Hotel Restaurant & Hi-Tech Kasım 2019

istmagmagazin

Gastronominin

2023 stratejisini

Gastrotalks

belirleyecek

Doğasında

üretmek ve fayda var

Funda Özer Baltalı

25’inde executive şef

Kemal Can Yurttaş














İstanbul yeniden ilk 10’da!

Turizmde yüksek sezon geride kalırken, konaklama sektörünün ağustos ayı performansı da

belli oldu. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Türkiye’nin Ağustos 2019 otel doluluklarının

2018 yılının aynı ayına göre yüzde 4.9 artarak yüzde 79.5 olarak kaydedildiğini açıkladı.

Dünya çapında veri ve analiz şirketi STR’nin TÜROB için hazırladığı ‘Ağustos 2019 Ülke

Performans Raporu’na göre, Türkiye’nin aylık bazda otel dolulukları uzun bir aradan sonra

Avrupa ortalamasının üzerine çıkarken, İstanbul da aylık bazda da olsa yeniden Avrupa’nın en

fazla doluluk oranına ulaşan 10 şehrinden biri oldu. İstanbul Avrupa destinasyonları doluluk

sıralamasında yüzde 87.7 ile 35 tatil destinasyonu arasında 7. sırada yer aldı. UEFA Süper

Kupa Finali’nin İstanbul’da gerçekleşmesi bu yükselişin etkenlerinden biri oldu. Ancak ülke

bazında dolulukta Türkiye 27 ülke arasında 15. sırada yer aldı. Ağustos 2019’da Avrupa

destinasyonları doluluk ortalaması yüzde 77.7 oldu.

Çocukluk yıllarından başlayarak hep bir çiftlik kurma hayali oldu. Nitekim, tarım ve

hayvancılığa ilgi duyduğu bir zamanda keçi çiftliğine yatırım yaparak bu düşünü gerçeğe

dönüştürdü. Ne de olsa doğasında üretmek ve fayda sağlamak vardı. “Şanslıydım ama bir

hayalim vardı ve bu hayali gerçekleştirmek için çok çalıştım” diyen Baltalı Gıda’nın kurucusu

Funda Özer Baltalı, keçi sütü ürünleriyle çıktığı uzun ve meşakkatli yolda bir dünya markası

olma ideallerini ve başarılarla dolu girişimcilik öyküsünü paylaştı.

Türkiye’nin en hızlı büyüyen otel zinciri Elite World Hotels, Sapanca’da toplam 650 milyon

TL’ye mal ettiği Elite World Sapanca’yı ilk tanıtım toplantısında görücüye çıkardı. 44 dönüm

arazi üzerine 136 bin metrekare alanda konumlandırılan tesisi gezerken etkilendiğimi

söylemeliyim. En çok da, 8.500 metrekarelik dev Fit Life Spa & Wellness merkezinde çocuklara

özel bir spa alanının hayata geçirilme fikri hoşuma gitti. Çocuk dostu otellerin hizmet

kapsamındaki havuz, yeme içme, eğlence ve animasyon etkinliklerinin haricinde Türkiye’de

ilk defa ‘Kid’s Own Spa’ ile çocuklar tatillerinde en çok ihtiyaç duydukları üzere hem zihin

hem beden olarak yenilenebilecek ve rahatlayacaklar. Gölet manzaralı The Grill Ocakbaşı’na

da bayıldım. Elite World Otelleri’nin Mutfak Koordinatörü Mithat Yalçınkaya ve ekibini,

yatırımcıları nezdinde tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Bir okul gezisinde, koridorlarında gezdiği liseye hayranlığa başlıyor, aşçılığa ilk merakı. Oysa o

vakte kadar aklında ne mutfak var ne de yemek yapmak! Belki çocukluk hayallerinden kalma

polis olma hevesi, bir miktar acil servis hekimliği... “İkisi de atraksiyonlu, adrenalin dolu işler.

Tıpkı aşçılık mesleği gibi hızlı karar verecek, hatasız uygulamaya geçeceksin” diyor, “aşçılık

da zaten böyle bir şey değil mi?” diye de ekliyor. Ardından “ben de bir okul kazanacağım”

deyip Selimpaşa Turizm Otelcilik Lisesi’ne kaydını yaptırıyor. Daha 16’sında... Okul deyip,

salt eğitime yaslamıyor sırtını öyle. Bir yandan lise sıralarını örnek öğrenciliğiyle aşındırıyor,

bir taraftan profesyonel şeflerin mutfağına büyük bir heves ve iştahla tutunuyor. Alancha

Restaurant’ın genç ve dinamik şefi Kemal Can Yurttaş’ın 25’inde executive şefliğe uzanan

hikayesi de şefin gözünden sayfalarımızda sizlerle…

Keyifli okumalar dilerim.

ABONE ve DAĞITIM

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

GENEL MÜDÜR

(Sorumlu)

CTP - BASKI

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

K

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

TOLGA ÇAKMAKLI

tolga.cakmakli@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

ORHAN GENCELİ

Türkiye Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)

Yönetim Kurulu Üyesi

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

İSTMAG

Magazin Gazetecilik Yayıncılık

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi

No: 11 Medya Blok Kat: 1

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey

Tel: 0212 454 22 22

Faks: 0212 454 22 93

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.



içindekiler

26

36 58

antre

14 Sektörden kısa haberler

gündem

20 İstanbul yeniden ilk 10’da

22 Bayram: Arap turistleri Bursa’ya

döndürmek için iş birliği yapacağız

24 Öner: Vergisi? İçinde içinde!..

26 Hotels.com’dan dünyanın ilk ‘yarı yarıya

otel odası’

28 İlhan: Turizmde “Kaizen” olur mu?

Yetişmiş insan ağaçtan mı toplanır?

30 Türk turizmine Hollywood dopingi

32 Dedeman Otelcilik’te yeniden yapılanma

34 I-MICE, yelkencilik deneyimi için “vira

bismillah” dedi

www.hotelrestaurantmagazine.com

yeni yatırımlar

36 Elite World, yeni tesisiyle yurt dışı

pazarları Sapanca’ya çekecek

38 NG Hotels 2020’ye yeni yatırımlarla

hazırlanıyor

40 Sheraton Istanbul City Center

Dolapdere’de açıldı

42 Sheraton Bishkek açıldı

etkinlik

44 Dünyanın en ünlü 225 influenceri

İstanbul’da buluştu

iş’te kadın

46 Doğasında üretmek ve fayda var:

Funda Özer Baltalı

marka

50 İnsan ve çevreyi gözeten bulaşık yıkama

teknolojisi: M-iQ

52 Ceylan: Kurumsal giyime moda getirdik

54 Kaya: Restorancılığa, işletme

sahiplerimizi daha iyi anlamak için girdik

şefin gözünden

58 25’inde ‘executive şef’: Kemal Can Yurttaş

gastro etkinlik

62 5. Gastromasa Konferansı dünyaca ünlü

şeflerle ilham verecek

64 Gastronominin 2023 stratejisini

Gastrotalks belirleyecek

66 2019’un Top Chef’i belli oldu

68 İstanbul Coffee Festival’den yeni bir rekor

70 31.729 kahvesever Ankara Coffee

Festival’de buluştu


94

46

104

gastro güncel

72 WWF-Türkiye ve TURYİD sıfır atık için

“kullan at-ma” dedi

74 Boztepe: En az yatırım ile yapılabilecek

en hızlı tanıtım cevheri olarak;

Gastronomi Turizmi

76 Polatoğlu: Türk kahvesi her şey dahil

sisteminden çıkartılsın!

gastro aktüel

78 Gastronomi sektöründen kısa haberler

fuar

86 Sirha İstanbul, 12 bin profesyoneli

2019 yenilikleriyle ağırlayacak

88 Ağırlama sektörünün bütün trendleri

Hostmilano’da sergilendi

yeni mekan

90 Japon sokak lezzetleri YO! Sushi ile

İstanbul Havalimanı’nda

92 Happy Moon,’s atağa geçiyor

94 Zennup 1844, Büyükyalı Bulvar’da

96 Kahve Dünyası, Dubai’de

98 Türkiye ve İran arasındaki lezzet

köprüsü, Sulu Kepçe

100 Buselik yeni şubesiyle

Fenerbahçe’de

102 Hatice Kumalar ile yeni mekanlar

dekorasyon

104 Asya’nın incisi Filipinler’de

Hotelya imzası

hijyen

106 Özbilgin: Turizmle ilgili 5.000’e

yakın noktadayız

hotel-tech

108 ‘Evden Uzaya’ kadar Türkiye’ye

yatırım yapıyor

110 Ingenico’dan kaçırılmayacak

YazarkasaPOS kampanyası

ürünler

112 Yeni ürünler

www.hotelrestaurantmagazine.com


14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Çırağan Palace Kempinski,

Dünyanın En İyi 50 Otelinden Biri seçildi

Tarihi, mimarisi, hizmet kalitesi ve eşsiz konumuyla Çırağan Palace Kempinski İstanbul

“Dünyanın En İyi 50 Oteli” listesinde 31’inci sırada listeye girdi. Okurların değerlendirdiği bir

diğer kategori olan “Yunanistan ve Türkiye’deki En İyi 10 Otel” listesinde Yunanistan’daki

bir otelin ardından 100 üzerinden 99 puan ile ikinci sıraya yerleşti ve ‘‘Türkiye’deki En İyi

Otel’’ seçildi. Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences

Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke, “Şeffaflığı, güvenilirliği ile öne çıkan ve beraberinde

muhteşem bir bilinirlik getiren bu dünya çapındaki başarıyı elde etmiş olmanın gururunu ve

mutluluğunu tüm ekibimle birlikte yaşıyoruz. Dünyanın En İyi 50 Oteli listesine girerek de

Türk misafirperverliğinin dünya çapında adeta bir elçisi olarak destinasyon tanıtımı adına

güzel katkılar sağlayacağımızı düşünüyoruz.” dedi.

En büyük hayali gerçeğe

dönüştürüyor

Sheraton Ankara ve Lugal Otelleri’ne

yeni genel müdür

Global konaklama zinciri Marriott International’ın Türkiye’deki ilk ‘Luxury Collection’

markası olan Lugal, A Luxury Collection Hotel ve Sheraton Ankara Hotel & Convention

Center’ın yeni Genel Müdürü Ali Sarı oldu. Turizm sektöründe 25 yıllık uluslararası

deneyime sahip Ali Sarı, operasyon ve gelirler başta olmak üzere, satış ve yetenek yönetimi

konularına hakim üst düzey yönetici olarak dikkat çekiyor. Yaşam boyu eğitime inanan Sarı,

‘İç Mimarlık ve Restorasyon’ bölümünden mezun olduktan sonra New York Üniversitesi’nde

‘Konaklama Yönetimi’, Delaware Üniversitesi’nde ‘Yöneticilik & Liderlik’ eğitimlerinin

yanı sıra Bilgi Üniversitesi’nde aldığı MBA ve Cornell Üniversitesi’nde katıldığı Liderlik ve

Yetenek Yönetimi programıyla kariyerine değer kattı. Çalışma hayatına Çırağan Palace

Kempinski Hotel’de başlayan Sarı, görevlendirmeyle ilgili olarak, “Ankara’nın sıcaklığından

hiçbir şey kaybetmediğini görmekten mutluluk duydum. Yeni sezonda tüm misafirlerimizi

en iyi hizmetle buluşturmayı sabırsızlıkla bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye ve Doğu Avrupa’nın en büyük Hilton Garden Inn oteli olma özelliğini

taşıyan Hilton Garden Inn Canpark Ümraniye, etkileyici mimarisi ve uluslararası

standartlardaki yapım kalitesi, özenle tasarlanmış detaylarıyla kısa sürede

Anadolu Yakası’nın sembollerinden biri haline geldi. Hayalleri süsleyen en özel

günlere özenle tasarlanmış yüksek tavanlı ve kolonsuz, en yeni teknoloji ses ve ışık

sistemleriyle donatılmış balo salonunda gurme lezzetleri, kaliteli hizmet anlayışıyla

ile kokteyl, kına, nişan ve düğün organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor. Beş yıldızlı

otelde, menü içeriği oluşturulmasından profesyonel hizmet ekiplerine, davetin

akış programından masa düzenine kadar her bir detay en ince ayrıntısına kadar

planlanarak en büyük hayal, gerçeğe dönüştürülüyor.

İSFANBUL’dan rekor hedef

3 milyon turist

İstanbul’un eğlence, alışveriş ve sosyalleşme merkezi İsfanbul Tema Park’ın yönetici direktörü

Tankut Tonger, turizm sektörüne yön verenlerin ‘Dünya Turizm Günü’nü kutladı. “Türkiye

ekonomisinin lokomotifi olan turizm sektörü, her geçen gün ülkemize katma değer sağlayarak

global alanda önemli bir farkındalığa imza atıyor. Birlikte omuz omuza çalıştığımız turizme yön

veren tüm paydaşların bu özel gününü gönülden kutluyorum” dedi. Türkiye tanıtımına İsfanbul

Tema Park olarak sürdürülebilir katkıda bulunmayı odak noktasına aldıklarının altını çizerek

İSFANBUL Tema Park’ın 2023 turizm hedeflerini açıklayan Tankut Tonger; “Gelecek yıl hedefimiz

İsfanbul Tema Park’ı 12 ay ziyaret edilebilecek bir turizm destinasyonuna dönüştürerek 1

milyon turisti parkımızda ağırlamak. Bunun yanı sıra tema parkımız, alışveriş merkezimiz ve

yeni eklenecek odaları ve kongre salonlarıyla genişleme çalışmalarına başladığımız otelimiz

ile İsfanbul’u dev bir resort işletmesi haline getiriyoruz. Yeni yatırımlarla mevcutta kompleks

genelinde 2 milyon olan turist ziyaretçi sayısını da 3 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Böylelikle

2023’te Türkiye’ye gelen her 10 turistten 1’inin eğlencenin başkenti İSFANBUL’u ziyaret etmesini

sağlamak istiyoruz.” şeklinde konuştu.


www.jumbo.com.tr | @jumboturkiye | @jumbogastro


16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Türkiye’nin en güçlü kadın CEO’su,

Ayşin Arca oldu

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde düzenlenen, yeni dönemin ilk CEO

Club toplantısında, şirketlerinin 2018 cirolarına göre belirlenen Türkiye’nin 50 güçlü

kadın CEO’suna ödülleri verildi. Bu yıl ikincisi düzenlenen ödül törenine iş dünyasının

önde gelen isimleri katıldı. Tura Turizm Perakende İcra Kurulu Üyesi Ayşin Arca

turizm sektöründe yer alan tek kadın yönetici olarak Türkiye’nin en güçlü kadın

CEO’su ödülünü aldı.

Türkiye Turizm Tedarik Fuarı, 12-15 Aralık’ta

Antalya’da gerçekleşecek

Markalaşma ve büyüme yönünde emin adımlarla ilerleyen TÜRSAD- Otel Satın Alma

Yöneticileri Derneği, 12-15 Aralık 2019 tarihleri arasında Maritim Pine Baech Hotel/

Antalya’da düzenlenecek olan Tedarik Fuarı’nda, tüm Türkiye’den gelecek olan satın

alma yöneticileri ile ulusal ve uluslararası markaları bünyelerinde buluşturan tedarik

firmalarını bir araya getiren önemli bir ticaret buluşma noktası olacak. TÜRSAD

üyeleri, geçtiğimiz yıl birincisi düzenlenen büyük buluşmadan sonra, bu yıl, daha

kurumsal ve daha güçlü adımlarla, Aktüel Expo Uluslararası Fuarcılık tarafından

orgarize edilecek olan, TÜrkiye Turizm Tedarik Fuarı çatısı altında tedarik firmaları

ile buluşacak. TÜRSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Bilgiç, “Derneğimiz olarak

4 gün boyunca otelde birlikte konaklayarak değerli tedarikçi çözüm ortaklarımızla

sektörümüze güç katacak ve gönül birliği yapacağız. Dernek üyelerimiz olan Satın

Alma Yöneticilerinin yanı sıra farklı departman yöneticilerinin de hazır bulunacağı

Türkiye Turizm Tedarik fuarına tüm sektör temsilcilerini davet ediyoruz” dedi.

Bursa Turizm Fuarı’nın 2.si gerçekleşti

Bursa’nın turizm alanındaki en önemli buluşmalarından biri haline gelen Bursa

Turizm Fuarı’nın (BUTUR) ikincisi 19-21 Eylül tarihleri arasında Merinos Atatürk

Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Profesyonellere yönelik ulusal çapta

ihtisas fuarları ile alıcı ve satıcıları buluşturan Network Fuarcılık Genel Müdürü

Hasan Eker, “2. Bursa Turizm Fuarı, Türkiye’deki turizm sektöründe önemli bir

eksiklik olan acenteler ile otellerin buluştuğu, profesyonel bir fuar açığını kapamak

hedefiyle organize edilmektedir. Ulusal İhtisas Fuarı niteliğindeki fuarımızda

sadece, oteller, kongre merkezleri ve havayolu şirketleri stant açtılar; seyahat

acenteleri ve tur operatörleri de ziyaretçilerimiz oldu.” dedi. Fuarı ziyaret eden

acenteler ve kurumsal şirket yetkilileri için her gün 16.00-19.00 arası 3 adet

ücretsiz Bursa turu da düzenlendi. Bu tura katılanlar Cumalıkızık, Gölyazı, Ulucami,

Kozahan, Kapalıçarşı gibi tarihi bölgeleri ziyaret etme olanağı buldu.

“Back to Business Party”

iş dünyasını buluşturdu

İstanbul’un yeni iş ve yaşam merkezi olarak Ayazağa’da hayata geçirilen

Vadistanbul bünyesindeki Radisson Blu Hotel Vadistanbul, 9 Ekim 2019

Çarşamba günü düzenlediği “Back to Business Party” organizasyonunda iş

dünyasını buluşturdu. Sektörün önde gelen MICE acentaları ve kurumsal

müşterilerin katıldığı etkinliğe yoğun bir katılım gerçekleşti. İş dünyası,

İstanbul 12 orkestrasının birbirinden güzel şarkıları ve eşsiz sokak lezzetleri

eşliğinde unutulmayacak bir gece yaşadılar. Sosyal medyada en çok post yapan

misafirler, sürpriz hediyeler kazandılar. Ayrıca yapılan çekilişte, konaklama ve

SPA gibi hediyeler sahiplerini buldu.


LEZZET PROFESYONELLERİNE

KESİNTİSİZ ENERJİ

Likit fazdayken de enerji üretebilen LPG PRO, kesintisiz enerji sağlar. Özel emniyet tertibatı ve

periyodik bakım hizmetleri sayesinde son derece güvenlidir. Alev boyunu ve tüp basıncını sabit

tutarak; otel, restoran ya da kafelerin hep tam güçle çalışmasını sağlar.

TÜRKİYE’DE

BiR iLK


18

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Hilton Ortadoğu, Afrika ve Türkiye

Bölgesi’ne yeni başkan

Hilton Jochem-Jan Sleiffer’in Ortadoğu, Afrika & Türkiye’den (MEA&T) sorumlu

yeni başkan olarak atandığını duyurdu. Sleiffer, Hilton’da 40 yıldır görev yapan Rudi

Jagersbacher’ın selefi. Pozisyon değişikliği 1 Ocak 2020’den itibaren geçerli olacak.

Jagersbacher geçiş döneminin verimli bir şekilde yaşanması için 2 yıl boyunca danışman

olarak görev alacak. Jagersbacher’ın son 8 yıldaki yönetiminde Hilton’un bölgedeki

otel sayısı üçe katlandı, 4 yeni marka lanse edildi, 12 yeni ülke ve bölgeye girildi. Hilton

Jagersbacher’in liderliğinde Türkiye ve Suudi Arabistan’da “En İyi İşveren”, Birleşik Arap

Emirlikleri’nde de “En İyi Üçüncü İş Veren” markası olarak ödüllendirildi.

Wyndham Grand İstanbul Kalamış

Marina’ya ödül

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel, Türkiye ve turizm sektörü için büyük

önem arz eden “Seven Stars Luxury Hospitality and Lifestyle Awards” ödülünü

Türkiye’ye getirerek büyük gurur yaşattı. Ödül gecesinde Genel Müdür Mustafa

Alparslan da turizmde ferdi başarı ödülü, “Pantheon of Hospitality”i alan ilk Türk

turizmci oldu. Hem Türkiye hem de sektör adına büyük önem taşıyan bu ödülleri

almaktan gurur duyduklarını söyleyen Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina

Hotel Genel Müdürü Mustafa Alparslan, “Ülkemizi ve Wyndham Hotels & Resorts

markamızı bu denli başarıyla temsil eden ve dünyaya adımızı duyuran tüm ekibime

ve desteğini esirgemeyen siz “Wyndham Kalamış Dostlarına” gönülden teşekkürü

bir borç biliyorum. Bir Türk turizmci olarak adımı bireysel ödüle de yazdırdığım için

büyük gurur ve mutluluk duyuyorum” diye konuştu.

Uçak bileti satışında yapay zekâ devrede

Turizm sektöründe faaliyet gösteren havayolu şirketleri, havalimanları ve oteller “Büyük

Veri” olarak adlandırılan bir veri tabanını kullanarak artık müşterilerine büyük avantajlar

sunmaya başladı. Örneğin büyük veri şirketlerinin araştırmalarına göre, 30 dakikalık bir

uçuşta bile bir motor başına yaklaşık 10 terabayt veri toplanıyor. Elde edilen bu büyük

verileri doğru anlayıp veriler arasında neden sonuç ilişkisi kurma ve öğrenme noktasında

ise devreye yapay zekâ giriyor. Büyük veri, yapay zekâ sayesinde en iyi şekilde analiz

edilerek müşterilere daha kaliteli hizmetler sunuluyor. Türkiye’de de yapay zekânın

uygulandığı örnekler artık ortaya çıkmaya başladı. Türkiye’nin en büyük uçak bileti

satış sitesi Enuygun.com’un kullanıcılarına kolaylık sağlamak amacıyla geliştirdiği

Akıllı Aktarma teknolojisi bunlardan birisi olarak öne çıkıyor. Akıllı Aktarma, yapay zekâ

teknolojisiyle havayollarının anlaşmalarla bağlayamadığı uçuşların eşleştirildiği, böylece

gitmek istediğiniz yere fiyat avantajlarıyla ya da daha kısa sürede aktarmalı olarak

uçmanızı sağlayan akıllı bir teknoloji olarak dikkat çekiyor.

Lazzoni Hotel’e 7 yıldızlı ödül

“Seven Stars Luxury Hospitality and Lifestyle Awards” ödül töreni, bu yıl

Atina’nın doğa harikası Vouliagmeni Gölü tesislerinde gerçekleşti. Dünyanın

birçok ülkesinden üst düzey katılımın olduğu törende 20 farklı ülkeden

lüks segmentteki oteller ödüllendirildi. ‘Ulaşılabilir Lüks’ mottosuyla yola

çıkan Lazzoni Hotel de “Signum Virtutis” olarak tanımlanan ‘Mükemmellik

Mühürü’nü almaya hak kazandı. Jülide Ateş’in sunduğu gecede ödül alan

Lazzoni Hotel, Türkiye’nin en iyi üç otelinden biri seçildi.



20

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

İstanbul yeniden ilk 10’da

TÜROB, Türkiye’nin Ağustos 2019 otel doluluklarının 2018’in aynı ayına göre yüzde 4.9 artarak yüzde

79.5 olduğunu açıkladı. Türkiye’nin aylık bazda dolulukları Avrupa ortalamasının üzerine çıkarken,

İstanbul yüzde 87.7 ile aylık bazda Avrupa’nın en fazla dolu 10 şehrinden biri oldu.

Turizmde yüksek sezon geride

kalırken, konaklama sektörünün

ağustos ayı performansı da

belli oldu. Türkiye Otelciler Birliği

(TÜROB), Türkiye’nin Ağustos 2019 otel

doluluklarının 2018 yılının aynı ayına

göre yüzde 4.9 artarak yüzde 79.5 olarak

kaydedildiğini açıkladı. Dünya çapında

veri ve analiz şirketi STR’nin TÜROB

için hazırladığı ‘Ağustos 2019 Ülke

Performans Raporu’na göre, Türkiye’nin

aylık bazda otel dolulukları uzun bir

aradan sonra Avrupa ortalamasının

üzerine çıkarken, İstanbul da aylık bazda

da olsa yeniden Avrupa’nın en fazla

doluluk oranına ulaşan 10 şehrinden biri

oldu. İstanbul Avrupa destinasyonları

doluluk sıralamasında yüzde 87.7 ile

35 tatil destinasyonu arasında 7. sırada

yer aldı. UEFA Süper Kupa Finali’nin

İstanbul’da gerçekleşmesi bu yükselişin

etkenlerinden biri oldu. Ancak ülke

bazında dolulukta Türkiye 27 ülke

arasında 15. sırada yer aldı. Ağustos

2019’da Avrupa destinasyonları doluluk

ortalaması yüzde 77.7 oldu.

Fiyatlarda ilk hedef 2012 yılını

yakalamak

STR verilerine göre, konaklama sektörü

fiyatları da yükseliş kaydetti, ancak

henüz Avrupa ortalaması yakalanamadı.

Türkiye’nin Ağustos 2019’da Average

Daily Rate (ADR) olarak adlandırılan

ortalama günlük satılan oda bedeli

geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21.9

artışla 105 Euro’ya ulaşırken, toplam

oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen

gelirler (RevPAR) yüzde 27.9 artışla

83.4 Euro olarak gerçekleşti. Ağustos

2019’da aylık bazda Avrupa’da oda fiyatı

ortalaması 117.7 Euro, oda başı gelir

ortalaması ise 91.5 Euro oldu.

Türkiye’nin Ocak-Ağustos 2019 dönemi

ortalama dolulukları ise geçen yılın aynı

dönemine göre yüzde 1.2 artışla yüzde

67.3, oda fiyatı yüzde 11.5 artışla 79.6

Euro, oda başı gelirler ise yüzde 13.4

artışla 53.6 Euro oldu. Oda fiyatlarında

rekor düzeye; Türkiye ortalamasında

115.6 Euro, İstanbul ortalamasında 152.9

Euro ile 2012 yılında ulaşılmıştı.

İstanbul’da yüzde 87.7

İstanbul’un Ağustos 2018’de yüzde 84

olan doluluk oranı, Ağustos 2019’da

yüzde 4.4 artarak yüzde 87.7 olarak

ölçüldü. Ortalama günlük satılan oda

bedeli 107.3 ile Ağustos 2018’e göre

yüzde 20.1 artış gösterdi. Odabaşı elde

edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla

yüzde 25.4 artış yaşandı ve 94.1 Euro

olarak ölçüldü.

Ocak-Ağustos 2019 döneminde ise

İstanbul’un ortalama doluluk oranı geçen

yılın aynı dönemine göre yüzde 3.8 artışla

yüzde 73.7’ye, oda bedeli yüzde 11 artışla

90.2 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir

yüzde 15.9 artışla 66.4 Euro’ya ulaştı.

Antalya’da yüzde 82.9

Antalya’da Ağustos 2019 otel dolulukları

bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla

yüzde 4.4 artarak, yüzde 82.9 oldu.

Ortalama günlük satılan oda bedeli

174.7 Euro ile Ağustos 2018’e göre yüzde

25.7 artış yakaladı. Odabaşı elde edilen

gelirler ise geçen yıla oranla yüzde 31.2

artışla 144.8 Euro olarak ölçüldü. Ocak–

Ağustos 2019 döneminde ise Antalya’da

doluluklar geçen yılın aynı dönemine

göre yüzde 2.5 artışla yüzde 66.6, oda

bedeli yüzde 13.6 artışla 98.9 Euro, oda

başı elde edilen gelir yüzde 16.4 artışla

65.8 Euro oldu.

Avrupa’nın en dolu 10 şehri

(Ağustos 2019)

Şehir…………. ................ Doluluk (%)

Edinburg……… ...............89.9

Dublin………… .................89.5

S.Petersburg….. ............88.5

Kopenhag…….. ..............88.4

Amsterdam…… .............88.2

Prag…………... .................88.0

İstanbul……….. ...............87.7

Budapeşte…….. .............87.5

Barcelona……... .............87.0

Londra………… ................86.7



22

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Bayram: “Arap turistleri Bursa’ya

döndürmek için belediye ve valilik ile

iş birliği yapacağız”

OTT- Ortadoğu Turizm Teşkilatı (TUSAD-ASATDER-YONDER) üyeleri, Bursa Turizm Fuarı’na çıkarma

yaptı. Ortadoğulu turistlerin gözbebeği Bursa’da 19-21 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Bursa

Turizm Fuarı’na katılan Ortadoğu Turizm Teşkilatı üyeleri ikili görüşmeler ile birlikte sezon boyunca

yaşanan önemli konuları masaya yatırarak sorun ve çözüm konularını istişare etti.

Hasan Bayram

OTT - TUSAD Başkanı

Bursa Turizm Fuarı’nda konuşan

OTT-TUSAD Başkanı Hasan

Bayram, Türkiye turizmine

değer katmaya devam ettiklerini

ifade ederek, “Fuarlar tanıtım için

önemli bir göstergedir. Fuar boyunca

katılımcı otellerin misafirperverliği,

turizm ile bütünleşik esnafların bizleri

sahiplenmesi ve Network Fuarcılık

misafirperverliğine ayrıca teşekkür

ediyoruz” dedi.

“Bursa, Ortadoğu pazarı için

cazibesini kısmen yitirmiş

durumda”

Hasan Bayram, şehrin Arap

turistler için önemli bir destinasyon

olduğunun altını çizdi. Son

dönemde şehrin Ortadoğu pazarı

için cazibesini yitirmeye başladığını

kaydeden Bayram şöyle devam etti:

“Ortadoğulular, Türkiye’ye lezzetli

mutfağı, yeşil alanları ve suyu için

geliyor. Onların tarih ve kültürle bir

ilgileri yok. Bursa, ne yazık ki geçmişe

oranla cazibesini kısmen yitirmiş

durumda. Şehre Kestel Şelalesi’ni

görmek için geliyorlar ama göremiyor,

sitem ediyorlar. Çünkü şelalelin

suyu, çiftçiler tarafından tarlalara

veya fabrikalara çekilmiş durumda.

Biz de bu sebeple Bursa Büyükşehir

Belediyesi ve Bursa Valiliği ile ortak

bir çalışma yürüterek şehri eski haline

getirmeyi istiyoruz. Bursa esnafı da

yanımızda, her türlü maddi manevi

destek vereceklerini söylüyorlar”.

“Arap turistler Bursa’dan İzmit’e

yöneldi”

Ortadoğu ve Körfez ülkelerinden

incoming yapan OTT üyelerinin Arap

turistlerin sevdiği destinasyonlara

destek vermeye devam ettiğini

açıklayarak sözlerini sürdüren

Bayram, fuarda, Bursa’da günübirlik

turların artışına karşın konaklamalı

turizmin azalmasından duyduğu

kaygıyı da dile getirdi. Acentalar

ve oteller arasında belli konularda

mutabık kalınamamasının

misafirlere çeşitli sıkıntılar

yaşattığını belirten Bayram,

“Bursa’ya giden Arap turistler İzmit’e

yönelmeye başladı. Biz istiyoruz

ki, bir şehre kızıp başka bir şehre

gitmesinler. Her iki şehirde de mutlu

olsunlar. Onları tekrar Bursa’ya

çekmek istiyoruz” diye konuştu.


