Enerji Panorama Şubat 2021
Pano Kariyer Yatırım Yeni binalar su ihtiyacını ‘yağmurdan’ karşılayacak Elektrik dağıtım sektörünün 2021 ajandasında “Dijital Türkiye” var Alamos Gold Türkiye’den çıkıyor mu? Küresel riskler artıyor, yönetim kurulları, CEO’lar ve iş gücü ne kadar hazır? Doğu Akdeniz’de buzlar kırılıyor. Mısır ve İsrail gazı için “sıcak” mesajlar Bankalar başta çatı GES’leri olmak üzere yeşil enerji için ‘kesenin ağzını’ açtı AB’nin zorunlu hale getirdiği “sıfır enerjili binalar” ZeroBuild’in de gündeminde Ürdün’de yenilenebilir enerji, kömür ve kaya petrolü ile rekabet ediyor Ekonomi soğuyacak, Türkiye ve Çin pozitif ayrışacak Sıfır karbon hedefine ulaşmanın yolu elektrikli otomobillerden geçiyor Boğaziçi Üniversitesi, 81 kenti inceleyip Türkiye’nin ‘yalıtım kalınlığı haritasını’ çıkaracak Arktik’te tarihi yolculuk Karaüstü rüzgar enerjisinin artan siyasi riskleri Bir editörün enerji sektörü izlenimleri Enerji sektörü için en yüksek fiber yoğunluğa sahip kablo üretildi Bosch’tan yazılım ve enerji yönetimi sistemlerinde yapay zeka atılımı Pipe, güneş enerjisiyle okyanuslardan içme suyu elde edecek Global şirketlerin yüzde 70’i, kadın çalışanların terfisiyle ilgilenmiyor! İstatistik Sosyal Medya
Pano
Kariyer
Yatırım
Yeni binalar su ihtiyacını ‘yağmurdan’ karşılayacak
Elektrik dağıtım sektörünün 2021 ajandasında “Dijital Türkiye” var
Alamos Gold Türkiye’den çıkıyor mu?
Küresel riskler artıyor, yönetim kurulları, CEO’lar ve iş gücü ne kadar hazır?
Doğu Akdeniz’de buzlar kırılıyor. Mısır ve İsrail gazı için “sıcak” mesajlar
Bankalar başta çatı GES’leri olmak üzere yeşil enerji için ‘kesenin ağzını’ açtı
AB’nin zorunlu hale getirdiği “sıfır enerjili binalar” ZeroBuild’in de gündeminde
Ürdün’de yenilenebilir enerji, kömür ve kaya petrolü ile rekabet ediyor
Ekonomi soğuyacak, Türkiye ve Çin pozitif ayrışacak
Sıfır karbon hedefine ulaşmanın yolu elektrikli otomobillerden geçiyor
Boğaziçi Üniversitesi, 81 kenti inceleyip Türkiye’nin ‘yalıtım kalınlığı haritasını’ çıkaracak
Arktik’te tarihi yolculuk
Karaüstü rüzgar enerjisinin artan siyasi riskleri
Bir editörün enerji sektörü izlenimleri
Enerji sektörü için en yüksek fiber yoğunluğa sahip kablo üretildi
Bosch’tan yazılım ve enerji yönetimi sistemlerinde yapay zeka atılımı
Pipe, güneş enerjisiyle okyanuslardan içme suyu elde edecek
Global şirketlerin yüzde 70’i, kadın çalışanların terfisiyle ilgilenmiyor!
İstatistik
Sosyal Medya
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
yaşında<br />
E N E R Jİ PANORAMA<br />
Dergiyi PDF okumak için...<br />
Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı • Yıl: 8 • Sayı: 91 • ŞUBAT <strong>2021</strong><br />
100 dolarla enerji sektöründe<br />
yatırımcı olabilirsiniz<br />
Elektrikli otomobilde ÖTV<br />
artışı stratejik bir hamle mi?<br />
<strong>2021</strong> enerjide<br />
“konsolidasyon yılı” olacak<br />
TVF, satın alma ve<br />
birleşme rekoru kırdı
SHELL ANT‹FR‹ZLER‹.<br />
ZORLU KOULLARA<br />
DO∕RU ÇÖZÜMLER.<br />
SHELL COOLANT LONGLIFE VE<br />
SHELL COOLANT ESSENTIAL<br />
Uzun ömürlü antifriz korumas› sa¤lar.<br />
K› aylar›nda motor so¤utma suyunun donma noktas›n›<br />
düürerek motorun zarar görmesini engeller.<br />
Yaz aylar›nda ise motorun fazla ›s›nmas›n› engelleyerek<br />
motor ömrünü uzat›r.<br />
SHELL<br />
MADEN‹ YA∕<br />
ÇÖZÜMLER‹
İçindekiler<br />
24 36<br />
Doğal gazdan elektrik dağıtımına, rüzgardan<br />
HES’e konsolidasyon dalgası<br />
Henüz <strong>2021</strong> yılının ilk aylarındayız ancak enerji sektöründe ciddi bir<br />
hareketlilik var. Doğal gazdan elektrik dağıtımına yenilenebilir santrallerden<br />
fosil yakıtlara uzanan geniş bir yelpazede el değiştirmeler yaşanıyor.<br />
Uzmanlar, “Bu yıl enerjide ‘konsolidasyon’ yılı olabilir” yorumunu yaparken<br />
yabancıların da ilerleyen aylarda devreye gireceğini söylüyor…<br />
<strong>Enerji</strong> finansmanında<br />
dijital dönüşüm kapıda: WOZX<br />
Steve Wozniak tarafından kurulan ve üç gün içinde yatırımcısına yüzde 2 bin<br />
700 getiri sağlayan WOZX, enerjide yeni bir finansman ve yatırım modelinin<br />
de habercisi. WOZX’in sahibi olan EFFORCE adlı şirketle birlikte çok yakın<br />
gelecekte benzer dijital yatırım platformları; enerji, teknoloji ve yazılım gibi<br />
bilgi asimetrisinin yoğun olduğu endüstrilerde klasik finansman araçlarına<br />
bir alternatif olarak karşımıza çıkacak…<br />
100 DOLARINIZ VARSA<br />
BLOKZINCIR TEKNOLOJISIYLE<br />
ENERJI SEKTÖRÜ YATIRIMCISI<br />
OLABILIRSINIZ<br />
28
62<br />
Elektrikli kamyon<br />
sektöründeki hızlı büyüme<br />
Dünya, yakın zamanda elektrikli kamyon pazarında ciddi bir rekabeti<br />
yaşayacak. Çin’in liderliğini yaptığı bu pazarda Avrupalı ve ABD’li şirketler de<br />
varlığını artırmaya çalışıyor. Uzmanlar akü fiyatlarının düşmesiyle elektrikli<br />
kamyon fiyatlarının da rekabetçi bir seviyeye geleceğini belirtiyor. Türkiye ise<br />
henüz bu konuda bir adım atmış değil!<br />
72<br />
CEO’lar öncelikleri arasına<br />
çalışanlarının refahını aldı<br />
IBM tarafından dünyanın farklı ülkelerindeki 3 bin CEO ile yapılan araştırma<br />
salgının ‘insani’ yönlerimizi açığa çıkardığını gösteriyor. “Temellerinizi<br />
bulun” adlı araştırmaya göre CEO’ların yüzde 77’si, kısa vadede karlılığı<br />
etkileyecek olsa bile çalışanların refahına öncelik vermeyi planlıyor...<br />
Pano.....................................................................8<br />
Kariyer................................................................16<br />
Yatırım................................................................18<br />
Doğal gazdan elektrik dağıtımına,<br />
rüzgardan HES’e konsolidasyon dalgası ............24<br />
Elektrikli otomobilde ÖTV artışı<br />
stratejik bir hamle mi?........................................26<br />
100 Dolarınız varsa blokzincir teknolojisiyle<br />
enerji sektörü yatırımcısı olabilirsiniz................28<br />
<strong>Enerji</strong> finansmanında dijital dönüşüm<br />
kapıda: WOZX .................................................. 36<br />
İklim raporları kuraklığa odaklandı:<br />
Suyumuz bitiyor!................................................38<br />
“Su biterse herkes susar”....................................41<br />
Küresel enerji dönüşümüne giden<br />
tüm yollar Hindistan’dan geçiyor...................... 44<br />
Bu kez maden yatırımcıları<br />
Ankara’ya ‘çıkarma’ yaptı....................................47<br />
Türkiye Varlık Fonu, satın alma ve<br />
birleşme rekoruna imza attı.............................. 48<br />
<strong>Enerji</strong> sektöründe birleşme ve işlem hacmi<br />
1.1 milyar dolara ulaştı.......................................52<br />
Yatağan Termik Santrali, ABB teknolojisiyle<br />
daha çevreci ve verimli çalışacak....................... 54<br />
Yapay zeka teknolojileri üretimde<br />
kalite ve verimliliği artırıyor...............................56<br />
Avrupa, iklim değişikliğine çözümde<br />
öncü olabilir mi?.................................................58<br />
Armin Laschet ve iklim değişikliği..................... 60<br />
Elektrikli kamyon sektöründeki hızlı büyüme....62<br />
Türkiye, “Yeşil ekonomiye geçiş”<br />
çalışmasında ikinci fazı da tamamladı............... 66<br />
Manisa, dört enerji santrali ve<br />
doğal gaza kavuştu............................................ 68<br />
<strong>Enerji</strong>sa’nın İvme Girişim<br />
Hızlandırma Programı son aşamaya ulaştı.........70<br />
CEO’lar öncelikleri arasına<br />
çalışanlarının refahını aldı..................................72<br />
İstatistik..............................................................74<br />
Sosyal Medya.....................................................78
Blokzincir koşarak geliyor, hazır<br />
mıyız?<br />
editör<br />
TENVA ekibi olarak blokzincir teknolojisini<br />
bir süredir yakın takibe yeni yatırım fırsatları vermek gerekiyor.<br />
gibi klasik ve verimsiz alanların dışında<br />
aldık. Her ne kadar bugüne kadar<br />
Gelecekte en çok yatırım yapılacak alan<br />
bu teknoloji, sadece ‘kripto paralarla’ yenilenebilir enerji olacak. Dünyanın<br />
biliniyor olsa da artık “gerçek yüzünü” herhangi bir yerinden, yine dünyanın<br />
gösteriyor. Bizim ilgilendiğimiz bölümü, herhangi bir yerindeki projeye yatırımı<br />
enerji sektörüne getireceği yenilikler elbette.<br />
mümkün hale getireceğiz. Ama yasal<br />
Birkaç yıl önce kapak haberimizde düzenlemelerini yapmış ülkelerde<br />
blokzincirin gelmekte olduğunu, sektörde yapacağız bu işi, çünkü insanların<br />
dengeleri nasıl değiştireceğini anlatmıştık. yatırımlarını garanti altına almamız<br />
Bu birkaç yıl içinde çok önemli gelişmelere<br />
lazım.”<br />
imza atıldı, dünyanın farklı yerlerinde<br />
Kısaca artık daha çok blokzincir haberi<br />
kurulan şirketler, araştırma Ülkenin merkezlerinin<br />
öncülük ettiği girişimlere<br />
ilk nükleer yapacağız. tesisi için ilk adım atıldı<br />
Dünyada<br />
rastlıyoruz.<br />
ilk nükleer santral 1955 yılında<br />
Bunların konusu da blokzincir üzerinden Kuraklık kuraklık kuraklık…<br />
önce ABD, daha sonra da Sovyetler<br />
yatırım yapmak ve yatırım almak!<br />
Birliği’nde kuruldu. Her ne Türkiye kadar şubat de 1960’lı ayının yağışlı<br />
Blokzincirin bireyler arasında<br />
yılların<br />
enerji geçeceği haberleri gelse de yılı<br />
başında nükleer enerjiyi konuşmaya<br />
ticaretini geliştireceği ve özellikle üretim kurtaracak bir yağış alamayacağımız<br />
başladı. Bugüne kadar onlarca proje<br />
ve ticaretin artık merkezi yapıdan çıkıp ortada. Şu anda Türkiye’nin en büyük<br />
dağıtık bir sisteme evrileceği hazırlandı, biliniyordu. görüşmeler sorunu yapıldı... susuzluk ve Ancak artan sıcaklıklar. 60<br />
Ancak girişimciler, işi bir yıla adım yakın daha bir süredir Sadece devam enerji eden üretimini nükleer etkilemeyecek<br />
ileri götürerek, sektörle herhangi santral bir konusunda bu ilk durum, gerçek tarım adım ve hayvancılık 3 Nisan<br />
bağlantısı olmayan kişileri 2018 de yatırımcı tarihinde atıldı dünyasını ve Rus da kötü devlet günler şirketi bekliyor.<br />
hale getirecek. Yani küçük Rosatom’un birikimlerle yapacağı Enflasyon Akkuyu üzerindeki Nükleer en büyük etkiyi<br />
dünyanın farklı yerlerindeki<br />
Santrali’nde<br />
enerji gıda fiyatlarının yaptığını düşünürsek<br />
temel atılıp ilk harç döküldü.<br />
santrallerine, enerji projelerine yatırım<br />
yaparak ek gelir elde etmek mümkün. Bu<br />
sayede kitlesel fonlama denen yöntemle,<br />
yatırımcılar da bankalarla pazarlık<br />
yapmaktan kurtulacak!<br />
Türkiye de bu alanda girişimlerin<br />
olduğu bir ülke. Her ne kadar şimdilik<br />
sadece Limak Holding başlamış olsa<br />
da devamının geleceğini düşünüyoruz.<br />
Limak’ta bu işin liderliğini yapan Birol<br />
Ergüven, çok önemli bir konuya dikkat<br />
çekiyor: “İnsanlara faiz, döviz, altın<br />
tüm ülke ekonomisini zorlu bir sürece<br />
sokabilir. Kuraklıkla ilgili hazırlanan<br />
raporlar ve çözüm önerilerini dergimizde<br />
bulabilirsiniz. Gelecek sayılarımızda<br />
da ülkelerin kuraklık ve aşırı yağışlarla<br />
nasıl mücadele ettiğine dair inovatif<br />
çalışmaları örnek olması açısından<br />
haberleştireceğiz.<br />
Kısaca yine farklı konularla dolu bir<br />
dergi hazırladık. Görüş ve önerilerinizi<br />
bekliyoruz.<br />
Keyifli okumalar…<br />
İmtiyaz Sahibi<br />
TÜRKİYE ENERJİ VAKFI<br />
İKTİSADİ İŞLETMESİ<br />
TENVA İktisadi İşletmesi<br />
Yetkilisi Aycan Kızıldağ<br />
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü<br />
Esengül Erkan<br />
esenerkan@tenva.org<br />
Haber Merkezi<br />
Deniz Suphi • Mahir Arslan<br />
Neşet Hikmet • Z. Işık Adler<br />
Katkıda Bulunanlar<br />
Dr. Fatih Cemil Özbuğday<br />
Dr. Fehmi Tanrısever<br />
Dr. Kürşad Derinkuyu<br />
Serhan Ünal<br />
Abone / Reklam<br />
info@tenva.org<br />
Kurumsal Ab. Bir. Fiyat: 15 TL<br />
Yayın İdare Merkezi<br />
Alternatif Plaza, Kızılırmak<br />
Mah. 1446. Cad. No:12/37<br />
Kat: 10 Çukurambar / Ankara<br />
T: +90 312 220 00 59<br />
Kuruluş Yılı: 2013<br />
Tasarım<br />
Kasım Halis<br />
Yayın Türü<br />
YAYGIN SÜRELİ YAYIN TÜM<br />
TÜRKİYE’DE<br />
Yayın Tarihi<br />
16 <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong><br />
ISSN<br />
2757-5799<br />
<strong>Enerji</strong> <strong>Panorama</strong> Dergisi, Türkiye <strong>Enerji</strong><br />
Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından<br />
yayımlanmaktadır. Dergide yer alan yazı,<br />
fotoğraf, illüstrasyon, grafik, harita gibi<br />
malzemeler kaynak göstermek koşulu ile<br />
kullanılabilir. Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı İktisadi<br />
İşletmesi, Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı'nın iktisadi<br />
işletmesidir
YAŞAMA SAYGI DUYARAK<br />
DAHA GÜZEL BİR GELECEK İÇİN ENERJİ
PANO<br />
Aycan Kızıldağ<br />
<br />
SANKO ENERJI, TURMEPA<br />
İLE DENİZLERİ TEMİZLEMEYE<br />
DEVAM EDİYOR<br />
DenizTemiz Derneği/ TURMEPA’nın aktif bir<br />
üyesi olan Sanko <strong>Enerji</strong>, sponsor olduğu TUR-<br />
MEPA I teknesiyle Göcek’te, 1.059 tekneden 611<br />
bin litre atık topladı. 3 bin 400 kişinin günlük<br />
ürettiği atık suya eşdeğer miktara denk gelen<br />
bu atıkları toplanmasıyla yaklaşık 5 milyon litre<br />
deniz suyu temiz kaldı.<br />
Covid-19 salgını nedeniyle tekne tatiline olan<br />
rağbetin artması, yaz boyunca TURMEPA teknelerine<br />
olan ihtiyacı da arttırdı. Sanko <strong>Enerji</strong><br />
de TURMEPA I atık alım teknesiyle, yat ve turistik<br />
tekne sahiplerinin uğrak yeri olan koylarda<br />
binlerce ton sıvı atık toplayarak, deniz<br />
turizminin çevresel ayak izinin azaltılmasına<br />
katkı sağladı.<br />
TURMEPA ve Sanko <strong>Enerji</strong>’nin sürdürdüğü denizi<br />
kirlilikten koruma çalışmaları balık popülasyonun<br />
yeniden inşasına katkı sağlıyor. Denizel<br />
yaşam alanları ve ekosistemin korunması, sadece<br />
balıkları koruyarak değil aynı zamanda bütüncül<br />
koruma sistemi yaklaşımıyla mümkün.<br />
TURMEPA I teknesiyle, yat ve turistik teknelerden<br />
toplanan atık suyun deniz ortamına<br />
karışması engellenerek deniz canlarına sağlıklı<br />
bir yaşam alanı için katkı sağlanırken deniz<br />
habitatının bozulması önleniyor. Bilimsel<br />
araştırmalara göre ihtiyacımız olan oksijenin<br />
yüzde 50 ila 70’i denizler tarafından üretiliyor.<br />
Bu nedenle bu çalışma sadece denizdeki değil<br />
karadaki yaşamın devamı için de hayati önem<br />
taşıyor.<br />
PETROL OFISI, MADENI YAĞ<br />
LIDERLIĞINI 2020<br />
YILINDA DA SÜRDÜRDÜ<br />
Petrol Ofisi, Türkiye madeni yağlar sektöründeki pazar<br />
liderliğini 2020 yılında sürdürdü. Pazar paylarını madeni<br />
yağ pazarında yüzde 29.1’e, madeni yağ ve kimyasallar<br />
pazarında ise yüzde 30.5’e çıkararak pazarın üzerinde<br />
büyüyen Petrol Ofisi, her iki alanın da lideri oldu.<br />
Petrol Ofisi’nin büyüklüğü, gücü, tecrübesi, gelişmiş alt<br />
yapısı, teknolojisi gibi birçok üstün niteliğinin yanı sıra<br />
alanlarında uzman insan kaynağıyla her koşulda başarılara<br />
imza attığına vurgu yapan Petrol Ofisi CEO’su Selim<br />
Şiper, “Dünyanın bugüne kadar karşılaşmadığı, öngörülemeyen<br />
küresel salgının sosyal yaşamdan iş hayatına<br />
kadar her alanda yarattığı zorlu koşullara karşın elde<br />
edilen bu başarı bizler için önemli bir gurur ve motivasyon<br />
kaynağı” şeklinde konuştu.<br />
Türkiye madeni yağlar ve kimyasallar pazarı PETDER verilerine<br />
göre; Petrol Ofisi, Türkiye madeni yağlar ve kimyasallar<br />
pazarında 2010’dan bu yana üstlendiği liderliğini,<br />
2020’de pazar payını yüzde 30.5’e ulaştırarak 11’inci<br />
yılına taşıdı. Petrol Ofisi, madeni yağlar pazarında ise<br />
2019’da eriştiği liderliğini 2020’de ulaştığı yüzde 29.1’lik<br />
payla güçlendirdi. Şirket, 2020 yılında toplam 130 bin<br />
tonu aşan satış rakamına ulaştı. Petrol Ofisi ayrıca 4 kıtada<br />
33 ülkeye de 10 bin tondan fazla madeni yağ ihracatı<br />
gerçekleştirdi. Petrol Ofisi Madeni Yağlar’ın Kocaeli<br />
Derince’deki fabrikası, ileri teknolojisi, yüksek üretim ve<br />
depolama kapasiteleri ile öne çıkıyor. Fabrikanın, yıllık<br />
140 bin tonluk üretimle 15 bin tonu bitmiş ürün, 50 bin<br />
tonu ise ham ve yarı madde olmak üzere toplam 65 bin<br />
tonluk da depolama kapasitesine sahip.<br />
8 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
PANO<br />
BIS, YEŞIL ENERJI<br />
DESTEK IÇIN EURO FONU<br />
OLUŞTURDU<br />
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), merkez<br />
bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil<br />
tahvil yatırımları için Euro temelli bir fon oluşturulduğunu<br />
duyurdu. BIS’den yapılan açıklamada,<br />
Eylül 2019’da dolar temelli ilk BIS yeşil tahvil<br />
fonunun piyasaya sürüldüğü hatırlatılarak şimdi<br />
de merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından<br />
yeşil tahvil yatırımları için Euro temelli,<br />
açık uçlu bir fonun piyasaya sürüldüğü belirtildi.<br />
Açıklamada, BIS’ın dolar ve Euro temelli 2 yeşil<br />
tahvil fonunda, merkez bankalarının yaklaşık<br />
2 milyar dolarlık yeşil tahvillerinin yönetileceği<br />
kaydedildi.<br />
Söz konusu fonların önemli ölçüde büyümesinin<br />
beklendiği aktarılan açıklamada, BIS’ın çevreye<br />
duyarlı finans ve yatırım uygulamalarını desteklemeye<br />
devam edeceği bildirildi. Avrupa Merkez<br />
Bankası’ndan (ECB) yapılan açıklamada da iklim<br />
değişikliğiyle mücadeleyi desteklemek için EC-<br />
B’nin kendi fon portföyünün bir kısmını BIS’ın<br />
söz konusu yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak<br />
için kullanacağı belirtildi.<br />
ECB Başkanı Christine Lagarde, “Yeşil Merkez<br />
Bankacılığı” konulu konferansta yaptığı konuşmada,<br />
iklim değişikliğine yönelik sorunları EC-<br />
B’nin para politikası ve bankacılık denetimi kapsamına<br />
katmanın en iyi yollarını araştırmak için<br />
ECB’nin, iklim değişikliği merkezi kuracağını<br />
bildirdi. İklim Tahvilleri Girişimi’ne göre, yeşil<br />
tahvil ihracı 2020 sonunda 269,5 milyar dolarla<br />
rekor seviyeye ulaştı.<br />
SOCAR AR-GE VE ODTÜ,<br />
PLASTIK ATIKLARIN<br />
DÖNÜŞÜMÜNÜ SAĞLAYACAK<br />
SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş, plastik<br />
atıkların kimyasal geri dönüşümü için Orta Doğu<br />
Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile ortak bir proje başlattı.<br />
ODTÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) aracılığıyla<br />
yürütülen proje kapsamında SOCAR Ar-Ge<br />
ve ODTÜ’de görev yapan araştırmacılar, atık plastikleri<br />
temel bileşenlerine dönüştürerek tekrar ve<br />
sürdürülebilir bir şekilde plastik hammaddelerin<br />
üretiminde kullanılması yönünde çalışma yürütecek.<br />
Böylece bir yandan doğal kaynaklar korunurken<br />
diğer yandan döngüsel ekonomiye katkı sağlayacak<br />
temel teknolojinin geliştirilmesi yönünde<br />
önemli bir adım atılmış olacak.<br />
3 yıl boyunca devam edecek olan projeyle SOCAR<br />
Türkiye’nin kendi özgün yöntemini ve teknolojisini<br />
geliştirme şansına da sahip olacağını ifade<br />
eden SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş. Genel<br />
Müdürü Bilal Guliyev, “Amacımız öncelikle<br />
yeni teknoloji geliştirmek. Endüstriyel boyutta<br />
uygulanmasına karar verildikten sonra atık yönetimi<br />
yapan şirketlerden ve bu atıkların alınabileceği<br />
diğer kaynaklardan hammadde sağlanmasını<br />
planlıyoruz. Bu proje ile SOCAR bünyesinde<br />
açığa çıkan atıkların kullanılması da mümkün<br />
olacak. Atık plastiklerin kimyasal geri dönüşümü<br />
ile Petkim’in temel hammadde girdisi olan<br />
nafta için alternatif bir kaynak geliştirerek bir<br />
yandan çevreye ve sürdürülebilir ekonomiye, bir<br />
yandan da SOCAR Türkiye’ye rekabet üstünlüğü<br />
sağlayacak yeni iş modellerinin oluşmasına katkı<br />
sağlamayı hedefliyoruz” dedi.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 9
PANO <br />
TÜPRAŞ, 5 YILDA 102 MILYON METREKÜP<br />
SUYU GERI KAZANDI<br />
Türkiye’nin enerji ihtiyacının<br />
önemli kısmını karşılayan, ulusal<br />
sorumluluk anlayışıyla sürdürülebilir<br />
ekonomiye katkıda<br />
bulunmayı ilke edinen Tüpraş,<br />
su verimliliği alanındaki çalışmalarını<br />
da olarak sürdürüyor.<br />
Su verimliliğine yönelik<br />
görüşlerini paylaşan Tüpraş Genel<br />
Müdürü İbrahim Yelmenoğlu<br />
“Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir<br />
Kalkınma Amaçları’na<br />
katkı sağlama vizyonuyla hareket<br />
ederek, yaşam için hayati<br />
öneme sahip suyun kullanımına<br />
azami önem gösteriyoruz. Rafinerilerimizde<br />
su verimliliğine ve<br />
atık su geri kazanım projelerine<br />
odaklanarak suyun geri kazanımını<br />
ve yeniden kullanımını<br />
sağlıyoruz. Tüm rafinerilerimizde<br />
son beş yılda 102 milyon<br />
metreküp atık suyu geri kazanarak<br />
yeniden kullandık. İşlediğimiz<br />
ham petrol başına ham su<br />
tüketimini yüzde 23 oranında<br />
azalttık. Bir başka deyişle son<br />
beş yılda 2,5 milyon nüfuslu bir<br />
şehrin yıllık su tüketimine eşdeğer<br />
bir tasarruf elde ettik. Suyun<br />
her damlasına değer veren bir<br />
şirket olarak olağanüstü bir koşul<br />
oluşmadığı sürece, İzmit Rafinerimizde<br />
Sapanca Gölü’nden<br />
endüstriyel su kullanmıyor, atık<br />
su ünitemizde maksimum oranda<br />
geri kazanım sağlayarak suyu<br />
yeniden kullanıyoruz” dedi.<br />
İzmit Rafinerisi’nde ham su<br />
ihtiyacının alternatif kaynaklardan<br />
karşılanması amacıyla<br />
“Belediye Kentsel Atık sularının<br />
Sanayide Proses Suyu Olarak<br />
Kullanılmak Üzere Geri Kazanımı”<br />
projesini 2014 yılında devreye<br />
alan Tüpraş, 2020 yılı sonu<br />
itibarıyla İzmit Rafinerisi’nin<br />
üretimdeki su ihtiyacını yüzde<br />
97 oranında geri kazanılmış atık<br />
sudan karşılamıştır. İzmir Rafinerisi’nde<br />
ise 2016 yılında devreye<br />
alınan Atık Su Geri Kazanım<br />
ve Su Hazırlama Ünitesi ile rafineri<br />
atık suyundan geri kazanım<br />
oranı yüzde 73 seviyesine ulaştı.<br />
SEPAŞ’TA ÇAĞRI MERKEZLERINI ARAMA ORANI YÜZDE 24 ARTTI<br />
Koronavirüs salgınıyla mücadele<br />
kapsamında evlerde geçirilen<br />
2020’de uzaktan hizmet modellerinin<br />
kullanımı arttı. Tüketicilerin<br />
hızlı ve güvenli biçimde<br />
ihtiyaç duydukları işlemleri<br />
gerçekleştirebilmeleri için çağrı<br />
merkezlerine başvuruldu.<br />
Sepaş <strong>Enerji</strong>’nin açıkladığı<br />
rakamlar, geçtiğimiz yıl çağrı<br />
merkezi kullanım oranlarının<br />
yükseldiğini gösteriyor.<br />
Konutlardan, ticarethane<br />
ve sanayi kuruluşlarına dek<br />
uzanan geniş yelpazede Türkiye<br />
genelinde 4 milyon kişiye<br />
elektrik hizmeti sağlayan Sepaş<br />
<strong>Enerji</strong>, 2020’ye ait çağrı merkezi<br />
istatistiklerini duyurdu. Buna<br />
göre yıl boyunca çağrı merkezine<br />
yapılan arama sayısı 670<br />
bin olarak kayıtlara geçti. Sesli<br />
yanıt sistemi (IVR) aracılığıyla<br />
elektrik faturası ödemeye olanak<br />
sağlayan entegrasyon sayesinde<br />
salgının etkisinde geçen<br />
2020’nin ikinci yarısında, çağrı<br />
merkezini arayarak yapılan fatura<br />
ödemelerinde de artış sağlandı.<br />
Abonelikle ilgili birçok<br />
işlem, 444 5 186 telefon numaralı<br />
Sepaş <strong>Enerji</strong> çağrı merkezi<br />
aracılığıyla güvenli biçimde ve<br />
kolayca gerçekleştirilebiliyor.<br />
10 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
PANO<br />
TÜRKIYE’NIN ENERJISINE<br />
TÜRKIYE SIGORTA<br />
GÜVENCESI<br />
Türkiye Sigorta, enerji sigortaları alanındaki<br />
öncü çalışmalarıyla Türkiye’nin enerjisine güvence<br />
sağlıyor. Kurum, yenilenebilir enerji alanında<br />
düzenlediği poliçeler ile 2020 yılı sonu<br />
itibarıyla toplamda 10 bin MW üstünde kurulu<br />
güce sahip tesisi sigortalayarak bu alanda yüzde<br />
20 pazar payına ulaştı. <strong>Enerji</strong>de milli bağımsızlığın,<br />
hem yenilenebilir enerji hem de geleneksel<br />
enerji kaynaklarındaki yatırımlar ile mümkün<br />
olacağına inanan Türkiye Sigorta bu yöndeki<br />
yatırımlara teminat sağlayarak piyasa yapıcı rol<br />
oynamaya, Türkiye’nin enerjisine güvence sunmaya<br />
devam ediyor.<br />
<strong>Enerji</strong> sigortaları alanında uzmanlaşmış kişilerden<br />
oluşturduğu enerji sigortaları birimiyle nitelikli<br />
hizmet sunan ve Türkiye tarihinin en büyük<br />
doğal gaz keşfi Sakarya Gaz Sahası’ndaki Tuna-1<br />
kuyusuna ilk poliçesini yapan Türkiye Sigorta<br />
geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 bin MW üstünde<br />
kurulu güce sahip tesisi sigortaladı ve yüzde 20<br />
pazar payına ulaştı.<br />
Yenilebilir enerji proje ve yatırımlarında sigorta<br />
süreçlerinin başından sonuna kadar danışmanlık<br />
hizmeti sunarak çözüm üreten Türkiye Sigorta;<br />
son yıllarda hızla artan yenilenebilir enerji<br />
yatırımlarının sadece inşaat/montaj aşamasında<br />
değil, operasyon döneminde de HES-GES-JES-RES<br />
santrallerine teminat sunarak ülke ekonomisine<br />
katkı sunuyor. Türkiye Sigorta, enerji/inşaat<br />
sigortaları ile inşaat/montaj aşamasında hazırlanan<br />
poliçelerin devamını getirip, operasyon<br />
dönemlerinde oluşabilecek risklere de teminat<br />
sağlıyor.<br />
AKDENIZ ELEKTRIK,<br />
IŞARET DILIYLE DE HIZMET<br />
VERMEYE BAŞLADI<br />
Antalya, Burdur ve Isparta’da görevli tedarik şirketi<br />
olarak faaliyet gösteren CK <strong>Enerji</strong> Akdeniz<br />
Elektrik, toplumun her kesiminde fırsat eşitliğinin<br />
sağlanmasına destek olmak için çalışanlarına<br />
‘işaret dili eğitimi’ veriyor. CK <strong>Enerji</strong> Akdeniz<br />
Elektrik’in bugüne kadar uzman isimler aracılığıyla<br />
sunduğu eğitimlerinden yararlanan 40<br />
personel özellikle müşteri hizmet merkezlerinde<br />
işitme engelli vatandaşların taleplerine çözüm<br />
üretiyor. Her türlü abonelik ve fatura işleminin<br />
gerçekleştirdiği merkezlere gelen işitme engellileri,<br />
işaret dili eğitimini alan personel karşılıyor<br />
ve tüm işlemlerinde kendilerine yardımcı oluyor.<br />
İşitme engelli müşterilere daha iyi bir hizmet verebilmek<br />
