MATBAA TEKNİK OCAK 2020

istmagmagazin
  • No tags were found...

MATBAA TEKNİK DERGİSİ OCAK 2020

www.matbaateknik.com.tr

OCAK 2020 JANUARY | TL 20 EURO

2020’ye Girerken

Türkiye Kâğıt Pazarı




6 ÜRÜN GAMINDAKİ ÇEŞİTLİLİK – MERT ECER

8 2025 STRATEJİNE DOĞRU ADIM ADIM

SERRA CELASUN

VOLİ FUAR HİZMETLERİ A.Ş. adına

İMTİYAZ SAHİBİ

Hüseyin Ferruh IŞIK

SORUMLU MÜDÜR

Mustafa AKTAŞ

mustafa.aktas@voli.com.tr

İÇERİK VE SATIŞ DİREKTÖRÜ

M.Akif TATLISU

akif.tatlisu@img.com.tr

FOREIGN RELATIONSHIP MANAGER

M.Akif TATLISU

akif.tatlisu@img.com.tr

BASKI SORUMLUSU | PRINTING MANAGER

M. Cüneyt ER

cuneyt.er@voli.com.tr

GRAFİK TASARIM | GRAPHIC DESIGNER

M. Cüneyt ER

cuneyt.er@voli.com.tr

SOSYAL MEDYA | SOCIAL MEDIA

M.Akif TATLISU

akif.tatlisu@img.com.tr

FİNANS MÜDÜRÜ

Mustafa AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

Tel: +90 212 604 51 02

CTP-BASKI | PRINTED BY | İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No: 11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

ADRES | HEAD OFFICE

15 Temmuz Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi

B Blok No: 6-1/41 Kat:3

Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 604 51 00 Fax: +90 212 604 51 35

www.matbaateknik.com.tr

MATBAA&TEKNİK ® dergisinde yer alan makalelerdeki Fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. MATBAA&TEKNİK ® Dergisi’nin

bütün yayın hakları VOLİ FUAR HİZMETLERİ A.Ş.’ye aittir.

Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan

MATBAA&TEKNİK ® Dergisi ayda bir yayınlanır.

10 TÜRKİYE’DEKİ KÂĞIT TÜKETİMİNE GENEL BİR BAKIŞ

İBRAHİM ŞİŞMAN

12 KORDA’NIN PENCERESİNDEN KÂĞIT PAZARI

MURAT TAYLAN

14 TÜRKİYE’DE KÂĞIT PAZARI

MUSTAFA KİBAR

16 PİYASA ODAKLI VE YENİLİKÇİ

VİDEO HABER

22 HUBERGROUP 2019 YILINI DEĞERLENDİRİYOR

FURKAN KARAGÖZ

24 2020 TİCARİ BASKI EĞİLİM VE TAHMİNLERİ

OLAF LORENZ

28 2020 ETİKET PAZARI EĞİLİM VE TAHMİNLERİ

EDOARDO COTICHINI

30 TÜRKİYE’NİN IDEALLIANCE G7 SERTİFİKALI

İLK MATBAASI: M GRUP

32 ASD AMBALAJ KONGRESİ

DÜNYAYI İSTANBUL’DA BULUŞTURDU

34 16. ETİKET BAYRAMI

36 HEIDELBERG BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR

40 INKJET BASKI, EVRİM Mİ? DEVRİM Mİ?

MIKE FAIRLEY, NADİR KARGI

44 KAPLAMİN AMBALAJ FUJIFILM İLE

HATTINI GENİŞLETİYOR

VİDEO HABER

52 FESPA EURASIA 2019’UN ARDINDAN

VİDEO HABER

Articles and news may be reproduced by stating MATBAA&TEKNİK ® as the source.

matbaa&teknik ® is published monthly. Advertisements’ responsibilities published

in our magazine pertain to advertisers. MATBAA&TEKNİK isunique technical

printing magazine of Turkey. There is no another magazine which named MATBAA

under the roof of our company. MATBAA&TEKNİK is published by the VOLİ FUAR

HİZMETLERİ A.Ş. and all rights reserved.

2

OCAK | JANUARY | 2020


FİZİKSEL REKLAMLAR

AFARK.................................................................................................................................63

ASTEKS..............................................................................................................................53

Hazne Suları,

Baskı Kimyasalları

Temizleyiciler

BAKON.................................................................................................................................49

DERELİ GRAPHIC...............................................................................................29, 43

DİGİTUR...................................................................................68, ARKA KAPAK İÇİ

ELEKTROSER..................................................................................................................41

FUJIFILM.............................................................................................................................21

HEIDELBERG.........................................................................................................37, 39

HUBERGROUP...............................................................................................................23

KOENIG & BAUER DURAN......................................................................................5

KONICA MINOLTA........................................................................................................25

KYOCEDA DOCUMENT SOLUTIONS..............................................................13

LAMİNET..............................................................................................................................61

LİDYA GRUP.......................................................................................................15, 17, 19

MATSET..........................................................................................................................3, 9

ODAK KİMYA................................................................................... ÖN KAPAK İÇİ, 1

PASİFİK...............................................................................................................................47

SEKAMSAN........................................................................................................................11

SUNCHEMICAL.............................................................................................................27

SUNMAT............................................................................................................................55

UPM..........................................................................................................................................7

FİJİTAL REKLAMLAR

FESPA EURASIA.........................................................................................................52

FUJİFİLM...........................................................................................................................44

PAPERWORLD................................................................................................................16

HAZNE SULARI

SCHWEGO® soft 8125 C

SCHWEGO® soft 8126 C

Tabaka ofset baskı makineleri için tasarlanmış, alkolsüz baskılara ve UV/Hibrit

mürekkeplere uyumlu mükemmel hazne suyu.

SCHWEGO soft 8126 C Gıda ambalajı uyumlu, gıda sertifikalı tek üründür.

SCHWEGO® soft 1000W

Tabaka ofset için tasarlanmış, ekonomik kullanımlı, baskılarda parlaklık sağlayan

hazne suyu katkı maddesi

SCHWEGO® soft 2000 Serisi

Coldset ( Gazete baskıları ) için tasarlanmış hazne suyu katkı maddesi

SCHWEGO® soft 3000 Serisi

Heat set ( Ticari baskılar ) için tasarlanmış hazne suyu katkı maddesi

SCHWEGO soft hazne suyu katkı maddeleri tüm makine üreticileri tarafından

test edilmiş ve onaylanmıştır.

TEMİZLİK VE BAKIM MALZEMELERİ

SCHWEGO® damp 8174

Nemlendirme ( su ) merdaneleri için temizleyici ve canlandırıcı

SCHWEGO® calci clean 8179

Kalsiyum kireci sökücü merdane şampuanı

SCHWEGO® damp 8191

Su bazlı fırça merdane ve merdane kılıfı temizleyici

SCHWEGO® cream 8192

Mürekkep merdaneleri için temizleme pastası

SCHWEGO® quick 8193

Boya sökücü

SCHWEGO® lan 8292

Cilt koruma el temizleme pastası

SCHWEGO® dur 8293

Kazan ve metal yüzey temizleme pastası

SCHWEGO® plus 8441

Blanket ve kauçuk merdaneler için temizleyici ve canlandırıcı

PÜSKÜRTME TOZLARI

WIRBELWIND 8161

WIRBELWIND 8162

WIRBELWIND 8163

Bitkisel bazlı püskürtme tozları

ince

orta

iri

MatSet Matbaa Makine ve Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş.

İstanbul, Tel:0212 270 0595 • İzmir, Tel:0232 449 3222

Ankara, Tel: 0312 395 6740 • info@matset.com.tr

3

OCAK | JANUARY | 2020

matsetofficial

www.matset.com.tr


E-Fatura Matbaacılığı

Öldürür mü?

Evet! Eğer matbaacılığınız halen fatura basmaktan öte geçemediyse bu baskıyı hissedeceksiniz.

Oysa biz ve neredeyse tüm küresel üreticiler matbaacılığın yani baskının ölümsüz olduğunu söyleyip

duruyoruz.

Örnek; gazete de ölmüştü bir varsayıma göre. Tirajlar düşmüş, e-fatura gibi o alanda da bir başka (e)

matbaacılığı öldürmüştü! Peki ya gerçekten ölen var mıydı? Tabii ki yoktu. Tüm gazeteler bir maşalı

bir usta ve bir çıraktan öte daha büyük yapılar olduğu için farklı önlemler aldılar. Crossmedia (çapraz

medya) ve omni-channel (çoklu kanal) gibi yöntemleri kullanarak işlerini farklı alanlara taşıyarak

ticaretlerini üretime dair birleşmelerle sürdürdüler.

Baskının ölümsüzlüğüne gelince…

İnsan varsa baskı da vardır. Sadece biçim değiştireceğinden emin olalım. Çünkü insanlar da her on

senede bir neredeyse tamamen yaşama biçimlerini değiştiriyorlar. İhtiyaçlara bağlı olarak teknolojinin

gelişmesi ile tabii olarak yaşanan bu değişimi matbaaların da yaşaması gerektiğini söylüyoruz

sadece.

Küçük ve orta ölçekli matbaalarımız için tek cümle ile özetleyeceğim:

Ticari baskı artık sadece dijital baskının (toner, inkjet ya da elektroink) alanıdır.

Dijital baskı diğer alanlarda ise (ambalaj, etiket, yayın) tamamlayıcı rolünü sürdürmektedir.

2019 çok kötü bir yıl olmuş. Kime veya neye göre?

Geçtiğimiz ay KASAD toplantısı vardı. Dernek Başkanı Alican Duran’ın açıklamasını aynen aktarıyorum:

“2018 iyi bir yıldı. 2019 da iyi başladı ancak sonlarına doğru pazar yavaşladı. Talepler düşmeye başladı.

Batı Avrupa verilerinde -2 ilâ -3 düşüş var. Buna rağmen karton ambalajda 2019’da Türkiye %7.2

büyüdü.”

Ekmeğini ticaretten ve emeğinden kazanan matbaacı, siyasetin ticaretini bu kadar etkilemesine asla

müsaade etmemeli. ‘Dolar 10 lira olacak batacağız’ ne kadar aptalca bir tahmin ise ‘hızla büyüyoruz

her şey çok güzel olacak’ tahmini de öyledir. Bu durumda ölmüş basım endüstrisinin ölmüşüzcü

matbaacılarına düşen; mevcut finansal duruma (ya da konjöktüre) uyum sağlamaktır ve bu da mevcut

teknolojiye uyum sağlamakla mümkündür.

Oturanın değil koşanın kazandığı bir çağda olduğumuzu unutmayacağımız, bir yeni yıl dileğiyle…

Saygılarımla,,,

Özür ve Düzeltme

Aralık sayımızın 68. Sayfasındaki haberin üst başlığı 70. Sayfadaki Ümit Falay’a ait makalede de

sehven ikinci kez kullanılmıştır. Düzeltir, özür dileriz.

4

OCAK | JANUARY | 2020


Hayallerinizi

katlıyoruz

Hayalinizdeki ambalaj için, üretim ihtiyaçlarınızı tam

olarak karşılamak amacıyla özel olarak tasarlanan en

geniş katlama yapıştırma makinası çeşitliliğini sunuyoruz.

Koenig & Bauer Duran

Karton Ambalaj Teknolojileri San. A.Ş.

Akcaburgaz Mah. 3122.Sk No:6 Esenyurt

34522 Istanbul / Turkey

info@duranmachinery.com

duranmachinery.com

5

OCAK | JANUARY | 2020


MERT ECER,

ÜLKE MÜDÜRÜ, UPM TÜRKİYE

Ürün Gamındaki

Çeşitlilik Fark

Oluşturuyor

Grafik kâğıtlarında birçok ürün gamında tedarik

imkânımız bulunmasından dolayı çeşitliliğimiz

ile fark oluşturduğumuzu düşünüyorum.

UPM Türkiye olarak, ülkemizin 2019 yılı içerisinde yaşamış olduğu

zorlukların etkisi altında kalmamıza rağmen başarı ile yılı

sonuçlandırdığımızı söyleyebilirim. 2018 yılında yükselen satış

fiyatlarından sonra 2019 yılı ile birlikte fiyatların geri geldiğini

gördük.

Bu pazarda yaşanan fiyat dengesizlikleri maalesef müşterilerimizde

tedirginliğe yol açmıştır. Kısa süreli belirsizliklerden

sonra pazar fiyatları belli bir seviyeye oturdu ve iş ortaklarımız

ile birlikte iyi bir yılı kapatmış olduk.

2019 yılında pazar dağılımında UPM, özellikle ikinci yarı itibari

ile artış göstermiştir. Grafik kâğıtlarında daha önce bahsettiğim

gibi birçok ürün gamında tedarik imkânımız bulunmasın-

dan dolayı çeşitliliğimiz ile fark oluşturduğumuzu düşünüyorum.

Arz talep dengesine göre ürün gamımızı değerlendirip

pazar payımızı hedeflediğimiz noktada tuttuk. 2020 yılı için de

aynı şekilde pazar ihtiyacına göre gerekli aksiyonları alıp iş

ortaklarımıza hizmete devam edeceğiz ve pazar payımızı daha

da arttıracağımızı düşünüyoruz.

2020 yılından umutluyuz.

UPM olarak tüm grafik kâğıtları beraberinde etiket ve ambalaj

kâğıtlarındaki ürün gamlarını üretiyor ve Türkiye’ ye bu kalitelerimizi

sunuyor olmak bizim en büyük avantajımızdır. Farklı

kâğıt kalitelerimiz ile farklı alanlara hizmet edebiliyoruz ve iş

ortaklarımız tek tedarikçiden tüm kalitelere ulaşabiliyorlar. Bu

da ülkemizin içinden geçtiği zor dönemlerde bize ve müşterilerimize

hareket alanı sağlamaktadır.

2020 yılında grafik kâğıtlarının yanında etiket ve ambalaj sektöründe

büyümeyi ön görüyoruz. Ambalaj kâğıtlarında yeni sunacağımız

kalitelerimiz ile fark getireceğimize inancımız tam.

Grafik kâğıtlarında, gazete kâğıdından yazı tabı kâğıtlara kadar

tüm ürün gamını sunan UPM, 2019 yılı ile kitap kâğıdı üretim

kapasitesini arttırmıştır ve 2019 yılında bizler de artan ürün

kapasitesi ile büyüme gösterdik.

2020 yılında da kitap kâğıdında farklı ürünler ile büyümemizi

ve yaygınlığımızı arttırmayı hedefliyoruz. Gazete, dergi, SC ve

kitap kâğıtlarımız dışında 1. Hamur ve Kuşe kâğıtlarda da sektörümüze

güçlü bir şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz.

Müşterilerimizin talebi doğrultusunda bir diğer farklılık ve değer

kattığımız kalitelerimiz ise daha tok ve mat olan dergi,

kuşe kâğıdı kalitelerimizdir. Buradaki talebin de arttığını görmekteyiz.

6

OCAK | JANUARY | 2020


Odun lifleri, moleküller, kalıntılar ve alüvyal

çökeller geleceğin yapı taşlarıdır.

Yenilenebilir ve doğaya duyarlı ürünler üretmek

için UPM yıllardır bunları kullanmaktadır.

Daha ince ve hafif malzemeler geliştiriyoruz

ve sürekli olarak yeni son kullanım alanlarına

açılarak kendimize meydan okuyoruz.

Fosillerin ötesinde bir geleceğe inanıyoruz.

upm.com/biofore

FOSİLLERİN

ÖTESİNDE

BİR GELECEK

Biyo-ekonominin sınırsız fırsatlarından ESİNLENİYORUZ

Yenilenebilir ve çevreye duyarlı çözümler SUNUYORUZ

Fosillerin ötesinde bir gelecek için YENİLİKLER GETİRİYORUZ

7

OCAK | JANUARY | 2020


2025 Stratejisine

Doğru Adım Adım

2020 Sappi için tüm kalitelerde pazar payını

arttırmaya yönelik kuvvetli strateji ile geçireceği

bir sene olacak. 2025 stratejimize adım adım

ilerlediğimiz bir sene bekliyoruz.

SERRA CELASUN,

ÜLKE MÜDÜRÜ,

SAPPI TÜRKİYE

Sappi Türkiye için, 2019 senesi hem satış tonajı hem kârlılık

açısından pozitif bir sene oldu. 2018 senesinde ülke olarak

karşılaştığımız ekonomik çalkalanmanın bir nebze durulması,

selüloz fiyatlarında dünya genelinde yükselmenin

duraksaması; kâğıt üreticisini, matbaaları, yayınevlerini

özetle zincirdeki tüm oyuncuların daha az zorlandığı bir

sene olmasına yardımcı oldu.

Talep açısından baktığımızda ise 2019, basılı yayın sektöründe

talepte artış gözlemlediğimiz bir sene değildi. Ancak

olumlu olan, Avrupa’daki baskı kâğıdı talebindeki sert

düşüşü Türkiye’de aynı hızda tecrübe etmiyor olmamız.

2019 senesinde FBB alanında Atelier kalitemiz pazara giriş

yaptı. Basılı yayın alanında MAGNO, bildiğimiz gibi en

çok tercih edilen ve matbaalarımızın özellikle talep ettiği

kuşe kalitemiz. Birinci hamurda Tauro, üst kalite baskı işlerinde

talep görüyor.

2020 tahmini

2020 senesinde hepimiz döviz çalkalanmaları veya ani

politik-ekonomik sarsıntıların olmamasını umuyoruz. Kâğıt

pazarı olarak kuşe 2019 tonajı ile aynı veya yüzde 2-3

düşüş ile bitebilir. Birinci hamur, gazete ve dergi kâğıt

gruplarında talep olarak azalma biraz daha fazla olabilir.

Kâğıt pazarında talep eğrisi kartona kıyasla daha dik düşüşte

elbette. Ambalaj tarafında da hem fiyat hem pazar

alanında bir baskı hissediliyor, basılı yayın alanındaki

kadar kesinlikle değil. Genel resme bakıldığında ambalaj

büyüme eğilimindeki pazar ve dönemsel zorluklar tüccarı,

matbaayı, markaları zorlasa da uzun vadede yükselişte

bir pazar.

Dövizin etkileri

Döviz çalkalanmaları 2019’da normalize oldu, banka faizleri

de 2018’e kıyasla bu durumu takip etti. Tüccar ve

matbaalar biraz daha rahat bir sene geçirdi. Döviz konusu

sektörü zorlamamış olsa da, selüloza bağlı olarak birinci

hamurda senenin son yarısındaki üst üste gözlemlenen

fiyat düşüşü stokların zaman geçtikçe değer kaybetmesine

yol açtı, matbaaları ve stok tutan büyük tüccarları

zorladı. Hem selüloz hem birinci hamurdaki fiyat inişlerinin

2020’de son bulması bekleniyor.

2020 Sappi için tüm kalitelerde pazar payını arttırmaya

yönelik kuvvetli strateji ile geçireceği bir sene olacak.

2025 stratejimize adım adım ilerlediğimiz bir sene bekliyoruz.

Fabrikalarımızda kuşe ve kartona yapılan yatırımlar

devam ediyor, tüm tesislerimiz ve makinalarımız aktif şekilde

üretime devam edecek.

8

OCAK | JANUARY | 2020


Büyümeye

giden yol

www.matset.com.tr

matsetofficial

HP Indigo Dijital Baskı Makineleri ile etiket ve ambalajda

karlı bir yol izleyerek geleceğinizi güvence altına alın.

On yıllık tecrübesi ve yenilikçi yapısıyla sınıfının en iyi teknolojisine sahip olan HP, etiket ve

esnek ambalaj sektörü için de çözümler üretmekte. İşinizin gereksinimlerini en geniş dijital

çözümler sunan HP Indigo ürün gamı ile karşılayın. Orta ve uzun tirajlı, geniş ebatlı işlerde

HP Indigo 20000 Dijital Baskı Makinesini, farklı ve özel işlerde HP Indigo 6900 Dijital Baskı

Makinesini, kısa ve orta tirajlı işlerde yüksek performanslı en fazla talep gören işlerde başarılı

sonuçlar alan, dar en dijital etiket baskı makinesi pazarındaki en yüksek hıza sahip, yeni HP

Indigo 8000 Dijital Baskı Makinesini seçin.

HP Indigo, size başarısı kanıtlanmış, yeni olanaklar sağlayan ve müşterileriniz için çözümler

üretmenize yardımcı olan geniş ürün portföyü ile hizmet vermekte. HP Indigo avantajlarını

keşfedin ve güvenli bir şekilde işinizi büyütün.

Daha fazlası için: hp.com/go/labelsandpackaging

HP Indigo 6900 Dijital Baskı Makinesi

HP Indigo 20000 Dijital Baskı Makinesi

9

HP Indigo 8000 Dijital Baskı Makinesi

OCAK | JANUARY | 2020


Türkiye’deki

Kâğıt Tüketimine

Genel Bir Bakış

Roxcel Grup, dünyanın birçok ülkesinde

müşterileri olan Viyana merkezli bir şirkettir.

Gurubun Türkiye’de RMG ve ROXCEL olarak iki

kâğıt şirketi bulunuyor.

RMG, bütün sektörün bildiği gibi, birçok ürün ve

markada yaklaşık 20 yıldır temsilcilik yaparken,

Roxcel de depolama dışında, lojistik, ithalat

gibi toptancı üstü bir hizmet sunmaktadır.

Bu iki firma, aşağıdaki bütün ürünleri ve

fazlasını, dünyanın her tarafındaki üreticilerden,

Türkiye’deki müşterilerimize sunuyor.

İBRAHİM ŞİŞMAN

DANIŞMAN,

ROXCEL GRUP

Türkiye’de baskı ve yazı kâğıtlarındaki tüketim, oransal olarak ve

genel olarak dünyadaki gelişime paralel hareket ediyor. Genelde

grafik pazarındaki işlerde düşüşler yaşanırken, ambalajda

artış devam ediyor. Bu durum sektördeki yatırımlara da yön

veriyor. Duyduklarımız ve gördüklerimiz grafik matbaaların, kısmen

de olsa ambalaja olan yatırım ilgisinin arttığı yönündedir.

Öte yandan, dünyadaki kâğıt fiyatlarının oynaklığı, döviz hareketlerinin

olumsuz etkileri, müşterilerin ödeme alışkanlıklarının

değişmemesi ve bunlara bağlı olarak mantıksız fiyat rekabetinin

olması, sektördeki yatırım iştahını azaltıyor.

Yazılı basındaki reklam harcamalarının kâğıt ve matbaa sektöründeki

payı düzenli olarak her yıl düşmektedir. Toplam reklam

harcamalarında makul büyümeler devam etmekle birlikte, yazılı

basın reklamları %25-30’un üzerinde düşüş göstermektedir.

Dijital reklamlarda ise artış düzenli olarak devam etmektedir. Bu

durum dünyanın her tarafında olduğu gibi Türkiye’de de baskı ve

yazı kâğıtlarında düşüşe ve matbaaların bu konudaki iş kaybına

sebep olmaktadır.

Bazı örnekler vermek gerekirse;

Gazete kâğıdı kullanımı 2014 yılında 400 bin tona yakınken her

yıl %15-20 düşüşle 2018 yılı sonu itibarıyla 180 bin tona düşmüştür.

2019 yılı beklentisi ise 150 bin tonun altındadır. Tamamı

ithal edilmektedir.

Kuşe Kâğıtlarında da aynı eğilim vardır. Geçmiş yıllarda 200 bin

ton sınırına kadar yükselen tüketim, 2019 yılında büyük ihtimalle

150 bin tonun altında kalacaktır. Bilindiği gibi, kuşe kâğıdına basılan

işler özellikle grafik işler basan matbaaların lokomotifidir.

Bu üründe de düşüşlerin devam edeceği ve önümüzdeki yıllarda

100 bin ton civarında bir tonaj ile sadece butik işlere hitap

edeceğini varsaymak doğru olur. Bu ürünün de tamamı ithal

edilmektedir.

Birinci Hamur olarak tanımlanan, kuşesiz ve odun hamursuz

(woodfree uncoated) ofset kâğıtlarında ise tonaj eğitim yayınlarındaki

çeşitlenmelerden dolayı aynı kalmayı başarabilmiştir.

Toplamda kabaca 500 bin ton bir kullanım vardır ve

yarısı yerli fabrikalarda üretilmektedir. Buradaki düşüş eğitim

kitaplarının çeşitlenmesi ve artmasıyla kapanmıştır.

Fotokopi kâğıdında da bazı kullanımlar ortadan kalkmasına

rağmen, bu ürünün artık her eve girmesiyle ve okullardaki

kullanımının artmasıyla dünyadaki trendin tersine düşüş yaşanmıyor.

Yaklaşık 150 bin ton tüketim var ve tahminen 50

bin ilâ 60 bin tonu yerli fabrikalardan, geri kalanını ise ithalat

yoluyla karşılanıyor.

Tümü ithal edilen ağırlıkta okumak için yazılmış eserlerin

basıldığı kitap kâğıdı (Bulky book paper) 45bin ton civarındaki

tüketimini korumaktadır. Fakat ne yazık ki bu alanda da dijital

pazarın büyümesi beklenmektedir.

Klasik ambalaj matbaalarının butik ambalaj ürünlerinde kullandığı,

ülkemizde Bristol Karton diye adlandırılan ürün, düzenli

olarak artışa devam etmektedir. 2019 yılı sonu beklentisi,

sigara sektörü dışında 145-150 bin tondur. Bu ürünün tamamı

ithal edilmekte olup, büyüme her yıl %5-10 civarındadır.

Görüldüğü gibi ürünlerin büyük bir çoğunluğu ithal edilmektedir.

Bu yüzden fiyatlar büyük oranda dövizdeki hareketlere ve

dünyadaki kâğıt fiyatındaki değişimlere göre olmaktadır. Bunun

finanse edilmesi ve yönetilmesi 2020 yılı için de en büyük

zorluk olacaktır.

Bilgi ve donanım açısından çok iyi durumda olan matbaacılık

sektörümüzün, özellikle çok uluslu şirketlere ve yakın ülkelere

ihracat imkânlarının kısmen de olsa artması, bu durumu

dengelemeye yardım ediyor ve edecektir.

10

OCAK | JANUARY | 2020


11

OCAK | JANUARY | 2020


Korda’nın

Penceresinden

Kâğıt Pazarı

Bu yıl reel sektörün hangi tarafı ile konuşsanız

alacağınız cevap şudur; Bu iş bu haliyle gitmiyor,

değişik bir şeyler yapmak lazım. Sektördeki

değişimi görmek ve değişimlere cevap vermek

gerekiyor. Mevcut üretimlerinin yanında nasıl

farklı bir iş yaparız nasıl farklı bir hizmet sunarız

diye düşünmek zorundayız.

MURAT TAYLAN

KORDA

Kâğıt-Karton pazarı ve dolayısıyla basım sektörü 2018 yılında

yaşanan kur krizinin etkilerini 2019 yılının ilk yarısında fazlasıyla

hissetmeye devam etti. Sonrasında ise özellikle ana ürün gruplarında

ciddi fiyat inişleri sektörde öngörülemez bir ikinci yarıya

neden oldu. Genel olarak 2019 yılının çok hatırlanmak istenmeyen

dönemler listesinde yer alacağına inanıyorum. Yıllardır

beklentimiz olan kâğıt-karton ticaretinde konsolidasyonunun

gerçekleşmesi bir tarafa, daha da bölünmeler ve daha küçük

birimler halinde ticaretin devam ettiğini görüyoruz. Maalesef

mantar gibi türeyen kâğıt firmaları pazarda kendine yer açmaya

çalıştıkça dengeler bozuluyor. Sonunda da kimse mutlu olmuyor.

Ben son kullanıcılarının da oluşan bu dengesiz pazar koşullarından

memnun olduklarını düşünmüyorum. Aslında yıllardır

devam eden ama bu yıl artık tavan yapan en önemli sorunumuz,

haksız rekabettir. Daima daha çok satmak üzerine kurulan

ticaret, sürdürülebilir bir politika değildir. Umarım kısa vadede

dengelenen Pazar şartları oluşacaktır

Baskı kâğıtlarında matbaaların talepleri

Yazı baskı kâğıt grubunda tüketimde bir azalma olduğu artık aşikar.

Özellikle teknolojik gelişmeler ihtiyaçları değiştiriyor. Dünya

kâğıt üretim devleri bunları gördüğü için kapasite kapanmaları

devam ediyor. Özellikle Avrupa’da kuşe kâğıtlarında ya da benzeri

ürünlerde yeni kapasite haberi pek duymuyoruz. Matbaa

sahipleri ya da yöneticileri artık eskiye göre çok daha bilinçliler.

Yurtdışındaki yeni ürünleri ve gelişmeleri daha çok takip

ettiklerini görüyoruz. Standart kuşe ya da 1.hamur ofset baskı

kâğıtları dışında tüketimin nereye kayabileceğini öngörmek ve

araştırmak gerekiyor. Özellikle bu yıl reel sektörün hangi tarafı

ile konuşsanız alacağınız cevap şudur; Bu iş bu haliyle gitmiyor,

değişik bir şeyler yapmak lazım. Sektördeki değişimi görmek ve

değişimlere cevap vermek gerekiyor. Mevcut üretimlerinin yanında

nasıl farklı bir iş yaparız nasıl farklı bir hizmet sunarız diye

düşünmek zorundayız.

Karton, kâğıt pazarı talep farklılıkları

Korda olarak yıllardır devam ettirdiğimiz bir prensibimiz var; Sürdürülebilir

ticari politikalar ile devam ediyoruz. Tabi ki ani dalgalanmalarda

her firma gibi biz de kendimizi güvende hissetmek

istiyoruz. Ancak sürekli olabilmek, güvenilir olabilmek ve bir jenerik

marka olabilmek bizim daha önceliğimizdir. Artık hepimiz

benzer kaliteleri benzer markaları benzer koşullarla satıyoruz.

Bu noktada, son kullanıcının da güven duyduğu tedarikçi ile iş

yaptığı bir ortam oluştu. Gördüğümüz şu ki ambalaj tüm dünyada

olduğu gibi bizde de yükselişte. Hem karton ambalajda hem

esnek ambalajda yatırımlar daha dikkat çekici boyutta. Toplam

kâğıt karton tüketimi rakamlarına baktığınızda bir artış görsek de

ambalaj büyüyor yazı tabı azalıyor. Ambalaj için talepler de bilinenin

dışında daha farklı ürün grupları için gelişiyor.

