14.01.2020 Views

marketing europe & anatolia Sayı:092

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS
  • No tags were found...

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Ocak 2020 Sayı: 92

retorik

Dilimizi eşekarıları

sokmasın...

kelebeğin fırtınası

Yerli, milli, pilli...

İlanlarınızı

bekliyoruz...



İçindekiler

Sayı: 92 Tarih: Ocak 2020

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Fenerbahçe - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

http://aea.eksantrik.com

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Kübra Nebioğlu

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

retorik 13

Medya Dünyası 14 - 15

Röportaj 16 - 20

kelebeğin fırtanası 21

Reklam dünyası 22 - 23

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Röportaj 24 - 26

Kampanyalar 28 - 37

Gezi 38 - 45

Game On 46 - 47

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kültür Sanat 48 - 49

marketing europe & anatolia / 1



Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

İlanlarınızı bekliyoruz...

Merhaba

marketing europe & anatolia'nın yeni sayısını yine titiz bir çalışmayla hazırladık.

Yayın hayatına başladığımız ilk günden bu yana her fırsatta dile getirdiğimiz,

hiçbir

cemaate hizmet etmeyen, aldığı ilan kadar basılmayan, paylaştıkça çoğalan, tam

bağımsız, tarafsız sadece ve sadece doğru bildiğini yazan bir dergi olma

sözümüzünsadece sözde olmadığını çıkardığımız her sayımızda siz değerli

okuyucularımıza ispat ettiğimizi düşünüyorum.

Dergimizin aylık okuyucuları 10.000 - 15.000 aralığına yerleşti. Her biri bizim için

çok değerli.

Medya planlarınıza bizim dergimizi de dahil edip, temsilcisi olduğunuz

müşterilerinizin ilanlarıyla bizi bu yürüyüşümüzde desteklemenizi, dergimizi bizim

dergimiz olarak değil kendi derginiz olarak paylaşmanızı, yaygınlaştırmanızı

diliyorum.

Sevgiyle kalın.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Çocuk Modası Fuarı...

87 ülkede 40.000 kullanıcıya ulaşan, dünyanın lider trend

öngörü firması İngiliz WGSN, 38. Uluslararası İstanbul

Anne Bebek Çocuk Ürünleri fuarı bünyesinde Sonbahar-

Kış 20/21 çocuk modası trendlerini aktaracağı çok özel bir

seminere hazırlanıyor.

9 Ocak 2020 Perşembe günü saat 14.00’te seminere kayıt

yaptıran fuar ziyaretçilerine verilecek ve konu başlıklarını

Çocuk Giyim Makro Trendler, Renk & Renk Harmonileri,

Kumaşlar, Baskı & Desenler, Süslemeler, Ayakkabı &

Aksesuarların oluşturacağı sunumun ardından, ikramlar

eşliğinde soru-cevap bölümüne geçilecek.

38. Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri

Fuar Direktörü Hatice Dinçer, ‘’ Hedefimiz 9-11 Ocak

2020 tarihleri arasında yapılacak etkinlikte, Sonbahar-Kış

20/21 çocuk modasıyla ilgili gerçekleştirilecek sunumlarla

birlikte, yerli sektörün dünya modasıyla aynı anda

koleksiyonlarını sergilemesini sağlamak ‘’ dedi.yerli sektörün

dünya modasıyla aynı anda koleksiyonlarını sergilemesini

sağlamak ‘’ dedi.

38. Uluslararası İstanbul Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuar

Direktörü Hatice Dinçer, ‘’ Hedefimiz 9-11 Ocak 2020 tarihleri

arasında yapılacak etkinlikte, Sonbahar-Kış 20/21

çocuk modasıyla ilgili gerçekleştirilecek sunumlarla birlikte,

yerli sektörün dünya modasıyla aynı anda koleksiyonlarını

sergilemesini sağlamak ‘’ dedi.

Leshow İstanbul...

Modanın Küresel Cazibe Merkezi Leshow İstanbul 2.Kez

Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor.

Deri hazır giyim, tekstil dış giyim, triko, aksesuar, ayakkabı

ve çanta markalarının, yeni koleksiyonlarının sergileneceği

Leshow İstanbul’da, üretici firmalar ürünlerini yeni pazarlarla

tanıştırma fırsatı bulacak.

Türkel Fuarcılık A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Nihal Yazgan

tarafından verilen bilgiye göre, Deri & Moda sektörünün

ihracatına, iş hacmine destek olmanın yanı sıra İstanbul

Harbiye’de düzenlenecek olan Leshow İstanbul modanın

nabzını tutacak.

Leshow İstanbul Halkla İlişkiler Müdürü Ebru Gençoğlu

“Dönüştür Doğa Kazansın” mottosuyla kalem veren geri

dönüşüm otomatlarının yer alacağı fuar alanında çevre

temizliğine katkı sağlayacak sosyal sorumluluk projelerinin

de gerçekleşeceğinin haberini verdi.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

EMITT Fuarı...

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri için

gerçekleştirdiği fuarlar ile yabancı yatırımcıları potansiyel

iş ortakları ile bir araya getiren Hyve Group, 30

Ocak – 2 Şubat 2020 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve

Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek 24. EMITT Doğu Akdeniz

Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı için bir kez

daha dünyanın dört bir yanından katılımcı ve ziyaretçileri

İstanbul’da buluşturuyor. Turizm profesyonelleri ve tatil

tüketicilerinin yoğun ilgi gösterdiği EMITT Fuarı’nda, bu

yıl 30 ülke, turist sayısını ve turizm gelirlerini artırabilmek

için geniş ve renkli stantlarla yer alacak.

Dünyanın en çok turist

çeken 10 ülkesi arasında

yer alan Çin, Meksika ve

Almanya’nın da katılacağı

24’üncü EMITT Fuarı; Lübnan,

Sırbistan, İngiltere,

Kuzey Kıbrıs, Malta, Bulgaristan,

Dubai, Japonya,

Litvanya, Güney Kore, Endonezya,

Şili, Hindistan,

Hırvatistan, Özbekistan,

Azerbaycan, Karadağ, Gine, Nepal, Mongolya, Bosna

Hersek, Kosova, Cezayir, Brezilya, Filistin, Makedonya,

Gürcistan’a ev sahipliği yapacak. Ülkeler, kuracakları

stantlarda, coğrafi özelliklerini, tarihsel ve kültürel ögelerini,

yemeklerini ve folklörlerini tanıtarak İstanbullulara renkli

bir Fuar deneyimi yaşatacak. EMITT Fuarı, tatil tüketicisine

de hitap ettiği ve hemen orada uygun koşullarda

ve fiyatlarda tatil satın alması yapılmasını sağladığı için

ziyaretçi bakımından da yoğun geçen bir fuar oluyor. Bu

yıl 60.000’in üzerinde ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor.

İDEX Fuarı...

Türkiye’de iş hacmi 500 milyon dolara ulaşan diş hekimliği

endüstrisi, dünyanın dört bir yanından gelen sektör profesyoneli

ile İDEX İstanbul Fuarı’nda bir araya geliyor. Bu

yıl 17’nci kez kapılarını açmaya hazırlanan fuarda yerli ve

yabancı 1.000’i aşkın markanın ürünleri sergilenecek. 80

ülkeden 30 bin ziyaretçinin beklendiği fuarın 150 milyon

doların üzerinde bir ticaret hacmi yaratması hedefleniyor.

Türkiye’nin ağız ve diş sağlığı alanında bölgenin en büyük

uluslararası fuarlarından biri olan İDEX - Uluslararası

İstanbul Ağız – Diş Sağlığı Cihaz ve Malzemeleri Fuarı, 9 -

12 Nisan 2020 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul Fuar

Merkezi’nde 17’nci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.

CNR Holding kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık tarafından

Diş Malzemeleri Sanayicileri ve İş Adamları Derneği

(DİŞSİAD) işbirliği ile düzenlenen fuar, bölgenin en büyük

uluslararası fuarı olma niteliğini taşıyor. Fuarı Avrupa,

Ortadoğu, Afrika, Asya, Rusya ve BDT ülkeleri, Uzakdoğu,

Kuzey ve Güney Amerika ile Okyanusya ülkelerinden 30

bin sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Yeni Digital ajansı...

Türkiye’de e-

ticaret alanında

gerçekleştirdiği

çalışmalarla yükselen

şirket Yasin

Global Group,

deneyimlerini

The Medya Dijital

Ajans ile diğer yerli

şirketlerin büyümesine

aktarıyor.

Türkiye’nin güçlü

dijital ajansı sayılacak The Medya, 500 bin TL sermayesi

dijital markalaşma hizmetleri sunuyor.

Yerli ajanslara rakip olarak kurulan The Medya, gücünü

e-ticarette yılların deneyimine sahip ekibinden alıyor.

The Medya; influencer marketing, dijital marka kimliği,

konumlandırma, e-ticaret, Google adweords, analitik,

SEO, SEM ve diğer tüm marka çalışmalarında uzman ve

deneyimli ekibiyle hizmet vermeye hazırlanıyor. Rakiplerinden

influencer marketing faaliyetleri ile ayrılan ajans,

datasında yer alan güçlü fenomenlerle kurumlara güçlü

dijital pazarlama çalışmaları sunuyor.

“Deneyimlerimizi sektörün gücünü artırmak için

kullanıyoruz”

2020 yılına grup bünyesinde kurduğu The Medya ile

girecek olan Yasin Global Group’un Yönetim Kurulu

Başkanı Yasin Çörekci, “Bünyemizde bulunan Sinoz Kozmetik,

Kozmobox.com, Radyo Alaturka, Biolog gibi köklü

şirketlerin faaliyetlerini e-ticaret ve geleneksel metotlar ile

yürütüyoruz. 2005 yılından bu yana yürüttüğümüz dijital

pazarlama çalışmalarımızda edindiğimiz tecrübeyi 3.parti

şirketlerin büyümelerinde güçlerini arttıracağımız şekilde

sunalım ve ülkemizin ticaretine katkı sağlayalım istiyoruz.

Bu anlamda güçlü bir yatırımla kurduğumuz The Medya

Dijital Ajans ekibi ile tüm marka ve kurumlara hizmet vermeyi

bekliyoruz” dedi.

Atama...

Türkiye traktör pazarının lider üreticisi

TürkTraktör’ün Satınalmadan

Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı

görevine Erenler Fabrika Direktörü

olarak görev yapan

Onur Vural atandı.

İş hayatına 1996 yılında Ford Otomotiv

Sanayi A.Ş.’de başlayan

Onur Vural, 2009 yılına dek Ford Otosan Eskişehir

Fabrikasında Ürün ve Proses Geliştirme Ekip Lideri, Kalite

Müdürü, Ford Üretim Sistemi Müdürü görevlerinde

bulundu. 2009 – 2014 yılları arasında Kocaeli lokasyonunda

sırasıyla Ürün Geliştirme ve Gölcük ve Yeniköy

Fabrikaları Kalite Müdürü olarak görev yaptı.

Onur Vural TürkTraktör ailesine 2014 yılında Erenler

Fabrikasının kuruluşu aşamasında katıldı.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği

bölümü mezunu olan Vural, yeni atamasıyla birlikte

TürkTraktör’ün tüm satınalma süreçlerinin yönetilmesinden

ve geliştirme çalışmalarından sorumlu oldu.

Atama...

Metro Türkiye Kurumsal İletişim Müdürlüğü

görevine, Dr. Aslı Duran getirildi.

Duran, Ocak 2020 itibarıyla Metro

Türkiye’deki görevine başladı.

Türk mutfağının daimiyetini sağlama

ve gelecek nesillere miras bırakma

misyonunu üstlenen Metro Türkiye’de

yeni bir atama gerçekleşti. İletişim

sektörünün deneyimli ismi Dr. Aslı Duran,

Ocak 2020 itibarıyla Metro Türkiye’nin yeni Kurumsal İletişim

Müdürü oldu.

Metro Türkiye’ye katılmadan önce altı yılı aşkın süredir General

Electric bünyesinde Kurumsal İletişim Müdürü olarak çalışan

Duran, reklam ve halkla ilişkiler ajanslarında da çeşitler

görevler aldı.

Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü’nden 2008 yılında

mezun olan Duran, kariyerine reklam sektöründe başladı.

2009 - 2013 yılları arasında Bersay İletişim Danışmanlığı’nda

uluslararası ve yerel firmalara halkla ilişkiler ve dijital iletişim

alanında danışmanlık veren Duran, 2012 yılında Bahçeşehir

Üniversitesi’nde Pazarlama İletişimi ve Halkla İlişkiler

Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Gönül Kumbaraları...

Panasonic Life kuruluşlarının desteklenmesi gibi projelere ve daha

Solutions Türkiye

birçok projeye aktif rol alarak katkı sağlıyor. Çalışanların,

Gönüllüleri, gönüllülük konusundaki duyarlılığını desteklemek amacı

toplum ve yaşam ile Panasonic Life Solutions Türkiye tesislerinde bir de

için sağlanan her “Gönül Kumbarası” bulunuyor. Çalışanlar ister kullanım

bir faydanın değere

dönüştüğünün

fazlası oyuncak ve kırtasiye malzemelerini isterse de

yeni alacakları malzemeleri bu kumbaraya atıyor. Kumbara

farkında olarak

yine çalışanlardan oluşan bir grup gönüllü tarafından

bugüne kadar pek açılarak malzemeler ayrıştırılıp, ambalajlanıyor ve ihtiyaç

çok sosyal sorumluluk

sahibi bir okulun öğrencilerinin yüzünde tebessüme

projesinde aktif olarak yer almış bulunuyor.

Gönüllülük konusunda birçok örnek uygulamaya sahip

bulunan Panasonic Life Solutions Türkiye Gönüllüleri

geçtiğimiz yıllarda Özel Sektör Gönüllüleri Derneği

tarafından verilen en başarılı gönüllülük programı ödülüne

de layık görüldü. Kuruluşun gönüllüleri; “Meslek

Eğitimine Destek” Koçluk Programı, köy okulları için

kampanyalar, Give Gain Çalışan Gönüllülüğü Günleri,

ağaçlandırma projeleri, kan bağışı kampanyaları, geri

dönüşüm projeleri, İstanbul Maratonu’nda sivil toplum

dönüşmek üzere yola çıkarılıyor.

Panasonic Life Solutions Türkiye İK ve Kurumsal

Gelişimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Mutlu Kutlu şirketin

gönüllülük konusuna verdiği önemi şu sözlerle ifade ediyor;

“Panasonic Life Solutions Türkiye olarak, tüm faaliyetlerimizi

‘Daha İyi Bir Yaşam, Daha İyi Bir Dünya’ hedefi

ile yürütmekteyiz. Çalışanlarımızın gönüllülük projelerinde

yer almasını teşvik etmekteki amacımız ise topluma,

dünyamıza ve sürdürülebilir geleceğe karşı olan bireysel

sorumluluklarının farkındalığını sağlamaktır.

İşbirliği...

S a m s u n g

Electronics’in Türkiye’deki

iletişim

faaliyetleri; hizmet

verdiği sektör,

marka ve kurumlara

özel somut çözümleri, yenilikçi fikirler ve ölçülebilir

sonuçlarla sunan Excel İletişim ve Algı Yönetimi tarafından

yürütülecek.

Dönüştürücü fikirleri ve teknolojileri ile geleceği şekillendiren

Samsung Electronics’in Türkiye’deki iletişim danışmanlığını,

hizmet verdiği tüm paydaşlarını “sürekli”

başarıya taşımayı misyon edinen Excel İletişim ve Algı

Yönetimi üstlenecek.

Excel İletişim ve Algı Yönetimi, bu yeni iş birliği ile Samsung

Electronics Türkiye’ye tüketici elektroniği ve mobil

ürünlerinin iletişim faaliyetleri kapsamında; kurumsal iletişim,

pazarlama iletişimi, medya iletişimi, kriz iletişimi,

konu ve gündem yönetimi, sosyal sorumluluk yönetimi

alanlarında hizmet verecek.

İşbirliği...

