Hotel Restaurant Temmuz 2019

istmagmagazin

Hotel Restaurant Temmuz 2019

Hoş geldin yaz!

1940 yılından beri oyuncak imalatı yapan Pilsan Oyuncak Grubu, turizm sektörünün

pozitif yönlü hareketlenmesini fırsat bilerek yeni yatırım kararı aldı, Beylikdüzü’nde

otelin bulunduğu araziyi satın alarak yatırım sürecine başlamış oldu. Bölgenin mevcut

taleplerini ve potansiyelini gözönünde bulundurarak Ocak 2019’da Ramada By Wyndham

Beylikdüzü’nü İstanbul turizmine kazandırdı.

Wyndham Grubu’nun altında Ramada markası ile hizmet veren Ramada By Wyndham

Beylikdüzü’nün turizm sektörüne yönelik hizmetleri ve gelecek döneme ilişkin hedefleri Otel

Genel Müdürü Tarık Aksoy röportajımla yeni yatırımlar bölümümüzde…

Kendini bildi bileli, o muhteşem kürsünün başında bir hakim olmayı hayal etti. O çok hevesli

olduğu idealine küçük bir puan farkıyla veda ederken, babasının, “Şeydacığım, turizm

lisesinde akşam saatlerinde bir kurs açılmış, ne dersin?” sorusuna verdiği olumlu yanıtla

yepyeni bir yola açıldı, “kadının doğasına uygun sektör” dediği turizmle ilk o zamana

tanıştı. 25 yıllık mesleki geçmişinin son 7 yılını otel yöneticiliği, son 3 yılını ise, halen işletme

müdürlüğünü yaptığı Bolu Koru Hotel’de devam ettiren Şeyda Zeynep Özersin ile turizmde

yolculuğunu konuştuk.

Muş, Malazgirtli. Ailesinin ilk ve tek aşçısı. Tutkulu, adil ve disiplinli! Altı ayı yaza, altı

ayı kışa teslim iki mevsimlik topraklarda geçen bir çocukluk hikayesi onunkisi. Varlığıyla

yokluğu belirsiz baharlarda “ilk mektebim” dediği anne mutfağı için toplanan ışkınlar,

rıbesler, gulik otları ve kurulan lezzetli sofralar var anımsadıklarında. Akranları gibi

sokakta oyun oynamak yerine özenle toplanan yabani otları sabırla örmek ve iplere

asmak var mesela. Sabır var, heyecan var, merak var! Mutfakla ilk teşrik-i mesaisi tandır

ekmeğinden hamur işlerine anne mutfağıyla başlayıp, beş yıldızlı sofralara dek uzanan

lezzet ustasının hikayesine konuğum bu defa da. İstanbul Marriott Hotel Şişli’nin Executive

Şefi, Metin İşçi’nin sofrasına. Bu sayımızda sizlerle…

Ve kapağımızda;

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un bu yaz sezonu Boğaz’ın yanı başında açtığı

yepyeni mekanı “The 47” var. Açık havada, tarz sahibi dekorasyonu, iddialı kokteylleri ve

samimi ortamı ile şimdiden Boğaz’a nazır eğlenmeyi, yemeyi ve içmeyi sevenlerin popüler

adreslerinden oldu. Bundan daha mı fazlası? Renkli görselleri ve konseptiyle yeni mekan

sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Keyifli okumalar dilerim.

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

FİNANS MÜDÜRÜ

MUSTAFA AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

GENEL MÜDÜR

(Sorumlu)

K

FURKAN YALDIZ

furkan.yaldiz@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

MUHASEBE MÜDÜRÜ

ABONE ve DAĞITIM

ZEKAYİ TURASAN

zturasan@img.com.tr

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

FOTOĞRAF

HAKKI GÜNERKAN

hakki.gunerkan@img.com.tr

THE 47 MUSIC & DRINKS

CTP - BASKI

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

ADRES

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

56

60

62

antre

10 Sektörden kısa haberler

gündem

18 İstanbul son 5 yılın rekorunu kırdı

20 Doluluklar mayıs ayında geriledi

22 I-MICE’nin yeni başkanı Hüseyin Kurt

24 Körfez turisti Türkiye’den vazgeçmiyor

26 Bağlıkaya’dan Van’daki acentalara

ziyaret

28 Antalya’ya 6 ayda 5.462.482 turist geldi

30 Avrupalı turist geri döndü, Sultanahmet

canlandı

32 Eresin: Kongre turizminde yeniden

güçleneceğiz

34 Türkiye-Çin hava köprüsü güçleniyor

36 Hilton 100. Yıldönümünde 2119’un

otel raporunu açıkladı

38 Online tatile 23 milyar TL harcadık

40 Öner: Master Plan, Master Şefe

karşı!

etkinlik

42 TraveShop Turkey, ekoloji ve

gastronomiyi birleştirmek için yola

çıktı

46 MICE’ciler Eskişehir ekonomisine

ve paydaşlarına katkı için bir araya

geldiler

48 MICE sektörü “yaza merhaba” dedi

49 Jigger Roof marinaya nazır yazı

kutladı

yeni yatırımlar

50 Ramada By Wyndham Beylikdüzü,

açılış yılını %75 dolulukla

kapatacak

54 ATG Hotels, zincirine bir tesis daha

ekledi

55 Cunda’daki yeni yuvanız: Parna Otel

56 DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe

açıldı

58 Karaderili Şirketler Grubu’ndan

Bodrum’a milyon dolarlık yatırım

60 Reges, A Luxury Collection Resort&SPA,

Çeşme açıldı

iş’te kadın

62 Özersin:“Kadının doğasına çok uygun,

turizmde daha fazla söz sahibi olmalıyız”

marka

66 Işık: Nitelikli, pratik, düşük maliyetli

olduğu için Simpra Suite’i seçtik

68 1 milyonuncu cihazın üretimi kutlandı

70 İnoksan, yılın ilk çeyreğini başarıyla

kapattı

www.hotelrestaurantmagazine.com


96 92

72

şefın gözünden

72 ‘Hakim’ şef: Metin İşçi

gastro etkinlik

76 Pastacılığın Zanaatkar Ruhu konuşuldu

78 İstanbul tarihin tadına baktı

80 Şef Deniz Orhun Çin’de Türk mutfak

örneklerini sundu

gastro aktüel

82 Gastronomi sektöründen kısa haberler

gastro güncel

86 Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine

ulaşmanın anahtarı; Gıda Güvenliği

fuar

90 HORECA sektöründe İstanbul‘un payı

%43

dekorasyon

92 Profesyoneller için modern ve

zamansız tasarımlar

mekanın dili

94 Hatice Kumalar’dan mekan önerileri

yeni mekan

96 İstanbul’da bu yaz yepyeni bir mekan:

The 47 Music & Drinks

98 Kalamış’ta gastropuba yeni soluk:

Westport Pub

100 Steakhouse kültürü denizle buluştu:

Meat Chef Steakhouse

102 Bodrum’un İspanyol güzeli: La Rica

103 Kozmonot Teşvikiye’den sonra

Bomonti’de

104 Elegan ve artizan: Batard Bomonti

hotel-tech

106 Mitsubishi Heavy Industries ilk

konsept mağazasını açtı

107 LG, HVAC çözümleri ile akıllı enerji

sektörüne liderlik ediyor

108 Bosch Termoteknik, bu yıl da eğitim

desteğine devam ediyor

109 42. Yapı Fuarı’na FORM damgası

110 Ingenico iCiro paketlerine yeni

özellikler eklendi

111 E-ticaretin %38.33’ü online tatil ve

seyahat harcamalarından

ürünler

112 Yeni ürünler

www.hotelrestaurantmagazine.com


10

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Almanya’da Türkiye Festivali geliyor

Avrupa’dan ülkemize olan turizm talebinin yükseldiği şu günlerde

Almanya’daki bu trendin kalıcı olması için çalışan Avrupa Türk Acenteciler

Birliği (COOP TRR Int. AG), yeni yapılanmasıyla birlikte ses getirecek

bir etkinliğe imza atacak. COOP TRR Int. AG, bu yılki geleneksel yıllık

buluşmasını Kuzey Almanya’da ulaşımın kalbi olan Münster/Osnabrück

Havalimanı’nda dev bir etkinlik şeklinde gerçekleştirecek. Türkiye

Festivali’ne dönüşecek bu buluşma, ülkemizden gidecek turizmciler ile

COOP TRR Int. AG üyelerini bir araya getirirken Alman tatilciler için de

erken rezervasyon fırsatları sunacak.

Menderes sahillerine mavi bayrak

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜRÇEV) Türkiye’deki plajlarda her yıl sürekli

olarak yaptığı denetimleri Menderes’te de gerçekleşti. Yapılan çalışmalar sonunda

Gümüldür Plajı, Orta Mahalle Plajı ve Çukuraltı Plajı Ege Bölgesi’nin en temiz

plajları arasında yer aldı. Kriterler yerine getirilmediği için geçen yıl indirilen mavi

bayraklar yeniden sahillerde yerini alırken 2019 yılının ilk mavi bayrakları da oldu.

Sahil bölgesinde yapılan çalışmaları denetleyen Menderes Belediye Başkanı Mustafa

Kayalar, mavi bayrak almaya hak kazanan plajlarda da mavi bayrağı göndere çekti.

Sahil bölgesindeki vatandaşlar ve tatilcilerle de bir araya gelen Başkan Kayalar’a

vatandaşlar mavi bayrak nedeniyle memnuniyetlerini dile getirdiler.

Türkiye’nin en iyi 3. oteli,

Radisson Blu Hotel Kayseri

ETS ve Odamaxx müşterilerinin değerlendirmesine göre, Türkiye’nin en iyi 3.’cü

oteli Radisson Blu Hotel Kayseri oldu. Otel misafirleri, hizmet, kalite, konfor ve

konumundan son derece memnun kaldıkları, Radisson Blu Hotel Kayseri’yi zirveye

taşıdılar. Türkiye’nin en büyük acentelerinden birisi olan ETS’nin verdiği “Otelpuan

Ödülleri” kapsamında, yerli turistin beklentileri doğrultusunda, binlerce otel

değerlendiriliyor. Otelpuan uygulamasında, konaklayan misafirlerin verdiği puanlara

göre, tesislerin verdiği hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti ön plana çıkıyor.

İstanbul Sabiha Gökçen’e ödül

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, ödüllerine bir yenisini

daha ekledi. Müşterilerine en iyi deneyimi yaşatan markaların seçildiği ve

25 farklı sektörden markanın değerlendirildiği A.L.F.A Awards kapsamında

“Havalimanı” kategorisinde birincilik ödülüne layık görülen İstanbul Sabiha

Gökçen Havalimanı, yolcularına sunduğu kaliteli hizmet ile “Müşteri

Markası” seçildi. Marketing Türkiye ve araştırma şirketi Akademetre iş

birliği ile gerçekleştirilen araştırmada markalar; satış öncesi ilişki deneyimi,

markanın tüketici ile kurduğu iletişimin yoğunluğu ve niteliği, markaya

birçok kanaldan erişim imkânı olması, satış sonrası ilişki devamlılığı ve

çoklu deneyim tutarlılığı gibi özellikleriyle ön plana çıkıyor.


Benzersiz formu ile

Fishbone Koleksiyonu


12

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Küçük misafirlerini bekliyor

Yaz aylarının rengârenk coşkusu, yeşilin ve mavinin buluştuğu olağanüstü

coğrafyası, lüksü ve konforu bir arada sunan hizmeti ile Hilton Dalaman

Sarıgerme Resort&Spa küçük misafirlerine hayallerindeki tatil deneyimini

yaşatıyor. Çocuklu aileler için hayata geçirilen Kid’s Paradise ile çocukların

keyif alacağı özel tatil konseptlerini bir arada sunuyor. Rengarenk bir

dünyanın hâkim olduğu otelde küçük misafirler; kukla, cupcake, sabun

yapmak gibi eğlenceli ve öğretici aktivitelere katılarak hem keyifli anılar

biriktirecek hem de x-box, futbol, kar partisi ve daha birçok eğlenceli oyun

ile zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaklar.

TAV karbon salımlarını sıfırlayacak

TAV Havalimanları’nın işlettiği İzmir Adnan Menderes ve Ankara Esenboğa,

havalimanı işletmecilerinin çatı örgütü olan Avrupa Havalimanları Konseyi’nin

(ACI Europe) karbon salımını sıfırlamayı öngören taahhüdü imzaladı. 29. ACI

Europe Olağan Kongresi sırasında açıklanan ve iklim değişikliğiyle mücadeleye

katkı vermeyi amaçlayan karara, 24 ülkede 194 havalimanı işleten 40 havalimanı

işletmecisi imza attı.

Ukrayna turizm pazarı rekora koşuyor

Türkiye Otelciler Birliği’nin (TÜROB), Kültür ve Turizm Bakanlığı ve THY ile işbirliğiyle

turizm pazarlarında seçenekleri genişletmek amacıyla Ukrayna’da başlattığı tanıtım

etkinlikleri meyvelerini vermeye başladı. Her pazarın koşullarına uygun olarak

gerçekleştirilen tanıtım etkinlikleri kapsamında Ukrayna’da Kiev ve Odessa’dan sonra

üçüncü workshop çalışmasına da Kharkiv’de imza atıldı. Ukraynalı turizmcilerin yoğun

ilgi gösterdiği organizasyonda 3 saat içinde 980 bire bir görüşme gerçekleştirildi. Bu

yıl Ukraynalı turist sayısının yeni bir rekor kırmasını beklediklerini belirten TÜROB

Başkanı Müberra Eresin, “2018 yılında Türkiye’ye 1 milyon 386 bin Ukraynalı turist

gelirken, bu rakam bu yılın ilk 4 ayında yüzde 14 artışla 211 bin olarak gerçekleşti. Yıl

sonu itibariyle Ukraynalı turist sayısının 1.5 milyonu aşmasını bekleniyoruz. Türkiye

ağırlıklı olarak yaz aylarında plaj turizmi odaklı ziyaret edilse de İstanbul, Kayseri,

Kapadokya, İzmir ve Sapanca’nın yoğun ilgi görmesiyle aslında bütün bir seneye

yayılan potansiyel gözlemleniyor” diye konuştu.

Wyndham Grand Kalamış Marina’ya ödül

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel, mükemmel hizmet kalitesi ve

sağladığı yüksek misafir memnuniyeti sayesinde Orta Doğu ve Avrupa Bölgesi’ndeki

Wyndham Grand otelleri arasında 2018 yılının en iyisi seçilerek ‘2018 Best of Hotels’

ödülüne layık görüldü. 2018 yılını, hem Wyndham Grand otellerinin arasında hem

de bölge rakip otelleri arasındaki değerlendirmede birinci sırada bitirdiklerini ve

şu an itibarı ile de birinciliği sürdürdüklerini belirten Wyndham Grand İstanbul

Kalamış Marina Hotel Genel Müdürü Mustafa Alparslan, “Açılışımızdan bu yana,

sürdürülebilir başarıyı elde etmek ve bunu bir sisteme oturtmak için çok çaba sarf

ettik, geçici kurallar ve anlık başarılara değil süreklilik arz eden sistemsel yaklaşıma

ve kurumsallaşmaya odaklandık. Bunu ekipçe aynı frekansta olmakla başardık.”

diye konuştu.


14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Karadeniz’de yatırım iştahı yavaşladı

Konaklama yatırımları açısından yılın ilk 4 ayında proje sayısı azalırken, toplam yatırım

tutarı TL bazında arttı. Son iki yılın en cazip bölgesi Karadeniz’de yatırımlar yavaşladı.

Geçen yıl en fazla otel yatırımı yapılan üçüncü şehir olan Trabzon’da bu yıl ilk 4 ayda hiç

yatırım teşvik başvurusu yapılmadı. Antalya, İstanbul ve Muğla en fazla yatırım talebi

gören ilk üç il oldu. Yatırımlarla ilgili bir değerlendirme yapan TÜROB Başkanı Müberra

Eresin, her şeye rağmen Anadolu şehirlerinde yatırım artışını sevindirici olduğunu dile

getirdi. Eresin, “Ancak en fazla yatırım yapılan İstanbul, Antalya ve Muğla’nın yatırımlarda

yine en fazla talep çeken şehirler olduğunu görüyoruz. Buralarda artık yeni yatırımlardan

çok renovasyona, yani yenilemelere önem verilmesi gerektiğini ısrarla belirtiyoruz” dedi.

Eresin, yeni yatırımların proje sayısı açından 3 ve 4 yıldızlı tesislerde yoğunlaşmasının

olumlu bir gelişme olduğuna da işaret etti.

Orman yangınları operasyonlarına başladı

Dünyanın önde gelen helikopter üreticilerinin “exclusive” distribütörü olan Kaan

Air, orman yangınlarıyla mücadelede öncelikli olarak tercih edilen Kamov Ka-

32A11BC helikopterleri ile operasyonlara devam ediyor. 5 ton su taşıma kapasitesi

ile Türkiye’nin yangınla mücadelesinde çok önemli fayda sağlayacak olan Kamov Ka-

32A11BC helikopterleri, saatte 260 km süratle uçabilmenin yanı sıra, 650 kilometre

uçuş menziline sahip olup, kabin içinde 3700 kg, harici yük olarak 5 tona kadar

yük taşıyabiliyor. Aynı zamanda bu helikopterler sahip olduğu farklı aerodinamik

yapısı ve pervane sistemi ile buzlanma şartları da dahil olmak üzere her türlü hava

şartlarında uçabilme özelliğine sahip.

Yüzde 50’ye ulaşacak

Otobüs taşımacılığı uçak, hızlı tren gibi seyahat yolculukları artsa da vatandaşlar

tarafından yoğun bir şekilde tercih edilmeye devam ediyor. 5 yıl önce 223 milyon

olarak tahmin edilen yolcu sayısı 2018 yılında yüzde 3 düşüşle 216 milyon kişi oldu.

Fiyat avantajı bakımından ön plana çıkan ulaşım aracının biletlerinde dijitalleşme

oranı da her geçen yıl artıyor. Online otobüs bileti oranının yüzde 30 seviyelerinde

olduğunu belirten biletall.com CEO’su Yaşar Çelik, “ Güvenli ödeme ve fiyat

avantajından dolayı kişilerin bilet satın almaları da hızla dijitalleşiyor. Rakamlarda

bunu gösteriyor. Önümüzdeki beş yılda otobüs biletlerinde online satışların payının

yüzde 50’ye yaklaşacağı öngörülüyor “ dedi.

Yazın serinlemek isteyenlere

açık havuz keyfi

Deniz kıyısındaki ayrıcalıklı konumuyla 5 yıldızlı lüks bir şehir oteli olarak hizmet

veren Wyndham Grand İzmir Özdilek, tatilini İzmir’de geçiren misafirlerine ve şehirde

yaşayan yerleşik konuklarına özel açık havuz keyfi sunarak, kentin karmaşasından

uzak, huzurlu ve dingin bir atmosfer yaşatıyor. Yaz sezonu boyunca devam eden

sıcak havaya rağmen serinleten, Qualitasspa İzmir Agamemnon Thermal & Wellness

Center’daki muhteşem havuz keyfinden hem üye misafirler yararlanabiliyor hem de

günlük olarak gelmek isteyen İzmirliler güneşin ve temiz havanın keyfini havuzda

doyasıya çıkartabiliyor.


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Antalya, fuarına kavuşuyor

Türk turizm dünyasını, en son gelişmeleri paylaşmak üzere bir araya getirerek, birebir iş

birliği ve fırsatları oluşturacak olan Antalya Turizm Fuarı, 28-29 Ekim 2019 tarihlerinde

Antalya Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Yurt dışından 1.000’e yakın

satış acentasının katılımı, iç pazarın dinamikleri, çeşitli pazarların seyahat birlikleri,

federasyonları ve tur operatörlerinin katılımı ile Antalya Turizm Fuarı, deneyimsel

pazarlamayı ön plana çıkarmayı amaçlıyor. ATF, ‘Yerinde pazarlama’ ile 2020 sezonu

öncesi Türk Turizmini, partnerlerinin birlikte deneyimleyerek muhteşem bir Türkiye

anısı ile sezonun kapatmasını ve yeni sezonun ilk adımını da yine Antalya’da atmasını

sağlamayı hedefliyor. Antalya Turizm Fuarı,,Türk Turizm partnerlerinin yorucu bir sezonun

sonunda, Türkiye Turizmi için en pozitif duygular ile sezonu kapatmasının çok önemli

olduğunu belirterek, sezonun son sözü ile yeni sezona dair ilk cümleyi, ilk heyecanı burada

duymalarının Türk Turizmi için fark yaratacak bir gelişme olacağının altını çiziyor.

KLM, 100. yılı için geri sayıma başladı

KLM, 100’üncü yıl dönümüne 100 gün kala Amsterdam Schiphol Havaalanı’nda

festival tadında bir etkinlik düzenledi. KLM’in 100’üncü yıl dönümünden 100 gün

önce gerçekleşecek bu özel an, havayolunun ilk Boeing 787-10 Dreamliner uçağının

teslim alınmasına denk getirilecek şekilde planlandı. Hali hazırda hizmet veren 13

adet B787-9 sahibi olan KLM, B787-10 modelini de filosuna dahil ederek 28 adet

Dreamliner’a ulaştı. Bu filo yenileme programı ile KLM, sürdürülebilir büyüme

hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Yeni fikirleri, teknolojileri, fırsatları değerlendirmeyi

ve ortaklıklarla bağlantı kurmayı benimseyen KLM, 7 Ekim 2019 tarihinde 100’üncü

yılında hala orijinal adı altında faaliyet gösteren dünyanın ilk havayolu şirketi olacak.

Mandarin Oriental, Bodrum’a ödül

Akdeniz çanağının en lüks resort’u Mandarin Oriental, Bodrum dünyanın en prestijli turizm

ve gezi ödülleri World Travel Awards’ta (WTA) üçüncü kez ödüle layık görüldü. Bodrum’un

eşsiz doğasıyla iç içe bir yaşam alanı yaratan, zeytin ağaçları ve bin bir çeşit bitki örtüsüyle

çevrelenmiş, yeşil ile mavinin buluştuğu lüks resort’ta; üç özel plaj, dünya mutfaklarından

benzersiz lezzetler sunan dokuz restoran ve barının yanı sıra, hem ruhu hem vücudu

dinlendiren ödüllü spa’sıyla Mandarin Oriental, Bodrum, 2014 yılında hizmet vermeye

başladığı günden bu yana, sektörün en prestijli ödüllerinin sahibi oluyor. World Travel

Awards’un “Türkiye’nin Önde Gelen Otel Rezidansları” kategorisinde üçüncü kez aldığı bu

prestijli ödül ile ödül listesine bir yenisini daha eklemiş oldu. Mandarin Oriental, Bodrum,

bugüne kadar uluslararası alanda 50’den fazla ödüle layık görüldü.

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

Binden fazla yabancı turizmci

İstanbul’u ziyaret etti

Ramazan ayında otellerdeki ve hava ulaşımındaki yavaşlama Türkiye Otelciler

Birliği (TÜROB) ve THY işbirliğiyle hayata geçirilen ‘Ramazan’da İstanbul’ başlıklık

tanıtım projesiyle aşıldı. İki kurumun işbirliğiyle dünyanın dört bir yanından gelen

turizmciler İstanbul’da ağırlandı. Bir ay içinde 76 destinasyondan rekor sayıda yabancı

seyahat acentesi ve tur operatörlerinin üst düzey yetkilileri İstanbul’u ziyaret etti.

Ramazan ayında gelen yabancı turizmci sayısı bin kişiyi aştı. Projeyle ilgili bilgi veren

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Ramazan ayındaki otel ve uçak müsaitliklerinin

değerlendirildiği söz konusu projeyle, İstanbul’da büyük ölçekli bir hareket ve pazar

çeşitliliği yakalandığına işaret etti.


18

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

İSTANBUL

son 5 yılın

rekorunu kırdı

Turizmde son 5 yılın rekor turist sayısına ulaşan İstanbul’un 2019 Turizm Raporu açıklandı.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya “Hedefimiz dünyada ilk 3’e girmektir” dedi.

Tarihi, kültürel ve doğal

zenginlikleriyle dünyanın turizm

başkentlerinden olan İstanbul,

bu yılın ilk beş ayında 5.5 milyon turist

ağırlayarak son beş yılın en yüksek

rekorunu kırdı. Turist sayısı bir önceki

yıla göre %11 arttı. İstanbul, turizmde

2019 yılında 15 milyon turist hedefine hız

kesmeden ilerliyor.

15 milyona, 15 milyon

Raporla ilgili güncel verileri paylaşan

Yerlikaya: “ 2019’un ilk 5 ayında yaklaşık

5.5 milyon turist ağırladık. Turist

sayısında geçen yıla oranla %11’lik

bir artış yakaladık. En çok ziyaretçi

Almanya’dan. Almanya’yı, İran ve Rusya

takip ediyor. 15 milyon nüfusumuz

var. 15 milyon turist ağırlamayı arzu

ediyoruz. İstanbul yabancı turist sayısı

bakımından şu anda Avrupa’da üçüncü,

dünyada ilk on’da.” dedi.

“Hedefimiz ilk üç”

İstanbul’un birkaç saatlik uçuşla

Dünyanın yarısına ulaşma kabiliyeti

olduğunu ifade eden Vali Yerlikaya:

“İstanbul Havalimanı, hub kimliğimizi

çok daha güçlendirdi. Otellerimiz, yatak

kapasitemiz, konaklama, servis ve

hizmet kalitemizle dünyada 1 numarayız.

Ücret politikalarımız çok rekabetçi. Tüm

bunlar, İstanbul’umuzu bütün turizm

çeşitlerinde eşsiz hale getirmektedir.

Hedefimiz, tüm turizm başlıklarında ve

ziyaretçi sayısında ilk 3’tür. Başaracağız

inşallah.” dedi.

“İstanbul için, İstanbul kadar”

Vali Yerlikaya, hedefleri gerçekleştirmek

için şehrin bütün paydaşlarıyla

birlikte çalıştıklarının altını çizdi.

Türkiye’yi ziyaret eden her 100

kişiden 42’sinin İstanbul’a geldiğini

belirtti. Bu önemli başarıya katkı

sağlayan herkese teşekkür ederek

şehrin tüm paydaşlarıyla, tüm turizm

profesyonelleriyle İstanbul için, İstanbul

kadar çalıştıklarını söyledi.

En çok ziyaretçi akını Almanya’dan

Resmi kurumlardan alınan verilere

göre hazırlanan rapor, yabancı uyruklu

ziyaretçilerin güncel girişlerine göre

oluşturuldu. Ocak-Mayıs 2019 ziyaretçi

verilerine göre İstanbul’a 5 milyon 415

bin 906 kişi geldi. Bu dönem içinde

İstanbul’u, 394 bin 925 ziyaretçi ile en

çok Almanya vatandaşları tercih etti.

Almanya’yı sırasıyla 337 bin 428 turist ile

İran, 290 bin 985 turist ile Rusya takip

etti. Diğer ülkeler sırasıyla; Irak, Fransa,

İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri,

Çin Halk Cumhuriyeti, Ukrayna ve Suudi

Arabistan.


hotel restaurant

20 & hi-tech

gündem

Doluluklar mayıs ayında geriledi

Haziranda yeniden toparlandı

Konaklama sektöründe

doluluklardaki artış trendi mayıs

ayında kesintiye uğradı. Türkiye

Otelciler Birliği (TÜROB),

Türkiye’nin Mayıs 2019 otel

doluluklarının 2018 yılının aynı

dönemine yüzde 7.2 gerilemeyle

yüzde 55.3 olduğunu açıkladı.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin,

mayıs ayındaki düşüşe karşın

dolulukların haziran ayında

toparlandığını belirtti.

Konaklama sektöründe geçen

ay başlayan yavaşlama doluluk

oranlarına da yansıdı. Türkiye Otelciler

Birliği (TÜROB), Türkiye’nin Mayıs 2019 otel

doluluklarının 2018 yılının aynı dönemine

yüzde 7.2 gerilemeyle yüzde 55.3 olarak

kaydedildiğini açıkladı. Mayıs 2018’de bu

oran yüzde 59.6 olmuştu.

Dünya çapında veri ve analiz şirketi

STR’nin TÜROB için hazırladığı ‘Mayıs 2019

Ülke Performans Raporu’na göre mayıs

ayında Average Daily Rate (ADR) olarak

adlandırılan ortalama günlük satılan oda

bedeli 68.7 Euro ile geçen yılın aynı ayına

göre yüzde 4.9 artış gösterdi. Toplam

oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen

gelirlerde ise (RevPAR) geçen yıla oranla

yüzde 2.7 düşüş yaşandı ve 38.3 Euro olarak

ölçüldü.

Mayıs 2019’da Avrupa destinasyonları

doluluk ortalaması yüzde 74.9 olurken,

ortalama oda fiyatı ise 116.1 Euro olarak

tespit edildi.

TÜROB yavaşlamaya dikkat çekmişti

Doluluk verilerini değerlendiren TÜROB

Başkanı Müberra Eresin, rakamlar

kesinleşmeden önce mayıs ayına yönelik

yavaşlama başladığına dikkat çektiklerini

hatırlatarak, “Nisan ayında iki Paskalya

bayramı ve Ortadoğu kökenli turistlerin

Ramazan ayı öncesinde tatil yapmak

istemeleri nisan ayında yüksek oranlı

yükselme sağlamıştı. Buna karşılık mayıs

ayında yavaşlama başladığına dikkat

çekmiştik. Mayıs ayına ilişkin kesinleşen

doluluk oranları da bu beklentimizi

doğruladı. Haziran ayıyla birlikte

doluluklarda toparlanma başladığını

gözlemliyoruz. O yüzden haziran ayı

rakamlarının yeniden artıda olmasını

bekliyoruz” diye konuştu. Eresin, TÜROB

olarak açıkladıkları verilerin, ülkeye giren

ziyaretçi sayılarını içermediğine, konaklama

sayıları üzerinden rakamları ifade ettiğine

işaret etti.

İstanbul tekledi

İstanbul’un Mayıs 2018’de yüzde 62.2 olan

doluluk oranı, Mayıs 2019’da yüzde 6.5

azalarak, yüzde 58.2 olarak ölçüldü. Mayıs

2019’da İstanbul’da ortalama günlük satılan

oda bedeli 82.2 Euro olarak, 2018’e göre

yüzde 3.2 artış gösterdi. Toplam oda sayısı

üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde

ise (RevPAR) geçen yıla oranla yüzde 3.5

düşüş yaşandı ve 47.8 Euro olarak ölçüldü.

2019 yılbaşından mayıs sonuna kadar geçen

sürede ise doluluklar geçen yılki yüzde

69.2’den yüzde 68.9’a gerilerken; ortalama

günlük satılan oda bedeli 75.7 Euro’dan

81.0 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir 52.4

Euro’dan 55.8 Euro’ya yükseldi.

Antalya’da hafif artış

Antalya’da Mayıs 2019 otel dolulukları bir

önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde

0.7 artarak yüzde 58.4 oldu. Ortalama

günlük satılan oda bedeli 71.9 Euro ile

Mayıs 2018’e göre yüzde 7.7 artış gösterdi.

Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde

edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde

8.5 artış gerçekleşti ve 42.0 Euro olarak

ölçüldü. 2019 yılbaşından mayıs sonuna

kadar geçen sürede ise doluluklar geçen

yılki yüzde yüzde 59.2’den yüzde 60.3’e;

ortalama günlük satılan oda bedeli 50.8

Euro’dan 52.3 Euro’ya; oda başı elde edilen

gelir 30.0 Euro’dan 31.5 Euro’ya yükseldi.


22

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

I-MICE’nin yeni Başkanı

Hüseyin Kurt

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği’nin (I-MICE) 2. Başkanlığını yürüten Hüseyin Kurt, 2019 – 2022 dönemi

için görevi Serdar Söyler’den devraldı. Dernek, Kurt’un başkanlığı ile beraber yeni dönemde yurt dışı

temsilciliklerle örgütlenmeye başlayacak, sektörle çok daha yakın çalışacak!

Kurulduğu günden bu yana sektör

paydaşlarını bir araya getirmek

için yoğun çaba sarf eden ve

birçok nitelikli organizasyona imza atan

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği

(I-MICE), bugün Radisson Vadi Hotel

İstanbul’da 2. Olağan Genel Kurulu’nu

tamamladı.

Açılış, saygı duruşu, İstiklal Marşı, divanın

oluşturulması, yönetim ve denetleme

kurulu raporlarının okunması, yönetim

ve denetleme kurulunun ibrası, yönetim,

denetim, disiplin kurulu üyelerinin

oluşturulması ve dilek & temennilerle

genel kurul devam etti.

Kurt: “MICE, turizmin incisidir”

Derneğin kurulduğu günden bugüne 2.

Başkanlığını yürüten Hüseyin Kurt, 2019

2022 dönemi için üyelerin karşısına başkan

adayı olarak çıktı. Hazırladığı listeyle

üyelerin tamamının güvenoyunu alan Kurt,

yaptığı konuşmada MICE segmentinin

turizm sektörünün incisi olduğunu

belirterek, “Nitelikli turiste hizmet veren,

yerel ekonomiyi ayakta tutan, sayıları

50 - 60 civarında olan paydaşlarımıza iş

hacmi yaratan deniz, kum ve güneş turisti

olarak adlandırdığımız turist profiline göre

ülkemize 4 katı daha fazla gelir bırakan,

tanıtıma çok önemli katkısı olan segmentin

temsilcileriyiz” dedi.

“Yolumuza çok daha güçlü ve hızlı devam

edeceğiz”

Türkiye turizminin 2016 yılında başlayan

ve sonraki yıllarda da devam eden talihsiz

bir süreçten geçtiğini belirten Kurt,

“Derneğimizi tam da bu dönemde kurduk.

Birliğe ve beraberliğe en ihtiyaç duyulan

dönemde. Kurulduğumuz günden bu yana

gerçekleştirmiş olduğumuz kişisel gelişim

ve uzmanlığa yönelik eğitim programları,

network etkinlikleri, yurt içi ve yurt dışı

tanıtım gezileri & B2B organizasyonları,

sosyal sorumluluk projeleri, kamusal

ziyaretler ve işbirliği platformları ile

sektörde haklı bir yer edindik. Sektör

paydaşlarına dokunmayı, üretmeyi ve

katma değer sağlamayı kendine misyon

edinen derneğimiz; önümüzdeki dönem

çok kıymetli icra kurulu üyelerimiz, dernek

üyelerimiz ve sektör paydaşlarıyla yoluna

çok daha güçlü ve hızlı bir şekilde devam

edecektir. ‘’ dedi.

