11.12.2020 Views

ELLE POP UP SAYI:4

Bu dönem bize “güzellik” iyi gelecek dedik ve doğayı, çevreyi, bizleri güzelleştiren kişilere, olaylara, markalara, tüyolara yer verdik.

Bu dönem bize “güzellik” iyi gelecek dedik ve doğayı, çevreyi, bizleri güzelleştiren kişilere, olaylara, markalara, tüyolara yer verdik.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

04/ Kasım 2020

DOĞAYA

SARIL

FILTRESIZ

VE SADE

CANSU

AKIN

MAKYAJDA

KORE

DALGASI


EDİTO

FOTOĞRAF: EYLÜL EZİK

“SADELIK, KARIŞIK

DÜŞÜNCELERI SÜSLER”

Bugün doğal olmak, sade olmak, doğaya dönmekle ilgili

çokça makale ve özlü söz okudum. Fransız yazar

Vauvenargues’ün bu sözünü edito başlığı yapmamın

sebebi ise şu an içinde bulunduğumuz durum. Tam da dördüncü

pop-up online sayımızın edito’sunu yazdığım bu dakikalarda

bir yandan yeni pandemi kısıtlamaları açıklandı.

Durum daha önce de öngörüldüğü üzere iyiye gitmiyor. Çok

fazla kayıp veriyoruz, hastanelerimizin Covid-19 üniteleri

dolu. Kendimizi, ailemizi, dostlarımızı korumak için evde

kalmalıyız. Mart ayından beri devam eden bu bıçak sırtı yaşamın

hepimizi türlü yüzleşmelerle baş başa bıraktığından

şüphem yok. O yüzden de ya mesaj ya da moral veren sayılar

yapmaya çalışıyoruz. Cep telefonunuzdan, iPad’inizden ya

da laptop’unuzdan okuyabileceğiniz bu sayı ise moral vermek

amaçlı. Evde daha çok vakit geçirdiğimiz bu dönemde

doğal ve sıra dışı bakım önerileri, makyaj trendleri, online

egzersiz sınıfları, ruhunuza iyi gelecek en iyi lokal aromaterapi

markaları, doğadan, sadeleşmekten ilham alan konular

bulacaksınız.

Kapağımızda elinde aynayla gizemli bir bakış atan güzel

yüz, Cansu Akın’a ait. Sosyal medyada kendine özgün içerikleri,

doğal tavırlarıyla beğeni kazanan influencer Cansu

elle.com.tr • instagram @ElleTurkiye • facebook @ElleTurkey • twitter @ElleTurkey


Akın, Yves Rocher Sebo Végétal serisinin hem Türkiye hem

de global marka yüzü. Kendisiyle çekim için ormanda buluşmamız

ise bir tesadüf değildi. Yves Rocher Vakfı 12 yıl

önce toprağı canlandırmak, insanları doğanın enerjisi ve

ağaçların büyüsüyle yeniden birleştirmek için küresel bir

proje başlattı ve bu yıl sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık

35 ülkede toplamda 100 milyon ağaç dikim hedefine

ulaşacak. Bu projenin Türkiye ayağı da var; Kasım ayında

Konya/ Ereğli’de 30 bin ağaç bu proje kapsamında topraklarımıza

kazandırılacak. Cansu ile hem bakım ritüellerini

hem de bu konuyu konuştuk.

Bu sayı güzel bir cilt, güzel bir makyaj, güzel bir beden ve

pozitif bir ruh halinin peşinde; bununla ilgili çok konumuz

var. En eğlencelilerinden biri, “Banyoda Bakım Ritüelleri”.

Selin Miloşyan ünlü isimlere sabah uyandıkları andan itibaren

uyguladıkları bakımları sordu. Günlük kremlerden

gençleştirici serumlara, kokulu yağlardan parfümlere uzanan

liste size ilham verebilir. Bu arada tüyoları sadece Türk

ünlülerden almadık, Serli Gazer’in konusunda da “global”

ünlülerin gerçek bakım sırlarını bulacaksınız.

İlham demişken, çok popüler olan sadece Kore pop değil,

Kore makyajı da şu anda uçuyor. Gülgün Özek’in “Oyunbozan”

başlıklı konusunda çok yaratıcı fikirler var.

Moda ve trendleri unutmadık, 94 sayfalık pop-up yayınımızın

da taşıyıcı konuları bu iki başlık altında bolca karşınıza

çıkacak.

Ocak ayına kadar evde olacağımız belli, umarız ELLE

POP UP! kendi kendinize iyi vakit geçirmenize yardımcı

olur.

ZEYNEP ÜNER


ELLETREND

DOĞAL

ADIMLAR

YAĞMUR ÇAMURDA YÜRÜMEYECEK OLSANIZ BILE BOT VE

ÇIZMELERDEKI BU RENK SEÇENEKLERI VE YUMUŞAK MALZEMELER

SIZE DOĞADA OLMAYI HATIRLATIR. HAZIRLAYAN: NESLİHAN DENİZER

Bot, a559,

TWIST

DRIES VAN NOTEN

Dolgu topuk çizme, fiyatı

istek üzerine, VALENTINO

GARAVANI/ BEYMEN

Çizme, a1899, IPEKYOL

Çizme, a1399,99,

MANGO

Çizme, a1799,

DIVARESE

FOTOĞRAFLAR: NET-A-PORTER.COM VE MARKALARA AİT

4 ELLE


Zincir detaylı çanta, a1649,

ACADEMIA - BEYMEN

Çanta, fiyatı istek

üzerine, FURLA

24 SAAT,

7 GÜN

BU IŞLEVSEL ÇANTALAR EBATLARIYLA ÇOK PRATIK,

DETAYLARIYLA ŞIK. VE IŞTEN EĞELENCEYE, TATILDEN

GYM’E HER DAIM KURTARICINIZ.

LOEWE

Çanta, a459, IPEKYOL

Monokrom çanta,

a239,99, MANGO

Vegan deri çanta,

a3067, NANUSHKA/

NET-A-PORTER.COM

Yün detaylı çanta,

a2200, MEHRY MU

FOTOĞRAFLAR: MATCHESFASHION.COM VE MARKALARA AİT

Logolu çanta,

fiyatı istek

üzerine, DIOR

ELLE 5


ELLEMOOD

GÜZELLİĞİN

PEŞİNDE

BİRİ DÜNYANIN EN GÜZEL KADINI OLARAK NAM SALMIŞ

DURUMDA, ÖTEKİ ÇİRKİN OLANI SORGULUYOR, BİR DİĞERİ

MODA SEKTÖRÜNE ADIM ATTIĞI GÜNDEN BU YANA KAVRAMIN

ANLAMINI İRDELİYOR. AJANDAMIZIN ODAK NOKTASINDA

GÜZELLİK VE ONU FARKLI ŞEKİLDE YORUMLAYANLAR VAR.

HAZIRLAYAN: AYKUN TAŞDÖNER

Müzik:

DİSKO,

YENİDEN

Hayır, bir süre daha

kalabalıklar arasında yüksek

ritimli müzikler eşliğinde dans

etmeyi özlemekle yetineceğiz

ama soğuyan havalarda

evimizin salonunu diskoya

çevirmek de bizim elimizde,

belki biraz Kylie Minogue

yardımıyla. Bir önceki albümünü

iki yıl önce yayınlasa da son

10 yıldır Kylie ismini pek

duymuyorduk. Belki de en

fazla diğer popüler Kylie ile

isim savaşları konusunda onu

hararet içinde görmüştük. Uzun

lafın kısası, Kylie Minogue

geri döndü! Bunu yüksek sesle

haykırabiliriz. 70 ve 80’lerin

disko sound’undan ilham alarak

hazırladığı albümü ‘Disco’nun

yüksek voltajlı enerjisi 41

dakika boyunca azalmadan

devam ediyor. Albümden

favoriler: Last Chance ve

Supernova. Dünyasına daha

iyi girebilmek içinse Kylie’nin

YouTube kanalına alalım sizi,

capcanlı kaydettiği ‘Infinite

Disco’ konseri bu karanlık

günlerde içinizi yaşam

enerjisiyle dolduracak.

6 ELLE


CINDY

SHERMAN EN

ÇOK MEDYADA

KADININ

TEMSILINI

IRONIK BIR

ŞEKILDE

KARIKATÜRIZE

ETTIĞI IÇIN

ELEŞTIRMENLER

TARAFINDAN

ALKIŞI

TOPLUYOR.

Sergi:

PARİS’TEN SEVGİLERLE

New York Times bir keresinde Cindy Sherman’ın işlerini, özellikle de içinde bulunduğumuz dönemi tiye alan selfie ve

otoportrelerini ‘çirkinliğin güzelliği’ olarak tanımlamıştı. Haksız da sayılmazlar, sıradan kişileri karikatürize ediyor,

her an karşılaştığımız tiplemeleri, karakterleri anlatıyor. Fondation Louis Vuitton, Fransa’da son 14 yıl içinde ülkedeki

ilk Sherman sergisini düzenliyor. Özellikle 2010’lu yıllardaki üretimlerine odaklanmış bir bölüm olsa da retrospektif

170’den fazla işi kapsayarak 1975’ten bu yana bütün işlerini bir araya getirmiş durumda. 3 Ocak’a kadar devam

edecek sergiyi pek tabii fiziki olarak gidip görme olanağımız şu sıralar bulunmuyor. Ancak fondationlouisvuitton.fr’da

video ve fotoğraflar aracılığıyla gezebilirsiniz.

ELLE 7


ELLEMOOD

“FOTOĞRAFLAR SIZI IKI BOYUTLU

GÖSTERIYOR. DÜŞÜNCELERINIZI, KIM

OLDUĞUNUZU YANSITMIYOR. ZOR OLAN

ŞEYLERI KONUŞMAK IÇIN BIR ARAYA

Film:

MUHTEŞEM SOPHIA

Onu uzun yıllardır beyazperdede ya da televizyonda göremiyorduk.

Kariyerinin zirvesinde 50’li yıllarda sinema yıldızının kim olduğunu, ne

yaptığını tanımladı bize, Akdenizli inanılmaz güzel bir kadın olmanın

sembolü olarak daima var oldu Sophia Loren. En son 2009 yılında

görkemli bir Hollywood yapımında yer almıştı. Aradaki birkaç ufak rolü

saymazsak şimdi kariyerinin en büyük geri dönüşünü yaşıyor. Zira şu

sıralar herkes sadece onu konuşuyor. Sebebi ise yer aldığı bir Netflix

yapımı olan ‘The Life Ahead’ (Onca Yoksulluk Varken). 13 Kasım’dan

itibaren izleyeceğimiz filmin yönetmeni de Loren’in oğlu, Edoardo

Ponti. İşi bu kadar özel kılan da zaten bu birliktelik. Loren, Yahudilere

uygulanan soykırımdan kurtulabilen Madame Rosa karakterinde

ve Senegal’den kaçan 12 yaşındaki yetim Momo ile arkadaşlığını

izleyeceğiz. “Bana kendi annemi hatırlattığı için bu rolü kabul ettim”

diyor yaşayan en büyük sinema yıldızlarından Sophia Loren.

GETIRDIM BU KITABI.”

- KAREN ELSON

Kitap:

ALEV ALEV

Karen Elson moda

dünyasının sahip

olduğu en kendine has

karakterlerden biri.

İki albüm yayınladı,

modellerin doğru

şartlarda çalışmaları

konusunda sesini

yükselterek aktivist

yanını bizimle paylaştı.

Yıllar içinde Alexander

McQueen’den

Valentino’ya tozu dumana

katmadığı bir podyum

ya da kampanya çekimi

olmadı. Şimdi de 20 yılı

aşan kariyerini The Red

Flame başlıklı bir fotoğraf

kitabıyla kutluyor. Rizzoli

etiketli kitabın önsözünde

sektörden dostları

editörler Edward Enninful

ve Grace Coddington

ile fotoğraf ustası Tim

Walker’ın kalbe dokunan

mektupları yer alıyor. 18

yaşında Vogue dergisinin

İtalyan edisyonu

için Steven Meisel’in

Elson’ın kaşlarını tıraş

etmesiyle bir anda moda

dünyasının yeni ‘o kızı’

olmuştu. Kitapta Kuzey

İngiltere’de başlayıp

Nashville’de devam

eden kariyerini Craig

McDean, Annie Leibovitz,

ve Mert and Marcus gibi

sanatçıların gözünden

görüyoruz.

8 ELLE


Festival:

#GUCCIFEST

2020’nin en güzel yanı moda

dünyasındaki herkesin yeni

düzende yeteneklerini en

yaratıcı şekilde konuşturma

yarışıydı. Gucci, Ouverture

adını verdiği İlkbahar/ Yaz

2021 koleksiyonunu bir festival

havasında, mini dizi gibi

sunuyor. Bu yüzden Alessandro

Michele bir kez daha gücünü

Amerikan bağımsız sinemasının

en kendine özgü isimlerinden

Gus Van Sant ile birleştirdi.

Aslında bu ortaklık başlı başına

bile heyecanlandırdı bizi. Zira

bu iki yaratıcı zekanın bakış

açıları zıt kutupları anımsatıyor.

Gus Van Sant’in, en azından

filmlerinde, modayla ilişkisi

klasik olandan ve yalınlıktan

yana. Jean, tişört ve deri

ceketler. Alessandro Michele

ise sıradanlığı bir kenara

iterek kalıp kırmanın peşinde.

Renk ve desen karmaşasının

ahenginden besleniyor.

Ortaklaşa yönettikleri bu yedi

bölümlük mini dizi, Billie Eilish,

Harry Styles, Florence Welch

gibi isimleri de bir araya

getiriyor. YouTube Fashion’da,

Gucci’nin YouTube kanalında

ve GucciFest.com üzerinde her

gün bir bölüm yayınlanacak

ve farklı disiplinler yoluyla

koleksiyonu her gün biraz daha

yakından keşfetmiş olacağız.

Festivalin bir diğer sürprizi ise

15 bağımsız genç yeteneğin

moda odaklı filmlerini de

izleyebilecek olmamız. 16-22

Kasım arasında ekran başına!

Ve şimdi hepimizin aklında

o soru. Yoksa bu yaratıcı

festival moda haftalarının

gidişatını da değiştirebilir

mi? Diğer tasarımcıları da

benzer surumlar yapmaları için

harekete geçirebilir mi? Festival

devam ederken Alessandro

Michele video yoluyla bir

konferans da düzenledi ve şöyle

dedi: “Kıyafetlerin daha fazla

bir mağazaya hapsedilmesini

istemiyorum. Onları özgür

bırakmak istiyorum.”

ELLE 9


ELLETREND

@INSTAGRAM

DOST

MUSUN

DÜŞMAN

MI?

BUGÜN ONA SADECE FOTOĞRAF PAYLAŞIM

AĞI DESEK INSTAGRAM’IN GÜCÜNÜ HAFİFE

ALMIŞ OLURUZ. KREATİF ENDÜSTRİLERDE

ÇALIŞANLAR İÇİN ERİŞİMİ KOLAY BİR

CV, ÇOĞUMUZ İÇİN KENDİ PR’IMIZI

YAPABİLECEĞİMİZ BİR UYGULAMA. FİLTRELER

SADECE FOTOĞRAFLARI GÜZELLEŞTİRMEKLE

KALMADI, AYNI ZAMANDA SAHTE HAYATLAR

YARATMA KONUSUNDA YARATICILIĞIMIZI DA

GELİŞTİRDİ. FAZLA PAYLAŞMAK, FOMO, JOMO

DERKEN, ALIŞVERİŞ YAPMA ŞEKLİMİZDEN

ÜRETİM YÖNTEMLERİMİZE KADAR YAŞAMIMIZI

A’DAN Z’YE ETKİLEDİ. 10 YIL BOYUNCA

SIRADAN GÜNLERİN SIKICI DETAYLARINI

PAYLAŞTIĞIMIZ BU SOSYAL MECRANIN

DAYANILMAZ CAZİBESİNE BİR SAYGI DURUŞU.

YAZI: AYKUN TAŞDÖNER

Bazen 20 yıl öncesindeki hatıralarınız, rutininiz aklınızda

daha net canlanabiliyorsa bu konuda yalnız

değilsiniz. Çünkü hayat daha sıradandı ya da sadeydi

diyelim. Televizyonda gördüklerimiz, gazetede

karşımıza çıkanlar, ofiste duyduklarımızla sınırlıydı her

şey. İnternet ağı bizi kendi içine çekmeye başladığı sırada

yenilikler de durmak bilmedi. Hızlı veri akışına, saniyede

yüzlerce görsele maruz kalıyoruz artık. 2000’li yılların en

10 ELLE


üyük medya trendlerinden biri blog ve blogger olmaktı.

“Eyvah gazetecilik ölüyor” önermesinden “Editörlerin

yerini blogger’lar alacak” gibi cümlelere kadar birçok şey

duyduk. Bir noktada bir yol ayırımına gittik. Blog’lar büyük

online sitelere dönüştü, ya da Twitter ve Instagram nedeniyle

hap bilgilere. “Benim kalemim güçlü” diyenler ilkine,

“yazı-çiziyle aram olmaz” diyenler de Instagram’a kaydı.

Tam kuruluş tarihi 6 Ekim 2010’du. Kurucularından Kevin

Systrom’un attığı ilk fotoğrafın başrolünde bir sokak köpeği

vardı. Systrom daha sonra “İşlerin bu kadar büyüyeceğini

bilseydim başka bir şey paylaşırdım” demişti. Henüz filtreler

yoktu, yardımcı olabilecek diğer uygulamalar da. Uzun

bir süre sadece iPhone’ların gizli silahı olarak yer aldı, zira

Android işletimli cihazlarla uyum içerisinde değildi. Yıllar

içinde aplikasyonu Facebook satın aldı, modaevleri bu sosyal

mecrayı aynı zamanda bir satış kanalı olarak da kullanmaya

başladı. Warhol’un 15 dakikalık ün teorisi Instagram

sayesinde gerçeğe dönüştü ve günümüzü şekillendiren yeni

ünlüler hayatımıza dahil oldu. Rakipleri olarak yola koyulan

Snapchat’i, Vine’ı bitirdi, Birleşik Devletler’deki yasakları

da fırsata çevirerek TikTok’un ‘topuklarına sıktı’. Pandemi

boyunca ulusal kanallardan farksızdı işlevi, canlı yayınlarla

ünlülerin evindeydik, Coldplay’dan John Legend’a herkesin

konser verdiği bir platforma dönüştü. Ve bir noktada Instagram’da

popüler olduğumuz kadar var olmaya

başladık. Bugün 1 milyardan fazla kullanıcısı

var (dünyada 7.7 milyar insan yaşıyor).

293 milyonu 18-24 yaş aralığında, 338

milyonu ise 25-34. Üstelik San Franciscolu

teknoloji yazarı Sarah Frier’e göre Instagram

ilk başta geniş kitleler için değil, sadece

trendsetter’lar arasında kullanılması ve

mikro ölçekte bir influencer etkisine sahip

olması için hazırlanmış. Bugün ise popüler

kültürden psikolojiye ve iş dünyasına kadar

her alana etki ediyor. Belki de Instagram’ı

995

Bir saniye

içinde

Instagram’da

yayınlanan

fotoğraf

sayısı...

yeniden Paris’teki dostumuz Emily gibi kullanmaya geri

dönmemiz gerekiyor. Fazla planlı olmadan, akışın estetik

duruşunu sorgulamadan, sıradan anları yücelterek.

BENİ BİR DE TEK ÇEK

2012 yılında “selfie” sözcüğünün kullanımında yüzde

17.000 oranında artışın olmasının ardından Oxford sözlüğü

2013’te onu yılın kelimesi seçti. Bu sayede Instagram’ın, popüler

kültürün kucağına oldukça etkili bir güç bırakılmıştı.

Bugün araştırmaya kalktığınızda bu etiketin altında yaklaşık

450 milyon gönderi bulunuyor. Selfie’nin meşruluğunu

zaten nevi şahsına münhasır Kim Kardashian 2015 yılında

Rizzoli’yle yayınladığı ve sadece selfie’lerin yer aldığı “Selfish”

kitabıyla kanıtlamıştı. İlginçtir o yıllarda ülkemizde

kelimenin karşılığı olarak ‘özçekim’ önerilmişti, ancak kısa

süre içinde kelime (trendin aksine) yok olup gitti. Ve sonra

olaylar çığırından çıkıp selfie’lerinizle sizi yaşlandıran

FaceApp’a oradan kolay yoldan estetik imkanı tanıyan Fa-

ELLE 11


ELLETREND

EN ÇOK TAKİPÇİ

(6 Kasım 2020, saat 11.44 itibariyle)

1. Instagram - 375 milyon

2. Cristiano Ronaldo - 241 milyon

3. Ariana Grande - 205 milyon

4. Dwayne ‘The Rock’ Johnson - 202 milyon

5. Kylie Jenner - 200 milyon

Instagram’ın etkili olduğu alanların başında dijital aktivizm

geliyor. Toplumsal cinsiyet rollerinden beden olumlamaya,

iklim krizinden #metoo’ya kadar birçok alanda etkisini

gösterdi. Bu sosyal hareketler aynı zamanda kısa süre içinde

modadan televizyon dizilerine popüler kültürün gidişatına da

yön verdi.

cetune’a kadar zincirin halkaları genişledi. Çağdaş sanatın

sansasyonu pek seven sanatçılarından Cindy Sherman selfie’lerden

sergi açtı, dergi kapakları profesyonel fotoğrafçılar

yerine Kardashian-Jenner klanının kendi selfie’lerinden

kapak yaptı.

Bİ’ KAHVENİN KAÇ YIL HATRI VAR?

Sıradan bir kahvenin etki alanının bu kadar geniş olabileceğini

tahmin edemezdik. #coffeeoftheday’le çıktığımız yol

#latteart’ kadar gitti. Öyle ki dilimize pelesenk ettiğimiz

üçüncü dalga kahveciler de yine bu dönemde ortaya çıktı.

Bir kahve dükkanı açmak, işletmek son beş yılın en popüler

mesleklerinden biri oldu. Mekanın “Instagrammable”

olması için ahşap bir arka

plan ya da duvara bisiklet asmak şart haline

geldi. Kahve diğer besinlerin de yolunu

açtı desek abartmış olmayız. Trendler

zincirleme bir şekilde iç içe geçtiklerinden,

yine bu dönemde kendimizi sağlıklı

yaşamaya, yogaya, meditasyona adamak

da öncelik oldu. Hayat biçimini tamamlayan

kinoa’lar, matcha’lar derken oyunun

bir diğer kazananı da avokado oldu. Poşe

yumurtaya eşlik etti, ekşi mayalı ekmeklerin

üstünde yer aldı. Kılıktan kılığa girdi. Bir nevi kendisi

gastronomi dünyasının Kate Moss’u oldu çıktı.

-MIŞ GİBİ

İlk başta cool olan, paylaşmaktı. Bir partiye mi gittiniz? Fotoğraf

yoksa yaşanmamış sayılıyordu. Ne kadar çok gönderi,

o kadar iyi. Sonraları gittiğinizi saklamak, gizli yerlerde

toplanmak popüler oldu. Ancak trendler bu ikisi arasında

gidip gelirken önce FOMO ardından JOMO türedi. Kaçırdığınız

için kendimizi kötü hissetmekten (the fear of missing

out), kaçırdığımız için kendimizi mutlu hissettiğimiz

(the joy of missing out) günlere kadar. İşin psikolojik ölçeği

bir süre içinde farklı farklı yollarda etkilemeye başladı kullanıcıları.