amacıyla işaret dili eğitimlerine başladıklarını<br />
söyleyen CK <strong>Enerji</strong> Akdeniz Elektrik Eğitim<br />
Yöneticisi Murat Yıldırım, “Şu ana kadar yaklaşık<br />
50 saatlik bir eğitim düzenledik. Bu eğitime 40<br />
personel katıldı. Son olarak 8 kişiden oluşan yeni<br />
grubumuz 16 saat eğitim aldı. Projemiz ilerleyen<br />
dönemlerde devam edecek. Bizim için müşterilerimizin<br />
memnuniyeti çok önemli. Her müşterimizin<br />
eşit fırsatlardan faydalanması, hizmet merkezlerimizden<br />
memnun şekilde ayrılması, mutlu olması<br />
bizim için çok değerli” dedi.<br />
İşaret dili eğitimi alan isimlerden biri olan CK<br />
<strong>Enerji</strong> Akdeniz Elektrik <strong>Enerji</strong> Uzmanı Burcu Filiz<br />
Tanış, “Şubelerimize oldukça fazla işitme engelli<br />
müşterilerimiz geliyor. Onlarla anlaşmakta çoğu<br />
zaman zorlanıyorduk. Bu eğitim sonrasında artık<br />
çok güçlü bir şekilde iletişim kuruyoruz” değerlendirmesini<br />
yaptı.<br />
12 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
PANO<br />
LIMAK ENERJI, 4 BIN AĞAÇ<br />
PROJESINE AVŞA ILE<br />
DEVAM EDIYOR<br />
Limak <strong>Enerji</strong>, hizmet verdiği 4 şehirde 4 bin ağaç<br />
dikimiyle hedeflediği Yeşil Dönüşüm Ormanları<br />
Projesi’ne, Balıkesir etabı ile devam edildi. Yeşil<br />
Dönüşüm Ormanları Projesi Balıkesir etabı<br />
için Avşa Adası’nda yapılan dikim çalışmasıyla<br />
fidanlar toprakla buluşturuldu. Marmara Adalar<br />
Belediye Başkanı Süleyman Aksoy, Limak <strong>Enerji</strong><br />
Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac<br />
ve Avşa Tanıtım Platformu Yöneticisi Kaan Ayyıldız’ın<br />
katılım sağladığı etkinliğe Avşa Jandarma<br />
Komutanlığı, Avşa Acil Yardım Ekibi, Limak<br />
<strong>Enerji</strong> çalışanları ve Avşa halkı da destek verdi.<br />
Marmara Adalar Belediye Başkanı Süleyman<br />
Aksoy “Bugün, Limak <strong>Enerji</strong> ile Marmara Adalar<br />
Belediyesi iş birliği kapsamında yapılan ağaçlandırma<br />
çalışmamız için buradayız. Bu projeyle bin<br />
ağaç Ada’mıza kazandırılacak ve bölgemiz daha<br />
yeşil bir hale bürünecek. Ada’mızın yeşil alanlarını<br />
artırmaya sağladıkları desteklerinden dolayı<br />
Limak <strong>Enerji</strong>’ye teşekkür ediyoruz.” dedi.<br />
Limak <strong>Enerji</strong>’nin Ödüllü Yeşil Dönüşüm Ormanları<br />
Projesi ile 4 bin ağaç ve 200 ton kağıdın doğaya<br />
geri dönmesi sağlanacak. Geri kazandırılan<br />
200 ton kağıt sayesinde 19 bin kilogram atığın<br />
doğaya karışması önlenecek, 5 milyon litre su<br />
tasarrufu yapılacak ve 272 ton CO2 salınımının<br />
önüne geçilecek. Daha önce yangın tehlikesi<br />
geçirmiş veya kurak olan bölgeleri tercih eden<br />
şirket, ağaçlandırma projesi ile yeşil alan miktarı<br />
açısından fakir bölgelerin yeşil alan oranını<br />
artırırken, sağlıklı bir kent yaşamına da destek<br />
sağlayacak.<br />
TOTAL'İN “DAHA YENI<br />
BAŞLIYORUZ” TEMALI<br />
KAMPANYASI EKRANLARDA<br />
Total istasyonları, Mart 2020 itibarıyla OYAK çatısı<br />
altında hizmet vermeye başlayarak yeni bir döneme<br />
başlangıç yaptı. TOTAL İstasyonları OYAK’ın gücü,<br />
tecrübesi ve sinerjisiyle girdiği bu yeni dönemi, tüm<br />
Türkiye’ye seslenen coşku ve enerji dolu bir reklam<br />
filmiyle ekranlara yansıtıyor. Ülkenin dört bir yanından<br />
insan ve yol manzaralarına yer verilen reklam<br />
filminde, “Türkiye’nin <strong>Enerji</strong>si Şimdi Çok Daha<br />
Güzel” mesajının altı çiziliyor. Ayrıca Total istasyonlarının<br />
büyüme stratejisine vurgu yapan “#Daha-<br />
YeniBaşlıyoruz” etiketi, markanın <strong>2021</strong>’de ürün ve<br />
hizmetlerinde yapacağı yenilikler, sektöre katacağı<br />
değerin sinyalini veriyor. Amadeus Mozart’ın “Türk<br />
Marşı” bestesi ise popüler rap sanatçısı Ceza’nın yorumuyla<br />
filmin yüksek enerjisine eşlik ediyor.<br />
Güzel <strong>Enerji</strong> Akaryakıt A.Ş. Pazarlama Direktörü<br />
Beril Cabı Günermengi, reklam filmini hakkında<br />
“Total istasyonları olarak ülkemize değer katmak,<br />
ziyaretçilerimize en iyi ürün ve hizmetleri sunmak<br />
için büyük bir özenle ve tüm gücümüzle çalışıyoruz.<br />
Mart 2020 itibarıyla çatısı altında hizmet vermeye<br />
başladığımız OYAK’ın gücü, tecrübesi ve sinerjisi ile,<br />
yeni dönemde artarak büyüyen hedeflerimizi, “#DahaYeniBaşlıyoruz”<br />
sloganı ile izleyen herkese enerji<br />
verecek bir reklam filminde yansıtmak istedik” sözleriyle<br />
değerlendirdi.<br />
Bir aylık ön hazırlığın ardından İstanbul, Artvin, Erzurum,<br />
Tunceli, Erzincan, Elazığ, Nevşehir, Konya,<br />
Muğla illerindeki yaklaşık 25 farklı lokasyonda, Covid-19<br />
salgınına karşı kapsamlı güvenlik ve sağlık<br />
önlemleri alınarak toplam 7 günde çekilen reklam<br />
filmi, zorlu salgın koşullarına karşın tamamlandı.<br />
FCB ARTGROUP imzalı filmin yapım sürecini Kala<br />
Film, yönetmenliğini ise Turgut Akaçık üstlendi.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 13
PANO<br />
ZORLU ENERJI KAYITLI SERMAYE TAVANINI<br />
IKI KATINA ÇIKARACAK<br />
Zorlu <strong>Enerji</strong> sermaye yapısını<br />
güçlendirmek amacıyla, kayıtlı<br />
sermaye tavanını 3 milyar<br />
TL’den 6 milyar TL’ye yükseltmek<br />
için Yönetim Kurulu tavsiye<br />
kararı aldı. Konu hakkında<br />
değerlendirmede bulunan Zorlu<br />
<strong>Enerji</strong> CEO’su Sinan Ak “Sermaye<br />
piyasalarındaki değerimiz,<br />
şirketimizin gelecek hedeflerini<br />
gerçekleştirebilmesi için son<br />
derece önemli. Önümüzdeki dönemler<br />
için büyüme hedefimizin<br />
temelinde şirket değerimizi artırmak<br />
yer alıyor. Büyüme stratejimiz<br />
paralelinde, kayıtlı sermaye<br />
tavanımızı artırmak üzere<br />
yönetim kurulu tavsiye kararı<br />
kararı aldık. Bu sayede borç ve<br />
öz kaynak oranımızı iyileştirerek,<br />
güçlü yatırım planlarımızı<br />
hayata geçirmek üzere çalışmalarımıza<br />
devam edeceğiz. Zorlu<br />
AKENERJI’DEN DOĞAYA 550 BIN AĞAÇLIK KATKI<br />
Akenerji, son bir yılda perakende sektöründen hizmet<br />
sektörüne, sanayi tesislerinden danışmanlık<br />
şirketlerine, birçok farklı sektörden firmayla karbon<br />
azaltım sertifikası alanında iş birliği yaptı.<br />
Yenilenebilir santrallerinden elde ettiği emisyon<br />
azaltım sertifikalarının ticaretiyle Akenerji, toplamda<br />
570 bin ton karbon emisyonunun sıfırlanmasını<br />
sağladı. Bu rakam yıllık yaklaşık 550 bin<br />
ağacın sağladığı temiz havaya eşdeğer bir oran olarak<br />
kabul ediliyor.<br />
Akenerji, emisyon azaltım sertifikalandırma çalışmalarının<br />
başarıyla yürütüldüğü tüm yenilenebilir<br />
enerji santrallerinde, VCS (Verified Carbon<br />
Standard) & Gold Standard & Social Carbon karbon<br />
emisyon azaltım sertifikalarına sahip. Düşük karbonlu<br />
ekonomiye geçiş sürecinde, büyük öneme<br />
<strong>Enerji</strong> olarak, son 5 senede yaklaşık<br />
5 milyar TL yatırım gerçekleştirdik.<br />
Trakya ve Gaziantep<br />
doğal gaz dağıtım ve Osmangazi<br />
elektrik dağıtım bölgelerimizin<br />
gelişim projeksiyonuna göre öngördüğümüz<br />
projeler, yurt içi ve<br />
yurt dışı santral yatırımlarımız<br />
ve akıllı çözümler iş birimi planlarımız<br />
için <strong>2021</strong> yılı da dahil<br />
olmak üzere önümüzdeki 5 yılda<br />
yaklaşık 5 Milyar TL daha yatırım<br />
yapmayı hedefliyoruz” dedi.<br />
Zorlu <strong>Enerji</strong>’nin Kamuyu Aydınlatma<br />
Platformu’na (KAP)<br />
yaptığı açıklamada, “Mevcut kayıtlı<br />
sermaye tavanımıza henüz<br />
ulaşılmamış olsa da şirketimiz<br />
hedeflerine ulaşması için yeterli<br />
olmadığına,<br />
bu kapsamda Sermaye Piyasası<br />
Kanunu’nun 18’nci maddesi<br />
hükmü ve Sermaye Piyasası<br />
Kurulu’nun II.18-1 sayılı Kayıtlı<br />
Sermaye Sistemi Tebliği çerçevesinde;<br />
Şirketimiz mevcut<br />
3.000.000.000,00- TL (Üç milyar<br />
Türk Lirası) kayıtlı sermaye<br />
tavanının 6.000.000.000,00.-<br />
TL (Altı milyar Türk Lirası)’ya<br />
artırılmasına karar verildi” denildi.<br />
sahip olan bu emisyon azaltım sertifikalarının<br />
aynı zamanda global ölçekte de tanınırlığı bulunuyor.<br />
Akenerji Genel Müdürü Serhan Gençer, çevre ve<br />
sürdürülebilirlik konularının, Akenerji’nin ajandasında<br />
her zaman öncelikli olduğunu belirterek;<br />
“Düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde,<br />
yenilenebilir kaynaklı enerji üretimimize ve bu<br />
alanda yeni yatırım çalışmalarımıza devam ederken,<br />
aynı zamanda satışa sunduğumuz emisyon<br />
azaltım sertifikalarımızla, karbon emisyonlarını<br />
azaltmak ve nötrlemek isteyen firmalara da yardımcı<br />
oluyoruz. Farklı sektörlerden birçok firma<br />
ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, çevre ile ilgili<br />
farkındalık yaratılması kapsamında da önem verdiğimiz<br />
bir çalışma” dedi.<br />
14 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
KARİYER<br />
Aksa <strong>Enerji</strong> yönetim ve icra kuruluna yeni<br />
isimler atandı<br />
Aksa <strong>Enerji</strong> tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayınlanan açıklamaya göre,<br />
Korkut Öztürkmen, Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Komitesi Başkan Yardımcısı olarak atanırken,<br />
Aksa <strong>Enerji</strong>’nin ana ortağı Kazancı Holding’de operasyonel mükemmelik ve dijital dönüşüme<br />
odaklı projelere imza atan Barış Erdeniz ve finans piyasalarının yakından tanıdığı Erkin Şahinöz<br />
de icra komitesine üye olarak atandı.<br />
Aksa <strong>Enerji</strong>’nin yeni icra komitesi başkan yardımcısı olan Korkut Öztürkmen, Robert<br />
Kolej’de lise öğreniminden sonra Boğaziçi Üniversitesi’nden makine mühendisliği<br />
ve endüstri mühendisliği dallarında çift diploma aldı. 1996-2007 yılları arasında<br />
Koç Holding’in Stratejik Planlama ve <strong>Enerji</strong> Grubu’nda iş geliştirme ve yatırımlardan<br />
sorumlu yönetici olarak çalıştı. 2002 yılında Koç Üniversitesi’nde Executive<br />
MBA programını tamamlayan Öztürkmen, 2007-2009 yılları arasında; OMV Türkiye<br />
Ülke Müdürü olarak şirketin Türkiye yapılanmasına ve enerji pazarına girişine<br />
liderlik etti. 2013’te Ashridge Business School’da ‘Power2Lead’ üst düzey liderlik<br />
programını tamamlayan Öztürkmen, Mayıs 2019- Ocak <strong>2021</strong> yılları arasında<br />
IC-İçtaş <strong>Enerji</strong> Grubu Başkanı olarak görev yaptı.<br />
Geleceğin yeşil enerji uzmanları,<br />
meslek kolejinden yetişecek<br />
Smart Energy “Yeşil Geleceğin Peşindeyiz” mottosu ile faaliyete geçirdiği Smart Akademi ile çok önemli bir<br />
adım attı. Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Özel Adem Ceylan Final Meslek Teknik<br />
Koleji ve Smart Akademi arasında yapılan anlaşma, gençleri yeşil enerji sektörüne kazandıracak.<br />
İmzalanan bu iş birliği protokolünün geleceğin Türkiye’si açısından büyük bir önem taşıdığını vurgulayan Smart<br />
Energy Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kemal Yılmaz, “Türkiye’nin güneş enerjisindeki payı yüzde 6,9. Bugün böyle<br />
ama yarın çok daha farklı bir yerde olacağız. Bu nedenle Özel Adem Ceylan Final Meslek Teknik Koleji bünyesinde<br />
‘Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> Bölümü’ oluşturulması çok doğru bir karar. Bu bölümde okuyan gençlerin yetiştirilmesi için<br />
Smart Energy olarak katkı sağlayacak olmaktan çok mutluyuz” dedi.<br />
Özel Adem Ceylan Final Teknik Koleji Okul Müdürü Murat Taşcı da “Okulumuzda ara eleman değil, aranan eleman<br />
ve aranan yöneticileri birlikte geliştireceğiz” dedi. 2019-2020 yılında eğitime başlayan ancak pandemi nedeniyle<br />
ara veren okulun halen 860 öğrencisi bulunuyor. Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> Bölümü’nde ise şu anda 60 öğrenci<br />
eğitimine devam ediyor.<br />
16 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
KARİYER<br />
IICEC’nin yeni direktörü Bora Şekip Güray oldu<br />
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası <strong>Enerji</strong> ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörlüğü görevine, iki<br />
yıldır IICEC Araştırma Direktörlüğü’nü yürüten Bora Şekip Güray atandı. Bora Şekip Güray, direktörlük<br />
görevinden önce enerji alanında kamu ve özel sektörden farklı kurumlarda, enerji planlaması ve piyasa<br />
işleyişi, enerji politika ve stratejilerinin belirlenmesi ve uygulanması, enerji sektörü yatırımları,<br />
varlık yönetimi gibi çeşitli alanlarda çalıştı ve enerjide bölgesel ve uluslararası işbirliklerine yönelik<br />
projelerde de görev aldı. Güray, IICEC’te araştırma direktörü olarak görev yaptığı dönemde de enerji<br />
alanında birçok araştırma raporunun üretilmesi, farklı araştırma projelerinin geliştirilmesi ve enerji<br />
sektöründe kamu-sanayi-akademi paydaşlarıyla işbirliğinin güçlendirilmesi çalışmaları ile hem IICEC<br />
araştırmalarının ve bilinirliğinin artırılması hem de enerji sektöründe yürütülen araştırmaların gelişimine<br />
katkı sağladı.<br />
Sabancı Üniversitesi IICEC, bölgedeki en seçkin üniversitelerden biri altında konumlandırılmış<br />
bir merkez olarak, enerji politikaları üzerine bağımsız araştırmalar yoluyla kamu-sanayi-akademi<br />
başarı üçgeni içerisinde daha verimli, güvenli, rekabetçi ve sürdürülebilir enerji geleceği<br />
fırsatlarına katkı sağlıyor. IICEC, enerji ve iklim alanlarında önemli paydaşları bir araya getiren<br />
seçkin bir platform sağlıyor ve sürdürülebilir enerji geleceğine yönelik fikir alışverişini, işbirliklerini<br />
ve gelişimi teşvik ediyor.<br />
Jeotermal <strong>Enerji</strong> Derneği’nin genel<br />
koordinatörü Karakaş oldu<br />
Jeotermal kayakların sürdürülebilir, çevreci ve elverişli koşullarda kullanımının sağlanmasını<br />
amacıyla Temmuz 2020’de faaliyete başlayan Jeotermal <strong>Enerji</strong> Derneği’nin (JED) genel koordinatörlük<br />
pozisyonuna enerji sektörünün yakından tanıdığı, deneyimli yönetici Elif Ferdal Karakaş<br />
getirildi. Karakaş aynı zamanda derneğin yönetim kurulunda ‘onursal üye’ olarak da yer alacak.<br />
2002 yılında, enerji piyasasında gerçekleştirilen reform çalışmaları sürecinde aktif rol oynayan<br />
Karakaş, <strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurumu’nun “Kurucu Personeli” arasında yer alarak, 2019<br />
yılına dek bu kurumda görev aldı. 2019 yılından bu yana kariyerine hukuk danışmanlığı ve serbest<br />
avukat olarak devam eden Karakaş, enerji hukuku alanında eğitmenlik yaparak ve birçok çalıştayla<br />
kongreye katılarak sektörün gelişimine katkıda bulundu. Karakaş, <strong>Enerji</strong> Uzmanları Derneği ve<br />
Dünya <strong>Enerji</strong> Konseyi Türk Milli Komitesi üyesidir.<br />
Sepaş <strong>Enerji</strong>’de üst düzey atama<br />
Konutlardan, ticarethane ve sanayi kuruluşlarına dek uzanan geniş yelpazede Türkiye<br />
genelinde 4 milyon kişiye elektrik hizmeti sağlayan Sepaş <strong>Enerji</strong>’den yeni yılda atama haberi<br />
geldi. 2018’in mayıs ayından bu yana kurumsal gelişim ve satın alma grup müdürü olarak<br />
çalışan Ebru Şahan’ın, 1 Ocak <strong>2021</strong> itibarıyla Kurumsal Gelişim ve Satın Alma Direktörü olarak<br />
atandığı açıklandı.<br />
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Ebru Şahan,<br />
profesyonel koçluk ve mentorluk eğitimleri de aldı. Vestel Elektronik’te yurtdışı satın alma<br />
mühendisi olarak başlayan Şahan’ın kariyerinde sırasıyla Ford Otosan Kocaeli Fabrikası Satın<br />
Alma Mühendisliği, Sabancı Holding Lastik Takviye ve Otomotiv Grubu Sistem Geliştirme<br />
Uzmanlığı, Kordsa Global Kalite Güvence Müdürü ve Erdemir Grup’ta İnsan Kaynakları Müdürü<br />
olarak görev yaptı. Şahan, Professional Women’s Network Derneği üyeliğinin yanı sıra<br />
çeşitli sivil toplum kuruluşlarının projelerinde gönüllü koçluk ve mentorluk görevi üstleniyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 17
YATIRIM<br />
Aycan Kızıldağ<br />
AYDEM ENERJI, BU YIL 3,8<br />
MILYAR TL YATIRIM YAPACAK<br />
Aydem <strong>Enerji</strong>, yenilenebilir enerjiyi odağına aldığı<br />
çalışmalarını bu yıl da yeni yatırımlarla sürdürecek.<br />
Holding, <strong>2021</strong>’de grup şirketleri genelinde<br />
toplam 3,8 milyar TL yatırım yapacak. Önümüzdeki<br />
5 yıl içerisinde sadece dağıtım şirketleri kapsamında<br />
yapacağı yatırım, 9,6 milyar TL olacak. Şirket yatırımlarına<br />
ve önümüzdeki dönem hedeflerine ilişkin<br />
görüşlerini paylaşan Aydem <strong>Enerji</strong> CEO’su İdris Küpeli,<br />
2020’nin enerji sektörü için zorlu bir yıl olduğuna<br />
değinerek yenilenebilir kaynaklardan elektrik üreten<br />
şirketlerin, birçok sektöre kıyasla bu zorlu dönemden<br />
çok daha az etkilendiğini ifade etti.<br />
Aydem <strong>Enerji</strong>’nin elektriğin üretimi, dağıtımı, satışı<br />
olmak üzere tüm zincirde yer almasının ve verimli<br />
santrallere sahip olmasının, holding ve grup şirketlerinin<br />
geleceği açısından güzel bir tablo sunduğunu<br />
belirten Küpeli, “Bu yıl yatırım bütçemizi tüm grubumuz<br />
için 3,8 milyar TL olarak belirledik. Bu kapsamda<br />
hibrit yatırımlarımız, santrallerimizdeki geliştirme<br />
projelerimiz gündemimizde olacak. Beş yıl içerisinde<br />
de sadece dağıtım şirketlerimizle, İzmir, Manisa,<br />
Aydın, Denizli, Muğla illerinde planladığımız alt yapı<br />
çalışmaları için 9,6 milyar TL yatırım yapacağız. Amacımız<br />
yatırım projelerimize hız kesmeden devam ederek,<br />
hizmetlerimizin sürdürülebilirliğini güvence altına<br />
almak” şeklinde konuştu.<br />
“Yenilenebilir enerji şirketimizle başlattığımız halka<br />
arz sürecimizi, bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz”<br />
diyen Küpeli, enerji sektörünün önemli gündem maddelerinin<br />
hibrit yatırımlar, mini YEKA ihaleleri ve yeni<br />
YEKDEM tarifesi olacağını belirterek kendilerinin de<br />
bu yıl hibrit yatırımlara başlayacaklarını söyledi.<br />
ROSATOM, RUSYA’NIN<br />
EN BÜYÜK RES’I<br />
KOCHUBEEVSKAYA<br />
DEVREYE ALDI<br />
Rusya Devlet Atom <strong>Enerji</strong>si Kurumu Rosatom,<br />
Rusya’nın en büyük rüzgar santrali olan Kochubeevskaya’yı<br />
devreye aldı. Kochubeevskaya, Rusya’nın<br />
en büyük rüzgar santrali olmasının yanı sıra<br />
Rosatom’un rüzgar enerjisi projeleri uygulamalarından<br />
sorumlu bölümü NovaWind’ın tamamladığı ikinci<br />
proje olma özelliğini de taşıyor. Stavropol bölgesinde<br />
bulunan Kochubeevskaya santrali, toplam 210 MW<br />
kurulu güce sahip 84 rüzgar türbininden oluşuyor.<br />
Santralde kullanılan ekipmanların üretim sürecinde,<br />
Rusya Federasyonu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri<br />
uyarınca yüzde 65 oranında yerel kaynaklardan<br />
yararlanıldı.<br />
NovaWind A.Ş. Genel Müdürü Alexander Korchagin,<br />
konuya ilişkin yaptığı açıklamada şöyle konuştu:<br />
Kochubeevskaya Rüzgar Santrali Projesi’ni iki yıl<br />
içinde tamamlayabilmemiz, rüzgar santrali inşası ve<br />
işletmesinde kapsamlı deneyimimiz, rüzgar türbini<br />
bileşenlerinin üretimi ve seri olarak montajlarının<br />
Rusya’da yapılması planının başarılı bir şekilde uygulanması<br />
ve Rosatom’un bazı işletmelerini de içine alan<br />
etkin tedarik zinciri sayesinde gerçekleşti. Rosatom,<br />
Stavropol ve Rostov Bölgeleri’nde üç alanda daha inşa<br />
edeceği rüzgar santral planını da uygulamaya geçirdi.<br />
Rosatom’un 2024 yılına kadar toplam kapasitesi<br />
yaklaşık 1,2 GW olacak bu rüzgar santrallerini devreye<br />
alması bekleniyor.<br />
18 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
YATIRIM<br />
RIZE İKIZDERE’YE BIR HES<br />
DAHA GELIYOR<br />
Rize’nin İkizdere ilçesi sınırları içerisinde Kabahor<br />
Deresi üzerinde Reis RS <strong>Enerji</strong> Elektrik<br />
tarafından 79,33 MW’lık İkizdere-Dereköy HES kurulacak.<br />
Yaklaşık 530 milyon lira değerindeki proje kapsamında,<br />
Kabahor Deresi üzerinde 972 metre talveg,<br />
976 metre kret ve 978,10 metre maksimum su kotunda<br />
serbest dolu savaklı regülatör tesis edilecek.<br />
Burada çevrilecek suların sol sahilden atnalı tipindeki<br />
tünel ve devamında yer alacak cebri boru vasıtasıyla<br />
655,38 metre kuyruksuyu kotunda ve 79,33 MWe<br />
(2x39,665 MWe) kurulu gücünde tesis edilecek olan<br />
Dereköy HES’te türbinlenmesiyle elektrik üretilecek.<br />
Ekonomik işletim süresi ise 49 yıl olarak belirlenen<br />
Dereköy HES’te ortalama 255,83 GWh/yıl enerji üretilmesi<br />
hedefleniyor. Üretilen elektrik 154 kV gerilim<br />
seviyesine ünite transformatörleri vasıtasıyla yükseltildikten<br />
sonra santral yanında tesis edilecek 154 kV<br />
açık tip şalt sahasına aktarıldıktan sonra burada toplanan<br />
enerji 5,4 km lik 154 kV 1272 MCM ACSR enerji<br />
iletim hattıyla İkizdere Trafo Merkezi vasıtasıyla ulusal<br />
elektrik şebekesine iletilecek.<br />
DANIMARKA, OFFSHORE’DAN<br />
YEŞIL HIDROJEN ÜRETECEK<br />
Danimarkalı enerji firması Orsted, yeşil hidrojen<br />
üretmek için açık deniz rüzgar enerjisi kullanacağı<br />
bir projeyi hayata geçirecek. Bu yılın sonuna<br />
doğru ilk üretimine başlaması planlanan tesis Kopenhag’ın<br />
güneyinde, Orsted’in Avedøre Elektrik Santrali’nde<br />
kurulacak.<br />
İki adet 3,6 MW’lık türbinden enerji sağlanacak<br />
proje kapsamında üretilen hidrojen, karayolu taşımacılığında<br />
kullanılacak. Orsted’in hidrojen faaliyetlerinin<br />
başkanlığını yapan Anders Nordstrøm projeyi,<br />
“büyük ölçekli yenilenebilir hidrojen üretimine doğru<br />
küçük ama önemli bir adım” olarak tanımladı.<br />
Orsted ve ortakları, 2019 yılında Danimarka <strong>Enerji</strong><br />
Ajansı’nın <strong>Enerji</strong> Teknolojisi Geliştirme Programı kapsamında<br />
yaklaşık 5,63 milyon dolarlık finansman desteği<br />
aldı. Orsted geçtiğimiz kasım ayında da BP’nin<br />
kuzeybatı Almanya’daki bir rafinerisinde büyük ölçekli<br />
bir yenilenebilir hidrojen projesi geliştirmek için işbirliği<br />
yapacağını duyurmuştu. Repsol ve Siemens Energy<br />
de son birkaç yılda yeşil hidrojen üretimiyle bağlantılı<br />
projelerde yer alan diğer firmalar arasında yer<br />
alıyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 19
YATIRIM<br />
TOTAL, ADANI GREEN’E 2.5<br />
MILYAR DOLARLIK<br />
YATIRIM YAPTI<br />
Fransız Total, Güneş enerjisi sektöründe dünyanın<br />
en büyüğü olarak kabul edilen Adani Green<br />
Energy Limited’e 2,5 milyar dolarlık yatırım yaptı. Şirket,<br />
dünyanın en büyük güneş fotovoltaik çözümlerinin<br />
üreticisi Hindistan merkezli Adani Green Energy<br />
Limited’e yatırım yaptı. Fransız şirket, Adani’nin yüzde<br />
20’lik hissesi karşılığında tam 2,5 milyar dolar ödeyecek.<br />
Total, bu sayede Covid-19 pandemisinin de etkisiyle<br />
ivme kazanan fosil yakıttan düşük karbon kaynaklarına<br />
geçiş sürecinde planladığı hedeflerine daha<br />
rahat ulaşmış olacak.<br />
Total, geride bıraktığımız yıl yenilenebilir kaynaklara<br />
2 milyar dolarlık yatırım hayata geçirdi. Şirket,<br />
2030 yılına kadar ise yıllık yatırım bütçesinin yüzde<br />
20’sini yani yılda 3 milyar doları yenilenebilir kaynaklara<br />
yatıracak.<br />
Total’in Adani’ye yaptığı yatırım, şirkete dünyanın<br />
en büyük yenilenebilir enerji pazarlarından birinde söz<br />
sahibi olmasını sağlayacak. Adani’nin ülke çapında 54<br />
güneş ve rüzgar enerjisi projesi bulunuyor. Total, yapmış<br />
olduğu bu hamleyle şirketin 2025 yılı planı olan<br />
35 GigaWatt gücünde yenilenebilir enerji hedefine bir<br />
adım daha yaklaşacak. Şirketin geride bıraktığımız yıl,<br />
7 GigaWatt yenilenebilir enerji kapasitesi bulunuyordu.<br />
TOROSLAR EDAŞ’TAN<br />
ANAMUR, AYDINCIK VE MUT’A<br />
47 MILYON LIRALIK YATIRIM<br />
Toroslar EDAŞ Mersin’de kesintisiz ve sürdürülebilir<br />
elektrik hizmeti kapsamında Anamur,<br />
Aydıncık ve Mut ilçelerine, toplamda 47 milyon liraya<br />
ulaşan yeni yatırımları hayata geçirdi. Toplam 60 kilometrelik<br />
enerji nakil hattı ile 7 adet dağıtım merkezi<br />
ve yeni müşterek şebekelerin tesis edildiği Anamur’da<br />
yatırımların toplamı 38 milyon liraya ulaştı.<br />
Toroslar EDAŞ, Mersin’in tarım ve seracılık sektöründe<br />
büyük önem taşıyan Anamur, Mut ve Aydıncık<br />
ilçelerindeki tüm mahallelerin enerji ihtiyacını kesintisiz<br />
olarak karşılamak üzerek, 47 milyon liralık yeni<br />
yatırım gerçekleştirdi.<br />
Anamur’a gerçekleştirilen 38 milyon liralık dev altyapı<br />
yatırımı kapsamında, Antalya sınırında bulunan<br />
Anıtlı Mahallesi ile Merkez Kalınören Mahallesi arasında<br />
iki farklı güzergâhtan alternatifli elektrik şebekesi<br />
oluşacak şekilde 60 kilometre enerji nakil hattı, 7 adet<br />
dağıtım merkezi ve yeni müşterek şebekeler tesis edilerek,<br />
kesintisiz ve sürekli enerji ihtiyacı sağlandı.<br />
Mut ilçesinde gerçekleştirilen 5 milyon liralık yatırımla<br />
Toroslar EDAŞ, Evren dağıtım merkezi binası ile<br />
Bozdoğan Kesici Ölçü Kabini (Kök) dağıtım binası arasındaki<br />
16 kilometrelik yeni enerji nakil hattını yeniledi.<br />
Proje kapsamında, Aydıncık ilçesinde ise 4 milyon<br />
lira yatırım gerçekleştiren Toroslar EDAŞ, proje kapsamında<br />
Yeniyörük, Duruhan ve Pembecik Mahalleleri<br />
başta olmak üzere çok sayıda mahallenin yararlanabileceği<br />
10 kilometre enerji nakil hattıyla 4 adet yeni<br />
elektrik dağıtım binasını işletmeye aldı.<br />
20 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
YATIRIM<br />
AYGAZ VE UNITED<br />
ENTERPRISES, BANGLADEŞ’IN<br />
AYGAZ’I IÇIN SON IMZAYI ATTI<br />
LPG şirketi Aygaz, uluslararası büyüme stratejisi<br />
kapsamındaki atılımlarını sürdürüyor. Bangladeş’te<br />
LPG temini, dolumu ve dağıtımı yapmak üzere<br />
ülkenin en büyük şirketlerinden United Enterprises &<br />
Co. Ltd. ile birlikte 2019 yılında başlayan süreci, 20<br />
Ocak’ta başkent Dakka’da düzenlenen imza töreniyle<br />
tamamlayan Aygaz, dünya evsel LPG tüketiminde en<br />
yüksek paya ve büyüme trendine sahip Asya pazarı<br />
için ilk adımı atmış oldu. Hisse devir işlemlerinin<br />
tamamlanmasıyla, eşit yönetim esaslarına dayalı bir<br />
ortaklık sağlandı.<br />
Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel, törende yaptığı<br />
konuşmada, “Bu yıl Aygaz’ın 60’ıncı yılını kutluyoruz.<br />
Sektöre hizmet verdiğimiz köklü tecrübemizle yılın<br />
