Hotel Restaurant Hi-Tech Ağustos 2020

istmagmagazin

Hotel Restaurant Hi-Tech dergisi Ağustos 2020 sayısı






Almanlar geliyor!

Ha oldu ha olacak derken sonunda Almanya,

Covid-19 sebebi ile ülkemize yönelik uyguladığı

seyahat uyarısını kısmen de olsa kaldırdı. Şimdilik

listede turizmin önde gelen destinasyonlarından

Antalya, İzmir, Aydın ve Muğla var. Turizmde

kayıp yıl ilan edilen 2020 sezonu için bu sektörü

ziyadesiyle umutlandıran bir gelişme. Nitekim

Antalyalı turizmcileri Almanya heyecanı sarmış

durumda. Darısı yabancı turiste hasret kalmış diğer

şehirlerimize diyelim.

Haberimizin detayları gündem sayfalarında

sizlerle…

Turizmde bunun gibi umut veren gelişmeler de var,

halen belirsizliğini koruyan sektörel krizler de…

Her sektörde olduğu gibi MICE endüstrisi de

pandemi sürecinden çok ağır darbe aldı. Etkinlikler,

Covid-19 pandemisi ile beraber deyim yerindeyse

bıçak gibi kesildi. Binlerce şirket ve yüzbinlerce

çalışanı olan sektör ne yazık ki yok olma tehlikesiyle

karşı karşıya… Sektörün hasarı büyük, çözümü

ise şu anki koşullarda belirsizliğini koruyor. Oysa

1 Haziran’dan itibaren hayata geçirilen kontrollü

normalleşme sürecinde kültür ve sanat tesislerinde

uygulanacak yeni tip koronavirüs pandemisi

tedbirleri açıklanmış, açık hava konserleri, düğün ve

tiyatro gibi kimi etkinliklere yol verilmişti. Turizmin

neredeyse 50’ye yakın farklı sektördeki paydaşını da

direkt olarak etkileyen MICE sektörünün de en büyük

beklentisi fiziki etkinliklerin bir an önce başlaması!

Sektörel adımlar bir yana, bu konuda Başkan

Hüseyin Kurt nezdinde Uluslararası MICE Endüstrisi

Derneği (I-MICE)’nin başından beri gösterdiği yoğun

çabayı takdir etmek gerek… Umarız ki bu yoğun

uğraşlar iş işten geçmeden karşılığını bulur!..

MICE’çıların Bakan Ersoy’u ziyareti ve görüşmenin

detaylı notları gündem sayfalarında…

Artaş Grubu Turizm Yatırımları bünyesindeki

Radisson Blu Hotel Vadistanbul ve Radisson

Residences Vadistanbul’un Genel Müdürü. Sakarya

Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu. 2010

yılından bu yana turizm-otelcilik sektörünün içinde.

“Çok sosyal ve dışa dönük bir çocuktum. Aslında

turizmci olmak gibi bir hayalim yoktu ama insana

yönelik ve iletişime dayalı bir meslek seçeceğim

konusunda çok nettim.” diyen Nihan Sıcakkanlı ile iş

yaşamının kilometre taşlarından hedeflerine, Artaş

Turizm Grubu çatısı altındaki sorumluluklarından

turizmde kadın olmaya dair pek çok konuyu

konuştum. Ben keyifle dinledim, sizlerin de ilgiyle

okuyacağınızı umuyorum.

Tadında Anadolu’nun Mutfak Şefi. Tokat’ın Akbelen

kasabasında doğup büyüyen çiftçi bir ailenin

çocuğu. İlkokul beşe kadar tek hayali, pilot olmak.

Akranlarıyla bir jetin peşinde tepelere yükselirken,

daha ne bilsin, o güç ve enerjiyle mesleğinin

zirvesine de koşacağını? Ailesi ve yakın çevresince

de geleceği çok parlak, başarılı bir çocuk! Yaşı her

ne kadar küçük de olsa, boyunu aşan bir olgunluğa

sahip, Muhsin Ertürk. O günlerde tek kaygısı,

ailesinin sırtına ağır yükler yüklemeden okumak!

Üstelik de sırf o incelikli düşüncesinden, bile bile

sınavlardan kalmayı göze alacak kadar…

Tadında Anadolu’nun deneyimli şefi Muhsin

Ertürk’ün Tokat’tan uluslararası mutfaklara uzanan

yolculuğu da bu sayımızda sizlerle…

Keyifli okumalar dilerim.

Prof. Dr. HÜSNÜ GÜNDÜZ

Doç. Dr. MURAT DOĞDUBAY

Kapak Görseli

Türkçe Meze Kubbe

K

GENEL MÜDÜR

(Sorumlu)

Bilgi İşlem

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

TOLGA ÇAKMAKLI

tolga.cakmakli@img.com.tr

Teknik Müdür Tayfun Aydın

tayfun.aydin@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

GÜRKAN BOZTEPE

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı

TEZER ÖNER

Agon Danışmanlık / Gayrimenkul ve

İşletme Yatırım Danışmanı

TURGUT AY

Türkiye Aşçılar ve Şefler

Federasyonu Başkan Yrd.

Orhan GENCELİ

Türkiye Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)

Yönetim Kurulu Üyesi

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

CTP - BASKI

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

İSTMAG

Magazin Gazetecilik Yayıncılık

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi

No: 11 Medya Blok Kat: 1

34197 Yenibosna / İstanbul / Turkey

Tel: 0212 454 22 22

Faks: 0212 454 22 93

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın hakları

İSTMAG Magazin Gazetecilik Yayıncılık İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ne aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.



içindekiler

32

33 34

antre

8 Sektörden kısa haberler

gündem

18 Akdeniz ve Ege yerli turistle

kımıldadı, İstanbul beklemede

20 Bakan Ersoy MICE sektörünü

dinledi

22 Mehmet Gem sordu…

24 Bakan Ersoy’dan Talimhane

kültür sanatına destek!

26 Öner: Aman tahsis edelim

derken, tahriş etmeyelim

28 İlhan: Üniversiteler ve Turizm:

Taşı sık, suyu çıksın

30 Almanya, seyahat uyarısını

kısmen kaldırdı

yeni yatırımlar

32 Radisson, İstanbul’un tarihi

bölgesinde iki yeni otel

açıyor

33 Bebek Hotel’in restoran ve

roof’u yenilendi

iş’te kadın

34 Sıcakkanlı: Turizmden

kopamayacağıma çok

emindim, öyle de oldu…

marka

38 Bar kokteyl ünitelerinde

işletmelerin tercihi

Kayalar Mutfak

40 Sektörden kısa haberler

şefin gözünden

42 Anadolu mutfağına sevdalı şef:

Muhsin Ertürk

gastro güncel

46 Yeni normalde bu restoranlara

dikkat

47 Horeca sektöründe sağlık, ileri

teknolojilerle koruma altında

gastro etkinlik

48 İstanbul Coffee Festival

müdavimleri bu yıl Tepe

Nautilus’ta kahveye doyacak

gastro aktüel

49 Gastronomi sektöründen kısa

haberler

www.hotelrestaurantmagazine.com


58

42 53

yeni mekan

52 Ankara’ya Meksikalılar geldi

54 Yalıkavak’ta Afrika esintisi

55 LoftElia Restaurant Bodrum

Loft’da açıldı

56 Türkiye’nin ilk Novikov

restoranı Yalıkavak Marina’da

açılıyor

58 Frankie Beach Club Susona

Bodrum’a taşındı

hijyen

60 EDT’ye “kapsamlı yol haritası”

desteği

hotel-tech

62 Teknolojiden haberler

ürünler

64 Yeni ürünler

59 Godiva Café, ilk kez

Bodrum’da

www.hotelrestaurantmagazine.com


8

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Elazığ’ın ilk güvenli turizm

sertifikalı oteli oldu

Türk turizminin ilk uluslararası otel zinciri olan Dedeman Turizm Grubu bünyesinde

yer alan, 2016 yılından beri Elazığ’da misafirlerini ağırlayan Park Dedeman Elazığ, T.C.

Kültür ve Turizm Bakanlığı 'COVID-19 ve Hijyen Uygulamaları Değerlendirme Kriterlerini'

eksiksiz yerine getirerek “Güvenli Turizm Sertifikası” almaya hak kazandı. Park Dedeman

Elazığ, bölgenin ilk ve tek “Güvenli Turizm Sertifkası” alan oteli oldu. Park Dedeman Elazığ

Genel Müdürü Mesut Savucu, pandemi sürecine dair alınan önlemlere ve “Güvende Kal

manifestosuna dair bilgiler paylaştı. Mesut Savucu, “Tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına

alan COVID-19 pandemi sürecinin ilk gününden itibaren tüm önlemleri otelimizde ok hızlı

bir şekilde hayata geçirdik ve titizlikle uygulamaya devam ediyoruz. Pandemi döneminde

faaliyetlerimize ara vermeden bu süreci başarı ile sürdürüyoruz. Turizm sektöründe 50 yılı

aşkın tecrübeye sahip Dedeman markasının deneyimini ve kalitesini bu dönemde bir kez

daha Elazığ’da da ortaya koymuş olduk” dedi.

Pandeminin galibi,

Galataport İstanbul!

Bu yıl ikincisi düzenlenen MedCruise Ödülleri’nde, “Pandemi Sürecinde En Yüksek

Performans/Bağlılık Gösteren Doğu Akdeniz Kruvaziyer Limanı” dalındaki ödülün

kazananı, Galataport İstanbul oldu. Galataport İstanbul, ödülü; pandemi sürecinde

sektör içerisinde yürüttüğü, limanlarla kruvaziyer firmaları arası diyalog ve sektör

içerisinde sıkı iş birliği ve iletişim çalışmaları ile COVID’e karşı hassasiyetle geliştirdiği

önlemler çerçevesinde aldı. Dünyadaki en büyük ikinci pazar konumundaki Akdeniz

çanağını temsil eden MedCruise Birliği tarafından verilen bu son derece prestijli ödül,

farklı kategorilerde, sektörü daha da ileriye götürmeye yönelik çalışmalarıyla öne çıkan

şirketleri, organizasyonları ve kişileri ödüllendirmeyi amaçlıyor. Ödül töreni, ağustos

ayında online olarak gerçekleşecek.

Gazipaşa-Alanya’da dış hat

uçuşları başladı

TAV Havalimanları tarafından işletilen Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda

pandemi nedeniyle verilen aranın ardından dış hat uçuşları başladı. Bu sabah

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’den 166 yolcuyla gelen FinnAir uçağı su takıyla

karşılandı. TAV Gazipaşa Genel Müdürü Ekrem Akgül “Havalimanımızda yeniden

yolcularımızı ve tarifeli uçuşları karşılamaktan dolayı mutluluk duyuyoruz.

Haziran başında seyahat yasaklarının kalkmasıyla birlikte iç hat uçuşlarına

hizmet vermeye başladık. Paydaşlarımızla birlikte uyguladığımız kapsamlı

önlemler sayesinde bugüne kadar sorunsuz bir operasyon yürüttük. Bugün

de dış hatlarda ilk uçuşumuzu karşıladık. Bu süreçte birlikte hazırlandığımız

Ulaştırma Bakanlığı’nın koordinasyonunda, DHMİ, SHGM başta olmak üzere

havayollarımıza, yerel yönetim ve STK’larla tüm paydaşlarımıza teşekkür

ediyoruz. Önümüzdeki dönemde dış hat uçuşlarımızın artarak sürmesini ve

dünyanın her yerinden misafirlerimizi karşılamayı umuyoruz” dedi.

63 ülkede 508 otelin en mükemmeli,

Hilton Dalaman

Hilton Dalaman Sarıgerme Resort&Spa; Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’yı içine alan Hilton EMEA

bölgesinde bu yıl da liderliğini sürdürdü. 63 ülkedeki toplam 508 otel içinden Mükemmellik

Ödülü (Award of Excellence) alan tek Resort Hotel olurken toplam 3 ödülün sahibi oldu.

Best of theBrandAwards / En iyi Marka Ödülleri kategorisinde altyapı, deneyim ve hizmet

kalitesi ile Mükemmellik Ödülü (Award of Excellence)’nün sahibi olmaya hak kazanan Hilton

Dalaman, %34 Kalite Güvencesi, %33 Genel Deneyim ve %33 Genel Hizmet olarak misafirleri

tarafından değerlendirildi. Problem çözme performansında gösterdiği başarı ile Takım Lideri

(Leader of the pack) ve altı aylık mavi enerji güncelleme ve marka taahhüdü raporlarına göre

yılın en yüksek toplam ortalama puanıyla Mavi Enerji Ödülü (Blue Energy Annual Award)’nün

de sahibi oldu.



10

hotel restaurant

& hi-tech

antre

COVID-19 masraflarını Emirates karşılıyor

Emirates yolcuları, seyahatleri sırasında COVID-19 tanısı konması halinde, şirketin

150.000 EUR'ya kadar sağlık masraflarını ve 14 gün boyunca günde 100 EUR'ya kadar

karantina masraflarını karşılaması sayesinde güvenle seyahat edebilecek. Bu sigorta

şirket tarafından müşterilerine ücretsiz olarak sağlanıyor. Emirates Grubu Başkanı ve

Genel Müdürü Şeyh Ahmed Bin Said Al Maktum şunları söyledi: BAE Başkan Yardımcısı

ve Başbakanı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed Hazretleri'nin talimatıyla, Emirates

uluslararası seyahatlerde güveni artırmak için öncülük etmekten gurur duyuyor. Emirates

olarak enfeksiyon riskini azaltmak için seyahatin her adımında tedbir almak adına çok

çalıştık ve ayrıca esneklik sunmak için rezervasyon politikalarımızı revize ettik. Şimdi

çıtayı daha da yükselterek sektörde bir ilke imza atıyor ve müşterilerimize seyahatlerinde

gerekmesi halinde dünya çapında COVID-19 ile ilgili sağlık ve karantina masrafları için

ücretsiz sigorta sunuyoruz. Kendi adımıza bir yatırım yapmanın ötesinde müşterilerimize

önem veriyoruz ve bu inisiyatiften memnun olacaklarına inanıyoruz."

“Avrupa’nın En İyi Şehir Oteli”

Raffles İstanbul

Çağdaş bir anlayışla misafirlerini ağırlayan ve duygusal lüks kavramını hafızalarda yer

alan Raffles İstanbul Zorlu Center, Türkiye’yi dünyada turizm sektöründe başarıyla temsil

etmeye devam ediyor. Açıldığı 2014 yılından bu yana aldığı 40’tan fazla ödül ile dünyanın

prestijli seyahat platformları tarafından başarısı belgelenen Raffles İstanbul, tüm

dünyada 6,7 milyon seyahat okuyucusu ile etkin bir kitleye sahip olan Travel + Leisure

(T + L) tarafından Avrupa’nın “En İyi Şehir Oteli” ve ‘Dünyanın En İyi 7. Oteli’ seçildi. T

+ L tarafından 2015’ten sonra ikinci kez ödüle layık görülen Raffles İstanbul, bugün

açıklanan listeyle bu başarısını yineledi. Turizm sektörünün önümüzdeki günlerde tüm

dünyada daha aktif rol oynayacağına ve bu ödüllerin seyahat edecek insanlar için önemli

bir kriter olacağına inandığını söyleyen Raffles İstanbul Genel Müdürü Christian Hirt,

“Dünyanın birçok iyi oteli arasından “Avrupa'nın En İyi Şehir Oteli” seçilmek bizim için

büyük bir onur. Sadece bu prestijli ödülü kazandığımız için değil aynı zamanda eşsiz ve

özgün konaklama ve ağırlama deneyimlerimizi bir kez daha gündeme getirdiğimiz için de

mutluyuz.” dedi.

Türkiye’de bir ilk: Temassız Turlar

Türkiye’nin zengin mirasını gelecek nesillere bırakmak üzere “Mirasım

Türkiye” diyerek kültür turlarında önemli çalışmalara imza atan JOLLY, yeni

normal kültür turu deneyimi ile Türkiye’yi birlikte keşfetmeye devam edelim

diyor. Kültür turlarında hijyen ve güvenlik önlemini üst düzeyde tutan Jolly’nin

hazırladığı yeni uygulama ile turlara kendi aracınızla katılıp, özel aplikasyon

ile rehberlerini dinleyebiliyorsunuz. Şahsi araçlarını kullanarak izole bir

tur deneyimi yaşamak isteyen misafirleri özel olarak hazırlanan temassız

turlarda; bireysel kültür turu deneyimi, mobil uygulama destekli rehber

anlatımı, binek araçlarına eşlik eden kılavuz tur araçları, birden fazla kişiyle

seyahatin ekonomik avantajı bekliyor.

İlk yarıda 11,4 milyon yolcu ağırladı

TAV Havalimanları yılın ilk altı ayında 6,8 milyon iç hat ve 4,7 milyon dış hat olmak üzere toplam

11,4 milyon yolcuya hizmet verdi. Şirketin bu dönemdeki konsolide cirosu 141,9 milyon avro

oldu. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener “2020’nin ikinci çeyreği tüm dünyada

Covid-19 Pandemisi kaynaklı sokağa çıkma yasakları ve seyahat kısıtlamalarıyla geçti. Seyahat

kısıtlamalarından en çok etkilenen sektör olan havacılıkta dış hat yolcu trafiği ikinci çeyrekte tüm

dünyada neredeyse sıfıra yakın seyretti. Bu kısıtlamaların etkisiyle, TAV Havalimanları’nın 2020 yılının

ilk yarısında hizmet verdiği yolcu sayısı geçen seneye göre yüzde 70 azaldı. Şirket olarak bu krize

oldukça güçlü bir bilanço yapısıyla girdik. Bilançomuzun verdiği güçle şirketimizin geleceğine yatırım

yapmaya Almatı satın almasıyla devam ediyoruz. Daha önce eşine rastlanmamış tarihi zamanlardan

geçiyoruz ancak paydaşlarımız, çalışanlarımız ve yatırımcılarımızın desteği ile bu krizden eskisinden

daha güçlü bir şekilde çıkacağımıza inanıyorum. Tüm çalışanlarımıza, hissedarlarımıza ve iş

ortaklarımıza bu zor zamanlarda da şirketimizden esirgemedikleri sonsuz destekleri için teşekkür

ediyorum.” dedi.



12

hotel restaurant

& hi-tech

antre

İstanbul, dünyanın en iyi 10. şehri!

Travel + Leisure’ın (T&L) her yıl okuyucularıyla yaptığı anketin sonuçları

açıklandı. Buna göre İstanbul, T&L okuyucularının belirlediği Dünyanın

En İyi 25 Şehri Listesi’nde 10’ncu sıraya oturdu. Travel + Leisure’ın söz

konusu anketi bu yıl Covid 19’dan dolayı 2 Mart’ta sonuçlandı. Ankete

katılan gezginlerin çoğu, mevcut olumsuz koşullarda şehir gezmelerinin

iyi bir fikir olacağı yönünde görüş bildirdi. T&L okuyucularının belirlediği

“Dünyanın En İyi 25 Şehri listesi”ni inceleyen Kerem Köfteoğlu şu

bilgileri veriyor: “Meksika dört şehirle söz konusu listenin lideri olmayı

başardı. Üstelik bu şehirlerden Oaxaca ilk, San Miguel de Allende ise

ikinci sırada bulunuyor. İstanbul söz konusu listenin 10’ncu sırasında yer

alırken, Meksika’nın diğer şehirlerinden Mexico City 11’nci, Mérida ise

24’ncü sırada yer aldı.”

Radisson Blu Hotel Kayseri,

dünya birincisi…

Dünyanın en önde gelen rezervasyon sistemlerinden Booking.com

kanalıyla otelde konaklayan misafirlerin oyları ile belirlenen listeye göre,

Radisson Blu Hotel Kayseri 9.5 puan ile dünyadaki tüm Radisson markalı

oteller arasında 1.’nci sıraya yerleşti. Aynı listede, Radisson Residences

Vadistanbul 7.’nci sırada yer alarak, ilk 10’daki otellerin arasına yerleşen

tek residence oldu. Radisson Blu Hotel Kayseri ve Radisson Residences

Vadistanbul Artaş Grubu turizm yatırımları bünyesinde bulunuyor. Artaş

Grubu’ndaki oteller, müşteri memnuniyetinde dünyadaki lider turizm

tesisleri arasında yer alıyor.

Aksoy Holding ve Marriott

International’dan dev iş birliği

Aksoy Holding, 126 dönümlük müstakil bir yarımadada konumlanan

gayrimenkul projesi Epique Island’ı, The Ritz-Carlton Residences bünyesine

katacak sözleşmeyi Marriott International ile birlikte imzaladı. 74 villadan

oluşan ve 200 milyon euroluk yatırımla Epique Island ismiyle 2014’de inşaatına

başlanan proje, bugüne kadar 6.000 kişiye istihdam sağladı. Marriott’un Avrupa,

Ortadoğu ve Afrika bölgelerindeki ilk bağımsız (herhangi bir otele bağlı olmayan)

rezidans projesi olan ve 2021’in 2. çeyreğinde faaliyete geçecek The Ritz-

Carlton Residences, Bodrum’un, lüks segment gayrimenkul sektöründe yeni

bir dönem açması bekleniyor. Aksoy Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan

Vekili Batu Aksoy ve Marriott International Doğu Avrupa, Körfez, Doğu Akdeniz

ve Pakistan Bölgeleri Lüks Grubu Kıdemli Başkan Yardımcısı Şafak Güvenç,

Türkiye turizmine önemli bir katkı sağlayacak iş birliğini düzenledikleri basın

toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.

İstanbul’un en “cool” havuzu

Ukiyo’da yaz serinliği…

Fairmont Quasar Istanbul, yerel otoritelerin yönlendirmeleri ve global Accor ALLSAFE programı

kapsamında kontrol, denetim ve belgelendirme hizmetlerinde dünya lideri kuruluş Bureau

Veritas’la yaptığı işbirliği neticesinde tertemiz bir sayfa açarak hijyen ve güvenlik standartlarına

yeni bir boyut kazandırıyor. Daha da güçlendirilmiş tedbirlerle ağustos ayı itibari ile yeniden

kapılarını açan beş yıldızlı otel, yaza öze alternatifleriyle bu yıl da şehirde tatilin vazgeçilmez

adresi oluyor. Otelin beşinci katında yer alan ve Japonca “yüzen dünya” anlamına gelen Ukiyo,

Marcel Wanders imzalı sıra dışı tasarımı, eşsiz Boğaz ve kent manzarası ve bu manzaranın

sonsuzluğuna vurgu yapan yüzme havuzu ile bu yaza da tatlı bir esinti katıyor.



