HOTEL_GAZETESI_20_sayi_subat_2019_

hotelgazetesi

KÜLTÜR VE TURIZM BAKANI MEHMET NURI ERSOY

TURiZME BAKIŞ AÇIMIZI

DEĞiŞTiRMELiYiZ

Farklı bakış...

Sayfa 4

Sayfa 5

Otelcilerden

başarılı gençlere

iş garantisi

TÜROB Başkanı Timur Bayındır

www.hotelgazetesi.com

Sayfa 7

FİRUZ BAĞLIKAYA

SEYAHAT ACENTALARI

iZMiR’DE BULUŞTU

Sayfa 11

Prof. Dr. Muharrem TUNA

TURİZM GELİRLERİ

NASIL ARTACAK?

TURİZM - OTELCİLİK - TATİL - ETKİNLİK - KÜLTÜR - SANAT Sayı: 20 Yıl: 3 / ŞUBAT 2019

Turizm Medya

Grubu Başkanı

Volkan Ataman bu

yıl 6.sı düzenlen

Ace of MICE’ı

üç kelime

ile özetledi

Değişim

Gelecek ve

Sayfa 10

Birol AKMAN

ATiD’DEN ANKARA iÇiN

TANITIM ATAĞI

İnovasyon

Sayfa 16 17

Hüseyin BARANER

2019’DA TURIZMDE

BEKLENEN DEĞIŞIMLER

İSTANBUL

ŞEHIR ÖDÜLLERI

SAHIPLERINI

BULDU

Mustafa Alparslan

Remzi Yılmaz

geziyorum

Safranbolu

Remzi YILMAZ

Sayfa 14-15

tesisi yenileyecek

işletmecilere

tavsiyeler

Sayfa 12

Sayfa 21

Sektörün her fuardaki

buluşma noktası

WYNDHAM GRAND

KALAMIŞ HOTEL

‘YILIN TURİZM MARKASI’

VE ‘YILIN İŞ OTELİ’

SEÇİLDİ Sayfa 19

Profesyonel Havalimanı

Misafir Karşılama Hizmeti

www.laalvip.com


Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019

www.hotelgazetesi.com

editörden

2

Aliye

ÜÇBAŞ

Yazı

İşleri

Müdürü

Güzel haber ve

güzel yazılmış haber!

Merhaba turizm dostları. Yeni bir

gazete, yeni bir sayı ile sizlerin

huzurunda olmaktan mutluyuz.

Tüm zorluklara rağmen yeni bir

sayıyı hazırlayabilmiş olmaktan,

sektörün iyiye gidiyor olmasından,

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın

Mehmet Nuri Ersoy’un sektöre

yön veren STK’larla, sektörün

duayenleriyle sürekli temas halinde

olmasından ve fikir alışverişinde

bulunmasından, geleceğe umutla

bakıyor olmaktan dolayı mutluyuz.

Ocak ayında yayınladığımız EMITT

özel sayısı gerçekten çok özel bir

sayı oldu. Koşulları zorlayarak hem

İngilizce ek verdik, aynı zamanda

gazetemiz toplamda 48 sayfa oldu.

Ancak Şubat sayımız 24 sayfa.

Bunun sebeplerini az çok tahmin

edebilirsiniz. Kağıt fiyatları öyle

yüksek ki, biz de yakında kağıt

tanzim satış yerlerinin açılmasını

talep edeceğiz sanırım..

Koşullar gereği başlangıçta olduğu

gibi 24 sayfayız.. Reklamların az

oluşundan dolu dolu haberlerden

oluşan 24 sayfa.

Bundan önceki sayılarımızda

bu köşede gazetemizin

içeriğindeki haberlerle ilgili bilgiler

paylaşıyordum. Ancak bu sayıda

bunun yerine daha önemli bir

konuya değineceğim. Zira gazetenin

içeriği hakkında kapak sayfası

yeterince fikir veriyor.

Her işi ehline bırakın

Burada değinmek istediğim konu

STK’larımız. Sayısını tam bilmemekle

birlikte hemen her konuda faaliyet

gösteren birçok derneğimiz var.

Bu dernekler artık yeterince Hotel

Gazetesini tanıdılar, kabul ettiler

ve haber akışı oldukça iyi. Ancak

bu iki yıllık süreçte gördüğümüz

ve iyileştirmeye çalıştığımız şey şu

ki, sektöre yön veren birçok ciddi

kuruluşun en büyük eksiği Basın ve

Halkla ilişkiler konusu. İsmi önemli

değil, son derece ciddi bir kuruluş,

hatta ciddiyetten öte, sektöre

yön veren bir kurum, Türkiye’nin

herhangi bir yerinde çok önemli bir

toplantı, workshop veya herhangi

bir önemli etkinlik düzenliyor.

Ancak gelin görün ki web sitesinde

bu olaydan tek kelimelik bir

duyuru olmadığı gibi sonrasında

organizasyona ait herhangi bir

haber de yok. Bize not olarak

gönderilen bilgilerden derleyip

toparlayıp haber çıkarmaya

çalışıyoruz. Bu da bize o kurumun

bir basın danışmanlık şirketine, ya

da bünyesinde bu hizmeti verecek

bir-iki kişi bulundurmaya ihtiyacı

olduğunu açıklıyor.

Basın sektöründe birçok holding

gazetesi ve televizyonu çeşitli

nedenlerle yayın hayatına son

verdi. Bu da piyasada işsiz olan

birçok gazetecinin bulunduğu

anlamına geliyor. Biriyle anlaşıp

bu konuda hizmet alınabilir.

Ayrıca profesyonel hizmet veren

PR şirketleri var. Nirvana Tanıtım

olarak biz bu hizmeti veriyoruz.

Önerimiz, bu iki seçenekten

birini seçip, tanıtım işlerini bir

profesyonele emanet etmeniz.

STK’nın başkanı konusunda

uzman, yıllarını vermiş tecrübeli ve

güçlü bir kişi de olsa bu işler için

ayıracak zamanı olmayabilir. Bu iş

ihtisas ve tecrübe gerektiren çok

farklı bir hizmet. Bazı STK’larımız

düzenli olarak bizlere aylık

haber bültenlerini gönderiyor.

Gündemde olan konu varsa

onunla ilgili başkanın görüşünü

alabiliyorsunuz. Son derece düzgün

yazılmış metinler. Belli ki bu iş için

profesyonel biri çalışıyor. Bazen

de bir PR şirketinden geliyor basın

bültenleri.. Son derece medeni,

son derece profesyonel bir

uygulama.. Ancak gelin görün ki, bir

şehirde çok önemli uluslararası bir

organizasyon yapılmış, 3-4 satırlık,

birçok bilginin eksik olduğu, bazı

kelimelerin anlaşılmadığı, SMS

mesajı gibi metin gönderilmiş. Gel

de çık işin içinden…

Biz Hotel Gazetesi olarak bu konuda

profesyonel bir ekiple çalışıyoruz.

Editörümüz aynı zamanda bize

danışmanlık yapan emekli bir

gazeteci. Biz bu kadar kısıtlı

imkanlara rağmen bunu yaparken,

neden milyonlara hükmeden bir

STK, çok cüzi bir bütçe ile bu önemli

konuyu bir bilene emanet etmez?

Turizm sektörüyle ilgili her geçen

gün güzel haberler geliyor. Orda

sıkıntımız yok. Daha güzel yazılmış

haberler almak ümidiyle..

Esentepe Mahallesi Köprülü Sk. 31/A Levent

34394 Şişli / İstanbul

Tel:0212 343 5522 Fax: 0212 343 5521

www.hotelgazetesi.com

info@hotelgazetesi.com

Şubat 2019 Yıl:3 Sayı: 20

Aylık Süreli Yayın

Turizm Otelcilik

Tatil Etkinlik Kültür ve Sanat Gazetesi

‹mtiyaz Sahibi & Genel Yayın Yönetmeni

Mustafa ÜÇBAŞ

mustafa@hotelgazetesi.com

Sorumlu Yazı işleri Müdürü

Aliye ÜÇBAŞ

aliye@hotelgazetesi.com

Yayın Danışmanı

Remzi YILMAZ

editor@hotelgazetesi.com

Danışma Kurulu

Prof. Dr. Muharrem TUNA

Dr. Nebil ‹LSEVEN

‹hsan TÜRKUS

Hüseyin KURTOĞULLARI

Orhan GENCELİ

Ayça Kuru

Hatice Şule Gökırmak

Aydın Serdar Kuru

Ankara Temsilcisi

Aliihsan ÜÇBAŞ

ankara@hotelgazetesi.com

Avrupa Temsilcisi

Ömer Koray ÜNAL

ömer@hotelgazetesi.com

Grafik Tasarım Uygulama

Nirvana Tanıtım Hizmetleri

Fotograf - Video

Mustafa ÜÇBAŞ - Ahmet Oğuz ÇELiK

Mehmet Kaan AKDEMİR

Karikatür

Emre Can ÜÇBAŞ

Abone - Reklam

Burcu DENKTEN

hotelgazetesi@nirvanatanitim.com

Dağıtım: Etkin Dağıtım

Baskı: Dünya Süper Veb A.Ş.

100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar/‹stanbul

Gazetemizde yayımlanan haber ve görseller

yasal iznimiz alınmadan kullanılması yasaktır.

yayımlanan köşe yazılarının ve yorumların

sorumluluğu yazarına aittir. İçeriklerinden,

Hotelgazetesi sorumlu tutulamaz.

Hotel Gazetesi’ne

abone olun

Turizm sektöründeki

gelişmelere

uzak kalmayın

Yıllık abonelik:

150 TL (KDV dahil)

Banka Hesap Numaramız:

Hesap Adı: Mustafa Üçbaş

Yapı Kredi Bankası Şb:

Bayrampaşa / Çarşı / 1276

Hesap No: 47403318

İBAN:

TR27 0006 7010 0000

0047 4033 18

Bize yazın!

Kurumunuzda düzenlenen organizasyon,

aktivite ve yaşanan

gelişmeleri bize gönderin,

yayınlayalım. Fotoğraf eklemeyi

unutmayın


akanlık 4

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

TUROYD’UN GALA YEMEĞINE KATILAN KÜLTÜR VE TURIZM BAKANI MEHMET NURI ERSOY, 2023 HEDEFLERI KONUSUNDA BEKLENTILERINI ANLATTI

TURiZME BAKIŞ AÇIMIZI

DEĞiŞTiRMELiYiZ

BAKAN ERSOY, MALIYET ODAKLI TURIZMDEN GELIR ODAKLI TURIZME GEÇIŞ SÜRECINDE ATILACAK

ADIMLARA VE BU YIL YASALAŞMASI PLANLANAN TURIZM GELIŞTIRME FONU’NA DAIR BILGI VERDI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Otel Yöneticileri Derneği

(TUROYD) tarafından İstanbul’da düzenlenen gala yemeğine katıldı.

Bakan Ersoy 2023 hedeflerine giden yolda turizme bakış açısının değiştirilmesi

gerektiğini anlattı. “2023 yılında 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliri

hedefliyoruz.” diyen Bakan Ersoy, “Bu hedefe ulaşmak için turizmde köklü bazı

değişikliklere gitmeliyiz. Siz profesyonel yöneticiler olarak çoğunuz bakış açılarının

farkındasınız. Önemli olan turizm yatırımcısının bakış açısını değiştirmek. Artık

maliyet değil gelir odaklı turizme geçmemiz gerekiyor. Arza göre değil talebe göre

bir turizm konsepti geliştirmemiz gerekiyor. Nitelikli turisti hedefleyen yeni bir

Türkiye turizm konsepti yaratmamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

NİTELİKLİ TURİSTİN

UNSURU İNSAN KAYNAĞI

Bakan Ersoy, Türkiye’yi nitelikli

turistlerin ziyaret etmesini

sağlamak için planlanan

aşamaları da anlattı. En

kritik unsurun insan kaynağı

olduğunu vurgulayan Bakan

Ersoy, şunları kaydetti: “Turizm

ve insan ayrılmaz ikili. İnsana

hizmet ediyoruz, insana

insanla hizmet ediyoruz. İnsan

gücünün çok ciddi bir şekilde

yetiştirilmesi gerekiyor. Bu

bağlamda, turizm meslek

liseleri ile yeni bir çalışma

başlattık. Turizm meslek liseleri

kolej statüsüne getiriliyor.

3 lisan öğretecek şekilde

müfredatı değiştiriyoruz. Ve

20 Nisan–20 Ekim tarihleri

arasında da öğrencilerin

eğitimlerini anlaşmalı otellerde

uygulamalı olarak görmelerini

sağlıyoruz. Bu bir staj değil, bu

bir eğitim. Sizlerin gözetiminde

yetiştirilmiş öğrenciler,

gelecekte turizmin yöneticileri

olacaklar.

Geleceğin

müdürlerinin biz F&B ağırlıklı

olması gerektiğine inanıyoruz.

Özellikle bünyesinde F&B

kökenli fakülteler barındıran

üniversitelerde, meslek

liselerinde başarılı olmuş olan

öğrencilerin belli bir kısmına

burs verilmesini sağlayacağız.

Bizim hedefimiz Türk

turizminin artık yönetici ihraç

eder konuma gelmesi.”

HEDEF 70 MİLYON TURİST

10 yıl sonrasının turizmini hazırladıklarını

belirten Bakan

Ersoy, “70 milyon hedefimiz

var. Bu çok daha fazla tesisin

hizmete girmesi, çok daha fazla

yatırımın yapılması anlamına

geliyor. Burada yatırımcıyı doğru

yönlendirecek olan, turizmin

geleceğinin rotasını çizecek

olan sizlersiniz. Konaklama dışı

yatırımların dizaynı anlamında

da önem taşıyor. Türkiye’nin

kişi başı turizm gelirlerinin artması

da ancak sizler gibi bu işe

gönül vermiş yöneticilerin sektörde

kalması ve sizden sonra

gelecek gençlerin çok iyi yetiştirilmesi

ile mümkün.” diye konuştu.

TURİZM GELİŞTİRME FONU

Bakan Ersoy, bu yıl hayata geçmesi

planlanan Turizm Geliştirme

Fonu hakkında da şu bilgileri

verdi: “En büyük sıkıntımız,

bakan veya bürokrat değiştikçe

tanıtma stratejilerinde de değişiklikler

olmasıydı. Artık kalıcı

bir turizm politikası oluşturmamız

gerekiyordu. Biz de dünyada

turizm gelirleri en yüksek

olan ülkeleri inceledik. Hepsinin

ortak yönü, böyle fonlar

kurmuş olmaları. Bu fonlar

kurulduktan sonra çok hızlı bir

şekilde turizm gelirlerinde artışlar

gerçekleştirmişler. Fonun

ağırlıklı bütçesi tanıtma fonu

olarak kullanılıyor, bir kısmı

da turizm geliştirme ve turizm

yatırım fonu olarak kullanılıyor.

Yönetim kurulundaki 11

kişiden 8’i de sektör temsilcileri

olacak. Danışma kurulunda da

profesyonel otel yöneticilerine

koltuk vermeyi planlıyoruz. Bu

platformda doğru politikalarla

yatırımcının yönlendirilmesi

açısından sizin bulunmanızın

hayati önemi var.”


5 stk

TÜROB’un

geçen yıl

başlattığı

aşçılık

yarışmasının

bu yıl

ikincisi

düzenleniyor

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019

www.hotelgazetesi.com

TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, bu

projeyle sadece

yarışmada

dereceye girenler

değil, yarışmaya

katılanların çoğuna

konaklama sektörü

olarak staj imkanı

sunduklarını

belirterek,

“Konaklama sektörü

olarak turizm meslek

liselerinden mezun

olan tüm kalifiye

çalışanlara talip

olmaya devam

ediyoruz” dedi.

Türkiye Otelciler Birliği’nin

(TÜROB), gastronomi turizminin

gelişmesine katkı sağlamasının

yanı sıra turizm meslek liselerinden

mezun olanlara da istihdam

sağlamak amacıyla başlattığı

‘Sektör Yetenek Avında’ projesi bu

yıl da devam ediyor. TÜROB’un

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle

ilkini geçen yıl düzenlediği Turizm

Meslek Liseleri Arası Aşçılık

Yarışması, 27 Şubat 2019 tarihinde

ikinci kez gerçekleştirilecek.