Döviz hareketlerine bağlı olarak stok davranışları

Korda olarak diğer birçok tüccar firmadan farklı olarak müşterimize

Türk Lirası ya da Döviz cinsinden borçlanma imkânı sunuyoruz.

Tabi ki farklı müşteri grupları ile çalışma imkânımız oluyor. Daha

çok ihracata yönelen firmalar rakiplerine göre döviz riskini taşımak

için daha cesur olabiliyor. Ancak sadece iç piyasaya ve vadeli

çalışan müşterilerimiz ise Türk Lirası cinsinden borçlanmayı tercih

ediyorlar. Ancak bu tercihin aylık vade farkı olarak bir finans maliyetine

katlanmak zorunda kalıyorlar. Bizim satışlarımızın önemli

bir kısmı Türk Lirasına doğru kaydı. Ancak hala kendi içinde farklı

finansal enstrümanlar kullanıp döviz borçlanmak isteyen de var.

Kurun 2019 yılında son dönem hariç aşırı oynak olması dövize endeksli

bir sektörde dalgalanmalara neden oldu. Bu da kâğıt karton

tüketicileri açısından daha az stok tutmak gibi davranışı ortaya

çıkıyor.

Korda’nın yeni ürün arayışları ve anlayışı

Korda ana ürün gruplarında zaten önemli oyunculardan biridir.

Ancak biz Avrupa’nın en büyük kâğıt tüccar grubu İnapa’nın bir

parçası olarak mevcut ürünlerin yanında tamamlayıcı ürünlere de

önem veriyoruz. Şu an için konvansiyonel ve termal baskı kalıpları

dışında selefon satışına da başladık. Bu tip ürünleri 2020 için de

planlamaktayız. Hem Avrupalı hem uzak doğulu tedarikçilerimiz

ile farklı özelliklerde ve farklı kullanım alanları olan kâğıt karton

türleri için görüşmelerimiz devam ediyor. Tüm bunların dışında

sektörden gelecek her türlü ürün talebi için tüm dünyada tedarik

imkânlarını araştıracak altyapımız ve ekibimiz vardır.

2020 yılı kâğıt pazarını tahminleri

2020 beklentilerimizi söylerken bir tespiti belirtmek lazım. Öncelikle

sektörde kâğıt karton ticareti yapan oyunculara bir bakalım,

fabrikaların Türkiye ofisleri, mümessiller ve Global sermayeli kâğıt

ticareti yapan büyük tüccarlar, Korda gibi ithalatçı distribütör firmalar,

yerel ya da daha küçük sermayeli tüccarlar ve son kullanıcı

olarak üretim yapan matbaa ya da ambalaj firmaları. Yıllar içerisinde

bu grupların arasındaki ticari süreçler değişmeye başladı.

Tüccarlar, fabrikalar gibi küçük komisyonlarla bağlantılı ürün satmaya,

fabrikalar ya da büyük mümessiller son kullanıcılara mal

satmaya başladılar. Neredeyse her grup diğer grubun sahasına

girmeye başladı. Bu kadar çok oyuncunun olduğu bir işte mevcut

yapılarla bunu devam ettirmek inanın çok büyük ticari zararlar

doğuracaktır. Bu yıl herkes bazen fiyat inişleri bazen kur etkisi ya

da anlamsız rekabet nedeniyle kârlılığın çok düştüğünden şikâyet

ediyor. Ama daha stabil piyasa koşulları olsa da bu ticari anlayışla

firmaların kârlılıklarını arttırması çok zor görünüyor. Sektörümüzün,

dünya ve ülke ekonomisinden direkt etkilenmemesi zaten beklenemez.

Bu nedenle 2020 yılının yine bu yıla benzer bir yıl olacağını

öngörüyorum. Organizasyon gücü olan ve doğru zamanda doğru

aksiyonları alanlar yılın sonunda daha mutlu olacaktır.

12

OCAK | JANUARY | 2020


Üretkenlik Odaklı

+ Olağanüstü iş bitirme süresi

+ Basit ve kompleks iş akışları desteği

Verimli

+ Kolay entegre edilebilir çözümler

+ Sektöründe en iyi enerji verimliliği

Hızlı, yüksek kaliteli baskı

+ Ağır kağıt gramajında hız düşüşü yok

+ Değişmez, istikrarlı baskı kalitesi

13

OCAK | JANUARY | 2020


Türkiye’de

Kâğıt Pazarı

Dünyada kâğıt tüketiminin 400 milyon ton

civarında olduğu bilinmektedir. Türkiye’de ise

kâğıt üretimi 3 milyon ton olmasına karşın

tüketim 6 milyon ton civarıdır. Ülkemiz bu

tüketim sıralamasında 16. sırada yer almakta,

kâğıt ihtiyacını ithalatla karşılamaktadır.

MUSTAFA KİBAR

MET KÂĞIT

Üretilen 3 milyon kâğıt için ham madesi olan selülozu üreten tek

fabrikamızın kapasitesi 7 bin 500 tondur. Bunun yanı sıra 3 milyon

ton kâğıdın hammaddesi de yurt dışından ithal edilmektedir.

Ülkemizde standart ürünler haricinde kimyasalla geliştirilerek

üretilen tüm kâğıtlar yurt dışından temin edilmektedir.

Ülkemizde üretim maliyetlerinin sadece %25 ini enerji gideri

oluşturmakta, işçiliğimiz uzak doğu ülkelerine göre çok yüksek,

gelişmiş ülkelere göre de düşük kalmaktadır. Fabrikalarımızın

üretim boyutlarının küçük ve kapasitelerinin düşük olmasından

dolayı rekabet gücünü zayıflatmaktadır.

Bu gün için varsayılan kâğıt çeşidinin kesin rakamlar olmamakla

birlikte üç bine yakın olduğu tahmin edilmektedir.

Ülkemizde baskı ve yazı kâğıtlarının üretimi yetersiz olduğundan

yukarıda da bahsettiğimiz gibi ülke dışındaki üreticilerden

temin edilmektedir.

Gazete kâğıdında yeterli üretime sahip olan devlet fabrikaları

özel firmalara satılınca üretim tamamen durmuştur ve bu

üründe de yurt dışına bağımlı hale getirildiğimiz aşikârdır.

En büyük tesellimiz temizlik kâğıtlarındaki üretimimizdir. İç tüketim

taleplerini karşılamakta ithalata gerek duyulmamaktadır.

Aşağıda yazılı tablo ülkemizde var olan fabrikaların üretim kapasite

toplamlarıdır;

Yazı kâğıdı üretimi - 230 bin ton/yıl

Kuşeli kâğıt - 40 bin ton/yıl

Kuşeli karton - 480 bin ton/yıl

Oluklu mukavva - 2235 bin ton/yıl

Gazete kâğıdı - 90 bin ton/yıl

Bu kapasiteler kâğıt üzerinde yazılı olan miktarlardır. Her zaman

bu kapasitelere ulaşılamamaktadır.

Dünya ekonomisinde ki çalkantılar nedeni ile birçok üretici firmanın

makinelerini devreden çıkarması üretim firmalarının ticari

fonlar tarafından satın alınması kâğıt piyasasındaki verimliliği

etkilemiştir. Bu problemlerin ülkemize yansımasına ek olarak

kendi problemlerimiz de yüklenince dövizin aşırı artması, kredilerimizin

düşmesi, çalışma hayatımızda olumsuz durumların

oluşmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu yıl kâğıt sektörünün

en zor geçen yıllarından biri olmuştur.

Matbaa sektöründeki sancılı süreç devam ediyor...

2019 yılına kadar tüm tedarikçilerin çalıştıkları matbaalara uyguladıkları

kredibilite güç bir döneme girince sistematik olarak

kalktı. Vadeler geriye çekildi, ödemelerde nakit ve kredi kartına

ağırlık verildi. Siparişçiler bu ortamda ihtiyaçlarını minimum düzeyde

tutma mecburiyetinde kaldılar. Tüm sektörlerde oluşan

kötü ekonomik şartlar krizleri en son hisseden matbaaları aşırı

etkiledi. Talepler düştüğü için hacim küçüldü. Stoklu çalışan

tüm matbaalar alımlarını ihtiyacına göre alarak sınırlama getirdi.

Her ay yapılan kitap fuarları sayesinde kitap kâğıdı taleplerinde

normal bir düzeyde devam ettirmektedir. Her kâğıdın ihtiyaç

dönemine göre talepler artmakta (ders kitapları vs). Rutin olan

aylık yayınlarda sanatsal kitaplarda gerilemeler yaşanmaktadır.

Gazete tirajları en düşük seviyelere gelmiş bulunmaktadır.

Buna benzer nedenlerle basım iş kolu zor bir döneme girmiştir.

Bu da kâğıt taleplerinde gerilemelere sebep olmaktadır.

Dövizin sarsıntılı gidişatı tedarikçileri zorluyor

Döviz hareketliliği ve banka faizlerinin aşırı yükselmesi tedarikçi

zincirinde aşırı olumsuzluklar yaşatmış bu da matbaalara yansımıştır.

Yurt dışı üreticilerin hiçbir taviz vermeden katı kurallar

uygulaması bankaların kredi vermemek için çaba göstermesi

vadeli dönen iş kolumuzu kötü etkilemiştir. Bu etkileşim çıkmamız

gereken basamaklardan bizleri geriye döndürmüştür.

Tedbir olarak yaptığımız ithalatı kısarak stoklarımızı azaltmayı

tercih ettik.

Ambalaj sektöründe ivme artışta

Karton deyince akla ilk gelen çağrışım ambalaj olmaktadır. Ambalaj

sanayi ülkemiz genelinde 2015 yılından itibaren her geçen

gün artış göstermektedir. Genelde bu iş kolundaki firmalarımız

ihracata çalışmaktadır. 2019 yılının ilk çeyreği ile 2015 ilk çeyreğini

karşılaştırdığımızda %29 oranında ihracatta artış olmuştur.

Kâğıt üretiminde en yüksek pay oluklu mukavva imalatıdır.

2000’li yıllarda başlamasına rağmen yabancı firmalarında satın

alma ve ortaklık yoluyla katılımları bu sektöre hız kazandırmıştır.

Oluklu mukavva imalatının % 95 si iç pazarda satılmaktadır.

Türkiye’de teknoloji olarak Avrupa standartlarına erişmiştir.

Gelecek için planlar

2019 yılında yaşanan sıkıntılar nedeni ile yerli üretim 45 gr/m2

birinci hamur kâğıdı ve bünyemizde bulunan sanat kâğıdına alternatif

kuşeli bir ürünü daha lanse edeceğiz. Şartlar düzeldiğinde

yeni ürünleri pazarımıza sunmayı düşünüyoruz.

2020 yılı kâğıt pazarı tahminlerimiz 2019 yılının devamı olacağı,

global ekonominin ise altıncı aydan sonra düzelmesi beklenmekte;

fakat ülkemizdeki siyasetin getireceği olumsuzluklar

düşünüldüğünde bizim düzelmemizin 2021 yılını bulacağı kanaatindeyim,

bu senede temkinli davranmayı tercih edeceğiz.

14

OCAK | JANUARY | 2020


GÖRMEYE

HAZIR MISIN?

www.lidyagrup.com.tr • +90 216 380 4100 (pbx)

15

OCAK | JANUARY | 2020


Bu haberin videosunu

seyretmek için:

Cep telefonunuza yüklü

genARate uygulamasını açın.

Bu fotoğrafı

uygulamada taratın.

Haberi izleyin.

Paperworld 2020 Ofis ve

Kırtasiye Eğilimlerini Sunar:

Piyasa Odaklı

ve Yenilikçi

60 ülkeden bin 500 civarında katılımcının

iştirak edeceği Paperworld 2020 fuarı 25-28

Ocak tarihleri arasında Almanya, Frankfurt’ta

gerçekleşecek. Fuarda ofis ve kırtasiye

alanında geniş bir ürün yelpazesi sergilenirken

yeni yılın eğilimleri de ziyaretçiler için ilgi

çeken noktalar olacak.

Paperworld, ofis ve kırtasiye ürünleri alanında yıllardır

trendleri belirleyen bir organizasyon. Bu yıl da yine

çok ilgi çekecek Paperworld Trends alanına ek olarak,

Mr. Books & Mrs. Paper” “Geleceğin Ofisi”, geri dönüşüm

teknolojileri, ofiste sürdürülebilirlik, genç tasarımcıların

ürünlerini sergileyebildiği “BMWi Area”, ileri teknoloji eğitim

materyalleri, hediye paketleme trendleri, e-ticaret için paketleme

çözümleri ve davetiye yarışması ile ziyaretçi ve

katılımcılara yönelik sektörle ilgili bilgi verici ve eğlenceli

aktiviteler düzenlenecek.

Paperworld fuar direktörü Michael Reichhold, “Paperworld

iyi bilinen marka üreticileri ile pazara yeni katılanların eşsiz

bir karışımı ile oluşuyor ve tüm bu katılımcılar Paperworld’ü

yeni ürünlerinin ilk lansmanı için kullanıyorlar. Neredeyse

%80’e varan uluslararası katılımcı sayısı ile bu fuar oldukça

etkileyici bir profile sahip. Bu kombinasyon fuarın iş başarısını

şirketlerin sayısız yeni ürün çeşitliliği ile garanti altına

alan bir faktör”, diyor.

2019 Paperworld’ü 64 ülkeden gelen bin 665 katılımcısı ile

22 bini Almanya dışından 30 bini aşkın ziyaretçi alarak Reichold’u

doğrulamıştı. Bu yıl için de ziyaretçi trafiğinin artması

bekleniyor.

Türkiye katılımı

Fuar Türkiye’deki kırtasiye ve basılı malzeme üreticileri için

önemli bir platform. Bu yıl Paperworld Türkiye’den 53 katı-

16

OCAK | JANUARY | 2020


B İR DOKUNUŞLA

HAYALLERİNİZİ

HER MALZEMEDE

BASKIYA DÖNÜŞTÜRÜN

SUTEC ST 7590

75 x 90 cm baskı alanı

1~100 mm malzeme kalınlığı

3 pl baskı kafası

4 baskı kafa adedi

CMYK + W + V renk kombinasyonu

4 Pass 16 sqm / saat baskı hızı

Tek geçişte 16 kat baskı imkanı

Led UV kurutma özelliği

Vakumlu sabit tabla

Otomatik yükseklik ayarı

Mürekkep ısıtma sistemi

Soğutma sistemi

Çarpma koruma sistemi

Çift UV led lamba

Photoprint yazılım

Güçlü çelik gövde

P

P R E M

R

O

D

I U M

BEST

CHOICE

U

T

C

S

Türkiye Tek Distribütörü • www.lidyagrup.com.tr • +90 216 380 174100 (pbx) OCAK | JANUARY | 2020


bize büyük gurur vermektedir. Firmamız Türk ihracatçılarına

yeni pazarlara açılması konusunda özel bir çaba göstermektedir.”

Paperworld 2020 ip uçları - Eğilimler

Messe Frankfurt İstanbul Ofisi geçtiğimiz ay, Paperworld

2020 için Messe Frankfurt’ta Tüketici Ürünleri Grup Show

Direktörü Julia Uherek’in de katılımı ile bir basın toplantısı

düzenledi. Uherek’in sunumunda aldığımız notlar ile Paperworld

2020 ‘ye dair bazı ip uçlarını şöyle sıralayalım:

Julia Uherek

lımcı alıyor. Bu katılımcılar arasında Doğan Zarf’tan Umur’a,

Zarfsan’dan Meteksan’a, Levent Ofset’ten Keskin Color’a bir

çok tanıdık isim bulunuyor. Paperworld 2020 bu yıl ilk kez

Millî Katılım’a da sahne olacak. Hall 3.0 E11-E21 nolu standlarda

kurulacak Türk Pavyonunda dokuz katılımcı bulunacak.

İstanbul Ticaret Odası Yurtdışı Fuarlar Yöneticisi Esra

Avcıoğlu, 1960’dan bu yana Millî Katılım organize eden İstanbul

Ticaret Odası’nın 80’i aşan Meslek Komitelerinin teklifi

ile bu çalışmaları yürüttüğünü Paperworld için bu yıl ilk

kez Millî Katılım yapılacağını, söylüyor. Paperworld 2020’de

216 m2’lik küçük bir katılımla yer alacaklarını söyleyen Avcıoğlu,

fuar deneyimi yeterli olmayan firmalara yardımcı

olmak amacını güttüklerini, Millî Katılımlarda stand düzenlemesinden

ikili görüşmelere kadar tüm organizasyonu

üstlendiklerini, anlatıyor.

Tüm Kırtasiyeciler derneği (TÜKİD) Başkanı Mehmet Helvacıoğlu,

ise “Paperworld bizim için sektörel dostlukların

kurulduğu tek fuar. Distribütörlerin değiştiği ve yeniliklerin

açıklandığı bir platform ve meslekî sinerjinin yükseldiği bir

etkinlik”, diyor.

Messe Frankfurt İstanbul’a dair

Paperworld fuarları bir Messe Frankfurt organizasyonu.

Messe Frankfurt 2000 yılından bu yana İstanbul’da bir ofise

sahip. Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım,

şirketi dünyanın en büyük fuar şirketi olarak tanımlıyor.

Yardım, Messe Frankfurt için şu bilgileri paylaşıyor: “Messe

Frankfurt, bugün fuarcılık sektöründe küresel liderlerden biridir.

Yaklaşık 30 ülkede 150’den fazla fuardan oluşan portföyümüz

size dış ticareti arttırma ve dünyanın en dinamik

pazarlarını keşfetme imkanı sunar. Messe Frankfurt aynı

zamanda dünyanın en büyük fuar alanlarından birinin sahibi

ve işletmecisidir. Şirketimiz, İstanbul’da son derece dinamik

bir ekonomi ve güçlü bir bölgesel iş merkezinin ortasında

konumlanmıştır. Bu durum bize Türkiye’deki ihracatçıların

hâkim oldukları pazarların yanı sıra birçok yeni pazarda

da söz sahibi olabilmelerini sağlamamıza imkan vermiştir.

Türkiye’nin önemli yapı taşlarından biri olan KOBİ’lerin

gelişim süreç ve potansiyelleri de ilgi alanımızdadır. Hizmet

sunduğumuz birçok firmanın zamanla büyüdüğünü ve

uluslararası pazarda etkin birer oyuncu olduklarını görmek

Paperworld birlikte düzenlenen creativeworld ve christmasworld

fuarları ile birlikte bir eğilim fuarı. Önümüzdeki

yılın eğilimlerine odaklanan fuar, bir tür moda fuarı olarak da

adlandırılabilir. Uherek, Mega Trendlere dikkat çekiyor ve on

iki önemli değişiklik eğilimden bahsediyor. Megatrendler şehirleşme,

bireyselleşme ve yeni çalışma çerçevesinde eğilimler

yapay zeka, mobilleşme, dijital dönüşüm, yeni yeşil

bilinci ve sürdürülebilirlik, büyük data, sosyal ve demografik

değişim gibi başlıklar altında toplanıyor. 22-35 yaş grubu

önemli bulunuyor. Bunun sebebi hibrit bir hayat sürmeleri.

Bu yaş grubu kendilerine çok fonksiyonlu alanlar oluşturuyorlar

ve iş ve ev hayatlarını birleştiriyorlar. Bu noktada

mobilleşme ve dijitalleşme ön plana çıkıyor. Müşteriyi anlamayı

ön plana koyan yeni eğilimler, müşteriyi elde tutmak

için değişen perakende trendlerine önem veriyor. Bunun için

de müşteri taleplerini göz önünde bulundurmak satış yer ve

şekillerini buna göre değiştirmek yolu ile yapmak ön plana

çıkıyor. Bunun örneği ise hem alışveriş yapılan, hem çalışma

ortamı bulunan hem de oturup kahve içilebilen kitap

dükkanları ve kırtasiyeler. Bir diğer önemli megatrend Yeni

Çalışma. Bu megatrend dijitalleşme ve mobilleşmenin getirdiği

bir eğilim. Uherek, Almanya’da bu çalışma eğiliminin

her geçen gün arttığını söylüyor. Bu da yeni bir pazar getiriyor:

Ev ofisleri.

Tüm bu eğilimler arasında bizim cımbızlayıp aldığımız kısım

ise sürdürülebilirlik. Tüm bu iş alanlarının kâğıda evrilmesinin

gerekliliğini ortaya koymasını umuyoruz ve özellikle

ofis ve kırtasiye ürünlerinde plastiğin yerini alabilecek

karton ürünlerin tasarlanmasına vesile olmasını. Özellikle

dayanıklı oluklu kartonların birçok ofis ürününün plastikten

25 defa dönüştürülebilen bir malzemeye çevrilebilmesinin

sürdürülebilirlik ve yeni yeşil bilinci için iyi bir çıkış noktası

olacağını düşünüyoruz.

Sürdürülebilir ofis günü 28 Ocak!

Messe Frankfurt, çevresel koruma ve çevrebilimsel davranışın

kırtasiye sektörünün ana konusu haline geldiğini söylüyor.

Bu durumda Paperworld fuarı da yıllardır yeşil ofis

temasına odaklanıyor ve her geçen yıl bunu daha yakından

hissettiriyor. Bu yüzden fuarın son günü olan 28 Ocak Salı

fuarın Sürdürülebilir Ofis Günü olarak ilan edildi ve bugünde

özellikle sürdürülebilir ürünlere ve çevresel bilince uygun

satın almalaraodaklanacak. Reichold, “Çevre koruma ve

sürdürülebilirlik kısa süreli bir eğilim değil”, diyor ve ekliyor:

“Sürdürülebilir Ofis Günü sektörün tamamı için bir örnek haline

gelmeli.”

18

OCAK | JANUARY | 2020


HAYALİNİZ IŞIK HIZI VE

RENKLERDE GERÇEKLİKSE

DOĞRU SAYFADASINIZ

EFI VUTEk H3 ( Dedicated Roll-To-Roll Printer )

3.20 cm baskı genişliği • Saatte 315 m2 baskı hızı • Cmyk + Light Cmyk + White isteğe bağlı vernik baskı özelliği

5 katmanlı baskı yapabilme özelliği • 1200 dpi baskı çözünürlüğü • Fiery proserver rip • 90 Kg’lık malzeme üzerine baskı yapabilme

5.08 cm yükseklikte sert ve esnek malzemelere baskı özelliği • Otomatik yada yarı otomatik sürekli sert malzemeye baskı özelliği

Geniş hacimli baskılar için geniş rulo bağlama • Deri oluklu mukavva baskıları için özel kenar koruyucu

Baskı renk kalibrasyonu için Spekyrofotometre

Türkiye Tek Distribütörü • www.lidyagrup.com.tr • +90 216 380 4100 (pbx)

EFI VUTEk FabriVU180/340/520

EFI H1625LED

EFI Pro24fLED

EFI VUTEk GS2000LX Pro UltraDrop

• 1.8 m / 3.4 m / 5.2 m genişliklerde su bazlı

• kumaş baskı yazıcısı

• Saatte maksimum 446 m2 baskı hızı

• 2400 dpi ultra yüksek çözünürlük

• Geniş renk gamutu ve derin renk

• doygunluğuyla 4 renkli baskı

• 4 pl ile 8 pl arası damla büyüklüğüyle

• 4 seviye gri ölçekli baskı

• 45 ile 450 gr/m2 arası kumaş aralığı

• EFI Fiery proServer iş istasyonu ile güçlendirilmiş

• ve optimize edilmiş renk yönetimi iş akışı ve RIP

• Geniş format hibrit yazıcı

• 1.6 m baskı genişliği

• 5 renk (4 renk + beyaz)

• 1200 dpi baskı çözünürlüğü

• 4 ve 8 basamaklı değişken damlacık teknolojisi

• LED teknolojisi

• Çok katmanlı baskı (en fazla 3 katman)

• 5 cm kalınlıkta malzemeye baskı imkanı

• Fiery XF 6.2 ile güçlendirilmiş dijital baskı sistemi

19

OCAK | JANUARY | 2020

• Geniş format düz yataklı LED inkjet yazıcı

• 1.2 m x 2.4 m ebatlarında dört bölgeli vakum sistemli

• baskı alanı ile yüksek ve hızlı baskı kalitesi

• 1200 x 1200 dpi çözünürlük ile saatte maksimum

• 107 m2 baskı hızı

• 4 renge ilave çift kanallı beyaz renk ile tek geçişte

• çok katmanlı baskı imkanı

• Değişken damlacık teknolojisi ile 4 seviyeli

• gri renk baskı yapabilme

• Kenardan kenara baskı ile kısaltılmış

• baskı tamamlama süresi

• Farklı ebatlarda şekilsiz veya çok ağır malzemeye

• kesintisiz aynı anda sürekli baskı yapabilme

• FAST RIP hızlandırma teknolojili EFI Fiery proServer

• Core ile güçlendirilmiş dijital baskı sistemi

• Süper geniş format hibrit yazıcı

• 2 m baskı genişliği

• 8 renk (CMYK, parlak CMYK) + 2 Beyaz renk kanalı

• Renk başına 2 adet 7pl kafa ile toplamda

• 20 adet baskı kafası

• 1000 dpi baskı çözünürlüğü

• Ultra Drop Teknolojisi ile 600 dpi çözünürlük

• Gri tonlamalı baskı

• LED teknolojisi

• Çok katmanlı baskı (en fazla 3 katman)

• 5.08 cm kalınlıkta malzemeye baskı imkanı

• Fiery XF ProServer ile güçlendirilmiş

• Fast4 + Beyaz (çift hızlı) dijital baskı sistemi


2019 ve

2020

Beklentisi

ÖMER ALPER SELVİ

SALES MANAGER,

KORAB INTERNATIONAL A.Ş

2020 yaz aylarında devreye girmesi

beklenen KİPAŞ’ın Aydın, Söke’deki

fabrikasının üreteceği kâğıt karton tipleri

2020’nin en önemli piyasa yeniliği olacaktır.

‘’Medeniyetin

Hamuru Kağıttır’’

Bu yıl baskı kâğıdı talebi 2018 sonunda beklediğimizin

üzerinde gerçekleşti. Karton talebi 2018 sonunda umduğumuz

gibi düşük seyretti. Hem baskı kâğıdı hem de

karton stokları açısından önceki senelere nazaran çok

düşük seviyede olduklarını söylemek mümkün.

Uygun fiyat oluştuğunda bile matbaalar ve tüccarlar alım

konusunda çekingen davrandılar. Bu durumun 2019 boyunca

oluşan birçok politik ve ekonomik belirsizlikle ilgili olduğunu

düşünüyoruz. 2018’e nazaran çok daha stabil bir döviz piyasası

olduğu için dövizin etkisi sınırlı kaldı.

2020 yılında politik ve ekonomik belirsizlikler ortadan kalkarsa

ve döviz hareketleri sert olmazsa 2018 ve 2019 yılları ortalamasının

oldukça üzerinde bir hacim oluşacağını düşünüyoruz.

2020 yaz aylarında devreye girmesi beklenen KİPAŞ’ın Aydın,

Söke’deki fabrikasının üreteceği kâğıt karton tipleri 2020’nin en

önemli piyasa yeniliği olacaktır.

İstanbul Arel Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Basım ve

Yayın Teknolojileri Programı öğrencileri, Öğretim Görevlisi

Gamze Şentürk ve Öğretim Görevlisi Emir Karagöl rehberliğinde

Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi içerisinde yer alan

İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’nde kâğıt yapımına ilişkin

workshop gerçekleştirdiler. El ile kâğıt yapımını yakından izleyen

ve deneyimleyen öğrenciler bu etkinliğin ile kişisel ve

mesleki gelişimlerine katkı sağladığını, söylediler. Basım ve

Yayın Teknolojileri Programı öğrencilerinin kâğıt yapım aşamasını

yakından görmesi kâğıdın dokusu ve üretim tekniğini

kolayca anlamalarına yardımcı oluyor.

Sappi Joins

Cepi in The

4evergreen

Alliance

Cepi, the European association

representing the paper industry, has

announced a new alliance called

4evergreen. The aim of the alliance

is to boost the contribution of fibrebased

packaging in a circular and

sustainable economy that minimises

climate and environmental impact.

The alliance will increase awareness about the benefits of fibre-based

packaging materials, advocate for EU legislation supporting product

design for recyclability and call for the development of optimised collection

systems and appropriate recycling infrastructures.

The rise of environmental awareness and consumer concerns, as well as

the increase of packaging focused regulation, such as the Single Use Plastics

Directive, have helped companies to accelerate the development of alternative

packaging materials including fibre-based packaging with a view to

helping consumers make more climate-friendly choices.

4evergreen was created as a forum to engage and connect industry members

from across the fibre-based packaging value chain, from paper and board

producers to packaging converters, brand-owners and retailers, technology

and material suppliers, waste sorters and collectors.

“The 4evergreen alliance is important because it was born from an initiative

of consumer product industry leaders who recognize the huge potential of

fibre-based packaging in a circular economy” said Susanne Oste, VP Innovation

and Sustainability at Sappi. “Their customers want sustainable packaging

and fibre-based products provide the most climate-friendly solution available.

Sappi is proud to play a part in this industry alliance. We have been investing

heavily for more than 10 years in cutting edge research into real solutions

for the problems that confront our customers. A recent success is the launch

of the only fully recyclable confectionary wrapper on the market today.”

20

OCAK | JANUARY | 2020


Luxel T-9800 HD-N

ve ZAC Sistemi

Daha Hızlı, Daha Çevreci

Luxel T-9800 HD-N

Dahili kompresör içerir

Saatte 70 adet 70x100 kalıp pozlar

4.000 dpi ile lenticular baskı opsiyonu sunar

Tekli veya çoklu kaset seçeneği ile otomasyon sağlar

Her tip termal kalıba pozlama özelliği ile daha düşük maliyet

Fujifilm ZAC Sistemi

4 ay ya da 20.000 m 2 banyo ömrü

UV mürekkep ile baskı

Düşük kimyasal tüketimi, düşük maliyet

Çevreci baskı üretimi

Bilgi için

www.fujifilm.eu/tr

Tel: 0 (212) 709 92 00 info@fujifilm.com.tr

21

OCAK | JANUARY | 2020


hubergroup

2019 Yılını

Değerlendiriyor

2019 yılı geçtiğimiz yıla göre ekonomide ve iş

dünyasında dönüşüm ve toparlanmanın başladığı

bir yıl oldu. Sektörümüzdeki firmalar ise bu yıl

daha temkinli, daha kendi içinde iyileştirmelere

odaklanan ve ihracat pazarlarını genişletme ve

çeşitlendirme konularında çalışmalar yaptılar.

