Konfeksiyon Teknik November 2020

istmagmagazin

Konfeksiyon Teknik November 2020

ISSN 2148-9246

KYSD’nin

Katkılarıyla

CLOTHING TECHNOLOGY MAGAZINE

KASIM NOVEMBER 2020

www.konfeksiyonteknik.com.tr


www.etiketsizmarkalama.com


www.etiketsizmarkalama.com


İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ

News Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza Candan

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphics & Design

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

WEB DEVELOPER

Amine Nur YILMAZ

amine.yilmaz@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

S u b s cr i pt io n a n d C i rc ul at io n

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11

Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93

www.konfeksiyonteknik.com.tr

e-ma il: ali.erdem@img.com.tr

BASKI | Printed By | İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 Ekim Caddesi No: 11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

B Ö LG E T E MS İ LC İL İ KL ER İ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah Chinn

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Konfeksiyon Teknik is published monthly.

A dv e rt is em e n t s r e sp o ns ib il it ie s p u bl i sh e d

in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.


Hem kökleri merkezinin bulunduğu bölgede çok sağlam hem de bütün dünyada

kendini evinde hissediyor. Groz-Beckert’i farklı yapan özellik bu. Endüstriyel makine

iğnelerinin, hassas makine parçalarının ve sistemlerin dünyada lider üreticisi olarak,

ürünlerimizin ve servislerimizin kalite ve hassasiyet standartlarını mümkün olan en

yüksek seviyede tutuyoruz. Yaklaşık 9.000 çalışanımız ve örme, dokuma, keçe, tafting,

tarak ve dikiş alanlarında kullanılan yaklaşık 70.000 adet ürün çeşidimiz ile tekstil

endüstrisine en ideal desteği sunuyoruz. Ve 1852’den beri bu şekilde sizi hedeflerinize

ulaştırıyoruz.

Ücretsiz myGrozBeckert Uygulaması

Groz Beckert Turkey Tekstil Makine Parç.Tic.Ltd.Şti.

Gen.Ali Rıza Gürcan Cad.

Alparslan İş Merkezi No: 29 / 1-2-3

34169, Merter, İstanbul, Türkiye

T: 0212-9246868 | F: 0212-9246869

info.turkey@groz-beckert.com www.groz-beckert.com


6

EDİTÖR

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Yeni normalin, yeni kriterleri

2020, hem piyasa istikrarsızlığı hem de kitlesel dijital dönüşüm

açısından önemli bir değişim yılı oldu. Herkesin yeni normalin

nasıl olacağını ve buna nasıl adapte olmamız gerektiğini

konuştuğu bu günlerde çok büyük ve hızlı bir dijitalleşme

sürecindeyiz. Sağlam düzenlere sahip olmayan işletmeler

zorlanırken, iş sürekliliğini çeşitlendirmek ve sürdürmek için

hem bir fırsat hem de gereklilik olarak önemini artıran uzaktan

çalışma sistemine geçiş hızlandı.

Pandemi dünyayı yeniden şekillendirirken, yeni trendin

yükseldiğini gören işletmeler, dijital pazarlamaya yönelik

yatırımlarını artırıyor. Covid19 salgını tüm dünyanın eve kapanmasına

ve işlerini evden yürütürken dijitalleşmek zorunda

kalmasına yol açtı. Salgın, şirketlerin ve ülkelerin 2-3 yıl

bandında planladıkları dijitalleşme sürecini 2-3 ay kadar kısa

bir sürede gerçekleştirmelerine sebep oldu.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

Her yaştan insanın işlerini sürdürülebilir kılmaları için dijital

becerilerini geliştirmeleri gerektiğini gösteriyor. Gelişen teknoloji,

değişen şartlara süratle adapte olan yeni iş modellerinin

gelişmesine altyapı sunuyor. Geleneksel iş modelleri ile hayal

bile edilemeyecek milyarlarca dolarlık satış rakamları, bu yeni

iş modelleriyle gerçek oluyor. Tüm dünyanın geleceğe endişe

içinde baktığı bu zorlu pandemi sürecinde ekonomiler ağır

darbe almış olsa da bu kriz çok güzel bir fırsata dönüştürülebilir.

Bu kritik dönemi iyi yönetenler krizi fırsata bile dönüştürürken

oyunu kuralına göre oynamayanlar çok olumsuz etkileniyor.

Klasik satış kanallarının giderek etkinliğini kaybetmesi, dijital

dönüşümü planlı olarak yapan firmalar için önemli bir fırsat.

Yerli markaların global pazar içerisinde yer bulabilmeleri ancak

değişime adapte olmak ve doğru planlama yapılması ile

mümkün olabilecek gibi gözüküyor.

EDİTÖR

Dijital pazarlama, özellikle yeni normalde işletmelerin ürün

veya hizmet tanıtımı, hedef kitleye kolaylıkla ulaşma ve

satış potansiyellerini artırmada öncelikli tercihi. Geleneksel

pazarlamanın durağan yapısının aksine dijital pazarlamanın

dinamik olması, hızlı aksiyon alma, interaktif iletişime olanak

sağlama ve ölçülebilir olma gibi pek çok avantajı mevcut.

Küresel ve yerel tüm veriler dijital pazarlama yapmayan

şirketlerin rekabette geride kaldıklarını, pazar paylarını kaybettiklerini

gösteriyor. Geçmişte dijital pazarlamaya yatırım

yapmak, rekabette öne geçmek, daha fazla ciro yapmak

için tercih edilen bir araç gibi görülüyordu. Kısa vadede

olmasa bile, orta vadede şirketler için dijital pazarlama var

olup olmama konusuna dönüşecek gibi.


8

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Moda tutkunları sürdürülebilir

markalar istiyor

COVID-19 salgını, tüketicilerin moda endüstrisinde sürdürülebilirlik

beklentilerine ivme kazandırdı. Tüketiciler çevre dostu ürünlere

yönelmenin yanı sıra daha az ürün satın alıyor ve online kanalları

daha fazla tercih ediyor.

Yönetim danışmanlığı firması McKinsey & Company,

COVID-19 salgının küresel etkilerinden en

çok etkilenen endüstrilerden biri olan moda alanında

bir araştırma yayınladı. Avrupa’dan 2.000’i

aşkın tüketicinin paylaştığı görüşlere dayanan bu

araştırmaya göre, moda endüstrisi, yeni normale

hazırlanırken tüketicilerin sürdürülebilirlik alanında

artan hassasiyetini göz ardı etmemesi gerektiği

ortaya çıktı. Araştırmaya katılan tüketicilerin üçte

ikisi salgın sonrası iklim değişimine dair çalışmaların


9

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

yaşam biçimi için alışkanlıklarında ciddi değişimler

gerçekleştirdiklerini, yüzde 60’tan fazlası ise geri

dönüşüm ve çevre dostu paket kullanımına öncelik

verdiklerini ifade ediyor. Bu durum tüketicilerin

satın alma tercihlerine de yansıyor. Tüketicilerin

yüzde 67’si sürdürülebilir malzemeden yapılmış

ürünleri tercih ederken, yüzde 63’ü de markaların

sürdürülebilirlik yaklaşımlarının satın alma kararlarında

etkili olduğunu belirtiyor. Tüketiciler markaların

farklı coğrafyalardaki tedarikçilerinin çalışanları

da dahil olmak üzere tüm çalışanlarına etik davranmalarının

da önem taşıdığını vurguluyor.

COVID-19 ALIŞKANLIKLARI KALICI OLABİLİR

McKinsey araştırması gösteriyor ki moda endüstrisinin

etik ve sürdürülebilir bir duruş kazanmasının

yanı sıra değişen tüketim alışkanlıklarına da

uyum göstermesi gerekiyor.

her zamankinden daha fazla önem taşıdığına inanıyor,

yüzde 88’i ise çevre kirliliğinin azaltılması için

daha fazla emek verilmesi gerektiğini belirtiyor.

Artan hassasiyete paralel olarak tüketiciler, çevresel

etkilerini azaltmaya özen gösteriyor. Araştırma

katılımcılarının yüzde 57’si çevreye daha duyarlı bir

Genel olarak ekonomide yavaş bir iyileşme

öngörülüyor. Bu durum, tüketicilerin moda harcamalarına

da yansıyor. Araştırma katılımcılarının

yüzde 60’ından fazlası kriz sırasında modaya daha

az harcama yaptığını söylerken, yaklaşık yarısı kriz

geçtikten sonra bu eğilimin devam edebileceğini

ifade ediyor. Bununla birlikte, tüketicilerin giyim ve

ayakkabı harcamalarını azaltmadan önce aksesuar,

takı ve diğer isteğe bağlı kategorilerdeki harcamalarını

azaltmaları muhtemel görünüyor. Satın


10

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

katılan tüketicilerin yüzde 65’i, COVID-19 krizinin bir

sonucu olarak yeni koleksiyonların lansmanını geciktiren

moda markalarını destekliyor. Katılımcıların

yüzde 58’i ise krizle birlikte önceliklerinin değiştiğini

ve ‘yeni moda’ kriterinin kendileri için önemsiz hale

geldiğini belirtiyor. Bununla birlikte COVID-19 krizinin

bir sonucu olarak, katılımcıların yüzde 65’i daha

dayanıklı moda ürünleri almayı ve yüzde 71’i zaten

sahip oldukları eşyaları daha uzun süre saklamayı

planlıyor. Ayrıca, katılımcıların yüzde 57’si kullanım

süresini uzatmak için eşyalarını tamir etmeye

hazır olduklarını belirtiyor. Özellikle genç tüketiciler

arasında, COVID-19 krizinden sonra ikinci el ürünleri

satın alma eğilimi arttı.

alma davranışında değişiklik yapma söz konusu

olduğunda, genç tüketici segmentleri normalde

satın aldıkları ürünlerin daha ucuz versiyonlarını satın

almaya hazır olduklarını belirtiyor. Öte yandan

COVID-19 krizi, online kanallara yeni tüketiciler kazandırdı.

Krizden önce moda ürünlerini online kanallardan

satın almayan tüketicilerin yüzde 43’ü bu

kanalları kullanmaya başladı. Tüketicilerin yaklaşık

yüzde 28’i bundan sonraki dönemde de fiziksel

mağazalardan daha az alışveriş yapacaklarını öngörüyor

dolayısıyla online alışveriş trendi COVID-19

sonrası kalıcı bir eğilime dönüşebilir. Araştırma aynı

zamanda, moda tutkunlarının ‘yeni sezon’ beklentilerinde

de değişim olduğunu gösteriyor. Ankete

TÜKETİCİLERİN BEKLENTİLERİ

Yapılan araştırmaları değerlendiren McKinsey &

Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi; “CO-

VID-19 küresel salgını tüketicilerin odağını sağlığa

ve ekonomik önceliklere kaydırdı. Bu durumdan en

çok etkilenen sektörlerin başında moda endüstrisi

geliyor. Yeni normale salgının yoğun yaşandığı

dönemde kazanılan alışkanlıklar taşınıyor. Online

kanallara yönelim, daha az tüketme eğilimi ve döngüsel

modellerin kullanımının yanı sıra çevre odaklı

adımlar atmak da tüketicilerin ana gündeminde.

Salgının küresel etkilerinin yoğunlaştırdığı hassasiyetle

birlikte tüketiciler çevre dostu markalara yöneliyor,

iklim değişimine yönelik aksiyonlar alan firmaları

destekliyor. Dolayısıyla bugün giyim, ayakkabı ve

lüks ürünler sektörlerindeki oyuncular, ancak sürdürülebilirlik

taahhütlerini güçlendirerek ve değişen

tüketici alışkanlıkları doğrultusunda etik, döngüsel

ve yenilikçi modeller geliştirerek yeni normale hazır

hale gelebilecekleri düşünüyoruz. Bunu başaran

kurumların daralan pazar şartlarında dahi güçlü

başarılar elde etmeleri mümkün. Bu kapsamında

ülkemizde de moda ve tekstil endüstrisinden kurumların

rekabette kalabilmek, yeni pazarlara açılabilmek

ve yeni normale sağlam bir giriş yapmak için

bu trendleri göz önüne alarak stratejik davranmaları

gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.


12

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

‘Beyaz Altın’

geçmiş yıllarını özlüyor

Türkiye’ye 2019 yılında 60

milyar doların üzerinde

katma değer üreten tekstil ve

konfeksiyon sektörlerinin ana

hammaddesi pamuk ile ilgili

izlenen politikalardan sektör

paydaşları mutlu değil.

Kadim bir pamuk coğrafyası olan Anadolu

topraklarında, 2019 yılında Türk tekstil ve konfeksiyon

sektörlerinin ihtiyaç duyduğu 1,6 milyon ton

pamuğun yüzde 43 üretilebilirken, 1 milyar 571

milyon dolarlık pamuk ithalatına gidildi. Türkiye

için stratejik bir ürün olan pamuğun Türk ekonomisi

için önemi, “Pamuk Hakkında Gerçekler”

başlıklı oturumda masaya yatırıldı. Pamuk ile ilgili

yetkililer, Türkiye’nin pamuk politikasında aksayan

taraflara dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı

Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet

Hasdemir ve Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür

Yardımcısı Musa Demir, hükümetin pamuğa

verdiği desteği dile getirdiler.

Hasdemir: “Destek kısa sürede açıklanacak”

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel

Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, Tarım ve Orman

Bakanlığı’nın pamuk üretimine yönelik bakış açısını

özetlerken, Pamuk üreticisinin pamuk üretiminden

vazgeçtikten sonra tekrar pamuk üretimine

dönmesinin zor olduğunun farkındayız, pamuk

üretiminde sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz.

Tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin ihtiyacının

yerli üretimle karşılanmasını amaçlıyoruz. Bütün

politikalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturuyoruz”

diye seslendi.

Demir: “Türkiye ihracatı tekstil ve konfeksiyon

sektörleriyle öğrendi”

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin istihdam, üretim

ve ihracatta lokomotif olduğuna vurgu yapan

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı

Musa Demir, Türkiye’nin hem pamuk, hem tekstil,

hem de konfeksiyon üreticisi olan birkaç ülkeden

biri olduğunu bunun da bir zenginlik olduğuna dikkati

çekti. Türkiye’nin pamuğun ana hammaddesi

olduğu tekstil ve konfeksiyon sektörleri sayesinde

ihracatı öğrendiğini dile getiren Demir, “Türkiye

markalaşma ve tasarım alanlarında da tekstil ve

konfeksiyon sektörlerinin yürüttüğü projelerle gelişti.

Dünya genelinde iyi olduğumuz bu sektörler sayesinde

markaya dönüşmeliyiz. Pandemi nedeniyle

doğala bir dönüş var. Giyimde doğalın adresi pa-


14

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

muk. Dönüşüm ekonomisi önemli, tekrar kullanım

önemli. Pamuk, plastik ürünlere nazaran çevreye

daha az zararlı” değerlendirmesinde bulundu.

Balçık; “Bir yıl gecikmeli destek yarar sağlamıyor”

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık,

Anadolu’yu Kadim bir pamuk coğrafyası olarak

tanımladığı konuşmasında Anadolu topraklarının

pamuk üretimi için son derece verimli olduğunun

altını çizdi. Türkiye’nin 2019 itibariyle, dünya pamuk

alanlarının yüzde 1,54’ünü kullanarak, dünya

üretiminin yüzde 3,14’ünü gerçekleştirdiğinin altını

çizen Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık,

pamuğun alan verimliliği en yüksek ürün olmasına

rağmen üreticilerin diğer pamuk üreticisi ülkelere

göre daha az destek aldıklarını dile getirdi. Balçık,

“Pamukta yüksek verim ancak yoğun girdiyle

mümkün olabiliyor. Buna karşılık, dünya pamuk

fiyatları bazı ülkelerin pamuk üretimlerini telafinin

ötesindeki oranlarda desteklemelerine bağlı olarak

düşük seyrediyor” tespitinde bulundu.

Kestelli: “Pamukta 1 milyon ton üretim kritik eşik”

Pamuğa beyaz altın denmesinin sebebinin renginden

ziyade, ekonomik değerinden kaynaklı

olduğunu vurgulayan İzmir Ticaret Borsası Başkanı

Işınsu Kestelli, pamuğun ülkemiz açısından stratejik

bir ürün olduğunu savundu. “Toplam ihracatımızın

büyük çoğunluğunu teknolojik ürünler

yapamadığımız, tekstil ve konfeksiyon sanayinin

yarattığı istihdamı daha değerli alanlara kanalize

edemediğimiz ve pamuktan daha katma değerli

bir tarımsal ürün üretemediğimiz sürece pamuk

en stratejik ürünlerimizden biri olmaya devam

edecek. Pamuk üretimi kırılma noktasında. Bu

nedenle telafi edemeyeceğimiz bir sürece girilmemesi

için sektörün üzerinden mutabık kaldığı

en az 1 milyon ton stratejik üretim eşiği hedefine

uygun olacak şekilde pamuk üretiminin desteklenmesini

talep ediyoruz” diye seslendi.

Eskinazi: “Sürdürülebilirliğin anahtarı GDO’suz

Türk pamuğu”

Tüketicilerin sürdürülebilir ürünlere yönelik tercihleri

ve farkındalığı gün geçtikçe arttığı bilgisini

paylaşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör

Başkanı Jak Eskinazi, “Sürdürülebilir ürünler müşterilerimizin

taleplerine yansımış durumda. Sürdürülebilirlik;

çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları

ile bizim sektörümüzde önceliklerimiz arasında

yerini aldı. Sektörümüzün temel hammaddesi

olan pamuk, tekstil ve hazır giyim sektörleri için

vazgeçilmez doğal bir elyaf ve sektörümüzde

sürdürülebilirliğin öneminin artmasıyla pamuk da

daha önemli hale geldi” tespitinde bulundu.

Kaya: Petrolün alternatifi biodizelin

hammaddesi pamuk

Pamuk bitkisinin, işlenmesi açısından çırçır sanayisinin,

lifi ile tekstil sanayisinin, çekirdeği ile yağ

ve yem sanayisinin, linteri ile de kâğıt sanayisinin

hammaddesi olduğunu hatırlatan Şanlıurfa Ticaret

Borsası Başkanı Mehmet Kaya, Petrole alternatif

olarak pamuğun çekirdeğinden elde edilen yağın,

giderek artan miktarda biodizel üretiminde ham

madde olarak kullanılmakta olduğu bilgisini verdi.

Sağel: “Pamuk üretimi için coğrafyamız elverişli”

Türkiye’nin pamuk üretimi için elverişli bir ekolojiye

sahip olduğunu dillendiren Söke Ticaret Borsası Başkanı

Ahmet Nejat Sağel, dünya üretiminin % 80’ine

yakınının Türkiye’nin de içinde bulunduğu 7 ülke

tarafından gerçekleştirildiğine işaret etti. Söke’de

pamuk üretiminde teknolojiyi de kullandıklarını

anlatan Sağel, “Dünyada az sayıda ülke, iklimi ve

toprak yapısı bakımından pamuk tarımına elverişlidir.

Ege Bölgesi ve özellikle Söke’nin iklimi ve toprak

yapısı bakımından pamuk tarımına elverişli olması

pamuğa dayalı sanayinin gelişmesi için avantajdır.