Sırf ne kadar mutlu olduğumuzu göstermek için

#100happydays etiketini bile türettik. Kısa yoldan nasıl

takipçi kazanırız sorularını sorduk, Instagram’da oyunun

kazananı olmak için taktikleri takip ettik. Hangi saatte paylaşmalıyım?

Işık nereden gelmeli? Fon rengi önemli mi?

Daha fazla beğeni yüz fotoğrafından mı geliyor, yoksa tüm

vücudumuzu paylaştığımız zaman mı? İlk birkaç senenin

ardından Instagram’ın değişen algoritması kullanıcıların da

tam anlamıyla kafalarını yemelerine neden oldu. Buna göre

daha fazla etkileşim içinde olan postlar öncelikli olarak bize

sunulmaya başlandı. Instagram her zaman sahte olmakla,

gereksizi parlatmakla anılır oldu. -mış gibi yapmak bu aplikasyonun

manifestosu olarak nam saldı. Ardından “Daha

fazla yapamıyorum” diyen influencer’larla karşılaştık. Neydi

daha fazla yapamadıkları şey? Yalandan yaşıyormuş gibi

göstermek. Evinin arka bahçesinde eşofman takımını üstüne

geçiren bir influencer kendini ormanda spor yapıyormuş

gibi gösterdiğinde ortalık gerçek anlamda yıkılmıştı. Ya da

moda haftasının orta yerine otel odasında çıldırdığını itiraf

eden @aimeesong gibi.

ZAMAN TÜNELİ

Ekim 2010 - Instagram kuruldu.

Nisan 2012 - Android işletimlere de Instagram yüklendi.

Haziran 2013 - 15 saniyelik video yükleme özelliği geldi.

Aralık 2013 - Yeni bir flört ağı olarak DM kutularıyla mesajlaşma başladı.

Ekim 2015 - Kısa bir reklam arası, reklam özelliği geldi.

Mart 2016 - Video süreleri 60 saniyeye yükseltildi.

Mayıs 2016 - Platformda alışveriş yapabilmenin ilk adımları atıldı.

Ağustos 2016 - Snapchat’e ilk darbe: Stories özelliği geldi.

Haziran 2018 - YouTube’a bir darbe: IGTV hayatımıza girdi.

Temmuz 2020 - TikTok yasağının ardında Reels özelliği eklendi.

12 ELLE


SAHTEDEN GERÇEĞE GİDEN YOL

Bir süre sonra (neyse ki) gerçeklik kazandı. Ve bir anda 180

derece tersine döndü her şey. Savunmasız olduğumuz zamanları,

kendimizi kötü hissettiğimiz anları paylaşıp “Ben

de buradayım, seni anlıyorum, senin yanındayım” demek

cool oldu. Gerçekten ne ara oldu emin değilim, ama nezaketin

kazandığı zamanlar da yaşandı. Kendimizi olduğumuz

gibi sevebilmenin, kabullenmenin, manifestosunu yazdık.

Kimse için değişmek zorunda olmadığımızı paylaşmayı tercih

ettik. Kadınlar tüylerini almak zorunda olmadıklarını,

erkekler oje sürmek istediklerinde bundan geri kalmak istemeyeceklerini

duyurdular. Renkli zeminlerin üstüne yazılan

motivasyon artırıcı sözler, cümleler ekleyerek paylaşmak

revaçtaydı. “Kendini mutsuz hissediyorsan, sorun sende değil”

gibi. Bu sırada Hint asıllı Kanadalı insta-şair Rupi Kaur’la

tanıştık. 92 doğumlu, milenyallerin sosyal medyadan

çıkardığı ilk ya da en önemli ünlülerdendi. Kısa dizelerden

oluşan şiirleri kitaplaştırıldığında dünya genelinde 42 dile

çevrildi ve 8 milyon okuyucuya ulaştı. Kaybetmek, iyileşmek,

kadın olmak, göç etmek… Son 10 yılda çevirdiğimiz

muhabbetlerin ana fikri neyse Kaur bunları dizelere döktü.

Instagram’ın bize kazandırdığı bir diğer büyük gerçek yıldız

ise Selena Gomez oldu. Uzun süre boyunca kendisi en çok

takip edilen ünlüydü. Nedenini hepimiz merak ettik. Belki

de sırrı gerçekliğinde yatıyordu.

“MEME” KÜLTÜRÜ

Tam Türkçe adıyla “internet fenomenleri”

diyebiliriz. Ancak fenomen sosyal

medyadaki popüler kişileri tanımlarken

sıklıkla kullanıldığı için “meme” olarak

devam edelim. 90’larda internetin

ilkel versiyonuna dayanıyor geçmişi,

2000’lerin ilk yıllarında YouTube’da

biraz daha adı geçer oldu. Popülerlikte

zirvesi ise 2015 sonrasında Instagram

yaşandı. Bunda biraz telefonlarımızın

bize sunduğu hızla ekran görüntüsü almanın

etkisi de var tabii. Aslında biraz

da izlemekten keyif aldığımız skeçlerin

sanal versiyonu gibi diyebiliriz. Popüler

kültürden herhangi bir anı alıp üzerine

eğlenceli bir şeyler yazmak işin çıkış

noktası. @sainthoax ya da @cezmikalorifer

paylaşımları desem, daha fazla

anlatmaya gerek kalmaz aslında… Laf

sokma, hiciv, dalga geçme konusunda

yüksek lisans yapmış olmanız şart. Yoksa

kimse size gülmez ve paylaşmaz.

HYGGE, KONDO,

JACQUEMUS

İskandinav kültürüne, İsveç’in beyazlarına

ve Danimarka’nın hygge kültürüne

EN ÇOK

BEĞENİ ALAN

FOTOĞRAFLAR

Sayfaya özellikle bu kareleri

koymadık, ama eminim hepsini

çok iyi biliyorsunuz.

1. Listenin zirvesinde bir

anda nasıl türediğini bile

anlayamadığımız bir yumurta

geliyor. @world_record_egg

hesabı neden var? Bir yumurta

müzelerden markalara neden

herkesin sosyal medya planına

dahil oldu? Hala çözmüş

değiliz.

2. 22,2 milyon beğeniyle

listenin ikinci sırasında eminim

daha önce adını pek de

duymadığınız @xxxtentacion’un

ilk gönderisi yer alıyor.

3. Üzücü bir haber: Üçüncü

sırada @chadwickboseman’ın

hesabından paylaşılan ölüm

haberi var.

4. Kylie Jenner’ın Stormi

Webster’ı bize taktim ettiği an.

5. İnternet alemine hoş geldin

Jennifer Aniston!

de Instagram sayesinde alıştık. Doğu Ekspresi’nin kompartımanlarını

yine bu sırada İzlanda’nın içi ısıtan dekorasyonundan

ilham alarak tasarladı yolcular. Ama dönemin

kazananı Marie Kondo oldu. Bize gömleklerimizi nasıl katlamamız

gerektiğini söyleyen ve Japon felsefesini dünyaya

tanıtan Kondo, Instagram’ın ona verdiği yetkiyle iki kitap

ve bir Netflix dizisine imza attı. Ve Jacquemus estetiğini de

unutmamak lazım. Sürekli Güney Fransa’ya gitmek için bizi

plan yapmaya zorlayan hesabının ötesinde, birbirini tekrarlayan

ya da uyum içinde olan üçlü gönderileri bir akımı

başlattı. Hatta bir ara “Instagram artık tek sırada dört içerik

gösterecek” söylentileri birçoğunu depresyona itti.

LİNÇ YEMEK

Bu belki de Twitter’ın alanı ama konu sanal zorbalık ve linç

etmek olunca Instagram’ın da bundan aşağıya kalır bir yanı

yok. Masum yorumlarla başladı her şey. Tatil fotoğraflarının

altına gelen “Hayat sana güzel” yorumları zamanla doğal

afet, terör saldırısı ya da seçim zamanlarında konuyla alakalı

paylaşım yapmak yerine yemek fotoğrafları paylaşanları

duyarsız olmakla suçlamaya kadar gitti… “Sen nasıl….?” diyerek

sesler yükseldi. Ardından “Bari siz yapmayın” eklendi.

HASHTAG, SAHİP ÇIKIYORUZ

Sosyal medyanın en iyi yanlarından biri

farkındalık yaratmak, birlik olmaya davet

etmek, offline toplantılar için insanları

harekete geçirmek. 2014 yılında ALS

hastalığına dikkat çekmek için başlayan

#IceBucketChallenge bunun en popüler

örneğiydi. Kafalarımızdan aşağıya boşalttığımız

buz gibi suyun etkisi popüler

kültürde bile kendine yer edindi. Donatella

Versace’nin şoka girdiği anı henüz

unutmuş değiliz. En güncel örneklerden

biri diğeri #challengeaccepted ve Polonya’daki

kürtaj yasağının dünya genelinde

kamuoyu oluşturup ülke meclisinde sonunda

iptale gitmek zorunda kalındığı

#strajkkobiet. Son 10 yıl içinde #blacklivesmatter,

#OscarsSoWhite, #MeToo,

#WomensMarch, #PrayFor, #geziparkı

ya da #bedenimedokunma akla en çok

gelen sosyal hareketlerin başında geliyor.

32 DAKİKALIK DÜNYA

REKORU

David Attenborough, Netflix’te yayınlanan

“A Life on our Planet” öncesi Instagram’a

adım attı. Dört saat 44 dakika

içinde 1 milyon takipçi edindi. O ana kadar

rekor Jennifer Aniston’ın elindeydi.

Aniston bunu beş saat 16 dakika dakikada

başarmıştı.

ELLE 13


ELLETREND

MAKYAJDA

KORE DALGASI

GÜNEY KORE DAİMA, TÜM DÜNYADAN BİR ADIM ÖNDE HAREKET EDİYOR. BİR ZAMANLAR

POPÜLER KÜLTÜRE YÖN VEREN AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ SON YILLARDA ROLÜ DOĞU

ASYA’DAKİ BU YARIMADAYA DEVRETMİŞE BENZİYOR. TREND BELİRLEME KONUSUNDA RÜŞTÜNÜ

ÇOKTAN İSPAT ETTİ. BAŞIMIZI MÜZİKLE DÖNDÜRDÜ, SİNEMAYLA DEVAM ETTİ... MASKE

ÇILGINLIĞIYLA BAŞLAYAN K-BEAUTY AKIMI İSE SONUNDA ÇEŞİTLİ İLKLERE İMZA ATILMASINA YOL

AÇARAK, MARKALARIN ELÇİ OLARAK BU ÜLKENİN YILDIZLARINI SEÇMEYE KADAR İLERLEDİ.

YAZI: AYKUN TAŞDÖNER

Ülkeyi yıllarca Kore gazileri nedeniyle biliyorduk,

sonra sinemalarda “Ayla” oynadı. Ve televizyonlarımızda

“Mucize Doktor”, “Kiralık Aşk”, “Paramparça”,

“Anne”. Son yıllarda reyting rekorları

kıran hemen her dizi, Los Angeles stüdyolarında üretilen

Hollywood yapımlar yerine Güney Kore imzalı senaryolardan

yerelleştirilmişti. Kırk yıl öncesinde politika sahneleri

dışında kimsenin adını pek de umursamadığı bu ülke

bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden birinin sahibi.

Kültürün gerçek fanları buna epey kızsalar da pop kültür

sahnesinde kendine bu denli yer etmesi 2012 yılına tekabül

ediyor. “One hit wonder” diyebileceğimiz PSY, “Gangnam

Style”ı piyasaya sürdüğü anda

tüm dünya bu kültürün etkisinde

kalmıştı. Öyle ki, 2016’da Hamburg’da

bir Alman diskosunda

hâlâ bu şarkının yankılandığına

şahitlik etmiştim. Harvardlı profesör

Joseph Nye, Güney Kore

kültürünün yükselişini yumuşak

güç olarak tanımlıyor. Ve ne demek

istediğini şu sözlerle açıklıyor:

“Askeri gücü kullanarak

değil, bunu arzu edilebilir bir

hayal üreterek başardılar.” Aşırı

çalışkanlıklarıyla nam salmış bir

ülkeden de bu beklenirdi. Neyse,

konumuz güzellik. Alışkanlık ya

da ritüel diyelim, Millatan önce

700. yıla kadar dayanıyor.

Park Soo-Joo

PEKİ NEDEN ŞİMDİ?

Ancak ülkenin güzellik ve estetikle

olan saplantısı dahi çalışkanlıktan

geçiyor. Hatta bu konu hakkında bazı gelenekselleşmiş

efsaneler de mevcut. İlginç olanlarından biri şu:

Güney Koreli kadınlar eşlerinden önce uyanarak saç ve

makyajlarını yapıp, onların karşısına öyle çıkarlarmış. Yine

çalışkan olmakla bağlantılı olarak, Güney Kore’yi en iyi tanımlayan

şey mükemmel olma arzusu ve eşsiz bir estetiğe

(zevk ve görünüm olarak) sahip olmak. K-pop yıldızlarının

ne şartlar altında çalıştıkları ve “başarıya giden her yol mubahtır”

mantrasını bilenler için pek de şaşırtıcı bir durum

değil bu zaten. Aslında ortalama bir Güney Kore vatandaşıyla

sohbet ettiğiniz sırasında güzellik rutinleri ya da kullandıkları

ürünler onlarda şok etkisi yaratmıyor. Endüstri

liderlerine göre konu bakım ritüelleri

ve ürünleri olunca ülke

dünyanın geri kalanından 7-10

yıl ileride hareket ediyor. Aslında

bugün onların sürdürdükleri

günlük rutinlerini, biz Batılılar

trend olarak hızlıca tüketiyoruz.

Hatta öyle ki geçtiğimiz

yıllarda Yves Saint Laurent’ın

da başı çektiği bir grup Avrupa

merkezli marka K-beauty’den

ilham alarak yeni ürünler piyasaya

sürmüşlerdi. Yine bu

sırada Sephora da ürün gamına

K-beauty favorilerini ekleyince

gözler bu trende çevrildi.

Bu bilgiye pek de şaşırmayacağınıza

eminim, ama ürünler

en çok da Z jenerasyonu ve

milenyaller arasında popüler.

Her iki kuşağın da en çok sevdiği

pastel renkli ambalajları

14 ELLE


Yoon Young Bae

FOTOĞRAF: JOSEP MORÉ

ELLE 15


ELLETREND

Pony Syndrome

Blackpink üyesi Lisa

DAİMA ÖNDE

Güney Kore’nin güzellik ritüelleriyle bu ölçüde takıntılı olmasının sebeplerinden biri, Batı’ya göre 7-10 yıl ileride olması. Burada

yaşayanlar resmen gelecekten sesleniyorlar. K-pop yıldızları ve influencer’lar bu konuda sözcü görevi görüyorlar.

kullanmaları neticesinde ve özellikle de Instagram’daki influencer’ların

radarına girmesiyle aslında popülaritesi arttı.

Ardından BTS ve Blackpink gibi grupların müzik yoluyla

herkesi etki altına alması geldi. TIME’a göre BTS çağımızın

en etkili grubu, Netflix ise Blackpink hayranlığının arkasında

yatan nedenleri “Blackpink: Light Up The Sky” belgeseliyle

masaya yatırdı. Her iki grup sadece müzikleriyle değil,

yapmış oldukları moda seçimleri ve güzelliği ele alış şekilleriyle

de kitleleri peşlerinden sürüklediler.

Daima doğal güzelliğiyle övgüleri toplayan Blackpink

grubundan Lisa, birçok YouTuber’a “Nasıl Lisa gibi görünebilirim?”

başlıklı içerikler üretmeleri konusunda da ilham

olmuş biri. Etki alanı bununla da sınırlı değil, Lisa sadece

birkaç hafta önce tarih yazarak M.A.C’in global marka elçisi

seçildi. Marka tarihinde bir K-Pop yıldızının elçi ve yüz

olarak seçilmesi bir ilk. Yapılan basın açıklamasında şöyle

yazıyordu: “Lisa’nın şeker pembesi yanakları, keskin hatları

ön plana çıkaran göz makyajı ve yumuşak renk tonlarıyla

dikkat çeken dudakları onu mükemmel bir marka yüzü yapıyor.”

Lisa bir örnek, ancak tek değil. Bağımsız sinemanın yeni

yükselen yıldızı olarak radarımıza takılan Bae Doona, geçtiğimiz

10 sene içerisinde “Cloud Atlas” gibi gişe filmlerinden

artık kült olan “Sense8”e kadar herkesin favorisi olan dizilerde

de yer almıştı. Nicolas Ghesquière bu yükselişi fırsat

bilerek onu Louis Vuitton’un yüzlerinden ve ön sıranın daimi

yüzlerinden biri haline getirdi. Giorgio Armani ise alev

kırmızısı ürünlerini doğa dostu oyuncuyla birlikte tanıttı.

Ülkenin bize armağanı olan süpermodel Park Soo-Joo

da sadece saç rengiyle bizi etkilemekle kalmadı. Chanel

Beauty’nin marka elçilerinden ve L’Oréal’in sözcülerinden

biri oldu.

YENİ TOPLULUK: SKINTELLECTUALS

Z jenerasyonunun konu alışveriş olunca bildiğiniz gibi en

dikkat ettiği şey şeffaf olmak. Skintellectual olarak anılıyorlar

hatta güzellik markalarınca. Bu yüzden ülkenin en popüler

kozmetik markalarından biri olan Hanyul, mağazasında

satılan ürünlerin yanında kullanılan içerikleri de sergiliyor.

Ya da Belif. Ürünlerini hazırlama aşamasında başvurdukları

yolları, kullandıkları içerikleri yine maddeler halinde web

sitesinde yayınlıyorlar. Henüz sadece Korece olarak yayını

olsa da Hwahae isimli aplikasyon ise tamamıyla kullanıcı

odaklı çalışıyor ve kullanıcıların önerdiği hayvan üzerinde

16 ELLE


Doona Bae

Ssin

KARE AS

Ssin, ülkeden çıkan en popüler YouTuber’ların başında geliyor.

Videoları mini dizi tadında. Doona Bae ise güzellikleri dillere

destan olan oyuncular arasında. Ve herkesin konuştuğu o

marka: Sulwhasoo.

süz bir cilt aynı zamanda geleceğiniz ve kaderinizde de söz

sahibi. Bunu ancak duymamız iyi oldu.

deneyleri yapılmamış, doğa dostu ürünleri listeliyor.

WGSN’e göre ülkede, YouTube’da 44 bin üzerinde erkek

kullanıcı makyaj temalı videolar yayınlıyor. Aslında

buna şaşırmamak lazım. Avrupa ve batısındaki erkekler güzellik

konusuyla, markalarla yeni yeni tanışsalar da Güney

Koreliler için bu pek de bir yenilik sayılmaz. Chanel, Güney

Kore başta olmak üzere Uzakdoğu erkeklerini hedefine alarak

Boy de Chanel’i piyasaya sürmüştü. Bu pazarda satışlar

da artmış durumda. 2017’de yüzde 71 oranında daha fazla

erkek bakım ve makyaj ürünleriyle tanışmış. Küresel ölçekte

2019 yılında da ortalama yüzde altı oranında bir yükselme

var. Bu yüzden Chanel dışında Panacea ya da Kore markaları

LAKA, Sneaky gibi öncüler gender-neutral ürünleri

piyasaya sürmeye başladılar.

OLAĞAN ŞÜPHELİLER

2017 yılında Bubble Sheet Mask’ın bir anda Instagram’da

popüler olmasının ardından kömür ve soya fasulyeli maskeler

bir anda Kore felsefesini dünyayla tanıştırmış oldu. Kesinlikle

pürüzsüz ve mükemmel bir cilt! Maskelerin diğer

aranan içerikleri arasında (antioksidan bir özelliğe sahip

Uzakdoğu bitkisi olarak tanıdığımız) ginseng, avokado, salatalık

ve yumurta geliyor. Biraz daha mı eşsiz içerikler arıyorsunuz?

O zaman şöyle diyelim, salyangoz musinleri, inci

ve arı reçinesi. Her birinin sırasıyla nemlendirici, parlatıcı

ve besleyici özellikleri var(mış). Kore inancına göre pürüz-

EN SON TREND

Ülkeden çıkan ve şu anda özellikle tüm Avrupa’da konuşulan

en son trend ise Jamsu (face diving). Elbette önemi

makyajda yine mükemmel ve pürüzsüz bir sonuç almak.

Jamsu’nun kelimenin tam anlamıyla karşılığı ise dalmak.

Göz dışındaki yüz makyajınızı tamamladıktan sonra suratınıza

bebek pudrası sürüyorsunuz ve ardından buz gibi suya

batırıyoruz. Bu makyajın tüm gün hiç bozulmadan efektif

bir şekilde yüzünüzde kalmasına yarıyormuş. Bunları yazarken,

şaşırmaya devam ediyorum...

ADIM ADIM... VE BİR ADIM DAHA (MI?)

Peki, bir Güney Koreli’nin rutini nasıl? Koreli yazar Euny

Hong’a göre her şey 2000’li yıllarda başladı. O zamanlar süreç

şimdiki kadar popüler değildi. Korean Triple, o yılların

favorisiydi. Üç adımlı işlem yıllar içinde gelişti. Haliyle kültüre

ve bu alışkanlıklara yabancı biri olarak konuyla alakalı

epey bir YouTube videosu izlediğimi itiraf etmem gerekiyor.

Pony Syndrome, Ssin gibi influencer’lar en eğlenceli içerikleri

üretiyor. Öncelikle etkili bir ürün arayışından önce,

mükemmel bir cilde sahip olmanız gerekiyor. Cilt bakımı

onlara göre en az yedi, en fazla 12 adımdan oluşuyor. Bazıları

bunun 17’ye kadar çıkabileceğini de iddia ediyor. (Belki de

amaç daha fazla ürün satabilmektir.) İlk sırada temel ihtiyaç

kabul edilen neme doymuş bir cilt. Birinci madde bu yüzden

nemlendirici bir kremle başlıyor. Ardından losyonlar

geliyor. Sonra serumlar, sonra maskeler... liste böyle uzayıp

gidiyor. Arada bir yerde güneş koruyucuları da var. Maskeyi

yüzünüzden temizledikten sonra da yapmanız gereken

bazı şeyler var. Tüm bunlar gerçek mi, şakayla karışık bir

gerçeklik mi, emin olamadım. Toplu taşımada bile bakımına

devam edenler varmış. 17 adım dediklerinde bunu hafife

almamam gerekiyormuş demek.

ELLE 17


ELLEILHAM

OYUNBOZAN

KARDASHIAN VE JENNER’IN ASKERLERIYLE KUŞATILMIŞ, TEK TIP GÜZELLIK ANLAYIŞINI IDEALIZE

EDEN GÜNÜMÜZ MAKYAJ STANDARTLARI ARASINDAN BIR GÖKKUŞAĞI GIBI BELIREN KICKI,

OYUNU BOZMAYA GELDI.

HAZIRLAYAN: GÜLGÜN ÖZEK

FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE

18 ELLE


ÜZGÜN PANDA

Pek çoğumuz gibi Kicki’nin de ilk makyaj denemesi, üzgün bir pandaya dönüşmesiyle sonlanmış. (Bu tabiri anlamamış olmanız,

sizin de bir zamanlar panda olmadığınız anlamına gelmez.) Bazılarımız, ilk makyajını yapmak üzere eline siyah bir göz kalemi

alır. Gözler kalemle çepeçevre ve hakkıyla boyandıktan sonra belki son bir dokunuş da yine koyu ton bir farla yapılır. Sonuç, etrafta

panda gözleriyle dolaşan birtakım üzgün suratlı ergenlerdir.