FURKAN KARAGÖZ

hubergroup Türkiye,

Satış ve Pazarlama Müdürü

Geçen yıl gerçekleşen döviz artışı oyunun kurallarını değiştirdi.

Tüm sektörün işe ve geleceğe bakışı bir anda farklı bir noktaya

doğru değişti. Tüm bu süreci doğru şekilde yöneten firmalar krizi

fırsata çevirebilme konusunda gelişimler sağladılar. Bu süreci

yeterli çaba ile yönetemeyen firmalarımız için ise işler biraz daha

zorlaşacaktır. Verimlilik her alanda olduğu gibi sektörümüzde de

çok daha fazla önem kazanacak.

Bu süreçte hubergroup olarak 2020 yılına daha güçlü ve gelecek

adına ümitli şekilde giriyoruz. 2019 yılında bizler de daha verimli

şekilde çalışarak, süreçlerimizi iyileştirip başarılı şekilde faaliyetlerimizi

sürdürüp hedeflerimizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Sektörle olan işbirliğimiz ve tüm faaliyetlerimiz tam hızıyla devam

ediyor. 2020 yılında da tüm bu faaliyetlerimiz artarak devam

edecek.

Ink Academy ve Sertifika Programlarımız ile

Sosyal Sorumluluk Projemiz

2008 yılından beri sürdürdüğümüz programımızı bu yıl da büyük

bir heyecanla gerçekleştirdik. Eğitimlerimiz bugüne kadar 5963

kişiye ulaştı. Şu ana kadar toplam 275 eğitimi yüksek memnuniyet

oranlarıyla gerçekleştirmiş bulunmaktayız.

Aydın Üniversitesi ile yaptığımız işbirliği ile 2018 yılında başlattığımız

Matbaa Yöneticiliği Sertifika Programımızı, 2019 yılında da Esnek

Ambalaj Yöneticiliği Sertifika Programımız ile devam ettirerek

esnek ambalaj sektöründeki firmalarımıza gerekli desteği vererek

büyük bir başarı elde ettik.

2017 yılının sonunda başlattığımız Meslek Lisesi Sektör Meselesi

projemiz 2019 yılında da tüm hızıyla devam etmiştir. Bir sosyal

sorumluluk projesi olarak ele aldığımız projemizde bu yıl hem İstanbul’daki

okul sayımızı arttırdık, hem de İzmir’de yeni bir Meslek

Lisesini projemize katarak ciddi biçimde genişlettik. Projemizin

sektör tarafından sahiplenilmesi ve dalga dalga büyüyor olması

bizleri gururlandırıyor. 2020 yılında tüm hızıyla projemizi devam

ettireceğiz.

Yeni Gelişmeler ve Hedeflerimiz

hubergroup Türkiye olarak bu yıl sektörümüze ticari matbaacılık

ve ambalaj sektörüne hitap eden ve kuruması ile oldukça başarılı

bir performans gösteren Eco-Perfect Dry serisini geliştirdik. Bu

seri ile birlikte ofset baskı yapan üreticiler için oldukça önemli bir

konuda gelişme sağlamış olduk.

2019 yılının Ekim ayında Avrasya Ambalaj Fuarı’na tam kadro

olarak katılım gösterdik. Uluslararası birçok ziyaretçisi olan fuarda

standımız yine oldukça fazla ilgi görmüş durumda. Bu fuarda

New V Cure dediğimiz UV kürlenme cihazımızı sergiledik. Bu cihaz

ile birlikte UV kürlenmenin tam anlamıyla gerçekleşip gerçekleşmediğini

ölçen yeni bir teknoloji. Bu cihazımızı 2020 yılında

piyasaya sunacağız. Yine 2020 yılında Avrasya Ambalaj Fuarı’na

katılım göstereceğiz.

Sektördeki tüm firmalarımızın ihracat yapabilmeleri ve yurtdışındaki

rakiplerinden farklılaşabilmeleri adına özellikle global

markaların oldukça önemsediği çevreci ve sürdürülebilir politikalarımıza

ve bu konuda uluslararası geçerliliği olan sertifikaya

(C2C:cradletocradle) sahip bir üreticiyiz. Bu sertifikamızı ve sürdürülebilirlik

yolculuğumuzu sektörümüzün çok değerli mesleki

örgütü olan KASAD aktivitesinde anlattık. Ve yine Ambalaj Sanayicileri

Derneği’nin organize ettiği Uluslararası Ambalaj Kongresi’nde

Sürdürülebilirlik ve Gıda Ambalajı konulu sunumlarımızı

gerçekleştirdik. 2020 yılında Sürdürülebilirlik konusunda marka

sahipleri ve markalara yön veren ajanslarla çok daha fazla işbirliği

gerçekleştireceğiz.

Karton ambalaj sektöründe kullanılmak üzere 2018 yılında denemelerini

gerçekleştirdiğimiz Alpha Smart serimizi sektörün

hizmetine sunmuş bulunmaktayız. Bu seri ile birlikte karton ambalaj

sektöründe hızlı kuruyan, ekonomik, baskı sonrası işlemlere

dayanımı olan ve yüksek hacimli işler için uygun ürün ihtiyacını

rahatlıkla karşılayabiliyoruz.

Gıda ambalajında kullanılan iml (in-mould-label) etiket olarak tabir

ettiğimiz baskı kategorisine uygun olan yeni serimizi de 2019

yılının sonlarına doğru piyasaya sunduk. 2020 yılında da iml üreticilerine

bu konuda hizmetimize devam edeceğiz. MGA Corona

Label serimizin hızlı kuruma ve baskı sonrası süreçlere uygunluk

gibi özellikleri ile sektördeki önemli bir boşluğu dolduruyor.

2020 Yılından Beklentilerimiz

Sektörümüzde üretimin ve özellikle ihracat yapabilmenin ülkemiz

ekonomisi için oldukça faydalı olduğunun da farkındayız. İşte

tam da bu noktada hubergroup olarak bize düşen görevin, sadece

iç piyasa ürünleri ile değil ihracat yapan müşterilerimizin ürünleri

ile de bir adım önde olmasını sağlayarak, ürünlerinin marka algısını

yüksek tutulmasının desteklenmesi kanısındayız. hubergroup

olarak sürdürülebilir fikirler, kavramlar ve ürünler bizim için son

derece önemlidir ve bizler hubergroup baskı mürekkebi uzmanı

olarak sorumluluklarımızın bilincindeyiz.

2020 yılının ülkemiz ve sektörümüz için iyi bir yıl olmasını temenni

ediyoruz ve hubergroup Türkiye ailesi olarak sektörümüzün

yeni yılını kutluyoruz ve başarılılarla dolu bir yıl olmasını diliyoruz.

22

OCAK | JANUARY | 2020


23

OCAK | JANUARY | 2020


Konica Minolta’dan

2020 Ticari Baskı

Eğilim Ve Tahminleri

Üzerine Yorum

Herkesin dilinden düşürmediği ifade ister

dönüşüm, çeşitlendirme veya Endüstri 4.0,

isterse de Nesnelerin İnterneti, tam zamanında

üretim ya da talep üzerine baskı olsun;

otomasyon ve yazılımın merkezi itici güçler

olduğu ve önem kazandığı açıktır. Üretimi

izlemek ve iyileştirmek için gerçek zamanlı

veri kullanımı daha yaygın hale geliyor, yakında

norm olacak.

Önümüzdeki aylar ve yıllarda, müşteriler bu

konular hakkında daha geniş bir bakış açısına

sahip olacak, onlarla etkileşime geçecek ve

bunların mevcut iş modellerine gelecekteki

etkilerini analiz edeceklerdir.

OLAF LORENZ,

KONICA MINOLTA INC. DX Markalaşma Bölümü Genel Müdürü

Bazı yorumcular, baskının pazarlama karmasında haklı yerini bulmak

için mücadele ettiğini ve düşüşe devam edeceğini öne sürdüler.

Konica Minolta’da biz bunu farklı görüyoruz. Başarılı baskı

şirketleri dijitalleşmeyle gelen yeni fırsatları benimsemeye devam

ediyor. Baskı ve dijitalleşme birlikte var olurlar, birbirlerini

tamamlarlar ve başarılı şirketler ikisini de kullanırlar.

Forecasts by Keypoint Intelligence/InfoTrends tarafından yapılan

tahminler, Batı Avrupa’da üretimde dijital baskı renk hacimlerinin

artık mono’dan daha büyük olduğunu ve artmaya devam edeceğini

gösteriyor. Rapora göre Konica Minolta’nın pazar lideri olduğu

orta hacimli renkte, geleceğin, “yüksek büyüme beklentisi ile pozitif”

olduğu söyleniyor. Yüksek hacimli üretimdeki büyüme trendi

de yukarı yönde devam ediyor.

Bu analiz aynı zamanda kendi pazar algımızı yansıtıyor. Yüksek

hacimli baskı sektörüne ilk adımı attığımız yeni AccurioPress

C14000 (dakikada 140 sayfa) serimizin piyasaya sürülmesi

2020’ye güvenle girmemizin nedenlerinden biri oldu. C12000 makinesini

de içeren dijital toner baskı cihazları, gelişmiş otomasyon,

daha az temas noktası, daha az atık ve daha yüksek üretkenlikten

yararlanıyor.

Araştırma danışmanlarına göre B2 formatındaki büyümenin yol

açtığı büyük çaplı üretim Avrupa pazarındaki ‘en iyi trend’. AccurioJet

KM-1 B2 + UV dijital inkjet (mürekkep püskürtmeli) baskı

makinemiz baskı endüstrisinin “İsviçre çakısı” olarak anılıyor, çünkü

aktif olarak yeni iş fırsatları yaratabilecek birçok kullanımı var

ve mürekkep püskürtmeliyi baskı ve ambalaj sektörlerinin gerçeği

yapacak. Bu yıl Avrupada AccurioJet KM-1’e yatırım yapan

müşterilerimiz arasında Colourfast Financial, Tierps Truckeri ve

druckpartner Druck- und Medienhaus bulunuyor.

Renkli dijital baskı pazarındaki genel yükselişe katkıda bulunan

faktörler çoktur ve yazılımın önemi giderek artmaktadır. Örneğin,

müşterilerimiz yeni pazarlara açılmaya devam ederken marka

yöneticileri, marka elçileri, yaratıcılar ve tasarımcılar gelecekteki

düşünlerini şekillendirmeye yardımcı olduğu için Artırılmış Gerçeklik

Uygulaması genARate ürünümüzden övgüyle söz ediyorlar.

Geleceğin önemli pazar liderleri daha hedefli pazarlama, yalın

üretim, sürdürülebilirlik ve değişken veri baskısı içermeye devam

edecek. İşte bu nedenler, müşterilerimizin kendileri ve müşterileri

için karlı, katma değerli kampanyalar geliştirmelerine yardımcı

olan oldukça esnek ve düşük maliyetli çok kanallı pazarlama

platformumuz olan Markomi’yi 2019’da piyasaya sürmemizin sebeplerinden

biriydi. Ayrıca marka sahiplerinin basılmış parçalarda

yenilikçi dekoratif ve dokunsal unsurlar aracılığıyla her geçen

gün artarak değer katmak istediklerini de unutmayalım ki bu da

dijital baskının doğasında var olan ve belirgin avantajlar sağlamaya

başladığı noktadır.

24

OCAK | JANUARY | 2020


25

OCAK | JANUARY | 2020


Bu bağlamda, stratejik ortağımız MGI’ın dijital süsleme sistemleri

gibi teknolojiler, etiket dönüştürücülerin ve ticari baskıcıların oldukça

yaratıcı hizmetler sunabilmeleri ve yeni işler kazanmaları

için önemli bir fırsattır. Örneğin, MGI’nın JETvarnish 3DWeb dijital

etiketler ve esnek ambalajlar için dijital baskı cihazı, sıralı düz ve

3D spot UV kaplama, 3D kabartmalı vernik dokuları ve düz ve

kabartmalı folyo üretiyor.

Yeni bir on yıla girerken, dijital teknolojiye doğru ilerlemeye devam

eden endüstriyel baskı pazarlarındaki varlığımızı büyütmeyek

bizleri heyecanlandırıyor. Baskı üretimindeki genel düşüşe

rağmen, orta ve doğu Avrupa ülkelerindeki piyasalar büyüme

göstermiştir. Geçen yıl Romanya’da, Konica Minolta’nın dünya

standartlarında hizmet ve servis anlayışı ile desteklenen JETvarnish

makinelerine yönelik bir yatırım dalgası gördük. Müşteriler,

makineleri kitaplar, fotoğraf kitapları ve dergi baskısı dahil her

türlü uygulama için kullanıyorlar.

Önümüzdeki bu yeni on yıllık dönem, AccurioLabel etiket yazıcımızın

500’üncü kurulumuyla birlikte Konica Minolta için önemli

bir milad olduğunu müjdeliyor. Henüz dört yıl önce etiket basım

segmentinde başladığımızı düşünürseniz, özellikle bu satış rakamı

inanılmaz bir başarı öyküsü oldu.

Bu yalnızca teknoloji veya kalite ile ilgili değil; İlişki odaklı bir şirket

olarak gerçek işbirlikçi bir yaklaşımla, müşterilerimize, ortaklarımıza

ve marka sahiplerine mürekkep püskürtmeli ve toner tabanlı

sistemlerde akif olarak uzmanlık kaynağı sunuyoruz. Dünya

çapında ve günün her saati müşterilerimiz için fikirleri şekillendirmeye

yardım ediyoruz. Adanmış pazar yaklaşımımız ile çalışıyor

ve müşterilerimizle birlikte etiket baskısında nelerin mümkün

olduğunu yeniden düşünüyoruz.

Konica Minolta,

AccurioPro

Variable Data

Konica Minolta yüksek performanslı masaüstü

uygulamalarında yenilikçi fikirleri ve birebir

pazarlamayı yeni standartlarla sunan yepyeni

bir profesyonel yazılım paketi olan AccurioPro

Variable Data’yı piyasaya sürdü

Tüm Konica Minolta ve diğer dijital baskı makineleri tarafından

tam olarak desteklenen hızlı, kişiselleştirilmiş çıktılar üreten

Accurio Pro Variable Data, metin, resim, çok satırlı makale

veya tam sayfa bilgileri birleştirme özelliğine sahip.

Eğri üzerine yazma, resim etrafında kaydırmalar, çok sayfalı

kompozisyon, alt gölgeler ve saydamlık efektleri gibi birçok

gelişmiş tasarım özelliğini destekleyen AccurioPro Variable

Data için diğer VDP yazılım ürünlerinden farklı bir kodlama dili

de gerekmiyor.

Konica Minolta Avrupa İş Çözümleri Avrupa Üretim Baskısı

Ürün Müdürü André Statkus, ürün hakkında şunları söylüyor:

“AccurioPro Variable Data ile Konica Minolta tüm değişken

veri yazılımı ürünlerinin fiyat/performans çıtasını artırdı. Birebir

pazarlamayı kolaylaştıracak bir yazılım paketidir. Benzersiz

bir performans ve esnekliğe sahiptir. Piyasadaki başka hiçbir

yazılım paketi, basit ve menü odaklı bir kullanıcı arayüzü ile

bu kadar fazla güç sağlayamaz. Yerleşik özellikler dizisi, kullanım

kolaylığı, Adobe InDesign ile doğrudan entegrasyonu ve

cazip fiyatı ile AccurioPro Variable Data, yeni standart haline

gelecek.

Konica Minolta, AccurioPro Variable Data’yı iki sürümde

sunuyor: Temel ve Premium.

Temel sürüm, sınırsız sayıda veritabanı kaydını işleyebilen

uygun fiyatlı, sağlam bir araç. CopyFit, Rules ve Imposition

modüllerini içeriyor ve PDF veya PDF/ VT formatında çok

sayfalı değişken çıktılar üretebiliyor.

Premium sürüm, Temel sürümün tüm özelliklerini sağlayan

profesyonel bir sürümdür. Aynı zamanda ana sayfa değiştirme,

gömülü değişkenler, stil etiketleri ve ek VDP çıkış formatları

için destek de sağlıyor.

26

OCAK | JANUARY | 2020


27

OCAK | JANUARY | 2020


Konica Minolta’dan

2020 Etiket

Pazarındaki Eğilim

ve Tahminler

Üzerine Yorum

Yeni bir on yıla girerken, dijital teknoloji

atağımız ile etiket pazarındaki varlığımızı

büyütmeye devam etmeyi heyecanla

bekliyoruz. Pazardaki genel penetrasyon

hala nispeten düşük ve büyümek için çok

fazla alan varken, değişim hız kazanıyor ve

dört nala gelmekte olan dijital teknolojiye

geçişin gürleyen sesi gittikçe yaklaşıyor.

EDOARDO COTICHINI,

Endüstriyel Baskı Ekibi Müdürü,

KONICA MINOLTA AVRUPA İŞ ÇÖZÜMLERİ GmbH

Sektörde etiket yazıcıları ve dönüştürücülerinin en yüksek

kalitede baskıya ihtiyaç duyduğu alanlar olan; kısa sürede,

tam zamanında üretim ve kişiselleştirmeye doğru sismik bir

değişim var. Bu eğilimler, ilerlemekte olan etiket piyasasını

şekillendirmeye devam edecektir.

Markalar, kısa süreli baskıları zorunlu kılarak değişiklik yaratmaya

devam ediyor; dijital etiket basabilme özelliğini

satıcılar için zorunluluk haline getiriyorlar. Finat Radar’ın

araştırması, alıcıların %73’ünün dijital etiketler satın aldığını

gösteriyor çünkü bunun bazı uygulamalar için en iyi eşleşme

olduğunu biliyorlar . Dönüştürücüler dijital baskıda beceri

kazanıyor ve dijital baskı satıyorlar. Daha hedefe yönelik

pazarlama, yalın üretim, sürdürülebilirlik ve değişken veri

yazdırma; pazarı yönlendiren diğer ana sürücüler arasında.

Tüm bu dinamikler renkli dijital etiket baskı pazarının genel

büyüme artışına katkı sağlıyor. AccurioLabel 230 gibi uygun

maliyetli yeni üretim baskı cihazlarının piyasaya sürülmesi

de büyümeyi hızlandırıyor.

Müşterilerimiz makinelerini öncelikli olarak etiket üretimi için

kullanırken, katlanabilir karton ve esnek ambalajların git gitgide

ikinci odak noktası olduğunu görüyoruz. Markalar basılmış

parçalarda yenilikçi dekoratif ve dokunsal unsurlar

aracılığıyla her geçen gün artarak değer katmak istemekte ki

bu da dijital baskının doğasında var olan ve hem etiketlerde

hem de ambalajlamada belirgin avantajlar sağlamaya başladığı

noktadır.

Bu bağlamda, stratejik ortağımız MGI’ın dijital süsleme sistemleri

gibi teknolojiler, etiket dönüştürücülerin oldukça yaratıcı

hizmetler sunabilmeleri ve yeni işler kazanmaları için

hazır bir fırsattır. Örneğin, MGI’nın JETvarnish 3DWeb dijital

etiketler ve esnek ambalajlar için dijital baskı presi, sıralı düz

ve 3D spot UV kaplama, 3D kabartmalı vernik dokuları ve

düz ve kabartmalı folyo üretiyor.

Keypoint Intelligence/InfoTrends tarafından yapılan tahminler,

dünya genelinde renkli dijital etiket ve ambalaj yazıcı

gelirlerinin % 65’in üzerinde artacağını ve beş yıllık bir dönemde

2021 yılına kadar yaklaşık 800 milyon dolar olacağını

gösteriyor . Aynı kaynak, uygulamaya göre yazdırma yapan

yazıcının değerinin aynı dönemde %175 oranında artacağını

öngörmektedir.

28

OCAK | JANUARY | 2020


Önümüzdeki bu yeni on yıllık dönem, AccurioLabel etiket yazıcımızın

500’üncü kurulumuyla birlikte Konica Minolta için

önemli bir milad olduğunu müjdeliyor. Henüz dört yıl önce

etiket basım segmentinde başladığımızı düşünürseniz, özellikle

bu satış rakamı inanılmaz bir başarı öyküsü oldu.

İleriye baktığımızda diğer tedarikçilerin de bu büyüyen pazara

gireceğini biliyoruz. Hepsi kısa tirajlı ve yaratıcı çözümlerden

en iyi şekilde yararlanmak ve müşterilerine bu katma

değeri sağlama konusunda mesailer harcayacak.

AccurioLabel 230, Konica Minolta’nın toner etiket baskı ailesindeki

en yeni modeldir. Önemli geliştirmeler arasında %73

hız artışı, gelişmiş verimlilik, üst baskı için seçenek, işler

arasında ısınma gerekmemesi, daha az atık ve daha doğru

baskı pozalaması bulunur. Eylül ayında gerçekleşen Labelexpo’da,

baskı altı beyaz baskısı yapan flekso istasyonuyla

beraber AccurioLabel 230’larımızdan birini ilk defa sergiledik.

Bu çözüm Avrupa’daki üretim ortağımız Danimarkalı Grafisk

Maskinfabrik (GM) şirketi ile geliştirildi. Geri bildirimlerden,

daha geniş kitlelere ulaştığını ve yüksek kaliteli dijital baskı

sistemlerini tamamlayacak bir baskı makinesi arayan büyük

etiket dönüştürücüleri için uygun bir çözüm olduğunu

biliyoruz.

Bu yalnızca teknoloji veya kalite ile ilgili değil; ilişki odaklı bir

şirket olarak gerçek işbirlikçi bir yaklaşımla, müşterilerimize,

ortaklarımıza ve marka sahiplerine mürekkep püskürtmeli

ve toner tabanlı sistemlerde aktif olarak uzmanlık kaynağı

oluyoruz. AccurioPress teknolojimizin gelişimi, müşterilerimizi

nasıl yakından dinlediğimize ve makineyi onların geri

bildirimlerine göre nasıl geliştirdiğimize mükemmel bir örnekti.

Dünya çapında ve günün her saati müşterilerimiz için fikirleri

şekillendirmeye yardım ediyoruz. Adanmış pazar yaklaşımımız

ile çalışıyor ve müşterilerimizle birlikte etiket baskısında

nelerin mümkün olduğunu yeniden düşünüyoruz; InfoSource

rakamlarına göre, pazarda 2 numara olmamızın bir nedeni de

budur. Ve gitgide hızlanan büyümemizin yavaşlamaya niyeti

yok.

Gelecekte yenilikçi çözümlerimiz ile müşterilerimize dönüşüm

yolculuklarında yardımcı olmaya devam edeceğiz. Gelecek

dijitaldir. Dörtnala yaklaşan sesini artık duyabiliyorum.

29

OCAK | JANUARY | 2020


BASKININ İYİLEŞTİRİLMESİ

SERTİFİKASYONLAR -1

Türkiye’nin

Idealliance G7

Sertifikalı İlk

Matbaası: M Grup

FOGRA PSO sertifikasyonunu henüz yenileyen

M Grup, Türkiye’nin ilk G7 sertifikasyonunu da

alan matbaa oldu.

Soldan Sağa

Mehmet Tahtasakal, Mine Kalaycı, Göksel Şen, Ömer Tahtasakal

MGrup, 1998 yılında matbaacılık faaliyetlerini yürütmek üzere, Kayseri

Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulmuş bir matbaa. Kurucusu

Ömer Tahtasakal’ın vizyonu ise sadece Anadolu matbaacıları

için değil, basım sektörünün tümü ve basım dünyamızın başkenti

İstanbul için örnek teşkil edecek genişlikte. Matbaa, ağırlıklı olarak

kurumsal baskı çalışmaları yapıyor. Bunun yanı sıra flekso

üretimi ile de esnek ambalaj ve etiket alanında hizmet veriyor.

Matbaanın makine parkurunda sekiz renk CD74 ve dört renk SM

52 ofset baskı makineleri ve 16 inch 7 renk Comco UV flekso

baskı makinesi bulunuyor. Bu baskı makine parkurunu sonlandırma

ekipmanları ile tamamlayan matbaa fotoğraftan başlayan

bir baskı öncesi parkına da sahip. FOGRA PSO sertifikasyonunu

henüz yenileyen M Grup, Türkiye’nin ilk Idealliance G7 sertifikasyonunu

da alan matbaa oldu.

Idealliance G7 sertifikasyonunun ne olduğunu ve baskıda iyileştirme

ve sürdürülebilirlik konularını Şubat sayımızda bu sertifikasyonun

Türkiye uzmanı Göksel Şen’in kaleminden aktaracağız.

Ancak önce Ömer Tahtasakal’ın vizyonunu özetleyen sohbetimizi

yazmak istiyorum. M Grup’un baskı iyileştirme için yaptığı yatırımları

Ömer Tahtasakal şöyle özetliyor:

“Ofsette genellikle bölgemizde olan sektörün katalog broşür ihtiyaçlarına

yönelik baskılar yapıyoruz. 2012 yılından bu yana bvdm

FOGRA PSO belgemiz mevcut. Dolayısıyla kendimizi işlerimizi

doğru biçimde üretme açısından tamamlayarak pazardaki nitelikli

işlere de talip olduk ve kendimizi bu alanda geliştirdik. Bu

sene son olarak Idealliance G7 sertifikasyonunu tamamladık. Bir

gurup yazılım yatırımları ile baskımızı maksimum kaliteye ulaşma

açısından baskı öncesinde Odak Bilgi Teknolojileri ile çalıştık. Hem

Oris Gamut (Extended Gamut) hem de Oris Press Matcher ile

farklı baskı teknolojileri ile yapılan baskıları gri balance bazında

eşlemesini yapma imkânı tanıyan yazılım yatırımını yaptık. Aynı

zamanda Oris ink saver yazılımı -ki bu sadece mürekkep tasarrufu

değil baskı operatörlerine baskı kontrolünde ciddi bir avantaj

sağlayan yazılım; yatırımı yaptık. Tüm bu yatırımlar ise bize yüksek

nitelikli işlerde başarıyı getirdi.”

kalitede tedarik etmemize rağmen sonuç tatmin edici olmuyordu.

Bunu araştırırken reçetenin doğru olması gerektiğini fark ettik. Bu

kulvara girince de dünyada çok sayıda reçetelerin olduğunu fark

ettik. Her malzemenin de doğru reçeteler kullanılırsa iyi neticeler

verebileceğini fark ettik. Dolayısıyla bu alanı daha çok mercek altına

aldık ve bunları yapınca da daha çok seçenekli daha nitelikli

tadı tuzu daha iyi olan işlere sahip olduk. Baskınızı iyileştirmek

için yaptığınız yatırımların müşteri tarafında bir karşılığı yok. Bugüne

kadar kimse bize FOGRA’nız var mı, demedi. Ama biz kendi

süreçlerimizi kontrol açısından oldukça faydasını gördük. Neticede

zaman zaman yaşadığımız tutarsızlıkları ortadan kaldırdık. Her

bir süreçte işler tanımlı yapılırsa ve iş birimleri birbirine devirde işi

tanımlı olarak bir sonraki aşamaya devrederse sonuçta düzgün

neticeler alınacağını gördük ve bu yüzden sertifikasyon sürecine

girdik.”

Niçin Idealliance G7 Sertifikasyonu?

“Idealliance G7 ayrı bir iddia oldu. FOGRA’ya göre biraz farklılıkları

var. Bu sertifikasyonla gri balansı da kontrol altına aldık.

FOGRA’da bazı kabuller daha geniş. Gördük ki Idealliance G7’ye

uygun baskı yaptığınızda esnek kabulleri de ortadan kaldırıyoruz.

Bizim için zorlayıcı ancak baskı sonuçları için reddedilemeyecek

yüksek kalite anlamı taşıyor. İki standarda birden sahip bir matbaa

olmamız üretimimizi maksimum kaliteye taşıdı ve bizim iç

çalışma disiplinimizi de yeniden düzenleyerek verimli bir üretime

yardımcı oldu.”

Bu sertifikasyon süreci matbaanızı ne kadar zorladı?

“20 senedir üretimimizde spektrofotometremiz, densitometremiz

Niçin FOGRA PSO Sertifikasyonu?

“FOGRAPSO sertifikasyonu öncesi çok nitelikli malzemeler kullanmamıza

rağmen baskıda bir takım belirsizlikler ortaya çıkıyordu.

Bazen baskılarımızda hiç ummadığımız sonuçlar alıyorduk ve

izahta zorlanıyorduk. En iyi kâğıt, kalıp, mürekkep; her şeyi en iyi

30

OCAK | JANUARY | 2020


Peki ya flekso ve esnek ambalaj?

“Esnek ambalaj noktasında da biraz daha kapasitemizi, potansiyelimizi

geliştirmek istiyoruz. Burası çok fazla bir gıda ağırlıklı bir

şehir değil ama burada da bir potansiyel var. Esnek ambalajda da

renk yönetiminin önemli olduğunu biliyoruz ve izlediğimiz kadarıyla

Türkiye’de halen bizim kat ettiğimiz mesafelere gelinmediğini

görüyoruz. Dolayısıyla bu birikimimizi ofsette olduğu gibi esnek

ambalajda da uygulayabileceğimiz hizmet verebileceğimiz bir

potansiyel olduğunu biliyoruz.

CMYKOGV mürekkeplerle Pantone kataloğunun neon ve metalik

renkler dışında hepsini basabiliyoruz. Dolayısıyla etiket müşterilerimizle

de RGB data ile öne çıkartıp çok başarılı etiketler üretebiliyoruz.”

profil oluşturma yazılımlarımız hep oldu. Bunları yeni nesilleri ile

güncellemeye çalıştık. Ayrıca baskı makinesi üzerinde de imagecontrol

ünitesi vardı. Intellitrax’larla da destekledik. Sadece profili

oluşturma ve baskı operatörünün gözüne güvenerek baskı yapmak

istemedik. Her baskının, her formanın ölçülüp standardının

korunması için gerekli altyapımızı oluşturarak devam ettik. Bunu

bir çırpıda yapınca daha zor ve külfetli olacaktı ama alt yapı hazır

olunca ekibimiz de donanımlı olunca bizim için daha rahat süreçler

haline geldi. Bizi cesaretlendirdi. Evet, haklısınız; oldukça ciddi

bir iş disiplini gerektiriyor. Önemli bir maliyeti de var tabii. Ama en

önemlisi; personelin bu standarda hazır olması. Bu türlü süreçlerin

bir de şöyle bir faydası var. Bir kuralı bir işletmede koyduğunuz

zaman düzenli olarak kontrolünü yapsanız da o kurallar zamanla

aşınıp gevşemeye başlar. Bu türlü süreçler yani sertifikasyonlar

işletme içinde bu eskime ve esnemeyi de engelliyor ve işletmeyi

yeni ve diri tutuyor. Hem motive edici hem de kontrol edici oluyor.