14

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Ilıca’da Mavi Bayrak gururu

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından her yıl düzenlenen Ulusal Mavi Bayrak Ödül

Töreni bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde Çeşme Ilıca

Halk Plajı’nda yapıldıKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İzmir Valisi Yavuz Selim

Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı

Muhittin Böcek, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan Çeşme Belediye Başkanı M.

Ekrem Oran’ın katımıyla gerçekleşen törende konuşan Bakan Ersoy; “Turizm hem ekonomik

hem kamuoyu algısı ve belirlilik noktasında belki de dünyanın en büyük mücadele alanı. Bu

mücadelede herkesin kalitesini kabul ettiği standartları yükseltmek ve başarınızı uluslararası

olarak belgelemek çok önemli. Mavi bayrak da bu anlamda ciddi bir gösterge. Türkiye olarak

2008 yılında dünya üçüncülüğüne yükseldiğimiz mavi bayrak sayısında 2015 ve 2016’da

ikinciliğe kadar çıktık” dedi. Mavi bayrakta dünya birincisi olmak için çalıştıklarını söyleyen

Ersoy, bakanlık olarak üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getireceklerini belirtti.

Çin’in en lüks otelini Semih Erken hazırlıyor

Semih Erken, otelcilik sektöründeki 26 yıllık kariyerinde Asya kıtasında onlarca projeyi hayata

geçirmeyi başaran bir turizmci. Lüks markaların A’dan Z’ye tüm ihtiyaçları, DNA’sını çözen Erken,

şimdi de Çin’in en lüks oteli “To Dream Retreat”i hizmete hazırlıyor. Erken daha önce Asya-Pasifik

bölgesindeki yatırımcılar için oluşturduğu markalarla “Çin’in Lüks Otel Markaları” ödülünü

kazanmıştı. Günümüzde kurduğu omg! (Oriental Media Group) şirketiyle otel danışmanlığı yapan

Erken, yeni projenin hedef kitlesinin Fortune 500 listesindeki şirketlerin yöneticileri ve yüksek

harcama kapasitesine sahip gençler olacağını söylüyor. “Otelimizde 19 ayrı yiyecek-içecek ünitesi

var. Konaklayan misafirin en az 100 bin RMB harcama yapmasını hedefliyoruz” diyen Erken şunu

da ekliyor: “Klasik lüksü Uzakdoğu’nun kendine özgü zarafetiyle harmanlanarak tasarlandığımız

yeni otelimizde, 120 oda ve 10 villa bulunuyor. Burada gecelik konaklama fiyatı 8 bin RMB’den (1

RMB yaklaşık 1 TL) başlayıp 18 bin RMB’ye kadar çıkıyor.”

SunExpress,

uçak içi ikram servisini yeniledi

SunExpress, bu doğrultuda uçak içi ikram servisini, küresel salgının getirdiği yeni

düzenlemeleri dikkate alarak tekrar güncelledi. Yaz aylarında uluslararası uçuşlarda

sunulan SunCafe menüsünde tas kebabı, tavuklu sandviç, vegan lazanya veya vejeteryan

noodle gibi sıcak yemeklerin yanı sıra çeşitli tatlı ve tuzlu atıştırmalıklar ile sıcak ve soğuk

içecekler bulunuyor. Otoriteler tarafından getirilen kısıtlamalara bağlı olarak, SunExpress

iç hat uçuşlarında yemek servisi sunmuyor. Temas yoluyla oluşabilecek enfeksiyon riskini

en aza indirmek için koltuk ceplerinde bulunan basılı menü kartlarını ve dergilerini de

uygulamadan kaldıran SunExpress, yolcularına bu bilgileri yeni kabin içi eğlence sistemi

(IFE) aracılığıyla dijital ortamda sunuyor. Yolcular kendi akıllı telefonlarından ya da

tabletlerinden sisteme bağlanarak istedikleri yemeği sipariş edebiliyorlar.

Tura Turizm’e

Yılın Tur Operatörü ödülü

Azamara Club Cruises, ilk kez kruvaziyer sektörü ile ilgili yarışma düzenledi. Kruvaziyer

misafirlerinin verdiği oyla 3.100 tur operatörü arasından Tura Turizm’e Yılın Tur Operatörü

Ödülü verildi. 3.100 tur operatörü arasından “Şirince ve bir Türk evinde yemek” içerikli

turla ödül kazanan Tura Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Erkunt Öner, “Tura

Turizm olarak Azamara Club Cruises’tan aldığımız bu ödül bizleri çok gururlandırdı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının turizm sektörüne etki ettiği bu

dönemde böyle bir ödülü kazanmış olmak turizm sektörü adına oldukça mutluluk verici”

diyerek duygularını dile getirdi. Global Sürdürülebilir Turizm Konseyi GTSC tarafından

sertifikalandırılan ilk Türk kruvaziyer tur operatörü olarak Tura Turizm, destinasyonda

sosyal ve ekonomik faydalar, kültür mirasını koruma, çevre korumasını ön plana alan tur

operatörü olarak takdir mesajı da aldı. Covid-19 sebebiyle gerçekleşemeyen ödül töreninin

2021’de, nisan ayında Miami Seatrade’de gerçekleşmesi planlanıyor.



16

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Antalya Turizm Fuarı harekete geçiyor

Antalya Turizm Fuarı (ATF), 26-27 Ekim tarihinde en önemli kaynak pazarların paydaşları

ile turizm endüstrisini bir araya getirmek üzere harekete geçiyor. Fuar, yaklaşık 2000’i

yabancı olmak üzere 3000 seyahat acentesi ile birlikte 26-27 Ekim tarihlerinde 8000 üst düzey

turizm profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirmek üzere sezonun en önemli sinerjisine imza

atmak için hazırlanıyor. ATF’nin kurucusu Selçuk Meral konuya dair yaptığı açıklamada

“Partnerlerimiz, destekçilerimiz ve katılımcılarımızla, Turizm endüstrisine ATF ile hareket

kazandırarak 2021 satış pazarlama sezonuna proaktif bir giriş yapmak istiyoruz” dedi. Meral,

yaklaşık 2000’i yabancı olmak üzere 3000 seyahat acentesi ve 8000 üst düzey turizm paydaşı

ile Antalya’da 2021 sezonuna start vererek, turizm endüstrisini ATF’nin yaratacağı devinime

katılmaya davet etti.

Bentour Reisen, güvenlik sertifikasını uzattı

Bentour Reisen, SwissRe reasürans şirketi ile olan sözleşmesini uzattı. Sözleşmenin

uzatılması ile ilgili olarak bir açıklama yapan Bentour Reisen CEO'su Deniz Uğur,

“Süreklilik güven oluşturur ve günümüzde tur operatörü seçiminde güvenilir olmak çok

önemli bir faktördür. Bentour Reisen ve SwissRe şirketlerini birbirine bağlayan ve uzun

süredir verimli bir işbirliği içerisinde olan ve devam eden ortaklıkları var. Bentour Reisen

yıllardır paket turlarını SwissRe sigorta şirketi aracılığıyla güvence altına almaktadır.

Bentour Reisen ve SwissRe zorunlu olmayan bireysel hizmetleri de güvence kapsamına

alarak piyasaya 2018 yılında ilk kez sunan ve tanıtanlardır. Bu dönemde paket turların

ne kadar güvence altında olduğu siyasetinde gündeminde ve takibinde olan bir konudur.

Şirketimiz bu sözleşmenin uzatılmasıyla birlikte 2022 yılına kadar yapılacak olan

seyahatlerine güvenlik sertifikası veren ilk tur operatörlerinden biri olmuştur.” dedi.

Corendon Airlines kış turizminden umutlu

Türkiye, Hollanda ve Malta’da 3 farklı bayraklı havayoluna sahip olan Corendon Airlines, kışa iddialı

bir programla girmeye hazırlanıyor. Almanya başta olmak üzere, Avusturya, İsviçre, Polonya, Hollanda

ve Belçika’dan popüler kış tatili destinasyonları Türkiye, İspanya, Mısır, İsrail ve Fas’a uçuşlar

düzenleyecek olan Corendon Airlines, kış sezonunun potansiyeline inanarak uçuş ağına hem yeni

destinasyonlar ekledi hem de haftalık uçuş sayılarını arttırarak programını genişletti. Corendon

Airlines ayrıca kış döneminde Avrupa’dan Türkiye’ye olan ilginin artacağını öngörerek hem Antalya ve

İzmir gibi tatil destinasyonlarına hem de Anadolu hatlarına düzenlediği direkt seferlere ara vermeden

devam edecek. Corendon Airlines Ticaret Direktörü Mine Aslan, Corendon Airlines’ın kış programı ile

ilgili olarak, “Pandemi sebebiyle geç ve talep azlığı ile başlayan 2020 yaz sezonu sonrasında 2020-2021

kış sezonunda tatil destinasyonlarına olan ilginin geçmiş yıllardan daha yüksek olacağını düşünüyoruz.

Bu sebeple, biz de başta ana pazarımız olan Almanya olmak üzere Avrupa uçuşlarımızın sayılarını

arttırdık. Almanların ve Avusturyalıların yoğun ilgisi üzerine Kanarya Adaları’na bu kış daha önce

hiç uçmadığımız kadar fazla uçacağız. Avusturya’dan yıllar sonra ilk kez Kanarya Adaları’na yeniden

uçulmaya başlanacak.” dedi.

Yılın En İyi Mobil Seyahat Uygulaması

OBİLET.COM

Seyahat ve ulaşım sektörüne yenilikçi bir anlayış getiren online bilet satış

sitesi obilet.com, web ve internet teknolojileri kullanılarak oluşturulan en

başarılı projeleri seçen Altın Örümcek Ödülleri’nde “Mobil Uygulama & Hizmet”

kategorisinde en iyi seyahat mobil uygulaması oldu. obilet.com’un CEO’su Yiğit

Gürocak; “obilet.com, 2012 yılında kullanıcıların farklı firmaları kıyaslayarak

bütçelerine en uygun bileti kolay ve güvenli bir şekilde alabilmelerini sağlayacak

online bir platform olarak kuruldu. İlk günden bu yana kullanıcılarımıza daha

iyi hizmet vermek için yenilikçi uygulamalar sunmak üzere çalışmaya devam

ediyoruz. 2020 yılında da her alanda kendimizi geliştirmeye çalışırken aldığımız

ödüller bizi daha da motive ediyor” dedi.



18

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Akdeniz ve

Ege yerli

turistle

kımıldadı,

İstanbul

beklemede…

TÜROB, Türkiye'nin Haziran

2020 doluluklarının geçen

yılın aynı ayına göre yüzde

68.4 azalarak yüzde 21.2’ye

gerilediğini açıkladı. Bu oran

İstanbul’da yüzde 13.8 oldu.

Covid-19 salgını nedeniyle

global ve yerel düzeyde turizm

sektörüne yansıyan olumsuz

etkiler Haziran 2020’de de devam etti.

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye

genelinde faaliyetlerine geçici olarak

ara veren şehir otellerinin büyük

bölümü açılamadı. Yine otellerin büyük

bölümünün hâlâ kapalı olduğu Akdeniz

ve Ege iç turizm ile kımıldadı. Türkiye

Otelciler Birliği (TÜROB), pandemi

kısıtlamalarının gevşetilmeye başladığı

haziran ayına ilişkin otel doluluklarını

açıkladı. Dünya çapında veri ve analiz

şirketi STR'nin TÜROB için hazırladığı

Haziran Destinasyon Performans

Raporu’na göre, Türkiye'nin Haziran

2020 otel dolulukları, 2019 yılının aynı

ayına göre yüzde 68.4 azalarak yüzde

21.2’ye geriledi. Haziran 2019’da bu

oran 67.1 olmuştu. Haziran ayında

ADR (Average Daily Rate) olarak ifade

edilen ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 37.2 düşüşle 54.4 Euro,

toplam oda sayısı üzerinden odabaşı

elde edilen gelirler (RevPAR) yüzde 80.1

düşüşle 11.5 Euro’ya geriledi.

Avrupa ile benzer doluluklar

Haziran 2020’de Avrupa destinasyonları

doluluk ortalaması ise yüzde 21.6

olurken, ortalama oda fiyatı 81.9 Euro,

oda geliri 17.7 Euro olarak tespit

edildi. Türkiye’nin Ocak – Haziran

2020 dönemini kapsayan ilk 6 ayda

ise doluluk oranı yüzde 47.3 düşüşle

yüzde 33.4, ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 16.6 düşüşle 57.7 Euro,

oda başı elde edilen gelir yüzde 56

düşüşle 19.2 Euro oldu.

İstanbul beklemede

Haziran ayında henüz tüm kapasitesini

hayata geçiremeyen İstanbul'da az

sayıda açık olan otellerden alınan

verilere göre, doluluk oranları yüzde

81.2 azalarak yüzde 13.8 olarak ölçüldü.

Haziran 2019’da İstanbul’da ortalama

doluluklar yüzde 73.5 olmuştu.

Ortalama günlük satılan oda bedeli

62.3 Euro ile 2019'a göre yüzde 35.2

düşüş gösterdi. Haziran 2019’da bu

tutar 96.1 Euro olmuştu. Odabaşı elde

edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla

yüzde 87.8 düşüş yaşandı ve 8.6 Euro

olarak ölçüldü. Haziran 2019’da bu

tutar 70.7 Euro olmuştu. İstanbul’da ilk

6 ayda doluluk oranı yüzde 47 düşüşle

yüzde 37.2, ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 13.5 düşüşle 71.9 Euro,

oda başı elde edilen gelir yüzde 54

düşüşle 26.7 Euro oldu.

Antalya yüzde 31.7

Antalya’da Haziran 2019’da yüzde 70.4

olan doluluklar Haziran 2020’de yüzde

55 azalarak yüzde 31.7 oldu. Ortalama


günlük satılan oda bedeli yüzde

35.2 düşüşle 75.3 Euro olarak

gerçekleşti. Odabaşı elde edilen

gelirlerde ise geçen yıla oranla

yüzde 70.9 düşüş yaşandı ve 23.8

Euro olarak ölçüldü. Antalya’da

ilk 6 ayda doluluk oranları geçen

yılın aynı dönemine göre yüzde

47 düşüşle yüzde 32.5, ortalama

günlük satılan oda bedeli yüzde 27

düşüşle 47.9 Euro, oda başı elde

edilen gelir yüzde 61 düşüşle 15.5

Euro’ya geriledi.

Şehir otellerinde henüz hareket

yok!

TÜROB’dan yapılan açıklamada

haziran ayı doluluklarıyla ilgili

şu değerlendirmeye yer verildi:

“Haziran ayı itibariyle kıyı bölgelerde

ağırlıklı iç turizm kaynaklı bir

hareketin başladığını söyleyebiliriz.

Temmuz ayı itibariyle devam

eden bu hareketliliğin Kurban

Bayramı’na kadar olan sürede

artmasını bekliyoruz. Anadolu’nun

diğer kesimlerinde de memleket

ziyaretlerinden kaynaklı bir hareket

söz konusu. Kıyı bölgelerde açık

olan otellerde doluluk oranları çift

haneli rakamlara ulaştı. Ancak

buralarda da İstanbul’da olduğu

gibi otellerin büyük bir bölümü hâlâ

kapalı olduğuna dikkat çekeriz.

Kıyılardaki gibi bir hareketin

şehir otelleri için de başladığını

söyleyebilmek henüz mümkün

değil. İstanbul ağırlıklı olmak üzere

Türkiye genelinde şehir otellerinin

önemli bir kısmı hâlâ açılmadı. Açık

olanların da ortalama dolulukları

çok düşük seyrediyor. Genel olarak

AB, Ortadoğu ve Rusya’dan gelecek

haberlere göre açılış kararları

verilecektir.”


20

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Bakan Ersoy MICE sektörünü dinledi…

İşte o görüşmenin detayları…

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Yönetim Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı

Mehmet Ersoy’u Ankara’da ziyaret etti. Başkan Hüseyin Kurt tarafından yapılan yazılı

açıklamada, pandemiyle birlikte ağır darbe alan MICE sektörünün güncel sorunlarının iletilerek,

krizin çözümüne ilişkin karşılıklı fikir alışverişinde bulunulduğu bildirildi.

Ana başlıklar halinde regülasyon,

kısa çalışma ödeneğinin uzatılması,

etkinliklerin sigortalanması, home

office uygulaması ve 2023 MICE stratejisi

gibi sektörü ilgilendiren önemli gündem

konularının ele alındığı görüşmeye ilişkin

açıklamalarda bulunan Hüseyin Kurt, "2015

yılına kadar ülkemiz ve güzide şehrimiz

İstanbul’un uluslararası kongre, toplantı

ve etkinlik sıralamasında ülke bazında 18.,

şehir bazında ise 8. sıralardayken 2015 yılı

itibariyle ülke olarak yaşadığımız talihsiz

olaylarda en ağır darbeyi alan sektörlerin

başında geldiği, toparlanamadığı ve

maalesef yine sıralamalarda 2017 yılına

gelindiğinde ise ülke olarak 49. sıraya, şehir

sıralamasında ise 133. sıraya gerilediği

bilgisini üzülerek aktardık. Tüm bu süreçte;

uluslararası kongre, toplantı, festival, spor

organizasyonu, etkinlik ve fuarları büyük

ölçüde kaybettiğimizi ve pazarın maalesef

ulusala sıkıştığını, ulusal pazarda artan

rekabetle birlikte uzayan vadeler, oldukça

küçük kar marjları ve sektörün aldığı

yaralarla zorlu bir süreç yönetimi içerisinde

kendisini bulduğunu ilettik.” ifadelerini

kullandı.

Bakan Ersoy’un direktifleri doğrultusunda

regülasyon sürecinin sektörün geleceği

adına elzem olduğunun da ilettiklerine

dikkat çeken Kurt, “Sayın Bakanımız, yurt

dışındaki olası örnekleri de inceleyerek

taslak çalışma hazırlamamız hususunda

talimat vermiştir.” bilgisini paylaştı.

IMP Başkanı ve SİTE Turkey Yönetim

Kurulu Üyesi Feyhan Kapralı’nın da hazır

bulunduğu toplantıda I-MICE Başkanı

Hüseyin Kurt, Ankara ziyaretine ilişkin şu

detayları paylaştı:

"Eylülde sektörümüz açılmazsa yok

oluruz dedik"

“Kongre, toplantı, etkinlik ve teşvik

organizasyonları tarafında bir kapamanın

söz konusu olmamakla birlikte maalesef

kurumsal hayatta ve misafirlerimiz

tarafında kapalı ve/veya organizasyon

yapılamaz gibi algılandığını, bu tarafta

başta söylem sonrasında genelge/yönerge

desteği ile adım atılmaması durumunda

eylül ayı itibariyle sektörde ciddi mağduriyet

olacağı bilgisini aktardık. Özellikle

geçmiş senelerden aldığımız yaraları

sarmakta güçlük çekerken, pandemi

kaynaklı bu krizde eylül ayı itibariyle

sektörün açılmaması ve/veya açılamaması

durumunda sektörün yok olma ve

uluslararası arenada rekabet etme gücünü

kaybedeceği bilgisini arz ettik.

"Kitle turizminde ekonominin

çarklarını çalıştırmak için hazırız"

Aynı zamanda deniz, kum, güneş turizminde

istenilen turizm hareketinin beklendiği

ölçüde gerçekleşemeyeceği, özellikle

Almanya başta olmak üzere AB ülkeleri

tarafında tamamen ekonomik ve siyasi

nedenlerle açılamayan kapıların kitle turizm

tarafında ekonomimize istenilen katkıyı

yapamadığı aşikar olup, MICE segmenti

olarak eylül ayı itibariyle ekonominin

çarklarını çalıştırmak ve ilgili katkıyı

sağlamak adına tüm önlem ve tedbirlerle

sektör olarak hazır olduğumuz bilgisini arz

ettik.

"Etkinliklerin başlaması için

bakanımızdan öncülük talep ettik"

Sayın Bakanımızdan toplantı, motivasyon

organizasyonları, kongreler, etkinlik

ve fuarların bir an önce başlayabilmesi

hususunda öncü olmasını, yapacağı

açıklama ve demeçlerde konuya

değinmesini talep ettik. Sayın Bakanımız,

konuyla ilgili ilgili toplantıda hazır bulunan

Genel Müdür Timuçin Güler’e talimatlarını

vermekle birlikte kendisinin de bundan

sonraki konuşmalarında dile getireceği

bilgisini paylaşmıştır.

KÇÖ’nün uzatılmasına ve

etkinliklerin sigortlanmasına sıcak,

home office uygulamasına soğuk…

Hüseyin Kurt, açıklamalarının devamında

kısa çalışma ödeneğinin (KÇÖ) minimumda

yıl sonuna kadar sektöre soluk aldıracağını,

bu sebeple uzatılmasının sektör tarafından

hassasiyetle beklendiği bilgisini aktardı.

Kurt, Ersoy'un ödeneğin uzatılması

konusunda beyan paylaştığını ifade

ederek şöyle devam etti: "2023 turizm

strateji doğrultusunda MICE segmentinin

uluslararası boyutta öneminin farkında

olunduğu bu bağlamda I-MICE, MPI

Turkey, Site Turkey derneklerine çalışma

yapılması doğrultusunda talimat verilmiştir.

Etkinliklerin sigortalanması hususunda

yurt dışı örneklerinin araştırılması ve

paylaşılması ile ilgili talimat verilmiştir.

Sayın Bakanımız tarafından home office

uygulamasına sıcak bakılmadığı bilgisi

aktarılmıştır.”



22

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Mehmet Gem Soruyor:

"Turizm taşımacılığında da tam kapasiteye

geçilecek mi? Acentalar otellerden kalan

avansları geri alacak mı?"

İçişleri Bakanlığımızın korona virüs

salgının başladığı dönemde virüsün

hızını kontrol altında tutma amacıyla

almış olduğu birtakım kararların geçen

zaman içinde değişikliklere uğradığını

hepimiz biliyoruz.

Normal sürece geçiş döneminde

alınan bir kararla tüm şehir içi

çalışan toplu taşıma araçlarında ve

personel servislerinde araç ruhsatında

belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin

%50’si oranında yolcu kabul edileceği

yönündeki talimat yürürlükten

kaldırılmış olmasına rağmen

şehirlerarası yolcu taşımacılığında

uygulamanın herhangi bir değişikliğe

gidilmemiştir.

Keza yine aynı süreçte Sivil Havacılık

tarafından getirilen kararlar ile

uçakların yüzde yüz kapasite ile yolcu

taşıyabilme imkânı sağlanmıştır.