Instagram’da özellikle Asyalı genç kızlar arasında fenomen

olan Kicki Yang Zhang ile makyaj anlayışımıza format

atıyoruz. Boş bir tuvale benzettiği yüzü onun oyun

alanı. Almanya doğumlu, Çin kökenli Kicki, Berlin’de

yaşayan bir Influencer, model ve sanatçı. Maison Margiela,

Gucci gibi markalarla işbirliği de yapan @kickiyangz, renkli

ve deneysel paylaşımlarıyla, hakim güzellik trendlerinden

sıkılanlara nefes oluyor.

Pek çoğumuz gibi Kicki’nin de ilk makyaj denemesi,

üzgün bir pandaya dönüşmesiyle sonlanmış. (Bu tabiri anlamamış

olmanız, sizin de bir zamanlar panda olmadığınız

anlamına gelmez.) Bazılarımız, ilk makyajını yapmak üzere

eline siyah bir göz kalemi alır. Gözler kalemle çepeçevre ve

hakkıyla boyandıktan sonra belki son bir dokunuş da yine

koyu ton bir farla yapılır. Sonuç, etrafta panda gözleriyle

dolaşan birtakım üzgün suratlı ergenlerdir. Üzgün panda

Kicki, soluğu hemen YouTube’un başında alır. Nasıl makyaj

yapılacağını öğrenmek niyetiyle izlediği yüzlerce video ve

onlarca deneme de pek işe yaramaz. Fark eder ki önündeki

asıl engel, Çin genlerinden mirasla tek parça halinde inen,

katsız göz kapaklarıdır. İşte onu Asyalı gençlerin ilham perisi

yapan şey de tam olarak bu genetik miras! Kendisine yol

gösterecek bir kişinin, tek bir videonun bile bulunmadığı o

günlerden bu günlere çokça makyaj pratiği yaparak geldi.

Kardashian ve Jenner ailesinin uzun süredir domine ettiği

güzellik sektöründe artık siyahi kadınların ve drag queen’lerin

de görünür olmasından mutlu.

“Makyajın sadece güzel görünmek ve kusurları kapat-

ELLE 19


ELLEILHAM

20 ELLE


mak için yapıldığını düşünmek ne kadar sıkıcı” diyor Kicki.

Çin’de halen gençlerin çoğu göz kapağı estetiği yaptırmak

için 18 yaşına girmeyi iple çekiyor. O da küçük yaşlarından

itibaren bu ameliyatın şart olduğunu düşünerek büyümüş.

Bugün geldiği noktada, Batı’da büyüyen bir Uzakdoğulu

olarak ne orada ne de burada evinde hissediyor. Çin’de çok

Batılı, Avrupa’daysa fazla ‘çekik’ bulunuyor. Özellikle salgın

sonrası, Berlin gibi kozmopolit bir şehirde bile ırkçılığa

maruz kalmış. Neyse ki tüm bunları içinde tutmayıp, dışarı

yansıtma gibi bir yeteneği var.

Çin kültürüne has motiflerden ilhamla yaptığı desenleri,

Çin geleneklerindeki eski usul boyama teknikleriyle yüzüne

uyguluyor. Morphe marka paleti ve her türden likit ruj bu

iş için uygun. İdeal makyajın ilk ve en önemli şartı iyi bakılmış,

sağlıklı bir cilt. “Bazınız iyi olduktan sonra yapılan her

dokunuş güzel sonuç verecektir” diyen Kicki, cildini ağırlaştırdığı

için fondöten kullanmayı bırakmış. Stick şeklindeki

BB kremler de aynı işlevi görüyor zaten. Makyaj dışında bir

rutini de her sabah yaptığı 20 dakikalık meditasyon. Favori

nemlendiricisi Milk Makeup, Vegan Milk Moisturizer.

Pratik bulduğu için dudak ve yanaklara minik dokunuşlarla

renk veren kremsi ürünlerin hastası. Üstelik kalıcı olduklarından

cildi gün boyu taze görünümünü koruyor. Çantasında

her daim bulunan iki üründen biri dudak kremi, diğeriyse

gül suyu! Chantecaille marka gül suyunu yüzüne sıktığı an

ferahlama ve tazelenme hissediyor. Yoğun bir makyajı çıkarmak

için öncelikle temizleyici bir yağ kullanıyor. Ancak

sonrasında gerek yağı gerekse son kalıntıları almak üzere,

sıra hafif içerikli bir temizleyiciye geliyor.

Renkli ve ilgi çekici desenlerle bezediği yüzüyle dışarı

çıktığı da oluyor tabii. İnsanın, yaptığı makyajı kişiselleştirerek

kendini ifade ettiği ve üstüne rahatça sosyalleştiği

günler de gelsin istiyor. Zira tüm hünerini sergilediği bir

makyajla çıktığı Berlin sokaklarında, sıklıkla maruz kaldığı

soru “Aa! Bugün karnaval mı var?” olabiliyor.

EN SEVDİKLERİ

“Makyajın

sadece güzel

görünmek

ve kusurları

kapatmak için

yapıldığını

düşünmek

ne kadar

sıkıcı” diyor

Kicki. İnsanın,

yaptığı makyajı

kişiselleştirerek

kendini ifade

ettiği ve o

haliyle rahatça

sosyalleştiği

günler gelsin

istiyor.

CHANTECAILLE,

gül suyu

MORPHE, palet göz farı

DR. BARBARA STURM,

dudak balsamı

CHANEL,

SPF50 krem

FENTY,

dudak

parlatıcı

MILK MAKEUP,

nemlendirici

ELLE 21


ELLEÜNLÜ

IT GIRL’LERIN

GERÇEK

GÜZELLIK SIRLARI

TUHAF AMA IŞE YARAR TAKTIKLERIYLE GÜZELLIK VE BAKIM RUTININIZE LEVEL ATLATACAKLAR.

KIRPIK KIVIRICIYI ISITMAKTAN, TEMIZ KAKÜLLERI KURU ŞAMPUANLA KİRLETMEYE KADAR

HAYATINIZI DEĞIŞTIRECEK BIRKAÇ BASIT TEKNIK KARŞINIZDA.

HAZIRLAYAN: SERLİ GAZER BOYACI

JEANNE

DAMAS’TAN

KIRMIZI RUJ

SÜRME TEKNIĞI

Gerçek bir parizyen olan Jeanne

Damas’ı alameti farikası haline

gelen kırmızı ruju olmadan

görmek neredeyse imkansız.

Bugünlerde bebek bekleyen

Damas muhtemelen doğuma da

kırmızı rujla gidecek. Gelelim

onun efsanevi ruj sürme tekniğine.

Fransızların her konuya yaklaşımı

olan “çabasızlık” burada

da ortaya çıkıyor. Jeanne o

mükemmel görünümü yakalamak

için çok efor sarf ediyor

sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Teknik

şu; ruju parmağınıza sürün ve

pat pat tekniğiyle dudaklarınıza

uygulayın. Böylece daha homojen

ve buğulu bir görünüm elde etmiş

olacaksınız. Dudaklarınız anında

dolgunlaşmış olacak. Etrafa mı

taştı? Bırakın dağınık kalsın.

22 ELLE


VIOLETTE:

BIR FRANSIZ

GIBI KAKÜL

ŞEKILLENDIRIN

New York’lu Parizyen,

makyaj artisti Violette güzellik

endüstrisinde çalışan herkesin it

girl’ü. Sevimli Fransız aksanıyla

İngilizce konuştuğu YouTube

videoları hem bilgilendirici hem

de ilham verici oluyor. Violette

bir Fransız, dolayısıyla kakül

kullanımı konusunda fikrine

en güvendiğimiz isimlerden

biri. Özellikle kaküllerini evde

şekillendirme konusunda sıkıntı

yaşayanlar için hayat kurtaracak

taktikleri var. Başlıyoruz. Duş

aldınız, saçlarınız ıslak: Elinize

bir tarak alın ve kaküllerinizi sola,

sağa ve aşağı tarayarak kurutun.

İkinci aşama şekillendirme:

Düzleştiricinizi alın ve kaküllerin

önce sağ ve sol kısmını yani

yüzünüzü çerçeveleyen kısmını

düzleştirin. Orta kısmını ise fön

ve fırçayla. Şimdi işin kilit adımı

geliyor: Kaküllerinizin başladığı

yerin birkaç cm arkasında bir

saç tutamı alın, öne doğru ve

kakülleri de kapsayacak şekilde

küçük bir maşa toka yardımıyla

tutturun. Hafif bombeli şekilde.

Saçlar yüzünüzü hafifçe kapatıyor

olacak. Bu sırada siz saçınızın

geri kalanı ve makyajınızla

ilgilenin. 5-10 dakika sonra

tokayı çıkarın ve fön makinanızın

soğuk üfleyen kısmıyla kakülleri

havalandırın. Voila!

FOTOĞRAF: STEVEN PAN

BONUS: VIOLETTE’IN

IKINCI GÜN TAKTIĞI!

Banyodan sonra saçlarınızı

harika bir şekle soktunuz fakat

ertesi gün onları zapt etmek

zorluyorsanız sadece o bölgeye

kuru şampuan uygulayarak

kaküllerinizi kontrol altına

alabilirsiniz.

ELLE 23


ELLEÜNLÜ

DREW

BARRYMORE

RUJUNU

ALLIK OLARAK

KULLANIYOR

Koşturması bol bir hayat

yaşadığımız o eski günlerde

Drew Barrymore çekimler,

röportaj ve arkadaş

buluşmaları arasındaki hızlı

tempoda bir taktik geliştirmiş;

rujunu allık olarak sürmek.

Krem allıkların hayatımıza

girmesinden çok önce bunu

yapan Barrymore böylece

dudakları ve yanakları

arasında bir renk harmonisi

de yakalamış oluyor. Son

dakika ortaya çıkan Zoom

toplantıları için pratik bir

yöntem.

JESSICA ALBA

VE KIRPIKLERE FÖN

(YANI NEREDEYSE)

Aldığımız gizli bilgilere göre

(tamam tamam, sadece

Jessica’nın röportajlarını okuduk)

kendisi evden kirpiklerini

kıvırmadan çıkmazmış. Bunu

yaparken de kirpik kıvırıcısını

önce fönle ısıtıp sonra

uyguluyormuş. Yani teknik

olarak kirpiklerinize fön çekmiş

oluyorsunuz. Sonuç: çok daha

kıvrık ve uzun süre öyle kalan

kirpikler. Herhangi bir nedenden

ötürü uykusuzluk yaşıyorsanız,

ertesi sabah sizi dinç gösterecek

bir taktik. Rica ederiz.

24 ELLE


NINA AGDAL VE UZUN,

DOĞAL DALGALI SAÇLARI

Danimarkalılar her açıdan şanslılar ama insan

en çok genetik kodlamalarına özeniyor. Uzun

ve sağlıklı saçları (aynı tarife uyan fit vücutlarına

ilaveten) bunun kilit noktalarından biri. Nina’nın

kuaförden çıkmayan bir millete (biz) öğretecek

birkaç taktiği var. Özellikle de artık evde güzellik

ve bakıma daha fazla vakit ayırdığımıza göre

söyleyecekleri çok işe yarayacak. Hani yazın

deniz sonrası oluşan o şahane dalgalar var ya,

bunları evde elde etmenin çok basit bir yolunu

anlatıyor. Banyo sonrası saçınızın ıslaklığını alın ve

henüz hafif nemliyken üç parçaya ayırın. Her bir

parçayı başınızın tepesinden bir karış aşağıdan

başlayacak şekilde gevşekçe örün. Buradaki

önemli nokta saçı sonuna kadar örmemek. Saç

uçlarının beş parmak üstünde örgüyü sonlandırın.

Sonucu beklerken cilt bakımı, makyaj yapın,

belki bir bölüm dizi izleyin... Örgüleri açın ve her

zaman kullandığınız bakım yağıyla saçları hafifçe

mıncıklayın. Aynaya bakın: Karşınızda deniz

sonrası doğal dalgalı saçlar.

PRIYANKA

CHOPRA JONAS VE

ZERDEÇALLI MASKE

Hint oyuncu, güzellik gurusu Priyanka

Chopra Jonas otantik kökenlerinden

ilhamla güzellik rutinine zerdeçalı

ilave ettiğinden beri her röportajda

cildindeki değişimden bahsediyor.

Turmeric soy latte trend olmadan çok

önce, kültürel miras gibi bu baharatı

sahiplenen Priyanka, zerdeçalı yoğurt

ile karıştırıp bunu yüzüne ve vücuduna

sürmeye başlamıştı. Hem maske

hem de scrub olarak işlev gören bu

karışıma siz de bir şans verin. Cildiniz

her zamankinden çok aydınlanacak.

Nasıl desem, içerden ışıldayacak.

ELLE 25


26 ELLE

Bluz, IPEKYOL


ADVERTORIAL

F İ L T R E S İ Z

O L M A K

G Ü Z E L D İ R

ONU TARIF EDENLER GENELDE “DOĞAL, SAMIMI, OLDUĞU GIBI”

IFADELER KULLANIYOR. HEP ÇOK SADE, HIÇ MAKYAJ YAPMAMIŞ

GIBI DURUYOR. BİR SIRRI VAR MI? INFLUENCER CANSU AKIN ILE

BULUŞUP ONU EN SADE VE FILTRESIZ HALIYLE GÖRÜNTÜLEDIK.

VE KENDI DOĞALLIĞIYLA DA ÇOK ÖRTÜŞEN YVES ROCHER

ILE ÇIKTIĞI HEYECANLI VE İLHAM VERİCİ, GÜZELLİKLERLE DOLU

YOLCULUĞUN DETAYLARINI KONUŞTUK.

YAZI: NİLAY YALÇINKAYA FOTOĞRAFLAR: EYLÜL EZİK STYLING: NUR EDA İŞBİLİR

ELLE 27


28 ELLE

Ceket, ZARA

Gömlek, Etek, ikisi de

OSCAR MORRIS

Küpe, ESRA DANDİN


ADVERTORIAL

ELLE 29


30 ELLE

Tulum, PROENZA

SCHOULER/ BEYMEN

Fular, Bot, ikisi de

ZARA

Küpe, MAE ZAE


ADVERTORIAL

“FILTRELER ‘KUSURLARI’ MASKELEMEK

IÇIN VAR VE BUNLARIN YAYGIN

KULLANIMI BIRÇOK INSANA KENDINI

YETERSIZ VE KÖTÜ HISSETTIREBILIYOR.

HEPIMIZIN KUSURLARI VAR, BUNLARI

GIZLEMEK ZORUNDA DEĞILIZ.

AÇIKÇASI SADELIK VE DOĞALLIK

HEM FIZIKSEL HEM DE PSIKOLOJIK

ANLAMDA KENDIMI ÇOK DAHA YAKIN

HISSETTIĞIM KAVRAMLAR.”

_ CANSU AKIN

Bilezikler, JUJU

Yüzük, Cansu’ya ait

ELLE 31


Yaprak Bluz, TOUCHE desenli elbise, a199,

Beyaz Çapraz spor örgülü ayakkabı, üst, a179,

ikisi COSde H&M, Güneş gözlüğü,

moda Kolye, editörüne ESRA DANDİN ait

32 ELLE


ADVERTORIAL

Trençkot, MANGO

Elbise, IPEKYOL

Bandana, LAR

Yağmur botu,

BARBOUR

Küpe, ESRA DANDİN

ELLE 33


34 ELLE

Çok renkli panço,

ISABEL MARANT/

BEYMEN

Balon kollu gömlek,

AMOR GARIBOVIC

Şort, COLOREVE

Çorap, PENTİ

Bot, ZARA


ADVERTORIAL

Çok renkli panço,

ISABEL MARANT/

BEYMEN

Balon kollu gömlek,

AMOR GARIBOVIC

ELLE 35


36 ELLE

Elbise, MEHTAP ELAİDİ

Küpe, MER’S


ADVERTORIAL

ELLE 37


38 ELLE


ADVERTORIAL

Gömlek, MEHTAP

ELAİDİ

Bilezikler, JUJU

ELLE 39


40 ELLE

Gri yelek, TOUCHE

Fırfırlı gömlek,

Pantolon, ikisi de

MACHKA

Bluz, COS

Şapka, B. CAN/ MAE

ZAE

Eşarp, LAR


ADVERTORIAL

Çok renkli panço,

ISABEL MARANT/

BEYMEN

Balon kollu gömlek,

AMOR GARIBOVIC

Yönetici moda editörü:

Neslihan Denizer

Saç ve makyaj: Önder

Tiryaki, Yves Rocher

makyaj ürünleriyle

Video: Hami Özkan

Backstage video: Kaan

Köymen

Fotoğraf asistanı: Eren

Kandıra

Moda editörü asistanı:

Güneş Yaran

Saç ve makyaj

asistanı: Zeynep

Dombaycıoğlu

ELLE 41


Sosyal medyada kendine özgü içerikleri, doğal tavırları ve

filtresiz güzelliğiyle bizi her seferinde etkilemeyi başaran

Cansu Akın tam bir doğa tutkunu. Yves Rocher Sebo Végétal

serisinin hem Türkiye hem de global marka yüzü olan

Cansu ile doğada buluşup ormanın derinliklerinde birkaç

saatliğine de olsa yorucu gündemden uzaklaşıp tıpkı serideki

ürünlerin vaat ettiği gibi, filtresiz ve hatta gizemli bir

yolculuğa çıktık. Yaşananları fotoğraflar anlatıyor, devamını

Cansu Akın’dan dinleyelim.

Dünyaca ünlü bir kozmetik markası olan Yves Rocher’nin

Sebo Végétal serisinin hem Türkiye hem de global marka

yüzüsün. Bu sana neler hissettiriyor? Ve işbirliğinizin

detaylarını anlatır mısın?

Yves Rocher çok güvendiğim, yaptığı her işte, attığı her

adımda arkasında durabileceğimi düşündüğüm bir marka.

Ne mutlu ki birlikteliğimiz ilk gününden beri bana bunları

hissettiriyor. Markayı uzun süredir tanıyor ve yaptıkları işlere

ilgi duyuyordum; ancak, profesyonel işbirliğimizde neredeyse

üçüncü yıla girerken dünyalarına çok daha yakın bir

şekilde bakabildiğimi söyleyebilirim. Bahsettiğin gibi, hem

Türkiye hem de global marka yüzü olduğum için tüm süreçleri,

araştırma – geliştirmeden üretime kadar, markanın genel

merkezinde inceleme fırsatım olduğu için çok şanslıyım.

Sebo Végétal gibi çok sevdiğim ürünlerle dolu bir serinin

yüzü olma fırsatını bana tanıdıkları için de çok mutluyum.

Hem Türkiye hem de Fransa ekipleriyle enerjimizin bu kadar

tutması ve sonucunda da böyle güzel işler ortaya çıkması

duygusal bağımızı da güçlendirdi. Bu süreçte hayatım boyunca

unutamayacağım anılar biriktirdiğimi söyleyebilirim.

Serideki favori ürünlerin neler?

Sebo Végétal serisinin tüm ürünlerini severek kullanıyorum

ama favorilerim salisilik asit içeren peeling etkili yüz yıkama

jeli, kömür maskesi ve de akne ve siyah nokta karşıtı nemlendirici

krem.

Markanın da senin de en dikkat çeken özelliğiniz doğallık.

Bu anlamda çok isabetli bir eşleşme. Bu konuda neler

düşünüyorsun?

Ben de bu eşleşmenin çok doğru olduğunu düşünüyorum.

Yves Rocher zaten çok eskiden beri duruşunu beğendiğim,

severek kullandığım hatta benim için vazgeçilmez diyebileceğim

ürünler sunan bir marka. Bunun yanında markaya bu

kadar bağlı olmamın sebeplerinden biri de kendini doğaya

adamış olması ve vizyonlarının “dünyanın en iyi şirketi değil,

dünya için en iyi şirket olmak” olması.

Kendini kötü hissettiğinde ya da rahatlamak için doğaya

kaçar mısın?

Kesinlikle! Enerjimin, modumun hemen değişeceğini ve

bana çok iyi geleceğini bildiğim için ilk kaçış noktam doğa

olur. Sahilde, ormanda uzun bir yürüyüş, o anın tadını çıkarmak

düşüncelerimi daha sağlıklı bir şekilde yönetme fırsatı

sunuyor. Böyle zamanlarda doğayla hem fiziken hem ruhen

bütünleşebiliyor; insan olarak dünyada ne kadar küçük bir

yer kapladığımızı ve kocaman bir bütünün parçası olduğumu

tekrar tekrar hatırlıyorum. Doğadayken beni kötü hissettiren

düşüncelerle de başa çıkmam kolaylaşıyor.

Seni tanıdığımız günden beri hep doğal Cansu’yu gördük.

Filtrelere karşı mesafen var. Bu filtresiz güzelliğinin

bir sırrı var mı?

Filtreler ‘kusurları’ maskelemek için var ve bunların yaygın

kullanımı birçok insana kendini yetersiz ve kötü hissettirebiliyor.

Hepimizin kusurları var, bunları gizlemek zorunda

değiliz. Açıkçası sadelik ve doğallık hem fiziksel hem de

psikolojik anlamda kendimi çok daha yakın hissettiğim kavramlar.

Bunun için özel bir çabam var mı emin değilim; ancak

düzenli ve dengeli beslenmeye dikkat ediyorum, sağlığım

için spor yapmayı ihmal etmiyorum, bir de tabii ruhuma

da iyi geldiğini bildiğim hobilerime ve arkadaşlarıma zaman

ayırmaya çalışıyorum.

Cilt bakımı mı yoksa makyaj mı?

Kesinlikle cilt bakımı. En çok araştırdığım ürünler hep cilt

bakımıyla ilgili oluyor. Etkilerini gözlemleyene kadar da

tümünü denemeyi çok seviyorum. Bunu, beni türlü türlü

cilt bakımı ürünü satın alırken görürseniz şaşırmayın diye

söylüyorum.

Bakım rutinin nasıl? Olmazsa olmaz, sana özel bakım

tüyoların var mı?

Hayatımdaki rutinleri ve özellikle cilt bakımı tarafındaki rutinlerimi

neredeyse hiç aksatmadan devam ettirmeye çalışıyorum.

Uyumadan önce mutlaka yüzümü günün kirinden

arındırırım, serumumu uygulayıp nemlendiririm. Vaktim

olursa Gua Sha taşlarımı kullanırım. Olmazsa olmazım sabahları

uyanıp yüzümü yıkadıktan sonra buzdolabında beklettiğim

gül suyu spreyini sıkmak. Çok faydasını gördüğümü

söyleyebilirim. Yaz aylarındaysak her sabah mutlaka bir buz

küpü gezdiririm cildimde. Bir de tüm yıl boyunca güneş koruması

kullanıyorum.

En sevdiğin ve tam tersi, sevmediğin alışkanlıkların?

En sevdiğim, spor. Bu alışkanlığı kazanmış olduğum için

çok mutluyum çünkü yıllarımı aldı. Spor yapmadan geçen

günlerde eksikliğini çok hissediyorum ve en kısa sürede

hareket edebileceğim, spor yapabileceğim, enerjimi atabileceğim

bir ortam arıyorum. Spor rutinim beni hem mental

olarak hem bedenen rahatlatıp iyi hissetmemi sağlıyor. En

sevmediğim alışkanlığım da sanırım akşamları canımın tatlı

çekmesi. Asla karşı koyamamam. Bu savaşı (maalesef) hep

ben kaybediyorum.