Ülkemizin en verimli tarım arazilerini bünyesinde

barındıran ve “Pamuk Ambarı” olarak bilinen Söke


VAV’S NEW DENIM WARRIORS

PREDATOR

CMT 400-600

NEW GENERATION LASER MACHINE

HIGH AND NEVER-ENDING POWER

ECONOMIC PRICE

FIXED TABLE MODE

POWERED BY NEW WILMA 7 SOFTWARE

COMPATIBLE WITH FABRO-TECH SOFTWARE

BEST SOLUTION FOR SAMPLING PURPOSES

UPDATED DESTROY FUNCTIONS

ADVANCED PRODUCTIVITY

S U S T A I N A B L E

T E C H N O L O G Y

NEVER ENDING

POWER

LASER TUBE TECHNOLOGY

You can easily change the gas-mix

cartridge just like a printer.

CONVENTIONAL LASER TUBE

HIGH LASER MARKING COST (REFURBISHMENT)

DECREASING POWER DAY BY DAY

MATCHING PROBLEM BETWEEN LASER

MACHINE IN YOUR FACTORY

VERY HIGH MAINTANCE AND REPAIR COST

VERY LOW SECOND HAND PRICE

SMART LASER TUBE

LOW LASER MARKING COST

NEVER –ENDING POWER

PERFECT MACHING BETWEEN LASER

MACHINE IN YOUR FACTORY

LOW MAINTANCE AND REPAIR COST

HIGH SECOND HAND PRICE

info@vavtechnology.com

www.vavtechnology.com


16

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Ovasında makineli hasadın işlevselliği, yüksek

verimli yeni çeşitlerin ekilmesi, tarımda teknolojik

ekipmanların kullanılması ve artan üretici bilinci de

bu duruma katkı sağlamaktadır” diye seslendi.

Bilgiç; “Pamuk Çukurova’nın sembolü”

Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç ise;

pamuğun Çukurova’nın sembolü olduğunu ve

Çukurova’ya zenginlik katan bir ürün olduğuna

temas etti. Çukurova’nın pamuk üreticisi olduğu

için Adana’da pamuk sanayisinin gelişimine katkı

sağladığının altını çizen Bilgiç, “Beyaz altınımız pamuğun

tekrar eski günlerine dönmesinin sağlanması

için çalışıyoruz. Çukurova pamuğunun daha

katma değerli olması adına 2020 yılında Çukurova

Pamuğu coğrafi işaretini tescil ettik” dedi.

Çondur: “Pamuk üretim maliyetleri 2019’a göre

yüzde 30 arttı”

Pamuk üretim maliyetlerinin 2020 yılında, 2019 yılına

göre yüzde 30 arttığının altını çizen Aydın Ticaret

Borsası Başkanı Fevzi Çondur, pamuk üreticilerinin

serbest ithalattan dolayı ürünlerini, ithal pamuğun

yüzde 12 altında satmak zorunda kaldığını, serbest

ithalatın yerli pamuk üreticisini olumsuz etkilediğini

anlattı. Bazı iplik fabrikalarının yerli pamuk kullanmadığını

ifade eden Çondur, “Bu durum pamuk

üreticisini endişelendiriyor. İthal pamuk kullanan

fabrikalara yerli pamuk kullanma zorunluluğu

getirilmesi hem üreticiyi rahatlatacak hem de yerli

pamuğa talebi arttıracaktır” tespitini paylaştı.

Ertuğrul: “Türkiye dünyanın önde gelen

oyuncularından”

Sürdürülebilir modanın yeni değer ve rekabet alanını

organik pamuk olduğunu söyleyen Ege Giyim

Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Ertuğrul, bu

niş pazarda talebin her geçen gün büyümesinin;

markaları, perakendecileri ve kamu yönetimlerini

2025 yılına kadar dünya pamuğunun yüzde

50’sinden fazlasının daha sürdürülebilir yöntemler

ile tedarik etmeye teşvik ettiğini kaydetti. Ertuğrul

şöyle devam etti: “Hazır giyimde en önemli pazarımız

olan AB’de, çevre ve sağlıkla ilgili yaşanan

gelişmelerin bir sonucu olarak ekolojik ve sürdürülebilir

yaşam biçimi ön plana çıkmış bulunmaktadır.

Bu amaçla üretilmeye başlanan ürünlerinin,

katma değeri yüksek olması ve son zamanlarda

tercih ediliyor olması, Türkiye’nin küresel piyasalardaki

önemini arttırmaktadır.”

Piçon; “Yüzde 100 sürdürülebilir pamuk”

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD) olarak

2013 yılından bu yana Türkiye’deki pamuk

üretimini sürdürülebilirlik anlamında dönüştürmek

için büyük özveriyle çalıştıklarını dile

getiren İPUD Başkanı Leon Piçon, sektöre yön

verebilen birçok lider giyim ve tekstil markasının

2025 yılına kadar tedarik edecekleri ürünlerde

kullanılancak pamuğun %100’nün sürdürülebilir

kaynaklardan sağlanması yönünde hedefleri

olduğunu, bu hedeflerine ulaşmak için tedarikçilerini

zorladıklarını kaydetti.


18

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Yeni normalin

yükselen yıldızı

dijital pazarlama

We Are Social 2020 verilerine göre,

Türkiye’de 62 milyon internet kullanıcısı

var. Veriler, nüfusunun yüzde 75’i internet

kullanıcısı olan Türkiye’deki işletmelerin,

rekabette var olabilmek için dijital

pazarlamaya yatırım yapmalarının

önemini gösteriyor.

Pandemi dünyayı yeniden şekillendirirken online

alışveriş alışkanlıkları da her geçen gün artıyor.

Bu trendin yükseldiğini gören işletmeler, dijital

pazarlamaya yönelik yatırımlarını artırıyor. Nüfusun

büyük bir bölümünün aktif internet kullanıcısı

olduğu Türkiye’de faaliyet gösteren işletmeler,

dijital pazarlamaya yaptıkları yatırımları artırıyorlar.

Statista tarafından açıklanan veriler, dünyada

dijital reklam harcamalarının hızla arttığını, yıl

sonuna kadar bu harcamaların 384 milyar doları

aşacağına işaret ediyor. Statista tarafından açıklanan

verilere göre, 2021’de pazar hacminin 435

milyar dolara çıkması öngörülüyor.

Dijital pazarlama müşteriye açılan kapı

We Are Social 2020 verilerine göre, nüfusu 82 milyonu

aşan Türkiye’de 62 milyon internet kullanıcısı

bulunuyor. Bu rakam, nüfusun yüzde 75’ine karşılık

gelirken, 54 milyon kişi aktif olarak sosyal medyayı

kullanıyor. Ülkemizde kullanıcı bazında günde ortalama

7,5 saat internete bağlı kalınıyor. Bu durum,

markaları arama motorlarında üst sıralarda çıkmak

ve kolay bulunmak için reklam vermeye yöneltiyor.

Türkiye gibi tüketicilerin dijital ortamı sık kullandığı bir

ülkede dijital mecralar büyük ve önemli bir pazar

haline geliyor. KOBİ’ler başta olmak üzere birçok işletme,

dijital pazarlamada doğru stratejiyi belirleme

ve etkili adımlar atma konusunda çaba gösteriyor.

Tüketiciye dijitalde ulaşamayan işletmelerin

geleceği yok

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yaş

ortalamasının 30 olduğu Türkiye’de, yaş grubuna

paralel olarak sosyal medya kullanımının yoğun

olduğuna değinen EG Bilişim Teknolojileri CEO’su

Gökhan Bülbül, Avrupa’da sosyal medya kullanım

oranına bakıldığında Türkiye’nin ilk sıralarda yer

aldığını kaydediyor. KOBİ’lerin dijital pazarlama

sayesinde sektör fark etmeksizin potansiyelini artıracağının

da altını çizen Bülbül, “Küresel ve yerel

tüm veriler dijital pazarlama yapmayan şirketlerin

rekabette geride kaldıklarını, pazar paylarını

kaybettiklerini gösteriyor. EG Bilişim Teknolojileri

olarak Türkiye pazarındaki küçük ve orta ölçekli

işletmeleri, hedeflerine hızlı şekilde ulaştırıyoruz.

Artık işletmeler, ürünlerini, çözümlerini tanıtmak için

daha proaktif davranmak ve internette seslerini

duyurmak zorundalar. Geçmişte dijital pazarlamaya

yatırım yapmak, rekabette öne geçmek, daha

fazla ciro yapmak için tercih edilen bir araç gibi

görülüyordu. Kısa vadede olmasa bile, orta vadede

şirketler için dijital pazarlama var olup olmama

konusuna dönüşecek” bilgisini veriyor.

Vakit harcamada 7. sıradayız

Türkiye, We Are Social rakamlarına göre, dünya sıralamasında

internet erişiminde 31. sırada yer alırken,

internette geçirilen vakit sıralamasında 7. sıraya

yükseliyor. Mobil internet kullanımında ise Türkiye

58 milyonun üzerinde kullanıcı ile günde ortalama

4 saat mobil internet kullanıyor. Türkiye nüfusunun

yüzde 94’ü mobil cihazlardan internet kullanıyor.

KOBİ’lerin yüzde 71’i “dijital” dedi

Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 71’inin ürün veya hizmetlerini

tanıtmak için dijital platformları kullandığına

dikkat çeken Bülbül, “Dijital pazarlamanın ölçülebilir

sonuçlarını doğru kullanan, buradan elde

ettiği dönüşleri işlerine yansıtan işletmeler satış hacimlerini

katlıyorlar. Özellikle Google Analytics gibi

web analiz araçlarıyla müşterilerinin trafiğini analiz

edip etkili kararlar alabiliyorlar. e-ticaret siteleri,

müşterilerini daha iyi tanıyarak, dijital pazarlama

bütçelerini etkin bir şekilde yönetebiliyor” dedi.


Siz de katılın,

KYSD’ye üye olun...

Sektörümüzün sorunlarına çözüm bulmak, gücüne güç katmak,

temsil kabiliyetini arttırmak ve sektörümüzü el ele verip daha

yukarılara taşımak için siz de KYSD ailesine katılın.

KYSD - KONFEKSİYON YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ

GİYİMKENT SİTESİ, 11. SOKAK NO: 66A ESENLER - İSTANBUL T: 0212 438 12 96-97 F: 0212 438 12 98

www.kysd.org.tr kysd@kysd.org.tr


20

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Messe Frankfurt İstanbul

Türk ihracatını arttırıyor

Messe Frankfurt Istanbul pushes

Turkish exports up

780 yıllık başarılı geçmişi ile dünya etkinlik sektörünün lider ve

efsane kuruluşu Messe Frankfurt’un önemli bir parçası olan Messe

Frankfurt İstanbul 20. Yılını kutluyor.

As an important part of 780-year-old Messe Frankfurt, the leader and

the legendary establishment of event organizing industry in the world,

Messe Frankfurt Istanbul has been celebrating its 20th anniversary.


21

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

With almost 800-year experience, Messe

Frankfurt is the global leader in the fair organizing

industry. Its portfolio of over 100 fairs in

around 30 countries offers the exhibitors the

opportunity to increase their international

trade volume and discover the world’s most

dynamic markets. The pandemic has caused

a lot of cancellations or postponements

in the schedules of the company.

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım

Tayfun Yardım, General Manager of Messe Frankfurt Istanbul

Representing Messe Frankfurt fairs in Turkey,

Messe Frankfurt Istanbul has been successfully

turning its 20th year. We conducted an exclusive

interview with Tayfun Yardım, general

manager of Messe Frankfurt Istanbul, to ask

the effects of the pandemic, the prescription

to the trade disturbances of the disease, the

present situation of the industry, suggestions

and recommendations for the exhibitors and

visitors. He offered more in the talk.

Would you start with furnishing us with the

information about the foreign structure of

Messe Frankfurt, a legendary fair organizing

company which celebrates its almost 800th

anniversary, in general and about the

position of Messe Istanbul in particular?

Messe Frankfurt is the largest fair, congress

and event organizer of the world in its field.

The company has been serving to 190

countries with its 30 affiliated companies

employing 2,600 people. Our company,

which organizes over 150 fairs of which more

than half are in Germany, is a public establishment

owned 60% by Frankfurt Municipality

and 40% by Hessen State.

Messe Frankfurt Istanbul International Fair

Organization Ltd. was established in the year

2000. The main idea behind establishing a

company in Turkey was to determine the Turkish

market and to adopt the manufacturing

areas. Our company has been striding to

lead Turkish exporters to new markets. It gives

us a special pride to see that the companies

which we serve have been influential players

in international markets and to contribute to

the export volume of our country.

Can you tell us the main headlines

of the milestones of 20 years of Messe

Frankfurt Istanbul?

More than 3000 Turkish companies had the

opportunity to exhibit their products and

services and establish new business connections

in our fairs organized for different

sectors in 40 cities around the world for 20

years. We are proud to have successfully

organized dozens of successful organizati-

Yaklaşık 800 yıllık deneyime sahip olan Messe

Frankfurt, fuar düzenleme endüstrisinde küresel

liderdir. Yaklaşık 30 ülkede 100’den fazla

fuardan oluşan portföyü, katılımcılara uluslararası

ticaret hacimlerini artırma ve dünyanın

en dinamik pazarlarını keşfetme fırsatı sunuyor.

Pandemi, şirketin programlarında birçok iptal

veya ertelemeye neden oldu. Türkiye’deki

Messe Frankfurt fuarlarını temsil eden Messe

Frankfurt İstanbul, 20. yılını başarıyla dolduruyor.

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun

Yardım ile pandeminin etkilerini, hastalığın

ticaret rahatsızlıklarına reçete, sektörün mevcut

durumu, katılımcı ve ziyaretçilere öneri ve önerileri

sormak için özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportajda daha fazlasını sundu.


22

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Fuarcılıkta bir efsane olan ve neredeyse

800. Yılını kutlayan Messe Frankfurt’un yurt

dışı yapılanmasından ve onlar içinde Messe

İstanbul’un öneminden ve pozisyonundan

bahseder misiniz?

“Messe Frankfurt, kendi fuar alanına sahip olan,

dünyanın en büyük fuar, kongre ve etkinlik organizatörüdür.

Messe Frankfurt, 190 ülkeye hizmet

veren 30 iştirakı ile dünya çapında 2600 kişiye

istihdam sağlamaktadır. Her yıl, yarısından çoğu

Almanya dışında olmak üzere 150’dan fazla fuar

organize eden şirketimiz, %60 oranındaki hissesi

Frankfurt Belediyesi’ne, %40 oranındaki hissesi ise

Hessen Eyaleti’ne ait olan bir kamu kuruluşudur.

Messe Frankfurt İstanbul Uluslararası Fuarcılık Limited

Şirketi, 2000 yılında kurulmuştur. Türkiye’de

bir şirket kurmanın altında yatan temel fikir, Türkiye

pazarının tanımlanması ve üretim alanlarının

benimsenmesidir. Firmamız, Türk ihracatçılarına

yeni pazarlara açılması konusunda özel bir çaba

göstermektedir. Hizmet verdiğimiz firmaların uluslararası

pazarlara etkin birer oyuncu olduklarını

görmek ve ülkemizin ihracatına katkı sağlamak

bizlere büyük gurur veriyor.”

ons notably Automechanika Istanbul and

Motobike Turkey, during last 20 years. However,

what makes us happy as the Messe

Frankfurt Istanbul family is the growth of our

companies in 20 years and the contribution

we have made to the export volume our

country has reached.

You organize the world’s largest fairs in

their sectors such as Heimtextil, Ambiente

and Automechanika. Are there other fairs

in which Turkey is in the first-three national

exhibitors? Does Messe Frankfurt Istanbul

Turkey assume a role for Messe Frankfurt

events or operations outside Turkey or its

only mission is about the participation

of Turkish companies in Frankfurt fairs

and organizations held in Turkey such as

Automechanika Istanbul?

Not only in Frankfurt but in many of our international

fairs, our companies clearly reflect

the production potential of our country

with the increasing participation rate every

year. Over 300 companies participated in


24

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Messe Frankfurt İstanbul’un 20 yılının kilometre

taşlarının ana başlıklarını söyler misiniz?

“20 yıl boyunca dünya çapında 40 şehirde

farklı sektörlere yönelik düzenlenen fuarlarımızda

3000’in üzerinde Türk firması ürün ve hizmetlerini

sergileme, yeni iş bağlantıları kurma fırsatı buldular.

Türkiye’de de başta Automechanika Istanbul

ve Motobike Istanbul olmak üzere, geçen 20 yılda

onlarca başarılı organizasyona imza atmış olmanın

haklı gururunu yaşıyoruz. Ancak bizleri asıl mutlu

eden, firmalarımızın 20 yılda kaydettiği büyüme ve

Messe Frankfurt İstanbul ailesi olarak ülkece ulaştığımız

ihracat hacmine sağladığımız katkıdır.”

Heimtextil, Ambiente ve Automechanika gibi

sektörlerinde dünyanın en büyük fuarlarını organize

ediyorsunuz. Bunlarda ve diğer fuarlarınızda

Türkiye’nin katılımda ilk üçe girdiği fuarlar var mıdır?

Messe Frankfurt İstanbul’un Türkiye operasyonları

dışında Messe Frankfurt etkinliklerinde rolü var

mıdır yoksa sadece Türk firmalarının Frankfurt

fuarlarına katılımı ile Automechanika İstanbul’un

organizasyonu ile mi ilgileniyor?

“Sadece Frankfurt değil, yurtdışı fuarlarımızın birçoğunda

firmalarımız, her yıl yükselen katılım grafiği

ile ülkemizin üretim potansiyelini net bir biçimde

yansıtıyor. Dünyanın lider ev tekstili fuarı Heimtextil’de

bu yıl Türkiye’den 300’ün üzerinde firma standı

yer aldı ve katılım gösteren ülkeler arasında en

büyük sergi alanı ülkemize aitti. Giyimlik kumaş fuarlarımızdan

Texworld Paris’te uzun yıllardır katılım-

Heimtextil, the most leading home textile

fair of the world, this year and the largest

exhibition space belonged to us. At Texworld

Paris, one of our clothing fabric fairs, we

are the second country with the highest

number of exhibitors after China, with the

interest shown by our exhibitors to the fair for

many years. Leading automotive industry

fair Automechanika, the ISH trade fair for

our construction and energy sectors, and

many more in our fair Light + Building, Turkey

is among the countries with the greatest

participation. As Messe Frankfurt Istanbul,

we also intend to ensure the continuity of

this development. Not only in Istanbul Motobike

and Automechanika Istanbul which we

organize in Turkey, no matter where in the

world, we are aiming minimum one Turkish

exhibitor to take place in all of our fairs.

During the pandemic, the fair industry

was one of the most affected industries.

What do you expect during and after the

normalization process?