Günde ister 20 ister

1.000 yemek.

Daima doğru çözüm.

Daha fazlası için: rational-online.com


24

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO

Tezer Öner

Sevgili turizm yatırımcılarımız ve

işletmecilerimiz bu sene vergi indirimi

ve destek beklerken birden hükümetten

gelen sağlı sollu ataklarla üç gol yemiş

bulunuyor. Aslında ülkenin genel

durumuna ve ekonomideki rakamlara

bakacak olursak, bu ve benzeri yeni

vergilerin olacağı aslında gelmeden önce

belliydi. Yalnız ceremeyi kim çekecek bunu

tartışmak lazım.

İlk gol, Türkiye Turizm Tanıtım ve

Geliştirme Ajansı katkı payından gelmişti.

İş kollarına göre farklılık gösterse de ana

kalem olan konaklama, eğlence ve benzeri

işletmelerden binde yedibuçuk satış

rakamı üzerinden katkı payı kondu. Yani

ciro üzerinden. İlk söylendiğinde küçük

gibi görünüyor ama yüzde 20 kar marjıyla

çalışan bir işletme için karından yüzde

dörde yakın bir rakam demek.

İşletmeler zaten geçici vergi ve katma

değer vergisi ödemelerinde sıkıntı

yaşıyorlarken bir de bu golü yediler.

Üstüne Thomas Cook ve jeopolitik

durumdan kaynaklı sıkıntılar da eklenince

tam oldu. Zaten son dört yılda yabancı

turist sayısında ve kalitesinde sıkıntı

yaşıyoruz, bu gayet açık. Ama destek

beklerken bu kontratak golünü yiyince

akıllara bizi ajans tanıtacaksa Kültür ve

Turizm Bakanlığı ne iş yapar sorusunu

getirdi tabii...

Bu esnada alkol ve sigara bağımlısı

yabancı turist, Türkiye’de alkol fiyatlarının

neredeyse iki ayda bir artmasına da

fena bozulmuş durumda. Eh yerli turist

de bozulmadı desem yalan olmaz. Milli

içkimiz rakı başta olmak üzere tüm tekel

ürünleri neredeyse sistematik olarak

her iki ayda bir zam görmekte. Eh gelen

turist her ne kadar her şey dahil gelse de

işletme bu sıkıntıyı derinden yaşıyor. Yerli

Vergisi? İçinde

içinde!..

turist artık otele rakıyı kaça satıyorsunuz

diye sormadan gitmiyor. Herkes bilir

ki turistik işletmelerde para alkol ve

eğlenceden kazanılır.

Tam bu esnada gelen konaklama vergisi

sevgili devletimizin turizm sektörüne

karşı sahada hat-trick yapmasını sağladı.

Yaz bitmeden üç sıfır öne geçen ve

artık sektörü nakavt etmesi kesinleşen

devletimizin katma değer vergisi oranı

artışı ile dördüncü golü bulup, sahadan

ezici bir galibiyetle ayrılmasını bekliyoruz.

Ayrıca bundan ciddi olarak da korkuyoruz.

İşin kötü tarafı konaklama vergisi başka

ülkelerde de uygulanıyor ama el insaf

onlara o kadar çok turist gidiyor ki bu yaz

Venedik ve Barselona turist istemiyoruz

diye ayaklandı. Eh bize de kusturacak

kadar turist gelse biz de yapalım. Tam

da bu esnada artık bunu sağlamak

için bir tanıtım ajansımız var. Gözümüz

arkada değil. Bu ajansın da masrafını biz

çekiyoruz zaten. Bakanlık da artık yapacak

bir şeyler. Bir de her otelin kendi reklam

ve pazarlama faaliyetleri var. El birliğiyle

gelen turiste bütün bu kamburu yükleriz

artık.

Sıkıntı şu: Buralar böyle turistten

yıkılıyor olsa... Yaz kış “ulan yettiniz be

bi gelmeyin de dinlenelim artık” desek...

Ha o zaman biz de Venedik, Amsterdam

veya Barselona gibi babalanıp çatır

çatır vergileri dayayalım. Yok ki... Olsa

dükkan senin... Roma vergi koydu,

İtalyan Turizm Bakanı protesto etti, “siz

bizim turist kaçıran bir ülke mi olmamızı

istiyorsunuz” diye... Neden? Çünkü

bir de bu vergilerin hepsini Avrupa’da

belediyeler alır. Bizde? Elbette ki Hazine

Bakanlığı... Sorduğum soruya bak...

Avrupa’da amaç ne bu kalabalığın pisliğini,

çerini – çöpünü toplamak ve şehri yaşanır

kılmak, güzelleştirmek, cazip hale

getirmek. Bizde? Sadece para toplamak

hazinenin açıklarını kapatmak ve cari

açık dengelemek. O zaman turizmci bu

vergileri neden desteklesin ki? Adam

zaten katma değer vergisi ödeyememiş,

bakım onarım gelmiş çatmış, elde para

yok, yüzde iki konaklama vergisini şak diye

koymuşuz bu seneden ama tüm işletmeler

yerleri satmış 2020 için ta temmuzdan.

Anlaşmadan geri dönüş yok! Ona da

Allah’tan uyandılar da 2020 Aralık ayına

dek yüzde bir tahsil edilecek diye ek KHK

çıkardılar.

Yani zaten içki, sigara külli olarak

vergilendirilmişken, tanıtım ajansı diye

bakanlığın faaliyetleri ve masrafları da

amorti edilmişken, diğer sektörlerin

hataları, üretimden vazgeçmiş bir ülke

olmanın faturası, tarım ve hayvancılıktaki

büyük strateji hataları, jeopolitik oyunların

masrafları neden turizm sektöründen

çıkartılır hep hiç anlamam. Bu ülkenin de

dağı, denizi, tarihsel ve doğa harikaları

bir gün zarar görüp ilgisini kaybederse o

zaman bu yükleri yükleyecek bir sektör de

kalmayacak.

Ha yüklediniz bari iç piyasa ve yerli turisti

muaf tutsaydınız ya. Gavur öyle yapmıyor

mu? Sen Amsterdam’a gidince çatır

çatır ödüyorsun ama o kendi ülkesinde

ödemiyor. Zaten işler ayna, hiç gezesimiz

yok. Bir de bu vergiler gelince iyice

neşemiz kaçıyor.

Sektörün içinden gelen Sayın Kültür ve

Turizm Bakanımızın bunları görmüyor

ve bilmiyor olması imkansız. O yüzden

bu konularda Sayın Bakanımızdan biraz

daha direnç göstermesini ve desteklerini

bekliyoruz.

2019 yaz bitti... 2020’ye Allah kerim...



26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Hotels.com’dan dünyanın ilk

‘yarı yarıya otel odası’

Hotels.com, The Curtain Hotel,

Londra’da bu benzersiz

süiti yaratmak için Katy

Perry ve Mariah Carey’nin ikonik

görünümlerinin aldığı beğenilerin

arkasındaki ‘çok ekstra’ stil

dinamosu Johnny Wujek ve ‘çok şık’

minimalist moda tutkunu Kaitlyn

Ham ile iş birliği yaptı. İster cesur

tropik desenleri isterseniz de keskin

beyaz keteni seviyor olun, bu odada

aradığınız tüm stiller bir arada.

Eylül’ün sonuna kadar sadece Hotels.

com üzerinden rezerve edilebilen

‘So Extra So Chic’, dünyanın en

havalı semtlerinden biri olan, Londra

Shoreditch’te yer alıyor.

Hayatı maksimumda

yaşamıyorsanız, hiçbir yerde

değilsiniz

Hotels.com’un yakın zamanda

gerçekleştirdiği araştırması da

‘sıradan ve olağan’ olanın modasının

geçtiğini ortaya koydu! Y-kuşağının

ebeveynlerinden üç kat daha fazla

şık görünmek istediği (%40x%13)

düşünüldüğünde, her şeyin ultrabireysel

olduğu söylenebilir. Ve bu

ilgi seven Y-kuşağı, trende uymaktan

(%38) veya trend belirleyici (%23)

olmaktansa kendilerine has bir

zarafeti (%57) tercih ediyor.

Stil spektrumunun iki ucu olan

minimalizm ve maksimalizm,

tamamen bireysellik ve kendine

göre en iyi hayatı yaşamakla ilgili.

Yıllardır minimalizm yalınlığıyla

‘yıkıp geçiyordu’, ama yeni güç

olan maksimalizm tek bir mekânda

birbiriyle çakışan stillerin, dokuların,

desenlerin, çılgın baskıların ve

renklerin bir araya gelmesine izin

veriyor.

Birbiriyle çakışan desenler, renkli

kat kat kilimler

Johnny Wujek’in otel odasındaki

‘Çok Ekstra’ yarısı; birbiriyle çakışan

desenler, renkli kat kat kilimler, sizi

şaşı baktıracak duvar kağıtları ile

bezenmiş ortamında altın süslemeler,

maymun figürlü lambalar ve fosforlu

bir mini bar içerecek şekilde

tasarlandı. Bu makismal yarı, Kaitlyn

Ham’in Çok Şık olan minimalist

tarzını yansıtan, aralarında beyaz deri

koltuk, özel üretim el çizimleri ve

yumuşak tonlardaki dekor parçaları

ile pelüş bir örtünün yer aldığı, temiz

çizgiler ve minimalist tek renklerden

oluşan bir zıtlık ile tamamladı.

Y-kuşağının sade (%50) ve şık (%45)

olduğu için sevdiği minimalizm, aslına

halen moda. Ancak spektrumun diğer

ucunda, sürüden ayrılan stili seven

Y-kuşağı, havalı (%46) ekstra (%41),

eğlenceli (%42) ve çılgın (%34) ve

olarak tanımladıkları maksimalizme

de hayran.

Araştırmaya göre, bu kuşağın önde

gelen ünlü stil ikonlarının ise Rihanna

(%52), Beyonce (%47), David Beckham

(%56) ve Johnny Depp (%42) olduğu

ortaya çıktı.

EKSTRA olduğu kadar sıcak ve

konforlu

Konu seyahat ve otel olduğunda

da görüntü yine önemli. Otelin

stili (%20), Y-kuşağı için otelin

bulunduğu destinasyondan (%16)

veya kalacakları otelde hangi ücretsiz

hizmetleri alabileceklerinden (%17)

daha önemli. Süitin maksimal

yarısını hazırlayan Johnny Wujek,

oda konusunda şu yorumu yapıyor:

“Odanın bana ait yarısının heyecan

verici ve EKSTRA olduğu kadar,

konforlu ve sıcak hissettirmesini de

istedim. Stil, tamamen kendini ifade

etmek demek ve açıkçası benim de

ifade etmek istediğim çok şey var.

Yani bu dünyada ‘sürüden ayrılırsan

iyi olur’.”


Samsung Wind-Free

HIZLI SOĞUTUN,

RÜZGARA MARUZ KALMADAN

SERİNLİĞİ KORUYUN

Wind-Free

4 Yönlü Kaset Klima

Rüzgarsız Serinlik

Wind-Free klima, binlerce mikro delik sayesinde yumuşak bir şekilde soğuk hava sağlar.

Akıllı Soğutma

2 aşamalı soğutma ayarı ile hızlı serinlik sağlar, sonrasında Wind-Free modu ile soğuk havayı eşit olarak dağıtır.*

Enerji Tasarrufu

Rüzgarsız serinlik ile enerji tüketimi %55 oranında azalır.**

Wind-Free

Tek Yönlü Kaset

Klima

* Geleneksel 4 yön modellerle karşılaştırıldığında.

** Test Koşulları:

- ODU: DVM S ECO 5HP

- IDU: Wind-Free Tek Yön (5.6kW, 3.6kW, 2.2kW). Samsung’un şirket içi test sonuçlarına göre.


28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

ECE Türkiye Proje Yönetimi A.Ş İş Geliştirme Müdürü

Onur Ilhan

Turizmde “Kaizen” olur mu?

Yetişmiş insan ağaçtan mı toplanır?

Japonların iş disiplinine hayran

olarak büyümüş, ancak çeşitli

bahanelerle bu disiplini Türkiye’de

uygulamaktan imtina eden bir çalışan

neslimiz var biliyorsunuz. Yine de

belki sektörümüzden birileri farklı

davranmak ister diye, bu konuda

doğru bilinen bir yanlışı düzeltmek

niyetindeyim. Japonlar ülkelerini

dünyanın en büyük ekonomik

güçlerinden biri haline getirirken

sadece çok uzun saatler çalışmadılar.

Doğru, ölesiye çalışan ve başaran

nesillerin hikâyesi hayranlık

uyandırıyor… Ancak onlar bir yandan da

felsefi bir iş geliştirme yaklaşımı ortaya

koydular ve öncülüğünü yaptıkları

konseptlerden biri de “Kaizen” oldu.

Türkçeye “daha iyisi için değişim”

olarak çevirebiliriz.

“Kaizen”, organizasyon şemasının

en altından en üstüne kadar tüm

çalışanlara hem kendilerini hem de

yaptıkları işi her defasında birazcık da

olsa iyileştirme inisiyatifi verilmesiyle

ortaya çıkan bir süreçtir (örneğin;

işçilerin bir sorun gördüklerinde tüm

üretim hattını durdurabilmelerine izin

veren “Andon” prensibi de bu yaklaşımın

ürünüdür). İyileştirilecek en küçük şey

dahi, zaman tasarrufuna ya da daha karlı

ve prestijli bir operasyon yapılmasına

yardımcı olabilir. Değişimi önce planlar,

sonra dener, ardından çıkan sonuçları

kontrol eder ve en sonunda da geniş

çaplı uygulamaya geçersiniz. Bu dört

aşama, sürekli daha da ileri giden bir

tekerleğin dört dilimi gibidir.

Türkiye turizminde, özellikle insan

kaynaklarıyla ilgili çeşitli sıkıntılar

yaşanmaktadır. Bu sıkıntılar, tedarik

zinciri, tesis yönetimi ve pazarlama

gibi tüm kritik alanlara da sirayet

etmektedir. Aslında turizm, çalışanların

direkt ve dolaylı dokunuşları ile çok

büyük farklar ortaya koyabildikleri

bir hizmet sektörüdür. Dolayısıyla

bu noktada “Kaizen” çok işimize

yarayabilir. Tabii ki önce insana yatırım

yapmayı öğrenebilirsek! Uzun yıllar

doğru profesyonelleri doğru ücretlerle

çalıştırmayı reddeden ama inadı bir kez

kırılınca yapılan tasarruf hamleleri ile

profesyonellere verdiği fazla ücretin 10

mislini tasarruf ile geri kazanan otel

yatırımcılarının hikâyelerini hepimiz

duyuyoruz. Peki, nasıl oluyor bu?

Profesyonel kişi hem tesise gözü gibi

bakıyor hem de satın almadaki israfın

önüne geçiyor. Pazarlamada da benzer

bir durum var. İyi çalışanlar, kalıpların

dışına çıkarak yeni fırsatlar ortaya

koyabiliyorlar. Neden? İşini sahiplenmesi

gerektiğine, işi ile birlikte kendisinin de

büyüyeceğine inanıyor da ondan.

Sorun şu ki, ülkemizde iyi çalışanlar şu

an sadece yabani ağaçlarda yetişiyorlar.

Kendi imkânlarıyla, bu vahşi ormanın

iklim şartlarına, hastalıklarına ve

elektrikli testerelerine rağmen

direniyorlar. Bu sebeple de sayıları

çok az… Hâlbuki biz bu insanları tabiri

caizse konvansiyonel tarım ile kitleler

halinde yetiştirebilmeliyiz. Hatta üretim

fazlamızı yurt dışına ihraç edebilmeliyiz.

Çarkların şans eseri ezemediği bir

avuç insan ile 2023 hedefimiz olan 65

milyar dolar turizm gelirine ulaşmamız

çok güç olacaktır. Evet, çok çalışmak

güzel. Ancak yetmiyor. Yüksek bir

verimlilikle, üst düzey bir teori-pratik

eğitim ekosistemiyle ve doğru insanlarla

birlikte ilerlememiz gerekiyor. Bizi ileriye

taşıyacak, sürekli kendimizi yenilememizi

sağlayacak temel bir felsefemiz olması

lazım. Sunduğumuz hizmeti sanat haline

getirebilmemiz lazım.



30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Türk

turizmine

Hollywood

dopingi

Hollywood’un film platolarını ve

mekânları belirleyen karar verici

konumundaki “Mekân Kâşifleri”

ülkemizin doğal platolarını incelemeye

geliyor. Bu gezi, birçok filmin Türkiye’de

çekilmesi anlamına geliyor. Film

mekânlarının kısa sürede turizm

merkezi haline geldiği gerçeği göz

önüne alınınca da gelen kişilerin

ülkemize turizmine Hollywood dopingi

yapması bekleniyor.

Paramount, Universal, Warner

Bross gibi, dünya devi şirketlerin

sinema filmi, reklam filmi ve

belgesel çekimi gibi konulardaki

mekânları belirleyen kişiler 10 gün

süreyle Anadolu’yu tarayacak. Türkiye

Film Komisyonu Derneği Başkanı Sait

Yardımcı’nın davetlisi olarak düzenlenen

geziye, Los Angeles şehrinde merkezi

bulunan (Managers Guild International)

Uluslararası Mekân Yöneticileri adlı

kuruluşun Başkanı Mike Fantasi

başkanlık yapıyor. ABD’li heyeti ülkemize

davet eden Başkan Sait Yardımcı, gezi

ile ilgili söyle bilgi veriyor; “Bu gezi,

Türkiye’yi film platosu olarak dünya

film endüstrisine tanıtmak açısından

son derece önem taşıyor. Çünkü dünya

çapında turizmi canlandırması ve en

iyi tanıtım yollarından birisi de, film

endüstrisidir. Uluslararası ün kazanmış

birçok Hollywood filminin çekildiği

mekânlar yıllar geçse bile unutulmaz.

Bu mekânlar iyi bir turizm öğesi olarak

turistleri cezbeder. Ülkemizde de yabancı

turistleri cezbedecek tarihi, doğal ve

kültürel değerler sayılamayacak kadar

çok. Biz Film Komisyonu Derneği olarak

bu mekânları yabancı film yapımcılarına

aktarmak için çalışıyoruz.”

5 yılda 1 milyar dolar

Hollywood’tan gelecek olan heyette

aralarında dünya devi film şirketlerinin

yanı sıra HBO, Netflix ve Apple TV gibi

kuruluşların da film lokasyonlarını

belirleyen üst düzey direktörler de var”

diyen Yardımcı “Bu gezide Hollywood

karar vericileri ülkemizi daha yakından

tanıyacak. Konuklar İstanbul, Çanakkale.

Kuşadası, Pamukkale, Konya, Kapadokya

ve Ankara’yı gezecek. Hollywood’tan

gelen misafirler, Ülkemizin güzelliklerini

yerinde inceledikten sonra İstanbul’a

dönecek. Burada Türk film sektörünün

yetkilileri ile ikili görüşmeler yapacaklar.

Ardından da Türkiye Film Komisyonu

Derneği olarak düzenleyeceğimiz

seminere katılacaklar. Seminer de

Hollywood ile Yeşilçam arasındaki

ilişkileri artırıcı görüşmeler olacak. Bu

film platoların lokasyonlarına karar

verenlerin tavsiyeleri üzerine ülkemizde

yapılacak çekimlerden sayısında belirgin

bir artış bekliyorum. Bana göre turizme

büyük katkı sağlayacak bu gezi en

iyimser bir yaklaşımla 5 yılda 1 milyar

dolarlık bir döviz girdisi sağlanması

içten bile eğil” derken gelecek kişilerin

ülkemiz tanıtımı için son derece önemli

olduğunun da altını çiziyor.

Uluslararası ün

kazanmış birçok Hollywood

filminin çekildiği mekânlar

yıllar geçse bile unutulmaz.

Bu mekânlar iyi bir turizm

öğesi olarak turistleri cezbeder.

Ülkemizde de yabancı turistleri

cezbedecek tarihi, doğal ve

kültürel değerler sayılamayacak

kadar çok. Biz Film Komisyonu

Derneği olarak bu mekânları

yabancı film yapımcılarına

aktarmak için

çalışıyoruz.



32

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Dedeman Otelcilik’te yeniden

yapılanma

Dedeman Turizm Grubu

yeniden yapılanma sürecini

başlattı. Dedeman Turizm

Grubu’ndan yapılan

açıklamada, Yönetim

Kurulu Başkanlığı görevini

yürütmekte olan Banu

Dedeman’ın, 21 Ekim

2019 tarihi itibariyle

mevcut görevine ek olarak

kurumun CEO’luğunu da

üstlendiği belirtildi.

Yapılan açıklamada, grubun

ileriye dönük organizasyonel

yeniden yapılanma süreci

kapsamında Banu Dedeman konuya

ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade

etti: “1966 yılından bugüne kadar

değerlerimiz, geleneklerimiz ve

tecrübemizle ülkemize ve sektörümüze

hizmet etmekten gurur duyduğumuzu

ifade etmek istiyorum. Dedeman

Grubu’nda görev yapmakta olan

tüm mesai arkadaşlarımla birlikte

köklü geçmişimize sahip çıkarak,

bizden önceki kuşaklardan miras

aldığımız inanç ve azimle, markamızı

yarınlara güçlü ve kararlı bir şekilde

taşıyacağımıza inancım tamdır. Bu

kapsamda bundan böyle Yönetim

ve İcra Kurulu Başkanı olarak

çalışmalarıma devam edecek olmaktan

büyük mutluluk ve heyecan duyuyorum.

Türkiye’nin köklü şirketlerinden ve

güçlü markalarından biri olarak ülke

ekonomisine ve Türk turizm sektörüne

katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Kurumsal yapımızı güçlendirmek

ve zincirimize yeni halkalar katarak

büyümek için çalışmalarımız devam

edecektir”.

Verimli büyüme için yeniden

yapılanma

Grubun başlattığı sürdürülebilir büyüme

ve değişim stratejisine uygun olarak

“İcra Kurulu” oluşturuldu ve birçok

atama hayata geçirildi. Bu kapsamda

İbrahim Gündüz Yeşil, Dedeman

İstanbul Otel Genel Müdürlüğüne

asaleten ve Park Dedeman Levent

Otel Genel Müdürlüğüne vekaleten;

Elçin Malkır Kırlağaç, Mali İşler

Direktörlüğüne; Gülhan Balta Kuzu,

Satış ve Pazarlamadan Sorumlu

İcra Kurulu Üyeliğine ve Ertuğrul

Çataltepe, İnsan Kaynakları ve Satın

Almadan Sorumlu İcra Kurulu Üyeliğine

atanmıştır. Dedeman Turizm Grubu,

dün olduğu gibi bugün de yeni bir soluk,

kurumsal perspektif ve vizyonu ile

büyümeye devam edecektir.

Dedeman İstanbul 37 yaşında!

Dedeman Holding bünyesinde 1982

yılında kurulan ve Türkiye’de şehir

otelciliğinin önemli temsilcilerinden

biri olan Dedeman İstanbul Otel,

sektördeki 37. yaşını kutlamanın

heyecanını yaşıyor. 40 yıla yakın

tecrübesiyle önemli toplantılara ve

etkinliklere ev sahipliği yapan otel,

kamu, sağlık ve eğitim alanının

önde gelen isimlerini, yerli-yabancı

iş insanlarını ve sanatçıları misafir

ediyor. Mehmet Kemal Dedeman

önderliğinde başlayan geleneksel

Dedeman misafirperverliği kültürünü

koruyarak çağa uyum sağlayan

hizmetleriyle sayısız konuk ağırlıyor.



34

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik

I-MICE, yelkencilik deneyimi için

“vira bismillah” dedi

I-MICE, ilkini Bodrum’da gerçekleştirdiği‘ sailing experience’ aktivitesinin İstanbul’daki ikinci

ayağını 29 Ekim Salı günü Kalamış Marina’dan hareketle Burgazada’ya yaptı. 8 Kasım Cuma günü

üçüncüsünü düzenleyeceği etkinlikle kurumsal firmalara ve iç müşteriye daha nitelikli hizmet

sunmayı hedefleri arasına koyan dernek, aynı zamanda üyeleri içindeki takım olma, dinleme, anlama,

etkili iletişim gibi pek çok gelişim alanını da desteklemeyi amaçlıyor.

Dokunmak, üretmek ve katma

değer sağlamak misyonuyla

yoluna devam eden Uluslararası

MICE Endüstrisi Derneği ( I-MICE), ilkini

Bodrum’da gerçekleştirdiği ‘sailing

experience’ aktivitesinin İstanbul’daki ilk

ayağını 29 Ekim Salı günü Kechi Sailing

koordinasyonunda gerçekleştirdi.

Kalamış Marina’dan Burgazada’ya

kıyasıya yarışla başladı

Toplam 16 MICE acenta temsilcisinin

katılımıyla Kalamış Marina’dan hareketle

başlayan ‘sailing experience’ etkinliği

heyecan veren yelken yarışıyla başladı.

I-MICE Derneği Başkanı Hüseyin Kurt’un

yanı sıra dernek Genel Sekreteri Işıl

Özmen’in de eşlik ettiği bir buçuk saat

süren deniz yolculuğu, Burgazada’nın

Cunda mutfağıyla öne çıkan Sahil

Restaurant’taki akşam yemeğiyle devam

etti. Etkinliğin, 29 Ekim Cumhuriyet

Bayramı’na denk gelmesi sebebi ile ayrı bir

coşkunun yaşandığı akşam yemeği katılım

sertifikalarının takdimi ile son buldu.

Kurt: “I-MICE, birçok etkinlik ve

platformda üyeleriyle daima bir

arada”

Etkinlik kapsamında kısa bir konuşma

yapan I-MICE Derneği Başkanı Hüseyin

Kurt, “Cumhuriyetimizin 96. yılını

böylesine keyifli ve anlamlı bir akşamda

sizlerle beraber kutlamak çok güzel.

Dokunmak, üretmek ve katma değer

sağlamak misyonuyla yoluna devam eden

derneğimiz, üyeleriyle birçok etkinlik

veya platformda bir arada. Geçtiğimiz ay

gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk

projemizin yanı sıra üyelerimizle network

etkinliğinde de birlikteydik. İlkini

Bodrum’da gerçekleştirdiğimiz etkinliğin

İstanbul ayağını da gerçekleştirmek

tarafını sürekli konuşuyorduk.

Tarihlerimizi 29 Ekim ve 8 Kasım olarak

belirledik” dedi.

“Etkinliğimizin Cumhuriyet

Bayramı’na denk gelmesinden çok

mutlu olduk”

Kechi Sailing iş birliğiyle düzenlenen

etkinliğinde anlamının büyük olduğunu

söyleyen Kurt, şöyle devam etti: ‘Sailing

experience’ aktivitesi ve sonrasında

Burgazada Sahil Restaurant’ta akşam

yemeğindeydik. Gerçekleştirdiğimiz

bu etkinliğin hepimiz için anlamı

yüksek bayramımıza denk gelmesi

bizleri oldukça mutlu etti. ‘Sailing

experience’ aktivitesi ile; takım olma,

dinleme, anlama, etkili iletişim vb.

birçok gelişim alanını desteklemektedir.

Kurumsal firmalarımıza ve özellikle

iç müşteriye incentive etkinlikleri

kapsamında sunduğumuz bu aktiviteyi

bizlerde deneyimledik. İstanbul’da

bu anlamlı günde ve güzel bir havada

gerçekleştirdiğimiz etkinliğe desteğini

esirgemeyen Kechi Sailing firması

nezdinde Uzakyol Kaptanı İbrahim

Duman’a ve katılım gösteren kıymetli

üyelerimize teşekkür ederiz.

Incentive programlarının uzman çözüm

ortağı; Kechi Sailing

‘Sailing experience’ aktivitesine ev

sahipliği yapan Uzakyol Kaptanı İbrahim

Duman ise, “Kechi Sailing olarak, 1998

yılından bu yana uluslararası akademik

danışman ve uzman denizci kadromuzla

hizmet vermekteyiz. Akademik olarak

geliştirilen ve desteklenen yetkinliklere

dayalı ‘Liderlik ve Takım Çalışması’,

eğitim modelleri ile kurumlara farklı

konularda özel tasarlanmış eğitim

çözümleri sunmaktayız. Yurt içinde

yapılanan organizasyon ağımız ile başta

İstanbul olmak üzere Çeşme, Bodrum,

Marmaris Göcek ve Kemer bölgesinde

motivasyon ağırlıklı incentive programlar

uygulamaktayız. Bugün sizleri burada

ağırlamaktan ve çözüm ortağınız

olmaktan mutluluk duyduk” dedi.


‘‘Göz alıcı tasarımıyla

ışıltısını yitirmeyen seri...’’

DIGIBONE COLLECTION


36

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Elite World, 650 milyon

TL’lik tesisiyle yurt dışı

pazarları Sapanca’ya

çekecek

Türkiye’nin en hızlı büyüyen

otel zinciri Elite World Hotels,

Sapanca’da toplam 650 milyon

TL’ye mal ettiği Elite World Sapanca’nın

tanıtım toplantısını 22 Ekim Salı günü

gerçekleştirdi.

Elite World Hotels Yönetim Kurulu

Başkanı Coşkun Elik, Elite World

Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Emel Elik,

Elite World Otelleri Genel Direktörü

Ünsal Şınık ve Elite World Sapanca

Genel Müdürü Ünal Sabuncu’nun

hazır bulunduğu toplantıda yatırıma

ilişkin tüm detaylar aktarılırken, yerli

otel zincirinin gelecek yatırım planları

hakkında da bilgiler paylaşıldı.

Şınık: “1 ağaç dahi kesmeyip, 600’ün

üzerinde dikim yaptık”

Toplantının açılış konuşmasını yapan

Elite World Otelleri Genel Direktörü

Ünsal Şınık, Elite World Hotels Yönetim

Kurulu Başkanı Coşkun Elik’in bir

Sapanca ziyareti ile ortaya çıkan yatırım

fikrinin 22 ayda tamamlanarak hayata

geçirildiğini ifade etti. Toplam 44

dönüm arazi üzerine 136 bin metrekare

alanda konumlandırılan tesisin,

kuzey ülkelerinin yapı örneklerinden

faydalanılarak, doğayla iç içe bir

konseptte inşa edildiğini kaydeden

Şınık, LEEDS sertifikalı tesisin

yapımı esnasında 1 tane dahi ağacın

kesilmediğini, 600’ün üzerinde ağaç

dikildiğini, 4800 metrekare büyüklükte

Türkiye’nin ilk biyolojik göletinin

oluşturulduğunu ifade etti.

Elik: “Yatırım maliyetimiz, 650

milyon TL”

Toplantının devamında Elite World

Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun

Elik, tesisin yatırım maliyetleri ve

istihdamına ilişkin bilgiler aktardı.