Başka yeni standartlar edinme de kabiliyetleri gözden geçirme

ve sınırlarınızı görme ve iyi olma iddiasını sürdürmenize yardımcı

oluyor.”

Sertifikasyon çalışmalarınızın

sıraladıklarınız dışındaki faydaları neler?

“Bizim müşterilerimiz çelik kapı ve gıda sektörü gibi bölgemizin

önde gelen üreticileri. Muhtemelen M Grup’tan çıkan işler düzgün

çıkıyor kanaati vardır. Biz de öyle olmasını istiyoruz. Biz bu

edindiğimiz araçları birer pazarlama aracı olarak da kullanmaya

başladık. Mesela müşteriden gelen datayı farklı provalarını bir

araya getirerek 7 renk ile FM tramla halftone ile extended gamut

ile birinci hamur kâğıt ya da PVC üzerine basarsak sonuçları

şöyle olur seçeneğini müşterimize gösteriyoruz. Orada ki sonuçla

aynı tutarlılıkta işi teslim etmek anlamında kendimizi taahhüt

altına alan bir araç sunuyoruz. Bize gelen datanın ekran onayı

ya da grafikerin hatalı profil çalışması gibi beklenen sonuçların

alınmasını engelleyen durumların da önüne geçmiş oluyoruz. Bu

çalışmamız da müşterilerimize güven veren bir araç olarak ortaya

çıkıyor.

Odak Kimya için neler söylersiniz?

“Odak Kimya bizim rehberimiz. Göksel bey ile birlikte. FOGRA ile

başlayan hassasiyetimiz sonrası bizim hem donanım hem de fikrî

açıdan tedarikçimiz oldular. Yeni gelişmelerden bizi haberdar ettiler.

Göksel Bey, bu Idealliance G7 Master sertifikasyon uzmanlığını

elde eder etmez biz de bu sertifikasyonun bir parçası olmak

ve üretim kalitemizi maksimize etmek gayretini gütmek istedik.”

Ömer Bey’e eklemek isteyeceği bir şey olup olmadığını sorduk.

Konu bu noktada tüm yatırım yapan ve mesleğine değer veren

matbaacılarımızda olduğu gibi nitelikle eleman konusuna geldi.

Ömer Bey, M Grup’ta personel sirkülasyonunun çok yavaş olduğunu,

söylüyor. En az süre çalışan personelleri 13 senedir M

Grup’ta. “Çalışanlarımız burada mutlu ve yer değiştirmek istemezler”,

diyor Ömer Bey ve ekliyor: “Kayseri’de en büyük şansımız

bu operatörleri kendi içimizde yetiştiriyoruz ve maalesef

bunun bir okulu da yok. Tamam, matbaacılık okulları var ama bu

okullardan da mezun olup makine başına geçecek operatörler

bulamıyoruz.” Ömer Bey, müşterilerine hizmet veren grafik atelyelerinin

de geliştirilmesini umuyor. Çünkü gelen baskı dataları

çok zaman problemli olabiliyor:

“Matbaa olarak bu geliştirmeleri yapıyoruz ama işlerin hazırlanması

tarafındaki meslektaşlarımız veya tedarik tarafımız maalesef

bu standartları anlamak için zorlanıyor. Bu Türkiye’ye de

has bir durum değil. Blogları takip ettiğimizde aynı sorunların

Avrupa’da da Amerika’da da olduğunu okuyoruz. Bizden önceki

süreçlerde çalışan grafikerlerin profilleri oluşturma da maalesef

eksiklikleri var. Sektörün bu açıdan biraz daha yakın çalışması

lazım. Zaman zaman çalışmalar yapıyoruz. Özellikle özel projeler

söz konusu olduğunda. Grafik tedariki yapan arkadaşlarımızın hataları

sebebiyle ekran baskı uyumsuzluğu yaşadığımızda da bunu

yapıyoruz. Ama daha detaylı çalışmalar gerekiyor. Bu konuda da

Göksel Bey ile üniversitenin de destekleri ile bazı çalışmalarımız

oldu. Ama daha fazlasına ihtiyaç var.”

ŞUBAT SAYIMIZDA DEVAM EDECEK…

Standart işlerimizde baskı odası denetimleri olmadığı için ihale

gibi işlerde çok şansımız olmuyor. Bazı sektörler var ki özellikli

işleri ile öne çıkıyorlar. Genişletilmiş gamut ile iyi baskılara ihtiyaç

duyan bu kuruluşlara ulaşmaya çalışıyoruz ve iyi geri bildirimler

alıyoruz. Bunun yanında Idealliance G7 sertifikasyonunun başarımıza

katkı yaptığı baskıdaki gri balansın çok önemli olduğu bazı

sektörler var. O sektörlere de eriştiğimiz zaman başarımız yükseliyor.

Dolayısıyla hem Idealliance G7’nin hem FOGRA PSO’nun

hem FM tramlamanın başarımıza etkisini görür hale geldik. Bu

avantajlara sahip olmak isteyecek sektörlere de teklif götürüp

başarılı geri dönüşler alıyoruz.”

31

OCAK | JANUARY | 2020


ASD Ambalaj

Kongresi Dünyayı

İstanbul’da

Buluşturdu

Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) sektörün

dünya genelindeki en önemli isimlerini ve tüm

paydaşlarını İstanbul’da düzenlenen Uluslararası

Ambalaj Sanayi Kongresi’nde buluşturdu. İki

gün süren kongreye 13 ülkeden 45 konuşmacı

ve bin kişi katıldı. ASD Başkanı Zeki Sarıbekir,

kongredeki açılış konuşmasında ambalaj

sektöründe sürdürülebilir gelişme, döngüsel

ekonomiye katkı ve sıfır atık yaklaşımının devamı

için ambalajın geri dönüşümünün önemine

vurgu yaptı. Kapanış panelinde de konuşan ASD

Başkanı, sektörün sürdürülebilirlik hedefiyle

geliştiğini ve yeni neslin ambalaj sektörü

için oluşturduğu fırsatların değerlendirilmesi

gerektiğini belirtti.

Ambalaj sektörünün dünya genelindeki önemli isimlerini buluşturan

“Sürdürülebilir Ambalaj ve Döngüsel Ekonomi” temalı ASD Ambalaj

Kongresi 2019 Uluslararası Ambalaj Sanayi Kongresi, 21-22

Kasım tarihlerinde Swissotel The Bosphorus Istanbul’da gerçekleşti.

Kongrede iki gün boyunca yapılan 15 oturumda ABD, Almanya,

Avustralya, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Finlandiya, Fransa,

Hollanda, İspanya, İsviçre, Japonya ve Türkiye olmak üzere 13 ülkeden

45 konuşmacı yer alırken, kongreye bin kişi dinleyici olarak

katıldı.

“Sürdürülebilir Ambalaj ve Döngüsel Ekonomi, Karbon Ayakizi, Geri

Kazanım Teknolojileri” başlıklı 3 oturumda döngüsel ekonomi odaklı,

sürdürülebilir esnek ambalaj, sert plastik ambalaj, metal ambalaj,

oluklu mukavva, kağıt/karton ambalaj, cam ambalaj ve mürekkep

gibi yardımcı malzemelerin geri dönüşümü için yapılan çalışmalar

10 farklı sunumda katılımcılarla paylaşıldı. ASD Ambalaj Kongresi

2019’da ayrıca Pazarlama ve Tüketici Eğilimleri, Endüstri 4.0 ve

Dijitalleşme, Ambalajda Kalite ve Yeni Mevzuat, Ambalaj Tasarımı,

Aktif ve Akıllı Ambalajlar, Küresel Ambalaj Sanayi İstatistikleri, Özel

Oturum Dijitalleşen Dünya ve Türkiye Cam Ambalaj Endüstrisi,

Ambalaj ve Raf Ömrü, Ambalaj Baskı Teknolojileri, Gıda Ambalajlarında

Yeni Çalışmalar başlıklı oturumlar da yer aldı. Oldukça

kapsamlı planlanan kongrede, katılımcıların verimli sonuçlarla ayrılması

hedeflendi.

Ambalaj ‘Sürdürülebilir Toplum’un yapı taşlarından birisi

“Sürdürülebilir Ambalaj ve Döngüsel Ekonomi” temalı ASD Ambalaj

Kongresi 2019 Uluslararası Ambalaj Sanayi Kongresi’nin kapanış

panelinde iki gün süren kongrenin genel değerlendirmesini

yapan Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Başkanı Zeki Sarıbekir,

ambalajın sosyal, ekonomik, çevresel ve kültürel boyutları nedeniyle

“Sürdürülebilir Toplum” kavramının yapı taşlarından birisi olduğuna

işaret etti. Kurumsal tüm firmaların Sürdürülebilir Kalkınma

Hedeflerini (Sustainable Development Goals - SDG) uluslararası

kapsamda belirlemesinin önemli olduğunu ve gelecekte bu kavramın

daha çok öne çıkacağını belirten Zeki Sarıbekir, sürdürülebilirlik

çerçevesinde dünyanın ana konusunun bu olacağını ifade etti. Ambalajsız

bir dünyanın düşünülemeyeceğini anlatan Zeki Sarıbekir,

sektörün sürdürülebilirlik hedefiyle geliştiğini; yeni neslin ambalaj

sektörü için bir fırsat olduğunu ve gelecekte en fazla önem kazanacak

sektörler arasında ambalaj ve lojistiğin yer alacağının altını

çizdi. Zeki Sarıbekir, konuşmasında kongreye katılan ve katkıda bulunan

tüm paydaşlara teşekkür etti.

Yeni nesil fırsattır

Kongre açılış oturumuna Birleşik Krallık’tan davet edilen Kuşaklar

Arası Liderlik ve İşyeri İletişim Uzmanı Henry Rose Lee dikkat çeken

ve çarpıcı konuşmasında, kuşaklar arası farklılıkların geçmişten

günümüze süre geldiğini söyledi. Şu anda şirketlerin yönetiminde

yer alan ‘Baby Boomers’ (1946-1964 arası doğanlar), ‘Generation X’

(1965-1980 arası doğanlar) ve ‘Generation Y’ (1981-1996 arası doğanlar)

kuşaklarının, firma sürdürülebilirliğini ancak yeni nesile uyumla

devam ettirebileceğinin altını çizen Henry Rose Lee, bunun ambalaj

sektörü için bir fırsat olduğunu belirtti.

‘Greenwashing’ uyarısı

Kongreye katılan Dünya Ambalaj Örgütü (World Packaging Organisation

- WPO) Başkanı Prof. Pierre Pienaar da kapanış panelinde

firmalara ‘yanıltıcı çevreci vaatler ve mesajlar’ olarak tanımlanan

‘Greenwashing’ tuzağına düşmemeleri konusunda uyarıda bulundu.

Sürdürülebilirliğe vurgu yapan bir iletişim çalışmasının şirketlerin

itibar yönetimi için olumlu katkılar sunacağını belirten Pienaar, ancak

bunun doğru ve sağlam kanıtlarla yapılması gerektiğine dikkat

çekti. Markaların kendileri ve ürünleri ile ilgili mesajların samimi ve

şeffaf olması gerektiğini anlatan Pienaar, çevreci görünmek adına

topluma yanlış mesajların aktarılmaması gerektiğini vurguladı.

Küresel Eğilim 3R

Ambalaj Kongresi sponsorları arasında yer alarak destekleyen şirketlerden

biri de Toyo Matbaa Mürekkepleri’ydi. Kongre’de Japonya

Ambalaj Pazarı Eğilimleri konusunda sunum yapan şirketin Yönetim

Kurulu Başkanı Koji Wada, küresel eğilim olarak 3R (Reduce,

Reuse, Recycle - Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür) kuramına

dikkat çekiyordu.

Wada, bu konuyu dergimize kısaca şöylece özetledi: “Ambalaj

Kongresi’nde yaptığım sunum Japonya’daki ambalaj eğilimlerini

büyüteç altına alıyor. Küresel akımlar, teknolojiyi kullanarak 3R

üzerine odaklanıyor. 3R’yi açacak olursak, ‘Reduce, Reuse, Recycle

- Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür’. Dolayısıyla ben de sunumumda

bu eğilimleri baz alıyorum. Öncelikli konu ise “Reduce”

yani “Azaltma”. Bu konuda alınan tedbirler ve ambalaj çözümler

mevcut.”

“Ambalajda kullanılan plastiklerin yerini başka ham maddelerin

alması çalışmalarının yanı sıra nasıl aynı ambalaj için daha az

malzeme kullanabiliriz sorusuna cevap aranıyor. Burada plastikten,

kâğıt bazlı malzemelere geçiş mümkün ve Japonya’da örnekleri

32

OCAK | JANUARY | 2020


oldukça çok. Ambalajların ölçülerini, boş kalan keskin köşelerini

ortadan kaldırarak aynı ambalaj içine daha fazla malzeme sığdırmak,

ambalaj malzemesinin kalınlığını azaltarak daha az atık oluşturmak

gibi örneklere sunumumda da yer verdim. Gelecekte yaşayabileceğimiz

başka bir dünya yok. Dolayısıyla, bu konu sadece

bizim gibi şirketlerin gündeminde değil. Her şirket sürdürebilirlik

konusu üzerinde çalışıyor.”

Wada, şirketin ağırlıklı olarak ambalaja yönelik üretim yaptığını da

sözlerini ekliyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak Koji Wada’nın

ambalaj alanına ve Türkiye’ye bakışına dair sorumuz üzerine

fabrika yatırımına ilişkin yorumları ise şöyle:

“Toyo Ink olarak ağırlıklı ambalaj sektörünü odağımıza aldığımızı

söyleyebilirim. Yaklaşık olarak işimizin %70’i ambalaj tarafında devam

etmektedir. Elbette bu alanda da birçok kategoriden, çeşitlilikten

bahsedebilirim. Esnek ambalaj, karton ambalaj, UV gibi.. Ek olarak,

ihracatta da ciddi bir ivme kazandık. Toyo Ink Group’un; Avrupa,

Afrika, Rusya ve Ortadoğu’dan oluşan geniş bir coğrafya için Türkiye’yi

üretim ve satış üssü olarak konumlandırması ihracatta hedef

büyütmemizi sağladı. Toyo Ink Group, Türkiye’de olmaktan dolayı

çok mutlu. Üç buçuk yıldan beri Toyo Matbaa Mürekkepleri olarak

Manisa’da faaliyet gösteren şirketimiz her geçen yıl biraz daha büyüyor.

Alınan sonuçlardan gerçekten çok memnunuz. Bunu Türkiye’de

yeni yatırım yapıyor olmamız da teyid ediyor zaten.”

Groh Kongrede birer sunum yaptılar. İkili sunumları ve ambalaja yönelik

görüşlerini paylaşırken ana tema güvenlik ve sürdürülebilirlik

oldu:

Joseph Sutter: Eğer ambalaj üzerine konuşuyorsanız ya da üretim

yapıyorsanız öncelikli soru güvenlik olmalı. Bu ana noktanın ardında

tüketici sağlığı için ambalajdan gıda üzerine mürekkep geçişi olmaması

gerektiği, yatıyor. Biz bu problemin çözümü için bir mürekkep

üreticisi olarak çok uzun zamandır çalışıyoruz ve son on yıldır gıda

içeren ambalajlar için tüketici sağlığı koruyan mürekkepler üretiyoruz.

Bugün gıda ve tüketici için bu açıdan hiçbir risk kalmamıştır.

Bernd Groh: hubergroup için ürünlerimizin üretiminde sürdürülebilirlik

ana konumuzdur ve tabii ürünlerimizin çevresel etkisi. Ana

görevimiz müşterilerimizi bu konuda destekleyebilmektir. Çocuklarımız

için yaşayabilecek bir başka gezegenimiz yok. Öyleyse onların

yaşayabileceği bir dünya için sorumluluklarımız var.

Joseph Sutter: Sürdürülebilir bir ambalaj için tasarım sürdürülebilir

olmalıdır. Doğru komponentlerin kullanılması işin sadece bir parçası.

Bu kongrede dinlediğimiz gibi sürdürülebilirliğin birçok parçası

var. Ambalajların daha küçük hale getirilmesi, daha hafif ambalajlar

üretmek, parçalara ayırmak ve benzeri birçok tartışılan konu var.

Benim bu kongredeki sunumum gıda güvenliği hakkında ve gıda

ambalajlarında kullanılan baskı mürekkeplerinin GMP (Good Manufacturing

Practices) İyi Üretim Uygulamaları’na uygun koşullarda

tasarlandığını ve üretildiğini anlatıyor. Genel olarak Avrupalı mürekkep

üreticilerinin, matbaaların güvenilir gıda ambalajını üretebilmesi

için gösterdiği çabadan bahsediyor. Avrupa’da çok sayıda regülasyon

var. Bu regülasyonlara uygun gıda ambalaj mürekkebi üretimimizi

beş başlık altında anlatıyorum: Hammadde, üretim, kontrol,

tecrübe ve garanti.

Bernd Groh: Kongrenin ana temalarından biri olan döngüsel ekonomi,

sürdürülebilirlik için anahtar rolü üstleniyor. Ağır hammaddeler

kullanarak sürdürülebilir ürünler yapamayız. Bu dünya için en kötü

senaryo olur. Bir diğer önemli nokta ise bizim endüstrimizin mücadelesidir.

Ambalaj endüstrisi farklı ürün ve komponentleri bir araya

toplamalı. Bu şekilde doğru ürünleri bir araya getirebilir ve sürdürülebilir

ambalajlar üretebiliriz. Sonuçta ambalaj tüketici için güvenilir

olmalıdır ve bu mutlaka izlenecek bir yoldur. Bu yolu bulabilmek

için yapılan geliştirmeler sonuçta nasıl bir sürdürülebilir ambalaj

tasarlanması gerektiğini araştırmaya bizi sevk eder.

Biz huber group olarak pazara sertifikalandırılmamış herhangi bir

şey sunamayız. Müşterilerimiz sürdürülebilir olan veya olmayan

mürekkep arasında bir seçim yapmalılar ve onların faydasına olan

şey son derece açık. Sürdürülebilirlik sadece baskı odasında sadece

süper markette biten bir şey değil. Çevresel etkileri kaldırılmış

ürün gurubumuz bunun çok daha ötesinde daha fazla sürdürülebilir

ve daha az çevresel etki ve dönüştürülebilme sunar.

SunChemical yeni dijital kartelası ile verimliliğe

ve tasarrufa yönlendiriyor

Doğrusal ekonomi modeli olan “üret-kullan-at”, yerini döngüsel

ekonomi modeline bırakıyor. Döngüsel ekonomide üreticiler, endüstrinin

çevre üzerindeki etkisini azaltmak için atıkları ortadan

kaldırıyor, malzemeleri yeniden kullanarak geri dönüştürüyor. Sun

Chemical, ASD Ambalaj Kongresi 2019’da, bilişim teknolojileri ve endüstri

faaliyetlerinin birlikte kullanımının önemi vurguladı. Endüstri

4.0 bağlamında, özel ekipman ve yazılımlar ile oluşturduğu; farklı

baskı altı malzemelerinde kullanılacak dijital renk kartelası ile birlikte,

dijital baskı renk çeşitliliği artacak. Yeni trend renklerin oluşumuna

yön veren teknoloji, hedef pazarda renklerin farklı baskı yüzeyleri

üzerinde standartlaştırılmasına da olanak sağlayacak. Kongre sırasında

lansmanı yapılan ve farklı etkinliklerde tanıtımı devam edecek

olan dijital kartela sayesinde kâğıt sarfiyatı azalarak, baskılı kâğıt

atığının oluşumunu ortadan kaldıracak. Döngüsel ekonomiye uygun

bir çözüm ortaklığı sunan bu yenilik, paydaşlarımızın kendilerine

özel renk kartelası ile daha verimli bir işleyişe ve yüksek rekabet

gücüne sahip olmalarını sağlıyor.

Mürekkep, kullanıcı güvenliği ve sürdürülebilirlik

hubergroup Ofset Ambalaj ve Metal Dekorasyon Ürün Müdürü Joseph

Sutter ve SF/UV Küresel Ürün ve Portfolyo Müdürü Bernd

Joseph Sutter: Bu kongre bize Türkiye’de ambalaj pazarının ne derece

önemli olduğunu gösterdi. Gerçekten büyük bir pazar ve bu

kadar çok ilgilinin burada toplanmış olması büyük başarı. Tebrik ve

teşekkür ediyorum.

Son not

ASD Ambalaj Kongresi son yıllarda düzenlenmiş en başarılı etkinlik

olarak kayda geçti. Bildirilerinin dolu içerikleri, konuşmacıların konularına

olan hâkimiyetleri ve izleyicilerin ilgisine sponsorların güçlü

desteği eklenince keyifli ve faydası yüksek bir kongre halini aldı.

ASD yönetimi bu kongreyi her ne kadar dört yılda bir yapmayı planlamış

olsa da sanırım Zeki Sarıbekir’in de kapanış konuşmasında

belirttiği gibi iki yılda bir frekansına da dönebilir. İlgi bunu gerektiriyor

gibi göründü ancak nihai karar ASD Yönetim Kurulu’nun olacak.

Kongre ile ilgili içeriklere ve daha fazla detaya ambalajkongresi.org

adresinden ulaşılabiliyor.

33

OCAK | JANUARY | 2020


16. ETİKET BAYRAMI YAPILDI

“Eğitim

Verimliliktir”

Etiket Sanayicileri Derneği’nin (ESD) yıllık

geleneksel etkinliği Etiket Bayramı’nın 16.sı

geçtiğimiz ay İstanbul Holiday Inn Oteli’nde

yapıldı.

Ambalaj Teknolojileri (Disiplinlerarası)

Tezli Yüksek Lisans Programı

ESD’nin de dahil olduğu hatta başı çektiği sektörel birlikleri,

her iki üniversite rektörleri ve fakülte dekanları ile defalarca bir

araya geldiler. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörü Prof.

Dr. Nuri Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erol İnce ve bölüm

başkanı Prof. Dr. Erdoğan Köse bu işbirliği sonucunda başlıktaki

programın bu öğretim yılı itibariyle başlamasını sağladılar.

Bundan sonraki aşamada ilgili programın birçok alanda ve seviyede

devamını sağlamak için yoğun bir çaba sarf eden Prof.

Dr. Erol İnce programa ilişkin şu bilgileri veriyor:

“Ülkemizde ambalaj alanı ile ilgili bilimsel bir bilgi birikiminin

oluşmasını sağlayarak ambalaj sektörünün ihtiyaç duyduğu

kalifiye insan gücünü yetiştirmeyi hedefliyoruz. Anladığımız

o dur ki sektörün ihtiyacı sadece yüksek mühendis değildir.

Bu sebeple ara eleman yetiştiren meslek liseleri ve onlarla

yüksek mühendislerimiz arasında kalan alan için yöneticiler

yetiştiren Meslek Yüksek Okulları açılması takip eden hedeflerimiz

olacak. Bu programı açmaktaki hedeflerimiz ise ambalaj

alanında üretim süreçlerine hâkim, ön görülen ya da öngörülemeyen

durumlar karşısında kendi başına karar alabilen

ve verimliliği esas alan, yenilikçi ve inovatif bir yaklaşımla

girişimci becerilerini kazanmış insan gücü yetiştirmek ve tüm

ambalaj üretim kollarında bilimsel bilgi birikiminin oluşmasına

katkı vermektir. Bu programın mezun mühendislerimiz tarafından

gördüğü ilgiden memnunuz. Öğrenci sayımızın hızlıca artacağından

da eminiz. Bahar dönemi kayıtlarımızı bu ay içinde

(Aralık – Ocak) gerçekleştireceğiz.”

Bu yılın etkinliğinin ana başlığı ‘Eğitim verimliliktir’ oldu. 16. Etiket

Bayramı, eğitim, ekonomi ve baskı teknolojileri olmak üzere

üç ana tema üzerine yerleştirilmişti ki bu başarılı program ve

seçilen konuşmacılarda varılan isabetten dolayı ESD’yi bizzat

kutlamak isteriz. Etkinliğe etiket endüstrisine hizmet veren çok

sayıda tedarikçi sponsor olmuştu ve katılımcılar sunumlar ve

konuşmaların aralarında bu sponsorların yenilikçi ürünlerine

ilişkin görüşmeler yapma imkânı buldu.

Açılış ve Eğitim konuşmaları

Etkinliğin açılış konuşmalarını ESD Başkanı Aydın Okay ve

FINAT Yönetim Kurulu Üyesi Jakob Landberg yaptılar. Etiket

endüstrisinin son güncel bilgilerinin paylaşıldığı konuşmaları

takip eden oturumda ise başlık ‘Eğitim Konuşmaları’ idi.

Bu bölümde ASD ve İSO Yönetim Kurulu Üyesi ve TOBB Ambalaj

Meclis Başkanı Mustafa Tacir ve İstanbul Üniversitesi

Cerrahpaşa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erol İnce konuştular.

Etkinliğin ana başlığı olması sebebiyle özellikle ‘Ambalaj Teknolojileri

Mühendisliği Tezli Yüksek Lisans’ programı ve üniversite

sanayi işbirliği çerçevesinde Prof. İnce’nin etkileyici

fikir ve tavsiyelerini buraya detaylıca alıyoruz:

Sektörün bilimsel gelişimine katkı sağlayacak destekler

Prof. Dr. Erol İnce, Etiket Bayramı’nda yaptığı konuşmada ayrıca

ambalaj sektörünün geliştirilmesine yönelik olarak TÜBİ-

TAK ve KOSGEB tarafından desteklenerek sanayiciye önemli

katkılar veren programlardan da bahsetti. Bu programları

Üniversite Sanayi işbirliği çerçevesinde kullanarak hem Ar-

Ge yapılabilir hem de bilimsel araştırmalar için oluşturulmuş

kaynaklar kullanılarak birlikte çalışılabilir.

Bu programlar TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı, 2236

Uluslararası Deneyimli Araştırmacı Dolaşımı Destek Programı,

2232 Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ve sanayicinin

spesifik sorunlarını çözmek için sağlanan KAP (Kontratlı Arge

Projesi) ve Üniversite ile KOSGEB İkitelli işbirliği çerçevesinde

sağlanan KOSGEB işbirlikleri. Tüm bu programlara üniversite

ile birlikte çalışarak giren işletmelere hem TÜBİTAK hem de

KOSGEB tarafından maliyetler açısından %60 - %75 oranlarında

destek verildiğini anlatan Prof. İnce, bu konularda işletmelerin

kendilerine ulaşmasının ve sorularının cevaplanması

için hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Çiftsan ve DGS ödüllerini aldılar

16. Etiket Bayramının ikinci başlığı olan ekonomi ile ilgili olarak

TWAB Danışmanlık Yöneticisi Mehmet Sönmez, ‘Yatırımlar için

doğru zaman, ne zaman’ ve Bernhard Grob, ‘İçimizden birinin

hikâyesi’ sunumlarını gerçekleştirdiler. Ekonomi başlığının

son konuşmacısı ise Hasan Salih Acar’dı. Acar’ın sunumu ise

etkinliğin son sunumu olarak gerçekleşti. Etkinliğin öğleden

önceki bölümü FINAT ödülü sahibi Çiftsan Etiket ve DGS şir-

34

OCAK | JANUARY | 2020


ketlerinin ESD ödül beratlarının Landberg ve Okay tarafından

takdimi ile sona erdi.

Öğle yemeğini takiben ‘Müşteri gözüyle etiket ve ambalaj’ sunumunu

gerçekleştiren Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve

Tedarikçileri Derneği (PLAT) Başkanı İmer Özer’in sunumu ile

tekrar hareketlenen etkinlik ‘Baskı Teknolojileri’ paneli ile devam

etti.

sayıları için açık ara liderliği elinde tutan ve elektroink teknolojisi

ile farklılaşan HP Indigo’nun kurulumlarının teknolojinin

kendini ispat ettiği yolunda en önemli gösterge olduğunu

anlattı. Nadir Kargı ise Durst’un yeni RSCi teknolojisi ile 33,

42 veya 51 cm enlerinde flekso baskı kalitesinde ve hızında

üretim imkânı tanıyarak dijital endüstriyel üretimin yolunu açtığını

söyledi. Dijital baskı tarafından gelen her iki panelistin de

birleştikleri ortak fikir dijitalin artık sadece kısa tirajlar için değil

özelleştirilmiş milyonluk etiket ve ambalaj tirajları için geçerli

olduğuydu.

Hibrit geliyor…

Labelexpo Avrupa fuarında yeni hibrit makineler sergileyen

Nilpeter ve Omet temsilcileri ise fleksonun esnekliği ile dijitalin

etkinliğinin birleştirilerek hibrit teknolojinin daha verimli

çözümler sunabileceğini anlattılar. Bizce bu panelin sonucu

flekso ile dijitalin bir yarış halinde olmadığı ve gerek aynı baskı

odasında gerekse aynı web yolu üzerinde birlikte kullanılarak

yeni pazarlar oluşturulması ve iş geliştirmeye imkân tanınmasına

yardımcı olduğuydu.

Dijital baskı ve/veyahibrit

Okay’ın moderatörlüğünde yapılan panelin konuşmacıları ise

HP Indigo distribütörü Matset A.Ş’den Önder Babataş, Durst

distribütörü LinoSistem’den Nadir Kargı, Omet’ten Roberto

Speri ve Nilpeter’den Jakop Landberg’ten müteşekkildi. Her

dört panelist de şirketlerinin sunduğu etiket ve esnek ambalaj

çözümlerini anlattılar. Bu çerçevede Okay’ın soruları dijital

baskı, elektroink, inkjet karşılaştırması ve hibrit teknolojiler tarafından

geldi. Önder Babataş, etiket ve esnek ambalaj alanında

bobin beslemeli çözümleri ile küresel pazarda kurulum

Tebrikler ESD…

ESD’nin 21 inci kuruluş yıldönümünün de kutlandığı 16. Etiket

Bayramı önemli başlıklar açarak ve açılan başlıklara katkı

sağlayarak misyonunu bu yıl da en iyi biçimde gerçekleştirdi.