12 okul öğrencilerinin kıyasıya

yarışacağı ve jüri başkanlığını Şef

Vedat Başaran’ın yapacağı yarışma

İstanbul Güneşli’de bulunan

GastronoMetro evsahipliğinde

düzenlenecek. Tamamen sosyal

sorumluluk amacını taşıyan

bu projeyle turizm otelcilik

sektörünün nitelikli eleman

ihtiyacının karşılanmasını ve

meslek lisesi mezunlarının eğitim

aldıkları alanda istihdam edilme

imkanlarının artırılması ana hedef

olarak belirlendi.

Otelcilerden

başarılı

gençlere

iş garantisi

KALİFİYE ELEMAN

EKSİKLİĞİ VAR

Projeyle ilgili bilgi veren TÜROB

Başkanı Timur Bayındır,

“Geçen yıl yarışmanın ilkini

gerçekleştirmiştik ve çok başarılı

bir organizasyon oldu. Sadece

yarışmada dereceye girenler

değil, yarışmaya katılanların

çoğuna konaklama sektörü

olarak staj imkanı sunduk.

Amacımız öğrenciler mezun

olduklarında sektörümüzde

kalıcı olarak istiham edilmelerini

sağlamak. Çünkü kalifiye çalışan

eksikliğinin en fazla hissedildiği

sektörlerden biriyiz. Konaklama

sektörü olarak turizm meslek

liselerinden mezun olan tüm

kalifiye çalışanlara talip olmaya

devam ediyoruz” dedi.

DİĞER ALANLARI DA DAHİL

EDECEĞİZ

TÜROB olarak Milli Eğitim

Bakanlığı ile birlikte turizm

otelcilik sektörü ve meslek

liseleri arasında bir köprü

oluşturmak üzere bir

işbirliğine ilk adımı geçen

yılki ilk yarışma ile attıklarını

hatırlatan Bayındır, “Meslek

liselerini sektöre kazandırmayı

hedefiyle yola çıktık. işBöyle bir

yarışma fikrinin doğmasında

en büyük rolü, konaklama

sektörünün yaşadığı kalifiye

çalışan sıkıntısı oynadı. Sadece

aşçılar, mutfak konusunda değil

konaklama sektörünün tüm

çalışma alanlarında bu sıkıntıyı

yaşıyoruz. Bu yüzden geleneksel

hale getirdiğimiz bu yarışmanın

kapsamını genişleteceğiz. Kat

hizmetleri, ön büro, servis vs

kategorilerini de yarışmaya

dahil edeceğiz. Konaklama

sektörü olarak turizm meslek

liselerinden mezun olan tüm

kalifiye çalışanlara talibiz.

Meslek liseleri bizim ana

istihdam kaynağımız olmalı”

diye konuştu.

YARIŞMAYA

KATILACAK OKULLAR

1- Selahattin Eyyübi Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi

2- Kadıköy Mualla Selcanoğlu

Eyyübi Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi

3- Kumburgaz Eyyübi Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi

4- Küçükçekmece İMKB Eyyübi

Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi

5- Şişli Kervansaray Eyyübi

Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi

6- Asım Kibar Eyyübi Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi

7- Etiler Eyyübi Mesleki ve

Teknik Anadolu Lisesi

8- Sarıyer Vehbi Koç Vakfı

Eyyübi Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi

9- M. İhsan Mermerci Eyyübi

Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi

10- Selimpaşa İMKB Eyyübi

Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi

11- Katip Mustafa Çelebi

Eyyübi Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi

12- Şile Borsa İstanbul Mesleki

ve Teknik Anadolu Lisesi


inceleme 6

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Yeni

dönem

neler

getirecek?

Cem Polatoğlu

Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ile

yapılan toplantıya ben de Dış Turlar

Komite başkanı sıfatı ile katıldım.

Bakan Bey’in bizlere ve görüşlerimize

verdiği değer önemliydi. Çünkü düne

kadar değil bakandan yüz yüze

görüş almak, yazılı dilekçelerimiz

bile kaale alınmıyordu. Bu vesile

ile kendisine teşekkür ederiz. Bizler,

Komite başkanlıkları, Yönetim kurulu,

BTK Başkanları, Dernek yöneticileri

vs sıfatları ile katılırken sıfatsız biri

de TÜRSAB’I DOLANDIRANLAR

kontenjanından taaa uzaklardan

buralara gelmişti. Ne yaptı, ne görüş

bildirdi belli değildi ama var mı bir

avanta diye ortam kokladı sanırım.

Anlaşıldığı kadarıyla Kanun taslağı,

11.000 kişiye açılıp, çok polemik

olmasın diye taslak kısmına

kadar sadece yukarıda belirtilen

arkadaşlarla ilerliyor. Kanun, Taslak

haline geldikten sonra 11.000 kişiyle

beraber tartışılacak. Yani benim bile

daha önce eleştirdiğim “dükkandan

mal mı kaçırıyoruz da kapalı kapılar

arkasında kanun hazırlanıyor” fikrimi

çürüttüler. Özür dilerim.

Kanun, tasarlanan şekliyle çıkarsa biz

acentalar lehine çok şey değişecek gibi

gözüküyor. Dışarı laf taşımak gibi olmasın

ama;

1- Artık belgelerimizi şirketimizin haricinde

satabileceğiz. Adı da “belge devri”

değil “işletme devri” olacak. Yani Ali-Veli

değil Veli-Ali. Ancak acentasını devredenden

%25 devir parası alınacak. (Mono

derler buna)

2- Home office çalışabileceğiz. Özellikle

küçük ölçekli veya özel turlar yapan

müşterinin yüzünü dahi görmeyen incoming

firmaları için bu, senede 200.000 TL

avantaj demektir.

3- Aynı ofis içerisinde birkaç acenta çalışabilecek.

Yeter ki tabela ve muhasebesi

belli olsun.

4-7.000 TL’lık teminatlar bir işe yaramıyordu.

Kalkacak

5-Belge ücretleri netleşmedi. Türsab

400.000 den kapı açıyor ama Bakanlık

rekabet kurulundan döner diye rakamı

200.000 TL’ya çekmek istiyor.

6- 2.000 küsür TL aidatlar yok artık.

Giriş aidatının binde biri olacak. yani 200

TL gibi

7- Şube kuruluş fiyatları da aynı yeni

belge fiyatı kadar olacak. Mantıklı çünkü, özellikle Anadolu’da

1/4 para verip, yerel şirketlerin yanına tezgah kuran ve rakip

olan büyük firmalar vardı. Şimdi şartlar eşit olacak.

8- B2B ilişkilerinde her iki tarafı da koruma amaçlı Mesleki

Hizmet Sigortası geliyor.

9- En büyük problem, nihai müşteri yine %100 korunmuyor

veya vurgun yapan firmanın enkazını kaldırmak yine bize

düşüyor. Açalım konuyu; Eğer “KAMUYA AÇIK” bir tur yapıyor

ve ilan ediyorsanız ki bu mail yolu ile bile olabilir, Siz Tur Operatörü

teminatı vermek zorundasınız. Her Tur Operatörü şirket,

bir önceki senenin cirosunun %10’u kadar teminat verecek (bu

rakam en az giriş aidatı kadar olacak. yani 200.000 TL). Olası

bir batma-kaçma durumunda sigorta şirketi tüketicinin %100

zararını karşılayacak...

Dinlerken güzel. İyi de, geçen sene 10 milyon ciro yapan şirket

1 milyon teminat verecek. Ama bu sene çarpma niyeti olup

200 milyonla yok olursa 190 Milyonu Sigorta şirketi ödeyecekmiş.

İyi de arkadaşım, bu sigorta şirketi Hilal-i Ahmer cemiyeti

değil ki. Ya, şimdi olduğu gibi toplamda 300-500 bin TL kadar

öderim diyecek ya da 190 milyonu öderse dönüp bizden ek

prim veya başka bir şekilde bunu tahsil edecek. Kısaca birileri

yine milleti dolandırıp kaçacak, kabak yine bizim başımıza

patlayacak. Felaket tellallığı gibi olmasın ama; DEMEDİ

DEMEYİN..!

Nedir bunun çaresi? 40 defa yazdık çizdik. Hac-Umreciler

gibi kaç paralık tur yapacaksan o kadarlık teminat mektubu

karşılığı sigorta şirketinden KONTÖR alacaksın. Poliçenle birlikte

KONTÖR düşecek, ama tur dönüşü kontör aynen sana iade

olacak... Akıllı dünyada Tüketiciyi %100 koruyan sistem

bu. Diğer tüm sistemler hasar* halinde yani batan-kaçan durumunda

yükü günahı olmayan paydaşlara yani bizlere bölen

bir sistemdir. Ama iddia ediyorum. Kanun yine onların dediği

gibi çıkacak ve yine her sene 3-5 firma %1 teminat yatırıp piyasayı

dolandıracaklar. Hem maddi olarak yük bize binecek hem

de yine Ana-Babalar turculara kız vermemeye devam edecekler...

MARMARA OSMED

Ramada istanbul Taksim

Mustafa Kurt

CANLANMA

2018 yılı son altı aylık dönemine

baktığımızda ülkemiz genelinde

turizmde bir canlanma yaşanıyor. Bu

canlanma halen devam ediyor. Bu da

gösteriyor ki artık her kesim, bütün

STK’lar ellerini taşın altına koydular.

Hatta sivil toplum kuruluşları

birbirleri ile adeta takım çalışması

yapmaya başladılar. Ülke turizmimiz

için neler yapabiliriz, neler yapmalıyız

konulu paneller veya farklı etkinlikler

yaparak göz dolduruyorlar.

Sektörel verilere göre Kasım 2018

ayı turist sayısında %96 artış olmuştur.

Özellik Antalya bölgesine gelen

Avrupalı turist sayısında artış gözlenmiştir.

Aslında turizmde canlanmanın

birinci sebebi yada etkin nedeni turizmin

ehline, bilirkişisine teslim edilmesidir.

Bahsetmek istediğim T.C.

Kültür ve Turizm Bakanımızın (Sn.

Mehmet Nuri Ersoy) turizm sektörünün

içinden gelmesi, 33 yıllık bir

sektör geçmişi olması ve turizmdeki

sıkıntıları çok iyi bilmesinin faydalarıdır.

Göreve geldiği günden beri durmaksızın

turizm acentaları temsilcileri,

çeşitli turizm dernek ve kuruluşları

ile istişare toplantıları yaparak sorunlara

çözüm odaklı yaklaşmakta.

Turizmcilerin beklentileri ve sorunları

çok fazla, bu beklenti ve sorunların

çözümü ancak birlik ve beraberlikle,

çalışmakla mümkün olacaktır.

Bakanlık ve turizmcilerin çok sık istişare

toplantıları yaparak ortak paydada

birleşmeleri gerekmektedir.

OSMED Başkanımızın dediği gibi,

sektör insanların 5 duyu organına

hitap edecek durumda olmalıdır. Ülkemiz

sahip olduğu doğal ve kültürel

değerleri, coğrafi konumu, genç ve

dinamik nüfus potansiyeli ve bunun

gibi nedenlerle son yıllarda önemli

bir turistik cazibe merkezi haline gelmiştir.

Bununla birlikte sahip olduğu

potansiyeli yeterince değerlendirebildiği

söylenemez. Sahip olduğumuz

yöresel değerler ise bu noktada bize

önemli fırsatlar yaratmaktadır. Özellikle

yöresel değerlerin, ziyaretçilerin

gastronomi ve beş duyusuna hitap

edebilecek şekilde etkin sunumu ile

duygusal anlamda etkili bir iletişim

ve bağ kurarak ülkemizin tercih edilebilirliği

artabilecektir.

En önemlisi de Avrupa ile ilişkilerimizin

iyileştirilerek Avrupalı turist sayının

artmasını temenni ediyorum.


7

Sayı:

stk

20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

SEYAHAT ACENTALARI

iZMiR’DE

BULUŞTU

TÜRSAB, Akdeniz ve Karadeniz’de faaliyet gösteren

seyahat acentalarını İzmir’de topladı. İzmir Turizmini

hareketlendirmek amacıyla yapılan bu İzmir gezisi,

oldukça verimli geçti.

FİRUZ BAĞLIKAYA

TÜRSAB Başkanı

Türkiye Seyahat

Acentaları

Birliği (TÜRSAB),

İzmir turizmini

hareketlendirmek için

Akdeniz ve Karadeniz

Bölgelerinde faaliyet

gösteren 300 seyahat

acentasını, İzmir’e iş

geliştirme ve inceleme

gezisine götürdü.

Akdeniz ve Karadeniz

acentaları Ege

Denizi’nde buluştu.

7 Şubat tarihinde İzmir’e

gelen 300 seyahat

acentası temsilcisi İzmir,

Kemeraltı, Kordon, Birgi,

Ödemiş, Gölcük, Çeşme,

Alaçat, Şirince, Meryem

Ana ve Efes’i içeren 4

günlük tura çıkarıldı.

İç turizmde İzmir’i ön

plana çıkarmak için

yapılan gezinin 3’üncü

gününde, Hilton Otel’de

istişare toplantısı ve

ardından gala yemeği

düzenlendi. İzmir’de

faaliyet gösteren

seyahat acentaları,

yemekte Karadeniz

ve Akdeniz Bölgesi

seyahat acentalarıyla

bir araya geldi. Yemeğe

450 seyahat acentası

temsilcisi katıldı.

SEYAHAT ACENTALARINA

YEMEK

TÜRSAB Başkanı Firuz B.

Bağlıkaya, yemek öncesinde

İzmir’e gelen seyahat acentası

temsilcileriyle buluştu.

Bağlıkaya, acentalara yeni

yasa çalışmaları ve TÜRSAB

faaliyetleri ile ilgili bilgilendirme

yaptıktan sonra sorulara yanıt

verdi. Bir buçuk saat süren

söyleşinin ardından 450 seyahat

acentası temsilcisinin katıldığı

yemeğe geçildi. TÜRSAB Başkan

Yardımcısı Bedirhan Bayka,

Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim

Halil Kalay, Nezih Hacıalioğlu, Ege

BTK Başkanı Tolga Gencer, Batı

Antalya BTK Başkanı Rıza Perçin,

Batı Akdeniz BTK Başkanı Özgen

Uysal, Doğu Karadeniz BTK

Başkanı Hasan Volkan Kantarcı

ve Orta Karadeniz BTK Başkanı

Yılmaz Uzunlar gecede hazır

bulundu. Seyahat acentalarının

yemeğine İzmir İl Kültür Müdürü

Murat Karaçanta, İzmir Kalkınma

Ajansı Genel Sekreteri Mehmet

Yavuz, Ödemiş Ticaret Odası

Başkanı Rıfat Eriş, Selçuk Ticaret

Odası Başkanı Koray Yolcu,

Çeşme Turistik Otelciler Birliği

(ÇETOB) Başkanı Yakup Demir

ve İzmir SKAL Kulübü Başkanı

Emre Gezgin de katılımlarıyla

destek verdi.

BAĞLIKAYA: İZMİR

HAKETTİĞİ YERDE DEĞİL

TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya,

yemekte yaptığı konuşmasında

İzmir’in turizm için önemine

değindi. “Tanıtım neferleri

olan seyahat acentalarını yeni

ürünlerle tanıştırmak üzere

bu toplantıları düzenlemeye

karar verdik. Bölge Temsil Kurullarımızla

iç ilişkilerimizi geliştirmek

için adımlar atıyoruz.

Bugün burada 4 Bölge Temsil

Kurulumuza bağlı seyahat

acentalarını, İzmir bölge acentalarımızla

bir araya getirdik.

Türkiye’ye gelen turistin 25

milyondan fazlası İstanbul ve

Antalya’ya geliyor. İzmir’in hak

ettiği yerde olmadığını düşünüyoruz.

İstanbul gibi önemli

bir turizm pazarına sadece

45 dakikalık uçuş mesafesindeki

İzmir’i, turizm açısından

kalkındırmamız gerekiyor.

Vatandaşlarımızın ve yabancı

turistlerin tatil için buraya

gelmelerini hep beraber sağlamalıyız.

Yeni turlar, yeni iş birlikleri,

ticari ilişkiler tesis edilebilmesi

için buradayız. Bunun

için bu geceyi düzenledik ve sık

sık bu gezileri tekrarlayacağız”

dedi.

