Hotel Restaurant & Hi-Tech March 2019

istmagmagazin

Hotel Restaurant & Hi-Tech March 2019

İç & Dış Mekan

Mobilyaları


2018 Katalogları

+90 212 422 34 06

www.tilia.com.tr

info@tilia.com.tr


6

hotel restaurant

& hi-tech

antre

TAV’dan 2018’de 255 milyon avro kâr

TAV Havalimanları 2018 yılında net kârını yüzde 46 artırarak 255 milyon avroya

yükseltti. Antalya’yı portföyüne ekleyerek 152 milyon yolcuya hizmet veren TAV 1

milyar 181 milyon avro ciro açıkladı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani

Şener “TAV Havalimanları olarak büyüme stratejimizi oluşturan her üç alanda

da başarılı bir yılı geride bıraktık. Kârlı inorganik büyüme fırsatlarına odaklanma

stratejimiz doğrultusunda Mayıs 2018’de Antalya Havalimanı’nı işleten şirketin

yüzde 50 hissesini 360 milyon avro karşılığında satın aldık. Böylece portföyümüze

15. havalimanımızı ekledik” diye konuştu.

Türk reisebüro’lardan dev şirket geliyor

“Birlikten güç doğar” hedefiyle yaklaşık üç yıl önce yola çıkan

Avrupa Türk Acenteciler Birliği (COOP TRR), yeni ve çok

daha güçlü bir yapılanmaya gidiyor. Avrupa’daki Türk kökenli

reisebüro’ları (seyahat acenteleri) tek çatı altında buluşturan

Almanya merkezli COOP TRR, turizm faaliyetlerine bundan sonra

anonim şirket olarak devam edecek. COOP TRR A.Ş. için ilk

adımları attıklarını, ilk etapta yaklaşık 80 acenteyle kuracakları bu

yeni yapının tüm üyelerine açık, şeffaf bir yapı olacağını vurgulayan

Sefer, reisebüro’ların bu yeni şirkete dahil olma konusunda çok

hevesli olduklarına dikkat çekti.

Vadi Clup’ta, spa ve fitness ayrıcalığını

yaşayın

Vadi Clup SPA & Fitness, Radisson Blu Hotel Vadistanbul’un içinde

hizmete girdi. 2 bin metrekare alana sahip olan Vadi Clup, otelin 3.

katında yer alarak orman manzarası eşliğinde spa ve spor yapma

ayrıcalığı sunuyor. Yarı olimpik havuzu, tam donanımlı fitness

merkezi, bayanlar ve erkeklerde özel ayrı alanlarda hamam,

sauna, buhar odası, masaj ve cilt bakım odaları bulunuyor. Kısa

zamanda İstanbul’un sayılı fitness ve spa merkezlerinden birisi

olacaklarını kaydeden Vadi Clup SPA & Fitness Müdürü Ayşe

Gürses, Vadi Clup’ta, bayanlara ve erkeklere özel ayrı masaj

odalarının yer aldığını kaydederek; İsveç masajı, Sıcak taş masajı,

Geleneksel bali masajı, Refleksoloji masajı, Aromaterapi masajı,

Spor masajı, Anti Selülit masajı, Derin doku masajı, Shiatsu

masajlarının bulunduğunu ve deneyimli Balili masözlerin de

kadroda olduğunu belirtti.

Hollanda yeniden 1 milyonun üzerinde

Türkiye’nin en büyük turizm pazarları arasında yer alan Hollanda pazarında gerileme durdu. Türkiye’ye gelen

turist Hollandalı turist sayısı yeniden 1 milyon barajını aşarken, bu yıl da bu pazara yönelik iyimser beklentiler

oluştu. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından Hollanda pazarı hakkında hazırlanan araştırma raporuna

göre, yükseliş trendinin bu yıl da devam etmesi öngörülüyor. Raporda görüşleri yer alan TÜROB Başkanı Timur

Bayındır, bu yıl Türkiye’ye gelecek olan Hollandalı turist sayısında yüzde 20 civarında artış beklediklerini söyledi.


Gastronomi dünyasının gözü bu zirvede!

Türkiye’nin gastronomi turizmi konusundaki gelişimine ve ülke için

oluşturulacak ekonomik katma değerine odaklanan Turizm Restoran

Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD), bu yıl ikincisini

gerçekleştireceği Global GastroEkonomi Zirvesi’nde dünyanın önde gelen

sektör profesyonellerini, gastronomi meraklılarını ve alanının öncü isimlerini

ağırlayacak.

Gastro Ekonomi, Gastro Diplomasi ve Sosyal Gastronomi konularını ilk kez

gündeme taşıyarak sektöre yeni ve farklı perspektifler kazandırmaya ve

bir kez daha farkındalık oluşturmaya hazırlanan 2. Global GastroEkonomi

Zirvesi’ni 12 Mart Salı günü Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’ndan takip

edebilirsiniz.

Tepeden inme bir koltuk değil onunkisi. Misafir bavullarına etiket yapıştırarak

adım attığı turizm-otelcilik sektöründe altı yaşından bu yana ‘adanmışlıkla’

yoluna devam eden profesyonel bir turizmci. Kariyer yolculuğunda garsonluk,

barmaid’lik, kasiyerlik de var; ön büro, satış, mutfak, housekeeping de!

Duayen bir turizmci babanın hakkını verecek sağduyu, kararlılık, donanım ve

sorumluluğunda bir emektar!

Assos Eden Group Başkan Vekili unvanıyla aile otellerinin satış ve pazarlama

faaliyetlerini başarılı çizgisiyle yürütmeye devam eden Dilara Selimoğlu

Özürün’ü sektöre ilham katacağını düşündüğümüz hikayesiyle konuk ettik…

Bolu, Merkezli. Mutfağa köklerinden bağlı. Baba, ağabey hariç ailede amca,

dayı, teyze, kuzen, kim varsa tümden aşçı... Anne lezzetleri de paha biçilmez

ama babaanne mutfağının gönlündeki yeri apayrı! Hele o bayramlarda

kavurduğu Saray Helvası yok mu, Gastronometro’nun Yönetici Eğitmen Şefi

Vedat Demir, tadını dün gibi anımsadığını söylüyor.

Sadece bu da değil! Genç ve deneyimli şefin 8 yaşında bir çocukken kendi

elleriyle hazırlayıp bayram kahvaltısına taşıdığı “un helvası” da unutamadığı

lezzetli anılar arasında…

İnovatif Şef Vedat Demir’in Bolu’dan uluslararası mutfaklara uzanan öyküsü

şefin gözünden bölümünde sizlerle!

Keyifli okumalar dilerim.

K

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

RABİYA ÖZDEMİR

rabiya.ozdemir@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

HAKKI GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

GASTRONOMETRO

CAN ÜNAL

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

FİNANS MÜDÜRÜ

MUHASEBE MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

EBRU PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

ZEKAYİ TURASAN

zturasan@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

40

antre

6 Sektörden kısa haberler

gündem

24 ACE of M.I.C.E. 6. defa global MICE

endüstrisini ağırladı

28 TUSAD-YONDER-Asat Der, tek çatı için

ilk imzayı attı

30 Global otel yatırımları 67 milyar

dolara ulaşacak

32 EXP-ERT DMC 3. yılını Albüm’de kutladı

48 50

42 Doğu Karadeniz’in kültür envanteri

çıkarıldı

yeni yatırımlar

44 DoubleTree by Hilton Eskişehir

kapılarını açtı

46 Bahamalar – Nassasu ihalesini

Global kazandı

48 Wyndham Grand Kayseri açıldı

iş’te kadın

gastro etkinlik

64 Geleceğin şeflerine ödül yağdı

66 Türk yemekleri Oscar menüsünde

68 Dünyanın Gözü ‘GastroEkonomi

Zirvesi’nde

70 Gastronomi, müzik ve eğlence yeniden

Çiçek Pasajı’ndaydı

72 14 Türk Şef, Basque Culinary Center ile

bir araya geldi

34 Türkiye bu yıl turizm ile parlayacak

36 Vodafone Park turizm merkezi olacak

38 Turizmde insan sıcaklığı hep var olacak

40 2018’de En Çok Ziyaret Edilen 10 Ülke

www.hotelrestaurantmagazine.com

50 Adanmış turizmci:

Dilara Selimoğlu Özürün

marka

54 RATIONAL cihazları için Yeni

Servis Paketleri

şef in gözünden

60 Mutfağında inovasyon var!

Vedat Demir

gastro güncel

74 Coğrafi İşaretler, 65 bin öğrencinin

müfredatına giriyor

76 Yıllık en fazla artış, gıda ve alkolsüz

içeceklerde

78 İsrafı azaltıyor, sürdürülebilirliğe

katkı sağlıyor

80 Bakan Ersoy’dan GTD’ye tam destek


110

60 112

82 Mevcut tüketim modeliyle gezegenimiz

bize yetmeyecek

84 Tezer Öner: Gastronominin 50 tonu

102 UNICERA’da Ege Seramik farkı

104 Solarex için geri sayım başladı

hotel-tech

116 Ingenico Yeni Nesil ÖKC’ler GİB’e ‘Aylık

Satış Raporu’ gönderimine başladı

gastro aktüel

86 Gastronomi sektöründen kısa haberler

fuar

92 Ambiente; geleceğin trendlerini

sergiledi, ticareti ateşledi

94 Nude, Ambiente’de yeni

koleksiyonlarını sergiledi

96 Ege Vitrifiye yeni tasarımlarıyla

UNICERA’daydı

98 Seramiksan, yenilikçi ürünleriyle

damga vurdu

100 İpragaz, turizme enerji veriyor

101 İlham veren tasarımlarıyla

beğeni topladı

www.hotelrestaurantmagazine.com

106 Türkiye ve Çin arasındaki ticaret

köprüsü: ‘China Homelife’

107 Otellere yönelik asansör ve yürüyen

merdiven çözümleri bu fuarda

hijyen

108 Doğa dostu yeni seri:

Selpak Professional Essential

mekanın dili

110 Hatice Kumalar ile yeni mekanlar

yeni mekan

112 BOB Burger Moda’dan sonra

Ataşehir’de

114 Anadolu Mutfağı lezzetleri

‘Adabağlı’ ile Özlüce’de

118 Mitsubishi Electric ‘Evden Uzaya’ kadar

Türkiye’ye yatırım yapıyor

120 Form Şirketler Grubu, Lennox ile

yerli üretime geçiyor

122 Aygaz’dan soğuk havalara şık çözümler

124 Alarko’dan güvenilir ve yüksek

teknolojili yeni hidroforlar

125 Otomasyon sistemlerindeki

aksaklıkları azaltıyor

sektör

126 Endüstriyel temizlik sektörünün nabzı

INTERCLEAN İstanbul’da atacak

ürünler

128 Yeni ürünler


14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Çırağan Palace Kempinski

İstanbul’a üst düzey atama ve terfi

Çırağan Palace Kempinski İstanbul yönetim kadrosunda

değişiklikler yaparken önemli ve üst düzey atamalar

gerçekleştirdi. Nazlı Işıklı Anıl otelin yönetim kadrosuna İş

Geliştirme Direktörü olarak atanırken, son dört yıldır Satış

Direktörü olan Armağan Yolcu Satış ve Pazarlama Direktörü

olarak terfi edildi.

Mehmet Kemal Dedeman anıldı

Türkiye’de Otelciliğin Önderleri Bienali, turizmin ve otelciliğin

gelişmesine büyük katkılar sunan Dedeman Otelleri’nin kurucusu

Mehmet Kemal Dedeman’ı odağına aldı. 12 Şubat tarihinde gerçekleşen

bienal, Mehmet Kemal Dedeman ve Dedeman Hotels & Resort

Sergisi ile başladı. Bienal, 6 Haziran 1966 yılında turizme ilk adımını

Dedeman Ankara’yı faaliyete geçirerek atan Dedeman Otelleri’nin

vizyoner kurucusu Mehmet Kemal Dedeman’ın odağında gerçekleşti.

Dedeman Otelleri’nin geçmişten günümüze doğru logoların dönüşümü,

çeşitli otellerde yıllar önce kullanılan çalışan üniformaları ve geçmiş

dönemlerde oteldeki ziyafetlerin vazgeçilmezi olan porselen takımlar

sergide ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.

Marriott, Azerbaycan’da

organizasyon düzenledi

Türkiye ve Azerbaycan arasında bulunan bağları daha da güçlendirmek

amacıyla; Marriott International çatısı altında Türkiye’de faaliyet gösteren 13

otelin üst düzey yetkililerinin katıldığı Marriott Connections, 8 Şubat 2019 Cuma

günü JW Marriott Absheron Baku’de gerçekleşti.Türkiye’nin ve Türkiye’deki

otellerin Azerbaycan’daki yerel acentalara tanıtıldığı etkinlikte; Dünya Sağlık

Turizm Konseyi Başkanı, Azerbaycan Sivil Toplum Örgütleri Turizm Kalkınma

Merkezi Başkanı ve Milenyum Turizm Genel Müdürü Ruslan Quliyev; yaptığı

konuşmada karşılıklı olarak turizmi güçlendirmek amacı taşıyan bu etkinliğin

Bakü’de gerçekleştirilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Grand Hyatt Istanbul ve Park Hyatt

Istanbul otellerine yeni genel müdür

Rufat Babayev, Hyatt grubunda 23 yıldır dünyanın farklı ülkelerinde ve departmanlarında kazandığı

deneyimini Grand Hyatt İstanbul ve Park Hyatt İstanbul otellerinde devam ettirecek. 2003 yılında

Hyatt Oteller bünyesindeki ilk görevine Hyatt Hotel Bakü’de başlayan Babayev; Hyatt Regency

Varşova’nın ardından Hyatt Regency Kiev’e otel yöneticisi olarak atandı. 2015 yılında Hyatt Regency

Thessaloniki’ye Genel Müdür olarak geçen Babayev, Grand Hyatt İstanbul ve Park Hyatt İstanbul

otellerinde Genel Müdür olarak görev yapacak. Babayev ayrıca Türkçe, İngilizce, Rusça, Azerice ve

Lehçe olmak üzere 5 dil biliyor.


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Akfen GYO’nun 2018 yılı net kârı %166 arttı

Akfen GYO’nun 2018 yılı finansal sonuçlarına göre şirketin net kârı bir önceki yıla göre

yüzde 166 artarak 104 milyon TL’ye ulaştı. Konsolide kira gelirleri yüzde 54’lük artışla

98 milyon TL olarak gerçekleşen Akfen GYO’nun toplam varlıkları yüzde 39 artışla 2

milyar 437 milyon TL’ye çıktı. Akfen GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu, güçlü

finansal yapısı ile nitelikli projelere odaklanan Akfen GYO’nun sektördeki gücünü ve

güvenilir konumunu her geçen yıl daha da pekiştirdiğine dikkat çekerken, “Turizmdeki

yükselişle kârlılığımızı daha da yukarılara taşıyacağız” ifadelerini kullandı.

Concorde De Luxe Resort’a ödül

Antalya’nın doğal güzellikleri ve mavi bayraklı kumdan plajlarıyla ünlü Lara

bölgesinde misafirlerini ağırlayan Concorde De Luxe Resort, turizm sitesi Booking.

com misafirlerinin verdikleri oylarla Guest Review 2018 Ödülü’nü almaya hak

kazandı. Booking.com ziyaretçileri tarafından yapılan oylamada; Concorde De Luxe

Resort ödüle layık görüldü. Turizm sektöründeki en saygın organizasyonlardan biri

olan ve her yıl düzenlenen Guest Review Awards, sektörde hizmet veren kuruluşlar

için başarı sembolü olarak görülüyor.

Sıra dışı bir spa deneyimi

“Ulaşılabilir Lüks” kavramını ilke edinen Lazzoni Hotel, “Onni Spa” ile

de farkını ortaya koyuyor. 650 metrekarelik bir SPA kompleksine sahip

Lazzoni Hotel’de; 60 metrekarelik kapalı havuz, VIP masaj odası, üç ayrı

masaj odası, sauna, jakuzi, buhar odası, dinlenme odası, ılıklık alanı ve

özel kabin ile birlikte toplam altı kurnalı Türk hamamı yer alıyor. Masaj

odalarının üçü tekli. VIP Masaj Odası ise keşfedilmeye değer! İçerisinde

bir adet çift masaj yatağı, jakuzi, sauna ve dinlenme alanı mevcut.

İstanbul Sabiha

Gökçen’e iki ödül

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı,

İstanbul Zihinsel Engelli Çocuklar Vakfı ( HYPERLINK

“http://www.hurriyet.com.tr/haberleri/izev” \t “_blank”

İZEV) ile “Hayat ve Biz” çatısı altında hayata geçirdiği

“Hayvanlar ve Biz” projesiyle aldığı ödüllere yenilerini

ekledi. Dünyanın tek bağımsız ödül organizasyonu olan

Mercury Excellence Awards tarafından “Hayvanlar ve

Biz” projesi iki ödüle layık görüldü.


Proje

rtağım

LED Aydınlatma Otel & İnşaat Projeleri Dijital Ekran Çözümleri İklimlendirme Kamu

PROJENiZiN HER AŞAMASINDA

VESTEL PROJE ORTAĞIM YANINIZDA!

Dijital Ekran Çözümleri

Çeşitli ürün seçenekleriyle teknolojik çözümler

sunarken reklam, tanıtım ve bilgilendirme

faaliyetlerini gerçekleştirmenize imkan sağlıyoruz.

Kamu

Projeleri kamu kurumlarının

ihtiyaçları doğrultusunda

geliştiriyoruz. Gereken

ürünlerin satışını

kamu sektöründe

doğrudan yapıyoruz.

LED Aydınlatma

LED aydınlatma ürünleriyle hem iç

hem dış mekana uyumlu, tasarruf

sağlayan projeler gerçekleştiriyoruz.

Otel & İnşaat Projeleri

Otel ve inşaat projelerinde müşterilerimizle

ihtiyaca yönelik uzun soluklu iş ortaklıkları

kuruyoruz.

İklimlendirme

Projelendirme aşamasından anahtar

teslimine kadar her adımda projelerinize

değer katıyoruz. Üstün tasarım ve

yüksek verimlilikle geliştirilen ürünlerimiz

sayesinde çevreye duyarlı çözümler

sunuyoruz.

info@vestelprojeortagim.com.tr 0850 577 8876

/vestelprojeortagim

www.vestelprojeortagim.com.tr


18

hotel restaurant

& hi-tech

antre

“2018-2019 Dünyanın En İyi Süper Yat Marinasi”

Yalıkavak Marina

Yalıkavak Marina, dünya yatçılık sektörünün en prestijli kurumlarından biri

olan The British Yacht Harbour Association (TYHA) tarafından “2018-2019

Dünya’nın En İyi Süper Yat Marinası” ödülüne layık görüldü. TYHA tarafından

28 Şubat’ta resmi olarak açıklanan ödüller; 24 Nisan 2019 tarihinde

İngiltere’de özel bir törenle sahiplerini bulurken, Yalıkavak Marina’yı temsilen

ödülü Marina Direktörü Deniz Akaltan teslim alacak.

W Istanbul’a yeni Satış Direktörü

Restoranlar, kafeler, tasarım ve sanat galerileriyle dolup taşan tarihi Akaretler Sıraevler’in

merkezinde yer alan W Istanbul, deneyimli ve başarılı kadrosuna önemli bir isim daha ekledi.

Semih Hazar Satış Direktörü olarak göreve atandı. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi

Turizm İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Hollanda’da Uluslararasi Turizm

İşletmeciliği ve Danışmanlık eğitimi alan Semih Hazar kariyerine Swissôtel Büyük Efes Izmir’de

Satış Temsilcisi olarak başladı. Divan Hotel Taksim, The Istanbul EDITION, Shangri-La Bosphorus

Istanbul, Istanbul Marriott Hotel Şişli ve Soho House Istanbul otellerinin satış ve pazarlama

ofislerinde farklı görevlerde bulundu.

D-Marin, ORC 2019

Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak

Sailing Club Val, D-Marin Mandalina ve Sibenik Belediyesi 2019 Haziran ayında

D-Marin ORC 2019 Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak. Dünyanın her yanından

150 yelkenli ve bine yakın yelkencinin katılacağı bu prestijli regatta, Sibenik’te

bugüne dek düzenlenen en büyük spor etkinliği olacak. Regatta programı 31 Mayıs’ta

teknelerin ölçümleriyle başlayacak ve açılış 2 Haziran Pazar günü Sibenik şehrinde

gerçekleşecek. D-Marin’in genel sponsoru olduğu şampiyonanın ödül töreni 8 Haziran

günü yarışların ardından D-Marin Mandalina’da düzenlenecek. Yelkenliler, D-Marin

Mandalina ve Sibenik kıyısındaki bulvara bağlanarak, ziyaretçilere tekneleri yakından

görebilme şansı sunacak. Altı gün sürecek yarışlar, bir uzun, bir kısa açık deniz seyir

yarışının yanı sıra iki parkur alanında şamandıra yarışlarını içerecek.

Pegasus’tan dünyada bir ilk

2018 yılında girdiği dijital dönüşüm çerçevesinde tüm süreçlerini dijitalleştiren Pegasus,

Yeni Çipli Kimlik Kartı ile Seyahat Teknolojisi’ni, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası

Havalimanı terminal işletmesiyle yapılan ortak çalışmayla iç hatlarda 18 Şubat 2019

tarihi itibarıyla 208B uçuş kapısında test etmeye başladı. Yeni Çipli Kimlik Kartı ile

Seyahat Teknolojisi sayesinde check-in işlemini tamamlamış misafirlerine biniş kartları

olmadan sadece yeni çipli kimlik kartlarıyla uçuşlarına gidebilecekleri hızlı ve kolay bir

uçuşa kabul deneyimi sunmayı hedefleyen Pegasus, dünyada bir ilk olacak bu projeyi

2019 sonuna kadar Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan gerçekleşecek tüm yurt içi uçuşları

için kullanılan uçuş kapılarında hayata geçirmeyi planlıyor.


“Misafir memnuniyetinden ödün vermeden

öğlen ana büfe maliyetini düşürmek istiyorum.”

Havuz ve beach alanlarındaki

snack alanlarında uygun

maliyetli et-tavuk burgerleri

ve snack reçeteleriyle

hem misafir memnuniyetini

artırın hem de ana büfe

maliyetinizi düşürün.

www.ufs.com


20

hotel restaurant

& hi-tech

antre

2 bin kadına hijyen eğitimi verecek

Akfen Holding tarafından kurulan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık

Vakfı (TİKAV) koordinatörlüğünde, Akfen Yenilenebilir Enerji bünyesinde

yatırımları yapılan 26 enerji santralinin bulunduğu kırsal bölgelerde

yaşayan halka sunulan ödüllü sosyal sorumluluk proje dizisi devam ediyor.

Geçen yıl 17 bölgede 1500 kadının katıldığı ‘Önce Sağlık’ projesinin birçok

alanda örnek gösterilip ödül almasından sonra 2019’da uygulanacak

Hijyen Sağlıktır’ projesinde hedef büyütüldü. Türkiye’nin 26 bölgesinde

yaşayan kadınlara hijyen eğitiminin verileceği projede 2 binin üzerinde

kadına ulaşılacak.

Snowkite Dünya Kupası

Erciyes’te gerçekleşti

Emirates ve flydubai’nin ödüllü sadakat programı Emirates Skywards, Paris’te

düzenlenen 2019 Sadakat Ödülleri’nde ‘Yönetimde Mükemmellik’ ödülüne

layık görüldü. 2018 yılında lansmanı yapılan, 23 milyondan fazla üyeye sahip

olan sadakat programında bu zamana kadar, 1.5 milyara yakın mil kullanımı

gerçekleşti.Ödül töreni, seyahat endüstrisindeki sadakat programları ve yolcu

sadakati konularına odaklanarak, önde gelen bağımsız yönetim şirketi Global

Flight tarafından 15. Sadakat & Ödülleri Konferansı’nda gerçekleştirildi. Art

arda ikinci kez bu ödülü alan Emirates Skywards’ın ödülü, Kıdemli Başkan

Yardımcısı Dr. Nejib Ben Khedher tarafından teslim alındı.

Son 4 yıldır gerçekleştirdiği ulusal ve global spor organizasyonları ile dünyadaki en

prestijli kış sporları merkezleri ile birlikte anılmaya başlanan Erciyes Kayak Merkezi bir

dünya kupasına daha ev sahipliği yaptı. Uluslararası Kiteboard Federasyonu, Kayseri

Büyükşehir Belediyesi, Erciyes A.Ş ve Oli Spor Kulubü tarafından organize edilen Dünya

Kupası, Turkish Airlines, Ozone Kites, Alberg Cafe, Erciyes Kite Hotel sponsorlukları

ile 1-3 Mart tarihleri arasında Erciyes 2.200 metredeki Tekir bölgesinde gerçekleşti.

Dünya klasmanında gerçekleşen yarışlarda 2003 doğumlu Türk sporcu Sarp Bulut,

kendisinden yaşça büyük birçok yerli ve yabancı sporcuyu geride bırakarak ‘Snowboard’

kategorisinde uzun mesafe ve parkur yarışlarında ilk 3 içerisinde kendine yer buldu.

Emirates Skywards’a

Mükemmellik Ödülü

Mavi yolculuk, tekne kiralama

platformuyla erişilebilir hale geldi

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre, Türkiye, 40

milyonu aşan turist sayısıyla dünyanın en çok ziyaret edilen 10 ülkesi arasında yer

alıyor. Türkiye’ye gelen turistler genellikle otel tatilini tercih ederken, uzun yıllardır

atıl kalan yat turizmi son yıllarda yeniden dikkat çekmeye başladı. Dünyadaki

tüm tekne ve yat kiralamalarının %70’inin gerçekleştiği Akdeniz çanağı, 6 milyar

Euro’luk ticari hacmiyle öne çıkıyor. Mavi yolculuk olarak adlandırılan yat turizmi

bir zamanlar lüks bir hobi olarak anılırken, artık alternatif tekne ve yat kiralama yöntemleriyle erişilebilir hale geldi ve dünyanın en

hızlı gelişen turizm türleri arasındaki yerini aldı. 2016 yılında Türkiye’de doğan ve Akdeniz çanağı başta olmak üzere, 22 ülke ve 250

lokasyonda online tekne kiralama hizmeti sunan Viravira.co, 120 bin dolarlık ilk yatırımı ile Avrupa pazarında büyümeyi hedefliyor.


22

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Turquality’de firmalar,

15 yılda 2.5 milyar TL destek aldı

Progroup Uluslararası Danışmanlık, MÜSİAD Milli Markalar Çalışma Grubu,

Turquality Patronlar Platformu ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Sürekli Eğitim

Merkezi işbirliği ile “Uçtan Uca Marka ve Turquality Uzmanlık ve Vizyon Programı”

başladı. Turquality’de 250 firmanın bulunduğu kaydeden Progroup Başkanı Dr.

Salim Çam, son 15 yılda marka destek programından yararlanan firmalara, devletin

yaklaşık 2.5 milyar TL destek sağladığını kaydetti. Son dönemlerde firmaların

Turquality programına girmeye yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Dr. Salim Çam,

şunları söyledi: “İç piyasadaki daralmayla birlikte ihracata yönelen şirketler,

Turquality marka destek programından yararlanmayı istiyorlar. Özellikle, endüstriyel

anlamda yarı mamül ve hammadde üreticileri, otomotiv yedek parça, lojistik,

yazılım, sağlık, turizm, demir ve çelik sektörlerinden yoğun ilgi mevcut. Şunu bilmek

gerekiyor ki, Turquality bir teşvik programından öte, işletmeler için bir iş ve değer

modelidir” şeklinde konuştu.

Taksim International Group Hotels’in Kurumsal

İletişim Müdürü Atilla Sedat Düzgün oldu

Türk turizminin deneyimli isimlerinden Atilla Sedat Düzgün Taksim International

Group Hotels markasında Kurumsal İletişim Müdürü oldu. Düzgün yeni göreviyle

ilgili olarak şunları söyledi: “1 Şubat 2019 tarihi itibari ile yeni bir heyecan,

yeni bir yol, yeni bir yolculuğa başladım. 20 yıldan bu yana Türkiye turizminin

birçok noktasında sizlerle birlikte oldum. Bazen rehber, bazen reklamcı, bazen

operasyoncu, bazen acentacı olarak tanıdınız beni. Şimdi 20 yıldır biriktirdiğim tüm

bilgi ve birikimleri büyük bir markada taçlandırma zamanı geldi. Türkiye’nin en

önemli Otel Gruplarından Taksim International markası çatısı altında olacağım.

Çıktığım bu büyük yolculukta bana olan güvenini ve desteğini esirgemeyen tüm

büyüklerimden, dostlarımdan ve kardeşlerimden Allah razı olsun. Tüm turizm

paydaşlarımıza dostluğu, güveni ve güzellikleri Taksim etmeye geliyoruz.”

Corporate Stars Zirve 2019, yıldız isimleri ağırlayacak

Corporate Stars; incelikle hazırlanmış zengin program içeriği ile konaklama, toplantı,

etkinlik, moda, sanat ve teknoloji başlıklarını, trendleri, konunun önde gelen isimleriyle, farklı

perspektifleriyle, mercek altına almak için buluşma merkezi olacak. Kongre, toplantı, teşvik

seyahatlerine yeni bakış açıları getirecek konuşmacılar, forum, panel ve B2B görüşmeler

ile doyumsuz bir iletişim deneyimini sunan, ‘’Corporate Stars 2019’’ sektörün en iyi etkinlik

planlayıcılarının özenle tasarladığı sosyal geceleriyle de unutulmaz deneyimler yaşatmak için

geliyor.Uluslararası forum, zirve etkinlikleri alanındaki tecrübesiyle Q event, Türkiye’nin en iyi

markalarını 16 Nisan’da ses getirecek bir iş zirvesinde buluşturacak.

Pegasus, 2018’i 8,3 milyar TL ciro ile kapattı

Pegasus Hava Yolları, 2018 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Kamuyu Aydınlatma

Platformu’nda (KAP) yer alan verilere göre 2018 yılında misafir sayısını yüzde 8 artırarak 30

milyon misafire yaklaşan Pegasus, cirosunu ise yüzde 55 yükselterek 8,3 milyar TL’ye çıkardı.

Pegasus’un 2018 yılı net dönem kârı ise 507 milyon TL olarak gerçekleşti. Pegasus, 2018 sonu

itibarıyla iç hatlarda 17,7; dış hatlarda 12,3 olmak üzere toplam 30 milyon misafirine hizmet

verdi. Pegasus’un bir önceki yıla göre iç hat misafir sayısı yüzde 5 artarken, dış hatlarda

misafir sayısı yüzde 12 oranında büyüdü.


Mutfağınız

Bağlandı.

ConnectedCooking 2.0

Mutfağınızı RATIONAL ile

iletişim ağınıza bağlayın.

Profesyonel mutfakların tartışmasız

en büyük dijital platformu.

ConnectedCooking.com


24

hotel restaurant

& hi-tech

ACE of M.I.C.E. Exhibition By Turkish Airlines

6. defa global MICE endüstrisini ağırladı

Türkiye’nin ilk ve tek etkinlik, toplantı ve kongre endüstrisi fuarı ACE of M.I.C.E. Exhibition

by Turkish Airlines “Connecting Dots” mottosuyla altıncı defa global MICE endüstrisini

ağırladı ve 3 günde 15.523 profesyonel ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

20-22 Şubat tarihlerinde İstanbul

Kongre Merkezi’nde gerçekleşen

6. ACE of M.I.C.E. Exhibition by

Turkish Airlines başarıyla sona erdi.

Turizm Medya Grubu, yayımladığı

fuar sonuç infogragrafiği ile 6. ACE of

M.I.C.E. fuarının da başarılı bir şekilde

tamamlandığını ifade etmiş oldu.

41 ülkeden 254 uluslararası firma

Uluslararası Hosted Buyer Programı

kapsamında yurtdışı pazarından fuara 41

ülkeden 254 uluslararası nitelikli MICE

profesyoneli ve 550 ulusal profesyonel

katıldı. Fuar kapsamında, katılımcı

firmalarla satın alıcılar arasında toplam

5746 B2B toplantı gerçekleştirildi. 3

gün boyunca, fuara 15.523 profesyonel

ziyaretçi katılım gösterdi.

20 milyar tl değerinde iş bağlantısı

potansiyeli

2019 yılı için Uluslararası Hosted

Buyer programı kapsamında ağırlanan

firmaların yıllık etkinlik ve toplantı bütçesi

20 Milyar TL’yi aşarken, satın alıcılar

ağırlıklı olarak Avrupa, Rusya, Hindistan

ve Asya ülkelerinden katılım gösterdi.

28 oturum ve 50 konuşmacı

Global MICE sektörünün en büyük

marka ve isimlerini bir araya getiren

ACE of M.I.C.E. by Turkish Airlines

2019 Speakers’ Corner Konferans

Programında, deneyimsel pazarlama

ve deneyim tasarım, destinasyon

pazarlaması, etkinlik teknolojileri ve

espor temaları işlendi. Toplam 28

oturuma ve 50 konuşmacıya ev sahipliği

yapan fuarın tüm oturumları, endüstri

tarafından büyük ilgi gördü.

Deneyimsel Pazarlama ve Deneyim

Tasarımı konularında dünyanın lider

etkinlik ve yönetimi şirketi GES’in

Uluslararası Genel Müdür Yardımcısı

Jason Popp; PICO Global Marka

Etkileşimi Direktörü Gregory Crandall;

Sila Sveta’dan Anastasia Filatova; küresel

pazarda lider deneyimsel pazarlama

ajansları Jack Morton Worldwide’dan

Caspar Mason ve Freeman XP’den Jordan

Waid konferans programı kapsamında

ACE of M.I.C.E.’a katıldı. Bunların yanında

Kurumsal İletişimciler Derneği Paneliyse;

SOCAR Türkiye, TAB Gıda, Pepsi Co,

Sabancı Üniversitesi gibi markaların

iletişim yöneticilerini buluşturdu.

Çelebi Havacılık Holding sponsorluğunda

düzenlenen Destinasyon Pazarlaması

oturumlarında ICCA Paneli; Rusya, Seul,

Sırbistan, Güney Afrika ve Abu Dabi gibi

destinasyonların turizm otoriteleri ve

kongre bürolarının başkanları, ICCA

Avrupa direktörünün moderasyonunda

gerçekleşecek panelde buluştu.

Hızla yükselen trend e-spor’un en

önemli isimleri de fuardaydı

Vestel sponsorluğunda düzenlenen


E-spor oturumları ise Kaan Kural ve

Tunç Berkman moderasyonunda iki farklı

panele ev sahipliği yaptı. RIOT Games,

Netmarble’ın yöneticileri ve Türkiye

Espor Federasyonu gibi endüstrinin

kilit aktörlerini bir araya getiren

panellerde, E-spor’un geleceği ve etkinlik

endüstrisine ve markalara vaat ettikleri

ele alındı.

Antalya ve Kuzey Kıbrıs destinasyonları

tanıtıldı

Antalya Tanıtım Vakfı Başkanı Yeliz Gül

Ege’nin ve KKTC Turizm ve Çevre Bakanı

Sayın Fikri ATAOĞLU’nun özel olarak

katılım gösterdiği fuarda, yer aldıkları

gösterişli stantlarla Antalya ve Kuzey

Kıbrıs destinasyonları MICE endüstrisine

en iyi şekilde tanıtıldı.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib

Avdagiç’ten özel ziyaret!

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib

Avdagiç, fuarın 2. gününde ACE of

M.I.C.E.’ı ziyarete geldi ve fuar alanını

İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu

Üyesi ve ICVB Başkan Vekili Bahadır

Yaşık ve Turizm Medya Grubu Başkanı

Volkan Ataman eşliğinde dolaştı. ACE of

M.I.C.E.’a özel verdiği röportajda, Avdagiç

şunları söyledi:

“ACE of M.I.C.E. Exhibition gerçekten

yüz akı bir iş oldu. Bizim İstanbul Ticaret

Odası olarak en öncelikli işlerimizden

birisi etkinliklerin, kongrelerin ve

toplantıların sayısı arttırmak. Aynı

zamanda kitlesel turizmi de arttırmak

gibi bir amaç da güdüyoruz ve işte bu

noktada ACE of M.I.C.E. Exhibition by

Turkish Airlines kilit bir rol oynuyor.”

dedi.

Fuarın açılış seremonisinde, açılış

konuşmalarını KKTC Turizm ve Çevre

Bakanı Sayın Fikri ATAOĞLU, İstanbul

Vali Yardımcısı Ahmet Hamdi USTA,

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği

Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Firuz

BAĞLIKAYA, Kültür ve Turizm Bakanlığı

Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Vekili

Onur GÖZET, İstanbul Ticaret Odası

Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul


26

hotel restaurant

& hi-tech

Kongre ve Ziyaretçi Bürosu Yönetim

Kurulu Başkan Vekili Sayın Bahadır

YAŞIK, Türk Hava Yolları Yurtiçi Satış

Başkanı Sayın Emre MENEVŞE, Rixos

Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı Sayın

Fettah TAMİNCE ve Turizm Medya

Grubu Başkanı Sayın Volkan ATAMAN

gerçekleştirdiği etkinlikte, katılımcılar

fuar dışında yapılan etkinliklerle de

keyifli zamanlar geçirdi ve unutulmaz

ve değerli anılar ile fuarı tamamladılar.

İstanbul, uluslararası katılımcılara

Boğaz turuyla tanıtıldı

ıtıldı. 20 Şubat akşamı Uluslararası

Hosted Buyer’ların ve konuşmacıların

katılımıyla gerçekleşen Boğaz turuyla

profesyonel rehberler eşliğinde İstanbul

destinasyonu uluslararası katılımcılara

tanıtıldı. Keyifli boğaz turunun ardından,

550 kişinin katılımıyla İstanbul boğazının

en muhteşem mekanlarından biri olan

PORTAXE’da gerçekleşen gala yemeğinde

uluslararası ve ulusal katılımcılar, hosted

buyer’lar ve konuşmacılar aynı masa

etrafında muhteşem bir gecede bir araya

geldi ve networkün devamlılığı sağlandı.

