Egeyön Haber 2. Sayı

egeyonhaber

Egeyön Haber Haftalık Haber Gazetesi'nin 2. sayısıyla karşınızda

EGEYÖN

Haftalık Bölgesel Siyasi Gazete

www.egeyonhaber.com

Fiyatı 5 Türk Lirası

YIL: 01 SAYI: 02 24.06.2020 ÇARŞAMBA

HABER

Fiyat

5TL

Yıllık

Abone

250TL

“EGE-KOOP

TEZ KONUSUDUR”

İzmir’de 1984 yılından beri kooperatif şeklinde

projeler üreten Ege-Koop, İzmir’de hala vatandaşları

kendi bütçelerine uygun projelerle ev sahibi yapmaya

devam ediyor. Ege-Koop Başkanı Hüseyin Aslan,

Ege-Koop bir tez konusu olarak iyi incelenmesi ve

örnek alınması gerektiğini söyledi. 6’DA

30. YILINI KUTLAYAN

ESBAŞ, PANDEMİ

SÜRECİNDE BİLE

ÖDÜLLERE

DOYMADI

1990 yılından bu yana "Yap-İşlet-Devret" modeliyle

ESBAŞ’ın kurup işlettiği Ege Serbest Bölgesi bu yıl 30. yaşını

kutluyor. Türkiye’deki ihracat rakamlarına bakıldığında birçok

ili sadece bölge olarak yaptığı ihracat rakamıyla geride bırakan

Ege Serbest Bölgesi, geçen yıl yıl

4 milyar 151 milyon dolar ihracat

gerçekleştirdi. ESBAŞ CEO’su Dr.

Faruk Güler, ESBAŞ’ın pandemi

nedeniyle küresel ölçekteki firmaların

bile çalışmalarını durdurduğu

ve küçüldüğü bir dönemde ‘Türkiye’nin

En İşi İşvereni’ seçilerek

moral bulduğunu söyledi. 4’TE

2019 yerel seçimlerinde

Gaziemir

Belediye

Başkanı seçilen

Halil Arda, Gaziemir’de

yapılacak

çok şeyin olduğunu

söyledi. Arda,

COVİD-19 sürecinde

de kriz belediyeciliğine

geçerek gerekli

adımları ve önlemleri

gerçekleştirdiklerini

söyledi. 2’DE

GERİ DÖNÜŞÜM

ATIKLARI İLE

1 MiLYON

LiRALIK

YENi GELiR

OLUŞTURDU

GAZiEMiR’E

YAKIŞACAK

Geçtiğimiz yıl Eylül ayında

Tokat’ın Turhal ilçesinden, İzmir’in

Gaziemir ilçesine göreve

gelen Gaziemir Kaymakamı

Ahmet Süheyl Üçer, yaklaşık 30

milyon TL’lik yatırımla yeni Hükümet

Konağı’nın yolda olduğu

müjdesini verdi. 5’DE

AHMET SÜHEYL

ÜÇER

ÇAL’DA ‘KOCA REiS’ OLMAK”

Torun Prof. Dr. Metin Ekici,

Dede Koca Reisi bilmeyenleri bilgilendirdi...

Yöneticiler tarih boyu bulundukları

bölgeye hizmet eder ve halkın onu

nasıl kabullendiği veya kabullenmediği

ile alakalı yıllar süren yorumları dinleyebiliriz.

Lakin Hamza Okut, gerek ileri

görüşlülüğü gerekse çalışkanlığı,

dürüstlüğü ve herkese kucak

açan anlayışla Çal’ın hala

unutulmayan KOCA REİS’i. 8-9’DA


2

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

GERi DÖNÜŞÜMLE

1 MiLYON LiRALIK

GELiR OLUŞTURDU

2019 yerel seçimlerinde

Gaziemir Belediye

Başkanı seçilen Halil

Arda, Gaziemir’de yapılacak

çok şeyin olduğunu

söyledi. Arda,

COVİD-19 sürecinde de

kriz belediyeciliğine geçerek

gerekli adımları ve

önlemleri gerçekleştirdiklerini

söyledi.

.

HABER

BEYZA

COŞKUNTÜRK

Göreve gelir gelmez Gaziemirlinin çıkarlarını

gözeterek projeler hayata geçirdiklerini

söyleyen Arda, “İlk iş olarak

belediyemizin mali yapısını kontrol altına

alarak bütçe disiplini sağlamak için adımlar

attık. Belediye bütçesine büyük yük getiren

temizlik aracı kiralama sistemine son vererek

19 yeni araç satın aldık. Geri dönüşüm

atıklarının toplanması için ihaleye çıktık ve

bu ihale sonucunda yıllık yaklaşık bir milyon

liralık yeni bir gelir kalemi oluşturduk. Kamusal

alanları genişletme kararı doğrultusunda

belediye mülklerini kendi

bünyemizde işleterek yurttaşlarımıza ucuz

kaliteli hizmet sunmak için çalışmalar ürettik”

dedi. Gaziemir ilçesinin en eski yapılarından

birini 2 milyon 800 bin lira bedelle

kamulaştırdıklarını da aktaran Arda, “Tarihi

yapıyı restore ettikten sonra kültür evi olarak

hizmete sunacağız. Sarnıç Bölgesi’nde

yaşayan yurttaşlarımızın kanayan yarası haline

gelen tapu ve ecri misil sorununun çözümü

içim çalışmalar yaptık,

vatandaşlarımızı bilgilendirdik. Girişimlerimiz

sonucunda ecri misiller durduruldu”

şeklinde konuştu.

ÖĞRENCİLERİMİZE

ÜCRETSİZ DERS VERİYORUZ

Arda, “İlçemizi eğitim vizyonu üzerinde

yükselteceğimize söz vermiştik” diyerek,

“Bunun için ilk çalışmamız da Yurt Dışı Akademik

Burs Ofisimiz (YABO) oldu. YABO’da

yurt dışı eğitim ve burs olanakları hakkında

öğrencilerimize danışmanlık hizmeti veriyoruz.

Gaziemir Destek Eğitim Kursu’nda lise

ve üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerimize

ücretsiz ders veriyoruz” ifadesini

kullandı. ‘Kadın dostu Gaziemir’ sloganıyla

kadınlar için projeler geliştirdiklerini belirten

Arda, “ 500 Gaziemirli kadın ile Anıtkabir’de

Ata’mızın huzuruna çıktık. Giderek artan

kadın cinayetlerine dur demek için Birleşmiş

Milletler’in Ateş Böcekleri Projesi’ni devam

ettirme kararı aldık. Toplumda giderek

artan yalnızlık sorununun çözümü için Yalnızlıkla

Mücadele Birimi kurduk. Uzmanlarımız,

kendilerini yalnız hisseden herkesin

yanında oluyor. İnşaat aşaması devam eden

Sosyal Market projemiz ile ihtiyaç sahibi

yurttaşlarımıza destek olacağız” şeklinde

aktardı.

1929 EKONOMİK BUHRAN’DAN

SONRA EN BÜYÜK KÜRESEL KRİZ

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan Korona

virüs’ün, tüm dünyayı etkisi altına alan

küresel bir sorun haline geldiğini söyleyen

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, “İnsan

sağlığını tehdit eden bu salgın ekonomik,

sosyal ve psikolojik sonuçları da beraberinde

getirdi. Ekonomistler yaptıkları açıklamalarda

salgınla birlikte patlak veren ekonomik

krizin 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’ndan

sonra yaşanan en büyük küresel kriz olduğuna

işaret ediyorlar” dedi. Arda, ülkelerin

neredeyse tamamının ekonomilerinin küçülmeyle

karşı karşıya olduğunu ve küresel ekonomik

krizin belediyelerin bütçelerini de çok

olumsuz etkilediğini söyledi. Arda, “Gelirlerin

azalması, giderlerin artması belediyeleri ekonomik

olarak dar boğaza sürüklüyor” dedi.

GAZİEMİR İÇİN

YAPACAK ÇOK ŞEYİMİZ VAR

Gaziemir’in fiziki gelişimine yön verirken

sosyal projeler ile de hayatın her aşamasında

yurttaşların yanında olmaya

devam edeceklerini söyleyen Arda, “Gaziemir

için yapacak çok işimiz var. Sosyal

Market projemiz ile ekonomik darboğazdaki

dezavantajlı ailelerimize destek olacağız.

‘1 dil bir 1 iş’ diyerek dil merkezi

projesi için de adımlarımızı hızlıca atacağız.

Amacımız Gaziemir’de herkese en az bir

yabancı dil konuşturmak. Bunun için Çin,

Almanya, İngiltere gibi ülkelerle iş birliği

çalışmalarına hız verdik. Gaziemir’i layık

olduğu noktaya taşımak için, halk için,

halk ile beraber mücadelemize devam

edeceğiz” şeklinde aktardı. Aktepe, Emrez’de

hizmete girmeye hazır hale getirilen

taziye evinin ardından Binbaşı

Reşatbey Mahallesi’nde de taziye evi inşası

için temel attıkları bilgisini veren Arda,

“Sarnıç’ta yapılacak taziye evi için ise yer

arayışımız tüm hızıyla sürüyor. Kısa zaman

içerisinde hizmete sunacağımız taziye evlerinde

yakınını kaybeden aileler başsağlığı

ziyaretlerini kabul edebilecek. Cenaze sahipleri,

taziye evlerinde mevlit okutup

hayır yemekleri verebilecek” dedi.

YEREL YÖNETİMLERİN GELİRLERİ

KRİZ DÖNEMLERİNDE ARTTIRILMALI

İçinde bulunduğumuz COVİD-19 salgını

sürecinde kriz belediyeciliğine geçerek çok

büyük bir çaba sarf ettiklerini dile getiren

Gaziemir Belediye Başkanı Arda, “Bu çabayı

devam ettirmeye de kararlıyız. Ancak gelinen

noktada merkezi idareden gelen paylarımızda

bir düşüş yaşanmıştır. Yarı yarıya

azaltılan bu paylarla ayakta kalmamız

mümkün değildir. Elimize ulaşan bu düşük

gelirle ne salgınla mücadele edilebilir ne de

belediye hizmetleri sağlıklı bir şekilde yerine

getirilebilir. İller Bankası’ndan gelen paylarımızdan

kesinti yapılmamalı, yerel yönetimlerin

gelirleri artırılmalıdır” şeklinde

konuştu. Koronavirüs salgınının Türkiye’de

görüldüğü ilk günden itibaren harekete geçerek

bu krizi yönetmek için adımlar attıklarını

ifade eden Arda, Koronavirüsle

mücadele kapsamında 500 bin lira harcadıklarını,

4 bin litre dezenfektan kullanıp 4

bini yıkanabilir, 100 bini aşkın maske dağıttıklarını

söyledi.


3

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

PEDALLI DEZENFEKTAN

CİHAZLARINI HİZMETE SUNDUK

Salgınla mücadelede ilk olarak ilaçlama

ekibi kurarak işe koyulduklarını belirten

Arda, “Dezenfeksiyon ve halkımızı

bilgilendirme çalışmalarına hemen başladık.

İlaçlama ekibimiz, İzmir Büyükşehir

Belediyesi ekipleri ile birlikte halkın yoğun

olarak kullandığı kamusal alanları sağlıklı

hale getirmek için düzenli olarak ilaçlama

yaptı ve bu görevlerini sürdürüyor. Çocuk

parkları, otobüs durakları, pazar yerleri,

meydanlar, sokaklar, banklar, çöp konteynerlerinin

içi ve çevresi ekipler tarafından

düzenli olarak dezenfekte ediliyor” şeklinde

konuştu. Arda, vatandaşların kamusal

alanlarda dezenfektana ulaşabilmeleri

amacıyla el dezenfeksiyon cihazlarımızı

hizmete sunduklarını söyleyerek, “İnsanların

yoğun olarak kullandığı alanlara yerleştirdiğimiz

cihazlarla vatandaşlarımız

elleriyle herhangi bir pompa ya da cihaza

temas etmeden, ayaklarıyla pedala basarak

dezenfektan kullanabiliyor” dedi.

BİN 405 AİLEYE GIDA YARDIMI

YAPTIK VE DEVAM EDECEĞİZ

Çok yönlü mücadele edilen Koronavirüs

salgını nedeniyle Sosyal Market üzerinden

gıda yardımında bulunduklarını

sözlerine ekleyen Arda, “Salgın sürecinde

bin 405 aileye gıda yardımı yaptık. Bu salgın

bitene kadar ailelerimizin gıda ihtiyaçlarını

evlerine kadar götürerek onlara

destek olmaya devam edeceğiz. Salgın

nedeniyle kapatılan işletmeler arasında

olan ve ekonomik yönden zor günler geçiren

berberlerimize nefes aldırabilmek için

ilçemizdeki 105 berber ve kuaföre 100’er

liralık alışveriş çeki dağıttık. Bunun yanında

ilçemizdeki tüm berber ve kuaförleri

düzenli olarak dezenfekte ediyoruz.

Ayrıca 65 yaş üstü vatandaşlarımızın isteklerini

karşılamak için Gaziemir Kaymakamlığı

bünyesinde kurulan Vefa Sosyal

Destek Gruplarına da 6 araç ve 12 şoförle

destek verdik” şeklinde konuştu. Arda,

pazar yerlerinde vatandaşları ve esnafı da

kurallara uymaları konusunda uyardıklarını

belirterek, “Pazar yerlerini düzenli olarak

yıkıyor ve ilaçlıyoruz. Bu kriz

durumunu fırsata çevirenlere asla izin

vermiyoruz. Zabıta ekiplerimiz aracılığıyla

ilçemizdeki işletmelerde düzenli olarak

fiyat denetimi yapıyor, fahiş fiyat artışlarının

önüne geçiyoruz. Gıda üretimi yapan

işletmeleri de düzenli olarak denetleyerek

sağlıksız koşullarda üretim ve satış yapılmasına

izin vermiyoruz” diye belirtti.

YALNIZLIKLA MÜCADELE

EDİYORUZ, YURTTAŞLARIMIZI

DİNLİYORUZ

Bu süreçte yaşanan sosyal izolasyon

nedeniyle evlerinden çıkamayan kişilere

ve engelli bireylere Yalnızlıkla Mücadele

Programı kapsamında özel olarak destek

verdiklerini vurgulayan Gaziemir Belediye

Başkanı Halil Arda, “Yalnızlıkla Mücadele

Hattı’mızda görevli ekip arkadaşlarım

hafta içi 09.00 – 17.30 saatleri arasında

yurttaşlarımızın isteklerini dinliyor, sorunlarını

çözüme kavuşturuyor. Gerektiğinde

yurttaşlarımızı ziyaret ederek onlara dijital

okuryazarlık eğitimi de veriyorlar. Psikolojik

sorun yaşayan, destek almak isteyen

yurttaşlarımız, Psikolojik Destek Hattı’mızı

arayarak psikologumuzla görüşüp sorunlarını

aşabiliyor” dedi. Arda, Gaziemir’in

dört bir yanındaki parklarda ve belirli noktalarda

hayvanlar için mama dağıttıklarını

da ifade ederek, “Bugüne kadar can dostlarımıza

bin 500 kilogramı köpek maması,

600 kilogram da kedi maması

olmak üzere toplam 2 bin 100 kilogram

mama desteğinde bulunduk” dedi.

ANALiZ

Ahmet

DEDA

yazdı...

egeyonhaber@gmail.com

Kooplar ve Pazarlama

Üretim için kolları sıvadık.