İZMİR’İN ÜZERİNDEKİ ÖLÜ

TOPRAĞINI ATALIM

TÜRSAB Ege Bölge Temsil Kurulu

Başkanı Tolga Gencer, yaptığı

konuşmada İpek Yolu’nun doğudaki

son durağı olan İzmir’de

350 seyahat acentasının hizmet

verdiğini ve bölgede 50 bin yatak

kapasitesinin olduğunu söyledi.

“Gelin, hep beraber Ege’nin incisi

İzmir’in üzerindeki bu ölü

toprağını atalım, İzmir markasını

parlatalım. İzmir’i 12 ay

boyunca farklı alternatiflerle

pazarlayabileceğimiz bir destinasyon

haline getirelim” dedi.

İzmir İl kültür Müdürü Murat

Karaçanta TÜRSAB’a İzmir buluşması

için teşekkür etti. “Bu

anlamlı buluşma için İzmir’in

seçilmesi bizi çok mutlu etti”

diyen Karaçanta, konuşmasında

belgesiz acenta faaliyetlerinin

önüne geçmek ve haksız rekabeti

engellemek için 2017-2018

yılları içinde 255 denetim faaliyeti

gerçekleştirildiğini vurgulayarak,

kaçakla etkin mücadele ettiklerini

söyledi.

Konuşmaların ardından Agean

Band Grubu müzik performansıyla

geceye katılanlara keyifli

anlar yaşattı. TÜRSAB seyahat

acentaları buluşmasının bir sonraki

durağı Kapadokya olacak.


söylesi 8

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Aliye

ÜÇBAŞ

Turizm Medya

Grubu Başkanı

Volkan Ataman

bu yıl 6.sı

düzenlen

Ace of MICE’ı

üç kelime ile

özetledi

Değişim

Gelecek ve

İnovasyon

Türkiye’de

turizm

alanında

organize

edilen uluslararası fuar

ve etkinlik denince akla

gelen ilk isim Turizm

Medya Grubu’dur.

Geçtiğimiz dönemin

bu anlamda en

büyük etkinliği EMITT

fuarının henüz etkisi

tazeliğini korurken,

Turizm Medya Grubu

diğer uluslararası

bir organizasyonun

hazırlıklarını çoktan

tamamladı bile. Bu

etkinlik, 20-22 Şubat

tarihlerinde İstanbul

Kongre Merkezi’nde

6.sı düzenlenecek ACE

of M.I.C.E. Exhibition.

Yine bu fuarı da

organize eden Turizm

Medya Grubu Başkanı

Volkan Ataman ile

bir söyleşi yaptık.

Ataman sorularımızı

tüm içtenliğiyle

yanıtlarken fuara dair

tüm ayrıntılar hakkında

bilgi verdi.


9

Sayı:

söylesi

20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

6. ACE of M.I.C.E. Exhibition’da

bizleri neler bekliyor?

Biraz detay verebilir misiniz?

Senelerdir bu endüstri içerisinde

sahip olduğumuz çatı

kuruluş rolünü “Connecting

Dots” mottosu ve onun altında

geliştirdiğimiz konsept tasarımlarıyla

yeniden oluşturmayı

hedefledik. Türkiye’nin ilk

ve tek, dünyanın ise en büyük

üçüncü kongre, toplantı ve etkinlik

fuarı olan ACE of M.I.C.E.

Exhibition by Turkish Airlines’ın

altıncısını, bu mottoyla 20-22

Şubat 2019 tarihlerinde İstanbul

Kongre Merkezi – ICC’de

gerçekleştiriyoruz. Türkiye

MICE sektörünün uluslararası

alandaki gelişimi ve pazar payının

büyümesi adına şimdiye

kadar birçok atılım gerçekleştirdik.

Türkiye’nin en kapsamlı

B2B etkinliği olan fuarımız, her

yıl dünyanın dört bir yanından

gelen MICE sektörünün lider

firmalarını; kurumsal şirketler,

dernekler ve MICE profesyonellerinden

oluşan yerli ve yabancı

satın alıcılar ile buluşturuyor.

Bu yıl, 15.000’den fazla ziyaretçiyi

ve 500’den fazla ulusal

sektör paydaşını ağırlayacağız.

Ayrıca, isim sponsorumuz Turkish

Airlines ile beraber yürüttüğümüz

“Uluslararası Hosted

Buyer Programı” için 41 farklı

ülkeden gelecek 250 uluslararası

misafirimiz, 6. ACE of

M.I.C.E. kapsamında katılımcı

firmalarla B2B görüşmeler gerçekleştirecek.

Etkili bir program

düzeni çerçevesinde oluşturduğumuz

online sistem üzerinden

HB’ler ve fuar katılımcıları

karşılıklı olarak randevu alabiliyor

ve kendi isteklerine göre

takvimlerini oluşturabiliyorlar.

Her yıl 1000’den fazla profesyonel

başvuru alan Hosted Buyer

programı sürecinde detaylı

bir filtreleme ve eleme süreci

gerçekleştiriliyor ve süreç sonunda

250 dünyaca tanınan

uluslararası firma fuarda ağırlanmaya

hak kazanıyor. Özellikle

hem kalite hem de nicelik

anlamında katılımcılarımızı çok

daha yüksek düzeyde bir program

bekliyor. Ülkemizin turizm

potansiyelinin çok iyi farkındayız

ve ekonomik olarak sıkıntılı

zamanlardan geçtiğimiz bu süreçte

turizmin nasıl bir değer

taşıdığını da çok iyi biliyoruz.

Bu noktada, 2019 ACE of M.I.

C.E. Exhibition by Turkish Airlines’a

katılacak firmalarımız

global pazarlara kendilerini tanıtabilecekleri

ve network’lerini

genişletebilecekleri en uygun

platformu bulacaklar. Bu sene

üç anahtar kelimemiz var; değişim,

gelecek ve inovasyon.

Bu yılın içeriğinde neler var?

Fuar boyunca nasıl etkinliklerle

karşılaşacağız?

Fuar kapsamında birçok farklı

etkinlik gerçekleştiriyoruz. Açılış

seremonisi, gala yemeği, boğaz

turu ve tüm sektörün her

yıl dört gözle beklediği artık bir

marka haline gelmiş olan AMEzing

Parti. Fuarımızın resmi açılış

seremonisine; protokol, fuar

katılımcıları, hosted buyer’lar,

basın mensupları, iş, sanat ve

cemiyet hayatından simalar

katılıyor. Performans şovlarıyla

başlayacak olan seremonisi,

protokol konuşmacılarının fuara

takdimleriyle devam ediyor.

ACE of M.I.C.E. Exhibiton by

Turkish Airlines kapsamında

Fuar Resmi Gala Yemeğimiz

Portaxe’da gerçekleşecek. Hosted

buyer ve katılımcıları aynı

masa etrafında bir araya getirerek

keyifli bir ortam sağlayan

yemekte, fuar boyunca oluşturulan

network’ün devamlılığı

sağlanıyor. Uluslararası Hosted

Buyer’ların katılımıyla gerçekleştirdiğimiz

boğaz turunda

profesyonel rehberler eşliğinde,

katılımcılara İstanbul’u tanıtıyor

ve boğazın muhteşem atmosferini

deneyimleme fırsatı

yaratıyoruz. Fuarın ikinci günü

olan 21 Şubat 2019 tarihindeyse,

41 ülkeden 1000’den fazla

MICE profesyoneli muhteşem

bir parti eşliğinde bir araya geliyor.

Artık bir marka haline gelmiş

olan AMEzing Parti’yi her

yıl ayrı bir konseptte düzenleniyoruz.

Ulusal ve uluslararası

hosted buyerlar, katılımcı firmalar,

konuşmacılar, uluslararası

MICE dernek başkanları,

basın mensupları, sanat, iş, cemiyet

hayatı ve spor camiasından

çok özel isimlerin davetli

olduğu partide, video mapping

şov, müzik grupları, DJ ve sürprizlerle

dolu dans performansları

eşliğinde davetlilere unutulmaz

bir gece yaşatılıyor.

Dünyada şu anda etkinlik teknolojisi,

e-spor, deneyimsel

tasarım ve deneyimsel pazarlama

alanları gelişim gösteriyor.

Biz de tam olarak bu sebeplerden

dolayı, 2019 yılında gerçekleştireceğimiz

ACE of M.I.C.E.

Exhibition by Turkish Airlines

kapsamındaki Speakers’ Corner

programımızın oturum

başlıklarımızı bu alanlara odakladık.

Dünyanın en büyük MICE

medyalarıyla ve endüstri devleriyle

partnerlik yapıyoruz.

Bu da bizim tüm trendleri ve

gelişmeleri yakından takip etmemize

olanak sağlıyor. Dünyanın

en ünlü markalarının yöneticilerini

ve alanında uzman

konuşmacılarını, Türkiye MICE

sektörünün profesyonelleri

trendleri yakalayabilsin ve sektörün

değişimine doğru şekilde

hazırlanabilsin diye fuarımıza

getiriyoruz. Oturum programımız

içerisinde destinasyon

pazarlaması konusu da bulunuyor.

Rusya, Seul, Sırbistan,

Güney Afrika ve Abu Dhabi gibi

destinasyonların turizm otoriteleri

ve kongre bürolarının

üst düzey yöneticileri, oturum

programımız kapsamında destinasyonlarının

başarıları hakkında

konuşacak. Dünyanın en

hızlı yükselen trendlerinden

biri olan E-spor konusuna özellikle

odaklandık, bu alandaki

en önemli isimler fuar kapsamında

bizlerle olacak.

ACE of M.I.C.E. Exhibition’ın

global MICE endüstrisi içerisindeki

yeri nedir?

6. ACE of M.I.C.E. Exhibition

by Turkish Airlines olarak,

Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü

attırmak adına

uluslararası, yerel turizm ve

MICE turizmi odaklı medya kuruluşlarıyla

çalışıyoruz. Fuarımızı

ve Türkiye MICE pazarını

en geniş kitlelere ulaştıracak

kurumlarla partnerlik ilişkileri

geliştiriyoruz. Uluslararası

MICE endüstrisi birlikleri, aynı

sistemle çalışan çeşitli ülkelerdeki

MICE profesyonellerini bir

araya getiren birlikler ve büyük

MICE organizasyonlarıyla partnerlik

ilişkisi geliştirip Uluslararası

Hosted Buyer programının

tanıtımı, fuarın promosyonu

ve data paylaşımı gibi konular

kapsamında ortak çalışma yürütüyoruz.

Bugüne kadar aralarında

Rusya, Ukrayna, Çin,

Kore, Kenya, İngiltere, ABD,

Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri,

Çek Cumhuriyeti, Litvanya,

Letonya, Almanya, İtalya,

İspanya ve Portekiz gibi ülkeler

dahil olmak üzere 31 medya ve

18 endüstri partneriyle anlaşma

sağladık ve her yıl çıtayı bir

adım yükseğe taşıyoruz. Türkiye

MICE sektörünün tüm paydaşlarından

destek bekliyoruz.

Son olarak şunu eklemek istiyorum.

20-22 Şubat’ta İstanbul

Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek

6. ACE of M.I.C.E. Exhibition

by Turkish Airlines’da ve 3

Nisan’da Lütfi Kırdar Kongre ve

Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek

7. ACE of M.I.C.E. Awards ödül

töreninde tüm sektör paydaşlarımızla

buluşmak üzere…


stk 10

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

ATiD’DEN ANKARA iÇiN

Çeşitli ülkelerden

gelen 100 Tur

Operatörüne

Ankara tanıtıldı

TANITIM ATAĞI

Ankara’nın sağlık, termal ve kültür turizmde önemli bir merkez olması

hedefiyle yola çıkan Anadolu, Ankara Turizm İşletmecileri Derneği

(ATİD), bu hedef doğrultusunda çalışmalarına hız verdi. Ankara’nın

tanıtımı için atağa kalkan ATİD, Ankara’nın dünyadaki bilinirliliğini

artırmaya yönelik önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.

Başta Amerika, İngiltere, İtalya, Rusya, Hindistan, Sudi Arabistan,

Etopya, Fas, Porto Riko, Litvanya, Avusturya, Polonya ve Macaristan

olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 100 tur operatörü

temsilcisini Ankara’da ağırlayan ATİD, dünyanın önemli tur operatörlerine

Ankara’yı yerinde tanıttı.

TERMALLER HAKKINDA

BİLGİ ALDILAR

Travel Shop ve ATİD iş birliğiyle

dünyanın çeşitli ülkelerinden

Ankara’ya gelen tur operatör

temsilcilerine, organizasyon

kapsamında Ankara tanıtım

gezisi düzenlendi. Başta Haymana

olmak üzere Ankara’nın

termalleri hakkında yerinde

ve görerek bilgi alan yabancı

tur operatör temsilcileri, Ankara’nın

sağlık turizmi potansiyeli

hakkında da kapsamlı bilgi

sahibi oldu. Ankara’nın kültür

değerlerini de yakından inceleme

fırsatı yakalayan yabancı

tur operatörü temsilcileri, aynı

ALI CENK YORULMAZ

ATİD Başkan Yardımcısı

Sağlık Turizmi Komisyon

Başkanı

zamanda Başkent müzelerini

de gezdi.

ATİD tarafından çok iyi ağırlandıklarını

ve misafirperverliklerinden

dolayı ATİD yetkililerine

teşekkür eden tur operatörü

temsilcileri, Ankara’nın turizm

potansiyeli hakkında kapsamlı

bir bilgiye sahip olarak ülkelerine

döneceklerini kaydetti. Organizasyonu

çok beğendiklerini

ve kendileri için önemli olduğunu

belirten temsilciler, Ankara’yı

yakından tanıma fırsatı

yakaladıklarını kaydetti. Temsilciler,

bundan sonra Ankara’ya

daha çok tur programı düzenleyeceklerini

bildirdi.

Termal turizmin ayak bağı kalktı. Kaplıca

otellerinin en çok önünü kesen ve gelişmesine

mani olan yönetmelik açığı kalktı. Müşteri

portföyünün büyük çoğunluğu tedavi

bulmak arzusunda olan kişilerden oluşan

kaplıca otelleri hizmetlerini tedaviye yönelik

vermek istediklerinde sağlık bakanlığından

ruhsatlandırma konusunda engeller ile

karşılaşıyorlardı. Bakanlık Ruhsatı alamayan

kaplıcalar tıbbi kadro kuramıyorlar ve sonuç

olarak örneğin bel-boyun fıtığı tedavisine

kaplıcaya giden bir hasta uzman tabipler,

fizyoterapistler veya hemşirelerle muhatap

ATİD BAŞKANI

Birol AKMAN

AKMAN: ANKARA’NIN

TANITIMI İÇİN DESTEK

BEKLİYORUZ

Ankara turizm potansiyelinin

dünyadaki bilinirliliğini artırmayı

kendilerine görev edindiklerini

belirten ATİD Başkanı

Birol Akman, bu yöndeki çalışmalara

hız verdiklerini söyledi.

Bu kapsamda, dünyanın çeşitli

ülkelerindeki kültür ve sağlık

turizmine yönelik programlar

düzenleyen tur operatör temsilcileriyle

iletişime geçerek,

onları Ankara’da ağırladıklarını

anlattı. Ankara’yı en iyi şekilde

tanıtarak, temsilcilerin buradan

Sağlık Turizminde yeni bir dönem

olması gerekirken bellboy, havuz görevlisi ve

vitamin bar personeli haricinde bir muhatap

bulamıyordu.

15.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren

Konaklamalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Merkezleri yönetmeliği bu konunun tam bir

ilacı oldu. Ülke genelinde şimdiden yüzlerce

başvuru sırada bekliyor. Kaplıca otellerinin yanı

sıra huzur evleri ve yaşlı bakım evleri de yeni

yönetmelik kapsamına giren işletmeler arasında.

Derneğimiz üyelerinden birçok termal otele

bu yönetmelikten faydalanması hususunda

yönetmelik detayları, ekipman gereksinimleri

en donanımlı şekilde ayrılmalarını

sağladıklarını dile getiren

Akman, bu tür organizasyonlara

devam edeceklerini bildirdi.