Recently, we often hear the expressions of

“normalization” and “new normal”. From

the beginning of 2020, the global coronavirus

pandemic is challenging the event

industry, as there are numerous reasons

that have forced humanity to change their

daily lives and living conditions throughout


26

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

cılarımızın fuara gösterdikleri ilgi ile Çin’in ardından

en çok katılımcısı olan 2. ülke konumundayız. Lider

otomotiv endüstrisi fuarı Automechanika, yapı

ve enerji sektörlerine yönelik fuarlarımızdan ISH,

Light+Building ve daha birçok fuarımızda Türkiye,

en fazla katılım gösteren ülkeler arasında yer alıyor.

Messe Frankfurt İstanbul olarak bizler de bu gelişimin

sürekliliğini sağlamak niyetindeyiz. Sadece

Türkiye’de düzenlediğimiz Motobike Istanbul ve

Automechanika Istanbul değil, dünyanın neresinde

olursa olsun her fuarımızda en az 1 Türk firmanın

katılımcı olarak yer almasını hedefliyoruz.”

Pandemi sürecinde fuarcılık sektörü fazla

etkilenen sektörlerden birisi oldu. Normalleşme

sürecinde ve sonrasında neler bekliyorsunuz?

“Son dönemde “normalleşme” ve “yeni normal”

ifadelerini sıklıkla duyuyoruz. İnsanoğlunun yaklaşık

200 bin yıllık tarihi boyunca günlük yaşamlarını ve

yaşam koşullarını değiştirmeye zorlayan sayısız nedenlerde

olduğu gibi, 2020’nin başından itibaren

küresel korona virüs pandemisi etkinlik endüstrisine

meydan okuyor. Fakat takdir edersiniz ki 780 yıllık

süreçte birçok pandemi, savaş, ekonomik ve politik

kriz döneminden geçildi. Bu dönem hem dünyada

hem de Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcı

olacak ve fuar alanı algısı da değişime uğrayacak

gibi bir beklenti olsa da; pandemi gibi sıkıntılı

dönemler aslında süregelen süreçleri hızlandırıyor

ya da yavaşlatıyor. Dijitalleşme ve güvenlik gibi

konular zaten gündemimizdeydi, pandemi sadece

bu noktada süreci hızlandırıyor. Günün sonunda

ister aydınlatma, ister otomotiv, ister tekstil işi yapın

üretici de, tüketici de insan. İnsan sosyal bir varlık

olarak her zaman yüz yüze görüşmeyi tercih eder.

Fiziksel görüşmenin kısıtlandığı ya da fizibilitesinin

olmadığı durumlarda dijital platformlar elbette

ki teknolojinin bizlere sunduğu çok güzel bir fırsat.

Ancak, insanlık tarih sahnesinde olmaya devam

ettiği sürece ve Messe Frankfurt’un platformlarının

780 yıldır mümkün kıldığı gibi, ticari fuar endüstrisinin

en önemli başarı faktörü, yüz yüze görüşmeler

olmaya devam edecektir. Messe Frankfurt olarak

pandemiden sonra düzenlediğimiz ve önümüzdeki

dönemde düzenleyeceğimiz tüm organizasyonlarda

koridor genişliklerinin ve minimum stant alanlarının

artırılması, koridorlarda tek/çift yön trafik uygulamaları,

yeme-içme alanlarındaki düzenlemeler

ve düzenli sağlık kontrolleri ile temelinde sosyal

mesafeyi korumaya yönelik önlemler alıyoruz.”

Messe Frankfurt İstanbul’un Türkiye’de organize

edeceği yeni etkinlikler var mı?

“Yurtdışı fuarlarımızda işbirliği içinde olduğumuz

ihracatçı birlikleri ve derneklerden Türkiye’de yeni bir

etkinlik düzenlemememiz yönünde sık sık öneriler alıyoruz.

Elbette bizler de doğru zamanda, doğru sektörlere

yönelik bir fuar organizasyonu için değerlendirmelerimizi

sürdürüyoruz. 18-20 Kasım 2020 tarihleri

its nearly 200,000-year history. But as you

may understand, in the 780-year period

many pandemics, wars, economic and

political crises have passed. During this period,

both in Turkey and around the world

it will be the beginning of a new era and

although the expectations as an exhibition

area will undergo a change in perception;

tough periods such as a pandemic

actually accelerate or slow down ongoing

processes. Issues such as digitalization and

security were already on our agenda, the

pandemic accelerates the process only at

this point. At the end of the day, whether

it is lighting, automotive or textile, both

the manufacturer and the consumer are

human. As a social being, human always

prefers to meet face to face. In cases

where physical meeting is restricted or

there is no feasibility, digital platforms are

of course a very good opportunity offered

by technology. However, as long as humanity

remains on the stage of history, and

as Messe Frankfurt’s platforms have made

possible for 780 years, the most important

success factor of the trade fair industry will

continue to be face-to-face meetings.

As Messe Frankfurt, we take measures to

maintain social distance on the basis of

increasing corridor widths and minimum

stand areas, one / two-way traffic practices

in the corridors, regulations in food and

beverage areas and regular health checks

in all the organizations we organize after

the pandemic and will organize in the

upcoming period.

Will there be any new events Messe

Frankfurt will organize Istanbul in Turkey?

We welcome a lot of suggestions from the

collaboration of exporters’ unions and

associations which we cooperate in our

foreign fairs about organizing a new event

in Turkey. Of course, we continue our evaluations

for a fair organization for the right

sectors at the right time. We will provide

platform infrastructure for the Virtual Hometex

Turkey 2020 digital event, which will be

organized by Denizli Exporters Association

and Denizli Chamber of Industry between

18-20 November 2020, and bring international

visitors from the home textile industry

together with our companies, and we will

provide international marketing services

for more than 100,000 company officials

all over the world. In the near future, we will

work on similar digital projects in different

sectors with our other export associations.


İmalat

www.ataimalat.com


28

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

arasında Denizli İhracatçılar Birliği ve Denizli Sanayi

Odası’nın organize edeceği, ev tekstili sektöründen

uluslararası ziyaretçileri firmalarımızla buluşturacak

‘Virtual Hometex Turkey 2020’ dijital etkinliği için

platform altyapısı ve tüm dünyada 100.000’in üzerinde

firma yetkilisine yönelik uluslararası pazarlama

hizmeti sunacağız. Yakın gelecekte diğer ihracatçı

birliklerimizle de farklı sektörlerde benzer dijital projeler

üzerinde çalışmalarımız olacaktır.”

Yeni dönem için potansiyel katılımcı ve

ziyaretçilere tavsiyeleriniz nelerdir?

“Pandemi ve uluslararası seyahat kısıtlamalarının

devam ettiği bir dönemdeyiz. Bu süreçte, uluslararası

ticaret fuarlarının ileri tarihlere ertelenmesi

veya iptal edilmesi hem üretici hem de satın almacı

firmalar için yeni ürünler ve yeni iş bağlantılarına

yönelik aylardır devam eden bir ihtiyaç doğurmuş

durumdadır. Ticaret fuarları düzenlenmediği sürece

üretici firmalar yeni ürün ve hizmetlerini potansiyel

müşterilerine sergileme imkanı bulamazken,

satın alma profesyonelleri de kendi pazarlarındaki

talebi karşılayacak yeni tedarikçilerle buluşma

şansı bulamıyor. Uluslararası ticaret fuarları tekrar

açıldığında pandeminin etkisi devam edecek,

katılımcı ve ziyaretçi sayılarının eski seviyeye ulaşması

elbette zaman alacaktır. Ancak firmalarımıza

tavsiyemiz, fuar için seyahat edebildikleri müddetçe

tüm kişisel sağlık önlemlerini alarak fuarlarımıza

iştirak etmeleri, pandemi ile doğan “krizi fırsata

çevirme” şansını kaçırmamaları yönündedir. Hibrit

fuar uygulamalarımızla, sizler fuarlarımızda katılımcı

olduğunuz sürece, aynı anda hem fiziksel hem de

dijital platformdaki varlığınız sayesinde seyahat

edemeyen ziyaretçiler bile ürünlerinizi dijital ortamda

görüntüleyecek, sizinle canlı iletişime geçebileceklerdir.

Bu sayede yeni iş bağlantıları kurarak kısa

sürede fuar yatırımınızı ihracata dönüştürebilirsiniz.”

What are your recommendations to

prospective exhibitors and visitors for

the new term?

We are in a period where pandemic

and international travel restrictions

continue. In this process, postponing or

canceling international trade fairs for

future dates has generated a need for

new product arrangements and new

business connections for both manufacturers

and purchasers. Unless trade fairs

are organized, manufacturers cannot

find the opportunity to present their new

products and services to their potential

customers and purchasing professionals

cannot find the chance to meet new

suppliers that will meet the demand

in their markets. When the international

trade fairs reopen, the effect of

the pandemic will continue, and it will

take time for the number of exhibitors

and visitors to reach the previous level.

However, our advice to our companies

is that they take all personal health

precautions as long as they can travel

to the fair and take part in our fairs, not

to miss the chance to “turn the crisis into

an opportunity” arising from the pandemic.

With our hybrid fair applications, as

long as you are participating in our fairs,

even visitors who cannot travel will be

able to view your products in digital environment

and communicate with you

live thanks to your presence in both physical

and digital platforms. In this way,

you can convert your fair investment

to export in a short time by establishing

new business connections.

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım

Tayfun Yardım, General Manager of Messe Frankfurt Istanbul


İZER - FABRİKA

Fabrika : Çobançeşme Mah. Mithatpaşa Cad.

Söğütlü Sk. No: 3/5 Yenibosna

Bahçelievler / İSTANBUL

Telefon : 0212 447 35 47

Telefon : 0212 447 35 48

Fax : 0212 447 35 40

Gsm : 0554 582 60 55

Mail : fabrika@izerfermuar.com

İZER - ZEYTİNBURNU

Zeytinburnu Mağaza : Telsiz Mah. Balıklı Yolu

No: 62 Zeytinburnu / İSTANBUL

Telefon : 0212 664 06 66

Telefon : 0212 664 06 68

Gsm : 0555 803 04 86

Mail : zeytinburnu@izerfermuar.com

İZER - BAĞCILAR

Bağcılar Mağaza : Fatih Mah. Maslak Cad.

No: 90/A Bağcılar / İSTANBUL

Telefon : 0212 551 78 44

Telefon : 0212 551 78 62

Telefon : 0212 551 87 62

Fax : 0212 551 69 59

Mail : bagcilar@izerfermuar.com


30

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

KOBİ’lerin

sıkça yaptığı 5 hata

Her yıl temel hatalar yüzünden birçok KOBİ faaliyetlerine

son verme noktasına gelmektedir. Bu temel

hataların ortadan kaldırılması KOBİ’lerin uzun ömürlü

olmasını ve sürekliliğini doğrudan etkilemektedir.

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Generali Sigorta,

KOBİ’leri başarısızlığa sürükleyen 5 hatayı paylaştı.

Pazarı ve rakipleri yeterince tanımamak

Mevcut pazarın dinamikleri ve rakip oluşumların günümüze

kadar yaptıkları KOBİ’lerin faaliyetlerini ve sürekliliklerini

doğrudan etkileyen faktörlerdir. KOBİ’lerin

sıkça yaptığı hataların başında, girilecek pazarın ve

rakip analizlerinin yapılmaması ya da eksik yapılması

gelmektedir. KOBİ’ler ürün ve hizmetlerini sundukları

pazarın tüm dinamiklerine hakim olmalıdırlar.

Pazarlamayı göz ardı etmek

KOBİ’lerin yaptığı belki de en kritik hataların başında

pazarlamayı önemsememek gelmektedir. KOBİ’nin

ürettiği ürün ya da sunduğu hizmet ne kadar iyi

olursa olsun, sektördeki rakip markalar arasında öne

çıkmak, doğru hedef kitlelere, doğru yöntemlerle

ulaşmak için pazarlama kritik önem taşımaktadır.

KOBİ’ler pazarlamayı bir gider kalemi olarak değil,

gelir kalemi olarak görmeli, mutlaka mevcut bütçelerinden

pazarlama çalışmalarına pay ayırmalıdırlar.

Çalışanları önemsememek

Bir işletmenin en önemli ve güçlü yanlarından biri,

çalışan işgücüdür. Unutulmamalıdır ki, mutsuz personel,

verimsiz personeldir. KOBİ’ler yalnızca ürün

ve hizmetlerin üretimine ve satışına değil, çalışan iş

gücünün verimliliğine ve motivasyonunu da odaklanmalıdır.

İşletmede en iyi verimliliği yakalamak

için, personelin motivasyonunun artırılması yönünde

çalışmalar yönetim süreçlerine dahil edilmelidir.

Dijitalleşmeye mesafeli olmak

Dijitalleşme son yıllarda KOBİ’ler için gereklilik değil,

zorunluluk durumda. Hem verimliliklerini hem de

karlılıklarını artıracak dijital yatırımlara mesafeli duran

KOBİ sayısı geçen yıllara göre azalsa da, KOBİ’lerin

büyük bir bölümü dijitalleşmeye mesafeli yaklaşmaktadır.

Bilgi, finans, insan, teknik altyapı gibi alanlardaki

yetersizliklerin yanı sıra dijital dünyanın ve yeni teknolojilerin

karmaşık gelmesi KOBİ’lerin dijitalleşirken

karşılaştıkları temel sorunları başında gelmektedir.

Ortak akla mesafeli olmak

KOBİ’lerin büyük bölümünde alınan kararlar, işletme

sahibinin ya da işletme yöneticisinin tek başına

aldığı kararlardır. Bu durumun olumlu getirileri kadar

olumsuz getirileri de söz konusudur. Özellikle günümüzdeki

rekabet ve yönetim anlayışı, pazarlamanın

ve satışın mevcut dinamikleri, dijitalleşmede gelinen

nokta gibi birçok unsur, ortak aklın gerekliliğini ortaya

koymaktadır. İşletme sahipleri ve yöneticiler işletmeyle

ilgili kararlar alırken çalışanlarından veya alanında

uzman isimlerden mutlaka fikir almalı, yönetim süreçlerine

bu kişileri de her daim dahil etmelidirler.


32

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

İlk kez ihracat yapanlar

2,2 milyar dolar kazandırdı

Çıkış yolunu ihracatta arayan işletme sayısı her

geçen gün artıyor. Yılbaşından bu yana TL karşısında

Euro ve doların yüzde 30-40 değer kazanması,

işletmelerin döviz kazanma iştahını da artırdı.

2020’nin 9 aylık döneminde ilk

kez ihracat yapan 12 bin 244

firma Türkiye’ye 2,2 milyar dolar

kazandırdı. Küçük ebatlı ihracat

taşımaları nedeniyle uluslararası

lojistikte parsiyel taşıma talebi

de ciddi olarak arttı.

SelTrans Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun

Yüksel, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine

göre bu yıl ilk kez ihracat yapanların sayısının 12

bin 244’e ulaştığını ve bu firmaların Türkiye’ye 2,2

milyar dolar kazandırdığını kaydetti.

“500 ADET, BİN ADET DEMEDEN İHRACAT

YAPIYORLAR”

Yüksel, dövizdeki artışın ihracatçının TL bazında

karlarını yükselttiğini vurgulayarak, “İç pazarda bu

karlılıkların olmadığını gören küçük üreticiler de ihracata

yöneldi. Küçük üreticiler 500 adet, bin adet

demeden dış pazarlara ürün satmaya odaklanıyor”

dedi. Bu durumun lojistik sektörüne yansımaları hakkında

değerlendirmelerde bulunan Yüksel, küçük

üreticilerin ihracat hacminin artmasıyla uluslararası

taşımacılık yapan araçlardaki ‘parsiyel taşıma’

talebinin ciddi şekilde arttığını da sözlerine ekledi.


www.cag-tek.com.tr

Merkez: Sanayi Mh. Sancakl› Cd. Gürbüz Sk. No: 22 Güngören - İstanbul

Tel: (0212) 553 17 81 - 557 09 22 - 556 16 48 Faks: (0212) 556 04 12

Fabrika: Sanayi Mah. Kanarya Cad. Kale Sk. No: 14 Güngören - İstanbul

E-mail: info@cag-tek.com.tr


34

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Coronavirüs’te

ikinci dalga

beklentisi

Tüm dünyaya yayılan ve

etkileri hala devam eden

Kovid-19 salgınına karşı

korunma yöntemlerinden

birinin maske olduğunu

belirten Arizon Maske Yönetim

Kurulu Üyesi Mehmet Özden,

hem yetişkinler, hem de

çocuklar için 3 katlı cerrahi

maske, nano maske, pamuklu

maske ürettiklerini söyledi.

Vatandaşlarımızın maske takma konusunda

duyarlı ancak yine de çok bilinçli davranmadıklarını

dile getiren Arizon Maske Yönetim Kurulu

Üyesi Mehmet Özden, maskenin kendi hijyeni

kadar üretim aşamasındaki hijyen koşullarının

da oldukça önemli olduğunu vurguladı. Firma

olarak önceliklerinin maskenin hijyenik bir ortamda

imal edilmesini sağlamak ve son kullanıcıya

kadar olan zaman dilimini de hassasiyetle

takip ederek yine güvenli bir kullanım imkanı

sağlamak olduğunu belirten Özden, çalışmaları

hakkında sorularımızı cevaplandırdı.

Öncelikle firmanızı biraz tanıyabilir miyiz?

Sektöre hangi konularda hizmet veriyorsunuz?

“Firmamız Arizon Yapı ile ana iş kolu olarak inşaat

sektöründe faaliyet gösteren bir yapıya sahip

bulunuyorduk. Ta ki 2019 yılı Kasım ayında Çin’de

başlayarak tüm dünyaya yayılan ve etkileri hala

devam eden Covid-19 pandemisi ortaya çıkana

kadar... Şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı

Hasan Hüseyin Sarıbacak ile istişare ederek

dünyada ortaya çıkan önceki salgınlardan farklı

olarak Corona Virüs’ün Çin’deki yayılma seyrini

dikkatle takip ettiğimiz bir sürece dahil olduk

ve hali hazırda hizmet verdiğimiz inşaat sektöründen

bağımsız olarak Arizon Medikal adıyla

yeni bir şirket kurduk. Ve 2020 Ocak ayında ilk

kez daha salgın Türkiye’de henüz ortaya çıkmamışken

makine parkuruna yatırım yaparak Çin’e

gönderilmek üzere Beylikdüzü’nde yer alan

fabrikamızda Sağlık Bakanlığı onayı ile cerrahi

maske üretimi yapmaya başladık. Ocak ayından

itibaren; 25 makine parkuru ile imalat yapan

fabrikamız ile iç pazarda kamu kurumlarına,

özel kurumlara ecza depolarına ve marketlere

satış yaparak her geçen gün gelişen ve büyüyen

hacmimiz ile yoluna hızlı bir şekilde devam

ediyoruz. Bugün ise 60 kişilik uzman ekibimiz ve

50 makine parkurumuz ile günlük 1 milyon adet

üstünde maske üretim kapasitesine sahibiz.”


Siz hayal edin

Biz üretelim...

Profesyonel ve kaliteli hizmet anlayışımızla

çözüm ortağınız olarak her zaman yanınızdayız.

AKKEM TEKSTİL DIŞ. TİC. LTD. ŞTİ.