ilk ayında hayata geçirdiğimiz bu ortaklık bizler için<br />
heyecan ve gurur verici. Bu adım Aygaz’ın en önemli<br />
kilometre taşlarından biri olacak. Aygaz’ın LPG bilgi<br />
birikimi ve United Enterprises’ın ülkedeki tecrübesiyle<br />
projemizin hedeflerine hızla ulaşacağına inancım<br />
tam. Bu adım şirketimizin 60’ıncı yılında en önemli<br />
kilometre taşlarından biri olacak. Ortak girişimimizin<br />
Bangladeş halkı ve ekonomisi için sürdürülebilir değer<br />
yaratmasını umuyoruz” dedi. United Enterprises Grup<br />
Başkanı ve CEO’su Moinuddin Hasan Rashid ise “ Bu<br />
ortaklığın Bangladeş ve kardeş ülke Türkiye için yeni<br />
bir yatırımlar döneminin başlangıcı olacağına inanıyoruz”<br />
diye konuştu.<br />
DICLE ELEKTRIK,<br />
ARTUKLU’YA 7 MILYON TL’LIK<br />
YATIRIM YAPIYOR<br />
Dicle Elektrik tarafından Mardin’in Artuklu<br />
ilçesine bağlı Gökçe Mahallesi’nde bir<br />
süre önce başlatılan şebeke yenileme çalışmaları<br />
devam ediyor. Yaklaşık 9 bin nüfuslu mahallede<br />
bir ay içerisinde tamamlanması planlanan<br />
yatırım çalışması kapsamında yüksek dayanıklılığa<br />
sahip 29 bin 500 metre alpek kablo kullanılıyor.<br />
Mahallede 332 DÜSOP montajı yapılırken,<br />
mahalleye her biri 50, 100 ve 250 kilovolt amper<br />
gücünde olan 3 adet ek trafo tesisi de kuruluyor.<br />
Bu çalışmalar yapılırken mahallede daha modern<br />
bir aydınlatma şebekesi kurulacak. Bunun<br />
için de cadde ve sokaklara toplam 807 adet aydınlatma<br />
direği dikilerek aydınlatma için armatür<br />
takılacak.<br />
Mahalle için yapılacak toplam yatırım tutarının<br />
7 milyon lirayı bulacağını belirten Dicle Elektrik<br />
Dağıtım A.Ş. Mardin İl Müdürü Halil Homan,<br />
çalışmaların planlandığı gibi devam ettiğini söyledi.<br />
Homan, “Tüketicilerimize kesintisiz ve kaliteli<br />
elektrik vermek için çalışmalarımızı zorlu kış<br />
şartlarına rağmen özveriyle sürdürüyoruz. Yatırım<br />
çalışmalarımız bir ay içinde tamamlandığında<br />
hizmet kalitemiz artmış olacak ve mahalledeki<br />
bütün abonelerimiz bundan faydalanacak.<br />
Çalışmalarımız sırasında görevli çalışanlarımıza<br />
karşı anlayışlı davranan mahalle sakinlerine de<br />
çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 21
YATIRIM<br />
.<br />
.<br />
BINGÖL’ÜN ILK HIBRIT SANTRALI<br />
ENERJI ÜRETMEYE HAZIRLANIYOR<br />
Bingöl’ün Genç ilçesinde bulunan Aşağıkaleköy<br />
Barajı ve Hidroelektrik Santraline bağlı olarak<br />
kurulan güneş enerjisi santrali devreye girdi. 30<br />
Aralık 2020 günü yapılan kabul işlemi ile projenin<br />
500 kW’lık ilk fazı devreye girdi. Kalehan <strong>Enerji</strong> Grubu<br />
şirketlerinden Kalehan Genç <strong>Enerji</strong> A.Ş. yatırımı olan<br />
projenin mart ayında 80 MW kurulu güce ulaşarak<br />
tam kapasitede elektrik üretimine geçmesi ve yıllık<br />
130 GigaWatt-saat (GWh) düzeyinde elektrik üretimi<br />
gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Yaklaşık 1.100 dönüm<br />
alan üzerine kurulan tesis 200 bin adet güneş panelinden<br />
oluşacak ve Karapınar YEKA GES-1’ten sonraki<br />
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali olacak.<br />
AKSA, ÖZBEKISTAN’DAKI YATIRIMINA<br />
BIR SANTRAL DAHA EKLIYOR<br />
35,6 milyon dolar yatırımla hayata geçecek projede<br />
Talesun Bistar Marka 9BB TP6F72M model güneş<br />
panelleri ile FIMER‘in 5MVA gücünde PVS serisi merkezi<br />
inverterler kullanılacak. Projenin ana santrale<br />
adaptasyonu için gereken ekipmanların temini, kurulumu,<br />
test ve devreye alınması GES Genel Elektrik Sistemleri<br />
Yapım ve Mühendislik A.Ş. tarafından yapıldı.<br />
Santralin bağlı bulunduğu Aşağıkaleköy HES ise<br />
510,20 MWm / 500,00 MWe gücüne sahip ve yıllık ortalama<br />
elektrik üretimi öngörüsü 1.200 GWh. Santral<br />
aynı zamanda Türkiye’nin en büyük beşinci HES projesi<br />
olma özelliğine sahip.<br />
Gecţigĭmiz yılın mayıs ayında Özbekistan’ın başkenti<br />
Tasķent’te 240 MW’lık dogăl gaz kombine<br />
cȩvrim santrali kuracagĭnı açıklayan ve kasım ayında<br />
gerekli yer tahsislerinin de sağlanmasıyla çalışmalarına<br />
hız veren Aksa <strong>Enerji</strong>, Tasķent’te 230 MW’lık ilave<br />
dogăl gaz kombine cȩvrim santraliyle kapasite artışına<br />
gidildigĭni açıkladı. Ayrıca Tasķent’in güneybatısında<br />
bulunan Buhara’da da 270 MW’lık dogăl gaz cȩvrim<br />
santrali kurulması için anlaşma imzalandıgĭnı duyuran<br />
Aksa <strong>Enerji</strong>, bu yatırımlarla Özbekistan’da toplam<br />
740 MW kurulu güce sahip olacak. Aksa <strong>Enerji</strong>; Türkiye,<br />
KKTC, Gana, Mali ve Madagaskar’dan sonra Özbekistan’da<br />
da enerji santralleri kurarak <strong>2021</strong> yılı sonunda<br />
faaliyetlerini üç kıta ve 6 ülkeye taşımayı hedefliyor.<br />
22 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
YATIRIM<br />
150 TON BIYOKÜTLE KAPASITELI<br />
BIOSTOR BES, DEVREYE ALINDI<br />
Sakarya III. OSB’de kurulan Karadeniz Garanti<br />
Biyokütle <strong>Enerji</strong> Tesisleri <strong>Enerji</strong> Bakanlığı’ndan<br />
kabul alarak üretime geçti. Karadeniz Garanti Biyokütle<br />
<strong>Enerji</strong> Tesisleri Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ait Sakarya’nın<br />
Söğütlü İlçesindeki Sakarya III. Organize Sanayi<br />
Bölgesi’ndeki 8 MW kurulu güce sahip biyokütleye<br />
dayalı elektrik üretim santrali BioStor’un kurulumu<br />
tamamlandı. 2018 yılında inşasına başlanan BioStor<br />
BES, <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan kabul<br />
alarak tam kapasite ile elektrik üretimine başladı.<br />
Karadeniz Garanti <strong>Enerji</strong>’ye ait tesislerde günde<br />
SINCAN CEZAEVI, ENERJISINI GÜNEŞTEN KARŞILAYACAK<br />
Ankara Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu, elektrik<br />
ihtiyacını karşılamak amacıyla 3 MW kapasiteli<br />
Güneş <strong>Enerji</strong> Santrali (GES) kuracak. Sincan’ın Yenikent-<br />
Adalet Mahallesi’nde bulunan Ankara Sincan<br />
Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından kendisine ait 39<br />
bin metrekarelik tapulu alanda 3 MW kurulu gücünde<br />
güneş enerji santrali (GES) kurulması planlanıyor.<br />
İşletme ömrü 30 yıl olarak planlan santralin montaj,<br />
kurulum ve devreye alma işlerinin 5 ay sürmesi<br />
planlanıyor. Santralde 395 Wp gücünde 7650 adet<br />
panel ve 110 kWe gücünde 27 adet ile 33 kWe gücünde<br />
1 adet evirici kullanılacak.<br />
1 milyon lira yatırımla kurulacak olan santralde<br />
monokristal fotovoltaik modüllerle üretilen doğru<br />
akım elektrik enerjisi, eviriciler yardımıyla alternatif<br />
ortalama 150 ton biyokütlenin yakılmasıyla elde edilen<br />
ısı buhar türbinine aktarılarak elektrik enerjisi elde<br />
edilecek. Tesislerin nominal proses buharı üretim kapasitesi<br />
saatte on beş ton (15 t/h), en fazla buhar kapasitesi<br />
ise saatte 30 ton (30 t/h) seviyesinde tasarlandı.<br />
Talep doğrultusunda gerçekleşmesi beklenen,<br />
satışa esas buhar miktarı yıllık ortalama 112 bin 500<br />
ton (112.500 t/yıl) olarak hesaplanıyor.<br />
BioStor elektrik santralinde üretilecek elektrik<br />
enerjisi, YEKDEM kapsamında teşvikli fiyatla satılacak.<br />
enerjiye çevrilecek. Planlanan güneş enerji santralinde<br />
üretilecek elektrik enerjisinin tamamı, Ankara Sincan<br />
Açık Ceza İnfaz Kurumunun ihtiyacını karşılamak<br />
üzere kullanılacak.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 23
ANKARA KULİSİ<br />
Deniz Suphi<br />
Doğal gazdan elektrik<br />
dağıtımına, rüzgardan HES’e<br />
konsolidasyon dalgası<br />
Henüz <strong>2021</strong> yılının ilk aylarındayız ancak enerji sektöründe ciddi bir hareketlilik var. Doğal gazdan elektrik<br />
dağıtımına yenilenebilir santrallerden fosil yakıtlara uzanan geniş bir yelpazede el değiştirmeler yaşanıyor.<br />
Uzmanlar, “Bu yıl enerjide ‘konsolidasyon’ yılı olabilir” yorumunu yaparken yabancıların da ilerleyen<br />
aylarda devreye gireceğini söylüyor…<br />
Salgının etkisiyle zor bir dönemde geçen enerji<br />
sektörü, <strong>2021</strong> yılına hızlı bir giriş yaptı. Ancak bu<br />
giriş, satın alma ve el değiştirmelerle ortaya çıktı.<br />
Uzun süredir özellikle döviz kurlarında yaşanan dalgalanma<br />
nedeniyle finansal açıdan zor bir döneme<br />
giren enerji sektörü, salgının getirdiği olumsuzluğu<br />
da yaşayınca bilançolar da etkilendi. Bazı şirketler<br />
bu finansal krizi aşmak için ortaklık ya da satışı tercih<br />
ederken yabancı şirketlerin de sahip oldukları<br />
varlıkları elden çıkarmaya başladı.<br />
Doğal gaz ve elektrik üretiminin yanı sıra şehiriçi<br />
elektrik dağıtımında satış, el değiştirme ve devir<br />
konusunda önemli adımlar ve girişimler gündeme<br />
geldi. Geniş anlamda sektörün “konsolidasyon” sürecine<br />
girmek üzere olduğu yönünde güçlü sinyaller<br />
ortaya çıkmaya başladı. Bu kapsamda ilk haber İzmit’ten<br />
geldi. Fransız Engie’nin İzmitgaz (İZGAZ) için<br />
Palmet <strong>Enerji</strong> ile anlaştığı duyuruldu, haberimiz yayına<br />
hazırlanırken satış süreci devam ediyordu.<br />
Bu haberin mürekkebi kurumadan, ikinci bir<br />
satış daha gündeme geldi. Antalya, Aydın ve Konya<br />
dahil 10 ilde faaliyet gösteren ve hisselerinin yüzde<br />
24 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
YABANCILAR EKONOMİNİN STABİL<br />
HALE GELMESİNİ BEKLİYOR<br />
Peki, uzmanlar bu gelişmeleri nasıl yorumluyor? Uzmanlar,<br />
Türkiye’de gerek elektrik dağıtımında, gerekse de<br />
üretiminde çok sayıda şirketin faaliyet gösterdiği, çoklu<br />
bir yapının bulunduğuna işaret ederek, “<strong>2021</strong> yılından<br />
başlayarak enerji sektöründe konsolidasyon olacağı yönünde<br />
güçlü işaretler ortaya çıkmaya başladı. Şu aşamada<br />
yabancılar kendini çok göstermiyor. Ancak bir süre sonra<br />
ekonomik dinamiklerin de yerli yerine oturmasıyla sektörde<br />
yabancı sermaye yoğun olarak görülebilir. Gazdan<br />
elektrik üretimine ve dağıtımına kadar satış ya da devir<br />
süreçleri yaşanabilir. Bunu, yüksek olasılık olarak kayda<br />
geçirebiliriz” görüşünü dile getirdi.<br />
70’ini STFA Holding’in, yüzde 30’unu İsviçre merkezli<br />
Partners Group’un kontrol ettiği Enerya <strong>Enerji</strong>’nin,<br />
Ahlatcı Holding’e satışı öne çıktı. Bu satış oldukça<br />
hızlı gerçekleşti ve devrin sonra erdiği belirtiliyor.<br />
Koç Grubu, HES ve RES satın alıyor<br />
Doğal gazdaki satış ya da devir süreci elektrikte<br />
de yaşanıyor. İskenderun’daki Sugözü Termik Santrali’nin<br />
yüzde 51 hissesini kontrol eden Alman Steag’ın,<br />
Trakya’da bulunan 20 X 3.3 megavat gücünde,<br />
yılda 222 milyon kilovatsaat elektrik üreten Süloğlu<br />
rüzgar santralını, Koç Holding’e sattığı ifade ediliyor.<br />
Almanlar ile Koç Grubu’nun bu konuda anlaşma<br />
sağladığı, satış ve devir sürecinin kısa süre içinde<br />
tamamlanabileceği belirtiliyor. Süloğlu’nu, grup<br />
bünyesindeki Entek’in satın aldığı konuşuluyor.<br />
Alman Steag’ın Türkiye’deki en önemli enerji<br />
yatırımı, İskenderun’da bulunan bin 320 megavat<br />
kurulu güçteki İsken Sugözü Termik Santrali. Steag’ın,<br />
yüzde 51’inin kontrol ettiği İsken’in, yüzde 49<br />
hissenin sahibi OYAK. Santral, ithal kömürle elektrik<br />
üretiyor. Türkiye’nin elektrik gereksiniminin yüzde<br />
4’ünü karşılıyor. Steag’ın, İsken’in satmayı ya da devretmeyi<br />
düşünmediği belirtiliyor.<br />
<strong>Enerji</strong> kulislerinde konuşulan önemli bir satış da<br />
şehiriçi elektrik dağıtımıyla ilgili… İngiltere merkezli<br />
Actis Capital’in, Marmara Bölgesi’nin bir bölümünün<br />
elektrik dağıtımını yapan şirkete talip olduğu ve bu<br />
konuda görüşmeler yapıldığı belirtiliyor. Bu satışın,<br />
sadece dağıtım şirketiyle sınırlı kalmayabileceği,<br />
grubun enerji şirketini kapsayacak biçimde geniş<br />
tutulabileceği ifade ediliyor. Tarafların, görüşmeleri<br />
sürdürdüğü kaydediliyor. Bu görüşmenin olumlu sonuçlanmasının,<br />
enerji sektöründe yeni yabancı yatırımcıların<br />
da önünü açabileceği değerlendirmeleri<br />
yapılıyor.<br />
Hemen anımsatmakta yarar var. Türkiye’de şehiriçi<br />
elektrik dağıtım hizmetleri özel sektör eliyle<br />
yürütülüyor. Devlet, 2000’li yılların başında, elektrik<br />
dağıtım bölgelerini özelleştirdi ve bu alandan çıktı.<br />
21 özel şirket, Türkiye’nin değişik bölgelerinde hizmet<br />
veriyor.<br />
Bir kulis bilgisini daha paylaşalım. <strong>Enerji</strong> kulislerinde,<br />
bir başka şehiriçi elektrik dağıtım şirketinin<br />
daha satış ya da devir için görüşmelere başladığı<br />
konuşuluyor. Bu şirketin, görece küçük bir bölgenin<br />
dağıtımını yaptığı kaydediliyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 25
SERBEST KÜRSÜ<br />
Mehmet Öner<br />
Maliye Bakanlığı Eski Baş Hesap Uzmanı / Yeminli Mali Müşavir / moner@monerymm.com<br />
Elektrikli<br />
otomobilde ÖTV<br />
artışı stratejik bir<br />
hamle mi?<br />
150 kilowat gücünde motora sahip elektrikli araçlar üretecek olan TOGG, daha üretim ve satışa<br />
başlamadan elektrikli araçlardaki ÖTV oranı, yüzde 60’a çıkarıldı. Artış şaşkınlık yarattı ancak bu oranlar,<br />
TOGG’un ilk aracını piyasaya süreceği 2022 yılına kadar sürecekse stratejik bir hamle diyebiliriz. Hükümet,<br />
o tarihe kadar piyasada satılacak ithal elektrikli araçlara ilgiyi azaltmak ve talebi, yerli otomobile saklamak<br />
istiyor olabilir. Ancak durum böyle değilse elektrikli otomobiller, daha yaygınlaşmadan vergi gelirinden<br />
başka odak noktası olamayan, ‘kara maliyeciliğin’ kurbanı olmuş demektir…<br />
Otomobil endüstrisinin 120 yıllık tarihindeki<br />
önemli kilometre taşlarından biri olan elektrikli otomobiller,<br />
düşük kilometre başına ulaşım maliyeti,<br />
daha az karbon salınımı-daha az çevre kirliliği, petrole<br />
ve petrol fiyatlarına bağımlılığı azalma, gürültü<br />
kirliliğinde azalma sonuçları yüzünden hepimizi heyecanlandırıyor.<br />
Tüm dünya elektrikli otomobillerin yaygınlaşması<br />
ve teşvik edilmesi beklentisi içerisinde. Bu<br />
beklentiyi karşılamak üzere Almanya, İtalya, Fransa,<br />
İngiltere başta olmak üzere birçok ülke elektrikli<br />
otomobillerin yaygınlaşması için farklı teşvik mekanizmaları<br />
uyguluyor.<br />
Türk tüketicisi de aynı beklenti içerisinde ve Türkiye’nin<br />
Otomobil Girişim Grubu (TOGG) tarafından<br />
üretilecek yerli ve milli elektrikli otomobil heyecanı<br />
içindeyken 2 <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> tarihinde yayınlanan 3471<br />
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile:<br />
• motor gücü 85 kilowatta kadar olan elektrikli<br />
araçlarda ÖTV oranı yüzde 3’ten yüzde 10’a,<br />
26 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
• motor gücü 85 kilowatt ile 120 kilowatt arasındaki<br />
elektrikli araçlarda ÖTV oranı yüzde 7’ten 25’e,<br />
• motor gücü 120 kilowatı geçen elektrikli araçlarda<br />
ise ÖTV oranı yüzde 15’ten yüzde 60’a<br />
beklenmedik şekilde yükseltildi.<br />
15 yılda 22 milyar liralık yatırım yapılarak 150<br />
kilowat gücünde motora sahip araçlar üretecek<br />
TOGG’un üreteceği yerli elektrikli otomobildeki ÖTV,<br />
daha üretim ve satış başlamadan yüzde 60 oranına<br />
çıktı. Haklı olarak, yaygınlaşması hem bireysel hem<br />
toplumsal fayda sağlayacak elektrikli otomobillerin<br />
satışını azaltacak ÖTV artışı, hepimizin kafasını karıştırdı.<br />
2022 yılında ilk üretimin piyasaya sunulacağı<br />
TOGG üretime geçene kadar, Maliye Bakanlığı’nın klasik<br />
vergi geliri kaygısıyla elektrikli otomobillerdeki<br />
ÖTV’yi artırdığını düşünüyoruz ve düşünmek istiyoruz.<br />
TOGG üretime geçene kadar piyasada satılacak<br />
elektrikli araçların tamamının ithal olması sebebiyle<br />
ÖTV artışı, yerinde ve stratejik bir hamle gibi görünüyor.<br />
ÖTV artışı bu ara dönemde hem ithalat faturasının<br />
artmasını engelleyecek hem de yeni yeni oluşmaya<br />
başlayan elektrikli otomobil piyasasında TOGG<br />
ürünleri çıkana kadar piyasanın yabancı markalarla<br />
tamamen doldurulmasının önüne set çekecek.<br />
Elektrikli otomobil satışı yüzde 280 arttı<br />
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine<br />
göre, Türkiye otomobil pazarında 2019’da 12 bin 6<br />
adet hibrit ve 222 adet de elektrikli otomobil; 2020<br />
sonunda ise 22 bin 272 hibrit ve 844 adet elektrikli<br />
olmak üzere toplam 23 bin 116 adet satış gerçekleşti.<br />
Elektrikli ve hibrit otomobillerin toplam otomobil<br />
satışlarındaki payı da yüzde 3,2’den yüzde 3,8’e<br />
yükseldi. Söz konusu dönemde elektrikli otomobil<br />
satışları yüzde 280,2 ve hibrit otomobil satışları da<br />
yüzde 85,5 artış gösterdi.<br />
2019 yılı toplam vergi geliri olan 673 milyar<br />
TL’nin yüzde 22 oranında 147 milyar tutarındaki<br />
kısmı ÖTV tahsilatı kaynaklı. Esas olarak otomobil<br />
satışı ve akaryakıt satışından alınan ÖTV, toplam<br />
vergi gelirleri içinde önemli bir paya sahip. Devletin<br />
bu gelirden vazgeçmesi veya yerine alternatif kaynak<br />
bulması kısa vadede çok kolay görünmüyor.<br />
“Bilerek yapılmış ise stratejik ve<br />
yerinde bir karar”<br />
Elektrikli otomobil satışları bir yandan satış sırasındaki<br />
düşük ÖTV oranıyla diğer yandan akaryakıt<br />
yerine elektrik kullanması sebebiyle, kullanım sırasında<br />
daha az ÖTV ödenmesi sebebiyle ÖTV tahsilatını<br />
düşürüyor ve düşürmeye devam edecek.<br />
<strong>Enerji</strong> <strong>Panorama</strong> Dergisi Haziran 2020 sayısında<br />
yayınlanan “Elektrikli Otomobil Akaryakıt Faturasını<br />
Düşürmeyecek, Kilometre Vergisi Gelecek” başlıklı<br />
yazımızda ayrıntılı olarak konuyu değerlendirmiş ve<br />
yakın gelecekte “kilometre vergi” adı altında yeni bir<br />
verginin hayatımıza gireceği haberini vermiştik.<br />
Elektrikli otomobillerde 3471 sayılı Cumhurbaşkanı<br />
Kararı ile yapılan ÖTV artışı, TOGG üretime geçene<br />
kadar, piyasada satılacak elektrikli araçların<br />
tamamının ithal olması sebebiyle, bilerek yapılmış<br />
ise yerinde ve stratejik bir hamledir. Bu strateji TOGG<br />
üretime başladığında elektrikli otomobillerin ÖTV<br />
oranının düşürülmesini gerektiriyor.<br />
Aksi takdirde elektrikli otomobiller daha yaygınlaşmadan,<br />
vergi gelirinden başka odak noktası olamayan,<br />
kara maliyeciliğin kurbanı olmuş demektir.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 27
KAPAK<br />
Z. Işık Adler / Esen Erkan<br />
100 DOLARINIZ VARSA BLOKZİNCİR<br />
TEKNOLOJİSİYLE ENERJİ SEKTÖRÜ<br />
YATIRIMCISI OLABİLİRSİNİZ<br />
28 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
<strong>Enerji</strong>de daha demokratik ve dağıtık<br />
bir yapı sunmanın en önemli yolu<br />
olan blokzincir teknolojisi, yeni bir<br />
kapı daha açtı. “Kitlesel fonlama”<br />
yöntemiyle enerjinin tüm alanlarında<br />
özellikle de yenilenebilir ve verimlilik<br />
projelerin finansmanını, “peer to<br />
peer” yöntemiyle karşılamak mümkün<br />
hale geldi. Bu yönteme aracılık etmek<br />
isteyenlerin kurdukları yeni şirketler,<br />
küçük birikimlere sahip kişileri enerji<br />
sektörünün yatırımcısı haline getirecek…<br />
Blockchain ya da Türkçe ifadesiyle blokzincir<br />
kavramı, artık her yerde karşımıza çıkıyor. Çok değil<br />
5-10 yıl önce; ‘uçuk’ bazı kişilerin kullandığı bu<br />
kavram, hayatın tüm alanlarını değiştirecek bir potansiyele<br />
sahip. Özellikle ekonomiyi yeniden şekillendirme<br />
gücü olan bu nedenle de ilk başlarda devletlerin<br />
otoritesini kaybetmemek için direndiği hatta<br />
kötülediği blokzincir, enerji sektörünün de ajandasının<br />
ilk sırasında yer alıyor.<br />
Bir zamanlar sadece bilgisayar terminolojisinde<br />
birbirine zincir halinde bağlı blokların tuttuğu ve<br />
sürekli büyüyen bir işlem kayıt defterini ifade eden<br />
blokzincir, birkaç yılda ham petrol ticaretinin otomatikleştirilmesinden<br />
yenilenebilir enerji kaynaklarının<br />
etkisini artırmaya, elektrikte dağıtık sistemin kurulmasına,<br />
şebekelerin akıllanmasına, santrallerin verimliliğin<br />
arttırılmasına, enerji verimliliğinin sağlanmasına,<br />
kişiler arasında enerji ticareti yapılmasına<br />
hatta oturduğun yerden enerji sektörü yatırımcısı<br />
olmaya kadar birçok yeniliği çok kolaylıkla yapabilecek<br />
bir teknoloji…<br />
Mevcut enerji piyasasının içinde bulunduğu durumda<br />
yüksek maliyet gerektiren merkezi konvansiyonel<br />
enerji santralleri, uzun mesafeli enerji iletimi<br />
gibi büyük alt yapı gereksinimleri ve artan enerji talebiyle<br />
yenilenebilir enerji piyasası hızlı bir şekilde<br />
gelişmeye devam edecek. İşte bu noktada devreye<br />
giren blokzincir, yenilenebilir enerjide bireysel tüke-<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 29
tici ve üreticileri peer to peer işlem yaptırarak güçlenmelerini<br />
sağlayacak. Kendi enerjilerini üretecek<br />
olan insanlar, blokzincir sistemiyle ürettikleri bu<br />
enerjiyi satabilecek ve bunun kaydı dijital ortamda<br />
tutulabilecek. Bu sayede aracı kurumlar devre dışı<br />
kalmış olacak. Sistemin genel bütünselliği sayesinde,<br />
dışardan manipülasyona kapalı hale gelmiş<br />
olacak. Bu uygulamalarla birlikte düşük maliyetli,<br />
güvenli ve şeffaf bir piyasa yapısı olması oluşacak.<br />
Aslında gelecek zamandan söz ediyoruz ancak yukarıda<br />
başlıklar halinde saydığımız “yenilikler” birer<br />
birer hayata geçiyor.<br />
“Yapılan araştırmalar 2050 yılına kadar<br />
enerji sektörüne yaklaşık 29 trilyon dolarlık<br />
bir yatırım yapılacağını öngörüyor. Bunun<br />
da önemli bir kısmının yenilenebilir enerjiye<br />
olduğunu söylememe gerek yok. Dünyada<br />
hanehalklarının tasarruf miktarı 2.6 trilyon<br />
dolara ulaşmış vaziyette. <strong>Enerji</strong> sektörünün<br />
yıllık yatırım ihtiyacı ise 1.5 trilyon dolar.<br />
Dolayısıyla tasarrufları bu alana yaymak<br />
gerekiyor.”<br />
Kitlesel fonlama ile yatırımlar da<br />
artacak gelir de<br />
“<strong>Enerji</strong> sektörü ve blokzincir” denince konu<br />
epeyce derin ve ayrıntılı. Kapak sayfalarımızı değil,<br />
tüm dergiyi ayırsak bile yetmeyecek bir genişliğe sahip.<br />
Bundan iki yıl önce yine blokzinciri kapağımıza<br />
taşımış ancak genel hatlarıyla konuyu incelemiştik.<br />
Bu kez blokzincirin yol açtığı yepyeni bir konuyu inceleyeceğiz:<br />
Kitlesel fonlama…<br />
<strong>Enerji</strong> sektöründe kitlesel fonlama, yeni bir trend.<br />
Art arda kurulan şirketler, hem farklı projelere finansman<br />
sağlıyor hem de birikimi olan ve gelir elde<br />
etmek isteyen kişilere yeni bir yatırım penceresi<br />
açıyor. ABD, Avustralya, İskandinav ülkelerinde ilk<br />
örnekleri görülmeye başlayan bu yeni yatırım aracı,<br />
kısa zamanda milyonların ilgisini çekeceğe benziyor.<br />
Türkiye’den ilk adımı Limak Holding attı<br />
Türkiye’de blokzincir tabanlı kitlesel fonlama ve<br />
yatırım henüz yeni konuşulmaya başlandı. Ancak<br />
enerji sektörünün önemli oyuncusu Limak Holding,<br />
bundan 2 yıl önce çalışmalara başlamış. Limak Holding<br />
Müşteri Hizmetleri Yönetim Kurulu Üyesi olan<br />
Birol Ergüven’in girişimleriyle başlayan çalışmalar,<br />
2020 yılında Vault adlı bir şirkete de dönüştü. Malta<br />
merkezli olarak kurulan şirketin hedefi, dünyanın<br />
her yerinden yatırımcıları güneş enerjisi santrallerine<br />
ortak ederek birikimlerini değerlendirmelerini<br />
sağlamak.<br />
30 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Birol Ergüven, “Dünyada artık yepyeni yatırım<br />
alanlarına ihtiyaç var. Sadece Türkiye’de değil tüm<br />
dünyada tasarruf edecek paranız olursa ya altın ya<br />
da döviz alıyorsunuz. Biraz daha fazla paranız varsa<br />
gayrimenkule yatırıyorsunuz. Ancak bu yatırım araçlarının<br />
neredeyse tamamı yastık altı ve verimli değil.<br />
Dünyada bir süre sonra en önemli yatırım alanlarından<br />
birinin yenilenebilir enerji olduğu görülecek.<br />
Yani bir enerji santraline yatırım yaparak ek gelir<br />
elde etmeniz, paranızı değerlendirmeniz mümkün<br />
olacak” diyor.<br />
Vault’un hedefi tüm dünyadan<br />
yatırımcı çekmek<br />
Ergüven, blokzincir üzerinden faaliyet gösterecek<br />
olan Vault’un ilk etapta kurulu ve karlı güneş<br />
santrallerini bünyesine alarak yatırıma açacağını<br />
söylüyor. “Tek başına güneş enerjisi değil batarya<br />
sistemleri de önemli bir yatırım aracı olacak. Aslında<br />
konu sadece üretim değil, elektriğin dağıtılması<br />
hatta bireyler arasında ticaretinin yapılması ve bunun<br />
paraya döndürülmesinden söz ediyorum” şeklinde<br />
konuşan Ergüven, sözlerini şöyle sürdürüyor:<br />
Düşünün çatınıza ya da size ait bir alana güneş<br />
enerjisi ya da batarya sistemi kurdunuz. Ürettiğiniz<br />
elektriğin ihtiyacınız dışındaki bölümünü satmak istiyorsunuz.<br />
Batarya sistemiyle de elektriği depolayıp<br />
pahalı olduğu saatlerde satıyorsunuz. Zaten sistem,<br />
elektriğin pahalı olduğu saatlerde “tüketme ya da<br />
sat” diyor. Böylece hem sistemi dengede tutuyor<br />
hem de para kazanıyorsunuz. İşte güneş enerjisinin<br />
üretimi, depolanması ve ticaretinin merkezi otoriteden<br />
bağımsız olarak yapılması gerekiyor. Bu da ancak<br />
blokzincirle olur. İşte biz de 50 dolarınızla, 100<br />
dolarınızla işletmede ya da kurulma aşamasında<br />
olan güvenilir, getiri fırsatı yüksek santrallere yatırım<br />
yapılmasını sağlayacağız. Dünyanın herhangi<br />
bir yerindeki bir santrale yatırım yaparak paranızı<br />
değerlendirmiş olacaksınız. Hem de çok küçük miktarlardaki<br />
tasarrufunuzla. Şu anda var olan sistemle<br />
100 dolarınızla para kazanmanız mümkün değil. İşte<br />
bizim projemizin çıkış noktası bu. Salgın patlayınca<br />
projemizin hatlarını biraz değiştirdik. Çünkü biz sadece<br />
Türkiye değil, dünyanın birçok yerindeki güneş<br />
santralleriyle anlaşmalar yaparak insanların yatırım<br />
yapmalarını sağlayacaktık ancak salgınla ara verdik.<br />
Ancak bu yıl ilk anlaşmamızı yapacağız.<br />
Türkiye’de bu işin ilk adımını Limak Holding<br />
attı. Malta’da Voult adlı bir şirket kuran<br />
Limak Holding, dünyanın farklı yerlerindeki<br />
güneş santrallerine yatırım yapılmasını<br />