Ankara’nın dünyadaki tanıtımı

için büyük önem taşıyan bir

projenin, hiçbir yerel ve devlet

kurumundan destek görmediğini

dile getiren Akman, Ankara’nın

tanıtımına ve turizminin

gelişmesine katkı sağlayacak

çalışmaları tüm kurumlar tarafından

sahiplenilmesi gerektiğine

de dikkat çekti. Akman,

bundan sonraki projeler için

devlet kurumlarından destek

beklediklerini ifade etti.

ve fiziksel koşulların sağlanması için destekler

verdik. Mayıs ayından beri birçok başvuruyu ve

denetimleri başarı ile geçirdik.

Şimdi son aşama olan sertifikaların onaylanması

ve teslimi beklenmektedir. Birçok otel bu

yönetmelik kapsamındaki gereklilikleri sağlamak

hususunda cömert yatırımlar yaptı, uzman

doktorlar, fizyoterapistler ve hemşirelerden

oluşan yeni kadrolar kuruldu. Temennimiz

bakanlığımızın yatırımcıları fazla bekletmeden

sertifikalarını hazırlaması ve bu güzel hizmetlere

halkımızın tez vakitte kavuşmasıdır.


11

Sayı:

akademik bakıs

20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

TURİZM

GELİRLERİ

NASIL ARTACAK?

PROF. DR.

MUHARREM

TUNA

Turizm

Akademisyenleri

Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

muharrem@gazi.edu.tr

Turizm sektöründe son

yıllarda en çok tartışılan

konuların başında turizm

gelirlerinin düşük olması

sorunu geliyor. Söz konusu

tartışma, geçtiğimiz günlerde

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın

Mehmet Nuri ERSOY’un sektör

temsilcileriyle yaptığı toplantıda

“Peynir-ekmek fiyatına

her şey dahil oda satmayın”

sözleriyle iyice alevlendi. Peki,

bu sorunun kaynağı ne, bunun

sorumlusu kim ve bu konuda

neler yapılabilir?

Aslında bu sorulara iktisadın

en temel prensiplerinden

olan arz ve talep

kanunu açısından yaklaşmak

gerekiyor. Bu kanuna

göre, fiyat değişmelerine

satıcıların ve alıcıların tepkileri

genellikle birbirine zıt

yönlerdedir. Piyasada fiyatlar

artarken normal olarak

arz genişler ve talep daralır.

Fiyatlar ucuzladığında ise arz

daralır ve talep genişler. Arz

ve talebin buluştuğu noktada

da fiyat oluşur. Bu durumda

Türkiye’de turistik ürünlerimiz

eğer olması gereken fiyatından

düşük satılıyorsa ya

arz fazladır ya da ürüne olan

talep gerektiği kadar değildir.

Söz konusu soruna bu açıdan

bakıldığında, sorunun bir numaralı

sahibi arz talep dengesini

sağlaması gereken karar

alıcılar gibi görünüyor. Kapitalist

sistemlerde serbest piyasa

ekonomisi kuralları geçerlidir.

Devlet ise bu sistem içerisinde

düzenleyici olarak rol alır.

Dolayısıyla arzı kontrollü bir

biçimde arttırmak piyasalarda

dengenin korunması

adına hayati derecede önem

taşır. Son yıllarda istihdama,

ekonomiye ve yan sektörlere

sağladığı büyük katkılar nedeniyle

arz sürekli büyüdü.

Bunun doğal sonucu olarak

artan rekabet neticesinde

fiyatlar istenen seviyelere çıkamadı.

Bu düşüncelerden

hareketle, turizm gelirlerinin

düşük olmasından çıkarılacak

ilk sonuç devletin arz ve talep

dengesinde düzenleyici rolünü

büyüme beklentisinden

dolayı yerine getirmemesi

veya getirememesi olmaktadır.

Bu kısma bir parantez

açarak önemli bir konuya

temas etmek gerekiyor. Turizm

sektöründe istihdam

son yıllarda yabancı personel

ağırlıklı bir yapıya bürünmeye

başladı. Yani turizmin istihdama

katkı artışı son yıllarda

oransal olarak

azalıyor ve karar alıcıların

üzerinde dikkatle kafa

yorması gereken bir mesele

haline geliyor.

Kişi başına harcama düzeyinin

rakip ülkelere göre

düşük olması sorununun

kaynağına inildiğinde, turizm

politikamızın ağırlıklı olarak

3S (deniz-kum-güneş) eksenli

büyüme üzerine kurgulanmış

olduğu görülmektedir.

Sektörün gelişmeye başladığı

ilk dönemlerde bu politika

elbette doğru ve etkili idi ancak

içinde bulunduğumuz dönemde

3S turizminin tek başına

ülke turizminde hedeflerin

yakalanmasında yeterli olmadığını

ortaya çıkardı. Çünkü

ortalama harcamalara göre

alternatif turizm türleri genel

olarak kitle turizminden daha

fazla gelir getiriyor.

Ülkemizdeki duruma bakacak

olursak, 2018 yılında

46,1 milyon ziyaretçiden 29,5

milyar ABD Doları gelir elde

edilmiş. Bununla birlikte bir

önceki yıla göre turist sayısında

%21’lik artış gerçekleşirken,

turizm gelirlerindeki artış

%12 olmuş. Yani 2017-2018

dönemlerinde turist sayısı

artmış

ancak turizm gelirleri aynı

oranda artmamış yani kişi başı

harcama azalmış. Geçmişten

günümüze doğru istatistiklere

bakacak olursak kişi başına

harcamalar 2003 yılında 850

dolar iken bu rakam 2010 yılında

755 dolara 2017 yılında

ise 681 dolara düşmüş. 2018

yılı tahmini harcama ise 647

dolar. Daha da derinlemesine

inersek aslında kişi başına

düşen harcamanın bunun da

altında olduğunu görüyoruz.

İstatistiklerde verilen ziyaretçi

kavramı hem yabancı turistler

hem de yurtdışında yaşayan

Türk vatandaşlarını içeriyor.

Yabancı ziyaretçilerden elde

edilen gelirler ortalama harcamaların

altında gerçekleşiyor.

Bu rakam 2017 yılında

rakip olarak değerlendirebileceğimiz

İspanya’da 831 dolar,

İtalya’da ise 758 dolar olarak

gerçekleşti. Önde gelen turizm

ülkelerinden ABD turist

başına 2.740 dolar gelir elde

etti.

Mevcut durumu ve sorunu

tanımladıktan sonra bu konuda

neler yapılabilir, turizm

gelirleri ve ortalama harcama

nasıl arttırılabilir meselesine

gelelim. Turizm sektöründe

temel bir kural

vardır: Fiyatlar çok hızlı

düşebilir ancak bunu

arttırmak çok daha fazla

zaman gerektirir. Bu

nedenle öncelikle ani

fiyat düşmelerine neden

olan hususlar, risk

yönetimi çerçevesinde

değerlendirilerek gerekli

önlemler alınmalıdır.

Türk turizminde

karar alıcıların yapması

gerekenlerin

başında hedef pazarları

doğru tanımlamaları

ve bu

pazarların beklentilerini

doğru ölçmeleri

geliyor. Turistik

ürünümüzü de bu beklentileri

karşılayacak hatta ötesine

geçecek biçimde şekillendirmeliyiz.

Buradan hareketle

özellikle yüksek gelir seviyesine

sahip kitleleri cezbedecek

projelere ihtiyaç var. Örneğin

kendine ait havalimanı ve marinası

olan diğer bölgelerden

ayrıştırılmış, alt ve üst yapısında

her türlü konforun sunulduğu

özel turizm merkezleri

kurulabilir. Bu merkezler sadece

dünyanın jet sosyetesine

(en üst gelir grubu) hizmet

edebilir. Bunun dışındaki diğer

gelir gruplarının da ihtiyaçlarına

göre yeni merkezler

tasarlanabilir. Kurulacak yeni

merkezlerin butik otel konseptinde

ve yüksek düzeyde

hizmet sunacak biçimde kurgulanmasında

yarar var.

Yeni dönemde turistin

otelden dışarı çıkmasını sağlayacak

stratejilerin üretilmesi

de bir başka önemli konu.

Burada ön plana festival ve

benzeri etkinlikler çıkıyor. Bu

sayede turistlerin hem ülkemizi

tanıması sağlanabilir

hem de harcama miktarları

arttırılabilir.

Turizmde 3S korunarak alternatif

turizm türleri geliştirilebilir.

Maalesef ki bu zamana

kadar hep konuşuldu ancak

bu konuda önemli mesafeler

alınamadı. Her alternatif turizm

türüne yönelik stratejiye

ve bu stratejilerin uygulanmasına

yönelik eylem planlarının

hazırlanması gerekiyor.

Gastronomi konusu da oldukça

önemli. Turizmde özgünlüğümüzü

öne çıkaracak

önemli bir araç. Ancak bu

aracımızı şu ana kadar yeterli

ölçüde kullanamadık.

Değerlerimizin tanıtımında

sosyal medya ve bloglar

olmak üzere dijital araçların

mümkün olduğunca etkin kullanılması

gerekiyor.

Yukarıda belirtilen önerilerin

başarıyla hayata geçirilmesi

için güçlü bir insan kaynağı

yapısına sahip olmamız şart.

Bu nedenle, turizm eğitiminin

sorunlarını da dikkatle ele almalıyız.

Hem eğitim kalitesini

ve sektörde çalışma şartlarını

iyileştirmeliyiz hem de

mezunların sektörde çalışma

isteğini arttıracak tedbirleri

uygulamaya koymalıyız.

Her şeyden önemlisi kültürel

ve doğal mirasına korunmasına,

turizmin sürdürülebilir

bir anlayışla yapılmasına

ihtiyacımız var. Bu anlayışla

turizmin yönetilmesi durumunda,

Cumhuriyetimizin

kuruluşunun 100. Yılında yani

2023 senesinde turist başına

harcamada 1000 Dolar düzeylerini

yakalamamız pek de

zor görünmüyor.


Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

12

Şu an düşük

sezondayız ve çoğu

tesis için bu bir

yenilenme sürecedir

aslında. Şimdi,

özellikle yüksek

sezon dediğimiz

yaz aylarında

hizmet veren

tesislerin tadilata

girdiği bir dönem

içerisindeyiz. Bu

düşük sezonu bu

şekilde verimli

değerlendirebilen

tesis yetkilileri yeni

sezona oldukça

kazançlı başlayacak

diyebiliriz.

Amacınız

misafirlere eşsiz bir

deneyim sunmaksa

eğer, otelinizin

oda tasarımını bir

farklılaşma olarak

görebilirsiniz.

Neticede misafirler

kendileri için

en uygun oteli

ararlarken,

baktıkları ilk şey

odaların nasıl

göründüğü oluyor.

Otelinizin odalarını

benzersiz, çekici ve

estetik kılmanın

belirli püf noktaları

var. Bunlardan en

az bir tanesini bile

yakaladığınızda,

otelinize misafir

çekmekle

kalmayacak,

genel olarak

tesisinize duyulan

memnuniyet

seviyesini de

yükseltmiş

olacaksınız.

tesisi

yenileyecek

işletmecilere

tavsiyeler

1 Bulunduğunuz

Bölgeye Özgü

Unsurlara Yer Verin

Hizmet verdiğiniz bölgeye göre

odalarınızı tasarlamanızı tavsiye

ediyoruz. İnsanlar yöresel duyguları

severler. Odalarınızda kendi kültürünüzü

yansıtmayı başarırsanız,

misafirleriniz yaptıkları geziden de

memnun kalacaklarından, sizin hakkınızda

da oldukça iyi şeyler düşüneceklerdir.

Zira bir insanın tatilinden

veya gezisinden memnun kalmasında

en büyük rolü konakladığı otel ve

oda sağlıyor aslında. Odalarınızda

yörenize özgü geleneksel el sanatlarına

ait, yerel sanatçılara dair objelere

yer verebilirsiniz mesela.

2

Doğal ve

Rahatlatıcı Bir

Ortam Hazırlayın

Tesisiniz, doğasıyla insanları mest

eden bir bölgede bulunuyorsa, bu

konuda oldukça şanslısınız. Ancak

merkezi yerlerde hizmet veren tesisler

de bu öneriyi dikkate alabilirler

elbette. Bu noktada odalarınızı

biraz yeşille buluşturmanızı tavsiye

edeceğiz. Odanızın bir duvarını yeşile

boyayabilir ya da sukulent gibi

modern bitkilere yer verebilirsiniz.

Bununla birlikte doğal aydınlatma

tekniklerini de kullanmanız gerekiyor.

Eğer pencerelerinizden yararlanabiliyorsanız

harika ancak böyle

bir şansınız yoksa gün ışığı ampullerden

de yararlanabilirsiniz. Böylece

misafirleriniz kendilerini çok

daha fazla rahat hissedeceklerdir.

3 Olabildiğince

Sadeleştirmeye

Özen Gösterin

Bir otel kesinlikle göz yormamalı ve

mümkün olduğu kadar hareket alanı

arttırılmalıdır. Elbette odalarınızda

yeterli alan olmayabilir. Ancak hem

kalabalık olmayan hem de üstün kalitedeki

olanaklarla odalarınızı tasarlamanın

da pek çok yolu var. Daha

önce hiç minimalizm diye bir akım

‘dan

tavsiye

SADELİK

Maximum Müşteri Memnuniyeti Sağlar

duydunuz mu? İşte ihtiyacınız olan

yaklaşım tam olarak bu. Bu akımda

sadelik temel prensip olarak alınıyor.

Sadece misafirlerin temel ihtiyaçlarına

odaklanıyor, bunu da en modern ve en

estetik şekilde sunmaya bakıyorsunuz.

Tabi bunu yaparken misafirlerin konforunu

da göz ardı etmemeniz gerekiyor.

Minimalizim, size maksimum misafir

memnuniyeti yakalamanız konusunda

fazlasıyla avantaj sağlayacaktır.

4

Çevre Dostu Olmaya

Çalışın

Yapacağınız küçük değişiklikler ile pek

çok yeniliğe imza atabilirsiniz. Mesela

karbon ayak izlerini azaltarak işe başlayabilirsiniz.

Yani kağıt bardak yerine

cam bardaklar, pet şişeler yerine zarif

cam sürahiler, enerji tasarrufu ampuller

ve güneş enerjisi buna birkaç örnek

sayılabilir. Bir kere bu saydığımız şeyler

odalarınıza fazlasıyla şıklık da katacaktır.

Bu çevre dostu değişimler sayesinde

misafirlerinizden de bir hayli takdir

toplayacağınızı garanti edebiliriz. Tüm

bunların yanı sıra, bu değişimlerin faturalarınıza

yansıması da son derece

olumlu olacaktır.

5 Odalarınız

Birbirinin Kopyası

Olmasın

Amacınız, misafirlerinize benzersiz bir

deneyim yaşatmaksa eğer, o halde bir

odanızı diğerinden ayıracak özelliklere

yer vermenizi öneriyoruz. Her odayı

farklı şekilde dekore edebileceğiniz

gibi, sadece farklı renklerle de birbirinden

ayrıştırabilirsiniz. Birinde duvar

kağıtlarıyla fark yarabilir, bir diğerini

daha sanatsal unsurlarla döşeyebilirsiniz

mesela. Her odanın kendine özgü

olması, misafirlere seçim yapma şansı

tanıyor olduğunuz anlamına gelir. Ve

misafirleriniz de böylesine özel bir odada

kalıyor olmaktan son derece mutlu

olacaklardır. Sadece odalarınızda

kullanacağınız temaların hem hizmet

verdiğiniz bölgeye hem de otelinizin

karakteriyle örtüşmesine dikkat edin.

Odalarınıza farklı isimler vererek, bu

etkileri daha da arttırabilirsiniz.


Türkiye’nin

en modern köyü

Riva deresinin kenarında,

ormanların kucağında

bambaşka bir ortam.

Aradığınız her şeyin doğalını

bünyesinde barındıran tesisimiz,

Kır düğünleri,

Şirket organizasyonları

ve

Okul gezileri için

en ideal organizasyonu vadediyor.

