geleceğin bulaşık yıkama teknolojisi.

www.meiko.com.tr


28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Turizmde

yükseliş

bu yıl da

sürecek

TÜROB Başkanı Timur Bayındır, turizmde iyi denilebilecek bir yılın geride kaldığını

belirterek, “Geçen yıl yaşanan yükselişin bu yıl da devam etmesini bekliyoruz. Bu

yıl hem ziyaretçi sayısında hem gelirlerde yüzde 10-12 civarında artış öngörüyoruz.

Hemen hemen tüm turizm pazarları açısından iyimseriz” dedi.


Türkiye Otelciler Birliği

(TÜROB) Başkanı

Timur Bayındır, Türk

turizminin 2 yıllık zor

bir dönem geçirmesinin

ardından 2018 yılıyla birlikte

yeniden yükseliş trendine

girdiğini belirterek, “Turizm

sektörü açısından iyi

denilebilecek bir yılı geride

bıraktık. Geçen yıl yaşanan

yükselişin bu yıl da devam

etmesini bekliyoruz. Bu

yıl hem ziyaretçi sayısında

hem gelirlerde yüzde 10-12

civarında artış öngörüyoruz”

dedi. “Uluslararası büyük

fuarlardan edindiğimiz

izlenimler 2019 yılına

yönelik de umutlarımızı

artırıyor” diyen Bayındır,

“Hemen hemen tüm

turizm pazarları açsından

iyimseriz. Özellikle ana

pazarımız durumunda

olan ve Türk turizminin

belkemiği diyebileceğimiz

Avrupa pazarlarından gelen

işaretler memnuniyet verici.

Uzakdoğu pazarlarında

hareket başladı. Ortadoğu

pazarı canlılığını koruyor.

Diğer pazarlarda da

iyimseriz. Dolayısıyla 2018

yılında başlayan yükselme

trendinin bu yıl da devamını

ve yine çift haneli artış

öngörüyoruz” diye konuştu.

Turist sayısı da doluluklar

da arttı

Turizm sektöründe 2018

yılı gerçekleşmelerini ve

2019 yılı beklentilerini

değerlendiren TÜROB

Başkanı Bayındır,

Türkiye’nin turizmde büyük

oyuncu olarak yeniden

sahaya indiğini kadederek,

“Turizmde uluslararası

arenada pazarlık

gücümüzü de yeniden

kazanmaya başladık”

diye konuştu. Bayındır’ın

değerlendirmesinde

satırbaşları şöyle:

• 2018 yılına başlarken turist sayısında

umutlu olduğumuzu ve çift haneli

artış beklediğimizi belirtmiştik.

Sektörümüz açısından olumlu olarak

nitelendirebileceğimiz bir yılı geride

bırakıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı

verilerine göre Türkiye’ye gelen turist

sayısı 11 ayda yüzde 22.2 artışla 37 milyon

537 milyon kişi olarak gerçekleşti. Henüz

aralık ayı rakamları açıklanmadı ancak

yıl oransal olarak bu düzeyde bir artışla

sonlanacak gibi görünüyor.

• Türk turizminin en önemli

sacayaklarından konaklama sektöründe

hem doluluklarda hem fiyatlardaki

gelir artışı sevindiriyor. Türkiye’nin otel

dolulukları Ocak-Kasım 2018 döneminde

de doluluklar yüzde 10.3 artarak yüzde

66.7’ye yükseldi. 2018 yılı ilk 11 aylık

performanslarda Türkiye doluluk oranında

en yüksek artışı yaşayan ülke oldu.

Konaklama sektöründe fiyat artışı da

devam etti. Ocak-Kasım 2018 döneminde

ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde

6.4 artışla 70.8 Euro’ya, toplam oda sayısı

üzerinden odabaşı elde edilen gelirler

yüzde 17.3 artışla 47.2 Euro’ya ulaştı. 11

aylık dönemde Türkiye oda başı elde edilen

gelirde, geçen yıla göre en yüksek artış

oranını yakalayan Rusya’dan sonra ikinci

ülke oldu.

•2018 yılı ilk 11 aylık performanslarda ise

İstanbul doluluk oranında yüzde 13.4 ile

geçen yıla göre en yüksek artış oranını

yakalayan destinasyon oldu. Oda başı elde

edilen gelirde ise İstanbul yüzde 25 artış

işe Moskova’dan sonra en fazla artış oranı

yakalayan ikinci destinasyon oldu.

Fiyatların eskiye dönmesi için biraz daha

zaman var

• Fiyatlarda artışın başlaması memnuniyet

verici. Ama maalesef turist ve doluluk artışı

kadar hızlı bir yükseliş gerçekleşmedi.

Fiyatlardaki yükseliş trendinin de turist

sayısındaki kadar hızlı olmasını beklemenin

doğru olmadığını belirtmiştik. Fiyat ve gelir

artışının sürmesini bekliyoruz. Bu durum

özellikle İstanbul’da pazar çeşitlenmesinin

hızlanmaya başladığını gösteriyor. Ancak

fiyatlarda 2013-2014 yıllarının seviyelerine

dönmek için birkaç yıl daha beklememiz

gerekiyor.

• Mutlaka ve mutlaka kişi başı harcamayı,

dolayısıyla gelirleri artırıcı uygulamaları

devreye sokmak zorundayız. Belki turist

sayısını beklentilerin üzerinde artırabiliriz

ama asıl önemli olan geliri artırmak. Turist

sayısındaki artıştan daha çok, fiyatlarda

yükselme sağlamaya odaklanmak lazım.

2019 yılının en önemli çalışması bu olmalı.

• Bu yıl ilk 9 ayda 22 milyar dolarlık turizm

geliri elde edildi. Geçen yılın ilk 9 ayına göre

yüzde 20’nin üzerinde artış yaşandı. Bu

trendin devam etmesini, yıl sonu itibariyle

de bu artış oranının gerçekleşmesini

bekleyebiliriz. Kişi başı harcama bu yılın 3.

çeyreğinde 612 dolara geriledi. Maalesef

gerileme söz konusu. Geçen yıl bu rakam

684 dolar olmuştu.

Konaklama yatırımlarında Anadolu

hızlandı

• Konaklama sektöründe yatırımlar

yavaşlarken, Anadolu illerindeki

yatırımlarda dikkat çekici artışlar

yaşanıyor. Bu yılın Ocak-Ekim dönemini

kapsayan 10 aylık döneminde toplam

48 şehirde toplam 22.081 yataklı 143

yeni otel projesi teşvik belgesi aldı. Yeni

yatırımlar toplamda 2 milyar 337 milyon

TL harcanarak tamamlanacak. Geçen

yıl aynı dönemde 46 ilde toplam 28.073

yataklı 153 otel projesi 2 milyar 564

milyon TL yatırım teşviği almıştı. Buna

göre proje sayısında yüzde 6.5, yatırım

tutarında yüzde 8.8 gerileme meydana

geldi. İller bazında Antalya toplam 3.628

yataklı 16 yeni otel projesi ile ilk sırada

yer aldı. İstanbul 2.449 yataklı 15 proje

ile ikinci sırayı alırken, Trabzon 1.253

yataklı 12 proje ile ilk iki sırayı zorlamaya

başladı. Muğla 1.861 yataklı 10 proje

ile dördüncü olurken, İzmir 855 yataklı

6 proje ile beşinci oldu. Bu yıl Van’da

yatırımlar proje sayısında ciddi bir

sıçrama yaptı. İl, toplam 439 yataklı 5 otel

projesi ile proje sayısı açısından en fazla

yatırım yapılan altıncı il oldu.

• İlk yarıda yatırımlarda gerileme eğilimi

minimumda kaldı. Öngördüğümüz

gibi ikinci yarıdan itibaren ekonomik

koşullar doğrultusunda gerileme

meydana geldi. Yatırımların Anadolu’ya

yayılması eğilimi memnuniyet verici.

Ancak planlı yatırımlar yapılmasına

dikkat etmek gerek. Plansız yatırımlar

hızlanırsa önümüzdeki dönemlerde

fazla kapasite riski ortaya çıkabilir.

Antalya ve İstanbul’daki yeni yatırımlar

arz fazlalığına rağmen artmaya devam

ediyor. Yatak arzındaki aşırı artış

turizmdeki sıkıntılardan biri haline gelmiş

durumda. Bir planlama yapılması şart.

Yenileme teşviklerinin yeterli değil.

Bu konuda adımlar atılmalı. Antalya,

İstanbul, Aydın ve Muğla’da yıpranma

sürecine giren birçok otel bulunduğu göz

önüne alınmalı ve bu illerimize verilecek

teşvik belgelerinde yeni yatırımlar

yerine, daha çok mevcut yatırımların

modernizasyonu ve renovasyonu yönünde

düzenleme yapılmalı.

Yeni projeler yolda

• Ekim ayında Ukrayna pazarı için

Kiev’de oldukça başarılı bir workshop

gerçekleştirdik. 4 Aralık’ta yine

Bakanlığımız destekleriyle Odessa’da

ikinci bir workshop düzenledik. Bu

tip etkinliklerin çok faydalı olduğunu

düşünüyoruz. Dolayısıyla benzer

organizasyonları 2019 yılında,

Balkanlar, Çin ve Rusya’da planlıyoruz.


hotel restaurant

30 & hi-tech

gündem

Zincir otellerde yabancı yükseldi

yerli düştü!..

Türkiye’deki yerli ve yabancı otel zincir sayılarını değerlendiren Turizoom’un açıkladığı

rakamlara göre, yerli ve yabancı marka zincir otel sayısı Türkiye toplamında 942 adet

iken bunun 239’u İstanbul’da yer alıyor. 2011’de 142 adet olan yabancı marka zincir

otel tesis sayısı 2018’de 331 adete yükseldiğini belirten Ali Can Aksu, yerli marka

zincir otel tesis sayısı 2011’de 672 adet iken 2018 yılında 611’e düştüğünü açıkladı.

Turizoom International Hotel

Management Türkiye’de mevcut

yerli ve yabancı marka zincir

otellerin sayıları ve dağılımları ile

ilgili bir değerlendirme toplantısı

gerçekleştirdi. Turizoom International

Hotel Management Yönetim Kurulu

Başkanı Ali Can Aksu, yönetim ekibiyle

birlikte Dedeman Bostancı İstanbul

Hotel’de yaptıkları toplantıda, turizm

yatırımlarında ortak aklın; destinasyonun

iyi yönetilmesine, dijital pazarlama,

misafirde farkındalık, kendisini özel

hissettirme, deneyim tasarlayan ve

değer oluşturan operasyonların önemine

vurgu yaptı. Turizm yatırımlarını en etkin

bir şekilde ekonomiye kazandırmak ve

yatırımın geri dönüşünü hızlandırmak

için personelin eğitimi ve işletmenin

fiziki yapısının eksiksiz ve tam olması

gerektiğini vurguladı. Turizoom’un

profesyonel ekibiyle yatırım, marka ve

konsept belirleme aşamasında, personel

eğitimleri, rekabet ve operasyonların

yürütülmesi aşamalarında halkla

ilişkilerden dijital medyaya, finansal

bilgiden yıldızlama sürecine kadar yerli ve

yabancı tüm otel yatırımcılarına bilgi akışı

sağlayabileceklerini söyledi.

Toplantıda ayrıca İstanbul Gedik

Üniversitesi Uluslararası Ticaret Anabilim

dalı Doktora öğrencisi ve Turizoom’un

Akademik İlişkiler ve Destinasyon

Yönetiminden Sorumlu Binali Kılıç,

Türkiye’deki yerli ve yabancı marka zincir

oteller ile ilgili kısa bir sunum yaptı.

Türkiye’deki yerli ve yabancı marka

zincir otel sayısı 942 adet

Sunumdaki verilere göre; Türkiye’de

belediye belgeli oteller, günübirlik kiralık

evler ve apartlar hariç Turizm Bakanlığı

belgeli konaklama tesis sayısı 4822

adettir. Yerli ve yabancı marka zincir otel

sayısı toplamı 942 adet, İstanbul’da ise

239 adettir. 2011 yılında 142 adet olan

yabancı marka zincir otel tesis sayısı

2018 yılında 331 adette yükselmiştir.

Buna karşın yerli marka zincir otel

tesis sayısı 2011 yılında 672 adet iken

2018 yılında 611 adette düşmüştür.

İstanbul’da araştırmaya katılan 152 adet

yerli ve yabancı marka zincir otelden

elde edilen bilgiye göre: Yabancı marka

zincir otellerin %60’ı (51 adet) franchise,

%4,7’si (4 adet) sahip veya kiralama,

%35,3’ü (30 adet) ise yönetim anlaşması

ile işletilmektedir. Yerli marka zincir

otellerin ise; %4,5’i (3 adet) franchise,

%79,1’i (53 adet) sahip veya kiralama,

%16,4’ü (11 adet) ise yönetim anlaşması

ile işletilmektedir. Yerli yatırımcıların

özellikle kriz dönemlerinde yabancı

markaya yöneldikleri görülmektedir.

Yabancı markada en çok tercih edilen

sözleşme türü ise franchisedır.

Ali Can Aksu, müşterinin yabancı marka

otel seçme nedeninin; kalite standardı,

marka bilinirliği, güvenilirliği, imaj ve

güvenlik algısı olduğunu ancak Türk

yatırımcının yabancı marka seçmesinin

sebebini ise sadece “gelir arttırıcı unsur”

olduğunu belirtti. Yerli markaların

uluslararası pazarda değerlenmesi

ve kabul görmesi için otellerin

kalite standartlarının oluşturulması,

profesyonel ve deneyimli yönetim

anlayışı, dijitalleşme ve markaların daha

etkin yönetilmeleri gerektiğini de söyledi.

Turizoom’un profesyonel ekibiyle ana

hedeflerinin başında yerel markaların

standartlarını yükselterek uluslararası

markalarla rekabet gücünü arttırmak

olduğunu da ekledi.


hotel restaurant

32 & hi-tech

gündem

Türkiye’deki mavi bayraklı

plaj sayısı 459 oldu

Türkiye’deki mavi bayraklı plaj sayısı her yıl artış gösterirken, 2018 yılında bu sayının

459’a yükseldiği açıklandı.

Ulusal mavi bayrak istatistiklerini

konu alan araştırmayı inceleyen

Ajans Press’in Kültür ve Turizm

Bakanlığı verilerinden ve medya

yansımalarından derlediği bilgilere

göre, Türkiye’deki mavi bayraklı plaj

sayısının 459’a yükseldiği görüldü.

Geçmiş yıllarla kıyasladığında ise mavi

bayraklı plaj sayının neredeyse her yıl

artış gösterdiği saptandı. Böylelikle

1994 yılında sadece 6 adet olan mavi

bayraklı plaj sayının 2015 yılında 436,

2016 yılında 444, 2017 yılında ise 454

olduğu kaydedildi.

En çok mavi bayraklı plaj Antalya’da

En çok mavi bayraklı plajın ise

Antalya’da olduğu anlaşıldı. Böylelikle

200 mavi bayrağa sahip Antalya’dan

sonra ikinciliğin 100 mavi bayrak ile

Muğla’da olduğu gözlendi.


hotel restaurant

33 & hi-tech

gündem

2019’un Pantone Rengi’ndeki

En İyi Konaklama Alternatifleri

Yakın zamanda açıklanan yeni yılın

pantone rengi ile 2019’un renk teması

pembe ve turuncu arası, canlı, sıcak

ve zengin bir tona sahip Canlı Mercan

olarak belirlendi. Hotels.com konaklama

uzmanları ise yılın pantone renginden

yola çıkarak trend belirleyicilerin keyfini

çıkarabilmeleri için dünyanın farklı

bölgelerinde bulunan mercan rengi

otellerden bir derleme yaptı.

The Bloomsbury, Londra

The Bloomsbury Oteli’ndeki muhteşem

Mercan Oda tam da bu yılın pantone rengi

düşünülerek tasarlanmış gibi. Kısa süre

önce yenilenen mercan renkli bar, özel

sipariş Murano camı avizelerle 1920’lerin

temasını yansıtıyor. Soho’ya yakın, merkezi

bir konumda yer alan The Bloomsbury

ve Mercan Oda, şehir manzarasının

tadını rahat ve şık bir ortamda çıkarmak

isteyenler içinse birebir.

Marsa Malaz Kempinski,

The Pearl – Doha

Katar’ın başkentinin merkezinde yer

alan bu mercan renkli Ortadoğu sarayı

tam size göre.

Yapımı birkaç yıl önce tamamlanan

lüks otel, 280’den fazla odaya sahip. 7

restoran, 2 bar, otele

tahsis edilmiş plajı ve

tam donanımlı spa’sı

ile otel, 2019’un

rengi ile uyumlu bir

konaklama olanağı

sunuyor.

Belmond Mount

Nelson Hotel, Cape

Town, Güney Afrika

Ünlü Masa Dağı’nın

eteklerinde yer alan

Belmond Mount

Nelson Hotel,

Belmond Mount Nelson Hotel

misafirlerine unutulmaz bir konaklama

deneyimi sunuyor. 21. doğum gününü

burada kutlayan Kraliçe Elizabeth

II, John Lennon, Nelson Mandela ve

Dalai Lama bu otelin ünlü konukları

arasında bulunuyor.

The Bloomsbury


hotel restaurant

34 & hi-tech

gündem

Titanic Hotels,

personeli liseden eğitmeye başlayacak

Titanic Hotels, Etiler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile protokol imzaladı. Bu

protokole göre, Titanic Hotels her yıl 300 öğrenciye staj imkanı sunarken, bu

öğrencilerin yüzde 25’ini de işe alacak.

Avrupa Ağırlama ve Konaklama Okulları

Birliği kurucu üyesi olan Etiler Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi ile iş birliği

protokolü imzalayan Titanic Hotels, her sene 300

öğrenciye staj imkanı sunacak ve bu öğrencilerin

75’ini işe alacak.

Sektördeki kalifiye iş gücünü artırmayı

hedefliyor

Titanic Hotels Grup İnsan Kaynakları Müdürü

Çağatay Erdoğan protokole içeriğine dair şu

bilgileri verdi; “Titanic Downtown Beyoğlu’’

otelimizde gerçekleştirilen “Mesleki Ve Teknik

Eğitim Okulları Yönetim Kurulu” toplantısında,

grubumuz Titanic Hotels ve Etiler Turizm ve

Otelcilik okulu arasında “iş birliği protokolü“

imzalanmıştır. Bu iş birliği protokolü ile Etiler

Turizm Ve Otelcilik Okulu’ndan yaklaşık 300

öğrencinin ve Avrupa Otelcilik Okulları birliğine

bağlı 43 okuldan da sayısı 45.000’i geçen

öğrencilerin istihdamı konusunda Türkiye

masasının temsilini ve münhasırlığını aldık”.

Bu anlaşma ile Titanic Hotels, turizm

eğitimlerinden vereceği faydalı bilgilerle

öğrencileri mezun olduklarında tam donanımlı

hale getirmeyi, istihdama katkı sağlamayı ve

sektördeki kalifiye iş gücünü artırmayı hedefliyor.

Avrupa’da tek

Türk otel

markası olarak

Türk bayrağını

dalgalandıran

Titanic Hotels’in

Almanya’da 3,

İstanbul’da 7,

Antalya’da 3 ve

1 tanesi de

Bodrum’da olmak

üzere toplam 14

oteli bulunuyor.


hotel restaurant

36 & hi-tech

gündem

Ülkelerdeki turizm gelirinin

ekonomik büyümeye ne kadar

katkı sağladığı belli olurken,

Türkiye’de bu oranın yüzde 4,3 olduğu

görüldü.

Turizmin ekonomik büyümeye katkısını

konu alan araştırmayı inceleyen Ajans

Press’in Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği

Örgütü (OECD) verilerinden ve medya

yansımalarından derlediği bilgilere

göre, Türkiye’deki turizm gelirinin

ülkenin ekonomik büyümeye katkısı

yüzde 4,3 olarak görüldü.

İspanya %11,1 ile ilk sırada

Turizmin ekonomik büyümeye en

fazla katkı sağladığı ülke ise yüzde

11,1 oranla İspanya olarak saptandı.

İspanya’yı da 9,2 ile Portekiz takip

ederken, yüzde 8,6 ile Meksika izledi.

Buna karşın listedeki en düşük turizm

katkısının yüzde 1,2 ile Polonya’da

olduğu gözlendi.


hotel restaurant

38 & hi-tech

gündem

Yatırımların yeni gözdesi Van

Trabzon zirveyi zorluyor

Konaklama sektöründe yeni yatırımlar yavaşlama eğilimine girdi. Bu yılın ilk 10 ayında

48 şehirde 143 yeni otel projesi 2.3 milyar TL’lik teşvik belgesi aldı. Antalya ve İstanbul

yine ‘en fazla otel yatırımı yapılan iki il’ olurken, Trabzon 12 otel ile zirveyi zorluyor. Van

ise otel yatırımlarının yeni gözdesi olarak öne çıkmaya başladı.

Konaklama sektöründe yatırımlar

yavaşlarken, Anadolu illerindeki

yatırımlarda dikkat çekici artışlar

yaşanıyor. Antalya ve İstanbul’un ‘en fazla

otel yatırımı yapılan iki il’ olma özelliği

sürüyor. Trabzon, son iki yıldır yeni

yatırımlardan önemli pay almaya devam

ederken, Van konaklama yatırımlarının

yeni gözdesi olarak öne çıkmaya başladı.

T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından verilen

‘Yatırım Teşvik Belgeleri’ne ilişkin

veriler Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB)

tarafından derlendi. Buna göre, bu yılın

Ocak-Ekim dönemini kapsayan 10 aylık

döneminde toplam 48 şehirde toplam

22.081 yataklı 143 yeni otel projesi teşvik

belgesi aldı.

Trabzon üçüncü sırayı bırakmıyor

Yeni yatırımlar toplamda 2 milyar 337

milyon TL harcanarak tamamlanacak.

Geçen yıl aynı dönemde 46 ilde toplam

28.073 yataklı 153 otel projesi 2 milyar 564

milyon TL yatırım teşviği almıştı. Buna

göre proje sayısında yüzde 6.5, yatırım

tutarında yüzde 8.8 gerileme meydana

geldi. İller bazında Antalya toplam 3.628

yataklı 16 yeni otel projesi ile ilk sırada

yer aldı. İstanbul 2.449 yataklı 15 proje ile

ikinci sırayı alırken, Trabzon 1.253 yataklı

12 proje ile ilk iki sırayı zorlamaya başladı.

Muğla 1.861 yataklı 10 proje ile dördüncü

olurken, İzmir 855 yataklı 6 proje ile

beşinci oldu. Bu yıl Van’da yatırımlar,

proje sayısında ciddi bir sıçrama yaptı. İl,

toplam 439 yataklı 5 otel projesi ile proje

sayısı açısından en fazla yatırım yapılan

altıncı il oldu.

10 ayda teşvik belgesi alan projeler içinde

3 yıldızlılar toplam 78 otel (6.996 yatak)

ile ilk sırayı alırken, kapasite bakımından

7.748 yatak (15 otel) ile 5 yıldızlı oteller ilk

sırada yer aldı. 4 yıldızlılar proje sayısında

29, yatak kapasitesinde 5.773 adet olarak

gerçekleşti. 2 yıldızlı başvurusu proje

bazında 1’de kalırken, 15 butik otel, 5 özel

belgeli otel başvurusu yapıldı.

Fazla arz uyarısını yineledi

TÜROB Başkanı Timur Bayındır,

yatırımlarla ilgili değerlendirmesinde

görüşlerini yineleyerek, “İlk yarıda

yatırımlarda gerileme eğilimi minimumda

kaldı. Öngördüğümüz gibi ikinci yarıdan

itibaren gerileme meydana geldi.

Yatırımların Anadolu’ya yayılması eğilimi

memnuniyet verici. Ancak planlı yatırımlar

yapılmasına dikkat etmek gerek. Plansız

yatırımlar hızlanırsa önümüzdeki

dönemlerde fazla kapasite riski ortaya

çıkabilir. Antalya ve İstanbul’daki

yeni yatırımlar arz fazlalığına rağmen

artmaya devam ediyor. Yatak arzındaki

aşırı artış turizmdeki sıkıntılardan biri

haline gelmiş durumda. Bir planlama

yapılması şart” dedi. Bayındır, yenileme

teşvikleri konusunda adım atılması

gerektiğini belirterek, “Antalya, İstanbul,

Aydın ve Muğla’da yıpranma sürecine

giren birçok otel bulunduğu göz önüne

alınmalı ve bu illerimize verilecek teşvik

belgelerinde yeni yatırımlar yerine, daha

çok mevcut yatırımların modernizasyonu

ve renovasyonu yönünde düzenleme

yapılmalı” diye konuştu.


40

hotel restaurant

& hi-tech

gündem makale

Planlar umutların ilacı mı?

AGON

Tezer

Danışmanlık ve Mümessillik

Öner

Hizmetleri CEO

Nihayet 2019 yılındayız; yepyeni umutlar,

beklentiler ve heyecanlarla yılın bu ilk

günlerini de tüketmeye başladık. Ben

bu defa klasik yıldan ne bekliyoruz yazısı

yazmayacağım. Ama yine de ana başlıklarla

sektörü yakından ilgilendiren gelişmeler

ve bunlara bağlı olarak beklentileri gözden

geçirmekte fayda var. Kulağımıza geçen

yıldan takacağımız küpelerle süregelen

sorunlarımızı da gene ucundan dokunarak

yazmakta fayda görüyorum.

Öncelikli olarak İmar Barışı sürecinin uzaması

turizmcilerimiz için harika bir haber. Bu fırsatı

kaçıran veya kaçırmak zorunda kalanları

ikinci bir şansla konuya dahil etmek mümkün

olacak. Bilmeyenler için buradan bir kez

daha yineleyelim; başvurular 15 Haziran’a,

ödemeler 30 Haziran 2019 tarihine kadar

uzatıldı. Akıllarda kalan en önemli konulardan

biri olan İmar Barışı süreci Türkiye’nin

kötü kentleşmesine çare olamayacaksa da

en azından hayata geçirilmiş yatırımların

ve harcanmış olan maddi kaynakların

korunması açısından yatırımcıya destek

niteliğinde...

Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet

Ersoy’un iki hamlesi şahsen benim sonuna

dek desteğimi almış durumda. Bunlardan

birincisi ve en önemlisi nitelikli turisti arttırma

hamlesi. Bu hamleye bağlı olarak oluşturulan

turizmi geliştirme fonu çok mantıklı ve

efektif bir hamle gibi görünüyor. Fon iki

yıl için 300 milyon dolar gibi bir bütçeyle

başlangıç yapacak. İşin güzel yanı, hem devlet

hem STK hem de meslek kuruluşlarından

geniş katılımlı bir yönetim kurulu ve buna

bağlı icra kurullarıyla ortak akıl ve ortak

bir bilinçle yönetilecek. Aynı şekilde dar

bölgeli turistik kalkınma alanları oluşturmak

ve kültürel - turistik zenginliklerden bir

kompozisyon yaratarak uzun süreli ve

nitelikli turist hedefleyen yönetim çevreleri

oluşturmak da oldukça mantıklı geliyor. Bu

aşamada çalışmaların sonuçlarını heyecanla

bekliyoruz…

İkinci hamle olarak görülen nitelikli eleman

yetiştirilmesi ve turizm meslek liseleri

ile otellerin koordineli olarak eğitime

katkı vermesi projesini de destekliyorum.

Çocukların staj dönemlerinde hem çalışarak

deneyim kazanmaları hem de otellerin

öğrencilere pratik yapma şansı vermeleri

eğitimli personel yetiştirilmesi adına çok

önemli hamleler olacak.

Bu noktada hala takıldığım şeyler var. Nitelikli

turist dediğiniz zaman bu adam cebinde

parası olan ve harcamak isteyen adam

demek oluyor. Yani eğlenmek isteyecek. Yani

içmek, kumar oynamak ve eğlenirken de

güven içinde olmak isteyecek olan adamdan

bahsediyoruz. Hala muhafazakar yapımıza

işin bu kısmını pek uyduramıyorum. Çinliler

veya Ruslar da farklı değil. Avrupalı ve

nitelikli turisti istiyorsak bazı şeyleri gözden

geçirmemiz gerekecek. Bildiğim kadarıyla

turizm meslek liselerinden gastronomi

dersleri kalkmış durumda... Barmenlik artık

ülkede usta – çırak ilişkisiyle gelişiyor. Şaka

gibi! Sayın Bakanımızın da bu durumun

farkında olduğunu zannediyorum. Umarım

bu iki arada bir derede durumu kısa sürede

çözmeyi başarırız.

Ama hedeflerimiz sonuçta doğru... Yeni

pazarlar oluşturmak, nitelikli turisti çekmek,

eğitim ve hizmet kültürümüzü geliştirmek,

pazarlama organizasyonları ve nitelikli

karakteristik bölgeler oluşturarak turizm

sektörünü bütün bir yıl canlı tutmak ana

hedeflerimiz.

İçimizde bu işe karşı şevk ve azim olduğu

sürece, hedeflere ulaşmamız zor değil. İmar

Barışı, turizm geliştirme planı, teşvikler ve

tahsislerle baktığımız zaman hareketli bir

2019 bizi bekliyor. Bu süreçte pazarlama ve

satış becerimiz ön plana çıkacak.

Euro ve dolar kurlarındaki dengelenme diğer

taraftan da oluşan parite, Türkiye’de tatili cazip

kılan bir diğer unsur olmakla beraber eğlence

ve güvenlik konularındaki çekincelerle

birlikte ülkede kontrolsüz ve başıboş gezen

mültecilerin olması özellikle Avrupalı turistler

için olumsuz etkenlerin başında geliyor.

Unutulmaması gereken örneklerden biri

Yunanistan’ın da bu konuda geçen yıl çok ciddi

gelir kaybına uğradığı. Özellikle Midilli ve Simi

gibi adalarda oluşan durum adaların turist

rakamlarına ciddi yansıdı.

Yeni pazarlara yelken açarken dikkat etmemiz

gereken konulardan bir diğeri de, gelecek

olan farklı kültürdeki misafirlere bizim hizmet

sektörümüzün alışık olmamasıdır. Çinli

turistle uzun bir teşvik-i mesaimiz olmadı

şimdiye kadar. Aynı şekilde nasıl ki Rus

turistlerle uyum sürecimiz olduysa Çinlilerle

de olacaktır. Ben işletmelerin yerinde olsam,

sadece vereceğim hizmetin karşısındaki

kültürü tanımak adına en azından müdür

bazında yöneticilerimi bu ölü sezonda Çin’e

gönderir, bir hafta içlerinde yaşama ve

alışkanlıklarını öğrenme fırsatı oluştururdum.

Hatta bu arada çeşitli iş bağlantıları da yapar,

pazarlama faaliyetlerinde bulunurdum.

Biz oturduğumuz yerden satmayı çok

seviyoruz ama dünya koşuyor artık! Değil

oturmak veya yürümek koşmaya çoktan

başlamamız gerekiyor.

2019’un herkesin isteklerine ve umutlarına

ilaç olması temennisi ile mutlu bir turizm

sezonu diliyorum...


FORM, 53 yıllık deneyimiyle otellerin

Merkezi İklimlendirme ve VRF Klima Sistemleri ihtiyaçlarına yönelik

enerjinin verimli ve etkin kullanıldığı çözümler sunuyor.


42

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Uğurlu Konakları’nın yeni binası

Haziran’da hizmete girecek

Kastamonu’nun ilk kadın girişimcilerinden biri olarak 15 yıldır konak

işletmeciliği yapan Gülsen Kırbaş, tesisin 10. yılında Uğurlu Konakları’nın yeni

binasını haziran ayında hizmete açacağını söyledi. Kırbaş, ilave 12 oda ve 23

yatak kapasitesi ile yatırımın yaklaşık 2 milyon TL’ye mal olacağını açıkladı.

Gülsen Kırbaş

Kastamonu turizminin adeta

elçiliğini üstlenen Gülsen Kırbaş,

kentin ilk kadın girişimcilerinden

birisi olarak 15 yıldır konak

işletmeciliği yapıyor. 2004 yılında,

Toprakçılar Konakları ilk işletmesi

oldu. Ardından bir konağı satın alarak

restore etmeyi isteyen Gülsen Kırbaş,

2005 yılında Uğurlu Konakları’nı

satın alarak restore etti ve tesisi

2009 tarihinde işletmeye açarak kent

turizmine kazandırdı.

Bir açık hava müzesi olan kentin,

tarihi- kültürel hazineleri, doğası

ve gastronomisiyle her geçen yıl

daha fazla yerli ve yabancı misafiri

ağırlayacağını anlatan Kastamonu

Uğurlu Konakları Yönetim Kurulu

Başkanı Gülsen Kırbaş, yatırımlara hız

kesmeden devam ettiklerini kaydetti.

Yaklaşık 2 milyon TL’ye mal olacak

Tesisin 10. yılında yeni binanın

hizmete gireceğini ifade eden Kırbaş,

şunları söyledi: “Konağımız, 25 oda

ve 55 yatak olarak hizmet veriyordu.