Türkiye’nin İlk Hilton

Curio Koleksiyonu

İletişim Çalışmaları

için

Sade İletişim

Danışmanlığı’nı Tercih

Etti

Turizm sektörünün

güçlü markalarından

Dorak Holding’e ait Hilton’un Türkiye’deki ilk Curio oteli

olan “Hagia Sofia Mansions-Curio Collection By Hilton”,

iletişim çalışmaları için Sade İletişim Danışmanlığı’nı

seçti.

Uzun yıllardan beri başta Hilton İstanbul Bosphorus,

Conrad İstanbul Bosphorus ve Hilton İstanbul Bomonti

olmak üzere turizm alanında Hilton’un en prestijli otellerine,

eğlenceden perakendeye, finanstan teknolojiye

kadar farklı sektörlerden pek çok markaya hizmet sunan

Sade İletişim Danışmanlığı, müşteri portföyüne Hagia

Sofia Mansions-Curio Collection By Hilton’u ekledi.

marketing europe & anatolia / 7




Teknoloji

Türkiye’nin otomobili...

Türkiye’nin 60

yıllık otomobil

özlemini gidermek

ve Türkiye

otomotiv endüstrisinin

dönüşümüne

öncülük ederek ülkemizin

ilk küresel

mobilite markası

olmak amacıyla kurulan Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu

(TOGG), pazara sunacağı otomobillerin teknik ve donanım

özellikleriyle de ilklere ve enlere imza atacak.

TOGG, 2022 yılında C-SUV modeli pazara çıktığında,

Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi

olacak. Türkiye’nin ilk doğuştan elektrikli, sıfır emisyonlu

ve akıllı otomobili olarak üretilecek.

TOGG mühendis ve tasarımcıları tarafından ortaya konan, fikri

ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’ye ait doğuştan

elektrikli modüler araç platformu üzerine geliştirilmekte olan

Türkiye’nin otomobili, tasarım sürecinde de bir ilke imza attı.

Türk tüketicilerinin içgörüleri doğrultusunda TOGG Tasarım

ekibi ve Pininfarina tasarım evinin ortak çalışmaları sonucunda

sadece Türkiye’de değil; dünyanın farklı coğrafyalarında

da beğeni ile kabul görecek özgün bir tasarım dili ortaya

kondu. Türkiye’nin otomobili, yollara çıkacağı 2022 yılına

kadar TOGG’un öncülüğünde yayılımını sağlayacak geniş

kapsamlı şarj altyapısı sayesinde evlerde, ofislerde ve yol

üzerindeki istasyonlarda şarj edilebilecek. 500 Kilometreden

Kullanıcılar, yüksek enerjili Lityum-iyon pil teknolojisinin

sunacağı 2 farklı menzil alternatifi arasından ihtiyaçlarına

yönelik bir seçim yapabilecek. Türkiye’nin otomobili, 300+

km. veya 500+ km. menzil sağlayan 2 farklı pil seçeneği sunacak

ve kullanıcıların kendileri için en uygun olanı tercih

ederek otomobillerini konfigüre etmesine olanak tanıyacak.

Türkiye’nin otomobili hızlı şarj ile 30 dakikadan kısa sürede

%80 pil doluluk seviyesine ulaşabilecek. Böylece, seyahat

edenler uzun yolculuklarda kısa bir kahve molası süresince

dinlenirken, otomobilleri de yolculuğun kalan bölümü için

hazır hale gelmiş olacak. 8 Yıl Pil Garantisi:Türkiye’nin otomobili,

ileri Lityum-iyon pil teknolojisi ve aktif termal yönetim

sistemlerinin sağlayacağı teknik avantajlar sayesinde 8 yıl

boyunca pil garanti güvencesine sahip olacak.

Acer Spin 5...

Acer yeni Spin 5 ve Spin 3 modellerini duyurdu. Daha ince

tasarıma sahip olan modeller en yeni 10. Nesil Intel® Core

işlemcilerden ve Windows 10 Home işletim sisteminden güç

alıyor. Profesyoneller ve öğrencilerin beğenisini kazanacak

esnek tasarım, tek bir kolay hareketle gün boyu zahmetsizce

çizim yapmayı, not almayı, içerik oluşturmayı ve sunum

yapmayı sağlıyor.

Yeni Acer Spin modellerinin her birinde, Wacom

AES teknolojisine sahip, hızlı şarj olan Acer

Active Stylus kalem, güvenilir ve hızlı Wi-Fi 6

bağlantısı ve Thunderbolt 3 destekli USB Type

C’nin de yer aldığı çeşitli bağlantı noktaları bulunuyor.

Dizüstü modundayken klavyeyi yükselten

menteşe tasarımı daha rahat bir yazı yazma

deneyimi sunuyor.

Yalnızca 14,9 mm inceliğindeki Spin 5’in (SP513-

54N) 2K çözünürlükteki göz alıcı 13,5 inç

ekranının çerçevesi sadece 7,78 mm kalınlığında.

Bu sayede ürünün ekran gövde oranı yüzde 80’e

ulaşıyor. 3:2 en boy oranına sahip ekran, aynı

genişlikteki 16:9 ekranlara göre yüzde 18 daha

fazla dikey alan oluşturuyor. Böylece kullanıcılar

web sitelerini, belgeleri ve tabloları görüntülerken ekranı

daha az kaydırmak zorunda kalıyor. Spin 5, magnezyum

alüminyum alaşımlı kasası ve bilek desteği sayesinde

yalnızca 1,2 kg ağırlığında dayanıklı bir yapıya kavuşuyor.

Spin 5’te ayrıca Windows Hello ile hızlı ve daha güvenli giriş

yapmayı sağlayan entegre parmak izi okuyucu bulunuyor.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

En Yeni AMD İşlemciler ADATA...

ADATA, teknoloji alanındaki öncülüğüne ve sektördeki yeniliklere

en hızlı uyum sağlayan markalardan biri olmaya devam

ediyor. Marka bu bağlamda ürettiği DDR 4 belleklerin

ve M.2 SSD modellerinin AMD Ryzen ve Ryzen Threadripper

işlemcilerle ve X570 ile TRX40 platformlarıyla tam

uyumlu olduğunu açıkladı.

Yeni Nesil AMD Anakartlarla Tam Uyum

Kullanıcıların performans ihtiyaçları günden güne artarken

donanım üreticileri de yeni teknolojiler ve ürünlerle performans

çıtasını daima yukarı taşımaya çalışıyor. Bu kapsamda

Ryzen ve Ryzen Threadripper işlemcileriyle son yıllarda

kayda değer bir sıçrama yapan AMD, X570 ve TRX40

platformlarıyla PCIe Gen4x4 arabirimini de desteklemeye

başladı.

PCIe 4.0 arabiriminin sunduğu 64GB/s veri aktarım hızı,

kullanıcılara bu zamana dek görülmemiş hız ve performans

seviyelerine ulaşma imkânı tanıyor. Yenilikçilik konusunda

sektörün lider markalarından biri olan ADATA da duyurulduğu

ilk günden beri desteklediği yeni arabirimi kullanan ürünlerini

Computex 2019 esnasında tanıtmıştı.

AMD X570 ve TRX40 platformlarının da desteklediği PCIe

4.0 arabirimini kullanan XPG GAMMIX S50 PCIe Gen4x4

M.2, kullanıcılarına saniyede 5500MB’a kadar okuma ve

4400MB’a kadar yazma hızı sunuyor. Ayrıca markanın

yüksek performanslı bellek modelleri de kullanıcılara oyun

oynarken veya hız aşırtma (overclock) yaparken üst düzey

bir deneyim vadediyor.

ADATA’nın AMD’nin 3. nesil Ryzen 9 3950X ve Ryzen

Threadripper 3960X, 3970X işlemcileriyle tam uyumlu

çalışan SSD ve RAM modelleri hakkında detaylı bilgi almak

için www.adata.com ve www.xpg.com/tr adreslerini ziyaret

edebilirsiniz.

8K Ultra HD TV’leri LG’den...

Resmi 8K Ultra HD tanımı ve logosu, 8K Ultra HD gereksinimlerini

karşılayan ürünlerin perakendeciler ve tüketiciler

tarafından daha iyi tanınmasına yardımcı olmak amacıyla

ABD merkezli CTA (Consumer Technology Association)

tarafından geliştirildi. LG, CES 2020 Teknoloji Fuar’ında ilk

kez sahneye çıkacak olan Gerçek 8K TV’leri ile, çözünürlük,

dijital girişler, yüksek dinamik aralık, çözünürlük yükseltme,

bit derinliği ve ölçüm metodolojisi ile ilgili olanlar dahil

olmak üzere CTA’nın özel gereksinimlerini standartların

üzerinde karşılayan ilk şirket olma özelliğini taşıyor. 2020

Ocak ayından itibaren her LG 8K TV, üzerinde CTA’nın 8K

UHD logosunu taşıyacak. Yeni 2020 modelleri, LG SIGNA-

TURE OLED 8K ve LG 8K NanoCell TV olmak üzere iki kategoride

Gerçek 8K TV’ler sunan tek üretici olarak LG’nin liderlik

pozisyonuna katkı sağlıyor. Bahsi geçen modeller CM

değerlerini yüzde 90 aralığında sağlarken, sektördeki diğer

bazı modeller çok daha düşük çift basamakta kalıyor.

Global ürün test ve belgelendirme kuruluşu Intertek

tarafından yapılan üçüncü parti testleri, 75 inç LG NanoCell

8K TV’nin ICDM tarafından belirlenen CM ölçüm değerlerinin

standardı çok aştığını ve ünitenin yatay olarak yüzde 90

CM, dikey olarak yüzde 91 CM sağladığını doğruladı. Bir

diğer önde gelen uluslararası test şirketi VDE (Verband

Deutscher Elektrotechniker) yaptığı testte neredeyse aynı

CM sonuçlarını bildirdi. LG Ev Eğlence Sistemleri Şirketi,

Ar & Ge’den Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Nam Hojun,

“CTA, tüketici teknolojisinde endüstri otoritesi olarak kabul

ediliyor. LG’nin CTA 8K UHD logosunu kullanması, LG

Gerçek 8K TV’nin tüketicilere bekledikleri izleme deneyimini

sunacağı konusunda net bir mesaj iletiyor. LG’nin 2020 8K

TV serisinin TV sektöründe yeni bir standart oluşturmasını

bekliyoruz” dedi.

marketing europe & anatolia / 11



Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Dilimizi eşekarıları sokmasın...

Bugün burada belki çoğumuzun farkında olduğu,

fakat kabullenilmiş bir alışkanlık içerisinde kimsenin

seslendirmediği bir konuyu ele almak istiyorum. Acaba bu

kabulleniş olması gerekenle aramızdaki bağı tamamen

kopardı mı? Yoksa sabırla konjonktürün değişmesini

mi bekliyoruz? Bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var.

Devlet dilimiz, demokrasiye, köklü devlet geleneklerimize

ve asgari insanlık birikimimize yakışmayacak oranda

bozuldu ve bozulmaya devam ediyor. Devlet aklı ile

bireysel hırslarımızı birbirine karıştırmış, kutuplaşan

siyasi emellerimizi her şeyin önüne koymuş, kurumlara

olan inancımızı, kişilere endekslediğimiz umutlarımızla

ikame etmiş garip bir sürrealizm dünyasında akıntıdaki

ceviz kabuğu misali hedeften yoksun sürükleniyoruz.

Unutmayalım ki düşünce sistemimiz de dilimize bağlı

olarak olumsuz yönde değişimine devam ediyor.

Konuyu somutlaştırmak gerekirse, artık herhangi bir

televizyon kanalındaki haber bültenlerinde bir haberciden,

bir bakanın, cumhurbaşkanının ağzından ya da bir

muhalefet liderinden “şehidimizin kanı yerde bırakılmadı”

sözünü duymamız vaka-ı adiye halini aldı. Bu cümle,

sözüm ona halkın teröre olan öfkesinin ateşini düşürmek

için kullanılıyor. Peki sizce bu cümlede bir sorun yok

mu? Benim gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda biri

böyle bir cümle kuracak olsa hem meslek büyüklerimiz

hem devlet ve hükümet erkanı, “devlet intikam almaz,

terörle mücadele eder” diyerek bu cümleyi kullananı

paylardı. Çünkü doğrudur; devlet intikam almaz,

duygusal şahlanışlarla hareket etmez, terörle mücadele

eder, egemenlik haklarını kullanır, halkının güvenliğini

sağlamak için gerekirse ve gerektiği kadar güç kullanır.

Bunun sonucu olarak bazen birilerinin yaşamına son

vermek zorunda da kalabilir ama bunun nedeni asla

ama asla birilerinin ki bu birileri hepimizin içini kanatan

şehit evlatlarımız olsa dahi kanını yerde bırakmamak

olmaz. Eğer amaç terörle mücadeleden çıkar ve intikam

almaya dönüşürse orada adaletten, toplumsal barıştan

bahsetmek mümkün olamaz.

Devletin komutanı, bakanı, cumhurbaşkanı bir teröristin

öldürülmesini, bir şehidin kanını yerde bırakmamayla

ifade ediyorsa, ülkemizin kanayan bir yarası olan kan

davası cinayetlerinin faillerine diyecek bir sözümüz

kalabilir mi? O teröristin ailesine senin çocuğunu terörist

olduğu için öldürmek zorunda kaldık demek yerine,

oğlunu öldürerek intikam aldık demek sizce doğru bir

devlet dili midir? Hele hele bu dili TV haber kanallarının,

gazetelerin de kullanıyor olması, sizce toplumsal

barışa hizmet eder, “şeriatın kestiği parmak acımaz”

kabullenişini doğuracak bir duyguyu yaratır mı? Bu

cümle belki toplumun teröre bir yakınını kaptırmamış

kesiminin kabaran öfkesine tercüman olabilir, ancak

devletin ciddiyeti ve adil duruşuna yakışabilir mi? Bence

yakışmaz, yakışmıyor.

Bu satırlardan asla ve asla terörü, teröristi olumladığım

sonucu çıkarılmasın. Devlet terörle mücadelesini sonuna

kadar sürdürür. Bu mücadele sırasında güç kullanmak

devlet olmanın sağladığı haklardan biridir. Hedef terörle

mücadele etmek, teröristi yakalayarak hukukun karşısına

çıkarmak olsa dahi, bu zorlu görev bazı teröristlerin sağ

yakalanmasını imkânsız hale getirip öldürülmelerine

neden olabilir. Bunlar devletin egemenlik hakları ve

diğer vatandaşlarının güvenliğini sağlama ödevlerinin

getirdiği zorunluluklardır. Konu duygusal ve tepkisel

değil, devlet işleyişi içerisinde soğukkanlı, hukuki ve

zaruri tedbirlerden ibarettir ve kanı yerde bırakmamak

gibi bireysel bir duygu tesellisi cümlesiyle açıklanamaz.

Açıklanırsa ortada adalet kalmaz, eşit vatandaşlık

kalmaz, devlete inanç kalmaz, nitekim devlet kalmaz.

Unutulmamalıdır ki Türk devlet geleneği, organize olmuş

aşiretlere ya da vahşi rekabetler sonucu bir kurallar

silsilesine tutunmuş göçebelere dayanmaz. Binlerce

yıllık bir tarihi geçmişin üzerine inşa edilmiş, sağlam bir

gelenekler örgüsünün kişilerden bağımsız vücut bulmuş

halidir. Türk devleti ve geleneği makamı ne olursa olsun

herhangi bir kişinin ya da grubun idrakinden çok daha

engin, fani dünyadaki nüfuzlarından çok daha derindir.

O nedenle bağlılığınız ve hayranlığınızın seviyesi ne

olursa olsun bir liderin ya da partinin devlet geleneğinden

bihaber tutum ve davranışlar içerisinde geliştirdiği bu

yoz dil, sizin de yozlaşmanıza neden olmasın. Eğer

istikbalinizi iktidarı bugün elinde tutanların mevcudiyetine

endekslediyseniz, size hatırlatmak isterim ki dilleri

işgal ettikleri makamla örtüşmeyenler bu büyük kültürel

birikimin içerisinde silinmeye mahkumdur. Umarım bu

millet adına devleti yönetenler, bu hatalarından en kısa

sürede vazgeçerek, devlet dilini yeniden ihya etme

sağduyusunu gösterip bu yozlaşmadan hem kendilerini

hem de temsil ettikleri makamları kurtarırlar.

