23.03.2021 Görüntülemeler

YILMAZ LINE - MART / MARCH 2021

Yıllık 'Yılmaz Line' dergimizin 2021 Mart ayı (14.) sayısıdır. The (14.) March 2021 publish of our annually 'Yılmaz Line' magazine

Yıllık 'Yılmaz Line' dergimizin 2021 Mart ayı (14.) sayısıdır.

The (14.) March 2021 publish of our annually 'Yılmaz Line' magazine

SHOW MORE
SHOW LESS

PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!

SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.

ISSUE S AY I

14

MAGAZINE PUBLISHED BY YILMAZ MACHINE YILMAZ MAKİNE KURUMSAL İÇ YAYIN ORGANI | SEPTEMBER 2020 - FEBRUARY 2021 EYLÜL 2020 - ŞUBAT 2021

BUILDING BLOCK

OF THE INDUSTRY:

METAL CASTING

INDUSTRY

SANAYİNİN

TEMEL TAŞI:

DÖKÜM SEKTÖRÜ

HEY YOU!

JOIN THE ZERO WASTE

ACTIVITY NOW!

HAYDİ SEN DE

SIFIR ATIK

HAREKETİNE KATIL!

YILMAZ MACHINE’S R&D CENTER

SET 2021 AS THE YEAR OF

BREAKTHROUGH

YILMAZ MAKİNE AR-GE MERKEZİ

2021’İ ATILIM YILI OLARAK BELİRLEDİ


Belge Doğrulama Adresi: https://www.turkiye.gov.tr/cevre-ve-sehircilik-bakanligiBelge Doğrulama Kodu : KPSSFHHW

Thank you...

We have always been dedicated to

environmental issues at our

Manufacturing Plant in Dilovası

where we have been operating using

“Green Building Technology”

since 2016, and now, we are more than

happy to proudly announce that we were

entitled to receive the industry’s first

“Zero Waste Certificate” on

December 22, 2020!

We extend our gratitude to

Kocaeli Directorate for

Environment and

Urbanization, the authority

that awarded us the

certificate.

T.C.

KOCAELİ VALİLİĞİ

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü

Belge No: TS/41/C/20/24 Tarih: 22/12/2020

SIFIR ATIK BELGESİ

(Temel Seviye)

Adı : YILMAZ MAKİNE SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ­ DİLOVASI ŞUBESİ

Adresi

: KOCAELİ,ÇERKEŞLİOSB Mahallesi, İMES 5 BULVAR, No: 17­, DİLOVASI,Türkiye

Vergi No : 9660294072

12/07/2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği'nce Sıfır Atık Yönetim

Sistemi'ni kurarak Sıfır Atık Belgesi'ni almaya hak kazanmıştır.

Belge Son Geçerlilik Tarihi: 22/12/2025

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ahmet KIRILMAZ

Çevre ve Şehircilik İl

Müdürü

Teşekkürler...

“Yeşil Bina’’ teknolojisi ile

2016’dan beri üretimimizi sürdürdüğümüz

Dilovası Üretim Fabrikamızda;

çevre bilincini hep göz önünde tuttuk ve

22.12.2020 tarihinde sektörümüzün ve

bölgemizdeki ilk “Sıfır Atık Belgesi’’ni

almaya hak kazandık!

Bizlere, bu belgeyi sunan

Kocaeli Çevre ve

Şehircilik İl Müdürlüğüne

teşekkürü bir borç biliyoruz.

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


Dear business partners, and readers,

The past year was a tough year for all of us. The pandemic

deeply affected not only the economy but also our lives. At Yılmaz

Machine, our priority was the wellbeing of our employees in that

period as we always say, “health is the first wealth.” In this period,

when we reviewed all our processes and made working conditions

hygienic and compatible with all health standards, it was among

our goals to continue production as long as we could. I should like

to thank all my colleagues who worked devotedly in those hard

times. At Yılmaz Machine, I am happy that we caught important

opportunities last year. We successfully adapted to the new

situation without losing our ground in the digitalized world. With

the webinars, we held we kept getting together with our customers

and business partners in a world where all countries closed their

borders. We maintained our R&D processes without interruption,

and completed many of our projects, and put them into mass

production.

Now, another challenging year lies ahead. We are prepared; we

have updated all our strategies in line with the next period, and

we can look more hopeful for the future. We will continue our

investments, production, R&D studies, digital sales, and promotion

activities in 2021 at full speed.

ABDULLAH YILMAZ

Chairman, Board of Directors,

Yılmaz Machine

Yılmaz Makine Yönetim Kurulu Başkanı

I would like to express my gratitude to all of you for your

dedication, and the work we did together last year.

Kindest regards,

Değerli iş ortaklarımız, kıymetli okurlar,

Geçtiğimiz yıl, hepimiz için zorlu bir yıl oldu. Yaşanan küresel

salgın sadece ekonomik aktiviteleri değil, bilakis yaşamlarımızı

derinden etkiledi. Bu süreçte Yılmaz Makine olarak önceliğimiz

çalışanlarımızın sağlığı oldu ve “önce sağlık” dedik. Tüm

süreçlerimizi gözden geçirdiğimiz, çalışma şartlarını hijyenik ve

tüm sağlık standartlarına uyumlu hale getirdiğimiz bu dönemde

üretime mümkün olduğunca devam etmek de hedeflerimiz

arasındaydı. Bu zorlu süreçte özveriyle çalışan tüm çalışma

arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Yılmaz Makine olarak geçtiğimiz yıl, önemli fırsatları da

ıskalamadan yakaladığımız için mutluyum. Dijitalleşen dünyada

yerimizi kaybetmeden, yeni süreçlere başarıyla uyum sağladık.

Düzenlediğimiz webinarlarla, sınırları kapanmış dünyada

müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla buluşmaya devam ettik. Ar-Ge

süreçlerimizi de aksatmadan sürdürmeye gayret ederken, birçok

projemizi sonlandırarak seri üretime geçirdik.

Şimdi önümüzde, yine zorlu olabilecek bir yıl daha uzanıyor.

Ancak bu kez hazırlıksız değiliz; tüm stratejilerimizi yeni döneme

uygun olarak güncelledik ve geleceğe daha umutlu bakabiliyoruz.

Yatırımlarımıza, üretime, Ar-Ge’ye, dijital satış ve tanıtım

aksiyonlarımıza 2021’de tüm hızımızla devam edeceğiz.

Geçtiğimiz yıl elbirliğiyle devam ettirdiğimiz çalışmalar ve

gösterdiğiniz özveri için hepinize tekrar teşekkürlerimi iletmek

istiyorum.

Sevgi ve saygılarımla…

1


Contents İçindekiler

04

News About Us

Bizden Haberler

06 Global

“We are in a growing partnership with

Yılmaz Machine; not only commercial

but also, technical”

“Yılmaz Makine ile sadece ticari değil,

teknik zeminde yeşeren çözüm ortaklığımız var”

10

Yılmaz Machine’s R&D Center set 2021

as the year of breakthrough

Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi 2021’i

atılım yılı olarak belirledi

12 Alper Yeter:

“We see 2021 as a year of breakthrough

for R&D”

“2021’i Ar-Ge’de atılım yılı olarak görüyoruz”

06

16 Muammer Tanrıverdi:

“SNM 560 has become an unrivaled model

in the industry”

“SNM 560, sektörde rakipsiz bir model oldu”

19 Fikret Ertürk:

“DK 502: Professional machine for an

economy class price”

“DK 502: Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel

makine”

24 Murat Koçyiğit:

“The SK 500 will offer significant advantages

in production costs”

“SK 500, üretim maliyetlerinde önemli

avantajlar sağlayacak”

12

28

32

35

38

42

2

26 Cihan Kara:

““SCM 400 and SCM 700 set the bar high

in the competition”

“SCM 400 ve SCM 700, rekabette çıtayı

yükseğe koydu”

Notes from History Tarihten Notlar

History of Turkish casting place of origin:

Demirköy Foundry

Türk döküm tarihinin doğum yeri:

Demirköy Dökümhanesi

Sector Sektör

Building block of the industry:

Metal casting industry

Sanayinin temel taşı: Döküm sektörü

Interview Söyleşi

Hey you! Join the zero waste activity now!

Haydi sen de sıfır atık hareketine katıl!

Travel Guide Gezi Rehberi

Madrid: Europe’s capital of flamenco

Avrupa’nın flamenko başkenti: Madrid

Art and Culture

Kültür Sanat

16

19


PUBLISHED BY YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş.

YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA

YAYIMLANMAKTADIR.

GRANT HOLDER FOR YILMAZ MAKİNE SAN. VE TİC. A.Ş.

YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ

EYÜP YILMAZ

ABDULLAH YILMAZ

24

BOARD OF DIRECTORS YÖNETIM KURULU

EYÜP YILMAZ

ABDULLAH YILMAZ

MAHMUT YILMAZ

VİLDAN YILMAZ İKİZ

GENERAL MANAGER OF SALES AND MARKETING

SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜRÜ

ALI SNOPÇE

MARKETING EXECUTIVE PAZARLAMA YÖNETICISI

BARIŞ YILDIRIM

TRADE MARKETING SPECIALIST

TİCARİ PAZARLAMA SORUMLUSU

MERT CAN ÇAKIR

26

MARKETING REPRESENTATIVE PAZARLAMA TEMSİLCİSİ

ALPER AKAR

PUBLISHED BY YAYINA HAZIRLAYAN

EDITOR IN CHIEF GENEL YAYIN YÖNETMENİ

TUGAY SOYKAN

EDITOR EDİTÖR

TOLGA ÇATAL

ART DIRECTOR GÖRSEL YÖNETMEN

MURAT CERİT

35

PUBLISHER’S ADDRESS YAYIN ADRESİ

Mecidiyeköy Mah. Atakan Sokak No: 6/7 Şişli, İstanbul

T: 0212 252 87 76-77 F: 0212 211 40 70

www.origamimedya.com

TYPE OF PUBLICATION YAYIN TÜRÜ

Mainstream, periodical. Published 2 times per year.

Yaygın, süreli dergi. 6 ayda bir yayımlanır.

HEADQUARTER MERKEZ OFİS

Taşdelen Mah. Atabey Cad. No: 9, Çekmeköy, İstanbul

T: 0216 312 28 28 F: 0216 484 42 88

PRODUCTION FACILITY ÜRETİM TESİSİ

6. İMES Makine İhtisas OSB, Çerkeşli Mah.

İMES 5 Bulvarı, No: 17, Dilovası, Kocaeli

T: 444 4 178 F: 0262 502 15 12

info@yilmazmachine.com.tr

www.yilmazmachine.com.tr

42

All publishing rights are reserved. Quotations can be made

provided that its source is referenced. Copy and reprinting

are allowed only upon permissions of persons or companies

preserving publishing rights. Information, views, opinions and

arguments are merely binding for authors.

Tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak göstermek suretiyle alıntı

yapılabilir, kopya edilmesi ve çoğaltılması yayın hakkı olan kişi

ve kuruluşlardan alınacak izine bağlıdır. Yayının içeriğinde yer

alan bilgi, görüş, düşünce ve tezler yazan yazarını bağlar.

3


News About Us Bizden Haberler

A First in Our Sector;

Digital Studio and

Showroom!

Sektörde Bir İlk; Dijital

Stüdyo ve Showroom!

Yılmaz Machine focused more on the ongoing digitalization

studies, and broke new ground in the sector,

during the Covid-19 pandemics! Yılmaz Machine, in

a business partnership with 85 countries and has a

sales volume in more than 100 countries, and one of

the leading brands in the sector, has implemented

the “Digital Studio and Showroom” project for a better

product experience virtually. At the studio where

R&D and P&D discussions, Dealer Meetings, and 1-to-1

Customer Meetings, and many industrial and

social programs with guests will be broadcasted

in many languages.

To watch Yılmaz Machine’s videos, scan the QR

code on the page using your mobile phone or

tablet, and follow our YouTube channel named

“yilmazmachinetv”.

4

Covid-19 salgınıyla birlikte, mevcut dijitalleşme çalışmalarına

daha da ağırlık veren Yılmaz Makine, sektörde bir

ilki gerçekleştirdi! 85’i aşkın ülkedeki iş ortağı ve 100’ü

aşkın ülkedeki satış hacmiyle sektörün lider markalardan

biri olan Yılmaz Makine, uzaktan daha iyi bir ürün deneyimi

yaşatmak için “Dijital Stüdyo ve Showroom” projesini

hayata geçirdi.

Pek çok dilde, birçok farklı konseptte yayınların yapılacağı

stüdyoda, Ar-Ge, Ür-Ge, Bayi Toplantıları, 1-1

Müşteri Görüşmelerinin yanı sıra sektörel ve

sosyal birçok programın ve konuğun olması da

bekleniyor.

Yılmaz Makine yayınlarını izlemek için sayfada

göreceğiniz QR kodu mobil telefonunuz ya da

tabletinize okutabilir, “yilmazmachinetv” isimli

YouTube kanalımızı takip edebilirsiniz.


Our First Online Machine Promotion Days Has Been Published!

İlk Online Makine Tanıtım Günlerimiz Yayınlandı!

Yılmaz Machine’s first interactive live “Machine Promotion

Day” event intended to introduce the 4-Axis NC

Router (NCR 300), and the Servo-Controlled Serial Saw

(SCM 400-700) models with answers to the questions

of the audience was on the company’s YouTube

channel watched by a great number of people.

Subscribe to “yilmazmachinetv” our YouTube

channel not to miss the upcoming events; to

watch the NCR 300 and SCM 400-700 Machine

Promotion Day event, scan the QR code using

your mobile phone or tablet.

Yılmaz Makine, YouTube kanalından ilk canlı “Makine

Tanıtım Günü” etkinliği gerçekleştirildi. 4 Eksen NC Freze

(NCR 300) ve Servo Kontrollü Seri Kesim (SCM 400-

700) modellerinin tanıtıldığı etkinliğe yoğun bir katılım

olurken, müşterilerden gelen sorularla interaktif

bir ürün deneyimi sunuldu!

Gelecek etkinlikler için “yilmazmachinetv” isimli

YouTube kanalına abone olabilir; NCR 300 ve

SCM 400-700 Makine Tanıtım Günü etkinliği

yayınını, QR kodu mobil telefonunuz ya da tabletinize

okutarak izleyebilirsiniz.

Our New Website Will Be Launched on April 1, 2021

Yeni İnternet Sitemiz 1 Nisan’da Yayında!

Yılmaz Machine’s official website that

has been under development recently

to provide a better product experience

to our business partners and customers

around the world will be launched

on April 1, 2021. In addition to a user-friendly

interface, it will be possible

to do a lot of activities on the website

where “Blog”, “Online Meeting”,

“Frequently Asked Questions”, “Spare

Parts Basket” and “Webinar Calendar”

tabs will be available, and the firsts in

our sector will be presented.

Moreover, the “Offer Wizard” application

a first in our sector will help you

select the models that will suit your

job from Yılmaz Machine’s wide range

of products; you will be able to get

quick offers.

Dünya genelindeki iş ortaklarımız ve

müşterilerimize daha iyi bir ürün deneyimi

sunmak amacıyla uzun süredir

güncelleştirme çalışmalarına devam

ettiğimiz Yılmaz Makine internet sitesi,

1 Nisan’da yayına alınacak. Kullanıcı

dostu bir arayüzün yanı sıra “Blog”,

“Online Toplantı Oluşturma”, “Sıkça

Sorulan Sorular”, “Yedek Parça Sepeti”

ve “Webinar Takvimi” sayfalarıyla

sektörde pek çok ilki bir arada sunacak

internet sitesinde pek çok işlemi yapmak

mümkün olacak.

Bunların yanı sıra yine sektörde bir ilk

olan “Teklif Sihirbazı” uygulamasıyla,

Yılmaz Makine’nin geniş ürün gamından

size uygun modelleri otomatik

olarak belirleyebilir; hızlıca fiyat teklifi

alabilirsiniz.

5


Global

“WE ARE IN A GROWING

PARTNERSHIP WITH

YILMAZ MACHINE; NOT

ONLY COMMERCIAL BUT

ALSO, TECHNICAL”

“YILMAZ MAKİNE İLE SADECE

TİCARİ DEĞİL, TEKNİK

ZEMİNDE YEŞEREN ÇÖZÜM

ORTAKLIĞIMIZ VAR”

Thanks to the importance

Yılmaz Machine attaches

to domestic production

and domestic solution

partnerships, the problems

with the supply chain caused

by the epidemic were little

affected the company.

Yılmaz Machine’s one of the

important domestic business

partners, WAT Motor comes

forth. WAT Motor’s Business

Development, and Product

Manager Hakan Gedik

explained us WAT Motor’s

business partnership with

Yılmaz Machine, one of

Europe’s important industrial

motor manufacturers for

Yılmaz Line readers in details.

6

Yılmaz Makine, salgının

yol açtığı tedarik zinciri

kırılışlarından, yerli üretim ve

yurt içi çözüm ortaklıklarına

verdiği önemle çok az

etkilendi. Yılmaz Makine’nin

yurt içindeki önemli iş

ortaklarından biri de WAT

Motor olarak dikkat çekiyor.

WAT Motor İş Geliştirme

ve Ürün Yönetimi Müdürü

Hakan Gedik, Avrupa’nın

önemli endüstriyel motor

üreticilerinden biri olan WAT

Motor’un Yılmaz Makine ile

sürdürdüğü iş ortaklığının

ayrıntılarını Yılmaz Line

okurları için anlattı.


“We find high-performance and long-lasting

solutions in cooperation with Yılmaz Machine”

“Yılmaz Makine ile performanslı ve

uzun ömürlü çözümler üretiyoruz”

WAT Motor Business

Development, and Product

Manager Hakan Gedik:

“Yılmaz Machine exports

products to all over the

world. To this end, the

company takes the different

requirements of countries

as an input in both design

and component selection.

Electric motors are among

the important components

in a system, and WAT

Motor is competent in

manufacturing motors to

meet different certificate

requirements of different

countries with different

voltage and frequency

values. The most important

issue to be emphasized in

this cooperation is that we

work together to specify the

appropriate electric motors,

and thus, find long-lasting

motor solutions to meet

performance demands.”

WAT Motor İş Geliştirme

ve Ürün Yönetimi Müdürü

Hakan Gedik: “Yılmaz

Makine dünyanın dört bir

yanına ürün gönderiyor.

Bunun için de ülkelerin

farklı gereksinimlerini gerek

tasarım gerek komponent

seçiminde bir girdi olarak

ele alıyor. Elektrik motorları

da sistemde önemli

bir komponent olduğu

için, WAT Motor olarak

ülkelerin farklı gerilim ve

frekans değerleriyle farklı

sertifika taleplerine uygun

motorları üretiyoruz. Bu iş

birliğinde vurgulanması

gereken en önemli konu,

birlikte çalışarak en uygun

elektrik motorunu birlikte

belirlememiz ve böylece

sistem açısından yüksek

performanslı ve uzun ömürlü

çözüm üretmemizdir.”

HAKAN GEDIK

WAT Motor Business Development, and Product Manager

WAT Motor İş Geliştirme ve Ürün Yönetimi Müdürü

WAT Motor established within Koç

Holding in 1965, continues to be the

primary choice of leading machinery

and equipment manufacturers for

its long-lasting and high-efficiency

motors designed to meet industrial

needs. WAT Motor exports industrial

motors to 30 different countries,

maintains its leader position in the

sector. WAT Motor, the 20-year solution

partner of Yılmaz Machine comes

forth with its production approach

that encourages domestic production,

and the preference of domestic

suppliers in procurement processes.

The well-established commercial and

technical cooperation between Yılmaz

Machine and WAT Motor makes a

difference.

Could you please tell us about WAT

Motor?

WAT Motor, electric motors are manufactured

in an indoors area of 40

thousand square meters in Çerkezköy,

using advanced manufacturing techniques.

