01.11.2019 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 090

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

marketing europe & anatolia

Tarih: Kasım 2019 Sayı: 90

retorik

Kaos Sarmalı...

kelebeğin fırtınası

Minnet duyduğumuz

insanlara...

8. Yaşımız Kutlu

olsun...


İçindekiler

marketing

europe & anatolia

Sayı: 90 Tarih: Kasım 2019

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Fenerbahçe - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

http://aea.eksantrik.com

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Kübra Nebioğlu

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

retorik 13

Medya Dünyası 14 - 15

Röportaj 16 - 20

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

kelebeğin fırtanası 23

Reklam dünyası 24 - 25

Kampanyalar 27 - 35

Gezi 36 - 42

Game On 44 - 45

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kültür Sanat 46 - 47

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Sekiz yaşındayız...

Merhaba,

Dergimiz 8 yaşında mutlu ve gururluyuz.

Sekiz yıl boyunca bize inanan, digital ortamda dergimizi sürekli paylaşarak yaygınlaşmasına katkıda

bulunan dostlarımız oldu ve en önemlisi bize güç veren okuyucu dostlarımız oldu. Dostluklarımızın

baki olmasını diliyorum.

Dergimize haber, röportaj sağlayan sevgili halkla ilişkilerci dostlarıma ayrı ayrı teşekkürler.

Ne denir bilmiyorum. Sekiz yıldır dışarıdan tek kuruş girdi olmadan yayın hayatında ayakta kalan

başka bir süreli yayın var mı doğrusu bilmiyorum. Buradan bu mucizeyi gerçekleştirmede katkısı

bulunan bugün aramızda olan ya da olmayan tüm dostlarımıza teşekkür etmek istiyorum.

Bu sekiz yıl boyunca benim yanında olan ve bana tüm yazılarıyla ve fikirleriyle destek veren Gameon

sayfalarımızı hazırlayan oğlum Ali Erdem Ekşioğlu'na özellikle teşekkür ederim.

Dergimizin danışmanı ve retorik köşesi yazarı reklam filmi yönetmeni sevgili eşim Abdullah

Ekşioğlu'na tüm bu süreçte dergimize katkılarından dolayı çok çok teşekkürler :)

Dergimiz reklam yazarı Nurgül Günay Eryıldır'a dergimize yazılarıyla değer kattığı ve arkadaşım

olduğu için teşekkürler :)

Sekiz yıldır neredeyse tüm dünyayı bir ucundan bir ucuna gezen ve bizimle gezdiği yerleri paylaşan

sevgili gezi yazarımız Seval Duban'a teşekkürler :)

Seval Duban'ın o keyifli yazılarını rahatça okuyabilmemiz için bir kitapta topladık :) Seval Duban'la

Gezi Günlükleri isimli Kitaba google play kitap'dan ulaşabilirsiniz.

Sevgiler

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Marka Konferansı 20’nci yaşında...

MARKA Konferansı 20’nci yılında İstanbul markasını

merkezine alıyor ve tüm dünyada İstanbul rüzgârı estirecek

büyük bir sorumluluğa liderlik yapıyor.

20 yıldır Yürekli Konferansları tarafından düzenlenen ve

kendisi de tüm iş dünyasının örnek aldığı bir sürdürülebilirlik

ve marka hikayesi haline gelen, Türkiye’nin en

güçlü iş ve fikir platformu MARKA Konferansı, Yapı Kredi

World ana sponsorluğunda, 18-19 Aralık’ta, Çırağan Palace

Kempinski’nin saray binasında büyük bir katılımla

gerçekleşecek. 20’nci yılını, Türkiye’nin en değerli

markası İstanbul’a adayan MARKA Konferansı’nda bu

yıl tüm markalara, iş liderlerine, kanaat önderlerine ve

sivil toplum kuruluşlarına İstanbul markasının dünyadaki

algısını hak ettiği noktaya yükseltme hamlesi için çağrı var.

MARKA Konferansı’ndan İstanbul için açık çağrı

Yürekli Yönetim Kurulu Başkanı, MARKA Konferanslarının

kurucusu Ayşegül Yürekli Şengör “İş dünyasının en

güçlü platformlarından biri olan MARKA Konferansı’nın

20’nci yılında çok değerli ve anlamlı bir çıktı yaratma

sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum. Bu yüzden,

var olduğu günden beri İstanbul’dan ilham alan; cesur,

kozmopolit, dinamik, renkli, yenilikçi, farklı görüş ve

inançları kucaklayan karakteriyle İstanbul’a çok benzeyen

MARKA Konferansı, bu yıl İstanbul markası için bir

sıçrama tahtası olmayı hedefliyor. MARKA Konferansının

gücünü kullanarak İstanbul markasının geleceği için tüm

paydaşlarımızla birlikte düşünmeye ve akıl üretmeye

kararlıyız.” dedi.

Her yıl merakla beklenen Türkiye’nin işveren markası

konferansı People Make The Brand, 2019’a konuşmacıları

ve ele aldığı konularıyla damga vuracak.

İş dünyasının insana bakışını her yıl araştırmalar ve sektörün

güçlü isimleri ile birlikte ele alan Türkiye’nin en önemli

işveren markası konferansı People Make The Brand, 7.

yılında alanında uzman isimlerle “Psikolojik Sermaye”yi

ele alıyor.

Universum Orta Doğu Direktörü ve Dinamo Danışmanlık

Kurucu Ortağı Evrim Kuran’ın açılışını yapacağı

People Make The Brand 2019...

konferansın moderatörlüğünü Serdar

Turan yürütecek. Konferansın

konuşmacıları arasında, psikolog ve

yazar Prof. Dr. Acar Baltaş; Avrupa

Uluslararası Lider Kadın Ödülü sahibi

öğretmen Dilek Livaneli; Boston Orthodontics

Kurucusu Diş Hekimi Elif Keser;

iş insanı ve girişimci Gözde Akpınar;

deneyimli gazeteci, yazar Önder Abay,

eğitim bilimci, yazar Dr. Özgür Bolat; KFC

Genel Müdürü Tunç Tunaveli; Universum

Yönetim Kurulu Başkanı, StepStone Veri ve İçgörüden

Sorumlu Genel Müdürü Yusuf Azoz; Universum Stratejik

Danışma Kurulu Başkanı Claudia Tattanelli yer alacak.

Garanti BBVA’nın ana sponsorluğu ve Universum’un

katkısıyla Dinamo Danışmanlık tarafından düzenlenen

People Make The Brand, 29 Kasım 2019’da Fairmont

Quasar İstanbul’da iş dünyasının yöneticilerini, akademi

dünyasından önemli isimleri, işi insan olan her sektörden

profesyoneli, girişimcileri ve araştırmacıları ağırlayacak.

www.peoplemakethebrand.com

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Perakende Günleri’19...

rumunu tartışmak, çözüm yolları üretmek, sektörün

geleceğine yön vermek ve sektördeki yenilikleri paylaşmak

üzere alanında uzman yabancı ve yerli konuşmacılarla

sektör temsilcilerini buluşturacak Perakende Günleri

2019, yeni yeri Haliç Kongre Merkezi’nde 4 Aralık’ta

kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Perakende Günleri 2019’daki değişikliklerden biri de bu

sene eş zamanlı konferansların düzenlenecek olması. 3

bin kişilik oditoryumda tüm katılımcıları ilgilendiren, gündemi

kapsayan oturumlar yer alırken 6 ayrı ‘Uzmanlık

Sahnesi’nde perakendenin derinine inilecek.

İlk günün ‘Uzmanlık Sahneleri’ Akinon E-Ticaret, Communisis

Müşteri Deneyimi, Gıda Perakendesi Sahnesi

Perakende Günleri, bu yıl yeni yeri Haliç Kongre

Merkezi’nde 4-5 Aralık 2019 tarihleri arasında

olurken ikinci günün ‘Uzmanlık Sahneleri’ ise Yeme İçmegerçekleşecek.

Perakende Günleri 2019’un bu seneki

Gastronomi, Perakende Çözümleri, Girişimcilik Sahneleri

yeniliklerinden biri de ‘Uzmanlık Sahneleri’ olacak.

olacak.

Türkiye ve uluslararası arenada en büyük iş

Perakende Günleri’nin bu yılki içeriği hız, akıl ve teknoloji

organizasyonları arasında gösterilen ve aralıksız olarak

üzerine kuruldu. Hızla gelişen teknoloji, dijitalleşme ve

18 yıldır devam eden organizasyonlardan biri olan Perakende

Günleri, bu yıl birçok yeniliğe ev sahipliği yapıyor.

sürekli farklılaşan tüketici davranışlarıyla yaşanan büyük

değişim Perakende Günleri 2019’da ele alınarak perakendecilerin

bu dönemde neler yapabileceği

Perakende sektörü ve ilgili tüm sektörlerin güncel duaktarılacak.

IAEC 2019...

‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı - IAEC”

için Türkiye’ye geliyor. Bu yılki ana teması “Elektrikli Araç

Teknolojileri ve Geleceği” olan IAEC 2019, 7-8 Kasım 2019

tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. 4’üncüsü

düzenlenecek olan konferansta; batarya teknolojileri ve

yönetim sistemlerinden şarj altyapısı ve şebekesine,

otomotiv pazarının dönüşüm sürecinden Türkiye otomotiv

sanayisi üzerindeki etkilerine ve tüm araç gruplarında

dönüşüm trendlerine kadar birçok konu ele alınacak.

IAEC 2019’un ana konuşmacısı ise, dünyanın en büyük

lityum batarya üreticisi CATL şirketinin kıdemli yöneticisi

Robert Lai olacak.Dünya çapında ekonomik büyümeyi

sağlayan en büyük sektörlerinden birisi olan otomotiv

endüstrisi ciddi bir dönüşümden geçiyor. Bu geçiş sürecinde

Türkiye, otomotiv ekosisteminde elektrikli araç

teknolojilerinin ele alınacağı çok önemli bir konferansa

ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu yıl dördüncü kez

düzenlenecek olan ‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği

Konferansı - IAEC” 7-8 Kasım 2019 tarihlerinde İstanbul

Swissotel The Bosphorus’da gerçekleştirilecek. Dünya

otomotiv devlerinin mühendislerinin katılacağı konferansın

ana teması ise, “Elektrikli

Araç Teknolojileri

ve Geleceği” olacak.

Otomotiv Sanayii

Derneği (OSD),

Otomotiv Endüstrisi

İhracatçıları

Birliği (OİB), Otomotiv

Teknoloji Platformu

(OTEP) ile

Taşıt Araçları Tedarik

Sanayicileri Derneği

(TAYSAD) tarafından

düzenlenen ve Amerikan

Otomotiv Mühendisleri Birliği’nin (Amerikan Society of

Automotive Engineers - SAE International) de desteklediği

IAEC, bu sene elektrikli araç teknolojilerinin bugün ve

yarınını tüm detaylarıyla ortaya koyacağı gibi, ülkemizde

elektrikli araçların yol haritasının çizilmesine dair önemli

katkılar sağlayacak.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Innovation Corner...

Panasonic Life Solutions

Türkiye,

gelişen teknolojiler

doğrultusunda

şekillenen yaşam

alanları için “yenilikçi

ürün ve çözümler”

oluşturarak, insan

hayatına daima

değer katan bir marka olma hedefi kapsamında, tesisleri

içerisinde de fark yaratan tasarım uygulamalarına imza

atmaya devam ediyor. Şirket, bu doğrultuda açılışını

gerçekleştirdiği “Innovation Corner” ile çalışanlarının

yaratıcılığını besleyen bir ortamda, birlikte fikir üretilmesini

ve ekipler halinde projeler geliştirilmesini hedefleyecek.

Amaç: “Tek Takım, Tek Hedef” ruhunun hakim olduğu, yenilikçi

bir kurum kültürü… “İnsan odaklı çözümlerle daha

iyi ve konforlu bir yaşam sunma vizyonunu” hayata geçirmeye

odaklanan Panasonic Life Solutions Türkiye, ortaya

koyduğu bu vizyon doğrultusunda, yaratıcılığı, yenilikçiliği

ve motivasyonu artıran bir çalışma ortamı sunmak için fark

yaratan uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor. Bu

yaklaşım doğrultusunda tasarlanan ve “Innovation Corner”

adı verilen yeni çalışma ortamının açılışı ise düzenlenen

bir törenle gerçekleşti. Şirket Başkanı Tatsuya Kumazawa,

Yönetim Kurulu Üyesi Kenji Morishita, İcra Kurulu Üyeleri

Mutlu Kutlu, Orhan Ünal, Melih Selimgil ve diğer yöneticiler

tarafından açılışı gerçekleştirilen “Innovation Corner” ile

tüm süreçlerde yenilikçi bir şirket kültürü yaratmaya katkı

sağlanması hedefleniyor.

“Misyonumuz, insan odaklı yaşam çözümlerini dünya

pazarlarına sunmak.”

“Innovation Corner” bölümünün hayata geçişi hakkındaki

görüşlerini paylaşan İnsan Kaynakları ve Kurumsal

Gelişimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mutlu Kutlu “Panasonic

Life Solutions Türkiye olarak misyonumuz; konfor,

güvenlik ve enerji verimliliğini artıran yenilikçi ürün ve insan

odaklı yaşam çözümlerini tüm paydaşların memnuniyetini

gözeterek tasarlamak, üretmek ve dünya pazarlarına

sunmaktır şeklinde konuştu.

Atama...

Mondelēz International

Türkiye’de, Bisküvi ve Çikolata

Kıdemli Marka Müdürü

görevine Eda Dalaman atandı.

150’yi aşkın ülkede faaliyet

gösteren dünyanın önde gelen

atıştırmalık şirketi Mondelēz

International’ın Türkiye Bisküvi

ve Çikolata Kıdemli Marka Müdürlüğü görevine Eda

Dalaman atandı. Lisans eğitimini Purdue Üniversitesi,

İşletme bölümünde tamamlayan Eda Dalaman, profesyonel

iş yaşamına 2010 yılında Reckitt Benckiser’de

başladı. Colgate-Palmolive ve Pladis’te görev aldığı

süre boyunca kişisel bakım ve gıda konusunda deneyim

kazanan Dalaman, kariyerine Unilever’de Ev içi & Ev

Dışı Yağ ve Krema markalarından Türkiye, Ortadoğu

ve Kuzey Afrika bölgelerinden sorumlu Kıdemli Marka

Müdürü olarak devam etti. Eda Dalaman, Mondelēz International

Türkiye’de Milka, Toblerone çikolatalarının

ve Oreo ve Milka bisküvilerinin pazarlama çalışmalarını

yürütecek.

Atama...

Kale Grubu Şirketleri çatısı altında

yer alan, Türkiye’nin yapı kimyasalları

alanındaki lider firması

Kalekim’in Genel Müdürlüğü’ne,

markanın deneyimli ismi Timur

Karaoğlu getirildi.

