ALU&Art Dergisi Sayı 67

mimartmedya

Alu&Art Dergisi Alüminyum, Ahşap vb. ürün grubunu içeren Kapı-Pencere-Çatı-Cephe-Cam-Yalıtım sektörüne yönelik 2 ayda bir yayınlanan, 7.000 adet baskı ile yurt içi ve yurt dışına dağılım yapan sektörel bir basın organıdır.




Pandemiden Çıkıș İçin

Zemin Olușturduk

Kemalettin AKSÖZ

Pandemi döneminde faaliyetlerine ara vermek zorunda kalan ișletmeler ve

firmalarımız, normalleșme sürecinin kazanımlarıyla yeniden ticari hayatlarına

devam etmeye bașladı. Bu süreçte yıl sonu hedefleri ile gelecek beklentileri

revize edildi. Sürecin en az hasarla atlatılması yönünde gerçekçi bir tutum

sergilendi.

ALU&Art Dergisi olarak yeni sayımızda, firmalarımızın pandemi döneminde

yașadıkları zorlukları, bunların așılması noktasında sergiledikleri üstün

performansı, pandemiye rağmen elde ettikleri bașarılarını onların gözünden

sizlerle paylaștık. Normalleșme süreciyle yeniden firma ziyaretlerimizi

gerçekleștirerek, sosyal mesafe kuralları çerçevesinde hasret giderdik.

Firmalarımızın röportajlarının yanı sıra sektörümüzün öncü kurulușlarının

değerlendirmelerini sayfalarımıza ekledik. Türkiye’de bilimin gelișimi

yönünde öncü adımlar atan TÜBİTAK’ın çalıșmalarını, TÜBİTAK Marmara

Araștırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin USTA

röportajımızla sayfalarımıza tașıdık. Sektörümüzün öncü kurulușlarından

İDDMİB’in her sene geleneksel olarak düzenlediği İhracatın Metalik Yıldızları

Ödülleri’nde üstün bașarı gösteren firmalarımızın farklı kategorilerde aldıkları

ödüllere, haberlerimizde yer verdik.

15 yıldır aralıksız olarak sizlerle bulușturduğumuz Win&ARTProje / ALU&Art

Dergilerimizi hazırlarken bir yandan da yayıncılık ve reklamcılık alanlarındaki

köklü tecrübesinden ilham alarak faaliyete geçirdiğimiz AKD Kurumsal

Danıșmanlık firmamızın yapılanma süreci içerisinde olduk. 15 yıldan bu

yana șirket ve kurumların kurumsal iletișim çalıșmaları çerçevesinde

ihtiyaca yönelik çözümler üreten firmamız, bu yapılanma sürecinin ardından

yepyeni bir yüze kavuștu. Kurumsal iletișimin tüm alanlarına dokunan

AKD Kurumsal Danıșmanlık olarak çözüm odaklı hizmetimizle șirket ve

kurumlara markalașma, kurumsal kimlik çalıșmaları, sosyal medya yönetimi,

Google SEO çalıșmaları, dijital pazarlama, prodüksiyon, promosyon ve

organizasyon gibi hizmetler sunarak iletișim dünyasının tüm dinamiklerini

yeniden tanımlıyoruz.

İmtiyaz Sahibi

Kemalettin AKSÖZ

Yayın Koordinatörü ve Sorumlu Yazı İșleri Müdürü

Handan AKSÖZ

handan@winartproje.com

Reklam Departmanı

Kadir AKSÖZ

kadir@winartproje.com

Web Master

Aydoğan A. GÜRSOY

editor@winartproje.com

Almanya Temsilcisi

Mustafa KONAK

mustafa@winartproje.com

T: +49 170 92 38666

Gürcistan Temsilcisi

Abdulmutalim TEMİRAK

İran Temsilcisi

Hamed SARCHAMI

Nijerya Temsilcisi

Mehmet KASAP

Yayın Danıșma Kurulu

GALSİAD Yön. Krl. Bșk. Celalettin KIRBOZ

Yüksek Mimar (MBA) Ersoy ÇAKIR

Ankara Camcılar ve Çerç. Der. Bșk. Fikret YILMAZ

Kompozit San. Der. G. Sekreteri İsmail Hakkı HACIALİOĞLU

Yük. Müh. Mimar Levent AKSÜT

Makina Müh. Nevin GÜNEY TOK

Dr. Yük. Müh. O. Muzaffer TAMER

Mimar Osman GÜDÜ

Yük. Müh. Mimar Yașar MARULYALI

Öğretim Üyesi - Yönetim Danıșmanı Dr. Fatih ANIL

Yatırım ve Dıș Ticaret Uzmanı

Fırat GÖK

Normalleșme süreciyle ekonomimizde üretim ve ihracat odaklı sevindirici

gelișmeler içerisindeyiz. Yeni sayımızda yer alan haberlerimizde, bu

gelișmeleri firmalarımızın sözcülüğünde sizlere aktarmaya çalıștık. Geleceğe

dair umudumuzla, ülkemizin geleceği adına yașanacak en güzel gelișmeleri

sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Sağlıklı ve umut dolu günler dileriz.

Bilgi İșlem

Bülent BABATAȘ

Merkez:

Baskı:


icindekiler

66

22

94

74

80

62

16

16 Șișecam’dan Türkiye’ye 1 Milyar TL’lik Dev Yatırım

22 MÜSİAD EXPO Fuarı’ndaydık

26 Vorne, Kapı Pencere Cephe Aksesuarları Kategorisinde

1’incilik Ödülü Aldı

30 ASAȘ’a İhracatın Metalik Yıldızları’ndan Üç Ödül Birden

32 Albond, Alüminyum İnșaat Malzemeleri İhracatının

Yıldızı Oldu

34 Saray Alüminyum’a, İhracatın Metalik Yıldızları’ndan

2 Ödül Birden

40 Arslan Alüminyum, Alüminyum Döküm Mamulleri

Kategorisinde Ödüllendirildi

44 Sistem Alüminyum, Yenilikçi Ürünler İçin Yatırımlarını

Soluksuz Sürdürecek

48 Kale Kilit 12’nci Kez İDDMİB İhracat Șampiyonu Seçildi

56 Kibar Dıș Ticaret’e İDDMİB’ten

İhracatın Metalik Yıldızı Ödülü

62 Tahsin ÖZTİRYAKİ; İDDMİB, Ezber Bozan

Projeleriyle 2021’de de Uluslararası Ticaret Köprülerini

Sağlamlaștıracak

66 Çuhadaroğlu, “Marka, Verilen Bir Sözdür” Mottosuyla

Sektöre Yeni Markalar Kazandıracak

74 Prof. Dr. Metin USTA; “Alüminyum Sektörü, Katma

Değerli Üretime Odaklanmalı”

80 Almeks, 2021’de Yeni Fabrikasında Üretim Kapasitesini

Artırmaya Odaklanacak

94 Zeynep Ünal ÖZTOP; “TÜYAP, Fuarlarıyla Ekonominin

Merkezinde Olmayı Sürdürecek”




6

Fuar

Avrasya Pencere, Kapı ve Cam Fuarları Hibrit Fuar

Modeliyle Güvenli Fuar Deneyimi Sunmaya Hazırlanıyor

TSE Covid-19 Güvenli Hizmet Belgesi’ne sahip olan Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde,

3-6 Mart 2021 tarihlerinde eş zamanlı gerçekleştirilecek olan, Avrasya’nın en kapsamlı ve

en prestijli Pencere, Kapı ve Cam Fuarları için geri sayım başladı.

sayesinde kartvizit alıșveriși QR koduyla

temassız olarak gerçekleștirilebilecek.

Küresel alanda bilinirliğini kanıtlamıș,

sektörün merakla beklenen fuarı Avrasya

Pencere, Kapı ve Cam Fuarları yeni

normal döneminin tüm gereksinimlerini

kapsayan önlemleriyle hem katılımcılarına

hem de ziyaretçilerine güvenli bir fuar

deneyimi sunmak için hazırlıklarını

sürdürüyor. Yüz yüzeden çok daha

fazlasını sunan Yeni Nesil Fuarcılık

uygulamalarının yer alacağı Avrasya

Pencere, Kapı ve Cam Fuarlarında,

canlı fuarın gücü ile dijital uygulamaların

yenilikçi yüzünün bir araya getirildiği hibrit

fuar modeli uygulanacak. Bu sayede

katılımcılar, ulașmayı amaçladıkları tüm

ziyaretçi profili ile hem canlı hem de dijital

olarak her mecrada temas edilebilecek.

Ticaret İçin Önce Sağlık

Avrasya Pencere, Kapı ve Cam fuarları,

Türk Standartları Enstitüsü’nün

COVID-19 Güvenli Hizmet Belgesi’ni

almaya hak kazanan ilk ve tek

fuarcılık șirketi olan Tüyap Fuarcılık

Grubu’nun “temassız fuar” uygulaması

çerçevesinde 3-6 Mart 2021 tarihlerinde

gerçekleștirilecek. Pandemi nedeniyle

alınan kapsamlı tedbirlerin uygulanacağı

fuarlar, MyTüyap mobil uygulaması

üzerinden alınan QR kodlu fuar davetiyesi

ile ziyaret edilebilecek. Ayrıca, bu uygulama

Dijital uygulamaların yanı sıra, HES

kodu ile giriș yapılacak olan fuarlarda

dezenfektasyon, sosyal mesafe ve olası

sağlık durumlarına karșı tüm önemler

uygulanacak. Fuar alanındaki yoğunluğu

10m2/1 kiși olacak șekilde; giriș ve çıkıș

kapılarında yer alan turnikeler, online

kayıt sistemi, katılımcı portalı, MyTüyap

uygulaması ve kameralar aracılığı ile takip

edilerek, yoğunlukların olușması önlenecek.

Alandaki havalandırma ünitelerini taze hava

akıșını maksimum düzeyde sağlayacak

șekilde mevsim șartlarına göre ayarlanacak

ve havalandırma sistemi sürekli takip

edilecek. Tüm havalandırma sistemlerinin,

sıklaștırılmıș bakım periyotlarına ek

olarak, fuar saatlerinden sonra düzenli

dezenfeksiyonu gerçekleștirilecek.

Olumsuz bir sağlık sorunu ile karșılașılması

durumunda fuar alanının dıșına kurulan

İzolasyon Odası’nda bekleyen sağlık

görevlileri anında müdahale edecek.

Sektörün En Prestijli Ticaret Etkinliği

2020 yılında 119 ülkeden 9.762’si

uluslararası olmak üzere toplam 55.107

ziyaretçiyi ağırlayan Avrasya Pencere,

Kapı ve Cam Fuarları, sektörün tüm

bileșenlerinin bir araya getirip alanında

lider konumdaki katılımcılar ile yapı

ve inșaat sektörlerinin karar vericileri

konumundaki profesyonelleri bir kez daha

çatısı altında toplayacak.

Safe Expo Experience with Hybrid Fair

Model: Eurasia Window, Door and Glass

Fairs

The countdown has begun for the most

comprehensive and prestigious Window, Door

and Glass Fairs in Eurasia region, which will

be held simultaneously on March 3-6, 2021

at the Tüyap Fair and Congress Center with

TSE (Turkish Standards Institution) Covid-19

Safe Service Certifi cate.





10

Sektör

ASTEL Projesi, Online Kapanıș Toplantısı Gerçekleștirildi

Alüminyum Yapı Sistemleri Test ve Eğitim Laboratuvarı (ASTEL) Projesi,

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Alüminyum Test, Eğitim ve Araştırma Merkezi

(ALUTEAM), Girişimci Alüminyum ve Sanayici İş Adamları Derneği (GALSİAD), İstanbul Demir ve

Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD)

ortak girişimi ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirildi.

Test ve eğitim olmak üzere iki temel

konu bașlığında kurgulanan, 2018’den

bu yana çalıșmaları sürdürülen ASTEL

Projesi’nin sonuna gelindi. İstanbul

Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından

desteklenen bu proje sayesinde kurulan

Cephe Akademi ve ASTEL Sistem Test

Laboratuvarı ile sürdürebilir bir yapı

olușturuldu.

ASTEL Sistem Test Laboratuvarı’na

Dikkat Çekildi

FSMVÜ organizatörlüğünde

gerçekleștirilen ASTEL kapanıș

toplantısına davetli olarak; GALSİAD,

İDDMİB, TALSAD ve PÜKAB temsilcileri,

Cephe Akademi Mesleki Gelișim

Eğitim Programı’nda eğitimci olarak

destek olanlar ve İstanbul Kalkınma

Ajansı katıldı. Toplantının gündemi

ise proje kapsamı, eğitim faaliyetleri

ve Cephe Akademi, Test Merkezi

faaliyetleri ve yapısı oldu. Firmaların

cephe sistemlerinin test edilebileceği

Esenyurt Alkop Sanayi Sitesi içerisinde

bulunan ASTEL sistem test laboratuvarı

toplantının öne çıkan konu bașlıkları

arasında yer buldu.

Online Final Session of ASTEL Project was

Held

Aluminum Building Systems Test & Training

Laboratory (ASTEL) Project has been

accomplished by the joint initiative of Fatih

Sultan Mehmet Foundation University (FSMVÜ),

Aluminum Testing, Training and Research

Center (ALUTEAM), Association of Entrepreneur

Industrialists & Businesspersons (GALSİAD),

İstanbul Union of the Exporters of Ferrous

and Non-Ferrous Metals (İDDMİB), and

Association of Turkish Aluminum Industrialists

(TALSAD), and by the contribution of İstanbul

Development Agency (İSTKA).



12

Röportaj

Ödüllü Mimarlık ve Araștırma Stüdyosu BINAA,

Projeleriyle Uluslararası Ölçekte Ses Getirmeyi

Sürdürecek

Mimarlık ve araştırma stüdyosu BINAA’nın Kurucusu Yüksek Mimar Burak PEKOĞLU ile markanın

kuruluş aşamasını, tasarım yaklaşımı ve farklı yönleri ile gelecek hedeflerini içeren

keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportajımıza bașlarken bize

kendinizden bahseder misiniz?

1984 yılında Eskișehir’de doğdum. Liseyi

Robert Kolej’de okudum. Yüksek lisans

derecemi, 2011’de Harvard Üniversitesi

Mimarlık Fakültesi’nden (Graduate School

of Design) aldım. Mimarlık lisans eğitimimi,

2008 yılında uluslararası öğrenci bașarı

bursuyla kabul aldığım Buffalo, New

York’taki New York Eyalet Üniversitesi’nde

tamamladım. Skidmore, Owings & Merrill’in

(SOM) New York, Schimidt Hammer

Lessen’in (SHML) Aarhus, Danimarka ve

Pelli Clarke Pelli Architects’in (PCPA) New

Haven gibi uluslararası ofislerde tasarımcı

olarak çalıșmalar yürüttüm. Yerel ve

uluslararası konferanslara, jürilere katılım

gösterdim. Bilgi Üniversitesi, İstanbul

Teknik Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi

mimarlık bölümlerinde mimari proje dersleri

verdim. Yıldız Teknik Üniversitesi`nde proje

dersleri vermeyi sürdürüyorum. 2012

yılında kurucusu olduğum mimarlık ve

araștırma stüdyosu olan BINAA’da (Building

Innovation Arts Architecture) sıradıșı ve

yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz. BINAA

olarak imza attığımız Sakarya, Hendek’teki

S2OSB (Sakarya 2. Organize Sanayi

Bölgesi) yönetim ofisi ve konferans salonu

projesiyle Architizer A+Awards’da, 2017’de

uluslararası mimari+metal kategorisinde

birincilik 1’incilik ödülünü kazandık. 8

yıldan bu yana inșa ettiğimiz uluslararası

ağımızı, Türkiye’deki keșfedilmeye açık

potansiyellerle birleștirmeyi, İstanbul’daki

tasarım ve araștırma odaklı stüdyosunda

yetenekli tasarımcıları bir araya getirerek

farklı bakıș açılarından beslenmeyi, yerel ve

uluslararası olarak geliștirmeyi hedefl iyoruz.

BINAA’nın kuruluș așamasında

nelerden ilham aldınız?

Amerika’da 7 sene süren mimarlık

eğitimim ve 3 senelik pratik tecrübemden

sonra Türkiye’ye döndüğümde iki tarafın

mimarlık yapıș șeklini karșılaștırma ve

farklılıkları keșfetme sürecim oldu. Aslında

burada kalıșım planlı değildi. Bir hocamın

tavsiyesi üzerine Bilgi Üniversitesi’nde

proje dersine dahil oldum. Aynı zamanda

pratik anlamda da tecrübelerimi devam

ettirme, iș yapma fırsatım oldu. Türkiye’ye

döndüğümde, Bursa’daki Argül Weave

isimli projemizi bitirmiștik ve aslında

o proje bana bir geçiș süreci yașattı.

Projeyi benim Harvard’daki hocam Edwin

CHAN’in tanıștırdığı, Alman fotoğrafçı

Thomas MAYER ile dokümante etmiștik.

Proje, araștırmaya yönelik sıradıșı içeriği

dolayısıyla uluslararası anlamda birçok

yayında yer bulmuștu. Bitmiș bir ișimiz,

geçmișteki uluslararası tecrübem, birtakım

refl ekslerin oturmuș olduğu bir dönem

vardı. Bir yandan da ișler alıyordum ama

henüz ofis yoktu. “Yer kiralayayım, isim

olsun”dan ziyade, bunu karșılayabilecek

bir proje olması, ekibi olușturabilecek bir

finansman olması gerekiyor, bir proje almak

yetmiyor. BINAA, uluslararası pratikteki

gözlemlerim üzerine araștırma odaklı bir

tasarım stüdyosu olarak 2012`de kuruldu.

İlk etapta bunun bir mimari ofise dönüșmesi

gündemde değildi. Sonuç odaklı değil daha

çok süreç odaklı bakıyordum, sonrasında

yaptığımız ișler doğrultusunda araștırma

odaklı bir mimarlık pratiğine evrildi.

Peki BINAA’yı nasıl tanımlıyorsunuz?

Sizi rakiplerinizden farklı kılan

özellikleri neler?

Mimarlığı tek bașınıza yapamazsınız;

ekip olarak kolektif biçimde yapabilmek

Fotoğraflar: Cemal Emden

Sakarya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Binası

Sakarya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Binası



14

Röportaj

Hendek Camii

Serdivan Houses

Fotoğraflar: Alp Eren, ALTKAT Architectural Photography

gerekiyor. Ekip içinde herkesin kendi ișinin

patronu olması ve aldığı sorumluluğu

yerine getirmesi gerekiyor. Ofiste yatay

hiyerarși olması herkesin kendini rahatça

ifade etmesine olanak sağlarken alınan

sorumlulukları arttırıyor. Bu da süreç

içerisinde çok fazla șey öğrenmeyi sağlıyor.

Bilgiyi, tecrübeyi artırma üzerine bir

kültür olușturmak istiyoruz. Karar alırken

tartıșıyor ve fikir paylașımında bulunuyoruz,

birbirimizin bakıș açılarından besleniyoruz.

Ekipte herkesin farklı özellikleri var, ne

zaman farklılıkları bir arada tutabilirseniz o

zaman sinerjiyi yakalarsınız.

Mimari tasarımda nasıl bir yaklașıma

sahipsiniz?

Bir karar verirken, 10 kere

düșündüğümüz oluyor. Türkiye șartlarında

olması gerekenden yavaș ilerliyoruz ama

günün sonunda içimize sinmeyen bir

șey ile karșılașmamıș oluyoruz. Aslında

olması gerekeni yapmaya çalıșıyoruz.

Mimarlık, sadece tasarım yapmayı

değil, o tasarımın nasıl uygulanacağını

da tarifl eyebilmeyi gerektiriyor. Birtakım

altyapısal ve görünmeyen girdileri

düșünmek zorundasınız; statik, mekanik,

elektrikten tutun, oradaki karmașık ilișkileri

görebilmeniz, tasarlayabilmeniz lazım. Bu

da sindirilmesi ve profesyonel anlamda

çalıșılması gereken kapsamlı bir süreç.

Mimar olarak bizler bir nevi orkestra

șefiyiz. Çoğu mimarın yapmayı amaçladığı

gibi alıșılmıșın dıșında düșünebilmek için

projeye; mühendisler, iș insanları, sanatçılar,

zanaatkarlar gibi farklı disiplinlerden

bakabilmek gerekiyor. Her projenin

içerisinde bir öğrenme süreci oluyor.

İșin görünmeyen tarafl arını da çok fazla

düșünüyoruz, tartıyoruz ve ona göre bir

tasarım süreci planlıyoruz. Dünyada yeni bir

üretim varsa o konuda araștırma yapıyoruz.

Yereldeki üreticilerle sürekli görüșme

halindeyiz, onların sınırlarını zorlarken ortaya

orijinal tasarımlar sunabilmekten keyif

alıyoruz. Stüdyo, saha ve üretim süreçlerini

senkronize edebildiğiniz zaman ortaya

bașarılı ürünler çıkıyor.

Nasıl bir iș yapıș modeli

uyguluyorsunuz?

Yaptığımız iși kategorize etmek gerekirse

bunu üç modele ayırabiliriz. 1’incisi; en

bașından bir ișverenle oturup konseptten

uygulamaya kadar ilerlettiğimiz süreç. Bu,

daha nadir karșılaștığımız bir durum ama

olduğunda da hakkını verdiğimiz ve oldukça

keyif aldığımız bir iș yapma modeli. 2’ncisi;

yeniden kimliklendirme dediğim, mevcut

yapılar üzerinden ilerlettiğimiz bir model. Bu

tür projelere “Problemi nasıl çözebiliriz?”

diye bakıyoruz ve yeni kullanıcısına nasıl

adapte edilebilir diye sorguluyoruz.

3’üncüsü ise; donanım ve birikimimden

kaynaklı olarak danıșmanlık konusu. Üç

boyutlu modelleme ile kompleks yapıların

detay ve uygulama modellerini doğrudan

üretime yönelik olușturabiliyoruz. Bu

konu; proje yönetimi, bütçe kontrolü ve

optimizasyon anlamında yatırımı sağlıklı hale

getirerek sürece değer katıyor.

İmzanızı tașıyan projelerden örnek

verebilir misiniz?