2019 yılında, işletmemizi büyütüyoruz.

Yeni hizmet binamızda ilave 12

oda ve 23 yatak kapasitesi mevcut.

Yaklaşık 2 milyon TL’ye toplam yakın

yatırım yapmaktayız. Bu yılın Haziran

ayı itibariyle, aynı bahçe içindeki 3

binamızla birlikte 37 oda ve 78 yatak

kapasitesine ulaşacağız. Bu yıl,


“Son yıllarda hem il hem de

işletme olarak, gastronomi

turizmini ön plana almaya

başladık ve bu alanda hayli

güçlendik. 2019 yılı, hem

Kastamonu hem de Uğurlu

Konakları için gastronomi

turizminde parlama

yılı olacak. Bu alanda,

projelerimiz mevcut.”

Kastamonu Uğurlu Konaklarının 10. yılı

ve büyümeyle yolumuza devam ediyoruz”

dedi.

Uzakdoğulu ve Avrupalı turistlerin

ilgisi gözleniyor

Yerli misafirlerin yanı sıra, son yıllarda

Uzakdoğulu ve Avrupalı turistlerin

ilgisini çektiklerini anlatan Kırbaş,

konuşmasına şöyle devam etti: “Çok

az bozulmuş tarihi kent dokusu, çok

sayıda ve çok iyi durumda korunmuş

tarihi eseri, yüzlerce özgün konağı,

tarihi konaklarda konaklama imkanı,

bozulmamış çok çeşitli doğal yapısı,

yöresel ürünleri, el sanatları ve

zengin yöresel gastronomik değerleri

ile kentimiz, her geçen yıl yerli ve

yabancı misafirlerimizden daha

yoğun talep alıyor. Son dönemlerde

Çin, Tayvan, Japonya, Almanya,

Fransa ve İngiltere’den misafir

alıyoruz. Amerika’dan az sayıda olsa

da konuklarımız oluyor. Uzakdoğu

ve Avrupa ülkelerinden, daha fazla

turist almak için tanıtım ve pazarlama

çalışmalarımızı artıracağız. Yerli

misafirlerimiz, kültür ve doğa turizmi

başta olmak üzere kentimizin özgün

olan değerlerine ilgi göstermektedir.

Son yıllarda hem il, hem de işletme

olarak, gastronomi turizmini ön plana

almaya başladık ve bu alanda hayli

güçlendik. 2019 yılı, hem Kastamonu

hem de Uğurlu Konakları için

gastronomi turizminde parlama yılı

olacak. Bu alanda, projelerimiz mevcut”

diye konuştu.

Kastamonu turizminde, 2019 sıçrama

yılı olacak

Kent turizmi açısından yılı değerlendiren

Gülsen Kırbaş, şunları anlattı:

“Kastamonu turizminin 2019’da, daha

önceki yıllara göre sıçrama yapmasını

bekliyoruz. Kent 2018’e göre daha

donanımlı. Belediyemiz, yeni kentsel

düzenlemeler, restorasyonlar yaptı,

yeni konaklar açıldı ve yeni projeler de

yolda. Özellikle eko-turizm alanında,

bölgemizde yeni proje ve yatırımlar

var, örneğin kanyonlarda cam ve ahşap

teraslar gibi. Bunları yeteri kadar

tanıtabilirsek, daha çok misafirimizi

ağırlarız. Kente gelenler en çok kent

merkezindeki kültür odaklarını (cami,

medrese, külliye, müze, çarşı, kale),

kent merkezine çok yakın mesafedeki

UNESCO geçici miras listesindeki Kasaba

köyü Mahmutbey Camisini ve her biri

ayrı bir cazibeye sahip ilçeleri ziyaret

ediyorlar. Pınarbaşı-Azdavay ilçelerinde

kanyon, şelale ziyaretleri ve doğa

sporları, Ilgaz’da kar ve kayak turizmi vb.

gelenlerin ilgi alanlarına girmektedir”

şeklinde konuştu.


44

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

RadIsson CollectIon Türkiye’deki ilk otelini

Bodrum’da açmaya hazırlanıyor

Radisson Hotel Group bünyesinde yer alan ve Nasdaq Stokholm borsasında işlem gören Radisson

Hospitality AB, Türkiye’deki ilk Radisson Collection otelinin Bodrum’da açılacağını duyurdu.

Radisson Collection Resort &

SPA, göz alıcı Türk Rivierasındaki

konumuyla prestijli bir turist

destinasyonu olmayı hedefliyor. Avrupa

tasarım estetiğini özgün Akdeniz mimarisi

ile sentezleyen heyecan verici bir resort

yatırımının parçası olacak tesiste üst

segment konaklama, rezidanslar ve bir

özel marina bulunacak.

Younes: “Türkiye’de turizmin yeniden

olumlu yönde ilerlediğini görmek

memnuniyet verici”

Radisson Hotel Group Başkan Yardımcısı

ve Geliştirme Üst Yöneticisi Elie Younes,

şunları söyledi:“Premium yaşam tarzı

markamız Radisson Collection ile

Türkiye’deki varlığımızı güçlendirmekten

heyecan duyuyoruz. Bodrum Türkiye’nin

St. Tropez’si olarak biliniyor; bu benzersiz

lokasyon, muhteşem doğal ortamı ve en

popüler turizm destinasyonlarından biri

olması nedeniyle RadissonCollection’a

mükemmel uyuyor. Türkiye’de turizm

sektörünün yeniden olumlu bir yönde

ilerlediğini görmekten memnuniyet

duyuyoruz. Özellikle uluslararası

ziyaretçi sayısının bir önceki yıla göre

arttığı gözlemleniyor. Bu artışın özellikle

Türkiye’nin geleneksel uluslararası

pazarları olan Rusya, Almanya ve

İngiltere’den geliyor olmasını görmek de

ayrıca sevindirici.”

Okay: “Bodrum’da simgesel bir tesis

olacak”

Ant Aspat Yapı ve Turizm A.Ş Yönetim

Kurulu Başkanı, Mehmet Okay ise şöyle

konuştu: “Radisson Hotel Group ile

uzun süredir devam eden iş birliğimizi

güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz.

Bodrum yarımadasında mükemmel

dinlence olanaklarıyla simgesel bir

tesis olacağına inandığımız, premium

konaklama, yazlık evler ve özel marina gibi

özellikleri olan bu projeyi üstlenmiş olmak

bize olağanüstü gurur veriyor.”

120 lüks odaya sahip olacak

Radisson Collection Resort & SPA Bodrum,

Ege Denizi’nin panoramik manzaralarını

sunan 120 lüks odaya sahip olacak.

Odalar iki aşamada hizmete sunulacak;

başlangıç olarak 80 odanın, 12 ay sonraki

ikinci aşamada ise kalan 40 odanın açılışı

gerçekleşecek. Birinci sınıf tatil deneyimi

sunacak tesiste 1.150 metrekare alana

sahip bir spa merkezi, açık ve kapalı yüzme

havuzları ile özel kumsallı bir plaja doğrudan

erişim gibi özellikler de bulunacak.

Konuklara, uluslararası bir restoran veya

havuz başındaki terasta açık havada yemek

gibi seçenekler sunulacak.

Radisson Collection Resort & Spa, şehir

merkezinin 12 km batısında, Milas Bodrum

Havalimanı’na 46km mesafede yer alıyor.

Çok sayıda tatil etkinliğine olanak veren ve

canlı gece hayatıyla tanınan Bodrum’a gelen

ziyaretçiler, Bodrum Kalesi’nden dünyanın

yedi harikası arasında sayılan Halikarnas

Mozolesi’ne kadar bölgenin zengin kültürel

mirasını keşfetme fırsatı da bulabiliyor.


home

hotel

restaurant

cafe

www.ajansfogus.com

arsessandalye.com.tr


46

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Sheraton BIshkek Hotel

Kırgizistan’da açılıyor

Sheraton Hotel, Kirgizistan’in en büyük Türk yatırımcısı Mıstaçoğlu Şirketler Grubu

ile Bishkek’de açılıyor.

Türkiye’nin en önemli bilişim,

telekomünikasyon, mobil iletişim

ve inşaat şirketlerini bünyesinde

bulunduran Mıstaçoğlu Şirketler

Grubu, Kırgızistan’daki yatırımlarına

Sheraton Bishkek Hotel ile devam ediyor.

Kırgızistan’da 2012 yılında yatırımlarına

başlayan 2013 yılında ülkenin ilk ve

en büyük AVM’si BishkekPark AVM

ve BishkekPark Residence projelerini

hayata geçiren Mıstaçoğlu Şirketler

Grubu, dünya genelinde 129 ülkede 6

bin 700 oteli bulunan Marriott Grubu ile

yaptığı anlaşma ile Sheraton Bishkek

Hotel’i 2019 yılının ilk yarısında açmaya

hazırlanıyor.

Kırgızistan’ın başkentinde

Orta Asya’nın kalbinde ekolojik yönden

dünyanın en temiz havasına ve doğasına

sahip Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te

bulunan Sheraton Bishkek Hotel, Tanrı

Dağları’nın muhteşem manzarası

eşliğinde yepyeni bir konaklama

deneyimini başkent ile buluşturmayı

hedefliyor. Sheraton Bishkek Hotel, iş

dünyasının kalbi Kievskaya Caddesi’nde

yer alan Kırgızistan’ın ilk ve en büyük

alışveriş merkezi BishkekPark Alışveriş

ve Yaşam Merkezi’nin üstünde 22 katlı

yapısı ile Kırgızistan’ın en yüksek binası

olma özelliğini taşıyor.

183 odalı

Toplam 17 bin 500

metrekare kullanım

alanına sahip otel

standart, superior, süit ve

kral dairesi seçenekleri

ile toplam 183 oda ile

hizmet verecek. Bin

kişi kapasiteli kongre

merkezi, balo salonu ve

farklı büyüklüklerdeki

toplantı salonları ile her

türlü organizasyona ev

sahipliği yapacak otel,

Kırgızistan mutfağından eşsiz tatlarıyla

dünya mutfağından leziz seçenekleri

buluşturan restoranı ve 22’inci katında

bulunan Sheraton Club Lounge’yla

misafirlerine yemek ziyafetinin yanı

sıra görsel bir şölen sunacak. Blue Sky

Roof barıyla Tanrı Dağları ve panoramik

şehir manzarasını buluşturan Sheraton

Bishkek Hotel, fitness, yüzme havuzu,

sauna ve buhar odaları, Uzakdoğu ve

dünya masajlarının uygulandığı SPA’sı

ile misafirlerinin ziyaretlerini keyfe

dönüştürecek.

Kırgızistan’ın ilk ve en

büyük alışveriş merkezi olan

Bishkek Park Alışveriş ve

Yaşam Merkezi’nin üzerinde

konumlanan mimarisiyle

alışverişe doğrudan ulaşma

imkanıyla dikkat çeken

Sheraton Hotel Bishkek,

2019’un ilk yarısında

misafirlerini ağırlamaya

başlayacak.


48

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Wanda’nın yeni otel markası

Wanda Moments

Çinli otel grubu Wanda’nın orta ölçekli müşteri kitlesine hitap edecek yeni otel markası Wanda

Moments’in ilk oteli hizmete girdi. Wanda Moments’le birlikte; Wanda şemsiyesi altında hizmet

veren mevcut Wanda Reign, Wanda Vista, Wanda Realm ve Wanda Jin markalarına beşinci marka

da eklenmiş oldu.

Wanda Grubu yönetimi, çiçeği

burnunda yeni markaları

Wanda Moments’ı hızla

büyütmeyi planlıyor. Wanda Hotels

& Resorts Başkanı Dr. Ning Qifeng,

grubun önümüzdeki beş yıl boyunca

Çin’de yaklaşık 700 Wanda Moments

tesisi açmayı planladıklarını belirterek

şu bilgileri verdi: “Wanda Moments

marka konseptimizle dört temel değere

odaklandık. Tatlı, sosyal, stil ve akıllı.

Yeni markamız, misafirlerine sanat,

kültür, moda ve dijital teknolojilerde en

iyisini sağlayan bir yaşam tarzı sunup,

onlara eşsiz deneyimler yaşatacak.”

Üyeler artık puanlarını otellerin

restoran ve odalarında

kullanabilecek

Wanda Hotels & Resorts Satış

ve Pazarlama Bölümü Genel

Müdür Yardımcısı Adeline

Yong, Wanda Club üyeleri

programında bir dizi iyileştirme

yaptıklarını açıkladı. Üyelerin

artık biriktirdikleri puanları

otellerin restoran ve odalarında

kullanabileceğini hatırlatan

Yong, “Üyelik seviyeleri, üyelere

seviyelerine göre farklı avantajlar

ve avantajlar sunan dört mavi,

gümüş, altın ve platin seviyesiyle

genişletildi. Puanlar ayrıca

Çin’deki Wanda sinemalarında

otel odaları, uçaklar ve sinema

biletleri için de kullanılabilir”

diye ekledi.


50

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

ChOIce Hotels Türkiye’de

büyümeye devam ediyor

Dünyanın en büyük konaklama zincirlerinden Choice Hotels, Türkiye’deki portföyünü Tekirdağ

Clarion Hotel ile genişletmeye devam ediyor. Türkiye’ye ilk olarak Haziran 2014’e giriş yapan

Choice Hotels, Clarion markalı dördüncü otelini Tekirdağ’da açacak.

Choice Hotels, İspanya, Latin

Amerika ve Suudi Arabistan’daki

yeni pazar girişlerinin ardından

Türkiye’deki büyüme stratejisi

çerçevesinde İstanbul-Tekirdağ

anayolu üzerinde bulunan yeni

Clarion için Amerika ve Almanya

merkezli T&T Hotel Consulting’in

önerisiyle EOS Gayrimenkul Geliştirme

ve İnşaat Taahhüt ve Tic. A.Ş. ile

işbirliği gerçekleştirdi. Önü açık

deniz manzarasına sahip Clarion

Hotel Tekirdağ, yaklaşık 110 odayla

misafirlerini ağırlamayı hedefliyor.

Konferans salonları ve yemek salonu

ile farklı büyükteki etkinliklere ev

sahipliği yapmayı hedefleyen Clarion

Hotel Tekirdağ, şehir merkezine beş

dakika uzaklıkta bulunuyor. Clarion

Hotel Tekirdağ, çok sayıda uluslararası

şirketin yan kuruluşlarına ev sahipliği

yapan, ekonomik açıdan önemli

bir sanayi ve ticaret bölgesi olan

Çerkezköy’e ise yarım saatlik mesafede

yer alıyor.

Clarion Hotel Tekirdağ’ın lokasyonuyla

büyük bir potansiyel taşıdığını ifade

eden yatırımcı Fatih Koyuncu, “Tekirdağ

ve çevresi çok hızlı büyüyor ve şehrin

uluslararası markalı, merkezi bir

konuma sahip bir otele ihtiyacı vardı.

Bu özellikleri üzerinde barındıran

Clarion Hotel’in Tekirdağ’ın en önemli

konaklama merkezlerinden biri

olacağına inanıyorum” dedi.

‘Türk ekonomisi olumlu gelişecek’

Choice Hotels Almanya ve Orta Avrupa

Genel Müdürü Georg Schlegel, ise son

iki yılda Türkiye’de hem franchiselarımız

hem de genel olarak otel geliştirmeleri

açısından zorlu geçtiğini söyledi.

Türkiye’de dördüncü Clarion Hotel’i

açmak için Fatih Koyuncu’nun desteğini

aldıkları için çok mutlu olduklarını

ifade eden Georg Schlegel Türkiye

ekonomisinin olumlu gelişeceğine ve

yakın gelecekte bölgeye daha fazla

otel projesi gerçekleştireceklerine

inançlarının tam olduğunu söyledi.

Georg Schlegel, sözlerini şöyle

sürdürdü: “Türkiye’de şu anda Clarion

Hotel Golden Horn, Clarion Hotel

İstanbul Mahmutbey ve Clarion Hotel

Kahramanmaraş olmak üzere üç

Clarion markalı otelimiz bulunuyor.

Bunun yanı sıra Çeşme Alaçatı’da

bulunan The S Hotel, Ascend Hotel

Collection markamıza bağlı olarak

temsil edilip faaliyet gösteriyor.

Ascend Hotel Collection kısa süre önce

Almanya’da ilk otelini açtı ve şu anda

Avrupa’da büyüyor. Marka, son iki

yıldır Avrupa’da Stockholm, Kopenhag,

Barselona, Madrid, Nice, Freiburg ve

Almanya’nın farklı şehirlerinde varlığını

hızla genişletti ve şu anda Avrupa’da

50’den fazla otele

ve dünya çapında

200’den fazla otele

ulaştı.”

‘Suudi Arabistan’da

hızlı büyüyoruz’

Choice Hotels olarak

Suudi Arabistan’da

hızlı bir büyüme

hedeflediklerini ifade

eden Georg Schlegel,

ülkede Choice

markalı 30 otele ek

olarak ‘Comfort’ ve

‘Quality’ markalı

yedi otel açılmasının

planlandığını söyledi. Georg Schlegel,

Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini Orta

Doğu’nun en büyük turizm ve seyahat

şirketlerinden Al-Tayyar Travel Group’la

yürüttüklerini hatırlattı.

Georg Schlegel, Choice Hotels’in

büyüme hedefi çerçevesinde Nisan

2018’de başta İspanya ve Latin

Amerika olmak üzere Avrupa’nın

farklı ülkelerinde yaklaşık 180 otel

için Sercotel ile stratejik bir ortaklığa

gittiğini belirtti. Ortaklık çerçevesinde

yılsonuna kadar portföye Choice markalı

40 otelin eklenmesi beklendiğini

anlatan Schlegel, “Choice franchise

sisteminin bölgesel pazarlara göre

esnek ve şekillendirilebilir olması

hızlı büyümeye katkı sağlıyor. Hem

markaların uyumlu hale getirilmesi hem

de marka standartlarına ilişkin önemli

ölçüdeki gelişme kapsamı, Choice

Hotels’i, özellikle mevcut otellerin

dönüştürülmesi konusunda da öne

çıkarıyor” diye konuştu.


52

hotel restaurant

& hi-tech

yatırım / özel

Dedeman, Palandöken’deki iki

otelini 15 milyon TL’ye yenileyecek!

Erzurum

Palandöken

dağında

Dedeman

Palandöken ve

Dedeman Ski

Lodge otelleriyle

kışın kayak, yazın

yüksek irtifa

kampı misafirlerini

ağırlamaya

devam eden

Dedeman Otel

Grubu, bölgedeki

tahsis sürelerinin

uzatılmasıyla

beraber

Palandöken’deki

iki oteli tamamen

yenileyeceklerini

duyurdu. Yenileme

çalışmalarına

ilk olarak Dedeman Palandöken’den

başlayacaklarını belirten Dedeman Otelleri

Genel Müdürü Emrullah Akçakaya,

yenileme için toplam 15 milyon dolar bütçe

ayırdıklarını açıkladı.

Akçakaya: “2018’de tarihi bir rekor

kırılacak”

Dedeman Palandöken Oteli’nde basın

mensuplarına yönelik düzenlenen

kahvaltılı buluşmada bölge yatırımlarıyla

birlikte 2019 yılı planlamaları hakkında

bilgiler veren Emrullah Akçakaya, turizm

sektörünü değerlendirdiği konuşmasında

bu yılki ziyaretçi sayısında rekor bir artış

beklendiğini kaydederek, “2018’de ziyaretçi

sayısında tarihi bir rekor kırılacak. 40

milyonun üzerinde misafirden bahsediliyor.

Ama sıkıntımız hala kişi başı harcamada.

Bu rekor tabii sevindirici ama kişi başı

harcamada halen 650 doların altındayız.

Bunu 900 dolarlara çıkarmalıyız” dedi.


“Batı’dan geri değiliz hatta çok daha iyiyiz”

Kişi başı harcamanın artması için turizmin

çeşitlendirilmesi ve gastronomi turizmine

ağırlık verilmesi gerektiğine işaret eden

Akçakaya, “Gastronominin pazarlanabilir

bir formata getirilmesi ve topyekün elden

geçirilmesi lazım.

Turizm otelcilikte batıdan geri değiliz hatta

çok daha iyiyiz. Misafirperverliğimiz, hizmet

kalitemiz, gastronomimiz çok daha iyi.

Turizm endüstrisinde kazanacağımız parayı

kat kat artırma imkanımız var” diye konuştu.

“2019, 2018’den daha kötü olmayacak”

Son dönemde Suudi Arabistan ile bozulan

ilişkilerin turizm sektörü adına önemli bir

risk oluşturduğunun altını çizen Akçakaya,

“İlişkiler hızlıca toparlanırsa 2019 daha iyi

olur. Bununla birlikte tabii önümüzde bir

seçim süreci ve ekonomide durağanlık

var. Baharla birlikte onların da hızlıca

toparlanacağını umuyoruz” dedi.

“Türkiye’nin ilk 3’ündeysek bizim emeğimiz

çoktur”

Erzurum’ Palandöken Dağı’nın bir kayak

destinasyonu olarak bilinmesinde ve

Türkiye kayak merkezleri arasında ilk 3’te

yer almasında Dedeman Grubu Otellerinin

emeğinin çok fazla olduğuna vurgu yapan

Akçakaya sözlerini şöyle sürdürdü: “93’lerin

başında buraya geldiğimizde havalimanı,

pist, lift, teleferik yoktu. İlk marka oteli

biz yaptık. Biz finanse ettik. 5-6 yıl önce

lifleri federasyona devrettik. Şunu gururla

söyleyebilirim, dağda iki otelimiz var.

Hem Erzurum hem bölge hem de Türkiye

ekonomisine büyük katkılar sağlıyoruz.”

“İki otelin yenilemesine 15 milyon dolar

bütçe ayırdık”

Akçakaya konuşmasının devamında

Palandöken bölgesinde 4-5 yıldız statüsünde

5 otel olduğunu, bunlardan ikisinin

Dedeman Grubu’na ait olduğunu aktardı.

Palandöken’deki otellerinin tahsis sürelerini

uzatmak için başvuruda bulunduklarını

belirten Akçakaya, “Otellerimizi tahsisli

arazi üzerine yaptık. Sürelerin uzatılmasını

bekliyorduk. Devlet süre uzatımı başlattı.

Sürecin tamamlanmasıyla birlikte her iki

otelimizi de yenileyeceğiz” dedi.

Yenileme çalışmalarına ilk olarak Dedeman

Palandöken’den başlayacaklarını anlatan

Akçakaya, yenileme için toplamda 15 milyon

dolar bütçe ayırdıklarını söyledi.

“2019’da 15 milyon TL ciro hedefliyoruz”

Emrullah Akçakaya, Dedeman Palandöken

(1993) ve Dedeman Ski Lodge (2005)

açılışlarından bu yana her iki otelde

toplamda 1.5 milyonun üzerinde misafir

ağırladıklarını belirtti. Geçen yıla göre yüzde

60’ın üzerinde büyüme hedeflediklerini

kaydeden Akçakaya, 2019 yılı için 15 milyon

TL ciro hedeflediklerini anlattı. Dedeman

Palandöken’in bu yıl 26. sezona merhaba

dediğini belirten Akçakaya, yılbaşında

yüzde 90, sömestrde ise yüzde 70 doluluk

hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Ersoy: “Türkiye’nin en yüksek kayak pisti

Ejder3200’ü hizmete açtık”

Dedeman Palandöken ve Ski Lodge

Otelleri Genel Müdürü Serkan Ersoy ise

bölgede toplamda 60 km’nin üzerinde

pistlerin olduğunu belirtti. Ejder3200 ve

Konaklı ile beraber kayak merkezindeki

pist sayısının 24’e ulaşacağını ifade

eden Ersoy, “Markalaşma adına 1 Aralık

2018 tarihi itibari ile Türkiye’nin en

yüksek kayak pisti olan Ejder3200’ün

açılışını gerçekleştirdik. Suni karlama

ile yaptık. Palandöken, kaymaya olanak

sağlayan “toz kar” özelliğini, ikliminden

dolayı, bütün kayak sezonu boyunca

sürdürüyor. Bu sayede kar garantili kış

tatili vaadi yapılıyor. Palandöken ayrıca

dünyanın en uzun ve en dik pistleri

arasında yer alıyor.” dedi.


54

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Hatİce Şule

Gökırmak

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

En büyük hayali, büyük kitlelere

iyilik projeleri yaptırmaktı.

Van kültürüyle yoğrulmuş

küçük bir kız çocuğuyken de

yaşamın merkezinde iyilik, değer,

paylaşım vardı… İdeallerine koşan

bir profesyonelken de bu dünya

görüşünden asla kopmadı.

Bir an geldi, yaşadığı hayat tüm

zorluklarıyla önüne çıktı. Oysa içindeki

güçlü maneviyat duygusu, cesaret,

enerji ve iyimserlikle aştı tek tek her

bir engelini.

Yoruldu ama yılmadı! Değer kattıkça

güçlendi! Günü geldi; o bir vakitler

hayalini kurduğu büyük kitlelerin iyilik

elçisi oluverdi.

Akay Grup Yönetim Danışmanı Hatice

Hatice Şule Gökırmak, turizme ve

hayata değer katacak öyküsüyle bu

ayki iş’te kadın konuğumuz...

Şule Hanım turizmci olmaya nasıl

karar verdiniz, anlatır mısınız?

Turizm bir hayal, bir ideal olmadı

benim için. İstanbul İnşaat Teknik

Yapı Meslek Lisesi’ni bitirdim. AÖF

işletme mezunuyum. Arkasından Okan

Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları

eğitimi aldım. Okul bittikten sonra

10 yılım Botek Boğaziçi’nin proje

bölümünde geçti.

Aslına bakarsanız, turizmde


yolculuğum

Mövenpick Hotel

ve Le Meriden

Istanbul sürecinde

başladı. 15 yıl

Makyol İnşaat’ta

çalıştım. Aynı

zamanda

Turizmden

Sorumlu

Yönetim Kurulu

Danışmanı’ydım.

Her iki otelin

Türkiye’ye gelmesi

ve tüm projelerinin

yönetilmesinde

etkin rol aldım.

Ama o dönem

turizmde çok aktif

değildim.

Akabinde kendi

girişimimle

kurduğum Akaydın

İnş.san ve Tic

Ltd Şti’de genel

koordinatör

olarak rol aldım.

Arkasından

babamdan Vanlı

bir grubun

İstanbul’a Rescate

markasını

getirdiğini

öğrendim. Bana

Kurtuluş Akay

ile çalışmak

çalışmayacağımı

sordu. Babama,

turizmin dışarıdan

yönettiğim bir

süreç olduğunu

söyledim. Ama

görüşmeye de

gittim. İşin içinde

iyi niyet vardı tabii,

kabul ettim.

Ardından şu an adı Mercure Istanbul,

Umraniye olan Rescate Hotel’in bir

buçuk yıl genel müdürlüğünü yaptım.

Akabinde Van, Ankara, İstanbul olmak

üzere üç otelin satış pazarlama ve

kurumsal sorumluluğu verildi.

Şu an ise Mercure, Rescate ve

DoubleTree Otelleri’nin sahibi olan Akay

Grup İcra Kurulu Başkanı Umut Akay’ın

Yönetim Danışmanı olarak gruptaki

görevime devam ediyorum.

Aklınızda olmasa da bir şekilde

turizmle yollarınız kesişmiş. Ama

benim merak ettiğim; çocukluk, ilk

gençlik hayallerinizde ne olmak vardı?

Benim en büyük idealim, büyük kitlelere

iyilik projeleri yaptırmaktı. Biraz önce

de söylediğim gibi, Vanlıyım. Van’da

Sofu Baba’nın torunuyum. Hep derdim

ki “Allah’ım bana öyle büyük kitleler

ver ki, onları birbirlerine kaynaştırayım,

benim de iyilik projelerim olsun”.

Nasıl bir maneviyat duygusudur bu,

nasıl bir ailede büyüdünüz, biraz daha

açar mısınız?

Biz manevi değerleri yüksek bir aileden

geliyoruz. Van’da çok kıymetli bir

ailenin ferdiyim. Seyit Ailesi’yiz, şifa

veren gruptayız. O dönem tabii bunun

çok farkında değildim, ama bir yerlerde

hissediyordum…

Şimdi buradasınız, turizmin tam da

kalbinde! Hem de bu kuvvetli manevi

duygularınızla. Bu süreçte sektörle

aranızda nasıl bir bağ oluştu, turizmde

olmak size neler hissettiriyor?

Turizm çok başka! Avrupa’nın,

dünyanın ve herkesin belki de uzanıp

yakalayamadığı bir sektör. Yakalayıp da

çok iyi değerlendiremediği bir sektör

de diyebiliriz. Ayrıcalıklı, çıtası yüksek

bir segment. Hayatın içinde, dünyanın

merkezinde…

Bir düşünsenize, herkesten önce siz

fark ediyorsunuz. Enerjisi yüksek!

Sürekli takip edilen ve bir o kadar da

edilen!..

Ben aynı zamanda Turizm Otel

Yöneticileri Derneği’nin (TUROYD) de

Yönetim Kurulu Üyesiyim. Bununla

beraber oluşumun içinde STK’lardan

Sorumlu Başkanlık görevini de

yürütüyorum. Birlikte güzel projeler

üretip, hayata geçiriyoruz.

Sadece üyesi olduğum için de değil,

bana göre TUROYD son dönemde turizm

akımında herkesten çok önde gidiyor.

Çünkü sağlam bir yapısı var. Başkan Ali

Can Aksu’nun vizyonu, gerçekleştirdiği

projeler çok başarılı. İnşallah 2019’da

da yeni projelerle sektöre ayna olmaya,

değer katmaya devam edeceğiz.

Bu projeler arasında doğu bölgelerine

yönelik hedeflerimiz de var ki, Ali

Can (Aksu) da Siirtli zaten. Biz hem

hemşehriyiz hem de çok yakın yol

arkadaşız. Umuyorum, yeni yılda da

beraber güzel işler yapacağız.

Van diyorsunuz, doğu bölgeleri

diyorsunuz… Tam da bunun üzerine

sormak isterim, turizmde kadın olmak

nasıl bir duygu?

Bence son derece keyifli! Turizmde

kadın olmak insana güzel kapılar

açıyor. İnsanların yaklaşımları daha

pozitif. Bunu iyi bir avantaj olarak

yorumluyorum.

Ben aynı zamanda Değer Otizm

Derneği’nin de Başkanı’yım. Çok kolay

değil bu. Çünkü insanlar erkek profile

daha alışkınlar.

Katıldığım tüm konferans ve panellerde

“yönetim kurulunuzda muhakkak

kadınlar olsun” diyorum. TUROYD’da

minimum 5 kadın üyemiz var. Hepsi

de canavar gibi, cabbar, sağlam, işinin

ehliler.

Kadın her yerde olsun çünkü kadın

bulunduğu ortama değer katar.

Çok büyük nimettir kadın, fırsattır,

toplumları kaynaştırıcı bir güçtür.

Hazır konumuz Değer Otizm

Derneği’ne gelmişken, o alandaki

çalışmalarınızdan da kısaca

bahsetmenizi isterim.

Benim 14 yaşında otizmli ikiz kızlarım

var. Değer Otizm Derneği’nin hikayesi,

Dila ve Serra’nın hikayesi ile başlıyor

aslında.

Bir an geldi... Yaşadığım hayata tüm

zorluklarıyla dışarıdan baktım. Bu

şapkanın altında iş kadını olmak vardı,

otizmli iki kız evlat ile tek başına

ayakta durabilmek vardı… Çok büyük

bir açığın farkındalığını hissettiğimde

bunu bir oluşum ile biraz da olsa

kapatabileceğimi düşündüm ve Değer

Otizm Derneği’ni kurdum. Hatta geçen

ay dördüncü yılımızı kutladık.

Daha çok bebek bir dernek. Ama kısa

zamanda çok büyük işler başardığımızı

düşünüyorum.

Bu süreç, diğer dernekler için de

geçerli. Bildiğiniz üzere, TUROYD da

çok yeni bir oluşum. Bünyesinde çok

başarılı yöneticiler olsa da birtakım

konularda zorlanıyoruz. Bir sivil

toplum kuruluşu olmak için çok emek

vermeniz gerekiyor. Gönüllülük esasıyla

işliyor, doğal olarak süreç çok çabuk

ilerlemiyor. Her şeyden önce para


56

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

o kadar farklı ki... Çok sıkıntılı! Yine

de bir şekilde hayata geçiyorsun”

diyorum.

Bireysel olarak da yapacak çok iş

var. Ama ben inanıyorum ki, birlikten

kuvvet doğar!