Kuruluşundan itibaren yapı

kimyasalları sektörüne öncülük

eden Kale Grubu şirketlerinden Kalekim’de üst düzeyde

bir atama gerçekleşti. Üretim ve satış kapasitesi olarak

Türkiye ve bölgesinde 1’inci, Avrupa’da ise 5’inci sırada

yer alan Kalekim’in Genel Müdürlük koltuğuna Timur

Karaoğlu atandı. Kalekim’in iç piyasadaki liderliğini sürdürmeye

ve globaldeki başarısını yerinde üretimle daha

da üst seviyelere çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan

Timur Karaoğlu, “Yurt dışı pazarlarda yerinde üretime

yönelerek küresel bir marka olma yolunda ilerlemeye

devam edeceğiz. Yeni dönemde tüm çalışma arkadaşlarımla

birlikte, bayrağı çok daha yukarılara çıkarmaya

kararlıyırız” dedi.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

TürkTraktör, 2019’un ilk 9 ayı...

TürkTraktör, 2019

yılının ilk 9 ayında

ki performansı ile

yurt dışı pazarlara sunduğu traktörleriyle ise Ocak-Eylül

2019 döneminde toplam satışta 18 bin 798 adede ulaştı.

TürkTraktör, 2019’un ilk 9 ayında 15 bin 695 adet traktör

sektördeki kesintisiz

ve 9 bin 296 adet motor üretti. Açıklanan pazar verile-

liderliğini rine göre şirketin ilk 9 ayda üretimini yaptığı traktörler ile

13. yılına taşıyor. Türkiye’nin toplam traktör üretiminin %76’sını tek başına

TürkTraktör, Ocak-Eylül

karşıladı.

2019 TürkTraktör, 2019’un ilk 9 ayını 2 milyar 723 milyon TL

döneminde 6 bin

893 adet yurt içi

traktör satışı ile pazar payını artırarak, %45’e ulaştı.

TürkTraktör, New Holland ve Case IH markaları ile pazardaki

lider konumunu korudu.

2018’i traktör ihracatında yurt dışı ciro rekoruyla tamamlayan

TürkTraktör’ün başarı grafiği bu sene de yükseliyor.

Şirket, 2019 yılının ilk 9 ayında yurt dışı satış adetlerini

geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre %15 oranında

artırarak, toplam 11 bin 905 adede ulaştı. Bu sonuç ile,

Türkiye’nin toplam traktör ihracatının da %89’unu yine

toplam ciro ile kapatırken, şirketin yurt dışı cirosu ise 1

milyar 664 milyon TL oldu.

TürkTraktör’ün ilk 9 aylık dönemdeki brüt kârı 363 milyon

TL, FAVÖK tutarı ise 245 milyon TL oldu.

TürkTraktör’ün 2019’un 3. çeyreğinde bir önceki çeyreğe

kıyasla net karı %61 oranında artarak 22 milyon TL’ye ve

Eylül sonu itibariyle ise 9 aylık karı 44 milyon TL’ye ulaştı.

Şirketin brüt kâr marjı ve FAVÖK marjı ise sırasıyla %13,3

ve %9,0 olarak gerçekleşti. Çeyrek bazlı bakıldığında ise,

2019 yılının 3. çeyreğinde 2. çeyreğine kıyasla brüt kar

ve FAVÖK rakamları sırasıyla %10 ve %11 artış gösterdi.

tek başına gerçekleştirmiş oldu. TürkTraktör yurt içi ve

Atama...

Generali Sigorta’da Teknik ve

Reasüranstan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcılığı görevine

UW, reasürans, risk yönetimi,

hasar yönetimi ve satış alanlarında

uzmanlığı bulunan Suat

Oruç getirildi.

Türkiye’de 150 yılı aşkın süredir

faaliyet gösteren ve dünyanın

önde gelen sigorta kuruluşlarından olan Generali

Sigorta’da Teknik ve Reasüranstan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcılığı görevine Suat Oruç getirildi. Oruç,

markanın Oto Sigortaları ve Hasar, Oto Dışı Bireysel

ve Kobi Sigortaları, Oto Dışı Hasar, Kurumsal Oto Dışı

Sigortaları ve Reasürans, Kurumsal Satış, Aktüeryal Fiyatlandırma

ve Tarife Yönetimi, Ürün Yönetimi ve Proje

Yönetimi departmanlarından sorumlu olacak.

Suat Oruç 2019 yılı Eylül ayında Generali Sigorta ailesine

katılarak, Teknik ve Reasüranstan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi.

Atama...

Türk sigorta sektöründe 20 yıllık

tecrübesiyle bilinen Doğan Zorlu,

IBS Sigorta ve Reasürans

Brokerliği’nin (UIB Türkiye)

Plasman ve Operasyon Genel

Müdür Yardımcılığı pozisyonuna

getirildi.

Doğan Zorlu, Hertfordshire

Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamlamasının

ardından 11 yıl boyunca Marsh Sigorta ve Reasürans

Brokerliği’nde çeşitli pozisyonlarda görev aldıktan sonra

Axa Partners’ta Ülke Satış Lideri olarak çalışmıştır.

Son olarak Unico Sigorta’da Satış Kanalları, Ticari ve

Reasürans’tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı

görevini yürütmüştür.

Türkiye’de istikrarlı şekilde büyümesini sürdüren ve

kadrosunu deneyimi isimlerle güçlendiren IBS’in son

transferi olan Doğan Zorlu, Ekim 2019 itibariyle yeni

görevine başladı.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

OLED TV’den Göz Konforu...

LG, TÜV Rheinland tarafından “göz dostu” olarak onaylanan

OLED TV panelleri ile bu kaygıyı taşıyan tüketicilere çözüm

sunuyor.

LG OLED TV panellerinin “göz dostu” sertifikası aldığı Göz

Konfor Testi, üç genel kaygıyı ele alıyor: mavi ışık içeriği,

titreme ve yüksek kaliteli görüntüleme. Yapılan çalışmalar,

yüksek mavi ışığa maruz kalmanın uykusuzluk, göz hasarı,

hatta görme kaybının da aralarında olduğu farklı sağlık

sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. LG Display’in 65 inç

OLED panelleri tarafından üretilen ışık, % 50 eşiğinin altında

kalarak, % 34 mavi ışıktan oluşuyor. En yüksek özellikli 65

inç LCD paneller % 64 mavi ışık üretirken, LG Display’in

OLED panelleri bu miktarın sadece yarısını yayıyor.

LG Display, Yüksek Renk Aralığı ve Yüksek Dinamik Aralık

kategorileri dahil olmak üzere tüm test kriterlerini karşılıyor.

LG’nin ışık yansıma kategorisinde aldığı % 0.87 oranı, LCD

panellerin aldığı ortalama değerin yarısına denk geliyor.

LG Display Genel Müdür Yardımcısı ve TV İş Birimi Başkanı

Dr. Chang-Ho Oh, “TÜV Rheinland tarafından belgelendirme,

LG Display’in OLED TV panellerinin uluslararası alanda “göz

dostu” olarak tanındığı anlamına geliyor. Tüketicilerin artık

OLED TV’leri daha güvenle seçebileceklerini düşünüyoruz”

dedi.

TÜV Rheinland’da Ürün Başkan Yardımcısı Holger Kunz,

“TÜV Rheinland, test sertifikasyon alanında uzun yıllara

dayanan deneyime sahip, uluslararası alanda hizmet veren

bağımsız bir test hizmeti sağlayıcısıdır. LG Display’i sertifikasyon

aldığı için tebrik ediyoruz ve şirketin yeni nesil ekran

teknolojisi olan OLED’in kalitesiyle ilgili uluslararası tanınırlık

kazanması için gerekli desteği sağlayacağız” şeklinde

konuştu..

Kingston’dan iki yeni SSD...

için tasarlanmış; yüksek performanslı, 3D TLC NAND

teknolojisine sahip, 6Gbps SATA özellikli Data Center

450R (DC450R SSD ise kurumsal veri merkezleri için

ideal bir SSD özelliği taşıyor.

KC600, sunduğu olağanüstü başlatma, ön yükleme

ve transfer süreleriyle, fonksiyonel sistem tepkimesi

için en iyi hale getirildi. AES-XTS 256-bit donanım

tabanlı şifreleme, TCG Opal 2.0 ve eDrive’ın da dahil

olduğu tam güvenlik yönetimiyle KC600, kullanıcılara

verilerini koruma ve güvence altına alma imkanı

sunuyor. 2 TB’a kadar kapasite seçenekleriyle gelecek

olan KC600, en yeni 3D TLC NAND teknolojisi

ve sırasıyla 550/520MB/s2’ye kadar okuma/yazma

hızı vadediyor. Masaüstü ve dizüstünde kolay güncelleme

kurulumu için ihtiyaç duyulan tüm araçların

Kingston Digital Inc., Masa üstü ve disüstü bilgisayarlar da dahil olduğu bir kit ile birlikte satışa sunulacak olan

için KC600 SATA SSD’yi ve kurumsal veri merkezleri için KC600, bağımsız olarak da kullanıcılarla buluşuyor.

DC450R SSD’yi piyasaya sürüyor. 2,5” form faktöründe Kingston’ın SSD İş Birimi Yöneticisi Justin Karasek, sözlerini

gelen KC600 SATA Rev 3.0 arayüzü ile geriye dönük uyumluluk

gösteren KC600 tam kapasitede dahi dikkat çeken bir yazılımı ve kabloların dahil olduğu kit, kullanıcılara kurulum

şöyle sürdürüyor: “Seçimli olarak sunulan ve kutu, klonlama

performans sunuyor. Okuma merkezli uygulama iş yükleri aşamasında büyük kolaylık sağlıyor.”dedi.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

En küçük akıllı telefon Palm...

Akıllı telefonların atası olarak kabul edilen Palm, NBA’de

Golden State Warriors forması giyen yıldız basketbolcu Stephen

Curry’den aldığı yatırımla küllerinden doğuyor. Avuç

içine sığan yeni Palm, 2.975 TL fiyatıyla Amazon.com.tr’de

satışa sunuldu.

Hong Kong merkezli TCL Communication’ın yeni akıllı telefonu

Palm Türkiye’de satışa sunuldu. NBA Golden State

Warriors’da oynayan başarılı basketbolcu Stephen Curry’den

aldığı yatırımla atağa kalkan Palm, Amazon.com.tr’de 2.975

TL fiyatıyla satışta.

Android işletim sisteminin son sürümüyle çalışan Palm,

720p çözünürlük sunan 3.3 inçlik bir ekran taşıyor. Gücünü

Qualcomm’un Snapdragon 435 yonga setinden alan akıllı

telefon, 3GB RAM ve 32GB dahili depolama alanı ile geliyor.

800mAh büyüklüğünde bir bataryaya sahip olan Palm’da

12MP arka ve 8MP ön kamera bulunuyor. IP68 sertifikası

sayesinde suya ve toza tam dayanıklı olan cihaz, Amazon.

com.tr’de 2.975 TL’den satışa sunuluyor.

Acer’dan Monitör İpuçları...

Acer, içerik üreticilerinin ya da multimedya içerikleri tüketen

ev kullanıcılarının en uygun monitörü bulabilmesi için dikkat

edilmesi gereken unsurları paylaştı. Acer’ın tavsiyeleri

şöyle:

Mükemmel monitör seçiminde özen gösterilmesi gereken

noktaların başında çözünürlük geliyor. Yüksek çözünürlük

çok daha keskin bir görüntü kalitesi sunarken, artık günü-

müzde standart olan 1920 x 1080 Full HD çözünürlük yerine

tercih edilecek 3840 x 2160 piksellik 4K çözünürlük,

kullanıcılara daha fazla ekran alanı sağlıyor. Acer, bir panelde

çözünürlük kadar önemli diğer bir faktörün monitörün

sunduğu görüş açısının genişliğini temsil eden IPS teknolojili

paneller olduğunu söylüyor. IPS teknolojili monitörler, 178

derecelik açıyla bakıldığında dahi en doğru renkleri sunuyor.

Bir monitörün ürettiği renkler, görsel içerik üretmekle

uğraşan profesyoneller için üst düzey öneme sahip. 8 bit

renk derinliğine sahip standart monitörler 16,7 milyon renk

yansıtırken, teknoloji harikası 10 bit monitörler, bunun 64

katına ulaşarak 1,07 milyar farklı renk sunabiliyor. Bu da profesyonel

kullanıcıların, renk geçişlerinde oluşan şeritlerden

kurtulmalarını sağlıyor. Ayrıca, AdobeRGB aralığının

yüzde 100’ünü görüntüleyebilen Acer monitörler, ekranda

gördüğü rengi basılı materyale aynı şekilde yansıtmaya imkan

tanıyor. Görüntü kalitesinde ve renk üretiminde hassas

olması gereken ve video içerikler üzerinde çalışan profesyoneller

ise renklerin ne kadar doğru yansıtıldığını belirleyen

uluslararası Rec. 709 ve DCI-P3 standardını karşılayan bir

monitör tercih edebilir.

marketing europe & anatolia / 11


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Kaos Sarmalı...

Halkın haber alma özgürlüğü en önemli haklardan biridir.

Şüphesiz ki hem habere ulaşmak isteyen vatandaş

açısından hem de halkın haber alma özgürlüğü

kapsamında bu haberleri derleyip halka ileten bireysel

ya da kurumsal olarak hizmet verenler açısından bu

özgürlüğün kapsamının genişletilmesi üzerinde tartışma

yapılamayacak derecede hayati bir zorunluluktur.

Ancak bu çerçevede haber alma özgürlüğünü

kullanan vatandaşların bilincinde olması gereken bazı

detayları tekrar hatırlatmak istiyorum. Haber, bilgi değil

enformasyon içerir. Enformasyon ise bilginin aksine

kaotik bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla, aydınlanma yerine

fikir karmaşası yaratma eğilimindedir. Peki iletişim

araçlarının dijital ağlarla çeşitliliğinin artması, haberin

hedef kitlesi olan vatandaşın aldığı haberi paylaşmasıyla

kaynağın hedef alanını genişletecek ikincil, üçüncül

kaynaklar pozisyonuna geçmiş olması gerçekten de

habere ulaşmayı eskisine oranla kolaylaştırdı mı? Bu

sorunun kesin bir yanıtını vermek güç. Bir yandan bilgi ve

haberler bugüne kadar olmadığı şekilde hızla dolaşıma

girebiliyor ve çabasız bir şekilde vatandaşa ulaşabiliyor.

Diğer yandan bakıldığında ise bu hız ve kolaylık

içerisinde gerçek dışı o kadar çok enformasyon dolaşıma

giriyor ki, gerçek olanı aralarından seçmek, daha az

habere ulaşabildiğimiz günlere oranla daha zor bir hal

alıyor.