Pandemi sürecinde toprağın

ve doğal üretimin önemine

değer verdik. Anadoluda yüzyıllardır insanlar

toprağa ve üretime önem veriyor.

Sorun üretenlerde değil. Sorun ürünün

pazara ulaşmasında. Sorun tüketiciye

ulaşırken ürünün iki üç kat fiyatının artışında.

Bunun için ne yapmalı üretici? Üretici

para kazanmak için pazara yönelik üretim

yapıyorsa. Önce birlik olmalı. Birlik

olmalı ki ürünün satışını birlikler çözmeli.

Ödemiş patatesini en kaliteli biçimde

Ödemişli çiftçi üretiyor mu? Evet üretiyor.

Bir sene iyi fiyata satılan patates bir

başka yıl tarlada kalmamalı. Bu domates,

biber, limon yani hepsi için geçerli.

Öncelikle üreticiler ikiye ayrılmalı.

Küçük kendine yetecek kadar üreten,

fazlasını satan üreticiler. Diğer yandan

pazara yönelik kooperatifler tarafından

üretilen ve satışı yapan üreticiler. Büyük

üreticiler ülke içinde ve ülke dışında pazarlara

yönelmeli. Buna göre organize

olmalı. Kooplar yasası ve işleyiş kanunları

yeniden ele alınmalı.

Küçük ve doğal ürünlerle meşgul üreticiler

hale girmeden ürünlerini pazaryerlerinde

satabiliyor. Bunlar da sosyal

medya pazarlama teknikleriyle, desteklemeleriyle

pazarda payları yükseltilebilir.

Pazar planlaması kooperatifler ve haller

yasası yerel yönetimlerin içinde bizzat

dahil olacağı bir şekilde acilen ele alınmalı.

Ele alınmalı ki sorunların hayatın gerçeklerine

yakın bir şekilde çözülürse sonuçlar

güzel olur. Göstermelik kurulan

üretici pazarları sorunları çözmek yerine

insanları üretmekten uzaklaştırır. Bunun

için canla başla çalışılmalı. Üretimden

para kazanılır olmalı. Aklın yolu bir. Tesadüf

değil. Planlı bilgili üretim yapalım.

Fırsatçı biat politikalarıyla değil, gerçekçi

maliyet ve mantıklı kararla çalıştığımız

zaman hayat daha güzel olur.

www.egeyonhaber.com


4

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

.

HABER

1990 yılından bu yana

"Yap-İşlet-Devret" modeliyle

ESBAŞ’ın kurup işlettiği Ege

Serbest Bölgesi bu yıl 30.

yaşını kutluyor. Türkiye’deki

ihracat rakamlarına

bakıldığında birçok ili sadece

bölge olarak yaptığı ihracat

rakamıyla geride bırakan Ege

Serbest Bölgesi, geçen yıl

4 milyar 151 milyon dolar

ihracat gerçekleştirdi.

30. YILINI KUTLAYAN ESBAŞ

BEYZA

COŞKUNTÜRK

“EGE

BÖLGESİ’NİN

EN İYİ

İŞVERENİ

ÖDÜLÜ”

ESBAŞ’IN

ESBAŞ CEO’su Dr. Faruk Güler,

ESBAŞ’ın pandemi nedeniyle küresel

ölçekteki firmaların bile çalışmalarını

durdurduğu ve küçüldüğü bir

dönemde ‘Türkiye’nin En İşi

İşvereni’ seçilerek moral

bulduğunu söyledi.

’ın, sıfırdan kurup, Türkiye’nin

en önemli ihra-

ESBAŞ

cat merkezlerinden biri haline getirdiği Ege

Serbest Bölgesi’nin bu yıl 30. yılını kutladığını

ifade eden Güler, “Bölgede, bugüne kadar toplamda

80 milyar dolarlık ticaret hacmi gerçekleştirildi.

Şu anda 20 bin 500 kişinin istihdam

edildiği Ege Serbest Bölgesi’nin kurulduğu

1990 yılında Gaziemir’in nüfusu 10 bin kişiydi.

Bugün 150 bine yaklaşan nüfusu ile Türkiye’nin

en hızlı gelişen ve kalkınan ilçesi durumunda”

diye konuştu.

Güler, uzun yıllardır ticaret hacmi ve istihdam

bakımından Türkiye’nin en büyük serbest

bölgesi olan Ege Serbest Bölgesi’nin sadece Gaziemir’in

değil, İzmir ve Türkiye’nin gelişmesine

büyük katkı sunduğunu söyledi. Güler, “Ege

Serbest Bölgesi başarısını, kurucusu Merhum

Kaya Tuncer’in vizyoner bakış açısına borçludur.

Bizler de kurucumuzun hayalini gerçekleştirerek,

ESBAŞ’ı daha nice yıllar yaşatacak ve başarılarımızı

arttırarak devam ettireceğiz. ESBAŞ

olarak kuruluşumuzdan bu yana, Ege Serbest

Bölgesine ülkemize katma değer katacak, istihdam

yaratacak, yüksek teknoloji transferi sağlayacak,

ihracatı

arttıracak nitelikteki

yatırımları

çekmeye azami

özen gösterdik.

Tanıtım ve pazarlama

faaliyetlerimizi

de hep bu doğrultuda

sürdürmekteyiz”

dedi.

YÜZDE 100 DOLULUĞA

ULAŞTI, GENİŞLETME

ÇALIŞMALARINA DEVAM

Ege Serbest Bölgesi hakkında

ayrıntılı bilgi veren Güler, “Kurucumuz

merhum Kaya TUNCER’in, Gaziemir’de

kurduğu Ege Serbest Bölgesi, 1990 yılından

bu yana ESBAŞ tarafından kurulup işletiliyor.

2.5 milyon metrekare alana sahip olan Bölgede,

faaliyet gösteren, 70’i yabancı olmak üzere 166

firmada toplamda 20 bin 500 kişi istihdam ediliyor.

Havacılık, savunma sanayi, otomotiv, elektrik-elektronik,

yazılım ve bilişim, tekstil

bölgedeki firmaların ağırlıklı olarak faaliyet gösterdiği

sektörler” dedi. Bölgenin yüzde 100 doluluk

oranına ulaştığını ifade eden Güler, ayrıca

Ege Serbest Bölgesi’nin 2016 tarihinde Ticaret

Bakanlığı’nın onayı ile 300 bin metrekarelik genişleme

alanına kavuştuğu söyledi. Güler, “Genişleme

alanında şu anda 4 fabrikanın inşaatı

sürüyor ve bu alana yeni yatırımcı çekmek için

pazarlama ve tanıtım çalışmaları devam ediyor”

şeklinde konuştu.

GEÇEN YIL 4 MİLYAR 151 MİLYON DOLAR

İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ESBAŞ CEO’su Dr. Faruk Güler, bölgede

2019 yılında 4 milyar 151 milyon dolar tutarında

toplam ticaret hacmi gerçekleştiğini aktardı.

Güler, “Bu rakamın 2 milyar 164 milyon

dolarlık kısmını Bölgeden yapılan ihracat oluşturdu.

İhracat daha çok havacılık, savunma,

otomotiv, elektronik, gıda ve tekstil sektörlerindeki

firmalardan gerçekleşti” dedi. “Covid-19’un

PANDEMİ SÜRECİNDE BİLE

ÖDÜLLERE DOYMADI

neden olduğu salgının kontrol altına alındığı düşünülerek,

Türkiye’de 1 Haziran’dan itibaren

ekonomide normalleşme başladı” diyen Güler,

“Bu paralelde Ege Serbest Bölgesindeki firmalar

da, azalan kapasite kullanımını yeniden arttırmaya

başladı. Ancak, gerek virüsün yarattığı

riskin halen devam etmesi, gerekse uluslararası

piyasalarda ortaya çıkan belirsizlik, yılsonuna

ilişkin öngörüde bulunmayı son derece zorlaştırıyor”

şeklinde konuştu.

ESBAŞ’IN HER ÇALIŞANI YILDA 4 SAATİNİ

GÖNÜLLÜ PROJELERE AYIRIYOR

ESBAŞ’ın, üstlendiği sosyal sorumluluk projeleri

ile dikkat çeken bir şirket olduğunu vurgulayan

Güler, “Her ESBAŞ çalışanı, yılda en az

4 saatini gönüllü olarak bir sosyal sorumluluk

projesinde değerlendiriyor.. Huzur evleri, çocuk

yurtları, yardıma muhtaç aileler, eğitim imkanı

bulamayan gençler ESBAŞ’lıların gönüllü olarak

çalıştıkları bazı alanlar” diye aktardı. Güler, çalışanların

geliştirdiği sosyal sorumluluk projeleri

olarak da; Meslek Lisesi Koçları, Gaziemir Sağlık

Köyüne yapılan ziyaret ve destek çalışmaları ile

ESBAŞ’lılar tarafından geliştirilen sosyal sorumluluk

çalışmalarıyla çok sayıda etkinlik yaptıklarını

belirterek, “ İçinde yer aldığımız sosyal

sorumluluk projeleri ile Gaziemir’e ve İzmir’e

önemli katkılar sunduk” dedi.

SIFIR VAKA İLE SÜRECİ ATLATTIK

Koronavirüs salgının en yoğun hissedildiği

Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Ege Serbest

Bölgesinde hizmet götürdükleri tüm alanlarda,

sorumluluklarını hiç aksatmadan faaliyetlerini

sürdürdüklerini belirten ESBAŞ CEO’su Dr.

Faruk Güler, “500 kişinin çalıştığı şirketimizde,

pandemi yasaklarının uygulandığı dönemi sıfır

vaka ile atlattık. Bu dönemde, 20 bin 500 kişinin

istihdam edildiği Ege Serbest Bölgesi’nde

de virüsün yayılma riskini ortadan kaldırmaya

yönelik etkili önlemler alındı” şeklinde konuştu.

Güler, bölgede faaliyet gösteren bazı firmaların;

sağlık konusunda hassasiyetleri olan personelin

idari izine ayrılması, evden çalışmaya geçilmesi,

izinlerin kullandırılması gibi uygulamalarla önlemlerini

aldığını söyledi.

DEZENFEKTE ÇALIŞMALARIMIZ

SÜREKLİ OLARAK SÜRÜYOR

Güler, ESBAŞ bünyesindeki kriz yönetim

ekibi ile Ege Serbest Bölgesi genelinde sürecin

sağlıklı yönetilmesi adına, bölgedeki devlet birimleri

ve faaliyet gösteren firmaların yöneticileri

ile sürekli iletişim halinde çalıştıklarını

belirtti. Güler, sözlerine şöyle devam etti: “Bu

günlerde salgının kontrol altına alınmış olmasını,

virüsün toplumdan izole edildiği anlamına

gelmediği bilinciyle hareket ederek, şirketlerinde

steril ve mesafe kontrollü çalışma şartlarını

oluşturmuş bulunuyoruz. Birimlerimizi ve

genel kullanım alanlarını sürekli dezenfekte ediyoruz.”

ESBAŞ’A ‘SEKTÖRÜNDE

EGE BÖLGESİ’NİN EN İYİ

İŞVERENİ ÖDÜLÜ’

ESBAŞ’ın pandemi nedeniyle küresel ölçekteki

firmaların bile çalışmalarını durdurduğu ve

küçüldüğü bir dönemde ‘Türkiye’nin En İşi İşvereni’

seçilerek moral bulduğunu aktaran Esbaş

CEO’su Dr. Faruk Güler, “Her yıl dünyadaki en

mükemmel işverenleri seçen Great Place to

Work (GPTW), 192 şirketten 101 binin üzerinde

çalışana, şirketlerinden duydukları memnuniyeti

sorarak bir araştırma yaptı” dedi. Güler,

sözlerini şöyle sonlandırdı: “Yapılan değerlendirme

sonucunda ise, ‘çalışan odaklı yönetim

anlayışı ile insani dokunuşu yüksek kurum kültürüne

sahip görüldüğü için ESBAŞ’a, ‘500-

2000 Çalışan Sayısı Kategorisinde ‘Türkiye’nin

En İyi İşvereni Ödülü’ ve ‘Sektöründe Ege Bölgesi’nin

En İyi İşvereni Ödülü’nü verdi. Bu ödülleri

almış olmaktan büyük gurur duyduk. 30

yıldır yüksek bir inançla, her ne şart altında

olursa olsun, kesintisiz olarak ESBAŞ değerlerini

uygulamanın ödülünü almış olduk. Bu ödüller,

şartlar zorlaştığında bile mükemmellik yolunda

yeni bir adım atabilme kabiliyetine sahip olduğumuzun

en güzel kanıtı oldu.”


5

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

REKTÖR BUDAK’TAN YENİ

EĞİTİM YILINDA YURT MÜJDESİ

Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü

Prof. Dr. Necdet Budak’ın merkez

kampüs içinde yer alan Kredi ve Yurtlar

Kurumunun kapasitesinin artırılmasına

yönelik Ankara’daki

girişimleri sonucu Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı

doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı

tarafından başlatılan yurt inşaatında

sona gelindi. Projenin ilk

etabı Eylül ayında tamamlanarak yeni

eğitim öğretim döneminde öğrencilerin

kullanımına sunulacak. Yurt, ilk

etapta 2 bin 600 kız öğrenciye hizmet

verecek.

Öğrencilerin daha iyi koşullarda

eğitim alması için çalışmalarını sürdürdüklerini

belirten Rektör Prof. Dr. Necdet

Budak, “Göreve geldiğimiz günden

itibaren öğrencilerimizin öncelikli ihtiyaçları

olan barınma, beslenme ve güvenlik

konularında çeşitli projeler

hayata geçirdik. Barınma konusunda,

Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Mehmet

Muharrem Kasapoğlu’nun taleplerimize

duyarlı yaklaşarak

öğrencilerimizin barınma sorununu çözecek

dev projeleri hayata geçirmesi

bizler için büyük önem taşımaktaydı.

Projenin birinci etabı, bir buçuk yılda

tamamlanmış durumda. Öğrencilerimiz

yeni döneme başladıklarında her

anlamda modern ve donanımlı yurt binalarında

barınacaklar. Öğrencilerimizin

barınma sorunu büyük ölçüde çözülecek.

Başta Cumhurbaşkanımız ile

Gençlik ve Spor Bakanımız olmak

üzere konuyla ilgili desteklerini esirgemeyen

devletimizin her kademesine

teşekkür ederiz” diye konuştu.

9 BİN KİŞİLİK KAPASİTE

Birinci etap yapımında sona gelinen

yurt ile ilgili bilgiler veren Rektör

Budak, “Ege Üniversitesi kampüsünde

bulunan, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın

yaptırdığı yurt projesi, toplamda 9 bin

kişinin kullanabileceği kapasiteye

sahip. Projenin ilk etabı Eylül ayında

tamamlanarak 2 bin 600 kız öğrencimizin

kullanımına sunulacak. Bu kapsamda,

35’er metrekarelik odalarda

3-4 öğrenci barınabilecek. Odalar, öğrencilerin

ihtiyaçlarına yönelik olarak

wc, duş ve çalışma masası gibi donanımlara

sahip. Her katta, çalışma odaları

ve mescitler bulunacak. Ayrıca 430

kişilik bir konferans salonu ve 630 kişilik

yemekhaneyi bünyesinde barındıran

bir sosyal tesis binası bulunuyor.

Bahçede ise öğrencilerin sosyal ve spor

aktivitelerine katkı sağlayabilecek parkurlarla

mahaller düşünülüyor. Projenin

ikinci etabı ise Eylül’de başlayacak”

dedi.