Bu yüzden TUROYD çatısı altında da

projeler yapmak istiyorum. Herkesin

bir iyilik projesi olsun istiyorum, tıpkı

çocukluk ideallerim gibi…

Kültür ve Turizm Bakanımız da çok

“Bundan sonraki

hedefimde Bakanlık

projelerinin içinde

yer almak var. İşte

o zaman pek çok

insanın da hayatına

dokunabileceğim!”

yeni. Bizim içimizden gelmesi büyük

avantaj. Bizi daha iyi anladığını ve

desteklediğini düşünüyorum.

almıyoruz, para hizmetimiz yok ama

sürdürülebilir olması için para şart!

Gönüllük esasından bahsettiniz.

Paraya vurgu yaptınız. Şu an ki

dernekleri düşündüğünüzde başta

turizm olmak üzere Türkiye’deki STK

yapılanmaları hakkındaki samimi

görüşlerinizi paylaşabilir misiniz?

Benim otizmle ilgili bildiğim 300

dernek var. Kaçı aktif, nitelikli

derseniz, bir elin 10 parmağını

geçmez. Açılmışlar ama ne

amaca hizmet ettikleri belli değil!

Dernekleşmek çok kolay değil

kesinlikle. Sürdürülebilir projeler

üretmeli, hayata geçirmelisiniz. Belki

en sağlıklısı, tek bir platform altında

toplamak olabilir.

Kadın girişimcilik, liderlik, STK

Başkanlığı, dezavantajlı iki çocuk

sahibi olmak ve tek başına ayakta

durmakla alakalı projelerde zaman

zaman konuşmacı olarak yer alıyorum.

“Çok kolay bir durum değil, zor... Bize

sabah oluyor ama gece yaşadıklarımız

Proje önerileriniz var mı?

Bakıyoruz, her otelin bir engelli odası,

engelli birimi var. Ama bu sayıları

daha da arttırabiliriz. Bugün bir engelli

turizmi, engelli otel yöneticisi var mı,

onu sanmıyorum işte.

Bir down sendromlu çocuk otel

lobisinde tatlı bir ‘hoş geldin’

pankartıyla misafiri karşılasa keyifli

olmaz mıydı?

Otizm çok daha zor ama ben istiyorum

ki, turizm istihdamında her otelin bir

otizmli ve down sendromlu çalışanı

olsun!

Bu hem ailelerine hem de engelli

çocuklara şahane bir iyilik olur. Tam

zamanlı değilse de 2-3 saat istihdam

imkanı verilebilir diye düşünüyorum.

Engelli istihdamına yönelik buradan

paylaşabileceğiniz somut bir projeniz

var mı?

Ali Can (Aksu) Başkan ile yeni bir proje

üzerinde çalışıyoruz. Hedefimizde


günde bir veya iki saat otizmli ya

da down sendromlu çocuğu otelde

istihdam etmek var. Misafir ilişkileri

gibi birimler önceliğimizde geliyor.

Biraz önce de söylediğim gibi, engelli

çocukları istihdama katmak her iki

taraf için de önemli bir motivasyon

kaynağı olacak. Kim ister ki, 20

yaşındaki çocuğu hiçbir şey üretmeden

sabahtan akşama evde otursun? Çok

rahatsızlık verici bir durum bu.

Bu paralelde Türkiye’deki şartları

nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ne yazık ki ülkemizde bunu sağlayacak

bir zemin yok. En azından sektör

olarak bu kanayan yaraya bir merhem

olabilirsek, ne mutlu bize! Öyle ya da

böyle hepimizin sorumlu ya da sahibi

olduğu otelleri, turistik tesisleri var.

Bütün elemanlarımız shift’li çalışıyor.

1-2 elemana destek demek ne demek?

Bugün Türkiye nüfusunun yüzde 10’u

engelli. Hiçbirimizin günün birinde

engelli olmayacağına garantisi yok!

Yarın senin benim çocuğumuz da,

torunumuz da engelli olabilir. Kaldı

ki otizm, engelli grupları arasında en

ağır olanı. İletişime bile açık değiller.

Kadın veya erkek; her iki taraf için

de turizm çalışma koşulları ağır

bir iş kolu iken, siz bütün bunların

üstesinden nasıl geliyorsunuz diye

sorsam?

Ben çalışmayı, üretmeyi, paylaşmayı

çok seven bir kadınım. Enerjim

yüksek...

Kendi çocuklarımla ilgili konuyu

nasıl aştım derseniz, tevekkül ettim

diyelim. Ben her şeyin Allah’tan

geldiğine inanan bir kadınım. Bu

bakımdan kendimi seçilmiş bir anne

olarak görüyorum. Sen dahil dünyada

milyarlarca anne var… Ben o annelerin

hepsinden farklıyım çünkü Allah

beni seçmiş, iki tane melek vermiş.

Tevekkül ettiğinde anlıyorsun ki,

Allah seni ödüllendirmiş, bu da benim

ödülüm. Görüyorum, bütün kapılar

Dila ve Serra sayesinde açılıyor... Allah

bu kadar enerjiyi onlar sayesinde bana

veriyor.

“Her işte bir hayır vardır” derler ya

hani, bundan dört yıl evvel kendimi

kurtarmak maksatlı kurduğum dernek

bana bu alandaki büyük eksikliği

apaçık gösterdi. Herkesin çocuğu

engelli. Şu anda atölye hazırlıkları

içindeyim. Turizm yöneticileri ve

sektöre destek veren diğer herkesle

proje üretmek için gün sayıyorum.

İnanıyorum, önümüzdeki dönemde

bu hayallerime ulaşıp, çok güzel işler

yapacağız.

Sektörce takdir gören bir iş

kadınısınız. Ama ben sizi iş yapma

stiliniz, hayata bakışınız ve özel

yaşamınızla biraz daha yakından

tanıtmak isterim. Hatice Şule

Gökırmak, kendini hangi seçilmiş

kelimeler ve başlıklarla anlatmak

ister?

Hani turizmde önce içeri girer, kendini

tanıtır, el sıkışırsın ya! Ben turizme

girmeden önce de öyleydim. Bir

topluma girer, herkese “günaydın,

merhaba” der, öyle kendimi tanıtırdım.

Turizmin en önemli kuralıdır bu. İnsan

sevmektir, iletişim kurma becerisidir.

Güçlü network ağına sahip olmaktır.

“Şule bir iletişim canavarı” der bütün

arkadaşlarım. Çok hızlı, enerjik,

tezcanlı ve çok çabuk karar veririm.

En önemlisi tabii Allah’ın hakikaten

kimselere nasip etmeyeceği bir

network’e sahibim. Bir de kutupları

birleştiren bir yeteneğim var. Yeni

tanıdığım birinin yeteneğini çok

çabuk keşfedip, doğru kanala

yönlendirebildiğim söylenir.

İcraatçıyımdır. TUROYD’un yönetim

kurulunda olmam da, turizmdeki

mevzuatları dönüştürmek için iyi bir

fırsat sanıyorum.

Ya hayat felsefeniz?

Hayattaki mottom şu, “eğer cesur

değilsen, samimi olamazsın. Eğer

cesur değilsen sevemezsin. Eğer

cesur değilsen gerçeğin peşine

düşemezsin.”

Dolayısıyla önce cesaret geliyor. Diğer

her şey de onu izliyor. Cesaret için,

niyet ve odaklanmak şart!

Yakın bir dönemde katıldığım

panelde Şule’yi anlattıklarında şunu

da diyorlar, “eylemsellik, özgürlük,

cesaret, niyete odaklanmak, özgüven,

azim ev vizyon”.

Bunu bir de en iyi üniversite

öğrencilerinin benim hakkımdaki

yorumlarıyla anlatabilirim. “Vanlı,

hızlı, enerjik, tezcanlı, sosyal, esprili,

uslanmaz bir optimist”.

Samimi konuşayım mı, bu koşullarda

yaşayınca durum hiç de o kadar

vahim görünmüyor. Yeter ki her şeyin

Allah’tan geldiğine, kader olduğuna

inanın! Emin olun, o zaman engelleri

çok daha kolay aşıyorsun.

“Çekin arkalarından dev tesisleri,

geriye ne kalır?

Hayat bir hırs mı, turizmci olmak

ne demek? Kadını da, erkeği de, şu

dev tesisleri arkasına aldığında ‘ben

uçuyorum’ diyor. Çekin arkalarından

o dev tesisleri, geriye ne kalır? Tek

bir Ali Can’a (Aksu) bak, tek bir

Hatice Şule’ye bak... Arkadaşlarımız

otel yönetimindeyken dev gibiler,

otel gidince sudan çıkmış balığa

dönüyorlar. Ama benim arkamdan

oteli çekin. Hatice Şule Gökırmak

olarak yine çok güçlüyüm.

Turizmcilerin en büyük sorunu da bu

zaten, arkasından otelleri çektiğinizde

ortada kalıyorlar. Yıllardır bunun

savaşını veriyorum, arkadaşlarıma

da aynısını söylüyorum. Diyorum ki,

“oteller bize değer katmamalı, biz

otel olmasa da güçlü turizmciler

olmalıyız”.

İşten arta kalan zamanlarınızda neler

yapıyorsunuz?

Kızlarımla beraber havuza gidiyoruz,

bol bol yüzüyoruz. Kendi başıma

kaldığım saatler ise genelde

23.00 ila 2.00 arası. Onu da iyi

değerlendiriyorum. Çok okuyorum.

Kişisel gelişim dönemini geçirdim

galiba. İlgimi çeken kitaplar arasında

tasavvuf ağırlıkta. Bana huzur

veriyorlar.

İnsanları iyilik ve yardımla eşleştirmeyi

çok seviyorum. Bu dünyaya görevli

olarak geldiğimi düşünüyorum.

İnsanları sarsıp, “senin iyilik projen

ne, yardım ediyor musun?” diye

sormak istiyorum.

Herkes kendince birilerine yardım

ettiğini söylüyor ama sorduğunuzda

ne yaptıklarını pek de bilmiyor. Tenzih

ederek konuşuyorum, oysa bilinse

ki; doğru yere yapılan yardım hayat

kurtarır, birçok insana şifa olur. Bu ne

tek benimle ne de seninle olacak

bir iş değil!


58

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Melih Kümbüloğlu:

“Görevimiz, cihazı ülke mutfaklarına

adapte etmek!”

Fotoğraflar: Hakkı Günerkan

RATIONAL Türkiye'nin Kurumsal

Şefi. Globalde benzer

pozisyondaki 27 yönetici şeften

biri. Görevi, Alman mühendisliğini

Türk mutfağına en iyi şekilde adapte

etmek ve operasyon yönetimini

üstlenmek!

Üç yıl şirket bünyesinde İç Anadolu

Bölge Müdürü olarak çalıştıktan

sonra Türkiye Kurumsal Şefi

olarak görevine devam eden

Melih Kümbüloğlu ile RATIONAL

Türkiye çatısı altındaki görev

tanımını, sorumluluklarını, Türk

mutfağını ve RATIONAL’in sunduğu

hizmetleri konuştuk.

Melih Bey, RATIONAL Türkiye’nin

Kurumsal Şefi olarak çalışıyorsunuz.

Görev tanımınızı bize anlatır mısınız?

Bildiğiniz gibi, RATIONAL, Alman

menşeili bir endüstriyel fırın üreticisi.

Aslında bir buharlı kombi pişirici olan

ürün, mutfak literatüründeki hemen

her şeyi pişirebiliyor. Fakat burada en

önemli nokta, cihazın ülke mutfaklarına

adaptasyonu ki, işte biz kurumsal şefler

bu noktada devreye giriyoruz.

Örneğin, Türkiye’de yaptığımız

bir İslim Kebabı ile Almanya'daki

patlıcan kızartmasının pişirme ve

lezzet olarak birbirini tutmayacağı

malum. Biz kurumsal şeflerin görevi,

“RATIONAL’in satış

sonrası hizmetlerinde

müşteri memnuniyet

oranı yüzde 98'in

üzerinde. O kadar ki,

bizim cihazlarımızı

bir kere kullanan

müşterimiz bir daha

vazgeçemiyor.”


unun ülkelere göre konfigürasyonunu

sağlamak.

RATIONAL cihaza sahip olan bir işletme,

ürünü satın almakla birlikte hangi

hizmetleri de alabiliyor?

RATIONAL, komple bir hizmet paketi

sunmaktadır. Biz sadece fırın satan bir

firma değiliz. Bu cihazı satın alan bir

işletme, “SERVICE PLUS” adı altında

ücretsiz komple bir hizmet paketine de

sahip oluyor.

Öncelikle müşterilerimizi satın

alımlarından önce ücretsiz canlı yemek

pişirme seminerlerimize davet ediyoruz.

İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya ile

beraber dönüşümlü olarak Eskişehir,

Gaziantep ve Trabzon gibi farklı

illerde her hafta ücretsiz seminerler

düzenliyoruz. Türkiye genelinde 5 bölge

müdürümüz görev yapıyor ve onlar

da şehir şehir gezerek cihazlarımızı

tanıtıyorlar.

RATIONAL, dijital bir makine. Herkes

gibi profesyonel şeflerimiz de alışık

olmadığı bir cihazla ilk kez karşılaştığında

zorlanabiliyor.

İlk kurulum ve yerinde cihaz eğitimi

RATIONAL, ürünü satın alan bir işletmeye

teknik servis güvencesiyle kurulum ve

montaj hizmetini verir, bu da yetmez!

İlk kurulumdan sonra Unit Introduction

adındaki ilk cihaz eğitimini gerçekleştirir

ve satış sonrası hizmetlerini sürdürür.

Eğitim sonrasında müşteri ile birlikte

bir anket formu doldurulur. Talep

edilen aksesuarlarla ilgili talep formu

oluşturulması aşamasından sonra eğitim

tamamlanmış olur.

Bölge müdürlerimiz zaten belli aralıklarla

kendi müşterilerini sürekli ziyaret

etmekteler.

Academy RATIONAL ileri seviye fırın

eğitimi

“Academy RATIONAL” adlı ücretsiz

seminerimiz, bir diğer satış sonrası

hizmetimiz. Cihazlarımızı en az 6 ay

süre boyunca kullanan şeflerle ileri

seviye fırın eğitimleri gerçekleştiriyoruz.

Bu eğitimler demo merkezlerimizde

ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.

RATIONAL Akademi eğitimlerine

katılarak ileri seviye fırın eğitimi alarak

dünyanın her yerinde geçerli olan

sertifikaya sahip oluyorlar. Bu sertifika

önemli. Çünkü buharlı kombi fırınlar,

21. yüzyılın en gelişmiş pişirme cihazları

ve bir şefin de bunu kullanabildiğini

belgelemesini önemli bir ayrıcalık

olarak görüyorum

“ConnectedCooking”

Bunların dışında “ConnectedCooking”

adını verdiğimiz satış sonrası bir

hizmetimiz daha var. Sistem, iki önemli

özelliği refere ediyor. Bunlardan bir

tanesi, www.connectedcooking.com adı

verilen bir portal. Bu daha öncesinde

“Club RATIONAL” adıyla biliniyordu.

RATIONAL, sürekli kendini geliştirdiği

ve yenilediği için ismini ve içeriğini

değiştirdik. Portalın amacı; tüm

dünyadaki RATIONAL kullanıcılarının

ortak bir havuzu olarak hizmet görmek.

Amerika'daki bir şef, tütsülenmiş

et reçetesini sisteme yüklediğinde

Türkiye'deki bir şef bu reçeteye ücretsiz

olarak erişim hakkına sahip oluyor. Bu

önemli bir bilgi paylaşımı, uçsuz bucaksız

bir deniz… Çünkü reçetelerin her birinin

çok farklı varyasyonları var. Bunların

hepsi de yüzde yüz çalışan, doğru

reçeteler!

“ConnectedCooking”in iki önemli

özelliği refere ettiğini söylemiştim.

Bunlardan bir diğeri de, aplikasyon kısmı.

“ConnectedCooking” portalı ile beraber

üniteler internete bağlanabiliyor. Siz

tablet, bilgisayar veya telefonunuzdan

uzaktan ünitelere bağlanıyor, üniteleri

hem uzaktan kontrol edebiliyor hem de

özellikle çok şubeli işletmelerde tek bir

programı tek bir tıkla istediğiniz her yere

gönderebiliyorsunuz.

Uygulamanın öne çıkan farklı avantajları

da var mı?

Özellikle zincir müşterilerimiz için

standardı yakalamak önemli bir sorun

teşkil ediyor. Mutfakta farklı reçeteleri

takip eden şefler aynı standartta ürün

çıkartamıyor. Ama biz RATIONAL’de

reçeteyi sabitledikten ve programı

"RATIONAL ürünlerini

kullanan şeflerimiz için

sunduğumuz hizmetlerden bir

tanesi, Danışman Şef Hattı.

0530 666 42 10 numaralı

telefonu aradıkları anda

kurumsal şefler doğrudan

telefonu açar. İşletmenin

pişirme ve diğer her türlü

teknik sorununa çözüm üretir."

bütün makinelere gönderdikten sonraki

aşamada her şubede aynı standartta ürün

çıkıyor.

RATIONAL gibi global bir markaya

kurumsal şef olmanın kıstaslarını

sorsam, bu alana yönelmek isteyenlere

ne gibi tavsiyelerde bulunmak

istersiniz?

Benim kariyerim biraz daha farklı, aslen

bilgisayar mühendisliği mezunuyum.

Sonrasında aşçı olmaya karar verdim.

Mutfak Sanatları Akademisi’nde aşçılık

okuduktan sonra Amerika'da büyük

yolcu gemilerinde çalıştım. Sonrasında

büyük bir catering firmasının dünya

çapındaki operasyonlarında sorumlu

chef olarak görevimi sürdürdüm ve

ülkeme döndükten sonra da RATIONAL’in

İç Anadolu Bölgesi’nde 3 yıl bölge

müdürlüğünün akabinde kurumsal şeflik

görevine getirildim.

Sorunuza gelecek olursam; RATIONAL’e

ilk girişte hiç kimseye kurumsal şeflik


hotel restaurant

60 & hi-tech

marka röportaj

görevi verilmiyor. Bizim standartlarımızda

ilk adım, bölge müdürlüğü ki, firmanın

bütün bölge müdürleri dünya çapında

şeflerden oluşuyor.

Bizde prosedür şöyle işliyor; RATIONAL

şefleri işe aldıktan sonra ekstra bir satış

ve pazarlama eğitiminden geçiriyor.

Çünkü görevleri sadece şeflik değil, aynı

zamanda satış ve pazarlama yapmak da!

Kurumsal şef olmak için İngilizce’ye iyi

derecede hakim olmak lazım. Şeflerin

uluslararası aşçılık okulu mezunu

olmalarının yanı sıra yeniliklere açık

olması da önemli bir kriter.

Kurumsal şef olduktan sonraki işleyiş

nasıl ilerliyor?

Globalde RATIONAL’in 27 kurumsal

şefi ve onların da üstünde Almanya’da

9-10 ülkeden gelen şeflerden oluşan bir

uygulama takımı var.

Şirketimiz, yılda iki veya üç defa hem

Avrupa hem dünyada National Corporate

Chef (NCC) Haftaları düzenliyor.

Bütün şefler bu haftalarda bir araya

gelerek tecrübe paylaşımı yapıyorlar.

Bu organizasyonlarda öncelikle bir

eğitimden geçiyoruz, yenilikler hakkında

bilgi sahibi oluyoruz. Yurt dışındaki

diğer şeflerle buluşarak ülke mutfakları

ve ürünleri konusunda karşılıklı bilgi

paylaşımında bulunuyoruz.

Örneğin Meksika mutfağına ait bir ürünü

birebir ülkenin kurumsal şefinden

dinleme fırsatımız oluyor. Bu sayede de

ülkemizdeki ilgili dünya mutfağı şeflerini

doğru yönlendirebiliyoruz.

İlk başta sözünü ettiğim, Alman

mühendisliği ile Türk mutfağı arasındaki

köprüden kastım tam olarak da bu. Çünkü

bu sadece ürün geliştirmek için olmuyor.

Bizde hiç bitmeyen bir süreç bu.

RATIONAL, geleneksel şeflerin

algısını hangi çözüm ve önerileriyle

değiştiriyor?

Bir ustamız veya müşterimiz geniş kazanlı

tencerelerde harika et yemekleri pişiriyor.

Tamam, güzel ama o etten yüzde 50

fire verdiğinin farkında değil! 10 kilo et

koyuyor, 5 kilo geri alıyor. Eti pişirmek için

saatlerce kaynatmak zorunda kalıyor ki,

harcadığı enerjinin farkında bile değil!

Biz şeflerimize aynı lezzeti daha az doğal

kaynak kullanarak yakalamanın yolarını

gösteriyoruz.

Görünen o ki; Türkiye’de buharlı kombi

fırınların neler yapabildiğini göstermek

sanıyorum biraz daha zaman alacak.

RATIONAL gerek benim gerek bölge

müdürlerimiz gerekse pazarlamadaki

arkadaşlarımızın organizasyonunda

düzenlediği Hedef Grup etkinlikleriyle

anlatmaya çalışıyor. Biliyoruz ki, bu

uzun bir yolculuk!..

Pişirme semineri merkezlerinizi hangi

kriterlere göre belirliyorsunuz?

Tabii ki potansiyeline göre belirliyoruz.

Aralarında en yüksek potansiyele sahip

olan şehir, İstanbul. Turistik potansiyeliyle

öne çıkan Antalya ve İzmir illerimiz kıyı

bölgeleri arasında en yüksek popülasyona

sahipler. Merkezde yer alan Ankara ise

her bir noktaya erişim kolaylığıyla öne

çıkıyor. Tüm bu bölgelerde çok farklı

müşteri kitlelerine hitap ediyoruz.

Türkiye’deki firmaların kurumsallık

düzeylerini nasıl yorumlarsınız?

Araştırmalarımıza göre dünyada %54’lük

bir pazar payına sahibiz. Dünyadaki

her iki buharlı kombi fırından bir tanesi

RATIONAL ve bize göre en yakın rakibimiz

ise %9-10 civarında pazar payına sahip.

Arada çok ciddi bir fark var. RATIONAL,

kurulduğu andan itibaren daima sektörün

öncüsü oldu.

RATIONAL olarak odaklandığımız konu,

satış sonrası destek hizmetimiz. İşin en

önemli kısmı, müşteri memnuniyetinin

sağlanması. Müşteriye ürünü bir kere

satabilirsiniz, memnun kalmadıysa sizden

bir daha asla alışveriş yapmayacaktır.

RATIONAL’in satış sonrası hizmetlerinde

müşteri memnuniyet oranı yüzde 98’in

üzerinde. O kadar ki, bizim cihazlarımızı

bir kere kullanan bir müşterimiz bir daha

vazgeçemiyor.

2019 için neler düşünüyorsunuz?

2019 yılının turizm yatırımları konusunda

daha da artan bir ivme göstereceği

düşüncesindeyim. Turizm ülkesiyiz ve

turizm sektöründeki pozitif değişim

projeleri ve yeniden yapılanmaları da

beraberinde getiriyor. Bu da bizler

ve hizmet sektörüne hitap eden

firmalar için önemli bir gelişme. Biz

RATIONAL olarak 2019 yılında tanıtım

faaliyetlerimizi daha da artırmayı

hedefliyoruz. Bu sayede işletmelere

sunduğumuz hizmet avantajını güçlü

servis ağımızla birleştirerek satışlarımızı

daha çok arttırıp, doğru ürünü potansiyel

müşterilerimizle buluşturmayı

hedefliyoruz.


Günde ister 20 ister

1.000 yemek.

Daima doğru çözüm.

Daha fazlası için: rational-online.com


hotel restaurant

62 & hi-tech

marka röportaj

Hüseyin Kılıç:

“Üretim ve satış rakamlarımızı ileri

teknoloji otomasyonla güçlendireceğiz”

Çatal, kaşık, bıçak ve madeni eşya

alanında 36 yıldır üretim yapan

Kılıçlar Çatal Bıçak, Türkiye

genelindeki 2 bini aşkın satış kanalı ve

yüzde 20’lik ihracat payıyla yurt içi ve

yurt dışı pazarlarındaki rekabet gücünü

her geçen yıl arttırıyor. 2019’da üretim

ve satış rakamlarını ileri teknoloji

otomasyonla beraber güçlendirmek

istediklerini belirten Kılıçlar Çatal Kaşık

Genel Müdürü Hüseyin Kılıç, bu yıla

dair satış hedeflerinin yüzde 10 büyüme

olduğunu söyledi.

Kılıçlar’ın kuruluşundan ve üretim

kapasitesinden bahseder misiniz?

1988 yılında üretime başlayan firmamız

bugün 5000 metrekarelik alanda kendi

binasında üretim yapmakta. Genel

standartlara uygun teknolojiyi kullanan ve

kapasitesini arttırmak adına yatırımlarına

devam eden firmamız, 2000’i aşkın satış

kanalı üzerinde alıcılar ile ürünlerini

yurt içi ve yurt dışı müşterileriyle

buluşturmaya devam ediyor.


2019’da üretim ve satış

rakamlarımızı ileri

teknoloji otomasyonla

beraber güçlendirmek

istiyoruz. Üretici firmalar,

kendilerini her zaman

yenilemeli. Rekabette ve

fiyatta öne çıkabilmek

adına üretim hızımızı ve

kalitemizi artırmalıyız.

Bu doğrultuda teknolojik

ilerlemeye bu sene de

önem vereceğiz.

Horeca sektöründe hangi

ürünlerle yer alıyorsunuz?

Turizm sektörüne yönelik

endüstriyelde üst kategoride

masaüstü yemek grubu, ordövr

grubu tatlı grubu, çay kaşık,

neskafe kaşık, balık çatal –

bıçak, kokteyl kaşık, konsome

kaşık, salata ve yemek servis

grupları, tereyağı bıçağı gibi

masaüstü konseptini geliştirerek

çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

2018 yılı nasıl geçti? Turizm

sektöründeki gelişmeler

paralelinde 2019 yılına ilişkin

beklenti ve hedeflerinizi anlatır

mısınız?

Otel ve restoran projelerinde

yoğun şekilde yer alıyoruz.

Özellikle Akdeniz ve Ege

bölgelerindeki toptancılarımız

sayesinde hem kendimizi

tanıtabiliyoruz hem de hemen

hemen tüm tesislerde yer

alabiliyoruz. Biz bütün kıyı

otellerinde farklı oranlarda olmak

üzere muhakkak yer alıyoruz. 3,

4 ve 5 yıldızlı otellerin birçoğunda

markamız bulunuyor. 2018’de

turizm sektöründe görülen

iyileşme bize oldukça olumlu

yansıdı. Zaten bu sayede ayaktayız,

faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz.

2019’da gerçekleştirilecek

renovasyon projelerinin de bize

önemli katkısı olacaktır.

2019’da üretim ve satış

rakamlarımızı ileri teknoloji

otomasyonla beraber

güçlendirmek istiyoruz. Kısmi

seviyedeki otomasyonlarımız bize

yeterli gelmiyor, elimizden gelen

en üst seviyeye taşımak istiyoruz.

Üretici firmalar, kendilerini her

zaman yenilemeli. Rekabette

ve fiyatta öne çıkabilmek adına

üretim hızımızı ve kalitemizi

artırmalıyız. Bu doğrultuda

teknolojik ilerlemeye bu sene de

önem vereceğiz.

İhracat yapıyor musunuz?

2018’de yurt dışı pazardaki

ihracat rakamlarınız neydi? Bu

yılki hedefleriniz neler?

Senelik ciromuzun yüzde 20’si

ihracat gelirlerinden geliyor. Yıllık

yaklaşık 3-3 buçuk milyon liralık

ihracat yapıyoruz. Bu miktarın

yüzde 50’si Almanya’ya ait.

Almanya’nın yanı sıra Bulgaristan,

Romanya, Sırbistan, Bosna

Hersek, Hollanda, Özbekistan,

Kazakistan, Azerbaycan,

Türkmenistan, Ürdün, Katar gibi

birçok ülkeye de ihracatımız

mevcut.

2018’de kur artışının etkisiyle

gelirimiz yüzde 50-60 civarında

arttı. 2019 yılı satış hedefimiz ise,

yüzde 10 büyümedir. İhracatımızı

da en az yüzde 10 daha artırmak,

yüzde 30’lara çıkarmak istiyoruz.

Genel olarak ise hedefimiz,

ihracatımızı yüzde 50’ye çıkarmak.


hotel restaurant

64 & hi-tech

marka röportaj

Faik Minibar 2019’da yeni pazarlarla büyüyecek!

Faik Minibar’ın sahibi

Faik Karık

1991 yılından bu yana Türkiye’nin ilk absorbe

sistem mini soğutucu üreticisi olan Faik

Minibar, 28 yıldır oteller ve otel ekipmanları

firmalarına profesyonel çözüm ortağı oluyor.

Standart ürünlerin yanı sıra sadece firma

tarafından üretilen “Retro” model ürün ile de

yoğun ilgi gördüklerini belirten Faik Minibar’ın

sahibi Faik Karık ile firmanın 2019 yılına özel

ürünlerini, pazara ilişkin hedeflerini ve büyüme

stratejisini konuştuk.

Faik Minibar’ı tanıtarak faaliyetlerinden ve

ürün gamından bahseder misiniz? Horeca

sektörüne hangi ekipman ağıyla hizmet

veriyorsunuz?

Şirketimiz 1991 yılında kurulmuş, Türkiye’nin

ilk absorbe sistem mini soğutucu (minibar)

üreten fimasıdır. Üretim firması olarak Ves

Dayanıklı Tüketim Malları Üretim San. Ve

Tic. Ltd Şti. firması ile satış ve pazarlama

faaliyetlerini ise Karşen Soğutma ve

Pazarlama tarafından gerçekleştirmekteyiz.

Genellikle otellere, hastanelere, öğrenci

yurtlarına ve otel ekipmanları firmalarına

yönelik çalışmalar yapmaktayız.

Firmamız, yoğun olarak 30 ve 40 litrelik blok

ve cam kapaklı minibarlar üretmektedir. Talep

doğrultusunda 60 litrelik olarak da üretim

yapabilmekteyiz. Standart ürünlerimizin yanı

sıra sadece firmamız tarafından üretilen

“Retro” model ürünümüz de yoğun ilgi

görmektedir.

Horeca sektörüne otel tipi minibarları olarak

tabir edilen ürünlerimizle hizmet veriyoruz.

Horeca pazarındaki rekabet gücünüz, pazar

payınız nedir?

Yoğunluklu olarak turizm sektörüne hizmet

vermekteyiz. Haliyle Türkiye’de de turizm

denince akla ilk gelen özellikle Akdeniz ve

Ege bölgelerindeki otel ve butik otellere ürün

tedarik etmekteyiz.

Ülkemiz; iklimi, coğrafyası ve tarihi bakımından

çok zengin olduğu için Türkiye’nin her

bölgesine hassasiyetle yaklaşmaktayız.

Markamız; Faik Minibar, sektörde 28 yıldır

bilinen ve güvenilir bir marka olduğu için hatırı

sayılır bir pazar payımız mevcuttur. Bugün,

sektörün önemli otel zincirlerinden Anemon

Grubu, Stone Grubu, Dedeman Grubu, Limak

Grubu, Titanic Grubu ve Ramada Grupları’nın

devamlı olarak tedarikçisi konumundayız.

Son dönemlerde ise, direkt satışlarımızın yanı

sıra, bayilerimiz aracılığıyla müşterilerimize

ulaşmaya başladık. Akdeniz, Ege, Marmara ve

Orta Anadolu bayilerimiz ile müşterilerimize

daha hızlı hizmet verebilmekteyiz.

Firmanızın yurt içi ve yurt dışı pazar payı

nedir? Bu pay sektörlere ve pazarlara

bölgelere göre ne kadarlık bir pay

arz ediyor?

Firmamız, 2000 - 2008 yılları arasında

yoğun marjlarla ihracat yapmaktaydı. Başta

Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve daha

birçok ülkeye farklı modellerde ihracatımız

olmuştu. Alman Waeco ve Hollandalı Tristar

firmalarının sektörde bir numaralı tedarikçisi

durumundaydık.

Bir süreliğine ara verdiğimiz yurt dışı

pazar çalışmalarına yeniden başlamış

bulunmaktayız. 2019 yılında 1.500.000 USD

civarında ihracat planlamaktayız.

Hali hazırda bayilerimiz aracılığıyla ihracatımız

gerçekleşmekte olup, doğrudan gelen talepleri

Ar-Ge çalışmaları sonucu asgari 1.500.000

USD tutarında ihracat planlanmıştır.

Yurt içinde ise, bugüne kadar pek çok önemli

turizm projesinde yer aldık ve 28 seneye

yakındır da sektörde olduğumuzu düşünürsek

önemli bir paya sahip olduğumuz söylenilebilir.

Endüstriyel sektörde minibar

ekipmanlarında ürün tercihlerini

fonksiyonellik ve tasarım anlamında en çok

neler belirliyor? Kalite standartlarınızdan

bahseder misiniz kısaca?

Müşterilerimizden dik şişelik, ekstra LED

aydınlatma gibi özel talepler almadıkça,

ürünlerimiz dünya standartlarındaki minibar

özelliklerine sahiptir.