Gerçekleri içerse bile içerisinde karmaşa yaratma

eğiliminde olan enformasyon, gerçek dışı ve çok çeşitli

kaynaklardan servis edilen ve ikincil kaynaklar tarafından

hedef alanı genişletilen bilgi kalabalığının içerisinde bir

kaos sarmalına yol açıyor.

Ek bir bilgi olarak “Kaos sarmalı” iletişim bilimi için benim

ortaya koyduğum, bu konuda yapılmış bir araştırmaya

henüz rastlayamadığım, belki önümüzdeki yıllarda

üzerinde çok konuşulup iletişim alanında incelemelere

konu olabilecek yeni bir kavram. Bir üniversite uygun

görürse bana ait olan bu görüşü bir tez şeklinde

akademik olarak da irdelemek isterim. Size bir ipucu

vermem gerekirse bu konuda bir kitap hazırlığına çoktan

başladım. Bir mâni olmazsa bu yılın sonuna kadar

“Kaos Sarmalı” kitabımı bitirmiş olmayı umuyorum. Bu

konuda henüz benim rastlayamadığım ama var olan

araştırmalardan haberdarsanız, uzaktan eleştirmek

yerine bu bilgiyi benimle paylaşırsanız çok mutlu

olacağımı da bilmenizi isterim.

Kaos sarmalı adını duyanlar belki bu iki kelimenin nasıl

olup da bir araya geldiğini sorgulayabilirler. Elbette ki

ironinin farkındayım. Dergimizin dikkatli ve hafızası

güçlü okuyucuları belki hatırlayacaklar daha 18.

sayımızda yani ortalama olarak bundan altı yıl önce

“Mükemmel toplum ve kaos teoremi” başlıklı bir yazı

yazmıştım. O yazımda da Fibonacci sayısıyla oluşturulan

mükemmel helezonlardan bahsetmiştim. Burada tekrar

yazmayacağım ama konu benim için yeni değil.

Yüzyılımızın en büyük sorunlarından biri olarak etkisini

her geçen gün daha çok hissedeceğimiz iletişimde

kaos sarmalı konusunda konvansiyonel medya ve

sayısal ağların iletişimde kaos sarmalına katkıları,

etkileri, nedenleri, sonuçları, etki alanı, kaos sarmalını

kırmak ve birçok başlığa cevap aradığım bu çalışmamı

tamamladığımda umarım insanlığın aydınlanma

serüvenine bir mumluk daha katkı sunmuş olurum.

Kalın sağlıcakla.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

ayırdı.

• Demirören Medyada görev atamaları gerçekleşti. Vergi ve

Muhasebe Müdürü olarak görev yapmakta olan Süleyman Ersin,

“Demirören Medya Grubu Vergi ve Muhasebe Direktörü”

olarak atandı.

• Demirören Dijital İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev yapmakta

olan Tuğba Tunalı “Demirören Medya Grubu Yetenek

Yönetimi Direktörü”, Nakit Planlama Yöneticisi olarak görev

yapmakta olan Selen Akbaba ise “Demirören Medya Grubu

Nakit Planlama Müdürü” olarak yeni görevine atandı.

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Dünya Gazetesi sorumlu yazı işleri müdürü Ece Ceyhun görevinden

ayrıldı.

• Yeni Şafak gazetesi köşe yazarı İbrahim Tenekeci gazetedeki

görevinden ayrıldı.

• Dünya Gazetesi Dış Haberler Şefi Evrim Küçük, Kültür Sanat

Şefi Nermin Sayın ve Yurt Haberler Şefi Sergül Keskin gazeteyle

yollarını ayırdılar.

• Türkiye Gazetesi Galatasaray Muhabiri Burhancan Terzi’nin

görevine son verildi.

• Hürriyet gazetesinin CDO (Cheff of Dijital Office) görevine

Şebnem Sezen Çomoğlu atandı.

• Yurt gazetesi, Genel Yayın Yönetmeni Ali Avcu görevinden

ayrıldı.

• Yurt gazetesinde görev yapan editör ve muhabirler Tolga

Kaan Ateşli, Ökkeş Taşkın, Cengiz Karagöz, Neslişah Bozkurt,

Umut Taştan ve Buse Çelebi mali krizden dolayı gazeteden

ayrıldıklarını duyurdu.

• Gazeteci yazar Yaşar Aksoy, Ege Haber’de yazmaya başlıyor.

• Spor yazarı Kadir Çetinçalı’nın yaptığı paylaşım nedeniyle

Gazete Pençere’deki görevine son verildi.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

• Kanal D’nin teknik şirketinin genel müdürü Hasan Kırağı görevinden

ayrıldı.

• Demirören TV Teknik Gurup Direktörlüğü’ne televizyoncu Erkal

Filiz getirildi.

• Haber Global’de gündüz kuşağı Spikeri olarak görev yapan

Seda Selek görevinden ayrıldı.

• Haber Global’de sorumlu müdür olarak görev yapan Kemal

Hamşioğlu, görevinden ayrılıp NTV ile anlaştı.

• Turkuvaz Medya bünyesinde uzun yıllar çalışan Emre Diner

CNN Türk kadrosuna katıldı.

• Geçtiğimiz yıl CNN Türk’teki muhabirlik görevinden ayrılan

Pınar Çıtak Koygun, Woman TV ile anlaştı. Koygun, Woman

TV ekranlarında cuma günleri saat 14.00’te canlı yayınlanacak

“Hafta Bitmeden” programını sunacak.

• Hafta içi her sabah Kanal D ekranlarına gelen “Hayat Sağlıklı

Güzel” programını bugünden itibaren Sunucu Nefise Karatay

sunacak.

• TRT Haber editörü Zeynep Kanadıkırık, kurum ile yollarını

Medya Dünyasından Diğer Haberler

• Best FM’de haftaiçi her gün program yapan Adem Metan görevinden

ayrıldı.

• Best Fm’den ayrılan Adem Metan artık haftaiçi her akşam

22.00 – 00.00 arası “Adem Metan Show” programıyla Radyo

D’de olacak.

• Best Fm’den ayrılan Adem Metan’ın yerine Altan Kiraz getirildi.

Kiraz, Best Fm’de hafta içi her akşam 22.00-01.00 arası

istek programı yapacak.

•Radyocu Lori Barokas, yeniden Virgin Radyo’ya döndü.

• O Ses Türkiye programının 2019-2020 sezonu 5 Ekim Cumartesi

günü TV8’de başladı.

• Türkiye’nin en iyileri Trakya 2019 başarı ödülleri töreninde

Türkiye Gazeteciler

Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca Yılın basın ödülüne

layık görüldü.

• Sabah gazetesi editörü Seda Tabak, Barış Özdemir ile evlendi.

• Türkiye Gazeteciler Cemiyeti üyesi, TRT İstanbul

Televizyonu’nun eski spikerlerinden Oya Yaylalı vefat etti.

• Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 3 Kasım İstanbul

Maratonu’nda tutuklu gazeteciler ve basın özgürlüğü için koşacaklarını

duyurdu.

• Yıllarını yazılı ve görsel medyada, haber ile fotoğraf peşinde

geçiren yaklaşık 60 gazeteci anılarını yazdı. Uluslararası Yazarlar

ve Gazeteciler Derneği (UYGAD) Başkanı bu yazıların

kitap olarak basılacağını ve 02-10 Kasım’da Uluslararası TÜ-

YAP Kitap Fuarı’nda olacağını bildirdi.

• Olay Medya Grubu bünyesinde yer alan Olay FM, ekonomik

sorunlar yüzünden kapandı.

• Netflix, dünyada büyük yankı uyandıran Stranger Things’in

dördüncü sezon onayını ve dizinin yaratıcıları Duffer Kardeşler

ile imzaladığı özel anlaşmayı duyurdu. Duffer Kardeşler,

Netflix için önümüzdeki yıllarda çekilecek birçok dizi ve filmin

yapımını üstlenecek.

• Eğitim gönüllülerini bir araya getiren ‘Back To School V’ partisi,

Radyo D, Dream TV ve Dream Türk TV medya sponsorluğunda

İstanbul’daki The Game for Big Kids adlı mekânda

gerçekleşti.altı ödüle layık görüldü.

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Röportaj

Kıyılarda Temizlik

Güray Yıldız

Henkel Türkiye Çamaşır

ve Ev Bakım Genel Müdürü

Henkel olarak sürdürülebilir çevre kavramına

büyük önem veriyoruz.

2030 yılına kadar ürünlerimizin

ve teknolojilerimizin

çevresel ayak izi karşılığında yarattığı

değeri üç kat artırmaya

yönelik bir idealimiz var.

Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Henkel olarak sürdürülebilirlik ile

ilgili yaptığınız çalışmalar hakkında

bize bilgi verebilir misiniz?

- Henkel olarak sürdürülebilir çevre

kavramına büyük önem veriyoruz. 2030

yılına kadar ürünlerimizin ve teknolojilerimizin

çevresel ayak izi karşılığında

yarattığı değeri üç kat artırmaya yönelik

bir idealimiz var.

Paris İklim Sözleşmesi çerçevesinde

ve uluslararası toplum tarafından üstlenilen

yükümlülük uyarınca küresel

ısınmayı iki derecenin altında kalacak

şekilde sınırlandırmak için, Henkel de

iklimin korunmasına aktif katkı sağlama

planını sürdürüyor. Kuruluşumuz, bu

nedenle gerçekleştirdiği üretimde karbon

ayak izini 2030 yılına kadar %75

oranında azaltmaya odaklanıyor. Henkel,

öte yandan yine 2030 yılına kadar,

üretimde kullandığı elektriğin %100’ünü

yenilenebilir kaynaklardan tedarik etme

konusunda çalışmalarını sürdürüyor.

Bu amaç için öncelikli hedef 2020 yılına

kadar %50’lik orana ulaşmak. Henkel

çevreye duyarlı bir kuruluş olma yolunda

uzun dönemli vizyonunu da koruyor.

Öte yandan çalışanlarımızın da sürdürülebilirliği

güçlü bir şekilde sahiplenmelerinin

ideallerimizi gerçekleştirme

yolunda önemli bir katkısı olduğuna inanıyoruz.

2012 yılından beri, 50,000’in

üzerinde çalışanımızın sürdürülebilirlik

elçisi olarak eğitim almalarını sağlayarak

Henkel’in bugüne kadarki en büyük

eğitim girişimlerinden birini gerçekleştirdik.

Çalışanlarımıza sadece sürdürülebilirlik

konusunda bilgi aktarmanın

yanı sıra onları, bu bilgiyi sosyal katkı

sağlamak adına çalışma arkadaşlarıyla,

tedarikçilerle, müşterilerle ve hatta

okul çağındaki çocuklarla paylaşmaya

teşvik ediyoruz.

- Hızlı tüketim ürünlerinin güçlü bir

oyuncusu olarak, geri dönüşüm ve

atık yönetimi gibi konulara bakış açınız

nedir?

- Henkel; ambalajlama stratejisinde

16 / marketing europe & anatolia


Dalgası...


Röportaj

kendine, 2025 yılına kadar bazı yapıştırıcı

ürünler dışında tüm ambalajlarının

geri dönüştürülebilir ve yeniden

kullanılabilir olmasını amaç olarak belirledi.

Belirlediğimiz bir diğer amaç da

Avrupa’daki tüketim ürünlerinin ambalajlarında

kullanılan geri dönüştürülmüş

plastik oranının %35’e yükselmesi.

Geri dönüşüm, doğayı ve doğal kaynakları

korumak için olduğu kadar,

döngüsel ekonomi için de büyük önem

taşıyor. Biz Henkel olarak bu önemin

farkındayız. Bu amaçla, yeni ambalajların

geri dönüştürülebilirliğini hızlı ve

güvenilir bir şekilde belirleyebilmek için

özel bir yazılım geliştirdik. EasyD4R

adını verdiğimiz bu yazılımı da diğer

şirket ve organizasyonların sürdürülebilir

ambalajlama çözümlerini daha kolay

geliştirebilmeleri için www.henkel.

com/easyd4r sayfamızdan paylaştık.

Şu anda ilgilenen şirketler, organizasyonlar

ve uzmanlar, indirme işlemini

ücretsiz olarak sayfamızdan gerçekleştirebiliyor.

EasyD4R, ambalajın geri dönüştürülebilirliğini,

onun bileşimine ve ilgili temel

materyaller, etiket ya da renkleri gibi

Henkel de iklimin

korunmasına aktif katkı

sağlama planını sürdürüyor.

bileşenlerinin bireysel ağırlık oranlarına

dayanarak değerlendiriyor. Yazılım,

söz konusu tüm materyaller, sınıflandırma

esnasındaki tanımlama ve geri dönüşüm

esnasındaki işlemden geçirme

aşamaları için uygunluk bilgisi depoluyor.

EasyD4R buna dayanarak, net sonuçları

görüntülüyor: Her bir tasarımın

yüzde olarak geri dönüştürülebilirliği

ve optimum geri dönüşüm sağlayacak

materyal kombinasyonları hakkında bilgi

veriyor.

Öte yandan Henkel, okyanuslardaki

plastik atıkların önüne geçmeyi ve

yoksulluk içindeki topluluklara fırsatlar

yaratmayı amaçlayan sosyal bir kuruluş

olan Plastik Bankası ile beraber çalışıyor.

Yerel topluluklar, Haiti’deki gibi

toplama istasyonlarında, topladıkları

plastik atıkları para, bağış ya da sosyal

hizmetler karşılığında teslim edebiliyor.

Toplanan plastik atıklar, döngüsel ekonomiyi

desteklemek için geri dönüştürülmüş

malzemeler olarak tekrar kullanım

için işleniyor.

18 / marketing europe & anatolia


Röportaj

. “Kıyılarda Temizlik Dalgası”

adıyla çok özel bir

proje başlattık.

Markalarımızın da bu konuda çalışmaları

oluyor. Örneğin Bref şu anda

Power Aktiv Pronature ürününün hem

ambalajını hem de içerisindeki plastik

koruyucusunu Haiti’de okyanuslardan

toplanan %100 geri dönüştürülebilir

plastiklerden üretiyor. Bu şekilde denizlerin

atıklardan temizlenmesine ve

plastik atıkların yeniden üretime kazandırılmasına

da yardımcı oluyoruz.

- Bref markası olarak, Türk Deniz

Araştırmaları ile birlikte ülkemizde

“Kıyılarda Temizlik Dalgası” adlı bir

proje hayata geçiriyorsunuz, bu projeyi

anlatabilir misiniz?