Başkan Çelik'in

geniş açıklamalarını videodan

izleyebilirsiniz!

BAŞKAN ÇELİK,

DEPREM SONRASI VE

PANDEMİ SÜRECİNDEKİ

BOZKURT'U ANLATTI

Egeyön Haber ve Pamukkale TV’nin

ortak yayınında Gazeteci Ahmet Deda’nın

konuğu olan Bozkurt Belediye

Başkanı Birsen Çelik oldu.

TEMMUZ'DA YENİ BELEDİYE

BİNASININ TEMELİ ATILACAK

Pandemi süreci yaşanmasaydı depremde

hasar gören belediye binasının

yerine yapılacak yeni binanın temelinin

Mayıs ayında atılmasını planladıklarını

söyleyen Çelik, bu sürecin yaşanması ile

Temmuz ayında temelin atılması için çalışmalarını

sürdürdüklerini belirtti. Çelik,

depremde ilçe merkezinde camilerin

büyük hasar gördüğünü ve şuanda

ibate açık olmadıklarını söyledi. Çelik,

ilerleyen süreçte camilerin yeniden yapılacağını

dile getirdi.

DIŞARIDAN GELEN

1 VAKA GÖRÜLDÜ

Pandemi sürecinde Bozkurt'un aydın

bir memleket olmasından dolayı sosyal

mesafe ve maske kuralına sıkı şekilde

uyulduğunu belirten Çelik, "Pandemi

sürecinde hemen hemen hiç vakamız

olmadı. Sadece dışarıdan gelen bir vatandaşta

pozitif vaka görüldü. O kişi de

sonrada sağlığına kavuştu. Pazarlarımızı

kapatmamız ve dıştan gelişi kontrol altına

almamız faydalı oldu. Bizi sağlıktan

çok Sosyoekonomik durumu zorladı. Biz

'iyilik hareketi' başlatarak mağdur vatandaşlarla,

iyilik yapmak isteyen vatandaşlar

arasında aracı olduk. Bu hareketi

başlatınca Avusturalya, İngiltere, Almanya'dan

bizi arayıp yardım etmek isteyenler

oldu. Yerelde esnafları belirledik ve

yardım etmek isteyenler onlara yardımları

ulaştırdı. Mağdur vatandaşlara verdiğimiz

fişlerle ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Böylelikle vatandaşların mahcup olmasını

da önlüyoruz. Böylelikle bin haneye

ulaştık. Bin haneyi muhtarlarımızla beraber

belirledik. Ayrıca bu çalışma ile vatandaşlarımızın

durumları hakkında veri

toplamış olduk" dedi. Pandeminin

henüz bitmediğini söyleyen Çelik, bu

yardımların sürdürülebilir olmasını sağlamanın

amaçlarını olduğunu belirtti.


6

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

Aslan, Ege Koop’un bir tez konusu olarak incelenmesi ve Türkiye’de kentsel dönüşümünde de

kooperatifçiliğin esas alınması gerektiğini ifade etti.

Uşak doğumlu olduğunu, öğrencilik hayatını

da Uşak’ta tamamladığını ifade eden

Aslan, “Asıl mesleğim gazetecilik. Denizli’de de

Denizli Gazetesi’nde yetiştim. Denizli’nin bende

çok farklı bir yeri var. İzmir’e geldiğimde İzmir’in

köklü gazetelerinden Demokrat İzmir’de

başladım. Çok iyi bir okuldu benim için” dedi.

Daha sonra İzmir’in Yeni Asır Gazetesi’nde çalışmaya

başladığını, fakat Türkiye Gazeteciler

Sendikası(TGS) Yönetim Kurulu’na seçildiğim

için kovulduğunu aktaran Aslan, “Sendikalı olarak

kovulduktan sonra Tercüman Gazetesi’nde

çalışmaya başladım. Eskiden basın çalışanlarının

hepsi sendika üyesiydi. Tüm basın çalışanları

sendika üyesi olduğu için hepsinin

özgürlüğü ve güvenliği vardı” şeklinde konuştu.

SENDİKALI OLDUĞUM İÇİN

EGE-KOOP YÖNETİMİNE GİRDİM

TGS İzmir Şube Başkanı olduğunu söyleyen

Aslan, bugün de asıl mesleğinin gazetecilik olduğunu

dile getirdi. Aslan, “Bugünde kendimi

emekçi gibi görüyorum 25 yıldır mesleğimi

sürdürüyorum. Çeşitli mecralarda yazılar yazmaya

ve program yapmaya devam ediyorum.

Asıl işim olan gazetecilik, şu an sıkıntılı bir dönemde.

TGS Başkanı olduğum için, Ege- Koop

Yönetimine girdim. Mücadeleler sonucu

bugün buradayım” dedi.

EGE-KOOP İYİ İNCELENMELİDİR

Ege-Koop’un 36 yıldır Türkiye’nin 3. büyük

kenti İzmir’de faaliyet gösteren bir sivil toplum

.

HABER

BEYZA

COŞKUNTÜRK

“EGE-KOOP

BİR TEZ

KONUSUDUR”

GENEL

BAŞKAN

HÜSEYİN

ASLAN

İzmir’de 1984 yılından beri kooperatif şeklinde projeler

üreten Ege-Koop, İzmir’de hala vatandaşları kendi bütçelerine

uygun projelerle ev sahibi yapmaya devam ediyor.

Ege-Koop Başkanı Hüseyin Aslan, Ege-Koop bir tez konusu

olarak iyi incelenmesi ve örnek alınması gerektiğini söyledi.

örgütü olduğunu aktaran Aslan, “Eylemci bir

örgütüz. Proje üreten, insanlara değer veren

ve insanlara hizmet eden bir kuruluş. İnsan

odaklı çalışıyoruz. 36 yıldır bıkmadan, usanmadan,

önüne koyulan birçok engellere rağmen;

tamamen kooperatif mantığıyla her meslek

grubundan oluşan, 200 ayrı ortağın bulunduğu

bir sivil toplum örgütü. Doktorumuz, hakimimiz,

savcımız, öğretmenimiz bizim

üyemiz” ifadesini kullandı. Aslan, Ege- Koop’un

bir tez konusu olduğunu ve iyi incelenmesi gerektiğini

ifade ederek, “Kooperatifimiz kentleşme,

kentin planlı gelişmesi anlamında,

insanların kooperatifleşerek sorunları nasıl çözdüğünü

görebileceğiniz insanların söz sahibi

olduğu bir kurumdur. Örgütlü bir şekilde sorumluluğu

paylaşıyoruz ve tartışıyoruz. Güçleri

bir araya getirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk

İzmir İktisat Kongresi’nde diyor ki, ‘Kooperatif

yapmak, maddi ve manevi kuvvetleri, zeka ve

maharetleri birleştirmektir.’ Kooperatifçiliğin

ne kadar önemli olduğunu buradaki tüm kelimeleri

inceleyerek anlamalıyız. Dolayısıyla biz

Atatürk’ün bu sözünden yola çıkarak kooperatifçiliğin

önemini anlatmaya çalıştık” şeklinde

konuştu.

HER SINIFA PROJE YAPTIK

Ege-Koop Başkanı Hüseyin Aslan, “Türkiye’de

her alanda olduğu gibi, her sektörde

olduğu gibi ülkenin gelişmesini istemedikleri

için; demokrasi kültürünün oluimaması için

kooperatiflere herkes çok farklı baktırıldı. Dolayısıyla

insanlar kooperatif diyince korkar hale

geldi” dedi. Ege- Koop kurulduğu yıllarda her

aileden bir kişinin kooperatif mağduru olduğunu

da sözlerine ekleyerek, “ Kooperatifçilik

noktasında Ege Koop’un yaptıklarını alıp incelesinler

ve örnek olsun. Kooperatifler müteahhit

değildir ve kar amacı gütmez. Biz

Ege-Koop olarak 12 ilçede 12 proje yaptık.

Projelerimizi her kesime yaptık, her sınıfa

hitap ettik. Burada bir örnek var ve kıskanmanın

bir anlamı yok. Bizim bu kente borcumuz

ve borcumuzu ödememiz gerekiyor.

Şartlar uygun olursa Ege-Koop’tan yeni projeler

göreceğiz” şeklinde aktardı.

TÜRKİYE’DE KOOPERATİFÇİLİK

SADECE KONUŞULUYOR

Merkezi ve yerel yönetimlerin kendi temsil

ettiği vatandaşı daha iyi koşullarda yaşasın

ve kent daha planlı olsun istiyorsa;

kooperatifçilik konusunu yeniden ele almaları

gerektiğini vurgulayan Aslan, “Türkiye’de

kooperatifçilik sadece konuşuluyor. Kooperatiflere

devlet destek vermeli. Kooperatifler

Türkiye genelinde yayılmalı. Tarımda, eğitimde

de her alanda kooperatifleşmeye

önem vermeliyiz. Kooperatifçiliğin gelişmemesi,

özelleştirmenin yayılmasının en büyük

sebeplerinden. Kooperatifler hesap verir, birlikte

hareket eder” dedi. Konut fiyatlarının şu

an çok yüksek olduğunu belirten Aslan,

“Neden yüksek? Çünkü her müteahhit kendine

göre kar etmek istiyor. Ancak kooperatifler

böyle değildir. Müteaahhit olsaydık biz,

Türkiye’de ilk defa konutu bitirip üstüne para

verir miydik? Ancak kooperatif ortağı biliyor o

paranın arttığını. Hem projeyi erken bitiriyoruz,

hem de para iadesi yapıyoruz” diye konuştu.

KONUT FİYATLARI

DAHA DA YÜKSELECEK

Aslan, kredi faizlerinin son yılların en

düşük oranında olduğunu, ancak bankaların

aldığı masraflarla yine faizlerin 0,80’lere çıktığını

söyleyerek, “Mesele Türkiye’deki konut sorununu

çözmekse, faizleri düşürmek önemli;

ama konutun yapılırken ki maliyetini de düşünmek

gerekiyor. Faizler düştü, konut fiyatları

yükseldi. Pek bir şey değişmedi. Olan yine

vatandaşa oluyor. Buradaki amaç Türkiye’de

konut stokunun çok olması ve büyük firmaların

borcunu ödeyebilmesiydi. Konut fiyatları

daha da yükselecek. Hele yeni yükselen projelerde

konut fiyatlarının daha yüksek olacağını

düşünüyoruz” şeklinde aktardı. Yeni imar

mevzuatında her eve 2 otopark şartı geldiğini

ve bu gibi maddelerinde maliyeti arttığını dile

getiren Aslan, “Yeni projeleri tekrar incelemek

gerekiyor. 3 katlı bir ev projeniz varsa, bu 2

EGE-KOOP’TAN ÖNE ÇIKAN İLKLER

• Avrupa Konseyi Sosyal Kalkınma Fonu’ndan Hazine

garantörlüğünde 3 kez üst üste kredi alan tek kurumdur.

• Ortaklarına öz kaynaklarından para iadesi yapan

ilk ve tek kooperatifler birliğidir.

• Güzelbahçe’de yaptırdığı 9 şiddetindeki depreme

dayanıklı çelik evler projesi, Türkiye’nin ilk toplu konut

çelik villa projesidir.

• İnşa ettiği mülkleri zamanından önce ortaklarına

teslim eden ve hiçbir ek ödeme talep etmeyen tek

kooperatifler birliğidir.

• Kendi öz kaynaklarından kooperatif ortaklarına

kredi kullandıran Türkiye’nin ilk ve tek kooperatifler birliğidir.

• Türkiye’de 200 birlik arasında sendikalı olan ve

çalışanlarıyla toplu sözleşme imzalayan örnek birliktir.

•İnşaatlarında kalite ve standart sorumluluğunu

paylaşmak amacıyla İnşaat Mühendisleri Odasıyla

protokol imzalayarak, kendi şantiyesinde laboratuvar

kurduran ilk ve tek kooperatifler birliğidir.

kata düşecek. Bu şartlarda da konut fiyatlarında

yükseliş göreceğiz. İzmir’in yüzde 40’ı kirada

oturuyor ve bu gidişle konut sahibi de

olamayacaklar. Konutu olmayan vatandaşlara

imkan verilmesi gerekiyor. İkinci el konutlarla,

sıfır konutların faizleri farklı. İkinci el konut sahibi

olacak olan ne yapsın, parası ona yetiyor”

dedi.

TOKİ EV SAHİBİ OLMAYANLARA

SIFIR FAİZLİ KONUT VERSİN

“Konut sorununun çözülmesi isteniyorsa,

Toplu Konut İdaresi(TOKİ), dar gelirli hiç konutu

olmayan vatandaşlara sıfr faizli konut

versin” diyen Aslan, “Yeni yapılan toplu konutlara,

TOKİ’nin uygun şartlarda kredi vermesi

lazım. Bu konunun başa türlü çözümü mümkün

değil. Bugün bu koşullarda kimse bankalara

faizleri ödeyemez, çünkü şartlar çok ağır.

Sosyal devletin en öncelikli görevi, barınma

görevini çözmektir. Temel görevlerinden biri

devletin vatandaşlarının konut ihtiyacını karşılamaktır”

şeklinde konuştu.

İZMİR’DE DEPREMDEN SONRA

KARŞILAŞACAĞIMIZ ACI TABLO

DÜŞÜNDÜRÜYOR

İzmir’in en öncelikli sorununun, yerel ve

merkezi yönetimlerin de en çok konuşması gereken

konulardan olan kentsel dönüşüm olduğunun

altını çizen Ege-Koop Başkanı Hüseyin

Aslan, “Depremden depreme konuşulan bir

konu haline geldi. Deprem her an olacaktır.

Bilim insanları her an gerçekleşebilir diyor.

Sağlam yapı yoksa yaptığınız hiçbir şeyin

önemi yok. Deprem değil, binalar öldürüyor.

İzmir’in de en büyük sorunu deprem ve depremden

sonra karşı karşıya kalacağımız acı

tablo” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN

POLİTİKASI OLMAZ

Ege Bölgesi’nin tümünde deprem riski olduğunu

da söyleyen Aslan, TÜİK rakamlarına

göre İzmir’de 313 bin konutun depreme dayanıksız

olduğunu belirtti. Aslan, sözlerine şöyle

devam etti: “Kentsel dönüşüm genelde de yerelde

de siyasi malzeme yapmaya devam

edersek bu kente ve insanlara kötülük yapmış

oluruz. İzmir’de 6 şiddetinin üzerinde bir deprem

olursa bunun bedelini kim ödeyecek?

Kentsel dönüşümün politikası olmaz. Bu konuda

vatandaşın lehine ne yapılması gerekiyorsa

yapılması gerekiyor. Kentsel dönüşümde

de kooperatifleşmenin çok önemli olduğunu

bilelim. O bölgedeki insanlarından örgütlenerek,

kendi haklarını araması gerekiyor. Ben

yaptım oldu mantığıyla kentsel dönüşüm

olmaz.”


7

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

.

HABER

BEYZA

COŞKUNTÜRK

Geçtiğimiz yıl Eylül

ayında Tokat’ın Turhal

ilçesinden, İzmir’in

Gaziemir ilçesine göreve

gelen Gaziemir

Kaymakamı Ahmet

Süheyl Üçer, 2020

yılında yaşanan tüm aksiliklere

rağmen

Gaziemir’i güzel günlerin

beklediğini söyledi. Üçer,

yaklaşık 30 milyon TL’lik

yatırımla yeni Hükümet

Konağı’nın yolda olduğu

müjdesini verdi.