Köyümüz içersinde birçok aktivite yer almaktadır. Ata

binme, Deniz bisikleti ,Çocuk parkı (haftasonları bakıcı

ile), Çocuklar ve yetişkinler için ödüllü yarışmalar, Sanat

Atölyesinde el becerisine yönelik çalışmalar, Çim alanda

futbol ve voleybol, Haftasonları kış ve yaz aylarında

canlı müzik,Yaz akşamları açık hava sineması, Kapalı

mekanımızda Tavla, okey, Tabu, İskambil oynama imkanı,

Nargile (çok yakında) Top havuzu (çok yakında)

gibi etkinliklerimiz köyü yaşanabilir hale getiren etkinliklerdir.

Baraka köyünde 35 çeşitten oluşan ve sınırsız çayla

servis edilen serpme kahvaltımız ve yoğun zamanlarda

sunulan açık büfe kahvaltımız bulunmaktadır. Öğle ve

Akşam yemekleri mekanımızda Alakart menüde bulunan

Türk mutfağı başlangıçlar,salatalar,makarnalar,et

ve tavuk ürünlerinden oluşan ana yemek ve tatlılardan

oluşmaktadır.İçecek menümüzde ise bitki çayları ve

filtre kahve seçenekleri farklı sunumlarıyla gününüzü

geçirmenize yardımcı olur.

Baraka köyü 10000 m2 alanı ile misafirlerimizin Şirket

aktiviteleri ve organizasyonları, Kır Düğünleri, Okulların

ve Seyahat acentalarının Kültür gezileri ve piknik organizasyonları

için ideal büyüklükte ve aynı anda birçok

kişiye hitap edecek servis organizasyonuna hazır durumda

bulunmaktadır. Tüm istekleriniz ve programınız

çözüm odaklı ekibimiz tarafından isteğinize göre

şekillendirilmektedir. Gruplarınıza özel tur programları

oluşturulur...(Cam atölyesi etkinliği, Tekne turu, Riva sahilinde

yüzme ve güneşlenme vb...)


geziyorum 14

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Benim için geç kalınmış bir keşifti yolculuğumuz.

Kendi memleketime turist gitmenin dayanılmaz

ağırlığını hissediyordum…

Remzi YILMAZ

Safranbolu

Siz hiç doğup büyüdüğünüz

memleketinize yıllar

sonra turist olarak gittiniz

mi? Soru biraz garip oldu galiba.

Açalım.. Daha önceki yazılarımda

da sözünü ettiğim gibi,

güzel ülkemizin büyük bir bölümünü

gezdim, gördüm, lezzetlerini

tattım. Bunların arasında

Sinop, Adıyaman, Mersin,

Aydın gibi turizm açısından

çok fazla özelliği bulunan, Çanakkale

gibi destan yazdığımız,

Sivas gibi Cumhuriyet’in

temellerinin atıldığı, İzmir gibi

Atatürk’ün ordularına Akdeniz’i

hedef gösterdiği kentlerimiz

de vardı. Her gittiğimiz kentin

Üniversiteler Fair Play Kervanı

programı kapsamında gençlerimize

Fair Play’i anlatmaktı.

Benim çocukluğum doğum

yerim olan Bartın ile ortaokul

ve liseyi yatılı olarak okuduğum

Kastamonu’da geçti. İlkokuldan

sonra sınavla girdiğim Göl

Öğretmen Okulu’na (Önceleri

Köy Enstitüsü, sonra öğretmen

okulu, daha sonra öğretmen

lisesi, anadolu lisesi ve nihayetinde

kapatılarak jandarma birliği

oldu) 6 yıl boyunca, tatillerde

ve dönüşlerde okula gidip

gelirken Safranbolu’dan geçer,

o tarihi evleri dışardan seyre-

rini anladıkça o kartpostallarına

bile bakmak istemediğim

kenti gezmek geldi içimden.

Sömestr tatili için bir hafta

izin alan eşim Gülay ve sömestr

tatilinde olan oğlum Berkay (22

yaşında Üniversite öğrencisi)ile

birlikte hem çocukluğumda dışardan

baktığım evleri görmek,

hem de memleketimi ziyaret

etmek için güzel bir fırsattı.

yaptırdıktan sonra odalarımıza

eşyaları bırakıp, hemen akşam

yemeği için Fair Play Kervanı

olarak daha önce gittiğimiz

İki Kaşık adlı restoranta gidip

oturduk. Amacım daha önce

tattığım ve anlatmaktan yorulduğum,

bölgeye has yemekleri,

Giresunlu olan eşim ve

köfte-pilav-kızarmış patatesten

başka bir şey yemeyen oğlum

Berkay’a tattırmaktı. Tabi bu

bahane ile ben de o bayıldığım

yemekleri ikinci kez yemiş olacaktım.

İçeri girdiğinizde öncelikle

bir restoranta değil, eski

bir eve misafirliğe gitmiş gibi

hissediyorsunuz. Zaten sahibesi

Zuhal Kahraman da sizi nazik

bir ev sahibi gibi karşıladıktan

sonra yemeğinizi yerken gelip

sizinle sohbet ediyor, sipariş

verirken de yemekler hakkında

bilgi veriyor..

Masanıza önce, adları ‘Hicran,

Sarıçiçek, Lübnan Humusu

ve Mor Menekşe’ olan 4 çeşit

meze geliyor. Bu mezeler Zuhal

hanım tarafından geliştirilmiş

ve adlarını da eşi ile birlikte

koydukları lezzetler. Ben adı

hicran olana bayıldım.

Göbü denilen bölgenin küçücük

ve sıcacık özel ekmeğiyle

birlikte siparişleriniz gelene

kadar bu mezelerle karnınız

doyuyor. Hatta ekmek o kadar

güzel ki, mezeye bile gerek kalmadan

yiyebilirsiniz.

FERUHİ Mİ YAYIM MI

İSTERDİNİZ?

Berkay ve ben, bizim Bartın’da

cevizli erişte olarak bildiğimiz

ve Safranbolu’da adına

Yayım dedikleri yemekten

sipariş verdik. Bartın’dakinden

farkı biraz daha sulu oluşuydu.

Gülay ise Feruhi denilen içinde

önemli yerlerini, müzelerini

gezdik, aklımızda kalan tarih

bilgilerimizle pekiştirdik, yöresel

lezzetlerini tattık. Bu seyahatlerimizin

asıl nedeni TMOK

Fair Play Komisyonu olarak,

derdik. Her taşı tarih kokan

Kastamonu’yu ise 6 yıl boyunca

hiç mi hiç sevememiş, bir daha

da sınırları içinden geçmemeye

yemin etmiştim. Ancak yıllar

geçtikçe ve bazı şeylerin değe-

İKİ KAŞIK VE DOYUMSUZ

LEZZETLER

İlk durağımız Safranbolu

oldu. Karabük Üniversitesi’nin

Safranbolu’daki uygulama oteli,

en uygun fiyatı verince orası

için rezervasyon yaptırdık. Tarihi

kente gelince navigasyonun

azizliğine uğrayıp, o daracık

sokaklarda fazladan turlar atarak

otelimizi bulduk. Kaydımızı


15 geziyorum

et yerine süzme yoğurt olan bir

çeşit mantıdan istedi. Önceki

gittiğimizde Beyran çorbası

(Gaziantep yöresinden) ve yaprak

sarma yemiş tadına doyamamıştık.

Zaten meze ve ekmekle doyduğumuz

için bitirmek biraz

zor oldu. Ardından ikram ettikleri

Bulgur Tatlısını ise sadece

tadabildik..

BÖYLE ‘UYGULAMA’ OLMAZ

Çaylarımızı içtikten sonra

doğruca otelimize geçtik. Bu

defa taş merdivenlerden çıkarak,

bize verdikleri Çiçekler Konukevi’ne

döndük. Adları farklı

farklı birkaç tarihi binadan

oluşan otelin bizim kaldığımız

bölümü diğer evler gibi iki katlı

ve odalarımız da ikinci kattaydı.

Yol yorgunluğu nedeniyle

dım. İyi ki de sadece bizim kaldığımızı

bize söylememişlerdi.

Çünkü en az 100 yıllık binada

sadece bizim kalıyor olmamız

beni ürkütürdü ve uykusuz bir

gece geçirebilirdim.

Otelin dekorasyonu oldukça

aslına uygun ve etkileyici idi..

Huzur veriyordu. Koridorlarında

biraz oturup fotoğraflar çektirdik.

Odalar da aynı şekilde. Kendinizi

evinizde kendi yatak odanızda

hissettiriyor. Ancak içinde

duş ve tuvaletlerin bulunduğu

dolapların kapılarının hem gürültü

ile açılıyor olması, hem de

içeriye döşenen fayansların bugüne

ait, işçiliğinin de özensiz

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019

olmasına rağmen güneşliydi.

Resepsiyondakilere suyun soğukluğunun

nedenini sorduğumda

yine yanıt şaşırtıcıydı..

Görevli öğrenci bilmediğini

www.hotelgazetesi.com

evlerini ne satabiliyorlar, ne de

yıkıp yenisini yaptırabiliyorlarmış.

Daha sonra bu mirasları

devralan çocuklar ve torunlar

bunun değerini anlamışlar.

Çünkü Safranbolu’nun geçim

kaynağı neredeyse tamamen

bu. Bir turistik kente yakışır

şekilde hem temiz, hem dokusu

korunmuş, hem de her yer

tesis haline gelmiş. Bütün eski

binalar ya otel, ya pansiyon, ya

hatıra eşya satan dükkan ya da

turistik restoran.

KRİSTAL CAM TERAS’I

ZOR BULDUK!

Biraz dolaştıktan sonra adını

çok duyduğumuz kristal cam

ATÖLYE DEĞİL

RESTORANT OLSUN

Restoranın hikayesi de oldukça

ilginç. Zuhal hanım, eşiyle

birlikte ahşap ürün imalatı

yaparken, işyerlerini buraya

taşımak için evi satın almışlar.

Ancak turistik merkezin tam

göbeğinde yer alan bu binaya

böyle bir iş için izin vermemişler.

Aile de bir iki yıl bina boş

kaldıktan sonra bu restoranı

açmaya karar vermiş. Ancak

bu işten hiç anlamadıkları için

Adapazarı’nda yaşayan eğitimci

usta Bekir Ülter ile anlaşıp 1,5

yıl boyunca hem işletme hem

aşçılık üzerine eğitim almışlar.

Bu arada Bekir Ülter genç birini

usta olarak yetiştirmiş ve işler

yoluna girince memleketine

dönmüş. Şu an arada bir gelip

kontrol ediyor, yanlış giden bir

şeyler varsa müdahale ediyormuş.

Bir nevi danışmanlık yapıyor

yani. Ben buradan hem ev

sahipliği, hem girişimciliği hem

de o güzel lezzetler için Zuhal

hanım ve Erzurumlu eşini kutluyor

ve teşekkür ediyorum.

Safranbolu’ya yolunuz düşerse

İki Kaşık’a uğramadan

dönmeyin. İçeri girince ister iki

kaşık ister bol bol yiyin, orası

sizin bileceğiniz iş. Sonrasında

bana teşekkür etmek isterseniz,

gazetemizin iletişim adreslerini

kullanabilirsiniz.

gezmeyi sabaha bırakıp odalarımıza

çekildik. Otelimizin merdivenlerini

çıkarken çıkardığı

ses nedeniyle dikkatli yürümeye

çalışıyorduk. Odalarımızda

gezerken de, tuvalete giderken

de kapıların çıkardığı ses insanı

tedirgin ediyor ama, diğer odalardan

benzer seslerin gelmeyişi

mevsim nedeniyle bizden

başka kalan olmayabileceği hissini

veriyordu.

Sabah sorduğumda öğrencilerden

beklediğim cevabı alma-

olması beni şaşırttı. Ancak perdeler,

o küçük ve giyotin tarzında

açılıp kapanan pencereler,

insana adını koyamayacağı bir

duygu veriyor. İster yıllarca dışardan

bakıp hiç merak etmediğim

yerin bu defa içinde olmak

deyin, ister aradan geçen 40 yılı

unutup, çocukluğuma dönmek.

Garip bir duyguydu işte.

Ertesi günü duş almak için

girdiğimde suyun soğuk olduğunu

görünce biraz sinirlendim..

Kahvaltının da beklediğimiz

çeşitliliğin çok altında

olması biraz neşemizi kaçırsa

da aldırmadık. Çünkü ‘ucuz etin

yahnisi’ diye bir deyimimiz var

ya onu hatırladım ve kendimi

teselli ettim.

Şansımıza hava çok soğuk

söyledi. Sistemi nasıl kurdularsa

artık, yazık ediyorlar o güzelim

tesislere ve yatırıma. Bunu

daha sonra arayıp Üniversite

yönetimine de ilettim.

SAFRANBOLU KENDİNİ

NASIL KORUDU?

UNESCO’nun Dünya Mirası

listesinde bulunan Safranbolu’nun

nasıl böyle kaldığını

daha önceki bir seyahatimizde

Karabük Belediye Başkanı

Rafet Vergili anlatmıştı. 70’li

yıllarda Safranbolu Belediye

Başkanı olan bir zat, insanların

evlerini yıkmalarını, tadilat

yapmalarını yasaklamış ve bu

yasaklamadan dolayı büyük

tepkiler almış. Çünkü insanlar

terası görmek üzere yola çıktık.

Tabelalar bizi Bartın yoluna

soktu. Ancak neredeyse 15-20

dakika gitmemize rağmen terasa

sapacak bir tabela göremeyince

telaşa kapıldık. Birkaç

kilometre daha gittikten sonra

uygun bir yer bulup döndük ve

navigasyonu açtık. Onun tarifiyle

terasa geldik. Yine mevsim

nedeniyle pek hareketlilik

yoktu ama en azından görmüş

olduk. Kristal Cam Terasın hemen

yanına yapılmış ancak ters

duran ev dikkatimizi çekti çekmesine

ama, neden böyle bir

şey yapma gereği duyduklarını

anlamadım.

KASTAMONU

GELECEK SAYIDA

Ardından Karabük içinde

bir-iki tur attıktan sonra her

yıl tatil dönüşü bana işkence

gibi gelen Kastamonu yollarına

düştük. Ama bu defa yanımda

eşim ve oğlumla birlikte, gezmek,

görmek, incelemek, farkına

varmak amacıyla.. ‘Burası

tarihi bir şehir değil, tarihin şehir

halini aldığı yer’ diye tanımladığım

Kastamonu’yu ise gelecek

sayımızda anlatacağım.


degisim 16

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

2019’DA TURiZMDE

BEKLENEN DEĞiŞiMLER

TTurizmi çeşitlendirmek,

sanat ve kültür turlarını

ön plana çıkarmak, turizmi

12 aya yaymak, üst gelir

seviyesine sahip turistlerin

sayısını artırmak, dünyada

sektör olarak bir üst lige çıkmak

söylendiği kadar kolay

işler değil.

Yanlış büyüyerek ancak kalıcı

küçülebiliriz

Turizmi çeşitlendirmek, sanat

ve kültür turlarını ön plana

çıkarmak, turizmi 12 aya

yaymak, üst gelir seviyesine

sahip turistlerin sayısını artırmak,

dünyada sektör olarak

bir üst lige çıkmak söylendiği

kadar kolay işler değil.

Ülkemizin turizm

hedefleri büyük.

Hüseyin BARANER

PEKI NASIL

ILERLEYECEĞIZ?

Bu hedeflerin neticeye

varabilmesi için bir taraftan

sektörümüzün işlev, temsil

ve denetim yapısını zamana

ve rakip piyasalara uygun olarak

değiştirmek ve yüzde yüz

yetkili/yasal duruma getirmek

gerekirken; diğer tarafta gerekli

bürokratik düzenlemeleri

hızlandırmak, her katmanda

temsil ve icraatta ilgililerin

görev tayinlerini doğru yapmak

ve en önemlisi sektörümüz

için en doğru ve uygun

belediye başkanlarını seçmeyi

başarmak lazım geliyor.

Bu beklentileri bir araya

getirmek, sağlam bir ‘Turizm

Kalkınma’ ve ‘Gelişme Çatısı’

kurmak gerçekten zor.

Ancak, başarmak zo-runda-yız

The Twin Cities World Tourism Association

TCWTA Genel Sekreteri

Ülkemizin kültür ve turizm

konularındaki gayretlerini verimlilik

esasından taviz vermeden

Bakanlığımız, sektör

teşkilat ve kurumlarını, kamu

yönetimini ve özellikle iş

başına gelecek yeni

belediyeleri armonik

bir orkestraya

dönüştürmeden,

yukarıdaki hedeflere

ulaşmamız

imkansız.