- Ülkemiz, deniz ve kıyılarının doğal

güzellikleri, biyolojik çeşitliliği ve su

altı varlıkları açısından dünyanın en

zengin ülkelerinden biri. Bref olarak,

bu zenginliğimizi korumak ve gelecek

nesillere aktarılmasını sağlamak için

bu konuda önemli çalışmalar yapan

TÜDAV (Türk Deniz Araştırmaları Vakfı)

ile birlikte harekete geçtik. “Kıyılarda

Temizlik Dalgası” adıyla çok özel bir

proje başlattık. Bu sosyal sorumluluk

projesi kapsamında; 15 Ekim 2019

Salı günü TÜDAV iş birliğinde İstanbul,

İzmir, Samsun ve Adana’da Henkel

çalışanları ve basın mensuplarının da

katılımı ile birlikte kıyı temizliğimizi gerçekleştirdik.

İstanbul Kilyos Kısırkaya

sahilinde gerçekleşen etkinliğimize Fo-

marketing europe & anatolia / 19


Röportaj

Bu projemizin bir sonraki

bölümü dijital platformda

gerçekleşecek

TÜDAV’ın, ülkemizin denizlerinde yaşayan

memeli canlıları korumak için

gerçekleştirdiği projesine de bir bağış

ile destek olacağız.

toğraf Sanatçısı Bennu Gerede, Oyuncu

Burak Arslan, Oyuncu Hazal Eylül

Çelik, Oyuncu Murat Aygen, Oyuncu/

Programcı/Şovmen Okan Bayülgen

ve Oyuncu Tuan Tunalı gibi isimler de

katıldı. Böylece ülkemizi çevreleyen

Karadeniz, Akdeniz, Marmara ve Ege

Denizlerinde eş zamanlı olarak kıyılar

temizlendi. Toplanan plastik, cam ve

metal gibi geri dönüştürülebilir atıklar

ise geri dönüşüm tesislerine gönderilerek

yeniden üretime kazandırılacak.

- Peki, bu projenin devamı da olacak

mı?

- Bu projemizin bir sonraki bölümü dijital

platformda gerçekleşecek. Bref

olarak, denizlerimizin korunması ve

deniz kirliliği için toplumsal bilinç oluşturmak

üzere sosyal medyanın gücünü

kullanmak istiyoruz. Bunun yanı sıra

20 / marketing europe & anatolia


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Minnet duyduğumuz insanlara...

Hayatın her anını birlikte yürüyorsan, yoldaki zorlukların bir

önemi yok...

Bu cümle Allianz Türkiye’nin, sigortalılarına “Sen Hep

Yanlarında Ol Diye; Allianz Seninle ve Sevdiklerinle” diye

seslendiği reklam filminin tanıtım cümlesi.

Oğlunun doğumuyla başlayan ve baba oğulun 30 yıllık

zaman diliminde yaşadıklarını konu alan 30 saniyelik

reklam filmi kalbinizi fethedecek. İnsanlar yaşlandıkça

çocuk gibi oluyor sözünün film hali. Doğduğumuzda

anne babamızın bakımına ne kadar muhtaç olduğumuzu

düşünün. Beslenme, yürüme hatta tuvalet için yetişkin

birinin yardımına muhtaç durumdayız. Yaşlanıp hasta

olunca da aynı durumda olan bir çok yetişkin var.

Çocukken bizden sevgisini ve ilgisini esirgemeyen anne

babamız için yaşlandıklarında aynı ilgi ve sevgiyle onlarla

ilgilenmek bizim görevimiz. Biz de bıkmadan usanmadan

sevgiyle, şefkatle ilgimizi göstermeliyiz. Hastalıkta,

sağlıkta, üzüntü ve mutlulukta rolleri değişse bile

birbirlerine verdiği desteği duygu dolu sahnelerle izleyiciye

ulaştıran reklam filminde Allianz Türkiye’nin hayatın her

evresinde sigortalılarına sağladığı güven duygusuna vurgu

yapılıyor. Söz ve müziği İlhan Şeşen’e ait “Sen Benim

Şarkılarımsın” parçası, Cem Adrian ve Hande Mehan'ın

yorumuyla insanın yüreğini ısıtıyor.

Bu güzel filmle yaşam döngüsü içindeki yerimizi bize

hatırlattıkları için Allianz Sigorta Türkiye ve Concept Ajans

ekibini yürekten kutluyorum.

***

Kelebek Mobilya uzun bir aradan sonra yeni reklam filmiyle

ekranlarda. Anne, baba ve bir çocuktan oluşan çekirdek

ailemiz ev almak ya da kiralamak için bilemiyoruz boş

bir eve giriyor ve anne evi görür görmez çok beğeniyor.

Buraya kadar tamam. Sonra elini açıyor ve avucundan bir

kelebek kanat çırparak evin içinde dolaşmaya başlıyor.

Onun ardından bir sürü rengarenk kelebekler evin her

köşesine doluşuyor. Burada uçan kelebeklerin animasyonu

dikkatimi çekti. Mobilya sektöründe artık detaylara verilen

önem ön plana çıkarken kaba hatlarıyla oyun hamurundan

yapılmış hissi veren uçan kelebekler zihnimde örtüşmedi

bir türlü.

"Evimde tek, kalbimde tek" mottosuyla kampanya

iletişimini planlayıp, bir sürü uçan kelebekle karşımıza

çıkmak da "tek" algısıyla ters düşmüş.

Beypazarı Maden Suyu reklamlarını çok beğeniyorum.

Kısa, öz, basit ve anlaşılır. Aç bir şişe hafifle yazısını balon

fontuyla yazıp, kabarcıklar çıkarmışlar. Harika olmuş. Ama

şu soda mı, maden suyu mu, arada ne fark var? Bunu bir

türlü öğrenemedik. Bu konuyla ilgili kısa bir tanıtım filmi

yapsalar ne güzel olacak.

Bir kamu hizmeti hizmeti olarak size kısa bir bilgi vereyim.

Maden suyu ve soda ikisi de mideyi rahatlatıyor. Ama

aslında aralarında çok büyük fark var. Doğal Mineralli

Maden Suyu, doğal olarak yeraltında oluşur ve toprakta

bulunan birtakım element ve maddeleri çözünmüş olarak

içerir. Mineralli Maden Suyu jeolojik yapılar olan bölgelerde

yeraltından kendiliğinden yeryüzüne çıkabildiği gibi,

sondaj ile de yeryüzüne alınabilir. Çıkarıldığı yerde, doğal

niteliği ve mineral kompozisyonu ve içeriği değiştirilmeden

şişelenir.

Soda ise işlenmiş suya, litresinde en az 750 mg olacak

düzeyde soda (sodyum bikarbonat) ve litresinde 2-4 g

düzeylerde karbondioksit katılıp, şişelenmesi ile üretilir.

Mineralli Maden Suyu litresinde en az 1000 mg değişik

mineraller içerir. Oysa, soda sadece sodyum ve bikarbonat

içerir.

Yani soda, doğal değildir, yapay olarak elde edilir ve içeriği

Mineralli Maden Suyu kadar zengin değildir.

Yani ne yapıyoruz içecek alırken Mineralli Maden Suyu

yazısına dikkat ediyoruz.

***

10 Kasım çocukluğumdan beri hüzün ve özlem günüdür.

Daha minicikken bile ailem sayesinde Atatürk sevgisini

hep yüreğimde hisettim. Her 10 Kasım'da hayatımda

hiç görmediğim bir insanın ölümünden dolayı üzüntü

duyup, bize armağan ettiği Cumhuriyet ve nice devrimleri

için şükrettim. Yıllar geçti, büyüdüm, yetişkin oldum. Ve

hayatımdaki değerini zaman geçtikçe daha fazla anladığım

canım babamı da bir 10 Kasım günü kaybettim. Artık 10

Kasım bir yandan Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder

Atatürk'ü ve diğer yandan ailemizin kurucusu canım

babamı anma günü. İkinizi de sevgi, saygı ve özlemle

anıyorum.

marketing europe & anatolia / 23


Reklam Dünyası

Youth Talks Türkiye...

Marketing Türkiye, Deloitte Türkiye ve IOX içerik işbirliğiyle

düzenlenen “Youth Talks Türkiye” Zirvesi, 7 Kasım’da Kanyon

Cinemaximum’da gerçekleşecek.

Zirve’de gençler beş ayrı salonda paralel sunumlarla iş dünyasının

liderleriyle bir araya gelerek vizyoner girişimcilerin

ilham verici konuşmalarını dinleme fırsatı bulacak. Farklı

salonlarda gün boyu konuşulacak ana başlıklar şöyle sıralanıyor:

“Birlikte umut dolu bir gelecek”, “Trendlerle geleceği

görmek”, “Girişken değil girişimci olmak”, “Kaygıları yıkıp

kariyeri tasarlamak”, “Fırsatlar dünyası: espor ve gaming”.

Finanstan eğlenceye, teknolojiden sanata, espor ve

gaming’e kadar pek çok ufuk açan sunum yapılacağı Zirvenin

içeriği, trendlerin kendini gösterdiği alan ve sektörleri

radarlayan 300 ayrı kaynaktan Marketing Türkiye ve IOX

tarafından derlendi. Trendleri etkileyen ve trendler¬den etkilenen

9 ana sektörün ele alınacağı etkinlikte sadece iş

dünyasındaki trend¬ler değil İK, sosyoloji, yaşam sitilleri gibi

majör trendlerin yanı sıra günlük yaşamı etkileyen trendler

de ele alınacak.

Youth Talks Türkiye’de konuşmacı olarak yer alan isimler

arasında Eczacıbaşı Holding & Tükiye Bilişim Vakfı Başkanı

Faruk Eczacıbaşı, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

Zeynep Bodur Okyay, Pegasus Havayolları Genel Müdürü

Mehmet T. Nane, Tosyalı Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu

Başkanı Fuat Tosyalı, FutureBright Kurucusu Akan Abdula,

Reklamcılar Vakfı Başkanı Ömür Kula Çapan, Ticimax

Kurucusu Cenk Çiğdemli, Fütüristler Derneği Başkanı Eray

Yüksek, Deloitte İnsan Kaynakları Lideri ve Partner’ı Cem

Sezgin, Digital Advice Lab Kurucusu Bek Kuşaksız ve Aktris

ve Influencer Çağla Şikel yer alıyor.

IAB Türkiye’de görev değişikliği...

20 yıldır ulusal ve uluslararası reklam ajanslarında ve reklamverenlerde

birçok markanın Reklam ve Halkla İlişkiler

Yöneticiliği’ni yapmış olan Ömür Erdem Çelik, son olarak

IAB Türkiye’nin Genel Koordinatörü oldu.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü

Reklam Anabilim Dalı mezunu Ömür Erdem Çelik, ulusal

ve uluslararası markaların reklam ve halkla ilişkiler yöneticiliği

görevlerinin ardından 2010 yılında Marmara Üniversitesi

İletişim Fakültesi’nde üç dönem Halkla İlişkiler ve Uygulama

Atölyesi dersi verdi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Küresel Pazarlama ve Marka

Yönetimi yüksek lisans programını tamamlayarak, araştırmasını

dijital yerli ebeveynler üzerinde yapan Ömür Erdem

Çelik, şu anda İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Dijital Pazarlama

Yönetimi Yüksek Lisans dersi veriyor ve Pazarlama

Yönetimi doktora programına devam ediyor.

2013 yılından bu yana kurucu ortağı olduğu CocuklaNereye.

com web sitesinin içerik ve topluluk yönetimi alanlarındaki

çalışmalarını yürüten Çelik, son olarak 47 ülkede faaliyet

gösteren ve dünyada dijital reklamcılığın gelişmesi için çalışan

IAB Türkiye’nin Genel Koordinatörü oldu.

Merkezi Amerika’da bulunan IAB’nin, Avrupa’daki ülke bazlı

örgütlenmesi IAB Europe tarafından koordine edilmektedir.

2007 yılı Ekim’inde 23 katılımcıyla platform olarak kurulan

ve 2011 Temmuz’unda dernekleşen IAB Türkiye, reklamveren

- ajans - medya üçlüsünün aynı çatı altında temsil

edildiği tek meslek örgütüdür. Kuruluş amacı endüstrinin bir

bütün olarak, sağlıklı biçimde gelişmesine destek vermektir.

IAB Türkiye bu hedef doğrultusunda eğitimden ölçümlemeye,

endüstriyel standartların oluşturulmasından yarışmalara

kadar pek çok alanda faaliyet göstermektedir.

24 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Yaratıcılık Tek, Biz Hepimiz...

Kristal Elma Türkiye Reklam Ödülleri Yarışması ile yaratıcılık

31. kez ödüllendiriliyor. Bu yıl, “Yaratıcılık Tek, Biz Hepimiz”

mottosuyla gerçekleştirilen organizasyonun en uzun

gece 21 Aralık’ta düzenlenecek töreninde kazananlar ödülleriyle

buluşurken, pazarlama ve reklam dünyasının tüm

paydaşlarının güç birliği de kutlanacak.

Türkiye’nin en prestijli yaratıcılık ve pazarlama etkinliği Kristal

Elma Yarışması’nda bu yıl yaratıcılıkta sınır tanımayan, tüketicinin

zihninde ve gönlünde etki bırakan projeler 31. kez

ödüllendirilecek. Bu yılki mottosu “Yaratıcılık Tek Biz Hepimiz”

olan organizasyon, reklamcılık dünyasının başarılarının

onurlandırıldığı bir kutlama niteliği taşıyor. “31. Kristal Elma

Yarışması” kapsamında ödüller en uzun gece 21 Aralık’ta

Hasköy İplik Fabrikası’nda sahiplerini bulacak.

Reklamcılar Derneği tarafından Türkiye’de pazarlama ve

reklam ekositeminin tüm paydaşlarıyla gelişerek ve güçlenerek

devamını sağlamak amacıyla hayata geçirilen Kristal

Elma’da, 31 yıldır sektörün tüm kesimlerindeki yaratıcılar ve

iyi fikirler tek bir platformda toplanıyor. Yaratıcılığın gönül ve

inanç işi olduğunu vurgulayan Reklamcılar Derneği Başkanı

Volkan İkiler, “Reklam sektörü bir ilişkiler zinciri. Yaratıcılığı

artırma, toplumun tüm kesimlerini kapsayan fikirleri ortaya

çıkarma hedefiyle yapımcısından yönetmenine, grafikerinden

metin yazarına sektörün tüm birimleriyle güç birliği

yapıyoruz. Bu nedenle yaratıcılığı 31. kez ödüllendirirken,

sektörümüzün bugünlere ulaşması yolunda emek veren her

bir bireyin ve unsurun başarılarını da kutluyoruz” dedi.

İş Sanat’a yeni ajans, yeni logo...

oluşturulması da dahil olmak üzere geniş bir yelpaze

içerisinde farklı çalışmalar hazırlıyor. İş Sanat’ın sosyal medya

hesaplarının yönetimini de I mean It Creative üstlendi.