“Yurt dışı temsilcilikler vereceğiz”

Derneğin gelecek dönem yol haritasını

da paylaşan Kurt, “Şu anda dernek

çatımızda ülkemizin her yerinden üyemiz

bulunmaktadır. Dolayısıyla bir sistem

dahilinde devam etmek adına yurt içi

temsilciliklerimizle başlayacağız. Yurt içi

temsilcilikler alan üyelerimiz sorumlu

oldukları şehirlerde derneğimizin tanıtımı,

faaliyetleri, misyonu, gelecek vizyonu ve üye

arttırılması adına sorumluluk sahibi olacak.

Aynı detaylarla yurt dışında da DMC’lerle

de örgütlenmemize başlayacak ve çok

hızlı bir şekilde yurt dışı temsilcilikler

vereceğiz” dedi. “Sektörle çok daha

yakın çalışacağız” Önümüzdeki dönemde

derneğin üye sayısında nitelikli büyümesini

devam ettireceğinin altını çizen Kurt,

“Sektör duayenleri, Eski Turizm Bakanımız,

sektör STK temsilcileri, akademisyenlerden

oluşan danışma kurulumuz ile belirli

revizyonlar dahilinde aktif bir şekilde

çalışmalarımızı yürüteceğiz. Üye sayısı

bağlamında nitelikli büyümemize devam

edeceğiz. En önemli konuların başında

yeni dönemde artık başta Kültür ve

Turizm Bakanlığımız, Valiliklerimiz, İl

Kültür ve Turizm Müdürlüklerimiz ve STK

temsilcileriyle çok daha yakın çalışacağız.

Aylık ve 3 aylık periyotlarda dernek

faaliyetlerimizi I-MICE News başlığı altında

sektör paydaşları ile buluşturacağız.

Bilişim, dergi projemiz, sosyal medya

örgütlenmemiz yeni dönemde artarak

devam edecek” şeklinde sözlerini

tamamladı.

Söyler: “Bu bir bayrak devridir”

Genel kurul esnasında kürsüye çıkan

derneğin kurucu ve eski dönem yönetim

kurulu başkanı Serdar Söyler ise, “Bu bir

bayrak devridir. Hüseyin kardeşimle biz bir

bütünüz. Bundan önce olduğu gibi bundan

sonrada yanındayım ve yanındayız. Sektör

adına yapılacak çok şey var. Dernek olarak

yeni dönem arkadaşlarımızla nitelikli

büyümemize ve üretkenliğimize devam

edeceğiz. Bir kez daha yeni dönemin başta

üyelerimiz, icra kurulumuz ve sektörümüz

adına hayırlı olmasını dileriz” diye konuştu.


24

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Körfez turisti Türkiye’den vazgeçmiyor

S. Arabistan, BAE ve Katar’da düşüş kaydedilmesine karşın, Ortadoğu pazarı genelinde bu

yıl ülkemize gelecek turist sayısında artış trendinin sürmesi öngörülüyor. TÜROB, bayram

sonrasında rezervasyonlarda hızlı artışların beklendiğini belirtirken, Türk dizilerinin birçok

Arap ülkesinde yayından kaldırılmasının olumsuz etkisi olacağına dikkat çekti.

Türkiye’nin yılda 4.5 milyonu aşan

turist sayısıyla son yıllarda en

büyük turizm pazarlarından biri

olan Ortadoğu’yla ilgili bu yıl da iyimser

beklentiler devam ediyor. Bu yıl ilk

çeyrekte Suudi Arabistan, BAE ve Katar

pazarlarında düşüş kaydedilmesine

karşın, Ortadoğu pazarı genelinde

2019 yılında ülkemize gelecek turist

sayısında artış trendinin sürmesinin

öngörüldüğüne, bayram sonrasında

da rezervasyonlarda hızlı artışların

beklendiğine dikkat çekildi.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), kısa

bir süre önce Dubai’de gerçekleştirilen

Ortadoğu’nun önemli turizm

organizasyonu olarak kabul edilen ATM

Turizm Fuarı sonrasında bir araştırma

raporu hazırladı. Raporda, Kültür

yakınlığı ve iklim koşullarının elverişliliği

nedeniyle Arap turistlerin rotalarındaki

en önemli ve en çok rağbet gören ülke

olan Türkiye olduğuna, Türkiye’nin

rakip ülkeler karşısında her bakımdan

avantajlı konumda yer aldığına işaret

edildi. Raporda 2018 yılında Ortadoğu

bölgesinden ülkemize gelen turist

sayısında tüm zamanların rekoru kırıldığı

hatırlatıldı.

Artık deniz için de geliyorlar

Arap turistlerin İstanbul ana destinasyon

olmak üzere en çok Bursa, Yalova,

Sakarya (Sapanca), Bolu (Abant),

Trabzon, Antalya, Ordu ve Samsun’un

tercih ettiği vurgulanan raporda, son

dönemde yeşil ve serin destinasyon

tercihlerinin yanı sıra Muğla, Antalya

ve Marmaris gibi sıcak ve denize kıyısı

olan destinasyonlara da ilgi göstermeye

başladıkları ifade edildi. Raporda,

“Arap turistler genelde kalabalık

gruplar ve geniş aileler halinde seyahat

etmeyi tercih ediyor. Lüks konaklama

tesislerinin fazlalığı ve zengin Arap

turistlerine hitap eden lüks alışveriş

imkanı nedeniyle İstanbul her zaman

Arap turistlerin ilk tercihi oluyor.

İstanbul’un yanı sıra Bursa, Bolu, Abant,

Yalova, Giresun ve Trabzon gibi yerler

de hem gezmek hem de yerleşmek için

Arap turistlerin diğer favorileri arasında

yer alıyor” denildi.

Türkiye’nin tanıtımına önemli katkısı ile

bilinen Türk yapımı dizi filmler birçok

Arap ülkesinde yayından kaldırıldığı

hatırlatılan TÜROB raporunda, Dubai

merkezli Suudi medya grubu MBC’nin

Türk dizilerinin programlarının

tamamından kaldırma kararının Arap

dünyasının bu dizilere duyduğu hayranlık

göz önüne alındığında şaşırtıcı bir karar

olarak değerlendirildiği kaydedildi.

TÜROB’un raporunda altı çizilen diğer

hususlar özetle şöyle:

•Arap ülkelerinden gelen ziyaretçi

sayıları 2016 yılında önemli oranda

gerilemeye karşın toparlanarak 2017

yılında artış geçti. 2018 yılında ise tüm

zamanların rekoru kırılarak bölgeden

alınan turist sayısı yüzde 29 artışla 3.8

milyon oldu. Irak 1 milyon 172 bin turist

ile bölgeden en çok turist aldığımız ülke

olurken Katar yüzde 98, Ürdün yüzde 46,

Lübnan yüzde 43 ve Bahreyn’de yüzde

30 artış kaydedilirken yüzde 12 ile düşen

tek pazar BAE oldu.

•İstanbul’da 2010 yılında toplam

ziyaretçiler içinde yüzde 10 olan

Arap turistlerin payı 2018 yılında tüm

zamanların rekoru kırılarak yüzde 25’e

yükseldi.

•İsrail ile gelişen siyasi ilişkiler turizme

olumlu yansımaya devam etti. Bu

pazardan alınan turist sayısı 2016 yılında

yüzde 31, 2017 yılında yüzde 30 ve 2018

yılında yüzde 17 artış ile 444 bine ulaştı.


2019 yılı Ocak-Mart döneminde

bölgeden gelen turist sayısı ise bir önceki

yıla göre yüzde 14 artışla 805 bine ulaştı.

Söz konusu dönemde Suudi Arabistan

yüzde 30, BAE yüzde 18 ve Katar yüzde 13

düşerken, Bahreyn yüzde 32, Irak yüzde

30, Ürdün yüzde 22 ve Kuveyt yüzde 19

arttı.

•Irak ve Libya vatandaşlarına 2016

yılında vizesiz seyahatin kaldırılması

ile ülkemize gelecek Irak ve Libyalı

turist sayısında sınırlı artışın sürmesi

bekleniyor. Yemen, Irak, Suriye ve

Libya’da süren güvenlik problemleri ile

Suudi Arabistan, BAE ve Mısır ile süren

siyasi ilişkilerimizin turizmi olumsuz

yönde etkileme ihtimali bulunuyor.

•TÜİK verilerine göre ülkemizden konut

satın alan Ortadoğu ülke vatandaşı sayısı

2017 yılında 10.205’ten 2018 yılında

16.555’e çıktı.

•Bölgeden ülkemize sağlık, wellness,

kaplıca, terapi, saç ekimi, estetik ve

tedavi amacı ile gelecek turist sayısında

önemli potansiyel görülüyor. Bu alanda

tanıtım çalışmaları artırılmalı.

•Ortadoğu vatandaşları genellikle

seyahatlerini uzun süreli ve kalabalık

ailelerle yapıyor. Bu nedenle bağlantılı

(connected rooms) otel odalarını tercih

ediyor, beğendikleri destinasyon ve

otellere sık seyahat ediyorlar.

•Destinasyon tercihlerini; din, iklim,

vizesiz giriş, doğa, ulaşım imkanları,

konaklama tesisi imkanları (lüks ve aile

için yeterli büyüklükte odalar), çocuklar

için eğlence ve alışveriş imkanlarına göre

belirliyorlar.

•Ortadoğu’da çok sayıda yabancı

çalışan (expat) bulunuyor. Ortadoğu’dan

ülkemize gelen turistler arasında

expat’ların yoğunluğu dikkate alınarak

tanıtım çalışmalarında bu hususun

dikkate alınması gerekiyor.

•Yüksek harcama yapan turist grubu

olarak dikkat çeken Suudi Arabistan,

Bahreyn, Katar, BAE, Kuveyt ve Umman

gibi Körfez ülkeleri petrol gelirleri

sayesinde yeni turizm trendleri ve yeni

rotalar oluşturmuş durumda.

•BAE vatandaşlarının yurt dışı

seyahatlerinde uzun yıllardır İngiltere,

Almanya, İsviçre, Türkiye, Tayland ve

Singapur’u tercih ettikleri gözlemleniyor.

•2023 yılında 50 artışla 6 milyon

Ortadoğulu turistin aralarında

Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa

ülkelerine seyahat edeceği, bunların 2.98

milyon Suudi Arabistan, 1.17 BAE, 600

bin Kuveyt, 340 bin Bahreyn ve 210 bin

Oman vatandaşı olacağı öngörülüyor.

Turist de çekiyorlar

•Körfez’den seyahat eden turistler,

Ortadoğu’dan toplam turist çıkışının

yüzde 60’ını oluştururken, uluslararası

turizm harcamasında Körfez ülkelerinin

payı tüm Ortadoğu’nun yüzde 75’inin

oluşturuyor.

•Bölge sadece turist göndermekle

kalmıyor, aynı zamanda diğer ülkelerden

turist çekebilmek için yoğun çalışmalar

yapılıyor. Avrupa’dan bölgeye gelen turist

sayısının 2023 yılında yüzde 29 artışla 8.3

milyona çıkması öngörülüyor.

Çin’i bizden önce fethettiler!

•Dünya turizminde en büyük gelişmeye

açık pazar konumundaki Çin, ülkeler

arası rekabeti artırmaya devam ediyor.

BAE ve Dubai’nin Çin pazarında kısa

sürede yakaladığı turist sayısındaki artış,

arkasındaki stratejik çalışma nedeniyle

yakından incelenmeli. Türkiye tarafından

benzer adımların atılarak hayata

geçirilmesi halinde Çinli turist sayısında

önemli artış yakalanabilir.

•Dubai Turizm Ofisi, Çin merkezli

teknoloji kuruluşları Tencent, WeChat,

Fliggy, Alibaba ve Huawei ile işbirliği

anlaşması imzaladı. Sözleşme ile

Dubai’nin tanıtımı kolay yoldan

milyonlarca Çin vatandaşına ulaşacak.

Alibaba aracılığı ile online seyahat

acentalarına, Huawei telefonlarına

eklenecek aplikasyonlar ile tüketicilere,

WeChat Pay ve Alipay tarafından

sağlanan ödeme kolaylığı ile turistlere

etkin tanıtım yapılacak.


26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Bağlıkaya’dan Van’daki acentalara ziyaret

TÜRSAB, Doğu Bölgesi Seyahat Acentaları ziyaretlerine Van iliyle başladı. 2019 yılının

başından beri birçok kez seyahat acentalarıyla bir araya gelerek, bilgilendirme toplantıları

yapan TÜRSAB Heyeti’nin bu seferki durağı Van oldu.

Toplantıdaki konuşmasında TÜRSAB

Yönetim Kurulu Başkanı Firuz

B. Bağlıkaya; “Doğu Anadolu

Bölgesi’nin en hareketli turizm ve

ticaret kenti olan Van’da, siz değerli

meslektaşlarımla bir arada olmaktan

mutluluk duyuyorum. Van ilimiz, gerek

tarih öncesi uygarlıklara yaptığı ev

sahipliği gerekse bir geçiş güzergahı

kimliği taşımasıyla çok önemli bir turizm

destinasyonu. Seçildiğimiz günden bu

yana seyahat acentalarımız arasındaki

bağı daha da kuvvetlendirmek ve yeni

pazar imkanları oluşturabilmek adına

5 info gezisi düzenledik. Bu geziler

çerçevesinde 1040 meslektaşımızla bir

araya geldik. 20’nin üzerinde workshop

ve çalıştay ile seyahat acentalarımızı

tanıtarak, iş imkanlarını geliştirmeye

devam ediyoruz” şeklinde söze başladı.

Bağlıkaya: “Uçak seferlerini artırmak

için gerekli görüşmelere başladık”

Bağlıkaya, seyahat acentaları tarafından

merakla beklenen ve birinci gündem

maddesi durumunda olan yeni yasaya da

konuşmasında yer verdi; “Bölgedeki en

büyük sorunun uçak seferleri sayısının

azlığından kaynaklandığının farkındayız.

Uçak seferlerini artırmak için gerekli

görüşmelere başladık. Yeni yasamız

sayesinde seyahat acentalarımızla

rekabet eden havayolu firmaları ile de

mücadele edebileceğiz. Bunun yanı sıra

Van’ın jeopolitik konumundan ötürü

İran ile olan turizm ilişkilerine de son

derece önem vermemiz ve geliştirmemiz

gerekiyor” ifadelerine yer veren TÜRSAB

Başkanı bölgenin ana sorunu hakkında

önemli açıklamalarda bulunarak, yeni

yasanın sorunları çözeceğine işaret etti.

Van ilinin alternatif turizm pazarlarına

yönelmesi gerektiğinin gündeme geldiği

gecede gastronomi turizmi, doğa ve

alternatif turizm ile ilgili de istişareler

gerçekleştirildi.

Van İl Kültür ve Turizm Müdürü Muzaffer

Aktuğ’un da konuklar arasında yer aldığı

toplantıya; TÜRSAB Yönetim Kurulu

Üyeleri, BTK Başkanları, Doğa Gençlik ve

Alternatif Turizm, Gastronomi Turizmi,

Incoming Turizmi, M.I.C.E. Turizmi ve

TOAR İhtisas Başkanlarının yanı sıra

Hakkari, Muş ve Bitlis’ten çok sayıda

seyahat acentası temsilcilerinden oluşan

oldukça kalabalık bir heyetle katılım

sağlandı. Düzenlenen geceye basın

mensupları da büyük ilgi gösterdi.

Gündüz ziyareti kapsamında ise

Van Valisi Mehmet Emin Bilmez’i

makamında ziyaret eden TÜRSAB Heyeti,

ilerleyen günlerde turizm sorunlarını

yerinde inceleyerek, çözümler aradığı

bilgilendirme toplantılarına devam

edecek.


hotel restaurant

28 & hi-tech

gündem

Antalya’ya 6 ayda

5.462.482 turist geldi

Dünyanın en çok turist ağırlayan üçüncü kenti olan Antalya’ya yılın ilk 6 ayında 5.462.482

turist geldi.

Haziran ayında toplam 2. 228. 994

turist Antalya’da misafir edildi.

2019’un ilk altı ayına bakıldığında

ise bu rakam 5. 462. 482 olarak

gerçekleşti. Antalya’da, 2016 yılının

aynı döneminde 2. 186. 697, 2017’de 3.

385. 615 ve 2018’de 4. 668. 454 turist

geldi.

Bu yılın hedefinde 16 milyon turist

var!

Bu verilerle beraber haziran ayında

bir önceki yılın aynı dönemine göre

yüzde 17’lik bir artış yaşandı. Rus ve

Almanların ağırlıkla tercih ettiği ve

geçen yıl toplam turist sayısında 13.

642 bin kişiyle tüm yılların rekorunun

kırıldığı Antalya’da bu yılki hedef ise,

Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile

turizm sektörü temsilcileri tarafından

16 milyon olarak açıklandı.


30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Avrupalı turist geri döndü,

Sultanahmet canlandı

Bu yıla başarılı bir başlangıç yapan İstanbul turizminde, Avrupalı turistin geri dönmesi kent genelinde

turizmcilerin ve esnafın yüzünü güldürmeye devam ediyor.

Yılın oldukça verimli geçtiğini ve

dolulukların yükseldiğini kaydeden

BW Plus The President Hotel Genel

Müdürü Atacan Yücel, Sultanahmet

bölgesinde Avrupalı misafirlerin yoğun

olduğunu anlatarak, otel olarak ilk beş

ayda İspanya, İngiltere, Rusya, Cezayir gibi

birçok ülkeden turistleri ağırladıklarını

belirtti.

Bu yılın hedeflerin tutacağı başarılı bir yıl

olacağını ifade eden Atacan Yücel, şunları

söyledi:

“İlk beş ay, oldukça verimli geçti. Yaklaşık

%70’in üzerinde doluluk ile kapattığımız

beş ayda, hedeflerimizin üzerine çıkmış

olmaktan mutluyuz. Özellikle Mart ve

Nisan aylarında İstanbul’da bulunan

fuarlar, kongreler, Avrupa’nın tatil

dönemlerindeki satışlar verimli bir şekilde

gerçekleşti. İlk beş ayda otelimizde

ağırlıklı olarak, İspanya, İngiltere, Rusya,

Cezayir gibi birçok ülkeden misafirlerimizi

ağırladık. Avrupalı misafirin dönüş yapması

ile Sultanahmet canlandı” dedi.

Yaz aylarına, grup talepleri geliyor

Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarına

yoğun grup taleplerinin gelmeye devam

ettiğini belirten Atacan Yücel, Avrupa

ülkelerinden taleplerin artmış olduğunu

ve yıl genelinde ileri tarihlere taleplerin

devam ettiğini kaydetti. Yurtdışı tanıtım

ve pazarlama çalışmalarını artırarak

sürdürdüklerini belirten Atacan Yücel,

“Şu ana kadar katılmış olduğumuz

Fitur, ITB Berlin, Kiev UITT gibi turizm

fuarlarının yanı sıra, TÜROB’un

düzenlemiş olduğu workshoplara katılım

sağlıyoruz ve tesislerimizi tanıtıyoruz.

2019’un, tesislerimiz için oldukça verimli

geçeceğinden ümitliyiz” diye konuştu.

BW Plus The President Hotel

Genel Müdürü Atacan Yücel


ASSOS BARBAROSSA HOTEL

Behramkale Kadırga Mevkii Ayvacık / Çanakkale / TÜRKİYE

T. +90 286 721 70 71 – +90 541 721 70 71 F. +90 286 721 71 77

assoszeytinhanhotel / assosbehramhotel / assosbarbarossahotel / assosdionysos_hotel

@AssosBehramHotel / @assosbarbarossahotel / @zeytinhanhotelassos / @assosdionysoshotel

www.assosbarbarossahotel.com


hotel restaurant

32 & hi-tech

gündem

Eresin:

“Kongre turizminde yeniden güçleneceğiz”

Kongre turizminin,

Türkiye ve özellikle de

İstanbul için öncelikli

ve vazgeçilmez

olduğunu belirten

TÜROB Başkanı

Müberra Eresin,

“Kongre, toplantı ve iş

segmentinde yeniden

güçleneceğimizi

öngörüyoruz” dedi.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB)

Başkanı Müberra Eresin, kongre

turizminin, Türkiye ve özellikle de

İstanbul için öncelikli ve vazgeçilmez

olduğunu söyledi. Kongre ve toplantı

turizminden küçük-büyük tüm

işletmelerin pay almasına yönelik

yapılabilecek çalışmaların aktarılması

amacıyla TÜROB ve Uluslararası

Kongre ve Konvansiyonlar Birliği

(ICCA- International Congress and

Convention Association) işbirliğiyle

düzenlenen seminer Intercontinental

Hotel ev sahipliğinde gerçekleşti.

TÜROB Başkanı Müberra Eresin’in

açılış konuşması ile başlayan

seminere ICCA Avrupa Bölge

Direktörü Elif Balcı Fisunoğlu

konuşmacı olarak katıldı. Seminerde

temel olarak, uluslararası toplantıların

potansiyeli, toplantı endüstrisindeki

eğilimler ve gelişmeler ile otellerin

bu alanda destinasyonlara daha fazla

iş çekme konusundaki rolü üzerinde

duruldu. Seminerde konuşan TÜROB

Başkanı Eresin, tüm altyapı ve üst

yapı imkanları ile birlikte İstanbul’un

sunduğu diğer kültür, sanat ve şehir

hayatı imkanlarının da geliştirilmesiyle

kongre ve iş turizminin çok büyük bir

kaynak güç olacağını her zaman dile

getirdiklerini söyledi.

Eresin: “Yeniden yükseliş başlıyor”

Kongre turizminin Türkiye ve

özellikle de İstanbul için öncelikli ve

vazgeçilmez olduğunu vurgulayan

Eresin, şunları söyledi: “Özellikle

son 4 yıldır bu alanda ciddi bir

gerileme yaşandı. İstanbul 2015’te

148 uluslararası kongreye ev sahipliği

yapmışken, bu sayı 2018’de 33’e

düştü. Aynı dönemde İstanbul, Avrupa

listelemelerinde 23. sıradan 46. sıraya

geriledi. Kongre turizmindeki bu

kritik değişim, şehrin tamamında ve

en önemlisi gelirlerimizde ciddi bir

negatif etki yarattı. Bununla beraber

2018 yılından itibaren başlayan

yükselme hareketiyle kongre,

toplantı ve iş segmentinde yeniden

güçleneceğimizi öngörüyoruz.”

Balcı Fisunoğlu: “İstanbul’u özledik”

ICCA Avrupa Bölge Direktörü Elif Balcı

Fisunoğlu da toplantı ve kongrelerin

turizm geliri açısından faydası

olduğunu dile getirerek, “Normal bir

turistten 4 kat daha fazla harcıyorlar.

Kongre ve toplantılar birçok ek gelir

de meydana getiriyor” diye konuştu.

Dünyada kongre ve toplantı turizmi

hacminin 1 trilyon doları bulduğunu

belirten Fisunoğlu, 1.5 milyar kişinin

bu amaç için dolaştığına işaret etti.

Türkiye’nin ve İstanbul’un kongre

turizminde son 4 yıldır sıkıntılı bir

dönem yaşadığını hatırlatan Fisunoğlu,

“Yeniden yükseliş trendi başlayacaktır.

Sektörün ve destinasyonun biraz

kendine güvenmesi gerekiyor. Dünya

çapında ‘İstanbul’u özledik’ diyenler

çok fazla” diye konuştu.


...PROFESSIONAL FURNITURE SOLUTIONS...

Hotel Restaurant Cafeteria Mobilyaları

Adres : Yeni Mah. Şehit Polis Ahmet

toprakoğlu Cad. no 118 Sarıçam/ADANA

0(533) 779 58 79

0(533) 77907 69

info@horecamobilya.com


hotel restaurant

34 & hi-tech

gündem

Türkiye-Çin hava köprüsü güçleniyor

Dünya turizminde ağırlığını hissettiren Çin, turist çekmek veya buraya turist göndermek isteyen ülkelerin

dikkatini çekmeye devam ediyor. Türkiye’de yetkililer her seferinde 1 milyon turist çekmek istediklerini

dile getiriyor. Bunun gerçekleşebilmesi için de iki ülke arasındaki hava köprüsünün güçlenmesini gerektiği

belirtiliyor.

Asya’da 1’nci, dünyada ise 4’ncü sırada

bulunan China Southern Airlines

(CSA), ara verdiği uçuşlarına birkaç

ay önce yeniden başlatarak Pekin-İstanbul

arasında haftada üç sefer uçmaya karar

verdi. Daha sonra Sichuan Hava Yolları

da iki ülke arasında seferler başlattı. Bu

aralar Lucky Air’in de Kunming kentinden

İstanbul’a uçuş yapması bekleniyor.

CSA yönetimi, Pekin-İstanbul seferlerine

ek olarak Wuhan-İstanbul seferlerini de

başlattı. 29 Mayıs’ta pazartesi, Çarşamba

ve Cuma günleri olmak üzere haftada ü

kez düzenlenen yeni rota,İstanbul Vali

Yardımcısı İsmail Gültekin, Çin Halk

Cumhuriyetinin İstanbul Başkonsolosu Cui

Wei, China Southern Airlines Pazarlama

Komitesi Başkan Vekili Sn.Zhou Junbao ve

China Southern Airlines’ın Hubei şubesi

Genel Müdür Yardımcısı Sn.Lu Hui’nin

katıldığı toplantıda tanıtıldı.

şehire bağlantılı uçuş imkanı sunuyor.

Çin’den B787 tipi 266 kişilik uçaklarla

gerçekleştirilecek karşılıklı seferler

haftanın salı çarşamba cumartesi günleri

de Çin’den İstanbul’a sefer yapacak.

Toplantıda yapılan sunumda İstanbul-

Wuhan seferlerinin vergiler hariç gidişdönüş

Business Class’ta 2 bin 700 dolar,

Ekonomi Sınıfı ise 265 dolar olarak

belirlendiği açıklandı. Yurtdışındaki

öğrenciler, işçi ve denizcilere ekstra

ücretsiz 1 bagaj hakkı tanınacağı belirtiliyor.

Toplantının sonunda yapılan çekilişte üç

kişi uçak maketi, iki kişi İstanbul-Wuhan

Ekonomi Sınıfı bilet ve bir kişi de İstanbul-

Wuhan Business Class bileti kazandı.

Çin’in büyük şehirleri arasında bulunan

Wuhan, Hubei eyaletine bağlı ticari ve

finans merkezlerinden biridir. Dünyanın

3’ncü en büyük Yangtze Nehri ve onun en

büyük akarsu kolu olan Han Nehri burada

bulunur. Nehrin ayırdığı Wuchang, Hankou,

Hanyang Wuhan’ın 3 ilçesidir. Hubei

ağırlıklı olarak ‘balık ve pilavın memleti’

olarak biliniyor. Dünyadaki en büyük

Hidrogüç projesi olarak bilinen Üç Boğaz

Barajı, Taocuların ünlü dağı Wudang Dağı

ve Çin’deki en gizemli bölgelerden birini

oluşturan Shenlongijia Orman Bölgesi

görülmeye değer yerler olarak öne çıkıyor.

Filosunda 840 uçak var

Filosundaki 840 uçakla, geçen yıl 140

milyonu aşan yolcu taşıyan CSA, dünyanın

dördüncü büyük havayolu şirketi olarak

biliniyor. Şirket, 44 ülke ve bölgede 220

noktaya 750 rotaya; Çin içinde ise 140


36

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Hilton 100. Yıldönümünde 2119’un

otel raporunu açıkladı

Galaksiler arası geçitler, ay yürüyüşü gezileri, fast-food gıda hapları, 2-3 saatlik iş günleri

ve konukları tropik ormanlardan sıradağlara kadar her yere götürebilen uyarlanabilir,

kişiselleştirilmiş odalar… Hilton 100. yıldönümünü kutlarken önümüzdeki 100 yılda seyahat

ve konaklama sektörünün trendlerini bildiriyor. Sürdürülebilirlik, yenilik, tasarım, insan

ilişkileri ve beslenme alanlarından uzman görüş ile desteklenen bir raporda yer alan

bulgular teknolojideki gelişmenin ve iklim değişikliğinin gelecekte otelcilik sektörünü nasıl

etkileyeceğini ortaya koyuyor.

İşte geleceğin otelinden öne çıkan

özellikler:

Kişiselleştirme Kraldır: Anında

kimlik değiştiren lobiler, deri altı

çipleri…

*Teknoloji misafirlerin tüm anlık

gereksinimlerine cevap vermek

üzere her mekanın dönüşmesine

olacak sağlayacak. Lobi her konuğa

mükemmel ve kişisel bir ağırlama

sunmak amacıyla sakin bir spa’dan

hareketli bir bara kadar herhangi bir

mekana dönüşebilecek.

*Deri altına yerleştirilecek mikro

çiplerle ısıdan aydınlatmaya,

eğlenceden ve diğer her türlü ayrıntıya

kadar çevremizdeki her düzeneği

istediğimiz anda istediğimiz yerde

kablosuz şekilde kontrol etmemizi

sağlayacak.

Menü Sürprizleri: deniz yosunu keki,

böcekli bolonez, plankton turtası

*Diyetlerimiz daha fazla bitki bazlı

yemek tarifleri ve bazı şaşırtıcı

protein kaynaklarını içerecek: Beetle

Bolognese (böcekli bolonez), Plankton

Pies (plankton turtası) ve Seaweed

Green Velvet Cake (deniz yosunu

keki) menünün belli başlı öğelerini

oluşturacak!

*3D-yazıcıdan çıkan akşam

yemekleri ve oda servisi benzersiz bir

kişiselleştirilmiş deneyim sunacak.

*Her konuk için şeflere biyometrik

veriler sağlanacak, tercihlere

ve beslenme gereksinimlerine

göre yemekler otomatik olarak

hazırlanacak.

Fütüristik Fitness: Havuzda sanal bir

deniz kaplumbağası, dijital Everest’e

tırmanış

*Havuzda sanal bir deniz

kaplumbağası ile birlikte yüzün veya

Everest Dağının dijital yamacına

tırmanmayı deneyin: Yapacağınız bu


utin egzersiz size özgü olacak. Ayrıca,

antrenmanlardan elde edilen enerji

otelin beslenmesinde kullanılacak

ve dolaşım sistemine hiçbir etkisi

olmayacak. Hatta konuklar ulaşılan

antrenman hedeflerine bağlı olarak

ödüller kazanacaklar.

*İzlenebilir antrenmanlar ve

hologramlı kişisel antrenörlerinizle

spora kaldığınız yerden devam

edeceksiniz.

*Teknolojisiz zamanlar arayışı içinde

olduğumuz için çevrim dışı olmak yeni

bir lüks olacak.

‘Sürdürülebilir Her şey’: Okyanustaki

plastik atıklardan inşa edilen oteller

*Gelecek yüzyılda sadece özünde

sorumluluk sahibi olan sektörler

hayatta kalacak.

*Sürdürülebilirlik, okyanustan

toplanan plastiklerle inşa edilmiş

otellerden, her tür hava koşuluna

dayanıklı kubbelere pek çok farklı

uygulamayla otelcilikteki tasarım

anlayışını değiştirecek.

*Oteller topluluklar için birer “ortak

akıl alanı” olarak konumlanacak;

yerel kaynakları yöneten, topluma

yönelik böcek çiftlikleri ve suda bitki

yetiştirilen dikey bahçeler gibi alanlara

katkıda bulunan bir belediye binası gibi

hareket edecekler…

İnsani Dokunuş

*Yapay zekanın hâkim olduğu bir

dünyada insan teması ve kişisel

dokunuş her hiç olmadığı kadar kritik

bir öneme sahip olacak.

*Teknoloji, otel görevlilerinin

konukların birbirleriyle temas kurması

ve unutulmaz anlar yaşamalarına

odaklanabilecekleri gerekli ve önemli

olan zamanı oluşturacak.

Vincent: “2. yüzyıla da öncü

kimliğimizle giriyoruz”

Raporla ilgili değerlendirmelerde

bulunan Hilton EMEA Başkanı

Simon Vincent 2119’un oteliyle ilgili

olarak şunları söyledi: “Hilton 1919

yılındaki kuruluşundan itibaren

havalandırma ve odalarda televizyon

gibi endüstrideki ilkleri devreye

sokarak dünya konaklama sektörüne

öncülük yaptı. Geçen yıl çevrede

oluşturduğu etkiyi azaltmak amacıyla

bilimsel esaslı hedefleri oluşturan

ilk konaklama şirketi oldu. İkinci

yüzyılımıza da yenilik taahhüdümüzü,

çalışanlarımızın gücünü ve teknolojiyi

konukların taleplerine cevap

vermeye yönlendirerek giriyoruz.

Araştırmamız konaklama sektörü

için heyecanlandırıcı bir gelecek

çiziyor, teknoloji merkezli bir dünyada

artan insan etkileşiminin önemini

vurguluyor.”

Leonhard: “2119’da deneyimler daha

da kişiselleşecek”

Fütürolog Gerd Leonhard ise, rapor

bulgularını şu sözleriyle değerlendirdi:

“2119 yılında biz hala benzersiz

deneyimleri arayacağız ama bunlar

her zamankinden daha kişiselleşmiş

olacak. Teknoloji hayatlarımızı

şekillendirdikçe başkalarıyla çevrim

dışı bağlantılı olma anlarını daha çok

arayacağız. Buna konaklamalardan

ihtiyacımız olanları elde etmemize

yardımcı olacak otel çalışanları da

dâhil. Önümüzdeki 100 yıl içinde

otellerin dostluk kurmak, iş birliği

yapmak ve bağlantı kurmak için

fırsatlar oluşturmaları gerekecek. Bu

da her konuğa bireysel olarak önemli

olan zamanlar kazandıracak”.


hotel restaurant

38 & hi-tech

gündem

Online tatile 23 milyar TL harcadık

İnternet üzerinden yapılan tatil ve seyahat harcamaları, 2018

yılında rekor kırarak yüzde 54 arttı. Türkiye’de online tatil ve seyahat

harcamaları 2018 yılında yüzde 54 artarak 22,9 milyar lira oldu.

Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi

Avantajix.com’un, Türkiye Bilişim

Sanayicileri Derneği’nin (TÜBİSAD)

2018e-ticaret raporundan derlediği verilere

göre, dijital ortamda yapılan tatil ve seyahat

harcamaları son 5 yıldır rekor seviyede

artıyor.

Harcamalar artıyor, internet sitelerinin

sayısı azalıyor

Aylık ziyaretçi sayısı 15 bin ve üzeri olan

internet siteleri baz alınarak hazırlanan

raporun ilgi çekici bir yönü, tatil ve seyahat

harcamaları rekor kırarken, bu hizmeti

veren internet sitelerinin sayısının sürekli

azalması. 2013 yılında tatil ve seyahat

hizmeti satan 234 internet sitesinin yıllık

cirosu 5,1 milyar lira iken, 2017’de internet

sitesi sayısı 102’e kadar geriledi, ciro ise

14,8 milyar liraya yükseldi.