Kısaca şehir içi yolcu taşımacılığı,

ulusal ve uluslararası hava taşımacılığı

kurallarında getirilen birçok esnekliğe

rağmen şehirlerarası yolcu taşıma

yönetmeliğine tabi tutulan turizm

taşımacılığında kararlar esnetilmemiş

ve %50 kapasite ile yerli, yabancı turist

taşıma zorunluluğu devam etmiştir.

Hal böyleyken yurt dışından veya yurt

içinde sosyal mesafe kurallarından

uzak uçuş gerçekleştiren, şehir içinde

dolu araçlarla seyahat eden yerli,

yabancı turistlerin transferleri ve

günübirlik veya günaşırı turlarının hali

hazırda eski sistem yarı kapasiteyle

devam ettirmeleri pandemi sürecinde

durma noktasına gelmiş işleri

nedeniyle ciddi maddi sıkıntıda olan

seyahat acentalarımıza ek maliyetler

getirmektedir.

Söz konusu insan sağlığıyken

kuralların hem hava taşımacılığında

hem şehir içi taşımacılığında hem de

şehirlerarası taşımacılıkta aynı olması

gerekirken, taşımacılık yönetmeliğinde

yapılan değişikliklerle bir kesime

dolu kapasiteyle yolcu taşıma hakkı

tanınırken, diğer bir kesim olan seyahat

acentalarına bu hakkın tanınmamasının

mantığı anlaşılamamaktadır.

Turizm taşımacılığında kısıtlamaya

gidilmesi, zaten kendini toparlamakta

ve ayakta durmakta zorluk

çeken acentalar için ciddi sıkıntı

oluşturmaktadır. Hemen hemen

her yerde uygulanan tam kapasite

kullanımlı yolcu taşıma kuralının

turizm taşımacılığında da kullanılması

zorunluluk arz etmektedir.

Bu çelişkili uygulamanın gerek İçişleri

Bakanlığı gerekse Sağlık Bakanlığı’nın

gözünden kaçmış olabileceğini

düşünmekteyiz. Yukarıda izah

edildiği üzere turizm taşımacılığında

uygulanan yarı kapasite uygulamasının

düzeltilmesi için ilgili bakanlık kurum

ve kuruluşları tarafından tekrar gözden

geçirilmesini talep ediyoruz.

Acentaların otellerden kalan avans

alacakları hala ödenmiyor

Diğer konu ise, otellere ön ödeme

adı altında verilmiş nakit ve çek

avanslardır. Özellikle incoming ve

kültür turu yapan acentalar tarafından

sezon öncesinden otellere verilen

bu avanslar bugüne kadar oteller

tarafından iade edilmemesi nedeniyle

seyahat acentalarımız ciddi mali

sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır.

Hali hazırda müşterilerine iade

yapmakta zorlanan seyahat

acentalarımızın otellerden geri

alamadıkları avanslardan dolayı hem

müşterilerine karşı hem de diğer

partnerlerine karşı sorumluluklarını

yerine getirememektedir. Durumun bu

şekilde devam etmesi halinde birçok

seyahat acentamızın iflaslarla karşı

karşıya kalacağı aşikârdır.

Kültür ve Turizm Bakanı ve yetkililerinin

sektörün her iki sorununa el atması,

taşıma ile ilgili İçişleri Bakanlığı ve

Ulaştırma Bakanlığı, otellerde kalan

avanslar ile ilgili Hazine ve Maliye

Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı’nın

yapacağı düzenleme ile iadelerin

mümkün kılınarak, mevcut alacakların

geri ödemesi için düzenleme yapılması

gerekmektedir.



24

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Bakan Ersoy’dan Talimhane kültür

sanatına destek!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Beyoğlu Kültür Yolu projesi kapsamında Beyoğlu Talimhane

Sahne kuruldu. Beyoğlu Talimhane Sahne’de gerçekleştirilecek kültür ve sanat etkinlikleri

bölgeyi çekim merkezi haline getirecek.

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın

Beyoğlu Kültür Yolu Projesi’nin önemli

ayaklarından biri olan ve Bakanlığın

yanı sıra Beyoğlu Belediyesi ile Türkiye

Otelciler Birliği (TÜROB) paydaşlığıyla

kurulan Beyoğlu Talimhane Sahne hayata

geçirildi. Beyoğlu Talimhane Sahne’de

gerçekleştirilecek kültür ve sanat

etkinlikleri bölgeyi çekim merkezi haline

getirecek. Ağustos ayı boyunca 7 etkinliğe

ev sahipliği yapacak Talimhane Sahne'de

ilk etkinlik 8 Ağustos'ta sahnelenecek ‘Bir

Nefes Dede Korkut’ tiyatro oyunu olacak.

Beyoğlu Talimhane Sahne’nin sosyal

mesafe şartları sağlanarak dün akşam

gerçekleştirilen açılışına Kültür ve Turizm

Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Beyoğlu

Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Türkiye

Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra

Eresin’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Beyoğlu Talimhane Sahne’nin açılışında

İstanbul Devlet Modern Folk Müzik

Topluluğu bir konser verdi ve davetlilere

keyifli anlar yaşattı.

Ersoy: “Beyoğlu İstanbul’un özü ve

özeti”

Etkinlikte konuşan Kültür ve Turizm

Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Beyoğlu'nun

İstanbul'un özü ve özeti olduğunu belirterek,

"Talimhane Sahne ve 8 Ağustos'ta başlayıp

Eylül sonuna kadar devam edecek Beyoğlu

Kültür Festivali ile İstanbul sosyal hayatının

kalbi, opera ve baleden halk müziği ve

tiyatroya uzanan bir sanat coşkusuyla

atacak. Beyoğlu'nda yaptığınız bir yürüyüşte

dili, kültürü, inancı birbirinden farklı nice

hayatların içinde yol alırsınız. Bu toprakların

medeniyet mirası bizlerle yaşamaya

devam etmektedir. Üzerimize düşen görev,

mirası varise ulaştırmak için korumaktır.

Bunun en estetik ve zarif yolu ise kültür

ve sanat etkinlikleridir. Açılışını yapmakta

olduğumuz 147 kişi kapasiteli Talimhane

Sahne ile Beyoğlu Kültür Festivali de bu

düşünceden hayat bulmuştur" dedi.

Yıldız: “Talimhane artık sanatı,

kültürü ve müziği de ağırlasın

istedik”

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali

Yıldız da "Kültürün ve sanatın yaşaması,

devam etmesi için yerel yöneticiler başta

olmak üzere devletimize, milletimize,

sanatçılarımıza hep birlikte destek

olmamız gerektiğini düşünüyorum. Bizler

bu dönemde sanatın ve kültürün kalbi

olan Beyoğlu'nda hem sanata ve kültüre

bir destek hem de sanatçıya ve kültür

insanlarına, sinema sektörüne her anlamda

destek verebileceğimiz arayışlar içerisinde

olduk” diye konuştu. Talimhane bölgesinin

yerli, yabancı binlerce misafire ev sahipliği

yaptığını belirten Yıldız, "İstedik ki insanları

ağırlayan bu bölge artık sanatı da kültürü

de müziği de ağırlasın. Sanat ve kültür de

burada en yüksek bir dozda kendine yer

bulabilsin" dedi.

Eresin: "Biz Talimhane'ye sonuna

kadar inananlardanız”

TÜROB Başkanı Müberra Eresin ise Kültür

ve Turizm Bakanlığı’na destekleri için

teşekkür ederek, "Biz Talimhane'ye sonuna

kadar inananlardanız. Bu bir başlangıç

olacak. Çok uzun yıllardır bugüne şahitlik

etmeyi bekliyorduk” dedi. Talimhane’nin

İstanbul’un parlayan yıldızı olduğunu

söyleyen Eresin, İstanbul’a gelen turistlerin

büyük bir bölümünün ilk tanıştıkları yerin

ağırlıklı olarak Talimhane olduğunu söyledi.

Eresin, “2-3 yıl öncesinde turizmde yaşanan

sıkıntılı günlerde en çok etkilenen bölge

Talimhane olmuştu. 2019 yılından itibaren

en hızlı toparlanan ve yükselişe geçen

bölge yine Talimhane oldu. Pandemiyle

birlikte tüm turizm sektöründe olduğu gibi

Talimhane otelleri de sıkıntılı bir dönem

yaşıyor. Bu günler de geride kalacak ve

Talimhane 10 bini aşan yatak kapasitesiyle

yine binlerce turistin konaklamasını ve

ağırlanmasını sağlayacak. Talimhane

İstanbul’un en önemli turizm bölgelerinden

biri olma niteliğini sürdürecek” dedi.

Bakan Ersoy’dan Talimhane desteği

TÜROB olarak Talimhane’nin de Beyoğlu

Kültür Yolu projesine dahil edilmesi

yönünde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan

bir ricaları olduğunu vurgulayan Eresin,

“Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet

Nuri Ersoy da desteğini esirgemedi

ve Talimhane’nin proje kapsamına

alınmasını sağladı. Bu nedenle kendisine

teşekkürlerimizi sunuyoruz. Talimhane’nin

yeniden düzenlenmesi konusunda büyük bir

çaba gösteren Beyoğlu Belediye Başkanı

Sayın Haydar Ali Yıldız’a da teşekkür

ediyoruz” diye konuştu.

Beyoğlu Kültür Yolu projesiyle İstanbul

ile Türkiye'nin kültür sanat etkinliklerine

ev sahipliği yapması hedefleniyor. Galata

Kulesi’nde başlayan güzergâh Tarık Zafer

Tunaya Kültür Merkezi, Emek Sineması,

Mısır Apartmanı Mehmet Akif Ersoy Müze

Evi, Atlas Pasajı İstanbul Sinema Müzesi

ve Taksim Camii Kültür Merkezi ile devam

ederek Atatürk Kültür Merkezi ve Kültür

Sokağı ile son buluyor.



26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO’su

Tezer Öner

Aman tahsis edelim

derken, tahriş etmeyelim!

Tahsislerin verilişi ve kapsamına

ilişkin değişiklik öncesi Kültür ve

Turizm Bakanlığı devletin hüküm

ve tasarrufu altında bulunan yerler,

Hazine’nin özel mülkiyetinde bulunan

taşınmazlar ile kültür ve turizm

koruma ve gelişim bölgeleri, bu

bölgelerin veya planlarla belirlenmiş

alt bölgeleri ve turizm merkezlerinin

içinde yer alan orman arazilerini

yatırımcılara 99 yıla kadar tahsis

edebiliyordu.

Yapılan değişiklikle bakanlığın

yatırımcılara tahsis edebileceği

alanlar ‘kamu taşınmazları’ tanımı

genişletilerek şöyle sıralandı: “Kamu

taşınmazları: Kültür ve turizm

koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm

merkezleri içinde veya dışında kalan

ve kanun uyarınca bakanlığa tahsis

edilen; Hazine’nin özel mülkiyetinde

bulunan taşınmazlar, devletin hüküm

ve tasarrufu altındaki tescil harici

yerler ile kapanan yollar ve yol

fazlaları, devlet ormanı sayılan yerler

ile Milli Parklar Kanunu ve Özel Çevre

Koruma Bölgesi ilan edilen yerler

ve ayrıca, ormanlık alanlar üzerinde

bulunan ve Orman Genel Müdürlüğü

sabit kıymetlerine alınan tesislerden

konaklama amaçlı kullanılması

mümkün olanlar ile devlet ormanları

içinde sınırları Orman Genel

Müdürlüğü tarafından belirlenen ve

üzerinde konaklama tesisi bulunan

veya yapılması uygun görülen mesire

yerleri”.

Bu değişiklik çok taze olduğu için

yatırımcılar ve tahsis alanlarının söz

konusu olduğu belediyeler ile yerel

halk tarafından henüz tepki almadı.

Ancak bu genişletilmiş tanımın ortaya

koyacağı bazı sıkıntıların da olacağı

şimdiden görülmekte.

Öncelikle ben bir yatırım danışmanı

olarak, tek elde ve doğal olarak

da Ankara’da bulunan bir idarenin

mesela Ege’de minik bir alanın da

büyük bir alanın da sorumluluğunu

taşımasının yanlış olduğunu

düşünüyorum. Meşguliyet açısından ve

doğru değerleme açısından çatışmalar

doğacaktır. Ayrıca belediyelerin imar

planlarında ve alt yapı hazırlıklarında

yer almayan ve yatırım izni bir anda

verilmiş olan yerler iş planlarında da

sıkıntı oluşturacaktır. Bunun örneğini

hastane yollarında yaşadık.

Diğer taraftan tanımın genişletilmiş

olması da ayrı bir sorundur.

Ankara’daki biri için mera bir

anlam ifade etmeyebilir. Ama

Trabzon yaylalarında bir köylü için

hayvancılık, et, süt ve tereyağ gibi

gelir kaynaklarının olmazsa olmazıdır.

Hangi meranın vasıfsız olacağına kim

karar verecek bu durumda?

Bir de işin ekolojik tarafı var. Orman

alanları, mesire yerleri, özel çevre

koruma alanları ve milli parkların

tanıma dahil edilmesi bir çevreci

ve ekolojik yaşam destekçisi olarak

benim içimde korku dalgaları

oluşturuyor. Bugün bu kararı alanlar

ve uygulayanlar iyi niyetli olsa bile,

yarın bu işi yönetenlerin bu karar

kapsamında nereleri yok edeceğini

bilemeyiz. İklim hızla değişirken ve

yeşil alanları arttırmamız gerekirken

azaltacak kararlar almak gelecek

kuşaklar adına ne kadar doğru,

ileride değerlendirilecektir. Ama şu

anda hissi olarak kesinlikle yanlış

bulduğumu söyleyebilirim.

Planlama ve alt yapı yatırımlarının

belediyelerde olduğu ve il özel

idareleri ile belediyelerin koordineli

çalışmasının bölgesel faydalarını

bildiğimiz halde bu bağı daha da

koparmak ve merkezle belediyeler

arasına böyle bir uçurum koymak

yatırım süreçlerini kesinlikle olumsuz

etkileyecektir.

Her dönemde olduğu gibi deneyerek

göreceğimiz bir süreç daha başlamış

bulunuyor. Yatırımcılara ve turizm

sektörüne hayırlı uğurlu olsun.



28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

ECE Türkiye Proje Yönetimi A.Ş İş Geliştirme Müdürü

Onur Ilhan

Üniversiteler ve Turizm:

Taşı sık, suyu çıksın

Süregelen küresel sıkışıklık, hayatın

tüm alanlarını olduğu gibi eğitimi de

etkiledi. Bu etkinin orta vadede eğitim

anlayışlarını ve mecralarını da ciddi

manada değiştireceğini söylemek yanlış

olmaz. Böyle bir musibet olmasaydı,

Cambridge Üniversitesi 2021 yazına

kadar tüm dersleri online işleyeceğini

açıklamayacaktı örneğin… On yılda

gerçekleşecek olaylar birkaç aya

sığdı. Tabii ki bu noktada kritik bir

soru gündeme geliyor. Bir üniversiteyi

uluslararası arenada ne iyi yapar?

Mevcut ve mesleki bilgiye erişim,

artık bu tarz bir listede aşağılarda

olacaktır. Zira bu bilgiler sanal dünyada

ve sahada herkesin öğrenebileceği

şeyler. Yükseköğrenimdeki acımasız

rekabette öne çıkmayı sağlayacak üç

konu var. Bunların ilki yeni bilgi üretimi

ve kullanımıdır; amiyane tabiriyle

çeşmenin başını tutmaktır. İkincisi ise

sunulan toplam deneyimdir. Üniversite

kampüsü, etkinlikler, farklılaştırıcı

unsurlar, çevrimiçi ve çevrimdışı

imkanlar, kent ve ülke açısından namzet

öğrencilerin ilgisi çekilebilmelidir.

İşte buradaki yenilikçi ve yaratıcı

yaklaşımlar önümüzdeki dönemde

daha da önemli olacak. Üçüncü ve son

konu da üniversitenin sunduğu kişisel

ve kurumsal ilişki ağlarıdır. Doğru

insanları tanımak ve doğru projelerde

yer almak, insanın hayat çizgisini

değiştirebilir.

Ülkemizdeki duruma bakalım. Şu an

206 tane üniversitemiz (yaklaşık %65’i

devlet, %35’i vakıf) ve sekiz milyona

yakın öğrencimiz bulunmakta. Bunların

178.000’i uluslararası öğrenci. 2001

yılında bundan on kat az uluslararası

öğrencimiz ve sadece 76 üniversitemiz

vardı. Radikal bir artış olduğu aşikâr

ama her şeyin planlı gittiğini söylemek

pek de mümkün değil. Bunun yanında,

hedeflere henüz ulaşılamamış olması

81 ile yayılmış yükseköğrenim ağımızın

büyük bir ekonomik potansiyeli olduğu

gerçeğini ise kesinlikle değiştirmiyor.

Konunun turizm tarafında fark

oluşturabilmek için iki noktaya

yoğunlaşmakta fayda var. Birincisi fiziki

imkanlar; kapsayıcı planlarla hayata

geçirilecek turizm tesisleri, altyapı ve

üstyapı yatırımları, diğer sosyokültürel

ve ticari yapılar… İkincisi ise ilgili

üniversite ve turizm yatırımcılarının

arasında sinerji kurulmasıdır. Turizmci,

dersliklerde ve üniversite koridorlarında

aktif olabilmelidir. Öğrencilere ve

öğrenci yakınlarına göre dinlence ve

eğlence konseptleri oluşturabilmek

de büyük fark ortaya koyacaktır.

Üniversitelerin daha fazla sayıda kısa

ve uzun vadeli uluslararası öğrenci

çekebilmek için atacakları her adım da

turizm açısından bir kazanım olacaktır.

Karşılıklı desteklerle bir kazan-kazan

senaryosu oluşturulması işten bile

değildir.

Şimdilik kimsenin tam olarak

tanımlayamadığı “yeni normal” de bu

alanda kritik bir rol oynayacaktır. Kesin

olarak bildiğimiz tek şey, eğitim ve

turizmin insan hayatında her zaman

merkezi bir konumda olacağıdır.

Ne kadar ve ne şekilde değişlerse

değişsinler… Vücudun suya ve ekmeğe,

ruhun ve aklın da eğitim ve turizme

ihtiyacı var. Eğitim ve turizmin bir araya

geldiklerinde ortaya çıkardıkları çarpan

etkisi de cabası. İşbu etkinin Türkiye’nin

yumuşak gücüne, istihdamına ve

sosyoekonomik kalkınmasına yapacağı

katkı açıktır.



30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Haber: İHA

Almanya, seyahat uyarısını

kısmen kaldırdı

Almanya, yeni tip korona virüs (Covid-19) nedeniyle Türkiye'ye yönelik uyguladığı seyahat

uyarısını Antalya, İzmir, Aydın ve Muğla için kaldırdı.

Almanya, Türkiye'ye yönelik yeni tip

korona virüs (Covid-19) nedeniyle

uyguladığı seyahat uyarısını

güncelledi. İHA’dan alınan habere göre,

Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından

yapılan açıklamada, Türkiye'ye uygulanan

seyahat uyarısının düşük korona virüs

vaka sayısına sahip Antalya, İzmir, Aydın ve

Muğla için kaldırıldığı bildirildi. Açıklamada,

Türkiye'nin Almanya'dan gelecek olan tüm

yolculardan korona virüs test sonucuna

yönelik belge isteyeceği de belirtildi. Öte

yandan Almanya, Türkiye'nin aralarında

bulunduğu 130 ülkeye yönelik seyahat

uyarısında bulunmuştu. Söz konusu uyarı,

31 Ağustos'a kadar uzatılmıştı.

Antalyalı turizmcilerde Almanya

heyecanı

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın internet

sitesi üzerinden Türkiye’de Aydın, Muğla,

İzmir ve Antalya illerindeki seyahat

kısıtlamasını kaldıracağı yönünde yapılan

açıklamanın ardından turizmciler büyük

sevinç yaşadı.

Yücel: “Türk turizmi için oldukça

güzel bir karar oldu”

Alanya Belediye Başkanı ve Alanya Turizm

Tanıtma Vakfı (ALTAV) Başkanı Adem Murat

Yücel, yaşanan gelişmenin sevindirici

olduğunu söyledi. Yücel,“ Karar sadece

Antalya ve Alanya için değil Türk turizmi

için oldukça güzel bir karar oldu. Geç

olsun, güç olmasın. Bu yıl elde edeceğimiz

başarılar gelecek yıl için bize referans

olacak. Elbette ki sezonun son dönemleri de

yaklaşıyor. Haziran-Temmuz ayları geride

kaldı, bununla beraber çok ciddi yoğunluk

öngöremesek de bir yoğunluk olacaktır.

Kararın ülke turizmine hayırlı olmasını

arzu ediyor, şimdiden ülkemize gelecek

turistlere sağlıklı tatiller diliyorum” dedi.

Sili: “Almanya ve Rusya bizim en

önemli pazarlarımızdan”

Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TTGA)

ile Türkiye Otelciler Federasyonu

(TÜROFED) Yönetim Kurulu Üyesi ve

Alanya Turistik İşletmeciler Derneği

(ALTİD) Başkanı Burhan Sili, gelen

açıklamaların sevindirici olduğunu söyledi.

Sili, “Temmuz ayı içerisinde Ukrayna’nın

akabinde İngiltere’nin uçuşlarının

başlamış olması daha sonra Ağustos’un

8’i itibariyle Polonya’nın ve 10’u itibariyle

Rusya’nın başlayacak olmaları ve dün

gelen Almanya’nın Türkiye’ye yönelik

olarak 4 şehrimize seyahat uyarısını

kaldırmış olması son derece sevindirici

haberler. Almanya ve Rusya bizim en

önemli pazarlarımızdan, ana kaynak

pazarlarımızdan. Tabi bundan sonraki

süreçte bizim bugüne kadar yapmış

olduğumuz uygulamalar, sertifika süreci,

genelgeye bağlı olarak yapmış olduğumuz

uygulamaların çok doğru takip edilmesi ve

ciddi olarak uygulanması gerekiyor. Çünkü

biliyoruz ki seyahat uygulaması kaldırılmış

ülkelerin daha sonra kapandığı da bir

gerçek. Bu noktada yapacağımız çalışmanın

ve göstereceğimiz performans hem bu

senenin devamında hem 2021’e yönelik

olarak alacağımız satışlarda bizim için çok

ciddi avantaj oluşturacak” diye konuştu.

