YILMAZ LINE - MART / MARCH 2021
Yıllık 'Yılmaz Line' dergimizin 2021 Mart ayı (14.) sayısıdır. The (14.) March 2021 publish of our annually 'Yılmaz Line' magazine
Yıllık 'Yılmaz Line' dergimizin 2021 Mart ayı (14.) sayısıdır.
The (14.) March 2021 publish of our annually 'Yılmaz Line' magazine
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
ISSUE S AY I
14
MAGAZINE PUBLISHED BY YILMAZ MACHINE YILMAZ MAKİNE KURUMSAL İÇ YAYIN ORGANI | SEPTEMBER 2020 - FEBRUARY 2021 EYLÜL 2020 - ŞUBAT 2021
BUILDING BLOCK
OF THE INDUSTRY:
METAL CASTING
INDUSTRY
SANAYİNİN
TEMEL TAŞI:
DÖKÜM SEKTÖRÜ
HEY YOU!
JOIN THE ZERO WASTE
ACTIVITY NOW!
HAYDİ SEN DE
SIFIR ATIK
HAREKETİNE KATIL!
YILMAZ MACHINE’S R&D CENTER
SET 2021 AS THE YEAR OF
BREAKTHROUGH
YILMAZ MAKİNE AR-GE MERKEZİ
2021’İ ATILIM YILI OLARAK BELİRLEDİ
Belge Doğrulama Adresi: https://www.turkiye.gov.tr/cevre-ve-sehircilik-bakanligiBelge Doğrulama Kodu : KPSSFHHW
Thank you...
We have always been dedicated to
environmental issues at our
Manufacturing Plant in Dilovası
where we have been operating using
“Green Building Technology”
since 2016, and now, we are more than
happy to proudly announce that we were
entitled to receive the industry’s first
“Zero Waste Certificate” on
December 22, 2020!
We extend our gratitude to
Kocaeli Directorate for
Environment and
Urbanization, the authority
that awarded us the
certificate.
T.C.
KOCAELİ VALİLİĞİ
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Belge No: TS/41/C/20/24 Tarih: 22/12/2020
SIFIR ATIK BELGESİ
(Temel Seviye)
Adı : YILMAZ MAKİNE SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ DİLOVASI ŞUBESİ
Adresi
: KOCAELİ,ÇERKEŞLİOSB Mahallesi, İMES 5 BULVAR, No: 17, DİLOVASI,Türkiye
Vergi No : 9660294072
12/07/2019 tarihli ve 30829 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sıfır Atık Yönetmeliği'nce Sıfır Atık Yönetim
Sistemi'ni kurarak Sıfır Atık Belgesi'ni almaya hak kazanmıştır.
Belge Son Geçerlilik Tarihi: 22/12/2025
Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ahmet KIRILMAZ
Çevre ve Şehircilik İl
Müdürü
Teşekkürler...
“Yeşil Bina’’ teknolojisi ile
2016’dan beri üretimimizi sürdürdüğümüz
Dilovası Üretim Fabrikamızda;
çevre bilincini hep göz önünde tuttuk ve
22.12.2020 tarihinde sektörümüzün ve
bölgemizdeki ilk “Sıfır Atık Belgesi’’ni
almaya hak kazandık!
Bizlere, bu belgeyi sunan
Kocaeli Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğüne
teşekkürü bir borç biliyoruz.
YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4 178
Dear business partners, and readers,
The past year was a tough year for all of us. The pandemic
deeply affected not only the economy but also our lives. At Yılmaz
Machine, our priority was the wellbeing of our employees in that
period as we always say, “health is the first wealth.” In this period,
when we reviewed all our processes and made working conditions
hygienic and compatible with all health standards, it was among
our goals to continue production as long as we could. I should like
to thank all my colleagues who worked devotedly in those hard
times. At Yılmaz Machine, I am happy that we caught important
opportunities last year. We successfully adapted to the new
situation without losing our ground in the digitalized world. With
the webinars, we held we kept getting together with our customers
and business partners in a world where all countries closed their
borders. We maintained our R&D processes without interruption,
and completed many of our projects, and put them into mass
production.
Now, another challenging year lies ahead. We are prepared; we
have updated all our strategies in line with the next period, and
we can look more hopeful for the future. We will continue our
investments, production, R&D studies, digital sales, and promotion
activities in 2021 at full speed.
ABDULLAH YILMAZ
Chairman, Board of Directors,
Yılmaz Machine
Yılmaz Makine Yönetim Kurulu Başkanı
I would like to express my gratitude to all of you for your
dedication, and the work we did together last year.
Kindest regards,
Değerli iş ortaklarımız, kıymetli okurlar,
Geçtiğimiz yıl, hepimiz için zorlu bir yıl oldu. Yaşanan küresel
salgın sadece ekonomik aktiviteleri değil, bilakis yaşamlarımızı
derinden etkiledi. Bu süreçte Yılmaz Makine olarak önceliğimiz
çalışanlarımızın sağlığı oldu ve “önce sağlık” dedik. Tüm
süreçlerimizi gözden geçirdiğimiz, çalışma şartlarını hijyenik ve
tüm sağlık standartlarına uyumlu hale getirdiğimiz bu dönemde
üretime mümkün olduğunca devam etmek de hedeflerimiz
arasındaydı. Bu zorlu süreçte özveriyle çalışan tüm çalışma
arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Yılmaz Makine olarak geçtiğimiz yıl, önemli fırsatları da
ıskalamadan yakaladığımız için mutluyum. Dijitalleşen dünyada
yerimizi kaybetmeden, yeni süreçlere başarıyla uyum sağladık.
Düzenlediğimiz webinarlarla, sınırları kapanmış dünyada
müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla buluşmaya devam ettik. Ar-Ge
süreçlerimizi de aksatmadan sürdürmeye gayret ederken, birçok
projemizi sonlandırarak seri üretime geçirdik.
Şimdi önümüzde, yine zorlu olabilecek bir yıl daha uzanıyor.
Ancak bu kez hazırlıksız değiliz; tüm stratejilerimizi yeni döneme
uygun olarak güncelledik ve geleceğe daha umutlu bakabiliyoruz.
Yatırımlarımıza, üretime, Ar-Ge’ye, dijital satış ve tanıtım
aksiyonlarımıza 2021’de tüm hızımızla devam edeceğiz.
Geçtiğimiz yıl elbirliğiyle devam ettirdiğimiz çalışmalar ve
gösterdiğiniz özveri için hepinize tekrar teşekkürlerimi iletmek
istiyorum.
Sevgi ve saygılarımla…
1
Contents İçindekiler
04
News About Us
Bizden Haberler
06 Global
“We are in a growing partnership with
Yılmaz Machine; not only commercial
but also, technical”
“Yılmaz Makine ile sadece ticari değil,
teknik zeminde yeşeren çözüm ortaklığımız var”
10
Yılmaz Machine’s R&D Center set 2021
as the year of breakthrough
Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi 2021’i
atılım yılı olarak belirledi
12 Alper Yeter:
“We see 2021 as a year of breakthrough
for R&D”
“2021’i Ar-Ge’de atılım yılı olarak görüyoruz”
06
16 Muammer Tanrıverdi:
“SNM 560 has become an unrivaled model
in the industry”
“SNM 560, sektörde rakipsiz bir model oldu”
19 Fikret Ertürk:
“DK 502: Professional machine for an
economy class price”
“DK 502: Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel
makine”
24 Murat Koçyiğit:
“The SK 500 will offer significant advantages
in production costs”
“SK 500, üretim maliyetlerinde önemli
avantajlar sağlayacak”
12
28
32
35
38
42
2
26 Cihan Kara:
““SCM 400 and SCM 700 set the bar high
in the competition”
“SCM 400 ve SCM 700, rekabette çıtayı
yükseğe koydu”
Notes from History Tarihten Notlar
History of Turkish casting place of origin:
Demirköy Foundry
Türk döküm tarihinin doğum yeri:
Demirköy Dökümhanesi
Sector Sektör
Building block of the industry:
Metal casting industry
Sanayinin temel taşı: Döküm sektörü
Interview Söyleşi
Hey you! Join the zero waste activity now!
Haydi sen de sıfır atık hareketine katıl!