The leading OEMs in Turkey

Koç Holding bünyesinde 1965’ten bu

yana çalışmalarına devam eden WAT

Motor, endüstri ihtiyaçlarına göre

tasarlanmış uzun ömürlü ve yüksek

verimli motorlarıyla, lider makine ve

ekipman üreticilerinin başlıca tercihi

olmaya devam ediyor. 30 farklı ülkeye

endüstriyel motor ihracatı gerçekleştiren

WAT Motor, bu yönüyle de sektöründeki

öncü konumunu sürdürüyor.

WAT Motor ayrıca, Yılmaz Makine’nin

yerli üretimi teşvik eden, tedarik

süreçlerinde yurt içindeki üreticileri

tercih etmesiyle şekillenen üretim

yaklaşımındaki 20 yıllık çözüm ortağı

olmasıyla da dikkat çekiyor. Yılmaz

Makine ve WAT Motor arasındaki

köklü iş birliği sadece ticari değil,

teknik zeminde yeşeren bir iş ortaklığı

olmasıyla fark yaratıyor.

Öncelikle bize WAT Motor’u kısaca

tanıtabilir misiniz?

WAT Motor, Çerkezköy’de bulunan

ileri üretim teknolojisine sahip 40

bin metrekare kapalı alanda elektrik

7


Global

and Europe particularly prefer WAT electric motors for

their high performance, durability, reliability, and energy

efficiency. At WAT Motor, 50-year know-how and product

quality are combined with a unique corporate culture to

establish sustainable and strong business relationships.

Where does WAT Motor position itself according to the

philosophy of “think domestic, act global?”

WAT Motor exports to more than 30 countries primarily

including the EU countries is the leading exporter of

electric motors in Turkey. We know how crucial it is to

have alternative supply chains in nearby geographies

during the pandemic. Five of the top 10 countries involved

in machine manufacturing are the EU countries.

In this context, WAT Motor will constantly strengthen

its pioneering position to higher levels in the new

normal.

What makes WAT Motor different from its rivals?

WAT Motor with 56 R&D personnel including 40 expert

designs specialized in electric motors and drivers is

Turkey’s largest and Europe’s well-known electric motor

manufacturer. As the solution partner of its customers,

WAT Motor with a unique R&D capacity takes an

active part in the field and develops application-based

solutions. Therefore, the company offers motors with

more than 10 thousand different versions fully customizable

to customer requirements, and with low maintenance

costs throughout their useful economic life. At

WAT Motor, our after-sales technical support service

provided in line with our fully customer-oriented service

principle aiming customer satisfaction is another

feature we are proud to mention. As a solution partner,

our company culture makes the service we provide

distinctive in Turkey and in Europe. As it is known,

the agile process is one of the important managerial

processes that have been on the agenda of many

companies in recently. WAT Motor is the first manufacturing

company started agile transformation we first

started a company in Turkey. We observed significant

improvements in customer satisfaction, one of our focal

areas at the beginning of our journey. For example,

our authorized teams worked in direct contact with

customers, and that increased customer satisfaction

and responsibility awareness. I can say that we had

valuable results such as the new product commissioning

lead time accelerated three times and delivery lead

time improved two times.

What does energy efficiency mean to you? What

standards do the motors you manufacture meet?

Energy efficiency is one of the important subjects discussed

all around the whole world. Due to their widespread

use and power consumption, electric motors are

products at the center of efficiency studies. At WAT

Motor, we are proud to pioneer energy efficiency. WAT

Motor had “EFF1 Efficiency Class” and the declaration

thereof in the early 2000’s, and the first and only

domestic member of CEMEP, the company’ ranked first

in the most efficient product category in 2013 for its

IE3 motors. Today, we continue our tradition of giving

priority to making high-efficiency products rather than

8

motorları üretiyor. WAT elektrik motorları yüksek performansı,

dayanıklılığı, güvenilirliği ve enerji verimliliğiyle

Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen OEM’leri tarafından

özellikle tercih edilmektedir. 50 yılı aşkın bilgi birikimini

ve ürün kalitesini benzersiz kurumsal kültürüyle birleştiren

WAT Motor, bu sayede sürdürülebilir ve güçlü iş

ilişkileri geliştirmektedir.

WAT Motor, “Yerli düşün, küresel hareket et” felsefesine

göre kendisini nerede konumlandırıyor?

Başta AB ülkeleri olmak üzere 30 farklı ülkeye ihracat

yapan WAT Motor, Türkiye’nin elektrik motorları ihracatı

konusunda açık ara liderliğini sürdürüyor. Salgınla birlikte

tedarik zincirinde yakın coğrafya alternatifleri oluşturmanın

hayati önem taşıdığını test ettik. Makine imalat

sektöründe ilk 10 ülkenin beşini AB ülkeleri oluşturuyor.

Bu açıdan baktığımızda, yeni normal ile birlikte WAT Motor

bu konudaki öncü pozisyonu güçlendirerek daha ileri

noktaya taşımaya devam edecektir.

Rakiplerine göre WAT Motor’un farkı sizce nedir?

WAT Motor, elektrik motorları ve sürücüleri konusunda

40’ı tasarım uzmanı olmak üzere toplam 56 Ar-Ge çalışanıyla

bu alanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı

elektrik motoru üreticileri arasında yer alıyor. Benzersiz

Ar-Ge gücüyle müşterilerinin çözüm ortağı olan WAT

Motor, sahada aktif yer alarak uygulama bazlı çözümler

geliştiriyor. Böylece de 10 binden fazla farklı versiyonla

müşterilerinin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayan,

kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli özelleştirilmiş

motorlar sunabiliyor. WAT Motor olarak bahsetmekten

gurur duyduğumuz bir diğer özelliğimiz ise tamamen

müşteri odaklı ve kusursuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla

verilen satış sonrası teknik destek hizmetimizdir. Sadece

Türkiye’de değil geniş bayi ağı sayesinde Avrupa’da

da verdiğimiz bu hizmetin fark yaratıyor olmasının altında,

çözüm ortağı olma kültürümüz yatıyor. Bilindiği üzere,

çevik yaklaşım, son yıllarda birçok firmanın gündeminde

yer alan önemli yönetimsel bakış açılarından biridir.

WAT Motor olarak, Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan

ilk üretim şirketi olduk. Yolculuğumuzun başındaki odak

alanlarımızdan biri olan müşteri memnuniyeti konusunda

güçlü gelişmeler gözlemledik. Örneğin, yetkilendirilmiş takımlarımızın

müşteriyle direkt temasta çalışması, müşteri

mutluluğu ve sorumluluk bilincini arttırdı. Bu sayede, yeni

ürün devreye alma süresinde üç kat hızlanma, müşteri

sevkiyat süresinde iki kat iyileşme gibi değerli çıktılarımız

olduğunu söyleyebilirim.

Enerji verimliliği, sizin için ne anlam ifade ediyor?

Ürettiğiniz motorlarda verimlilik anlamında hangi

standartları gözetiyorsunuz?

Bugün tüm dünyanın konuştuğu önemli gündem maddelerinden

biri enerji verimliliğidir. Kullanım yaygınlığı

ve elektrik tüketimi nedeniyle elektrik motorları verimlilik

çalışmalarının odağında yer alan bir üründür. WAT

Motor olarak enerji verimliliğinin öncüsü olmaktan gurur

duyuyoruz. 2000’li yılların başında “EFF1 Verimlilik Sınıfı”

ve deklarasyonuna sahip olan; CEMEP’e üye ilk ve tek

yerli firma olarak üretim yapan WAT Motor, 2013’te IE3

motorlarıyla en verimli ürün kategorisinde birinci olmuştu.

Bugün gelinen noktada ise IE4 ürün gamını müşterileri-


regulations as we present our IE4 product

range to our customers.

How long and to what extent have you been in

cooperation with Yılmaz Machine?

We have been in cooperation with Yılmaz

Machine for more than 20 years. This cooperation

is not only a commercial but also a

solution partnership that grows on the technical

ground.

Yılmaz Machine products and services are in

use in all countries of the world, what is WAT

Motor’s role in that?

Yılmaz Machine exports products all over the

world. To do this properly, it takes different

requirements of different countries as an input

in both design and component preferences.

Electric motors are also an important component

in a system, and in this regard, at WAT

Motor, we manufacture motors customized

to different countries’ voltage, frequency, and

certification requirements. The most important

issue that should be emphasized in this

cooperation is that we work collectively to

specify the suitable electric motor and reduce

the number of varieties and find long-lasting

solutions to meet our customers’ performance

requirements.

What are WAT Motor’s corporate goals and

objectives? What is the position of WAT

Motor in achieving Turkey’s high-tech

manufacturing targets?

WAT Motor’s industrial and military-grade

high-tech servo systems crucial for Turkey is

one of the 10 programs supported in the scope

of the Technology-Oriented Industrialization

Thrust Program. WAT Motor is involved in

some servo projects and supplies them with

products and will achieve success in this field

too. Thanks to these products, we will not only

reduce our foreign dependency in critical sectors,

but also contribute to the export of valuable

products. Moreover, our smoke extraction

motors we recently commissioned passed the

tests, and we commenced cooperation with

the leading OEMs in Turkey. We believe that

we will achieve a serious success with these

engines. We renewed the “Single Phase Motor

Series” in line with today’s design and manufacturing

capabilities; we introduced our industrial

motors with the frame sizes of 63 and

71 to our customers. Furthermore, our quick

delivery of the motors used in motor-vessels

and shipyards I believe we have made a difference.

Finally, we will launch our 315-frame

motors into the market soon. At WAT Motor,

recognized for its product quality, durability,

and performance, we have no doubt that our

large-frame motors will be distinguished and

preferable.

mizin kullanımına sunarak, regülasyonlardan

çok önce yüksek verimli ürünleri hazır etme

geleneğimizi sürdürüyoruz.

Yılmaz Makine ile ne zamandan beri, hangi

kapsamlarda iş birliği sürdürüyorsunuz?

Yılmaz Makine ile 20 yılı aşkın süredir devam

eden bir iş birliğimiz var. Bu iş birliği

sadece ticari değil, teknik zeminde yeşeren

bir çözüm ortaklığıdır.

Yılmaz Makine ürün ve hizmetleri tüm dünya

ülkelerinde kullanımdayken, siz WAT Motor

olarak etkinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yılmaz Makine dünyanın dört bir yanına

ürün gönderiyor. Bunun için de ülkelerin

farklı gereksinimlerini gerek tasarım gerek

komponent seçiminde bir girdi olarak ele

alıyor. Elektrik motorları da sistemde önemli

bir komponent olduğu için, WAT Motor olarak

ülkelerin farklı gerilim ve frekans değerleriyle

farklı sertifika taleplerine uygun motorları

üretiyoruz. Bu iş birliğinde vurgulanması

gereken en önemli konu, birlikte çalışarak

uygun elektrik motorunu belirlememiz ve bu

şekilde çeşitliliği azaltıp performans olarak

en uygun motorlarla uzun ömürlü çözümler

üretmemizdir.

Kurumsal olarak WAT Motor’un gelecek

hedefleri nelerdir? Türkiye’nin yüksek

teknolojili üretim hedefleri içinde WAT Motor

kendisini nasıl konumlandıracak?

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı

kapsamında destek verilen 10 programdan

biri de WAT Motor’un geliştireceği yüksek

teknolojili, Türkiye için kritik öneme sahip

askeri ve endüstriyel servo sistemler olacak.

Halihazırda bazı servo projelerinde yer alan

ve ürün sağlayan WAT Motor, bu alanda

da benzersiz başarılara imza atacaktır. Bu

ürünler sayesinde kritik sektörlerde dışa bağımlılığımızı

azaltmakla kalmayacak, katma

değerli ürün ihracatına da katkı sağlayacağız.

Bunun yanında duman tahliye motorlarımızı

yakın dönemde devreye aldık ve oldukça

başarılı test sonuçları sayesinde Türkiye’nin

önde gelen OEM’leri ile çalışmaya başladık.

Bu motorlarla ciddi bir başarıya imza

atacağımıza inanıyoruz. Yine, “Bir Fazlı Motor

Serisi”ni günümüz tasarım ve üretim yetkinlikleri

doğrultusunda yeniledik; 63 ve 71 gövde

motorlarımızı müşterilerimizin beğenisine

sunduk. Diğer yandan, gemi ve tersanelerde

kullanılan motorlardaki hızlı teslim sürelerimiz

sayesinde de fark yarattığımızı düşünüyorum.

Son olarak, 315 gövde motorlarımızı

yakın bir dönemde pazara sunacağız. WAT

Motor’un bilinen kalite, dayanıklılık ve ürün

performansıyla büyük gövde motorlarda yine

tercih edilirlik açısından ön plana çıkacağımızdan

şüphemiz yok.

“WAT Motor

with a unique

R&D capacity

takes an active

part in the field

and develops

applicationbased

solutions.

Therefore, the

company offers

motors with more

than 10 thousand

different

versions fully

customizable

to customer

requirements,

and with low

maintenance

costs throughout

their useful

economic life.”

“Benzersiz

Ar-Ge gücüyle

müşterilerinin

çözüm ortağı

olan WAT Motor,

sahada aktif yer

alarak uygulama

bazlı çözümler

geliştiriyor.

Bu sayede 10

binden fazla

farklı versiyonla

müşterilerinin

gereksinimlerini

tam anlamıyla

karşılayan,

kullanım ömrü

boyunca düşük

maliyetli

özelleştirilmiş

motorlar

sunabiliyor.”

9


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

YILMAZ MACHINE’S

R&D CENTER

SET 2021 AS THE YEAR

OF BREAKTHROUGH

YILMAZ MAKİNE

AR-GE MERKEZİ

2021’İ ATILIM YILI OLARAK BELİRLEDİ

The past year was a year of struggle against the pandemic that

the world was caught unprepared for. The vaccination efforts,

initiated as part of the fight against the pandemic that killed

more than 2 million people worldwide and opened a breach of 8.5

trillion dollars in the world economy, continues to be a significant

source of hope for 2021. The pandemic closed the borders, broke

supply chains, and disrupted production processes and social

life; and although it caused a lot of damage, it brought many

opportunities. Businesses gave more importance to digitalization

than ever before; digital approaches in production processes and

commercial activities have become one of the most important

instruments for companies to recover from the crisis.

At Yılmaz Machine, the importance we attached to digitalization

and domestic production carried us to the winners’ side. Yılmaz

Machine managed to come out of 2020 with minor losses, plans

a breakthrough in its R&D processes in 2021.

Geride kalan yıl, tüm dünyanın hazırlıksız yakalandığı salgınla

mücadele içinde geçti. Dünya genelinde 2 milyondan fazla

insanın hayatına mal olan, dünya ekonomisinde 8,5 trilyon

dolarlık bir gedik açan salgınla mücadele kapsamında başlanılan

aşılama çalışmaları, 2021 için önemli bir umut kaynağı olmaya

devam ediyor. Sınırları kapatan, tedarik zincirlerini kıran,

üretim süreçleri ve sosyal hayatın durmasına neden olan salgın,

yarattığı bunca hasara rağmen birçok fırsatı da beraberinde

getirdi. Firmalar, hiç olmadığı kadar dijitalleşmeye önem verdi;

üretim ve ticaret süreçlerindeki dijital yaklaşımlar, firmaların

krizden çıkmasında en önemli enstrümanlardan biri oldu.

Yılmaz Makine de bu süreçte dijitalleşmeye ve yerlileşmeye

verdiği önemle kazananalar safında yer almayı başardı.

2020’den olabildiğince az hasarla çıkan Yılmaz Makine, 2021’de

ise özellikle Ar-Ge süreçlerinde atılım hedefliyor.

10


11


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

“We see 2021 as a year of

breakthrough for R&D”

“2021’i Ar-Ge’de atılım yılı olarak görüyoruz”

“We met our

expectations and

reached our annual

targets in the year we

left behind; despite it

was a difficult period

due to the pandemic.

For 2021, we have

a road map taking

into account all these

conditions and the

effects of the epidemic

in the world, and we

have already taken

firm steps towards our

targets.”

“Geride bıraktığımız

yıl, salgın kaynaklı

zor bir dönem

olmasına rağmen

beklentilerimizi

karşıladığımız ve

yıllık hedeflerimize

ulaştığımız bir yıl

oldu. 2021 için de tüm

bu şartlar ve salgının

dünyadaki etkilerini

göz önüne alarak bir

yol haritası belirledik

ve hedeflerimize

ulaşma amacıyla emin

adımlarla yola çıktık.”

12

ALPER YETER

R&D Manager Ar-Ge Müdürü

The past year was a period of epidemic

isolation from the first quarter. Did this

affect your R&D processes?

Of course, our industry was affected

by the pandemic, like all other sectors.

However, great opportunities arose for

companies that take advantage of this

situation and turn the opportunities into

an advantage to improve their process

management. Considering the future visions

of businesses’ in terms of digitalization

and taking these steps forward,

the businesses that turn this opportunity

into a gain have had the chance of

realizing a rapid breakthrough in the

Geçtiğimiz yıl, ilk çeyrekten itibaren

salgın kaynaklı izolasyonla geçti. Bu

durum Ar-Ge süreçlerini etkiledi mi?

Tabii ki her sektörü etkilediği gibi bizim

sektörümüz de süreçten etkilendi. Ancak

bu durumu fırsat bilen, süreç yönetiminin

geliştirilmesine yönelik oluşan fırsatları

avantaja dönüştüren firmalar için

büyük imkanlar da doğdu. Firmaların

dijitalleşme yönündeki gelecek vizyonlarını

öne alma ve bu adımların hızlıca

atılması yönünden bakınca, bu fırsatı bir

kazanca dönüştüren firmalar, dijital dönüşüm

ve Endüstri 4.0 uygulamaları ile

birbiriyle konuşan/haberleşen makineler


age of machines that talk/communicate

with each other with digital transformation

and Industry 4.0 applications. At

Yılmaz Machine, we quickly adapted to

this period of change.

What was the performance of Yılmaz

Machine’s R&D Department in 2020?

What type of road map do you have

for 2021? Will 2021 be a year of

breakthrough or a year of recovery for

the R&D department?

We met our expectations and reached our

annual targets in the year we left behind;

despite it was a difficult period due to the

pandemic. For 2021, we have a road map

taking into account all these conditions

and the effects of the epidemic in the

world, and we have already taken firm

steps towards our targets. In this sense,

we see 2021 as a year of breakthrough

for R&D; we want to take our place in the

new world order focused on digitalization,

keeping pace with the new era and world

trends, and we want to move forward with

firm steps.

Will the R&D processes be completed

and ready for mass production or which

products will be developed this year?

Yılmaz Machine will continue to work

with the aim of achieving a milestone in

the technological product development

process in 2021. In this process, we will

continue to successfully complete the PVC

Profile Processing Center, Aluminum Profile

Notching Machine Development Project,

PVC Serial Cutting Machine, and Conveyor

Line, 3-Axis Aluminum Processing

Center, 4-Axis Aluminum Machining

Center, and New Generation Double Head

Cutting Machine projects. Moreover, at

Yılmaz Machine, we keep working on the

Linear Aluminum Machining Center and

Compound Angle Double Head Cutting

Machine projects at full speed.

Last year, trade shows that brought

products and buyers together were

either postponed or canceled. How these

cancellations of events did where you

would showcase/present your long years

of efforts affected you? Do you take

these cancellations as an opportunity, or

do you take them as mishaps that will

affect your R&D processes as “you cannot

get customer feedback?”

The last year has been a difficult year

for companies to show themselves and

present their new technologies at trade

shows and similar events. Many trade

shows were either postponed or canceled.

çağında hızlı bir atılım şansı yakaladı.

Yılmaz Makine olarak biz de bu değişim

sürecine hızla uyum sağladık.

Yılmaz Makine Ar-Ge Birimi’nin 2020 yılı

performansı nasıldı? 2021 için nasıl bir

yol haritası belirlendi? Ar-Ge birimi için

2021 yılı atılım yılı mı yoksa toparlanma

yılı mı olacak?