Fuarın ikinci günü ise, 41 ülkeden 1500

MICE profesyoneli muhteşem bir parti

eşliğinde Beşiktaş Dorock XL’de bir araya

geldi. Özel davetliler, Video mapping şov,

müzik grupları, DJ ve sürprizlerle dolu

dans performansları eşliğinde unutulmaz

bir gece yaşadı.


28

gündem

TUSAD-YONDER-Asat Der,

tek çatı için ilk imzayı attı!

Güçlerini birleştirerek tek güçle yola çıkma kararı alan TUSAD-YONDER-Asat Der, 100’e yakın

acentasını bir araya getirdiği yemekli toplantıda, Ortadoğu Turizm Seyahat Acentaları Dernekleri

İyi Niyet Sözleşmesi’ni imzaladı, Ortadoğu acentelerini tek çatı altında toplamak hedefiyle birlik

ve beraberlik çağırısı yaptı.

TUSAD-YONDER-Asat Der, 100’e

yakın acentasını bir araya getirdiği

yemekli toplantıda birlik ve beraberlik

çağırısında bulunarak Ortadoğu Turizm

Seyahat Acentaları Dernekleri İyi Niyet

Sözleşmesi’ni imzaladı. Evvel Restoran

sponsorluğunda 23 Şubat Cumartesi

akşamı düzenlenen buluşmaya İstanbul

Turizm ve Seyahat Acentaları ve İşadamları

Derneği (TUSAD) Başkanı Hasan Bayram,

Arap Seyahat Acentaları ve Turizm

Geliştirme Derneği (Asat Der) Başkanı

Ahmet Kırk ve YONDER (Yancakaya Derneği)

Başkanı Metin Duyar’ı temsilen imza

töreninde hazır bulunan YONDER Başkan

Vekili Hasan Yazıcı hazır bulundu.

Bayram: “Turisti çok rahat taşıyamıyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını yapan

İstanbul Turizm ve Seyahat Acentaları ve

İşadamları Derneği (TUSAD) Başkanı Hasan

Bayram, seyahat acentaları olarak turizmde

yaşadıkları sorunlara değinerek, “Sektöre

değer katıyoruz ama turisti çok rahat

taşıyamıyoruz. Turizm seyahat acentası

belgeniz varsa havalimanından yolcuyu

alamıyorsunuz. Ama arabanızın üzerinde bir

hastane logosu varsa rahat alabiliyorsunuz.

Aracınızın önünde D2 belgesi, TÜRSAB

belgesi varsa her türlü çevirmeye, denetime

tabi tutuluyor muyuz? Ama binek bir araçla

turist taşırsanız hiç kimse size maalesef

karışmıyor. Ülkemizde işi kuralınca

yapmak, değer katmak çok zor. Bu zorluğu

10 yıldan fazladır yaşıyoruz” diye

konuştu.

“Birlik olmadığımız için çile

çekiyoruz”

Türkiye’ye nitelikli turisti Ortadoğu

turizmi yapan acentaların

getirmesine karşın çile çekmeye

devam ettiklerini anlatan Bayram,

“Bu ülkeye kaliteli turisti kim

getiriyor? Ortadoğu turizmi işini

yapanlar getiriyor. Sizlerin her

birinizin ülkemize getirdiği kişi

başı turizm geliri 2 bin dolar

civarında. Ama gelin görün, biz çile

çekiyoruz. Bunun birinci sebebi,

birlik olamamamız. Birlik olmadığımız,

sesimizi tam duyuramadığımız için de

birçok kurum bizi dikkate almıyor” dedi.

“Her önüne gelen kendini sektörün lideri

olarak tanıtıyor”

Hasan Bayram, çile çekmelerinin ikinci

sebebi olarak her önüne gelenin kendini

sektörün lideri olarak tanıtmasını gösterdi.

“Bu da bizi yıpratıyor. Bir ülkede söz sahibi

olmak istiyorsanız ya bir siyasi parti ya da

bir dernek kuracaksınız” diyen Bayram,

bu süreçte derneklerde birlikte hareket

etmenin gerekliliğine işaret ederek, TUSAD,

Asat Der ve YONDER olarak bir aradayız.

Biz ezelden beridir de birlikte hareket

ediyorduk. Bundan sonra da inşallah birlikte

hareket edeceğiz.” diye konuştu.

“Sesimizi duyurmanın tam zamanı!”

Ortadoğu seyahat acentalarını tek çatı

altında toplamak için ilk adımı attıklarını,

önümüzdeki süreçte yapılacak yerel ve

STK’ları birleştiren seçimlerin birlik olmak

ve seslerini duyurmak için iyi bir fırsat

olduğunu ifade eden Bayram, acentalara

birlikte hareket etme çağırısı yaparak “Bu

seçimlere iyi hazırlanmalıyız. Hem de bu

seçimlerde birlikte sesimizi gür bir şekilde

duyurmalıyız. Ses bir kişiden, bir dernekten

çıkınca artık yeterli olmuyor. Bizim bir

araya gelip birleşmemiz lazım. Sizlerden

de bu konuda destek istiyoruz. Emek

sarf ediyoruz, çile çekiyoruz. Sizler gece

gündüz direksiyon sallıyorsunuz. Ama gel

gelelim bir AVM çıkışından, havalimanından

rahat yolcu alamıyorsunuz. Belgeleriniz

görünmediği için binlerce aracımıza,

arkadaşlarımıza ceza yağıyor” diye konuştu.

Kırk: “Birlik olmazsak bürokrasiyi

aşamayacağız”

Arap Seyahat Acentaları ve Turizm

Geliştirme Derneği (Asat Der) Başkanı

Ahmet Kırk, imza töreninde yaptığı kısa

konuşmasında “Ne kadar bölünürsek, o

kadar çabuk dağılacağız ve yıpranacağız.

Aramızdaki fitnecileri gönderelim

arkadaşlar. Ben bırakın dernek başkanı

olmayı, bir acenteci olarak utanıyorum.

Lütfen birlik olalım, birlik olmazsak

bürokrasiyi aşamayacağız. Bu sıkıntıları

çözemeyeceğiz. İlk hedefimiz birlik olmak”

dedi.

Yazıcı: “Turizmde kaliteli ve güçlü bir

birliğimiz var”

YONDER Başkanı Metin Duyar’ı temsilen

imza töreninde hazır bulunan YONDER

Başkan Vekili Hasan Yazıcı ise, “İnşallah

bu birlik ve beraberlik adımımız ile tüm

turizm camiası adına güzelliklere vesile

olacak. Çünkü gerçekten turizmde kaliteli

ve güçlü bir birliğimiz var ve bu üç derneğin

birleşmesiyle de yolumuza devam edeceğiz”

dedi.

Bayram: “Güçlerimizi birleştiriyoruz, tek

güçle yola çıkıyoruz”

Konuşmaların ardından Ortadoğu Turizm

Seyahat Acentaları Dernekleri İyi Niyet

Sözleşmesi’nin altına imzalarını koyarken,

TUSAD Başkanı Hasan Bayram, katılımcı

acentalara sözleşmenin içeriğini şu

cümlelerle duyurdu: “Ortadoğu Arap

ülkelerinden incoming yapan seyahat

acentalarının üye olduğu TUSAD, ASAT

DER ve YONDER dernekleri arasında birlik

ve beraberlik için iş bu sözleşme Türkiye

turizmine en üst kalitede değer katmak

amacıyla imzalanmıştır. Hayırlı uğurlu

olmasını diliyorum”.


hotel restaurant

30 & hi-tech

gündem

Global otel yatırımları

67 milyar dolara ulaşacak

JLL Hotels & Hospitality uzmanlarının hazırladığı ‘Otel yatırımları görünümü’ adlı

rapor açıklandı. Buna göre, geçen yıl 67,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen

global otel yatırımlarının hacmi, bu yıl 67,2 milyar doları bulacak.

TUYED Ar-Ge’nin uzmanların

raporundan derlediği bilgilere

göre, ekonomik alanda yaşanan

belirsizliklere rağmen, otel yatırımları

devam edecek. Geçen yıl yatırımcılar,

yeni otel yatırımları için yakın vadeli özel

fonlardan 28,8 milyar dolar toplamayı

başardı. JLL uzmanları, bu fonların

sermayenin etkin dağılımı anlamında,

büyük ölçekli yatırımlar için doğru bir

strateji çerçevesinde kullanıldığını

belirtiyor.

Son 5 yıldaki küresel otel yatırımlarının

yüzde 70’i birden fazla alanda

yatırım yapan yatırımcılar tarafından

gerçekleştirildi. JLL uzmanları, otel

arazilerinin giderek değerlendiğini ve

yatırımcıların gayrimenkule yatırım

yapmaya devam edeceğini öngörüyor.

Geçen yılki sermaye girişlerinin büyük

bir kısmı Ortadoğu ve Asyalı yatırımcılar

tarafından gerçekleştirildi. Avrupa

ve Kuzey Amerikalı yatırımcıların

bazılarının ise Asya pazarına odaklandığı

ve buranın sunduğu fırsatlardan dolayı

2019’daki yatırım faaliyetlerini bu bölgeye

kaydırması bekleniyor.

ABD’nin 2019 projeksiyonu

Geçen yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde

faaliyet gösteren lüks otel markalar yıllık

bazda satışlarını yüzde 76, resortlar ise

40 artırdı. JLL uzmanları, bu yıl ABD’de

otellerin toplam işlem hacminin 36.5

milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor.

JLL Hotels & Hospitality’nin Amerika

CEO’su Gilda Perez-Alvarado, “Otelere

yatılım stratejileri, sunulan fırsatlarla

yakından ilgili. Piyasaya baktığımızda, son

derece değerli mülkler, ciddi miktarda

sermaye ve bunun verimli kullanılmasına

yönelik yöntem arayışları olduğunu

görüyoruz. Bu yılın yatırım ortamını bu

kilit unsurlar belirleyecek” diyor.


PROFESSIONAL

X8

Der Güçlü, robuste, çok yönlü vielseitige özel kahve Kaffeespezialitäten-Profi

uzmanı

Özellikler

Vorzüge

• Modern 21 programmierbare tek dokunuş Spezialitäten

fonksiyonu

sayesinde Individueller sadece Kaffeegenuss

bir tuşa basarak

21 auf programlanabilir Knopfdruck dank spesiyaller moderner

ile

bireysel One-Touch-Funktion

kahve keyfi

• Kilitlenebilir Abschließbarer kahve Bohnen çekirdek behälter haznesi und

ve

su Wassertank

haznesi

Dış Als Schutz etkilere vor karşı Fremdeinwirkung

koruma olarak

• Ürün Sperrfunktion seçme ve für programlama die Bereiche alanları

için Produkte kilitleme und fonksiyonu

Programmierung

Hatalı Verhindert işlemleri Fehlmanipulationen önlemek için, örneğin

z. B.

temizlik bei Reinigungsarbeiten

esnasında

• 6 große, büyük, frontal önden kumandalı angeordnete direkt Direkt-

ürün

seçme wahl- sowie ve 2 navigasyon 2 Navigationstasten

düğmesi ile bir

tuşa Kaffeegenuss dokunarak auf kahvenin Knopfdruck

tadını çıkarın

X8’in Die Vielseitigkeit çok yönlülüğü der etkileyici: X8 besticht: Süt Sie ve beherrscht süt köpüğü das ile hafifletilmiş gesamte Spektrum kahve spesiyalitelerinin

der mit Milch

yanı und Milchschaum sıra siyah kahve verfeinerten spesiyaliteleri Kaffeespezialitäten, ile klasik fincan kahvenin die volle Bandbreite en geniş çeşitlerini von Schwarzkaffeespezialitäten

ustalıkla sunuyor. sowie den Ayrıca, klassischen çay severlerin Kännchenkaffee. özellikle takdir Zusätzlich ettiği sıcak verfügt su için sie über farklı

tek

cihazda sıcaklık unterschiedliche seviyelerine Temperaturstufen sahiptir. Sağlam, für yüksekliği Heißwasser, ayarlanabilen was Teeliebhaber kombine besonders kahve çıkış zu ağzı

ile schätzen tek bir wissen. tuşa dokunarak Über ihren fincan soliden, veya höhenverstellbaren bardaklara bir veya Kombiauslauf iki kahve spesiyalitesi gelangen aynı

auf

anda Knopfdruck dolabilir. wahlweise Pratik fincan eine oder konumlandırma gleichzeitig yardımcısı, zwei Kaffeespezialitäten self servis alanı in için die fincanın

Tassen

yerini bzw. Gläser. önceden Die belirler.

praktische Tassenpositionierungshilfe prädestiniert sie geradezu für den

Aynı Selbstbedienungsbereich. şekilde, büyük ve kolay Ebenso anlaşılabilir die großen, ürün hazırlık klar zugeordneten düğmeleri. Zubereitungstasten.

Tamamen kişisel

ihtiyaçlara Ganz auf die göre spezifischen belirlenen Bedürfnisse kahve spesiyaliteleri, zugeschnitten, ekrandaki lassen yerlerinden sich Kaffeespezialitäten istenildiği

beliebig

in ihrer kolayca Position getirilebilinir. auf dem İster Display standart, verschieben. büyük su Ob deposuyla mit dem standardmäßigen,

donatılmış olsun,

konuma isterse großen şebeke Wassertank suyu ausgestattet bağlantı kiti ile oder donatılmış mit einem olsun, stabilen X8 hem Frischwasser-Kit değişken hem nachgerüstet, de sabit

yerlerde die X8 brilliert parlar.

sowohl an variablen als auch an festen Standorten.

Empfohlenes Zubehör


Glass Cup Warmer


Cool Control 1 Liter Wireless


Cool Control 1 Liter Basis


Milk Cooler Piccolo


Smart Compact Payment Box


Bohnenbehälter-Erweiterung


Frischwasser-Kit


Kaffeesatzabwurf-/Restwasser ablauf-

Set


Möbelreihe Coffee to Go


32

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

EXP-ERT DMC 3. yılını Albüm’de kutladı

STAR EFFECT mottosuyla geceye

hazırlanan EXP-ERT DMC 3.

yılını Kuruçeşme’nin gözde

mekanlarından Albüm’de STAR

misafirleri ile kutladı.

Türkiye’nin her yerinden toplamda

200 acente yöneticisi, birbirinden

önemli tur operatörleri, TÜRSAB

Yöneticileri ve turizm basının güzide

temsilcilerin katılım gösterdiği

gecede EXP-ERT DMC Yönetim

Kurulu Başkanı Kemal Ertem,

gecede misafirlerini kapıda karşılayıp

bire bir ilgilendi.

Ukraynalı melekler göz doldurdu

Gecenin en özel dakikaları Ukrayna’dan

gelen dansçı kızların sergiledikleri

şovdu. Yoğun bir haftanın sonuna doğru

misafirler DJ Mert Demir’in geceye

özel hazırladığı repertuar ile stres atma

fırsatı yakalarken bir yandan da mekanın

özel hazırladığı lezzetleri tanımladı.

Ertem: “Tek hedefimiz yeni tur

paketleri ve destinasyonlarla yola

devam etmek”

EXP-ERT DMC Yönetim Kurulu Başkanı

Kemal Ertem yaptığı konuşmada “3

yıldır misafirlerimize Rusya, Ukrayna,

Beyaz Rusya, Gürcistan, Azerbaycan,

Moldova, Balkanlar ve Avrupa’da

hizmet vermekteyiz. Sadece acentalar

ile çalışıyoruz. Şirketlere hizmet

vermiyoruz. Çıktığımız ilk günden bu

yana geçmişten gelen tecrübemizi,

bölge birikimimiz, yetkini personelimiz

ve kusursuz hizmet mottosuyla

destekleyip hızlı yol aldık” dedi. Ertem,

bundan sonraki tek hedeflerinin yeni

tur paketleri ve destinasyonlar ile

misafirlerin güvenini boşa çıkarmadan

yola devam etmek olduğunu belirtti.


34

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Türkiye bu yıl turizm ile parlayacak

Eczacıbaşı Profesyonel’in “Sezona Merhaba” etkinliğinde bir araya gelen 250’nin

üzerinde turizm yöneticisi, sektörün gelişmelerini ve geleceğini değerlendirdi.

2018 yılında 39,5 milyon turist sayısı ile yüzde 22 büyüme kaydedilmesinin önemini

vurgulayan turizmciler, 50 milyon turist ile 2019’un en parlak yıl olacağını öngörüyor.

Eczacıbaşı Profesyonel, turizm

sektörü yöneticileri ile bir araya

gelerek 2019 yaz sezonunun

açılışını yaptı. Bu yıl Antalya’da ikincisi

gerçekleşen “Sezona Merhaba”

etkinliğinde, Türkiye Otelciler

Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman

Ayık, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği

(TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya

ve Lufthansa Genel Müdürü Kemal

Geçer gibi sektörün önde gelen isimleri

turizm sektöründe yaşanan yükselişi

değerlendirerek gelecek yıllar için yol

haritası çizdi. Katılımcılara yönelik

bilgilendirici panellerin düzenlendiği

buluşmada, sektörün hijyen kalitesini

artırmak için yapılması gerekenler de

masaya yatırıldı.

Eczacıbaşı: ‘‘Turizm, tek kalemde 54

sektörü besliyor’’

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu

Başkanı Bülent Eczacıbaşı, her iş kolunun

ortak paydasının turizm olduğunu ve

konaklamadan ulaşıma, tüketimden yapı

ürünlerine kadar 54 sektörü beslediğini

belirterek, “Turizm tek kalemde,

ülkemizin ihracat girdisinin yüzde 20’den

fazlasını karşılıyor. Toplam istihdamın

yaklaşık yüzde beşini oluşturuyor ve dış

ticaret açığının yarısını yine tek başına

kapatıyor. Ulusal gelirimizdeki payı ise

hemen hemen yüzde 6 seviyesinde” dedi.

Türkiye’nin doğal, kültürel ve tarihsel

zenginlikleri kadar, iklim olarak da

eşsiz bir coğrafyaya sahip olduğunu

vurgulayan Bülent Eczacıbaşı, ‘‘Üzerimize

düşen sorumlulukları hakkıyla yerine

getirmemiz durumunda, ülkemizi ziyaret

eden turist sayısının 70 milyonun,

kişi başı ortalama harcamanın 1.000

Doların üzerine çıkmasının, kısa sürede

erişebileceğimiz bir hedef olduğuna

inanıyorum’’ diye konuştu.


‘‘Global başarılar için yatırımları

sürdürüyoruz’’

Turizm sektöründe yaşanan gelişmelerin

Türkiye için olduğu kadar Eczacıbaşı

Topluluğu için de önemli olduğuna dikkat

çeken Bülent Eczacıbaşı, sözlerine şöyle

devam etti: ‘‘Endüstriyel temizlik kağıtları

geçmişimiz 1990’lı, endüstriyel temizlik

kimyasalları çalışmalarımız 2000’li yıllara

kadar uzanıyor. Bugün, Yalova, Manisa

ve Gebze’de üretim tesislerimiz, yine

Gebze’de Ar-Ge merkezimiz bulunuyor.

Eczacıbaşı Profesyonel endüstriyel

hijyen alanında 500’e; gıda alanındaki

ürünleriyle birlikte müşterilerine 700’e

yakın ürün sunuyor. Endüstriyel temizlik

ve hijyen alanında küresel rakipleriyle

başabaş mücadele edebilecek bir noktaya

gelen Eczacıbaşı Profesyonel’in kat etmiş

olduğu mesafe ve bugün geldiği nokta

hepimize gurur veriyor.’’ Yatırımcılar

Türkiye turizmini değerlendirdi.

“Yatırımcı Gözüyle Türkiye Turizmi”

paneli düzenlendi

Açılış konuşmalarının ardından

gerçekleştirilen “Yatırımcı Gözüyle Türkiye

Turizmi” başlıklı panele, TÜROFED

Başkanı Osman Ayık, TÜRSAB Başkanı

Firuz Bağlıkaya ve Lufthansa Türkiye

Genel Müdürü Kemal Geçer katıldı.

Panelde turizm sektörünü

değerlendiren Osman

Ayık, Türkiye’nin dünya ile

rekabetçi olduğu en büyük

alanın turizm sektörü

olduğunu söyledi. Ayık,

‘’Dünya genelinde turizmin

büyümesi ortalama yüzde

7 civarında gerçekleşiyor.

Türkiye, 2018 yılında yüzde

22 oranında büyüyerek

dünya ortalamasının 3 misli

yol kat etti. 2019 yılı da eski günlere

yaklaştığımız başarılı bir yıl olacak’’

dedi. Ayık, bundan sonraki turizm

planlamasında sürdürülebilirliğin en

önemli prensip olması gerektiğini

aktararak Türkiye’deki yatay trafiğin

artırılmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Panelde yer alan diğer konuşmacı Firuz

Bağlıkaya da turisti segmente etmenin

doğru olmadığını belirterek her turiste

hizmet vermenin önemini vurguladı.

Bugün hali hazırda Türkiye’ye 40

milyon turistin geldiğini belirten

Bağlıkaya, 2019’da 50 milyon turist

sayısının yakalanabileceğini söyledi.

Konuşmacılar, turizm sektörü açısından

önemli bir etkinliğin gerçekleşmesine

öncülük eden Eczacıbaşı Profesyonel’e

teşekkürlerini sundu.

Turizmin ekonomisini Emre Alkin

yorumladı

Sezona Merhaba etkinliğinde panel

konuşmacısı olarak yer alan Ekonomist

Prof. Dr. Emre Alkin, ülkemizin en

önemli gelir kaynaklarının başında

gelen turizm sektörünü ekonomik

açıdan değerlendirdi.


hotel restaurant

36 & hi-tech

gündem

Vodafone Park turizm merkezi olacak

Beşiktaş JK, Türkiye’nin en büyük tur şirketlerinden Dorak Tour ile kapsamlı bir iş

birliğine imza attı. Uluslararası anlamda Türkiye’nin en büyük tur şirketlerinden olan

Dorak Tour, Beşiktaş JK’nın sunduğu Şeref Turu, müze ve semt turu hizmetlerini dünyanın

dört bir yanındaki müşterilerine tanıtıp, İstanbul turlarına dahil edecek.

Beşiktaş JK, uluslararası hedefleri ve

küresel marka yönetimi çalışmaları

kapsamında önemli bir iş birliğine

daha imza attı. Beşiktaş JK bu kapsamda,

Türkiye’nin uluslararası anlamda en

büyük tur şirketlerinden olan Dorak

Tour ile iş birliğine giderek, Dorak’ın

İstanbul’a getirdiği turistlerin rotalarına

Vodafone Park’ın etkileyici atmosferini

kullanarak, müze turu, Şeref turu, semt

turu ve Kartal Yuvası mağaza ziyareti gibi

hizmetlerle dahil olacak.

18 farklı ülkede toplam 24 ofisi bulunan

Dorak, her yıl Türkiye’ye getirdiği

yaklaşık 200.000 turistin İstanbul rotasına

Vodafone Park’ı ekleyecek. Dorak, yurt

dışı ofislerinde Beşiktaş’ın tanıtımı için

çeşitli çalışmalarda bulunurken, Uzak

Doğu ülkelerinde, Vodafone Park’ta maç

izleme olanağı da sağlayan özel içerikli

turlar sunacak.

Orman: ”Vodafone Park’ın çok kısa

sürede turizm merkezi olacağına

inanıyoruz”

İş birliğine ilişkin değerlendirmede

bulunan Beşiktaş JK Yönetim Kurulu

Başkanı Fikret Orman, “Sportif

başarıların yanı sıra, Beşiktaş’ın

globalleşme projelerine de hız kesmeden

devam ediyoruz. Bu kapsamda, dünyanın

en güzel şehirleri arasında yer alan

İstanbul’umuza gelen milyonlarca

turistin, mabedimiz Vodafone

Park’ı ziyaret etmelerini, en önemli

değerlerimizi bir arada görebilecekleri

müzemizi gezmelerini ve bizi daha

yakından tanımalarını hedefleyen bir iş

birliğine imza atıyoruz. İnanıyoruz ki, çok

kısa zamanda Vodafone Park, ziyaret

eden turistlerin bir kez daha gelmek

isteyecekleri, başkalarına buradan

bahsedecekleri bir turizm merkezi haline

gelecektir” dedi.

Körükçü: “Beşiktaş’ın muhteşem

atmosferini gururla göstereceğiz”

Beşiktaş ile yapılan iş

birliğinden dolayı büyük

heyecan ve mutluluk

duyduklarını ifade eden

Dorak Holding Yönetim

Kurulu Başkanı Ahmet

Serdar Körükçü ise

“Spor ve turizmin bir

arada pazarlanmasının

Türkiye ekonomisi

açısından çok önemli

olduğunu düşünüyoruz.

Dünyanın dört bir

yanından güzel ülkemize turist getirerek

ağırlıyoruz. İstanbul, Kapadokya ve

Kuşadası başta olmak üzere Türkiye

turizmine büyük bir aşkla hizmet

ediyoruz. Şimdi tüm deneyimlerimizi

Beşiktaş için değerlendirmek bizlere

ayrı bir gurur verecektir. Yaptığımız iş

birliği sonucu İstanbul’un en güzel spor

yapılarından biri olan Vodafone Park’ı

turistik bir destinasyon haline getiriyoruz.

Dorak Holding bünyesinde İstanbul’a

getireceğimiz turistleri, içinde Beşiktaş

Müzesi’nin de bulunduğu bu kıymetli

stadyumda ağırlayacağız. Türkiye’nin

sportif yönünü bu muhteşem atmosfer ile

gururla göstereceğiz” dedi.


38

hotel restaurant

& hi-tech

Turizmde insan sıcaklığı hep var olacak

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğrencilerine

“Konaklamada Yeni Trendler” başlıklı bir sunum yapan TUYED Yönetim Kurulu

Üyesi Kerem Köfteoğlu “Yapay Zekâ, robotlar turizmde işleri kolaylaştırıyor. Ancak

hiçbir robot insan sıcaklığının yerini alamaz. Turizmde insani dokunuş, insan

sıcaklığı hep var olacak” dedi.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi

Turizm İşletmeciliği Bölümü’nden Prof.

Dr. İsmail Kızılırmak’ın daveti üzerine

yarının turizmcileri ile buluşan Köfteoğlu

günümüzde turizm hareketlerine

katılanların farklı bir deneyim yaşamak

istediklerini hatırlattıktan sonra şunları

söyledi: “Tüketiciyi dinleyip ihtiyaçlarına

yanıt vermek isteyen yatırımcılar,

karşımıza sınıfı 1 ila 5 arasında otellerin

yanı sıra, sıra dışı otelleri de çıkarıyor.”

Sıra dışı oteller arasında Buz, Tek Oda

(One Off), Denizaltı, Okyanus Üstü, Mobil

Konteyner, Gemi, Uçak, Tren Otel ve

Kapsül gibi otel çeşitleri bulunduğunu

belirten Köfteoğlu “Maldivler’deki

Hilton’s Conrad Rangali Island Resort

denizaltında, Atlantik’in tam ortasındaki

Frying Pan Kulesi ise deniz üstünde

hizmet veriyor. Peru’da dağın yamacına

kapsül şeklinde inşa edilen Skylodge’ların

odalarına inip çıkmak bile başlı başına

farklı bir deneyim. Olimpiyat, festival gibi

kitlelerin katıldığı etkinliklerde TIR’larla

taşınıp belli noktalarda konaklama

hizmeti veren mobil oteller devreye

giriyor” diye ekledi.

Devreye robotlar da girdi

Son zamanlarda bir kısmında veya

tamamen robotlar tarafından yönetilen

otellerin devreye girdiğine dikkat çeken

Köfteoğlu bu konuda şu bilgileri verdi:

“Japonya’da robotların çalıştığı Henn-na

otelinden sonra, Çin merkezli internet

alışveriş devi Alibaba Group, Zhejiang

Eyaletine bağlı Hangzhou kentinde

FlyZoo Hotel’i hizmete açtı. İnsanların

istihdam edilmediği bu otelde, check-in/

check out, kat hizmetleri gibi tüm işleri

robotlar yapıyor. Otel bu özelliğinden

dolayı “robot otel” olarak da biliniyor.

Konaklama sektöründe Yapay Zekadan

yararlanılarak, temizlik, kapıların kartla

açılması, odadaki her şeyin kontrol

edilmesi kolaylaşacak. Bu işlemler

operasyonel verimliliği artırıp, personel

maliyetlerini azaltacak. Otellerde bazı

görevler insan ve makineler arasında

paylaşılabilir. Ancak robotların dokunuşu

insani olanın yerini alamaz.”

İnsani dokunuşlara da ihtiyaç var

Uçak, tren, otobüs ve gemi biletlerinin

online satın alma işleminin günden güne

arttığını hatırlatan Köfteoğlu, insani

dokunuşlar hakkında şunları söyledi:

“Ulaşım için alınan biletler standart bir

hizmettir. Bu hizmeti satın almak için bir

insana, insani dokunuşa gerek yok. Ama

tatil satın almak başka. Tatil, bir anlamda

hayal satın almaktır. Tüketiciler hayal

satın alacakken bir insanla konuşup,

insan sıcaklığında sohbet ettikten sonra

karar veriyor. Yapılan araştırmalar tatil

satın almalarda hala insani dokunuşlara

ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bu

yüzden gelişen teknolojinin turizmin

her alanındaki işleri kolaylaştıracağı bir

gerçek. Ancak turizmde insani dokunuş

ve insan sıcaklığının da her zaman var

olacağı da başka bir gerçek.”


hotel restaurant

40 & hi-tech

gündem

2018 Yılında En Çok

Ziyaret Edilen

Ülke

Turizm kavramı günümüzde ülkeler için en önemli konuların başında geliyor. Turizm, hem ülke

tanıtımına büyük pay sağlarken hem de ekonomik anlamda gelir kapısı oluyor. Her yıl olduğu gibi 2018

yılında da milyonlarca kişi başka ülkeleri görüp ziyaret etti, oraların kültürüyle tanıştı. Belki bu sene o

ülkelerden birinden sizin de yolunuz geçebilir. Online seyahat markası biletall.com son blog yazısında

2018’in en çok ziyaret edilen ülkelerini ve neden bu kadar popüler olduklarını yazdı.

Fransa – 82.6 milyon

Her yıl dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan, enfes mutfağı, tarihi

mekanları ve güzel manzarası için Fransa’yı ziyaret ediyor. Paris, dünyanın

en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biri ve bir sonraki seyahatini bu

ülkeye planlayanlar seçimlerinden pişman olmayacak. En çok ziyaret edilen

ülkeyi söylemişken oranın en çok ziyaret edilen bölgelerinden bahsetmeden

geçmeyelim. Paris’te bulunan Eyfel Kulesi en çok gidilen yerken St. Tropez,

Chamonix ve Versay Sarayı ziyaretçi sayısı bakımından Eyfel’i takip ediyor.

İspanya – 75.6 milyon

İspanya, çarpıcı güzelliği nedeniyle en çok ziyaret edilen Avrupa ülkelerinden

biridir. Medeniyetin bozulmamış sonsuz kıyıları, keşfedilmesi gereken beyaz

kumlu plajları, leziz yemekleri ve muhteşem mimarisi ile bu popülerliği

fazlasıyla hak eden bir ülke İspanya. Ülkede en çok ziyaret edilen yerler

arasında Elhamra, Cordoba Mezquitası, Barselona’daki Sagrada Familia ve

İbiza Adası’nı sayabiliriz.

Amerika Birleşik Devletleri – 75.6 milyon

Aslında İspanya ile ikinciliği paylaşan Amerika Birleşik Devletleri, kültürel ve etnik

açıdan son derece çeşitli bir yer. New York ve Las Vegas, bu ülkede insanların

eğlence ve macera arayanların her yıl akın ettiği en popüler yerlerden ikisini

oluşturuyor. ABD ile ilgili en iyi şeylerden biri, kışın gidilebilecek çok güzel sıcak

yerlerin ve yazın gidilebilecek serin yerlerin bulunması. ABD’nin sonsuz olasılıklar

ülkesi olduğu söyleniyor ve bu gerçekten de doğru. İsterseniz hareketli bir tatil

arayın, isterseniz sakin, Amerika’da aradığınız her şeyi bulacaksınız. Bu ülkede en

çok ziyaret edilen yerleri Büyük Kanyon, Manhattan, Yellowstone Milli Parkı ve San

Francisco’daki Golden Gate Köprüsü oluşturuyor.

Çin – 59.3 milyon

Pekin ve Şangay, turistlerin Çin’de ziyaret edebileceği en popüler yerlerden ikisini

oluşturuyor ancak Çin’de görülecek yerler bunlarla sınırlı değil. Çin Seddi’ni bilmeyen

yoktur, peki Çin’de en çok ziyaret edilen diğer yerlerden Xi’an’daki Terracotta

Ordusu’nu, Pekin’deki Yasak Şehri veya Guilin’deki Li Nehri duymuş muydunuz?


İtalya – 52,4 milyon

Akdeniz kıyı şeridinde bulunan İtalya, Avrupa’daki en güzel manzaralardan

bazılarını ziyaretçilerine sunuyor. Roma’daki Kolezyum ve Venedikteki

kanallar, milyonlarca insanın gelme sebeplerinden sadece iki tanesi.

Avrupa’daki en büyük aktif yanardağ, sayısız tarihi yer ve anıt, nefes kesen

plajlar ve muhteşem lezzetler. Bir insan daha ne ister ki? Dünyada en fazla

UNESCO Dünya Mirası Alanları olan ülke İtalya, gelenlere unutulmaz bir

tatil vadediyor. İtalya’da en çok ziyaret edilen yerler arasında Kolezyum,

Venedik’teki Büyük Kanal, Floransa Katedrali ve Pompeii sayılabilir.

Birleşik Krallık – 35,8 milyon

Londra turistlerin en çok tercih ettiği yerlerden biridir, Kuzey İrlanda engebeli tepeleri

ve kırsalı ile kırsal bir tatil geçirmek isteyenler için mükemmel bir yerdir ve Edinburgh

her yıl gerçekleştirdiği sayısız sanat festivaliyle binlerce turistin ilgisini çeker. Böyle

çeşitli güzellikte bölgelere sahip olan bir ülke pişmanlık yaratabilir mi? Londra, İskoçya

Yaylaları, Stonehenge ve Edinburg buranın en çok tercih edilen yerlerini oluşturuyor.

Almanya – 35,6 milyon

Almanya’da, şaşırtıcı derecede güzel birçok ilginç müze, tarihi mekan ve bina

bulunmaktadır. Hamburg, eğlence ve heyecan arayanlar için mükemmel bir

şehirdir, ancak Berlin tarihten bir an yaşamayı garantiler. Frankfurt, birçok

müze ve sanat galerisi ile turistlerin sevdiği bir başka yerdir, Bavyera ise

Ostaçağ anıtları ve Alplerin mükemmel manzarası ile ihtiyacınız olan her şeyi

bünyesinde barındırır. Berlin’de bulunan Brandenburg Kapısı, Köln Katedrali ve

Neuschwanstein Şatosu turistlerin görmeden dönmedikleri yerleri oluşturuyor.

Meksika – 35 milyon

Meksika’nın nefes kesici plajları, her yıl bu kadar çok insanın bu ülkeyi ziyaret

etmesinin sebeplerinden sadece bir tanesi. Tarih tutkunu iseniz, kesinlikle

bu ülkenin sunduğu antik Aztek kalıntılarını ve müzelerini ziyaret etmelisiniz.

Meksika’da en çok ziyaret edilen yerlerin başında Teotihuacán tapınağı ve

Yucatan Yarımadası’ndaki Maya kentlerinin en büyüğü Chichen Itza geliyor.

Tayland – 32,6 milyon

Tayland, sayısız tarihi mekanı ve güzel plajları da dahil, birçok nedenden

dolayı popüler olan bir turizm merkezidir. En çok ziyaret edilen yerler ise

Phi Phi Adaları, Phang Nga Koyu ve Bangkok’daki Büyük Saray.

Türkiye – 30 milyon

Türkiye, her şehrinde ayrı bir hayat ve manzara sunarak bu listeye

girmeyi başarıyor. Ülkemizin bu listede olması bizi şaşırtmıyor ama

değerinin biliniyor olması mutlu ediyor. Türkiye’de en çok ziyaret edilen

yerler ise İstanbul, Kapadokya, Efes, Bodrum ve Side.


42

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Doğu

Karadeniz’in

kültür envanteri çıkarıldı

Yaklaşık iki yıldır sayfa sayfa literatür taraması, her konunun uzmanlarının adım adım keşfiyle

Doğu Karadeniz’in 8 şehrinin kültür envanteri çıkarıldı. Tescilli bazı varlıkların güncellenmediği

için kaybolmuş, tescilli varlıkların %70 fazlasının da tescilsiz olduğunu belgeleyen envanter

çalışmasıyla, Doğu Karadeniz’in doğa ve kültür varlıkları tümüyle kayıt altına alındı.

DOKAP bölgesindeki Artvin,

Bayburt, Giresun, Gümüşhane,

Ordu, Rize, Samsun, Trabzon

şehirlerini kapsayan Karadeniz

Kültür Envanteri çalışması,

konularında uzman akademisyen

ve bilim adamlarının da katkılarıyla

araştırma, tespit, belgeleme, veri

tabanına işleme, raporlama şeklinde

tanımlandı.

Resmi rakamlara göre 4.026.821

kişinin yaşadığı 48.256 metrekarelik

alanda kurulu 8 il ve 99 ilçesinin

tümünü içine alan her bir adımının

tanımlanması anlamına gelen çok

ayrıntılı bir literatür çalışmasıyla,

her konunun uzmanları tarafından

incelenerek değerlendirilen ve keşifle

tamamlanan proje kapsamında 70 bin

kilometreden fazla yol kat ederek, 320

bini aşkın fotoğraf, 42 bin dakikanın

üzerinde 4K video kaydının yanında,

ayrıca 300 adet 360 derece video ve

250 adet 360 derece fotoğraf ilavesiyle

Türkiye’de ilk kez bu kadar ayrıntılı bir

kültür envanteri projesi yapılmış oldu.