Uygulanmıș ve ön plana çıkan

projelerimiz arasında; Bursa`da

tasarladığımız Argül Weave ofis projesi,

Architizer A+Awards`ta, 2017`de,

uluslararası mimari + metal kategorisinde

1’incilik ödülü kazandığımız Sakarya`daki

S2OSB Yönetim Ofisi ve Konferans Salonu

projesi, Serdivan Houses, Çengelköy

Residences, Interia ve bu sene açılıșını

yaptığımız Hendek Cami sıralanabilir.

Sakarya Kütüphanesi, Mardin Kütüphanesi

ve Sakarya Altgeçit de tamamlanan

projelerimiz arasında yer alıyor. Süreçleri

devam eden Ovacık Villa, No58 Bostancı

Ofis ve İznik`te çalıștığımız bir çiftlik evi

projemiz var.

Gelecek hedeflerinizden bahsedebilir

misiniz?

BINAA`nın ilk 5 yılı yapılanma süreciyle

geçti. Önümüzdeki yıllarda da hedefimiz;

edindiğimiz birikimlerle, daha çok içimize

sinen, yerel ve uluslararası ölçekte daha iyi

projelere imza atmak. Bizi anlayabilecek

ișverenlerle karșılașmak, yaptığımız

projelerin uluslararası anlamda ön plana

çıkabilmesi, bizim için çok değerli. Aynı

zamanda projeleri yaparken de doğru

ekiplerle karșılașabilmek gerekiyor. Bize

iyi bir proje gelirse, ekibi projeye göre

șekillendirerek ona uygun bir orkestra

kurabiliriz. Amacımız, çok hızlı değil,

kontrollü büyümek; aldığımız ișleri sağlıklı

bir șekilde ve içimize sinerek teslim etmek.

İșimizi severek yapıyoruz ve çalıștığımız her

ölçekte çevreye ve kullanıcıya yönelik değer

katabilmek bizi heyecanlandırıyor.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mı?

Win&ARTProje - ALU&Art Dergileri olarak

bize zaman ayırdığınız ve katkılarınız için

çok teșekkür ederiz.

Award-Winner Architecture & Research

Studio BINAA is to Keep on Creating

Impression at International Level with Its

Projects

We interviewed with Burak PEKOĞLU, Master

Architect, the Founder of the Architecture

& Research Studio BINAA, on the phase of

foundation of the brand, his design approach,

and on his goals for the futures with their

distinctive features.



16

Sektör

Șișecam’dan Türkiye’ye 1 Milyar TL’lik Dev Yatırım

Cam sanayinin yanı sıra soda ve krom bileşiklerini kapsayan kimyasallar alanında küresel bir

oyuncu olan Şişecam, 1 milyar TL’lik yeni yatırımıyla Polatlı’yı Avrupa’nın en büyük düzcam

üretim üslerinden biri yaptı

yanı sıra krom kimyasallarında

ise dünyada lider konumdayız.

Kurulușumuzdan bu yana aradan

geçen 85 yılda ülkemiz ekonomisi ve

istihdama her daim katkı sağlamanın

haklı gururunu yașıyoruz. Sürdürülebilir

büyüme hedefimiz doğrultusundaki

yatırımlarımızla ülkemiz ekonomisine

katkı sağlamaya ve tüm paydașlarımız

için değer yaratmaya devam edeceğiz”

diye konuștu.

Küresel oyuncu Șișecam, Türkiye’deki

yatırımlarına hız kesmeden devam

ediyor. Özellikle yurt içi pazar talebi

paralelinde üretim kapasitesini artırma

ihtiyacına yönelik Ankara’nın Polatlı

ilçesindeki düzcam üretim tesisinde

ek bir yatırıma imza attı. 1 milyar TL

seviyesinde bir yatırımla hayata geçirdiği

yıllık 240 bin ton kapasiteli yeni fırın,

2 Ekim 2020 tarihinde ateșlenerek

devreye alındı.

Yeni Yatırım Yurt İçi Pazara Yönelik

Devreye Alındı

Șișecam Yönetim Kurulu Bașkan

Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet

KIRMAN, yeni yatırıma ilișkin olarak

yaptığı açıklamada, yatırımın Türkiye’deki

düzcam pazarı için önemine dikkat

çekerek, șöyle konuștu: “Ekonomimizde

özellikle Temmuz ayı sonundan

itibaren meydana gelen ivmelenmeye

bağlı olarak olușan talebi karșılamak

amacıyla yapılan önceliklendirme

ile yaklașık 1 milyar TL’lik yatırımla

tamamlanan 750 ton/gün kapasiteli

hattımızı faaliyete geçiriyoruz. Küresel

salgın bağlamında öngörülmeyen talep

artıșına yönelik Șișecam’ın üretim yaptığı

diğer coğrafyalardan da piyasanın

ihtiyacını gidermek amacıyla cam arzı

yapılması yoluna gidilmiș olup, kurlarda

meydana gelen yükselmeye rağmen

pandemi döneminde ișletmelerimizin

zorlanmamasını teminen ürün

fiyatlarında değișiklik yapılmamıș ve

ödeme koșullarında kolaylık sağlanmıștır.

Yine bu dönemden bașlayarak düzcam

sevkiyat kapasitemiz olan aylık 100

bin tonunun tamamını kullanmayı

sürdürmekteyiz. Dolayısıyla stratejik

yatırım planlarımız doğrultusunda

Polatlı’da önemli bir ek kapasiteyi yurt

içi pazara dönük olarak devreye aldık.”

Küresel salgının yarattığı belirsizlik

ortamına rağmen yatırımlarına aralıksız

devam ettiklerini ve ülke ekonomisi için

değer yaratmayı sürdürdüklerini ifade

eden KIRMAN, Polatlı’daki yeni fırın

yatırımının Türkiye’nin geleceğine olan

güvenin bir göstergesi olduğunun altını

çizdi. Șișecam’ın dört kıtaya yayılan

üretim faaliyetleri ve 150 ülkeyi așan

satıșlarıyla küresel ölçekte bir șirket

olduğuna ișaret eden Kırman, “Bugün

dünyada cam ev eșyasında en büyük 3,

cam ambalaj ve düzcamda ise en büyük

5 üretici arasında yer alıyoruz. Dünyanın

en büyük 8’inci soda üreticisi olmamızın

Ahmet KIRMAN: “Düzcam Üretiminde

Avrupa’daki Liderliğimizi Daha Da

Pekiștirdik”

Tüm faaliyet alanlarında olduğu gibi

düzcam alanında da birçok ilke imza

atan Șișecam’ın Türkiye’de ve bölgede

düzcam sektörünün gelișimine öncülük

ettiğine dikkat çeken KIRMAN, șöyle

devam etti: “Bugün düzcam alanındaki

faaliyetlerimizi mimari camlar, enerji

camları ve beyaz eșya camları olmak

üzere üç farklı bașlıkta yürütüyor;

inșaat, mobilya, enerji ve beyaz eșya

gibi önemli sektörlere girdi sağlıyoruz.

Ülkemizde Bursa Yenișehir, Kırklareli,

Mersin ve Ankara Polatlı olmak

üzere toplamda dört üretim tesisiyle

düzcam faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Yeni yatırımımızla birlikte yıllık üretim

kapasitesi 540 bin tona ulașan

Polatlı’daki tesisimiz Avrupa’nın en

büyük düzcam üretim üslerinden biri

haline geldi. Ülkemizdeki düzcam fırını

sayımız da 8’e çıktı. Toplam düzcam

üretim kapasitemiz ise yıllık 3,4 milyon

tona ulașırken, düzcam üretiminde

Avrupa’daki liderliğimizi daha da

pekiștirdik.”

Ahmet KIRMAN: “Șișecam’ın

Polatlı’daki Toplam Yatırım Tutarı

2 Milyar TL’yi Aștı”

Șișecam’ın Polatlı’daki düzcam üretim

tesisinin 2014 yılında kurulduğunda yıllık

300 bin tonluk kapasitesiyle Türkiye ve

yakın coğrafyanın en büyük düzcam

fırınına sahip olduğunu belirten KIRMAN,



18

Sektör

“Polatlı’daki düzcam üretim tesisimizi

1 milyar TL’nin üzerinde (138 milyon

dolar) bir yatırımla kurmuștuk. Tesiste

2’inci fırın için yaptığımız yaklașık 1

milyar TL’lik (yaklașık 130 milyon dolar)

yatırımla birlikte toplam yatırım tutarımız

2 milyar TL’yi (268 milyon dolar) aștı”

dedi.

Ahmet KIRMAN: “Polatlı’daki

İstihdamımız Yüzde 30 Oranında

Artacak”

Șișecam olarak yarattıkları istihdamla

Türkiye’nin önde gelen sanayi kurulușları

arasında yer aldıklarını ifade eden

KIRMAN, “Önemli bir kapasite artıșı

imkanı sağlayan ikinci fırın yatırımıyla

birlikte Polatlı tesisindeki istihdamımızı

da artıracağız. Tesisteki toplam

istihdamımız yüzde 30’luk artıșla

yaklașık 300 kișiye ulașacak” diye

konuștu.

Ahmet KIRMAN: “Yeni Yeni

Alanlarındaki Fırsatları

Değerlendireceğiz”

Küresel salgının damgasını vurduğu

2020 yılında da üretmeye ve yatırım

yapmaya devam ettiklerini vurgulayan

KIRMAN, “Salgın döneminde

toplumun temel ihtiyaçlarına yönelik

üretim ve hizmetlerimizi aksatmadan

çalıșanlarımız, iș ortaklarımız ve

müșterilerimizin sağlığı konusunda

üzerimize düșen tüm görevleri

eksiksiz șekilde yerine getiriyoruz.

Sahip olduğumuz üstün araștırma ve

teknolojik geliștirme yetkinliğimiz ve

üretimden gelen gücümüz sayesinde

de küresel salgınla mücadeleye katkı

sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde

mevcut iș alanlarımızda etkinliğimizi

artıracak stratejik hamlelerin yanı sıra

Șișecam’a değer katacağına inandığımız

yeni iș alanlarındaki fırsatları da

değerlendireceğiz” dedi.

Ahmet KIRMAN: “İddialı

Hedeflerimize Ulașmak İçin Gerekli

Hazırlıkları Yapıyoruz”

KIRMAN, 2020’nin sıra dıșı olduğu

kadar Șișecam açısından da tarihi

bir dönüm noktası olduğuna dikkat

çekerek, șunları kaydetti: “2020,

ekonomik ve toplumsal açıdan

hiçbir șeyin eskisi gibi olmayacağı

küresel salgın sonrasındaki yeni

dünya düzeninde Șișecam’ın iddialı

hedefl erine ulașması için gerekli

planlama ve hazırlıkları yaptığımız

çok önemli bir yıl. Uzun dönemli

stratejilerimiz doğrultusunda küresel

rekabette gücümüze güç katmak

amacıyla tüm faaliyetlerimizi tek çatı

altında birleștirmek üzere yılın bașında

bașlattığımız süreci de nihayete

erdirmesinin heyecanını yașıyoruz.

Birleșme ișlemine ilișkin tescil

ișlemleri 30 Eylül 2020 tarihi itibarıyla

tamamlandı. 5 Ekim 2020 itibarıyla

da Borsa İstanbul’da ișlem gören tek

șirketimiz ana iștiraklerini bünyesinde

konsolide eden Türkiye Șișe ve Cam

Fabrikaları A.Ș olacak.”

A Giant Investment of 1 Billion Turkish

Liras from Șișecam to Turkey

Șișecam, a global player in the field of

chemicals covering soda and chromium

compounds in addition to the glass

industry, made Polatlı one of Europe’s

largest flat glass production bases with a

new investment of 1 billion Turkish Liras.



20

Sektör

Pandemide 2’nci Dalga Endișesi,

İnșaat Malzemeleri Bileșik Endeksinin Artıș Hızını Etkiledi

Türkiye İMSAD İnşaat Malzemeleri Sanayi Bileşik Endeksi Ekim 2020 sonuçlarına göre;

son 5 aydır toparlanma gösteren endeksteki artış, ivme kaybetmeye başladı. Faaliyetlerde hızlı

tempo ekim ayında da korundu ancak güven ve beklenti endeksleri düşüş gösterdi.

Salgında 2’nci dalga endişesi, güven ve beklentilerde düşüşe yol açtı.

Endeksi’ndeki temkinli artıș eğilimi, ekim

ayında gerileme olarak yön değiștirdi.

Bu gerilemede dünya genelinde ve

Türkiye’de Covid-19 salgınında yașananlar

ile sertleșen 2’nci dalga endișeleri etkili

oldu. Ekim ayında bir önceki aya göre

0,60 puan gerileyen Güven Endeksi, 5

ay sonra yeniden düșüș gösterdi. Güven

Endeksi’nin kırılgan kalmaya devam ettiği

görüldü. Türkiye ekonomisine ilișkin güven

seviyesinde sınırlı bir düșüș yașandı.

İnșaat sektöründe güven geriledi. İnșaat

malzemeleri sanayisine güven de sınırlı

ölçüde düștü. Yurtiçi pazarlarda güven

ekim ayında hemen hemen aynı kaldı.

İhracat pazarlarına olan güven artıșı da

ekim ayında yavașladı.

Türkiye İnșaat Malzemesi Sanayicileri

Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından

her ay düzenli olarak yayınlanan İnșaat

Malzemeleri Sanayi Bileșik Endeksi’nin

Ekim 2020 sonuçları açıklandı. Bileșik

Endeks’te șu bilgiler yer aldı: Bileșik

Endeks, 5 ay üst üste artıș içinde oldu

ve ekim ayında 0,17 puan artarak 74,51

puana yükseldi. Ekim ayında da yükseliș

gösteren endeksin artıș hızı ise önemli

ölçüde yavașladı ve toparlanma ivme

kaybetmeye bașladı. Faaliyetlerde görülen

büyüme, Bileșik Endeks’i destekledi.

Ancak Güven ve Beklenti Endeksleri 5 ay

sonra yeniden geriledi.

Faaliyetler Ekim Ayında da Önemli

Ölçüde Arttı

İnșaat malzemeleri sanayisinde

faaliyetler, ekim ayında da önemli ölçüde

arttı. İnșaat sektöründe kullanılan kredi

olanaklarının desteklediği mevcut ișlerdeki

artıș ile inșaat malzemeleri iç talebindeki

hızlı genișleme ekim ayında da devam

etti. Faaliyet Endeksi ekim ayında bir

önceki aya göre 3,1 puan daha yükseldi.

Yaz aylarında faaliyetlerde görülen

sıçrama sonbahar aylarında da devam

ediyor. Böylece faaliyetler seviyesi salgın

öncesi dönemin oldukça üzerine çıktı.

Yurtiçi satıșlarda ekim ayında önemli

ölçüde artıș yașandı. Pazardan siparișlerin

artmasıyla ihracatta da yüksek bir artıș

gerçeklești. Üretimde de kuvvetli bir artıșın

yașandığı ekim ayında cirolar; iç satıșlar

ve ihracattaki artıșlara bağlı olarak önemli

bir sıçrama gösterdi. Yurtdıșı ihracat

fiyatlarında da ciddi bir artıș yașandı.

Yavașlama Bekleniyor

İnșaat sektöründe mevcut ișlerdeki

yüksek tempo inșaat malzemeleri sanayi

faaliyetlerinde de önemli bir ivme yarattı.

Alıcıların Covid-19 salgınının ikinci dalgası

endișesi ile hızlandırdığı ihracat siparișleri

de faaliyetlere katkı sağladı. Faaliyetlerdeki

ivmenin kasım ayı ortasından itibaren

yavașlaması bekleniyor.

Güven Endeksi 5 Ay Sonra Geriledi

Güven Endeksi ekim ayında sınırlı

ölçüde geriledi ve birçok alt endekste

düșüșler gerçeklești. Faaliyetlerde

görülen önemli yükselișlere karșın Güven

Beklenti Endeksi Yeni Siparișlerdeki

Zayıflama İle Geriledi

Beklenti Endeksi’nde 5 aydır yașanan

artıș ekim ayında gerilemeye döndü.

Faaliyetlerdeki önemli artıșa rağmen

beklentilerde sınırlı da olsa bozulma

yașandı. Beklenti Endeksi bir önceki aya

göre, 1 puan düștü. Türkiye ekonomisine

ilișkin beklentilerde sınırlı bir düșüș

yașandı. Önümüzdeki 3 aya ilișkin

alınan yurtiçi siparișleri, 5 ayın ardından

ilk kez düșüș gösterdi. Önümüzdeki 3

aya ilișkin alınan ihracat siparișleri, ekim

ayında da arttı. Ancak artıș hızı önceki

aylara göre önemli ölçüde yavașladı.

Önümüzdeki 3 ayın üretim beklentisi

ekim ayında geriledi. Alınan siparișlerdeki

düșüșe bağlı olarak üretim beklentileri de

zayıfl adı. Beklentilerde de temel belirleyici

etken Covid-19 salgınındaki gelișmeler

oldu. Aynı zamanda mevsimsellik ile

faaliyetlerin yavașlayacağı bir döneme

giriliyor. Covid-19 salgınının ikinci dalgası

nedeniyle önümüzdeki 4-5 ayın zorlu

geçeceği öngörülüyor. Türkiye’nin finansal

kırılganlıkları ile jeopolitik gerginlikler de

beklentileri sınırlamaya devam ediyor.



22

Fuar

MÜSİAD EXPO Gerçeklești

Müstakil Sanayici ve İș Adamları Derneği (MÜSİAD)’ın iki

yılda bir düzenlediği Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ticaret

Zirvesi MÜSİAD EXPO, 18-21 Kasım tarihlerindeTÜYAP Fuar

ve Kongre Merkezi’nde, 10 salonda 70 bin metrekarelik alanda

gerçeklești.

Bu yıl ‘Küresel Ticaret Burada’ sloganıyla gerçekleștirilen

MÜSİAD EXPO 2020, Cumhurbașkanı Recep Tayyip

Erdoğan’ı ağırladı. MÜSİAD EXPO hakkında detaylı bilgi alan

Cumhurbașkanı Erdoğan, yaptığı konușmada fuarın ülke

ekonomisi için öneminin altını çizdi.



Fuar

24



26

Sektör

Vorne,

Kapı Pencere Cephe

Aksesuarları Kategorisinde

1’incilik Ödülü Aldı

VORNE, İDDMİB (İstanbul Demir ve

Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği)

2019 Yılı En Başarılı İhracatçıları, Hırdavat

Sektörü Kapı Pencere Cephe Aksesuarları

Kategorisinde 1. oldu.

Hibrit Fuar Modeli İle

Güvenli Fuar Deneyim:

Hardware Eurasia

Avrasya’nın ve dünyanın en kapsamlı

hırdavat endüstrisi etkinliklerinden biri olmayı

hedefleyen Hardware Eurasia Fuarı, Reed

Tüyap’ın uluslararası fuarcılık deneyimi ve

Hırdavat Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin

(HISİAD) sektörel gücü ile 1-4 Nisan 2021

tarihlerinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde

gerçekleşecek.

İDDMİB Yönetim Kurulu Bașkanı Tahsin ÖZTİRYAKİ’nin ev

sahipliğinde, Ticaret Bakanı Ruhsar PEKCAN’ın ve Türkiye

İhracatçılar Meclisi (TİM) Bașkanı İsmail GÜLLE’nin katılımıyla

gerçekleștirilen tören, bu yıl pandemi dolayısıyla online olarak

gerçekleștirildi.

Bașarı Genel Merkezde Kutlandı

VORNE Genel Merkezi’nde, Genel Müdür Nagehan

DEMİR, Genel Müdür Yardımcısı Murat DEMİR, Üretim

Müdürü Sedat MASUM ve Yurt Dıșı Satıș Pazarlama ekibinin

katıldığı etkinlikte pasta kesilerek kutlandı. Etkinlikte

konușan Genel

Müdür Yardımcısı

Murat DEMİR, genç

ve dinamik bir ekip

olduklarının altını

çizerek, “Elde ettiğimiz

bașarıyı önümüzdeki

yıllarda arttırarak daha

da ileri gideceğimize

inancımız tam” dedi.

Vorne Won The Grand Prize In The Door Window Front Accessories

Category

VORNE ranked 1st in the Window Front Accessories Category of the Hardware

Sector in İDDMİB’s (İstanbul Union of the Exporters of Ferrous/Non-Ferrous

Metals) Most Successful Importers of 2019.

Hırdavat sektörünün iddialı ihracat hedefl erinin karșılanmasına

büyük katkıda bulunacak Hardware Eurasia, bașta Avrasya bölgesi

olmak üzere tüm dünyadan sektör profesyonellerini ağırlamayı

hedefl iyor. Bu kapsamda 8,2 milyar dolar büyüklüğünde ihracata

ulașan hırdavat sanayi sektörünün en verimli șekilde gelișip, global

ölçekte rekabetçi tüm pazarlarda söz sahibi olabileceği zemini

olușturmak için çalıșmalarını soluksuz sürdürüyor.

Hardware Eurasia Fuarı, hırdavat pazarına üretim yapan

ve hırdavat ürünlerini pazarlayan tüm paydașların güçlerini

birleștireceği yeni bir platformu olacak. Hardware Eurasia Fuarı,

Endüstriyel Hırdavat, El Aletleri & Genel Hırdavat ve Mobilya & Yapı

Hırdavatı olarak üç ana bașlık altında topladığı endüstrinin geniș

ürün yelpazesinde yer alan tüm ürün ve hizmetleri kapsayacak.

Yeni nesil fuarcılık uygulamalarının yer alacağı Hardware

Eurasia Fuarı’nda canlı fuarın gücü ile dijital uygulamaların yenilikçi

yüzünün bir araya getirildiği hibrit fuar modeli uygulanacak. Bu

sayede katılımcılar, ulașmayı amaçladıkları tüm ziyaretçi profili ile

temas kurabilecek. Yeni normal döneminin tüm gereksinimlerini

kapsayan önlemleriyle Hardware Eurasia Fuarı, hem katılımcılarına

hem de ziyaretçilerine güvenli bir fuar deneyimi sunacak. Gerek

dijital kayıt ve kapı giriș süreçleriyle gerekse katılımcı portalında

yapılan geliștirmeler ile fuar alanındaki tüm süreçler temassız olarak

gerçekleșecek.