Gaziemir’i daha güzel günlerin beklediğini söyleyen

Üçer, “Görev sürelerimiz sınırlı. Önemli olan

arkamızda hoş bir seda bırakılmak, bir eser bırakabilmek.

Gaziemir Hükümet Konağı, eski bir hükümet

konağı. Geldiğimizden bu yana bizden önceki

kaymakamların çabalarıyla bir kısmi Hazineden, bir

kısmi çevresinde özel şahıslardan kamulaştırılarak

bir parselasyon yapılmış. Atıf Bey Mahallesinde,

Türkan Saylan Caddesi üzerinde 10 dönümlük bir

arsamız bulunuyor. Bu dönüm üzerinde bir proje

çizdirdik. Büyük bir Hükümet Konağı projemiz var.

Toplu Konut İdareleri tarafından yapılacak. Kapalı

alanı 20 bin metreden fazla olacak. Bodrum kat,

zemin kat, artı 3 kattan olmak üzere; beş katlı bir

Hükümet Konağı olacak” diye konuştu.

2022’DE TAMAMLANMIŞ OLACAK

Şu an içinde bulundukları eski Hükümet Konağı’nın,

depreme dayanıksız ve mevcut birimlerin

tümü için yetersiz olduğunu belirten Üçer, “Mevcut

personelin tümünü kaldırmıyor. Bu da kamu hizmetlerinin

tek elden yürütülmesi ve standartlaştırılması

açısından sıkıntı oluşturuyor. Yeni Hükümet

Konağı için ihale ve yer tesliminden sonra bir aksilik

çıkmazsa 2 sene içinde bitecek. Bu sene ihale edilirse,

2022’nin sonuna doğru oraya taşınacağız. Her

şey olması gerektiği gibi giderse 2 sene içerisinde

ilçemiz layık olduğu Hükümet Konağı’na kavuşmuş

olacak” şeklinde konuştu. Hükümet Konaklarının

özel binalar olduğunu, normal bir mesken inşaatı

ile karşılaştırılamayacağını dile getiren Üçer, “Tavan

yükseklikleri 4,5 metredir, akıllı binalar olarak tasarlanıyor

ve kaliteli yapılması isteniyor. Devletin

yönetildiği ilçede yer olarak mesajı verilmesi gerekiyor.

Bu yörenin mimari değerlerini yansıtan binalar

olması gerekiyor. 30 Milyon TL’ye yakın bir yatırımla

yapılacak. Büyük yatırımlardan bahsediyoruz”

dedi.

GAZİEMİR 8. GÖREV YERİMİZ

Anadolu’da özgeçmişlerde nereli olduğunun

yazmasının çok önemli olduğunu ifade eden Üçer,

“Avrupa ülkelerinde görmüyoruz; genelde insanlar

profesyonel kariyerlerini yazarlar. Ancak bizim kültürel

yapımızın gereği olarak hemşerilik ve aile

bağlarının kuvvetli olması nedeniyle kendimizi tanıtırken

memleketimizle başlıyoruz. 1976, Sivas doğumluyum.

Kaymakamlık mesleğine, 200 yılında

başladık. Ankara Mektebi Mülkiye mezunuyum.

Anadolu’nun çeşitli yerlerinde görev yaptım. Doğu

Anadolu, Karadeniz, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinde

kaymakamlık yaptım. Gaziemir Kaymakamlığı

benim 8. görev yerim” dedi. Gaziemir 1.sınıf bir

ilçe olduğunu ve kaymakamlık görevlerin küçük ilçelerden

başlandığını aktaran Üçer, “Daha sonra

1.sınıf ilçelere gelinir. Tokat’ın Turhal ilçesinden Gaziemir’e

geldim. 2019 Eylül ayından beri Gaziemir

ilçemize hizmet etmekteyiz. Kamu hizmetlerinin

yürütümünden, gözetiminden sorumlu olarak

diğer kamu görevlilerimiz, yerel yönetimlerle, sivil

toplum kuruluşlarıyla bir birlik beraberlik içinde çalışıyoruz”

şeklinde konuştu.

1990’LI YILLARDA GAZİEMİR

CAZİBE MERKEZİ OLDU

Üçer, Gaziemir’in İzmir’in merkez ilçelerinden

sayıldığını ve bu bölgenin Seydiköy olarak bilindiğini

söyleyerek, “Seydiköy, Cumhuriyet öncesinde Rumların

ve Türklerin bir arada yaşadığı bir merkez.

Burada bağcılıkla uğraşıyorlar. 1. Dünya Savaşı ve

Lozan Anlaşması ile mübadele süreci başlıyor ve

Rumlar Seydiköy’den gidiyor. Türk soydaşlarımız

buraya yerleşiyor ve tütüncülükle uğraşıyorlar.

Bağlar kaldırılıyor, yerini tütün tarlaları alıyor ve

Seydiköylülük kavramı çıkıyor” diye konuştu. Gaziemir’e

Askeri birliklerin gelmesi ve askeri havalimanının

yapılması ile bir hareketlilik başladığını ifade

eden Üçer, “Ayrıca Askeri Birliklerimiz var; biri Alay,

ikisi Tümen seviyesinde. Çok sayıda askeri personel

bulunuyor. Adnan Menderes Havalimanımız var. İlçemizin

mülki sınırları içerisinde yer alıyor. İzmir’in

büyümesi ve gelişmesi ile birlikte de ilçemiz büyüyor.

1990lı yıllardan itibaren de Ege Serbest

Bölge’nin gelmesi ile cazibe merkezi oluyor. 1992

yılında Gaziemir ilçesi oluyor” dedi.

GÜNLÜK NÜFUSU 300 BİN

İlçenin nüfusunun son nüfus sayımlarına göre

137 bin civarında olduğunu; ancak bu rakamların

kâğıt üzerinde olduğunu ifade eden Gaziemir Kaymakamı

Ahmet Süheyl Üçer, “Günlük nüfusumuz

300 bine kadar çıkıyor. Çünkü çok sayıda ticari işletme

ve fabrikalar var. Sadece Ege Serbest

Bölge’de 170 civarında fabrika var ve 22 bin kişi istihdam

ediliyor. Sarnıç bölgemizde fabrikalar var ve

15 bin kişi istihdam ediliyor. Bu kişiler günlük olarak

İzmir’in birçok bölgesinden Gaziemir’e geliyor”

şeklinde konuştu. Üçer, Gaziemir’in İzmir Fuarı’nın

yeni yerleşkesi olduğunu söyleyerek, “Fuarda yoğun

bir nüfus hareketi oluyor. İzmir’in büyük alışveriş

merkezi ilçemizde, hafta içi 30-40 bin; hafta sonu

70-80 bin kişinin alış-veriş hareketi oluyor. İlçemiz

yoğun ve trafiğimiz oluyor. Günlük nüfusumuz 300

bine kadar çıkıyor. İlçemizin sosyoekonomik seviyesi

oran olarak yüksek” dedi. Gaziemir’in kentleşmesi

de düzenli ve planlı bir şekilde gittiğini de dile

getiren Üçer, “1980’lerde Gaziemir’e Emlak Bankası’nın

konutlarının gelmesi ile Gaziemir’e konutla ilgili

bir seviye gelmiş. Bahçe içerisinde konutlar

bulunuyor. Konutların bu yapısı yeşil bir Gaziemir

yaratıyor. İlçemizde kentsel dönüşümün yapılması

ÖZEL

EGEYÖN

RÖPORTAJ

gereken alanlar bulunuyor. Hizmet bekleyen mahallerimiz

var. Gaziemir’in İzmir’in nezih bir ilçesi”

şeklinde konuştu.

ÇEVREYOLU BAĞLANTISINA İHTİYACI VAR

İlçenin kronik bir sorunu bulunmadığını, ancak

trafikle ilgili sıkıntıların olduğunu dile getiren Kaymakam

Üçer, “Gaziemir’in bir çevre yolu ihtiyacı

bulunuyor. Akçay caddemizde trafikle ilgili günün

her saatinde sıkıntı yaşanıyor. Gaziemir’e Menderes

istikametinden girdiğinizde, Akçay Caddesi’nde trafik

çevreyolu bağlamında ayrılıyor. Aslında araçların

yüzde 40’ı Konak istikametine devam ediyor. Gaziemir’deki

tıkanıklığı gidermek için Çevreyolu bağlantısı

yapılmalı. Gaziemir’de durmayacak aracın,

direk diğer bölgelere gitmesi için bir bağlantı gerekiyor”

ifadesini kullandı. Sarnıç bölgesini Gaziemir’e

bağlayan bir köprü bulunduğunu da söyleyen Üçer,

köprü ile ilgili de bir genişletilme çalışmasının yapılması

gerektiğini; talepleri yerel ve merkezi yönetimlere

ilettikleri dile getirdi.

TİCARİ POTANSİYELİ YÜKSEK OLAN BİR İLÇE

Sadece Ege Serbest Bölge’de 170 civarında

fabrika var ve 22 bin kişi istihdam edildiğini aktaran

Gaziemir Kaymakamı Ahmet Süheyl Üçer, “Ege

Serbest Bölgesi, ülkemizin en büyük serbest bölgelerinden

biri. Hemen hemen tamamı uluslararası

sermayelerin ülkemizdeki yatırımları. Ege Serbest

Bölgesi 11. İl kadar, dış ticaret hacmi oluşturuyor.

Gaziemir’in ticari potansiyeli çok yüksek” dedi.

Yerel ekonomisinin özellikle Önder Caddesi’nden

Arda Meydanı’na kadar bulunan esnaflar ile canlandığını

belirten Üçer, “Bu caddelerimiz her an hareketlidir

ve her türlü sokak mağazaları bulunuyor.

Kafe sektörümüz oldukça yoğun hizmet veriyor.

Gaziemir’de insanların bir ayağı dışarda ve sosyal

hayat çok yoğun” şeklinde konuştu.

LOJİSTİK ANLAMDA HİÇBİR EKSİĞİ YOK

“Ulaşım yapabildiğiniz sürece üretim yapabiliyorsunuz”

diyen Üçer, “ Üretim için üç temel faktör

var; hammadde, sermaye ve lojistik. Bunlar olmadığı

sürece bir ilin kalkınması mümkün değil. İzmir

ülkemizin Osmanlı döneminden beri ticaret merkezi.

Limanı ve demiryolu bulunuyor. Bu anlamda

eskiden beri ağırlık ve önem verilen bir il” ifadesini

kullandı. İzmir-İstanbul Otoyolu’nun bulunduğunu;

ayrıca bu otoyolun İzmir ve İstanbul’un ekonomik

olarak yakınlaşmasında bir katkısı olduğunu da belirten

Üçer, “Yatırımcılar açısından İzmir’in cazibesini

yükselten bir durum. İzmir’in lojistik anlamında

hiçbir eksiği yok. Hızlı tren hattının İzmir’e kadar

uzanacağını öngörüyoruz ve bu da İzmir’in potansiyelini

artıracaktır” dedi.

Gaziemir Kaymakamı Üçer, Gaziemir’e

yakışacak; ilçenin doğal güzelliklerini

yansıtacak yeni bir Hükümet Konağı’nın

yolda olduğunu söyledi.

2022’DE

GAZiEMiR’E

HiZMETE

BAŞLIYOR

15 MART’TAN BERİ COVİD-19 İLE

MÜCADELE EDİYORUZ

2020 yılının başından itibaren maalesef acı

olaylarla, şehit haberleriyle, doğal afetlerle, en sonunda

da COVİD-19 salgınıyla devam ettiğini söyleyen

Üçer, “İnşallah 2020 yılının ikinci yarısı iyi olur

diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten bu süreç

hem toplumumuzu hem kamu görevlilerimizi hem

de ülkemiz ekonomisini oldukça yordu. Sağlık Bakanlığımız

ve Cumhurbaşkanlığı Bilimi Kurulu’nun

üyeleri doğrultusunda ülke genelinde çeşitli önlemler

getirildi” diye aktardı.

10 BİN VATANDAŞ TALEBİNİ

YERİNE GETİRDİK

15 Mart tarihi itibariyle Gaziemir ilçesinde de

bu çalışmaları başlattıklarını ve geniş katılımlı bir

toplantı yaptıklarını da belirten Kaymakam Üçer,

“65 yaş üstü ve 20 yaş altı vatandaşlarımız, özellikle

kimsesi olmayan günlük sosyal ve ekonomik

ilişkilerini devam ettiremeyecek durumda olanların

hizmetlerini yerine getirmesi için Vefa Destek

Grupları oluşturuldu. İlçemizde 7 Vefa Destek

Grubu oluşturduk, mahalle muhtarlarımız ve polis

karakollarımız merkezli olmak üzere. Vefa Destek

Grubumuz 9 bin 696 kişiye yardım etti. Bu gruplarda

emniyet mensuplarımız, öğretmenlerimiz,

din görevlilerimiz ve belediyeden araç temin ederek

çalışmalarımızı başlattık” dedi. 65 yaş üstü vatandaş

sayısının Gaziemir’de 11 bin 600 kişi olduğu

bilgisini paylaşan Üçer, “65 yaş üstü vatandaşlarımızın

maaş çekimleri, eczane ve market alışverişleri

yapıldı. Ancak şimdi tedbirler kısmı olarak

kalkınca şu an fiilen işlevsizleşti ve gerekirse

hemen devreye sokabileceğiz. 10 bin vatandaş talebini

yerine getirdik. Tam mesai yaptık. Sokak

hayvanlarımızı da bu süreçte unutmadık. Yaklaşık

bin 250 kilo mama dağıttık” diye konuştu.

4 BİNDEN FAZLA VATANDAŞA

NAKDİ YARDIM YAPILDI

Üçer, merkezi yönetimin, Cumhurbaşkanlığı

Bilim Kurulu’nun ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı’nın Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi’ni

yürürlüğe koyduğunu söyleyerek, “Bu kapsamda

da Gaziemir ilçemizde 4 binden fazla vatandaşımıza

nakdi yardım yapıldı. İlçemizde bulunan firma

ve işletmeler Ramazan Bayramı kolilerini Kaymakamlığımıza

teslim ettiler ve dağıtımlarını yaptık.

İzmir’de seyahat kısıtlamasının olduğu bir süreçti.

Kaymakamlıkları yoran bir süreç oldu, çünkü insanların

günlük ihtiyaçları devam ediyor. Biz de genelgeleri

uygularken vatandaş gözüyle baktık.

Sıkıntıları giderdik” ifadesini kullandı. Filyasyon

ekiplerinin bu süreçte çok iyi çalıştığını da belirten

Üçer, “Bin civarında vatandaşımızın her gün kontrolü

gerçekleşti. Doktorlarımız ve sağlık çalışanlarımız

yoğun mesai sarf ettiler. İlçemizde

Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesi, Pandemi

Hastanesi olarak görev yaptı. Hiçbir zaman tam

kapasiteye ulaşmadı. Hastanenin kilitlenmesi ve

sağlık hizmeti veremeyecek duruma gelmesi gibi

olumsuzluklar yaşanmadı. İlçemizde pozitif vaka

sayısı salgının pik yaptığı dönemde 270’e kadar

çıktı. Ondan sonra kademeli olarak düştü” şeklinde

aktardı.


8

KOCA REİS DEMOKRAT PARTİ’NİN

İLK BELEDİYE BAŞKANLARINDAN

Okut’un 26 Mayıs 1946 yılında gerçekleştirilen

yerel seçimlerde Çal İlçesine

bağlı Akkent Kasabası'nda

Demokrat Parti adayı olarak seçime katıldığını

aktaran Prof. Dr. Metin Ekici,

“Halkın seçtiği belediye meclis üyelerinin

tercihleriyle belediye başkanı seçilen

bir dönemde katıldığı bu ilk

seçimde oldukça yüksek oy almış.