Tescilsiz çok sayıda doğal varlık tespit

edildi

Karadeniz’de Zamanın İzleri Karadeniz

Kültür Envanteri Projesi kapsamında

Artvin, Bayburt, Giresun, Gümüşhane,

Ordu, Rize, Samsun, Trabzon şehirlerinde

5.697 adet taşınmaz kültür varlığı kayıt

altına alındı. Literatür çalışmaları

sonucunda, DOKAP Bölgesi’nde toplam

496 adet Doğal Varlık bileşeni tespit

edildi. Saha çalışmalarının ardından

doğal varlıklar bileşenindeki 64 adet

varlığın bir kısmının tescilsiz olduğu bir

kısmının ise çeşitli nedenlerle (kesilme,

devrilme, yangına maruz kalma, kuruma,

baraj yapımı esnasında tahrip edilme vb.)

alandan kaybolduğu belirlendi.

Bu proje kapsamında, bölgenin en

bilindik ve hiç bilinmeyen yerlerine

gidilerek, daha önce tescil edilmemiş

309 doğal varlık tespit edildi ve böylece

kayıt altındaki doğal varlık sayısı 741

adede ulaştı. Şelalelerden göllere,

anıt ağaçlardan doğal yaşlı ormanlara,

mağaralardan yer altı şehirlerine,

kanyonlardan yaylalara, 35 farklı

bileşenden oluşan bu tespitler, DOKAP

bölgesinin ana kaynaklarından olan

ormanların içerisinde, geçmişten

günümüze, günümüzden geleceğe

taşınmak üzere tescillenmiş kayıt altına

alınmış oldu.

Benzersiz Karadeniz halk kültürünü

keşfe çıkma zamanı

Çok kültürlü yapısıyla Anadolu’nun

benzersiz mozaiği olan Karadeniz’in

halk kültürü çok ayrıntılı ve uluslararası

standartlarda incelenerek yeniden kayıt

altına alındı.

Geleneklerden âdetlere, sosyal

ilişkilerden farklı din ve sınıf kültürlerine,

doğumdan son yolculuğa kadar

Karadeniz insanının serüveni, Karadeniz

Kültür Envanteri’nde halk kültürü başlığı

altında derlendi ve kayda geçirildi.

Ekonomik faaliyetler, tarihsel ve kültürel

geçmişinden bugünkü mevcut durumuna

kadar incelenerek, geleneksel sanatlar

ve zanaatkârlar değerlendirildi. Âşıklık


geleneğinden Karadeniz efsanelerine,

hayatın içindeki edebiyattan sosyal

yaşamdaki kültürel kimlik göstergelerine,

yemek kültüründen halk hekimliği, halk

hukuku, halk meteorolojisi, halk takvimi

gibi pek çok folklorik değer kayıtlandı.

Dünyada herkesin doğru ve bütüncül

bilginin tek bir yerde bulunabildiği yerleri

keşfettiği biliniyor. Bugünün kâşifleri

için, Karadeniz’de Zamanın İzleri -

Karadeniz Kültür Envanteri’nin tüm verileri

işlenerek Karadeniz.gov.tr adresinden

yayınlanmaya başlandı.

Mengi: “Karadeniz’i doğru tanıyarak,

gelecek nesillere anlatmalıyız”

Karadeniz Kültür Envanteri çalışmasının

sadece bir araştırma, veri toplama

çabasından ibaret olmadığının altını çizen

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Başkanı

Yusuf Mengi, “Amacımız toplanacak

bilimsel verilerden yola çıkarak, 21.

yüzyıl başında Karadeniz’in bir kültür

ve doğal bölge olarak ilerlemesi için

gereken adımlara ve politikalara ilişkin

önerilerde bulunmaktır. Bu proje, Doğu

Karadeniz coğrafyasının sahip olduğu tüm

değerlerin belirlenmesini, bu değerlerin

önce korunup sonra da tek tek ekonomiye

kazandırılarak bölge insanının ekonomik ve

sosyal yönden eşik atlamasını sağlayacak

doğru projeksiyonlara imkân verecektir.

Bu sebeple Karadeniz’de Zamanın İzleri

Projesi öncelikle ‘Karadeniz Ürünü’nün

geliştirilmesi ve esnek alt başlıklar halinde

çeşitlendirilmesi gibi konuları dikkate

alan bir yaklaşımla hazırlandı.” şeklinde

konuştu.


44

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

DoubleTree

by Hılton Eskişehir

kapılarını açtı

DoubleTree by Hilton markası sınırlarını

genişleterek yeni oteli DoubleTree by Hilton

Eskisehir’in kapılarını misafirlerine açıyor.

Odunpazarı’nda bulunan 13 katlı, 93 odalı

otel, Hilton’un 15 markasından biri olan

DoubleTree by Hilton zincirinin büyüyen

portföyünün en yeni halkası.

Hem iş hem keyif amacıyla yolculuk

yapanlara hitap eden otel,

mükemmel bir konum ve medikal

spa konseptine sahip. Unutulmaz

bir spa deneyimle ruhları dinlenen

konukları eşsiz bir gurme deneyimi

de bekliyor. DoubleTree By Hilton

Eskişehir’de gününüze ünlü Wakeup

DoubleTree kahvaltı deneyimiyle başlayın,

Uluslararası & Yöresel Türk mutfağı, özel

lezzetler ve taze mezelerin keyfini çıkarın.

Benzersiz bir spa deneyimi – Tuz

terapisi

DoubleTree by Hilton Eskişehir,

şehir hayatının karmaşından kaçmak

isteyenlere sıradışı bir spa deneyiminin

kapılarını aralıyor.

Tuz mağaralarından elde edilen yüksek

mineralli tuz kristalleri ile düzenlenen

Tuz odalarında alacağınız Tuz Terapisi

(Haloterapi), çeşitli hastalıklardan

koruyucu etkileri olan tedavileri

tamamlayıcı olarak kullanılır. Tuz

tedavisiyle ruhunuzu dengelerken bazı

hastalıklara da şifa bulacaksınız. Viral

enfeksiyonlar, alerji, öksürük, soğuk

algınlığı, alerjik soğuk algınlığı, astım,

kronik kulak burun boğaz hastalıkları,

bronşit, KOAH, kulak enfeksiyonları,

alerjik cilt problemleri, egzama,

dermatititler, sedef hastalığı, uyku

problemleri gibi sorunlara çözüm

sunan Tuz Terapisi, ruhsal ve bedensel

yenilenmeye birebir. Anti bakteriyel bir

etkiye sahip Tuz Terapisi’nde yapmanız

gerek tek şey; seans boyunca nefes alıp

verme egzersiziyle (diyafram nefesi) ile

rahatlamak.

Hem turistik hem iş seyahatleri

Doubletree by Hilton Eskişehir’in 755

metrekarelik esnek toplantı ve yemek

imkanları arasında, büyük bir balo odası,

sabit oturma düzenli iki toplantı odası

ve değişken oturma düzenli bir toplantı

odası ve modern görsel işitsel ekipmanın

yanı sıra, başarılı bir iş konferansı,

toplantı, gala veya düğün için tüm

ihtiyaçlarınızı öngörüp mükemmel bir

biçimde karşılayacak profesyonel bir ekip

bulunuyor.

DoubleTree by Hilton Eskişehir, Eskişehir

kent merkezi ve tren istasyonuna sadece

on dakika ve Eskişehir Hasan Polatkan

Havalimanı’na (AOE) on beş dakika

uzakta. Kentin gürültüsünden uzak ve

doğayla iç içe olan otelde konaklarken

dinlendirici manzaranın keyfini

çıkarabilir, Sazova Bilim Sanat ve Kültür

Parkı, Kent Parkı, Yılmaz Büyükerşen

Balmumu Müzesi ve Tarihi Odunpazarı

Evleri’ni keşfedebilirsiniz.


46

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Global Yatırım Holding bağlı kuruluşu ve dünyanın en büyük kruvaziyer liman

işletmecisi Global Ports Holding ile ortakları, Bahamalar’da Nassau Kruvaziyer

Limanı’nın İşletme İhalesi’nde birinci oldu.

Global Yatırım Holding bağlı kuruluşu

ve dünyanın en büyük kruvaziyer liman

işletmecisi Global Ports Holding,

ortakları ile birlikte girdiği Bahamalar’ın

başkentinde bulunan Nassau Kruvaziyer

Limanı’nın İşletme İhalesi’nde en iyi teklifi

verdi. İhale sonucu Bahamalar Turizm ve

Havacılık Bakanı Dionisio James D’Aguilar’ın

düzenlediği, Global Yatırım Holding Yönetim

Kurulu Başkanı Mehmet Kutman’ın katıldığı

basın toplantısı ile açıklandı.

Global Ports Holding, Bahamas Investment

Fund ve Yes Foundation’ın ortaklığından

oluşan Nassau Cruise Port Ltd ile Bahamalar

Hükümeti arasında imtiyaz sözleşmesi

görüşmeleri önümüzdeki günlerde

başlayacak. Görüşmelerin yılın ikinci yarısında

tamamlanarak, işletmenin aynı dönemde

başlaması bekleniyor. İmtiyaz süresi 25 yıl

olacak. Nassau Cruise Port Ltd’te Global Ports

Holding ve Bahamian Investment Fund’ın

yüzde 49’ar ve Yes Foundation’un

yüzde 2 hissesi bulunuyor.

Yolcu sayısı 12 milyona çıkacak

Dünyanın en önemli kruvaziyer

limanları arasında yer alan Nassau,

yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkenin

ekonomisinin yapı taşları arasında

yer alıyor. 2018 yılında 3,7 milyon

yolcuya hizmet veren Nassau

Kruvaziyer Limanı’nın portföye

eklenmesi ile Global Ports Holding’in

hizmet verdiği yolcu sayısı 12

milyona çıkacak. Böylelikle yolcu

sayısında yaklaşık yüzde 50 artış

sağlanacak. Global Ports Holding,

10 ülkede 16’sı kruvaziyer, 2’si ticari olmak

toplam 18 liman işletiyor.

Kritik önem taşıyan aşamaya geçtik

Global Yatırım Holding ve Global Ports Holding

Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman,

“Hem holdingin liman işletmeciliğinde

büyüme stratejisi, hem de Amerika Kıtası’nda

dünyanın en büyük kruvaziyer yolcu pazarı

Karayipler odaklı genişleme stratejimizde

kritik önem taşıyan bir aşamaya geçtik. En

büyük yolcu kaynağı ABD’ye yakınlığı ile

dikkat çeken Nassau Kruvaziyer Limanı’nın

portföyümüze katılmasını heyecanla

bekliyoruz” diye konuştu.

Karayipler’de Mayıs 2018’de Havana ve bu

yıl şubat ayı başında Antigua ve Barbuda’nın

imtiyaz sözleşmelerini imzaladıklarını

hatırlatan Kutman, “Bu son gelişme ile

yıla iyi bir başlangıç yaptık. Kuzey ve Güney

Amerika’da takip ettiğimiz başka fırsatlar da

var” dedi. Kutman, Global Ports Holding’in

ortakları ve Bahamalar halkı ile birlikte

çalışarak yapacağımız yatırım sonrası

Nassasu’nun olduğundan çok daha iyi bir

konuma yerleşeceğine eminim” şeklinde

konuştu.

Liman, Nassau’ya entegre olacak

Global Ports Holding CEO’su Emre Sayın,

imtiyaz sözleşmesinin imzalanıp, işletmenin

başlamasının ardından kruvaziyer liman

işletmeciliği konusundaki uluslararası

deneyim ve işletme modellerini Bahamalar’a

taşıyacaklarını vurguladı. Yenilikçi yatırımlar

planladıklarını belirten Sayın, Nassau

Kruvaziyer Limanı’nda günlük hizmet verilen

gemi sayısını 6’dan 8’e çıkaracak kapasite

artışının yanı sıra yeni bir terminal binası

inşa edilmesini de içeren planlarla ilgili

şunları söyledi:

“Eğlence ve organizasyon alanları

yaratılması, mevcut ticari alanların

iyileştirilmesi ve amaca uygun yeni ticari

alanların dizaynı ile yapımı gibi limanı önemli

ölçüde iyileştirmeye yönelik yatırımlar

üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca, Nassau

Kruvaziyer Limanı’nı Nassau şehir merkezi

ile entegre ederek, şehrin gelişimine önemli

bir katkı sağlanması amaçlanıyor.”

Karayipler’in küresel kruvaziyer yolcu

rakamlarından yüzde 35 pay aldığını ifade

eden Sayın, “Karayipler’de 2017’de 9,6 milyon

kruvaziyer yolcusu seyahat etti. Karayipler

pazarı, 2012’den bu yana yıllık ortalama

yüzde 4,5 büyüdü. Büyüme hızının 2020’de

yeni eklenecek gemiler ile beraber yüzde 6’ya

ulaşması bekleniyor” diye konuştu.


48

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Wyndham Grand

Kayseri açıldı

Almer Yatırım Turizm A.Ş., Wyndham Hotels &Resorts ile zincirin en lüks

markası Wyndam Grand için franchise anlaşması imzaladı. Şubat-Haziran

aralığında renove edilmesi planlanan otel, şehrin merkezi noktasında 205

odası ve 12 toplantı salonu ile hizmet verecek.


Wyndham Hotels& Resorts

zincirinin luxury kategorideki

markası Wyndham Grand

Kayseri hizmete girdi. Otelin resmi

açılışına Almer Yatırım Turizm

A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali

Başyazıcıoğlu, Başkan Yardımcısı

Şükrü Başyazıcıoğlu, Wyndham

Hotels&Resorts Orta ve Doğu Avrupa

Başkan Yardımcısı Edwin Broers,

Wynhdam Hotels & Resorts

Orta ve Doğu Avrupa

Franchise Operasyon

Müdürü Serkan Zoroğlu,

Wyndham Hotels&Resorts

İş Geliştirme Müdürü Murat

Özel, Wyndham Hotels

& Resorts Orta ve Doğu

Avrupa Mimari Ofis Bölge

Müdürü Aykut Aydın ve

Wyndham Grand Kayseri

Genel Müdürü Emine

Bozkurt katıldılar.

Türkiye’deki 5. Wyndham

Grand Oteli

Almer Yatırım Turizm A.Ş.

Yönetim Kurulu Başkan

Yardımcısı Şükrü Başyazıcıoğlu,

Kayseri’ye yenilikçi ve dinamik bir

markayla lüks hizmeti sunmak

hedefiyle yatırıma karar verdiklerini

ifade etti.

Wyndham Grand Kayseri Hotel

Genel Müdürü Emine Bozkurt

ise, “Kayseri ülkemizin nadide

şehirlerinden biri olup konumu,

köklü tarihi, güçlü sanayisi, Erciyes

kayak turizmi ve Kapadokya

bölgesine yakınlığı ile seyahat

severler için vazgeçilmez bir

destinasyondur. Şehre iş ve

tatil amacı ile seyahat eden

ve konaklama ve toplantılar

gerçekleştiren misafirler için daha

ayrıcalıklı ve daha kaliteli hizmet

sunmak istedik. İstanbul ve İzmir’den

sonraki Türkiye’deki beşinci Wyndham

Grand Oteli açmaktan dolayı büyük

mutluluk duyuyoruz” dedi.

Şubat-Haziran aralığında renove

edilecek!

Wyndham Grand markasının zincirin 20

markası içinde upper-upscale olarak

adlandırılan en lüks markası olduğunun

altını çizen Bozkurt, şubat ayı sonunda

renovasyona girmesi planlanan otelin

haziranda büyük ölçüde renovasyonun

tamamlanacağı bilgisini aktardı.

Lobi, restoranlar başta olmak üzere

genel alanlar, balo, toplantı salonları

ve odalarda da kısmi renovasyon

yapılacağını belirten Bozkurt, “Wyndham

Grand markasının üst düzey hizmet

kalitesini tüm otelde yansıtmak en

büyük amacımızdır” diyerek sözlerini

tamamladı.


hotel restaurant

50 & hi-tech

iş’te kadın

Assos Eden

Group’taki görevime

tepeden inmedim.

Housekeeping’te de

çalıştım, mutfağa da

girdim, barmaid’lik,

garsonluk,

resepsiyonistlik,

kasiyerlik de yaptım.

Adanmış turizmci

Dİlara Selİmoğlu Özürün


Tepeden inme bir koltuk değil onunkisi.

Misafir bavullarına etiket yapıştırarak

adım attığı turizm-otelcilik sektöründe

altı yaşından bu yana ‘adanmışlıkla’

yoluna devam eden profesyonel bir

turizmci. Kariyer yolculuğunda garsonluk,

barmaid’lik, kasiyerlik de var; ön büro,

satış, mutfak, housekeeping de! Duayen

bir turizmci babanın hakkını teslim

edecek sağduyu, kararlılık, donanım ve

sorumluluğunda bir emektar!

Gelecek planlarında ‘çocuğu’ olarak

nitelediği grup otellerini güvenli ellere

teslim ettikten sonra turizmi terapistlik ile

birlikte yürütmek istediğini anlatan Assos

Eden Group Başkan Vekili Dilara Selimoğlu

Özürün ile sektöre ilham katacak başarı

hikayesini konuştuk.

Dilara Hanım, turizmci bir aileden

geliyorsunuz. Mesleğe başlarken otelci

olmak sizin için de bir hayal miydi o

günlerde?

Son 10 senedir bu soruyu kendim de çok

sorguluyorum. Otelcilik, benim için bir

hayal miydi yoksa format buydu da ben

mi o formata uymuştum?

Ama şunu iyi biliyorum; turizmi çok uzun

senelerdir severek yapıyorum. Ne de olsa

içinde doğdum, büyüdüm…

Ailem turizmdeki ilk yatırımları olan

Assos Eden Beach’i açtığında altı

yaşımdaydım. Daha okuma yazmam bile

yoktu. Almanya’dan 15 günlük gruplar

gelirdi. Benim görevim, otobüsten inen

misafirlerin bavullarına etiket yapıştırmak

olurdu. Sonra arkamdan resepsiyonist

ağabeyler oda numaralarını yazardı.

Daha 10 yaşımdaydım, ön büroda

telefonlara bakıyordum. Fiyat

vermiyordum ama müşteriyi nereye

yönlendirmem gerektiğini iyi biliyordum.

Anlayacağınız, turizme alaylı olarak

başladım. Arkasından işletme okudum.

O aralar sanat yanım da ağır bastı.

Çocukluğumdan beri hayatımda resim,

müzik hep oldu. Turizmci bir ailenin

çocuğu olmasaydım kimbilir belki de

sanatla uğraşırdım…

“Türkiye’de turizm okumak

istemedim”

Ama ne turizm okudunuz ne de

profesyonel sanata yöneldiniz. İşletmeyi

seçerken neyi hedeflemiştiniz?

Aslında turizm okuyacaktım ama Türkiye’de

okumak istemedim. Çünkü Türkiye’deki

okulların turizme yeterince eğildiklerini

düşünmüyordum.

Planlarımda İsviçre’ye gitmek vardı ve her

şey hazırdı. Ama babam beni yurt dışına

göndermek istemediğini söyleyip karşı

çıktı. Tek çocuk olduğum için biraz ürktü

sanırım.

Mücadele etmedim, “tamam” dedim.

Aslında şimdiki Dilara olsa “tamam”

demez!

Biraz önce kendimi sorgulamakla

kastettiğim tam da bu işte. Demek ki

ben de yeterince istememişim, hazır

değilmişim…

Üniversiteden mezun olduğumda ise

Londra’ya gitmeyi istedim. O zaman da

İngiliz Konsolosluk saldırısı oldu. Bu plan

da bir süreliğine rafa kalktı. Oysa Dilara

kendine bir yol çizdiyse ondan sapmak

istemez! Tabii o zamanlar çok esnek

değildim. Şimdilerde kendimi biraz daha

hayatın akışına bırakabiliyorum.

Devamında üniversiteden sonra ya direkt

olarak işe başlayacaktım ya da yüksek

lisanstan sonra profesyonel hayata

geçecektim. Konsolosluk saldırısı olunca

İngiltere’ye vizede sorun yaşadım, 3-4 ay

beklemem gerekiyordu. O süreci mesleki

kurslar ile değerlendirmeyi tercih ettim. O

zamana kadar her sene otelde çalışıyordum

zaten. Ofis hayatıyla tanışmam ise tam

olarak bu dönemde oldu.

“Tepeden inmedim”

Profesyonelde hep aile otellerinde mi

çalıştınız?

Evet, en başından Assos Eden Group’un

içinde hep ailemle birlikte çalıştım. Başka

da bir imkan yoktu zaten. İçeriye yönetici

gerekiyordu.

Bu koltuğa tepeden inmedim.

Housekeeping’te de çalıştım, mutfağa

da girdim, barmaid’lik, garsonluk,

resepsiyonistlik, kasiyerlik de yaptım. Bir

sıkıntı halinde tüm departmanlara çözüm

olabilecek yeterlilik ve tecrübeye eriştim.

Şu an satış ve pazarlama tamamen

kontrolümde. Sezonumuz çok yoğun geçtiği

için otele de çok sık destek oluyorum.

Ancak birebir konsept operasyonun içinde

olmuyorum. Gidip de servise müdahale

etmiyorum mesela. Biz dolduruyoruz, onlar

misafiri mutlu ediyor, öyle söyleyeyim.

Babam Hilmi (Selimoğlu) Bey misafirin,

bense satışın başındayım.

Biraz önce “Aslında şimdiki Dilara tamam

demez” dediniz ya, şimdiki Dilara’yı iş

yapma stili ve hayatı yorumlama şekliyle

daha yakından anlatabilir misiniz?

“Şimdi çok başkayım” derken daha

sabırlıyım. Turizme erken bir yaşta

girdiğim için otelcilikle ilgili pek çok şeyi de

öğrenmek durumunda kaldım.

Mesela hiç unutmuyorum, 13 yaşımdayken

havuzda yüzüyordum. Babam yanına

çağırarak, “Dilaracığım bu böyle olmaz, sen

büyüdün artık. Bu değirmenin suyunun nasıl

döndüğünü görmen lazım. Bundan böyle

yarım gün çalışacaksın” dedi. İlk zamanlar

biraz söylendiysem de işin içine girdikçe

hoşuma gitmeye başlamıştı aslında.

Babanız size ne görev vermişti, hatırlıyor

musunuz?

13 yaşındasınız, haliyle sizi test etmek

istiyorlar. Dosyalama, faturaları ayrıştırma

gibi işleri güvendikçe verdiler. Arkasından

ön büro programını öğrendim. Yaklaşık 10

gün gibi kısa bir süreçte giriş-çıkış ve fatura

kesmeyi öğrenmiştim. 23 yaşıma geldiğimde

otelcilikle ilgili pek çok bilgiye ve tecrübeye

sahiptim.

Okullar kariyer günleri yapıyor, şimdiki

gençlere bakıyorum, çocuklar sunum

yaparken sanki o otelde tatil yapacaklarmış

gibi bakıyorlar. Bir otelin hizmet aksının

idrak edilmesi bence çok önemli, ne yazık ki

şimdiki nesilde bunu pek göremiyorum.


52

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Sorunuza dönersem; tam kadın enerjisiyle

hareket eden bir yapıya sahibim. Özel

hayatımda terapi alanlarına ilgi duyuyorum.

Çok uzun zaman yoga yaptım, bir dönem

yoga eğitmeni oldum. Şu sıralar ‘Aile Dizimi’

adı verilen bir terapi uygulaması yapıyorum.

Nedir bu Aile Dizimi, kısaca bahseder

misiniz?

Hayatınızda devam eden dinamiklerin

atalarınızdan gelip gelmediğini kontrol

eden bir sistem. Bu terapiyi işimle beraber

götürdüğümde insanlara daha farklı

baktığımı fark ettim. Bendeki değişiklik bu.

Sert bir duruşum yok, her zaman sabreden

bir yapım oldu. Bekliyorum, her şeyin bir

niyetle başladığına inanıyorum. Niyetiniz

iyiyse, tüm güzelliğiyle şekillenip size geri

dönüyor zaten.

Kadın enerjisi, erkek egemen bir sektör

olarak nitelendirilen turizmde ayrıcalık mı

sizce?

Hayat bir denge. Ne kadınsız erkek olur ne de

erkeksiz kadın! Sadece kadın demek bazen

erkeği ezmek anlamına geliyor. Sadece

erkek egemen dediğiniz zaman kadınsız

yürüyemiyor. Çünkü erkeğin bakış açısı çok

düz. Ama kadın fikirleri ve varoluşuyla

Yedi yaşından itibaren

10 sene boyunca klasik

gitar çaldığını söyleyen

Dilara Selimoğlu

Özürün, şarkı söylemenin

resim yapmak kadar

kendini rahatlattığını

dile getirerek, “Hobimi

mesleğimin içinde yapma

şansım oldu hep. Her an,

her yerde söylemesem

de özgün müziği çok

seviyorum. Otelde çok

söylemişimdir mesela.

Babam en çok bu yönümü

kıskandığını söyler.

Hayatımda sadece işim

yok, ruhumu besleyen ilgi

alanlarım da fazla” diyor.

çevresini ve dünyayı başkalaştırabiliyor.

Kadın detaycıdır. Kadın kapsayıcıdır. Ama

günümüzde yoğun iş temposu sebebiyle

zaman zaman bu özelliğimizi kaybediyoruz.

“Çocuk da yaparım kariyer de” diyen kadın

çok sert gittiğinde mutsuzlaşabiliyor. Kadın

mutsuzsa dünya da mutsuz olur. Erkek

çok çabuk yok edebilir, kadın hedefi yok

etmek bile olsa hemen bitirmez. Form

değiştirerek işini halleder.

O yüzden bence kadın enerjisi bir ayrıcalık

boyutu değil, aslında var olanı kabul etmek

ve onun farkındalığıyla hareket etmek

olarak algılanmalıdır.

Bu noktada kadının, kadınlığını unutmadan

hareket etmesinde fayda görüyorum.

Hatta bu benim iş dünyasındaki tüm kadın

çalışanlar için en büyük dileğim.

Assos Eden Group’taki kadın istihdamınız

ne düzeyde?

Bizim ofis kadın cenneti gibi. Şu anda altı

kişiyiz. Bunlardan ikisi erkek, dördü kadın.

Bir de Hilmi (Selimoğlu) Bey var tabii,

babam. Şu an satışa destek olacak yeni

arkadaşlar arıyoruz ama tercihim erkek

ağırlıklı. Çünkü bahsettiğim o dengeyi

kurabilmek için erkek çalışanlara da

ihtiyacımız var.

Duayen bir turizmcinin

evladı olmanın dayanılmaz

hafifliğine düşmemişsiniz belli

ki. Anlattıklarınızdan bunu

anlıyorum. Babanızın en çok

hangi nasihatleri kulağınıza

küpe oldu?

Babam çok detaycı ve tezcanlı

bir adamdır. O yüzden de

çok hızlı hareket eder. Onu

başarılara taşıyan en önemli

özelliklerinden biri de budur.

Babam, benim gözümde

hakikaten rol modelimdir. Çok

sözü, nasihati vardır, kulağıma

küpe yaptığım. “Bil ama yapma”

der mesela. “Çünkü bilirsen

yönetebilirsin. Ama bilmezsen

yönetemezsin” der. Ben de onun

bu nasihatini bir ders olarak

aldım, kendime kılavuz edindim.

Babam çok güvenirdi bana.

Sağ olsun halen de öyledir. O

kadar ki 17-19 yaşlarımdaydım.

Housekeeper işten ayrıldığında

beni onun yerine görevlendirdi.

İlk başlar zorlandım tabii. Ama

iş başa düşünce çok büyük işler

öğreniyorsun. Büyük dersler

ediniyorsun.

Hiçbir zaman “yapamıyorum”

deyip ağlamadım, pes etmedim.

Zaten ağlayan da bir yapım yok.

“Erkek Fatma” derler ya, bir

yanım öyledir. Bir yanım da feminendir ki

onu da sonradan keşfettim.

Şimdilerde ikisinin uyumuyla mutluyum.

Eskiden kendimi parçalarcasına

ortalara atardım. Şimdi “ben önemliyim,

durmalıyım” diyorum. 10 iş varsa 4’ünü

yapıyorum. Bu döneme 27 yaşımda

yöneldiğim kişisel gelişim ile girdim. O

zaman daha bir sakinleştim, doğaya,

kendime, özüme döndüm. 12 senedir de

böyle yaşıyorum.

Biraz da Assos Eden Group’un yatırım

geçmişinden bahsetmenizi isterim.

Hikaye ilk nasıl başladı?

Otelcilik hikayemiz çok ilginç bir şekilde

başlıyor. Ben daha çok küçüğüm. Küçük

bir yerimiz olsun, denize girerken

zorlanmayalım, gündüz yemeğimizi

pişirir, biraz istirahat ederiz, rahat deriz

düşüncesiyle başlıyor her şey. Ailem,

Kadırga Köyü’nde küçük bir ev yapalım

diye düşünürken yol, su, elektriğin dahi

olmadığı bomboş bir koyu birdenbire

mühürlüyorlar. Gerekçeleri ise sit alanı

olması. Babama arsa sahibi olduğu koya

ancak otel yapabileceğini söylüyorlar.

O vakitler babamın turizmle uzaktan

yakından bir alakası yok. Uğraşıyor,


didiniyor ve işi çözüyor.

Babam çok akıllı ve öngörülü

davranıyor. Assos’tan pazarlama

yönetmek çok zorken işin kalbinde

olmak düşüncesiyle ofisi 1987’de

İstanbul’da açıyor. O günden

sonra da hiçbir zaman satış ve

pazarlamamız otellere dağılmadı.

Tek ofiste topladık. Kimbilir belki de

bu kadar büyümemizin sebebi bu

oldu. Kontrollü ve merkezci hareket

etmemiz bizi besledi.

“Assos ile ailece gönül

bağımız var”

Assos ile ailece gönül bağımız var.

O yüzden otelciliğe orada başladık.

1986 yılında Assos Eden Beach

ile turizme ilk girişimizi yaptık.

Otobüslü grupların olduğu bir

dönemdi. Ağırlıklı Avrupalı turistler

olmak üzere yabancı gruplarla

çalışıyorduk.

Arkasından Assos Eden Gardens’ı

açtık. O dönem savaş oldu, Yugoslavya

yolu kapandı. Güneyde hatırı sayılır

yatırımlar hayata geçti. Otobüslü

gruplar tamamen kesildi, charter

seferleri başladı.

Ardından yatırımlarımız devam etti. 1999

yılında Limak’tan Nazlıhan Oteli aldık.

Assos Eden Group olarak bugün

dört belgeli tesise sahibiz. Assos

Nazlıhan’ın yanında bir binamız daha

var. Ona da ayrıca belge aldık. 9 odalı,

deluxe hizmeti veren bir tesis o.

Nazlıhan Otelimiz ile komşu olduğu

için berabermiş gibi hizmet veriyoruz.

Bunların dışında bünyemizde Assos

Eden Gardens Tour Tourism acentamız

da bulunuyor.

Bu yıl nasıl başladı? Grup yatırımları

olarak yılsonu için öngörüleriniz

nelerdir?

Son 3 senedir -meslek duayenleri bileturizmin

gidişatıyla ilgili belirsiz ve

endişeli bir yaklaşım içindeler. Bildiğiniz

gibi, sektörde büyük değişimler oldu,

ciddi krizler yaşadık, incoming turlar

kesilme noktasına geldi.

2019’da ise daha farklı durumlar

yaşıyoruz. İş öyle bir noktaya geldi ki,

“biz önceden bu korunma önlemini

alıyorduk ve işliyordu” diyen duayenler

“şimdi ne yapsak olmuyor” ifadelerini

kullanıyor. Yine de ben her şeye

rağmen hem bölgeme, yatırımlarımıza,

operasyonlarımıza hem de kendime

güveniyorum. Bu yılı hedeflediğim gibi

atlatabileceğimi gözlemliyorum.

Gündeminizde yeni yatırımlar, projeler

var mı?

Şu anda yok. Renovasyon faaliyetlerimiz

dönemsel olarak devam ediyor.

Amacımız, sezonu mümkün olduğu

kadar uzatmak. Tesislerimiz yıl boyu

tam kapasiteli çalışmasa da 12 ay boyunca

açık. Ne var ki “sezonu kısa” algısı satışlarda

önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Aslında Assos, sadece deniz kum güneş

bölgesi değil. Harika bir doğası var. Alternatif

turizm çeşitlemelerine çok meyilli. Trekking

sporu için elverişli bir alana sahip. Kaz

Dağı hemen yanı başında. Kültür deseniz,

M.Ö. 3000 yıllarına dayanan köklü bir tarihi

geçmişi var. Körfez’de termal yatırımlar

hayata geçmeye başladı. İyi ki de geçti.

Çünkü o bölgenin yatırım ihtiyacı vardı.

Bölgemizde 2. konut dediğimiz sistem

çok yaygın. Bu da bence bölgenin yeni

bir destinasyon olamamasının en büyük

sebeplerinden bir tanesi. Yazlık, devre mülk

mantığıyla devam edildiği için turizme çok

açık kapasiteli olamıyor. Arka arkaya sefer

yapıldığı zaman bunu karşılayacak yatak

kapasitesi mevcut değil. Yavaş yavaş oluyor

diyelim.

Dilara Hanım, bundan sonrası için neler

planlıyorsunuz?

İşletmemiz bizim çocuğumuz, öyle bakıyoruz.

Bundan sonrası için otellerin kontrol

mekanizmasını kuvvetlendirip işin içinde

birebir değil, sadece yukarıda kontrolör

ve iş geliştirici olarak bulunmak istiyorum

ki gözümü yeni yatırımlara, yeni projelere

rahatça çevirebileyim.

Kişisel olarak da hedefim, 10 yılı aşkın süredir

ilgilendiğim kişisel gelişim yolculuğumu

otellerimizin içerisine uyumlayarak bölgede

sürdürülebilir turizmi başlatabilmektir.


54

hotel restaurant

& hi-tech

marka

RATIONAL cihazları için

Yeni Servis Paketleri…

Artık RATIONAL’dan bir pişirme cihazı satın alan müşterilerimiz ayrıca

çok sayıda ücretsiz hizmetten de yararlanabiliyor. Üretici artık bu hizmet

yelpazesini daha da genişletti: Yeni RATIONAL hizmet paketleri kullanıcıya,

aylık sabit ücret karşılığında, yüksek işletim güvenliği, dolayısıyla maliyetten

önemli ölçüde tasarruf sağlayan ek hizmetler sunuyor.


Otomobillerde çoktandır standart

uygulama olmakla birlikte yemek

sektöründe üreticilerin çoğunlukla

tasarruf etmeyi tercih ettiği bir hizmet:

Düzenli cihaz servis hizmeti. Nasıl ki

bir otomobil sürekli kullanıldığında

fren balataları eskirse, örneğin bir

buharlı kombi fırında da sızdırmazlık

elemanları veya hava filtresi düzenli

olarak kontrol edilmeli ve gerektiğinde

değiştirilmelidir. Önleyici cihaz

bakımları, cihazlardan optimum şekilde

yararlanmaya ve kullanım ömrünü

uzatmaya yardımcı olur.

Müşteri ihtiyaçlarına uyarlanmış, üç

farklı çeşit mevcut

RATIONAL bu bağlamda müşterilerine

daha fazla destek olmak istediğinden,

yeni bir hizmet sunuyor: RATIONAL

servis paketleri. Müşteri, aylık

sabit ücret karşılığında, seçilen

paketin içerdiği bütün hizmetlerden

yararlanabiliyor. Müşterinin ihtiyaçlarına

uyarlanmış, üç farklı çeşit mevcut.

Pişirme ünitesi ne kadar çok saat

boyunca kullanımda olursa bakım

ihtiyacı, dolayısıyla paketteki entegre

hizmetler de o kadar fazla olur.

Premium pakette yıllık muayenenin

yanı sıra çok yıpranan parçaların

değiştirilmesi ve onarım, ayrıca 24/7

servis çağrı merkezinden yararlanma

olanağı var. RATIONAL için tüm dünyada

1.100’den fazla sertifikalı servis ortağı

faaliyette. Bunlar sadece yerinde

kapsamlı destek vermekle kalmıyor,

aynı zamanda müşterilere, hangi servis

paketinin onların kullanım şekline daha

uygun olduğu konusunda yol gösteriyor.

Albrecht: “Yeni servis paketlerimizle

ilgili olumlu geribildirimler aldık”

RATIONAL Technical Services GmbH

Sorumlu Müdürü Hans-Werner

Albrecht, “Servis ortaklarımız

mükemmel eğitim almıştır, düzenli

olarak denetimden geçer ve bakım

işlemlerine son derece hâkimdir,”

açıklamasını yapıyor.

Pişirme cihazlarında uzman olan şirket,

bütün müşterilerin en başından itibaren

ve ürünün kullanım ömrü boyunca,

RATIONAL’la olan iş ortaklıklarından

mümkün olan en iyi şekilde

yararlanabilmesini ister.

Albrecht, sözlerine, “Catering

sektöründe şimdiden yeni servis

paketlerimizle ilgili olumlu

geribildirimler aldık,” diye devam ediyor.