Ve yine umarım ki dilimizi eşekarıları sokmaz.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

• Doğan Burda Dergi Grubu Dijital İçerik Direktörlüğü görevine

Eren Demir atandı.

• Milliyet Gazetesi’nin Ankara ekibinde görev yapan editör

Ömür Ünver gazetedeki görevinden ayrıldı.

• Doğan Burda Dergi Grubu bünyesinde yer alan, Elele dergisinin

Yazı İşleri Müdürü Filiz Şeref Kulu yayın ile yollarını

ayırdı.

• Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğinden istifa eden

Vahap Munyar’ın yeni adresi Dünya Gazetesi oldu. Munyar

artık Dünya gazetesinde yazacak.

• Vogue dergisi yayın yönetmeni Seda Domaniç, bu yıl sonu

itibarıyla görevini bıraktığını belirtti.

• Newsweek dergisi muhabiri Tarık Haddad istifa ettiğini duyurdu.

• Hatay Gazeteciler Cemiyeti (HGC) Başkanlığına Abdullah

Temizyürek getirildi.

• Posta Gazetesi köşe yazarı Nedim Şener, 9 yıldır yazdığı

Posta’ya veda ederek, bundan sonra Hürriyet gazetesinde yazacağını

duyurdu.

• Bir süredir Sports Tv Genel Yayın Yönetmeni olarak görev

yapan Gülgün Bostancı Yavuz, eski görev yeri Milliyet’e geri

döndü. Yavuz’un milliyet.com.tr’nin genel yayın yönetmenlik

koltuğuna oturacağı öğrenildi.

• Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Gümüşhane il temsilciliğine,

Gümüşhane Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Köprülü,

Kars İl Temsilciliğine ise Kars Kuzey Doğu Gazeteciler

Cemiyeti Başkanı Ercüment Daşdelen atandı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

• Yaklaşık iki yıldır Habertürk’te bülten sorumlusu editör olarak

görev yapan Erhan Yılmaz görevinden ayrıldı.

• Rus haber ajansı Sputnik ve RS FM’deki programları sonlandırılan

gazeteci Yavuz Oğhan Halk Tv ile de yollarını ayırdı.

• Star TV’nin Drama Direktörlüğü görevine, Şebnem Aksoy

Açıkalın atandı. Açıkalın, 9 Aralık 2019 Pazartesi itibarıyla görevine

başlıyor.

• İhlas Haber Ajansı kameramanı Emrah Akkaya görevinden

ayrıldı.

• CNN Türk’te, cumartesi günleri ekrana gelen “Teknoloji Her

Yerde” programını hazırlayıp sunan Ahmet Can , kanal ile yollarını

ayırdı.

Görev değişiklikleri...

• Geçtiğimiz sezon TRT 1 ekranlarında Engin Altan Düzyatan’ın

sunduğu yarışma programı 3’te 3 Tarih’in yeni sunucusu Pelin

Çift oldu.

• Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Serhan Asker görevinden

istifa etti.

• Bloomberg HT ekran yüzü Buse Biçer Akbaş kanal ile yollarını

ayırdı.

• Show TV’nin Genel Yayın Yönetmenliği görevine Aynur Demirtaş

getirildi.

• Süper Lig’in yayıncı kuruluşu beIN Sports, spor spikeri Gökhan

Telkenar ile anlaştı.

• Discovery Türkiye Ticari Satış Direktörü pozisyonuna Egemen

Kamu İnce getirildi.

• Ekotürk Tv Reklam Grup Başkanlığı görevini yürüten Didem

Erdölen görevinden ayrıldı.

• Habertürk Televizyon bünyesinde görev yapan editör Esra

Demirkıran kurum ile yollarını ayırdı.

• Fox eski Ankara Temsilcisi gazeteci Sedat Bozkurt Halk TV

Genel Yayın Yönetmeni olarak atandı.

• Ciner Medya Grubu ekonomi kanalı Bloomberg HT’nin finans

editörü Akın Aytekin görevinden ayrıldı.

• CNN Türk’ün ekran yüzlerinden muhabir İsmail Umut Arabacı

ve A’dan Z’ye program sunucusu Cem Seymen görevinden

ayrıldı.

• Ekotürk TV program müdürü Mutlu Hesapçı kanal ile yollarını

ayırdı.

• Ekonomi Gazetecileri Derneği üyesi Jülide Yiğittürk Gürdamar

A Para’da Haber Şefi olarak yeni görevine başladı.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

• Best FM’DE ‘Konuşan Türkiye’ programının yeni sunucusu

Selin Sabit oldu.

• Olay Medya Grubu 27 yılın altın adamları adına ödül töreni

gerçekleştirdi.

• 28 yıl TRT’de görev yapan, ve bir dönem Haber Müdürlüğü’nü

de üstlenen gazeteci Serdar Sevim vefat etti.

• NTV’nin ünlü ekran yüzü anchorman Ahmed Arpat’ın babası

Cengiz Arpat vefat etti.

• T24 yazarı ve P24 Kurucu Başkanı Gazeteci Hasan Cemal’e

yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

• “Milli güvenliğe tehdit oluşturan yapılarla aidiyeti, irtibatı veya

iltisakı olduğu” iddiasıyla 685 gazetecinin basın kartı iptal edildi.

• Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile İzmir Gazeteciler

Cemiyeti (İGC) işbirliği içinde yürütülen “Güçlü Gazeteci Özgür

Medya” programı kapsamında gazetecilere eğitim verdi.

Eğitim, 7 Aralık Cumartesi günü Anemon Otel Manisa’da gerçekleşti.

•İhlas Haber Ajansı Kırıkkale Muhabiri Hasan Ay, 13’üncüsü

düzenlenen Kırıkalegücü Spor Ödülleri’nde ’Yılın Medya İnsanı’

ödülünü aldı.

14 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 15


Röportaj

KOBİ’lerde 4 sibe

Bitdefender Türkiye Genel Müdürü

Barbaros Akkoyunlu

2019 yılında veri ihlallerinin %43’ü KOBİ’lerde yaşandı

ve bir siber saldırının KOBİ’lere ortalama maliyeti ise 38 bin doları

buldu. 2020 yılında siber güvenlik alarmlarının

ıklıkla KOBİ’ler için çalacağını belirten

Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu,

müşterilerini ve işlerini koruma altına almak isteyen

KOBİ’ler için

4 siber güvenlik adımını sıralıyor.

2019 yılında veri ihlallerinin %43’ü KO-

Bİ’lerde yaşandı ve bir siber saldırının

KOBİ’lere ortalama maliyeti ise 38 bin

doları buldu. 2020 yılında siber güvenlik

alarmlarının sıklıkla KOBİ’ler için

çalacağını belirten Bitdefender Türkiye

Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu,

müşterilerini ve işlerini koruma altına

almak isteyen KOBİ’ler için 4 siber güvenlik

adımını sıralıyor.

KOBİ’lere yönelik siber saldırıların artmasıyla

2020 yılı, KOBİ ve müşterilerinin

önlenebilir tehditlerden korunması

gereken bir yıl olacak gibi duruyor.

2019’daki veri ihlallerinin %43’ünün

KOBİ’lerde yaşanması ve bir siber saldırının

KOBİ’lere ortalama maliyetinin

38 bin doları bulması, KOBİ’lere yönelik

saldırıların boyutunu gözler önüne seriyor.

KOBİ’lerin alacakları önlemlerle hasarları

en aza indirmek ve gelecekteki

saldırıları önlemek için adımlar atması

gerektiğini belirten Bitdefender Türkiye

Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu’ya

göre, KOBİ’lerin 2020’de uygulamaları

gereken 4 önemli siber güvenlik adımı

bulunuyor.

1. Yedeklemeleri yapın

Şirketler ne kadar küçük veya büyük

olursa olsun, depoladığı veriler çok

önemlidir. Bir siber saldırı, yıkıcı sonuçlara

yol açarak verilerin kaybedilmesine

neden olabiliyor. Geçmiş verileri

yedeklemek ve gelecekteki otomatik

yedeklemeleri planlamak gerekiyor. Yedeklemeler,

gönül rahatlığı sağlamasının

yanında yalnızca verileri güvende

tutmuyor, aynı zamanda donanım veya

yazılım arızası durumunda da erişilebilirliği

ile şirketlere büyük kolaylık sağlıyor.

2. Sistemleri güncelleyin

Hackerler, KOBİ’lerin en güncel yamaları

kullanmadığını bildikleri için yaması

yapılmayan ve yaygın olarak bilinen

açıklardan yararlanıyor. Bu saldırılarla

mücadele etmek için, sistemlerin tüm

yamalar konusunda güncel olduğundan

16 / marketing europe & anatolia


r güvenlik adımı...


Röportaj

emin olmak ve tüm yamaları otomatik

uygulayabileceğiniz bir patch management

(yama yönetimi) kullanmak gerekiyor.

3. Şifreleri yenileyin

KOBİ’lerin sahip oldukları her sistem

için benzersiz şifreler kullanması gerekiyor.

Şifrelerin kalitesini artırmak için

özel karakter, sayı ve harflerden oluşan

alfanumerik şifreler kullanmaya dikkat

edilmeli. Güçlü bir parola olsa bile parolalarınızı

yılda iki kez güncelleyin. Bir

veri ihlali aylar hatta yıllar sonra ortaya

çıksa da bu sizi korsanların bir adım

önünde tutacaktır. Uzun ve karmaşık

şifreler oluşturmakta ve yönetmekte

zorluk çekiyorsanız, Bitdefender Password

Manager gibi bir şifre yöneticisi

kullanın. Password Manager, parolalarınızı

takip etmenizi, gizliliğinizi korumanızı

ve güvenli bir tarayıcı deneyimi

yaşamanızı sağlar. Kimlik bilgilerinize

erişmek için tek bir ana şifre kullanan

Password Manager, şifrelerinizi güvende

tutmanızı kolaylaştırır. Özel olarak

bir çözüm almak için yeterli bütçe ol-

masa bile kullanılan uygulamaların iki

faktörlü kimlik doğrulama (2FA) özelliklerinin

aktif hale getirilmesi gerekiyor.

4. Güvenlik çözümüne sahip olun

Araştırmalar, KOBİ’lerin yarısının siber

saldırılara maruz kaldığını gösteriyor.

Ancak doğru siber güvenlik çözümlerinden

faydalanıldığında,

her KOBİ’nin fidye yazılımından gelişmiş

kalıcı tehditlere kadar her türlü

saldırıya karşı korunabileceğini hatırlatmak

gerekiyor. Bu nedenle başta

antivirüs yazılımı olmak üzere güvenlik

duvarı ve diğer güvenlik çözümlerinin

çalışır olduğundan emin olunmalı.

18 / marketing europe & anatolia




Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Yerli, milli, pilli...

Yeni bir yıla daha başladık. Yine iyi dilek mesajlarıyla

birbirimizi motive ederek umutlandık. Aslında sadece 24

saatlik bir döngü daha yaşayıp, her zamanki gibi yeni bir

güne daha uyandık. Ama biliyoruz ki gerçekler bir yana

algı herşeydir. Takvimlerde, telefonun ekranında 2020

yazıyor ya o bile değişik hissettiriyor insanı :)

Ben küçükken Uzay Yolu (Star Trek), Uzay 1999 diye bilim

kurgu dizileri vardı. bayılıtdım bu dizilere.

Uzay Yolu dizisi gezegenlerarası bir barış kuruluşu olan

Birleşmiş Gezegenler Federasyonu’na (United Federation

of Planets) bağlı bir yıldız gemisi olan Enterprise (Atılgan)

mürettebatının maceralarını anlatıyordu. Orijinal seri tam

olarak 2265 ile 2269 yılları arasında geçiyordu. Uzay

Yolu'nda Atılgan uzay gemisinin kumandanı Kaptan Kirk,

Vulkan Gezeninden olan sivri kulaklı Mr Spock, doktor

McCoy, durmadan ekrandaki birşeylerle oynayan Uhura,

Sulu, Scotty karakterleriyle muhteşem bir diziydi. O

zamanlar hayal bile edilemeyen kapaklı cep telefonu gibi

bir aygıtla birbirleriyle haberleşiyorlardı. Şimdiki zamanda

çok sıradan olsa da ilk kendi kendine açılan kapılar da

bu dizide görülmüştü. Ama o dönemler önüne gelince

otomatik açılmasını düşünememişler olacak ki, kapı diye

seslenince açılıyordu :) Düz monitörler de geleceğin bir

yansımasıydı. "Işınla bizi Scotty" diye efsane espri de bu

diziden bize armağan.

Sonra da Uzay 1999 başladı. Dizi ülkemizde 1970`li

yılların sonlarında ve 1980`li yılların başlarında o zamanlar

zaten tek kanal olan TRT'de yayımlanmıştı. İngiliz yapımı

olan dizi de tıpkı Uzay Yolu gibi o zamanlar çok ilgi

görmüştü. Konusu özetle, 13 Eylül 1999 günü, ay üssü

Alpha‘nın nükleer çöplüğünde bir patlama olur. Dünya, bir

süreden beri nükleer atıklarını Ay‘da kurduğu bu üssün

yakınlarına göndermektedir. Alfa’da görevli personelin en

önemli işleri bu nükleer atıkları bir tehlike oluşturmayacak

şekilde düzenlemektir. Fakat bir terslik olmuş, nükleer

patlama meydana gelmiş ve bu patlama Ay’ı Dünya

yörüngesinden çıkarmıştır. Alfa’daki 300 personellik Dünya

Kolonisi, bir anda uzay gezginleri haline gelmişlerdir.

Martin Landau'nun başarıyla canlandırdığı Kumandan

John (Jim) Koenig, uzay üsüsnün güzel doktoru Dr.

Helena Russell, her türlü yaşam formuna dönüşebilen

Bilim subayı Maya her bölümde maceralarıyla beni

büyülemiştir.

Yani diyeceğim o ki yıl oldu 2020, ama biz hala uzayda

başka gezenlerde bir yaşam formu bulamadık. Ayda üs

oluşturamadık. Kartallar uzay gemilerimiz henüz yok.

uzaya gideip elenler var ama, başka gezegenlere gidip

keşif yapan insanlar hala yok.

NASA, Avrupa Uzay Ajansı ESA ve Rusya Federal Uzay

Dairesi Roscosmos uzay çalışmaları devam ediyor.

ESA ve Roscosmos Ay'a tekrar gitmeyi planlıyor. Rusya

Federal Uzay Dairesi (Roscosmos) 2029 yılında Ay'a

insan göndermeyi planladıklarını ve gerekli çalışmalara

çoktan başlanıldığını açıklamıştı. Roscosmos'un planına

göre Ay'a insan göndermenin yanı sıra Ay üzerinde bir

istasyon da kurulacak. Avrupa Uzay Ajansı ESA ile ortak

çalışmalar sonucunda 2021'de planlanan ilk yolculuğun

ardından araç 2023 yılında NASA istasyonuna yanaşacak.

2025'te uzay aracını mürettebatsız olarak Ay'a gönderecek

olan Roscosmos, 2029'da da planının son aşamasını Rus

kozmonotları ile tamamlayacak.

...Ve bu sırada Türkiye'de!

Yıl 2020. Yerli ve milli arabamızın ilk prototipleri görücüye

çıktı. Türk bıyığı, kurt bakışı, Selçuklu motifleri tamam.

Peki aracın teknik özellikleriyle ilgili geniş kapsamlı bir

bilgi var mı? Akıllı otomobil olarak tanıtldı. Ama o akıl

nedir, ne yapacak bilmiyoruz. Güçlü batarya sisteni olan

elektrikli bir araç olacağını biliyoruz, Ama bakışı, bıyığı

yani dış görünümü dışında arabayı almamız için en önemli

nedenlerden biri olan, 100 km'de kaç litre benzin harcıyor

gibi, ne kadar elektrik harcayacak kısmını tam bilmiyoruz.

Sürüş ve yol tutuş güvenliği, motor hacmi, hızı, fren

sistemleri nedir bilmiyoruz. Belki de muhteşem bir araçtır,

ama teknik bilgiler bir türlü tam olarak açıklanmadığı için

sadece yerli, milli ve pilli diye koşa koşa gidip alamayız.