MEZBAA YOLU ARDIÇ SOK. GÖKTAŞ İŞ MERKEZİ

KOCASİNAN / İSTANBUL

TEL: +90 212 451 19 70-71 FAX:+90 212 451 19 72

web: www.akkem.com.tr | e-mail: satinalma@akkem.com.tr


36

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Üretmiş olduğunuz maske çeşitleri ve kullanım

alanları hakkında neler söylemek istersiniz?

Hayatımızda maskenin önemi nedir? Kaliteli bir

maskede olması gereken özellikler nelerdir?

“Ürünlerimiz hakkında bilgi vermem gerekirse

maskelerimiz Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı, ISO, CE,

Inca ve Ekotest geçerlilik belgelerine sahip ve 3 katlı

özelliktedir. Ayrıca Lastikli, tek kullanımlık, yüksek

filtrasyonlu ve burun kısmı demirlidir. 70 gr ağırlığındaki

cerrahi maskelerimiz 1 kutuda 50’li adet maske

ve kutu içeriği ise 10’lu şeffaf ambalajlı olarak

paketlenmiş şekildedir. Ürün gamı olarak ise cerrahi

maske, nano maske, pamuklu maske ve aynı şekilde

cerrahi, nano ve pamuklu maske özellikli çocuk

maskelerimiz mevcuttur. Yetişkin kadın – erkek ve kız

- erkek çocuk maskesi olarak ayrı paketlerde satışını

yapıyoruz. Ürünlerimiz hem B2B hem B2C hedef

kitleye hitap ediyor. İç pazarda kamu kurumlarına,

özel kurumlara ecza depolarına ve marketlere satış

yapıyoruz. Ayrı zamanda www.arizonmedikal.com

adresinde online satışımız bulunuyor.

Biz vatandaşlarımıza paketli maske almalarını ve

mutlaka etiketine göz atmalarını öneriyoruz. Buna

göre Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı, ISO ve CE belgelerine

sahip, 3 katlı ve yüksek filtrasyonlu ve burun

kısmı demirli olan maskelerin tercih edilmesi sağlıklı

kullanım açısından daha uygun olacaktır. Firma olarak

bizim önceliğimiz, maskenin hijyenik bir ortamda

imal edilmesi sağlamak ve son kullanıcıya kadar

olan zaman dilimini de hassasiyetle takip ederek

yine güvenli bir kullanım imkanı sağlamaktır.”

Önümüzdeki süreçte gerek ulusal, gerekse

uluslararası arenada firmanız adına ulaşmayı

planladığınız hedefler nelerdir? Bu konuda

yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

2020 Ocak ayından itibaren yılın ilk 7 ayında

toplam 150 milyon adet (tekli adet) maske üretimi

ve satışı gerçekleştirdik. Ve Şimdilerde KN95 model

maskelerin üretimi için gerekli alt yapıyı oluşturarak

üretime başlamaya hazırlanıyoruz. Yılsonuna doğru

el dezenfektanı üretimine yönelik ayrıca yatırım

yapmayı planlıyoruz. Ve yine bu yıl içerisinde yine

Afrika pazarına giriş yapmayı hedefliyoruz.”

Aktarmak istediğiniz herhangi bir mesaj var mı?

“Vatandaşlarımız yüzümüzü kapatsın da ne tür

maske olursa olsun anlayışında olabiliyorlar ancak

hava yoluyla bulaş riski olan Kovid-19 virüsü için en

önemli tedbirlerden biri de doğru maske seçimidir.

Merdiven altı üretimle ve açıkta satılan maskeler

halk sağlığı için güvenli değildir. Maskenin kendi

hijyeni kadar üretim aşamasındaki hijyen koşulları

da oldukça önemlidir. Biz vatandaşlarımıza paketli

maske almalarını ve mutlaka etiketine göz atmalarını

öneriyoruz. Ülkemizdeki ve dünyadaki vaka

sayılarını günlük olarak takip ediyor ve Hem Dünya

Sağlık Örgütü (WHO)’nün hem de Sağlık Bakanlığı’nın

açıklamalarına büyük önem veriyoruz.

12 Ekim’de kademeli olarak açılmasından sonra

çalışan büyük bir kesimin de tekrar ofislerine dönecek

olmasıyla birlikte toplu taşıma kullanımının

daha çok artacağına dikkat çekmek istiyoruz, olası

bir ikinci dalga beklentisi için biz firma olarak stok

konusunda oldukça titiz davranıyoruz ve de üretim

planlamamızı bu sürece göre organize ediyoruz.

Firma alt yapısı olarak ikinci dalga riskine karşı hazırlıklı

bulunuyoruz. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün

6-11 yaş arası çocukların maske takmasının koronavirüsün

yayılmasını azaltacağı konusunda yapmış

olduğu uyarılarını da titizlikle takip ediyoruz.”

“Çocuklar ebeveynlerini örnek alıyor bu nedenle

maske kullanımında büyüklere görev düşüyor”

“Toplumun her ferdine büyük görev düştüğü mesajını

vermeyi bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu konuda

biz firma olarak çocuklarda maske kullanımını teşvik

etmek amacıyla renkli ve desenli maskeler üretiyoruz.

Çünkü bu maskeler görsel açıdan dikkat çekici olması

nedeniyle çocukların daha çok ilgisini görüyor.

Firmamız tarafından üretilen Arizo çocuk maskeleri

eğlenceli desenleriyle hem çocukların renkli dünyasına

hitap ediyor hem de Covid-19’a karşı koruma

kalkanı oluşturuyor. Pandeminin ilk ortaya çıktığı dönemden

bu yana büyük bir mücadele içindeyiz. Ülke

olarak devletimizle, sağlık çalışanlarımızla ve de halkımızla

bu salgına karşı verilen mücadele de önemli

yollar kat ettik. Bizler de maske üreticileri olarak

büyüklerini örnek alan çocuklar için de ebeveynleri

ve yetişkin bireyleri doğru maske seçimi konusunda

daha çok bilinçlendirmeyi hedefliyoruz.”

“Bir yandan salgınla bir yandan merdiven altı

üretimle mücadele ediyoruz!”

“Merdiven altı diye tabir edilen ve hem hijyenik olmayan

ortamlarda üretilip yine hijyenik olmayacak

şekilde satışa sunulan maskelerin kullanımı konusunda

vatandaşların dikkatli olması gerekiyor. Dünyayı

kasıp kavuran böyle bir hastalıkla mücadele

kapsamında halk sağlığını hiçe sayan bu üreticilerin

bilinç ve vicdan yoksunu olduklarını ve hem insan

sağlığına zarar verdiklerini hem de kayıt dışı üretim

nedeniyle ülke ekonomisine zarar verdiklerini ifade

etmek isterim. Hastalıkla mücadele kapsamında

merdiven altı üreticilerle de mücadele ediyoruz,

son olarak bu konuda denetimlerin daha çok sıklaştırılması

gerektiğinin üzerinde durmak istiyorum.”


38

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Koelnmesse CEO’su:

“Köln’deki ticaret fuarlarımızı

dört gözle bekliyoruz!”

CEO of Koelnmesse:

“We are looking forward to

our trade fairs in Cologne!”

Küresel koronavirüs krizinin uluslararası ticaret

fuarı organizasyonu üzerinde muazzam

sonuçları oluyor ve birçok sektör için etkileri

olan tüm lokasyonlarda fuarların tekrar tekrar

iptal edilmesine ve ertelenmesine neden

oluyor. En kapsamlı etki 21 Eylül 2020’de Messe

Frankfurt tarafından duyuruldu ve bu da

Frankfurt’ta 2021 Mart’ına kadar kendi fiziki

ticaret fuarları düzenlemeyeceğini belirtti. Bu

The global coronavirus crisis is having tremendous

consequences on the international trade fair

business and leading to repeated cancellations

and postponements of events at all locations, with

impacts for numerous sectors. The most sweeping

effect was announced on 21 September 2020 by

Messe Frankfurt, indicating that it would not be

organising physical trade fairs of its own at the location

in Frankfurt up through and including March


39

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

of 2021. Against this overall backdrop, the management

of Koelnmesse takes the following position:

Gerald Böse, President and Chief Executive Officer

of Koelnmesse: “The timing of the Frankfurt decision

is surprising, especially with the trade fair market

now coming back to life in Germany, too. But

every trade fair location has to face the effects of

the pandemic in its own way and take decisions of

its own based on the particulars of its own portfo-

genel arka plana karşı, Koelnmesse yönetimi

aşağıdakişekilde pozisyon aldı: Koelnmesse

Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Gerald Böse:

“Frankfurt kararının zamanlaması şaşırtıcı,

özellikle ticaret fuarı pazarı artık Almanya’da

da hayata dönüyor. Ancak her ticaret fuarı

lokasyonu, salgının etkileriyle kendi yöntemleriyle

yüzleşmeli ve kendi portföyünün

ayrıntılarına göre kendi kararlarını almalıdır.


40

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Doğal olarak, biz burada, Köln’de, yakın gelecekte

ticaret fuarı alanlarımızda fuarlar düzenlemeye

başlama planlarımızı sürdürmeye devam

edeceğiz. Bu planlar, katılımcılarımız ve ziyaretçilerimizle

kapsamlı bir şekilde teati ve koordine

edilmiştir. Sektörler, ticaret fuarlarına yeniden

katılmaya başlamak istiyor – bu da doğal olarak

her zaman sağlığa öncelik verilmesine ve tabii ki

yetkililerin onaylarına bağlı.”

Koelnmesse Yönetim Kurulu Üyesi ve

Operasyon Direktörü Oliver Frese:

“Burada, Kuzey Ren-Vestfalya’da, özellikle

Düsseldorf’taki meslektaşlarımızın Karavan

Salonunda gösterdiği gibi, ticaret fuarı operasyonları

artık belirli koşullara tabi olarak devam

edebilir. İlgili sektörlerin her birinin ihtiyaçlarına

göre yönlendirilen her bir olay için bu şekilde

ilerleyeceğiz. Yeni yılın hemen başında, daha

önceki olayların uluslararası boyutuna dönmesini

beklemiyoruz. Katılım çok daha odaklı hale

gelecektir: Kasım ayındaki sanat fuarları daha

çok Alman pazarı etrafında dönecek; örneğin,

Ocak ayında imm cologne’deki vurgu, ağırlıklı

olarak Avrupa’ya yönelik olacak. Ama ticaret

fuarları gerçekleşecek. Etkinliklerimize katılımcılarımız

ve partnerlerimizle yakın istişare içinde

titizlikle hazırlanacağız. Müşterilerimizin ticaret

fuarlarımızın temel uzmanlık alanlarında neye

ihtiyaç duyduklarını biliyoruz ve diğer ticaret

fuarlarını zenginleştirmek için ilk kez tamamen

dijital olarak düzenlenen gamescom ve DMEX-

CO @home deneyiminden yararlanacağız.

Kendimize güveniyoruz ve Köln’deki ticaret

fuarlarımızı dört gözle bekliyoruz!”

lio. Naturally, we here in Cologne will continue

to pursue our plans to begin organising fairs on

our trade fair grounds in the near future. These

plans have been discussed and coordinated

extensively with our exhibitors and visitors. The

sectors want to start taking part in trade fairs

again – always subject to the premise of safety

and, of course, approvals by the authorities.”

Oliver Frese, Executive Board Member and

Chief Operating Officer of Koelnmesse:

“Here in North Rhine-Westphalia, as our colleagues

in Düsseldorf in particular have shown in

the case of Caravan Salon, trade fair operations

can now resume, subject to certain conditions.

This is how we will proceed for each individual

event, guided by the needs of each of the sectors

involved. We do not expect a return to the

international dimensions of previous events right

at the beginning of the new year. Participation

will become much more focussed: the art fairs in

November will revolve more around the German

market; the emphasis at imm cologne in January,

for instance, will be heavily directed towards

Europe. But the trade fairs are going to take place.

We will meticulously prepare them in close

consultation with our exhibitors and partners. We

know what our customers need in the key fields

of expertise of our trade fairs, and we will benefit

from the experience of gamescom and DMEX-

CO @home – which were held in purely digital

form for the first time – to enrich the other trade

fairs in our portfolio with additional digital reach

at a global level. We remain confident and look

forward to our trade fairs in Cologne!”


42

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

LG ve NET-A-PORTER’dan

sürdürülebilir giyim koleksiyonu

LG Electronics (LG), yıllarca kullanılabilecek şekilde sınırlı sayıda

tasarlanmış, yüksek kaliteli, doğal malzemelerden üretilmiş, çevreye

duyarlı bir giyim koleksiyonu sunmak için önde gelen online lüks moda

perakendecisi NET-A-PORTER ile el ele veriyor.

LG tarafından sunulan ve yalnızca NET-A-POR-

TER’da satılacak olan kapsül koleksiyon, tüketicilerin

daha sürdürülebilir yaşamasına yardımcı olacak.

Koleksiyon aynı zamanda, Dünya Ekonomik

Forumu’nun yılda 400 milyar USD’ye mal olduğunu

tahmin ettiği küresel moda atığı sorununun çözümüne

katkı sağlamak amacıyla tasarlanan NET

SUSTAIN platformunun da bir parçası olacak. Bu

kampanya için LG ve NET-A-PORTER, kendini moda

sürdürülebilirliğine adamış Mara Hoffman, Le Kasha

ve Bondi Born markalarıyla işbirliği yaptı. Ortaya

çıkan parçalar, kuru temizleme gerektirmeden,

yüzde 100 makinede yıkanabilir malzemelerden

oluşturuldu ve uzun yıllar dayanacak şekilde tasarlandı.

Özel koleksiyonun satışından elde edilen

gelirin yüzde 20’si ise, çevre kuruluşlarına bağışlanacak.

LG’nin #CareForWhatYouWear kampanyasının

bir parçası olan girişim, ev aletleri ve tüketici

elektroniği şirketinin yarınları daha iyi hale getirmek

için küresel karbon ayak izini azaltma taahhüdüne

de destek veriyor. LG’nin çok uluslu kampanyası

tüketicileri, uygun yıkamayla kumaş hasarını azaltarak

giysi israfıyla mücadeleye yardımcı olmaya

davet ediyor ve dayanıklı, çevre dostu giysiler satın

almanın, giysileri yeniden tasarlamanın ve kullanılmayan

giysileri, bu giysileri kullanabilecek kişilere

vermenin çevresel faydalarını vurguluyor. Geçen

yıl LG, 2030 yılına kadar küresel operasyonlarından

net sıfır karbon emisyonu elde etmeyi taahhüt

eden agresif “Sıfır Karbon” girişimini duyurdu. Giysi

bakım çözümleri söz konusu olduğunda dünyanın

en büyük ismi olan LG, çamaşır verimliliği ve kumaş

bakımı hakkında da çok şey biliyor. LG’nin gelişmiş

giysi bakımı üçlüsü - AI DD , DUAL Inverter Isı

Pompalı kurutucu ve Şekillendirici içeren çamaşır

makinesi - ile tüketiciler, elektriği daha verimli

kullanarak gezegen üzerindeki etkiyi en aza indirirken

en sevdikleri giysilerin ömrünü uzatabiliyor.

LG Electronics Ev Aletleri ve Hava Çözümleri Şirketi

Başkanı Dan Song, “Giysi bakım çözümlerinde bir

dünya lideri olarak, çevresel sürdürülebilirlik söz

konusu olduğunda bir sorumluluğumuz olduğunu

hissediyoruz ve NET-A-PORTER ile ortaklık, bu yöndeki

güvenilirliğimizi katlanarak artırıyor. Yenilikçi

ürünler ve girişimler aracılığıyla LG, dünyayı daha

iyi bir yer haline getirmeye ve hayatın şimdi ve

uzun süre gelecekte iyi olmasını sağlama konusundaki

derin bağlılığını gösteriyor” dedi.


44

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Moda Tasarımı & Haute Couture

Latince “Modus” tan gelen Moda sözcüğü “oluşmayan sınır” anlamı taşımaktadır.

Bu günkü anlamıyla yol, şekil, tarz, usul, hareket, davranış, konuşma, yazma, yaşam

biçimi vb. genel anlamlarının yanı sıra insanların gündemde olan giyinme biçimini

tanımlar. “Tasarım” sözcüğü ise Latince “des+ignare” kökünden gelir ve “işaret

etmek”, “belirtmek”, “planlamak”, “resmetmek, “bir model veya şekil olarak kurmak

anlamına gelir.(Barbarasoğlu, 1995, s.26). Moda bir dil, toplumsal bir varlık olmayı,

iletişim kurmayı Hedefleyen dilin tersine, iletişimin bizatihi kendisi olmaya amaçlar.

(Baudrillard, 2002: 147). Moda toplumda en önemsiz gibi görünen kişiyi dahi o toplumun

bütünün temsilcisiymiş gibi gösterip öne çıkarma potansiyeline sahiptir.

“Moda” sürekli değişim sürecinde olan bir kavram olarak tanımlandığından bireylerin

yaşadığı toplumlara, yaşam felsefelerine hitaben farklı düşünceleri yansıtmaktadır.

Giysiler ise kişilerin bireysel özelliklerini, statü, yaşam tarzı ve duygularını yansıtmaktadır.

Tasarım kumaş ve devamında tasarlanan giysi, duygusal ve düşünsel his ile deneyimlediğimiz

ve bunu yansıtmak istediğimiz yaşantılarımızda ilk önde yer alan dışa

vurum aracıdır. Giysi ilk önce tasarım ile ilişkilendirilmektedir. Ancak tasarlanan ürünün

sanatla olan ilişkisi kumaş, giysi, moda, sanat, giyilebilen sanat konseptleri birbiri

içine geçmesini de kaçınılmaz kılmaktadır.

Yalın haliyle ilk unsuru örtünmede kullandığımız ve asıl ihtiyaçlarımız olarak ilişkilendirdiğimiz

giysi, olabildiğince uzun bir müddet sosyal ve psikolojik anlamıyla bizi ne

şekilde temsil ettiği, kendimizi nasıl hissettirdiği yönünde kavramlar çerçevesinde ele

alınmaktadır. Temsil edilen, bu büyük kavramların içerisindeki önemli unsurlardan

birisi de giyilebilir sanat Haute Couture olmaktadır.

İmran Güney

Moda ve Tekstil Tasarımcısı

Haute Couture 17. Yüzyıl da ilk adımları atılan Haute Couture akımı, 19. Yüzyılın sonlarında

günümüz anlamını kazanmıştır. Haute Couture, Fransızca bir moda terimi olup

Türkçe okunuşu (otkutür) dur. Müşterinin özel siparişi üzerine hazırlanan, özel dikim giysi

anlamına gelmektedir. Tam olarak karşılığı ise “yüksek dikiş” anlamına gelmektedir.

Genellikle üst gelir seviyesinde elit müşterilerin ölçülerine ve beğenisine göre hazırlanan

yüksek kaliteli dikilen giysidir. Müşterisinin tercihlerine göre tasarımcının tasarımında

değişiklikler yapabilmesine olanak sağlamaktadır. Abiye ve gelinlik müşterinin özel

günlerine hitap etmesi nedeniyle bu noktada bir örnek olabilir fakat haute couture sadece

abiye ile sınırlı olmayıp müşterilerin günlük giyim ihtiyaçlarını da karşılamaktadır.