“Cihazlarımızı kullananlar özellikle,

bakım masraflarının planlanabilir ve

standartlaştırılmış olmasından ve

ünitelerin kullanım dışı kaldığı sürelerin

minimuma indirilmesinden memnun.”


hotel restaurant

56 & hi-tech

marka güncel

Türksat Kablo’dan belgesel severlere yeni hizmet

Müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak servis ve hizmetlerinde hep

en yeniyi yakalamayı hedefleyen Türksat Kablo’nun yayın platformu KabloTV

bir ilke daha imza attı. Dünyanın önde gelen belgesel kanallarından biri olan

National Geographic’in bilim, macera ve keşif dalında merak uyandıran

prestijli belgesellerini içeren yeni seç izle servisi National Geographic+

Türkiye’de ilk defa KabloTV’de. Geniş arşiviyle yüzlerce belgeselin her an

erişilebilir olarak seçilip izlenmesine olanak sağlayan National Geographic+

servisine belgesel severler, interaktif kutu ve KabloWebTV üzerinden erişim

sağlayabilecekler. Detaylı bilgi için; 08508044444 ve www.turksatkablo.com.tr

Multinet Up’a yeni Pazarlama Genel

Müdür Yardımcısı

Multinet Up, pazarda rekabet gücünü yükseltmek, paydaşlara sunulan değeri

arttırmak ve müşteri deneyimini geliştirmek adına yaptığı organizasyonel

çalışmalar kapsamında atama gerçekleştirdi. Yaklaşık 20 yıldır reklam ve

pazarlama dünyasında önemli roller üstlenen, sektörün başarılı isimlerinden

Gökhan Erol, Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı unvanıyla Multinet Up ve

iştiraklerinin pazarlama faaliyetlerini yönetecek.

Amadeus ile Qantas yeni bir

dağıtım anlaşması imzaladı

Sektör geliştikçe havayolları da seyahat şirketleri ve gezginlere daha

kişiselleştirilmiş teklifler sunmak için yeni çalışma yöntemleri geliştiriyorlar.

Buna paralel olarak, Amadeus, Avustralya’nın ulusal havayolu Qantas ile

Qantas Channel olarak adlandırılacak yeni bir dağıtım anlaşması imzaladı ve

1 Ağustos 2019’da kullanıma açılacak. Anlaşma, Qantas Channel anlaşması

imzalayan Amadeus seyahat satıcılarının; seyahat rezervasyon, değişiklik ve

iptal işlemlerini yaparken Amadeus sisteminin etkinliği ve hizmet kabiliyetinden

faydalanabilmelerini sağlayacak.

Zengin turiste 5

yıldızlı transfer

Türkiye’ye gelen ve günde ortalama 5 bin

dolar harcayan 1 milyon zengin turist, Türk

girişimcilerini harekete geçirdi. Mustafa

Çavuş ve Murat Zorlu, kurdukları GOVIP

şirketi ile Türkiye’ni ziyaret eden zengin kişi ve

kuruluşlara lüks araç hizmeti vermeye başladı.

Her biri 350 bin TL piyasa değerine sahip ve

teknolojik alt yapısı ile küçük bir ofisi andıran

araçlar Türkiye’nin önemli havalimanlarında

turistlerin hizmetine sunuldu.


hotel restaurant

58 & hi-tech

marka güncel

Otellere yönelik asansör ve yürüyen

merdiven çözümleri bu fuarda!

Otellerin misafir trafiğine uygun olarak tasarlanmış, konforlu, estetik ve

güvenli asansör çözümleri, 21 – 24 Mart tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde

gerçekleştirilecek olan 16. Uluslararası Asansör İstanbul’da görücüye çıkıyor. 16.

Asansör İstanbul Fuarı’nın, Türkiye, Balkanlar, BDT Ülkeleri, Ortadoğu ve Kuzey

Afrika pazarlarında eşsiz ticaret fırsatları sunacağını söyleyen Tarsus Turkey Genel

Müdür Yardımcısı Seda Bozkurt, “Tüyap Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nin

6 salonunda birden 50 bin metrekare alanda düzenleyeceğimiz Asansör İstanbul,

katılımcılarını, yurt içi ve yurt dışından 30 bin profesyonel alıcı ve endüstri liderleri

ile buluşturacak. Dünya asansör endüstrisinin şimdiden heyecanla beklediği

fuarımız, her buluşmada olduğu gibi milyonlarca dolar değerinde yeni işbirliği ve

ticaret anlaşmalarının adresi olacak” dedi.

Aygaz’dan Asya’da yatırım

Türkiye’nin lider LPG şirketi Aygaz, dünya evsel LPG tüketiminde

en yüksek paya ve büyüme trendine sahip Asya pazarına giriyor.

Aygaz, Bangladeş’te LPG temini, dolumu ve dağıtımı yapmak

üzere ülkenin en büyük şirketlerinden United Enterprises ile

anlaşma imzaladı. Aygaz ile United Enterprises’ın yüzde 50-50

pay sahibi olacağı şirket ortak yönetim esaslarına göre faaliyette

bulunacak. Aygaz’ın, uluslararası piyasalardaki fırsatları daha

yakından takip ederek, yurtdışı piyasalarda üçüncü taraflarla

ticaret hacmini artırmak amacıyla bir süre önce Londra’da

Şube açtığını hatırlatan Koç Holding Enerji Grubu Başkanı ve

Aygaz Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Eyüboğlu, şunları söyledi:

“Bangladeş merkezli United Enterprises ile kurduğumuz iş ortaklığının, Aygaz’ı küresel bir oyuncu olma yönünde daha da ileriye

taşıyacağına inanıyorum. Bangladeş’in Aygaz’ını oluşturmayı hedefliyoruz.”

Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel de, “Türkiye LPG sektöründe 58 yıldır edindiğimiz deneyimimiz ile, Bangladeş’te değer zincirinin

her aşamasında yer alan öncü şirket olma vizyonumuzu sürdüreceğiz. Yatırımımız ile Bangladeş’teki ticari faaliyetlerin yanısıra, yeni

fırsatları da değerlendirerek bölgedeki büyüme olanaklarını takip edeceğiz” dedi.

Bu fuar Çukurova Isı tarafından ısıtıldı!

Endüstriyel ve ticari ısıtma sistemlerinin 20 bine yaklaşan referansı ile açık ara lideri olan

Çukurova Isı, 16-25 Şubat tarihleri arasında ViaPort Marina’da düzenlenen ve ısıtmasını

yaptığı BOAT SHOW EURASIA’ya katıldı. “Bu fuar Çukurova Isı tarafından ısıtıldı” sloganıyla

fuara katıldıklarını belirten firmanın Pazarlama Müdürü Osman Ünlü: ‘’Ziyaretçilerimizi

sadece kendi standımızda ağırlamakla kalmadık, uygulamalı olarak Çukurova Isı

konforunu yaşatmış olduk’’ dedi.

iF Design Awards’dan Egemden’e ödül

Türkiye’nin en büyük sıvı yağ üreticisi Savola Gıda, dünyaca ünlü tasarım yarışması iF Design Awards’da Ümit

Ünal tarafından tasarlanan Gurme Seri Cam Şişeleri ile gıda kategorisinde en iyi ürün tasarımı ödülünü aldı.

Dünyanın en eski ve bağımsız tasarım organizasyonu olan ve Hannover merkezli iF International Forum Design

GmbH, her sene iF Design Award’u organize ediyor. Bu prestijli organizasyonda dünyanın dört bir yanından

gelen bağımsız uzmanlardan oluşan 67 jüri üyesi tarafından değerlendirilen Egemden Gurme Seri Cam Şişeleri,

52 ülkeden 6.375’in üzerinde rakip ile birlikte yarıştı.


60

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

“Meslekte başarılı olmamda en

büyük pay sahiplerinden biri,

Maximilian J.W Thomae’dir.

Disiplini, kendine güvenmeyi

ve hayal gücümü açmayı

ondan öğrendim. Conrad

Hotel Bosphorus’un Executive

Chef’i Alex Atlamazoğlu ise bu

camiadaki diğer büyük şansımdır.

Yöneticiliğimi de onunla

geliştirdim.”

Fotoğraflar: Can ÜNAL

Bolu, Merkezli. Mutfağa köklerinden

bağlı. Baba, ağabey hariç ailede

amca, dayı, teyze, kuzen, kim

varsa tümden aşçı... Anne lezzetleri

de paha biçilmez ama babaanne

mutfağının gönlündeki yeri apayrı! Hele

o bayramlarda kavurduğu Saray Helvası

yok mu, Gastronometro’nun Yönetici

Eğitmen Şefi Vedat Demir, tadını dün

gibi anımsadığını söylüyor. Sadece bu da

değil! Genç ve deneyimli şefin 8 yaşında

bir çocukken kendi elleriyle hazırlayıp

bayram kahvaltısına taşıdığı “un helvası” da

unutamadığı lezzetli anılar arasında…

Sonrası nasıl mı devam ediyor?

Aile büyükleri tarafından sırtı sıvazlandıkça

içinde doğup büyüdüğü aşçılığa ilgisinin

daha da arttığını söyleyen Vedat Demir’e

birileri çıkıp da “bu işin eğitimini alırsan

yükselirsin” demiyor ama mutfak eğitimi

almak öteden beri cazip geliyor ona.

O günlerde Bolu Turizm Otelcilik Meslek

Lisesi pek bir popüler, anlattığına göre.

Okulun kolej statüsünde olması da etkiliyor

onu, kültürlerin karması da!

Her geçen gün yemek yapmayı daha çok

sevdiğini ve hiçbir yemeği seçmediğini dile

getiren Vedat Şef, bir tek hamsiyi sevemiyor

ki onu da ancak kelle başına babasından

aldığı paralarla tüketebiliyor.

“Şimdiki aklım olsa, pastane şefi

olurdum”

Liseli bir talebeyken en çok da dayısının

mutfakla ilgili nasihatlerini kulağına

küpe ediyor, Vedat Demir. Bir otelin

satın almasından muhasebesine,

resepsiyonundan bellboyluğuna kadar

her bir kademesini öğreniyor. Üstelik de


mutfakla bağlarını koparmadan başarıyor bunu. “İyi

ki de dayımın sözünü dinlemişim” diyen Demir, stajını

Alanya’da bir tatil köyünün pastanesinde yapıyor.

“Şimdiki aklım olsa, pastanede başlar, daha sonra

şef olurdum” diyen Vedat Şef, ezbercilikten uzak

tuttuğu pastanenin matematiği, disiplini ve programını

diğer mutfaklardan şimdi bile ayrı tutuyor. Ne var ki

o günlerde pastaneye odaklanmaktan korktuğu için

aşçılığa yöneldiğini de söylemekten çekinmiyor.

“Üniversitedeyken mutfaktan uzaklaşmak istedim”

Liseden sonra mutfak eğitimine Selçuk Üniversitesi’nde

Turizm ve Otel İşletmeciliği ile devam ediyor, Demir.

Tam da o sıralar mutfaktan uzaklaşmak istediğini şu

samimi sözleriyle itiraf ediyor: “Bütün arkadaşlarım

sevgililer gününde geziyor, yazları tatile çıkıyor, düğüne

gidiyordu; bense hep çalışıyordum.”

Demir, o kararlı-kararsız dönemi Hilton Konya Oteli’nin

eğlence kulübünde barmen olarak geçiriyor, bir müddet.

Ardından beş yıldızlı otelde resepsiyonist ve bellboy

olarak görev yapıyor. Ta ki Ali Murat Dikmen Ustası

“Oğlum bu işlerde 50-55 yaşında emekli olmak zorunda

kalırsın ama mutfakta ölmezsin, işin seni her zaman

ileriye taşır” sözlerini duyana kadar.İkna olduğunda da

mutfağa yeniden geri döndüğünü anlatıyor.

“Hem eğitmen hem şef olmak en büyük şansım”

Şimdilerde Gastronometro çatısı altında birlikte mesai

yaptığı Gastronometro Direktörü Maximilian Thomae ile

tanışması da o döneme rastlıyor, Demir’in. Mövenpick

Hotel Istanbul’un mutfağında bir dönem birlikte tava

sallıyorlar. Arkasından The Marmara Şişli ve The

Marmara Taksim otellerinde çalıştığını söyleyen Vedat Şef, nerede

çalışırsa çalışsın, mutfakta fazladan geçirdiği saatleri bir şans

olarak gördüğünü söylüyor.

Usta şefin kariyer yolculuğu hemen arkasından Conrad Hotel

Bosphorus ile paralel devam ettirdiği Okan Üniversitesi ve Maltepe

Üniversitesi eğitmenlikleri ile sürüyor. Vedat Şef, geriye dönüp

baktığında ona bu bakış açısını kazandıran, farklı olmaya motive

eden ana sebebi, profesyonel mutfak kariyerini üniversitelerdeki

eğitmenlik kariyeriyle aynı potada eritebilmiş olmasına borçlu

olduğunu söylüyor.

“Gastronometro ne hayal ediyorsanız onu veriyor”

2015 yılında “Yönetici Eğitmen Şef” olarak Gastronometro

ekibine katıldığını söyleyen Vedat Şef, operasyon ve akademik

kariyerindeki tüm yetkinliklerini aktarmak ve deneyim

kazandırmak için eğitimlerini ara vermeden sürdürüyor.

Sektöründe yenilikçi, üretken, eğitimci ve araştırmacı kimliğiyle

tanınan deneyimli şefe Gastronometro’nun kendi için anlamını

soruyorum.

“Gastronometro’da bir otel, restoran şefinden ya da bir öğretim

görevlisinden tek farkınız hepsini bir arada yapabilmeniz.

Burada eğitim de veriyorsunuz, kokteyl de yapıyorsunuz, ürün

de geliştiriyorsunuz, banket de veriyorsunuz, sektörle devamlı

iç içesiniz. Çok yeni ekipmanlar ve teknikler öğreniyorsunuz.

Yurt dışıyla sıkı bağlantıdasınız. Çok aktifsiniz. Türkiye’de bir şef

olarak ne hayal ediyorsanız onu yapabiliyorsunuz.”

“Ortaokul ve lisedeyken bir restoranım olsun

istemedim. Ama hep aşçıbaşı olmak istedim.

Çünkü gördüğüm bütün aşçıbaşıların bir

ofisi vardı, ön plandaydılar hep. Eskiden

herkes mutfaktayken, bir tek aşçıbaşı lobide

geziyordu” diyen Vedat Şef o hayaline yıllar

sonra ancak Gastronometro mutfağında

kavuştuğunu söylüyor.


62

“İyi bir şef ürün ve teknik bilmeli”

Aşçılık mesleğine uzanan yolculuğunu

samimi duygu ve düşünceleriyle

paylaşan Vedat Demir’e bu keyifli

söyleşimizin devamında iyi bir şef

olmanın kriterlerini de soruyorum.

Nitelikli bir şefin ürün bilgisi, iyi

bir teknik (sunum, pişirme, stok,

depolama) bilgisine sahip olmasının

önemini vurgulayan Demir, “Bu

meslekte teknik ve malzeme bilgisi

olmadan olmaz. Her zaman yeni

tekniklere açık olmalı ve kullandığın

malzemeyi en iyi sen bilmelisin. Bence

iyi şef ezber bozmalı.” diye devam

ediyor.

“Türkiye’de, gastronomi alanındaki

akademik kaynaklar yetersiz”

Türkiye’de gastronomi kaynaklarının

yetersizliği, deneyimli şefin sektöre

yönelik eleştirilerinden bir diğeri. “Şu

an eğitim kurumlarında okutulan

çoğu kaynaklar ya yurt dışından

gelerek Türkiye’ye uyarlanmış ya da

uyarlanmamış bile, direkt kopyası

yapılmış. Bu kadar geniş bir kültüre sahip olan Türk mutfağına ait

kaynaklar oldukça kısıtlı” diyen Vedat Şef’e göre, bunun en önemli

nedenlerinden biri, Türkiye’de standartlaşamayan reçeteler!

Türk mutfağının içinde farklı kültürler ve tarifler barındıran

çok geniş bir mutfak

olduğuna ve Metro’nun

da odağı doğrultusunda

Gastronometro’da çeşitli

çalışmalar yürütüldüğünü

anlatan Demir, İlham

Veren Tarifler video

serisinden heyecanla

bahsediyor. Verdikleri

tarifleri anlatırken de “Bir

şeften birebir aynısını

yapmasını istemiyoruz. Bu

bizim yaptığımız yemek.

Ama aynı tekniği alıp,

kendi kimliğini koyabilir.

Şeflerden ezberci değil,

hayal gücünü geliştiren,

üreten bir performans

bekliyoruz. Ne kadar

üretirseniz, o kadar

güncelsiniz çünkü” diyor.

Peki bundan sonrası için neler planlıyorsunuz?

Gastronometro’daki misyonumu tam olarak tamamladığımı

düşünmüyorum. Çünkü burada sizi sıkacak bir ortam yok!

Her gün farklı bir şef, ürün, ekipman, teknikle tanışıyorsunuz.

Devamlı güncelim, dinçim, yurt dışıyla sürekli bağlantı

içindeyim. Türkiye’de birçok lokal, yerel, coğrafi işaretli

ürünlere ulaşabiliyorum ve bunu Türk şeflerine aktarma

şansım var. Dolayısıyla sektöre yönelik daha yapacak çok

işimiz, çok projemiz var. O yüzden Gastronometro ile yoluma

devam edeceğim.


Tabak tasarlarken ilham kaynaklarınız neler?

Türk ve Osmanlı’nın kültür ve sanatından, renklerden, doğadan

ilham alıyorum. Konsept benim için çok önemli. Tabaklarımızı

yaşam tarzına göre hazırlıyoruz. Belli bir yaştan sonra bir kimlik

de oluşuyor. Bizim kartvizitimiz, tabaklarımız. Kimliğinizi tabağa

yansıtabiliyorsanız, zaten bir konsept ve stil de oluşturmuş

oluyorsunuz.

Tabakta kompozisyon oluşturmanın püf noktaları neler? Ana

yemek ve garnitür eşleştirmelerinde neleri gözetiyorsunuz?

Hayatımıza çok yeni giren “Holistik” diye bir kavram var. Bunu ayrı

parçaların bütünleştiğinde ortaya çıkan kuvvet ya da değer şeklinde

tanımlayabilirim. Bir tabağa 200 gram kuzu koyduğumuzda

sebzenin ölçütü 10 gram olmuyor. Tabaktaki denge önemli. Bir

de öğünlerimize dikkat ediyoruz. Hepsi birbirinden farklı olmalı ki,

insanları gün boyu zinde tutabilelim.

Doğru pişirmenin sizce nüansları neler?

Doğru ürünle doğru teknik kullanmayı çok seviyorum. Bize yıllarca

büyük balığın ızgarada, küçük balığın tavada pişirileceğini öğrettiler.

Dolayısıyla işin hep kolayına kaçtık. Birileri de çıkıp demedi ki:

“Küçük balık da ızgarada olur.” Doğru pişirmek için ürünü iyi

bilmek lazım. Çünkü ürüne göre teknik arıyorsunuz.

Kendinizi birkaç cümleyle anlatmanızı istesem neler söylersiniz?

Çok soğukkanlıyım. Metro Türkiye’de ortalama 4.500 kişi çalışıyor,

içlerinde bir kişi bile Vedat Demir’i telaşlı görmemiştir. Bir de beni

seviyorlar. Çünkü iletişimim çok kuvvetli. Bu sektörde başarılı

olmamamın nedeni de bu özelliğim sanırım. Mutfakta disiplinliyim.

Dünümü, bugünümü, yarınımı çok iyi düşünür ve planlarım. En

önemlisi de doğru iletişim kurarım. Öğrenmeye daima açığım.

Ben hiçbir zaman ‘oldum’ demedim. Çünkü her gün yeni bir şey

öğrenerek gelişiyorum.”

“Bir Bocuse d’Or var ki, bir adamın bir şehri,

bir ülkeyi kalkındırma hikayesi. Paul Bocuse!

Köklerinin hikayesini tüm dünyaya duyurmak

için gece gündüz çalışanların yarışması bu. Ustaçırak

ilişkisinin rafine bir performansı. Türkiye

üç seferdir Avrupa elemelerinde boy gösteriyor.

2018 Bocuse d’Or Türkiye ekibinin koçuydum

ve Torino’da yemeğe olan tutkunun dil, ırk

gözetmediğine tanık oldum. Çalışmanın sonu

olmadığını, her zaman daha iyisinin olduğunu

gördüm. Bana Vedat’ın daha iyi bir halini

getirecek, her zorluğa hazırım. Çünkü eğer bunu

yapmayacaksam neden şef oldum?”

“Yıllar içinde alışıldık bir şef kariyerinde adım adım

ilerlerken bunun ruhumu tam anlamıyla doyurmadığını

fark ettim. Türk mutfağına ve ürünlerine olan sevgimin

diğer tüm konulardan sıyrılıp kendini göstermesi

gerekiyordu. Daha doğrusu bunu başaramazsam içimdeki

ses ‘o zaman neden şef oldun?’ diye sormaya devam

edecekti. Bu farkındalık tabaklarımı ve reçetelerimi

inovasyonla buluşturmama sebep oldu. Formu

değiştirirken, anıyı korumak! Mutfakta inovasyonun en

doğru yorumu bu bence. Massimo Bottura’nın lazanyaya

benzemeyen lazanyasında, Christian Le Squer’in

fermente süt köpüğü ve levrek kullandığı tabağında sizi

götürmeye çalıştıkları yer hep zamanın o lezzetle durduğu

özlenen an. Ben de hazırladıklarımla sizi başka bir yere

ışınlamak istiyorum. Işınlanmayı birlikte mutfağa girdiğim

üstatlardan öğreniyorum ve her gün daha iyisi için

uğraşmaktan vazgeçmiyorum.”


hotel restaurant

64 & hi-tech

gastro etkinlik

Geleceğin şeflerine ödül yağdı

TÜROB’un Milli Eğitim Bakanlığı ve Gastronometro işbirliğiyle ‘Sektör

Yetenek Avında’ sloganıyla düzenlediği 2. Turizm Meslek Liseleri Arası

Aşçılık Yarışması’nda Küçükçekmece İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi birinci oldu.

Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB), Milli

Eğitim Bakanlığı ve Gastronometro iş

birliğiyle düzenlediği 2. Turizm Meslek

Liseleri Arası Aşçılık Yarışması’nda ödüller

sahiplerini buldu. ‘Sektör Yetenek Avında’

sloganıyla Gastronometro’da gerçekleştirilen

yarışmada 12 okulun öğrencileri kıyasıya

rekabet ederken, ipi Küçükçekmece İMKB

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi göğüsledi.

Selimpaşa İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi ikinci, Kadıköy Mualla Selcanoğlu

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi üçüncü oldu.

Bayındır: “Meslek liseleri sektörün

kaynağı”

Ödül töreninde konuşan TÜROB Başkanı

Timur Bayındır, bu tip projelerle turizm

otelcilik sektörünün nitelikli eleman

ihtiyacının karşılanmasını ve meslek

lisesi mezunlarının eğitim aldıkları alanda

istihdam edilme imkanlarının artırılmasını

ana hedef olarak belirlediklerini belirtti.

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen yarışmanın

gelecek yıllarda tüm Türkiye’yi kapsayarak bu

hedefin gerçekleştirilmesine büyük bir katkı

sağlayacağını dile getirdi. Bayındır, “Meslek

liselerinin sektörümüzün ana istihdam

kaynağımız olması için elimizden gelen tüm

çabayı göstereceğiz. Konaklama sektörü

olarak turizm meslek liselerinden mezun

olan tüm kalifiye çalışanlara talip olmaya

devam ediyoruz” diye konuştu.

“Türk mutfağı ve değerlerini korumayı

hedefliyoruz”

Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu

olan Gastronometro’yu hayata geçiren

Metro Türkiye’nin Satın Alma Direktörü ve

Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ise bu

işbirliğinden duydukları memnuniyetin altını

çizerek şunları söyledi: “Gastronometro’da,

Metro Türkiye’nin stratejisine paralel olarak

dünyanın en köklü mutfak kültürlerinden

birine sahip olan Türk mutfağı ve değerlerini

korumayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda Milli

Eğitim Bakanlığı ve TÜROB işbirliğiyle

yürüttüğümüz bu projeyi geleceğe atılmış bir

adım olarak görüyoruz. Genç şeflerimizi yerel

malzemelerle buluşturmak; Kars Kaşarı,

Aydın İnciri ve Taşköprü Sarımsağı gibi coğrafi

işaretli ürünleri tanımalarını ve hazırladıkları

menülerde kullanmalarını sağlamak gurur

verici. Çünkü biliyoruz ki Türk mutfağını

geleceğe taşıyacak olanlar genç şeflerimizdir

ve onların hünerli dokunuşlarıyla ve

yenilikçi bakış açılarıyla buluşan bu çok özel

malzemeler modern Türk mutfağının en

kıymetli parçası olacaklar.”

10 bin TL ve üniversite bursu

Öte yandan yarışmada birinci olan

Küçükçekmece İMKB Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi 10 bin TL’lik ödülün sahibi

olurken, ayrıca Özyeğin Üniversitesi Otel

Yöneticiliği Bölümü 2019 Yaz Okulu Tam Burs

Ödülü’ne hak kazandı. İkinci olan Selimpaşa

İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

ikinci, 6 bin TL’lik, üçüncü Kadıköy Mualla

Selcanoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ise

4 bin TL’lik hediye çekiyle ödüllendirildi. İlk

üçü alan okullar ayrıca Gastronometro’dan

‘Pirge Şef Bıçağı’ hediyesi aldı. Sultangazi

Selahaddin Eyyubi Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi ‘hijyen ödülü’ alırken, katılımcı tüm

okullara ayrıca Ecolab’dan 3.500’er TL

değerinde hijyen ürünleri paketi hediye edildi.


TUTKUNUZ İÇİN

EN İYİ MALZEMELER

METRO’DA

Tutkunuza eşdeğer bir tutku ile çalışıyor,

200’den fazla pastacılık ürününü sizlerle buluşturuyoruz.


66

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Türk yemekleri Oscar menüsünde!

Dünyaca ünlü yıldızlar, Türk yemeklerinin tadına Oscar Ödül gecesinde vardılar.

Türkiye Ortak Nesiller Entegrasyonu (T-ONE) Derneği’nin çabalarıyla Türk

yemekleri bu yıl da Oscar ödül törenine damgasını vurdu.

Türk mutfağının popülerliğini ve dünya

çapında tanınmasını artırmak için

çalışmalar sürdüren Turkey ONE

Derneği’nin uzun uğraşları ve görüşmeleri

sonucunda bu yıl da Oscar menüsüne Türk

lezzetleri artarak girdi.

Los Angeles da düzenlenen bu görkemli

91. Oscar Ödülleri Töreninin ardından

Oscar yemeğini 25 yıldır Oscar töreninin

resmi baş aşçısı olan Wolfgang Puck

Cateringi ile hazırladı. Şef Wolfgang

Puck ile Oscar mutfağında çalışan

Spago İstanbul’un Türk şeflerinden Yiğit

Mirzaoğlu ve Cihan Kıpçak’ın birlikte

hazırladığı bu seneki menüde ana yemek

olarak Gaziantep yöresine ait et ve

patlıcanla yapılan ve bir çok sevdalısının

olduğu “Alinazik”, 500 yılık Osmanlı Saray

mutfağından günümüze uyarlanarak gelen

ve şölen yemeği olan “Vişneli Zeytin Yağlı

Yaprak Sarması”, Ege mutfağının gözdesi

“asma yaprağında servis edilen Levrek” ve

Kayseri’nin geleneksel “Yağ Mantısı”yer

aldı. Gaziantep’in “Kuru Baklavası”

ve 10 asır öncesine dayanan Osmanlı

padişahlarının misafirlerine sunduğu ve

Osmanlı usulü nar şerbeti ile kadayıfla

servis edilen Damla Sakızlı Muhallebi” ise

dünya starlarını eşsiz bir lezzet serüvenine

çıkardı. Geçen yıl ise Oscar töreninde gala

yemekleri arasında servis edilen Adana

kebap, içli köfte ve kabak tatlısı menünün

yıldızları olmuştu.

Çetindoğan: “Türkiyemiz adına gurur

duyduk”

T-ONE Derneği Başkanı Demet Sabancı

Çetindoğan ve Gastronomi komitesinin

çabaları sonucu böylece Türkiye’nin

seçkin restoranları, mutfak okulları,

organizasyonları ve akademileri olmak

üzere Türk lezzetlerini tanıtmak amacıyla

başlatılan çalışmalara bir yenisi daha

eklenmiş oldu.

T-ONE Derneği Başkanı Demet Sabancı

Çetindoğan,“T-ONE derneğimizin

Gastronomi Komitesi’nin yürüttüğü

çalışmaları ve derneğimizin girişimleri

sayesinde Ünlü aşçı Wolfgang Puck,

geçtiğimiz yıl gerçekleşen Oscar Ödül

Töreni’nin yemek menüsünde üç çeşit

Türk yemeğimizi ikram etmişti. Bu yıl

derneğimizin uzun çabaları sonucunda

yine Oscar Ödül Töreni akşamında

geleneksel tatlarımızın sunulması ve

çeşitlerimizin artarak yer almasından

Türkiyemiz adına çok gurur duyduk.

T-ONE derneğimizi Türkiye’nin eşsiz

kültürel mirası ile tarihi ve doğal

zenginliklerini tüm dünyaya tanıtırken

uluslararası platformlara bir marka olarak

taşıyarak kültürel ve toplumsal gelişmeye

katkıda bulunmaya devam edecektir.”


5303 Sok. 75. Yıl Mah. No 96/A

Yunusemre/Manisa

www.faikminibar.com.tr

0236 233 15 77

faik.karik@faikminibar.com.tr


68

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Dünyanın Gözü ‘GastroEkonomi Zirvesi’nde!

Türkiye’nin ‘gastronomi turizmi’ konusundaki gelişimine odaklanan ‘Global

GastroEkonomi Zirvesi’ TURYİD tarafından 12 Mart’ta Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi

Sarayı’nda gerçekleştirilecek.

Chef Diego Muñoz

Big Chefs Yönetim Kurulu Başkanı

Gamze Cizreli

Chef Matias Cilloniz

Mutfak Araştırmacısı

Ebru Baybara Demir

Doktor Jia Choi

Turizm Restoran Yatırımcıları ve

Gastronomi İşletmeleri Derneği

(TURYİD), bu yıl ikinci kez

düzenleyeceği Global GastroEkonomi

Zirvesi’nde tüm dünyadan sektör

profesyonellerini, gastronomi meraklılarını

ve alanının öncü isimlerini bir araya

getirecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı,

T.C. Ticaret Bakanlığı ve TİM’in desteği

ile 12 Mart’ta düzenlenecek zirvede,

Gastronomi Ekonomi, Gastro Diplomasi,

Gastronomi Turizmi ve Sosyal Gastronomi

konuları masaya yatırılacak.

Gün boyunca farklı temalardaki seanslarla

düzenlenecek zirvede, dünyanın dört bir

köşesinden gelecek konuşmacıların sektöre

farklı perspektiflerden ışık tutacak.

Zirvenin öne çıkan oturum ve konukları ise

şöyle;

‘Dünyaya Açılan En Lezzetli Markalarımıza

Turquality Desteği’

•Big Chefs Yönetim Kurulu Başkanı Gamze

Cizreli’nin modere edeceği ‘Son 20 yılda

Türk gastronomisinin değişimi ve Türk

restoranlarının dünyaya açılım süreci’

başlıklı oturumda Ticaret Bakanlığı Genel

Müdür Yardımcısı Emel Emirlioğlu, Bay

Döner Yönetim Kurulu Başkanı Levent

Yılmaz ve Doğuş Holding Vergi, Mali İşler ve

Finansal Raporlama Bölüm Başkanı Akın

Tavuz konuşmacı olarak yer alacak.

•D-Ream CEO’su Umut Özkanca, ‘Bir Rüya’

temalı konuşması ile Dubai’den sonra

Londra’ya bir Türk restoranının yolculuğunu

ve gelecek dönem hayallerini katılımcılara

aktaracak.

‘Turizm, Tarım ve İhracatı Buluşturan Bağ:

Şarap’

•Moderasyonunu Gazeteci Şirin Payzın

üstleneceği oturumda, Doluca Yönetim

Kurulu Üyesi Sibel Kutman Oral,

Kavaklıdere Yönetim Kurulu Başkanı Ali

Başman ve Mey Genel Müdürü Levent

Kömür Türkiye’nin şarap ihracatına ilişkin

potansiyelini masaya yatıracak.

•İspanya Şarap Turizmi Derneği Başkanı

Jose Antonio Vidal ‘İspanya Şarap

Turizminde Nasıl Dünya Lideri Oldu?’

başlıklı konuşmasıyla İspanya’nın şarap

ve şarap turizmindeki başarı hikayesini

paylaşacak.

•Migros CEO’su Özgür Tort, Tire Süt

Müstahsilleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi

Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük

ve Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği

Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı

Özgür Güven ‘Demokratik Kalkınma Modeli

Olarak ‘Kooperatifçilik’ oturumunda bir

araya gelecek.

‘Ekonomik Gelişme İçin Büyük Paylaşım:

Sosyal Gastronomi’

•Küresel Sosyal Gastronomi Hareketi

Öncüsü David Hertz, ‘Gastronominin

İyileştirici Gücü’ne ilişkin paylaşımlarda

bulunacak.

•Şef, Sosyal Girişimci, Mutfak Araştırmacısı

Ebru Baybara Demir Mardin’deki turizm

gelişiminin yanı sıra toprağı ve mültecilerle

geliştirdiği tarım projelerini ‘Mardin’de neler

oluyor?’ da anlatacak.

‘Adı Mesafeli Katkısı Lezzetli:

Gastrodiplomasi’

•Zirvenin ‘gastrodiplomasi’ terimini gündeme

taşıyan konuğu ise ‘Devlet Markalaşmasında

Gastrodiplomasinin Yeni Yeri’ temalı

konuşması ile Levantine Public Diplomacy

Executive Director’ı Paul Rockower olacak.

•Bu diplomatik yolculuğun Türkiye’deki

yansıması olan Turkish Coffee Truck’ı hayata

geçiren Gönüllü Girişimci Gizem Sağcıgil

White ise ‘Türk Kahvesinin Diplomatik

Yolculuğu’ ile zirvede yer alacak.

‘Ekonominin En Lezzetli Tarifi: Gastronomi

Turizmi’

•TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi Tayyar

Zaimoğlu ‘Ekonominin En Lezzetli Tarifi

Gastronomi Turizmi’ oturumuyla konuşmacı

olacak.

•Boğatepe Çevre Yaşam Derneği Başkanı

İlhan Koçulu ‘Gravyer ve Turizmin Gizli

İlişkisi’ni ve Kars’ın Boğatepe Köyü’nden

doğan hikâyeyi anlatacak.

•Urla Şarapçılık A.Ş. Yönetim Kurulu

Başkanı Can Ortabaş ‘Tarım Ve

Gastronomiyle Yaşanabilir Ve Sürdürülebilir

Bir Turizm Bölgesi Yaratma Projesi: Urla

Bağyolu’ oturumuyla zirvede yer alacak.

‘Dünya Gastronomi Turizmine Öncü

Kaşifleri’

•O’ngo Food Başkanı Doktor Jia Choi,

‘Saraydaki Mücevher’ oturumunda Kimchi

Diplomasisi ve sonucunda gelişen Kore

mutfağını anlatacak.

•Royala Passage Co. Ltd. CEO’su Prof.

Sarote Phornprapha ‘Gastronomi

Turizminde Özgünlük ve Değer Yaratma’

konusunda deneyimlerini paylaşacak.

•Japonya Seyahat ve Turizm Derneği

Uluslararası İlişkiler İcra Direktörü

Shinichi Nakamura ‘Geleneksel Mutfağın

Turizmdeki Payı’nı anlatacak.

•Globaldit Stratejik Direktörü Laura

Fandos’un ‘Meksika’da Kamu ve Geleneksel

Şeflerin İş Birliği’ni ele alacak.

•Emotourismo Direktörü David Mora,

‘Yeni Turizm Ürünlerinin Yaratılması ve

Ticarileştirilmesi’ konusunda önerilerde

bulunacak.

‘Yereli Küreselleştiren Şefler’

•Executive Chef Diego Muñoz, Astrid

& Gastón’ı taşımayı başardığı yeri ve

kendi hikayesi ‘Lima’dan Bodrum’a’ yı

anlatacak.

•Executive Chef Matias Cilloniz, ‘Peru’da

Yereli Yüceltenler’ başlıklı konuşmasında

Peru’nun dünya mutfakları arasındaki

her gün artan saygınlığını ve bu yolda

yaşananları paylaşacak.


hotel restaurant

70 & hi-tech

gastro etkinlik

Gastronomi, müzik ve eğlence

yeniden Çiçek Pasajı’ndaydı...

3. Nesil akımlar günümüzde hızla yükselirken yeni nesil şefler ve müzisyenler ile

Çiçek Pasajı’nın büyülü ortamında yepyeni bir sayfa aralandı!

Çiçek Pasajı’nın nostaljik ve benzersiz

ambiyansında gerçekleşen “Yeniden

Çiçek Pasajı” etkinliği, 8 Şubat 2019

Cuma günü saat 19:30-24:00 saatleri

arasında 700’e yakın İstanbullu ile buluştu.

Tanem Sivar, Ece Uslu, Tuğba Ünsal, Zafer

Algöz, Yiğit Özşener, Deniz Marşan ve Sedef

İybar gibi renkli isimler Yeniden Çiçek Pasajı

etkinliğinde bir araya geldi.

1876’dan beri Beyoğlu’nun ikonlarından

biri olan Çiçek Pasajı’nda, eğlence ve lezzet

severleri yeniden bir araya getirmek amacıyla

tasarlanan projenin lezzetlerini yeni nesil

genç şefler hazırladı; sahne performansına

ise farklı ve özgün çizgisiyle müzik dünyasının

sevilen isimlerinden Gaye Su Akyol’un eşsiz

müziği, Güntaç Özdemir’in hareketli parçaları

ve nostaljik sürprizler eşlik etti.