Geride bıraktığımız yıl, salgın kaynaklı zor

bir dönem olmasına rağmen beklentilerimizi

karşıladığımız ve yıllık hedeflerimize

ulaştığımız bir yıl oldu. 2021 için de tüm

bu şartlar ve salgının dünyadaki etkilerini

göz önüne alarak bir yol haritası belirledik

ve hedeflerimize ulaşma amacıyla

emin adımlarla yola çıktık. Bu anlamda,

2021 yılını, Ar-Ge için bir atılım yılı olarak

görüyor; yeni döneme ayak uydurma

ve dünya trendlerine uygun dijitalleşme

odaklı yeni dünya düzeninde yerimizi

alarak sağlam adımlarla hedefimize ilerlemek

istiyoruz.

Bu yıl Ar-Ge süreçleri tamamlanacak

ve seri üretime hazır hale getirilecek

ya da son geliştirmeleri yapılan ürünler

hangileri olacak?

Yılmaz Makine, 2021 yılı için hem atılım

hem de teknolojik ürün geliştirme sürecinde

bir dönüm noktası olma hedefiyle

çalışmalarını sürdürecek. Bu süreç içinde

PVC Profil İşleme Merkezi, Alüminyum

Profil Kertme Makinesi Geliştirme Projesi,

PVC Seri Kesme Makinesi ve Konveyör

Hattı, 3 Eksen Alüminyum İşleme Merkezi,

4 Eksen Alüminyum İşleme Merkezi ve

Yeni Nesil Çift Kafa Kesme Makinesi projelerini

başarıyla devreye almaya devam

ediyoruz. Ayrıca, Yılmaz Makine olarak

geliştirme çalışmalarına devam ettiğimiz

Hat Tipi Alüminyum İşleme Merkezi ve

Bileşik Açılı Çift Kafa Kesme Makinesi

projelerinin geliştirme çalışmaları da tüm

hızıyla devam ediyor.

Yine geçtiğimiz yıl, ürünleri ve alıcılarını

buluşturan fuar organizasyonları ya

ertelenmiş ya da iptal edilmişti. Yıllar

süren çabaların görücüye/ön gösterime

çıkacağı bu etkinlik iptallerinin size

yansımaları nasıl oldu? Bu iptalleri fırsat

olarak mı değerlendiriyorsunuz yoksa

“müşteri geri bildirimleri alamadığınız

için” Ar-Ge süreçlerinizde aksamalar

yaşanıyor mu?

Geçtiğimiz yıl fuar ve organizasyonlar

açısından firmaların kendilerini gösterme

ve yeni teknolojilerini sunma açısında zor

bir yıl oldu. Birçok fuar ya ertelendi ya

da iptal edildi. Bu durum tabii ki müşterilere

ve yeni pazarlara ulaşma açısın-

“I hope 2021 will be

a recovery and rapid

recovery process for

all sectors. I hope our

industry will gain its

former competitive

power in this new

period and our entire

manufacturing

industry will recover.

It is our greatest

wish that our

industry continues to

provide added value

to our employees

and our country’s

economy.”

“2021’in tüm

sektörler için

toparlanma ve hızlı

bir iyileşme süreci

olmasını temenni

ediyorum. Umarım

bu yeni dönemde

sektörümüz eski

rekabet gücüne

dönecek, tüm

imalat sanayimiz

toparlanacaktır.

Sektörümüzün hem

çalışanlarımız hem

de ülke ekonomimiz

için katma değer

sağlamaya devam

etmesi, en büyük

dileğimizdir.”

13


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

That obviously affected everyone in terms

of finding new customers and markets.

But here, other opportunities emerged

as a separate opportunity for companies

that could adapt themselves to the new

situation. The best example of this was

the widespread use of digital exhibitions

and the ability to take digital tours to

places you cannot get to and to show your

products/services. At Yılmaz Machine,

we turned this into an opportunity and

introduced our products to our customers

directly via customer presentations on

digital platforms and webinars. To make

this new digital promotion opportunity

permanent and sustainable, we established

a private studio in our Taşdelen

office. In the following periods, we will

continue to expand our digital promotion

processes throughout the year and to hold

webinar sessions and presentation events

with our customers and business partners

in a professional environment.

What is the number of domestic products

you develop for Yılmaz Machine? Did

the pandemic affect your procurement

processes? If there were delays, what do

you plan for the new period?

At Yılmaz Machine, we aim at achieving

dan herkesi etkiledi. Fakat burada yeni

duruma ayak uyduran firmalar için ayrı

bir şans olarak başka fırsatlar da ortaya

çıktı. Bunun en güzel örneği, dijital fuarların

yaygınlaşması ve belki de gitmenizin

mümkün olmadığı coğrafyalara dijital olarak

gidebilmek ve ürün/hizmetlerin sergilenebilmesi

oldu. Yılmaz Makine olarak biz

de bu durumu bir fırsata çevirdik ve dijital

platformlarda müşteri sunumu, webinarlarımızla

direkt müşterilerimize ürünlerimizi

tanıttık. Bu yeni dijital tanıtım olanağını

kalıcı ve sürdürülebilir kılmak için de

Taşdelen ofisimizde özel stüdyo kurduk.

Bundan sonraki dönemlerde dijital tanıtım

süreçlerimizi tüm yıla yayarak, webinar

ve sunumlarımızı profesyonel bir ortamda

müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla paylaşmaya

devam edeceğiz.

Yılmaz Makine için geliştirdiğiniz

ürünlerde yerlilik oranı nedir? Tedarik

süreçlerinizde salgın kaynaklı gecikmeler

yaşandı mı? Eğer gecikmeler yaşandı

ise yeni dönem için nasıl bir planlama

yapılıyor?

Yılmaz Makine olarak yüksek yerlilik

oranında üretim hedefimiz var. Bu hedef

doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyor

ve millileştirme/yerlileştirme politikamız

14


a high number of domestic products. We

will keep working to achieve this as we

design projects in line with our nationalization/domestication

principles. Our primary

goal is the protection and development

of domestic capital and the growth

of our suppliers with our domestic production

program. In accordance with the

national policy, this will always be among

the priorities of a 100 percent domestic

capital company like Yılmaz Machine. Due

to the pandemic, we experienced delays in

the procurement of foreign origin components.

That issue once again revealed the

importance of both domestic capital and

national production-based companies.

That issue also revealed the importance

of having alternative suppliers. At Yılmaz

Machine, we are prepared and have plans

for the new period in line with our goals

and have action plans for the similar situations

that may occur in the next period.

Finally, what would you like to say about

Yılmaz Machine’s R&D culture? Are there

any issues that need to be improved?

R&D is an indispensable part of the

company culture. This culture should be

measurable and disciplined. At Yılmaz

Machine, we attach great importance to

R&D in line with our long-established

structure and goal of realizing sustainable

achievements. Yilmaz Machine has always

been open to technological development

since its establishment and established

its R&D Center years ago to use the latest

technologies. Yilmaz Machine continues

to work in line with the goal of constant

development by incorporating the infrastructure

the industry and technology

requires and has a strong know-how and

experience in R&D, and as one of the leading

companies in the sector will always

give priority to R&D studies to carry its

success to the future.

çerçevesinde ürünlerimizi projelendiriyoruz.

Öncelikli hedefimiz yerli sermayenin

korunması, geliştirilmesi ve yerlileştirme

programı altında tedarikçilerimizin

geliştirilmesidir. Milli politika gereği bu

husus, Yılmaz Makine gibi yüzde 100 yerli

sermayeli bir firmanın öncelikleri arasında

her zaman yer alacaktır. Salgın kaynaklı

tedarik sürecimizde yurt dışı menşeli

komponentlerde gecikme ve sipariş ertelemeleri

de yaşadık. Bu durum hem yerli

sermayenin hem de ulusal üretim merkezli

firmaların önemini bir kez daha gün

yüzüne çıkardı. Bu süreç aynı zamanda

alternatif tedarikçi geliştirmenin önemini

de ortaya koydu. Yılmaz Makine olarak

biz de hedeflerimize ulaşma doğrultusunda

yeni dönem planlarımızı oluşturduk ve

gelecek dönemde yaşanabilecek benzer

durumlar için aksiyon planlarımızı hazırladık.

Son olarak, Yılmaz Makine’nin Ar-Ge

kültürü için neler söylemek istersiniz?

Eksik gördüğünüz ya da güçlendirilmesi

gereken yönler var mı?

Ar-Ge, şirket kültürünün olmazsa olmaz

parçasıdır. Bu kültür, ölçülebilir ve bir disiplin

içerisinde olmalıdır. Yılmaz Makine,

geçmişten gelen köklü yapısı ve başarılarını

sürdürülebilir kılma hedefi doğrultusunda

Ar-Ge’ye büyük önem veriyor.

Kuruluşundan bu yana teknolojik gelişime

açık olan Yılmaz Makine, yeni teknolojilerin

uygulanması amacıyla Ar-Ge Merkezini

yıllar önce kurmuştur. Sanayi ve

teknolojinin gereksinimi olan altyapıyı

bünyesine kazandırarak sürekli geliştirme

hedefi doğrultusunda çalışmaya devam

eden; Ar-Ge olarak güçlü bir bilgi birikimi

ve tecrübeye sahip olan Yılmaz Makine,

sektörün öncü ve lider firmalarından olarak

başarılarını geleceğe taşıma konusunda

Ar-Ge faaliyetlerine her zaman öncelik

verecektir.

15


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

“SNM 560 has become an unrivaled

model in the industry”

“SNM 560, sektörde rakipsiz bir model oldu”

Muammer Tanrıverdi,

R&D Engineer, Yılmaz

Machine said the SNM

560 was a result of

their five-year knowhow

and designed

to apply the desired

angle and size on

PVC and aluminum

casing, sash, mullion,

jamb profiles used in

all kinds of cladding

applications such as

a sunroom, daylight

system and others had

been developed from

Servo-Controlled Profile

Notching Machine, to

meet industrial needs.

“the SNM 560, available

in manual and fully

automatic versions

come to be an unrivaled

machine in the industry

for its speed, high

precision machining

capacity, and safety

features.”

Her türlü cephe

kaplama, kış bahçesi

uygulamaları,

aydınlatma pencereleri

ve özel uygulamalarda

kullanılan PVC ve

alüminyum kasa,

kanat, orta kayıt,

lento profillerine

istenilen açı ve ölçüde

boşaltma işlemlerini

yapmak amacıyla

tasarlanan SNM 560

Servo Kontrollü Cephe

Kertme Makinesi’nin,

sektörün talepleri

ve beş yıllık bir

bilgi birikimiyle

geliştirildiğini söyleyen

Yılmaz Makine Ar-Ge

Mühendisi Muammer

Tanrıverdi, “Hem

manuel hem de tam

otomatik versiyonuyla

SNM 560, hızı, yüksek

hassasiyetli işleme

kapasitesi ve güvenlik

önlemleriyle sektörde

rakipsiz bir makine

olmaya geliyor.” diyor.

16

MUAMMER TANRIVERDI

R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi

As one of the developer engineers

of the SNM 560, could you please

introduce the machine with your own

words?

The SNM 560 was developed to safely

use aluminum cladding profiles in

notching and mullion applications in

construction projects to meet industrial

needs. The SNM 560, the upgraded version

of Yılmaz Machine’s NCM 550, has

a modern look, and completely renewed

with many new features. Developed by

taking the demands and needs of the

sector into consideration, the SNM 560

is easy to use and reliable, as well as

SNM 560’ın geliştirici mühendislerinden

birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle

tanıyabilir miyiz?

SNM 560, inşaat sektörünün cephe

giydirme projelerinde ihtiyaç duyulan,

alüminyum cephe kaplama profillerinin

kertme ve orta kayıt alıştırma işlemlerinde

güvenle kullanılabilmesi için

geliştirildi. Birçok özelliğiyle baştan

aşağı yenilenen ve modern bir görünüme

kavuşan SNM 560, Yılmaz Makineye

ait NCM 550 makinesinin geliştirilmiş

ürünüdür. Sektörün talep ve ihtiyaçları

göz önünde bulundurularak geliştirilen

SNM 560, kullanımı kolay ve güvenilir


capable of meeting maintenance service

requirements in the most efficient way.

How long was the product development

process? What were the most difficult

stages in this process?

The development of the product was

the result of a five-year know-how. We

manufactured the SNM 560 by taking

the feedback from the users of our first

prototype the NCM 550 and the industrial

requirements into consideration.

During the R&D process, we completely

overcame the vibration-induced problems

-especially those with the NCM 550- by

means of the simplified aluminum cast

saw arm mechanism and engineering

studies. In this context, after the analysis

and calculations we have completed, I can

confidently say that the machines to be

delivered to end-users are a reliable and

will comply with all working standards.

How important is customer feedback

in R&D processes? Do you take every

feedback into consideration?

Customer feedback is the most important

part of a R&D process. We take even

the smallest points specified by the user

into consideration and conduct R&D in

the light of such information. R&D processes,

where issues such as ease of use,

and machine safety are prioritized, have

become a mission for Yılmaz Machine’s

R&D Department.

What do you think are the most apparent

competitive advantages of the SNM 560?

The SNM 560 is a user-friendly machine

with ease of use, precise cutting capacity,

and the mechanism to fix a profile from

four different points at any angle. The

manual version enables the operator to

see the table and saw angle figures on the

digital display, and this feature creates

the environment required for efficient

operation. Moreover, the fully automatic

SNM 560 SRV features a servo control

system that enables to set each dimension

easily on the touch panel.

How did you do to overcome vibration

levels, the parameter that directly affects

the safety and machining tolerances?

Customer feedback on the NCM 550 was

mostly about the issues such as cutting

roughness on the vibration-induced

surfaces, safety concerns, and deterioration

of dimension settings. We started the

design of the SNM 560 with the aim to

eliminate these problems. In particular, we

started from the main source of vibration

olmasının yanı sıra servis bakım ihtiyaçlarını

en efektif şekilde karşılayabilecek

yeterliliğe sahiptir.

Ürünün geliştirme süreci ne kadar sürdü?

Bu süreçte en çok zorlandığınız aşamalar

hangileri oldu?

Ürün, yaklaşık beş yıllık bir bilgi birikiminin

karşılığında geliştirildi. İlk prototipimiz

olan NCM 550’ye ait kullanıcı geri dönüşleri

ve sektörün talep ettiği noktaları baz

alarak SNM 560’ı ürettik. Ar-Ge sürecinde,

özellikle NCM 550 üzerinde var olan titreşim

kaynaklı problemleri sadeleştirilmiş

alüminyum döküm testere kol mekanizmaları

ve mühendislik araştırmalarıyla

tamamen giderdik. Bu anlamda, gerçekleştirdiğimiz

analiz ve hesaplamalardan

sonra, son kullanıcılara gönderilecek

makinelerin tüm çalışma standartlarına

uygun olacak şekilde güvenilir bir makine

olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Müşteri geri bildirimleri Ar-Ge

süreçlerinde ne kadar önemlidir? Her geri

bildirimi dikkate alıyor musunuz?

Müşteri geri bildirimleri Ar-Ge sürecinin

en önemli unsurlarıdır. Bizler, kullanıcı tarafından

belirtilen en küçük noktaları bile

değerlendirip, bu bilgiler ışığında Ar-Ge

yapıyoruz. Kullanım kolaylığı ve makine

güvenliği gibi başlıkların ön planda tutulduğu

Ar-Ge süreçleri, Yılmaz Makine Ar-

Ge Birimi için bir misyon haline gelmiştir.

SNM 560’ın en rekabetçi yönleri sizce

hangileridir?

SNM 560, özellikle kullanım kolaylığı,

hassas kesim kapasitesi ve her açıda dört

ayrı noktadan profil sabitleme mekanizmasıyla

kullanıcı dostu bir makine haline

geldi. Tabla ve testere açı değerlerinin

manuel makine için dijital ekran üzerinde

gözlenebiliyor olması, etkin kullanım için

elverişli bir ortam oluşturuyor. Bununla

birlikte, tam otomatik bir makine olan

SNM 560 SRV modeliyle de tüm ölçüler

servo kontrollü olarak dokunmatik panel

üzerinden kolaylıkla ayarlanabiliyor.

Makine güvenilirliği ve işleme

toleranslarının geliştirilmesini doğrudan

etkileyen bir parametre olan titreşim

seviyeleri hakkında nasıl bir çalışma

yaptınız?

NCM 550’ye yönelik müşteri geri dönüşleri,

makine bünyesindeki titreşim kaynaklı

kesim yüzeylerinin pürüzlülüğü, güvenlik

hissiyatı ve ayarlı ölçülerin bozulması

gibi konular üzerinde yoğunlaşıyordu. Bu

aksaklıkların giderilmesi ana amacıyla

SNM 560’ın tasarımına başladık. Özellikle

“The problems such

as cutting roughness

on the vibrationinduced

surfaces,

feeling of safety,

and deterioration of

dimension settings

experienced with

the NCM 550 were

eliminated by using a

saw arm mechanism

with complex

geometry, and single

cast body in the

SNM 560.”

“NCM 550’deki

titreşim kaynaklı

kesim yüzeylerinin

pürüzlülüğü,

güvenlik hissiyatı

ve ayarlı ölçülerin

bozulması gibi

konular, karmaşık

geometrili testere

kol mekanizması

ve tekil döküm

gövdeyle SNM

560’ta çözüme

kavuşturuldu.”

17


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

“Developed by taking

the demands and

needs of the sector

into consideration,

the SNM 560 is easy

to use and reliable,

as well as capable of

meeting maintenance

service requirements

in the most efficient

way.”

“Sektörün talep

ve ihtiyaçları

göz önünde

bulundurularak

geliştirilen SNM 560,

kullanımı kolay ve

güvenilir olmasının

yanı sıra servis

bakım ihtiyaçlarını

en efektif şekilde

karşılayabilecek

yeterliliğe sahiptir.”

18

and developed a multi-piece saw arm

mechanism with complex geometry and

used single-cast bodies to eliminate the

vibration issue. Moreover, we obtained a

more rigid body for the cutter by including

the notching height adjustment in

the table mechanism. These processes

were also supported in the scope of the

TÜBİTAK 1501 Industrial R&D Projects

Support Program and all engineering

skills were used in the development process.

The product under development was

pre-introduced at domestic trade shows.

What can you say about the trade show

experiences with the SNM 560? How did

it impress your customers?

We noticed that the SNM 560 SRV was

one of the machines that made a great

impression in the industry at TÜYAP last

season. Additionally, the SNM 560 with

original and unique features developed

by Yılmaz Machine has become a wellknown

machine in the industry. The SNM

560 has been constantly improved and

renewed in line with the latest technological

advancements since it was first

introduced at trade shows, and now, it is

ready for mass production.

titreşim kaynağının ana unsuru olan çok

parçalı ve karmaşık geometrili testere kol

mekanizmasını geliştirmekle kalmadık,

tekil döküm gövdelerle titreşim sorununu

tamamen ortadan kaldırdık. Ayrıca

kertme yükseklik ayarının tabla mekanizması

üzerine transfer edilmesiyle daha

katı (rigid) bir kesici gövde elde ettik. Bu

süreçler, TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge

Projeleri Destekleme Programı kapsamında

da desteklendi ve mühendisliğin tüm

kapasiteleri makine geliştirme sürecinde

kullanıldı.

Ürün henüz geliştirilme aşamasındayken

yurt içinde düzenlenen fuarlarda da ön

gösterimi yapılmıştı. SNM 560’ın fuar

deneyimleri için neler söyleyebilirsiniz?

Ürün müşterilerden nasıl tepki aldı?

Geçtiğimiz dönemde, TÜYAP fuarında

SNM 560 SRV modeliyle bulunduğumuzda,

sektörde ilgi çeken en önemli makinelerden

biri olduğunu görmüştük. Öte yandan

sektörde adından sıkça söz ettirecek

bir makine haline gelen SNM 560, Yılmaz

Makine’nin geliştirmiş olduğu özgün ve

eşsiz çözümleri kullanıcılara sunuyor. Fuar

gününden bugüne her an yeni bilgilerle

geliştirilmeye devam eden SNM 560, artık

seri üretime hazır hale gelmiş bulunuyor.


“DK 502: Professional machine

for an economy class price”

“DK 502: Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel makine”

Yılmaz Machine R&D

Engineer Fikret Ertürk

says about DK 502, the

PVC Profile Welding

Machine, “The DK

502 we constantly

improve to the level

of perfection has

become a product

that represents our

craftsmanship and

dedication with love. I

can describe the most

competitive aspect

of the DK 502 as ‘a

professional machine

for an economy class

price.’”