Markalaşma ve tasarım konusunda dünya çapında pek çok

ülkede çalışmalarına devam eden I Mean It’in yeni konser

sezonunun etkinlikleri için hazırladığı birbirinden farklı 50’ye

yakın görsel çalışma çeşitli mecralarda yer almaya başladı.

Türkiye İş Bankası’nın sanat ve müzecilik faaliyetlerini

yürüten İş Sanat, 20. sezonuna logosu ve görsel kimliğini

yenileyerek başladı.

İş Sanat, merkezi Los Angeles’ta olan I Mean It reklam

ajansı ile işbirliği kararı aldı. Ajans başkanı Emrah Yücel’in

liderliğindeki ekip, İş Sanat’ın yeni görsel kimliğinin

marketing europe & anatolia / 25


Kampanyalar

Gülüşün Anlatır Seni...

Manajans/JWT imzalı, Signal White Now reklam filmi; in

“Signal White Now” serisi; “Gülüşün Anlatır Seni” mottosuyla

dijital reklam filmi ile tüketicinin karşına çıkıyor.

Reklam filminde bembeyaz gülüşleriyle kamera karşısına

geçen Aybüke Pusat stilini “Egzotik”, Gonca Vuslateri “Bohem”

Leyla Tanlar “Doğal” olarak tanımlıyor

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Alper Eroğlu, Samet Durmaz, İdil Gülen

ECD: Sami Basut

Kreatif Direktör: Ümit Taşlı

Reklam Yazarı: Fatma Öcal

Art Direktör: Buse Say

Yönetici Ortak: Leslie Krespin

Stratejik Planlama Direktörü: Berkant Avcı

Müşteri Direktörü: Ece Özyurt

Müşteri Süpervizörü: Nuran Rona

Prodüksiyon Grup Direktörü: Ahmet Bayık

Prodüktör: Eralp Cankır, Elif Mermer

Prodüksiyon Şirketi: Panda Films

Yönetmen: Kemixiz

marketing europe & anatolia / 27


Kampanyalar

12 Saat Süren Duş Keyfi...

Men-

tos Say Unilever’in tüketicileri en ideal duş jeli ile buluşturmak üzere

Türkiye’deki kadınları dinleyip, onlar için tasarladığı yeni

Pure Line Duş Jelleri, 10 farklı varyantı ile raflardaki yerini

aldı.

Kampanya Künyesi

Marka Ekibi: Alper Eroğlu & Özge Acarbay & Berfu Caner

ECD: Sami Basut

Kreatif Direktör: Ümit Taşlı

Reklam Yazarı: Onur Kutluer

Art Direktör: Burak Tozkoparan

Yönetici Ortak: Leslie Krespin

Stratejik Planlama Direktörü: Berkant Avcı

Müşteri Direktörü: Ece Özyurt

Müşteri Temsilcisi: Batuhan İns

Prodüksiyon Grup Direktörü: Ahmet Bayık

Prodüktör: Eralp Cankır, Elif Mermer

Prodüksiyon Şirketi: PTOT FILM

Yönetmen: Ayşe Altınok

Penti ile ‘Güzellik’ Hep Benimle...

Penti yeni reklam kampanyası ile içimizdeki güzelliğe vurgu

yapıyor ve herkesi hayatımızdaki tüm güzel anlara götürüyor.

Merakla beklenen yeni reklam filmini genç ve ünlü oyuncu

Özge Gürel ile ekranlara taşıyan Penti, hayatımızdaki tüm

güzelliklere göz kırpıyor. ‘Güzellik nedir?’ sorusuna iç dünyasından

güzelliklerle cevap veren Gürel, herkesi içindeki

güzelliği bulmaya davet ediyor.

Yönetmen koltuğunda Levent Onan’ın oturduğu Come to Movida

imzalı filmde Penti’nin Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nda

yer alan Concept Collection’da yer alan ürünleri Özge

Gürel’le lanse ediliyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Penti

Reklam Ajansı: Come to Movida

Reklamveren Ekibi: Roberto Marchese, Dilek Billor Yılmaz

Müşteri İlişkileri Yönetmeni: Gaye Ayık

Yaratıcı Ekip: Emrah Akay, Oğuzhan Akay, Deniz Akyıldız,

Fatih Özkan, Oğulcan Özgüzey, Başak Görel,

Erkan Ağaoğlu

Yönetmen: Levent Onan

Görüntü Yönetmenleri: Ahmet Sesigürgil, Muratcan Gökçe

Yapım: Shortcut

Yapımcı: Esra Seyrekbasan Onar, Özgün Doğan Yalçın

28 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Var Var...

Çiçeksepeti’nin yeni kampanyası için hazırlanan reklam filmi

yayına girdi. Aradığın tüm ürünler ÇiçekSepeti’nde “Var Var’’

sloganı ile yayına giren kampanya, ÇiçekSepeti’nde yer alan

binlerce farklı ürüne dikkat çekiyor.

Titrifikir imzası taşıyan kampanya, online hediye sektörünün

lider e-ticaret sitesi ÇiçekSepeti’nde parfümden aksesuara,

kolyeden çantaya, gitardan sehpaya farklı kategorilerde binlerce

ürün yer aldığını vurguluyor.

Kampanyanın renkli filmi ve eğlenceli

jingle’ı televizyon, radyo, online, outdoor

ve sinema mecralarında yayınlanıyor.

Kampanya Künyesi

Marka /Şirket adı: ÇiçekSepeti

Reklam Veren Yetkilileri: Emre Aydın,

Ceyhun Turan, Sibel Parlak

Reklam Ajansı: Titrifikir

Yaratıcı Ekip: Mert Demirhan, Oğuzhan

Dilek,

Doğukan Yılmaz, Cem Bulut, Bertuğ

Vural

Stratejik Planlama: Kerem Sabuncu,

Merve Oynargül

Müşteri İlişkileri: Dilek Sezen, Sahra Ofluoğlu,

Özge Kocabaşoğlu

Medya Ajansı: GoZone

Kullanılan Mecralar: TV, Online, Outdoor, Radyo ve Sinema

Bonusgiller uzaylılarla tanışıyor...

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Garanti Ödeme Sistemleri A.Ş.

Reklamveren Ekibi: Esra Acar, Öykü Eren Yenitaşlı,

Ayşegül Dağıstani Özberk, Nur Temelli, Asena Kutay

Reklam Ajansı: Alametifarika

Yaratıcı Yönetmen: Ozan Özüm Özbey, Odisseas Sevsevme,

Kaan Ayçe

Yaratıcı Ekip: Burçin Perçin, Can Arabacılar, Ali Can Savaş,

Doğuş Kozal

Müşteri İlişkileri: Duygu Yılmaz, Sezin Özçelik Güneş,

Ayça Zeynep Yüksel

Stratejik Planlama: Berra Katlav, Alara Akkamış

Ajans Prodüksiyon: Övgü Akgürgen, Gülin Sarpel Pardo

Yapım Şirketi: Ter Film

Yapımcı: Erhan Orhanoğlu / Gökhan Orhanoğlu

Yönetmen: Serdar Erener

Görüntü Yönetmeni: Veli Kuzlu

Post Prodüksiyon: Sinefekt

Bonus’un ünü, yeni reklam filminde dünya sınırlarını aşıp Müzik : Jingle House

uzaya uzanıyor. Bonusgiller’in uzaylılarla tanıştığı yeni kampanya

filminde maceralar ışık hızıyla devam

Medya Ajansı: Group M

ediyor.

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Her zaman, her yerde seninle...

Arzum, yeni reklam filmiyle lezzeti, enerji ve sağlığı sokaklara

taşıyor. Shake’N Take’in 30 saniyelik reklam filmi 911 İstanbul

imzasını taşıyor. Yönetmen koltuğunda Bartu Güngör’ün

oturduğu ve dijital platformlara özel olarak hazırlanan film,

‘Her zaman, her yerde seninle’ konseptiyle karşımıza çıkıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamın Başlığı: Arzum Shake’N Take Kişisel Blender

Reklam veren: Arzum Elektrikli Ev Aletleri

Reklamveren Temsilcisi: Mehtap Yıldız, Neslihan Demir,

Buket Onaran,

Reklam Ajansı: 911 İstanbul

Kreatif Direktör: Salih Güngör

Yaratıcı Grup: Hamit Dal, Volkan Ulaş

Müşteri Direktörü: Aslı İzan

Prodüksiyon: Tamer Başaran

Prodüksiyon Şirketi: Butcher Films

Yönetmen: Bartu Güngör

Adı Boombastic Tadı Fantastik...

Boombastic Kek’in yeni reklam filmi, köpek balığı gezisine

katılan gençlerin başına gelen Boombastic bir durumu ekrana

getiriyor.

“Adı Boombastic Tadı Fantastik” sloganıyla yayınlanan reklam

filminde, gençlerden birinin elindeki Boombastic Kek’i

köpek balıklarıyla dolu denize düşürmesi sonucu diğer arkadaşı

muhteşem lezzeti almak için denize atlıyor.

VMLY&R İstanbul imzası taşıyan reklam filminin yönetmenliğini

ise Octopus’tan Walky-Talky üstleniyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Şölen - Boombastic

Reklamveren Temsilcileri: Hayat Kapukaya Turaman,

Mehtap Şahin, Barış Çelebi

Reklam Ajansı: VMLY&R İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Ayşe Aydın Erdoğan

Kreatif Direktör: Mehmet Güney

Yaratıcı Grup Başkanı: Can Yıldız, Cüneyt Özalp,

Ozan Aslan

Yaratıcı Ekip: Cem Işık, Orkun Süslü, Tansu Demirok, Nuray

Güney, Aykut Küç, Ege Samur

Müşteri ilişkileri: Aşkın Baş, Deniz Atalay, Viket Rodrig,

Uğur Ekmekciler

Stratejik Planlama: Koray Serin, Burcu Yurtseven

Ajans Prodüktörü: Baran Saraç, Zeynep Tanyeli

Müzik Yapım Şirketi: Jingle House

Yapım Şirketi: Octopus

Yönetmen: Walky-Talky

Post Prodüksiyon: 1000Volt

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Biraz gürültü yapacağız!...

Wellcare, Gaspass markası ile toplumun çoğunluğunun yaşadığı

şişkinlik ve gaz şikayetlerine önerdiği çözümü eğlenceli

bir anlatım ile reklam filmine taşıyor. Gaspass reklam

filmi TV ekranlarında, radyoda ve dijital platformlarda yayınlanmaya

başladı.

Kampanya Künyesi

Kampanya Adı: Biraz gürültü yapacağız!

Kampanya Sloganı: Gaspass ile Şişkinlik ve Gazı Pas

Geçin

Kullanılan Mecralar: Televizyon, Dijital, Radyo

Reklamveren: Wellcare – İlko İlaç

Reklamveren Temsilcileri:

Tüketici Sağlığı Bölüm Müdürü: İpek Özçırpıcı

Kategori Müdürü: Seda Gönan

Kreatif Ajans: Titrifikir

Kreatif Direktör: Emre Gökdemir

Kreatif Ekip: Cem Bulut, Doğu Yılmaz, Necati Kaya, Oğuzhan

Dilek, Andaç Erkök, Sedat Potur

Prodüksiyon: Bir Zamanlar Yapım

Medya Ajansı: Arena Media

Medya Planlama: Gülçin Taşan, Ayşe Esra Yeni,

Ümran Kalkan

Dijital Ajans: OctoStory

PR Ajansı: İletişim Ofisi

Yataş Bedding...

Yataş’ın beyaz ev tekstili ürünleri için hazırlanan yeni reklam

filmi yayınlandı. Reklam filminde Yataş’ın zengin ürün yelpazesinin

farklı ihtiyaçlara yanıt veren ürünlerle uykunun keyfe

dönüştüğü anlatılıyor.

Kampanya Künyesi

Marka /Şirket adı: Yataş Bedding

Reklam Veren Yetkilileri: Selmin Gündoğdu, Elif Okuklu

Reklam Ajansı: Ali Taran Creative Workshop

Yaratıcı Ekip: Ali Taran Creative Workshop

Stratejik Planlama: Ali Taran Creative Workshop

Müşteri İlişkileri: Ali Taran Creative Workshop

Ajans Prodüktörü: Ali Taran Creative Workshop

Prodüksiyon Şirketi: Atlantik Film

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Performansın Dibi...

Lenovo’nun, Euroleague Basketbol sponsorluğu kapsamında

çektiği yeni reklam filminde Fenerbahçe Beko İstanbul’un

ve Anadolu Efes İstanbul’un yıldızları Ali Muhammed (Bobby

Dixon) ve Shane Larkin başrollerde oynuyor. Lenovo, filmde

ünlü basketbol yıldızlarının yerleştirildiği oyun ekranı üzerinden

oyun severleri yüksek performanslı Lenovo bilgisayarları

kullanmaya çağırıyor. Kampanya “Performansın Dibi”

sloganıyla öne çıkıyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Lenovo

Reklam Ajansı: Ogilvy İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Selim Ünlüsoy

Ajans Başkanı: Murat Derman

Kreatif Direktör: Önder Bayraktar

Metin Yazarı: Hazar Akgün

Sanat Yönetmeni: Sahap Kurtaran

Marka Direktörü: Ali Serhat Ünal

Marka Süpervizörü: Pelin Balcıoğlu

Yapım Şirketi: Hacıyatmaz

Yönetmen: Ali Can Zeren

Birevim reklam filmi...

BİREVİM, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’ne

özel olarak hazırladığı jenerik film ile toplumsal faydayı gözeterek

en temelde kaynakları verimli harcamanın gücüne

vurgu yapıyor.

BİREVİM, Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’ne özel hazırladığı

bu film ile, 7’den 70’e herkesi; geleceğe dair sorumluluk

bilinci ile harcama yapmaya, “lazım” ve “elzem” ihtiyaçları

gözeterek kaynakları verimli kullanmaya, yoksul sayısı giderek

azalan refah bir toplum olmaya davet ediyor.

Kampanya Künyesi

Art Directing: Sermet Öner

İlustrasyon: Storyboard: Kemal Şanlı

Animasyon: Seyfi Cem Baskın

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Herkes İçin 7 Gün Spor Digiturk’te...