Adam kayırıcı

ortamlarda

ayak üstü alınan

kararlarla,

bilimsellikten

ve uluslararası

piyasa şartlarından,

dünya

gerçeklerinden

uzak

göz boyayan,

geleceğimizi

ucuzlatan projelerle

ilerleyeceğimize artık kimse

inanmıyor zaten.

Yanlış alışkanlıkları ve

umursamazsızlıkları devam

ettirerek, sıkıntı ve tehlikeleri

hasır altı ederek, geleceğin

hızla acımasızlaşan piyasalarında

düşmeden, ezilmeden

koşamayız.

Yanlış büyüyerek, ancak

kalıcı küçülebiliriz

Şimdi herkes, her turizm

paydaşı, her ilgili turizm dinamiği

kendisine “Ben yukarıda

yazılı hedeflere ne katkı verebilirim?”

diye sormalı.

Bu konuda en samimi ve

gerçekçi tavrı, Kültür ve Turizm

Bakanı Mehmet Nuri Ersoy

sergiledi.

Ersoy, yedi aylık bakanlığında

sektörün proje/vizyon/

hizmet/fiyatlandırma strateji/

planlama/yaklaşım ve düşünce

yapısını önemli ölçüde değiştirmeyi

başardı. Yukarıdaki

konulara bu zamana kadar

tanıdığımız bakanlar arasında

Yarınımızı

karartacak

tehlikelerin

üzerine ışık

tuttu

hem daha profesyonel, hem

daha bilimsel, hem de daha

samimi ve dürüst bir yaklaşım

sergiledi.

Adam kayırmadan, siyasete

bulaşmadan, kanayan

noktaların üzerini açarak artı

ve eksileri ile durumumuzu

açıkça kamuoyu ve sektörün

gözlerinin önüne serdi.

Yarınımızı karartacak tehlikelerin

üzerine ışık tuttu

“Peynir ekmek fiyatına

oda satıyoruz! diyerek yarınımızı

karartacak tehlikelerin

üzerine ışık tuttuğunda,

ömrü boyu kapı arkalarında

saklanarak hayatta sadece

başkaları başarısız olursa

ben ilerlerim zihniyeti üzerine

ekonomisini ve kariyerini kurmuş

kişilerin Ersoy için “yapsın

da görelim” dediklerini

duysak da, sektörün bu kişilere

artık pek aldırmayışı

müşterek geleceğimiz için

bir başka güzellik sunmakta.

Bazılarımız için alışkanlıklardan

kopmak, vites değiştirmek

zor olacak gibi görünse

de, en geç beş yıl sonra sektörümüz

verimlilik bazında güçlenerek

ülke ekonomimizin iç

ve dış ödemelerde önemli bir

garantör kaynağı durumuna

dönüşmesini sağlayacaktır.

Türk turizmi çeşitlenerek

büyüyecek, Türk turizmi büyüdükçe

çeşitlenecek

Turizm çeşitlendikçe turizm

yatırımcılarını çeşitlenecek,

turizmi güçlendikçe çok

değişik yatırım fonları, kredi

ve finansman imkanları bizleri

daha da büyük hedeflere

kilitleyecektir.

Önemli olan dünya piyasalarını

doğru okuyup değişen

müşteri talepleri için kendimizi

devamlı yenilemektir.


17

Sayı:

trendler

20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

2019’un

turizm

trendleri

neler

olacak?

1

Dünya otel ve konaklama

yatırımları durmak

bilmiyor. 2019’da dünyada

projesi devam eden 17 bin

otel var. Otelcilik ve konaklama

hizmetleri kendi hizmet

yapısı ve işletme geleneğinde

farklılık kazanacak.

Longstay ve otel odasında

rezidans türü yaşama talep

artacak.

Sakin ve gürültüsüz otel

arayışı içinde olan müşterilerin

sayıları her yıl artış gösterecek.

Otellerde Kripto Para ile

ödeme imkanları daha resmiyet

kazanacak.

2

Dünya

ekonomide resesyon

yıllarına giriyor.

Parası olanların bir kısmı

tutacak, diğer kısmı çok

özel ve elit yörelerde veya

çok özel ve exclusive tesislerde

tatil yapacak. Parası az

olanlar ise, ekonomik paket

imkanlarını takip edecek. Last

minute satışları Türkiye’de

ve Yunanistan’da azalacak;

Bulgaristan, Tunus, Fas ve İspanya’da

artacak. Dünyada

Mısır’a büyük özlem var. Talep

yoğun ancak, 2019 Mısır

satışları hem çok iyi, hem de

beklenmedik terör saldırıları

yüzünden çok kötü olabilir.

3

Anadolu

turizmi yeniden

doğacak. Suriye’deki

durumun son

safhasının yaşatacağı birkaç

çok çetin aydan sonra, bölgede

güvenlik daha sağlam

temele kavuşacak. Truva’nın

başarısından etkilenerek Göbeklitepe

için yapılacak daha

deneyimli ve profesyonel

7

Genel Müdür Avrupa yüksek sezonda

charter uçuşlarında

uluslararası heyecan verici tanıtımlar

ve etkinlikler, küresel sıkıntı yaşayacak. Uçakçılık

piyasalarda daha çok kültür

sektöründe giderlerin ve

ve sanat ağırlıklı hizmet veren müşteri hakları koruma mevzuatının

tur operatörlerini harekete

yüklediği sorumlu-

geçirecek. Özelikle Amerika lukların artması, bu sektöre

kıtasında, Japonya ve Batı Avrupa

olan ilgi ve yatırımları frenli-

pazarlarında Anadolu yor.

turlarına ilgi artacak.

İstanbul Havaalanı’ndan

Anadolu’ya gün içi aktarmalı

uluslararası bağlantıların sayısının

artması ile uluslararası

piyasalarda Anadolu turları

için garantili tur teklifleri çoğalacak.

4

Mavitur (Blauereise)

yeniden keşfedilecek.

Deniz üstü lüks butik

yaşam tarzı, içine wellness

hizmetleri de dahil edilerek

giderek artacak. Yunan adaları

ve Türkiye sahilleri arası

maritim bağlantılara müşteri

talebi artacak.

5

Tur

operatörlerinin kendi

otel yatırımları ve ortaklıkları

hızla devam

edecek. Tatil ve denizi çağrıştıran

güzel isimler ile kendi

seyahat satış kataloglarını devamlı

olarak kendi otel markaları

ile süsleyecek. Mayorka

ve Belek’te sürpriz alımlar

olacak .

6

Glamping

5 kıtaya yayılacak.

Doğayı bozmadan,

sezonluk lüks, hatta ultra

lüks çadırlarda Sibirya’dan,

Patagonya’ya kadar doğa ve

kültür içinde en otantik - özel

günlere ve sıra dışı yeni deneyimlere

ilgi artacak.

İspanya-Birleşik Krallık

arası 2019 için planlanan milyonlarca

koltuk hem pahalılaşacak,

hem kısmen talep eksikliğinden

dolayı uçuş planı

değişikliğine sebep olacak.

Kendi marka uçak şirketleri

ve filoları olan ülkeler büyümeye

devam edecek.

Türkiye bu konuda THY gibi

global markanın muhteşemliği

yanında (alfabetik sıra)

Anadolujet, Atlasglobal, Corendon,

Freebird, Onur, Pegasus,

SunExpress ve Tailwind

gibi uzun yıllardır uluslararası

standartlarla hizmet veren

büyük filosu ile en iyi duruma

sahip 2019’a giren ülke olarak

gösteriliyor.

8

Tur operatörlüğünün

online hizmetleri Alibaba

konsepti gibi ürünlerin

alıcılara sergilendiği

açık platformlara dönüşmeye

başlayacak. Ürün sahibi

tur operatörü platformlarına

kontrolden geçmiş, ürünlerini,

turlarını vs yükleyip Tur

Operatörü Platformu (TOP)

üzerinden müşteriye ulaştırmaya

çalışacak.

9

Tehlikeli destinasyon

kavramından sonra turizm

sektörü ‘Sağlıksız

destinasyon’

kavramı ile tanışacak. Destinasyonların

‘Hava su ve genel

görüntü temizliği’ müşteri dikkatinde

en önemli puanlama

ve satış alış kriterini oluşturacak.

10

Afrika’da turizmin

gelişmesi için AB’nin

teşvikleri artacak.

Afrika’nın yeraltı kaynaklarının

sömürüsü istihdam yaratamadı.

Mülteci korkusuna

karşılık AB Afrika’da yeni, yaratıcı,

koruyucu ve istihdam

sağlayan projeler arasında

özelikle turizmi destekleyecek.

Ayrıca Afrika turizmi yeni

İstanbul Airoprt ile beş kıtada

çok daha farklı ve yüksek sayıda

şehirden ulaşabilir olacak.

THY ile Afrika’nın 37 ülkesindeki

55 önemli şehri dünyaya

açılacak.

turizmi artacak:

‘Büyük aile büyük

11Aile

mutluluk’, ‘3 nesil

aile bir arada’ turizm pazarlama

müdürlerinin dikkatini

giderek daha fazla çekiyor.

Bu yeni konsept ile dedeler,

anneanneler, babaanneler,

torunlar, hatta akrabalar otel

aile odalarını birbirine bağlayarak

veya otel içinde mevcut

villaları kiralayarak tatile çıkacak.

Online satış sitelerinde

‘XXL Aileler’ için 8 yataklı ve

üstü villalara ve bağlantılı otel

odalarına olan talep, yüzde 28

arttı.

12

Lüks kavramı

hissedilir

konfor,

zarafet

ve ambiyansın ana hatlarının

yanında koruyucu ve sağlıklı

kavramları ile bütünleşerek

sadeleşecek; içi temiz ürün ile

sağlık fışkıran yeni lüks tarz

otel işletmeciliği abartı ve süsten

arınacak.

Lüks kavramının trilogisi:

Büyüleyici ambiyans, şaşırtıcı

hizmet, koruyucu donanımın

yanında sağlıklı beslenme

lüks tatilin en değerli hizmeti

olacak.

13

Küresel müşteri

profilinde en çok

rağbet gören ve

otel pazarlama müdürleri tarafından

hedeflenen en üst

segment ve millenials müşteri

taleplerinde bünyesinde

çeşitli, içi zengin, inandırıcı,

dop dolu vegan hizmet sunan

tesislere artış giderek hızlanacak.

turizm, özelikle

kruvaziyer turizminin

4 ana limanını 14Aşırı

Mayorka, Venedik, Barcelona

ve Atina’yı zorlayacak. Akdeniz’de

kruvaziyer hareketliliği

özelikle yüksek sezonda limitlerine

teslim olacak. İstanbul

bilinen özeliklerinin yanında

bir fiziki denge sahası olarak

ayrıca özel önem kazanacak.

turizminde

hastaneden çok,

15Sağlık

doktor gücü önemsenecek.

Paralı ve varlıklı sağlık

turistinin arayışı nitelikli

bina yatırımlarından daha çok

konusunda yüksek ihtisas

yapmış, derin tecrübeye sahip

donanımlı doktorlara kayacak.

uluslararası spor

16Destinasyonların

etkinlikleri büyük

müşteri kitlelerinin gözünde

seyahat kararı için çok daha

önem kazanacak. Yılda en az

bir büyük veya önemli spor

etkinliğine kendi ülkesinin dışında

katılan müşteri sayısı,

son üç yılda yüzde 23 arttı.

17

Hızla yaşlanan yüksek

sayıda ‘3’üncü

nesil Avrupalı müşterileri’

hayata bağlamak, zinde

kılmak ve yaşam sevincini

yüksek tutmak için yeni tarz,

kısmen terapik spor, yürüyüş,

wellness ve eğlence programlarına

kurumsal çözüm getiren

‘Age friendly’ destinasyon

ve beldelere ilgi artacak.


dijital 18

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Murat

Arıncı

OSMED

Yönetim Kurulu

Başkanı

Bilgilendirmeye devam

SİNOP

yapılmış ve Osmanlı İmparatorluğu

çok ağır bir yenilgi almış. Sinop,

Rus donanması tarafından

çok ağır tahribata uğratılmış.

Dışarıda deli dalgalar,

Gelip duvarları yalar,

Seni bu sesler oyalar,

Aldırma gönül, aldırma.

*

Bu dörtlüğü bilmeyen

yoktur. Edip Akbayram’ın

seslendirdiği o müthiş

eser: Aldırma Gönül’den

bir dörtlük bu.

*

Yunan Irmak Tanrısı Asopos’un

kızı su perisi Sinope’nin M.Ö. 4.

yılında kurduğuna inanılan Sinop’a

gelirken, Kürk Mantolu

Madonna, Kuyucaklı Yusuf gibi

son yılların en çok satanlar listesinden

düşmeyen romanların

yazarı Sabahattin Ali’nin 1933’te,

ömrünün beş ayının Sinop Cezaevinde

geçtiğini hiç bilmiyordum

ve tabii Aldırma Gönül’ü bu dört

duvar arasında yazdığını da...

Harikulade bir şehir burası.

Şehirdeki ilk yaşam belirtileri

M.Ö. 4500 yılına dayanıyor.

Anadolu’nun Karedeniz’e uzanan

en uç noktası Sinop; Hititliler’den

Romalılar’a, Selçuklular’dan

Bizans’a pek çok

medeniyete ev sahipliği yapmış.

Uzunca süre bir ticaret ve liman

kenti kimliğini korumuş. Osmanlı

donanmasına ev sahipliği

yapmış. Osmanlı’ya yıllar boyunca

hizmet veren tersanelerden

biri de Sinop’taymış. Şehrin popüleritesi

ve gelişimi 30 Kasım

1853’te değişmiş. Denizcilik tarihinde

önemli bir savaş olan Sinop

Baskını bu tarihte Ruslar tarafından

Osmanlı donanmasına

Ömer Koray Ünal

1877’den sonra da tersane ve

kale bir sürgün yeri olmuş. Sinop,

Bodrum’dan sonra Osmanlı’nın

bir başka kalebenti olmuş.

Pek çok suçlu bu şehirde hapsedilmiş.

Şimdilerde bir müze olarak

gezilebilen Sinop Cezaevi, o

günkü fiziksel özelliklerine

bağlı bırakılarak

ziyaretçilerini bekliyor.

Enfes bir doğası

bulunan Sinop’un

bende

bıraktığı iz

ne 28 gözlü

şelalesi, ne

kalesi ne de

dünyanın

en büyük girişi

bulunan

mağaralar

sıralamasında

dördüncü

olan İnaltı

mağarası.

Anadolu’nun

en ucuna iliştirilmiş

bu güzide

şehirde beni derinden

etkileyen

iki şey var. Birincisi

cezaevinin bedenleri

çaresiz bırakan kaleden bozma

dörtduvarı, diğeri de Sinop’lu

ünlü bir filozofun zihnin özgür

dünyasına atfedilen o müthiş

sözü...

Sinop’a girişte sizi beyaz bir heykel

karşılar. Bu heykel; M.Ö. 423

yılında Sinop’ta doğan filozof

Diyojen’in heykelidir. Heykel; Diyojen’i

elinde sadece gündüzleri

yaktığı meşhur feneri, yanında

köpeği bir fıçının üzerinde duruşunu

tasfir eder. Filozof Diyojen

bu fıçının içinde yaşamaktadır.

Gündüz vakti elinde fener ile

“dürüst insan” aramak için etrafta

gezinir durur.

Makedonya Kral

ı, Mısır Firavunu, Antik İran Kralı

ve Asya Kralı ünvanlarını elinde

bulunduran Büyük İskender

bir gün filozof Diyojen’in

yanına Sinop’a gelir. Büyük

İskender, fıçısının

içinde Diyojen’e sorar:

“Dile benden ne

dilersen?” Diyojen’in

cevabı şöyledir:

“Gölge etme, başka

ihsan istemem!”

Diyojen’in düşünce

dünyasının özgürlüğüne,

düşünce

dünyanın ötesinde

hiçbir şeyin olamayacağı

durumunu

anlatan bu sözü, Sinop’ta

beni derinden

sarsan ikinci olay oldu.