sağlayacak. Projenin ‘fikir babası’ Birol<br />
Ergüven, “Artık yeni yatırım araçlarına ihtiyaç<br />
var, elinizdeki 100 dolarla Voult aracılığıyla<br />
karlı ve güvenli santrallere yatırım yaparak<br />
gelir elde etmek mümkün” diyor. Ergüven<br />
önemli bir uyarıda da bulunuyor: Bu alanda<br />
girişimleri gördük ancak önemli olan ülkelerin<br />
yasal düzenlemelerinin olması ve yatırımınıza<br />
aracılık edecek şirketin güvenilirliği!<br />
“İnsanların güven duyması için mevzuatın<br />
olması lazım”<br />
Aslında Ergüven’in yukarıda kısaca özetlediği<br />
yöntem bazı yerlerde denendi ancak başarısız örnekler<br />
de ortaya çıktı. Ergüven, insanların güven duyacağı<br />
bir sistem kurmanın önemine dikkat çekiyor.<br />
“Bazı genç girişimciler bu işi kolay sanıyor oysa burada<br />
önemli olan ülkelerin bu konudaki mevzuatları.<br />
Yani siz yatırım yapıyorsunuz ya da bir santrali bu<br />
sisteme dahil ediyorsunuz ancak o ülkelerin bu konuda<br />
regülasyonları yoksa ciddi sorunlar çıkabilir”<br />
değerlendirmesini yapan Ergüven, “Biz 2 yıl boyunca<br />
tüm ülkelerin yasalarını, yönetmeliklerini inceledik.<br />
Ve gördük ki Malta bu konuda çok ileri bir seviyede.<br />
Hatta Malta’ya bu konuyu araştırmaya gittiğimde<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 31
izzat başbakan ile görüştüm” diyor.<br />
Limak, Voult ile ilk etapta halihazırda çalışmakta<br />
olan santrallere yatırım yapılmasını sağlayacak.<br />
İlerleyen aşamalarda “B Grubu” olarak adlandırılan<br />
henüz faaliyete geçmemiş ancak herhangi bir risk<br />
taşımayan santraller de yatırım yapılacaklar listesine<br />
alınacak. Doğal olarak bu kategorinin getirisinin<br />
biraz daha fazla olabileceğini belirten Ergüven,<br />
sisteme giren her santralin kurulacak bir merkezi<br />
yapıyla yönetileceğini de söylüyor. “Böylece yatırımcı<br />
‘santrali kurduktan sonra nasıl daha verimli<br />
çalıştırırım’ diye düşünmeyecek, işletme maliyetlerini<br />
üstlenmeyecek. Bizim kuracağımız bir şirket,<br />
sistemdeki tüm santralleri merkezi olarak işletecek<br />
ve daha karlı hale getirecek” diyor.<br />
30 yılda 29 trilyon dolarlık yatırım yapılacak<br />
Ergüven, yatırım yapma aracılık eden bir token<br />
da çıkaracaklarını ve yatırımcıların bunları istedikleri<br />
zaman satarak nakde çevirebileceklerini söylüyor.<br />
Sistemin önünün çok açık olduğunu da belirten<br />
Ergüven, bu saptamasını da şu cümlelerle gerekçelendiriyor:<br />
Yapılan araştırmalar 2050 yılına kadar<br />
enerji sektörüne yaklaşık 29 trilyon dolarlık bir yatırım<br />
yapılacağını öngörüyor. Bunun da önemli bir<br />
kısmının yenilenebilir enerjiye olduğunu söylememe<br />
VOULT VE EFFORCE GIBI PEK ÇOK<br />
STARTUP MALTA’DA KAYITLI<br />
Akdeniz’deki 500 bin nüfuslu Malta Adası, son derece<br />
dostane finansal düzenlemelere sahip olduğu<br />
için pek çok startup’a ev sahipliği yaptığı biliniyor.<br />
Özellikle kripto projelerinden blokzincir, yapay<br />
zeka ve seyahat teknolojisi odaklı girişimler için küçük<br />
ama gelişmiş bir faaliyet merkezi sunuyor.<br />
2019’da Malta’daki Delta Zirvesi’nde Efforce planlarından<br />
bahseden Wozniak, Malta’nın “onlarca yıldır<br />
aklında olduğunu” ve “dünyanın başka hiçbir yerine<br />
benzemediğini” belirterek Malta hükümetinin<br />
“modern dünyada ilerlemekte çok elverişli” olduğunu<br />
söylemişti.<br />
32 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
gerek yok. Dünyada hanehalklarının tasarruf miktarı<br />
2.6 trilyon dolara ulaşmış vaziyette. <strong>Enerji</strong> sektörünün<br />
yıllık yatırım ihtiyacı ise 1.5 trilyon dolar. Dolayısıyla<br />
tasarrufları bu alana yaymak gerekiyor.<br />
Afrika’da da başladı Amerika’da da<br />
Güney Afrikalı Sun Exchange de benzer bir girişime<br />
başladı. Şirket, Cape Town’daki okullar veya işletmeler<br />
gibi büyük binalarda güneş PV projeleri için<br />
kitle fonlamasına aracılık ediyor. Yatırımcılar, satın<br />
aldıkları PV hücrelerinin sayısının ürettiği enerjiden,<br />
genellikle 20 yıllık bir proje ömrü boyunca bir getiri<br />
elde edecekler. Sun Exchange’in bu girişimi o kadar<br />
ilgi görmüş ki ülkedeki proje sayısı 40’a ulaşan şirket,<br />
şu anda Afrika dışında da proje üretmeye başlamış.<br />
Bir başka örnek de ABD’nin Los Angeles kentinde<br />
kurulu Orbit. Ethereum blokzincirini kullanan Orbit,<br />
insanların güneş enerjisi alım ve satımına dahil olmasına<br />
zemin hazırlıyor. Victor Knight tarafından<br />
2020’de kurulan Orbit, alım satıma aracılık edecek<br />
bir ORBT token’ı da çıkardı. Yenilenebilir enerjinin<br />
ticarileştirilmesine odaklanan Orbit, ticari ve konut<br />
kullanımı için jeneratörler ve güneş pillerine sisteme<br />
dahil etti. Şuanda Orbit token’larına 1 milyon<br />
doların üzerinde yatırım yapılmış durumda.<br />
Silikon Vadisi’nin ‘simgesi’ de bu işe yatırım<br />
yaptı<br />
Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak’ın kurucu<br />
ortak olarak yer aldığı, enerji verimliliğini artırmayı<br />
amaçlayan Blockchain tabanlı Efforce, Aralık<br />
2020’den bu yana borsalarda işlem görüyor. Efforce’un<br />
temel amacı, bugüne kadar finansman ve<br />
küresel erişimle ilgili sorunlar ile mücadele eden<br />
enerji verimliliği endüstrisini demokratikleştirmek.<br />
“WOZX” olarak adlandırılan tokenlar, <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong><br />
verileriyle 8 TL civarında işlem görüyor. Yatırım yapanların<br />
tüm dünyada enerji verimliliği projelerinin<br />
ürettiği enerji tasarruflarından yararlanmalarına<br />
izin vererek enerji verimliliği endüstrisini merkeze<br />
olan bağımlılıktan uzaklaştırmayı hedefleyen şirket,<br />
kendisini “enerji verimliliğini artırmayı amaçlayan<br />
devrim niteliğinde bir platform” olarak tanımlıyor.<br />
ABD’de de yasal düzenlemeler yapılıyor<br />
ABD’de neredeyse tüm token satışlarının kayıtsız<br />
menkul kıymet teklifleri olduğunu düşünülürken pek<br />
çok startup Malta’da kendine özgür bir alan yarat-<br />
DERNEK VE VAKIFLAR DA<br />
SİSTEMDEKİ<br />
YERLERİNİ ALDI<br />
<strong>Enerji</strong> sektörünün her alanında enerji arzını,<br />
talebini ve dağıtımını önemli ölçüde değiştirmek<br />
için blokzincir teknolojisi geliştiriliyor.<br />
Avrupalı bir şirket olan VAKT Global Ltd.,<br />
kripto para birimi içermeyen, blokzincir tabanlı<br />
bir enerji emtia ticaret platformu geliştiriyor.<br />
8 Nisan 2020 itibarıyla platform,<br />
“Kuzey Denizi BFOET ham petrol piyasasında”<br />
kullanılıyor. Platform, terminaller, haritacılar,<br />
acenteler, gemi sahipleri, komisyoncular,<br />
bankalar gibi ticari taraflar için teyit<br />
kaynağı olma özelliği taşıyor.<br />
Energy Web Foundation (EWF), daha az enerji<br />
tüketimi için “yetki kanıtı” mekanizması<br />
kullanan “Energy Web Chain” (EW Chain)<br />
adı verilen enerjiye özgü bir blokzinciri geliştiriyor.<br />
EWF, yenilenebilir enerji varlıklarını<br />
enerji şebekelerine bağlamak için sistemler<br />
geliştirmek amacıyla blokzinciri teknolojisini<br />
nesnelerin interneti ile birleştirerek Wirepas<br />
ve Vodafone Business ile iş birliği yaptı.<br />
EWF; kamu hizmetlerini, dağıtılmış enerji<br />
kaynaklarını ve tüketicileri birbirine bağlayan<br />
“temel dijital alt yapıyı” sağlayarak, kendisini<br />
geleceğin düşük karbonlu elektrik sistemlerinin<br />
‘dijital omurgası’ olarak görüyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 33
mış görünüyor. Ancak SEC’in menkul kıymet jetonları<br />
ile ilgili 3 Nisan 2019’da yayınladığı ve menkul<br />
kıymet jetonlarının kapsamı ve dağıtımında dikkat<br />
edilecek şartları içeren düzenlemesiyle ABD’de<br />
menkul kıymetlerini dijital olarak üretip, dağıtabilmesi<br />
için önemli bir adım atıldı. 10 Temmuz 2019’da<br />
Blockstack firması, Borsa ve Menkul Kıymetler Komisyonu’ndan<br />
28 milyon dolar değerinde jeton satışı<br />
için onay alarak, ilk yasal Menkul Kıymet Jetonu Arzı<br />
(STO - Security Token Offering) ile Stack (STX) jeton<br />
arzını 11 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleştirdi.1 Bu<br />
geç gelen kabul süreci nedeniyle pek çok teknoloji<br />
şirketi tıpkı Efforce gibi Malta’da kurulmuş durumda.<br />
AB’deki yenilenebilir enerji platformlarından<br />
“GreenToken” hareketi<br />
Avrupa yenilenebilir enerji varlık yönetimi platformu<br />
WPO, yenilenebilir üretimin alımını hızlandırmaya<br />
yardımcı olacağını düşündüğü green tokenler’in<br />
arzını Eylül 2020’de duyurdu. Yenilenebilir<br />
enerji sektöründe özellikle rüzgar ve güneş teknolojileri<br />
için teknik, ticari ve finansal destek sağlayan<br />
WPO’nun GreenToken arzı, Fransız Finansal Piyasa<br />
Otoritesi’nden onay alan ilk şirket olma özelliği taşıyor.<br />
Platform, Paris nüfusunun tüm elektrik tüketi-<br />
1 https://blog.blockstack.org/blockstack-token-sale-sec-qualified/<br />
mine eşdeğer enerji üretimini denetliyor.<br />
Yatırımcılar, blokzincir tescilli sertifikalara karşılık<br />
gelen tokenleri, yenilenebilir enerji işlemleri<br />
için bir ödeme kaydı olarak kullanabiliyor. İşlemlerde<br />
şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamanın yanı sıra<br />
sigorta, garanti, bakım ve otomasyonunu sağlamak<br />
için enerji dönüşümünü mümkün kılan elektrik ticaretine<br />
de kolaylık sağlanıyor.<br />
WPO, işlemlerinin şeffaflığı ve izlenebilirliği nedeniyle<br />
blokzincir teknolojisinin enerji geçişinin<br />
hızlanmasında kilit bir itici güç olacak şekilde “iyi<br />
konumlandırıldığını” ve “karmaşık tedarik zincirlerini<br />
kesebilen” merkezi olmayan bir ağ sağladığını<br />
belirtiyor. WPO son birkaç yıldır müşterilerinin yenilenebilir<br />
enerji üretimini sertifikalandırmak için de<br />
bu teknolojiyi teknolojisini kullanıyor.<br />
WPO Genel Müdürü Duncan Levie, “Halka arzımızın<br />
amacı, GreenToken’ı enerji sektöründeki tüm<br />
profesyonel oyunculara ve bireylere dağıtarak sektörü<br />
ölçeklendirmek. Bu, Avrupa genelinde blokzincir<br />
ve yapay zekaya dayalı enerji verilerinin yönetimi<br />
için akıllı ve sorunsuz çoklu hizmet platformu oluşturmamızı<br />
sağlayacak. Yenilenebilir enerjinin aralıklı<br />
ve adem-i merkeziyetçi doğasına çok uygun olan bu<br />
sistemler, küresel enerji üretiminin optimizasyonunu<br />
da kolaylaştıracak” açıklamasında bulundu.<br />
34 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
VİZYON<br />
Fehmi Tanrısever<br />
TENVA Direktörü<br />
<strong>Enerji</strong> finansmanında dijital<br />
dönüşüm kapıda: WOZX<br />
Steve Wozniak tarafından kurulan ve üç gün içinde yatırımcısına yüzde 2 bin 700<br />
getiri sağlayan WOZX, enerjide yeni bir finansman ve yatırım modelinin de habercisi.<br />
WOZX’in sahibi olan EFFORCE adlı şirketle birlikte çok yakın gelecekte benzer dijital<br />
yatırım platformları; enerji, teknoloji ve yazılım gibi bilgi asimetrisinin yoğun olduğu<br />
endüstrilerde klasik finansman araçlarına bir alternatif olarak karşımıza çıkacak…<br />
Geçen aralık ayının başında, Steve Wozniak’ın da<br />
aralarında bulunduğu bir grup girişimcinin kurduğu<br />
EFFORCE isimli şirket, WOZX adında yeni bir kripto<br />
parayı piyasaya sürdü. 3 Aralık’ta 0.1 dolar nominal<br />
değer üzerinde işleme başlayan WOZX, 3 gün içersinde<br />
2.80 dolara çıkarak yatırımcısına yüzde 2 bin<br />
700 kazandırdı. Şirketin değerlemesi ise bir kaç gün<br />
içinde 80 milyon dolardan 2 milyar doların üzerine<br />
çıktı. Aynı şirket, 2019 yılında 53 milyon dolarlık ilk<br />
fonlama girişimde başarısız olurken, WOZX ile beraber<br />
2020’de nasıl böyle bir başarı yakaladı?<br />
WOZX, son yıllardaki kripto para furyasının devamı<br />
niteliğindeymiş gibi görünse de EFFORCE’nun<br />
“white paper”ı dikkatlice okunduğunda, aslında<br />
WOZX’in bir finansman aracı olduğu ve EFFOR-<br />
CE’unda bir crowdfunding platformu olduğu ortaya<br />
çıkıyor. Bu noktada, şirketin blockchain argümanı bir<br />
pazarlama stratejisi olmaktan öteye geçmiyor. Esasen<br />
EFFORCE bir crowdfunding platformu ve WOZX<br />
de bir “utility token” olarak yatırımcısına dijital bir<br />
yatırım platforma dahil olup çeşitli enerji verimliliği<br />
projelerine yatırım yapma imkanı/opsiyonu tanıyor.<br />
Şirket WOZX’i piyasaya sürerken değer önermesini,<br />
“Klasik finansman araçları tarafından fonlanması<br />
ekonomik olmayan enerji verimliliği projelerine<br />
kripto para aracılığı ile finansman sağlamak” olarak<br />
tanımlıyor. Şirket iş modelini üç temel esas üzerinden<br />
geliştiriyor:<br />
36 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
platform ve dijital para:<br />
Platform aracılığıyla oluşturulan dijital para<br />
1.Blockchain/dijital<br />
WOZX piyasaya sürülüyor.<br />
Piyasaya sürülen kripto para<br />
bir “utility token” olarak yatırımcıdan sermaye<br />
2.Crowdfunding:<br />
toplanmasını sağlıyor. Ayrıca kripto para sahibi<br />
yatırımcılar EFFORCE tarafında onaylanan<br />
enerji verimliliği projelerine, ellerinde bulunan<br />
kripto para nispetinde, yatırım yapma hakkı<br />
Steve Wozniak<br />
kazanıyor. Yani, WOZX bir finansal opsiyon olarak<br />
işlev görüyor. Toplanan sermaye, enerji ve-<br />
iyimser olduğuna işaret ediyor.<br />
rimliliği projelerinin finansmanına yönlendiriliyor.<br />
Bu platform sayede ve finansman dijital para: sağlayan Platform aracılığıyla şirketler, oluşturulan dijital para<br />
EFFORCE’un iş modeli, klasik finansman araçları<br />
1- Blockchain/dijital<br />
tarafında finanse edilmesi mümkün olmayan bilgi<br />
WOZX piyasaya enerji sürülüyor. verimliliği projelerini hayata geçirirken asimetrisinin yoğun olduğu ve çerve duyarlılığının<br />
2- Crowdfunding: elde Piyasaya edilen kazancı sürülen kripto da EFFORCE para bir “utility ve yatırımcılarla<br />
paylaşıyor.<br />
token” olarak öne yatırımcıdan çıktığı projeler için kendisine bir fırsat penceresi<br />
açmış tarafında gibi görünüyor. Bu doğrultuda şirket di-<br />
sermaye toplanmasını sağlıyor.<br />
<strong>Enerji</strong><br />
Ayrıca<br />
verimliliği<br />
kripto para<br />
projelerinden<br />
sahibi yatırımcılar EFFORCE<br />
elde edilen kazancın belli bir kısmı, kripto para<br />
onaylanan enerji verimliliği projelerine, ellerinde bulunan kripto para jitalleşmeyi nispetinde, yatırım de son derece etkin bir kaldıraç olarak<br />
sahiplerine ayrıca temettü olarak dağıtılıyor. iş modelinin bir parçası haline getirmeyi başarıyor.<br />
yapma hakkı Bu kazanıyor. sayede kripto Yani, WOZX para bir hisse finansal senedi opsiyon gibi olarak reel bir işlev görüyor. Toplanan<br />
Bununla beraber EFFORCE’un iş modeli, önemli bir<br />
sermaye, enerji değer verimliliği kazanıyor. projelerinin finansmanına yönlendiriliyor. Bu sayede<br />
handikap da içeriyor: Finansman ve teminatın ayrıştırılması<br />
elde edilen riski...<br />
finansman sağlayan şirketler, enerji verimliliği projelerini hayata geçirirken<br />
verimliliği alanında uzman ekip:<br />
kazancı da EFFORCE ve yatırımcılarla paylaşıyor. <strong>Enerji</strong> verimliliği projelerinden elde<br />
İş modelinin belki de en önemli kısmını bu Yatırım bankalarına rakip geliyor<br />
edilen kazancın belli bir kısmı, kripto para sahiplerine ayrıca temettü olarak<br />
3.<strong>Enerji</strong><br />
uzman ekip oluşturuyor. EFFORCE tarafından<br />
kripto platforma para hisse senedi dahil edilecek gibi reel bir enerji değer verimliliği<br />
kazanıyor. proje finansmanındaki en önemli risk yönetimi un-<br />
Klasik dağıtılıyor. proje finansmanı modellerinde teminat,<br />
Bu sayede<br />
3- <strong>Enerji</strong> verimliliği projeleri alanında bir uzman ekip: İş tarafından modelinin belki değerlen-<br />
en önemli surunu kısmını teşkil bu ederken WOZX’de proje riski tamamen<br />
dirilip onaylanıyor. Bu aşamada risk ve getiri<br />
açısından doğru projelerin sisteme dahil rumda da şirketin, getirisiyle orantısız düzeyde riskli<br />
proje getirisiyle dengelenmeye çalışılıyor. Bu du-<br />
uzman ekip oluşturuyor. EFFORCE tarafından platforma dahil edilecek enerji verimliliği<br />
projeleri bir uzman ekip tarafından değerlendirilip onaylanıyor. Bu aşamada risk ve getiri<br />
edilmesi yatırımcıların getirisini ve WOZX’in projeleri platforma çekmesi ve “adverse selection”<br />
açısından doğru projelerin sisteme dahil edilmesi yatırımcıların getirisini ve WOZX’in<br />
değerini doğrudan etkileyecek en önemli faktörü<br />
oluşturuyor. etkileyecek en Halihazırda önemli faktörü WOZX’e oluşturuyor. olan Halihazırda karşımıza WOZX’e çıkıyor. olan<br />
durumunun ortaya çıkması en büyük iş risk olarak<br />
değerini doğrudan<br />
yatırımcı ilgisi, yatırımcı piyasaların ilgisi, bu piyasaların konuda oldukça bu iyimser konuda olduğuna oldukça işaret ediyor. WOZX ve EFFORCE çok yakın gelecekte, enerji,<br />
<strong>Enerji</strong> verimliliği<br />
alanında uzman ekip<br />
Şekil1: EFFORCE ve WOZX iş modeli<br />
Blockchain/Dijital<br />
platform ve dijital para<br />
para<br />
Dijital<br />
Finansman Modeli<br />
Crowdfunding<br />
teknoloji ve yazılım gibi bilgi asimetrisini<br />
yoğun olduğu endüstrilerde benzer<br />
dijital yatırım platformlarının, klasik finansman<br />
araçlarına bir alternatif olarak,<br />
karşımıza çıkacağının en belirgin işareti<br />
olarak görülebilir. Bu noktada teminat<br />
konusunu etkin bir şekilde dijital platformların<br />
bir parçası haline getirebilen<br />
iş modellerinin çok başarılı olacağını ve<br />
bazı niş alanlarda yatırım bankalarından<br />
önemli pazar kapacağını öngörmek yanlış<br />
olmaz. Bu doğrultuda riskin farkında<br />
olan yatırım bankaları da hızla dijital<br />
platform geliştirme çabası içinde.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 37
YAKIN PLAN<br />
Z. Işık Adler<br />
İklim raporları kuraklığa odaklandı:<br />
Suyumuz bitiyor!<br />
Son aylarda farklı alanlarda faaliyet gösteren birçok kuruluşun yaptığı iklim ve enerji araştırmalarının<br />
ana konusunu ‘su’ oluşturuyor. Özellikle son yılların en kurak sezonunu yaşayan Türkiye, etkisini giderek<br />
artıran iklim değişikliğinin bir sonucu olan susuzluğu en yoğun hissedecek bir coğrafyada bulunuyor.<br />
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nın düzenli olarak hazırladığı “İklime Dair” adlı raporunun ikincisinde ‘su’<br />
temasına odaklanılıyor<br />
TSKB Ekonomik Araştırmalar’ın, Yeşil Kuğu Platformu<br />
bünyesinde üç ayda bir iklim gündeminin<br />
nabzını tutmak üzere hazırladığı “İklime Dair” başlıklı<br />
çalışmasının ikinci sayısı yayımlandı. 2019’un<br />
<strong>Şubat</strong> ayında “Su: Yeni Elmas” başlıklı raporuyla su<br />
ve elmas paradoksuna dikkat çekmeyi hedefleyen<br />
TSKB, İklime Dair’in ikinci sayısında su konusuna<br />
odaklanan özel bir temayla analizlerini paylaşıyor.<br />
Hayati bir kaynak olan suyun fiyatının, hayati fonksiyonu<br />
olmayan elmasın fiyatının altında kalması paradoksu<br />
sebebiyle “su” temasını ele alan TSKB Ekonomik<br />
Araştırmalar, 2020 yılında artan kuraklıkla<br />
birlikte su konusunun daha da önem kazandığına<br />
vurgu yapıyor.<br />
İklime Dair’in ikinci sayısında; Finish markasının<br />
su farkındalığına yönelik kampanyasının stratejik<br />
danışmanlığı kapsamında hesapladığı Finish Su<br />
Endeksi’ni (FSE) paylaşan çalışmaya göre, FSE’nin<br />
2020 Aralık ayı ortalaması 84,92 değeri ile bir önceki<br />
yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 geriledi. İklime<br />
38 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Dair’de ayrıca, kişi başına kullanılabilir yenilenebilir<br />
suyun hesaplanmasına ilişkin geliştirilen Falkenmark<br />
Göstergesi değerlerine de dikkat çekiliyor. Türkiye’nin<br />
Falkenmark Göstergesi değeri 1.358 m3/<br />
kişi-yıl ile su yönetiminin daha planlı ve dikkatli bir<br />
şekilde yapılması gereken bir ülke olarak karşımıza<br />
çıktığına işaret ediyor.<br />
2020 yılında yeşil tahvil piyasası 269 milyar<br />
dolar büyüklüğe ulaştı<br />
Raporda, iklim değişikliğiyle dikkat çeken anomalilere<br />
de vurgu yapılıyor. Örnek vermek gerekirse;<br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’ye<br />
aralık ayında düşen yağış miktarı mevsim normallerine<br />
göre yüzde 48,3 daha az görünüyor. İklime<br />
Dair’in “İklim Finansmanı” kısmında ise yeşil tahvil<br />
piyasasına dair rakamlar irdeleniyor. 2020 yılında<br />
toplam 269 milyar dolar büyüklüğe erişen piyasanın<br />
yapısına ilişkin detaylar ve beklentiler de yer alıyor.<br />
2020 yılında Avrupa Komisyonu’nun politika<br />
gündeminde geniş yer alan Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın<br />
(AYM) <strong>2021</strong> yılına ilişkin çalışma programını da<br />
derleyen TSKB Ekonomik Araştırmalar çalışmasına<br />
göre; bu yıl taksonomi çalışmalarının hız kazanması,<br />
atık yasalarının yenilenmesi, seçili sektörlere ilişkin<br />
sınırda karbon vergisi düzenlemesinin taslak metninin<br />
yayınlanması, Avrupa Birliği Orman Stratejisi<br />
ve daha pek çok politika adımının gerçekleşmesi söz<br />
konusu olacak.<br />
Yeşil tahvil piyasasının büyüklüğü<br />
1 trilyon doları aştı<br />
Covid-19 salgını dünya ekonomisini mart-nisan<br />
döneminde duraksatırken, pek çok piyasada olduğu<br />
gibi yeşil tahvil arzında da kesintiye yol açmıştı. Normalleşme<br />
sürecinde ekonomiler toparlanırken, yeşil<br />
tahvil ihraçları da yeniden canlandı ve 2020 yılı sonu<br />
itibarıyla son 10 yılda yapılan ihraçların toplamı 1<br />
trilyon doları aştı.<br />
<strong>2021</strong>’de piyasanın hızlı büyümesini tekrar yakalaması<br />
beklenirken, uzun vadede potansiyelin yüksek<br />
olduğu görülüyor. Climate Bond Initiative’deki<br />
(CBI) veriler, yeşil tahvil ihraçlarının 2019’da 266,1<br />
milyar dolarlık rakamın aşıldığını ve 2020’de toplamda<br />
269 milyar dolar büyüklüğünde yeni yeşil tahvil<br />
ihracı gerçekleştirildiğini gösteriyor. Aylık bazda<br />
en yüksek ihraç 36,8 milyar dolarla eylül ayında gerçekleşirken,<br />
en düşük rakam 5,4 milyar dolarla mart<br />
ayında kaydedilmişti.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 39
Piyasada en yüksek pay gelişmiş ekonomilerde olsa<br />
da gelişmekte olan ekonomilerin de her geçen önemli birer<br />
katılımcıya dönüştükleri görülüyor. Ayrıca 2020 sonu<br />
itibarıyla yeşil tahvil piyasanın yapısına ilişkin şunları da<br />
söylemek mümkün:<br />
Piyasa hacminin yüzde 72’si gelişmiş ekonomilerin<br />
elindeyken, gelişmekte olan ekonomilerin payı yüzde<br />
19 seviyesinde bulunuyor. Kalan kısım ise uluslararası<br />
kuruluşlara ait.<br />
Bölgesel olarak bakıldığında Avrupa, piyasanın yüzde<br />
43’ünü oluştururken, Kuzey Amerika’nın yüzde 24 ile,<br />
Asya-Pasifik’in yüzde 22’lik payla bunu takip ettiği görülüyor.<br />
Avrupa piyasasının büyüklüğü, para birimleri bazında<br />
dağılıma da yansıyor. Toplam ihraçların yüzde 40’ı euro<br />
iken, doların payı yüzde 35, Çin yuanının payı yüzde 8.<br />
Borçlanmaların kullanım alanlarında yüzde 35 payla<br />
enerji ilk sırada yer alıyor. Düşük karbonlu binalar ve<br />
taşımacılık sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 19 oranında<br />
paya sahipken, su altyapısına yönelik yatırımların payı<br />
yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.<br />
İhraç eden kuruluşların türlerine baktığımızda ilk sırada<br />
finansal kuruluşları (yüzde 21), ikinci sırada finans<br />
dışı şirketleri (yüzde 20) ve üçüncü sırada kalkınma<br />
bankalarını (yüzde 16) görüyoruz.<br />
Önümüzdeki dönemde söz konusu piyasada 350<br />
milyar dolarlık yeni yeşil tahvil ihracı beklenirken, Avrupa’dan<br />
gelecek yüklü borçlanmalarla bu rakamın 500<br />
milyar doları bulabileceği tahmin ediliyor. Bununla birlikte,<br />
ülkelerin iklim konusundaki hedeflerini hayata geçirmeleri<br />
için daha fazla yatırıma ihtiyaç duyulurken, bu<br />
yatırımların finansmanı için yeşil tahvil ihraçlarının daha<br />
da hızlı büyümesi gerektiği söylenebilir. Bu kapsamda<br />
<strong>Enerji</strong> Dönüşüm Komitesi Başkanı Adair Turner, 2050’de<br />
sıfır karbonlu bir dünyaya ulaşmak için gelecek 30 yılda<br />
her yıl yaklaşık 1,5-2 trilyon dolar tutarında yatırımın ve<br />
dolayısıyla yeşil tahvil ihracının yapılması gerektiğini öne<br />
sürüyor.<br />
40 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA<br />
“TARLADAN ÇATALA”<br />
STRATEJISI TARIMSAL<br />
ÜRETIMI DÜŞÜREBILIR<br />
ABD’de Tarım Bakanlığı AYM’nin olası<br />
ekonomik etkilerini hesaplayan yeni bir çalışma<br />
yayınladı. AYM kapsamında hayata<br />
geçirilecek “Tarladan Çatala” Stratejisi’nin<br />
etkilerini 3 farklı senaryo altında inceleyen<br />
araştırmaya göre, stratejinin bütün AB ülkelerinde<br />
hayata geçirilmesi durumunda AB<br />
ülkelerinin tarımsal üretiminin yüzde 12 ve<br />
küresel tarımsal üretimin de yüzde 1 oranında<br />
düşmesi bekleniyor.<br />
KENTLERI DÖNÜŞTÜRMENIN<br />
TAM ZAMANI<br />
Dünya Kaynaklar Enstitüsü’nün (WRI)<br />
sürdürülebilir şehirler için kurduğu Ross<br />
isimli merkezi, şehirlerin dönüştürücü kentsel<br />
değişimlerini ödüllendirmek adına küresel<br />
yarışma düzenliyor. Bu yılki ödül için<br />
finale kalan 5 şehir, Arjantin’den Rosario,<br />
Hindistan’dan Ahmedabad, Kenya’dan Nairobi,<br />
Meksika’dan Monterrey ve İngiltere’den<br />
Londra oldu.<br />
FED IKLIM MÜCADELESINDE<br />
DIĞER MERKEZ BANKALARINA<br />
KATILIYOR<br />
ABD Merkez Bankası (Fed), Paris İklim<br />
Hedeflerini destekleyen merkez bankaları<br />
konsorsiyumuna katıldı. Fed 15 Aralık’ta<br />
75’i merkez bankası olmak üzere toplam 83<br />
üyeye sahip Finansal Sistemi Yeşillendirme<br />
Ağı’na katıldığını duyurdu.<br />
AVRUPA YATIRIM BANKASI,<br />
“İKLIM BANKACILIĞI YOL<br />
HARITASI”NI ONAYLADI<br />
“Arzuyu gerçeğe dönüştürmek” mottosuyla<br />
duyurulan yol haritasında, bankanın<br />
iklim eylemi ve çevresel sürdürülebilirlik<br />
yatırımlarına vereceği destek ortaya koyuluyor.<br />
EIB, kamu ve özel kurumlar ile iş birliği<br />
yaparak 2030 yılına kadar Paris İklim Antlaşması’nın<br />
amaçlarına ve prensiplerine hizmet<br />
eden projelere 1 trilyon euro finansman<br />
sağlamayı taahhüt ediyor.