Belki prototip aşaması biraz daha iyileştirilince bu bilgiler

de açıklanmaya başlar. Ama o şaşalı lansmanda bunları

da görsel güzel olurdu.

Ne yapalım 2021 yılında Rusya, Avrupa ile kolkola uzaya

giderken biz de arabamızla onları yeryüzünden takip

ederiz.

Hepinize keyifli bir yıl diliyorum.

Dizler hakkında bazı bilgiler için https:/www.

bilimkurgukulubu.com sitesinden yararlandım. Teşekkür

ederim.

marketing europe & anatolia / 21


Reklam Dünyası

Harley - Davidson’un Marka Yüzü...

Harley – Davidson yeni sezonu için Türk rock müziğinin

sevilen ismi Fatma Turgut ile anlaştı. Fatma Turgut asi ve

modern çizgilerle dikkat çeken Harley- Davidson botları

ile kamera karşısına geçti. Beykoz Kundura Fabrikası’nda

gerçekleşen çekimler fotoğraf sanatçısı Candaş Arın ve

Asitane Yapım imzası taşıyor.

Sokak modasının özgür ve asi ruhunu ayaklara taşıyan

Harley-Davidson, yeni koleksiyonu için Türk rock müziğinin

sevilen ismi Fatma Turgut ile kamera karşısına geçti.

Kış sezonunda tarzını yansıtmak isteyenlerin markası

Harley-Davidson’la anlaşan Fatma Turgut, yeni koleksiyon

için birbirinden özel pozlar verdi.

Beykoz Kundura Fabrikası’nda gerçekleşen çekimlerde

Fatma Turgut yeni koleksiyonun en iddialı parçalarını

fotoğraf sanatçısı Candaş Arın’ın objektifinden Murat

Tepe’nin styling’iyle tanıttı. Fatma Turgut, ‘Efsane Harley-

Davidson botlarıyla sahnede daha güçlüyüm’ dedi.

Elidor’un Marka Elçisi...

Elidor*, genç kadınların hayattaki olasılıkları keşfetmeleri ve

hayallerini gerçekleştirmelerini desteklemeye odaklanan çalışmaları

için müzik alanında başarılı adımlarıyla kendinden

söz ettiren yetenekli isim Zeynep Bastık ile iş birliğine başlıyor.

Detayları önümüzdeki günlerde paylaşılacak proje ve

kampanyalar 2020 yılında hayata geçirilecek.

Zeynep Bastık: “Elidor ile gerçekten çok gurur ve mutluluk

duyduğum bir yolculuğa çıktık. Çocukluğumdan beri müziğe

dair hayallerim vardı. Şanslıyım ki kendi yolumdan gitme,

hayallerimin bazılarını gerçekleştirme şansı buldum. Yine

de önümde uzun bir yol var. Elidor ile gerçekleştireceğimiz

çalışmalarla da başka kadınların kendi hikayelerini keşfetmelerine,

istedikleri gibi hayallerinin peşinden gitmelerine

katkı sağlayabileceğimize inanıyorum. Çok yakında detaylarını

paylaşacağımız projelerimiz, filmlerimiz ve iş birliklerimiz

için şimdiden çok heyecanlıyım.”

Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi & Güzellik ve Kişisel

Bakım Kategorisi Pazarlama Direktörü Alper Eroğlu: “Elidor

olarak genç kadınların hayallerini gerçekleştirmek için

attıkları adımları ve yolculuklarında onlara destek olabilmeyi

önemsiyoruz. Zeynep Bastık bu adımları atan kadınlardan

biri. Aynı zamanda bugüne kadar sesini kadınların hayatına

değer katmak için kullanan, hem kendi platformunda projeler

üreten hem de sivil toplum kuruluşlarıyla yan yana duran bir

müzisyen. Amaçlarımızın ve değerlerimizin bizi buluşturmasından

mutluluk duyuyoruz.” dedi.

22 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Pantene’in Marka Yüzü...

Saç bakımında dünya lideri Pantene, yeni dönemde marka

elçisi olarak başarılı oyuncu Demet Özdemir ile anlaştı.

Başarılı oyunculuğunun yanı sıra, her zaman güçlü ve bakımlı

saçları ile de dikkat çeken Özdemir, Kasım ayından

itibaren Pantene’in marka elçisi olarak tanıtım faaliyetlerinde

ve televizyon reklamında yer alacak.

Kadınları saçlarının en iyi haline kavuşturarak her gün

#GünBenimGünüm diyerek güne başlamaya davet eden

Pantene, kadınların kendilerini daha iyi hissetmelerini

sağlayarak, günün getirdiklerine karşı hazır olmalarını

amaçlıyor. Bu kapsamda Demet Özdemir ile gerçekleştirdiği

fotoğraf çekiminin backstage görüntülerini gecede

davetliler ile paylaştı. Demet Özdemir’in objektiflere yansıyan

pozitif enerjisi ve neşeli tavırları izleyenlerden tam

not aldı.

Türkiye’de ve dünyada marka elçisi olarak her zaman

güçlü, başarılı ve sevilen isimler ile iş birliği gerçekleştiren

Pantene, şimdi de güçlü saçları ve enerjisiyle milyonları

ekrana kitleyen Demet Özdemir ile Pantene Saçı ışıltısını

yayacak.

“Ülker Halley” gençler yarıştıracak...

Ülker markasıyla üniversite öğrencilerinin yenilikçi pazarlama

fikirlerini sunmalarına olanak tanıyan “bizz@

kampüs” yarışmasında başvuru süreci başladı. Üniversiteliler

26 Ocak 2020’ye kadar Ülker’in en sevilen markalarından

“Halley” için geliştirecekleri fikirle başvuru

yapabilecek. Üniversite 3 ve 4. sınıf ile yüksek lisans

öğrencilerinin, 2 veya 3 kişilik takımlarla katılabildiği

bizz@kampüs’te öğrenciler ekip çalışması, yenilikçi

fikir geliştirme, projeyi tüm adımlarıyla planlama ve

sunum yapma gibi konularda deneyim kazanacaklar.

9. kez gerçekleştirilecek yarışmaya bugüne kadar 30

bine yakın öğrenci, oluşturdukları 10 bine yakın takımla

katıldı.Geçtiğimiz yıl 157 farklı üniversiteden bini aşkın

farklı takım adına 2 bin 314 öğrencinin katıldığı yarışmada,

birincilik Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı

ve İletişimi Bölümü 4. sınıf öğrencilerinden oluşan Aurora

takımının olmuştu.Yarışmada ilk 3’e giren takımlara

sırasıyla, 20 bin TL, 15 bin TL ve 10 bin TL’lik ödüller

verilmesinin yanı sıra pladis’te uzun dönem staj yapma

ve işe başlama fırsatı da sağlanıyor. Öğrenciler, başvurularını

www.bizzkampus.com adresinden yapabiliyor.

marketing europe & anatolia /23


İhracat 201


Röportaj

9’da rekor kırdı...

TİM Başkanı

İsmail Gülle

Rapor

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM),

aralık ayı ihracat rakamlarını

Ankara’da açıkladı.

2019 yılı Aralık ayında ihracat

bir önceki yılın aynı dönemine

göre yüzde 4,87 artışla

15 milyar 385 milyon dolara ulaştı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), aralık

ayı ihracat rakamlarını Ankara’da açıkladı.

2019 yılı Aralık ayında ihracat bir

önceki yılın aynı dönemine göre yüzde

4,87 artışla 15 milyar 385 milyon dolara

ulaştı. Yıllık ihracat ise yüzde 2 artışla

180 milyar 468 milyon dolara yükseldi.

2019’un 8 ayında ihracatta rekorlara

imza atılırken, yılın bütününde de Cumhuriyet

tarihi rekoru kırdı.

TİM Başkanı İsmail Gülle “Küresel ticaretteki

tüm zorluklara rağmen her ay

2019 yılını Cumhuriyet rekoruyla taçlandırmanın

haklı gururunu yaşıyoruz.

Yeni pazarlara, dijitalleşmeye, yüksek

katma değere yönelik çıtayı daha da yukarı

taşıyacak bir motivasyonla, azimle

ve inançla 2020 yılına başlıyoruz. 2020

yılı dünyanın her köşesine bayrağımızı

taşıyacağımız; her anını, Dış Ticaret

Fazlası Veren Türkiye için değerlendireceğimiz

bir yıl olacak” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Ticaret

Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla

aralık ayı geçici dış ticaret verilerini

Ankara’da açıkladı. Genel Ticaret

Sistemi’ne (GTS) göre aralık ayında

ihracat yüzde 4,87 artışla 15 milyar 385

milyon dolar oldu. Tüm zamanların en

yüksek aralık ayı ihracatına ulaşılırken,

2019 yılının tamamında ihracat 180

milyar 468 milyon dolar ile Cumhuriyet

tarihi rekorunu tazeledi. 2019 yılının 8

ayında ihracatta rekorlara imza atıldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı

İsmail Gülle, küresel ticaretteki tüm

zorluklara rağmen, ihracat ailesinin 90

bini aşkın üyesiyle birlikte her ay kırılan

ihracat rekorlarını, 2019 yılının sonunda

yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoruyla

taçlandırmanın haklı gururunu yaşadıklarını

söyledi.

Geride bıraktığımız yılın ihracatta sürdürülebilirlik

ve yenilik yılı olduğunu

aktaran İsmail Gülle “2019 yılında; ihracatın

tabana yayılması, ekonomik modellere

dayalı raporlar ile ihracatçılarımızın

yeni pazarlara yönlendirilmesi,

inovasyon, Ar-Ge ve ihracatta yerli ve

milli teknolojinin yaygınlaşması gibi konular

ana gündemimizi oluşturdu. İhracat

2019 raporuyla başlattığımız, kapsamlı

ve hedef pazarlara yönelik ülke

raporlarını da, ticaret heyetleri progra-

marketing europe & anatolia /25


Rapor

mımıza göre organize edip 2020 yılının

her ayında en az 2 rapor çıkartacak

şekilde bir takvim oluşturduk. 61 birlik

başkanımızı stratejik pazarlarda fahri

ihracat elçisi olarak görevlendirdik, ilgili

ülkelerdeki fırsatları, edindikleri tecrübe

ve bilgiyi ihracatçılarımıza daha hızlı

ve daha net bir şekilde sunacaklar.Her

zaman olduğu gibi en önemli odak noktamız

nitelikli ihracat ve katma değer

olacak. Türkiye’nin ihracatı adına yeni

pazarlara, dijitalleşmeye, yüksek katma

değere yönelik çıtayı daha da yukarı

taşıyacak bir motivasyonla, azimle ve

inançla 2020 yılına başlıyoruz. 2020

yılı dünyanın her köşesine bayrağımızı

taşıyacağımız; her anını, Dış Ticaret

Fazlası Veren Türkiye için değerlendireceğimiz

bir yıl olacak” dedi.

23 sektör 1 milyar doları aştı

2019 yılında çok önemli başarılara imza

atıldığını vurgulayan Gülle, “40 ülkeye

1 milyar dolar üzerinde ihracat gerçekleştirdik.

1 milyar dolar üzeri ihracat yapan

il sayımızı ise 18’de koruduk. 2019

yılında Trabzon ilimiz, 1 milyar dolar barajını

aşmayı başaran illerimiz arasına

katıldı. 2020 yılında bu illerimize yoğunlaşarak,

ihracatçı birliklerimizle, ihracat

farkındalığını arttıracak ve çok amaçlı

hizmet verecek yeni nesil ofislerimizi ve

olmayan illerimizde Eximbank şubelerini

hayata geçirmek istiyoruz” dedi. İhracatçı

sektörler hakkında bilgiler veren

İsmail Gülle, “23 sektörümüzün 1 milyar

dolar ihracatı aştı. 2018’dan farklı

olarak, Gemi ve Yat sektörü ihracatını

yüzde 5,2 artırarak 1 milyar dolar sınırını

aştı. Kimya, Demir-Demirdışı, Makine,

Hububat, Mobilya, İklimlendirme,

Çimento, Savunma, Halı, Su Ürünleri,

Süs Bitkileri olmak üzere 11 sektörümüzün

2019 yılında Cumhuriyet tarihi rekoru

kırmaları, sektörlerimizin küresel

ölçekte verdikleri yoğun mücadelenin

en anlamlı sonucu. Ülkemizin dört bir

yanında gerçekleştirdiğimiz, KOBİ İhracat

Seferberliği Eğitimlerimiz ve TİM

Anadolu Meclislerimiz ihracatın vazgeçilmezliği

noktasında güçlü bir farkındalık

oluşturdu. Bu sayede 2019’da

ihracatçı firma sayımız yüzde 9,3 artış

kaydetti. Kayıtlarımıza göre tam 17

bin 544 firmamız bu yıl ilk defa ihracata

merhaba dedi. Bu firmalarımızın

ihracat rakamı ise 4 milyar 345 milyon

dolar oldu. Bu rakamlar; yürüttüğümüz

ihracat seferberliği çalışmamızın kadar

etkili bir şekilde sonuca ulaştığının, en

motive edici göstergesidir” dedi.

2019 yılında pazar çeşitliliğini de artırmaya

büyük önem verdiklerini söyleyen

Gülle, şunları kaydetti: “En büyük

pazarımız olan AB’nin payı, Brexit sürecine

rağmen yüzde 48,8 olurken Orta

Doğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı

4,5 puan artışla yüzde 19,3’e yükseldi.

Afrika ülkelerinin payı ise 0,4 puan artışla

yüzde 9,2 oldu.Bilhassa Çin pazarı

özelinde, gerek Pekin 2019’da gerekse

Çin İthalat fuarında büyük ölçekli bir katılım

ile Türk ihraç ürünlerini sergiledik,

yeni iş birliklerini hayata geçirdik.”

İhracatta mesafe ortalamamızı yükseltebileceğimiz,

ölçek kapasitemizi de

arttırmaya yönelik çalışmaları hayata

geçireceğimiz bir yıla başlıyoruz. Yıllara

göre bakıldığında, Türkiye olarak

ihracatımızda mesafe olarak ortalama

3000 km’lik bir mesafe üzerinde hareket

ediyoruz. Bu mesafe Çin, İsrail, Hindistan

Japonya, ABD ve Vietnam gibi

ülkeler için 6500 km civarında. Dünya

ortalaması 4654 km. Bu da demek oluyor

ki; Güneydoğu Asya, Sahra Altı Afrika

ya da Amerika Kıtası gibi bölgelerde

lojistik üslere, hızlı çıkış yapabileceğimiz,

nefes alabileceğimiz merkezlere

ihtiyacımız var. Bu lojistik üsler, ihracatçımızın

pazara erişmesinin de ötesinde,

her mesafede ve ölçekte daha iddialı

olmamıza da olanak sağlayacaktır.

İhraç ürünlerimiz için bir liman, depo ve

yeni bir güvenli bir üs görevi görecektir.

Bu uygulama, e-ihracatın geleceği

açısından da vazgeçilmez bir ilerleme

olarak kayda geçecektir.”

Aralık ayı ihracat verileri

Aralık’ta 2,5 milyar dolarla yine Otomotiv

sektörü öne çıktı. Bu sektörü 1,8

milyar dolarla Kimyevi Maddeler, 1,3

milyar dolarla Hazırgiyim,1,1 milyar dolarla

Çelik ve 978 milyon dolar ile Elektrik

Elektronik sektörü takip etti.

Ülke gruplarına göre ihracata bakıldığında

birinci sırada yüzde 44,3 pay ile

AB yer aldı. İhracatta Ortadoğu ülkelerinin

payı 6 puan artışla yüzde 21,5’a

yükselirken, diğer Avrupa ülkelerinin

payı 4,5 puan artışla yüzde 7,6’ya yükseldi.

AB’ye ihracat Aralık’ta 6,8 milyar

dolar, AB üyesi olmayan ülkelerde değerlendirildiğinde

8 milyar dolar oldu.

AB’yi yüzde 16,2’lik artış ile 3,3 milyar

dolar ihracat gerçekleştirilen Orta Doğu

ülkeleri takip etti. Üçüncü sırada ise

yüzde 7,8 artışla 1,6 milyar dolar ihracat

yapılan Afrika ülkeleri yer aldı.

