21.12.2020 Görüntülemeler

İLÂHÎ NİZAM ve İLÂHÎ NİZAM KÂİNAT (Orijinal)

Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiştir. Orijinal versiyonudur.

Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiştir.
Orijinal versiyonudur.

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

İLÂHÎ NİZAM VE KÂİNAT

Bu erişilmezlik ruhun ve kâinat cevherlerinin mahiyetlerinden

ileri gelir. Zira eğer ruhlar ve kâinatlar birbirinden bir şeyler alıp

verebilselerdi ve aynı mahiyeti haiz, aralarında müşterek cevherî

kıymetler bulunsaydı ruh ve kâinat ikiliğine lüzum kalmazdı ve

tekâmülün de mânâsı kaybolurdu. Keza, kâinat cevherlerinin de

inkişafla veya başka bir yoldan birbirine intikal edecekleri düşünülemez.

Bu cevherlerin birbirine geçmesi mümkün olmaz. Şu

hâlde, insanların akıllarına gelebileceği gibi, bir kâinat inkişaf

ederek üst bir kâinatı teşkil etmeye doğru kayamaz. O kâinat ancak

-sonsuz denebilecek geniş imkânlar içinde- toplanır, dağılır

ve tekrar toplanır, dağılır. Bu hâl, kimsenin akıl erdiremeyeceği

bir ebediyettir.

Eğer kâinatların zamanla ve inkişafla birbirine inkılâp edebilmeleri

bir hakikat olsa idi, o zaman ayrı ayrı kâinat cevherleri ve

ayrı ayrı kâinatlar kabul etmek lüzum ve zarureti ortada kalmazdı.

Ve bir tek kâinat ruhlara ebediyen bir tekâmül vasatı olarak

kalırdı. Fakat bu durum, ruhun ebedî tekâmül ihtiyacı mefhumu

ile kabili telif olamaz. Zira ne kadar sonsuz imkânları bulunursa

bulunsun, mahiyeti değişmeyen, aynı cevher mahiyetinde kalan

bir kâinat, ruhun ebedî ihtiyaçlarını karşılamaya kâfi gelmez.

Böyle bir tek kâinat mefhumu, ruhlarla kâinatın aynı kıymette ve

aynı plânda bulunması zaruretini doğurur ki bu da ruh ve kâinat

ikiliğine ve tekâmül fikrine tamamen aykırıdır. Binaenaleyh tek

bir kâinat mefhumu ruhun ebedî tekâmülü mefhumuna uymaz.

Sonsuz imkânları dahi kabul olunsa, bir tek mahiyetin sonsuz

şümule mâlik ruhun tekâmülü karşısında vereceği sezgi başka,

birbiriyle katiyen benzerliği olmayan namütenahi mahiyetlerin

namütenahi imkânlarının vereceği sezgi gene başkadır. Ve ruhların

ebedî tekâmülü hakikatine lâyık olan durum, yâni sonuna

varılması bahis mevzuu olmayan ebedî tekâmül hakikatinin imkânlarına

uygun gelen durum, ikinci durum, yâni birbirinden

tamamıyla ayrı mahiyetlerde ve her birinin kendisine mahsus

bambaşka karakterlerde sonsuz inkişaf imkânlarını haiz namütenahi

cevherlerin mevcudiyeti durumudur. İşte, ancak böyle

namütenahi cevher mahiyetlerinin her birinde sonsuz tekâmül

devreleri geçirmesi iledir ki ruhların tekâmüllerinin ebediyeti

hakikati asıl mânâsını ve kıymetini bulur.

30

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!