Genel bilinenin aksine haute couture müşterinin çoğunluğunu cemiyet hayatı,

ünlüler değil, adını dahi bilmediğimiz çok zengin ailelerin mensupları oluşturmaktadır.

Haute couture dikilen tasarımlar ciddi maliyet fiyatlardan başladığı gibi uzun

bir iş süresi yoğun el emeği gerektiren işlemler olup bu noktada yüksek fiyatlara mal

olmaktadır. Haute Couture ciddi mesai saati uğraşlar sonucu tamamen insan emeğine

ve becerisine dayalı bu akım, yalnızca özel bir kesime hitap etmektedir.

Kişiye özel tasarımda fiziksel işlevselliğinin yanı sıra ürün, kullanıcısının özel isteklerine

göre özellikle kullanıcısının sosyolojik ve psikolojik isteklerine kullanılacak konsepte

göre değişkenlik göstermektedir. Özel tasarımda ana fikir o ürünün o kişiye özel

olması ve başkalarına göre uygunluk arz etmemesidir ancak bu tanımlama alışıla

gelmişin dışında giyilebilir sanat ve giysi tasarımı biçiminde farklılıklar gösterebilir.

İşlevselliğin önemli olduğu tasarım çözüm odaklıdır. Böylelikle Moda Tasarımı Haute

Couture tasarım amacı doğrultusunda ilerler ve müşterisinin ihtiyacına göre şekillenmektedir.

Tasarım kavramında önemli olan tüm nesneler detaylardan meydana

gelmektedir dolayısıyla tasarımı önemli kılan onun detaylarında saklı olmasıdır.

Haute Couture tasarımcının olması gereken özelliklerinden biri ise tüm detayları

yakalayabilecek iyi bir gözleme sahip olması bunun için güncel modayı takip

etmesi bunu yapabilmek için ise moda tarihi dönem hareketlerinin, gelişmeleri

hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Haute couture tasarımcı beden üzerinde

kumaşla uygulamalarda bulunurken adeta bir heykeltıraş gibi sanatını icra

etmekte bunun yanı sıra uyguladığı ürün tasarımcının imza karakterini yansıtmaktadır.

Tasarım sürecindeki teknikler tasarım kalitesini oluşturduğu gibi tasarımcının

dışavurumunun da katkıda bulunduğunu göstermektedir.


46

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Genç

tasarımcılar

geleceğe

yürüyor

Uludağ Tekstil İhracatçıları

Birliği (UTİB) tarafından bu

yıl onuncusu düzenlenen

Türkiye Ev Tekstili Tasarım

Yarışması’nda finale kalan

birbirinden değerli projeler

arasında dereceye giren

yarışmacılar düzenlenen

törenle ödüllerini aldı.

UTİB tarafından bu yıl onuncusu düzenlenen Ev

Tekstili Tasarım Yarışması’nda ödüller sahiplerini

buldu. Alanlarında uzman jüri üyeleri tarafından

belirlenen on finalist arasından dereceye giren

proje sahipleri online olarak düzenlenen programla

ödüllerini aldı. Moderatörlüğünü Gazeteci Funda

Karayel’in yaptığı, T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı

Rıza Tuna Turagay ve Türkiye İhracatçılar Meclisi

(TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin de konuk olduğu

programda jüri üyelerinin değerlendirmeleri ile

Feel the Textures Projesi ile Dilara Övet birinci olurken,

Ecoprint Projesi ile Berna Acar ikinci ve Fungi

Projesi ile Ayşe Katılmış üçüncü oldu.

10 yıldır dereceye giren tasarımcıların yüzde 97’si

sektörde çalışıyor

Programın açılış konuşmasını yapan UTİB Yönetim

Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, yarışmanın

düzenlendiği on yıl boyunca dereceye

giren gençlerin yüzde 97’sinin tekstil sektöründe,

tasarım alanında çalışmaya başlamasının

kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Pınar Taşdelen

Engin, “Bu yarışmayı gerçekleştirirken hedefimiz

tekstil tasarımı okuyan arkadaşlarımızın kariyer

planları içerisinde ev tekstilinin de düşünmelerini

sağlamak. Sanırım bu konuda başarılı da olduk.

Yarışma sürecinde her öğrencimizin kendileri-


47

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

ni geliştirebilmeleri için vakit ve fırsatları oldu.

Bugün de üç öğrencimiz ödüle layık görüldü

ancak on finalistimizde çok şanslı, verdiğimiz

eğitimleri çok güzel değerlendirdiler ve yeni

normale bir adım önde başlayacaklar. Biz zaten

UTİB olarak da düzenlediğimiz eğitimlerimizi artık

tamamen eğitim ödüllerine çevirdik. Öğrencilerin

eğitimine yapılan yatırımın gerçekten en

büyük ödül olduğunu düşünüyoruz” dedi.

“Dünyada artır sürdürülebilirlik ve sorumlu üretimtüketim

revaçta”

T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay,

tasarım yarışmalarının tekstil ve hazır giyim sektörünün

gelişimi açısından önemine vurgu yaparak,

ev tekstil sektörünün ihracatımıza verdiği

katkıyı değerlendirdi. Bakan Yardımcısı Turagay,

Türkiye’nin 2019 yılında 2.4 milyar dolarlık ev

tekstili ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek “2020

yılın ilk on ayında 1,6 milyar Dolarlık ihracatımız

olmuş. Tamam yüzde 9.8’lik bir düşüş var ancak

Mart, Nisan, Mayıs dönemi ile Haziran, Temmuz,

Ağustos dönemini karşılaştırdığımızda ev tekstili

ihracatımızda yüzde 75’lik artış var. 2018 yılından

bu yana gerçekleştirdiğimiz en yüksek aylık ihracatı,

241 milyon dolar ile geçtiğimiz Eylül Ayı’nda

gerçekleştirmişiz. Evet doğru yoldayız ama artık

dünya sürdürülebilirlik ve sorumlu üretim-tüketime

gidiyor. Hepimiz bu gerçeğin farkındayız.

Tasarımı yapabilen, modasını ortaya koyabilen

ve tasarımla bir şekilde ürünü birleştirebilenler bu

dönemde başarılı olabiliyor. Ev tekstili bizim çok

güçlü olduğumuz bir alan, dünya rakamlarına

baktığımızda biz dünyada dördüncü sıradayız.

Dünyadaki ihracat içindeki toplam pazarda

50.4 milyar dolar ile yüzde 4.1’lik paya sahibiz. En

büyük ihracatçı yüzde 7.7’lik pay ile Çin ama yeni

süreçle birlikte gelen yeni normlar küresel tedarik

zincirlerini de değiştiriyor. Bu nedenle Uzakdoğu

ve Çin tek başına bu bağımlı pazardan kurtulmak

istiyorlar. Bu durum bizim için bir avantaj. Biz

ev tekstilinde ürünlerimizi gelişmiş ülkelere rahatlıkla

satabiliyoruz. Bu potansiyelimizi en iyi şekilde

değerlendirmemiz lazım” dedi.

“Genç tasarımlarımızın hayalleri

geleceğimizi oluşturacak”

TİM Başkanı İsmail Gülle ise pandeminin getirdiği

olağanüstü koşullara rağmen bu yarışmanın devam

ettirilip, düzenlemesinin gurur verici olduğunu

söyledi. Yarışmanın bu yıl ‘Sürdürülebilirlik ve Sorumlu

Üretim-Tüketim’ temasıyla gerçekleştirilmesinin

önemli olduğuna değinen TİM Başkanı İsmail

Gülle, “Artık tek başına üretmek yetmiyor, sürdürülebilir

bir altyapının da oluşturulması gerekiyor.

Önümüzdeki dönemde önemi daha da artacak

bir şekilde sürdürülebilir bir üretim ve ihracat süreci

yürütmemiz ve bizim bu sorumluluğumuzu daima

yaşatmamız gerekiyor. Bu manada ev tekstili sektörünün

de ciddi bir yol aldığını belirtiyorum. Aynı

zamanda biz TİM olarak dış ticaret fazlası veren

bir Türkiye sloganı ve hedefiyle çıktığımız bu yolda

emin adımlarla yürümemizi sağlayan sektörümüzün

başarılarını tebrik ediyoruz. Gençlerimizin

düşüncelerini, hayallerini, tasarımlarını dikkate

almayan sektörlerin geleceğinin sınırlı olduğunu

biliyoruz. Bizler gençlerimizin katkıları ile dünyanın

birçok bölgesindeki üreticilerle kolaylıkla rekabet

edebiliyoruz. Artık ‘Made in Turkey’ logosunu ürünlerimize

gururla koymak ve bu logoyla ürünlerimizi

satmak en büyük hedefimizdir” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar 132 kişi ödül aldı, 10 kişi yurt dışında

eğitim hakkı kazandı

UTİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yarışma Komitesi Başkanı

Aslı Türkün Karaçor’da düzenlenen yarışmaya

on yılda yaklaşık iki bin kişilik başvuru aldıklarını

belirterek, şunları söyledi: “130 kişiye ödül verdik

ve bu öğrencilerimizden 10 tanesi yurt dışında

eğitim gördü. Yurtdışında eğitim gören arkadaşlarımızdan

bazıları çok önemli başarılar elde etti.

Örneğin 2012 yılında ödül alan Ozanhan Kayaoğlu

Amerika’daki eğitiminin sonucunda Newyork Fashion

Week’te çok başarılı bir defile gerçekleştirdi.

2017 yılında ödül kazanan Duygu Emel Semercioğlu’nun

tasarımları Milano Design Week’te

sergilendi. Ayrıca 2018 yılında ödül kazanan Ezgi

Vural’ın tasarımları da Tabu Markası’nın düzenlediği

Idesxport Yarışması’na katıldı ve bu yarışmada

birincilik kazandı. Bu başarı hikayelerini duydukça

bizler çok daha mutlu ve motive oluyoruz.”


48

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Screen printing prepress system

Vastex has introduced a prepress system for screen

printing shops comprised of performance-matched

components that significantly reduce prepress

time and increase registration accuracy. The

package includes a Washout Booth to clean, inspect

and develop screens; a Semi-Automatic Screen

Coater to precisely apply emulsion; a Drying

Cabinet to cure the emulsion; an LED exposing

unit to expose the emulsion; and a Pin Registration

System to preregister screens as well as accurately

register screens onto the press. The stainless steel

Washout Booth, model VWB-3627, comes with a

frosted acrylic back panel and backlight to aid in

visual inspection of the screen and frame during

cleaning, inspection and final development.

Foot-pedal operation of the wall-mounted C-1000

Semi-Automatic Screen Coater lowers the screen

at a constant rate, allowing application of the

emulsion with greater uniformity than possible

using manual methods. Variable heat and filtered

airflow of the Dri-Vault Model VDC-253610 Screen

Drying Cabinet cure coated screens in as little as

20 minutes. The E2-5236 LED Exposing Unit, with

0.37 kW vacuum generator, exposes one 130 x 90

cm screen or two 60 x 90 cm screens in as little as

20 seconds, and achieves tight screen-to-glass

contact in as little as 6 seconds for sharp reproduction

of fine detail. The VRS Pin Registration

System allows an operator to align film positives

on all screens in register prior to exposing them,

and to clamp each screen to the press in register

in approximately three minutes per screen, greatly

increasing press time, output and profit. Prepress

package components are also offered separately

by the company, along with other screen printing

and DTG printing equipment including Infrared

Conveyor Dryers, manual and automatic Screen

Printing Presses, Flash Cure Units and complete Screen

Printing Shop Packages geared for beginners

up to high-volume commercial printers.


50

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

that the appropriate and ideal choice a printing

customer makes depends on their business strategy

and their choice of end-use applications”.

Xeikon introduces

7 colour

label press

Xeikon has announced the addition of a high-end

label press to its Panther portfolio to meet a need

in the market and extend the company’s comprehensive

offering, broadening the application

reach. Providing high productivity levels, the Xeikon

PX30000 is equipped with 8 printing stations,

two of which are used to achieve high opaque

white layers at maximum speed. This UV inkjet

label press is driven by Xeikon’s unsurpassed X-800

digital front end with exceptional capabilities, all

geared to maximise digital print manufacturing.

The Xeikon PX30000 UV inkjet press offers a cost-effective

and fast time-to-market solution for short to

medium run flexo jobs. It provides the label printer

with maximum opportunities to produce the widest

range of digitally printed labels with a glossy tactile

look, optimum durability and high levels of resistance

against scuffing and scratching. The press is designed

to appeal in particular to label printers working

in the high-end markets of health and beauty,

chemicals and premium beers. Label printers looking

for faster turnaround times, reduced production

costs and lower complexity will be able to explore

new business possibilities offered by digital printing.

Xeikon’s PX30000 is now available for demonstration

at Xeikon’s Global Innovation Center and is commercially

available in Europe and North America.

Filip Weymans, VP Marketing at Xeikon, states, “The

addition of this high-end, digital production label

press is an important step in the Xeikon strategy.

Adding the Xeikon PX30000 to our portfolio enhances

the Xeikon offering that already was the

most comprehensive in the market. Label printing

companies can now opt for a dry toner press or

an inkjet press, for an entry-level solution or a fully

geared high-end production press, from a 5 colour

engine up to a 7 colour engine. We are convinced

Weymans continues, “We are recognised as a ‘goto’

trusted advisor and solutions provider. Throughout

the years, Xeikon has developed a suite of

the most relevant services available, supporting its

customers in developing and selling new applications,

helping them with the integration of digital

printing within their existing environments, and also

assisting them in automating their complete label

production. Apart from integration capabilities,

the X-800 workflow enables further automation for

complete label production. Making use of its intelligent

imposition algorithms to position the labels on

the web can help reduce costs by optimizing production

times. There are no challenges too great

for this powerful workflow – even the most demanding

variable data jobs or labels where the track

and trace functionality is required – Xeikon’s X-800

workflow is unsurpassed. Xeikon has the long-standing

expertise and deeper understanding to

help label printers with all aspects of running a

successful digital label print business, from choice

of equipment to workflow integration and expert

colour management services. Xeikon helps the

label printer transform to a digital manufacturer.”

The Xeikon PX30000 digital press is a highly versatile

solution offering an impressive range of capabilities

and features. Weymans adds, “The addition of the

Xeikon PX30000 high-end label press to our portfolio

immediately gives Xeikon a broader reach. We are

committed to our vision of a digital future for Labels

and Packaging. We are the only company dedicated

to a true consultative approach, offering both

dry toner and inkjet technologies and therefore the

most comprehensive choice of digital solutions.

An investment in the Xeikon PX30000 high-end label

press with high productivity and extended colour

gamut will ensure an amazing opportunity for label

printers working with high-end products to provide

brand owners with unique, creative and durable,

high-quality labels. Importantly, working with Xeikon

means ease of mind, knowing not only that they

can provide the widest range of digital equipment,

but that they will also advise on the best choice

of product for specific business needs. Weymans

concludes, “We have continued to build and structure

our comprehensive portfolio so that our customers

can find everything they need from Xeikon.

We believe it’s not just about finding the right digital

equipment, it’s about working with a trusted partner

who can offer the appropriate digital solution for

any business model. We will continue to be on hand

at all times to give confidence and continued support

to our customers on their digital journey.”


52

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Türkiye’ye

değer katan

Yünsa’ya ödül

Üretim standartlarını günden

güne geliştirerek sektörde

fark yaratan üst segment

entegre yünlü dokuma

kumaş üreticisi Yünsa,

bu çabasını bir ödülle

taçlandırdı. Yıllık 5 bin metre

kumaşta kalite kaybına

yol açan üretim hatasını

önleyen Yünsa, KALDER

tarafından Japonların

“sürekli iyileştirme”

felsefesine dayanan Kaizen

Ödülü’ne layık görüldü.

Türkiye Kalite Derneği (KALDER) tarafından düzenlenen

Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı, Yünsa’nın

büyük başarısına sahne oldu. Günden güne geliştirdiği

üretim standartları, kalitesi ve sürdürülebilirliği

destekleyen projeleriyle sektörde kuralları yeniden

yazan üst segment entegre yünlü dokuma kumaş

üreticisi Yünsa, Kaizen Ödülü’ne layık görüldü.

Adını “sürekli iyileştirme” anlamına gelen Japon

yönetim felsefesinden alan Kaizen Ödülü’nün

kazananı, pandemi nedeniyle bu yıl online

ortamda düzenlenen konferansta duyuruldu.

Yünsa ekibinin dokuma işletmesinde gerçekleştirdiği

“Ayak Kaçığı Hatasının Eliminasyonu“

projesi sektörde yarattığı farkla ödülü almaya

hak kazandı. Proje lideri Erman Öztekin ile ekip

üyeleri Hasan Yorulmaz, Bekir Muslu, Bahar Aşer,

İsa Kaya, Mesut Süder ve Ayhan Mergen tekstil

sektöründe üretim hatalarının azaltılmasını sağlayacak

projelerinin kazandığı başarının kendilerini

gururlandırdığını ifade etti. Geliştirilmesi bir

yıla yakın süren proje sayesinde, kumaşın dokunması

sırasında belli sıralarda ipliğin eksik kalarak

kumaşta kalite kaybı ve görüntü bozukluğuna

yol açan üretim hatasının önüne geçildi.

Yünsa Ailesi olarak sadece kendi üretimlerine

değil bütün sektöre faydalı olacak yenilikler

geliştirmenin kendileri için büyük önem taşıdığını

ifade eden Yünsa Genel Müdürü Mustafa

Sürmegöz, “Yıllık 5 bin metre kumaşın hatalı ürün

olarak çıkmasını engelleyen projemiz sayesinde,

hem iş gücü kaybı azaltıldı hem de doğal

kaynakların boş yere kullanımının önüne geçildi.

Bize Kaizen Ödülü’nü kazandıran bu proje

çalışma azmimizi daha da kamçılıyor. Yünsa’nın

‘sıfır kalite hatası’ hedefine ulaşmak için projelerimiz

çoğalarak devam ediyor. Çünkü biliyoruz ki

imzamızı attığımız her yenilik ve başarı, aslında

Türkiye’ye katılmış bir değerdir” dedi.


54

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Sales blast

for face covers

from Stormtech

with Polygiene

antimicrobial

technology

New Canadian partner

Stormtech, with presence

in Americas, Europe, Asia

Pacific, Russia and Middle

East, is launching face covers

with Polygiene ViralOff ® in the

form of masks, gaiters and

bandanas. The initial order is

500 000 pieces and demand for

these masks and face covers

has been high from the start.

Stormtech has created a mask collection with

the best in technical apparel paired with the best

in protective face coverings. With distribution

via outdoor retailers, major retailers and a direct-to-consumer

website, Stormtech gets a global

spread of its products.“We have spent the last few

months designing a mask that works for all-day

wear, as well as high output activities. As we were

looking for an effective solution to treat knit face

coverings to enhance antimicrobial performance,

we got in contact Polygiene via our UK customers

that recommended ViralOff. After having done a

subsequent study of the technology we decided

to treat our entire collection of textile face covers

with ViralOff”, says CEO Blake Annable from

Stormtech. “Stormtech is a great partner that has

managed to design a face cover that works in all

situations and that is ‘self-cleaning in regard to

microbes’”, notes Polygiene CEO Ulrika Björk.