Travel Guide Gezi Rehberi
Madrid: Europe’s capital of flamenco
Avrupa’nın flamenko başkenti: Madrid
Art and Culture
Kültür Sanat
16
19
PUBLISHED BY YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş.
YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA
YAYIMLANMAKTADIR.
GRANT HOLDER FOR YILMAZ MAKİNE SAN. VE TİC. A.Ş.
YILMAZ MAKINE SAN. VE TIC. A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ
EYÜP YILMAZ
ABDULLAH YILMAZ
24
BOARD OF DIRECTORS YÖNETIM KURULU
EYÜP YILMAZ
ABDULLAH YILMAZ
MAHMUT YILMAZ
VİLDAN YILMAZ İKİZ
GENERAL MANAGER OF SALES AND MARKETING
SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜRÜ
ALI SNOPÇE
MARKETING EXECUTIVE PAZARLAMA YÖNETICISI
BARIŞ YILDIRIM
TRADE MARKETING SPECIALIST
TİCARİ PAZARLAMA SORUMLUSU
MERT CAN ÇAKIR
26
MARKETING REPRESENTATIVE PAZARLAMA TEMSİLCİSİ
ALPER AKAR
PUBLISHED BY YAYINA HAZIRLAYAN
EDITOR IN CHIEF GENEL YAYIN YÖNETMENİ
TUGAY SOYKAN
EDITOR EDİTÖR
TOLGA ÇATAL
ART DIRECTOR GÖRSEL YÖNETMEN
MURAT CERİT
35
PUBLISHER’S ADDRESS YAYIN ADRESİ
Mecidiyeköy Mah. Atakan Sokak No: 6/7 Şişli, İstanbul
T: 0212 252 87 76-77 F: 0212 211 40 70
www.origamimedya.com
TYPE OF PUBLICATION YAYIN TÜRÜ
Mainstream, periodical. Published 2 times per year.
Yaygın, süreli dergi. 6 ayda bir yayımlanır.
HEADQUARTER MERKEZ OFİS
Taşdelen Mah. Atabey Cad. No: 9, Çekmeköy, İstanbul
T: 0216 312 28 28 F: 0216 484 42 88
PRODUCTION FACILITY ÜRETİM TESİSİ
6. İMES Makine İhtisas OSB, Çerkeşli Mah.
İMES 5 Bulvarı, No: 17, Dilovası, Kocaeli
T: 444 4 178 F: 0262 502 15 12
info@yilmazmachine.com.tr
www.yilmazmachine.com.tr
42
All publishing rights are reserved. Quotations can be made
provided that its source is referenced. Copy and reprinting
are allowed only upon permissions of persons or companies
preserving publishing rights. Information, views, opinions and
arguments are merely binding for authors.
Tüm yayın hakları saklıdır. Kaynak göstermek suretiyle alıntı
yapılabilir, kopya edilmesi ve çoğaltılması yayın hakkı olan kişi
ve kuruluşlardan alınacak izine bağlıdır. Yayının içeriğinde yer
alan bilgi, görüş, düşünce ve tezler yazan yazarını bağlar.
3
News About Us Bizden Haberler
A First in Our Sector;
Digital Studio and
Showroom!
Sektörde Bir İlk; Dijital
Stüdyo ve Showroom!
Yılmaz Machine focused more on the ongoing digitalization
studies, and broke new ground in the sector,
during the Covid-19 pandemics! Yılmaz Machine, in
a business partnership with 85 countries and has a
sales volume in more than 100 countries, and one of
the leading brands in the sector, has implemented
the “Digital Studio and Showroom” project for a better
product experience virtually. At the studio where
R&D and P&D discussions, Dealer Meetings, and 1-to-1
Customer Meetings, and many industrial and
social programs with guests will be broadcasted
in many languages.
To watch Yılmaz Machine’s videos, scan the QR
code on the page using your mobile phone or
tablet, and follow our YouTube channel named
“yilmazmachinetv”.
4
Covid-19 salgınıyla birlikte, mevcut dijitalleşme çalışmalarına
daha da ağırlık veren Yılmaz Makine, sektörde bir
ilki gerçekleştirdi! 85’i aşkın ülkedeki iş ortağı ve 100’ü
aşkın ülkedeki satış hacmiyle sektörün lider markalardan
biri olan Yılmaz Makine, uzaktan daha iyi bir ürün deneyimi
yaşatmak için “Dijital Stüdyo ve Showroom” projesini
hayata geçirdi.
Pek çok dilde, birçok farklı konseptte yayınların yapılacağı
stüdyoda, Ar-Ge, Ür-Ge, Bayi Toplantıları, 1-1
Müşteri Görüşmelerinin yanı sıra sektörel ve
sosyal birçok programın ve konuğun olması da
bekleniyor.
Yılmaz Makine yayınlarını izlemek için sayfada
göreceğiniz QR kodu mobil telefonunuz ya da
tabletinize okutabilir, “yilmazmachinetv” isimli
YouTube kanalımızı takip edebilirsiniz.
Our First Online Machine Promotion Days Has Been Published!
İlk Online Makine Tanıtım Günlerimiz Yayınlandı!
Yılmaz Machine’s first interactive live “Machine Promotion
Day” event intended to introduce the 4-Axis NC
Router (NCR 300), and the Servo-Controlled Serial Saw
(SCM 400-700) models with answers to the questions
of the audience was on the company’s YouTube
channel watched by a great number of people.
Subscribe to “yilmazmachinetv” our YouTube
channel not to miss the upcoming events; to
watch the NCR 300 and SCM 400-700 Machine
Promotion Day event, scan the QR code using
your mobile phone or tablet.
Yılmaz Makine, YouTube kanalından ilk canlı “Makine
Tanıtım Günü” etkinliği gerçekleştirildi. 4 Eksen NC Freze
(NCR 300) ve Servo Kontrollü Seri Kesim (SCM 400-
700) modellerinin tanıtıldığı etkinliğe yoğun bir katılım
olurken, müşterilerden gelen sorularla interaktif
bir ürün deneyimi sunuldu!
Gelecek etkinlikler için “yilmazmachinetv” isimli
YouTube kanalına abone olabilir; NCR 300 ve
SCM 400-700 Makine Tanıtım Günü etkinliği
yayınını, QR kodu mobil telefonunuz ya da tabletinize
okutarak izleyebilirsiniz.
Our New Website Will Be Launched on April 1, 2021
Yeni İnternet Sitemiz 1 Nisan’da Yayında!
Yılmaz Machine’s official website that
has been under development recently
to provide a better product experience
to our business partners and customers
around the world will be launched
on April 1, 2021. In addition to a user-friendly
interface, it will be possible
to do a lot of activities on the website
where “Blog”, “Online Meeting”,
“Frequently Asked Questions”, “Spare
Parts Basket” and “Webinar Calendar”
tabs will be available, and the firsts in
our sector will be presented.
Moreover, the “Offer Wizard” application
a first in our sector will help you
select the models that will suit your
job from Yılmaz Machine’s wide range
of products; you will be able to get
quick offers.
Dünya genelindeki iş ortaklarımız ve
müşterilerimize daha iyi bir ürün deneyimi
sunmak amacıyla uzun süredir
güncelleştirme çalışmalarına devam
ettiğimiz Yılmaz Makine internet sitesi,
1 Nisan’da yayına alınacak. Kullanıcı
dostu bir arayüzün yanı sıra “Blog”,
“Online Toplantı Oluşturma”, “Sıkça
Sorulan Sorular”, “Yedek Parça Sepeti”
ve “Webinar Takvimi” sayfalarıyla
sektörde pek çok ilki bir arada sunacak
internet sitesinde pek çok işlemi yapmak
mümkün olacak.
Bunların yanı sıra yine sektörde bir ilk
olan “Teklif Sihirbazı” uygulamasıyla,
Yılmaz Makine’nin geniş ürün gamından
size uygun modelleri otomatik
olarak belirleyebilir; hızlıca fiyat teklifi
alabilirsiniz.
5
Global
“WE ARE IN A GROWING
PARTNERSHIP WITH
YILMAZ MACHINE; NOT
ONLY COMMERCIAL BUT
ALSO, TECHNICAL”
“YILMAZ MAKİNE İLE SADECE
TİCARİ DEĞİL, TEKNİK
ZEMİNDE YEŞEREN ÇÖZÜM
ORTAKLIĞIMIZ VAR”
Thanks to the importance
Yılmaz Machine attaches
to domestic production
and domestic solution
partnerships, the problems
with the supply chain caused
by the epidemic were little
affected the company.