Coşkun Elik, toplam 650 milyon TL’ye

mal olan tesiste 420 kişiyi istihdam

ettiklerini belirterek, “Çalışanlarımızın

yüzde 90’ı başta Sapanca olmak

üzere Kocaeli ve Sakarya’dan geliyor.

Ekip arkadaşlarımızı ağırlıklı turizm

ve otelcilik öğrencileri ve yeni

mezunlardan seçtik” dedi.

“2023’te St. Petersburg’ta iki yeni

otel daha açacağız”

Türkiyenin en hızlı büyüyen yerel

ekonomi zinciri olarak ülkenin

potansiyeline inandıklarını ve

önümüzdeki dönemde uluslararası

zincir olma hedefiyle yatırımlarına

devam edeceklerini belirten Coşkun

Elik, 2023’te St. Petersburg’ta iki

otel yatırımını hizmete açacaklarını

kaydetti. Elik, yaklaşık 100-150 milyon

dolara mal olması planlaan yatırıma

ilave olarak önümüzdeki yıl itibari

ile management ve franchise olarak

zincirin halkalarını genişletme kararı

aldıklarını da sözlerine ekledi.

Şınık: “Markamızı franchise

ve management olarak satışa

çıkaracağız”

Elite World Otelleri Genel Direktörü

Ünsal Şınık ise, yerli zincir markanın


Sapanca’nım mutfağı Elite

World Otelleri Mutfak

Koordinatörü Mithat

Yalçınkaya’ya emanet.

Gölet manzaralı Grill

Restaurant ile ocakbaşı

kültürünü bölgeye taşıyan

tesis, aynı zamanda İtalyan

mutfağı ve sağlıklı beslenme

seçenekleriyle de iddiasını

koruyor.

franchise ve management olarak satışa

çıkarılmasına ilişkin şu açıklamalarda

bulundu: “Ön hazırlık çalışmalarımıza

başladık. Gelecek yıl itibariyle Elite

World Otelleri olarak franchise ve

management veren bir zincir olacağız.

Kimisini kendimiz işleteceğiz kimisini

kiralayacağız kimisine de isim hakkı

vereceğiz.”

Şınık, grup olarak asli alanlarının şehir

otelciliği olduğunu ve ilk aşamada

önceliği bu konseptteki otellere

vereceklerine işaret ederek, “Verimli

gördüğümüz şehirlere vereceğiz. İlk

başta İstanbul, daha sonra Türkiye’nin

diğer büyük şehirlerini düşünüyoruz”

diye konuştu.

Elik: Kongre segmentini hayata

geçirmek istiyoruz”

Sapanca Elite World Hotel’in ilkleri

ve enlerine değinen Elite World

Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Emel

Elik, Sapanca’nın her mevsim ayrı bir

güzellikte olduğunu ve alt yapıyı da

buna göre şekillendirdiklerini belirtti.

İki binadan oluşan 500 odalı tesis

için en önemli hedeflerinin bölgenin

olmazsa olmazı kongre segmentini

hayata geçirmek olduğunu söyleyen

Elik, “Başka illerdeki kongreleri

buraya getirmek istiyoruz. Bunu da oda

sayılarımız ve toplantı salonlarımızla

yapacağız. Sütunsuz 2.200 metrekare

büyüklüğe sahip kongre salonumuz

ile aynı anda 3 bin kişiye ev sahipliği

yapabileceğiz. 2020’de üç kongreyi

kendi tesisimizde gerçekleştirmek

hedefindeyiz. Bir amacımız da,

Kartepeye 30-40 km mesafedeki

tesisimize kayak misafirlerini çekmek

olacak” dedi.

Emel Elik, tesisin sosyal alanlarına da

ayrıca dikkat çekti. Yeme içme ve aktivite

alanlarıyla bölgede iddialı olduklarının

altını çizen Elik, Sapanca’da 3-4

günlük konaklama aktiviteleri sunmak

istediklerini ifade etti.

“Turquality desteğiyle yurt dışı

pazarlara açılacağız”

Elite World Hotels Yönetim Kurulu

Üyesi Emel Elik, kasım ayı sonunda tüm

alanlarıyla tamamlanması planlanan

tesis için 2020’nin tanıtım yılı olacağını

aktardı.

Sapanca’yı tanıtırken sadece iç pazar

tanıtım hedeflerinin olmadığını,

hem yurt içi hem yurt dışı pazarlara

da yöneleceklerini vurgulayan Elik,

Turquality’den yoğun pazarlama

desteği alacaklarının altını çizerek,

“Sadece Türk misafirlerini ağırlayan

Sapanca bölgesine başta Avrupa olmak

üzere Rus ve Ortadoğulu turistleri

de getirmek istiyoruz. Kapasite

anlamında beklentimiz yüksek. 2021-

2024 döneminde yüzde 70 doluluk

hedefliyoruz” dedi.


38

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

NG Hotels 2020’ye

yeni yatırımlarla hazırlanıyor

NG Hotels, aldığı yeni yatırım kararları ile 2020 yılında NG Sapanca Club’ı

ve 2021’de de NG Phaselis Bay’i hizmete açarak Türkiye’nin turizm gücüne

sunduğu katkıyı artıracak.

Misafir memnuniyetini ön

planda tutarak NG Sapanca

ve NG Afyon’da benzersiz tatil

deneyimleri sunan NG Hotels, yeni

yatırım ve projelerle güçlü büyümesini

sürdürecek. 2020’nin ilk çeyreğinde

hizmete almaya planladığı NG Sapanca

Club ve 2021’de açacağı NG Phaselis

Bay ile birlikte, NG Hotels ülke turizmine

katkısını güçlendirirken misafirlerine

sunduğu hizmetleri artırmış olacak.

Güral: “Yeni yatırımlarımız bizi

heyecanlandırıyor”

Özellikle “Wellness” ve “Business

Wellness” konularında sergilediği

uzmanlık ve fark ortaya koyan

hizmetleriyle hızlı bir büyüme trendi

yakalayan NG Hotels’in Başkanı Hediye

Güral Gür, yeni yatırımlarla ilgili

şunları söyledi: “Büyük bir kararlılıkla

yatırımlarımızı sürdürüyoruz. NG

Sapanca Otelimizin yanında yatırımını

sürdürdüğümüz NG Sapanca Club’ı

2020’nin ilk çeyreğinde hizmete açmayı

hedefliyoruz. NG Sapanca Club, orman

içinde dört mevsimin güzelliklerini

yansıtırken son trendleri yansıtan

lüks ve ferah tasarımıyla günümüz

gezgininin beklentisine cevap verecek

bir otel olacak. Bir süre önce Antalya

Göynük’teki eski Phaselis Otel’i satın

aldık, yepyeni bir konsept ve hizmetlerle

sunmak için çalışmalara başladık. NG

Phaselis Bay olarak isimlendirdiğimiz

otelimiz olağanüstü bir koya sahip, çam

ağaçları arasında yer alıyor. NG Phaselis

Bay’i de 2021’de hizmete girecek şekilde

planlıyoruz. İstanbul’daki ilk otelimiz için

Amerika merkezli Marriott International

ile 20 yıllık franchise anlaşması

imzaladık. Marriott West İstanbul’un da

şu an dekorasyon çalışmaları sürüyor.

Otellerimizde verdiğimiz hizmetin

kalitesini yükseltirken yeni yatırımlarımız

bizi heyecanlandırıyor. Yurt içindeki otel

sayımızı artırıp ülkemizin turizmde elini

daha da güçlendirirken yurt dışında

yeni otel yatırımları gerçekleştirmeyi

hedefliyoruz”.

“NG Sapanca’da Yeni Nesil

Wellness konseptini uygulamaya

başlıyoruz”

Global Wellness Institute’ın son

raporuna göre wellnessin dünyada

4,5 trilyon dolara ulaşan bir mega

sektör olduğunu belirten Güral, “Bu

sektörde kendimizi dünyadaki trendlere

göre geliştirerek hizmet vermeye

devam edeceğiz. NG Sapanca’da

bu ay itibarıyla Yeni Nesil Wellness

konseptini uygulamaya başlıyoruz.

Konunun uzmanları ile işbirliği yaptık.

Otellerimizde başlatacağımız yeni nesil

wellness konseptiyle misafirlerimize

klasik spa anlayışının ötesinde beden,

ruh ve zihin olarak bütünsel bir wellness

deneyimi yaşatacağız. Yeni Nesil

Wellness konseptimiz, wellness ve

detoks, aile boyu wellness ve sağlıklı

yaş alma programlarını kapsayacak.

Aile boyu wellness programımızda tüm

aile bireyleriyle birlikte çocuklarda

doğru beslenme, egzersiz alışkanlıkları,

farkındalık içinde yaşamak gibi hayat

boyu sürdürülebilir bir wellness

yolculuğunun temellerini atacağız.’’

“Her konuğumuzu, tek konuğumuz gibi

ağırlarız!” felsefesiyle hizmet veren

NG Hotels, verdiği hizmetin kalitesini

yükseltmeyi ve müşteri memnuniyetini

artırmayı da hedefliyor. Sunduğu ürün

ve hizmet kalitesiyle tekrar misafir

oranlarını yüzde 45 gibi yüksek orana

çıkaran NG Hotels, NG Sapanca ve

NG Afyon olarak 7 kalite belgesine

sahip 5 yıldızlı oteller olma özelliğini

taşıyor. 2015 senesinden bu yana sektör

profesyonelleri ve misafirler tarafından

oylanarak belirlenen World Luxury

Awards ödüllerine layık görülen NG

Hotels, kanıtlanmış kalite standartları

ve trendlere uyum gösterme

kapasitesiyle de istikrarlı biçimde

büyüyor.“İyi Hisset” mottosuyla misafir

memnuniyetini en ön planda tutan

lüks ve konforun öncüsü NG Hotels,

Türkiye’de turizmin çeşitliliğinin dört

mevsime yayılmasına katkıda bulunan

uzmanlıklarıyla ve yeni yatırımlarıyla

büyümeye devam ediyor.


Profesyonel bulaşık yıkama teknolojisi

M-iQ – Geleceğin bulaşık

yıkama teknolojisi

M-iQ – İnsan ve çevreyi gözeten bütünsel bulaşık yıkama teknolojisi

MEIKO, bulaşık yıkama teknolojileri geliştirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda sadece en iyi teknolojiyi sunmakla

kalmıyor; bununla beraber insan, doğa ve kaynakları dikkate alarak resmin tamamını göz önünde tutuyoruz.

Daha temiz bir dünya için sürdürülebilir yıkama teknolojilerini savunuyoruz. Birbiriyle çelişen ihtiyaçları uyumlu

bir konseptte bir araya getiriyoruz: Bir yanda mutlak hijyen ve güvenlik, diğer yanda ise su ve enerji tüketiminde

tasarrufu hedefliyoruz. Maliyet bilinci ve ekonomik teknolojinin yanı sıra en modern akıllı teknolojilerin kullanımını

amaçlıyoruz. Sonuç: MEIKO konveyörlü ve tırnaklı bulaşık makinesi M-iQ; geleceğin bulaşık yıkama teknolojisi.

www.meiko.com.tr


40

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Sheraton Istanbul City

Center Dolapdere’de

açıldı

Beyoğlu’nun kalbinde, Taksim, Tarihi Yarımada ve Haliç gibi merkezi yerlere

yakın konumuyla cazip bir buluşma noktası olan Sheraton Istanbul City Center,

1 Temmuz 2019 tarihinde Dolapdere’de hizmete girdi.

Tarihi Yarımada, Haliç ve Taksim

gibi turistik ve merkezi yerlere

yakın konumuyla cazip bir

buluşma noktası olan Sheraton

Istanbul City Center, 254 odası, tam

donanımlı etkinlik ve balo salonları,

Shine SPA’sı ve Sheraton Fitness’ı

ile şehrin yeni gözdesi olmaya aday.

Evinizdeki konforu “Sheraton Uyku

Deneyimi” gibi hizmetleriyle yaşatan

Sheraton Istanbul City Center, aileniz

veya arkadaşlarınızla bir araya

gelebileceğiniz huzurlu anlar sunuyor.

‘Ben’ değil, ‘biz’ hissi yaşatan

kolektif bir deneyim

Guest Room, Deluxe Room, Executive

Room, Junior Suite ve Executive Suite

adı altında beş ayrı oda çeşidi ile

80 yıldan uzun süreli güvene dayalı

Sheraton markasının konforunu

sunan Sheraton Istanbul City Center,

sıcak ambiyansı ile de misafirlerine

“ben” değil “biz” hissi yaşatan kolektif

bir deneyim vaat ediyor. Modern bir

şekilde dizayn edilmiş yaşam alanları

ve huzurlu bahçe manzaraları ile beş

yıldızlı otel, şehrin merkezinde şehrin

karmaşasından uzaklaşmanızı sağlıyor.

Dünyanın tüm lezzetleri bir araya

geliyor

Otelin bünyesinde yer alan Nev’i Lokma

Restaurant, Lobby Bar ve EspressoLab

farklı lezzetler sunuyor. Otel misafirleri

konforlu bir konaklama deneyiminin

yanı sıra; lezzetli yemeklerin, en taze

kahvenin ve büyüleyici kokteyllerin


tadını çıkarabilirler. Zengin bir

gastronomi deneyimi sunan Sheraton

Istanbul City Center’da ayrıca 2000

metrekareden geniş bir alana yayılan

Sheraton Fitness ve Shine SPA’ya

uğrayarak rahatlayabilirsiniz.

700 kişiye kadar olan etkinlik

imkanı

Tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek

farklı büyüklüklerdeki toplantı odaları,

misafirlerin kalabalık konferanslardan

küçük toplantılarına kadar tüm

beklentileri karşılayacak özelliklerde.

Sheraton Istanbul City Center, gün ışığı

seçeneği de sunan 7 toplantı odası ile

misafirlerinin 700 kişiye kadar olan

etkinliklerine ev sahipliği yapabilecek

geniş alanlara sahip.


42

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Sheraton

Bishkek açıldı

Türkiye’nin en önemli bilişim,

telekomünikasyon, mobil

iletişim ve inşaat şirketlerini

bünyesinde bulunduran

Mıstaçoğlu Şirketler

Grubu’nun Kırgızistan’ın

başkenti Bişkek’te hayata

geçirdiği Sheraton Bishkek, 24

Eylül 2019’da kapılarını açtı.

Aydın Mıstacoğlu

Mıstaçoğlu Şirketler Grubu Yön. Kur. Baş.

Dünyanın en büyük otel zincirlerinden

Marriott Group’a bağlı Sheraton

Bishkek Otel’in açılışına Kırgızistan

Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov,

T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı

Dr. Serdar Çam, milletvekilleri ve iş

insanlarının yanı sıra çok sayıda davetli

katıldı.

Kırgızistan ekonomisine de büyük

katkı sağlayacak

Mıstaçoğlu Şirketler Grubu Yönetim

Kurulu Başkanı Aydın Mıstaçoğlu, ülke

ekonomisine katma değer sağlamak

için yatırımlarını sürdürdüklerini ifade

ederek, Sheraton Bishkek Oteli’nin

açılmasının Kırgızistan ekonomisine de

büyük katkıları olacağına inandıklarını

söyledi. Aydın Mıstaçoğlu, Mıstaçoğlu

Şirketler Grubu olarak bu denli önemli

bir yatırıma imza atmanın ve Marriot

Group gibi bir markayla işbirliği yapmanın

gururunu yaşadıklarını belirtti.

Mıstaçoğlu Şirketler Grubu olarak

Kırgızistan’daki ilk yatırımlarını 2013

yılında gerçekleştirdiklerini anlatan Aydın

Mıstaçoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mıstaçoğlu Şirketler Grubu olarak 25 yıl

önce başlayan iş hayatımız, son 6 yılda

Kırgızistan’daki yatırımlarımızla devam

ediyor. Kırgızistan’daki yatırımlarımıza

2013 yılında hayata geçirdiğimiz

BishkekPark Alışveriş ve Yaşam Merkezi

ile BishkekPark Residence projeleriyle

devam ettik. BishkekPark Kompleksi’nde

işletmeci olarak da hizmet veriyoruz

ve bu projeyle birçok dünya markasını

Kırgızistan halkıyla buluşturduk. 2017’de

Dema Madencilik ve 2019’da Sheraton

Bishkek’le bu ülkede yaptığımız her

yatırımla bazı ilkleri gerçekleştirmekten

ve dünyanın sayılı markalarının

Kırgızistan’a gelmesine vesile olmaktan

son derece mutluyuz.”

Asya’nın tam merkezinde

Tanrı Dağları ve panoramik şehir

manzarasına sahip Sheraton Bishkek

Otel, konuklarını Orta Asya’nın tam

merkezinde, dünyanın en temiz havasıyla

buluşturuyor. Bölgenin en modern şehri

Bişkek’te bulunan Sheraton Bishkek Otel,

misafirlerine eşsiz bir deneyim sunuyor.

Sheraton Bishkek, başkentte iş

dünyasının kalbi olan Kievskaya

Caddesi’nde BishkekPark Alışveriş

ve Yaşam Merkezi’nin üstünde 26

katlı yapısı ile ülkenin en yüksek

binası olma özelliğini taşıyor. Toplam

20 bin metrekare kullanım alanına

sahip Sheraton Bishkek Otel’in

standart, superior, süit ve kral dairesi

seçeneklerinden oluşan 400 yatak

kapasitesi bulunuyor.

Bin kişi kapasiteli kongre merkezi

Sheraton Bishkek farklı büyüklüklerdeki

toplantı salonları, bin kişi kapasiteli

kongre merkezi, kapalı havuzu, tüm

dünya masajlarının uygulandığı SPA’sı,

misafirlerinin günlük spor ihtiyacını

karşılayacak fitness alanı, barları ve

restoranlarıyla şehirdeki ayrıcalıklı

yaşamın merkezi olmaya hazırlanıyor.

Kırgızistan mutfağının eşsiz yöresel

tatlarıyla, dünya mutfağından lezzetli

seçeneklerin buluştuğu restoranı ve

26’ncı kattaki Sheraton Club Lounge,

yemeklerinin yanı sıra manzarası ile

misafirlerine görsel bir şölen yaşatmaya

hazırlanıyor.

Sheraton Bishkek, Kırgızistan’ın

ilk ve en büyük alışveriş merkezi

BishkekPark Alışveriş ve

Yaşam Merkezi’nin üzerinde

olması nedeniyle, misafirlerine

modadan teknolojiye, kozmetikten

süpermarket ihtiyacına kadar

100’den fazla global markaya kolayca

ulaşma imkanı da sunuyor.



44

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Dünyanın en ünlü 225 influenceri

İstanbul’da buluştu

INFLOW Global Summit & Awards’19, hem yerli hem de yabancı influencer’ları, ajansları ve

markaları 22 Ekim Salı günü Four Seasons Hotel İstanbul at the Bosphorus’ta buluşturdu. 30

farklı ülkeden katılan dijital fikir liderleri, blogger’lar, sosyal medya içerik üreticileri, influencer

pazarlaması ve sosyal medya üzerine gerçekleşen panelleri takip etti. Bu yıl INFLOW Summit

225 yerli ve yabancı influencer’ın da aralarında olduğu toplam 500 kişiye ev sahipliği yaptı.

INFLOW Global Summit & Awards’19,

influencer pazarlaması alanındaki fikir

liderleri ve sektör profesyonellerini

buluşturdu. Amerika, Rusya, Çin,

Almanya, Hindistan, İsveç, Danimarka,

İtalya, İspanya’nın da aralarında

bulunduğu 30 farklı ülkeden yaklaşık 80

yabancı 100’den fazla yerli influencer

INFLOW Global Summit & Awards’19’a

katılım sağladı.

Avcı: “Influencer’ların erişim ağı ile

159 milyon kişiye ulaştık”

Etkinliğin açılış konuşmasını

gerçekleştiren INFLOW Kurucu Ortağı

Afşın Avcı “Dünyanın çeşitli ülkelerinde 6

konferans, 8 buluşma etkinliği organize

ettik ve 200 markayı influencer’larla

bir araya getirdik. Bugün burada 30

farklı ülkeden 76 influencer bulunuyor.

Ülkemizden ise 149 influencer’ı

ağırlıyoruz. INFLOW Global Summit’e

katılan influencer’ların erişim ağı

ile birlikte toplam 159 milyon kişiye

ulaştığımızı gösteriyor” dedi.

Şengül: “Influencer’larla verimli iş

birlikleri kurmak istiyoruz”

Hindistan ve Çin gibi dünya nüfusunun

üçte birini oluşturan ülkelerle özellikle

ilgilendiklerini aktaran IGA Kurumsal

İletişim Direktörü Gökhan Şengül

“İstanbul Havaalanı’nı Türkiye’nin dünyaya

açılan kapısı olarak görüyoruz. Sosyal

medya ve influncer kavramları IGA’nın

en önemli çalışma alanları arasında

yer alıyor. Tarihsel geçmişimiz bize bir

strateji geliştirme fırsatı verdi, bu da

İstanbul’u uluslararası bir merkez haline

getirmektir. Bunu gerçekleştirmek için

marka elçilerimizin desteğine ihtiyacımız

olduğunu düşünüyorum. Dünyanın

bütün kültürlerinin buluştuğu İstanbul

Havaalanı’nda, dünyanın farklı yerlerinden

gelen influencer’larla verimli iş birlikleri

kurmak istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından ilk konferans;

gazeteci, yazar, halkla ilişkiler ve iletişim

uzmanı Ali Saydam ve oyuncu Nur

Fettahoğlu’nun katılımı ile gerçekleşti. Nur

Fettahoğlu dizilerin uluslararası alanda

ülke tanıtımına katkılarını anlattı. INFLOW

Kurucu Ortağı Afşın Avcı, Twitch Yaratıcı

Pazarlama Uzmanı Ryan Lee, Facebook

Dikey Strateji Lideri Irmak Emekdaş ve

Kişisel Marka Uzmanı Leonard Kim’in

de aralarında bulunduğu kendi alanında

profesyonel isimler, yaratıcı içerik çıkarma,

influencer pazarlaması ve ölçümlemesi

konularında konferans verdi. INFLOW

Global Summit 2019, İllüzyonist Aref

Ghafouri etkileyici gösterisi ile tamamlandı.

Yüksek takipçili influencer’lar,

İstanbul’u tanıma fırsatı buldular

INFLOW Global Summit & Awards’19

kapsamında 25 farklı ülkeden katılım

sağlayan yaklaşık 80 yabancı influencer 23

Ekim Çarşamba günü boyunca İstanbul’u

tanıma fırsatı buldular. Güzellik, bakım,

moda, eğlence gibi konularda yüksek

takipçili influencer’lar, İstanbul’un dört bir

yanını gezdiler, aynı zamanda takipçilerine

şehri tanıttılar.

INFLOW Awards, sahiplerini buldu

INFLOW tarafından bu yıl ikinci kez

düzenlenen INFLOW Awards, ünlü

isimlerin yanı sıra hem ülkemiz hem de

yurt dışından marka ve ajansların katılımı

ile 22 Ekim Salı günü Four Seasons Hotel

Istanbul at the Bosphorus’ta gerçekleşti.

Influencer, marka ve ajans işbirliklerini

teşvik etmek amacıyla düzenlenen

INFLOW Awards töreni, oyuncu Enis Arıkan

ile sunucu Ezgi Avcı’nın renkli ve dinamik

sunuculuğuyla gerçekleşti. Türkiye’nin

yanı sıra uluslararası arenadaki marka

ve ajansların yarıştığı törende 31 farklı

kategorideki ödüller sahiplerini buldu.

Halk oylamasıyla belirlenen En İyi Youtube

Influencer’ı ödülünü Alper Rende, En İyi

Instagram Influencer’ı ödülünü Reynmen

(Yusuf Aktaş) ve En İyi Twitch Influencer’ı

ödülünü Ferit Karakaya aldı. INFLOW

Awards kapsamında bu yıl bir yenilik de

gerçekleşti. Kadınların teknoloji alanını

sahiplenmesini, bu alanda gösterdiği

cesaretini ve motivasyonunu önemseyen

Teknolojide Kadın Derneği, tüm kadınlara

rol model olan ve ilham veren kadınlara,

“Yılın Teknolojide İlham Veren Kadın

Ödülü’nü” takdim etti. Bu yıl ilki kez verilen

ödülün sahibi ise AR tabanlı algoritmalar

üzerinden markalara dijital pazarlama

çalışmalarında daha fazla verimlilik ve

başarı sunan Insider’ın Kurucusu Hande

Çilingir oldu.



46

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Doğasında

üretmek ve

fayda var!

Funda

Özer

Baltalı

Çocukluk yıllarından

başlayarak hep bir çiftlik

kurma hayali oldu. Nitekim,

tarım ve hayvancılığa ilgi

duyduğu bir zamanda keçi

çiftliğine yatırım yaparak bu

düşünü gerçeğe dönüştürdü.

Ne de olsa doğasında

üretmek ve fayda sağlamak

vardı. “Şanslıydım ama bir

hayalim vardı ve bu hayali

gerçekleştirmek için çok

çalıştım” diyen Baltalı

Gıda’nın kurucusu Funda

Özer Baltalı, keçi sütü

ürünleriyle çıktığı uzun ve

meşakkatli yolda bir dünya

markası olma ideallerini ve

başarılarla dolu girişimcilik

öyküsünü bu samimi

röportajımızda paylaştı…

Çocukluk yıllarından başlayarak

hep bir çiftlik kurma hayali oldu.

Nitekim, tarım ve hayvancılığa

ilgi duyduğu bir zamanda keçi çiftliğine

yatırım yaparak bu düşünü gerçeğe

dönüştürdü. Ne de olsa doğasında

üretmek ve fayda sağlamak vardı.

“Şanslıydım ama bir hayalim vardı ve bu

hayali gerçekleştirmek için çok çalıştım”

diyen Baltalı Gıda’nın kurucusu Funda

Özer Baltalı, keçi sütü ürünleriyle çıktığı

uzun ve meşakkatli yolda bir dünya

markası olma ideallerini ve başarılı

kadın girişimcilik öyküsünü bu samimi

röportajımızda paylaştı…

Tekneyi satıp keçi çiftliği kurmakla

başladı hikayeniz. Nasıl bir aileden

geliyorsunuz? Nasıl bir çocuk

geçirdiniz? Çocukluk ve ilk gençlik

hayallerinizle başlayalım mı?

Çocukluk yıllarım ilkokulu bitirinceye

kadar babamın doktor olarak görev yaptığı

Nazilli’de geçti. Çok şanslı bir çocuktum.

Müthiş bir ilkokul öğretmenim ve mecburi

hizmet için Nazilli’de olan, sonrasında

Berlin Konservatuarı’ne giden bir piyano

hocam vardı. 10 yaşında İzmir Amerikan

Koleji’nde yatılı okumam ve o dönemin

şartları nedeniyle annemi ve babamı


dönem aralarında görebilmem dışında çok

mutlu bir çocukluğum oldu.

Bahsettiğim gibi, doktor bir babanın

ve ev hanımı bir annenin ikinci çocuğu

olarak dünyaya geldim. Ailemde güzellik,

zenginlik gibi konular değil, akıl ve anlayış

gibi konular önemliydi. O zamanların

şartları altında çocuklarına en iyisini

vermeye çalışan annem ve babam, o

dönemlerde çok lüks sayılabilecek bir

yatırım yaparak bize bir piyano aldılar.

Müzik hep hayatımızda oldu. Robert

Koleji’nin ardından hukuk fakültesini

bitirdim. İlk işim, bir bankada yatırım

danışmanlığıydı. Çocukluğumda öne

çıkarılan değerlerin olumlu sonuçlarını

bütün hayatım boyunca yaşadım. Çalışmak

ve üretmek hayatımı anlamlı kıldı.

Seferihisar’da keçi çiftliği kurma

fikri nasıl doğdu peki? Bu yatırım

kararını alırken, yepyeni bir

sektöre adım atarken, neydi tam

olarak hayalleriniz, idealleriniz? En

güçlü motivasyonunuz ne oldu diye

sorsam?

Çocukluk yıllarımdan başlayarak

hep bir çiftliğimin olmasını ve orada

yaşamayı hayal ederdim. İlerleyen

zamanlarda tarım ve hayvancılığa ilgi

duymaya başladım. Bu alanda bir marka

oluşturmak istediğim için şartlarım uygun

olduğunda bu sektöre yatırım yaptım.

Şanslıydım ama bir hayalim vardı ve bu

hayali gerçekleştirmek için çok çalıştım.

Kadın olmak bu ülkede belli bir coğrafya

ve eğitim düzeyinde bir avantajdır ya

da dezavantajdır diyemem. Ben kendi

yolumda dış etkenlerden bağımsız bir

şekilde ilerlemek isterim. Zaman zaman

“Kadın olmak bu ülkede

belli bir coğrafya ve eğitim

düzeyinde bir avantajdır ya

da dezavantajdır diyemem.

Ben kendi yolumda dış

etkenlerden bağımsız bir

şekilde ilerlemek isterim.

Zaman zaman bana

söylenen “Siz bir kadın

olarak bu sektörde başarılı

oldunuz” şeklindeki

yorumlara katılmıyorum.

Bu tarz sözleri iltifat olarak

değerlendiriyorum.”

bana söylenen “Siz bir kadın olarak bu

sektörde başarılı oldunuz” şeklindeki

yorumlara katılmıyorum. Bu tarz sözleri

iltifat olarak değerlendiriyorum.

Yatırımın bölge ve ülke tarım ve

gıda sektörüne katkılarına dair

neler söyleyebilirsiniz? Türkiye’de

tarım ve gıda politikalarını nasıl

değerlendiriyorsunuz?

Bugüne kadar yaptığım bütün yatırımları

kendi kişisel kararlarımla yaptım.

Türkiye’de yapılan yatırımlar sanki

sadece belli bir bölgenin gelişmesi,

kalkınması için yapılıyormuş gibi

bir algı ortaya konuyor ki, ben buna

karşıyım. Yatırımı öncelikle kendimiz

için yaparız, dolaylı olarak etkisi doğal

olarak bölgeye de olur. Biz de bu yatırımı

yaparak bölgeye kuşkusuz ekonomik

bir hareket kazandırdık. Ama özeleştiri

yaptığımda bu yatırımın daha az turistik

ve arazilerin daha az değerli olduğu bir

lokasyonda yapılmış olması gerekirdi

diye düşünüyorum. Plansız şehirleşme

tarım arazilerini yok ettiği için bizi de bu

anlamda bir tehlike bekliyor.

Bu yolculukta en önemli

argümanlarınız tarım, toprak,

üretmek, istihdam, değer sağlamak

yaratmak olmuş. Daha başka

atladıklarımız var mı? Tüm bunlar

sizin için neyi ifade ediyor?

Hayatımın temelinde üretmek ve

yararlı olmak var. Kendi istediklerini


48

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

gerçekleştirebildiğim için kendimi

şanslı bir insan olarak görüyorum.

Bence üretmeyen toplumlar yok olmaya

mahkumdur. Üretmeyen bireyler de bana

göre bencil ve mutsuz bireylerdir.

Sizi biraz daha yakından tanıyabilir

miyiz? Funda Özel Baltalı iş yapma

stili ve hayata bakış açısıyla kendini

nasıl anlatır?

Her zaman net ve açık olmayı sevdim.