“With ViralOff, over 99% of the microbes in the

textile are reduced within two hours, which means

that you can let the product rest and within two

hours it is good to go again. In addition, it also

reduces the need to wash and makes the masks

last longer”, Björk continues. “We are impressed by

their product solutions and hope that we together

can develop products that are smart, both for

the user and the environment. And finally, their 1:1

initiative where they donate outdoor apparel to

introduce youth to the outdoors, really makes a

difference”, exclaims Björk.


56

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

İhracatçıların

Fas ve Tunus’a

olan ilgisi arttı

Ares Logistics Üst Yöneticisi (CEO)

Engin Kırcı: “İhracatçı Avrupa’ya

alternatif pazar arayışlarını

hızlandırdı. Bu yılın ilk 8 ayında

Kuzey Afrika ülkelerine ihracat 5,4

Milyar dolar oldu. Aynı dönemde

Fas ve Tunus’a yapılan ihracat 1,7

Milyar dolara ulaştı”

Ares Logistics Üst Yöneticisi (CEO) Engin Kırcı, uluslararası

ticaret ve lojistikte ortaya çıkan yeni arayışlara

ilişkin bilgiler paylaşarak, özellikle pandemi süreciyle

birlikte ihracatçının Avrupa’ya alternatif pazar arayışının

hızlandığını belirtti. Türkiye’den Kuzey Afrika

ülkelerine yapılan ihracatın her geçen gün arttığını

söyleyen Kırcı, Türkiye’den Ro-Ro çıkışlarıyla teslimat

sürelerinin kısaldığını, Fas ve Tunus’un ihracatçı için

potansiyeli oldukça yüksek bir pazar olarak öne

çıktığını açıkladı. Kırcı, “TÜİK verilerine göre Kuzey

Afrika ülkelerine yapılan ihracat bu yılın ilk 8 ayında

5,4 milyar dolar oldu. Aynı dönemde Fas ve Tunus’a

yapılan ihracat da 1,7 milyar dolara ulaştı. Ares

Logistics olarak bu ülkelere yaptığımız taşıma sayıları

da her geçen dönem artış gösteriyor.” diye konuştu.

Lojistik açıdan kolay ulaşılabilen noktaların yeni ihracat

pazarı olmaya daha yakın olduğunu belirten

Kırcı, “Türkiye’nin Avrupa ülkelerine yakınlığı ihracatçılar

için önemli bir sebep oluşturuyor. Yeni lojistik

rotaları ve yatırımlarımız ile Kuzey Afrika ülkeleri de

ihracatçıya en az Avrupa kadar yakın” dedi.

KUZEY AFRİKA ÜLKELERİ İHRACATÇI

KADINLAR İÇİN DE CAZİP

DFDS ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin

(KAGİDER) birlikte başlattığı ‘Kadın İçin Taşıyoruz’

projesinin tamamlayıcı lojistik partnerleri arasında

olduklarını hatırlatan Kırcı, kadın girişimcilerin

ihraç ürünlerini Kuzey Afrika ülkelerine de bu proje

kapsamında ücretsiz taşıdıklarını belirtti. Kırcı, Fas

ve Tunus’un, ihracatçı kadınlar için de cazip bir

alternatif olarak öne çıktığını sözlerine ekledi.


58

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

New compression standard

for sports and leisure garments

In cooperation with partners, testing service provider

Hohenstein has created the new DIN SPEC 4868,

which will define the market standard and testing

protocols for compression behaviour of sportswear.

Until now, there has been no uniform standard in

the booming sports and leisure segment. Claims

of textile compression properties could not be

checked transparently and understandably. The

DIN SPEC 4868 test method combined with the

HOSYcan compression tester will enable objective

comparison of products and materials and provide

analytical performance data with regard to the

desired properties. Florian Girmond, the Hohenstein

expert in charge of developing the new standard, is

convinced of the opportunities it offers to the entire

industry: “The objective and precise data obtained

with HOSYcan will serve as the basis for innovative

product development as well as for quality assurance

and competitive comparisons.” In addition

to the test scenarios defined in DIN SPEC 4868,

HOSYcan can also be customised for special requirements

and covers the entire range of products,

from compression cuffs and socks to shapewear, for

example, shirts, underwear and trousers.


Hayallerinizi ertelemeyin!

875 22 75 444 18 27 405 10 00

/

marmaraevleri4.combizimevler.com.tr

/

/ MarmaraEvleri 4 / BizimEvler


60

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Yeni sezonun en tarz botları

Nine West’te

Dockers ® teknoloji,

sürdürülebilirlik

ve farklı stilleriyle

dikkat çekiyor

2020 Sonbahar sezonunda Dockers ® heyecan

verici bir döneme giriyor ve yeni

sezon için tam zamanında taze öneriler

sunuyor. Smart 360 Flex ve Supreme

Flex parçaları inovasyon denince

akla ilk gelen parçalar olurken, marka

Smart 360 Tech ile yükselişe geçiyor.

Dockers ® Water


61

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Brooks Brothers’dan

iddialı tasarımlar

Zamansız stili ile hazır giyim sektöründe öncü

Brooks Brothers; 2020-21 Sonbahar/Kış sezonu

için koleksiyonlarına iddialı tasarımlar kattı.

200 yılı aşkın tecrübesi ve hazır giyim sektörüne

getirdiği inovatif çözümleri ile tarihe

geçen Brooks Brothers’ ın, 2020 Sonbahar/Kış

sezonunda vitrinlerini özenle hazırladığı yeni

koleksiyonları süsleyecek. Klasik giyim denince

akla ilk gelen markalardan olan Brooks

Brothers; yeni sezonunda kadın ve erkek

giyimindeki zamansız parçalarını modern

dokunuşlarla yeniden yorumluyor. Koleksiyonuna

eklediği yeni modelleri, sezonun kırsal

ve rüstik renkleri ile harmanlayarak tasarlayan

marka, koleksiyonuyla klasik stilde kullanılacak

renk trendlerini de belirliyor. Düğmeli

yaka gömlekler, yumuşak pamuklu trikolar ve

t-shirtler yazın son günlerine dikkat çeken ve

Sonbahar için ideal sıcak renk paleti sunan

yeni ürünler ayrıca kullanılan toprak tonları,

griler, güz mevsiminin keyif veren renkleri ile

tamamlanıyor. 1818 Ayakkabı Koleksiyonu’na

eklenen minimalist ayakkabılar, tarzları ve

hafta sonu şıklığı için çok yönlü kullanımlarıyla

öne çıkıyor. Dış giyim koleksiyonunda ise

yüksek kaliteli su geçirmez naylon kullanılan

klasik parka ve sofistike trençkot ani hava

değişimlerine karşı dolapların vazgeçilmezleri

arasında yer alıyor. Aynı materyalden üretilen

yağlı pamuklu ceket, klasik cekete yumuşak

bir his eklerken, su geçirmezlik özelliğini de

koruyor. Sıcak yaz günlerinden serin Sonbahar

havalarına geçişi temsilen hazırlanan koleksiyonda

iki periyoda uygun parçalar yer alıyor.

Tarzınıza yön veren

gömlekler

Doğanın renklerinden ilham alan Cacharel,

stilinize yön veren özgün desen ve tasarımlar

sunuyor. Koleksiyonunda geniş renk yelpazesine

sahip Cacharel gömlekler, şık kombinlere usta

işi bir dokunuş sağlıyor. Soft tonlardaki desenler

yazın ruhuna uygun bir görünüm kazandırırken,

tarzınızla fark yaratma imkânı sunuyor. Düz

renk gömlek tercih edenler içinse farklı tarzları

bir arada deneyimleyeceğiniz renkli bermuda

seçeneklerini bulabilirsiniz. Cacharel, daha

klasik bir tarza sahip olanlar için ofis stiline veya

özel günlere uygun beyaz, siyah ya da mavi

tonlarda gömlek alternatifleri sunarken diğer

yandan görsel zenginliği yüksek parçalarla şehir

hayatına uygun, sofistike bir tarz oluşturmayı

vadediyor. Takım elbise kullanımında kurallara

bağlı kalmak istemeyen ve özgün bir yaklaşım

arayanlar için Cacharel, göz alıcı ürünleriyle

size özel bir deneyim fırsatı sunuyor. Cacharel

gömleklerini, özellikli ceket ve pantolonlarla

kombinlemeye imkan veren Mix&Match koleksiyonunda

yer alan parçalarla bütünleyebilir ve

daha dinamik takımlar hazırlayabilirsiniz.

Dıvarese ile yeni sezona

atılan stil sahibi adımlar

Köklü İtalyan geçmişi ve yüksek kalite anlayışı ile

Divarese, Sonbahar/Kış 2020-21 koleksiyonunda

ayakkabı, çanta ve aksesuar tutkunlarına sezon

trendlerini yansıtan modern tasarımlar sunuyor.

Geçtiğimiz sezona hakimiyet kuran beyaz;

Sonbahar/Kış 2020-21 sezonunda sivri burunlu

çizmelere ve farklı formlu botlara hayat vererek,

aydınlık kış silüetlerini vurgulamaya devam ediyor.

Siyah, beyaz ve bordo seçenekleriyle bağcık

detaylı postallar ve rugan botlar; stil dozu yüksek

dinamik kış görünümlerinin ideal tamamlayıcısı

olarak öne çıkıyor. Sonbahar/Kış koleksiyonlarının

vazgeçilmezi kovboy botları, şehre western

esintisi getirmeye hazırlanıyor. Sezonun en çok

tercih edilenlerinden chelsea botlar ise deri ve

süet deri seçenekleri ile her stile uyum sağlamaya

devam ediyor. Stilinde zamansızlığa oynayan

kadınlar, güncellenen tasarımları ile öne çıkan

oxford, loafer ve makosen ayakkabıları tercih

ediyor. Geometrik formlarıyla trend alarmı veren

çantalar; altın renkli sapları ve zincir detayları ile

dikkat çeken çarpıcı modelleri ile sezona hakimiyet

kurmaya hazırlanıyor. Süet hobo çantalar,

konforu öne çıkaran Divarese kadınına fonksiyonel

ve stil sahibi bir alternatif oluyor. Şehre dönüş

stilinde öne çıkan oxford, brogue ve monk ayakkabılar,

güncellenen tasarımları ile centilmenlerin

stil imzası olmaya devam ediyor.


62

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Yeni yıl hediyeleri

Özdilek’te

Özdilek, hem kullanışlı hem de konforuyla tam bir

uyum sergileyen Özdilek Trendy Şal Yaka Bornoz

ile Özdilek Cindy Yılbaşı Kutulu Havlu koleksiyonunu

keyifli bir hediye seçeneği olarak kullanıcılarıyla

buluşturuyor. Kırmızı rengin tam hakimiyetini

gösterdiği Özdilek Trendy Şal Yaka Bornoz ile

kırmızı havlu üzerine yeni yıl ağacı, yeni yıl süsü ve

kar taneli desenleri ile ışıl ışıl havlu alternatiflerinden

oluşan Özdilek Cindy havlu koleksiyonunu şık

ambalajı ile sunuyor. Tüm yıl boyunca kullanabileceğiniz,

banyolarınıza şıklık katacak, yumuşacık

ve dayanıklı, suyu hızla emen Özdilek bornozlar,

Özdilek kalite ve güvencesi ile vitrinlerdeki yerini

alıyor. Sıcacık ve yumuşacık kullanımıyla birlikte

Özdilek’in özel koleksiyonları arasında yer alan

Özdilek Trendy Şal Yaka Bornoz, kırmızı renk alternatifi

dışında 13 farklı rengin sunulduğu geniş bir

yelpazeyle kullanıcılarını bekliyor.

Sonbahar/Kış 2020

Sezonunda XX Cargo

ile tanışın

Kaliteli bir jean herkes için vazgeçilmez olsa

da chino pantolonlar da bir o kadar önemli!

Geçtiğimiz sezon tüketicilerle buluşturduğu XX

Chino koleksiyonu sayesinde Levi’s ® , mevcut

jean’lerinin yanına mükemmel chino pantolonları

da ekledi. Levi’s ® XX Chino, Sonbahar/

Kış 2020 sezonu boyunca mükemmel kesimlere

sahip Standart Taper ve Slim Taper modelleriyle

varlığını sürdürüyor. Popüler Levi’s ® XX Chino

serisinin bir uzantısı niteliği taşıyan Levi’s ® XX

Cargo, doğal ve giyilmiş görünümünü veren

aynı boyama tekniğiyle üretiliyor. Paçalarına

doğru daralan bu model, iç kısmında gizli bir

fermuarı barındıran ve daha fazla fonksiyon

sağlayan ergonomik kargo cepleriyle rahatlık

ve işlevsellik vadediyor. Levi’s ® XX Chino ve

Levi’s ® XX Cargo stilleri, Levi’s ® ’ın kurucu üyesi

olduğu The Better Cotton Initiative’in (Daha İyi

Pamuk Girişimi) çalışmaları vasıtasıyla üretildi.

Hem çevre hem de tedarik zincirinin tüm çalışanları

yararına daha sürdürülebilir bir ürün

haline getirilmesi için pamuğun yetiştirilme ve

hasat aşamalarına yönelik devrim yaratacak

yöntemler arayan BCI, pamuk yetiştirirken

suyu daha verimli kullanmaları ve zararlı kimyasalların

kullanımını azaltmaları için çiftçilere

eğitimler veriyor. Bu uygulamalar sayesinde

çiftçiler, çevresel kaynaklardan tasarruf

ederek daha yüksek verimle üretim yapıyor ve

daha iyi kazançlar sağlıyorlar.

Tie-dye modası Six Times

Five ile ayağınıza geliyor

Nostaljik bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?

60’lı ve 70’li yıllardan günümüze hızlı bir

dönüş yapan ve yılın en büyük moda trendi

haline gelen batik desenler, Six Times Five’ın

yeni koleksiyonu ile sonbaharda da stilinizi ele

geçirmeye hazırlanıyor. 60’lı ve 70’li yıllarda bireyselliğin

ve yaratıcı ifadenin sembolü haline

gelen tie-dye modası, son zamanların en çok

konuşulan trendi haline geldi. Dünyada olup

biten her şeyden ilham alan Six Times Five’ın

yeni koleksiyonu ile batik desenli çoraplar

sonbaharda da stilinizi ele geçirmeye hazırlanıyor.

Tarzına önem verenler için tamamlayıcı bir

parça olan çoraplar, Six Times Five’ın eğlenceli,

cesur ve rahat yeni batik koleksiyonu ile hippi

ruhunuzu ortaya çıkartacak!


64

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Machka ile romantik bir

mevsime yolculuk

Ipekyol Sonbahar-Kış

2020-2021 Koleksiyonu

Feminen tasarımları kusursuz detaylarıyla

harmanlayan Ipekyol Sonbahar-Kış 2020-2021

Koleksiyonu, yeni mevsime eşlik eden silüetleri,

naturel dozu yüksek bir koleksiyon seçkisiyle

buluşturuyor. Modern dünyaya adapte olan

güçlü tasarımlar, Ipekyol Sonbahar-Kış 2020-

2021 Koleksiyonu’nda bir araya gelerek yalın bir

etki bırakıyor. Farklı kalıplarıyla standart formlardan

çıkan ve geometrik detaylarıyla gündeme

gelen parçalar, yeni sezonda ilham veren bir

şıklık sunuyor. Stil hikayenize eşlik eden total

görünümler, şehir hayatına kolaylıkla adapte

olurken, ekoseli ceket veya farklı desen oyunlarıyla

öne çıkan bluzlar, smart casual bir görünümün

öncüsü oluyor. Minimal parçalarla çarpıcı

kombinlere imza atan yüksek modanın yeni

gözdesi yelekler ise bu sezon, takım oyunlarının

en etkili oyuncusu. Sade bir görünümü hareketlendirecek

volümlü kol detayları, maksi ve mini

elbiselerle romantik bir stil anlayışı sergiliyor. Ceket

ve hırkalar birbirinden farklı düğme detaylarıyla

öne çıkarken, denim ile samimi bir uyum

yakalayan oversize gömlekler, gündüzden geceye

kolaylıkla adapte edilebilen kilit parçalar

olarak dikkat çekiyor. Geometrik desenli astar

detaylarıyla soğuyan havalara eşlik eden ceket

ve yün paltolar ekose, kaz ayağı desenleriyle

gardıroplarda yerini almaya hazırlanıyor.

Machka Sonbahar-Kış 2020-2021 Koleksiyonu,

kusursuz tasarım anlayışını eşsiz detaylarıyla

harmanlayarak romantik bir mevsimin kapılarını

aralıyor. Bu buluşmaya eşlik eden Marka Yüzü

Arzum Onan ise, yeni sezonun sofistike silüetleriyle

karşınıza çıkıyor. Sezonun naif ruhuyla

uyum yakalayan; gösterişli detaylara sahip yalın

tasarım anlayışıyla Machka Sonbahar-Kış 2020-

2021 Koleksiyonu, gündüzden geceye Machka

kadınının tüm zarafetine eşlik edecek bir seçki

sunuyor. Puantiye ve geometrik desenlerin bir

arada kullanıldığı koleksiyonda öne çıkan bluz

ve etekler Machka’nın bir klasik haline gelen

eşsiz kalıplarında yeniden yorumlanıyor. Akıcı

bir silüet yaratan tulumlar ise şifon kumaşlar ile

sofistike bir görünüm kazanıyor. Saten ve denim

ile bir araya gelen düğme detaylı elbise romantik

stili taçlandırırken, bu kusursuz parçaya eşlik

eden swarovski taşlı kalp formlu patch detayıyla

denim ceket, Machka kadınının ışığını yansıtıyor.

Viktoryen esintili balon kollar, midi boy elbiseler

ile yeni bir form yaratırken; kalp desenli ipek

elbise ve bluzlar şık duruşuyla ön plana çıkıyor.

Doğadan gelen ilhamla yılan desenleri bu

kez deniz yeşili ile buluşarak lüks bir görünüm

yaratırken; geçmişe nostaljik bir atıfta bulunan

ekose desenlerin, palto, yelek ve ceketlerdeki

karakteristik kullanımı ön plana çıkıyor. Saten ve

jersey kumaşlardan oluşan ekru sweatshirt’ler,

ton sür ton pantolonlar ile spor-şık kavramına

modern bir dokunuş katıyor. Zamanda bir stil yolculuğuna

çıkan kadife ceket ve etek takım ise,

iç astarındaki desen detaylarıyla kış mevsimini

renklendiriyor. Machka Sonbahar-Kış 2020-2021

sezon koleksiyonunun renk paletinde yeni mevsimin

atmosferini yansıtan kahverengiler, tarçınlar,

yanık turuncular, bakırlar, mürdümler, gül kuruları

ve son olarak deniz yeşilleri ön plana çıkarken,

zamansız siyahlar, naif beyazlar, bejler ve ekrular

minimal ve monokrom stil arayışındaki Machka

kadınlarına hitap ediyor. Markanın ruhunu yansıtan

desen ve dokuları bir araya getiren Machka

Sonbahar-Kış 2020-2021 Koleksiyonu, şehrin

sokaklarına düşen sonbahar yağmurlarına eşlik

edecek romantik bir seçki ile karşınıza çıkıyor.