Yılmaz Machine’s one of the
important domestic business
partners, WAT Motor comes
forth. WAT Motor’s Business
Development, and Product
Manager Hakan Gedik
explained us WAT Motor’s
business partnership with
Yılmaz Machine, one of
Europe’s important industrial
motor manufacturers for
Yılmaz Line readers in details.
6
Yılmaz Makine, salgının
yol açtığı tedarik zinciri
kırılışlarından, yerli üretim ve
yurt içi çözüm ortaklıklarına
verdiği önemle çok az
etkilendi. Yılmaz Makine’nin
yurt içindeki önemli iş
ortaklarından biri de WAT
Motor olarak dikkat çekiyor.
WAT Motor İş Geliştirme
ve Ürün Yönetimi Müdürü
Hakan Gedik, Avrupa’nın
önemli endüstriyel motor
üreticilerinden biri olan WAT
Motor’un Yılmaz Makine ile
sürdürdüğü iş ortaklığının
ayrıntılarını Yılmaz Line
okurları için anlattı.
“We find high-performance and long-lasting
solutions in cooperation with Yılmaz Machine”
“Yılmaz Makine ile performanslı ve
uzun ömürlü çözümler üretiyoruz”
WAT Motor Business
Development, and Product
Manager Hakan Gedik:
“Yılmaz Machine exports
products to all over the
world. To this end, the
company takes the different
requirements of countries
as an input in both design
and component selection.
Electric motors are among
the important components
in a system, and WAT
Motor is competent in
manufacturing motors to
meet different certificate
requirements of different
countries with different
voltage and frequency
values. The most important
issue to be emphasized in
this cooperation is that we
work together to specify the
appropriate electric motors,
and thus, find long-lasting
motor solutions to meet
performance demands.”
WAT Motor İş Geliştirme
ve Ürün Yönetimi Müdürü
Hakan Gedik: “Yılmaz
Makine dünyanın dört bir
yanına ürün gönderiyor.
Bunun için de ülkelerin
farklı gereksinimlerini gerek
tasarım gerek komponent
seçiminde bir girdi olarak
ele alıyor. Elektrik motorları
da sistemde önemli
bir komponent olduğu
için, WAT Motor olarak
ülkelerin farklı gerilim ve
frekans değerleriyle farklı
sertifika taleplerine uygun
motorları üretiyoruz. Bu iş
birliğinde vurgulanması
gereken en önemli konu,
birlikte çalışarak en uygun
elektrik motorunu birlikte
belirlememiz ve böylece
sistem açısından yüksek
performanslı ve uzun ömürlü
çözüm üretmemizdir.”
HAKAN GEDIK
WAT Motor Business Development, and Product Manager
WAT Motor İş Geliştirme ve Ürün Yönetimi Müdürü
WAT Motor established within Koç
Holding in 1965, continues to be the
primary choice of leading machinery
and equipment manufacturers for
its long-lasting and high-efficiency
motors designed to meet industrial
needs. WAT Motor exports industrial
motors to 30 different countries,
maintains its leader position in the
sector. WAT Motor, the 20-year solution
partner of Yılmaz Machine comes
forth with its production approach
that encourages domestic production,
and the preference of domestic
suppliers in procurement processes.
The well-established commercial and
technical cooperation between Yılmaz
Machine and WAT Motor makes a
difference.
Could you please tell us about WAT
Motor?
WAT Motor, electric motors are manufactured
in an indoors area of 40
thousand square meters in Çerkezköy,
using advanced manufacturing techniques.
The leading OEMs in Turkey
Koç Holding bünyesinde 1965’ten bu
yana çalışmalarına devam eden WAT
Motor, endüstri ihtiyaçlarına göre
tasarlanmış uzun ömürlü ve yüksek
verimli motorlarıyla, lider makine ve
ekipman üreticilerinin başlıca tercihi
olmaya devam ediyor. 30 farklı ülkeye
endüstriyel motor ihracatı gerçekleştiren
WAT Motor, bu yönüyle de sektöründeki
öncü konumunu sürdürüyor.
WAT Motor ayrıca, Yılmaz Makine’nin
yerli üretimi teşvik eden, tedarik
süreçlerinde yurt içindeki üreticileri
tercih etmesiyle şekillenen üretim
yaklaşımındaki 20 yıllık çözüm ortağı
olmasıyla da dikkat çekiyor. Yılmaz
Makine ve WAT Motor arasındaki
köklü iş birliği sadece ticari değil,
teknik zeminde yeşeren bir iş ortaklığı
olmasıyla fark yaratıyor.
Öncelikle bize WAT Motor’u kısaca
tanıtabilir misiniz?
WAT Motor, Çerkezköy’de bulunan
ileri üretim teknolojisine sahip 40
bin metrekare kapalı alanda elektrik
7
Global
and Europe particularly prefer WAT electric motors for
their high performance, durability, reliability, and energy
efficiency. At WAT Motor, 50-year know-how and product
quality are combined with a unique corporate culture to
establish sustainable and strong business relationships.
Where does WAT Motor position itself according to the
philosophy of “think domestic, act global?”
WAT Motor exports to more than 30 countries primarily
including the EU countries is the leading exporter of
electric motors in Turkey. We know how crucial it is to
have alternative supply chains in nearby geographies
during the pandemic. Five of the top 10 countries involved
in machine manufacturing are the EU countries.
In this context, WAT Motor will constantly strengthen
its pioneering position to higher levels in the new
normal.
What makes WAT Motor different from its rivals?
WAT Motor with 56 R&D personnel including 40 expert
designs specialized in electric motors and drivers is
Turkey’s largest and Europe’s well-known electric motor
manufacturer. As the solution partner of its customers,
WAT Motor with a unique R&D capacity takes an
active part in the field and develops application-based
solutions. Therefore, the company offers motors with
more than 10 thousand different versions fully customizable
to customer requirements, and with low maintenance
costs throughout their useful economic life. At
WAT Motor, our after-sales technical support service
provided in line with our fully customer-oriented service
principle aiming customer satisfaction is another
feature we are proud to mention. As a solution partner,
our company culture makes the service we provide
distinctive in Turkey and in Europe. As it is known,
the agile process is one of the important managerial
processes that have been on the agenda of many
companies in recently. WAT Motor is the first manufacturing
company started agile transformation we first
started a company in Turkey. We observed significant
improvements in customer satisfaction, one of our focal
areas at the beginning of our journey. For example,
our authorized teams worked in direct contact with
customers, and that increased customer satisfaction
and responsibility awareness. I can say that we had
valuable results such as the new product commissioning
lead time accelerated three times and delivery lead
time improved two times.
What does energy efficiency mean to you? What
standards do the motors you manufacture meet?
Energy efficiency is one of the important subjects discussed
all around the whole world. Due to their widespread
use and power consumption, electric motors are
products at the center of efficiency studies. At WAT
Motor, we are proud to pioneer energy efficiency. WAT
Motor had “EFF1 Efficiency Class” and the declaration
thereof in the early 2000’s, and the first and only
domestic member of CEMEP, the company’ ranked first
in the most efficient product category in 2013 for its
IE3 motors. Today, we continue our tradition of giving
priority to making high-efficiency products rather than
8
motorları üretiyor. WAT elektrik motorları yüksek performansı,
dayanıklılığı, güvenilirliği ve enerji verimliliğiyle
Türkiye’nin ve Avrupa’nın önde gelen OEM’leri tarafından
özellikle tercih edilmektedir. 50 yılı aşkın bilgi birikimini
ve ürün kalitesini benzersiz kurumsal kültürüyle birleştiren
WAT Motor, bu sayede sürdürülebilir ve güçlü iş
ilişkileri geliştirmektedir.
WAT Motor, “Yerli düşün, küresel hareket et” felsefesine
göre kendisini nerede konumlandırıyor?