“Bu noktada hakikaten çok ciddi

çaba gösterildi”

İç pazarın yanı sıra Rusya ve Almanya’nın

en önemli pazarlardan ikisi olduğunu

hatırlatan Sili, “Bu süreçten buradan

gelecek sayılardan ziyade pazarların

devreye girmiş olması son derece

önemliydi. Bu noktada da hakikaten çok

ciddi çaba gösterildi. Konuyla alakalı başta

sayın Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu olmak

üzere sayın Kültür ve Turizm Bakanımız

Ersoy ve paydaşlarına ayrı ayrı teşekkür

ediyoruz. Bu süreçte bu konuyla alakalı

olarak yine ciddi çaba gösteren sivil

toplum kuruluşları, turizm profesyonelleri

ve uygulamaları hakkıyla yerine getiren

tesislerimizle işletmelerimiz ayrı bir

teşekkürü hak ediyorlar. Bu noktada her

birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” şeklinde

konuştu.

Dahaoğlu: “İmajımız anlamında

genel olarak isabetli bir karar”

Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD)

ve ALTAV Başkan Yardımcısı Mehmet

Dahaoğlu, Alman vatandaşlarının yoğun

ilgisi olacağını belirterek şunları söyledi:

“Bu haber uzun süredir beklediğimiz

güzel bir sürpriz. Alman vatandaşlarının

yoğun ilgisi olacağını düşünüyorum. Kendi

araçlarıyla uzun yol yaparak gelen gurbetçi

vatandaşlarımızın ardından, Almanlara da

uyarının kalkması, imajımız açısından çok

olumlu. Dönüşte test yapma zorunluluğu

olması, turist için ekstra maliyet demek.

Ancak bunun çok caydırıcı olacağını

sanmam. 2021’e kalmadan test edilmiş

olacağız ve bizim için bir deneme yılı olacak.

İmajımız anlamında genel olarak isabetli bir

karar, hayırlar getirsin tüm Alanya’ya.”



32

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

RadIsson, İstanbul’un tarihi

bölgesinde iki yeni otel açıyor

Radisson Hotel Group, açtığı iki yeni otelle İskandinav esintili üst segment markası Radisson’u

Türkiye’de büyütmeye devam ediyor. Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet ve Radisson Hotel President

Beyazıt İstanbul, şehrin tarihi ve turistik merkezinde hizmet sunmaya başladı.

Türkiye’deki güçlü büyümesini faaliyette

ve yatırım aşamasında 30 otel ve

4.500’den fazla odayla sürdüren

Radisson Hotel Group, önümüzdeki 3 - 5

yıl içinde bu sayılarını 50’den fazla otele ve

10.000 odaya çıkarmayı hedefliyor. Halen 16

oteliyle İstanbul’un lider otel operatörleri

arasında yer alan grup, Türkiye’de Radisson

Collection, Radisson Blu, Radisson ve

Park Inn by Radisson olmak üzere dört

markasıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Kapalıçarşı, Ayasofya ve Topkapı Sarayı’na

yakın konumlarıyla öne çıkan bu iki yeni

otel, Avrupa ile Asya’yı buluşturan bu

ikonik şehri yansıtacak şekilde modern ve

tarihi Türk kültürünü harmanlıyor. Şehrin

önemli kültürel merkezlerine ve gastronomi

destinasyonlarına yakın mesafedeki oteller,

misafirlerine İstanbul'un muhteşem

lezzetlerini, manzaralarını ve seslerini

deneyimleme fırsatı sunuyor. Şehrin en

ünlü tarihi mekanlarından Kapalıçarşı

eşsiz bir alışveriş deneyimi yaşatırken Mısır

Çarşısı, 80'den fazla baharat mağazası

ve yüzlerce farklı baharatıyla Türkiye'nin

renklerini ve lezzetlerini yansıtıyor.

Yıldırımlar: “Portföyümüzü

genişletmek için sabırsızlanıyoruz”

Radisson Hotel Group Orta ve Doğu Avrupa,

Rusya ve Türkiye Bölgesi Başkanı Yılmaz

Yıldırımlar yeni yatırımlarına dair şunları

söyledi: “İstanbul’un en yüksek talep gören

tarihi bölgesinde iki yeni otel açmaktan

gurur duyuyoruz. İstanbul’un eşsiz kültürel

geçmişinin ve sayısız cazibe merkezinin

yanı sıra devam eden yatırımlarımız ve

genişlememiz de Türkiye’nin Radisson

Hotel Group için önemli gelişme

pazarlarından biri olarak önemini

vurguluyor. Türkiye’deki otel portföyümüzü

daha da genişletmek için sabırsızlanıyoruz.”

Radisson Hotel Istanbul Sultanahmet,

şehrin tarihi surlarının tam yanındaki

konumundan Marmara denizinin görkemli

manzarasına bakıyor. Sayısız tarihi ve

turistik cazibe merkezine ev sahipliği yapan

Sultanahmet, İstanbul’un antik ruhunu

yaşamak açısından seçkin bir bölgede yer

alıyor. Eski şehir surları boyunca yürümek,

tarihi çarşıları keşfetmek veya Osmanlı

döneminden kalma camilerin huzurunu

hissetmek olsun İstanbul’un Tarihi

Yarımadası’nda her zaman yapılacak bir

şeyler bulunuyor.

Radisson Hotel Istanbul Sultanahmet, 28

şık tasarımlı odasında konaklama imkanının

yanı sıra misafirlerine Anadolu yemeklerinin

servis edildiği Şömine Restaurant veya

deniz manzaralı ve süs havuzlu Marmara

Cafe & Bar’da lezzet deneyimleri de

sunuyor. Toplantı ve etkinlikler için ise 19.

yüzyıl Osmanlı Fransız tarzı toplantı salonu

ve tarihi balo salonu, lüks düğün, davet

ve kutlamalar için mükemmel mekanlar

sunuyor.

Radisson Hotel President Beyazıt Istanbul,

bu canlı ve dinamik metropolün en tarihi

destinasyonlarından bazılarına ev sahipliği

yapan Beyazıt semtinde konumlanıyor.

Müzeler, kiliseler, saraylar, çarşılar ve

doğal güzellikler gibi sayısız kültürel cazibe

merkezi, otele yürüyüş mesafesinde yer

alıyor.

Radisson Hotel President Beyazıt

İstanbul’da gri ve bej tonlarda şık ve

sofistike tasarımlı toplam 201 çağdaş oda

ve süit yer alıyor. Otelin beş restoran ve

barı, dünya mutfaklarından seçeneklerin

yanı sıra Türk mutfağından örnekler de

sunuyor. Misafirler, panoramik deniz

manzaralı modern fitness merkezinde spor

yapabilir, şehirde uzun bir günün ardından

yüzme havuzu, buhar odası ve yerel

geleneklerden ilham alan uygulamaların

sunulduğu sağlık kulübünde enerji

depolayabilirler. Otelin dört toplantı salonu

ve 370 metrekarelik balo salonu dahil iki

etkinlik mekanında 50’ye kadar katılımcı

için toplantılar ve 350'ye kadar misafir için

etkinlikler düzenlenebilir.

Radisson Hotel İstanbul Sultanahmet ve

Radisson Hotel President Beyazıt İstanbul,

dünyanın lider gözetim, denetim, test ve

belgelendirme kuruluşu SGS tarafından

yürütülen Temizlik ve Dezenfeksiyon

Değerlendirmesini başarıyla tamamladılar.

Bu bağımsız sağlık ve güvenlik

değerlendirmesi, Radisson Hotels Güvenlik

Protokolü’nde belirtilen tüm temizlik,

dezenfeksiyon ve güvenlik önlemlerinin

uygulandığını teyit ediyor.


Bebek Hotel’in restoran ve

roof’u yenilendi

Boğaz’ın simgesi Bebek Hotel’in yenilenen restoran ve roof’u; panoramik İstanbul manzarası,

keyifli müzikleri ve zengin lezzetlerin sunulduğu menüleriyle şık ve konforlu buluşmalara ev

sahipliği yapıyor.

Geçmişten günümüze unutulmaz

anılara ev sahipliği yapan Bebek

Hotel, yenilen dekorasyonuyla

misafirlerini ağırlıyor. Restoran ve Roof

Bar’ının yeni ambiyansı; yaz mevsiminin

yalın ve marin ruhunu yansıtıyor.

Açık alanlara sahip restoran ve roof

barının eşsiz ortamı ile fark oluşturan

otel, menülerindeki yenilikle de dikkat

çekiyor. Sabah buluşmalarına hem

geleneksel hem de sağlıklı kahvaltı

menüsüyle eşlik ederken, öğlen ve

akşam buluşmalarında da geleneksel

lezzetlerin modernize yorumları, deniz

mahsulleri ağırlıklı çeşitleriyle, yazın

deniz esintisini sofralara taşıyor. Bebek

Roof Bar ise, atıştırmalıkların öne

çıktığı menüsünde Meksika, Uzakdoğu

ve İtalyan mutfaklarına da yer veriyor.

Geniş kokteyl seçeneklerinin yanı sıra

imza kokteyllere de sahip olan Bebek

Otel, yeni, zengin, yerel malzemeler

kullanılarak özenle hazırlanan

lezzetleriyle misafirlerini ağırlıyor.

Seçkin müzik listeleriyle ambiyansını

renklendiren Bebek Otel, şehrin en çok

tercih edilen buluşma noktası olarak

özel anlara ev sahipliği yapıyor.

The Stay Hijyen Önlemleri

Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm

Bakanlığı’nın belirttiği önlem ve

protokollerle birlikte The Stay

Otelleri’nde alınan hijyen önlemleri;

misafirlerin sağlık, huzur ve

konforunu düşünerek yenilenmiştir.

Tüm personelin düzenli sağlık

kontrollerinden ve testlerinden

geçirildiği The Stay Otelleri’nde;

lokanta ve bar gibi ortak alanların

yanı sıra özel kullanımlı misafir

odalarında; uluslararası standartlarda

hijyen önlemleri alınıp, düzenli

olarak dezenfekte edilmektedir. Mal

kabulündeki hijyen kurallarından, ortak

alanların temizlik frekansı ve şekline,

kullanılan temizlik ürünlerinden,

sosyal mesafeyi mümkün kılmak için

kullanılacak teknolojik çözümlere

kadar hijyen ve sağlık konusunda

danışmanlık alan The Stay Otelleri,

tüm hijyenik önlemleri için (temassız

ateş ölçümü, dezenfektan noktaları,

dezenfeksiyon kullanımı vs.) özel

personel görevlendirip, tüm personel

için eğitim düzenlemektedir.


34

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Nihan

Sıcakkanlı

“Turizmden

kopamayacağıma

çok emindim,

öyle de oldu…”

Artaş Grubu Turizm Yatırımları

bünyesindeki Radisson Blu

Hotel Vadistanbul ve Radisson

Residences Vadistanbul’un Genel

Müdürü. Sakarya Üniversitesi Sosyoloji

Bölümü mezunu. 2010 yılından bu

yana turizm-otelcilik sektörünün

içinde. “Çok sosyal ve dışa dönük bir

çocuktum. Aslında turizmci olmak

gibi bir hayalim yoktu ama insana

yönelik ve iletişime dayalı bir meslek

seçeceğim konusunda çok nettim.”

diyen Nihan Sıcakkanlı ile iş yaşamının

kilometre taşlarından hedeflerine,

Artaş Turizm Grubu çatısı altındaki

sorumluluklarından turizmde kadın

olmaya dair pek çok konuyu konuştuk.

Nihan Hanım, öncelikle sizi kısaca

tanımak istiyoruz. Nerede, nasıl

bir ailede büyüdünüz, idealleriniz

neydi, eğitim hayatınızın şimdiki

Nihan Sıcakkanlı olmanızdaki etkisi

ne oldu?

Her zaman çok sosyal ve dışa dönük bir

çocuktum. Aslında, turizmci olmak gibi

bir hayalim yoktu ama insana yönelik ve

iletişime dayalı bir meslek seçeceğim

konusunda çok net olduğumu

söyleyebilirim. Lisede hayalim sosyolog

olmaktı ve bu nedenle lisans eğitimimi

Sakarya Üniversitesi Sosyoloji

Bölümü’nde tamamladım. Üniversitede

okurken, psikoloji ve felsefe merakım

başladı ve bu alanda formasyon

aldım. Aldığım bu eğitimlerin iş

hayatım boyunca, özellikle mevcut

pozisyonumda empati kurma, çözüm

üretme, kriz yönetimi gibi konularda

çok ciddi faydasını görüyorum. Ailemde

ve çevremde çok sayıda turizmci olması

nedeniyle kendimi turizm sektöründe

buldum diyebilirim.

Turizmci olma fikrine kadar hangi

yollardan geçtiniz? Bize çalışma

hayatınızın kilometre taşlarını

anlatabilir misiniz?

Öğrenimini gördüğüm sosyoloji

bölümü, çok geniş bir çalışma alanı

sunuyor. Hem üniversite sırasında

hem de mezun olduktan sonra birkaç

farklı sektörde deneyimlerim oldu.

Sonrasında yabancı dilimi geliştirmek

için Londra’da eğitim aldım ve

ardından Türkiye’de uluslararası ve

lokal olmak üzere hemen hemen tüm

otellerin teknoloji, bakım-onarım

ve yazılım sağlayıcısı Protel’in satış

departmanında göreve başladım, bu

sürecin benim için bir okul olduğunu

söyleyebilirim.

Çalışma süresi boyunca birçok

otelin satış, ön büro, muhasebe

departmanlarından F&B’ye kadar

hemen hemen tüm birimlerde çalıştım.

Oteldeki bütün departmanları tecrübe

etmek ve İstanbul’daki birçok otelin

açılışına şahit olmak benim için

oldukça heyecan vericiydi. Artık, bu

sektörden kopamayacağıma çok

emindim ve öyle de oldu. Protel’den

sonra meslek hayatıma, Artaş Grubu

Turizm Yatırımları bünyesindeki

Radisson Blu Hotel Vadistanbul ve

Radisson Residences Vadistanbul’da

devam ediyorum.

Süreç ise şu şekilde gelişti, Radisson

Hotel Group bünyesinde bulunan

Radisson Blu markasının ilk rezidans

projesi açılışında satış ve pazarlama

direktörü olarak yer aldım. Bu süreçte

açılış ekibi olarak kısa sürede çok

güzel işler başardık ve özellikle


rezidans yönetimi ve satışı konusunda

sektöre öncülük ettik. Bu dönem

benim için de birçok açıdan öğretici ve

kendimi geliştirebileceğim bir dönem

oldu, kendi adıma paha biçilemez

tecrübeler ve deneyimler edindim.

Orada edindiğim bilgi birikimi ve

tecrübenin ardından grup bünyesindeki

yeni marka olan Radisson Residences

Vadistanbul’a geçtim.

Artaş Grubu ile nasıl tanıştınız?

Radisson Residences Vadistanbul

Genel Müdürlüğü teklifi nasıl geldi?

Bu pozisyona ilave olarak yakın

bir zamanda Radisson Blu Hotel,

Vadistanbul Genel Müdürlüğü

görevi de size verildi, süreci anlatır

mısınız?

Artaş Grubu Turizm Yatırımları

Koordinatörü Sayın Recep Arifoğlu

ile Protel’ de çalıştığım dönemden

tanışıyorduk. Grup otellerinden biri

olan Radisson Blu Hotel Kayseri’nin

açılışında, birlikte daha yoğun

çalışma şansına sahip oldum. Az

önce belirttiğim gibi, Radisson

Hotel Group bünyesinde bulunan

Radisson Blu markasının ilk rezidans

projesi açılışında satış ve pazarlama

direktörü olarak yer almıştım. Orada

edindiğim bilgi birikimi ve tecrübenin

ardından, grup bünyesindeki Radisson

Residences Vadistanbul’a Genel Müdür

olarak atandım. Sonrasında Radisson

Blu Hotel Vadistanbul’un da genel

müdürlük sorumluluğunu devraldım

ve halen iki tesiste görevime severek

devam ediyorum.

Hem otel hem residence olarak,

geçtiğimiz yılı nasıl geçirdiniz?

Doluluklar nasıldı, hangi

pazarlardan misafirleri ağırladınız?

Radisson Blu Hotel Vadistanbul ve

Radisson Residences Vadistanbul,

İstanbul’un yeni iş ve yaşam merkezi

olarak Ayazağa’da hayata geçirilen

Vadistanbul’un bünyesinde yer alıyor.

İstanbul’un Maslak, Nişantaşı, İstiklal

Caddesi gibi merkezlerinin alternatifi

olarak geliştirilen Vadistanbul’un

oteli, residencesi, AVM’si, ofisleri ve

konutlarıyla gündüz nüfusu yaklaşık 40

bin kişiyi buluyor. Birçok ilklere imza

atılan projede, ülkemizin ilk havarayı da

Vadistanbul’da hayata geçirildi ve şehrin

metro ağına doğrudan özel bağlantı

sağlandı. Yeni havalimanına yakın

bir noktada konumlanan Vadistanbul

projesi, TEM ve E-5 otoyollarına da

kolay ulaşım imkanıyla da dikkatleri

çekiyor.

Otel ve residence olarak, yerli ve

yabancı uzun dönem konaklama

ihtiyacı olan misafirlerle beraber, iş ve

eğlence amaçlı kısa dönem konaklama

ihtiyacına da cevap veriyoruz. Yanı

başımızda yer alan Maslak, Levent

ve Kağıthane’ye olan yakınlığımız ve

İstanbul Havalimanı’na yalnızca 30

km mesafede bulunan konumumuz

ile özellikle iş amaçlı seyahatler için

tercih sebebi oluyoruz. 2019 yılı, hem

otelimiz hem rezidans olarak açılış

senemiz olmasına rağmen verimli

ve hedeflere ulaştığımız bir yıl oldu.

İç pazarın yanı sıra, Amerika, Avrupa

ülkeleri, Ortadoğu, Uzakdoğu ve Rusya

dahil dünyanın dört bir yanından misafir

ağırladık. Geçtiğimiz yıl ülke genelinde

olduğu gibi rezidansımızda ise, özellikle

yaz aylarında doluluğun büyük bir kısmı

Ortadoğulu misafirlerimiz oluşturdu.

2020’ye nasıl girdiniz, ocak-şubat

ayları nasıl geçti? Mart ayıyla

birlikte ilan edilen pandemi

sürecinden ve genel anlamda,

Covid-19 salgını etkisinde, otel

ve residence olarak yıl kapama

tahminleriniz ne olur?

Bu yıla çok güzel başladık. Ocak, şubat

ve mart aylarını hedeflerimizin üzerinde

tamamladık. Ancak, Dünya Sağlık

Örgütü (WTO)’nün mart ayında pandemi

ilan etmesiyle birlikte, tüm dünya

gibi bizler de bu salgından olumsuz

etkilendik. İleri tarihe ertelenen

organizasyonlarımız, düğünlerimiz

oldu. Bu zorlu süreçte, grubumuz için

çok değerli olan ekibimizle, otel ve

residence olarak hizmetlerimize hiç

ara vermeden devam ettik. Önceliğimiz,

misafirlerimizin, çalışanlarımızın ve

iş ortaklarımızın sağlık, emniyet ve

güvenliğini sağlamak oldu. Bu amaçla

dünyanın lider gözetim, denetim,

test ve belgelendirme kuruluşu SGS

ile iş birliği içinde olarak “Radisson

Hotels Güvenlik Protokolü’’ adlı yeni


36

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

bir derinlemesine dezenfeksiyon

programını devreye aldık. Kültür ve

Turizm Bakanlığı tarafından organize

edilen ve komisyon içerisinde Sağlık

Bakanlığı, Bilim Kurulu ile ilgili

Bakanlıklar ve kurumların da bulunmuş

olduğu Güvenli Turizm Sertifikasını

almaya hak kazanan ilk turizm

işletmeleri arasında yer aldık.

Haziran ayındaki yeni normalleşme

sürecinin başlaması ile bizler de

tesislerimizde misafirlerimizi konuk

etmeye başladık. Ülkemizde ve dünyada

uygulanan seyahat kısıtlamaları ve

zorunlu karantina uygulamalarının

azalması ile sektörümüzün

canlanacağını umuyoruz ve

öngörüyoruz. Dünyamızın ve insanlığın

bir an önce bu süreci atlatıp, yeniden

eski yoğun günlerimize dönmesini

diliyoruz.

Krizin olumsuz etkilerine rağmen

grup yatırımlarıyla alakalı güzel

gelişmeler de var. Artaş Grubu

yatırımlarında neler oluyor, bir de

sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?

Oteller 7/24 yaşayan yerler, bu nedenle

sonsuz deneyim yaşama imkanımız

var. Çoğu zaman çok yorucu olduğunu

kabul ediyorum. Ama karakterim gereği

bu dinamizm beni her zaman canlı

tutuyor ve işe her gün aynı motivasyonla

gelmemi sağlıyor. Artaş Grubu olarak,

misafir memnuniyetini her zaman

ön planda tutuyoruz ve istisnasız her

misafirimizin unutulmaz deneyimlerle

otellerimizden ayrılmasını hedefliyoruz,

bunun için ekip olarak çok çalışıyoruz.

Bize gelen olumlu geri dönüşler,

emeklerimizin karşılığını aldığımızı

gösteriyor, bu da beni ve ekibimizi

inanılmaz mutlu ederek, daha da

başarılı olmak için motive ediyor.

“Globaldeki başarımızı ekibimize

ve her yaptığımız işten keyif almaya

borçluyuz”

Nitekim sizin de belirttiğiniz üzere,

dünyanın en önde gelen rezervasyon

sistemlerinden Booking.com kanalıyla

otelde konaklayan misafirlerin oyları

ile belirlenen listeye göre, Radisson

Residences Vadistanbul, dünya

sıralamasında 7. sırada yer alarak, ilk

10’daki otellerin arasına yerleşen tek

residence oldu. Aynı listede, zirvede

olan otel, grubumuzun Kayseri’deki

oteli oldu. Radisson Blu Hotel Kayseri

“Hayatta hiçbir şeyden pişmanlık duymadım, yaşadığım her

şeyin bir sebebi olduğuna, her olumsuz tecrübenin bana bir

şeyler kattığına ya da gelecekte yaşanacak başka bir zorluğa

hazırladığına inanıyorum. Yaşadığım her tecrübenin beni

ben yapan unsurlar olduğunu düşünüyorum.”

9.5 puan ile dünyadaki tüm Radisson

markalı oteller arasında ilk sıraya

yerleşti.

Grup bünyesindeki otellerimiz, müşteri

memnuniyetinde dünyadaki lider turizm

tesisleri arasında bulunuyor. Global

çapta elde ettiğimiz başarılarımıza

bakınca, bence başarımızın sırrı,

enerjik, pozitif ve yeniliklere uyum

sağlayabilen ekiplerle çalışmaktan ve

yaptığımız her işten keyif almaktan

geçiyor.