Aralık ayında en fazla ihracat yapılan

ilk 5 ülke; 1,29 milyar dolar ile Almanya,

969 milyon dolar ile Irak, 885 milyon dolar

ile Birleşik Krallık, 765 milyon dolar

ile ABD ve 749 milyon dolar ile İtalya

oldu.

İhracat artış oranında öne çıkan ülkeler

yüzde 177 ihracat artışıyla ile Umman,

yüzde 171 artışla Umman, yüzde 157

artışla Norveç, yüzde 72 artışla Slovenya

ve yüzde 67 artışla Türkmenistan

olarak sıralandı.

İllerin ihracatına bakıldığında ise en çok

ihracat gerçekleştiren ilk 5 il, sırasıyla

İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir ve Ankara

olarak gerçekleşti.

İhracatta en dikkat çekici artışlar ise

5 kat artışla Yalova, yüzde 79 artışla

Rize, yüzde 68 artışla Ordu, yüzde 55

artışla Şırnak ve yüzde 53 artışla Çankırı

oldu.

Aralık ayında ihracat miktar bazında

yüzde 3,8 artış gösterdi, 12,2 milyon

tona ulaştı.TL ile ihracat ise 4,6 milyar

TL’ye ulaştı. TL ile ihracat yapılan ülke

sayısı 179 oldu.

26/ marketing europe & anatolia




Kampanyalar

OPPO’nun yeni reklam kampanyası...

OPPO’nun yeni reklam kampanyasında Türk Edebiyatı’nın

ustası Orhan Veli’nin “Bir iş var” adlı şiiri Sıla’nın sesinden

izleyicilerle buluşuyor. Sıla, Orhan Veli’nin dizelerini okurken

OPPO Reno2 ailesinin “ultra geniş açı”, “ultra gece modu”,

“ultra video sabitleme” gibi sıra dışı özelliklerine görüntüler

eşliğinde vurgu yapılıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: OPPO Türkiye

Reklamveren Yetkilisi: Weijian Zhou, Sibel Esenalp,

Belemir Özkırım, Beyke Boybeyleri, Ezgi Moğulkoç

Reklam Ajansı: Havas İstanbul

CCO: Ergin Binyıldız

Kreatif Direktör: Yavuzhan Gel

Strateji Direktörü: Ayça Çınar

Kreatif Ekip: Ahmet Sefer, Betül Saykan, Can Yaylacıkoral,

Mehmet Eren Altuniş, Dilara Tuncer, Yıldız Kaya

Müşteri İlişkileri Direktörü: Birol Ecevit

Müşteri İlişkileri: Özge Asan Dereçayır, İlayda Bahçıvan,

Dijital Prodüktör: Mustafa Bulek

Digital Group Head: Zihni Başsaray

Sosyal Medya Ekibi: Burcu Küçük, Betül Güneş

Prodüksiyon Ekibi: Sıla Salgın, Gözde Bilir

Prodüksiyon Şirketi: Depo Film

Yönetmen: Hakan Can

DOP: Olan Collardy

Prodüktör: Ender Sevim, Merve Su Yalçınkaya

Müzik: FFW

Medya Ajansı: Carat Türkiye

PR Ajansı: On İletişim

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Beko Dem® Çay Makinesi...

Beko’nun yeni reklam filminde ünlü sanatçı Fedon, genç bir

çiftin mutfağında bir anda beliriyor ve eğlence başlıyor. Mutfakta

gördüğü her şeyi kırarak ilerleyen Fedon, Beko Dem®

çay makinesinin cam demliğini de kırmaya çalışıyor.

McCANN İstanbul imzalı filmin, prodüksiyonu Organic

Film’e, müziği Çikolata Müzik Fabrikası’na ait. Yönetmen

koltuğundaysa Gökdeniz Uslu oturuyor.

Kampanya Künyesi

Kreatif Direktör: Can Bilginer

Kreatif Ekip: Tuğba Karaman, Berker Akagündüz,

Tankut Ağdemir

Sosyal Medya: Onur Ersen, Emre Candan, Cemil Haşimi

Müşteri İlişkileri Ekibi: Pelin Toykan, Asena Cansu Böke,

İlayda Serter

Ajans Prodüksiyon Ekibi: Zeynep Doğu, Derya Soyman,

Ozan Dündar

Arçelik Dijital Pazarlama Ekibi: Metin Çerasi,

Selis Aykan Yüksel

Biz Sizi Anlıyoruz...

Sompo Sigorta, yeni reklam filmini yayınladı. “Biz Sizi Anlıyoruz”

mottosuyla hazırlanan reklam filmi, Sompo Sigorta’nın

sigorta sektörüne ve müşterisine bakış açısına vurgu yapıyor.

Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcısı Özer Şimşek yeni reklam filminden duydukları

heyecanı dile getirerek; “Sompo Sigorta olarak yeni

reklam filmimizi yayına almaktan çok mutluyuz. Bu reklam

aracılığıyla sigorta sektörüne, müşterilerimize olan bakış

açımızın mesajını vermeyi hedefledik.” dedi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Sompo Sigorta

Reklamveren Yetkilileri: Doğukan KARAKAYA, Sema Deliorman

Asal, Murat Özgür

Reklam Ajansı: Indie Istanbul

CCO: Mert Kunç, Güngör Türkömer

Yaratıcı Ekip: Ali Hikmet Yavuz, Arda Acar, Yaprak Koçak

Müşteri İlişkileri: Burçin Şimşek

Prodüksiyon Şirketi: Kala Film Prodüksiyon

Yönetmen: Serter Tırmık

İletişim Ajansı: Bersay İletişim Grubu

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Ozmo Yumurta Kafalar...

Ozmo Yumurta Kafalar’ın yeni reklam filminde, bir annenin

“-mış gibi” yaparak çocuklarıyla birlikte geçirdiği eğlenceli

anlar ekrana geliyor.

Çocuklarla; doktormuş gibi tedavi etmeye çalışarak, bahçede

ekip biçermiş gibi yaparak oyun oynamanın eğlenceli olduğunu

anlatan filmde, söz konusu çikolata olduğunda “-mış

gibi” yapılamayacağı vurgulanıyor.

Happy People Project imzası ile hazırlanan reklam filminin

yönetmen koltuğunda Tolga Karaçelik yer alıyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Şölen

Reklam veren Temsilcileri: Hayat Kapukaya Turaman,

Didem Evgülü, Mehtap Şahin, Selim Esemenli,

Mert Cankurtaran

Yaratıcı Ajans: Happy People Project

Ajans Başkanı: Yaşar Akbaş, Orçun Onural

Strateji Ekibi: Emel Göker, Maral Karagöz

Yaratıcı Ekip: Atilla Karabay, Setenay Özcan, Ahmet Ülkü,

Seral Çelikbaş, Ayça Altmışoğlu, Nida Filiz

Müşteri Ekibi: Nathalie Samur, Gözde Nur Akbaş

Prodüksiyon Ekibi: Kerem İlbeyli, Alev Cihan

Prodüksiyon Şirketi: Anima Film

Yönetmen: Tolga Karaçelik

Yapımcı: Seda Eroğlu, Hatice Acar

Müzik: Nil İşleri

Bal Gibi Yenir...

Balparmak’ın genç oyuncu Aslı Bekiroğlu’nun rol aldığı “Bir

Kaşık Bal” temalı yeni reklam filmleri yayına girdi. İlk reklam

filminde bir kaşık balın güne iyi bir başlangıç yapmaya yardımcı

olduğu anlatılırken, ikinci reklam filminde ise yeğenine

ballı yoğurt getiren Bekiroğlu, “Güzel bir uyku için bal gibi

yenir” diyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Balparmak

Reklamveren Temsilcisi: Hakan Şıpkan, Demet Umezu,

Elif Gökçe Aydoğmuş, Melis Altıparmak

Kreatif Ajans: TBWA\İstanbul

Yaratıcı Ekip: Eser Yazıcı, Selin Pervan

Müşteri Ekibi: Ömer Üstündağ, İrem Kara, Sıla Ezgi Avcı

Stratejik Planlama Ekibi: Özgün Özkalay, Elif Kansız

Prodüksiyon Ekibi: Evrim Saraçoğlu, Volkan Alkan

Prodüksiyon Şirketi: Red Elephant

Yönetmen: Ozan Yalabık

Müzik: Jingle Jackson

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Bi’Boya, Kolay Boya...

Bi’Boya’nın renkli dünyasını “Hayatı Kolaylaştırma” mesajıyla

anlattığı reklam kampanyası yayında.

Tüketicilere ev boyama/boyatma işinin düşünülenden daha

kolay ve eğlenceli olduğunu anlattığı reklam, boyama işinin

kolaylılığını vurguluyor

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Kalekim A.Ş.

Reklamveren Yetkilisi: Tuba Özdemir Hesse, Kaan Uludağ

Reklam Ajansı: Modiki

Kreatif Direktör: Murat Bodur

Yaratıcı Ekip: Cumhur Güçer, Emre Şuataman,

Mukaddes Gülbüz, Hakan Kava

Müşteri Grubu: Fatma Akdağ, Elvan Duman

Müzik: Jingle House

Yapım Şirketi: Caravan Films

Prodüktör: Kardaş Divanoğlu

Yönetmen: Onur Sarsıcı

Medya ve Dijital Planlama: Mediacom

Mecra: Tv, Radyo ve Dijital

QNB Finansbank, yılbaşı reklamı...

“QNB Finansbank, her zaman yanınızda” mottosunu vurguladığı

yılbaşına özel ihtiyaç kredisi reklam filmini yayınladı.

QNB Finansbank’ın hayattaki doğru olduğuna inandığınız

anlar geldiğinde ve ihtiyacınız olduğunda her zaman yanınızda

olacağını vadettiği reklam dizisinin son filminde o anlara

dikkat çekmeye devam ediyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: QNB Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Nilgün Bosum,

Burcu Zorba

Yönetici Kreatif Direktör: Pemra Ataç Açıktan

Kreatif Direktör: Murat Yaylagül

Kreatif Grup Liderleri: Volkan Yanık, Gamze İçhedef

Kreatif Ekip: Ayça Eriş, Bora Uz, Hazal Zorba,

Alican Kılıçoğlu, Ertunç Gün

Strateji: Oğuz Savaşan

Müşteri İlişkileri: Gökhan Akbay, Sibel Sezgin,

Ceren İlterman

Prodüksiyon: Gökhan Akbay, Didem Aydın,

İpek Arabacıoğlu

Medya Planlama/Satınalma: People Initiative

Yapımevi: Filmpark

Yönetmen: Bahadır Karataş

Yapımcı: Oğuz Ongun

Müzik: Nilinişleri

Mecra: TV, Sinema, Basın, İnternet, Açık Hava ve Radyo

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

ÇiçekSepeti’nin “Var Var” reklamı...

kampanyanın yeni reklam filmlerinde ÇiçekSepeti’nde parfümden

aksesuara, kolyeden çantaya, tablodan sehpaya

farklı kategorilerde binlerce ürün yer aldığına ve hediye arayanların

istediklerini bulabileceklerine vurgu yapılıyor.

ÇiçekSepeti’nin “Var Var” sloganıyla ilgi gören kampanyanın

üç yeni reklam filmleri yayına girdi. Titrifikir imzası taşıyan

Kampanya Künyesi

Reklamveren: ÇiçekSepeti

Reklamveren Temsilcileri: Emre Aydın, Ceyhun Turan,

Sibel Parlak, Beliz Bozkurt

Reklam Ajansı: Titrifikir

Yaratıcı Ekip Lideri: Mert Demirhan, Oğuzhan Dilek

Yaratıcı Ekip: Cem Bulut, Doğukan Yılmaz, Oğuzhan Şen

Marka Ekibi: Dilek Sezen, Sahra Ofluoğlu,

Özge Kocabaşoğlu

Stratejik Planlama: Kerem Sabuncu, Merve Oynargül

Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin

Prodüksiyon Şirketi: F3 Medya

Yönetmen: Fırat Aydın

Post Prodüksiyon: F3 Medya

Müzik: Onur Cumaoğlu

Mecralar: TV, dijital

Boyner yeni yılı reklam filmi...

Boyner, yeni yıl için duygusal bir

reklam filmi hazırladı. Boyner’in

yeni yılı kutladığı reklam filmi, yılbaşına

ve yılbaşı kutlamalarına

olan farklı bakış açılarını ortak

bir noktada buluşturarak, herkesin

ayrı dünyalarda yaşasa da

aslında aynı dünyada olduğunu

vurguluyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Boyner/Ahmet

Bal, Ebru Eğilmez, Fırat Alagözlü,

Gizem Piroğlu, Sedef Polat

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

CD: Arkın Kahyaoğlu

Yaratıcı Ekip Lideri: Erdem Güler, Renan Erdener

Yaratıcı Ekip: Ersel Hira, Mert Güler, Mert Avadya,

Utku Yazıcı, Hakan Kurucu

Genel Müdür Yardımcısı: Ela Bilgisel

Marka Ekibi: Funda Eriş, Ezgi Pedal, Katya Atat

CSO: Toygun Yılmazer

Stratejik Planlama Direktörü: Ceren Şehitoğlu

Kıdemli Stratejik Planlamacı: Gizem Yalçın

Stratejik Planlamacı: Onur Gökçe

Prodüksiyon Ekibi: Evrim Saraçoğlu, İrem Akalın

Post -Prodüksiyon: İmaj

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

Özdilek yılbaşı reklam filmi...

Özdilek Ev Tekstili 2020 Yeni Yıl Koleksiyonu’nun en yeni

ürünlerini dijital mecralarda yayınladığı reklam filmiyle tanıtıyor.

Özdilek Ev Tekstili, 2020 Yeni Yıl Koleksiyonu ürünlerine

ulaşmak isteyen herkesi, tüm ev tekstili mağazalarına ve

Özdilekteyim.com çevrim içi alışveriş sitesine davet ediyor.

Kampanya Künyesi

Reklam Veren: Özdilek Ev Tekstili

Reklam Ajansı: ZIT Görsel ve İşitsel Sanatlar

Kreatif Direktör: Ramiz Bayraktar

Yönetmen: Ramiz Bayraktar

Oyuncu: Jessica May

Görüntü Yönetmeni: Varol Şahin

Müzik: Cordelia Gartside – Waking

Prodüksiyon Şirketi: ZIT Görsel ve İşitsel Sanatlar

Medya ajansı: Union İstanbul

PR ajansı: EyesOn İstanbul

Kullanılan Mecralar: Radyo, Yazılı ve Dijital Mecralar

İnternet Sitesi: ozdilekteyim.com / ozdilek.com.tr

Pınar’dan “Lezzeti Pekiyi” Hindi...

Pınar, Türkiye’de gıda sektöründe bir ilki gerçekleştirerek

pişirilmiş ve tüketime hazır hindi eti olan “Pınar Hindi Fileto

Konserve” ürününü yeni reklam filmiyle tüketicinin beğenisine

sundu. Pınar Hindi Fileto Konserve reklamı Lezzeti Pekiyi!

sloganıyla dijital mecralarda yerini aldı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Pınar

Reklamveren Temsilcileri: Okan Kavakçı, Fevzi Gökaliler,

Cansu Tiryakioğlu

Ajans: PunchBBDO

CCO: Ali Musa Paça

Kreatif Direktör: Mert Şentürk

Kreatif Ekip Lideri: Mehmet Güven

Reklam Yazarı: Fatmanur Uğraşkan

Art Direktör: Aslı Filis

Müşteri İlişkileri: Özlem Şimşek

Grafik: İlker Ugan

Yapım Şirketi: 2,35 film

Yönetmen: Emre Başaran

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Gurur Duyuyoruz...