Ancak seçilen diğer meclis üyeleri tercihlerini

başka bir adaydan yana kullanınca

belediye başkanı seçilememiş”

dedi. Azmi ve kararlılığı ile tanınan

Hamza Okut’un 3 Eylül 1950 tarihinde

gerçekleştirilen yerel seçimlerde yine

Demokrat Parti'den Akkent Kasabası

Belediye Başkan adayı olduğunu dile

getiren Prof. Dr. Ekici, “Halkın ve seçilen

meclis üyelerinin çoğunluğunun teveccühü

ile 35 yaşında Başkan

seçilmiştir. Başkanlık ettiği belde halkının

refah ve mutluluğu için çalışmayı

ilke edinen, güçlü iletişim becerisi, çalışkan

ve dürüst tavrıyla kısa zamanda

Çal ve Denizli'deki kurumların desteğini

almayı başaran biri. Aynı zamanda Ankara'da

bulunan parti üst yöneticileri

ve kamu

kurumlarının yöneticileriyle

de iyi bir iletişim

kuran

dedemiz, belde

halkının devletten

beklentilerini başarılı

bir şekilde

kurum yöneticilerine

iletmiş ve çöwww.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

“BİLMEYEN NE BİLSİN BİZİ, BİLENLERE SELAM OLSUN (Yunus Emre)”

NOT: Bu yazının amacı Ferah Işık adlı Köşe Yazarının, Denizli Haber Gazetesi'nde 16 Haziran 2020 tarihinde yayınlanan makalesinin gerçekleri yansıtmadığını,

yazının ana kahramanı olan Belediye Başkanı Hamza OKUT’a ilişkin çirkin ifadelerin dayanaksız ve iftira şeklinde duyumlara dayalı olduğunu ifade etmektir.

24-30

HAZiRAN

2020

ÇAL’DA ‘KOCA REiS’ OLMAK”

.

HABER

BEYZA

COŞKUNTÜRK

Yöneticiler tarih boyu bulundukları bölgeye hizmet eder ve halkın onu nasıl kabullendiği veya kabullenmediği

ile alakalı yıllar süren yorumları dinleyebiliriz. Lakin Hamza Okut, gerek ileri görüşlülüğü gerekse

çalışkanlığı, dürüstlüğü ve herkese kucak açan anlayışla Çal’ın hala unutulmayan KOCA REİS’i.

Dünyası Araştırmaları

TürkEnstitüsü Türk Halk

Bilimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr.

Metin Ekici ile dedesi, Denizli Çal İlçesi

Akkent (Zeyve) Beldesinin ‘Koca Reis’i

Hamza Okut hakkında konuştuk. Dedesi

hakkında anılarını bizimle paylaşan

Prof. Dr. Ekici, Koca Reis Hamza

OKUT'un 21 torunu arasında ikinci

torun olmaktan mutluluk duyduğunu

ifade ederek, Koca Reis’i gelecek kuşakların

doğru tanımasının çok önemli

olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Ekici, “Yerel yönetici olarak

demokratik usuller ve hukuk sistemine

uygun bir şekilde seçilmek, seçim sonrasında

beldesine, ilçesine, şehrine dürüst,

adil, hızlı, etkin ve ileri görüşlü bir

yaklaşımla hizmet etmek bir yerel yöneticiden

onu seçen halkın beklentileridir.

Bu beklentileri karşılayabilmek ise

akıl ve basiret dolu bir beyin; istişare

eden ve kararlılık gösteren bir duruş,

her şeyin ötesinde halkın menfaatlerini

kendi menfaatlerinin üstünde gören bir

karakter ve de memleket ve millet sevgisiyle

dolu bir yürekle mümkündür”

şeklinde konuştu.

TOPRAĞI SERT,

İNSANI MERT BİR İLÇE: ÇAL

Bu özelliklere

sahip olduğunuzda,

bu

ülke insanının

sizi siyasi

yolculuğunuzda

omuzlarında

taşıyacağını

ve yıllarca sizinle aynı yolda yürüyeceğini

vurgulayan Ekici, “Toprağı sert,

insanı mert olanların ilçesi Çal yöresinde

bu özelliklere sahip bir başkansanız

halk size ‘Koca Reis’ unvanı verir.

Bu unvan hem halk arasında hem devlet

kademelerinde isminizden önce

gelir ve yıllarca hatırlanır. Koca Reis’i

doğru tanımak genç kuşaklarımız için,

demokrasi âşıkları için, yerel yönetimde

olup kendisine bir rol model arayanlar

için son derece önemli” dedi. Hamza

Okut’un 18 Mart 1915’te yani Çanakkale

Zaferi ile aynı tarihte Denizli İli Çal

ilçesinin Akkent kasabasında doğduğunu

açıklayan Prof. Dr. Metin Ekici,

“İsmail ve Meryem’in ilk çocuğu olan

Hamza Okut, beş kardeşine ağabeylik

etmiş ve kardeşlerine gösterdiği sevgiyi,

onlara kol kanat germeyi, daha

sonra kendi belde insanı için göstermiştir.

Siyasi yaşamı başlayana kadar

tarım ve ticaretle meşgul olmuş; daha

genç yaşta dürüst, yardımsever ve lider

kişiliği ile yöre halkının sevgi ve güvenini

kazanmış” şeklinde anlattı.

ÇÖLOVASI’NDA EŞKIYALARDAN

KORKMAYAN KOCA REİS

Genç yaşta babası İsmail’le Çal’da

yetiştirdikleri üzümleri katır ve atlara

yükleyip Polatlı’ya götürüp sattıklarını

ifade eden Prof. Dr. Ekici, “Oradan peynir

alıp Çal yöresine getirip satarlarmış.

Bu zahmetli yolculuk aynı zamanda cesaret

gerektirirmiş. Dinar’dan çıkıp Çölovası’na

giden yolda eşkıyalardan mal

ve parayı korumak bir cesaret işiymiş.

Dedem beni de bir defa bu güzergahtan

götürdü. Çölovasına çıkan yol dar

bir boğazdan geçer. Ancak dedem

Hamza yürekli, cesur, gözü kara ve

bir o kadar da yardımsever olduğu

için bu yolculuğu pek

çok defa yapmış” diye konuştu.

ÇAL’IN HAMZA ÇAVUŞ’U

Prof. Dr. Ekici, dedesi Koca Reis’in

cesareti ve azmini 4 yıllık askerlik görevi

sırasında da gösterdiğini söyleyerek,

“1935-39 yılları arasında Muğla’da askerlik

yaparken gösterdiği kararlı duruş

ve cesareti sayesinde “Sancak Çavuşu”

olmuş, artık herkes onu “Hamza

Çavuş” diye çağırmaya başlamıştır. Askerlik

dönüşü evlenmiş, bu evlilikten

beş kız, üç erkek evladı olmuştur” şeklinde

belirtti. Türkiye 1946 yılında çok

partili siyasi hayata geçene kadar dedesinin

tarım ve ticaretle işleriyle meşgul

olduğunu aktaran Prof. Dr. Ekici,

Hamza Okut’un 1946 yılında Demokrat

Parti'nin Çal ilçesi kurucuları arasında

yer aldığını söyledi.


9

www.izmirdenizlililerdernegi.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

züme kavuşturmayı başarmıştır” diye konuştu.

ÇAL’DA İLK ELEKTRİK

BAĞLANAN BELDE AKKENT

Hamza Okut’un kasaba dışındaki kuyulardan

içme suyu ve kasaba ortasındaki göletten kullanma

suyu alan belde halkına, bu ilk başkanlık döneminde

Menderes Nehri kıyısında açılan sondaj kuyularından

temiz ve düzenli içme suyu getirdiği bilgisini veren

Prof. Dr. Ekici, “Çal yöresinde ilk elektrik bağlanan

beldenin Akkent olmasını sağlamıştır” dedi. Okut’un

beş yıllık başarılı icraatlarla geçen bir başkanlık dönemi

sonrası 13 Kasım 1955 tarihinde gerçekleştirilen

yerel seçimlerde yine Demokrat Parti'den aday

olduğunu belirten Prof. Dr. Ekici, “Halkın ve seçilen

meclis üyelerinin büyük çoğunluğunun teveccühü ile

bu seçimi de kazanmıştır. Bu dönemde de Akkent

ve Çal yöresinin yol, su, elektrik gibi altyapı hizmetlerinin

tamamının gerçekleştirilmesi için çaba sarf

etmiştir. Bu dönemde, Akkent'e yeni pazaryeri kurulması,

kasaba içindeki göletin ıslahı, kasaba içi yolların

genişletilmesi, arazi yollarının düzeltilmesi ve

Akkent-Çal yolunun genişletilmesi gibi çalışmalar

yaptırmıştır. Bütün bu çalışmalar ücra bir köy görünümünde

olan Akkent'in Çal yöresinin önde gelen

bir kasabası olmasını sağlamıştır” ifadesini kullandı.

1960 ASKERİ DARBESİ’NDE

40 GÜN TUTUKLULUK

Prof. Dr. Metin Ekici, Koca Reis’in halkın oylarıyla

ve demokratik usullerle seçildiği belediye başkanlığı

görevini 27 Mayıs 1960 "Askeri Darbesi" ile bırakmak

zorunda kaldığını söyleyerek, “Bu süreçte seçimle

iktidara gelen tüm Demokrat Partili

yöneticiler gibi, dedem de tutuklanarak 40 gün Denizli

cezaevinde kalmıştır. Askerlerden korktuğuna

yönelik yazılan yazıya karşılık olarak söylemem gerekir

ki, dedem tutuklandığında kelepçe dahi taktırmamıştır.

Cezaevinden çıkıp Çal ve Akkent'e

dönüşü sırasında, askeri yönetim ve baskıya rağmen,

kalabalık gruplar tarafından karşılanmıştır. Bu

dönemde yeniden baba mesleği ticaret ve tarım işleriyle

uğraşmıştır” dedi.

ADALET PARTİSİ’NDEN DE İLK

BELEDİYE BAŞKANI “KOCA REİS”

Askeri darbenin etkilerinin devam ettiği süreçte

de dedesi Koca Reis’in çalışmalarına devam ettiğini

aktaran Prof. Dr. Ekici, “Yaklaşık üç yıl süren baskıcı

bir askeri yönetim ve yeni anayasanın kabulü sonrasında

kurulan yeni siyasi parti çalışmalarına katılan

Hamza Okut, Çal'da Adalet Partisi kurucuları arasında

yer aldı. Bütün baskılara rağmen 17 Kasım

1963 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde

Adalet Partisi'nden Akkent Belediye başkan adayı

oldu ve Akkent halkının tercihiyle yeniden belediye

başkanı seçildi. Bu dönemde Akkent'in artan nüfusu

ve eğitim ihtiyacım karşılamak için yeni bir ilkokul

binasının yapımını sağladığı gibi, yeni camii yapımı,

ilk sağlık ocağı kurulması, yol, sulama kanalı çalışmaları

ile hizmetlerini sürdürdü” ifadesini kullandı.

Koca Reis bu dönemde Çal'a gelen bütün siyasetçilerin

ziyaret ettiği, görüşlerini aldığı bir başkan olmuştur.

İLK DEFA BİR BELDEDEN YURTDIŞINA

İŞÇİ GÖNDEREN ‘HAMZA ÇAVUŞ”

Dedesi Hamza Çavuş’un Akkent halkının teveccüh

ve takdiri ile 2 Haziran 1968 tarihinde gerçekleştirilen

yerel seçimlerde tekrar Adalet Partisi'nden

başkan adayı olduğunu ve bu seçimde de başkan

seçildiğini aktaran Prof. Dr. Metin Ekici, “Bu dönemde

Akkent, ilk defa bir beldeden yurtdışına işçi

gönderen belediye oldu. Bu dönemde Akkent Halıcılık

ve Kalkınma Kooperatifi kurulmasına öncülük

etmiş ve kooperatif yönetimi ile birlikte çalışarak

1970 yılında "Akkent Meyve Suyu Fabrikası" kurulmasını,

250 kişinin Almanya'ya işçi olarak bu kooperatif

üzerinden gitmesini sağlamışlar ve yaklaşık 75

kişinin çalıştığı Akkent Meyve Suyu Fabrikasını 1972

yılında faaliyete geçirmişlerdir” dedi. Prof. Dr. Ekici,

9 Aralık 1973 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimde

yine Adalet Partisi'nden aday olan Hamza

Okut’un kendisine karşı kurulan ittifak adayına karşı

seçimi kaybettiğini, ancak yöre halkının kendinden

yardım taleplerini yerine getirmeye devam ettiğini

söyleyerek, “1975 yılında Hacca gidip, dönmüş ve

"Hacı Hamza" olarak da anılmaya başlanmıştır”

dedi.

KOCA REİS, 1999’DA

HAYATA VEDA ETTİ

Prof. Dr. Ekici, “20 yıllık başkanlığı döneminde 0

kadar çok hizmette bulunmuştur ki; sadece Akkent

halkının değil, Çal ilçesine bağlı beldelerde yaşayan

seçmenlerin teveccühü ile 1977 yılında gerçekleştirilen

yerel seçimlerde; Denizli İl Genel Meclisi'ne

Çal'dan Adalet Partisi Üyesi (İl Encümen Azası) seçilmiştir.

8 çocuk ve 21 torun sahibi olan Koca Reis

Hacı Hamza OKUT; 6 Aralık 1999 tarihinde, 84 yaşında

vefat etmiş olup, Akkent mezarlığında defnedilmiştir”

şeklinde açıkladı. Hayatını Akkent

kasabası ve Çal yöresinin gelişmesine adayan, partili

ayrımı yapmadan herkese yardımcı olan; yörede alt

yapının gelişmesi, eğitim, sağlık ve istihdamın artmasına

gelişmesini sağlayan Hamza Okut hakkında

konuşan Prof. Dr. Ekici, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Dürüst, çalışkan, inançlı, insan haklarına saygılı,

hoşgörülü, giyimine ve konuşmasına özen gösteren

Hacı Hamza Okut; Milletine Hizmet Etmenin, İnsan

Sevgisinin, Yardımseverliğin, Demokratlık ve Adaletin

Sembolüdür. Bu özelliklere sahip bir yerel yönetici

olarak halka hizmet aşkınız her şeyin önünde

geliyorsa Çal size “Koca Reis” unvanı verir.”

BRAVO ÇAL

BELEDiYESi

Tüm dünyayı tehdit eden korona virüsle mücadeleye

katkı adına 2 ay önce maske dikim

atölyesi açan ve vatandaşlara ücretsiz maske

dağıtımı yapan Çal Belediyesi, 70 bin maske

dikti, stok bile yaptı. Belediye Başkanı Fethi

Akcan, “Korona sürecinde başarılı bir sınav

veren ekibimi kutluyorum. Vatandaşlarımızı bir

kez daha uyarıyorum; Korona tehlikesi henüz

geçmedi” dedi.

Çal Belediyesi 2 ay önce maske dikim atölyesi

kurdu. Atölyede gönüllü 11 bayan personel çalışmaya

başladı. Semt pazarları başta olmak üzere

toplumun her kesiminde ve her yerde belediye

ekipleri dikilen maskeleri vatandaşlara ücretsiz dağıttı.

Talep durumunda maske dağıtımı devam ediyor.