Bu arada ilave etmek gerekir ki Okay’ın özellikle Ambalaj

Mühendisliği konusunda yoğun bir çabası var ve neredeyse iki

yıldır devam ediyor. Bu açıdan bakıldığında meslekî eğitim için

bugünlerde en önemli konu bu. Bu sebeple Okay’a ve ESD’ye

bu konuda verdiği destek için bir kez daha tebriklerimizi göndereceğiz.

Fatih Özatay

HP Indigo

Ülke Direktörlüğüne

Atandı

Yeniden yapılanmasını küresel çapta sürdüren HP, Indigo Türkiye

Ülke Direktörü olarak 2007’den bu yana HP’de görev yapan

Fatih Özatay’ı atadı. Özatay, yeni görevi çerçevesinde tüm Indigo

ve PageWide portföyünden sorumlu olacak ve CEMA bölgesi

içinde Bölge Müdürü Adir Ariel ile birlikte çalışacak.

Ariel, EMEA bölgesinin bir parçası olduklarını, pazarların tümünde

direkt olarak yer almanın daha fazla esneklik sağlayacağını

düşünerek bu yeniden yapılanmanın gerçekleştirildiğini,

söylüyor ve ekliyor:

“Bu çok yeni bir haber. Yeni yapılanma ile Türkiye’de pazarın

beklentilerini ve ihtiyaçlarını daha iyi anlayabileceğiz. Bunun da

ötesinde Matset’in müşterilerinin ihtiyaçlarını desteklemek için

tüm araçlara sahip olduğundan emin olacağız. Fatih ile birlikte

Türkiye’de çalışmayı sürdürmekten dolayı çok mutluyuz. Fatih,

Türkiye pazarında herkesin tanıdığı çok başarılı bir yönetici. Ben

bölgede elli dört ülkeden sorumluyum ancak Türkiye bunlardan

en önemlisi. Buradaki potansiyelin farkındayız. Bunun da yakınında

olmak zorundayız.”

Özatay, Türkiye’de HP için büyük bir potansiyel bulunduğunu ve

özellikle endüstriyel baskı alanında önemli fırsatlar bulunduğunu

söylüyor: “Ben de tüm bu başarıların bir parçası olmak istiyorum

ve ümit ediyorum ki pazarın beklentilerini karşılayacak

alanları dolduracağım.”

1997’de Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Kimya Mühendisi olarak

mezun olan Özatay, 1999’da Londra’da Hammersmith&West

London College’da ‘İş Geliştirme Programı’nı tamamladı. 2007

yılına kadar Eastman Kodak’ta farklı görevler üstlendi ve

2007’den bu yana HP’de görev yapıyordu.

35

OCAK | JANUARY | 2020


Heidelberg

Ambalaj’da

Büyümesini

Sürdürüyor

Geçtiğimiz ay Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği

(KASAD)’nin aylık sektör toplantılarının konuğu

Heidelberg Türkiye’ydi. Programını Ali Poyrazoğlu

ile paylaşmayı tercih eden Heidelberg Türkiye,

toplantının birinci bölümünde Dernek Başkanı

Alican Duran’ın açılış konuşması (özetini beşinci

sayfadaki editör yazısında bulabilirsiniz) ve

diğer mutat KASAD konuşmaları ve rozet takma

ritüelinin ardından bizzat Ülke Müdürü Selkut

Engin ile karton ambalajın lider matbaacılarına

seslendi.

Selkut Engin’in konuşması ve sunumu saatlerce sürebilecek bir

Heidelberg tanıtımı ve 2019 değerlendirmesinin özeti olarak hazırlanmıştı

ve bizim çıkardığımız ana fikir şuydu: “Heidelberg 2019’da

karton ambalajda liderliğini ilan etti.” Engin’in sunumundan parça

aldığımız notları sıralayalım:

• Heidelberg, son altı yılda küresel pazarda ambalaj sektörüne

10 bin üniteden fazla satış yaptı. Bugün pazar payı %49 ve bu

rakam pazar liderliğine tekabül ediyor.

• Heidelberg, geçtiğimiz yıl sadece Ar-Ge’ye 70 milyon euro harcadı.

• Heidelberg Türkiye, 65 çalışana sahip ve bunun 35’i teknik

servis çalışanı. Bu teknik servis ekibine yılda sadece eğitim için

150 bin euro harcanıyor. Teknik servis Heidelberg Türkiye’nin en

önemli gücü.

• Heidelberg, ambalaj sektörüne geniş bir portföy ile hizmet veriyor.

Baskı öncesi, baskı ve sonrasında ve iş yönetiminde olmak

üzere uçtan uca sayısız çözümü var.

• Heidelberg Türkiye, bir yıl içinde Türkiye’de 100 ünite makine

satışı gerçekleştirdi. Bu da neredeyse pazarın %100’ü anlamına

geliyor.

• Heidelberg Türkiye, Vinfoil ile yaptığı anlaşma neticesinde bu

şirketin ürettiği inline soğuk yaldız ünitelerinin ofset makineleri

üzerine kurulumunu yapıyor. İlk kurulum Duran Doğan Matbaasında

yapıldı.

• Heidelberg Türkiye ayrıca K-laser ile de bir işbirliği anlaşması

yaptı ve özellikle ambalaj endüstrisi için premium kutuları artı

değerli kılan yaldız, hologram, cast&cure vb. sonlandırma malzemeleri

ile de hizmet veriyor. (Bu ürünler Avrasya Ambalaj fuarında

sergilenmişti.)

• Heidelberg Türkiye finansmanını kendi karşılayarak matbaalara

mürekkep pompa sistemi kuracak. Tabii bunun için mürekkep

noktasında bir anlaşmaya bağlı olarak.

• Heidelberg Türkiye matbaaları leasing ile uğraştırmadan Fire2Click

modeli ile CtP ve banyo makinesi ya da Versafire dijital

baskı makinesi tedariği yapmaya da devam ediyor.

Prinect ile artan verimliliğe bir örnek

En sona sakladığımız iki noktadan birincisi ise matbaa iş akış yönetimi

Prinect. Engin, bu yazılımın faydasını Avrupa’da bir matbaa

üzerinde anlatıyor: Prinect öncesi ESP matbaası 8,2 milyon eur

değerinde bir matbaa. 55 personel ile kişi başı 149 bin euro ciro

yapıyordu. Üretime geçene kadar 13 farklı aşamadan geçen işler

yılın ilk üç ayı kapasitesini dolduruyordu. 4 adet müdür ve 5 adet

direktör çalışıyordu. Ortalama tirajı 4 bin olan yıllık 10 bin sipariş

alıyordu. Gelelim Prinect sonrasına; Ciro 22,4 milyon euroya

yükseldi. Tamamen sistem ve teknoloji tabanlı bir iş yönetimi ile

üretim öncesi basamaklar kısaltıldı. Ortalama tiraj 3 bin 950 civarındayken

yıllık sipariş sayısı ise 27 bin 500’e yükseldi. Makine

sayısı ikiye düşürülmesine rağmen yıllık baskı sayısı 165 milyona

ulaştı. Bunu sağlayan ise Heidelberg’in danışmanlığı ve Prinect

iş akışı oldu.

Abonelik sistemi sonuçlarından bir kesit

İkinci son nokta ise Sentez Ambalaj ile Türkiye’de ilk kez gerçekleşen

ve çok sorulan abonelik sistemine dair. Bilindiği gibi Sentez

Ambalaj’da diğer makineler çıkarıldıktan sonra bir ofset makine

kurulumu yapıldı ve abonelik sistemi çerçevesinde matbaanın

iş yönetimi yeniden dizayn edildi. Bunun üzerinden ise bir sene

geçti. Sentez Ambalaj’da iki adet 70x100 makine yerine konan

Speedmaster XL 106 7+LX ile baskı performansı %15 artırılırken,

matbaa baskı hazırlık sürecinde %20.6 oranın iyileştirme sağladı.

Ortalama baskı hızı ise saatte 14,6 bin tabakaya ulaştı. Bir sonraki

adımda hedef ise saatte 16 bin 600 tabaka.

Selkut Engin konuşmasını drupa 2020 ile ilgili kısa bir bilgi ile tamamladı.

Heidelberg drupa boyunca yine Salon1’de yer alacak.

(Heidelberg’in drupa 2020 öncesi basın konferansı Mart başında

yapılacak ve bu konferanstan topladığımız bilgileri Nisan sayımızda

duyuracağız.) Heidelberg drupa 2020 boyunca Wiesloch’taki

salonlarını da açık tutacak ve isteyen matbaacılar 18, 19, 20, 22

ve 23 Haziran tarihleri arasında burada da canlı demolara katılabilecekler.

36

OCAK | JANUARY | 2020


Ekipman

Dijital inkjet baskı ve dahili

sonlandırmayı birleştiren güç.

Gallus Labelfire

Gallus Labelfire, en son dijital baskı teknolojisi ve konvansiyonel baskı teknolojilerinin avantajlarını

ileri sonlandırma teknolojileri ile kombine ederek, etiket basımında çıtayı yükseltiyor.

› www.heidelberg.com/tr

1200x1200

dpi fiziksel

çözünürlük

340 mm

baskı eni

Serigraf, lak,

soğuk folyo,

laminasyon, yarı

ve tam rotatif

şekilli kesim,

matrix sarıcı ve

sıyırıcı

5 VE 8

RENK BASKI

SEÇENEKLERİ

70 metre/

dakika baskı

hızı

50 - 350

mikron arası

basılabilen

malzeme

kalınlıkları

Heidelberg Grafik Ticaret Servis Ltd. Şti.

Tel. (212) 410 37 00 • Faks (212) 410 37 99

www.heidelberg.com/tr • info.tr@heidelberg.com

37

OCAK | JANUARY | 2020


Barem Ambalaj

Tesislerinde İkinci

Mürekkep Sistemi

Tire Fabrikaya

Kuruldu

Barem Ambalaj makine yatırımları ardından

verimlilik ve stabil kalite şartlarını oluşturmaya

yönelik çalışmalarında, merkezi mürekkep

sistemlerini kurmaya devam ediyor.

Barem Ambalaj’ın Gaziantep baskı tesislerinde kurulan merkezi

mürekkep sistemi projesi, Tire baskı tesislerinde de kurulumu

tamamlanarak teslim edildi. Koenig & Bauer 142 ve Roland

706 baskı makinelerinin tek merkezden mürekkep beslemesine

imkân veren sistem özellikle hazneleri elle doldurmanın

zor olduğu büyük ölçü baskı makinelerinde son derece faydalı

bir sistem olarak biliniyor. Barem Ambalaj Satın alma Müdürü

Hasan Özkaplan ve Satın alma şefi Kemal Demirtaş, manuel

olarak hazneyi doldurmanın hem zaman kaybı hem de mürekkep

firesine neden olması açısından tercih edilen Technotrans

Sistemlerinin atık giderleri konusunda da işletmelerine katkı

sağladığını, söylüyor:

“Technotrans Mürekkep pompalama sisteminin sunduğu avantajlar

açık. Depolama yok. Mürekkep atığı yok. Mürekkep ambalajı

taşıma yok ve tabii ki tertemiz matbaalar ve baskı makineleri

de çalışma ortamınızı en iyi hale getiren en önemli etken.”

Barem Ambalaj’ın son teknoloji baskı makineleri tercihlerinin

ardından tüm sistemlerin entegre ve en üst verimlilik ilkesiyle

çalışması prensiplerinin bir sonucu olan Merkezi Mürekkep

Pompalama üniteleri aynı matbaa bünyesindeki tüm makinalara

ihtiyacı kadar mürekkebi sürekli haznede tutarak, baskı anında

mürekkebin azalması ya da haznenin boşalması gibi riskleri

de ortadan kaldırıyor. Bakon Mühendislik’ten Tamer Yenibeken

Technotrans mürekkep pompalama sisteminin maliyet ve işçilik

avantajlarını şu örnekle açıklıyor:

Kısa sürede amorte edilebilir bir yatırım

“Reel ortalama tüketim dört ton olarak kabul edilirse bu tüketim

için 2,5 kg’lık ambalajlardan takribi bin 600 kutuya ihtiyaçları

olacak. Dünya standartlarına göre bu ambalajların atık miktarı

yaklaşık dört gram. Türkiye’deki standardın birkaç puan daha

yukarıda olduğu düşünülürse, ciddi miktarda bir mürekkebin

çöpe gittiğini görebiliriz. Bununla birlikte inanılmaz miktarda bir

atık kutu söz konusu. Bu sistemle o atığı da ortadan kaldırmış

oluyoruz. Çünkü mürekkebimiz 200 kg’lık varillerle geliyor ve

matbaacıyı çok büyük bir atık giderinden de kurtarmış oluyoruz.

Bir diğer kârlılık ise satın alma avantajından geliyor. Matbaalar

2,5 kg’lık mürekkebi satın alırken yaptıkları satın alma ile 200

kg’lık varil arasında, marjda yüzde 5-6 oranında kazançlı çıkıyor.

Ayrıca işçilikten de tasarruf söz konusu. Dört ton mürekkebi

insan eliyle nakletmek en az iki üç çalışan gerektirir. Bunların

hepsi bir araya gelince, bu sistem, dört ton mürekkep tüketen

bir matbaada bir yıl içinde yatırımı geri döndürebilir hale gelebiliyor.

Bu da yatırım geri dönüşü için çok makul bir süre.”

400. Kurulum ile yeni bir kilometre taşı aşıldı

Barem Ambalaj’ın Tire baskı tesislerine kurulan sistem aynı

zaman da Bakon Mühendislik bünyesinde kurulan 400. Pompa

olması açısından da oldukça önemli. Tamamen terzi usulü

matbaanın ihtiyaçları ve yöneticilerin talepleri doğrultusunda

projelendirilen merkezi mürekkep sistemleri Technotrans markasıyla

en çok tercih edilen ve makinelerin orijinal donanımlarının

da içinde olduğu bir ünite.

Heidelberg, Koenig&Bauer, Roland, Komori gibi önemli makine

üreticilerinin en büyük tedarikçilerinden olan Technotrans sistemleri,

soğutma ve mürekkep grupları olarak iki farklı çözümle

tüm matbaalarda biliniyor.

38

OCAK | JANUARY | 2020


Ekipman

Her matbaaya uygun Kutu

Katlama ve Yapıştırma Makinesi.

Diana Go 85

Yeni Diana Go, hem ticari hem de ambalaj matbaacıları için az yer kaplayan, düşük maliyetli, esnek

ve üretken bir giriş seviyesi kutu katlama ve yapıştırma makinesidir. Düz katlama ve dip-kilit gibi

çok çeşitli karton kutu modellerinin yanı sıra, karton zarflar veya CD kapakları gibi isteğe bağlı özel

modellerin üretimi gerçekleştirilebilir.

› www.heidelberg.com/tr

~9 metre

makine

uzunluğu

85 cm

açık kutu

genişliği

Düz

Kartonlar,

Dip-Kilit

Kutular

250 metre/

dakika

çalışma hızı

Karton

Zarflar ve

CD-DVD

Zarfları

Heidelberg Grafik Ticaret Servis Ltd. Şti.

Tel. (212) 410 37 00 • Faks (212) 410 37 99

www.heidelberg.com/tr • info.tr@heidelberg.com

39

OCAK | JANUARY | 2020


InkJet Baskı –

Evrim mi?

Devrim mi?

Dijital InkJet baskıyı, etiket ve ambalaj baskı

sektörleri üzerinde son zamanlarda etkisi olan

yeni ve etkileyici bir teknoloji olarak görmek

kolaydır. Uygulamada, InkJet baskı, 1970’lerin

başlarına kadar adres etiketleri üretmek için

kullanılıyordu. 1970’lerin sonunda, 1980’lerde

ve 1990’ların başında, yeni InkJet baskı kafaları

geliştiren teknolojik firmalar ve dijital InkJet

baskı sistemi üreticileri hızla yayılmaya başladı.

Derleyen

Orijinal

: Nadir KARGI Lino SİSTEM A.Ş.

: Mike FAIRLY (Labels&Labeling)

Bu girişimlerin birçoğu, İngiltere’deki Cambridge Consultants firmasından

ayrılan kişiler tarafından, Xaar, Domino, Epson, Danaher

(Videojet, Elmjet, Willet), Linxs ve Xennia dâhil olmak üzere

Cambridge bölgesinde bir dizi InkJet firması kuruldu. Bu kuruluşlar

etiket ve ambalaj baskısı sektörleri için InkJet evrimin (yoksa

devrim mi demeliyiz?) ön saflarında yer alan firmalardı.

Bu ilk InkJet şirketlerinden birisi olan Elmjet, ikili dizinin (binary array)

geliştirilmesi üzerine çalıştı, sadece bir tane yerine yüzlerce

nozul kullanılarak oldukça hızlı damlacıklar perdesi oluşturulmasını

gerçekleştirdi.

Daha sonra, Xaar tarafından geliştirilen ve görsele göre gerektiğinde

mürekkebi sıkıştırarak damlacık atan “Drop On Demand”

InkJet teknolojisi geldi. Kuşkusuz, 1980’lerde bu öncü InkJet şirketlerinin

bir kısmı, “son kullanım tarihi”’, “barkodlar”, “değişken

yazılar”, “yaka etiketleri” ve uygulama hattında anlık bilgileri basmaya

yönelik projelerde dijital InkJet baskısı kullanımına yönelik

çeşitli pazar araştırma projeleri (bazıları Labels&Labelling’in

danışmanlık desteği ile) yürütüyordu. Bütün bunlar en az 30 yıl

önceydi.

2000’lerde diğer önemli InkJet gelişmeleri yaşanıyordu. 2002

yılında düzenlenen LabelExpo fuarı, Chromas Argio tarafından

geliştirilen tek renkli InkJet sistemin tanıtımına tanıklık etti. Fuar

sırasında “Digital Label Alliance” tarafından geliştirilen, 600 DPI’da

UV inkjet içeren etiketler basılmıştır. Fuarda Mark Andy ayrıca,

Xaar inkjet yazıcı kafa kullanan “Dot Factory Spice” (Tek Geçişli

InkJet Renkli Baskı Sistemi) 6 renkli InkJet ve flekso baskının

bir kombinasyonu olan DT 2200’ü de sergiledi. Hem Argio, hem

de Spice çözümleri birçok etiketçide “beta” testlerine tabi tutuldu.

Bu sayede Hibrit baskı sistemlerinin etiket üretimi için ilginç bir

potansiyele sahip olduğu görülüyordu.

EFI Jetrion, Atlantic Zeiser, Nilpeter/Caslon, Impika Çözümleri,

SolarJet, Stork Prints, Konica Minolta, Mimaki Engineering ve

Xennia gibi yeni nesil yüksek performanslı InkJet baskı makineleri

ve kombinasyon makineleri hepsi 2009 yılının sonuna kadar

olan bu dönemde etiket pazarına girdi. O yıl aynı zamanda günümüzün

InkJet pazar liderlerinden ikisi olan DURTS ve Domino’nun

UV inket etiket baskı pazarına girdiklerini görüyoruz. 2012

itibariyle, 600-720 DPI çözünürlüğünde üçüncü nesil InkJet baskı

makineleri yaygın olarak kullanılmaya başlandı.

Günümüzde

Günümüzde InkJet etiket ve ambalaj baskı teknolojisi, diğer baskı

teknolojilerinden daha hızlı büyüyor. Flekso baskı sistemlerinin

çalışma hızlarına yaklaşarak hibrit baskı sistemlerinin geliştirilmesini

kolaylaştırıyor. InkJet mürekkepleri bu süreçte önemli

ölçüde ilerleme gösterdi; renk kontrolü ve renk yönetimi geliştirilmiştir;

çözünürlük giderek artıyor; form ve baskı genişlikleri

gittikçe artıyor; daha sofistike MIS ile entegrasyon, kalite kontrol

ve baskı sonrası gereklilikleri gerçekleşiyor ve nihayetinde en

son geliştirilen InkJet baskı makinelerinin kalitesi ve performansı

henüz fleksoya eşit değilse bile çok yakın bir seyir izliyor.

InkJet dünyasındaki değişimi anlamak için en son istatistiklere

bakmak faydalı olacaktır. InkJet etiket baskı sistemlerinin ortaya

çıkmasından bu yana yaklaşık 1.800 makine kuruldu. Buna birkaç

yüz hibrit flekso/InkJet baskı makinesi de dâhildir. Yine de 3.000

ya da daha fazla kurulumu olan toner bazlı etiket baskı sistemi

sayısı olan 3.000’den daha önemli ölçüde düşük bir sayı - ancak

tonerli sistemlerden çok daha hızlı büyüyor. Şu anda kurulu

olan InkJet baskı makinelerinin yüzde 90’ından fazlası UV kurutma

kullanıyor. Su bazlı mürekkep kullanan sistemler geriye

kalanı oluşturuyor ancak önümüzdeki dönemde su bazlı InkJet

sistemleri daha çok esnek ambalaj çözümlerinde görmeye hazır

olmalıyız.

Endüstri şu anda 1.200 DPI’a kadar InkJet çözünürlüğe sahip sistemleri

kullanıyor. Tipik bir baskı kafası yapısı, sürücü elektroniği,

mürekkep besleme devreleri ve InkJet nozullara mürekkep

40

OCAK | JANUARY | 2020


Küçükbakkalköy Mah. Derebey Sok. No:8 34750 Ataşehir / İSTANBUL

41

OCAK | JANUARY | 2020


sağlamaktan sorumlu bazen bir ve genellikle yüzlerce mürekkep

haznesini ihtiva etmektedir. Bunlar nozul plakasındaki deliklerdir.

Her bir mürekkep giriş kanalı tipik olarak 20-50 mikrondur.

Karşılaştırma için örnek vermek gerekirse insan saçı 80 mikron

civarındadır. Atılan damlacıklar ise; 2-4-6 piko litre gibi çok küçük

miktarlara kadar düşmüştür (DURST RSC Teknolojisi).

Baskı hızları açısından, genellikle 52 veya 80 mt/dak. Veya daha

fazlasında çalışan InkJet etiket baskı makinelerini bulabiliriz. Ink-

Jet etiket baskısı için form genişlikleri 400 mm’ye kadar bulunabilmekle

beraber son aylarda DURST tarafından geliştirilen RSCi

sistemi ile 100 mt/dk hızda 510 mm ene kadar baskı yapılabilmektedir.

Üst segment InkJet baskı makinelerinin çoğu şu anda

standart seçenek olarak CMYK+OGV+Beyaz renkleri kullanabilmektedir.

Aslında, dijital InkJet beyaz, pürüzsüz yüzeye sahip baskı altı

malzemelerde ilginç dokular oluşturmak için kullanılabilirken,

dayanıklı etiket uygulamaları için UL onaylı InkJet mürekkepler

de kullanılabilir hale geldi. InkJet soğuk yaldız ve InkJet sistemlerde

kullanılabilecek metalik mürekkeplerin yanı sıra spot lak,

mat ve farklı parlaklık seviyeleri de mümkün hale gelmiştir.

Ayrıca, baskı altı lakı ve lak gereksinimi olmadan standart flekso

baskı altı malzemelerini kullanma ve değişken veri baskısını

yüksek hızda işleme olanağı da sunmaktadır. Temassız bir baskı

işlemi olması nedeniyle dokulu baskı altı malzemelerinin dokusu

korunarak baskı yapılması sağlanmaktadır.

Son yıllarda, dijital baskıya düşük maliyetli giriş sağlamak için

InkJet ünitelerini mevcut flekso baskı makinelerine monte etme

ve InkJet ile geleneksel teknolojiyi hibrit baskı hatlarında birleştirme

işlemlerini görmek ilginç oldu. InkJet teknolojisi hemen hemen

50 yıllık zaman süresinde yenilikçi bir değişim süreci geçirdi,

ancak bu bir devrim midir? Sorunun cevabını sizlere bırakmak

gerekiyor sanırım.

FOTOGRAF SANATÇILARI

İÇİN ÖZEL ÇÖZÜMLER

Odak Daha Özel

Fotograflar İçin

Çözümlerini Anlatıyor

Tasarımdan Üretime Renk Mükemmelliği sloganı ile renge dair

birçok çözüm sunan Odak Kimya şirketinin önemli hizmet alanlarından

biri de fotoğraf. Elbette fotoğraf da üretime geçmek için

elimizde olması gereken orjinallerden en önemlisi. Şirketin bu

konuda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotograf Bölümü

ile yaptığı eğitim çalışmaları fotoğraf sanatçıları için önemli

ip uçları veren ve gelişmelerine yardımcı olan çalışmalar olarak

kayda geçiyor. Aynı Bölümde bir de laboratuvarı bulunan

Odak Kimya geçtiğimiz ay iki etkinlik daha yaptı.

Ilford Galerie Creative Emülsiyonlar

Bu etkinliklerden birincisi MSGS Üniversitesinde yapılan uygulamalı

bir etkinlikti. Şirket EIZO monitörler, EPSON yazıcılar ve

Ilford Emisyonlarını bir araya getirdiği bu etkinlikte fotografçıların

nasıl her biri özel ve tekrarlanamaz eşsiz fotoğraf basabileceklerini,

gösterdi.

Ilford Galerie Creative emülsiyonlar su bazlı bir inkjet üst kaplama

ve inkjet yazıcılar ile herhangi bir kâğıt üzerine fotoğraf baskısına

imkân tanıyor. Manuel olarak sürülen emülsiyon geniş bir

renk gamutunda, nefis bir keskinlikle, en iyi renk değerlerinde

herhangi bir desen veya renk içermeyen kâğıtlar üzerine baskı

yapılmasına yardımcı olurken, manuel uygulanıyor olması her

bir baskının bir sonrakinin aynısı olmamasına da sebep oluyor.

Böylelikle fotografçılar her baskıda sadece kendilerinin belirlediği

ve tekrarlanamaz orjinaller elde edebiliyor.

Yeni başlayanlar için fotoğrafta renk yönetimi

Bir diğer etkinlik ise İFSAK’ta yapıldı. Dijital fotografların baskı

öncesi renk yönetimi konusunda ihtisaslaşmış ve bu konuda

MSGS Üniversitesi’nde de ders veren bir fotoğraf sanatçısı olan

Nurettin Sarı, bu seminerde sergi öncesi fotoğraflarda nasıl renk

düzeltmesi yapılacağını, anlattı. Seminer fotoğraf sanatına yeni

başlayanlar için son üretim esnasında ve sergi öncesi baskıya

hazırlıkta monitörden basılı fotoğrafa ulaşan süreçlerdeki renk

profillerinin oluşturulması ve renklerin nasıl düzenlenebileceğine

dairdi. Sarı, seminer boyunca katılımcılara renk hakkında ön

ve kısa ipuçları verdikten sonra fotoğraf makinesinin, monitörün

ve baskı makinesinin birbirine uygun biçimde kalibre edilmesinin

gerekliliğine dikkat çekti. Kalibre edilmemiş ve edilmiş fotoğraflara

ilişkin bir uygulama da seminerin parçası olarak edinilen

bilgilerin pekiştiricisi oldu.

Odak Kimya fotoğraf alanı için Eizo monitörler, spektrofotometreler,

i1 komponentleri ve colormunki kalibrasyon cihazları gibi

pek çok farklı cihazlarla en iyi fotoğrafın elde edilmesine yardımcı

oluyor.

42

OCAK | JANUARY | 2020


43

OCAK | JANUARY | 2020


Bu haberin videosunu

seyretmek için:

Cep telefonunuza yüklü

genARate uygulamasını açın.

Bu fotoğrafı

uygulamada taratın.

Haberi izleyin.

“Kaplamin Ambalaj, Dijital Oluklu Baskı Üretiminde Fujifilm ile

Hattını Genişletiyor” başlıklı bu haberimizin Aralık 2019 sayımızda

sehven tashih edilmemiş hali yayınlanmıştır. Doğru

metin ile tekrar yayınlıyoruz. Düzeltir, özür dileriz.

Kaplamin Ambalaj,

Dijital Oluklu

Baskı Üretiminde

Fujifilm ile Hattını

Genişletiyor

Onset X1 Kaplamin Ambalaj’ın İzmir tesislerinde

üretime alındı. İkinci Prigo dijital çözüm merkezi

Yalova’da açılacak. Çukurova Kâğıt ve Ambalaj

Gurubu şirketlerinden olan ve Türkiye’nin önde

gelen firmalarına ambalaj çözümleri sunan

Kaplamin Ambalaj, İzmir tesislerinde 2017

Aralık itibariyle üretime aldığı Prigo Dijital

Çözüm Merkezi için ikinci Onset flatbed dijital

baskı çözümünü üretime dahil etti.

1976 yılında çok ortaklı bir şirket olarak kurulan Kaplamin

Ambalaj, 1984 yılında Çukurova Holding bünyesi katılmış

ve oluklu mukavva ambalaj üretimine başlamıştır.

2017 yılı sonunda müşteri taleplerini göz önünde bulundurarak

dijital oluklu baskı üretimi için Onset X1Lt flatbed

baskı makinesi yatırımı yapmıştı. Şirket, Prigo Dijital Çözümler

markası altında oluşturulan dijital baskı üretim

tesisi için kısa sürede artan talebi karşılamak için ikinci

bir makine yatırım kararı aldı ve tercihini yine Fujifilm ve

Onset serisinden yana kullandı. Onset X1, şirketin İzmir

Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesindeki tesislerinde

üretime alındı ve şimdiden mevcut üretim kapasitesini,

doldurdu.

Kaplamin Ambalaj Fabrika Müdürü Osman Bozcaarmutlu,

POS standları için başlattıkları dijital oluklu baskı

işinin kısa zamanda farklı sektörlerden oluklu kutu talepleri

de oluşturduğunu, söylüyor ve ekliyor:

Artan talebe karşılık artırılan üretim kapasitesi

“İki yıl evvel girdiğimiz dijital oluklu baskı işinde başarılı

olduğumuzu düşünüyorum. Fujifilm ile bu işe giriş

yaptık. Fujifilm ile de devam ediyoruz. Türkiye’de iyi bir

yere geldiğimizi, müşterilerimizin kalitemizden memnun

olduğunu biliyorum. Bu umut verici bir gelişme ve

44

OCAK | JANUARY | 2020


yatırımlarımızı yeni Prigo tesisleri kurarak büyütmeyi hedefliyoruz.