Başta AB ülkeleri olmak üzere 30 farklı ülkeye ihracat
yapan WAT Motor, Türkiye’nin elektrik motorları ihracatı
konusunda açık ara liderliğini sürdürüyor. Salgınla birlikte
tedarik zincirinde yakın coğrafya alternatifleri oluşturmanın
hayati önem taşıdığını test ettik. Makine imalat
sektöründe ilk 10 ülkenin beşini AB ülkeleri oluşturuyor.
Bu açıdan baktığımızda, yeni normal ile birlikte WAT Motor
bu konudaki öncü pozisyonu güçlendirerek daha ileri
noktaya taşımaya devam edecektir.
Rakiplerine göre WAT Motor’un farkı sizce nedir?
WAT Motor, elektrik motorları ve sürücüleri konusunda
40’ı tasarım uzmanı olmak üzere toplam 56 Ar-Ge çalışanıyla
bu alanda Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın sayılı
elektrik motoru üreticileri arasında yer alıyor. Benzersiz
Ar-Ge gücüyle müşterilerinin çözüm ortağı olan WAT
Motor, sahada aktif yer alarak uygulama bazlı çözümler
geliştiriyor. Böylece de 10 binden fazla farklı versiyonla
müşterilerinin gereksinimlerini tam anlamıyla karşılayan,
kullanım ömrü boyunca düşük maliyetli özelleştirilmiş
motorlar sunabiliyor. WAT Motor olarak bahsetmekten
gurur duyduğumuz bir diğer özelliğimiz ise tamamen
müşteri odaklı ve kusursuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla
verilen satış sonrası teknik destek hizmetimizdir. Sadece
Türkiye’de değil geniş bayi ağı sayesinde Avrupa’da
da verdiğimiz bu hizmetin fark yaratıyor olmasının altında,
çözüm ortağı olma kültürümüz yatıyor. Bilindiği üzere,
çevik yaklaşım, son yıllarda birçok firmanın gündeminde
yer alan önemli yönetimsel bakış açılarından biridir.
WAT Motor olarak, Türkiye’de çevik dönüşümü başlatan
ilk üretim şirketi olduk. Yolculuğumuzun başındaki odak
alanlarımızdan biri olan müşteri memnuniyeti konusunda
güçlü gelişmeler gözlemledik. Örneğin, yetkilendirilmiş takımlarımızın
müşteriyle direkt temasta çalışması, müşteri
mutluluğu ve sorumluluk bilincini arttırdı. Bu sayede, yeni
ürün devreye alma süresinde üç kat hızlanma, müşteri
sevkiyat süresinde iki kat iyileşme gibi değerli çıktılarımız
olduğunu söyleyebilirim.
Enerji verimliliği, sizin için ne anlam ifade ediyor?
Ürettiğiniz motorlarda verimlilik anlamında hangi
standartları gözetiyorsunuz?
Bugün tüm dünyanın konuştuğu önemli gündem maddelerinden
biri enerji verimliliğidir. Kullanım yaygınlığı
ve elektrik tüketimi nedeniyle elektrik motorları verimlilik
çalışmalarının odağında yer alan bir üründür. WAT
Motor olarak enerji verimliliğinin öncüsü olmaktan gurur
duyuyoruz. 2000’li yılların başında “EFF1 Verimlilik Sınıfı”
ve deklarasyonuna sahip olan; CEMEP’e üye ilk ve tek
yerli firma olarak üretim yapan WAT Motor, 2013’te IE3
motorlarıyla en verimli ürün kategorisinde birinci olmuştu.
Bugün gelinen noktada ise IE4 ürün gamını müşterileri-
regulations as we present our IE4 product
range to our customers.
How long and to what extent have you been in
cooperation with Yılmaz Machine?
We have been in cooperation with Yılmaz
Machine for more than 20 years. This cooperation
is not only a commercial but also a
solution partnership that grows on the technical
ground.
Yılmaz Machine products and services are in
use in all countries of the world, what is WAT
Motor’s role in that?
Yılmaz Machine exports products all over the
world. To do this properly, it takes different
requirements of different countries as an input
in both design and component preferences.
Electric motors are also an important component
in a system, and in this regard, at WAT
Motor, we manufacture motors customized
to different countries’ voltage, frequency, and
certification requirements. The most important
issue that should be emphasized in this
cooperation is that we work collectively to
specify the suitable electric motor and reduce
the number of varieties and find long-lasting
solutions to meet our customers’ performance
requirements.
What are WAT Motor’s corporate goals and
objectives? What is the position of WAT
Motor in achieving Turkey’s high-tech
manufacturing targets?
WAT Motor’s industrial and military-grade
high-tech servo systems crucial for Turkey is
one of the 10 programs supported in the scope
of the Technology-Oriented Industrialization
Thrust Program. WAT Motor is involved in
some servo projects and supplies them with
products and will achieve success in this field
too. Thanks to these products, we will not only
reduce our foreign dependency in critical sectors,
but also contribute to the export of valuable
products. Moreover, our smoke extraction
motors we recently commissioned passed the
tests, and we commenced cooperation with
the leading OEMs in Turkey. We believe that
we will achieve a serious success with these
engines. We renewed the “Single Phase Motor
Series” in line with today’s design and manufacturing
capabilities; we introduced our industrial
motors with the frame sizes of 63 and
71 to our customers. Furthermore, our quick
delivery of the motors used in motor-vessels
and shipyards I believe we have made a difference.
Finally, we will launch our 315-frame
motors into the market soon. At WAT Motor,
recognized for its product quality, durability,
and performance, we have no doubt that our
large-frame motors will be distinguished and
preferable.
mizin kullanımına sunarak, regülasyonlardan
çok önce yüksek verimli ürünleri hazır etme
geleneğimizi sürdürüyoruz.
Yılmaz Makine ile ne zamandan beri, hangi
kapsamlarda iş birliği sürdürüyorsunuz?
Yılmaz Makine ile 20 yılı aşkın süredir devam
eden bir iş birliğimiz var. Bu iş birliği
sadece ticari değil, teknik zeminde yeşeren
bir çözüm ortaklığıdır.
Yılmaz Makine ürün ve hizmetleri tüm dünya
ülkelerinde kullanımdayken, siz WAT Motor
olarak etkinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yılmaz Makine dünyanın dört bir yanına
ürün gönderiyor. Bunun için de ülkelerin
farklı gereksinimlerini gerek tasarım gerek
komponent seçiminde bir girdi olarak ele
alıyor. Elektrik motorları da sistemde önemli
bir komponent olduğu için, WAT Motor olarak
ülkelerin farklı gerilim ve frekans değerleriyle
farklı sertifika taleplerine uygun motorları
üretiyoruz. Bu iş birliğinde vurgulanması
gereken en önemli konu, birlikte çalışarak
uygun elektrik motorunu belirlememiz ve bu
şekilde çeşitliliği azaltıp performans olarak
en uygun motorlarla uzun ömürlü çözümler
üretmemizdir.
Kurumsal olarak WAT Motor’un gelecek
hedefleri nelerdir? Türkiye’nin yüksek
teknolojili üretim hedefleri içinde WAT Motor
kendisini nasıl konumlandıracak?
Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı
kapsamında destek verilen 10 programdan
biri de WAT Motor’un geliştireceği yüksek
teknolojili, Türkiye için kritik öneme sahip
askeri ve endüstriyel servo sistemler olacak.
Halihazırda bazı servo projelerinde yer alan
ve ürün sağlayan WAT Motor, bu alanda
da benzersiz başarılara imza atacaktır. Bu
ürünler sayesinde kritik sektörlerde dışa bağımlılığımızı
azaltmakla kalmayacak, katma
değerli ürün ihracatına da katkı sağlayacağız.
Bunun yanında duman tahliye motorlarımızı
yakın dönemde devreye aldık ve oldukça
başarılı test sonuçları sayesinde Türkiye’nin
önde gelen OEM’leri ile çalışmaya başladık.
Bu motorlarla ciddi bir başarıya imza
atacağımıza inanıyoruz. Yine, “Bir Fazlı Motor
Serisi”ni günümüz tasarım ve üretim yetkinlikleri
doğrultusunda yeniledik; 63 ve 71 gövde
motorlarımızı müşterilerimizin beğenisine
sunduk. Diğer yandan, gemi ve tersanelerde
kullanılan motorlardaki hızlı teslim sürelerimiz
sayesinde de fark yarattığımızı düşünüyorum.