Digiturk’ün gerçek hayattan taraftarın rol aldığı yeni reklam

filmi, “futbolu çok seviyoruz” temasıyla yayında. Birbirinden

özel röportajlar, zengin içerikler ve özel programlarla sınırsız

spor keyfi sunan platform, gerçek hayattan taraftarların rol aldığı

yeni reklam filminde “Herkes İçin 7 Gün Spor Digiturk’te”

sloganı ve Müslüm Gürses’in ünlü “Affet” şarkısı eşliğindeki

esprili bir senaryo ile Türkiye’nin lider spor yayıncısı kimliğinin

altını çiziyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Digiturk

Reklamveren Yetkilileri: Derya Gür, Erman Dengiz,

Volkan Konuralp, Cem Şahan Kızılocak

Reklam Ajansı: VMLY&R İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Ayşe Aydın Erdoğan

Kreatif Direktör: Mehmet Güney

Kreatif Grup Direktörü: Can Yıldız, Ozan Aslan,

Cüneyt Özalp

Yaratıcı Ekip: Cem Işık, Orkun Süslü, Aykut Küç,

Nuray Güney, Tansu Demirok, Özgür Kahraman

Müşteri ilişkileri: Aşkın Baş, Uğur Ekmekçiler,

Enver Gürpınar, Fadime Pektaş

Strateji: Dilek Terliksiz

Ajans Prodüktörü: Alihan Dobada, Zeynep Tanyeli

Yapım Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Ali Demirel

Post Prodüksiyon: 1000Volt

Müzik: Affet (Temple of The King)

Jingle: Arda Algül / Mono Jingle

Her mevsim evinizin modası Özdilek...

Özdilek Ev Tekstili 2019 - 2020 / Sonbahar - Kış sezonunun

en yeni ürünlerini TV reklam filmiyle tanıtıyor.

Geçtiğimiz sezonun sevilen koleksiyonu Canlanan

Desenler’den yeni sezon koleksiyonuna uzanan reklam filminde,

Özdilek Ev Tekstili’nin reklam yüzü olan Brezilyalı

Oyuncu Jessica May’i görüyoruz. Doğanın enerjisini yansıtan

reklam filmi aynı zamanda evinde yenilikler yapmak

isteyenlere ipuçları da veriyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Özdilek Ev Tekstili

Reklam ajansı: ZIT Görsel ve İşitsel Sanatlar

Medya planlama ajansı: Union İstanbul

PR ajansı: EyesOn İstanbul

Kreatif Direktör: Ramiz Bayraktar

Yönetmen: Ramiz Bayraktar – Tamer Aydoğdu

Oyuncu: Jessica May

Görüntü Yönetmeni: Varol Şahin

Müzik: The Gentle Waves – Falling from Grace

Prodüksiyon Şirketi: ZIT Görsel ve İşitsel Sanatlar

Kullanılan Mecralar: TV, Radyo, Yazılı ve Dijital Mecralar

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Benzersiz Bir Isırık...

Mentos Say Eti Karam Gurme, Güzel Sanatlar imzası taşıyan

yeni reklam filmiyle yayında. Işıltısı, duruşu ve haz dolu

dünyasıyla Eti Karam Gurme’yi diğerlerinden ayıran bir çok

özellik olabilir.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Güzel Sanatlar

Reklamveren: Eti

Reklamveren Yetkilisi: Aynur Keskin Karaderi, Murat Yaz,

Emir İşeri

Ürün: Eti Karam Gurme

Kreatif Direktör: Emrah Kural

Yaratıcı Ekip: Kemal Hayıt, Emre Demirtaş, İlker Salcan

Müşteri İlişkileri: Gözde Şengüler, Ceysun Giritli,

Sena Özata, Gamze Demirtaş

Stratejik Planlama: Yelda Aktuna, Ozan Karaman

Medya Planlama / Satınalma: MG Media

Ajans Yapımcısı: Melis Bircan, Uğur Egemen İres

Yapımevi: Depo Film

Yönetmen: Elif Kalkan

Tıkır Tıkır Kombi...

DemirDöküm, “Tıkır Tıkır Kombi, DemirDöküm Kombi” reklam

kampanyası ile sezona damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Son dönemin sosyal medya trendi boomerang tarzıyla hazırlanan

reklam filminde, DemirDöküm’ün üstün teknolojisiyle

üretilen kombilerin sunduğu üst düzey konfor, performans ve

güvenliğin yanı sıra tüketiciye sunulan finansal kolaylıkların

da altı çiziliyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: DemirDöküm

Reklam Ajansı: Cheil Worldwide Turkey

Yapım Şirketi: Hacıyatmaz Film

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Luppo Sandviç Kek...

Luppo Sandviç Kek, keyifli bir reklam filmiyle izleyici karşısına

çıktı. Önce bilgisayar oyununun, sonra maçın daha sonra

da dizinin içine girerek tek tek aile fertlerine seslenen tepsili

anne, Luppo’nun karşı konulmaz lezzetiyle tüm aileyi bir araya

getiriyor.

VMLY&R İstanbul imzası taşıyan reklam filminin yönetmenliğini

Octopus’tan Walky-Talky üstleniyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Şölen

Reklamveren Temsilcileri: Hayat Kapukaya

Turaman, Mehtap Şahin, Serkan Bozkurt, Songül

Bozdemir

Reklam Ajansı: VMLY&R İstanbul

Yönetici Kreatif Direktör: Ayşe Aydın Erdoğan

Kreatif Direktör: Mehmet Güney

Yaratıcı Grup Başkanı: Uğur Sönmez, Cüneyt

Özalp

Yaratıcı Ekip: Ümit Aydın, Cem Etyemez, Ozan

Yücekuş

Müşteri ilişkileri: Aşkın Baş, Deniz Atalay, Viket

Rodrig, Uğur Ekmekciler

Stratejik Planlama: Koray Serin, Burcu Yurtseven

Ajans Prodüktörü: Baran Saraç, Zeynep Tanyeli

Müzik Eser Sahibi: Yasemin Mori-Floom Music

Müzik Yapım Şirketi: Arda Algül-Mono Jingles

Yapım Şirketi: Octopus

Yönetmen: Walky-Talky

Knorr Kemik İlik Suyu...

Post Prodüksiyon: 1000Volt

Tunçeri’nin içinden geçenler hem fiziksel hem de mental anlamda

daha iyi hissetmek için spor yapan herkesin beklentisini

anlatıyor. Zinde başlanılan günler, iyi görünen dayanıklı

bir vücut ve yeni başarılar arzu eden sporseverlerin içini

okuyan Knorr; yeni ürünü “Knorr Kemik İlik Suyu” ile tam da

bu istekleri karşılıyor.

MullenLowe İstanbul imzalı filmde Milli Sporcu Kerem

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Unilever/Knorr

Reklamveren Temsilcisi: Aslı Erdoğan, Benan Özer,

Kerem Diramca, Başak Balcı, Tuba Çurman

Reklam Ajansı: MullenLowe İstanbul

ECD: Berkay Özay

Yaratıcı Ekip : Mustafa Can Demir, Emrah Güzel

Müşteri İlişkileri: Ceyda Coşkun, Merve Günay,

Tais Berberyan

Stratejik Planlama: Yusuf Muslubaş, Aslı Koparal

Ajans Prodüktörü: Tuğrul Karadeniz, Emirhan Akıncı

Yapım Şirketi: Depo Film

Yönetmen: Tolga Evgüzel

Post-prodüksiyon: İmaj Yapım

marketing europe & anatolia / 35


Ay Va


Gezi

disi; Wadi Rum...

Dergimizin Ekim sayısında sizler için

Petra yolculuğumuzu

yazmıştım.

Şimdi de kaldığımız yerden devam edip

Wadi Rum’a geçiyoruz.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Dergimizin Ekim sayısında sizler için

Petra yolculuğumuzu yazmıştım. Şimdi

de kaldığımız yerden devam edip Wadi

Rum’a geçiyoruz.

Petra’daki gece şovundan çıkıp, araçlarımızı

almamız saat 23:00’ı buldu ve biz

gece yolculuğu yapmak zorunda kaldık.

Petra ile Wadi Rum arası yaklaşık 120

km ve 2 saat sürüyor. Zifiri karanlık çöl

yollarında araba kullandıktan sonra,

bize gönderilen konuma vardık.

Vardığımız yer, bir otopark. Arabamızı

park edip, valizleri indirdik. O sırada 2

tane Toyota Hilux geldi, bizi almak için.

Ama onlar da eskilikten dökülmek üzere.

Bizim valizleri arabaların içine koydular,

bize de dediler ki kasaya oturun.

Tabii buyunca bizim şalter attı, valizler

arabada biz kasada. Olacak iş değil.

Arıza çıkartıp, valizleri indirdik. Onları

kasaya koyup biz içeri oturduk. Epey de

bir ağız dalaşı yaptık. Bizim bu hallerimize

bedeviler pek akıl erdiremediler

ama çok da dert etmeyip, bizi arabaya

bindirdiler.

Petra – Wadi rum arasında araba kullanırken

benim migren ağrım tutmuştu.

Ağrı geçsin diye otoparkta Toyota’lara

binice, ağrı kesici alıp biraz uyudum.

Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuktan

sonra kalacağımız yere geldik. Kalacağımız

yer etrafı örtülerle çevrilmiş çadırlar

ve çadırlarda tuvalet yok:( Tuvalet

çadırların ilerisinde, ortak kullanım alanı

ve duşlar da orada bulunuyor.

Ben çok yorgun olduğum için hemen

üzerimi değiştirip uyumaya koyuldum.

Ancak çöl çok soğuk olduğu için yorgan

ve battaniyelere sarınıp ancak uyudum.

Sabah olup da güneş tepeye çıkınca,

çadırın içi 50 derece olmuş. O sırada

terden sırılsıklam bir vaziyette, kabuslar

görerek uyandım. O nasıl bir hava

yaa, akşam don, gündüz yan. Çadırın

kapısını açıp, zor attım dışarı kendimi.

Dışarı çıkmamla birlikte sanki başka bir

gezegene geçiş yapmış gibi oldum.

Gece geldiğimizde etrafta hiç bir şey

görmemiştik. Körü körüne bir yere gelip

uyumuştuk. Ancak çadırdan çıktığımda

ertafımda gördüğüm kızıl kumlu

çöl muhteşem görünüyordu. İlk başta

gözlerime inanamadım. Sonra tekrar

çadıra bakıp, kıymetli tatil arkadaşım

Nilüfer’e, “Nilüfeeerrrrr, kalk, acayip bi

yerdeyiz, inanamayacaksın” diye bağırmaya

başladım. O da çadırdan çıkınca,

şaşkın şaşkın etrafı izlemeye koyulduk.

Rüzgarın şekillendirdiği, dik kayalıklar,

alabildiğine uzanan kızıl kum ve sonsuz

sessizlik. İnanılmaz güzeldi. Bizim

kamp yerinin adı, Moon Rock Camp.

Bir süre sonra güneş, beynimizi yakınca

kendimize geldik. O sırada ne kadar

iğrenç durumda olduğumu fark ettim.

Terden ıslanan yastığın kokusu üzerime

sinmiş, kimbilir benden önce kimler

terledi orada. Böyle düşününce midem

marketing europe & anatolia / 37


Gezi

kalktı ve hemen havlu ve şampuanımı

alıp, duşlara koştum.ancak duşlar da

ayrı bir sürpriz oldu.

Havlusunu alan sıraya girmiş, askeri

kamp gibi. Neyseki yabancı yok da sadece

bizim ekip var. Duş önü sohbeti

yaparak sıra bekledik. Sonra da duşumu

alıp, kendime geldim. Ancak hijyenik

bir ortam olmadığı için pek de içimize

sinmedi. Ama çöl o kadar muhteşem

ki, hijyeni kafaya takamadım bile.

Duştan sonra ortak kullanım olan büyük

çadıra geçtik. Orası kampın lobisiymiş.

Açık büfe kahvaltı hazırlanmış; haşlanmış

yumurta, labneh, humus, zeytin, reçel

vs. Kahvaltı çok vasattı ama yapacak

bir şey olmadığı için yedik. En çok

da zeytin yağı ve zahter yedik :) Sonrasında

bir ağırlık çöktü ki kimse yerinden

kımıldamak istemiyor.

Bizim mayışık halimiz, bedevilere bile

fazla tembel geldi. Bizi toparlayıp, safari

için dışarı çıkardılar. Benim hayalimde

Land Cruiser VX100’ler vardı. Onlarla

çöl safari yapacaktık ancak bizim

kısmetimize döküntü Hilux’lar çıktı. Üstelik

de dün gece, binmemek için kavga

ettiğimiz kasalara oturduk. Biz gece

zifiri karanlıkta duruma ayamamaışız,

meğerse racon oymuş :)

38/ marketing europe & anatolia

Ancak çadırdan çıktığımda

ertafımda gördüğüm

kızıl kumlu çöl muhteşem

görünüyordu.

11 kişilik ekibimiz 2 araca dağıldık ve

kahkahalarla, kasada yol almaya koyulduk.

Muhteşem kızıl kumlarda araç

yol alırken, manzaraya hayran kaldık.

Safarimizin ilk durağı Ain Ash – Shallaleh

bir diğer adıyla da Lawrence Spring.

Çölün ortasında , çöle hayat veren bu

su kaynağının ismi Ain Ash – Shallaleh

ancak I. Dünya Savaşı sırasında çıkan

Arap İsyanı’ndaki, başarısı sebebiyle

bu su kaynağına, T. E. Lawrence’ın

adı verilmiş. T. E. Lawrence, bildiğimiz

“Arabistanlı Lawrence”. Bu su kaynağı,

çöl safarilerinin hepsinin uğradığı, oldukça

popüler bir yer.

İkinci durağımız ise dar bir kayalığın

arasından girilen, Khazali Canyon.

Khazali Canyon’un biraz ilerisinde küçük

bir havuz oluşmuş, fakat oradan

sonrasına geçiş yasak. Sonrası kapalı.

Sadece o kısıma kadar gidebiliyorsunuz.

Oradaki su kaynağı ve kanyondan

çok, duvarlardaki resimler dikkat çekici,

bence. Duvarlarda, arapçaya benzeyen

harflerle yazılmış bazı yazı ve resimler


Gezi

mevcut. Benim ilk dikkatimi çeken ayak

resimleri olmuştu, bir de ceylan resimleri.

Rehberimiz, bu resimlerin, 610 yılından

(Hz. Muhammed’in peygamber

olduğu tarih) çok daha önceleri yapılmış

olduğunu söyledi. Ancak bana pek

inandırıcı gelmedi çünkü yazılar, çok

yeni gibi duruyordu. Nedense, o coğrafyanın

insanları bana pek inandırıcı

gelmiyor :)

Kanyonun gölgesinde serinledikten

sonra tekrar jiplere binip Sand Dunes

(kum tepeleri) denen yere geliyoruz.

Sonra da şöförümüz araçtan inip bize

bir snowboard çıkartıyor :)

Ancak güneş o kadar çok yakıyor ki

ilk etapta, o kum tepesine tırmanmayı

göze alamıyorum. Ancak kaymaya

çalışanları görünce merakıma yenik

düşüp ben de board kaymaya heves

ediyorum. Bordu alıp biraz tırmandıktan

sonra bağlamalrı takıp kaymaya çalışıyorum

ama nafile. Kum mıknatıs gibi ve

kaymak çok zor. Muhtemeln bizim borad

çok eski ve altı çiziklerle dolu için

kayma vasfını yitirmiş. Bir kaç deneme

sonucunda ayakkabıma dolan kumlar,

beni yaktığı için kaymaktan vazgeçiyorum.