Socar Türkiye’nin doğalgaz iletişimi için hazırladığı reklam

filminde, SOCAR uzmanlığıyla doğalgaza kavuşan evlerde

yaşanan mutlu anlar ekrana yansıdı. SOCAR Türkiye, hizmetiyle

milyonlarca insanı mutlu etmekten duyduğu gururu

vurguladı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: SOCAR Türkiye Dış İlişkiler Başkanı Murat

LeCompte, Pazarlama İletişimi Grup Koordinatörü

Zara İbrahimzade

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Orkun Önal, Mesut Koçarslan, Saadet Melek,

Eduardo Fumerovivas

Genel Müdür Yardımcısı: Tuğyan Çelik

Marka Ekibi: Ender Orfanlı, Ceren Çalıkuşu, Can Görkay

CSO: Toygun Yılmazer

Strateji Ekibi: Özgün Özkalay, Yunuscan Hısımcıl

Dijital Proje Yöneticisi: Sanem Aktaş

Dijital İçgörü ve Proje Direktörü: Nisan Danışman

Sosyal Medya Ekibi: Burcu Yılmaz, Cansu Akdeniz

CMO: Nüzhet Algüneş

Ajans Prodüksiyon Yöneticisi: Evrim Saraçoğlu

Ajans Prodüktörü: Volkan Alkan

Prodüksiyon Şirketi: 25Film

Yönetmen: Eralp Vardar

Prodüktör: Koray Şahin, Ceren Tuncer

Müzik: Jingle House

Tezken reklam filmi...

Performans sanatçısı David Datuno, Paris merkezli çağdaş

sanat galerisi Perrotin tarafından Art Basel Miami’de ki sergide

koli bandıyla duvara yapıştırılan 120 bin dolar değerindeki

“Comedian (Komedyen)” isimli muzu sergi alanında

duvardan alarak yemesi büyük gündem yaratmıştı.

Sosyal medyada çok konuşulan bu olay üzerine dijital ürün

ajansı Creasoup tarafından Tekzen için hazırlanan kampanya

da aynı etkiyi oluşturdu.

IKSV, Salt Galata, X-ist, gibi sanatseverlerin sık olarak ziyaret

ettikleri galerilerin yer aldığı sokaklarda gerilla enstalasyonlar

ile de mesaj yayılmayı sürdürdü. Çalışmanın üzerinde

bulunan QR Code okutulduğunda ise www.tekzen.com.tr

üzerindeki gri bantlara özel sayfalara yönlendirmeler yapıldı.

Kampanyada 120 bin dolarlık çağdaş sanat eserinin 8,5 liralık

gri bant ile hazırlanabileceğini esprili bir şekilde vurguluyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Tekzen

Ajans: Creasoup

Ajans Başkanı: Ozan Çağlargil

Kreatif Direktör: Erhan Çırak

Kreatif Ekip: Halit Görgeç, Ömer Arısoy, Yeşim Tekin,

Umut Durutuna

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Canavar Araba...

Aygaz, LPG’nin yüksek oktanlı ve yüksek performanslı bir

yakıt olduğuna vurgu yaptığı reklam filmi serisine bir yenisini

ekledi.Otogazın yüksek oktanlı ve yüksek performanslı bir

yakıt olduğunu anlatmak üzere Türkiye’nin ilk LPG’li Canavar

aracını üreten Aygaz, şimdi de yaklaşık 6 metre uzunluğundaki

“Canavar Araba”nın 1:30 oranındaki minyatürünü

oyuncağa dönüştürdü.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Aygaz

Reklam veren Ekibi : Rıdvan Uçar, Gülem Kaya Özden,

Özge Ağar Uysal, Sinan Can Kara, Mehmet Hamit Uras

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: İlkay Gürpınar

ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip Lideri: Serkan Ün

Yaratıcı Ekip: Özge Yılmaz, Halil Fırat Eren, Özgecan Yalçınoğlu,

Hilal Erdem

Genel Müdür Yardımcısı: Tuğyan Çelik

Marka Ekibi: Ender Orfanlı, İrem Gül, Betül Arıcı

CSO: Toygun Yılmazer

Strateji Ekibi: Özgün Özkalay, Can Değerli

Prodüksiyon Ekibi: Evrim Saraçoğlu, Volkan Alkan,

Zeynep Hacıalioğlu

Prodüksiyon Şirketi: Degas Film

Yönetmen: ALEXI&MATIS

Müzik: Jingle House

Fotoğraf: Fırat Çağlar Kılıç

Siber Zorba Olma!...

Samsung’un internetin sorumlu kullanımı konusunda farkındalık

yaratmak için başlattığı ‘İnterneti Tadında Kullan’ isimli

dijital farkındalık kampanyasının son videosu ‘Siber Zorba

Olma’ yayına girdi. Elektronik ortamda bir birey veya grubun,

diğerlerine yönelik kasıtlı biçimde gerçekleştirdiği aşağılama,

iftira, dedikodu, taciz, tehdit, utandırma ve dışlama gibi

rahatsızlık verici eylemleri ifade eden “siber zorbalık” kavramı

her gün binlerce çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik

zarar görmesine sebep oluyor.

Kampanya Künyesi

Kampanya sahibi: Samsung Electronics Türkiye

Reklamveren temsilcileri: Samsung Electronics Türkiye

Kullanılan Mecralar: Dijital

Reklam Ajansı: Cheil Worldwide Türkiye

Prodüksiyon: Jeton Studio

Medya Planlama Ajansı: Publicis One Türkiye

PR Ajansı: Medyaevi İletişim Danışmanlığı

Art Director: Ahmet İltaş

İlüstrasyon: Nurullah Öztürk, Ahmet İltaş

Animatör: Selahattin İltaş

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Kaptanınız Konuşuyor...

Corendon Airlines, forma sırt sponsoru olduğu Fenerbahçe

Opet Kadın Voleybol Takımı için özel bir reklam filmi hazırladı.

Sarı Melekler’in kaptanı Eda Erdem Dündar ile birlikte

takımda kadrosunda bulunan tüm voleybolcuların yer aldığı

reklam filminde, Kaptan Eda Erdem Dündar, takım arkadaşlarına

megafon ile “Kaptanınız Konuşuyor” şeklinde seslenerek

Corendon Airlines’ın desteğiyle birlikte havalara uçacaklarının

mesajını verdi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Corendon Airlines

Reklamveren Yetkilileri: Tuğba Özkan Güner, Gökçe

Uzun, Osman Tuğral

Reklam Ajansı: Being Çözüm

Kreatif Direktör: Ozan Can Bozkurt

Yaratıcı Grup Başkanı: Erce Ulusoy

Metin Yazarı: Umut Esin

Marka Yöneticisi: Esra Soruşbay

Prodüksiyon Şirketi: On Film

Yönetmen: Hakan Demir

Görünenden Fazlası...

Odeabank yeni yıla yeni imaj kampanyası ile

giriyor. ”Görünenden Fazlası” temasının anlatıldığı

imaj kampanyasında sevilen oyuncu

ve yönetmen Onur Saylak başrolde oynuyor.

Odeabank’ın uzman kadrosunu, sağlam

sermayesini, özel bankacılık hizmetlerini ve

teknolojik altyapısını anlatan kampanya TV,

radyo, dijital ve açık hava mecralarında yayınlanıyor.

Kampanya Künyesi

Reklam veren: Odeabank

Reklamveren Temsilcileri: Zeynep Karaman,

Tuba Aslantaş Top, Ayşem Başhan, Ege Naz

Güngör

Reklam ajansı: PunchBBDO

CCO: Ali Musa Paça

Kreatif Direktör: Mert Şentürk

Kreatif Ekip Lideri: Mehmet Güven

Reklam Yazarı: Emre Ünaylı

Art Direktör: Aslı Filis

Müşteri İlişkileri: Aylin Acar, Esra Belsan, Özlem Şimşek

Prodüksiyon: Beray Odabaşı

Grafik: İlker Ugan, Ozan Küme

Yapım Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Alex & Steffen

Müzik: Jingle House

marketing europe & anatolia / 37


Işı


Gezi

l ışıl Düsseldorf...

Bu ay ki gezi yazım,

Noel’in yaklaşmasıyla, ışıl ışıl parıldayan, Düsseldorf.

Sabiha Gökçen havaalanından,

THY ile

Düsseldorf 3 saat sürüyor.

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Bu ay ki gezi yazım, Noel’in yaklaşmasıyla,

ışıl ışıl parıldayan, Düsseldorf.

Sabiha Gökçen havaalanından, THY

ile Düsseldorf 3 saat sürüyor. Uçaktan

inip bavulumu aldıktan sonra benden

20 dakika önce Düsseldorf’a gelen arkadaşım

Nilüfer ile buluşuyoruz.

Öncesinde konaklama için booking.

com üzerinden rezervasyon yaptırmıştım.

Kalacağımız otel Altstadt’ta.

Google Maps üzerinde rota çıkardığınızda,

size toplu taşıma seçeneklerini

de sunuyor. O sayede tek bir vasıta ile

otele gidebileceğimizi öğrendik. Ancak

kiosk’tan bilet alırken hangi bileti alacağımızı

bilemedik. Çünkü uzun mesafe,

kısa mesafe vs gibi bir çok seçenek var.

o sırada oradakilerden yardım istedik.

Onlar da şansımıza, orada yaşayan

Türk’ler çıktı. Ancak onlarda bizim gibi

konudan bi’haberlerdi. Fazla uzatmadan

birer bilet aldık (90 dakika bıyunca

geçerliymiş) ve trene bindik. Sonra oradan

da tramvaya binip otele vardık.

Kaldığımız otelin adı Hotel Stern. Otel,

toplu taşımaya ve Altstadt’a çok yakın.

Çalışanlar çok güler yüzlü ve odalar çok

güzel. Yüksek tavanlı, kocaman odaları

var. dışarısı 3 derece olmasına rağmen

oda sıcacıktı. Eşyalarımızı odaya bıraktıktan

sonra şehri keşfe çıkıyoruz.

Kuzey Ren - Vestfalya eyaletinin başkenti

olan Düsseldorf, ayrıca Düsseldorf

Vilayeti’nin de merkezi. Ren Nehri

kıyısında kurulmuş olan moda ve fuar

kenti Düsseldorf’un, kuzeyinde Ruhr

Bölgesi, güneyinde ise Köln bulunmaktar.

Kent adını Düssel deresinden alıyor.

Dışarısı 3 derece ancak güneşli. Biz

de güneşin keyfini çıkarmak için önce

Ren Nehri kıyısına gitmeye karar veriyoruz.

16. yüzyılda düzenlenen ve

Düsseldorf’un ilk bahçesi olan Hofgarten

parkı içinden geçip, Ratinger Tor

kapısından Altstadt’a giriyoruz.

Ratinger Kapısı, konum olarak Pempelfort

bölgesinde, Maximilian Weyne

Allee’de yer alıyor. 1811-1815 yılları

arasında, mimar Adolph von Vagades

tarafından inşa edilen dor sütunlü kapı,

Berlin’deki Schinkel’in “Neue Wache” ‘

den esinlenerek yapılmış.

Ratinger Tor’u geçtikten sonra Basilika

St. Lambertus’a varıyoruz.

St. Lambertus Bazilikası çok büyük bir

alan üzerine inşaa edilmiş ve muhteşem

görünüyor. Sanki bisküvileri üst

üste dizip bina yapmışlar gibi. Üstelik

de son derece bakımlı ve pırıl pırıl. Kayıtlarda

bulunmuyor olmasına rağmen

bazilikanın kökeni 7. yüzyıla dayanıyor.

7. yüzyılda, Ren’e gelen, Anglo-Sakson

rahipleri, Düsseldorf’un kuzeyinde

bir adada bir manastır inşa etmişler ve

oradan da Ren ve Vestfalya’daki putperestlere

Hıristiyanlığı kabul ettirmeye

başlamışlar.

marketing europe & anatolia / 39


Gezi

Bu muhteşem binayı arkamızda bırakıp

Burgplatz’a geçiyoruz ve kocaman

dönme dolabın önüne çıkıyoruz. Dönme

dolap, bazilika ve kule üçlüsü nehir

kıyısında muhteşem bir manzara oluşturuyor.

Fotoğraf meraklıları için harika

bir manzara.

Noel yaklaştığı için Burgplatz’a noel

pazarı kurulmuş. Minik tezgahlarda el

işi hediyelik eşyalar, yiyecek, içecekler

satılıyor. Etraf ışıl ışıl ve harika görünüyor.

Görüntüye de tarçınlı sıcak şarap

kokuları eşlik ediyor :) Etrafa bakındıktan

sonra nehir kenarında bir mekana

oturup meşhur alt birasını denemek

istiyoruz. Hazır güneş de varken anın

tadını çıkaralım :)

Nehir kıyısı boyunca sıralanmış bir sürü

restaurant var. Günü birlik nehir turları

yapan tekneler de buradaki iskelelerden

yolcu alıyorlar.

Almanca eski şehir demek olan Altstadt,

Düsseldorf’un Old Town bölgesi,

aynı zamanda kentin barları ile ünlü

yerleşim yeri. Yan yana ve karşılıklı

dizilmiş çok sayıda barın bulunduğu,

Altstadt’a, “Die längste Theke der Welt”

dünyanın en uzun barı denmesinin sebebi

bu. Bence dünyanın en uzun barı

Kadıköy :) Rıhtım’dan Moda’ya kadar

40 / marketing europe & anatolia

St. Lambertus Bazilikası

çok büyük bir alan

üzerine inşaa edilmiş ve muhteşem

görünüyor.

uzanan bir rota.

Alt birasını denedikten sonra

Burgplatz’a geri dönüyoruz.

Burgplatz yani Kule Meydanı, araç

trafiğine kapalı kocaman bir meydan.

Yerleri arnavut kaldırımı ve hemen

yanında ismini aldığı kule bulunuyor.

Schlossturm, yani kale kulenin yapımı

1288 yıllarına dayanıyor. Şehir surlarının

bir parçası olarak yapılmış olan

kule, yıllar boyunca çok hasar almış,

yanmış, bombalanmış, yıkılmış vs. En

son, 1943’te hava saldırısından sonra

yanan kule, savaşın sona ermesiyle

tekrar restore edilmiş. 1984’ten beri de

ziyarete açılan kule, hem müze (Schiffahrt

Museum – Denizcilik Müzesi) olarak

kullanılıyor hem de çeşitli sergilere

ev sahipliği yapıyor. Çok güzel manzarası

olduğunu da ekleyelim.

Havanın kararmasıyla birlikte biz de

bir şeyler yemek için mekan aramaya

koyuluyoruz. Otel yolu üzerindeki Brewery

im Füchschen restaurant dikkatimizi

çekiyor ve oraya giriyoruz. İçerisi


Gezi

o kadar kalabalık ki, zar zor iki kişilik

yer buluyoruz. Brewery im Füchschen,

daha çok yerel halkın tercih ettiği ve genelde

futbol taraftarlarının tercih ettiği

bir mekan sanıyorum. Çünkü herkesin

üzerinde forma vardı ve tüm LCD ekranlarda

futbol maçı vardı.

Yemeğimizi yiyip çıktıktan sonra tekrar

dolaşmaya çıktık. Bu sefer yine noel pazarlarına

ve sabit pazarlara dadandık.

Buradaki noel pazarlarında “Christmas

market” sadece tezgahlar yok, alanlara

kurulmuş sahnelerde canlı müzik yapan

gruplar da var. o yüzden sokaklarda

vakit geçirmek eğlenceli. Bir kaç alış

veriş yapıp, sıcak şarabı da denedikten

sonra otelimize geri dönüyoruz. Ancak

sıcak şarapları gerçekten çok çok kötü.

Sıcak şarap değil adeta sıcak üzüm sirkesi.

Yani öyle böyle değil, felaket kötü

bir tadı var :( İçtiğimize, içeceğimize bin

pişman olduk.

Ertesi sabah, otelde kahvaltımızı ettikten

sonra tekrar dışarı çıkıyoruz. Bu

sefer hedefimiz, Königsallee, Carlstadt

vs.

Königsallee, Düsseldorf’un Bağdat

Nehir kıyısı boyunca

sıralanmış bir sürü restaurant

var.

Günü birlik nehir turları yapan

tekneler de buradaki

iskelelerden yolcu alıyorlar.

Caddesi gibi. Uluslararası ünlü markaların

ve lüks mağazaların yer aldığı

alışveriş caddesi, şehrin en hareketli

caddesi. Çok sayıda restoran ve kafenin

bulunduğu Konigsallee’de muhteşem

bir görüntüye sahip bir de göl bulunuyor.