Son olarak, 315 gövde motorlarımızı
yakın bir dönemde pazara sunacağız. WAT
Motor’un bilinen kalite, dayanıklılık ve ürün
performansıyla büyük gövde motorlarda yine
tercih edilirlik açısından ön plana çıkacağımızdan
şüphemiz yok.
“WAT Motor
with a unique
R&D capacity
takes an active
part in the field
and develops
applicationbased
solutions.
Therefore, the
company offers
motors with more
than 10 thousand
different
versions fully
customizable
to customer
requirements,
and with low
maintenance
costs throughout
their useful
economic life.”
“Benzersiz
Ar-Ge gücüyle
müşterilerinin
çözüm ortağı
olan WAT Motor,
sahada aktif yer
alarak uygulama
bazlı çözümler
geliştiriyor.
Bu sayede 10
binden fazla
farklı versiyonla
müşterilerinin
gereksinimlerini
tam anlamıyla
karşılayan,
kullanım ömrü
boyunca düşük
maliyetli
özelleştirilmiş
motorlar
sunabiliyor.”
9
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
YILMAZ MACHINE’S
R&D CENTER
SET 2021 AS THE YEAR
OF BREAKTHROUGH
YILMAZ MAKİNE
AR-GE MERKEZİ
2021’İ ATILIM YILI OLARAK BELİRLEDİ
The past year was a year of struggle against the pandemic that
the world was caught unprepared for. The vaccination efforts,
initiated as part of the fight against the pandemic that killed
more than 2 million people worldwide and opened a breach of 8.5
trillion dollars in the world economy, continues to be a significant
source of hope for 2021. The pandemic closed the borders, broke
supply chains, and disrupted production processes and social
life; and although it caused a lot of damage, it brought many
opportunities. Businesses gave more importance to digitalization
than ever before; digital approaches in production processes and
commercial activities have become one of the most important
instruments for companies to recover from the crisis.
At Yılmaz Machine, the importance we attached to digitalization
and domestic production carried us to the winners’ side. Yılmaz
Machine managed to come out of 2020 with minor losses, plans
a breakthrough in its R&D processes in 2021.
Geride kalan yıl, tüm dünyanın hazırlıksız yakalandığı salgınla
mücadele içinde geçti. Dünya genelinde 2 milyondan fazla
insanın hayatına mal olan, dünya ekonomisinde 8,5 trilyon
dolarlık bir gedik açan salgınla mücadele kapsamında başlanılan
aşılama çalışmaları, 2021 için önemli bir umut kaynağı olmaya
devam ediyor. Sınırları kapatan, tedarik zincirlerini kıran,
üretim süreçleri ve sosyal hayatın durmasına neden olan salgın,
yarattığı bunca hasara rağmen birçok fırsatı da beraberinde
getirdi. Firmalar, hiç olmadığı kadar dijitalleşmeye önem verdi;
üretim ve ticaret süreçlerindeki dijital yaklaşımlar, firmaların
krizden çıkmasında en önemli enstrümanlardan biri oldu.
Yılmaz Makine de bu süreçte dijitalleşmeye ve yerlileşmeye
verdiği önemle kazananalar safında yer almayı başardı.
2020’den olabildiğince az hasarla çıkan Yılmaz Makine, 2021’de
ise özellikle Ar-Ge süreçlerinde atılım hedefliyor.
10
11
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
“We see 2021 as a year of
breakthrough for R&D”
“2021’i Ar-Ge’de atılım yılı olarak görüyoruz”
“We met our
expectations and
reached our annual
targets in the year we
left behind; despite it
was a difficult period
due to the pandemic.
For 2021, we have
a road map taking
into account all these
conditions and the
effects of the epidemic
in the world, and we
have already taken
firm steps towards our
targets.”
“Geride bıraktığımız
yıl, salgın kaynaklı
zor bir dönem
olmasına rağmen
beklentilerimizi
karşıladığımız ve
yıllık hedeflerimize
ulaştığımız bir yıl
oldu. 2021 için de tüm
bu şartlar ve salgının
dünyadaki etkilerini
göz önüne alarak bir
yol haritası belirledik
ve hedeflerimize
ulaşma amacıyla emin
adımlarla yola çıktık.”
12
ALPER YETER
R&D Manager Ar-Ge Müdürü
The past year was a period of epidemic
isolation from the first quarter. Did this
affect your R&D processes?
Of course, our industry was affected
by the pandemic, like all other sectors.
However, great opportunities arose for
companies that take advantage of this
situation and turn the opportunities into
an advantage to improve their process
management. Considering the future visions
of businesses’ in terms of digitalization
and taking these steps forward,
the businesses that turn this opportunity
into a gain have had the chance of
realizing a rapid breakthrough in the
Geçtiğimiz yıl, ilk çeyrekten itibaren
salgın kaynaklı izolasyonla geçti. Bu
durum Ar-Ge süreçlerini etkiledi mi?
Tabii ki her sektörü etkilediği gibi bizim
sektörümüz de süreçten etkilendi. Ancak
bu durumu fırsat bilen, süreç yönetiminin
geliştirilmesine yönelik oluşan fırsatları
avantaja dönüştüren firmalar için
büyük imkanlar da doğdu. Firmaların
dijitalleşme yönündeki gelecek vizyonlarını
öne alma ve bu adımların hızlıca
atılması yönünden bakınca, bu fırsatı bir
kazanca dönüştüren firmalar, dijital dönüşüm
ve Endüstri 4.0 uygulamaları ile
birbiriyle konuşan/haberleşen makineler
age of machines that talk/communicate
with each other with digital transformation
and Industry 4.0 applications. At
Yılmaz Machine, we quickly adapted to
this period of change.
What was the performance of Yılmaz
Machine’s R&D Department in 2020?
What type of road map do you have
for 2021? Will 2021 be a year of
breakthrough or a year of recovery for
the R&D department?
We met our expectations and reached our
annual targets in the year we left behind;
despite it was a difficult period due to the
pandemic. For 2021, we have a road map
taking into account all these conditions
and the effects of the epidemic in the
world, and we have already taken firm
steps towards our targets. In this sense,
we see 2021 as a year of breakthrough
for R&D; we want to take our place in the
new world order focused on digitalization,
keeping pace with the new era and world
trends, and we want to move forward with
firm steps.
Will the R&D processes be completed
and ready for mass production or which
products will be developed this year?
Yılmaz Machine will continue to work
with the aim of achieving a milestone in
the technological product development
process in 2021. In this process, we will
continue to successfully complete the PVC
Profile Processing Center, Aluminum Profile
Notching Machine Development Project,
PVC Serial Cutting Machine, and Conveyor
Line, 3-Axis Aluminum Processing
Center, 4-Axis Aluminum Machining
Center, and New Generation Double Head
Cutting Machine projects. Moreover, at
Yılmaz Machine, we keep working on the
Linear Aluminum Machining Center and
Compound Angle Double Head Cutting
Machine projects at full speed.
Last year, trade shows that brought
products and buyers together were
either postponed or canceled. How these
cancellations of events did where you
would showcase/present your long years
of efforts affected you? Do you take
these cancellations as an opportunity, or
do you take them as mishaps that will
affect your R&D processes as “you cannot
get customer feedback?”
The last year has been a difficult year
for companies to show themselves and
present their new technologies at trade
shows and similar events. Many trade
shows were either postponed or canceled.
çağında hızlı bir atılım şansı yakaladı.
Yılmaz Makine olarak biz de bu değişim
sürecine hızla uyum sağladık.
Yılmaz Makine Ar-Ge Birimi’nin 2020 yılı
performansı nasıldı? 2021 için nasıl bir
yol haritası belirlendi? Ar-Ge birimi için
2021 yılı atılım yılı mı yoksa toparlanma
yılı mı olacak?
Geride bıraktığımız yıl, salgın kaynaklı zor
bir dönem olmasına rağmen beklentilerimizi
karşıladığımız ve yıllık hedeflerimize
ulaştığımız bir yıl oldu. 2021 için de tüm
bu şartlar ve salgının dünyadaki etkilerini
göz önüne alarak bir yol haritası belirledik
ve hedeflerimize ulaşma amacıyla
emin adımlarla yola çıktık. Bu anlamda,
2021 yılını, Ar-Ge için bir atılım yılı olarak
görüyor; yeni döneme ayak uydurma
ve dünya trendlerine uygun dijitalleşme
odaklı yeni dünya düzeninde yerimizi
alarak sağlam adımlarla hedefimize ilerlemek
istiyoruz.