Kendini ödüllendirmek ya da şımartmak istediğinde neler

yaparsın?

Kendime zaman ayırırım. Cilt bakımı, masaj da aklıma ilk

gelenler. Uzun zamandır beğendiğim, alışveriş listemde

bekleyen bir şeyi kendime hediye etmeyi düşünebilirim.

Sonrasındaysa dostlarımla güzel bir akşam yemeği planı.

Bunlar varsa, tamamım.

Güzellik tanımın nedir?

Güzellik kavramının mutluluk veren her detayın, kişinin,

mekanın anla değişebilen, insanın içini yansıttığında hissedebileceği

estetik bir haz olduğunu düşünüyorum. Gü-

42 ELLE


ADVERTORIAL

nümüzde medya ve sanal mecralar tarafından dayatılan,

içinde birçok ticari kaygılar barındıran kısmıyla ilgilenmiyorum.

Değişen güzellik kavramı, bana güzelliğin zamana

ve bakış açılarımıza göre şekil değiştirdiğini gösteriyor.

Güzelliğin içten dışa yansıyan bir enerji olduğuna ve güzel

olarak herkese bunun geçtiğine inanıyorum. O sebepten de

aslında epey göreceli bir kavram olarak, yaşadığın hayatın

sana yansıması ve senin dünyaya yansıttıkların gibi diye

özetleyebilirim.

Genç yaşta büyük başarılar elde ettin. Sosyal medyaya

giriş hikayen nedir? Ve seni şimdiden çok heyecanlandıran

gelecek planların var mı?

Çok teşekkür ederim. Üniversitenin son döneminde kafamı

dağıtmak, yeni bir hobi edinmek için uzun zamandır aklımda

olan Instagram sayfamı açmıştım. O sıralar sadece Instagram

ve Blogspot platformlarını kullanıyordum. Ne yapacağımı

çok bilmeden, sevdiğim ya da gözüme takılan şeyleri

paylaşmaya başladım. İlgi görmeye başlayınca üzerine daha

çok düştüm; sonuçta ben de epey keyif alıyordum. Bu dediklerimden

yaklaşık bir sene sonra YouTube kanalımı açtım.

Altıncı yılı devirdik; resmen beraber büyüdük. Dünya

ve gündem de sürekli değiştiği için artık gelecek planlarıma

temkinli yaklaşıyor olsam da güzel fikirlerim var. Umarım

aklımdakileri gerçekleştirebilirim ve bunu sizlerle paylaşabilirim.

Özgün paylaşımların çok beğeniliyor. İmza attığın her

işte Cansu’yu yansıtıyorsun. Sosyal medya içeriklerini

hazırlarken nelerden besleniyorsun?

Anın tadını çıkarmaktan besleniyorum son zamanlarda.

Bir süredir yaşadığım anlara dikkat etmeye çalışıyorum. Bu

durumun beni daha yaratıcı kıldığına inanıyorum. Önceden

hazırlanıp aklımdaki bir fikirle içerik üretmek yerine bulunduğum

yerde plansızca, ‘buradan böyle bir şey içerik çıkarabilirim

aslında’ düşüncesiyle çevreme farklı bir gözle bakıyorum.

Onun dışında çok severek takip ettiğim profiller,

içerik üreticileri, influencer’lar ve fotoğraf sanatçıları var;

onlar da bana ilham oluyor. İçerik üretirken ortaya çıkanların

beni yansıtmasına, hatta içinde bulunduğum her işin,

her karenin bu doğrultuda olmasına özen gösteriyorum.

Bu işi yapmanın en hassas noktası ne sence? Çok kalabalık

bir alan... Gerçekten bir şeyi influence etmek için

neler yapmak gerek?

Bu işi yapabilmek için insanların içinden paylaşma dürtüsünün

gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Yaşadığı hayata o

gözle bakabilen, insanlarla iletişimi kuvvetli, kendini güzel

ifade eden ve paylaşımlarıyla birilerine dokunabilen, öğreten,

yol gösteren, vizyon katan bir karakterde olunması

gerekiyor sanırım. Beni ‘influence eden’ insanlar genelde

paylaşımlarından bir şeyler kaptığım, zevklerimin uyuştuğu,

kendine has kişiler oluyor. Yaşadıkları hayata dahil

olmuşum gibi hissediyorum ve onlarla birlikte pek çok şey

öğreniyorum. O yüzden sanırım ‘influence edebilmek’ için

kitlesiyle uyum içinde ve fark yaratan olmak gerekiyor; kendin

olmaktan vazgeçmeyerek tabii.

Sosyal medyada sana ilham veren, severek takip ettiğin

hesaplar hangileri?

Blancamiro, tinycactus, matildadjerf, constantbageltheraphy,

young_emperors, alyssainthecity… Bu liste uzar gider,

hatta yüzlerce isim daha sayabilirim.

Son dakika bir görüşme için 15 dakikada saç-makyaj

yapıp evden çıkman gerekti...

Saçlarımı doğal formuyla kullandığım için o tarafta işim kolay;

yatıştırmak için sevdiğim saç yağlarımdan birkaç damla

yeter. Günlük cilt bakım rutinimi yaptığım sürece makyajda

da ten makyajını atlayıp, sadece maskara, kapatıcı ve allık

yeterli olur. Böyle yazınca kolay gibi görünüyor ama kesin

yine geç kalmış olurum!

Sırayla, bir renk, şarkı şehir ve kitap olsan?

Yeşil. Poolside, Harvest Moon. Kopenhag. Douglas Adams,

Otostopçunun Galaksi Rehberi.

Çok sevdiğin, seni her zaman motive eden bir söz, bir

motton var mı?

“Bir sonraki tatilinin ne zaman olacağını merak etmek yerine,

kaçmanı gerektirmeyecek bir hayat kurmalısın belki de.”

Bir de kolumda “It could be worse” dövmesi var. Bu cümleden

de günlük hayatımda çok destek buluyorum, güzel bir

hatırlatıcı.

BU PROJELERE ALKIŞ!

Yves Rocher Vakfı’nın 100 milyon ağaç projesinden de

bahseder misin?

Yves Rocher her zaman gezegene zarar vermeden onu

güzelleştirmeyi hedefleyen bir marka. Dünya, maalesef

ormanlık alanlarının %40’ını kaybetti ve ortaya çıkan iklim

felaketleri, bize karşı karşıya olduğumuz küresel bir acil durumu

hatırlatıyor. Yves Rocher Vakfı bu sebeple harekete geçmekte

çok kararlı ve toprağı canlandırmak, insanları doğanın enerjisi

ve ağaçların büyüsüyle yeniden birleştirmek için küresel

bir ağaç dikim projesi başlattı. On iki yıllık bir süreçte Yves

Rocher Vakfı bu yıl sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık 35

ülkede toplamda 100 milyon ağaç dikim hedefine ulaşıyor. Bu

harika projenin Türkiye ayağı da var; Kasım ayında Konya/

Ereğli’de 30 bin ağaç bu proje kapsamında topraklarımıza

kazandırılacak.

Markanın doğa insanın geleceğidir vizyonu ve doğaya ait olanı

ona geri verme fikriyle ortaya çıkan Yves Rocher Vakfı’nın çok

değerli bir projesi daha var: Toprağın Kadınları Ödülü. Bu çok

özel projenin detaylarından bahsedelim mi?

Yves Rocher Vakfı, Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma

hedeflerinden biri olan kadın özgürlüğü ve eşitliğini desteklemek

amacıyla her sene Toprağın Kadınları’nı ödüllendiriyor,

pozitif bir iz bırakmak isteyen Türk kadınlarına da ulaşıyor ve

çevre için mücadelelerine destek oluyor. Yerel tohum, susuz

tarım, organik üretim, ekolojik binalar, geri dönüşüm, genç

kuşakların çevre bilinciyle eğitimi, sürdürülebilir yaşam gibi

başlıklar altında çok önemli projeler üreten kadınlar bu yarışma

sayesinde ödüllendiriliyor. Toprağın Kadınları Ödülü 2021

başvuruları tamamlandı ve değerlendirme süreci de başladı. Ben

de bu süreci yakından ve merakla takip ediyorum. Muhteşem

hikayeleriyle Türk kadınları her zaman büyük gurur kaynağı.

ELLE 43


ELLEMODA

FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE

1 ELLE


ELLE 1


ELLEGÜZELLİK

KAR KÜRESI

BU SEZON MAKYAJ TRENDLERINDE ROTAYI HIZLI VE SERT BIR RÜZGARLA KUZEYE DOĞRU

ÇEVIRIYORUZ. BORDONUN, HAKI VE TOPRAK TONLARININ BU GÜÇLÜ VE SOĞUK DURUŞUNU

ÖZLEMIŞIZ AÇIKÇASI. TAM DA YENI YIL ZAMANI MAKYAJ STILINIZI GÜNCELLEMEK IÇIN IYI BIR

ALTERNATIF OLDUKLARINI HATIRLATALIM.

YAZI: NİLAY YALÇINKAYA FOTOGRAFLAR: IMAXTREE.COM

BRANDON MAXWELL

46 ELLE


CINQ A SEPT CHOCHENG

FENDI

CINQ A SEPT

CINQ A SEPT

1

2

3

1. Matte Power Bullet ruj, a229, HUDA BEAUTY 2. Rouge Hermes Satin Lipstick ruj, a557, HERMES 3. Mini

Crushed Lip Color ruj, a89, BOBBI BROWN 4. Extreme Matte Lipstick ruj, a49,99, FLORMAR 5. Holiday

Audacious Lipstick Gold ruj, NARS

4

5

RUJ

MESELESI

YILIN BU ZAMANINDA

SADECE BİR RENK

OLMAKTAN ÇIKAN

KIRMIZI VE TONLARI,

YENİ UMUTLARIN DA

SİMGESİ. İÇİNİZDEKİ

GÜÇLÜ VE ÇEKİCİ

KADINI AÇIĞA

ÇIKARMAK İÇİN

KENDİLERİNE BAŞVURUN.

ELLE 47


ELLEGÜZELLİK

PHILIPP PLEIN

MOLLY GODDARD

VERSACE

MICHAEL KORS ALBERTA FERRETTI

TOPRAK

TANRIÇASI

HER MEVSİME UYGUN,

HER TEN RENGİYLE

BÜTÜNLÜK YAKALAYAN

TOPRAK TONLARIYLA

GÜZELLİĞİNİZİ DAHA

DA VURGULAYIN. VE

IŞILTILI DOKULARLA

ARANIZDAKİ MESAFEYİ

YOK EDEREK MAKYAJDA

IŞIK OYUNLARINA AÇIK

OLUN.

1 2

6

1. Dior Backstage kontür paleti, a324, DIOR 2. Heart Breakers far paleti, a69,95, I HEART REVOLUTION

3. Satin Lip Stick Tolede ruj, a220, NARS 4. Shimmer Gel Gloss Sango Peach parlatıcı, a195, SHISEIDO

5. Shimmer Brick Compact Powder pudra, a375, BOBBI BROWN 6. Wild Eyes far paleti, a129, SEPHORA

5

3

4

48 ELLE


ASHISH

EMPORIO ARMANI

GENNY

ANNA SUI

COWAN

1

2

3

4

6

1. The One Illu Skin likit aydınlatıcı, a84, ORIFLAME 2. Color Riche No Doubts ruj, a79,95, L’OREAL PARIS

3. False Lashes Concentrate Lengthening Top Coat mascara, a99,90, KIKO MILANO 4. Tropic Cool Times far

paleti, a249, M.A.C 5. Reloaded Empire far paleti, a59,95, REVOLUTION 6. Epic Wear Liner Sticks Intense

Teal göz kalemi, a64,99, NYX

5

YEŞIL

IŞIK YAK

GÖZ MAKYAJINDA

SAKİN VE PASTEL

TONLARIYLA SON

DERECE DOĞAL BİR

ETKİ YARATAN YEŞİL

TONLARI, PARLAK VE

SİMLİ DOKULARLA

BİR ARAYA GELİNCE

SİZİ GÖRKEMLİ BİR

PARTİNİN ESAS KIZI

YAPACAK GÜÇTE.

ELLE 49


ELLEGÜZELLİK

ESTETİKTE

YENİ AJANDA

GÜZELLIK DÜNYASI DAHA IYI GÖRÜNMEMIZ VE TABII KI DAHA IYI HISSETMEMIZ IÇIN

TASARLANAN BIRÇOK UYGULAMAYI ADETA ALTIN TEPSIDE SUNUYOR. YILBAŞI ÖNCESI BU

ETKILI CERRAHI VE MEDIKAL ESTETIK YENILIKLERLE TANIŞIN.

HAZIRLAYAN: NİLAY YALÇINKAYA

FOTOĞRAF: ILIA

50 ELLE


KOMBINE

UYGULAMALARLA

VÜCUT

ŞEKILLENDIRME

Fit ve formda kalmak için çalışmalara genelde yaz öncesi

başlansa da, hayal edilen vücuda kavuşmak için harekete

geçmenin aslında en uygun ve umut vaat eden dönemi

yeni bir yılın başlangıcı. En iyisi, işi şansa bırakmayın, bu

yöndeki adımları şimdiden atın. Ve bunu destekleyen

estetik cerrahi operasyonlara yeşil ışık yakıp araştırın. En

çok tercih edilen ve etkili bir değişim vaat eden liposuction

operasyonu hakkında merak edilenleri ve sonuçlarını

estetik ve plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Aysun Mamak’a

sorduk.

“Vücut konturunu daha iyi hale getirmek için tek başına

veya başka bir operasyonla beraber yaptığımız liposuction

operasyonu, özellikle beden ölçüsünü daraltmada

oldukça etkilidir. Kilo vermeye çok katkısı olmasa da

direk fazla yağ alındığı için incelmeye yardımcıdır. Burada

vücut hatlarını belirginleştirmek ve şekle sokmak esas

amaçlardan. Mesela bel ve sutyen bölgesine denk gelen

sırt yağlarının alınması daha ince bir bel ve kalça geçişi

sağlarken, diz içlerinin veya basenlerdeki fazla yağın

alınması ise bacakların daha ince ve uzun görünmesine

destek verir. Bunun dışında doğum yapmış kadınlarda ya

da çok fazla kilo vermiş kişilerde karın bölgesinde oluşan

sarkma ve yağ fazlalığını gidermek için en çok yaptığımız

operasyonsa karın germe ameliyatlarıdır. Karın germe

operasyonunun liposuction’la kombine yapılması çok

daha etkili sonuç elde etmemizi sağlıyor. Özellikle göbek

deliği üzerinde kalan bölgede fazla yağın alınması ameliyat

sonrasında yan profilden belirgin incelme sağlıyor. Doğum

yapan annelerde en önemli sorunlardan bir diğeriyse

karın kaslarının gevşemesine bağlı göbeğin dışarı doğru

bombelenmesi. Karın germe operasyonu sırasında kasları

tekrar sıkılaştırarak bunun önüne geçebiliyoruz. Tabii

ki ameliyattan 6 hafta sonra özellikle karın kaslarını

güçlendirmeye yönelik egzersiz yapmasını önererek.

Kişinin burada bizim vereceğimiz önerilere dikkat etmesi

sonucun optimal düzeyde iyi olmasını sağlayan en önemli

faktörlerden biri. Bu arada vücut operasyonlarında genel

bir orana bakılarak değerlendirme yapılması daha bütünsel

sonuçların yakalanmasında etkili olur. Örneğin karın

germe operasyonuna bel ve sırt liposuction’ın eklenmesi

daha ince bir bel karın görünümü sağlarken, aldığımız o

yağı işlemden geçirdikten sonra popoya enjekte ederek

Op. Dr. Aysun Mamak

“HEM KARIN BÖLGESINDE

OLUŞAN YAĞ FAZLALIĞINI

GIDERMEK HEM DE VÜCUT

HATLARINI BELIRGINLEŞTIRMEK

IÇIN LIPOSUCTION VE KARIN

GERME OPERASYONUN

KOMBINE YAPILMASI ETKILI

SONUÇLAR VERIYOR.”

kişinin poposunu daha yuvarlak hale getirmek mümkün.

Karın germenin de eşlik ettiği operasyonlarda dinlenme

süresi ortalama ilk 5 gün olsa da, sadece liposuction

operasyonu olan kişilerde 3 gün sonra işine devam

edebileceğini söylüyoruz.”

ELLE 51


ELLEGÜZELLİK

LEKELERİ

GİDERMEK

İÇİN START

Dr. Yasemin Savaş

“HORMONAL SEBEPLERE BAĞLI

OLARAK ORTAYA ÇIKAN LEKELERDE,

DOĞUM SONRASI OLUŞAN

LEKELERDE, GÜNEŞ LEKELERINDE VE

MELAZMA OLARAK ADLANDIRDIĞIMIZ

LEKE TÜRLERINDE THULIUM LAZER ILE

TEK SEANSTA BILE GÖZLE GÖRÜLÜR

SONUÇLAR ELDE EDEBILIYORUZ.”

Yaz sonrası ciltte oluşan güneş lekeleriyle

mücadele etmek için kış aylarında en çok

medikal estetik tedavi yöntemleri tercih

ediliyor. Sadece güneş kaynaklı değil, ilerleyen

yaşa bağlı olarak da canlılığını kaybeden ciltte;

kırışıklık, sarkma ve lekelenmeler başladığını

belirten medikal estetik hekimi Dr. Yasemin

Savaş, cilt lekelerine karşı çözüm sunan yeni

yöntemleri anlatıyor:

“Güneş cilt lekelerine zemin hazırlayan

en önemli faktörlerden birisi. Fakat güneş

dışında önemli bir faktör de zaman. İlerleyen

yaşla birlikte kişinin cilt kalitesi azaldığı için

lekeler ortaya çıkabiliyor. Şimdiye kadar

güneş hasarlarına ve yaşlılığa bağlı oluşan

lekeler lazer sistemleri, kişinin cilt tipine

uygun peeling’ler, mezoterapi, PRP, iğneli

radyo frekans gibi uygulamalarla gideriliyordu.

Ancak bu uygulamaların en büyük dezavantajı

uzun süreli olmaları ve hastaların devamlı

gelip gittiği seanslar gerektirmesiydi. Artık

özellikle leke tedavisinde diğer sistemlerden

farklı bir çalışma mekanizmasına sahip olan

Thulium Lazer ile tek seansta bile sonuç elde

edebiliyoruz. Özellikle hormonal sebeplere

bağlı olarak ortaya çıkan lekelerde, doğum

sonrası oluşan lekelerde, güneş lekelerinde

ve melazma olarak adlandırdığımız leke

türlerinde olumlu sonuçlar sunuyor. Uygulama

ağırlıklı olarak tek seans oluyor ve seans

sonrası hastalar sadece kısa süreli bir kızarıklık

hissediyorlar ve rahatlıkla sosyal hayata devam

edilebiliyorlar. Sonuçları yaklaşık 3-4 hafta

içerisinde gözlemleniyor. Thulium Lazer cilt

lekelerinde gözle görülür faydalar sağladığı

gibi, cilt tonunda açılma, cilt dokusu ve ince

kırışıklıklar ile geniş gözeneklerin tedavisinde

de tercih ediliyor. Ancak yanlış yer ve kişilerce

yapılan bir tedavinin vücutta istenmeyen

izler bırakabileceğini de söylemeliyim. Bu tip

uygulamaların mutlaka doktorlar tarafından

sağlık koşullarına uygun kliniklerde yapılması

önemli.”

52 ELLE


KÖK HÜCRE

TEDAVİSİYLE

ZAMANI

DURDURMAK

Son yıllarda güzellik trendlerinin en merak

edilen uygulamaları arasında kök hücre tedavisi

yer alıyor. Cildin onarılmasına, yenilenmesine,

kolajen üretiminin artırılmasına ve gençliğini

yeniden aktive etmesine destek veren bu

uygulamayla çok daha sıkı, aydınlık ve genç bir

cilde sahip olabilirsiniz. Üstelik buna ameliyat

gerekmeden, klinik ortamda lokal anestezi ile

sahip olabiliyorsunuz. Dünyada ve ülkemizde

birçok ünlü ismin de gençlik sırrı olarak bilinen

bu uygulamanın detaylarını dermatoloji uzmanı

Dr. Burcu Yamangöktürk Solak’a sorduk.

“Yaşımız ilerledikçe deri içinde kolajen, elastin

ve her ikisini üreten fibroblast’ların sayısı azalır.

Fibroblast’lar derinin erişkin kök hücreleridir.

Ciltteki fibroblast yani kök hücre miktarının

ve üretkenliğinin azalması da derinin destek

dokusunda azalmaya ve incelmeye neden olur.

Böylece derinin su tutma kapasitesi, dolayısıyla

da nem oranı azalır ve cilt kurumaya başlar.

Bununla birlikte aynı zamanda deride renk

üreten pigmentlerin dengeleri de bozulur ve

derinin oluşacak hasarlara karşı direnci de

minimuma iner. Bunun sonucunda yaşlanmanın

cilt üzerindeki belirtileri de kendini göstermeye

başlar.

Zaman içinde doku mühendisliği alanında

gelişen teknoloji kendi dokumuzla ve kök

hücrelerimizle yenilenmenin kapılarını araladı.

Bu teknoloji sayesinde, kulak arkası gibi güneş

ışınlarına az maruz kalan bir alandan alınan

3-4 mm’lik (mercimek büyüklüğünde) bir

deri parçasından size ait milyonlarca genç ve

sağlıklı kök hücre üretmek mümkün. Tedavinin

uygulama aşaması da son derece kolay ve

konforlu: Planlanan alana ince ve küçük iğnelerle

enjeksiyon yapılıyor. Kök hücrelerin üretimiyse

yaklaşık olarak 4-6 hafta sürmektedir. Bu sürecin

sonunda, 2-3 hafta arayla iki seferde enjekte

edilecek milyonlarca genç ve sağlıklı kök hücre

üretilmiş oluyor.”

Dr. Burcu Yamangöktürk Solak

“KÖK HÜCRE TEDAVISI DERININ

YAŞLANMA SÜRECININ

YAVAŞLATILMASINDA, IYILEŞMEYEN

DOKULARIN YENILENMESINDE, AKNE

VEYA YANIK GIBI IZ BIRAKARAK

IYILEŞEN DURUMLARIN TEDAVISINDE

TERCIH EDILIYOR.”

ELLE 53


ELLEGÜZELLİK

ŞAKAK

GERMEYLE

DAHA GENÇ

BAKIŞLAR

Minik cerrahi uygulamalarla kalıcı, doğal ve etkili

sonuçlar elde ederek daha genç görünmek birçok kadının

ortak hayali. Bu konuda da gözler önemli bir rol oynuyor.

Son zamanların en popüler ve efektif uygulaması olan

şakak germeyle ilgili merak edilenleri

Op. Dr. Yakup Avşar’dan dinleyelim.

“Pandemi dönemi bize daha efektif yani etkisini kısa

sürede göreceğimiz, aynı zamanda kalıcı işlemlerin daha

çok rağbet gördüğünü gösterdi. Özellikle küçük cerrahi

uygulamalarla kalıcı sonuçlara ulaşmanın ne kadar güzel

olduğunu bir kez daha anladık. Yaşın ilerlemesi, kişinin

genetik yapısı, kaşların yanlış alınması ya da fazla yapılan

bazı uygulamalar kaşların şeklini bozar. Böylece kaşlar

daha düşük ve gözler yorgun görünür. Bununla birlikte kişide

orta yüz dediğimiz bölgede, yani yanaklarda sarkma

ve boşalma gözlemlenir. Bazı kişilerde bu 30’lu yaşlarda

ortaya çıkarken, bazı kişiler bunlarla daha erken yaşlarda

karşılaşılabilir. Gelişen yeni teknolojik imkanlarda daha

minik kesilen uygulamalarla daha doğal sonuçlara ulaşmamızı

sağlıyor.”