Site sayısındaki düşüş 2018’de de sürdü. 95

online mağazaya kadar gerileyen sektörün

yıllık cirosu ise yüzde 54’lük rekor artışla

22,9milyar liraya ulaştı. Rapor, mağaza

sayısı yüzde 60 azalsa da söz konusu

pazardaki beş yıllık büyümenin yüzde 450’ye

ulaştığını ortaya koydu.

İnternetten tatil satın almak avantajlı

Partnerleri arasında yerli ve yabancı

çok sayıda tatil sitesi bulunan Avantajix.

com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, tatil

ve seyahatlerin internet üzerinden satın

alınmasının birçok avantajının olduğunu

söyledi. Özellikle fırsat sitelerinin

erken rezervasyondan dahi ucuza tatil

imkanı sağladığının altını çizen Kayral,

“Oteller acentalarla ayrı ayrı anlaşma

yaptıklarından, otel fiyatları acentalar

arasında farklılık gösterebilir. Karşılaştırma

sitelerini kullanarak acentalar arasında

en uyun fiyatı vereni bulmak mümkün.

Yurt içi ya da yurt dışı tatil harcamalarının

Avantajix.com gibi para iadeli alışveriş

siteleri üzerinden yapılması yüzde 10’lara

varan ekstra nakit para kazanma imkanı

sağlar. İnternette yerli-yabancı kavramı

yok. Türkçe yayın yapan çoks ayıda yabancı

siteden Türk otelleri için çok rekabetçi

fiyatlar alınıyor” dedi.


40

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO

Tezer Öner

Master Plan,

Master Şefe karşı!

Master Plan, Master Şefe karşı! Benim

en favori programım “Master Chef Junior

USA”. 8 – 13 yaş gurubu çocuklarla yapılan

bir yemek yarışması ve 3 Michelin yıldızlı

şef programın ana yapımcısı, yemek

ve şef reklamı yapmayacağım. Zaten

kıskançlıktan ölüyorum. Ama program

harika ön seçmelere binlerce çocukla

başlayıp sonra 24 çocukla her hafta canlı

yayın yapıp, ikişer ikişer eleyerek finalde

Master Chef Junior unvanı ve para ödülü

veriyorlar. Yemin ediyorum o çocukların

yaptıkları yemekleri Türkiye’de şef adı

altında gezen nice babalar yapamaz!

İşte her konuda bir master olması

güzel bir duygu. Nedir master? Usta...

En iyi bilen adam... Tecrübesiyle yemiş

yutmuş sen tabağında kalan kırıntıları

tırtıklamaya çalışırken o da isterse sana

el verip biraz öğreten adam.... Bizim de

master planlarımız var. Özellikle turizm

sektörü tabii ki benim ilgi alanım ve

profesyonel yaklaştığım bölüm. Ancak

biz master da bulamıyoruz, planını

da yapamıyoruz. Hasbelkader geçmiş

rakamlara baka baka önümüzdeki sene

bu kadar adam gelir, yok gelmez, şu

kadar gelir tahminlerinden öte ben daha

master’ini de, planını da göremedim. En

son beklediğimiz plan ha bugün ha yarın

ha yılbaşı da geldi ha kar tatili de bitti

derken, sezon gidiyor kardeşim demeye

kalmadı Sayın Bakanımız açıklama

yaptı. Ne zaman? 10 Nisan 2019 günü!

Bazı yerlerde sezon çoktan açılmışken...

Ne dedi? Albayrak, Kültür ve Turizm

Bakanlığı’nın Turizm Master Planı’ nın

hazırlığına başladığını ifade etti. Tüm

paydaşların katılımı ile hazırlanacak olan

Turizm Master Planı’nın Kültür ve Turizm

Bakanı tarafından en geç eylül ayında

kamuoyu ile paylaşılacağını dile getiren

Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu plan çerçevesinde turizmde hem ülke

ve destinasyon çeşitliliğini hem turist

sayısını hem de turist başına düşen geliri

arttırarak 4 yıl içerisinde 70 milyon turist

70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma

hedefi gerçekleştirilecektir. Bu plan

çerçevesinde gastronomi, inanç, kültür,

golf, kış ve kongre turizmleri başta olmak

üzere kıyı turizmine çeşitlilik ve turizm

gelirimize katkı sağlanmış olacaktır. 2019

yılı içerisinde YEP planlarımızla uyumlu

biçimde 2019 yılı turist sayısı 50 milyon

kişinin, turizm geliri ise 35 milyar doların

üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir.

Ayrıca kurulacak olan Turizm Geliştirme

Fonu ile de hem ülkemiz turizminin

tanıtımı daha etkin yapılacak hem de

turizmde bölgesel çeşitliliğin arttırılması

için yatırımcılar teşvik edilerek yatırımlara

destek olunacaktır.”( Bakanlık sitesinden

alıntıdır.) Benim 4 yılım yok. Bu açıklama

günü anladık ki bu yıl da gitti. Temmuz

ilk haftası küçük bir tur attım. Genel

olarak her yer boş. Seçimdi, ramazandı,

kurbandı, ha şimdi geldi derken aralar

boş kalmış. Turizmciler sıkkın fiyatlara

dayanıyorlar, onlar dayandıkça iç turizm

ölüyor. Yabancı ehh... Almanları zaten

korkuttuk gelen yok kadar az... O kadar

zor muydu bu master plan? Bir master mi

getirseydik bizde kalmamışsa komşudan

alalım... Adamlar hem bizim sayemizde

turizmi düzeltti hem adaları işgal etti hem

de şimdi bizi istemiyorlar, teknelere ceza

yağmur gibi ve bizim şirketler hala oralara

tur tekne götüreceğiz diye birbiriyle

yarışıyor. Yok kardeşim master lazım.

Şöyle höt oturun diyecek oturacaklar.

Yunanistan’a gidene ekstra 200 EURO

vergi koyarım diyecek, önce bizim

otellerimiz diyecek, bunu derken otellere

fiyata dayanana ben de dayak atarım

diyecek, reklam ve bölge tanıtım planlarını

yapacak ve bölgenin tüm paydaşlarını

eğitime sokacak, gelir ve kültür bölgeleri

ile yerli yabancı segmentasyonu yapacak...

Yani... Aaa master plan gibi oldu... Dur ben

yarışmama döneyim master chef junior

seyretmek daha iyi... Adam harbi master,

o çocuklar bizden olsa mutfağın canına

okumuşlardı. Ama bu paşam hepsini ip

gibi dizip muma çeviriyor. Yetmiyor bir de

şaheser yemekler yaptırıyor. Ağlayana

dağılana hiç gidip agucuk yapmıyor.

Vazgeçmek istiyorsan kapı orada diyor.

Hiç gideni görmedim. Herkes maçasını

sıkıp yemeği layıkıyla yetiştiriyor. Hani

“gelinim sana söylüyorum kızım sen anla”

bilmem anlatabildim mi? Bu paşanın bir

de binlerce restoran düzelttiği başka bir

programı var ki bence tam bir şaheser...

Gerekirse o tava o lokantanın sahibinin

kafasına uçuyor... Master biraz disiplinli

olur değil mi? Cezası olur, ödülü olur,

adil olur, denetimi olur, kimseye iltiması

olmaz, plan dediğin planlı olur. Uyan

olur uymayan bertaraf olur... Adam gibi

sektörü yakasından tutup uzaya atar...

Master... Bir de Kung-Fu’da var... Dur

ona hiç girmeyelim... Yazınız bol kazançlı

geçsin...


42

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik

TraveShop Turkey, 81 ilde ekoloji ve gastronomiyi

birleştirmek için yola çıktı!

TravelShop Turkey, gözünü dünyada 400 milyar dolarlık gelir

hacmine sahip olan ekoloji ve gastronomi turizmine dikti.

İlk etabını, 30 ülkeden 60 tur operatörünü İstanbul, Kocaeli,

Ankara, Hattuşa, Tokat, Sivas ve Kapadokya’da ağırladığı

etkinlikle tamamlayan TravelShop Turkey, projeyi Türkiye’nin

81 iline yaymayı hedefliyor.

Travel Shop Turkey, ekoloji ve

gastronomi teması çerçevesinde

30 ülkeden 60 tur operatörünü

İstanbul, Kocaeli, Ankara, Hattuşa, Tokat,

Sivas ve Kapadokya’da ağırladı. Türkiye

turizmi adına dünyanın hızla gelişen

ekoloji ve gastronomi trendinden pay

almak hedefiyle yola çıktıklarını belirten

TravelShop Turkey CEO’su Murtaza

Kalender, ilk etabını tamamladıkları

projeyi 81 ile yaymayı planladıklarını

söyledi.

Kapadokya’dan sonra tüm Türkiye var!

İlk etabın son ayağını 26-27 Haziran

tarihlerinde Kapadokya’da tamamlayan

TravelShop Turkey, Cappadocia Cave

Resort’un ev sahipliğinde 45 kişilik tur

operatörünü misafir etti.

Proje hakkında detaylı açıklamalarda

bulunan Murtaza Kalender, dünyada 1.2

trilyon dolarlık turizm geliri hacminin 400

milyar dolarının ekoloji ve gastronomiye

harcandığını belirtti. Türkiye’nin de bu

pastadan pay alması düşüncesiyle ekoloji

ve gastronomiyi buluşturmak için yola

çıktıklarını söyleyen Kalender, ekoloji ve

gastronomi alanında dünyada 5. sırada

olan Türkiye’nin turizm gelirlerinde 44.

sırada olmasından duydukları üzüntüyü

dile getirerek, “Arada devasa bir uçurum

var. Endonezya bile bizden önde. Ekoloji

ve gastronomi trendini 90 bin doların

üzerindeki turistler tercih ediyor. Bunu

Dünya Turizm Örgütü araştırmalarına

göre söylüyorum. Bu kitlenin yaptığı

harcamalar deniz, kum güneşe gelen

turistlerden ortalama 4 kat daha fazla.

Bu kitle en az 2 bin dolar üzerinde para

harcıyor. Üstelik gittikleri şehirlerde

konaklama süreleri de uzun. Birçoğu

fide döneminden hasat dönemine kadar

kalabiliyor” dedi.

“Devlet destek verirse Türkiye 5 yılda

ilk 10’a girer”

Türkiye’nin ekoloji ve gastronomi

anlamında tüm olanaklara sahip

olduğunu ifade eden ve ülkemizin


devlet desteğiyle beş yıllık süreçte bu

alanda ilk 10’a girebileceğine inandığını

kaydeden Kalender, konuşmasının

devamında tur operatörlerinden gelen

önerileri de paylaştı. Danimarkalı bir tür

operatörünün “Kültür ve Turizm Bakanlığı

ile konuşun, bence Türk Hükümeti yanlış

tanıtım yapıyor. Danimarka’nın ilk 5’i

içinde yer alan tur operatörünün “Ben

gördüm ki, ülkeniz sadece deniz, kum,

güneş turizmi yapacak bir yer değil.

Burada o kadar çok şey gördüm ki çok

etkilendim. İzmit’te cip safari yaptık,

Hattuşa’yı gördük. Tokat’ta dalından

sebze meyve kopardık. Türkiye’de çok

daha büyük bir potansiyel ve zenginlik

gördük” sözlerini aktaran Kalender,

dünyada 400 milyar dolar gelir hacmine

sahip olan ekoloji ve gastronomi turizmi

ile yapılacak tanıtım çalışmalarının

Türkiye turizmi ve ekonomisi adına ciddi

bir kazanç olacağının altını çizdi.

“Gastronomi, ekoloji ve tarihle

beslenmedikçe yalnızlaşır”

Ekoloji ve gastronomiyi aynı potada nasıl

buluşturduklarını da anlatan Kalender,

“Elmayı dalından koparırsanız ekolojik,

yerseniz gastronomi veya domates,

biberi bahçeden toplarsanız ekolojik,

menemen yaparsanız gastronomi

olur” dedi. Gastronominin ekoloji ve

tarih ile beslenmeden yalnızlaşacağına

vurgu yapan Kalender, bu amaçla

tarih ve kültürü de etkinliklere dahil

ettiklerini belirterek, “Yemek yapmak

da aslında bir kültür, gastronomiye

giriyor ama yörenin yemeğini yaparsanız

kültürel gastronomi oluyor. Tokat’taki

etkinliğimizde bahçeden, dalından kiraz,

şeftali topladık. Üzüm yaprakları toplayıp

sarma yaptık. Tokat Kebabı yaptık” dedi.

Kendi memleketi olması dışında Tokat’ın

ekoloji ve gastronomi alanında büyük bir

potansiyel taşıdığını ifade eden Kalender,

bu kriterlerin dışında şehir seçiminde

ulaşım, lojistik destek ve hijyen algısının

da belirleyici olduğunu ifade etti.

Projede öncelik kadınların!

Türkiye’de hijyen haricinde turisti

algılamanın da önemli bir sorun

olduğuna işaret eden Kalender, proje

kapsamında büyük bir iş potansiyeli

gördükleri kadınlara istihdamda öncelik

vereceklerini şu örnekle açıkladı:

“Tokat’ın bir köyüne verilecek öğle yemeği

öncesi bir keşif yaptım. İlk izlenimim,

bu kadın turistlerden kaçar, gider oldu.

Baktım, kadın konuştukça kocasından

daha aktif. İnek sağdırdı, tavukların

altından yumurta aldırdı, hamur açtı.

Köylüler turistlerden çekiniyor tabii. Tokat

Merkez’e bağlı bir çiftlikte en az 10 kadın

vardı. İlk önce çekindiler, dil bilmiyoruz

dediler. Ama bir baktık, şalvarlarını

değiştirmişler, bir taraftan gözleme yapıp,

bir taraftan da resim çekip WhatsApp

grubunda paylaşıyorlar. Erkeklerin

çoğunun WhatsApp’ı bile yokken hem de”.


44

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik / yeni mekan

TravelShop Turkey, aynı zamanda

yabancı tur operatörleri ve turizm

basınına yönelik düzenlediği

etkinlik çerçevesinde CCR Hotels &

SPA iş birliğiyle Hint restoranı, Indian

Bollywood’un da görkemli açılışını da

gerçekleştirdi.

Açılışını; Nevşehir Valisi İlhami Aktaş,

Hindistan Konsolosu Purnojyoti

Mukherjee, THY Nevşehir İl Müdürü

Kamil Engin Karaman, Nevşehir Turizm

İl Müdürü Cengiz Ekici ve Aksaray Turizm

İl Müdürü Mustafa Doğan’ın kurdelesini

kestikleri açılışta yurtiçi ve yurtdışından

gelen birçok Turizm profesyoneliyle

birçok sivil toplum kuruluşları da

bulundular. Açılışta konuşma yapan

Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, bölgede bu

tip yatırımları teşvik ettiklerini belirterek

müesseseye hayırlı uğurlu olsun

Hint mutfağını CCR

Hotels & SPA ortaklığıyla

Kapadokya’ya getirdi

dileklerini sundu. Sayın Vali, ayrıca, bu

girişimde bulunan değerli TravelShop

Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza

Kalender ila CCR Hotel Yonetim Kurulu

Başkanı Mustafa Çankaya’ya sektöre ve

beldeye katkılarından ötürü teşekkür etti.

Kurdele merasiminde bir konuşma yapan

Hint Konsolosu Purnojyoti Mukherjee,

böyle bir tesisin Kapadokya’da açılmış

olmasından çok mutlu olduğunu, Hint

Restoranlarının kendi kültürlerini

tanıtmak adına çok önem arz ettiğini

belirterek hayırlı olsun dileklerini iletti.

Kalender: “Kapadokya’nın Hint

restoranına ihtiyacı vardı”

Açılışa ilişkin konuşan Murtaza Kalender,

Türkiye’yi ziyaret eden 250- 300 bin

dolayındaki Hint turistin yaklaşık 100

bininin Kapadokya’yı tercih ettiğini

söyledi. Doğa ve kültür turları dışında

yeme içme gastronomi turları için de

destinasyonun Hindistan pazarı için

önemli bir potansiyel teşkil ettiğini

söyleyen Kalender, gelen misafir talepleri

ve bölge ihtiyaçları doğrultusunda yatırımı

hayata geçirdiklerini belirterek, “Hintliler,

yemekte de çok hassaslar. Özellikle kendi

yemeklerini yemek istiyorlar. Bizler de

CCR Hotels & SPA iş birliği ile sektörün

ihtiyacı doğrultusunda Hint restoranı

açmaya karar verdik. Burada harika bir

manzara var. Hint mutfağı temalı Indian

Bollywood Restaurant’ı kapalı ve açık alan

olmak üzere 250 misafir kapasiteli. İhtiyaç

halinde, ek alanlarla birlikte toplamda

1000 kişiye kadar hizmet verebiliyor”

şeklinde sözlerini tamamladı.


46

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik

MICE’ciler Eskişehir ekonomisine ve

paydaşlarına katkı için bir araya geldiler

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE), Eskişehir’i Keşfet & B2B Organizasyonu

18-19 Haziran tarihlerinde gerçekleşti. Eskişehir destinasyonunu keşfetmek ve ileride

gerçekleştirilecek organizasyonlarda iş birliği sağlamak adına düzenlenen iki günlük tanıtım

gezisinde hem şehir ekonomisine hem de paydaşlara katkı sağlamak üzere 40 seyahat

acentası bir araya geldi.

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği

(I-MICE) ve Eskişehir Ticaret Odası

koordinasyonunda, Vehbi Koç

Kongre Merkezi, Ufkunes Turizm, 222

Tur, Dedeman Park, Abacı Grup – Gaga

Restaurant, Divan Ekspress, DoubleTree

By Hilton Termal Hotel destekleri ve

Tasigo Hotel konaklama sponsorluğunda

gerçekleşen organizasyonda İstanbul,

İzmir, Bursa ve Ankara’dan yaklaşık 40

seyahat acentası temsilcisi Eskişehir’i

Keşfet & B2B organizasyonuna katıldı.

İstanbul’dan YHT ile 3 saat 10 dakikada

şehre ulaşan acentalar güne Vehbi Koç

Kongre Merkezi’nde Eskişehirli acenta,

otel, tedarikçi ve rehberlerden oluşan ve

sayıları 70’i bulan katılımcı ile 1 saatlik ağ

buluşmasında bir araya gelerek başladı.

Kurt: “Küçük bir Avrupa şehri

görünümünde olan Eskişehir’de olmak

bizler için önemli”

Organizasyon hakkında bilgi veren I-MICE

Başkanı Hüseyin Kurt, “Biz çok üretken

bir derneğiz. Kurulduğumuz günden bu

yana misyonumuz sektöre dokunmak,

üretmek ve katma değer sağlamak.

Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz

Bulgaristan & Romanya Fam Trip &

B2B organizasyonumuzdan sonra yine

bir Avrupa şehri görünümünde olan

Eskişehir’de olmak bizler adına önemli.

Eskişehir destinasyonu YHT ile kolay

ulaşım olanağı, MICE segmentine

uygun bir çok otel alternatifi, fuar

alanı, Vehbi Koç Kongre Merkezi,

yeme – içme alternatifleri, gece hayatı,

sosyal program olanaklarıyla bizler


için geliştirilebilecek ve çok daha fazla

etkinliğe imza atacağımız bir destinasyon

olacaktır. Bu organizasyonla birlikte

katılımcıların bir yandan Eskişehir

destinasyonun keşfetmelerini sağlarken

bir yandan da ileride gerçekleştirecekleri

organizasyonlarda iş birliği içerisinde

olacakları paydaşlarla ağ toplantısında bir

araya gelmeleri amaçlandı. Umarım bu

organizasyon Eskişehir’e, ekonomisine ve

paydaşlarımıza hayırlı olur‘’ dedi.

Güler: “Oteller fark oluşturuyor”

Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehirli tüccar

ve sanayicilerin kapasitesini yükseltmek

için yürüttüğü çalışmalara bir yenisini

daha ekledi. Bu kapsamda Türkiye’nin en

önemli MICE organizatörleri kente davet

edilerek, Eskişehir’in kongre turizmi

bağlamında altyapısı tanıtıldı. İki gün

boyunca incelemelerde bulunan heyet,

kent altyapısına tam not verdi. İnceleme

ziyareti kapsamında kongre turizmi

için gerekli altyapıyı inceleyen konuk

organizatörler, incelemelere Eskişehir’in

ilk kongre kompleksi olan Vehbi Koç

Kongre Merkezi’nden başladılar.

Eskişehir Fuar Kongre Merkezi içinde

yer alan Vehbi Koç Kongre Merkezi’nin

ardından iki gün boyunca Park Dedeman,

Tasigo Termal, Divan Express ve

Hilton DoubleTree Otel’in incelendiği

organizasyonda, oteller organizatörlerden

tam not aldı. Aynı zamanda Gaga

Restoran ve 222 Tur gibi önemli aktörlere

misafir olan organizatörler, kentin

müzeleri ve parklarını da inceleme fırsatı

buldular.

“Kongre turizmine ciddi bir yatırım

yaptık”

Konuya ilişkin açıklama yapan Eskişehir

Ticaret Odası Başkanı Metin Güler,

Eskişehir’in Anadolu’da turizme ilişkin

çok sayıda fırsata sahip olduğunu,

bu fırsatları uzun vadeli avantaja

dönüştürmenin ancak Eskişehir’in

iradesiyle mümkün olacağını kaydetti.

Başkan Güler “Eskişehir’in hem turizm

alt yapısı fırsatlarını değerlendirmek

hem de sosyal ve ekonomik altyapısına

uygun gelişmesini desteklemek amacıyla

kongre turizmi üzerine ciddi bir yatırım

yaptık. Bunun ikinci adımı olarak sektörü

Eskişehirli aktörlerle bir araya getirecek;

kentimizin kongre turizmi için bir merkez

haline gelmesi için çalışacağız.” şeklinde

konuştu.

Tam teşekküllü bir organizasyonla

tanıtıldı

I-MICE’nin acentalara yönelik düzenlediği

iki günlük tanıtım programı ardından Kent

park, Şelale Park, Çağdaş Cam Sanatları

Müzesi, Eskişehir Kent Belleği Müzesi,

Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller

Müzesi, Tarihi Odunpazarı Evleri, ETO

Müzesi, Atlıhan El Sanatları Çarşısı,

Kurşunlu Camii ve Külliyesi, Porsuk

Çayında Bot Turu, Devrim Arabası, Uğur

Mumcu Anıtı, Masal Şatosu, Bilim Kültür

ve Sanat Parkı, Sahil Bulvarı, Doktorlar

Caddesi, Barlar Sokağı, Haller Gençlik

Merkezi ile devam etti.


48

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik

MICE sektörü

“yazar merhaba”

dedi

Dünyanın en büyük üçüncü MICE

(Meeting, Incentive, Congress,

Events) fuarı olan ACE of M.I.C.E.

Kongre, Toplantı ve Etkinlik Sektörü

Fuarı kapsamında Lazzoni Hotel’in ev

sahipliğinde, 28 Haziran Cuma gecesi

M.I.C.E. Sektörü profesyonelleri Yaza

Merhaba demek üzere bir araya geldi.

2020’de ‘Production Talks’ etkinliğine

ev sahipliği yapacak

2014’ten bugüne Turizm Medya Grubu

çatısı altında düzenlenen kongre,

toplantı ve etkinlik sektörünün

en önemli buluşması olan ACE of

M.I.C.E. Exhibition by Turkish Airlines,

önümüzdeki sene “Production Talks”

konseptiyle, Türkiye ve global sektör

profesyonellerine ev sahipliği yapacak.

Oscar sahnesinin tasarlayıcılarından

Derek Mclane, 2000 senesinden

bu yana Eurovision’ın Prodüksiyon

Direktörlüğünü üstlenen Ola Melzig,

Londra Olimpiyatlarının ışık tasarımcısı

Tim Roudledge da, 2020 Production

Talks sahnesinde ağırlanacak isimler

arasında yer alıyor.

Hem keyifli hem lezzetli

Tüm sektörü bir araya getirerek

Lazzoni Hotel ortaklığında gerçekleşen

Hello Summer partisinde ‘Production

Talks 2020’ konseptini tanıtma adına

Kurumsal İlişkiler Yöneticisi Buse Aydın

tarafından misafirleri bilgilendiren bir

sunum yapıldı. ACE of M.I.C.E. Summer

Party, iş yoğunluğundan dolayı görüşüp

fikir alışverişinde bulunma imkanı

bulamayan sektör paydaşlarını bir

araya getirerek, keyifli ve lezzetli bir

akşam geçirmelerini sağladı.


Jigger Roof

marinaya nazır yazı kutladı

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel bünyesinde

hizmet veren Jigger Roof Bar, bu yıl da büyük ilgi gören ‘Yaza

Merhaba Partisi’ ile misafirlerini eğlencenin doruklarına

çıkarttı.

Marina manzarasına karşı house

müziği ve özgün homemade

kokteylleri ile sıcak yaz

akşamlarına renk katmaya devam eden

Jigger Roof Bar, gelenekselleştirdiği

‘Yaza Merhaba Partisi’nde misafirleri

Gypsy Night konsepti ile karşıladı.

Anadolu Yakası’nın en eğlenceli mekanı

Jigger Roof, turizm sektörünün önde

gelen temsilcilerini, ünlü simaları ve

basın mensuplarını ağırladı. Davete

katılanlar, canlı müzik, DJ performansı

ve Gypsy Dans şovları ile gece boyunca

eğlencenin keyfini doyasıya çıkarttı.

Çok sayıda ünlü katıldı

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina

Hotel ev sahipliğinde düzenlenen partiye

çok sayıda ünlü isim katılım gösterdi.

Partiye, Ivana Sert, Ümit İbrahim

Kantarcılar, Uğurkan Erez, Mesut Yar,

Gizem Özdilli, Önder Açıkbaş, Aslı Omağ,

Baran Erdoğan, Yavuz Seçkin, Şenay

Devi, Birgül Ulusoy, Tutku Gülin İyigün

gibi ünlü simalar da katıldı. Jigger

Roof Bar, yıllardır ev sahipliği yaptığı

yaz partileri ile sıcak yaz günlerinin

vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor.

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel

Genel Müdürü Mustafa Alparslan


50

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Ramada By

Wyndham

Beylikdüzü, açılış

yılını %75 dolulukla

kapatacak

Pilsan Plastik ve Oyuncak Grup firmalarından Çetinalp

Yatırım ve Turizm A.Ş.’nin gerçekleştirdiği yatırımla

Ocak 2019’dan bu yana misafirlerini ağırlamaya devam

eden Ramada By Wyndham Beylikdüzü yılı %75 doluluk

ile kapatmayı öngörüyor. Önümüzdeki yıllarda yeni

otel yatırım planları olan Çetinalp Yatırım‘ın hedefinde

turizmde hızlı ama emin adımlarla büyümek var!

1940 yılından beri oyuncak imalatı yapan Pilsan Oyuncak

Grubu, turizm sektörünün pozitif yönlü hareketlenmesini

fırsat bilerek yeni yatırım kararı aldı, Beylikdüzü’nde

otelin bulunduğu araziyi satın alarak yatırım sürecine

başlamış oldu. Bölgenin mevcut taleplerini ve potansiyelini

gözönünde bulundurarak Ocak 2019’da Ramada By

Wyndham Beylikdüzü’nü İstanbul turizmine kazandırdı.

Wyndham Grubu’nun altında Ramada markası ile hizmet

veren bir iş oteli olduklarını ve misafirlerin yüzde 80’inini

şirketlerin oluşturduğunu belirten Ramada By Wyndham

Beylikdüzü Genel Müdürü Tarık Aksoy, “Fuar dönemlerinde

şirketlerin katılımcılarını ağırlıyoruz. Bununla beraber kapı

misafirlerimiz de oluyor. Bu da yaklaşık yüzde 5- 7’lik bir

dilime tekabül ediyor” diyor.

Fuar ve organize sanayi bölgelerine yakınlığın sunduğu

lokasyon avantajıyla şirket potansiyelinin çok yüksek

olduğunu belirten Aksoy, “Bölgenin yaklaşık dokuz ayı

fuarlarla geçiyor. Bu sebeple de otelimiz ister istemez

dolu. Hariç dönemleri de çevremizdeki şirketler, çok uluslu

şirketler ya da yerel şirketlerle yaptığımız anlaşmalar

doğrultusunda dolduruyoruz” diyor.

memnun ayrılan misafirlerimizden tekrar geri dönüşler

alıyoruz. Referansla gelenlerin sayısı da bir hayli arttı.

Doluluklar anlamında iyi gidiyoruz. Çok kısa bir zaman

öncesinde açılmamıza rağmen potansiyelimiz artarak

devam ediyor. 120 odalı bir oteliz. Herhalde 120 odayı

yetiştiremeyeceğiz” diyor.

Ocak ayından bu yana şirket rezervasyonlarında ciddi

ilerlemeler kaydettiklerini belirten Aksoy, “4. ayımızda yıl

ortalamamız 160’ın üstüne çıktı. Sanıyorum, yıl sonu itibari

ile yüzde 75’leri buluruz. Bu, bizim için aslında çok iyi bir

oran. Önümüzdeki sene bu rakamları yüzde 80-85 bandına

çekmek ve eşzamanlı olarak satış rakamlarımızı da yukarıya

çıkartmak bizim için büyük bir başarı olacaktır” diyor.

Son dönemde Uzakdoğulu turistlerin Türkiye’ye artan

taleplerine de değinen Aksoy, “Bu güzel bir gelişme ama

bizim için öncelikli olan Avrupalı turistlerin bizi tercih

“Misafirlerimizin yüzde 80’i şirketlerden oluşuyor”

Beylikdüzü bölgesinde 5 binden fazla şirket potansiyelinin

olduğunu ve her birini tek tek ziyaret ettiklerini anlatan

Aksoy, “Şirketlere otelimizi tanıtıp, konaklama yapmaları

veya misafirlerini ağırlatmaları için elimizden gelen çabayı

sarf ediyoruz. Sağ olsunlar, gerek markanın bilinirliği

gerekse otelimizin yeni olması onlar için bir tercih sebebi

oluyor.

Misafirler konaklamaya başladılar. Hatta otelimizden


12’den 300 kişiye 4 ayrı toplantı salonu imkanı

İş oteli konseptinde Ocak 2019’dan bu yana misafirlerini

ağırlamaya devam eden beş yıldızlı otel, bölgesinde toplantı

olanaklarıyla da bir tercih sebebi. 12 kişiden 300 kişiye

kadar hizmet verebilecek kapasitede 4 ayrı toplantı salonuna

sahip otel, toplantı amaçlı bir grubun ihtiyaçlarına cevap

verebilecek her türlü teknik donanım, alt yapı ve servis

güvencesiyle hizmet veriyor.

Ramada By Wyndham Beylikdüzü Genel Müdürü Tarık Aksoy

etmeleri” dedi. Nitelikli turist arayışında olan Türkiye turizmi

için konaklamanın yanı sıra yeme içme, seyahat ve kültürel

bakımdan Avrupalı turistin hem şehre hem de ekonomiye

büyük oranda değer katacağına dikkat çeken Aksoy, “Bunu

başarabilirsek doluluklarda elde ettiğimiz oranları turizm

gelirlerimizde de kolaylıkla sağlayabiliriz” diyor.

“Ölü sezonu canlandırmak için Uzakdoğulu gruplarla

anlaştık”

Misafirlerinin yüzde 80’i şirketlerden oluşan Ramada By

Wyndham Beylikdüzü, yaz sezonunda odalarını seyahat

amaçlı gelen ziyaretçilerle dolduruyor. “Ölü sezon” olarak

tanımladığı bu dönemi canlandırabilmek adına Uzakdoğu

gruplarla anlaştıklarını belirten Aksoy, “Bu dönemde

doluluklarımızı özellikle Çanakkale turu yapan gruplarla

canlı tutuyoruz. Yüzde 60-70 bandında devam ediyoruz. Bu

sayede şirket profili biraz azaldı, seyahat misafirlerimizin

sayısını arttırdık” diye anlatıyor.

Mutfağında deneyimli aşçılar var

Ramada By Wyndham Beylikdüzü, yüksek kalite konaklama

hizmet ve servisi kadar yeme içme imkanlarıyla da

bölgesinde ayrıcalıklı bir konuma sahip. Mutfağını yılların

deneyimine sahip profesyonel aşçılara emanet eden otel

Türk ve Osmanlı mutfağının yanı sıra İtalyan, Fransız ve

Meksika ağırlıklı menüsüyle misafirlerini ağırlıyor.

Yaklaşık 1-1.5 ay içinde otelin ön kısmında yeni bir a la carte

restoranın faaliyete geçeceğini söyleyen Aksoy, Osmanlı

ve dünya mutfağına hitap menüye sahip olacak konsepte

ilişkin şu bilgileri paylaşıyor: “Bölgemizde bir fine dining

restoran eksikliği vardı. BigChefs ile fine dining arasında

sıkışıp kalmış bir kesim var, biz özellikle bu kesime hitap

etmek istiyoruz. E5 cephesinde hem mutfağımız hem de canlı

müziğimiz ile hizmet vermek istiyoruz. İnsanlar buraya gelip

yemek esnasında bir iki kadeh bir şeyler içip keyifli zamanlar

geçirsin istiyoruz. Bu lokasyonda iyi müzik, iyi yemekle

buradaki o eksiği kapatalım niyetindeyiz”.

Bayanlara özel spa olanakları

Otelin diğer alanlarına ilişkin bilgiler de aktaran Aksoy, şöyle

devam ediyor: “Otelimizde fitness center, sauna, hamam,

buhar odası ve bir tanesi vip olmak üzere beş adet masaj

odamız mevcut. SPA’mızı ayrıcalıklı kılan bir özellik olarak,

bay ve bayanlar için kompakt bir alan olmakla birlikte sadece

bayanların kullanabilecekleri hamam, sauna ve buhar odası

da yaptık”.

“İstanbul doluluklarında güzel sonuçlar yakalamaya

başladık”

Turizmin yedi aylık dönemine ilişkin bir değerlendirmede

de bulunan Aksoy, 2019’un İstanbul ve Türkiye için iyi

geçtiğini söyledi. Türkiye’de yaşanan terör olayları ve

diplomatik sorunların son bulmasıyla beraber ülkemizin

yurt dışı perspektifinden daha stabil hale gelmeye

Şu an 50 kişilik profesyonel

kadrosuyla hizmet vermeyi

sürdüren otel, bünyesinde

katacağı a la carte restoranın

ardından istihdam sayısını 60-65

kişi sayısına ulaştıracak.


hotel restaurant

52 & hi-tech

yeni yatırımlar

başladığını ifade eden Aksoy şöyle devam ediyor: “Üç

tarafımız denizlerle çevrili. Doğal güzelliklerimiz kadar

tarihi ve kültürel değerlerimiz ile de zengin bir potansiyele

sahibiz. Yurt dışından buraya gelmek isteyen insan sayısı

çok fazla olmasına rağmen olumsuz şartlar gereği

gerçekleşemiyordu. Neyse ki, yavaş yavaş yeniden gelmeye

başladılar. Bu yükseliş, gerek güney sahillerinde gerekse

şehir otellerinde kendini ciddi anlamda göstermekte.