Tasarım olarak bakacak olursak, son konsept

ürünümüz, benzeri bulunmayan Retro

modelini müşterilerimize önermekteyiz. Bu

modelimizi farklı renklerle (sarı, mavi, kırmızı

ve yeşil) üretebilmekteyiz.

Üretim kriterlerimizde önceliğimiz,

müşterilerimizin memnuniyetidir. Bunu

da sessiz ve titreşimsiz sistem olarak tabir

edilen absorbe sistem minibarlar üreterek

sağlamaktayız.

Kaliteli ürünler üretmeyi her zaman birincil

hedef olarak gören bir firma olarak bu

konuda oldukça hassas davranmaktayız. Bu

doğrultuda da gereken özeni firmamızda

göstermekle beraber, sertifikalarımızla da

bunu desteklemeye çalışmaktayız.

Bağlı bulunduğunuz sektörün Türkiye’deki

genel durumu hakkında neler

söyleyebilirsiniz?

Türkiye ekonomisinin en önemli gelir

kaynaklarından biri olan turizm, 2018

senesinde 2016 ve 2017’ye göre iyi bir

toparlanma göstermiştir. Ülkemiz için de 2019

yılının turizm açısından daha iyi bir yıl olacağına

inanmaktayız.

Firmanız için 2018 yılı nasıl geçti? Yeni yıla

hangi yeni ürün ve projelerle giriyorsunuz?

2018 senesinde özellikle bayilerimizin de

desteğiyle iyi bir şekilde geçirdik. Bu yılda

da gerek yurt içi gerekse yurt dışı müşteri

portföyümüzü arttırarak satışlarımızın

önemli miktarlarda artacağını bekliyoruz.

Umuyorum ki, bu yıl ülkemiz için huzurlu ve

refah seviyesinin yükseleceği bir yıl olacaktır.

Hepimiz için güzel bir 2019 dilerim.


hotel restaurant

66 & hi-tech

marka röportaj

Satış ve Pazarlama Müdürü

Uraz Solmaz

Sabah Yatakları

bu yıl da otelcilerin yanında!..

Sektöründe bu yıl 36. senesini

kutlayan Sabah Yatakları, bugün

Çorlu, Tekirdağ’da yer alan 10 bin

metrekare kapalı alanda kurulu üretim

tesisi, modern makine parkı ile günlük

1200 adet yatak- baza üretim kapasitesine

sahip. Üretiminin büyük bölümünü yurt içi

ve yurt dışı ayağında turistlik tesisler ve

öğrenci yurtlarına pazarladıklarını belirten

Sabah Yatakları Satış ve Pazarlama

Müdürü Uraz Solmaz ile öncü markanın

2019 yılına ilişkin büyüme planlarını ve

yeni ürün gruplarını konuştuk.

Uraz Bey, yurt içi ve yurt dışı satış

noktalarınızda hangi bölgeler var?

İhracat yaptığınız kanallardaki rekabet

gücünüz nedir?

Yurt içi satışlarımızda herhangi bir

bayi kanalı ile çalışmıyoruz. Akdeniz

Bölge Müdürlüğümüz ve Ege Bölge

satış ekiplerimiz tarafından tüm sahil

şeridi otelleri direkt irtibat ve satış

olarak yürütüyoruz. Bu noktada, gerek

otelcilerin direkt üretici ile irtibatta olma

talebini gerekse de aracı/bayi kanallarının

Türkiye otel pazarında çok etkin

çalışmamasını sebep olarak söyleyebiliriz.

Yurt dışı satışlarımızda durum biraz daha

farklı; hem direkt olarak çalıştığımız

uluslararası otel grupları var ve direkt

üretici ile temasta olmayı tercih

ediyorlar. Bir de ülke bazında verdiğimiz

temsilcilikler var. Tüm CIS ülkelerinde,

Orta Avrupa ve Balkanlar’da bu sistem

ile çalışıyoruz. Fakat bu noktada da,

çalışmaları beraber yürütüyor, gerektiği

yerde beraber ziyaretler yaparak destek

veriyoruz.

2018 yılına hangi projelerle veda ettiniz,

turizme yönelik gerçekleştirdiğiniz

projeleri anlatır mısınız?

2018 yılında, ilk kez ihracat yaptığımız

pazarlar arasında Tayland bizim için

yeni bir ufuk oldu. Bu ülke üzerinde

önümüzdeki dönemde de çalışmalarımızı

sürdüreceğiz. Bunun dışında Hyatt

Tashkent, Hyatt Belgrad, Radisson Blu

Fildişi Sahili, Radisson Blu Abidjan,

Radisson Blu Hydra Cezayir, Marriott

Tiflis, Ermenistan, İspanya projeleri ile

Sheraton Bişkek projesi ilk aklıma gelen

projelerdir. Ayrıca KKTC’de açılan Limak

Cyprus De Luxe Hotel ve Concorde Luxury

Resort Hotel projeleri de 2018 yılında

gerçekleşen projelerdir.

Bu yıla özel olarak tasarladığınız yeni

üretimleriniz var mı? 2019’un üretim

stratejisini ne şekilde planladınız?

2019 yılı için yeni bir ürün grubu

oluşturduk. “Hotelflex” ismindeki bu

ürün grubumuzda beş yatak modeli

yer alıyor. “Ekonomik Konfor” sloganı

ile tasarlanan bu serideki öncelikli


hedefimiz, 3 ve 4 yıldız sahil otelleri.

Son yıllarda giderek artan “yatak tamiri”

olayına alternatif bir çözüm olarak

Hotelfex serisini oluşturduk.

Düşünün, bir otel 10-15 yıl ortalama

ile yatağı kullanıyor ve sonrasında bu

yatağın kumaşını, belirli oranda üst

dolgu malzemelerini değiştirterek bir 10

yıl daha kullanmayı hedefliyor. Zaman

içerisinde yatağın içine nüfus eden

bakteriler, mite’ler öylece kalıyor: Bu

durum, hijyen açısından büyük sakıncalar

oluşturuyor. Biz de, bunun önüne

geçebilmek adına, son derece ekonomik

olan bu serimizle, “tamir ettirme, yenile”

diyerek bu ürün grubunu sunuyoruz.

Son 10 - 15 yılda otellerde gelişen

trendlere bağlı olarak ürün tasarımları

da bir hayli gelişti. Siz markanızı bu

değişimin neresinde görüyorsunuz?

Son 15 yıl içerisinde otelcilik sektöründe

de büyük değişimler yaşandı. Bu

değişimlerden ülkemiz otelleri de

etkilendi ve bu etkileşim sürekli

olarak da devam ediyor. Bu değişimin

otel yatağı sektöründeki etkilerini şu

şekilde sıralayabiliriz; öncelikle ürün

kalitesindeki ciddi anlamda yükseliş,

kullanılan malzemelerin çevre dostu

olması, üreticinin, bu ürünü üretirken,

doğa dostu üretim politikaları

benimsemiş ve bunları standart hale

getirmiş olması, üretilen yatakların alev

geciktiricilik, hijyen, kullanım ömrü

olarak da belirli standartlarda üretilmesi,

fiyatla beraber, konfor, sunulan uyku

kalitesindeki misafir memnuniyeti gibi

etkilerini söyleyebiliriz.

Örneğin, Bakü’de yataklarını verdiğimiz

bir otelden gelen yorum, trendlerin

ve belirleyici parametrelerin ne kadar

değiştiğinin en somut örneği idi.

Kendileri ile yaptığımız görüşmede,

TripAdvisor’daki otelle ilgili pozitif

yorumların en başında lokasyon hemen

sonrasında da yatakların konforu

yer alıyormuş. Bu yorumlar, misafir

memnuniyetlerinde otelin toplam

beğeni puanını bile yukarı çekecek

yoğunluktaymış.

2019’dan beklentilerinizi anlatarak,

varsa gündeminizdeki yeni yatırım ve

projelerinizi de paylaşır mısınız?

2019 yılının, Türkiye turizmi açısından

olumlu bir yıl olacağını düşünüyoruz.

Bunu, sahil otellerindeki renovasyon

yatırımlarındaki artıştan da

anlayabiliyoruz. Biz de Sabah Yatakları

olarak, gerek katıldığımız sektörel yurt

içi ve yurt dışı fuarlar olsun gerekse satış

ekiplerimizin saha çalışmaları ile sürekli

takip ediyoruz. Bu yıl en üst segmentten

başlayarak en ekonomik ürün grubuna

kadar çok geniş bir ürün yelpazemiz ve

bunları destekleyen fonksiyonel ürün

grupları ile otelcilerimizin yanında

yerimizi almayı planlıyoruz.

“Bu yıl en üst

segmentten başlayarak

en ekonomik ürün

grubuna kadar çok

geniş ürün yelpazemiz

ve bunları destekleyen

fonksiyonel ürün

gruplarımızla

otelcilerimizin yanında

yerimizi almayı

planlıyoruz.”


hotel restaurant

68 & hi-tech

marka güncel

Amadeus gezginleri

merkeze alarak dönüşüyor

Seyahat teknolojisi alanında dünyanın öncü firmalarından Amadeus, seyahat

endüstrisinde yaşanan teknoloji temelli dönüşüme Live Travel Space (Canlı

Seyahat Alanı) ile katılıyor. Amadeus Orta ve Güney Avrupa Online Ticari Satış

Direktörü Eric Willems, "Dönüşümümüzün merkezinde gezginler ve onların

değişen ihtiyaçlarını karşılamak yer alıyor. Live Travel Space, sektördeki tüm

oyuncuların, seyahat edenlerin isteklerini karşılamak ve herhangi bir anda

geniş bir seçenek yelpazesi sunmak için bağlantı kurabileceği ve işbirliği

yapabileceği bir alan. İşimizin odak noktasında yolcular bulunuyor. Yolculara

ve nasıl seyahat ettiklerine odaklanarak farklı seyahat kanalları için doğru

teknolojiyi nasıl sağladığımızı herkesin görmesini istiyoruz" dedi.

Unilever Türkiye’de Yönetim Kurulu Başkanlığı’na

Mustafa Seçkin atandı

Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Harm Goossens’ın

yerine; Dondurma, İçecek ve Gıda Kategorilerinden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu

Üyesi olarak görev yapan Mustafa Seçkin atandı. 28 yıldır Unilever bünyesinde yurt içi ve yurt dışında

önemli sorumluluklar üstlenen; son dönemde Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve

Kafkasya Bölgesi’nde liderlik ettiği kategorilerin sürdürülebilir büyümesinde büyük katkısı bulunan

Mustafa Seçkin, 2016 yılından bu yana Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini

de sürdürüyor. Yeni dönemde Seçkin’den boşalan koltuğa ise halen Unilever Orta Asya ve İran Genel

Müdürü olarak görev yapmakta olan Özgür Kölükfakı oturacak.

Paşabahçe’ye, German Design

Award’dan ödül

Uluslararası etkinliklerde aldığı ödüllere her geçen gün bir

yenisini ekleyen Paşabahçe’nin modernize edilmiş retro stil serisi

‘Elysia’, tasarımın trendlerini belirleyen, uluslararası üne sahip

jüri üyeleri tarafından ödüllendirilen olan German Design Award

2019 yarışmasında masaüstü kategorisinde ödül almaya hak

kazandı. Şık tasarımı ve ışıltısı ile gösterişten uzak, yalın hatlarıyla

dikkat çeken, üst segment ürünlerin yer aldığı Elysia serisi, dikey

çizgili elmas kesimli üç farklı bardak ile geçmişin izlerini taşırken

modern stilin ruhunu da yansıtıyor. German Design Award

yarışması, tasarım endüstrisinden iş dünyasına eğitimden bilim

dünyasına uzanan bir jüri tarafından belirleniyor.

İhracatçılar ‘ortak akıl’ için buluştu

Türkiye'nin, tarım ve gıda alanında en büyük ihracatçıları, ‘Ortak Akıl

Konferansı’nda bir araya geldi. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı

Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ev sahipliğinde İstanbul’da

düzenlenen organizasyona; Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri,

Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri, Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Ege

İhracatçı Birlikleri ve Karadeniz İhracatçı Birlikleri yönetim kurulları

katıldı. İki gün süren Ortak Akıl Konferansı sonrasında oluşan öneri

ve fikirler, sonuç raporunda yönetim kurulları ile paylaşıldı. Sonuç

raporunda, 2023 yılına kadar sektör ihracatının 2 katına çıkarılması için

gereken eylem planları maddeler halinde sıralandı.


PROFESSIONAL

X8

Der Güçlü, robuste, çok yönlü vielseitige özel kahve Kaffeespezialitäten-Profi

uzmanı

Özellikler

Vorzüge

• Modern 21 programmierbare tek dokunuş Spezialitäten

fonksiyonu

sayesinde Individueller sadece Kaffeegenuss

bir tuşa basarak

21 auf programlanabilir Knopfdruck dank spesiyaller moderner

ile

bireysel One-Touch-Funktion

kahve keyfi

• Kilitlenebilir Abschließbarer kahve Bohnen çekirdek behälter haznesi und

ve

su Wassertank

haznesi

Dış Als Schutz etkilere vor karşı Fremdeinwirkung

koruma olarak

• Ürün Sperrfunktion seçme ve für programlama die Bereiche

alanları

için Produkte kilitleme und fonksiyonu

Programmierung

Hatalı Verhindert işlemleri Fehlmanipulationen önlemek için, örneğin

z. B.

temizlik bei Reinigungsarbeiten

esnasında

• 6 große, büyük, frontal önden kumandalı angeordnete direkt Direkt-

ürün

seçme wahl- sowie ve 2 navigasyon 2 Navigationstasten

düğmesi ile bir

tuşa Kaffeegenuss dokunarak auf kahvenin Knopfdruck

tadını çıkarın

X8’in Die Vielseitigkeit çok yönlülüğü der etkileyici: X8 besticht: Süt Sie ve beherrscht süt köpüğü das ile hafifletilmiş gesamte Spektrum kahve spesiyalitelerinin

der mit Milch

yanı und Milchschaum sıra siyah kahve verfeinerten spesiyaliteleri Kaffeespezialitäten, ile klasik fincan kahvenin die volle Bandbreite en geniş çeşitlerini von Schwarzkaffeespezialitäten

ustalıkla sunuyor. sowie den Ayrıca, klassischen çay severlerin Kännchenkaffee. özellikle takdir Zusätzlich ettiği sıcak verfügt su için sie über farklı

tek

cihazda sıcaklık unterschiedliche seviyelerine Temperaturstufen sahiptir. Sağlam, für yüksekliği Heißwasser, ayarlanabilen was Teeliebhaber kombine besonders kahve çıkış zu ağzı

ile schätzen tek bir wissen. tuşa dokunarak Über ihren fincan soliden, veya höhenverstellbaren bardaklara bir veya Kombiauslauf iki kahve spesiyalitesi gelangen aynı

auf

anda Knopfdruck dolabilir. wahlweise Pratik fincan eine oder konumlandırma gleichzeitig yardımcısı, zwei Kaffeespezialitäten self servis alanı in için die fincanın

Tassen

yerini bzw. Gläser. önceden Die belirler.

praktische Tassenpositionierungshilfe prädestiniert sie geradezu für den

Aynı Selbstbedienungsbereich. şekilde, büyük ve kolay Ebenso anlaşılabilir die großen, ürün hazırlık klar zugeordneten düğmeleri. Zubereitungstasten.

Tamamen kişisel

ihtiyaçlara Ganz auf die göre spezifischen belirlenen Bedürfnisse kahve spesiyaliteleri, zugeschnitten, ekrandaki lassen yerlerinden sich Kaffeespezialitäten istenildiği

beliebig

in ihrer kolayca Position getirilebilinir. auf dem İster Display standart, verschieben. büyük su Ob deposuyla mit dem standardmäßigen,

donatılmış olsun,

konuma isterse großen şebeke Wassertank suyu ausgestattet bağlantı kiti ile oder donatılmış mit einem olsun, stabilen X8 hem Frischwasser-Kit değişken hem nachgerüstet, de sabit

yerlerde die X8 brilliert parlar.

sowohl an variablen als auch an festen Standorten.

Empfohlenes Zubehör


Glass Cup Warmer


Cool Control 1 Liter Wireless


Cool Control 1 Liter Basis


Milk Cooler Piccolo


Smart Compact Payment Box


Bohnenbehälter-Erweiterung


Frischwasser-Kit


Kaffeesatzabwurf-/Restwasser ablauf-

Set


Möbelreihe Coffee to Go


hotel restaurant

70 & hi-tech

marka röportaj

Özgür Yeğin:

"Her an büyük bir sürpriz yapabiliriz"

KLEO MiniBar Satış Müdürü

Özgür Yeğin

Kurulduğu günden bu yana yaklaşık

50 ülkeye ihracat yapan, yurt

içindeki marka değerini ve güçlü

konumunu her yıl pazara sunduğu

yeni ürün özellikleriyle artıran KLEO

MiniBar, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına

son hızıyla devam ediyor. "Her an büyük

bir sürpriz yapabiliriz" diyen

KLEO MiniBar Satış Müdürü Özgür

Yeğin ile firmanın yurt içi ve yurt dışı

pazar hedeflerini ve 2019 yılına ilişkin

planlarını konuştuk.

KLEO’ MiniBar'ı tanıtarak faaliyetlerinden

ve ürün gamından bahseder misiniz?

Horeca sektörüne hangi ekipman ağıyla

hizmet veriyorsunuz?

KLEO MiniBar; en çok bilinen markalar

arasında yerini almıştır. Ulusal ve

uluslararası tüm firmalar ile çalışan

firmamız müşterilerine sadece satış

aşamasında fiyat odaklı hizmet

vermek yerine satış öncesi ve sonrası

geri dönüşler alarak ürünlerini ve

hizmetlerini sürekli güncellemektedir.

Ürün portföyümüz içerisinde minibar,

kettle, ahşap sunum tepsisi ve valiz

sehpası gibi sadece oda içerisinde

kullanılan ürünler bulunmaktadır.

Sadece oda içi ekipmanlarında

uzmanlaşmış piyasadaki çok az

firmadan biriyiz.

Yurt içinde ağırlıklı hangi sektör ve

bölgelere hitap ediyorsunuz? Horeca

kanalındaki rekabet gücünüz, pazar

payınız nedir?

KLEO; Otel, öğrenci yurtları,

misafirhaneler ve hastane odaları

başta olmak üzere kişisel kullanım

gerektiren ofis, taşıtlar, yaşam destek

konteynerleri, askeri projeler gibi

birçok özel projede yer almaktadır.

Seyahatler de neredeyse her otelde bir

Kleo ürünü ile karşılaşmak

mümkündür.

Firma olarak sadece turizm

değil; sağlık, ulaştırma

ve kamu yatırımları ile

bankalar, fabrikalar,

sendikalar gibi özel

kurumlar içerisinde, oda

yatırımlarının çoğunda yer

alıyoruz.

İhracat yapıyor musunuz?

Firmanızın yurt içi ve yurt

dışı pazar payı nedir?

Kleo kurulduğu günden

bu yana yaklaşık 50

ülkeye ihracat yapmaya

devam etmektedir. Çok

ciddi projelerde yer

aldığımızdan yurt dışı pazar

payımız her geçen gün

daha da artmaktadır. Yurt içinde ise

marka değerini ve güçlü konumunu

korumaktadır.

Üretim kriterlerinizi neler belirliyor?

Kalite standartlarınızdan bahseder

misiniz biraz da?

Minibar projelerinde özellikle A+++

düşük enerji sarfiyatlı ve düşük hacimli

modeller tercih edilmekte. Bunun

sebebi ise, odaların daha kullanışlı ve

oda ekipmanlarının kolay kullanımına

yönelik tasarımlar yapılması.

Oteller genellikle rekabet ve global

standartlara yönelik oda ekipmanlarını

tercih ederken, son yıllarda güvenlik

açığı olmayan, yeşil enerjili, kolay

temizlenebilen (easy to clean) ve

hijyenik ürünlere yönelmeye başladı.

Havalandırma, ses izolasyonu, elektrik

ve yangın güvenliği sağlayan, sağlıklı ve

kolay temizlenebilen malzemeler ileriki

yıllarda da gündemde olacaktır.


Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarınızdan

da bahseder misiniz?

Tedarikçilerimizden aldığımız

geri dönüşler ise en önemli Ar-Ge

kaynağımızı oluşturmaktadır. Önemli

olan yaptığımız ürünün, hizmetin,

yeniliklerin değerlendirilmesidir. Bu

doğrultuda kurumsal alıcılarla ikili

ilişkileri en yüksek seviyede tutan

sektördeki nadir firmalar arasında

yer alıyoruz. Dolayısıyla alınan

bilgiler ışığında Ar-Ge ve Ür-Ge

çalışmalarımız çok hızlı ilerliyor.

Örneğin 2015 yılı ANFAŞ Fuarı'ndan

gelen geri dönüşler doğrultusunda

2016 yılında enerji sınıfı A+++ olan

Ekovat (Kompresörlü)Sistem Mini

Barlarımıza RTC (Real Time Clock-

Uyku Modu) özelliğini ekledik.

Ekovat Sistem Mini Barlarımız,

Absorbe Sistem Mini Barlarımıza

göre 2,5 kat daha iyi soğuturken 6

kat daha az enerji tüketir hale geldi.

Böylelikle sektöründe enerji

sınıfında A+++ ürün üreten ilk ve tek

firma olduk. Haklı gururunu

yaşıyoruz.

Firmanız için 2018 yılı

nasıl geçti? Bu yıla ilişkin

projeleriniz, hedefleriniz,

yatırımlarınız neler olacak? Yıla

hangi yeni ürün ve projelerle

giriyorsunuz?

2018, firmamız için oldukça

başarılı geçti. Bu doğrultuda

yatırımcıların da 2019 yılını görmek

isteyeceklerini ve sonrasında

yeni yatırımlara hız vereceklerini

düşünüyorum.

Türkiye’de rekabet doğrudan fiyat

anlamına geliyor. Oysa ilk yatırım

maliyeti kadar işletme maliyeti

de çok önemli. Otellerin işletme

sürecinde, enerji ve garanti sonrası

bakım maliyetlerinin, personel

etkinlikleri ve müşteri memnuniyeti

önemli bir konu. Bu sebeple

rekabette özellikle bu kavramları

ön planda tutmaya çalışıyoruz.

"Fiyat değil, kalite odaklı ürünler

tercih edilmelidir"

Son yıllarda bazı büyük markalar

da dahil olmak üzere, ana ürün

gruplarının piyasaya girişini

hızlandırmak amacı ile kişisel

perakende kullanıcıları için

tasarlanmış, buzluklu ve Çin’den

ithal edilen mini buzdolabı ürünlerini

sektörde minibar olarak sunuyor.

Özel ve kamu hastanelerindeki

ürünlerin buzluksuz olması özellikle

hepatit virüsünün barınmaması

açısından önemli. Minibar ile mini

buzdolabı arasındaki en önemli

farklardan biri de budur. Minibarlar

da buzluk yoktur. Yatırımcılara

bununla ilgili aradaki çok önemli

farkları anlatmak için çaba

gösteriyoruz. Kesinlikle fiyat odaklı

değil, kalite odaklı ürünler tercih

edilmelidir. Yatırım maliyetleri yerine

işletme maliyetleri de göz önünde

bulundurulduğunda, ürünlerin uzun

ömürlü olmasının yanı sıra ciddi

tasarruflar da sağlanmaktadır.

Hedeflerimiz doğrultusunda üretim

kapasitemizi ve personel sayımızı

arttırıyoruz. Uluslararası bir oteller

zincirinin talebi üzerine Türkiye’nin ilk

20 litre minibarını üretmeye başladık.

Kleo MiniBar, her yıl yeni bir ürün ya

da yeni bir özellik sunan firma olarak

tanınır. Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarımız

son hız devam ediyor. Her an büyük bir

sürpriz yapabiliriz.


72

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Mustafa Orhan:

“Evrensel üretim ilkelerine

ve ekipmanlara sahibiz”

Mustafa Orhan /Kurumsal Satışlar Grup Yöneticisi

Yataş Grup bünyesinde otel, yurt,

hastane, askeri-devlet ve özel

sektör kurumlarına yatak ve

mobilya ürünleri alanlarında hizmet

vermeyi sürdüren Yataş Projects,

“lokomotif” olarak gördüğü turizm

ve otelcilik sektörünün güçlü çözüm

ortaklarından biri. Bu yıl başta oteller

olmak üzere mobilya ve yatak çözümleri

adına standart ürün koleksiyonlarının

yanı sıra kuruma özel ürün

çalışmalarının da olacağına vurgu yapan

Yataş Projects Kurumsal Satışlar Grup

Yöneticisi Mustafa Orhan ile markanın

yeni döneme ilişkin ürün çalışmalarını

ve 2019 planlamalarını konuştuk.

Mustafa Bey, Yataş Projects’i

kısaca tanıtarak, turizm ve otelcilik

sektörüne sunduğu hizmetlerden

bahseder misiniz?

Bizler ekip olarak Yataş Grup

bünyesinde “Yataş Projects”

markamızla; otel, yurt, hastane, askeri

kurumlar, devlet kurumları ve özel

sektördeki kurumlara hizmet veriyoruz.

Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel

sektöre yönelik birçok projenin tam

da merkezinde geniş bir ekiple bu

süreçleri yürütüyoruz. Tabii ki hizmet

verdiğimiz alanların başında lokomotif

sektör olarak turizm ve buna bağlı

olarak otel sektörü geliyor. Başta

yatak, baza ve otel tekstili ürünleri ile

birlikte Enza’nın büyüleyici mobilya

tasarımlarını otel mobilyası, genel

mekanlar ve aksesuar ürün gruplarıyla

birleştirerek geniş bir ürün yelpazesiyle

taçlandırıyoruz. Ayrıca mimari projesi

hazır olan oteller için tasarımlarına

ve bütçelerine uygun özel çözümler

üretiyor, tasarımı olmayan otellere ise

proje desteği veriyoruz.

Bunun yanı sıra turizmde yaşanabilecek

dalgalanmalara karşı özellikle kamu

ihaleleri ve özel sektördeki tanınmış

kurumlara da odaklanmış durumdayız,

ürün ve hizmet çalışmalarımızı

sürdürüyoruz.

Yurt içi ve yurt dışında hangi

bölgelerde aktifsiniz? İhracattaki

rekabet gücünüz nedir?

Yurt içinde tüm bölgelerde yoğun

pazarlama faaliyetlerimiz mevcut ve

hizmet vermekteyiz. Yurt dışında ise

Avrupa, Orta Doğu ülkeleri ve Türki

Cumhuriyetler’de bulunuyoruz. Dünya

trendlerini ve yeni teknolojileri her

zaman yakından takip ediyor ve buna

paralel ürünler arz ediyoruz. Üstün

kalitemiz, dinamik koleksiyonumuz,

servis ağımız ve doğru fiyat politikamız

sayesinde yurt içinde olduğu gibi yurt

dışında da rekabet gücümüz yüksek.

Markanız için 2018 yılını nasıl

geçirdi? Turizm ve otellere yönelik

projelerinizi anlatır mısınız?

Yataş Projects olarak, ürün gamımızı

baştan aşağı yeniledik, ayrıca

müşterilerimizin ihtiyaç beklentilerine

yönelik olarak sürekli yeni ürün

çalışmalarımızla bu süreci sürekli

dinamik tutmaya gayret gösteriyoruz.

Birçok devlet kurumları olmak üzere

turizm sektöründe oldukça geniş

bir müşteri poftföyüne sahibiz. 2018

yılında gerçekleştirdiğimiz 100’lerce

proje içerisinden Elite World Maltepe,

Radisson Blu Trabzon, Koru Pelit

Hotel Bolu, Maldivler Club Alibey Tatil

Köyü, My Home Hotels, Robinson Club

Nobilis, Kaya Palazzo, Kartalkaya, Alara

Hotels vb. otel projelerinde yer aldık.

Ayrıca başta Çırağan Palace Kempinski

olmak üzere renovasyona giren yine

birçok otele de hizmet verdik.

Bahsettiğiniz gibi, 2018’in önemli

projelerinden biri de, Elite World

Asia idi. Projeden biraz daha detaylı

bahseder misiniz? Yatırımın sizden

beklenti ve talepleri neler oldu? Siz

onlara ne gibi çözümler sundunuz?

Elite World Otelleri turizmde farklı

açılımlar yapmak isteyen ve yurt

dışında da ciddi büyüme hedefi olan

“Turquality” sürecine girmiş çok değerli

bir yerli turizm markamız. Temsil

ettikleri kalite ve hizmet anlayışına

layık olacak şekilde özel yatak ve baza

reçetesi üzerine çalıştık. Bu sayede

misafirlerinin kusursuz bir uyku

deneyimi yaşaması adına çözüm ortağı

olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Önceki yatırımlarında olduğu gibi bu

yeni yatırımlarında da iki güçlü marka

olarak birlikte güzel bir çalışmaya imza

atmış olduk.

Bu yıla özel olarak tasarladığınız

yeni ürün çalışmalarınız var mı? Bu

ürünlerin özelliklerini detaylı olarak

anlatarak, yıl beklentilerinizi turizm

sezonu paralelinde paylaşır mısınız?

Yeni teknolojileri ve dünyadaki tüm

gelişmeleri yakından takip ediyoruz,

Ar-Ge’miz evrensel ilkelerle, en yeni

teknolojiler ve ekipmanla çalışan güçlü


“2018 yılında turizmde

yaşanan olumlu gelişmeler

sayesinde yükselen ivmenin

2019 yılında da süreceğine

inanıyoruz. Buna bağlı

olarak her zaman üstün

kalitemiz ve ihtiyaçlara

yönelik sunduğumuz

çözümlerimiz ile sektörün

öncü firması olarak yer

almaya devam edeceğiz.”

bir ekibe sahip. Başta yatak olmak

üzere yeni tasarımlı mobilya ürünlerimiz

olacak. Kasım ayında gerçekleşen

Furniture İstanbul Fuarı’nda bu

ürünlerin lansmanlarını yaptık ve

teşhirlerini gerçekleştirdik.

2019 yılında başta otellere hizmet

vermek üzere mobilya çözümleri ve

yatak çözümleri adına standart ürün

koleksiyonlarımızın yanı sıra kuruma

özel çalışma gerektiren özel ürün

çalışmalarımızda mutlaka olacak.

2018 yılında turizmde yaşanan olumlu

gelişmeler sayesinde yükselen ivmenin

2019 yılında da süreceğine inanıyoruz.

Buna bağlı olarak her zaman üstün

kalitemiz ve ihtiyaçlara yönelik

sunduğumuz çözümlerimiz ile sektörün

öncü firması olarak yer almaya

devam edeceğiz.

Türkiye iç piyasasında neler oluyor,

Yataş Projects bunun neresinde

duruyor? Yatak ve mobilya sektöründe

dünyadaki trendler ne yöne gidiyor?

Uluslararası turizm markalarının her

zaman ilgi gösterdiği ve yatırım yapmak

istediği bir ülkeyiz. İç piyasada 2018

yılında turizmde yaşanılan olumlu

gidişat yeni yatırım kararları içinde

güven oluşturdu. Yataş Projects olarak,

hizmet verdiğimiz tüm kurumlara katma

değer sağlamaya ve güvenilir çözüm

ortağı olarak hizmet sunmaya

devam edeceğiz.

Yenilik ve değişim bizim için

vazgeçilmez unsurlar. Marka değerimizi

ve çıtamızı yapmış olduğumuz yenilikler

ve gelişmeler sayesinde bugünlere

taşıdık. Evrensel üretim ilkelerine ve

ekipmanlara sahibiz. Dünyadaki son

trendleri, en yeni teknolojileri yakından

takip ediyoruz, ArGe’miz yeni ürün ve

teknolojiler adına faaliyetlerini kesintisiz

olarak sürdürüyor.

Değişimin neresindeyiz diye cevap

vermemiz gerekirse; Yataş Projects

olarak, öncelikle yatırımcılarımıza bilgi

birikimimiz ve tecrübemizle yön vermek,

ihtiyaca uygun ürünü, en uygun fiyatlarla

sunmak adına kurumsallığın yanında

samimi bir güven ortamı oluşturmaya

gayret gösteriyoruz.

Teknoloji ve Ar-Ge ye yatırımlarınızdan

bahseder misiniz?

2016 yılında %54, 2017 yılında ise %59

büyüme gerçekleştirdik. 2018 yılında

da bu büyüme ivmesi hız kesmeden

devam etti. Büyüme rakamlarına paralel

talebi karşılamak için son iki yılda

hem mobilya hem yatak konusunda

fabrikalarımıza 80 milyon TL civarında

makine ve tesis yatırımı gerçekleştirdik.

Dünya üzerinde gelişen tüm yeni

teknolojileri yakından takip ediyor, Ar-

Ge ve üretim süreçlerimize katıyoruz.

Ar-Ge ekibimiz ve makinelerimiz her

zaman birbirlerini bütünleyecek şekilde

konumlandırılıyor.