Op. Dr. Yakup Avşar

“KAŞLARDAKI DÜŞÜKLÜK

PROBLEMINE HIZLI VE ETKILI

BIR ÇÖZÜM ARIYORSANIZ,

ENDOSKOPIK ŞAKAK GERME

UYGULAMASIYLA YAKLAŞIK

45-60 DAKIKADA DAHA

GERGIN, SIKI VE PARLAK

BİR CİLT DOKUSUNA SAHIP

OLABILIRSINIZ.”

NASIL YAPILIYOR?

“Daha canlı bakışlara ulaşmak için etkili olan bu uygulama,

saç içinden yaklaşık 5 mm’lik kesiklerle 2-3 noktadan

giriliyor. Kaşın dış kenarı, elmacık kemiklerin üzerindeki

yumuşak dokuyla sağ ve sol taraflı olarak saat 10 ve 2

hizasında yukarı taşınıyor. Tüm yüz birden yukarıya taşınırken

kaşlardaki düşüklük ortadan kalkmış oluyor. Derin

gülme çizgileri açılıp yanaklardaki düşüklükte giderilebiliyor.

Aynı seansa ihtiyaç halinde vücut yağından elde

edilen yağ kök hücresi tüm yüze enjekte edilerek çene

hattı belirginleştiriliyor. İhtiyaç varsa göz altı, şakak, gülme

çizgisi gibi yüzdeki boşluklar kişinin kendi dokusuyla

dolduruluyor. Bu sayede tüm yüz cildinin, cilt kalitesi

arttırılırken daha gergin ve parlak bir cilt sağlanıyor. Endoskopik

şakak germe uygulaması yaklaşık 45-60 dakika

süren ve hafif anestezi altında yapılan bir uygulama ve 1-2

hafta arasında yüzdeki ödemler azalırken normal yaşantınıza

geri dönülebiliyorsunuz. Saç içindeki ameliyat izleri

ise kısa sürede toparlanıp, eski haline geliyor. İşlemin

etkisi ortalama 10-15 yıl sürüyor.”

54 ELLE


YAŞLANMAYA KARŞI

DOĞAL DESTEK:

GLUTATYON

Sağlıklı yaşam alanında en yeni trendlerden biri

de glutatyon. Hollywood yıldızlarıyla başlayan bu

akım, günden güne daha popüler oluyor. Bilinen

en güçlü antioksidanlardan biri olan glutatyon’un

nasıl etki ettiğini Vitalica Wellness Sağlıklı

Yaşam Kliniği’nden Uzm. Dr. Berk Cantimur’dan

dinleyelim.

“Vücudumuzda sürekli olarak devam eden iki

süreç var: yaşlanma ve paslanma. Bu süreçlerin

en önemli sorumluları da hücrelerimizin merkezinde

bulunan DNA’dan, hücrelerimiz içindeki

yapılardan ve hücre zarından elektron çalarak

onları hızla yaşlandıran kötü moleküller, yani

serbest radikaller. Vücudumuzda her gün bu kötü

moleküllerden milyonlarcası üretiliyor, hatta bir

yılda üretilen serbest radikal miktarı birkaç kiloyu

buluyor. Bunlar da hücrelerimizin yapısını bozup

onları yıpratıyor, kronik hastalıklara yakalanmayı

ve yaşlanma sürecini hızlandırıyor. Glutatyon

vücudumuzda da üretilen ve üç proteinden oluşan

bir yapı. Ve burada devreye girerek zararlı serbest

radikalleri avlayıp yok etmeye yardımcı olarak,

güçlü bir antioksidan etki gösteriyor. Glutatyon

sadece serbest radikalleri yok edip yaşlanma süreciyle

savaşmıyor. En önemli detoks organımız olan

karaciğerdeki arınma süreçlerinin de önemli bir

oyuncusu olarak görev alıyor. Vücuttaki ağır metalleri,

meyve ve sebzelerden uzaklaştırmaya çalıştığımız

kimyasal kirleri, yine hepimizi korkutan et

ve süt ürünlerindeki hormonları ve antibiyotikleri

temizleyip organizmayı bu zararlı maddelerden

arındırmaya da destek veriyor. Glutatyon içeren

besin takviyelerini almak veya glutatyon üretimini

artıran çinko, selenyum, C vitamini, alfa lipoik

asit, E vitamini, ve zerdeçal gibi takviyeleri almak

da fayda sağlıyor. Günümüzde, glutatyon’un

doğrudan kana verilmesini ve böylece hücrelere

kolayca ulaşmasını sağlayan damardan uygulamalar

da tercih ediliyor. Glutatyon, hücrelerimize

enerji üreten mitokondrilerin fonksiyonlarını da

destekliyor. Böylece, kas gücünü ve verimliliğini

artırmaya yardımcı oluyor. Bu nedenle glutatyon

aldıktan sonra kendimizi daha iyi hissedip belirgin

bir dinamizm kazanıyoruz. Özellikle kış aylarında

takviye olarak almanızı tavsiye ederim.“

Uzm. Dr. Berk Cantimur

“GLUTATYON’UN DAMARDAN

UYGULAMALARLA DOĞRUDAN

KANA VERILMESI, HÜCRELERE

KOLAYCA ULAŞMASINI

SAĞLAMAK IÇIN ETKILI BIR YOL.”

ELLE 55


ELLEGÜZELLİK

EN ÇOK BUNA

IHTIYACIMIZ VAR

HOŞ KOKULAR YAYMASININ ÖTESINDE

BIR NEVI ISTEDIĞINIZ HALE GELMENIN

KISA YOLU AROMATERAPI. O AN NEYE

IHTIYACINIZ VARSA; SAKINLIK, ENERJI,

MUTLULUK, HUZUR, MOTIVASYON,

ODAKLANMA... KOKULAR ALGILANMAYA

BAŞLANDIĞINDA BEYNIN LIMBIK SISTEMI,

O AN NASIL DÜŞÜNÜLMESI GEREKTIĞINE

YÖNELIK CEVAP OLUŞTURUYOR. YANI

ASLINDA SAF VE UÇUCU YAĞLAR RUH-

BEDEN-ZIHIN DENGESINI KURUYOR. EN

IYI LOKAL AROMATERAPI MARKALARINI

KEŞFETMENIN ZAMANI.

YAZI: SERLİ GAZER BOYACI

Aslı Bilgin,

Homemade Aromaterapi

Bundan 18 sene önce kendisini gerçekten mutlu eden; var

olduğunu hissettiren şeyin bitkiler, çiçekler, bunların özleri

ve bu özlerin verdiği şifanın bilgisi olduğunu anlamasıyla

aromaterapi dünyasına giriyor Aslı Bilgin. Eğitimini

aldıkça ve öğrendikçe kendi kremini, spreyini, temizlik

malzemelerini, sabununu yapmaya başlıyor. “Sonrası ise

bana iyi geleni başkalarına da anlatabilme, yayabilme

tutkusu.” Ve böylece 2012 yılında

Homemade Aromaterapi’yi kuruluyor.

Yaptığınız işle ilgili en çok neyi

seviyorsunuz?

Homemade Aromaterapi olarak

hazırladığımız ürünlerle hayatın her

alanını kapsayan sağlıklı yaşam

alternatifi sunabilmeyi seviyorum.

Aromaterapi ile cildimizin, vücudumuzun,

saçımızın, ağzımızın bakımından,

evimizin hem fiziksel hem enerjik olarak

temizliğine, çakralarımızı dengelemekten,

ortamımızı kokulandırmaya, güveden,

sineklerden korunmaktan, kendimizi

topraklamaya her şeyi yapabiliriz. Bu da

bana kolektife iyi gelecek bir şey yapmış

olma hissi veriyor.

• İyi bir uyku için? Lavanta,

vetiver, sedir.

• Konsantrasyon için?

Greyfurt, biberiye.

• Stresten arınma, hafiflik...

Bergamot, lavanta, günlük.

• Modu yükseltmek için? Tüm

narenciyeler: mandalina,

greyfurt, limon, portakal,

bergamot.

• Yoga ve meditasyon

için? Günlük, ladin, defne,

çam, ardıç. Bu amaçla

hazırladığımız bir meditasyon

roll’umuz da var. Yoga

için de çakra yağlarımızı

önerebilirim.

“Aromaterapi,

bitkilerin, kök,

sap, tohum,

çekirdek,

çiçek,

reçine gibi

bölümlerinden,

bazen de

tamamından

elde edilen

güzel kokulu

yağlar aracılığı

ile ‘Ruh,

Beden ve

Zihin’ dengesi

amaçlar.”

Bu bende gerçekten işe yaradı dediğiniz bir yağ var mı?

Etkisi nedir, nasıl kullanılır?

Hepsi, hepsi... Lavantayı uyku, gevşeme, bergamotu

mutluluk, canlanma, neşe, ylang-ylangı dişil enerjimizi

dengelemede, özellikle de şu günlerde, çay ağacı, ıtır,

limon, patchouli ve kekiği virüslerden korunmaya yardımcı

olması için kullanabiliriz. Uçucu yağları,

buhurdanda suya damlatarak kokusunu

ortama yayabilir, alkol ve suyla karıştırarak

sprey veya kolonya formunda kullanabilir.

Aromaterapiye yeni ilgi duyanların edinmesi

gereken ilk 3 yağ nedir?

Önerim baz yağ olarak soğuk sıkım jojoba

yağı ve yanında uçucu yağ olarak, limon,

lavanta ve ıtır olabilir.

Aromaterapi ve yağlar insan psikolojisine nasıl

etki ediyor?

Aromaterapide uçucu yağlar, bize

hormonlarımız aracılığı ile etki eder. Koku,

beş duyu organımız içerisinde bilinç altımıza

etki eden tek duyumuzdur, limbik sistemi direkt

olarak uyarır. Ve bu değerli bilgi ile diyebiliriz

ki, bitkinin ruhu olan bu konsantre özleri bizi

ruhsal olarak da dengeler.

56 ELLE


“Cildimde

kuşburnu üzüm

çekirdeği yağı

gibi besleyici

yağlar içeren,

anti-aging ve

canlandırıcı

etkileri olan sığla

(günlük), ıtır gibi

uçucu yağlarla

formüle edilmiş

ürünlerimizi

kullanıyorum.”

Sinem Kapar,

Bade Natural

Çocukluğu çiçeklerle ve meyve ağaçlarıyla dolu bir

bahçede geçen Sinem Kapar Şahindere,

neredeyse her an bugünlerin hayalini

kuruyormuş. Kozmetiğe ve güzelliğe olan

ilgisinin bir uzantısı olarak, Hacettepe

Üniversitesi’nde Eczacılık okuyarak

başlıyor aromaterapi yolculuğu. “Kariyer

hayatımı bu tutku ve kozmetik kimyası

üzerine profesyonelleştirdim. Çocukluk

anılarımı biriktirdiğim, doğa harikası o

bahçe; hayallerimin ve markamın ilham

kaynağı. Ayrıca, kokunun sanat olduğuna

inananlardanım. Kokuların, kültürler

ve duygular üzerindeki etkisi, bu işin

büyüsü… Bitkisel yağlar, işin şifa ve etki

noktasında yer alıyor. Büyük bir araştırma

ve deneme süreci var bu noktanın.”

Hiç bilmeyenler için aromaterapiyi anlatır

mısınız?

İlk bitki-insan ilişkisinin 60.000 yıl

öncesine dayandığı bilinmektedir.

Yani çok köklü geçmişe sahip bir bilim

dalından bahsediyoruz. Mısır’da ve Roma

İmparatorluğu’nda; bakım, güzellik ve

şifa olarak kullanılan bu bilim dalının

spiritüel geçmişi Antik Çin’e dayanıyor.

Modern aromaterapinin doğum yeri ise

Fransa. Uçucu yağlar aromatik şifanın

baş aktörleridir. Oda ısısında açık

bırakıldığında tamamen uçtukları için

“uçucu yağlar” olarak adlandırılırlar.

• İyi bir uyku için? Bade

Natural Saf Huzur’un

uyku alanınızda harika bir

ambiyans yaratacağına emin

olabilirsiniz. Ve tabii ki derin,

sağlıklı bir uyku da…

• Konsantrasyon için? Özellikle

yoğun ofis çalışma günlerinizde

ya da yaratıcı projelerde Bade

Natural Saf Konsantrasyon’u

yanı başınızdan ayırmayın

derim.

• Stresten arınma, hafiflik...

Her an, Saf Huzur yanınızda

olsun derim. Malum kozmopolit

şehir gündemi.

• Modu yükseltmek için?

Adından da belli olduğu üzere

Bade Natural Saf Neşe en iyi

alternatif olacaktır.

• Yoga ve meditasyon için?

Yoğun istek üzerine çok ama

çok yakın bir süre sonra

“Bade Natural Saf Denge”

özel karışımımızda yoga

ve meditasyon severlerle

buluşacak. O zamana kadar

günlük, portakal, lavanta ve

sandal ağacı yağlarıyla bir

karışım hazırlanabilir.

Uçucu yağlar; bitkinin, yaprak, çiçek, kök, sap, dal,

meyve, tohum ve dikenlerinin içindeki küçük torbacıklarda

depolanan güneş enerjisidir. Buna, bitkilerin “yaşam gücü”

veya “ruhu” da denebilir.

Yaptığınız işle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

Yeni araştırmalar yapmak, etken

hammaddelerle yeni ürün formülleri

geliştirmek ve en önemlisi yarattığım bu

formüllerin insanlara fayda sunuyor olması

en önemli motivasyon kaynağım.

Buhurdanlıkta ya da difüzörde yağ

yakmanın faydaları nedir?

Buhurdanlık ve difüzörler aromaterapinin

ruhsal dünyasına sesleniyor. Yaşanılan

alanın aurasını bu yöntemle kontrol altına

almak mümkün. Ruhsal faydalarının yanı

sıra difüzör kullanımının fiziksel sorunlar

için de etkili olduğuna dair çokça kanıt var.

Aromaterapi ve yağlar insan psikolojisine

nasıl etki ediyor?

Aromaterapi dünyasını ruh-beden- zihin

üçgeniyle açıklayabiliriz. Bu üçgendeki

her nokta kendi içinde birbiriyle etkileşim

halinde. Aromaterapinin esas amacı da:

ruh, beden ve zihin arasındaki dengeyi

sağlamak.

Kişisel olarak favoriniz ve en sık

kullandığınız yağlar hangileri?

İşyerinde nane, biberiye gibi konsantrasyon

artırıcı yağları tercih ediyorum. Evde ise

hafta içi lavanta gibi sakinleştiren, hafta

sonu portakal, bergamot gibi canlandırıcı

yağları kullanıyorum. Pandemi sürecinde

yanımdan ayırmadığım yağlar; okaliptus,

çay ağacı ve paçuli yağları.

ELLE 57


ELLEGÜZELLİK

Serra Göney,

Misbahçe

Çocukluğundan beri ağaçlara ve tabiata düşkün olan

Serra Göney 2010’lu yıllarda dermo kozmetik alanında

eğitimler alarak, tasarımcılığı bir kenara bırakıyor.

Ayvalık’ta el işçiliğiyle üretilen Misbahçe ürünleri de bu

merak sonrasında doğuyor. Laboratuvara girmeden önce

kolları sıvayıp yurtiçinde ve yurtdışında eğitimler görüyor

Serra. Sonrasında ise atölyelerinde en taze bitki özleri son

hallerini alıyor.

Yaptığınız işle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

İş öncelikli olarak para kazanmak için yapılsa da, yapılan

şeyde anlam bulunca başarılı olunduğuna inanıyorum.

Benim bulduğum anlam, insanların duygu durumlarını

yükseltmeye yönelik bir alanda çalışmak. Bizi tercih

edenlere mutlu olacakları, güvende hissedecekleri ve güçlü

sonuçlar alabilecekleri doğal ürünler üretmek bu

işte bulduğum anlam aslında. En çok sevdiğim

yanı sentetik kimyasal içermeyen, doğal ve

temiz kozmetik üretmemiz. Ürünlerimizi doğaya,

hayvanlara saygılı bir şekilde üretirken; doğaya

ve doğala olan inancımızdan gelen pozitif

enerjimizi kullanıcılarımızla paylaşmak büyük bir

keyif.

En çok kullandığınız ve etkisini gördüğünüz yağ

hangisi?

Birçok uçucu yağ sayabilirim fakat ilk başa

sanırım lavantayı koyacağım. “Lavandula

angustifolia” diye bilinen, yara ve iyileştirici

etkileriyle kullanılan ve lavantanın keşfini

sağlayan bitki cinsidir. Lavandula angustifolia

yatıştırıcı etkiye sahiptir ve en çok kullanım

alanlarından bir tanesi, aslında zihni

sakinleştirmek, dinginleştirmektir. Zihnin hareketli

• İyi bir uyku için?

Lavanta, günlük,

sandal ağacı.

• Konsantrasyon

için? Limon, nane,

biberiye.

• Stresten arınma,

hafiflik... Ylang

ylang, neroli,

bergamut.

• Modu yükseltmek

için? Neroli, nane,

biberiye, limon.

• Yoga ve

meditasyon için?

Gül, adaçayı,

lavanta.

olduğu yerler nelerdir? Konsantre olma güçlükleridir,

hafıza güçlükleridir, öğrenme güçlükleridir. Bunun

dışında, bu kişilerin zihni o kadar doludur ki gece rahat

uykuya dalamazlar. Bu nedenle, uyku problemlerinde ve

kaliteli bir uyku ihtiyacı için de Lavandula angustifolia’yı

kullanabilirsiniz. Ben de her gece yatmadan önce

yastığıma bir iki damla damlatarak uykuya daldığımı

söyleyebilirim. Bir diğer vazgeçilmezim Aydınlatıcı Leke

Karşıtı konsantremiz. Formülünde uçucu yağların yanı sıra

bitki hidrosolleri ve değerli aktifler de içeriyor. Meyankökü,

hatmi, hibiskus ve özellikle Japonya’da beyazlaştırmasıyla

çok iyi bilinen ve Japon kadınların vazgeçilmezi pirinç

kepeği aktifleriyle 8 hafta düzenli kullanımla birlikte

cildinizi daha aydınlık, daha beyaz ve lekesiz bir görünüme

kavuşturuyor.

Buhurdanlıkta ya da difüzörde yağ yakmanın faydaları?

Aromaterapide kullanılan yöntemlerden biri de mekanın

kokulandırılması. Kişinin fizyolojik işleyişinde, koku

alma duyusu önemli bir rol oynuyor. Uçucu yağların

koku molekülleri burnumuzun içindeki koku reseptörleri

tarafından beynimize ulaştırılıyor ve kokusal

hafızamızı harekete geçirerek anılarımız,

düşüncelerimiz ve duygularımız üzerinde etkili

oluyor. Yani duygusal anlamda bize destek

oluyor. Örneğin bazı kokular mide faaliyetini

harekete geçirerek acıkma, gurultu veya

bulantı gibi etkiler yapabiliyor. Uçucu yağların

zengin kimyasal yapısı bedene nüfuz ettiğinde

kan dolaşımına girerek fiziksel sıkıntılarımızı

iyileştiriyor. Beynimizdeki kokusal hafızamız

da çeşitli kokularla hareketlenerek anılarımızı

canlandırabiliyor. Koklama sırasında çok az

miktarda koku molekülü nefes yoluyla kana

karışarak fiziksel reaksiyona sebep oluyor ya

da koku molekülleri kokusal hafızamızı harekete

geçirerek dolaylı yoldan fiziksel olarak etki

edebiliyor. Kısaca koklama; beyinle dış dünya

arasındaki en doğrudan bağlantıdır.

“Her gece

yatmadan

önce yastığıma

bir iki damla

Lavandula

angustifolia

damlatarak

uykuya

daldığımı

söyleyebilirim.”

58 ELLE


Peykan Nebioğlu,

Simya Evi

Toksikolog eczacı Ferda Doğruöz 1971 yılında farmasötik

botanik dersinde duyduğu iki cümleyle aromaterapiyi

hayatına sokuyor. Kızı Peykan ise işin için çok sonra,

birlikte anne kız çalışmaya başladıklarında giriyor ve 2017

yılında Simya Evi’ni kuruyorlar.

Markanızı oluşturma fikri ne zaman, nasıl ortaya çıktı?

Annem yıllardır evde bizleri tedavi etmek için çeşitli kremler,

yağ karışımları yapardı. Özellikle yurtdışına gittiğimiz

zamanlarda, valizimiz hep annemin uçucu yağları ve diğer

krem malzemeleriyle dolu olurdu. Kozmetiğe hiç bütçe

ayırmamıştır herhalde, hep kendine bir şeyler yapardı.

2016 yılında, içimize gerçekten sinen, tertemiz içerikli bir

deodorant bulamamızla birlikte, annemden rica ettik, bana

ve arkadaşlarımıza öyle bir deodorant yaptı

ki, çok mutlu olarak kullandık. Sonrasında,

istediğimiz her şey için anneme başvurmaya

başladık. 2017 yılında ise, annemin yaptığı

ürünleri paylaşmak istedik.

Aromaterapi sizin için ne anlam ifade ediyor?

Aromaterapi, ruhun, zihnin ve bedenin

aromalarla, yani kokularla tedavi edilmesidir.

En sevdiğiniz ve en sık kullandığınız yağ

hangisi?

Açıkçası hayatının sonuna kadar sadece bir

uçucu yağın olacak bu hangisi derseniz,

benim için frankincense olurdu. Frankincense

gerçekten herkes için mucize bir yağ.

Benim de hem evimde, hem çantamda hep

bulunur. Gün içinde açıp koklamak hem

konsantrasyonu artırır, hem kaygıları azaltır,

rahatlatır.

• İyi bir uyku için?

Lavanta ve vetiver uçucu

yağı.

• Konsantrasyon için?

Bergamut ve niaouli

uçucu yağları.

• Stresten arınma,

hafiflik... Lavanta ve sedir

uçucu yağları.

• Modu yükseltmek için?

Portakal, limon, nane

uçucu yağları.

• Yoga ve meditasyon

için? Frankincense ve

patchouli uçucu yağları.

“Bir damla

frankincense’i

pamuğa döküp

göğüs arasına

koymak öksürüğü

hafifletir, burkulan,

şişen yere tek damla

frankincense dökmek,

ağrısını azaltır, şişi

indirir, kullanılan

herhangi bir kremin

içine frankincense

eklemek, onu bir

anda anti-aging

kreme dönüştürür.”

Yeni başlayanlar için bir yağ tavsiye etseniz...

Bizce öncelikle mutlaka lavanta ve frankincense edinilmeli.

Lavanta ve frankincense birlikte koklandığında ya da bir

buhurdanda/difüzörde yayıldığında rahatlama ve uykuya

yardımcı olma konusunda çok başarılı. Angustifolia cinsi

lavanta uçucu yağı, ev tipi günlük basit yanıklarda hemen

kullanıldığında, cildi hemen iyileştiriyor. Lavanta aynı

zamanda çok iyi bir burun açıcı, kışın mutlaka her evde

bulunmalı. Üçüncü yağı ise narenciye yağlarından kokusunu

en beğendiklerini alabilirler. Narenciye yağları zihnimizde

yaz mevsimi olarak kodlanmış durumda. Mutluluk veriyorlar.

Buhurdanlıkta ya da difüzörde yağ yakmanın faydaları

nedir?