Safe Expo Experience With Hybrid Fair Model: Hardware Eurasia

Aiming to be one of the most comprehensive hardware industry events fi rst

in Eurasia and then in the world, Hardware Eurasia Fair will bring together

professionals and experts in their fi elds at Tüyap Fair Convention and

Congress Center between April 1-4, 2021, with Reed Tüyap’s international

exhibition experience and the industrial power of the Hardware Manufacturers

and Businessmen Association (HISIAD).



28

Sektör

GEBKİM’de 1 Milyar 200 Milyon TL’lik

6 Yatırıma Aynı Anda Start Verildi

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya SELÇUK, kuruluşunun 2’nci yılında Anadolu Meslek Programı

türünden öğrenci alan meslek liseleri arasında en çok tercih edilen GEBKIM Mesleki ve Teknik

Anadolu Lisesi’ni (GEBKİM MTAL) ziyaret etti.

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya

SELÇUK ziyaretine, Kompozit

Sanayicileri Derneği tarafından

olușturulan kompozit uygulama atölyesi

olan “Pilot Uygulama ve Üretim Atölyesi”

ile bașladı.

Kompozit Sanayicileri Derneği

Yönetim Kurulu Bașkanı ve GEBKİM

Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Barıș

PAKİȘ, Prof. Dr. Ziya SELÇUK’a

GEBKİM MTAL bünyesinde olușturulan

atölyede, kompozit sektörü ve Kompozit

Sanayicileri Derneği desteğiyle

gerçekleștirilecek çalıșmalar hakkında

bilgi verdi.

Destek Sözü Verdi

Prof. Dr. Ziya SELÇUK; 20 derslik,

8’i kimya ve 4’ü endüstriyel otomasyon

olmak üzere 12 laboratuvar bulunan

GEBKİM Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi’nde ilaç, kozmetik, temizlik ürünleri,

plastik, kompozit, ambalaj gibi birçok farklı

alt sektörün gelecekteki nitelikli elemanları

olarak gösterilen öğrencilerle program

dıșı derse katıldı. Prof. Dr. Ziya SELÇUK,

nitelikli iș gücü yaratmak için sanayi ve

okul ișbirliğinin en güzel örneğini gördüğü

GEBKİM MTAL’de yazılan bașarı hikâyesini

öğrenince, GEBKİM OSB Bașkanı Vefa

İbrahim ARACI’nın șahsında, tüm vakıf

üyelerine teșekkür etti. Dilovası’nda

bulunan 6 OSB’nin en küçüğü ama en

faal ve üretkeni GEBKİM OSB’nin Bașkanı

Vefa İbrahim ARACI’nın ile arkadașlarının

performansını takdir ederken, GEBKİM

MTAL’e her türlü destek sözü verdi.

Hedefl eri; sektör bazında ișbirliği, bilgi,

deneyim paylașımı, iletișim ağı ile ortak bir

sinerji yakalayarak global dünyada rekabet

edecek güce erișmek olan GEBKİM Vakfı

üyelerini takdir etmenin ötesinde, bașka

sektörlerde de sanayi-okul ișbirliği için

Vefa İbrahim ARACI ve arkadașlarından

projeksiyon çalıșmaları yapmalarını

istedi. Prof. Dr. Ziya SELÇUK, GEBKİM

MTAL ziyaretinden ziyadesiyle memnun

olduğunu da sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Ziya SELÇUK, Minister of

National Education, Visited GEBKİM MTAL

Prof. Dr. Ziya SELÇUK, Minister of National

Education, visited GEBKİM Vocational and

Technical Anatolian High-School (GEBKİM

MTAL), which has become the mostly

preferred high-school among the vocational

high-schools that admit students from

Anatolian Vocational Programme at the 2nd

Anniversary of its establishment.



30

Sektör

ASAȘ’a İhracatın Metalik Yıldızları’ndan

Üç Ödül Birden

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından ASAŞ, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları

Birliği tarafından düzenlenen İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri’nden 3 ödüle layık görüldü.

Alüminyum Yassı Ürünler kategorisinde 1’incilik, İhracat Şampiyonları ve

Alüminyum Çubuk&Profiller kategorilerinde ise 2’ncilik ödülü aldı.

İstanbul Demir ve Demir Dıșı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından

yılın bașarılı ihracatçılarına verilen

İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri, bu

sene ASAȘ’a 3 ödül birden getirdi.

İhracatın Metalik Yıldızları Ödül Töreni’nde

İhracat Șampiyonları kategorisinde

2’ncilik ödülünün sahibi olan ASAȘ,

Alüminyum Yassı Ürünler kategorisinde

1’incilik, Alüminyum Çubuk&Profiller

kategorisinde ise 2’ncilik ödülü aldı.

Toplam satıșlarının yüzde 54’ünü ihraç

eden ASAȘ, 2019 yılında bir önceki

yıla göre tonaj olarak ihracatını yüzde

25, dolar cinsinden gelirini ise yüzde

7 arttırdı.

Derya HATİBOĞLU: “Hedefimiz

Ülkemize Değer Katmak”

Törene canlı bağlantıyla katılan

ASAȘ Genel Müdürü Derya

HATİBOĞLU, șunları söyledi:

“Bu yıl firmamız 30 yașında.

Firmamızın 30 yıllık istikrarlı

büyüme trendinin arkasında

yenilikleri takip ederek gelecek

trendlerini ön görmeye çalıșmak,

teknolojiye yatırım yaparak müșterileri

için her zaman en iyisini sunmak tutkusu

yatıyor. 30 yıllık iș yapma felsefemizi

ve tutkumuzu dikkate alarak marka

özümüzü “Hayatın Her Alanına Değer

Katar” olarak belirledik. Firmamızın

ürettiği ürünler dünyada havacılık, enerji,

uzay, otomotiv, raylı sistemler, inșaat,

ambalaj, beyaz eșya vb. birçok sektörde

kullanılıyor. Kalitesi, güvenilirliği, teknolojisi

ve üstün nitelikleriyle tercih nedeni olan

ürünlerimizi 6 kıtada 90’dan fazla ülkeye

ihraç ediyor, nitelikli ve katma değerli

ürün ihracatıyla ülke ekonomisine katkı

sağlıyoruz. Șu anda aktif devam eden

4 tane Avrupa Birliği projesi içinde yer

alıyoruz. Uluslararası rekabette öne

geçmek ve sürekli gelișen pazarın

taleplerini önceden görerek yapılanmak

ve katma değerli ürünler ihraç edebilmek

için Ar-Ge ve inovasyonun çok önemli

olduğuna inanıyoruz. 2015 yılında

kurduğumuz ve sektörümüzde bir ilk

olan Ar-Ge merkezimiz de bunun bir

kanıtı. Bütün bu çalıșmaları yürütürken

tek hedefimiz ülkemize değer katmak…

Bu ödüller de bizi daha iyisini yapmak,

ihracatımızı daha da arttırmak adına

motive ediyor. Önümüzdeki yıllarda bașarı

çıtamızı daha da yükseğe tașıyacağız.”

Three Awards to ASAȘ from Metallic

Stars of Exports

ASAȘ, one of the leading industrial

organizations of Turkey, was granted 3

awards from the Metallic Stars of Export

Awards organized by the Istanbul Ferrous and

Non-Ferrous Metals Exporters Association. It

was ranked in the 1st place in the Aluminum

Flat Products category, and in the 2nd place

in the Export Champions and Aluminum Bar &

Profi les categories.



32

Sektör

Albond, Alüminyum İnșaat Malzemeleri

İhracatının Yıldızı Oldu

Albond, İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından verilen

“İhracatın Metalik Yıldızları” ödüllerinde, alüminyum inşaat malzemeleri kategorisinde 1’incilikle

ödüllendirildi.

İstanbul Demir ve Demir Dıșı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB) tarafından

her sene geleneksel olarak düzenlenen

“İhracatın Metalik Yıldızları” ödülleri,

Albond Alüminyum’a 1’incilik ödülü

getirdi. Firma, 2019’da sürdürdüğü

bașarılı ihracat faaliyetleriyle alüminyum

inșaat malzemeleri ihracatında zirveye

yükseldi.

Kompozit Panel İhracatında Lider

60 yılı așan kurum kimliği ve kompozit

panel kullanımı tecrübesine sahip Peker

Ailesi tarafından 2002 yılında kurulan

Albond Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ș,

kompozit panel üretimi ve pazarlaması

üzerine faaliyet gösteriyor. İhracatçılar

Birliği tarafından bugüne kadar 5 ödül

ile ödüllendirilen firma, üretiminin yüzde

75’ini bașta İspanya, İngiltere, İtalya,

Fransa, Almanya, Polonya gibi Avrupa

ülkeleri olmak üzere dünyanın birçok

ülkesine ihraç ederek, Türkiye’nin adını

dünyaya duyuruyor. Alüminyum kompozit

panel ihracatında Türkiye’de 1’inci

sırada yer alan firma, İhracatını en çok

artıran alüminyum inșaat ürünleri üreticisi

firmalar arasında ilk sırada bulunuyor.

Kurulduğu günden bu yana

Türkiye’nin kendi sektöründe öncü ve

lider firmalarından olarak çalıșmalarını

kesintisiz sürdüren Albond, Türkiye

ekonomisine değer katmak için var gücü

ile çalıșırken, gerçekleștirdiği hedefl erine

her geçen gün bir yenisini daha eklemeyi

bașarıyor.

Albond Has Become The Star Of

Aluminium Construction Materials Export

Albond has been awarded 1st place in the

aluminium construction materials category

for the “Metallic Stars of Export” awards

granted by İstanbul Ferrous & Non-Ferrous

Metals Exporters’ Association (IDDMIB). The

company has become the leader of aluminium

construction materials export thanks to the

succesful exportation maintained in 2019.



34

Sektör

Saray Alüminyum’a, İhracatın Metalik Yıldızları’ndan

2 Ödül Birden

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından Saray Alüminyum, İDDMİB İhracatın

Metalik Yıldızları ödül programında, Alüminyum Çubuk & Profiller ve Alüminyum

İnşaat Malzemeleri kategorilerinde ilk 10 ihracatçı arasında yer alarak, bu alandaki başarısını

iki yeni ödülle taçlandırdı.

Türkiye ekonomisinin lokomotif

sektörlerinden biri olan inșaat sektörüne

40 yılı așkın süredir hizmet veren Saray

Alüminyum, her yıl artan ihracat hacmiyle

ekonomiye katma değer sağlamayı

bulunmayı sürdürüyor. “Türkiye’nin En

Büyük 1000 İhracatçısı 2019” (TİM 1000)

araștırmasında, bir önceki yıla göre yüzde

14 ihracat artıșıyla 56 basamak birden

yükselerek, Türkiye’nin en büyük 262’nci

ihracatçısı arasında yer alan firma, 2019

yılı ihracat performansı ile İhracatın Metalik

Yıldızları yarıșmasından da ödülle döndü.

Bu kapsamda, Alüminyum Çubuk &

Profiller kategorisinde 3’üncü, Alüminyum

İnșaat Malzemeleri kategorisinde 5’inci

sırada yer alarak iki ödüle birden değer

görüldü.

Talin SARAYLI DİKİCİ: “İhracat

Rakamımızı Artırmaya Devam

Edeceğiz”

Konuya ilișkin değerlendirmelerde

bulunan Saray Alüminyum Yönetim

Kurulu Bașkanı Talin SARAYLI DİKİCİ,

“Ülke ekonomisine sağladığı katkıyı her

geçen yıl arttıran alüminyum sektörü, son

10 yılda gerçekleșen yıllık ortalama yüzde

10 büyüme ile Türkiye’nin önde gelen

sektörleri arasında yer almayı sürdürüyor.

Sektörün lider kurulușlarından biri olarak

bu büyüme trendine biz de katkıda

bulunuyoruz. 40 yılı așkın süredir ‘Made

in Turkey’ markasına değer katmak için

çalıșan șirketimiz bugün, toplam satıș

ve cirosunun yüzde 55’inden fazlasını

Avrupa, Afrika, Asya ve Orta Doğu

bölgelerinde 60’ı așkın ülkeye ihraç

ediyor. Pandeminin yarattığı belirsizlik

ortamına ve zorluklara rağmen, 2019

yılında 65 milyon dolar’a ulașan ihracat

tutarımızı, 2020 sonunda 70 milyon

dolara çıkarmayı hedefl iyoruz.” dedi.

2 Prizes in a Row to Saray Alüminium

from the Metallic Stars of Export

Saray Alüminium, as being one of the

leading industrial corporations of Turkey,

has crowned its success in this fi eld with

the two new prizes it was awarded in the

Award Ceremony of İDDMİB Metallic Stars

of Export for being ranked among the Top

10 Exporters in the Categories of Aluminium

Rods & Profi les, and Aluminium Construction

Materials.



36

Sektör

İstanbul Sanayi Odası, İSTKA Programı Kapsamında

Sanayide Dijital Dönüșüm Zirvesi Düzenledi

İstanbul Sanayi Odası, (İSO) sanayide rekabet gücünü artırmak ve ülke ekonomisine daha fazla değer

yaratmak amacıyla sanayicilere yönelik Sanayide Dijital Dönüşüm Zirvesi düzenledi.

İstanbul Kalkınma Ajansı Yenilikçi ve

Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı

kapsamında İstanbul Sanayi Odası

(İSO) tarafından gerçekleștirilen İSO –

Sanayide Dijital Dönüșüm Projesi ile

üyelerin dijital dönüșüm yol haritalarının

çıkarılarak sanayinin rekabet gücünü

artırmak ve ülke ekonomisine daha

fazla değer yaratmak amaçlanıyor.

Proje kapsamında 20 Ekim 2020

tarihinde dijital ortamda dijital dönüșüm

konusunda önde gelen uzmanların

katılımıyla Sanayide Dijital Dönüșüm

Zirvesi düzenlendi.

Dijitalleșmenin Geleceği Nasıl

Olacak?

İSO Genel Sekreteri Haktan AKIN

ve İstanbul Kalkınma Ajansı Genel

Sekreteri İsmail Erkam TÜZGEN’in

açılıș konușması, İSO Genel Sekreter

Yardımcısı Mehmet DOLGAN’ın İSO

Sanayide Dijital Dönüșüm Ofisi proje

sunumu ile bașlayan etkinlikte ilk olarak,

UiPath EECIS Bölgesi Bașkan Yardımcısı

Tansu YEĞEN, “Dijital Teknolojiler

Dünyamızı Nasıl Değiștiriyor?” bașlıklı

bir konușma yaptı. Ardından Dünya

Gazetesi Yönetim Kurulu Bașkanı Hakan

GÜLDAĞ’ın moderatörlüğünde yapılan

Dijital Dönüșüm ve Yeni Ufuklar bașlıklı

panelde; Çalık Digital Yönetim Kurulu

Bașkanı Galip TÖZGE, GE Digital Türkiye

Genel Müdürü Uygar DOYURAN, Șölen

CEO’su Elif ÇOBAN ve Borçelik CDO

& CTO’su Mustafa AYHAN, yașadıkları

tecrübeler ıșığında dijitalleșmenin

geleceği hakkında görüșlerini paylaștı.

Sonrasında Dijital Çağda Yeteneğin

Dönüșümü bașlıklı panel, EGON

ZEHNDER Yönetici Ortağı Murat

YEȘİLDERE’nin moderatörlüğünde

gerçeklești. Panelde konușan Kariyer.

net CEO’su Fatih UYSAL, Panelist,

Danıșman, Yazar ve Bağımsız Yönetim

Kurulu Üyesi İdil TÜRKMENOĞLU, Ford

Otosan CDO’su Hayriye KARADENİZ ve

LC Waikiki İnsan Kaynakları Direktörü

Gökhan DENİZHAN; insan kaynaklarının

dijital çağda nasıl dönüștüğünü anlattı.

Sanayide Dijital Dönüșümün

Kilometre Tașları Ortaya Konuldu

The Mindstone Blockchain Labs

Kurucu Ortağı Tansel KAYA ise

“Sanayi’de Yeni Oyun Kurucu:

Blockchain Uygulamaları” bașlıklı

konușmasında yeni gelișen Blockchain

teknolojisi hakkında bilgiler verdi.

Sanayide Dijital Dönüșümün Kilometre

Tașları bașlıklı panel ise İSO Ar-Ge ve

Teknoloji Șubesi Yöneticisi Reyhan

ÖZDEMİR’in moderasyonunda

yapıldı. Panelde Robo Otomasyon

Genel Müdürü Haluk ÖZCAN, Entek

Otomasyon Yönetim Kurulu Üyesi Sami

Özkan DİBEK, İletișim Yazılım Yönetim

Kurulu Bașkan Tuncer HATUNOĞLU,

Thread in Motion Kurucu Ortağı Kadir

DEMİRCİOĞLU ve Canias ERP Genel

Müdürü Dr. Hakan ÖZKARA; sanayide

dijitalleșmenin farklı așamalarını

katılımcılara aktardı.

İSO Sanayide Dijital Dönüșüm

Ofisi’nin Bașarıları Paylașıldı

Etkinliğin son paneli Çalık Digital

Teknoloji Direktörü Umut CEYHAN’ın

moderatörlüğünde İSO Sanayide Dijital

Dönüșüm Ofisi – Bașarı Hikâyeleri ve

İstanbul Bölgesi Dijital Olgunluk Analizi

Sonuçları bașlığıyla gerçeklești. Çalık

Digital Toplam Verimli Yönetim Uzmanı

Murat SEYMEN, İstanbul Sanayi Odası

Dijital Dönüșüm Uzmanı Uğur Can

TOPÇU, İkizler Aydınlatma Yönetici

Ortağı Banu Akın AYHAN ve Fakir Nilco

Saruhan Kimya Fabrika Müdürü Kutluay

KABADAYI, İSO Sanayide Dijital Dönüșüm

Ofisi’nin bașarılarını katılımcılarla paylaștı.

Istanbul Chamber of Industry Organized

Digital Transformation Summit in Industry

within the Scope of ISTKA Program

Istanbul Chamber of Industry (ISO) organized

a Digital Transformation Summit in Industry

for industrialists in order to increase

competitiveness in the industry and create

more value for the country’s economy.





40

Sektör

Arslan Alüminyum,

Alüminyum Döküm Mamulleri

Kategorisinde Ödüllendirildi

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan

Türkiye’nin en büyük 500 dev kuruluşu

sıralamasında 3 puan yukarı çıkan Arslan

Alüminyum, İDDMİB İhracatın Metalik

Yıldızları ödül programında, Alüminyum

Döküm Mamulleri kategorisinde ödül kazandı.

İstanbul Demir ve Demirdıșı Metal

İhracatçılar Birliği (İDDMİB) ve

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)

tarafından duyurulan verilere göre,

ciddi büyüme performansı yakalamayı

bașaran ve en çok ihracat yapan 1000

ihracat firması araștırma sonuçlarına

göre yüzde 21 gibi önemli bir

büyüme performans rakamı elde eden Arslan Alüminyum,

bașarılarıyla dikkatleri üzerinde çekiyor. İDDMİB İhracatın

Metalik Yıldızları ödül programında Alüminyum Döküm

Mamulleri kategorisinde aldığı ödülle sabırlı, azimli, ahlaklı

ve çalıșkan bir iș ve çalıșma tarzıyla bașarının elde

edilebileceğini bir kez daha gösterdi. İstikrarlı,

planlı ve akılcı yatırım politikası, risk yönetimini

ve cesareti harmanlayan, çalıșanları ve ekibiyle

bir aile gibi olmayı bașardığı profesyonel

yaklașımıyla ülke ekonomisine katma değer

sağlamayı sürdüren Arslan Alüminyum, yeni bașarılar için

çalıșmalarını kesintisiz sürdürüyor.

“Vocational Training

And Education For

Aluminium Sector” Projesine

Erasmus + Desteği

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller

İhracatçılar Birliği yürütücülüğünde, Fatih

Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Türkiye

Alüminyum Sanayicileri Derneği, Association

of Thessalian Enterprises and Industries,

Aluminium Federation Limited ve Instıtute Of

Entrepreneurshıp Development ortaklığında

hazırlanan “Vocational Training And Education

For Aluminium Sector” projesi, Erasmus +

Programı kapsamında 191.858,00 euro’luk

destek almaya hak kazandı.

Avrupa Birliği Eğitim

ve Gençlik Programları

Merkezi Bașkanlığı

Erasmus + Programı

Mesleki Eğitim Stratejik

Ortaklıklar (Ka202)

Faaliyeti 2020 yılı Teklif

Çağrısı Dönemi proje

bașvurularına ilișkin

sonuçlar açıklandı.

Dıșișleri Bakanlığı

Avrupa Birliği Bașkanlığı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları

Merkezi Bașkanlığı Erasmus + Programı Mesleki Eğitim Stratejik

Ortaklıklar (Ka202) Faaliyeti 2020 yılı Teklif Çağrısı Dönemi

Proje Bașvuruları kapsamında; İstanbul Demir ve Demir Dıșı

Metaller İhracatçılar Birliği yürütücülüğünde, Fatih Sultan

Mehmet Vakıf Üniversitesi, Türkiye Alüminyum Sanayicileri

Derneği, Association of Thessalian Enterprises and Industries,

Aluminium Federation Limited ve Instıtute Of Entrepreneurshıp

Development ortaklığında hazırlanan “Vocational Training And

Education For Aluminium Sector” projesi destek almaya hak

kazandı. Erasmus + Programı kapsamında azami 191.858,00

euro’luk hibe alan bu proje, 2020 Yılı Teklif Çağrısı Dönemi’nde

kabul edilen 30 projeden biri oldu.

Arslan Alüminyum Awarded in Aluminum Casting Products

Category

Arslan Alüminyum, which went up 3 points in the ranking of the

biggest 500 giant organizations of Turkey announced by the Istanbul

Chamber of Industry, won an award in the Aluminium Casting

Products category in the IDDMIB Metallic Stars of Export award

program.