İstanbul doluluklarında güzel sonuçlar yakalamaya başladık.

Geçmiş rakamlara yüzde 100 dönmediysek de 2012-2013

senesinde elde edilen ortalama satış rakamlarına ulaşmak

için az bir süre kaldı. Umuyorum ki, onları da yakalayacağız”.

Yeni yatırımlar yakında

Çetinalp Yatırım ve Turizm A.Ş.’nin turizm ve otelciliğe

yönelik ilk yatırımı olan Ramada By Wyndham Beylikdüzü’nün

Genel Müdürü Tarık Aksoy, yatırımcı şirketin yepyeni otel

planlamalarının da olduğunu belirterek, “Otelimiz daha çok

yeni ama bir diğerini açmak için çok da erken değil aslında.

Biz çok hızlı hareket etmeyi seviyoruz. İşletmemiz yüzde 100

potansiyele ulaştığında tüm outlerimiz faaliyete geçtiğinde

kendi kendini çok rahat çevirmeye başlayacak. Bu anlamda

2. ve 3. yatırımlar bize çok uzak değil” diyor.

Turizm sektöründe 30 yılını dolduran

Tarık Aksoy, Ramada By Wyndham

Beylikdüzü’nün Genel Müdürlük

görevine tabiri caizse inşaatın tozunu

yutarak gelen bir isim. 1989 yılından

bu yana sektöre hizmet veren Aksoy,

Mayıs 2018 yılında girdiği otel

şantiyesinden şu an bölgesinin gerek

konaklaması gerekse yeme içme,

toplantı ve spa hizmetleriyle en fazla

tercih edilen beş yıldız konseptindeki

otelini sahip olduğu donanım, alt

yapı, birikim ve uzman kadrosuyla

birlikte yönetiyor.


54

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

ATG Hotels, zincirine bir tesis

daha ekledi

Anex Tourism Group’un otelcilik sektöründeki çatı markası olan ATG Hotels, Antalya

Belek’te yer alan Letoonia Golf Resort için 2019 Kasım ayından geçerli olacak şekilde

kira sözleşmesi imzaladı.

Rusya, Ukrayna, Kazakistan’ın

en büyük tur operatörlerinden

Anex Tourism Group’un, otelcilik

sektöründeki çatı markası olan ATG

Hotels büyümesini sürdürüyor. Marka,

Anex Tourism Group’un otelcilik

sektöründeki çatı markası olan ATG

Hotels, Antalya Belek’te yer alan Letoonia

Golf Resort için 2019 Kasım ayından

geçerli olacak şekilde kira sözleşmesi

imzaladı.

Bünyesinde yer alan Selectum Luxury

Resort Belek, Asteria Club Belek,

Asteria Kremlin Palace, Asteria Fantasia

Kemer, Asteria Bodrum Resort ve

son olarak gruba katılan Utopia World

Alanya ile sektördeki gücünü bir adım

öteye taşıyan ATG Hotels’in, Genel

Koordinatörü Hikmet Arabacı “Zincirimize

ekleyeceğimiz Letoonia Golf Resort,

Belek bölgesinin en özel otellerinden

biri. Bundan böyle Asteria Letoonia Belek

ismiyle faaliyet gösterecek olup, ATG

Hotels tarafından işletilecektir. Tesisi,

2019 kasım ayında devralıp, Asteria

Hotels & Resorts standartlarına uygun

olarak 2020 yılının bahar dönemi itibari

ile konuklarımızın hizmetine açmayı

planlıyoruz” dedi.

Arabacı: “Yurt içi ve yurt dışında

büyümeyi hedefliyoruz”

ATG Hotels ile 2018 yılı itibariyle yeni

bir yapılanma içine girdiklerini ve bu

yapılanma ile birlikte geçen zaman

diliminde çok çalışarak, kaliteli hizmet

anlayışını ön plana çıkarttıklarını belirten

Hikmet Arabacı, “Bünyemize kattığımız

tesisler ile markalarımızı geliştiriyor, hali

hazırda yurt dışındaki yatırımlarımıza

da devam ediyoruz. Konuklarımıza en

özel tatil deneyimlerini yaşatmak için

edindiğimiz geri bildirimleri hassasiyetle

değerlendiriyor, Dünya otelcilik

trendlerinin yakından takip ediyoruz.

Bu trendleri tesislerimizde uygulamak

için yoğun bir faaliyet içindeyiz. ATG

Hotels olarak bünyemize ekleyeceğimiz

resort ve şehir otelleri ile yurt içi ve yurt

dışında büyümeyi hedefliyoruz. Ama en

önemli hedefimiz tüm paydaşlarımızın,

çalışanlarımızın ve konuklarımızın

gönlüne girmektir” şeklinde konuştu.


Cunda’daki yeni yuvanız

Parna Otel

Parna Otel, doğası, tarihi, pırıl pırıl denizi ve büyülü atmosferiyle büyük ilgi gören

Cunda’da misafirlerini özel bir deneyime davet ediyor. 12 odalı butik otel Parna, özel plajı

ile mutluluk, konfor ve huzur vaat ediyor.

Bu yaz kendinize ve sevdiklerinize

en güzel hediyeyi vermek için

Kuzey Ege’nin eşsiz coğrafyası

Cunda’daki Parna Otel’e davetlisiniz.

Doğası, tarihi ve dokusu tamamen

kendine has Cunda Adası’na yeni bir

perspektif katmak amacıyla yolculuğuna

2019 yılında başlayan Parna Otel, hem

aile işletmesi sıcaklığını hem de lüks

otel ayrıcalıklarını bir arada sunuyor.

Tarihi boyunca Makedonya, Roma, Bizans

egemenliklerinin hüküm sürdüğü çeşitli

kültür, gelenek ve tatların buluştuğu ve

mavinin 50 tonunu tadacağınız Cunda’da

otelin misafirlerine özel olarak tesis ettiği

3 kilometre mesafedeki plaj, püfür püfür

bahçesi ve keyifli havuzu ile konuklarına

bolca huzur vaat ediyor.

Yıl boyu açık

Adını Kuzey Ege’nin kadim halkı

Luvilerden alan Parna, (Ev), yıl boyu

hizmet veriyor. Geniş bir alanda

konumlanan 12 adet çift kişilik odalarda

her detay en ince ayrıntısına kadar

düşünüldü. Tesisin ayrıca Cunda ve

adalar manzarasına sahip teras- bistrosu

konuklarını butik otel ötesinde bir

deneyim yaşamaya davet ediyor. Şef Berk

Güneşyücel tarafından yerel ürünlerle

oluşturulmuş mönüsü ve özel şarap

seçkisi damaklarınızda unutulmaz tatlar

bırakmaya aday. Parna Otel’in açık büfe

kahvaltısı da yerel ve organik ürünlerden

oluşuyor.

İstanbul’dan otomobille

4 buçuk saatte

ulaşılabilen Parna Otel,

Edremit havaalanına

yarım saat, İzmir Adnan

Menderes Havaalanı’na

2 buçuk saat mesafede.

Cunda Merkez’deki

ünlü restoranlar ve

Taş Kahve’ye 200 mt

uzaklıktaki otelden sahile

yürüme mesafesi ise

yalnızca iki dakika.


56

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

DoubleTree by

Hilton İstanbul

Esentepe açıldı

Türkiye’de en uzun süreli

konaklama hizmeti sunan Hilton,

DoubleTree by Hilton markası

bünyesindeki en yeni otelini

Esentepe’de açıyor. Üçü süit

olmak üzere toplam 104 odasıyla

misafirlerini ağırlayacak olan otel,

ayrıcalıklı konumuyla başlıca iş ve

alışveriş merkezlerine kolay erişim

imkanı da sunuyor.

Bulunduğu her ülkede hayatlara dokunan,

yaşam standartlarına bambaşka bir boyut

kazandıran Hilton, İstanbul’daki en yeni

oteli DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe’nin

kapıları bugün misafirlerine açıyor. Esentepe,

Şişli’de bulunan 104 odalı otel, Hilton’un önde

gelen markalarından biri olan DoubleTree by Hilton

bünyesine eklenen son oteli konumunda bulunuyor.

Geçmişte “Biz Cevahir İstanbul” olarak bilinen

otel, Hilton ve Biz Cevahir İnşaat Turizm ve Sağlık

Yatırımları Anonim Şirketi arasında imzalanan

sözleşmesinin ardından DoubleTree by Hilton

olarak hizmet vermeye başlayacak.

Doğan: “DoubleTree’nin misafirperverliğini

Şişli’ye getirdiğimiz için çok mutluyuz”

DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe otelinin

Genel Müdürü İnan Doğan “Hilton’un sunduğu

DoubleTree’nin misafirperverliğini İstanbul’un canlı

iş ve alışveriş bölgesi olan Şişli’ye getirdiğimiz için

çok mutluyuz. Misafirlerimizi, sembolümüz olan

eşsiz DoubleTree kurabiyemiz ve Hilton’un itinalı

hizmeti ile karşılayacağız.”

104 odalı

DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe, zarif

dekorasyonu, üçü süit olmak üzere toplam 104

odasıyla misafirlerini ağırlayacak. Ücretsiz Wi-fi,

kapalı bir havuzu içeren modern sağlık kulübü, Türk


hamamı, fitness merkezi ve donanımlı Spa tesisinin yanı sıra,

son teknoloji ile donatılmış 6 adet toplantı odası bulunan

otel, Dünya mutfağının yanı sıra Türk mutfağından lezzetlere

de yer veren Zeytinyalı restoranıyla da misafirlerine eşsiz bir

lezzet deneyimi yaşatacak.

Gayrettepe metro istasyonunun yakınında, İstanbul

şehir merkezinden birkaç dakika mesafede konumlanan

DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe, şehrin gözde

alışveriş merkezlerine, seçkin restoranlara, eğlence

merkezlerine ve iki büyük futbol stadyumuna yakınlığı ile

göze çarpıyor.

DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe,

Taksim Meydanı, Zorlu Performans

Sanatları Merkezi, Cevahir Alışveriş

Merkezi, Kapalı Çarşı ve Boğaziçi Kıyıları

gibi İstanbul’un keşfedilmesi gereken

noktalarına son derece yakın bir konumda

bulunuyor.

Açılışa özel misafirlere 1.000 Hilton Honors puanı kazanma

fırsatı

Hilton’un ödül sahibi misafir sadakat programı olan Hilton

Honors’ın bir parçası olan DoubleTree by Hilton İstanbul

Esentepe’de misafirler, dünyadaki tüm diğer Hilton

otellerinde olduğu gibi rezervasyonlarının neredeyse tümünü

puanla ya da puan ve para kombinasyonları içerisinden

seçim yapma imkanına sahip olacaklar. 27 Haziran-27 Eylül

tarihleri arasında DoubleTree by Hilton İstanbul Esentepe’de

konaklayan misafirleri ise, gerçekleştirdikleri her konaklama

başına 1.000 puan tutarında bir açılış bonusu kazanma fırsatı

bekleyecek. Misafirler, özel üye indirimi, ücretsiz standart

Wi-Fi ve Hilton Honors cep telefonu uygulaması da dahil

olmak üzere çeşitli fırsatlara da erişebilecekler.


58

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Karaderili Şirketler Grubu’ndan

Bodrum’a milyon dolarlık yatırım

Bodrum Akyarlar’da 20 milyon dolarlık ek yatırımla 1.100 yatağa ulaşmayı planlayan

Karaderili Şirketler Grubu, 12 ayda 52 milyon turist hedefine koşacak…

Bodrum’un Akyarlar bölgesinde 2 otelleri bulunan

Karaderili Şirketler Grubu otel yatak sayısını

yükseltmeye karar verdi. 650 yataklı oteli bin 100 yatağa

çıkaracak olan Karaderili Şirketler Grubu inşaat yasağı biter

bitmez inşaata başlayacak. Turizm işletmeciliğinin önce

gelen şirketleri arasında yer alan Karaderili Şirketler Grubu

yaptıkları birçok otel ve turizm işletmeleriyle de yatırımcılar

ışık tutuyor.

Talas: “12 ayda 52 milyon turist hedefini tutturacağız”

Karaderili Şirketler Grubu CEO Tevfik Talas turizmi

değerlendirerek “Bodrum turizmi gelişim gösteren bir

bölgemiz. 2008 yılından itibaren Bodrum’da 2 tesisimizle

birlikte faaliyetteyiz. Son dönemlere baktığımız zaman

İstanbul’da gelişen terör olayı. Ardından 2015 yılında

gerçekleştirilen hain darbe teşebbüsünden sonra Batılı

medyanın bu sahil kıyısıyla negatif bir propagandası sonrası

turizm de bir düşüş yaşandı. 2015 yılından sonra Turizm

Bakanlığımızın da destekleri ve katkılarıyla yukarıya doğru

giden bir pozitif ivme yakaladı. 2018 yılından Türkiye geneline

40 milyon hedefine ulaştık. 2019 yılında koyulan 52 milyon

turist hedefi ise ilk 9 ayda 40 milyonları yakalayacak gibi

görülüyor. 12 ayda 52 milyon turist hedefini tutturacağız gibi

görülüyor.


Otel müjdesini verdi

Karaderili Şirketler Grubu CEO Tevfik Talas, milyon dolarlık

yatırımla otellerinin kapasitesini yükselteceklerini ifade

ederek “2008 yılında biz burada faaliyet göstermeye başladık.

Toplam 215 odada 650 yatak kapasitemiz var. Hem otelimizin

yanındaki arsamız inşaat yasağı bittiği andan itibaren Ekim

ayında yeni bir yatırım daha yapacağız. Yaklaşık 20 milyon

dolarlık yatırım. Bu yatırımın tamamlanmasıyla birlikte

bir sonraki senede bin 100 yatağa ulaşacağız. Bunun

akabinde tesisimizi sadece 4 ay açık olarak değil 12 ay açık

tutabilmek ve 5 yıldız kategorisine gir bilmek için tüm ilgili

departmanlarımızın ilgili çalışmaları yapıyorlar. Şu anda

300 kişi istihdam sağlıyoruz. Bir dahaki sezona 500 kişiye iş

imkanı vermiş olacağız” dedi.

Karaderili Şirketler Grubu CEO’su Tevfik Talas

“Her şey dahil sistemini tekrar gözden geçirmemiz

gerekiyor”

Akdeniz ve Ege kıyılarını baz aldığımız zaman öne çıkan

en büyük faktör turizmde kişi sayısına ulaşırken, turizm

gelirlerinin de arttırmamızın çok çok önemli olduğunu

görüyoruz işletmeler açısından. Her şey dahil sistemini

tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor. Çok büyük yatak

sayısı tesislerimiz var. Yatırımcılar, yatırımlarının karşısında

ayakta kalma noktasında zorluk yağıyorlar. Kalifiye personel

çalıştıramıyorlar. Biz bu her şey dahil sisteminden biraz

uzaklaşıp, bölge esnafına, yatırımcıya maliyetler noktasında

avantaj sağlayabiliriz. Bu durumu da uluslararası platform

da rekabete dönüştüre bilirsek hem kişi sayını yakalama

olasılığımız artacak hem de gelir seviyesin arttırmada bizim

önümüzü açacak” ifadelerini kullandı.


60

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Reges, A Luxury Collection

Resort&SPA, Çeşme açıldı

Dünyanın en büyük otel zinciri olan Marriott Grubu’nun The Luxury Collection markasının

lüks oteli Reges, a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme, görkemli bir açılış davetiyle

kapılarını açtı.

Kişiye özel hizmet anlayışı ve deneyim odaklı yaklaşımıyla

Çeşme’ye uluslararası lüks bir adres getiren Reges,

a Luxury Collection Resort & SPA, Çeşme’nin genel

müdürü Yıldıray Altın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen

açılış davetine iş, sanat ve cemiyet dünyasından birçok isim

katılırken, gece sanatçı Ziynet Sali’nin muhteşem sesi ve

sahnesiyle renklendi. Ziynet Sali ile konukların arasında yer

alan Burak Kut, gecede keyifli bir düete imza attı.

Çeşme’nin ilk uluslararası lüks otel işletmesi

olarak misafirlerine eşsiz bir yaşam stili

adresi olmayı hedefleyen otel, tamamı

panoramik Boyalık Koyu manzarasına

sahip, kusursuz konfor ve kaliteli anlar için

özenle tasarlanan 104 odasıyla Çeşme’de

uluslararası ilk lüks deneyimi sunuyor.


Kusursuz gastronomi şöleni

İlhamını, bulunduğu toprakların, içgüdüsel konukseverlik

anlayışından alan Reges, a Luxury Collection Resort & SPA,

Çeşme, Türkiye’nin gastronomik mirasını mutfağına yansıttığı

toplam iki restoran ve dört barıyla farklı damak tatlarına

hitap eden gastronomi deneyimine ev sahipliği yapıyor.

Ege’nin her iki yakasından lezzetler ve Çağdaş Asya-Pasifik

mutfağının en özel sunumları, Çeşme yarımadasında yetişen

üzümlerden yapılan özel şaraplarla eşleştirilerek, lezzet

avcılarına servis ediliyor.

Ege’nin şifalı suları, Reges’in enerjisiyle buluşuyor

Her bölümü özenle tasarlanan, 1400 metrekare alan

üzerine kurulu SPA Merkezi, minimalist tarzıyla, sadeliği

kusursuzlukla bir araya getiriyor. Özgün tasarımı, arzu

eden müşterilere VIP terapi odası seçenekleriyle ve

klasik terapilerin yanı sıra imza terapi programları ve cilt

bakımlarıyla, bölgenin en kapsamlı sağlık, güzellik ve terapi

programlarını lüks dokunuşlar eşliğinde sunuyor. Spor

tutkusundan vazgeçemeyenlere, son teknolojiyle donatılan

fitness merkezi haftanın 7 günü 24 saat hizmet veriyor.


hotel restaurant

62 & hi-tech

iş’te kadın

Şeyda Zeynep

Özersin:

“Kadının doğasına

çok uygun, turizmde

daha fazla söz sahibi

olmalıyız”

Fotoğraflar: Erol Kömür


Kendini bildi bileli, o muhteşem

kürsünün başında bir hakim

olmayı hayal etti. O çok hevesli

olduğu idealine küçük bir puan farkıyla

veda ederken, babasının, “Şeydacığım,

turizm lisesinde akşam saatlerinde

bir kurs açılmış, ne dersin?” sorusuna

verdiği olumlu yanıtla yepyeni bir yola

açıldı, “kadının fıtratına uygun sektör”

dediği turizmle ilk o zamana tanıştı. 25

yıllık mesleki geçmişinin son 7 yılını

otel yöneticiliği, son 3 yılını ise, halen

işletme müdürlüğünü yaptığı Bolu Koru

Hotel’de devam ettiren Şeyda Zeynep

Özersin ile turizmde yolculuğunu

konuştuk.

Şeyda Hanım, Bolu Koru Hotel

Müdürlüğüne uzanan turizm

yolculuğunuz nasıl başladı, anlatır

mısınız?

Öncelikle, mesleki geçmişime yolculuk

yapmamda, bana yol arkadaşlığı

yaptığınız için çok teşekkür ederim.

İşin aslı yaşamımın merkezi haline

gelen bu sektör, inanın hiç ama

hiç aklımda olmayan bir meslek

dalıydı. Öyle ki, toplumumuzun her

kesiminde yetiştirilen çocuklardan

beklenti; öğretmen, hakim, mimar

ve mühendis olması yönündeyken,

benim de böyle telkinlerle yoğrulmam

son derece normaldi. Dolayısıyla

hukuk fakültesinde, hukuk eğitimi

almak yönünde ailecek verilen karar

da böylece alındı ve o doğrultuda

çalışmalara başlandı.

Lise eğitimim matematik ağırlıklı bir

alanda devam ederken, benim ve tüm

öğretmenlerimin odaklandığı Ankara

Üniversitesi Hukuk Fakültesi, lise son

sınıfta tek tercihim olarak belirlendi.

Üniversite sınavı zamanı geldiğinde, tek

tercihle girdiğim bu önemli sınavdan,

küçük bir puan farkı ile başarısız

olduğum bilgisi geldi. İnanın yıkılmıştım.

Öyle ki tüm vücudum yara dökmüş,

psikolojim alt üst olmuştu. Malum

evden çıkmamalar, bunalım tipik 17 yaş

işte…

“Ne dersin?’ sorusuna olumlu

cevabımla başladı, turizmle ilk

tanışmam”

Sonraki yıl yine, yeniden başlayan,

zorlu bir sınav maratonu ve babamdan

hiç beklemediğim garip bir teklif…

“Şeydacığım, turizm lisesinde akşam

saatlerinde bir kurs açılmış. Bu kurs

tamamen mesleki eğitim üzerine. Bir

yıl süreli öğrencilere destek verecek

ve bitiminde aynı turizm meslek lisesi

öğrencileri gibi elinde bir diploman ve

birçok mesleki bilgin olacak. Gündüzleri

üniversiteye hazırlanırken, akşamları

turizm eğitimi alırsın. Hem kafan dağılır

hem de pek çok yeni arkadaş ve yeni

bilgi edinirsin. Ne dersin?” sorusuna

olumlu cevap vermem ile başladı,

turizm mesleği ile ilk tanışmam.

Kendimi okul yıllarım boyunca

senelerce hakim olarak, o muhteşem

kürsüde hayal eden ben, hiç bilmediğim,

aklımdan bile geçirmediğim bir alanda

eğitim alırken buluvermiştim. Şu anda

olduğu gibi, o dönemlerde de yaptığım

işi önemseyerek ve özümseyerek

yapan ben, girdiğim tüm derslerde,

aldığım bilgileri uygular ve çalışır hale

gelmiştim. Bu süreç gittikçe keyifli

bir hal alıyor ve ilgimi de çekmeye

başlıyordu.

Ne olduysa, o kurs döneminde oldu,

çocuklarımın babası ile tanıştım. O

kurs döneminde hukuk eğitimimden

vazgeçip, üniversite eğitimime turizm

işletmeciliği yönünde karar verdim. O

kurs döneminde iş hayatında sektöre

hakim iş kadınlarından biri olmanın

temellerini atmaya karar verdim.

Şimdi geriye dönüp baktığımda sanırım

gerçekten idealist bir hukukçu da

olurdum. Ama hiç de keşke demedim.

Turizmi sevdiniz mi?

Tabii şimdi böyle diyorum ancak

eğitimimi tamamlayıp, işe başladığım

ilk yıllar açıkçası çok da keyifli değildi.

Normal şartlarda evde yapmaktan

hoşlanmadığım pek çok işi iş hayatında

yapıyor insan. Açıkçası çok da keyif

almıyordum. Bu sebeple seçimim ön

büro ve sonra da satış ve pazarlama

alanında değişti. Kendimi daha iyi ifade

edebildiğim alanlardı her ikisi de.

Yıl 1993 ve sonrasından bahsettiğimize

göre henüz genç kızlar için pek de

uygun görülmeyen turizm sektörü

esasında özellikle kadınlar için en

uygun sektörlerden biri olduğunu yıllar

içinde yaşayarak gördüm. Evet, çalışma

saatleri yoğun ve uzun. Özel hayat

sekteye uğruyor belki ama düşünün ki

bizim gibi misafirperver toplumlar en

büyük gücünü kadından alır. Kadının

doğasına uygun bir sektör bu yönüyle

bakıldığında. Gelin görün ki, annesin,

eşsin ve en önemlisi kendinsin.

Zorlandınız mı peki?

Çok fazla hem de… Sebepleri çok açık

esasında, kadın olarak erkek egemen

bir sektördesiniz. Henüz çok da eğitimin

giremediği, alaylı bir sektördesiniz.

Eğitim farkınızı ortaya koymak ve

kendinizi daha geliştirmek istiyorsunuz.

Karakteriniz ve hayata bakış açınız

gereği hedefli ve azimlisiniz. Ancak

kadınsınız ve bu da çok da destek

görmeyen bir durum. Benim hayatım,

her şeye tüm zorluklara rağmen hedefe

kitlenmek, belki de sihirli anahtar bu.

Sabırla, azimle, yılmadan mücadele

vermek…

Yeni yeni kurumsallığın oturduğu

sektörümüzde gençleri daha şanslı

buluyorum doğrusu. Bizler belki de yol

açan, zorlu şartlarla bugünlere gelen

nesilken, artık onlar cinsiyet farkı

olmaksızın daha özgürce hedeflerine

ilerleyebiliyorlar. Ortalama 25 yıllık

bir mesleki geçmişim olan turizm

sektörünün son 7 yılı yöneticilik ile

geçti. Bunun son 3 yılı ise, halen daha

işletme müdürlüğünü yaptığım Bolu

Koru Hotel’de devam etmekte.

Bolu Koru Hotel’i konuşalım isterim

biraz da. Otelin ana konseptinden ve

hizmetlerinden bahseder misiniz?

Koru Hotel, bilindiği üzere Türkiye’de

bir efsane. Ortalama 50 yıllık bir efsane.

Bilmeyen, tanımayan yaşamayan

yoktur sanırım. Bolu’nun, Türkiye’nin

ilk otellerinden biri. Ancak yıllar içinde

fazlasıyla yıpranmış, unutulmuş ve

çağın gerisinde kalmış bir tesisti

otelimiz. 2016 yılı kasım ayında Koru

Sağlık Grubu tarafından satın alınan,

160 dönüm orman arazili, 120 odalı, 4

yıldızlı Koru Hotel, 2018 yılı haziran ayı

itibariyle yaptığımız renovasyon sonucu,

187 odalı bölgenin en büyük 5 yıldızlı

kongre, sağlık, spa, spor ve doğa oteli

haline gelmiştir.

“Ne olduysa, kurs dönemimde

oldu, çocuklarımın babası ile

tanıştım. O kurs döneminde

hukuk eğitimimden vazgeçip,

üniversite eğitimime turizm

işletmeciliği yönünde karar

verdim. O kurs döneminde iş

hayatında sektöre hakim iş

kadınlarından biri olmanın

temellerini atmaya karar

verdim. Şimdi geriye dönüp

baktığımda sanırım gerçekten

idealist bir hukukçu da

olurdum. Ama hiç de keşke

demedim.”


64

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Otelin renovasyon sürecinden ve

kapsamından daha ayrıntılı bahseder

misiniz? Bölgeden ve Bolu’dan ne

isteniyordu?

Spora uygun bir rakım otelimizde vardı.

Futbol sahaları ve kapalı spor salonu

yaptık. Şu anda tüm profesyonel spor

kulüplerine ev sahipliği yapıyoruz.

Yakın bölgede büyük toplantı ve banket

organizasyonlarını gerçekleştirmek

için büyük bir kongre merkezine ihtiyaç

vardı. 1000 metrekare bölünebilir bir

kongre merkezi ilave ettik. Böylesi

keyifli bir doğada sağlığa yönelik

faaliyetlere ihtiyaç vardı. Profesyonel

bir spa ve wellness merkezi ilave

ettik. Beraberinde açık kapalı yüzme

havuzları tabii ki. Ardından doğa bizim

yanı başımızda belirlenen rotalar

eşliğinde, trakking, yoga vs. gruplarına

da ev sahipliği yapmaktayız. Çocukları

unutmadık, minik hayvan dostlarımızı

onlara arkadaş kıldık. Tüm bunların

yanında bir de Bolu mutfağı girince

devreye taşlar tamam oldu ve özverili bir

ekiple kısa sürede başarıyı yakaladık.

Bölgeyi potansiyel bakımından nasıl

değerlendirirsiniz peki?

Bolu ilimiz, var olduğu bölge itibari ile

büyük metropollerin tam ortasında;

doğası, milli parkları, eşsiz çam

ormanları, tarihi, gölleri ve daha pek

çok özelliği ile insanları hayran bırakan,

enfes bir kaçış şehri. Büyük şehirlerin

stresinden uzak ama ulaşılabilecek

kadar yakın. Benim düşüncem, ne

kadar profesyonel tesis sayısı artarsa,

destinasyon olarak Bolu daha öne

çıkacaktır. Neden ulusal ve uluslararası

pek çok misafiri bu güzellikten mahrum

ediyoruz ki, aranılan her şey var

yöremizde. Dolayısıyla sadece Bolu

değil, tüm Türkiye olarak aktiviteye,

doğaya ve tarihe yönelik pek çok yeni

proje geliştirilmeli.

Bu projeler planlanırken mutlaka sektör

profesyonellerinin ve akademisyenlerin

fikirlerine başvurulmalı.

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir

miyiz? İşteki ve evdeki Şeyda Zeynep

Özersin’i nasıl anlatırsınız? İş

yaşamınızdan kalan zamanları nasıl

geçiriyorsunuz?

Bana gelince, ben bunca işin gücün

arasında yoğun tempoya alışmış ve

çalışmayı alışkanlık haline getirmiş,

bu yönümle hemcinslerimden belki

biraz farklı bir profil olabilirim. Ancak

üniversitede okuyan iki kız çocuğu

annesiyim. Özel hayatımda kızlarıyla

vakit geçirmeyi çok seven, neşeli,

samimi, komik bir anneyim. Geçmiş


zamanlarda, onlara çok zaman

ayıramasam da şu sıralar birlikte harika

zaman geçiriyoruz. Sanırım beraber

büyüdük ve artık çok iyi üç arkadaşız.

Özel hayatımda inanın tipik bir Türk

kadınıyım. Yemek yapan, eviyle ilgilenen,

evinde vakit geçiren, ailesiyle vakit

geçmeyi çok seven her kadın gibi. Ne

zaman ki, sabah kalkıp işe gitmek üzere

aracıma biniyorum, o zaman iş kadını

Şeyda oluyorum. Kitap okuyorum, yağlı

boya tablolar yapıyorum. Özellikle

evde olmak üzere film seyretmeyi çok

seviyorum.

Peki bundan sonraki planlarınız

arasında neler var?

Bundan sonraki hedefim, bir

Cumhuriyet kadını, bir Türk kadını

olarak, bugüne kadar ki kazanımlarımı

turizmin gelişmesine yansıtmak,

kadınların doğasına uygun olan bu

meslekte, daha fazla yer almasını, söz

sahibi olmasını sağlamak... Belki de

rol model olmak, devlet ve özel sektör

arasında köprü olup; yatırım, tanıtım ve

pazarlama faaliyetlerini kolaylaştırmak,

projelerde yer almak, kısacası turizm

anlamında cennet sayabileceğimiz

memleketimiz için çorbaya tuzumuzu

yettiğince katmak…

Kadın olarak erkek egemen

bir sektördesiniz. Henüz çok

da eğitimin giremediği, alaylı

bir sektördesiniz. Eğitim

farkınızı ortaya koymak ve

kendinizi daha geliştirmek

istiyorsunuz. Karakteriniz

ve hayata bakış açınız gereği

hedefli ve azimlisiniz. Ancak

kadınsınız ve bu da çok da

destek görmeyen bir durum.

Benim hayatım, her şeye tüm

zorluklara rağmen hedefe

kitlenmek, belki de sihirli

anahtar bu. Sabırla, azimle,

yılmadan mücadele vermek.


hotel restaurant

66 & hi-tech

marka / proje

Hasan Işık: “Nitelikli, pratik, düşük maliyetli olduğu için

Simpra Suite’i seçtik”

Bir kahvehaneden çok daha fazlası!

Doğal, kişiselleştirilmiş, özel ve

sağlıklı ürünleriyle kendine has

ve kaliteli; sosyalleşme olanaklarıyla

mahalleli ve samimi! Tam bir yaşam

alanı! Her müşterisi birer müdavim;

eğitimli, kariyer sahibi, naif ve nazik…

Bu defa yolumuz İstanbul Akaretler’de

nitelikli bir kahve dükkanına, Molecule’ye

düştü.

Molecule’nin işletmecisi, aynı zamanda

kahve kavurucusu Hasan Işık ile

bir taraftan tasarımı entelektüel bir

seviyeye taşıyan nev-i şahsına münhasır

ambiyansında enfes kahvelerimizi

yudumlarken bir taraftan günümüz kahve

trendleriyle birlikte ürün, hizmet, servis

üçgeninde Molecule’yi ve onu başarılı

kılan sistem tercihlerini konuştuk.

Molecule’yi ana çizgisi ve konseptiyle

tanıtabilir misiniz? Hikaye nasıl başladı?

Molecule temelde bir nitelikli kahve

dükkanı. Ama kahvenin tarihi serüvenine

de baktığımızda kahve sadece kahve,

kahvehane sadece kahve içilen yer,

kahveci de sadece kahve satan kişi değil,

onlardan çok daha fazlasıdır.

Kahvehaneler, iş ve evden sonra üçüncü

adrestirler. Sosyalleşme, yemek yeme,

kitap okuma, kitap yazma, iş ve aşk

buluşmaları, dost meclisleri, siyasetfelsefe

tartışmaları hep buradadır. Bir

lokanta gibi tüketim noktası değil, tam

bir yaşam alanıdır. Bu yüzden biz de

kendi emek ve uzmanlık alanlarımızdaki

birikim ve maceralarımızı paylaşacağımız

bir evren oluşturma, işin ortasına da iyi

kahveyi yerleştirmeye karar verdik.

Molecule, bir çay, kahve, sanat bileşeni

olarak tasarlandı. Adı da buradan

geliyor. Konseptimiz gereği hem

menüdeki ürünler hem de tasarımsal

açıdan entelektüel bir seviyede olmayı

amaçlıyoruz. Bu sebeple ürünlerimiz

kompleks tatlar içeren ürünler. Tüm

bunlar da üç temel kavram ekseninde

yürütülüyor: Modern-Postmodern,

Minimal ve Natural. Her zaman

doğal ve deneysel, anti-endüstriyel,

kişiselleştirilmiş, özel, kendimize has,

sağlıklı ve kaliteli ürünler servis etmeye,

mahalleli ve samimi olmaya çalışıyoruz.

İlk olarak 11 Kasım 2016’da Akaretler’i

açtık. Macera yaklaşık üç yıl önce başladı

yani.

Kaç şubeyle hizmet veriyorsunuz?

Önümüzdeki dönem için hedefleri

neler?

Şu an bir kafe ağırlıklı, bir atölye ağırlıklı

nokta ile Beşiktaş Şair Nedim’deki

Diyojen Sahaf içerisinde Analog

Corner’da hizmet veriyoruz. İlk önceleri

amacımız, butik hizmet veren güçlü bir

marka duruşuna sahip kahve dükkanı

olmaktı. Ancak istediğimiz kalite için

her konuda üretime girmeye karar

verdik ve bir kahve ve tasarım atölyesi

olan Roastery&Design’i Astoria AVM

giriş katında 2018 Haziran 17’de açtık.

Geçtiğimiz ay da Etiler-Akatlar’daki yeni

yerine taşınmak üzere o noktayı kapattık.