40 bin metrekare hedefle yola çıktık. ‘Bu makinede

40 bin metrekare hedefimize ulaşırsak ikinci makine yatırımını

düşünebiliriz’, diye planlamıştık. Bugün 70 – 80 bin metrekare

kapasiteye ulaştık. İlk yakın hedefimiz ise 100 bin metrekareyi

aşmak olacak.” Fujifilm Türkiye Genel Müdürü Cengiz Metin,

“Kaplamin Ambalaj’a Fujifilm’e duydukları güven için teşekkür

ediyoruz”, diyor ve ekliyor:

“Sektöre değer katıyorlar.”

“Kaplamin Ambalaj, dijital baskı alanında kendi sektörü için

inovatif işler üretiyor. Prigo markası ile oluklu baskısında yeni

bir soluk ve yeni bir açılıma sebep olmuştur. Kısa tirajlar ve

özelleştirilmiş kutular ve diğer display ve POS materyalleri

için yüksek kalitedeki baskıları ile sektöre değer katıyorlar.

Önümüzdeki dönemde satış ve satış sonrası desteğimizi

Kaplamin Ambalaj’ın inovatif yaklaşımına uygun biçimde ve

sürdürülebilir bir üretim için devam ettiriyor, olacağız.”

Osman Bozcaarmutlu ise sorunsuz bir şekilde dijital üretime

geçişte Onset markası ve Fujifilm Türkiye’nin katkılarının

önemli bir destek oluşturduğunu, anlatıyor:

“Oluklu Mukavva üzerine dijital baskı için çok uygun bir çözüm”

“Onset oluklu mukavva baskısına çok uygun bir üretim makinesi.

Bu makinede farklı baskı altı malzemelerine baskı yapma

imkânı var. Biz de yapıyoruz. Ancak oluklu mukavva hareketli

bir baskı altı malzemesi. Bu sebeple baskısı diğer malzemelere

göre daha zor. Onset, bu konuda çok başarılı. Bu sebeple

ikinci makinede de tercihimiz elbette, Fujifilm, oldu.”

Fujifilm Inkjet Dijital Baskı Bölümü Türkiye ve Ortadoğu Satış

Uzmanı Cem Varol, makinenin teknik imkânları ve sağladıklarını

anlatırken şu detayların altını çiziyor: “Onset serisi makinelerimiz

özellikle oluklu mukavva gibi hareketli baskı altı malzemeleri

üzerine son derece kaliteli baskılar yapabilmektedir.

İstenilen renk konfigürasyonuna ve kullanılan baskı altı malzemesine

göre saatte 900 metrekareye kadar çıkabilen baskı

hızı ile minimum maskeleme imkânı ile kolayca yükleme yapılmaktadır

ve bu özellikleri Onset’i oluklu mukavva baskısında

tercih edilen bir baskı çözümü haline getirmektedir.”

Minimum downtime ile istikrarlı bir üretim

Osman Bozcaarmutlu, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Onset,

sorunsuz çalışmak üzere üretilmiş, operatör dostu bir baskı

makinesi. Yatırımcı, sorunsuz çalışan bir tesisin kapasitesini

artıracağı zaman yeni macera aramaz. Aynı teknoloji ve marka

üzerinden yeni yatırım kararı alırlar. Fujifilm’den satış sonrası

servis konusunda da hem online hem de makine yanında

çok iyi bir servis hizmeti alıyoruz, üretimimizi duraklatmıyor ve

makinenin durma zamanlarını minimum seviyede tutabiliyoruz.

Bu açıdan mutluyuz ve Fujifilm’e teşekkür ediyoruz.

45

OCAK | JANUARY | 2020


Siegwerk, Avrupa’nın

En Büyük Tam Otomatik

Baskı Mürekkepleri Üretim

Tesisini Açtı

Tam otomatik bir üretim tesisini Siegburg

tesisinde devreye alan Siegwerk, kendi

dijitalleşme sürecini ilerletirken, özelleştirilmiş

baskı mürekkepleri ve verniklerin üretimi için

yeni bir kalite standardı belirliyor.

Siegwerk Opens Europe’s

Largest Fully Automated

Production Facility for

Printing Inks

By commissioning a fully automated production

facility at the Siegburg site, Siegwerk is setting

a new quality standard for the production of

customized printing inks and varnishes, while

continuing to push forward its own digitization.

Siegwerk Siegburg’daki merkezindeki müşteri mürekkeplerinin

üretimi için tam otomatik bir tesis açtı. Bu devreye alma ile birlikte,

yeni Blending Merkezi artık Avrupa’da baskı mürekkepleri için

en büyük tam otomatik üretim tesisi haline geldi.

Siegwerk CEO’su Herbert Forker açılış konuşmasında “Bu tesisin

açılması bizim için eşsiz bir kilometre taşıdır”dedi. Yeni blending

tesisi, ağa bağlı Endüstri 4.0 için örnek teşkil eden en son teknolojiyle

donatılmış. “Dijitalleştirme ve otomasyon konuları kilit

rol oynuyor. Farklı düzeylerde, hangi fırsatları değerlendirdiğimizi,

geliştirmek istediğimiz yönü ve tam olarak nereye yatırım

yapmak istediğimizi de göz önünde bulundurmalıyız. Yeni sistem

buna verilen cevaplardan biridir ”diye Forker konuşmasını şöyle

sürdürdü. “Yeni Blending Merkezinin deneme çalışmaları başarılı

bir şekilde yürütülmekte ve yakında tam kapasite ile çalışmaya

başlayacak.”

Yeni Blending Merkezi mevcut tüm yasal gereklilikleri yerine getiriyor

ve genişletilmiş kapasitelerle sağlam teslimat performansına

ek olarak yüksek güvenilirlik, standart süreçler sayesinde

tutarlı ürün kalitesinin avantajını sunuyor. Önceki üretim kurulumuna

kıyasla, yeni işlemler tesisin verimliliğini açıkça artırarak

daha verimli ve şeffaf hale getiriyor. Ek olarak, yeni tesis daha

güvenli ve çevreye duyarlı bir üretim sağlayacak ve Siegwerk’in

artan sürdürülebilirlik için gösterdiği çabaları destekleyecek.

Şirket, müşterilerine Siegwerk’in kanıtlanmış kalitesinde en iyi

şekilde mürekkep ve vernik sağlamak için yıllar boyunca kapsamlı,

global bir üretim ve hizmet ağı kurmuş durumda. Bu tesisler,

Mükemmellik Merkezleri olarak adlandırılan, temel ürünlerin

dünya çapında tek tip bir standarda göre üretildiği 16 adet temel

mürekkep üretim tesisi ve 50 adet karıştırma ve dozaj tesisinden

veya mürekkep çözümlerinin bittiği ve bireysel müşteriye adapte

edildiği Blending Merkezlerinden oluşmaktadır. Forker, “Yeni blending

tesisiyle, tutarlı ve yüksek kaliteye yönelik artan talebi daha

kolay karşılayabilmek için müşteri mürekkep üretimimizi otomatikleştiriyoruz”

diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Siegwerk, has opened a new fully automated facility for

the production of customer inks at its headquarters in

Siegburg. With this commissioning, the new Blending

Center is now the largest fully automated production

facility for printing inks in Europe.

“The opening of this facility is an unparalleled milestone for

us. It is a key component in our global production network a

big step forward,” said Herbert Forker, CEO at Siegwerk, in his

opening speech. The new blending facility is equipped with

state-of-the-art technology, serving as an example for the

networked Industry 4.0. “The topics of digitization and automation

play a key role. We must also consider, at different

levels, which opportunities we take, the direction in which

we want to develop and where exactly we want to invest.

The new system is one of the responses to this,” continued

Forker. A trial operation of the new Blending Center is already

successfully underway and it will soon be running at full

capacity.

The new Blending Center complies with all current legal

requirements and offers the advantage of consistent product

quality through highly reliable, standardized processes, in addition

to solid delivery performance with expanded capacities.

Compared to the previous production setup, the new processs

is even more efficient and transparent, clearly increasing

the site’s productivity. Additionally, the new facility will enable

safer and cleaner production and support Siegwerk’s endeavors

for increased sustainability.

The company has built an extensive, global production and

service network over the years to optimally provide its customers

with inks and varnishes in Siegwerk’s proven quality.

This now consists of 16 base ink production facilities, the

Centers of Excellence, where basic products are manufactured

worldwide according to a uniform standard, as well as

50 blending and dosing facilities, or Blending Centers, where

ink solutions are finished and adapted to individual customer

requirements. “With the new blending facility we are

automating our production of customer inks, in order to be

able to meet the growing demand for consistent and high

quality more easily,” concluded Forker. The Siegburg location

will have a crucial role in the company’s continued profitable

growth.

46

OCAK | JANUARY | 2020


47

OCAK | JANUARY | 2020


“LABEL MAKERS” FİRMASI, DURST

DİJİTAL BASKI KALİTESİYLE

“DIABLESSE”

Etiketle 2 Ödül

Birden Kazandı

Derleyen : Nadir KARGI Lino SİSTEM A.Ş.

ROM markası Diablesse’in karmaşık baskı örneği, İngiltere’de konuşlu

Etiket üreticisi “The Label Makers” tarafından yapılan

süslemeler ve baskılar ile tam anlamıyla yeniden yaratıldı. Çalışmanın

sonucu son olarak gerçekleştirilen İngiltere Ambalaj

Ödüllerinde “Yılın Etiketi” ödülünü ve 2019 Dijital Baskı Ödülleri’nde

“Etiketler ve Ambalajdaki Özel Efektler” kategorilerinde ödülleri

toplamak oldu.

Bu rom bağımsız Manchester içki üretim firmaları “Farman & Son”

tarafından üretildi ve iki farklı seriden oluşmaktadır: “Diablesse

Caribbean Rum” ve “Diablesse Clementine Spiced Rum”. Tasarım

Leeds merkezli yaratıcı bir reklam ajansı tarafından yapıldı, Made

by Analogue ajansı, tarafından tasarlanan etiket, güzel ve baştan

çıkarıcı görünen Karayipler kültüründen gelen bir cazibe olan

‘Diablesse’nin hikayesini anlatıyor; ama güzelliğin altında, hiçbir

şüphe duymadan kendilerini tamamen ona bırakan âşıklarının

kalbini ve ruhunu ele geçiren karanlık ve şeytani bir kadın yatıyor.

Mitolojiye uygun olarak, etiketin hedefi tüketiciyi cezbederek, satın

alıp, bir yudum içmek dışında başka bir seçeneğin olmadığı merak

uyandıran bir dünyaya çekmek ve baştan çıkarmaktı. Karakter

zengin ve göz alıcı bir yaklaşımla canlandırıldı ve romun içindeki

tadı derinliğine hissettirmek için lüks altın varaktan olabildiğince

yararlanılarak bu sonuç elde edildi.

Ayrıntılara büyük özen gösterilerek basılan etiket, görselin detaylardaki

karmaşıklıklarını yakalayarak ve kabartmalı mat altın

varaklarında yardımıyla ve dikkat çekici detayların ortaya konmasıyla

gerçekleştirilmiştir. “The Label Makers” bu işte Fasson

Matt Wine FSC baskı altı malzemesini kullandılar, DURST Dijital

Baskı Sistemi RSC’de 8 renk olarak basıldı ve daha sonra kabartmalı

kalıp kullanılarak sıcak yaldız uygulaması yapılan etiket

sonrasında ince işlemeli embossing uygulaması ile tamamlandı.

“The Label Makers etiketi tasarımdan gerçek etikete dönüştürme

sürecinde harika bir iş çıkardılar ve başlangıçtaki vizyonumdan

hareketle, yapılabileceğin en iyisini yapılması ümidimi tam olarak

yerine getirdiler.

Projenin, beklenen folyo blokajı ve örtücülüğü gibi bir takım baskı

sonrası uygulamalardaki zorluklarının üstesinden gelinmesi gerektiği

bilinciyle, doğru olarak gerçekleştirilmesi önemli bir süreç

ve dikkat gerektirdi. “Bitmiş etiketi gördüğümde aklım başımdan

gitti ve bundan sonra kesinlikle “The Label Makers” ile çalışmaya

devam etmeye karar verdim” dedi kurucu Cleao FARMAN.

The Label Makers’ın genel müdürü David Webster şunları ekledi:

“Etiketin amacı, markanın hikâyesini anlatmak ve tüketicilerle

samimi bir etkileşim oluşturmaktı. Bu, görselin ince detaylarının

özenle reprodüktre edilmesi ve entrika ve gizemin özünü yakalamak

için mat altın yaldızın liberal kullanımıyla başarılmıştır. Etiketin

günümüze ulaştırılmış olmasından çok memnunuz”.

Lidya Grup İle

Galatasaray Arasında

İş Birliği Anlaşması

İmzalandı

Galatasaray Spor Kulübü, Xerox markasıyla faaliyetlerini yürüten

ofis malzemeleri tedarikçisi Lidya Grup ile iş birliği anlaşması

imzaladı. Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom

Stadyumu’nda, 4 Aralık 2019 Çarşamba günü gerçekleşen

imza törenine, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Mustafa

Cengiz ve Lidya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Öz katıldı.

Baskı yönetimi ve hizmetleri iş birliği anlaşması çerçevesinde,

Galatasaray Spor Kulübü’nün baskı süreçlerinin yönetimi 2019

- 2023 yılları arasında Lidya Grup tarafından yönetilecek.

Anlaşmaya ilişkin konuşan Galatasaray Spor Kulübü Başkanı

Mustafa Cengiz, “Günümüz teknolojisinde özellikle yazıcılar ve

gördüğü işlemler günlük yaşamımızda çok önemli. Her ne kadar

biz tümüyle dijital ortamda olsak da yazılı belgelerin kalıcı

olması anlamında da günlük kullanımda çok önemli. Bizim on

yıllık artık yıpranmış olan bütün ofis makinalarımızı bilabedel

değiştiren sevgili Bekir kardeşime ve Lidya Grup’a çok teşekkür

ediyorum.”

48

OCAK | JANUARY | 2020


49

OCAK | JANUARY | 2020


B

hubergroup TÜRKİYE, MESLEK

LİSESİ SEKTÖR MESELESİ

‘Geleceğinizi

Belirginleştiren

Bir Proje’

hubergroup Türkiye, sosyal sorumluluk

projesi kapsamında İzmir, Buca Süleyman Şah

MTA Lisesi matbaa alanı öğrencileri, ‘Matbaa

Öğrencileri İçin Kariyer Planlaması’ panelinde

aynı okul mezunu sektör mensuplarının başarı

hikâyelerini dinlediler.

askı mürekkeplerinin tedarikçisi hubergroup Türkiye’nin Meslek

Lisesi Sektör Meselesi projesi geçtiğimiz yıl İzmir ilini de kapsamış

ve bu ilimizde bulunan Buca Süleyman Şah MTAL matbaa

alanı öğrencileri de projenin bir parçası olmuşlardı. Bu kez hubergroup

Türkiye ve proje yöneticileri öğrencilerin yanındaydılar

ve ‘Matbaa öğrencileri için kariyer planlaması’ paneli aynı okul

mezunu panelistlerin katılımı ile gerçekleştirildi.

20 Aralık günü gerçekleşen etkinlik Okul Müdürü Harun YILMAZ

ve hubergroup Türkiye Yönetim Danışmanı Fatma APAYDIN’ın

açılış konuşmaları ile başladı. Geçtiğimiz yıl projeye katılan öğrencilerin

slayt gösterisini takiben okul yöneticileri projeyi sürdüren

tüm hubergroup çalışanlarına teşekkür plaketlerini sundular.

hubergroup Yönetim Danışmanı Fatma APAYDIN, konuşmasında

tüm bu projeyi öğrencilerin meslek hayallerini görülebilir

kılan renkli bir kaleme benzetti: “Hepinizin kolunda birer bilezik

var; mesleğiniz. Ancak bu bilezik şu anda beyaz bir kâğıt üzerine

beyaz kalemle yazılmış bir yazı gibi. Göremiyorsunuz, size bir

şey ifade etmiyor. Bu proje dâhilinde eğitimleri aldıkça, panelimizi

dinledikçe, teknik gezileri yaptıkça bu yazının renkleri ortaya çıkmaya

başlıyor ve size bir anlam ifade etmeye başlıyor. Bunu

üç yıldır yaşadığımız için sonucundan eminiz. Bu sonucu ortaya

koyan ve söyleyenler de sizlersiniz. Önceki yıllarda katılan ve

mezun olan öğrencilerimizin de söylediği gibi bu proje sizlere,

hayatınızın renklerini getiriyor.”

Konuşmaların ardından panele geçildi. hubergroup Satış ve Pazarlama

Müdürü Furkan KARAGÖZ’ün moderatörlüğünü yaptığı

panelde her biri Buca Endüstri Meslek Lisesi Matbaa Bölümü

mezunu dört matbaa sektörü mensubu yer aldı. Bugün Marmara

Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Basım Teknolojileri

Bölüm Başkanı olan Doç. Dr. Ahmet AKGÜL, Şimşek Ambalaj

Matbaa Planlama ve Kontrol Şefi Hayriye TUTUM DANIŞMAN,

Bakioğlu Holding Prova Baskı ve Renk Yönetimi Takım Lideri Onur

ŞAŞMAZ ve ReproPrint firma sahibi Cengiz TAŞÇI.

“Üretmek zorundayız”

Buca Endüstri Meslek Lisesi Matbaa Bölümünün ilk mezunu olduğunu

ve okul numarasının 1 olduğunu anlatan Cengiz TAŞÇI,

öğrencilere hayata gelmiş olmanın getirdiği kaçınılmaz sonucu

hatırlattı: “Yaşamak ve yaşamak için üretmek”

“Okul sonrası adımlarınız çok daha hızlı olacak ve mesleği matbaada

öğrenenlere göre daha hızlı ilerleyeceksiniz. Yaşamayı

seçtiğimize göre mutlak olarak üretmeliyiz. Okulunuzu bitirdiğinizde

bir meslek sahibi oluyorsunuz. Sonuçta üretmek için gerekli

altyapıyı kazanmış olarak buradan ayrılacaksınız. Unutmayın,

doğru bilgiye ulaşıp çaba sarf ettiğinizde siz de mesleğinizde en

iyi konuma ulaşabilirsiniz.”

Onur ŞAŞMAZ’ın da öğrencilere tavsiyeleri aynı doğrultudaydı:

“Okul mezunu olmak sizin daha hızlı gelişmenizi sağlayacak.

Mesleğinize sarılırsanız öğrenme arzunuz olursa her zaman sizi

teknik anlamda ileri taşıyacak imkânları bulacaksınız.” Hayriye

TUTUM DANIŞMAN ise öğrencileri mesleğe sarılmaları yönünde

cesaretlendiren bir konuşma yaptı:

“Yüreklenelim ve mesleğimize sahip çıkalım”

“Piyasada okul mezunu çalışanlara ihtiyacımız var. Maalesef bizim

mezunlarımızı çok fazla piyasada göremiyoruz. Hem yükseköğrenim

hem de işletme kısmında eksiğiz. Önümüzde imkân

varken bunun kararını şimdi vermemiz gerekiyor. Yüreklenelim

ve mesleğimize sahip çıkalım, matbaacı olalım ve hepimiz çok

çalışalım. Yeniliklere ayak uydurmanız lazım. İşinizi en iyi şekilde

öğrenmeye çalışın. Bilgi bilgidir. Hiçbir şeyi atlamayın. İyi çalışın,

dürüst çalışın.”

Proje Anadolu’ya doğru genişliyor

hubergroup Türkiye Yönetim Danışmanı Fatma APAYDIN, Meslek

Lisesi Sektör Meselesi sosyal sorumluluk projesi’ne dair görüşlerini

paylaşırken şunları söylüyor: “Bu projeye üç yıl önce İstanbul’da

başladık. Matbaa bölümünde okuyan bu pırıl pırıl gençlerin

sektörde çok az sayıda yer aldıklarını görüyoruz. Projemiz bu

50

OCAK | JANUARY | 2020


probleme karşı geliştirilen bir çözüm olarak ortaya çıktı. Bugün

büyüyerek devam eden bir proje haline geldi. Geçtiğimiz sene

İzmir’i de projemize dâhil ettik. 2020 bahar aylarında Ankara ve

Konya’daki matbaa öğrencilerine de ulaşacağız ve projemizi daha

da genişleteceğiz. Bu büyümenin temel sebebi ise bu projeden

faydalandıklarını söyleyen öğrencilerimizdir. Anlamlı olduğunu ve

işe yaradığını gördükçe bizler daha fazla motive oluyoruz.

hubergroup 254 yaşında bir mürekkep firması. Dünyanın ilk kayıtlı

mürekkep firmasıdır. Bizler de böylesine köklü ve gelenekçi

bir firmanın parçası olmaktan çok mutluyuz. Bir firmayı 254 yıl

devam ettirebilmeniz için bu tür sosyal çalışmalara da ihtiyaç

var. Onun için bizler de ticaretin ötesinde bu sosyal sorumluluk

projesi gibi değerlerle geleneğimizi devam ettiriyoruz.”

Meslek Lisesi Sektör Meselesi sosyal sorumluluk projesi önümüzdeki

aylarda Ankara ve Konya’ya da uzanacak ve dört ilde

seminer, teknik gezi vb. etkinliklerle devam edecek.”

hubergroup TÜRKİYE, MESLEK

LİSESİ SEKTÖR MESELESİ

‘Tecrübenin

Ucuzu Olmaz!’

hubergroup Türkiye’nin Meslek Lisesi Sektör

Meselesi projesi bileşenleri olan Dr. Oktay Duran,

İTO Zeytinburnu, Ataşehir İbrahim Müteferrika

ve Silivri Meslekî Teknik Anadolu Liseleri

matbaa bölümleri öğrencileri 28 Kasım’da

Marmara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler MY

Okulu laboratuvarlarını gezdiler.

Sabah saatlerinde öğretmenlerinin nezaretinde Göztepe kampüsünde

toplanan öğrenciler Baskı Teknolojileri Bölümünün laboratuvarlarını

gezdiler. Okulun öğretim görevlileri rehberliğinde

ofset, dijital baskı, flekso baskı öncesi, masa üstü yayıncılık, baskı

öncesi ile fiziksel ve kimyasal testler laboratuvarlarında bulunan

ekipmanları ve yapılan çalışmaları yakından izleyen öğrenciler

öğle yemeğini takiben ‘Matbaa Öğrencileri İçin Kariyer Planlaması’

panelini izlediler.

Kariyer Planlaması Paneli

Paneli hubergroup Tedarik Zinciri Müdürü Erhan Mehan, yönetti.

Panelistler Keyifli Fikirler Grafik Tasarım Ofisi Ajans Başkanı

Zeynep Taşkır, Korozo Ambalaj Baskı Öncesi Prosesler Müdürü

Suat Topuzca ve Korozo Ambalaj İşletme Müdürü Taner Şener,

İstanbul Matbaa Meslek Lisesindeki öğrencilik günlerinden bugüne

uzanan başarı hikâyelerini anlattılar. Okulda edinilen bilgilerin

staj döneminde edinilen iş tecrübesi ile pekiştirildiğinde değerinin

arttığı konusunda hem fikir olan panelistler, tecrübe kazanmanın

ve kariyer basamaklarını çıkmanın ancak çok çalışmakla olabileceğini,

anlattılar.

‘Tecrübenin Ucuzu Olmaz’

Öğrencilikleri boyunca ve mezuniyetin ardından mesleklerinde

ilerlemek için mesai kavramını göz ardı ederek sadece daha

fazla tecrübe edinmek için çalıştılar. Sorumluluk aldılar. Hata

yapmaktan korkmadılar. Sormaktan çekinmediler ve verilen görevleri

reddetmediler. Taşkır, bana verilen görevler, yaptığım her

iş mesleğimle ilgili olmasa da benim için bir kazanç oldu, dedi.

‘Herkes staj yerinden eve kaçarken ben hafta sonları evden işe

kaçıyordum’ diyen Şener ise daha çok öğrenmenin ve yükselmenin

yolunun daha çok çalışmaktan ve sorumluluk almaktan

geçtiğini, anlattı. Topuzca’nın yorumu ise panelin özeti gibiydi:

‘Tecrübenin Ucuzu Olmaz’

hubergroup Türkiye Yönetim Danışmanı Fatma Apaydın, projenin

ortaya çıkardığı enerjinin tüm gönüllüleri ile birlikte şirketin katkılarının

boşa gitmediğini ispatladığını, söyledi. Projenin büyüme

eğilimine de dikkat çeken Apaydın, “Bu proje bizi her adımda daha

fazla heyecanlandırıyor. Öğrenciler ve öğretmenlerden aldığımız

geri bildirimler başarımızı ortaya koyuyor ve sorumluluklarımızı

da artırıyor.” dedi.

51

OCAK | JANUARY | 2020


Bu haberin videosunu

seyretmek için:

Cep telefonunuza yüklü

genARate uygulamasını açın.

Bu fotoğrafı

uygulamada taratın.

Haberi izleyin.

FESPA Eurasia 2019, MATBAA&TEKNİK için yeni bir kilometre

taşının tabelası oldu. 10. Yıl, 20. Yıl, 100 sayı, 200. Sayı vs…

derken Aralık 2019’da 250. Sayıya ulaştık ve bu mutluluğumuzu

okuyucularımızla paylaşmak için FESPA Eurasia bizim için

iyi bir fırsattı. Tüm FESPA ekibine sağladıkları bu kutlamayı

gereğince yapabilme imkânı için teşekkür ederiz.

FESPA Eurasia

2019’un Ardından

Avrasya Bölgesi’nin lider baskı fuarı FESPA

Eurasia, 500’den fazla markanın katılımı ve

10 binden fazla profesyonelin ziyaretiyle

rekor kırdı. 74 ülkeden 2 binden fazla yabancı

ziyaretçinin bulunduğu FESPA Eurasia 2019,

sunduğu işbirliği imkanlarıyla sektöre 1.5

milyar dolarlık hareket katacak

Endüstriyel reklam ve dijital baskı dünyasının tüm yeniliklerinin

bir arada sergilendiği Avrasya’nın en büyük

fuarı FESPA Eurasia 2019 bu yılı da rekorla tamamladı.

Sektörün bütün yıl heyecanla beklediği fuar, 5-8 Aralık

tarihleri arasında 5 yüzden fazla markanın katılımıyla birlikte

10 binden fazla ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin sektör

liderleri ve küresel markalardan oluşan markalar, en yeni

teknolojilerini ve uygulamalarını FESPA Eurasia’da sergiledi.

FESPA Eurasia 2019, 10 bin 477 kişilik tekil ziyaretçi sayısıyla

kendi rekorunu yeniledi. Fuara katılanların yüzde 22’sini (2

bin 305 kişi) 74 ülkeden gelen yabancı ziyaretçiler oluşturdu.

Almanya, İngiltere, Fransa, Yunanistan, Hollanda, Rusya, Çin,

Azerbaycan, Mısır, İran, Bulgaristan, Kosova, Irak gibi ülkelerden

gelen ziyaretçiler bölgenin en büyük fuarında yenilikleri

keşfetti.

Yerli üreticiler yurtdışına açılacak

FESPA Başkanı Christian Duyckaerts, “Baskı sektörünü geliştirmek

için FESPA olarak Avrasya bölgesindeki baskı ve

endüstriyel reklam uzmanlarını desteklemeye devam edeceğiz”

dedi. Açıkhava Reklamcıları Derneği (ARED) Başkanı

Ahmet Özdemirel ise şunları söyledi: “Bu yılı 10 binden fazla

52

OCAK | JANUARY | 2020


53

OCAK | JANUARY | 2020


ziyaretçiyle rekor katılımla tamamladık. Katılımcılar sektördeki

en son yenilikleri keşfederek en iyi yatırım kararını

alma şansı yakaladı. Yerli katılımcılar bölge ülkelere açılma

ve uluslararası müşterilere ulaşma imkanıyla verimli bir

fuar geçirdi. Bundan sonra da öncelikli hedefimiz iç piyasayı

canlandırmak ve sektörün ihracat hacmini artırmak olacak.

FESPA ve ARED ortaklığıyla 7. kez gerçekleşen FESPA Eurasia

Fuarı’nın hacmi ve kapsamı her geçen yıl artarak devam

edecek. FESPA Eurasia’ya katkı sağlayan katılımcı ve

ziyaretçilerimize teşekkür ederiz.”

1.5 milyar dolarlık hareket

FESPA Eurasia Fuar Müdürü Betül Binici, endüstriyel reklam

ve baskı dünyasının merakla beklediği fuarın iç piyasayı hareketlendirirken

ihracatı artıracağını vurguladı. Avrasya Bölgesi’nin

en büyük buluşması olan fuarın sektöre 1.5 milyar

dolarlık hacim katacağını belirten Binici şöyle konuştu: “Bulunduğumuz

coğrafyanın en önemli fuarı olan FESPA Eurasia

ile katılımcı firmalarımızı Avrasya’daki baskı uzmanlarıyla

buluşturduk. 3-6 Aralık’ta yine İFM’de gerçekleşecek FESPA

Eurasia 2020’de görüşmek üzere.”

Bir yorum da bizden

FESPA Eurasia 2019’a ilişkin gelen basın açıklamasından bir

özeti yukarıda verdik. Şimdi sıra geldi yorumumuza. Öncelikle

şunu söylemek isterim ki FESPA Eurasia 2019 bugüne

dek yapılanlar içinde en başarılı olanıydı. Bunu birçok kriteri

göz önünde bulundurarak söylüyorum. Elbette katılımcıların

geniş bir marka portföyünden oluşması, ana oyuncuların

hepsinin fuarda yer alıyor olması ve varlıklarını başarılı

bir sergilemeyle taçlandırmış olmaları en önemli kriterdi.

Bir diğer kriter ise ziyaretçi sayısı. Bu konuda fuar boyunca

farklı yorumlar duydum. Tarafsız bir göz ile bakıldığında

dört gün boyunca gördüğümüz ziyaretçi sayısının fuarın başarılı

sayılmasına yetecek bir rakama ulaştığını, yukarıdaki

resmi açıklamayı görmeden fuarın hemen ardından buraya

yazdım. Ancak ziyaretçi profilinin değerlendirilmesinde ortaya

çıkan bir durum var ki bu biraz da fuarı içeriğine ilişkin

eleştirimin bir parçası. Ben FESPA Eurasia’nın endüstriyel ve

fonksiyonel baskı tarafının maalesef eksik kaldığını, düşünüyorum.