Bendeki Sinop şudur;

Devasa kalesine, hırçın dalgalarına,

korkunç cezaevine ve

kapkaranlık hücrelerine rağmen

Diyojen’in aklındaki özgür düşünce.

Hırçın dalgaların denizi Karadeniz’e

karşı, sarsılmaz bir duruşla,

dimdik sivrilen Sinop; başka nasıl

ifade edilebilir ki!

Türkiye Otel Satınalma Müdürleri ve Eğitimi Derneği

8.’sini düzenlediğimiz Satınalma gastronomi teknik

toplantımızı Bodrum’da gerçekleştirdik.

15-17 Şubat 2019’daki bu organizasyonumuzda

turizm konaklama sektörünün otellerdeki üst düzey

yöneticileri, işletme sahipleri, patronlarımız, tüm

departman müdürlerimiz, gastronomi mekanları ve

ustaları, kısacası yiyecek içecek sektörünün tamamının

bu buluşmaya katılımıyla önemli bir iş başardığımızın

bilincindeyiz..

Bundan sonraki Türkiye Otel Satın Alma Müdürleri ve

Eğitimi Derneği olarak 13 bölgemizde yol haritamızdaki,

faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Eğitimin önemini ülkemizde vazgeçmediğimiz eğitim

hedefimize, Prof. Dr. Ahmet Aktaş Hocamızla, sektörde

büyük oluşumlarla değerlendirmeleri ve yapmış

olduğumuz eğitim projelerle insanları bilgilendirme,

departmanları müşteri memnuniyeti konusunda

bilgilendirmeye akademik eğitimlere devam edeceğiz.

Bu yolda, eğitimin her zaman öncelikli olduğu dünya

standartlarında Türk turizmine fayda sağlayacağımız

her alanda var olacağımızı bildirmek isteriz...

Toplantımıza, Bodrum, Muğla, Kuşadası, Marmaris,

Fethiye bölgelerindeki turizm konaklama sektörünün

üst düzey yöneticileri ve departman liderleri ve işletme

sahipleri keyifli şekilde ağırlayarak memnuniyetlerini

aldık.

Ayrıca Ramada Resort BODRUM’da düzenlenen

Geleneksel Satınalma, Gastronomi ve Teknik Sektör

Buluşması açılışına katılarak bizi onurlandıran Tarım

ve Orman Bakanımız Sayın Bekir PAKDEMİRLİ, Muğla

Valisi Sayın Ezengül CİVELEK, Bodrum Kaymakamı Sayın

Bekir YILMAZ, AKP İl Başkanı Sayın Kadem METE, AKP

ilçe Başkanı Sayın Ömer ÖZMEN, AKP Bld. Bşk. Adayı

Sayın Tahir ATEŞ ve Sayın Prof. Dr. Ahmet AKTAŞ’a çok

teşekkür ederiz.

Bu geçirdiğimiz 3 gün içerisinde ürün bazında yenilikler,

sistemsel farkındalık, gıda güvenliği öğretmenliği

doğrultusunda önemli ürünlerle tanışma şansımız

oldu. 2019’u karşılama ve önemli bir yol olduğundan

dolayı misafir, müşteri memnuniyeti ve kalite marka

ile buluşturmak amaçlı çok önemli seminerler yaptık.

Bununla beraber turizm konaklama sektörünün

arıtma sistemleri üzerine ürün bazında tanıtımlar ve

stantlarımızda çok önemli ürünleri sektörün satın alma

liderleri ile buluşturmayı başardık.

Bundan sonraki Türkiye otel satın alma müdürleri

eğitim derneği olarak 13 bölgemizde yol haritamızdaki

faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

Geleneksel hale getirdiğimiz bu büyük buluşmayı, her

yıl Şubatın 2. haftasında gerçekleştirmeyi hedefliyoruz..


19 ödül

İSTANBUL ŞEHIR ÖDÜLLERI

SAHIPLERINI BULDU

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019

www.hotelgazetesi.com

Mustafa Alparslan

Wyndham Grand Kalamış Hotel

Genel Müdürü

WYNDHAM GRAND KALAMIŞ HOTEL

‘YILIN TURİZM MARKASI’ VE ‘YILIN İŞ OTELİ’ SEÇİLDİ

W

yndham

Grand İstanbul

Kalamış

Marina Hotel, İstanbul

Şehir Ödülleri gecesinde

‘Yılın Turizm

Markası’ ödülü ile

‘Yılın İş Oteli’ ödülüne

layık görüldü.

Konuyla ilgili açıklamalarda

bulunan

Wyndham Grand

Kalamış Hotel’in Genel

Müdürü Mustafa

Alparslan, “2019

yılının ödül açılışını

yaptığımız ve başarılarımıza

başarı eklediğimiz

bu gecede iki

ödül birden almanın

sevincini yaşıyoruz,

tüm ekibimle bir kez

daha gurur duydum”

dedi.

Anadolu Yakasının en prestijli

otelllerinden Wyndham Grand

İstanbul Kalamış Marina Hotel

başarılarına bir gecede iki yeni

ödül birden ekledi. Altın şehrin

altın ödüllerinin dağıtıldığı

İstanbul Şehir Ödülleri çerçevesinde

gerçekleşen gecede

‘Yılın Turizm Markası’ ödülü

ile ‘Yılın İş Oteli’ ödülü Wyndham

Grand İstanbul Kalamış

Marina Hotel’in oldu.

Napolyon’un da dediği gibi

‘Dünya tek bir ülke olsaydı

başkenti İstanbul olurdu’ ifadesinin

hakkının verildiği özel

gecede, İstanbul’un en önemli

değerlerine ödülleri dağıtıldı.

Ödül alanlar arasında birçok

ünlü isim, program, kurum ve

kuruluş yer aldı. Televizyon

dünyasının sevilen ismi Mesut

Yar’dan ödülünü alan Wyndham

Grand İstanbul Kalamış

Marina Hotel’in Genel Müdürü

Mustafa Alparslan yaptığı açıklamada

“İstanbul dünyanın

incisi, hepimizin doyduğu ve

borçlu olduğu şehir. Şehrimize

bir turizm markası olarak

büyük katkılarda bulunduğumuza

inanıyoruz. Dolayısıyla

2019 yılının ilk ödüllerine,

İstanbul Şehir Ödülleri

gibi anlamlı bir organizasyon

kapsamında layık görülmekten

büyük onur duyuyoruz”

diye konuştu.

BİR GECEDE İKİ ÖDÜL

2018 yılında her alanda büyük

başarılara imza attıklarını da

belirten Alparslan, “2019 yılında

da 2018 yılında olduğu gibi

çok daha iyi yerlere geleceğiz.

Biz bunun için var gücümüzle

çalışacağız ve en değerli turizm

markası olarak yolumuza

devam edeceğiz. Bu gece burada

çalışmalarımızın taçlandırıldığı

iki ödülü birden aldık.

Tüm ödülleri, emekçi dostlarım

olan değerli ekibim, Wyndham

Grand Kalamış Hotel çalışanları

adına kabul ediyorum” açıklamasında

bulundu.

İSTANBUL TANITIM ELÇİSİ:

MESUT YAR

Televizyon dünyasının sevilen

ismi, sunucu ve yazar Mesut

Yar ‘Yılın Televizyoncusu’

ödülüne layık görüldü.

Ödülünü Wyndham Grand İstanbul

Kalamış Marina Hotel

Genel Müdürü Mustafa Alparslan

tarafından alan Mesut Yar,

ödül törenindeki konuşmasında

“52 yıldır İstanbulluyum.

Hayatımın 12 yılını ise Ön

Asya arkeolojisine verdim.

Bu ülkenin tarihini yakından

inceledim, doktoram ile

uluslararası makalelerim ve

bugüne

kadar en

çok istediğim

ödül ‘tanıtım

elçiliği’ idi.

belgesellerim

oldu.

Dolayısıyla bugüne

kadar en çok

istediğim ödül ‘tanıtım

elçiliği’ idi. Ve

ben bu ödülü yaptığım

belgeseller için

almış kabul ediyorum

çünkü İstanbul’un belgesellerimde

müstesna bir yeri

var. Ödülü, vahşetten ziyade

toplumsal ve fikir olarak

uzlaşmak adına hepimizi bir

araya getiren sevgili Özgecan

için alıyorum” dedi.


farkındalık 20

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Turizmde engelli misafirlere davranış standartları

Onlara doğru mu davranıyoruz, yanlış ya da eksik mi? Seminerler, paneller, bilgilendirme eğitimleri, farkındalık workshopları

yaygınlaşmasına rağmen, maalesef otelcilerimiz henüz bu konuda yeteri kadar bilinçli değil. Otele sadece engelli odası yapmakla iş

bitmiyor. Engelli odası fiziki olarak yeterli olmayacağı gibi, otel çalışanlarının da bu konuda yeterli eğitime ve bilince sahip olması gerekiyor.

En kötüsü ise, engelli denildiğinde

herkesin aklına tekerlekli sandalyesi

olan engellilerin gelmesi.

Oysa sadece hareket kabiliyeti

engeli olan değil; konuşma, görme,

duyma, zihinsel bozukluğu

olan birçok engelli çeşidi var.

Bunları hiç düşünen, hatta ön

gören bile yok. Onlar otellerde

kalmıyor mu?

Engelli nüfusun yaklaşık yüzde

70’i seyahat ediyor

Desteklenen birçok yerli üretici

firmanın bu konudaki yenilik

projeleri ne kadar yaygın? Hayatı

kolaylaştırmak için bir şeyler

keşfediliyor, sosyal medyada

ballandırılarak paylaşılıyor ama,

ortada somut bir şey yok. Ortada

olanlar da, kesinlikle yetersiz.

Önemli olan, projelerin sürdürülebilir

yani devamlılığı olması ve

yaygınlaştırılması.

Dünya genelinde 1 milyar kişi

engelli. Avrupa’da ise, 150- 200

milyon kişi civarında. Yani büyük

bir turizm payı da var ortada.

Araştırma sonuçlarına göre, engelli

nüfusunun yaklaşık yüzde

70’i seyahat ediyor. Bu kişilerin

genellikle bir ya da birkaç kişinin

refakatiyle seyahat ettikleri

düşünüldüğünde, Avrupa’da bu

kapsamda seyahat eden potansiyel

rakamın 130 milyon kişi ve

bunların yaklaşık turizm harcamasının

da 80 Milyar Euro’dan

fazla olduğu söyleniyor.

BIZDE DURUM NE?

Ama biz, otellerimizdeki engelli

odalarını dahi dolduramıyoruz.

Eksiğiz çünkü. Ne onlar gibi düşünebilme

empatisine, ne de

onlarla doğru iletişim kurabilme

yetisine sahibiz. Çünkü diye başladığımız

cümlelerimiz çok fazla.

Türkiye’de kaç engelli var merak

ettim. Sordum, araştırdım, sayıya

ulaşamadım. İstatistiğini tutmakta

bile yetersiziz. Aslında engelli

olan bizleriz. Onlar engelsiz.

Otelciler olarak engellilere nasıl

davranmalıyız?

Bir elin parmağını geçmese de,

büyük otellerde engellilerle ilgili

bazı standartlar yavaş yavaş geliştirilmeye

başlandı. Ama fiziki

alt yapı maalesef yeterli değil.

‘Herkes kendi evinin önünü

süpürürse, şehir tertemiz

kalır’ sözünden hareketle, engelliler

konusunda önce kendi

otelimizde çalışan engelli arkadaşlarımıza

yaklaşımımızı değiştirmeliyiz.

Onlara saygı göstermekle ve

iletişimi çoğaltmakla işe başlamalı,

sonrasında konaklayan

misafirlere kadar durumu vardırmalıyız.

REZERVASYON

AŞAMASINDA NELER

YAPILMALI?

Otelin hem internet sitesinde,

hem de mobil uygulamalarında,

rezervasyon aşaması da dahil

olmak üzere engellilere uygun

bol bol açıklayıcı yazılar olmalı.

Duyma ve bedensel engeliler

için otele nasıl daha kolay gelinebileceği

ile ilgili bilgilendirmeler,

görme engelliler içinse, otele

gelecek yolların detaylı tarifini

yapmalıyız. Ki onlar özel aygıtlar

ve özel web uygulamaları (W3C-

WAI) teknolojisi sayesinde internete

giriş yapabiliyorlar, yazılmış

yazıları dinleyebiliyorlar ya da

ses kaydı ile tarif alabiliyorlar.

Genelde rezervasyon aşamasında

engeli misafir kendini tanıtır.

Siz de misafirin ne tür engeli olduğunu

kendisini rahat ettirmek

ve ihtiyaçlarına yönelik neler yapabileceğinizi

sorun.

Görme engellilere rezervasyon

aşamasında kalacağı otel hakkında

bilgiler verilmeli, otele girişi

esnasında da tesisteki aktiviteler

ve restoranların konumları,

açılış kapanış saatler ve hangi

tür yemekler olduğu bilgisi paylaşılmalıdır.

GÖRME ENGELLILER IÇIN

CHECK IN STANDARTLARI

F Otele geldiğinde kendisinden

müsaade isteyip, kolunuza tutunmasını

sağlayın

F İşlemlerini resepsiyonda alanında

veya eğer isterse odasında

yapılabileceğini söyleyin

F Otele giriş kaydını doldurmasına

yardım edin

F Otel hakkında ve kalacağı oda

hakkında bilgiler verin, hangi

katta olduğunu, yardım istediğinde

nasıl size ulaşacağını, oda

servisini ve yemeklerin ne şekilde

servis edildiğini anlatın.

F Beraberinde odaya giderken

çevreyi tanıtın, yürüyeceği yolda

set, basamak, koridor, sehpa,

çiçeklik, asansör varsa kendisine

anlatın. Avrupada otellerde

yerleştirilen cihazlarla genel

alanlarda görme engelliler için

kulaklıkla misafirlere hem tanıtım,

hem bilgilendirme hem de

yol gösterme yapabiliyorlar. Bu

yenilik bizde de var ama henüz

yaygınlaşmadı.

F Uyandırma veya yemek saatinde

restorana inmek isteyip

istemediğini sorun

F Misafirin çıkışında ise, hesabındaki

detayları kendisine okuyup

eğer nakit ödeyecekse, alacağınız

ve vereceğiniz parayı tek

tek söyleyin.

F Yabancı dil bilgisi gibi, resepsiyon

ve serviste çalışanların işaret

dilindeki en az beş veya altı

kelimeyi bilmesini sağlayın.

F Resepsiyon görevlisinin en

önemli görevi, diğer vardiyada

çalışan arkadaşlarına engelli

misafir konakladığını bildirmek,

restoran, kat hizmetleri, güvenlik,

teknik servis ,sağlık kulübü

gibi bazı departmanlara da haber

vermektir.

F Görme engelliler için telefonun

hemen yanında kabartma

harfli telefon numarası olmalı.

Restoranda kendisinin kapıda

karşılanması ve masaya kadar

eşlik edilmesi gerekir. Hatta açık

büfe servisi varsa, büfedeki yemekler

kendisine anlatılmalı, yemekleri

tabağına doldurulması

için de yardım edilmelidir. Ya da

menüden bir şeyler isteyecekse,

menü kendisine okunmalıdır.

Her restoranda görme engelliler

için brail alfabesi (kabartma

harfler) bulundurmalı. Hatta

duyma engelliler için henüz keşfedildi

mi bilmiyorum ama, önceden

kaydedilmiş sesli ve yönlendirmeli

bir restoran menüsü

de yerinde bir yenilik olur.

Kat hizmetlerinde çalışanlar ise,

odaya girerken daha hassas

davranmalı, temizlik için müsaade

istemeli, herhangi bir isteği

olup olmadığını sormalıdır. Ayrıca

yürüme yolunda, koridorda

kendilerine engel olacak malzemelerin,

kat arabalarının olmaması

için çaba harcamalıdır.

Güvenlik departmanı da, olası

bir yangın, deprem veya diğer

acil tahliye durumları için kendisine

yardımcı olmalıdır.

Teknik bölüm odasındaki acil

durum iplerinin çalışır durumda

olması için tekrar denetlemeli,

misafir eğer görme engelli ise,

sesli ve titreşimli uyarı ekipmanını

yerleştirmeli, duyma engelli

ise, görüntülü uyarı sistemlerini

çalışır hale getirmelidir.