Bu yıl Ar-Ge süreçleri tamamlanacak
ve seri üretime hazır hale getirilecek
ya da son geliştirmeleri yapılan ürünler
hangileri olacak?
Yılmaz Makine, 2021 yılı için hem atılım
hem de teknolojik ürün geliştirme sürecinde
bir dönüm noktası olma hedefiyle
çalışmalarını sürdürecek. Bu süreç içinde
PVC Profil İşleme Merkezi, Alüminyum
Profil Kertme Makinesi Geliştirme Projesi,
PVC Seri Kesme Makinesi ve Konveyör
Hattı, 3 Eksen Alüminyum İşleme Merkezi,
4 Eksen Alüminyum İşleme Merkezi ve
Yeni Nesil Çift Kafa Kesme Makinesi projelerini
başarıyla devreye almaya devam
ediyoruz. Ayrıca, Yılmaz Makine olarak
geliştirme çalışmalarına devam ettiğimiz
Hat Tipi Alüminyum İşleme Merkezi ve
Bileşik Açılı Çift Kafa Kesme Makinesi
projelerinin geliştirme çalışmaları da tüm
hızıyla devam ediyor.
Yine geçtiğimiz yıl, ürünleri ve alıcılarını
buluşturan fuar organizasyonları ya
ertelenmiş ya da iptal edilmişti. Yıllar
süren çabaların görücüye/ön gösterime
çıkacağı bu etkinlik iptallerinin size
yansımaları nasıl oldu? Bu iptalleri fırsat
olarak mı değerlendiriyorsunuz yoksa
“müşteri geri bildirimleri alamadığınız
için” Ar-Ge süreçlerinizde aksamalar
yaşanıyor mu?
Geçtiğimiz yıl fuar ve organizasyonlar
açısından firmaların kendilerini gösterme
ve yeni teknolojilerini sunma açısında zor
bir yıl oldu. Birçok fuar ya ertelendi ya
da iptal edildi. Bu durum tabii ki müşterilere
ve yeni pazarlara ulaşma açısın-
“I hope 2021 will be
a recovery and rapid
recovery process for
all sectors. I hope our
industry will gain its
former competitive
power in this new
period and our entire
manufacturing
industry will recover.
It is our greatest
wish that our
industry continues to
provide added value
to our employees
and our country’s
economy.”
“2021’in tüm
sektörler için
toparlanma ve hızlı
bir iyileşme süreci
olmasını temenni
ediyorum. Umarım
bu yeni dönemde
sektörümüz eski
rekabet gücüne
dönecek, tüm
imalat sanayimiz
toparlanacaktır.
Sektörümüzün hem
çalışanlarımız hem
de ülke ekonomimiz
için katma değer
sağlamaya devam
etmesi, en büyük
dileğimizdir.”
13
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
That obviously affected everyone in terms
of finding new customers and markets.
But here, other opportunities emerged
as a separate opportunity for companies
that could adapt themselves to the new
situation. The best example of this was
the widespread use of digital exhibitions
and the ability to take digital tours to
places you cannot get to and to show your
products/services. At Yılmaz Machine,
we turned this into an opportunity and
introduced our products to our customers
directly via customer presentations on
digital platforms and webinars. To make
this new digital promotion opportunity
permanent and sustainable, we established
a private studio in our Taşdelen
office. In the following periods, we will
continue to expand our digital promotion
processes throughout the year and to hold
webinar sessions and presentation events
with our customers and business partners
in a professional environment.
What is the number of domestic products
you develop for Yılmaz Machine? Did
the pandemic affect your procurement
processes? If there were delays, what do
you plan for the new period?
At Yılmaz Machine, we aim at achieving
dan herkesi etkiledi. Fakat burada yeni
duruma ayak uyduran firmalar için ayrı
bir şans olarak başka fırsatlar da ortaya
çıktı. Bunun en güzel örneği, dijital fuarların
yaygınlaşması ve belki de gitmenizin
mümkün olmadığı coğrafyalara dijital olarak
gidebilmek ve ürün/hizmetlerin sergilenebilmesi
oldu. Yılmaz Makine olarak biz
de bu durumu bir fırsata çevirdik ve dijital
platformlarda müşteri sunumu, webinarlarımızla
direkt müşterilerimize ürünlerimizi
tanıttık. Bu yeni dijital tanıtım olanağını
kalıcı ve sürdürülebilir kılmak için de
Taşdelen ofisimizde özel stüdyo kurduk.
Bundan sonraki dönemlerde dijital tanıtım
süreçlerimizi tüm yıla yayarak, webinar
ve sunumlarımızı profesyonel bir ortamda
müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla paylaşmaya
devam edeceğiz.
Yılmaz Makine için geliştirdiğiniz
ürünlerde yerlilik oranı nedir? Tedarik
süreçlerinizde salgın kaynaklı gecikmeler
yaşandı mı? Eğer gecikmeler yaşandı
ise yeni dönem için nasıl bir planlama
yapılıyor?
Yılmaz Makine olarak yüksek yerlilik
oranında üretim hedefimiz var. Bu hedef
doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyor
ve millileştirme/yerlileştirme politikamız
14
a high number of domestic products. We
will keep working to achieve this as we
design projects in line with our nationalization/domestication
principles. Our primary
goal is the protection and development
of domestic capital and the growth
of our suppliers with our domestic production
program. In accordance with the
national policy, this will always be among
the priorities of a 100 percent domestic
capital company like Yılmaz Machine. Due
to the pandemic, we experienced delays in
the procurement of foreign origin components.
That issue once again revealed the
importance of both domestic capital and
national production-based companies.
That issue also revealed the importance
of having alternative suppliers. At Yılmaz
Machine, we are prepared and have plans
for the new period in line with our goals
and have action plans for the similar situations
that may occur in the next period.
Finally, what would you like to say about
Yılmaz Machine’s R&D culture? Are there
any issues that need to be improved?
R&D is an indispensable part of the
company culture. This culture should be
measurable and disciplined. At Yılmaz
Machine, we attach great importance to
R&D in line with our long-established
structure and goal of realizing sustainable
achievements. Yilmaz Machine has always
been open to technological development
since its establishment and established
its R&D Center years ago to use the latest
technologies. Yilmaz Machine continues
to work in line with the goal of constant
development by incorporating the infrastructure
the industry and technology
requires and has a strong know-how and
experience in R&D, and as one of the leading
companies in the sector will always
give priority to R&D studies to carry its
success to the future.
çerçevesinde ürünlerimizi projelendiriyoruz.
Öncelikli hedefimiz yerli sermayenin
korunması, geliştirilmesi ve yerlileştirme
programı altında tedarikçilerimizin
geliştirilmesidir. Milli politika gereği bu
husus, Yılmaz Makine gibi yüzde 100 yerli
sermayeli bir firmanın öncelikleri arasında
her zaman yer alacaktır. Salgın kaynaklı
tedarik sürecimizde yurt dışı menşeli
komponentlerde gecikme ve sipariş ertelemeleri
de yaşadık. Bu durum hem yerli
sermayenin hem de ulusal üretim merkezli
firmaların önemini bir kez daha gün
yüzüne çıkardı. Bu süreç aynı zamanda
alternatif tedarikçi geliştirmenin önemini
de ortaya koydu. Yılmaz Makine olarak
biz de hedeflerimize ulaşma doğrultusunda
yeni dönem planlarımızı oluşturduk ve
gelecek dönemde yaşanabilecek benzer
durumlar için aksiyon planlarımızı hazırladık.
Son olarak, Yılmaz Makine’nin Ar-Ge
kültürü için neler söylemek istersiniz?
Eksik gördüğünüz ya da güçlendirilmesi
gereken yönler var mı?
Ar-Ge, şirket kültürünün olmazsa olmaz
parçasıdır. Bu kültür, ölçülebilir ve bir disiplin
içerisinde olmalıdır. Yılmaz Makine,
geçmişten gelen köklü yapısı ve başarılarını
sürdürülebilir kılma hedefi doğrultusunda
Ar-Ge’ye büyük önem veriyor.