Malum, geleneksel bir toplum

beklentisi olarak kadının evde

de önemli görevleri söz konusu.

Peki iş-aile-ev üçgenini nasıl

dengeliyorsunuz? Biraz da özel

hayatınızı, özel zevklerinizi

konuşalım mı?

İşim ve karakterim gereği biraz kuralcı

bir insan olduğumu, bu yönümün ev

hayatıma da yansıdığını söyleyebilirim.

Tıpkı işte olduğu gibi, evde de her şey

bir düzen ve sistematik içerisinde.


Düzenli, disiplinli, kuralcı olan bu halim,

aldığım eğitimler ve insan ilişkilerindeki

başarım ile birleşince, ortaya başarıya

odaklı ve bu başarıyı eğlenerek elde

eden bir yaşam modelini ortaya çıkıyor.

Tabii buradan hem anne hem de iş

kadını olmanın çok kolay olmadığını da

itiraf edeyim.

Az önce de belirttiğim gibi, iş

yaşantımda düzenli ve planlı olmam,

özel hayatımı daha rahat yönetmemi

sağlıyor. Bu dengeyi sağlamada ve

korumada, en büyük desteği eşimden

görüyorum. 5 yaşında bir oğlum var

ve sınırlı olan boş vaktimin büyük bir

bölümünü ona ayırıyorum. Onunla vakit

geçirmek, oyunlar oynamak, sohbet

etmek bana hem enerji veriyor hem

de hayata karşı daha pozitif olmamı

sağlıyor. Eşim de oğlumun öz bakımı

dahil olmak üzere onu yetiştirmede

kendimi hiçbir konuda yalnız

hissettirmiyor ve bana sosyalleşmek,

sevdiklerimle vakit geçirmek için alan

bırakıyor.

En büyük hobim ise, vakit buldukça

resim yapmak ve sanat galerilerini

gezmek. Yeni sanatçılar tanıyarak,

onların dünyalarını anlamaya ve

hissetmeye çalışmak, bana yeni

bakış açıları kazandırarak, ufkumu

genişletiyor. Pandemi öncesi, eşimle

beraber dünyayı keşfetmek ve

farklı lokasyonlarda farklı kültürleri

deneyimlemek, kendimizi yenilememizi

sağlıyordu. Umarım, bol bol seyahat

ettiğimiz günlere en kısa zamanda geri

döneriz.

Erkek egemen bir sektörde kadın

yönetici olmak üzerine neler

söylersiniz?

Kadınlar doğası gereği çok yönlüdür

ve kadının özünde olan üretkenlik,

çok yönlülük, özellikle içinde

bulunduğumuz turizm sektöründe

kadınların birçok kademede yer

almasını ve başarılı olmasını sağlıyor.

Ne yazık ki, buna rağmen TÜİK

verilerine göre sektörümüzde kadın

yönetici oranı hala sadece %9.33. Bu da

özellikle sektörümüzde alınacak uzun

bir yolumuzun olduğunu gösteriyor.

Aynı zamanda, uluslararası otel

zincirlerinin kadın istihdam etme

konusunda sektöre liderlik etmesi,

geleceğe daha iyi bakmamızı sağlıyor.

Özellikle, Artaş Grubu, sektörde kadın

istihdam edilmesine yönelik önemli

adımlar atıyor, öncülük ediyor ve

kadınların önünü açıyor. Ben de kadın

çalışanlarımın yöneticilik yolunda

yanında olmaya ve onlara naçizane yol

göstermeye çalışıyorum.

Hayatınızda bundan sonra neler

olsun istiyorsunuz? İleriye dönük

planlarınız var mı?

Sektörel olarak benim ve

meslektaşlarımın beklentisinin, en

kısa sürede ülkemizin ve tüm dünyanın

yaşamış olduğu pandemiden kaynaklı

bu üzücü durumu en az kayıpla atlatıp,

eski yoğun günlerimize geri dönmek

olduğu bir gerçektir. Bireysel olarak

hayalimin ise, kısa vadede tecrübelerim

ve kişisel özelliklerimin de yardımıyla

bağlı bulunduğum Artaş Grubu’na

değer katmak ve uzun vadede ise

yöneticisi olduğum Radisson Blu Hotel

Vadistanbul ve Radisson Residences

Vadistanbul’ un dünyada misafir

memnuniyeti ve hizmet kalitesiyle ile

tanınan oteller arasında yer almasına

devam etmesini sağlamak olacaktır.


38

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Bar kokteyl

ünitelerinde işletmelerin tercihi

Kayalar Mutfak

Yenilikçi ve öncü kimliğiyle 1957 yılından bu yana endüstriyel mutfak sektörünün lider firmaları arasında yer alan

Kayalar Mutfak, günümüzde işletmelerin tercihi haline gelen bar kokteyl üniteleri üretimine başladı.

İşletmelerin tercihleri ve teknolojik

gelişmeler doğrultusunda endüstriyel

mutfak sektörü de her geçen gün

kendini yenilemeye devam ediyor.

Sektördeki gelişmeleri ve talepleri

yakından takip eden Kayalar Mutfak,

bu doğrultuda çalışmalarına devam

ederek yeni ve fonksiyonel ürünleri

ile Horeca sektörünün tercih edilen

firmaları arasında yer alıyor.

Birçok fonksiyonu bir arada

sunuyor

Günümüzde işletmelerin tercihi

haline gelen bar kokteyl ünitelerinin

üretimine başlayan Kayalar

Mutfak, bar kokteyl üniteleri ile

kullanıcılarına birçok fonksiyonu

bir arada kullanabilme olanağı

sağlıyor. Polietilen yüzey üzerinde

kullanıcı kesim işlerini kolaylıkla

gerçekleştirebiliyor. Buz haznesi ve

gn küvet haznesi, kullanımda pek

çok alternatife olanak sağlıyor. Tüm

kenarlar ve ara bölücülerde kullanılan

çift cidar izolasyonun daha sağlıklı

olmasına imkan veriyor. Bünyesinde

barındırdığı şişe rafı sayesinde kullanıcı

ihtiyacı olan malzemelere kolaylıkla

ulaşabiliyor. Ürün ayrıca işletmenin

ihtiyacına göre tezgah tipi ve soğutucu

üstü olarak üretilebiliyor.

Dünyada ve ülkemizde

teknoloji ve ihtiyaçlar günden

güne değişerek ve gelişerek

farklılık gösteriyor. Bu değişim

ve gelişim her sektörde olduğu

gibi endüstriyel mutfak

sektöründe de yenilikler

yapılması gerekliliğini ortaya

çıkarıyor. Kayalar Mutfak

1957'den beri olduğu gibi

günümüzde de bu yeniliklerin

öncüleri arasında yer almaya

devam ediyor.



40

hotel restaurant

& hi-tech

marka güncel

Bosch Termoteknik

eğitimleri devam ediyor

Bugüne kadar yaptığı eğitimler ile ısıtma, soğutma ve havalandırma sektöründeki yetkili

servis, yetkili bayi, teknik meslek liseleri gibi birçok paydaşına fayda sağlayan Bosch

Termoteknik Akademi, Covid-19 salgını sürecinde de sanal sınıflar aracılığıyla eğitimlerine

ara vermeden devam ediyor. Bosch Termoteknik, 2020 yılının ikinci çeyreğinde sanal

sınıflarda 681 çalışanına iç eğitim, 1.352 iş ortağına ise ürün eğitimi gerçekleştirdi.

Eğitimlerde konu anlatımından sonra soru-cevap bölümüne de yer verildi. “Bilgi Paylaştıkça

Çoğalır” mottosunu benimseyen, her zaman ve her koşulda gerek çalışanlarının, gerekse

iş ortaklarının bilgilerini güncel tutmayı hedefleyen Bosch Termoteknik Akademi eğitimleri

önümüzdeki süreçte de devam edecek.

Tasarım bütünlüğü

Günümüzde tıpkı salonlar, oturma odaları gibi banyolarda da stilimizi yansıtan

en şık tasarımları, en konforlu modelleri arıyoruz. Banyoda geçirilen zaman artık

yalnızca zorunluluk ile kısıtlı değil. Banyolarımız günün yorgunluğunu attığımız,

rahatlamak için bazen uzun zamanlar geçirdiğimiz adeta birer spa gibi dinlenme

alanı haline geliyor. Mükemmel bir tasarım çizgisine sahip Bold Koleksiyonu

Seramiksan Vitrifiye ailesinin en yenilerinden. Lavabo alternatifleri ve monoblok

modülü, bide ve klozet çeşitliliği ile tüm ihtiyaçlara çözüm sağlayarak banyonuzu

kişiselleştirmenize yardımcı oluyor. Kendi stilinizi Seramiksan imzasıyla

banyolarınıza da yansıtın.

Bu gurur tüm çalışanlarımızın!

İstanbul Sanayi Odasının (İSO) ‘Türkiye'nin ilk 500 Büyük Sanayi

Kuruluşu' araştırmasının 2019 yılı sonuçları açıklandı. 2014 yılından beri

Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan Simfer 2018

yılında 350. sıradaydı. Simfer, yükselişini 2019 yılında da sürdürerek

314. sıraya yükseldi. Simfer Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ustaoğlu

“Bugün, 1977’den beri yaptığımız yatırımların ve Ar-Ge çalışmalarının

sonuçlarını yaşıyoruz. Her geçen gün istikrarla büyüyoruz.

Çalışanlarımızın emeği ve tüketicilerimizin desteğiyle Türkiye’nin 500

Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 314. olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu

gurur bizimle birlikte tüm çalışanlarımızın.” dedi.

Hotel & Marine uzmanları bu zirvede toplanacak

26 Ağustos 2020 tarihinde Yiyecek & İçecek endüstrisinin fikir liderleri, RATIONAL tarafından

başlatılan “Yeni Konukseverlik” adı altında ilk dijital Uzman Zirvesi için toplanacak. İnovatif

dijitalleşme ve sürdürebilirlik zirvede tartışılacak kilit konu olacak. Üst düzey konuşmacılar

sadece bilgilerini paylaşmakla kalmayacak, sunumlarından sonra sanal bir forumda tartışma

ve sorulara da açık olacaklar. Ayrıca katılımcılar karşılıklı diyologlar gerçekleştirecek ve

daha sonraki bir tarih için randevu alma imkanına da sahip olacaklar. RATIONAL Kıdemli

Uluslararası Kurumsal Müşteriler Direktörü Nicolas Makowski etkinlik kavramını “Alışılmadık

zamanlar, olağan dışı faaliyetler gerektiriyor” diye tarif ediyor. Konferans dijital bir platformada

gerçekleştirilecek olmasına rağmen, klasik bir ticaret fuarına benzer şekilde –sunumlara,

ürün tanıtımlarına, bilgi alışverişine ve yeni bağlantılar oluşturmaya olanak tanıyacak.

Makowski, “Dünyanın her yerinden müşterilere katılma fırsatı vermek adına etkinliği iki farklı

zamanda yapacağız. Dijital ön hazırlıkların avantajı, hiçbir kısıtlamamızın olmaması ve dünya

çapında katılımın mümkün olmasıdır.” diyor. Uluslararası zaman farkından kaynaklanabilecek

sıkıntı yaşamamak için, Uzman Zirvesi her biri yaklaşık üç saat süren iki farklı zaman diliminde

gerçekleşecek. Her bir etkinlik aynı içerikten oluşacak ve aynı konuşmacılara sahip olacak.


Ege Seramik’e ‘Green Squared Belgesi’

Tasarım sürecinden başlayarak, ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca tüm aşamalarında oluşan

olumsuz çevresel etkiyi minimize eden Ege Seramik, bu bilinci tüm çalışanları ile sürdürülebilir

kıldığı için Green Squared belgesi almaya hak kazandı. Ege Seramik tüm dünyada toplamda

18 firmanın sahip olduğu, Green Squared belgesini Türkiye’de almaya hak kazanan ilk ve tek

Türk firması oldu. Bağımsız bir denetleme kuruluşu olan UL Environment tarafından verilen,

sürdürülebilirlik standardı olan Green Squared çevre ve toplum üzerinde olumlu etkisi olan

ürünlerin değerlendirmesini yapmaktadır. Green Squared, tüm kullanım ömrü boyunca ürünler

için sürdürülebilirlik ölçütleri oluşturmak amacıyla hammaddeden başlayarak; ürün özelliklerini,

üretimi, ürün yaşam sonunu, ilerici kurumsal yönetimi ve yeniliği kapsamaktadır. Çevreye

duyarlı üretim tesisleri ve geri dönüşüm & geri kullanım projelerini hız kesmeden sürdüren Ege

Seramik aldığı uluslararası sertifikalar ile çalışmalarını taçlandırmaya devam ediyor.

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nden

online kariyer etkinliği

Düzenlediği kampüs etkinlikleri ile öğrencilerle buluşan Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri,

pandemi döneminde bu etkinlikleri online platforma taşındı. Stay On Line ile üniversite

öğrencilerini kariyer hedefledikleri alanlarda Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri yöneticileriyle bir

araya getiren etkinliklerin ilki Mayıs ayında tedarik zinciri, ikincisi Haziran ayında üretim,

üçüncüsü ise Temmuz ayında satış alanında düzenlendi. Etkinlikler kapsamında Eczacıbaşı

Tüketim Ürünleri yöneticileri kendi kariyer hikayelerini paylaşmanın yanı sıra ilgili alanlarda

kariyer hedefleyen ve farklı departmanları tanımak isteyen öğrencilerin sorularını yanıtlıyorlar.

Stay On Line’ı, etkin biçimde sürdürdükleri kampüs etkinliklerinin üniversite öğrencileri ile

bir araya gelemedikleri döneme özel olarak kurguladıklarını söyleyen Eczacıbaşı Tüketim

Ürünleri İnsan Kaynakları Direktörü İlke Kılıç,“Kampüs etkinliklerimizle gençlere sadece

kendimizi ve kurumumuzu tanıtmayı değil, ayrıca kariyer yolculuklarında onlara destek olmayı

ve bilgi paylaşımında bulunmayı hedefliyoruz. Bugüne dek üniversitelerde gerçekleştirdiğimiz

kampüs etkinliklerimizi pandemi dönemi ile beraber Stay On Line olarak online’a taşıdık. Stay

On Line’i önümüzdeki dönemde devam ettireceğiz.” dedi.

Messe Frankfurt 780 yaşında

Geçtiğimiz yılın sonundan bu yana devam eden küresel bir pandemi sürecinin ardından Messe Frankfurt

ticari fuarları, kaldığı yerden hızlı bir şekilde devam ediyor. İlk olarak Frankfurt Moda Haftası'nı kapsayan,

Messe Frankfurt portföyündeki 50 uluslararası tekstil etkinliği ağının bir parçası olan Intertextile Shenzhen

Apparel Fabrics 15 Temmuz 2020'de Çin'de kapılarını açtı. Eylülde Hamburg'da Nordstil fuarı, ardından

da Ekim ayında Frankfurt Kitap Fuarı kapılarını açacak. Messe Frankfurt, 2020 yılında pandemi dolayısıyla

ertelenen dünya çapındaki tüm etkinliklerini ise 2021 yılında gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda her

yıl nisan ayında İstanbul’da düzenlenen dünyanın üçüncü en büyük uluslararası otomotiv endüstrisi fuarı

Automechanika İstanbul 08-11 Nisan 2021’de kapılarını açacak. Messe Frankfurt Istanbul Yönetici Ortağı

Işın Sağlam, 780. yılına giren şirketin bir parçası olmanın gururu ile “2020'nin başından itibaren küresel

koronavirüs pandemisi diğer bir çok endüstride olduğu gibi etkinlik endüstrisine de meydan okuyor. Bu

dönem, hem dünyada hem de Türkiye’de yeni dönemin başlangıcı olacak ve fuar ve etkinlik endüstrisini de

pek tabii ki değişime uğratacak. Dijital inovasyonların getirdiği katma değer ile birlikte ticaretin ana hizmet

sektörü olarak fuarcılık bu süreçten daha güçlenmiş ve gelişmiş bir şekilde çıkacak.” dedi.

Şişecam ilk yarı net satışlarını açıkladı

Şişecam Topluluğu’nun 2020 yılı Ocak-Haziran dönemindeki konsolide net satışları

8,8 milyar TL seviyesine ulaştı. Şişecam’ın bu dönemde toplam satışları içerisindeki

uluslararası satışlarının payı yüzde 60 seviyesinde gerçekleşirken, Topluluğun yılın ilk

yarısındaki toplam yatırımları 625 milyon TL, ihracatı ise yaklaşık 320 milyon dolar oldu.

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet

Kırman, küresel salgının etkilerinin her alanda hissedildiği ve sıra dışı koşulların hakim

olduğu 2020 yılının ilk yarısında tüm paydaşları için değer yaratmayı sürdürdüklerini

belirterek, “Nisan ayında salgın etkisi ile küresel ölçekte bir düşüş yaşayan satışlarımız,

hızla aldığımız kararlar ve etkin yönetsel aksiyonlarımız sayesinde mayıs ayında yükselişe

geçti. Özellikle Haziran ayından itibaren ülkemiz başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz

birçok coğrafyada karantina uygulamalarının hafifletilmesi ve normalleşme sürecinin

başlamasıyla birlikte satış performansımız güçlü bir şekilde geri dönüş yaptı. Haziran ayı

yılın ikinci yarısı için çok olumlu bir sinyal verdi. Küresel salgının etkisinin hangi boyuta

ulaşacağının belirsiz olduğu önümüzdeki dönemde de tüm gelişmeleri yakından takip

etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.


42

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç - Erkan Bayar

Anadolu

mutfağına

sevdalı şef

Muhsin

Ertürk

Tadında Anadolu’nun Mutfak Şefi.

Tokat’ın Akbelen kasabasında

doğup büyüyen çiftçi bir ailenin

çocuğu. İlkokul beşe kadar tek hayali,

pilot olmak. Akranlarıyla bir jetin

peşinde tepelere yükselirken, daha ne

bilsin, o güç ve enerjiyle mesleğinin

zirvesine de koşacağını? Ailesi ve

yakın çevresince de geleceği çok

parlak, başarılı bir çocuk! Yaşı her

ne kadar küçük de olsa, boyunu aşan

bir olgunluğa sahip, Muhsin Ertürk.

O günlerde tek kaygısı, ailesinin

sırtına ağır yükler yüklemeden

okumak! Üstelik de sırf o incelikli

düşüncesinden, bile bile sınavlardan

kalmayı göze alacak kadar.

Aklının bir köşesine yazmış bir kere

turizmi. Çocukluk ve ilk gençlik

yıllarını geçirdiği kasabası o fikre

sıcak bakmayacak kadar muhafazakar

olsa da, silemiyor işte… Gelin görün

ki, birgün hayatının tesadüfü kapısını

çalışıyor… Okuduğu okul, Tokat Anadolu

Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’ne

kardeş seçiliyor… Mutfağa yüzünü ilk

dönüşü tam da bu hoş tesadüf üzerine,

Ertürk’ün. Turizm otelcilik öğrencileri,

alıştıklarından çok farklı; giyim tarzları,

saç modelleri, kurdukları cümlelerle

en az peşinden koştuğu jet kadar havalı

ve cazibeli! Gelsin uzun sohbetler…

Turizmi dinledikçe içi daha bir açılıyor,

“Neden olmasın ki?” diyor. Hem para

kazanıp hem eğitim hayatını sürdürmek

kafasındaki soru işaretlerini silip atıyor

bir anda.

O mülakatı hiç unutamıyor

Önce sağlam üç kişilik mülakat

ekibini aşarak mutfak profesyoneli

olma yolunda ilk adımı atıyor. O

görüşmenin detayları önemli, hemen

atlamak istemiyor. “Bu hikayeyi hiç

unutmam; Fuat Hoca, Sinan Hoca,

Zeliha Hoca, bir de Müdür Yardımcısı

Ahmet Hoca neden turizmci olmak

istediğimi sordular. ‘İyi bir şef olmak

istiyorum’ dedim. Ailemde düğün aşçısı

babaannemden ve pideci ağabeyimden

başka mutfakla alakası olan başka


kimse yok oysa. ‘İyi bir şef olmak

yeterli mi?’ diye sordular ardından.

‘Yetmez tabii, kalıcı eserler bırakmak,

kitap yazmak isterim’ dedim. ‘O da

yeterli mi?’ dediler. ‘Ben önce Türkiye

arkasından Avrupa’da tanınmış bir

adam olarak ölmeyi nasip eder inşallah’

dedim. Onun üzerine ‘Bunda bir şeyler

var, alın içeri’ dediler. Mülakatı geçtim.

Asıl önemlisi hayatımda aşçı görmedim,

hayatımda lokantada yemek yemedim

ve ben hayatımda paramla gidip bir şey

almadım. Ben şefi bilmezken neden

şef olmak istediğimi bilmiyorum.

Herhalde diyorum, o da yaradanın bir

takdiri. Belki de bu yolda ilerlemem

gerekiyordu ki şu an çok mutluyum.”

sözleriyle anımsatıyor o unutmadığı

mülakatı.

“Okuldan sonra otele direkt usta

olarak başlayan tek adamım”

Tadında Anadolu’nun deneyimli şefi

Muhsin Ertürk okulu bitirir bitirmez,

Kamelya World Hotel’de staj yapıyor. 16

yaşında o vakitler, ilk deneyimi soğuk

mutfak. “O zaman bize hikaye geliyor

tabii. Otelin çalışma saatleri sekiz,

bense 18 saatten aşağı çalışmıyorum.”

diyen Ertürk’e ne yemek yapmak ne

de ustalara çıraklık etmek hiç zor

gelmiyor. O ki, çiftçi aileden yetiştiği

için bir domatesi tohumken toprağa

koyup fidesini almaktan kasa kasa

hale taşımaya kadar zorlu ortamlara

ziyadesiyle alışık! Dört ayda dört

yıl çalışmış gibi yetiştiriyor kendini

mutfakta. “Turizm otelcilik tarihinde bir

ilktir, okulu bitirdikten sonra direkt usta

olarak otele başlayan tek adamım.”

diye de ekleyen Ertürk, düşünün ki,

o yaşlarda aynı otelin aynı bölümüne

usta olarak giriyor, “Yaş küçük ama

yetenek var” demekten de çekinmiyor.

