21.12.2020 Görüntülemeler

İLÂHÎ NİZAM ve İLÂHÎ NİZAM KÂİNAT (Orijinal)

Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiştir. Orijinal versiyonudur.

Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiştir.
Orijinal versiyonudur.

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

İLÂHÎ NİZAM VE KÂİNAT

yerini işgal etmiş durumda da değildir. Şimdi, sembol olarak

ele aldığımız projektör camlarını böyle iki renkli değil de üç,

beş, yüz ve namütenahi renklerde kabul ederek, hepsinin aynı

şekilde tezahür ettiğini düşününüz. O zaman, zaman ve mekân

mefhumları dışında, kâinat cevherlerinin birbirine karışmadan,

birbiriyle hiçbir münasebeti bahis mevzuu olmadan namütenahi

mevcudiyetleri hakkında kuvvetli sezgiler elde etmiş olursunuz.

İşte hiçbir mekân ve hudut tanımayan bu namütenahi kâinatlar

karşısında ruhun durumu bahis mevzuu olunca ona, insanların

tâbi olduğu, kâinatları dahi ihata etmeye kâfi gelmeyecek kadar

beşerî idrake bağlı bir yer, bir mekân tâyin etmeye kalkışmak

hatanın en büyüğü olur. Şu hâlde bu kâinatların hiçbirisiyle doğrudan

doğruya münasebeti düşünülmeden, onların cevherlerine

en uzaktan bile doğrudan doğruya teması bahis mevzuu edilmeden,

bütün kâinatlarla kucaklaşmış gibi onlardan faydalanan

ruhlar hakkında, iç ve dış mefhumlarını kaale almaksızın sadece;

ruhlar; bütün kâinat cevherleri mefhumunun üstündedir, demekle

yetinmek icap eder. Bundan ileri bir sezgiye varmak dünyamız

için mümkün değildir.

* * *

Kâinat bir tane değildir. Kâinatlar sonsuzdur. Ve kâinatların

sonsuzluğu mutlak erişilmezliğin bir zaruretidir. Bu sonsuz kâinatların

hiçbirisi diğerinin mahiyetini taşımaz. Ve her kâinatın

karakteri o kâinatın anası olan esasî cevheri ile taayyün eder. Bizim

kâinatımızın esasî veya aslî cevheri, mutlak hareketsizlik ve

amorf olan madde hâlidir.

Aktif ve tekâmül ihtiyacı olan ruh, pasif kâinatlar için bir gayedir.

Yâni ruhlar, davranışlarının akislerini kâinat cevherleri

üzerinde göre göre ihtiyaçlarını giderirler. Şu hâlde kâinatlar,

ruhların tekâmül dediğimiz ihtiyaçlarına cevap veren sahalardır.

Sembolik olarak bunu şöyle ifade ederiz: Kâinatlar, ruhların tatbikatlarına

yarayan ve o tatbikatların neticelerini tekrar ruhlara

aksettiren, kendi cevherlerine has birer vasattır. Aktif olan ruhlar

tekâmülleri için, pasif olan çeşitli kâinat cevherlerinin sonsuz

18

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!