22-26 JUNE / HAZİRAN

TÜYAP FAIR CONVENTION AND CONGRESS CENTER

BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL

Jeo Tekstiller

www.hightex2021.com

Official Airline / Resmi Havayolu


66

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

“Modern hayatın mimarı”

LC Waikiki’den

kamp tutkunlarına

özel koleksiyon

Türkiye’nin lider moda perakende markası LC

Waikiki, kamp hayatını sevenler için özel bir

koleksiyon hazırladı. En rahat ve kullanışlı ürünleri

tüm aile fertleri için aynı koleksiyonda buluşturan

LC Waikiki, müşterilerine dış giyimden pijamaya,

ayakkabıdan aksesuara kadar uzanan geniş bir

koleksiyon sunuyor. LC Waikiki, satışa sunduğu

yeni koleksiyonuyla doğa severleri kamp ateşi

etrafında toplanmaya davet ediyor. Sonbaharı

yavaş yavaş uğurlarken sıcacık bir kamp keyfi

vadeden montlar, sweatshirtler ve eşofman takımları

konfor ve kaliteyi bir arada sunuyor. Termal

polar pijamalar rahat bir uykuya eşlik ederken

doğanın keyfini her adımda doyasıya yaşamak

isteyenler için en rahat trekking ayakkabıları da

koleksiyonun öne çıkanları arasında… Doğanın

huzur veren atmosferine uyum sağlayan natürel

tonlar, erkek, kadın ve çocuk tüm tasarımlarda

dikkat çekiyor. Doğal yaşamdan ilham alan

renklerin yanı sıra tarzını yansıtmak isteyenler

için de geniş renk seçenekleri sunan koleksiyon,

kamp tutkusundan vazgeçmeyenler için doğada

olmanın keyfini çıkaracakları modern ve

uygun fiyatlı alternatifler sunuyor.

Cacharel Sonbahar/Kış 2020-21 koleksiyonu,

modern hayatın dinamizminden ilham alan

modern dokunuşlarıyla kalıplaşmış algıları ortadan

kaldırıyor. Yeni koleksiyonun inovatif yaklaşımı

ile özgür ve cesur olmanın her koşulda

mümkün olduğunu vurgulayan Cacharel, erkek

modasını bir sanat gibi yorumluyor. Marka zengin

koleksiyonunda, hayata duyduğu tutkuyla

her ana ve mekâna değer katan centilmenler

için yenilikçi ve rafine bir bakış açısı sunuyor.

Özgüveni ve beğenileri yüksek moda severlere,

farklı model ve renklerde ceket ve pantolonlarla

kendi kombinlerini oluşturmaları için cesaretiyle

ilham oluyor. Cacharel, geçmişin kaybolmayan

izlerinden yola çıkarak modernizme

dair bilinenleri değiştirmeyi hedefliyor. Hayatı

kendi kurallarından taviz vermeden yaşayan,

yaratıcı çözümlerle yenilikçi yolları denemekten

çekinmeyen erkekler için yeni sezonda birçok

alternatif sunuyor. Kuralları zorlayanlar için

koleksiyonun teknolojik ürünleri arasında leke

tutmayan beyaz denimle Cacharel, yenilikçi

tasarım felsefesini ortaya koyuyor. Yeni koleksiyonunda

modern yaşamın hızını yakalamanın

ötesine geçerek moderniteyi kendine özgü

tarzıyla anlamlandıran, her anı ve her mekâna

değer veren bir yaşam şeklinden yola çıkıyor.

“New smart casual” kavramıyla sosyal ortamlarla

resmi beklentilerin gerektirdikleri arasındaki

ayrımı yumuşatıyor. Cacharel’in sunduğu inovatif

çözümler ve teknolojik kumaşlar, modern Cacharel

erkeğinin kendisine etkileyici bir yaşam

seyri çizmesine imkân sağlıyor. Doğal elastik ve

yün ipliklerle harmanlanan pantolonlar, kırışma

önleme ve esneme özellikleriyle fonksiyonellik

ve zamandan kazanç sağlıyor.


68

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Loie tasarımlarıyla

iddialı adımlar

Şehir yaşamından ve pop-kültürden ilham alan

Loie İstanbul, yeni sezonda yepyeni ayakkabı ve

çizme modelleriyle stil ve şıklığı bir arada sunuyor.

Casual tarzıyla her sezon trendlere uyum sağlayan

Loie, yenilikçi ve farklı kombinler oluşturmaktan

çekinmeyen kadınlara birbirinden şık ve

zamansız modelleriyle eşlik ediyor. Hikayesi olan,

dinamik ve modern çizgisiyle ön plana çıkan Loie,

farklı stilleri bir araya getirerek oluşturduğu yeni

koleksiyonuyla sezona iddialı bir giriş yapıyor. Nakış

detaylarıyla dikkat çeken kovboy botlara, sivri

burun çizmeler eşlik ederken, sneaker modelleri

farklı form ve renklerde moda tutkunlarını bekliyor.

Yeni sezona KİP ile

adapte ol

Erkek moda markası KİP’in “Adaptability” temalı

2020-21 Sonbahar/Kış Koleksiyonu mağazalarda

ve www.kip.com.tr’de satışa sunuldu. Yeni

koleksiyonda örme ceketler, jogger pantolonlar,

rengarenk sweatshirtler, trikolar, ceket görünümlü

hırkalar gibi erkeklerin şık ve rahat görünüm

beklentilerini karşılayacak tasarımlar hakim.

KİP, ilhamını modanın doğayla uyumundan

alan “Adaptibility” temalı 2020-21 Sonbahar/Kış

koleksiyonu ile sezona iddialı bir giriş yapıyor. Erkeklerin

sosyal ve çevresel etkilerle güncellenen

günlük yaşamlarında stillerine de yeni bir yorum

getiren koleksiyonda; casual görünümü destekleyen

şık ve rahat modeller, renkli, fonksiyonel ve

doğayla uyumlu tasarımlar hakim. Koleksiyonda

siyah, lacivert ve vizon gibi ana renklerin yanı

sıra safran, haki, yağ yeşili, mint, kiremit, petrol

mavisi gibi canlı renkler de ön planda. Erkeklerin

hafta içinden hafta sonuna her stiline dahil

olabilen KİP 2020-21 Sonbahar/Kış koleksiyonunda;

mükemmel konfor ve şık görünüm sağlayan

fit kesim örme ceketler, jogger pantolonlar,

renkli non-denim pantolonlar, koton ve oversize

kadife gömlekler, rengarenk sweatshirtler ve

trikolar, hırkalar dikkat çekiyor. Formal görünümün

vazgeçilmezi takım elbiselere yeni bir

yorum getiren ve erkeklerin günlük yaşamına

adapte eden KİP, sonbahar/kış koleksiyonunda

da örme takımlar ve kırışmayan Traveller takım

elbiselerle hayatı kolaylaştırıyor. KİP takım elbiseler

casual gömlekler, t-shirt ya da trikolar ve

sneaker ayakkabılarla kombinlenerek erkeklere

mükemmel bir görünüm sağlıyor.

Yeni sezona atılan

stil sahibi adımlar

Köklü İtalyan geçmişi ve yüksek kalite anlayışı

ile Divarese, Sonbahar/Kış 2020-21 koleksiyonunda

ayakkabı, çanta ve aksesuar tutkunlarına

sezon trendlerini yansıtan modern tasarımlar

sunuyor. Geçtiğimiz sezona hakimiyet kuran

beyaz; Sonbahar/Kış 2020-21 sezonunda sivri

burunlu çizmelere ve farklı formlu botlara hayat

vererek, aydınlık kış silüetlerini vurgulamaya

devam ediyor. Siyah, beyaz ve bordo seçenekleriyle

bağcık detaylı postallar ve rugan botlar;

stil dozu yüksek dinamik kış görünümlerinin

ideal tamamlayıcısı olarak öne çıkıyor. Sonbahar/Kış

koleksiyonlarının vazgeçilmezi kovboy

botları, şehre western esintisi getirmeye hazırlanıyor.

Sezonun en çok tercih edilenlerinden

chelsea botlar ise deri ve süet deri seçenekleri

ile her stile uyum sağlamaya devam ediyor.

Stilinde zamansızlığa oynayan kadınlar, güncellenen

tasarımları ile öne çıkan oxford, loafer ve

makosen ayakkabıları tercih ediyor. İkonik ve

Zamansız: George Hogg: El işçiliği, vizyoner bakış

açısı, zamansız tasarım ve kalite anlayışı ile

ikonik İngiliz şıklığı... Tüm bu nitelikleri bir araya

getiren ve klasik ayakkabı tasarımlarını Sonbahar/Kış

2020-21 sezonunun trendleri ile güncelleyen

George Hogg; Divarese çatısı altında sezon

gardıroplarında öne çıkmaya devam ediyor.


“İşi profesyonellerine bırakın”

WEB OFSET DÜZ OFSET CİLT AMBALAJ

‘nin matbaası

“İhlas Matbaacılık güvencesiyle”

Termal Kalıp

Yüksek tirajlı baskılara uygun, geniş

gelişim töleransına sahip, net ve kaliteli

baskı sağlayan özel bir kalıptır.

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

80.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Detaylar İçin:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 31 95 • www.afarkplates.com

Konvansiyonel Kalıp (Ctcp-LX)

UV-CTP kalıp kullanan üst düzey müşteriler

için geliştirilmiştir. Yüksek hassasiyete sahip,

yüksek tirajlı baskılara uygun,

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

50.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Merkez Mahalasi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


70

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

“Bad Bear” seni çağırıyor

Gizia Gate

tasarımcılarından

kış yorumlamaları

İlham, fikir ve tasarımlarıyla doğanın gücü, rengi

ve güzelliğini ürünlerine yansıtan giyim markası

“Bad Bear”, sokak giyiminde alternatif yerine

vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Kurulduğu

2012 yılından bu yana yenilikçi vizyonu ve

alışılmışın dışında koleksiyonları ile kısa sürede

sokak giyiminin vazgeçilmezi markası olan “Bad

Bear”, sıradanlıktan uzak durmayı benimseyen

anlayışıyla tarzına önem verenleri buluşturuyor.

Giyimi hayatının önemli bir noktasına yerleştirerek

yeni trendleri deneyimleriyle ve fikirleriyle

yorumlamayı sevenlerin ilk tercihi olan “Bad

Bear”, yaşanılan şehrin sokaklarını yansıtmayı

başarıyor. Bad Bear ile ruhundan dışarı çıkmak

için can atan, kötü ve asi yanlarını giydiği

ürünlerle yansıtanlar, sokak giyimiyle sıradanlığın

sınırlarından kaçış fırsatı buluyor. Herkesin

ruhunu özgürleştirmeye davet ederek “Meydan

okumaya giydiğin şeyle başla!” diyen Bad Bear,

aynı çatı altında toplanmaya çağırıyor.

Türkiye’nin en çok takip edilen tasarımcılarının

koleksiyonlarını aynı çatı altında buluşturan

Gizia Gate, bu sonbahar kış sezonunda da en

gözde parçaları moda severlerin beğenisine

sunuyor. Mevsim tonlarını, kışa özel kumaş ve

dokularla yansıtan Gizia Gate koleksiyonları,

siyah ve beyazın zarafetini, kış trendleriyle yansıtıyor.

Dice Kayek, yeni sezonda, klasik gömleklere

meydan okuyan iddialı kesim ve desenleriyle

güçlü bir duruş sergileyerek, alışılagelmiş moda

anlayışını geride bırakıyor. Sadeliğin ve şıklığın

uyumunu zamansız parçalarda buluşturan

Dice Kayek, tasarımlarında nostaljik bir tavırla,

feminizmin ön plana çıktığı sade olduğu kadar

göz alıcı parçalara imza atıyor. Mehtap Elaidi,

beyaz gömleği günün her anı için yorumlayan

Elaidi, bu sezon da farklı siluetler ile karşımıza

çıkıyor. Yenilikçi kesimler gördüğümüz bu koleksiyonda

tasarımcı, pamuk ve pamuk karışımı

doğal kumaşları kullanarak modada sürdürülebilirliği

destekliyor. Raisa Vanessa, güçlü kadın

siluetlerini gösterişli omuz detayları ve trikonun

özgün dokusuyla yorumluyor. Koleksiyonda

Raisa Vanessa için klasikleşmiş işlemeli modern

couture tasarımları sanatsal bir el işçiliğiyle buluşuyor.

New York Moda Haftası’nda sergilenen

bu koleksiyondan, Gizia Gate’e özel hazırlanan

parçalar moda tutkunlarını Gizia Gate mağazalarında

bekliyor. Murat Aytulum, yeni sezonda

deri ile poplini birleştirerek özgür formlar ve

desenlere yer verdiği gömlekleri ile gücü temsil

ediyor. Koleksiyonda ayrıca maskülen blazer

ceketler deri pantolonlarla kombinleniyor.


72

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Brooks Brothers şıklığı ile

şehre dönüş başlıyor

Tommy Hıifiger

sürdürülebilirlik

misyonunu

devam ettiriyor

Tommy Hilfiger, markanın ‘hiçbir şeyi boşa

harcamayan ve herkesi kucaklayan’ moda yaratma

misyonunu ileriye taşıyan Sonbahar 2020

TOMMY JEANS koleksiyonunu tanıttı. TOMMY

JEANS koleksiyonları sürdürülebilirlik yönünde

atılan adımlarla genişlerken bu sezon tasarım

ve üretim sürecinin her aşamasına yenilikçi

malzeme ve üretim yöntemleri entegre ediliyor.

Çevresel etkisinin bilincindeki koleksiyon, Eylül

ayından itibaren dünya çapındaki Tommy

Hilfiger ve Tommy Jeans mağazaları ile seçili

toptan satış ortakları aracılığıyla tüketiciyle buluşacak.

TOMMY JEANS koleksiyonunun büyük

kısmı, tekstildeki atıkla mücadele amacıyla

geri dönüşümlü malzemenin kullanılabileceği

şekilde tasarlandı. Örneğin, %100 geri dönüştürülmüş

denim stillerinde hazır giyim sektöründen

toplanan koton parçalarının ve otelcilik sektöründen

yatak çarşaflarının yenilikçi bir yöntemle

harmanlanmasıyla üretilen kumaşlar ve geri

dönüştürülmüş pet şişelerden elde edilen iplikler

kullanılıyor. Sezonun yeni lanse edilen minik çizgi

film karakteri işlemeli ikon stilleri de %100 geri

dönüştürülmüş denimden üretiliyor ve tek başına

giyilebildikleri gibi cesur kombinasyonlarda da

kullanılabiliyor. Koleksiyonda ayrıca eşofman

altlarında kullanılan organik koton ve %100 geri

dönüştürülmüş koton “mom” jean gibi başka sürdürülebilir

malzemeler de yer alıyor. Koleksiyon,

TOMMY JEANS’in kural tanımaz ruhunu taşırken

markanın kaliteden ödün vermeden çevresel

etkiyi azaltma misyonunu da sürdürüyor. İlkbahar

2020 sezonunda lanse edilen ‘Tune Into’ serisini

ileriye taşıyan Sonbahar 2020 TOMMY JEANS

kampanyasında Sheani Gist, Havana Liu, Lucia

Luciano, Wooseok Lee, Ohkemo, Salem Mitchell,

G Meyer ve Carlie Hanson gibi müzisyenler, modeller,

DJ’ler ve dansçılardan oluşan eklektik ve

yaratıcı bir kadro rol alıyor. Eşsiz bir çeşitliliği yansıtan

bu yetenekler grubu, kampanyanın duygu

boyutunu kendi cep telefonlarıyla yakalayarak

kişisel bakış açılarını da katıyor.

Sonbaharın gelmesiyle yazlık yerlerden şehre

dönüş başlarken kıyafetler de yazın rahatlığından

çıkarak kış şıklığına uygun olarak güncelleniyor.

İnce kumaşlı kıyafetlerin yerini her sezon

kullanıma uygun uzun kollu gömlekler, ceketler,

şık takımlar ve trençkotlar alırken; klasik stil

denince akla ilk gelen markalardan olan Brooks

Brothers’ ın Sonbahar koleksiyonu da şıklığı ile

öne çıkıyor. Tasarım detaylarındaki şıklık ve kalitesi

ile hazır giyim tarihinde iz bırakan Brooks Brothers;

2020 Sonbahar Koleksiyonu’nda yer alan

parçaları bu sezonun modasına uygun ürünleri

ile dolaplarda yerlerini almaya hazır. Ofis stilinin

önemli parçalarından gömlekleriyle hazır giyim

sektörüne öncü olan marka; tüm koleksiyonlarında

yer verdiği gömleklerini, her sezon yeni

teknolojilerle bir üst seviyeye taşıyor. Gömleklerini

Non-iron teknoloji ile üreten Brooks Brothers;

bu sezon gömleklerine yeni inovasyonlar

ekleyerek ürünlerinin kullanım ömrünü uzattı ve

ürün özelliklerini çoğalttı. Non-iron teknoloji ile

tasarlanan ürünler kumaş yapısı nedeniyle ütü

gerektirmiyor, günün uzun saatleri kırışıklıklara

direnç gösteriyor ve yeni eklenen ekstra esnek

streç özelliği ile kullanıcılarına maksimum rahat

kullanım sağlayarak hareket alanını genişletiyor.

Kullanılan kumaş, dikiş teknikleri, tercih edilen

renk, desen ve modeller sayesinde konfor ve

şıklığı buluşturan gömlekler; her bedene uygun

kalıpları, farklı yaka ve manşet alternatifleriyle

çeşitlik sunuyor. Yenilenen kalıpları ile daha fit

görünmek isteyenler için “Soho’’ kalıbı gömlek

seçkisi içindeki yerini alırken; vücuda tam oturan

yapısıyla kusursuz bir görünüm isteyen erkeklerin

ilk tercihi olarak öne çıkıyor. Sonbahar için

vitrinlerini iddialı tasarımlar ile süsleyen Brooks

Brothers, yeni koleksiyonunda klasik parçaları

modern dokunuşlarla yorumluyor. Kırsal ve rüstik

renklerin harmanlanması ile yeni tasarımlarını

şekillendiren marka, ayrıca yeni koleksiyonu ile

klasik stilin renk trendlerini de belirliyor.