Özellikle serigrafi konusunda yeterince katılımcının

yer almamış olması da bu eleştirimin bir parçası. FESPA

Eurasia’nın sadece bir endüstriyel reklam fuarı olarak gelişmesine

karşıyım. Tekstil baskısında gösterdiği aşamayı

fonksiyonel ve endüstriyel baskı alanında da gösterebilmeli.

Bu eleştirinin cevabının FESPA Global’in sorumluluğu altında

olması gerektiğinin de altını çizerek.

Betül Binici

Christian Duyckaerts

FESPA Eurasia şanslı bir dönemde yapıldı ve umumiyetle

üreticilerin ilk sergileme alanı oldu. Katılımcı standlarında Türkiye’de

ilk kez hatta küresel pazarda ilk kez sergiye çıkmış yazıcılarının

varlığı fuarın değerini artırdı. Tabii MATBAA&TEKNİK

bir basım teknolojileri dergisi. Bu sebeple endüstriyel reklam

ya da çok bilinen adıyla tabela tarafından gelen sergilemeler

bizim için hiçbir zaman çekici olmadı. Biz bu fuarın matbaacılara

hangi alanları açabileceğinin peşinde kimlerle konuştuk,

neler dinledik? Sayfayı çeviriniz. İyi okumalar...

54

OCAK | JANUARY | 2020


Baskı Kimyasalları

Baskı Blanketleri

Baskı Mürekkepleri

55

SUNMAT MATBAA MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş.

Yüzyýl Matbaacýlar Sitesi 2. Cadde No: 220 Baðcýlar - Ýstanbul

T: +90 212 629 07 57 - F: +90 212 629 88 83

info@sunmat.com.tr - www.sunmat.com.tr

OCAK | JANUARY | 2020


FESPA EURASIA 2019 ANA

SPONSORU, MIMAKI EURASIA

Dört Adada Tüm

Çözümler Sergilendi

Arjen Evertse, Mimaki Eurasia’nın temel

pazarlama stratejisinin ‘kullanıcılar ile

aradaki mesafeyi kaldırmak’ olduğunu

söylüyor. 2019 yılında Teknoloji Tanıtım

Turları ve sektörel fuar katılımları

gerçekleştirdiklerini hatırlatan ve başarılı

sonuçlar aldıklarını anlatan Evertse, “Dijital

baskı endüstrisindeki lider konumumuzu

gösterecek şekilde, FESPA Eurasia fuarına

şimdiye kadarki en büyük stant alanı ile

katıldık. Sektör paydaşlarımıza hem gelişmiş

çözümlerimizi sunduk, hem de onlarla

ilişkilerimizi daha güçlü hale getirdik”, dedi.

Mimaki Eurasia, ana sponsoru olduğu FESPA Eurasia 2019 fuarında

6 yüz 55 metrekarelik sergi alanı ile bugüne kadarki en

büyük fuar katılımına imza attı. Baskı sektörü profesyonelleri

ve karar alıcıları, adeta bir trend alanına dönüşen Mimaki Eurasia

standında hangi uygulama ve segment için olursa olsun

aradıkları çözümlere ulaştı. Fuar ziyaretçileri burada baskı teknolojilerindeki

son gelişmeleri ve uygulama örneklerinin yanı

sıra tasarım konusunda yeni trendleri görme fırsatı yakaladı.

Salon 10’da 4 ada konseptiyle hazırlanan Mimaki Eurasia

standında, tekstil ve giyim, tabela ve reklam ile endüstriyel

ürün grupları için ayrı alanlar oluşturuldu. Mimaki Eurasia Genel

Müdürü Arjen Evertse fuardaki görüşmelerin yoğun ve

oldukça başarılı geçtiğini, ciddi seviyelerde satış rakamlarına

ulaştıklarını açıkladı. Evertse; “Bütün segmentlerden dengeli

seviyede ziyaretçi sayısı elde ettik. Hem fuarda netleşen ve

imzalanan anlaşmalar hem de yapılan ön görüşmeler, 2020

yılına güçlü bir giriş yapacağımızı gösteriyor” dedi.

Tekstil baskısında (D)evrim ve sonsuz tasarım gücü

Tekstil baskısında (D)evrimi simgeleyen TS55-1800 süblimasyon

transfer baskı makinesi, Tessa Koops’un tasarımlarını

bastı. Ünlü tasarımcı Koops Mimaki Eurasia standına gelerek,

tasarımları hakkında bilgi verdi. Heimtextil 2019 fuarından itibaren

Mimaki ile birlikte çalışmaya başlayan Tessa Koops, dijital

baskı teknolojilerinin tasarım ve moda endüstrisinin artık

bir parçası haline geldiğini vurguladı. Koops; “FESPA Eurasia

2019 katılımı, Mimaki ile yürüttüğümüz çalışmaların beşincisidir.

Dijital baskı olanakları numune üretimini çok hızlı şekilde

sağlayarak, biz tasarımcıların iş yapma yöntemini önemli

ölçüde değiştirdi. Çalışmaların ilk sonuçlarını aldığımda gerçekten

şaşırmıştım. Beklentilerimi aşan bir görsellik ve kalite

elde ettik. Bir tasarımcı olarak, Mimaki showroomunda yer

alan makineler ve bunlarla yapabileceklerim bana ilham verdi.

Daha fazla türde ve daha çevreci kumaşlara baskı yapmak

Avrupa pazarında önem kazanıyor. Mimaki’nin sınırsız imkanları

da bu yönde bizleri destekliyor” dedi.

Arjen Evertse baskının aynı zamanda tasarım ile birlikte ele

alınması gerektiğini hatırlattı. Evertse; “Tessa Koops ile yürüttüğümüz

işbirliği çok başarılı sonuçlar sağladı. Biz teknoloji

o ise tasarım yaratımı konusunda uzmandır. İki uzmanlığın

birleşmesi pazarı büyütecek, yeni kapılar açacak sonuçlar

ortaya çıkardı. Dijital baskı çözümlerimiz sınırsız tasarım olanaklarının

yanı sıra numune üretimi ve daha az telef oluşumu

gibi faydaları ile sektöre katma değer sağlıyor” yorumunda

bulundu.

Dış mekana iç mekan baskı kalitesi

Fuar ziyaretçilerinin ilgisini çeken bir başka çözüm SWJ-

320EA solvent baskı makinesi oldu. Baskı genişliği ve yüksek

baskı kalitesi ile bu çözüm, hem dış mekan hem de iç mekan

baskı uygulamaları için kullanıcılarına yeni pazarlara yol

açıyor. Arjen Evertse şunları söyledi; “320cm baskı genişliği

ile SWJ-320EA, endüstriyel reklamcılar ve tabelacılar için

ideal bir çözümdür. Rakipleri ile aynı fiyat skalasında ancak

iç mekan baskı kalitesi ile onların çok ötesinde bir makinedir.

Açıkça, baskı kalitesi açısından Mimaki’nin pazarda iç mekan

diye adlandırılan giriş segmentindeki baskı makineleri ile eşdeğerdedir.

Bu nedenle ‘dış mekan ebadında iç mekan kalitesi’

sloganı tam olarak SWJ-320EA’yı anlatıyor.”

Mimaki Plus serisi genişledi

Mimaki’nin son nesil teknolojilerle donattığı Plus Serisi genişlemeye

devam ediyor. Bu seriye eklenen CJV300-160 Plus

bas/kes makinesi FESPA Eurasia 2019 fuarında sergilendi.

56

OCAK | JANUARY | 2020


MIMAKI EURASIA

@FESPA EURASIA 2019

All-inclusive Show

Mimaki Eurasia met the industry with the

largest booth to date showing solutions

towards all areas of digital printing. Visitors

were able to find the desired solutions for all

kind of applications they are looking for.

Maksimum 1610mm bas/kes genişliğine sahip olan CJV300-

160 Plus etiketten postere, dış mekan tabelalarından arkadan

aydınlatmalı tabelalara ve moda/giyim alanlarına kadar birçok

alana hitap ediyor. Bu bas/kes baskı makinesi lansmana

özel daha uygun fiyat ve kafalar dahil 3 yıl garantiyle satılmaya

başlandı.

Mimaki baskıda otomasyonu gerçeğe dönüştürdü

Mimaki Eurasia ayrıca Türkiye’de ilk kez bir fuarda robot uygulaması

ile dijital baskıda otomasyonu gerçeğe dönüştüren ilk

firma oldu. ABB Türkiye ve Mimaki Eurasia işbirliği ile robotik

bir kol, Mimaki JFX200-2513 EX UV LED flatbed baskı makinesi

ile entegre bir şekilde çalıştırıldı. Arjen Evertse şu bilgileri

verdi; “Endüstri 4.0 bağlamında, daha akıllı çözümlerle yüksek

otomasyonun ilk örneğini burada gerçekleştirdik. JFX200-

2513 EX UV baskı makinemiz sahip olduğu arayüz sayesinde

robot ile komutlar aracılığıyla konuşuyor. Baskı malzemelerinin

tablaya bırakılması ve alınması, robotun tablaya yaklaşma

ve uzaklaşma sürecinde baskı kafası taşıyıcısının ileri veya

geri hareket ettirilmesi sağlanıyor. Bu, hiçbir hata riskine yer

vermeden gerçekleştiriliyor. Burada otomasyonu mümkün kılan

ise Mimaki’nin geliştirdiği arayüzdür.”

Otomasyonun tüm pazarlarda ve üretim süreçlerinde hızla

yaygınlaştığına dikkati çeken Evertse, dijital baskı sektörünün

bu süreçten elde edeceği faydaların altını çizdi. Evertse;

“Örnek olarak 3 vardiyalı çalışan bir işletmeyi ele alalım. İş

yoğunluğu ve operatörlerin yorgunluğu dikkatsizliklere ve hatalara

yol açabiliyor. Bu ise üretim ve zaman kaybı demektir.

Robot iş ne kadar yoğun olursa olsun yorulmaz ve verilen komutun

dışına çıkarak hata yapmaz. Robot ile işleriniz güvenle

ilerler, sonraki işlerinizi de güvenle planlayabilirsiniz” dedi.

Mimaki Eurasia, prowed its market leading position at

FESPA Eurasia 2019. Being the main sponsor of the

show, Mimaki Eurasia exhibited with a 655 square

meter booth making it the biggest participation in any

show to date. Professionals and decision makers from the

printing industry were able to find the solutions they are looking

for regardless of the application or market segment at

the Mimaki booth, which turned into the show’s trend area.

Visitors had the opportunity to see the latest developments in

printing, a wide range of applications as well as new trends

in design.

Mimaki Eurasia booth was set up with a 4 islands concept in

Hall 10, consisting of separate areas for textile and apparel,

signage and industrial product groups. Arjen Evertse, General

Manager of Mimaki Eurasia, stated that they had a busy yet

successful meeting schedule while reaching serious sales

figures during the show. Evertse; “We received a balanced

number of visitors for all segments. Both the signed agreements

and the preliminary negotiations show that we will get

off to a flying start for 2020”.

Arjen Evertse said that Mimaki Eurasia’s main marketing strategy

is ‘to eliminate the distance with users’. Evertse reminded

that they had participated in Technology Promotion Tours

and sectoral exhibitions in 2019, both with successful results.

Evertse; “We have participated in FESPA Eurasia with the

largest booth area ever in order to show our leading position

in the digital printing industry. We presented our advanced

solutions to sector stakeholders while strengthening our relations

with them”.

57

OCAK | JANUARY | 2020


MIMAKI - TESSA KOOPS İŞBİRLİĞİ

Dijital Baskı Günlük

Yaşamımızı Nasıl

Etkiliyor?

FESPA Eurasia’nın en ilgi çekici köşelerinden biri

Mimaki Eurasia - Tessa Koops işbirliği ile açılan

baskılı tekstil köşesiydi. Genelde Avrupa’daki

fuarlarda görmeye alıştığımız bu tasarımcı ve

üretici işbirliği örneğini size en doğru biçimde

yansıtabilmek için Tessa ve Mimaki Eurasia

Genel Müdürü Arjen Evertse ile konuştuk.

Tessa Koops, Hollandalı bir moda tasarımcısı. Daha çocuk yaştayken

annesinden etkilenerek evde bebeklerine elbise dikiyormuş.

1998’de Amsterdam’daki Gerrit Rietveld Akademisi’nden

mezun olan ve takip eden yıllarda önemli ödüller de kazanan

Tessa, 2012’de kendi markasını oluşturdu. Konuşmanın ilk bölümü

moda tasarımı ile ilgili. Tessa’nın bu ilk bölümdeki cevapları

hayli ilginç. Eğer tasarım yerine baskı makinesi, tüketici yerine

de müşterilerinizin isimlerini koyarsanız ilginç fikirler ortaya çıkıyor:

Tasarımlarımın insanları mutlu etmesini seviyorum,

diyorsunuz; Bir elbise tasarımı insanı nasıl mutlu eder?

Tessa Koops: Aslında bu tasarımcının sırrıdır. Sır ise o tasarımı

giyen kişinin üzerinde bıraktığı etki ile kıymet kazanır. O elbiseyi

giyen kadının yüzünde bir tebessüm belirmesi gerekir. Elbise

onu tamamlar ve renkler bu noktada vücuda uyumu tamamlayan

bir faktördür. Uzmanlık alanı buradadır. Başarılı bir tasarımcı

olabilmek için şunu düşünmelisiniz; insanlar benim elbiselerimi

giydiklerinde benim tarzımı sevsinler, elbisenin kumaşını

sevsinler ve yine bir sonraki elbise için yine benim markama

gelsinler. Tasarım tüketici ve benim aramda bir iletişim aracıdır

ve aynı zamanda kalite ile ilgilidir. Bunu erkekler için araba ile

olan ilişkilerine benzetebiliriz. İyi bir elbisenin bir kadına verdiği

mutluluk iyi bir arabanın erkeğe verdiği mutluluk gibidir diye tarif

edebilirim.

Tasarımlarınızda dikkate aldığınız ana nokta nedir?

Tessa Koops: Benim ana hareket noktam tasarımın vücuda

oturmasıdır. Vücudunuzu sarmayan size oturmayan bir tasarımı

satın almak istemezsiniz. Kadınlar prova odalarında vakit

kaybetmek istemezler. Eğer iyi bir tasarımcıysanız bunu çözmeniz

gerekir. Eğer bir mağazaya giderseniz on parça elbise

denersiniz ama bir tanesi üzerinize oturur. Bu çok çok büyük

bir marka olabilir ama kişiye özel bir şey yapamazsa tasarım

hiçbir işe yaramayabilir. Satın almazsınız…

Dijital baskı işinizde size nasıl yardımcı oluyor?

Tessa Koops: Dijital baskının yardımcı olması için farklı yollar

var. Önemli bir tanesi şudur; tasarımcı bir koleksiyon hazırlarken

maliyetleri azaltmak ister. Çünkü eğer ben tasarlarken ancak

çok yüksek miktarda bir harcama yaparsam tasarımlarımı genişletebilirim.

Oysa farklı fikirler için minimum harcama ile tasarruf

etmek gerekir. Gereksiz kumaşları çöpe atmak istemezsiniz.

Daha çok verimliliğe odaklanırsınız. Benim işim özel bir

durum. Ben örnek bir koleksiyon hazırlarım. Yani çok az sayıda

elbise dikerim ve bu tasarımlarıma mağazalar bakar ve sipariş

verir. Bu aynı zamanda instagram üzerinden de yapılabilen B2B

bir iştir. İnsanlar oradan koleksiyonu görebilir ve özel sipariş

verir. Dolayısıyla benim tasarımların sınırlı üretim ve özel edisyonlardır.

Bunun en kolay ve en uygun maliyetli üretimi içinse

dijital baskı bana yardımcı oluyor.

Arjen Evertse: Ben moda endüstrisinin tamamen farklı alanlarını

nasıl tamamladığımızla ilgili bir noktaya vurgu yapmak

isterim. Bizler teknik insanlarız. Makineler üretiriz ve insanların

neleri seveceklerini çok umursamayız. Bunu bizim için anlaşılabilir

kılan insanların ne istediklerini anlayan kişiler tasarımcılardır.

Tasarımcılar fikir üretmekte çok iyiler. Onlar da işin teknik

imkânlarını düşünmezler. Bizim onlarla yaptığımız işbirlikleri iki

ayrı gücü bir araya getirir ve yeni boyutlar açar. Bu sadece

elbise ile ilgili değil. Biz tekstiller üzerine basabildiğimiz gibi duvar

kâğıtları ya da plastikler üzerine de basabiliriz. Neredeyse

her tür malzeme üzerine… Bunu bu sene Heimtextile fuarında

da Tessa ile birlikte yaptık. Onun tasarımlarını farklı medyalar

üzerinde kullandık. Asla düşünmediği dijital baskının getirdiği elli

farklı ihtimali orada gördü ve eminim bir tasarımcının ve mar-

58

OCAK | JANUARY | 2020


kanın tecrübesini nasıl farklı biçimlerde yansıtabileceğini ortaya

koyan bir vizyonla karşılaştı. Ayrıca üretimin kişiselleştirilebilmesi

de fikirlerinizin geliştirilmesini sağlayan bir etkiydi.

Tessa ile İstanbul’da ilk kez beraberiz. Ancak burada proje Mimaki

ve Tessa Koop projelerimizin beşincisi. Heimtextile’de

başladık. FESPA Munich, ITMA, Johannesburg Africa’da da aynı

işi yaptık. İlk kez FESPA Munich’te tanıştık ve projeyi İstanbul’a

getirmeyi konuştuk. Türk tekstilcileri için FESPA Eurasia’ya bu

projemizi ilave ettik. Bunu yaptığımızdan dolayı da memnunuz.

Ziyaretçiler üzerindeki etkisi ne oldu?

Arjen Evertse: Bu ziyaretçi sayısının artışı ile ilgili bir durum

değil. Daha fazla ziyaretçi çekeriz diye hiç düşünmedik. Ana

maksadımız ve mesajımız makinemizin daha büyük işlerin bir

parçası olabileceğini göstermekti. Çok hızlı baskı alabiliriz. Ama

günümüzde önemli olan bu değil. Tüm teknolojiler çok hızlı ancak

eğer çok renkli bir şeyler basmak isterseniz bu noktada

sınırlamalar başlar. Bence önemli olan nokta bu. Buradaki gösteri,

tasarımcı ile birlikte pazara yeni ürünleri sunma yollarını

ve imkânları gerçekten yapabildiğimiz gösteren bir güç birliğidir.

Tessa Koops: Bu işbirliğinin sosyal medya üzerinde de büyük

bir alan oluşturduğunu düşünüyorum. Mesela biz geçen Heimtextile’de

birçok fikrin oluştuğunu gördük. Hatta resim sanatı için

bile. Sosyal medyada paylaşılan resimler benim için ve Mimaki

için güzel şeylerdi. Sanat tasarımcıları bu fikri sosyal medya

üzerinden gördüler. Dijital üzerine bilgilerini artırdılar ve güzel

şeylerin yapılmasına yardımcı olacağını gördüler. Aynı şeyi IT-

MA’da da yaptık ve teknolojinin bizim işimizi nasıl etkilediğini

anlatabildik.

Arjen Evertse: Yazıcı sadece bir ekipmandan ibaret değil. Aynı

zamanda bir konsepte bir fikre ve yazıcının neler yapabileceğine

dair bilgiye ihtiyacınız var. Bir yazıcı sahibi olmak işin en kolay

tarafı. Yeterince yatırım yapacak kapitaliniz varsa bir tane satın

alırsınız. Bizim şimdi Tessa’yı dinlememiz gerekiyor. Pazarın talep

üzerine üretilmiş tekstillere yönelmesini, kalite arayışlarını

bu işbirlikleri ile öğrenebiliriz. Mimaki, bu soruların cevaplarını

gösteriyor; baskılı tekstillerde yapılabilecek farklı işlerin neler

olabileceğini ve biz bu bilgiler ışığında daha yakın çalışabiliriz.

Nihayetinde hepimiz aynı endüstrinin parçalarıyız ve bu süreçlere

ilişkin iletişimimiz her birimiz için fayda sağlıyor.

“Biz Renkli

Büyük Bir Aileyiz”

Yirmi dört farklı şehirden, yirmi sekiz bayinin

katıldığı ana teması ‘’Biz Renkli Büyük Bir Aileyiz’’

olan RISO TURKEY Bayi Toplantısı yapıldı.

İbrahim Aydoğan

Toplantının açılış konuşmasını yapan RISO TURKEY Genel Müdürü

Tomohiro Yoshikai, RISO’nun 190 ülkede faaliyet gösterdiğini

söyleyerek, global bir şirket olarak Türkiye’de bulundukları için

çok memnun olduklarını belirtti. Konuşmasının ikinci bölümünde

Tomohiro Yashikai, baskı sektörünün genel yapısı ve RISO’nun

Türkiye pazarındaki konumu ile ilgili istatistikleri paylaştı.

Toplantıda, RISO TURKEY’in kurulduğu 2015 yılından beri kademeli

olarak personel sayısını arttırıp, Türkiye pazarındaki payını

büyütmeyi amaçladığı belirtildi. Bu amaç doğrultusunda RISO

TURKEY ailesine dâhil olan yeni çalışma arkadaşları da Genel

Müdür Tomohiro Yoshikai tarafından, toplantıya katılan bayilerle

tanıştırıldı.

Toplantının ikinci kısmında ise RISO TURKEY Ülke Satış Müdürü

İbrahim Aydoğan, dijital baskı sektörünün geleceği ve inkjet

baskı teknolojisinin getirdiği yenilikleri anlattı. Yeni teknolojilerin;

müşteri ihtiyaçlarını değiştirdiğini ve buna bağlı olarak pazar ve

ürünlerin de farklılaştığını belirten Aydoğan, yetkili bayilerin de

değişen trendlere ayak uydurarak yeni çözümlerle müşterilerine

öneriler sunması gerektiğinin altını çizdi. RISO TURKEY’in

pazarlama faaliyetlerini ve iş ortaklarına pazarlama alanında

sunabilecekleri destekleri ise Pazarlama Asistanı İlayda Doğan

aktardı. RISO TURKEY marka bilinirliği arttırmak için sektör

dergileriyle yapılan çalışmalar, sosyal medya kampanyaları ve

demo araç desteği bayilere anlatıldı.

59

OCAK | JANUARY | 2020


SuTec Galası ve

Lidya 2020

LİDYA GRUP YÖNETİM KURULU

BAŞKANI BEKİR ÖZ ANLATIYOR:

“M

evcut markalarımızın sunmadığı ya da bölgemizde sunmayı

planlamadığı ürünleri kendimiz çözme kararı aldık. Bizim ürün

gamı oluştururken markalar adına kesin kararımız hiçbir ürünün

birbiri ile keşişmemesiydi. Aynı şekilde devam ediyoruz.

SuTec markamız bu stratejimizin bir parçası ve çok ince eleyip

sık dokuduğumuz, uzun istişareler sonunda verdiğimiz bir

karar. Kendimize pazara en uygun çözümü üretmek istedik.

Ürünün tüm tasarım aşamalarını planladık. Tüm teknik özelliklerini

biz belirleyerek knowhow’ımızı kullanarak tasarımını

yaparak ürettirmek yolunu seçtik. Bu segmentte belirli markalar

ve bunların dışında bir de Çin makineleri var. Buradaki en

büyük fark standardın olmaması. Standardınız olunca marka

oluyorsunuz. Çin’den gelen makinelerde maalesef bu olmuyor

çünkü siparişe göre üretim yapıyorlar. Üretim kabiliyetleri

var ancak kurumsal tarafı eksik. Lidya bu tarafı tamamlar ve

üretimi marka boyutuna taşır diye düşündük.

SuTec’te iki ebatla pazara çıktık. Büyük ebadın ilk demosunu

fuarda yapıyoruz. Aslında iki aydır 75x90 ve 60x90 demolarını

yapıyoruz. Ürünün satışına başladık. Özellikle promosyon

sektörüne bu ürünlerle çıktık. Şimdi ölçüyü büyütüp UV’ye

odaklandık. Çünkü biz geçiş teknolojileri ile değil mevcut son

teknolojileri kullanmak istiyoruz. Pazarda neredeyse tüm makineler

60x90 iken biz 75x90’a çıktık. Mükemmeliyetçi yaklaşımımız

neticesinde standardı diğerlerin çok üstünde. Açıkcası

şu anda pazarın en iyisi. Pazar liderliğine oturacağına inancımız

tam. Tabii ki bu bir zaman meselesi ama sanırım 2020

sonunda SuTec promosyon sektöründe liderliğe oturur.”

SuTec’in tüm testleri Lidya tarafından yapılıyor

“Biz kendi testlerimizden geçirmeden hiçbir ürünü pazara çıkarmayız.

Üç Sutec modelini de çok ciddi testlerden geçirdik.

Bu Lidya’nın standart prosedürüdür. Bizim testlerimizi geçmeyen

hiçbir ürünü satmayacağız. Yeri geldiğinde üreticiye

müdahale edip kriterlerimizi yerine getirmesini isteyeceğiz. Üç

dört ay süren bir süreç ve bu süreç sürekli olacaktır, her gelen

ürün bu testlere tabi olacaktır. Ben bunun garantisi veririm.

Burada üreticinin değil Lidya’nın garantisi söz konusudur.”

2019’a oranla çok daha iyi bir yıl bekliyoruz

“2019 yılı son çeyreği pozitif bir eğilim gösterdi. Geçtiğimiz zor

dönemin çok uzun olması oyuncuların hepsini yordu. Bizim

için burada iki kriter vardı. Birincisi kurların stabilize olması

ikincisi de faiz oranları; şu anda faiz oranları 12’nin altına kadar

düşmüş durumda. Bunlar reel faiz oranı. Bu oran da yatırım

yapmak için uygun -ki kriz diye adlandırdığımız süreçten önce

bile bu oranlar yoktu. Dolayısıyla biz bu trendin artarak devam

etmesini bekliyoruz. Umarız ki global sürpriz negatif bir efekt

almayalım. 2020 için çok pozitifim. 2019’a oranla çok iyi olacağından

kesinlikle eminim, ne kadar daha iyi olacağını görmek

için de diğer etkenlere bakacağız.”

60

OCAK | JANUARY | 2020


®

61

OCAK | JANUARY | 2020


Türkiye İçin Çıkışa

Devam Yılı

EFI SATIŞ YÖNETİCİLERİ

NATHALIE HIZVEREN VE

SIDNEY OUAHNOUN ANLATIYOR:

Sidney Ouahnoun: EFI, son 18 ayda tüm portfolyosunu yeniledi.

Artık yepyeni bir portfolyomuz var. GS serimiz uzun

senelerdir kullandığımız bir platformdu, yerine VuTek 32H

serisini yerleştirdik. Geçtiğimiz FESPA Global fuarında yüksek

üretimli hibrit portfolyosunda da yeni bir platform H3 ve

H5 olarak lanse edildi, Bu fuar için söyleyeceğim en önemli

nokta ise 3,20 bobinden bobine 32R+ makinemizi Türkiye’de

ilk kez gösteriyor olmamız. Üzerinde çalışılan bir platformdu

yakın zamanda tamamlandı. Baskı çözünürlüğü, hız gibi

özellikleri daha iyi hale getirildi. Bobinden bobine baskılarda

yine en hızlılarda D5R ve üç metresi D3R geliyor. Onu da

önümüzdeki günlerde lansmanını yapacağız. Burada sergilenenin

bir üst segmenti ve biraz daha hızlı yazıcılar. Soft

Signage tarafında entegre fiksajı olan FabriVu 3,40i’yi lanse

ettik. En hızlı volümlü ürünlerde bir yenilik görmüyorsunuz.

Onları da drupa’da göreceksiniz, sürprizimiz olacaktır.

Türkiye’de işler devam ediyor, yatırım bekliyordu

Sidney Ouahnoun: Türkiye pazarında son iki senedir önceki

iki senenin verimliliğini hiç alamıyoruz. Ama buna rağmen

müşterilerimizin mürekkep tüketim hacimlerine bakınca

hâlâ yukarı doğru gittiğini görüyoruz. Bu da müşterilerimizin

durumunun iyi olduğunu, iş almaya devam ettiğini

gösteriyor. Muhtemelen herkes yatırım için leasing ve kurlara

dair düzelmeler bekliyor. Türkiye dışında işlerimiz iyi

ve bölgeyi kompanse ettik. Böylelikle müşterilerimizi desteklemeyi

sürdürebildik. Biliyorsunuz EFI geçtiğimiz aylarda

yatırım fonu tarafından satın alındı. Strateji geliştirmekle

ilgili bir değişiklik yaşadık ve şimdi daha uzun vadeli stratejiler

oluşturmaya başladık. Önceden her çeyreğin en iyisini

yapmaya odaklanıyor ve strateji belirliyorduk. Bu yeni

durumda ise daha uzun vadeli düşünüyor ve stratejimizi

böyle belirliyoruz bu da müşterilerimize iyi yönde yansıdı.

Nathalie Hızveren: Benim bölgemde eskiden bazı ülkelere

gerektiği zamanı harcayamıyorduk. Çeyreği geçirme çabamızdan

dolayı derinliğe inemiyorduk. Özellikle Yunanistan

ve Bulgaristan gibi ülkelerde. Bu yeni stratejimiz sayesinde

Sidney ile yeni bölgelerde çok ciddi bir emek sarf ettik.

Türkiye’nin de biraz ağır hareket ediyor olması benim oralara

daha fazla vakit ayırmama yardımcı oldu. Yeni distribütörler

atadık. Balkanlarda 2020’de çok iyi performans

bekliyoruz. Sırbistan’da Hırvatistan’da Bulgaristan’da çok

iyi işler yaptık, arkasının geldiğini de görüyoruz. Yunanistan’da

da aynı durum söz konusu.

2020’de Türkiye’nin çıkışa geçeceğine inanıyoruz.

Nathalie Hızveren: 2020’de Türkiye’nin çıkışa geçeceğine

inanıyoruz. Çok hızlı olmayacaktır ama müşterilerimizi

destekliyor alacağız.

Sidney Ouahnoun: Türkiye’yi destekliyoruz. Burada yaptığımız

bu katılım ülkenize olan inancımızın göstergesi.

Nathalie Hızveren: EFI Türkiye pazarı hep destekliyor ve

desteklemeye de devam edecek. Ben limitlerimiz çerçevesinde

Türkiye’de her zaman daha fazla destek sağlıyorum.