Gündeminizde yeni projeler,

yatırımlar var mı?

Başta oteller olmak üzere yurt, hastane,

kamu ve diğer özel sektör projelerini

yakından takip ediyoruz. Gerek yurt

içi gerekse yurt dışında pazarlama

faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. 2018

yılının başından bu yana DMO alanında

satışlarımız başladı ve yeni ürünlerimiz

ile bu mecrada da büyümeye devam

edeceğiz. Kamu ihaleleri de özellikle

odağımızda yer alıyor. Öte yandan THY

ve Kraft gibi sektöründe lider olan

kurumlara çözüm ortağı olmaya

devam edeceğiz.


hotel restaurant

74 & hi-tech

marka güncel

Hedef, 1 milyon öğrenciye ulaşmak

Her geçen gün tükenen doğal kaynaklar ve kirlenen çevre, dünyamızın ve insanlığın

geleceğini tehlikeye atıyor. Enerji için ödenen bedeller ise her geçen gün artıyor. Bu

bağlamda geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın enerji kullanımı ve tüketimi

konusunda bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Kurumsal sosyal sorumluluk

alanındaki örnek projeleri ile tanınan Panasonic Eco Solutions Türkiye’nin

oluşturduğu VİKO by Panasonic Çocuk Tiyatrosu, teması enerji verimliliği

olan ‘Aydınlık Bir Gelecek’ isimli oyununu sergileyerek çocukları bu konuda

bilinçlendiriyor. Panasonic Eco Solutions Türkiye, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü

ile birlikte yürütülen ‘Aydınlık Bir Gelecek İçin Okullarda Enerji Verimliliği’

projesinde yaklaşık 7 yılda 620 bin ilkokul öğrencisine ulaşarak bir rekora imza attı.

Büyük hedef ise 1 milyon öğrenciye ulaşmak.

Uğur Soğutma, görkemli bir “2019 Bayiler

Toplantısı” gerçekleştirdi

Uğur Soğutma’nın her yıl geleneksel olarak düzenlediği ve bu sene 20–23 Aralık tarihleri

arasında Antalya Kemer Rixos Sungate Otel’de organize ettiği toplantıda “Uğur” ailesinin

büyük birer parçası olan bayilerini bir araya getirdi. 2019 hedeflerinin bayilerle paylaşıldığı

toplantı, her sene olduğu gibi bu sene de bayilerin yoğun ilgi ve katılımıyla gerçekleşti.

Organizasyona Türkiye’nin dört bir noktasından 600’e yakın bayi ve 1400 kişi katıldı. Bu

büyük toplantıda, Uğur Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Selvi ve

Yönetim Kurulu Üyeleri, Uğur Şirketler Grubu CEO’su Yusuf Öksüzömer ve Uğur Soğutma

çalışanlarının katkılarıyla bir sonraki yıl için hedefler belirlendi, müşteri ilişkilerinin önemi

ile birlikte yeni fikirler, yeni ürünler ve yeni kazançlar üzerine konuşuldu.

Geberit’te üst düzey atama

İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit’te önemli bir görev değişikliği yaşandı. Geberit Türkiye Genel Müdürü

Cengiz Kazazoğlu’nun emekliye ayrılmasının ardından aynı göreve Ufuk Algıer atandı. Ortadoğu

Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden 1988 yılında mezun olduktan sonra yine aynı

üniversitede iktisat eğitimi alan Algıer, Teka Küchentechnik’te profesyonel iş hayatına başladı. 2002

yılına kadar Teka Küchentechnik’te Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev yapan Algıer, bu süre

zarfında önemli işlere imza attı. 2002 yılından sonra kariyerine Duravit Türkiye’de devam etme kararı

alan Algıer, İran, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, KKTC ve Irak pazarında da

markanın hedefleri doğrultusunda önemli projeler yönetti.

Korkmaz’a 3 ayrı tasarım ödülü

Korkmaz’ın yenilik, estetik ve üstün kalite algısıyla kullanıcıları için tasarladığı 30

parça Aşiyan kahvaltı takımı ile Üstün Tasarım Ödülünü almaya hak kazandı. İyi

bir tasarımın işlevsel, kaliteli ve insan sağlığına, zarar vermeyen ürünler olması

gerektiğini unutmadan, en iyisini yapma arzusuyla ar- ge çalışmalarını sürdüren

Korkmaz tasarladığı 17 Parça Vertex hiper set ve 5 farklı boyu olan Gusto Plus

tencereleriyle İyi Tasarım Ödülü’ne layık görüldü.


...PROFESSIONAL FURNITURE SOLUTIONS...

Hotel Resturant Cafeteria Mobilyaları

Adres : Yeni Mah. Şehit Polis Ahmet

toprakoğlu Cad. no 118 Sarıçam/ADANA

0(533) 779 58 79

0(533) 77907 69

info@horecamobilya.com


76

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Otel ve restoran mutfaklarının

‘vazgeçilmez’ çözüm ortağı

FİMAK Fırın ve Gastronomi Makinaları

FİMAK Fırın ve Gastronomi Makinaları CEO’su Zorman Bayramoğlu

Yerli üretimde endüstriyel imalat

makineleri ve ekipmanları

sektörünün lideri olarak 40 yılı

aşkın bir süredir faaliyetlerini sürdüren

FİMAK Fırın ve Gastronomi Makinaları,

geçtiğimiz yılı hedeflediği değerlerle

kapattı. Bu yıl da profesyonel ekibin

göstereceği azimli ve kararlı çalışmalarla

hedeflerini yakalayacaklarını belirten

FİMAK Fırın ve Gastronomi Makinaları

CEO’su Zorman Bayramoğlu ile firmanın

endüstriye sektöre ilişkin yatırım,

teknoloji ve pazar hedeflerini konuştuk.

FİMAK Fırın ve Gastronomi

Makinaları'nı kuruluşuyla kısaca

tanıtarak, endüstriyel sektöre yönelik

çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Firmamız, 40 yılı aşkın tecrübesiyle,

günümüz koşullarında yerli üretimde

sektör lideri olarak faaliyetlerini

sürdürmektedir. Özellikle pişirme

alanında uzmanlaştığımız ve her ustanın

ihtiyacı olan Rokon ve ESTONE (elektrikli

katlı fırınlar) ile birlikte ekmekçilik,

pastane, kafe fırın ve restoran

işletmelerinin ihtiyacı olan endüstriyel

imalat makinelerini ve ekipmanlarını

üretmektedir. 2017 yılında Ar-Ge’sini

tamamladığımız RETROS isimli yeni

nesil et pişirme makinalarımızla birlikte

gastronomi sektörüne sağladığımız katkı

ve sunduğumuz teknoloji zincir otel ve

restoran mutfaklarında FİMAK markasını

göz ardı edilemez ve vazgeçilemez bir

noktaya taşımıştır.

İhracat yapıyor musunuz?

Dünyanın dört bir yanına yaptığımız

ihracat ile “Türk Malı” algısını

geliştirerek milli bir temsiliyet elde

etmiş bulunmaktayız. 2016 yılında

yaptığımız yatırımla ABD’de sıcak

satışlara başladık; Afrika, Asya ve Avrupa

gibi baskınlık sağladığımız bölgelerden

ziyade hedefimizi uzak kıtalar olarak

belirledik. Bunu Türk ihracatçısını

heyecanlandıracak bir adım olarak

görüyoruz.

Endüstriyel sektörde fırın makinaları ve

ekipmanlarında ürün tercihlerini neler

belirliyor? Kalite standartlarınızdan

bahseder misiniz kısaca?

Biz insan ve hizmet odaklı bir firmayız.

Kalite standartlarımızı sektörün

ihtiyaçları belirlemekte. Son zamanlarda

Ar-Ge’sini tamamladığımız yeni nesil et

pişirme fırını RETROS buna verilebilecek

en güzel örnek; bu sizin fırınınız. Ar-Ge


“Ürünlerimizi

Avrupa için CE ve

TÜV RHEINLAND

standartlarıyla,

Amerika ve Kanada

için UL standartlarında

üretim yapmaktayız.

Ayrıca tüm ürünlerimiz

TSE ve Yerli Malı

belgelerine sahiptir.”

Biz kendimizi bu noktada sadece

teknoloji geliştiren bir firma olarak

görmüyoruz. Aksine mutfağın gelişmesi

ve zenginleşmesi için çaba gösteriyoruz.

Sektörü yıllardan beri daha da geliştirme

çabasındayız, 2012-2014-2016-2018

yıllarında gerçekleştirdiğimiz yatırımları

IBATECH Istanbul fuar alanlarında

sergileyerek, ziyaretçilerimize bu

sektörün geleceğini gösterdik, olması

gerektiği noktaya nasıl ulaşabilecekleri

konusunda bilgiler verdik.

Teknolojiye ve Ar-Ge’ye yatırımlarınız

hakkında bilgi verir misiniz?

Yeni nesile aktarıp kayıt altına aldığımız

bilgi ve becerimizi 14 Temmuz 2017

tarihinde 5746 sayılı kanun çerçevesinde

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı

sektörün kendi içinde bulundurduğu

ilk Ar-Ge merkezi haline geldik. Bu

merkezde toplamda 25 personel ile

birlikte teknoloji geliştirmekte ve bu

teknolojiyi ürünlerimizde uygulamaktayız.

2018’i değerlendirerek bu yıldan

beklentilerinizi paylaşabilir misiniz?

FİMAK, 2018 yılında hedeflediği değerlere

ulaşmıştır. Bu yıl da FİMAK ekibinin

göstereceği azimli ve kararlı çalışmalarla

hedeflerini yakalayacaktır.

aşamasında Türkiye’nin tanınmış şefleri

değerlendirmeleriyle çalışmalarımıza

yön verdi ve ortaya tam verimlilikle

donatılmış ergonomik yani kullanımı

kolay bir fırın çıktı.

Teknik servis hizmetlerinizden bahseder

misiniz?

Yurdumuzun her bölgesine problemsiz

olarak 7/24 hizmet verebilmekteyiz. Aynı

durum ise yurt dışı distribütörlerimiz

aracılığıyla gerçekleşmekte. “FİMAK

eşittir süratli servis demek.”

Bağlı bulunduğunuz sektörün

Türkiye’deki genel durumu hakkında

neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye çok zengin bir mutfağa sahip.

Bu zenginliği ülkemizin neresine

giderseniz gidin gözlemleyebiliyorsunuz.


78

hotel restaurant

& hi-tech

marka

İnoksan, 2019’da yurt dışı

pazarlarında aktif olacak

Dünya markası olma yolundaki hedeflerine emin adımlarla ilerleyen

endüstriyel mutfak sektörünün öncü şirketi İnoksan, yurt içinde ve yurt dışında

gerçekleştirdiği projelerle 2018 yılında da adından sıkça söz ettirdi.

İnoksan Genel Müdürü

Esra Altay Batkın

2018 yılında kurumsal yapısını

güçlendirmeye yönelik çalışmaları

tamamlayan sektör devi İnoksan,

2 milyon avroluk makine yatırımıyla

özellikle stratejik ürün gruplarında

kapasite artışı gerçekleştirdi.

İnoksan’ın 2018 yılına dair başarı

serüvenini anlatan İnoksan Genel

Müdürü Esra Altay Batkın 2019

yılında global pazarlarda daha aktif

olacaklarının sinyalini verdi.

Batkın: “Ciromuzun %2’si Ar-Ge’ye

ayrılıyor”

Bilgi sistemleri alanında yaptığı

toplamda 4 milyon lira

yatırımla SAP kurulumunu

tamamlayan İnoksan,

müşteri memnuniyetini

en üst seviyede tutmak

için kendini geliştirmeyi

sürdürüyor. Yeni yatırım

ve Ar-Ge çalışmalarını

özetleyen Esra Altay Batkın:

”Yeni ihracat pazarlarındaki

ürün talebini karşılamak

ve talebi sürekli kılmak

için yerli katma değer

oranının en yüksek olduğu

ürünler için yatırımlarımızı

sürdürüyoruz. Ciromuzun

%2’sini Ar-Ge çalışmalarına ayırıyor

ve “sektöre değer katan” işler

ortaya koymaya gayret ediyoruz. Bu

doğrultuda İnoksan Ar-Ge Merkezi’nde

geliştirdiğimiz yeni ürünlerimizi 2019

yılında global pazarlara sunmaya

hazırlanıyoruz.

“2019 yurt dışı pazarlarında aktif

geçecek”

2018 yılında satış hedeflerimizi bir

önceki yıla oranla %45’lik bir büyüme

ile kapattık. Yine 2018 yılı içerisinde

80’i aşkın ülkeye ihracat yaptığımızın

da altını çizmek isterim. Yurtdışında

2018’de oldukça başarılı sonuçlar elde

ettik. Yıl biterken Çin pazarı için CQC

denetimimizi de başarıyla tamamladık.

Önümüzdeki dönemde Afrika ve

Asya Pasifik öne çıkan pazarlarımız

olacak. Özellikle Çin, Hindistan, Kenya,

Etiyopya gibi ülkelerle birlikte Avrupa

perakende pazarından beklentilerimiz

yüksek. 2019'da yeni projeler ve iş

birlikleri ile pazarda büyümeye devam

edeceğiz” şeklinde konuştu.

“15 milyar liralık bir pazarın

oyuncusuyuz”

Batkın, endüstriyel mutfak sektörünü

de değerlendiren konuşmasında:

“Bugün baktığımızda; 15 milyar lira

pazar büyüklüğüne ulaşan ve 60

bin kişiye istihdam sağlayan dev bir

sektör. Çevre ülkeler arasında birinci

ve Avrupa’da endüstriyel mutfak

ekipmanları üretimi konusunda

ikinci sıradayız. İhracatta da aynı

şekilde Türkiye olarak oldukça iyi

bir konumdayız. Dünya arenasında

yenilikçi ürünlerimiz ile boy gösteriyor

ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye

çalışıyoruz. Bu doğrultuda fabrikamıza

yaptığımız teknolojik yatırımları

sürdüreceğiz” diye konuştu.


5303 Sok. 75. Yıl Mah. No 96/A

Yunusemre/Manisa

www.faikminibar.com.tr

0236 233 15 77

faik.karik@faikminibar.com.tr


80

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Odaklarında ‘müşteri memnuniyeti’

ve ‘satış sonrası servis’ var!

IBC Group Of CompanIes

Aybüke Balabanlı

Türkiyede otel ekipmanları ve

temizlik sektörünün köklü

grupların IBC Group Of

Companies, otel ekipmanları ve

temizlik makineleri alanına yönelik

yatırımları ve yenilikleriyle pazardaki

liderliğini koruyor. Titiz çalışma ve

otokontrol prensibinden vazgeçmeyerek,

mükemmel bir iş için kusursuz

olmak inancıyla 1927 yılından bu yana

faaliyetlerini sürdüren grubun Horeca

kanalına dönük inovatif marka ve

ürünlerini IBC Group Of Companies

Yönetim Kurulu Üyesi / Ekonomist

Aybüke Balabanlı anlattı.

IBC Group Of Companies’i kuruluş

ilkeleri ve tarihçesiyle anlatabilir

misiniz? Firmanızı farklı ve başarılı

kılan unsurlar nelerdir?

Grubumuz 1927 kuruluşlu olup,

Türkiye’nin ilk müteşebbis ailelerinden

birine aittir. IBC Group Of Companies

olarak, titiz çalışma ve otokontrol

prensibimizden vazgeçmiyor,

mükemmel bir iş için kusursuz olmamız

gerektiğini biliyoruz. İş hayatına

rasyonel bakıyor, tecrübelerimizin

yansımalarını ise ürün konseptimizi

yansıtıyoruz. Bu yüzdendir ki,

sektöründe dünyanın en iyi ve en büyük

firmalarıyla iş ortaklığı yapıyor ve

bu iş ortaklıklarını sürdürebiliyoruz.

Sürdürülebilir bir marka olabilmek

adına ise müşteri memnuniyeti ve satış

sonrası servis en önem verdiğimiz iki

vazgeçilmez unsurumuzdur. Modern

çağa ayak uydurarak sürekli yeni

trendlerle yol alıyor, teknoloji ve yeni

trendleri aynı paralel doğrultuda

ilerletiyoruz.

Orta ve uzun vadeli planlar yapıp,

müşterilerimizin taleplerine göre

şekilleniyor ve müşterilerimize kalite

odaklı hizmetler sunuyoruz. İnşaat

sonrasında, işletmeye açılacak bir iş

yerinin grubumuz tarafından %30 - %35

oranında ihtiyaçlarını karşılanmaktadır.

Küçük işlerle uğraşıp çok zaman

kaybedeceğimize büyük projelerle hep

yol alıyor, büyük yollar kat ediyoruz.

Bu sahip olduğumuz misyon ve

vizyonlarımız ise bizi hem farklı kılıyor

hem de başarılı olmamızı sağlayıp,

başarımızı sürekli hale getiriyor.

Sahip olduğunuz marka ve ürün

kalemleriniz oldukça fazla. Son

dönemde markalarınızın öne çıkan

ürünleri hakkında bilgi verebilir

misiniz?

Gıda zehirlenmelerinin son zamanlarda

çok yaygın olması ve sanitasyona verilen

önemin artmasıyla beraber çok fazla talep

aldığımız “Rubbermaid” markamızın iki

ürününden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak Sanitasyon nedir, tam anlamıyla

tanımlarsak; halk sağlığını korumak

amacı ile yüzeylerden gıda kalıntıları,

mikroorganizmalar, yabancı maddeler ve

temizlik maddeleri kalıntıları gibi kirlerin

uzaklaştırılması için alınan önlemlerin

tümünü ifade etmektedir.

“Rubbermaid” ise saklama kaplarındaki

renk kodlarıyla bu soruna kesin çözüm

bulup, problemi ortadan kaldırmaktadır.

“Rubbermaid Saklama Kapları”, gıda

tehlikelerinden kaçınmanın en temel

yolu olan çiğ ve hazır gıdaların ayrı

tutulmasını kolaylaştırıp, bu sayede

mutfakta güvenli ve sanitasyonlu

ortamlar sunmaktadır.

Bir diğer ürünümüz olan “Rubbermaid

Bebek Mama Sandalyesi”dir.

Bebeklerimiz veya çocuklarımız ister

istemez ellerini her yere sürmekte olup

daha sonrasında farkında olmadan

ağızlarına ellerini götürmektedirler. Bu

ürünümüzün microban oluşundan dolayı

bakteri barınmaları yok eder, güvenlik

kemeri sayesinde bebeklerimizin güveni

sağlanır, tekerlekli oluşundan dolayı

da kolay hareket eder ve ebeveynlerine

böylece kolaylık sağlamaktadır.

Aynı zamanda ekonomisine, bütçesine

ve en önemlisi de müşterilerinin

sağlığına büyük önem veren,

kızartma yağını çok kullanan fastfood

işletmelerinin, restoranların ve

benzeri yerlerin çok fazla tercih ettiği

ürünümüz olan “Vito Yağ Temizleme

Makinelerimiz” de müşterilerimiz


tarafından çok fazla tercih edilmektedir.

“Vito Yağ Temizleme Makinaları”,

kızartma yağınızın ömrünü iki katına

çıkartır, paranızı ve zamanınızı doğru

kullandırır, müşterilerinize kızartarak

sunduğunuz yiyeceklerin lezzetini artırıp,

aynı zamanda ise müşterilerinizin

sağlığını en iyi şekilde korumaktadır.

Yeni dönem için buradan paylaşmak

istediğiniz projeleriniz, yeni

yatırımlarınız var mı?

Gündemimizde yeni projelerimiz var. Ar-

Ge departmanımız sürekli araştırmalar

yapıp, üst yönetimimizle entegreli bir

halde projeler üretip, planlamalar yapıyor.

Yeni yapılacak yatırımlarımız ise, orta ve

uzun vade düşünülüp, gelecek 5 yılımız

bir aksilik çıkmadığı takdirde planlanmış

durumdadır. Her yıl yüzde 25 ve 40

arasındaki büyüme hedefimizle gelecek 10

yıl içerisinde Türkiye’nin ilk 5.000 kurumu

arasında yerimizi koruyup üst sıralara

çıkmak için grupça çalışacağız.

Aybüke Hanım, biraz da sizi

tanıyabilir miyiz?

Başarının bir günde elde edildiğine

değil, başarının uzun soluklu bir

yolculuk olduğuna inanıyorum.10

Eylül Ankara doğumlu olup,

uluslararası bir üniversitenin

ekonomi bölümünden mezun oldum.

İşletme ve işletme yüksek lisansı ile

donanımımı birleştirip, şu an halen

akademik kariyerimdeki yolculuğuma

devam ediyorum. Uluslararası bir

üniversiteden mezun olduğum için

yurt içi ve yurt dışı birçok meslektaşım

ekonomistlerle iletişim halinde

olmanın avantajlarını yaşıyor. 30’dan

fazla ülke ile ticari iletişimde bulunup,

uluslararası ticaret yapıyorum.

Son olarak bir ekonomist olarak

2019 turizmi hakkında neler

düşünüyorsunuz?

Turizm sektörü Türkiye'nin cari açığını

kapatan en belirgin sektörlerden biri.

Ülkemiz için turizm sektörünün en

önemli aktörlerinden biri olduğunu çok

iyi ve net bir şekilde biliyoruz. Turizmde

arz ve talebe göre fiyat dengesini iyi

yönetip, bilinçli artışlarla desteklersek

herhangi terör veya sıkıntılı bir durum

yaşamadığımız takdirde 2019’un 2018’den

daha iyi geçeceğine ve çift haneli

büyümelere ulaşacağımıza inanıyorum.

Geçmiş yakın yıllarda yaşanan üzücü

olaylar sebebiyle turistler Türkiye yerine

İspanya, Yunanistan, İtalya, Adriyatik

kıyılarını seçtikleri için tablolarda büyük

değişiklikler yaşamıştık. Bu tablo 2019

yılında Türkiye’nin pazara tekrardan

girmesiyle, ülkemiz eski bulunduğu

konuma tekrardan geri dönecektir.

Her sektörde olduğu gibi teknoloji ve

trendler en büyük değişken ve etkileyen

unsurlardır ve sürdürülebilirlik en

önemli faktörlerden biridir. Bu yüzden

“Her yıl yüzde 25 ve

40 arasındaki büyüme

hedefimizle gelecek

10 yıl içerisinde

Türkiye’nin ilk 5.000

kurumu arasında

yerimizi koruyup üst

sıralara çıkmak için

grupça çalışacağız.”

turizmde yeni trendleri yakalayabilmeli,

turistlerin sadece yeme-içme ve

konaklamaya değil, aynı zamanda çevre

ve kültürün de bu gelişlerde etkili

bir faktör olduğu unutulmamalıdır.

Bu noktada kruvaziyer turizmine

yatırımların canlandırılması önemli

bir noktadır.

Turizm ve seyahat endüstrisinde yeni

trendler, insanların birçok ülkeyi kısa

sürelerde ziyaretleriyle gelişiyor.

Seyahat severler, yeni yerleri, yeni

yemekleri gemi üzerinde ve deniz

eşliğinde yapmaktan büyük keyif

alıyorlar. Karaköy, Haliç, Antalya ve

Türkiye’de hayata geçirilecek yeni

kruvaziyer limanları ile Türkiye’nin

kruvaziyer turizmi konusunda

Avrupa’da çok üst sıralara yükseleceği

düşüncesindeyim. Böylelikle Türkiye

de limanlar çevresinde çok büyük

ekonomik pazarlar oluşturulup,

çeşitli iş sahalarıyla da desteklendiği

takdirde yüksek miktarda istihdam da

sağlanacaktır.


82

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

demokrat

şef

Didem

Şenol

Fotoğraf: Okan Erkmen

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Kilolu bir çocuktu, anımsadığı…

Yemek yapmayı evvela kendini

beslemek için sevdi. Maaile

toplanılan lezzetli sofralar bu

sevgisini bir kat daha pekiştirdi.

Anneannesinin mutfağı eşsizdi…

Küçük bir çocukken kalabalık

masalara tabak taşımak kadar keyifli

sohbetler eşliğinde yemek yemek de

apayrı bir deneyimdi!

Ne var ki bir an olsun aşçı olmak

geçmemişti aklından…

Üniversiteyi Koç Üniversitesi’nde

Psikoloji üzerine okudu. Psikolojiyi

severek okumasına rağmen meslek

olarak görmediği için farklı ama

aslında küçük yaşlardan beri çok da

aşina olduğu mutfağa yönünü çevirdi.

Önce yurt dışındaki okulları enine

boyuna araştırdı, sonunda New

York’taki bir mutfak enstitüsünde

karar kıldı.

Okul parasına destek olmak için ilk

olarak babasının güneydeki oteli

Dionysos’ta çalıştığını ve önüne

gelen her işi yaptığını söyleyen Gram

Restoranları’nın Kurucu Şefi Didem

Şenol, “Bir yıl sonra New York’a

aşçılık okumaya gittim. Bir buçuk

yılın sonunda Eleven Madison Park’ta

çalıştım. Daha sonra Türkiye’ye

dönerek NuTeras’ın mutfağında,

Mehmet Gürs’ün yanında aşçılık

yaptım” diyor.

“Babamın cazip teklifine hayır

diyemedim”

NuTeras’ın ardından birkaç yerde daha

çalıştığını anlatan Şenol, çok geçmez,

babasından gelen cazip iş teklifiyle bu

defa kariyer rotasını güneye çevirir.

Sahil kenarında kiralanmış küçük bir

otel işletmesidir, tarif ettiği. Yaz boyu

biriktirilen paralarla bir kış dünyayı

gezme fikrine kaptırmıştır, en çok da

kendini.

Gelin görün ki, Dionysos Oteli’nde beş

senesi geçer, Şenol’un.

O güne kadar alışık olmadığı

bu sıra dışı mutfak deneyiminin

aşçılık kariyerinde bir kilometre

taşı olduğunu dile getiren Şenol,


“Önceleri hep uluslararası mutfaklarda

çalışmıştım. Sipariş veriyorsunuz,

sabahleyin kapınıza geliyor. Ama dağ

başında bir otelde çalışınca çok fazla

pazara gitmeye, köylülerle arkadaş

olmaya, onların ürünlerini satın

almaya başladım” diyor ve ekliyor:

“Uluslararası mutfaktan uzaklaşıp da

Türk malzemeleriyle yemek yapmaya

başladığımda kendimi buldum. İşte o

zaman kendi balıkçım, kendi kasabım

oluşmaya başladı. Mutfağımda

kötü balzamik yerine iyi nar ekşisi

kullandıkça lezzetin de aşçılığın da

anlamı değişti benim için.”

Kitap gibi menülere sıra dışı alternatif

Lokanta Maya

Sonrası mı? Deneyimli şef, beş yılın

ardından İstanbul’a dönmeye karar

vererek Karaköy’de Lokanta Maya’yı

açıyor. Acayip küçük menüsü olan

bir mekan, anlattığına göre. Öyle

müşterilerinin alışık olduğu kitap gibi

menülerden de değil üstelik! Mevsime

uygun, günlük ve iyi malzemelerle

hazırlanmış… Lezzete anlam katan

doğallık ve kalitede!

Hatta zaman geçtikçe öyle bir

tutuluyor ki bu “acayip küçük menü”,

öyle yola çıkmasa da fine içinden

bir “fine dining restoran” çıkarıyor.

Çok geçmeden beyaz masa örtülü,

insanların severek yemek yiyip,

tatlı tatlı sosyalleştiği bir mekan

oluveriyor.

Ne var ki, 2016 yılı biterken o da

kapatıyor kepenklerini. Sebep

en çok da, ülkede yaşanan tatsız

olaylar ve akabinde Beyoğlu’nun

geldiği son nokta!

Neyse ki deneyimli şef Didem

Şenol’un o günlerde eş zamanlı

olarak açtığı Gram’lar vardır… Öğlen

büfeleri ve artizan pastaneciliğe

kafa yorduğu bir sırada doğan bir

konsepttir bu. Şenol, Pera’daki

küçük dükkanda yemeklerini glükoz

şurubu, katkı maddesi ve margarin

kullanmaksızın servis eder. Konsepti

genişletmeye karar verdiğinde ise

2014’te Orijin, 2016’da ise Kanyon

dükkanlarını açar.


84

Ölçülü, tasarruflu konsept

Gram

Nedir bu Gram, Şenol’dan konsepti biraz daha

detaylandırmasını istiyorum. Orijin Maslak veya

Kanyon dükkanlarına giden bir müşteri, Gram’da

nasıl bir menü ve servis anlayışıyla karşılanıyor?

Konseptin kurucu şefi Didem Şenol, şöyle yanıt

veriyor:

“İsraf etmemek anlayışıyla kurduğumuz

mutfağımızda hayvanın her yerini kullanmaya

çalışıyoruz. Kokoreç de var menümüzde, sakatatların

değişik versiyonları da! Bu mevsimde en çok paça

var. İsraf etmemek demişken, ekmeklerden arta

kalanları kıtır ya da galeta ununa çeviriyoruz. Her bir

malzemeyi mutfağımızda değerlendiriyoruz.”

Gram Evde!..

Didem Şenol, Gram çatısı altında restoran ve corner

konseptlerinin dışında catering hizmetleriyle de

tanınıyor. Lokantalara eş zamanlı olarak başlattığı

bu alanda yine diğerlerinden oldukça farklı ve iddialı!

Şenol ve ekibi için 8 ya da 500 kişi, hiç fark etmiyor;

profesyonel bir iş yemeği sofrasını da kuruyorlar,

akşam oturmalı bir davet yemeğini de!

Sadece bu kadarı da değil! Didem Şenol’un “Gram”

çatısı altında sektörüne kazandırdığı hizmet

akslarından biri de, “Gram Evde”. Ölçülmüş ve

tartılmış malzeme ve tarif kartlarının içinde yer

aldığı bir paket düşünün. Bu servis ile evinizde yarım

saat gibi kısa bir sürede sadece malzemeleri bir

araya getirerek lokantadan çıkmışçasına yemek

pişirebiliyorsunuz. Şenol, isteyenlere bu servisin

haftalık olarak adreslere yollandığını söylüyor. Yurt

dışında da benzer örnekleri olduğu gibi Gram Evde’de

farklı olarak pakete aynı zamanda yarı mamuller de

ilave oluyor. “Şu anda sipariş veren misafirlerimiz

her hafta değişen 6 menüden seçiyor. Bu hafta ne

pişiririm derdi yok. Biz zaten onlar için fazlasıyla

düşünmüş, tartmış, porsiyonlamış, ayıklamış

oluyoruz” diye de ekliyor Şenol.

Tek lokanta açmak istiyor

Son olarak Didem Şenol’a bundan sonra yapmak

istediklerini ve hayallerini soruyorum. Seyahat

etmeyi çok sevdiğini ancak yoğun iş temposundan

dolayı vakit bulamadığını söyleyen Şenol, “İki

oğlum var. Ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum.

Spor yapmayı seviyorum. Kışın fırsat buldukça

kayak yapıyorum” diyor.

İleriki hayallerinde tek lokantaya dönme fikrinin

olduğunu söyleyen Şenol, “Gram’ları çok

seviyorum, yaptığım işi çok seviyorum. Ama belli

bir noktadan sonra hafif tarım yapabildiğim,

ekip, biçip, sonradan servis edebildiğim tek bir

lokantaya dönebilirim” diyor.


Didem Şenol’a

sorduk :

Nasıl bir şefsiniz?

Eski zamanların kafaya vurarak çalıştırma dönemleri bitti artık.

Mutfaktaki o acayip hiyerarşi yok. Daha demokrat ve yumuşak!

Neredeyse herkes istediği için orada. Kimse kimseyi zorla

çalıştırmıyor. Biz toplamda 63 kişiyiz. Bir ahenkle çalışıyoruz. İş

arkadaşı olmaktan çok bir aileyiz. Herkesin fikrini alıyoruz. Birlikte

karar veriyoruz.

Bu tempoda mutfağa yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?

Eskiden mutfakta daha fazla vakit geçiyordum. Şimdi de öyle ama

daha dengeli gidiyor. İşin başında her ne kadar bir genel müdür de

olsa işin genel yönetiminde yer almaya çalışıyorum.

Eskiye nazaran belki aşçı olmaktan daha fazla lokantacıyım. Ama

mutfakta olmayı çok seviyorum. Yemek, servis dediğiniz tamamen

bir ekip işi. Birbirinizi doğru anlamanız, yan yana durmanız ve birlikte

hareket etmeniz çok kıymetli. Tedarikçimiz, şoförümüz, baş aşçımız,

servis elemanımız aslında totalde Gram’ı yansıtıyor. Ufacık bir sıkıntı

total insanların deneyimlerini etkiliyor.

İyi yemek nasıl olur?

İyi yemek, illa kuş kondurulmuş, herkesin şıkır şıkır gittiği, çok

yüksek rakamlı yerler anlaşılmamalı. İyi yemek, günlük ve rahat bir

konseptle de insanlara da ulaştırılabilir. İlla fahiş fiyatlar ödemek

zorunda değilsiniz. Gram’ın çıkış noktası da bu zaten.