Başarısız olan kum boardundan sonra

arkadaşlarla birlikte bedevi çadırına

oturup birer çay içiyoruz. Ancak çay da

çok şekerli olduğu için keyif alamıyoruz.

Tekrardan jiplere doluşup yola çıkıyoruz.

Mushroom rock’ın hiç bir

özelliği yok ama turistlere

gösterecek bir obje olarak

onu da gezi rotasına

dahil etmişler.

Bu seferki rotamız bir kaya kovuğu.

Amaç, bir şeyler atıştırıp, dinlenmek.

Jipleri kullanan abiler bizi bir kaya kovuğuna

götürüp, atıştırmalık bir şeyler

hazırladılar. Menüde yine humus, lavaş

ekmeği, labneh vs gibi şeyler var. yemeği

yiyip biraz sohbetten sonra üzerimize

ağırlık çöküyor ve hepimiz kestiriyoruz.

Tembelliğimizden şikayetçi olan

bedeviler bir süre sonra bizi uyandırıp

yine jiplere bindiriyorlar.

Bir sonraki durağımız, Mushroom rock.

Mushroom rock’ın hiç bir özelliği yok

ama turistlere gösterecek bir obje olarak

onu da gezi rotasına dahil etmişler.

Çölün içerisinde yer alan, rüzgarın tahribatıyla

mantar şeklini alan bir kaya,

Mushroom Rock. Bence mantardan

çok kaplumbağaya benziyor :)

Wadi Rum’un bu kadar çok turist çekmesinin

en büyük sebebi bedeviler.

Bedeviler bu topraklarda yüzyıllarca

yaşamışlar ve şu anda da ev sahipliği

yapıyorlar. Wadi Rum bir başka adıyla

Moon Valley (ay vadisi), 1998 yılında,

Dünya Bankası’nın desteğiyle, Ürdün

Hükümeti tarafından koruma altına

alınmış. Burada bir STK kurarak, bir

koruma planı hazırlanmış ve bölgeyi

yönetmek için yerel halktan bir ekip

oluşturulmuş. Bu ekip, şu anda, Akabe

Özel Ekonomik Bölge İdaresi altında ve

Wadi Rum’un hassas çöl yaşam alanlarını,

sürekli artan turistlerden ve insan

tahribatından korunması için çalışıyor.

2011 yılından beri UNESCO Dünya

Miras Listesi’nde yer alan alan Wadi

Rum, Petra’dan sonra en çok turist

alan muhteşem bir coğrafya.

Aslına bakarsanız, tarih boyunca Nebatiler,

Bizanslılar, Romalılar, Haçlı

Orduları, Osmanlı’ların geçmiş olduğu

Wadi Rum toprakları, Arabistanlı

Lawrence sayesinde bu kadar popüler

olmuş. Arapları, Osmanlı devlemarketing

europe & anatolia / 39


Gezi

tine karşı kışkırtan, sonra da onlara

vadettiği, Mekke’den Şam’a uzanacak

Arap devletini Sykes-Picot Antlaşması

ile 1916’da kaybetti. Thomas Edward

Lawrence, bu hazin hikayesini, Bilgeliğin

Yedi Sütunu adlı kitabında da anlatıyor.

Kitap, ismini Eski Ahit’teki “Bilgelikler”

bölümündeki bilgeliğin “yedi

sütunlu sarayı” tasvirinden alıyor. Ancak

araplar kendilerine de pay çıkarıp,

yüzeyi 7 tane sütunun birlşemsinden

oluşmuş gibi görünen bir kaya “Seven

Pillar of Wisdom” ismini vermişler. Turistlerin

oldukça ilgisini çeken bu kayalıklar,

bazı turlara dahil. Ancak biz o

kısıma gitmedik. Ne de olsa Lawrence

bizim için bir casus. Hem de arapları

bize karşı kışkırtan bir casus. Ve hala

anlamış değilim, tarih boyunca bizi hep

arkadan vuran bu araplara karşı neden

bu kadar tölerasnlıyız.

Yaa, ben aslında Wadi Rum’un coğrafyasından

bahsedecektim, nereden çıktı

şimid bu sevimsiz Lawrence. Neyse,

coğrafyaya dönelim biz.

740 km²’lik bir alanı kaplayan Ram Vadisi

(arapçada Kum Vadisi), Ay Vadisi

olarak da anıyor. Bu muhteşem çöl için

Kumtaşı ve granitten oluşan

vadinin içinde minik

ağaçların da bulunduğu

kanyonlar var.

pek çok betimleme kullanılıyor. Mars’ın

yüzeyine de benzetilen bu çöl kumları

o kadar güzel ki, görüntüsünden dolayı

bir çok filme de plato olmuş. Kumtaşı

ve granitten oluşan vadinin içinde minik

ağaçların da bulunduğu kanyonlar var.

Ancak bu sıcak topraklarda fazla hayvan

yaşamıyor. Benim gördüğüm, ancak

ismini bilmediğim, çok güzel öten

pembe bir kuş (serçeye benziyor) var.

Kumtaşı kayaları zamanla rüzgardan

aşınarak sivri yüzeylere dönüşmüşler.

O yüzden üzerlerinde çıplak ayak ile

dolaşmak çok zor. Granit olanlar ise

daha pürüzsüz. Bu yapısı sayesinde

bir çok tırmanışçıya da ev sahipliği yapıyormuş,

Wadi Rum.

En son nerde kalmıştık, Mushroom

Rock. Ona da bakındıktan sonra

sıra geliyor Khor al Ajram’daki Little

Bridge’e. Yaklaşık 4 metre uzunluğundan

bu köprü, minik olsa da üzerinden

görünen manzara muhteşem. Muhteşem

kızıl çölün yanı sıra Jabal Rum,

Jabal Um Ishrin ve Jabal Khazali tepelerini

de buradan görmek mümkün.

40 / marketing europe & anatolia


Gezi

Little Bridge’den sonra sıra geliyor Burrah

Canyon’a. Ancak bizler çok yorulduğumuz

için hiç kanyona gidesimiz

yok. Halimizi gören bedeviler bizi zorla

jiplerden indirip kanyona yönlendiriyorlar.

Bizi kanyon girişinde bırakırken, buraya

araç girmiyor, siz yürüyün, biz sizi

kanyon çıkışından alacağız diyorlar.

Ancak bizde yürüyecek hal kalmamış.

Söylene söylene kanyona yürüyoruz.

Bir süre sonra yüksek kayalıkların arasına

girince, güzeş kayboluyor ve serin

kanyona giriş yapıyoruz.

Güneşin etkisinin kaybolduğu kanyonda,

minik ağaçlar göze çarpmaya başlıyor.

Yürüdükçe şaşkınlıktan ağzımız

açık kalıyor. Burrah Canyon’u inanılmaz

güzel bir yer. Bizim yorgunluktan

eser kalmıyor. Ben hemen ayakkabıları

çıkarıp, yalın ayak yürümeye başlıyorum.

Artık kumlar ayağımı yakmıyor :)

Burrah Canyon, fotoğraf çekmek için

de çok ideal bir yer. Kızıl kumlar, keskin

kayalıklar ve yeşil bitki örtüsü muhteşem

bir manzara oluşturuyor. Hayran

kaldığımız bu kanyonda keyifle yürüdükten

sonra kanyonun çıkışında jiplerimize

biniyoruz.

Kızıl kumlar, keskin

kayalıklar ve yeşil bitki örtüsü

muhteşem bir manzara

oluşturuyor.

Sırada var, Um Fruth Rock Bridge. Um

Fruth Köprüsü, Wadi Rum’un en ünlü

köprüsü diyebiliriz. Google’a Wadi

Rum yazdığınızda, mutlaka bu köprü

de çıkıyor, görsellerde :)

Um Fruth Köprüsü, yerden 15 metre

yükseklikte ancak tırmanışı biraz zor.

Ben, Burrah Kanyonu’nun gölgesinde

depoladığım son enerjimi, köprüye tırmanmak

için harcamaya karar verdim.

Ön tarafta bulunan bombeli kayaya

tırmanarak, çıkışın yarısını tamamladık.

Sonra daracık bir kaya arasından

geçip, köprüye varmak kalıyor sadece.

Ancak kaya arası çok dar, şişman

birinin geçmesi çok zor. Son tırmanışı

yapacağımız yere geldiğimizde aşağıya

inemeyen biri, yolu tıkadığı için beklemek

zorunda kaldık. Baktık inemiyor,

kayalara ayaklarımızı dayayarak ona

basamak yaptık. O inince de biz yol

açıldı. Kızın yüzündeki minnet dolu bakışlar

çok duygulandırdı bizi:)

Köprünün üzerine çıkıp da dar alanda

yürüyünce kanımızdaki adrenalin miktarı

arttı. Ancak manzara o kadar büyüleyici

ki, adrenalini falan hep unuttuk.

Neredeyse tüm Wadi Rum ayaklarımızın

altında. Kumkayaları yukarıdan

bakınca çok daha büyüleyici görünüyormuş,

meğer. Bir süre yukarıda

marketing europe & anatolia / 41


Gezi

oturup manzaranın keyfini çıkardıktan

sonra sıra geldi aşağı inmeye. Aşağı

inmek yukarı çıkmaktan çok çok daha

zormuş. Azıcık maceralı bir inişten sonra

diğer arkadaşlarımızın yanına varıyoruz.

Tırmanış ve inişten sonra enrji

seviyemiz dipte tabii :)Neyse ki bundan

sonraki durağımız gün batışını izlemek.

Jiplere binip, güneşin batışını izleyeceğimiz

yere varıyoruz. Bazı arkadaşlarımız

kayalıklara tırmanıp oradan seyrediyor

günbatımı. Bizde enerji kalmadığı

için biz jiplerin üzerinde sohbet edip,

batırıyoruz güneşi. Gün ile birlikte biz

de bitiyoruz tabii:)

Bu gezinin asıl fantastik kısmına şimdi

geliyoruz. Wadi Rum gezisi planında

bir gece, yıldızlar altında uyuma planımız

vardı. Bizim hayal ettiğimiz; gezerken

bir yer beğeneceğiz sonra da

kilimleri serip, üzerinde uyuyacağız gibi

bir şeylerdi. O yüzden biraz tırsmıştık,

plandan. En kötü ihtimalde, rehber abilerden

bizi, araçlarımza götürmelerini

istemek idi. Böylece bir sonraki gezi yerimiz

olan akabe’ye gidip orada konaklamaktı.

Ancak durum hç öyle olmadı.

Rehber abiler, bizi alıp, yine bir kaya

kovuğuna götürdüler. Sonra yerlere

hasırlar serip üzerlerine şilte koydular.

42 / marketing europe & anatolia

Um Fruth Köprüsü, Google’a

Wadi Rum yazdığınızda,

mutlaka bu köprü de çıkıyor,

görsellerde :)

Biraz sonra kamp ateşi yakıldı. Ortaya

yiyecekler; patlıcan salatası, humus,

labneh vs konuldu. Ateş köz haline gelince

üzerine mangal yapılıp, tavuklar

dizildi. Ortalık bir anda kamp alanına

döndü. Yukarıda da milyonlarca yıldız.

Ortam muhteşem oldu. Bir süre sonra

votka şişesi elden ele dolaşmaya başladı.

Yemekler yendi, şarkılar söylendi.

Ortam o kadar güzeldi ki, resmen büyülenmiştik.

Tek sorun, tuvalet olmayışıydı.Saat

ilerledikçe günün yorgunluğuyla

birlikte, şiltelerin üzerinde uyuya kalmışız.

Halimiz görülmeye değerdi doğrusu.

Göçebe bedevilerden pek bir farkımız

yoktu. Ertesi gün uyanıp da halimizi

görünce epey gülüp eğlendik.

Gece, biz uyurken epey bir ziyaretçimiz

de olmuş ancak biz onları değil sadece

ayak izlerini görebildik. Öncesinde okuduğum

kadarıyla, çölde minik tilkiler ve

kirpiler varmış. Muhtemelen ayak izleri

de onlara aitti.

Sabah kalktıktan sonra yine aynı yerde,

bedevi abilerin hazırladığı kahvaltıyı ettik.

Sonra bedevi abilerden gelen teklif

üzerine deve safari yapmaya karar

verdik. Çöle kadar gelinip, deveye binmeden

dönmek olmaz dendi. Çoğunluk

kabul edince de organizasyon yapıldı.

Ardından tekrar jiplere binip, ilk gece

kaldığımız çadır kampına gittik. Oradan

valizlerimizi alıp, jiplere yerleştirdik. Bir

süre sonra da develerin olduğu yere

vardık.

Bedevi abiler, hepimiz için birer deve

getirmişler :) ama öyle göründüğü kadar

kolay değil, develere binmek. Binmesi

ayrı dert, inmesi ayrı dert. Güle

oynaya, bağıra çağıra bir süre sonra

binebildik develere. Oldukça rahatsız

olduğunu söylemeliyim. Ama değişik

bir deneyim tabii :)

Arabalarımızı park ettiğimiz yere kadar

develerle gittik. Sonra da inip, bedevi

abilere teşekkür ettikten sonra bavullarımızı

arabalara yerleştirip, bir sonraki

rotamız olan Akabe’ye doğru yola çıktık.

Yazımı bitirmeden önce söylemek istediğim

bir kaç bir şey daha var.

Çöle gelirken yanımıza güneş kremi almıştık

ancak sürmek aklıma hiç gelmedi.

Üzerimde şort ve tşört olduğu halde

tüm gün çölde, güneş altında dolandık

ancak tenim hiç kızarmadı. Hiç canım

yanmadı. Ve sorasında da soyulmadım.

Üstelik tenimin rengi de çöldeki

kızıl kumlar gibi oldu. Hatta o brozluk

gitmesin diye banyo bile yapmak istemedim

:)

Çölün bir başka özelliği de kumu; insanın

ayakların yapışmıyor. Mıknatıslı

gibi hemen dökülüyor. Çok farklı. Ayrıca

da çölün çok değişik bir enerjisi var.

insan kendini inanılmaz huzurlu hissediyor.

Özetle söylemem gerekirse ben

çöle hayran kaldım.

Bu geziyi organize eden Agnieska’ya

ise minnettarım. Şimdiye kadar yaptığım

en güzel geziydi. Bir sonraki yazıda

da Akabe ve dalış olacak :)


Gameon

LoL 10 yaşında...