Son yıllarda, moda ve alışveriş

merkezi olarak önem kazanan bölge,

şimdilerde Almanya’nın Paris’i olarak

anılıyor.

Königsallee’yi güzel yapan bir başka etken

ise içinden geçen kanal ve kanalda

bulunan Tritonenbrunnen Çeşmesi. Internetten,

Dusseldorf diye arama yaptığınızda

karşınıza çıkan, heykellerle

süslü, çeşmenin adı Tritonenbrunnen

Çeşmesi.

Belden yukarısı insan, belden aşağısı

balık, ayakları ise at şeklinde hayal edilen,

Antik Yunan Deniz Tanrısı Triton’un

betimlendiği çeşme, kanalın başlangıcında

bulunuyor.

Königsallee’den yürüye yürüye,

Carlstadt’a varıyoruz. Carlstadt, 18 ve

19. Yüzyıllarda inşa edilmiş, Barok stilde

yapılmış binaları, mağaza ve kafeleriyle,

Düsseldorf’un en sakin bölgesi.

Aynı zamanda da turistik bir bölge. City

Museum, St. Maximilian Kilisesi, Filmmuseum

Düsseldorf, Kunst im Tunnel,

Kunstsammlung, Carlsplatz Market

(sabit Pazar) gibi görülesi yerler,

Carlstadt’ta yer alıyor.

Mimarisi oldukça dikkat çekici olan,

K21 Kunstsammlung Nordrhein-Westfalen,

sanat eserlerinin sergilendiği

büyük bir müze. 1960’lı yıllarda inşa

edilen müzede, Picasso gibi dünyaca

ünlü sanatçının eserleri sergileniyor.

İçerisinde 3 farklı sergi alanı bulunan

müze uzaktan baktığınızda kocaman

bir serayı andırıyor.

K21 Kunstsammlung Nordrhein-

Westfalen’den nehire doğru yürüdüğünüzde

karşınıza Kunst im Tunnel

marketing europe & anatolia /41


Gezi

çıkıyor. Kunst im Tunnel, tünelin kullanılmayan

kısmına yapılmış bir sergi salonu.

Sanatseverler için ilginç bir durak.

Kunst im Tunnel’den sonra köprünün

altından geçip Rheinturm - Rhine

Kulesi’ne varıyoruz. Rheinturm, 172

metre yüksekliğinde ve Duesseldorf’u

panoramik olarak izleyebileceğiniz,

kentin sembolü olan bir kule. Media

Harbour (Medya Limanı) Bölgesi’nde

bulunan kulenin üzerinde, radyo, televizyon

ve fm verici antenleriyle birlikte

bir de dünyanın en büyük dijital saati

bulunuyor. Kule her gün 10.00 ile 23.30

saatleri arasında ziyarete açık. Kuleye

çıkıp Düsseldorf manzarasını izleyebilirsiniz.

Biz kuleye çıkmak yerine Lido Hafen

Bölgede çok şık restaurant

ve kafeler var.

Buradan Düsseldorf gerçekten

muhteşem görünüyor.

adlı restaurant’a gitmeyi tercih ettik.

Kulenin biraz ilerisinde ise Stadttor Binası

bulunuyor. Stadttor Binası, kentin

simge yapılarından biri. Avrupa’nın en

iyi ofis binası ödülünü alan Stadttor

Binası’nın, dış yüzeyi tamamen camlarla

çevrili, şeffaflık esas alınarak tasarlanmış

bir yapı. Yüksekliği 73 metre ve

20 katın bulunduğu Stadttor’da, ulusal

ve uluslararası birçok firmanın ofisi bulunuyor.

Medya Limanı’ndan sonra Hafen isimli

bölgeye varıyoruz.

Hafen bölgesi, Ren Nehri kıyısında

yer alan bir yarım ada ve bence

Düsseldorf’un en şık, en modern ve en

havalı yeri. Bölgede çok şık restaurant

ve kafeler var. Buradan Düsseldorf gerçekten

muhteşem görünüyor. Ren kıyısında

yer alan, farklı modern mimariye

sahip, beyaz ve kiremit rengi sembolik

binaları da görmek mümkün. Hafen’de

bir mekanda oturup, muhteşem manzaraya

karşı keyif yapmadan dönmeyin

derim :)

Lido Hafen Restaurant’tan bahsedeyim

bi’lokmacık. Restaurant, nehrin üzerinde

yer alıyor ve muhteşem bir manzarası

var. iki katlı olan restaurantın alt

kısmı bar tarzında, üst kısmı ise restaurant.

Biz gittiğimizde saksafon çalan

bir sanatçı vardı ve çok başarılıydı. Yemek

olarak da, portakal kremalı kestane

çorbası, çeşitli turplar ile pişirilmiş,

ızgara geyik eti ve milföy pasta vardı.

Fiyatlar çok yüksek ancak yemekler

muhteşemdi.

Ren kıyısına da gezdikten sonra tatlı

bir şeyler yemek üzere yola koyuluyoruz.Tatlı

için de Café Heinemann’ı

seçtik çünkü Pazar günü Düsseldorf’ta

her yer kapalı. Baktık, insan yoğunluğu

o bölgede var. peşlerine takılıp, Café

Heinemann’ı keşfettik. Kafe, Johannes

Church’e çok yakın, bir alışveriş

merkezinin girişinde bulunuyor. Alk kat

pastane ve çok çok fazla çeşit var. üst

kata ise kafe ve restaurant. Biz sadece

pasta yiyeceğimiz için kafe kısmına

geçtik ama kendimizi çok ezik hissettik.

Çünkü gelenlerin yaş ortalaması 60+

ve hepsi çok şık giyinip, süslenmiş.

Biz gündelik kıyafetlerle kendimizi çok

ezik hissettik. En kuytu köşeye oturup

pastamızı yiyip, kahvemizi içtik. Pastalar

gerçekten muhteşemdi, yolunuz

Düsseldorf’a düşerse mutlaka uğrayın.

Tatlımı yiyip, ısındıktan sonra tekrar sokaklara

döndük. Bu seferde market ve

42 / marketing europe & anatolia


Gezi

kozmetik satan yerleri dolandık. Çünkü

Düsseldorf’ta yapılacak başka pek bir

şey yok. Eğer sanat eseri ve galerileri

seviyorsanız o başka :)

Ertesi gün kahvaltımızı ettikten sonra

Marktplatz’a gidiyoruz. Marktplatz,

Düsseldorf’un ana meydanı. Ortasında

Jan Wellem Heykeli’nin yer aldığı

meydanda, Noel pazarlar ve tezgahlar

kurulmuş durumda ve etraf çok güzel

tarçın ve tatlı kokuyor :) Yıl içerisinde

burada pek çok etkinlik düzenleniyormuş

bizim de şansımıza Noel pazarları

var :)

Rathaus’un da ( Belediye Binası) bulunduğu

Markplatz, görsel olarak gerçekten

çok güzel bir alan. 1570 ila 1961

yılları arasında H. Tussman tarafından

yapılan Belediye Binası, birbirinden

farklı dönemleri ifade eden, 3 bölümden

oluşuyor. Her Çarşamba, saat 15.00’da

rehberli turlarla gezilebilen Rathaus’un

önünde Prens Johann Wilhelm II. Anıtı

bulunuyor. Anıt Alplerin kuzeyinde, en

güzel binicilik heykellerinden biri olarak

kabul ediliyor.

Heykel demişken, gezilecek yerleri

araştırırken, Stadterhebungsmonument

diye bir heykel çıkıyordu karşımıza.

Oldukça detaylı yapılmış olan

bu heykel çok ilgimi çekiyor olmasına

Görmek isteyenler için,

Stadterhebungsmonument,

Schwan Restaurant’ın hemen

yanında yer alıyor.

rağmen, heykeli bir türlü göremedim.

Sonunda inat ettim heykeli bulmaya.

Açtım google maps, heykeli arıyorum

ancak bir türlü göremiyorum. Sonunda

milimetrik hesaplar yaparak heykeli

buldum. Ancak heykel hiç beklediğim

gibi çıkmadı. Duvara yapılmış ve köşe

kısımda kalan heykel, insanları dikkatinden

kaçıyor. Ancak çok dikkat ederseniz

fark edebiliyorsunuz. Görmek

isteyenler için, Stadterhebungsmonument,

Schwan Restaurant’ın hemen

yanında yer alıyor. Hatta dışardaki masalara

oturursanız, heykel hemen karşınızda

kalıyor.

Zaten Stadterhebungsmonument, heykel

değil rölyefmiş :) Düsseldorf’un 13.

yüzyılda şehir statüsüne kavuşmasına

ithaf edilerek, bronzdan yapılmış bir

rölyef heykel.

Stadterhebungsmonument’u geçip,

iç taraflara doğru yürüyünce, karşımıza

St. Andreas Kilise’si çıkıyor. Barok

tarzında inşa edilmiş olan, St. Andreas

Kilisesi, Düsseldorf’un en eski tarihi binalarından

biri.

Altstadt bölgesini gezdikten sonra Niederkassel

bölgesine geçiyoruz. Niyetimiz,

Japon Kültür Evi’ni görmek.

Toplu taşımaya binip, Niederkassel’e

geçtikten sonra Japon Kültür Evi’ne varıyoruz.

Ancak bulmak biraz zor oluyor

çünkü bir parkın içinden geçtikten sonra

giriş kapısına varıyorsunuz. Ayrıca

da mekanın açılış saati, 13:00.

1993’te açılan , Japon Kültür Evi’nin

amacı Budizm dinini anlatmak ve yaymarketing

europe & anatolia /43


1993’te açılan ,

Japon Kültür Evi’nin

amacı Budizm dinini anlatmak

ve yaygınlaştırmak.

Gezi

gınlaştırmak. Oldukça büyük bir alana

kurulmuş olan Japon Kültür Evi’nin girişinde

içerisinde bir göletin de bulunduğu

bir bahçe, Japon mimarisinde inşa

edilmiş evler ve bir de kütüphane bulunuyor.

Ayrıca Japon kültürüne ait yiyeceklerin

satıldığı minik bir de mağaza

var. Kiraz ağaçlarının ve bir de minik

çan kulesinin bulunduğu bahçe çok

güzel ancak ben Aralık ayında gittiğim

için pek çok ağaç yapraklarını döküp,

kurumuştu. Sanırım buranın en güzel

zamanı Nisan ve Mayıs ayları.

Japon Kültür Evi’nin yaptığı etkinlikler

arasında; Budist festivalleri, çay törenleri,

müzikal veya tiyatro gösterileri,

kiraz ağaçları bahçe festivallerinin

düzenlenmesi, müzik etkinlikleri, temel

Budist metinleri için okuma ve çalışma

çevreleri, sergiler, geleneksel Japon

sanatlarındaki tanıtım kursları (fırça

boyama, hat sanatı, İkebana, enstrümantal

müzik, dans ve yemek pişirme),

Japonca dersleri, film gösterimleri ve

güncel temalar üzerine tartışma toplantıları

bulunuyor.

Biz saatini denk getiremediğimiz için bu

etkinliklerde hiç birine katılamadık ama

muhteşem bahçeyi gezip, dolaştık.

Japon Kültür Evi’nden sonra rotamızı

Oberkassel’e çevirdik. Bu bölge daha

çok büyük şirketlerin kampüslerinin bulunduğu

bir yer. Vodafone, Ericsson,

ZTE, T-Mobile vs gibi bir çok büyük şir-

44 / marketing europe & anatolia

ketin bu bölgede kampüsleri bulunuyor.

Oberkassel’in, Ren’e yakın kısmında

ise yine yerleşim yerleri bulunuyor. Burada

da Noel Pazarları kurulmuş ancak

Altstadt’taki kadar büyük ve eğlenceli

değiller. Bu bölgenin en hareketli yeri

Belsenplatz. Bir çok kafe, restaurant,

mağaza ve market, Belsenplatz’ta bulunuyor.

Yemek yemek ve biraz da dinlenmek

üzere, eskiden bira fabrikası olarak hizmet

veren Alter Bahnhof Oberkassel

adlı restauranta oturuyoruz. Düsseldorf’taki

restaurantlar iyi güzel de içerisi

çok ağır yemek kokuyor. Bu kokular

beni çok rahatsız ediyor. Sırf bu kokular

yüzünden restaurant fobisi oluştu bende.

Yemeğimizi yedikten sonra tekrar Altstadt

bölgesine geri dönüyoruz. Avrupa

ülkelerinde 2-3 günden fazla kalınca

benim canım sıkılıyor çünkü yapacak

hiç bir şey bulamıyorum. Ancak bir bara

gidip bir şeyler içip vakit öldürebiliyoruz.

Biz de vakit geçirmek için Ratinger

Caddesine gidiyoruz çünkü en canlı sokak

orası. Bir de Bolkerstraße var, çok

canlı olan ancak orası çok gürültülü olduğu

için bu akşamlık tercih etmiyoruz.

Ratinger Caddesinde yürürken bir binanın

önünde sıraya girmiş insanlar

dikkatimizi çekiyor. Merak edip bakıyoruz

ki, gece kulübü varmış. O akşam

canlı müzik varmış. Ancak çok kalabalık

olduğu için ve bizim de biletimiz

olmadığı için içeri girmiyoruz. Onun

yerine Beuys’de oturup bira içiyoruz.

Akşam vakit geçirmek için bu cadde oldukça

keyifli.

Ertesi gün kahvaltıdan sonra

Aquazoo’yu görmek için trene binip

Kaiserswerther’e gidiyoruz. Aquazoo

Löbbecke Museum kocaman bir parkın

(Nordpark) içinde yer alan bir akvaryum.

1987’de inşa edilen daha sonra yenilenerek

2017 yılında yeniden hizmete

açılan Aquazoo Löbbecke Museum’da

500’den fazla canlı bulunuyor. İsmi

akvaryum ama içeride sürüngenler,

sinekler, kuşlar da bulunuyor. Dışında

bulunan amazon bahçesinde de bir

çok çeşit timsah bulunuyor. Ben binayı

dışardan görünce çok küçümsemiştim

ancak içeri girince fikrim değişti. Gerçekten

çok harika bir müze yapmışlar.

İlk başta tek hücreli canlıların sergilendiği

bölüm var. Sonra balıkların olduğu

akvaryumlar. Hatta ortada bir tane akvaryum

var, kocaman. İçinde gezinen

mantalar o kadar güzel ki. Oturup saatlerce

izleyesi geliyor insanın. Sonrasında

denizaltında kullanılan ekipmanların

olduğu bir kısım var. Oraya bir de ilk

denizaltı olan Nautilus’un bir prototipini

koymuşlar.

Bir diğer kısımda sinekler, arılar, örümcekler

ve böcekler var. Bazı panolarda

böceklerin kesitleri bulunuyor bu sayede

iç yapısını görebiliyorsunuz. Ancak

bu kısım insanın içini ürpertiyor :)

Diğer kısımda merkitler ve hamster’lar

var. Sonrasında kelebekler yer alıyor.

Binanın içerisi papatya gibi. Her yaprağında

farklı türde canlılar bulunuyor.


Gezi

Aquazoo Löbbecke Museum

kocaman bir parkın

(Nordpark)

içinde yer alan

bir akvaryum.

Bir bakıp çıkarız dediğimiz müzede saatlerce

vakit geçirdik. O yüzden burayı

görmeden dönmeyin derim.

Aquazoo Löbbecke Museum’dan sonra

da son durağımız olan Kiefernstrasse’e

gidiyoruz. Burası eski şehrin biraz dışında

kalıyor. Kiefernstrasse, rengarenk

binalarıyla ünlü bir sokak.

Flingern-Süd’de yer alan Kiefernstraße,

muhteşem duvarları ve bina cepheleri

ile harika bir sokak. 1980’lerde çetelerin

mekanı olan bu sokak, şimdiler de,

turistleri ağırlıyor. Düsseldorf’un en çılgın,

punk rock kulübü olan AK47 de,

1983’ten beri Kiefernstraße 23’te hizmet

veriyor.