Belediye Başkanı Fethi Akcan, 2 ay içinde 70 bin

maske dikip dağıttıklarını söyledi. Olası bir ikinci

dalga durumuna da hazırlıklarını yaptıklarını söyleyen

Akcan, “Öncelikle ekibimi kutluyorum. Başarılı

bir sınav verdiler. 70 bin maske dağıttık. 18 bin 600

nüfuslu Çal için 35 bin adet maskeyi de stokta tutuyoruz.

Ayrıca, Allah göstermesin korona da ikinci

dalga gelirse her gün 2 bin maske dikecek kapasitemiz

var. Korona tehlikesi henüz geçmedi. Lütfen

vatandaşlarımız dikkatli olmaya devam etsin. Hijyen

kurallarına uyalım, sosyal mesafemizi koruyalım”

diye konuştu. Geçtiğimiz günlerde Denizli

Valisi iken ataması yapılan eski Vali Hasan Karahan

ile Çal Kaymakamı Selin Sarı’da Çal Belediyesi

Maske Dikim Atölyesi’ni ziyaret ederek, Başkan Akcan’ı

kutlamıştı.


10

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Başkan Batur: Konak'a iş yapmaya geldik

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

Konak Belediyesi meclisi, salgın önlemleriyle

ara verdiği toplantılarının ilkini

haziran ayı oturumu ile başlattı.

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur,

Konak’ın dört bir yanında projelerin

hayata geçeceği bir döneme girdiklerinin

sinyalini verdi.

Konak Belediyesi haziran ayı meclis

toplantısı Kültürpark Fuar Evlendirme

Dairesi salonunda gerçekleşti. Konak

Belediye Başkanı Abdül Batur’un yönetimindeki

toplantı, pandemi sürecinde verilen

aradan sonra yapılan ilk olağan

meclis toplantısı oldu. Toplantıya girişte

ateş ölçümü yapılırken, maske kullanımı

ve sosyal mesafeye göre oturma düzeni

de ihmal edilmedi. Konak Belediye Başkanı

Abdül Batur’un konuşması ile başlayan

oturumda, meclis encümen

üyeleri ile ihtisas komisyonları seçimi yapıldı.

Meclis toplantısında parti grupları

ve belediye bürokratlarının yanı sıra CHP

Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu da

hazır bulundu. Konak Belediye Başkanlığı

görevinde bir yılı geride bırakan

Abdül Batur, pandemi sonrası süreçte

projeleri hayata geçireceklerini vurgulayarak,

“Geçtiğimiz bir yılda projelerimizi

hazırladık, hayata geçme aşamasında

yaşanan pandemi süreci ile ara verilen

çalışmalarımızı bundan sonraki süreçte

gerçekleştireceğiz. Daha verimli olacağımız,

projelerimizi hayata geçireceğimiz

bir süreç bizi bekliyor” dedi.

DAYANIŞMA İÇİNDE OLACAĞIZ

Konak Belediye Meclisinin haziran ayı

olağan toplantısında bir yıllık faaliyet raporu

değerlendirildi. 2019 yılı faaliyet raporu

oy çokluğu ile kabul edilirken, yeni

encümen üyeleri ve komisyonlar da yapılan

oylama ile belirlendi. Toplantıda

pandemi sürecinde belediyenin yaptığı

çalışmalarla ilgili detaylı bilgi içeren bir

kitapçık da dağıtıldı. Konak Belediye

Başkanı Abdül Batur, salgın önlemlerinin

en yoğun uygulandığı dönemde

Konak olarak uyumlu bir çalışmaya imza

attıklarını ifade ederek, “Yerel yönetimler

ellerinden gelen her katkıyı sundular.

Bir taraftan devlet, bir taraftan yerel yönetimler

dayanışma içinde çalışarak bu

zor günleri atlatacağız” diye konuştu.

İŞ YAPMAYA GELDİK

1 Haziran’da başlayan normalleşme

süreci ile birlikte önlemleri de elden bırakmayarak,

Konak’ta yatırımları birer

birer hayata geçirecekleri bir döneme

girdiklerini vurgulayan Başkan Batur, “İş

yapmaya geldik” dedi ve sözlerini şöyle

sürdürdü: “Biz Konak’a iş yapmaya geldik.

Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla

ve çalışma arkadaşlarımızla uyum

içinde çalışıyoruz ve bu anlamda örnek

oluyoruz. Bundan sonraki süreçte daha

verimli, daha iyi projeler ortaya koyan bir

belediye olacağız. Projelerini hayata geçiren

bir Konak göreceğiz. Halkımızın içi

rahat olsun. Belediyeyi aldığımız noktadan

daha ileriye taşıyacağız. Halkın belediyesi

olacağız.”

PAÜ BOTANiK ZiYARETE AÇILDI

EGEYÖN

Haftalık Bölgesel

Siyasi Gazete

HABER

YIL: 01 SAYI: 02 24.06.2020 ÇARŞAMBA

EGEYÖN YAYINCILIK MATBACILIK

TANITIM DANIŞMANLIK REKLAMCILIK SAN.

TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

İMTİYAZ SAHİBİ VE YAZI İŞLERİ MÜD.

Fatma ÇETİN

GENEL YAYIN

YÖNETMENi

Ahmet

DEDA

KATKIDA BULUNANLAR

EGEYÖN

Haftalık Bölgesel

Siyasi Gazete HABER

TEMSiLCiLiKLER

GÖRSEL YÖNETMEN

Ali AKGÜN

HABER

KOORDİNATÖRÜ

Beyza

COŞKUNTÜRK

Oral Can TATAR, Serkan ÖZKURT

MUĞLA: Ada KARA 0 553 091 10 67

AYDIN: Halil ÖZDÜR 0 543 542 35 20

KÜTAHYA: Nuri ÇEVİRGEN 0 507 938 87 36

HUKUK DANIŞMANI

Av. Özlem DURMUŞ

Av. Can ÇAPAR

İDARİ MERKEZ: İsmet Kaptan Mah. Gazi Osmanpaşa Bulvarı

Yeni Asır İşhanı No:3 6/613 Çankaya/ Konak - iZMiR

0 507 243 40 63

www.egeyonhaber.com - egeyonhaber@gmail.com

BASIM YERİ TARİHİ: 24.06.2020 İhlas Gazetecilik A.Ş.

Fatih Mh.1199 Sk.No:1 / 7 Sarnıç Gaziemir / İZMİR

Bu gazete Basın Meslek Kurallarına uymaya söz vermiştir.

Köşe yazarları yazılarından sorumludur.

PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, Ülkemizin

her alanda gelişmesinin teknoloji ve sanayinin

yanında tarıma da gereken önemin verilmesi ile

sağlanabileceğine dikkat çekerken, Pamukkale

Üniversitesi olarak yöreye özgü bitki ve tarımsal

ürünlerin türlerinin korunması ile birlikte bilimsel

gelişmelerin tarıma uygulanması adına yaptıkları

çalışmaların devam ettiğini hatırlattı. Rektör Prof.

Dr. Bağ, ana vatanları farklı coğrafyalar olan bitki

ve ağaçların bu botanik bahçede sergileneceğini

ve burada ayrıca bu bitki türleri ile yapılacak bilimsel

çalışmaların, botanik biliminin gelişimine

katkı sağlayacağını belirtti. Rektör Prof. Dr. Hüseyin

Bağ sözlerine şöyle devam etti: “Yapımına

REKTÖR

HÜSEYİN BAĞ

Toplam 10 bin 600

metrekarelik alanda

yaklaşık 700 bitki

türüne ev sahipliği

yapacak, içinde palmiye

adası, Türkiye

meşeleri bahçesi, kaktüs-sukkulent

bahçesi,

kaya ve meyve bahçeleri

ile farklı iklim koşullarında

yetişen

endemik bitki türlerinin

sergileneceği bir seranın

da bulunduğu Pamukkale

Üniversitesi

(PAÜ) Botanik Bahçesi,

Kınıklı Merkez Yerleşkesinde

ziyarete açıldı.

2019 yılının Kasım ayında başladığımız PAÜ Botanik

Bahçesi projemiz, Pamukkale Üniversitesi

Yönetimi olarak Üniversitemize kazandırmayı hedeflediğimiz

önemli projelerden biriydi. Bugün

bunu nihayete erdirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Pamukkale Üniversitesi Ailesinin yanında, dışarıdan

gelecek ziyaretçilerimize de açık olacak PAÜ

Botanik Bahçesi, hem endemik bitki ve ağaç türlerini

ziyaretçilerine tanıtımı açısından, hem de

yürüyüş yolları, oturma alanları ve çocuk oyun

alanı ile ziyaretçilerine doğayla iç içe bir sosyal

yeşil alan olacak. Daha önce yine Türkiye’deki

üniversiteler arasında bir ilk olarak gerçekleştirdiğimiz,

transplantasyon yöntemi ile Üniversitemizde

koruma altına aldığımız, yaşları 400 ila 600

arasında değişen, asırlık anıt zeytin ağaçlarını,

yerleşkemizde farklı noktalara nakletmiştik. Bir

kısmını da bu bahçemizde yaşatmaya devam edeceğiz.

Her zaman doğaya saygılı ve duyarlı, yeşili

koruyan bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesi,

bilimin diğer alanlarında olduğu gibi tarım

alanında ve botanik alanındaki bilimsel çalışmalarına

devam edecek. Dışarıdan herkesin ziyaretine

de açık olacak olan PAÜ Botanik Bahçemizin öncelikle

Üniversitemize, İlimize, Ülkemize ve tüm

bilim dünyasına hayırlı olmasını temenni ediyor,

bahçemizi gezecek ziyaretçilerimizin de burada

keyifli zamanlar geçirmelerini diliyorum.”


11

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

1 Haziran itibarı ile normalleşme sürecine giren Çeşme’nin gözde mekanı

İZMİR'DE İLK OLACAK

Balçova Belediyesi ile

SEV Vakfı'nın Balçova'da

ortaklaşa yapacağı

Olgun Gençlik Merkezi'nin

temeli atıldı. Merkezin

amacı Balçova'da

yaşayan 55 yaş üstü vatandaşların

yaşam kalitelerini

artırmak olacak.

Hayata geçirdiği sosyal

projeler ile vatandaşların

yaşam kalitesini artıran Balçova

Belediyesi ile belirli bir

yaşın üstündeki vatandaşların

yaşlılığını huzur ve mutluluk

halinde geçmesine

hizmet etmek amacıyla kurulan

SEV Vakfı'nın (Sosyal Dayanışma

ve Mutlu Emeklilik

Vakfı) kuracağı Balçova'da

ortaklaşa yapacağı Olgun

Gençlik Merkezi'nin temeli

atıldı. Belediyenin Korutürk

Mahallesi'ndeki 383 m2 arsasına

yapılacak olan Olgun

Gençlik Merkezi'nin inşaat

masrafları ise SEV Vakfı tarafından

karşılanacak. Yeni

merkezden kadınlarda 55

yaş erkeklerde 60 yaş üstü

tüm vatandaşlar yararlanabilecek.

İZMİR'DE

BİR İLK OLACAK

Toplamda 485 m2 kapalı

alandan oluşacak merkez 3

katlı olarak inşa edilecek.

İçinde el işi atölyeleri, kütüphane,

tv odası, yemek odası

ve revir, balkon ve bahçe terası

olacak merkezden hizmet

almak isteyen

vatandaşların; Balçova'da

ikamet ediyor olması yeterli

olacak. İzmir'de ilk kez hayata

geçirilecek olan merkeze

gelen vatandaşlar gitar,

bağlama, ritim, yağlı boya

resim, karakalem, ahşap boyama,

halk oyunları, tiyatro

gibi kurslardan da ücretsiz

olarak yararlanabilecek.

Olgun Gençlik Merkezi bunların

yanında Balçova'da

yaşlılar için düzenlenecek

sosyal aktivitelerin de koordine

merkezi olacak.

BAŞKAN ÇALKAYA

"BÜYÜKLERİMİZE

KALİTELİ BİR YAŞAM

SUNACAĞIZ"

Balçova Belediyesi'nin

insana yönelik sosyal projelerle

Türkiye'de örnek olduğunu

belirten Belediye

Başkanı Fatma Çalkaya "Yaşanan

pandemi nedeniyle

temel atma törenimiz biraz

gecikti. Ancak çok kısa sürede

bu gecikmeyi telafi edeceğiz.

Olgun Gençlik

Merkezimize gelen büyüklerimiz,

hem boş vakitlerini değerlendirecek

hem de yeni

bir arkadaş çevresi kazanarak

sosyal aktivitelere katılacak.

Biz, hayatın her yaşının

ayrı bir güzelliğinin olduğunu

onlara hissettirmek istiyoruz"

diye konuştu.

TEKKE

PLAJ VE

RESTORANI

SiZLERi

BEKLiYOR

Fiziki projeler alanında yaptığı çalışmalara

her gün bir yenisini ekleyen

Çeşme Belediye Başkanı M. Ekrem

Oran, yenileyerek kafe-restoran haline

getirdiği belediye tesislerine normalleşme

sürecinde yeni düzenleme getirdi.

Sosyal belediyecilik anlayışı ile hayata

geçirdiği projelerle dikkat çeken Başkan

Oran, yaz kış hizmet veren Tekke Plajı

ve Restoranı’nda Koronavirüse karşı

tedbir ve önlemleri yoğunlaştırdı. Üstün

hijyen önlemleri ile ziyaretçilerinin hizmetine

giren tesisin plajına 6 metrekarelik

sosyal mesafe halatları çekildi.

Normalleşme sürecinde sosyal mesafe

kuralına uyarak, tüm sahilllerde yeni bir

düzenleme yapıldığını dile getiren Başkan

Oran, Koronavirüs nedeniyle birçok

alanda talep ve tercihlerin değiştiğini

belirtti.

“HAZIRLIKLARIMIZI TAMAMLADIK”

Çeşme’de her yıl yaklaşık 1,5 milyon

misafir ağırladıklarını ifade eden Başkan

Oran, “Bu sene Koronavirüs kapsamında

tüm plajlarımızda sosyal mesafeyi

koruyacağımız sosyal mesafe

locaları oluşturduk. Yılbaşında Çeşmeliler’in

hizmetine soktuğumuz Tekke Plajı

ve Restoranımızda üstün hijyen önlemlerimizi

aldık ve tüm misafirlerimizi

bekliyoruz. Bütün sahillerimizi temizledik

ve vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla

tatil yapabilmesi için sezona

hazırladık” dedi.


12

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

ÖZEL

EGEYÖN

RÖPORTAJ

2

İzmir’in güneyinde

yer alan ve yüzölçümü

büyüklüğüyle İzmir’in 3.

büyük ilçesi olan

Menderes her anlamda

hızla gelişimini

sürdürüyor. Yoğun

olarak tarım ve

hayvancılığın olduğu

Menderes ilçesinde,

sanayi ve turizmde son

yıllarda hızla büyüyor.

Menderes Kaymakamı

Bahri Tiryaki, “Menderes

ilçesi hem turizmde hem

sanayide hem tarımdaki

başarılı unsuruyla

Türkiye ve İzmir

ekonomisinde

sosyokültürel hayatında

önemli bir yer tutuyor ve

Menderes için ‘Gör Beni’

diyoruz” dedi.

MENDERES BÜYÜYEN BİR

İLÇEYE DÖNÜŞÜYOR

Her ülkenin bir uzmanlık alanı olduğunu

ifade eden Tiryaki, Menderes’in o noktada

nadir ilçelerden bir tanesi olduğunu söyledi.