ALUTEAM’den Örnek Üniversite- Sanayi İșbirliği

Toplamda 239 adet proje teklifinden uygunluk kriterlerini

tașıyanlar, bașkanlık tarafından içerik değerlendirmesine

alındı ve her biri en az iki bağımsız dıș uzman tarafından

değerlendirildi. Üniversite sanayi iș birliği kapsamında

faaliyetlerini temellendiren ALUTEAM, kurulan bu ortaklık ile

alüminyum sektörü için önemli bir mesleki eğitim programının

olușmasında görev almıș olacak. Avrupa Birliği çerçevesinde

geliștirilecek eğitim programı ile alüminyum sektöründe

kümelenme bilinci pekiștirilmiș olacak.





44

Röportaj

Sistem Alüminyum, Yenilikçi Ürünler İçin

Yatırımlarını Soluksuz Sürdürecek

İDDMİB tarafından her yıl düzenlenen İhracatın Metalik Yıldızları ödül töreninde, yurtdışı satış

rakamlarıyla 2018 ve 2019 yıllarında alüminyum çubuk ve profiller kategorisinde 1’incilik ödülüne

layık görülen Sistem Alüminyum’un Satış Müdürü Erdoğan YILMAZ ile gerçekleştirdikleri faaliyetler

ve yeni ürün çalışmalarına yönelik bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle ürün gruplarınızdan ve

bu gruplar içerisinde geliștirdiğiniz

yeniliklerden biraz bahsedebilir

misiniz?

Sistem Alüminyum A.Ș. olarak 26

yıllık tecrübemizle; endüstriyel veya

inșaat sektörü veya endüstriyel amaçlı

kullanılan ekstrüzyon alüminyum profiller,

Alutech System Series markası ile cephe

kaplama ve mimari sistemler ile Alutech

Bond markası altında alüminyum iç veya

dıș mekânda kullanılabilen alüminyum

kompozit panel üretimi yapıyoruz.

Alanında ihracat lideri ve öncü bir

üreticiyiz. Yoğun ihracat yapan bir kuruluș

olduğumuz için, uluslararası geçerliliği

olan sertifikalarımızı artırmak için son

yıllarda üst düzey bir çaba gösteriyoruz.

Pazarın ihtiyaçları doğrultusunda

geliștirdiğimiz alüminyum mimari cephe

sistemlerimizin yanı sıra Ür-Ge bölümüz

inovatif çalıșmalar da hazırlamaktadır.

Yakın zamanda piyasaya sunacağımız

yenilenmiș F-50 Energy cephe sistemimiz

girdiği tüm test așamalarında üstün

performans gösterdi. F50 Energy Cephe

Sistemimizin yapı sektörü tarafında çok

beğeni alacağına eminiz.

‘Yeni Normal’ dönem sizin için nasıl

ilerliyor? Sektördeki gelișmeler ve

șirketinize olan etkilerine kısaca

değinebilir misiniz?

Pandemi sürecinde maalesef pek

çok sektörde bir daralma söz konusu

oldu. Binlerce firmada cirolarda ve finans

akıșında sıkıșıklık yașandı. Biz, daha

öncesinde özenle yönettiğimiz İș Sağlığı

ve Güvenliği yapılanmamızı daha da

pekiștirdik. İșçi servislerimizden çalıșma

ortamlarına, yemekhanelerimizden

toplantı salonlarımıza her bölümde

hijyen ve temizlik kurallarımızı daha

özenli ve kontrollü șekilde uygulamaya

dikkat ediyoruz. Aldığımız tedbirlerle

tesislerimizde vakalar söz konusu olmadı.

Hatta son 6 aylık dönemde, dünya

çapındaki ekonomik daralmaya rağmen,

istihdamımızı yüzde 5 oranında artırarak,

çalıșan sayımızda 850 kișiyi aștık. Güvenli

bir ortamda üreterek büyümeye devam

ediyoruz. Kapasitelerimizi daha da

verimli kullanmaya özen gösteriyoruz.

Daha verimli kanallara öncelik veriyoruz.

Bu dönemde kurum içi teknolojik

yatırımlarımızı daha hızla tamamlamak

zorundaydık. Çünkü pek çok çalıșanımız

aylarca evlerinden yani uzaktan bağlantı

ile ișlerini yaptılar. Altyapımız duruma

büyük ölçüde hazır olduğu için iș kaybı

yașadığımızı söyleyemeyiz. Aksaklıkları

hızla giderecek teknik uzmanlığa sahip

bir bilgi ișlem bölümümüz bulunuyor. İș

istasyonlarımız ve sunucularımız 24 saat

aktif olarak çalıșmaktadır.

Pandemi iș yapıș alıșkanlıklarımızı

tabi ki etkiledi ve değișim yașıyoruz.

Örneğin bu süreçte pek çok Avrupalı

üretici ve müșteri, tedarik taleplerini Uzak

Doğu’dan Türkiye’ye yönlendirdi. Böylece



46

Röportaj

Türk üreticiler için yeni iș birliklerinin ve

fırsatların kapıları aralanmıș oldu.

Salgının etkileri azalmaya

bașladığında sizce sektörde ne

gibi fırsatlar meydana gelebilir?

Bu noktada marka olarak ne gibi

hazırlıklarınız mevcut?

Ülkemizde son dönemde özellikle

emlak alanında yașanan kredi

genișlemeleri piyasaya bir hareketlilik

getirdi ve ötelenen projelerin inșasına

tekrar bașlandığını görüyoruz. Sistem

Alüminyum olarak biz sadece yapı

endüstrisi için değil; otomotivden beyaz

eșyaya, mobilyadan elektrik-elektroniğe

pek çok sektör için yarı mamul tedarik

ediyoruz. Dövizde bir sakinleșmeyle

tüm sektörlerde öngörüler daha tutarlı

yapılmaya bașlanacaktır, bu da zincirleme

bir reaksiyonla piyasaların-sektörlerin

özgüvenlerini ve cirolarını pekiștirecektir.

Türkiye dünyadan kopuk değil, biz

53 ülkeye ihracat gerçekleștiriyoruz.

Dolayısıyla dünya sağlığında Covid-19

etkisinin azalmaya bașlamasıyla küresel

tüketimde patlama yașanacağını

söylemek çok yanıltıcı olmayacaktır. Bu

süreçte ötelenen tüm istek ve ihtiyaçlar

giderilmeye bașlandığında ekonomik

canlanma hızlı yașanacaktır. 2020

yılı maalesef tüm dünya için zorlu bir

șekilde sonlanıyor. 2018’in ardından

2019 yılında da alüminyum çubuk ve

profiller ürün grubunda ihracat satıș

rakamlarımızla “İDDMİB-İhracatın Metalik

Yıldızları” 1’incilik ödülüne sahip olmanın

mutluluğunu yașıyoruz. 2021’in 2’nci

yarısı itibariyle, dünyayı etkileyen bu sağlık

sorunlarını arkamızda bırakacağımız ve

endüstri olarak daha büyük bașarılara

koșacağımız bir döneme gireceğimizi

umuyoruz.

Bu yıl içerisinde ne tür yenilikleriniz

olacak?

Geçen yıl almayı hak ettiğimiz IATF

16949:2016 Otomotiv Kalite Yönetim

Sistemi Sertifikası ile yerli ve uluslararası

otomotiv üreticileriyle iș yapabilecek

yetkinlikte bir kuruluș olduğumuzu

tescilledik. Otomotiv, katma değeri

yüksek bir endüstri malumunuz.

Sistem Alüminyum olarak önceliğimiz,

uluslararası dev otomotiv kurulușlarıyla

çalıșma imkanlarımızı artırmak olacak.

Mimaride cephe, kapı-pencere, ofis

bölme gibi alanlara hitap eden alüminyum

profil sistemlerimiz için ürün geliștirme

faaliyetlerimize sürekli yatırım yapıyoruz.

Sektörümüzde maliyet etkin yenilikler

ve ürünler aralıksız geliștirilir. Biz de bu

yaklașımı benimsedik. Yakın zamanda

kurumsal kimlik yenilenmesi çalıșmalarımız

sonucunda, șirket ve ürün logolarımızda

bir yeniliğe gittik. Modern, daha kolay

anlașılır ve zamanımıza daha uygun bir

anlayıșla logolarımızı yeniledik.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mı?

Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri olarak,

kesintisiz sürdürdüğünüz basın yayın

hayatınız için sizleri tebrik ediyor destekleriniz

için teșekkür ediyoruz.

Sistem Aluminium is to Resume Its

Investments For Innovative Products

Relentlessly

We interviewed with Erdoğan YILMAZ, Sales

Director of Sistem Aluminium, having been

awarded with the Grand Prize in the Category

of Aluminium Rods and Profi les in the years

of 2018 and 2019 thanks to its foreign sales

fi gures, in the Award Ceremony of Metallic

Stars of Export being annually held by İDDMİB

(İstanbul Union of Ferrous & Non-Ferrous

Metals Exporters) on the operations they

conduct and their efforts for new products.



48

Sektör

Kale Kilit 12’nci Kez

İDDMİB İhracat Șampiyonu

Seçildi

Bugüne kadar 100’den fazla ülkeye ihracat

yapan güvenliğin lider markalarından Kale Kilit,

İDDMİB “İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri”nde,

metal hırdavat kategorisinde

12’nci kez 1’inciliğe layık görüldü.

Türkiye’de güvenliğin lider markası Kale Kilit, İstanbul Demir

ve Demir Dıșı İhracatçı Birlikleri (İDDMİB) tarafından 2019 yılı

ihracat performansları dikkate alınarak yapılan değerlendirme

sonucunda, “İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri”nde, Metal

Hırdavat Kategorisinde 12. defa birinci oldu.

100’den Fazla Ülkeye İhracat

Türkiye ve yakın coğrafyanın en büyük entegre kilit üretim

merkezi olan Çerkezköy fabrikasında, günde 150 bin adet kilit

ve 80 bin adet silindir kapasiteyle üretim gerçekleștiren Kale

Kilit, 100’den fazla ülkeye kilit ihracatı yapıyor. Bu sayede;

Avrupa, Rusya, Turki Cumhuriyetler, Balkanlar, Ortadoğu ve

Afrika gibi kilit sektöründe dünyanın büyük global üreticilerinin

hâkim olduğu pazarlarda tercih edilen en önemli markalar

arasında yer alıyor. Kale Kilit,

önümüzdeki dönemlerde

de Rusya ve ardından çevre

ülkelerde büyümek için

Moskova’yı üs olarak seçti.

Bu kapsamda geçtiğimiz yıl

Rusya ofisini hizmete açarak

globalleșme yönünde çok

önemli bir adım attı.

Kale Kilit was selected as IDDMIB Export Champion for the 12th

Time

Kale Kilit, one of the leading brands of security that has exported to

more than 100 countries until today, was awarded the fi rst place in the

metal hardware category for the 12th time in IDDMIB “Metallic Stars of

Export Awards”.

İDDMİB’den Hindistan ve

Pakistan’a ‘Sanal Çıkarma’

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB), bu yıl 7’nci sanal

ticaret heyetini Hindistan ve Pakistan pazarlarına

düzenledi. İDDMİB Başkanı Tahsin ÖZTİRYAKİ,

“Öncelikli hedefimiz bu ülkelerdeki büyük altyapı

projelerinde yer almak.” dedi.

Bu yılın ilk 8 ayında 5,21 milyar

dolar ihracat gerçekleștiren İstanbul

Demir ve Demir Dıșı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB),

Türkiye’nin toplam ihracatına verdiği

katkıyı sürdürülebilir kılmak adına

katma değeri yüksek projeleri

hayata geçirmeye devam ediyor. Bu

kapsamda İDDMİB, 5-8 Ekim 2020

tarihleri arasında Hindistan’a, 12-15

Ekim tarihleri arasında ise Pakistan’a

sanal ticaret heyeti düzenledi.

Birliğin bu yıl 7’nci sanal ticaret heyeti olan etkinlik, 14 üye firma ile

gerçekleștirildi.

Hindistan ve Pakistan, Hedef Ülkeler Arasında

Dünya Demir ve Demir Dıșı Metaller ithalatında Hindistan yüzde

1,70 ve Pakistan ise yüzde 0,12 paya sahip bulunuyor. Türkiye’nin

Hindistan’a DDȘ metaller ihracatı 24 milyon dolar, ihracatımızdaki

pazar payı ise yüzde 0,14. Hindistan’ın DDȘ metaller ithalatı 18

milyar dolar, pazar payımız ise yüzde 0,30. Türkiye’nin Pakistan’a

DDȘ ihracatı 10 milyon dolar, ihracatımızdaki pazar payı ise yüzde

0,78. Pakistan’ın DDȘ metaller ithalatı 1,31 milyar dolar, pazar

payımız ise yüzde 0,12.

Tahsin ÖZTİRYAKİ: “365 Gün Hizmet Verecek Fuarlar İçin

Çalıșıyoruz”

İDDMİB Bașkanı Tahsin ÖZTİRYAKİ, konuyla ilgili șu

değerlendirmelerde bulundu: “Firmalarımıza rekabet güçlerini

artırmaya ve yeni iș ilișkileri geliștirmelerini sağlamalarına yönelik

faaliyetler gerçekleștiriyoruz. 365 gün ürün sergilemelerine imkân

tanıyacak web portal için çalıșmalarımız devam ediyor. Ekim itibariyle

toplamda 7 sanal ticaret heyeti gerçekleștirdik. Bugüne kadar

gerçekleșen sanal heyetlerde 140 üye firmamız, 1.000’in üzerinde

iș görüșmesi gerçekleștirdi. Firmalarımızdan gelen olumlu geri

bildirimler doğru ișlerde ilerlediğimizin ispatı niteliğinde. Hindistan

ve Pakistan hedef ülkelerimiz arasında yer alıyor. Her iki ülkede

devam eden altyapı, karayolu, havalimanı, terminal ve liman gibi

büyük projelerde yer almak öncelikli hedefimiz. Özellikle sanal

ticaret heyetlerine ara vermeden devam ediyoruz. Bir sonraki sanal

heyetimiz Suudi Arabistan’a yönelik olacak. Ekim, Kasım ve Aralık

2020’de planlanan sektörel sanal heyetler ile firmalarımıza pazar

paylarını artırma kapsamında öncülük etmeye devam edeceğiz.

Ortak kültürler, ürün talepleri ve ilgili ülkelerde devam eden projelerle

Hindistan ile 24 milyon dolar, Pakistan ile 10 milyon dolar olan

ihracatımızı artırmanın gayreti içerisinde olacağız.”

‘Virtual Landing’ from IDDMIB to India and Pakistan

Istanbul Ferrous and Non-Ferrous Metals Exporters Association (IDDMIB)

organized its 7th virtual trade delegation to the markets of India and Pakistan

this year. IDDMIB President Tahsin ÖZTİRYAKİ stated as follows: “Our primary

goal is to participate in major infrastructure projects in these countries.”





52

Sektör

Șișecam, Türkiye Sermaye Piyasalarında Gerçekleștirilen

En Büyük Birleșmeye İmza Attı

Cam sanayinin yanı sıra soda ve krom bileşiklerini kapsayan kimyasallar alanında küresel bir oyuncu

olan Şişecam, Türkiye sermaye piyasalarında bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük birleşme işlemini

başarıyla tamamladı. Bu başarısıyla Borsa İstanbul’da gong, Şişecam için çaldı.

Borsa İstanbul A.Ș Genel Müdür

Yardımcısı Mehmet GÖNEN, İș

Bankası Yönetim Kurulu Bașkanı Füsun

TÜMSAVAȘ, Șișecam Yönetim Kurulu

Bașkanı ve İș Bankası Genel Müdürü

Adnan BALİ ve Șișecam Yönetim Kurulu

Bașkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr.

Ahmet KIRMAN’ın birlikte çaldıkları gongla

Borsa İstanbul’da seans açıldı. Șișecam

Yönetim Kurulu Bașkan Vekili ve Genel

Müdürü Prof. Dr. Ahmet KIRMAN, gong

töreni sonrasında yaptığı açıklamada,

küresel rekabette Șișecam’ın gücüne güç

katmak amacıyla tüzel kișilik ve hissedarlık

yapısında sadeleșmeye giderek, tüm

faaliyetlerini tek çatı altında birleștirdiklerini

kaydetti.

Ahmet KIRMAN: “En Büyük Birleșme

İșlemini Örnek Alınacak Bir Bașarıyla

Tamamladık”

Șișecam Yönetim Kurulu Bașkan

Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet

KIRMAN, gong töreni sonrasında yaptığı

açıklamada, dünyada cam ev eșyasında

en büyük 3, cam ambalaj ve düzcamda

ise en büyük 5 üretici arasında yer alan

Șișecam’ın dünyanın en büyük 8’inci

soda üreticisi olmasının yanı sıra krom

kimyasallarında ise dünya lideri olduğuna

dikkat çekerek, “Faaliyet gösterdiği her

alanda öncü olma vizyonu doğrultusunda,

ülkemiz ve dünyada ilkleri gerçekleștiren

Șișecam, birleșme hamlesiyle de önemli

bir bașarıya daha imza attı. Ülkemiz

sermaye piyasalarının en büyük birleșme

ișlemini örnek alınacak bir bașarıyla

tamamladık. Șișecam yüzde 49 ile

Türkiye’nin halka açıklık oranı en yüksek

sınai șirketi oldu. Uluslararası çapta da

niteliksel açıdan benzerlerine çok az

rastlanabilecek bu süreçteki koșulsuz

destekleri için hissedarlarımıza, değerli

katkılarıyla bu bașarıyı mümkün kılan

çalıșanlarımıza, Șișecam’a duydukları

güven ve bağlılıklarından dolayı

müșterilerimiz ve iș ortaklarımıza teșekkür

ediyoruz. Paydașlarımızdan aldığımız

büyük güçle iddialı küresel hedefl erimiz

doğrultusunda daha da hızlı adımlarla

ilerleyeceğiz” diye konuștu.

Ahmet KIRMAN: “MSCI Global

Standart Endeksi’nde Yer Almanın

Memnuniyetini Yașıyoruz”

Küresel rekabette Șișecam’ın gücüne

güç katmak amacıyla tüzel kișilik ve

hissedarlık yapısında sadeleșmeye

giderek, tüm faaliyetlerini tek çatı altında

birleștirdiklerini ifade eden KIRMAN,

“Birleșme ișlemi sonucunda, Borsa

İstanbul’da ișlem gören tek șirketimiz

Șișecam oldu. Halka açıklık oranı ve

ișlem derinliği artan, yatırımcılar için daha

cazip tek bir hisse artık Borsa İstanbul’da

ișlem görüyor. Șișecam’ın 1 Ekim 2020

tarihi itibarıyla MSCI Global Standart

Endeksi’ne dâhil edilmesinin de ayrıca

memnuniyetini yașıyoruz. Önümüzdeki

dönemde diğer önemli endekslerde de

yer alarak, uluslararası fon ve yatırımcılar

açısından daha da fazla ilgi odağı

olacağımıza inanıyoruz” dedi.

Ahmet KIRMAN: “Yatırımcılar

Açısından Daha Yüksek Bir Hisse

Değeri Amaçlıyoruz”

Birleșme sayesinde, tedarik zinciri,

üretim, satıș ve pazarlama gibi ana

fonksiyonların merkezileșmesiyle maliyet

avantajı sağlamayı, iș kolları arasında

sinerji yaratmayı ve karar alma süreçlerini

daha etkin hale getirmeyi hedefl ediklerini

belirten KIRMAN, șöyle devam etti:

“Böylece nihai olarak gelirlerimiz

ve kârlılığımızı daha da artırarak,

yatırımcılar açısından daha yüksek bir

hisse değeri sergilemeyi amaçlıyoruz.

Farklı iș kollarında dört kıtaya yayılan

bir coğrafyanın daha etkin yönetimini

mümkün kılan, aynı zamanda çevik,

hızlı ve yalın bir küresel yapılanmayı

beraberinde getiren bu birleșme, küresel

sermaye piyasalarındaki algımızı ve

konumumuzu daha da güçlendirirken,

rekabet gücümüze ve șirket olarak

yarattığımız ekonomik değere büyük katkı

sağlayacak.”

Ahmet KIRMAN: “Geleceğin

Șișecam’ı İçin Tarihi Bir Dönüm

Noktası”

Kurulușunun 85’inci yılını kutlayan

Șișecam’ın birleșme hamlesinin uzun

dönem stratejileri ve küresel piyasalardaki

rekabetçi hedefl eri açısından tarihi bir

dönüm noktası olduğunu vurgulayan

KIRMAN, “Geleceğin Șișecam’ının

inșası yolunda attığımız bu önemli

adım sayesinde odağımızda ‘küresel

mükemmellik’ ilkesi yer alacak.

Önümüzdeki dönemde yetkin insan

kaynağı ve akıllı teknoloji kullanımı ile

bütünsel kurumsal yönetim yaklașımını

merkezine alan, daha entegre, dijital,

optimize ve operasyonel açıdan



54

Sektör

cam sanayindeki güçlü konumuyla değil,

aynı zamanda cam sektörü dıșındaki

diğer faaliyet alanlarındaki gelișim ve

yatırımlarıyla da dikkat çekmeye devam

edecek.”

mükemmel bir Șișecam hedefl iyoruz. Bu

doğrultuda, organizasyonel yapımızın

küresel olarak entegre edilmesi ile çok

boyutlu bir dönüșüm gerçekleștireceğiz.

Büyük veri kullanımı ile dijital dönüșüm

yolculuğumuzu tamamlayacağız. Tüm

değer zincirinde yüksek sinerji yaratacak

etkili kaynak ve varlık yönetimiyle

optimizasyonu sağlayacağız. Çevik,

yalın ve etkin operasyonlar ile de küresel

yapımızı güçlendirirken, operasyonel

mükemmelliğe ulașacağız” diye konuștu.

Yeni Bir Yükseliș Dönemine Adım Attı

Daha entegre, dijital, optimize ve

operasyonel açıdan mükemmel olacak

Șișecam’ın yeni bir yükseliș dönemine

adım atacağının altını çizen KIRMAN,

șöyle devam etti: “Önümüzdeki yükseliș

döneminde katma değerli yenilikçi

ürünlere ve teknoloji tabanlı yapıya

odaklanarak, sunduğumuz ürün ve

çözümlerle küresel pazarda öncü

olacağız. Küresel salgın sonrasında

kurulacak olan yeni dünya düzeninde

pazardaki yeni talep ve ihtiyaçlar

doğrultusunda hızla hareket ederek,

yenilikçi teknoloji ve çözümlerimizi

müșterilerimize sunacağız. Bu

dönemde değer yaratacak yeni iș

alanlarından ve stratejik iș birliklerinden

yararlanan dinamik bir portföy yönetimi

gerçekleștireceğiz. Bugün düzcam, cam

ev eșyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi

camın tüm temel alanları ile soda ve krom

bileșiklerini kapsayan iș kollarında küresel

bir oyuncu olan Șișecam, otomotiv,

maden, enerji ve geri dönüșüm iș

kollarında da öncü bir rol üstlenmektedir.