Lezzet desem?

Tabakta tasarımdan çok lezzetsel bir dengenin yakalanması

gerektiğini söyleyen Şenol, “Ben çok iyi aşçıyım ama insanlar beni

anlamıyor” diyenlere katılmadığını dile getiriyor. “İyiyse zaten onu

hepimiz beğeniriz” diyen Şenol, genel geçer beğeniyi yakalamak için

dengenin önemli olduğunu söylüyor. “Lezzette dilimizin algıladığı

tüm tatları doğru miktarlarda kullanmak gerekiyor. Balık yiyorsanız

balığın tadını hakkıyla almalısınız” diyen Şenol, “Yemekte aslında

keyif aldığımız, duyuların toplamı. İnsanlara çok fark ettirmeden,

sadece ‘çok iyi yapmışlar’ dedirterek servis vermeye çalışıyoruz”

diyor.

Ürün ve yerellik deyince?

Türkiye’nin çok değişik yerlerinden ürün tedariki sağlıyoruz. Bu

tabii çok zor. Avokadoyu bir abi yolluyor. Salça, pul biber başka bir

yerden geliyor. Küçük üreticiyi desteklemek gerektiğini düşünüyoruz.

Fabrikasyon ürünlerin kalitesini çok fazla kaybettiğini düşünüyoruz.

Her şeyi mevsiminde yapmaya çalışıyoruz. Avokadoyu ekim ayından

şubat sonuna kadar kullanıyoruz. Kışın hiçbir şekilde yemeklerimize

domates, patlıcan koymuyoruz. Olabildiğince mevsime sadık ve taze

ürünler kullanıyoruz.


86

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

İncili Gastronomi Rehberi

Ödülleri sahiplerini buldu

Türkiye’nin ilk ve tek özgün gastronomi derecelendirme sistemiyle hazırlanan ‘İncili Gastronomi Rehberi’

2018-2019 yayınlandı. Bir yılı aşkın bir süredir titizlik ve şeffaflıkla yapılan değerlendirmeler sonucu İnci

kazanan restoranlar Swissotel’de yapılan ödül töreniyle sahiplerini buldu.

Hürriyet ve Karaca iş birliği ile

gastronomi dünyasına kazandırılan

ve bu yıl 2.’si yayınlanan “İncili

Gastronomi Rehberi” Hürriyet Kitap

etiketiyle raflarda yerini aldı. İncili

Gastronomi Rehberi’nin Ödülleri ise

Swissotel’de düzenlenen törenle

sahiplerine takdim edildi. Yıl boyunca

merakla beklenen ve gastronomi

dünyasının prestiji olarak kısa

sürede kabul edilen rehber; sektörün

değerlendirilmesi, derecelendirilmesi,

teşvik edilmesi ve yemek severlere adil

bir şekilde yol gösterilmesi amacıyla

hazırlandı.

Proje Direktörü Müge Akgün ve proje

ekibinden Zeyno Gürses Dölay, Cemre

Narin, Gamze İneceli, Oğul Türkkan,

Emine Tunadan’ın yer aldığı rehberde

Ahmet Örs, Mehmet Yalçın, Teoman

Hünal ve Nedim Atilla Danışma Kurulu

olarak görev yaptı. Ayrıca Ertuğrul Özkök,

Mehmet Yaşin, Dilara Koçak, Hande

Arslanalp, Vedat Başaran, Sedat Ergin,

Engin Akın, Deniz Alphan, Reha Tanör,

Nevin Halıcı gibi değerli isimler de Onur

Kurulu üyeleri olarak projeye katkı

sağladı.

İlk yıl için İstanbul, Bodrum, Alaçatı,

Çeşme restoranlarının değerlendirildiği

rehberin kapsamı genişletilerek

İzmir ve Ankara’daki restoranları da

değerlendirmeye dahil edildi. İçerik

kadar İncili Gastronomi Rehberi’nin

tasarımında ve derecelendirme

sisteminde de yenilikler oldu. Geçen


sene en yüksek derece 4 İnci iken bu

sene bu derecelendirme 5 İnci ile başladı.

Ayrıca restoranlar, “Şef restoranı,

bistro, brasserie”, “geleneksel mutfak”,

“et lokantaları ve kebapçılar”, “balık

lokantaları”, “Uzak Doğu restoranları”,

“meyhaneler”, “sokak yemekleri

restoranları” şeklinde kategorilerine

ayrılarak, aranan yerlerin daha kolay

bulunacağı bir düzenleme yapıldı.

İnci sahibi restoranlara ödülleri verildi

422 restoran ve 257 lezzet noktasının

yer aldığı rehberin ödül gecesinde 5, 4

ve 3 İnci alan mekanlara ödülleri takdim

edildi. Hürriyet yazarı Müge Akgün İncili

Gastronomi Rehberi’yle ilgili “Her geçen

yıl yeni kentler, yeni restoranlar ve lezzet

noktalarının katılmasıyla büyüyecek olan

rehberimizin yeme-içme dünyasındaki

eğilimleri yansıtacağını, sektöre

katkısının olacağını düşünüyoruz” diye

konuştu.

Karaca Grup İcra Kurulu üyesi Galip

Bağcı’da yaptığı konuşmada bu denli

değerli bir çalışmada Hürriyet ile iş

birliği yapmaktan duydukları mutluluğu

dile getirerek, “Geçen sene başlayan iş

birliğimiz bu yıl devam etti ve gelecek yıl

da birlikte olmaktan mutluluk duyacağız.

Rehberin simgesinin ise Karaca’nın incisi

olması bizim için ayrı bir gurur” dedi.

Gecede İnci alan mekanların yanı

sıra sektöre değer katan önde gelen

isimlere Onur Ödülleri verildi. 73

yıldır yaptığı çalışmalarla Beyti Güler

ve Antep Mutfağı’nı senelerdir en iyi

temsilcilerinden biri olan Arif Develi’ye

Onur Ödülleri’ni Karaca Grup Yönetim

Kurulu Üyesi ve CEO Fatih Karaca takdim

etti. Arif Develi yerine ödülünü Nuri Develi

aldı. Türk mutfak kültürü ve araştırmacısı

Nevin Halıcı da gecede ödül alan bir diğer

isimdi. Rahatsızlığı nedeniyle geceye

katılamayan Halıcı’nın ödülünü Gamze

İneceli aldı. Uzun yıllar şeflik yapan aynı

zamanda Osmanlı Mutfağı araştırmacısı

olan Vedat Başaran, işletmeci ve yemeiçme

yazarı Teoman Hünal, şef Şemsa

Denizsel, Aylin Yazıcıoğlu, Turizm

Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri

Derneği TURYİD Başkanı Kaya Demirer,

Tayfun Topal ve Uğur Talayhan’a da

gecede Onur Ödülleri takdim edildi.

5 İnci Sahibi Mekanlar

Maça Kızı-Bodrum, Mikla-İstanbul, Neolokal-İstanbul

4 İnci Sahibi Mekanlar

Aheste Pera, Antica Locanda, Asmalı Cavit, Beyti, Cantinery, Casa Lavanda, Cibalikapı Balıkçısı, Çiya Lokantası, Dragon Ent-Bodrum, Escale, Gram,

Hünkar, Isokyo, Karaköy Lokantası, Kıyı, Lacivert, Mürver, Nicole, Orfoz-Bodrum, Papermoon, Sanayi 313, Seraf, Spago İstanbul, Sunset, Şans, Toi,

Trilye-Ankara, Yek Alaçatı, Yeni Lokanta

3 İnci Kazanan Mekanlar

16 Roof, 1924 İstanbul, 9 Ece Aksoy, Adana İl Sınırı, Adana Ocakbaşı, Adana Özasmaaltı Kebap, Adil Müftüoğlu-Uğur Lokantası, Agrilia, Aila, Antiochia,

Aqua, Armada Teras, Asitane, Assaggio Bağarası, Balıkçı Abdullah, Balıkçı Kahraman, Balıkçı Sabahattin, Balmumu Lokanta, Basta Street Food Bar, Bi

Nevi Deli, Bizim Lokanta, Bodrum Balıkçısı, Borsa Lokantası, Brava, Da Mario, Deniz, Develi , Divan Lokanta, Divan Safranhan, Eqinox, Esnaf Lokantası-

Mahmut Usta, Fauna, Fava Alaçatı, Fener, Feriye, Firuze, Frankie, Günaydın Etiler Steakhouse, Horasan, Il Riccio, Inari Sushi-Omakase, İris Steakhouse,

İsabey Bağ Evi, Kalbur, Kapari Bahçe, Kapha, Kaplan Dağ, Kilimanjaro, Kısmet Lokantası – Ankara, Kısmet Lokantası – İzmir, Kolburano’s, La Pasion, La

Petite Maison, Leb-İ Derya, Les Quase De Smyrina, Limon, Meyhane 1923 Akif Baba, Meyhane Endülüs, Meze By Lemon Tree, Mezzaluna Ankara, Mittag,

Momo Alaçatı, Neni Brasserie, Nezih Kebap Yuvalama, Park Şamdan, People, Pizzeria Venedik, Quyyu By Hanımeli Balık, Ramada Sushi, Ramazan

Bingöl Et Lokantası, Sahil, Sahrap Pera, Seçkin Et Steakhouse, The North Shield, Trattoria La Scarpetta, Ulus 29, Urla Vino Locale, Vogue, Yelken –

Ankara, Yelken – İzmir, Yengeç, Yüksel Balık, Zula İstanbul, Zuma Bodrum, Zuma.


88

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

Milli Mutfak Hareketi başladı!

TAŞPAKON ve Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu işbirliği ile

oluşturulan ve 8 ana kararı kapsayan Milli Mutfak Hareketi, Discover Events ve

TAŞPAKON işbirliği ile ilki gerçekleştirilen Dünya Helal Zirvesi 1. İslam Ülkeleri

Aşçılar Kupası Ödül Töreni programında imza altına alınarak başlatıldı.

Türk mutfağının ve yöresel ürünlerinin

savunulması, işletmeler, toplu tüketim

ve halk nezdinde yerli tüketimin

artırılması, Türk yemeklerinin Türkçe

yazılması ve Türkçe okunması, kaybolmaya

yüz tutmuş Türk aile sofra kültürünün

yaşatılması adına ülke genelinde kampanya

ve algı temelli tedbirler içinde olunması

gibi önemli maddeleri kapsayan Milli

Mutfak Hareketi başladı. Discover Events’in

Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, “Milli

Mutfak Hareketi’nde yer alan önemli

kararların ve misyonun hayırlara vesile

olmasını temenni ederim” diyerek heyecan

verici bir başlangıca ev sahipliği yapmaktan

mutluluk duyduklarını dile getirdi.

Milli Mutfak Hareketi Kararları

Milli değerlerin koruması, eğitim ve

sosyal sorumluluk konularındaki

projeleri ile dikkat çeken Tüm Aşçılar ve

Pastacılar Konfederasyonu (TAŞPAKON)

ile lokantacılık ve pastacılık sektörünün

gelişmesi, kanunlar karşısında korunması,

sosyal ve ekonomik sorunların ilgili

çözümlerine kavuşması için çalışan

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar

Federasyonu tarafından hazırlanarak

imzalanan protokol şu maddeleri içeriyor:

1. Türk mutfağının ve yöresel

ürünlerimizin savunulması, işletmeler,

toplu tüketim ve halk nezdinde ülkemizde

tüketimin artırılması, bunları teşvik amaçlı

kurumsal, kılgısal ve bilimsel çalışmaların

yapılması.

2. Türk mutfağının ve yöresel

ürünlerimizin küresel çapta hak ettiği

tanınırlık seviyesine ulaşması ve tercih

edilmesi hususunda devlet destekli

uzun vade tasarı esaslı çalışmalar içinde

olunması.

3. Türkiye’de işleyimsel mutfaklarda

kullanılan her türlü demirbaş donanım,

araç-gereç, sunum donanımları, cam,

porselen ve çelik olmak üzere Türk Malı

kullanımının teşvik edilmesi.

4. Türk yemeklerinin Türkçe yazılması ve

Türkçe okunması.


5. İşletme mutfaklarında kullanılan meslek

unvanlarının Türkçe hale getirilmesi ve bu

şekilde kullanımın özendirilerek yapının

yabancı kelimelerden arındırılması.

6. Mesleki eğitimde Türk mutfağının ve

yöreselliğinin daha fazla işlenmesi, bu

doğrultuda müfredatın doğruluğunun ve

yeterliliğin sağlanması.

7. İl merkezleri, ilçeler ve köyler düzeyinde

mülki amirlikler, yerel yönetimler ve ilgili

STK’lar ile iş birliğine gidilerek, halkın

menşei Türkiye gıda ürünleri, yöresel

ürünler, sağlıklı beslenme ve ayak üstü

yeme alışkanlığının yararsızlığı ile ilgili

konularda eğitilmesi.

8. Kaybolmaya yüz tutmuş Türk aile

sofra kültürünün yaşatılması adına ülke

genelinde kampanya ve algı temelli

tedbirler içinde olunması.

“Executive Chef değil, Aşçıbaşı!”

Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar

Federasyonu Genel Başkanı E.

Aykut Yenice, “Executive Chef” gibi

tanımlamaları eleştirerek “Milli Mutfak

Hareketi’nin temel prensiplerinden bir

tanesi, üzerinde yaşadığımız bu değerlerin

en iyi şekilde muhafaza edilmesi.

Düşünün ki, bugün Türk mutfağında,

Türk lokantacılığında yemeği yapan,

üreten insanın adı aşçı veya ustadır.

Son dönemlerde sıklıkla gördüğümüz

şekilde birtakım cicili bicili üniformaların

üzerine ‘Executive Chef’ yazmak buna

ihanettir diye düşünüyorum. Görüntüyle

değil, icraatla bir şeyler yapmamız

lazım. Türk Mutfağı, zenginliğin ve

güzelliğin simgesidir. Sadeliğin ve

üretimin simgesidir. Onun için bana göre

Türk mutfağının doğrularıyla çok fazla

oynamamak gerekir” açıklamasında

bulundu.

Sağlıksız beslenme konusuna da dikkat

çeken E. Aykut Yenice, “Lokantalarda

dahil birçok yemeği doğru olarak

sergileyemiyoruz. Bugün ‘Elbasan

Tava’ bunun bir örneğidir, şu an birçok

gencimiz bunu bilmiyordur. Gençlerimiz

ucuz ve hızlı beslenmeye yöneliyorlar.

Genç nüfusumuz obeziteyle karşı karşıya.

Bunun sebebi sağlıksız beslenme.

Biz Milli Mutfak Hareketi ile bunlarla

mücadele etmeye çalışacağız” ifadesini

kullandı.

Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu

Genel Başkanı Gökhan Tufan ise yemek

isimlerindeki yanlış kullanımlara dikkat

çekerek şu açıklamada bulundu:

“Turkish pizza değil, lahmacun

kelimesi kullanılmalı. Aksini yapanlar

acaba kendi ülkesini, kendi dilini nasıl

dejenere ettiğini düşünüyor mü? Mesela

mantıya, Turkish Ravioli deniyor. Böyle

dersek, nasıl tanıtacağız yemeğimizi?

Aynı zamanda bizim gibi tecrübeli usta

aşçıların kullandığı İngilizce unvanlar ile

mücadele edeceğiz. Aşçıbaşı diyeceğiz.

Usta, kalfa, çırak diyeceğiz. Pastacı,

tatlıcı, lokmacı diyeceğiz. Milli Mutfak

Hareketi ile amaç öze dönmek aslında.

Bunu inşallah başaracağız. Yerli ve

milli konusunda vilayetlere, gerekirse

muhtarlıklarla, ilgili STK’lara ve ev

hanımlarına kadar inmeyi düşünüyoruz.

Bugün evlerimize kadar yabancı

mutfaklar girdi. Mesela İtalyanların Pana

Cotta’sını yapıyoruz evde. Biz ‘yapmayın’

demiyoruz, bizi yanlış anlayanlar var.

Lakin yüzde 10 yabancı olsun ama

yüzde 90 Türk Mutfağı olsun. Milli

Mutfak Hareketi, uzun soluklu, devlet

projesi mantığında bir çalışma. Konuyla

ilgili bakanlıkların bu mühim hareketi

himayeleri altına almalarını ve kurumsal

olarak desteklemelerini bekliyoruz.”

“Unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimizi

doğru bir şekilde gençlerimize ve

dünyaya tanıtmalıyız”

Milli Mutfak Hareketi

kapsamında, unutulmaya

yüz tutmuş yemeklerin

daha iyi yaşatılabilmesi

için de çalışmalar

yapılacağını belirten

Türkiye Lokantacılar ve

Pastacılar Federasyonu

Genel Başkanı E. Aykut

Yenice, şu açıklamalarda

bulundu: “2023 yılında 50

milyar dolar turizm geliri,

50 milyon turist bekleyen bir

hedefimiz var ülke olarak.

Bugün 50 milyon turisti

bu ülkeye getirebilmek,

50 milyar dolar gelir

sağlamak için üyelerimizin,

işletmelerimizin çok ciddi anlamda

revize edilerek yurt dışından gelen

turistlere en iyi şekilde hizmet etmesini

sağlamak zorundayız. Amerika’dan

gelen bir insana burada cep telefonu

satamazsınız, Fransa’dan gelen bir

insana ayakkabı satamazsınız. İtalya’dan

gelen insana kravat satamazsınız ama

dünyanın her yerinden gelen insanlara

Türk mutfağından lezzetleri tattırabilir,

yedirebilir, içerebilirsiniz. Dünyadaki

gastronomi merkezi haline gelmiş

kentlerle rekabet edebilmek adına

unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimizin

tekrardan aktivite edilmesi, doğru

öğretilmesi, doğru yönlendirilmesi,

doğru isimlendirilmesi lazım.”


90

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

Kaya Demirer, 5. kez başkan seçildi!

TURYİD, 12. Olağan Genel Kurulu’nu bugün Sunset Restaurant’ta gerçekleştirdi. Kaya Demirer’in

5’inci Dönem TURYİD Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildiği toplantıda, Yönetim Kurulu Başkan

Yardımcılığı görevine ise Metin Şen, Barış Tansever, Gamze Cizreli ve Ayhan Çarıkçılar getirildi.

Turizm Restoran Yatırımcıları ve

Gastronomi İşletmeleri Derneği

(TURYİD), sektörün önde gelen

isimlerini 4 Ocak 2019 Cuma günü Sunset

Restaurant’ta düzenlenen 12. Olağan Genel

Kurulu’nda bir araya getirdi.

TURYİD Üyesi olan, turizmin önde

gelen yeme- içme- eğlence sektörünün

yatırımcıları, gastronomi

tesisi işletmecileri ve

tedarikçilerinin katılımıyla

düzenlenen toplantıda,

görev süreleri sona eren

Yönetim Kurulu Üyeleri,

diğer Kurulların Üyeleri

oy birliği ile ibra edildi ve

dernek organlarının seçimi

gerçekleştirildi.

12. Dönem TURYİD Yönetim

Kurulu’nda; Kaya Demirer

(Frankie İstanbul), Metin

Şen (Serafina), Ayhan

Çarıklar (Midpoint), Gamze

Cizreli (Big Chefs), Barış

Tansever (Sunset), Umut

Özkanca (d-ream), İbrahim Demir (BTA), Ali

Rıza Yılmaz (Parkfora), Ebru Koralı (Marka

Sokak), Cem Mirap (Lucca), Richard Peter

Appelbaum (Divan), Doğa Erzi (Coca-cola),

Yücel Özalp (Rana), Serkan Top (Waffle Stop),

Onur Tahincioğlu (Grill Polonez), Yaprak

Baltacı (Morini), Ahmet Özbek (Lebi Derya),

Tayyar Zaimoğlu (OnbaşılarKebap), Lütfü

Sapmaz (Portaxe), Dilek Terzioğlu (Dilek

Terzioğlu Events), Görkem Girav (Mana), Esra

Batkın (İnoksan) ve Faruk Ügümü (Hünkar)

görev aldı.

Demirer: “Güveninize teşekkür ediyorum”

Seçimin ardından konuşan Kaya Demirer;

“Bugün Türkiye’de yeme-içme noktalarının

sayısı 100 bin civarında. Yiyecek - İçecek

sektörü büyüklüğü ise 90 milyar TL

büyüklüğünde. Bunun 25 milyar TL’si ise

TURYİD’in son 10 senede misyon olarak

üstlendiği özel niteliklere haiz gastronomi

deneyimi sunan işletmelerin gelirinden

oluşuyor. Bini aşkın yurt içi ve 250’yi

aşkın yurt dışı şubesiyle TURYİD Üyesi

187 markamız, yurt içinde yılda 60 milyon

ziyaretçi ağırlıyor, yıllık 17 Milyar TL ciro ile

Türkiye Yiyecek - İçecek Sektörü’nün %18’ini

oluşturuyor; ülkemize hem ekonomik hem

de kültürel anlamda katma değer sağlıyor.

Bu 187 kıymetli markanın temsilcilerinden

oluşan TURYİD Üyelerinin bana ve yönetim

kuruluma, gösterdiği güvene bir kez daha

teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Sektör olarak üretmeye ve büyümeye hız

kesmeden devam edeceklerinin altını

çizen Demirer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her zaman söylediğimiz gibi, Türkiye’nin

cari açığının merheminin ‘gastronomi’

olabileceğine inanıyoruz. Şu anda, sadece

‘gastronomik deneyim’ yaşamak için seyahat

eden kişilerin dünyada yarattığı turizmin

büyüklüğü bugün 150 milyar doları aşmış

durumda. Türkiye bu insanlar ve daha fazlası

için eşsiz bir deneyim yaşatacak potansiyele

sahip.”

“Yüzyıllar boyu farklı uygarlıkların

bıraktığı mirası ve potansiyelimizi dünyaya

açma vakti…”

Ülkemizin sahip olduğu kültürel mirasın

mutfaklarımıza da yansıdığını sözlerine

ekleyen Kaya Demirer şunları söyledi:

“Türkiye’nin gastronomi açısından eli

kültürel birikim ve tecrübe anlamında

çok güçlü. Zira Türkiye’deki restaurant

ve şeflerin dünya standartlarındaki

yetkinliklerinin de son derece farkındayız.

Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın

Mehmet Ersoy’un Gastronomi Turizmi için

belirlediği 10 milyar Dolar gelir hedefinin bu

dalda hizmet veren öncü üye markalarımızın

yakalayacağından hiç şüphem yok.

Elimizdeki potansiyeli iyi değerlendirirsek

kişi başı turist gelirimizi 650 Dolar’dan bin

Dolar’a çıkarabiliriz. Bu da cari açığımızdaki

büyük bir yaranın merhemi olabilir.”

Global Gastro Ekonomi Zirvesi,

TURYİD’in eline taşın altına

koymak istediği bu merhemin

ilk adımlarından biri…

Sözlerine devam eden Demirer;

“Sayın Bakanımızın vizyoner

bakış açısı ile adım attığı Turizm

Geliştirme Fonu çalışmalarının,

ülkemiz turizminde bugüne

kadar geri planda kalan

gastronomi ile atak yapacağına

inanıyoruz. Gastronomi

turizminin belkemiğini oluşturan

restoranların, uluslararası

normlara sahip tesisler olması

açısından Bakanlığımızın

geliştirmekte olduğu ve çok kısa zamanda

hayata geçireceği ‘Turizm Tesislerinin

Belgelendirilmesine ve Niteliklerine dair

Yönetmelik Değişikliği’ ile yeni açılacak

restoranlar daha üstün ve nitelikli birer

gastronomi tesisi halini alabilecek. Bizler

ise TURYİD olarak, Sayın Bakanımız

ve Bakanlığımızın hayata geçirecekleri

çalışmalar doğrultusunda elimizi taşın altına

koymaya hazırız.

Bu çerçevede bu yıl ikinci kez 12 Mart’ta

tüm dünyadan sektör profesyonellerinin,

gastronomi meraklılarının ve alanında çığır

açan isimlerin katılımıyla Global Gastro

Ekonomi Zirvesi’ni düzenliyoruz. Ülkemizin,

restaurantlarımızın, şeflerimizin ve

sektörümüzün tecrübesini tüm katılımcılarla

paylaşabileceğimiz; gastronomi turizmi

için kapılarımızı açacağımız, ‘Restaurant

İhracatı’ ve ‘Gastro Diplomasi’ kavramlarını

ilk kez sesli olarak dile getireceğimiz ve

masaya yatıracağımız zirvemizin, ülkemizin

bu alandaki gelişimine ve ekonomik

kalkınmasına bir nebze olsun destek olmasını

ümit ediyoruz” yorumlarında bulundu.


hotel restaurant

92 & hi-tech

gastro güncel

Gıda Sürdürülebilirliği Medya Ödülleri’nin

kazananları açıklandı

Küresel gıda sisteminin benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya olduğu

günümüzde Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN) ile Thomson Reuters Vakfı’nın bu

yıl üçüncüsünü düzenlediği “Gıda Sürdürülebilirliği Medya Ödülleri” sahiplerini buldu.


Dünyada gıda ve beslenmeye

ilişkin sorunları analiz etmek

ve somut çözüm önerileri

geliştirmek amacıyla kurulan Barilla

Gıda ve Beslenme Vakfı’nın (BCFN),

Thomson Reuters Vakfı ile birlikte

düzenlediği Gıda Sürdürülebilirliği

Medya Ödülleri’nin 2018 yılı kazananları

açıklandı. Ana akım ve yeni medyanın

gücünden yararlanarak uluslararası

kamuoyunun dikkatini gıda sistemindeki

ikilemlere çekmeyi hedefleyen

yarışmanın 4 kategorideki kazananları,

ödüllerine Milano’da 9’uncusu

gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve

Beslenme Forumu’nda kavuştu.

Gazeteci, fotoğrafçı, gıda ve tarım

sürdürülebilirlik politikaları ve

araştırmaları uzmanı profesyonellerden

oluşan yarışma jürisi, “Yayınlanmış

Görsel”, “Yayınlanmamış

Görsel”, “Yayınlanmış Makale” ve

“Yayınlanmamış Makale” adlı dört

farklı kategoride finale kalan haber

çalışmalarını ana fikir, özgünlük,

yaratıcılık gibi çeşitli kriterlerde

değerlendirdi. Finale kalan tüm haber

çalışmaları ayrıca kazananın halk

oylamasıyla belirlendiği “Webin En İyisi”

kategorisinde yarıştı. Bu kategoride

halk, gıda sürdürülebilirliği konusunun

en iyi şekilde işlendiğini düşündüğü

haberi oylayarak kazananı belirledi.

Barilla, gıda sürdürülebilirliğinde

yiyecek seçimlerine dikkat çekti

Küresel gıda sisteminin üç ikilemi olan

“Açlık ve Obezite”, “Gıda ve Yakıt”,

“İsraf ve Açlıktan Ölüm” konularına

ışık tutmak, dikkat çekmek ve bunları

ele almanın yollarını bulmak amacıyla

düzenlenen yarışma kapsamında,

gazetecilerin sürdürülebilir

geleceğe giden yolda önemli bir

rol üstlendiğinin altını çizen BCFN

Başkanı Guido Barilla; “Gazeteciler,

günümüzün gıda sürdürülebilirliğine

ilişkin sorunlarına bir çözüm yolu

sunan hikayeleri haberlere taşıdığı

takdirde bir değişimden söz edebiliriz.

İnsanların gıda sürdürülebilirliğine

hassasiyet göstermeye başlaması

için yiyecek seçimlerinin ne kadar

önemli olduğundan haberdar olması

gerekiyor. Ancak bu şekilde insanlık

ve gezegenimiz için sürdürülebilir bir

gelecek mümkün olabilir” dedi.

Villa: “Bu yılki başvurular

olağanüstüydü”

Bu yılki başvuruların olağanüstü

olduğunu söyleyen Thomas Reuters

Vakfı CEO’su Monique Villa ise;

“Yoksulluk, aşırı tüketim, nüfus

artışı ve iklim değişikliği gibi kritik

konuları geniş bir kitleye ulaştırarak

sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek

için ilk adımlarımızı atıyoruz. Bu yıl ödül

kazanan haber çalışmalarının her biri,

küresel gıda krizine sınırları zorlayan

ve yenilikçi bakış açısıyla yaklaşan

çalışmalar. Gezegenimizi tehdit eden

bu önemli konuya ilişkin böyle başarılı

haberler görmek heyecan verici”

açıklamasını yaptı.

Gıda Sürdürülebilirliği Medya Ödülleri 2018 Yılı Kazananları:

Yayınlanmış Görsel Kategorisi: Geçim Kaynağı – Gregg Segal, Time Dergisi

Yayınlanmamış Görsel Kategorisi: Sağlığa Giden Yol: Yetersiz Beslenen Ruandalı Çocuklar – Maggie Andresen

Yayınlanmış Makale Kategorisi: Büyük Gıda Çöküşü – Helena Bottemiller Evich, Politico

Yayınlanmamış Makale Kategorisi: 2048’de Filipinler’de Balık Kalmayacak Olmasının Nedeni – Nastasha Alli

Webin En İyisi: Gıda Irkçılığı – Kim Harrisberg


hotel restaurant

94 & hi-tech

gastro güncel

Kaya Çiftliği 2019’u

ihracata ayırdı

Her yılki yüzde 10-20’lik büyümesini yeniden yapılanma süreci ile

2018’de yüzde 60-70’lere çıkartan Kaya Çiftliği, 2018 hedeflerinin

yüzde 120 üstüne çıkmış oldu. Marka 2019 yılında teknolojiye

yatırımını artıracak, yurt dışı ve HORECA hedeflerine ağırlık verecek.

Beyaz peynir, taze kaşar peyniri,

tereyağı, yoğurt ve farklı peynir

çeşitleri üreten Kaya Çiftliği 2016’da

start verdiği yeniden yapılanma sürecinin

ve marka yatırımına verdiği önemin

meyvesini 2018’de alarak büyüme oranını

yüzde 60-70’lere çıkardı. Otomasyona

verdiği öncelikle yatırımlarını geliştiren

marka, çalışan eğitimi ve insan kalitesini

de artırarak 2018 için koyduğu hedeflerin

yüzde 120 üstüne çıktı.

2018 yılında 22 ilde 100’ü aşkın şubeye

ulaşan Kaya Çiftliği yeniden yapılanmasını

2019 yılında da devam ettirecek. Kaya

Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar

Kaya, “Yeni yazılımlarla mağaza

sorumlularını daha nitelikle hale getirip

kendi stokunu tutabilme, koruyabilme,

takip edebilme, verileri merkezimizden

online olarak görebilme şansına sahibiz.

Daha geniş bir etki alanı ve daha fazla

kişiyi yetkilendirerek kontrol alanımızı

geliştirdik ki bu da 2018’de bize kazanç

sağladı” ifadelerinde bulunuyor.

Dubai’ye açılacak

“2019 yılı içerisinde de yeni şubeler

açacağız fakat franchise şartlarımız

geçen senelere nazaran katılaşacak.

Her gün 20-25 franchise talebi geliyor

ve sadece yüzde 5’ini değerlendirmeye

alıyoruz” diyen Zülfikar Kaya, önümüzdeki

dönem HORECA sektörü ve ihracata

ağırlık vereceklerini belirterek sözlerine

şöyle devam etti: “Şimdiye kadar Kuveyt

ve Katar’a sevkiyat yaptık. Dubai’ye de

girmeye hazırlanıyoruz. Yurt dışında

franchise ile değil ana dağıtımcımız

vasıtasıyla uluslararası zincir marketlerde

olmayı tercih ediyoruz.”

Kaya Çiftliği’nin

2019 hedeflerinde

teknoloji alt yapısını

geliştirmek kadar

yeni ürünler

geliştirmek ve

ihracata öncelik

vermek de yer alıyor.


hotel restaurant

96 & hi-tech

gastro aktüel

İtalyan usulü romantizm

Mövenpick Hotel Istanbul’un 20. katında yer alan Skyline Club Lounge’da düzenlenecek Sevgililer Günü yemeğinde,

İtalyan Baş Aşçı Giovanni Terracciano tarafından hazırlanan “Aşk Menüsü”nü, Petek Akçakaya’nın seslendireceği

tüm zamanların en sevilen aşk şarkıları eşliğinde tadabilirsiniz. Beş yıldızlı otelin rüya gibi bir akşam yemeğinin

ardından gecenin romantizmini devam ettirmek isteyen çiftler için hazırladığı Sevgililer Günü konaklama

paketinde; 14 Şubat 2019 tarihinde superior odada iki kişi konaklama, Skyline Club Lounge’da iki kişilik Sevgililer

Günü yemeği, AzzuR Restaurant’ta açık büfe kahvaltı ve odada kalp şeklinde çikolata ikramı bulunuyor.