Atölyenin şimdiki yeri yeşillikler içinde ve

gürültüden uzak otopark sorunu olmayan

bir villa. Her katında bir faaliyet ve bahçe

içinde butik bir kafesi var. Yani isteyen

ailesi ve misafirleriyle gelip seramik

çalışmalarına katılırken çocukları,

eşleri ya da misafirleri yeşillikler içinde

harika kahveler, çaylar içebilir, yemekler

yiyebilir, etrafta güzel bir yürüyüş

yapabilirler.

Önümüzdeki süreçte gelecek fırsatlara,

kendi enerjimize göre iki ayrı kiosk ya da

butik kahve dükkanı açmayı düşünüyoruz.

Zincir olmak değil; bir alt kültür ortaya

koymak, ulaşılabilir olmak istiyoruz.

Bunun dışında kahve imalatı yapıyoruz,

kahvelerimizi servis eden pek çok kafe

veya restoran işletmesi mevcut. Onların

sayısını da artırmaya çalışacağız.


Hasan Işık

Mekana kimler geliyor?

Hedef kitle, her yaş grubunu barındırıyor.

Fakat ağırlıklı olarak 20-50 yaş

aralığındaki çalışan genç kesim. Markanın

modern bir duruşu var. Bu daha çok

zihni dünyaya açık her fikirden ve gelir

seviyesinden insanı içeriyor. Mekanda

çokça gerçek tasarım ve sanat ürünü

var. Bu yüzden naif ve nezaket sahibi,

mütevazı, eğitimli ve kariyerli bir müşteri

kitlemiz var. Aslında neredeyse her

müşteri birer müdavim. Popüler bir

mekandan ziyade müdavimlerle dolup

taşan bir mekan. Pek çok dostluklara

ve iş birlikteliklerine vesile olduk. Yani

ilişkilerde gerçekten natürel.

Yeni nesil kahve akımlarına paralel

olarak, kahve dükkanı işletmeciliğinin

günümüz şartlarının beklenti ve

ihtiyaçlarını nasıl değerlendirirsiniz?

Sektör nereye doğru gidiyor? Molecule

olarak siz kendinizi ne şekilde

konumlandırıyorsunuz?

Kahve, bin yıldan fazladır dünya

ticaretinde giderek yükselen bir ürün.

Sanayileşmeyle birlikte Avrupa’da

yaygınlaştı. Ardından 80’li yıllarda

Starbucks ve İnter Amerikan şirketlerinin

başını çeken şirketlerle fast food

kültürüne angaje edilerek bir “marka”

objesi haline getirildi.

Her iki süreç de kahveyi kimyasal açıdan

idealize etmek yerine yüksek tonajlı

bir ticari değer, tüketicileri tüketime

güdüleyen bir unsur olarak değerlendirdi.

Speciality Coffee trendi bunların aksine iyi

tarım ve etik ticaretle ürünün kimyasını ve

kültürünü idealize etmeyi amaçlayan çok

başka bir akım ortaya koydu. Bu akıma

Third Wave (Üçüncü dalga), Üçüncü

Nesil, Yeni Nesil şeklinde isimler takıldı.

Bizler sadece nitelikli kahve diyoruz. İşi

karıştırmak ve bulandırmak istemiyoruz.

Amaç tüketiciyi bir obje, ürünü de bir

metafor haline getirmek yerine tüketiciyi

bilinçlendirmek ve ürünü kaliteli hale

getirmek. Molecule de bu amaca hizmet

ediyor. Kahve ürün bazında da “standart,

premium ve speciality” olarak üç sınıfa

ayrılıyor.

“İyi kahve ve kötü kahve arasında bir

uçurum var”

Biz sadece “speciality coffee” olarak

adlandırılan dilimizde “nitelikli kahve”

olarak andığımız kahve sınıfını imal

ederek kullanıyoruz. Türkiye, Cumhuriyet

ile birlikte çay üretimini öncelediğinden

kahveyi unuttu. Halbuki kahve dünyaya

Osmanlı Devleti üzerinden yayılıyor.

Şimdilerdeyse kahveyi öğrettiğimiz Batı

diyarlarından Anadolu’ya yeniden ve

büyük bir hızla yayılıyor. Ancak bilgisi ve

fikri gelmeden, sektör ve tüketici bilinci

oluşmadan yayılıyor. Ekonomi şartları

da her sektörden insanın gıda sektörüne

yönelmesine sebep olduğundan kahve

de kalitesiz bir ürün olarak yayılıyor.

Dezenformasyon var yani. Genel kanaat

kahvenin sağlığa zararlı olduğu ve çok

tüketilmemesi yönünde. Halbuki iyi kahve

her derde deva neredeyse. Bir numaralı

antioksidan mesela. İyi kahve ve kötü

kahve arasında bir uçurum var. Tüketici

bunu bilmese bile aslında kolay algılıyor.

İyi kahve satan bir işletme büyük bir

sorunu yoksa gayet iyi işler. Kötü kahveyi

içemez birey. Reflü ve çarpıntı gibi pek

çok soruna ya da yan etkiye sebep olur.

Bunun için endüstriyel kahveciler bol

süt, şeker, aromalarla sunarak sürümü

artırırlar. Ama sattıkları da aslında kahve

falan değil. Bu sektörün daralmasına veya

kadük kalmasına sebep olabilir. Kahve

zaten kompleks bir meyve çekirdeği

ve onu olabildiğince iyi seçer, işler,

sunarsanız, her yörenin hatta tarlanın

kahvesi apayrı tatlar, keyifler, etkiler

taşır. Olabildiğince sade tüketilmeli.

İşletmelerin de bu bilgilerle hareket

etmesi lazım. Tabii bu çizgide hareket

eden işletmelerin de personel, istikrar

ve yan ürünlerle ilgili sorunları oluyor.

Bunun üzerine de kitleyi misyoner olarak

eğitme görevi de yorucu. Ne diyelim gülü

seven dikenine katlanır.

Sonuç olarak, sektör büyüyor ve hala

bakir. Ama hakkı verilirse çok ama çok

daha fazla büyür. Aksi durumda pek çok

hayal kırıklığına sebep olacak.

Restoran POS Yönetim Sistemleri

konusunda çözüm ortağınız olan Simpra

Suite ile çalışmaya ne zaman başladınız?

Kriterleriniz neler oldu?

Simpra Suite ile yaklaşık bir yıldır

çalışıyoruz. Araştırarak pek çok yazılım

arasından seçtik. En temel iki sebebi var:

hemen her cihazda yazılımın çalışıyor

olması ve raporlamalarının çok net ve

ayrıntılı bilgi vermesi. Servis esnasında

bazı eksileri vardı fakat şirket kadrosu

gayet samimi ve açık. Geri dönüşlerimize

hızlıca cevap verdiler, kendilerini

geliştirerek devam ediyorlar. Şu an

her yönüyle pratik ve yatırım maliyeti

düşük bir sistem. Marka yönetiminde de

bizimle aynı kaygılarla hareket ediyorlar.

Amaçları butik işletmelere veya zincirlere

derinlemesine, nitelikli ve yakın bir hizmet

sunmak. Tanıtım organizasyonlarında

da yine değer katıcı bir çizgide olması

beni şahsen olumlu etkiliyor. Sonuçta

ticaret sadece tüketim ve para kazanmak

olmamalı, değer ve fark oluşturmaya da

katkı sunmalı diye düşünüyorum.

Simpra Suite ürününü tanıtarak;

sistemin işletmeye, şubeler arası

çalışma, performans ve verimliliğinin

yanı sıra müşterilerine sunduğu

imkanlar ve avantajlar neler

bahsedebilir misiniz? Bunların işletme

karlılığına, cirosuna ve müşteri

memnuniyetine yansıması ne olmakta?

Eğer düzgün bir işletme kurmak ve daha

az yorularak yüksek denetim yapmak

istiyorsanız bu tip bir yazılım kullanmak

zorundasınız. Bu yazılım, hem yatırım

maliyeti hem de işlerlik yönünden faydalı

ve pratik olmalı. Randımanlı olmalı. Kolay

yönetilmeli, kullanılmalı ve sorunlara hızlı

destek vermeli. Bunların hepsi Simpra’da

mevcut. Onun dışında işletmenize özel

aplikasyon geliştirmek, hesaplarınızı ve

stokunuzu sürekli tutmak isterseniz de

çeşitli ek yazılımlarla işi başka bir boyuta

taşımanıza destek veriyor. Biz şu anki

yemek menümüze bu raporların sunduğu

verilerle son halini verdik. Faydasını da

görmekteyiz.


68

hotel restaurant

& hi-tech

marka

1 milyonuncu cihazın üretimi kutlandı

Landsberg am Lech’teki RATIONAL fabrikasında 1 milyonuncu cihazın üretimi kutlandı.

RATIONAL’ın etkileyici başarısı:

Endüstriyel mutfaklarda sıcak

yemek hazırlama konusunda dünya

çapında pazar ve teknoloji lideri olan

şirket, bir milyonuncu buharlı kombi fırını

üretti. Ünite, Münih’teki Hofbräuhaus’a

kurulmadan önce dünya turuna çıkıyor.

Bu aslında, Landsberg am Lech’teki

üretim tesislerinden her gün üretilen

cihazların aynısı, gayet normal bir

SelfCookingCenter ünitesi fakat şirket

geçmişinde özel bir yere sahip olacak. Ne

de olsa bir milyonuncu ünite. RATIONAL

Teknikten sorumlu Yönetim Kurulu

üyesi Peter Wiedemann, “Bu, RATIONAL

için bir kilometre taşıdır,” açıklamasını

yapıyor. Siegfried Meister 1973’te şirketi

kurduğunda şirketin kısa süre içinde

bu kadar büyük bir başarı kazanacağını

kimse düşünememişti. Şirketin

kuruluşundan daha üç yıl sonra ilk

buharlı kombi fırın üretildi ve o zamandan

beri bu teknoloji sürekli olarak geliştirildi.

Günümüzde tüm dünyada her gün 130

milyondan fazla yemek, RATIONAL

ünitelerinde hazırlanıyor.

Buharlı kombi fırın dünya turuna çıkıyor

Bu başarının sırrı, müşteri odaklı

yaklaşım ve uzmanlaşma. Landsberg’deki

fabrikada çalışanlar ilk günden itibaren,

tüm dünyada endüstriyel mutfaklarda

çalışan insanlara mümkün olan en fazla

yararı sağlamaya konsantre oldular.

Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Peter

Stadelmann, “Bizim için bir kilometre

taşı olan bu anı çalışanlarımızla

birlikte kutlamak istiyoruz,” diyor. O

yüzden bir milyonuncu buharlı kombi

fırının dünya turuna çıkarılıp dünyanın

her yerindeki en önemli fuarlarda

sergilenmesine karar verildi. Cihazın altın

düğmesinin üzerinde yazan “1.000.000”

sayısından ve kişiselleştirilmiş kontrol

ekranından kolayca ayırt edilebiliyor:

Stadelmann, “SelfCookingCenter ünitesi,

Hofbräuhaus’a gidecek,” açıklamasını

yapıyor, “o yüzden, buranın logosunu

kontrol ekranına görünür bir şekilde

yerleştiriyoruz.” SelfCookingCenter

ünitesi Octoberfest’den sonra

Hofbräuhaus’taki yerine kurulacak.

Paschmann: “Etkilemek istediğimiz

daha çok insan var”

Pazarlama ve Satıştan sorumlu Yönetim

Kurulu üyesi Markus Paschmann, “Tüm

dünyada teknolojimizden yararlanabilen

yaklaşık dört milyon endüstriyel mutfak

tanıyoruz. Bu, bizim için motive edici

bir sayı,” sözlerine şöyle devam ediyor:

“RATIONAL ünitelerinin kullanıldığı

mutfakların oranı sürekli olarak artsa bile

hâlâ sunduğumuz müşteri yararlarıyla

etkilemek istediğimiz çok sayıda insan

var.” diyor.


70

hotel restaurant

& hi-tech

marka

İnoksan, yılın ilk çeyreğini başarıyla kapattı

2018 yılında kurumsal yapısını güçlendirmeye yönelik

çalışmaları tamamlayan İnoksan, 2 milyon avroluk makine

yatırımıyla özellikle stratejik ürün gruplarında kapasite artışı

gerçekleştirdi.

Sene başında 2019 yılında global

pazarlarda daha aktif olacaklarının

sinyalini veren İnoksan Genel

Müdürü Esra Batkın, “2019’un ilk çeyreği

beklentilerimizin üzerinde, verimli ve

güzel geçti” diyor ve önümüzdeki süreçte

yurtdışındaki stratejik iş birlikteliklerine

yoğunlaşacaklarının altını çiziyor.

Batkın: “ABD, Çin ve Afrika pazarları

önem taşıyor”

İnoksan’ın 2019 yılı için öncelikli

hedefi; markalaşma ve ürün geliştirme

süreçleri ile birlikte yaklaşık 8 yıldır

dahil olduğu Turquality programı

çerçevesinde ihracat oranını artırmak.

Asya Pasifik ve CIS ülkelerinde

oldukça güçlü durumda olduklarını

söyleyen Esra Batkın: “2019’daki en

önemli hedefimiz; Avrupa’daki toptan

satış fırsatlarını değerlendirmek. Bu

konuda 2018 başından bu yana ciddi

girişimlerimiz oldu ve 2019 ilk çeyrek

itibarı ile sonuçlarını almaya başladık.

2019 ortasında bu kanaldaki ivmemiz

artacaktır. Bunun yanında 2019’da ABD,

Çin ve Afrika pazarları bizim için birincil

sırada önem taşıyor. ABD’de mevcut bir

organizasyonumuz var ve güçlenerek

büyüyor. Çin pazarında yaptığımız

belge yatırımları ile 2019 ortalarında

satışlarımızın hızlanmasını bekliyoruz.

Afrika’da büyük işler almaya başladık.

Operasyonel anlamda zorluklar taşıyan

bir pazar olsa da büyük bir potansiyel var”

diyerek ihracat hedeflerini özetliyor.

“Büyük otel ve tesislerde İnoksan

imzası görmeye devam edeceksiniz”

Yılın ilk çeyreğini başarılı rakamlar

ile kapatan mutfak lideri İnoksan’ın,

bu başarısında ihracat hedeflerinin

gerçekleşmesinin de payı olduğu

belirtiliyor. Batkın: “İhracat hedefimiz

düşündüğümüz seviyede gerçekleştiği

için 2019 yılı ikinci, üçüncü ve dördüncü

çeyreğe bakışımız da oldukça pozitif. İlk

çeyrekte ihracat sonuçlarına göre Ar-Ge

ve teknolojiye yaptığımız yatırımların

ne kadar doğru ve yerinde olduğunu

görmekteyiz. Ülke turizmindeki olumlu

gelişmelerden dolayı turizm yatırımcıları

ile iş birliği yapma konusunda ciddi

adımlar atıyoruz. Büyük otel ve tesislerin

mutfaklarında İnoksan imzası görmeye

devam edeceksiniz” şeklinde konuşuyor.

Ekonomideki dalgalanmaları sektör

açısından yorumlayan Batkın, “2019

yılının ikinci yarısında, sanayi üretimi

başta olmak üzere, büyüme perspektifi

bekliyorduk, ancak yerel seçimlerde

sürecin 2 ay daha uzaması, bizim ve

ülkenin odaklanmasını geciktirecektir”

diyor. Bu sebeple 2020 hedeflerini

korumanın hem sektör firmaları hem de

İnoksan için büyük önem taşıdığını da

ekliyor.


Daikin Türkiye, 75 basamak birden yükseldi

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi

Kuruluşu Araştırması sonuçları açıklandı. Sonuca göre dünya iklimlendirme sektörünün

devlerinden Daikin, Türkiye’nin 500 büyük dev şirketi arasındaki yükselişini sürdürerek

2018 yılı itibariyle 216’ıncı sıraya yerleştiği bildirildi. Bir önceki yıla göre 75 basamak

birden yükselen şirket, özkaynak büyüklüğünde ise 58’inci olarak ilk 100’e girmiş

oldu. Yapılan açıklamada; Temmuz 2011’den bu yana Sakarya’daki tesislerinde dünya

standartlarında üretim yapan şirket, 938 milyon 325 bin TL’yi bulan üretimden satışları

ile Türkiye’nin 500 büyük üretici devi arasında 216’ıncı olurken, 2015 yılında 488’inci

sıradan giriş yaptığı sıralamada istikrarını sürdürdü.

A.L.F.A Awards’dan Paşabahçe’ye ödül

Ege Seramik bir kez daha

Türkiye’nin En Değerli 100 Markası arasında!

Brand Finance tarafından, ISO 10668 standardı doğrultusunda her yıl

gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Değerli Markaları-Turkey 100” araştırması

yayınlandı. Ege Seramik bu yıl da Türkiye’nin en değerli 100 markası arasında

yerini aldı. İbrahim Polat Holding CEO’su ve Ege Seramik Yönetim Kurulu

Başkan Vekili Baran Demir konu ile ilgili olarak, “Ege Seramik olarak yurt

içindeki marka bilinirlik seviyemiz çok yüksek. Hedefimiz, global pazarlarda

da marka bilinirliğimizi aynı seviyelere taşımak. Bu süreçlerde en büyük

destekçimiz markamıza gönülden bağlı yetkili satıcı kanalımız ve dünya çapındaki

müşterilerimiz. Ege Seramik markasını kendilerinden bir değer olarak gören

çalışanlarımız da bu gücün en önemli kaynaklarından. Ege Seramik ailesi

olarak bugün son derece mutluyuz. 2015 yılından beri Türkiye’nin en değerli 100

markası arasında yer alarak A+ marka değerimizi korumuş olmak verdiğimiz tüm

emeklerin en güzel geri dönüşü” dedi.

Akademetre’nin Marketing Türkiye iş birliğiyle düzenlediği, Türkiye’nin çeşitli

illerinden tüketicilerle yapılan görüşmelerin sonucunda 63 kategoride belirlenen

ödüller, 28 Mayıs Çarşamba akşamı İstanbul Yapı Kredi Bomontiada’da

gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. 25 farklı sektörden markanın

değerlendirildiği ödül gecesinde Paşabahçe, Züccaciye kategorisinde birinicilik

ödülüne layık görüldü. 5 yıldır düzenlenen A.L.F.A. Awards’da markalar, şikayetleri

cevaplama yöntemi ve kullanıcıların memnuniyetine ilişkin sürecin değerlendirmesiyle

ödül almaya hak kazanıyor.

Ali İhsan Demirdöver’e sektöre katkı ödülü

Türkiye Seramik Federasyonu’nun 9’uncu Olağan Genel Kurulu 14 Haziran

2019 Cuma günü yapıldı. Kurul öncesi yapılan törende Seramiksan Yönetim

Kurulu Başkanı Ali İhsan Demirdöver sektöre yatırımları ve katkıları nedeniyle

teşekkür plaketiyle ödüllendirildi. 1964 yılından bu yana Tuğla, Kiremit ve

Seramik sektörüne hizmet eden Seramiksan Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan

Demirdöver ise ödül töreninden sonra şöyle dedi: “Memleketime faydalı olmak,

sektöre katkı yapmak her zaman yaşam amacım olmuştur, beni mutlu etmiştir.

Allah bana sağlık ve ömür verdiği sürece memleketime yeni hizmetler ve

yatırımlar yapmaya çalışacağım”.


72

Hakİm

hotel restaurant

& hi-tech şefin gözünden

şef

METİN İŞÇİ

anlatan İşçi, ne var ki bu emeline puanı

yetmediği için kavuşamıyor. Fakat o

kadar çabuk da vazgeçmiyor, çalışıp

para kazanmak ve sınavlara hazırlanmak

gayesiyle 1994 yılında İstanbul’un yolunu

tutuyor.

Ya sonrası?

Metin İşçi’yi mesleğe ait hissettirip,

yemeği mutlulukla pişirdiğini fark

ettiren ilk adresi, Kilisli şefe ait Öz

Antep Restaurant oluyor. Komi olarak

girdiği mutfakta 5 - 6 ay içinde tencere

kaynatmaya başlıyor, İşçi. Seviyor,

seviliyor... Bu başarısını mutfaktaki

uyumuna ve tutkulu çalışmasına bağlayan

usta şef, “Ne iş yaparsam yapayım

tutkulu çalışırım, işime sonuna kadar

odaklanır, zaman kavramını aklımdan

kovar, en mükemmel sonuca ulaşmaya

çalışırım” diyor.

Hayatta hep daha iyisi olduğuna inandığını

söyleyen Metin Şef, “Sonuca da bir

şekilde herkes hayran kalır ama ben

çok zor beğenirim, bir kusur ararım.

Yaşamım boyunca hep bu ikilem

arasında kalmışımdır. Fakat ne mutlu

ki, her zaman da beni en iyi sonuca

götürmüştür” diyor samimiyetle.

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Muş, Malazgirtli. Ailesinin ilk

ve tek aşçısı. Tutkulu, adil ve

disiplinli! Altı ayı yaza, altı ayı

kışa teslim iki mevsimlik topraklarda

geçen bir çocukluk hikayesi onunkisi.

Varlığıyla yokluğu belirsiz baharlarda

“ilk mektebim” dediği anne mutfağı

için toplanan ışkınlar, rıbesler, gulik

otları ve kurulan lezzetli sofralar var

anımsadıklarında. Akranları gibi sokakta

oyun oynamak yerine özenle toplanan

yabani otları sabırla örmek ve iplere

asmak var mesela. Sabır var, heyecan

var, merak var!

Mutfakla ilk teşrik-i mesaisi tandır

ekmeğinden hamur işlerine anne

mutfağıyla başlayıp, beş yıldızlı sofralara

dek uzanan lezzet ustasının hikayesine

konuğum bu defa da. İstanbul Marriott

Hotel Şişli’nin Executive Şefi, Metin

İşçi’nin sofrasına…

En büyük hayali savcı olmaktı!

Mutfağa adını koyamadığı bir ilgi, bir

hayranlık sormayın gitsin. Küçük yaşına

bakmadan etli yemeklere de giriyor, o çok

sevdiği keşkek ve büryana da! Bilinçlibilinçsiz

bu mutfak aşkı ta ki liseli bir

talebe oluncaya kadar sürüyor.

O sıralarda kafasında tek bir meslek var,

o da savcılık! Ankara Siyasal Bilimler

Akademisi’nin en büyük hayali olduğunu

Yine İstanbul, yine İstanbul!

Metin İşçi’nin Öz Antep Restaurant’tan

sonraki durağı, bir pide lahmacun

lokantası oluyor. Hatta orada işi o kadar

iyi öğreniyor ki, bu deneyimi sayesinde

vatani görevini yaptığı Kars Sarıkamış’ta

lahmacun fırın çavuşu oluyor. O kadar ki

askerlik sonrası işletmeyi ona vermeyi

bile teklif ediyorlar.

Ne var ki, şefin onun gelecek planlarında

yeniden İstanbul’a dönmek ve profesyonel

hayata kaldığı yerden devam etmek var!

Çünkü o kadar heyecanlı ve hevesli ki!

Mutfakta halen ilk günkü heyecanıyla

çalışmaya devam ettiğini söyleyen

Metin Şef için, heyecan yoksa üretmek,

keşfetmek de yok! Yeni şeyler ürettikçe

diri ve zinde kaldığını anlatan İşçi, şunu

da eklemeyi unutmuyor: “Heyecanınız


Metin Şef’in mutfağında

“uyum” önemli bir kıstas.

Buna tatların uyumunu

da katabilirsiniz, tabaktaki

görselliği ve hatta restoranın

dekoru, masa ve duvarların

renklerini de! “Tabak

hazırlamak öyle kolay iş

değil” diyen tecrübeli şefe göre

bunun içinde hiç abartısız,

malzemeleri tatlarına göre

doğru eşleştirmek de var, işin

içine restorana hakim duvar

renklerini hesaba katmak

da! Ya lezzeti yakalamanın

püf noktaları? Tazelik ve

mevsimsellik şefin olmazsa

olmazları. “Taze taze pişir.

..” felsefesine sıkı sıkıya bağlı

olduğunu dile getiren usta şef

için doğru pişirme tekniklerini

uygulamak kadar tutku ve

deneyim de yemekte lezzetin

ayrılmaz parçaları.

biterse yaptığınız iş sıradanlaşır,

matlaşır”.

2000’li yılların başı ve İbrahim Tatlıses’in

en popüler zamanları… Metin Şef, yaklaşık

bir yıl da Tatlıses Lahmacun’da Üretim

Şefi olarak çalışıyor. Toplu üretimi ve etin

doğasını orada öğreniyor. Türk, Osmanlı

ve dünya mutfağını ise Laleli’deki beş katlı

Yusufoğlu Restaurant’ta öğrenme fırsatı

buluyor.

Ne zamanki iş rutine biniyor, dört yılın

sonunda Yusufoğlu’na vedasını yaptığını

söyleyen İşçi, önce Bağcılar’da kendi

restoranını açıyor, ardından ortağıyla

beraber Prestije Restaurant’ı…

Marriott Ailesi ile tanışıyor

Metin Şef, yaklaşık dört aydır İstanbul

Marriott Hotel Şişli’nin mutfağını yönetiyor

ama aslında zincir grubun çok da

yabancısı değil! Marriott Ailesi ile ilk kez

2007 yılında Istanbul Marriott Hotel Asia

sayesinde tanıştığını anlatan deneyimli

şef, bu kararı verirken epey de bir

zorlanıyor, anlattığına göre.

Bir tarafta insanların iç içe,

arkadaşlıkların daha güçlü ve duyguların

sımsıcak yaşandığı restoran mutfakları;

bir tarafta resmiyetin, ciddiyetin,

kurumsal işleyişlerin hakim olduğu beş

yıldızlı sofralar…

O güne kadar restoran mutfaklarını

hatmeden biri için beş yıldızlı sofralara

adapte olmak çok da kolay olmadığı gibi,

deneyiminin altında ‘chef de cuisine’

pozisyonuyla önlük takmak da zorlu bir

karar oluyor.

Ama bir şekilde her şeye rağmen

otel işleyişinin esnekliği, gelişime ve

ilerlemeye açıklığı sayesinde ikna olup

demiri atıyor, Metin İşçi. Sonrası ise çorap

söküğü gibi…

Gelsin Tarkanlar gitsin Hadiseler…

Günbegün başarılı çalışmalarıyla

aşçılıktaki rüştünü ispatlayan Metin

Şef, 2010 yılında Marriott Hotel Asia’ya

veda ettikten sonra önce Gezi Hotel

Bosphorus’un mutfağına giriyor. Ardından

radikal bir kararla yeniden restoran

mutfaklarına geri dönüyor.


hotel restaurant

74 & hi-tech

şefin gözünden

Ama bu defa başka! Azarbeycan’ın ünlü

restoran gruplarından Waggon Paris

Bakü’ye Mutfak Şefi olarak geçtiğini

anlatan İşçi, bünyesinde 40 adet dizayn

mağazanın bulunduğu grupta 67

restoranın bilfiil açılışını gerçekleştiriyor.

Gelsin Tarkanlar gitsin Hadiseler… Yüksek

kapasiteli organizasyonların mutfak

operasyonunu yöneten bir şefti artık o!

“Türkiye dışında ilk defa böylesi yüksek

kapasiteli bir organizasyon içinde

bulunduğunu söyleyen İşçi, “Bu benim için

çok büyük bir tecrübeydi, ciddi bir özgüven

kazandırdı. Vizyonum değişti. Konsept

oluşturma konusunda büyük katkılar

sağladı. Dünyanın en iyi tasarımcıları

ve gurmeleriyle çalışma fırsatı buldum.

Osman Serim ile de bu sayede tanıştım”

diyor memnuniyetle ama şunu da

eklemeyi ihmal etmiyor: “Buraya kadar

her şey çok güzeldi ama ailemden ilk

defa ayrılmıştım. Hatta büyük kızımı hiç

göremedim”.

O vakitler iki, bugün dört çocuk sahibi

olan Metin Şef, bu hasretle Türkiye’ye

geri döndüğünü anlatıyor. Ama işte

profesyonel hayat, ne yaparsınız, teklif

Dedeman Erbil’den geliyor bu defa da.

Yine bir açılış şefliği. Ortadoğu’da yerli bir

Türk markasıyla çalışmanın kazanımlarını

ölçüp tarttığında yine bavulu toplayıp

ailesine ve İstanbul’a veda ettiğini anlatan

İşçi, “Zirveyi iliklerime kadar tattım” dediği

Mandarin Oriental Bodrum serüveni ile

neyse ki sevdiklerine kavuşuyor. Hem

de otel grubunun Executive Sous Chef’i

olarak!

“Onca ayrılıktan sonra Bodrum bir

hediye gibi geldi”

Bodrum’da mandalina ağaçlarının

arasında ailesiyle kurduğu bir yaşam

anlattığı. “Kızlarım okula bahçeden

mandalina toplayıp gidiyordu. Bodrum,

onca ayrılıktan sonra hem bana hem de

aileme hediye gibi gelmişti. İşimi çok

severek yapıyordum. Halen de öyledir.

Ama orada çalışmak bir başkaydı” diyen

Metin Şef, bunu otel yönetiminin ve tesisin

niteliğine bağlıyor en çok da.

Metin Şef, her şey bu kadar iyi giderken

transferini talep ediyor. Planları arasında

ayrılık kararı olmadığı bir süreçte

Mandarin Oriental’a istemsiz vedasını

ise şöyle anlatıyor: “Ben transfer

olmayı istedim. Şirketim beni kesinlikle

kaybetmek istemediğini söyledi. Mandarin

Oriental New York için tüm görüşmeleri

yaptım. Hatta ailem için ev bakıyorum.

Plan da şuydu, otelin şefi iki yıl sonra

Profesyonel şef için Türk

mutfağının yeri doldurulmaz.

Favori lezzetleri arasına

büryan ve keşkeği koyan

Metin Şef, ülke mutfakları

arasında ise kendini en

çok Asya mutfağına yakın

hissediyor. Marriott Hotel

Şişli’nin Executive Şefi Metin

İşçi, tatil günlerindeyse

kızlarıyla birlikte pankek

yapmaya bayılıyor.

emekli olacak, ben de onun yerine

geçecektim. Son aşamada resmi teklifi

beklerken 15 Temmuz darbe girişimi

oldu. Ülkeler arası birçok prosesin

durdurulduğu söylendi ve bizim de

görüşmelerimiz durdu”.

Marriott Hotel Şişli misafirlerine bir

sürprizi var!

“Ya Marriott Hotel Şişli ile yollarınız nasıl

kesişti?” diye soruyum şefe. Beş yıldızlı

otelin grubun bayrak işletmesi olması ve

ana ofise yakınlığı sebebi ile kendisine

cazip geldiğini anlatan Metin Şef’e,

Marriott kültürünü de yakından tanıması

önemli bir basamak olmuş, bahsettiğine

göre.

Peki bu yeni dönemde yenilikler, radikal

değişimler söz konusu mu? Geçen dört

aylık süreçte ekibiyle beraber yoğun ve

hummalı bir çalışmaya girdiklerini anlatan

Metin Şef, yaz sezonunda otel misafirleri

için hazırladığı sürprizi paylaşarak,

“Otelimizde menülerin komple değişimine


aşladık. Restoran mutfağı herkese hitap

etmesi maksadıyla uluslararası konseptte

kurulmuş. Biz bunu otantik Türk mutfağı

olarak yeniden hazırladık. Türk mutfağı

çok geniş bir konsept. Bunun içinde meze

de olacak, ızgara da, Anadolu’nun tava

yemekleri ve tencere yemekleri de” diyor.

Adaylarda tutku, adanmışlık, istek

arıyor!

Marriott Hotel İstanbul Şişli’nin tecrübeli

şefi Metin İşçi’ye son olarak bundan

sonraki planlarını soruyorum. Gelecekte

daha fazla eleman yetiştirmek istediğini

söyleyen İşçi, “Bunun yolu da elbette

doğru adayı bulmaktan geçiyor” diyor.

Tutku, adanmışlık ve isteğin bir adayda

aradığı en önemli kriterler olduğunun

altını çizen İşçi, bir örnekle açıkladığı

anekdotta inşaat sırasında tanıştığı 18

yaşındaki duvar ustasını nasıl ekibine

kattığını anlatarak, “Çok güzel menemen

yapıyordu, ısrarla dahil olmak istedi ve

onu kendi takımıma aldım. Şu anda Hong

Kong’taki Amber Restaurant’ta Sous

Şefliği yapıyor” diyor.

Kariyerine aşçıbaşılık ile devam etmek

istediğini ve yurt dışı mutfakları olduğunu

söyleyen İşçi, “New York, bitmeyecek,

yarım kalmış bir hayal benim için. 2027

yılına kadar vizemi uzattım. Ağustos ayı

içerisinde gitmeyi planlıyorum. Onun

dışında Ortadoğu veya Asya’da ikonik bir

otelin aşçıbaşılığı da olabilir.

Metin Şef için iş disiplini önemli

bir kural. Mutfağa herkesten

önce girmesi de o yüzden, tüm

personel çıktıktan sonra terk

etmesi de! Sadece bu kadarı da

değil, egolu bir şef olmadığını

söyleyen İşçi, yeri geldiğinde çöp

dökmekten de yüksünmüyor,

bulaşık yıkamaktan da! Bir

yanıyla ilk gençlik yıllarında

hayalini kurduğu savcılık

mesleğini bütünlercesine ciddi,

hiyerarşik düzen ve yönetim

insanı. Ama bir yanıyla da

o mesafe ve duruşa tezat

yardımsever, sıcak ve samimi.

Tarafsızlık gibi hak, hukuk,

adalet temel iş prensipleri. Öyle

ki mutfağında ayrıştırmayı

sevmiyor, kimin nereden

geldiğinden çok çıkardığı

sonuca bakıyor. “Hak edene

hakkını vermeyi severim” diyen

Metin Şef şunu da özellikle

sözlerine ekliyor: “Bunu size

ben vermedim, yönetim de

vermedi. Emeğinizle aldınız.

Ben sadece aracı oluyorum,

sakın bana teşekküre gelmeyin

çünkü bunu hak ettiniz”.


76

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Pastacılığın Zanaatkar Ruhu konuşuldu…

Mutfakta prestijin ve mükemmelliğin simgesi olan Le Cordon Bleu, ünlü mezunları

ve gastronomi tutkunları ile bu yaz da “Le Cordon Bleu Çay Saati Sohbetleri”nde

buluşuyor. Le Cordon Bleu Master Şefi Marc Pauquet ve Le Cordon Bleu 2013 “Diplôme

de Pâtisserie” mezunu Zeynep Karahan, gastronomi ve mutfak sanatı meraklıları ile

“Pastacılığın Zanaatkar Ruhu” üzerine sohbet etti.

Özyeğin Üniversitesi çatısı

altında bulunan ve dünyanın

en prestijli “Mutfak Sanatları

Okulu” kabul edilen Le Cordon Bleu,

gastronominin gelişmesinde kaliteli

eğitim ve bilimsel yaklaşımın yanı

sıra, gerçekleştirdiği etkinliklerle

de ilham vermeye devam ediyor. Her

ay bir Le Cordon Bleu Eğitmen Şefi

ve bir Le Cordon Bleu mezununun

ev sahipliğinde düzenlenen Çay

Saati Sohbetleri’nin; 2019 yılındaki

ilk etkinliği, Le Cordon Bleu mezunu

Zeynep Karahan’ın sahibi olduğu

“Minval Artisanal Food Creations”da

gerçekleşti.