Tiryaki, “Hem turizminde hem tarımda hem

küçük ve büyük sanayi işletmelerinde uzmanlığı

var. Hem de ilçe merkezinin havalimanın

bitişiğinde olması ve İZBAN durağının bulunması

vesile ile de her geçen gün nüfusu artıyor.

İzmir’in büyüyen bir ilçesine dönüşüyor.

İzmirli bir yazarımız Azra Kohen ‘Gör Beni’

diye bir roman yazmış. Yani o manada Menderes

ilçesini ‘Gör Beni’ diyebiliriz” şeklinde

konuştu. Gelişen ve büyüyen bir Türkiye olduğunu

vurgulayan Tiryaki, “ GSMH son 20 yılda

arttı, kişi başı geliri arttı. Ortadoğu’da söz sahibi

bir ülkeyiz dünyada. Ekonomi ve ticari

hacmimiz büyüyor. Öyle olunca insanların hedefleri

ve ihtiyaçları büyüyor. Beklentilerde

büyüyor” diye belirtti.

HASTANE 6 AY İÇİNDE AÇILACAK

Menderes’in de bir takım ihtiyaçları bulunduğunu

belirten Tiryaki, turizmden sağlık

sektörüne kadar bu ihtiyaçların uzadığını söyledi.

Tiryaki, “ Çalışmalarımız mevcut. Menderes’in

bir hastanesi yok. Hastane yapılmasını

arzu ediyoruz. Bununla ilgili iki yıl önce çalışmamız

olmuştu ve inşaatımız başlamıştı; 3

kata ulaşmıştık. Ancak ilgili firmanın işi bırakması

sebebiyle inşaatımız yarıda kalmıştı; şu

an tekrar Sağlık Bakanlığı’mız ihaleye çıktı. 75

yataklı ilçe merkezinde bir hastane yapılacak.

6 ay içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

.

HABER

BEYZA

COŞKUNTÜRK

Sağlık sektörüne istihdam sağlayacak. Vatandaşlarımızın

sorunlarını yerinde karşılamaya

çalışacak” dedi.

ÖZDERE’YE DE HASTANE GELİYOR

Sahil bandında da nüfusun yazın hem

yazlıkçıların gelmesi, hem otel ve pansiyonların

müşterilerin artması ile arttığını belirten

Tiryaki, “ Özdere Cumhuriyet Mahallesi’nde

de küçük bir hastane inşaatı yapılması ile ilgili

bir yer belirledik ve yeri tahsis ettik. İlerleyen

dönemde Menderes ilçe merkezinde hastane

tamamlandıktan sonra oradaki talebimizde

tekrardan Sağlık Bakanlığı nezdinde dile getireceğiz”

dedi.

MENDERES’İN YENİ OKULLARI YOLDA,

ÜNİVERSİTE TALEPLERİ VAR

1987 yılında Menderes’in ilçe olduğunu

ifade eden Tiryaki, “İlçe olarak hızlı gelişmiş,

İzmir merkezi yakın olması da buna etki

etmiş. Taleplerimiz artıyor, nüfus artıyor.

Yeni okul ihtiyaçlarımız oluyor. Geçtiğimiz yıl

İzmir Ticaret Odası Başkanımız Mahmut Özgener,

İzmir’in ilkokullarından birini babası

adına yaptırdı. Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım

Bey’in teşrifleri ile halkın hizmetine

sunmuştuk. Yine bizim de yıl içerisinde Gazi

Paşa Mahallesi’nde okul inşaatımız tamamlanmak

üzere. Develi, Ahmetbeyli, Küner’de

yeni ortaokul binaları yaptık. İmam Hatip Lisesi’ne

yeni binasını yaptık. Bu okullarımızda

açılmak üzere “dedi. Menderesliler’in arzularından

birinin Menderes’te herhangi bir üniversitenin

bir fakültesi ve ya biriminin

bulunması olduğu vurgulayan Tiryaki, “Bununla

ilgili taleplerimiz var. Eğer öyle bir imkana

kavuşursa Menderes’in, sosyal olarak da

hızlı bir gelişime tabi olacağını düşünüyoruz”

şeklinde konuştu. Özdere’ye bir turizm fakültesi

ya da ilçeye bir ziraat fakültesi olabileceğini

ifade eden Tiryaki,”Biz iletiyoruz,

planlama içerisine devletimizin öncelikli olarak

değerlendiği konulardan bazıları. İTOB

OSB’de 250 civarında büyük fabrikamız var.

Teknokentimiz mevcut. İTOB OSB ile İzmir Ticaret

Odası’nın organize yürüttüğü bir merkez.

İzmir’deki üniversitelerimiz ile teknolojiye

katmadeğer sağlamak için firmalarımız çalışma

yürütüyor” diye konuştu. Menderes’in

ulaşımın üzerinde olan bir ilçe olduğunu dile

getiren Tiryaki, “Hem İzmir-Aydın bölünmüş

yolu, otoyol, İZBAN hem de TCDD geçiyor.

Ancak Menderes merkezi sahile bağlayan yollarımız

bölünmüş yol değil. Karayolları Gene

Müdürlüğü bir çalışma yaptı. Gümüldür’e

giden yolun bölünmüş yol yapılması ilişkin,

yine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız değerlendirme

yaparak kendi öncelikleri içerisinde

bir bölünüş yol çalışmasına başlayacağını düşünüyoruz.

Bununla ilgili talebimiz var, ilgili

kurumlara ilettik” ifadesini kullandı.

“COVİD-19 SALGINI İLE İYİ BİR ŞEKİLDE

MÜCADELE ETTİK”

Menderes Kaymakamı Bahri Tiryaki,

“Yeni yıla girdiğimizde, tüm dünyada insanlar

Menderes Kaymakamı Tiryaki,

“Çalışmalarımız mevcut. Menderes’in

bir hastanesi yok. Hastane

yapılmasını arzu ediyoruz. 3 kata

ulaşan inşaat için ihale süreci tekarar

başladı. 75 yataklı yapılacak olan hastenemiz

6 ay içerisinde

tamamlanmasını hedefliyoruz”

MENDERES’iN

YENi OKULLARI YOLDA

ÜNİVERSiTE TALEPLERi VAR

yeni bir ümitle giriyor; yeni beklentilerle giriyor.

Kabul etmemiz gerekirse bütün dünya

2020 yılına beklemediği sorunlarla başladı.

Tüm dünyada COVİD salgını ile başladı. İlk

başta Çin’de çıktığında tüm dünyayı saracağını

hiçbirimiz tahmin etmemiştik. Öyle

olunca bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde

de ilçemizde de ilk 6 ayda Coronavirüs ile mücadele

ile geçti. Öncelikli hedefimiz insanlara

bulaşının engellemesi oldu. Bunda da başarılı

olduğumuzu düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı’nın

yayınlamış olduğu harita ve istatistiklerde

İzmir ölçeğinde, Menderes COVİD

salgının daha az bulaştığı yerlerden biriydi”

dedi. Kırsal alanda nüfusun yaygın olarak yayıldığı

için, genel olarak kırsal alanın bu hususta

avantajlı olduğunu da vurgulayan

Tiryaki, “Biz de Menderes olarak kırsal alanın

geniş olmasından faydalanarak Corona ile iyi

bir şekilde mücadele ettik. Bulaşıyı en az düzeyde

tuttuk. Temel hedefimiz ve arzumuzda

önümüzde günlerden Corona’dan temizlenmeyi,

sağlık yönünden daha düzlüğe çıkarak

başka hedeflere yönelmeyi arzu ediyoruz. İçerisinde

bulunduğumuz günlerde Corona salgını

olmamış olsaydı; turizm zirve yapacak,

Menderes ekonomisine ve Türkiye’ye ekonomisine

katkı verecek şekilde ilerleyecektik”

diye konuştu.

“ULUSLARARASI UÇUŞLAR AÇILSIN”

Geçtiğimiz yıllarda Mart orasında Nisan

başında açılan 5 yıldızlı otellerin henüz açılmamış

durumda olduğunu söyleyen Tiryaki,

“Yurtdışında turizm piyasasının ve uçuşların

açılmasını bekliyorlar. İlçemizde 5 yıldızlı otellerle

görüştüm. Bazı oteller 15 Haziran, bazıları

22 Haziran, bazıları 1 Temmuz itibariyle

faaliyete geçmeyi planlıyorlar. Burada uluslararası

turizmin ilçemize ve ülkemize daha çok

katkı sağlaması için uluslararası uçuşların bir

an evvel hızlı bir şekilde açılmasını bekliyoruz.

Onlar açıldığında da turizmde hızlı bir şekilde

canlılığını gösterecektir” dedi.


13

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

BAŞKAN

KAYALAR

KILIÇDAROĞLU’NU

BAŞKAN UTKU GÜMRÜKÇÜ,

BM 2020 LİDERLER

ZİRVESİ’NE KATILDI

Devlet ve hükümet

başkanları, üst düzey yöneticileri,

hükümet dışı

kuruluşları ve BM liderlerinin

bir araya geldiği

toplantı, 26 saat aralıksız

sürerek Birleşmiş Milletler’in

ilk ve en büyük online

etkinliği olarak tarihe

geçti. 2020 Liderler Zirvesi’nde

Almanya Başbakanı

Angela Merkel, BM

Genel Sekreteri Antonio

Guterres, UNGC direktörü

Lise Kingo ve UNGC

Yönetim Kurulu Başkan

Yardımcısı Paul Polman

yaptıkları konuşmalarla

iş dünyası ve diğer paydaşların,

BM değerlerini

ve ilkelere dayalı işlerin

Sürdürülebilir Kalkınma’nın

geleceği ile

Covid-19 süreci sonrası

dirençlilik politikalarına

dair kritik paylaşımlarda

bulundular.

LİDERLER

ZİRVESİ’NDE

ULUSLARARASI İŞ

BİRLİĞİ ÇAĞRISINDA

BULUNAN TEK

BELEDİYE BAŞKANI

GÜMRÜKÇÜ OLDU

‘Covid-19 Sonrası

Yeni Sürdürülebilirlik Liderliği

Tanımlamaları’,

‘Yerel Uygulamaların Küresel

Değişime Yansımaları’,

‘Sürdürülebilir

Kalkınma Amaçları’na

Ulaşmak İçin İşbirliği İmkânları’

başlıklı oturumlar

süresince özel

sektör-kamu işbirliği imkânlarına

dair en iyi örnekleri

takip ederek,

2030 yılına Çiğli’deki kalkınma

hamlesine güç ve

dirençlilik sağlamak için

kamu-özel sektör işbirliği

çağrısında bulundu.

‘BİZ ÇİĞLİ’Yİ

ULUSLARARASI

ANLAMDA TEMSİL

ETMEYE DEVAM

EDECEĞİZ’

Birleşmiş Milletlerin

online olarak düzenlediği

2020 Liderler Zirvesi’nde

uluslararası işbirliği çağrısında

bulunan ve İzmir

bölgesinden toplantıya

katılan tek ilçe Belediye

Başkanı olan Gümrükçü,

“Çok verimli bir toplantı

oldu. Dünyanın değişik

ülkelerinden yöneticileri,

başkanları dinleme şansımız

oldu. Covid-19 süreci

ve sonrasına dair

önemli bilgi paylaşımları

yapıldı. Çiğli’nin doğal koruma

alanı ile sanayi bölgesini

bir arada içeren

özel bir havza parçasına

sahip olduğunu, kamuözel

sektör işbirliğiyle

yeni sürdürülebilirlik temaları

içeren dirençli bir

yerel kalkınma modeli

oluşturmanın gerekliliğini

vurguladım. Ayrıca

uluslararası anlamda işbirliği

çağrısında bulunduk.

Covid-19 sonrası

ekonomik düzelme ve

değişim için birlikte çalışma,

daha güçlü ve

daha dayanıklı yapılar

inşa etmek yolunda

ortak hareket edilmesi

kararı alındı. Biz Çiğli’yi

uluslararası anlamda

temsil etmeye devam

edeceğiz.”

ZiYARET ETTi

Menderes Belediye Başkanı Mustafa

Kayalar, CHP Menderes İlçe Başkanı

Gizem Ergün ile birlikte CHP Genel Başkanı

Kemal Kılıçdaroğlu’nu, parti genel

merkezindeki makamında ziyaret etti.

İlçe için yapılan hizmetleri anlatan Başkan

Kayalar, Menderes’in simgesi olan

nazar boncuğundan yapılmış el yapımı

sehpayı da Kılıçdaroğlu’nu hediye etti.

ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİ

Ziyaretle ilgili konuşan Menderes

Belediye Başkanı Mustafa Kayalar, “

Genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na

gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizde

ilçemiz için yapmış olduğumuz

derman belediyeciliğiyle ilgi bilgi verdik.

Görev süremiz boyunca vatandaşlarımıza

verdiğimiz sözleri yerine getirmek

adına neler yaptığımızı kendisine anlattık.

Vatandaş odaklı çalışmalarımız kendisini

memnun etti. Koronavirüs

mücadelemizde neler yaptığımızla ilgili

de genel başkanımıza bilgi aktardık.

Menderes’e getirdiğimiz baharı genel

başkanımızdan aldığımız destek ile sürdürüyoruz.

Kendisinin, ilçemize göstermiş

olduğu ilgi ve alaka bizi çok mutlu

etti ” dedi.

TEŞEKKÜR ETTİ

CHP Menderes İlçe Başkanlığı’nın

satın alınması konusunda Kılıçdaroğlu’nun

büyük destek verdiğini kaydeden

Başkan Kayalar, “Partimizin ilçe başkanlığı

çok kısa süre önce yeni yerine taşınmıştı.

Bu süreçte de ilçe

başkanlığımızın tapusunu partimize kazandırmak

istedik. Bu isteğimizi de

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu

geri çevirmedi ve kendisinin

büyük desteğiyle ilçe binamızı satın

almış olduk. Kendisine verdiği büyük

destek için teşekkür ederim” dedi.

HAZIRIZ MESAJI

CHP Menderes İlçe Başkanı Gizem

Ergün ise, “ Genel Başkanımız Sayın

Kemal Kılıçdaroğlu ile çok verimli bir görüşme

gerçekleştirdik. Kendisine ilçe

başkanlığı olarak yapmış olduğumuz çalışmaları

anlattık, örgüt olarak gelecek

seçimlere hazır olduğumuzun da mesajını

verdik. İlçe başkanlığımızın tapusunun

partimize kazandırılması

konusunda verdiği büyük destek içinde

kendisine CHP Menderes örgütü adına

teşekkürlerimizi sunduk” ifadelerini kullandı.


14

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Haber

24-30

HAZiRAN

2020

BAŞKAN SOYER MENEMEN'DE ELLERİYLE SERPTİĞİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi ata tohumu

karakılçık buğdayının üretimini İzmir’de yeniden

hayata geçirdi. Menemen’in bereketli

topraklarına kendi eliyle serptiği karakılçık

tohumlarının boy vermesinin sevincini yaşayan

Başkan Soyer, biçer dövere binerek üreticilerle

birlikte hasat yaptı. Başkan Soyer,

karakılçık buğday tarlasından atalık tohumu

yaygınlaştırma çağrısı yaparak bu projenin

Türkiye'ye ilham vermesini diledi.

KARAKILÇIK

BUĞDAYININ

HASADINI YAPTI

İzmir Büyükşehir Belediyesi kaybolmaya yüz tutmuş

karakılçık buğdayını İzmir’in bereketli topraklarıyla yeniden

buluşturdu. İthal tohum yerine yerel tohum üretmek

ve buğday üreticilerine destek sağlamak için

Menemen, Ödemiş ve Tire’de geçtiğimiz yıl ilk kez toprakla

buluşan karakılçık buğdayının hasadı başladı.