7 genç şef geceye lezzet kattılar

“Yeniden Çiçek Pasajı” etkinliğinde; yakın

gelecekte isimlerini sıklıkla duyacağımız

öne çıkan yeni şeflerden; Alaf’ın sahibi ve

şefi Murat Deniz Temel, Mittag’ın sahibi

ve şefi Fatma Yıldırım, Pizza Fellas’ın

sahibi ve şefi Ceren Tekşen, Neolokal’in

yardımcı şefi Serra Beklen, Nicole’ün

yardımcı şefi Gamze Kurtulmuş, Kantin’in

eski yardımcı şeflerinden ve Cunda Ayna

Restoran’ın da eski şefi Tayfun Gökşin ve

Gram’ın kuruluşundan bugününe kadar

çalışmış ve ayrılarak yeni maceralara

girmek için yoluna devam eden şefi Esra

Acar Koç’un da içinde bulunduğu 7 genç

şef klasik mezelere getirdikleri modern

yorumlarla geceye lezzet kattılar. Yıllardır

Beyoğlu’nun vazgeçilmezi haline gelen

Balık Pazarı esnafının nostaljik ve ilham

dolu malzemeleri kullanılarak yeni


eçetelerle hazırlanan beyin kızartma,

tarama ve hamsi kılçığı cipsi, rezene

tohumlu lakerda gibi lezzetler Çiçek

Pasajı’nda bir ilke imza attı.

Yeni sürprizlerle devam edecek

Beyoğlu’nun simgesi olan Çiçek Pasajı

esnafının kültleşmiş lezzetlerinden;

midye tava, muska böreği ve patates

tava gibi klasik lezzetlerin gecenin

ilerleyen saatlerinde konuklara ikram

edildiği bu özel etkinlikte, katılımcılar

müzikleri ve gastronomik yaklaşımı

ile daha önce hiç yaşamadıkları bir

Çiçek Pasajı deneyimi yaşadılar.

İstanbulluların çok yoğun ilgi gösterdiği

“Yeniden Çiçek Pasajı” etkinlikleri yeni

sürprizleri ile devam edecek.


72

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

14 Türk Şef, Basque Culinary Center

ile Gastronometro’da bir araya geldi

Gastronometro, dünyanın en yaratıcı mutfak okullarından Basque Culinary Center ile

yaptığı iş birliği kapsamında gastronomi profesyonellerini bir araya getirdi, 14 Türk

şef ileri mutfak teknikleri eğitimi almasının ardından Türkiye’de bir ilk olarak Basque

Culinary Center sertifikasına sahip oldu.

Türk şeflerine dünya gastronomisinin

kapılarını açmak ve Türk mutfağı ile

dünya gastronomisi arasında köprü

kurma hedefiyle birçok öncü projeye

imza atan Gastronometro, uluslararası

üne sahip okul ve şeflerle yaptığı iş

birliklerine bir yenisini ekledi. 21-24 Ocak

tarihleri arasında dünyanın en prestijli

mutfak okullarından Basque Culinary

Center’ın eğitim departmanının baş

aşçısı Alfredo Taboada, Türk şeflere ileri

mutfak teknikleri ve trendleri konusunda

kapsamlı bir eğitim verdi. Katılımcılar

tarafından büyük beğeni toplayan eğitimin

ardından 14 şef, Türkiye’de bir ilk olarak

Basque Culinary Center tarafından verilen

sertifikayı almaya hak kazandı.

Önümüzdeki dönemde yenileriyle devam

edecek

Konuyla ilgili açıklama yapan Gastronometro

Direktörü Maximilian Thomae, dünya ile Türk

mutfağı arasında köprü niteliğinde etkinlikler

gerçekleştirmekten büyük keyif aldıklarının

altını çizerek, Basque Culinary Center ile

aralarında yakaladıkları sinerjinin gelecek

dönemdeki çalışmalarına da yansıyacağından

şüphe duymadığını belirtti.

Basque Culinary Center, Gastronometro’da

gerçekleştirdiği eğitim sonrasında 25 Ocak’ta

üniversitelerin gastronomi öğrencileri, sektör

profesyonelleri ve gastronomi tutkunlarından

oluşan 140 kişiye modern mutfak teknikleri

ve dünya gastronomi trendleri konularını

kapsayan bir seminer verdi.

Türkiye’nin ilk

gastronomi

keşif platformu

Gastronometro ile

Basque Culinary

Center iş birliği ile

önümüzdeki dönemde

de çeşitli etkinlikler

gerçekleştirilecek.


...PROFESSIONAL FURNITURE SOLUTIONS...

Hotel Restaurant Cafeteria Mobilyaları

Adres : Yeni Mah. Şehit Polis Ahmet

toprakoğlu Cad. no 118 Sarıçam/ADANA

0(533) 779 58 79

0(533) 77907 69

info@horecamobilya.com


74

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

Coğrafi İşaretler,

65 bin öğrencinin müfredatına giriyor!

Urla’nın sakız enginarından Ardahan’ın çiçek balına; Kırklareli’nin hardaliyesinden

Diyarbakır’ın karpuzuna Coğrafi İşaretler ders kitaplarına giriyor.

Türk mutfağına ve değerlerine sahip

çıkmak, yerel üreticiyi desteklemek ve

ürünlere katma değer kazandırmak

amacıyla Metro Türkiye tarafından 2011

yılında başlatılan Coğrafi İşaretli Ürünler

Projesi kapsamında önemli bir gelişme

yaşandı. 11. Kalkınma Planı çalışmalarında

Metro Türkiye tarafından paylaşılan Coğrafi

İşaretli Ürünlerin ders olarak okutulması

önerisi hayata geçiyor.

Metro Türkiye’nin katkılarıyla hayata geçirilen

projenin detayları, 4 Mart Pazartesi günü

Metro Türkiye Satın Alma Direktörü ve

Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ve Mesleki

ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr.

Kemal Varın Numanoğlu’nun katılımıyla

Gastronometro’da düzenlenen basın

toplantısında paylaşıldı.

Coğrafi İşaretler, Türk

mutfağı ve Beslenme ders

kitaplarında yer alacak.

Proje kapsamında ayrıca,

MEB’a bağlı 50 formatör

öğretmen Gastronometro’da

teorik ve pratik eğitim

alacak.

Alkaç: Gençlere bugünden dokunarak büyük

bir adım atıyoruz

Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi’nin sekizinci

yılında bir hayallerini daha yerine getirmenin

mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Deniz

Alkaç, “Türk mutfağının potansiyelinin açığa

çıkması ve dünyanın en bilinen mutfakları

arasında boy göstermesi; Türk mutfağının

değerlerinin korunması ve modern

yorumlarla geleceğe taşınması ile mümkün.


Gençlerin mutfak kültürümüz ve değerleri

konusunda bilinçlenmesi ve eğitilmesi her

şeyden önemli. Gastronominin geleceğini

şekillendirecek gençlere bugünden

dokunarak büyük bir adım atıyoruz” dedi.

Öğretmenlerin eğitimini öğretmenler

verecek!

Proje kapsamında ilk etapta farklı illerden

50 formatör öğretmene Türkiye’nin

ilk gastronomi keşif platformu olan

Gastronometro’da eğitmen eğitimi

vereceklerini söyleyen Alkaç, sözlerine

şöyle devam etti, “Gaziantep’ten, Kars’tan,

İzmir’den, kısaca Türkiye’nin dört bir

yanından öğretmenlerimize Coğrafi

İşaretli Ürünler hakkında eğitim vereceğiz.

Daha sonra bu öğretmenler kendi illerinde

20 ila 30 öğretmene eğitim verecek.”

“Bir yılda 65 bin genç arkadaşımızla

gastronomi turizminin gelişimine katkı

sunacağız”

Toplantıda, Türkiye’nin yüksek turizm

potansiyeline ve hedeflerine de değinen

Deniz Alkaç, “Türkiye 2019 yılında 50

milyon, 2023 yılında ise 70 milyon yabancı

turist hedefliyor. Türkiye halihazırda doğal

güzellikleri, tarihi ve kültürüyle turist

çeken bir ülke. Sağlık ve spor turizmi

alanındaki gelişmeleri de yakından takip

ediyoruz. Bizim hedefimiz, gastronomi

turizminde de ön plana çıkabilmek.

Bugün Barselona’ya seyahat eden bir

kişi ortalama 1.150 dolar harcıyor ve

bunun yaklaşık üçte biri gastronomi

harcaması. Türkiye’ye seyahat eden bir

turist ise ortalama 680 dolar harcıyor ve

bunun yüzde 14’ü gastronomi harcaması

olarak karşımıza çıkıyor. Kültür ve

Turizm Bakanı, 2018 yılında Türkiye’deki

konaklama gelirinin tahmini 10 milyar

dolar, gastronomi gelirinin ise 5 milyar

dolar civarında olduğunu açıkladı. Bu

rakamı yukarı taşımak için hepimize

görevler düşüyor. Projemiz kapsamında,

10 yılda Türkiye’nin yerel değerleri

konusunda eğitim alacak yaklaşık 650 bin

genç arkadaşımızın da buna çok büyük

bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye

konuştu.

“Ezine peyniri neden rokfor gibi

olmasın!”

Metro Türkiye Satın Alma Direktörü ve

Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, basın

toplantısındaki konuşmasını, “Yerel

değerlerin korunması ve ürüne değer

kazandırılması tüm dünyada üzerinde

titizlikle durulan bir konu. Sözgelimi

Fransa’nın rokfor peyniri 1400 yılından

beri korunuyor. Bugün Rokfor (Roquefort)

köyündeki üretimin değeri yılda 400

milyon Euro. Baktığınızda Ezine peyniri

de en az rokfor kadar lezzetli ve değerli

bir peynir. İşte biz ne zaman bu değeri

daha iyi tanıtırız, yurt dışından Ezine’ye

turlar düzenlenmesini sağlarız, o zaman

gerçekten bu alanda kendimizi başarıya

ulaşmış sayarız” diyerek tamamladı.

Numanoğlu: Kitlesel farkındalığa büyük

katkı sağlayacak

MEB Mesleki ve Teknik Okullar Genel

Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu

ise “Gerek sağlıklı ve bilinçli beslenme

konusunda toplumda artan duyarlılık

gerek dışarıda yemek yeme kültürünün

yaygınlaşması ve gerekse artan sosyoekonomik

düzeye bağlı olarak insanların

daha fazla seyahat ediyor olması gibi

sebeplerle artık yiyeceklerin sadece

tadı ve sunumu ile değil, aynı zamanda

nerede, hangi şartlarda hazırlandığı

ya da üretildiği ile de ilgileniyoruz.

Bugün yiyecek içecek temini çok daha

karmaşık ve komplike süreçler içeriyor.

Yiyecek içecek sektörü insan ve toplum

sağlığı açısından bakıldığında önemli

bir hizmet alanıdır. Bu nedenle bu

sektörün organizasyonu çok iyi şekilde

düzenlenmeli; nitelikli, iyi eğitim görmüş

ve yeterli tecrübeye sahip insan gücü

kaynağı ile desteklenmelidir. İmzalanan

bu protokol ile 2019 - 2020 eğitim öğretim

yılı itibarıyla mesleki ve teknik ortaöğretim

kurumlarında Gıda Teknolojisi ile Yiyecek

- İçecek Hizmetleri alanında eğitim gören

yaklaşık 65 bin öğrencinin müfredatına

Coğrafi İşaretler girecek. Bunun yanı sıra

ülke sathında alan öğretmenlerimize bu

konuda mesleki eğitim imkânı sağlanmış

olacak” şeklinde konuştu.

“Metro Türkiye ile iş birliğimizi çok

değerli buluyoruz”

Prof. Dr. Numanoğlu, “Coğrafi İşaret,

tüketiciler için ürünün kaynağını,

karakteristik özelliklerini ve ürünün söz

konusu karakteristik özellikleri ile coğrafi

alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve

garanti eden kalite işaretidir. Coğrafi

İşaretli Ürün kavramının anlaşılması,

farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan,

kalitesi denetimle korunan benzersiz ve

özgün ürünlerimizin tanıtımları açısından

çok önemli. Coğrafi İşaret Tescili ile

kalitesi, gelenekselliği, yöreden elde

edilen ham maddesi ile yerel niteliklere

bağlı olarak belli bir üne kavuşmuş

ürünlerin korunması sağlanmış oluyor.

Ayrıca bu ürünler, ekonomik açıdan da

katma değer oluşturuyor. Bunun yanı sıra

ihracatımızı geliştirmek için bu ürünlerin

yurt dışında da tescil edilmesi de büyük

önem arz ediyor. Bu çerçevede halen ne

yazık ki sadece Antep Baklavası, Aydın

İnciri ve Malatya Kayısısı AB’de tescil

sağlamış durumdadır. Gerçekleştirdiğimiz

protokol kapsamında sağlanan müfredat

güncellemeleri ve alan öğretmenlerinin

eğitimlerinin yol açacağı kitlesel

farkındalığın, bu şekilde tescil alan

ürün sayısının artışında önemli bir rol

oynayacağını umuyoruz. Bu açılardan

bakıldığında, sektöre işgücü yetiştiren

kurum konumunda olan Milli Eğitim

Bakanlığı ile ülkemizin çok önemli yiyecek

içecek tedarikçilerinden biri olan Metro

Türkiye arasında yapılan bu iş birliğini

çok değerli buluyoruz” şeklinde açıklama

yaptı ve konuşmasını protokolün ilgili

tüm taraflara ve mesleki eğitime gönül

vermiş gençlere hayırlı olması dilekleriyle

tamamladı.

Konuşmalarının ardından basın

mensuplarının sorularını yanıtlayan Alkaç

ve Numanoğlu, toplantının sonunda

ise Metro Türkiye ile MEB arasındaki

protokolü imzaladı.


hotel restaurant

76 & hi-tech

gastro güncel

Yıllık en fazla artış,

gıda ve alkolsüz içeceklerde!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK)

açıkladığı verilere göre; Şubat’ta

lokanta ve otellerdeki fiyatlarda bir

önceki aya göre yüzde 0.87, geçen yılın

aynı ayına göre yüzde 19.79 artış oldu.

Yıllık en fazla artış %29,25 ile gıda ve

alkolsüz içecekler grubunda gerçekleşti.

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yüzde 17.93

arttı

TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Şubat

ayında bir önceki aya göre %0,16, bir

önceki yılın Aralık ayına göre %1,23, bir

önceki yılın aynı ayına göre %19,67 ve on

iki aylık ortalamalara göre %17,93 artış

gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %2,48 ile sağlık

grubunda

Ana harcama grupları itibariyle 2019

yılı Şubat ayında endekste yer alan

gruplardan, eğitimde %1,64, gıda ve

alkolsüz içeceklerde %0,90, lokanta ve

otellerde %0,87 ve ulaştırmada %0,71 artış

gerçekleşti.

Aylık en fazla düşüş gösteren grup

%4,81 ile giyim ve ayakkabı oldu

Ana harcama grupları itibariyle 2019

yılı Şubat ayında endekste yer alan

gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde

%0,39, eğlence ve kültürde %0,37 ve

haberleşmede %0,34 düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış %29,25 ile gıda

ve alkolsüz içecekler grubunda

gerçekleşti

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına

göre çeşitli mal ve hizmetler %28,08, ev

eşyası %27,59, eğlence ve kültür %20,43

ve lokanta ve oteller %19,79 ile artışın

yüksek olduğu diğer ana harcama

gruplarıdır.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B)

aylık %0,15 düştü

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji,

alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç

TÜFE’de 2019 yılı Şubat ayında bir

önceki aya göre %0,15 düşüş, bir önceki

yılın Aralık ayına göre %0,04, bir önceki

yılın aynı ayına göre %18,48 ve on iki

aylık ortalamalara göre %17,70 artış

gerçekleşti.

Şubat 2019’da endekste kapsanan 418

maddeden; 29 maddenin ortalama

fiyatlarında değişim olmazken, 235

maddenin ortalama fiyatlarında artış,

154 maddenin ortalama fiyatlarında ise

düşüş gerçekleşti.


78

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

İsrafı azaltıyor,

sürdürülebilirliğe

katkı sağlıyor

Tomra CEO’su, gıda ayıklama ve

sınıflandırma teknolojilerinin gıda israfını

azalttığını ve sürdürülebilirliğe katkıda

bulunduğunu paylaştı.

TOMRA İcra Kurulu Başkanı Stefan Ranstrand

Dünyanın dört bir yanından

gıda sektörünün uluslararası

temsilcilerinin buluştuğu Fruit

Logistica Berlin Fuarı’ndaki TOMRA

Food standında gelişmiş gıda ayıklama

teknolojileri sunuldu. Taze meyve ve

sebze işletmeleri için en önemli ticari

fuarlardan biri olan Fruit Logistica, her

yıl 130’u aşkın ülkeden ortalama 80 bin

ziyaretçiyi ağırlıyor.

TOMRA İcra Kurulu Başkanı Stefan

Ranstrand, fuar sırasında düzenlenen

basın toplantısında açıklamalarda

bulundu. TOMRA’nın gıda ısrafını

azaltarak küresel sürdürülebilirliğe

katkıda bulunma hedefi, gıda

üreticilerinin teknik ve ekonomik

performansının arttırılması öncelikli

konular arasında yer alıyordu.

Ranstrand: “En büyük hedef, gıda

israfını azaltmak”

Ranstrand, “Gelecekten en büyük

beklentimiz, gıda israfını daha da

azaltma konusunda müşterilerimize

yardımcı olmak ve verimliliği arttırmak.

Nüfusu sürekli artan bir dünyada

yaşıyoruz. Dünya nüfusunun 2050 yılına

kadar 10 milyarı bulması bekleniyor.

2050’de, şu anda ürettiğimizden yüzde 70

daha fazla gıda üretmemiz gerekecek.

Günümüzde yüzde 35 - 50 oranında gıda

israfı yapıyoruz. Bu konu hakkında adım

atmamız gerekiyor. Teknolojilerimiz

sayesinde masaya daha fazla yiyecek

ulaştırılmasını hedefliyoruz” şeklinde

açıkladı.

Stefan Ranstrand, sebze-meyve toplama

ve ayıklama mevsimlerinin çok kısa

olabileceğini ve büyük ölçekli işlerin,

plansız kesintiler yaşanmadan, hızla

yapılmasını gerektirdiğini belirtti. Bu

nedenle dünyayı değiştiren teknolojilere

yatırım yapmalarının yanı sıra

müşterilerle yakın ilişkiler içinde ortak

çalışmalar yürütmenin önemine değinen

Ranstrand; “En önemli adım, müşteriyi

anlamak ve işlerine değer sağlamak.

Uzman bir ayıklama teknolojisi

sunmanın yanı sıra, makinelerimizin

en yüksek performans ile kesintisiz

çalıştığından da emin olmamız

gerekiyor” diye belirtti.

Teknolojiye yatırım yapma konusuna

değinen Ranstrand, dijitalleşmenin çok

büyük önem taşıyacağını belirterek;

“Denetim teknolojileriyle ürettiğimiz

gıdaların hem dışını hem de içini

denetleyebiliyoruz. Asıl önemli olan

gıda üreticileri ve tüketicilerine

fayda sağlamak için verileri nasıl

kullandığımız” dedi.

Otomatikleştirilmiş gıda denetimi ve

ayıklama işlemi esnasında elde edilen

veriler, tarım verimliliğini geliştirmek

ve tüketiciye ulaşan ürünlerin kalitesini

arttırmak için kullanılabiliyor. Ayrıca bu

veriler, tüketicilere giderek daha fazla


talep ettikleri bilgilerin ulaştırılmasını da

sağlıyor. Ürünün kaynağı, şeker bileşeni

ve tedarikçinin yeterlilik belgeleri gibi

bilgilere sahip olmaları, bilinçli seçim

yapma konusunda tüketicilere yardımcı

oluyor.

Teknoloji liderliği, gıda güveni ve dijital

dönüşüm

TOMRA, teknoloji liderliği ile meyve,

sebze ve patates üreticilerinin yeterlilik

ve verimlilik konularında gelişmelerini

sağlıyor. Markaların gıda güveni

oluşturmasına ve itibarlarını korumasına

yardımcı olmak için TOMRA, besin

kalitesi, hijyen ve izlenebilirlik konularında

yüksek standartları karşılamalarında

üreticilere yardımcı oluyor. Dijital

dönüşüm aracılığıyla veri analizi

araçları, makine verimliliğini arttırarak

işletme maliyetlerinin azalması ve gıda

izlenebilirliğinin oluşturulmasını sağlıyor.

Ranstrand konu hakkında; “TOMRA, farklı

türde ve boyutta sınıflandırma ve ayıklama

yakaladı. Ranstrand,

TOMRA’nın geçirdiği

dönüşüme önderlik ederek,

tüm varlıkların tek bir

markanın gücü altında

toplanmasını sağladı.

Grubun tersine satış

teknolojisi ile gıda, geri

dönüşüm ve madencilik

endüstrilerindeki

sensör tabanlı ayıklama

çözümlerinde dünya lideri

olmasına öncülük etti.

Geçtiğimiz ay Avrupa

CEO’su ödüllerinde Stefan

Ranstrand,“Sürdürülebilir

Kaynak Yönetimi

Endüstrisinin En İyi

CEO’su” seçilmişti.

makinalarının tasarım ve üretimine

önderlik ederek rakipsiz teknolojik

çözümler sunmakta. Renk kameraları,

yakın kızılötesi (NIR) spektroskopisi

ve lazerle algılama gibi teknolojileri

birleştirerek fark yaratıyoruz” dedi. Bu

rakipsiz teknoloji donanımı sayesinde

ürünler doğru olarak sınıflandırılıyor ve

israf azaltılmış oluyor.

Liderlik konumunda yenilik ortaya koyma

Gıda sektöründe sınıflandırma ve ayıklama

çözümlerinin en büyük sağlayıcısı olan

TOMRA Food’un 80 ülkede hizmet veren

8.000’i aşkın kurulumu bulunuyor. TOMRA,

son beş yılda yüzde 14’lük büyüme rakamı


80

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

ACE of M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines vesilesi ile İstanbul’a gelen Kültür

ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile ikinci kez bir araya gelen Gastronomi Turizmi

Derneği (GTD) Başkanı Gürkan Boztepe, derneğin gerek yurt içi gerekse yurt dışına

yönelik hazırlık çalışmaları hakkında Ersoy’a bilgi verdi. Ersoy da gastronomi

turizmi kapsamında Türkiye’nin hedef ve beklentilerini stratejik eylem planları ve

gündemdeki tanıtım projeleri hakkında görüşlerini aktardı.

Gastronomi Turizmi Derneği

Başkanı Gürkan Boztepe, 20-22

Şubat tarihleri arasında İstanbul

Kongre Merkezi’nde düzenlenen ACE of

M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines

vesilesi ile İstanbul’a gelen Kültür ve

Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile ikinci

kez buluştuğu görüşmede,

geçtiğimiz yıl açıklanan “100

Günlük İcraat Programı”nı

değerlendirildi. Boztepe,

gastronomi turizmi başlıklı

konularda olumlu giden

ve geliştirilmesi gereken

konular hakkında Ersoy ile

görüş alış verişinde bulundu.

GTD’nin gerek yurt içi

gerekse yurt dışına

yönelik hazırlanan

tanıtım çalışmaları, yeni

gastronomi markalı kentlerin

hazırlanması, restoranların

hijyen ve kalite denetim

standartları kapsamında

iş birliği içinde olunan

yerli/yabancı kurum ve

kuruluşlarla yaptıkları

anlaşmalar hakkında Ersoy’a

bilgiler aktardı.

Ersoy, GTD’nin proje ve faaliyetlerini

ilgiyle dinledi

Bakan Ersoy ile yaptığı görüşmede GTD

Başkanı Boztepe, hedefledikleri 10

Ülke 10 Şehir kapsamında Türkiye’nin

lezzet rotalarının pazarlanmasına

yönelik çalışmalardan da bahsetti. Bu

kapsamda “gastro acente” ve “gastro

rehber” şeklinde seyahat acentelerinin

uzmanlaşması gerektiğine dikkat çekti.

Yerli ve yabancı turistler nezdinde

gastronomi bilinci oluşturmak ve

Türk mutfak kültürünü tanıtmak için

“Gastronomi Tırı”, lezzet yörelerinin

tanıtımı için “Gastronomi Köyü” projeleri

hakkında bilgi verdi. Yurt dışında lokanta

ve mutfaklara verilen “Michelin Yıldızı”

gibi bir standardın benzerinin ulusal

ölçekte de belirlenmesi gerektiğine de

değinen Boztepe, seyahat acentelerinin

restoranlarımızı, yöre mutfaklarımızı

da pazarlamaya önem vermesi ve

gurme turları düzenlemeleri için

işbirliği süreçlerinin oluşturulması

için çalıştıklarını da dile getirdi.

Gastronomiye yönelik ilgi ve farkındalığın

artırılması, mutfak kültürleri hakkında

bilgi verilmesi, nitelikli eleman ve

servis kalitesinin yükseltilmesi için GTD

tarafından kurulan Gastro Akademi’nin

eğitim programı da bahsedilen konular

arasındaydı.

İkili arasındaki baş başa görüşme, Kültür

ve Turizm Bakanlığı ile GTD ile daha yakın

temas ve sinerjik iş birliğinin artırılması

yönündeki adımların belirlenmesi

şeklinde ifadelerle sona erdi.


hotel restaurant

82 & hi-tech

gastro güncel

“Mevcut tüketim modeliyle gezegenimiz bize yetmeyecek”

Dünya kaynaklarının hızla tükenmesiyle insanlığın en önemli sorunları arasında yer

alan gıdaya erişim, israfın önlenmesi ve gıda bankacılığı konuları, Temel İhtiyaç Derneği

(TİDER) tarafından bu yıl 1’incisi düzenlenen Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde masaya

yatırıldı. Gıda bankacılığının dünyadaki örnekleri, Türkiye’deki hukuki düzenlemeler, gıda

bankacılığı modelleri, sıfır atık konularının ele alındığı zirvede, küresel gıda lideri Barilla

insan ve çevre dostu iş modeli çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları katılımcılarla paylaştı.

Hızla artan nüfus; gıda üretimi, gıdaya

erişim, iklim değişikliği konularını

da beraberinde getiriyor. Dünyada

821 milyon kişinin açlıkla mücadele ettiği

günümüzde, uzmanlar mevcut tüketim

modelinin değişmesi için uyarıda bulunuyor.

Sürdürülebilir gıda üretimini iyileştirmek

ve doğru beslenme alışkanlıklarının acilen

edinilmesi gerektiğini belirten uzmanlar,

bu şekilde devam edilirse 2050 yılına

gelindiğinde üç yerküre olsa insanların

ihtiyaçlarının karşılanmasının mümkün

olmayacağına dikkat çekiyor.

Türkiye’de Gıda Bankacılığının çatı kuruluşu

olan Temel İhtiyaç Derneği, gıda bankacılığı

ile sosyal fayda yaratan ve yaratmak isteyen

kurumları ve tüm sivil toplum kuruluşlarını

bilgi ve deneyimlerini paylaşmak üzere 1.

Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde bir araya getirdi.

Gıda bankacılığının dünyadaki örnekleri,

Türkiye’deki hukuki düzenlemeler, gıda

bankacılığı modelleri ve sıfır atık konuları

alanında uzman isimlerce ele alındı.

Moderatörlüğünü Ekonomist Dergisi

Genel Yayın Yönetmeni Talat Yeşiloğlu’nun

yaptığı “Gıda Bankacılığına Destek

Verenler” panelinde küresel gıda lideri

Barilla’nın Türkiye Müşteri Hizmetleri ve

Talep Planlama Müdürü Buket Yıldırım

Karagüç, şirketin insan ve çevre dostu iş

modeli çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları

katılımcılarla paylaştı.

Karagüç: “9 kişiden 1’i gıdaya erişemiyor, 7

kişiden 1’i obez”

Barilla’nın Türkiye’de ve dünyadaki

çalışmalarını “Sizin için iyi, Gezegen için

iyi, Toplum için iyi” iş modeli çerçevesinde

yürüttüğünü belirten Karagüç; “İçinde

bulunduğumuz dünyayı gelecek kuşaklara

daha iyi bir şekilde, en azından bulduğumuz

gibi bırakma zorunluluğumuz var. Dolayısıyla

evrene bıraktığımız ayak izimizi olabildiğince

küçültmeliyiz. Bunu yapamazsak ileride

gezegenimiz bizim için yeterli olmayacak. Bu

noktada en önemli konulardan biri olarak gıda

israfının azaltılması gündeme geliyor. İtalya,

Fransa ve Amerika’daki benzer çalışmalarımızın

ardından Türkiye’de de gıda bankacılığı

konusunda TİDER ile iş birliği yaptık” dedi.

Panelde birçok uzmanın ve devletin

gündemine giren açlık ve obezite konusunda

da bilgi paylaşan Karagüç; “Önümüzde bir

madalyon var. Madalyonun bir tarafında

küresel ölçekte açlıkla mücadele eden ya

da yetersiz beslenme ile mücadele eden

büyük bir kesim var. Yaklaşık 9 kişiden

biri bu sorunla karşı karşıya. Madalyonun

diğer tarafında ise maalesef her 7 kişiden

biri obezite ya da sağlıksız beslenme ile

karşı karşıya ya da bu konudan doğan bazı

sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Diğer

yandan sahip olduğumuz gıdaların üçte biri

ihtiyaç sahiplerine ulaşmadan israf oluyor.

Yaşanan bu ciddi çelişki ve eşitsizlik tablosunu

mutlaka değiştirmeliyiz. Bu çerçevede gıda

bankacılığının önemi açıkça ortaya çıkıyor.

Barilla Gıda olarak gıda bankacılığı konusunda

Türkiye’de TİDER ile yolculuğumuza devam

ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Tarladan tabağa sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik konusunun Barilla

için önemli bir kavram olduğunu

belirten Karagüç; “Sürekli artan

dünya nüfusunu gezegenimize zarar

vermeden besleyebilmek, çağımızın

en büyük zorluklarından birini teşkil

ediyor. Bizim için sürdürülebilirlik

tarladan başlıyor ve tabağa kadar devam

ediyor. Ürettiğimiz makarnanın ana maddesi

buğday. Çiftçilerimiz ile dünyanın birçok

ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de önemli

çalışmalar yürüttük, yürütmeye devam

ediyoruz. Türkiye’de birçok çiftçimize

sürdürülebilir tarım konusunda eğitim

verdik, sürdürülebilir iş modellerini anlattık.

Barilla olarak insan ve çevre dostu iş

modelimizde bir taraftan sürdürülebilir

buğday tedarikini artırmaya çalışırken, diğer

taraftan da beslenme profilini iyileştirmek için

ürünlerimizi yeniden formüle ettik. Akdeniz

beslenme modelini yaygınlaştırmak için

çalıştık. Son 7 yılda üretim süreçlerinde de

çok önemli iyileştirmeler yaptık. Her bir ton

ürün için su tüketimini yüzde 23, sera gazı

emisyonunu ise yüzde 29 azalttık” dedi.

Üretimden, lojistik, satış ve tüketime kadar

gıda ve beslenmeye ilişkin sorunların iyi analiz

edilerek, tüm paydaşların el birliği ile ortak

çözüm geliştirmesi gerektiğini de belirten

Karagüç şunları kaydetti; “Ülkemiz, özellikle

gıda israfı alanında önemli sorunlarla karşı

karşıya. Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı’nın

(BCFN) The Economist Intelligence Unit (EIU)

iş birliğiyle yayımladığı Gıda Sürdürülebilirlik

Endeksi’nin 2018 verileri bu konuyu net bir

şekilde ortaya koyuyor. Taşıma sırasında ve

perakende noktalarında yaşanan kayıplar

ve mevzuatımızdaki yasal düzenleme

eksiklikleri, Türkiye’nin gıda kaybı ve israfı

başlığında endeksin en altlarında yer almasına

neden oluyor. Bu tabloyu düzeltmenin yolu,

sorunlarımızı tespit ederek, kamunun ve

tüm paydaşların, elbirliğiyle ortak bir çözüm

geliştirmesinden geçiyor. Barilla olarak biz bu

konuda yürütülecek tüm çalışmaların içinde

olmaya ve desteklemeye devam edeceğiz.”

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


hotel restaurant

84 & hi-tech

gastro güncel / makale

AGON

Tezer

Danışmanlık ve Mümessillik

Öner

Hizmetleri CEO

Gastronominin 50 tonu…

Gastronomi kelimesini artık aramızda

bilmeyenimiz yoktur! Yunanca mide

ile ilgili “Gastro” ve kanun, kural

anlamındaki “Nomos” kelimesinden

türeyen “Nomy” kelimelerinin

birleştirilmesinden oluşan bir

kelime gastronomi. Yenilebilir tüm

maddelerin, hijyenik olan ama sağlığa

uygun olmasına şart koşulmayacak

şekilde azami damak ve göz zevkini

amaçlayarak sofralara hazır hale

getirilmesine kadar olan süreç de onun

çalışma alanı.

Birçok alanı kapsadığından Gastronomi

ve Mutfak Sanatları Bölümü

mezunlarının mutfakta çalışmak

gibi bir zorunlulukları yok. Mezunlar

restoran zincirlerinde ve Gıda, Tarım

ve Hayvancılık Bakanlığı’nda denetçi

olarak çalışabiliyorlar. Diğer yandan

bu bölümü bitirenler köşe yazarlığı

yapabilecekleri gibi kendi kitaplarını

da yayımlayabiliyorlar. Kısacası

yiyecek alanının tümünü kapsayan

bir iş yelpazesi Gastronomi ve Mutfak

Sanatları Bölümü mezunlarını bekliyor.

Bir de işin karanlık tarafı var

Böyle bir vaziyette gastronominin

aslında 50’den fazla tonu var desek

daha uygun olurdu. Bir de bu işin

karanlık tarafı var. Darth Vader’ın

kendi tarafına çektiği veya karanlık

tarafa geçenler... Gastronominin

maalesef ruhuna aykırı olan ama

gastronominin tüm bilgi ve becerisini

kullanarak sadece kendi kazançları

uğruna zehir satanlar.

Önce güzelliklerden ve nereye

gittiğinden bahsedelim, biraz


pembe, ışıltılı sarı parlayan gökyüzü

mavisi alalım. Öncelikle 2016 yılında

Gaziantep UNESCO gastronomi

alanındaki yaratıcı şehirlerarasında

33 ülkeden 47 şehir arasında 9.

olmuştu. Yani biz bu alanda potansiyeli

olan ve kabiliyetli bireyler yetiştiren

bir ülkeyiz. Zaten ülkemizin her bir

köşesinde apayrı lezzetler, kültür

mozağimizde inanılmaz tatlar var.

Buna paralel yemek programı yapıp

da ülkeyi halen bitirememiş 10’larca

gurme ve yapımcımız var!

Bu alandaki tonların griden siyaha

doğru olan kısımlarında biraz

kalitesizlik, fiyat- performans oranı

düşüklüğü, çalışma şartlarındaki

kötülükler veya hizmet problemleri

ile masanın karşı tarafında da yüksek

maliyetler, hammadde problemleri,

eğitimli personel sıkıntısı, yüksek kira

ve vergiler gibi sorunlarımız var. Ancak

personelin de aşırı çalışma saatleri,

ücret düşüklüğü veya özellikle

stajyerlerin köle gibi kullanılması

şikayetleri de bayağı bir füme - mor

tonundan gidiyor...

Ülke çapındaki grilikler ve siyahlıklar

ise tarım ve hayvancılık sıkıntılarımız,

organik veya sağlıklı gıdayı korumama

sorunumuz, ülkeye giren dünya

GDO devlerinin manüplasyonları,

tarım politikalarımızın olmayışı, yerli

tohumlarımızı ve hayvanlarımızı

koruyamamamız, dünya şeker

devlerinin manüplasyonları, dünya

tahıl devlerine karşı çiftçimizin ve

yerli sağlıklı gıdalarımızın giderek

yok olması öncelikli konular olarak

görünüyor.

Eğitimsel atak güzel bir adım ama…

Restoran ve yeme içme sektörüne

turizm açısından baktığımızda da

yukarıdaki griden siyaha tonların

doğal etkilerini görebiliyoruz.

Ülkemizin son yıllarda gastronomi

üzerine eğitimsel bir atağa

kalkması bu arada atılmış hayırlı

ve güzel bir adım olarak dikkati

çekmekte. Ancak üreticiyi de

kalkındırıp üretim alanlarını ve yerel

yiyecekleri arttırmadan bu da yakın

gelecekte hüsrana doğru gidecek.

Çünkü bu güzel atılım sayesinde

yetişmiş personelimiz GDO’suz

yerel tohumlarla üretilmiş sağlıklı

gıda bulamayacaklar. Demek ki

“Gastronomi” yaklaşımı bir bütün

olarak ele alınması gereken yemek

ve gıda üretim sunum sürecini

göstermekte ki bu zincirin

zayıf halkaları bizde biraz fazla

görünüyor.

Zincirin son halkası olan restoran ve

benzeri işletmelerin de durumuna

bir bakmak lazım. Nitekim turizm

sektörünü yakından ilgilendiren

kısım orası.

Restoranlar genel olarak

grupladığımızda otellerin içinde,

sokakta, AVM içlerinde üç ana

lokasyonda yer alan lüks, hızlı

tüketim, kafe, bar veya lokanta tarzı

olarak çeşitlilik gösteren ve çok geniş

fiyat yelpazesinde olan bir alan. Ancak

şikayet konuları ortak ve çok da

geniş değil. Hatta hemen toparlarsak

öncelikli fiyat, yemek kalitesi, servis

veya sunum şikayetleri hepsi bu...

Yorumlar işletmeyi rezil de eder

vezir de!

İşte bu noktada benim de yorum

yazdığım sosyal mecralar aklımıza

geliyor. Allah teknolojiden razı

olsun. Google map, trip advisor

gibi mecralarda yorum okumadan

bir yere gitmez olduk. Samimi

yorumcuların yazdıkları uzun ve

detaylı analizler aslında içimizde

ne gurmeler ne cevherler varmış

dedirten yorumlar benim gerçekten

rehberim olmuş durumda ki ben

de aynı şekilde katkı vermeye

çalışıyorum. Ha bu yorumları ciddiye

alan işletme de var almayan da...