“Su biterse herkes susar”<br />
WWF- Türkiye, artan nüfusu ve büyüyen kentleri ile su sıkıntısıyla karşı karşıya olan ülkemizin, iklim<br />
değişikliğinin de etkisiyle su fakiri olma yolunda ilerlediğine dikkat çekti. Bir nehrin kaynağından denize<br />
döküldüğü noktaya kadar başından geçenleri anlatan “Suyun Yolculuğu” belgeselinin de tanıtıldığı<br />
toplantıda “Su Biterse Herkes Susar” kampanyasıyla karar vericiler, iş dünyası ve bireyler su kaynaklarımızı<br />
koruma seferberliğine davet edildi<br />
WWF- Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), ülkemizin<br />
ve dünyanın içinde bulunduğu su risklerini<br />
paylaşmak amacıyla çevrimiçi bir toplantı düzenledi.<br />
Toplantıda karar vericiler, iş dünyası ve bireyler<br />
su kaynaklarımıza sahip çıkmaya davet edildi.<br />
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Uğur Bayar, Dünya Ekonomik Forumu’nun<br />
<strong>2021</strong> yılı Küresel Risk Raporuna göre, önümüzdeki<br />
10 yıl boyunca dünya ekonomisini etkileyecek<br />
ilk beş riskin bulaşıcı hastalıklar, kitle imha<br />
silahlarıyla iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve<br />
su krizini de kapsayan doğal kaynak krizi olduğunu<br />
belirtti. Bayar, ülkemizin su kaynaklarının da risk<br />
altında olduğuna dikkat çekerek “Son 50 yılda Türkiye’deki<br />
sulak alanların yarısı, su miktarı ve kalitesi<br />
bakımından, sağlıklı yapısını kaybetti. Bir başka deyişle<br />
üç Van Gölü büyüklüğünde sulak alan ekolojik<br />
işlevini yitirdi. Risk sadece yüzey sularımızla da sı-<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 41
nırlı değil, yeraltı sularımızın da seviyesi alarm veriyor.<br />
Orman alanlarımızı kaybetmemiz de kuraklığa<br />
zemin hazırlayan bir başka etken” dedi.<br />
İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır,<br />
Bursa, Mersin, Konya, Adana ve Antalya’nın küreselde<br />
su riski yüksek kentler listesinde bulunduğuna<br />
dikkat çeken Bayar, “Su kaynaklarının yönetiminde<br />
ve kentleşme, tarım, gıda, üretim, enerji gibi alanlarda<br />
doğayı göz ardı eden yaklaşımlar, hidrolojik<br />
müdahaleler ve sürdürülebilir olmayan uygulamalar<br />
karşısında susuzluk riskini daha ciddi ve sistemli<br />
ele almak zorundayız” diye konuştu.<br />
Ege’nin can suyu Büyük Menderes<br />
Türkiye’nin su risklerine ayna tutuyor<br />
WWF-Türkiye, Ege Bölgesi’ne hayat veren Büyük<br />
Menderes Nehri’nde kritik seviyeye ulaşan kirliliğin<br />
önüne geçmek için su sorununu doğa koruma<br />
açısından ele alan bir dönüşüm hareketi yürütüyor.<br />
Bugün incirimizin yüzde 61’i, zeytinimizin yüzde<br />
28’i ve pamuğumuzun yüzde 14’ü, Büyük Menderes<br />
Nehri’nin suladığı Aydın’dan geliyor. Ancak yıllık 1,7<br />
milyar metreküplük su potansiyeli ile Büyük Menderes,<br />
“su riski taşıyan havza” kategorisinde. Yüzyılın<br />
sonuna doğru havza sularının yüzde 50 oranında<br />
azalması öngörülüyor. Bunun yanı sıra hızla kirlenen<br />
suyun kalitesi de düşüyor. Büyük Menderes örneğinden<br />
hareketle Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu<br />
su risklerine dikkat çekilen toplantıda, nehrin zorlu<br />
yolculuğu üzerinden su kaynaklarımızın durumuna<br />
ayna tutuldu.<br />
BÜYÜK MENDERES İLHAM OLACAK<br />
Büyük Menderes Havzası’nda su kaynaklarının korunması<br />
ve sürdürülebilir yönetimi için yürütülen<br />
çalışmalara değinen WWF-Türkiye Tatlı Su ve Sulak<br />
Alan Programı Kıdemli Uzmanı Eren Atak ise hedeflerinin<br />
havzada doğayı korurken suyun daha verimli<br />
kullanıldığı yöntemlere geçişi sağlamak olduğunu<br />
söyledi. Atak, “Yağmur suyu hasadından tarımda<br />
verimli sulama yöntemlerine, sanayide temiz üretim<br />
uygulamalarından, doğa koruma çalışmalarına kadar<br />
işbirliği ortaklarımızla birlikte attığımız adımlarla<br />
Türkiye’nin diğer akarsu havzalarına ilham verecek<br />
bir çabanın içindeyiz” dedi.<br />
42 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
SUYUMUZU KORUMAK İÇİN<br />
NELER YAPILMALI?<br />
Uğur Bayar<br />
WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı<br />
WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) Küresel<br />
Tatlısu Programı Başkanı Stuart Orr, akarsular<br />
ve göllerin sadece barındırdıkları canlılar için<br />
değil insan için de yaşam kaynağı olduğunu<br />
hatırlattı. Orr, WWF’in gerçekleştirdiği Su Riski<br />
Filtresi (WWF Water Risk Filter) çalışmasına<br />
göre küresel ölçekte su riski yüksek şehirlerin<br />
arasında Türkiye’den 10 şehrin yer aldığını vurguladı.<br />
“Suyumuz için seferberlik zamanı”<br />
WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli,<br />
Türkiye’de susuzluğun bireyler, iş dünyası ve<br />
karar vericiler için ortak bir risk olduğunun<br />
altını çizdi. Pasinli, “Şimdi suyumuz için seferberlik<br />
zamanı: doğada suyun doğduğu ve geçtiği<br />
doğal alanları koruyarak; tarımda sulama<br />
yöntemlerimizi iyileştirerek, acilen damla sulamaya<br />
geçerek; sanayide suyu kirletmeden,<br />
verimli kullanarak; temiz üretim yatırımlarını<br />
teşvik ederek; jeotermal enerji üretiminde<br />
açığa çıkan yüksek kimyasal ve ağır metal içeren<br />
atık suların geri basılması yerine yüzeysel<br />
su kaynaklarına bırakılmasının önüne geçerek;<br />
denetimlerde sıfır tolerans yaklaşımını benimseyerek;<br />
kentlerimizde dağıtım kayıplarını ve<br />
kaçakları önleyerek; evlerimizde her damlayı<br />
tasarruf ederek; tüketim alışkanlıklarımızı değiştirerek<br />
suyumuzu korumayı birlikte başarabiliriz”<br />
dedi. Pasinli, Büyük Menderes’in zorlu<br />
yolculuğu ile tüm ülkeye seslendiklerini belirtti:<br />
“Doğayı Koru, Suyuna Sahip Çık Türkiye.”<br />
î Türkiye’de tatlı suyun yüzde 73’ü tarımda kullanılıyor.<br />
Damla sulama yöntemi ile ortalama<br />
yüzde 50 su tasarrufu sağlanabileceği varsayımıyla<br />
tarımsal sulamada tamamen bu sisteme<br />
geçebildiğimiz takdirde ülkemizde her yıl toplam<br />
16 milyar metreküp su tasarrufu yapmak<br />
mümkün. Bu da, 80 milyona yakın nüfusa sahip<br />
Türkiye’de, yaklaşık 3 yıllık evsel su ihtiyacına<br />
denk düşüyor.<br />
î Evlerde kullanılan suyun, toplam su tüketimi<br />
içindeki payının yüzde 16 olduğu ülkemizde<br />
kişi başına günlük su tüketimi 216 litre. Sanal<br />
su, yani gıdamız ve kullandığımız eşyaların<br />
üretiminde kullanılan su miktarı dikkate alındığında<br />
ise Türkiye’de kişi başına su tüketimi<br />
günde 5 bin 400 litreye çıkıyor. Bu verilerle ülkemizde<br />
bireylerin yıllık su ayak izi, dünya ortalamasının<br />
yüzde 43 üzerinde. Bu miktar 1 yıl<br />
kullanmaya yetecek tek bir su deposu olsaydı,<br />
bu deponun ikinci haftanın sonunda tükeneceği<br />
anlamına geliyor. Bu yüzden evlerimizde<br />
su tüketimini azaltmak için alacağımız önlemlerin<br />
yanı sıra tüketim alışkanlıklarımızı da<br />
değiştirmemiz gerekiyor. Suyumuzu korumak<br />
için bireysel olarak alabileceğimiz önlemlerden<br />
biri de ihtiyacın üstünde her türlü tüketimden<br />
kaçınmak.<br />
î Su kıtlığı durumunu tanımlamak için Falkenmark<br />
indeksi kullanılıyor. Kişi başına düşen<br />
yıllık su miktarı 1. m3’ten fazla ise o ülke “su<br />
sorunu olmayan”; 1.700-1.000 m3/yıl arasında<br />
“su sıkıntısı olan”; 1.000-500 m3/yıl arasında<br />
“su kıtlığı olan”; 500 m3 ’ten az olması durumunda<br />
ise mutlak su kıtlığı olan ülke olarak<br />
adlandırılıyor. Türkiye’de şu an kişi başına düşen<br />
su miktarı 1.400 m3/yıl. Türkiye halen Falkenmark<br />
indeksine göre “su sıkıntısı olan” bir<br />
ülke. Nüfusumuzun 2030 yılında 100 milyona<br />
ulaşacağından hareketle kişi başına düşecek<br />
su miktarının 1.120 m³/yıl olması öngörülüyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 43
DÜNYA GÜNDEMİ<br />
Esen Erkan<br />
Küresel enerji dönüşümüne giden<br />
tüm yollar Hindistan’dan geçiyor<br />
Uluslararası <strong>Enerji</strong> Ajansı, Covid-19 krizinden kurtulmaya çalışan gezegenin en<br />
fazla enerji tüketen üçüncü ülkesinin karşılaştığı fırsatları ve zorlukları inceleyen<br />
Hindistan <strong>Enerji</strong> Görünümü <strong>2021</strong> raporunu yayınladı. Rapora göre, Hindistan’ın<br />
artan nüfusu için uygun fiyatlı, temiz ve güvenilir enerji sağlama yeteneği, ülke<br />
ekonomisinin gelişimi için hayati önem taşıyor…<br />
Uluslararası <strong>Enerji</strong> Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan<br />
“Hindistan <strong>Enerji</strong> Görünümü <strong>2021</strong>” raporuna<br />
göre, Hindistan’ın karbon yoğun bir gelecekten kaçınmak<br />
için güçlü politika desteğine, teknolojik gelişmeye<br />
ve temiz enerji yatırımlarına ihtiyacı her geçen<br />
artıyor. Hindistan, ekonomisini geliştirmeye ve<br />
vatandaşlarına daha fazla refah getirmeye devam<br />
ederken, önümüzdeki 20 yıl içinde dünya çapında<br />
enerji talebindeki en büyük artışı yaşayacak ülke olmaya<br />
hazırlanıyor.<br />
Büyüyen ve sanayileşen bir ekonomiyle genişleyen<br />
ve giderek artan kentsel nüfusun birleşimi,<br />
enerji kullanımını önemli ölçüde artıracak. Bu durum,<br />
yüksek maliyetli enerji ithalatı, hava kirliliği ve<br />
sera gazı emisyonları gibi sorunları şiddetlendirmeden<br />
artan talebin en iyi nasıl karşılanacağı sorusunu<br />
gündeme getiriyor.<br />
IEA Başkanı Dr. Fatih Birol raporla ilgili olarak<br />
“Hindistan, son yıllarda yüz milyonlarca insana<br />
elektrik sağlayarak ve özellikle güneş enerjisi olmak<br />
üzere yenilenebilir enerji kullanımını etkileyici bir<br />
şekilde artırarak dikkate değer bir ilerleme kaydetti.<br />
44 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Yeni raporumuz, Hindistan’ın geçmişte diğer ekonomilerin<br />
izlediği yüksek karbonlu yolu takip etmeden<br />
vatandaşlarının isteklerini başarıyla karşılaması<br />
için eşsiz bir fırsata sahip olduğunu gösteriyor” yorumunu<br />
yaptı. Birol, Hindistan hükümetinin bugüne<br />
kadar hayata geçirdiği enerji politikaları, enerji güvenliği<br />
ve sürdürülebilirlik açısından başarılı uygulamalar<br />
ve ülkenin zorlukların üstesinden gelme yeteneğinin<br />
kendisini iyimserliğe ittiğini de sözlerine<br />
ekledi.<br />
Hindistan’da güneş enerjisinin yaygınlaşması<br />
elektrik sektörünü dönüştürürken, ulaşım ve endüstriyel<br />
sektörler sürdürülebilirlik çabalarını azaltıyor.<br />
Rapor, güneş enerjisinin hızla yayılmasının<br />
Hindistan’ın elektrik sektörünü dönüştürdüğünü ve<br />
artan sayıda hane ve işletmeye temiz, uygun fiyatlı<br />
ve güvenilir enerji sağlamasına olanak tanıdığını<br />
ortaya koyuyor. Ancak dünyanın dört bir yanındaki<br />
ekonomilerde olduğu gibi, ulaşım ve sanayi sektörlerinin<br />
- karayolu taşımacılığı, çelik ve çimento gibi<br />
alanlar - sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi, çok<br />
daha fazla çaba gerektiriyor.<br />
IEA’ya göre, ülkede yenilenebilir enerji kullanımı<br />
artmasına karşın 2040 yılına kadar, kömürün Hindistan’ın<br />
en büyük elektrik kaynağı olarak zirvedeki<br />
yerini koruyacağı tahmin ediliyor. Hindistan, 2000 yılından<br />
bu yana enerji tüketimini iki katına çıkardı ve<br />
ülkedeki enerjinin yüzde 80’i ise hala kömür, petrol<br />
ve biyokütle tarafından karşılanıyor. Kömür, şu anda<br />
Hindistan’ın elektrik üretiminin yüzde 70’ine güç<br />
sağlıyor ve güneş enerjisi ise yüzde 4’ten daha azını<br />
oluşturuyor.<br />
Tek başına güneş enerjisi ihtiyacı karşılayamayacak<br />
Hindistan hükümetinin yenilenebilir enerji kaynaklarını,<br />
özellikle de güneş enerjisini 2017’de 52<br />
gigawatt’tan <strong>2021</strong>-2022’ye kadar 175 gigawatt’a ve<br />
2026-2027’ye kadar 275 gigawatt’a çıkarma planlarına<br />
karşın tek başına güneş enerjisi ile ülkenin<br />
enerji ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz<br />
kalacak. Büyüyen ekonomisi, artan nüfus, kentleşme<br />
ve sanayileşme nedeniyle 2040 yılına kadar dünyadaki<br />
enerji talebinde en yüksek artışa sahip ülke<br />
Hindistan olacak.<br />
Hindistan, 2020’de salgın kaynaklı çöküşten<br />
kurtulurken, enerji kullanımında çok dinamik bir<br />
döneme girecek. Önümüzdeki yıllarda milyonlarca Hintli<br />
hanenin iyileşen ekonomileri ile birlikte yeni cihazlar,<br />
klima üniteleri ve elektronik araçlar satın alması<br />
bekleniyor. Hindistan, her yıl kentsel nüfusuna Los<br />
Angeles büyüklüğünde bir şehrin eşdeğerini ekleyerek<br />
dünyanın en kalabalık ülkesi olma yolunda ilerliyor<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 45
IEA, Hindistan’ı artan nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayacak güvenilir<br />
ve uygun fiyatlı bir enerji oluşturması konusunda desteklerken<br />
Dünya Kömür Birliği (WCA), de bu çağrıya destek sunduğunu<br />
açıkladı. WCA, “Uluslararası hükümetlerle sanayi ve yatırımcıların<br />
iş birliğine dayalı bir odaklanma, temiz teknolojilerin yayılmasını<br />
desteklemek ve politikaların yürürlükte olmasını sağlamak için<br />
gereklidir” ifadelerini kullandı.<br />
<strong>Enerji</strong> güvenliğini ithal petrole olan bağımlılık sarsıyor<br />
Hindistan’ın enerji geleceği, henüz inşa edilmemiş binalara,<br />
fabrikalara ve henüz satın alınacak araçlara ve cihazlara bağlı<br />
görünüyor. Ekonomik gelişimi hızlanan Hindistan’ın mevcut politikalarla<br />
2030’ların sonundaki karbondioksit emisyonlarının yaklaşık<br />
yüzde 60’ının bugün mevcut olmayan altyapı ve makinelerden<br />
geleceği tahmin ediliyor. Bu durum, Hindistan’ı daha güvenli<br />
ve sürdürülebilir bir rotaya yönlendirecek politikalar için büyük bir<br />
açıklığı temsil ediyor. IEA’ya göre, aslında Hindistan’ın enerji planları,<br />
dünya genelinde neler olabileceğine dair tüm ülkelere bir takım<br />
öngörüler sunuyor. Birol: “Hindistan’ın temiz enerjiye geçişini<br />
hızlandırmaya yönelik hükümet politikaları, kalıcı refah ve daha<br />
fazla enerji güvenliği için temel oluşturabilir. Başarılı küresel temiz<br />
enerji geçişlerine giden tüm yollar Hindistan’dan geçiyor ” açıklamasında<br />
bulundu.<br />
Hindistan, bir dizi gelişen enerji güvenliği sorunuyla karşı karşıya<br />
bulunuyor. Bugünün politikalarına göre, Hindistan’ın fosil yakıtlara<br />
yönelik birleşik ithalat faturasının önümüzdeki yirmi yılda<br />
üç katına çıkacağı ve petrolün açık ara en büyük bileşen olacağı<br />
tahmin ediliyor. Yerli petrol ve gaz üretimi, tüketim eğilimlerinin<br />
gerisinde kalmaya devam ediyor ve ithal petrole olan net bağımlılık,<br />
bugün yüzde 75’ten 2040’a kadar yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. İthal<br />
yakıtlara olan bu sürekli bağımlılık, fiyat döngülerine ve oynaklığa<br />
karşı bir kırılganlığın yanı sıra arzda olası kesintiler yaratabilir.<br />
TEMİZ ENERJİ<br />
TEKNOLOJİLERİNE 1.4<br />
TRİLYON DOLAR EK<br />
FİNANSMAN GEREKLİ<br />
Yaygın elektrifikasyon, daha fazla enerji<br />
verimliliği, karbon yakalama gibi teknolojilerin<br />
kullanımı ve giderek daha düşük<br />
karbonlu yakıtlara geçiş gibi çabalarla<br />
sektörün kritik zorlukları ele alınması gerekiyor.<br />
Bu durum, tarihte hiçbir ülkenin<br />
başaramadığı bir ölçekte, inovasyonda<br />
büyük ilerlemeler, güçlü ortaklıklar ve<br />
muazzam miktarda sermaye gerektiriyor.<br />
Gelecek 20 yıl içinde Hindistan’ı<br />
sürdürülebilir bir yola sokmak için temiz<br />
enerji teknolojilerine gereken ek finansman,<br />
mevcut politikalara dayalı senaryoya<br />
göre, 1.4 trilyon dolar veya diğer bir deyişle,<br />
yüzde 70 daha yüksek. Ancak petrol<br />
ithalat faturalarındaki büyüklüğe bakılırsa,<br />
temiz enerji teknolojilerinin faydaları,<br />
maliyetinden çok daha fazla olacak.<br />
46 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Bu kez maden yatırımcıları<br />
Ankara’ya ‘çıkarma’ yaptı<br />
MERCEK<br />
Deniz Suphi<br />
Bir süredir madencilikle ilgili yasal<br />
mevzuatın değiştirilip kolaylaştırılması<br />
ve Türkiye’nin maden potansiyelinin<br />
ekonomiye kavuşturulmasını isteyen<br />
madenciler, dertlerini anlatmak için<br />
Ankara çıkarması yaptı. Meclis’te iktidar<br />
ve muhalefet partilerinin yöneticileriyle<br />
görüşen madenciler, destek istedi…<br />
Türkiye’de faaliyet gösteren madencilik şirketlerini<br />
ve sektörü temsil eden dernek ve sivil toplum<br />
kuruluşları, madencilik sektörünün önemini ve faaliyetlerini<br />
daha geniş kesimlere anlatabilmek için deyim<br />
yerindeyse “saha”ya indi. İlgili dernek ve STK’lar,<br />
Meclis’te iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileriyle<br />
görüşüyor. Sektör, başta muhalefet partileri<br />
olmak üzere ilgili kişi ve kuruluşlara madenciliğin<br />
önemine ilişkin sunum yapıyor. Bu sunumlardan<br />
birinde Türkiye’nin maden ithalatının yılda 25 milyar<br />
doları bulduğu, üretimin de yılda 15-20 milyar<br />
dolar olduğu vurgulandı. Sektörde, iş yeri sayısının<br />
6 bin 600 dolayında seyrettiği, bu sektörde 130 bin<br />
kişinin istihdam edildiği kaydedildi. Altın ithalatının<br />
2020-2025 döneminde yılda 10 milyar dolar olacağı<br />
öngörüsüne yer verildi.<br />
“Kötü örnekler sektörü olumsuz etkiliyor”<br />
Madenciler, sık sık “kötü örnekler”in öne çıkartılmasının<br />
sektörü ve faaliyetlerini olumsuz etkilediğine<br />
işaret ediyor. Madenciliğin, istihdam yaratan,<br />
sanayileşmenin ana girdisini sağlayan ve katma<br />
değer oluşturan bir sektör olduğu vurgulanıyor. Türkiye’de,<br />
22.6 milyon hektarlık orman alanın sadece<br />
65.883 hektarında (binde 0.3) madencilik faaliyeti<br />
yapıldığı ve bunların da madencilik faaliyeti sonrasında<br />
ağaçlandırıldığı ifade ediliyor.<br />
Madenciler, yerli kaynaklara dayalı özgün bir kalkınma<br />
modelini oluşturacak biçimde bir finansman<br />
modelinin hayata geçirilmesini istiyor. Ülke kaynaklarından<br />
sürekli ve güvenilir biçimde, sanayinin<br />
ihtiyaç duyduğu hammaddelerin temin edilmesinin<br />
önemine dikkat çekiyor.<br />
Madenciler, tüm süreçlerde yeni teknolojilerin<br />
kullanımının, ara ve uç ürün üretimine dönüşümün<br />
sağlanması ya da teşvik edilmesi üzerinde duruyor.<br />
Paydaşların süreçlere katılımının önemine işaret<br />
ediliyor, şeffaf bir proje yönetimi özellikle vurgulanıyor.<br />
Peki, sektör temelde ne istiyor?<br />
Sektör, “stratejik” olduğu mantığıyla madenlerin<br />
yeraltında bırakılmasını istemiyor. Stratejik pozisyon<br />
alarak madenlerin bir an önce ekonomiye kazandırılmasını<br />
önemsiyor. Madenciler, bu konuda<br />
hızla davranılmasını, küresel ısınma, ikame ürünlerin<br />
ortaya çıkması gibi nedenlerle madenlerin yerin<br />
altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği<br />
uyarısında bulunuyor.<br />
Türkiye’nin, önemli madenlerinin ekonomiye kazandırılmasında<br />
uygulanacak stratejilerin her bir<br />
maden için tek tek belirlenmesi gerekliliğine dikkat<br />
çekiyor. Yatırım ortamının iyileştirilerek yasal alt<br />
yapının buna uygun biçimde kurgulanmasının, madenlerin<br />
üretime açılmasını hızlandıracağı kayda<br />
geçiriliyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 47
RAPOR<br />
Türkiye Varlık Fonu, satın alma ve birleşme<br />
rekoruna imza attı<br />
EY Türkiye’nin hazırladığı “Birleşme ve Satın Alma İşlemleri 2020 Raporu”na göre, dünyada<br />
birleşme ve satın alma aktivitesi bir önceki yıla göre keskin bir şekilde düştü. Türkiye’de işlem<br />
adedi 2019’la aynı seviyede oldu ancak işlem hacminde ciddi bir artış meydana geldi. Rapora<br />
göre, işlem değeri açıklanan 89 birleşme ve satın almanın toplam değeri, 2019’a göre yüzde<br />
153 artarak 6,9 milyar dolara ulaştı. Değeri açıklanmamış 120 işlem de dahil edildiğinde<br />
toplam hacmin yaklaşık 9 milyar dolara çıktığı tahmin ediliyor. Toplam işlem hacmindeki<br />
artışı, Türkiye Varlık Fonu’nun işlemleri ile başta Peak Games işlemi olmak üzere, bilişim<br />
sektöründeki aktviteler oluşturdu…<br />
Küresel denetim ve danışmanlık firması EY’nin<br />
(Ernst & Young) Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman<br />
Bölümü, her yıl yayınladığı Birleşme ve Satın<br />
Alma İşlemleri Raporu’nun 19’uncusunu açıkladı.<br />
Rapora göre; Türkiye’de işlem sayısı 209 ile 2019<br />
yılına paralel seyrederken, işlem hacminde ise 6,9<br />
milyar dolarla yüzde 153 artış gerçekleşti. Raporda<br />
• Türkiye Varlık Fonu (TVF) kaynaklı işlemleri,<br />
• Bilişim sektörünün payının gittikçe artmasını ve<br />
• Başlangıç aşamasındaki girişimler açısından bir<br />
ekosistem oluşmaya başlaması<br />
öne çıkan gelişmeler olarak dikkat çekti.<br />
<strong>2021</strong> yılı için ise salgının yavaşlamasıyla beraber<br />
yabancı yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin artacağı,<br />
ekonomi politikalarındaki değişimin yatırımcı güvenine<br />
yansıyacağı ve beklenen kamu kaynaklı işlemlerle<br />
salgın nedeniyle ertelenmiş bazı özel sektör<br />
işlemlerinin gerçekleşmesine bağlı olarak 10 milyar<br />
doların üzerinde bir işlem hacmine ulaşılabileceği<br />
öngörülüyor.<br />
48 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
"TVF'NIN TURKCELL HISSELERINI SATIN ALMASI 2020'NIN<br />
EN BÜYÜK IŞLEMLERINDEN BIRI OLDU"<br />
209 işlemden 89’unun fiyatı açıklandı<br />
Rapora göre, Covid-19 salgınının yarattığı olumsuz<br />
ortamın hakim olduğu 2020 yılında, tüm dünyada<br />
birleşme ve satın alma işlem adedi 2019 seviyelerine<br />
benzer gerçekleşirken, işlem hacminde<br />
önemli miktarda düşüş yaşandı. Türkiye’de ise 2020<br />
yılında işlem adedi 209 ile 2019 yılı seviyesinde<br />
gerçekleşirken, bunlardan 89 adedinin büyüklüğü<br />
açıklandı. Büyüklükleri açıklanan işlemler dikkate<br />
alındığında, toplam işlem hacminde 6,9 milyar dolarla<br />
2019 yılına göre yüzde 153 artış yaşandı. Bu<br />
artışın arkasındaki ana etken olarak kamu tarafında<br />
TVF’nin gerçekleştirdiği işlemlerle özel sektörde bilişim<br />
sektörü kaynaklı işlemler yer aldı. En büyük<br />
iki işlem olan TVF’nin Turkcell satın alımı ile Peak<br />
Games’in Zynga’ya satışı işlemleri, toplam işlem büyüklüğünün<br />
yüzde 52’sini oluşturdu.<br />
En büyük 10 işlemde TVF’nin doğrudan ya da dolaylı<br />
olarak taraf olduğu işlemler ağırlıklı olarak yer<br />
alırken, çok sayıda küçük tutarlı işlemin gerçekleşmesi<br />
özellikle yeni girişimler açısından bir ekosistemin<br />
oluştuğunun göstergesi olarak değerlendirildi.<br />
İlhami Koç -EY Türkiye Strateji ve Kurumsal<br />
Finansman Bölümü Ortağı<br />
Yerli yatırımcılar işlem hacminde yabancıları<br />
geride bıraktı<br />
Rapora göre, 2020 yılındaki işlemlerden değeri<br />
açıklanan 25 işlemle 3,1 milyar dolarlık kısmını, alıcı<br />
tarafın yabancı sermaye kökenli olduğu işlemler<br />
oluşturdu. Böylece, yabancı sermayeli işlemlerin işlem<br />
adedi içindeki payı yüzde 31 ile genel eğilime uygun<br />
olmasına rağmen işlem büyüklüğü içindeki payı<br />
2020 yılında yüzde 45’e indi. Bu oran son 5 yıldaki en<br />
düşük seviyeyi temsil ediyor. Yabancı yatırımcıların<br />
coğrafi dağılımına bakıldığında, ilk sırada toplam iş-<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 49
lem hacmi içinde yüzde 31 pay alan ABD yer alırken,<br />
bu ülkeyi Katar ve Lüksemburg takip ediyor.<br />
Yabancı yatırımcıların işlem hacminin Covid-19<br />
salgınına karşın artış gösterdiğine vurgu yapan EY<br />
Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman Bölümü<br />
Ortağı İlhami Koç, “Yabancı yatırımcıların Türkiye<br />
odaklı gerçekleştirdikleri işlem hacminin 2020 yılında<br />
3 milyar doların biraz üstünde olduğunu görüyoruz.<br />
Bu rakam, geçen yıla oranla artış gösterirken<br />
toplam büyüklük içerisinde yüzde 45 ile son 5 yılın<br />
en düşük seviyesini temsil ediyor. Oranın düşmesindeki<br />
ana etkenin, yabancı yatırımların azalmasından<br />
çok, TVF bünyesinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle<br />
yerli yatırımların artması olduğunu düşünüyoruz”<br />
açıklamasında bulundu.<br />
2020 yılında özel sermaye fonlarının gerçekleştirdiği<br />
işlemlerin hem adedinde hem de hacminde<br />
2019’a göre artış görüldü. Özel sermaye fonları,<br />
2020 yılında 90 işleme imza atarak, değeri açıklanan<br />
işlemlerle toplam 3,4 milyar dolar seviyesinde<br />
hacim gerçekleştirmiş oldu. Bu yıl, toplam işlem<br />
adedinin yüzde 48’ini oluşturan özel sermaye fonlarının<br />
gerçekleştirdiği işlemler arasında değeri açıklanan<br />
en yüksek hacimli işlem ise TVF’nin Turkcell’in<br />
yüzde 26,20 hissesini 1,8 milyar dolar bedelle satın<br />
alması oldu.<br />
Raporda, geçen yıl salgın nedeniyle ertelenen işlemlerin gerçekleşmesine<br />
bağlı olarak <strong>2021</strong> yılında şirket satın almaları ve birleşmelerinin işlem<br />
hacmi olarak 10 milyar dolar seviyesinin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.<br />
50 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
İşlem hacminin yüzde 54’ü bilişim<br />
sektöründe<br />
2019 yılında bilişim sektörünün işlem adedindeki<br />
payı, 71 adetle yüzde 33 civarındaydı. İşlem<br />
değeri açısından ise 232 milyon dolar işlem büyüklüğü<br />
ve yüzde 8,5 payla ulaştırma, imalat, perakende,<br />
finansal hizmetler ve kimya sektörlerinden<br />
sonra altıncı sırada geliyordu. Bu yıl ise bilişim<br />
sektörü birleşme ve satın alma işlemlerine hem<br />
işlem adedi hem işlem hacmi açısından damgasını<br />
vurdu. 2020 yılında gerçekleşen 209 işlemin yüzde<br />
54’ünün bilişim sektöründen çıktığını ve işlem değeri<br />
olarak da 2,1 milyar dolar ve yüzde 31 payla<br />
telekom sektörü ile beraber zirvede yer aldığını<br />
görüldü.<br />
Raporda, bilişim sektörü alt sektörleri itibariyle<br />
de değerlendiriliyor ve alt sektörler arasında oyun<br />
sektörü ön plana çıkarılıyor. Bu alanda 9 adet işlemle<br />
yaklaşık olarak 2 milyar dolarlık işlemin<br />
gerçekleştiği belirtilirken, bu işlemler içerisinde<br />
1,8 milyar dolar büyüklüğündeki Peak Games işleminin<br />
bu hacmin büyük bir kısmını tek başına<br />
oluşturduğu ifade ediliyor.<br />
KAMUDA ENERJİ<br />
TARAFINDA HAREKETLİLİK<br />
OLACAK<br />
Rapora göre, <strong>2021</strong> yılında da kamu kaynaklı işlemlerin<br />
tüm birleşme ve satın alma işlemleri<br />