Neticede burası benim anavatanım ve isterim ki en

iyisi burası olsun. 2020 için tamam her şeyi atlattık yarından

itibaren her şey mükemmel olacak, diyemeyiz. Çıkış

yavaş olacaktır. Türkiye’de çok fazla öngörü de bulunmak

da mümkün değil. Normal şartlarda 2019 kötü, 2018 çok

yavaş bir seneydi. 2020 çıkış senesi olacak. Bu 2016-17’yi

yakalayacak bir çıkış olmayacaktır. Bu arada yeni projeler

var. Bu da ümit verici. Hiç kimsenin proje konuşmadığı dönemi

de görmüştük. 2021 ve 22’nin çok daha iyi olacağını,

düşünüyoruz.

62

OCAK | JANUARY | 2020


63

OCAK | JANUARY | 2020


EPSON Ürün Gamını

Yeniliyor

EPSON TÜRKİYE TİCARİ VE

ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER

ÖN SATIŞ UZMANI

HAYRİ ŞENOL ANLATIYOR:

“E

pson olarak FESPA Eurasia 2019 fuarındayız. Kullanıcılarımıza

Lidya grup ile üç segmentte makine sunuyoruz. Kurumsal, iç

mekân ve dış mekân makinelerimiz. Yenilik olarak dış mekân

makinelerimizde SureColor SC-S80610L, baskı makinemizi

müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Bu yeni makinemizde

bir buçuk litrelik mürekkebi destekleyen Bulk Ink sistemimizle

beraber daha önceki modellerimize oranla daha uygun baskı

maliyetleri sunmaktayız. Bir diğer yeniliğimiz ise SureColor SC-

T5400M. Kurumsal çözümlerimiz arasında yer alan bu modelimize

EPSON tarayıcı ekledik. Çok fonksiyonlu bir ürün haline

geldi.”

Pazarın alım iştahı

“Pazar açısından değerlendirdiğimizde kurun artık kabul edilmiş

seviyeye geldiğini söyleyebilirim. Yatırımcı son bir senedir beklemedeydi

ve pazarda bize göre bir alım iştahı var ve bu fuarla

beraber bunu daha da netleştirmiş olduk.”

Ürün gamı yenileniyor

“Burada temel üç segmentte bulunmakla beraber bu fuarda olmayan

ürünlerimiz de var. Ürün gamımızı baştan sona yeniledik.

2020 itibarıyla tüm ürün gamımız yenilenmiş olacak. Kısaca

bahsetmek gerekirse süblime tekstil tarafında iki kafalı 64 inçlik

(160cm) ürünlerimizle düşük gramaj kâğıt kullanma avantajıyla

SC-F9400’ü, aynı şekilde neon renkleri içeren SC-F9400H modeli

ile beraber pazara sunuyor olacağız. Promosyon tarafında

da 44 inçlik (110cm) SC-F6300 dört renkli modelimizle ve yepyeni

24 inçlik (60cm) model olan SC - F500 ile promosyonculara

hizmet sunacağız. Size SC-F500’ün bazı vurucu özelliklerinden

bahsetmek istiyorum. Çipsiz, kendinden dolum tanklı dört

renk kullanan süblime bir ürün. CISS mürekkep sistemine sahip.

Pazarda bulunan ev tipi EcoTank modellerimiz gibi dolum tankıyla

çalışıyor. Süblime mürekkepler 140 cc’lik şişeler halinde

geliyor. Bu süblime makinelerimizde ahşaptan cama tüm promosyon

malzemelerine transfer yolu ile baskı yapılabilirsiniz.

Yeni yıl ile birlikte SC-F500’ün plotter versiyonunu da getiriyor

olacağız. Yeni modelimizin ismi SC - T3100X. SC-T3100X 24 inç

(60cm) genişliğinde A1 proje yazıcısı. Yine çipsiz, dolum tanklı

dört renk ve 140 cc’lik mürekkeplerle geliyor. Bu model siyahta

kalıcı pigment tip mürekkep kullanırken diğer renklerde dye tip

su bazlı mürekkep kullanıyor. .

SureColor P serilerimizde de yenilikler var. Tekstil ve fotoğraf

sektöründe distribütörümüz Tecpro ile pazardayız. Tecpro’da

tekstil ve promosyona yönelik süblime ürünlerin dışında fine art

baskı yapan fotoğrafçılara ve matbaa prova baskılarına yönelik

SureColor P serisi modellerimiz var. Yeni yıl ile ilk 12 mürekkep

setli modellerimiz pazarda olacak. SureColor P9500 44 inçlik

(110cm) ve SureColor P7500 24 inçlik (60cm) modeller olacak.

Daha önce violeti opsiyonel sunuyorduk, şimdi bu ayrı bir kanal

ile standart hale geliyor. Ayrıca foto black ve mat black

arasında tek kanaldan geçiş yapıyordu ve bu zaman kaybına

sebep oluyordu. Her bir renge özel mürekkep kanalları ile beraber

yaklaşık olarak 3 kat daha hızlı makineler haline geldiler.

Hem renk gamutu hem de baskı hızı açısından pazarı domine

eder hale geldik. SC-P9500 ve SC-P7500 makinemizde çok

açık griyi üst kaplama olarak kullanarak siyahları doygun siyah

haline getirebiliyoruz.”

EPSON SC-P9500 ve SC-P7500 de yüzde 99’a varan Pantone

renkleri karşılama yetisine sahip. Temel fark TFP Micro Piezo

kafa teknolojisi. Basitçe açıklarsak; rakiplerimiz daha kontrolsüz

olan püskürtme tekniği ile baskıyı oluşturur. Epson değişken

boyutlu damlatma tekniği ile yazımı ve grafiği oluşturuyor. Yazıcılarımızın

provadaki başarısı da buradan geliyor.”

Epson çatısı altında Toplam Çözüm Garantisi

“Dış mekân ve tekstil baskısı modellerimizde EPSON’un kendi

yazılımı olan Edge Print RIP’i kullanıyoruz. Bu yazılımla kullanıcılar

bastıkları rengin kalitesinden emin olarak çalışıyorlar.

Yüzlerce farklı medya için Epson onaylı profiller serverlarımızda

hazır durumda. RIP programına ve aynı zamanda makineye

medya ayarları kolayca indirilebilir. Böylelikle doğru profil

ile tanımlanan medyaya, Epson’un PrecisionCore olarak adlandırdığı

en son teknoloji akıllı kafaları ve bağımsız kurumlar

tarafından sertifikalı Epson mürekkepleri ile toplam bir EPSON

çözümü sunuyoruz.

64

OCAK | JANUARY | 2020


Epson’dan İki Yeni

Geniş Format Yazıcı

Epson, geniş format yazıcı segmentindeki ürün

ailesini genişletmeye devam ediyor. Özellikle

dış mekan baskı konusunda iddialı, reklamcılık

sektörü odaklı yeni model Epson SureColor SC-

S80610L ve büyük mimarlık ofisleri için bire bir

çözüm sunan SureColor SC-T5400M modelleri

FESPA Eurasia 2019’da tanıtıldı.

Geniş format yazıcı çözümlerinde her geçen gün ürün yelpazesini

geliştiren Epson, portföyüne iki yeni model daha ekledi. 5-8

Aralık 2019 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen FESPA Eurasia’da

beğeniye sunulan Epson SureColor SC-S80610L ve SureColor

SC-T5400M modelleri büyük ilgi gördü.

Reklamcılık sektörüne 1.5 litrelik mürekkep avantajı

Dış mekan baskıda iddialı ve özellikle reklamcılık sektörüne hitap

eden yeni Epson SureColor SC-S80610L, geliştirilmiş renk kartelası

ve arttırılmış mürekkep kapasiteleriyle fark yaratacak. Metalik

ve beyaz mürekkebin de renk seçeneklerine eklendiği modelde,

Hayri Şenol ve Ersel Şamiloğlu

her mürekkep poşeti 1.5 litre. Maksimum kalitede baskıyı, minimum

maliyetle, uzun soluklu kullanımla almak artık mümkün.

Tarayıcısı içinde

Çok detaylı mimari çizimler gibi baskıda ince işçilik ihtiyacına

sahip olanlara da çözüm sunan Epson, bu segmentteki ürün

grubuna SureColor SC-T5400M’yi ekledi. Ürün, modelin önüne

eklenmiş hız ve netlikte iddialı bir tarayıcıya sahip. Bu yenilikle,

mimarlık ofislerinin en çok tercih ettiği T serisinin son ürünü, çok

fonksiyonlu hale geldi.

Geniş format tarafında büyümeye devam edeceğiz

FESPA Eurasia 2019 için değerlendirmede bulunan Epson Ticari

ve Endüstriyel Ürünler Kanal Müdürü Ersel Şamiloğlu; “Fuar bizim

için oldukça verimli geçti. Her sene yenilikler sunuyoruz. Tüm ihtiyaçlara

tam cevaplar verebilmek bizim için çok önemli. Geniş format

yazıcı segmentinde sürekli büyüyoruz, devam edeceğiz. Bu

sene de iki yeni model sunduk ki; kendi kulvarlarında mürekkep

avantajı, çok fonksiyonluluk, optimum toplam sahip olma maliyeti

gibi birçok kazanım sağlayarak yine kullanıcılarımızın vazgeçilmezlerinden

olacaklar. Epson olarak tüm ürünlerimizin her

parçasının Epson tarafından üretilmiş olması ana farklarımızdan

biri. Sadece donanımda değil yazılımda da varız ve Türkiye genelindeki

yaygın teknik servis ağımızla müşteri memnuniyetimizi

arttırmaya devam edeceğiz” dedi.

Tarsus Turkey,

Fuar Direktörü

Ulaş Kılıç Oldu

A

ltı farklı sektörde toplam sekiz farklı fuar organizasyonu gerçekleştiren

Tarsus Turkey’de Ulaş Kılıç, Fuar Direktörü olarak atandı.

Kılıç, yeni görevinde Uluslararası Endüstriyel Reklam ve Dijital

Baskı Teknolojileri Fuarı SIGN İstanbul’dan sorumlu olacak.

1978 doğumlu Ulaş Kılıç, Sabancı Anadolu Lisesi’ni bitirdikten

sonra Trakya Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü’nden mezun

oldu. Mezuniyetinin ardından University of Malta’da Hizmet Satışı

Yönetimi üzerine master yapan Kılıç, eş zamanlı olarak da IELS

Scholl’da İngilizce ve İş İngilizcesi eğitim programlarını tamamladı.

Profesyonel kariyerine ise 2004 yılında Deloitte’ın Audit Departmanı’nda

Denetmen olarak başladı. Ardından Emaar Properties’te

Satış Müdürlüğü görevini yürüten Kılıç, son olarak fuarcılık

sektöründe global bir firmada Fuar Direktörü olarak yaklaşık 8 yıl

çalıştı. Bu süre zarfında 1,5 yıl süren Harvard Business School

mentor programı ile Management Essentials eğitimleri kapsamında

5 ayrı sertifika alarak mezuniyet hakkı da elde eden Kılıç,

kariyerine Tarsus Turkey Fuar Direktörü olarak devam ediyor.

65

OCAK | JANUARY | 2020


Fujifilm Türkiye

Geniş Formatta

Tüm Segmentler

İçin Çözüm Sunuyor

Fujifilm Türkiye, Mejet ve Jwei ile geniş format

baskı pazarının tamamını kapsayan bir ürün gamı

oluşturdu. Her iki marka FESPA Eurasia’da gösterildi.

Kerem Ege

ve Can Varol

Fujifilm Türkiye, ileri teknoloji bilgi birikimini arkasına alarak geniş

format pazarının tamamını kapasayacak iki marka ile ürün

gamını genişletti. Fujifilm Türkiye’nin alt markası olan Mejet, ilk

lansmanından bu yana aldığı sipariş rakamı ile şimdiden pazar

payını oluşturmuş durumda. Fujifilm Türkiye’nin temsilcilik yolu

ile pazara sunduğu Jweiflatbed sonlandırma için yeni bir kendine

pazarda yeni bir alan açıyor. Fujifilm Türkiye Endüstriyel

Baskı ve İş Geliştirme Müdürü Kerem Ege, bu yeniliklere ilişkin

“Yeni markamız ve temsilciliğimiz bayiilerimizi de farklı bir çok

ürün teklifi sunabilme konusunda güçlü kılıyor ve bayiilerimiz de

bu durumdan mutlular. Fujifilm ofislerinin portföylerinde bulunmayan

eksik kalan kısımlara ilişkin bu tip çalışmalar yapması

mümkün. Biz de bu yolu izleyerek bu iki markayı pazara sunma

kararı aldık. Sunduk. Başarıyla sürdürüyoruz. Fujifilm Türkiye ofisi

olarak bu markalara ilişkin gelişmelerden son derece memnunuz”

diyor:

Kerem Ege Mejet’i anlatıyor

“Mejet Fujifilm Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler için geliştirdiği

alt markası. Türkiye, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde

Fujifilm güvencesiyle satışa sunduğu yeni bir ürün gurubu.

1,80 UV makine; 60x90 flatbed UV makine; 3,20 UV makine; 1,60

solvent ve ecosolvent ve 3,20 eco solvent ürün guruplarında

ilk defa Uzak Doğulu partnerlerle bu ürünleri çıkardık. Kendi kalite

standartlarımızda istediğimiz kafa ve mürekkep ve yazılım

ile makine ürettiriyoruz. Bu makineleri de Fujifilm güvencesiyle

saydığım bu bölgelerde aktif olarak satışa sunuyoruz. Beklediğimizden

çok daha fazla ilgi gördü. Bu segmentte ilk defa yer aldık

ve Sign Fuarından sonra FESPA Eurasia’da da sergiledik. Hali

hazırda satışı tamamlanmış 25 makinemiz var. Bunlardan sekiz

tanesinin de kurulumu tamamlanmış durumda.”

Mejet Fujifilm Türkiye kalite güvencesi altında

Kerem Ege, bir yıla ulaşan bir süre Ar-Ge ve testler için harcadık

diyor ve ekliyor: “Tabiri caizse makinelere 3 ay boyunca işkence

ettik. En kötü senaryoları yaşattık ve makineler bunun altından

başarıyla kalktılar.”

Biz Mejet’i görene kadar yaşananlar

“Farklı üreticilerin makinelerini farklı segmentlerde farklı müşterilerde

denedik. Bazıları daha başta elendi. Kalite performansları

bizim için yeterli değildi. Karar verdiğimiz üreticilerle gelişim

süreci kararı verdik. Bizim teknik ekibimiz, onların teknik ekibi ile

6-9 ay arasında değişen kısa süreli bir Ar-Ge çalışması yaptı.

Artık hazırız dediğimizde ise bizim zorlayıcı testlerimiz başladı.

Makinelere üç ay boyunca tabiri caizse işkence ettik. En kötü

senaryoları yaşattık. Tüm bunların sonucunda bir makine biraz

daha ön plana çıktı. İstediğimiz yedek parça ve diğer detayları da

sağlayabildikleri için o firmayla yola devam etme kararı aldık Tek

bir üreticiyle bütün ürün gurubumuzu ürettiriyoruz. Bütün makinelerimizde

aynı kafalar, elektronik kartlar, yazılımlar kullanılıyor.

Dolayısıyla teknik ekiplerin müdahale etme sıklığı daha düşük

seviyeye gelmiş oldu. Kendi adımıza optimum bir makine ürettirdik

ve müşteri açısından fiyat kalite performans noktasında

güzel bir noktaya geldik. Satışlar da bunu teyid ediyor. Özellikle

Sign fuarının sonrasında çok sayıda ön satış yaptık. Biz ilk defa

stoğumuzda olmayan, siparişle üretilen makineleri sattık. Bu da

müşteriler tarafından beğenildiğini gösteriyor ve inşallah böyle

de devam edecektir.”

Jwei Çin’in en büyük flatbed sonlandırma

üreticilerinden bir tanesi

“Çin’de bu konuda iki tane ana üretici var diyebiliriz. Jwei bu iki

ana üreticiden biri. Orta Doğu’daki distribütörlerimizden gelen

talep doğrultusunda bir sonlandırma ihtiyacı ortaya çıktı. Bunu

tamamlamak için yaptığımız araştırmalarda Jwei’de kullandıkları

tüm ekipmanların yabancı menşeeli olduğunu ve çok güzel

bir organizasyonla bunların Çin’de bir makine haline getirildiğini

ve yazılımla desteklendiğini gördük. Hem tekstil tarafında hem

reklam hem de ambalaj tarafında bütün ürün guruplarının Orta

Doğu’daki temsilciliğini aldık. Reklam tarafı ile başladık. Diğer

ürün guruplarında da peyderpey piyasaya sunacağız.”

Endüstriyel uygulamalar için Vibrant Serisi

Fujifilm FESPA Eurasia’da flatbed Vibrant baskı makinesini de

sergiledi. Vibrant’a ilişkin bilgiyi ise Fujifilm Türkiye ve Orta Doğu

İnkjet Baskı Satış Uzmanı Cem Varol’dan aldık:

“Fuarda sergilediğimiz Vibrant serisi 1,25 x 2,5 tabla boyutuna

sahip 3 adet Ricoh Gen5 baskı kafası içeren ilk kez lansmanı

66

OCAK | JANUARY | 2020


Sign Fuarında yapılan bir çözüm. Saatte 60 m2 kadar hıza ulaşabiliyor.

Bu makine ile flatbed yatırımı yapmak isteyen müşterilere

hem ekonomi hem de hız açısından cazip bir seçenek

sunuyoruz. Makinenin hitap ettiği kitle sadece reklam ve promosyon

değil aynı zamanda 7/24 çalışma uygunluğu ile mdf,

ahşap, cam, dekoratif malzemeler gibi baskı latı malzemelerine

endüstriyel uygulamalard a da kullanılabilir. Mürekkep kafa uyumu

mükemmel ve mürekkep tutuculuğu son derece yüksek.”

2020 - Endüstriyel uygulamalar, ambalaj, tekstil ve Jetpress

2020 hareket planı ve yeniliklere ilişkin görüşlerini paylaşan

Kerem Ege, röportajımızın son bölümünde yeni yılda mevcut

endüstriyel uygulamaların artırılmasının yanı sıra ambalaj, ticari

baskı ve tekstil baskıda Fujifilm tarafından gelecek önemli

gelişmelere işaret ediyor: “Fujifilm kendi ürün gurubuyla biraz

daha endüstriyel baskıya yönlenmek istiyor. Bununla ilgili çalışmalarımız

Türkiye ofisinde de devam ediyor. Özellikle metal

üzerine baskı, membran üzerine baskı ve ağırlıklı olarak cam

üzerine baskı yönünde devam edeceğiz. Giriş segmenti alt

markamız Mejet ile devam ederken üst segmentte de Fujifilm

ürünleri ile devam edeceğiz. Özellikle ambalaj tarafında ikinci

Onset’in kurulması drupa’nın yaklaşması ile gelen yeni projeler;

dijital flekso, 50x70 dijital matbaa makinelerinin gelişmesi onun

dışında endüstriyel uygulamalar için geliştirilmiş inkjet yapılarının

gelmesi ile beraber biraz daha farklı endüstrilere 2020 içinde

yön vermeyi düşünüyoruz. Bizim üzerinde üç yıldır çalıştığımız

bir diğer konuda tekstil. Mürekkeplerimiz hazır. En azından 2020

içinde mürekkeplerle başlayacağız. Ama hedefimiz tam bir paket.

Makine ve mürekkep ile tekstil pazarına girmek istiyoruz.

Süblime, direkt baskı, reaktif boya seçeneklerimize paralel hepsi

için makine çözümümüz olacak. Büyük ihtimalle süblime ile

başlayacağız. Pigment ile devam edeceğiz. 2020’nin sonunda

hazır olacağımızı umuyorum. Dolayısıyla 2020 Fujifilm tarafında

hareketli olacak gibi görünüyor. Bu bölgede Jetpress’in satışına

başladık. 2020 içinde bir Jetpress hedefimiz var, hem Türkiye’de

hem de bölgede özellikle Birleşik Arap Emirliklerinde bir makine

kurmayı hedefliyoruz. Hali hazırda var olan ürün portföyünde ise

büyük hacim reklamcılık tarafından gelecektir.”

X

Xerox,

“Oyunun Kurallarını

Değiştirecek” bir

gelişime imza atıyor

Xerox, yeni ürünü Xerox PrimeLink® C9065/

C9070 Renkli Yazıcı ve Xerox Renkli C60/C70

Yazıcı için tasarlanan Xerox Adaptive CMYK

Plus Teknolojisi ile baskı sektöründe oyunun

kurallarını değiştiriyor.

erox tarafından yeni geliştirilen PrimeLink® C9065/C9070

Renkli Yazıcı, floresan, altın, gümüş, beyaz gibi renklerde baskı

kabiliyetine sahip. Piyasaya yeni çıkan, 10 inç’lik bir dokunmatik

ekrana sahip olan PrimeLink C9065/C9070, 2400 x 2400 dpi

renkli görüntü kalitesi, olağanüstü ince çizgi ayrıntısı, görüntüler,

renk geçişleri ve renk tutarlığı ile sınıfının en iyi performansını

sergiliyor. Basit Görüntü Kalitesi Ayarlama (SIQA) aracı

ve EFI sunucu seçenekleri bulunan PrimeLink C9065/9070,

yazıcıların işleri daha kısa sürede optimum baskı kalitesi ve

tutarlılıkla sorunsuz bir şekilde hazırlamasını sağlar.

Xerox Renkli C60/C70 yazıcılar için geliştirilen Adaptive CMYK

Plus Teknolojisi ise geleneksel camgöbeği, macenta, sarı ve

siyah renk sunumlarını arttırmaya yönelik olarak tasarlanmış

bir aksesuar. Benzer yazıcılarda olmayan, Xerox Renkli C60/

C70 yazıcılarla eşleşen Adaptive CMYK Plus Teknolojisi sayesinde

baskıda metalik, beyaz ve şeffaf seçenekler de sunuluyor.

Kreatif alanda çalışanların tebrik kartları, el ilanları,

davetiyeler, posterler ve tabelalar vb. ürünlerde mükemmel

ve benzersiz parçalar üretmelerine olanak sağlıyor.

Xerox PrimeLink C9065/C9070’i her ölçüde olağanüstü güvenilirlik

ve çığır açan bir performans için tasarladıklarını söyleyen

Xerox Workplace Solutions Başkan Yardımcısı ve Genel

Müdürü Terry Antinora, Adaptive CMYK Plus Teknolojisi ile

pazarda benzersiz bir fiyat avantajı sağladıklarını ifade ediyor.

Baskı Teknolojileri Birliği tarafından CMYK Plus Teknolojisi ezber

bozan bir gelişme olarak adlandırılıyor. RET HOT programının

bir parçası olarak Vanguard Breakthrought Ödülü’nü

alan Xerox, bu yıl yedi adet RED HOT ödülü ve iki adet Vanguard

ödülü kazanmış oldu.

67

OCAK | JANUARY | 2020


,

Fuar Otelleri

Digitur Turizm Yatırım Dış Tic. Ltd. Şti.

GÜMÜSSUYU MAH. AGACIRAGI SOK. NO: 3 /10

BEYOGLU - 34437 ISTANBUL-TURKEY

TEL: +90-212-2447879 Pbx / FAX: +90-212-2516240

E-Mail: bilgi@digitur.com.tr

drupa 2020

16.06.2020 – 26.06.2020

Düsseldorf / ALMANYA

Uluslararası Matbaa Baskı Sistemleri ve Kâğıt Fuarı

Matbaa Teknik Dergisi İş Birliği İle…

Windsor Hotel Köln City Center***

Fuara Mesafe: 40 Km

Ibis Köln Centrum **

Fuara Mesafe: 40 Km

Mercure Severinshof Köln ****

Fuara Mesafe: 40 Km

NH Hotel Köln ****

Fuara Mesafe: 40 Km

(1.Period NH Altstadt - 2. Period NH Mediapark)

Pullman Hotel Köln ****+

Fuara Mesafe: 40 Km

Konaklama

15-20 Haz.

5 Gece 1.Uçuş

20-25 Haz.

5 Gece 2.Uçuş

Çift kişilik oda kişi başı 990 € 1050 €

Tek kişilik oda farkı 250 € 280 €

Çift kişilik oda kişi başı 1090 € 1090 €

Tek kişilik oda farkı 430 € 430 €

Tükenmiştir

Çift kişilik oda kişi başı 1190 €

Tek kişilik oda farkı 450 €

Tükenmiştir

Çift kişilik oda kişi başı 1290 € 1190 €

Tek kişilik oda farkı 550 € 450 €

Çift kişilik oda kişi başı 1290 € 1290 €

Tek kişilik oda farkı 550 € 550 €

Thy Uçuş Detayları – 1.Uçuş

15.06.2020=> İstanbul (06:55)–(09:15) Köln

20.06.2020=> Düsseldorf (19:05)–(23:25) İstanbul

Thy Uçuş Detayları - 2.Uçuş

20.06.2020=> İstanbul (06:55)–(09:05) Düsseldorf

25.06.2020=> Düsseldorf (19:05)–(23:25) İstanbul

Fiyatlara Dâhil Olan Hizmetlerimiz

Otellerde oda/açık büfe kahvaltı konaklama

İstanbul’dan gidiş-dönüş uçak bileti ve alan vergileri

Havaalanı-Otel-Havaalanı arasındaki transferler

Fuar günlerinde Otel-Fuar-Otel transferleri

TÜRSAB Seyahat Güvence Sigorta Poliçesi

24 saat Digitur Turizm acil yardım telefonu

Fiyatlara Dâhil Olmayan Hizmetler

Vize Ücretleri, Ekstra Turlar, Fuar giriş Kartları

Tur Boyunca Öğle ve Akşam Yemekleri

DİĞER ŞEHİRLERİN BAĞLANTI UÇUŞLARI, FARKLI OTEL,

PANSIYON ve TARİH SEÇENEKLERİNİ SORUNUZ!!!

A - 5965

DIGITALTOUR TOURISM & TRAVEL AGENCY

bir Digitur Turizm Yatırım Dış Tic. Ltd. Şti. kuruluşudur

68

OCAK | JANUARY | 2020


Fuar Otelleri

Ibis Köln Centrum **

Fuara Mesafe: 40 Km

Windsor Hotel ***

Fuara Mesafe: 40 Km

Digitur Turizm Yatırım Dış Tic. Ltd. Şti.

GÜMÜSSUYU MAH. AGACIRAGI SOK. NO: 3 /10

BEYOGLU - 34437 ISTANBUL-TURKEY

TEL: +90-212-2447879 Pbx / FAX: +90-212-2516240

E-Mail: bilgi@digitur.com.tr

interpack 2020

07.05.2020 – 13.05.2020

Düsseldorf / ALMANYA

Uluslararası Ambalaj ve Paketleme Fuarı

ERKEN REZERVASYON FIRSATLARI…

Bu muazzam fuarı Digitour farkı ile yaşayın...

Mercure Severinshof Köln ****

Fuara Mesafe: 40 Km

*PROMOSYON*

NH Altstadt Köln City Hotel ****

Fuara Mesafe: 40 Km

Pullman Hotel Köln ****+

Fuara Mesafe: 40 Km

THY ile uçuş 07-10 Mayıs

07.05.2020 = TK1523 İstanbul (06:55)–(09:05) Düsseldorf

10.05.2020 = TK1528 Düsseldorf (19:05)–(23:25) İstanbul

Konaklama

3 GECE

07-10 MAYIS

6 GECE

07-13 MAYIS

Çift kişilik oda kişi başı 690 € 990 €

Tek kişilik oda farkı 170 € 290 €

Çift kişilik oda kişi başı 790 € 1090 €

Tek kişilik oda farkı 200 € 390 €

Çift kişilik oda kişi başı 890 € 1190 €

Tek kişilik oda farkı 290 € 450 €

Çift kişilik oda kişi başı 990 € 1290 €

Tek kişilik oda farkı 350 € 550 €

Çift kişilik oda kişi başı 1050 € 1350 €

Tek kişilik oda farkı 390 € 590 €

THY ile uçuş 07-13 Mayıs

07.05.2020 = TK1671 İstanbul (06:55)–(09:15) Köln

13.05.2020 = TK1528 Düsseldorf (19:05)–(23:25) İstanbul

Fiyatlara Dâhil Olan Hizmetler

Otellerde oda/açık büfe kahvaltı konaklama

İstanbul’dan gidiş-dönüş uçak bileti ve alan vergileri

Havaalanı-Otel-Havaalanı arasındaki transferler

Fuar günlerinde Otel-Fuar-Otel transferleri

TÜRSAB Seyahat Güvence Sigorta Poliçesi

24 saat Digitur Turizm acil yardım telefonu

Fiyatlara Dâhil Olmayan Hizmetler

Vize Ücretleri, Ekstra Turlar, Fuar giriş Kartları

Tur Boyunca Öğle ve Akşam Yemekleri

DİĞER ŞEHİRLERİN BAĞLANTI UÇUŞLARI, FARKLI OTEL, PANSIYON ve

TARİH SEÇENEKLERİNİ SORUNUZ!!!

A - 5965

DIGITALTOUR TOURISM & TRAVEL AGENCY

bir Digitur Turizm Yatırım Dış Tic. Ltd. Şti. kuruluşudur


Baskı ve Yayın Sektörünü Yukarıya Taşımak

Sappi Kağıt olarak, basılı yayın sektörünün dünyada hala etkili ve cazip bir seçim

olmaya devam etmesini sağlamakta kararlıyız.

Geçtiğimiz beş yıl, iş ortaklarımızın güvenilir ve güncel tedarikçisi olmaya devam

ederken, 500 milyon Euro‘ya yakın yatırım yaparak birlikte çalışmanın potansiyeline

olan inancımızı kanıtladık.

Rakipsiz hizmet ve desteğimiz, ürün ve kalitelerimiz ile karışılıklı değer yaratmak;

kağıt ve selüloz sanayisindeki ana üreticilerden biri olarak en önemli hedefimiz.

Birlikte nasıl çalışabileceğimiz hakkında daha fazla bilgi için

bize ulaşın, baskı işlerinizi rekabetçi tutmak için birlikte iş

çözümleri yaratalım.

www.sappi.com/sales-office-turkey – +90 212 371 4661 – sales.turkey@sappi.com

More magazines by this user
Similar magazines