Yılmaz Makine Ar-

Ge Mühendisi Fikret

Ertürk, PVC Profil

Kaynak Makinesi DK

502 için “Mükemmele

ulaştırmak için

çalışmalarına ara

vermediğimiz DK

502, aşkla yaptığımız

zanaatımızı sanat

olarak sunduğumuz

bir ürün oldu. DK

502’nin en rekabetçi

yönünü ‘Ekonomi sınıfı

fiyatına, profesyonel

makine’ olarak

tanımlayabilirim.”

diyor.

FIKRET ERTÜRK

R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi

As one of the developer engineers of

the DK 502, could you please introduce

us to the product in your own words?

Manufacture of PVC welding machines

started and developed rapidly in the

1970s as PVC profile door and window

systems were born. PVC profile products

offering practical and aesthetic

solutions to end-users have become

an indispensable part of our lives with

increasing customer demands and the

development of PVC profile processing-welding

machines. Statistical studies

show that; increase in supply charts

is accompanied by an aggressive loga-

DK 502’nin geliştirici mühendislerinden

birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle

tanıyabilir miyiz?

PVC kaynak makineleri, PVC profil kapı

ve pencere sistemlerinin doğuşuyla birlikte,

1970’li yıllarda üretilmeye ve hızla

geliştirilmeye başlandı. Aynı anda son

kullanıcılara pratik ve estetik çözümler

sunan PVC profil ürünler, artan müşteri

talepleri ve hız kazanmaya başlayan

PVC profil işleme-kaynak makinelerinin

geliştirilmesiyle hayatımızın değişmez

bir parçası haline geldi. Bu alanda yapılan

istatistiksel çalışmalar gösteriyor

ki; arz grafikleri organik olarak artış

19


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

rithmic increase in demand charts. This sheds light on the

relationship between the increase in the number of new

manufacturers and the increase in the capacity of existing

machine manufacturers. Although the R&D studies done

with PVC profile welding machines have reached the medium-high

and high technology level, the welding methods

currently used have developed up to a certain level, but

not beyond the common methods. At Yılmaz Machine, we

updated the design of the DK 502 by in line with feedback

from users. I can say that we have achieved a simple yet

efficient visual industrial design with philosophy and concept,

and operation updates, and expert touches that enhance

the process and product quality in the automation

scenario. Moreover, the DK 502 mechanically redesigned

to shorten maintenance and assembly times.

What was the purpose of developing the DK 502?

The initial DK 502 project was designed to reduce production

and maintenance costs with the guidance of the

feedback received from our end users, and the results of

the research studies efficiently done by our dealers and

partners that provide expert after-sales services. In this

context, the DK 502 has a plain and weight-optimized

frame and a monoblock cast body, and a compact and

effective panel designed to be in the same structure with

the panels on the welded bodies, instead of multi-level

welded bodies that require precise adjustment, and a panel

mounted on a frame. In particular, its structure welded

monoblock bodies help save energy in the manufacturing

and assembly process, and thus, create a more environmentally

friendly cycle with much less material use. All

these changes on the mechanical side were also associated

with the needs on the automation/control side, and improvements

were made in all automation scenarios of the

process, taking into account parameters such as simplicity,

safety, and quality. Moreover, changes in the visual design

were made in accordance with the new conceptual studies

initiated by Yılmaz Machine to cover all machine groups.

Thus, a modern and more attractive design with backed

by a philosophy was created.

What do you think are the most competitive aspects of

the DK 502?

Welding machines including the models removed from

mass production by Yılmaz Machine are all operator

friendly. In addition to these features, the DK 502 has

gained a much simpler and more practical structure for

maintenance and technical service personnel, after the

recent improvements. The improvements were made to

reduce investment and operating costs and provide a return

on investment to our customers. For instance, welded

cast iron monoblock bodies help reduce maintenance and

adjustment times, and labor and commissioning costs. The

operation efficiency featured by this system that requires

less adjustment and less number of parts will increase

production quality. Furthermore, all these changes are

supported by the automation system’s pressure regulation

feature in the welding scenario. our expert control and

software engineers optimized the pneumatic system in

the PVC profile welding process step by step, so that the

pressure-time scenarios can have a working order closer

to the perfection that means increased product quality

20

gösterirken, talep grafiklerinde agresif logaritmik artış

izleniyor. Bu da yeni üretici firma sayısındaki artışla

mevcut makine üreticilerinin kapasite artışı arasındaki

ilişkiye ışık tutuyor. PVC profil kaynak makinelerindeki

Ar-Ge çalışmaları her ne kadar orta-yüksek ve yüksek

teknoloji seviyesine ulaşmış olsa da şu anda kullanılan

kaynak metotları prensip olarak gelişmiş ancak bilinen

metotların çok dışına çıkmamıştır. Yılmaz Makine

olarak DK 502’nin güncellenmiş tasarımını, kullanıcı

deneyimi geri bildirimlerini değerlendirerek oluşturduk.

Etkili sade tasarım, otomasyon senaryosunda süreç ve

ürün kalitesini arttırıcı operasyon güncellemeleri ve

uzman dokunuşlarla felsefesi ve konsepti olan görsel

bir endüstriyel tasarıma ulaştığımızı söyleyebilirim. Elbette

DK 502’de bakım ve montaj sürelerini iyileştiren

mekanik tasarım değişiklikleri de gerçekleştirildi.

DK 502’nin geliştirilme amacı neydi?

Yeni DK 502’nin başlangıç projelendirilmesi, alanında

uzman satış sonrası hizmetler ve her alanda etkili

partnerlik çalışmaları yapan bayilerimiz sayesinde son

kullanıcılarımızdan alınan geri bildirimlerin ışığında;

üretim ve bakım maliyetlerini iyileştirme amacıyla

gerçekleştirildi. Bu bağlamda DK 502, çok katlı ve hassas

ayar gerektiren kaynak gövdeleri yerine monoblok

döküm gövdeye, sade ve ağırlığı iyileştirilmiş bir şaseye,

şase üzerinde montajlı olarak bulunan pano yerine

kaynak gövdelerinde bulunan panellerle aynı yapı içerisinde

olacak şekilde tasarlanan kompakt ve efektif

bir panoya kavuştu. Özellikle monoblok yapıya sahip

kaynak gövdeleri çok daha az malzeme kullanımıyla

birlikte imalat ve montaj sürecinde enerji tasarrufuna,

böylelikle de daha çevreci bir döngüye hizmet ediyor.

Mekanik taraftaki tüm bu değişiklikler, otomasyon/

kontrol tarafındaki ihtiyaçlarla da ilişkilendirildi ve

sadelik, güvenlik, kalite gibi parametreler göz önünde

bulundurularak sürecin tüm otomasyon senaryolarında

da iyileştirmeler yapıldı. Bunun yanında, Yılmaz

Makine’nin tüm makine gruplarını kapsayacak şekilde

başlattığı yeni konsept çalışmalarıyla görsel tasarım

değişikliğine de gidildi. Böylece, felsefesi olan, daha

modern ve daha göz alıcı bir tasarım ortaya çıkarıldı.

DK 502’nin en rekabetçi yönleri sizce hangileridir?

Yılmaz Makine üretimi kaynak makineleri, seri üretimden

kaldırılmış modellerinde bile operatör dostu

bir kullanıma sahiptir. Son yapılan geliştirmelerle DK

502, bu özelliklerinin yanı sıra bakım ve teknik servis

personelleri için de çok daha sade ve pratik bir yapıya

kavuştu. Yaptığımız geliştirmeler, yatırım ve işletme

maliyeti avantajı olarak müşterilerimize geri dönüş

sağlayacak şekilde hayata geçirildi. Örneğin, döküm

monoblok tasarıma sahip kaynak gövdelerindeki

bakım, ayar sürelerini azaltıyor ve bu sayede işçilik ve

devreye alma maliyetleri de düşürülebiliyor. Daha az

ayar gerektiren, daha az parçalı bu sistemin yakaladığı

verimli işletme şartları, üretim kalitesini de arttıracaktır.

Diğer yandan, tüm bu değişiklikler otomasyon

sistemindeki kaynak senaryosundaki basınç düzenlemeleriyle

destekleniyor. PVC profil kaynak prosesindeki

pnömatik sistemimiz, uzman kontrol ve yazılım

mühendislerimiz sayesinde adım adım optimize edildi


and strength. During the welding tests, it

was noted these optimizations achieved

an increase of 50 Newton was in the weld

strength of the PVC profile under constant

test conditions.

While safety is accepted as a fixed

parameter in all scenario studies to test

the control system, the design of the DK

502 showed an interdisciplinary harmony

in terms of occupational health and

safety. We aimed to increase operator

awareness in accordance with the data

obtained from the articles about OHS

(Occupational Health and Safety) standards

and color codes by conducting literature

researches even for button locations

and warning lights in the visual design. In

summary, all of the works done on the DK

502 were based on academic and scientific

findings, and interrelated sub-processes

in the project design. Therefore, the most

competitive aspect of the DK 502 can be

“Professional machine for an economy

class price.”

What do you think is the contribution

of the DK 502’s new visual design to

purchasing processes?

Yılmaz Machine aims to create a “product

life cycle” by collecting all the improvements

I mentioned under the heading of

“sustainability.” We kept the product life

cycle philosophy in focus on the DK 502

as well. We eliminated stock costs in our

purchasing processes and reduced the

carbon footprint of the product by means

of efficiently designed dead spaces and

volumes; We made a product that provides

the same advantage to our suppliers

and assembly teams. Considering the average

of processes such as assembly, raw

material supply, and shipment, I can say

that we have an advantage of 30 percent.

ve bu sayede basınç-zaman senaryoları

mükemmele yakın bir çalışma düzenine

kavuştu; ürün kalitesini ve mukavemetini

arttırdı. Kaynak testleri sırasında, bu

optimizasyonlar sayesinde PVC profil kaynak

mukavemetinde, sabit test şartlarında

50 Newton artış sağlandığı kaydedildi.

Kontrol sisteminde yapılan tüm senaryo

çalışmalarında güvenlik, sabit parametre

olarak kabul edilirken, iş güvenliği ve işçi

sağlığı yönünden de DK 502’nin tasarımı

disiplinler arası uyum içerisindedir. Görsel

tasarımda bulunan buton yerleri ve ikaz

ışıkları için bile literatür araştırmaları

yaparak, İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği)

standartları ve renk kullanımlarıyla ilgili

makalelerden elde edilen verilere göre

operatör farkındalığını arttırmayı amaçladık.

Özetle DK 502’de yapılan çalışmaların

tamamı, projelendirme içerisinde birbiriyle

ilişkili alt süreçler olarak akademik ve

bilimsel temellere oturtularak yapıldı. Bu

sebeple DK 502’nin en rekabetçi yönünü

“Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel makine”

olarak tanımlayabiliriz.

DK 502’nin yeni görsel tasarımının satın

alma süreçlerine katkısı sizce nedir?

Yılmaz Makine, bahsettiğim tüm iyileştirmeleri

“sürdürülebilirlik” başlığı altında

toplayarak “ürün yaşam döngüsü” oluşturmayı

amaçlıyor. Ürün yaşam döngüsü

felsefesini, DK 502’de de odak noktamızda

tuttuk. Satın alma süreçlerimizde stok

maliyetlerinden kurtulurken, ölü alan ve

hacimleri efektif bir şekilde tasarlayarak

ürünün karbon ayak izini azalttık; montaj

ekibine sağladığımız oranda tedarikçimize

de aynı oranda avantaj sağlayan bir ürün

ortaya çıkarttık. Montaj, ham madde tedarik

ve sevkiyat gibi süreçlerinin ortalaması

göz önüne alındığında, yüzde 30 oranında

avantaj sağladığımızı söyleyebilirim.

“In our ‘Welding

Machines group’ the

DK 502 is included

in, we are currently

working on two

different projects,

one for our R&D

Center and the other

for the TÜBİTAK

project. Although we

have a long way to

go with these two

projects, we already

have some outputs:

two scientific papers,

one patent, and one

design registration.”

“DK 502’nin

bağlı bulunduğu

‘Kaynak Makineleri’

grubumuzda

halen biri Ar-Ge

Merkezimiz biri de

TÜBİTAK projesi

olmak üzere iki farklı

proje yürütüyoruz.

Bu iki projede daha

uzun bir yolumuz

olmasına rağmen,

şimdiden iki bilimsel

makale, bir patent

ve bir tasarım tescil

çıktısı sağladık.”

21


As Yılmaz Machine Research &

Development Centre, we develop

machines with added value in line

with the market requirements and

lead the technology. We’ll continue

to bring profit to our partners with

our innovative solutions and add

quality to end-users’ lives.”.

Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

olarak, sektörün ihtiyaçlarına

uygun katma değerli makineler

geliştiriyor, teknolojiye öncülük

ediyoruz. Yenilikçi çözümlerimizle

iş ortaklarımıza kazanç, son

tüketicilerin hayatlarına kalite

katmaya devam edeceğiz.


40+

70 6

SCIENTIFIC PROJECT APPICATIONS REGISTERED DESIGN REGISTERED BRANDS

BİLİMSEL PROJE BAŞVURUSU TASARIM TESCİLİ MARKA TESCİLİ

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

“The SK 500 will offer significant

advantages in production costs”

“SK 500, üretim maliyetlerinde

önemli avantajlar sağlayacak”

Stating that the SK

500, the Automatic

Saw Machine,

stands out with its

ergonomics and

industrial design,

Murat Koçyiğit the

R&D Engineer of

Yılmaz Machine

says, “The SK 500

we manufactured in

accordance with the

feedback from our

customers will offer

significant advantages

in manufacturing/

assembly time, and

costs.”

Otomatik Kesme

Makinesi SK

500’ün ergonomisi

ve endüstriyel

tasarımıyla öne

çıktığını söyleyen

Yılmaz Makine Ar-

Ge Mühendisi Murat

Koçyiğit, “Müşteri geri

bildirimlerini dikkate

alarak geliştirdiğimiz

SK 500, imalat /

montaj süresi ve

maliyetlerinde önemli

avantajlar sağlayacak.”

diyor.

24

As one of the developer engineers of

the SK 500, could you please introduce

us to the product in your words?

The SK 500 stands out with its strong

ergonomics and industrial design. We

added this machine that has a modern

look/face, and that can reduce manufacturing/assembly

time, and costs

without compromising on quality to our

product range. Moreover, we believe

the features of the machine such as

the capability of processing large-sized

materials, and the optional drilling unit

will meet customer requirements.

What type of needs will the SK 500

fill?

The SK 500 was developed from the SK

MURAT KOÇYIĞIT

R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi

SK 500’ün geliştirici mühendislerinden

birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle

tanıyabilir miyiz?

SK 500 güçlü ergonomik yapısı ve

endüstriyel tasarımıyla öne çıkıyor.

Kaliteden ödün vermeden üretim/montaj

süre ve maliyetlerini düşürebildiğimiz bu

ürünü, endüstriyel tasarım çalışmasıyla

modern bir görsel/yüze sahip olarak

ürün portföyümüze eklendi. Ayrıca büyük

ebatlı malzemeleri işleme kapasitesi

ve opsiyonel olarak sunulan delik delme

ünitesiyle de işletmelerin ihtiyaçlarına

cevap verebileceğimizi düşünüyoruz.

SK 500 hangi ihtiyaçlar doğrultusunda

üretim planına alındı?

SK 500, halen üretimi devam etmekte


450 -still in production- in line with market/customer requirements.

In particular, a machine capable of drilling holes

had been in demand for a long time. Moreover, the manufacturing

process within our own shop included the results

of the studies done to improve the manufacturing/assembly.

Again, our main goal was to reduce manufacturing/assembly

time and costs.

How long has the product development process been going

on?

The product development process has been going on for

about a year. In this process, we guided the design process

by evaluating the suggestions of the users of these products

including enterprises, customers, and technical maintenance

service providers.

Which sectors was the SK 500 designed for?

The SK 500 is for domestic and foreign shops where

aluminum and PVC profiles of any type are processed.

Particularly, we will be able to meet the needs of businesses

that do the serial cutting and drilling of various types of

holes on profiles. These products are in compliance with

European standards and will be preferred by businesses and

workshops where occupational safety comes first.

What features make the SK 500 different from the others?

Could you please tell us about its advantages?

The SK 500 was designed to comply with CE standards,

and occupational safety has always been one of our top priorities

in the entire design process. The machine has all the

features of a high-tech, long-lasting, and powerful machine

with an affordable price in comparison with the imported

products. The SK 500 featuring high processing capacity,

strong structure, a 4 KW motor, and a 500 mm-diameter

saw will be the most suitable solution for cutting industrial

profiles with its strong structure and high processing capacity.

The SK 500 has a servo system for material handling

and feeding, and can also perform the precise cutting.

olan SK 450 model kodlu ürünümüz için müşteri/

piyasa tarafından gelen talepler doğrultusunda geliştirilmeye

başlandı. Özellikle delik delme özelliğine

sahip bir makine uzun zamandır talep ediliyordu.

Ayrıca kendi üretim tesisimiz içinde imalat/montaj

tarafında da iyileştirme çalışmaları göz önüne alınarak

tasarım süreci başladı. Burada da imalat/montaj

süre ve maliyetlerin düşürülmesi ana hedefimizdi.

Ürün geliştirme süreci ne zamandır devam ediyor?

Ürün geliştirme süreci yaklaşık bir yıldır devam ediyor.

Bu süreç içinde bu ürünleri kullanan işletmelerin,

müşterilerimizin ve teknik servisimizin önerilerini de

değerlendirerek tasarım sürecine yön verdik.

SK 500 hangi sektörlerin ihtiyacına göre tasarlandı?

SK 500 Türkiye’de ve yurt dışında her türlü alüminyum

ve PVC malzemelerin kesildiği atölye ve işletmelerin

ihtiyaç duyduğu bir makinedir. Özellikle seri

kesme işlemi ve profiller üzerine çeşitli delik delme

işlemleri yapan işletmelerin ihtiyacına cevap verebileceğimizi

düşünüyoruz. Bu ürünler Avrupa standartlarına

uygun olmasıyla da iş güvenliğinin ön planda

olduğu işletme ve atölyelerde tercih edilecektir.

SK 500 hangi özellikleriyle farklılaşıyor?

Avantajlarını nasıl sıralayabilirsiniz?

SK 500, CE standartlarında uygun olarak tasarlandı

ve tüm tasarım sürecinde iş güvenliği her zaman ilk

önceliklerimizden biri oldu. Makine; teknoloji düzeyi

yüksek, ithal ürünlere göre uygun fiyata sahip, uzun

ömürlü ve güçlü bir makine özelliklerini taşıyor. 4

KW motor ve 500 mm çapında testereye sahip olan

SK 500, güçlü yapısı ve yüksek işlem kapasitesiyle

endüstriyel profillerin kesimi için en uygun çözüm

olacaktır. Malzeme taşıma ve sürme işlemi servo sistemli

olan SK 500, ayrıca hassas ölçüde kesim işlemi

de yapılabiliyor.

“The SK 500 was

designed to comply

with CE standards,

and occupational

safety has always

been one of our

top priorities in

the entire design

process.”

“SK 500, CE

standartlarında

uygun olarak

tasarlandı ve tüm

tasarım sürecinde iş

güvenliği her zaman

ilk önceliklerimizden

biri oldu.”

25


Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi

“SCM 400 and SCM 700

set the bar high in the competition”

“SCM 400 ve SCM 700, rekabette çıtayı yükseğe koydu”

Yılmaz Machine’s R&D

Engineer Mr. Cihan

Kara says “the SCM

400 and SCM 700

have manual and

serial cutting features

are very competitive

user-friendly, costeffective,

and

functional machines.

It is obvious that they

are very advantageous

compared to their

competitors in terms

of performance. We

have been receiving

very good feedback

about these features

from users” about the

SCM 400 and SCM

700, the Automatic

Cutting Machines that

have economical and

functional upsides.