Sonrası mı? “Gel sende ışık var,

gelecek var” sözleriyle destekleyen

ustaları sağolsun, yeni kapılar açıyor

mesleğinde. Nitekim 5-6 ay sonra,

artık soğuk bölümünde öğrenecek bir

şey kalmadığına kani gelince ekiple

yollarını ayırıyor. Ardından dömi şef

olarak girdiği başka bir mutfağa bu

kez üç ay sonra soğuk şef olarak terfi

oluyor. Şefin aşçılık yolculuğunda

Ankara günleri de önemli. Bir a la carte

restoranın mutfak şefliğinden sonra

yolu önce vatani görevi için Edirne

Orduevi’ne, arkasından da İstanbul’a

düşüyor… Meyyali Restaurant’a…

Anadolu mutfağının her bir tonuna

düşkün

Türkiye’de modern Anadolu mutfağını

beş yıldızlı sofralara ilk taşıyan ekibin

bir parçası oluyor Meyyali sayesinde.

İşin başında “Çok desteklerini gördüm”

dediği Şef Eyüp Kemal Sevinç ve

Adnan Şahin var. “Çok mücadele

verdim” dediği bu yolculuğu iki yılın

ardından BTA’dan gelen teklif üzerine

noktaladığını anlatan Ertürk, 2010’da

Tadında Anadolu markası ile yöresel

lezzetlere hayat vereceği farklı bir

dünyanın da kapılarını aralıyor.

Anadolu'nun saklı kalmış lezzet

hazinelerini sunan konseptte neler

oluyor, daha detaylı anlatsın istiyorum.

Tadında Anadolu’nun yatay büyüyen

bir marka olduğunu söyleyen Muhsin

Şef, tam da bu noktada Anadolu’nun

binlerce kadın üreticisine hakkını teslim

ederek, “Anadolu demek kadın demek!


44

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

Zengin mutfak kültürümüzün değerli

mirasının günümüze taşınmasında

en büyük pay sahipleri, kadınlarımız.

Yaşatandır. Anadolulu bir kadın, birçok

profesyonel şefi cebinden çıkartır.”

demeyi bir borç biliyor.

Anadolu lezzetlerini Avrupa’ya

taşıyor

Usta şefin bir borcu da, Anadolu

mutfağına… İstanbul demek, yöresel

mutfakları ulusallaştırmak ve hatta

uluslararasılaştırmak demek en

çok da onun için. “Nasıl ki, dünya

ekonomisini merkez bankaları

yönetiyor ise, gastronomiyi de yöneten

Anadolu mutfağıdır.” diyor Ertürk

ve göçebelikten yerleşik düzene,

iki bin yıllık mutfak kültürüne dair

hayranlığını dile getiriyor. Muhsin

Şef’in Anadolu mutfağıyla ilgili hayalleri

öyle sözde değil, icraatta, o çok açık!

Öyle ki, sevdası ülke sathını aşmış bir

profesyonel o. 10 yılını verdiği Tadında

Anadolu mutfağı üzerinden ülkenin

yöresel tatlarını havalimanlarına

dek taşıyan Ertürk, bununla da

yetinmeyip Avrupa’da da Anadolu

mutfağı bayrağını dalgalandırmaya

ant içmiş görünüyor. Kendi gibi aşçı

olup, Avrupa’da mesleğini sürdüren

okul arkadaşı ile ortaklaşa yürüttüğü

bir projeyle üstelik de! Helsinki’de,

İskandinavya’nın en büyük alışveriş

merkezindeki restoran projesine fikir

verirken aklından tek geçen, anne

yemeklerini önermek oluyor. “Annen

evde ne yapıyorsa onu yap Erkan” diyor.

Türkiye’de ne yapılıyorsa, Avrupa’da da

hayata geçirmeyi tavsiye ediyor. “İçerik,

reçete, menü… Hiçbir şeyi kafana

takma, ben sana buradan ne destek

gerekiyorsa sağlayacağım.” diyor. İki

arkadaş, bir enerji koyuluyorlar işe.

Anadolu Mutfağı’nın İncileri kitabını

hayata geçirirken bir restoran ismine

dönüşmeyi ne çok hayal ettiğini dile

getiriyor, o aralık. 750 bin Euro’luk

yatırım bedeliyle kitabın Avrupa'daki

bütün telif haklarını da vererek hayata

geçiyor o proje. Pidesi, mantısı,

kebabı, humusu, baklalı dolması, ne

arasanız konuyor menüye. Açılışını da

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne denk

getiriyorlar ki, o da tamamen Muhsin

Şef’in Anadolu mutfağının gerçek

kahramanlarına hakkını teslim etmek

arzusundan.

"

Muhsin Şef, her bir tonuna düşkün olduğu Anadolu mutfağından

Gaziantep'in yuvarlamasını da çok iyi yapıyor; Iğdır’ın Bozbaş’ı, Maraş’ın

Eli Böğründesi, hatta memleketi Tokat’ın o dillere desten kebabını da…

Yöresel tatlara sevdası o kadar büyük ki şefin, Türkiye’nin her yöresinin

mutfağını mercek altına alarak derlediği ‘Anadolu Mutfağı’nın İncileri’

serisinin ilk kitabı olan ‘Anadolu Mutfağı’nda 200’den fazla tarife yer

vermiş. Bugün 20 binin üzerinde reçeteye sahip olan Anadolu Mutfak

Kültürü’nün Türk gastronomisinin gelişimi için önemli bir hazine olduğunu

anlatan Muhsin Şef, “Türk gastronomisi bugüne kadar Avrupa'ya Anadolu

değil, Türk mutfağı olarak açıldı. Bu, büyük bir yanlıştır. Avrupa'da

Türklere ‘kara kafalı’ diyorlar, bunlar kebap, döner yapar diyorlar. Ben çok

üzülüyorum. Elbette kebapçılık, dönercilik de çok kutsal meslekler ama

onları Ortadoğulular da yapıyor. Sen İtalya’nın pizzasıyla mı rekabet etmek

istiyorsun, o zaman çık karşısına iyi bir pideyle, bakın neler oluyor.” diyor.

"

Çünkü deneyimli şef için dünyanın en iyi

aşçıları, kadınlar! “Anadolu’da binlerce

kahraman kadın var. O ürünlerin

hepsini bizim için hazırlıyorlar. Biz

de Tadında Anadolu olarak insanlara

ulaşmaları için aracı oluyoruz. Sadece

biz kazanmıyoruz, Anadolu’daki

kadınlarımız da kazanıyor. Bu bakımdan

konseptimiz yatay büyümenin en

doğru örneğidir. Gastronomide bu işin

öncülüğüne tanıklık ettiğim için ayrıca

mutluyum.” diyen Ertürk, her ne kadar

yemek yapmak konusunda karşı cinse

hakkını teslim etse de, işin profesyonel

ayağında erkek aşçıların ustalığına

da toz kondurmuyor. Toplam kalite

sistemi içerisinde güvenli gıda zinciri

proseslerinin işletilmesinin farklı bir


alt yapı ve donanım gerektiğine dikkat

çeken Ertürk, “Pazardan bir kilo bulgur

aldım, hadi güzel bir pilav yapalım

değil bizim olayımız. Dünyanın en iyi

ürünü de olsa, yüzde yetmiş bandını

aşamamış bir tedarikçiyle çalışmamız

mümkün değil. Kendimiz yemiyorsak,

misafirimize de servis etmiyoruz. Evet,

mutfağından ilham alırsınız ama bu

noktada annelik, kadınlık işin içinden

çıkıyor.” diyor.

Anadolu mutfağına teknik bakıyor

Anadolu mutfağını tekniksel yorumluyor

Muhsin Şef. Öyle bir ürünün izinde

yollara düşmek, çeşit çeşit ürün

araştırmak değil, mutfak gailesi. Bir

yemeğin yapılışından çok ilham aldığı

tekniklerle tatmin oluyor daha çok.

Ezberciliğe tolerans tanımayan mutfak

anlayışında teknik uygulamaların

sunduğu tüm olanakları kullanmayı

seviyor. Geleneksel mutfağın tekniklere

sadık, güncel malzemelerle yorumu

ile yeni hikayeler yazmak en çok da

ilgisini çeken. “Dedenin yediğini torunu

yemiyor, bu ülkenin en büyük sorunu

bu bence” diyen usta şef için günün

sonunda annesinden daha güzel

yemekler ortaya çıkarabiliyorsa ondan

mutlusu yok! Şefin lezzet anahtarlarını

konuşuyoruz hemen devamında. Ertürk

için lezzetin formülü iyi malzemeyle

tarif edilecek kadar basit ama bir o

kadar da meşakkatli! “Yemeğe sevgimi

kattım da lezzetli oldu diyorlar, bunlar

gerçek şeyler değil. İyi yemek iyi

malzemeyle olur.” diyen usta şefe göre

sevmesen zaten mutfak ömrün de uzun

olmaz ki!.. “Mutfak insanları mutlu

etmeyi, insanların hayatına dokunmayı,

en önemlisi de insanı sevmekle

başlayan bir yolculuktur. İnsana,

doğaya, çevreye ve mesleğine duyduğun

saygıyla filizlenir, tohum verir.” diyen

Ertürk’ün hazırladığı herbir tabağı

en sevdiğine servis ediyormuşçasına

özeni de en çok bu sözünü ettiği güçlü

duygularından. Bir de söz konusu

Anadolu mutfağı olunca gözlerinin içi

parlıyor, şefin. Anadolu mutfağını bir

bir iletişim aracı olarak tanımlayan

Ertürk, sohbetimize şöyle devam

ediyor: “İnsanlar duygularını hep bir

mutfak objesi ile belirlemişlerdir. Misal,

cenazede helva, düğünde şerbet, bir

törende kavurma, keyifli bir toplulukta

mangal yaparsınız. Anadolu'nun

binlerce yıllık tarihinde bu hep böyle

süregelmiştir. Bir iletişim aracıdır

aslında mutfak. Muhsin Şef’in Anadolu

mutfağına tutkusunun bir kaynağı da,

sayıları binleri bulan pişirme teknikleri.

Eti taşla saatlerce dövmek mi dersiniz,

pilavı kavurmadan salma yapmak mı

yoksa içli köftenin harcını yoğurarak

acıyla pişirmek mi, ne ararsanız var bu

mutfakta.


46

hotel restaurant

& hi-tech

gastro güncel

Yeni normalde bu restoranlara dikkat!

Yoğun pandemi döneminin ardından normalleşme sürecinin başlaması ile birlikte restoranlardaki

müşteri yoğunlukları da arttı. Uzmanlar, otellerdeki restoranlar da dahil yemek için mekan seçiminde

Covid – 19 enfeksiyon riskine karşı kapalı mekanlar yerine açık alanları olan ve masalar arasında en az

1.5 – 2 metre mesafe kuralı uygulayan işletmelerin tercih edilmesini tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL

Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları

ve Mikrobiyoloji Uzmanı

Dr. Songül Özer, normalleşme süreci

ile birlikte yemek için restoranlara yönelenlere

doğru mekanı seçebilmeleri

için önerilerde bulundu.

Normalleşme sürecinin ardından

restoranlara hatta spor salonlarına da

gidilebileceğini ifade eden Dr. Songül

Özer, “Artık hayatımızı yavaş yavaş

normalleştirmeliyiz ama burada gidip

gitmemeliyizden ziyade nasıl gideceğimiz

önemli. Çok kalabalık olan bir yere,

insanların kesinlikle maske takmadığını

gördüğümüz, çok yakın mesafelerde

masaları olan, eline eldiven giymemiş

veya elini yıkadığından emin olmadığımız

insanların hazırladığı yiyeceklerin

olduğu bir restorana gitmemeliyiz.

Oralardan uzak durulmalı. Açık havada

virüsün bulaşma ihtimali daha düşük

olduğu için restorana gidilmek istendiğinde

mümkünse açık hava ortamı olan

bir yer tercih edilmeli” dedi.

Self servis açık büfelerden uzak

durulmalı

Özer, maske takılsa da takılmasa da kapalı

ortama göre açık ortamdaki bulaşma ihtimali

daha düşüktür diyerek sözlerine şöyle

devam etti:

“Çok güzel uygulamalar yapan restoranlar

var. Masaların arasında en az 2 metre boşluk

bırakılmış yerlere gidilebilir. Çok kişinin

temas ettiği açık büfelerden uzak durulmalı

yani bu mekanları tercih etmemek gerekiyor.

Garsonun tek tek servis yaptığı mekanlar

gidilmek için uygun. Bazı restoranlar

ya da bazı büyük işletmelerde açık büfeler

hazırlanıyor ve büfelerdeki garsonlar servis

yapıyor. O şekilde olması koşuluyla tercih

edilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken

nokta, her şey dahil otellerdeki gibi herkes

kendi yemeğini açık büfe masasından almamalı.

Normalleşeceğiz ancak sosyal mesafe

kurallarını da unutmamalıyız.”


Horeca sektöründe sağlık,

ileri teknolojilerle koruma altında

COVID-19 salgınından en çok etkilenen ve aylarca kapılarını müşterilerine kapamak zorunda

kalan restoranlar müşterilerinin ve çalışanlarının sağlık güvencesini, geliştirilen en son

teknolojilerle sağlayacak.

COVID-19 salgınının etkisiyle birlikte,

uzun süredir müşterilerine hizmet

veremeyen restoranlar, belirlenen

birtakım önlemlere tabi tutularak yeniden

kapılarını açmaya başladı. “Yeni normal”

olarak adlandırılan bu süreçte restoranların

ihtiyaçlarının yanında, müşterilerin talepleri

de değişerek, sağlığın ön planda tutulduğu

daha fazla güven odaklı bir beklentiye

dönüştü. Bunu göz önünde bulunduran

Sensormatic, güvenlik ve verimliliğe hizmet

eden teknolojilerini akıllı yazılımlarla

destekleyerek, yeni normale geçişte etkin

rol oynayan birer çözüme dönüştürdü.

Restoranlar, bu teknolojiler sayesinde

değişen koşullara hızla uyum sağlayarak

müşterilerinin beklentilerini karşılarken,

çalışanlarının da güvende olmalarını

sağlayabilecekler. Sağlık Bakanlığı

tarafından yayınlanan rehbere göre oturma

düzeninin sosyal mesafe kurallarına göre

yapılması ve bu düzene göre müşteri kabul

edilmemesi gerekiyor. Restoran girişlerinde

müşterilerin ateşlerinin ölçülmesi ve maske

takıp takmadıklarının kontrol edilmesi

diğer kurallar arasında yer alıyor. Ancak

bu tür kontrollerin insan gücü ile yapılması

hem zor hem de maliyetli. İşte bu noktada

termal kameralar, üç boyutlu sensörler ve

yapay zeka gibi gelişmiş teknolojiler devreye

giriyor.

Türkiye’nin normalleşme sürecine,

sundukları gelişmiş teknolojilerle katkı

sağladıklarının altını çizen Sensormatic

CEO’su İsmail Uzelli, “Güvenliğe ve

verimliliğe hizmet eden teknolojilerimizi

akıllı yazılımlarla destekleyerek yeni

normale geçişte etkin rol oynayan

sistemlere dönüştürdük. Artık en önemli

şey insan sağlığı ve iş sürdürülebilirliği.

Sahip olduğumuz teknolojiler COVID-19

sonrasındaki dönemde de ortaya

çıkabilecek bulaşıcı hastalıkların

yayılmasını önleme ve kontrol altına

alabilme kapasitesine sahip” dedi.

Müşterilerin rahatı için temassız

teknoloji

Ateş ve maske ölçümü, restoranların

girişlerine yerleştirilen termal kameralarla

müşterileri rahatsız etmeden hızlı ve

otomatik bir şekilde yapılıyor. Temassız

teknolojiler, belirlenen sınırların dışında

bir vücut ısısı, maskesiz geçiş durumu

algılandığında, sesli ya da ışıklı alarm

verebiliyor.

Düzenlemelere uygun olarak ateş

ölçüm kayıtları tutulabiliyor

Yayınlanan genelgeye göre restoranların

hijyen sertifikası alabilmeleri için

çalışanların ateş ölçüm kayıtlarını tutmaları

gerekiyor. Temassız teknolojilerle

entegre çalışabilen yazılım sayesinde, bu

teknolojilerden akan veriler tek merkezden

yönetilebiliyor. Çalışanların giriş-çıkış ve

ateş derecesi kayıtları otomatik olarak

tutulabiliyor, giriş-çıkış yaptıkları alanlar

yetkilendirilebiliyor ve bordrolama için anlık

veri sağlanabiliyor.

Müşteri yoğunluk kontrolü

ortamların daha sağlıklı olmasını

sağlıyor

Türkiye’de ilk defa Sensormatic tarafından

geliştirilen ve belirli bir alandaki insan

sayısını kontrol altına almak için kullanılan

‘Yoğunluk Ölçüm Çözümü’, restoranların

girişine kurularak, anlık yoğunluk bilgisini

ekrana getiriyor. Bekleme sürelerinin yanı

sıra yoğunluk sınırının aşılması durumunda

uyarı da görülüyor. Bu şekilde restoranlar

kapasiteye göre belirlenen kişi sayısı

sınırlarını kontrol edebiliyor ve ek personel

ihtiyacı ortadan kalkıyor. Ayrıca, mobil

uygulama kullanan restoranlar verileri

uygulamalarına entegre ederek bu bilgiyi

müşterilerine anlık olarak da sunabiliyorlar.

Şeffaf alanlar tedirginliği ortadan

kaldırıyor

Restoranlarda mutfak gibi özel hijyen

gerektiren alanların IP kameralardan alınan

anlık görüntüsü bulut teknolojisi kullanarak

müşterilerle canlı olarak paylaşılabiliyor.

Görüntülere web sitesinden ya da özel bir

uygulama üzerinden ulaşılabiliyor. Hijyen

konusunda tedirginlik yaşayan müşteriler

bu görüntüler sayesinde yemeklerinin

keyfini çıkarıyorlar.


48

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

İstanbul Coffee Festival müdavimleri

bu yıl Tepe Nautilus’ta kahveye doyacak

Gelenekselleşen Maçka Küçükçiftlik Parkı Kahve Festivali, bu yıl yedincisini Tepe Nautilus Alışveriş

Merkezi’ne taşımaya hazırlanıyor. 17-20 Eylül tarihleri arasında pandemi sürecinde yeni normaller ve

önlemlerle kapılarını açacak olan İstanbul Coffee Festival, 10 bin metrekarelik açık alanında kahveye

doyuracak…

İstanbul Coffee Festival, yedinci yılında

yeni normaller ve alınan ekstra

önlemlerle kahve severlere kapılarını

açmaya hazırlanıyor. Pandemi sürecinde

normalleşme koşullarında gerçekleşecek

olan festivalde kahve severler üst düzey

sağlık önlemleri ile İstanbulluların

buluşma noktası olan Tepe Nautilus

Alışveriş Merkezi’nde bir araya geliyor.

Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’nin ana

sponsorluğunda 10 bin metrekarelik açık

alanında gerçekleşecek festival, Türkiye’nin

sosyal mesafeli ilk festivali olacak.

Pandemi döneminde birçok etkinlik iptal

edilirken, Türkiye’nin adeta marka festivali

olan ve Dream Sales Machine tarafından

düzenlenen festivalde, Sağlık Bakanlığı ve

Bilim Kurulu’nun açıkladığı regülasyonlar

aynen uygulanacak.

Dream Sales Machine Başkanı Alper

Sesli, pandemi döneminde bu yıl

gerçekleştirecekleri festivallerde çok ciddi

önlemler alındığını ve festivalin kurgusunda

birtakım değişikliklere gidildiğini belirterek,

güncel bilgileri paylaştı:

Bütün kurallara uyum sağlıyoruz

Sesli; biz ve ana sponsorumuz Tepe

Nautilus Alışveriş Merkezi büyük bir

emekle bu zor dönemde festivallerimizi

hayata geçirmek için hazırlanıyoruz. Biz bir

açık hava festivaliyiz. Bu anlamda sosyal

mesafe, el hijyeni ve maske kurallarına

dikkat edildiği sürece kahve severlerin

gönül rahatlığıyla festivale gelebileceklerini

belirtmeliyim. Bütün çalışmalarımızı

Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun

regülasyonlarına göre hazırlıyor ve bütün

kurallara uyum sağlıyoruz şeklinde

görüşlerini dile getirdi.

Daha büyük bir alanda, daha az

ziyaretçi

Pandemi süreciyle birlikte Bakanlığımızın

belirlediği yeni regülasyonlar gereği

daha büyük bir alana geçiyoruz. Alanımızı

büyüterek Tepe Nautilus Alışveriş

Merkezi’nin 10.000 m2’lik açık alanına

geçiyoruz, seans sayımızı da 3’e çıkardık,

yine seans başı 6.500 olan ziyaretçi

kapasitemizi 3.000’e indirdik.

Yani ziyaretçi yoğunluğunu azaltmak adına

yüzde 50’lik bir küçülme içerisine girdik.

Bu şekilde festival alanında ziyaretçilerimiz

sosyal mesafe kurallarını da dikkate alarak

çok daha güvenli bir şekilde gezebilecekler.

Yeni kurallar

Festivale girişte herkese ateş ölçümü ve

maske dağıtımı yapılacak, maske kullanımı

zorunlu tutulacak. Alanda nakit para

yerine tüm ödeme işlemleri dijital olarak

gerçekleşecek. Festival biletleri de geçen

yıllarda olduğu gibi dijital olarak devam

edecek. Festivalin biletleri ağustos ayında

satışa çıkacak.

Sosyal medyadan canlı olarak

izlenebilecek

Normalleşme döneminin koşullarına

uygun bir hale getirdiğimiz festivalimizde

uygulayacağımız bir diğer değişiklik ise

festival alanında herhangi bir şekilde

workshop/seminer yapılmayacak olması.

Workshop ve seminerler ICF hesaplarından

canlı yayın olarak Instagram, Facebook ve

Youtube üzerinden yapılacak ve ücretsiz

izlenebilecek.

Pandeminin kahramanlarına kahve

molası

Bu yıl festivalimizin ilk gününde ilk

seansımızı pandemi sürecinde uzun zaman

evde durmak zorunda kalan 50 yaş ve üstü

kahve severlerle gerçekleştireceğiz. Kahve

severlerin risk teşkil etmeyecek şekilde

gönül rahatlığıyla festivali gezmelerini

sağlanacak. Bir diğer uygulamamız ise

pandemi sürecinde büyük bir emek veren

sağlık çalışanlarımıza yönelik olacak. Sağlık

çalışanlarımız festival boyunca indirimli bir

şekilde katılım sağlayabilecek. Bunun yanı

sıra belli yaş aralığındaki öğrenci grubunda

da özel indirimler uygulanacak.


gastro aktüel

hotel restaurant

& hi-tech

BigChefs şıklığında

sokak lezzetleri

Türk perakende markalarının renkli dünyasını BigChefs’in özgün lezzetleriyle

buluşturan Gururla Bizden, tasarımı ve şıklığı kadar sıra dışı lezzetleriyle de

dikkat çekiyor. BigChefs’in 2020 İlkbahar-Yaz menüsü Gururla Bizden, müdavimi

olacağınız unutulmaz sokak lezzetleriyle yaz mevsimini daha da keyifli kılıyor.