Bu onların tercihi... Sonuçta bu

yorumlar işletmeyi rezil de eder

vezir de.

AVM kiralarındaki son ayarlama

restoran sahipleri için bir tutunma

vesilesi oldu ama Bağdat Caddesi

gibi majör yerlerde ciddi kapanışlar

ve eksilmeler hissediyoruz. Bunun

tek sebebi kira değil elbette.

Daralan ekonomi ve sıkıntılar da

müşteri sayısı ve dışarıda yemek

yeme periodlarının azalmasında

önemli etken. Herkes cebindekine

göre ya dışarıda yemek sayısını

azalttı ya da gittiği restoran

kalitesini bir tık aşağı çekti.

Kurtuluş turizmde

Bu durumda gene kurtuluş

turizmde görünüyor. Yabancı

misafirleri arttırmak ve

ülkemizin her bölgesine çekmek

zorundayız. Bunun en güzel

yöntemlerinden biri de gurme

turizmini canlandırmamız yemek

ve içki turlarını arttırmamız

lazım. Anadolu’nun muhteşem

bereketi ve lezzeti bizim en büyük

gücümüzdür. Bu gücü arkamıza

alıp Anadolu kaplanı olarak

piyasaya çıkmamız gerek. Turizm

tüm sanayilerden temiz, ucuz, karlı

ve zevklidir.

Anadolu’nun tüm bereketi

üzerinize olsun…


hotel restaurant

86 & hi-tech

gastro aktüel

Reis Gıda’dan sektöre

‘‘Royal’’ lezzetler

1981 yılından bugüne bakliyat sektöründe faaliyet gösteren Reis Gıda, yeni ürün gamı Royal

serisini raflara sundu. Kinoa, chia, beluga mercimeği, siyah nohut, amarant gibi son dönemde

sağlıklı beslenme listelerinin üst sıralarında yer alan 23 farklı çeşidi tüketicisiyle buluşturan

Reis Gıda, Royal ile hedef pazarlarda büyümeye odaklanacak. Reis Gıda, İstanbul’da bulunan

125 bin ton üretim kapasitesine sahip, 13 bin 500 metrekarelik üretim tesisinde 46 çeşit ürün

paketliyor. Sağlıklı beslenmeyi önceliği haline getiren ve obezite konusunda birçok sosyal

sorumluluk projesi yürüten Reis Gıda, yüksek protein ve lif oranlarıyla öne çıkan Royal serisi

ile yeterli ve dengeli beslenmeye yardımcı olacak.

Bursa Kebap Evi’nden İran’a

yatırım kararı

Türkiye’nin ödüllü iskender markası Bursa Kebap Evi, Avrupa

ile başlayan global marka yolcuğuna Ortadoğu ile devam ediyor.

Kuruluşundan bu yana Türkiye’nin tüm bölgelerine ulaşan ve yurt

dışına açılan marka, Ortadoğu’da büyüme hedefinin ilk hamlesini

yakın komşu İran’la yaptı ve İran’ın köklü şirketlerinden “Sweet

World” ile master franchise anlaşması imzaladı. Yatırımcı, 2019 yılı

içinde 2,5 milyon Dolarlık yatırımla ilk 5 şubeyi açarak 5 yıl içinde 30

şubeye ulaşma ve alt franchise’lar vererek İran’da büyüme hedefinde.

Gelato tipi dondurma ALSO

GELATO ile tanışmak üzere!

Türkiye, bugün dünyanın en kaliteli badem, yer fıstığı, fındık, ceviz ve

Antep fıstığı yetiştirilen ülkesi konumundayken, bu hammaddelerden

yola çıkarak uluslararası bir dondurma üretim tekniği olan Gelato

tipi dondurma da artık ALSO GELATO ile tanışmak üzere! 7-10 Mart

tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek olan IBATECH Fuarı

öncesinde pazara sunulması planlanan ALSO GELATO püreleri, ilk yılında

sektöründeki firmalarla bir araya gelmek için gün sayıyor. Doğal üretim

olmasının yanı sıra Gelato sektörüne maliyet açısından da katma değer

sağlayacağına inanılan markanın ilk etapta mart ayı ile birlikte önce püre

ve ardından mayıs ayına doğru besleme malzemeleri ile pazardaki yerini

alması hedefleniyor. ALSO GELATO püreleri, üretim esnasında hiçbir

katkı maddesi kullanılmadan ve bölgelerinden özel olarak toplanan en

kaliteli kuruyemişlerden üretiliyor.

Gürkan Şef’in

“Ünlü” Tarifleri

Et denilince akla ilk gelen kişilerden olan Gürkan Şef, dünya

markası olan yemeklerinin tariflerini Gürkan Şef’in “Ünlü”

Tarifleri kitabında bir araya getirdi. Ete dair terimlerin,

tariflerin, görsel şölen halini alan sunumların yer aldığı

kitabın son kısmında hoş sohbetleriyle Gürkan Şef’e misafir

olan ünlü isimler yer alıyor.

İnkılâp Kitabevi, 128 Sayfa, İstanbul 2019

Fotoğraflar: Ümit Başar Alkoç


1920 Sultanahmet Köftecisi’ni 43 yıldır yöneten 3. Kuşak Patron

Mehmet S. Tezçakın, tüm yetkilerini 4. kuşağa devrederek

emekliye ayrıldı. Yüzyıllık Markalar Derneği Şubat 2019

etkinliği toplantısında gerçekleşen sürpriz devirde, duygusal

anlar yaşandı. Mehmet S. Tezçakın, tüm aile üyelerini yanına

çağırdıktan sonra şunları söyledi: “Bugün burada şahsım

ve Sultanahmet Köftecisi için çok önemli olan bir olaya tanık

olacaksınız. Sağlığımla ilgili gelişen olumsuzluklar nedeniyle

verdiğim radikal kararı ilk olarak sizlerin huzurunda açıklıyorum.

1976 yılından beri sürdürdüğüm 1920 Sultanahmet Köftecisi

yönetimini 4. kuşak oğullarım ve 5. kuşak torunlarıma bırakarak

emekli oluyorum. Ben üzgün değilim. Oğullarımın müessesemize

ve aileye bağlılıkları, bugüne kadar ki başarıları bana yeter.”

Mondelēz International’da yeni atama

Vince Gruber, 150’yi aşkın ülkede faaliyet gösteren dünya atıştırmalık lideri Mondelez International’ın Avrupa

Bölge Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı oldu. Şirketin toplam cirosunun üçte birini gerçekleştiren

Avrupa Bölgesi’nde şirketin stratejik çalışmalarını yürütecek Gruber, içinde Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa

takımlarını yönetecek.Kariyerine 1989 yılında şimdiki adı Mondelez International olan Kraft Foods Avusturya’da

başlayan Vince Gruber, 2000 yılında kadar Pazarlama departmanında çeşitli pozisyonlarda görev aldı. 7 yıl farklı

şirketlerde çalıştıktan sonra, 2007 yılında Kraft Foods’a Almanya, Avusturya ve İsviçre’den sorumlu Çikolata

Direktörü olarak geri döndü. Ardından 2010 yılında Avrupa Çikolata Başkanlığı görevine atandı. 2016 yılında

Batı Avrupa Bölgesinin Başkanlığı’na atanan Gruber, Ocak 2019’da Mondelez International’ın Avrupa Başkanlığı

ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.

Nestlé

Türkiye’ye

yeni CEO

Divan’ın gurur kaynağı olan ünlü lezzet markası Divan Lokanta,

mutfağını 2019 yılının belli dönemlerinde Michelin Yıldızlı Şeflere

emanet edecek. Michelin Yıldızlı ünlü şeflerin imza tatlarının

yer alacağı özel menülerin misafirlerle bulaşacağı Divan

Lokanta, Akdeniz coğrafyasının zamansız lezzetlerini İstanbul’a

taşıyacak. Divan Lokanta’nın ilk misafir Michelin Yıldızlı Şefi

Locanda Don Serafino Sicilya’dan Vincenzo Candiano, 1-7 Mart

tarihleri arasında kendi yorumunu kattığı Akdeniz tatlarını Divan

misafirleriyle buluşturmuştu.

2015 yılından bu yana Nestlé Ukrayna ve Moldova CEO’su olarak

görev yapan Ansgar Bornemann, 1 Mart 2019 itibariyle Nestlé

Türkiye CEO’su olarak atandı. Bornemann, Nestlé ailesine

2004 yılında Almanya’da Nestlé Schöller’in Pazarlama Başkanı

olarak katıldı. 2012 yılında Adriyatik Bölge Dondurma Biriminden

Sorumlu Genel Müdür, 2013 yılında Adriyatik Bölge Müdürü, 2015

yılında Nestlé Ukrayna ve Moldova CEO’su olarak görevlendirildi.

Nestlé bünyesine katılmadan önce hızlı tüketim ürünleri (FMCG)

sektöründe aralarında Almanya, Avusturya, Fransa ve Arabistan’ın

bulunduğu çeşitli ülke ve bölgelerde liderlik rollerinde bulundu.


hotel restaurant

88 & hi-tech

gastro aktüel

Bu yıl 24. kez düzenlenen Gulfood 2019 Gıda Fuarı’na katılarak

ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturan Aroma Meyve Suları,

adeta fuarın gözdesi haline geldi. Fuarda birçok iş bağlantısına

imza atan Aroma, dünyanın çeşitli ülkelerinden müşterilerle

bir araya gelme fırsatı buldu, özellikle Ortadoğu ve Afrika’dan

potansiyel alıcılarla da görüştü. Türkiye’nin en çok doğal

kaynak suyu ihracatı yaptığı ülkelerden birisi olan Birleşik Arap

Emirlikleri (BAE) tüketicileri, yüksek PH ve düşük sodyum

değerleri içeren Aroma Ömer Duruk Doğal Kaynak Suyu’na

fuarda yoğun ilgi gösterdi.

Michelin Yıldızlı Şef mutfağını İstanbul’a taşıyor

Michelin yıldızlı şef Diego Muñoz öncülüğünde 4 Mart’ta başlayacak olan Avrupa turuna, Londra,

Moskova ve İstanbul’dan uluslararası üne sahip şefler eşlik edecek. The Bodrum EDITION’ın Mayıs

2019’daki sezon açılışından önce gerçekleşecek olan Pop-Up’larda otelin baş şefi, ödüllü şefler

Jason Atherton, Ivan & Sergey Berezutskiy ve Maksut Aşkar ile yalnızca bir gece sunulacak menüler

hazırlayacak. Muñoz turunu, İstanbul’da katılacağı Global Gastro Ekonomi Zirvesi ve 16 Mart akşamı

Neolokal restoranının şefi Maksut Aşkar ile iş birliği halinde hazırlayacağı yemek ile tamamlıyor.

Şehrin tarihsel bölgesinde bulunan SALT Galata Müzesi’nde yer alan restorandaki menü, Muñoz’un

uluslararası gastronomi ustalığını Aşkar’ın doğadan ilham alarak yerel dokunuşlar sunan

kreasyonlarıyla birleştirecek.

Mondelez

International

Türkiye’de üst

düzey atama

Lesaffre Türkiye’de bir ilke imza

atıyor

Lesaffre Türkiye, Türkiye’de ilk ve tek yerli üretim sıvı ekşi

ürünleri ile sektöre yepyeni bir soluk getirdi. Yeni ürünler,

fırıncıların ekşi hamur ekmeklerini kolaylıkla üretmelerini

sağlayarak ekmek ustalarının hayatını kolaylaştırıyor. Tam

Buğday Aktif Sıvı Ekşisi ve Tam Buğday Sıvı Ekşisi, Livendo

markası altında satışa sunuluyor.

Mondelez International Türkiye’de, Çikolata & Bisküvi Kategori

Planlama ve Aktivasyon Müdürlüğü görevine, hızlı tüketim

sektöründe pazarlama ve satış geliştirme uzmanlığı bulunan

Asaf Kaan Günhan getirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi

Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olan ve İstanbul

Üniversitesi’nden MBA diplomasına sahip Günhan, kariyerine

2004 yılında ANP Tarım San. Tic. Ltd. Şti. şirketinde Yönetici

olarak başladı. 2007 yılından itibaren Coca-Cola İçecek’te

değişik görevler üstlenen Günhan, Mondelez International

Türkiye’ye katılmadan önce Coca Cola Company’de Doğadan

Ticari Pazarlama Müdürü olarak görev alıyordu.


Emirgan Boğazı’nı

lezzet esintileri ile sarıyor

Emirgan Group bünyesinde yer alan La Boom, büyüleyici Emirgan Boğaz

manzarasında, zengin içerikli menüsünün yanı sıra, görsel bir sanata dönüşen

yeni lezzetlerini deneyimlemek üzere damak severleri ağırlıyor. Uluslararası bir

deneyime sahip Group Executive şef Berke Kurtbay’ın özenle hazırladığı La Boom

menüsünde “Portakal soslu karamelize keçi peynirli pancar salatası”, “Belçika

usulü midye”, “Narenciye sos ile kızarmış deniz mahsülleri tabağı”, “Yaban

mersini soslu tavada kaz ciğeri”, “Tava sosu ile lezzetlenen bonfile, trüflü patates

püresi ve sote ıspanak” lezzetleri yer alıyor.

PepsiCo Türkiye’de atama

Yetenek gelişimi odağı ile organizasyon modelini yapılandıran PepsiCo Türkiye’de, İçecek Kategorisi

Pazarlama Direktörlüğü pozisyonuna Aslı Önder getirildi. Ocak 2019 itibarıyla göreve atanan Önder,

yeni rolünde tüm Pepsi Cola, Lipton Ice Tea, Yedigün, Fruko & Tropicana markalarından oluşan

Pepsico İçecek portföyünden sorumlu olacak ve Türkiye’de mükemmel süreç yönetimi ve kategori

büyümesini sağlamak üzere Doğu Avrupa Kategori ekipleriyle ortak çalışmalar yürütecek.

Özsüt’le

klasikleşen sıra dışı bir lezzet

Özsüt, kış menüsünde yer alan zengin Karaorman pasta çeşitleriyle, müdavimlerini büyülüyor.

Dünya mutfaklarına Almanya’dan giren, Türkiye’de ise Özsüt’le klasikleşen Karaorman

pastaları, soğuk kış aylarında misafirlerin enerjisini artırarak içlerini ısıtıyor. Fıstık, Çilek,

Vişne, Frambuaz, Krokan, Muz ve Kestane&Ceviz olmak üzere yedi ayrı lezzette sunularak

farklı damak tatlarına hitap eden Karaorman serisi, tazeliği ve doğallığıyla iştah kabartıyor.

Yalnızca üzerindeki süslemelerde değil, kekinin ve mus’unun içinde de Antep fıstığı bulunan

Karaorman Fıstık, damaklarda unutulmaz bir tat bırakıyor.

Da Mario’dan

yeni spesiyal menü

İtalyan mutfağının en iyi temsilcilerinden Da Mario, özel reçetelerle hazırlanan “Gli agrumi in

cucina” isimli spesiyal menüsüyle bir kez daha farkını ortaya koyuyor. Da Mario misafirleri,

turunçgillerle hazırlanan dört farklı lezzetten dilediklerini tercih edebiliyor. Sınırlı süre için

misafirlerle buluşacak lezzetler arasında yer alan “Salmone affumicato con finocchi, agrumi e

caviale” rezene, narenciye ve somon havyarını buluşturuyor. Gerçek İtalyan makarnaları sunan

Da Mario, karabiber, dana bacon, karalahana ve pecorino peyniri ile hazırladığı limon aromalı

linguine; “Linguine al limone e pepe, bacon, cavolo nero e pecorino” ile de iddiasını bir kez daha

ortaya koyuyor.


hotel restaurant

90 & hi-tech

gastro aktüel

Gastronomi market ve restoran konseptini evrensel mutfak anlayışı ile birleştiren

Delimonti, yenilenen menüsüyle misafirlerine enfes tatlar sunmaya devam

ediyor. Menüye yeni eklenen lezzetlerle Delimonti, misafirlerine kahvaltıdan

makarnaya, paylaşımlık tatlardan tatlılara kadar pek çok seçenek sunuyor.

Soğuk başlangıçlarda yer alan peynir tahtası; isli Çerkez, Trakya eski kaşar,

Kars gravyeri ve Konya divle obruk gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinden temin

edilen peynir çeşitleri ile hazırlanıyor. Mevsimin en taze ürünleriyle hazırlanan

menüsünde yer alan, kırmızı küp pancar, keçi peyniri, maydanoz ve zeytinyağı ile

hazırlanan pancarlı keçi peyniri salatası ise tadıyla doyurucu bir seçenek oluyor.

Paşabahçe ürünlerine tam not!

Cam ev eşyasının lider markası Paşabahçe Ambiante 2019 Fuarı’nda

iş ortaklarına ve ziyaretçilerine bu yıl da “Strong Together/Birlikte

güçlüyüz” mesajı verdi. Yepyeni fonskiyonlara sahip inovatif ve yüzlerce

yeni ürünün lansmanının yapıldığı stand ziyaretçilerinden büyük ilgi

gördü. Ödüllü mimarlık firması Demirden Design tarafından tasarlanan

657 metrekarelik stantta hem ev kesimi hem de ikram sektörüne

yönelik farklı kategoriler, ilgi çekici konseptler altında ziyaretçilerle

buluştu. Fuar boyunca çeşitli aktiviteler, tadımlar ve sunumlarla

ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatan Paşabahçe, bir dünya markası

olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bleu Lounge’ta

canlı müzik ve

sushi keyfi

Eşsiz Boğaz manzarası ve keyifli

atmosferi ile The Ritz-Carlton,

Istanbul’un teras barı Bleu

Lounge, Japon mutfağının en

sevilen lezzeti sushi ve sashimi

çeşitlerinden oluşan enfes

bir menü ile baharı karşılıyor.

Birbirinden enfes roll’lerin ve

sashimi’lerin bulunduğu limitsiz

sushi menüsü her Çarşamba,

Perşembe ve Cuma akşamı

17.00 - 22.00 saatleri arasında

sunulacak. Rahat atmosferi ile

keyifli bir ortam sunan Bleu

Lounge’ın canlı müzik programı

ise sushi akşamlarına renk

katacak. Çarşamba ve Perşembe

günleri 21.00’de sahne alacak Petek Akçakaya ve gitarist Çağrı Singör,

70’ler, 80’ler ve 90’lara ek olarak günümüzün en sevilen caz, latin ve

pop şarkılarından oluşan repertuvarıyla kulakların pasını silecek.

Eşsiz deniz manzarası, modern ama aynı zamanda

herkesi kucaklayan sıcak atmosferi ve özgün

mezeleriyle klasik meyhane kültürüne farklı bir soluk

getiren Buselik, yenilenen menüsünde, İstanbul’un

zengin etnik mutfaklarından örneklere yer veriyor.

Anadolu ve Ege’nin yanı sıra mezeleriyle ünlü Rum

ve Sefarad mutfağından esinlenerek hazırladığı yeni

tatlarla, menüsünü zenginleştiren Buselik, lezzetini

özenli sunumuyla birleştiriyor. Hazırlanan şık sofralar,

usta şeflerin yeni tarifleriyle renkleniyor.


Franck G. Bruwier İstinye,

Üniversitesi kadrosunda

Çağın koşullarına uygun tam donanımlı mutfağı ve alanında uzman öğretim üyeleriyle

adından söz ettiren İSÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü; dünyaca ünlü şef Franck G.

Bruwier’i akademik kadrosuna kattı. Kariyeri boyunca dünyanın en başarılı restoranlarında

üst seviyelerde çalışan ve Le CordonBleu’nun Mutfak Sanatları Okullarında aldığı yöneticilik

görevleriyle, eğitimci yönüyle de ön plana çıkan BRUWIER, tecrübelerini ve mesleğin sırlarını

İstinyeli öğrencilerle paylaşacak.

2019 Lezzet Yılı’ kapsamında her ay farklı kokteyller ve farklı

bir ülkenin imza yemeğini misafirleriyle buluşturan CVK

Park Bosphorus İstanbul, 21-22-23 Mart’ta ‘Sapori İtaliani’

günlerinde İtalyan mutfağının en güzel örneklerini IZAKA

Restaurant&Bar Lounge’a taşıyor. Boğaz manzarasıyla şehrin

en iyi teras restoranlarından biri olan IZAKA Restaurant&Bar

Lounge’ın İtalyan menüsünde başlangıç olarak deniz yosununa

sarılmış somon carpaccio; kapari ve parmesanla servis edilen

İtalyan mezesi Vitello Tonnato yer alıyor. Safran ve fındık soslu

enginarlı lazanya; balbakabaklı ve gorgonzola peynirli risotto ara

sıcaklarda damaklarda unutulmayacak tatlar bırakıyor.

Wish More Hotel İstanbul

mutfağında Fransız esintisi

Mart ayı menüsüne eklediği “Kereviz Püreli Kuzu Pirzola Provensal”

ile misafirlerini Fransız mutfağında keyifli bir yolculuğa çıkaran Wish

More Hotel Istanbul, lezzet tutkunlarına eşsiz bir deneyim sunuyor.

Misafirlerine daima en leziz tatları ulaştırma misyonuyla menülerini

hazırlayan Wish More Hotel’in usta şefleri, Fransa’nın Provence

bölgesinden gelen ve bölgeye ait özel Provensal sosla servis edilen

Kereviz Püreli Kuzu Pirzola Provensal ile lezzet tutkunlarının hem

damaklarına hem de gözlerine hitap ediyor. Galeta unu ve sarımsak

püresiyle hazırlanan enfes ekmek harcının üzerini kapladığı

Kereviz Püreli Kuzu Pirzola Provensal, kereviz, patates ve soğanla

harmanlanan etin verdiği yumuşaklıkla sıra dışı bir lezzet yaşatıyor.

Lacivert’in

menüsü yenilendi

Eşsiz manzara eşliğinde misafirlerine her zaman en iyiyi

sunan Lacivert, özel reçetelerle yenilenen menüsüyle Boğaz’ın

vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor. Executive Şef

Hüseyin Ceylan ve ekibinin yenilikçi yaklaşımını ortaya koyan

reçeteler her zamanki gibi lezzet ve sunumlarıyla iddialı. Yeni

menünün iştah kabartan başlangıçlarından Tarama, kruton

ekmeği ile birlikte servis edilirken; maydanozun eşlik ettiği

Ayvalı Pilaki Lacivert mutfağının farkını ortaya koyan yeni

tatlar arasında yerini alıyor.


hotel restaurant

92 & hi-tech

fuar

Ambiente; geleceğin trendlerini

sergiledi, ticareti ateşledi!

Messe Frankfurt

tarafından düzenlenen

tüketim malları dalında

dünyanın en önde

gelen fuarı Ambiente,

gelecek yıl 7-11 Şubat

2020 tarihlerinde

gerçekleştirilecek.

Ambiente Fuarı, bu yıl da büyüyerek hem geleceğin

trendlerini sergiledi hem de ticareti ateşledi!.

Messe Frankfurt tarafından

8-12 Şubat 2019 tarihlerinde

Frankfurt’ta gerçekleştirilen

Ambiente Fuarı’nda Dining (Yemek),

Giving (İkram) ve Living (Yaşam) alanlarına

çağdaş bir bakış sundu ve bu heyecan

verici sektörün yenilikçi kapasitelerini

sergiledi. 169 Türk katılımcı firma geniş

bir ürün gamı ile önde gelen ulusal

katılımcılardan oldu.

92 ülkeden 4.451 katılımcı firmayı

ağırladı

Tüketim malları dalında dünyanın en

önde gelen fuarı Ambiente, 92 ülkeden

gelen 4.451 katılımcı firmayı konuk etti

ve bunları 166 ülkeden gelen 136 bin

ziyaretçi ile buluşturdu.

Messe Frankfurt’un 12. holünün de

devreye girmesiyle dünyanın en büyük

alanlarından birine yayılmış olan fuarda

Türkiye 169 firma ile önde gelen ulusal

katılımcılardan birisi olarak dikkat çekti.

Bir yandan hollerde sık sık görülen Türk

katılımcılar dikkat çekerken bir yandan

da hol aralarındaki reklam panolarını

dolduran Türk ihracatçılar Avrupalı alıcılar

başta olmak üzere dünyanın her yerinden

gelen profesyonellere çok etkileyici

sunumlar yaptılar.

Basın için düzenlenen trend turlarında

yeni trendlerin basit, minimal, özgün


ortak çözümler sundu. Bu anlamda

18 ülkeden 36 dikkat çeken yetenek ve

geliştirdikleri çözümler ziyaretçileri

karşıladı.

Ambiente Academy, günümüzün pazar

gelişmeleri ve fırsatları anlattı. Buraya

katılanlar yeni fırsatlar için ilham alıp,

yeni ufuklara açılmak için önemli bilgilere

kavuştular. Meşhur uzmanlar ve sanayi

temsilcileri günümüzün trendleri, fikir

ve pratik yaklaşımlar konularında çok

değerli bilgiler paylaştı.

ve doğal olmalarına vurgular yapıldı,

örnekler gösterildi. Sayısız sunumların

yapıldığı fuar boyunca profesyonellik,

yenilik, sağlık, organik, doğal ve dayanıklı

ürünlerin yorumları yapıldı

Asya dışında en büyük satın alma

platformu boy gösterdi

Ambiente, kontrat sanayi, HoReCa (hotel,

restaurant and catering) ve Etik Stiller

gibi özel ilgi alanları için de önemli bir

buluşma yeri olup, burada Asya dışında

en büyük satın alma platformu boy

gösterdi.

Artık mutfak ve ev ürünlerinde yüksek

standartlar yeni fikirler ve akıllı ürünler

gerektiriyor. Bu yüzden Ambiente bir kez

daha Solutions

özel şovunu

gerçekleştirdi ve

bu alanlardaki

en yeni fikir

ve ürünleri

ziyaretçilerin

dikkat ve

beğenisine sundu.

Tüketici kültürüne

en kapsamlı

cevap da

Ambiente Talents,

yani yetenek

sergilemesinde

öne çıkıyor.

Fuardaki

yetenekler küresel

tüketici anlayışına


94 hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Nude, Ambiente’de

yeni koleksiyonlarını sergiledi

‘Simple is Beautiful’ (Yalın Güzeldir) felsefesini uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarıyla

buluşturan Şişecam’ın global markası Nude, dünyanın en önemli ev eşyaları fuarlarından

Ambiente’de, yeni koleksiyonlarını sergiledi.

Şişecam’ın global markası Nude,

tasarım dünyasının en yeni

trendlerinin tanıtıldığı ve bu yıl 8-12

Şubat tarihleri arasında Frankfurt’ta

gerçekleşen Ambiente Fuarı’nda, yeni

koleksiyonları ile tasarımseverlerle

buluştu. Space Copenhagen, Noé

Duchaufour-Lawrance ve Defne Koz

da dahil olmak üzere Türk ve yabancı

tasarımcıların yeni koleksiyonlarının

sergilendiği fuarda, Amerikalı iş kadını,

iç mimar ve stil ikonu Iris Apfel’den

ilham alarak oluşturulan yeni Nude

koleksiyonları da yer aldı.

Iris Apfel’den ilham alan ‘Beak’ ve

‘Mono Box’ koleksiyonları

Tomas Kral’ın Nude için tasarladığı

“Beak” koleksiyonu, Iris Apfel’den

ilham alarak parlak renklerle ve

çizgilerle yeniden yorumlandı. Ayşe

Birsel + Bibi Seck tasarımı “Mono Box”

koleksiyonunun kıvrımlı dış yüzeyi ise

yine Iris Apfel’den ilham alarak çarpıcı

renkler ve zarif desenlerle yeni bir form

kazandı.

Space Copenhagen tasarımı Nude’un

yeni ‘Silhoutte’ koleksiyonu

Nude’un Ambiente Fuarı’nda

tasarımseverlerle buluşan yeni

koleksiyonu “Silhouette”, ödüllü tasarım

stüdyosu Space Copenhagen ile ilk kez

yapılan iş birliği sonucunda oluşturuldu.

Çerezlik, sunum tabakları ve kaselerden

oluşan işlevsel koleksiyon, geometrik

bölmelere sahip modern tasarımıyla da

dekoratif amaçlı kullanılabiliyor.

Noé Duchaufour-Lawrance tasarımı

‘Fusion’ ve ‘Babel’ koleksiyonları

Modern yaşama kusursuzca uyum

sağlayacak şekilde tasarlanmış

koleksiyonları ile dikkat çeken Nude’un

bir diğer yeni iş birliği ise uluslararası

alanda tanınan yetenekli tasarımcı Noé

Duchaufour-Lawrance ile oldu. Sanatçı,

Nude için tasarladığı “Fusion” ve “Babel”

el yapımı masa lambası koleksiyonlarında

“su” ve “toprak”tan esinlendi. Üflemeli

camdan oluşturulan “Fusion” organik

tasarımı ile bir damla suyu sembolize

ederken “Babel” de pürüzlü yüzeyi ile

“toprak” elementini yansıtıyor.

Defne Koz tasarımı ‘Opti’ koleksiyonu

Endüstriyel tasarımcı Defne Koz, Nude

için tasarladığı ilk koleksiyonu “Layers”

ile büyük bir beğeni toplamıştı. Şimdi

de ikinci Nude koleksiyonu “Opti” ile

yetenekli sanatçı, dört farklı boyuttan

oluşan ve kavisli formları ile büyülü

bir etki ortaya koyan vazo yelpazesini

sunuyor.

Ambiente’ye renk katan diğer Nude

koleksiyonları

Nude’un Ambiente Fuarı’nda

sergilenen diğer yeni koleksiyonları

arasında Ali Bakova tasarımı

“Memento Mori Mumluk”, Ayşe

Birsel + Bibi Seck tasarımı “Paroles

Paroles”, Nude Design Team/Burcu

Akbulut Onur tasarımı “Islands” ve

Nude Design Team/Umut Karaca

tasarımı “Stem Zero Masterglass”

yer aldı. Fuardaki Nude standında,

Sebastian Herkner’in “Ecrin”, Ron

Arad’ın “Concentrics” ve Nude Design

Team’in “Colored U” koleksiyonları da

yer alacak. Ayrıca “Omnia” koleksiyonu

Ambiente’ye renk kattı.


hotel restaurant

96 & hi-tech

fuar

Ege Vitrifiye yeni tasarımlarıyla

UNICERA’daydı!

Çeyrek asır tecrübesiyle sektörün önde gelen firmalarından Ege Vitrifiye, Türkiye’nin marka

değeri en yüksek fuarı UNICERA‘da ürün portföyünün en özel serileri ile yeni tasarımlarını

sektör profesyonellerine tanıttı.

2019 UNCERA, Seramik Banyo Mutfak

Fuarı 5 - 9 Şubat tarihleri arasında

ziyaretçilerin yoğun katılımlarıyla

İstanbul CNR Expo’da gerçekleşti.

Seramik sektörünün yeni çalışmalarını

hazırladığı fuarda Ege Vitrifiye, fuara

özel tasarlanan dijital ekranlı standı ile

dikkatleri üzerine çekti.

Ege Vitrifiye’nin 2019 yılında ürün

portföyüne eklediği alternatifli Knidos

Lavabolar ve Pella Klozet Serileri fuar

boyunca ilgiyle incelendi. Her türlü banyoya

kolaylıkla uyum sağlayabilecek bu iki seri

tasarımlarıyla ziyaretçilerden tam not

alarak, mimari projeler için değerlendirildi.

Bunların yanında yine ilk defa fuarda

sergilenen mat sırlı natürel dokulu çanak

lavabolar görenleri kendine hayran bıraktı.

Savaş: “Bu sene ürün portföyümüze

Knidos ve Pella serilerini ekledik”

Ege Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş

“Unicera Fuarı seramik sektörünün en

kıymetli fuarlarından biridir. Türkiye’de

sektörümüzün gelişimine ve küresel

düzeyde Türk markalarının tanıtımına

büyük katkısı vardır. Fuarda kurulan

ticaret ağları kurumlara katkı sağlarken,

ülke ekonomisini canlandırmaktadır.”

diye belirtti.

Ege Vitrifiye açısından fuarı değerlendiren

Savaş “Ege Vitrifiye olarak bir fuarı daha

başarıyla tamamlamış bulunmaktayız.

Fuar, Ege Vitrifiye için bu sene oldukça

yoğun ve verimli bir fuardı. Ürünlerimizi

ve markamızı tüm ziyaretçilere tanıtarak,

networkümüze yeni bağlantılar ekleme

fırsatı bulduk. Bu sene Ege Vitrifiye ürün

portföyümüze Knidos ve Pella serilerini

ekledik. Bu seriler müşteri ihtiyaç ve

beklentileri doğrultusunda geliştirilen,

piyasanın ihtiyaç duyduğu ölçülere göre

tasarlanan çözümler olduğu için hem

yurtiçi hem de yurtdışı ziyaretçilerinde

büyük ilgi uyandırdı. İlk defa sergilediğimiz

dokulu lavabolarımız, mat sır

uygulamalarımız ve ödüllü serilerimiz

dikkat çeken diğer ürünlerimizdendi.

Fuardan aldığımız geri dönüşlerle katma

değerli ürünler geliştirmeye devam

edeceğiz ” diye ekledi.

Banyolara yeni çözüm; Knidos Lavabo

Serisi

Banyo çözümlerinin en iyi örneklerinden

biri olarak karışımıza çıkan Ege Vitrifiye

yeni Knidos Serisi, mobilya kullanımına

uygun; 3 adet batarya delikli, 3 adet batarya

deliksiz toplamda 6 adet 60 cm lavabodan

oluşan özel bir seridir.

Lavabolar yalın ve şık çizgileriyle modern

banyolar için tercih sebebi olurken, çevre

dostu yüksek kalitede üretimleri ürün

grubunu eşsiz hala getirmektedir. Sahip

olduğu optimum ölçüler banyolara kolayca

uyumlanabilmesini sağlamaktadır. Knidos

Serisinin farklı lavabo tasarım alternatifleri

tüm Ege Vitrifiye klozetleriyle rahatça

kombine edilebilmektedir.


hotel restaurant

98 & hi-tech

fuar

Seramiksan,

yenilikçi ürünleriyle

damga vurdu

Seramik sektörünün ilkleri ve yenilikleri ile öne çıkan markası Seramiksan, 2019 yılı

koleksiyonunu sergilediği UNICERA’da, sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerden tam not aldı.

İyi Tasarım Herkesin Hakkı temasıyla

benzersiz tasarımlara imza atan

Seramiksan, 5-9 Şubat tarihlerinde

CNR Expo’da düzenlenen UNICERA

Seramik Banyo Mutfak Fuarı’nda,

teknoloji ve tasarımı öne çıkaran 2019 yılı

koleksiyonu ile damga vurdu.

Çağlar: “Fishbone koleksiyonumuz

fuarda ilgi odağı oldu”

Seramiksan Türkiye Satış Müdürü M.

Süreyya Çağlar: “Sektörün en önemli

fuarlarından biri olan UNICERA’da,

inovatif kimliğimizin öne çıktığı yepyeni

ürünlerimizi sektör profesyonelleri

ve ziyaretçilerimiz ile buluşturduk.

İlkleri ve yenilikleri gerçekleştirdiğimiz

koleksiyonumuzun fuarda büyük

beğeni toplaması bizleri çok mutlu

etti. Bu yıl ilk kez fuarda görücüye

çıkardığımız, Türkiye’de ilk ve tek

sadece Seramiksan tarafından üretilen,

alışılmışın dışında benzersiz forma

sahip Fishbone koleksiyonumuz fuarda

ilgi odağı oldu. Hem tasarım anlamında

hem de kullandığımız ileri teknoloji

olarak bakıldığında, benzersiz forma

sahip Fishbone’un ilk kez Seramiksan

tarafından üretilmesi ve yine

böyle bir ürünü son tüketiciyle ilk

biz buluşturduğumuz için mutlu

ve gururluyuz. Gelişen tasarım

dünyası ve teknoloji ile beraber

değişen banyo kavramı, tüketicinin

yaşam tarzını yansıtarak, konforlu

ve keyifli hoş vakit geçirebilecekleri

bir yaşam alanlarına dönüşüyor.

Sektörde su tasarrufu yapan

çevreci klozetleri, engelliler

ve yaşlılar için tasarlanan özel

ürünleri ve tüketicinin tarzını

yansıttığı her renkte üretilebilen

klozet ve lavabolara kadar her

zevke ve ihtiyaca uygun çok çeşitli

tasarım çizgilerini artık görmek

mümkün.

Seramiksan olarak, Vitrifiye ürün

grubumuzda yer alan, 2.5 litre su

ile sıvı atıkları temizleyen, 4 litre su

ile katı atıkları temizleyen çevreci

klozet takımlarımız temiz suların

daha az tüketilmesine olanak

sağladığı için fuarda ziyaretçilerimiz

tarafından tam not aldı. Yenilikçi ve

modern tasarım anlayışıyla tasarlanan,

mat ve parlak renklerden oluşan Aura

tezgahüstü lavabo koleksiyonumuz,

sıra dışı renkleri ve ince tasarımı ile

standımızda yoğun ilgi gördü‘’ dedi.

Benzersiz Formu ile ‘’Fishbone

Koleksiyonu’’

Unicera’ya özel olarak hazırlanan,

Türkiye’de ilk ve tek sadece Seramiksan

tarafından üretilen Fishbone Koleksiyonu,

UNICERA’da ilk kez görücüye çıkarıldı.