Etkinliğe medyanın gastronomi

ve gurme yazarlarının yanı sıra,

cemiyet hayatının gastronomi

takipçisi olan ünlü isimleri ve

sektörün önemli temsilcileri katıldı.

Le Cordon Bleu “Diplôme de

Pâtisserie” programını birincilikle

bitirerek artizan pastacılığa

yönelen ve tasarlayıp yarattığı

Minval adlı mekanıyla bu minvalde

çalışmalarını sürdüren mezun Şef

Zeynep Karahan ile Le Cordon

Bleu Master Şefi Marc Pauquet’in

keyif dolu sohbetinde, Minval’in

zanaatkar yaklaşımıyla hazırlanan

leziz tatları da deneyimlendi.

Etkinlikte Zeynep Karahan’ın

tasarımladığı, hem lezzeti hem de

içinde kullanılan sağlıklı ve özel

sütü ile “kolostrumlu panna cotta”

davetliler tarafından büyük ilgi

gördü.


gerçek pastacılığın ruhunu anlayıp,

zanaatkar yaklaşımla; farklı

ve kaliteli ürünler kullanarak

kendilerini ifade etmelerine imkan

veriyor. Son dönemde çok tartışılan

kruvasan örneğinde olduğu gibi

doğru teknikleri doğru malzeme ile

kullanmak şart.” dedi.

Tüysüzoğlu: Bugünkü mezun

şeflerimiz, yarına ilham vermeye

devam edecekler”

Le Cordon Bleu Türkiye Direktörü

Defne Ertan Tüysüzoğlu ise: “Bu

sene 3.sünü gerçekleştirdiğimiz Çay

Saati Sohbetleri etkinliklerimizde

yaz boyunca, farklı mezunlarla,

nezih mekanlarında izleyicilerle

buluşmak bizi çok mutlu ediyor. Bu

etkinliklerin Türk gastronomisinin

gelişimi için farkındalık

oluşturduğuna inanıyorum. Bugünkü

başarılı mezun şeflerimiz, yarının

şeflerine ilham vermeye devam

edecekler.” dedi.

Karahan: “Zanaatkar ruhu

besleyen deneyimler ve damak

hafızası”

Etkinlikte kısa bir konuşma yapan

Şef Zeynep Karahan, “Zanaatkar

ruhu besleyen en önemli unsur,

anneanne mutfaklarından

gelen deneyimler ve daha o

zamanlarda oluşan damak hafızası.

Geleneği modern tekniklerle

ve iyi bir eğitimle birleştirmek

de zanaatkarlığın verimli ve

sürdürülebilir olması için muhakkak

gerekli. Biz burada hem gelenekten

kopmayan hem de çağın tekniklerini

ve teknolojisini göz ardı etmeyen

bir felsefe benimsedik. Bu yolda

en büyük kılavuzlarımız ise gıdaya

doğaya saygılı üretim mottomuz ve

zanaatkarın her aşamada en büyük

yardımcıları olan beş duyumuz.”

dedi.

Pauquet: “Reçete değil, teknikleri

öğretiyoruz”

Le Cordon Bleu Master Şefi

Marc Pauquet: “Eğitimlerimizde

öğrencilerimize reçete değil,

teknikleri öğretiyoruz, bu onlara


78

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

İstanbul tarihin tadına baktı

Malta Turizm Ofisi’nin Rahmi Koç Müzesi’nde gerçekleştirdiği “Tarihin Tadına Bak”

adlı etkinlikte buluşan ve İlber Ortaylı’nın anlatımıyla Akdeniz’in tarihini gastronomi

perspektifinden dinleyen davetliler, tarihi tariflerle hazırlanmış yemeklerin tadına baktı.

Türkiye’de 2018 yılından beri

aktif olan temsilciliğiyle

Malta’nın turistik değerlerini

ön plana çıkarmak için tanıtım

faaliyetleri gerçekleştiren Malta

Turizm Ofisi ve Heritage Malta iş

birliğiyle, Malta Türkiye Büyükelçisi

Carmel Vassallo ve Malta

Başkonsolosu Franklin Aquilina’nın

da katılımıyla gerçekleştirdiği

davette turizm, gastronomi ve

basından ileri gelen isimlerle

birlikte tarihçiler, diplomatlar,

dernek ve STK temsilcilerinden

oluşan seçkin bir kitleyi ağırladı.

Geleneksel davetlerden farklı

olarak bu gecede sunulan yemekler,

tarihi arşivlerden çıkarılmış tarifler

ve 18. yüzyılda Osmanlı ve Malta

gemilerinde bulunan malzemelerle

ve o dönemde pişirildiği şekliyle

pişirilerek konukların damak tadına

sunuldu.

Türkiye’den Malta’ya giden

ziyaretçiler artış gösteriyor

Açılış konuşmasında Malta ile

Türkiye arasındaki bugünkü iyi

ilişkilere değinen Malta Turizm

Ofisi Genel Müdür Yardımcısı Carlo

Micallef, toplumların ilişkilerinin

tarih içerisinde zaman zaman

çatışmalar, zaman zaman ise

kültürel alışverişler kanalıyla

gerçekleştiğinden söz etti.

Bugün iş dünyasında ve politika

alanında Malta ve Türkiye’nin

arasındaki ikili ilişkilerin son

derece olumlu seyretmesini ise

bu kültürel alışverişe ve ortak

Akdeniz kültürüne bağlayan

Micallef, geçtiğimiz Ocak

ayında Malta Cumhurbaşkanı

Marie Louise Coleiro Preca ve

beraberindeki heyetle Kültür ve

Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un


gerçekleştirdikleri temasların iki

ülke arasındaki turizmi yeni bir

döneme sokacağını ifade etti.

Malta Turizm Ofisi yöneticisi, her

yıl Türkiye’den Malta’ya daha fazla

sayıda turist ve ziyaretçi geldiğini,

giderek artan tanıtım faaliyetleriyle

bu sayıyı çok daha ileri götürmeye

kararlı olduklarını söylerek

sözlerine son verdi.

Konukları tarihte bir yolculuğa

davet eden Heritage Malta Genel

Müdürü Noel Zammit ise toplumlar

arasındaki kültür alışverişinin

önemli bir boyutunun yemek

alışkanlıkları olduğuna değindi.

Gece boyunca servis edilen tüm

yiyeceklerin Malta’dan gelen şefler

tarafından tarihi belgelerden yola

çıkılarak edinilmiş tariflere göre

pişirilerek servis edildiğini söyleyen

Noel Zammit, Malta ile Türkiye

arasındaki dostluğun ve iki ülke

arasındaki turizmin gastronomi

ve tarih ile güç bulacağını belirtip

etkinliğin tüm katılımcılarını böyle

bir kültürel dostluk zemininin

gönüllüleri ve öncüleri olmaya davet

etti.

18. yüzyıl tariflerinden lezzetli

esintiler…

Heritage Malta tarih küratörü Liam

Gauci ise etkinliğin konuklarına

gece boyunca servis edilen

yemeklerin hikayeleri anlattı. 1760

yılında Osmanlı donanmasının

armada gemisi Burç-u Zafer

(Corona Ottomana), tayfaları

arasındaki bir Hırvat olan Pietro

de Giovanni Zelalic’in çıkardığı

isyanla kaçırılarak Malta limanına

sığındı. Bu duruma çok sinirlenen

ve iki ülke arasında uluslararası bir

sorun çıkmasını engellemek isteyen

Fransa, gemiyi Malta’dan satın

alarak Osmanlı İmparatorluğu’na

hediye etti. Liam Gauci işte bu

akşamki yemeğin temasının

geminin bu yolculuğundan

esinlenerek şekillendirildiğini,

gemide bulunan Fransız ressam

Antoine Favray’in tablolarından

ve geminin kayıtlarından yola

çıkarak kuzu yemeği, safranlı pilav,

istiridye turşusu, pandispanya

gibi yiyecekleri gecenin konukları

için özel olarak hazırladıklarından

bahsetti.

Geceye katılan ünlü isimler arasında

İlber Ortaylı, Ayhan Sicimoğlu,

Nasuh Mahruki, Sedat Bornovalı,

Özlem Kumrular, Vehbi Varlık

ve Bülent Akarcalı gibi tanıdık

simalar göze çarparken, Rahmi

Koç Müzesi’nin Erdoğan Gönül

galerisindeki antika arabalar

arasında yenen yemek damaklara

olduğu kadar ambiyansıyla gözlere

de hitap etti.


80

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Şef Deniz Orhun Çin’de Türk mutfak örneklerini sundu

Çin Mutfak Kültürü Uluslararası Geliştirme ve Ticaret Kongresi’nde Türkiye’yi Ziraat

Mühendisi ve Master Şef Deniz Orhun temsil etti. Orhun, uluslararası kongrede, Türk

Mutfağı’nın hazır yemek olarak sunulabilecek örneklerini katılımcılarla paylaştı.

Çin Mutfak Kültürü Uluslararası

Geliştirme ve Ticaret Kongresi,

Çin’in başkenti Pekin’de

düzen-lendi. Çin Cumhurbaşkanlığı

himayesinde, Çin Ulusal Kongre

Merkezi’nde yapılan 2019 yılı Çin Mutfak

Kültürü Uluslararası Geliştirme ve

Ticaret Kongresi’ne 30 farklı ülkenin

temsilcileri katıldı. Kongrede Türkiye’yi

Master Şef Deniz Orhun, “Türk-Çin

mutfak kültürü etkileşimi” konusuyla

temsil etti.

Danışma Kurulu Üyesi olduğu Başkent

Üniversitesi Türk Mutfak Kültürü

Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne bağlı,

Türkiye’nin en büyük araştırma mutfağı

Thermopolium Gastronomi Akademisi’nde

projeler yürüten Ziraat Mühendisi

ve Master Şef Deniz Orhun, Türk Mutfak

kültüründen dünya ticaretinde yer

alabilecek Türk mutfak örneklerini ve

araştırmalarını sundu. Orhun, Türk

da-mak tadının Asya ürünlerini Avrupa

ürünlerine uygun halde işlediği ve batı

pazarına hazırladığı konusunda tarihi

araştırmalarını, Türk-Çin ortak damak

lezzetlerini örneklerle gösterdi.

Gıda sektöründe dünya genelinde

amaçlanan atıksız mutfak kavramına

Türk yemeklerinin uygunluğu ve

metodolojisinin yenilenebilir olmasını

anlatan Orhun ayrıca kongrede,

dünya ticaretinde yer alabilecek Türk

mutfak örneklerini ve bu konudaki

araştırmalarını sundu.

“Döner gibi lezzetlerimiz Çin’de hazır

yemek olmalı”

Deniz Orhun, Türk mutfak kültüründen

de paketli ticaret ürünü olarak yatırım

yapılabilecek pek çok lezzet olduğunu

söyleyerek, “Global bir lezzet olan

dönerin yanı sıra lahmacun, çorba, aşure,

pişmaniye gibi lezzetler, Türk ve Çin

kültürü arasında İpek Yolu bağlarının

kurulması adına, Türk mutfağının Asya

tatlarını Avrupa’ya hazırlayan katalizör bir

mutfak olduğunu yansıtıyor. Bu konu-da

Türkiye’de çok değerli, bilgili partnerlerin

olduğunu kongrede vurguladım. Daha

önce ülkemizi ziyaret eden Kongre

Komite Başkanı Sayın Bian Jiang, Çin

ile ortak birçok yönü olan Türkiye’yi

bu kongrede araştırmalarla birlikte

temsil etmekten yer almasından çok

memnundu” dedi.

2019 yılı Çin Mutfak Kültürü Uluslararası

Geliştirme ve Ticaret Kongresi’ (CIFTIS),

Dünya Tica-ret Organizasyonu, Birleşmiş

Milletler bünyesindeki UNCTAD ve OECD

liderliğinde, Pekin Ye-mekleri Birliği

ve “Hazır Yemek” Endüstrisi Birliği

katkılarıyla, Pekin Belediyesi Ticaret

Bürosu, Çin Yemek Kültürü Birliği, CCA

ev sahipliğinde düzenleniyor. İlk kez 2015

yılından Hainan Eyaleti’nde gerçekleşen

kongrede bu yıl iletişimden gıdaya birçok

alanda “Eşitlik, Danışma, Karşılıklı

Kazanç ve İş birliği” prensipleri altında,

konuşmacılar araştırma ve deneyimlerini

aktardı. İhracatta ileri olan seçilmiş

firmaların üst düzey yetkilileri, devlet ve

Ticaret Bakanlığı düzeyinde üst düzey

yetkililer, üniversitelerden araştırmalarını

sunmak üzere katılan araştırmacı ve

bilim uzmanları, uluslararası master

şefler verdiği sunum ve seminerlerinde;

son trendler, lokal lezzetler, pazar

zorlukları, değerler ve yemek kültürü

tarihi araştırmalarından Çin Mutfak

kültürü ile ülkelerin ortak noktalarından

bahsetti.


hotel restaurant

82 & hi-tech

gastro aktüel

Mondelēz International’ın Sürdürülebilir

Atıştırmalık Raporu açıklandı

Mondelez International’ın hem insanlar hem de gezegenin geleceği için atıştırmalıkları en doğru şekilde tasarlayıp üreterek,

sektörünün geleceğine bir lider olarak ışık tutma misyonu doğrultusunda hazırladığı etki raporu yayınlandı. Rapora göre 2020 için

belirlediği Etki Hedefleri karşısında anlamlı bir ilerleme kaydeden şirket, sürdürülebilirlik ve bilinçli atıştırmalıklar konusunda geniş

ölçekte fark oluşturacak alanlara odaklanıyor. 2020 yılına kadar Mondelez International’ın zirai ve ekolojik konularda sürdürülebilir

bir ayak izi oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği çalışmaların yaygınlaştırılmasına yer veren rapor, aynı zamanda şirketin

ormanların yok edilmesine karşı mücadele çerçevesindeki hedeflerini de ortaya koyuyor. Rapora göre Mondelez International 2018

yılında, üretimden gelen CO2 emisyonunu yüzde 10, su kullanımını ise yüzde 22 azalttı. Atık oranını da yüzde 13 oranında azaltan

şirket, 59.600 metrik ton ambalaj malzemesini bertaraf etti.

Türkiye, tohum üretimi ve ihracatında

atağa kalktı

W Istanbul’un gizli bahçesi açıldı

Restoranlar, kafeler, tasarım ve sanat galerileriyle dolup taşan, tarihi Akaretler

Sıraevler’in merkezinde yer alan W Istanbul’un yazlık bahçesi Secret Garden,

eğlenceyi yaz aylarında şehrin kalbine gizlenmiş bahçesine taşıyor. Haftanın

4 gecesi yaptığı partilerle adından söz ettiren W Istanbul, birbirinden ünlü DJ

performansları ve çok konuşulan partileri ile misafirlerini bekliyor. Yazın enerjisini

doyasıya deneyimleyebileceğiniz W Secret Garden; renkli dekorasyonu, lezzetli

atıştırmalıkları, iştah açıcı ve ferahlatıcı imza kokteyllerinin yanı sıra kaliteli

müzik performanslarıyla da konuklarına keyifli saatler vadediyor. W Istanbul’un

yeni açılan terası W Secret Garden, Perşembe geceleri İtalyanların ünlü geleneği

“Aperitivo”, Cuma geceleri “W Records”, Cumartesi geceleri “House Exclusive” ve

ünlü DJ performansları ile misafirlerine unutulmaz bir eğlence ve lezzet deneyimi

sunuyor.

Türkiye’de tohum üretimi, son 10 yılda yüzde 266 arttı ve 2018’de 1 milyon 59 bin 300 tona yükseldi.

Sektör 2018 yılında ilk kez dış ticaret fazlası verirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı, bir önceki

yıla göre yüzde 16 artışla yüzde 108’e yükseldi. TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan,

sektörlerinin ülke ekonomisi için 10 milyar dolarlık ticaret hacmi oluşturduğuna dikkat çekti.

2006 yılında kurulan ve bugün 50 bin üyesi ile tarımın temeli olan tohumluk sektörünün kamu

kurumu niteliğindeki tek çatı örgütü olan Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) verilerine göre,

sektör ülke ekonomisi için yıllık ortalama 4 milyar dolar katma değer üretiyor. Bu rakama tüm

ticari fonksiyonlar ve dolaylı sektörlerin faaliyetleri eklediğinde; 10 milyar dolarlık ticaret hacmi

oluşuyor.

Geleneksel lezzetleri

yeniden sofralara taşıyor

Sürpriz tatlarla yılın her dönemine lezzet katan Wish More Hotel İstanbul, son

dönemde yeniden canlandırılmaya çalışılan Bayrampaşa Enginarı’nı damaklarla

yeniden buluşturmak, geleneksel lezzetleri sofralara yeniden taşımak için kolları

sıvadı. Otelin deneyimli ve maharetli şeflerinin Temmuz ayı menüsüne özel

olarak hazırladıkları Zeytinyağlı Enginar Carpaccio, Bayrampaşa Enginarı’nın

eşsiz ve geleneksel tadını özleyen misafirlerin beğenisine sunuluyor.


Toprak dostu uygulamalar çay üreticisinin

yüzünü güldürecek

TEMA Vakfı ve Doğuş Çay iş birliği ile 2016 yılında Rize’de yürütülmeye başlanan ‘Her

Dem Toprak İçin’ Projesi yeni dönem çalışmaları ile devam ediyor. Proje sürdürülebilir

çay tarımının temelini oluşturan toprak sağlığının korunması amacıyla gerçekleştiriliyor.

Projenin örnek bahçelerinde yapılan uygulamalara toprak ana, ilk sürgünde bereket ile

karşılık verdi. Dünyanın sayılı çay üretim merkezlerinden biri olan Rize’nin Buzlupınar

Köyü’ndeki organik proje bahçesinden ilk sürgünde elde edilen sonuçlar, Bahçe Günü

Etkinliği kapsamında çiftçilerle paylaşıldı.

Knorr’dan profesyonel mutfaklara özel yeni salata sosları

Özenle kurutulmuş baharatlardan oluşturulan yeni Knorr salata sosları serisi, dünya mutfağını

misafirlerine tattırmak isteyen şeflerin hayatını kolaylaştırıyor. İçeriğinde bulunan kaliteli otlar ve

baharatlar ile taze salata sosları hazırlamaya yardımcı olan Knorr; Akdeniz, Fransız ve İtalyan salata

soslarıyla dünya mutfağının en pratik ve lezzetli halini profesyonel mutfaklarla buluşturuyor. Knorr

salata sosları, 4 saat boyunca tazeliğini ve homojen yapısını koruyor. Sunumuyla göz dolduran, lezzeti

damakta bırakan salataları daha düşük maliyetle hazırlamak isteyenler, 1 litre başına sadece 200 ml

yağ kullanarak mükemmel lezzete ulaşabiliyor. Ayçiçek yağı kullanarak da hazırlanabilen Knorr salata

sosları, taptaze görünüm ve dokusuyla dengeli bir lezzet sunuyor.

La Lorraine’e 4 ödül birden

Avrupa’nın lezzet konusundaki lider bağımsız otorite kurumlarından ITQI (Uluslararası Tat ve

Kalite Enstitüsü) ‘Üstün Lezzet Ödülleri’ dünyanın dört bir yanından gelen yiyecek ve içecekleri test

etme ve üstün lezzetli olanları tanıtmak amacıyla bu yıl 15. kez düzenlendi. Dünya çapında pek çok

gıda firmasının katılım gösterdiği yarışmaya katılan 15 bin üründen 1185 ürün ön elemeyi geçti.

Kapalı göz testindeki tadım oturumlarında ise 1885 ürün tadıldı. Unlu mamul, pasta ve fırıncılık

sektöründe yüzde yüz Belçika sermayeli bir aile işletmesi olarak 80 yıldır faaliyet gösteren La

Lorraine Unlu Mamuller Grubu, ITQI Üstüm Lezzet Ödülleri’nde bu yıl değerlendirildiği Tereyağlı

Kuruvasan, Baget ekmek, Ispanaklı Börek, Beyaz Ekmek ürünleriyle “İlk İzlenim, Görünüm, Koku,

Tat ve Doku” başarılarıyla ödül alarak lezzetini ve kalitesini uluslararası alanda kabul ettirdi.

Yaza özel kahveler…

Metro Türkiye’de üst düzey atama

Masmavi sular, güneşli gökyüzü ve güneş battıktan sonra devam eden uzun geceler…

Avustralya yazları, Nespresso’nun soğuk tarifler için özel olarak yarattığı iki yeni

“Limited Edition” kahvesine ilham kaynağı oldu. Avustralya kahve kültürünün en

sevilen soğuk kahve tariflerinden esinlenen “Long Black Over Ice” veya “Flat White

Over Ice” ile sıcak yaz günlerinde ferahlatıcı bir kahve hazırlayabilir ve kendinizi

Avustralya sahillerinde gibi hissedebilirsiniz.

Türkiye genelinde 21 şehirdeki 37 mağazasıyla sektör profesyonellerine ve

tüketicilere on binlerce ürün sunan Metro Türkiye’de üst düzey bir atama

gerçekleşti. Finansın tecrübeli ismi Aslı Yılmaz Aracıoğlu, 10 Haziran 2019

itibarıyla Metro Türkiye CFO’su olarak çalışmalarına başladı. Orta Doğu Teknik

Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 2002 yılında mezun olan Aslı Yılmaz Aracıoğlu,

Deloitte’ta adım attığı iş hayatına daha sonra PricewaterhouseCoopers’ın Denetim

bölümünde devam etti. Yaşar Holding’de çeşitli görevlerde bulunan Aracıoğlu, son

10 yıldır Finans Direktörü olarak çalışmalarını sürdürüyordu.


hotel restaurant

84 & hi-tech

gastro aktüel

Bursa Kebap Evi’nden

üç şube birden geliyor

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki ilk şubesini kendi yatırımlarıyla Abu Dhabi Deerfields

Mall’da Haziran’da hizmete açacak olan Bursa Kebap Evi, şube hizmete girmeden

yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. One Stop Centre Khalifa City için MBI Mubarak

& Brothers Investments firması ile imzaları atan firma, MBI Mubarak & Brothers

Investments CEO’su Mohammed Al Haj ile %50 ortaklık gerçekleştirdi. Bölgedeki

diğer şubesini Dubai City Walk’ta hizmete geçireceklerini açıklayan Bursa Kebap Evi

Yönetim Kurulu Başkanı Cem Helvacı, UAE ve GCC pazarında kendi yatırımlarıyla

1 sene içerisinde 5 şube, 5 sene içerisinde ise 30 şube planladıklarını belirtti.

Profesyonellerin online mutfağı

İnoksanshop açıldı

Profesyonel bir mutfak için hazırlık aşamasından pişirmeye, servisten bulaşıkhane

ünitelerine varan yüzlerce çeşit endüstriyel mutfak ekipmanı ve cihaz üreten İnoksan,

20.000 m² kapalı alanda kurulu teknolojik bir mutfak üssüne sahip. 5 kıtaya ihracat

yaparak %100 yerli üretim mutfaklarını dünya çapında sergileyen İnoksan’ın e-ticaret

projesi olarak hayata geçirilen İnoksanshop.com.tr, web sitesi üzerinden İnoksan

başta olmak üzere İnoksan güvencesiyle ithal edilen birçok markanın ürünlerinin

satışını yapmak amacıyla faaliyete girdi. Restoran, kafe, bar, pastane, kahve dükkanı,

pizzacı, büfe gibi küçük ölçekli işletmelerin öncelikli ihtiyaçlarına hızlıca yanıt veren

İnoksanshop’da; pişirme ekipmanları, içecek ekipmanları, hazırlık makineleri, bulaşık

yıkama makineleri ve ekipmanları, soğutucular ürün gamını oluşturuyor.

Metro Chef İzmir Boyozu’na 2.lik ödülü

Türk mutfağının lezzetleri ve bu topraklara özgü değerlerini uluslararası gastronomi

dünyası ile buluşturan Metro Türkiye, Amsterdam’da önemli bir başarıya daha imza attı.

Dünyanın dört bir yanından özel markalı ürünlerin yarıştığı PLMA (The Private Label

Manufacturers Association) Ödülleri’nde, ‘Metro Chef İzmir Boyozu’, unlu mamuller

kategorisinde ikinciliğe layık görüldü. Amsterdam’da düzenlenen PLMA Ödülleri’nde bu yıl,

23 ülkeden 88 perakende şirketinin 519 özel markalı ürünü yarıştı. PLMA’nın uluslararası

jüri üyeleri; konsept, tat, koku, paketleme ve sunum gibi farklı kriterler gözeterek ürünleri

64 kategoride değerlendirdi.

Dünyanın en iyi restoranlarının tercihi,

Nude

2003 yılından itibaren her yıl düzenlenen Dünyanın En İyi 50 Restoranı Ödülleri,

2019 ödül töreni 25 Haziran tarihinde Singapur’da gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl

listede üçüncü sırada yer alan 3 Michelin yıldızlı Restaurant Mirazur*** Relais

& Châteaux, bu yıl listenin 1’inci sırasında yer aldı. Dünya genelinde ödüllü

restoranlar tarafından tercih edilen Nude koleksiyonları, Mirazur Restoran’ın da

ilk tercihi oldu.


Nişantaşı’nın ruhundan ilham alan

yepyeni kahve evi deneyimi

Yeni kahve evi konseptiyle kahve tutkunlarına farklı bir deneyim yaşatan Caffè Nero, modern

hayatın ve modanın kalbi Nişantaşı’na özel kahve evini açtı. Semtin kültürel dokusundan

ilham alan Caffè Nero Valikonağı, endüstriyel mimari öğeleri birleştiren eklektik tasarımıyla

dikkatleri üzerine çekiyor. Her Caffè Nero misafirinin kendinden bir şeyler bulabileceği özel

alanlar sunan mağaza, yeni konsept gereği mağazada taze olarak hazırlanan yepyeni yiyecek

seçenekleri, baristaların hizmetlerine yansıyan ustalıklarıyla kahve tutkunlarının hayatına keyif

katıyor. “Milano’da değilseniz en iyi kahveci…” unvanına sahip Caffè Nero, Premium İtalyan

tarzı kahvelerini “yeni kahve evi deneyimiyle” Nişantaşı sakinlerinin beğenisine sunuyor.

Bayramda paylaşmanın ruhunu yansıtıyor

Divan Pastaneleri’nde özenle hazırlanan çikolata ve lokumlar, bayramın keyifli

anlarını sevdikleriyle paylaşmak isteyenlere unutulmaz tatlar vadediyor. Şık tasarımlı

kutularıyla dikkat çeken Divan’ın yenilenen tatları, bayramlarda hediye arayışına

girenlere zengin alternatifler sunuyor. İster pralin çikolata ister lokum tercih eden

tatlı severler, Divan’ın eşsiz lezzetlerini misafirlerine ikram ederken, dilerse bayramda

sevdiklerine de hediye edebilecek.

Kahvegibikahve 2. yatırımını alarak seri

üretime geçiyor

2018’de Tarvenn Ventures’dan tohum yatırım alan Kahvegibikahve, ikinci yatırım turunu

4.8 milyon TL değerleme ile 1 milyon TL üzerinde yatırım alarak tamamladı. Tarvenn’in

liderlik ettiği yatırım turuna; Milli basketbolcu Sinan Güler, değerli iş insanları Ramazan

Evren, Şükrü Dönmez, Tolunay Yıldız, Ömer Duran, Ayşe Tuba Araz, Nur Öztürk ve Keiretsu

Forum melek yatırımcılarından Figen Korun katıldı. Şimdiye kadar 150 binden fazla pratik

filtre kahveyi müşterileri ile buluşturmayı başaran girişim, aldığı yatırım ile seri üretime

geçerek farklı ürünlerini tüm kahve severlere ulaştırmayı hedefliyor. Hazırlık ve temizlikle

uğraşmadan, kaliteli ve taze filtre kahve içmenizi sağlayan yerli girişim Kahvegibikahve,

özel üretim fiber filtresi ile kahve içmenin keyfini dilediğiniz yerde yaşamanızı sağlıyor.

Park Hyatt İstanbul’da kuşkonmaz

lezzetleri

İstanbul’un en güzel binalarından birinde, hizmet anlayışı ile farklılık yaratan,

seçkin lezzetler sunan Park Hyatt Istanbul, içerdiği yüksek lif sayesinde sindirime

yardımcı olan ve tokluk hissi veren, vücut sıvılarını artırıcı özelliği, bol vitamin

etkisi olan kuşkonmazı lezzet severlerle buluşturacak. Park Hyatt İstanbul’un

deneyimli şeflerinin hazırladığı kuşkonmaz menüsünde başlangıç olarak sunulan

“Buharda kuşkonmaz”, poşe yumurta, ıspanak, hollandez sos, frenk soğanı, trüf

mantarı, parmesan cipsi ile sunulacak. Kilo dengesi için de yararlı bir besin olan

kuşkonmazın yüzyıllardır yumurta ile tüketimi oldukça yaygın. Ana yemek “Buharda

Levrek” ise kuşkonmaz, kum midyesi, frenk maydanozu, konfi limonlu tereyağı ile

servis edilecek. Menünün tatlı finalinde ise “Misket Limonlu Sorbe”, kuşkonmazlı

grantina ve taze ot aromalı mereng ile harmanlanacak.


86

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

Sürdürülebilir kalkınma

hedeflerine ulaşmanın

anahtarı;

Gıda Güvenliği!

“Dünya Gıda Güvenliği Günü” vesilesiyle

açıklama yapan Halk Sağlığı Uzmanı Prof.

Dr. Yasemin Açık, “Birleşmiş Milletler

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden de

pek çoğuna ulaşmanın anahtarı konumunda

bulunan gıda güvenliğini sağlamak meselesinin

hükümetler, üreticiler ve tüketiciler arasında

ortak bir sorumluluk olarak ele alınması

gerekmektedir” dedi.

Bu yıl ilk kez “Gıda Güvenliği,

Herkesin Sorumluluğu” olarak

kutlanan Dünya Gıda Güvenliği

Günü vesilesiyle bir açıklama yapan

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr.

Yasemin Açık, gıda yoluyla 200’den

fazla hastalığın yayılma ihtimali

bulunduğunu belirterek, her yıl

10 kişiden 1’inin gıda kaynaklı bir

rahatsızlık geçirdiğini ve 420 bin kişinin

bu nedenle hayatını kaybettiğini, 5 yaşın

altındaki çocukların her yıl 125 bin

ölümle gıda kaynaklı hastalık yükünün

yüzde 40’ını taşıdığını söyledi. Birleşmiş

Milletler Genel Kurulu’nun, 20 Aralık

2018’de alınan kararla her yıl 7

Haziran tarihini, “Dünya Gıda Güvenliği

Günü” olarak ilan ettiğini aktaran

Açık, bu özel günün, gıda güvenliği

konusunda farkındalık yaratarak

tüketicilerin, üreticilerin ve devletlerin

bu konuya odaklanması için bir fırsat

oluşturacağını

kaydetti. Gıda

güvenliğinin,

gıdada tüketicilerin

sağlığına zarar

verebilecek

tehlikelerin

bulunmaması

veya kabul

edilebilir güvenli

seviyelerde olması olduğunu ifade

eden Açık, gıda kaynaklı tehlikelerin

doğada mikrobiyolojik, kimyasal

veya fiziksel olabildiğini ve genellikle

göze görünmez bakteri, virüs veya

böcek ilacı kalıntıları şeklinde gıdada

bulunduğunu belirtti.

Güvensiz gıda yalnızca insan sağlığı

kadar ülke ekonomileri için de

tehlikeli

Her yıl tahminen 600 milyon gıda

kaynaklı hastalık vakası ile, güvensiz

gıdanın insan sağlığı ve ülke

ekonomileri için tehlike arz ettiğine

dikkat çeken Açık, bu durumun

özellikle de kadınları, çocukları,

çatışmalardan etkilenen nüfusları ve

göçmenleri etkilediğine işaret etti.

Güvenli gıdanın, uygun besin alımını

sağladığını ve sağlıklı bir yaşama

katkıda bulunduğunu belirten Açık,

sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diğer yandan güvenli gıda üretimi,

özellikle kırsal alanlarda ekonomik

kalkınmayı ve yoksulluğun azaltılmasını

sağlayan piyasaya erişimi ve verimliliği

sağlayarak sürdürülebilirliği artırır.

Tüketici gıda güvenliği eğitimine yapılan

yatırım, gıda kaynaklı hastalıkları

azaltma ve yatırılan her bir dolar için

10 dolara varan tasarruf getirme

potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla gıda

güvenliğinin sağlanması, Birleşmiş

Milletler Sürdürülebilir Kalkınma

Hedeflerinden de pek çoğuna

ulaşmanın anahtarı konumunda yer

almaktadır. Küresel gıda standartlarına

uymak, acil durumlara hazırlık ve

müdahale dahil olmak üzere etkili

düzenleyici gıda kontrol sistemleri

kurmak, temiz suya erişim sağlamak,

iyi tarım uygulamaları uygulamak, gıda

işletmecileri tarafından gıda güvenliği

yönetim sistemlerinin kullanımını

güçlendirmek ve tüketicilerin sağlıklı

gıda seçimleri yapma kapasitelerinin

arttırılması gibi toplumun gıda

güvenliğini sağlamak için gerekli

çözümlerin; hükümetler, üreticiler

ve tüketiciler arasında ortak bir

sorumluluk olarak ele alınması ve

uygulanması gerekmektedir” dedi.


88

hotel restaurant

& hi-tech

serinleten tatlar

Yazın tadını çıkarın

Starbucks’ın iri çekilmiş kahve çekirdeklerinden oluşan özel harmanı ile hazırlanan

Cold Brew, ısı yerine 20 saate kadar soğuk suda zamanla demlenerek kahvenin

içeriğindeki zengin ve dengeli lezzeti açığa çıkartıyor. Yumuşak içimi, kadifemsi ve

zengin tadıyla kahve severlerin vazgeçemediği lezzet Cold Brew’e süt eklenerek

hazırlanan Cold Brew Latte ise sütlü kahve tercih edenlere soğuk bir alternatif

olarak menüde bulunuyor. Kahvenin tat ve aromasının ön plana çıktığı, gurme soğuk

kahve lezzetleri Cold Brew ve Cold Brew Latte, rafine bir soğuk kahve deneyimi

yaşamak isteyenler için Starbucks mağazalarında yerini aldı.