Bu bakış açısı hayatımı çok kolaylaştırdı.

İş yapma sitilim de net ve açıktır.

Hedeflerim de net. Bu hedeflere dürüst

ve ilkeli çalışarak ulaşmak için gayret

gösteriyorum. Başkalarını örnek alırım

ancak asla taklit etmem. Başkalarının

başarılarından gurur duyar gıpta

ederim ama kıskanmam. Çalıştığım iş

arkadaşlarımla da sıcak, dürüst ama

mesafeli olmaya çalışırım.

Şu an geldiğiniz noktada kendinizi

en başında kurduğunuz hayallerin

neresinde görüyorsunuz? Daha

yolum var diyor musunuz?

Aslında hayatımın geneline baktığımda

hayal ettiğimin çok daha fazlasına

sahip olduğunu görüyorum. Fakat yine

de ve daima yeni hedeflerim oluyor.

Daha yapılacak çok iş olduğunu ve

katedilmesi gereken çok mesafe olduğunu

düşünüyorum.

Biraz da Baltalı Gıda’dan söz

etmek isterim. Firma olarak neler

yapıyorsunuz? Gündeminizde gıda

ve tarıma ilişkin yeni yatırımlar ve

projeler var mı?

Yeni projelerden ziyade sürekli yatırım

yapan bir kuruluşuz. Keçi sütünden

ürettiğimiz ürünlerle bir dünya markası

olmak üzere faaliyet gösteriyor ve

bunun için çok yoğun çalışıyoruz. Bu

hedefe odaklanarak çalışmanın bizlere

başarıya ulaştıracağına inanıyorum.

Bizim şirketimiz özelinde teknoloji

yatırımlarımızın dünyada gıda üreten

sirketlere paralel olarak her sene

yapılması gerekli. İçinde bulunduğumuz

ekonomik sartlar gözönüne alındığında

giderek zorlaşsa da yatırım yapma




mecburiyeti söz konusu. Özellikle gıda

güvenliği ve maliyet düşürülmesi için

gerekli bütün yatırımları her sene

yapıyor, kapasite artırımı ve ihracat için

gerekli yatırımları piyasa şartlarına

göre değerlendiriyoruz.

Bir kadın girişimci olarak yaptığınız

iş övgüye değer. Benim merak

ettiğim, Funda Özer Baltalı bu

yatırımda kadın istihdamına ne

şekilde tesir etti, iş’te kadını

yeterince destekleyebildi mi?

Kadın istihdamı Türkiye açısından çok

önemli, çünkü kadınlar yeterince fırsat

bulamıyorlar. Bizde ise kadınlar çok ön

planda. Ancak bu kadın oldukları için değil,

gerçekten başarılı oldukları için böyle.

Ödüller konusuna gelir isek? Şu an

bulunduğunuz konumda sizin için

en büyük ödül nedir?

Öncelikle beni bu ödüllere layık görenlere

teşekkürlerimi sunuyorum. Ama en

büyük ödülüm kızım Türkan. Bir anne

olarak iyi bir evlat yetiştirmenin önemini

ve değerini bazen yeterince ifade

edemediğimi düşünüyorum.

Bu tempoda kendinize vakit

ayırabiliyor musunuz? Özel

zamanlarınızı nasıl geçirirsiniz?

Bolca vaktim oluyor ve kendi işlerimi

yapıyorum. Zamanımı da kendim

düzenliyorum. Bunun bir ayrıcalık

olduğunu düşünüyorum. Kızımla

mümkün olduğunca çok vakit geçirmek,

spor yapmak ve müzikle ilgilenmek özel

zamanlarımı geçirmekten hoşlandığım

konular arasında.

Bundan sonrası için iş ve kişisel

manada neler hayal ediyorsunuz?

Topluma faydalı olmak isteyen, ancak

bizler kadar şanslı olmayan kişiler için

projeler oluşturmak istiyorum. Gençlerle

interaktif ortamlarda buluşarak kişisel

tecrübe ve bilgilerimi ve aynı zamanda

hatalarımı da aktarmak, paylaşmak

istiyorum. Gençlerle buluşabildiğim

bu tarz etkinliklerin tümüne severek

katılıyorum.

Gastronomi

sektörünün ve gastronomi

turizminin geldiği aşamaya

katkı sağlayanları çok başarılı

buluyorum. Bu alanın çok hızlı

geliştiğini de düşünüyorum.

Gençlerden çok umutluyum.

Yetenekli yeni bir nesil geliyor.

Gastronomi sektörünün gelişmesi

için, öncelikle gençlere daha fazla

destek sağlanmalı ve yaratıcılıkları

desteklenmeli. Çünkü sektörü

geleceğe gençlerimiz taşıyacak.

Türkiye’nin en büyük varlığı

genç ve iyi yetişmiş nüfusudur.

Türkiye’nin doğru kararlar

verdiğinde dünya ekonomisinde

söz sahibi, komşuları ve dünya

ile barışık, insan hakları ve

özgürlükler anlamında model

ülke olacağına inanıyorum. Bu

hedefe varmak için yapılması

gerekenler hepimizin malumu olup

detay vermek gerekirse bir kitap

yazmak gerekir. Ama çok çalışarak

ve inanarak bu amacımıza

ulaşacağımıza

inanıyorum.


50

hotel restaurant

& hi-tech

marka

İnsan ve çevreyi

gözeten

bulaşık yıkama

teknolojisi: M-iQ

Minimum su tüketimi ve etkin enerji yönetimi, son derece ekonomik bir bulaşık yıkama

sürecine ve birinci sınıf çevresel performansa katkıda bulunuyor. Kaynakları en çok

koruyan yıkama teknolojilerinin başında gelen MEIKO bulaşık makineleri, son 30 yıllık

dilimde, MEIKO’nun teknolojileriyle %70 su tasarrufu ve %30 enerji tasarrufu sağlıyor.

Bulaşık yıkama makinelerinde bir

kilometre taşı olan M-iQ konveyörlü

ve tırnaklı bulaşık makineleri,

maksimum temizliği minimum kaynak

tüketimiyle buluşturuyor. Makinedeki tüm

prosesler, yenilikçi enerji yönetimiyle,

ısının geri kazanılıp sisteme geri

aktarılması için tasarlanmış. AirConcept

hava akış teknolojisiyle, makinenin temiz

ve sıcak kısmındaki hava, soğuk yükleme

kısmına doğru yönlendiriliyor, böylece

kontaminasyon önlenerek ısı enerjisi

makine içinde tutuluyor ve yıkama için ısı

sağlanmış oluyor. Her M-iQ’da standart

olarak bulunan entegre ısı geri kazanım

sistemi, atık hava miktarını en aza indirerek

ve havayı soğutarak, doğrudan atık hava

bağlantısı gereksinimini ortadan kaldırıyor.

Bu sistemle geri kazanılan ısı, tekrar

yıkama prosesine aktarılarak durulama

suyu ısıtılıyor. Boşaltma alanında sıcak

ve nemli hava oluşumu önlendiğinden,

kullanıcılar için rahat çalışma ortamı

sağlanıyor. AirComfort ile, kurutma

bölümündeki hava akımları, dengeleme

kanalları üzerinden yıkama bölümünden

ayrılıyor. Bilinçli olarak yönlendirilen hava

akımları sayesinde üstün bir kurutma

sonucu elde edilirken, enerji de yıkamanın

her aşamasında proses içerisinde

tutuluyor. AirStream teknolojisiyle

hareketli bir hava nozulu, farklı bulaşık

yüksekliklerine uyum sağlayarak havanın

bulaşığa optimum temasını sağlıyor.

Alttan etkili hava kanalıyla GN küvet ve

benzeri malzemelerin iç kısımlarının

da mükemmel bir şekilde kuruması

sağlanıyor.

Mevcut tank suyunu kullanarak

kendi kendini temizliyor

Makinede sistem yıkama yönünün tersine

çalışıyor, böylece temiz taraf gerçekten

temiz kalıyor. Tanktan tanka aktarılarak

temiz bölümden kirli giriş bölümüne

doğru hareket eden durulama suyu, bu

esnada çeşitli filtrelerden geçiyor ve

sudaki her türlü kir uzaklaştırılıyor. Tank

seviyesi kontrol edilerek, su, M-iQ filtresi

üzerinden, bitişik tanka ve su ihtiyacı

olan herhangi bir tanka aktarılıyor, aynı

zamanda su kaybı veya fazlalığı önleniyor.

Makinenin kalbi olan kademeli M-iQ filtre,

periyodik ters yıkamayla gıda artıklarını

aktif bir şekilde yıkama prosesinden

uzaklaştırıyor, bu da önemli ölçüde

deterjan ve su tasarrufu sağlarken temizlik

seviyesi de optimum düzeyde kalıyor.

Makinenin her bölümünde standart olarak

bulunan M-iQ filtreye istenirse, ilave olarak

bir filtre kademesi daha eklenebiliyor,

bu da mevcut filtrenin sağladığı %30

maliyet tasarrufuna %10 ilave tasarruf

daha getiriyor. Yüksek basınçlı yıkama

ve ideal püskürtme geometrisi için

bilgisayar tarafından tasarlanarak optimize

edilmiş yıkama nozulları tekrar yıkama

gerektirmeyen temizlik sonuçları sağlıyor.

M-iQ, günün sonunda mevcut tank suyunu

kullanarak kendi kendini temizliyor,

aynı anda ısı geri kazanım sistemi de

otomatik olarak temizleniyor. Geriye,

elle temizlenmesi gereken mavi renkle

belirtilmiş çok az bir kısım kalıyor.

En iyi yıkama sonuçları sağlıyor,

kaynak kullanımını önemli ölçüde

azaltıyor

İnsan ve makinenin uyum içinde

çalışmasını sağlayan GreenEye-

Technology, optimum kapasite kullanımı

için kullanıcıyı, bulaşıkların hangi

hatlara konulması gerektiği konusunda

yönlendiriyor. Aynı zamanda bu sistem

sayesinde bulaşıklar ve sepetler arasındaki

boşluklar saptanarak, durulama

fonksiyonu sadece bantın bulaşık bulunan

kısımlarında çalıştırılıyor.

Tüm bu özellikleriyle M-iQ, bir yandan

en iyi yıkama sonuçlarını sağlarken, aynı

zamanda kaynak kullanımını da önemli

ölçüde azaltıyor. M-iQ, diğer makinelere

göre %33 daha az su, enerji ve kimyasal

tüketirken, temizlik performansı da %30

oranında iyileştiriliyor.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun talimatıyla

Freiburg merkezli Öko-Institut e.V.

ile Fransız BIO Intelligence Service’in

birlikte yaptığı araştırmada Avrupa Birliği

ülkelerinde kullanılan bulaşık makineleri

listelenmiş ve bu makinelerin kaynak

ihtiyaçları belirlenmiş. Bu kaynaklarda,

M-iQ teknolojisi kullanıldığında oluşan

tasarruf miktarları aşağıdaki gibidir:

*M-iQ teknolojisi yılda 99.000 ton kimyasal

tasarrufu sağlar. Bu miktarda kimyasalın

(kostik, fosfat, klor vs.) üretimi, atık suya

salınımı, nakliyesi gerekmediğinden

çevresel yük oluşmaz.

*M-iQ teknolojisi yılda 12.300.000 m³ su

tasarrufu sağlar. Bu miktar 250.000 nüfuslu

bir şehrin bir yıllık su ihtiyacı demektir.

*M-iQ teknolojisi yılda 1.900.000 Mwh

elektrik tasarrufu sağlar. Bu miktar,

422.000 hanenin veya Hamburg gibi 1,7

milyon nüfuslu bir şehrin elektrik ihtiyacına

denktir.

*M-iQ teknolojisi enerji bilançosunu

iyileştirir ve CO2 emisyonunu yılda yaklaşık

950 milyon ton azaltmaya yardımcı olur.


Sapanca’daki

Doğal Tercihiniz

Elite World zincirinin tecrübesini ve ışıltısını yansıtan

Elite World Sapanca Convention & Wellness Resort; iş, tatil, wellness

amaçlı konaklamalarınız için doğanın kalbinde sizleri bekliyor.

• 500 ODA • KONGRE SALONU • 18 TOPLANTI SALONU

Otelin yapımı esnasında

hiçbir ağaç kesilmemiştir.

• 8.500 M 2 WELLNESS ve SPA ALANI • BİYOLOJİK GÖLET • AQUAPARK

• MACERA PARKI • KIDS CLUB • BAR ve RESTORANLAR • GAME ARENA

• BOWLING • TENİS KORTLARI • BASKETBOL SAHASI

0264 415 10 00


52

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Gözde Ceylan:

“Kurumsal

giyime moda

getirdik”

2014 yılından bu yana endüstiyel

ve horeca sektörlerine yönelik

üniforma ve kurumsal kıyafet üretimi

gerçekleştiren Gc İstanbul Tekstil, alanında

üretim kalitesiyle olduğu kadar giyime

moda getiren güçlü tasarım algısıyla da

öne çıkıyor. Otel ve restoran sektöründe

%70’lik pazar paylarının olduğunu, bu

gücü ihracat kanallarıyla da arttırmak

istediklerini söyleyen Gc İstanbul Tekstil’in

kurucusu Gözde Ceylan ile firmayı ve

tasarım-üretim kıstaslarını konuştuk.

Gc İstanbul Tekstil’i tanıtarak ürün ve

hizmetlerinden bahseder misiniz?

Gc İstanbul Tekstil olarak, hem endüstriyel

hem de horeca sektöründeki personeller

için üniforma ve kurumsal kıyafetler

tasarlayıp, üretiyoruz. Biz kurumsal

giyime moda getirdik. Bunun çalıştığımız

markalara iki yönüyle değer kattığını

düşünmekteyim. Bunları ürettiğimiz

kıyafetler; personele özgüven, şıklık, aidiyet

duygusu ve rahatlık kattığından dolayı

çalışma performanslarının artması, diğer

taraftan da kurumsal kimlik hiyerarşisinde

önemli ölçüde pay sahibi olan personel

kıyafetlerinin, mekanın müşterilerinin

gözünden de pozitif algılanması olarak

ifade edebilirim. Tekstil, detay gerektiren

bir iş. . Hata olasılığı yüksek ama

hata affetmeyen bir iş yapıyoruz.. İnce

eleyip sık dokuyoruz. Bu sebeptendir ki

müşterilerimizin gözünde bizi vazgeçilmez

kılan, doğru ürünü doğru zamanda eksiksiz

teslim etmemiz.

Horeca sektörüne hangi ürünlerinizle

hizmet sağlıyorsunuz?

Horeca sektörunde ağırlıklı olarak; şef

ceketleri, şef pantolonları, önlükler, spa

grubu kıyafetleri, ön büro kıyafetleri,

housekeeping kıyafetleri ve garson

kıyafetleri gibi pek çok kalemden oluşan

ürün gamımız mevcut. Ürünlerin,

terletmemesi, kir tutmaması, her gün

yıkamaya karşı renk atmaması adına

kumaşlara özel olarak uyguladığımız pek

çok işlem mevcut.

“Doğuş Grubu ile kurulduğumuz günden

beri iş ortağıyız. Kitchenette, Mezzaluna,

Fenix, Da Mario gibi pek çok markası

için birlikte çalışıyoruz. Yine geçtiğimiz

yaz, Doğuş Holding’in markası D-Maris

Bay Otel ve otel içinde bulunan Nusr-et

Steakhouse, Zuma, La Guerite, Rüya

markaları için de çok iddialı ve farklı

tasarımlarla güzel bir kreasyon oluşturduk.

House Cafe, Divan Brasserie, Divan

Bodrum, Mükellef Karaköy, Karafırın ve

Godiva gibi başarılı pek çok marka ile her

sezon başarılı işlere imzamızı atmaktayız.

Ayrıca Horeca sektörü dışında; Watsons

ve Vatan Bilgisayar gibi perakende

sektöründeki markalara da hizmet

vermekteyiz.”

Otel ve restoranlardaki pazar payınız,

rekabet gücünüz nedir?

Otel ve restoran sektöründeki pazar

payımız oldukça yüksek. Sektörümüzün

en iyi markaları ile çalışmaktayız, pazar

payımız %70’lerde.

İhracat yapıyor musunuz? Firmanızın

yurt içi ve yurt dışı pazar payı nedir?

Bu pay sektörlere ve pazarlara

bölgelere göre ne kadarlık bir pay arz

ediyor?

Yurt dışı pazarına bu sene açılmaya

başladık, ilk ihracatımızı Almanya’ya

yaptık. İngiltere ile sözleşme noktasındayız.

Diğer taraftan da Ortadoğu için Ar-Ge

aşamasındayız. İhracata 2019 Eylül ayında

başladığımızı göz önüne alırsak, yurt ve

yurt dışı pazar payımız %80- %20 diyebiliriz.

Hedefimiz ise; bu oranı tersine çevirmek.

Giyim sektöründe ürün tercihlerini

işlevsellik ve tasarım anlamında en

çok neler belirliyor? Sizin üretim

kriterlerinizi neler belirliyor? Kalite

standartlarınızdan bahseder misiniz?

Projeye özel, teknik özellikli kumaş ve

materyal geliştiriyoruz. İnovatif ve sertifikalı

kumaşlar ile uluslararası standartlarda

çevreye duyarlı üretim yapıyoruz.

Örneğin; sektörde polyester kumaş en çok

kullanılan kumaşken, biz hem personel

sağlığına önem veren hem de çevreci bir

marka olarak, polysterden kumaşlardan

uzak durmaya çalışıyoruz

Bağlı bulunduğunuz sektörün

Türkiye’deki genel durumu hakkında

neler söyleyebilirsiniz? Firma

olarak sektörde kendinizi nasıl

konumlandırıyorsunuz?

Sektörde kaliteye çok önem veren ender

firmaların başında geliyoruz. Kullandığımız

kumaşlar ve kaliteli işçiliğimiz ile

numunelerimizin diğer rakip firmaların

numuneleri ile yan yana geldiğinde,

birkaç adım önde olduğu açık şekilde fark

ediliyor. Bir noktanın daha üzerine basmak

istiyorum, açıkçası Türkiye’de üniforma ile

ilgili, genel ama yanlış bir algı var. Üniforma

kalemi için satın alma departmanın

ayırdığı bütçe, diğer kalemlere oranla

çok düşük kalıyor ve firmaların sezon içi

ihtiyaç sıralamalarında maalesef listenin

en sonuna ekleniyor..Biz firma olarak her

toplantımızda bu algıyı değiştirmek için çok

emek sarf ediyoruz. Önceliğimiz çalışanlara

sağlıklı, konforlu ve şık kıyafetler üretmek.

Bu bilinci işverenlere de aktarmaya

çalışıyoruz. Her geçen gün müşteri

güvenilirliğini kazanarak, müşterilerimize

değer katan bir marka olarak yolumuza

büyüyerek devam ediyoruz.

Gelecek döneme ilişkin hedef ve

projelerinizi paylaşır mısınız?

Gc İstanbul Tekstil olarak 2020 hedefimiz;

ihracat bölgelerimizi arttırmak. İhracatta,

firmalar kaliteye ve sağlıklı ürünlere çok

önem verdikleri için, firmamızın politikası

ile birebir örtüştüğünü düşünüyorum.

Yeni yılda, özellikle dry-touch ve organik

ürünlere ağırlık vereceğiz. Bir Türk

markası olarak yurtdışı markalarının

Gc İstanbul Tekstil etiketli üniforma

tasarımları da çok ses getirecek, buna

inanıyoruz.



54

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Erol Kaya: “Restorancılığa,

işletme sahiplerimizi daha

iyi anlamak için girdik”

Üretiminin yüzde 60’ını ihraç eden

bir firma olarak, endüstriyel

mutfak ekipmanları sektöründe,

üretim kapasitesi ve satış rakamlarıyla

üç büyükler arasına girmeyi başaran

Kayalar Mutfak, mevcut faaliyetleriyle

birlikte restorancılığa da yeşil ışık

yaktı. İlk yatırımını Belçikalı Bro’s

Burger Kitchen markasıyla Akaretler

ve Maslak’ta eş zamanlı olarak hayata

geçiren firmanın hedefinde Anadolu

Yakası’ndan sonra İzmir, Ankara ve

Bursa şubeleri var…

Bro’s Burger&Kitchen markasına

yatırım kararını ve Kayalar Mutfak’ın

yeni dönem planlarını Kayalar Mutfak

Genel Müdür Yardımcısı Erol Kaya ile

konuştuk.

Bro’s Burger&Kitchen hakkında

kısaca bilgi verebilir misiniz?

Bro’s Burger&Kitchen, 2018 yılında

Belçika’da faaliyete geçmiş, Executive

Şef Asif Malik’in tecrübesini katarak

taçlandırdığı fastfood ürünleri

satan bir marka olarak kuruluşunu

gerçekleştirmiştir. Belçika ve

Brüksel’de iki şubesi vardır.

Bro’s Burger&Kitchen, Kayalar

Mutfak’ın endüstriyel mutfak sektörü

dışında farklı bir alana yaptığı ilk

yatırımı. Restoran açmaya nasıl

karar verdiniz? Bir Türk yatırımcısı

olarak, özellikle Belçikalı Bro’s

Burger&Kitchen markasını tercih

ederken belirleyici kriterleriniz neler

oldu?

Yıllardır yaptığım iş seyahatlerimde

birçok işletmeyi ve beraberinde

özellikle de mutfaklarını ziyaret

etmekteyim. Bu seyahatlerimin birinde

Bro’s Burger&Kitchen’ın Brüksel’deki

ilk şubesini ziyaret ettiğimde, markanın

kendine has özellikleri beni etkilemişti.

Burger işletmelerinin Türkiye’de hızlı

bir şekilde ilerlemesi, genç nüfusumuz,

farklı tatları denemeye açık olan

nüfus ve ortaklarımızla birlikte

gerçekleştirdiğimiz AR-GE çalışmaları

bu yatırıma karar vermemde etkili

oldu. Bro’s Burger&Kitchen markasını

tercih etme nedenim, markanın

başındaki Asif Malik’in işletme

içinde yürüyen düzeni bizzat kuran

ve yöneten, aynı zamanda kendine

has ürünleri ve lezzetleri üreten kişi


olmasıdır. Markanın dünyaya açılmak

istemesi ve Türkiye ile ilgili fikirleri

beni bu konuda yatırıma teşvik etti.

Ayrıca yıllardır içinde bulunduğum

sektörle bağlantılı bir sektör olmasının

bizim işletme sahiplerini daha iyi

anlamamız açısından faydalı olacağını

düşündüğümden böyle bir yatırıma

hazır olduğum zamanda Nurettin

Bey ile de birlikte uyumlu bir ortaklık

oluşturduk.

Yatırım için ne kadar bütçe ayırdınız,

rakamlarla aktarabilir misiniz?

Bro’s Burger&Kitchen kurulduğunda,

sermaye yapısının güçlü olması

sebebiyle, bu alanda yapılmış en

büyük ödenmiş sermaye olarak

düşünebilirsiniz. Günümüz itibariyle

yapılan yatırım 2 milyon TL

civarındadır, bu yatırımı 2020 yılı

sonuna kadar 5 milyon TL’ye çıkarmayı

hedefliyoruz.

Kayalar Mutfak olarak bu alana

yönelik gündeminizde yeni yatırımlar,

projeler var mı? Restoranı farklı

lokasyonlara da taşımayı planlıyor

musunuz mesela?

İstanbul, ekonomik olarak Türkiye’nin

en büyük şehri olduğundan markaya

ilk yatırımımızı buraya yaptık. İlk

olarak 2019 yılı içinde İstanbul’a 3

şube olarak planlanan yatırımın ilk

ikisi hızlı bir şekilde gerçekleşerek,

Akaretler ve Maslak’ta hizmet vermeye

başladı. Bu yıl içerisinde Akaretler ile

birlikte eş zamanlı olarak Maslak’ta

da hizmet vermeye başlayan Bro’s

Burger&Kitchen, yakında Anadolu

Yakası’nda da lezzet severlerle

buluşacak. 2020 yılında ise İzmir,

Ankara ve Bursa’ya birer şube açılma

hedefiyle ilerlemekteyiz.

Kayalar Mutfak olarak neler

yapıyorsunuz? Markayı, bağlı

bulunduğunuz kulvarda ne şekilde

konumlandırıyorsunuz?

Kayalar Mutfak; kuruluş tarihinden bu

yana endüstriyel mutfak sektöründe

faaliyet göstermekte olup, yarım yüzyılı

aşkın tecrübesiyle sektörün lider

kuruluşlarından biri haline gelmiştir.

Bugün 26 bin m² kapalı olmak üzere

45 bin m²’lik alanda 500’den fazla

personelle; endüstriyel mutfak

cihazları imalatı, mutfak ekipmanları

imalatı, tasarımı, mutfak proje ve

taahhüt konuları ile yaklaşık 2.500 çeşit

ürünle sektöründe öncü olmaya devam

etmektedir. Kuruluşumuz yurt içi ve

yurt dışı proje ortaklarımızla yaptığı

uyumlu çalışmalarla gerek sektörün

tanıtımı gerekse yeni ürünlerin

tüketicilerin hizmetine sunulması ile

yapılan ihracat ve ülkemize sağlanan

döviz girdileriyle de üstlenmiş olduğu

misyonu yerine getirmektedir.

“Sektörümüzün üç büyükleri

arasındayız”

Türkiye genelinde 8 satış mağazamız ve

54 bayiimizle hizmet vermekteyiz. Yeni

katılımlar ve yatırımlarla bu hizmet

ağımızı daha da genişletmeye devam

etmekteyiz. Kalite anlayışını sadece

üretim ile sınırlamayıp, satış öncesi

ve satış sonrası faaliyetlerimizde

de yaptığımız çalışmalarla müşteri

memnuniyetini esas alan ilkelerimiz

doğrultusunda çalışmaktayız.

Yeni teknolojilere uyumlu olarak

üretilen ürünleri, tüketicilere fayda

sağlayacak ergonomik tasarımları,

uluslararası standartlara uygun

olarak gerçekleştirmekteyiz. İnsan

kaynaklarımıza verdiğimiz önem

ve müşterilerimize verdiğimiz iyi

hizmetlerimize devam ederek,

çağımızın koşulları gereği

misyonumuzu en iyi şekilde

sürdürmeye kararlıyız. Üretiminin

yüzde 60’ını ihraç eden bir firma

haline gelen Kayalar, sektörde üretim

kapasitesi ve satış rakamlarıyla

sektörün üç büyükleri arasındadır.

Erol Kaya kimdir?

Yeditepe Üniversitesi Endüstri

Ürünleri Tasarımı mezunu olarak

yüksek lisansını da aynı üniversitede

tamamladı. Lise yıllarından itibaren

aile şirketi olan Kayalar Mutfak’ta

birçok birimde çalıştıktan sonra 10

yılın üzerinde bir tecrübeyle bugün

şirkette genel müdür yardımcılığı

yapmakta olan Kaya, Bro’s Burger &

Kitchen’ın da şirket ortağı.


56

hotel restaurant

& hi-tech

marka güncel

ISM, yenilikçi ve yaratıcı fikirler arıyor!

İnci Holding iştiraki ISM Minibar, 23 yıllık deneyimiyle ağırlama ve konaklama sektörüne yön

verirken girişimcilere de kapılarını açtı. Ürettiği minibarların yüzde 70’ini beş kıtada toplam 65

ülkeye ihraç eden ISM Minibar, ekipman veya hizmet kapsamında yenilikçi ve yaratıcı fikirleri

olan otel çalışanları için yarışma düzenliyor. Yarışmaya başvurular 15 Kasım’a kadar www.

fikirism.com internet sitesi üzerinden yapılabilecek. Tüm projeler ön incelemeden geçtikten

sonra 22 Kasım’da seçici kurul tarafından değerlendirilecek ve 20 Aralık’ta kazananlar

açıklanacak. Yarışma kapsamında birinciye 10 bin, ikinciye 5 bin, üçüncüye ise 2 bin 500 TL

ödül verilecek. Ayrıca Seçici Kurul’un uygun görmesi halinde özel ödül ya da mansiyon da

verilebilecek. ISM Genel Müdürü Niyazi Şencan, yarışmayla ilgili olarak yeni iş fikirlerini

teşvik etmeyi amaçladıklarını söyledi. Şencan, “Bu yarışmayla dünya ve ülkemiz bazında fark

oluşturacak yenilikçi ve teknolojik ürünleri, uygulama, yazılım ve teknoloji çözümleri gibi fikirleri

değerlendireceğiz. Yarışmamız, yaratıcı ve yenilikçi fikir ve tasarımları üretmeye yönlendirirken,

bireylerin girişimcilik bilincini artırarak yeni iş fikirlerini teşvik etmeyi amaç ediniyor. Buna

ek olarak bireysel ve kurumsal fikir sahiplerinin ticari başarı potansiyeli yüksek iş fikirlerinin

desteklenerek hayata geçirilmesine de olanak sağlayacağız. Yarışmaya sunulan fikirlerin bir ya

da birkaçını karşılamasını beklediğimiz hedefler ise şöyle sıralanıyor; konaklama ve ağırlama

sektörü içerisinde fark yaratan hizmet veya ürünle alışkanlıkları değiştirmesi, müşteriye

ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sağlayarak müşteri memnuniyetini arttırması, mevcut

ürünleri, güncel ve geleceğin yenilikçi teknolojilerini kullanarak geliştirmesi, otel ve benzeri

yapıların özel ve ortak yaşam (oda, restoran, bar, mutfak, açık ve kapalı eğlence alanları vb.)

alanlarını daha kullanışlı ya da ilgi çekici hale getirmesi, işletmelerin verimliliğini arttırarak

işletme masraflarından tasarruf sağlaması ve tesislere olan güveni artırması” diye konuştu.

RATIONAL Türkiye Genel Müdürü

Ertan Özdemir emekliye ayrıldı

Ertan Özdemir, 3 yıl önce başladığı RATIONAL Türkiye Genel Müdürlüğü görevinden

30.09.2019 tarihinde emekliye ayrıldı. EMEA Bölgesinden sorumlu Başkan Yardımcısı

Alexander Wimmer konu ile ilgili “ Ertan bey 17 kişilik ekibi ile RATIONAL Türkiye’nin

pazarda iyi bir konuma gelmesini ve tanıtılmasını sağladı. İstanbul, Ankara,

İzmir ve Antalya bölgesinde ekibi ile birlikte demo merkezlerinin ve servis ağının

geliştirilmesine katkıda bulundu. Müşteri memnuniyetinin her zaman ön planda

olduğu şirketimizde, RATIONAL Türkiye olarak bunu üst seviyeye taşıdı. Tabi ki bu

RATIONAL Türkiye için güzel bir başlangıçtı ve bundan sonra da aynı şekilde ve daha

da artarak devam edecektir.” şeklinde konuştu. Bundan sonraki süreçte RATIONAL

Türkiye 17 kişilik ekibi ile birlikte yoluna daha da emin adımlarla ilerleyerek devam

edecektir. Ertan Özdemir’in emekliye ayrılmasından sonra görevi RATIONAL Türkiye

Satış Direktörü Okan Öztürk ve RATIONAL Türkiye Finans ve İdari İşler Direktörü

Kemal Bakırtaş devam ettirecek.