Sahip olduğu benzersiz formu ile sektör


profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından

yoğun ilgi gören koleksiyon; ahşap,

mermer, andezit, cement ve patchwork

lüks ve görkemli Victorya tarzı

dekorasyon stilini yansıtıyor. Koleksiyon

da ayrıca, Nostaljik Arnavut kaldırımı

siyah ve beyaz mermerin çekiciliğini

banyolara yansıtan ‘’Orion Serisi’’ yer

alıyor. Seramiksan, 12x24,5 cm yeni

ebatlarıyla İtalya’nın

ünlü Calacatta

mermerinden ilham

alınarak tasarlanan,

beyaz üzerine gri

damarlı görünümü ile

Silver Calacatta” ve

doğanın dingin ruhunu

yaşam alanlarına

taşıyan ahşap dokulu

“Wood Dream”

serileri ile son

dönem dekorasyon

trendlerini sektör

profesyonelleri ve

ziyaretçileriyle

buluşturdu.

2019 yılının öne

çıkan dekorasyon

trendlerinden olan

mermeri, şık ve

etkileyici tasarımlarla

yeniden yorumlayan

Seramiksan, 30x60

ve 25x50 cm ebatlı

duvar karoları, 50x50

ve 60x60 cm ebatlı

yer karoları ve sırlı

görünümlerinin bir

araya geldiği, Classic

Wood, Nordik,

Loft, Cement-

Art, Soho, Matrix,

Ladin, Illusion

ve Nova olarak

9 farklı seriden

oluşuyor. Fishbone

Koleksiyonu,

dekorasyon

dünyasına damga

vuran ve yaratıcılığı

ön plana çıkaran

Mix&Match

yaklaşımıyla kalıpları

kırarak, sofistike ve

yaratıcı mekanlar

vaat ediyor.

UNICERA’ya özel

koleksiyon

Seramiksan’ın

UNICERA’ya özel

olarak hazırladığı

koleksiyonda,

1800’lü yılların

ihtişamını yaşam alanlarına taşımak

isteyenler için tasarladığı ‘’Victorian

Serisi’’, geçmişten günümüze uzanan

görünümü ile balkonlara İtalyan

havası katan ‘’Andezit Serisi’’ ile adını

gökyüzünün en parlak yıldızından alan

porselen serileri, Lasa, Alves, Gris

Vega, Rio, Santana, Aspendos, Sava ve

Poseidon fuarda büyük beğeni topladı.


hotel restaurant

100 & hi-tech

fuar

İpragaz,

turizme

enerji

veriyor

4 gün boyunca

Türkiye turizminin

kalbinin attığı Horeca

Fair 2019, birbirinden

renkli etkinlikleri ve

lezzet şovlarıyla adeta

bir Turizm festivaline

dönüştü.

Enerjinin köklü markası İpragaz, başta Ege Bölgesi olmak

üzere Türkiye turizmini buluşturan Horeca Fair 2019’da,

sektöre avantajlar sunan ürün ve hizmetleri ile yer aldı.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ile Ege

Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) iş

birliğinde gerçekleştirilen Horeca Fair 2019 – “Ege

Uluslararası 4. Otel Ekipmanları ve Ağırlama Konaklama

Teknolojileri Fuarı” ile “Ege 4. Ev Dışı Tüketim Ürünleri,

Gıda ve İçecek Ürünleri, Gıda İşleme, Depolama,

Soğutma, Taşıma ve Market Ekipmanları Fuarı”, 4 gün

boyunca Türkiye turizmini buluşturdu.

Bugüne kadar Kuşadası’nda düzenlenen fuar, bu yıl

ilk kez İzmir’de, kentin yeni fuar alanı Fuar İzmir’de

kapılarını ziyaretçilere açtı. 2018’de 17.981 ziyaretçi, 182

firma, 1.262 otel satınalma yetkilisi, 16.654 restoran,

kafe, bar satınalma yetkilisi, 598 aşçı ve 63’ü uluslararası

olmak üzere toplam 517 şefin katılımıyla çok önemli

bir turizm platformu oluşturan fuarın 4’üncüsünde bu

rakamların da aşılacağı öngörülüyor.

Başta Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye turizminin en önemli buluşmalarından biri olan

fuarda, öncülüğü ve hizmetleri ile sektöre önemli katkılar sağlayan İpragaz da yerini

aldı. Turizmin en önemli enerji kaynaklarından dökme gaz (LPG ve LNG) ile LPGPRO ve

Freepoint gibi bu alana yönelik inovasyon ürünlerinin sergilendiği İpragaz standı, fuarın

ilk gününde en çok ilgi çeken noktalardan biri oldu.

“Turizm, İpragaz için öncelikli sektörlerden”

İpragaz’ın, gerçekleştirdiği ilkler ve inovatif ürünlerle her alanda olduğu gibi turizme

de önemli katkılar sağladığını belirten İpragaz Dökme Gaz Satış Grup Müdürü Kemal

Güveli, “İpragaz, 1973 yılında ilk büyük tanklı dökme gaz sistemini uygulamaya geçirerek,

2005 yılında Sistem LNG markasıyla başlattığı sıvılaştırılmış doğalgaz satışları ile

turizm sektörüne enerji ihtiyaçlarının en ideal şekilde karşılanması noktasında önemli

katkılar sağlamıştır. LPG tüketimi yüksek olan işletmeler için ideal enerji çözümü

sunan LPGPRO, estetik ve verimli yapısı ile dış mekan ısıtıcısı Freepoint ısı şemsiyeleri

gibi çeşitli inovatif ürünlerimizle de bu katkıyı zenginleştiriyoruz. Bugün geldiğimiz

noktada İpragaz, Türkiye’de enerjinin 4 temel segmentinde; LPG, doğalgaz, elektrik ve

akaryakıtta tek çatı altında hizmet sunabilen yegane şirket konumundadır. Kendi iştigal

alanı olan enerjide, Türkiye’nin gelişimine yönelik katkılar sağlayan İpragaz’ın öncelik

verdiği sektörlerden biri de hiç şüphesiz turizmdir. Turizmin mevcut ve gelişecek tüm

enerji ihtiyaçlarına yönelik en efektif çözümler sunmak, İpragaz’ın her zaman en önemli

önceliklerinden olacaktır” açıklamasında bulundu.

Adeta bir turizm festivaline dönüştü

Fuar, birbirinden renkli etkinlikleri ve yöresel lezzet şovları ile adeta bir turizm festivaline

dönüştü. Açılış töreninin ardından Kıyı Ege Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen

Sürdürülebilir Turizm ve Ege başlıklı konferansının gerçekleştirildiği fuar, 4 güne yayılan

birbirinden renkli ve lezzetli etkinlikleriyle de adeta bir festival atmosferi sunuyor.

Ünlü isimlerin moderatörlüğünde gerçekleştirilecek “Ege Şefler Yarışması”, “Tanrıların

Ölümsüzlük Meyvesi Zeytin ve Zeytinyağı”, “Gençlerle Eğlenceli Yemek Atölyesi”,

“Lezzetli Ege Kasabaları”, “Vazgeçilmez Lezzetlerin Ahengi – Kahve ve Çikolatanın

Mükemmel Uyumu”, “Barbeküde Sokak Lezzetleri”, “Sütün En Güzel Hali – E ge’nin

Peynirleri”, “Yeryüzüne Kök Salmış Üzüm Bağlarının Vücut Bulmuş Hali – Şarap” ve

sürpriz etkinlikler, fuar süresince ziyaretçilere renkli saatler ve eşsiz lezzetler yaşattı.


İlham veren

tasarımlarıyla

beğeni

topladı

Camın yenilikçi yüzü LAV,

bu yıl 8-12 Şubat tarihleri

arasında Almanya’nın

Frankfurt şehrinde

gerçekleşen Ambiente

Fuarı’nda dünyanın

birçok ülkesinden gelen

ziyaretçilerin beğenisini

topladı. Yenilikçi

tasarımları ve sıra

dışı sunumlara ilham

veren ürünleri ile LAV,

Ambiente’nin en çok ilgi

gören markaları arasında

yer aldı.

Camın yenilikçi ve ilham veren markası LAV, 8-12 Şubat tarihleri arasında

Almanya’nın Frankfurt şehrinde düzenlenen uluslararası mobilya,

dekorasyon, aksesuar, züccaciye ve hediyelik eşya fuarı Ambiente’ye

katıldı. Fuarda, Doğanın Seslenişi, Romantik Zanaat, Çiçeklenen Desenler ve

Retro Nostalji temalı ürünlerini sergileyen LAV, dünyanın dört bir yanından

gelen sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Baran: “Hedefimizde dünyanın her noktasında sofralara konuk olmak var”

Fuara ilişkin bir değerlendirmede bulunan LAV Genel Müdürü Tuğrul

Baran, şöyle konuştu: “Bu yıl ilk kez katıldığımız Homi Milano’nun ardından

yine çok önemli bir fuar olan Ambiente’de yerimizi aldık. Ambiente, tıpkı

geçen yıl olduğu gibi bu yılda son derece başarılı geçti. Modern ve yenilikçi

tasarımlarımız, camı ilham veren bir bakış açısıyla yorumlayan konseptlerimiz

ve benzersiz sunumlarımız büyük beğeni topladı. Burada gerçekleştirdiğimiz

yeni iş birlikleri ülkemizin kalitede olduğu kadar tasarımdaki iddiasını da

ortaya koydu. Bugün LAV olarak Brezilya’dan Çin’e tam 130 ülkeye ihracat

yapıyoruz. Hedefimizde dünyanın her noktasında sofralara konuk olmak var.”

LAV’ın fuarda sergilediği Doğanın Seslenişi konsepti Japon Wabi Sabi

felsefesinin yalınlığından sonbaharın evrensel tonlarıyla harmanlıyor.

Renk yelpazesi ise toprak tonlarından yeşilin derinliklerine uzanıyor.

El sanatlarından izler taşıyan ürünlerin yer aldığı Romantik Zanaat

koleksiyonunun renklerini uçsuz bucaksız çöller belirliyor. İlhamını kır

çiçeklerinden ve baharın coşkulu renklerinden alan Çiçeklenen Desenler,

açık hava sofralarının keyfini yaşatıyor. Canlı renkler ve geometrik desenlerle

zenginleşen Retro Nostalji koleksiyondaki 60’ların pop kültüründen etkilenen

motifler, ilhamını çoğunlukla 80’ler modernizm ve Memphis akımının

renklerinden alıyor.


hotel restaurant

102 & hi-tech

fuar

UNICERA’da

Ege Seramik farkı

UNICERA İstanbul Seramik, Banyo, Mutfak Fuarı için tasarladığı Spring Collection 2019

serilerinin tanıtımını yapan Ege Seramik, daima en yeni iddiasını yine ortaya koydu.

40 yeni ürün serisini Spring

Collection 2019 adı ile tanıtan

Ege Seramik, bir rekora imza

attı. Geniş ürün portföyünü sürekli

yenileyen ve dünya trendlerini

yakından takip eden firma tasarım

anlayışı, vizyonu ve teknolojik

yüzey malzemeleri ile farkını bir

kez daha gözler önüne serdi.

Özellikle ihracat müşterilerinin

yoğun ilgi gösterdiği yeni ürün

serileri sektör profesyonellerinden

tam not aldı.

Yedigüller: “Bu yıl fuara özel 40

yeni seri lanse ettik”

Fuar sürecini değerlendiren

Ege Seramik Genel Müdürü

Göksen Yedigüller, “Özellikle bu

yıl UNICERA Fuarı’nda en büyük

fark ziyaretçi profilindeydi. Bu

yıl gördük ki; fuar artık ihracat

pazarları tarafından çok daha

fazla ilgi gören ve katılım yüzdelerinin iç

pazar müşterisi ile aynı seviyeyi yakalayan

bir fuar haline gelmiş. İhracatın her

geçen gün öneminin arttığı sektörümüz

için bu çok sevindirici bir durum. Bu tip

organizasyonlar yeni pazarlar ve yeni

müşteriler kazanmak için güzel fırsatlar.

Bizde Ege Seramik olarak hem ihracat

hem de iç pazar müşterilerimizden

gördüğümüz yoğun talep ve aldığımız

pozitif yorumlardan çok memnunuz. “ dedi.

Fuarlara hep çok büyük özenle

hazırlandıklarını belirten Yedigüller,

“Ege Seramik tüm yurt içi ve yurt

dışı fuarlarına hep en çok yeni ürün

tasarlayan firmaların başında gelir. Bu yıl

UNICERA için bir rekora imza atarak bu

fuara özel 40 yeni seri lanse ettik. Eylül

ayında Cersaie Fuarı’nda sergilediğimiz

ve iç pazarda ilk defa geniş lansman

imkanı bulduğumuz sonbahar

koleksiyonunu da hesaba katarsak, iş

ortaklarımızı ve müşterilerimizi dünya


trendlerinde çok zengin bir portföyle

buluşturmuş olduk. Bu sebeple

emeklerimizin karşılığını almaktan ve

müşteri beğenilerimizin satışa dönüşmüş

olmasından büyük gurur duyuyoruz. “

dedi.

Barocco; Mistik dekorları ve eskitme

tasarımı ile Barocco serisine kulak verin.

İki farklı tarzın mükemmel uyumunu

ortaya çıkran seri turkuaz renk seçeneği

ile mekanlarınıza gizemli ve canlı bir

hava getiriyor. Yer ve duvar karoları ile

tam bir kombin oluşturan seri sezonun

en yenilerinden sadece

biri.

Capital; Capital’ in

benzersiz desenleri

ile çarpıcı mekanlar

yaratmaya hazır

mısınız? Sıra dışı

tasarımı ile Capital

serisi mermer

görünümlü seramikte

farklılık arayanların

favorisi olacak.

40x80cm, 80x80cm

ölçüleri ve tam

parlak yüzeyi ile seri

mekanlarınızda en doğal görünümü

yakalamayı vadediyor.

Dolce Vita; Ege Seramik altıgen geçme

kalıbı ile ürün klasmanında çığır açan

Dolce Vita’ yı iftiharla sunar! Rölyefli

tasarımı, geçme kalıbı ve sedefli renkleri

ile Dolce Vita sizi kendine hayran

bırakacak. Minimal şıklığın yeni adı Dolce

Vita ile yaşam alanlarınıza tat katın.

Maison; Spring Collection 2019’un en

geniş serilerinden biri olan Maison

ile yaşam alanlarınız yepyeni bir tarz

kazanacak. Geniş ebat seçenekleri, derin

rölyefli ve desenli dekorları ile Maison

serisi doğal taş görünümünü en seçkin

halini mekanlarınıza taşıyor.

Positano; Terrazzo görünümünün naif

desen ve renklerle buluşması Positano

serisini çok seveceksiniz. 20x20cm ölçüsü

ile Ege Seramik Vintage ailesinin yeni

üyesi Positano mekanlarınıza modern ve

trend şıklığı taşıyor.

Titanic; Titanic serisi ile topaz mavinin

derinliğine bırakın kendinizi. Hi-Tile

Technology malzemelerinden Crystal

Shine effect kullanılarak elde edilen ekstra

parlak yüzeyi ile Titanic okyanus kadar

etkileyici. 60x120cm, 60x60cm ve 30x60cm

ölçüleri ile seri tüm mekanlarınıza

kolaylıkla uyum sağlamaya hazır.

Montenegro; Eskitilmiş ahşap

görünümünün en sıra dışı versiyonu

Montenegro ile bildiklerinizi unutun.

Derin rölyefleri ve parlak yüzeyi ile

Montenegro seramiğin sağlamlığını

nostaljik ahşap hissi ile birleştiriyor.

20x120cm ölçüsü ve 3 renk alternatifi

ile seri, alışılmışın dışında bir ahşap

görünüm isteyenlerin yeni gözdesi.


hotel restaurant

104 & hi-tech

fuar

Solar sektörünün marka fuarı

Solarex için geri sayım başladı

4 – 6 Nisan 2019 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçileri ile buluşacak

olan Solarex İstanbul Fuarı; bir kez daha sektörün öncü firmaları ile çok sayıda profesyonel

ziyaretçiyi bir araya getirmeye hazırlanıyor. 12. kez düzenlenecek olan fuar; bu yıl da

ülkemizde solar endüstrisinin en büyük ve prestijli merkezi olma özelliğini sürdürüyor.

Solarex İstanbul Fuarı; sadece

bir ticaret platformu olmanın

ötesinde sektördeki yeniliklerin

görücüye çıktığı, en son trendlerin sektör

profesyonelleri ve uzmanlarca masaya

yatırıldığı bir paylaşım alanı olma özelliği

de taşıyor. Alanında uzman isimlerin

yer aldığı ilgi çekici etkinlikler, sektör

profesyonellerine ışık tutuyor.

Uluslararası Solarex İstanbul Fuarı’nda,

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nün

yanı sıra Ticaret Bakanlığı da Alım Heyeti

programı ile destek veriyor. Fuara özel

olarak düzenlenen Alım Heyeti programı,

Ticaret Bakanlığı Koordinatörlüğü’nde

ve İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı

Birlikleri (İMMİB) Genel Sekreterliği

organizatörlüğünde, tüm yurt dışı

temsilciliklerinden firma yetkililerinin

katılımıyla yapılacak. Hazırlıkları son hızla

devam eden fuara iştirak edecek firmaların,

bir an önce yerlerini ayırtmaları gerekiyor.

Fuar, dünyada ve Türkiye’de güneş

enerjisi üretimine ilişkin çeşitli konuların

tartışılacağı arenaya ev sahipliği yapacak.

Son gelişmeler bu fuardan takip edilecek!

Çeşitli güneş enerjisi kaynaklarının ve

güneş enerjisi piyasalarının tüm boyutları


ile değerlendirilip, son gelişmelerin

sergileneceği bir ortama ev sahipliği

yapacak fuarda sergilenecek başlıca ürün

grupları, fotovoltaikler, hücreler, modüller,

inverterler, ölçme ve kontrol teknolojileri,

şarj cihazları, piller, kablolar, konnektörler,

bağlantı kutuları, güneş takip sistemleri,

montaj sistemleri, kurulum aparatları,

bina entegre çözümleri, “stand alone”

sistemler, güneş enerji santralleri, enerji

depolama sistemleri, güneşle çalışan

tüketici ürünleri, waferlar, malzeme ve

üretim ekipmanları, güneş ısı teknolojileri,

soğurucular, kaplamalar, kolektörler,

bağlantı parçaları, genleşme tankları,

degazörler, ısı transferi akışkanları, ölçme

ve kontrol teknolojisi, montaj sistemleri,

depolama tankları, üretim teknolojileri ve

ekipmanları, havalandırma, soğutma, bina

entegre çözümler, ısıl işlem, güneş termal

enerji santralleri, araştırma ve geliştirme

departmanları, test enstitüleri, sektörel

basın ve diğer yayıncılar, eğitimciler,

finansçılar, organizasyonlar, dernekler ve

danışmanlardır.

Türkiye başta olmak üzere İngiltere,

Almanya, İtalya, Avusturya gibi Avrupa

ülkeleri ile Rusya, Türki Cumhuriyetler,

Orta Doğu, Uzak Doğu ve Kuzey Afrika

ülkelerinden ziyaretçilerin geleceği

Solarex İstanbul’u bu yıl MENA ( Orta

Doğu ve Kuzey Afrika ) ülkelerinden

çok sayıda profesyonelin ziyaret etmesi

beklenmektedir. TAITRA, IBESA, MESİA,

BİGMEV, Africa OGBE, European

Ukrainian Energy Agency gibi uluslararası

kurumlar da fuarda ikili görüşmeler

gerçekleştireceklerdir.

Partnerleri artmaya devam ediyor

TAITRA, IBESA, Solar Novus Today,

ENF Solar, PV-TECH, PV TECH POWER,

Guangzhou Int’l Solar PV Exhibition, Inter

Solar Europe, Inter Solar North America

PV Magazine, Solar Power International,

Energy Taiwan, The Energy Data, 10Times

yanı sıra Africa OGBE, European –

Ukrainian Energy Agency, Solar Ukraine

2019, MESİA, BİGMEV, Galder, Ostim ve

Turkish in Renewables, Solarex İstanbul

Fuarı’nın partnerleri arasında yer alıyor.

Medya Partnerleri fuarın dünya genelinde

tanıtılması için destek oluyor.

Türk Hava Yolları Uluslararası

Solarex İstanbul Fuarı’nın

Resmi Hava Yolu olarak Turkish

Conventions kapsamında

belirli rezervasyon sınıflarında

indirimli ücretler sunuyor.

Rezervasyon ve biletleme için

HYPERLINK "https://www4.

thy.com/TKC" \t "_blank"

https://www4.thy.com/TKC

adresinin ziyaret edilmesi

gerekiyor. Fuarın THY Etkinlik

Kodu; “056TKM19” 4 – 6 Nisan

2019 tarihlerinde İstanbul

Fuar Merkezi Yeşilköy’de

düzenlenecek Solarex İstanbul

Fuarı; 10:00 – 19:00 ( 6 Nisan’da

10:00 – 18:00) saatleri arasında

ziyarete açık olacak.


hotel restaurant

106 & hi-tech

fuar

Türkiye

ve Çin

arasındaki

ticaret

köprüsü:

China

Homelife

Dünya ticaret arenasında

Çin ürünlerini tanıtmak için

düzenlenen China Homelife

fuarlar serisi; Türkiye, Polonya,

Meksika, Mısır, Brezilya, Ürdün,

Güney Afrika, Hindistan,

Kazakistan, Birleşik Arap

Emirlikleri ve İran olmak

üzere 11 ülkede yılda bir kez

düzenleniyor. Çin Hükümeti

tarafından katılım maliyetlerinin

yüzde 100’ünün karşılandığı

fuar, ülkemizin jeopolitik

konumu sayesinde her iki ülke

ekonomisi için de büyük önem

arz ediyor.

Rekabet gücü yüksek Çin ürünleri satın almak için

Çin’e gitmenize gerek yok! Sinerji Çin’i sizin ayağınıza

getiriyor. 23 Mayıs’a kadar bekleyin!

Uygun maliyeti ve her kalitede ürün ve ham madde bulunabilirliği

avantajı ile son 20 yıldır dünyanın üretim merkezi haline gelen Çin,

Türkiye’de China Homelife fuarında çok daha zengin ürün ve marka

yelpazesiyle görücüye çıkıyor.

2018 yılında 500 Çinli firmanın katıldığı ve yaklaşık 12 bin iş dünyası

profesyonelinin ziyaret ettiği China Homelife Turkey’de 478 ikili iş görüşmesi

ve toplamda 27 milyon dolarlık iş hacmi gerçekleşti. Bu sene 800’den fazla

firmanın katılacağı 12.000 metrekarelik bir alanda gerçekleşecek fuarda

650’ün üzerinde ikili iş görüşmesi yapılması planlanıyor.

50 bini aşkın ürün 800 Çinli marka tarafından sergilenecek

23 - 25 Mayıs 2019 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde Sinerji

Uluslararası Fuarcılık’ın düzenleyeceği organizasyonu bu yıl yaklaşık 15 bin

iş dünyası profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. Türk standartlarına

uygun olarak tüm kontrollerden geçmiş; tekstil, hazır giyim ve aksesuarları,

ev tekstili, inşaat malzemeleri, el aletleri ve hırdavat, ev gereçleri, elektrikli

ev aletleri, mobilya, elektronik eşyalar, hediyelik eşya, züccaciye, mutfak

ve banyo armatürleri, gıda ve teknolojileri, makine sanayi ve ekipmanları,

lojistik, LED ve aydınlatma ürünleri başta olmak üzere 50 binin üzerinde

ürün 800 Çinli marka tarafından sergilenecek.

15 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor

15 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen fuara alım heyetleri kapsamında

Anadolu’dan gelecek olan profesyonel alıcıların otel konaklamaları

organizatör firma tarafından karşılanmakta olup sadece yerli yatırımcılar

değil Bulgaristan, Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İran ve tüm Avrasya

bölgesinden gelen 2500’ün üzerinde üst düzey yönetici de organizatör

tarafından ağırlanacak ve 500’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin de yapılması

sağlanacaktır. Çin ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler açısından

büyük önem arz eden China Homelife fuarı Uzak Doğu potansiyelinden

faydalanmak isteyen girişimciler için denizaşırı bir seyahat bile yapmadan

önemli bir fırsat niteliği taşıyor.


Tarsus Turkey

Genel Müdür Yardımcısı

Seda Bozkurt

Otellere yönelik asansör ve

yürüyen merdiven çözümleri bu fuarda!

Otellerin misafir trafiğine uygun olarak tasarlanmış, konforlu, estetik ve güvenli asansör

çözümleri, 21 – 24 Mart tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde gerçekleştirilecek olan 16.

Uluslararası Asansör İstanbul’da görücüye çıkıyor.

Tarsus Turkey tarafından AYSAD’ın

desteği ile düzenlenen ve dünyanın

en büyük üç asansör fuarından birisi

olan Asansör İstanbul, endüstri liderlerine

16.’kez ev sahipliği yapıyor. Her fuarda olduğu

gibi yine Almanya ve Çin pavilyonlarının

bulunduğu Asansör İstanbul’a İtalya,

Hollanda, Finlandiya, İspanya, İsviçre,

Lübnan, Mısır ve Rusya da doğrudan katılıyor.

Toplam 30 farklı ülkeden uluslararası

markalar ile yerli büyük üreticilerin başı

çektiği 400 firmanın yer aldığı fuarda daha

akıllı, daha güvenli ve daha hızlı asansörler

sergilenecek. Başta otellere yönelik

asansör ve

yürüyen merdiven

çözümleri olmak

üzere, konut

ve ticari bina

asansörlerinden

hastane

asansörlerine,

ev içi asansör

ve kişisel

taşıyıcılardan oto

asansörlerine,

yük ve servis

asansörlerinden

yürüyen merdiven

ve yollara kadar

farklı kategorilerde

en yeni ürün, makine, malzeme, ekipman ve

teknolojilerin görücüye çıkacağı organizasyon

dört gün sürecek.

30 bin profesyonel alıcı ve endüstri liderleri

ile buluşturacak

16. Asansör İstanbul Fuarı’nın, Türkiye,

Balkanlar, BDT Ülkeleri, Ortadoğu ve Kuzey

Afrika pazarlarında eşsiz ticaret fırsatları

sunacağını söyleyen Tarsus Turkey Genel

Müdür Yardımcısı Seda Bozkurt, “Tüyap

Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nin

6 salonunda birden 50 bin metrekare

alanda düzenleyeceğimiz Asansör İstanbul,

katılımcılarını, yurt içi ve yurt dışından 30

bin profesyonel alıcı ve endüstri liderleri ile

buluşturacak. Dünya asansör endüstrisinin

şimdiden heyecanla beklediği fuarımız,

her buluşmada olduğu gibi milyonlarca

dolar değerinde yeni işbirliği ve ticaret

anlaşmalarının adresi olacak” dedi.

Küresel marka olmayı hedefleyen yerli ve

milli firmalar boy gösterecek

TC. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın talebiyle

yakın zamanda “Asansör Sektöründe

Küresel Türk Markası; Değerlendirme ve

Öneriler” raporu hazırlayan Asansör ve

Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği

AYSAD, küresel ölçekte marka olma yolunda

fuarları da önemli bir dönemeç olarak

görüyor. Yıllardır Uluslararası Asansör

İstanbul fuarının destekçisi olduklarını

vurgulayan AYSAD Başkanı Sefa TARGIT,

16’ıncısı yapılacak fuara katılan yerli ve milli

firmaların, sahip oldukları yeni teknolojilerini

uluslararası ölçekte tanıtma fırsatı

bulacaklarını ve aralarında dünya devlerinin

de olduğu yurt dışı firmalarla bir araya

gelerek, sektörlerinin gelişen teknolojilerini

yakından takip edebileceklerini ifade ediyor.


108

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen

Doğa dostu yeni seri:

Selpak Professional Essential

Ev dışı tüketim sektörüne yönelik çözümler sunan Eczacıbaşı Profesyonel, Selpak

Professional markası ile geri dönüşümlü ürünleri sektöre kazandıran yeni bir seriyi

hayata geçirdi. Doğa dostu Essential serisinin geri dönüşümlü ürünleri yüzde 80

geri dönüşümlü kağıtlar ile üretiliyor. Jumbo havlu, z katlama dispenser havlu,

sensörlü dispenser havlu ve peçeteden oluşan serinin üretiminde daha az enerji

ve su harcanıyor.

Doğa dostu

Essential serisinin

geri dönüşümlü

ürünleri, yüzde 80

geri dönüşümlü

kağıttan üretiliyor.

Essential serisi,

çevreye duyarlı

işletmeler için etkili

bir alternatif oluyor.

Üstün kalite akıllı seçim mottosu

ile ev dışı tüketim sektöründe

tercih edilen Selpak Professional,

sürdürülebilirlik planları doğrultusunda

geri dönüşümlü ürün serisi ile

sektöre çevreci bir yaklaşım getiriyor.

Ülkemiz genelinde başlatılan doğa

dostu çalışmaları destekleyen Selpak

Professional, Essential serisi ile

işletmelere daha az enerji ve daha az su

harcanarak üretilen ürünler sunuyor.

Essential doğanın renklerini ürünlerine

yansıtıyor

Essential ürün serisi jumbo havlu, z

katlama dispenser havlu, sensörlü

dispenser havlu ve peçete ürünlerinde

daha az ağaç kullanımı sağlıyor. Geri

dönüşümlü kağıttan üretilen Essential

serisinde, kağıt renkleri yeni üretim

uygulamasına bağlı olarak doğanın

renklerini yansıtıyor.


hotel restaurant

110 & hi-tech

mekanın dili

Bahara Adım Adım…

Hatice Kumalar

Bahar aylarına adım adım yaklaştığımız şu günlerde kendinize unutulmaz bir gün hediye etmeye ne dersiniz? Soğuk havaların

geride kaldığı, kırlarda uçuşan kelebeklerin kalbimize konmaya başladığı günlerde baharı daha da çok hissetmeye başlarız. Tabiat

renklerine kavuşurken, güneş yüzünü göstermeye başlamışken bu uyanışa sizde kulak verin ve bu hafta sonu kendinize unutulmaz

bir gün hediye edin. İşte o hediye paketinde olmasını mutlaka tavsiye ettiğim birbirinden özel iki mekân…

Kendi halinde sanki çocukluğumuzdan kalma bir his yaşatan Kale Kafe

Baharın coşkusunu Boğaz’da çıkarmak paha

biçilemez bir keyif… Bu özel gün size enerji,

mutluluk ve çocuksu bir coşku olarak geri

gelecek bundan emin olabilirsiniz.

Yosun kulları arasında cilveli bir, güneş

eşliğinde boğaz uzun bir yürüyüş sonrası

muhteşem bir anne kahvaltısını hak ettiniz.

Ve ilk durağınız Boğaz’ın en güzel yerinde yer

alan Rumelihisarı’nın ayağında bulanan şirin,

kendi halinde sanki çocukluğumuzdan kalma

bir his veren Kale Kafe’yi öneririm.

Kızarmış ekmek kokuları arasında;

sonbaharın ve Boğaz’ın tadını koca bir haftaya

yetecek kadar hissetmek isteyenler için el

değmemiş samimiyette, her şeyin bol kepçe

olduğu taze ve doğal serpme kahvaltılıkları

ile insanın yedikçe yiyesinin geldiği sıcacık bir

yer burası.

Mekânı bu kadar sıcak ve samimi yapan

Kale Kafe’nin gösterişten uzak, sadece

lezzete ve memnuniyete odaklı hizmet

anlayışı. Mekânın sahibi Celal Bey bitmek

bilmeyen enerjisi ile gelen her müşteri ile

tek tek ilgileniyor. Masada ne eksikse hemen

tazeleniyor. Arı gibi çalışan “siparişim nerde

kaldı?” dedirtmeyen çalışanların da hakkını

yememek lazım. “Eskiden dışarıda peynir,

ekmek yemek ayıp karşılanırdı. Biz Boğaz’da

kahvaltı kültürünü ilk yerleştirenlerdeniz.

Kahvaltının hakkını verirseniz güne mutlu

başlarsınız diyen Celal Bey, ünlü şair Cemal

Süreya’nın şu mısralarını hatırlattı bana:

“Yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem

ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.”

Boğaz’ın tam göbeğinde bulunan Kale

Kafe’nin zengin serpme kahvaltısı hem göze

hem de mideye hitap ediyor.

Kahvaltılıkların tamamına yakını doğal. Her

biri kendi bölgelerinden getirtiliyor. Mis gibi

kokan tereyağı Rize Hemşin’den geliyor.

Söğüş ve zeytin tabağına eşlik eden zeytinyağı

Bozacada’dan. Menüde bulunan en az 10

çeşit peynir ise Malkara’dan getirtiliyor.

İştah kabartan ve insanın yedikçe yiyesinin

geldiği serpme kahvaltı mönüsünde; kızarmış

hellim, Kale Kafe’nin ustalarının özel olarak

yaptığı yemeden ayrılmamanız gerektiğini

söyleyeceğim paçanga böreği, tereyağlı

sahanda yumurta veya menemen ya da isteğe

göre hazırlanan yumurta çeşitleri, kızarmış

sucuk, pastırma, bal-kaymak, çeşit çeşit

zeytin ve peynirler…


Masal tadında Mira Balık

görmediğim bir arkadaşımla

karşılaşmışım gibi…

Öyle içten, öyle alçakgönüllü ki…

Gelen tüm konukları sanki

evinde yemeğe davet etmiş gibi

karşılıyor ve ağırlıyor. Mira’nın

samimi havasının kaynağının

kimden geldiğini anladınız

sanırım. Meze sever ve ara

sıcaklarla samimi bir bağınız

varsa, lezzet çıtanızı da bir hayli yükseltecek

mekânlardan Mira. Ege mutfağının nadide

otları, eski İstanbul’un en sevilen mezeleri

ve kendi yorumlarıyla hazırladıkları deniz

mahsullerinin birleşmesiyle oluşan tatları

denemeden ana yemeğe geçmemenizi

öneririm.

Özelliklede deniz börülcesi, soya soslu cibes

salatası, Ermeni usulü zeytinyağlı yaprak

sarma, acılı Girit ezme, Mira mutfağından

torik lakerda, somon gravlax ve balık

köftesinin eşsiz lezzeti… Bodrum’dan özel

olarak getirilen ahtapot ızgara, İstanbul’da

nadir yerlerde yiyebileceğiniz sübye güveç ve

sübye pilaki, levrek pazı sarma ve muhteşem

lezzetiyle paella Mira’da mutlaka tatmanız

gerekenlerin en başında.

Güneşin batmasına şahitlik etmek isterken

yanınızda sevdikleriniz ile yapacağınız

sıcacık sohbetlere ev sahipliği yapacak,

beyazın hâkim olduğu modern ve sıcacık

dekorasyonuyla masal tadında, bahar tadında

Arnavutköy’de bir yıldız olan Mira Balık, keyifli

bir bahçe içinde hizmet veriyor.

Tüm samimiyetimle söylemeliyim ki

son zamanlarda gittiğim ve kendimi ait

hissettiğim yerlerin en başında geliyor Mira…

Her şey öyle yerli yerinde ve gerçek ki; bir

şeyin yerini değiştirmek ve acaba şöyle olsa

daha iyi olurdu diye düşünmek mümkün

değil. Mekânın sahiplerinden Tabita Özden

ile konuşunca anlıyorum bu yerin beni neden

bu kadar etkilediğini, sanki uzun zamandır


112

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

BOB Burger

Moda’dan sonra Ataşehir’de!

Ödüllü hamburgerci BOB, yepyeni bir konseptle Ataşehir’deki yeni yerinde taşta et

deneyimi sunuyor.


Kısa zamanda şehrin en iyi

hamburgercilerinden biri olmayı

başaran BOB Burger; Moda’daki

küçük yerini büyüttükten sonra şimdi de

Ataşehir’de farklı bir lezzetle karşımıza

çıkıyor. BOB Barbecue ile bonfileyi en

lezzetli halinde yemek isteyenlere tam bir

ziyafet sunuyor.

Ziyafet menüsü ile ağırlıyor

450 derece ısıdaki taşın üzerinde, suyunu

ve özelliğini kaybetmeden hızla pişen

bonfile, yanındaki taze sebzeler ve hellim

peyniri ile nefis salata eşliğinde gündüz

ve gece sağlıklı ve lezzetli yemek yemek

isteyenleri cezbediyor.

Masaya gelen çiğ et ve taze çiğ sebzeler,

hellim peyniri ve nefis salata ile tam bir

ziyafet menüsü sunan BOB Barbecue,

etinizi istediğiniz gibi pişirmenize olanak

verirken, yemek yemeyi eğlenceli ve

keyifli bir ritüel olarak yaşatıyor.

BOB Barbecue ile bonfileyi

en lezzetli halinde yemek

isteyenlere tam bir ziyafet

sunuyor. 450 derece ısıdaki

taşın üzerinde, suyunu ve

özelliğini kaybetmeden hızla

pişen bonfile, yanındaki taze

sebzeler ve hellim peyniri ile

nefis salata eşliğinde gündüz ve

gece sağlıklı ve lezzetli yemek

yemek isteyenleri cezbediyor.


hotel restaurant

114 & hi-tech

yeni mekan

Adını Bitlis Adabağlı

köyünden alan Adabağlı

Anadolu Mutfağı 16 Şubat

Cumartesi günü hizmete

açıldı. Lezzetini Bitlis ve

Doğu Anadolu Bölgesi’nden

özel olarak getirtilen taze

ürünlerden alan Adabağlı

Anadolu Mutfağı’nda;

kaburgadan kavurmaya,

kelle paçadan işkembeye

birçok lezzet bulunuyor.

Anadolu mutfağı

lezzetleri

“Adabağlı”

ile Özlüce’de

Aile şirketi olarak kurulduğu 1975 yılından itibaren Bitlis’te akaryakıt istasyonu, müteahhitlik,

madencilik, tarım, hayvancılık, hazır beton ve gıda üzerine faaliyet göstermekte olan Adabağlı

A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Adabağlı Bursa’ya ilkleri getiriyor. Adını Bitlis Adabağlı

köyünden alan Adabağlı Anadolu Mutfağı 16 Şubat Cumartesi günü hizmete açıldı. Lezzetini Bitlis

ve Doğu Anadolu Bölgesi’nden özel olarak getirtilen taze ürünlerden alan Adabağlı Anadolu

Mutfağı’nda; kaburgadan kavurmaya, kelle paçadan işkembeye birçok lezzet bulunuyor.