“Başka bir tarım mümkün” diyerek çalışmalarını sürdüren

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geçtiğimiz

hafta Ödemiş ve Tire’nin ardından bugün de

Menemen’de karakılçık buğdayı hasadını başlattı. Başkan

Soyer,Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy ile

birlikte biçer dövere binerek tarlada hasat yaptı. Hasat

programına İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

Neptün Soyer, Menemen Belediye Başkanı Serdar

Aksoy'un eşi Dilek Soyer, muhtarlar ve üreticiler katıldı.

SOYER: TOPRAK BÖYLE BİR ŞEY.

EĞER EMEK VERİRSENİZ,DEĞER

VERİRSENİZ KARŞILIĞINI VERİYOR

Geçtiğimiz yıl "Kurda, kuşa, aşa" diyerek kendi elleriyle

serptiği ilk karakılçık tohumlarının boy vermesinin

mutluluğunu yaşayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı

Tunç Soyer, “Menemen Belediyesi'ne ait bu araziye

geçtiğimiz yıl atalık karakılçık tohumlarımızı ekmiştik.

Gururluyuz çünkü o günden bugüne boyumuzu aşan

başakları görmek ve bunun ekmeğe dönüşeceğini, insanların

karnını doyuracağını bilmek mutlu ediyor. Toprak

böyle bir şey. Eğer emek verirseniz,değer verirseniz

karşılığını veriyor. Toprakta nankörlük yoktur" dedi.

BAŞKANLAR ÜRETİMİ,

ÜRETİCİYİ DESTEKLEMELİ

Pandemi sürecinin tüm dünyaya toprakla uyumlu,

doğayla barışık olmamız gerektiğini öğrettiğine dikkat

çeken Soyer, şunları söyledi: "Kendi kendine yeten ekonominin

şartı üretmekten geçiyor. Ben Menemen'de birlikte

çalıştığımız değerli belediye başkanı arkadaşım

Serdar Aksoy'a çok teşekkür ediyorum. Bunun tüm Tür

kiye'ye ilham vermesini diliyorum. Belediyecilik artık

sadece çöp toplamak, yol yapmaktan ibaret değil. Üretimi

desteklemek, üreticiyi desteklemek de belediyeciliğin

asli görevleri arasına girdi. Seferihisar Belediye

Başkanlığı dönemimden beri biz hep bu anlayışla çalışmalarımızı

sürdürüyoruz.”

AKSOY: "ATA TOHUMLARIMIZA SAHİP

ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Karakılçık buğdayını Menemen ovalarıyla buluşturan

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e teşekkür

eden Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy

"Başkanımız Tunç Soyer bizeciddi destek verdi, öncülük

etti. Hasat zamanı bayram zamanıdır. Eskiden çocukların

doğumuyla alakalı 'hasat zamanında doğdu' denirdi.

Hasat bizim için bayramdır. 'Ne ekersen onu biçersin

lafı' da boşuna söylenmiş değildir. Biz de Başkanımızın

desteği ile şimdi ektiğimizi biçiyoruz. Ata tohumlarımıza

sahip çıkmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

KARAKILÇIK BUĞDAYI İZMİR'İN

OVALARINA GERİ DÖNDÜ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Seferihisar

Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı atalık

tohum karakılçık buğdayını yaygınlaştırma projesi, İzmir

ölçeğine taşınarak kentin tüm ovalarını karakılçık buğdayıyla

buluşturmayı hedefliyor. Menemen’de 300 dönümlük

araziye geçen Kasım ayında İzmir Büyükşehir

Belediye Başkanı Tunç Soyer ilk atalık tohumları serperek

projeyi başlatmıştı. Yine geçtiğimiz yıl İzmir Köy

Koop-Birliği'nin Ödemiş Demircili Kooperatifi'ne verdiği

destekle üreticiler tarafından 100 dönümlük araziye karakılçık

buğdayı ekilmiş, Tire'de Kahrat Köyü'nde İzmir

Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen karakılçık buğdayı

Tire Belediyesi'ne ait 50 dönümlük arazide toprakla

buluşmuş, geçtiğimiz haftada da bu iki ilçede karakılçık

buğdayının hasadı başl amıştı. Seferihisar'da ise dört

yıldır 500 dönümlük alanda karakılçık buğdayı üretiliyor.

Hasadın ardından üretilen karakılçık buğdayı üreticilerden

alınarak bir kısmı tohum olarak saklanacak, kalanından

un ve ardından ekmek elde edilerek halka

ulaştırılacak.

KARAKILÇIK BUĞDAYININ ÖYKÜSÜ

Seferihisar Belediyesi, 2011 yılında yerel tohumların

yaygınlaşması için Tohum Takas Şenliği düzenlemeye

karar verdi. Belediye çalışanları köy köy dolaşıp satışı

yasaklanan yerel tohumları araştırdı. Gödence köyünde

yaşlı bir çiftçide çok az miktarda “Topan karakılçık” buğdayı

bulundu. Can Yücel’in vasiyetinden yola çıkılarak

Seferihisar’da “Can Yücel Tohum Merkezi” kuruldu. Bu

merkezde karakılçık buğdayının çoğaltılması için yaklaşık

dört yıl uğraşıldı. 2016 yılında sonuç alındı ve yüz yıl

önceki tekniklerle ekmek üretildi. Bu ekmek hem belediyenin

marketlerinde hem de Hıdırlık Tarımsal Kalkınma

Kooperatifi'nin www.seferipazar.com internet

sitesinde çok aranan bir çeşit haline geldi. Belediye de

tohumu çiftçilere ücretsiz dağıtıp, karakılçık buğdayına

hükümetin a& ccedil;ıklayacağı taban fiyatın iki katına

alım garantisi verdi. Bir köylünün deposundan çıkan bir

avuç genetiği değiştirilmemiş ata tohumu buğday bu

sayede ticari bir değer haline geldi.


15

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Spor

24-30

HAZiRAN

2020

VALİ ATİK,

”ARTIK DENİZLİSPOR TARAFTARIYIM”

Siirt’ten Denizli’ye atanan Vali Ali Fuat

Atik, göreve başladığı

ikinci günü ilk ziyaretini

oğlu Ömer Kürşat

Atik ile birlikte

Denizlispor’a gerçekleştirdi.

Vali Atik ziyaretinde

yönetici,

teknik heyet ve futbolcular

ile buluştu.

Vali Atik’in Trabzonlu

olması ve takımda

bulunan eski

Trabzonsporlular

arasında şakalaşmalar

dikkat çekti. İlk ziyareti

Denizlispor’a

yaptığı için Vali Atik’e

teşekkür eden Ali

Çetin, “Öncelikle ilk

ziyaretinizi kulübümüze

yaptığınız için

çok teşekkür ederiz.

Bu sizin spora ne

Denizli Valiliği

görevine yeni atanan

Vali Ali Fuat Atik,

bir Trabzonlu olarak

futbola karşı

genlerinden gelen bir

aşinalık ve bir

sempatisinin olduğunu

kaydederek, “Ama ben

artık ben Denizli

Valisiyim ve Denizlispor

taraftarıyım” dedi.

kadar önem verdiğinizi bir göstergesidir.

Biz zaten gıyabınızda tüm futbola amatör

ligde dahil bütün kulüplere sonsuz destek

verdiğinizi biliyorduk. Bu da bunun bir

göstergesi olarak bizi onure ettiniz,

şeref verdiniz.

genlerimizden gelen bir aşinalık ve bir

sempati var. Dolayısıyla kritik bir maç öncesi

şehrimize yeni gelmişken Denizlispor’umuzu

ziyaret edip tesisleri görelim,

başarılar diyerek moral verelim diye sizlerle

birlikte olduk. Futbol önemli, kitleleri

birleştiren spor, hepimizin bildiği gibi barış

ve kardeşlik. Ben de Süper Lig’de oynayan

bir şehre geldiğim içinde kendimi mutlu

hissediyorum. Denizlispor’u seviyorduk,

takip ediyorduk” ifadelerini kullandı.

EGE TAKIMLARI

BU HAFTA NE YAPTI?

BTC Türk Yeni Malatyaspor:2-GÖZTEPE:1

YUKATEL DENİZLİSPOR:1-Beşiktaş:5

Balıkesirspor:0-EKOL GÖZ MENEMENSPOR:1

Boluspor:0-ALTINORDU:0

ALTAY:3-AKHİSARSPOR:1

Ayrıca tüm

yönetim ve futbolcu kardeşlerimiz

adına çok teşekkür ederiz. Bir de

böyle bir dönemde bizim yanımızda olmanız

bizim bir şansımız diyebiliriz. İnşallah

bundan sonraki dönemde hem şehrimizi

hem bütün camiayı onur edecek sonuçlar

alırız. Allah hepimizin yardımcısı olsun,

tekrardan hoş geldiniz sayın valim” dedi.

“FUTBOLA KARŞI

GENLERİMİZDEN GELEN BİR

AŞİNALIK VE BİR SEMPATİ VAR”

Trabzonlu olduğu ve küçük yaşta futbolla

tanıştığını bu sebeple futbola ilgisinin

fazla olduğunu vurgulayan Vali Atik, “Hem

Kocaeli’nde amatör takımlarda futbol oynamış

hem de futbolu çok seven spora

aşık birisiyim. Memleketim olan Trabzon’un

takımı ülkemizin gururu Trabzonspor’la

da yakından ilişkilerim var. O

anlamda bir Trabzonlu olarak futbola karşı

"BEN DENİZLİ VALİSİYİM VE

DENİZLİSPOR TARAFTARIYIM”

Siirt’ten ayrılmadan önce Denizlispor’la

kardeş kulüp olma sözü verdiğini belirten

Vali Atik, Ali Çetin’i Siirt’te şampiyonluk

kutlamalarına davet etti. Denizlispor’un

ayrı bir anlamı olduğunu vurgulayan Vali

Atik, “Siirt’te söz verdim. Başkanım sizin

sıcak kanlılığınıza güvenerek Siirt İl Özel

İdaresi ve Denizlispor’u kardeş kulüp yapıp

ki Trabzonspor’la yapmıştık. Hem o bölgede

inanılmaz bir etkisi oluyor. İnsanların

başka vilayetlerden Siirt’in ve güney doğu

takımlarının sahiplenilmesini çok anlamlı

buluyorlar. Bu anlamda sizinle Siirt’e şampiyonluk

kutlamasına inşallah gideriz.

Hem kardeşlik anlamında hem ülkemizin

birlik beraberliği anlamında hem batıdan

doğuya bakış anlamında kardeşliği pekiştirmek

lazım sporda bunun en önemli

araçlarından bir tanesi inşallah bunu hep

birlikte başarırız. Denizlispor’un benim için

ayrı bir anlamı var. Hem Bülent hocam

burada hem Trabzonspor’un yarısı sizde.

Beşiktaş Derneği gelmişti, davet etmek

için. Ben dedim ki yanlış anlamayın, ben

Denizli Valisiyim ve Denizlispor taraftarıyım

artık” diye konuştu.

KORONAVİRÜS GÖLGESİNDEKİ

EGE DERBİSİ’NDE KAZANAN ALTAY

TFF 1. Lig’in 29. haftasında

koronavirüs gölgesinde oynanan

maçta Altay, sahasında karşılaştığı

Akhisarspor’u 3-1 mağlup

etti. Maç öncesinde Akhisarspor’da

koronavirüs vakaları tespit

edilmişti.

TFF 1. Lig’in 29. haftasında

Altay, sahasında karşılaştığı Akhisarspor’u

3-1 mağlup etti. Kovid-

19 testleri pozitif çıkan

Akhisarspor Teknik Direktörü Yılmaz

Vural ile futbolcular Avdija

Vrsajevic, Burhan Eşer ve Ergin

Keleş’in yer almadığı müsabakada,

yeşil-siyahlı takımın başında

yardımcı antrenör Mehmet

Demirtaş yer aldı. Altay’ın gollerini

8’inci ve 74’üncü dakikada

Paixao, 22’nci dakikada Kappel

atarken, Akhisarspor’un golü

43’üncü dakikada Hadzic’den

geldi. İç sahada üst üste 6’ncı zaferini

elde eden Altay bu sonuçla

46 puana ulaşarak maç fazlası ve

averajla 3’üncü sıraya yükseldi.

Beş haftalık yenilmezlik serisi

sona eren Akhisarspor ise 45 puanda

kalarak 6’ncı sıraya geriledi.


16

www.egeyonhaber.com

EGEYÖN

Spor

24-30

HAZiRAN

2020

DENİZLİSPOR EVİNDE

İKİNCİ YARIDA DAĞILDI!

GÖZ GÖZ’ÜN

YÜZÜ GÜLMÜYOR

Süper Lig'in 28.haftasında

Denizlispor, Denizli Atatürk Stadı'nda

Beşiktaş'ı ağırladı. Mücadele

Denizlispor Beşiktaş'a

kendi evinde 1-5'lik skorla

boyun eğdi.

Süper Lig’de Cemil Usta sezonunun

28.haftasında Denizlispor

evinde Beşiktaş’ı ağırladı. Koronavirüs

tedbirleri nedeniyle seyircisiz

oynanan mücadele 1-5 Beşiktaş’ın

farklı skoru ile tamamlandı. Mücadelenin

ilk yarısında Beşiktaş 10.

dakikada Burak Yılmaz’ın kaydettiği

golle 1-0 öne geçti. İlk yarı bu

skorla tamamlanırken ikinci yarıya

Oscar ve Sedat değişiklikleri ile

başlayan Denizlispor Murawski’nin

asisti Oscar’ın golü ile 53. dakikada

skora eşitliği getirdi.

GOLLER YAĞMUR GİBİ GELDİ

FARK AÇILDI

Oscar’ın golünün ardından Beşiktaş

mücadeleye ağırlığını

koydu. Siyah-beyazlılar 60’ncı dakikada

Gökhan Gönül’ün golü ile

yeniden öne geçti. 67’nci dakikada

N’Koudou skoru 3-1’e getirdi.

Bu gollerin ardından Denizlispor’un

gardı iyice düşerken 75’nci

dakikada Ljajić skoru 4-1’e getirdi.

78’nci dakikada ise Abdoulay

Diaby beşinci golü kaydederek

maçın skorunu belirledi 1-5. Bu

mağlubiyetle Denizlispor 31 puanla

kalırken, Beşiktaş puanını

47’ye yükseltti.

Süper Lig'in 28. haftasında Göztepe, Yeni Malatyaspor'un

konuğu oldu. Santrfor bölgesinde Jerome'un yerine

Kamil Wilzeck ile maça başlayan Göztepe'de, 30.

dakikada Wilzeck'in şutunda top direkten döndü. İzmir

ekibi, 40. dakikada Umut Bulut'un kafa golüyle ilk yarıyı

geride tamamladı. İkinci yarıda yaptığı değişikliklerle

biraz daha topa sahip olan Göztepe'de Wilzeck 76. dakikada

takımına penaltı kazandırdı ve topun başına geçen

Alpaslan Öztürk skoru 1-1'e getirdi. Bu golün yalnızca 2

dakikada sonrasında ev sahibi Yeni Malatyaspor, Kjartansson

ile tekrar öne geçti. Maçta başka gol olmayınca Göztepe,

Malatya deplasmanında eli boş döndü.

More magazines by this user
Similar magazines