içerisinde önemli bir paya sahip olacağı tahmin<br />
ediliyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından<br />
bazı enerji santralleri ve TDİ’ye ait bazı<br />
limanların satışı da <strong>2021</strong> yılında gündemde<br />
olacak. Bunun dışında TMSF’ye ait şirketlerin<br />
satışlarının ve yap-işlet-devret yöntemiyle yatırıma<br />
alınacak projelerinin ihalelerinin devam<br />
edeceği de öngörülüyor. Ayrıca yaptığı büyük<br />
işlemlerle 2020 yılında birleşme ve satın alma<br />
piyasasına damgasını vuran Türkiye Varlık<br />
Fonu kaynaklı işlemler de <strong>2021</strong> yılı için beklentiler<br />
dahilinde.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 51
RAPOR<br />
<strong>Enerji</strong> sektöründe birleşme ve işlem hacmi<br />
1.1 milyar dolara ulaştı<br />
PwC’nin “Türkiye <strong>Enerji</strong> Sektöründeki Birleşme ve Satın Almalar 2020” raporuna göre,<br />
2020 yılında Türkiye enerji piyasasındaki 22 birleşme ve satın alma işleminin toplam<br />
tahmini değeri 2019 yılına göre yüzde 83’lük artışla 1,1 milyar dolara ulaştı…<br />
PwC Türkiye’nin, her yıl Türkiye enerji piyasasındaki<br />
birleşme ve satın alma işlemlerini analiz ettiği<br />
“Türkiye <strong>Enerji</strong> Sektöründeki Birleşme ve Satın Almalar<br />
2020” raporu yayımlandı. Bu yıl 13’üncüsü<br />
hazırlanan raporda, 2020 yılındaki birleşme ve satın<br />
alma işlemleri ve <strong>2021</strong> yılında sektörü bekleyen gelişmelere<br />
yer verildi. Rapora göre, 2020 yılında Türkiye<br />
enerji piyasasındaki 22 birleşme ve satın alma<br />
işleminin toplam tahmini değeri 2019 yılına göre<br />
yüzde 83’lük artışla 1,1 milyar dolara ulaştı.<br />
2019 yılındaki yoğun yabancı yatırımcı ilgisi, gelişmekte<br />
olan ülke piyasalarında salgının getirdiği<br />
artan seçiciliğin de etkisiyle 2020 yılında, toplam<br />
tahmini işlem değerinin yüzde 3’üne kadar düştü.<br />
Geçmiş yıllarda çok fazla rastlanmayan bir şekilde,<br />
2020 yılında petrol ve doğal gaz piyasasındaki işlemlerinin<br />
toplam tahmini değeri; elektrik üretim,<br />
dağıtım, perakende ve doğal gaz dağıtım alt segmentlerinden<br />
oluşan alt yapı sektöründeki işlemlerin<br />
toplam tahmini değerini geride bıraktı. Petrol ve<br />
doğal gaz tarafında, çoğu akaryakıt ve LPG dağıtım<br />
alanında gerçekleşen işlemlerin tahmini toplam<br />
değeri 600 milyon doları oldu. OYAK tarafından gerçekleştirilen<br />
üç satın alma, salgın nedeniyle içinde<br />
bulunulan finansal ve operasyonel zorlukların daha<br />
da arttığı akaryakıt ve LPG dağıtım piyasalarında<br />
yeni bir konsolidasyon dalgasının habercisi olarak<br />
yorumlandı.<br />
52 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Engin Alioğlu<br />
PwC Türkiye Şirket Satın Alma ve<br />
Birleşme Hizmetleri Ortağı<br />
Yenilenebilir enerjiye olan ilgi artacak<br />
PwC Türkiye Şirket Satın Alma ve Birleşme Hizmetleri<br />
Ortağı Engin Alioğlu, “2020 yılında alt yapı<br />
sektöründe halka duyurulan 16 birleşme ve satın<br />
alma işleminin tahmini toplam değeri 2019 yılına<br />
göre yüzde 17 düşüşle 500 milyon dolarda kaldı. Bu<br />
sektördeki birleşme ve satın alma işlemlerinin çoğu<br />
yenilenebilir enerji alanında, diğerleri de termal<br />
enerji üretimi ve gaz dağıtımı segmentlerinde gerçekleşti.<br />
Özellikle yenilenebilir enerji tarafında, 2030<br />
yılı sonuna kadar YEKDEM’den ABD doları cinsinden<br />
yararlanmaya devam edecek olan varlıklara olan ilgi<br />
beklenenin altında kaldı. Bu durumun, salgından önce<br />
de mevcut olan olumsuz makroekonomik koşullar ve<br />
salgın sebebiyle zayıflayan genel yatırım ikliminden<br />
kaynaklandığını düşünüyoruz” yorumunu yaptı.<br />
Alioğlu, bu süreçte, pandemi sonrasında ortaya<br />
çıkacak yeni piyasa koşullarına uyum sağlayabilmek<br />
ve global uygulamalarda ortaya çıkan yenilik<br />
ve fırsatlardan gerektiği gibi faydalanabilmek için<br />
paydaşların halihazırda birbirleriyle çok yoğun iş<br />
birliğine ihtiyaçları olduğunu belirtrek “Kamu otoritelerinin<br />
bu toparlanma ve geçiş döneminin başarısına<br />
katkısı, düzenledikleri piyasaları yakın gelecekte<br />
ortaya çıkabilecek yeni krizlere karşı korumak<br />
için geliştirecekleri daha çok etki analizine dayalı,<br />
daha proaktif, daha bütüncül ve daha etkin yaklaşımlarla<br />
olacak” değerlendirmesini yaptı.<br />
Raporda, <strong>2021</strong> yılında birleşme ve satın alma işlemlerini<br />
tetikleyebilecek unsurlar; enerji şirketlerinin<br />
döviz cinsi borçlarının yeniden yapılandırılması,<br />
YEKDEM ile ilgili 2030 sonrası uygulamalarının netlik<br />
kazanması, Türk bankalarının Yenilenebilir <strong>Enerji</strong><br />
Tedarik Anlaşmalarını proje finansmanı kapsamında<br />
değerlendirmeye sıcak bakması, akaryakıt ve LPG<br />
dağıtım piyasasında başlayan konsolidasyonun hız<br />
kazanması ve spot doğal gaz piyasasının gelişimi<br />
olarak sıralandı.<br />
"Çoğu akaryakıt ve<br />
LPG dağıtım alanında<br />
gerçekleşen işlemlerin<br />
tahmini değeri 600 milyon<br />
doları buldu"<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 53
İNOVASYON<br />
Esen Erkan<br />
Yatağan Termik Santrali, ABB<br />
teknolojisiyle daha çevreci ve<br />
verimli çalışacak<br />
Yatağan Termik Santrali; verimliliği artırmak, talebe göre daha esnek enerji üretimi<br />
sağlamak ve talep düştüğünde üretimi azaltmak için ABB’nin otomasyon teknolojisini<br />
kullanacak. ABB’nin teknolojisi, Avrupa çevre düzenlemelerine ve primer frekans kontrolü<br />
yönetmeliğine uygunluğun sağlanmasının yanı sıra gelecekte santrali ileri analiz veya<br />
endüstriyel yapay zeka gibi diğer dijitalleştirme çözümlerine de entegre edecek…<br />
54 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Türkiye’nin güneybatı kesimindeki evlerin ve işyerlerinin<br />
enerji talebine 630 MW enerji üretim kapasitesiyle<br />
önemli katkı sağlayan Muğla’da bulunan<br />
Yatağan Termik Santrali’nin entegre kontrol, siber<br />
güvenlik ve otomasyon teknolojisi hizmetlerinin ABB<br />
tarafından sağlanacağı bildirildi.<br />
Santral, verimde ciddi gelişmeler elde etmek, talebe<br />
göre daha esnek enerji üretimi sağlamak ve de<br />
talep düştüğünde üretimi azaltmak adına ABB’nin<br />
otomasyon teknolojisinden faydalanacak. Başlamış<br />
olan modernizasyon projesinde santral ve türbin<br />
kontrolü için yeni dağıtılmış kontrol sistemi (DCS)<br />
ABB Ability System 800xA kullanılacak. ABB aynı<br />
zamanda IEC61850 protokolü kapsamında elektriksel<br />
entegrasyon çözümleri ve yüksek hızlı bara aktarma<br />
sistemi de sağlayacak.<br />
ABB’nin teknolojisi, Avrupa çevre düzenlemelerine<br />
ve primer frekans kontrolü (PFC) yönetmeliğine<br />
uygunluğun sağlanmasında da yardımcı olacak. Dahili<br />
veri bağlantısı sayesinde santralin sistemleri, gelecekte<br />
ileri analiz veya endüstriyel yapay zeka gibi<br />
diğer dijitalleştirme çözümlerini değişikliklerden etkilenmeyerek,<br />
sorunsuz bir şekilde entegre edebilecek.<br />
Bununla birlikte ABB Cyber Security Workplace<br />
de Türkiye’nin enerji altyapısı için kritik santraller<br />
açısından özellikle önemli olan mevcut siber güvenlik<br />
imkanlarını güçlendirecek. ABB aynı zamanda, üç<br />
yıllık bakım sözleşmesiyle santral performansı ve<br />
bakımı konusunda da destek sağlayacak.<br />
“Santrali daha verimli hale getirecek”<br />
Yatağan Termik Santrali Genel Müdürü Korhan<br />
Tiryaki, konuyla ilgili yaptığı açıklamada “<strong>Enerji</strong> sanayisinin<br />
öncü DCS tedarikçilerinden biri olan ABB,<br />
bu santrali daha verimli hale getirme, çevreye etkisini<br />
azaltma ve mevzuata uygunluğunu sağlama<br />
açısından bizi destekleyebilecek bir kuruluş. Elde<br />
edeceğimiz faydaların sürekli, etkili ve uzun ömürlü<br />
olmasını sağlamak adına santral performansında,<br />
bakımında ve tamamlayıcı bakımında da destek almak<br />
adına ABB’nin uzmanlığına güveniyoruz” dedi.<br />
ABB Türkiye <strong>Enerji</strong> Endüstrileri Bölüm Yöneticisi<br />
Barış Ünver ise şunları söyledi: Otomasyon ve kontrol<br />
teknolojilerimiz, enerji üreticilerinin düşük karbonlu<br />
enerji üretim yolculuklarında onlara yardımcı oluyor.<br />
Daha az yakıtla daha fazla enerji elde ederek ciddi verim<br />
sağlarken bir yandan da mevcut ve eski kömür<br />
santrallerinin çevre üzerindeki etkilerini azaltmak,<br />
müşterilerimizin operasyonlarının etkisini azaltmada<br />
sunduğumuz katkının önemli bir kısmını oluşturuyor.<br />
Siber güvenlik riskinin böylesine arttığı bir dönemde<br />
her santral için kritik öneme sahip olduğundan, Türkiye’deki<br />
bu santralin siber güvenlik imkanlarının güçlendirilmesine<br />
de yardımcı oluyoruz.”<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 55
Yapay zeka teknolojileri<br />
üretimde kalite ve<br />
verimliliği artırıyor<br />
Türkiye’deki sanayiciler ve alt yapı projeleri için<br />
iddialı bir çözüm ortağı olduğu dijital dönüşüm alanında<br />
önemli yatırımlar ve çalışmalar hayata geçiren<br />
Mitsubishi Electric, TMMOB Elektrik Mühendisleri<br />
Odası (EMO) iş birliğiyle online olarak düzenlediği etkinlikle<br />
sanayide dijitalleşme ve yapay zeka alanındaki<br />
güncel teknolojiler hakkında bilgiler paylaştı.<br />
Mitsubishi Electric’in sanayinin yeni bir boyut<br />
kazanmasına olanak sağlayan ve Sanayi 4.0’a yanıt<br />
veren dijital fabrika konsepti e-F@ctory ile ilgili<br />
bilgiler veren Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon<br />
Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü<br />
Tolga Bizel, şu bilgileri aktardı: Mitsubishi Electric<br />
olarak fabrikaların üretim, bakım, IT ve yönetim<br />
kısımlarını birbirleriyle anlaşabilir hale getirerek<br />
takım olmalarını sağlıyor ve sonuçta her birinin ihtiyaçlarına<br />
uygun raporlar üretiyoruz. Üretim hattındaki<br />
tüm makine ve sistemlerin internet üzerinden<br />
haberleşmesini sağlayan e-F@ctory altyapımız, fabrikadaki<br />
yöneticilerin sisteme ve raporlara uzaktan<br />
erişmesine imkân tanıyarak 7/24 kontrol fırsatı sunuyor.<br />
Üretimde çok yüksek hız, maliyet tasarrufu,<br />
kalite ve verimlilik artışı sağlayan e-F@ctory, sanayicilere<br />
küresel rekabette bir adım önde olmanın<br />
yolunu açıyor.”<br />
56 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
MAISART TEKNOLOJISI<br />
FABRIKALARDA VERIMLILIĞI<br />
ARTIRIYOR<br />
Mitsubishi Electiric’in yapay zeka teknolojisini<br />
kullanarak üretim hattı yerleşim planları ve malzeme<br />
akışlarının daha verimli bir şekilde tasarlanmasına<br />
ve üretkenliğin doğru bir şekilde tahmin<br />
edilmesine yönelik geliştirdiği teknolojiyle ilgili<br />
detaylı bilgiler veren Bizel, “İnsan ve robotların iş<br />
birliğiyle çalıştığı bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu<br />
nedenle hem robotların hem de çalışma ortamının<br />
yapay zekayla desteklendiği bütüncül bir sistem sunuyoruz.<br />
100 yıllık tecrübemizle, şirketlerin yapay<br />
zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak<br />
amacıyla tescilli AI markamız MAISART teknolojisini<br />
kullanıyoruz. ‘Mitsubishi Electric’s AI creates the<br />
State-of-the-ART in technology’ (Mitsubishi Electric’in<br />
AI’sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması<br />
olan MAISART ile yapay zeka tabanlı fabrikalarda ve<br />
tesislerde ekipman duruş süresi azalırken verimliliğin<br />
artırılması sağlanıyor. Makine öğrenmesi algoritmasını<br />
kullanan bu teknoloji, sensör verilerini<br />
analiz ettikten sonra farklı operasyonel durumlar<br />
arasında üretim makinesi geçişine ilişkin bir model<br />
oluşturuyor. Bu sayede fabrika ve tesislerde verimliliği<br />
artırmak üzere makinelerdeki beklenmedik durumları<br />
işaret eden makine anormalliklerinin hızlı<br />
ve doğru bir şekilde tespit edilmesi sağlanıyor” dedi.<br />
DERIN ÖĞRENMEYI ÇOK<br />
ÇEŞITLI CIHAZLARDA<br />
UYGULAYARAK AI<br />
POTANSIYELINI GENIŞLETIYOR<br />
Mitsubishi Electric’in tescilli yapay zeka algoritması<br />
MAISART’ın güçlü yönlerini anlatan Tolga Bizel,<br />
makine öğrenimi için kullandıkları derin öğrenme,<br />
pekiştirmeli öğrenme ve büyük veri metotlarına değinerek<br />
algoritmanın çalışma prensipleri hakkında<br />
şu bilgileri paylaştı: “Fabrika otomasyonunu, otomobilleri<br />
ve diğer ekipmanları derin öğrenme yöntemiyle<br />
donatmak zor olabilir. Küçük cihazlara yüksek<br />
performanslı bilgi işlem cihazları ve yüksek kapasiteli<br />
bellek eklemek de kolay olmuyor. Bu noktada<br />
Mitsubishi Electric olarak, yüksek düzeyde çıkarım<br />
doğruluğunu korurken hesaplama miktarını büyük<br />
ölçüde azaltan MAISART teknolojisini kullanıyoruz.<br />
Bir sinir ağının girdi ve çıktı katmanları, birbirine<br />
tıpkı ağaç dallarının yayılması gibi karmaşık şekillerle<br />
bağlanıyor. Verileri bu şekilde işlemek çok büyük<br />
miktarda hesaplama gerektiriyor. Uzun yıllara<br />
dayanan makine bilgimizden yararlanarak daha az<br />
gerekli olan ‘dalları keserek’ hesaplama miktarını<br />
sadece 1/30 ile 1/100’ü olacak kadar başarılı bir<br />
şekilde sıkıştırdık. Bu gelişim, derin öğrenmeyi çok<br />
çeşitli cihazlarda uygulamayı mümkün kılarak AI potansiyelini<br />
daha da genişletiyor.”<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 57
Barış Sanlı<br />
Bilkent <strong>Enerji</strong> Politikaları Araştırma<br />
Merkezi tarafından hazırlanmıştır.<br />
Avrupa, iklim değişikliğine<br />
çözümde öncü olabilir mi?<br />
Daha fazla kural, daha fazla strateji planı, daha fazla taahhüt, Avrupa Birliği politikalarının bir parçası. O<br />
kadar çok kural, strateji, rapor yayınlıyor ki bazen bir yönetim biriminden çok, bir yayınevi izlenimi veriyor.<br />
Belki de yenilik ve özellikle yıkıcı yenilik, teknokratik bir devletle olmayacak. İnovasyon, girişimci bir<br />
varlığın sonucudur ve bu devlet de olabilir…<br />
Avrupa, dünyayı daha iyi veya daha kötü hale dönüştürebilir.<br />
İklim değişikliği ve tüketici hakları ise<br />
bu dönüşüm alanlarından biri olabilir. Öte yandan<br />
mevcut koşullarda Avrupa’nın iklim çalışmalarına<br />
liderlik edip edemeyeceğini bilemiyoruz. Konuyla<br />
ilgili çok fazla tanıtım ve yayın olmasına rağmen somut<br />
eylemlerini göremiyoruz. Bazı pozitif adımlar ve<br />
çözümler var, ancak dünyanın enerji dönüşümünde<br />
ihtiyaç duyduğu temel adımlar, hala çok yavaş ilerliyor.<br />
Avrupa ithalat ve ihracatta etkisini gün geçtikçe<br />
arttıran büyük bir pazara sahip. Ama aynı zamanda<br />
teknokratik bir kale. Daha fazla kural, daha fazla<br />
strateji planı, daha fazla taahhüt AB politikalarının<br />
bir parçası. O kadar çok kural, strateji, rapor yayınlıyor<br />
ki bazen bir yönetim biriminden çok, bir yayı-<br />
58 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
nevi izlenimi veriyor. Dünyaya bir bütün olarak baktığınızda,<br />
Avrupa’nın temiz enerji teknolojilerindeki<br />
çabaları ve sıralamasının eşzamanlı olmadığını görüyoruz.<br />
Büyük temiz enerji şirketleri, söylememde<br />
bir sakınca yoksa, tüm büyüklüğünü AB sübvansiyonlarına<br />
borçlu. Bir tanesi bile dünyanın bildiği yenilikçi<br />
bir teknolojiye sahip değil. Bilançolar ve yenilik<br />
kapasiteleri eşleşmiyor.<br />
Son zamanlarda, hidrojen stratejisi de Avrupa<br />
düzenlemeleriyle hız kazandı. İlk olarak, sadece<br />
yeşil hidrojen sözü verdiler ve ardından mavi hidrojenle<br />
iddialı bir hidrojen stratejisi yayınladılar. İlginç<br />
olan, 2000’li yıllarda AB’nin hidrojenle ilgili stratejilerine<br />
hiçbir referans yoktu. Yani eski stratejiler<br />
neydi, neden olmadı, yeni yayınlarda yok. Bosch gibi,<br />
Alman otomobil parçaları ve üreticileri de hidrojene<br />
pek sıcak değil. Alman devlet bakanı, hidrojenin konut<br />
ısıtmasının bir parçası olacağını düşünmüyor.<br />
Öyleyse iddialı bir hidrojen stratejisine sahip olmanın<br />
anlamı nedir? Basit bir hidrojen stratejisi bu işi<br />
yapabilir.<br />
Tesla’nın basit “gizli stratejisi” tüm<br />
teknokratik tasarımların en iyisi<br />
AB ile ABD’yi karşılaştırmak sadece basitlik olacaktır<br />
ki zaten en yaygın karşılaştırma şekillerinden<br />
biridir. <strong>Enerji</strong> dönüşümlerinde önemli olan coğrafyalar<br />
değildir. Yayınlanan belgelerin hacmi de başarıyı<br />
garanti etmez. Rasyonellik önemlidir, tıpkı Tesla gibi.<br />
Tesla’nın yayınladığı “gizli strateji” basittir. “Üst pazardaki<br />
primi hedefle, araba üret, kar elde ettikçe bir<br />
alt segmente sonra pazarın daha yaygın kesimlerine<br />
doğru ilerledikçe.” Bu, diğer tüm teknokratik tasarımlardan<br />
çok daha iyi bir strateji olduğunu sanırım<br />
ispatladı.<br />
Lityum iyon piller ve hibrit arabalar, ABD petrol<br />
şirketleri tarafından yapılan Ar-Ge çalışmalarının sonucu.<br />
Petrol krizinin yarattığı şok, petrol şirketlerini<br />
buluşlara itti. Ancak Carter yönetimi, sentetik yakıtların<br />
çok daha iyi bir seçenek olduğunu düşünüyordu.<br />
Yıllarca bu, “bariz çözüm” oldu. Daha yüksek<br />
bütçe tahsisine rağmen, bu politika işe yaramadı.<br />
Uzun vadede, devletin planları başarısız oldu, ancak<br />
petrol şirketlerinin icatları yolu açtı.<br />
“TEKNOKRATİK DEVLETTEN<br />
İNOVASYONA GEÇMELİYİZ”<br />
Dünya şimdiye kadar daha fazla hırs, kural ve stratejilerle<br />
herhangi bir krizden çıkmadı. Yaratıcılık<br />
anahtar çözüm olmuştur. İnovasyon hayatımızın<br />
bir parçası olmalı, bu devletler için de geçerlidir.<br />
Böylece hepimiz çözüm arayabiliriz. <strong>Enerji</strong> geçişine<br />
yönelik üst düzey tasarım sanıldığı kadar işe yaramıyor<br />
ve sadece lobicilik şirketlerini beğenilerine<br />
göre finansman oluşturmaya hizmet ediyor. Emisyonlar<br />
azalmıyor. Yıkıcı teknolojiler geç kaldı. Teknokratik<br />
bir devletten tüm organları ile inovasyona<br />
açık bir yapıya geçmeliyiz.<br />
AB, giderek bir lobi ağına dönüşüyor<br />
Belki de yenilik ve özellikle yıkıcı yenilik, teknokratik<br />
bir devletin sonucu değildir. İnovasyon, girişimci<br />
bir varlığın sonucudur ve bu devlet de olabilir.<br />
Tıpkı dünyanın iklim krizleriyle başa çıkmak için<br />
daha fazla inovasyona ihtiyacı olduğu gibi… Fakat<br />
AB de girişimci bir yapı değil. Daha da kötüsü, başka<br />
bir lobi ağına dönüşüyor. El yapımı Avrupa elektrolizörlerinin<br />
hidrojen üretme maliyetini düşürebileceğini<br />
düşünüyor musunuz? Asla! Bu bakış açısı, Çinli<br />
üreticilerin Avrupa’daki konumunu daha da güçlendirecek<br />
ancak Avrupa teknoloji tabanını güçlendirmeyecek.<br />
Avrupa, enerji dönüşümü projeleri için ölçek<br />
oluşturabilir. Halihazırdaki yüksek fiyatlar bunu destekleyebilir.<br />
Ancak Avrupa’daki teknoloji tabanı iyi<br />
olsa da enerji dönüşümü için bir bonus değil. Asıl<br />
problem ve en önemlisi, Avrupalı şirketlerin enerji<br />
dönüşümüne gerçekten inanmaması. Liderler, bu<br />
şirketleri yeterince zorlamıyor. Sonuç olarak yıkıcı<br />
teknoloji ekosistemleri yerine çok sayıda iddialı hedef<br />
konuşuyoruz. Ve Paris’le uyumlu sadece 2 ülke<br />
var: Gambiya ve Fas.<br />
Bu hikayeden çıkardığım ders, bu tip sorunları<br />
basitleştirerek yola çıkmaktır. Basit, progresif yalın<br />
bir stratejiyle başlamak, daha fazla özel sektör<br />
Ar-Ge’sini desteklemek, yıkıcı teknoloji adayları için<br />
özel bir fon, daha az kural, daha az teknokrasi, daha<br />
fazla pilot proje kum havuzu (sand boxing- yani inovatif<br />
projelere deneme alanları bırakmak), daha az<br />
hırs ama daha sık eylem oluşturmak enerji dönüşümü<br />
için kilit rol oynayacaktır.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 59
Selin Kumbaracı<br />
Armin Laschet ve<br />
iklim değişikliği<br />
Alman Hıristiyan Demokrat Birliği Başkanlığına Armin Laschet’in seçilmesi,<br />
Almanya’daki iklim politikalarının geleceğine dair kaygıları artırdı. Her ne kadar<br />
Laschet’in Merkel’in ‘sıkı bir takipçisi’ olduğu söylense de ülkenin özellikle<br />
kömürden elektrik üretiminde çıkış kararında sapmalar olacağına dair işaretler var...<br />
Yaklaşık üç hafta önce, Alman Hıristiyan Demokrat<br />
Birliği (CDU), Angela Merkel’in 2018’de CDU liderliğinden<br />
ayrılmaya karar vermesinin ardından Merkel’in<br />
yerine gelen Annegret Kramp-Karrenbaur’un<br />
koltuğuna Armin Laschet’i seçti. Kramp-Karrenbaur,<br />
parti içinde yetkisini tesis etmekte karşılaştığı güçlükler<br />
sonrasında <strong>Şubat</strong> 2020’de istifa etmiş olsa da<br />
pandemiden dolayı yerine geçecek kişiyi belirlemek<br />
için olan seçim ertelenmek zorunda kalmıştı.<br />
Uzun zamandır Merkel’in sadık destekçisi olan<br />
Armin Laschet’in seçilmesinin, Almanya’nın iklim<br />
ve enerji politikası açısından ilerleyebileceği yöne<br />
dair bazı etkileri var. Laschet, esasen Merkel’in ve<br />
politikalarının devamı niteliğinde hareket edeceğini,<br />
“Angela Merkel ile bir kopuşu değil, sürekliliği seçmemiz<br />
benim için önemli” diyerek vurguladı ve Merkel’in<br />
16 yıllık şansölyeliğinin Almanya için olumlu<br />
gelişmeler getirdiğini ve bu tür politikaların sürdürülmesi<br />
gerektiğinin altını çizdi.<br />
Laschet, şansölye olarak değil; sadece CDU’nun<br />
lideri olarak seçilmiş olsa da şansölye rolü için güçlü<br />
bir konumda. Laschet’in baş rakibi, CDU’nun Bavyera’daki<br />
kardeş partisi Hiristiyan Sosyal Birliği’nden<br />
(CSU) Bavyera Başbakanı olan Markus Söder olarak<br />
görülebilir. Söder’in kendisini ekolojik yönelimli<br />
bir muhafazakar olarak tasvir ettiği ve bu noktada<br />
Almanya’nın en büyük ikinci partisi olan Yeşiller ile<br />
koalisyon oluşturmaya çalıştığı belirtilmelidir. Böyle<br />
60 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Laschet’in sert iklim politikalarının, daha yüksek elektrik fiyatları ve daha katı düzenlemelerle,<br />
endüstriyi uzaklaştırdığına dair görüşünün, Merkel’in iklim konusunda kararlı bir şekilde harekete<br />
geçmenin uzun vadede ekonomik istikrar sağladığı yönündeki tutumundan ayrıştığı iddia ediliyor…<br />
bir koalisyon CDU/CSU ve Yeşiller’e, neredeyse<br />
yüzde 60’lık bir çoğunluk sağlar.<br />
Bir kömür madencisinin oğlu olarak…<br />
Laschet, şansölye pozisyonu için bu yarıştan galip<br />
çıktığı bir senaryoda, büyük ihtimalle Söder’in<br />
ilerletmeye çalıştığı aynı yeşil politikalar için zorlamayacaktır.<br />
Laschet (yine Merkel tarafından kurulan<br />
pozisyondan sapmayan bir şekilde) Almanya’nın<br />
hidrojene dayalı bir ekonomiye geçiş planının güçlü<br />
bir destekçisi olmasına rağmen yine de kendisinin<br />
oldukça endüstri yanlısı olduğuna dair bir ünü var.<br />
Bu, özellikle Laschet’in Almanya’nın kömürden çıkışındaki<br />
rolüyle ilgili bir durumdur.<br />
Laschet, iklim değişikliğine karşı harekete geçmenin<br />
ihtiyacını yönünde beyanda bulunsa da iklim<br />
vergileri ve kuralları gibi iklim politikalarının ekonomiye<br />
zarar vermemesi için bir denge sağlamanın<br />
önemini de vurguluyor. Kişisel geçmişi de bu konuda<br />
önem arz ediyor: Kömüre bağımlı bir eyaletten gelen<br />
bir kömür madencisinin oğlu olarak, Almanya’nın<br />
kömürü elektrik üretiminden tamamen çıkarmış olmayı<br />
planladığı tarihi 2038’e ertelemesinde kayda<br />
değer bir rol oynadı.<br />
Bu aşamalı kömürden çıkış planı, bu çıkıştan etkilenen<br />
madenlerin ve kamu hizmetlerinin kaybedilen<br />
üretimleri için tazmin edilmelerini öngörüyor. Genel<br />
olarak, tazminat ödemeleri için yaklaşık 40 milyar<br />
Euro tahsis edilmiş olup, özellikle linyit madenleri<br />
ve kömürle çalışan elektrik santrallerine ev sahipliği<br />
yapan dört eyalet hedef alındı: Brandenburg, Saksonya,<br />
Saksonya-Anhalt ve Kuzey Ren-Vestfalya.<br />
Laschet ile Merkel karşı karşıya gelebilir<br />
Almanya’nın en büyük kömür madeni eyaleti<br />
olan Kuzey Ren-Vestfalya’nın eski eyalet başbakanı<br />
olarak Laschet’in bu tür müzakerelerde önemli bir<br />
rol oynamış olması şaşırtıcı değil. Aslında, bu politikanın<br />
yükünün çoğunun Kuzey Ren-Vestfalya üzerinde<br />
olmasına karşın Laschet kömürden çıkış planını<br />
desteklediğini bile ifade etti. Bununla birlikte,<br />
dile getirdiği destekten ayrı olarak, bu tür kömür<br />
santrallerinin sahiplerinin alacağı tazminat söz konusu<br />
olduğunda da oldukça endüstri dostu bir pozisyon<br />
aldı.<br />
Laschet, esas olarak Merkel’in politikalarının bir<br />
devamı olarak görülebilirken, bazıları iklim değişikliğine<br />
karşı harekete geçmek söz konusu olduğunda<br />
farklılaştıklarını iddia ediyor. Laschet’in sert iklim<br />
politikalarının, daha yüksek elektrik fiyatları ve daha<br />
katı düzenlemelerle, endüstriyi uzaklaştırdığına dair<br />
görüşünün, Merkel’in iklim konusunda kararlı bir<br />
şekilde harekete geçmenin uzun vadede ekonomik<br />
istikrar sağladığı yönündeki tutumundan ayrıştığı<br />
iddia ediliyor.<br />
Alman Yeşiller Milletvekili Franziska Brantner’ın<br />
ifade ettiği gibi, “Laschet, Kuzey Ren Vestfalya’daki<br />
iklim ve kömür politikası konusundaki rotasını federal<br />
hükümete taşırsa, Almanya’da iklimin korunması<br />
açısından işler kötü gidecektir.” Yeşiller, CDU/<br />
CSU’nun en olası koalisyon ortağı gibi göründüğü<br />
için Brantner’ın ifade ettiği bu kaygı özellikle önemli;<br />
eğer Laschet mevcut konumunu sürdürürse, bu koalisyonu<br />
kurmak pek kolay olmayabilir.<br />
MERKEL’İN GÖREVİ BIRAKMASI<br />
AB’DE LİDERLİK BOŞLUĞU<br />
YARATABİLİR<br />
Laschet’in ulusal sahnede ne kadar iyi performans<br />
göstereceğini siyasi başarısının erken göstergeleri<br />
olarak Baden-Württemberg ve Rhineland-Palatine’de<br />
yapılacak seçimlerle birlikte göreceğiz. Aynı<br />
şekilde, Markus Söder gibi daha ‘yeşil’ bir muhafazakarın,<br />
şansölye için ortak CDU/CSU adayı olarak<br />
Laschet’nin yerini alıp almayacağı da zamanla daha<br />
açık hale gelecek gibi görünüyor.<br />
Yine de bir şey daha kesin: Şansölye olarak kim seçilecek<br />
olursa olsun, Merkel’in bu görevden ayrılması<br />
AB düzeyinde en azından şu anda doldurulması zor<br />
bir liderlik boşluğu yaratıyor. Bu sebeple, Merkel’in<br />
AB’ye uzun zamandır sağladığı siyasi liderliğin ve<br />