Yılmaz Makine

Ar-Ge Mühendisi

Cihan Kara, otomatik

kesim konusunda hem

ekonomik hem de

işlevsel yönden çok

rekabetçi makineler

olan Otomatik

Sürücülü Kesim

Makinesi SCM 400 ve

SCM 700 için “Hem

manuel hem de seri

kesim özellikleriyle

kullanıcı dostu

makineler olan SCM

400 ve SCM 700’ün,

fiyat/performans

açısından rakiplerine

göre oldukça avantajlı

oldukları ortada.

Bu özellikleriyle

kullanıcılardan da

çok iyi geri dönüşler

almaya başladık.”

diyor.

26

CIHAN KARA

R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi

As one of the developer engineers of

the SCM 400 and SCM 700, could you

please introduce us to the product with

your own words?

In terms of being economical and

functional, the SCM 400 and SCM 700

are designed to be very competitive

automatic cutting machines. Conveyor

length is the only difference between

the SCM 400 and SCM 700: the SCM

400 has a 3.6-meter conveyor while the

SCM 700 has a 6.6-meter conveyor. At

the beginning of the design process, we

took the expectations of our customers,

the end-users of our machines into

consideration, as usual. Then, we started

working on a design that would cover

all feedback we received. As a result,

the machines we developed came forth

SCM 400 ve SCM 700’ün geliştirici

mühendislerinden birisi olarak ürünü

sizin sözlerinizle tanıyabilir miyiz?

SCM 400 ve SCM 700, otomatik kesim

konusunda hem ekonomik hem de işlevsel

yönden çok rekabetçi makineler olarak

tasarlandı. SCM 400 ve SCM 700 arasındaki

tek fark, sahip olunan konveyörün

boyudur: SCM 400’de konveyör 3,6 metre,

SCM 700’de ise 6,6 metredir. Tasarım

sürecinde ilk olarak, her zaman yaptığımız

gibi, müşterilerimizin yani makinelerimizin

son kullanıcılarının beklentilerini

araştırdık. Ardından da elde ettiğimiz

geri bildirimlerin tümünü kapsayacak bir

tasarım üzerinde çalışmaya başladık. Sonuçta

geliştirdiğimiz makineler, piyasadaki

rakiplerine göre hem maliyet avantajı

hem de işlevsel kapasite olarak öne çıktı.


with more cost advantage and functionality compared to

their competitors in the market.

How long was the product development process? What

were the most difficult stages in that process?

The development process took around eight months. The

most challenging issue for us was to come up with a design

that would cover all the feedback we had received.

In this respect, I can say that the process of developing

a single complete system that would meet different customer

requirements at once was very exciting.

You are talking about customer feedback; do they have

the utmost priority in R&D policies?

Definitely; the SCM 400 and SCM 700 are developed

according to this policy. Moreover, this is an indispensable

policy at Yılmaz Machine. Customer feedback is

the biggest pillar in Yılmaz Machine’s R&D processes.

Because the main purpose of a design is to fully meet

the customer requirements.

What are the most competitive aspects of your

machines?

The first thing I would like to mention is the technical

competence and cost advantage they offer. They play

crucial roles in preference and choice. Moreover, in

terms of automatic serial cutting operations, the SCM

400 and SCM 700 are really easy-to-use machines. In

addition, our machines have very robust constructions

for processing heavy profiles, and they feature precise

cutting. We can say that the SCM 400 and SCM 700

are user-friendly machines with both manual and serial

cutting features, and in terms of price/performance, they

are quite advantageous compared to their rivals. These

features receive positive feedback from end-users.

Will SCM 400 and SCM 700 be launched in overseas

markets? Is there a specifically targeted market?

We also received feedback from other countries, while

we were developing our machines. In this respect, we

surely put the SCM 400 and SCM 700 up for sale in

foreign markets. In fact, I know that they attract a

great deal of attention in other countries. Especially our

dealers in Europe, USA, and Australia seem to be very

interested in our machines.

Ürünün geliştirme süreci ne kadar sürdü? Bu süreçte en

çok zorlandığınız aşamalar hangileri oldu?

Geliştirme sürecimiz yaklaşık sekiz ay sürdü. Burada

bizi en çok zorlayan konu, müşterilerimizden aldığımız

geri bildirimlerin tümünü kapsayacak bir tasarım

ortaya koymak oldu. Bu açıdan, farklı beklentileri olan

müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verecek tek bir komple

sistem geliştirilmesi sürecinin çok heyecanlı olduğunu

söyleyebilirim.

Müşteri geri bildirimlerinden söz ediyorsunuz; bu

talepler Ar-Ge süreçlerinin en önemli konu başlığı

mıdır?

Elbette, SCM 400 ve SCM 700’ün tamamen bu yönde

oluşturulan makineler olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Diğer yandan bu durum, Yılmaz Makine’nin

vazgeçilmezlerinden biridir. Yılmaz Makine Ar-Ge

süreçlerindeki en büyük dayanak noktamız müşteri geri

bildirimleridir. Çünkü bir tasarımın asıl hedefi, müşterilerin

ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaktır.

Geliştirdiğiniz makinelerin en rekabetçi yönlerini nasıl

anlatabilirsiniz?

İlk söyleyeceğim, teknik kapasite yetkinliği ve maliyet

üstünlüğüdür. Bunlar, bir makinenin tercih edilebilirliğinde

çok önemli etkenlerdir. Diğer yandan SCM 400 ve

SCM 700, otomatik seri kesim yapmak için kullanımı

çok kolay bir makine oldu. Ayrıca makinelerimiz, hassas

kesim özelliğine sahip olmasıyla birlikte ağır profilleri

sürmek için de oldukça sağlam bir konstrüksiyona sahiptir.

Hem manuel hem de seri kesim özelliğiyle kullanıcı

dostu bir makine olan SCM 400 ve SCM 700’ün,

fiyat/performans açısından rakiplerine göre oldukça

avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellikleriyle, şimdiden

son kullanıcılardan olumlu geri dönüşler almaya

başladık.

SCM 400 ve SCM 700 yurt dışı pazarlarda da satışa

sunulacak mı? Özellikle hedeflenen bir pazar var mı?

Makinelerimizin geliştirme sürecinde yurt dışından

aldığımız geri bildirimler de olmuştu. Bu yönüyle SCM

400 ve SCM 700, elbette yurt dışında da satışa sunuldu.

Hatta şu anda yurt dışında çok ciddi talep gördüğünü

de biliyorum. Özellikle Avrupa, ABD ve Avustralya’daki

bayilerimiz makinelerimizi çok beğenmiş gözüküyorlar.

27


Notes from History Tarihten Notlar

HISTORY OF TURKISH

CASTING PLACE OF ORIGIN:

DEMİRKÖY FOUNDRY

TÜRK DÖKÜM TARİHİNİN

DOĞUM YERİ:

DEMİRKÖY

DÖKÜMHANESİ

Most of us do not know the significance

of Fatih Foundry in Demirköy, Kırklareli

in the history of casting in Turkey. Fatih

Foundry, utilizing hydraulic technology

for melting and forging of iron was one

of the most advanced industrial facilities

of the Ottoman period, for five centuries,

from the time of was founded until it was

closed. This well-organized facility where

the Ottomans produced industrial iron, still

exists today, albeit at the foundation/wall

level, and is being prepared to serve as

an open-air industrial museum for future

generations.

Türk döküm tarihinde, Kırklareli Demirköy’de

bulunan Fatih Dökümhanesi’nin önemini pek

çoğumuz bilmiyoruz. Osmanlı döneminin

en ileri sanayi tesislerinden biri olan Fatih

Dökümhanesi, demirin ergitilmesi ve dövülerek

levhalaştırılmasında hidrolik teknolojisinden

yararlanmasıyla, kurulduğu dönemden

kapatıldığı döneme kadar beş yüzyıl boyunca

çok önemli bir endüstriyel tesisti. Osmanlıların

iyi örgütlenmiş endüstriyel demir üretimini

gerçekleştirdikleri bu tesis, günümüzde temel/

duvar seviyesinde de olsa varlığını sürdürüyor

ve gelecek kuşaklara açık hava endüstri müzesi

olarak hizmet vermeye hazırlanıyor.

The sub-province of Demirköy in Kırklareli was an

important place in terms of mining throughout history,

and maintained its importance after it came under

Ottoman rule. We can see from the historical records

that a foundry was built in the region, which had been

an important place for its proximity to iron mines since

Roman times, under the direction of Molla Gürani, the

teacher of Fatih Sultan Mehmet. The foundry where

the cannons and cannonballs were cast by Urban, the

Hungarian; Muslihiddin, the Architect; and Saruca Pasha,

the famous casting masters specialized in cannon making

of the period played a major role in the preparation

for the conquest of Istanbul, and survived for centuries

as an industrial facility without losing its significance

for the Ottoman defence industry.

The facility where production continued despite being

destroyed by the Russians in 1878 was franchised to a

28

Tarih boyunca madencilik açısından büyük öneme sahip

olan Kırklareli iline bağlı Demirköy ilçesi, Osmanlı hâkimiyetine

girdikten sonra da bu önemini devam ettirdi.

Demir madenlerine sahip olması nedeniyle Roma döneminden

itibaren büyük öneme sahip olan bölgede, Fatih

Sultan Mehmet’in öğretmeni Molla Gürani’nin yönlendirmesiyle

bir dökümhane inşa edildiğini tarihi kayıtlardan

takip edebiliyoruz. Döneminin ünlü top ustası Macar

Urban, Mimar Muslihiddin ve Saruca Paşa’nın döktürdüğü

toplar ve güllelerle İstanbul’un fetih hazırlıklarında

büyük bir rol oynayan dökümhane, yüzyıllar boyunca

Osmanlı savunma sanayisinde önemi hiç azalmayan bir

sanayi tesisi olarak varlığını sürdürdü.

1878’de Ruslar tarafında tahrip edilmesine rağmen

üretime devam eden tesis, 1913’te bir İngiliz şirketine 99

yıllık imtiyaz hakkı ile devredilmiş, ancak Birinci Dünya

Savaşı nedeniyle bu imtiyaz hakkı 1916’da feshedilmiş-


British company in 1913 for 99 years, but

this was terminated in 1916, due to the

First World War. Although most of it survived

until the 1950s, this the important

industrial facility of the Ottoman Empire

destroyed mostly by man, was saved

from extinction with the implementation

of “Kırklareli Demirköy Ottoman Period

Iron Foundry Research-Excavation and

Restoration Project” between 2001 and

2015.

INDUSTRIAL PRODUCTION BASE OF

THE OTTOMANS

Fatih Foundry played an important role

in the conquest of Istanbul and equipping

the Ottoman land and sea troops

with firearms have survived partially to

the present day. The foundry played an

important role in the formation of the

first real “artillery” units and the development

of the mortar was referred to as

“Samakocuk Dökümhane-i Amiresi” or

“Kârhanesi” in Ottoman documents. Fatih

Foundry located four kilometers southeast

of Kırklareli’s sub-province conquered

by the Ottomans in 1367 reveals

the deep-rooted history and background

of the Turkish defence industry. Fatih

Foundry provided logistic support to the

conquest of Istanbul, under the instructions

of Molla Gürani, and as a foundry

played an important role in the processing

of iron for making cannons and other

weapons, and bronze cannons.

POWERED BY HYDRAULIC ENERGY

The units placed in two terraces can

still be seen, albeit with their remains

at Fatih Foundry established in an area

of approximately 10 thousand square

meters. The most important scientific

findings obtained in the archaeological

excavations carried out at the foundry

-had a rectangular layout of approximately

100x60 meters, huge size and

organization capacity with living and

service areas, production, and storage facilities,

and equipped with the most advanced

technology of the time- revealed

that hydraulic energy was used at the

facility. The high temperature required

for the production of iron in the foundry

was obtained from the high-calorie

oak coal available in the region, and the

bellows driven by water, the wheel was

used to obtain the high heat required in

the melting furnaces. The assumption

is that the rotating power of the impeller

driven by water was transferred to

the bellows by means of a horizontal

shaft, and finding that the water was

ti. 1950’li yıllara kadar büyük bir kısmı

ayakta olmasına rağmen bakımsızlıktan,

çoğunlukla da insan eliyle tahrip edilen

Osmanlı’nın bu önemli sanayi tesisi, 2001-

2015 yılları arasındaki “Kırklareli Demirköy

Osmanlı Dönemi Demir Dökümhanesi

Araştırma-Kazı ve Restorasyon Projesi” ile

yok olmaktan kurtarıldı.

OSMANLI’NIN ENDÜSTRİYEL ÜRETİM

ÜSSÜ

İstanbul’un fethi ve Osmanlı kara ve deniz

birliklerinin ateşli silahlarla donatılmasında

önemli bir görev üstlenen Fatih Dökümhanesi,

kısmen korunarak günümüze

dek ulaşmış durumda. Tarihin ilk gerçek

“topçu” birliklerinin oluşturulması ve havan

topunun geliştirilmesinde de önemli bir

yeri olan dökümhane, Osmanlı belgelerinde

“Samakocuk Dökümhane-i Amiresi” ya da

“Kârhanesi” olarak anılıyor. 1367 yılında

Osmanlılar tarafından fethedilen, bugün

Kırklareli’ne bağlı Demirköy ilçesinin dört

kilometre güneydoğusunda yer alan Fatih

Dökümhanesi, Türk savunma sanayisinin

köklü geçmişi ve birikimini de ortaya koyuyor.

İstanbul’un fetih hazırlıklarına lojistik

destek sağlayan Fatih Dökümhanesi, Molla

Gürani’nin yönlendirmesiyle, top ve diğer

silahların yapımı için demir üretimine

katkı sağlamış, tunç toplara dökümhane

hizmeti vermişti.

GÜCÜNÜ HİDROLİK ENERJİDEN

ALIYORDU

Yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanı

kaplayan Fatih Dökümhanesi’nde, iki teras

halinde yerleştirilmiş birimler, kalıntılarıyla

da olsa halen görülebiliyor. Yaklaşık

100x60 metre ölçülerinde dikdörtgen plana

sahip olan, yaşama ve hizmet alanları,

üretim ve depolama tesisleriyle toplam

muazzam bir büyüklük ve organizasyon

kapasitesine sahip, döneminin en ileri

teknolojisiyle donatılmış sanayi tesisi

olan dökümhanede sürdürülen arkeolojik

kazı çalışmalarında elde edilen en önemli

bilimsel bulgu ise tesiste hidrolik enerjinin

kullanılmış olmasıdır. Dökümhanede

demirin üretilmesi için gerekli yüksek ısı

bölgede bulunan ve kalorisi yüksek meşe

kömüründen sağlanırken, eritme fırınlarında

gerekli olan yüksek ısıyı elde etmek

için su çarkı ile tahrik edilen körüklerden

yararlanıldığı da belirlenmiş. Su gücüyle

çalışan çarkın çevirme gücünün yatay bir

milden yararlanılarak körüklere aktarıldığı

tahmin edilirken, dökümhanenin kuzeybatı

yönünde, açık bir kanal vasıtasıyla suyun

işletme alanına getirildiğinin anlaşılması

bu savı kuvvetlendiriyor.

Bölgedeki arkeolojik kazı çalışmalarında,

ASSOC. PROF. DR. DOÇ DR.

NURCAN YAZICI METIN

Instructor, Department

of History of Art,

Mimar Sinan Fine Arts

University

Mimar Sinan Güzel

Sanatlar Üniversitesi

Sanat Tarihi Bölümü

Öğretim Görevlisi

“Furnaces

of the small

foundry located

approximately 250

meters west of the

main foundry and

further explorations

in the area provided

important data

about the furnace

technology in

Demirköy.”

“Ana dökümhanenin

yaklaşık 250 metre

batısındaki alanda

yer alan küçük

dökümhanenin

fırınları ve

buradaki tespitler,

Demirköy’deki fırın

teknolojisi hakkında

önemli veriler

sunuyor.”

29


Notes from History Tarihten Notlar

“The cannon called

“Şahi”, made of the

iron produced at

Fatih Foundry, and

played an important

role in the conquest

of Istanbul, had a

circumference of 3

meters and weighed

more than 15 tons.

The weights of the

cannonballs fired by

the Şahi cannons

were heavier than

600 kilograms each.”

“Fatih

Dökümhanesi’nde

üretilen demirlerin

hayat verdiği ‘Şahi’

adı verilen ve

İstanbul’un fethinde

önemli bir yeri olan

topların çevresi 3

metre, ağırlığı ise

15 tondan fazlaydı.

Şahi toplarının attığı

güllelerin ağırlıkları

ise 600 kilogramdan

fazlaydı.”

30

carried to the operation area through an

open channel in the northwest direction

of the foundry supports this assumption.

During the archaeological excavations in

the region, one of the pillars on which the

iron wheel system was placed, and the iron

pieces belonging to the wheel system were

unearthed. The director of the excavations

carried out from 2010 to 2015 Assoc.

Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin, Instructor,

Department of History of Art, Mimar

Sinan Fine Arts University, said that the

exact information about the foundry could

be obtained, after the excavations in the

production area of the area in question

was completed and the location of wheel

housing, blast furnaces, smelting pits, and

bellows were revealed examined in details.

IT HAD THE HIGHEST TECHNOLOGY OF

THE ERA

The most important iron casting data was

obtained in Turkey during the archaeological

works carried out at Demirkoy Foundry

where many furnaces remains were found

in the surrounding of the foundry. As can

be seen from the Ottoman documents, the

foundry produced cannonballs and humbaras

for the Ottoman army; we learned

from the documents belonging to the 18th

and 19th centuries that semi-finished iron

products produced in the foundry were

sent from İğneada Port to Tophane-i Amire,

and Tersane-i Amire in İstanbul.

The archaeological excavations, and environmental

research studies and analyses

carried out in Demirköy, revealed that cast

iron in blast furnaces and soft iron/luppe

in Renn type furnaces were produced here.

Apparently, the foundry was active in the

early 1900s but abandoned after the First

World War, and seriously damaged in a

short time. Despite these mostly human-induced

destructions, the foundry one of the

important facilities of the Ottoman iron

industry and identified with the name of

Demirköy has survived to the present day,

albeit at the foundation/wall level, and in

order to restore its reputation in Ottoman

history, it is being prepared to bring the

foundry to culture and tourism as an openair

industry museum for future generations.

“The data of the facility should be presented

with projects such as conservation,

restoration, and landscaping, and opened

for domestic and world tourism. Even today,

Demirköy in Kırklareli is a place that

attracts many visitors. Fatih Foundry is a

facility that will revive cultural tourism”

says Assoc. Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin,

and emphasizes that the foundry must be

brought into world tourism.

demir çark sisteminin oturduğu ayaklardan

biri ile çark sistemine ait demir

parçaları da açığa çıkarılmış. 2010-2015

dönemindeki kazıların başkanlığını

sürdüren Mimar Sinan Güzel Sanatlar

Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim

Görevlisi Doç Dr. Nurcan Yazıcı Metin,

dökümhane ile ilgili kesin bilgilerin,

söz konusu alanın üretim bölgesindeki

kazı çalışmaları tamamlandıktan; çark

yuvası, yüksek fırınlar ile izabe çukuru

ve körüklerin yer aldığı alanlar ortaya

çıkarılarak ayrıntılı değerlendirmeler

yapıldıktan sonra söylenebileceğini ifade

ediyor.

DÖNEMİN EN YÜKSEK TEKNOLOJİSİNE

SAHİPTİ

Türkiye sınırları içinde demircilik alanında

günümüze ulaşmış en önemli arkeolojik

verileri içeren Demirköy Dökümhanesi

ve çevresinde bugüne kadar yapılmış

olan çalışmalarla dökümhane ve çevresinde

çok sayıda fırın kalıntısının olduğu

da tespit edilmiş durumda. Osmanlı

belgelerinden izlenebildiği üzere dökümhanede

Osmanlı ordusu için top güllesi

ve humbara üretiminin olduğu; özellikle

18 ve 19’uncu yüzyıllara ait belgelerde

dökümhanede üretilen yarı mamul demir

ürünlerin İğneada Limanı’ndan İstanbul’da,

Tophane-i Amire ile Tersane-i

Amire’ye gönderildiğini biliyoruz.