Kiefernstrasse, Düsseldorf gezimizin

son durağıydı ancak bizim gitmedğimiz

yerlerden de bahsedeyim.

Barok mimari stilde inşa edilmiş olan,

Benrath Sarayı, 1756-1773 yılları arasında

yapılmış bir av köşkü. 60 hektarlık

bir alanı kaplayan Benrath Sarayı,

Hofgarten Parkı’nın da mimarı olan

Nicolas de Pigage tarafından yapılmış.

Sarayın içerisinde gezebileceğiniz iki

tane müze var; Doğa Tarihi Müzesi ve

Avrupa Bahçe Sanatı Müzesi. Ayrıca

sarayın bahçesinde bulunan 18. yüzyılın

ikinci yarısına ait objeler de sergileniyor.

Messe Düsseldorf, toplam sergi alanı

285 bin metrekare olan ve dünyanın en

büyük fuar alanı olarak kabul edilen bir

fuar merkezi. Düsseldorf’a gelenlerin %

90’a yakını burada düzenlenen fuara

katılmak için kenti ziyaret ediyormuş.

Luegplatz’da yer alan Düsseldorf Lunaparkı,

Avrupa’nın en büyük eğlence

fuarıymış. Temmuz ayında açılan alana

ulaşmak için feribotu kullanabiliyormuşsunuz.

Düsseldorf’u nehirden görmek için Ren

Nehri tekne gezilerine de katılabilirsiniz.

Nehire yakın olayım derseniz,

Altstadt’a yakın yerde demirlemiş olan

tekne otelde de kalabilirsiniz :)

Paris ve Londra’dan sonra, Avrupa’da

bulunan en fazla üçüncü Japon nüfusunun

yaşadığı Japon Mahallesinde,

Japon kültürüne ait ürünlerinin satıldığı

süpermarketler, kitap mağazaları ve

restoranlar bulunuyor.

Avrupa kıtasının önde gelen fuar merkezi

olan Düsseldorf, küçük bir Avrupa

kenti olsa da, gezilip görülecek pek çok

yeri ve küçüklü büyüklü pek çok müzesi

bulunuyor. Ben Düsseldorf’un en çok

mimarisini ve sokaklarını beğendim.

Sanki bir masal kenti. Lviv’den sonra

en çok Düsseldorf’u sevdim diyebilirim.

Biraz da yemeklerden bahsedeyim.

Avrupa’da en çok ünlü olan şey gulaş

çorbası ancak ben hiç sevmiyorum.

Ben bu gezi süresinde en çok et ve

sushi yedim:) Düsseldorf’ta uzak doğu

yemekleri yapan bir çok yer var. Hepsi

de çok lezzetli.

Etten sıkılırsanız sushi denemenizi

tavsiye ederim. Bir de makarna ve pizza.

Ben pizza sevmiyorum ama makarnaya

bayılırım. Bir akşam Pizzeria

Colosseo’da yemiştik ve gerçekten çok

lezetliydi. Pizzeria Colosseo, salaş ve

minik bir mekan ama yemekler 10 numara.

Düsseldorf gezimizi de burada bitirip

güzel ülkeme dönüyoruz :)

marketing europe & anatolia /45


Gameon

LOL Dünya Şampiyonası finali...

Dünyada en çok oynanan Espor oyunu

olan League of Legends’ın 2019

Dünya Şampiyonası final karşılaşması,

dakika başına ortalama 21.8 milyon

farklı kişi tarafından izlenerek rekor

kırdı. 16 farklı dilde ve 20'den fazla

platformda yayınlanan müsabaka 44

milyon eşzamanlı izleyici sayısına

ulaştı.

Dünyanın en iyi League of Legends

takımını belirlemek üzere her yıl

düzenlenen League of Legends Dünya

Şampiyonası’nda, bu sene de 13

uluslararası bölgenin en iyi takımları,

Sihirdar Kupası'nı kaldırmak için

mücadele etti. G2 Esports ve FunPlus

Phoenix arasında gerçekleşen 2019

Dünya Şampiyonası Finali ise League

of Legends tarihinin en çok heyecan

uyandıran maçı oldu.

Turnuvanın içerikleri 1 milyar saatten

fazla izlendi

Fransa’nın Paris şehrindeki

AccorHotels Arena'da düzenlenen

Dünya Şampiyonası Finali, dakika

başına 21.8 milyon izleyici sayısına

ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Tam

5 hafta süren Şampiyona boyunca

Berlin, Madrid ve Paris'te 120 maç

oynandı ve dünyanın dört bir yanındaki

taraftarlar, turnuva içeriklerini 1 milyar

46 / marketing europe & anatolia

saatten fazla izledi. Ayrıca etkinlikte

99 şampiyon seçildi veya yasaklandı.

Böylece 2019 Dünya Şampiyonası,

önceki yıllara kıyasla metası en çeşitli

şampiyona unvanını da elde etti.

Espor Şampiyonası kültürel bir

deneyime dönüştü

Dünya Şampiyonası deneyimi hem

Paris hem de dünyanın dört bir

yanında gerçekleşen faaliyetler,

etkinlikler ve performanslarla

sahnenin de ötesine geçti. Taraftarlar,

partnerler ve sanatçılarla etkinlik

adeta kültürel bir deneyime dönüştü.

Dünya Şampiyonası kapsamında

Paris’te 5 gün boyunca ziyaretçilere

açık olan bir Espor Köyü kuruldu ve

17 ülkedeki 151 sinema salonunda

etkinlik yayınladı. Louis Vuitton,

Sihirdar Kupası'nın içine konduğu

LED'li bir kupa taşıma kutusu yaptı.

Dünya Şampiyonası Açılış Töreni'nde

League of Legends şampiyonlarından

oluşan hip-hop grubu True

Damage, şarkılarını seyircilerin

beğenisine sundu. 2020 Dünya

Şampiyonası Finali ise 55 binden

fazla koltuk kapasiteli Çin’in Şangay

Stadyumu'nda gerçekleşecek.


Gameon

PUBG MOBILE’den Güncelleme...

Yeni yarış modu, kış temalı içerikler ve çok daha fazlası

PUBG MOBILE’ın iOS ve Android üzerindeki yeni güncellemesiyle

sunuluyor

PUBG MOBILE, yayınladığı güncelleme ile yeni oyun modları,

haritalar, eşyalar ve yeteneklerin yanı sıra 10. yaşını

kutlayan Angry Birds oyunuyla bir işbirliği içeriği sunuyor.

Apple’ın “Türkiye’deki En Popüler Ücretsiz iOS Oyunları

2019” listesine giren popüler oyun PUBG MOBILE’ın son

güncellemesi, App Store ve Google Play üzerinden ücretsiz

olarak erişilebiliyor. Yepyeni bir ikon ve Tencent Games’in

3. KOD Ödülleri...

yeni logosuyla paylaşılan son güncellemede yer alan özellikler

şöyle:

Mekanik Öfke Modu; Mekanik Öfke TDM; Mekanik Öfke PickUp;

Kış Cenneti ;Hareket Halinde İyileşme; Mühimmat ;

Görünüm Tuşları; Yeni Kayma Mekaniği ;Silah Dengeleri –

Klasik modda, birden çok silahın, oynanışı dengelemek açısından

özellikleri değiştirildi.

Angry Birds ile ortak içerik - Oyuncular artık özel eşyaları

açma şansına sahip olacaklar ve Toplanma Alanı’nda Angry

Birds bombaları atarak minik bir oyun oynayabilecekler.

Ödüller ise Angry Birds macerası etkinliğindeki görevleri tamamlayarak

kazanılabiliyor.

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), matematik ve fen bilimleri

alanlarındaki eğitim oyunlarının ödüllendirildiği ve

üçüncüsünün bu yıl düzenlediği KOD Ödülleri Eğitim Oyunu

Yarışması’nın başvuruları başladı.

Yarışma; ilkokul, ortaokul ve lise eğitim düzeylerinde, bilişim

teknolojilerinin eğitimdeki önemini ve katkısını vurgulamak,

bu alanda fikir üreten, dijital oyun geliştiren ve uyarlama

yapan kişi ve kurumların çalışmalarına güç katmak ve

yetişmekte olan kuşakları özendirmek amacıyla düzenleniyor.

Yarışma sayesinde, Türkiye’de matematik ve fen bilimleri

alanlarındaki eğitim oyunları ödüllendirilerek eğitim sistemindeki

yerini alacak. Aralık ayında başlayan başvurular

30 Ocak 2020 tarihinde sona erecek. İki kategoride

gerçekleşecek yarışmaya, matematik ve fen bilimlerinde

eğitici ve öğretici özellik taşıyan dijital oyun ya da dijital

oyun fikri üretenler katılabilecek.

Jüri üyeleri

Yarışma jürisinde, TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Netmarble

EMEA CEO’su Barış Özistek, Purple PAN Creative

Agency Kurucusu ve Kreatif Direktör Ozan Aydemir,

Bahçeşehir Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm

Başkanı Güven Çatak, Türkiye İş Bankası Yetenek Yönetimi

Bölümü Müdür Yardımcısı Niyazi Arda Aygül, ve İstanbul

Enka Okulları Ortaokul Müdürü Dr. Özlem Mecit yer alıyor.

Eczacıbaşı Topluluğu’nun ana sponsorluğunu üstlendiği

KOD Ödülleri yarışmasının destek sponsoru ise Netmarble

oldu.

Başvurular ve detaylı bilgi için www.kododulleri.com adresini

ziyaret edebilirsiniz.

marketing europe & anatolia / 47


Kültür - Sanat

Cam Benim Tutkum...

Cam heykel sanatçısı Ayşen Savcı, “Ciddiye Alıyorum”

isimli sekizinci kişisel sergisini 8 Ocak 2020 tarihinde

Beyoğlu Nur-u Ziya Sokak’ta yer alan ISTANBUL CON-

CEPT Gallery’de açıyor.

Işık Gençoğlu küratörlüğünde gerçekleşen ve 31

Ocak 2020 tarihine kadar açık kalacak olan sergide,

sanatçının hazırladığı bir yerleştirme ve 15 adet

heykeli yer alacak. Eserlerinde camın ruhunu ortaya

çıkarmaya çalıştığını söyleyen sanatçı, bu sergi için yola

çıkış yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Sanki evren bizim

etrafımızda dönüyormuşçasına kendimizi çok fazla önemsiyoruz.

Aslında bizler evrende küçük birer damlayız.

Sergiye hazırlık sürecinde, bu farkındalıkla hareket

ederek ben merkezli olmadan, ciddiye aldığım şeyleri

sorguladım ve camın büyülü dünyasından yararlanarak,

tek tek tasarladığım ve oluşturduğum heykellerle bu

sorgulamamın sonuçlarını yansıtmaya çalıştım. Bu sergiyle

sanatseverleri, kendileri dışında ciddiye aldıkları şeyler

konusunda düşündürmeyi de amaçlıyorum.”

Cam heykellerini çoğunlukla doğal taşlarla birleştirerek

çalışan sanatçının sergisi Pazar ve Pazartesi günleri hariç

12.00-19.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Ayrıca,

sergi süresince randevu sistemi ile gelen gruplara özel

gösterim ve söyleşi gibi etkinlikler de düzenlenecek.

Yüzyılın İçinden

Düşen Adam...

Moritz Rinke’nin kaleminden

heyecan yüklü ve

bol kahkahalı bir okuma

serüveni. Sanatçı kolonisine

dönüşen bir Alman

kasabası, 68 kuşağından

çıkıp New Age kültürüne

uyumlanmış baskın bir

anne, bir gardırobun içinde

dünyaya gelen bir oğul,

cebindeki poşet rezene

çayıyla gezen, unutulmuş

bir ressam, Rilke’nin olduğu iddia edilen ve her misafire

gösterilen kutsal tencere.

Moritz Rinke, yayımlandığı sene çoksatarlar arasına

giren Yüzyılın İçinden Düşen Adam’da karakterlerinin

derinliklerine inerken, tıpkı Worpswede bataklıklarından

çıkan cesetler gibi derine gömülmüş karanlık sırları gün

ışığına çıkarıyor.

Sonradan Gurme...

‘Bu toprakların en lezzetli

hareketi’ Sonradan

Gurmeler, “Daha renkli,

daha lezzetli, daha fazla

İstanbul” sloganıyla

çok sevilen Yerim Seni

İstanbul kitabının yeni

versiyonunu yayınladı!

Güncellenmiş ve

genişletilmiş yeni baskıda

kendi rekorlarını da geçerek. İstanbul’un 258 lezzet

noktasını kaleme aldılar.Mühendis, doktor, iletişimci,

danışman, eczacı, bankacı gibi farklı meslek grubundan

yemeyi ve keşfetmeyi seven insanların 2008 yılında

başlattığı ve kendilerini Türkiye’nin en lezzetli hareketi

olarak adlandıran Sonradan Gurmeler ekibi, Temmuz

2016’da takipçileriyle buluşturdukları ve çok sevilen

kitapları ‘Yerim Seni İstanbul‘un güncellenmiş ve

genişletilmiş yeni baskısını yapıldı.

48 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

İstanbul Devlet Opera ve Balesi...

İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2020’ ye Bolero, Bahar ve

Judith eserlerinden oluşan Dans Üçgeni ile başlayacak.

İlk eser Bolero; 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden

Maurice RAVEL’in 1928 yılında bestelediği en son bale

müziğidir. Koreograf Uğur SEYREK’ in neoklasik baleden

modern baleye geçişin gözlendiği etkileyici eserinin dünya

prömiyeri, 1997 yılında Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Sanatçının Türkiye’de sahneye koyduğu ilk eseri olması

açısından da önemlidir. Bolero, Uğur SEYREK’ in tüm

koreografilerinde olduğu gibi hayattan kesitler alınarak,

kadın-erkek ilişkileri üzerine kuruludur.

Dünya repertuvarına giren ilk ve tek Türk balesi olan Judith;

Çetin Işıközlü’ nün müziği üzerine Deniz Özaydın’ ın

koreografisini günümüz anlayışıyla yeniden yorumladığı

modern bale olarak üçgende yerini alacak.

Eseri ilk kez, ünlü İngiliz koreograf Alfred Rodrigues “İşte

bu müzik tam benim aradığım müzik!” diyerek librettosunu

yazmış ve 1969 yılında dönemin Devlet Opera ve Balesi

Genel Müdürü Aydın Gün tarafından davet edilerek Ankara

Balesi’nde sahneye koymuştur.

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler...

Anadolu Hayat Emeklilik tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen

ve Türkiye’nin kadınlara özel ilk ve tek fotoğraf

yarışması olan Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’e

başvurular başladı. Kadınların hayata bakış açılarını fotoğraflarıyla

yansıttıkları, 18 yaş ve üzeri tüm amatör ve

profesyonel kadın fotoğrafçıların katılabildiği yarışmanın

başvuruları, 11 Mart’a kadar devam edecek.

Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen ve bugüne kadar 19 bini

aşkın katılımcının, 75 binin üzerinde fotoğrafla katıldığı

yarışmaya başvurular Anadolu Hayat Emeklilik ve Türkiye

Fotoğraf Sanatı Federasyonu internet sitesi üzerinden

yapılabiliyor.

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) danışmanlığında

‘Hayata Dair’ temasıyla 18 yaş üzeri tüm amatör ve

profesyonel kadın fotoğrafçılar en fazla 4 adet fotoğrafla

yarışmaya katılabiliyor.

Bu yılki seçici kurulda fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar,

Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.

Güler Ertan, fotoğraf muhabiri ve belgesel yapımcısı Coşkun

Aral, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel

Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Nihal Kafalı ve Anadolu Hayat Emeklilik İletişim Müşaviri

Nihan Güney yer alıyor.

Sonuçları 3 Nisan 2019 tarihinde Anadolu Hayat

Emeklilik’in internet sitesinde ve http://www.tfsfonayliyarismalar.org/

adresinde yayınlanacak olan yarışmanın birincisi

7.000 TL, ikincisi 5.000 TL, üçüncüsü 3.000 TL ödül

alırken, 3 eser de 1.000 TL değerinde mansiyon ödülünün

sahibi olacak. Ayrıca sergileme alan eser sahipleri 350 TL

ödül kazanacak.

marketing europe & anatolia /49


Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!