Anadolu’nun Özgün Lezzetleri Bursalılarla buluşuyor

Bitlis’te yıllardır yöreye özgü lezzetleriyle büyük bir üne sahip olan Adabağlı Anadolu

Mutfağı Restoran sahibi ve Adabağlı A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Adabağlı;

“Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun lezzetlerini Bursalılarla

buluşturmak üzere yola çıktık. İşletme ortaklığını yaptığımız ustamız Şaban Nazlıcan

ile beraber Özlüce’deki mekanımızda Bursalılara kaburga, mumbar dolması gibi imza

yemeklerimizi ve Anadolu mutfağının eşsiz lezzetlerini sunacağız. Misafirlerimizi 7 gün 24

saat ağırlayarak birçok özel yemek ile tanıştıracağız. ” diye konuştu.


116

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Ingenico

Yeni

Nesil

ÖKC’ler

GİB’e

“Aylık

Satış

Raporu”

gönderimine

başladı!

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan ve mükelleflerin “Günlük ve Aylık Satış

Raporu” bildirim şartını açıklayan ” Perakende Mal Satışları İle Hizmet İfalarına İlişkin

Mali Rapor Bildirim Kılavuzu (ÖKC Mali Rapor Bildirim Kılavuzu) yürürlüğe girdi.

Ingenico Hakkında

Uçtan uca ödeme konusunda dünya lideri olan Ingenico Group, 2007 yılında, Türkiye distribütörlüğünü yürüten firmayı satın alarak,

Türkiye pazarına doğrudan giriş yaptı. Ingenico kanıtlanmış teknolojisi, sektöre yön veren standartları ve ergonomisi ile kullanıcıları

tarafından maksimum güvenilirlik sağlayan, çok yönlü ve kullanımı kolay ürünler sunan bir marka olarak biliniyor.


Ingenico Group, Gelir İdaresi Başkanlığı

tarafından yayımlanan “Aylık Satış

Raporlarının Bildirimi” konusundaki

yasal düzenlemeyi kapsayan çalışmalarını

Yeni Nesil ÖKC’lerinde tamamlayarak

müşterilerinin hizmetine sundu. Gelir

İdaresi Başkanlığı tarafından daha

önce 1 Ekim 2018 olarak açıklanan son

bildirim tarihi, firmaların geliştirmelerini

tamamlayabilmeleri için Şubat ayına

ertelenmişti. Gelir İdaresi Başkanlığı ile

koordineli çalışan Ingenico, çalışmalarını

Aralık ayı içerisinde tamamlayarak onay

için GİB’e başvurusunu yaptı ve Şubat ayı

itibariyle gönderim başladı.

Tebliğe göre mükelleflerin yapması

gereken “Aylık Satış Raporu” bildirimi

“ÖKC TSM Merkezi üzerinden, E-Arşiv

İzni Almış Özel Entegratör Firmaların

Bilgi İşlem Sistemi üzerinden ve İnternet

Vergi Dairesi üzerinden olmak üzere 3

yöntem ile yapılabiliyor.

Bildirim, otomatik ve ücretsiz olarak

yapılıyor

Ingenico, TSM merkezi üzerinden

kendisine bağlı tüm Ingenico YN ÖKC’ler

için, “Aylık Satış Rapor” bildirimini

otomatik olarak mükelleflerden ayrıca bir

bildirim gerekliliği olmaksızın ve ücretsiz

olarak yapıyor. Raporlar Şubat 2019’dan

itibaren Gelir İdaresi Başkanlığına

iletilmeye başlandı.

Cihazların merkezle iletişimi tamamen

mükelleflerin sorumluluklarında

olup, işletme sahiplerinin, cihazlarının

yazarkasa parametresi alabilmesi için

merkez ile bağlantısının (Ethernet/ GPRS)

olduğundan emin olması gerekmektedir.


hotel restaurant

118 & hi-tech

hotel-tech

Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı

Şevket Saraçoğlu

Mitsubishi Electric

“Evden Uzaya” kadar Türkiye’ye yatırım yapıyor

Klima, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven, görsel veri, ulaştırma, enerji,

otomotiv ekipmanları, yarı iletkenler, kamu sistemleri ve uydu teknolojileri ile

dikkat çeken Mitsubishi Electric, Türkiye için üretiyor.

Elektrik motorları üreten bir şirket

olarak kurulan Mitsubishi Electric,

bugün “evden uzaya” kadar uzanan çok

geniş bir alanda ileri teknoloji çözümleriyle

dikkat çekiyor. Daha iyi bir gelecek için

değişimi hedefleyen kurumsal felsefesi

(Changes for the Better) doğrultusunda

çevre dostu küresel bir şirket olarak yol

aldıklarını belirten Mitsubishi Electric

Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, markanın

95 yılı aşkın süredir yüksek teknolojisiyle

dünya genelinde toplumların yaşam

kalitesini artırmak için çalıştığını aktardı.

Klima segmentini büyütüyor

Mitsubishi Electric’in Avrupa’daki ilk ev tipi

klima fabrikasını yüksek potansiyeline ve

gücüne inandığı Türkiye’de kurarak 2017

yılı sonunda üretime başladığına dikkat

çeken Saraçoğlu, sözlerine şöyle devam etti;

“Yaklaşık 382,5 milyon TL sermayeyle, 60 bin

metrekareye yakın alan üzerinde, Manisa

Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen

bu fabrika ile Türkiye, Mitsubishi Electric için

önemli bir üretim üssü haline geldi. Yıllık 500

bin set (iç ve dış ünite) üretim kapasitesine

sahip olan ve Mitsubishi Electric’in Sanayi

4.0’a yanıtı olan e-F@ctory konsepti ile

tasarlanan fabrikamızda, Türkiye ve

Avrupa için Avrupa Birliği mevzuatının

gerekliliklerini karşılayan, yüksek enerji

tasarruflu ve çevre dostu klimalar üretiliyor.

Türkiye ve Avrupa pazarında klima ve

soğutma sistemleri segmentini büyütmeyi

hedefleyen Mitsubishi Electric, 2019 yılında

Türk iklimlendirme sektörüne yönelik

ürün gamını genişletmek amacıyla önemli

bir hamle daha yaptı. Mitsubishi Electric,

2015 yılında Climaveneta S.p.A. ve RC


Group S.p.A.’yı satın almasının ardından

yeni yapılanma sürecine girdi. Bu sürecin

tamamlanmasının ardından Mitsubishi

Electric Türkiye olarak, Mitsubishi Electric

Hydronics & IT Cooling Systems S.p.A. için

satış ve satış sonrası hizmetleri sunmaya

başladık.”

Depremde yüksek güvenlik sağlayan yapay

zekalı asansörler

Son yıllarda Mitsubishi Electric’in asansör ve

yürüyen merdiven sektöründeki faaliyetlerini

daha da geliştirdiğini kaydeden Saraçoğlu

şu açıklamalarda bulundu; “Hızlı, konforlu,

emniyetli ve yüksek enerji verimliliğine sahip

asansör ve yürüyen merdivenleri ile dünya

genelinde büyük projelere katma değer

sağlayan Mitsubishi Electric, Türkiye’de de

çok sayıda prestijli projede dikkat çekiyor.

Özel tasarlanmış yapay zeka denetleme

sisteminin kullanıldığı asansörlerde yer

alan back up sistemi ile deprem ve elektrik

kesintisi gibi durumlarda asansörün en

yakın katta durması ve yolcuların güvenle

tahliye edilmesi sağlanıyor. Güvenliğin yanı

sıra çevreye dost yaklaşımıyla da öne çıkan

Mitsubishi Electric asansörleri, ısı enerjisinin

bina elektrik şebekesine kullanılabilir enerji

olarak geri verilmesine imkan tanıyan özel

sistem sayesinde yılda yüzde 35’e varan

oranlarda enerji tasarrufu sağlıyor.”

Türk sanayisini geleceğin dijital

fabrikalarına hazırlıyor

Türk sanayisine Sanayi 4.0’ın gerekliliklerini

ve Mitsubishi Electric’in bu yeni endüstri

evresine yanıtı olan e-F@ctory konseptini

anlatabilmek için ülkemizin farklı

illerinde etkinlikler düzenleyerek ve

organizasyonlara katılarak sanayicilerle

bir araya geldiklerini belirten Saraçoğlu;

“Üniversitelerin mühendislik fakültelerinde

robot eğitim merkezi kurulmasına katkı

sağladığımız eğitime destek projemize

devam ederken, aynı zamanda üniversite

etkinliklerine katılarak geleceğin mühendis

adaylarına vizyoner bir bakış açısı sunmayı

amaçlıyoruz. Sanayicilerimize ve genç nesle

yönelik bilinçlendirme çalışmalarımıza

önümüzdeki dönemde de artan bir

ivmeyle devam edeceğiz. Türkiye’deki

büyük ölçekli şirketlerin ve KOBİ’lerin

fabrika otomasyon teknolojileri konusunda

önemli bir farkındalığa sahip olduğunu

görüyoruz. Dolayısıyla yakın gelecekte

Sanayi 4.0’a uyumlu dijital fabrikalar hayata

geçirmek için alınacak yatırım kararlarında

artış yaşanacağına ve bu gelişimin bir

sonucu olarak Türkiye’nin Dördüncü

Sanayi Devrimi’ne hızlı bir şekilde uyum

sağlayacağına inanıyoruz. Biz de e-F@ctory

konseptimiz ile Türk sanayisinin geleceğin

dijital fabrikalarına şimdiden hazır olması

için çalışıyoruz. Bu konsept kapsamında

bir fabrikayı yeni endüstri evresindeki tüm

ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurmak

ve kurmadan önce bir sanal fabrika

oluşturarak ortaya çıkacak fabrikayı ve

üretimi test etmek mümkün” dedi.

İnsanla iş birliği içinde çalışan robotlara

yatırım yapıyor

Robotların üretimdeki rolünün hızla

artacağı yönündeki gelecek vizyonundan

hareketle ileri robot teknolojileri alanında

yeni nesil ürün ve çözümler geliştirmeye

devam edeceklerini ifade eden Saraçoğlu,

“Üretim bandındaki birçok işi yapabilen,

insan kolu ya da eline yakın hassasiyete

sahip robotlarımız, özellikle zor ve tehlikeli

alanlarda iş güvenliği ve işçi sağlığı

açısından da fabrikalara yüksek katma

değer sağlıyor. Örneğin, insanla iş birliği

içinde çalışan yeni kollobratif robot serimiz

güvenlik nedenlerinden ötürü koruyucu

bariyerlerin arkasına yerleştirilmesi gereken

endüstriyel robotların aksine bir üretim

ortamında insanlarla yakın çalışmalarda

bulunabiliyor” şeklinde konuştu.

Marmaray’da 7/24 çalışan yüzde 100

yedekli kontrol sistemi

Otomasyon teknolojileri ile sadece

sanayiye değil dünyanın en derin batırma

tüp tüneline sahip Marmaray gibi hayatın

içindeki projelere de yüksek katma değer

sağladıklarını vurgulayan Saraçoğlu,

“Mitsubishi Electric’in Marmaray BC1 Boğaz

Geçiş Projesi kapsamındaki hizmetleri; ileri

teknoloji ürünü otomasyon ekipmanları,

mühendislik ve tasarım, projelendirme,

yazılım programlama, donanım montajı,

devreye alma, eğitim ve servis desteğinden

oluşuyor” diye konuştu.

Antalya Havalimanı’nda güvenli uçuş

teknolojisi

Mitsubishi Electric’in kamu sistemleri

alanındaki faaliyetleri kapsamında uçak

ve uçuş güvenliğini artırmak amacıyla

havalimanları için geliştirilen radar

teknolojisinin Antalya Havalimanı’nda

da uygulanmaya başlandığını belirten

Saraçoğlu sistemle ilgili şu bilgileri

verdi; “Terminal Doppler Lidar Sistemi

olarak adlandırılan bu radar teknolojisi,

havalimanlarında rüzgar değişiminden

kaynaklanan havayolu kazalarının daha etkin

bir biçimde önlenebilmesi için geleneksel

sistemlerden farklı olarak yalnızca yağış

sırasında değil, açık havalar da dahil tüm

hava koşullarında tespit yapabiliyor. Görüş

hattındaki rüzgar hızının ölçülmesine

olanak sağlayan sistem, sivil havacılık

operasyonlarının ve yönetmeliklerinin

uluslararası normlara uygunluğundan

sorumlu olan Uluslararası Sivil Havacılık

Örgütü’nün (ICAO) standartlarına ve

tavsiyelerine uygun olma özelliğiyle de öne

çıkıyor.”

Türksat 4A-4B’nin üreticisi Mitsubishi

Electric 500’den fazla uydu projesinde rol

aldı

Uzay araştırma ve geliştirme faaliyetleri

alanında dünyanın önde gelen

üreticilerinden Mitsubishi Electric’in bugüne

kadar 500’den fazla yerli ve uluslararası

uydunun üretimine baş yüklenici veya temel

alt yüklenici olarak iştirak ettiğini belirten

Saraçoğlu, şu açıklamalarda bulundu;

“Türkiye’de de Türksat 4A ve 4B uydularının

üreticisi olan Mitsubishi Electric, ülkemiz

ve komşu ülkelerin iletişim ve yayıncılık

altyapısına katkıda bulunuyor.”

Mitsubishi Electric’in “evden uzaya” kadar

hizmet verdiği tüm sektörler için ileri

teknoloji ile donatılmış, enerji verimli, çevre

dostu, uzun ömürlü ve akıllı ürün, sistem

ve hizmetleri geliştirmeye devam edeceğini

belirten Saraçoğlu, “Türkiye’de faaliyet

gösterdiğimiz her alanda artan bir ivme

ile mevcut konumumuzu güçlendirmeyi

hedefliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.


hotel restaurant

120 & hi-tech

hotel-tech

Form Şirketler Grubu, Lennox iş birliği ile

paket klimada yerli üretime geçiyor

Türkiye’de iklimlendirmenin öncü firmalarından Form Şirketler Grubu, Amerika’nın

en büyük klima üreticilerinden Lennox ile 36 yıldır devam eden iş birliği kapsamında

yerli üretime geçiyor.

Türkiye’de iklimlendirmenin öncü

firmalarından Form Şirketler

Grubu, Amerika’nın en büyük klima

üreticilerinden biri olan Lennox ile 1983

yılından beri süren iş birliğini bir adım

daha ötesine taşıyarak yerli üretime

geçiyor. Form Şirketler Grubu’nun İzmir

Pancar Organize Sanayi bölgesinde yer

alan fabrikasında Lennox ürünlerinin

üretimi için 2 milyon TL’lik bir yatırımla

özel bir üretim hattı faaliyete başladı. Bu

hatta, lisans kapsamında orijinal Lennox

markalı olarak üretilecek cihazlar

“Made in Turkey by Form under licence

of Lennox” şeklinde etiketlenecek.

Form, Lennox markalı ürünlerin üretim

kapasitesini 2020 yılına kadar iki katına

çıkarmayı hedefliyor.

2015 yılında hizmete başlayan 20.000

metrekare açık alan üzerine 11.000

metrekare kapalı alandan oluşan

fabrikada ilk aşamada 80 kW üstü

kapasitelerde Lennox markalı paket

klima (rooftop) cihazları üretilecek. 36

yıldır Lennox’u Türkiye’de tek yetkili

olarak temsil eden Form Şirketler Grubu

bu yatırım kapsamında 2020’den itibaren

80 kW altı kapasiteleri de üretmeye

başlayacak.

Cihazlar üzerinde kullanılacak tüm

komponentler, Lennox tarafından

onaylanmış parçalar olacak. Bu sayede

Eurovent performans sertifikası dahil

tüm uluslararası sertifikalar Form

tesislerinde üretilen cihazlar için de

geçerli olacak. İlerleyen süreçte daha

fazla Türk Malı komponentlerin de

Lennox tarafından uygunluk onayı

alınarak sürece dahil edilmesi ve hatta


Bluedorn: “Form’un tecrübesine

güvendik”

İzmir Pancar Organize Sanayi

bölgesindeki üretim tesisini ziyaret

etmek için Türkiye’ye gelen Lennox

Uluslararası Yönetim Kurulu Başkanı

Todd Bluedorn Form Şirketler Grubu

ile gerçekleştirdikleri üretim hakkında

şunları söyledi: “1895 yılında kurulan

Lennox, bugün 4 Milyar Dolarlık cirosu

ile yalnız Amerika’nın değil, dünyanın

en büyük iklimlendirme firmalarından

biridir. Lennox’un en büyük özelliği

daima tüketiciyi dinlemek ve ihtiyaçlara

en uygun çözümleri sunmak diyebiliriz.

1980’lerde Türkiye pazarı için Form

ile çalışmaya başlarken, Form’un

sektördeki mühendislik tecrübesine,

esnek ve sağlam organizasyon

bu komponentlerin yurtdışındaki diğer

Lennox üretim tesislerine ihracatı

hedefleniyor.

Korun: “Hedefimiz paket klimaların

uygulama alanlarını çoğaltmak”

Form Şirketler Grubu Yürütme

Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla

ilgili şunları söyledi: “Yaklaşık 500

milyon Euro olan merkezi klima ana

ekipmanları pazarında, paket klimalar

yaklaşık 25 milyon Euro’luk bir paya

sahip. Bir diğer adı Rooftop (çatı tipi)

klima olan paket klimalar, tek bir cihaz

ünitesi üzerinden tüm soğutma, ısıtma,

havalandırma, filtrasyon ve taze hava

işlemlerini yönetebilmesi itibariyle,

birçok işletme tarafından giderek artan

bir talep görüyor. Bugün; AVM’ler,

spor tesisleri, marketler, fuar alanları,

seminer salonları, fabrikalar, depolar

ve benzeri büyük hacim içeren her türlü

bina, paket klimanın kullanım yeri olarak

ön plana çıkıyor. 90’lı yıllarda Türkiye’de

Form ve Lennox ile paket klima alanının

oluşumunu sağlayan bu iş birliğine,

1992 yılında 100 bin Dolarlık bir ciro ile

başlanmıştı. Bugün Form-Lennox olarak

Türkiye pazarında % 50’ye yakın bir pazar

payına ve binlerce cihazlık referansa

sahibiz. 40 yıla yaklaşan bu başarılı

işbirliğinin bir sonucu olarak Lennox

ile imzaladığımız bu lisans anlaşması,

Lennox tarafından uluslararası

pazarlarda paket klima için verilen ilk

ve tek lisans anlaşması olma özelliğini

de taşıyor. Hedefimiz paket klimaların

uygulama alanlarını çoğaltmak ve

piyasanın da gelişimi ile pazar payımızı

arttırmak.

yapısına güvendik ve birlikte güzel

bir yola çıktık. 40 yıla yaklaşan bu

ortaklık ile Form, Türkiye paket klima

pazarında Lennox ürünleriyle liderliğini

sürdürüyor. Yeni lisans anlaşması

ile karşılıklı iş birliğimizi bambaşka

ve ileri bir boyuta taşıdık. Lennox

kalite standartlarıyla birlikte Eurovent

ve Ecodesign sertifikasyonlarını

taşıyan bu üretimle hem müşterilerin

taleplerine daha uygun ve esnek

tasarımlar sunabileceğiz hem de bu

üretimi çok daha kısa zamanda ve

nispeten daha düşük maliyetlerle

gerçekleştirebileceğiz. Böylece

yatırımcılara son derece önemli bir

avantaj sağlamayı hedefliyoruz. Bu

vesileyle söz konusu üretimin Türkiye

ekonomisine yatırım ve istihdam

anlamında katkı sağlayacağını

bilmekten de büyük mutluluk

duyuyoruz’’ dedi.


hotel restaurant

122 & hi-tech

hotel-tech

Aygaz’dan

soğuk havalara şık çözümler

Aygaz; dış mekan ısıtıcıları ürün portföyüne, tasarımında ve teknik özelliklerinde

büyük yenilikler yaptığı LPG’li dört yeni ısıtıcı ekledi. Fener ve piramit tasarımındaki

dış mekan ısıtıcıları soğuk havalar için geliştirilen şık çözümlerle tüketicilerin

beğenisine sunuldu.

Getirdiği çözümlerle LPG’li dış

mekan ısıtma sistemlerinde

liderliğini sürdüren Aygaz,

zengin ürün portföyüne dört

yeni LPG’li ısıtıcı ekledi. Fener

şeklindeki tasarımı ile Türkiye’de

bir ilki daha gerçekleştiren Aygaz;

gümüş, paslanmaz ve bakır olmak

üzere üç model ile fener tip ve

paslanmaz modeli ile piramit tip

dış mekan ısıtıcısını tüketicilerin

beğenisine sundu.

Aygaz Fener Tip ve Piramit Dış

Mekan Isıtıcı

Tasarımı ile mekanlara şıklık

katmanın yanında yerden de

tasarruf sağlayan “Aygaz Fener

Dış Mekan Isıtıcıları”; tekerlekleri,

ayarlanabilir güç sistemi, 12 kg’lık

tombul ev tüpü ile çalışması ve

elektronik çakmağı sayesinde kolay

kullanımıyla dikkat çekiyor. Spiral

alev sistemi ile sıcak ve samimi bir

aydınlatma sunan ısıtıcılar, sıcaklığı

hızlı ve dengeli bir şekilde dağıtıyor.

Aygaz, fener tip dış mekan

ısıtıcılarının yanında piramit

dış mekan ısıtıcılarını da

tüketicilerle buluşturdu.

Ürünler, Türkiye’nin dört bir

yanındaki Aygaz bayilerinden

ya da keyiflibahce.com

adresinden temin edilebiliyor.


124

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Alarko’dan

güvenilir ve

yüksek teknolojili

yeni hidroforlar

Su basınçlandırma alanında yarım

yüzyıla yaklaşan deneyimiyle

ürünler geliştiren Alarko, son

olarak ALDP S/F serisi yüksek

kapasiteli ve tasarruflu, su

ile temas eden tüm yüzeyler

paslanmaz çelik, eş eksenli

hidroforları pazara sundu.

Alarko’nun özel olarak tasarladığı

kompakt ve güvenilir hidroforlar,

içme, kullanma, sulama ve proses

sularının sürekli ve istenen seviyede

tutulmasında ekonomik ve güvenilir

çözümler olarak öne çıkıyor.

Ürünlerindeki geliştirme ve yeniliklerle,

kullanıcısına sunduğu kalite standardını

sürekli yükselten Alarko Carrier, ALDP

hidroforlarla maksimum 340 m³/saat

debi, 18 bar basınca kadar, değişik

koşullara ve gereksinimlere cevap

verebilecek 9 tipte 90 model ile geniş

ürün ve kapasite aralığı sunuyor.

Enerji tasarrufunu maksimize etmek ve

en yüksek konforu sağlamak amacıyla

geliştirilen cihazlar, azalan debi veya

basınç ihtiyacına göre pompa devrini

düşüren değişken frekanslı sürücü (VDF)

sistemine sahiptir.

Yeni Nesil Akıllı Elektronik Kontrol

Sistemi

İki ve üç pompalı hidroforlarda,

hidroforun tüm çalışma işlevlerini

düzenleyen ve kontrol eden elektronik

mikro-işlemcili kontrol yönetim sistemi,

güvenli ve ekonomik bir kullanım sağlar.

Seviye elektrotları ve su seviye rölesiyle

besi suyu deposundaki su seviyesi

sürekli kontrol edilir, depoda su yoksa

pompaların çalışması önlenir.

Elektronik yönetim sistemi motorun

kalkışı ve çalışması sırasında iki faza

kalmasını önler, faz kesilirse motoru

durdurur. Her motorun faz bağlantılarının

doğru sırada olup olmadığının kontrol

edilmesine imkan veren elektronik

yönetim sistemi ilk kalkışta pompaların

ters dönmesini engeller. Ayrıca su

basıncındaki ani dalgalanmaların

pompalara dur kalk yaptırmasını önler,

motorun aşırı akım çekmesi durumunda

enerjiyi keser ve motoru yanmaktan

korur.

Sistem, pompaların ayarlanan tesis

basıncını ve istenilen su debisini sabit

tutacak şekilde sıra kontrollü olarak

devreye girmesini, kullanım azaldıkça

sırayla devreden çıkmasını sağlar. İlk

devreye giren pompa her kullanımda

otomatik değişir, böylece motor ve

pompaların kullanım süreleri eşitlenir.

Alarko Carrier’ın

Gebze’deki tesislerinde

üretilen ALDP S/F serisi

hidroforlar; hastane,

okul, sera, çitlik, otel,

tatil köyü, iş merkezi,

villa ve apartman gibi

farklı yapılarda, çok

çeşitli ihtiyaçlara çözüm

sunuyor.


Otomasyon sistemlerindeki

aksaklıkları azaltıyor

ICHEP, Türkiye’nin her yerine ulaştırdığı dayanıklı ve standart paletleriyle otomasyon sistemlerdeki

aksaklıkları azaltıyor, ürün hasarını önlüyor, maliyetleri düşürüyor ve verimliliği artırıyor.

Günümüzdeki firmalar artan rekabet

koşulları nedeniyle daha fazla

ürün pazarlamak ve ürünlerinin

maliyetlerini en aza indirmek istiyor. Bu

ihtiyaçlara bağlı olarak bir ürünü ortaya

çıkarma süreci ve perakendeci ile tüketiciye

istenilen zamanda ve miktarda ulaşması

büyük önem kazanıyor. Üretici, lojistik

ve perakendenin bütünleşmesi olarak

tanımlanan tedarik zinciri yönetiminde

nakliye, depolama ve stok yönetimi gibi

süreçler ayrı olarak değerlendiriliyor.

Bu süreçlerin karmaşıklığı da zamanla

firmalar için bir yük haline dönüşebiliyor.

Merkezileştirilmiş bir otomasyon ise tedarik

zincirini yönetmek için çok daha verimli ve

kullanışlı bir yöntem haline geliyor.

Paylaşıma ve yeniden kullanıma dayalı

iş modeli ile hizmet veren CHEP, düzenli

bakım ve onarım ile kırılmalara karşı

ekstra dayanıklı olan standart paletleri

ile otomasyon sistemlerini ve tedarik

zincirlerini verimli hale getiriyor. Böylece

CHEP, ürünlerin piyasaya sunulmasıyla

ilgili maliyeti ve zamanı azaltıyor; kalite

standartlarındaki sürekliliği sayesinde

otomasyon sistemlerindeki aksaklıkları

azaltıyor ve ürün hasarını engelliyor.

Standart ve dayanıklı paletleri yüksek

performans sergiliyor

Boyutu ve geometrisi standart olmayan

paletler üretim hatlarında aksamalara yol

açıyor.

Kaliteli olmayan, uzun süreli kullanım

sonrasında devrilen paletler nedeniyle

de tedarik zinciri süreci durma noktasına

gelebiliyor. Ayrıca palette çıkıntı yapan çiviler

ve bunun gibi küçük kusurlar da üretim

hasarına ve üretimde gecikmelere neden

olabiliyor. Tedarik zincirlerini birbirine

bağlayan CHEP, standart ekipman ve

uygulamalarıyla ürünlerin piyasaya daha

hızlı ulaşmasını sağlıyor.

CHEP’in belli spesifikasyonlara göre

üretip muhafaza ettiği paletleri sayesinde

elleçleme için daha az zaman harcanıyor.

Devrilme riskini minimum seviyeye indirmek

amacıyla da paletlerini standart yük

kapasitelerinde test ediyor. Palet kalitesine

verdiği önem doğrultusunda kiralanıp

kullanılan ve tekrar servis merkezlerine

ulaşan paletlerini yeniden hizmete

sunmadan önce düzenli olarak inceleme ve

onarım sürecinden geçirerek onların daima

yüksek performans sergilemesini sağlıyor.

Düşük maliyet, artan kâr ve tedarik zinciri

verimliliği

Otomasyon sistemlerinin etkin bir şekilde

çalışabilmesi için standart ve kaliteli

ekipman kullanımının çok önemli olduğunu

belirten CHEP Türkiye Kurumsal İletişim

Müdürü Serhat Enyüce, “CHEP olarak

tedarik zincirindeki bilgi birikimimiz,

deneyimimiz ve uzmanlığımız sayesinde

daha fazla ürünün daha güvenli bir şekilde

tüketiciye ulaştırılmasını sağlıyoruz. Buna

bağlı olarak iş ortaklarımız düşük maliyet,

artan kar ve tedarik zinciri verimliliği

elde ediyor. Yeniden kullanıma dayalı iş

modelimiz doğrultusunda paletlerdeki

sorunları hızlı ve kesin bir şekilde belirlemek

için uzmanlar tarafından son teknoloji

kullanılarak inceleme yapılıyor. Böylece

otomasyon sistemlerindeki aksaklıklar

azaltılıyor, daha az ürün hasarıyla

karşılaşılıyor. Yeniden teslimat yapmak

ve üretim hattındaki duraksamaların

üstesinden gelmek için ekstra enerji

harcanması önleniyor” dedi.


126

hotel restaurant

& hi-tech

sektör

Endüstriyel temizlik sektörünün nabzı

INTERCLEAN İstanbul’da atacak!

Endüstriyel temizlik sektörünü uluslararası pazarlarla buluşturacak, INTERCLEAN İstanbul Endüstriyel

Temizlik Teknolojileri ve Hizmetleri Fuarı ve Konferansı, 10-12 Nisan 2019 tarihlerinde İstanbul Kongre

Merkezi’nde düzenlenecek.

Doğu ve Batı’yı birbirine bağlayan

stratejik konumu ve güçlü ekonomisi

ile Türkiye, endüstriyel temizlik

sektöründe yıllık ortalama 22 milyar dolar

pazar payına sahip Ortadoğu’nun önemli bir

parçası. Üstelik 2020 yılında bu rakamın 80

milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektör

yaklaşık 5.000 firma ile kamu binaları da dahil

edildiğinde 1.5 milyon kişiyi istihdam ediyor.

Buna aileler de dahil edildiğinde ortalama

6 milyon kişinin geçim kaynağı ve ülke

ekonomisine yılda ortalama 14 milyar Avro

katkı sağlıyor.

70 ülkeden 4.500 profesyonel ziyaretçi

bekleniyor

INTERCLEAN İstanbul, Orta Doğu, Kuzey

Afrika ve Bağımsız Devletler Topluluğu

bölgesindeki Endüstriyel Temizlik Sektörünü

iki yılda bir İstanbul’da bir araya getiriyor.

INTERCLEAN İstanbul Endüstriyel

Temizlik Teknolojileri ve Hizmetleri Fuarı

ve Konferansı’nın temizlik endüstrisinin

Avrasya’daki en önemli uluslararası etkinliği

olduğunu söyleyen Interclean İstanbul Marka

Direktörü Hatice Dinçer, “INTERCLEAN

İstanbul Fuar ve Konferansı’nda geçtiğimiz

yıl 65 ülkeden 3200 sektör profesyonelini

ağırladık. En çok ziyaretçi Almanya, İran,

İtalya, Makendonya ve Rusya’dan geldi. Bu

yıl, yüzde 45 Avrupa’dan, yüzde 29 Asya’dan,

yüzde 15 Afrika’dan ve yüzde 11 Amerika/

Avustralya’dan olmak üzere 70 ülkeden 4.500

profesyonel ziyaretçi ve 40 ülkeden 150 marka

katılımı bekliyoruz. Endüstriyel temizlik

sektöründe bulunan tüm alt sektörleri

INTERCLEAN İstanbul’da tek çatı altında

buluşturacağız” dedi.

1,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor

İki yılda bir İstanbul’da düzenlenen

endüstriyel temizlik sektörünün dev

buluşması INTERCLEAN İstanbul’u

desteklediklerini belirten Tesis Hizmetleri

Yönetimi İş Adamları Derneği TESHİAD

Başkanı Zafer Mumcular: “TESHİAD

olarak pek çok üye firmamızla 10-12 Nisan

2019 tarihleri arasında İstanbul Kongre

Merkezi’nde düzenlenecek Türkiye’nin tek

endüstriyel temizlik fuarı ve konferansı

INTERCLEAN İstanbul’da yer alacağız.

Fuarın, sektörümüze ihtiyacı olan yeni iş

birliği fırsatlarını sunacağına inanıyoruz. Son

beş yılda pazar payımızı 19,4 milyar TL’den

35,5 milyar TL’ye yükseltmeyi başardık. Yıllık

ticari iş hacmimiz yaklaşık 13-14 milyar

Avro. Kamu binaları da dahil edildiğinde

bir milyon 500 bin kişiye istihdam sağlayan

sektörümüz, ülke ekonomimize daha fazla

katkı sağlayacak potansiyele sahip” dedi.

TESHİAD işbirliği, Amsterdam Rai ve UBM

NTSR’nin uluslararası gücü ile düzenlenen

INTERCLEAN İstanbul Fuarı’nda, zemin

bakım makineleri, temizlik kağıtları, kimyasal

temizleyiciler, halı yıkama makineleri,

temizlik ekipmanları ve tesis temizliği öne

çıkan sektörler olacak. Ziyaretçi profilini ise

AVM’ler, özel okullar, belediyeler, restoranlar,

perakende mağazaları, bankalar, kamu

kurumları, fast food restoranları, inşaat

firmaları, özel hastaneler, oteller, gıda

üreticileri, sanayi firmaları, lojistik depoları,

zemin kaplama firmaları, holdingler, site

yönetim firmaları ve zincir spor salonları

oluşturacak.

Türkiye’nin en önemli uluslararası

endüstriyel temizlik fuarında,

MENA bölgesinde ve Türkiye’de

gelişmekte olan sağlık sektöründe

temizlik ve hijyen konularının ele

alınacağı Sağlık Hizmetleri Temizlik

Forumu düzenlenecek. Sektöre dair

yenilikçi fikir ve ürünler ise fuar

alanında oluşturulacak İnovasyon

Alanı’nda sergilenecek.


9


hotel restaurant

128 & hi-tech

ürünler

Dış mekanlara sanatsal

dokunuş

Tasarımlarını kalite, dayanıklılık ve estetik unsurlarını ön

planda tutarak hayata geçiren L’unica, 2019 ilkbahar-yaz

koleksiyonununda yer alan Eclectic Oturma Grubu ve yemek

sandalyesi ile yüksek konforu ve göz alıcı şıklığı bir arada

sunuyor. Sade çizgili tasarımı ve geometrik örgü desenleriyle

sanatsal bir görünüme kavuşan Eclectic Oturma Grubu,

siyah-antrasit rengiyle de her zevke hitap ediyor. Eclectic

yemek sandalyesi ise günün her anında ve keyifli sohbet

sofralarında açık hava tutkunlarına eşlik etmeye aday.

Panasonic’ten yeni nesil

yangın algılama santralleri

Bugün binalar için önlenebilir felaketlerin başında yangınlar geliyor.

Olası yangınlar için binalarda Türkiye Yangından Korunma Yönetmeliği

gereği, yangın algılama sistemleri kurulması ise zorunlu. Bu noktada

güvenilir sistemleri tercih etmek önem taşıyor. Ortama uyum

sağlayan dedektörlerle birlikte çalışan benzersiz işlevsellik, kendini

uyarlama ve interaktif olma özellikleriyle Panasonic EBL512 G3 ve

EBL128 model yangın algılama santralleri tüm binalar için uygun.

Sistemdeki ayrı ayrı her bir analog duman dedektörü çevreye uyum

sağlıyor. Her bir analog dedektörün hassasiyeti, kendisinde meydana

gelen kontaminasyona ya da partiküllere rağmen sabit kalıyor.

Yeni nesil vitrifiye serisi:

QUA Masmara

Estetik zevki bir boyuttur ve her zaman üzerinde çok konuşulan bir kavram

olmuştur. Bir ürünün dikkat çekici ve estetik olması onun cazibesini artırır. Bu

anlayışla ve en son teknolojiyle geliştirilen Masmara Vitrifiye Serisi aynı zamanda

tasarımıyla da cezbeden ürünlerin başında yer alıyor. Zengin çözüm önerileriyle

sektöre yeni yaklaşımlar kazandıran QUA Masmara Serisi, hijyenik, kokusuz,

lekesiz ve su tasarruflu olma özellikleriyle de ön planda. 52 cm’lik No-Rim asma

klozeti, aynı ölçülerde bidesi, 55 cm, 70 cm ve 90 cm ölçülerinde uyumlu gövde üstü

lavaboları bulunan serinin siyah ve buz beyazı renk alternatifleri mevcut.

Zyxel’den Yeni Wi-Fi Menzil Genişletici

Zyxel, kablosuz Wi-Fi sinyallerinin menzilini genişleten yeni ürünü WRE 6602’yi pazara

sundu. Evde ya da ofiste mevcut modem ya da router’ı değiştirmeden kablosuz internetin

kapsama alanını artırmayı sağlayan aynı zamanda bağlantı hızını ve kalitesini de en uç

noktaya taşıyan cihaz, WPS düğmesine basılarak tek hamlede kullanıma hazır hale geliyor.

WRE 6602’nin akıllı cep telefonu üzerinden easy link uygulaması ile de bir kaç adımda

kurulumu yapılabiliyor. Kablosuz genişletici cihazların kurulacağı lokasyon, verimlilik için

önem taşıyor. WRE 6602, üzerinde yer alan LED göstergesi ile en iyi konumu bulmaya

yardımcı oluyor. LED gösterge aynı zamanda kaç cihazın bağlı olduğunu ve performansı

nasıl etkilediğini de gösteriyor. Doğrudan elektrik prizine takılarak çalışan WRE 6602 ev /

ofis ortamına uyumlu şık kompakt tasarım ile de beğeni topluyor.


Sıcak & Soğuk

Tütsüleme

. Izgara

. Ağır Pişirme

. Buharlama

. Dinlendirme

. Tütsüleme

. Fümeleme

. Programlama

www.fimakmakina.com.tr

More magazines by this user
Similar magazines