İlk etki olarak ortamımızın havasını değiştirip, ev tozu

denilen akarlardan arınmasını sağlıyor. Ve güzel kokmasını

da. Çoğu zaman kullandığımız uçucu

yağlar nefes yollarımızı açıyor ve açık

kalmalarını sağlıyor. Ama en önemlisi,

havaya yayılan uçucu yağ molekülleri

zihnimizde çeşitli kimyasal reaksiyonlar

yaratıyor ve bizi kullanılan yağın cinsine

göre canlandırabiliyor, konsantre olmamızı

sağlayabiliyor, sakinleştirebiliyorlar.

Aromaterapi ve yağlar insan psikolojisine

nasıl etki ediyor?

İnsanoğlunun kokuyla çok derin bir bağı var.

Eski zamanlardan beri, özellikle neyi yiyip,

neyi yememesi gerektiğini koklayarak anlıyor.

Çürümüş besinlerin içindeki sülfür kokusu aynı

zamanda insan için tehlike demek. Ve tabii

tam tersi de geçerli. Sıcak bir tarçınlı salep

kokusunun evi, tatlı bir portakal kokusunun

yazı hatırlatması bu yüzden.

ELLE 59


ELLEGÜZELLİK

BANYODA

BAKIM

RITÜELLERI

ÜNLÜ ISIMLERE SABAH UYANDIKLARINDAN ITIBAREN UYGULADIKLARI BAKIMLARI

SORDUK. GÜNLÜK KREMLERDEN GENÇLEŞTIREN SERUMLARA, KOKULU YAĞLARDAN

MAKYAJ ÜRÜNLERI VE PARFÜMLERE UZANAN LISTE SIZE DE ILHAM VEREBILIR.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN

KEDİ MARİ

Müzisyen ve influencer

@kedimari

SABAH UYANDIĞINDA

Dişlerimi fırçalayıp yüzümü ılık suyla yıkadıktan sonra

gece kullandığım üründen arındırmak için Aromatica Rose

Absolute Cream Cleanser ile temizleyip jade roller’la

masaj yapıyorum. Bioderma hassas göz çevresi kremi

ve Avene Solaire B-Protect SPF 50 güneş koruyucusu

sürüyorum. Güneş kremlerini asla aksatmam, yaz kış

evdeyken bile sürerim.

CANLI BİR MAKYAJ İÇİN

Fondöten ve kapatıcıyı kullanmıyor, daha çok canlılık

veren makyajlardan hoşlanıyorum. Bu nedenle makyaj

ritüelimde çok fazla ürün bulunmuyor. Makyajda da

cilt bakımında olduğu gibi Kore ürünleri favorim.

Missha A’PIEU Juicy-Pang Water Blusher sıvı allığını

ve oje şeklindeki kutusunu çok seviyorum. Elmacık

kemiklerime doğal bir renk veriyor. Dudaklarımda

biraz ışıltı ve renk sevdiğim için Missha A’PIEU Juicy

Pang Mousse Tint rujunu sürüyor, üzerine de Dior’un likit

rujunu uyguluyorum.

EN SEVDİĞİ PARFÜM

Elie Saab’ın Le Parfum Rose’unu çok seviyorum ama

günlük hayatımda daha çok aromatik ve uçucu yağlardan

hazırladığım karışımları tercih ediyorum. Kendim

tasarladığım için tamamen beni yansıtıyorlar. Ayrıca bu

doğal yağlar cildimi de besliyor.

Tüm bu anlattığım güzellik ritüelleri gerçekleştirirken genelde

bana enerji veren ve güne harika başlamamı sağlayan

90’ların elektronik müziklerini dinliyorum. Fatboy Slim’den

The Prodigy favorim. Ben de kendisine eşlik ediyorum.

60 ELLE


ELLE 61


ELLEGÜZELLİK

62 ELLE


ZÜLAL

SUDE

GÜLER

Oyuncu

@zulalsudeguler

UYANDIĞINDA

İlk işim iki bardak ılık su içip sıcak

bir duş almak oluyor. Sonrasında

cilt bakımımı yapıp güne

tazelenmiş ve dinamik başlıyorum.

Sabah banyo yaptıktan sonra

cildim yumuşuyor ve gözeneklerim

açılıyor. Bu sayede derinlemesine

temizlik gerçekleşiyor. Vücudum

için Yves Rocher Shea Butter

Repair Lotion ürününü kullanıyor,

hemen ardından ışıltılı ve güzel

kokan bir cilt için Victoria’s

Secret Bombshell Shimmer Oil’u

uyguluyorum. Yüzümü çok uzun

zamandır Bioderma Sebium jel ile

temizliyorum.

Cildimi kokusuna bayıldığım

organik gül suyuyla siliyor ve Yves

Rocher’nin Hydra Vegetal kremiyle

nemlendiriyorum. Bu krem SPF

özelliğiyle güneş koruması da

sağlıyor. Bazen ekstra güneş

kremi sürdüğüm de oluyor.

Genelde gözaltlarım doğuştan

çok şiş ve mor. Soğuk kompresin

dışında yeni keşfettiğim Yves

Rocher Pur Bleuet göz kremi bu

morluklara çok iyi geliyor. Son

olarak diş ve ağız bakımımı da

yapıp güne başlıyorum.

DOĞAL BİR MAKYAJ İÇİN

Genelde doğal görünen

makyajları kendime daha çok

yakıştırıyorum. Işıl ışıl bir cilt,

uzun kirpikler çok hoşuma gidiyor.

Rimel, fondöten ve nude tonlarda

bir ruj; en çok kullandığım

makyaj üçlüsü. Favori rimelim,

Maybelline New York Falsies Lash

Lift Mascara. Fondöten ise Yves

Rocher Zero Defaut SPF30. Bu

aralar Kiko Jelly ruj serisinden

509 numarayı yanımdan

ayırmıyorum.

GÜZELLİK TÜYOSU

Cildim bazen çok kuru oluyor,

yumuşaması için bal ve yoğurdu

karıştırıp yüzüme sürüyor,

20 dakika bekliyorum ve

duruluyorum. Bunun dışında

gözlerimin altına buz kompresi

yapmak şişkinliği alıyor.

Şu an kullandığım

parfüm Calvin Klein

Beauty. Estee Lauder

Modern Muse Le Rouge

ise en sevdiklerimden.

Haftanın iki günü Yves

Rocher White Botanical

Facial Peel ile peeling

yapıyorum. Çoğu

zaman fondötenimi Nars

Copacabana Illuminator

ile karıştırıyorum. Sonuç

sağlıklı ve parlayan bir

cilt.

ELLE 63


ELLEGÜZELLİK

Şu sıralar dönüşümlü olarak kullandığım serumlar arasında Estée Lauder Advanced Night Repair, Biologique Recherche Dermopure,

Dermist M3HA Hyaluronic Acid, Dermalogica Age Bright Clearing Serum ve Dr. Barbara Sturm’s Anti-Pollution Drops var.

VALERIE DAYAN

Güzellik direktörü

@valeriedayan

EZBERE DEĞİL, İHTİYACA GÖRE

ÜRÜN

Aynada yüzümdeki dinlenme

bilançosuna bakıp o sabahki bakım

rutinimi belirlerim.

Yüz temizliğimi akşamları çok sıkı

yaptığımdan, sabahları genellikle

bir losyon yeterli oluyor. Buly

1803’ün Eau Ionisée’si bitene

kadar favorilerimden olacak.

Losyondan sonra ıslak pamukla

seyrelterek kullandığım Biologique

Recherche P50W’yu tampon

hareketlerle uyguluyorum. Bu ürün

cildimin yapısını ciddi anlamda

değiştirdi (fanları bu satırları

okurken ne demek istediğimi

anlıyorlardır). Bir buçuk senedir

sabah-akşam düzenli uyguladığım

bu ürünle gözeneklerim küçüldü,

cildim sıkılaştı, çizgilerim hafifledi

ve cilt bakımı seanslarımın aralarını

daha uzun tutabilmemi de sağladı.

O sabah neme ihtiyacım varsa,

genellikle sadece kuru bölgelere

bir serum uyguluyorum. Havalar

iyice soğuduğunda üzerine bir

nemlendirici de gerekebiliyor,

fakat nadir. Yağlanmaya meyilli

bir günümdeysem serumumu ona

göre seçiyorum. Bazı günler hiçbir

şeye ihtiyacım yok. Kesinlikle her

sabah uzun bir rutin uygulayan biri

olmadığımı belirtmeliyim; cildime

ezbere değil, ihtiyaca göre ürün

uyguluyorum.

Şu sıralar dönüşümlü olarak

kullandığım serumlar arasında

Estée Lauder Advanced Night

Repair, Biologique Recherche

Dermopure, Dermist M3HA

Hyaluronic Acid, Dermalogica

Age Bright Clearing Serum ve

Dr. Barbara Sturm’s Anti-Pollution

Drops var. Gözlerim için ise

haftada iki sabah Rossmann’dan

aldığım Isana marka hiyalüronik

asit ve kafeinli maske kullanıyorum.

MAKYAJ DEYİNCE

Farklı şeyler denemeyi seviyorum

ama rutinimde yıllardır değişmeyen

bazı makyaj ürünleri var. Clé de

Peau göz altı kapatıcısı, Nars

Cruella mat kırmızı kalem ruj,

M.A.C Blacktrack eyeliner, Benefit

Precisely My Brow, Koh Gen Do

Moisture Foundation, Charlotte

Tilbury Bond Girl dudak kalemi

ve ruj, Chanel Beiges pudra,

Hourglass Ambient Lighting pudra

ve Bobbi Brown Shimmer Brick

Bronze ve Pink Quartz benim için

klasikleşen isimler.

PARFÜM AŞKINA

Şu sıralar Le Labo’dan Thé Noir

kullanıp eski parfümüm Frédéric

Malle Musc Ravageur ile flört

ediyorum.

ÇİLLERE ÖZGÜRLÜK

Makyajda doğal görünümü

sevdiğimden, fondöten

uygulayacağım günler (daha

doğrusu, geceler), ürünü hafif çilli

burnuma sürmüyorum. Fondöteni

burnuma da sürersem bana

sanki doğallığım ve beni ben

yapan bir şey gidiyormuş gibi

geliyor. Makyajı burnu atlayarak

yaptığımda, genellikle yüzümün

geri kalanına fondöteni çok çok

ince geçtiğimden arada büyük bir

fark olmuyor. Çillere özgürlük!

64 ELLE


ELLE 65


ELLEGÜZELLİK

66 ELLE


RACHEL ARAZ KİRESEPİ

Moda influencer’ı ve içerik editörü

@rachelaraz

SABAH KALKTIĞINIZDA İLK NE YAPARSINIZ?

Kocaman bir bardak su içerim. Ve tek gözüm açık

çocukların yanına fırlarım.

BAKIM RİTÜELLERİNİZDE NELER VAR?

Cildimin dönem içerisindeki durumuna,

yorgunluğuna, aktif bir sivilcem olup olmamasına

ve mevsimsel şikayetlerime göre serum ve

kremlerimi kendi aralarında döndürüyorum.

Örneğin kış aylarında daha çok aydınlık veren

ve ışığı yansıtan serumları tercih ediyorum.

En sevdiklerim arasında, Shiseido’s Ultimune

Power Infusing Concentrate, Lancôme Advanced

Genifique ve Dior Capture Youth Glow Booster

yer alıyor. Favori kremlerim ise şöyle: La Mer

Creme de la Mer, Shiseido Bio Performance ve

Lancôme Renergie. Göz kremlerinde çok yağlı

dokuları tercih etmemeye çalışıyorum; o yapıdaki

ürünler bana iyi gelmiyor, yağ bezesi oluşturuyor.

En sık kullandıklarım, Shiseido Benefiance Wrinkle

Smoothing ve yine Lancôme’un koyu halka

karşıtı Renergie Ultra’sı. Avene’in de termal yüz

spreylerini çok seviyorum. Özellikle yaz aylarında

buzdolabına koyup soğuk haliyle kullanıyorum.

MAKYAJ ÜRÜNLERİNE GELİRSEK...

Makyaj bazı olarak, Dior Backstage Face & Body

Primer, Bobbi Brown Extra Illuminating Moisture

Balm tercih ediyorum. BB kremlerim arasında,

Shiseido Waso Color Smart ve Origins GinZing

SPF 40 Energy-Boosting Tinted Moisturizer

ürünlerini sayabilirim.

Fondöten olarak, Dior Backstage Face & Body

Foundation, YSL Touche Eclat ve Nars Sheer

Glow Foundation ürünlerini kullanıyorum. Göz altı

kapatıcılarında tercihim Tarte Shape Tape, Nars

Soft Matte Concealer, Clinique Beyond Perfecting

ve YSL All Hours Concealer ürünlerinden yana.

Allık demek, Nars Orgasm demek. Maskaralarda

elim, hep kendi koleksiyonum olan Rachel Araz

x Bobbi Brown’daki Smokey Eye Mascara’ya

gidiyor.

EN SEVDİĞİ PARFÜM

Dolce & Gabbana Light Blue.

GÜZELLİK TÜYOLARI

Çok sevdiğim ve bir büyüğümden öğrendiğim

bir güzellik önerisi vermek isterim: Yüzünüzü

yıkadıktan sonra havluyla suyun kabasını alıp

ıslak bırakıyorsunuz. Cildiniz suyu emiyor, daha

diri ve canlı bir hal alıyor. Bir de kahve telvesiyle

yüze peeling yapmayı deneyin!

Rujda, Chanel Rouge Coco Gloss, Hermes Corail

Fou, M.A.C Cherish ve Velvet Teddy ile Bobbi

Brown koleksiyonumdaki Crushed Lip Color Babe,

favorilerim. Dudak kalemi M.A.C Half-Red ile de

dudaklarımı belirginleştiriyorum.

ELLE 67


ELLEGÜZELLİK

MERVE ÖZKAYNAK

Youtuber

@merveozkaynak

GÜNE NASIL BAŞLIYOR?

Büyük bir bardak su içerek ve hemen duşa girerek başlarım.

Duş için favori ürünüm, Nuxe Reve De Miel Vücut Peeling’i.

Kokusuyla aromaterapi etkisi yaratan, vücudumu yumuşacık

yapan harika bir ürün. Bazen tek başına kullanıyorum ama

vaktim varsa peeling sonrası (sizin de duş jeline bakış

açınızı değiştirecek) yıllardır vazgeçemediğim L’Occitane

Almond Shower Oil ile devam ediyorum. Bu ürün köpüren

bir duş yağı; hem duş jeli görevi görüyor, hem de

cildiderinlemesine nemlendiriyor.

Karma bir cilde sahip olduğum için dönem dönem sabahları

T bölgem yağlı uyandığım oluyor. Böyle günlerde Kiehl’s

Calendula Deep Cleansing Face Wash jeli ile yüzümü

yıkıyorum.

Kil en sevdiğim maske türü. Son zamanlarda favorim

Origins Improvement Charcoal Honey Mask to Purify and

Nourish; bal ve kilin bir arada olduğu, hem arındıran hem

de nemlendiren harika bir maske. Bu adımdan sonra Pixi

Beauty’nin yine cildimin ihtiyacına yönelik toniklerinden

birini kullanıyorum.

Sürekli yanımda taşıdığım Caudalie Beauty Elixir gerçek

bir güzellik iksiri. Sürdüğüm an sanki gözeneklerimi hemen

sıkılaştırıp cildime toparlanmış bir görünüm kazandırıyor.

Makyaj altı ve makyaj üstüne de kullanabiliyorum; yorgun

görüntümü hızlıca silip atıyor.

Clinique Dramatically Different Hydrating Jelly, en çok

kullandığım nemlendiricilerden biri. Karma ve yağlı ciltlere

uygun. Sabah rutinimde göz çevresi kremim Origins

Ginzing Refreshing Eye Cream. Göz çevresinde oluşan

şişliği azaltıp aydınlık bir görünüm bahşediyor.

MAKYAJ ÜRÜNLERİ

Son zamanlarda gerçek tenimi gösteren, hafif yapılı, yağsız

ve saten bitişli ürünleri tercih ediyorum. Eğer ince yapılı

orta kapatıcılığa sahip, cildinizde makyaj yokmuş gibi bir

ürün arıyorsanız Givenchy Teint Couture Balm tam size

göre. Göz altı kapatıcısı Benefit Bo-Ing Hydrating Concealer

göz çevremi aydınlık ve sağlıklı gösteriyor, çizgilerime

dolmuyor.

Çok fazla far ve eyeliner insanı değilim, genelde krem

formlu metalik yapıda, sürümü kolay ve kalıcı farları tercih

ediyorum. Inglot Aquastic krem farın kalıcılığı ve ışıltısı çok

hoşuma gidiyor. Maskarasız bir makyaj düşünemem, Benefit

Roller Lash’ın tüm zamanların en iyi maskaralarından

olduğunu düşünüyorum. Hem kıvırıyor, hem uzatıyor, hem

de dolgunlaştırıyor; üstelik hiç dökülme yapmıyor.

Koku hafızası

kuvvetli biriyim, bazı

anları özledikçe

eski parfümlerimi

kullandığım çok

olur. Mesela kış

benim için Cerrutti

1881 demek. Yazın

Kenzo L’Eau ve

Dolce&Gabbana

Blue Light,

favorilerim

arasında. Gece

kokum Narciso

Rodriguez For

Her. İki yıldır

da Balenciaga

Florabotanica’yu

sürüyorum.

68 ELLE


ELLE 69


ELLEGÜZELLİK

70 ELLE


Güzellik önerisinde bulunmak istersem; göz çevresi kremini 20 yaşından itibaren kullanmalısınız derim. O bölge ne kadar konforlu

olursa kaz ayakları o derece geç oluşur.

GÖZDE ATAKOĞLU

Güzellik Yayında yayın yönetmeni

@guzellikyayinda

METABOLİZMAYI UYANDIRMA SERVİSİ

Sabah ilk iş tuvalete gidip dilimi temizlemek oluyor, bunu

bir detoks programı sırasında öğrenmiştim ve artık sabah

rutinim. Tüm gece dilimiz üzerinde toksinler birikiyor,

onlardan kurtularak güne başlamak önemli. Ardından

tüm vücuduma ayaklardan yukarıya doğru kuru fırçalama

yapıyorum, cilde ve metabolizmaya uyandırma servisi gibi

bir şey.

Sabah daha pratik, akşam daha detaylı rutinlerim var.

Musluk suyu cildi kışın ekstra kuruttuğu için sabahları

yüzüme Avene’in Eau Thermale termal su spreyini

kullanıyorum. Antioksidan oranı oldukça yüksek olan

Caudalie’nin Resveratrol-Lift Creme Cachemire isimli

gündüz nemlendiricisi var listemde. Adı üzerinde, dokusu

kaşmir gibi. Göz çevresi içinse Babor’a ait HSR eye cream

isimli krem roller’ını kullanıyorum.

SABAH NEM VE KORUMA, AKŞAM ONARIM

Son dönem Elemis’in Super Food isimli yüz yağı favorim.

Vegan içerikli ve cilde antioksidan takviyesi yapıyor. Akşam

rutinimde temizlik de dahil Nanoasia’nın Nanodessert

isimli köpük formlu temizleyicisi bulunuyor. Foreo Luna

sonik aletiyle üç-dört dakika boyunca cildimi temizliyorum,

bu aletin en büyük özelliği masaj da yapması. Ardından

Atelier Rebul’un saf gül suyu toniğiyle gözenek bakımını

yapıyor, problemsiz bir cildim olduğu için gece bakımını

onarım özellikli ürünlere ayırıyorum. Sabah amacım nem

ve koruma, akşam ise onarım. Dr. Jart’ın Cicapair isimli

serumu kaplan otu özleri barındırıyor, şu sıralar severek

kullanıyorum. Kimi gece sadece serum sürüyorum, kimi gece

ise üzerine ekstra gece kremi de uyguladığım oluyor, göz

çevresinde onarım yapan Laneige’in Eye Sleeping Mask’ını

sürüyorum.

GÖZ MAKYAJI ÖN PLANDA

Kapatıcı sürmem. Çok yorgun göründüğümü hissettiğim

zamanlar Pixi’nin C vitaminli toniğiyle cildimi uyandırır,

sonra da üzerine The Organic Pharmacy’nin Tinted Beauty

Cream isimli renkli nemlendiricisini sürerim. Ardından tüm

yüze Erborian’ın Pink Perfect aydınlatıcı kremini dağıtıp

yüzümün sadece yükselti bölgelerine L’Oreal’in Isabel

Marant koleksiyonundan Shine isimli aydınlatıcı balsamını

uygularım. Kirpik diplerimi M.A.C Teddy kahverengi

kalemi ile belirginleştiririm. Maskarada kirpiklerde

abartılı durmayan, ayrıca spor yaparken bile akmayan,

bulaşmayan Clinique Mascara Workout 24-Hour favorim.

Yanaklarıma Dior Mineral Nude bronz pudra veya biraz

daha canlı bir görünüm için Drop by Organics’in doğal

yağlar içeren renkli balm’ını sürerim. Dudaklarım için bejpembe

M.A.C Mehr ruj vazgeçilmezim. Ayrıca çantamda

her daim, Dior Backstage’e ait 9’lu ruj paleti ve hem

yanağa hem de dudağa tatlı bir pembelik veren Caudalie

French Kiss bulunur.

PARFÜM VE DENGELEYİCİ SPREY

Bu kış Bvulgari Au The Vert’i kullanıyorum, yeşil çaylı ve

enfes bir tazelik veriyor. Ayrıca boğaz çakramın biraz

desteğe ihtiyacı olduğunu öğrendiğim için gün içinde sık sık

Aveda’nın Chakra 5 isimli dengeleyici spreyini dekolteme

ve boynuma sıkıyorum.

ELLE 71


ELLEGÜZELLİK

DUYGU

KATAGAN

Arıza dizisi oyuncusu

@duygukatagan

Sabah yüz bakımımda;

Missha MISA Geum Sul’u

mutlaka tavsiye ederim,

gerçekten ama gerçekten

nem-sıkılık ve esneklik kaybı

için çok iyi bir ürün. Cilt

dokumu sadece güneşe

karşı değil, tüm dış etkenlere

karşı koruyan Bioderma ve

Missha markalarının 50

SPF’li ürünleri de yaz-kış

vazgeçilmezlerim arasında.

UYANIR UYANMAZ

İlk ritüelim dil temizliği oluyor;

katıldığım bir detoks kampında

öğrendiğim bu alışkanlık

sayesinde gece boyu uykuda

biriken bakteriler temizleniyor,

bir nevi hızlı detoks kısaca.

Yalnız dikkat edilmesi gereken

şey, bu adımı su dahi içmeden

uygulamak. İkinci aşama olarak

dişlerimi fırçalıyor ve ardından

kendi hazırladığım detoks

karışımını içiyorum. Tarifi şöyle:

Yarım yeşil elma, bir dilim

ananas, yarım salatalık, bir

tutam maydanoz ve bir küçük

dilim zencefili yarım bardak

suyla karıştırıyorum. Duş öncesi

ise kabak lifiyle vücudumu

kuru olarak fırçalıyorum. Bu

aşamalarda mutlaka bana keyif

veren müzikleri dinliyorum.

GÜNE BAŞLARKEN

Sabahları The Body Shop’un

Drops of Light serisinin yüz

yıkama jelini uyguluyor, gül

suyunu tonik olarak tercih

ediyor, Drops of Light serisinin

serumunu kullanıyor ve göz

çevreme Origins’in Ginzing

jelini sürüyorum.