Orta vadede mevcut iș alanlarımızda

etkinliğimizi artıracak stratejik hamlelere

ek olarak, Șișecam’a değer katacağına

inandığımız yeni iș alanlarındaki fırsatları

da değerlendireceğiz. Șișecam sadece

Küresel Ayak İzi Genișleyecek

Șișecam’ın bugün dört kıtada 14

ülkeye yayılan üretim faaliyetleri ve

150 ülkeyi așan satıșlarıyla küresel

ölçekte faaliyet gösterdiğine ișaret eden

KIRMAN, “Șișecam’ın yeni yükseliș

döneminde güçlendirilmiș finansal

kaynaklar ve tekleșmiș sermaye

yönetimi sayesinde organik ve inorganik

büyüme fırsatlarını daha etkin bir șekilde

değerlendireceğiz. Sürdürülebilir değer

yaratan büyüme performansımızı

daha da artırırken, operasyonlarımızın

küresel ayak izini genișletmeye devam

edeceğiz. Uluslararası düzeyde etkin

rekabeti sürdürebilecek uzmanlığa sahip

olduğumuz dengeli ve yüksek getirili iș

portföyümüz ve operasyonlarımızın coğrafi

çeșitliliği sayesinde makro ölçekteki

kırılganlıklara karșı daha dirençli bir

pozisyona gelirken, finansal gücümüzü

daha da artıracağız. Ülkemizi küresel

arenada haklı bir gururla temsil etmeyi ve

tüm paydașlarımız için değer yaratmayı

sürdüreceğiz” açıklamasını yaptı.

Mehmet GÖNEN: “Șișecam,

Borsamızın Yıldız Șirketlerinden”

Borsa İstanbul A.Ș Genel Müdür

Yardımcısı Mehmet GÖNEN ise törende

yaptığı konușmada, “Șișecam, borsamızın

yıldız șirketlerinden. Borsaların amacı

alıcı ve satıcıyı derin, likit piyasalarda

bulușturmaktır. Bunun gerçekleșmesi

için önem verdiğimiz kriterler var. Belli bir

büyüklük, halka açıklık, likidite, yatırımcı

sayısı ve çeșitliliğine sahip șirketleri, Yıldız

Pazar șirketleri olarak ayırıyoruz. Șișecam

da yıldız șirketlerimizden biri. Bu birleșme

ile dünya çapında yıldız bir șirket oluyor,

global endekslerde hak ettiği yeri alıyor.

Șișecam’a bașarılarını halka açık bir șirket

olarak bizlerle paylaștığı için teșekkür

ediyorum” dedi.

Șișecam Signed the Largest Merger in the

Capital Markets of Turkey

Șișecam, a global player in the fi eld of

chemicals including soda and chromium

compounds in addition to the glass industry,

has successfully completed the largest merger

in the capital markets of Turkey to date.



56

Sektör

Kibar Dıș Ticaret’e İDDMİB’ten

İhracatın Metalik Yıldızı Ödülü

Türkiye’nin öncü sanayi kuruluşlarından Kibar Holding’in dış ticaret şirketi Kibar Dış Ticaret, İDDMİB

İhracatın Metalik Yıldızları Ödülleri’nde “Alüminyum Mal Grupları Sektör İhracatının Öncüsü”

kategorisinde “İhracatın Metalik Yıldızı” ödülüne layık görüldü.

Türkiye’nin ihracatına en fazla katkıda

bulunan sanayi gruplarının bașında gelen

Kibar Holding’in dıș ticaret șirketi Kibar

Dıș Ticaret’in aldığı “İhracatın Metalik

Yıldızı” ödülünde, Assan Alüminyum

ürünlerinin ihracatının katkısının oldukça

büyük olduğu belirtildi. Assan Alüminyum

ürünlerinin ihracatıyla yeni pazarlara

odaklan șirket, Kuzey Amerika’daki

faaliyetlerini de güçlendirecek.

Sırada Yeni Pazarlar Var

Kibar Grubu’nun yaklașık 50 yıldır

Türkiye ihracatına önemli katkılarda

bulunduğunu, bu katkıda Assan

Alüminyum’un bașarılı ihracat

performansının da önemli bir etken

olduğunu belirten Assan Alüminyum

Genel Müdürü Göksal GÜNGÖR, “Assan

Alüminyum, Kibar Dıș Ticaret aracılığıyla

4 kıtada 70’ten fazla ülkeye ihracat

yapıyor. Yüzde 80 seviyelerine ulașan

ihracatımızı bașta Almanya, Fransa,

İngiltere, Hollanda ve Kuzey Amerika

ülkelerine gerçekleștiriyoruz. Yurt dıșında

büyüme ve global bir marka olma

stratejimiz doğrultusunda çeșitli yatırım

fırsatlarını değerlendiriyor, bu kapsamda

Kuzey Amerika’daki istikrarlı büyümemizi

sürdürmeyi planlıyoruz. Öte yandan yeni

pazar araștırmalarımız tüm hızıyla devam

ediyor” dedi.

Üretim ve İhracatta Sürdürülebilirlik

Pandemi nedeniyle lojistik kaynaklı

yavașlamalar olsa da 2020 yılını da

hedefl erine uygun bir șekilde kapatmayı

öngördüklerini aktaran GÜNGÖR, “Salgın,

Avrupa ülkelerine kıyasla Türkiye’ye daha

geç ulaștı. Ülke çapında virüse karșı

verilen mücadele ve dayanıșma ruhu

sayesinde süreci bașarıyla yönetmeye

devam ediyoruz. Çalıșan sağlığı ve

güvenliğini önceliklendirerek üretim

faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 2020 yılında

da Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın

en büyük üç alüminyum üreticisinden

biri olmanın sorumluluğuyla üretim ve

ihracatta sürdürülebilirliği sağlayacağız”

șeklinde konuștu.

Metallic Star of Exports Award to Kibar

Foreign Trade from IDDMIB

Kibar Foreign Trade, the foreign trade

company of Kibar Holding, one of the

leading industrial organizations of Turkey,

was awarded the “Metallic Star of Exports”

award in the “Leader of the Aluminum Goods

Groups Sector Exports” category at the

IDDMIB Metallic Stars of Export Awards.



58

Sektör

ASAȘ, Yüksek Binalar İçin

Yeni Bir Giydirme Cephe

Sistemi Çözümü Geliștirdi

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından ASAŞ,

Alüminyum Mimari Sistemler ürün yelpazesine

yeni eklediği REF60 Giydirme Cephe Sistemi

ile yüksek binalarda 50’lik cephe sistemlerinin

karşılayamadığı statik gereksinimleri

sunarak, yüksek ısı yalıtımı ve su sızdırmazlığı

sağlayacak.

ASAȘ, Alüminyum Mimari Sistemler ürün gamına ihtiyaç

olan yüksek performans değerlerine uygun olarak geliștirdiği

REF60 Giydirme Cephe Sistemi’ni ekledi. 50’lik olarak

adlandırılan cephe sistemlerinin yeterli gelmediği durumlarda

statik gereksinimleri karșılamak, 3’lü cam detayını sağlamak

ve ısı yalıtımında yüksek performans elde etmek amacıyla

geliștirilen REF60 Giydirme Cephe Sistemi, su sızdırmazlık ve

rüzgâr dayanım değerleriyle farkını gözler önüne seriyor.

Yüksek Rüzgâr Yükü Dayanımı Sağlıyor

Sistem, piyasada yer alan ürünlerin su sızdırmazlık

seviyeleriyle karșılaștırıldığında, özellikle yurt dıșı projelerde

önemli bir avantaj sağlıyor. Bağlantı vidaları fitil yuvasının

altında kaldığı için REF60 Giydirme Cephe Sistemi, hem

kolayca monte ediliyor hem de su sızdırmazlık performansı

artıyor. REF60 Giydirme Cephe Sistemi’nin çelik takviyeli

versiyonu, alüminyum profillerle

sağlanamayan yüksek rüzgâr yükü

dayanımı gerektiren detaylarda cephe

görüntüsünün kesintisiz devam

edebilmesi özelliğiyle de öne çıkıyor.

ASAȘPEN, İlk TV Reklam

Filminde “Mimar Sinan

Yașasaydı Ne Yapardı?”

Sorusuna Cevap Veriyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından

ASAŞ’ın güçlü markalarından ASAŞPEN

“Mimar Sinan Yaşasaydı Ne Yapardı?”

sorusundan yola çıkarak geliştirdiği PVC

pencere ve kapı sistemlerini içeren ilk TV

reklam filmini izleyiciyle buluşturdu.

PVC Pencere

ve Kapı

Sistemlerinde

yüksek

performanslı

ürünler geliștirerek

ürünlerini 5

kıtada tüketiciyle

bulușturan ve

dünyanın her

yerinde güvenle kullanılan ASAȘPEN, yeni reklam filmini

TV ekranlarına kazandırdı. Sektörde uzmanlığın ve güvenin

adresi ASAȘPEN, televizyona yönelik ilk çalıșması olan

reklam filminde; yarattığı değerle dünyada bilinen, eserleriyle

konusundaki uzmanlığını kanıtlamıș milli bir değerimiz Mimar

Sinan’a yer verdi. ASAȘPEN, “Mimar Sinan yașasaydı

pencerelerimizi en acımasız testlerden geçirir, öyle kullanırdı”

diyerek olușturduğu reklam filminde; Mimar Sinan’ın

eserlerini yaratırken seçtiği malzemeleri titizlikle sınamasını,

üstün performans aramasını, iș disiplinini vurguluyor. Büyük

mimarımız Mimar Sinan’ın engin mühendislik bilgisinden yola

çıkıp; matematik, disiplin ve dayanıklılık gibi konulara özen

göstererek ürünler geliștirdiğinin altını çiziyor.

ASAȘ Developed a New Curtain Wall System Solution for Highrise

Buildings

ASAȘ, one of the leading industrial establishments of our country,

will provide high thermal insulation and water tightness by offering

the static requirements that 50 cm façade systems cannot meet with

the REF60 Curtain Wall System, which has been recently added to its

Aluminium Architectural Systems product range.

Zor Koșullarda Yüksek Performans

ASAȘPEN’in zor koșullarda yüksek performans sağlayan

ürünler geliștirdiğini anlatmayı amaçlayan filmde, tüketicilerin

pencerelerden temel beklentisi olan su sızdırmazlık, ses

yalıtımı, hava geçirgenliği, ısı yalıtımı özellikleri ön plana

çıkarılıyor.

ASAȘPEN is Responding to the Question of “What Would Sinan the

Architect Do If He Is Alive Now?” in Its First Commercial Film

ASAȘPEN, among the powerful brands of Asaș, a leader industrial

corporation of Turkey, has introduced its fi rst TV commercial fi lm that

features its PVC window and doors systems based on the question of

“What Would Sinan the Architect Do If He Is Alive Now?”.





62

Röportaj

İDDMİB, Ezber Bozan Projeleriyle 2021’de de

Uluslararası Ticaret Köprülerini Sağlamlaștıracak

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Tahsin ÖZTİRYAKİ ile

pandemi dönemi başta olmak üzere son zamanlarda gerçekleştirdikleri çalışmalar ve hedefledikleri

yeni projelere ilişkin bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportajımıza bașlarken bize

kendinizden ve sektöre verdiğiniz

hizmetlerden bahsedebilir misiniz?

1954 İstanbul doğumluyum. Vefa

Lisesi ve Sultanahmet Teknik ve

Endüstri Meslek Lisesi’nden sonra,

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine

Mühendisliği Bölümü’nden mezun

oldum. Öğrencilik yıllarımda aile

șirketimiz olan Öztiryakiler’de bașlayan

iș hayatım, firmanın tüm bölümlerinde

birçok görev üstlenerek devam etti.

Öztiryakiler’de üretim, Ar-Ge, satın alma

ve ihracat bașta olmak üzere firmada

üstlendiğim görevlerle ülkemiz sanayisine

de çok önemli hizmetler verdim diye

düșünüyorum. Șu anda Öztiryakiler A.Ș

Yönetim Kurulu Murahhas Üyeliği ve

İstanbul Demir ve Demir Dıșı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim

Kurulu Bașkanı görevlerini sürdürüyorum.

İDDMİB’deki çalıșmalarınızdan

bahsedebilir misiniz?

İstanbul Demir ve Demir Dıșı Metaller

İhracatçıları Birliği (İDDMİB), iștigal alanı

altına giren alüminyum, bakır, döküm, ev

ve mutfak eșyaları, endüstriyel mutfak,

yapı malzemeleri, metal hırdavat,

metal ambalaj ve kaynak malzemeleri

gibi sektörlerde ihracatın artırılması

için çalıșmalar yürüten bir birlik olup,

Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet

göstermektedir. Alt sektörlerimizle ilgili

yaptığımız çalıșmalarımızı kısaca; dünyanın

önde gelen sektörel fuarlarına milli katılım

organizasyonları düzenlenmesi, Ticaret/

Alım Heyetleri ve pazar araștırmaları

yapılması, firmalarımızın dıș pazarlara

dönük olarak ihtiyaç duydukları

eğitimlerin verilmesi, AR-GE Proje Pazarı

ve tasarım yarıșmaları düzenleyerek

sanayici-akademisyen-öğrenci ve

girișimcileri yenilikçi ve ilerici projelerde

bulușturulması, sektörümüze yeni değerler

kazandırılması, üyelerimize sektörel ve

ülke bazlı raporlar hazırlaması, sektörel

UR-GE projeleri ve toplantılar düzenlemesi

olarak sıralayabiliriz.

Ayrıca, sektörümüzde yașanan sorunlar,

öneriler ve çözümler için ilgili alanda önde

gelen firma ve derneklerden katılımcılar ile

yönetim kurulu üyelerimizin bașkanlığında

toplantılar ve çalıștaylar düzenleyerek,

değerlendirmelerin yapılmasını sağlıyoruz.

Bunların yanı sıra yeni gelișmelerden

üyelerimizi haberdar edebilmek adına

alanında uzman kișiler ile seminer ve

eğitimler düzenliyor ve gerekirse ilgili

konularda tanıtım ve bilgilendirme broșürü,

dergi ve kataloglar hazırlıyoruz.

İDDMİB olarak pandemi dönemindeki

çalıșmalarınızdan bahsedebilir

misiniz?

Demir ve demir dıșı metaller sektörü,

Türkiye’nin toplam ihracatına aralıksız katkı

vermek amacıyla pandemi döneminde de

çalıșmalarına hız kesmeden devam etti.

Bu zor günlerde İDDMİB bünyesindeki

sektörlerimizin birçoğu hızla çalıșanlarının

güvenliğini ve sağlığını koruyucu

tedbirlerini alarak, fabrikalarında ara

vermeden üretti, ihracat yapmak için

daha fazla efor göstererek aralıksız

çalıștı. Dijital platformlar, sanal fuar ve

konferanslar artık ticarete yön veriyor.

2020 yılının ilk 10 ayında 7 sanal ticaret

heyeti gerçekleștirdik. Firmalarımız yerel

firmalarla iletișim kurarak, pazarı tanıdılar

ve bilgi edindiler. Bu durum bizlere fiziki ve

geleneksel pazarlama yöntemleri dıșında

da satıș yapmanın ve müșteri portföyünü

artırmanın mümkün olabildiğini gösterdi.

Bu kapsamda son olarak 5-15 Ekim

tarihleri arasında sektörün hedef pazarları

olan Hindistan’a ve Pakistan’a sanal

ticaret heyetleri düzenledik. Hindistan

ve Pakistan, hedef ülkelerimiz arasında

yer alıyor. İki ülke ile toplamda 1,5

milyar nüfustan, 19 milyar dolarlık demir

ve demir dıșı metaller ithalatından ve

toplamda ise 529 milyar dolarlık ithalattan

bahsediyoruz. 14 Türk firmanın katılımı

ile gerçekleșen heyette, toplam 204

yabancı firma ile toplam 287 görüșme

yapıldı. 2021 yılında, sanal heyetler ile

bașlattığımız iș görüșmelerini fiziki heyetler

ile tamamlayarak daha yakın temaslar

kurarak ilișkilerimizi güçlendireceğiz.

Sanal heyetlere ilave olarak firmalarımızı

yılın 365 günü yabancı satın almacılar

ile bulușturacak web portal projemizi

hayata geçirdik. İlgili portallarımızda,

sektörümüzün ve firmalarımızın tanıtımını

gerçekleștirmenin yanı sıra, sanal ticaret

heyetlerimizin devam görüșmelerini de

gerçekleștireceğiz. Alüminyum, bakır,


63

hırdavat, mutfak eșyaları, endüstriyel

mutfak ekipmanları ve döküm alt

sektörlerimize yönelik olușturduğumuz

portallarımızın tanıtımını kasım ayı

sonunda gerçekleștirmeyi planlıyoruz.

Sektörümüzü besleyecek eğitim ve

konferanslar yine gündemimizde yer

alıyor ama dijital eğitimler ve webinarlar

olarak devam ediyor. Yine üyelerimizin

sorunlarına eğilerek, devlet nezdinde

kendilerine temsiliyet kazandırıyor, çözüm

üretiyoruz. Ayrıca, rapor gibi taleplerini de

bir yandan karșılamaya devam ediyoruz.

Son olarak İDDMİB’in iștigal alanındaki

alüminyum sektörüne yönelik olarak

hazırlanan “Vocational Training and

Education for Aluminium Sector (AluVET)”

Projesi, Dıșișleri Bakanlığı Avrupa Birliği

Bașkanlığı’na bağlı Avrupa Birliği Eğitim

ve Gençlik Programları Merkezi Bașkanlığı

tarafından hibe almaya uygun bulundu.

Yeni normalleșme sürecinde

Türkiye’yi ve sektörümüzü neler

bekliyor?

Demir ve demir dıșı metaller

sektörümüz, ‘Yeni Normal’ olarak

adlandırılan dönemde de ülke

ekonomisine üretim, istihdam ve

ihracat özelinde yüksek katma değer

sağlamaya devam ediyor. Özellikle

birliğimizin düzenlediği Sanal Ticaret

Heyetleri ile uluslararası ticaret köprüleri

sağlamlaștırılıyor. Sektörümüzün

bilhassa ülke gruplarına göre ihracatına

baktığımızda, ihracatçılarımızın Sanal

Ticaret Heyetleri vasıtasıyla pazar

çeșitlendirmesini gerçekleștirme

noktasında ilerleme kaydettiğini rahatlıkla

söyleyebiliriz. Bu doğrultuda sektörümüz

gerekli tedbirleri alarak üretmeye ve bizler

de birlik olarak ihracatı artırmaya destek

olacak her türlü çalıșmayı planlayarak

hayata geçirmeye devam edeceğiz.

Pandemi, birçok konuya bakıș açımızı

ve iș yapıș șekillerimizi derinden etkiledi.

Dünya artık eskisi gibi olmayacak. Birçok

konuda kendine yeterliliğin bir zorunluluk

olduğunu gördük. Bu doğrultuda birlik

olarak özellikle üretimde girdi olarak

kullanılan ara mamullerin ithalatının

azaltılmasına büyük önem veriyoruz.

Demir ve demir dıșı sektörü olarak gerek

savunma sanayi gerek otomotiv sanayi

olmak üzere çeșitli sektörlerimizin ihtiyacı

olan mamul ve yarı mamul ihtiyacını büyük

oranda yerli üretim ile karșılıyoruz. Ancak

Türkiye’de üretilmeyen ve üretim yapmak

için ithal etmek zorunda olduğumuz

bir takım ara mamuller mevcut. Bu

ara mamulleri tespit ederek üretmek

sanayiciler olarak bizim görevimiz. Son

yıllarda devletin sağladığı kredi olanakları,

Eximbank’ın katkısı ile ülkemizde birçok

alanda yeni yatırım imkânları ortaya çıktı.

Birlik olarak sektörle koordine șekilde bu

iși takip etmekteyiz.

2021 yılı hedef, plan ve

beklentilerinizden bahsedebilir

misiniz?

2020 yılının ilk aylarında pandemi

sebebiyle ihracatımızda yașanan

düșüșü, 2020 yılının son aylarına doğru

hızla kapatarak normale çok yaklaștık.

Bu sebeple bu ivmede gideceğimizi

düșünürsek 2021 yılı için 9,5 milyar dolar

ihracat hedefi belirledik.

Demir ve demir dıșı metaller sektörü,

ana ihraç pazarı Avrupa olsa da dünyanın

her noktasına ihracat gerçekleștiren

bir yapıya sahip bulunuyor. 2020

bașında belirlediğimiz gibi 2021 için de

Avrupa dıșındaki pazarlarda ihracatımızı

geliștirmeyi ve farklı coğrafyalara

yönlenmeyi sürdüreceğiz. Bunun yanında

ABD pazarı bizim için çok önemli. ABD’de

de bu dönemde tedarik kaynaklarını

çeșitlendirmenin önemini gördü. Bunu

fırsata çevirmeyi hedefl iyoruz. Ayrıca

ihracat pazarımızı ve satıș imkânlarımızı

geliștirecek ve çeșitlendirecek projeler

üretmeyi asli görevlerimiz arasında

görüyoruz. Bu noktada, toptancıların

organize olduğu ve kümelendiği İSTOÇ

ve benzeri olușumların tanıtılması için bir

proje bașlatıyoruz. Bu yolla konteyner

ölçeğinde sipariș veremeyen alıcıları

ülkemize çekmeyi hedefl iyoruz. Özellikle

Afrika, Orta Asya gibi bölgelerden

birçok alıcı parça parça siparișlerini

bir konteynerde birleștirerek ithalat

yapmayı tercih ediyor. Biz bu ișlemleri

kolaylaștıracak bir organizasyonu hayata

geçirmeyi ve bunu yurtdıșında uygun

hedef kitleye tanıtmayı planlıyoruz. Bu

proje birçok malın ülkemizden ihraç

edilmesine de zemin olușturacak.