Demirköy’de bugüne kadar yürütülen

arkeolojik kazı çalışmaları, çevre araştırmaları

ve analiz sonuçlarından, burada

hem yüksek fırınlarda dökme demir hem

de Renn türü fırınlarda yumuşak demir/

luppe üretildiği izlenebiliyor.

1900’lü yılların başında halen aktif olan

ancak Birinci Dünya Savaşı’nın ardından

terk edilen dökümhanenin kısa zamanda

ciddi bir tahribata uğradığı da anlaşılıyor.

Çoğunlukla insan kaynaklı bu

tahribatlara rağmen, temel/duvar seviyesinde

de olsa günümüze ulaşmış Osmanlı

demir sanayisinin önemli tesislerinden

biri ve Demirköy’ün adıyla özdeşleşen

dökümhanenin Osmanlı tarihindeki

itibarını iade etmek adına açık hava

endüstri müzesi olarak kültür ve turizme

kazandırılması çalışmaları ise halen

sürüyor. Dökümhanenin dünya turizmine

kazandırılması gerektiğini vurgulayan

Doç Dr. Nurcan Yazıcı Metin, “Konservasyon,

restorasyon, çevre düzenlemesi gibi

projelerle tesisin verilerinin sunularak

ülke ve dünya turizmine açılması gerekli.

Bugün bu haliyle bile Kırklareli Demirköy

çok fazla ziyaretçi çeken bir yer. Fatih

Dökümhanesi kültür turizmini canlandıracak

bir tesis.” yorumunda bulunuyor.


Double Head Mitre Saw Machine (Full Automatic)

<;:ift Kafa Kesim Makinesi (Tam Otomatik)

Equipped with CNC control system for precise angular adjustment

Tilting range inwards 45 ° and outwards 22.5 °

Hydro-pneumatic saw feed

Cutting accuracy+/- 0.2 mm

2 x pneumatic profile supports

Windows based industrial PC and 15" LCD touch screen color monitor

Facility to transfer the cutting list at'mdb'format via USB and network

Remote connection via internet and providing technical support

Barcode printer & image print

Automatic slicing feature

Profile height measuring systems (DC 550 SKH models)

The angle setting of the cutting heads is ensured with servo control system

The position setting of the moving heads are ensured with servo control system

Tum a<;ilarda CNC kontrol ile hassas a<,:1 ayan

i<;e 45 ° , d1a 22,5 ° aral1gmda kesme

Hidro- pnomatik kontrolli.i testere hareketi

Kesme hassasiyeti +/- 0.2 mm

2 x pnomatik profil destegi

Windows tabanh endi.istriyel PC ve 15" dokunmatik renkli panel ekran

USB bellek ve network i.izerinden 'mdb'formatmda kesim listesi transferi

Uzaktan bag Ian ma ve teknik destek sag lama imkarn

Barkod yaz1c1 & resim bask1 alma ozelligi

Otomatik dilimleme ozelligi

Profil yi.iksekligi 61<,:me sistemi (DC 550 SKH modellerde)

Kesme kafalarmm a<,:1 ayarlan servo kontrol sistemdir.

Hareketli kesme kafalarmm pozisyon ayan servo kontrol sistemdir.

YILMAZ MAKiNE SAN. ve Tic. A.$.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4178


Sector Sektör

BUILDING BLOCK OF THE INDUSTRY:

METAL CASTING INDUSTRY

SANAYİNİN TEMEL TAŞI:

DÖKÜM SEKTÖRÜ

Metalworking and casting, one of the oldest

professions of man, still maintains its

significance today, and provides input to

almost every branch of industry. 90 percent of

manufactured industrial products have at least

one cast metal product, and the Turkish metal

casting industry continues to be one of the

building blocks of manufacturing industries.

Processing and shaping metals, one of the oldest professions

in human history, began in 9000 BC with the use

of the first metal and metal oxides. Copper beads, hooks,

and plates dating back to 7500 BC found in Çayönü

Tepesi and Çatalhöyük in Anatolia, and the production

of various cast metal objects ranging from arsenic copper

to bronze and brass were among the driving forces

of various states established throughout history in

Northern Mesopotamia, Eastern, and Central Anatolia.

The Hittite King Anitta, who sat on an iron throne for

the first time in history, and the Urartian’s known as the

metalworking masters were the important cornerstones

of the metal casting industry in Anatolia. During the

Seljuk and Ottoman Empires, metal casting furnaces

spread all over Anatolia, and became a commodity, and

metal casting gained more importance especially in the

defence industry after the mastery of cannon casting.

32

İnsanoğlunun en eski mesleklerinden olan

metal işleme ve döküm, günümüzde de önemini

koruyor ve sanayinin hemen her dalına

girdi sağlıyor. Üretilen sanayi mamullerinin

yüzde 90’ında en az bir adet döküm ürünü

bulunurken, Türk döküm sektörü de imalat

sektörlerinin temel taşlarından biri olmayı

sürdürüyor.

İnsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olan metalleri

işleme ve şekillendirme, MÖ 9000’li yıllarda ilk

metal ve metal oksitlerinin kullanılmasıyla başladı. Anadolu’daki

Çayönü Tepesi ve Çatalhöyük’te MÖ 7500’e

tarihlenen bakır boncuk, çengel ve levha örneklerine

rastlanırken, arsenikli bakırdan bronz ve pirince uzanan

değişik döküm objelerin imalatı, Kuzey Mezopotamya,

Doğu ve İç Anadolu’da tarih boyunca kurulmuş çeşitli

devletlerin itici güçlerinden biri olmuştu.

Tarihte ilk defa demir bir tahta oturan Hitit Kralı Anitta

ve madenci ustaları olarak ünlenen Urartular, döküm

sektörünün Anadolu’daki önemli köşe taşları olarak

gösterilebilir. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları

döneminde, Anadolu’da döküm ocakları tüm şehirlere

yayılarak ticari bir kapsama ulaşmış, top dökümünde

kazanılan ustalık sonrasında dökümün önemi özellikle

savunma sanayisinde arttı.


In the republic era, the Turkish metal casting industry

levelled up from small workshops and guilds to large-scale

industrial enterprises. Major production centres established

in many cities such as Ankara, Eskişehir, Konya, İzmir,

Denizli, Samsun, Çorum, Trabzon, Adana, Kahramanmaraş,

and Gaziantep, especially in the triangle of İstanbul, Bursa,

Kocaeli, and Sakarya indicate that development.

BUILDING BLOCKS OF MANUFACTURING

Metal casting is one of the most important branches of

the industry that has been used for centuries to process

and shape metals. At every stage of our daily life materials

manufactured by means of casting is used in many fields

including jewellery, heavy industrial looms, agricultural

machinery, and marine machinery; many industrial enterprises

operate their own foundries.

Metal casting with 7-8 thousand years past, mainly developed

during the “Industrial Revolution” in the 19th and

20th centuries. Developing machinery and automotive

industry achieved annual production of 100 million tons,

and casting of steel, ductile iron, aluminum, and magnesium

materials to replace classical grey cast iron played an

important role in this growth. In terms of variety, size, and

quality of metal casting products there is a situation that

cannot be expressed in numbers. Metal casting products

constitute the basic and very important inputs of manufacturing

industries and maintain their “indispensable” importance

for manufacturing industries in this sense. There is

at least one cast metal product in 90 percent of industrial

productions.

In this context, the Turkish metal casting industry is one

of the cornerstones of the Turkish manufacturing industries.

The Turkish metal casting industry with its technical

know-how and foundries capable of meeting all production

demands mainly including machinery and components

thereof, transportation vehicles, and those of defence

industries from designing stage to the prototype, testing,

and final product stages, and as a high value-added production

sector it plays an important role in the growth of

export. The industry more than 70 percent of its inputs are

sourced domestically, generates high-quality employment

and outputs; hence, continues to be the basis for many

industrial productions.

Experts exemplify the contribution of metal casting industry

in pump and valve production as the most striking

example of this fact.

FOR SUSTAINABLE GROWTH,

FOLLOWING UP WITH INNOVATION IS A MUST

Casting production can be divided into four main groups

according to their basic metallurgical properties: casting

iron (cast iron, ductile iron, and temper), steel, copper

alloys, and aluminum alloys. If evaluated depending on

the investment area, automotive foundries will produce

high volume mass production, while enterprises that will

produce in lower series in machinery and other fields are

producing with infrastructures in different technologies.

For instance, most steel foundries produce wear parts for

the cement and infrastructure industries. Some facilities, on

the other hand, deliver products such as radiators, alloy car

rims, and door handles produced with the casting technique

to the end-user after finishing them.

Cumhuriyet devriyle birlikte Türk döküm sanayisi de

küçük atölyeler ve loncalar düzeninden çıkarak büyük

ölçekli sanayi kuruluşları şeklinde gelişti. Bu gelişimi,

özellikle İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya üçgeni

ile Ankara, Eskişehir, Konya, İzmir, Denizli, Samsun,

Çorum, Trabzon, Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep

gibi birçok şehirdeki önemli üretim merkezleriyle

izlemek mümkün.

İMALATIN TEMEL TAŞI

Dökümcülük; metalleri işlemek ve şekillendirmek konusunda

yüzyıllardır kullanılagelen, en önemli endüstri

dallarından biri. Gündelik hayatımızın her aşamasında;

kuyumculuktan ağır sanayi tezgâhlarına, tarım

makinelerinden gemi makinelerine kadar çok değişik

alanlarda döküm yöntemiyle üretilen malzemeler kullanılıyor;

birçok sanayi işletmesi kendi bünyelerinde

dökümhaneler çalıştırıyor.

Dünyada 7-8 bin yıllık birikimi içeren dökümcülük,

asıl gelişimini 19 ve 20’nci yüzyıllarda “Sanayi Devrimi”

ile yaşadı. Gelişen makine ve otomotiv sanayiyle

yıllık 100 milyon ton seviyelerinde üretime ulaşılırken,

bu büyümede klasik pik döküm yerine geliştirilen

çelik, sfero, alüminyum ve magnezyum malzemelerin

dökümü de önemli bir rol oynadı.

Döküm sektörü ürünlerine, çeşit, boyut ve kalite açısından

bakıldığında sayılarla ifade edilemeyecek bir

durum ortaya çıkıyor. Döküm sektörü ürünleri imalat

sektörlerinin temel ve çok önemli girdilerini oluşturmaya

devam ederken, bu anlamda imalat sanayileri

için “olmazsa olmaz” önemini korumaya devam

ediyor. Öyle ki, üretilen sanayi mamullerinin yüzde

90’ında en az bir adet döküm ürünü bulunuyor.

Bu kapsamda, Türk döküm sektörü de Türk imalat

sanayilerinin temel taşlarından biri konumunda bulunuyor.

Dizayndan prototipe, testlere ve nihai ürüne

kadar geçen sürede teknik bilgi birikimi ve tesisleriyle

başta makine ve aksamları, ulaşım araçları ve savunma

sanayileri olmak üzere tüm üretim taleplerini

karşılayabilecek yetenekte olan Türk döküm sektörü,

aynı zamanda katma değeri yüksek bir üretim alanı

olmasıyla ihracatta da önemli bir konumda bulunuyor.

Girdilerinin yüzde 70’inden fazlası yurt içi kaynaklı

olan sektör, yüksek nitelikli istihdam yaratması

ve çıktılarıyla birçok sanayi üretimi için temel olmayı

sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun en çarpıcı örneği

olarak pompa ve vana üretiminde döküm sektörünün

katkısını örneklendiriyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN

YENİLİKLERE AYAK UYDURMAK ŞART

Döküm üretimi temel metalürjik özelliklerine göre

demir (pik, sfero, temper), çelik, bakır alaşımları ve

alüminyum alaşımları dökümü olmak üzere dört ana

grupta incelenebilir.

Yatırım sahasına bağlı olarak değerlendirilirse, otomotiv

dökümhaneleri yüksek miktarda seri üretim

yapmak üzere, makine ve diğer alanlarda daha düşük

serilerde üretim yapacak işletmeler ise daha farklı

teknolojilerde altyapılarla üretim gerçekleştiriyor.

Örneğin çelik dökümhanelerinin çoğunluğu çimento

ve altyapı sanayilerine yönelik aşınma parçaları

33


Sector Sektör

“Metal casting

products constitute

the basic and very

important inputs

of manufacturing

industries and

maintain their

“indispensable”

importance for

manufacturing

industries in this

sense. There is

at least one cast

metal product in 90

percent of industrial

productions.”

“Döküm sektörü

ürünleri imalat

sektörlerinin

temel ve çok

önemli girdilerini

oluşturmaya devam

ederken, imalat

sanayileri için

‘olmazsa olmaz’

önemini korumaya

devam ediyor. Öyle

ki, üretilen sanayi

mamullerinin yüzde

90’ında en az bir

adet döküm ürünü

bulunuyor.”

34

Moreover, industrial experts say considering

the developments in the market,

the exchange of competitiveness, tracking

and implementing innovations, and

financial powers, it is difficult for many

foundries operating in Turkey, and workshops

in the EU and the United States to

survive in the long term. The experts emphasize

that more than 1.5 million tons of

the domestic capacity of approximately

2 million tons is produced by large-scale

companies, and hence there will not be

a significant decrease in total production

capacity, and further underline that

large companies should continue to make

breakthroughs in terms of administrative,

technical, commercial, and most importantly

product structures that will help

them maintain their competitive edge.

THE PANDEMIC HAD

A HARD IMPACT ON THE INDUSTRY

The 53rd Global Casting Production

Statistics reported by the American

Foundry Society (AFS) and published in

the last days of 2019, signaled that the

total casting production in 2018 grew

by 2.6 percent, out of the low growth/

stagnation trend in the last two years.

However, the Covid-19 outbreak in the

early months of 2020 particularly caused

a recession in the casting industry that

considerably depends on the global logistics

chain in the foundry segment, and

increased the losses in Turkey by up to

48 percent.

Despite this, the 2018 figures of the

Turkish casting industry also showed

that the industry had maintained its relatively

strong outlook. The total casting

production in Turkey was above 2 million

tons in 2018, and according to the data

from AFS, the world casting production

was approximately 113 million tons.

During this period, the Turkish metal

casting industry achieved a production

increase of 4.65 percent compared to

2017, and maintained its 11th place in

the world, and third place in Europe.

In line with the general trend in the

world, the Turkish metal casting industry

that has recently strengthened the

production capacities of light metal

materials, especially in sectors such as

automotive, white goods, construction,

furniture, and machinery manufacturing,

it is stated that starting from 2021, the

industry can continue growing, especially

in the aluminum casting industry

with the help of domestic investments

and developments in the foreign trade

market.

üretiyor. Bazı tesisler ise döküm tekniği ile

ürettikleri radyatörler, alaşımlı otomobil

jantları, kapı kolları gibi ürünleri son işlemlerden

geçirdikten sonra nihai ürün olarak

son kullanıcıya ulaştırıyor.

Bununla birlikte, hitap edilen pazarlardaki

gelişmeler, rekabet güçlerin değişimi,

yeniliklerin takibi ve uygulanması ile mali

güçler göz önüne alındığında, Türkiye’de

faaliyet gösteren birçok döküm fabrikası

ve atölyesinin AB ve ABD’deki örnekleri

gibi uzun vadede ayakta kalmasının zor

olduğu da sektör uzmanlarınca dile getiriliyor.

Yaklaşık 2 milyon tonluk yurt içi kapasitenin

1,5 milyon tondan fazlası büyük

ölçekli firmalar tarafından üretildiği için

toplam üretim kapasitesinde önemli bir

düşüş olmayacağını vurgulayan uzmanlar,

büyük firmaların rekabet güçlerini koruyacak

idari, teknik, ticari ve en önemlisi ürün

yapısı yönünden atılımlar yapmaya devam

etmeleri gerektiğinin altını çiziyor.

KÜRESEL SALGIN

SEKTÖRÜ SERT VURDU

Amerikan Dökümcüler Birliği’nin (AFS)

53’üncü Dünya Döküm Üretimi İstatistikleri,

2019’un son günlerinde yayımladığı

son raporunda, 2018’deki toplam döküm

üretiminin yüzde 2,6 büyüyerek son iki

yıldaki düşük büyüme/durağanlaşma

eğiliminden çıktığının sinyallerini vermişti.

Ancak 2020’nin ilk aylarında patlak veren

Covid-19 salgını, özellikle hassas döküm

segmentinde küresel lojistik zincirlerine

büyük oranda bağlı olan döküm sektöründe

önemli ölçüde durgunluğa neden oldu

ve Türkiye’de yüzde 48’e varan kayıplar

yaşadı.

Buna rağmen, Türk döküm sektörünün

2018 yılı rakamları, nispeten sektörün

güçlü görünümünü sürdürdüğünü de ortaya

koyuyordu. Türkiye’deki toplam döküm

üretimi 2018’de 2 milyon tonun üzerinde

gerçekleşirken, AFS verilerine göre, dünya

döküm üretimi de yaklaşık 113 milyon

ton olarak gerçekleşti. Bu dönemde Türk

döküm sektörü 2017’ye göre yüzde 4,65’lik

üretim artışı sağlarken, dünyada 11’inci,

Avrupa’da da üçüncü sıradaki yerini korudu.

Dünyadaki genel eğilim doğrultusunda,

son yıllarda özellikle otomotiv, beyaz eşya,

inşaat, mobilya ve makine imalatı gibi

sektörlerin hafif metal malzemelere yönelik

üretim kapasitelerini güçlendiren Türk

döküm sektörünün, salgının etkilerinin

hafifleyeceği öngörülen 2021’den itibaren,

yerli yatırımlar ve dış ticaret pazarındaki

gelişmelerin de ışığında, özellikle alüminyum

döküm sanayisinde büyümesini

sürdürebileceği belirtiliyor.


Interview Söyleşi

HEY YOU!

JOIN THE ZERO WASTE

ACTIVITY NOW!

HAYDİ SEN DE

SIFIR ATIK

HAREKETİNE KATIL!

DINÇER İŞCI

Administrative Affairs Chief

İdari İşler Yöneticisi

Yılmaz Machine established the first “Green

Building Technology Facility” of the sector in

2016, took the road to “Zero Waste” certification

in the first quarter of 2020, and became a “Zero

Waste Company” on December 22, 2020. Yılmaz

Machine’s Administrative Affairs Chief Dinçer İşci

talked to us about the significance of the Zero

Waste Certificate and the details of the process.

What is Zero Waste?

“Zero Waste”; is a goal that can be defined as a waste management

strategy that includes prevention or minimization

of waste production by reviewing the causes of waste

production, and in case of waste production, collecting and

sorting the waste at the source.

When and how did the works to achieve Zero Waste

certification begin at Yılmaz Machine?

At Yılmaz Machine, we decided to use rainwater in garden

irrigation, and hence, started collecting the rainwater accumulated

on the roof of our facility where we commenced

manufacturing in Dilovası, in 2016. We carried out our

recycling processes by following green building principles,

and we voluntarily filed an application to achieve zero

waste certification officially last year on September 15th in

accordance with the regulation published by the Ministry of

Environment and Urbanization. I said “voluntarily”, because

2016’da sektörün ilk “Yeşil Bina Teknolojili

Tesisini” kuran Yılmaz Makine, 2020’nin ilk

çeyreğinde başladığı “Sıfır Atık” belgelendirme

kriterlerinin tamamını sağlayarak, 22 Aralık

2020 tarihi itibarıyla sektörünün ilk “Sıfır Atık

Belgesine” sahip firması oldu. Sıfır Atık Belgesinin

önemini ve sürecin ayrıntılarını, Yılmaz Makine

İdari İşler Yöneticisi Dinçer İşci ile konuştuk.

Sıfır Atık Nedir?

Sıfır Atık; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli

kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek

atık oluşumunun engellenmesi ya da en aza indirilmesini,

atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması

ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim

felsefesi olarak tanımlanan bir hedeftir.

Yılmaz Makine’de Sıfır Atık çalışmaları ne zaman ve nasıl

başladı?