Turyağ’dan yağ sektörüne

6 milyon TL’lik yatırım

Turyağ yenilebilir yağlar alanındaki tecrübe ve bilgi birikimini, inovasyon ve

teknoloji ile birleştirerek müşterilerine hizmet vermeye devam ederken;

yeni kurduğu pilot tesis sayesinde yüksek kalitedeki ürün ve hizmetlerini

çeşitlendirerek daha hızlı şekilde sektörün beğenisine sunabilecek. Ayrıca

pilot tesisle sağlanan tam otomasyon ile raporlama ve kayıt kapasitesi de artış

gösterecek. Rafineri ve margarin üretim bölümlerinin farklı alanlarda yer aldığı

konvansiyonel üretim metotlarının aksine, yeni pilot tesiste Turyağ’ın getirdiği

inovasyon sayesinde tüm yağ rafine aşamaları tek bir çatı altında toplanacak. Yeni

pilot tesis, Turyağ’ın müşterileri ile birlikte özel bir tecrübe geliştirerek pazara

yenilikleri daha hızlı sunmasını sağlarken numune üretimi, analiz, kristalizasyon

ve dolgu kaplama süreçlerini de daha verimli şekilde gerçekleştirebilecektir.

100 yıllık bir geçmişe sahip Turyağ, Cargill’in 154 yıllık global deneyim ve

bilgi birikimini harmanlayarak ihtiyaca yönelik ürün ve hizmetler geliştirerek

endüstriyel ve ev dışı tüketim alanlarında geniş bir ürün portföyünü müşterilerinin

beğenisine sunmaya devam ederken, müşteri çözümleri odaklı inovasyon

kültürüne bağlılığını yeni yatırımlarla gelecek yıllarda da geliştirmeyi planlıyor.



58

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

25’inde

executive

şef

Kemal

Can

Yurttaş

Bir okul gezisi esnasında,

koridorlarında gezdiği liseye

hayranlığa başlıyor, aşçılığa ilk

merakı. Oysa o vakte kadar aklında

ne mutfak var ne de yemek yapmak!

Belki çocukluk hayallerinden kalma

polis olma hevesi, bir miktar acil servis

hekimliği... “İkisi de atraksiyonlu,

adrenalin dolu işler. Tıpkı aşçılık

mesleği gibi hızlı karar verecek, hatasız

uygulamaya geçeceksin” diyor, “Aşçılık

da zaten böyle bir şey değil mi?” diye

de ekliyor. Ardından “ben de bir okul

kazanacağım” diyor, Selimpaşa Turizm

Otelcilik Lisesi’ne kaydını yaptırıyor,

Kemal Can Yurttaş.

Daha 16’sında... Okul deyip, salt

eğitime yaslamıyor sırtını öyle.

Bir yandan lise sıralarını örnek

öğrenciliğiyle aşındırıyor, bir taraftan

profesyonel şeflerin mutfağına büyük

bir heves ve iştahla tutunuyor. Balık

ayıklıyor, soğan doğruyor, çuvallarca

patates soyuyor. Malta Köşkü’ndeki

stajında “ilk büyük şefim” dediği

Şenol Özbay’ın mutfağından küpünü

doldurarak çıkıyor.

Afyon günleri...

Mutfağın en genç mutfak şeflerinden

biri olarak sektöre adını yazdırmayı

başaran Kemal Şef, liseden

sonra eğitimini Afyon Kocatepe

Üniversitesi’nde devam ettiriyor.

Türkiye coğrafyasında o günlerde

yerini pek de iyi bilmediği bu şehir, ilk

vakitler, çok acayip geliyor ona. Ne

de olsa doğup büyüdüğü İstanbul’un

ne sosyokültürel dokusuna ne de

yeme içme, eğlence kültürüne

uymuyor. Şimdilerde, Türkiye’de en

çok sevdiği ikinci şehir statüsüne

koyduğu Afyon’dan kaçmayı bile göze

alıyor o vakitler. Neyse ki arkadaşları

ve hocaları destek çıkıyor da, şehri

benimsemesi çok ıstırap vermiyor.

Ama sevdi mi de tam seviyor! İki yıllık

eğitim süresini başarılarıyla öyle bir

parlatıyor ki, o artık hem okulunun hem

de ailesinin gururu! 350 kişilik okulun

aşçılık takımındaki 10 öğrenciden biri.

O zaman gelsin mi kupalar, ödüller,

madalyalar...


Alancha mutfağıyla ilk tanışma

Alancha Restaurant’ın tecrübeli şefi

Kemal Can Yurttaş’ın Afyon Kocatepe

Üniversitesi’nden mezun oluşuna kadar

ki öyküsü tam da böyle. Ya sonrası?

Conrad İstanbul Bosphorus’un

mutfağında ilk üniversite stajını

yaptıktan sonra profesyonel çalışma

hayatına başladığını anlatan Kemal

Şef, daha sonra sırasıyla Rixos Göcek

Otel ve The House Cafe İstinyepark’ta

çalışıyor. Aşçılık dünyasının umut veren

şeflerinden Yurttaş, hemen arkasından

Alancha Restaurant’ın Alaçatı şubesine

geçiş yapıyor. 2014 yılı sonunda

İstanbul’daki yeni şubesi de açılmak

üzere o aralar. “Şef Murat Deniz

Temel’i tanıyordum. Benden cv atmamı

istedi, geldim, görüştük. Şubat 2015’te

komi olarak Alancha İstanbul’un

açılışında bulundum. Mayısın sonu

gibi de Alaçatı’ya geçtim. Yaklaşık 6

ayım orada geçti. Kasım ayı gibi de

tekrar İstanbul’a döndüm” sözleriyle

Alancha’daki yolculuğunu anlatan

Yurttaş, chef de partie, sous şef derken

2017 yılının sonu itibari ile o en çok

hayal ettiği mutfak şefliği görevine nail

oluyor.

Büyüklerine çalım ata ata yükseliş

Genç yaşa sığdırılmış bu övgüye

değer tecrübeler, her ne kadar

benim kalemimden bir su gibi aksa

da, yükseliş öyle sanıldığı gibi kolay

olmuyor tabii. Düşünün ki, önünüzde,

35 aşçı büyüğünüz sırada bekliyor.

Mesleğinde son derece hırslı ve

ayakları yere sağlam basar bir şef

olarak tabir edebileceğim Yurttaş, en

başından hedeflerine öylesine bağlı ki,

önce 15 kişiyi gerisinde bırakarak kısım

şefi oluyor. Keza sous şef olurken de

yine benzer çalımlar!

Hem seviyor hem de seviliyor, kendi

ağzından. Mutfakta çalışkan mı

çalışkan! Yatırımcıları da çok seviyor,

sahipleniyor. Kendi gibi genç ve

deneyimli mutfak şefi Murat Deniz

Temel de kol kanat geriyor, destekliyor

bu süreçte. Hatta günü geliyor,

ayrılacağı mutfağı, güvenle teslim

edebileceği bir isim olarak Kemal Can

Yurttaş’ı restoranın yatırımcılarına bile

öneriyor.

İlk insandan günümüze köklü bir

hikayeyi servis ediyor

Eğitim tamam, deneyimler yerinde,

hızlı yükseliş takdire şayan... Ya

bundan sonrası? Kemal Şef’e,

biraz da Alancha mutfağına yönelik

çalışmalarından bahsetmesini salık

veriyorum. Anadolu mutfağına hakim

restoranda müşterilerine a la carte

ve tadım olmak üzere iki ayrı menü

servis ettiklerini söyleyen Yurttaş,

Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan

lezzetlerini altı farklı tadım yemeğiyle

sunduklarını söylüyor. Müzik eşliğinde

bir tabak sunumu değil, sözünü

ettiği. İlk insandan günümüze köklü

bir hikayeyi gerek lezzeti, sunumu

gerekse ambiyansıyla damak severlere

yaşatmayı kendilerine misyon

edindiklerini anlatıyor.

Misal, haşhaşı ve çiğ köfteyi taşın

üzerinde dövüyor. O güzelim kuzu etini,


60

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

Yemeği lezzetli kılan ürün

kalitesidir, pişirme tekniğidir.

Ya şefin yorumu? Bir tarifi

yorumlarken en büyük gücünü

geleneksel kültürden aldığını

anlatan Yurttaş, bir örnekle,

dünyanın ilk steak tartarı

unvanına sahip çiğ köfteyi

yeterince yaşatamamaktan dem

vuruyor. Özünü bilmeden yurt

dışı mutfaklara açılmamak

gerektiğini söyleyen Kemal Şef,

“Ben bu mesleğe İtalyan mutfağı

ile başlamak istemezdim. Nasıl

ki bir doktor, önce pratisyen

hekim diploması alır, bir sağlık

ocağında çalışır, ardından

cerrah olursa, biz Türk şefler

için de temel tutkumuz, Türk ve

Anadolu mutfaklarımız olmalı.

Önce yerelimizi öğrenmeli,

sahip çıkmalı, sonra yabancı

mutfaklara yönelmeliyiz

altında defneyi yakıp dumanlar eşliğinde

servis ediyor. Karidesi, servis masasının

tam ortasında sıcak taşın üzerinde

pişiriyor. Menünün o günkü yıldızı Hitit

mutfağından bir ördek göğsü ise, farklı

bir yorumla günümüzün ilk keşkeği olan

Hallantiye ile sunuyor.

Alancha, bu kışı ırkçı menüyle

karşılayacak

Peki bu kış Alancha müşterilerini ne

gibi sürprizler bekliyor, soruyorum.

Restoranda, Anadolu mutfağından

esinlenmiş bir islim kebabı da tercih

edebilirsiniz, Konya yağ somonu ya da

fümelenmiş balığı da! Peki daha başka

neler? Bu sezon için yepyeni bir tadım

menüsü oluşturduklarını dile getiren

Kemal Şef, Laz’ından Çerkez’ine,

Süryani’sinden Boşnak’ına Türkiye’de

yaşayan etnik kökenleri aldıklarını ve

tüm bu lezzetleri yakın bir zamanda

müşterilerine sunacaklarını söylüyor.

Tabaklarını R&B eşliğinde çıkarıyor

Biraz da şefi tanıtmak istiyorum. Son 4.5

yıldır Alancha Restaurant’ın mutfağını

profesyonellikle yöneten Yurttaş,

‘işleyen demir pas tutmaz’ diyenlerden...

Kendi ağzından, hiçbir maddi beklentiye

kapılmaksızın ne iş verilirse yapıp,

çalışmaktan asla gocunmayan bir

mutfak gönüllüsü. “Çünkü mesleğimi

çok seviyorum. En büyük şansım

da mutfağa erken yaşta başlamam

herhalde. Bunu bir hediye olarak kabul

ediyorum. Ben dünyadaki her insanın

bir yeteneğinin olduğunu varsayıyorum.

Önemli olan bu yeteneği keşfetmek

sanırım. Aşçılığa olan yeteneğimi erken

yaşta keşfettiğim için de kendimi çok

şanslı hissediyorum” diyen Kemal Şef

için mutfakta başarıyı yakalamanın altın

anahtarı, iyi bir ekip çalışması ortaya

koymaktan geçiyor. Bu iş birliğini bir

zincirin halklarına benzeten Yurttaş,

“Bu mutfakta hepimiz bir halkayız, biri

koptuğu zaman ritmimiz de bozulur”

diyor. Yemek yaparken müzik dinlemeyi

ve dinletmeyi ayrı bir önemsiyor,

Yurttaş. Mutfakta müziğin motive

edici, performans arttırıcı bir gücünün

olduğunu anlatan Yurttaş, operasyon

esnasında en çok da old school ve R&B

müzikleri dinlemekten zevk alıyor.


Mutfağı bir sanat olarak

niteleyen Kemal Can

Yurttaş, ancak yaptığı işle

tamamlandığını söylüyor.

Yaşamını işine göre koordine

etmekten bir an olsun

yüksünmeyen Kemal Şef, kendine

özel zamanlar ayıramadığında

bundan bir an olsun şikayet

etmiyor. Başarının, bir yaşam

tarzı haline dönüştürüldüğünde

yakalanabileceğine inanıyor.

Yeni mutfak adaylarına

hayal kurmalarını, Türk ve

yabancı şefleri takip etmelerini,

gastronomi alanındaki

gelişmelere yakın durmalarını, en

önemlisi de, zorluklar karşısında

pes etmemelerini öneriyor.

Sıfır hatasız planlara odaklı idealler

Alancha Restaurant’ın yanı sıra House

Of Brothers’in de mutfak şefliği

görevini yürüten Kemal Can Yurttaş’ın

on parmağında on marifet! Bir

dönem Bahçeşehir Üniversitesi’nde

Türk mutfağı derslerine giren dinamik

şef, Digitürk beIN Gurme kanalında

haftanın beş günü yemek programı

yapıyor. Önümüzdeki üç yılın sonunda

vatani görevini tamamlayarak yurt dışı

mutfaklara açılmayı hedefleri arasında

koyan Kemal Şef, o kadar programlı ve

sistematik ki, ileriye dönük planlarını

şimdiden kalem kalem hazırlamış

bile. Kendini Yunan, İtalyan, Suriye,

Lübnan ve İsrail mutfaklarına yakın

bulduğunu söyleyen Yurttaş, ilk olarak

Danimarka’da Noma Restaurant’ta

çalışacak, Danimarka’da 3 aylık stajını

yaptıktan sonra İspanya’da El Celler

de Can Roca Restaurant’ın mutfağına

girecek, son olarak da Türkiye’ye dönüp

iş imkanlarını değerlendirecek. Üstelik

de sıfır hatasız! Ve tabii, pek çok şef

gibi o da kendini hazır hissettiğinde

hayalindeki restoranını açacak.


62

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

5. Gastromasa Konferansı dünyaca

ünlü şeflerle ilham verecek

Bu yıl 5.si düzenlenecek olan ve gastronomi tutkunlarının heyecanla beklediği Gastromasa Konferansı,

30 Kasım’da İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde meraklılarıyla buluşacak. Her yıl özel bir tema

örgüsüyle yola çıkan Gastromasa, bu yıl yaratıcılığın önemli unsurlarından ‘ilham’ temasını işleyecek.

Aitor Arregi

Albert Raurich

Albert Adria

Alexandre Couillon

Dünyaca ünlü iddialı şeflerin

workshoplar ve özel sunumlarla

sahne alacağı ve bu yıl 5.si

düzenlenecek olan Gastromasa

Konferansı, 30 Kasım Cumartesi İstanbul

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

Sektörün ileri gelenleri ve gastronomi

tutkunlarını ağırlamaya hazırlanan

ve 1 tam gün sürecek Gastromasa’da

dünya mutfaklarını temsil eden

ünlü şefler kendilerine ilham veren

unsurları hazırladıkları özel sunumlarla

ziyaretçilerle paylaşacak. Her yıl olduğu

gibi bu yıl da konferans öncesi konuk

şehir ziyareti gerçekleştirilecek olan

etkinlikte şefler ve yurtdışından gelen

konuklar, bu yıl Adana ve Gaziantep’i

ziyaret edecekler.

Patrick Roger

Pierre Marcolini

Paulo Airaudo

Soren Selin

Andoni Luis Aduriz

Elena Arzak

German Martitegui

Ivan and Sergey Berezutskiy

Joxe Mari Aizega

Cristina Bowerman

Gaston Acurio

Gert De Mangeleer

Janice Wong

Paco Roncero

Dünyanın en ünlü çikolata şefi

İstanbul’a geliyor

14 yaşından beri çikolata ile uğraşan

Marcolini, en iyi kakao çekirdeklerini

bulmak ve mükemmeliyetçiliğiyle birlikte

en rafine ürünlerini sunmak için dünyanın

dört bir yanında seyahatlere çıkıyor. 1995

yılında dünya pastacılık şampiyonluğunu

kariyerine ekleyen Belçikalı çikolatacı

zamanının en iyi çikolata ustalarından biri

olarak görülüyor.

İlham verecekler

“Duyuların ustası” olarak bilinen

Danimarka’nın önemli restoranlarından

olan ve iki Michelin yıldızlı AOC’nin

şefi Søren Selin, pek çok yemek yazarı

tarafından “Nordik mutfağını punk’tan

aristokrata taşıyan genç yetenek” olarak

biliniyor. AOC 2 Michelin Yıldızı’na

sahip ve bu sıralamayla Kopenhag’ın

en başarılı restoranlarından biri sayılan

Søren Selin’den ilham almak için 30

Kasım’da Gastromasa’ya davetlisiniz.

Yeni nesil Latin Amerika şefleri içinde

bir itici güç olan Virgilio Martínez ile

efsanenin arkasındaki gizli kahraman

olarak gösterilen eşi Pia Leo, Peru’nun

biyo-çeşitliliğine duyduğu tutku, And

Dağları’ndaki araştırma projesini

anlatmak üzere İstanbul’a geliyor.

İzleyenlere ışık tutacak

Birçoğu Michelin yıldızlı şeflerden

oluşan 5. Gastromasa Konferansı’nda

Virgilio Martinez and Pia Leon

Andreas Caminada

2015 yılında dünyanın en iyi pasta

şefi unvanına sahip şefi Albert Adria,

dünyanın en büyük mutfak otoriteleri

tarafından Barcelona’da açtığı Dos

Palillos için “Asya dışındaki en önemli

Asya Mutfağı’nın şefi Albert Raurich,

Avrupa’nın en genç 3 Michelin yıldızı

sahipli şefi Andreas Caminada, Andoni

Luis Aduriz, Gert de Mangeleer,

Elena Arzak, Gaston Acurio, German

Martitegui, Cristina Bowerman,

Alexandre Couillon, Patrick Roger, Aitor

Arregi gibi konusunda uzman 20 ünlü

şefin konuşmacı olarak yer alacağı

Gastromasa’da ayrıca Singapurlu

pasta şefi Janice Wong, Moskovalı

ikizler Ivan – Sergey Berezutskiy, Bask

ürünleri ile Arjantin mutfağı sunan San

Sebastian’daki Amelia restoranının

şefi Paulo Airado, sanatsal İspanyol

mutfağının en prestijli şefleri arasında

sayılan Paco Roncero, 2 Michelin yıldızı

sahibi mutfaktaki ilham unsurunu

irdeleyerek farklı bakış açılarını

konferansı izleyenlere ışık tutacak. İki

Michelin yıldızlı ve Fransız restoran

değerlendirme rehberi Gault Millau’da

20 üzerinden 19 puan alan şef Alexandre

Couillon ve Bask Culinary Center’ın

Genel Müdürü Joxe Mari Aizega da

Gastromasa’da yerini alacak.



64

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Gastronomınin 2023 stratejisini

Gastrotalks belirleyecek

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD), Türkiye’nin 2020 ve 2023 gastronomi stratejilerini

belirlemek üzere ilkini düzenlediği Gastrotalks etkinliğinde sektörün kanaat önderlerini

26 Ekim Cumartesi akşamı Hilton İstanbul Bosphorus’ta bir araya getirdi.

Gastronomi Turizmi Derneği

ev sahipliğinde gerçekleşen

Gastrotalks‘ ’Kanaat Önderleri

Konuşuyor’’ temalı etkinliğin ilk konuğu

ünlü seyahat yazarı ve tarihçi Saffet

Emre Tonguç olurken, özel ikramların

sunulduğu programa; İstanbul’un

Turizmden Sorumlu Vali Yardımcısı

Hülya Kaya, TÜRSAB Gastronomi

İhtisas Başkanı Ömer Kartın, MÜSİAD

Kahramanmaraş Gastronomi Turizmi

Derneği Başkanı ve Alpedo Dondurmaları

sahibi Sami Kervancıoğlu, TÜSİAD’dan

Seda Mızraklı Ferik’in yanı sıra turizm

ve gastronomi sektörünün önemli

temsilcileri katıldı.

Milli değerlerin önemine dikkat

çekildi

Türkiye gastronomisinin gelişimi için

gerekli olan stratejik planların tüm

detaylarıyla masaya yatırıldığı program

dahilinde milli değerlere sahip çıkmanın

önemine vurgu yapılırken, bu kapsamda

müze, restoran ve otellerin bir bütün

olarak ele alınmasının önemli olduğu

ifade edildi.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na

gastronomi kategorisinde giren

kent sayısının Gaziantep ve Hatay

ile sınırlı kalmamasının, Türkiye’nin

diğer gastronomik ve kültürel marka

kentlerinin de keşfedilmesinin sektörün

gelişimi adına önemli bir adım olacağı

inancının paylaşıldığı Gastrotalks kanaat

önderleri buluşmasında bu konuda

belediyelerden gelecek yatırım desteğinin

de önemine işaret edildi.

Boztepe: “Her ay farklı bir konuk ve

temayla devam edeceğiz”

Türkiye’nin gastronomi alanında 2020 ve

2023 stratejilerini belirlemek amacıyla

ilk buluşmalarını gerçekleştirdiklerini

belirten Gastronomi Turizmi Derneği

Başkanı Gürkan Boztepe, “Bir sonraki

adımda ortaya çıkan özet raporu


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet

Ersoy ile paylaşacağız” diyerek şunları

söyledi: “Gastronomi Turizmi Derneği

ülkemizde bu konuda çalışmaları ilk kez

başlatan, Kültür ve Turizm Bakanlığı

ve TÜRSAB ile entegre çalışan tek

kurumdur. Gastrotalks organizasyonları

ile Türkiye’nin kanaat önderlerini

GTD üyelerimiz ile buluşturup, 2023

gastronomi stratejileri belirleniyor.

Dokümanlar Kültür Turizm Bakanlığı’na

iletilmektedir. Biz bu etkinliği her ay farklı

bir konuk ve temayla devam ettirmek

istiyoruz”.

Tonguç: “Herkes elini taşın altına

koymalı”

Gastrotalks etkinliğinin ilk konuğu

olan Saffet Emre Tonguç, yoğun ilgiyle

dinlenilen konuşmasında bir turizm

çeşitlemesi olarak gastronomi turizminin

gelişmesi için sektördeki herkesin elini

taşın altına koyması gerektiğini söyledi.

Tonguç, “Anadolu’daki artık güzel

yemekler restoranlarda değil, evlerde

yapılıyor. Müzeler de buna ciddi bir

katma değer sağlıyor. Bizim ülkemizde

İtalya’dakinden çok daha fazla Roma

dönemine ait eser var, kıymetini bilelim”

diye konuştu.

Kaya: “Her konuda yanınızdayız”

İstanbul’un Turizmden Sorumlu Vali

Yardımcısı Hülya Kaya, konuşmasında

GTD Başkanı Gürkan Boztepe’yi nitelikli

organizasyonu dolayısıyla tebrik ederken,

her konuda yanlarında olduğunu belirtti.

TÜRSAB Gastronomi İhtisas Komite

Başkanı Ömer Kartın, Türkiye’nin

gastronomik değerlerni ön plana

çıkartmak üzere başlattıkları Gastro-Tren

Projesi ve GTD iş birliklerini aktardı.

Kahramanmaraş Gastronomi Turizmi

Derneği Başkanı Sami Kervancıoğlu

ise, şehrin 800 çeşit yemeğinden ve

kültüründen bahsetti.

Ünlü gezgin Serda Büyükoyuncu’nun

Tonguç ile birlikte seyahat deneyimlerini

aktardığı etkinlikte Hilton İstanbul

Bosphorus Hotel’in davete özel hazırlanan

menü katılımcılardan tam not aldı. Çok

samimi geçen toplantı yemeği sonrası

Saffet Emre Tonguç sevenlerine imzalı

kitabını takdim etti.


66

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

2019’un Top Chef’i belli oldu

Türkiye’nin lider toplu yemek ve destek hizmetler sağlayıcısı Sofra/Compass Group

Türkiye’nin bu yıl yedinci kez düzenlediği geleneksel Top Chef 2019 Yarışması’nın birincisi

belli oldu. Senede bir gün rakip, geri kalan her gün ekip olan 7 şefin yarıştığı Top Chef

2019’da birinci, Şef Ayhan Özdil oldu.

Sofra/Compass Group Türkiye

tarafından bu yıl 7’ncisi kez

düzenlenen “Top Chef 2019”,

12 Ekim’de İstanbul Gastronometro

mutfağında gerçekleştirildi. Türkiye

genelinde yapılan bölgesel seçmeler ile

büyük final için yarışan şefler, birinci

olabilmek adına kıyasıya bir mücadele

sergiledi. Toplamda 83 şefin yarıştığı

elemelerde Top Chef 2019’un büyük

finali için yarışacak 7 şef belirlendi. Jüri

üyeliğini, Türk Yemek Uzmanı ve Yazar

Sahrap Soysal, Food in Life Dergisi

Genel Yayın Yönetmeni Gökmen Sözen,

Tarif Geliştirici, Yemek Tasarımcısı

Pelin Bozkurt Bilgiç, Gastronometro

Yönetici Eğitmen Şef Vedat Demir, Metro

Danışman Şefi Yahya Tayfun Karayel’in

yaptığı Top Chef 2019’da, birincilik

ödülünün sahibi Şef Ayhan Özdil oldu.

Lezzetin ustaları yarıştı

Sofra Compass Group tarafından

her yıl geleneksel olarak düzenlenen

etkinlikte, birbirinden profesyonel

şefler hünerlerini sergiledi. Usta şefler

tarafından hazırlanan benzersiz yemek

tabakları, konusunda uzman kişiler

tarafından değerlendirildi. Finale kalan 7

profesyonel şeften, 90 dakika içerisinde

başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan

3 farklı tabak sunumu hazırlamaları

istendi. Ortaya çıkan menüler jüri üyeleri

tarafından lezzet, sunum, yaratıcılık,

mutfak teknikleri, hijyen gibi kriterler

çerçevesinde değerlendirildi.

“Yılda bir gün rakip, geri kalan

zamanda ekibiz”

Top Chef 2019 Türkiye finali birincisi Şef

Ayhan Özdil, duygularını şu cümlelerle

ifade etti: ‘’Bu yılın birincisi olmaktan

çok mutluyum. Aynı çatı altında, birlikte

çalıştığım, her biri birbirinden değerli ve

yetenekli şef arkadaşlarımla böyle keyifli

rekabet içinde olmak çok değerliydi.

Sürpriz zorluklara karşı hepimiz elimizden

geleni yaptık, heyecanlı bir o kadar da

eğlenceli bir süreç yaşadık, jürideki değerli

isimler heyecanımızı katladı.’’

Yemek kültürüne verdikleri önem

ve değeri geleneksel olarak

gerçekleştirdikleri etkinlikle

desteklediklerini belirten Sofra / Compass

Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı

ve CEO’su Nihat Kartal, “Değerlerimizi

yaşatmak ve yansıtmak için sürdürülebilir

çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sofra/

Compass ailesi olarak, bu yıl 7.’sini

düzenlediğimiz Top Chef yarışmamıza

olan heyecanımız her yıl katlanarak

artıyor. Bir yarışmadan çok ülkemizin

yemek kültürünü değerli insanlar ile

paylaştığımız etkinliğimizde, gastronomi

kültürünün yaygınlaşması adına bizlere

destek olan şeflerimizle birlikte olmaktan

büyük mutluluk duyuyoruz. Top Chef

yarışmasının gastronomi alanında yeni

fırsatlar yarattığına inanıyoruz” dedi.



68

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

İstanbul Coffee Festival’den

44.118 ziyaretçi ile yeni bir rekor

Dream Sales Machine’in kahve sektöründe dünyaca tanınan etkinliği İstanbul

Coffee Festival, KüçükÇiftlik Park’ta 44.118 ziyaretçinin katılımıyla gerçekleşti.

Festival kapsamında atölye çalışması, söyleşi ve panel olmak üzere 33 etkinlik ve

24 konser düzenlendi.

Avrupa’nın en büyük iki kahve

festivalinden biri konumunda

olan İstanbul Coffee Festival,

6. yılında nitelikli kahvenin kaynaktan

başlayan yolculuğunu kahvenin

geçmişi ve günümüzün yeni nesil

lezzetleri ile birlikte paylaştı. Her

yıl onlarca kahve profesyonelini

kahveseverlerle buluşturan festival,

bu yıl da eğitici ve eğlenceli içeriklerle

dolu workshop ve seminer programına

ev sahipliği yaptı. 44.118 kahveseverin

katılımıyla gerçekleşen festivalde

33 etkinlik ve 24 konser düzenlendi.

Kahvenin yanında 8 ton süt ve 9.000

şişe su tüketildi, arıtılmış su miktarı

54.742 litre olarak gerçekleşti.

İstanbul’un marka festivali

İstanbul’un marka festivali konumunda

bulunan İCF, bir kent festivali olarak

büyük ilgi görüyor. Kahvenin yarattığı

duygular ve yaşam alanları üzerine

kurgulanan festivalin programında her

yıl sevilen lokal kahve dükkanlarının

yanı sıra dünyaca ünlü coffee shop’lar,

kendi evinin baristası olmak isteyenler

için çeşitli workshop ve seminerler,

farklı aktivite alanlarında yeni

deneyimler ve sevilen müzisyenlerin

konserleri yer alıyor.

Sesli: “Eylül, kahveseverler

için özel bir anlam ifade etmeye

başladı”

İstanbul Coffee Festival’in kahve

denilince akla gelen en büyük

organizasyon olarak hafızalarda

pekiştiğini ve festival sayesinde artık

eylül ayının kahveseverler için özel bir

anlam ifade ettiğini belirten Dream

Sales Machine Başkanı Alper Sesli,

başta festivalin ana sponsoru Axess

olmak üzere tüm sponsor firmalara ve

ziyaretçilere teşekkürlerini sunduğunu

söyledi. İCF’nin Türkiye’de kahve

sektörünün geldiği aşamayı da temsil

ettiğini belirten Sesli, 2020 yılında

yine birbirinden farklı etkinlik ve yeni

deneyimlerle organizasyonu daha da

ileriye taşıyacaklarını vurguladı.

Alper Sesli



70

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

31.729

kahvesever

Ankara

Coffee

Festival’de

buluştu

Dream Sales Machine

tarafından bu yıl Bilkent

Center’da 4’üncüsü

gerçekleştirilen Ankara

Coffee Festival, 31.729

ziyaretçinin katılımıyla

tamamlandı. Festival

kapsamında 25 atölye

çalışması ve 23 konser

düzenlendi.

Ankara Coffee Festival, 4. yılında

nitelikli kahvenin kaynaktan

başlayan yolculuğunu kahvenin

geçmişi ve günümüzün yeni nesil

lezzetleri ile birlikte paylaştı. 31.729

kahveseverin katılımıyla gerçekleşen

Ankara Coffee Festival yeni bir katılımcı

rekoruna imza atarken, festival

kapsamında 25 atölye çalışması ve 23

konser düzenlendi. Kahvenin yanında

6 ton süt ve 5.500 şişe su tüketildi,

arıtılmış su miktarı 42.462 litre olarak

gerçekleşti.

Başkentin kahve kokulu festivali

Her yıl onlarca kahve profesyonelini

kahveseverlerle buluşturan Ankara

Coffee Festival, bu yıl da eğitici ve

eğlenceli içeriklerle dolu workshop

ve seminer programına ev sahipliği

yapıyor. Kahve meraklıları için

workshop alanında demleme teknikleri,

duyusal tadım, kahveli içecekler, kahve

yemek eşleşmeleri başlıkları altında

atölye çalışmaları yapılıyor, seminer

ve panellerde merak edilen konular

katılımcılarla paylaşılıyor.