Ayrıca pandemi döneminde ihtiyaç

duyulan ürünlere yönelik tespitleri

gerçekleștirerek, üyelerimizi bu konuda

yönlendirecek projeler yapmayı

planlıyoruz. Dünyanın ihtiyaçlarını bu

önümüzdeki dönemde iyi analize ederek,

hastane yatırımları gibi projeleri yakından

takip edip çalıșmalarımızı sürdüreceğiz.

Yerli malı kullanımının artırılması, ithal

malların yurt içinde üretilmesi, katma

değerli üretim, dünya markaları yaratmak,

yüksek teknoloji ve tasarımda gelișmeler

göstererek kalıcı ve istikrarlı șekilde cari

fazla verir hale gelmek her zaman olduğu

gibi önceliğimizde yer alacak.

ABD ve Avrupa Birliği gibi önemli

pazarlardaki ticaretimizi daha da

geliștirmek için katma değerli, markasıyla

ve tasarımıyla öne çıkan ürünlerin

arz edilmesine ilaveten verimlilik ile

çevre etkileri konularında da kendimizi

geliștirmeliyiz. Önümüzdeki dönemde

üretilen ürünlerin çevre üzerinde yarattığı

etkinin de ihracatta ilave vergiler

doğuracağı bir dönemin yaklaștığını

söyleyebiliriz. Bu kapsamda düșük

karbon ekonomisine dönüșümümüze

hız vermeli ve sanayimizin karbon ayak

izini küçültmek için adımlar atmalıyız.

Bu hususta göstereceğimiz adaptasyon

kabiliyeti yakın gelecekte rekabet

gücümüz üzerinde de önemli bir etkiye

sahip olacak.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mı?

Ekonomik refaha giden yolun ihracattan

geçtiği ve bu konuda harcadığımız

çabanın ne kadar isabetli olduğu her

geçen gün daha da anlașılıyor. Özellikle

katma değerli ürünlerin ihracatı her zaman

önceliğimizdeki yerini koruyor. Bu sebeple

yıllardır düzenlediğimiz İMMİB Endüstriyel

Tasarım Yarıșmaları, Birlikte Tasarlayalım

ve Metalik Fikirler AR-GE Proje Pazarları

gibi etkinliklerimiz ile Türkiye’de tasarım,

AR-GE ve inovasyon bilincine katkıda

bulunmaya da devam edeceğiz.

Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri

olarak, üretim ve ticaret faaliyetlerimizi

artırmaya yönelik çalıșmalarımızda

verdiğiniz haber destekleri için teșekkür

ederiz.

IDDMIB will strengthen International

Trade Bridges in 2021 with its

Groundbreaking Projects

We had an interview with Tahsin ÖZTİRYAKİ,

the President of the Istanbul Ferrous and

Non-Ferrous Metals Exporters Association

(IDDMIB), regarding their recent works and

the new projects they target, especially

during the pandemic period.

Röportaj




66

Röportaj

Çuhadaroğlu, “Marka, Verilen Bir Sözdür” Mottosuyla

Sektöre Yeni Markalar Kazandıracak

Alüminyum sektörünün öncü kuruluşlarından Çuhadaroğlu Grup Genel Müdürü Kenan ARACI ile

son dönemde sektöre kazandırdıkları yenilikler, markalaşma yönünde attıkları adımlar,

pandemi döneminde gerçekleştirdikleri ve yeni dönemde yürütecekleri çalışmaları içeren

bir röportaj gerçekleştirdik.

Firmanızın alüminyum sistemleri

üretimi ve üretimde öne çıkan

modeller hakkında bilgi verebilir

misiniz?

İnșaat sektörünün tüm alanlarına

dokunan bir köklü firma olarak,

1954’den bu yana alüminyum

sektörünün öncü kurulușlarından biri

olarak faaliyet gösteriyoruz. Yapı ve

inșaat sektöründe; Alüminyum Mimari

Sistemler (Giydirme Cepheler, Sürme ve

Doğrama Sistemleri), Otomatik Döner

ve Kayar Kapılar, Ofis Bölme Sistemleri,

Güvenlik Doğramaları (Kurșun Geçirmez

ve Yangına Dayanaklı Doğramalar) ve

Bombaya Dayanıklı Cepheler olarak 3

grupta üretim yapıyoruz. Savunma sanayi

için sürdürdüğümüz Güvenlik Kabinleri

Sistemleri çalıșmalarımızın testlerini

tamamladık. Bunun dıșında endüstriyel

profil üretimimizle de bu yöndeki talepleri

de karșılıyoruz.

Çuhadaroğlu olarak alüminyum

sistemlerini; yüzde 100 geri dönüșüm,

ısı yalıtımı, farklı yüzey ișlem seçenekleri

sunması gibi pek çok avantajları ile PVC

ve çelik

doğramalara

kıyasla

bugünün

yapıları için

vazgeçilmez

olarak görüyoruz.

Bu sistemleri;

Cephe Sistemleri, Kapı-

Pencere Sistemleri ve Sürme Sistemler

bașlıklarında, en üst düzey performans

gösterecek tasarımlarla üretiyoruz.

Öte yandan son yıllarda giderek

yaygınlașan dikey yapılașma nedeniyle

yüksek katlı binaların artması, balkon

ve teras kullanımı ile birlikte Sürme

Doğrama Sistemleri’ne yönelik talebi de

artıyor. Sürme Doğrama Sistemleri, teras,

balkon ve pencere gibi yapı üzerinde yer

alan geniș açıklıkların kapatılmasında

kullanılıyor. Minimalist bir yaklașımla

tasarlanan ve maksimum görsel açıklık

sağlayan sistemler; mimarlar, uygulayıcılar

ve kullanıcılar tarafından tercih ediliyor.

Bu sistemlerden beklenen performans

değerleri de olușan talebe paralel olarak

giderek artıyor. Su sızdırmazlığı, hava

sızdırmazlığı, ısıl performans, rahat

ve konforlu kullanım, bu özelliklerden

birkaçını olușturuyor. Sistemlerin

kullanılacakları coğrafi konum, iklim,

yapı üzerindeki konumlarına bağlı olarak

performans kriterleri ve değerleri de

farklılık gösteriyor. Çuhadaroğlu olarak

bu durumları gözeterek Sürme Doğrama

Sistemleri üzerine en yeni teknolojiler

geliștiriyoruz.

Çuhadaroğlu olarak nasıl bir iș

modeline sahipsiniz? Sizi

sektörde farklı kılan

unsurlar neler?

Çuhadaroğlu olarak

sadece ürün değil,

aynı zamanda en son

teknoloji ürünü olan

binalarda kullanılan

sistemler geliștirerek

bir șehir silueti de

tasarlıyoruz. Sadece

yüksek binaları

değil, villa, bahçeli

ev gibi tekil yapılar

için de butik dediğimiz,

ihtiyaca özel çözümler ve sistemler

geliștiriyoruz. Aldığımız birçok projede

sadece dıș cephe uygulamalarında

hizmet vermiyoruz. Interwall markamız

ile yapıların iç mekânlarında ofis içi

bölme sistemlerimizi kullanıyoruz. Interax

markamız ile kapı ve aksesuar sistemleri

ile projelerde fark yaratıyoruz. Özellikle bu

yıl yașadığımınız zorlu sağlık süreçlerinde

hızla cevap veren ve yüksek öneme

sahip șehir hastane projelerinin çoğunda

Çuhadaroğlu markalarına ait çözümlerin

ve sistemlerin kullanıldığını söyleyebiliriz.

Firmanızın bünyesinde yer alan

markalarınız hakkında kısaca bilgi

verebilir misiniz?

Yarım yüz yılı așan tecrübemizde,

zamana, teknolojiye ve insana karșı;

iletișim odaklı, yenilikçi bir yapıyı


67

merkezimize aldık. Bu kapsamda

bünyemizde geliștirdiğimiz 5 markamız

bulunuyor. Bunları tek tek özetlemek

gerekirse;

Interal

Firmamızın sistem evi çatısı altında

yer alan alüminyum mimari sistemleri,

alüminyum aksesuarları ve endüstriyel

profilleri üretimimizi 2019 yılında

Interal markası adı altında birleștirdik.

Markamızı, firmamızın yenilikçi bakıș

açısı, sürdürülebilir gelișim ilkesi, çevre

dostu ve müșteri odaklı yapısı ile hayata

geçirdik.

Interax

Sektörde edindiğimiz deneyimi,

Interax Kapı ve Aksesuar sistemleri ile

yapı dünyasının hizmetine sunuyoruz.

Kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt verebilecek

geniș bir ürün yelpazesine sahip

Interax bünyesinde; Otomatik Kayar

Kapı ve Döner Kapı Sistemleri, KTS

Katlanır Toplanır Cam Sistemleri ve

Cam Aksesuarları bulunuyor. Interax ile

yapılarda konfor, emniyet ve ihtiyaçları bir

araya getiriyoruz.

Interwall

Interwall Ofis İçi Bölme Sistemleri ile

mekânlara modern ve estetik çözümler

sunuyoruz. Estetik kaygılar göz önünde

bulundurularak minimize edilmiș profil

sistemleri ile kullanıcı ihtiyaçlarına eksiksiz

cevap verebiliyoruz. Alüminyum tașıyıcılar

üzerine cam ve ahșap panel olarak

uygulanan bölme sistemleri ile mimari

ihtiyaçlara farklı çözümler üreterek,

modern çizgiler ile tasarım zenginliği

yaratıyoruz.

için dijitalleșme uygulamaları üzerinde

çalıșıyoruz. Dijital platformlarda yer

alacak ürün, uygulama ve sistem

çözümlerini de Interdigi markası altında

yarattığımız ortak bulușma noktası

aracılığıyla sektöre kazandırıyoruz.

Pandemi dönemini, dünya ve Türkiye

ekseninde değerlendirebilir misiniz?

Bu dönem faaliyetlerinizi nasıl

etkiledi? Yașanan gelișmeleri sektör

açısından değerlendirebilir misiniz?

Türkiye, bu zamana kadar global

ölçekte ve kendi içinde yașadığı bazı

olumsuzluklar nedeniyle çok sayıda krizi

atlattı. Ancak, bu kez durum çok farklı.

Çünkü salgın ve sokağa çıkma yasakları

sektörel ve küresel boyutta üretimi

tamamen durdurdu. Salgın hastalığın

küresel boyutta olması nedeniyle bașta

ABD ve Avrupa Birliği bölgelerinde

piyasalarda olușan durgunluğun önüne

geçmek için çalıșmalar yürütüldü.

Mevcut faiz oranlarının düșürülmesi ve

bașta en çok bu salgından etkilenen

sektörler olmak üzere yapılan teșvikler,

2’nci çeyrekte olușan olumsuz tabloyu

biraz olsun tersine çevirdi. İçerisinde

bulunduğumuz dönemde; ilaç, tedavi

ve așı çalıșmaları, sürecinin hızını

belirleyecek. Son așamada dünyada,

ABD seçimi, Çin’de yașanan ticari

toparlanmanın etkilerinin 2021 yılı ilk

çeyreğinden sonra görüleceği yönünde

ağırlık bulunuyor.

Türkiye’de ișletmelerin iç pazarda

yașanan daralmaya paralel olarak yurtiçi

satıșları durma noktasına geldi, yurt

dıșı satıșları nispeten aynı kaldı, hatta

geçen yıla göre artıș gösterdi. Firmamız

özelinde baktığımızda; 2019 yılı sonu

itibari ile salgın öncesi inșaat sektöründe

kullanılan mimari alüminyum sistem satıș

oranları yüzde 60 seviyelerinde, yüzde

40 sanayi pazarı tarafında iken, salgınla

beraber yılın ilk çeyreğinde inșaat sektörü

pazarının toplam satıș oranlarımız

içerisindeki payı, yüzde 40 seviyelerine

geriledi. İhracat satıș oranları ise yașanan

küresel salgın hastalığa rağmen, geçen

yılın aynı periyodu ile karșılaștırdığımızda,

toplam satıșlar içindeki payı, yüzde 40

seviyelerinden yüzde 65 seviyelerine

kadar yükseldi.

İșin sağlık tarafındaki belirsizlik

zamana bağlı olarak çözümlense de,

toplumun satın alma sürecinde etkili

olan psikolojik, sosyolojik etkileșim ve

buna bağlı olarak ekonomi tarafındaki

belirsizlik nedeniyle toparlanma sürecinin

uzayacağı görünüyor. Süre olarak 2021

yılı ilk çeyreği ile normalleșme sürecinin

hız kazanacağı, ekonomik tabiri ile yaz

aylarında bașlayacağı iddia edilen bir V

çıkıș trendi yerine, normalleșmenin biraz

daha zaman alacağı bir U trendinin bizleri

beklediğini söyleyebiliriz. Buna ilaveten,

hastalığın sonbahar aylarında tekrarlama

ihtimalini de dikkate alırsak, belki yaz

aylarında bir toparlanma sonrası tekrar

Röportaj

Intersecure

Markamızı, tamamı camlı yangına

dayanıklı alüminyum doğramalar, kurșun

geçirmez doğramalar ve bombaya karșı

dayanıklı cepheler ile düșük-orta-yüksek

güvenlik talebi istenen tüm durumlar için

kullanıma sunuyoruz.

Interdigi

Günümüz koșullarına ayak uydurmak

için son kullanıcıdan mimarlara,

uygulayıcılardan șantiyelere doğru bilgiyi

hızlı ulaștırmak, süreçleri kısaltarak ișleri

hızlandırmak ve hayatlarını kolaylaștırmak


68

Röportaj

negatif etkileneceği ve yılı birkaç istisna

sektör dıșında, tüm sektörlerin olumsuz

kapatacağını öngörüyoruz.

Pandemi, dünya ticaretinde ne tür

bir değișim yaratacak? Türkiye, bu

değișimden nasıl etkilenecek?

Orta ve uzun vadede belirsizliğin

ortadan kalkması ile özellikle Çin ile

ticaret yapan ülkelerin ölçek azaltmasının,

Just in Time (JIT) modeli ile tedarik

zincirine öncelik vermesinin ülkemize

önemli kazanımları olacak. Bu durumun,

özellikle ihracat pazarlarına olumlu

yansıyacağı ve Türkiye’nin pozitif olarak

ayrıșacağı görüșündeyiz. Diğer taraftan,

Covid-19 salgın hastalığının Çin merkezli

olarak ortaya çıkması, bașta ABD ve AB

Ülkeleri nezdinde olumsuz bir algı yarattı.

Bu algının, her ne kadar hastalığın Çin

kaynaklı olup, önlemleri alma noktasında

Çin devletinin geç kaldığı iddiaları

ortaya atılsa da, ispatının zor olacağı

bir gerçek. Ancak, bu sürecin kasım

ayında ABD’de yapılan seçimlerini de

dikkate aldığımızda, bir ticaret savașı

haline evrilmesiyle Türkiye ihracatına

orta vadede olumlu yansıyacağı

görüșündeyiz.

Yeni dönemde ne tür çalıșmalar

yürüteceksiniz?

Çuhadaroğlu olarak 65 yıllık köklü

tecrübemizle prestijli projelere imza

atarak, alüminyum sistemleri konusunda

kaliteli ve sürdürülebilir bir marka haline

dönüștük. Dürüstlük ve güven ilkeleri ile

sektörün üniversitesi olarak anıldık. Kısa

vadede en büyük yeniliğimizi bünyemize

kazandırdığımız markalarımız aracılığıyla

hayata geçirdik. Interal, Interax, Interwall,

Intersecure ve Interdigi’den olușan

marka ailemizle; değișimin, gelișimin

ve sektörde markalașmanın bilinciyle

hareket ederek, tüm marka stratejimizi

“iletișim odaklı” kurguladık. Yeni marka

stratejimizi sunarken, güvenilir, güçlü ve

akılda kalıcı bir marka olmanın yolunun

sözünü tutan bir yapıdan geçtiğine

inandık. “Marka, verilen bir sözdür”

mottosuyla yol aldık.

Yeni dönem çalıșmalarımızda, basit ve

kolay anlașılır, șeffaf ama aynı zamanda

farkındalık yaratan, öncü ve kalitesinden

ödün vermeyen çizgisiyle sektörde

bilinen ve söz sahibi markalar olușturmak

birincil önceliğimiz olacak. Yeni

markalarımızı yeni ürünlerimiz ve iletișim

materyallerimiz ile tanıtacağız. Kurumsal

kimlik rehberimizi baz alarak; ürünlerimiz,

kataloglarımız, internet sitelerimiz, sosyal

medya hesaplarımız, bayi tabelalarımız,

dijital altyapımız ve çözümlerimiz ve hatta

promosyon malzemelerimiz yeni baștan

tasarlandı ve tasarlanmaya devam ediyor.

Satıș ve pazarlama personelimiz de yeni

kurumsal kıyafetleri ile markalarımızın

öncüleri oldular.

Diğer yandan pandemi süreciyle

birlikte, satıș ve pazarlama tarafında

dijital dünyanın farkındalığını yașıyoruz.

Bu alanda yapılacak her aktivitenin

geri dönüșünü önemsiyoruz.

Düzenleyeceğimiz etkinliklerinin,

katılacağımız fuar gibi aktivitelerin dijital

modelleri ile planlamalarımıza devam

ediyoruz. Özellikle yurtdıșında en

uzak lokasyonlarda düzenlenen sanal

fuarlara katılarak hem hedef pazarımızı

genișletmek, hem de sistemlerimizin

satıșını yapmak hedefindeyiz.

Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde

öncelikli olarak hedef pazarlardaki

ilgili fuarlara iștirak edeceğiz. Mevcut

yurtdıșı dağıtım kanalları ile yaptığımız

çalıșmalarla bu ülkelerdeki ihtiyaçları

belirleyerek ürün geliștirme süreçlerini

tamamladık. Yeni yapılanma ile

mevcut showroomlarımızı pazarlardaki

müșterilerimize hitap edecek șekilde

tasarladık. Son olarak yine yeniliklerimiz

kapsamında bütünlük, yenilik ve

sürdürülebilirlik ilkelerini merkez alan

yönetim ve tasarım anlayıșı ile çevresel,

yapısal ve fiziksel șartlara göre çözümler

üreten firma olarak, Amerika pazarına

yönelik geliștirdiğimiz fiziksel hava

koșullarına karșı maksimum dayanıklılık

ve güvenilirlik sağlayan, Kasırgaya

Dayanıklı Kapı, Pencere ve Sürme

Sistemlerini sektöre sunacağız.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mı?

Ülkemizin ve tüm dünyanın yașadığı bu

zorlu sağlık mücadelesinde her șeyden

evvel, önce bireysel, sonrasında toplum

olarak tüm hijyen koșullarının ve gerekli

önlemlerinin alınmasını her koșulda

esas görüyoruz. Gelecek nesiller için

sağlıklı kalmaya, yașamın devamı için

insana ve doğaya ihtiyacımız var. Uyumlu

kalarak, üretmeye, çalıșmaya devam

ederek, sağlık ve hijyen kurallarına tam

teșekkülü ile riayet ederek, tüm dünyanın

bu zor pandemi sürecini yavaș yavaș

atlatacağına inanıyoruz. Win&ARTProje -

ALU&Art Dergileri olarak destekleriniz için

teșekkür ediyoruz.

Çuhadaroğlu will bring New Brands to

the Sector with its motto of “Brand Is A

Promise”

We had an interview with Mr. Kenan ARACI,

General Manager of Çuhadaroğlu Group,

which is one of the leading companies in the

aluminum industry, where we talked about the

innovations they have brought to the sector

recently, the steps they have taken towards

branding, the work they have carried out during

the pandemic period and will be carried out in

the new period.







74

Röportaj

Prof. Dr. Metin USTA

“Alüminyum Sektörü, Katma Değerli Üretime Odaklanmalı”

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin USTA ile

TÜBİTAK MAM’ın alüminyum sektörüne ilişkin çalışmaları, sektörün sorunları ve çözüm bekleyen

konular üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Malzeme mühendisiyim. 1992 yılında

İstanbul Teknik Üniversitesi Metalürji

Mühendisliği’nden mezun oldum. Daha

sonra 1992 yılında kurulan o zamanki

adıyla Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü

adına Amerika’da imtihan kazandım.

Orada yüksek lisans, doktora ve doktora

sonrası çalıșmalar yaptım. Y. Lisans

sırasında kimyasal buhar çökertme

yöntemiyle kaplama konusunda, doktora

sürecinde alüminyum alașımları üzerine

çalıșmalar yürüttüm. Doktoram sırasında

NSF’den destek aldık. NSF, verdiği destek

karșılığında, okula en yakın alüminyum

tesisinin bir sorununun giderilmesinde

görev almamı șart koștu. Benim de

doktora çalıșmam bu șekilde geliști.

Ekip arkadașlarımla birlikte 6XXX serisi

ekstrüzyon alașımlarını ekstrüde eden

tesisin prosesini inceledik, prosesin

sıcaklık değișimlerini takip ettik, üretilen

malzemelerin iç yapılarını inceledik,

özelliklerini analiz ettik. Bir çeșit proses

geliștirme yaptık. Daha sonra da

biyomalzemeler ve titanyum alüminat gibi

intermatik malzemeler üzerine çalıștım.

2002 yılında Gebze Yüksek Teknoloji

Enstitüsü’ne döndüm. Yardımcı doçent

oldum. 2005’te doçent, 2010’da da

profesör oldum. 31 Mart 2014 tarihinde

okulumdan TÜBİTAK Marmara Araștırma

Merkezi Malzeme Enstitüsü Müdürlüğü’ne

görevli olarak geldim. Yaklașık 7 yıldır

burada görev yapmaktayım.

Gebze Teknik Üniversitesi’nde

yaptığınız projelerden bir örnek

verebilir misiniz?

Amerika’dan geldiğimde, o zamanki

adıyla Devlet Planlama Teșkilatı

alüminyum üzerine bir proje vermek istedi.

Çünkü Gebze ve civarı bir alüminyum

havzası içerisinde bulunuyordu. Yakın

civarında farklı alüminyum fabrikaları

vardı. Dediler ki, “Konumunuz itibariyle

alüminyumun merkezindesiniz. Orada

bir alüminyum merkezi kuralım.” Böylece

2003 yılında bölgede Alüminyum

Araștırma ve Uygulama Merkezi kuruldu.