En samimi buluşmalara ev sahipliği yapan BigChefs, sokak lezzetlerinin en

gözdelerinden seçtiği ve kendine has yorumunu kattığı menüsüyle lezzet

tutkunlarına benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Buharda pişmiş yumuşacık bun

ekmeği arasına eklenerek BigChefs şıklığında ikram edilen sokak lezzetleri,

mevsimin tazeliği ve neşeli atmosferini sofralara taşıyor. Yılda iki defa menüsünü

güncelleyerek mutfağına yepyeni tatlar katan BigChefs’in yepyeni sokak

lezzetlerinde, domatesli roka salatası eşliğinde kızarmış köfte bun, domates, biber

ve cheddar peyniri aromasıyla kokoreç bun, uskumru ve domatesli roka salatası ile

balık bun, taze nane eşliğinde tantuni bun, sumaklı soğan ve Arnavut ciğeri ile ciğer

bun yer alıyor.

49

Divan tatları artık

Göltürkbükü’ndeki teknelerde…

Divan Bodrum, bu yaz yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Kusursuz

Divan deneyimini teknelerinde yaşamak isteyenlere leziz Divan tatlarını

ulaştıran uygulama ile ister yemek ister pastane ürünleri sipariş

verilebiliyor. Bodrum’un gözde koylarından Göltürkbükü’nde yer alan

Divan Bodrum, teknesinde sevdikleriyle paylaştığı keyifli anlara Divan

kalitesini taşımak isteyenler için özel whatsapp hattı kurdu. Uygulama

üzerinden verilen ister yemek ister pastane siparişleri gün içinde

ulaştırılıyor.

Eşsiz bir su

2019 yılında Uludağ’da su kaynağı satın alarak yatırımlarını genişleten Koç

Topluluğu Şirketleri’nden Balkaynak A.Ş. markası olan Pürsu, yeni ürün

ailesini tanıttığı reklam filmi serisini yayınlamaya başladı. Pürsu, Türkiye’nin en

güvenilir doğal kaynaklarından hijyen koşullarda el değmeden ürettiği sularını

tüketiciyle buluşturuyor. Yeni ürün ailesini, üç ayrı filmden oluşan animasyon

reklam serisiyle anlatan Pürsu, reklam filmlerinde; vücudun eşsiz yapısına ve

Pürsu’nun eşsizliğine vurgu yapıyor. Yeni ürün ailesine de dikkat çeken Pürsu,

dengeli mineral yapısı sayesinde vücut dengesini koruduğunun da altını çiziyor.

Türkiye’nin lider su markalarından biri olmayı ve yaptığı yeniliklerle sektörde

fark yaratmayı hedefleyen Pürsu, sunduğu her bir ürünü en taze ve doğal şekliyle

tüketicilerin beğenisine sunuyor. Uludağ ve Nazilli’deki iki kaynağıyla hizmet

veren Pürsu, Türkiye’nin 36 ilinde ürünlerini tüketicisine ulaştırıyor.

Park Şamdan ve Sunset’ten

güçlü iş birliği

İstanbul gastronomi dünyası zirvesindeki yerini ve değerini yıllardır istikrarla

koruyan Sunset Grill & Bar yine İstanbul’un klasikleşmiş değerli markalarından

Park Şamdan Bar’ı kendi evinde misafir ediyor. Sunset’in bar bölümünün

işletmesini yaz boyunca Park Şamdan Bar’ın sahibi Ersoy Çetin’e veren Barış

Tansever; “İki köklü markanın güçlü bir sinerji yaratacağına inanıyorum. Bu

dönemde en önemli unsur, misafirleri yakından tanımak ve onları güvende ve özel

hissettiren ortamlar oluşturmak. Sunset’in muhteşem manzarası eşliğinde Park

Şamdan Bar’ın sevenleri ile eşsiz bir ambiyansla yaza damga vurmaya hazırız.”

dedi. Yaz boyunca Sunset’in barında hizmet verecek Park Şamdan Bar’ın sahibi

Ersoy Çetin ise; “Bu dönemde enerjisi yüksek iş birliklerine ihtiyaç olduğuna

inanıyorum. Kusursuz hizmet anlayışı ve güven veren atmosferiyle marka olmuş

iki ismi bir araya getirdik. Bu kez Boğaz’a en güzel açıdan bakan Sunset’te

müdavimlerimize ‘bir yaz rüyası’ yaşatacağız” diyerek gece hayatına farklı bir

soluk getireceklerini ifade etti.


50

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Kahve Dünyası yatırımları hız kesmiyor

“Hepimizin Ortak Noktası” söylemiyle hizmet veren Kahve Dünyası, mağaza ağını

yaygınlaştırarak gücüne güç katmaya devam ediyor. Farklı ihtiyaçlara yanıt veren

farklı konseptlerle hem Türkiye’de hem de yurtdışında milyonlarca kahve tutkunuyla

buluşan Kahve Dünyası, dinamik hizmetin özel ürünler ve dijital teknolojiyle

desteklendiği “Kahve Dünyası Algötür” mağazalarıyla da Türkiye’nin her köşesine

ulaşıyor. Misafirlerine 200’ü aşkın mağazasında yaklaşık 2 bin 500 çalışanıyla hizmet

veren Kahve Dünyası, yeni mağazalarıyla Türkiye ekonomisine destek olurken

istihdama da katkı sağlıyor. Bu çerçevede 2020 yılını 30 yeni mağazayla tamamlamayı

planlayan marka, büyük şehirlerin yanı sıra seyahat edenlerin de uğrak noktası olan

otoban mağazalarında da ürünlerini Kahve Dünyası severlerle buluşturuyor. Hali

hazırda 400 adet akaryakıt istasyonundaki varlığını bu yaz açtığı ve sene sonuna kadar

açmayı hedeflediği toplamda 3 otoban mağazasıyla da güçlendirmeyi arzu eden Kahve

Dünyası, 2020 sonu itibarıyla 50 milyon TL yatırım rakamına ulaşmayı hedefliyor.

Metro Türkiye’den özel yatlara

online sipariş hizmeti

Normalleşme dönemine geçişle birlikte tatil hazırlıkları hız kazandı. Hem deniz severlerin

en büyük tutkusu olan, hem de yeni normalde tatilcilerin daha fazla tercih etmeye

başladığı tekne ve yat seyahatlerine ilgi giderek artıyor. Türkiye’de faaliyet göstermeye

başladığı 1990 yılından günümüze güvenilir bir alışveriş deneyimi sunan Metro Türkiye,

tekne ve yat seyahatlerine özel marina sevkiyatı hizmetini geliştirdi. Bu kapsamda Metro

Türkiye Bodrum yarımadasındaki tüm iskele ve marinalardaki yatlara yönelik online

sipariş sistemini hayata geçirdiğini duyurdu. Özel yatlarda seyahat eden müşterilerine

www.metroyatservis.com sitesi aracılığıyla tek tıkla sipariş imkânı sunan Metro Türkiye,

5.000’den fazla ürünü fiyat farkı ve teslimat ücreti olmadan 24 saat içerisinde ulaştırıyor.

Nestlé’nin Global Merkezi’ne

yeni transfer

Nestlé Türkiye‘de 2016 yılından bu yana, İçecekler İş Birimi Genel

Müdürü olan Pınar Öney Bilsel, Temmuz ayı itibarıyla, Global Dijital

ve Sosyal Medya Hizmetleri Lideri olarak görev yapacak. Bilsel,

Nestlé’nin İsviçre Vevey’deki Global Merkezindeki yeni rolünde, tüm

Nestlé markalarına ve pazarlarına değer sağlama vizyonu ile dünya

genelindeki 7 ülkede bulunan merkezlerden verilen Pazarlama,

Digital ve Sosyal Medya alanlarındaki hizmetlerin geliştirilmesi

ve yaygınlaştırılmasına liderlik edecek. Nestlé Türkiye’de on üç

yıldır görev yapan Pınar Öney Bilsel’in transferinde pazarlama ve

iş geliştirme alanlarındaki tecrübeleri, pragmatik düşünce yapısı,

çevik ve güçlü liderlik tarzı etkili oldu.

Tukaş Gurme ile enginar aşkına!

Tukaş Gurme serisinde tüketici ile buluşturduğu “Enginar

Kalbi” ve “Baby Çanak Enginar” lezzetleri ile adeta enginar

aşkına dedirtiyor. Sezonunda özenle seçilen gurme enginarları

konserve tekniği ile saklayarak dilediğiniz anda sofralarınıza

taşımanıza olanak sağlayan Tukaş, ev dışı tüketim ebatları ile

otel ve restoranların da lezzette en büyük çözüm ortağı oluyor.

Tukaş Gurme serisi enginarlar ile sofralarınıza lezzet ve sağlık

katın…


Brava açıldı

Geçtiğimiz senenin en başarılı yeni restoranlarından biri olan, The Bodrum

EDITION’ın imza restoranı BRAVA, aralarında Başak Dizer Tatlıtuğ, Kıvanç Tatlıtuğ,

Deniz Marşan ve Melisa Tapan gibi isimlerin olduğu keyifli bir açılış ile yeni sezona

başlangıç yaptı. Açık hava konseptiyle BRAVA; renkli ve cezbedici, Latin-Ege

mutfağından ilham alıyor. BRAVA, avokado kremalı ve zeytin yağlı ahtapot Tiradito,

24 saat boyunca yavaşça pişen paylaşımlık kuzu ayağı ve kabak spagettinin eşlik

ettiği ıstakoz gibi benzersiz tatlarla misafirlerini ağırlıyor. Eşsiz tariflerle tasarlanan

menü, sadece yerel üreticilerin taze ürünlerini kullanarak çevrenin çeşitliliğini

de kutluyor. Adından dünyanın en yetenekli ve kreatif şeflerinden biri olarak söz

ettiren, The Bodrum EDITION’ın keyifli restoranı BRAVA’nın ünlü şefi Diego Muñoz,

Güney Amerika kültürünün dünyadaki temsilcilerinden biri olmakla birlikte,

yenilikçi bakış açısına sahip özgürlükçü bir şef. BRAVA’da misafirler, Muñoz'un

gastronomik yolculuğunu temsil eden atıştırmalıkların tadını çıkartabilir, tahin,

fıstık ve nane soslu kızarmış yerli biberlerden, Karides Satay’a uzanan çeşitli

atıştırmalıkları ve ferahlatıcı içecekleri deneyimleyebilirler.

Türk gıda ihracatçıları BAE pazarında

Ticaret Bakanlığı himayelerinde, Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonunda ve Ege İhracatçı Birlikleri

organizasyonunda 7-9 Temmuz’da dünyanın en önemli re-export ve lojistik merkezlerinden Birleşik Arap

Emirlikleri’ne gıda ürünleri sanal sektörel ticaret heyeti gerçekleştirildi. BAE’nin Körfez’in en dinamik pazarı

olduğunu söyleyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin de

politik ve ekonomik olarak en istikrarlı ve güvenli ülkelerinden birisi olduğundan bahsetti. Eskinazi, “Türkiye’nin ilk

sanal fuarıyla dijital dönüşümü başlatan ilk birlik olarak onlinedaki tecrübemizi en güçlü olduğumuz gıda sektörüne

de taşıdık. 7-9 Temmuz’da BAE’deki potansiyel alıcılarla gıda ihracatçılarımızı buluşturmak için sanal ticaret heyeti

düzenledik. Yaş meyve sebze, kuru meyveler, zeytin-zeytinyağı, konserve ürünler, su ürünleri, peynir su ve gazlı

içecekler baharat sektörlerinden 22 firma, 50’nin üzerinde yerleşik alıcıyla dijital ortamda 200 civarında görüşme

gerçekleştirdi. Ortadoğu ve Afrika’dan başlayan Güney Asya’ya uzanan bir hinterlantta firmalarımızı yeni alıcılarla

buluşturmaya devam edeceğiz. Pandemi ülkelere üretim sürecinde kendi kendine yeten, Ar-Ge çalışmalarına,

inovasyona önem veren, katma değer yaratan ülkeler haline gelinmesi gerektiğinin sinyallerini verdi. Dünya

trendlerini takip edip, trend belirleyen konumda olmamız için oyunun her yerinde olmamız şart.” dedi.

Migros Toptan’dan turizme güven desteği

Migros’un işletmelerin ihtiyaçlarına yönelik olarak çalışmalarını sürdüren hizmeti Migros Toptan,

turizm sektörünün canlanması ve hızlıca yeni normale adapte olabilmesi için harekete geçiyor.

Çalışmalarına hız veren otel, restoran ve kafelerin alacakları hijyen önlemleri konusunda destek

olmak üzere “Gıdada Hijyen İyi Gelecek” isimli online seminerler düzenleyen Migros Toptan,

işletmelerin normale dönüş yolunda sektör çalışanlarına yol gösterecek. “Gıda Zincirinde Hijyen

Önlemleri ve Covid-19 ile Mücadele” ve “Gıda Atığı ve Gıda Atığının Azaltılması” olmak üzere 2 ana

başlıkta düzenlenen seminerler, turizm sektöründen katılmak isteyen tüm işletmelere açık ve

ücretsiz. Migros Kalite ve Çevre Yönetimi Direktörlüğü’nün sektörde tecrübeli gıda mühendisleri

tarafından verilen seminerlerde, Covid-19 dönemine uygun özel önlemler ve alınacak tedbirler

anlatılıyor. Çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği tehdit eden küresel bir sorun haline

gelen, gıda kaybının ve israfının azaltılması konusundaki seminer başlığını ise Migros’un çözüm

ortaklarından olan Fazla Gıda firmasının yetkili uzmanları veriyor. Mevsimsel olarak öncelikli

Ege ve Akdeniz bölgelerindeki turizm şirketleri olmak üzere her bölgeye ayrı planlanan online

seminerlerde mutfak ekibinden satın alma ekiplerine, kalite ekiplerinden üst düzey yöneticilere

kadar, uzmanlıklarına göre farklı modüllerde içerikler yer alıyor. Online seminerlere katılanlara

katılım belgesi verileceği gibi, online olarak uygulanacak değerlendirme sonucunda başarılı olan

katılımcılara Gıda Güvenliği Derneği Onaylı Başarı Belgesi takdim edilecek.

Dünyanın en iyi restoranlarının

iyileşme sürecine destek

2003 yılından itibaren her yıl dünyanın en iyi 50 restoranını belirleyen “50 Best” organizasyonu

bu yıl farklı bir misyon üstleniyor. Koranavirüs sebebiyle son yılların en durağan günlerini

yaşayan yeme-içme sektörünü “iyileştirmek” adına seferberlik ilan eden organizasyon,

sektöre somut finansal rahatlama sağlamayı ve yardımcı kaynaklar sunmayı hedefliyor.

Dünyaca ünlü ve ödüllü restoranların tercihi olmaya devam eden ve “Yalın Güzeldir”

felsefesini uluslararası tasarımcıların koleksiyonlarıyla buluşturan Şişecam’ın global tasarım

markası Nude ise projeye katkısını sunan markalar arasında yer alıyor. “Recovery Fund”

yani “İyileşme Fonu” adı altında bir destek kampanyası başlatan 50 Best, bu fonun tüm

gelirlerini restoran ve barlara kar amacı gütmeden dağıtacak. Nude’un en yeni Rock & Pop

Artist koleksiyonunda yer alan Limited Edition özel tasarım Skull, İyileşme Fonu kapsamında

düzenlenecek açık artırmada satılacak. Elde edilen gelir ise fona aktarılacak.


52

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Ankara’ya

Meksikalılar

geldi!

Meksikalı & Türk bir ailenin

işlettiği Ranchero Restoran,

bu sıcak ülkenin Aztek ve

Mayalara kadar uzanan

binlerce yıllık tarihini, renkli

kültürünü ve dünyaca ün

yapmış en özel lezzetlerini

İstanbul’dan sonra şimdi de

Başkent’e taşıdı. Misafirlerine

sunduğu Meksika’ya özgü

yerel tariflerle İstanbul’da

ünlenen mekan, çok özel bir

ambiyansta farklı bir lezzet

deneyimi yaşamak isteyenleri,

Ankara Maidan’da açılan yeni

şubesinde ağırlıyor.

Menüsünde klasikleşen spesiyal

lezzetlerin yanı sıra öğle ve

akşam yemekleri ile özellikle

yemekli iş toplantıları için yepyeni

tatların yer aldığı Ranchero mutfağında

yemeklere, başka hiçbir yerde

bulunmayan patentli onlarca farklı

sos eşlik ediyor. Tortilla ekmekleri ve

nachos adı verilen mısır cipslerinin,

Meksika’dan getirilen özel makinelerde

günlük olarak üretildiği Ranchero’da,

yemek sonlarında ise misafirlere, tarifi,

işletmeci ailenin Meksika’da yaşayan

büyükannelerine ait olan özel Ranch

kokteyli ikram ediliyor.


Ankaralı lezzet tutkunlarına

“Celebra La Tradicion” diyor!

Ranchero, Başkentli misafirlerini Türkçe

karşılığı “gelenekleri kutla” anlamına

gelen “Celebra La Tradicion” (Selebra la

tradisyon) sloganıyla karşılıyor. Okyanus

ötesinden uzanan sıcak Latin ezgileri,

egzotik içecekler ve eşsiz bir ambiyans

eşliğinde Meksika mutfağının orijinal

tatlarını denemeye gelenler, mekanı her

ziyaret ettiklerinde bu kadim kültürü

tekrar yaşarken, Ranchero’da yemek,

adeta bir kutlama haline geliyor. Bu

yüzden mekan, Ankaralı misafirlerine

“Celebra La Tradicion” diyor.

Ailenin içmimar üyesi

Nilüfer Tanyeri Gonzalez’in,

Meksika’ya ait kültürel

dokuları öne çıkararak

tasarladığı Ankara Maidan

Ranchero, pazardan

perşembeye her gün

12.00 – 01.00, cuma ve

cumartesileri ise 12.00

– 02.00 saatleri arasında

hizmet veriyor.


54

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Yalıkavak’ta Afrika esintisi

Bodrum’un en gözde yerlerinden biri olan Yalıkavak Tilkicik Koyu’nda yer alan ve Afrika

esintilerinden yola çıkarak dizayn edilen Mamba, kapılarını açtı.

Adını, son yıllarda popüler olan

Afrika kültürü ve RNB – Hiphop

müziğinin harmanlanması ile

alan v, egzotik görünümü, plajı, DJ

performansları ve ünlü isimlerin

sahneleri ile Bodrum Yalıkavak’ta

misafirlerini ağırlamaya başaldı. Aleyna

Çavuşoğlu ve Oğuz Yılmaz’ın sahibi

olduğu mekan, gündüz Mamba Beach,

akşam ise Mücver Restaurant olarak

hizmet veriyor.

Misafirler müziğe doyacak

Haftanın 7 günü misafirlere hizmet

verecek olan Mamba, Mücver

Restaurant kısmında Merve Özbey ve

Günel Zeynelova gibi ünlü şarkıcıların

sahne performansları, beach kısmında

ise Murat Tokuz, Kerim Büyük ve

Ceolla’nın DJ performansları ile

misafirlerine müziği doya doya yaşatıyor.

Mücver Restaurant ayrıcalığıyla

Mamba çatısı altında Özgür Akman,

Cihan Savaş, Umut Yeşiltepe, Halil Özel

ve Yavuz Selim Akgün’ün işletmeciliğini

yaptığı Mücver Restaurant, Şef Uğurcan

Güven’in mönüsü ile misafirlerine eşsiz

bir lezzet deneyimi sunuyor. Birbirinden

lezzetli soğuk mezelerin, ara sıcakların,

salataların, ana yemeklerin yer aldığı

mönüde, ayrıca mücver çeşitleri ön

plana çıkıyor. Her damak zevkine

uygun tatların bulunduğu mekanda,

vejeteryanlar için de ayrı bir mönü

bulunuyor. Özel fix mönü içerisinde,

klasik anne mücveri, mekana özel

yorumlanan deniz mahsüllü ve etli

mücveri ile misafirlerine hizmet sunan

restoran; konsepti, yemeği ve eğlencesi

ile sezon boyunca misafirlerine

unutulmaz anlar yaşatıyor.

Mamba, pandemi

sonrasında Covid-19

tedbirleri kapsamında,

hem Mamba Beach hem

de Mücver Restaurant

kısmında kapasitesini

yüzde 50 düşürerek hizmet

veriyor. Şezlong ve masalar

arası mesafeyi 1.5 metre

tutan Mamba, ayrıca 20

dakika arayla sık kullanılan

bölgeleri dezenfekte ederek

kontrolü üst seviyeye

çıkarıyor.


LoftElIa Restaurant

Bodrum Loft’Ta açıldı

Bodrum’un en yeni turizm tesisi olarak temmuz ayıyla birlikte tatilcileri ağırlamaya başlayan

Bodrum Loft’un içerisinde yer alan LoftElia Restaurant kapılarını açtı. Restoranın menüsü,

bulunduğu koyun mavi sularına eşlik eden zeytin ve çam ağaçlarının huzur veren gölgesinden

ilham alarak hazırlandı.

İstanbul Karaköy’de müdavim kitlesi

oluşturan Mürver Restaurant’ın şefliğini

de eş zamanlı olarak yürüten Yılmaz

Öztürk’ün elinden günlük değişen menüde

yerel tatların doğal ürünlerle hayat bulduğu

LoftElia Restaurant, eşsiz manzarasıyla

unutulmayacak bir akşam yemeğiyle

konuklarını ağırlıyor. Bodrum’un en yeni

turizm tesisi olarak 1 Temmuz 2020

tarihinde tam dolulukla kapılarını açan

Bodrum Loft misafirlerini ağırlarken,

tatil köyünün içinde tüm bölgeye hizmet

verecek şekilde konumlandırılan LoftElia

Restaurant da zengin menüsünü tatilcilerle

buluşturuyor.

Cennet Koyu’na komşu

Tatil cenneti Bodrum’da Göltürkbükü ile

Torba arasındaki Cennet Koyu’na komşu

bölgede yer alan LoftElia Restaurant adını

yörenin simgesi ‘zeytin’den alıyor. LoftElia

Restaurant’ın başında, aynı zamanda

İstanbul Karaköy’de eşsiz lezzetleriyle

önemli bir müdavim kitlesine sahip Mürver

Restaurant’ı da eşzamanlı olarak yöneten

Şef Yılmaz Öztürk bulunuyor. Öztürk’ün

Ege ve Akdeniz mutfağında yerel tatları

doğal ürünlerle buluşturduğu LoftElia’nın

menüsünde atıştırmalık ve paylaşımlı

başlangıçlarına açık ateş ve taş fırından et,

makarna ve tatlı lezzetleri eşlik ediyor.