Keyif, lezzet, serinlik için

Laçin Maden Suları

Eskişehir Laçin beldesinde, yerleşim yerlerinden ve tarım alanlarından uzak;

el değmeden, pancar şekeriyle üretimi gerçekleştirilen Laçin Maden Suları,

Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği doğal zengin mineralli su tanımında

yer alan litrede 1000 mg mineral değerlerinin çok daha üstünde bir değere

sahiptir. Zengin bir kalsiyum, florür, bikarbonat ve magnezyum deposu

olan ürün; hastalıkların oluşmasını önleyici ve tedavi edici etkisinin yanı

sıra vücudun mineral ihtiyacını da karşılayabilecek özelliktedir. Mineralli

sularda en yoğun bulunan elementler; kalsiyum, sodyum ve klorürdür. Daha

az bulunanlar potasyum ve flor, bazen de iyottur. Söz konusu minerallerle

olan gereksinim yaşamın bazı dönemlerinde özellikle artar. Bu dönemlerde

mineralli suların içilmesi daha çok önem kazanır.

Fırıncılar için ayrıcalıklar dünyası:

“Fırıncı Kazansın”

Dünya üzerinde 5 kıtaya yayılmış üretim tesisleri ve Türkiye’de üretilen Özmaya, Lesafmaya

gibi kaliteli markalarıyla maya endüstrisinde global referans noktası olan Lesaffre, Fırıncı

Kazansın adını verdiği Sadakat Programı ile gün geçtikçe modernleşen ve gelişen fırıncılık

mesleğine destek veriyor. Lesaffre, maya sektöründeki 165 yıllık deneyimini paylaşmak

için yenilikçi bir yaklaşımla geliştirdiği Fırıncı Kazansın mobil uygulaması ile Türkiye’de

tüm fırıncıları tek bir çatı altında topluyor. Fırıncı Kazansın uygulamasını mobil cihazlarına

indirerek kendilerine sunulan pek çok ayrıcalıktan faydalanan fırıncılar, sıra dışı tarifler, ilgi

çekici makaleler, fırıncılığın püf noktalarına ilişkin bilgilere erişirken, bir yandan da eğlenceli

içeriklerle günün yorgunluğunu atabiliyorlar..

Neden Sultan Doğal Kaynak Suyu?

Yaşamın 3 temel öğesi hava, su ve besinlerdir. Su yeryüzüne çıktığı ve

kullanıma arz edildiği noktada mikrobiyolojik, kimyasal ve radyoaktivite

değerleri bakımından yönetmelik standartlarına uygun olmalıdır. Sultan

Doğal Kaynak Suyu, kaynağının özelliği nedeni ile her türlü fiziksel, kimyasal,

mikrobiyolojik ve radyoaktivite kirliliklerden uzak olmasının yanında; suyun

içimine olumsuz etki yapan alüminyum, bakır, demir, sodyum, klorür, sülfat

gibi maddelerin çok az veya hiç olmaması da Sultan Doğal Kaynak Suyu’nun

içim özelliğini arttırmaktadır. Sultan Doğal Kaynak Suyu; kaynağındaki nitelik

ve saflığı ile hijyenik şartlarda, tam otomatik makinalarda, el değmeden

doldurulur. Suyun dolum ve ambalajında kullanılan şişe, kapak ve benzeri

maddelerin en sağlıklı ve kalitelisi kullanılır. Suyun sağlık güvencesi olarak

tüketicilere, resmi makamlarca yapılan aylık mikrobiyolojik raporlar verilir.

Tüketicisine önem vererek tüketici memnuniyetini esas alarak Uludağ’ın bu

güzel suyu en uygun fiyatta sunulur.


98

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Kestane şekeri için Bursa’ya

gitmeye gerek yok!

Bursa yöresinin geleneksel tatlarını mutfağına taşıyarak zengin menü oluşturan

ve doyurucu lezzetleriyle iştahları kabartan Bursa Kebap Evi; meşhur kestane

şekeri tatlısını Bursa’nın dışına çıkarıyor ve has haliyle her bölgeden tatlı severe

ulaştırıyor. Tatlı krizlerini mutlu sonla gideren, sevilen ve damakta tat bırakan

kestane şekeri Bursa Kebap Evi şubelerinde kaymaklı dondurmayla buluşuyor

ve “Uludağ Tatlısı” olarak servis ediliyor. İkilinin uyumu görünümüyle ağızları

sulandırıyor, sunumuyla görsel şölen sunuyor ve porsiyon büyüklüğüyle karınları

doyuruyor. Hafifliğiyle çok tercih edilen tatlılar arasında olan Uludağ Tatlısı soğuk

kış günlerinde farkını ortaya koyuyor.

İyi yemek, iyi müzikle buluşuyor

Fairmont Quasar İstanbul’un bahçe katında iyi yemeği iyi müzikle buluşturan

Aila, sıra dışı tatları ve harika sunumlarıyla hem göze hem de damağa hitap

ediyor. Geleneksel motiflerle süslenmiş mimarisiyle de adından söz ettiren

mekan; çarşamba, cuma ve cumartesi akşamları DJ performansıyla Türkçe

popun sevilen melodilerine yer veriyor ve konsept eğlence akşamlarının olduğu

bu günlerde özel bir fiks menü sunarken, haftanın diğer günlerinde kış sezonuna

özel yeni la carte menüsüyle hizmet vermeye devam ediyor. Şef Emre İnanır’ın

imza mezeleri ve ana yemekleri ile en taze ve mevsimsel malzemeleri kendi özel

stilinde sunan Aila, kış gecelerinin vazgeçilmez lezzet ve eğlence noktası olmaya

devam ediyor.

Any

İstanbul’dan

yeni yıla,

yeni menü

Sunduğu lezzet çeşitliliği ile günün her anına ve her damak

tadına uygun tatlar ortaya koyan Any İstanbul’un yeni yıl ile

beraber yenilediği menüsü, mutfağın başına geçen yeni şef

Bakhodir Djalilov’un imzasını taşıyor. Mevsimsel lezzetlerle

hazırlanan pancar salatası, Yeşil Salata’nın yanı sıra balık

severler için uskumru, somon, levrek gibi seçenekler de yeni

menüde yer alıyor. Kuzu sırtı, tavukgöğsü, fırın patlıcan ve

trüf mayonezli burger de yeni menünün fark oluşturan diğer

tatları olarak öne çıkıyor.

Günaydın yatırımlarına devam ediyor

Türkiye’de 40’ı aşkın restoranıyla etin güvenilir adresi olan

Günaydın, 2018 yılında yurtd ışı yatırımlarının yanı sıra Türkiye’de

de büyümeye devam etti. 2018’in kendileri adına çok verimli bir yıl

olduğunu belirten Günaydın’ın kurucu ortağı Cüneyt Asan, “Bu yıl

yeni bir büyüme hamlesi başlatarak, köfte & döner konseptimiz için

franchise sistemimizi kurduk. Bu kapsamda Vadi İstanbul, Özdilek

Park ve Mahall Ankara olmak üzere üç yeni köfte & döner şubemizin

kapılarını açtık. Bunun yanı sıra Mersin’de açılan ilk şubemiz Kebap &

Steakhouse konsepti ile misafirlerini ağırlamaya başladı. Bu yılın diğer

önemli gelişmesi ise Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ikinci şubemiz

olan Dubai Mall açılışımız oldu. Kebap & Steakhouse şubemizin

başarısının ardından ikinci şubemizi köfte & döner konsepti ile açtık”

dedi. Bostancı’daki ilk şubelerini Suadiye’ye taşıyarak modern bir

tasarımla misafirlerini ağırlayacaklarını açıklayan Asan, 2019 yılında

Dubai Bluewaters, Riyad ve Miami açılışlarını da duyurdu.


hotel restaurant

100 & hi-tech

gastro aktüel

Türkiye’deki her alışveriş merkezine

bir Bubble Wrap İstanbul!

Klasik waffle tatlarını özel malzemelerle yeniden yorumlayan Bubble Wrap

İstanbul, alışveriş merkezlerine yönelik ilk kiosk dükkanını, yılda yaklaşık

32 milyon ziyaretçi kapasitesine sahip Meydan İstanbul’da açtı. Baloncuklu

özel bir hamur içerisinde tercihe göre dondurma ya da magnolia üzerine,

mevsim meyveleri, farklı soslar, çikolata parçacıkları ve rengarenk

şekerlemeler eklenerek dürüm şeklinde servis edilen Wrapleriyle festival

havası yaratan mekanın, tatil bölgelerine yönelik ilk yazlık konsepti ise Mart

ayında Sahil Antalya’da hizmete girecek.

Türklerin favori makarnası

‘Spagetti Bolognese’ oldu

Yemeksepeti, dünyada her yıl 4 Ocak’ta kutlanan Spagetti Günü’nde

kullanıcılarının makarna tutkusunu araştırdı. Türkiye Makarna

Sanayicileri Derneği verilerine göre; makarna tüketiminde yılda kişi

başı 26 kg makarna tüketen İtalyanların ezici galibiyeti söz konusu olsa

da biz Türkler yılda kişi başı 8,5 kg makarna tüketerek dünya ülkeleri

arasında makarnayı en seven ülke olarak 10. sırada yer alıyoruz.

Sipariş oranlarına göre en sevdiğimiz makarna çeşidi ise Spagetti

Bolognese. En sevilen makarna çeşitlerinin ilk 5’inde ise; Fettuccine

Alfredo, Penne Arrabbiata, Spagetti Napolitan ve Lazanya yer alıyor.

Kışa yakışır lezzetler

“Hepimizin Ortak Noktası” Kahve Dünyası, her mevsimde farklı lezzetlerle misafirlerini mutlu etmeye devam ediyor.

Soğuk kış günlerinde herkesin seveceği bir lezzet bulabileceği Kahve Dünyası, sıcak çikolatası ve salep ile sıcacık bir

mutluluğu bir fincana sığdırıyor. Kahve Dünyası’nın tadına doyulmaz sıcak çikolatası, birinci kalite Gana ve Fildişi Sahili

menşeli kakao tanelerinden ustalıkla elde ettiği kuvertür çikolatanın tam yağlı sıcak sütün içinde yavaş yavaş erimesiyle

hazırlanıyor. Lezzetiyle alışkanlık yapan sıcak çikolata, her yaştan Kahve Dünyası misafirinin kış günlerindeki favori

içeceği oluyor.

Renkli ülkenin egzotik mutfağına

yeni reçeteler girdi

Şehrin Meksikalısı Ranchero, klasikleşen yemeklerine, orjinal reçeteler ekledi. Türk & Meksikalı işletmecilerin, yine

Meksika’da restoran sahibi olan mutfak danışmanı akrabalarıyla birlikte oluşturdukları 2019 menüsünde Sweet &

Spicy Burger, Burger Deshebrada, Cajun Chicken Tacos, Red Chili Enchiladas Ve Quesadillas De La Calle Gibi hem

göze hem damağa hitap eden sürpriz tatlar yer alıyor.


hotel restaurant

102 & hi-tech

gastro aktüel

Toprak varsa çay da var!

ürdürülebilir çay tarımının temelini oluşturan toprak sağlığının korunması

amacıyla TEMA Vakfı ve Doğuş Çay iş birliği ile 2016 yılında dünyanın sayılı çay

üretim merkezlerinden biri olan Rize’de yürütülmeye başlanan ‘Her Dem Toprak

İçin’ Projesi yeni dönem çalışmaları ile devam ediyor. Proje sayesinde bugüne dek

elde edilen kazanımları ve gelecek dönemde yapılacak uygulamaları paylaşmak

üzere TEMA Vakfı Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Doğuş Çay

olarak üreticilerle sürekli temas halinde olduklarını söyleyen Harika Karakan

Batallı, “Doğduğumuz topraklarda çayın ilelebet yetişmesi hem hayalimiz hem de

sorumluluğumuz. Bu proje, Doğuş Çay olarak bölgeye duyduğumuz hassasiyetin de

bir yansıması” dedi.

Wish More Hotel Istanbul’dan

Sevgililer Günü’ne özel sürprizler

Wish More Hotel Istanbul, birlikteliklerini kutlamak isteyen çiftler için,

birbirinden özel Sevgililer Günü paketleri sunuyor. 14 Şubat’ta indirimli

konaklama fiyatlarından yararlanacak olan sevgilileri odalarında ufak

sürprizlerle özel olarak hazırlanmış romantik detaylar bekliyor. Ayrıca

eşsiz lezzetlerle donanmış açık büfe kahvaltı seçenekleri de pakete dahil

ediliyor. Sevgililer, bu güne özel olarak hazırlanmış, aromatik yağlar

ile gerçekleştirilen couple masaj seçeneğiyle de kendilerini şımartıp

bedenlerini ve ruhlarını tazeleyebilecekler.

Aşk dolu etkinlikler

Grand Hyatt İstanbul, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü 34 Restoran’da baş

başa bir akşam yemeği ve canlı müzik eşliğinde kutlamaya davet ediyor.

34 Restoran’ın usta şeflerinin Akdeniz ve Türk mutfağını temel alarak

hazırladığı lezzetli alternatiflerin yer aldığı A’la Carte menünün yanı sıra

aşıklar için özel hazırlanan “Sevgililer Günü Pastası” gecenin gözdesi

olacak. Sevgililere hem romantik anlar hem de eğlenceli bir gece

yaşatacak olan, pop ve jazz şarkıları ile tanınan Hande Everes ise söz ve

müziği kendisine ait olan şarkıların yanı sıra sevilen aşk şarkılarının da yer

aldığı bir repertuvar sunacak.

Sağlıklı tuzlar

el yapımı “sunum kâselerinde”

Sofralara sağlıkla birlikte lezzet katan Mayi Tuz’un kurucu ortağı mimar Sibel Gözüyukarı,

markasına özel sınırlı sayıda üretilecek yepyeni bir ürün tasarladı. Mimarlık mesleğinin vermiş

olduğu entelektüel bilgileri sanatsal bakış açısıyla birleştiren Gözüyukarı hammaddesi Şamot

çamurundan yapılan özel bir “sunum kâsesi” tasarladı. Dünyada nadir bulunan doğal kaynak

tuzunun Türkiye’deki tek markası Mayi Tuz, sağlıklı tuzlarını sınırlı sayıda üretilecek sunum

kasesinde sergileyecek.


hotel restaurant

104 & hi-tech

gastro aktüel

Özsüt’e The ONE Awards’dan

“Yılın İtibarlısı” Ödülü

Özsüt, The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri Kafe Kategorisi’nde “Yılın İtibarlısı”

ödülüne layık görüldü. Pazarlama dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan ve “İtibar

ve Marka Değer Performans Ölçümü” araştırmasının yanı sıra halk oylaması ile belirlenen

ödüllerde elde edilen birincilik, Özsüt’ün sektöründeki liderliğini bir kez daha ortaya koydu.

1938’de bir İzmir markası olarak yola çıkan Özsüt, bu ödülle artık tüm Türkiye tarafından

kucaklanan, alanının en itibarlı markası olduğunu tescilledi. Her yıl Türkiye’nin en değerli ve en

itibarlı markalarını ödüllendiren The ONE Awards, Marketing Türkiye tarafından düzenleniyor.

Ödüller, Marketing Türkiye adına pazar ve tüketici araştırmaları konusundaki yetkinliğiyle

öne çıkan Akademetre’nin gerçekleştirdiği “İtibar ve Marka Değer Performans Ölçümü”

araştırmasının sonuçları ve halk oylaması ile sahiplerini buluyor.

Sıra dışı hediye vermek ister misiniz?

Sevgililer Günü’nü mükemmel kılan unsurun “birlikte” gerçekleştirilen aktiviteler

olduğu ve harika bir yemek menüsüyle taçlandırılması gerektiği gerçeğiyle USLA,

“Sevgililer Günü Özel Menüsü’nü” sizler için hazırladı. Karides salatasından

bordelaise soslu bonfileye, fondant patatesten parmesan peynirli fırın

kuşkonmaza kadar leziz yemeklerin yapımını öğrenirken sevgilinizle birlikte güzel

vakit geçirebilirsiniz. Sevgililer Günü’nün en tatlı anları sadece USLA’da er alırken,

sevgililer gününe özel hazırlanan bu özel menüde lezzetli pastalar yer alıyor.

Çilekli diplomat kreması ile hazırlanan kalpli kurabiye pasta ve son dönemin

modası olan tarçınlı buttercream ile hazırlanan havuçlu naked cake’in menüde yer

aldığı “Sevgililer Günü Pastaları” workshopu tam size göre.

Sevgililer

Günü’nün keyfi

The Populist’te

çıkar

Şehrin sosyalleşme noktası The

Populist, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü

iyi yemek ve iyi müzik farkıyla yaşamak

isteyen çiftleri bekliyor. The Populist’in

14 Şubat’a özel hazırladığı menüde

craft tatlar ve imza lezzetler öne

çıkıyor. Sıcak atmosferi ve güçlü

mutfağıyla rahat ve keyifli bir alternatif

olan The Populist, özel günlerin de

değişmeyen adresi oluyor. Mekanın

menüsünün başlangıçlarında Enginarlı Dip ve Peynirli Pizzetta çiftlere

özel paylaşımlık olarak servis edilirken, ana yemekte Cheesburger,

Tütsülenmiş Tavuk veya Çedar Peynirli Brisket Sandviç seçenekleri yer

alıyor. O güne özel menünün tatlı finalinde sunulan Profiterol ise özel

sosuyla akıllarda yer ediyor.

Berry Kiss

Hot

Chocolate

lezzetinde

14 Şubat!

Sevgililer Günü’nde aşkınıza biraz lezzet katmaya ne

dersiniz? Starbucks, Sevgililer Günü’ne özel hazırladığı

Berry Kiss Hot Chocolate ile sıcak çikolatanın çilekli

meyve karışımı ve karamel şurubuyla harmanlanarak

üstüne serpiştirilen böğürtlen tozuyla görsel şölen

yaşatıyor. Berry Kiss Hot Chocolate 10-18 Şubat tarihleri

arasında tüm Starbucks mağazalarında olacak. Yılın en

romantik gününde sevdiğine hediye arayışa girenler için

Starbucks, Sevgililer Günü’ne özel kalpli Merch’leriyle

ideal hediye alternatifleri arasında yerini alıyor.


ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI,

SÜT ÜRÜNLERİ, ŞARAP VE

TEKNOLOJİLERİ FUARI

Olive, olive oil, dairy products,

wine& technologies fair

6-9 MART

MARCH 2019

Yer / Meeting point:

fuarizmir

DESTEKLEYENLER (SUPPORTERS)

THIS FAIR HAS BEEN

ARRANGED ACCORDING TO THE LAW OF 5174 BY TOBB (TURKISH UNION OF STOCK EXCHANGES AND CHAMBERS)


hotel restaurant

106 & hi-tech

fuar

Seramiksan

2019 koleksiyonunu UNICERA’ da sergileyecek

Seramiksan, yenilikçi üretim teknolojisi ile benzersiz tasarımları bir araya getirdiği 2019

koleksiyonunu UNICERA’da sergileyecek.

Seramiksan, 5 – 9 Şubat tarihlerinde

düzenlenecek UNICERA İstanbul

Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı’nda,

2019 koleksiyonunda yer alan yepyeni

porselen ve duvar karolarındaki yenilikleri

tanıtacak. ‘’İyi Tasarım Herkesin Hakkı’’

mottosuyla benzersiz tasarımlara imza

atan Seramiksan’ın 2019 koleksiyonunda,

son tüketici ve mimarların değişen

ihtiyaçlarına yönelik tasarladığı teknoloji

ve tasarım odaklı ürünler ön plana çıkıyor.

Sektöre sunduğu inovatif ürünlerle dikkat

çeken Seramiksan UNICERA’da, güçlü AR

– GE çalışmaları sonucu imza attığı farklı

ebat, renk ve desenlerdeki zenginleştirilmiş

2019 koleksiyonunu sergileyecek.

Dünyadaki en modern vitrifiye üretim

tesisi ile el değmeden vitrifiye üretebilen

Seramiksan, renkli tezgah üstü lavaboların

ve çevre dostu yeni nesil vitrifiye ürünlerinin

de yer aldığı koleksiyonunu UNICERA’da,

Salon: G 01‘de sektör profesyonelleri ve

ziyaretçilerin beğenisine sunacak.

Yeni trend

Terrazzo

Tasarım dünyasına dair en yeni malzeme ve tasarımların sergilendiği uluslararası

otorite kabul edilen Maison & Objet Paris ve Londra Tasarım Festivallerinde

2019’un malzemesi olarak açıklanan terrazzo, dekorasyon ve tasarım dünyasının

yeniden gözdesi oluyor. 16. yüzyıl’da İtalyan mermer ustaları tarafından Venedik’te

bulunduğu tahmin edilen, çimento harcının içinde barındırdığı mermer,

quartz ve renkli camlar ile tarihin en eski çevreci zemin kaplama ürünü olan

terrazzo, dekorasyondaki yükselişini 2019 yılında da devam ettirecek. Benzersiz

tasarımlarıyla dikkat çeken Seramiksan, Terrazzo’nun bir yansıması olarak

ürettiği özel seride, Terrazzo’yu sade, cesur ve çağdaş bir yorumla sunuyor.


hotel restaurant

108 & hi-tech

fuar

Ambiente

geleceğin

Messe Frankfurt tarafından yapılan Ambiente fuarı

tüketim malları dünyasında trendleri belirliyor. 8-12

Şubat 2019 tarihlerinde Frankfurt’ta gerçekleştirilecek

fuarda Dining (Yemek), Giving (İkram) ve Living

(Yaşam) alanlarına çağdaş bir bakış sunuyor ve bu

heyecan verici sektörün yenilikçi kapasitelerini sergiliyor.

trendlerini

günümüze

taşıyor

Her yıl olduğu gibi bu yıl da

Frankfurt’ta adeta duygular

şekil oluyor. İş ve yetenekler

burada buluşuyor ve yılın ilk

dönemine ait siparişler burada

uluslararası katılımcılara veriliyor.

Trendler burada belirleniyor,

yüksek vasıflı özel sunumlar, ödül

törenleri, konuşmalar ve sektörün

uzmanları ve meşhur tasarımcılar

tarafından etkinlikler burada

yapılıyor.

Ambiente, kontrat sanayi, HoReCa

(hotel, restaurant and catering) ve

Etik Stiller gibi özel ilgi alanları

için de önemli bir buluşma yeri

olup burada Asya dışında en

büyük satın alma platformu boy

gösteriyor.

18 ülkeden 36 yetenek ve

geliştirdikleri çözümler

ziyaretçileri karşılayacak

Artık mutfak ve ev ürünlerinde

yüksek standartlar yeni fikirler

ve akıllı ürünler gerektiriyor.

Bu yüzden Ambiente bir kez

daha Solutions özel şovunu

gerçekleştiriyor ve bu alanlardaki

en yeni fikir ve ürünleri

ziyaretçilerin dikkat ve beğenisine

sunuyor. Eğer evlerimizdeki her

şey sorunsuz çalışıyor ve işe

yarıyorsa savaşın yarısını kazanmış

sayılırsınız. Kullandığımız mutfak

aletleri ve ev gereçleri oldukça

güzel tasarlanmış ve şahane

şekilli iseler bunlar günlük ev

işlerinize zevk katabilir. İşte


Solutions şovunda dünyaca meşhur

yeteneklerin geliştirdiği güzellikler

sergilenecek.

Tüketici kültürüne en kapsamlı cevap

da Ambiente Talents, yani yetenek

sergilemesinde öne çıkıyor. Fuardaki

yetenekler küresel tüketici anlayışına

ortak çözümler sunuyor. Bu anlamda

18 ülkeden 36 dikkat çeken yetenek ve

geliştirdikleri çözümler ziyaretçileri

karşılayacak.

Günümüz pazar gelişmeleri ve

fırsatları anlatılacak

Ambiente Academy, günümüzün pazar

gelişmeleri ve fırsatları anlatılacak.

Buraya katılanlar yeni fırsatlar için

ilham alacaklar, yeni ufuklara açılmak

için önemli bilgilere kavuşacaklar.

Meşhur uzmanlar ve sanayi

temsilcileri günümüzün trendleri, fikir

ve pratik yaklaşımlar konularında çok

değerli bilgiler paylaşacaklar.

Deneyim Noktası sunumu

İşlek cadde perakendecilerinin

başarısı, en yüksek teknolojik ürünleri

basit tasarımlarla sunmaktan

geçiyor. Artık müşteriler ürünlerde

normal sunumlarından daha fazlasını

bekliyor. İyi müşteri hizmeti analog ile

dijital arasındaki en iyi etkileşimden

geçiyor. Ambiente bu iş için bu yıl

ikinci olarak özel Point of Experience

(Deneyim Noktası) sunumu

gerçekleştiriyor. Şovda analog ve

dijitalin alışverişte en uygun nasıl

birleştirilebileceğini gösterecek.

Ambiente’de daha çok şeyler var.

Hepsini keşfetmek için 8-12 Şubat

2019 tarihlerinde Ambiente fuarını

ziyaret etmek gerekiyor.

Ambiente, kontrat sanayi,

HoReCa (hotel, restaurant

and catering) ve Etik Stiller

gibi özel ilgi alanları için

de önemli bir buluşma yeri

olup burada Asya dışında en

büyük satın alma platformu

boy gösteriyor. Ambiente’de

görecek pek çok şey var.

Hepsini keşfetmek için 8-12

Şubat 2019 tarihlerinde

Ambiente fuarını ziyaret

etmek gerekiyor.


hotel restaurant

110 & hi-tech

fuar

Türkiye Helal

Fuarı’nda 33

ülke vitrine

çıktı

Dünya Helal Zirvesi 2018

ve 6. İslam İşbirliği Teşkilatı

Helal Fuarı Sonuç Raporu

yayınlandı. Dünya Helal

Zirvesi 2018 ve 6. İslam

İşbirliği Teşkilatı (İİT)

Helal Expo Fuarı’na bu yıl

helal gıda, finans, turizm,

kozmetik, tıp, kimya,

ambalaj, makine, İslami

yaşam ve tekstil-muhafazakâr

moda gibi birçok sektörden,

26 ülkeden 350 firma, 80

ülkeden de ziyaretçi katıldı.

İslam Ülkeleri Standartlar ve

Metroloji Enstitüsü (SMIIC), İslami

Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT)

ve Discover Events İşbirliği ile

gerçekleştirilen 6. İslam İşbirliği

Teşkilatı Helal Fuarı, Afganistan,

Avusturya, Bangladeş, Belçika, Cezair,

Fas, Filistin, Fransa, Gana, Hırvatistan,

Hindistan, İngiltere, İspanya, Kamerun,

Kanada, Libya, Lübnan, Maldivler,

Malezya, Mısır, Nijerya, Özbekistan,

Rusya, Sri Lanka, Sudi Arabistan,

Tayland, Tunus, Amerika ve Türkiye ile

birlikte 33 farklı ülkeden 350 yerli ve

yabancı firma stand açarak ürünlerini

tanıttı. Fuar kapsamında gerçekleşen

B2B programında, yurt dışından 200

yabancı satın almacı katılırken, Helal

Zirvesi ve Fuarına, 29 Kasım-02 Aralık

tarihleri arasında 80 ülkeden 38 bin

750 yerli ve yabancı ziyaretçi ilgi

gösterdi.

Ete: “Bu yıl 40 bine yakın ziyaretçi

ağırladık”

Organizasyonun düzenleyicisi

Discover Events’in Yönetim Kurulu

Başkanı Yunus Ete, fuar hakkında

şu değerlendirmeleri yaptı: “Dünya

Helal Zirvesi 2018 ve 6. İslam İşbirliği

Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı’nın

bu yıl 40 bine yakın ziyaretçisi oldu.

Yaklaşık beş bine yakın delegasyon

katılımı gerçekleşti. 26 ülke

ürünleriyle ve stantlarıyla Helal Expo

Fuarı’nda yer aldı. 1000’e yakın aşçı

katılımı gerçekleşti. Bu yıl birincisini

düzenlediğimiz ve geleneksel

hale getirmeyi planladığımız, 1.

İslam Ülkelere Aşçılar Kupası’nı

gerçekleştirdik ve farklı kategorilerde

birçok ödül dağıtımı yaptık. Ülkemizin

çeşitli bölgelerinin mutfaklarının

tanıtıldığı sergi alanları gerçekleştirdik

ve dört gün boyunca yedi bölgenin


yemeklerini tanıttık. Fuara İslami

turizm ve muhafazakar moda üzerine

yurt dışından katılımcılar oldu. Yurt

dışından Türkiye’ye yatırım yapabilecek

önemli kişileri ağırlama imkanı sağladık.

Açılışımızda on ayrı ülkenin bakanlarının

katılması da bize mutluluk verdi.”

Tüm dünyayı bir araya getirdi

Emre Ete’nin konuşmasıyla açılan Dünya

Helal Zirvesinin programda, Ticaret Bakan

Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur olmak

üzere, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı

Nurettin Nebati, İslam ülkeleri Standartlar

ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) Yönetim

Kurulu Başkanı Dr. Saad Bin Othman

Al Kasabi, Filistin Milli Ekonomi Bakanı

Abeer Odeh, İslami Ticareti Geliştirme

Merkezi (ICDT) Genel Direktörü Dr.

Hassane Hazine, Uluslararası İslami

Fıkıh Akademisini Enformasyon Direktörü

Mohamed Basher M. Abdulmuhsen

Haddat birer konuşma gerçekleştirdi.

Dünya Helal Zirvesi’nde bu yıl 25 farklı

ülkeden 60 konuşmacı sunumlarını yaptı.

Konuşmacıların yanı sıra 38 farklı ülkeden

5 bin delege konferansları ilgiyle takip etti.

Bilimsel konferanslarla zenginleşti

Dünya Helal Zirvesi’nde, helal sektörüne

ilişkin birçok bilimsel konferans

düzenlendi. “Standardizasyon ve Helal

Kalite Altyapısı”, “Helal Endüstrisi’nde

Akreditasyon ve Belgelendirme”,

“Helal Gıda”, “Helal Et ve Helal Kesim

Çalışmaları”, “Helal Ecza”, “Laboratuvar

ve Helal Ürün Doğrulama”, “Helal Tedarik

Zinciri, Helal Hayvan Yemi ve Helal

Deri Ürünleri”, “Helal Turizm”, “İslami

Finans”, “Helal Farkındalık” başlıklı

oturumlarda yurt içi ve yurt dışından

konuşmacılar değerlendirmelerini,

yenilikleri, tecrübelerini ve çalışmalarını

paylaştılar.

Yusuf İslam da katıldı!

Dünyaca ünlü İngiliz Müslüman müzisyen

Yusuf İslam da Dünya Helal Zirvesinde

konuşmacı olarak yer aldı. Dünya Helal

Zirvesi Konseyi adına İslam’a ‘’Dünya

Barış Ödülü’’ ödülü verilirken, ünlü

müzisyen zirve kapsamında ayrıca

hayranları ile buluşarak, ‘’Neden Hala

Gitar Taşıyorum’’ adlı kitabını imzaladı.

Dünya Helal Zirvesi 1. İslam Ülkeleri

Aşçılar Kupası Şampiyonu

Özbekistan Takımı oldu!

Aynı tarihlerde, eş zamanlı Tüm

Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu

(TAŞPAKON) ve Discover Events işbirliği

ile ilki gerçekleştirilen Dünya Helal

Zirvesi İslam Ülkeleri Aşçılar Kupası

kapsamında 12 farklı ülkeden ünlü aşçı

hünerlerini sergiledi. İSMEK Şefleri

Yarışıyor ve Engelsiz Lezzetler etkinlikleri

ile de profesyonel ve amatör aşçılar

bir araya geldi. Butik pastacılık atölye

çalışmalarının yapıldığı, Ege Bölgesine,

İç Anadolu Bölgesine, Karadeniz

Bölgesine ve Marmara Bölgesine ait

yöresel lezzet sunumlarının gerçekleştiği

etkinlik büyük ilgi gördü. 1. İslam

Ülkeleri Aşçılar Kupasında Özbekistan

takımından Akhmad Khamdamov ve

Nodirjin Tokhirjonov altın madalyanın

sahibi oldular. 2 Aralık’ta gerçekleştirilen

Dünya Helal Zirvesi 1. İslam Ülkeleri

Aşçılar Kupası Ödül töreninde TAŞPAKON

ve Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar

Federasyonu işbirliği ile oluşturulan ve 8

ana kararı kapsayan Milli Mutfak Hareketi

kararları da imzalanarak hayata geçirildi.

Dünya Helal Zirvesi

2018 ve 6. İslam İşbirliği

Teşkilatı (İİT) Helal

Expo Fuarı, bu yıl

birçok yarışmaya da

ev sahipliği yaptı. 1.

İslam Ülkeleri Aşçılar

Kupası, İSMEK Şefleri

Yarışıyor ve Engelsiz

Lezzetler Yarışması’na

katılan aşçıların işçilik,

hijyen, israf, sunum

ve prezantasyon

değerlendirmeleri jüri

tarafından yapıldı ve

kazananlara ödüller

takdim edildi.