Yılmaz Makine olarak 2016 yılında faaliyet geçen Dilovası

üretim tesisimizin çatısında toplanan yağmur sularını depolayarak

bahçe sulamada kullanmayı amaçlamıştık. Yeşil

bina teknolojisi bilinciyle temellerini attığımız geri dönüşüm

çalışmalarımızda, geçtiğimiz 15 Eylül tarihinde, Çevre

ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik ile resmi

olarak gönüllü sıfır atık belgesini almak üzere resmi başvuruda

bulunduk. “Gönüllü olarak” diyoruz, çünkü Organize

35


Interview Söyleşi

ADVANTAGES OF

THE ZERO WASTE

APPROACH

• Increases efficiency,

• Increases performance due

to clean environment,

• Reduces costs as waste is

prevented,

• Provides reduction of

environmental risks,

• Raises environmental

protection awareness of a

corporation, and makes its

employees feel like “sensitive

consumers”,

• Makes a corporation known

as “Environmentalist” in

national and international

markets, thereby make it

more reputable.

“Sustainable

growth cannot be

maintained without

a proper waste

management. Zero

waste principles

constitute the most

important point of

the circular economy.

At Yılmaz Machine,

our employees attend

training courses on

this subject”.

“Atık yönetimi

yapılmadan

sürdürülebilir

bir büyüme

düşünülemez.

Döngüsel

ekonominin en

önemli noktasını da

sıfır atık prensipleri

oluşturur. Yılmaz

Makine olarak biz

de çalışanlarımıza

bu yönde eğitimler

veriyoruz.”

36

it is not obligatory for the facilities located

in the Organized Industrial Zone to achieve

this certification individually; not the facilities

but the Organized Industrial Zone is

required to achieve the certification, and

that will cover the facilities within the zone.

Following the application filed, we completed

all the necessary processes, including

Zero Waste Management System,

with great care, and we were entitled to

get Zero Waste Certificate on December

22, 2020. Our personnel completed a Zero

Waste training program and we assigned

recycling personnel as a part of this process,

and we completed the training process.

Furthermore, we built a Temporary

Storage Area to store the collected wastes

temporarily. Then, a licensed company

started disposing of our wastes collected

by the staff in charge and accumulated

in the temporary waste storage to as part

of our recycling collection system at the

facility. Furthermore, we placed waste

sorting boxes at certain locations around

our office and manufacturing site and

made them noticeable by the employees of

Yılmaz Machine. We collected Zero Waste

Management data and stored them in the

Zero Waste Information System.

At Yılmaz Machine, what type of Zero

Waste training programs do you have for

your employees?

Yılmaz Machine is not included in the

Environmental Permit and License

Regulation, Annex-1, and Annex-2 lists,

and therefore, we are not required to hire

an Environmental Consultancy service or

an Environmental Engineer. Moreover, we

outsource Environmental Consultancy services

and closely follow the entire process

per the instructions of the environmental

engineer we hired. From 2018 onward,

our personnel attends training courses

the company that provides Environmental

Consultancy service gives every 6 months.

Our personnel practiced social distancing

at the “Environmental Awareness” and “Zero

Waste” training courses continued even

during the pandemic to achieve Zero Waste

Certification. At the training courses, we explain

the trainees the great responsibilities

and duties of humans, and we tell them we

need to sort the wastes at the source, and

that the items we use and then throw away

are not trash, and how to sort and where to

put the waste we want to get rid of.

What would you say about the Zero Waste

approach that has been flourishing at

Yılmaz Machine?

The number of environmental problems

Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan tesislerin

münferit olarak bu belgeyi alması zorunlu

değil; OSB’nin bu belgeyi alması firmalar için

yeterli kabul ediliyor.

Resmi başvurumuzun ardından, Sıfır Atık

Yönetim Sistemi’ne dâhil olmak üzere gerekli

tüm süreçleri büyük bir titizlikle tamamladık

ve 22 Aralık 2020 tarihinde Sıfır Atık Belgesini

almaya hak kazandık. Bu süreçte tüm

personelimize Sıfır Atık eğitimleri verilirken

geri dönüşüm personelleri de görevlendirildi

ve ilgili eğitim süreçleri tamamlandı. Diğer

yandan, toplanan atıkların geçici olarak depolanacağı

Geçici Depolama Alanı’nın yapımını

tamamladık. Tesisimizde geri dönüşüm

toplama sistemi kapsamında atıklar görevli

personeller tarafından toplanmaya ve atık

geçici depolama alanında biriktirilmeye

başlanmasının ardından lisanslı bir firmaya

atıklarımızı teslim etmeye başladık.

Süreçte, tüm Yılmaz Makine çalışanlarının

da farkında olacağı üzere, ofis ve üretim

alanlarımıza belirli noktalarda kaynağında

ayrıştırma kutuları temin ettik. Sıfır Atık

Yönetimi’ne ilişkin verileri ise Sıfır Atık Bilgi

Sistemi’nde kayıt altına almaya başladık.

Yılmaz Makine çalışanlarına Sıfır Atık

konusunda hangi eğitimler veriliyor?

Yılmaz Makine, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği

Ek-1 ve Ek-2 listeleri kapsamında yer

almadığı için Çevre Danışmanlığı hizmeti

ya da Çevre Mühendisi çalıştırma zorunluluğu

bulunmuyor. Bununla birlikte, firma

olarak Çevre Danışmanlığı hizmeti alıyor

ve istihdam edilen çevre mühendisimizle

ilgili tüm süreci yakından takip ediyoruz.

2018’den beri Çevre Danışmanlığı hizmeti

aldığımız ilgili firma ile her 6 ayda bir tüm

personelimize eğitimler veriyoruz. Sıfır Atık

Belgesi için de salgın dönemi içerisinde bile

tüm personelimize sosyal mesafe kurallarına

uyarak “Çevre Bilinci” ve “Sıfır Atık ve Atık

Yönetimi” ile ilgili tüm eğitimleri sağladık.

Eğitimlerimizde, insani olarak hepimize son

derece büyük görevler düştüğü, atıklarımızı

kaynağında ayrıştırmamız gerektiği, kullandıktan

sonra attığımız hiçbir şeyin çöp olmadığının

bilinmesi ve ayrıştırırken elimizdeki

atığı hangi kutuya atmamız gerektiği gibi

bilgileri aktarmaya çalıştık.

Yılmaz Makine’de yeşermeye başlayan Sıfır

Atık yaklaşımı için neler söyleyebilirsiniz?

İnsanların yüzyıllardır doğayı sınırsız bir

kaynak olarak görmesiyle çevre sorunları

giderek artmaya başladı. Artan nüfus, ham

maddeye ulaşım zorluğu, doğanın kirlenmesi,

gelişen teknoloji ve tükenmekte olan doğal

kaynaklarla birlikte yeni çözüm arayışlarına

da gidiliyor. Üretilen çözümler ise doğal

kaynakların tükenmeden gelecek nesillere


increases gradually because humans have

been using nature as an unlimited resource

for centuries. Population increases, depletion

of natural resources, and technological

advancements altogether create the necessity

of seeking new solutions. The solutions

found are mainly focused on the concept of

maintaining natural resources -or briefly,

creating a sustainable world- so that future

generations can have them. New systems as

well as the circular economy concept that

eliminates the conventional “produce-consume-dispose”

method are developed and

important steps are taken for creating a

sustainable world. The basic principle of this

economic model is to achieve zero waste. The

concept of waste has no place in the circular

economy. The waste produced because of

consumption can be a raw material for another

product. Sustainable growth cannot be

imagined without proper waste management,

and hence, zero waste principles are crucial

for the circular economy. Zero Waste management

taken seriously and supported with

relevant directives in Turkey is put into practice

by means of several methods. However,

a sustainable system cannot be maintained

without an infrastructure established with

a 360-degree focus on every aspect in this

transition process. For this reason, it is necessary

to understand the concept of Zero

Waste in the most correct way from the first

step of “no consumption/change consumption

habits”. We have various training courses on

this subject for our personnel. At the courses,

we intended to raise awareness by explaining

to them that social awareness can help protect

our future and economy, and if we teach

this to our children, the next generations will

inherit greener and more beautiful Turkey.

At Yılmaz Machine, we, the employees will

follow these principles and keep advancing

to our goal, as we aim to recover our wastes

as input material for the production of other

goods and minimize economic losses and

environmental pollution.

In terms of waste recycling, what is Yılmaz

Machine’s goal?

Zero waste certification is a certification system

comprised of four levels: Basic, Silver, Gold,

and Platinum. At the beginning, all facilities

can apply for Basic. The certificate is valid for

five years and meeting all the criteria and leveling

up from “Basic” to “Platinum”, the highest

level of “Zero Waste Certification” is our main

goal. Moreover, Yılmaz Machine promised to

meet the “Zero Carbon Emission” criteria. The

good news is that we have already taken the

first steps and started a major project to replace

our diesel and gas-powered vehicle fleet

with hybrid vehicles to keep our promise.

aktarılacak şekilde devamlılığının sağlanması,

özetle sürdürülebilir bir dünya

yaratma anlayışı etrafında şekilleniyor.

Konvansiyonel “üret-tüket-bertaraf et”

yöntemini eleyen döngüsel ekonomi

kavramıyla birlikte yeni sistemler de

geliştiriliyor ve sürdürülebilir bir dünya

için önemli adımlar atılıyor. Bu ekonomi

modelinin temel prensibi sıfır atığa

yaklaşmaktır. Döngüsel ekonomide atık

kavramına yer yoktur. Tüketim sonucu

oluşan atık, bir başka ürünün ham maddesi

olarak kullanılabilir. Atık yönetimi

yapılmadan sürdürülebilir bir büyüme

düşünülemeyeceği için döngüsel ekonominin

en önemli noktasını sıfır atık

prensipleri oluşturur. Türkiye’de de oldukça

gündemde olan ve yönetmeliklerle

desteklenen Sıfır Atık süreci, birçok yeni

uygulamayla hayata geçiriliyor. Fakat

bu geçiş sürecinin altyapısı 360 derece

ele alınarak kurgulanmadan, sürdürülebilir

bir düzen oluşması beklenemez. Bu

sebeple Sıfır Atık kavramını en doğru

şekliyle “Önce tüketmemek/tüketim alışkanlıklarını

değiştirmek” basamağından

ele almak gerekli. Firma çalışanlarımıza

da bu yönde çeşitli eğitimler veriyoruz.

Eğitimlerimizde sürekli olarak, toplum

olarak göstereceğimiz bilinçli davranışlarımızın

sonucunda geleceğimizi ve

ekonomimizi koruyabileceğimiz, bu bilinci

çocuklarımıza da aktararak gelecek

nesillere daha yeşil ve güzel bir Türkiye

bırakabileceğimiz bilincini vermeye

çalışıyoruz. Yılmaz Makine çalışanları

olarak, bu felsefe doğrultusunda hedefimize

emin adımlarla ilerleyerek tüm

atıklarımızı tekrar üretime kazandırmış,

ekonomik kayıp ve çevre kirlenmesini en

aza indirmiş olmanın bilinciyle çalışmalarımıza

devam edeceğiz.

Atıkların geri dönüştürülmesinde Yılmaz

Makine’nin hedefleri nelerdir?

Sıfır Atık Belgesi, “Temel”, “Gümüş”,

“Altın” ve “Platin” seviyeleri olmak üzere

dört aşamalı bir belgelendirme sistemidir.

İlk etapta tüm işletmeler temel seviye

belgesine başvurabilir. Beş yıl geçerliliği

bulunan bu belgeyi, istenilen diğer

şartları da sağlayarak en üst seviye

olan “Platin” seviyesine yükseltmek ana

hedefimiz olacak. Ayrıca Yılmaz Makine

olarak “Sıfır Karbon Emisyonu” sözü de

veriyoruz. Bu sözümüzü yerine getirmek

üzere ilk adımları da atmaya başladığımızın,

dizel ve benzinli araç filomuzu

hibrit teknolojisine sahip araçlarla değiştirmek

üzere önemli bir projeyi hayata

geçirdiğimizin müjdesini de buradan

vermek istiyorum.

SIFIR ATIK

YAKLAŞIMININ

AVANTAJLARI

• Verimliliği arttırır,

• Temiz ortam kaynaklı

olarak performansı arttırır,

• İsrafın önüne geçildiğinden

maliyetleri azaltır,

• Çevresel risklerin azalmasını

sağlar,

• Çevre koruma bilincinin

kurum bünyesinde

gelişmesine ve çalışanların

“duyarlı tüketici” duygusuna

sahip olmasını sağlar,

• Ulusal ve uluslararası

pazarlarda kurumun

“Çevreci” sıfatına sahip

olmasını sağlar, bu sayede

saygınlığı arttırır.

“Leveling up from

‘Basic’ to ‘Platinum’, the

highest level of ‘Zero

Waste Certification’

is our main goal.

Moreover, Yılmaz

Machine promised to

meet the ‘Zero Carbon

Emission’ criteria. The

good news is that we

have already taken the

first steps and started

a major project to

replace our diesel and

gas-powered vehicle

fleet with hybrid

vehicles to keep our

promise”.

“Sıfır Atık

Belgesi’ndeki temel

seviyemizi, en üst

seviye olan ‘Platin’

seviyesine yükseltmek

ana hedefimiz olacak.

Ayrıca Yılmaz

Makine olarak “Sıfır

Karbon Emisyonu”

sözü de veriyoruz.

Bu sözümüzü yerine

getirmek üzere ilk

adımları da atmaya

başladığımızın,

dizel ve benzinli

araç filomuzu

hibrit teknolojisine

sahip araçlarla

değiştirmek üzere

önemli bir projeyi

hayata geçirdiğimizin

müjdesini de buradan

vermek istiyorum.”

37


Travel Guide Gezi Rehberi

MADRID:

EUROPE’S CAPITAL

OF FLAMENCO

AVRUPA’NIN FLAMENKO BAŞKENTİ:

MADRİD

Madrid is globally known for its influences in

politics, education, entertainment, environment,

sports, media, fashion, science, culture, and

art is the second most crowded city in the

European Union (EU), and attracts millions

of tourists from all around the world. The city

with modern infrastructure preserved the look

and feel of many historical towns and streets

will host Europe’s one of the major industrial

trade shows: VETECO the International Trade

Show for Windows, Doors, and Technologies in

November 2022.

After Britain’s exit from the European Union, the title of

Europe’s most populous city passed to Berlin. Berlin is

followed by Madrid, the capital city of Spain. The city is

the home of the residence of the Spanish Royal Family,

has a population of over 6.5 million including its metropolitan

areas, and continues to be the political, economic,

and cultural capital of the country.

According to many sources, the history of the city begins

with the fortress built by, Mohammed I, the Emir of

Córdoba near the River Manzanares in the second half

of the 9th century. The fortress played an important role

in the defense system of the Spanish Andalusian State

for a long time, and the city began to develop in the

fortress and its surroundings, captured by Alfonso VI of

Castile in 1085. The city with a population 40,000 in the

38

Avrupa Birliği’nin ikinci en kalabalık kenti

olan Madrid; siyaset, eğitim, eğlence, çevre,

spor, medya, moda, bilim, kültür ve sanat

alanlarındaki etkileri dünyanın her yerinden

duyulan bir şehir olarak her yıl milyonlarca

turisti kendisine çekiyor. Modern alt yapısıyla

birlikte birçok tarihi mahalle ve sokağın

görünümünü ve hissini koruyan kent, 2022

yılı Kasım ayında, Avrupa’nın önemli sektörel

fuarlarından biri olarak gösterilen VETECO

Uluslararası Kapı Pencere ve Teknolojileri

Fuarı’na da ev sahipliği yapacak.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla birlikte,

Avrupa’nın en kalabalık kenti unvanı da Berlin’e geçmişti.

Berlin’i takip eden şehir ise İspanya’nın başkenti

Madrid olarak dikkat çekiyor. Metropolleriyle birlikte 6,5

milyonun üzerinde bir nüfusa ev sahipliği yapan kent,

İspanya Kraliyet Ailesi’nin ikametgâhı olmasının yanı

sıra ülkenin siyasi, ekonomik ve kültür başkenti olmaya

da devam ediyor.

Kentin tarihi, birçok kaynağa göre, Córdoba Emiri I.

Muhammed’in 9’uncu yüzyılın ikinci yarısında Manzanares

Nehri kıyısına inşa ettirdiği kale ile başlıyor. Bu

kale, İspanya Endülüs Devleti’nin uzun süre boyunca

kurduğu savunma ağında önemli bir rol üstlenirken, kale

ve çevresinde gelişmeye başlayan kent, 1085’de Kastilyalı

VI. Alfonso tarafından ele geçirilmiş. 1500’lü yılların


mid-1500s was occupied by Portugal in

1706, and liberated by France a century

later. Although Madrid began to develop

a new identity with a liberal and bourgeois

character, especially in the 19th

century, open to the cultural, economic,

and social influences of Europe, at the

beginning of the 20th century it rather

looked like a small town than a modern

city. The city that had a population

reached to 1 million after the population

explosion at the beginning of the 20th

century is now one of the cities that

have the most modern infrastructure in

Europe, despite the great destruction of

the Spanish Civil War began in 1930.

Madrid is a city rich in places to visit.

Being the capital city, having a rich

culture and historical sites from past,

and the natural beauty combined with

modern architecture are some of the

reasons why Madrid is visited by tourists

every year. When you come to the city,

you should be prepared to spend long

hours at museums; in the city, there are

many museums and each museum has

valuable collections. Moreover, when you

go for a stroll in the city the sculptures,

monuments, and natural beauties that

you will come across might make you

visit Madrid again.

MADRID’S ICONIC SQUARES

Plaza Mayor is perhaps the most wellknown

square in Madrid. Originally

built outside the city walls, this covered

square where bullfights, markets, symphonies,

tournaments, and executions

took place has a rich history. Today, it is

surrounded by tourist shops, cafes, and

restaurants, but it stands in all its glory.

This square, the name of which means

“Büyük Meydan” (Big Square) in Turkish,

is surrounded by three-storey buildings

erected in 1619, the time of Felipe III.

There is also a bronze statue of Felipe III

in the center of the square. In the square,

located a few streets away from Puerta

del Sol, you can try flamenco clothes

and take photos, watch street artists, and

taste tapas.

The Puerta del Sol, meaning “Gate of the

Sun” is another famous public square in

the city. The square is at the intersection

of the city’s main roads, and it is easy to

travel from here to any part of the city.

The clock tower in the square, built-in

1866, hosts New Year celebrations every

year, and on the east side of the square

there lies another symbol of the city, the

Bear and Arbutus Tree Statue (El Oso

y El Madroño). The statue: the female

ortalarında nüfusu 40 bine dayanan kent,

1706’da Portekiz işgaline uğramış ancak

bir yüzyıl sonra Fransızlarca işgalden kurtarılmış.

Madrid, özellikle 19’uncu yüzyıldan

itibaren Avrupa’nın kültürel, ekonomik

ve sosyal etkilerine açık, liberal ve burjuva

bir karaktere sahip yeni bir kimlik geliştirmeye

başlasa da 20’nci yüzyılın başlarında

halen modern bir şehre göre küçük bir

kasaba gibi gözüküyordu. 20’nci yüzyılın

hemen başında yaşanan nüfus patlamasıyla

nüfusu 1 milyon ulaşan kent, 1930’da

başlayan İspanya İç Savaşı’nda büyük bir

yıkımla karşılaşmasına rağmen bugün

Avrupa’nın en modern altyapısına sahip

kentlerinden biridir.

Madrid, gezilecek yerler bakımından oldukça

zengin bir şehirdir. Başkent olması, zengin

bir kültüre sahip olması ve geçmişinden

kalan tarihi güzelliklerinin yanı sıra modern

mimariyle birleşen doğal güzellikleri, Madrid’in

her yıl turistlerce ziyaret edilmesinin

başlıca sebepleridir. Şehre geldiğinizde,

müzelerde uzun saatler harcamaya hazır

olmalısınız; şehirdeki müzeler sayıca fazla

olmasının yanı sıra bu müzelerin her birinde

birbirinden değerli koleksiyonlar da bulunuyor.

Ayrıca şehir merkezinde gezinirken

rastlayacağınız heykeller, anıtlar ve doğal

güzellikler belki de Madrid’i tekrar ziyaret

etme sebebiniz olacaktır.