Kuruluşundan bu yana teknolojik gelişime
açık olan Yılmaz Makine, yeni teknolojilerin
uygulanması amacıyla Ar-Ge Merkezini
yıllar önce kurmuştur. Sanayi ve
teknolojinin gereksinimi olan altyapıyı
bünyesine kazandırarak sürekli geliştirme
hedefi doğrultusunda çalışmaya devam
eden; Ar-Ge olarak güçlü bir bilgi birikimi
ve tecrübeye sahip olan Yılmaz Makine,
sektörün öncü ve lider firmalarından olarak
başarılarını geleceğe taşıma konusunda
Ar-Ge faaliyetlerine her zaman öncelik
verecektir.
15
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
“SNM 560 has become an unrivaled
model in the industry”
“SNM 560, sektörde rakipsiz bir model oldu”
Muammer Tanrıverdi,
R&D Engineer, Yılmaz
Machine said the SNM
560 was a result of
their five-year knowhow
and designed
to apply the desired
angle and size on
PVC and aluminum
casing, sash, mullion,
jamb profiles used in
all kinds of cladding
applications such as
a sunroom, daylight
system and others had
been developed from
Servo-Controlled Profile
Notching Machine, to
meet industrial needs.
“the SNM 560, available
in manual and fully
automatic versions
come to be an unrivaled
machine in the industry
for its speed, high
precision machining
capacity, and safety
features.”
Her türlü cephe
kaplama, kış bahçesi
uygulamaları,
aydınlatma pencereleri
ve özel uygulamalarda
kullanılan PVC ve
alüminyum kasa,
kanat, orta kayıt,
lento profillerine
istenilen açı ve ölçüde
boşaltma işlemlerini
yapmak amacıyla
tasarlanan SNM 560
Servo Kontrollü Cephe
Kertme Makinesi’nin,
sektörün talepleri
ve beş yıllık bir
bilgi birikimiyle
geliştirildiğini söyleyen
Yılmaz Makine Ar-Ge
Mühendisi Muammer
Tanrıverdi, “Hem
manuel hem de tam
otomatik versiyonuyla
SNM 560, hızı, yüksek
hassasiyetli işleme
kapasitesi ve güvenlik
önlemleriyle sektörde
rakipsiz bir makine
olmaya geliyor.” diyor.
16
MUAMMER TANRIVERDI
R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi
As one of the developer engineers
of the SNM 560, could you please
introduce the machine with your own
words?
The SNM 560 was developed to safely
use aluminum cladding profiles in
notching and mullion applications in
construction projects to meet industrial
needs. The SNM 560, the upgraded version
of Yılmaz Machine’s NCM 550, has
a modern look, and completely renewed
with many new features. Developed by
taking the demands and needs of the
sector into consideration, the SNM 560
is easy to use and reliable, as well as
SNM 560’ın geliştirici mühendislerinden
birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle
tanıyabilir miyiz?
SNM 560, inşaat sektörünün cephe
giydirme projelerinde ihtiyaç duyulan,
alüminyum cephe kaplama profillerinin
kertme ve orta kayıt alıştırma işlemlerinde
güvenle kullanılabilmesi için
geliştirildi. Birçok özelliğiyle baştan
aşağı yenilenen ve modern bir görünüme
kavuşan SNM 560, Yılmaz Makineye
ait NCM 550 makinesinin geliştirilmiş
ürünüdür. Sektörün talep ve ihtiyaçları
göz önünde bulundurularak geliştirilen
SNM 560, kullanımı kolay ve güvenilir
capable of meeting maintenance service
requirements in the most efficient way.
How long was the product development
process? What were the most difficult
stages in this process?
The development of the product was
the result of a five-year know-how. We
manufactured the SNM 560 by taking
the feedback from the users of our first
prototype the NCM 550 and the industrial
requirements into consideration.
During the R&D process, we completely
overcame the vibration-induced problems
-especially those with the NCM 550- by
means of the simplified aluminum cast
saw arm mechanism and engineering
studies. In this context, after the analysis
and calculations we have completed, I can
confidently say that the machines to be
delivered to end-users are a reliable and
will comply with all working standards.
How important is customer feedback
in R&D processes? Do you take every
feedback into consideration?
Customer feedback is the most important
part of a R&D process. We take even
the smallest points specified by the user
into consideration and conduct R&D in
the light of such information. R&D processes,
where issues such as ease of use,
and machine safety are prioritized, have
become a mission for Yılmaz Machine’s
R&D Department.
What do you think are the most apparent
competitive advantages of the SNM 560?
The SNM 560 is a user-friendly machine
with ease of use, precise cutting capacity,
and the mechanism to fix a profile from
four different points at any angle. The
manual version enables the operator to
see the table and saw angle figures on the
digital display, and this feature creates
the environment required for efficient
operation. Moreover, the fully automatic
SNM 560 SRV features a servo control
system that enables to set each dimension
easily on the touch panel.
How did you do to overcome vibration
levels, the parameter that directly affects
the safety and machining tolerances?
Customer feedback on the NCM 550 was
mostly about the issues such as cutting
roughness on the vibration-induced
surfaces, safety concerns, and deterioration
of dimension settings. We started the
design of the SNM 560 with the aim to
eliminate these problems. In particular, we
started from the main source of vibration
olmasının yanı sıra servis bakım ihtiyaçlarını
en efektif şekilde karşılayabilecek
yeterliliğe sahiptir.
Ürünün geliştirme süreci ne kadar sürdü?
Bu süreçte en çok zorlandığınız aşamalar
hangileri oldu?
Ürün, yaklaşık beş yıllık bir bilgi birikiminin
karşılığında geliştirildi. İlk prototipimiz
olan NCM 550’ye ait kullanıcı geri dönüşleri
ve sektörün talep ettiği noktaları baz
alarak SNM 560’ı ürettik. Ar-Ge sürecinde,
özellikle NCM 550 üzerinde var olan titreşim
kaynaklı problemleri sadeleştirilmiş
alüminyum döküm testere kol mekanizmaları
ve mühendislik araştırmalarıyla
tamamen giderdik. Bu anlamda, gerçekleştirdiğimiz
analiz ve hesaplamalardan
sonra, son kullanıcılara gönderilecek
makinelerin tüm çalışma standartlarına
uygun olacak şekilde güvenilir bir makine
olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Müşteri geri bildirimleri Ar-Ge
süreçlerinde ne kadar önemlidir? Her geri
bildirimi dikkate alıyor musunuz?
Müşteri geri bildirimleri Ar-Ge sürecinin
en önemli unsurlarıdır. Bizler, kullanıcı tarafından
belirtilen en küçük noktaları bile
değerlendirip, bu bilgiler ışığında Ar-Ge
yapıyoruz. Kullanım kolaylığı ve makine
güvenliği gibi başlıkların ön planda tutulduğu
Ar-Ge süreçleri, Yılmaz Makine Ar-
Ge Birimi için bir misyon haline gelmiştir.
SNM 560’ın en rekabetçi yönleri sizce
hangileridir?
SNM 560, özellikle kullanım kolaylığı,
hassas kesim kapasitesi ve her açıda dört
ayrı noktadan profil sabitleme mekanizmasıyla
kullanıcı dostu bir makine haline
geldi. Tabla ve testere açı değerlerinin
manuel makine için dijital ekran üzerinde
gözlenebiliyor olması, etkin kullanım için
elverişli bir ortam oluşturuyor. Bununla
birlikte, tam otomatik bir makine olan
SNM 560 SRV modeliyle de tüm ölçüler
servo kontrollü olarak dokunmatik panel
üzerinden kolaylıkla ayarlanabiliyor.
Makine güvenilirliği ve işleme
toleranslarının geliştirilmesini doğrudan
etkileyen bir parametre olan titreşim
seviyeleri hakkında nasıl bir çalışma
yaptınız?