Ankara Coffee Festival’in 4. yılında çok

daha olgun bir organizasyon niteliği

kazandığını ve sadece birkaç yıl içinde

dünya çapında tanınan İstanbul Coffee

Festival’i yakaladığını söyleyen Dream

Sales Machine Başkanı Alper Sesli,

ACF’nin her yıl yeniliklerle geleceğini ve

başkentlilerin beklentilerinin de ötesine

geçeceğini vurguladı. Bilkent Center’ın

festivale büyük destek sağladığını

vurgulayan Sesli, festivale katkı veren

tüm sponsorlara ve ziyaretçilere

teşekkürlerini sundu.

Bu yıl yenilenerek bünyesine

birçok ulusal firma katan

Bilkent Center, Festivalde

20. yılını kutladı. Alanı

dolduran binlerce kahve

tutkununun yer aldığı

kutlamada pastayı Tepe Emlak

Yatırım İnşaat Ticaret A.Ş.

Genel Müdürü Hayal Olcay;

Bilkent Center AVM Müdürü

Ayhan Aytekin ve yönetim ekibi

ile birlikte kesti.



72

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

WWF-Türkiye ve TURYİD,

sıfır atık için “kullan at-ma” dedi

WWF-Türkiye ve TURYİD, plastik kirliliğine dikkat çekmek için yelken açan WWF’in Blue Panda

Teknesi’nde, restoranlara yönelik bir atık azaltma girişimi başlattı.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma

Vakfı) ve Turizm Restoran

Yatırımcıları ve Gastronomi

İşletmeleri Derneği (TURYİD), WWF’in

Blue Panda Yelkenlisi’nin Türkiye ziyareti

çerçevesinde Sıfır Atık hareketine destek

amacıyla bir girişim başlattı. Daha sağlıklı

ve iyi korunan bir Akdeniz için yelken

açan tekne Akdeniz’de plastik kirliliğine

dikkat çekiyor. Bu çerçevede TURYİD üyesi

restoranlardan harekete katılanlar da, Blue

Panda yelkenlisinde düzenlenen etkinlikte,

“Atık Azaltma Taahhütleri”ni açıkladı.

Toplam 22 restoran, 121 şube

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli

ve TURYİD Başkanı Kaya Demirer’in

ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe

katılan restoran sahipleri; Amerikan

servislerin kaldırılması, suyun sürahide

servis edilmesi, tek kullanımlık şeker

paketlerinin kaldırılması ve pipet

kullanılmaması gibi taahhütlerde

bulundular ve diğer restoranları da bu

harekete katılmaya davet ettiler. Toplam

22 restoran, 121 şubesiyle hareketi

başlattı. Taahhüt edilen azaltımlar

sonucunda bir yılda 2700 ağaç kesilmemiş

olacak; 6 ton alüminyum, 460 ton su

tasarrufu sağlanacak ve 42 ton daha az

plastik atık çıkacak.

Pasinli: “Akdeniz’i kirleten atıkların

%95’i plastik”

WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı

Pasinli, etkinlik kapsamında yaptığı

konuşmada Akdeniz’deki plastik

kirliliğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“WWF’in geçtiğimiz yıl yayımlanan

‘Plastik Kapanından Çıkış: Akdeniz’i

Plastik Kirliliğinden Kurtarmak’ başlıklı

raporuna göre, Akdeniz’in açık sularını,

deniz tabanını ve kıyılarını kirleten

atıkların %95’ini plastik maddeler

oluşturuyor. Akdeniz’e kıyısı bulunan

Avrupa ve Afrika ülkelerinde plastiklerin

çoğu yolculuğunu Akdeniz’de

tamamlayıp deniz hayatına büyük

bir tehdit oluşturuyor. Ne yazık ki bu

tablonun kaynaklarından biri de biziz.

Türkiye bir yandan Akdeniz’deki plastik

kirliliğinin sorumlularından biri, öte

yandan Akdeniz’deki plastik kirliliğinin

en çok etkilediği sahiller ülkemizde

bulunuyor.”

Pasinli konuşmasını şu sözlerle

sürdürdü: “Bugün, bu kirliliğe dikkat

çekmek için tüm Akdeniz’i kat

ederek İstanbul’a ulaşan Blue Panda

Yelkenlisi’nde, TURYİD’e üye restoranlar,

bu kirliliği önlemek için atacakları

adımları duyurmak için bir araya geldi.

Geçen yıl, bireyleri tek kullanımlık

plastikleri bırakmaya davet ettiğimiz

“1 Güzel Hareket” kampanyamızla 110

binin üzerinde taahhüt topladık. Bugün

de bu daveti duyan, birer güzel hareket

yapan restoranlarla bir aradayız. Bunlar

küçük adımlar gibi görünebilir, ama bir

araya geldiğinde anlamlı değişiklikler

oluşturuyor. Onların bu güzel

hareketlerinin devamının geleceğine,

çığ gibi büyüyeceğine inanıyorum. Hadi

gelin, hepimiz birer güzel hareket

yapalım.”

Demirer: “Sektörde atık azaltımı

için çalışacağız”

TURYİD Başkanı Kaya Demirer ise

konuşmasında yeme içme sektörünün

atık yoğun bir sektör olduğuna dikkat

çekti: “Her gün restoranlarda milyonlarca

öğün yemek yeniliyor. Bunun sonucunda

oluşan yıllık gıda, ambalaj ve plastik

atığı çok ciddi rakamlara ulaşıyor. Bu

nedenle atacağımız her adım ciddi

değişiklik yaratma gücüne sahip. Yemeiçme

sektörüne daha bilinçli bir tüketim

anlayışı getirmek amacıyla TURYİD olarak

WWF-Türkiye ile sektörümüzdeki atık

miktarını azaltmak için çalışacağız.”

Sözlerini “Bugün üye restoranlarımız

şubelerinde atık azaltmaya yönelik

taahhütlerini açıklamak için bir araya

geldi. Restoranlarımızda kaynakların daha

verimli kullanılması ve atık oluşumunun

azaltılması amacıyla #birgüzelhareket

yaparak, biz de yarınlarımız için

önemli bir katkı sağlayabiliriz” diyen

Demirer, konuşmasını ülkemizdeki tüm

restoranları bu hareketin bir parçası

olmaya davet ederek bitirdi.

Taahhütte bulunan restoranlar:

Akbabalı, Banyan, Bidaha, Bigchefs,

Brasserie Polonez, Brewmark,

Cantinery, Firuze, Frankie İstanbul,

Grıll Polonez, İncirli Şaraphane,

Kırıntı, Kydonıa, La Mancha, Lucca,

Midpoınt, Pocoloco, Rana By Topaz,

Tadında Anadolu, Tickerdaze,

Turcusıne, Welldone.



74

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel / makale

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı

Gürkan Boztepe

En az yatırım ile yapılabilecek en hızlı

tanıtım cevheri olarak;

Gastronomi Turizmi!

Ülkemizde en hızlı ve yatırımı en az

olan tanıtım, Gastronomi Turizmi

tanıtımıdır. Gerek yurt içinde gerekse

yurt dışında tanıtım konusunda

izlenecek en aklıllı stratejidir,

Gastronomi Turizmi...

Dünyadaki önemli filmlerin içinde

İtalya, Çin ve Peru gibi ülkelerin

yemek sahnelerini sürekli şekilde

görmekteyiz. Bilinçaltımıza devamlı

olarak bu kültürler işlenmekte.

Turizm Bakanlığımız ve Yunus Emre

Enstitüsü’nün bu konuda çok daha

önemli adımlar atması ümit verici!

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin

de 10 ülkede tanıtımlara başladığını

biliyorum.

Migros bile Anadolu ürünlerimiz

için bir köşe açtı, doğal ürünler

kategorisinde pazarlıyor.

Türkiye çapına yayılan gastronomi

festivallerine bakıyoruz; Adana,

Kastamonu, Gaziantep ve daha

pek çok etkinliklerde ürünlerimiz

sergilenmekte.

Ancak tüm bu yapılan işlerle beraber

bizim için yurt dışı tanıtımlarına ayrı

bir önem taşımalı.

Bu anlamda Çin ve Amerika gibi

gelir seviyesi yüksek pazarların yanı

sıra Ukrayna, Almanya ve Rusya gibi

noktalarda da tanıtımlara ağırlık

vermek önemli.

Bu konuda belediye başkanlarımıza

da önemli görevler düşmekte.

Her şehrin kültürü gastronomik

etkinliklerle aktarıldığında çok

daha efektif sonuçlar alınacağı

düşüncesindeyim.

Bu organizasyonların bakanlıkça

denetlenmesi hepimiz adına çok daha

sağlıklı olacak şüphesiz!

Dünyada kinoa vb. ürünler stratejik

olarak ön plana çıkartılıyorsa biz de

bulgur, yoğurt, çay vb. ürünlerimizi

doğru şekilde tanıtabilmeliyiz.

Bu konuda da gastronominin

ileri gelenlerine önemli görevler

düşmekte.

Bunlar içinde otellerimizde işlemeyen

restoranlar konusu başlı başına

önem arzetmekte. Bu konuyu masaya

yatırmak ve temalı özel restoranlarla

acilen aksiyon almak gerekiyor.

Aynı şekilde dünya metropollerinde

de Türk mutfağının tadımlanabileceği

özel Türk restoranlarımızın sayısını

arttırmak bir ülke politikası haline

getirilmelidir.

Dünyada tescilli ürünler ise, ele

alınması gereken bir diğer önemli

konu. Bu noktada adetlerin artması

ve UNESCO tarafında somut

olmayan kültürel miras listesine

ve gastronomik kentler listesine

Gaziantep ve Hatay haricinde ilaveler

yapılması gerektiği düşüncesindeyim.

Kültür ve Turizm Bakanımiz Mehmet

Ersoy’un da dediği gibi, bu sene 7

şehir hedef olmalıdır.

Bu koşullar sağlandığında,

Gastronomi Turizmi tanıtımı

konusunda ülkemizin hakettiği yere

geleceğine inancım tamdır.



76

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel / makale

Tur Andiamo Genel Müdürü

Cem Polatoglu

Türk kahvesi her şey dahil

sisteminden çıkartılsın!

Türk kahvesi dünyada son yıllarda

yükseliş trendinde. Hakkıdır. Yıllarca

Türk kahvesinin de kopyasını yapmak

istediler, yok Yunan Kahvesi, olmadı

Kıbrıs Kahvesi, Sırp Kahvesi... Tutmadı.

Ne tadı tuttu ne fincanı ne telvesi ne de

sunumu...

Bir anım var konuyla ilgili; Ege

Adaları’nda feribotla bir adadan diğerine

geçiyorum. Baktım yanımdakiler Türk

kahvesi içiyor. Dedim:

- 2 Türk kahvesi de bize.

-Yok dedi garson.

- E bu ne dedim, yanımda kahve

içenlerin fincanını göstererek.

- O dedi Grek (Yunan) kahvesi.

- Peki dedim (tartışmayalım sabah

sabah) Getir bize de 2 Yunan kahvesi.

-Garson döndü ocağa ve nasıl yazıldığını

bilmiyorum ama dedi ki “Do CAFE

TURKO”

Bugün dünyanın en ünlü kahvelerinde

bile Türk kahvesi özel sunumla en

pahalı kahve olarak servis ediliyorsa

vardır bir hikmeti. Göreceksiniz

önümüzdeki 5 yılın en trendy kahvesi

“Türk kahvesi” olacak.

Çünkü;

- Dünyanın sunumu en estetik

kahvesidir, Türk kahvesi. En

sağlıklısıdır. Antioksidandır. Doğaldır,

konsantre ürünler gibi katkı maddesi

barındırmaz.

Öyle her önüne gelen bu kahveyi

kıvamında yapamaz. El ister, yürek

ister, tecrübe ister, sevgi ister...

Marifetlidir bizim kahvemiz. O kız ister,

fal bakar, dedikodu yapar. Buluşma,

görüşme hatta barışma bahanesidir.

Eşlik ister Türk kahvesi. Sohbet ister,

lokum ister, su ister...

Kendine özel fincanı var, kulpu var,

cezvesi var, tepsisi var, danteli var.

Ve dayanılmaz kokusu, muhteşem bir

tadı var...

Geçtiğimiz yıllarda gazetelerde şöyle

bir haber vardı; Otellerde Türk kahvesi

her şey dahil sisteminden çıkartılıyor.

Sıkma portakal suyu gibi ekstra ücretle

alınabilecekmiş.

Aslında doğru bir karar. Sen Türk

kahvesine özel bir adam tutacaksın, onu

özel kıyafetlerle donatacaksın, her biri

birbirinden şık malzemeler alıp ya odun

ya kömür ateşinde veya kumda ağır

ağır pişireceksin. Aman taşmasın diye

de her saniye başında bekleyeceksin.

Sonra da ücretsiz vereceksin.

E günah, bırakalım da her şey dahil

sistemine Türk kahvesi girmesin...



78

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Lezzeti aynı, adı farklı

Karadeniz Alası, halk tarafından bilinen adıyla “Yerli Somon”, Tarım ve Orman Bakanlığı

Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün kararıyla artık “Türk Somonu” olarak

raflardaki yerini alıyor. Baraj göllerinde yetiştirilerek 180/220 gram ağırlığa ulaştıktan

sonra Karadeniz’de yer alan çiftliklere nakledilen ve Karadeniz’in soğuk sularında yaşam

serüvenlerine devam eden bu balıklar, 3-4 kilogram ağırlığa ulaştıklarında hasat ediliyor.

Kocaman Balıkçılık olarak, Karadeniz Alası’nın ismi değişerek Türk Somonu olarak

anılmasının yerinde bir karar olduğunun altını çizen Kocaman Balıkçılık Yönetim Kurulu

Başkanı Osman Kocaman, bu sayede insanların ürünü daha rahat ayrıştırabileceğini

söyledi. Nihai tüketicinin Karadeniz Alası denildiğinde zihninde somon oluşmadığını

belirten Kocaman, Türk Somonu’nun Omega 6 açısından Norveç Somonuna göre daha

zengin olduğuna dikkat çekti.

Balın en doğal ve lezzetli hali

Babamın Balları

Çocukluğunda edindiği izlenimler doğrultusunda, profesyonel eğitimin hemen arkasından arıcılık

hobisini profesyonel hayata taşıyan kadın girişimci Reyhan Eti, Babamın Balları markasının üçüncü

kuşak temsilcisi. Kırklareli’nin, Bulgaristan sınırına sıfır mesafede kurulmuş eski bir Balkan Köyü’nün

ilk arıcılarından olan dede Hasan Osman Eti ve babasından el alarak ‘Babamın Balları’ markasını bal

severlerle buluşturmaya devam eden Eti, bir kadın girişimci olarak, mevcut olanaklarını kullanarak bal

severlere büyük bir hassasiyetle balın en doğal halini sunmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek,

“Şifa kısmında bizim balımız bu görkemli ağacın haziran ve temmuz aylarında gündüzleri sıcak, geceleri

ise soğuk olması ile oluşan ısı farkı meşe yapraklarında salgı oluşturur ve bu salgıyı toplayan arılar,

kovanlarına bal ile birlikte adeta sağlık taşırlar. Meşe balının antioksidan bakımından zengin olması,

üniversitelerde araştırma yapan öğretim görevlilerinin de dikkatini çekmiştir. Antioksidan deposu Meşe

balı yapılan araştırmalarda fenolik bileşenleri yönünden zengin olduğu ve 5 kat daha fazla antioksidan

karaktere sahip olduğu görünmüştür. Bu da demek oluyor ki, meşe balının vücudun savunma sistemini

kuvvetlendirici etkisi yüksektir. Solunum yolu enfeksiyonları, mide rahatsızlıkları, yara ve yanıklar, en

önemlisi de kanser hücrelerinin oluşumuna karşı bu ürünler doğal birer besin kaynağıdır” diyor.

En erken hasat ile eczanelerde!

‘Hermus Emerald Selection’

Natural Sızma Zeytinyağı’nı Manisa – Köprübaşı’ndaki bahçelerindeki yüksek

verimli zeytinlerinden üreten Hermus, sınırlı sayıda üreteceği ‘Emerald

Selection’un hasadını 24 Eylül itibari ile başlattı. 20 kilogramdan 1 kilogram

elde edilerek üretimine başlayacağı ‘Hermus Emerald Selection’ ile İstanbul ve

Paris’in en seçkin 10 eczanesinde satışa çıkmaya hazırlanan yüksek polifenollü

ürün, rekor seviyede düşük asit oranıyla dikkat çekiyor. Soğuk sıkım tekniği ile

elde edilen ‘Emerald’ sınırlı sayıda üretildiğinden 100 ml’lik özel, altın baskılı

şişelerinde sağlıklı beslenmeye değer veren meraklıları ile buluşacak.

Türk lezzetleri Amerikalılara

Türk kahvesiyle tanıtıldı

Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye Tanıtım Grubu ile işbirliğinde Ege Bölgesi’ne özgü

incir, üzüm yanında; fındık, antep fıstığı, çikolata ve Türkiye’den gelen geleneksel

tatlıları Türk kahvesi eşliğinde Turkish Coffee Lady firmasıyla bir karavanla bir ay

boyunca New York’tan Washington D.C.’ye kadar tanıttı. Tüketiciye ulaşmada tadım

etkinliklerinin çok önemli olduğunu ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör

Başkan Yardımcısı Birol Celep, “Benzer bir tadım etkinliğini 23-25 Haziran 2019

tarihlerinde ABD’nin en büyük gıda fuarı New York Summer Fancy Food Fuarı’nda

gerçekleştirdik. Fuar süresince ziyaretçilere Türk kahvesinin yanı sıra, Türk

lokumu ve çikolata ikram ettik, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. 2018 yılında

927 milyon dolar gıda ürünleri ihraç ettiğimiz ABD pazarında 2 milyar dolar ihracat

hedefine ulaşmak için tadım etkinliklerimizi devam ettireceğiz” diye konuştu.


...PROFESSIONAL FURNITURE SOLUTIONS...

Hotel Restaurant Cafeteria Mobilyaları

Adres : Yeni Mah. Şehit Polis Ahmet

toprakoğlu Cad. no 118 Sarıçam/ADANA

0(533) 779 58 79

0(533) 77907 69

info@horecamobilya.com


80

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

La Lorraine Türkiye yatırımlarına

devam ediyor

Belçika’nın ünlü unlu mamüller markası La Lorraine, Türkiye’deki yatırımlarına devam

ediyor. 5 yıl önce girdiği Türkiye pazarına, 2016 yılında Manisa’da hayata geçirdiği

58.000 m2’lik fabrikasındaki günlük 80 ton üretim kapasitesi ile dünyanın en seçkin

lezzetlerinden oluşan reçeteleriyle ürettiği lezzetli ekmek, kruvasan ve çörekleri Türkiye

pazarına sunan şirket, geleneksel Türk hamur işlerini de dünyaya ihraç etmeye başladı.

Türkiye’yi Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinin merkez üssü yapan La Lorraine,

yılsonuna kadar 25 milyon euro ek yatırımla toplam 100 milyon euro’luk yatırıma

ulaşacak. 2019 yılını %30 büyüme ile kapatacak olan La Lorraine Türkiye’nin 2020 içinde

büyüme hedefi yine %30’lar seviyesini yakalamak olacak.

Laledan Restoran’ın menüsü

tamamen yenilendi

ŞARAPP akıllı telefonlarda

yerini aldı

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un Boğaz’a nazır Laledan Restoranı, öğle ve

akşam yemekleri menüsünü tamamen yenileyerek ‘Pasta & More’’ konsepti ile

taze makarnaların ve en beğenilen İtalyan lezzetlerinin ön plana çıkartıldığı tatları

misafirleri ile buluşturuyor. Sicilyalı şef Giovanni Vaccaro’nun Çırağan Palace

Kempinski İstanbul Baş Aşçı’sı Sezai Erdoğan ile çalışarak oluşturduğu menü

vazgeçilmez İtalyan lezzetlerinden örnekleri kapsıyor. 20 yılı aşkın deneyime

sahip olan Şef Vaccaro bir ay süreyle İstanbul’a gelerek Laledan aşçıları ile

birebir İtalyan lezzetlerinin sırlarını paylaştı. Lüksemburg’da kendine ait ünlü bir

İtalyan restoranı olan şef, ayrıca uzun yıllar ünlü lüks otel zincirlerinde baş aşçılık

da yaptı. Yolları şeflik yaptığı dönemlerde Çırağan Sarayı Genel Müdürü Ralph

Radtke ile kesişen Şef Vaccaro, daha önceki yıllarda da Çırağan Palace Kempinski

İstanbul’a gelerek İtalyan yemek festivallerinde aktif çalışmalarda bulunmuştu.

Günümüzün vazgeçilmez parçası olan mobil uygulamalar, gastronomi dünyasında da

etkisini gösteriyor. Türkiye gastronomi sektörü ile gastronomi meraklılarını bir araya

getiren dijital platform ŞARAPP mobil uygulaması, Türkiye’de gelişen yiyecek ve içecek

sektörüne katkı sağlamayı hedefliyor. ŞARAPP, kullanıcılarını gastronomi ve şarap

konusunda bilinçlendirmeyi, yurt dışına ve yabancı turistlere Türkiye’de gelişen ürün

üreticiliği ve şarapçılık kültürünü tanıtmayı hedefliyor. Bilinçli yemek-içmek isteyenlerin

yeni referans noktası ŞARAPP akıllı telefonlarda yerini aldı. http://sarapp.co/ uygulaması

play&app store’lardan indirilebiliyor. ŞARAPP mobil uygulaması, kullanıcılarını; dünyadaki

ve Türkiye’deki üzüm çeşitleri hakkında bilgilendiriyor. Kullanıcılar, kendi damak zevklerine

uygun gastronomi deneyimlerini buluyorlar ve aynı zamanda ülkemizin gastronomisi

hakkında bilgi ediniyorlar. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, bilgi her ne

kadar kolay ulaşılabilir hale gelmiş olsa da, kimi zaman doğru ve güvenilir bilgiye erişmek

mümkün olmayabiliyor. Özetle, yeme & içme kültürü ile ilgili doğru ve güvenilir bilgiye

ŞARAPP mobil uygulaması üzerinden her zaman kolayca erişmek mümkün olacaktır.

Balparmak’a Dünya Gıda Günü’nde

önemli ödül

Her yıl gıda sistemlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünü ve iş modellerinde

değişimi hızlandırmak amacıyla önde gelen gıda markalarını, girişimcileri,

yatırımcıları, uluslararası kuruluşları, kamu ve sivil toplum dahil sektörün diğer

tüm paydaşlarını bir araya getiren 5. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi 17 Ekim’de

İstanbul’da düzenlendi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), T.C.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve

Sürdürülebilirlik Akademisi’nin destekleriyle ‘Dünya Gıda Günü’ buluşmasının da

yapıldığı zirvede Dünya Gıda Günü Ödülleri de sahiplerini buldu. Balın, arıların ve

arıcıların yarını için çalışan Balparmak, arı, arıcılık ve ekosisteme sahip çıkmak

için yürüttüğü çalışmalardan dolayı ödüle layık görüldü.



82

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Wish More Hotel sofralarında Napoli’nin

gerçek pizzası

Türk mutfağının en lezzetli ve en seçkin tatları kadar, dünya mutfaklarından sunduğu

en gözde lezzetlerle de misafirlerini büyüleyen Wish More Hotel İstanbul, Kasım ayı

menüsüne İtalyan mutfağının vazgeçilmezi pizzayı ekliyor. Pizzanın doğum yeri kabul

edilen Napoli kentinden gelen ve gurmeler tarafından “gerçek” pizza olarak kabul

edilen Napoli usulü pizza, beş yıldızlı otelin maharetli şeflerinin incelikli dokunuşu ve

yorumuyla misafirlerin beğenisine sunuluyor. Beş yıldızlı otelin Kasım ayı menüsüne

dahil edilen 4 Peynirli Napoli Pizza mozerella, parmesan, ricotta ve İzmir tulum peyniri

olmak üzere dört farklı lezzetin mükemmel uyumunu yansıtırken, damaklarda eriyen

akışkan peynirin dokusuyla lezzet tutkunlarının başını döndürüyor.

Sonbahara lezzet katan yöresel

filtre kahveler

Kahve Dünyası, dünyanın farklı coğrafyalarından lezzetler barındıran yöresel

filtre kahve çeşitleri ile kahve tutkunlarının keyfini zirveye taşıyor. Kahve

çekirdeklerini kendi fabrikalarında özenle ve ustalıkla kavuran Kahve Dünyası,

böylece çekirdeklerin toplandığı ilk günkü tazelik ve aromayı muhafaza ediyor.

Üstelik bu sayede kahvelerin bazıları yüksek asiditeye ulaşırken bazıları aroması

ve içinde barındırdığı farklı lezzetlerle ön plana çıkıyor. Kahve Dünyası’nın en

sevilen yöresel filtre kahve çeşitlerinden biri olan Santos, Brezilya’nın sıcak ve

nemli iklimini yaşatıyor. Düşük kıvam ve düşük asiditeli bu kahve, çiçeksi, fındığı

anımsatan aromasıyla pürüzsüz tat arayanları cezbediyor.

Loqma, Ankara’da kapılarını açtı

Türk mutfağının önemli lezzetlerinden lokmanın, yağ çekmeyen şerbetsiz

formüllü, hafif ve sağlıklı halinin mucidi olan ve yeni nesil lokma akımını

başlatan Altın Taç ödüllü The Loqma, İstanbul, İzmir ve Bursa’dan sonra

Ankara’da lezzet tutkunları ile buluşuyor. Mak Food Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.

tarafından Ankara’ya getirilen ve Bestekar Sokak’ta hizmet vermeye başlayan

lezzet durağı, büyük bir katılımla açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından

konuşan Mak Food yetkilisi “İstanbul’da tesadüfen tanıştığımız, yağ çekmeyen

formülüyle ve lezzetiyle diğerlerinden farklı, sektörün ilk markası olan The

Loqma’yı Ankara’ya getirmiş olmaktan dolayı mutluyuz. Müşterilerimiz kişisel

zevklerine göre yüzlerce çeşit lokma oluşturabilecekler. Ayrıca, Bozcaada’dan

özel olarak getirdiğimiz tamamen doğal dondurmalarımız ile özenle seçtiğimiz

çekirdeklerle oluşturduğumuz geleneksel ve 3. Nesil kahve çeşitlerimizi de

Ankaralı tüketicilerin beğenisine sunuyoruz” diye konuştu.

Nestlé Professional’dan iki yeni filtre kahve çözüm

Nestlé Professional, ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren işletmeler için

“toplam kahve çözümleri sağlayıcısı” olmak hedefiyle portföyünü güçlendirerek,

filtre kahve kategorisine giriş yaptı. Yeni Nestlé Bonka ve Brasilia ürünlerini ilk

kez kahve sektörü oyuncularının buluşma noktası Coffex İstanbul’da tanıtan

Nestlé Professional, “daha fazlasını mümkün kılan” yenilikçi çözümleriyle iş

ortaklarına büyüme yolculuklarında ilham vermeye devam ediyor. Nestlé kahve

uzmanlığıyla orta profilde özenle kavrulmuş ve standart boyutta öğütülmüş kahve

çekirdeklerinin harmanını sunan Bonka ve Brasılıa, her bardakta aynı tadı, rengi

ve berraklığı veriyor. İlk yudumdan itibaren ağzı kaplayan, yüksek gövdeli kahve

lezzeti ile vakumlu ambalajı sayesinde uzun süre taze kalan muhteşem kahve

aroması, Bonka ve Brasilia’yı öne çıkaran diğer özellikler olarak dikkat çekiyor.



84

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Türkiye’nin lezzetli, uygun fiyatlı

yeni tadı Bolgani Döner

Gıda sektörü 2019 yılında, Türklerin gözde lezzeti döneri her kesimin ulaşabileceği bir

modelle halka sunmaya başlayan Bolgani Döner markasıyla tanıştı. Bolgani Döner,

ülkemizde çok sevilen ancak et fiyatlarının yüksekliği sebebiyle bugüne kadar pahalı

olarak sunulan döneri, uygun fiyatlarla tüketici ile buluşturduğu için şu an şubelerinde

“her 30 saniyede bir müşteri” ağırlıyor. Her saat severek tercih edilen döneri kaliteli,

katkısız, üstelik son derece uygun fiyatlara ulaşabilir sunan Bolgani Döner’in konsepti,

basitlik ve uzmanlık üzerine kurulu… Gereksiz her detayı eleyen, sadece et kalitesini en

yüksek seviyeye çıkartan marka, yüzde 100 yaprak etten, kuzu yağı katmadan, dana eti

ve yağını kullanarak yaprak döner yapıyor. Kıyma ve katkı maddesi olmayan dönerler,

Bolgani şubelerinde garsonuz, sadece soğanla, sade sunumlarla tüketici ile buluşuyor.

Uluslararası Coğrafi İşaretli

Ürünler Zirvesi gerçekleşti

Türk mutfağı ve değerlerinin daimiyetini sağlamayı hedefleyen Metro Türkiye’nin

de sponsorları arasında yer aldığı “2. Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi”

gerçekleşti. Zirvede konuşan Metro Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Boris Minialai,

Türkiye’de 2 bin 500 coğrafi işaretli ürün potansiyeli olduğunu, bu rakamın tüm

Avrupa’nın ürün potansiyeliyle neredeyse eşit olduğu bilgisini de katılımcılar

ile paylaştı. Türk mutfağı ve değerlerine sahip çıkmak hedefiyle, yerel üreticiyi

desteklemeyi ve ürünlere katma değer kazandırmayı amaçlayan Metro Türkiye’nin de

sponsorları arasında yer aldığı zirvede şeflerden kooperatiflere kadar uzanan birçok

katılımcı ve uzman coğrafi işaretler alanında daha fazla bilgi ve deneyim edinme, son

gelişmeleri anlama, network ve ticari ilişkileri geliştirme gibi birçok fırsatı yakaladı.

Ücretsiz olarak gerçekleştirilen konferans programında 10 oturum boyunca 60’tan

fazla konuşmacı coğrafi işaretler konusunun bilimsel, ticari ve hukuki yönlerini

katılımcılara detayları ile aktardı.

Gamze Cizreli’den BM’de

gururlandıran konuşma

12 yıl önce, bir kadın girişimci olarak BigChefs’in ilk adımlarını atan Gamze

Cizreli, Birleşmiş Milletler’in evrensel eylem çağrısı olan Sürdürülebilir Kalkınma

Hedefleri Zirvesi’ndeki ‘İş Forumu’na konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasına

tüm dünyanın karşı karşıya olduğu küresel ısınma, yoksulluk, açlık gibi temel

sorunlara değinerek başlayan Cizreli, gıda atığı, dünyadaki açlığın boyutu ve

kadın iş gücü hakkında verdiği rakamlarla da dikkat çekti. Cizreli, dünyada her

gece 815 milyon kişinin aç uyuduğunu buna rağmen gelişmekte olan ülkelerde

gıda kaybının yüzde 40’ının hasat ve depolama sırasında olduğunun altını çizdi.