MADRİD’İN SİMGE MEYDANLARI

Plaza Mayor, Madrid’deki belki de en tanınmış

meydandır. Başlangıçta şehir surlarının

dışında inşa edilen bu kapalı meydan, boğa

güreşleri, pazarlar, senfoniler, turnuvalar

ve infazlara ev sahipliği yaparak üzerinde

derin bir tarih taşımış. Bugün ise turistik

dükkanlar, kafeler ve restoranlar ile

çevrelenmiş ancak tüm ihtişamıyla ayakta

duruyor. Türkçe ismi “Büyük Meydan” olan

39


Travel Guide Gezi Rehberi

bear depicts Madrid’s fertile land, while

the tree represents the aristocracy. The

statue weighs nearly 20 tons have been

on the square since the 13th century,

and it is believed that those who touch

the fruits will definitely come back to

Madrid.

THE ROYAL PALACE IS OPEN TO

VISITORS

The Royal Palace, the official residence

of the King of Spain, is also home to one

of Europe’s widest forests. The Royal

Palace is known one of the most iconic

and beautiful buildings in Madrid for its

natural beauty as well as its architecture,

and works of art in its rooms. A simple

one-way tour (including self-guided and

guided versions) at the palace will take

you upstairs from the majestic stairway

to the rooms where exquisite carpets,

frescoes, porcelain, silverware, and

medals are exhibited. Inside the Royal

Palace you can access the Farmacia

(Pharmacy), where medicines were

prepared hundreds of years ago, and the

Real Armorial (Royal Armory), a two-storey

medieval outpost.

bu alan, 1619’da, III. Felipe döneminde yapılmış

ve etrafı üç katlı binalarla çevrilmiş.

Ayrıca, meydanın ortasında III. Felipe’nin

bronz bir heykeli de yer alıyor. Puerta del

Sol Meydanı’nın birkaç sokak ötesinde yer

alan bu meydanda, Flamenko kıyafetlerini

deneyerek fotoğraf çekebilir, sokak sanatçılarını

izleyebilir ve tapas lezzetlerini

tadabilirsiniz.

Şehrin bir diğer ünlü meydanı olan Puerta

del Sol ise “Güneş Kapısı” anlamına geliyor.

Meydan kentin ana yollarının kesişme noktasında

olduğu için şehrin her noktasına

da kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor.

Meydanda bulunan ve 1866’da inşa edilen

saat kulesi her yıl yeni yıl kutlamalarına ev

sahipliği yaparken, meydanın doğusunda

yer alan Ayı ve Kocayemiş Ağacı Heykeli

(El Oso y El Madroño) şehrin bir diğer simgesidir.

Heykelde; dişi ayı tasviri, Madrid’in

bereketli topraklarını, ağaç ise aristokrasiyi

temsil eder. Yaklaşık 20 ton ağırlığında

olan bu heykel, 13’üncü yüzyıldan beri

meydanda yer alıyor ve heykeldeki meyvelere

dokunanların Madrid’e mutlaka geri

döneceğine inanılıyor.

KRALİYET SARAYI DA

ZİYARETE AÇIK

İspanya Kralı’nın resmi ikametgâhı olan

Kraliyet Sarayı, Avrupa’nın en geniş ormanlarından

birine de ev sahipliği yapıyor.

Kraliyet Sarayı, bu doğal güzelliğinin

yanı sıra mimarisi ve odalarında bulunan

sanatsal hazineleriyle de Madrid’in en

sembolik ve güzel binalarından biri olarak

gösteriliyor. Sarayın basit ve tek yönlü turu

(hem kendinden güdümlü hem de rehberli),

sizi görkemli merdivenlerden yukarıya,

zarif halılar, freskler, porselenler, gümüş

eşyalar, madalyaların sergilendiği odalara

götürecek. Kraliyet Sarayı içerisinde, yüzlerce

yıl önce ilaçların hazırlandığı Farmacia

(Eczane) ve iki katlı bir Orta Çağ

karakolu olan Real Armorial’a (Kraliyet

Cephaneliği) erişebilirsiniz.

40

HALK PAZARI: SAN MIGUEL

San Miguel Pazarı, şehir merkezinin en

önemli noktalarından biri olarak gösterilirken,

aynı zamanda dünyanın sayılı “gastronomi

merkezlerinden biri” olarak da anılıyor.

33 standın yer aldığı ve aslı 1916’da

inşa edilen pazarda birçok lezzetli yemeği

hoş kokular, güzel manzaralar ve seslerle

bir arada tadabilirsiniz. İspanyol mutfağına

dair her tür gıda ürününü bulabileceğiniz

pazarda sadece nakit ödeme kabul ediliyor.

Madrid’in denize kıyısı olmamasına rağmen

San Miguel Pazarı’nın deniz ürünleri

ve özellikle istiridyeleri ise turistlerce yoğun

rağbet görüyor.


PUBLIC MARKET: SAN MIGUEL

One of the major places in the city

center, the San Miguel Market is the

world’s one of the gastronomic centres.

You can find various delicious foodstuffs

offered at 33 stands accompanied by fine

fumes, nice views and sounds at the market

established in 1916. At the market

where you can find the most complete

Spanish cuisine, only cash is accepted

from customers. Although Madrid does

not have a coastline, seafood and especially

oysters are highly demanded by

tourists at the San Miguel Market.

PICASSO’S WORKS ARE

EXHIBITED IN THIS MUSEUM

The Reina Sofia Museum, also known as

the “Museo Nacional Centro de Arte Reina

Sofía”, is one of Madrid’s most visited

destinations. The museum contains many

of Pablo Picasso’s most revered works,

including the famous “Guernica”. The

Reina Sofia Museum houses paintings by

Joan Miró, Salvador Dali, Juan Gris and

other Spanish artists, as well as Vasily

Kandinsky, Paul Klee, Francis Bacon, and

many other international artists.

THE ANCIENT EGYPTIAN TEMPLE IN

SPAIN

The Temple of Debod, locally called

“Templo de Debod” is an ancient

Egyptian temple in of the most remarkable

parks of Madrid. As a sign of gratitude

for the construction of the Aswan

Dam in southern Egypt and the help provided

in saving the Abu Simbel temples,

the Egyptian state donated the Temple

of Debod to Spain. The Temple of Debod

dates back to early 2nd century BC houses

a small single-room chapel dedicated

to the god Amun and the goddess Isis.

GLOBAL TEMPLE OF FOOTBALL

And finally, we should mention about

Santiago Bernabéu Stadium, one of

Madrid’s most iconic buildings. The

Santiago Bernabéu Stadium, home of the

Real Madrid football club, was named

after the legendary president of the club

who presided Real Madrid from 1943-

1978. The stadium opened in 1947 has

81 thousand 44 seats, 245 VIP lounges,

and four restaurants, and can be visited

almost every day of the year (including

match days). You can even enter the

field and have a seat in the bench area.

Santiago Bernabéu Stadium tour includes

a visit to the trophy room and the

presidential balcony where you can view

the field and the tribunes.

PICASSO’NUN ESERLERİ

BU MÜZEDE SERGİLENİYOR

Reina Sofia Müzesi ya da diğer adıyla

Reina Sofia Ulusal Müze ve Sanat Merkezi,

Madrid’in en sık ziyaret edilen noktalarından

biri. Müze, ünlü “Guernica” da dahil

olmak üzere Pablo Picasso’nun en saygın

eserlerinden birçoğunu içeriyor. Reina

Sofia Müzesi ayrıca Joan Miró, Salvador

Dali, Juan Gris ve diğer İspanyol sanatçılarının

yanı sıra Vasily Kandinsky, Paul Klee,

Francis Bacon ve daha pek çok uluslararası

sanatçının eserlerine de ev sahipliği

yapıyor.

İSPANYA’DAKİ MISIR TAPINAĞI

Debod Tapınağı, yerel adıyla Templo de

Debod, Madrid’in en güzel parklarından

birinde bulunan bir Antik Mısır tapınağıdır.

Tapınak, güney Mısır’daki Aswan Barajı’nın

inşası ve buradaki Abu Simbel Tapınağı’nın

kurtarma çalışmalarındaki katkıları

nedeniyle Mısır tarafından İspanya’ya

hediye edilmiş. MÖ 2’nci yüzyıla tarihlenen

Debod Tapınağı, Tanrı Amun ve Tanrıça

İsis’e adanmış bir şapelden oluşuyor.

FUTBOLUN KÜRESEL MABEDİ

Ve son olarak, Madrid’in en ikonik yapılarından

biri olan Santiago Bernabéu Stadyumu’ndan

da söz etmeliyiz. Real Madrid

futbol kulübünün evi olan Santiago Bernabéu

Stadyumu, adını, 1943-1978 yılları

arasında Real Madrid’e başkanlık eden kulübün

efsanevi başkanının adından alıyor.

1947’de açılan stadyum 81 bin 44 koltuk,

245 VIP locası ve dört restoran kapasitesine

sahip ve yılın neredeyse her günü (maç

günleri dahil) ziyaret edilebiliyor. Hatta

saha içerisine girip, yedek kulübesinde bile

oturabiliyorsunuz. Bernabéu turunda ayrıca

kulübün müzesini de ziyaret edebilir ve

Başkanlık Balkonu’ndan sahayı ve tribünleri

izleyebilirsiniz.

41


Art and Culture Kültür Sanat

In his book “Think Like an Engineer”, Guru

Madhavan not only removes all kinds of

dark clues about how engineers think, but

also explains how the world of designed

machines and systems interacts with the

social world in which we use the tools

engineers provided us.

In this groundbreaking new work, Guru

Madhavan reveals the extraordinary influence

of engineering on society; drawing

on a cast of star engineers like Steve Jobs,

the Wright brothers and Thomas Edison,

Madhavan explores this mindset and

shows how to apply it to life and business

in areas as varied as traffic congestion,

healthcare, and filmmaking.

“Think Like an Engineer” demonstrates

how key engineering concepts can help

you solve problems, make better decisions,

and innovate in a complex world. The book

shows how engineers turn problems into

opportunities, and presents the mentality

of engineering as a phenomenon that we

should all work on and embrace.

Think Like an Engineer

Guru Madhavan

Yönetim, birbirine bağlı pek çok adımdan

oluşan bir süreç. Sistemin sürekliliği

ve tutarlılığı da bu adımların doğru

şekilde yürütülmesine bağlı. Peki, nedir

bu adımlar? Yönetim kurulunda ve iş

yaşamının her alanında başarılı olmak için

dürüstlük ya da yetenek yeterli midir? Dr.

Yılmaz Argüden’in yazdığı “Yönetim Kurulu

Sırları” adlı kitap, bu soruların cevaplarını

ve daha fazlasını sunuyor.

İş dünyasında başarının anahtarı nedir? Bu

soruyu doğru cevaplayan şirketler şimdi

dünyanın en büyükleri arasında yer alıyor.

Cevabı bulamayanlar ise ya yerinde sayıyor

ya da büyük sorunlarla karşılaştılar bile.

Etkililik, tutarlılık, şeffaflık, adil olmak,

hesap verebilirlik, katılımcılık/yayılım ve

sorumluluk ilkelerini doğru insanları seçme,

doğru olarak bir kurum kültürüne sahip

olmak gelişimi ve başarıyı beraberinde

getiriyor. Dört kıtada, kırkı aşkın kurumun

yönetim kurullarındaki ve beş yüzü aşkın

projedeki deneyimleriyle Dr. Yılmaz Argüden,

başarıya giden yolda sağlam adımlarla

ilerlemeniz için sizlere önemli ipuçları

sunuyor.

Yönetim Kurulu Sırları

Dr. Yılmaz Argüden

42


The Adventure of Coffee in Kütahya Tiles and Ceramics

Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni

Coffee, the “Magic Fruit” discovered in Ethiopia and

brought to the land of Ottoman from Yemen in the 15th

century became widespread in a short time, as a prestigious

drink, took its place in the palace as well as in

wealthy homes, played an important role in the development

of social life as many rituals that became daily

routines began to take shape around it. This selection

from the Suna and İnan Kıraç Foundation’s Kütahya Tiles

and Ceramics Collection examines various routines, rituals,

relationships, and concepts associated with modernism,

such as the public space, social role, economy that

formed around coffee, and the coffee culture, and the art

of Kütahya ceramics that contributed to the development

of this culture. The finest quality examples of Kütahya

ceramics were made in the 17th and 18th centuries, and

the decline in production and diversity was revived in the

late 19th century; Kütahya ceramics stand somewhere

between İznik ceramics and Çanakkale ceramics are usually

regarded as “Folk Art”, and have a very significant

place in Ottoman craftsmanship for their sustainability

and rich product range. Just scan the QR code given here

using your mobile phone or tablet, and visit the exhibition

online.

“Sihirli Meyve” olarak Etiyopya’da keşfedilen ve

15’inci yüzyılda Yemen’den Osmanlı topraklarına

ulaşan kahve, kısa zamanda yaygınlaşmış, itibarlı

bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde

yerini almış, etrafında ritüeller şekillenmeye başlamış

ve sosyal hayatın gelişmesinde önemli bir rol

oynamıştı. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini

ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan yapılan bu seçki,

kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri,

ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi

gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve

kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan

Kütahya seramik üretimi ekseninde inceliyor. 17 ve

18’inci yüzyıllarda en yetkin örneklerini veren, daha

sonra üretim ve çeşitliliğin azalmasıyla gerileyen

Kütahya çiniciliği, 19’uncu yüzyıl sonlarında yeniden

canlanmış, İznik ve Çanakkale çiniciliği arasında bir

çizgide “kent sanatı” olarak, zengin ürün yelpazesi

ve sürekliliğiyle Osmanlı sanat mozaiğinin önemli

parçaları arasında yer almıştı.

Sergiyi dijital olarak gezmek için, sayfada göreceğiniz

QR kodu mobil telefonunuz ya da tabletinize

okutmanız yeterli.

Ferhat Göçer Anadolu Aryaları Vol. 1

Ferhat Göçer’den Anadolu Aryaları Vol. 1

Ferhat Göçer’s work titled “Anadolu Aryaları”

(Anatolian Arias) started with the feel of a YouTube

project, has been published on digital platforms.

The name of the work draws attention as a guitar

album that can be listened very comfortably rather

than the “aria” in its name, is called “aria”, but no

effort has been made to force Anatolian works to fit

into aria format here. On the contrary, Ferhat Göçer

interpreted Anatolian melodies in a symphonic presentation

in this album. The spirit, created by Serhan

Yasdıman’s guitar and Cenk Kandıralı’s arrangements,

was enriched with Ferhat Göçer’s vocals,

focused on emotion and far from being pretentious. As such, this is a beautiful

album to be listened to at home, on the road, while working or just to dive into

dreams with those beautiful melodies.

Ferhat Göçer’in bir YouTube projesi hissiyle başlayan “Anadolu Aryaları” başlıklı

çalışması, dijital platformlarda yayınlandı. İsmindeki “arya” göndermesinden çok

rahat dinlenen bir gitar albümü olarak dikkat çeken eserin adında “arya” geçiyor

ancak burada Anadolu eserlerini zorlayarak bir aryalaştırma çabasına girilmemiş.

Aksine Ferhat Göçer, bu albümle Anadolu ezgilerini senfonik bir sunumla

yorumlamış. Serhan Yasdıman’ın gitarı ve Cenk Kandıralı’nın düzenlemeleriyle

oluşturulan ruh, Ferhat Göçer’in duyguya odaklanmış, gösterişten uzak vokaliyle

zenginleşmiş. Bu haliyle albüm, evde, yolda, çalışırken ya da sadece o güzel ezgilerle

hayallere dalmak maksatlı dinlenecek güzel bir albüm olarak zenginleşmiş.

The band that never runs

out of steam

Enerjisi bitmeyen grup

AC/DC is one of the

bands that has done its

job very well from the

beginning, and therefore

still has millions of

active followers. AC/DC

has grown more than

one generation with its

classic songs and signature musicality, once again

won our hearts with the single “Shot in the Dark”.

Apparently, “Shot in the Dark” with Angus Young’s

guitar reefs, Brian Johnson’s distinctive vocals, and

a typical AC/DC refrain, will become a legend.

AC/DC en baştan beri işini çok iyi yapan ve bu

nedenle de halen milyonlarca aktif takipçisi bulunan

gruplardan biri. Klasikleşmiş şarkıları ve imza

müzikalitesiyle birden fazla nesli büyüten AC/DC,

“Shot in the Dark” teklisiyle yeniden, tabiri caizse

kulaklarımızın pasını sildi. Angus Young’ın kartvizit

nitelikli gitar dokunuşları, Brian Johnson’ın yakıcı

vokalleri ve tipik bir AC/DC nakaratıyla “Shot in

the Dark”ın da efsaneleşeceğini şimdiden söyleyebiliriz.

43


yilmazmachine

ONLINE MAKİNE TANITIMLARIMIZA

TÜM DEĞERLİ TAKİPÇİLERİMİZİ

BEKLİYORUZ!

At Yılmaz Machine, we launch our online virtual

show in order to introduce our main and latest

models on our YouTube channel!

Do not miss our introductions that will include

key technical tips and machining processes in all

categories of equipment such as PVC, aluminum,

and hardware with special discount for whom

registered the event!

Yılmaz Makine olarak, YouTube kanalımız üzerinden canlı

olarak siz değerli takipçilerimize sunacağımız online makine

tanıtımlarımıza başlıyoruz!

PVC, alüminyum, hırdavat olmak üzere üç kategorideki

makinelerimizin tanıtılacağı, teknik bilgi sunumlarının yanı

sıra seçili ürünlerde yapılacak kampanyaları kaçırmamak

için takipte kalın!

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


Pay Without

Boundaries!

Ödemede

Sınır Tanımayın!

Use your credit card for buying machinery and spare parts from Yılmaz

Machine, and save time and avoid losing time over EFT/banking charges etc.

Yılmaz Makine’den yapacağınız tüm makine ve yedek parça satın alımlarında

kredi kartınızı kullanın, havale/EFT vb. işlemlerle zaman harcamayın!

Should you require detailed information about payment options for buying

“machines“, please mail to finans@yilmazmachine.com.tr

Should you require detailed information about payment options for buying

“spare parts“, please mail to teknikservis@yilmazmachine.com.tr

Looking forward to hearing from you soon...

‘’Makine’’ satın alımlarınızda yapacağınız ödeme ve taksit imkânları hakkında

detaylı bilgi almak için: finans@yilmazmachine.com.tr

‘’Yedek Parça’’ satın alımlarınızda yapacağınız ödeme ve taksit imkânları hakkında

detaylı bilgi almak için: teknikservis@yilmazmachine.com.tr

2.500 TL ve üzeri satın alımlarınızda finans departmanımızla iletişim kurabilirsiniz.

Değerli siparişlerinizi bekleriz…

f1

f2

f4

1 2 3

4 5 6

7 8 9

* 0

._,

terJack

02/18

f3

f

2820 4300

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178


YILMAZ MACHINE

CONTINUES ITS

SUCCESS STORY!

At Yılmaz Machine, we are proud to be among the

“Top 250 Companies According to their

R&D Expenditures”, listed by the TurkishTime

Economy and Business Culture Portal – for our

nearly 30 experienced R&D staff members and

over 10 R&D projects throughout the year!

YILMAZ MAKİNE

BAŞARILARINI

SÜRDÜRÜYOR!

Yılmaz Makine olarak, 30’a yakın deneyimli

Ar-Ge çalışanımız ve yıl içerisinde 10’dan fazla

Ar-Ge projemizle TurkishTime Ekonomi ve

İş Kültürü Portalı’nın hazırladığı

“Ar-Ge Harcamalarına Göre En Büyük

250 Şirket” arasında yer almanın

gururunu yaşıyoruz!

Bu başarı dolu yolda, umudumuzu ve üretkenliğimizi

arttıran siz değerli müşterilerimize de

sonsuz teşekkürlerimizi sunarız!

On this path to success, we would like to extend our

endless gratitude to you, our valued customers for

raising our hopes, and increasing our efficiency!

YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.

www.yilmazmachine.com.tr

444 4 178

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!