Taze ürüne göre günlük değişen

menü

Restoranın menüsünde atıştırmalık ve

paylaşmalı seçenekler öne çıkarken, elde

edilen taze ürünlere göre menü günlük

sürekli olarak yenileniyor. LoftElia’nın

ilk menüsünde Enginar & Bottarga, Tatlı

Patates, Levrek Marine, Humus & Kuru

Et, Semizotu Salatası misafirlere servis

ediliyor. LoftElia’nın ana yemek kısmında

açık ateşte közlenmiş yaz sebzeleri salatası

ile sunulan aAhtapot Izgara, odun ateşinde

kabak çiçeği, balık kemiği sosu ile Sinarit

& Kabak Çiçeği ve közlenmiş sebzeler ile

ağır ateşte pişirilmiş dana ilik Antrikot

Izgara misafirlere sunuluyor. Trüf ve Porçini

Mantarlı Risotto ile Linguine Makarna &

Istakoz Dilimleri de et seçeneklerine eşlik

ediyor. Tatlı kısmında ise Ilık Çikolatalı Kek

ve Keçi Sütü Dondurma var.


56

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Türkiye’nin ilk Novikov restoranı

Yalıkavak Marina’da açılıyor

Dünyaca ünlü Arkadiy Novikov tarafından kurulan Novikov Grubu’nun köklerini temel alarak

sezona hazırlanan Novikov Bodrum restoranı gastronomik deneyimler yaşamak isteyenleri

lezzetli, taze ve sağlıklı yiyecekler ile buluşturmaya hazırlanıyor.

Açtığı restoranlarda gittikçe yükselen

kariyeri ile 2004 yılında “GQ Yılın

Adamı”, “Hospitality 2004 Ödülü” ve

2009 yılında “Altın Köprü Ödülü” ne layık

görüldü. İtalya, İngiltere, ABD, İspanya

gibi birçok ülkede restoranlar açan

Novikov Grubu hep yeni projeler üreterek

restoranlarında farklı konseptler işliyor

ve misafirlerine benzersiz deneyimler

yaşatıyor. Miami, Moskova, Londra,

İbiza, Sardinya Adası, Doha gibi dünyanın

en önemli lokasyonlarında bulunan

“Novikov” restoranı, Türkiye’de ilk kez

Yalıkavak Marina’da açılıyor.

Mutfağı Clifton Ian Muil’a emanet

Dünyaca ünlü Novikov Restoranları'nın

ortak özelliği, dünyanın her yerinden

gelen taze balık ve kabuklu deniz

ürünlerinin sergilendiği dolaptan

seçeceğiniz ürünün, restoranın

açık mutfağında istediğiniz şekilde

pişirilmesi... Novikov Restoranları'nın

Executive Chef'i Clifton Ian Muil, Novikov

Bodrum açılışına özel bu yaz Bodrumlu

misafirleri ile birlikte olacak.

60’tan fazla yerel personele istihdam

imkanı sağlayan Novikov Bodrum,

uluslararası bir mutfak, sıra dışı şekilde

her gün gelişen Uzak Doğu deniz

ürünleri, Novikov bahçesinden taze

sebzeler ve markanın imza yemekleri

ile Pan Asya mutfağını misafirlerine

deneyimletmeyi planlıyor. Günlük olarak

şekillenecek menü ile balık ve deniz

ürünleri taze olarak servis edilecek.



58

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Frankie

Beach Club

Susona

Bodrum’a

taşındı

2012 yılından beri “iyi yemek ve iyi

müzik “mottosu ile yoluna devam eden

Frankie İstanbul’un tecrübesi, Frankie

Beach Club ile bu yaz Susona Bodrum’a

taşındı. Yeme- içme ve eğlence hayatına

yenilikler getiren felsefesi ile trendleri

belirleyen Kaya Demirer ve ekibi Frankie

Beach Club ile yaza Ege’de keyif, lezzet

ve eğlence katıyor.

Frankie Beach Club bu yaz “Power Lunch” konsepti

ile farklı bir lezzet ve eğlence anlayışını Susona

Bodrum’da yaşatıyor. Susona Bodrum’un, Torba‘da

Ege’ye hakim plajına konumlanan Frankie Beach Club,

alışılagelmiş Frankie tarzı kaliteli hizmet anlayışı, özel

menüleri ve sıradanlıktan uzak eğlencesi ile 11.00-

20.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Bir Kaya Demirer

markası olan Frankie Beach Club, uzun yıllardır

Bodrum’da başlayıp ve olgunlaşan lezzet ve eğlence

tecrübesini yıllar sonra yeniden Ege’nin eşsiz mavilikleri

ile buluşturuyor.

Frankie Beach Club, sosyal mesafeye sahip uzun

masalarda dostlarla keyifli saatler, nefis yemekler

ve müzik eşliğinde bir Bodrum deneyimi vadediyor.

Gün ortasında 14.00’te hafif hareketlenmeye başlayan

müzik, 18:00'e kadar yavaş yavaş ritmini yükselterek

keyifli saatler yaşatıyor. Hafta sonları 18.00’de canlı

müzik keyfi de sunan mekanda yerli ve yabancı

unutulmaz parçalar hayat buluyor. Akşam 20.00’ye

kadar açık olan mekanda günlük canlı performanslar

yapılıyor.

Power Lunch konseptiyle öne çıkıyor

“Power Lunch” konseptinin ön planda olacağı Frankie

Beach Club’ın menüsünde; büyük balıklar, ağır ateşte

pişmiş ortaya kemikli büyük etler, deniz mahsullü

paella'lar, kabuklu deniz ürünleri ve benzeri Ege

lezzetleri başrolde oluyor. Menüde, gerçek yerel ürünler

kullanılarak lokal tariflere atıfta bulunan paylaşımlık

tabaklar ve soğuk servis edilen oldukça az işlenmiş

sebzeler başı çekiyor. Her boyda çeşit çeşit salata

alternatifleriyle dikkat çekiyor. Ve son dönemin gözdeleri

‘Poke Bowl’lar Frankie Beach Club’ın menüsünde de

yerini alıyor.


Godiva Café, ilk kez Bodrum’da

Dünyanın önde gelen premium çikolata markası Godiva, Bodrum Yalıkavak Marina’da açtığı kafe

konseptli yeni mağazasında misafirlerine eşsiz bir deneyim yaşatmayı amaçlıyor.

Türkiye’deki 14’üncü mağazasını

Bodrum’da açan Premium

çikolata markası Godiva,

kafe konseptli yeni mağazasında

misafirlerini gerçek Belçika

çikolatasının doyulmaz lezzetleriyle

buluşturuyor. Benzersiz pralin, trüf

ve kare çikolatalarının yanı sıra

dondurmalı profiterol, Belçika Waffle,

Speculoos Krep ve çikolataya batırılmış

taze meyveler gibi birbirinden farklı

lezzetlerin yer aldığı yaz menüsüyle

çikolata sanatını Ege sahillerine getiren

Bodrum Godiva Café, açık havadaki

oturma alanında enfes Godiva tatlarını

keyifli bir atmosferde deneyimlemenizi

sağlıyor.

Hem klasik hem yeni…

Taze meyveler ve Godiva çikolatalarıyla

soğuk taş üzerinde hazırlanan

dondurmanın yapım aşamasının

izlenebildiği özel cam bir bölüme

sahip mekânda, misafirler diledikleri

dondurmayı ikonik Belçika çikolatasıyla

birlikte sipariş edebiliyor. Dondurma

çeşitlerine ek olarak Godiva

Café’nin menüsünde, soğuk çaylar,

limonatalar ve Belçika çikolatasıyla

zenginleştirilen Chocolixir içeceği de

bulunuyor. Yalıkavak Marina ve diğer

mağazalarında gerek misafir gerekse

çalışanlarının sağlığı ve güvenliği için

Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği tüm

hijyen ve güvenlik önlemlerini almayı

sürdüren Godiva, hem klasik hem de

yeni lezzetlerini kafeleri aracılığıyla

daha fazla noktada çikolata tutkunlarına

sunmayı amaçlıyor.


60

hotel restaurant

& hi-tech

hijyen

Eczacıbaşı Profesyonel’den EDT’ye

“kapsamlı yol haritası” desteği

Salgın döneminde sektöre destek sağlamak için kolları sıvayan Eczacıbaşı Profesyonel; düzenlediği

online eğitimler ve webinarların ardından şimdi de web sitesini bilgilendirici bir platform haline getirdi.

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri

bünyesinde faaliyet gösteren

Eczacıbaşı Profesyonel,

salgın döneminden en çok

etkilenen sektörlerin başında

gelen ev dışı tüketim sektörünü

destekleyici çalışmalarına

bir yenisini daha ekledi.

Normalleşme sürecinde

sektördeki işletmelerin yeniden

açılışlarına katkı sunmak

amacıyla, Eczacıbaşı Profesyonel

web sitesi bilgilendirici bir

platforma dönüştürüldü.

İşletmeler için açılıştan

kapanışa kapsamlı yol

haritası

Sektörün hijyen ve temizlik

bilgisini desteklemek

üzere COVID-19 içerikleri

ile zenginleşen www.

eczacibasiprofesyonel.com.tr;

konaklama ve yiyecek-içecek sektöründen,

AVM, spor salonu ve marketlere, gıda

sektöründen güzellik merkezlerine tüm

işletme gruplarının salgın sonrası uyması

gereken kuralları ve alması gereken

önlemleri kapsamlı bir yol haritası ile

sektör profesyonellerine sunuyor. Sitede

farklı alanlarda faaliyet gösteren farklı

ölçeklerdeki tüm işletmeler için ayrı

başlıklar yer alıyor. Bu sayede her işletme

kendi alanına yönelik özelleştirilmiş

bilgilendirmelerden faydalanabiliyor.

Çalışan güvenliğinden ana hijyen

kurallarına, teknik bölüm aktivitelerinden

kontamine olmuş alanların temizliğine,

pek çok konuda uygulama yönteminin

de paylaşıldığı site Türkiye

Turizm Tanıtım ve Geliştirme

Ajansı’nın verdiği Sağlıklı Turizm

Sertifikası’nı almak isteyen

işletmelere gereken kriterler

doğrultusunda yol gösteriyor.

Uzaktan eğitim ve

webinarlarla tüm sektöre

ulaşıyor

Salgın sürecinde tüm

uygulama ve hizmetlerini dijital

platformlarda kesintisiz ve

yoğunlaştırılmış bir şekilde

sürdüren Eczacıbaşı Profesyonel,

eğitim ve danışmanlık birimi

EP Akademi’nin hazırladığı

Uzaktan Eğitim Programı’nı

hem sektöre hem de STK’ların

ve Turizm öğrencilerinin online

erişimine açtı. Sosyal medya hesaplarından

düzenlediği canlı yayın ve seminerlerin

yanı sıra uzmanların katıldığı webinarlarla

tüm sektör çalışanlarına ulaşan Eczacıbaşı

Profesyonel, temizlik ve hijyen konularında

sektörün bilgi birikimini artırmayı

hedefliyor.



62

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

HT Solar’dan rekor üretim

Dünyanın en büyük güneş paneli üreticilerinden HT Solar, kurulduğu 2016 yılından bugüne

dek küresel güneş paneli sevkiyatının 1GW’a ulaştığını açıkladı. 2019 yılında sadece ABD

pazarına 400 MW güneş paneli ihracatı gerçekleştiren şirket, ABD’nin yanı sıra Avrupa

ülkeleri, Ortadoğu, Güney Amerika ve Balkan Ülkelerine de güneş paneli ihraç ediyor. Türkiye

pazarında da lider üretici konumda bulunan HT Solar, ISO 500 Büyük Sanayi Kuruluşları 2019

Listesi’ndeki sıralamasını da 2018 yılına göre 160 sıra birden yükselterek 191. sıraya yükseltti.

Pandemi henüz Türkiye’de başlamadan, 2020 başında süreci öngörerek hammadde stoğu

yaptıklarını, güçlü finansal yapıları ve tedarik zincirleri sayesinde de üretime ve sevkiyatlarına

büyük oranda devam ettiklerini söyleyen HT Solar Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Ahmet

Beler, “ HT Solar olarak, dünyanın ve Türkiye’nin sahip olduğu güneş enerjisi potansiyelini

çevreci vizyonla daha iyi kullanmasına katkı sağlamayı ve enerji maliyetlerini düşürmeyi

amaçlıyoruz. Üretim hattımızda yapacağımız iyileştirmelerle ve yeni yatırımlarla üretim

kapasitemizi artırarak global projelere daha fazla panel tedariki sağlamayı ve yeni pazarlara

açılmayı planlıyoruz.” dedi.

Otel misafirleri için temassızlık ilk sırada

Otellerin pandemi döneminde ağırladıkları ilk müşterilerin genel talebi ‘Temassız otel uygulamaları’ oldu. Açılan

otellerde temassızlık, dijital dönüşüm ve yeni normalde misafir ilişkileri konuları başta olmak üzere birçok ihtiyacı

karşılayan platform ICI Teknoloji Satış ve Pazarlama Müdürü Bahadır Çakar, geliştirdikleri yöntemler ile tatil

merkezlerinin kadim sorunlarına çözüm olduklarının altını çizerek, “Geliştirdiğimiz teknoloji yani ICI ile sadece

ülkemizde değil 12 ülkede otelcilik sektöründe çok hızlı ilerliyoruz. Yıllardır dile getirdiğimiz ve danışmanlık

yaptığımı kurumlara uygulamaya çabaladığımız oda dışı satış arttırıcı faaliyetler, temassızlık ve misafir ilişkilerinin

dijital dönüşüme uğraması gibi konular bu sene sektörde en çok talep gördüğümüz konulardır. Geliştirdiğimiz

mobil aplikasyonu kullanan oteller misafirlerine kusursuz bir dijital iletişim platformu sunmaktadır. Bu yüzden

birçok otel, hem döneme ilişkin temassız misafir ilişkileri sürecini doğru yönetebiliyor, hem de misafiri tanıma,

uzun vadede misafirleriyle iletişim için kalabilme sorununu çözebiliyor.” dedi.

KolayPeyk ile iş kanunları

kapsamındaki kayıt ve belgeler cepte

İş kanunları kapsamındaki kayıt ve belgeleri resmi evrak olarak dijitalleştiren

KolayPeyk, turizm, perakende, inşaat, lojistik sektörleri başta olmak üzere işletmelerin

işlerini kolaylaştırmaya ve değer katıyor. Platform sayesinde, işletmeler yasal

dayanaklara uygun bir şekilde tebliğ ve tebellüğlerini personellerine yapıyor. Çalışanlar

da, firmasından kendilerine gönderilecek olan tüm bildirimleri, rahatça evlerinden cep

telefonlarıyla “zaman damgalı” olarak onaylıyor ve istedikleri dönemlerde de bordro

gibi tüm bildirimlerini arşivden yeniden görüntüleyerek, ulaşabiliyorlar. Kolaysoft

Teknoloji AŞ firmasının KolayPeyk ürünü ile içinde bulunduğumuz salgın günlerinde

de, personele yapılacak duyuru, yazışma, bildirimler ve bu bildirimlere cevap alınması

gibi konularda yaşanabilecek olası sorunların da önüne geçilmiş olunuyor. KolayPeyk,

işverenlerin yükümlülüklerini kanuni açıdan ispatlamalarını sağlarken, ayrıca %90’nın

üzerinde işverenin aleyhine sonuçlanan davaların da önüne geçilmesine imkan

sağlıyor. Firmalar, çalışanlarına yaptıkları yazılı bildirimleri KolayPeyk ürünü üzerinden

yaptıklarında, mevzuatta öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaktadırlar ve

zaman damgalı olarak gönderilen tüm belgeler, resmi evrak niteliği taşıyor.

Mitsubishi Electric’ten maske üreticilerine destek

“Evden uzaya” kadar çok sayıda sektörde ileri teknoloji çözümleriyle öne çıkan Mitsubishi Electric,

pandemi döneminde önemli bir rolü bulunan steril maske üreticilerine dünya çapında destek sunmaya

başladı. Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan e-F@ctory uygulamaları için ilk basamakta yer

alan iQ Monozukuri paketleriyle işlem, uygulama ve makinelerin her biri için en iyi çözümler sağlanıyor.

Maske imalat makinesi yapımında yardımcı olacak iQ Monozukuri FACEMASK çözüm paketi, ücretli

olan iQ Monozukuri CONVERTING ve iQ Monozukuri PACKAGING içinde yer alan fonksiyon bloklarının

düzenlenmesiyle oluşturuldu. Mitsubishi Electric, maske makinelerinde kullanılacak olan ürünleri için

fonksiyon bloklarını ve fonksiyon bloklarını açıklayan teknik dokümanları global web sitesinde kamuya

açık olarak paylaşıyor. iQ Monozukuri FACEMASK çözüm paketi, örnek konfigürasyon ve projelerle

makine üreticilerine rehber olması için hazırlandı. Maske üretimi için iki farklı konfigürasyonun yer

aldığı çözüm paketi içindeki fonksiyon bloklarını açıklayan teknik dokümanlar ve kullanım kılavuzları,

Mitsubishi Electric’in global web sitesinde kamuya açık olarak ücretsiz paylaşılıyor.öv



64

hotel restaurant

& hi-tech

ürünler

Profesyonel kablolama çözümleri için…

Türkiye kabinet sektöründe Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) onaylandığı ilk firma olan Estap, son

teknoloji kullanarak geliştirdiği ProLine duvar tipi kabinet serisi ile sektördeki farkını ortaya koymaya

devam ediyor. ProLine duvar tipi kabinetler özellikle ofis ortamları gibi daha az U boy gerektiren yatay

segmentler için Legrand mühendisleri tarafından özel olarak tasarlandı. Estetik görünümlü, profesyonel

ve kullanıcı dostu bir çözüm olmasının yanında güçlü ve kompakt yapısıyla da oldukça dikkat çekici

bir ürün. 80 kilogram taşıma kapasitesi ile bilgi ağı içerisindeki tüm ihtyaçlarınızı sağlıyor. Duvar tipi

çözümü ile birlikte tekerlek ve pinyon ayak kullanım imkanı ile de sizlerere dikili tip olarak masa altında

veya başka bir ortamda hizmet edebiliyor. Çıkarılabilen arka panel yapısı kabinetin kolay montajına

imkan verirken, kabinet duvara asılmadan önce içindeki cihazların kablolaması yapılabiliyor. Kabinette

bulunan 4 yönden ulaşım imkanı, üst-alt kablo girişleri, arka panelde bulunan kapaklı kablo giriş holü

ve opsiyonel olarak sunulan ek gövdeli kabinet seçeneği ile kullanıcılar için erişim ve kullanım kolaylığı

sağlamasının yanında düşük iş gücü, zamandan tasarruf ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor.

RATIONAL’den yeni iCombi Pro:

Profesyonel mutfaklar için yeni standart

Paket servisi yapan catering firmanları için zorluklar çeşitli olsa da, bunlara RATIONAL

tarafından verilen cevap basit: Akıl. Yeni iCombi Pro 4 akıllı fonksiyonu sayesinde önceki

modele kıyasla %50 daha fazla yükleme kapasitesine, %10 daha kısa sürede pişirme

yeteneğine ve %10 daha fazla enerji tasarrufu yapma kabiliyetine sahiptir. Ünite, kısmi

ya da tam yükleme farkı olmadan pişirme kalitesinden ödün vermiyor ve işi aynı sürede

tamamlıyor. iCombi Pro, sadece 12 dakika süren ultra hızlı ara temizlik sayesinde mutfaktaki

zaman kaybını ortadan kaldırıyor. iCombi Pro akıllı üretkenlik, verimlilik ve esnekliği

bünyesinde barındırıyor.

Eroğlu: “Yeşil Havalandırma

konseptine uygun çalışıyoruz”

Klima santralleri sektörünün öncü global markası Systemair, enerji verimliliği yüksek

ürünler geliştiriyor ve proseslerini düşük enerji tüketimine yönelik olarak sürdürüyor.

Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen küresel sürdürülebilirlik hedefleri

doğrultusunda toplumsal, ekonomik ve çevresel kalkınma için çalışan Systemair,

odağına aldığı çevre konusunda önemli çalışmalara imza atıyor. Çevre Koruma Haftası

kapsamında açıklamalarda bulunan Systemair HSK Genel Müdürü Ayça Eroğlu,

şirketin ürün geliştirmeden geri dönüşüme kadar tüm süreçte çevre odağıyla çalıştığını

söyledi. Eroğlu, hem Türkiye’nin LEED Gold sertifikalı ilk klima santrali fabrikası olarak

tesiste yaptıkları çalışmaları hem de işletmelere sağladıkları katkıları aktararak;

sürdürülebilirlik üzerine yaptıkları çalışmalarda hem çevre üzerindeki etkileri hem de

insanların giderek daha fazla zaman geçirdiği iç mekân iklimlerine yaptıkları olumlu

etkiler bakımından ürünlere odaklandıklarını söyledi.

Profesyonel ürünler, projelere

uygun sistemler…

Kablo kanalı sistemleri, yapıların enerji dağıtımı veya haberleşme için kullanılan

tesisatlarında, izole elektrik kablolarının güvenli bir şekilde taşınması, sabitlenmesi ve

desteklenmesinde önemli görevleri yerine getiriyor. Panasonic Life Solutions Türkiye

tarafından geliştirilen VİKO by Panasonic marka kablo kanalı sistemleri ise alanında kalitesi

ve teknolojisi ile öne çıkıyor. Güvenli kullanım ve estetik görünüm sunan VKD serisi sistem

ve kablo kanalları, kolay montaj beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için tasarlanmış

bulunuyor. Viko45 ürün gamı ise kullanıcılarını kullanışlı, şık, geniş fonksiyonlu ve teknolojiye

hizmet eden priz seçenekleriyle buluşturuyor. VİKO by Panasonic’in hayatı kolaylaştıran kablo

kanalı sistemleri; güvenli kullanım ve estetik görünüm sağlıyor. Fabrikalar, iş merkezleri,

alışveriş merkezleri, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları, kamu binaları için ideal çözümler

yaratıyor. Hızlı kurulum, IP40 ve kolay montaj özellikleriyle de beklentileri en iyi şekilde

karşılıyor.



More magazines by this user
Similar magazines