Sıcakları hafifleten dondurmalar

Kahve Dünyası, tamamen ev yapımı tarzında hazırladığı doğal dondurmalarıyla yaz

sıcaklarında serinlemenin en keyifli halini sunuyor. Lezzetinin sırrı besin değeri

yüksek keçi sütü, tam yağlı Jersey inek sütü ve doğal salepten gelen 11 çeşit

Kahve Dünyası dondurmasının tadı; yüzde 100 gerçek çikolata, Gaziantep’in en

kaliteli Barak fıstığı, yöresinden alınan kuru yemişler ve mevsiminde toplanmış

meyveler ile zirveye çıkıyor.

Yazın ortasında kış ferahlığı

Kestaneli Uludağ tatlısı

Bir kış klasiği olan Bursa yöresinin meşhur kestane şekerini yazlık tat dondurmayla

buluşturan Uludağ tatlısı, iki mevsimi tek lezzette bir araya getiriyor. Çoğunlukla sadece

kışın tüketilen kestane şekeri ise, Uludağ tatlısı ile ilk kez yazlık bir lezzette tatlı severlerin

karşısına çıkıyor. Bursa lezzetlerini keyifli bir konseptte misafirlerine sunan Bursa

Kebap Evi, bu birlikteliği menüsüne ekleyerek bir ilki gerçekleştiriyor. Önce nefis Maraş

dondurması, ardından özenle seçilen kestanelerden yapılan kestane şekeri, üzerine çikolata

sos ve son olarak çıtır gofretten oluşan Kestaneli Uludağ Tatlısı yaz aylarında Bursa Kebap

Evi restoranlarında denenebilir.

Gurme Mövenpick dondurmalarıyla

serinleyin

Mövenpick Hotel Istanbul, en sevilen dondurma klasiklerinin yanı sıra

soğuk demleme Mövenpick kahvesi, süper gıdalar ve süt ürünleri

içermeyen lezzetler gibi günümüzün trendlerinden ilham alarak

yorumladığı favori tatlardan oluşan yeni dondurma menüsüyle lezzet

düşkünlerine tatlı ve masum bir kaçamak yaşatıyor. 1969 yılında

el yapımı olarak üretilen Mövenpick dondurmaları; vanilya, İsviçre

çikolatası, ceviz, karamel, espresso krokan, stracciatella, çilek ve

Antep fıstıklı gibi tamamen doğal gurme lezzetlerden oluşuyor. Ayrıca

gerçek meyve püresi veya meyve parçacıklarıyla hazırlanan frambuaz &

çilek, passion fruit & mango, limonlu ve muzlu gibi sorbe çeşitlerini de

bulunuyor.


En cool bardak soğutucusu

Hugin’in tasarladığı CoolVino bardak soğutucu, işlevselliği ve özgün dizaynı sayesinde

en sıcak atmosferlere serinlik getiriyor. Fonksiyonelliği şıklık ve zariflikle buluşturan

bu özel ürün, günün her anı içecekleriniz soğuk tutmanızı sağlıyor. Akıllı tasarımın en

orijinal örneklerinden biri olarak ön plana çıkan bardak soğutucu, tekneden bahçeye,

havuz kenarından festivallere kadar en sıcak ortamlarda keyifle taşınıyor. Camın en yalın

halini yansıtan Paşabahçe’nin Nude tasarımı bardakla kullanılan CoolVino, en keyifli yaz

anılarınıza eşlik ediyor.

Bitter Çikolata ve Nane

Kahve Dünyası dondurmasında buluştu

“Hepimizin Ortak Noktası” Kahve Dünyası, lezzetinin sırrı doğal ve taze

içeriklerinde saklı olan dondurmalarına Haziran ayına özel olarak Naneli Bitter

Çikolatalı Dondurma’yı ekledi. Kahve Dünyası’nın çok sevilen bitter çikolatasının

nane ferahlığı ile buluştuğu dondurma, damaklarda bıraktığı eşsiz tadı, tam yağlı

inek sütü, dondurmaya özel bir kıvam veren süt kreması ve Kahve Dünyası’nın özel

bitter çikolatasından alıyor. Güneşte kurutulmuş kuru nane ve doğal nane şekeri

ise dondurma keyfini katlıyor.

Lezzet ve ferahlık dolu anlar için

LAV Rio

Camın yenilikçi ve ilham veren markası LAV’ın sevilen ürün serisi Rio’ya yeni katılan Rio

meşrubat bardağı, bu yaz lezzet ve keyif dolu anların vazgeçilmez eşlikçisi oluyor. Modern

ve yenilikçi bir tasarıma sahip ürün; geniş hacmi sayesinde balkonda, bahçede, evinizde,

plajda, kafede kısacası siz neredeyseniz orada ferah dakikaların tadını uzun uzun çıkarmanızı

sağlıyor. Estetik duruşuyla fark oluşturan ürün, bu sayede hem her yuduma keyif katıyor

hem de yaratıcılıkta sizi alabildiğine özgür bırakarak benzersiz sunumlarınıza ilham oluyor.

İkramlarında eşsiz bir dokunuş yapmak isteyenler, Rio meşrubat bardağı ile “Bu yaz ferahlık

hiç bitmesin” diyor. Modern ve yenilikçi tasarımıyla benzersiz sunumlara ilham olan LAV

Rio meşrubat bardağına LAV satış noktalarından ve www.lav.com.tr internet mağazasından

ulaşılabiliyor.

Lipton soğuk demleme çaylar

BigChefs menüsünde

Unilever Food Solutions ve BigChefs, Türk kültürünün önemli bir parçası

olan çayı yeni geliştirdiği soğuk çay reçeteleri ile sıcak yaz günlerinde

tüketicilere farklı bir deneyim sunmak üzere bir iş birliği gerçekleştirdi.

Yaz menüsünde, Lipton’un eşsiz çay harmanlarını kullanarak hazırladığı

yeni soğuk çay serisine yer veren BigChefs, bu iş ortaklığı ile çayda

soğuk demleme akımına da öncülük ediyor. Ananas, portakal, kavun,

frambuaz, lime, Hindistan cevizi gibi meyvelerin farklı çay harmanları ile

buluştuğu yeni Lipton Soğuk Demleme Çaylar, davetlilere her yudumda

yeni bir heyecan yaşattı.


90

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

HORECA

sektöründe İstanbul‘un payı %43

3.800 otel, 5.000 catering firması, 150 binin üzerinde kafe ve restoran, 455 AVM’de food court

alanı ile Türkiye‘de gastronomi hızla gelişirken, HORECA sektöründe İstanbul ayrıcalığını

koruyor. HORECA sektörünün en büyük buluşması Sirha İstanbul ise Türkiye‘nin en prestijli

gastronomi fuarı olarak sektörel firmalara yüksek katma değer sağlıyor.

1983 yılında ilk kez düzenlenen

Sirha Lyon, her yıl dünyadan

yaklaşık 25 bin şefle 200 binin

üzerinde sektör profesyonelini

ağırlıyor, 3.000‘i aşkın markanın

katılımıyla gerçekleşiyor. 36 yıldır

düzenlenen Sirha Lyon, 1987 yılında

dünyanın en büyük şeflerinden

Paul Bocuse tarafından başlatılan

gastronomi dünyasının olimpiyatları

Bocuse d’Or şefler yarışmasına,

Omnivore ve Coupe du Monde de la

Pâtisserie gibi dünya çapında ses

getiren etkinliklere de ev sahipliği

yapıyor.

Sirha Genel Müdürü Marie–Odile

Fondeur, gastronomi ve HORECA

sektöründeki trendlere ve yeniliklere

odaklandıklarını, yiyecek içecek,

yeni teknikler ve hizmetlerdeki ana

eğilimlerin merkezinde dünyada

Sirha‘nın yer aldığını vurguluyor.

Sektördeki tüm oyuncularla dünya

genelinde sürekli etkileşim içinde

olduklarını kaydeden Fondeur,

“Misyonumuz giderek daha karmaşık

ve rekabetçi konuma ulaşan bir

pazarın anlaşılması, gıda hizmeti ve

ağırlama endüstrisindeki işletmeler

için teknik yenilik, yaratıcılık ve

büyümenin teşvik edilmesi için

anahtarlar sunmaktır. Sirha,

dünyada Yemek Servisi endüstrisinin

ve daha geniş bir ifadeyle yarının

yemek alışkanlıklarının şekillendiği

yerdir“ görüşünü ileri sürüyor.

Sirha Genel Müdürü Marie–Odile Fondeur


Türkiye‘de gastronomi milyarlarca

dolarlık bir sektör

İstanbul‘un zengin bir kültürel

ve gastronomik geçmişe sahip

olmasının yanı sıra Asya ve Avrupa

arasında ayrıcalıklı bir lokasyonda

yer alması nedeniyle de Sirha‘yı

İstanbul‘a taşıdıklarını kaydeden

Marie–Odile Fondeur, şunları

belirtiyor: “Türkiye‘de milyarlarca

dolarlık bir pazar olan gastronomi,

yeme içme pazarı içinde

HORECA‘nın payı %6 dolayında.

Türkiye‘de 3.800 otel, 5.000 catering

firması, 150.000‘in üzerinde kafe

ve restoran, 455 AVM‘de ise food

court‘lar mevcut. İstanbul ise

HORECA pazarında %43 gibi dev

bir paya sahip. Böylesine dinamik

bir pazarda Sirha‘nın ve Bocuse

d‘Or‘un yer almasının önemi büyük.

Sirha İstanbul yıllar içinde Sirha

Lyon‘un DNA‘sını taşıyan büyük

bir ticaret fuarı olma konumuna

ulaştı. Sirha İstanbul sadece

HORECA sektörüne sağladığı

katma değerle değil,Türk

mutfağını da öne çıkaran bir

gastronomi platformu olarak

büyük önem taşıyor.“

HORECA profesyonellerinin

seçkin fuarı

Sirha Lyon‘un global

başarısını 7 yıldan bu

yana Türkiye‘ye taşıyan

Sirha İstanbul ülkenin en

prestijli HORECA fuarı

olarak katılımcı sektörel

firmalara ve profesyonel

ziyaretçilere yüksek katma

değer yaratıyor. HORECA

profesyonellerine yönelik,

uluslararası düzeyde seçkin

ve kapsamlı bir organizasyon

olan Sirha İstanbul, her yıl

büyüyerek sektörel yenilikleri

ve teknolojileri katılımcı firmalarla

buluşturuyor.

Sirha İstanbul, Türkiye‘de gıda ve

gıda dışı ürün ve hizmetlerin bir

arada sunulduğu tek platform olarak

fark yaratıyor. GL events Exhibitions

Türkiye Genel Müdürü Gülperi

Erkanlı, Sirha İstanbul‘un gelişim

çizgisi hakkında bilgi vererek, fuarın

2013 yılında 45‘i uluslararası 145

katılımcı marka, 7.870 profesyonel

ziyaretçi, 2014 yılında 190 katılımcı

marka, 10.352 profesyonel ziyaretçi,

2015 yılında 300‘e yakın katılımcı

marka, 11.902 profesyonel ziyaretçi,

2016‘da 309 katılımcı marka, 10.815

profesyonel ziyaretçi, 2017‘de 431

katılımcı marka, 11.379 profesyonel

ziyaretçi ile tamamlandığını, 2018

yılında da aynı yüksek performansı

sergilediğini belirtiyor.

Sirha İstanbul‘un 14–16 Kasım

2019‘da İstanbul Kongre Merkezi‘nde

gerçekleştireceği 7. fuar

organizasyonu ise bu yıl 15 Kasım‘da

şeflerin olimpiyatı Bocuse d‘Or Türkiye

seçmelerine de ev sahipliği yapmaya

hazırlanıyor.


92

hotel restaurant

& hi-tech

dekorasyon

Profesyoneller için modern

ve zamansız tasarımlar

Seramiksan’ın mimari ihtiyaçlar için özel olarak ürettiği yepyeni iki serisi Terrazzo ve

Rock, estetik ve yenilikçi çözümleri ile fark oluşturuyor.

Sektöre sunduğu inovatif ürünlerle

dikkat çeken Seramiksan,

mimarlara ilham verecek yepyeni

iki seri üretti. Dayanıklı ve fonksiyonel

özelliklerinin yanı sıra sahip oldukları

farklı yüzey görünümleri ile mimar ve

içmimarların hayal ettikleri mekanları

tasarlamaları için özel olarak

geliştirilen Terrazzo ve Rock Serileri

estetik ve şık mekanlar sunuyor.

Soft minimalist bir tasarım

Terrazzo Serisi

Terrazzo trendine sade, cesur ve

çağdaş bir yorum… 16.yy’da İtalyan

mermer ustaları tarafından Venedik’te

bulunduğu tahmin edilen, tarihin

en eski çevreci zemin kaplama

ürünü Terrazzo’dan ilham alan

seri, dekoratif yüzeyi ile mimari ve

dekorasyonda popüler olan terrazzo

trendini yansıtıyor. Modern tasarımın

vazgeçilmezi, soft minimalizmin bir

örneği olan Terrazzo Serisi, taneli yüzey

dokusuyla sıcak ve aynı zamanda cesur

bir tarza sahip yaşam alanları vaat

ediyor. 60x120, 60x60 cm ebatlarında

üretilen hem yerde hem duvarda

kullanılan porselen karolar ticari

alanlarda, trafiği yoğun yerlerde da

rahatlıkla kullanılıyor. Hem mat hem

semi-lappato alternatifleriyle farklı

yüzey kullanım imkanı sağlıyor.

Derinliğin gücü

Rock Serisi

Rock serisi ile derinliğin gücünü

yeniden keşfedin… Dokunma hissi

yaratan rölyefli yüzeyi ile tasarım

ve dayanıklılığı birleştiren seri, iç

mekandan dış mekana geçişi ile

mimarların tasarımda önem verdiği

bütünlük hissini veriyor. 60x120 cm

ebatı, kemik, gri ve antrasit olmak

üzere üç farklı renk alternatifi

bulunan Rock serisi, full body

porselen yapısından gelen teknik

porselen dayanıklılığı ile dış cephe

kaplamalarının vazgeçilmezi olmaya

aday. Seri, kaya yüzeyine benzer derin

rölyefi ve yüzeyindeki granit ışıltıları

güneş ile buluştuğunda parlayarak,

yapıları cezbedici hale getiriyor.


hotel restaurant

94 & hi-tech

mekanın dili

İki farklı mekân;

Ortak noktaları tutku…

Hatice Kumalar

Sevgili Okurlar,

Tutku öylesine karşı konulamaz şiddette bir duygudur ki bu duyguyu doğru yönetip sesine kulak verirseniz başarı ve özgünlük

tüm doğallığı ile sizi bulur.

Bu sayıda “Mekânın Dili” köşemde tutuklarının peşinden gidenlerin hayat verdiği ve yukarılara taşıdığı iki mekânı tanıyacağız.

Biri yarım asra ulaşan Adana Kebabı’nın şanına şan katan Adanalı Ümit Usta, diğeri genç yaşta atıldığı iş hayatından sıkılarak

asıl tutkusu olan gastronomiyi mekân işletmeciliği ile birleştiren tap taze bir mekân Le Patron Lounge

“İşimizin hatta kulvarımızın patronuyuz”

Her geçen gün sayıları artan nargile

mekânlarının çekim bölgesi haline gelen

Bakırköy İncirli caddesinde henüz yeni

hizmete giren Le Patron Lounge, nargile

mekânı olmaktan çok daha ötesini ortaya

koymak için dünya mutfağının en sevilen

lezzetlerine menüsünde yer vermiş.

Mekân, iddialı patronlara layık Serpme

Patron Kahvaltısı ile de lezzet severleri

şimdiden etkilemeyi başarmış durumda.

Lezzet farkının yanı sıra Boğaz hattındaki

birçok ünlü mekânda sahne alan ünlü bir

DJ’de, mekânın müzik direktörlüğünü

gerçekleştiriyor.

Neden Le Patron Lounge diye

sorduğumda; Mekânın sahibi Mehmet

Ali Karan, genç yaşta atıldığı iş hayatında

şirketler kurup yönetirken, stres attığı ve

eğlendiği en güzel alanın yeni lezzetler ve

mekânlar keşfetmek olduğunu söylüyor.

İçinde hep ukde olan ve bir gün mutlaka

kendi mekânını açacağına olan inanç ve

tutkusu sonucu Le Patron Lounge ’un

tohumları atılmış. Gerek yurtiçi gerek

ise yurtdışında yeni yerler keşfeden,

yemek konusundaki iştahının ona geniş

bir gastronomi kültürü de kazandırdığını

söyleyen Mehmet Ali Karan, aslında

farkında olmadan mekan işletme işinden

anlayan, aynı zamanda gelişmiş damak

zevki ile de iyi bir gurme olduğunu

keşfettiğini anlatıyor. Peşi sıra gelişen

tesadüfler sonucu Le Patron Lounge,

hayat bulmaya başlamış. Sadece yemek

yenilen ya da sadece kafe konseptinde bir

mekân açmak yerine, herkese hitap eden

bir yer olsun istediğini ve işin içine girince

bu işin sadece sahibi değil, patronu

olacak kadar da deneyim ve birikime

sahip olduğunu fark ediyor.

İşinin ehli, İşine hakim ve hatta kendi

kulvarının patronu olacak, aynı zamanda

farkını hizmet kalitesi ve dünya mutfağı

menüsü ile de ortaya koyacak bir mekan

oluşturmak için hem bu ruhu yansıtan,

hem de ileride global bir marka olmak

için Le Patron Lounge adında karar

kıldıklarını açıklıyor.

Mutlaka denemeniz gereken

lezzetleri:

- 1 hafta boyunca marine edilmiş

lokum,

- Taş fırında pişen pizza çeşitleri

- Serpme patron kahvaltısı


“Adana’da bu lezzetlerin daha iyisini bulan olursa

uçak bileti bizden”

Bundan tam 40 yıl önce Adana sokaklarında

dumanı üstünde tüten seyyar bir arabada

başlayan lezzet yolculuğu bugün İstanbul’da

ününe ün katmaya devam ediyor.

Adana Kebap’ının şanına şan katmış, Adana

Kebap’ına farklı yorumlar katarak yeni

lezzetler ortaya koymuş ve bu keşifleri ile

birçok ustaya da ilham olmuş olan Adana’nın

gözde kebapçısı, bir zamanlar ki adıyla

“Adana Gözde Kebap’ın 3. kuşak temsilcisi

Ümit Öner ile ünü Adana sınırlarını aşıp

İstanbul’a uzanmış, “Adanalı Ümit Usta”nın

başarı hikâyesidir bu.

Seyyar satıcılık ile başlayan yarım asırlık

aile mesleği

Ümit Öner; “Tüm yaşıtlarım sokaklarda ağaç

tepelerindeyken ben 5 yaşında dedemin

yanında başladım işe… Benim için en güzel

oyundu ocağın başında Adana Kebabı´nın

yapılışını seyretmek. Kendimi fazlaca işe

yarar hissediyordum tüm ortalık işlerinin ve

mutfaktaki getir götürün sorumlusu bendim.

Sorumluluk almak, işe yaradığımı bilmek

benim en büyük mutluluğumdu. ”

Bu coğrafyalarda 3. kuşakla birlikte sahip

çıkılmayan iyi yönetilmeyen birçok önemli

markanın nasıl yok olup gittiğini hep okuruz.

Ancak Adanalı Ümit Usta iyi ki dediklerimiz

arasına girmeyi başarmış, umut veren bir

örnek. Özellikle gastronomi cenneti olan

ülkemizde değerlerini koruyup üstüne

fazlasını koymuş bir başarının sahibi. Özellikle

de genç yaşına rağmen işine olan tutkusu

ise oldukça etkileyici. Adana´da 40 yıl önce

başlayan yolculuk 2010 yılında Kozyatağı’nda

açılan ‘Adanalı Ümit Usta’ ile devam ediyor.

Yaşı kadar tecrübesi olan 34 yaşındaki

Ümit Usta, her gün işe sabah 04’te sebze

meyve halinde başlıyor. En taze sebze ve

meyveleri bizzat elleriyle seçiyor ve bu mesai

mutfakta, ocak başında gece 02’ye kadar

devam ediyor. Adanalı Ümit Usta´nın diğer

Adanalı kebapçılardan en büyük farkı ise;

Adana Kebabı´na yeni lezzetler katarak

reçetesi kendine özel, orijinal lezzetler ortaya

koymasında... Adana Fıstıklı Kebabı’nın da

mucidi…

Adanalı Ümit Usta’nın diğer bir lezzet keşfi

ise beyti ile bonfileyi aynı lezzette buluşturan

“Aras Usta” çok dikkat çekiyor. Yediğiniz

etin bir yüzü bonfile bir yüzü ise beyti kebap.

Zemininde ise nar ekşili soğan, biber ve

domates var. Kısacası yedikçe yiyorsunuz

doyumsuz bir tat. Yemeğe Aras Kebabı

denmesinin sebebi ise Ümit Usta´nın bu

harika yemeğe, yeğenine olan sevgisinden

dolayı onun ismini koymasından geliyor.

Restoranda sunulan lezzetlerin tamamı

orijinal reçeteli

Adanalı Ümit Usta’nın Adana Kebabı’nın bu

denli meşhur olması ise seçilen ette, etin

doğranma şeklinde ve içine giren kuyruk

yağında gizli. Kaç porsiyon yerseniz yiyin asla

midenizi rahatsız etmeyen, damakta yağ

tabakası bırakmayan bir lezzet.

Adanalı Ümit Usta, lezzetleri konusunda

öylesine iddialı ki “ bu tadın Adana’ da bile

bulunamayacağını vurguluyor. Bu lezzetli

yemekleri Adana´da bulabileceğini iddia

edenlere uçak biletini bizzat karşılayacağını

da söylüyor.

Her yemekteki etin doğranma şekli ve

pişirme yöntemi tamamen özel bir reçeteye

sahip. Ayrıca sunumuyla hak ettiği şöhreti

görsel bir şölen olarak fazlası ile gözler

önüne seriyor.

Adanalı Ümit Usta, çok yakın zamanda

Adana yemeklerini farklı konseptlerde

lezzet tutkunlarının beğenisine sunmaya

hazırlanıyor. Çekmeköy Ümit Usta Şırdan,

Bostancı Ümit Usta Ocakbaşı olarak açılacak

2 yeni restoranla beraber İstanbul’da 3

şubede hizmet veriyor olacak.

Adana kebabına dair bildiklerini unutturan

Adana’da bile böylesini yemedim dediğim

bu lezzet ve tutku karşısında Adanalı Ümit

Usta’ya gitmenizi ve kendinize bir iyilik

yapmanızı kalpten tavsiye ediyorum.


96

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

İstanbul’da bu yaz yepyeni bir mekan

The 47 Music & Drinks

Açık havada, tarz sahibi dekorasyonu, iddialı kokteylleri ve samimi ortamı ile dikkat

çeken The 47 Music & Drinks, yaz aylarında Boğaz’a karşı keyifle vakit geçirmek

isteyenlerin yeni buluşma noktası…


İstanbul’da Boğaz’ın kenarında kaliteli vakit

geçirmek isteyenlerin şimdiden radarına

giren mekan, Pazartesi günü hariç her gün

18:00-01:00 saatleri açık. DJ performansı ise

Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları

gerçekleşiyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul bu yaz sezonu Boğaz’ın

yanı başında açtığı yeni mekanı “The 47” ile şehre yepyeni bir

soluk getiriyor. Açık havada, tarz sahibi dekorasyonu, iddialı

kokteylleri ve samimi ortamı ile dikkat çeken mekan yaz

aylarında Boğaz’a karşı keyifle vakit geçirmek isteyenlerin

yeni buluşma noktası.

47 farklı botanikten yapılmış kokteyller

Mekan, manzarası ve atmosferi kadar 47 farklı

botanikten yapılmış kokteylleri ve onlara eşlik eden leziz

atıştırmalıklarıyla Boğaz’a karşı en güzel gün batımına

şahitlik eden noktalardan birinde yer alıyor.

Tropik bir orman havası veren teras düzeni

İçeriye adım atıldığı anda tropik bir orman havası veren

teras düzeni ve tasarımları, mekanın birçok yerinde asılı

duran maymun dekorları, rustik, ahşap, mermer ve bakır

malzemelerle endüstriyel tasarım birlikteliğinin sunulduğu

oldukça sıcak, retro bir atmosfer eğlencenin keyfine

varacakları bekliyor.

Mekandaki keyif unsurlarından bir diğeri de DJ performansı.

Enfes kokteylleri yudumlarken müziğin ritmini hissetmek

isteyenler canlı performans eşliğinde gecenin tadına

varacaklar. İstanbul’da Boğaz’ın kenarında kaliteli vakit

geçirmek isteyenlerin şimdiden radarına giren mekan,

Pazartesi günü hariç her gün 18:00-01:00 saatleri açık. DJ

performansı ise Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları

gerçekleşiyor.


98

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Kalamış’ta gastropuba yeni soluk

Westport Pub

Anadolu Yakası gecelerine yeni bir

soluk getirecek olan WestPort Pub

açıldı. Wyndham Grand Kalamış Marina

Hotel bünyesinde kapılarını açan

gastropub, özel homemade kokteylleri,

ödüllü içecekleri, gurme lezzetleri,

Türk ve yabancı pop-rock müzik tarzı

ve canlı spor yayınları ile bölgenin en

popüler adresi olmaya aday.


WestPort Pub, Kalamış’ta açılışa özel eğlenceli canlı

müziği ve ilgi çeken ateş dansı şovu ile kapılarını

misafirlerine açtı. Gastropub konseptli mekanın

açılışına, Mesut Yar, Yusuf Güney, Şoray Uzun, Aslı Omağ,

Mehtap Bayri, Hamdi Alp, Birgül Ulusoy, Duygu Bal, Nurcan

Eren ve Dilek Çalışkan gibi ünlü isimler katıldı.

Bar ve grill olarak hizmet verecek

Kalamış’a yeni bir enerji getiren WestPort Pub, özel

homemade kokteylleri, ödüllü içecekleri, pub lezzetine uygun

gurme lezzetleri, Türk ve yabancı pop-rock müzik tarzı ve

canlı spor yayınları ile Anadolu Yakası’nın en popüler adresi

olmaya geliyor. Bar ve grill olarak hizmet veren WestPort

Pub, hafta içi 12:00 ile 01:00, hafta sonu ise 12:00 ile 02:00

saatleri arasında hizmet veriyor.

Anadolu Yakası gecelerine yeni bir soluk getirecek olan

WestPort Pub’ın açılışına; Mesut Yar, Yusuf Güney, Şoray

Uzun, Aslı Omağ, Mehtap Bayri, Hamdi Alp, Birgül Ulusoy,

Duygu Bal, Nurcan Eren ve Dilek Çalışkan gibi ünlü isimler

de katıldı. Açılışa katılan misafirler, özgün içecekler, canlı

müzik ve ateş dans şovu ile gece boyunca eğlencenin keyfini

doyasıya çıkarttı.


100

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Steakhouse kültürü denizle buluştu

Meat Chef Steakhouse

Gerek konumu gerekse misafirlerine

sunduğu hizmetle kalıplaşmış

Steakhouse kültürünün dışına çıkan,

titizlikle seçtiği ürünleri usta mutfak

ekibinin dokunuşlarıyla eşsiz lezzetlere

dönüştüren Meat Chef Steakhouse,

Anadolu Yakası’nda orijinal sunumların

peşinden giden et severler için favori

lezzet durağı olmaya aday...


Kartal’da denize sıfır konumuyla İstmarina AVM’nin

içinde yer alan Meat Chef Steakhouse, dünya

mutfağının son yıllardaki yükselen trendi “steak

house” konseptinin en iyi temsilcilerinden biri olarak hizmet

vermeye devam ediyor.

Et pişirme sanata dönüşüyor

Meat Chef Steakhouse’da et konusunda kalıplaşmış

düşünceler rafa kalkıyor. Titizlikle seçilen ürünler, usta

ellerde sanat eseri gibi işlenip sofralarda adeta görsel

bir şölene dönüşüyor. Deniz manzarası ve ambiyansıyla

misafirleri büyüleyen Meat Chef Steakhouse, farklı pişirme

ve sunum teknikleriyle misafirlerine lezzet dolu saatler vaad

ediyor.

Klasik et ve bonfile çeşitleri, köfte, burger çeşitleri ve özel

garnitürlerin yanı sıra dry-aged tekniğiyle hazırlanan farklı

tatlar sunum konseptinde porselen tabaklarda sunuluyor.

Mekanın spesiyalleri arasında bulunan “Meat Chef

Churrascada”, cheddar peynirini sıcak tabakta et ve tortilla

ekmeğiyle buluşturarak doyma duygusunu sonuna kadar

yaşatıyor. Mekana özel sosla harmanlanan 200 gr köfte

ve füme etle hazırlanan “Meat Chef Burger” ise menüde

değişmeyecekler arasında yerini alacağa benziyor. T-Bone

Steak’in sıcak tabakta tereyağlı enfes sunumu “Meat Chef

T-Bone Steak”te mükemmelliği çağrıştırıyor. Güzel bir lezzet

bombardımanının ardından finale gelindiğinde ise mekanın

tatlı menüsünde göze çarpan mekana özel bir lezzet

bulunuyor. Kadayıf ve Antep fıstığının, beyaz çikolatayla

buluştuğu ve vanilyalı dondurma eşliğinde sunulan “Meat

Chef Kadaşarm” tüm alkışları topluyor.

Ekmekler kendi fırınında üretiliyor

Meat Chef Steakhouse’da sunulan ekmekler de mekanın

kendi fırınında üretiliyor. Hem lezzet hem yaşam alanındaki

konforu maksimum düzeyde misafirlerine yaşatmayı

hedefleyen mekanda, öğlen ve akşam menülerinin yanı sıra

her biri kendi yöresinden alınan orijinal lezzetlerle bezenmiş

serpme Türk kahvaltısı da gelenekselliği vurguluyor.

Mekanın şarküteri bölümünde ise; ev yapımı sosis, köfte,

fıstıklı hellimli kangal/baton sucuk ve füme et çeşitleri

gibi bir çok doğal ürün satışa sunuluyor. Ayrıca Meat Chef

Steakhouse 32 kişilik ekibiyle ‘steak house’ bölümün

yanı sıra, kasap reyonunda da tüm bu lezzetleri evinizde

deneyimleyebilmeniz için hizmet sunuyor.

Profesyonel mixolojistlerimizin hazırladığı olağanüstü

kokteyller, ödüllü yerli ve yabancı şaraplar, seçme viskiler ve

gurme markalarıyla keyifli saatler misafirleri bekliyor.

Dekorasyonda işlevsellik ön planda

Sunduğu eşsiz lezzetlerin yanı sıra modern ve minimalist

çizgilerle oluşturduğu alanlarda farklı bir bakış açısı

yakalayan Meat Chef Steakhouse’da, zengin ürün

yelpazesinin misafirlerle buluşturulması amacıyla mekanın

tam ortasında konumlanan açık mutfak sistemi, tüm

işlevselliğiyle ön plana çıkıyor.


102

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Güne La Rica’nın eşsiz lezzetli

kahvaltısı ile başlayarak özel

plajında Türkbükü’nün keyfini

çıkaran misafirler, La Rica’nın özel

iskelesinden Bodrum denizinin

keyfini çıkarıyor. Misafirler dilerse

sevdikleriyle birlikte akşam yemeğinde

La Rica’yı tercih ederek günün her

anında Bodrum’un tadına varıyor.

Bodrum’un İspanyol güzeli

La RIca açıldı

Lezzetseverlere hem şık hem rahat bir ortamda

mükemmel bir gastronomik deneyim yaşatan olan

ve İspanyolca’ da ‘Varlıklı Kadın‘ anlamına gelen La

Rica, Bodrum’un ayrıcalıklı koylarından Türkbükü’ne

yeni bir heyecan getirdi.

İspanyol mutfağından ilham alan,

Türk mutfağının eşsiz lezzetlerini

yeni bir anlayış ile birleştiren La Rica,

misafirlerinin damağında unutulmaz

lezzetler bırakırken özel dekorasyonu

ve farklı ambiyansı ile de keyifli saatler

yaşatıyor.

alternatifleri, atıştırmalıklar, yaz salataları,

burgerlar, özel ikramları ve çok daha

fazlası ile gündüz menüsünden seçim

yapmakta zorlanacaksınız. Denizden,

bahçeden hazırlanan özel ikramları ile

dikkat çeken akşam menüsü ile La Rica

misafirlerini eşsiz lezzetler karşılıyor.

İspanyol ve Türk mutfağının muhteşem

harmonisi

Şef Özlem Mekik’in dokunuşu ile İspanyol

ve Türk mutfağının harmanlanmasıyla

oluşturulan, gündüz ve akşam olmak

üzere iki farklı menü ile hizmet veren La

Rica, Bodrum’un en popüler buluşma

noktalarından biri olmaya başladı.

Zengin kahvaltı menüsü, tapas


Kozmonot, Teşvikiye’den

sonra Bomonti’de!

Apollo 11’den ilhamla tasarlanan ikinci şube, pub kültürüne yeni bir sosyal duruş

kazandırıyor. Bugüne kadar İstanbul’un pek çok mekanında ortaya koydukları farklı dekor

anlayışlarıyla mimariye bambaşka bir soluk getiren Mimar Göksu Şener ve Reklamcı Zümre

Humbaracıbaşı, yine çok konuşulacak bir tema ile “Kozmonot”u Teşvikiye Topağacı’ndan

sonra Bomonti’de açtı.

Bomonti’de hareketlenme devam

ediyor. Son dönemlerde sosyalleşme

ve buluşma merkezi haline gelen

Bomonti’nin en yeni üyesi, Kozmonot.

Kozmonot, hem çok farklı, ferah ve

eğlenceli bir ülkedeymiş hissi veren

bir atmosfer hem de Topağacı’ndan

tanıdığımız, sevdiğimiz pub kültürünün

biraz daha farklılaştırılmış hali ile

Bomonti’de yerini aldı.

Milenyal bir Pub Tavrı; Kozmonot

Cozy bir bahçe alanına sahip Kozmonot

Bomonti, arka bahçesinde 110,ön

bahçesinde 60 kişilik oturma kapasitesi ile

kalabalık grupları rahatlıkla ağırlayabiliyor.

Dekorasyonunda sıradanlıktan uzak, farklı

ve merak uyandıran ayrıntılar barındıran

mekan, tüm ihtiyaçlarınızı karşılıyor.

Dekorasyonda bulunan her bir parçanın

birbiriyle uyum içinde olmasına özen

gösterilen Kozmonot’ta, arka bahçede

bulunan şömine köşesinden, tuvaletlerin

farklı tasarımına, fıçıların aktığı bir tüpe ve

konsepte uygun sandalyelere kadar her şey

özel olarak tasarlandı.

Kozmonot Bomonti, farklı konsepti ve

dekorunun yanı sıra özel olarak hazırladığı

yemek ve bar menüsü ile misafirlerini

ağırlıyor. Mekanda 100 ve üzeri çeşit bira

,birbirinden farklı tekniklerle hazırlanmış

kokteyl menüsü ve dahası yer alıyor.