Dünya Helal Zirvesi 2019, 28 Kasım’da

başlayacak

Discover Events’in Yönetim Kurulu

Başkanı Yunus Ete, Dünya Helal Zirvesi

2019’un 28 Kasım’da başlayacağı ve dört

gün boyunca süreceği bilgisini vererek

sözlerine şu şekilde devam etti: “Birinci

İslam Ülkeleri Aşçılar Kupası’nda bu yıl

yarışan on iki ülke oldu. Önümüzdeki yıl

bu sayıyı 57 ülkenin katılım yaptığı büyük

bir lezzet festivaline dönüştürme arzumuz

var. Ziyaretçi ve delegasyon konusunda da

yine yüksek bir katılım bekliyoruz.”


112

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen

MEIKO’nun

temiz ve

sürdürülebilir

çözümleri

90 yıl önce Oskar Meier ve Franz Konrad kendilerine bir hedef koyarak dünyayı akıllı bir

teknolojiyle daha temiz bir yer haline getirmeye karar verdiler. Böylece MEIKO firması

kuruldu. O tarihten bu yana MEIKO mühendisleri, büyük bir tutku, titizlik ve başarıyla ‘temiz

çözümler’ geliştiriyor.

Temiz bir çözüm aynı zamanda

daima sürdürülebilir bir çözümdür.

MEIKO’nun temizleme ve

dezenfeksiyon makineleri, bulaşık yıkama

teknolojileri bunun kanıtıdır. Örneğin

MEIKO bulaşık makineleri, dünyada

kaynakları en fazla koruyan makinelerdir.

Son 30 yılda sürekli yapılan inovasyonlar,

makinelerin %70 daha az su ve %30 daha

az enerji tüketmesini sağlamaktadır.

Maksimum tasarruf yeteneği

Sadece ödüllü M-iQ tırnaklı

bulaşık makinesinin teknolojisi bile

yılda 12.300.000 m³ su tasarrufu

sağlamaktadır. Bu miktar, 250.000

nüfuslu bir şehrin bir yıllık su ihtiyacını

karşılamaktadır. Elektrikte de durum

farklı değildir. Bir yılda tasarruf edilen

enerji miktarı 1.900.000 MWh olup, bu

miktar tüm Hamburg şehrinin ihtiyacını

karşılamak için yeterlidir. Kimyasallarda

sağlanan tasarruf ise yılda 99.000 ton

ile son derece yüksektir. Bu miktarda

kimyasalın (kostik, fosfat, klor vs.)

üretimi, atık suya salınımı ve nakliyesi

olmayacağı için çevresel yük oluşmaz.

Çalışma koşullarıyla da ‘sürdürülebilir’

Sürdürülebilirlik sadece çevre demek

değildir. Çalışma koşulları da insanlar

için sürdürülebilir olmalıdır. Bu nedenle

MEIKO, daha makinelerin geliştirme

safhasında ergonomiye odaklanır.

Birçok ödül kazanmış olan M-iClean H

giyotin tip bulaşık makinesi bunun en

güzel örneğidir. Akıllı yıkama süreci ve

güvenilir otomatik kapak sistemi gibi

üstün özellikleriyle sadece zaman ve

maliyet tasarrufu sağlamakla kalmaz,

aynı zamanda personelin sağlığını da

korur. Örneğin makinenin kapağı hafif bir

dokunuşla ya da opsiyonel sepet tanıma

özelliğiyle kendiliğinden açılır ve kapanır.

Engelli vatandaşlara uygun çalışma yeri

de sağlayan bu makine, engelli bireylerin

iş hayatına entegrasyonuna katkı sağlar.

Atık yönetimiyle enerjiye katkı

MEIKO Grubunun bünyesinde yer alan

MEIKO GREEN Waste Solutions, genelde

çöp olarak israf edilen gıda ve mutfak

atıklarını değerli bir hammadde olarak

görür ve sunduğu özel teknolojilerle bu

atıkları toplayıp değerlendirerek enerji

sirkülasyonuna tekrar dahil edilmesini

sağlar. MEIKO GREEN’in bu temiz ve

sürdürülebilir çözümleri aynı zamanda

iş süreçlerini de optimize eder ve hijyen

güvenliğini önemli ölçüde iyileştirir.

MEIKO, sadece ürünlerinde değil, firma

içindeki süreçlerde de sürdürülebilirlik

ilkelerine göre hareket eder. Örneğin

sürdürülebilir üretim tekniklerinde

yaptığı iyileştirmelerle enerji

tüketimini ve üretim atıklarını daha

da azaltmıştır, kaçınılmaz atıkları ise

geri kazanmaktadır. Firma, finansal

çeyreklere ve rakamlara göre hareket

etmek yerine gelecek nesilleri dikkate

aldığını belirterek sürdürülebilirlik

ilkelerine bağlılığının altını çizmektedir.


114

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen

Eczacıbaşı Profesyonel

tuvalet hijyenine dikkat çekiyor!

Ev dışı tüketim sektörünün öncü firmalarından Eczacıbaşı Profesyonel, 2001 yılında sağlık

ve hijyen açısından farkındalık yaratmak amacıyla Dünya Tuvalet Organizasyonu tarafından

ilan edilen 19 Kasım Dünya Tuvalet Günü’nün önemini vurguluyor. Eczacıbaşı Profesyonel,

sirkülasyonun yüksek olduğu saniter alanlar ile ilgili işletmeleri uyarıyor.

Profesyonel temizlik, hijyen ve gıda

alanlarındaki çözümleriyle ev

dışı tüketim sektöründe faaliyet

gösteren Eczacıbaşı Profesyonel, 19

Kasım Dünya Tuvalet Günü’nde restoran,

kafe, hastane, okul, spor salonu, AVM

gibi ev dışı kanaldaki saniter alanların

hijyenine dikkat çekiyor. Eczacıbaşı

Profesyonel, sirkülasyonun yüksek

olduğu saniter alanlardaki hijyen

durumlarının hem işletmeleri hem de

bireyleri etkilediğinin altını çiziyor.

Özbilgin: “İşletmeleri saniter alan

hijyeninde duyarlılığa davet ediyoruz”

Yetersiz hijyene sahip ve sirkülasyonun

yüksek olduğu işletmelerin hastalıklara

davetiye çıkartabileceğini belirten

Eczacıbaşı Profesyonel Pazarlama

Müdürü Pelin Özbilgin; “Araştırmalar

dünya çapında 2 milyondan fazla bireyin

tuvalet ihtiyacını hijyenik ortamlardan

uzakta giderdiğini ortaya koyuyor. Ancak

şehir ortamında tüm imkanlara sahip

olanlar için de aynı tehlike devam ediyor.

Hijyenik olmayan saniter alanlar bireyler

için sağlık sorunlarına yol açarken,

işletmelerin itibarını da olumsuz etkiliyor.

Eczacıbaşı Profesyonel olarak, Dünya

Tuvalet Günü’nde sektörün gelişmesi ve

bireylere güven vermesi için işletmeleri

saniter alan hijyeninde duyarlılığa davet

ediyoruz” dedi.

Kişisel temizlik ürünlerinin sunumu

ziyaretçilere güven veriyor

İşletmelerin saniter alanlarında

kullandıkları ürünlerin önemli olduğunu

vurgulayan Özbilgin; “Ortak kullanım

alanlarında yer alan tuvalet kağıdı ve

havlu kağıtların doğru kullanımı bulaşıcı

hastalıkların önüne geçmekte oldukça

etkili. Yapılan hijyen araştırmaları kağıt

havlu kullanımının bakteri bulaşma

riskini yüzde 77 oranında engellediğini

gösteriyor. Bu noktada gerektiği

kadar kullanım ön plana çıkıyor” dedi.

Hammadde tedarikinden satışa kadar

tüm süreçlerinde sürdürülebilirliği

desteklediklerini belirten Özbilgin, kağıt

ürünlerinin hammaddesi olan selülozun

tamamını sürdürülebilir ormanlardan

sağladıklarını vurguladı.

Saniter alanlarda Maratem etkili hijyen

sağlıyor

Yapılan araştırmaya göre, bireylerin

yüzde 58’i tuvalet temizliğinden memnun

kalmadığı işletmelere tekrar gitmediğini

belirtiyor. Eczacıbaşı Profesyonel

çözümlerini; işletme tuvaletlerinin

hijyen yönünden mükemmelleşmesi

için geliştiriyor. Eczacıbaşı Profesyonel,

genel temizlik kategorisinde Maratem

ve Maratem Bio markalı ürünleri ile

işletmelerin ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Toplu kullanıma açık saniter alanların

hijyeni ancak doğru kimyasallarla

temizlenmesi ile sağlanabiliyor. Doğru

ürünü gerekli miktarda kullanarak hijyen

elde edilirken, işletmelerde verimlilik

sağlamak da mümkün olabiliyor.

Maratem ürünleri, hızlı ve etkili hijyen

sağlayarak işletmelere kontrollü tüketim

ve maliyet avantajı sunuyor.

Turizm sektörünün en iyileri seçildi

Eczacıbaşı Profesyonel’in ana sponsorluğunda gerçekleşen, Profesyonel Otel Yöneticileri

Derneği’nin (POYD) geleneksel gala gecesi, turizm sektöründeki önemli isimlerin

katılımıyla gerçekleşti. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ve ‘QM Awards’a ev sahipliği

yapan galada sektörün en iyi yönetilen kuruluş ve projelerine ödül verildi. Ödüllerin

bu yılki mottosu “Be the best” oldu. Gala gecesine katılarak turizm sektörüne yönelik

değerlendirmelerde bulunan Eczacıbaşı Profesyonel Pazarlama Müdürü Pelin Özbilgin

yıllardır omuz omuza başarıya yürüdükleri turizm sektörü üyeleri ile bir arada olmaktan

mutluluk duyduğunu belirtti. 2018 yılında turizm sektöründe yakaladıkları ivmeyi 2019

yılında artırarak devam ettirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Turizm sektörü paydaşlarının

ihtiyaçlarına yönelik ürün, hizmet, eğitim ve proje sunmaya devam edeceklerini aktaran

Özbilgin, turizm sektöründeki paydaşlarına desteği vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.


Meet key buyers at the Kingdom’s

premier event for the food and

hospitality industry

21 – 23 April 2019

Jeddah Centre for Forums & Events

To book a stand please contact:

thehotelshowksa@dmgevents.com

or call +971 4 4453721

thehotelshowsaudiarabia.com

JOIN YOUR PEERS

Supported by Host venue Endorsed by

Hygiene Partner

Organised by


116

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen

2019’da daha fazla ülkeye ulaşacak!

Her yıl Ocak ayının ikinci haftasında kutlanan Enerji Tasarrufu Haftası, enerjinin

her alanda daha fazla kullanıldığı günümüzde tasarrufa dikkat çekmek için büyük

önem taşıyor. Ev dışı tüketim sektörüne yönelik ürün ve hizmet sunan Eczacıbaşı

Profesyonel, doğa dostu ürünlerle çevrenin korunmasına ve daha az enerji

harcanmasına katkı sağlıyor.

Enerji kaynaklarının tasarruflu

kullanılması amacıyla çeşitli

etkinliklerin düzenlendiği Enerji

Tasarrufu Haftası’nda, üretimde enerji

tasarrufu öncelikli konular arasında yer

alıyor. Enerji ihtiyacının yaklaşık olarak

yüzde 80’ini dışarıdan sağlayan ülkemiz

için enerji tasarrufu, önlem alınması

gereken bir konu olarak dikkat çekiyor.

İşletmelerin doğa dostu ve tasarruflu

ürünleri tercih etmesi, harcanan üretim

enerjisinin de en aza indirgenmesine

katkı sağlıyor. Tasarruflu çözümler

sayesinde kişilerin gereksiz ürün

kullanımı da önlenmiş oluyor.

Profesyonel temizlik, hijyen, gıda

ürünleri ve hizmetlerini bütünleşik

çözümler sunarak işletmelerle

buluşturan Eczacıbaşı Profesyonel,

Selpak Professional havlu, tuvalet kağıdı,

peçete ve kağıt dispenserleri sayesinde

tasarruflu, hijyenik ve çevre dostu şekilde

tüketim imkanı sunuyor. Eczacıbaşı

Profesyonel, Maratem markası ile

konsantre kimyasal ürünlerle daha az

tüketim, daha çok tasarruf sağlıyor.

Selpak Professional’dan yeni bir seri:

Essential Çevreci Portföy

Ev dışı tüketim sektöründe sıklıkla

tercih edilen Selpak Professional,

sürdürülebilirlik planları doğrultusunda

geri dönüşümlü ürün serisi ile sektöre

çevreci bir yaklaşım getiriyor. Selpak

Professional, geri dönüşümlü kağıttan

üretilen Essential serisindeki Z Katlı

Havlu, Sensörlü Havlu ve Peçete ile

işletmelere çevre dostu ürün alternatifi

sunuyor. Geri dönüşümlü portföy, daha

az enerji ve daha az su harcanarak

üretilen ürünler sunuyor.

Kağıt havlunun doğru kullanımı

tasarrufa destek oluyor

El yıkamak bakterilerin bulaşmasının

önüne geçerken, yıkadıktan sonra

kullanılan kurutma yöntemi de el

hijyeninin tamamlayıcısı oluyor. Tek

kullanımlık kağıt havlu ile kurulama

işlemini gerçekleştirmek hijyen

sağlamada en önemli noktalar arasında

bulunuyor. Ancak kağıt havluyu

ihtiyaçla doğru orantılı kullanmak

büyük önem taşıyor. Eczacıbaşı

Profesyonel’in geliştirdiği tasarruflu

dispenserler gereksiz kağıt havlu

kullanımının önüne geçiyor.


PANTONE 1795 CVC

PANTONE 362 CVC

PROCESS BLACK 100%

17 - 21 FEBRUARY 2019

DUBAI WORLD TRADE CENTRE

The world’s largest annual food & beverage

trade exhibition is back for its 24 th edition,

placing innovation and goodness at its core.

See what’s fresh, cool and hot at the only

food event that is truly global.

REGISTER NOW

& PAY AED 420

AED 270

OFFER ENDS

7 FEBRUARY 2019

Get your ticket at gulfood.com

Organised By

Registration

Area Sponsors

Category Sponsor

(Meat & Poultry)

Silver Sponsor

& Carrier Bags

Lanyards Sponsor

Visitor Badge

Pouches Sponsor

Carrier Bags

Sponsor

Exclusive Official

Publication

Official Chef’s

Magazine

Exclusive Online

Media Partner

Official Media Partners

Official Regional

Magazine

Exclusive Regional

Online Media Partner

Official

Publisher

Official

Airline Partner

Official Courier

Handler

Official Travel

Partner


118

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Boğaz’ın yeni incisi

Azur YENİKÖY

Azur Yeniköy, en lezzetli deniz mahsulleri ve mezeleri, özenli sunumu, şık ambiyansı ve

misafirlerinde müdavimlik yapacak benzersiz ruhuyla Yeniköy’e yepyeni bir soluk kazandırıyor.


Haftanın yedi günü, öğlen ve

akşam yemeklerinde hizmet

veren AZUR Yeniköy, misafir

memnuniyetine gösterdiği

özen, kaliteli ve güler yüzlü

servisiyle deniz mahsullerine

özel ilgi duyanların yanı sıra

kutlamalar ve iş yemekleri

için de seçkin bir adres

arayanların tercihi oluyor.

Adını denizin maviliğinden alan

ve denize dair ne varsa aynı çatı

altında buluşturan Azur Yeniköy,

modern ve şık ambiyansı, iştah kabartan

yemek ve mezeleriyle Yeniköy’e

yepyeni bir soluk getirdi. Klasikleşmiş

lezzetlerin usta bir ekip tarafından

yeniden yorumlanmasıyla oluşturulan

eşsiz menüsü ve konseptin dışında

sunduğu deneyimle AZUR Yeniköy, deniz

mahsulleri sevenlerin yeni göz bebeği

olacağını şimdiden gösterdi.

AZUR Yeniköy gerek şık ve seçkin

ambiyansı gerek dekoru gerekse

müzikleriyle en keyifli yemeklerin adresi

olmaya aday… Sevdiklerinizle bir araya

gelmek için tercih edebileceğiniz AZUR,

aynı zamanda iş yemekleri ve kutlamalar

için de seçkin bir ortam sunan yeni nesil

deniz mahsulleri restoranı olarak hizmet

veriyor.

Denize ait lezzetler yeniden

yorumlanıyor

Deneyimli Şef Kahraman Altınkaya’nın

yönetiminde tecrübeli ve dinamik

bir kadro tarafından hazırlanan

menüde, klasikleşmiş lezzetler ve

dünya mutfağından tatların yanı sıra

kabuklular, böcekler, omon gravlax,

karides pate, turna tarama, akya

pastırma, midye füme ve iskorpit ceviche

gibi AZUR Yeniköy’e özgü lezzetler de ilgi

çekiyor. Masaya oturduğunuz anda sizi

karşılayan enfes lezzetler, soğuk sunum

ıstakoz, avokadolu ceviz ezme, bademli

zaho, sebzeli baharatlı çerkez mezesi,

körpe kalamar ve kaşık paella iştah

kabartırken, ana yemekler arasında yer

alan lüfer ızgara, Bodrum dil tava ya

da ızgara da mekanın favori lezzetleri

arasında konumlanıyor.

Ayrıcalıklı dokunuşları ve sıra dışı

sunumlarıyla, deniz mahsulü birçok

lezzete kendine özgü yorumlar katan

AZUR Yeniköy, zengin şarap kavı ve

menüsündeki özel kokteylleriyle de öne

çıkıyor.

Kutlamalar ve iş yemekleri için seçkin

bir ortam

Keyifli sohbetlere ve kalabalık yemek

sofralarına, yeni ve özgün deneyimlerle

eşlik eden AZUR Yeniköy, denize sıfır

bir konumda, açık ve kapalı alan olmak

üzere iki ayrı katta 300 kişilik ağırlama

kapasitesine sahip bulunuyor.


hotel restaurant

120 & hi-tech

yeni mekan

Yeni yılda yeni adresiniz

Buselik Tünel

Geleneksel lezzetleri modern sunumuyla birleştiren Buselik, ikinci şubesiyle Tünel

Residence Teras’ta hizmet vermeye başladı.

Adını aldığı buselik makamı gibi zarif, hayat dolu ve duygusal bir karaktere sahip olan Buselik, mevsimine göre kullanılan

yöresel lezzetleri, fark oluşturan özgün mezeleri ve güler yüzlü servisi ile eski meyhane kültürüne modern bir bakış açısı

kazandırıyor. Yeni yıl menüsüyle de çok iddialı olan Buselik, müdavimlerine unutulmaz bir yılbaşı vadediyor.

Lezzetli ve özgün tariflerle oluşturulmuş menüsü, eski meyhane kültürüne yeni bir soluk getiren atmosferi ve kendine

has tarzıyla kısa süre içerisinde kendi müdavimlerini oluşturan Buselik, İstanbul’daki şubesine bir yenisini daha ekledi.

Artık Buselik müdavimleri eşsiz Galata manzarasıyla

İstanbul’un unutulmaz semtleri arasında yer alan

Tünel’de de Buselik lezzetlerini tadabilecekler.

Şık sofralar, özel tatları ağırlıyor

Buselik Tünel, kendine has dili, sıcak ortamı ve özenli

sunumları ile en dostane muhabbetlerin adresi oluyor.

Buselik’te hazırlanan şık sofralar, usta şeflerin özenle

hazırladığı tariflerle renkleniyor. Geleneksel Türk

tatlarını kendine has bir şekilde yorumlayan Buselik’in

menüsünde badem ve fıstıklı Girit ezmesinden karides

saganakiye, sıcak ot kavurmadan pastırmalı sıcak

humusa birbirinden özel yöresel tatlar bulunuyor.


hotel restaurant

122 & hi-tech

dekorasyon

Restoranların başarısında lezzet ve

servis kadar dekorasyon da önemli

Hareketli ve sabit mobilya üretiminde adından sıkça söz ettiren Hotelya, son dönemin

trendlerinden “mekânlarda aidiyet duygusu” üzerine bilgiler verdi.

Günümüzde restoranlar sosyal

hayatın önemli bir parçası. Eğlence,

iş toplantıları, sosyal yaşam,

birlikte vakit geçirmek restoranlara

gidişin en önemli sebepleri. Dolayısıyla

hedef müşteri kitlesine ve konseptine

uygun, aynı zamanda verimli,

ergonomik, iş akışına uygun tasarım ve

projelendirme çok önemli. Tasarımın

hedeflerinden biri de kullanıcıya tanıdık

olan hatırlayabileceği bir ortama kimlik

ve kişilik kazandırılması. Hem tanıdık

gelecek hem de farklı olacak denge

başarı bir dekorasyonla yaratılmalı.

En temel kural, konfor ve çeşitlilik

Restoran ve kafe gibi mekânların

dekorasyonunda konfor ve çeşitlilik

ilk kuraldır. Örneğin acelesi olan iş

adamları hızlıca kahvaltı yapabileceği ya

da yemek yiyebileceği bir yer ararken,

arkadaş grupları daha eğlenceli olan,

rahatlıkla oturabilecekleri masalar arar.

Çocuklu çiftlerse bebeklerinin güvenle

oturabileceği ya da oynayabileceği

alanlar bekler. Tabi ki her zaman

ve her şart altında tüm müşterileri

memnun etmek güç olabilir. Fakat bu

taleplerin sağlanabildiği oranda her yaş

grubundan ve kesimden müşteri edinmek

mümkündür. Bu yüzden restoran

dekorasyonunda belli bir model ve türe

bağlı kalmamalı, çeşitli dekoratif mobilya

ve ürünler seçilmeli.

Renkler ile gelen yeme/yememe hissi

Renkler insanların yemek yeme şeklini

doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, yeni bir

restoran için doğru renkleri seçmek

önemlidir. Kırmızı, sarı ve portakal

gibi sıcak renkler, bir kişinin iştahını

artırmak için en fazla etkiye sahip

olan renklerdir. Kırmızı renk özellikle

zengin ve lüks bir ortam yaratmak ve

dürtü yeme alışkanlığını artırmak için

kullanılır. Toprak tonları restoranlar

için en iyisidir. Terracotta turuncu,

tuscan sarı ve derin kırmızı garnet gibi…

Ana renk için parlak ve canlı tonlardan

uzak durulmalı. Elbette, bir fast food

kuruluşu gibi yüksek bir ziyaretçi oranına

sahip olmak hedefinizse, bu renklerden

herhangi birinin daha parlak bir tonunu

kullanmanız müşterileri bilinçsizce acele


ettirebilir. Bir restoranda kullanılan

yeşil duvarlar ve vurgular, sağlığa

ve doğaya işaret eder ve menünün

rakiplerinden daha sağlıklı olduğu algısını

iletebilir. Yeşil tonlar ayrıca günümüz

restoran trendleri arasında yer alan

sürdürülebilirliği de simgeler.

Yuvarlık hatlı mobilyalar tercih edilmeli

Bu tür genel mekanların dekorasyonunda

asla sivri uçlu, keskin hatlı tasarımları

tercih etmemeli. Yuvarlak hatlar

daha sıcak ve samimi bir atmosfer

oluşturacağı gibi çarpma ve yaralanmalar

açısından da koruyucudur.

Malzemenin önemi büyük

Yemek yenen mekanlarda örneğin

aşırı plastik kullanımı müşterileri

mutlaka rahatsız edecektir. Çünkü

yemek kavramı, doğal ve hijyen algısını

beraberinde getirir. O nedenle malzeme

seçimine de dikkat etmek gerekli.

Doğal malzemeler, ağaç, taş, seramik,

bakır, pirinç ve cam tercih edilmeli. Bu

tür genel kullanım alanları için daha

dayanıklı ve leke tutmayacak türden

kumaşlar seçilmesi uygun olacaktır.

Zamanla güneşten solabilecek ya da

kolay çizilecek ve yıkandıkça rengi

değişecek malzemelerden uzak durmalı.

Mobilya seçimine dikkat

Eğer müşterilerinizin mekanınızda uzun

saatler keyifli zaman geçirmelerini

istiyorsanız en dikkat etmeniz gereken

noktalardan biri konforlu mobilya

seçimi. Mobilyaların özellikle koltuk ve

sandalyelerin şıklığı elbette önemli ancak

müşterileriniz, “bu sandalye çok rahatsız”

diyerek kalkmak istemese de vücudu

rahat edemediği için beyne ileteceği

sinyallerle mekandan ayrılması daha

erken olacaktır. “Kahveyi başka yerde

mi içsek?” diye öneren arkadaşınıza

detaylı bir sorun, mutlaka ya koltuk

ya yüksek ses ya da aydınlatmadan

kaynaklı bir rahatsızlıktan ötürü mekan

değiştirmek istiyordur. Bu nedenle,

aynı mekan içerisinde farklı tüketici

taleplerine hitap edebilecek mobilya

tercihleri ön planda tutulmalıdır. Son

zamanlarda trend haline gelen, yan yana

konulmuş ancak birbirinden çok farklı

konseptler oluşturulabilir. Bir köşede

geniş koltukların kullanıldığı alan hemen

yanında uzun bir toplantı masası ve

kısmen rahat sandalyeler diğer tarata ise

küçük yuvarlak masalar. Ve tüm bunların

hepsi aynı mekan içinde kurgulanabilir.


hotel restaurant

126 & hi-tech

hotel-tech

Ingenico

e-dönüşüm

çözümleri ile

işletmelerin

yüzünü

güldürüyor!

Esnaf dostu Ingenico, entegratörlerle

yaptığı işbirliği sayesinde

YazarkasaPOS’lar üzerinden yapılan her

ödeme işlemi için e-fatura ve e-arşiv

işlemlerini kolaylaştırıyor. İş gücü,

zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan,

finansal verileri elektronik ortamda

erişilebilir kılan e-dönüşüm çözümleri

Ingenico güvencesiyle sunuluyor.

Uçtan uca ödeme konusunda

dünya lideri olan Ingenico Group,

işletmelere sunduğu çözümlere bir

yenisini daha ekledi. Ingenico, mükellefin

e-fatura/e-arşiv kullanımını tercih etmesi

durumunda entegratörlerle yaptığı işbirliği

sayesinde yazarkasaPOS’lar üzerinden

gerçekleştirilen satışların e-fatura

ve e-arşiv işlemlerini kolaylaştırıyor.

Geliştirilen dijital çözüm ile Ingenico,

kendi hızlı ve kolay entegrasyon çözümü

ile perakende satış firmalarının ayrıca

bir entegrasyon çalışması yapmasına

gerek olmadan, e-dönüşüm ihtiyaçlarını

yeni nesil Ingenico yazarkasaPOS ile

bütünleşik olarak karşılarken, işletmelerin

operasyonel yükünü de hafifletmeyi

amaçlıyor. E-fatura ve e-arşiv bilgilerini

entegre çalıştığı özel entegratör

üzerinden anlık olarak GİB’e (Gelir İdaresi

Başkanlığı) bildiren Ingenico e-dönüşüm

çözümü, yazarkasaPOS’lar üzerinden

gerçekleşen bir çözüm olmasıyla da

e-dönüşüm alanında bir ilke imza atıyor.

Daha hızlı, kolay ve güvenilir

Ingenico Türkiye Genel Müdürü Alpay

Sidal “Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından

geliştirilen e-fatura ve e-arşiv sistemleri

ekonominin kayıt altına alınması için

kritik değer taşıyan uygulamalar

arasında yer alıyor. Ingenico olarak,

sunduğumuz e-dönüşüm çözümü ile

işletmelerin daha hızlı, kolay ve güvenilir

bir sistem üzerinden bu uygulamaları

kullanabilmelerini sağlıyoruz. Bunu

yaparken de Ingenico yazarkasaPOS’ları

kullanarak bir ilke imza atıyoruz” dedi.

Sidal sözlerine şunları ekledi; “Harici

bir sistem veya yazıcı ihtiyacı olmadan,

sadece Ingenico yeni nesil ÖKC ile satın

alma işlemi gerçekleştiren müşterinin

ilgili datasını mükellefin anlaşmalı

olduğu özel entegratör üzerinden GİB’e

anında gönderiyoruz. Özel entegratörden

gelen ‘başarılı’ yanıtı ile birlikte Ingenico

yazarkasaPOS’dan bilgi fişi basıyoruz.

İşlemler gerçek zamanlı olduğu

için müşteriye ait e-posta adresine

e-arşiv faturası anında gönderiliyor ve

yazarkasaPOS’umuzun üretmiş olduğu

bilgi fişi üzerinde bulunan QR kod

ile faturaya cep telefonundan anında

ulaşılabiliyor. Tüm bu e-dönüşüm ile

birlikte amacımız, Ingenico yeni nesil ÖKC

kullanan müşterilerimizin operasyonel

süreçlerini kısaltıp; bilgisayar, yazıcı

gibi ek donanım yatırım gereğini ortadan

kaldırıp, mevcut işlerini daha verimli

yapmalarına destek olmaktır. ”


BÜYÜYEN TÜRKİYE İLE

SİZ DE BÜYÜYÜN

www.turkbarter.com


hotel restaurant

128 & hi-tech

ürünler

25 yıllık sistem performans garantisi

Legrand, son teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil LCS3 ile

uygulamacıların ve sistem entegratörlerinin projelerinde daha yüksek

performans, verimlilik ve esneklik elde edebileceği çözümleri sunmaya devam

ediyor. 25 Gb/s ve 40 Gb/s Base-T Ethernet uygulamaları sayesinde veri

merkezlerde ve IT odalarında yüksek kapasitenin ismi olan LCS3 ile Legrand,

kullanıcısına 25 yıllık sistem performans garantisi sözü veriyor. Yenilikçi

sürgülü kaseti, bas-çıkar mekanizması ve yeni jenerasyon hızlı sabitleme

teknolojisiyle LCS3, kurulum aşamasında uygulamacıya kolaylık sağladığı gibi

teknik servis çalışanına da hızlı bakım ve onarım faaliyetinde bulunabilme

imkanı sunuyor. Hem fiber hem de bakır kombinasyonunu tasarımına kodlayan

LCS3, Legrand’ın Ar-Ge destekli inovasyona olan bakış açısını kanıtlıyor.

Bütün duyularını harekete geçir!

Geberit, geliştirdiği teknolojik ürünleriyle banyolarda konforu

hedeflemenin ötesinde kısa sürede takipçilerini yepyeni bir banyoyla

buluşturacak akıllı çözümler sunuyor. Minimalist tasarımını inovatif

bakış açısıyla harmanlayan Geberit Monolith Rezervuar Modülü,

modern banyoların vazgeçilmez bir parçası oluyor. Sensörlü açmakapama

kontrolü dokunmatik tuşlarla deşarj aktivasyonu, rezervuar

modülü entegre edilmiş koku alma ünitesi ve LED ışık özelliğine

sahip Monolith Plus hem yeni inşaatlarda hem de renovasyonlarda

kullanıcısına büyük avantaj sağlıyor.

Stil

sahibi

banyolar

için

Ege Vitrifiye Alvona serisi

sade ve şık tasarımıyla

banyolarınızı yeniden

yorumluyor. Soft-Close

özelliğe sahip ince klozet

kapağı ile tamamlanan

asma klozeti ve yarı

monoblok asma lavabosu

bulunduğu mekâna kolayca

uyumlanıyor. Ürünlerin

pürüzsüz yüzeyi ve tasarımı

sayesinde yüzeyleri kolayca

temizlenerek banyolarınız

yıllarca hep pırıl pırıl kalıyor.

Tek

noktadan

asansör ve

yürüyen

merdiven

takibi

KONE E-Link ile tüm asansör ve yürüyen merdivenlerinizi

tek bir konumdan takip edebilmeniz mümkün. Sistem;

ekipmanlarınızın genel durumu, yoğunluk, trafik performansı ve

kullanılabilirlik ile ilgili gerçek zamanlı bilgiler sunuyor. Kapsamlı

izleme imkanları, asansör ve yürüyen merdivenlerinizin

çalışma durumlarını detaylı bir şekilde takip etmenize olanak

sağlıyor. Kolay uzaktan konfigürasyon ve yönetim özelliği ise

ekipmanlarınızın konfigürasyonunu uzaktan kontrol etmenizi

ve yönetmenizi olanaklı hale getiriyor. KONE E-Link, asansör

ve yürüyen merdivenleriniz hakkında gerçek zamanlı ve detaylı

çalışma verileri ile her an ilgilileri bilgilendiriyor. Ayrıca önemli

olayların yeniden izlenmesi ve analizi yoluyla güvenlik ve kontrolü

geliştirirken, asansör modlarını uzaktan değiştirmenize ve

asansörlerinizi uzaktan kilitlemenize de imkan tanıyor.


Sıcak & Soğuk

Tütsüleme

. Izgara

. Ağır Pişirme

. Buharlama

. Dinlendirme

. Tütsüleme

. Fümeleme

. Programlama

www.fimakmakina.com.tr

More magazines by this user
Similar magazines