74

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Konfeksiyon

işletmesi dikim

bölümünde

zaman etüdü

tekniği

kullanılarak

verimlilik analizi

çalışması

1. BÖLÜM

Tercan Kemal Beyaz

Akar Tekstil, Ar-Ge Merkezi

Yağmur Uğurlu

Akar Tekstil, Ar-Ge Merkezi

ÖZET

Tekstil ve konfeksiyon işletmeleri verimlilik düzeylerini

tespit edebilmek, verimlilik oranlarını artırmak

ve gerekli önlemleri alabilmek amacıyla verimlilik

ölçümleri yapmaktadır. Kaynakları iyi kullanabilmek

ve verimliliği artırmak için kullanılabilecek en etkili

araçlardan birisi İş Etüdü Metodudur. İş Etüdü Metodu

sadece verimliliği artırmak için değil, üretim planlanması

ve hat dengeleme problemleri alanlarında

da kullanılmıştır. Gün geçtikçe zorlaşan rekabet

koşulları, işletmeleri istenen kalitedeki ürünü daha

kısa zamanda ve daha düşük maliyetle üretmeye

zorlamaktadır. İş ve zaman analizi, üretim hattının en

ayrıntılı şekilde incelenerek değerlendirme yapılmasını

sağlamaktadır. Böylece hat dengelemesi,

yerleşim düzeni ve kritik noktaların tespiti yapılarak

sorunların nasıl çözüleceğine yönelik araştırmalar yapılmaktadır.

Bu çalışmada, dikimhane bölümünde

üretim mühendisleri tarafından zaman etüdü çalışması

yapılarak her operasyonun standart zamanları

oluşturulmuştur. Bununla birlikte bantta dikilen her

model için hat dengeleme çalışması yapılmıştır. Model

süreleri oluşturulmuştur. Günlük üretim hedefleri

verilmiştir. Hat dengeleme çalışmalarının yanında

makina yerleşim planları oluşturulmuş iş akış şemaları

çizilmiştir. Yapılan çalışmanın doğruluğunu teyit

etmek için üretim sahasında bulunan dikim bandı 4

ay boyunca takip altına alınmıştır. Alınan sonuçların

sonunda performans ölçümü yapılıp yetkinlik planları

oluşturulmuştur. Elde ettiğimiz veriler ile verimlilik

ölçümü ve analizleri gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: zaman etüdü, verimlilik,

performans, standart zaman, hat dengeleme,

dikim, konfeksiyon sektörü.

GİRİŞ

Günümüzde küreselleşen dünya ve teknolojide

yaşanan gelişmeler işletmeleri değişime mecbur

kılmaktadır. Bu durum rekabeti artırmış ve işletmeler

her konuda kendini yenileme yoluna gitmektedir.

Tüm sektörlerde olduğu gibi bütün bu gelişmeler

tekstil ve yan sektörlerini de etkilemektedir. Tekstilin

bir diğer sektörü olan hazır giyim sektörü ise üretim

adedini esas alarak faaliyet gösteren, emek yoğun

bir sektördür ve en yüksek verimliliği hedefleyerek

maliyetleri düşürmeye çalışmaktadır. En yüksek

verimliliğe ulaşılmaya çalışılan bu sektörde; tüm

işlerde iş akış planlarının hazırlanması ve bu işlerin

ne kadar sürede yapılması gerektiği oldukça

önemli hâle gelmektedir [1]. Konfeksiyon sektörü

sürekli değişebilen yapısıyla dinamik bir sektördür.

Hammadde, yardımcı madde ve model yapısının

kısa sürede değişimi ile üretimin devamlılığı kolaylıkla

sağlanabilmektedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi

tarafından açıklanan verilere göre, 2014 yılında Türkiye’den

18,7 milyar dolar değerinde hazır giyim ve

konfeksiyon ihracatı yapılmıştır. Ocak-Haziran 2018

döneminde Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon

ihracatı 2017 yılının aynı dönemine göre %7,7 artış ile


75

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

8,8 milyar dolar olmuştur. Zaman faktörünün küresel

pazarlarda bir rekabet unsuru olarak değerlendirilmesi,

işletmelerin üretim planlama ve yönetim faaliyetlerine

zaman esaslı bir temel kazandırmaktadır.

Değişen ve gelişen müşteri istek ve beklentilerinin

odağında çok çeşitli modellerdeki siparişler, hızlı bir

sevkiyat, yüksek kalite ve düşük maliyet gibi değişik

faktörler yer almaktadır. Bu faktörlerin etkin yönetimi

tüm üretim kaynaklarının ve zamanın en üst

düzeyde verimliliği ile mümkündür. Bu bağlamda

konfeksiyon üretiminde zaman verimliliğini artıracak

çeşitli çalışmaların gerçekleştirilmesi ve sürdürülmesi

bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir [4].

Verimlilik, girdi ile çıktının oranı olarak tanımlanmaktadır.

Bir kurumun verimliliğini etkileyen etmenler

oldukça fazladır ve hiçbir etmen diğerlerinden

bağımsız değildir. İşletmelerde verimliliği artırma sorunu

eldeki kaynakların en iyi şekilde kullanılması ile

çıktıyı artırma şeklinde değerlendirilmektedir. Eldeki

kaynaklar ; en basit tanımla, malzeme (hammadde

ve sarf malzemeler) , personel (emek), donanım

(makineler vb. gibi) ve metot (üretim şekli, servis vb.

gibi) şeklindedir. Yüksek verimlilik, aynı miktarda

kaynaklarla daha çok üretmek ya da aynı girdiyle

daha çok çıktı üretmektir [5]. Verimlilik genel olarak

üretim süreci sonunda elde edilenlere bu sonucu

elde etmek için üretim sürecine alınanlar, bir başka

deyişle çıktılarla girdiler arasındaki bir katsayı, bir

orandır. Çıktılarla girdiler arasındaki oranın fiziksel

ya da parasal ifade edilişidir. Montaj hatları, üretimi

yapılan iş parçalarının bir istasyondan diğerine

hareket etmesiyle meydana gelen sistemlerdir. İş

parçası üzerinde yapılması gereken görevlerin istasyonlara

ataması yapılarak, istasyonlardaki her bir işçinin

iş parçaları üzerinde daima aynı işlemleri yapması

sağlamaktadır. Böylece üretim ortamındaki

zaman ve iş gücü kaybı ortadan kaldırılmış veya en

aza indirilmiş olmaktadır. Görevler arasındaki öncelik

ilişkileri dikkate alınarak istenen bir performans

ölçütünü en iyi şekilde görevlerin istasyonlara atanmasına

montaj hattı dengeleme adı verilmektedir.

Bu performans ölçütleri genellikle istasyon sayısının

veya çevrim süresinin en küçüklenmesidir. Montaj

hattı dengeleme çalışmaları model sayısı yönünden

tek modelli, çok modelli ve karışık modelli;

yerleşim düzeni yönünden düz hatlar, U-tipi yerleşim

ve paralel hatlar şeklinde sınıflandırılmaktadır. İşin

yapısına göre ise manuel ya da otomatik olarak ikiye

ayrılmaktadır. Manuel hatlarda ürün son istasyona

ulaşana kadar ve bir ürün olarak çıkana kadar

çoklu istasyonlar vardır. Her istasyonda toplam iş yükünün

bir bölümü, bir veya daha çok işçi tarafından

yapılmaktadır. İnsan unsurunun ön planda olduğu

bu çeşit montaj hatlarında dengeleme yaparken,

otomatik hatlara göre daha çeşitli kriterleri dikkate

almak gerekmektedir [7]. Bu çalışmada Akar

Tekstil Firmasında iş etüdü çalışması yapılmıştır. Bu

kapsamda standart zamanlar, yetkinlik planları, hat

dengeleme çalışmaları gerçekleşmiştir. Çalışmada

amaç, konfeksiyon işletmelerinde seçilmiş bir ürün

üretimdeki tüm işlerin dizgisel olarak kaydedilmesi

ve verimsiz sürelerin ortadan kaldırılması araştırmasıdır.

Aynı zamanda firma bünyesinde bulunmayan

yetkinlik planları oluşturulup üretimin daha planlı

ilerlemesi sağlanacaktır. Firmanın iç üretiminde

standart zamanlar dosyası oluşturularak bantlara

verilen modeller için referans oluşturulacaktır.

MATERYAL METOD

1.1. Materyal

Bu çalışmada etüt edilen iş 800 üzerinde makine

operatörü bulunan konfeksiyon işletmesinde

gerçekleştirilmiştir. İşletmede günlük çalışma süresi

8 saat ve haftada 1 gün tatil yapılmaktadır. Bu

işletmede planlama birimi, müşteri temsilcisi birimi,

modelhane birimi, aksesuar satın alma birimi,

kumaş satın alma birimi, kesimhane birimi, dikimhane

birimi, paketleme birimleri bulunmaktadır. Bu

çalışma dikimhane bölümünde gerçekleştirilmiştir.

İşletme de mevcutta 17 adet bant olup bantlarda

ortalama 35 makine operatörü ve 3 ayakçı bulunmaktadır.

Her bantta 1 usta ve usta yardımcısı da

mevcuttur. Pilot bant seçilip 4 ay boyunca bandın

diktiği modeller ve verimliliği takibe alınmıştır.

Aşağıdaki tablo 7 de dikimhane bölümünde kullanılan

makine çeşitleri gösterilmektedir. (Tablo 7)

1.2. Metod

Seçilen konfeksiyon işletmesinin dikimhane bölümünde

iş etüdü tekniklerinden zaman etüdü

tekniği uygulanmıştır. Belirlenen pilot bant ile ilgili 4

ay boyunca dikilen modellerin tüm prosesleri tespit

edilip kayıt altına alınmıştır. İşletmenin mevcutta

dikimhane bölümünde kullanılan makinaların listesi

çıkartılmıştır. Etkilenebilen hareketler etüt edilip ve her

harekete ait standart süreler belirlenmiştir. Buradaki

amaç, doğrudan gözlemlere gerek olmadan çeşitli

hareketler için önceden belirlenmiş olan zaman standartlarından

yararlanarak çeşitli işlerin yapılması için

gereken zamanı saptamak amacıyla kullanılmaktadır.

Öncellikle standart zamanlar dosyası oluşturmak

için operasyon bazlı süre ölçümleri gerçekleştirilmiştir.

Kronometre ile zaman ölçümünde temel prensip

iş akışının etütçü tarafından gözlemlenmesidir. İş

etütçüsü bu gözlemi yaparken bir zaman ölçme

aleti (kronometre) ve zaman ölçü formu kullanmıştır.


76

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Modellerin bantta dikimine ait bant dengeleme

formu aşağıdaki şekil 6 da verilmiştir. Bant dengeleme

formuna göre model operasyonlarına

ayrılmıştır. Önceden saptanan birim zamanlar

dosyasından veriler çekilerek model için bir bant

dengeleme planı oluşturulmuştur. Birim zamanlara

göre her bir operasyona kişi yükleri ortaya

çıkmaktadır. Kişi yüklerine göre personel ataması

gerçekleştirilmiştir. Buna göre hat oluşturulmuştur.

Aşağıdaki gibi hesaplanmıştır:

Üretim Hedefi = Planlanan Kişi Yükü x Çalışma Saati

(dk) / Model Süresi

Saatlik Sayı = Üretim Hedefi / Çalışma Saati (dk) / 60

Operasyon Saatlik Sayı = 60 / Standart Süre

Kişi Yükü = Üretim Hedefi x Standart Süre / Çalışma

Saati (dk) (Şekil 6)

Etütçü ölçüm yaparken izlediği hareketlere randıman

tahmini gerçekleştirmiştir. Bu şekilde Standart zamanlar

dosyası oluşturulmuştur. Daha sonra modeller

operasyonlarına ayrılıp belirlenen standart zaman

dosyalarından veriler çekilerek model süreleri oluşturulmuştur.

Model sürelerine göre operasyon özelinde

modellerin hat dengeleme, makine yerleşim

planı ve iş akış şemaları yapılmıştır. Belirlenen model

sürelerine göre banda günlük üretim hedefi ve saatlik

üretim hedefleri verilmiştir. Gerçekleşen verilere

göre verimlilik analizi yapılmıştır. (Tablo 8)

İşin mevcut çalışma metoduyla yapılışına dair

bilgilerin kaydı aşamasında işlere ait bilgilerin sistematik

bir şekilde toplanmasını sağlamak amacıyla

çeşitli formlar oluşturulmuştur. Kronometre ile etüt

uzmanı aşağıdaki şekil 4 de 20 hareketi ölçümleyip

randıman tahmini gerçekleştirmiştir. (Şekil 4)

Hareketin belirlenen süresinin doğruluğunu teyit

etmek için aşağıdaki şekil 5 de bulunan formu

kullanarak 1 saat gözlem gerçekleştirilmiştir. Birim

zaman ve 1 saat sonucunda çıkan veri tutuyor ise

standart zamanlar dosyasına eklenmiştir. (Şekil 5)


77

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

Desimal dakika, desimal dakikalar sisteminde

gözlemler santidakika (CM) cinsinden kaydedilir,

sürelerin dakika karşılıkları hesaplanmaktadır. Dakikanın

desimal ifadeleri çoğu çalışma için daha uygun

olmaktadır. Desimal dakikalı kronometreler 0-100

arasında bölümlenmiş olup ibre dakikada bir turunu

tamamlamaktadır. Böylelikle kayıt ve hesaplama kolaylığının

yanı sıra ölçümleri saniye ile ifade etmekten

daha detaylı sonuçlar elde edilmektedir. Tablası 100

eşit parçaya bölünmüş olan desimal dakikalı kronometrenin

her bölümlenmesi 0,01 dakikaya eşittir.

BULGULAR VE TARTIŞMA

Etüt uzmanı tarafından kronometre ile metod kısmında

verilen şekil 17 deki forma uygun olarak zaman

ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Formda belirtilen

Oluşturulan bant dengeleme formuna göre aşağıdaki

şekil 7 de yer alan forma göre iş akış şeması

oluşturarak üretim hattının yönlendirilmesi gerçekleştirilmiştir.

(Şekil 7)

Kişi yükleri sonucu ortaya çıkan operatör sayısına göre

operasyon özelinde kullanılacak makine sayıları da

ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki şekil 8 de formu kullanarak

makina yerleşim planı oluşturulmuştur. (Şekil 8)

Pilot bantta 4 ay boyunca dikilen modellerin isimleri

aşağıdaki gibidir; • Bubble Top • Egret Boho

Blouse • Arızona Tee S9 • Chıara Body • Connıe

Culotte • Gınger • Flamingo • Tına Mını Skırt

Pilot seçilen bantta 4 ay boyunca dikilen modellerin

teknik çizimleri şekil 9, şekil 10, şekil 11 , şekil

12, şekil 13, şekil 14 ve şekil 15 de gösterilmektedir.

Çalışmada hanhart kronometresi kullanılmıştır.

Şekil 16 da gösterilmektedir.


78

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

işlem basamaklarını doğru ölçümlemeyi yapacak

şekilde adımlara ayırmaktadır. İzlemeyi bitirdikten

sonra 20 adet ölçümleme sonucu belirlenmiştir.

Daha sonra randıman tahmini yapılıp operasyonun

gerçekleşme süresi bulunmuştur. Aşağıda zaman

etüt çalışmalarının sonuçları gösterilmektedir.

Yan çatma operasyonunu incelendiğinde, şekil

17 de gösterilen, işlem süprem kumaşta gerçekleşmektedir.

Operasyon iki adıma ayrılmaktadır.

Operasyon etiketli ve 85 cm operasyon özelliğine

sahiptir. %85 randıman tahmini ile 0,53 saniyede

gerçekleştiği görülmektedir.

Kol ağzı büzgü operasyonu incelendiğinde, şekil

18 de gösterilen işlem futter kumaşta gerçekleşmektedir.

Operasyon iki adıma ayrılmaktadır.

Operasyon silikonlu ve 10 cm özelliğine sahiptir.

%95 randıman tahmini ile 0,11 saniyede gerçekleştiği

görülmektedir.

Kemer takma operasyonu incelendiğinde, şekil 19

de gösterilen işlem futter kumaşta gerçekleşmektedir.

Operasyon iki adıma ayrılmaktadır. Operasyon

60 cm özelliğine sahiptir. %90 randıman tahmini

ile 0,77 saniyede gerçekleştiği görülmektedir.

Ara çatma operasyonu incelendiğinde, şekil 20 de

gösterilen işlem futter kumaşta gerçekleşmektedir.

Operasyon iki adıma ayrılmaktadır. Operasyon tek

taraf özelliğine sahiptir. %95 randıman tahmini ile

0,22 saniyede gerçekleştiği görülmektedir. Yapılan

zaman etütleri çalışması sonrası doğruluğunu tespit

etmek için follow up çalışması gerçekleşmiştir. 1

saat gerçekleştirilen işlem sonrası aşağıdaki şekil 21

de gösterildiği gibi standart zamanlar dosyası oluşturulmuştur.

Standart zamanlar dosyası operasyon

kodu, segment, operasyon numarası, operasyon

adı, form numarası, form tanımı, standart zaman

süresi ve makine bilgisi gibi özellikleri gösteren bir

tablo oluşturulmuştur. Zaman etüdünde saptanan

veriler standart zamanlar tablosuna aktarılmıştır.

Yukarda gösterilen şekil 21 deki standart zamanlar

tablosundan 4 ay boyunca takip edilen modellerin

hat dengeleme çalışmaları için tablo da

bulunan veriler referans alarak oluşturulmuştur.

Modellerin hat dengeleme, makine yerleşim planı

ve iş akış şemaları aşağıda gösterilmektedir.

(Şekil 22) 4 ay boyunca takip edilen bantta

dikilen model olan bubble top modeli incelendiğinde,

model süresi 6,84 olup %89 hat doluluk

oranı ile banda günlük üretim hedefi olarak 2198

adet verilmiştir. Saatlik üretim hedefi bant 485

dk çalıştığını düşündüğümüzde 272 adede denk

gelmektedir. Bu veriler göz önünde tutulduğunda,

17 gün boyunca bant bubble top modelinden

toplamda 37 bin 333 adet ürün dikilmiştir.


79

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

KASIM | NOVEMBER | 2020

incelendiğinde, model süresi 12,01 olup %87 hat

doluluk oranı ile banda günlük üretim hedefi

olarak 1373 adet verilmiştir. Saatlik üretim hedefi

bant 485 dk çalıştığını düşündüğümüzde 170

adede denk gelmektedir. Bu veriler göz önünde

tutulduğunda, 7 gün boyunca bant, egret boho

blouse modelinden toplamda 7 bin 125 adet

ürün dikilmiştir. Günlük 1017 adet dikim gerçekleşmiştir.

%74 performans ile ürün dikilmiştir. Bu ürün

dikilirken toplamda 236 makine operatörü görev

almıştır. Gün bazında değerlendirdiğinde, 34

makine operatörüne denk gelmektedir.

Günlük 2196 adet dikim gerçekleşmiştir. %99

performans ile ürün dikilmiştir. Bu ürün dikilirken

toplamda 576 makine operatörü görev almıştır.

Gün bazında değerlendirdiğinde, 34 makine

operatörüne denk gelmektedir.

Bant, yukarıdaki şekil 23 de gösterilen iş akış şemasına

göre ilerlemiştir. Dikim bu şekilde gerçekleşmiştir.

(Şekil 24) Bant, yukarıda gösterilen makine yerleşim

planına uygun şekilde kurulmuştur. Dikim bu

şekilde gerçekleşmiştir.

(Şekil 25) 4 ay boyunca takip edilen bantta

dikilen model olan egret boho blouse modeli

Devamı gelecek sayıda...


Her an

ONLINE olun!

Bütün dünya sizi görsün!

www.konfeksiyonteknik.com.tr

More magazines by this user
Similar magazines