‘yön göstericiliğin’ kaybı, tasarısında önemli rol oynadığı<br />
zor uzlaşmaların (AB emisyon azaltma hedeflerinin<br />
yükseltilmesi gibi), başarılı devam etmelerini<br />
oldukça olumsuz etkileyebilir.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 61
Can Arıhan<br />
Elektrikli kamyon<br />
sektöründeki hızlı büyüme<br />
Dünya, yakın zamanda elektrikli kamyon pazarında ciddi bir rekabeti yaşayacak. Çin’in liderliğini<br />
yaptığı bu pazarda Avrupalı ve ABD’li şirketler de varlığını artırmaya çalışıyor. Uzmanlar akü<br />
fiyatlarının düşmesiyle elektrikli kamyon fiyatlarının da rekabetçi bir seviyeye geleceğini belirtiyor.<br />
Türkiye ise henüz bu konuda bir adım atmış değil!<br />
Tüm dünyada oldukça fazla sayıda elektrikli<br />
ve hibrit otomobil çoktan yollara çıkmışken, elektrikli<br />
kamyonlar1 ve kamyonların yaptığı salınımları<br />
önemli ölçüde azaltabilen temiz teknolojiler, bu gelişmeleri<br />
arkadan takip ediyordu. Ancak bu durum<br />
yakında değişecek gibi gözüküyor.<br />
Çok sayıda devlet, en yaygın teknolojisi içten yanmalı<br />
motorla olan kamyon sektörünü daha çevreci<br />
bir görünüme kazandırmak için çeşitli düzenlemeler<br />
yapıyor ve teşvikler sağlıyor. Clean Energy Wire<br />
1 Bu makalede “elektrikli kamyon” terimi, içten yanmalı<br />
motoru kullanmayan her tür çevre dostu kamyon anlamında<br />
kullanılmıştır.<br />
sitesinde yer alan bir makaleye2 göre, Avrupa Birliği<br />
trafiğe yeni çıkacak kamyonlarda 2025’ten itibaren<br />
yüzde 15 ve 2030’dan itibaren yüzde 30 daha düşük<br />
emisyona sahip teknolojilerin kullanılmasını şart koşacak.<br />
Elektrikli kamyon pazarının yüzde 95’ine sahip<br />
olan Çin, (Forbes verileri3) bu alanda uzun süre-<br />
2 Jan, Sören Amelang, 25 Nov 2020, and 17 Dec 2020.<br />
“Climate Targets Force Trucks into Race to Clean up<br />
Transport.” Clean Energy Wire, January 15, <strong>2021</strong>. https://<br />
www.cleanenergywire.org/news/climate-targets-force-trucks-race-clean-transport.<br />
3 Environmental Defense Fund. “Clean Trucks Can Deliver<br />
62 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
TÜRKİYE’DEN HENÜZ BİR ÜRETİM<br />
HABERİ GELMEDİ<br />
Bogota, Çin'den aldığı elektrikli<br />
otobüsleri kullanıma sundu<br />
Türkiye, elektrikli kamyon üretiminde henüz önemli<br />
adımlar atmadı. Görünüşe göre, Türk şirketleri, en<br />
azından bir süreliğine bu araçları yabancı firmalardan<br />
satın alma yolunu seçecek. Örneğin Utikad sitesinde<br />
yer alan bir habere1 göre, Türkiye’nin önde gelen<br />
firmalarından Borusan Lojistik çoktan Tesla’nın<br />
Semi kamyonunu sipariş etmiş bulunuyor.<br />
Özetle, elektrikli kamyon endüstrisinin önemli bir<br />
pazar olarak ortaya çıktığı ve birçok firmanın bu pazara<br />
girmeye istekli olduğu görülüyor. İçten yanmalı<br />
motorlu kamyonların düşük (hatta sıfır) emisyonlu<br />
araçlara dönüştürülmesi, zararlı gazların salınımının<br />
önüne geçmek açısından oldukça faydalı olacak, ancak<br />
yine de firmalar ve hükümetler bu konuda hızlı<br />
ve kararlı adımlar atmazsa bu sürecin tamamlanması<br />
daha uzun yıllar sürecek gibi görünüyor.<br />
1 Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri<br />
Derneği, March 26, 2018. https://www.utikad.org.tr/Detay/Sektor-Haberleri/21018/borusan-lojistik-ten-tesla-ya-elektrikli-tir-siparisi.<br />
dir ciddi yatırımlar yapmış durumda. Clean Energy<br />
Wire rakamları, Çin’in ağır araç endüstrisini dönüştürmede<br />
ne kadar kararlı olduğunu kanıtlıyor:<br />
Çin’in yaklaşık 400 bin elektrikli otobüsüne karşılık<br />
tüm Avrupa’da sadece 4 bine yakın elektrikli otobüs<br />
mevcut. Diğer ülkeler de çabalarını yavaş yavaş<br />
hızlandırıyor. Örneğin, Çinli bir firma olan BYD, Kolombiya’nın<br />
başkenti Bogota’ya binden fazla elektrikli<br />
otobüs tedarik etmek için yakın zamanda bir<br />
anlaşma imzaladı.<br />
Akü fiyatlarındaki düşüş elektrikli kamyona<br />
ilgiyi artıracak<br />
Aslında elektrikli kamyon endüstrisinin geleceği<br />
devlet teşvikleri hiç sunulmasa da parlak gözüküyor.<br />
Zira çevre dostu kamyonların satın alma fiyatı içten<br />
yanmalı motorlu kamyonlardan daha yüksek olsa<br />
da, elektrikli kamyonlar uzun vadede daha az maliyetli.<br />
Yakıt tasarrufu ve çok daha düşük bakım mali-<br />
Biden’s Goals For Climate, Jobs, and Equity.” Forbes. Forbes<br />
Magazine, January 15, <strong>2021</strong>. https://www.forbes.com/sites/<br />
edfenergyexchange/<strong>2021</strong>/01/15/clean-trucks-can-deli-<br />
ver-bidens-goals-for-climate-jobs-and-equity/?sh=7b1c-<br />
4d6f7b0c.<br />
yetleri, elektrikli kamyonları giderek daha rekabetçi<br />
hale getiriyor. Clean Technica sitesinde yayımlanmış<br />
bir makaleye4 göre, temiz kamyonların alım fiyatlarının<br />
yüksek olmasının ana nedeni olan yüksek akü<br />
maliyetleri hızla düşüyor. Akü maliyetlerinde son 10<br />
yılda yaşanan yüzde 89’luk olağanüstü düşüş, elektrikli<br />
kamyonların gelecekte daha da uygun fiyatlı<br />
hale geleceğine işaret ediyor.<br />
Hızla büyüyen elektrikli kamyon piyasasında yer<br />
almak için hem geleneksel oyuncular hem de yeni<br />
kurulan start-up’lar rekabet halinde. Örneğin, Clean<br />
Energy Wire sitesine konuşan, Volkswagen’in İsveçli<br />
alt firması Scania’nın CEO’su şunları söylüyor: Birkaç<br />
yıl içinde, sürücüler için zorunlu 45 dakikalık<br />
dinlenme sürelerinde gerçekleştirilecek hızlı şarj<br />
için tasarlanmış elektrikli kamyonları da piyasaya<br />
süreceğiz.<br />
Elektrikli araç sektörünün başat oyuncularından<br />
olan Tesla’nın, Semi isimli yeni elektrikli kamyonu,<br />
bu sektörün yaygın kullanılan modellerinden olmaya<br />
4 “Advanced Clean Trucks (ACT) Rule Archives.”<br />
CleanTechnica, December 30, 1969. https://cleantechnica.<br />
com/tag/advanced-clean-trucks-act-rule/.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 63
Clean Energy Wire<br />
sitesine konuşan,<br />
Volkswagen’in İsveçli<br />
alt firması Scania’nın<br />
CEO’su şunları<br />
söylüyor: Birkaç yıl<br />
içinde, sürücüler için<br />
zorunlu 45 dakikalık<br />
dinlenme sürelerinde<br />
gerçekleştirilecek hızlı<br />
şarj için tasarlanmış<br />
elektrikli kamyonları<br />
da piyasaya süreceğiz.<br />
aday. Pepsi, Walmart ve UPS bu yeni Tesla modelinin<br />
ön siparişini çoktan verdi. General Motors da elektrikli<br />
kamyon pazarına girmeye hazırlanıyor ve ilk<br />
müşterisi olan FedEx ile anlaşmayı imzaladı. Benzer<br />
şekilde Amazon, filosunu, 2009 yılında kurulan bir<br />
start-up olan Rivian’dan alacağı 100 bin elektrikli<br />
kamyonetle genişletmeye hazırlanıyor. Amerikan<br />
e-ticaret devi, Avrupa filosunu güçlendirmek için ise<br />
Mercedes Benz ile 1.800 adet elektrikli kamyonetin<br />
alımı için anlaşmaya vardı.<br />
Sera gazı salımındaki payları sadece yüzde 6<br />
Elektrikli kamyonların piyasada yer almaya başlaması<br />
elbette memnuniyet verici. Bununla birlikte,<br />
geleneksel olarak çok yüksek CO2 salınımına sahip<br />
bir endüstriyi yapısal olarak dönüştürmek için hala<br />
önümüzde oldukça uzun bir yol var. Elektrikli kamyonlarda<br />
kaydedilen gelişmelere rağmen kamyonlar<br />
ve otobüsler hala Avrupa Birliği’nin toplam sera<br />
gazı salınımının yüzde altısına sebep oluyor. Clean<br />
Energy Wire, Avrupa Birliği’ndeki kamyon filolarının<br />
dönüşümünün çok süratli gerçekleşemeyeceğini ve<br />
yaklaşık 13 yıl sürebileceğini tahmin ediyor (Almanya’da<br />
10 yıl ve AB’nin en büyük kamyon filosuna sahip<br />
olan Polonya’da 22 yıl).<br />
Amerika Birleşik Devletleri’nde 13 milyon kamyon<br />
ve otobüsü çevre dostu araçlara dönüştürmek<br />
için birçok firma halen rekabet halinde ancak tüm<br />
Amerikan kamyonlarının çevre dostu olabilmesi<br />
için atılması gereken çokça adım var. Forbes’a göre<br />
Amerika Birleşik Devletleri’nde önümüzdeki yıllarda<br />
hayata geçirilebilecek, sıfır emisyonlu kamyonların<br />
üretilmesini sağlayacak 120’den fazla<br />
proje var. Yine de ABD, en azından şimdilik, pazardaki<br />
baskın ülke olan Çin ile rekabet edebilmekten<br />
çok uzak. BYD (GreenBiz verilerine5 göre dünyanın<br />
en büyük elektrikli araç üreticisi) başta olmak<br />
üzere birçok Çinli şirket, dünya elektrikli kamyon<br />
üretimine öncülük ediyor. Fakat elektrikli kamyon<br />
piyasası hızlı değişimlere açık bir piyasa olduğundan<br />
birkaç sene sonra durumun nasıl olacağını<br />
kestirmek oldukça zor.<br />
5 Downing, Shane. “8 Electric Truck and Van Companies<br />
to Watch in 2020.” Greenbiz. Accessed February 7,<br />
<strong>2021</strong>. https://www.greenbiz.com/article/8-electric-truck-and-van-companies-watch-2020.<br />
64 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Yerel, Ulusal ve Küresel<br />
Yeşil Düzen için...<br />
IRENEC <strong>2021</strong><br />
11. ULUSLARARASI<br />
%100 YEN‹LENEB‹L‹R<br />
ENERJ‹ KONFERANSI<br />
20-22 MAYIS <strong>2021</strong><br />
Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> topluluğu, yeşil ve<br />
sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla hızla<br />
büyüyor ve gelişiyor. EUROSOLAR Türkiye’nin<br />
rolü, bu hareketi desteklemek, en iyi<br />
uygulamaları paylaşmak için ve bölgesel,<br />
ulusal, küresel düzeylerde etkinleştirici<br />
politikaları teşvik etmek için bir platform<br />
sağlamaktır.<br />
11. Uluslararası %100 Yenilenebilir <strong>Enerji</strong><br />
Konferansı, yarın hayatımızı etkileyebilecek<br />
yeni teknolojileri ve yenilikleri teşvik etmek<br />
için küresel yenilenebilir enerji trendleri<br />
etrafında konferans konularını yeniden<br />
düzenledi. Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> Entegrasyonu,<br />
Avrupa Yeşil Düzeni, <strong>Enerji</strong> Dönüşümü<br />
2050 ve Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> Teknolojileri ve<br />
Uygulamaları bu yılın ana konuları olacak.<br />
Bilgi birikiminizi derinleştirmek ve tecrübelerinizi<br />
paylaşmak için IRENEC <strong>2021</strong> Online’a katılın!<br />
www.irenec.org • www.eurosolar.org.tr • www.poweringcommunities.org
YEŞİL EKONOMİ<br />
Türkiye, “Yeşil ekonomiye geçiş”<br />
çalışmasında ikinci fazı da tamamladı<br />
Türkiye, Dünya Bankası tarafından sağlanan hibe desteğiyle sürdürülen Karbon Piyasalarına Hazırlık<br />
Ortaklık Projesi’nde ikinci fazı tamamladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje<br />
kapsamında, Türkiye için en uygun karbon fiyatlandırma mekanizması olarak belirlenen emisyon ticaret<br />
sisteminin (ETS) alt yapısı tamamlandı..<br />
İklim değişikliğiyle küresel mücadelede büyük<br />
önem taşıyan gelişmekte olan ülkelerde sera gazı<br />
emisyonlarının azaltımı çabalarına katkı sağlamak<br />
ve piyasa temelli emisyon azaltım mekanizmalarının<br />
etkin olarak kullanılması amaçlayan “Karbon Piyasalarına<br />
Hazırlık Ortaklığı Projesi - PMR (Partnership of<br />
Market Readiness)” ikinci fazı 27 Ocak <strong>2021</strong> tarihinde<br />
gerçekleştirilen dijital konferansla. İki fazdan oluşan<br />
projenin ilk fazı Aralık 2018’de tamamlanmıştı.<br />
Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Projesi, 2014<br />
yılından bu yana Dünya Bankası tarafından sağlanan<br />
hibe desteği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından<br />
yürütülüyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerle<br />
Türkiye için en uygun karbon fiyatlandırma<br />
mekanizması olarak belirlenen emisyon ticaret sistemi<br />
(ETS) hakkında kamu ile özel sektör nezdinde kapasite<br />
gelişimi sağlandı.<br />
Projenin ikinci fazında pilot ETS uygulanmasına yönelik<br />
yasal ve teknik alt yapının oluşturulması için kapsamlı<br />
çalışmalar gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla Türkiye’de<br />
emisyon ticaret sisteminin uygulanması için<br />
yasal ve kurumsal altyapı oluşturuldu. Aynı zamanda<br />
ETS için emisyon üst sınırı ve tahsisat planları oluşturularak<br />
ETS simülasyonu uygulaması ve kayıt sistemi<br />
yazılımı altyapısı geliştirildi. Paris Anlaşması Madde<br />
6’nın Türkiye açısından değerlendirilmesinin yapıldığı<br />
çalışmalarda proje kapsamında iletişim stratejisi hazırlandı.<br />
Ayrıca ETS ve İklim Kanunu ile ilgili olarak özel<br />
sektör, sivil toplum örgütleri ve akademideki paydaşlarla<br />
sürekli istişareler yürütüldü.<br />
Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı Projesi’nin<br />
ikinci fazının tamamlanması vesilesiyle Çevre ve<br />
Şehircilik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar<br />
yaptığı açıklamada, “İklim değişikliğinin çevresel<br />
etkilerinin yanı sıra toplumsal ve ekonomik etkileri çok<br />
derin. İklim değişikliğiyle mücadele için hepimiz üzerimize<br />
düşen sorumluluğu almalıyız. Şunu unutmamalıyız<br />
ki iklim değişikliği risklerine yanıt olarak geliştirilen<br />
çözümler fırsatları da içeriyor. Küresel finansman kaynakları<br />
artık, çevre ve iklim-dostu teknolojilere öncelik<br />
66 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Mehmet Emin Birpınar<br />
veriyor. Küresel olarak rekabetçiliğimizi korumak,<br />
artırmak ve yeni finansman kaynaklarından<br />
faydalanmak istiyorsak, bu trendi yakalamak için<br />
azami gayreti göstermeliyiz” dedi.<br />
ETS yeni iş sahaları da açacak<br />
“Yeşil Ekonomi” ya da “düşük karbonlu büyüme”<br />
olarak adlandırılan modern ekonomik<br />
büyüme modeline hızla adapte olabilmek için<br />
düşük karbonlu üretim modellerine yönelmek<br />
gerektiğini belirten Birpınar, sözlerine şöyle devam<br />
etti: Avrupa Birliği tarafından yayımlanan<br />
yeşil mutabakatla ihracatının neredeyse yarısını<br />
Avrupa Birliği’ne yapan sanayimizi ciddi şekilde<br />
etkileyeceğini, özellikle enerji yoğun sektörlere<br />
büyük maliyetler getirebilir, buradan hareketle<br />
Sayın Bakanımız Murat Kurum’un koordinasyonunda<br />
bütüncül ve katılımcı bir yaklaşımla tüm<br />
sektörleri kucaklayan taslak mevzuat hazırlama<br />
çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.<br />
Bunun yanı sıra sera gazı azaltımında en maliyet<br />
etkin yöntem olan emisyon ticaret sistemine<br />
yönelik teknik ve kurumsal altyapı çalışmalarının<br />
da yapıldığını ifade eden Birpınar, emisyon ticaret<br />
sistemi, enerji dönüşümünü, teknolojik dönüşümü,<br />
Ar-Ge ve inovasyonu tetikleyecek, bunun<br />
da yeni iş fırsatları çıkaracağını kaydetti. Birpınar,<br />
“Ancak herşeyden önemlisi, sürdürülebilir<br />
bir doğa ve daha temiz bir havayla toplum sağlığına<br />
katkı sağlayacak. Hızla değişen dünyada<br />
değişmemenin maliyeti çok daha büyük. Gelecek<br />
nesiller için iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarına<br />
devam edeceğiz” dedi.<br />
DÜNYA BANKASI 23 ÜLKEYE<br />
FİNANSMAN VE<br />
TEKNİK DESTEK SAĞLIYOR<br />
Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Auguste<br />
Kouame, Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı<br />
Projesi 2. Faz Kapanış Toplantısı vesilesiyle yaptığı<br />
açıklamada, “Dünya Bankası olarak gelişmiş, gelişmekte<br />
olan ve geçiş dönemindeki ülkelerde karbon<br />
piyasalarının desteklenmesine yardımcı olmak üzere<br />
hayata geçirilmiş olan Karbon Piyasalarına Hazırlık<br />
Ortaklığı (PMR) Projesi’nin uygulanmasında<br />
Türkiye hükümetine destek vermekten çok mutluyuz.<br />
2011’den bu yana PMR kapsamında, gelişmiş,<br />
yükselen ve geçiş dönemindeki ekonomilere sahip<br />
ülkelerde sera gazı emisyonlarının azaltımını kolaylaştırmak<br />
için karbon fiyatlandırması ve ilgili piyasa<br />
araçlarının tasarlanıp kullanılması desteklendi. Ayrıca,<br />
küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 46’sını<br />
oluşturan 23 ülkeye finansman ve teknik yardım<br />
sağlandı ki bunların tümü artık bir karbon fiyatlandırma<br />
mekanizmasını rahatlıkla uygulayabilecek<br />
yeterliliktedir. Türkiye’nin de bu ülkelere katılması<br />
bizi mutlu ediyor. Türkiye’yi geniş paydaş istişarelerine<br />
dayalı olarak geliştirmiş olduğu Emisyon Ticareti<br />
Sistemi (ETS) yasal, teknik ve kurumsal altyapısından<br />
dolayı Türkiye’yi tebrik ediyoruz” dedi.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 67
YATIRIM<br />
Manisa, dört enerji santrali<br />
ve doğal gaza kavuştu<br />
<strong>Enerji</strong> Bakanı Fatih Dönmez tarafından yapılan toplu açılışla Manisa dört yeni enerji santraline kavuştu.<br />
Biri yerli kömür, üçü de jeotermal santralinin devreye girmesiyle Türkiye, 180 milyon dolarlık doğal gaz<br />
ithalatının önüne geçmiş olacak. Toplu açılışta Soma ve Kırkağaç’a da doğal gaz arzı sağlanmış oldu.<br />
Türkiye’nin enerji portföyüne eklenen dört yeni<br />
santralin açılışı 16 Ocak tarihinde Cumhurbaşkanı<br />
Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferansla, <strong>Enerji</strong><br />
ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in de bizzat<br />
katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta yaptığı konuşmada<br />
yatırımlar hakkında bilgi veren <strong>Enerji</strong> Bakanı<br />
Fatih Dönmez, “Bugün toplam 1,37 milyar dolarlık<br />
yatırımla biri yerli kömür, üçü jeotermal santral olmak<br />
üzere dört enerji tesisimizin açılışını, Soma ve<br />
Kırkağaç ilçelerimize doğal gaz arzını gerçekleştireceğiz.<br />
Soma, Salihli ve Alaşehir’de hayata geçireceğimiz<br />
toplam 594,5 MW’lık dört enerji tesisimizle<br />
180 milyon dolarlık gaz ithalatının önüne geçmiş<br />
olacağız. Üretilecek 4 bin 428 GWh elektrikle yaklaşık<br />
2,5 milyon hanemizin elektrik enerjisi ihtiyacını<br />
karşılayacağız” dedi.<br />
“İçinde bulunduğumuz Soma Termik Santrali,<br />
Manisa’mızın elektrik ihtiyacının dörtte üçünden<br />
fazlasını yani yüzde 77’sini karşılayacak. Türkiye<br />
genelinde yerli kaynaklardan ürettiğimiz elektriğin<br />
yüzde 2,1’ini bu santralimizden sağlayacağız.<br />
Projeyle yıllık 4,7 milyon ton linyiti ekonomimize<br />
kazandıracağız” bilgisini veren Bakan Dönmez, konuşmasını<br />
şöyle sürdürdü: Çevreci, temiz ve ileri<br />
yakma teknolojisiyle, baca gazı arıtma sistemi sayesinde<br />
emisyon değerleri hem Türkiye hem de Avrupa’da<br />
belirlenen normları karşılıyor. Bu tesis emisyonların<br />
yüzde 99’unu tutma kabiliyetine sahip. Son<br />
derece çevreci, temiz bir tesis.<br />
68 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Yenilenebilirin payı yüzde 63.5’e ulaştı<br />
<strong>Enerji</strong> sektörünün 2020 yılında Cumhurbaşkanı<br />
Erdoğan’ın da desteğiyle önemli yatırımlara<br />
ve başarılara imza attığını ifade eden Dönmez,<br />
“2002’de 32 bin MW olan kurulu gücümüzü<br />
19 yılda üç kat artırarak 96 bin MW seviyesine<br />
ulaştırdık. Toplam kurulu gücümüz içerisinde yerli<br />
ve yenilenebilir kaynaklı kurulu gücümüz yüzde<br />
63,5 seviyesine ulaştı” dedi.<br />
Salgınla mücadele döneminde yatırımlara devam<br />
ettiklerine işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle<br />
sürdürdü: Geçtiğimiz yıl 4 bin 900 MW’lık kurulu<br />
gücü sisteme ilave ettik. Bu kurulu gücün yüzde<br />
98’ini yani neredeyse tamamını yenilenebilir enerji<br />
kaynakları oluşturdu. Yerin altındaki ve üstündeki<br />
kaynaklarımızı milletimizin hizmetine sunmakta<br />
kararlıyız. Önceki yıllarda olduğu gibi <strong>2021</strong> yılında<br />
da aynı ivmeyle, hız kaybetmeden yolumuza devam<br />
edeceğiz.<br />
Jeotermal santraller Sanko <strong>Enerji</strong> ve Maspo<br />
<strong>Enerji</strong> imzası taşıyor<br />
Sanko <strong>Enerji</strong> tarafından yapılan Salihli JES-2 ve<br />
JES-3 santrallerinin açılışı da aynı törenle yapıldı.<br />
<strong>Enerji</strong> Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ın yanı<br />
sıra Gaziantep Valisi Davut Gül, Salihli Kaymakamı<br />
Mehmet Kamil Sağlam ve Gaziantep Büyükşehir Belediye<br />
Başkanı Fatma Şahin’in de hazır bulunduğu<br />
açılış töreni, Sanko Holding Onursal Başkanları Abdulkadir<br />
Konukoğlu ve Sanko Holding Yönetim Kurulu<br />
Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun katılımıyla<br />
gerçekleştirildi.<br />
Toplam 54,5 MW kurulu güç ile yıllık 500 milyon<br />
kWh elektrik enerjisi üretecek kapasiteye sahip olan<br />
JES-2 ve JES-3 santralleri sayesinde yaklaşık 200<br />
bin hanenin enerji ihtiyacı karşılanacak. Yenilenebilir<br />
bir enerji kaynağı olarak JES-2 ve JES-3 jeotermal<br />
santralleri sayesinde toplam 280 bin ton CO2 salınımının<br />
önüne geçilecek.<br />
Açılışı yapılan bir diğer jeotermal santral de Gürmen<br />
Group şirketlerinden Maspo <strong>Enerji</strong>’ye ait. Manisa<br />
Alaşehir’de kurulu jeotermal enerji santral 30<br />
MW kurulu güce sahip. Açılış töreni sonrası konuşan<br />
Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Gür,<br />
“Türkiye jeotermal enerjide Avrupa’da birinci, dünyada<br />
dördüncü sırada ve önemli bir gelişim potansiyeline<br />
sahip. Resmi açılışı yapılan ALA-2 JES, yenilebilir<br />
enerji alanındaki yatırımlarımız için önemli bir<br />
aşamaydı ve bu yatırımı ülkemize kazandırmaktan,<br />
jeotermal enerjide Türkiye’nin yerli kaynaklarının<br />
gelişimine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz”<br />
dedi.<br />
AKSA ENERJİ SOMA VE KIRKAĞAÇ’A<br />
DOĞAL GAZ GÖTÜRDÜ<br />
Manisa’nın Soma ve Kırkağaç ilçelerinde doğal gaz<br />
ateşi, <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez,<br />
<strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı<br />
Mustafa Yılmaz, yerel yöneticiler, bölge milletvekilleri<br />
ve Aksa Doğalgaz Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar<br />
Arslan’ın katılımıyla yapıldı. Törene video konferans<br />
ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,<br />
Soma ve Kırkağaç’taki vatandaşların da artık<br />
doğal gazın konforundan ve temizliğinden yararlanabileceğini<br />
belirtti. Bakan Dönmez ve beraberindeki<br />
heyet, açılışın ardından Turgutalp Mahallesi’nde<br />
yaşayan Fatma-Nazım Şentürk çiftinin evini ziyaret<br />
ederek doğal gaz ateşinde demlenen ilk çayı içti.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 69
ŞİRKETLERDEN<br />
<strong>Enerji</strong>sa’nın İvme Girişim Hızlandırma<br />
Programı son aşamaya ulaştı<br />
<strong>Enerji</strong>sa dağıtım şirketleri Başkent EDAŞ, Toroslar EDAŞ ve AYEDAŞ tarafından düzenlenen ve Viveka iş<br />
birliğiyle yürütülen “İVME Hızlandırma Programı”nda son düzlüğe girildi. POC sürecinde girişimcilere<br />
finansal destek sağlayan hızlandırma programı İvme ile enerji endüstrisinin gelişiminde fark yaratacak<br />
projeler ortaya çıkmaya başladı…<br />
<strong>Enerji</strong>sa dağıtım şirketlerinin takip ettiği dekarbonizasyon,<br />
dijitalleşme, merkezsizleşme gibi<br />
global ana trendlerin ışığında enerji endüstrisinde<br />
etki yaratacak girişimlerle buluşmak için yola çıktığı<br />
“İVME Hızlandırma Programı”nda son aşamaya<br />
geçildi. <strong>Enerji</strong> endüstrisinin geleceğine yön vereceğine<br />
inanılan ve yoğun ilgi gören programda uzun<br />
değerlendirmeler sonucu finale kalan 10 girişim ile<br />
POC (ürün test edilme) sürecine başladı. Şirketin ilk<br />
hızlandırma programı olan ve devamının gelmesi<br />
planlan İvme, proje takvimi sonunda ise demoday ile<br />
sona erecek.<br />
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan <strong>Enerji</strong>sa<br />
<strong>Enerji</strong> CEO’su Murat Pınar, “Kurumsal yapıların<br />
yanında girişimcilik ekosistemin çevik ve girişimci<br />
yapılarından da mutlaka faydalanmak gerektiğine<br />
inanıyoruz. Girişimcilik ruhu, bir yandan önemli sorunlara<br />
çözüm üretirken bir yandan da kurumların<br />
daha dinamik bir yapıya kavuşmasına imkan yaratacaktır.<br />
Biz de <strong>Enerji</strong>sa olarak sektörde İvme programımızla<br />
bu ekosisteme destek veriyoruz. Programa<br />
başvuran tüm projelere teşekkür ediyor, ürün testi<br />
aşamasına kalan tüm girişimleri de ayrıca tebrik<br />
ediyorum” dedi.<br />
70 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
Program ile ticarileşme ve ölçeklenme arasındaki<br />
eşiği atlamaları da desteklenecek ve POC sürecine<br />
kabul edilen girişimler şöyle:<br />
AREYLight<br />
Şehirlerde ve büyük kompleks alanlarda, (sokak,<br />
park, sanayi ve üniversite bölgeleri) dış mekanları<br />
aydınlatma için harcanan yüksek enerji ve bakım<br />
maliyetlerini, yapay zeka teknolojisiyle azaltarak<br />
yüzde 60’a kadar tasarruf ve verimlilik sağlayan,<br />
kurulduğu bölgeleri ‘akıllı şehir’ konseptine taşıyan,<br />
çevre dostu ileri teknoloji çözümler sunuyor.<br />
CY <strong>Enerji</strong><br />
Çatı üstü güneş enerjisi sistemlerine özgü tek<br />
eksenli güneş takip sisteminin Ar-Ge çalışmalarını<br />
yapan girişim, mikro solar çözümleri ve güneş takip<br />
sistemleri sayesinde güneş enerjisinden maksimum<br />
verim elde etmeyi hedefliyor.<br />
EventGates<br />
Güvenlik ve İSG alanlarında yapay görme ve<br />
makine öğrenmesine dayalı çözümler üreten girişim;<br />
uygulama yazılımları, görüntü işleme, derin<br />
öğrenme ve makine öğrenmesi konularında çalışan<br />
çözümler sunuyor.<br />
Humming Drone<br />
Drone ile havadan görüntüleme ve analiz hizmetleri<br />
üzerine çalışan girişim, toplanan görüntüleri<br />
kullanarak haritalama ve analiz yapılabilmesini sağlayan<br />
INSPECT adında bir yazılım geliştirdi. Bu yazılım<br />
sayesinde elde edilen görüntüler interaktif bir<br />
harita üzerinden incelenip notlar alınabiliyor, bitki<br />
sağlığı raporları çıkartabiliyor ve dijital yükseklik<br />
haritası görüntülenebiliyor.<br />
Humming Drone ayrıca donanım, yazılım ve yapay<br />
zeka destekli otonom sistemlerinin tamamını<br />
kendi ekipleri ile geliştirdikleri insansız hava aracına<br />
da sahip.<br />
Massive Energy<br />
Ev enerji tüketimini herhangi bir donanım kurulumu<br />
olmadan kendi yaptıkları toplumsal araştırma<br />
ve büyük veriden faydalanarak analiz ediyor, elektrik<br />
dağıtım ve perakende şirketlerine kullanıcıları ile interaktif<br />
ilişki kurabilecekleri ürünler sağlıyor.<br />
Murat Pınar<br />
<strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong> CEO’su<br />