Biz oranın altyapısını kurarken çok geniș

düșündük. Herkese hizmet vermesini

hedefl edik. Bu anlamda malzeme

karakterizasyonuna, test ve analizlere

yönelik bir altyapı kuruldu. Ayrıca

alüminyum, magnezyum ve de zirkonyum

üzerine sert așınmaya ve de korozyona

dayanıklı kaplamalar yapabilen mikro

ark oksidasyon diye adlandırılan bir

pilot çapta kaplama altyapısını kurduk.

Alüminyuma baktığımızda yüzeyde

alüminyum değil, aslında korozyona

dayanıklı oksit tabakası olan alüminyum

oksit (alümina) görürüz. Alümina tabakası

alüminyumun oksidasyona uğramasını

engeller. Biz bu tabakayı binlerce kez

artıran, alüminyumun oksidasyona

uğramasını engelleyen bir sistem kurduk.

Konuyla ilgili yüksek lisans, doktora

tezleri çıkardık. Daha sonra sistemi farklı

alașımlar üzerine uyguladık. Bu sistemi

bașka bir yönteme de uyarlayarak, aynı

sistem içinde yeni biyo-malzemeler

geliștirdik. Bu kaplamayı biyomalzeme

üzerinde de kullandık.

TÜBİTAK MAM, sanayicilere nasıl

bakıyor? Ar- Ge konusunda ne tür

destekler veriyor?

TÜBİTAK’ın 2 ayağı var. Bir destek

kısmı var. Firmalara Ar- Ge ve üretim

projelerinde destek veriyor. Üniversitelere

de farklı destekleri oluyor. Yani bir

çeșit fonlama mekanizması olarak

tanımlayabiliriz. Bir de TÜBİTAK’ın

araștırma yapan enstitüleri var. Biz

onlardan biriyiz. Biz enstitüler olarak,

șirketlere veya üniversitelere herhangi

bir fon sağlamıyoruz. Özel sektörle

ortak projelerimiz olabiliyor. Örneğin

bazı TEYDEB projelerinde projeleri

geliștiriyoruz, Ar-Ge’sini yapıyoruz ve

çıktısını firmaya sunuyoruz. Firma bu

çalıșmayı geliștirir ve ürüne dönüștürebilir.

Ya da firma bir TEYDEB projesi bașlatır,

geliștirme noktasında bizden destek

alır. Ya da bizden danıșmanlık alır.


75

Röportaj

Hizmet konusunda tüm altyapımız

özel sektöre açık. Onun dıșında

TÜBİTAK dıșında da özel sektörle ortak

projeler geliștirebiliyoruz. Özel sektöre

kullandırdığımız altyapı ve donanımımız

için “Endüstriyel Hizmet” adı altında

belli bir ücret karșılığında test, analiz

ve danıșmanlık hizmeti veriyoruz.

Yıllardır birlikte çalıștığımız firmaların

ücretlendirilmesi daha farklı olabiliyor.

Alüminyum Türkiye’de ağırlıklı olarak

hangi sektörde kullanılıyor? İhracat

ve ithalat açısından nasıl bir görünüm

sunuyor?

Bir örnek vermek gerekirse alüminyum

kullanımı en fazla inșaat sanayidedir.

İnșaatla kalkınma belirli bir yere kadar.

Kiși bașına düșen milli gelir 3 bin dolar

ise, bunu inșaat ile 10 bin dolara

çıkarabilirsiniz. Ama ondan sonrası artık

yüksek teknolojinin iși. Ancak üretimi

artırarak katma değerli ürünler üreterek

bunu geliștirebilirsiniz. Muhakkak katma

değerli ürün geliștirmek lazım. Bunu

yapan çok ülke var. İnșaat sektöründe

bir gerileme olduğunda, bu alüminyum

sektörüne de sirayet ediyor. Gelișmiș

ülkelere baktığımızda ise ağırlıklı olarak

ulașım sektöründe kullanılıyor. Mesela

șimdi elektrikli araçlar üretiliyor. Bu

araçların emisyon değerlerinin düșük

olması hedefl eniyor. Alüminyumun

hafifl iğinden ve de korozyona

dayanıklılığından dolayı bu alanda da tercih

edilen bir malzemedir. Yani alüminyum

çok geniș sektörlere hitap ediyor ama biz

yeni tanıyoruz. Türkiye’de 250 ekstrüzyon

fabrikasından, 400 dökümhaneden ve

de binlerce preslerden bahsediliyor ama

kapasiteler çok verimli değil ve de genelde

aynı iș alanlarında toplanma olmuștur.

Yaklașık değerler olarak, 2, 5 milyar dolar

ihracatımız var ama 3,5 milyar dolar da

ithalatımız var. Alüminyumda 1 milyar dolar

cari açık veriyoruz. Birincil alüminyuma,

hurdaya veya yarı mamule verdik paramızı.

Demek ki katma değerli ürün üretemedik

ki cari açığımız bu rakamlara yükseldi. Hep

aynı proseslerle, teknolojilerle ilerleyerek

katma değer koyamazsanız, üzerine cari

açık kapanmaz. Müșteri odaklı yaklașımla

daha uç ürünlerin üretilmesi lazım.

Belki büyük firmalarımız bunu yapamaz

ama küçüklerimiz yapabilir. Özetlemek

gerekirse, bizde çok büyük firmalarımız var

ama katma değerli üretim yapamıyoruz.

Doğu’dan alıp Batı’ya ihracat yapan

bașarılı bir ülkeyiz aslında. Burada firmalar

arası, devletler arası ilișkiler çok önemli.

Firmalarımıza güveniyoruz ama alüminyum

sektörünün stratejik olarak ilerlemesi lazım.

Bir plan ve program doğrultusunda üretim

ve pazarlama stratejisinin yapılmasına

ihtiyaç var.

Alüminyum üretiminde ne tür

sıkıntılar yașanıyor?

Türkiye’de özellikle havacılık, uzay ve

savunma sanayinde çok kritik stratejik

önemi olan 2XXX, 7XXX serilerinin bir

sıkıntısı var. Bunlar üretilemiyor. Hepsi

yurt dıșından ithal yoluyla gelmektedir.

Eğer ki bu alanlarda ilerlemek istiyorsak,

bu alanların çok ihtiyacı olan levha

üretiminin olması lazım. Bizim bunun için

gerekli alt yapı olan sıcak hadde tesisimiz

maalesef yok. Bir sıcak hadde tesisinin

kurulması lazım. Bundan 2-3 yıl önce

proje bazlı teșvikler çıkmıștı. Ama șu anda

bir yatırıma dönüșemedi. Bu çok elzem

bir șey. Bu sorunu aștığımızda havacılık

sanayinin önü açılacak. Çünkü alüminyum

çok stratejik bir malzeme. Devletler

arası ilișkilerde sıkıntılar yașandığında

alüminyum gibi stratejik malzemeleri

parasını verseniz bile alamıyorsunuz veya

yüksek vergilere maruz kalıyorsunuz. Bu

nedenle Türkiye’de üretim sıcak hadde

tesisinin de kurulması șart. Ayrıca bu tür

2XXX ve 7XXX alașımların ekstrüzyon ile

șekillendirilmelerine de çalıșılması lazım.

Pandemi, TUBİTAK MAM’ı nasıl

etkiledi?

Belirli projeleri belirli sürede bitirmeyi

taahhüt ettiğimiz için biz de değișen hiçbir

șey olmadı. Ar- Ge’de mesayi kavramı

yoktur. Ar- Ge 7/24 çalıșır. Dolayısıyla

salgın bizi çok etkileyen bir unsur olmadı.

Biz çalıșmalarımıza aynı hızla, fakat

gereken tedbirleri alarak devam ettik.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mıdır?

Buralara kadar gelip bizleri ziyaret

ettiğiniz için biz teșekkür ederiz.

Win&ARTProje ve ALU&Art Dergileri olarak

ülkemizin geleceği için stratejik öneme

sahip olan alüminyum konusunu her

yönüyle sahiplendiğiniz için sizlere teșekkür

ediyoruz. Bu konu TÜBİTAK için de çok

önemli. Konuyla ilgili her türlü desteğe açık

olduğumuzu belirtmek isterim.

Prof. Dr. Metin USTA:

“Aluminum Sector has to focus on Value

Added Production”

We made an interview with TÜBİTAK

Marmara Research Center (MAM) Materials

Institute Director Prof. Dr. Metin USTA on the

studies of TÜBİTAK MAM in the aluminum

sector, the problems of the sector and the

issues that need to be resolved.


76

Sektör

Alüminyum ve PVC Sektörü Haffner’de Buluștu

Dünyanın önde gelen PVC, alüminyum ve çelik profil işleme teknolojileri üreticisi Haffner,

İstanbul’daki üretim tesisini fuar alanına dönüştürerek, Haffner Fabrika Günleri’nin ilkini 12-17 Ekim

tarihleri arasında düzenledi. Çok sayıda sektörden firmayı ağırlayan etkinlikte, profil işleme makineleri

hakkında en güncel uygulamalar, verimlilik ve performans artıran çözümler sergilendi.

Türkiye’de gerçekleștirdiği üretimin

yüzde 85’ini ihraç eden ve birçok

sanayi kolunun stratejik tedarikçisi

konumunda bulunan Haffner, Fabrika

Günleri etkinliğinde bașta pencere ve

kapı sektörü olmak üzere, otomotiv,

demir, kara ve hava yolu ulașım araçları,

mobilya, aydınlatma gibi sektörleri temsil

eden firmaları bulușturdu. Çok önemli

ișbirliği görüșmelerinin yapıldığı etkinlikte,

uzaktan müdahale kabiliyetleri ile ilgili

demolar gerçekleștirdi.

Pandemi, Uzaktan Müdahaleyi

Kaçınılmaz Hale Getirdi

Pandemi nedeniyle uzaktan bağlantı

yöntemiyle servis verebilme, tüm

otomasyon sistemine bağlanarak sorun

tespit etme ve sorun giderme kabiliyeti

üretimde devamlılık ve tam kapasite

kullanımını teșvik eden Haffner; fuarda

uzaktan müdahaleye imkân veren ișleme

ve kesim merkezleri ile yoğun ilgi gördü.

Köklü Geçmiș, Global Yapı

1926’dan bu yana faaliyetlerini

sürdüren Haffner’in; ABD, Kanada,

Almanya, Hindistan, Șili, Polonya,

Rusya’da kendi ofislerini kurarak satıș

ve teknik servis ağını genișlettiğini ve

buna bağlı olarak hizmet kalitesini

garantilediğini belirten Haffner Yönetim

Kurulu Üyesi Cemil BULDUK, “2020

yılı boyunca, pazar ihtiyaçlarına uygun

nitelikte birçok yeni ürün ve teknoloji

geliștirdik. Fabrika Günleri’nde, bu

yenilikleri ve gelișmeleri sektörle

paylaștık. Seneye yeni üretim

merkezimizde; meslek liseleri,

üniversiteler, tedarikçisi olduğumuz

kurumların Ar-Ge birimleri ve tüm

paydașların da katılımı ile daha geniș

kapsamlı bir formatta tekrarlayacağız.”

diye konuștu.

Aluminum and PVC Industry Met at

Haffner

Haffner, the world’s leading manufacturer of

PVC, aluminum and steel profi le processing

technologies, transformed its production

facility in Istanbul into an exhibition area

and organized the fi rst Haffner Factory Days

between 12-17 October.





80

Röportaj

Almeks, 2021’de Yeni Fabrikasında

Üretim Kapasitesini Artırmaya Odaklanacak

20 yılı aşkın süredir alüminyum ekstrüzyon kalıpları üretimi konusunda faaliyet gösteren Almeks’in

ortaklarından Ahmet DİKKOL ile firmanın geçmişten bugüne uzanan faaliyetleri ve gelecek

hedeflerine ilişkin bir röportaj gerçekleştirdik.

Bizim ișimiz bu așamadan sonra da

devam eder. Firma olarak satıș sonrası

verilecek hizmetleri çok önemli buluyoruz.

Olușabilecek teknik sorunları çözebilmek

ve kurulacak bilgi alıș veriși sizin bașarılı

olup olmadığınızı belirleyen unsurdur.

Bizim bunu büyük ölçüde bașardığımızı

düșünüyorum. İșe bașladığımız günden

beri hem yurtiçi hem de yurtdıșı

pazarlarda olduk. Yaptığımız dıș satımlarla

ülkemize gelir sağlarken istihdama da

katkı sağlamayı sürdürdük. Kaliteli ürün

ve hızlı teslimatın belirleyici olduğu bu

süreçte her zaman bir adım önde olmayı

kendimize amaç edindik.

Röportajımıza bașlarken bize

firmanızdan bahsedebilir misiniz?

Firmamız, 20 yılı așkın süredir

alüminyum ekstrüzyon kalıpları üretimi

konusunda faaliyetini sürdürmektedir.

Șahsım ve ortağım Osman Bey,

firmamızı kurmadan önce alüminyum

profil sektörünün ilkleri diyebileceğimiz

firmalarda çeșitli görevlerde bulunduk.

Edindiğimiz bilgi ve tecrübe sayesinde,

müșterilerimize daha iyi hizmet verdiğimiz

inancındayız. Ülkemizde 60’lı yıllarda

bașlayan alüminyum profil üretimi,

özellikle 90’ lı yılların sonuna doğru ivme

kazanmaya bașladı. Küreselleșmenin

ekonomik sınırları kaldırmaya bașladığı

2000’li yıllar, profil sektöründeki yatırımları

da katlayarak büyüttü. Hızlı büyüme

beraberinde yeterli bilgi ve tecrübeye

sahip istihdam konusunda problemler

olușmasına sebep oldu. O güne kadar

kendi imkânları ile ihtiyaçları olan kalıpları

üreten firmaları zorlamaya bașladı. Bunun

bir neticesi olarak hızla gelișen alüminyum

ekstrüzyon kalıp sektörünün ilkleri

arasında yerimizi almıș olduk.

Firmanızın yapılanması, faaliyetleri

hakkında bilgi verebilir misiniz?

Almeks, alüminyum ekstrüzyonu için

ihtiyaç duyulan her nevi kalıpların ve

yardımcı takımların üretimini yapmaktadır.

Aslında kalıp nihai bir ürün değildir.

Müșteriye teslim edilmesi ile neticelenmez.

Pandemi sektörü nasıl etkiledi?

Firma olarak bu dönemi nasıl

geçiriyorsunuz?

Tabi ki, içinde bulunduğumuz

sektör, genel ekonomik șartlardan

etkilenmektedir. Örneğin, hizmet

sektöründeki gibi ani duruș ve kalkıșlar

bizde olmaz. Etkiler zamana yayılır ve

daha stabildir. Bugüne kadar üretimin

durduğunu hatırlamıyorum. Üretimimizin



82

Röportaj

önemli bir kısmının ihracata dayalı olması

da önemlidir diyebilirim. 2019 yılında

yașanan genel ekonomik sıkıntılar ve

üzerine gelen pandemi herkes gibi bizi

de etkiledi. Buna karșın yüksek kur ve

borçlanmadan kendi öz sermayemizle

çalıșma prensibimiz sayesinde süreçleri iyi

geçirdik. Hatta yeni yatırımlarımıza devam

ettik. Kısa bir süre önce de șirketimizi yeni

yerleșkesine tașıdık.

2021 yılı hedef, plan ve

beklentilerinizden bahsedebilir

misiniz?

2020 yılının bitimine çok az bir zaman

kaldı. İnanıyorum ki, gelecek ilk yarıyıl

birtakım zorlukların azalarak devam

edeceği bir dönem olacak. Son birkaç

senedir müșterilerimizle karșılıklı özverinin

en yüksek olduğu zamanları geçirdik.

Hepimiz bu ülkenin ekonomisine ve

istihdamına katkı sağlıyoruz. Firma olarak

bırakın istihdamı azaltmayı, tam tersi

arttırmayı bașarabildik. Yeni tașındığımız

fabrika sayesinde üretim kapasitesini

arttırmak 1’inci öncelikli hedefimiz olacak.

Daha hızlı ve kaliteli kalıp üretim süreçlerini

geliștirmek için makine yatırımlarının

yanında nitelikli teknik personel

kazanmaya devam ediyoruz.

Değerli vaktinizi ayırdığınız için

teșekkür ederiz. Son olarak eklemek

istediğiniz bir konu var mıdır?

Win&ARTProje - ALU&Art Dergileri

olarak, bizlere bu fırsatı verdiğiniz

için teșekkür eder yayın hayatınızda

bașarılarınızın devamını dileriz.

Almeks to Focus on Increasing

Production Capacity in its New Factory

in 2021

We had an interview with Mr. Ahmet DİKKOL,

one of the partners of Almeks, which has

been operating in the production of aluminum

extrusion molds for more than 20 years,

regarding the company’s activities from the

past to the present and its future goals.













94

Röportaj

TÜYAP, Fuarlarıyla

Ekonominin Merkezinde Olmayı Sürdürecek

TÜYAP Yönetim Kurulu Üyesi ve Stratejik Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Ünal ÖZTOP

ile normalleşme sürecine ilişkin gerçekleştirdikleri hazırlıklar ile yeni dönem iş planları üzerine bir

röportaj gerçekleştirdik.

uygun olarak düzenlenmiș alanlarda veya

QR kodlu online görüșme alanlarında bire

bir iș toplantıları yapabiliyor ve kartvizit

yerine görüștüğü katılımcıya bilgilerini

QR kodunu okutarak paylașabiliyor.

Katılımcılarımız ise fuar süresince mobil

uygulamadan ziyaretçilerin yaka kartlarını

okutarak güvenle bilgileri toplayabiliyor

ve portallarından tüm sene boyunca bu

bilgiye ulașabiliyor.

TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak

normalleșme dönemine nasıl

hazırlandınız?

TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak hayata

geçirdiğimiz fuarlar aracılığıyla her

dönemde ekonomiye katma değer

sağlamayı sürdürdük. Normalleșme

dönemine paralel olarak da fuarlarımız her

zamanki gibi ekonominin merkezi

olmaya hazır. Türkiye’nin öncü

ve önde fuarcılık kurulușu

TÜYAP Fuarcılık Grubu olarak,

ticaretin ve iș bağlantılarınızın

sağlıklı bir ortamda yürütülmesi

için tüm önlemlerle yeni

döneme hazırlandık. Tüm fuar

faaliyetlerinin geçici olarak

durduğu süreçte, yeni normalin

tüm gereksinimlerine göre

planlarımızı ve hazırlıklarımızı

tamamladık.

Yeni dönemde nasıl bir planlama

içerisinde olacaksınız?

“Ticaret İçin Önce Sağlık”

düșüncesinden yola çıkarak temassız

fuar deneyimini hayata geçiriyoruz. Önce

sağlık için fuar içerisindeki birçok ișlemi

dijitalleștirdik. Temassız fuarcılıkla katılımcı

ve ziyaretçilerimize, bu dönemde dijital

alt yapımızın tüm imkânlarını

ücretsiz olarak sunuyoruz.

Fuarı ziyaret etmeyi planlayan

ziyaretçilerimiz MyTüyap mobil

uygulaması üzerinden fuar

davetiyesini alabiliyor, fuar

yaka kartını olușturabiliyor,

fuar alanına hiçbir ekstra

baskılı karta ihtiyaç duymadan

mobil uygulamadaki QR kodu

okutarak giriș yapabiliyor.

Ayrıca, sosyal mesafe kuralına

Son olarak eklemek istedikleriniz ver

mıdır?

Gerek fuar alanımızdaki fiziki

hazırlıklarımız gerekse dijitalleșen

süreçlerle zenginleșmiș ‘Temassız

fuar deneyimi’ ile yeni dönemde tüm

fuarlarımızda ticarete ev sahipliğini

yapmayı ve katılımcılarımızı fuarlarımızda

ağırlamayı sürdüreceğiz. Win&ARTProje

ve ALU&Art Dergileri olarak ilginize çok

teșekkür ediyorum.

TÜYAP will continue to be at the Center of

the Economy with its Fairs

We had an interview with Zeynep Ünal

ÖZTOP, Member of the Board of Directors

of TÜYAP and Deputy General Manager of

Strategic Marketing, on their preparations

regarding the normalization process and their

new term business plans.



96

Makale

Zor Zamanlar…

Fikret YILMAZ

Değerli okurlarımız,

Öncelikle, dünyamızı etkileyen

COVID-19 salgınında

sağlığınızın ve ișlerinizin iyi

olmasını diliyorum. Umarım bu zor

günlerin hep birlikte sağlıklı ve ekonomik

olarak üstesinden gelmemizi, belki

de bu yazıyı okurken arzu ettiğimiz o

güzel günlerin bașladığı zaman olmasını

diliyorum. Hep birlikte bu kötü günleri

de așacağımıza inancım tam. Yeter ki

herkes, üzerine düșen vazifeyi layıkıyla

yerine getirsin.

Bu salgını çıkaran insanoğlu, bunun

da üstesinden gelecektir. Tabii ki maddi ve manevi en az zarar

ile așmak, sağlıklı bireyler olarak pandemi öncesi gibi yașanacak

günlerin de hep beraber daha güzel günler olması arzu ve

dileğiyle.

Sevgili okurlarımız,

Bu dönemde sağlığımızla birlikte ișlerimiz de çok ciddi bir

șekilde etkilendi. Bazı sektörlerin çok daha fazla etkilendiği

hepimizin malumu. Cam ve cam mamulleri

sektörü olarak domino etkisi gibi,

bu dönemden etkilendiğimiz așikâr.

Özellikle, inșaat sektörünün durma

noktasında azalması, camiamızı

olumsuz etkilemiștir. Cam ve cam

mamulleri olarak bu dönemi devletimizin

ve kendi imkânlarımız ile așmaya çalıșan

meslektașlarımız, hiç beklenmedik bir

kriz ile karșılaștılar. Meslektașlarımız, tam

da cam ve cam mamulleri ile ilgili ișlerin

yoğun sezonu olan temmuz, ağustos,

eylül, ekim ve kasım aylarını kapsayan

dönemde, kıș öncesi tam da iș yapacakları zamanda, maalesef

cam mamulleri temin etmekte ne yazık ki çok ciddi sıkıntı

çekmektedir.