‘Toprağın Kadınlarından Sofralara’ projesiyle yerel tarımı ve kadının sosyal

hayattaki gücünü desteklemeye yönelik girişimlerinden de bahseden Cizreli, proje

kapsamında ürün aldıkları kadınların hayatlarına nasıl dokunduklarına da değindi.

RATIONAL, Sirha İstanbul’da ‘artizan ekmek’

alanında ev sahipliği yapacak

14-16 Kasım 2019 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan gastronomi

sektörünün en büyük buluşması Sirha İstanbul’da, son yılların yükselen trendi artizan ekmek için

özel alan oluşturulacak. Fuar katılımcıları artizan ekmek alanında birbirinden farklı özel lezzetleri

tadabilecek, artizan ekmek hakkında merak ettikleri konular hakkında bilgi alabilecekler. Fuar

kapsamında RATIONAL iş birliğiyle ilk kez kurulan Artizan Ekmek ve mayalanmış ürünler alanı,

son yılların yükselen trendi ekmek konusunda birçok konu ve konuğa ev sahipliği yapacak. Sayıları

giderek artan artizan ekmek ve mayalanmış ürün üreticileri arasından tanınmış markaların ve usta

fırıncıların yer alacağı Artizan Ekmek Alanında ziyaretçiler yüzlerce farklı çeşidi olan artizan ekmekleri

tadabilecek; tahılın üretiminden mayasına, ölçü ve formülasyonlardan pişirme tekniklerine kadar özel

yapım ekmeklerin ve mayalı ürünlerin öyküsü hakkında bilgi sahibi olabilecek.



86

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Sirha İstanbul, 12 bin profesyoneli 2019

yenilikleriyle ağırlayacak

Bu yıl 14–16 Kasım 2019 tarihleri

arasında İstanbul Kongre Mer

kezi‘nde 7.sini düzenlemeye

hazırlanan Sirha İstanbul, bilgilendirme

toplantısını 15 Ekim Salı günü basın

mensuplarının katılımıyla Gastro

Yalı’da gerçekleştirdi. Sirha İstanbul

Proje Müdürü Gökhan Köksal, GL

Events Exhibitions Genel Müdürü

Gülperi Erkanlı, Bocuse d’Or Akademi

Türkiye Başkanı Mehmet Gök ve SCA

Türkiye Başkanı Okan Turfanda’nın

yer aldığı toplantıda konuşan Gökhan

Köksal, İstanbul Kongre Merkezi’nde

gerçekleşecek olan bu yılki fuara 400’e

yakın markanın katılacağını belirterek,

“Hedefimiz, 12 bine yakın profesyonel

ziyaretçiye ulaşmak” dedi.

Erkanlı: “Sirha İstanbul’u bir umut

ışığı olarak görüyoruz”

Toplantıda GL Events Exhibitions Genel

Müdürü Gülperi Erkanlı, GL Events’in

ihtisas fuarları alanında uzmanlaşmış

dünyanın en büyük uluslararası

organizasyon firması olduğunu

belirterek, 1978 yılında Fransa’nın

Lyon şehrinde kurulan şirketin bugün

5 kıtada ve 20 ülkede toplam 4,500

çalışanıyla faaliyet gösterdiğini kaydetti.

Grup bünyesinde yer alan Sirha’nın

dünyanın en prestijli gastronomi

fuarı olduğunu vurgulayan Erkanlı,

Sirha İstanbul’un da Türkiye‘nin

en prestijli gastronomi fuarı olarak

sektörel firmalara yüksek katma

değer sağladığının altını çizerek,

“Grubumuzun gözbebeği işi olan

Sirha İstanbul’un bu yıl yedincisini

düzenlemeye hazırlanıyoruz. Paris ve

Londra’dan sonra bu markanın dünyada

üçüncü şehir olarak İstanbul’ da olması

gastronomi sektörü için önemli bir yere

sahip. Fuarı gastronomi sektörü için bir

umut ışığı olarak görüyoruz” dedi.

Köksal: “12 bine yakın profesyonel

ziyaretçi hedefliyoruz”

Fuarın gelişimi, sağladığı imkanlar ve

bu yıl yer alacak yenilikler hakkında

bilgi veren Sirha İstanbul Proje Müdürü

Gökhan Köksal, “Sirha İstanbul ilk

yılından bu yana düzenli bir büyüme

gerçekleştiriyor. 2013 yılında 45‘i

uluslararası olmak üzere 145 katılımcı

marka yer almıştı. 2018 yılında 356

markaya ulaştık ve 11.377 profesyonel

Sirha İstanbul’u ziyaret etti. 2019 yılında

ise 400’e yakın marka ve 12.000’e

yakın ziyaretçiyi hedefliyoruz. Bu

yılki organizasyonumuzda dünyanın

en önemli gastronomi yarışması

Bocuse d‘Or‘un Türkiye seçmelerine,

dünyada kahve endüstrisinin

merkezinde konumlanan The Speciality

Coffee Association’ın SCA Türkiye

Şampiyonasına ev sahipliği yapacağız.

Fuarın en önemli yeniliklerinden biri

Artizan Ekmek ve Mayalanmış Ürünler

alanı olacak. Bildiğiniz gibi, son

dönemde de yükselen bir trend. Biz de

fuarda üç gün boyunca ekmek, buğday

ve mayayı konuşacağız” dedi.

“Bocuse d’Or yarışması için destek

bekliyoruz”

Şeflik sanatının çok ötesinde bir

yarışma olan Bocuse d’Or yarışmasının

bir ülkeler projesi olduğunun altını

çizerek sözlerine devam eden Gök, “Bu

birkaç aylık yarış hazırlığı değil. Bu bir

maraton. İki yıl önce Amerika birincilik

elde ederken, geçmişte bu alana

yönelik kazandığı ödülleri, birincilikleri

yoktu. Fakat müthiş bir destek vardı.

Amerika’ya sırf bu yarışma için

bir buçuk milyon dolar bütçe ayrıldı.

Çünkü bu bir ülkeler projesi. Amerika

da bu bilinçle hem devlet hem medya

hem de sponsorlar tarafından çok

ciddi bir şekilde desteklendi. En büyük

sponsorları Nestle markasıydı” dedi.

Türkiye’nin Bocuse d’Or yarışmasında

başarı kazanması için maddi ve manevi

desteğin önemine dikkat çeken Gök,

“Türkiye’nin bundan iki yıl öncesinde

Bocuse d’Or bütçesi, sadece uçak ve

konaklama fiyatı olarak 42 bin TL idi. Şu

an en az 100 bin euro’ya ihtiyacımız var.

Biz 1.5 milyon dolar istemiyoruz, birkaç

bin euro istiyoruz. Mutfağa gönül veren

çocuklarımızın en önemli işi bu olsun

istiyoruz. Bu şartları sağlayabilirsek,

Avrupa finaline kalacağımıza cani

gönülden inanıyorum” diye konuştu.

Turfanda: “Dünyanın en prestijli

kahve yarışmasını İstanbul’a

taşıyoruz”

SCA Türkiye Koordinatörü Okan

Turfanda ise, SCA’nın dünya genelinde

70’in üzerinde ülkede etkinlikler

gerçekleştirdiğini, web sitesi ile nitelikli

kahve sektörünün profesyonelleriyle

iletişim ağı kurduğunu, sektörün son

trendlerini ve gelişmeleri paylaşan çok

sayıda üyesi bulunduğunu belirtti. Yeni

nesil kahve endüstrisinin Türkiye’de hızla

yaygınlık kazandığını söyleyen Turfanda,

Sirha İstanbul gibi HORECA sektörünün

önde gelen markalarına ev sahipliği yapan

öncü fuarların sektörün gelişmesine ciddi

destek sağladığını kaydetti.



88

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Ağırlama sektörünün bütün trendleri

Hostmilano’da sergilendi

Ağırlama sanayinin en büyük etkinliklerinden biri olan fuar 18-22 Ekim 2019 tarihlerinde Fiera

Milano’da gerçekleşti. 73 katılımcı ile Türkiye en büyük milli katılımcılar arasında yer aldı.

Catering, makarna, pizza,

dondurma, kahve, bar, unlu

mamuller ve dekor: hepsi tek

bir fuarda buluştu. “Made in Italy” ile

dünya çapında aynı konseptte olan

Hostmilano bir çatı altında görücüye

çıktı ve ağırlama sanayinin bütün trend

ve inovasyonlarını vitrine çıkardı.

Ağırlama sanayinin bu önemli fuarında

toplamda 2,249 katılımcıyı ağırlarken

(2017’ye kıyasla %4’lük bir büyüme),

Türkiye’den de 73 katılımcı (2017’ye

kıyasla % 15’lik bir büyüme) son

yeniliklerini sahneye koydu. Beş

günlük fuar boyunca en zengin menü

hazırlama teknikleri, pişirme sanatı

etkinlikleri, yuvarlak masa toplantıları

ve şef ödüllerinin yanında birçok lezzetli

sunum etkinlikleriyle ziyaretçilere bir

küresel bir mutfak algısı yaşatıldı.

Bütün Ho.Re.Ca trendleri

Hostmilano’da sunuldu

Kahvenin “üçüncü dalgası”, artan

catering deneyimleri, müşterilerin

“yeşil” hasreti, dekor ve formatların

sürdürülebilirliği... Fuarın her yılında

olduğu gibi profesyonel ağırlamanın

sayısız sunumları, yeni lansman ve

gösterileri için Hosmilano’yu seçti.

500’den fazla etkinlik programlandı

Bardan unlu mamullere, catering

çeşitleri, dekor, dondurma ve biyanka

sanatına kadar sektörün bütün

dallarında 500’den fazla etkinlik

menüsü ziyaretçilere sunuldu. Her bir

fuar sadece Ho.Re.Ca. sektöründeki

ulusal ve uluslararası firmaların bir

toplanma merkezi olmakla kalmayıp,

aynı zamanda Üçüncü Milenyum için

trendlerin belirlendiği bir yer olarak

da ön plana çıktı. Beş gün süren

Fiera Milano etkinliği sadece inovatif

teçhizat ve çözümlerin sunulduğu

bir iş fırsatı değil, aynı zamanda

ziyaretçilerin şirket sunumlarından

pişirme demonstrasyonlarına kadar

çok duyulu deneyimleri de bulacağı

bir ortam sundu.


®


90

hotel restaurant

& hi-tech

dekorasyon

yeni mekan

Japon sokak lezzetleri YO! Sushi ile

İstanbul Havalimanı’nda

İstanbul Havalimanı’nda 10 operasyonuyla yer alan BTA, YO! Sushi ile Japon sokak lezzetlerini

havalimanına getiriyor. Dış hatlarda yer alan YO! Sushi’de odak noktası sushi olsa da

birbirinden lezzetli ve geleneksel Japon yemekleri de bulunuyor. Kahvaltı servisinin de olduğu

restoranda vegan ve vejetaryen yemek seçenekleri de yer alıyor.

TAV iştiraki olan BTA bünyesinde

yer alan YO! Sushi, Japon sokak

yemeklerini İstanbul Havalimanı’na

getiriyor. 1997’de kurulan ve

merkezi Londra’da olan İngiliz markasının,

İngiltere, İrlanda, Paris CDG

Havalimanı, Dubai, Suudi Arabistan,

Sydney, Oslo ve Kopenhag gibi dünya

genelindeki lokasyonlarda 100 şubesi

bulunuyor.

Odak noktası sushi olsa da birbirinden

lezzetli ve geleneksel Japon yemeklerini

de menüsünde bulunduran YO!

Sushi, dönen bandıyla yemek servisini

eğlenceli kılıyor. Desk üzerindeki

bantta ürünler farklı renkteki tabaklarda

dönüyor ve fiyatlar her tabağın

rengine göre farklılaşıyor. Misafirler

isterse banttan seçebiliyor veya sipariş

verebiliyor.

Dış hatlar gidiş hava tarafında

Dış hatlar gidiş hava tarafında 220

m²’lik alanda konumlanan YO! Sushi’de

Japon sokak yemekleri dışında

kahvaltı servisi de yapılıyor. Günün

erken saatlerinde seyahat eden misafirlerin

de düşünüldüğü restoranda

kahvaltı yakisoba, kahvaltılık ramen,

yumurta & avokado, Florentine usulü

yumurta gibi seçenekler yer alıyor.

Söz konusu yemekler olduğunda ise

YO! Sushi’nin favorileri mısırlı karides,

Kore usulü kızarmış tavuk, wok

tavada kızarmış pak choi & sarımsak

olarak öne çıkıyor.



92

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Happy Moon,’s

atağa geçiyor!

İlk yurt dışı şubesini Bakü’de açan Happy Moon’s,

Londra’yı da yakın markaja aldı.

Hüseyin Aymutlu

Kuruluşunun ardından 20 yılı

geride bırakan Happy Moon’s

Grup, sektörünün en hızlı

büyüyen markaları arasındaki yerini

sağlamlaştırmaya hazırlanıyor. Bu

yıl açtığı 6 yeni şube ile toplamda 28

şubeye ulaşan Happy Moon’s, yurtiçinin

yanı sıra yurtdışındaki çalışmalarını

da hızlandırmayı amaçlıyor. 20. yılları

kapsamında hedef ve projeleri hakkında

bilgiler veren Happy Moon’s Yönetim

Kurulu Başkanı Hüseyin Aymutlu, 2018

yılında ciro ve şube sayısı olarak yüzde

56’lık bir büyüme elde ettiklerini, bu

yılı da yüzde 50 büyüme ile kapatmayı

planladıklarını söyledi. Geçen yıl tüm

şubelerine gelen müşteri sayısının 6.9

milyon olduğunu açıklayan Aymutlu,

söz konusu rakamı bu yıl 8 milyona

çıkarmayı planladıklarını açıkladı.

Aymutlu, “Bu yılın sonunda ciro

hedefimiz ise yaklaşık 250 milyon

TL. 2018’de yaklaşık 200 milyon TL

civarındaydı. Tüm şubelerimizde

yaklaşık 2 bin çalışanımız var.

Markalarımız arasında yer alan

Manhattan Cafe, Bob’s Kitchen’daki

çalışanlarımız ile birlikte bu rakam 2

bin 200’e ulaşıyor” diye konuştu.

Bir ayda 5 yeni şube

Akaretler, Marmara Park, Antalya

Lara ve Azerbaycan Bakü’deki

şubelerin açılışının gerçekleştirildiğini,

Samsun’daki şubeyi de açmak

üzere olduklarını ve böylece bir ayda

açacakları şube sayısının 5’e ulaşacağını

anlatan Aymutlu, özellikle AVM’lerden

yoğun talep aldıklarını vurguladı.

“Gelecek için de önemli hedeflerimiz var.

Happy Moons olarak önümüzdeki sene

5 yeni şube açmayı planlıyoruz. Bunun

sayısı artabilir” ifadelerini kullanan

Aymutlu, 28 şubelerinin 10 tanesinin de

franchise sistemi ile işletildiğini belirtti.

Aymutlu: “Ortadoğu’da master

franchise vermek istiyoruz”

Yurtdışı çalışmaları hakkında da bilgiler

veren Aymutlu, Londra’da şube açmayı

planladıklarını, bu kapsamda fizibilite

çalışmaları yürüttüklerini ve sürecin

devam ettiğini açıkladı. Aymutlu,

“Avrupa ülkelerinde bire bir işin içinde

olmak istiyoruz. Ortadoğu’da master

franchise vermek istiyoruz. Şu anda

en çok odaklandığımız nokta Londra.

Yatırımcı ortak da alabiliriz, kendimiz

de açabiliriz” diye konuştu. Türkiye’deki

şubeler açısından yatırım maliyetinin

metrekare maliyeti olarak 1.000 dolar

olduğunu aktaran Aymutlu, aylık yüzde 4

royality ve giriş bedeli olarak da 350 bin

TL aldıklarını söyledi.

“Dünyanın farklı havalimanı

noktalarında olabiliriz”

Geçtiğimiz günlerde ilk havalimanı

şubesini Sabiha Gökçen Uluslararası

Havalimanı’nda açtıklarını anımsatan

Aymutlu, “Sabiha Gökçen’de HMS-

HOST ile bir franchise anlaşmamız

var. Hollandalı bir firma. Dünyadaki

havalimanlarının %70’inin yemeiçmesini

yönetiyor. Orada iyi bir ortaklık

yaptık. Şu anda İstanbul Havalimanı ile

kira şartlarıyla ilgili olarak görüşüyorlar.

Bizi orada heyecanlandıran Sabiha

Gökçen’deki ilişkimizi diğer ülkelerdeki

havalimanlarına aktarabilmek. Biz

de onlar da gidişatımızdan memnun

kalırsak bu noktadan büyüme

kaydedebileceğiz. Belki ilerde dünyanın

farklı havalimanı noktalarında

olabileceğiz” diye konuştu.



94

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Zennup 1844

Büyükyalı Bulvar’da

Son yıllarda Bursa’nın en sevilen

mekânları arasında yer alan

Zennup 1844, Büyükyalı’nın tam

kalbinde yer alan Büyükyalı Bulvar’a

geliyor. Bursa’nın yanı sıra şehir

dışından, özellikle de İstanbul’daki

lezzet düşkünleri tarafından yoğun ilgi

gören Zennup 1844, kısa süre sonra

Büyükyalı’nın yeni nesil yaşam merkezi

Büyükyalı Bulvar’daki mekânıyla hizmet

vermeye başlayacak.

Anadolu’nun geçmişinden gelen

tüm lezzetleri taşıyacak

Kars ve Şanlıurfa’daki tarlalarında

yetişen özel buğday ve 150 yıllık ekşi

mayalarla hazırlanan ekmekleri ve

çok özel yemekleriyle dikkat çeken

Zennup 1844, Türk mutfağına ait tarihi

lezzetleri, taze ve orijinal malzemelerle

hazırlayıp, ünlü şef Ömür Akkor’un çini

koleksiyonundan, yaklaşık 300 yıllık

geçmişe sahip çini tabaklarla, Büyükyalı

Bulvar’da sunacak. Zennup, Anadolu’nun

her yöresinden ve geçmişinden gelen

tüm lezzetleri Büyükyalı Bulvar’a

Anadolu’nun yüzlerce yıllık lezzetleriyle dikkatleri üzerine

çeken Zennup 1844, Bursa’dan sonra ilk kez İstanbul’a,

Büyükyalı Bulvar’a geliyor. Kısa sürede bir efsane haline

gelen Zennup 1844’ün benzersiz yemekleri, Büyükyalı

Bulvar’daki “iyi yaşam”a lezzet katıyor.

taşıyacak. Happena, Ankara Tava,

Küşlemeli Ali Nazik, Halep Vişne

Kebabı, Lorlu Havuç Salatası, Mersin

Patatesi ve mücver gibi mekânın en

sevilen lezzetleri, Büyükyalı Buvar’daki

iyi yaşama renk katacak. Tatlılarıyla da

fark yaratan Zennup, 200 yıllık anneanne

tarifi Rize Un Helvası, Ömür Akkor’un

özel tarifi Cennet Çamuru ve Osmanlı

mutfağının özel lezzeti Helva-i Hakani

ile Büyükyalı Bulvar’ın vazgeçilmez

mekânları arasında yer alacak. Kendine

has tarzı ve benzersiz lezzetleriyle

gastronomi sektöründe fark yaratan

Zennup, bu özel lezzetleri ve çok daha

fazlasını, kısa süre sonra Büyükyalı

Bulvar’ın tarihi atmosferinde tüm

İstanbullulara sunacak.



96

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Kahve Dünyası Dubai’de…

Türkiye’nin dört bir yanında açtığı mağazalarla büyümesini sürdüren Kahve Dünyası, yurt

dışında da 15’inci mağazasına ulaştı. Avrupa’dan Körfez ülkelerine geniş bir coğrafyada

hizmet veren Kahve Dünyası’nın son adresi Dubai oldu.

Türkiye’nin coğrafi penetrasyonu

en yüksek kahve ve çikolata

zinciri olan Kahve Dünyası, yurt

dışında da yatırımlarına devam ediyor.

Marka bu doğrultuda son mağazasını,

2 Ekim 2019’da Dubai’nin merkezi

lokasyonlarından birinde konumlanan

Ibn Battuta AVM’de açtı.

Altınkılıç: “Lezzetlerimizi ve ikram

kültürümüzü dünyaya tanıtmayı

amaçlıyoruz”

Kahve Dünyası Genel Müdürü Kaan

Altınkılıç, Dubai mağazası ve yurt dışı

yatırımları hakkında bilgi verdi. Başta

Türk kahvesi olmak üzere lezzetlerini ve

Türk ikram kültürünü dünyaya tanıtmak

için çalışmalarını sürdürdüklerini

ifade eden Altınkılıç, “Yurt dışındaki

ilk mağazamızı 2011 yılında Londra’da

açtık. Bu mağazamızı, Romanya,

Suudi Arabistan ve Kuveyt’te açtığımız

mağazalar izledi. Dubai ile birlikte

yurt dışında 15 mağazaya ulaşmış

bulunuyoruz. Dubai operasyonumuzu,

yurt dışındaki bazı noktalarımızda olduğu

gibi master franchise olarak hizmete

açtık. Ürünlerimizin neredeyse tamamı

İstanbul’dan gönderiliyor, bu sayede

Dubai’deki misafirlerimize, Türkiye’de

sunduğumuz pek çok çeşidi aynı lezzet

ve kalitede ulaştırabiliyoruz” dedi.

“2020 yılında Avrupa, Amerika

ve Uzak Doğu’da yeni yatırımlar

planlıyoruz”

Yurt dışı yatırımlarına önümüzdeki

dönemde de hız kesmeden devam

edeceklerini vurgulayan Altınkılıç,

sözlerini şöyle sürdürdü, “2020 yılında

Turquality desteği ile Avrupa, Amerika

ve Uzak Doğu’da yatırım planlıyoruz.

Bu doğrultuda fizibilite çalışmaları

yaptığımız ülkeler arasında Almanya,

Belçika, Hollanda, ABD, Çin ve Japonya

yer alıyor.”

Hedef bini aşkın noktaya ulaşmak!

Türkiye’de de 200’ünden fazlası

mağaza olmak üzere 500’e yakın satış

noktasında tüketicileri ile buluştuklarını

dile getiren Kaan Altınkılıç, hedeflerinin

önümüzdeki yıllarda yurt içi ve yurt

dışında toplam bini aşkın noktada

Kahve Dünyası tüketicileri ile buluşmak

olduğunu söyledi.



98

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Türkiye ve İran arasındaki lezzet köprüsü

Sulu Kepçe

Geleneksel Türk ve İran mutfağının lezzetlerini misafirleri ile buluşturmak için yola çıkan

Sulu Kepçe, Maslak 1453’te hizmete girdi.

İnsanlık kadar eski olan yemek

kültürünün modern çağın

getirdikleriyle tekdüzeleşip

sıradanlaşmasına karşı bir duruş olarak

hayata geçen Sulu Kepçe, geleneksel

Türk ve İran mutfağının lezzetlerini

misafirleri ile buluşturuyor. Oldukça

zengin bir menüye sahip olan restoranda

fesengun güveç, nohutlu et yahni,

safranlı pilav gibi Ortadoğu lezzetleri de

yer alıyor.

Tüm ürünler yörelerinden

getiriliyor

Hemen her yerde aynı tip ve damak

tadından ziyade ticari kaygılarla

üretilmiş yemeklerden sıkılınlar için

oldukça sağlıklı ve zengin çeşit sunan

restoranda tüm ürünler yörelerinden

getiriliyor. Tazeliğinden emin olunan

ve her biri özenle seçilen malzemeler

geleneksele en yakın metod ile

hazırlanarak gerçek tatların ortaya

çıkması sağlanıyor. Bin farklı çeşit ile

hizmet veren restoran Maslak 1453’te

müdavimlerini bekliyor.



100

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Buselik yeni şubesiyle

Fenerbahçe’de

Türk, Sefarad ve Rum lezzetlerini, adı gibi zarif ve hayat dolu bir konseptle sunan Buselik,

keyifli anlara Fenerbahçe - Kalamış’taki yeni meyhanesiyle de eşlik ediyor.

Anadolu Hisarı, Tünel ve Moda

Teras meyhaneleriyle çok sevilen

Buselik, Fenerbahçe-Kalamış’ta

açılan yeni şubesiyle misafirleriyle

buluşuyor. İki asırlık tarihe tanıklık

eden Jean Botter Köşkü’nde

misafirlerini ağırlayan Fenerbahçe

Buselik, lezzetli sunumunu göz alan

mimarisiyle birleştiriyor.

Dost sofralarındaki muhabbetleri

şenlendiriyor

Mevsimin taze ürünleriyle hazırlanan

lezzetler, her daim Buselikler’deki

keyifli sohbetlere eşlik ediyor. Menüde

yer alan mezelerden zeytinyağlılara,

ara sıcaklardan tatlılara farklı damak

tatlarına hitap eden seçenekler,

dost sofralarındaki muhabbetleri

şenlendiriyor. Ballı Reyhanlı Karides’ten

Köpoğlu’na, Vişneli Yaprak Sarma’dan

Güveçte Yaprak Ciğer’e, Şambrak’tan

Otlu Izgara Levrek’e ağız sulandıran

birbirinden güzel lezzetler Buselik’lerde

seçilebiliyor.

Günü, çay ya da kahve yanındaki tatlıyla

bitirmek isteyenleri de tadı damaklarda

kalacak lezzetler bekliyor. Keçi sütlü

dondurmanın eşlik ettiği Fırında Tahin

Helvası, vişne ve kaymakla sunulan

Hayrabolu Tatlısı, Fırında Gelibolu

Peynir Helvası Buselik’in sevilen tatlıları

arasında öne çıkıyor.

Tarihi atmosfer eşliğinde

Buselik Fenerbahçe’nin yer aldığı köşkün

tarihi bir değeri de var. Osmanlı döneminde

sarayın terziliğini yapan Jean

Botter’ın yazlık olarak yaptırdığı köşk,

içerisinde hala tarihin izlerini taşıyor.

Dönemin ünlü mimari Raimondo Tommaso

D’Aronco tarafından tasarlanan

köşk, uzun koridorları, zarif çerçeveleri,

vitray camları ve renkli fayans detaylarıyla

Art Nouveau tarzını yansıtıyor.


Buselik, lezzetli mezeler ve özlenen şarkılar eşliğinde, eski meyhane

kültürünü modern bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor. Anadolu

Hisarı ve Tünel Residence Teras’taki ilk iki şubesinin gördüğü ilgi

üzerine Moda ve Fenerbahçe şubesiyle de müdavimleriyle buluşan

yeni nesil meyhane, sıcak ortamı ile keyifli sohbetlerin vazgeçilmez

adresi oluyor. Anadolu ve İstanbul mutfağının unutulmaz lezzetlerine

yer veren Buselik’in tüm ürünleri mevsiminde kullanılıyor.


hotel restaurant

102 & hi-tech

mekanın dili

Sevgili Okurlar,

Mekan Yazarı

Hatice Kumalar

Yemek yapma sanatı zamanla mükemmelleşir. Bu sayıdaki ‘Mekânın Dili’ köşemde lezzet hikâyesine 1980 yılında

Bahçelievler’de kurulmuş küçük bir köfteci dükkânından başlayan Ali Kestaneci Et Lokantası’ndan bahsedeceğim. Babadan

oğula geçen deneyimleriyle lezzetlerini mükemmelleştiren Ali Kestaneci Et Lokantası, İstanbul’da yiyebileceğiniz belki de tek

gerçek Bursa İskenderi, tescillenmiş Perde Pilavı ve sadece yaz aylarında çıkardığı vitamin ve mineral deposu Etli İlikli Kemik

Çorbası ile öne çıkıyor.

Ali Kestaneci Lokantası

Lezzet yolculuğuna 1980 yılında

İstanbul Bahçelievler’deki küçük

bir köfteci dükkânıyla başlayan

Ali Kestaneci Et Lokantası, bugün

Başakşehir İkitelli’de bulunan bin

metre karelik 5 katlı binasında

yemek severlerin damağına hizmet

ediyor. Kurulduğu günden beri Çanakkale’deki

kasabını değiştirmeyen

lokanta, yiyenlerin vazgeçemediği

belki de İstanbul’da yenilebilecek

tek Hakiki Bursa İskenderi, yaz aylarında

sadece Salı günü pişirilen Etli

İlikli Kemik Çorbası, Meşhur Perde

Pilavı, lokantaya özel altta marine

edilmiş köz patlıcanı, üstünde ince

uzun dilimlenmiş köfteleriyle hazırlanan

Fors Köftesi ve Dondurmalı

İrmik Tatlısı ile damak çatlatıyor.

Yiyene bin şifa

Etli İlikli Kemik Çorbası

Yaz aylarında sadece salı günleri çıkartılan

ve yavaş yavaş pişirilen ‘Etli

İlikli Kemik Çorbası’ lokantanın imzaları

arasında bulunuyor. Akşam-


dan, etleri sıyrılmamış, içi ilik dolu

kemiklerin saatlerce kaynatılmasıyla

yapılan çorbanın içerisinde un ve

benzeri bağlayıcılar kullanılmıyor.

Sadece baharatların ve kemikli etin

taş fırında pişirilmesiyle ortaya çıkan

Etli İlikli Kemik Çorbası, içerdiği

kolajenler, vitamin ve mineraller ile

kemikleri güçlendiriyor ve kolajenler

sayesinde yaşlanmayı geciktiriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tescilli:

Siirt Perde Pilavı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından

Türkiye’nin lezzeti olarak tescillenen

perde pilavını en iyi şekilde

yapanlardan biri kabul edilen Ali

Kestaneci Lokantası’nın Gastronomi

Uzmanı Talip Bayram, restoranlarındaki

özgün tarifi, “Siirt yöresine ait

perde pilavı fırında öyle yavaş pişirilmelidir

ki pirinç ile tavuğun tadı,

baharatın kıymeti pirincin içine işlemelidir.

Eskiler odun ateşinde yavaş

yavaş, suyunu çektirerek pişirirlerdi

bu pilavı. Yörede yapılan usulünde

keklik eti, bizim gibi şehir restoranlarında

ise tavuk eti kullanılır. Ancak

kullanılacak tavuk iyi seçilmeli,

rengi kırmızıya çalan, dolaşan tavuk

olmalıdır.

Hayatınızdan lezzet ve güzellikler

eksik olmasın, bir sonraki dile gelen

mekan yazımda görüşmek üzere…


104

hotel restaurant

& hi-tech

dekorasyon

Filipinler’de Hotelya imzası

4 kıtada, Türkiye dâhil 33 ülkede proje gerçekleştiren Hotelya, yeni ülkelerde

büyümeye devam ediyor. Üretici kimliğiyle 45 yılı aşkın süredir başarılı

çalışmalara imza atan Hotelya, Grand Hyatt Manila Filipinler’in de tercihi oldu.

Kurulduğu günden bu yana

geçen zamanda markalaşma,

projelendirme ve satış konularında

yapmış olduğu çalışmalar ile öne çıkan

Hotelya, her tip projenin özgün ürünlerini

hayata geçirebilme gücüne sahip.