NASIL BİR MAKYAJ?

Makyajda sevdiğim bir ürün

söz konusu olduğunda ondan

asla vazgeçmiyorum. Yves Saint

Laurent Rouge Pur Couture The

Slm 21 Ruj, ruj sevenlerin en

beğendiklerinden. Kapatıcı

olarak Yves Saint Laurent Touch

Eclat Le Teint B20 favorim.

Günlük hayatımda fondöten

kullanmasam da setlerde

Estee Lauder’ın Double Wear

2C2 Pale Almond’unu M.A.C

aydınlatıcı Strobe Cream

ile karıştırıyorum. Günlük

hayatımda parıltılı bir makyaj

yapmam gerekiyorsa Dior

Addict Ultra Gloss Reflected Ruj

serisini tercih ediyor, allık olarak

yıllardır M.A.C kullanmakla

beraber toz allık öncesi Dior

Cheek & Lip Glow Gel Blush’ını

uyguluyorum. Rimellerimi

dönemsel olarak değiştirsem

de Yves Saint Laurent ve Estee

Lauder’ın ürünlerini seviyorum.

72 ELLE


ELLE 73


ELLENEFES

EGZERSİZ

BİR TIKLA

AYAĞINIZA

GELSİN

PANDEMIYLE BIRLIKTE SPOR VE DANS STÜDYOLARINA ESKISI KADAR

RAHAT GIDEMIYORUZ BELKI AMA EVIMIZDEN ONLINE OLARAK

ZAMANDAN DA KAZANARAK BIR SÜRÜ DERSE KATILABILIRIZ. YOGADAN

PILATES’E, BALEDEN KARDIYO’YA FARKLI ALANLARDA ONLINE EĞITIM

VEREN ISIMLERLE BIR ARAYA GELDIK.. EVDE KALIN VE HAREKET EDIN.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN

DEMET YORUÇ

Jivamukti yoga ve meditasyon eğitmeni

@demet_yoruc, @jivamuktiyogaturkey

“2004 yılında tanıştığım Jivamukti yoga asana

ve sıralamasıyla fiziksel olarak zorlayan, yoga

stüdyosundan ya da yoga matından ayrıldığımızda

yaşama karşı sorumluluğumuzu her an hatırlatan

ve farkındalık yaratan bir metot.

Jivamukti yogada kendime en yakın bulduğum

yön aktivizm. Jivamukti’nin vegan beslenme ve

hayvan hakları temelli öğretisi hayatımda gerçekçi

bir farkındalık yarattı.

Pandemi başından beri online olarak bağlı

olduğum yoga okulunun derslerini Jivamukti

Yoga Online adında öğretiyorum. Dersleri

Zoom üzerinden haftada üç gün online olarak

veriyorum. İstanbul, Ankara, Urla, Kütahya ve

Samsun gibi şehirlerimizden, Almanya, Amerika

ve İngiltere’den katılımcılar var. Yoganın bir araya

getirme ve bağ oluşturma felsefesinin online

derslerle gerçekleştiğini görmek beni çok mutlu

ediyor. Ders duyurularımı Instagram üzerinden

yapıyorum.

Jivamukti yogayı her seviyeye açık olacak

şekilde öğretiyorum. Yani bu derslere katılım

için biraz yoga yapmış olmanız yeterli. Derslerde

zor duruşları başlangıç seviyedekilerin de

yapabileceği şekilde modifiye veya alternatif

duruşlar veriyorum.

15 yıldır yoga eğitmeni olmam ve kameraya

olan aşinalığımın online derslere de kolayca

alışmamı sağladı. Her şekilde yoga öğretisini

aktarabileceğimi düşünüyorum. Yıllardır yoga

eğitmenleri olarak öğrencilerimize yaşadığımız

gezegene iyi bakmamız gerektiğini anlatıyoruz.

Pandemi bir uyanış dönemi oldu. Online ortam

öğrencilerimizle duygu ve düşüncelerimizi

paylaşmak için yeni bir alan oluşturdu bize.”

Zoom üzerinden Jivamukti yoga dersleri veriyor

74 ELLE


ELLE 75


ELLENEFES

GİZEM

ÇERÇİOĞLU

Pilates ve yoga eğitmeni

@gizem_cercioglu, antrenmansepeti.com

“Pilates ve yogaya ilk olarak evde

videolar izleyerek başladım.

Sonrasında workshop’lara, internet

üzerinden derslere katıldım. Hatha

yoga ve acro yoga eğitmenliği aldım.

Ve sektöre giriş yaptım. Hâlâ da

eğitimlere devam ediyorum.

Online derslere pandemi

döneminde canlı yayınlarla el

attım. Şu anda da online derslere

hem grup hem de özel ders olarak,

Zoom ya da FaceTime üzerinden

devam ediyorum. Pilates ve yogayı

karıştırıyor, güçlenme ve esneme

ağırlıklı eğitimler veriyorum.

Sabah 7.00’den akşam 21.00’e

kadar süren online derslerim

var. Grup derslerim haftada dört

gün, ikisi sabah, ikisi de akşam

saatlerinde, daha çok çalışanlara

yönelik. Stüdyo olarak kullandığım

evimin çatı katında da özel dersleri

sürdürüyorum.

Online derslerde belki temas yok

ama öğrencilerime sadece bir telefon

uzaklığındayım. Samsun, İstanbul,

İzmit, Adana, Amerika, Almanya,

Bakü, Hollanda ve Fransa’dan katılan

öğrencilerim var. Yer ve zaman

özgürlüğü çok daha fazla.

Bazen bir hareketi yapmak

için karşı tarafın desteğe ihtiyacı

olabiliyor, temas olmadığı için bu

zor bir durum. Ama öğrencilere

farklı seçenekler sunuyor, benim

yerime sandalye, duvar ya da blok

kullanmalarını öneriyorum. Tek

başlarına başarabildiklerini görmek

onları daha çok motive ediyor. Geri

dönüşler çok güzel; daha esnek ve

güçlü vücutlar kazanıyor, daha mutlu

olduklarını söylüyorlar.”

Zoom ve FaceTime

üzerinden pilates ve

yoga karışımı dersler

veriyor

76 ELLE


İLKE KODAL

Balerin

@calamiti, youtube.com/channel/

UCYCGRJaKSvGBxxA3giUOBTA

“İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin baş

dansçılarındanım.

Karantina başlayıp hepimiz eve kapandığımızda

çalışmaya devam etmek zorunda

olduğumu biliyordum.

Çünkü bale sanatında bedenin uzun süre

hareketsiz kalması, eski formunuzu yakalamakta

çok zorlanacağınız anlamına

geliyor. Fakat evde tek başıma her gün

bale dersi yapamayacağımın da farkındaydım.

Tek başınıza motivasyon sağlamak

hiç kolay değil. İşte o zaman hem kendim

hem de çalışmak isteyen arkadaşlarım için

online derslerle canlı yayın yapmaya karar

verdim.

Gelen talepler doğrultusunda başlangıç,

çocuklar ve yetişkinler için farklı seviyelerde

dersler verdim. Haftada bir gün konservatuar

bale bölümü öğrencilerimizden

birine bağlanarak pointe (bale pabucu)

dersi çalışmaları paylaştım. Ayrıca esneme,

güçlenme ve modern dans dersleriyle

beraber yoga, pilates ve Taichi gibi farklı

metotlar için de işinin ehli arkadaşlarımla

ortak yayınlar organize ettim. Hepsini

Instagram hesabımdan canlı yayınla paylaştım

sonrasında da YouTube’a yükledim.

Bir nevi pandemi günlüğü oldu sayfam,

Covid-19 Class-81 Day-122 gibi... Yakında

yeniden başlıyorum.

Fransız bale markası olan wearmoidancewear

ve İDOB (İstanbul Devlet Opera

ve Balesi) Instagram hesapları üzerinden

de canlı bale dersleri paylaştım ve devam

ediyorum.

Bu süreçte tahmin edebileceğimden de

çok sanatsevere ulaştım. Bale sanatıyla

daha önce tanışmayanlara, merak edenlere,

baleyi hep denemek isteyenlere ilham

verdim. Birbirinden güzel ve cesaret

verici yorumlar aldım, mesaj yağmuruna

tutuldum. Bu da beni daha da çalışmaya

yöneltti.

Kasım ayı sonunda İstanbul Devlet Opera

Balesi bünyesinde gerçekleşecek olan gala

gecesinde dans edeceğim.

Moda Sahnesi’ndeki tek kişilik oyunum

‘Balerin’ ise üçüncü sezonunda devam

ediyor.”

Instagram hesabından klasik bale dersleri veriyor

BAR YOKSA SANDALYEYE TUTUNUN

“Evlerimizde bale barımız yoksa, duvar, sandalye, koltuk,

tezgah kenarlarını kullanarak çalışabiliriz. ‘19 Mart itibarıyla

saat 13:00’de canlı yayında her gün çalışmayı düşünüyorum’

diyerek Instagram hesabım üzerinden bir fotoğrafla duyuru

yaptım. 20-30 kişi katılır diye düşünürken yüzlerce insanın

ilgisiyle karşılaştım.”

ELLE 77


ELLENEFES

TUĞÇE

VE GİZEM

OYLUMLU

Fly yoga ve stretching

eğitmenleri

@birikizingunlugu

İkiz kardeşler olarak online fly yoga,

stretching ve mobility dersleri veriyorlar

FLY YOGA SİZİ NASIL GÜLÜMSETİYOR?

“Evde fly yoga yapmak için katılımcıların fly yoga kumaşı aparatları ve bir adet matlarının

olması yeterli.

Bu yoga çeşidinin temeli olan ters duruşları yaptığınızda beden sisteminizin kendini

yenilemesini sağlayan sinyaller devreye giriyor. Bu esnada beyninize temiz kan ulaşması

sayesinde öğrenme yeteneğiniz güçleniyor ve alışılmışın dışında bir hareketle vücudunuzun

ezberini bozuyorsunuz.

Heyecanlanan vücudunuz bol bol dopamin, endorfin, serotonin ve oksitosin salgılıyor. İşte bu

da sizi gülümseyen mutlu biri yapıyor.”

“Biz ikiz kardeşler Gizem

ve Tuğçe Oylumlu. Beş

yaşında ritmik jimnastikle

tanıştık. 2000 yılında milli

takıma seçildik. Ülkemizi

Dünya Şampiyonası, Avrupa

Şampiyonası, Akdeniz

Oyunları ve birçok Grand

Prix’lerde temsil ettik.

Fly yoga vücut enerjisini

yeniden düzenlemek, vücut

hizasını bulmak için yer

çekimi kuvvetinin etkisiyle

ve hamak yardımıyla çalışan

bir egzersiz metodu. Bu

tekniğin temelinde temel

metotlar, yoga asanaları,

dans, pilates, meditasyon

ve ileri düzeyde akrobasi

gerektiren hareketler

bulunuyor. Fly yoga

yapmanız için daha

evvel yoga veya bir spor

altyapınızın olmasına gerek

yok. Her yaş ve cinsiyetten

insan rahatlıkla deneyebilir.

Online fly yoga,

stretching ve mobility

derslerimiz pandemi dönemi

Mart ayı itibariyle başladı.

Online derslerimizi

Zoom üzerinden

sürdürmekteyiz. Haftada

4 gün yaklaşık 6 saat

online derslerimiz var.

Çoğunlukla evinde fly yoga

ekipmanı mevcut olan

öğrencilerimizle, daha

az risk alarak kuvvete ve

esnekliğe dayalı egzersizler

yapmaktayız. Programı

öğrencilerin seviyelerine

göre belirleyip her biri için

ayrı bir antrenman programı

organize ediyoruz.”

78 ELLE


Instagram üzerinden hiit, dance, kuvvet ve kardio dersleri veriyor

NOYAN DÜLEK

Egzersiz uzmanı

@noyandlk, onlinewellnessstudio.net,

youtube.com/channel/

UCoEy7RnXs1h5ng3o__0Xs0w/

videos?disable_polymer=1

“Salgın öncesinde Hillside’da grup ve özel

derslerim vardı. 16 Mart Pazartesi 2020

tarihinde ilk defa online ders vermeye

başladım. Yoga dışında hiit, dance, kuvvet

ve kardio dersleri de var programımda.

Dersler isimlerine göre programlanıyor.

Run for speed (koşu ve kardio), kick

boxing (boks ve kardio) ve cardio hiit

dance (dans figürleri ile cardio dersi).

Bazı yüksek kardio derslerinde seviye

bilgilendirmesi yapıyorum.

Instagram üzerinden derslerim

tekrar başlayacak. Şu anda Orkun

Kargöz ile kurmuş olduğunuz Online

Wellness Studio platformundan

(onlinewellnessstudio.net) ayda 78 dersle

hizmet veriyoruz. Bu platformu kullanan

300 aktif üyemiz bulunmakta.

Günde ortalama 1-2 dersim oluyor.

Dersler genelde 30-60 arası katılımcıyla

çok eğlenceli ve hareketli geçiyor. İnsanlar

evlerinin konforunda ders yapmaktan

son derece memnunlar, yüz yüze eğitim

alıyor gibi hissettiklerini anlatıyorlar.

Amsterdam, San Diego ve Kanada’dan

katılan öğrencilerim var. Katılımcıların

her defasında çoğaldığını gözlemlemek

bizim için mutluluk verici. Ayrıca Hillside

City Club Etiler’de de yüz yüze derslerim

devam ediyor.

Zorlu bir dönemden geçiyoruz ve hareket

etmek hepimizi motive ediyor.”

EVDEKİ

EŞYALARLA

SPOR:)

“Pandemi döneminde

insanları evlerindeki

malzemelerle spor

yapmaya teşvik ettim.

• Sandalye workout:

Evde bulunan sandalye

yardımıyla tüm

fitness hareketlerinin

uygulandığı bir ders.

Özelikle kuvvet ve kas

gelişimi için kontrolü bir

program.

• Peçete workout: Kağıt

havlu yardımıyla parke

üzerinde kaydırma

yapılarak gerçekleştirilen

çalışma programı.

• Tava workout: Evde

kaldığımız dönemlerde

ağırlık yerine tava

kullanarak tüm vücudu

çalıştırdık. Tava,

dumbbell gibi tüm vücudu

çalıştırmanıza yardımcı

oldu.

• Sünger workout:

Kardio yaparken

ya da kol çalışırken

avucumuzun içindeki

bulaşık süngerlerini

sıkarak antrenmanlarımızı

yaptık.”

ELLE 79


ELLENEFES

ZEYNEP TOKUŞ

YILMAZTÜRK

Acro yoga, yoga ve kids yoga eğitmeni

@zeynaum, @tapasbarre

“Online yoga derslerimize pandemi

sürecindeki yoğun ihtiyaç dolayısıyla

başladık. Instagram canlı yayında

bireysel olarak verdiğimiz derslerimizi

stüdyomuzun ismi olan @tapasbarre

çatısında bir araya getirerek Zoom

üzerinden vermeye başladık. Böylelikle

ders çeşitliliğini artırdık ve ders esnasında

onları da görüntüleyerek üyelerimize daha

iyi hizmet vermeye başladık. Derslerimiz

başlangıç, orta, ileri ve her seviye şeklinde

farklı ihtiyaçlara yönelik şekilleniyor.

Ders içeriğinde ayaktaki pozlar,

denge pozları, core egzersizleri, kol

dengeleri, ters duruşlar, geri bükülmeler,

öne kapanmalar, esnetmeler, burgular,

nefes ve meditasyon var. Evde kolayca

bulunabilecek kuşak, yastık, havlu gibi

destekler kullanılabilir. Yoga matı ve rahat

kıyafetler ise olmazsa olmaz.

Her gün ayrı bir hoca eşliğinde farklı

seviyedeki öğrencilerimizle haftanın 6

günü seans yapıyoruz. Online Acroyoga

dersleri verebilmek için de altyapı

oluşturuyoruz. Eğitmen kadromuzda

Duygu Erokan @duyguerokan, Ayşe Aşçı

@tapasgo, Harika Atat @harik_ush, Özge

Zeynep Sayman @ozgezeynepsayman

ve Arzu Yeşilyurt Okur @arzumilimetrik

isimleri yer alıyor.

Kaos, endişe ve stres illüzyonunun

yoğun bir şekilde yaşandığı bu dönemde

kendi merkezimizde kalabilmek,

ruh beden ve akıl birlikteliğini kurup

koruyabilmek, kasırgada savrulmamak

için elzem. Yoga bireysel olarak içimizdeki

dengeyi bulmamızı sağlarken bakış

açımızı genişletip dış dünyayla uyumlu

olmamızı kolaylaştırır. Fiziksel olarak da

bedenimizi dengeli, güçlü ve esnek kılar.

Sağlıklı bir beden, sağlıklı bir ruh halinin

de anahtarıdır.”

@tapasbarre

çatısı

altında Zoom

üzerinden

yoga dersleri

veriyor,

yakında

online

acro yoga

derslerine

başlayacak

TİBET’İN

GENÇLİK

PINARI

Okuyuculara Tibet’in

Gençlik Pınarı adlı kitabı

öneririm. Orada bahsi

geçen 5 hareket vardır.

Bu 5 hareket, her biri 21

kez yapılacak şekilde

uygulanır. Bu çalışma

vücudu zinde tutar,

çakraları açar ve akışı

düzenler.

80 ELLE


ERÇİN

KÖSEOĞLU

Pilates eğitmeni

@ercinn, youtube.com/channel/

UC9bPy86iPVVUPWdjBIq3gLA

“Mesleğime 90’lı yılların

favorisi olan fitness

eğitmenliğiyle başladım.

Pilates ve bireysel spor

eğitmeni olarak devam edip,

bireysel ve grup dersleri olmak

üzere kendi stüdyomda birçok

öğrenci çalıştırıyorum.

Pandemi dönemiyle

birlikte online ders vermeye

başladım.

Bu dersler (yüz yüze

derslerim gibi) bir saat

sürüyor ve haftada üç gün

oluyor. Başta ben ve tüm

öğrencilerim bu süreci çok

sevdik. Çağımızın en büyük

problemi zaman ve mekan

kavramı sorun olmaktan

çıktı. Daha sonra geniş

kitlelere nasıl ulaşabilirim

diye düşünüp Online Grup

Egzersiz derslerimi başlattım.

Online Grup Egzersiz sınıfını

Zoom üzerinden yapıyorum.

Ortalama 20-25 kişinin

katılımıyla her ay devam

ediyoruz. Online olduğu

için yurtdışından katılım

çok fazla. Online derslerde

öğrencileri motive edebilmek

için hocaya çok iş düşüyor,

bu konuda başarılı olduğumu

düşünüyorum. Toplamda

haftada 20 saat online ders

veriyorum. Ayrıca pandemi

döneminde Reebok, Nocturne

gibi markaların hesaplarından

takipçileri için Instagram canlı

yayınları yaptık.

Şu an 18 haftalık

hamileyim. Bu ay ek olarak ve

yine Zoom üzerinden Online

Grup Hamile sınıfı açacağım.”

Zoom üzerinden online grup

egzersiz dersleri veriyor. Sırada

online grup hamile dersleri var.

SU ŞİŞESİ YA DA SANDALYE KULLANIYOR

“Ders öncesi katılımcılara spor ve sağlık geçmişleriyle ilgili bir form doldurtup onları

tanıyorum. Sandalye, su şişesi gibi evdeki eşyaları egzersiz aleti gibi kullanıp hem

etkinliğin etkisini hem de eğlenceyi artırıyoruz.”

ELLE 81


ELLENEFES

YİYELİM

GÜZELLEŞELİM

SAĞLIKLI BESLENMEK SAYISIZ FAYDA SAĞLARKEN ENERJIMIZI YÜKSELTIP CILDIMIZE IŞILTI

KATIYOR. AŞAĞIDAKI 20 MADDEDE PAYLAŞTIĞIMIZ TÜYOLAR DOĞRULTUSUNDA YERKEN DE

GÜZELLEŞMENIN SIRRINI KEŞFEDIN.

YAZI: JULIE PUJOLS BENOIT

FOTOĞRAFLAR: RIBS&DUST, GETTY IMAGES TÜRKİYE FRANSIZCADAN ÇEVİREN: MELDA ONBAŞYAN

82 ELLE


KENEVİR YAĞINI

1DENEYİN

Kenevir tohumlarından elde edilen

ve THC (analjezik madde kalıntısı)

izi taşımayan kenevir yağı, nötr

tadı sayesinde başka yağlarla

da çok iyi bir birliktelik sağlıyor.

Enfeksiyonla savaşan ve cildin

yağ dengesinin korunmasına katkı

sağlayan özellikleriyle akneli ve

problemli ciltlere çok iyi geliyor. Cildi

dengeli bir biçimde nemlendiriyor

ve besliyor. Püf noktası? Zeytin

veya fındık yağıyla karıştırarak

salatalarınızda kullanabilir, hazır

karışım olarak da bulabilirsiniz.

2 BARBEKÜLERİNİZİ

ENGİNARLA

ZENGİNLEŞTİRİN

Tam bir enzim deposu olan enginar,

direk olarak sindirim sistemi ve

bağırsak mikrobiyotasına etki eder,

yani zayıflamaya da yardımcı

olur. “Un intestin heureux avec

Happybiote” (Happybiote ile mutlu

bir bağırsak) kitabının yazarı Virgine

Gergès bize enginar tüketimini

artırmamız için fikirler de veriyor.

“Izgara et veya balık yaptığınızda

yanında enginar ve çiğ sebzeler

servis edebilirsiniz. Enginar püresi

hazırlamak için (taze pişmişi yoksa)

bir kavanoz konserve enginar kalbi,

bir çay kaşığı kırmızı biber, iki yemek

kaşığı zeytinyağı, yarım limon suyu

ve bir diş sarımsağı blender’dan

geçirin. Tuz, karabiber ve doğranmış

kişniş ekleyerek servis edebilirsiniz.”

3

KAKAOYA DAHA

FAZLA YER VERİN

Kakao, yaşlanma karşıtı özellikleri

sayesinde (antioksidan ve keratin ile

kolajen üretimini destekleyen aktif

bileşenlere sahip) güzel bir cilt için

ihtiyaç duyduğunuz tüm elementleri

sunuyor. Çok özel ve lezzetli bir

karışım önerimiz var. Cildi iyileştiren

avokado kremasıyla kakaoyu

karıştırmayı hiç düşündünüz mü?

“Nouveau Manuel de la cuisine

végétale” (Bitkisel mutfağın yeni

kılavuzu) kitabının yazarı Rebecca

Leffler çok kolay bir avokado ve

çikolatalı mousse tarifi öneriyor:

“İki porsiyon mousse için kaju

sütü hazırlıyoruz. 40 gr kajuyu

(en az bir saat ya da daha iyi bir

sonuç için gece boyunca suda

bekletilmiş olması önemli) 200 ml

Hindistancevizi suyuyla karıştırın.

Mutfak robotuna kaju sütüyle birlikte

bir adet olgunlaşmış avokado içi, bir

tutam tarçın, bir adet büyük hurma

(çekirdeği çıkarılmış), iki çorba

kaşığı toz kakao, yarım çorba kaşığı

keçiboynuzu tozu (daha kremamsı

bir kıvam sağlamak için) ekleyin ve

tümünü krema haline getirin. Karışımı

cam bir kaba koyduktan sonra en az

üç saat buzdolabında dinlendirin.”