Duyma engelliler için ise; titreşimli

uyarı yastığı, görsel uyarılar,

kapı ziline entegre görsel

uyarının harekete geçip geçmediğini

kontrol etmelidir.

DUYMA ENGELLILER IÇIN

CHECK IN STANDARTLARI

F Duyma engelli misafirlerde

iletişim için en önemli unsur,

vücut hareketleridir.

F Misafirin gözlerini takip

etmeli, kendisini dikkatli

dinlediğiniz görsel olarak

ifade edilmelidir.

F İletişim halindeyken

söylenilen kelimeleri

dudak okuyarak anlayacağı

için, ağız kapatılmamalı,

uzun cümleler

yerine net ve kısa

cümleler kurulmalıdır.

F Bir şeyler anlatırken

eller, parmaklar ve kollar

kullanılmalıdır.

F Yemek yiyeceği restoranı

veya odasının hangi

katta olduğunu anlatmak

zor olmayacaktır.

F Herhangi bir şey istediğinde

ise, yazılı mesaj atması gerektiğini

istemeniz kadar doğal bir

şey yok. Sürekli takip ettiğiniz bir

mail adresi veya sms bilgisini verin.

Aslında hemen hemen çoğu

duyma engellide iletişimle ilgili

özel makineleri var.

F Diğer engelli misafirlerde

olduğu gibi duyma engelli misafirler

için de resepsiyonda

çalışanlar, diğer vardiyadakilere

ve diğer departmanlara haber

vermelidir.

Hareket engelli olan misafirlerin

oteli ve odası nasıl olmalı?

F Otel girişinde standartlara

göre eğimli rampa olmalı, otele

giriş çıkış kapılarının, asansörlerin,

restoran kapılarının ve yüksekliklerinin,

acil çıkışların uygun

genişliği standartlara göre olmalı.

F Odalar acil çıkışlara veya merdivenlere

yakın olmalı.

F Oturma grubu ve yatak yüksekliği,

çalışma masası yüksekliği,

kapıların genişliği yeterli ve

oda içinde engelli arabasının rahat

gezinebilmesi için de rahat

genişlikler olmalı.

F Ütü masası, askılar, banyodaki

tutunma barları, ekipman

ve eşyalar, standartlara uygun

olmalı.

F En önemlisi, acil müdahale

iplerinin hem banyolarda, hem

yatak başında hem de oda içinde

çalışıyor ve cevap veriliyor

olması.

Aykut BAKAY

TUROYD Yönetim Kurulu Üyesi


21

Sayı:

tarih

20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

SEKTÖRÜN HER FUARDAKI BULUŞMA NOKTASI

EMITT’e

da m g ası

HotelRunner, 23.

Doğu Akdeniz

Uluslararası Turizm ve

Seyahat Fuarı (EMITT

2019) Türkiye’den

ve dünyadan iki

binden fazla turizm

profesyoneliyle bir

araya geldi

Dünyanın en büyük dört turizm fuarından biri

olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve

Seyahat Fuarı (EMITT) bu yıl 31 Ocak - 3 Şubat

tarihleri arasında 23. Kez İstanbul’da, TÜYAP

Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Dünyanın dört bir yanından gelen sektör

profesyonellerini ziyaretçileriyle buluşturan

fuarda 94 ülkeden 5.620 katılımcı ve 57.470

ziyaretçi yer aldı.

Turizm sektörünün dijital dönüşümüne öncülük

eden, dijital satış ağı ve kanal yönetim platformu

HotelRunner, bu yıl da fuarda yerini alarak,

dijital dönüşümün konuşulduğu standında,

değerli iş ortaklarıyla ve sektörün önde gelen

isimleriyle buluştu, yeni ortaklıklara imza attı.

Turizm ve konaklama sektörünün nabzının

tutulduğu ve en son trendlerin tartışıldığı

HotelRunner standını 2706 kişi ziyaret etti ve

219 yeni tesis HotelRunner ailesine katıldı.

GELECEĞE YOLCULUK

4 gün boyunca devam eden, 15

oturum, 40’ın üzerinde konuşmacı

ve 50’nin üzerinde sahne

şovundan oluşan EMITT 2019

etkinlik programına da sektör

profesyonelleri, otelciler, blogger’ler

ve influencer’lar olmak

üzere turizm sektörünün her

dalından geniş bir katılım oldu.

Etkinlik kapsamında, “Geleceğe

Yolculuk: Dijital Acenteler

Beş Sene Sonra Nerede Olacaklar?”

başlıklı panelde, Hotel-

Runner Kurucu Ortağı Arden

Agopyan konuşmacı olarak yer

aldı. Enuygun.com’dan Çağlar

Erol’un moderatörlüğünde gerçekleşen

panelde, Tatilsepeti.

com’dan Koray Küçükyılmaz,

Otelz.com’dan Orkun Tekin ve

Neredekal.com’dan Özkan Hacıoğlu

da konuşmacı olarak katılan

isimler arasındaydı.

AGOPYAN: DİJİTALLEŞMEYE

OTELLERDEN BAŞLADIK

“Hem sektörle iç içe olmak

hem de dijital dönüşüm konuşabilmek

için HotelRunner

olarak böyle platformları çok

seviyoruz.” diyerek konuşmasına

başlayan Arden Agopyan,

“Dijitalleştirmeye otellerden

başladık. Rezervasyon modülü

ve web sitesi gibi özelliklerle

önce otellerimizi dijitalleştirdik.”

dedi. Arden Agopyan,

panelin başlığı itibariyle, Çağlar

Erol’un yönelttiği “Siz 5 yıl sonrası

için neler yapıyorsunuz?”

sorusunu, “HotelRunner olarak

önümüzdeki 5 yılda temel

amacımızdan şaşmadan inovasyonlar

yapmaya devam

edeceğiz. Sadeleştirme, otomasyon

ve veri olmak üzere

üç ana değer etrafında otellerin

ve acentelerin masraflarını

azaltarak, gelirlerini artıracağız.”

şeklinde yanıtladı.

Türkiye’de yüzde 100 Türk mühendisliğiyle

geliştirdiği teknolojisini

7 yıldır 193 ülkeye ihraç

eden HotelRunner, 2014 yılında

başlattığı “turizmde dijital dönüşüm

ve bilinçlenme hareketine”

sektörün desteğiyle öncülük etmeye

devam edecek.

HotelRunner

Hakkında:

HotelRunner, 2011 yılının son çeyreğinde

kurulan ve turizm sektörüne

özel olarak geliştirdiği dijital

satış ağı ve kanal yönetim platformu

ile 193 ülkede 35.000’den

fazla otel ve 150’den fazla turizm

acentesinin online ortamda buluşmalarını

sağlayan yenilikçi bir

teknoloji şirketidir. Ortakları arasında

uluslararası yatırım fonları

da bulunan şirket, aynı zamanda

TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından

desteklenmektedir. ETS, Odamax.

com, TatilSepeti.com, Setur, IATI,

Neredekal.com gibi Türkiye’nin

önde gelen seyahat platformlarının

tercih edilen iş ortağı olan

HotelRunner, aynı zamanda Booking.com

Premier, Oracle Gold,

Airbnb Tercih Edilen, Skyscanner

ve Google iş ortağıdır.

HotelRunner

Kurumsal İletişim

marketing@hotelrunner.com

http://www.hotelrunner.com

http://blog.hotelrunner.com


kültür & sanat 22

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

İhsan

TÜRKUS

TUROYD

Turizm Otel Yöneticileri Derneği

Onursal Başkanı

YÖNETİYOR MUSUN?

YÖNETİLİYOR MUSUN?

Emitt’in 2. günü Türkiye’nin otel yöneticileri olarak epey

heyecanlıydık.

Sağ olsun Sayın Bakan, meslektaşımız,

Turoyd Gala yemeğinde bizlerle birlikte oldu...

“Sektörün Generalleri” diyerek hitap etti bizlere...

Ruhumuzu okşadı...

Onur duyduk...

Teşekkür ediyorum Sayın Mehmet Ersoy’a...

Olması gerekeni ifade etti sayın Bakan..

İyi de gerçekte öyle mi acaba?

Kurumsal işletmeler dışında, görüntü pek de iç açıcı değil..

Oysa öncelikle akla yatkın bir bütçeyle işe başlamalı yönetici...

Öyle zorlama değil, hayali olmayan, uçmayan bir bütçe...

Bütçe hedeftir...

Ve o hedef için harekete geçer yönetici..

Tüm departmanlarını ona göre kurgular, hedefi onlarla paylaşır ve tüm

ekip odaklanır...

Doğal olarak kuralları vardır bu odaklanmanın...

Çalışma yaşamı diyoruz...

Artık otelcilikte, çalışanların ne denli önem arzettiğini söylemeye gerek

bile yok...

Hele o çalışanların, sizin yöneten mi, yoksa yönetilen mi olduğunuzu

anlamaları hiç uzun sürmez...

Yöneticinin kişiliği işte burada kendini gösterir...

Yönetici, ekibiyle birlikte patronu için çalışmakta, her fırsatta da

patronuna daha fazla kazanç sağlayabilmenin derdindedir..

Burada gerek patronuyla, gerekse çalışanlarla kuracağı diyalog çok

önemlidir...

Adil olmak zorundadır, yönetici...

Her türlü haksızlığın önünde duvar örebilmeli, haksızlığa uğrayanı

korumalıdır ..

Akıllı patronlar yöneticilerinin işine karışmaz..

Süreklilik ve sonuç bekler...

Ve gereğini yaptığınızda uzun vadeli birlikte çalışırsınız, huzur içinde...

Personel de mutludur, akıllı patronların işletmelerinde...

Mutlu personel, mutlu müşteri ...

Otelciliğin sihirli formülü...

Nedense, bir de bu işi yıllardır yaptıkları halde, her yıla ayrı bir yönetici,

sürekli değişen bir personel portresi yerleştirebilen, kendilerinden

başka hiç kimseye güven duymayan patronlar vardır ki...

Oralarda general olmak cidden zordur...

Sizden habersiz herhangi bir personelin iş akdi sona erdirilebilir..

Personel hakedişlerinde, tedarikçilerin ödemelerinde aksaklıklar

yaşanabilir..

En önemlisi çalışanlarınızın gözünde büyük değer kaybedersiniz...

İşte böyle işletmelerden kesinlikle uzak durmak gerekir...

Hele sizin adınızı da kullanarak, fayda sağladıkları halde, yönetmenize

fırsat vermeyen patronlarla çalışmak sadece size, çalışanlara ve

konuklara değil,

ülke turizmine de zarardan başka bir şey değildir...

İşte bu yüzden meslek yasası istiyoruz otelcilikte...

Yönetilen değil, yöneten olabilmek için.

Kötü yönetilen tesisleri de turizme kazandırabilmek için...

Şövalye’den

İstanbul’un tarihine

ışık tutacak bir eser

İstanbul’u anlatan metinler

genellikle ‘İki kıtayı birleştiren

şehir’ diye başlar. Ancak bu tarihi

kente ‘Dünyanın Başkenti’

denecek kadar güzelleştiren

İstanbul Boğazı’dır. Köprüleriyle,

tünelleriyle, yalılarıyla,

eşsiz güzellikleriyle şarkılara

konu olan Boğaziçi, aslında iki

kıtayı birleştiren İstanbul’u neredeyse

tam ortadan ikiye ayıran

bir doğa harikasıdır. Ona

bakan kim olursa olsun başka

bir güzellik görür orada.

İtalyan Lisesi’nde ve Boğaziçi

Üniversitesi’nde okuduğu yıllarda

Fenerbahçe’deki evinden

okuluna gidip gelirken bu

eşsiz güzelliği yaşayan ve içine

çeken Dr. Sedat Bornovalı ise

belki bir daha hiç kimsenin

bakmadığı bir gözle bakmış,

kimsenin göremeyeceği şeyleri

görüp, hissedemeyeceği

şeyleri hissetmiş. O kadar

etkilenmiş ki bu doğal güzellikten

ve tarihinden, sadece

kendisine saklamanın haksızlık

olacağını düşünmüş ve bir

kitap haline getirmiş.

Sanat ve mimarlık tarihçisi Dr.

Sedat Bornovalı’nın ‘Boğaziçi’nin

Tarih Atlası’ adını verdiği

bu çalışması, resimleri, gravürleri,

çizimleri ve ilk kez yayınlanan

fotoğraflarıyla tadına

doyulmayacak bir İstanbul

kitabı.

Öğretim Üyesi olduğu Nişantaşı

Üniversitesi’nde

birikimini mimarlık tarihi

dersleri vererek gençlerle

paylaşan, çeşitli

sivil toplum ve meslek

kuruluşlarında yöneticilik

görevi üstlenen,

çalışma alanları arasında

İstanbul ve İtalyan

kültür mirası özel

bir yer tutan Dr. Sedat

Bornovalı, İtalya’nın

Cumhurbaşkanı tarafından

Devlet Nişanı

ve Şövalye unvanı ile

taltif edilmiş.

YANIBAŞIMIZDAKİ

HAZİNELERİ

BİZİMLE BULUŞTURDU

Kitabını arka kapağında eseri

hakkında görüşlerini yazan

hocası da şu ifadeleri kullanmış.

“…Dr. Sedat Bornovalı’nın

“Boğaziçi’nin Tarih

Atlası” kitabı, mütevazı bir

hacim içinde kalarak bütüne

ulaşabilmiş nadir örneklerden.

Kitapta Boğaz hem tarih

derinliği içinde bir sahne halinde

hem de günümüzden

kesitlerle canlandırılıyor...”

Dr. Bornovalı’nın Boğaziçi’nin

Tarih Atlası” kitabıyla ilgili

Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan

bir değerlendirmede

ise “…Kitabı klişe İstanbul gezmelerinden

ayıran bir diğer

özellik de Dr. Sedat Bornovalı’nın

yıllarca kapalı bulunan,

bazıları da restore edilen yanı

başımızdaki hazineleri bizimle

buluşturması…” gibi, edebi

övgüler var.

İstanbul’un tarihine ışık tutan

bu kültür hazinesini anlatmaya

çalışmak, aslında pek de

kolay değil. İyisi mi siz bu kitabı

alın, ister boğaz turuna çıkın,

ister kitaplığınızda tozlanmaya

bırakın, ama emin olun

ki bundan böyle İstanbul’a ve

Boğaziçi’ne baktığınızda görecekleriniz

şimdikinden çok

ama çok daha farklı ve anlamlı

olacak.


Maltepe Üniversitesi Marmara Eğitim

Köyü Yerleşkesi’ nde bulunan Marma

Otel, yeşilin en güzel tonlarıyla

misafirlerini kucakladığı beş yıldızlı,

şehrin içerisinde resort keyfini

yaşayabileceğiniz doğayla iç içe

konaklama imkanı sunuyor.

İstanbulun tarihi adalarına ve bir çok

AVM’ ye kolay ulaşımı mevcut olan

Sabiha Gökçen Havalimanı’ na 24 km,

Atatürk Havalimanı’ na 41 km, İstanbul

Havalimanına 77 km, İstanbul şehir

merkezine 30 km mesafededir.

Marma Hotel İstanbul, 10 kişiden 550

kişiye kadar açık ve kapalı alanlarında

misafirlerinin organizasyon, toplantı,

düğün vb. taleplerine cevap

verebilmektedir.

Marma Hotel İstanbul yapısı itibarıyla

ve sahip olduğu ünitelerle, kongre oteli

niteliği de taşımaktadır.

Marma Hotel İstanbul içinde

bulunduğu Maltepe Üniversitesi

Marmara Eğitim Köyü bünyesinde

bulunan diğer tessleri de kullanım

imkanına sahiptir. Farklı dallardaki

spor klüplerinin (futbol sahası,

basketbol sahası, açık ve kapalı tenis

kortu, olimpik yüzme havuzu, jimnastik

salonu) ihtiyacı doğrultusunda

kullanımına tahsis edilebilmektedir.

www.marmahotel.com

Maltepe Üniversitesi, Marmara Eğitim Köyü

34857 Maltepe, İstanbul / Türkiye

P:+90 216 626 12 00 F:+90 216 626 11 68

E:info@marmahotel.com

Marma Hotel

More magazines by this user
Similar magazines