League of Legends’ın (LoL) geliştiricisi ve yayıncısı Riot

Games, bugün LoL’ün 10. yıl dönümünün kutlandığı küresel

yayın sırasında duyurduğu yeniliklerle, oyun dünyasını kasıp

kavuracağa benziyor. Birden fazla yeni oyunun ve farklı

projelerin duyurulduğu kutlamada, League of Legends evreninde

de büyük değişiklikler yapılacağı vurgulandı.

Dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde kutlama etkinlikleri

düzenleyen Riot Games, yeni projeleriyle önümüzdeki yıllarda

da adından sıkça söz ettireceğe benziyor.

Yeni mobil kart oyunu: Legends of Runeterra

Riot Games, oynanışı beceri ve yaratıcılık gerektiren yeni

kart oyunu Legends of Runeterra’yı (LoR) duyurdu. League

of Legends dünyasında geçen LoR, oynaması ücretsiz bir

stratejik kart oyunu. LoL’ün sembolleşmiş şampiyonlarını ve

Runeterra’nın çeşitli bölgelerinden gelen yepyeni karakterleri

içeren kartların her biri, özgün bir tarza sahip ve stratejik

bir avantaj sunuyor. Dinamik ve değişken bir çatışma sistemine

sahip LoR’da oyuncular çeşitli yollardan kart kazanabiliyor.

Oyuncular, ücretsiz seçenekler haricinde istedikleri bir

kartı doğrudan oyun içi alışveriş birimini kullanarak ücretli

olarak da satın alabilecek.

Şu anda ön kayıt aşamasında olan LoR, 2020’de hem PC’ye

hem de mobil cihazlarda oynanabilecek.

Ayrıntılı bilgi için https://playruneterra.com/tr-tr sitesini ziyaret

edebilirsiniz.

Revolution’da yeni güncelleme...

Netmarble popüler çok oyunculu online role-play oyunu

(MMORPG) Lineage 2: Revolution için Aden dünyasına yeni

zanaatlar getiren güncellemesini duyurdu. Oyuncuların Cadılar

Bayramı boyunca faydalanabileceği yeni etkinlikler ve

eklentiler de yine bu güncellemenin bir parçası.

5 Esas Zanaat ekleniyor

Oyuncular beş yeni Esas Zanaat ile üretim yapabilecek ve

eşyalarını geliştirebilecek - Simya, Demircilik, Cevhercilik,

Tılsımlama ve Pişirme. Üretim malzemeleri oyuncuların maden

yapabildiği, toplayabildiği ve avlanabildiği yeni eklenen

‘Hasat Zindanı’ içerisinde bulunabilir.

Güncellemedeki diğer Lineage 2: Revolution içerikleri:

Cadılar Bayramı Etkinlikleri

Kafatası Balon Etkinliği ile oyuncular Magnadin’de beliren

kurukafa balonlarını patlatarak ödüller kazanabilir.

Yeni Cadılar Bayramı temalı Hasat Zindanı, Dehşet Botanik

Zindanı

Cadılar Bayramı temalı Komabor Büyük Baş Düşmanı –

Dehşet Komabor

Yenilenen Ruh Kristali sistemi ile Ruh Kristali geliştirmek

daha kolay

Yeni Tiat’ın Sunağı Klan Zindanında klan üyeleri Baş Düşmanı

yenerek ödüller kazanabilir.

Beş yeni Agathion eklendi.

Lineage 2: Revolution, yüksek kalite görseller ile devasa bir

açık dünya ve büyük çaplı PvP savaşlarını mobil cihazlara

getirerek çığır açan bir MMORPG oyunudur. Unreal Engine

sayesinde muhteşem görseller ile açık bir dünyada 200

kişiye kadar eş zamanlı savaşı tek ekrana sığdırmayı başarır.

Tüm bunlar dünyanın dört bir yanından oyuncularla

aynı anda paylaşabildiğin, avucunuzun içindeki büyüleyici

ve dopdolu MMORPG dünyasında yer alıyor.

44 / marketing europe & anatolia


Gameon

LG’den oyun monitorü...

27GL850, ekran kararması ve titremesine son veriyor, akıcı,

net ve gerçekçi bir görüntü sunmasının yanı sıra, siyah dengeleme

özelliği ile en karanlık noktaların bile net bir şekilde

görünmesini sağlıyor.

Oyun severlerin hayallerini süsleyen LG’nin yeni oyun monitörü

LG UltraGearTM 27GL850, Kasım 2019 itibariyle

Türkiye’de satışa sunuluyor.

27GL850, Nano IPS Teknolojisi ve G-SYNC® ile oyun severler

için şimşek hızında tepki süresi sunuyor. Ayrıca,

LG Electronics (LG), yaz başında Electronic Entertainment

Expo 2019’da tanıttığı dünyanın ilk 1 milisaniye (ms)1 IPS

ekranı olan yeni LG UltraGearTM Nano IPS G-SYNC oyun

monitörünü Türkiye’de satışa sundu. Olağanüstü renk üretimi,

ultra hızlı tepki süresi ve 144Hz yenileme hızı elde etmek

için Nano IPS teknolojisini kullanan UltraGearTM, tüm

oyun severlerin hayalini gerçeğe dönüştürüyor. LG, yeni

monitörünün büyüleyici hızı ve çarpıcı görüntü kalitesiyle,

oyuncuların şimdiye kadar yaşadığı en sürükleyici oyun deneyimini

sağlayacak eksiksiz bir paket sunuyor.

LG 27GL850 monitörün üç yönlü, neredeyse çerçevesiz tasarım

ve tabanı, ekranın eğimini, yüksekliğini ve dönüşünü

değiştirmek için ayarlanarak, kullanıcıların oyunu daha rahat

oynamalarına yardımcı oluyor.

LG UltraGear Nano IPS oyun monitörleri, Kasım ayı itibariyle

Türkiye’de satışa sunulacak.

Geceyi Atlat modu...

Dünyanın seçili bölgelerinde birçok cihazdan

oyunu oynayanlar, ürkütücü Cadılar Bayramı

temalı PUBG MOBILE LITE içeriğine App Store

ve Google Play üzerinden ücretsiz şekilde

erişebilirler. 0.14.6 PUBG MOBILE LITE içerik

güncellemesi, takım arkadaşlarınızla iki gün üç

gece hayatta kalmanız gereken popüler Geceyi

Atlat modunun Cadılar Bayramı versiyonunu

sunuyor. Oyuncular yeni sürümle birlikte gündüz

vakti M134 Minigun ve Lav Silahı gibi yeni özel

silahları toplayacak. Geceleri ise yenilenen özel

başarım kilitlerini açabilmek için saldırıya geçen

Balkabağı Zombilerini püskürtmek zorundalar.

Güncelenen Geceyi Atlat moduna ek olarak,

PUBG MOBILE LITE oyun deneyimini geliştirmek için birçok

yeni özellik de eklendi. YoLav Silahı: Geceyi Atlat modunda

mevcut olan ve zombileri öldürerek kullanılabilen bu silah,

benzini mühimmat olarak kullanıyor ve 10 metrelik etkili

menzili bulunuyor. Püskürtme menzilindeki tüm hedeflere

hasar veriyor.

●Video Ödülleri – Yeni günlük ödüller arasında kıyafetler,

BC ve dahası, satın alma sayfası içerisinde video izleyerek

alınabilir

●Oyuna Hızlı Giriş – Oyuncuların önerilen oyun modlarına

doğrudan girebilmesi için hızlı giriş seçeneği ana menüye

eklendi

●Cadılar Bayramı Ana Menü Teması – Oyun içi menüsü, yepyeni

Cadılar Bayramı temasıyla dekore edildi

●Güncellenmiş Winner Pass özelliği – Direkt olarak bir Pass

Görevini tamamlamak ve arkadaş yardım özelliği için Pass

Görev Kartı eklendi

marketing europe & anatolia / 45


Kültür - Sanat

Base Talks...

BASE, 14-17 Kasım 2019 tarihleri arasında Türkiye’nin

dört bir yanından yeni mezun sanatçı adaylarını Akaretler

Sıraevler’de sanatseverlerle buluşturacak. Bu

yılki sergi 20 şehirden ve 30 üniversiteden 107 yeni mezunun

katılımıyla gerçekleşecek. Henüz sanat kariyerinin

başında sanatçı adaylarıyla tanışmak, onların farklı

disiplinlerde 119 yapıtını bir arada görmek ve birbirinden

değerli konuşmacıları ağırlayacak olan ‘’BASE Talks’’u

izlemek için bu özel buluşmayı kaçırmayın.

14-17 Kasım 2019’da Akaretler Sıraevler’de 25-27-29-31

numaralı binalarda gerçekleşecek olan Türkiye’nin yeni

mezun sanatçı platformu BASE, yurdun dört bir yanından

yeni mezun genç sanatçı adaylarının yapıtlarını aynı çatı

altında topluyor. 72 üniversitenin 2019 mezunlarından 1575

başvuru alan BASE’te, bu yıl seçici kurul değerlendirmesi

sonucu seçilen 30 üniversiteden 107 yeni mezun sanatçı

adayının 119 yapıtı yer alacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle; Kale Grubu,

Magnum ve TEB Özel Bankacılık eş sponsorluğunda

gerçekleşecek, Digilogue’un dijital sanat partneri

olduğu BASE’te 4 gün boyunca serginin yanı sıra sanat

dünyasının değerli isimlerini ağırlayan ‘’BASE Talks’’ konferans

programı ve atölye çalışmaları gerçekleşecek.

Genç sanatçı adaylarına mezuniyetten profesyonel sanat

hayatına geçişlerinde destek olmayı, onlara üretimlerini

sergileme ve sanat dünyasının önde gelen isimleriyle birebir

tanışma imkanı sunmayı amaçlayan BASE, aynı

zamanda sanatseverler ve yaratıcı endüstrilerin de genç

yetenekler keşfetmesine aracı olmayı amaçlıyor.

Hayalet Duvar...

İngiltere’nin kuzeyinde,

şehir keşmekeşinden

uzak ama medeniyetin

kıyısındaki ormanlık

Northumberland’da

yaz aylarının ortasıdır.

On yedi yaşındaki

Silvie, annesi ve

babasıyla birlikte bir

arkeoloji profesörünün,

bölgenin karanlık tarihindeki

kurban törenlerini

incelemek üzere

öğrencileriyle kurduğu

kampa katılır. Yalnızca Demir Çağı’nın sunduğu imkânlarla

yaşayarak ilkel yaşamı tecrübe ettikleri bu kampta

Silvie profesörün öğrencileriyle birlikte yepyeni özgürlükleri

keşfederken baskıcı babasıyla ilişkileri günbegün

bozulur ve geçmişin ürkütücü ayinleri hayatlarına nüfuz

etmeye başlar.

Kader, Şans ve

Evrimin Geleceği...

Jonathan B. Losos, Kader,

Şans ve Evrimin

Geleceği’nde, evrim biyolojisinin

yanıt aradığı büyüleyici

soruları ele alıyor, en son

araştırmaların verileri ışığında

yorumlar yapıyor.

Ekosistemlerin

korunması,

zararlı virüs ve bakterilerle

mücadele, uzayda yaşam

gibi konulara son derece ufuk

açıcı görüşler getiren Kader, Şans ve Evrimin Geleceği,

evrimi kavrayış biçimimizi değiştirecek. Evrimsel biyolojinin

en temel sorularından biri evrimin kaçınılmaz

mı, tesadüfi mi olduğudur. Evrimin getirdiği bazı çözümler,

farklı zamanlarda ve farklı türlerde tekrar tekrar

karşımıza çıkar. Bazense en ufak bir mutasyon, evrim

sürecini tamamen farklı bir mecraya sürükler.

46 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Mamut Art Project 2020...

Sanat kariyerinin başında olan bağımsız yeteneklerin

eserlerini sergileme imkanı sağlayan Mamut Art Project

için başvurular başladı. 1-5 Nisan tarihlerinde Akkök Holding

sponsorluğunda KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek

Mamut Art Project, 30 Kasım’a kadar bağımsız genç sanatçıların

başvurularını bekliyor.

Akkök Holding ana sponsorluğunda 2015 yılından bu

yana gerçekleşen Mamut Art Project, bu yıl sekizinci kez

güncel sanatta umut vaat eden sanatçılara işlerini sergileyeceği

benzersiz bir keşif alanı sunuyor. 30 Kasım’a

dek başvuruları kabul eden Mamut Art Project’in jüri üyeleri

arasında ise; Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve

Görsel İletişim Tasarım Programı Koordinatörü, sanatçı ve

müzisyen Selçuk Artut, küratör, yazar ve SAHA Derneği

Direktörü Çelenk Bafra, sanatçı Aslı Çavuşoğlu; artSümer

Galeri Kurucusu Aslı Sümer, OMM - Odunpazarı Modern

Müze’nin kurucusu ve koleksiyoner Erol Tabanca bulunuyor.Sanat

kariyerlerinin henüz başında olan yeteneklerin

çalışmalarını destekleyen ve onları sanat profesyonelleriyle

buluşturan Mamut Art Project, bu yıl 1-5 Nisan 2020

tarihleri arasında sekizinci kez koleksiyonerler, küratörler,

galeriler, kültür-sanat kurumları ve sanatseverleri bir araya

getirecek. Mamut’a başvurular 30 Kasım 2019’a kadar

www.mamutartproject.com adresinden yapılabilecek.

Andy Warhol, UNIQ Expo’da...

UNIQ Expo, Türkiye’nin genç ve yenilikçi bankası

Odeabank’ın ana sponsorluğunda, “Sanat hiç bu kadar

eğlenceli olmadı!” dedirtecek bir sergiye hazırlanıyor. 20.

yüzyılın en etkili sanatçılarından Andy Warhol, 90 orijinal

eseriyle 7 Kasım’dan itibaren McArt.ist desteği ve Begüm

Alkoçlar küratörlüğünde UNIQ Expo’da sanatseverlerle

buluşacak. Pop Art’a saygı duruşu niteliğindeki bu sergi,

İstanbul Maslak’ta 1500 metrekarelik dev bir Pop Art

arenası sunacak. Pop Art’ın öncüleri Keith Haring, Roy

Lichtenstein, James Rosenquist ve Robert Indiana’nın

Türkiye’de ilk kez sergileneceği orijinal 40 eserini de karşımıza

çıkaracak.

Sergi aynı zamanda, genç sanatçı kuluçka platformu

McArt.ist koordinatörlüğünde Türk Pop Art temsilcilerine

de yer verecek. “Sanata herkes dokunsun” misyonunu

üstlenen sergi bu kapsamda, Pop Art ve Andy Warhol’u

tüm yönleriyle tanıtırken, çeşitli atölye çalışmaları ve sanat

sohbetleriyle ziyaretçilere interaktif bir deneyim de sunacak.

29 Mart’a kadar devam edecek.

marketing europe & anatolia / 47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!