4

DÜZ BİR KARIN İÇİN

KOKTEYL

Toksinlerden kurtulurken, sindirim ve

bağırsak sistemini hızla çalıştıracak

bir kokteyl hazırlayın. Bu kokteyl için

bir shaker ya da büyük bir kupaya

ihtiyacınız var. Detoks etkili greyfurt,

limon ve kanlı portakalın suyunu

sıkın. İsterseniz içine yeşil çay, elma

sirkesi ve selülitle savaşmak için

üzüm de ekleyebilirsiniz. Tüm bu

meyve sularını shaker’da karıştırın

ve sağlıklı kokteylinizi yudumlayın.

Daha pratik bir tarif isterseniz,

Wild and the Moon restoranları

ve konsept butik Comptoir 102’nin

kurucusu Emma Sawko’nun

tavsiyesine kulak verin: “Büyük bir

bardak suya bir çay kaşığı karbon,

bir limonun suyu, biraz elma sirkesi

ve biraz akçaağaç şurubu koyup

karıştırın. Bu kokteyl hücrelerinizdeki

(muhtemel) toksinlere savaş açar.”

5 SMOOTHIE’LERİ

LEZZETLENDİRİN

Cildin ışıltısını artırmak ve

gözenekleri sıkılaştırmak için süper

meyvelerin gücünden faydalanın.

Blender’a önce mevsiminde toplanmış

çilek, frambuaz, böğürtlen, yaban

mersini gibi kırmızı meyveler atın.

Sonra Wild and the Moon restoranın

önerdiği süper meyveleri ekleyin, yani

lucuma, acai üzümü, baobab meyvesi

ve hibiskus: Tümü vitamin zengini ve

antioksidan özelliklere sahip. Emma

Sawko’ya göre bu karışıma biraz gül

suyu ve badem yağı ekleyip cildinize

maske olarak da uygulayabilirsiniz.

6

YEMEKLERE POLEN

SERPİŞTİRİN

Polen, 27 farklı amino asit

içeriği, proteinleri, vitaminleri ve

oligoelementleriyle, gerçek ve

doğal bir süper besin. Protein

içeriği sayesinde kas yapısını

güçlendirmesinin yanı sıra, saç ve

tırnaklara da iyi geliyor. Peki polen

en doğru şekilde nasıl tüketilmeli?

Kapsül şeklinde, toplandıktan sonra

dondurarak ya da toz haline getirip

salatalara ve sebze yemeklerine

serpiştirerek (yaklaşık 2 çorba kaşığı

yeterli) tüketebilirsiniz.

7 BETAKAROTEN

SAYESİNDE IŞILDAYIN

Portakal, kayısı, kavun, papaya ve tatlı

patates... Bunların ortak noktası nedir?

Hepsinin rengi turuncu, betakaroten

bakımından ultra-zenginler. Bitkisel

bir pigment olan betakaroten, cildin

rengini güzelleştirir, UV ışınlarına ve

yaşlanma etkilerine karşı korur. Emma

Sawko’ya göre bu besinlerin ciltteki

etkisini görmeye başlamak için bir

aylık kür yeterli. Betakaroteni gıda

takviyesi olarak da alabilirsiniz.

8

BİTKİ ÇAYINI GWYNETH

GİBİ İÇİN

Gwyneth Paltrow’un serbest

radikallerle savaşmak, cildi daha iyi

nemlendirmek için bir önerisi var:

GoopGlow kağıt poşet içinde bitkisel

bir toz karışımı. Üzüm çekirdeği, C ve

E vitamini içeren bu pudramsı içeceği

sabahları sıcak veya soğuk suya

ELLE 83


ELLENEFES

Gwyneth Paltrow

karıştırarak ya da bitkisel sütünüze

ekleyerek içebilirsiniz. Bunun bir

versiyonu olan Matcha Glow’u

ise Mathilde Lacombe’un tarifiyle

deneyebilirsiniz. Aloe vera ve deniz

özlü kolajen içeren Matcha Glow

da aynı şekilde tüketiliyor. Hyalüronik

asit sentezi sağlayarak cildin

derinden nemlendirilmesini sağlıyor.

İçecek hazırlamak zor geliyorsa,

Waterdrop etiketli, suda eriyen

kapsüllerini de deneyebilirsiniz.

KAHVE YERİNE ARPA

9 Arpa kavrulduğunda kahve

tadına benzer bir lezzet sunar.

İçeriğindeki lifler sayesinde sindirimi

kolaylaştırır, şişkinliğe engel olur ve

daha düz bir karına sahip olmanızı

destekler. Manganez sayesinde

cildin serbest radikallerden hasar

almasını engeller. Kafeinsiz olan

kavrulmuş arpayı günün her saati

demleyerek içebilirsiniz (french press

ya da çay gibi demlenebilir). Arpa,

espresso makineleri için kapsül

halinde de satılıyor.

10 ANTİOKSİDAN

MEYVE SALATASI

Larissa Pekanova, Paris’te bulunan

Tigre Yoga Club’ın natüropati

uzmanı, beslenme ve sağlık koçu.

Cildin toksinlerden kurtulması için

bize ultra-antioksidan, etkili bir

kombo öneriyor: “Çilek, kayısı ve

greyfurt gibi renkli ve detoks etkili

meyveleri küçük parçalara bölerek

karıştırıyoruz, buna antioksidan

etkisi yüksek fesleğen yaprakları, bir

çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığı

balzamik sirkeyi ekliyoruz. Hem çok

lezzetli, hem de sağlıklı bu meyve

salatası cildinizin dış etkenlere karşı

daha dayanıklı olmasına yarar.”

ENERJİ BARLARI TOK

11 TUTAR

Spordan önce veya sonra, karnımız

biraz acıktığında yiyebileceğiniz

yulaf barları çözünebilir lifli yapısı

sayesinde tokluk hissi veriyor

(içeriğindeki beta glukanlar,

karbonhidratların bağırsakta daha

hızlı çözülmesine olanak tanıyor).

Sonuç olarak sindirim rahatlıyor ve

biz de gelecek öğüne kadar açlık

hissetmeden, karnımızı da şişirmeden

doyuyoruz. Peki sağlıklı bir enerji

barı tarifi nasıl olmalı? 250 gr yulafı,

100 gr balı, 50 ml sakız şurubu,

50 gr ezilmiş susamı ve 50 gr tatlı

patatesi karıştırıp fırın tepsisine

serdiğimiz yağlı kağıdın üzerine

düz bir şekilde döküyoruz. 180

derecede 40 dakika fırınladıktan

sonra sertleşen karışımı kesip afiyetle

atıştırıyoruz.

12

TURPGİLLERİ DAHA

ÇOK TÜKETİN

Turpgiller düşük kalorili, vitamin

deposu ve anti kanserojen

yapılarıyla öne çıkan bir bitki ailesi.

Aralarında özellikle çocukların pek

sevmediği (Brüksel lahanası, brokoli,

karnabahar, kale gibi) lahananın

türevlerinin yanı sıra tere, roka,

turp, şalgam gibi farklı çeşitleri de

bulunuyor. Diyetisyen Joel Fuhrman

ve ünlülerin doktoru, holistik cilt

uzmanı Tracie Martyn’e göre

turpgillerin özellikle çiğ tüketildiğinde

sağlığa sayısız faydası var. Özellikle

serbest radikaller tarafından zarar

görmüş DNA’yı tamir etmeleri,

dolayısıyla yaşlanmayla da

mücadele etmeleri bu avantajların

sadece birkaçı.

13 ADAPTOJEN

BİTKİLERİ KEŞFEDİN

C vitamini bakımından zengin, enerji

veren, ciltteki renk farklılıklarını ve

kızarıklıklarını dengeleyen, sporun

vücuttaki etkisini artıran adaptojen

bitkiler ayurvedik şifa geleneklerinde

de sıklıkla karşımıza çıkıyor.

Hindistan’dan ashwagandha yazar

Rebecca Leffler’in favorisi: “Bir çorba

kaşığını Hindistancevizi sütü, tarçın,

muskat çekirdeği, zencefil, kakule,

zerdeçal ve karabiberle karıştırın.

Hem lezzetli, hem günün her saati

içilebilir, özellikle de yorucu bir spor

antrenmanından sonra.”

84 ELLE


BU MANTARLAR

14 SOFRAYA

Reishi ve chaga mantarları

antibakteriyel, antivirüs, antibiyotik

ve antiseptik özelliklerinin yanı

sıra, hücrelerin oksijenden daha iyi

faydalanmasını sağlayan, karaciğerin

fonksiyonunu destekleyerek detoks

etkisi yaratan bir etkiye sahip.

Metabolizmaya olan faydasının

yanında cildi de güzelleştiriyorlar”

diye açıklıyor Emma Sawko. Bu

mantarları kurutup bir kasede toz

haline getirdikten sonra granolanıza

ekleyerek tüketebilir ya da meyve

suyunuza ekleyebilirsiniz.

15

FERMENTE BESİNLER

TÜKETİN

Cilt bağırsağın durumundan

doğrudan etkilenen bir organ.

Dolayısıyla mikrobiyotayı korumak

için daha fazla probiyotik tüketerek

bağırsak florasını sağlıklı tutmak cilde

de olumlu yansıyor. Rebecca Leffler’ın

tavsiyesini dinliyoruz: “Canımız

bir şey içmek istediğinde kefir ve

kombucha ilk tercihimiz olabilir.

Öğünleri yoğurtlu soslarla (yoğurtla)

eşleştirmek, lahana ve salatalık

turşuları bol bol tüketkmek de oldukça

faydalı.”

16

DOĞRU GLUTENLERİ

SEÇİN

Beslenme uzmanı Larissa

Pekanova’ya göre kızılca buğday,

çavdar ve buğday ayrıcalıklı

tahıllardan. Tokluk hissi yaşatmalarının

yanı sıra cilt üzerinde de gözle

görülür olumlu sonuçlar vermeleri

onları tahıllar arasında zirveye

taşıyor. “Bunlar SOD (Süperoksit

dismutaz) sentezini kolaylaştırıyor.

Antioksidan enzimler metabolizmayı

korumak için serbest radikaller ve

yaşlanma etkilerine karşı ilk sırada

savaş verirler. Yani bu tahıllardan

her gün az miktarda tüketmek

metabolizmaya iyi gelir.”

17 SALATALARI

KENEVİR TOHUMU

İLE BAHARATLANDIRIN

Rebecca Leffler favorim dediği

kenevir tohumunu herkese öneriyor:

“Bitkisel proteinler, lif, vitamin, mineral

ve Omega-3 bakımından oldukça

zengin. İçeriği sayesinde ciltteki renk

farklılıklarını dengeliyor, enfeksiyonla

savaşıyor, kızarıklıkları azaltıyor ve

daha yumuşak bir cilt görünümü

sağlıyor. Ayrıca içerdiği yağ asitleri

sayesinde cildin nemsiz kalmasını

engelliyor” diyen Leffler bir tarif de

paylaşıyor: “Bir porsiyon için iki avuç

dolusu roka, marul, kıvırcık salata

gibi yeşil yapraklı bitkileri küçük küçük

doğrayarak derin bir kaba koyun. Bir

avuç dolusu doğranmış maydanoz,

nane, dereotu ve fesleğeni ekleyin.

Bir havuç rendeleyin ve altı adet

kokteyl domates doğrayın. Bir

salatalığı küp küp doğrayın. Altı

adet zeytin, üç dilim kurutulmuş

domates, bir büyük avokado da

ekleyin. Salatanın üzerine bir çorba

kaşığı kabak çekirdeği içi ve kenevir

tohumunu serpiştirin. En son üzerine

bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba

kaşığı keten yağı, bir çorba kaşığı

sirkeyi dökün, yarım limon suyuyla

sonlandırıp afiyetle yiyin.”

18

ÖZEL BİR ET SUYU

Larissa Pekanova’nın

güzellik iksiri olarak adlandırdığı

et suyu nedir? Gün içinde midesi

kazındığında ya da yorucu bir

günden sonra eve döndüğünde

et suyu içmenin ona iyi geldiğini

söyleyen Pekanova tarifini de

veriyor: “Bir bütün organik tavuğu

haşlıyorum. Haşlandıktan sonra

içinden kıkırdaklarını alıp bunları

tekrar tavuğu kaynattığım suyun

içine koyuyorum. Sarımsak, soğan,

zencefil, defne yaprağı, tuz ve

karabiber ekleyip dört saat boyunca

kaynatıyorum. Son olarak bu

karışımın suyunu süzüp istediğim

zaman ısıtıp içiyorum.”

19

ELMA SİRKESİNİ

TERCİH EDİN

Epiderm üzerinde alkalize edici

etkileri olan elma sirkesi, cildi

arındırıyor ve gözenekleri sıkılaştırıyor.

Elma sirkesini, İtalya’nın Merano

kentinde kendi adına bir sağlık

merkezi açan Henri Chenot gibi

günde bir bardak ılık suya bir tatlı

kaşığı ekleyerek içebilirsiniz ya da

Rebecca Leffler’in tavsiyesine uyarak

mevsim sebzeleriyle karıştırarak

yiyebilirsiniz.

20 MAKARNALARI

DEĞİŞTİRİN

Hafiflemek için karbonhidrat

değeri yüksek klasik makarnaları,

hazırladığınız sebze makarnaları

ile değiştirin. Larissa Pekanova’nın

önerdiği tarif enzim, vitamin ve

omega-3 yönünden zengin bir

birliktelik sunuyor, faydaları ise,

“sağlıklı bir organizma, parlak bir

cilt” şeklinde özetlenebilir. Peki

nedir bu sebze makarnası- Henüz

duymayan kaldıysa, hemen

açıklamasını da paylaşıyoruz:

“Spagetti şeklinde kestiğiniz

havuçları bir tavada yumuşayıncaya

kadar pişirin, pesto sosu için taze

fesleğen yaprakları, çam fıstığı ve

ezilmiş kaju fıstığı karıştırın (yani

pestonuzu hazırlayın). Bu sosu havuç

spagettinizin üzerine dökün.” sadece

havuç değil, salatalık ve kabak

gibi birçok sebzenin spagettinisi

hazırlayabilirsiniz. Araştırın, sosyal

medyada tariften bol yok.

Beslenme uzmanı

ve doktor Hafid

Halhol, “Les

Super Héros de

Votre Assiette”

(Tabağınızdaki

Süper Kahramanlar)

isimli kitabında

“Yaşlanma

karşıtı besinleri

menülerinize

ekleyin” diyor.


ELLENEFES

ONCA YORGUNLUĞUN

ARDINDAN…

SADECE BEDENLERIMIZIN DEĞIL, BITKIN DÜŞEN RUHLARIMIZIN DA PROFESYONEL BAKIMA

GEREKSINIM DUYDUĞU BIR DÖNEMDE KENDIMIZE VERECEĞIMIZ EN GÜZEL YENI YIL HEDIYESI IYI

BIR WELLNESS TATILI.

YAZI: ŞEBNEM DENKTAŞ

One &

Only

Palmilla,

MEKSIKA

Maya

kültüründen

ilhamla

yaratılan sağlık

ritüellerinin

wellness

yaklaşımının

temelini

oluşturduğu One

& Only Palmilla,

Meksika’nın tüm

güzelliklerini

ayağınıza

seriyor. Bir

yandan Cortez

Denizi’nin tadını

çıkarırken diğer

yandan asırlık

geleneksel

tedavi

yöntemleriyle

yorgun düşen

bedeninize

canlılık

katabilirsiniz.

86 ELLE


Chenot Palace Weggis,

İSVIÇRE

İsviçre Alpleri’nin eteklerinde, Lucerne Gölü’nün dingin atmosferinde detoks, sağlıklı beslenme ve zinde beden konseptlerini

birleştiren, bilimsel açıdan kanıtlanmış Chenot Metodu ile yenilenmek isteyenler, Japon bahçeleriyle çevrili Chenot Palace

Weggis’te ilkbahar için şimdiden yerini ayırtabilir.

ELLE 87


ELLENEFES

Four Seasons Resort Bali at Sayan,

ENDONEZYA

Bali, hem tatil yapmak hem de sağlık kontrollerinden geçmek isteyenler için eşsiz bir destinasyon. Ünlü Four Seasons Resort

Bali at Sayan’ın ödüllü spa’sında doğayla bağınızı güçlendirecek yoga seansları ve çakra seremonileri, son dönem yaşanan

tüm gerginlikleri geride bırakmanızı sağlayacak.

88 ELLE


Rosewood Asaya Lodges,

HONG KONG

Ünlü otel grubunun en yeni lüks konaklama seçeneklerinden biri de Hong Kong’da hayata geçirilen Asaya Lodges. Ana

otelden bağımsız olarak tasarlanan bu çok özel rezidanslarda, herkesten uzakta, steril bir ortamda dinlenebilir ve muhteşem

şehir manzaralı Asaya Spa’da yenilenmenin tadını çıkarabilirsiniz.

ELLE 89


ELLENEFES

Kapama Private Game Reserve,

GÜNEY AFRIKA

Doğayla gerçek anlamda bütünleşeceğiniz en güzel noktalardan biri de Afrika düzlükleri… Kapama Private Game Reserve,

gün boyu fillerin ziyaretine uğrayan wellness merkeziyle bunun en güzel kanıtı. The River Lodge Spa’nın doğanın sesleriyle

harmanlanan açık hava terapileri, daha hızlı iyileşmenize yardımcı olacak.

9 0 ELLE


PRINT / ONLINE / TABLET / MOBILE

elle.com.tr • instagram @ElleTurkiye • facebook @ElleTurkey • twitter @ElleTurkey

YAYINCI

DOĞAN BURDA DERGİ YAYINCILIK VE PAZARLAMA A.Ş.

CEM M. BAŞAR

İcra Kurulu Başkanı

ZEYNEP ÜNER

Yayın Direktörü (Sorumlu)

NESLİHAN DENİZER SUZAN YURDACAN BÜLENT BILGIN

Yönetici Moda Editörü Yazı İşleri Müdürü Görsel Yönetmen

GÜLGÜN ÖZEK ASLI ASIL SELİN MİLOŞYAN SERLİ GAZER BOYACI AYKUN TAŞDÖNER

Fotoğraf Editörü Moda Editörü Konular Editörü Moda Haberleri Editörü Konular Editörü

Sayfa Tasarım EVGİN YAKUPOĞLU

Katkıda Bulunanlar: ŞEBNEM DENKTAŞ

Etkinlik ve Proje Direktörü ALİ ERMAN İLERİ

Marka Müdürü YEŞİM YAŞAR

Kurumsal İletişim Müdürü FUNDA DEMİRCİ AYAN

Ankara Temsilcisi ERDAL İPEKEŞEN Tel: 0312 207 00 71

ELLE DİJİTAL

DENİZ ÜNALDI YILDIRIM Yayın Yönetmeni

DUYGU HAKSUN Web Editörü

GÖKHUN SUNGURTEKİN Dijital Yayınlar Direktörü

YÖNETİM

Üretim Planlama Direktörü (Tüzel Kişi Temsilcisi) YAKUP KURTULMUŞ

Satış ve Dağıtım Direktörü EGEMEN ERKOROL

Finans Direktörü DİDEM KURUCU

Dijital İçerik Direktörü EREN DEMİR

REKLAM

Grup Başkanı NISA ASLI ERTEN ÇOKÇA

Reklam Grup Başkan Yardımcısı IŞIL BAYSAL TURAN, SEDA ERDOĞAN DAL

Satış Müdürleri BERIL GÜROĞLU SÖZKESEN, HÜLYA HANKENDİ

Teknik Müdür AYFER KAYGUN BUKA

Tel: 0212 336 53 61 - 62

Reklam Hedef Sayfalar Tel: 0212 336 53 70 Faks: 0212 336 53 91

Reklam Rezervasyon Tel: 0212 336 53 00-57-59 Faks: 0212 336 53 92-93

Ankara Reklam Satış Koordinatörü SEZINUR BALIKÇIOĞLU Tel: 0312 207 00 72 - 73

Ankara Reklam Satış Müdürü BELIZ BALIBEY Tel: 0312 207 00 72 - 73

Bölgeler Reklam Satış Müdürü DILEK ÜNLÜ Tel: 0212 336 53 72 Faks: 0212 336 53 91

YÖNETİM YERİ

Kuştepe Mah.Mecidiyeköy Yolu Caddesi No:12, Trump Towers, Kule:2, Kat: 21-22-23 34387, Şişli, İstanbul Tel: (0212) 410 32 00 Faks: (0212) 410 35 81

Baskı: Bilnet Matbaacılık ve Yayıncılık A.Ş. Dudullu Organize San. Bölgesi 1.Cad. No:16 Ümraniye-İSTANBUL

Tel: 0 216 444 44 03 Faks: 0 216 365 99 07-08 www.bilnet.net.tr, Sertifika No: 42716

Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yayın türü: Yerel, aylık üyesidir.

DB Okur Hizmetleri Hattı Tel: (0212) 478 0 300 okurhizmetleri@doganburda.com

DB Abone Hizmetleri Hattı Tel: (0212) 478 0 300 Fax: 0212 410 35 12 -13 abone@doganburda.com www.doganburda.com Hergün saat 09.00-22.00 arasında hizmet verilmektedir.

© 1998 ELLE, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından Hachette Filipacchi Presse’in (Fransa) lisansıyla ve Lagardere Active Group’a bağlı olarak, T.C. yasalarına uygun şekilde

yayımlanmaktadır. ELLE’de yayımlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

ELLE® is used under license from the trademark owner, Hachette Filipacchi Presse, a subsidiary of Lagardère SCA

The ELLE trademark and logo are owned in Canada by France-Canada Editions et Publications, Inc. and in the rest of the world by Hachette Filipacchi Presse (France), each LAGARDERE ACTIVE Group

companies.

ELLE is used under license from the trademark owners.

CEO – Constance BENQUÉ CEO ELLE International Licenses - François CORUZZI SVP/International Director of ELLE - Valéria BESSOLO LLOPIZ

SVP/Director of International Media Licenses & Syndication - Mickael BERRET

ELLE Brand Management – Marketing Manager, Morgane ROHÉE - Editorial Manager, Trish NAGY TRAVIESO - Graphic Design Manager, Marine LE BRIS - Senior Digital Project Manager, Moda ZERE

ELLE International Productions – Fashion Editor, Charlotte DEFFE / Beauty & Celebrity Editor, Virginie DOLATA

ELLE Syndication – Deputy Syndication Team Manager, Marion MAGIS / Syndication Coordinator,

Sophie DUARTE / Copyrights Manager – Séverine LAPORTE / Database Manager, Pascal IACONO

www.ellearoundtheworld.com

International Ad Sales House: LAGARDERE GLOBAL ADVERTISING

SVP/International Advertising – Julian DANIEL jdaniel@lagarderenews.com


elle kızlarının

eğlenceli dünyası

FACEBOOK /ELLETurkey

ELLE kızlarının

bakış açısıyla

en güzel Fotoğraflar

BURADA TAKİPTE KALIN

INSTAGRAM/ELLETurkiye

MODA, TREND, STİL, GÜZELLİK

VE GÜNCEL OLAN HER ŞEYİ,

HER AY VE HER AN

ELLE’DE PAYLAŞIYORUZ...

ELLE'İn İlham veren dünyası İçİn

YOUTUBE kanalımıza abone olmayı unutmayın!

YOUTUBE/ELLEtürkiye

Tablet dergİnİz

her ay zengİnleştİrİlmİş

İçerİğİyle

Apple Store'da ve

Google Play'de!

GÜNCEL HABERLER

TÜM DETAYLARIYLA BU ADRESTE

Dünyada ve Türkiye'de ne oluyorsa,

anında İşte tam burada.

TWITTER/ELLETurkey

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!