Edindiğimiz bilgilere göre; pandeminin cam fabrikalarında

çalıșanlarda yarattığı rahatsızlıklar, yarı zamanlı çalıșma gibi

durumlardan kaynaklı olarak üretimde istenilen miktarda ürün

çıkarılmaması ve bu dönemde ișlerin az olmasından fırsatla

gerekli olan bakım zamanının gelmesi sebebiyle bakıma

alınan cam fabrikalarının da etkisi ile piyasada cam temininde

sorun yașanmaktadır. Umarım sizler bu yazıyı okurken, alınan

tedbirler neticesinde gecikmeli de olsa temin edilen camlar

meslektașlarımızı mağdur etmeden çözülmüș olur, daha doğrusu

erișimi biraz gecikmeli olunca kıymeti de anlașılmıș olur.

KONUȘMADAN ÖNCE DÜȘÜNÜN, ÇÜNKÜ

DÜȘÜNMEDEN KONUȘMANIN CEZASI;

KONUȘTUKTAN SONRA DÜȘÜNMEYE MAHKUM

OLMAKTIR.

Dergimizin değerli okurları, kıymetli meslektașlarım,

Güzel günlerde sağlık ve huzur dolu hayırlı ișleriniz

olsun.

Sevgiler, Saygılar.



98

Makale

KGF Kredileri Endișe Saçıyor

Celalettin KIRBOZ

Girișimci Alüminyum Sanayicileri ve İș Adamları Derneği

Yönetim Kurulu Bașkanı

Hükümetin çabaları doğru ve yerinde olabilir… Bizlerin bu

çabalara karșı neler yaptığı da bir o kadar önemli değil mi?

Konuyu daha önce KGF kredilerinde gelinen durum olarak

yine eleștirmiștim. Șimdi de aynı kaygılar içerisinde bulunuyorum.

Geçmiș dönemde piyasa sıkıșıklığını açmak için devletin sağladığı

KGF güvencesi ile verilen krediler; o dönemin Maliye Bakanı

tarafından da açıkça dile getirildiği gibi, doğru yerlere gitmedi. Belki

de Maliye Bakanı Sayın Mehmet ȘİMȘEK bunu dile getirdiği için

sonrasında kabine de olamadı. Ne yapıldı o dönemde? İșletmeler

rahatlasın diye bulunan bu yol ile verilen krediler ev oldu, araba oldu,

tatil oldu, belki de bugün olduğu gibi mevduat, hem de yabancı para

mevduatı oldu…

Neden bu endișe içerisindeyim izah edelim: Yurt içine açılan TL

krediler, yılbașından 20 Kasım’a kadar olan dönemde yüzde 42

büyüdü. Bu krediler dolașıma çıksa bile, eninde sonunda bankalara

dönmek durumunda. Buna rağmen TL mevduatındaki artıș, kredi

artıșının yaklașık 20 puan gerisine düștü. Bu da piyasaya çıkan

likiditenin bir kısmının TL dıșı yatırım araçlarına yöneldiğinin açık

göstergesi. Nitekim 20 Kasım itibariyle 3 trilyon 235 milyar liraya

ulașan yurtiçi yerleșiklerin toplam mevduatında TL’nin payı yüzde

45,9’a inerken, dövizin payı yüzde 54,1’e çıktı. Yılbașında TL için

yüzde 51,5, döviz için yüzde 48,5 düzeyindeydi. Yani mevduat

yoluyla tasarrufl ar büyümesine büyümüș ancak, bunun büyük

kısmı dövizle olurken, TL’nin payı küçülmüș. Neden? Yılbașında

193,6 milyar dolarlık düzeyle giren döviz hesapları, ekim sonunda

221 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankası Bașkanı ile Hazine

ve Maliye Bakanı’nın değișimi öncesi, 6 Kasım’da 224,2 milyar

dolara çıkan döviz hesapları, bir haftada 3,2 milyar dolar daha

arttı. Merkez Bankası’nın yeni bir yaklașım ortaya koyacağının

ișaretini verdiği ve yeni bakanın atandığı haftada döviz hesapları 1,5

milyar dolar daha arttı. Nihayet Merkez Bankası’nın faizleri artırdığı

geçen haftada döviz hesapları 2,4 milyar dolar daha büyüdü.

Döviz hesaplarının 3 haftadaki büyümesi 7,1 milyar dolara vardı.

Yabancı sermaye yatırımlarındaki artıș, bir diğer önemli husustur.

Hisse senedi ve tahvile gelen yabancı sermaye, 6 Kasım sonrası,

iki haftada net bazda 1,5 milyar dolara vardı. Sermaye çıkıșı

sermaye girișine döndü. Ekonomi yönetiminin değișmesi sonrasında

döviz hesaplarındaki artıșı bir bașka gelișmeye daha yorumlamak

mümkün. Altın da göz ardı edilmemeli bu dönemde. 22 ton altın ithal

etmemiz de piyasa mekanizması dıșında bir müdahale olasılığının

azaldığı algısından dolayı, yastık altı finansal kaynaklar sisteme

dönüyor olabilir. Yani 6 Kasım’a kadar ekonomide kaosa doğru

gidiyoruz korkusundan beslenen dövize yönelme, yönetim değișikliği

sonrasında bu korkunun azalmasıyla destekleniyor olabilir. Bilinen

o ki, piyasa dostu yaklașım benimsendi ve önemli bir rahatlama da

sağlandı.

İște tam da burada bana göre yapılması gereken konu, gerek

geçmiș dönemde KGF sistemini kullanarak, gerekse pandemi

döneminde piyasa sıkıșıklığını gidermek amaçlı verilen kredileri

kullanarak, bunları yatırıma çevirmeyen kiși ve kurumların tespiti

ile bir anlamda cezalandırılmasıdır. Bu dönemlerde alınan krediler,

bu kredilerin yönlendiği kaynaklar çok iyi takip altına alınarak

vergilendirilmelidir. Devletin böyle zor zamanlarda ekonomiyi ayakta

tutmak için tüm imkânlarını zorlayarak önümüze getirdiği bu paraları

0,65’ler bazında alıp yabancı paraya, altına, gayrimenkule hatta

otomobile dönen bu noktalardan hesap sorulmalıdır.

Yatırım sanayi yüksek faizle asla olmaz, yürüyemez. Yatırım için

devletin sunduğu kaynakları eline geçirip altın, yabancı para,

gayrimenkul hatta tekrar döndürüp faize yatırıp piyasadan çeken

iș adamı ile tüm varlığı ile bu ülkede yatırım yapmaya çalıșan,

geleceğinin, istikbalinin, çocuklarının mal varlığını bankalara

ipotek ederek bunu gerçekleștirmeye çalıșan insanları birbirinden

ayrıștırmak gerekmektedir. Değil ise kim nasıl bu yatırımları yapsın?

Bir hesaplama ile bugünün șartlarında yatırım yapan sanayici önce

(ki güncel faizler yüzde 20’lerden bahsedilen noktalara ulaștı an için)

kazanacak, sonra diğer giderleri ve ardından kendi ihtiyaçlarını…

Bu ülkede herkes gelinen noktadan nasibini adil șekilde almalı.

Herkes bu sunulan imkânlardan yararlandığı gibi, bu ülkeye vermesi

gerektiğinde bundan adil olarak sorumlu olmalıdır. Devlet verdiği

krediyi, teșvik ve benzeri destekleri sonuna kadar takip etmelidir.

Bunlar hiç kimsenin öz varlığı değil, bu ülkenin malıdır.



100

Teknik

Teknolojinin Dönüșümü,

Bina Cephelerine Nasıl Yansıdı?

Ersoy ÇAKIR

Yüksek Mimar

www.ersoycakir.com

Teknolojinin ekspansiyonel hızda dönüștüğü, dünyanın

endüstri 4.0 çağına girdiği (Türkiye için bu değer, 2.4)

günümüz yüzyılında, giydirme cephe sistemlerinin önce

hibritleșerek daha sonra da tamamen dijitalleșerek nasibini

alması kaçınılmaz bir gerçektir. Her șey hızla değișmemektedir.

Güvenilir kaynaklar, 2050 yılına kadar insan zekâsı ile robotik

zekânın eșitleneceğini öngörmektedir. 3 tip devrimsel değișim

birlikte yașanmaktadır; dijital devrim, robot devrimi ve enerji

devrimi.

3G, 4G ardından 5G’nin devreye alınması ile birlikte, nesnelerin

interneti tüm cihazları (Telefonları, güvenlik sistemlerini,

enformasyon sistemlerini, hatta evimizde her șeyi) birbirine

bağlamaktadır. Tüm bilgiler, big datada toplanmaktadır. Akıllı

cepheler, big datadan alacağı bu bilgiler ile gününü, haftasını

hatta ayını bünyesine entegre edilmiș yapay zeka algoritmaları

ile programlamaya bașlamaktadır. Bina cepheleri, birbiriyle veri

alıșverișinde bulunmakta ve anlık olarak kendilerini yeniden çevre

koșullarına uygun olarak programlamaktadır.

Giydirme cepheler, multi disipliner hale gelmektedir. Tasarım,

mekanik, elektronik disiplinler aynı potada toplanmakta her

șey dijitalleșmektedir. Teknolojiye paralel olarak giydirme

cepheler otodidaktik özellikler kazanmaktadır. Öğrenmekte,

değerlendirmekte, karar vermektedir. Camlarda akıllı filtreler

kullanılmaya bașlanmaktadır. Camlar, güneș enerjisini ve gün

ıșığını en verimli șekilde kullanacak șekilde kendini ayarlamakta,

enerji depolamaktadır. Bu enerjiyle binanın tüm enerji ihtiyaçlarını

karșılamaktadır. Hatta merkez sisteme enerji sağlamaktadır.

Giydirme cepheler, ürettiği enerjiyle merkez sistem için enerji

sağlayıcı duruma geçmektedir. Karbon salınımı bina için sıfır

düzeye inmektedir.

Cepheler nefes almaktadır. Akıllı Giydirme Cepheler, nano

teknolojik kaplamalar ve akıllı boya teknolojisi sayesinde kir

tutmamaktadır. Kendi bakımını kendi yapmaktadır. Zarar görmüș

bölümünü ve ihtiyaçlarını tespit etmektedir. Akıllı sisteme bağlı

3D yazıcılarla yedek parçasını üretmektedir. Yine sistem bağlı

robot kollar ile değișimi gerçekleștirmektedir. Cepheler aynı

zamanda dijital özelliklere kavușmakta, camlar ekran özelliği

kazanmaktadır. İletișim, görüntüleme ve birçok özelliklere sahip

olmakta, kullanıcı içeriden istediği manzara görünümünü kendi

ayarlayabilmektedir.

Bunların hiçbiri imkânsız değil! Yeter ki isteyelim ve inanalım.

Geleceği bilemeyebiliriz ama yorumlayıp tasarlayabiliriz.



102

Teknik

Cephe Testlerinde

Hava Geçirgenlik

Makine Mühendisi

Bina tasarımlarında giydirme cephe sistemlerinin

hafifl iği, montaj kolaylığı ile fiziksel koșullara karșı iyi

performans sergileyeceği kabul edilir. Binanın cephesi

bir bütün olarak değerlendirilmekte ve kullanım süresince

aynı performansı sergilenmesi beklenmektedir. Bir sistemden

beklenen detay çözümleri, diğer malzemelerle birleșimleri, ana

tașıyıcı sistemle uyumlu olması en önemli kıstastır.

Bir binanın fiziksel koșullara karșı tepkilerinin

değerlendirilmesinde tecrübeler dile, normlar belirlenmiș

parametrelere kullanılabilir. Bu veriler, standart, basit, en temel

diyebileceğimiz bina tasarımları dikkate alınarak hazırlanmıștır.

Ancak, amorf ve değișkenliklerle dolu bina tasarımlarında bu

veriler ne kadar gerçeği yansıtır?

Küçük bir binada havanın kontrolünü düșünebilir

yașanmıșlıklarla yorumlayabiliriz. Bunu 150 metre yükseklikteki

bir binada yorumlamak istediğimizde, bu veriler yeterli kalır mı?

Böyle yapılarda sisteme hava geçirgenlik testi yapılmalıdır.

Hava geçișinin belirlenmesi, binaya ait enerji kullanımı ve

ısıl konforu hakkında bilgi vermektedir. Çağımızın sorunu

enerji üretimi ve kullanımı çığ gibi büyümektedir. Bunun için

yeni enerji kaynakları ve tabi ki kullanımda tasarruf yöntemleri

aranmaktadır.

Sistemin içeresindeki hava kaçakları aynı zamanda enerji

kayıplarını doğuracaktır. Sadece enerji değil, hava hareket

sebebiyle ses yalıtım zafiyetleri de olușturabilir. Bu zafiyete

verebileceğimiz en güzel örnek, ıslık öttüren doğramalardır.

Çubuk giydirme cephe sistemi; hava sızdırmaz, sürekli

profillerin devamlılığı esasıyla tasarlanmaktadır. Panel sistemde

ise yarım profiller kullanılmaktadır. Bu sebeple panel aralarında

hava bariyerleri desteklenmesi gerekmektedir. Panel sistem

birleșimlerindeki fitil, su ve hava sızdırmazlığını sağlama

görevini üstlenmektedir. Cephe yüzeyine gelen yağmur ve

rüzgâr etkisiyle yaratacağı basınçla fitillerden içeriye geçmeye

çalıșacaktır. Bu varsayımın neden- sonuç ilișkisi kurularak

çözüm üretilmesinde, testlerin önemi büyüktür.

Hava geçirimsizlik değerinin hesabında, bölgenin yağıș ve

rüzgâr etkisi önem kazanmaktadır. Ülkeler bazında normlara

baktığımızda;

2 ,

2

oranının 10 m 2

Ülkemizde yapılan hava geçirgenlik testinde farklı bir bildirim

Binaya gelen rüzgâr ya da sismik etkilere karșı, binanın

davranıșları cephenin de davranıșlarıdır. Binanın davranıșları

ile uyumlu olup olmadığını bulunduğu bölgeye göre rüzgar ve

sismik testleri yapılması, binanın yașamdaki yerini belirlemesi

için önemlidir. Bunun için de binanın bulunduğu iklim koșullarına

göre diğer testlerin yapılması genel tablo dıșında binaya özgü

sonuçlar elde edilmesi performansını artıracaktır. Gelecek

sayımızda sismik testlerden bahsetmeyi planlıyoruz. Sorularınız

ve merak ettikleriniz için dergimize yazabilirsiniz.

CWCT Basınç Tablosu

Rüzgar basıncı Su geçirgenlik test basıncı Hava geçirgenlik test basıncı

< 800 Pa 300 Pa 300 / 600 Pa

801 - 1200 Pa 300 Pa 300 / 600 Pa

1201 - 1600 Pa 450 Pa 300 / 600 Pa

1601 - 2000 Pa 600 Pa 300 / 600 Pa

2001 - 2400 Pa 600 Pa 300 / 600 Pa

> 2400 Pa 0,25 x Rüzgar basıncı



104

Teknik

M.Cüneyt YALÇINKAYA

Cephe Statik Mühendisi

Cephede Farklı Malzemelerin

Birlikte Çalıștırılmasının

Değerlendirilmesi

Cephe sektöründeki gelișmeler, her sektörde olduğu

gibi kendi iç dinamiklerine bağlı olarak ilerlemesini

sürdürmektedir. Sektördeki büyüme ve gelișme her

ne kadar teknoloji ile doğrudan bağlı olsa da arka planda

tasarımcıların hayal gücü, fikirleri, çözüm yöntemleri bu

büyümenin ana kaynağıdır. Otel, iș merkezi gibi görsel açıdan

büyük farkındalık gösteren çevremizdeki binalarda tasarımcıların

hayal gücünün ne kadar gelișmiș olduğunu görmekteyiz. Bu

büyüleyici yapıların ilk bașta göze hitap etmesi ve cazibe alanı

olarak gözükmesi istenmektedir. Bu bağlamda da öncelikli olarak

bina cephesinin tasarımı, tasarımcının hayal gücü ile ilintili olarak

özgün bir șekilde ortaya çıkmaktadır.

İçinde bulunduğumuz milenyum çağından önceki yıllarda

cepheler genelde tek tip katmana bağlı kalarak yapılıyorken,

artık farklı kombinasyonlardan olușan cephe katmanları ön plana

çıkmaktadır. Cephe katmanlarının farklı malzemelerden olușması

durumunda ise kullanılacak malzemelerin sistem içindeki rolleri

büyük önem arz etmektedir. Birbiri ile çalıșacak, yük aktaracak

iki farklı malzemenin mekanik ve fiziksel özellikleri tasarımın en

bașında düșünülmeli ve iyi irdelenmelidir. Aksi takdirde tasarıma

bağlı kalmak ya da aynı bölgede bulunan farklı imalatların

montajını kolaylaștırmak adına yapılacak bir sistem tasarımı,

ilerleyen süreçte statik ve güvenlik açısından sürecin çıkmaza

girmesine sebebiyet verebilir.

alüminyumun serbest uzamasını engelleyecektir. Sistemin rahat

çalıșması adına alüminyum profillere yerleștirilen dilatasyon

kutusu benzeri bir çözümü ön planda bulunan prekast panelde

uygulanabilir, derz bırakılabilir. Fakat bu durumun da tasarımı

etkileyeceği așikardır. Tasarımcı veya ișveren bu duruma izin

vermediğinde ise dar alanda farklı çözümler üretme yoluna

gidilecektir. Ön görselde yapılacak her çözüm her ne kadar

sorunu ortadan kaldırmıș gibi gözükse de deprem, rüzgâr testi

așamasında hareket kabiliyeti kısıtlanan alüminyum cephe

sistemi ya camlardan, ya silikonlardan ya da umulmadık bir

zorlanma bölgesinden sinyal verebilir.

Sonuç olarak sistem içinde birbirine yük aktararak çalıșacak

farklı malzemelerin davranıșları iyi analiz edilmeli ve ona göre

sistem tasarımı yapılmalıdır. Çok özel bir durum olmadığı takdirde

farklı malzemelerin cephede birbirine tașıtılması statik, montaj

ve imalat açsından çok sağlıklı değildir. Mutlaka yapılması

gerekiyorsa sistem tasarım așamasında her iki malzemenin de

nasıl çalıștığını iyi bilen bir cephe danıșmanından destek alınması

önerilmektedir. Malzemelerin birbiri ile görsel birlikteliğinin devamı

için montaj ayrılığı daha sağlıklıdır.

Cephe sistemlerinin statik hesaplarına dair yazılarımız, gelecek

sayılarda da devam edecektir. Önerileriniz ve taleplerinizi

statik@karakalem.com.tr adresine gönderebilirsiniz.

Örneğin tasarımı tamamlanan bir alüminyum

giydirme cephenin faklı bölgelerinde prekast

panellerin olduğunu ve bu prekast panellerin

bağlantılarının cephe betonarmesi yerine alüminyum

giydirme cepheye bağlandığını varsayalım. Prekast

ve alüminyum faklı davranıșlar göstermektedir,

mekanik ve fiziksel özellikleri de çok farklıdır. Prekast

panel, ağırlığının fazla olmasından dolayı bağlandığı

alüminyum profiller gelecek yükü kaldıramayacaktır.

Akla gelen ilk çözüm, alüminyum profillere takviye

çelik atmak olacaktır. Her profil içerisine takviye

çelik koymak, ekonomik olarak mantıklı olmamakla

beraber yapılsa dahi sistem zorlanmaya devam

edecektir. Alüminyum ısıl genleșme katsayısı çelikten

2 kat daha fazla olduğu için alüminyum profil 2 birim

uzamak isterken çelik 1 birim uzamak isteyecek ve













DERGiMiZiN DAĞILIM PROFiLi

OUR JOURNAL’S ROUND PROFILE



ACP YAPI 115

AÇM ALÜMİNYUM 91

ADANA CAM 106-107

AKD DANIŞMANLIK 11-111

AKPA ALÜMİNYUM 19

ALBOND 33

ALCAS 13

ALCO 70-72

ALFA METAL 15

ALKONEKS ALÜMİNYUM 119

ALM ALÜMİNYUM 29

ALMEKS 81

ALUEXPO 84

ALUTEM / SZ METAL 65

ARSLAN ALÜMİNYUM 38-39

ARTİKON 83

ASAF ALÜMİNYUM 77

ASAŞ 31

ATC KAUÇUK 69

BAKA YAPI 47

BASEEXPO 90

BİRSAN CAM 112

BOR ALÜMİNYUM

Logo

BOSSY 53

BURAK ALÜMİNYUM 25

DERLAS KAUÇUK 73

DÖRTEL KALIP 108-109

EKSTEK XP 59

ERGBEY / MAKROWİN 78-79

ERSAŞ

Ön Kapak-7

GALSİAD 99

HİLAL ALÜMİNYUM 43

İNOX ALÜMİNYUM 97

İNTER CEPHE 101

İZ ALÜMİNYUM 42

KANAAT ALÜMİNYUM

Alt Bant

KARPEN / KAR ALÜMİNYUM 89

KÖPRÜ METAL 57

KTM PANJUR

Logo-17

KURTOĞLU ALÜMİNYUM 21

MACO 88

MIESSO / BURHANZADE 117

MOR ALÜMİNYUM 49

MURAT METAL 71

OKYANUS ALÜMİNYUM 37

POİNT SPACER 110

REED TÜYAP 64-95

SARAY ALÜMİNYUM 35

SCHMALZ 9

SERCAIR

Arka Kapak İçi

SEYKOÇ ALÜMİNYUM 23

SİSTEM ALÜMİNYUM 45

SOLARWİN 120

SOUDAL 41

STAC 55

STARIUM / DOORIUM 93

ŞİMŞEK ALÜMİNYUM

Ön Kapak İçi-Sırt-1

TALSAD 105

TARIK METAL / PAŞA ALM 86-87

UZUNER ALÜMİNYUM / ALUNER 5

ÜMİT ALÜMİNYUM 113

VBH 50-51

VEHAS ALÜMİNYUM 60-61

VORNE 27

KARAKALEM 103

YAVUZ METAL

Arka Kapak





More magazines by this user
Similar magazines