Projelerinin yüzde 30’unu yurt dışında

gerçekleştiren firma, üretimlerindeki

başarısıyla beğeni topluyor. Hotelya,

sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti

ve referansları sayesinde, hem birlikte

çalıştığı müteahhit ve yatırımcıların hem

de yeni müşterilerinin projelerinde de yer

almaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıllarda Hyatt Grubu’na ait

Grand Hyatt Taksim, Hyatt Regency

İstanbul, Hyatt Regency Rusya projelerini

gerçekleştiren Hotelya, son olarak

Grubun Filipinlerdeki ‘’Grand Hyatt Manila

Filipinler’’ projesinde yer aldı.

bir üretim süreci gerçekleşti. Otelin

Japonya’da bulunan mimari ofisiyle yoğun

bir çalışma süreci gerçekleştirilerek genel

tasarım etkisi mobilyalarda da hayat buldu.

2 etap olarak hayata geçirilen projede;

koltuk, sandalye, puf, bar sandalyesi,

sofa, sehpa, dresuar gibi yaklaşık 1.000

parçadan oluşan özel mobilya üretimi

detaylı bir çalışmayla 8 ayda tamamlandı.

Bir Türk firması olarak profesyonel

kadrosu ile beş yıldızlı otellerin ilk

tercihi haline gelen Hotelya, 2019’un

ilk yarısında Saray Bosna, Montenegro,

Dubai, Katar, Almanya ve ABD’de otel,

residence ve kültür merkezi projelerini

tamamladı. Kazakistan, Katar ve

Gürcistan’daki yeni projelerinin ise

üretim süreçleri devam ediyor.

Detaylı çalışma, 8 aylık üretim süreci

Güneydoğu Asya’nın incisi Filipinler’deki

Manila körfez bölgesinde konumlanan

Grand Hyatt Manila, farklı çizgiye

sahip mimarisi ile bölgede ikonik bir

simge olarak tanımlanıyor. Şık ve

sofistike tasarımıyla dikkat çeken otelin

konseptinde yoğun olarak ahşap, mermer,

metal ve cam kullanımı mevcut. Bu etki

paralel olarak mobilyalara da yansıtılmış.

Bu malzemelerin ayrı ayrı ya da birlikte

kullanıldığı detaylı ürünler için yoğun



106

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen röportaj

Özbilgin: “Turizmle ilgili

5.000’e yakın noktadayız”

Ülke ekonomisinin lokomotif

sektörlerinden biri olan turizm sektörü

büyümeye devam ediyor. Turizm

işletmelerini de kapsayan ev dışı tüketim

sektörünün önemli çözüm ortaklarından

Eczacıbaşı Profesyonel, sektöre sunduğu

ürünlerinin yanı sıra bünyesinde yer alan EP

akademi ile işletmelere yönelik dijital eğitim

programlarını da sürdürüyor. Eczacıbaşı

Profesyonel Pazarlama Müdürü Pelin

Özbilgin’le EP Uzaktan Eğitim Programını,

dijitalleşmenin sektör çalışanlarına sağladığı

avantajları ve eğitimlerin içeriğini konuştuk.

Eczacıbaşı Profesyonel hakkında

bilgi alabilir miyiz? Hangi alanlarda

faaliyet gösteriyorsunuz?

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri çatısı

altında bulunan Eczacıbaşı Profesyonel,

profesyonel temizlik, hijyen ve içecek

alanlarındaki çözümleriyle ev dışı tüketim

sektöründe faaliyet gösteriyor. Otel,

yeme içme noktaları, çamaşırhane,

eğitim kurumu, ofis, fabrika, hastane

gibi ev dışında tüketim yapılan tüm

alanlara yönelik ürün ve hizmetlerimizle

işletmelerin en yakın çözüm ortağıyız.

Eczacıbaşı Profesyonel çatısı altında dört

kategori bulunuyor.

Kağıt kategorisinde; Selpak Professional,

Temizlik ve Hijyen kategorisinde; Maratem,

Maratem Bio, Sens, Tana Professional,

Dispo, Gıda kategorisinde ise Tchibo,

Oralet, Oralet Çay ve Cezbeli Kahve

markalarıyla hizmet sağlıyoruz.

Müşterileriniz kimler? Kaç

işletmeye hizmet veriyorsunuz?

Ev Dışı Tüketim sektöründe 11.000 işletme

ile birlikte çalışıyoruz. İş hacmimizin

büyük bir kısmını “Horeca” kanalı altında

tanımlanan otel, restoran, kafe ve yemek

şirketi müşterilerimiz oluşturuyor. Öte

yandan bizim “özel kurum” olarak tabir

ettiğimiz ve içinde hastane, fabrika, ofis,

eğitim kurumları ve çamaşırhaneler gibi

birbirinden çok farklı nitelikte işletmelerin

yer aldığı kanalda da ürün ve danışmanlık

sağladığımız çok sayıda işletme var.

Çalıştığımız noktalara turizm özelinde

bakarsak, Türkiye’de faaliyet gösteren

yaklaşık 11.500 konaklama tesisinin

yaklaşık %15’ine hizmet veriyoruz. Bunların

içinden otellerin dışında; restoran, kafe

gibi yeme-içme noktalarının da turizm

sektörünün etkilediği ev dışı tüketim

noktaları olduğu düşünülürse, Eczacıbaşı

Profesyonel turizmle ilgili 5.000’e yakın

noktada var.

EP Akademi nedir?

EP Akademi, endüstriyel temizlik sektörüne

üst düzey eğitim, denetim, danışmanlık ve

teknik destek hizmetleri sunabilmek amacı

ile 2010 yılında kurulmuş bir Eczacıbaşı

Profesyonel markasıdır. Konusunda

uzman eğitimcileriyle İstanbul, Antalya,

İzmir ve Ankara merkezli olmak üzere tüm

Türkiye’ye hizmet vermektedir. 2018 yılı

içinde yaklaşık 8.000 kişiye hijyen eğitimi

veren EP Akademi’de son 4 yıl içinde eğitim

verilen kişi sayısı ise 30.000’e ulaştı. EP

Akademi’nin temel amaçları arasında sektör

profesyonellerinin yetiştirilmesine katkı

sağlamak, sektörün hijyen standartlarını

yükseltmek ve bu konuda rehberlik etmek,

her seviyede eğitim, teknik hizmet ve

danışmanlık sunmak yer alır.

Uzaktan Eğitim Programınızla neyi

amaçladınız? Programa kimler

katılabiliyor?

Uzaktan Eğitim Programımızı ev dışı

tüketim sektörünün gelişimine katkı

sağlamak, sektör çalışanlarının uzmanlık

alanlarını geliştirmesine olanak tanımak,

tasarruflu ve doğru ürün kullanımı

hakkında sektör profesyonellerini

bilinçlendirmek amacıyla hayata geçirdik.

EP Uzaktan Eğitim Programından; ev

dışında faaliyet gösteren otel, restoran,

yemek şirketi, alışveriş merkezi, hastane,

okul, çamaşırhane gibi profesyonel

işletmelerde, temizlik ve hijyen

standartlarının sağlanmasından sorumlu

tüm sektör çalışanları yararlanabiliyor.

İnternet üzerinden tüm sektör

profesyonellerine açık olan program,

ihtiyaca uygun eğitim modülleri ile sektör

çalışanlarına sürekli mesleki gelişim fırsatı

sunuyor. Program ile ayrıca temizlik ve

hijyen konularında verdiğimiz temel bilgiler

ve standartlar ile işletmelere hız ve maliyet

tasarrufu da sağlıyoruz.

Hijyen konusu da öncelikleriniz

arasında yer alıyor. Eğitimlerinizin

içeriğinde de hijyen önemli bir yer

kaplıyor mu?

Geçtiğimiz yıllar içinde ev dışı tüketimde

hijyenin tüketiciler açısından ne kadar

önemli olduğunu gösteren iki farklı

bağımsız araştırma yaptırdık. Biri restoran

tercihlerine yönelikti, diğeri ise turistlerin

otel tercihlerini ortaya koyduğumuz bir

araştırmaydı. Turizm sektörüne de ışık

tutacak araştırmalarımız bize gösterdi

ki; bir işletmede konaklayanlar için en

önemli kriter yüzde 48’le oda hijyen.

Bunu yüzde 21’le restoran hijyeni takip

ediyor. Çarpıcı olansa, tatilcilerin yüzde

78’i temizlik standartları daha iyi olan bir

otele fazla ücret ödemeyi kabul ediyor.

Günümüzde EDT ve turizm sektöründe

hijyen standartları bu kadar önemli hale

gelmişken, biz de sunduğumuz online

ve uzaktan eğitimlerle hijyen ile ilgili

olarak tüm bilgimizi ve deneyimimizi

üyelerimize aktarıyoruz. Bu bilgiler onlara

maliyetlerinde de tasarruf sağlıyor ve

işletmelerine değer katıyor.

Uzaktan eğitimlerinizden kaç

kişi faydalanıyor? Eğitimlerinizi

dijital ortama taşımanızın ne gibi

avantajları oldu?

2019 itibariyle 220 işletmeden 550’yi aşkın

kayıtlı üyesi bulunan EP Uzaktan Eğitim

Programından; otel, restoran, yemek

şirketi, alışveriş merkezi, hastane, okul,

çamaşırhane gibi profesyonel işletmelerde,

temizlik ve hijyen standartlarının

sağlanmasından sorumlu tüm sektör

çalışanları yararlanabiliyor. Uzaktan Eğitim

Programını dijital ortama taşımamızın en

önemli sebebi, sürdürülebilir ve bilinçli

ürün tüketimi için bilinmesi gereken temel

bilgileri çok daha fazla kişiye ulaştırma

isteğimizdi. Dijital çağda yaşıyoruz. İş

dünyasının yanı sıra artık günlük hayatımızda

da dijitalleşmenin etkilerini fazlasıyla

görüyoruz. Eğitimde dijitalleşmenin sağladığı

faydalar da günden güne artıyor. Biz de

dijital eğitim programımızla üyelerimize

diledikleri anda, diledikleri yerde hijyen

konularında merak ettiklerini öğrenme

imkanı sunuyoruz. Eğitim programımızın

İngilizce versiyonu ile de başta Azerbaycan

ve Kıbrıs olmak üzere pek çok ülkedeki

müşterilerimize ulaşabiliyoruz. Ücretsiz

olan Eczacıbaşı Profesyonel Uzaktan Eğitim

Programına bilgisayar, tablet ya da mobil

cihazlardan www.eczacibasiprofesyonel.com

ya da www.uzaktanegitim.epakademi.com

web sitesi üzerinden sisteme kayıt olarak

kolaylıkla ulaşılıyor.



108

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Mitsubishi Electric

‘Evden Uzaya’ kadar Türkiye’ye

yatırım yapıyor

Klima, otomasyon, asansör, yürüyen merdiven, görsel veri, ulaştırma, enerji,

otomotiv ekipmanları, yarı iletkenler, kamu sistemleri ve uydu teknolojileri ile

dikkat çeken marka Türkiye için üretiyor.

Daha iyi bir gelecek için değişim

hedefi doğrultusunda 95 yılı

aşkın süredir ileri teknolojisiyle

toplumların yaşam kalitesini artırmak

amacıyla çalışan Mitsubishi Electric,

dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de

“evden uzaya” kadar uzanan çok geniş bir

hizmet alanına sahip.

Saraçoğlu: “Çevre dostu küresel bir

şirket olarak yol alıyoruz”

Elektrik motorları üreten bir şirket

olarak kurulan Mitsubishi Electric, bugün

“evden uzaya” kadar uzanan çok geniş

bir alanda ileri teknoloji çözümleriyle

dikkat çekiyor. Daha iyi bir gelecek

için değişimi hedefleyen kurumsal

felsefeleri “Changes for the Better”

doğrultusunda çevre dostu küresel bir

şirket olarak yol aldıklarını belirten

Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı

Şevket Saraçoğlu, markanın 95 yılı aşkın

süredir yüksek teknolojisiyle dünya

genelinde toplumların yaşam kalitesini

artırmak için çalıştığını aktardı. Mitsubishi

Electric’in ülkemizdeki faaliyetleri ve

hedefleri ile ilgili açıklamalarda bulunan

Saraçoğlu; “Markamız Türkiye’de

klimadan asansör ve yürüyen merdivene,

fabrika otomasyonundan ileri robot

teknolojilerine, CNC mekatronik

sistemlerden görsel veri sistemlerine,

ulaştırmadan enerji sistemlerine,

yarı iletken cihazlardan otomotiv

ekipmanlarına, havalimanlarına özel

radar teknolojilerini de kapsayan kamu

sistemlerinden uydu ve uzay sistemlerine

kadar pek çok farklı kulvarda faaliyet

gösteriyor” dedi.

Klima segmentini büyütüyor

Mitsubishi Electric’in Avrupa’daki ilk ev

tipi klima fabrikasını yüksek potansiyeline

ve gücüne inandığı Türkiye’de kurarak

2017 yılı sonunda üretime başladığına

dikkat çeken Saraçoğlu, sözlerine şöyle

devam etti; “Yaklaşık 382,5 milyon TL

sermayeyle, 60 bin metrekareye yakın

alan üzerinde, Manisa Organize Sanayi

Bölgesi’nde hayata geçirilen bu fabrika

ile Türkiye, Mitsubishi Electric için

önemli bir üretim üssü haline geldi.

Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı

olan e-F@ctory konsepti ile tasarlanan

fabrikamızda, Türkiye ve Avrupa için

Avrupa Birliği mevzuatının gerekliliklerini

karşılayan, yüksek enerji tasarruflu ve

çevre dostu klimalar üretiliyor. Türkiye

ve Avrupa pazarında klima ve soğutma

sistemleri segmentini büyütmeyi

hedefleyen Mitsubishi Electric, 2019

yılında Türk iklimlendirme sektörüne

yönelik ürün gamını genişletmek amacıyla

önemli bir hamle daha yaptı. Bu yıl

itibariyle Mitsubishi Electric Türkiye

olarak, Mitsubishi Electric Hydronics & IT

Cooling Systems S.p.A. için satış ve satış

sonrası hizmetleri sunmaya başladık.”


Depremde yüksek güvenlik

sağlayan yapay zekalı asansörler

Son yıllarda Mitsubishi Electric’in asansör

ve yürüyen merdiven sektöründeki

faaliyetlerini daha da geliştirdiğini

kaydeden Saraçoğlu şu açıklamalarda

bulundu; “Hızlı, konforlu, emniyetli

ve yüksek enerji verimliliğine sahip

asansör ve yürüyen merdivenleri ile

dünya genelinde büyük projelere katma

değer sağlayan Mitsubishi Electric,

Türkiye’de de çok sayıda prestijli projede

dikkat çekiyor. Özel tasarlanmış yapay

zeka denetleme sisteminin kullanıldığı

asansörlerde yer alan back up sistemi

ile deprem ve elektrik kesintisi gibi

durumlarda asansörün en yakın katta

durması ve yolcuların güvenle tahliye

edilmesi sağlanıyor. Güvenliğin yanı

sıra çevreye dost yaklaşımıyla da öne

çıkan Mitsubishi Electric asansörleri,

ısı enerjisinin bina elektrik şebekesine

kullanılabilir enerji olarak geri

verilmesine imkan tanıyan özel sistem

sayesinde yılda yüzde 35’e varan

oranlarda enerji tasarrufu sağlıyor.”

Türk sanayisini geleceğin dijital

fabrikalarına hazırlıyor

Türk sanayisine Sanayi 4.0’ın

gerekliliklerini anlatabilmek için

ülkemizin farklı illerinde gerçekleştirilen

etkinliklerde sanayicilerle bir araya

geldiklerini belirten Saraçoğlu;

“Türkiye’deki büyük ölçekli şirketlerin

ve KOBİ’lerin Sanayi 4.0’a uyumlu dijital

fabrikalar hayata geçirmek için alınacak

yatırım kararlarında yakın gelecekte

artış yaşanacağına inanıyoruz. Biz de

Sanayi 4.0’a yanıtımız olan e-F@ctory

konseptimiz ile Türk sanayisinin geleceğin

dijital fabrikalarına şimdiden hazır olması

için çalışıyoruz. Bu konsept kapsamında

bir fabrikayı yeni endüstri evresindeki tüm

ihtiyaçları karşılayacak şekilde kurmak

ve kurmadan önce bir sanal fabrika

oluşturarak ortaya çıkacak fabrikayı

ve üretimi test etmek mümkün. Ayrıca

üniversitelerin mühendislik fakültelerinde

robot eğitim merkezi kurulmasına katkı

sağladığımız eğitime destek projemize

devam ederken, üniversite etkinliklerine

de katılarak geleceğin mühendis

adaylarına vizyoner bir bakış açısı

sunmayı amaçlıyoruz” dedi.

İnsanla iş birliği içinde çalışan

robotlara yatırım yapıyor

Robotların üretimdeki rolünün hızla

artacağı yönündeki gelecek vizyonundan

hareketle ileri robot teknolojileri alanında

yeni nesil ürün ve çözümler geliştirmeye

devam edeceklerini ifade eden Saraçoğlu,

“Üretim bandındaki birçok işi yapabilen,

insan kolu ya da eline yakın hassasiyete

sahip robotlarımız, özellikle zor ve

tehlikeli alanlarda iş güvenliği ve işçi

sağlığı açısından da fabrikalara yüksek

katma değer sağlıyor. Örneğin, insanla

işbirliği içinde çalışan yeni kollobratif

robot serimiz güvenlik nedenlerinden

ötürü koruyucu bariyerlerin arkasına

yerleştirilmesi gereken endüstriyel

robotların aksine bir üretim ortamında

insanlarla yakın çalışmalarda

bulunabiliyor” şeklinde konuştu.

Antalya Havalimanı’nda güvenli

uçuş teknolojisi

Mitsubishi Electric’in kamu sistemleri

alanındaki faaliyetleri kapsamında uçak

ve uçuş güvenliğini artırmak amacıyla

havalimanları için geliştirilen radar

teknolojisinin Antalya Havalimanı’nda

da uygulandığını belirten Saraçoğlu,

“Terminal Doppler Lidar Sistemi olarak

adlandırılan bu radar teknolojisi,

havalimanlarında rüzgar değişiminden

kaynaklanan havayolu kazalarının daha

etkin bir biçimde önlenebilmesi için

geleneksel sistemlerden farklı olarak

yalnızca yağış sırasında değil, açık havalar

da dahil tüm hava koşullarında tespit

yapabiliyor” dedi.

Mitsubishi Electric’in “evden uzaya” kadar

hizmet verdiği tüm sektörler için ileri

teknoloji ile donatılmış, enerji verimli,

çevre dostu, uzun ömürlü ve akıllı ürün,

sistem ve hizmetleri geliştirmeye devam

edeceğini belirten Saraçoğlu, “Türkiye’de

faaliyet gösterdiğimiz her alanda artan

bir ivme ile mevcut konumumuzu daha da

güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.


110

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Ingenico’dan kaçırılmayacak

YazarkasaPOS kampanyası

YazarkasaPOSlarının donanım zenginliği ve dayanıklılığı ile ön plana çıkan, uçtan uca

ödeme konusunda dünya lideri olan Ingenico, kaçırılmayacak bir kampanyaya imza atıyor.

Uçtan uca ödeme konusunda

dünyanın ve Türkiye’nin lider şirketi

Ingenico Group, hem avantajları

hem de kampanyaları ile müşterilerine

kazandırmaya devam ediyor. Esnaflara

kaçırılmayacak fırsatlar sunan Ingenico

hafif, dokunmatik ve uzun pil ömrüyle

verimliliğin sembolü olan iWE280 model

seyyar YazarkasaPOS cihazını kampanya

kapsamında 600 TL indirimle KDV dahil

1.699 TL’ye satışa sunuyor.

Sidal: “Müşterilerimizden gelen

geri bildirimleri önemsiyoruz”

Ingenico yeni nesil seyyar yazarkasa

iWE280 ile kaçırılmayacak bir kampanyaya

imza atarken, Ingenico Türkiye Genel

Müdürü Alpay Sidal kampanya ile ilgili

olarak şöyle konuştu: “Ingenico olarak

müşterilerimizden gelen geri bildirimleri

her zaman önemsiyor ve onları dinliyoruz.

iWE280 model seyyar YazarkasaPOS

cihazımız özelinde esnafımızın da yüzünü

güldürecek bir kampanya başlattık.

Normal satış fiyatı 2.229 TL olan iWE280

seyyar YazarkasaPOS cihazımızı KDV dahil

1.699 TL’ye satışa sunuyoruz. 31 Mart

2020 yılına kadar da bu kampanyamızı

devam ettirerek esnafımıza destek olma

arzusundayız. Ayrıca tüm süreçleri

kolaylaştırmak adına seyyar yazarkasa

sahibi olmak isteyen herkes, www.

ikasa.com.tr’den bilgi alabilir ve

YazarkasaPOS kurulumu için 0850 250 40

30 numaralı telefonu arayabilir. Bundan

sonraki süreçte gerçekleştirdiğimiz

kampanyalarımızla tüm işletmelere cazip

fırsatlar sunmayı arzu ediyoruz” dedi.


Turizm ve otelcilik öğrencilerine otel

yönetimi teknolojisini öğretiyor

25 yılı aşkın süredir yazılım sektöründe teknoloji üreten Talya Bilişim‘in geliştirdiği

Elektra Otel Yönetim Sistemi, Türkiye genelinde 3.500‘den fazla büyük otel, otel zinciri

ve konaklama merkezinde kullanılıyor. Türkiye‘de en yaygın tercih edilen otel yönetim

sistemi olan Elektra, ülke genelinde 23 üniversite ve 143 turizm otelcilik ve meslek

yüksek okulu olmak üzere 166 eğitim kurumunda ders olarak okutuluyor. Özellikle yeni

nesil turizm profesyonellerinin teknolojiye daha yatkın olduğunu ve sektöre otel yönetim

teknolojisini bilerek girdiklerini kaydeden Elektra Otel Yönetim Sistemleri Yönetici Ortağı

Nilüfer Durukal, “Yeni jenerasyona ulaşmak için hem meslek liselerinde hem meslek

yüksekokullarında hem de üniversitelerde programlarımızı ücretsiz olarak kuruyor ve

eğitimlerini veriyoruz. Bu eğitimi Elektraweb sayesinde internet üzerinden verebildiğimiz

için üniversitelerin ve meslek yüksek okullarının serverlarını kullanmamız da gerekmiyor.

Her yıl Elektra bilerek mezun olan 9.000 turizmci sektöre giriş yapıyor” bilgisini verdi.

Kone Asansör, Antakya’da yerleşik

teknik hizmete başlıyor

Amadeus Hertz’i erişime açıyor

Kullanıcıların güvenliği, asansör ve yürüyen merdivenlerin performanslarının

korunması için, zamanında ve uzman bakım hizmetlerinden yararlanılması

büyük önem taşıyor. Dünyanın olduğu gibi Türkiye’nin de en büyük asansör ve

yürüyen merdiven üreticisi, aynı zamanda bakım firmalarından Kone, marka

ayırt etmeksizin bu konuya büyük önem veriyor. Güçlü kuruluş, bu nedenle

servis ağını sürekli genişletiyor. Kone, şimdi de Antakya’da yerleşik teknisyen

istihdam ediyor. Böylece tüm marka ve modellerdeki asansör ve yürüyen

merdivenlerin bakımları, Kone kalitesi ve güvencesi altında, çok daha hızlı bir

şekilde Antakyalılara ulaştırılacak.

Amadeus ile Hertz Corporation, dünya çapındaki kiralık filo envanterini ve ücretlerini

dağıtmak ve hız, etkinlik ve veri zekası alanındaki en yeni teknolojiyi kullanmak

amacıyla Amadeus ile anlaşma imzaladı. İmzalanan sözleşme sonrasında Hertz’in

Kuzey Amerika, Avrupa, Karayipler, Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu, Asya, Avustralya

ve Yeni Zelanda’daki yaklaşık 10 bin 200 kurumsal ve franchise konumuna seyahat

danışmanları tek tıkla ulaşacak. Ayrıca, Hertz daha hızlı yollarla seçenekler ve

özellikler sunmak için XML üzerinden açık teknolojiyi kullanan ilk araç kiralama

sağlayıcısı oldu. Amadeus Hareketlilik ve Sigorta Başkanı Peter Altmann: “Amadeus’ta

biz tercihlere inanırız. Hareketlilik sektöründeki amacımız, araba kiralama

sağlayıcılarına tekliflerini olası en dinamik yolla kişiselleştirme ve içerik ve ücretlerini

Amadeus Travel Platform üzerinden doğruluk, esneklik ve hızla dağıtma konusunda

yardımcı olmak. Gelişmiş teknoloji kapasitemiz sayesinde, Hertz seyahat acenteleri ile

yolculara en son özellikleri daha hızlı yollarla sunabiliyoruz.” dedi.

Philips, akıllı ve kişiselleştirilmiş tüketici sağlık

çözümlerini pazara sundu

Sağlık teknolojilerinde global bir lider olan Royal Philips 2019 Internationale

Funkausstellung (IFA), 6-11 Eylül, Berlin, Almanya) fuarında bir dizi akıllı, ve

kişiselleştirilmiş tüketici sağlık çözümlerini pazara sundu. Kullanıcılarının hayatlarına

kolaylıkla entegre olan bu ürünler, onların daha sağlıklı seçimler yaparak kişisel

ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlıyor. Royal Philips Kişisel Sağlık Bölüm Başkanı

Roy Jakobs, “Günümüzde sağlık konusunda kişiselleştirilmiş yaklaşımın arttığını

görüyoruz. Philips olarak, sunduğumuz çözümler ile tüketicilerimizin ihtiyaçlarını

anlıyor ve onların ihtiyaçları doğrultusunda akıllı ve son teknolojiler ile çalışıyoruz. Bu

yıl IFA’da sunduğumuz yenilikler tüketicilere verilere dayalı kişiselleştirilmiş bilgiler ve

koçluk önerileri sunuyor, bu şekilde günlük yaşamlarına sorunsuz bir şekilde entegre

olan daha sağlıklı seçimler yapmalarını kolaylaştırıyoruz.” dedi.


112

hotel restaurant

& hi-tech

ürünler

İnosmart Ailesi’nin en yeni üyesi

Dokunmatik Ekranlı Gazlı Fırın

Akıllı ve yenilikçi fırın serisi İnosmart ile mutfak profesyonellerinin çözüm ortağı olan İnoksan,

İnosmart Dokunmatik Ekranlı Gazlı Fırın Ailesi’ni iki yıllık Ar-Ge çalışmaları sonucunda seri

üretime geçirdi. Profesyonellerin işini kolaylaştırmak için sürekli geliştirilen Inosmart Fırın

Ailesi; Premix yanma sistemi ile verimli yanma ile çevreci cihaz özelliği, 4 farklı dil seçeneği,

doğalgazlı ve LPG’li çalışma özelliği, 5 noktadan ölçüm yapan et probu, max 300 °C kabin

iç sıcaklığı, 6 farklı fan hızı ayarlama imkanı, güçlü buhar jeneratörü, manuel nemlendirme

özelliği (el duşu spreyi), 5 farklı pişirme metodu, delta T pişirme metodu, 60 adet hazır reçete,

hazır reçeteleri değiştirebilme imkanı, raflı pişirme özelliği, fazlı pişirme imkanı, favori reçete

seçme ve görüntüleme özelliği, sık kullanılan reçetelere ulaşma özelliği, gerçek zaman saati,

HACCP Data log kaydı flash bellek ile USB’den yazılım ve reçete yükleme özelliği, melodik sesli

ikazlar, self cleaning kireç önleme sistemi, hızlı soğutma özelliği (cool down), otomatik yıkama

özelliği (3 Program), yoğuşturma ünitesi, fonksiyonel, açılır çift camlı kapı özelliği, hata mesajı

görüntüleme özelliği ve yüksek enerji verimliliği özellikleriyle bir adım öne çıkıyor.

Kahve camda güzel...

Kahvenin, damağa olduğu kadar göze de hitap etmesi gereken bir kültür olduğunu

savunan Paşabahçe, “Kahve Camda Güzel” sloganıyla camın kahve sunumları için

en doğru tercih olduğunu söylüyor. Türkiye’de ve tüm dünyada içilen farklı kahve

çeşitlerine camın tasarımını ve şeffaflığını ekleyerek kahve keyfine alışılmışın

dışında bir tat ve görsellik katan Paşabahçe, farklı kahve türleri için üretilen 60’ın

üzerinde kahve bardağı çeşidi ile kahve içim keyfini doruğa çıkarıyor. Kahve, cam

bardakta tüketildiğinde, camın doğallığından kaynaklanan yapısı ve kahveye hiçbir

şekilde farklı bir koku vermemesi sayesinde tüm aromasını bütün yalınlığıyla

yansıtabiliyor. Camın şeffaflığı da kahvenin farklı renklerinin ve katmanlarının

kahve severlere estetik bir biçimde sunulmasını sağlıyor.

Yeniliğe susayanlara

Kurulduğu yıldan bu yana çevre dostu üretim politikasından ödün vermeden

müşterilerine sağlıklı ve güvenilir soğutma sistemlerini ve ürünlerini ulaştıran

Uğur Soğutma yeni ürünlerinin lansmanını yaptı. Ürün gamına eklediği 3

farklı su sebili ile mutfakların ve ofislerin vazgeçilmez markası olmaya devam

ediyor. Kullanışlı tasarımları sayesinde istenilen alana kolaylıkla taşınabilen

ve yer tasarrufu sağlayan su sebilleri alttan ve üstten damacanalı modellerle

ofisler, evler, pastaneler, marketler, kafeler gibi hayatımıza dokunan birçok

alanda pratik ve kullanım kolaylığı sağlıyor. Sıcak ve ılık su özelliği taşıyan USP

3400 MENDERES, sıcak ve soğuk su özelliği taşıyan USP 3410 FIRAT ve gizli

damacana özellikli gri renkli USP 3410 GDG SEYHAN modelleriyle her bütçenin

aradığı modeller artık UĞUR’da.

Zyxel, Multi Gig Wi-Fi Çözümlerini tanıttı

Broadband World Forum (BBWF ) bu yıl Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da

düzenlendi. On dokuz yıldır organize edilen etkinlik, her sene olduğu gibi, bu yıl

da geniş bant endüstrisinin üst düzey yöneticililerini bir araya getirdi. 4.100’den

fazla telekom uzmanının ağırlandığı organizasyonda; Zyxel’in yeni nesil

kablolu ve kablosuz internet erişim çözümleri yoğun ilgi gördü. Zyxel’in Servis

sağlayıcılara yönelik olarak geliştirdiği yeni nesil iletişim çözümleri; MPro

Mesh ve 10G PON sunduğu maliyet avantajı, hız kapasitesi ve üstün performans

gibi özelikleri ile telekom profesyonellerinden tam not aldı. Evde ve ofislerde

internet erişim deneyimini en üst seviyeye taşıyan, gigabit bağlantı kalitesi

ile yüksek performans vaat eden Zyxel’in yeni WiFi 6 (11ax) çözümleri de fuar

katılımcılarının odaklandığı ürünler arasında yer aldı.



More magazines by this user
Similar magazines