Mutfak, sabah kahvaltı çeşitleriyle başlayıp,

öğle saatleri özel bir menü ve akşam

saatlerinde flatbreadlerden salatalara

,kendine has soslarıyla servis edilen

burgerlerden vejeteryanlar ve veganlar

için hazırlanmış lezzetlere kadar geniş

bir alternatif sunuyor. Aynı zamanda

açık mutfak konseptiyle de ne yediğini

bilmek isteyen, yediklerini önemseyen

misafirlerine canlı mutfak şovu yaşatıyor.

Bomonti’nin ritmi olacak

Müzik zevkiyle de Bomonti’de farklılık

yaratarak; Glam, Hard Rock, Heavy

Metal, Jazz, Chill-Out çalıyor. Bir yandan

Skid Row‘dan In A Darkened Room

dinlerken, ardından Axel Rudi Pell‘den

The Temple Of The King dinleyebileceğiniz

sayılı mekandan biri Kozmonot. Yoğun

iş hayatından bir nebze olsun kaçmak

istediğinizde, müzik, sohbet ve eğlence

üçlemesinden keyif alıyorsanız alternatif

durak noktalarınızdan birinin de Kozmonot

olmaması için hiçbir sebep yok.


104

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Elegan ve artizan

İstanbulluların ilgisini üzerine toplayan Bomonti, açılan birçok mekân ile farklı zevklere

hitap eden ve adeta yaşayan bir semt. Bölgenin en popüler mekanlarından biri olan

Batard Bomonti ise farklı tasarımı, şık ruhu ve bohem stili sayesinde kolayca aradan

sıyrılıyor. Barındırdığı özgün detaylarda ve bütünsel tasarım yaklaşımında URBANJOBS

imzasını hissettiren iç mekân, ziyaretçilerini şehrin çok kültürlü yapısında ufak bir

gezintiye çıkarıyor.


İç mimar ve tasarımcı Murat Dede tarafından kurulan iç

mimari, ürün tasarımı üzerine projeler üretmekte olan

URBANJOBS, son zamanların popüler noktalarından biri

olan Batard Bomonti’nin iç mekân tasarımına imza attı.

“Yaşanmışlık hissi”nin kurguda ön plana çıkarıldığı mekân,

özgün detaylar ile şıklığın yakalandığı, ancak genelinde

bohem havanın hâkim olduğu artizan bir tasarıma sahip.

Yalın ancak bir o kadar da dinamik bir atmosferin yaratıldığı

iç mekân, URBANJOBS’un bütünsel tasarım yaklaşımını

yansıtıyor.

Lokal bir pub hedeflenmiş

Tasarımın çıkış noktası, mekân kurgusunda “yaşanmışlık

hissi”nin yalın bir şıklık ile ön plana çıkarılması olmuş. İçeri

girildiğinde yeni yapılmış hissi vermeyen, sanki yıllardan

beri orada var olan bir mekân gibi kurgulanan mekanın,

içerisinde Fransız etkilerini barındıran, aynı zamanda da

modern bir mekân olması gerekliliği de tasarım sürecinde

göz önünde bulundurulan kriterlerden. Müşteri profili analiz

edilip o bölgede ikamet eden kişiler belirlenerek; Batard

Bomonti’nin insanların rahatça gelip eğlenebileceği, vakit

geçirebileceği lokal bir pub olması hedeflenmiş. Tasarımın

karakterini belirleyen unsur ise URBANJOBS tarafından

benimsenen “tasarımların tamamen özgün olması” mottosu

olmuş. Sosyal medya içeriklerinin çok öne geçmesiyle

beraber kopyalamaların da hızlı arttığı tasarım hırsızlığına

karşı bir duruşla bütün detaylar URBANJOBS tarafından

özgün bir yaklaşımla üretilmiş.

Genel olarak bohem, ama bohemliğin içerisinde şık bir

görüntünün de hedeflendiği iç mekân tasarımında, büyük raf

ünitelerini ve detayları, tasarıma meraklı insanların ilgisini

çekecek şekilde planlanlamak tasarım ekibinin önceliği

olmuş. Ufak detayların mekânın genel ambiyansını büyük

ölçüde etkilediği bilinciyle hareket eden URBANJOBS’ın

bütünsel tasarım yaklaşımı doğrultusunda mekân

tasarımında dikkat etmiş olduğu farklı kriterler de mevcut.

Örneğin; kapı menteşelerinde yapılan küçük oynamalar ile

kapının bir piston engeli olmadan serbestçe açılır ve kapanır

hale getirilmesi, tek bir adımla mekana daha rahat bir

atmosfer kazandırmış.

Artizan bir tasarım

“Overdesign” yapılmış bir görünümden kaçınan tasarım

ekibi, özgün detaylar barındıran, iyi bir kurgunun ortaya

konduğu bir mekân hedefi ile artizan bir tasarım ortaya

koymuş. Tasarım ekibinin göz önünde bulundurduğu bir

diğer faktör de mekân deneyiminin daha üst noktalara

taşınması olmuş ve bu doğrultuda minimize edilen şık

detaylarla istenen ambiyans yaratılmış. Her köşesinden

tekrar bakılarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınan

tasarımda mekân dekonstrüktif bakış açısıyla tamamen

bölünerek, komponentlerine ayrılmış ve tekrar birleştirilmiş.

Böylece tavan, duvar, zemin ve bütün mobilyalar önce gözde

dağılıyor ve sonrasında tekrar birleştirildiğinde ise doğru bir

bütünlüğe kavuşmuş oluyor.

Mekanın bir başka ayrıştırıcı özelliği ise, tasarımdaki

yaşanmışlık hissinin yemeklerle ve içki servisleriyle de

desteklenmiş olması. Deneyimin oluşabilmesi için tasarımın

beş duyuya da hitap etmesi gerekliliği nedeniyle iç mekânda

her bir duyuya ayrı ayrı dokunmaya çalışılmış.


106

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Mitsubishi Heavy Industries İstanbul’daki ilk

konsept mağazasını açtı

İklimlendirme sektörünün lider markalarından Form MHI Klima Sistemleri, İstanbul’daki ilk konsept

mağazasını Bahçelievler’de açtı. Sektörde 25 yıllık bir tecrübeye sahip Gelişim Mühendislik tarafından

hizmete açılan mağazada Mitsubishi Heavy Industries marka split, multi split ve VRF klimalar

tüketicilerle buluşacak.

İklimlendirme sektöründe tüketicileri

en iyi çözümlerle buluşturan Form

MHI Klima Sistemleri, İstanbul’daki

ilk konsept mağazasını uzun yıllardır

çalıştığı Gelişim Mühendislik ile birlikte

Bahçelievler’de açtı.

İklimlendirme çözümlerinde bir

dünya markası olan Mitsubishi Heavy

Industries’in VRF ve split ürünlerinin

satışını gerçekleştirecek Gelişim

Mühendislik, aynı zamanda servis hizmeti

de verecek. Bireysel ve profesyonel

sistemlerin yanı sıra VRF sistemlerinin

de çalışır vaziyette sergilendiği mağazaya

gelen tüketiciler, Mitsubishi Heavy

Industries markalı ürünler hakkında

alanında uzman bir ekipten detaylı bilgi

alabilecek ve mağazanın showroom

bölümünde yer alan ürünleri görüp

deneyimleyebilecek.

Tecrübesini artık son tüketiciyle de

buluşturacak

Sektörde 25 yıllık tecrübeye sahip

uzman ekibiyle 2007 yılında kurulan

Gelişim Mühendislik bu süreçte alt

yapı uygulama ve proje satışında; İbis

Otel, Polat Rezidans, NOTRE DAME DE

SION Lisesi, İstanbul Aydın Üniversitesi,

Fatih Terim Başakşehir Stadı, TURKISH

DO&CO Yeşilköy, Emel Plaza Etiler,

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi,

Kasımpaşa Hilton Oteli, Türkmenistan

Cumhurbaşkanlığı Konutu, Libya Bingazi

Üniversitesi, Batı Şehir Konutları, Doğuş

Holding/Galata Port projesi, Alteks

Nişantaşı, TOYO İnşaat Q studio, Pelikan

Hill villaları, Tuzla Nuh Gemi San. Yönetim

Binası, Bakırköy Devlet Hastanesi, THY

Teknik A.Ş Yönetim Binası gibi pek çok

önemli projede başarılı çalışmalara imza

attı. VRF merkezi sistemler, havalandırma

ve mekanik tesisat konularında uzman

ekiplere sahip Gelişim Mühendislik,

Mitsubishi Heavy Industries klimalarla

artık tecrübesini son tüketiciyle de

buluşturacak.

Form MHI Klima Sistemleri’nin

İstanbul’daki yetkili satıcısı Gelişim

Mühendislik, Mitsubishi Heavy Industries

marka split ve VRF klimaların satışını

yapacağı yeni mağazası ile sektördeki

tecrübesi ve uzman kadrosunun desteğiyle

tüketicilere Mitsubishi Heavy Industries

konforunu yaşatırken, kaliteli hizmet

sunmayı ve bölgedeki servis kalitesini

arttırmayı hedefliyor.


LG, HVAC çözümleri ile akıllı enerji sektörüne

liderlik ediyor

LG Electronics, yüksek verimlilik sunan benzersiz akıllı enerji çözümleri ile Orta Doğu

ve Afrika (MEA) bölgelerini hedefliyor. HVAC endüstrisinin lideri LG Electronics (LG),

Orta Doğu ve Afrika (MEA) pazarında akıllı enerji çözümlerinin öncüsü olarak yerini

sağlamlaştırıyor.

BECON Cloud’daki sayısız sensör, uzaktan

gerçek zamanlı izleme, enerji verimliliği

yönetimi ve enerji tasarrufunu mümkün

kılıyor. Başta Dubai olmak üzere, MEA

bölgesinde güçlü temeli olan bakım

servis ekipleri de kuruluyor. Birleşik Arap

Emirlikleri ve bölgedeki birçok site BECON

Cloud’u uyarlayarak uzaktan bakım

hizmeti alıyor.

Küresel bir pazar araştırması şirketi

olan Mordor Intelligence’e göre, MEA

bölgesindeki enerji yönetim sistemi

pazarının, 2021 yılına kadar yıllık yüzde

11.87 oranında artarak 3.76 milyar USD’ye

ulaşması bekleniyor. Tam da bu nedenle,

MEA bölgesinde, etkin enerji yönetimi

politikası ve bu politikanın devamlı olarak

araştırılarak geliştirilmesi, hükümet ve

uluslararası organizasyonlar ölçeğinde

yürütülüyor.

Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri, akıllı

şebeke başta olmak üzere, enerji

altyapısına yatırımlarını artırıyor. Dubai,

Abu Dabi ve Suudi Arabistan enerji

verimliliğini en üst düzeye çıkarmak

için 2030 yılına kadar enerji politikaları

açıklamış durumda. Afrika da bir

istisna olarak görülmüyor. Uluslararası

Yenilenebilir Enerji Ajansı’na göre,

Afrika’daki enerji talebinin 2030 yılına

kadar 2 kat artması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı

ise, enerji erişiminin kısıtlandığı Afrika

gibi bölgelerde, talebin yüksek olduğu

zamanlarda verimli enerji yönetiminin

taşıdığı hayati önemi analiz etti.

Havalandırma ve klima çözümleri

Sıcaklığın 50°C’ye yükseldiği MEA gibi

tropikal iklimlerde, akıllı enerji yönetiminin

anahtarı ısıtma, havalandırma ve klima

(HVAC) çözümlerinde. Örneğin Suudi

Arabistan’da, enerji tüketiminin yüzde

70’i soğutma için kullanılırken, bu oran

Avrupa’da yüzde 48. Rakamlar, bölgede

akıllı enerji yönetiminin sağlayacağı önemi

açıkça ortaya koyuyor.

LG’den enerji verimliliği sağlayan HVAC

çözümleri

LG Air Solution, bu ihtiyaçları karşılamak

için, yüksek verimli HVAC çözümleri

sunuyor. LG’nin HVAC çözümleri için

örnek ürün hattı VRF sistemli MULTI

V, VRF’nin verimliliği için hayati öneme

sahip olan LG’nin en güçlü invertör

kompresörleri ile güçlü ve güvenilir bir

çözüm sunuyor. LG invertör teknolojisi,

her koşulda maksimum verim, geniş

frekans aralığında çalışma imkanı ve

gelişmiş bir kompresör güvenilirliği

sunuyor. Çok sayıda MULTI V, MEA

bölgesindeki çeşitli bölgelerde başarıyla

kullanılıyor.

Örnek olarak; Diamond Developers

tarafından oluşturulan MEA’nın ilk

sıfır enerji şehri, Sürdürülebilir Şehir

gösterilebilir (Sustainable City by Diamond

Developers). Yüksek verimli bir HVAC

çözümünün yanı sıra, ayarlanabilir

kapasite miktarı ve klima ünitelerini akıllı

telefonlar aracılığıyla kontrol ve takip etme

ihtiyacı olan Sürdürülebilir Şehir’in tüm

ihtiyaçları LG tarafından karşılandı ve şu

anda şehirde maksimum enerji verimliliği

sağlanıyor.

LG ayrıca IoT tabanlı bir platform olan

BECON (Bina Enerji Kontrolü) Cloud

Solution ile akıllı enerji yönetimi sağlıyor.

Yeni nesil HVAC teknolojileri LG Science

Park’ta

LG’nin HVAC teknolojileriyle, akıllı enerji

sektöründeki genişleyen ürün ve hizmet

yelpazesi, Kore’de 175.207m2’lik bir alana

sahip dünya standartlarında bir Ar-Ge

kompleksi olan LG Science Park’ta da

gösteriliyor. Burada en güncel HVAC

sistemlerinin yanı sıra, enerji yönetimi ve

yenilenebilir enerji tesisleri için yenilikçi

enerji çözümleri de görülebiliyor. Buna

en iyi örnek olarak; BECON çözümleri

ile enerji talebini tahmin etmek, enerji

arz ve talebini yönetmek için hava

durumuna, bina tesis verilerine, işletme

geçmişine vb. dayanarak enerji kullanımını

modelleyen simülasyon verilebilir.

Enerji üretimi, tasarrufu ve yükünün

gözden geçirilmesi ve analizi de akıllı

enerji yönetimi için yenilenebilir enerji

tesislerinden geçiriliyor. LG Science

Park’ta gerçekleştirilen bu gelişmiş

teknik yeteneklerle, LG, akıllı enerji

yönetimindeki teknolojik liderliğini global

olarak genişletmeye devam edecek.

LG Electronics Ortadoğu ve Afrika Bölge

Başkanı James Lee “MEA bölgesi,

çok sayıda uluslararası etkinlik ve

enerji çözümlerinde yüksek talebe yol

açabilecek hükümet önderliğindeki inşaat

projeleriyle 2020’den başlayarak kilit role

sahip olacak. LG olarak biz de, enerji

verimliliğini en üst düzeye çıkarabilen

akıllı enerji çözümlerimizle, MEA

şehirlerinin akıllı hale gelmesine katkıda

bulunacağız” dedi.


hotel restaurant

108 & hi-tech

hotel-tech

Bosch Termoteknik, bu yıl da

eğitim desteğine devam ediyor

Yerinde eğitim anlayışıyla hareket

eden Bosch Termoteknik Akademi;

2019 yılının ilk yarısında, pek çok

farklı kurumda eğitimler düzenledi.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası

Beylikdüzü İlçe Temsilciliği’nin talebi

üzerine Bosch Termoteknik Akademi

Isıtma Eğitmeni Necati Soydemir

ile birlikte Arel Üniversitesi Makine

Mühendisliği öğrencilerine ve sektör

paydaşlarına temel tesisat konularını

içeren bir eğitim gerçekleştirildi.

MMO Beylikdüzü İlçe Temsilciliği

Yürütme Kurulu Başkanı Sultan Arslan

ve Yusuf Çetinkaya’nın da katılımıyla

gerçekleşen eğitimde öğrencilerin

gelişimi de desteklendi. Makine

Mühendisleri Odası Konya Şubesi’nin

daveti üzerine ise özel ve devlet

kuruluşlarından sektör temsilcileri,

mühendislik firmaları ve öğrencilerden

oluşan 100 kişilik bir ekibe Bosch marka

ve ürünleri hakkında bilgilendirme

yapıldı. Bunların dışında Kastamonu

Özlem Burma Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi Tesisat Bölümü öğrencilerine

iki günlük eğitim organize edildi ve 140

kişiden oluşan gruba; Bosch Termoteknik

tanıtımı, iklimlendirme, HVAC sektörü ve

ürün gamı hakkında bilgiler verildi. Ayrıca

Öğrencilerin daha

kapsamlı ve kaliteli

eğitim almalarına

katkı sağlamayı

hedefleyen Bosch

Termoteknik Akademi;

eğitim kurumlarına

hizmet içi eğitim, cihaz

ve görsel materyal

gibi desteklerine

devam ediyor.

Bosch Termoteknik

Akademi, verdiği

eğitim desteklerinin

yanı sıra farklı eğitim

kurumlarında sınıf

ve atölye yenileme

çalışmalarına da imza

atıyor.

Manisa’da bulunan Bosch Termoteknik

İnovasyon Merkezi’nde farklı üniversite

topluluklarına yönelik üretim alanları ve

Ar-Ge laboratuvarları turları içeren teknik

geziler ve teknik eğitimler yoğun olarak

devam etti.

Bosch Termoteknik Akademi yerinde

eğitim anlayışıyla makine mühendisi

adaylarına ve sektör paydaşlarına temel

tesisat teknik eğitimleri vermeye devam

edecek.


42. Yapı Fuarı’na

FORM Damgası

Form Endüstri Tesisleri, 42. Yapı Fuarı’nda hem yerli

üretim yenilikçi ürünlerini hem de Türkiye’de yetkili

satıcısı olduğu dünyaca ünlü markaların ürünlerini fuar

ziyaretçileriyle buluşturdu.

İklimlendirme sektöründe 54 yıldır

faaliyet gösteren Form Şirketler Grubu

çatısı altındaki Form Endüstri Tesisleri,

her yıl sektörün en önemli oyuncularını

bir araya getiren Yapı Fuarı’na; Troke,

Lamilux, Sunvia, Roda gibi üretimini ve

distribütörlüğünü gerçekleştirdiği yerli

ve yabancı markalarla katıldı. Enerji

verimliliği ana felsefesi çerçevesinde

özellikle endüstriyel tesislere yönelik

duman tahliye, doğal havalandırma, gün

ışığı aydınlatma, çatı ışıklık sistemleri ve

evaporatif soğutma konularında başarılı

projelere imza atan Form Endüstri

Tesisleri’nin standı fuar katılımcıları

tarafından büyük ilgi gördü.

Farklı mimari projelere yönelik

sistemler

Form’un İzmir Pancar Organize Sanayi

Bölgesi’ndeki fabrikasında ürettiği TROKE

Duman Tahliye ve Doğal Havalandırma

Kapakları, Türkiye’deki ilk yerli EN12101-

2 sertifikalı CE Sertifikalı duman ve ısı

tahliye kapağı olma özelliği taşıyor. TROKE

pnömatik duman tahliye kapağı, “nanojel

dolgulu” polikarbon yapısı sayesinde

kullanıcılarına düşük bir ısı iletimi

sunuyor. Güneşin olumsuz etkilerinin

girmesini de engelleyen TROKE, bu özelliği

sayesinde iklimlendirme sistemine ek

yük getirmiyor ve kullanıcılarının hayatını

kolaylaştırıyor.

Form’un duman tahliye konusunda

fuar ziyaretçileriyle buluşturduğu diğer

bir ürünü olan Alman kalitesine sahip

Roda Duman Tahliye Kapakları, farklı

modelleriyle yapıların duman tahliye

ihtiyaçlarına geniş bir ürün yelpazesi

ile yanıt veriyor. RODA duman tahliye

sistemleri; fiziksel dayanıklılık, ısı ve

ses yalıtımı, rüzgar, kar yükü ve yüksek

yangın dayanımı özellikleri ile de dikkat

çekiyor. Bu özellikleri ile mimarların,

mühendislerin, müteahhitlerin ve diğer

tüm müşterilerin yüksek standartlarını

karşılıyor.

Form Endüstri Tesisleri, bu yıldan itibaren

distribütörlüğünü üstlendiği Lamilux

Çatı Işıklık Sistemleri ve Duman Tahliye

Kapakları’nın da tanıtımını ilk kez Yapı

Fuarı’nda gerçekleştirdi. Alman menşeli

Lamilux, kapalı mekanların çatılarına

entegre edilerek gün ışığı kaynaklı

doğal bir aydınlatma sağlıyor. SUN Pro

teknolojisiyle zararlı güneş ışınlarını bloke

eden ürün ile yapılar, gün boyunca doğal

ışıktan yararlanma ve aynı zamanda enerji

harcamalarından büyük oranda tasarruf

sağlama imkanı buluyor. Bununla birlikte

otomatik ve manuel olarak açılabilen

kapak sistemi sayesinde, olası bir yangın

sırasında ortamdaki dumanı tahliye

ederek can güvenliğinin korunmasına

da yardımcı oluyor. 2018 yılında, dairesel

kapak ürün tasarımı ile RED DOT DESIGN

AWARD kazanan Lamilux Duman Tahliye

Kapakları, kapsamlı aksesuarları ile

kullanıcıların bireysel isteklerini karşılıyor

ve her türlü koşula sahip binalara adapte

edilebiliyor.

Doğa dostu Sunvia ile 1 üniteye karşılık

doğaya 2 ağaç kazandırmak mümkün

Form Endüstri Tesisleri tarafından

İzmir Pancar O.S.B.’de üretilen doğal

aydınlatma sistemi Sunvia ise fuara

damgasını vuran ürünler arasında yer

aldı. Türkiye’nin ilk yerli üretim gün ışığı

aydınlatma sistemi olan Sunvia, inşaat

aşamasında ya da mevcut bir yapıya

entegre edilebiliyor ve düşük maliyetleri

ile bakım gerektirmeden ömür boyu

kullanıma uygun dayanıklı yapısı ile dikkat

çekiyor. Sunvia bugün hastaneler, sanayi

tesisleri, üniversiteler, lojistik depoları,

fabrikalar, okullar, spor salonları ve

idari binalar gibi birçok kapalı mekanın

doğal gün ışığından faydalanması ve

enerji verimliliği sağlaması açısından

büyük önem taşıyor. Sıfır enerji ile doğal

aydınlatma sağlayan Sunvia, yapay

aydınlatmalardan kaynaklı doğaya

salınan karbon miktarını azaltan doğa

dostu bir sistem. Sunvia’nın; 250, 350,

550 ve 900 mm çaplarında 4 modeli

bulunuyor. SV-550 modeli, 400 W eşdeğer

güce sahip olup, 30-35 metrekare alanı

aydınlatabiliyor. 1 adet SV-550 modeli,

günde 8 saat, yılda 320 gün aydınlatma

yaparak yaklaşık 800 kg CO2 emisyonunu

engelleyebiliyor. Böylece tek bir adet

SV – 900 modeli ürün ile doğaya 2 ağaç

kazandırılmış oluyor.


110

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Ingenico iCiro paketlerine

yeni özellikler eklendi

YazarkasaPOS’larında

teknolojik alt yapıya ve

uygulama zenginliğine

önem veren Ingenico,

iş yerlerinin yükünü

hafifleten uygulaması

İCiro’ya yeni özellikler

ekledi.

Uçtan uca ödeme konusunda dünya

lideri olan Ingenico, Ingenico

yazarkasaPOS kullanan iş yerlerinin

ciro takibini kolaylıkla gerçekleştirmesi

adına geliştirdiği iCiro uygulamasına yeni

özellikler ekledi. iCiro MOBİL, iCiro BASIC

ve iCiro PLUS paketlerinden oluşan

iCiro ile Ingenico YazarkasaPOS’lardan

geçen ciro miktarı günlük, haftalık, aylık

ve seçilen tarih aralığında detaylı olarak

raporlanabilirken, uygulama sayesinde

işyerleri, ciro detaylarını kolayca takip

edebiliyor. Mobil uygulamanın yanı sıra

www.iciro.com.tr ve ikasa.com.tr web

sitelerinden de tüm işlemleri yapabilen iş

yeri sahipleri, iCiro’nun tüm paketlerine

1 aylık ücretsiz deneme paketi sayesinde

hızlıca ulaşabiliyor.

iCiro Mobil ile cironuzun detaylarına

hakim olun

Ingenico yazarkasası olan iş yerlerinin

anlık Ciro takibi ve Z raporu detaylarını

akıllı cep telefonları aracılığıyla kolayca

takip etmesini sağlayan iCiro Mobil,

cironun nakit ve kredi kartı ödemelerine

göre dağılımını, toplam ciro tutarını

ve yazarkasaların üzerinde yer alan

banka uygulamalarının her birinden ne

kadarlık işlem yapıldığını raporluyor.

Tüm bu hizmetler ise kullanıcılara iş

takibi açısından büyük kolaylık sağlarken

zaman kazandırıyor.

iCiro Basic ile tek tuşla birçok işlem

Kullanıcılardan alınan geri bildirimler

sonrası yeni özelliklerin eklendiği ve

yeni bir ara yüzü olan iCiro Basic ile

nakit, kredi kartı, yemek çeki ile yapılan

ödeme tutarları grafiklerle raporlanıyor.

Ingenico YazarkasaPOS üzerinde yer alan

banka uygulamalarının dışında kalan

banka kartlarının yönlendirileceği ana

banka seçimi merkezden yapılabiliyor.

iCiro Basic ile işyerleri yine Z raporu

bilgileri, gün ve saatlere göre satış

bilgileri gibi raporlara da erişebiliyor.

Banka uygulamalarından geçen adet

ve ciro bilgisi, GİB’e gönderilen aylık

raporların durum bilgisi yeni eklenen

özellikler sayesinde alınabilirken, iCiro

Basic hizmetini alan iş yerleri iCiro Mobil

uygulamasından ücretsiz yararlanabiliyor.

iCiro Plus ile A kalite bir hizmet

iCiro PLUS ile işyerleri sahadaki

yazarkasalarına farklı isimler vererek,

gruplandırarak ciro takibi yapabilirken,

KDV beyannamelerinde kolaylık sağlayan

Z raporlarına da ulaşılabiliyor. Fiş

detaylarını gösteren belge raporu, ödeme

özetleri raporu, banka işlemleri raporu,

satılan ürünler raporu, uygulama gün

sonları gibi raporları da kullanıcıya

ileten iCiro PLUS, aynı zamanda EKÜ

doluluk bilgisini de tek merkezden

takip imkânı sunuyor. Günlük, aylık,

yıllık ve belirlenen tarih aralığında ciro

takibi yapılmasına olanak sağlayan

uygulamanın yeni özellikler arasında;

banka uygulamalarından geçen adet

ve ciro bilgisi, ana banka seçiminizde

kolaylık sağlayan ve banka komisyon

oranlarının kontrolünü sağlayan ciro ve

adet bazında detaylı OnUS ve NotOnUs

grafiklerinin takibi, GİB’e gönderilen aylık

raporların sicil bazlı durum bilgisi ve

GİB’e gönderilen detaylı rapor formatının

görüntülenmesi yer alıyor.

Sidal: “Müşteri bildirimlerini

önemsiyoruz”

Ingenico Türkiye Genel Müdürü

Alpay Sidal iCiro’ya eklenen yeni

özellikler ile ilgili olarak şu şekilde

konuştu: “Ingenico olarak yeni bir

ürün geliştirirken müşterilerimizden

gelen bildirimleri dikkate almaya önem

gösteriyoruz. Geliştirdiğimiz ve yeni

özellikler eklediğimiz iCiro uygulamasının

temelinde iş yerleri sahiplerine daha

fazla zaman kazandırmak ve onların

merkezden ciro takibi yapabilmelerini

sağlamak bulunuyor. Ingenico

Yazarkasası olan iş yerlerinin anlık Ciro

takibi ve Z raporu detaylarını akıllı cep

telefonları aracılığıyla kolayca takip

etmesini sağlayan yenilenen kullanıcı

dostu tasarımı ve arayüzü ile Mobil

uygulamamızı Google Play ve Apple

Store’dan indirebilir ya da www.iciro.

com.tr adresinden siteye giriş yaparak

kullanmaya başlayabilirsiniz” dedi.


Türkiye’de e-ticaretin

%38.33’ü online tatil ve

seyahat harcamalarından

Elektra Otel Yönetim Sistemleri Yönetici Ortağı

Nilüfer Durukal, online büyüme trendine bakıldığında

turizm tesislerinin, acentelerin ve sektördeki

tüm tedarikçilerin gelişen online pazara uyum

sağlamasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor.

Elektra Otel Yönetim Sistemleri

Yönetici Ortağı Nilüfer Durukal

Türkiye’nin 60 milyar TL’lik

e-ticaret pazarının 23 milyar

TL’sini online tatil ve seyahat

harcamaları oluşturuyor. Bu rakam

her yıl katlanarak büyüyor. Otel

yönetimi, online rezervasyon, CRM

gibi pek çok iş sürecinin artık ileri

teknoloji ürünü yazılımlara emanet

olduğunu söyleyen Elektra Otel

Yönetim Sistemleri Yönetici Ortağı

Nilüfer Durukal, Türkiye otel yönetim

yazılımı pazarında sektör lideri

konumunda bulunduklarını, ülke

genelinde 3.500‘den fazla büyük otel,

otel zinciri ve konaklama merkezinde

Elektra Otel Yönetim Sistemleri‘nin

kullanıldığını belirtti. Durukal, Elektra

ile otelin tüm departmanlarındaki

operasyonların elektronik ortamda

yüksek hızda verimli bir şekilde

yönetilebildiğini söyledi.

Yeni nesil teknolojiyi bilerek sektöre

giriyor

Özellikle yeni nesil turizm

profesyonellerinin teknolojiye daha

yatkın olduğunu kaydeden Durukal,

“Elektra, MEB‘e bağlı turizm meslek

liselerinde ve birçok üniversitenin

turizm ve otelcilik fakültelerinde ders

olarak okutuluyor ve sektöre giriş

yapan kalifiye personel tarafından

önceden biliniyor. Yeni jenerasyona

ulaşmak için hem meslek liselerinde,

hem meslek yüksekokullarında hem

de üniversitelerde programlarımızı

ücretsiz olarak kuruyor ve eğitimlerini

veriyoruz. Her yıl Elektra bilerek

mezun olan 9.000 turizmci sektöre

giriş yapıyor” dedi.


hotel restaurant

112 & hi-tech

ürünler

Aydınlatmalarınızın sezgisel

kontrolü artık cebinizde

Günümüzde aydınlatma bir mekanı ışıklandırmanın çok ötesine geçiyor.

Sunduğu son teknoloji aydınlatma çözümleriyle özgün ve estetik aydınlatma

stilleri yaratma fırsatı sunan OSRAM, kullanıcılarıyla buluşturduğu yeni

çözümüyle de LED aydınlatmayı bir üst boyuta taşıyor. Yeni OSRAM

OPTOTRONIC BLE DIM ile evlerden otel odalarına, mağazalardan

restoranlara, aydınlatmanın fark ortaya koyduğu mekanlarda LED

sisteminin kontrolü artık akıllı telefonlardan veya tabletlerden yapılabiliyor.

Tek yapmanız gereken akıllı LED aydınlatmalarınızı bir akıllı telefon veya

tablete tanıtmak. Bluetooth Düşük Enerji (BLE) teknolojisi ve sezgisel

kontrol sağlayan Casambi uygulaması ile cep telefonu veya tablet üzerinde

kişiselleştirilen aydınlatma sisteminin yönetilmesini sağlayan OSRAM

OPTOTRONIC BLE DIM, kablosuz özelliği ile kablo karmaşasını da ortadan

kaldırıyor.

Cam tasarımlarla yaza merhaba!

Güneş, sıcak yüzünü gösterdi. Artık dekorasyonda kışın gri ve iç karartıcı renklerinden

kurtulma vakti. Özellikle yazlık alanlarda mevsimin ferahlığını mekanlara taşımanın en özel

yollarından biri ise cam ürünler kullanmaktan geçiyor. Elektrik anahtarı ve priz sektörünün

lider ismi Panasonic Life Solutions Türkiye, Thea Ultima Cam serisinin elektrik anahtarı

ve priz modelleri ile her mekana ferahlık ve zarafet katıyor. Thea Ultima Cam’ın özellikle

açık yeşil cam elektrik anahtarı ve prizleri, yazlık mekanların dekorasyonunu kusursuz

şekilde tamamlıyor. Beyaz ve bordo cam tasarımlar da aynı şekilde çarpıcı kombinasyonlar

yaratabiliyor. Thea Ultima Cam, yaşam alanlarına ve dekorasyon dünyasına kattığı üst

seviyede şıklık, konfor ve ayrıcalıkla öne çıkıyor.

Değişime hazırlanın!

Konfor zamanı

Bahar aylarıyla birlikte havalar da ısındı. Soğuk ve yağışlı kış günleri ise geride kaldı.

Şimdi tenteinin altında özlediğiniz güzel havaların tadını çıkarmanın tam zamanı... Üstelik

bu yıl 50. yaşını kutlayan Somfy ile tentelerin kullanımı çok daha konforlu. Teknoloji ile

tanışan bahçe, teras, çardak ve verandalar gerçek anlamda hayat dolu. Somfy, motorlu

tente sistemleriyle yerinizden kalkmadan, yalnızca uzaktan kumandanıza bir dokunuşla

tentenizi istediğiniz gibi yukarı ve aşağı hareket ettirme imkanı sağlıyor. Pratik olduğu

kadar estetik bir görünüme de sahip olan Somfy uzaktan kumandalar, “my” fonksiyonu

sayesinde tek bir tuşa basarak daha önce kaydettiğiniz favori konuma geçmenizi olanaklı

hale getiriyor. Öte yandan güneşli günlerde devreye giren güneş sensörü, optimum bir

sıcaklık sağlamak için otomatik şekilde tentenizi açıyor.

Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lider kuruluşu Panasonic Life Solutions Türkiye,

VİKO marka Karre Style serisine eklenen iki yeni tasarımla yaşam alanlarına zevk

katıyor. Sayılarla aranız iyiyse, Karre Style serisinin “sayılar” konseptli elektrik anahtarı

ve priz tasarımı tam size göre… Metalik sayılardan oluşan deseni ile dikkat çeken

model, odalara nostaljik bir hava katıyor. Tasarım, vintage ya da retro tarzı sevenler

için oldukça etkileyici bir dekorasyon trendi olan eskiye dönüş akımına da çok uygun.

Öte yandan diğer birçok dekorasyon trendi ile de hoş bir uyum yakalayabiliyor. Özellikle

odalarda metal aksesuarlar ve detaylar da varsa Karre Style serisinin bu tasarımı

dekoratif tarzı kusursuz bir şekilde tamamlıyor.

More magazines by this user
Similar magazines