Eye of the Power / Rtm elektronik<br />
IoT ve bulut destekli çalışan sistem üzerinden,<br />
elektronik donanım alanında çalışma yapan girişim,<br />
özel olarak aydınlatma kontrol, uzaktan kontrol ve<br />
enerji izleme ve kontrol ürünleri üretiyor.<br />
Stroma Vision<br />
Geliştirdiği görüntü işleme teknolojisi sayesinde<br />
inşaat, lojistik ve üretim alanlarında insan hayatına<br />
tehlike oluşturan durumları algılayan ve aktif bir<br />
şekilde önlemlerinin alınmasını sağlayan sistemler<br />
tasarlıyor. Ürünlerinde, kişisel koruyucu ekipman<br />
takibi, yorgunluk & dikkatsizlik kakibi, ergonomik<br />
risk analizi, sosyal mesafe takibi, yüz tanıma ile<br />
doğrulama, nesne-alan tanıma ve hareket algılama<br />
özelliklerine yer veren girişim, daha güvenli bir iş<br />
kültürü yaratmayı amaçlıyor.<br />
Visiosoft<br />
Yapay zeka ile görüntü işleme üzerine, haritacılıkta<br />
araçtan santimetre düzeyine küresel konum<br />
saptamaktan, fabrika kalite kontrolünde hatalı ürünleri<br />
tespit etmeye kadar farklı ürünleri bulunan girişim,<br />
obje tanıma ve konumu bulma alanlarında<br />
hizmet veriyor.<br />
Xena Vision<br />
Computer Vision alanında uzmanlaşan girişim,<br />
kameralardan insan tespiti, insan aktivite tespiti, acil<br />
durum tespiti üzerine çalışıyor.<br />
Geodo Technology<br />
Arazi keşfi ve ölçümleri yapan girişim, hassas<br />
arazi ölçümü gerektiren endüstriyel ihtiyaçlar doğrultusunda<br />
işaretleme, haritalandırma ve raporlandırma<br />
hizmetlerini bir el terminali (gereken yerlerde<br />
kendi üretimleri olan bir baz istasyonu yardımıyla)<br />
çözüm üretiyor.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 71
YÖNETİM & İK<br />
CEO’lar öncelikleri arasına<br />
çalışanlarının refahını aldı<br />
IBM tarafından dünyanın farklı ülkelerindeki 3 bin CEO ile yapılan araştırma salgının ‘insani’ yönlerimizi<br />
açığa çıkardığını gösteriyor. “Temellerinizi bulun” adlı araştırmaya göre CEO’ların yüzde 77’si, kısa vadede<br />
karlılığı etkileyecek olsa bile çalışanların refahına öncelik vermeyi planlıyor...<br />
IBM İş Değerleri Enstitüsü (IBV) tarafından yapılan<br />
“Find your essential” (Temellerinizi bulun)<br />
adlı araştırmaya göre birçok CEO için “herhangi bir<br />
yerden” çalışanları yönetmek, gelecek dönemin en<br />
önemli konu başlıklarından biri olacak. Araştırmaya<br />
katılan salgın döneminde iyi performans gösteren<br />
kuruluşlardan, gelir artışı bakımından ilk yüzde 20<br />
içinde olanlar; Covid-19 salgını sonrasında şirketlerini<br />
başarı için konumlandırırken yeteneğe, teknolojiye<br />
ve ortaklıklara öncelik vereceğini belirtiyor.<br />
Türkiye’nin de dahil olduğu 50 ülkedeki 26 sektörden<br />
3 bin CEO’ya uygulanan anket, Oxford Economics<br />
ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Çalışma,<br />
IBM’in yaklaşık 20 yıldır her yıl gerçekleştirilen CEO<br />
anketlerinin sonuçlarıyla karşılaştırıldı. Ankete katılan<br />
iyi performans gösteren şirketlerin CEO’larının<br />
yüzde 77’si, kısa vadede kârlılığı etkileyecek olsa<br />
bile çalışanların refahına öncelik vermeyi planladığını<br />
bildirdi. Düşük performans gösteren şirketlerde<br />
ise bu oran yüzde 39. Bu sonuç ankete katılan en<br />
başarılı kuruluşların liderlerinin çalışanlarına güçlü<br />
bir biçimde odaklandığını ortaya koyuyor.<br />
Alt kuruluşu IBV tarafından hazırlanan çalışma<br />
sonucunda IBM; liderler ve çalışanlar arası işbirliği<br />
için dijital, bulut destekli araçlar sağlanması, tükenmişlik<br />
sendromunun önüne geçilmesi, çeşitliliğe ve<br />
kapsayıcılığa odaklanılarak şirket kültürünün sürdürülmesi<br />
gibi unsurlara dikkat edilmesini öneriyor. Bu<br />
unsurların dahil olduğu bir hibrit çalışma ortamının<br />
sunduğu uzun vade zorluklarının dikkatle değerlen-<br />
72 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
dirilmesi gerektiğinin de altı çiziliyor.<br />
IBM Services Kıdemli Başkan Yardımcısı Mark<br />
Foster konuyla ilgili şu yorumda bulundu: Covid-19<br />
çoğu liderin, çalışanlar gibi temel hususlara odaklanmak<br />
zorunda kalmasına neden oldu. Birçok çalışanın<br />
işverenlerinden beklentileri önemli ölçüde<br />
değişti. ‘Herhangi bir yerden’ çalışmak beraberinde<br />
çevik teknoloji sağlayan, çalışan refahına öncelik<br />
veren, esnek ve katılımcı kültürleri teşvik eden ve<br />
empati yeteneği yüksek liderlik modellerinin benimsenmesini<br />
gerektirebilir.”<br />
Uzaktan çalışmaya salgın sonrasında da devam<br />
edecek firmaların sayısında artış olacağını söyleyen<br />
IBM Türkiye Genel Müdürü Volkan Sözmen, sözlerine<br />
şöyle devam etti: Bu durum, çalışanları ve iş süreçlerini<br />
uzaktan yönetebilme becerisini yöneticiler için<br />
daha önemli hale getirdi. Çalışanların önceliği ise<br />
uzaktan çalışma sürecini kolaylaştıracak imkanlara<br />
sahip olmak ve iş/özel hayat dengesini korumak.<br />
Uzaktan çalışmanın normalleşmesi, şirketlerin teknoloji<br />
altyapısını bu döneme adapte etmesini zorunlu<br />
kılıyor. Bu hem çalışan motivasyonu, hem de iş<br />
verimliliği için kritik öneme sahip. Biz de IBM olarak;<br />
hibrit bulut üzerinden sunduğumuz çözümlerimizle,<br />
uzaktan çalışmayı teknik açıdan mümkün kılan seçenekler<br />
geliştirmeye devam ediyoruz.”<br />
• Gönüllü Ayrılma: Dünya çapında 14 bin tüketicinin<br />
katıldığı benzer bir IBV anketinde, her dört çalışandan<br />
biri, <strong>2021</strong> yılında işini değiştirmeyi planladığını<br />
belirtti. Bunun en önemli nedeni olarak<br />
daha esnek çalışma saatlerine veya lokasyonuna<br />
duyulan ihtiyaç öne çıkıyor.<br />
• Çeşitlilik: Ankete katılan CEO’ların yalnızca<br />
yüzde 17’si, çalışanlarla etkileşim için çeşitliliği<br />
ve kapsayıcılığı en önemli kurumsal nitelikler<br />
arasında gösterdi.<br />
Ölçeklenebilir ve esnek teknoloji temelleri<br />
IBV araştırmasına göre CEO’ların çoğu teknolojik<br />
faktörleri, 2020 yılında yaşanan büyük çaptaki olumsuzlukların<br />
ardından gelecek birkaç yıl için işlerini<br />
etkileyecek en önemli dış etkenler arasında görüyor.<br />
Ankete katılan CEO’ların tamamı, şirketlerine avantaj<br />
sağlayabilecek en önemli teknolojilerin bulut, yapay<br />
zeka ve nesnelerin interneti) olduğuna inanıyor.<br />
Bu sonuca rağmen teknoloji bazlı çalışmaların en<br />
önemli zorluk olduğunu düşünen CEO’lar arasında;<br />
iyi performans gösterenlerin oranı, düşük performans<br />
gösterenlerin iki katı.<br />
Ortaklıkların önemi artıyor<br />
IBV araştırmasına göre, iyi performans gösteren<br />
şirket CEO’ları, ortaklıklara daha fazla odaklanıyor.<br />
Bu CEO’’ların yüzde 63’ü, ortaklıkların iş performansını<br />
olumlu etkilediğini düşünüyor. Öte yandan aynı<br />
fikirde olan düşük performanslıların oranı ise, yaklaşık<br />
olarak yüksek perfomanslıların yarısı.<br />
Araştırmanın sonuçlarına göre IBM’in tezi, iyi<br />
performans gösteren şirket CEO’larının en iyi yaptıkları<br />
işe daha fazla odaklandıkları ve daha geniş<br />
kapsamlı fikirlere erişmek için iş ortaklarına ve ekosistemlere<br />
güvendikleri yönünde. Buna ek olarak<br />
birçok liderin, iklim değişimi gibi küresel sorunların<br />
aşılmasına yönelik ilgisinin arttığı ve kalıcı değişimin<br />
desteklenmesinde ekosistemin önemli bir rol<br />
oynayabileceği gözlemlendi.<br />
IBV araştırmasının tamamı için: https://ibm.co/<br />
c-suite-study-ceo<br />
LİDERLER ÜÇ ANA<br />
KONUYA ODAKLANACAK<br />
IBV çalışması, liderlerin sıfırlanmaya ve başarıda<br />
asli önem taşıyabilecek hususlara odaklanmaya<br />
ilişkin şu önerileri içeriyor:<br />
<br />
<br />
<br />
Mark Foster<br />
IBM Services Kıdemli Başkan Yardımcısı<br />
Açık hibrit bulut gibi esnek ve ölçeklenebilir<br />
teknoloji platformlarının seçilmesi,<br />
Çalışanların hem fiziksel hem de zihinsel refahına<br />
yatırım yapılması,<br />
Açık inovasyon yaklaşımıyla kazanmak için<br />
ortaklıklar kurulması.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 73
İSTATİSTİK<br />
APLUS ENERJİ<br />
Katkılarıyla<br />
APLUS ENERJİ OCAK <strong>2021</strong> ANALİZİ<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayında gerçekleşen toplam 26.993 GWh elektrik üretiminin yüzde 79’u serbest<br />
üretim şirketleri tarafından gerçekleştirildi. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı, bir<br />
önceki aya göre 2,38 puan, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ise 2,55 puan arttı.<br />
Serbest üretim şirketlerini yüzde 16,7 oranla EÜAŞ santralleri ve yüzde 2,7’yle lisanssız<br />
santraller izledi. Toplam üretimin yüzde 1,7’si İşletme Hakkı Devredilen Santraller, yüzde 0,1’i<br />
ise Yap-İşlet-Devret santralleri tarafından üretildi 1 .<br />
APLUS ENERJİ OCAK <strong>2021</strong> ANALİZİ<br />
TEİAŞ tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, <strong>2021</strong> Ocak ayında termik santrallerin<br />
gerçekleşen toplam üretimdeki payı yüzde 67,28 olarak kaydedildi. Yenilenebilir enerji<br />
kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin payı ise yüzde 32,72 olarak gerçekleşti 4 .<br />
Gerçekleşen elektrik üretimi kaynak bakımından incelendiğinde ise <strong>2021</strong> Ocak ayında toplam<br />
üretimin yüzde 30,5’inin doğal gaz ve LNG santralleri tarafından gerçekleştirildiği görülüyor.<br />
Barajlı hidroelektrik santraller ilgili ayda toplam üretimin yüzde 12,6’sını karşılarken, akarsu<br />
tipi hidroelektrik santraller ise yüzde 3,3 oranıyla üretime katkıda bulundu. İthal kömür<br />
santralleri ocak ayında toplam üretimin yüzde 20,3’ini karşılarken, yerli kömür santralleri ise<br />
yüzde 14,6 oranında katkı sağladı. Yenilenebilir enerji santrallerinden rüzgar enerjisi<br />
santralleri toplam üretime yüzde 10,6 jeotermal ve güneş enerjisi santralleri 2 ise yüzde 6,2<br />
oranında katkıda bulundu. Diğer termik santrallerin 3 üretimdeki payı ise yüzde 1,9 olarak<br />
gerçekleşti.<br />
1<br />
Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin yayımladığı Kamusal Raporlardan alınmıştır.<br />
2<br />
Jeotermal ve Güneş enerjisi santralleri “Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflandırılmıştır.<br />
3<br />
Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız termik ve biyokütle santralleri diğer termik santraller olarak<br />
sınıflandırılmaktadır.<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak 2020 ayında yılı Ocak gerçekleşen<br />
toplam 26.993 GWh elekt-<br />
santraller izledi. Toplam üretimin timin yüzde 30,5’inin doğal gaz<br />
ayında 314,61 ralleri TL/MWh ve yüzde olarak gerçekleşen 2,7’yle lisanssız ortalama piyasa ise <strong>2021</strong> takas Ocak fiyatı (PTF), ayında toplam üre-<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayında, bir önceki yıla göre yüzde 5,4 oranında azalarak 297,72 TL/MWh<br />
olarak kaydedildi. Bu dönemde gerçekleşen ortalama PTF, bir önceki aya göre (293,34<br />
rik üretiminin yüzde 79’u serbest<br />
üretim şirketleri tarafından redilen Santraller, yüzde 0,1’i ise çekleştirildiği görülüyor. Barajlı<br />
yüzde 1,7’si İşletme Hakkı Dev-<br />
ve LNG santralleri tarafından ger-<br />
TL/MWh) yüzde 1,5 oranında artış gösterdi.<br />
gerçekleştirildi. Ocak Serbest <strong>2021</strong>’de en üretim yüksek günlük Yap-İşlet-Devret ortalama piyasa santralleri takas fiyatı tarafından<br />
en üretildi düşük günlük 1 . ortalama PTF ise 1 Ocak toplam Cuma üretimin günü 255,94 yüzde 12,6’sını<br />
14 Ocak hidroelektrik Perşembe günü santraller 327,38 ilgili ayda<br />
şirketlerinin üretimdeki TL/MWh olarak payı, gerçekleşirken; bir<br />
TL/MWh olarak kaydedildi. Piyasa takas fiyatları saatlik bazda incelendiğinde ise yüksek<br />
önceki aya göre 2,38 puan, geçtiğimiz<br />
yılın aynı dönemine göre ise kaynak bakımından incelendiğinde lektrik santraller ise yüzde 3,3<br />
Gerçekleşen elektrik üretimi karşılarken, akarsu tipi hidroe-<br />
PTF değerinin 14 Ocak Perşembe günü saat 17:00’da 356,23 TL/MWh, en düşük PTF<br />
değerinin ise 24 Ocak Pazar günü saat 09:00'da 170,01 TL/MWh olarak gerçekleştiği<br />
2,55 puan arttı. görülüyor.<br />
oranıyla üretime katkıda bulundu.<br />
1 Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin yayımladığı<br />
Kamusal Raporlardan alın-<br />
Serbest üretim şirketlerini<br />
İthal kömür santralleri ocak ayında<br />
yüzde 16,7 oranla EÜAŞ santmıştır.<br />
toplam üretimin yüzde 20,3’ini kar-<br />
74 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
TL/MWh) yüzde 1,5 oranında artış gösterdi.<br />
Ocak <strong>2021</strong>’de en yüksek günlük ortalama piyasa takas fiyatı 14 Ocak Perşembe günü 327,38<br />
TL/MWh olarak gerçekleşirken; en düşük günlük ortalama PTF ise 1 Ocak Cuma günü 255,94<br />
TL/MWh olarak kaydedildi. Piyasa takas fiyatları saatlik bazda incelendiğinde ise en yüksek<br />
PTF değerinin 14 Ocak Perşembe günü saat 17:00’da 356,23 TL/MWh, en düşük PTF<br />
değerinin ise 24 Ocak Pazar günü saat 09:00'da 170,01 TL/MWh olarak gerçekleştiği<br />
görülüyor.<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayında pik saatlerde 5 309,10 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama PTF, bir<br />
önceki ayın pik saatler ortalaması olan 312 TL/MWh’lik değere göre yüzde 0,9 oranında<br />
azaldı 6 .<br />
2020 yılı Ocak ayında pik dışı (off-peak) saatlerin PTF değeri ortalama 300,61 TL/MWh iken,<br />
bu değer <strong>2021</strong> yılı Ocak ayında yüzde 4,7 oranında bir azalma kaydetti ve 286,33 TL/MWh<br />
olarak gerçekleşti.<br />
4<br />
<strong>2021</strong> Ocak verileri Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin yayımladığı 31 Ocak <strong>2021</strong> tarihli Kamusal Rapordan<br />
alınmıştır.<br />
şılarken, 2020 yerli yılı Ocak kömür ayı santralleri içerisinde toplam üretim 26.203 verilerine GWh göre, olan <strong>2021</strong> elektrik Ocak talebi, ortalama <strong>2021</strong> yılı PTF, Ocak bir önceki ayında aya bir göre<br />
ise yüzde önceki 14,6 yıla oranında göre yüzde katkı 2.55 sağladı.<br />
oranında ayında artış termik göstererek, santrallerin 26.872 ger-GWçekleşen (293,34 değerine TL/MWh) ulaştı 7 yüzde . 20201,5 yılı oranında<br />
Ocak<br />
Yenilenebilir<br />
ayında<br />
enerji<br />
35.219<br />
santrallerinden<br />
rüzgar enerjisi santralleri yüzde 67,28 olarak kaydedildi. Ocak <strong>2021</strong>’de en yüksek gün-<br />
MWh olarak ölçülen<br />
toplam<br />
saatlik<br />
üretimdeki<br />
ortalama talep,<br />
payı<br />
<strong>2021</strong> yılı<br />
artış<br />
Ocak<br />
gösterdi.<br />
ayında 36.119<br />
MWh olarak gerçekleşti.<br />
toplam üretime yüzde 10,6 jeotermal<br />
Yenilenebilir enerji kaynaklarından<br />
lük ortalama piyasa takas fiyatı<br />
ve güneş enerjisi santralleri 2<br />
ise yüzde 6,2 oranında katkıda<br />
bulundu. Diğer termik santrallerin<br />
üretimdeki payı ise yüzde 1,9<br />
olarak gerçekleşti.<br />
TEİAŞ tarafından yayımlanan<br />
elde edilen elektrik üretiminin<br />
payı ise yüzde 32,72 olarak gerçekleşti<br />
.<br />
2020 yılı Ocak ayında 314,61<br />
TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama<br />
piyasa takas fiyatı (PTF),<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayında, bir önceki<br />
14 Ocak Perşembe günü 327,38<br />
TL/MWh olarak gerçekleşirken;<br />
en düşük günlük ortalama PTF<br />
ise 1 Ocak Cuma günü 255,94 TL/<br />
MWh olarak kaydedildi. Piyasa<br />
takas fiyatları saatlik bazda incelendiğinde<br />
ise en yüksek PTF değerinin<br />
14 Ocak Perşembe günü<br />
2 Jeotermal ve Güneş enerjisi santralleri<br />
“Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflan-<br />
yıla göre yüzde 5,4 oranında azalarak<br />
297,72 TL/MWh olarak kaydedildi.<br />
Bu dönemde gerçekleşen düşük PTF değerinin ise 24 Ocak<br />
saat 17:00’da 356,23 TL/MWh, en<br />
dırılmıştır.<br />
3 Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız<br />
termik ve biyokütle santralleri diğer 4 <strong>2021</strong> Ocak verileri Yük Tevzi Bilgi Sis-<br />
Pazar günü saat 09:00’da 170,01<br />
TL/MWh olarak gerçekleştiği görülüyor.<br />
termik santraller olarak sınıflandırılmaktadırrihli<br />
Kamusal Rapordan<br />
temi’nin yayımladığı 31 Ocak <strong>2021</strong> ta-<br />
alınmıştır.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 75
2020 yılı Ocak ayı içerisinde toplam 26.203 GWh olan elektrik talebi, <strong>2021</strong> yılı Ocak ayında bir<br />
önceki yıla göre yüzde 2.55 oranında artış göstererek, 26.872 GWh değerine ulaştı 7 . 2020 yılı<br />
Ocak ayında 35.219 MWh olarak ölçülen saatlik ortalama talep, <strong>2021</strong> yılı Ocak ayında 36.119<br />
MWh olarak gerçekleşti.<br />
2020 yılı Aralık ayı sonunda 94.860 MW olan toplam kurulu güç değeri 954,7 MW’lık artışla<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayı sonunda 95.815 MW olarak kaydedildi.<br />
Toplam kurulu gücün yüzde 67,3’lük (64.500 MW) kısmını serbest üretim şirketleri<br />
oluştururken, EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı yüzde 22,4 (21.421 MW)<br />
seviyesinde 8 . Yap işlet devret santralleri yüzde 0,1’lik (140 MW), işletme hakkı devredilen<br />
santraller yüzde 3’lük 2.827 MW) bir orana sahip. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç<br />
içindeki payı da yüzde 7,2 (6.927 MW) olarak kaydedildi.<br />
5<br />
Pik saatler 08:00-20:00 arasındaki saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-08:00 arasındaki saatleri ifade<br />
eder.<br />
6<br />
Gün Öncesi Piyasası ortalama elektrik fiyatları hesaplamalarında kaynak olarak <strong>Enerji</strong> Piyasaları İşletme<br />
A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları kullanılmaktadır.<br />
7<br />
2020 ve <strong>2021</strong> yılları için saatlik veriler YTBS Genel Günlük İşletme Neticesi Raporları’ndan alınmıştır.<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayında pik saatlerde<br />
5 <strong>2021</strong> 309,10 yılı TL/MWh Ocak ayı sonunda olarak oluşan ortalama toplam 300,61 kurulu TL/MWh gücün iken, yüzde bu 26,8’lik ölçülen kısmı (25.685 saatlik MW) ortalama talep,<br />
(off-peak) saatlerin PTF değeri Ocak ayında 35.219 MWh olarak<br />
gerçekleşen doğal ortalama gaz ve LNG PTF, yakıt bir tipi santrallerle değer <strong>2021</strong> karşılanırken, yılı Ocak ayında yüzde yüzde 23,9’luk <strong>2021</strong> kısmı (22.902 yılı Ocak MW) ayında 36.119<br />
önceki ayın barajlı pik saatler hidrolik ortalaması santraller tarafından 4,7 oranında karşılandı. bir Bu azalma yakıt tiplerini kaydetti yüzde MWh 11,8’lik olarak (11.336 gerçekleşti. MW)<br />
oran ile yerli kömür 9 santralleri ve yüzde 9,4’lük oran (8.987 MW) ile ithal kömür santralleri<br />
olan 312 TL/MWh’lik değere göre ve 286,33 TL/MWh olarak gerçekleşti.<br />
2020 yılı Aralık ayı sonunda<br />
izliyor. Akarsu tipi hidrolik santraller yüzde 8,5’lik bir orana (8.077 MW) sahipken, rüzgâr<br />
yüzde 0,9 oranında azaldı 6 .<br />
94.860 MW<br />
santralleri toplam kurulu gücün yüzde 9,1’lik bir kısmını (8.704 MW) oluşturuyor 10 olan toplam kurulu<br />
2020 yılı Ocak ayı içerisinde<br />
. Toplam<br />
2020<br />
kurulu<br />
yılı Ocak<br />
gücün<br />
ayında<br />
yüzde<br />
pik<br />
7’lik<br />
dışı<br />
kısmı (6.733 MW) güneş enerjisi santralleri, güç yüzde değeri 1,7’lik 954,7 kısmı MW’lık artışla<br />
toplam 26.203 GWh olan elektrik<br />
5 Pik saatler (1.613 08:00-20:00 MW) jeotermal arasındaki<br />
saatleri, diğer pik dışı termik saatler santraller ise 20:00-<br />
11 tarafından oluşturuldu.<br />
enerji santrallerinden oluşurken, yüzde 1,9’luk <strong>2021</strong> kısmı yılı (1.778 Ocak ayı MW) sonunda ise 95.815<br />
talebi, <strong>2021</strong> yılı Ocak ayında bir<br />
önceki yıla göre yüzde 2.55 oranında<br />
artış göstererek, 26.872 Toplam kurulu gücün yüzde<br />
MW olarak kaydedildi.<br />
08:00 arasındaki saatleri ifade eder.<br />
6 Gün Öncesi Piyasası ortalama elektrik<br />
fiyatları hesaplamalarında kaynak<br />
GWh değerine ulaştı 7 . 2020 yılı 67,3’lük (64.500 MW) kısmını serbest<br />
üretim şirketleri oluştururken,<br />
EÜAŞ santrallerinin toplam<br />
olarak <strong>Enerji</strong> Piyasaları İşletme A.Ş. Piyasa<br />
Gelişim Raporları PTF ortalamaler<br />
YTBS Genel Günlük İşletme Neticesi<br />
7 2020 ve <strong>2021</strong> yılları için saatlik veriları<br />
kullanılmaktadır.<br />
Raporları’ndan alınmıştır.<br />
kurulu güçteki payı yüzde 22,4<br />
76 • <strong>Şubat</strong> 8<strong>2021</strong> Kaynak • ENERJİ olarak TEİAŞ PANORAMA tarafından yayımlanan 31 Ocak <strong>2021</strong> tarihli Genel Günlük İşletme Neticesi raporu<br />
kullanılmaktadır.<br />
9<br />
Taş kömürü, linyit ve asfaltit santralleri yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.<br />
10
2020 yılı Ocak ayında 6.788 milyar m 3 olarak kaydedilen toplam doğal gaz tüketimi, <strong>2021</strong> yılı<br />
Ocak ayında yüzde 1,6 oranında bir azalmayla 6.676 milyar m 3 olarak gerçekleşti. Elektrik<br />
santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarı 2020 yılı Ocak ayında 1,180 milyar m 3 iken bu<br />
miktar, <strong>2021</strong> yılının aynı döneminde yüzde 12,8 oranında artarak 1,331 milyar m 3 olarak<br />
kaydedildi 12 . Elektrik santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarının toplam doğal gaz<br />
tüketimine oranı 2020 yılı Ocak ayında yüzde 17,4 iken, bu oran <strong>2021</strong> Ocak ayında yüzde<br />
19.9 olarak gerçekleşti.<br />
2020 yılı Ocak ayında 6.788 milyar m 3 olarak kaydedilen toplam doğal gaz tüketimi, <strong>2021</strong> yılı<br />
Ocak ayında yüzde 1,6 oranında bir azalmayla 6.676 milyar m 3 olarak gerçekleşti. Elektrik<br />
santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarı 2020 yılı Ocak ayında 1,180 milyar m 3 iken bu<br />
miktar, <strong>2021</strong> yılının aynı döneminde yüzde 12,8 oranında artarak 1,331 milyar m 3 olarak<br />
kaydedildi 12 . Elektrik santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarının toplam doğal gaz<br />
tüketimine oranı 2020 yılı Ocak ayında yüzde 17,4 iken, bu oran <strong>2021</strong> Ocak ayında yüzde<br />
19.9 olarak gerçekleşti.<br />
(21.421 MW) seviyesinde 8 . Yap işlet<br />
devret santralleri yüzde 0,1’lik<br />
(140 MW), işletme hakkı devredilen<br />
santraller yüzde 3’lük 2.827<br />
MW) bir orana sahip. Lisanssız<br />
santrallerin toplam kurulu güç<br />
içindeki payı da yüzde 7,2 (6.927<br />
MW) olarak kaydedildi.<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayı sonunda oluşan<br />
toplam kurulu gücün yüzde<br />
26,8’lik kısmı (25.685 MW) doğal<br />
gaz ve LNG yakıt tipi santrallerle<br />
karşılanırken, yüzde 23,9’luk<br />
kısmı (22.902 MW) barajlı hidrolik<br />
santraller tarafından karşılandı.<br />
Bu yakıt tiplerini yüzde 11,8’lik<br />
(11.336 MW) oran ile yerli kömür 9<br />
santralleri ve yüzde 9,4’lük oran<br />
(8.987 MW) ile ithal kömür santralleri<br />
izliyor. Akarsu tipi hidrolik<br />
12<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayı Elektrik üretimi için tüketilen toplam doğalgaz miktarı, T.C. <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar<br />
Bakanlığı <strong>Enerji</strong> İşleri Genel Müdürlüğü raporlarından alınmaktadır. Yuvarlamalardan dolayı hesaplanan<br />
oranlarda farklılık bulunabilir.<br />
santraller yüzde 8,5’lik bir orana<br />
12<br />
<strong>2021</strong> yılı Ocak ayı Elektrik üretimi için tüketilen toplam doğalgaz miktarı, T.C. <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar<br />
Bakanlığı <strong>Enerji</strong> 8 Kaynak İşleri olarak Genel Müdürlüğü TEİAŞ tarafından raporlarından yayımlanan<br />
farklılık bulunabilir. 31 Ocak <strong>2021</strong> tarihli Genel 9 Taş kömürü, linyit ve asfaltit santral-<br />
alınmaktadır. Yuvarlamalardan dolayı hesaplanan<br />
oranlarda<br />
Günlük İşletme Neticesi raporu kullanılmaktadırleri<br />
yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.<br />
(8.077 MW) sahipken, rüzgâr<br />
santralleri toplam kurulu gücün<br />
yüzde 9,1’lik bir kısmını (8.704<br />
MW) oluşturuyor 10 . Toplam kurulu<br />
gücün yüzde 7’lik kısmı (6.733<br />
MW) güneş enerjisi santralleri,<br />
yüzde 1,7’lik kısmı (1.613 MW)<br />
jeotermal enerji santrallerinden<br />
oluşurken, yüzde 1,9’luk kısmı<br />
(1.778 MW) ise diğer termik santraller<br />
11 tarafından oluşturuldu.<br />
2020 yılı Ocak ayında 6.788<br />
milyar m 3 olarak kaydedilen toplam<br />
doğal gaz tüketimi, <strong>2021</strong> yılı<br />
Ocak ayında yüzde 1,6 oranında<br />
bir azalmayla 6.676 milyar m 3<br />
olarak gerçekleşti. Elektrik santrallerinde<br />
tüketilen doğal gaz<br />
miktarı 2020 yılı Ocak ayında<br />
1,180 milyar m 3 iken bu miktar,<br />
<strong>2021</strong> yılının aynı döneminde<br />
yüzde 12,8 oranında artarak<br />
1,331 milyar m 3 olarak kaydedildi<br />
12 . Elektrik santrallerinde tüketilen<br />
doğal gaz miktarının toplam<br />
doğal gaz tüketimine oranı<br />
2020 yılı Ocak ayında yüzde 17,4<br />
iken, bu oran <strong>2021</strong> Ocak ayında<br />
yüzde 19.9 olarak gerçekleşti.<br />
10 Akarsu tipi hidrolik santrallere lisanssız<br />
hidrolik santraller de dahildir.<br />
11 Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız<br />
termik, kojenerasyon ve biyokütle<br />
santralleri diğer termik santraller<br />
olarak sınıflandırılmaktadır.<br />
12 <strong>2021</strong> yılı Ocak ayı Elektrik üretimi<br />
için tüketilen toplam doğalgaz miktarı,<br />
T.C. <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı<br />
<strong>Enerji</strong> İşleri Genel Müdürlüğü raporlarından<br />
alınmaktadır. Yuvarlamalardan<br />
dolayı hesaplanan oranlarda farklılık<br />
bulunabilir.<br />
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 77
SOSYAL MEDYA<br />
Geçtiğimiz ayın sosyal medyada yer<br />
alan başlıklarından seçmeler sizlerle...<br />
78 • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA
ENERJİ PANORAMA • <strong>Şubat</strong> <strong>2021</strong> • 79
3-5 Haziran
ICSG ISTANBUL <strong>2021</strong><br />
<br />
<br />
4-5 June <strong>2021</strong><br />
Istanbul Lui ırdar Congress Center<br />
www.icsgistanbul.com<br />
Internaonal Partners<br />
Strategic Partners