NCM 550’ye yönelik müşteri geri dönüşleri,
makine bünyesindeki titreşim kaynaklı
kesim yüzeylerinin pürüzlülüğü, güvenlik
hissiyatı ve ayarlı ölçülerin bozulması
gibi konular üzerinde yoğunlaşıyordu. Bu
aksaklıkların giderilmesi ana amacıyla
SNM 560’ın tasarımına başladık. Özellikle
“The problems such
as cutting roughness
on the vibrationinduced
surfaces,
feeling of safety,
and deterioration of
dimension settings
experienced with
the NCM 550 were
eliminated by using a
saw arm mechanism
with complex
geometry, and single
cast body in the
SNM 560.”
“NCM 550’deki
titreşim kaynaklı
kesim yüzeylerinin
pürüzlülüğü,
güvenlik hissiyatı
ve ayarlı ölçülerin
bozulması gibi
konular, karmaşık
geometrili testere
kol mekanizması
ve tekil döküm
gövdeyle SNM
560’ta çözüme
kavuşturuldu.”
17
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
“Developed by taking
the demands and
needs of the sector
into consideration,
the SNM 560 is easy
to use and reliable,
as well as capable of
meeting maintenance
service requirements
in the most efficient
way.”
“Sektörün talep
ve ihtiyaçları
göz önünde
bulundurularak
geliştirilen SNM 560,
kullanımı kolay ve
güvenilir olmasının
yanı sıra servis
bakım ihtiyaçlarını
en efektif şekilde
karşılayabilecek
yeterliliğe sahiptir.”
18
and developed a multi-piece saw arm
mechanism with complex geometry and
used single-cast bodies to eliminate the
vibration issue. Moreover, we obtained a
more rigid body for the cutter by including
the notching height adjustment in
the table mechanism. These processes
were also supported in the scope of the
TÜBİTAK 1501 Industrial R&D Projects
Support Program and all engineering
skills were used in the development process.
The product under development was
pre-introduced at domestic trade shows.
What can you say about the trade show
experiences with the SNM 560? How did
it impress your customers?
We noticed that the SNM 560 SRV was
one of the machines that made a great
impression in the industry at TÜYAP last
season. Additionally, the SNM 560 with
original and unique features developed
by Yılmaz Machine has become a wellknown
machine in the industry. The SNM
560 has been constantly improved and
renewed in line with the latest technological
advancements since it was first
introduced at trade shows, and now, it is
ready for mass production.
titreşim kaynağının ana unsuru olan çok
parçalı ve karmaşık geometrili testere kol
mekanizmasını geliştirmekle kalmadık,
tekil döküm gövdelerle titreşim sorununu
tamamen ortadan kaldırdık. Ayrıca
kertme yükseklik ayarının tabla mekanizması
üzerine transfer edilmesiyle daha
katı (rigid) bir kesici gövde elde ettik. Bu
süreçler, TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge
Projeleri Destekleme Programı kapsamında
da desteklendi ve mühendisliğin tüm
kapasiteleri makine geliştirme sürecinde
kullanıldı.
Ürün henüz geliştirilme aşamasındayken
yurt içinde düzenlenen fuarlarda da ön
gösterimi yapılmıştı. SNM 560’ın fuar
deneyimleri için neler söyleyebilirsiniz?
Ürün müşterilerden nasıl tepki aldı?
Geçtiğimiz dönemde, TÜYAP fuarında
SNM 560 SRV modeliyle bulunduğumuzda,
sektörde ilgi çeken en önemli makinelerden
biri olduğunu görmüştük. Öte yandan
sektörde adından sıkça söz ettirecek
bir makine haline gelen SNM 560, Yılmaz
Makine’nin geliştirmiş olduğu özgün ve
eşsiz çözümleri kullanıcılara sunuyor. Fuar
gününden bugüne her an yeni bilgilerle
geliştirilmeye devam eden SNM 560, artık
seri üretime hazır hale gelmiş bulunuyor.
“DK 502: Professional machine
for an economy class price”
“DK 502: Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel makine”
Yılmaz Machine R&D
Engineer Fikret Ertürk
says about DK 502, the
PVC Profile Welding
Machine, “The DK
502 we constantly
improve to the level
of perfection has
become a product
that represents our
craftsmanship and
dedication with love. I
can describe the most
competitive aspect
of the DK 502 as ‘a
professional machine
for an economy class
price.’”
Yılmaz Makine Ar-
Ge Mühendisi Fikret
Ertürk, PVC Profil
Kaynak Makinesi DK
502 için “Mükemmele
ulaştırmak için
çalışmalarına ara
vermediğimiz DK
502, aşkla yaptığımız
zanaatımızı sanat
olarak sunduğumuz
bir ürün oldu. DK
502’nin en rekabetçi
yönünü ‘Ekonomi sınıfı
fiyatına, profesyonel
makine’ olarak
tanımlayabilirim.”
diyor.
FIKRET ERTÜRK
R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi
As one of the developer engineers of
the DK 502, could you please introduce
us to the product in your own words?
Manufacture of PVC welding machines
started and developed rapidly in the
1970s as PVC profile door and window
systems were born. PVC profile products
offering practical and aesthetic
solutions to end-users have become
an indispensable part of our lives with
increasing customer demands and the
development of PVC profile processing-welding
machines. Statistical studies
show that; increase in supply charts
is accompanied by an aggressive loga-
DK 502’nin geliştirici mühendislerinden
birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle
tanıyabilir miyiz?
PVC kaynak makineleri, PVC profil kapı
ve pencere sistemlerinin doğuşuyla birlikte,
1970’li yıllarda üretilmeye ve hızla
geliştirilmeye başlandı. Aynı anda son
kullanıcılara pratik ve estetik çözümler
sunan PVC profil ürünler, artan müşteri
talepleri ve hız kazanmaya başlayan
PVC profil işleme-kaynak makinelerinin
geliştirilmesiyle hayatımızın değişmez
bir parçası haline geldi. Bu alanda yapılan
istatistiksel çalışmalar gösteriyor
ki; arz grafikleri organik olarak artış
19
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
rithmic increase in demand charts. This sheds light on the
relationship between the increase in the number of new
manufacturers and the increase in the capacity of existing
machine manufacturers. Although the R&D studies done
with PVC profile welding machines have reached the medium-high
and high technology level, the welding methods
currently used have developed up to a certain level, but
not beyond the common methods. At Yılmaz Machine, we
updated the design of the DK 502 by in line with feedback
from users. I can say that we have achieved a simple yet
efficient visual industrial design with philosophy and concept,
and operation updates, and expert touches that enhance
the process and product quality in the automation
scenario. Moreover, the DK 502 mechanically redesigned
to shorten maintenance and assembly times.
What was the purpose of developing the DK 502?
The initial DK 502 project was designed to reduce production
and maintenance costs with the guidance of the
feedback received from our end users, and the results of
the research studies efficiently done by our dealers and
partners that provide expert after-sales services. In this
context, the DK 502 has a plain and weight-optimized
frame and a monoblock cast body, and a compact and
effective panel designed to be in the same structure with
the panels on the welded bodies, instead of multi-level
welded bodies that require precise adjustment, and a panel
mounted on a frame. In particular, its structure welded
monoblock bodies help save energy in the manufacturing
and assembly process, and thus, create a more environmentally
friendly cycle with much less material use. All
these changes on the mechanical side were also associated
with the needs on the automation/control side, and improvements
were made in all automation scenarios of the
process, taking into account parameters such as simplicity,
safety, and quality. Moreover, changes in the visual design
were made in accordance with the new conceptual studies
initiated by Yılmaz Machine to cover all machine groups.
Thus, a modern and more attractive design with backed
by a philosophy was created.
What do you think are the most competitive aspects of
the DK 502?
Welding machines including the models removed from
mass production by Yılmaz Machine are all operator
friendly. In addition to these features, the DK 502 has
gained a much simpler and more practical structure for
maintenance and technical service personnel, after the
recent improvements. The improvements were made to
reduce investment and operating costs and provide a return
on investment to our customers. For instance, welded
cast iron monoblock bodies help reduce maintenance and
adjustment times, and labor and commissioning costs. The
operation efficiency featured by this system that requires
less adjustment and less number of parts will increase
production quality. Furthermore, all these changes are
supported by the automation system’s pressure regulation
feature in the welding scenario. our expert control and
software engineers optimized the pneumatic system in
the PVC profile welding process step by step, so that the
pressure-time scenarios can have a working order closer
to the perfection that means increased product quality
20
gösterirken, talep grafiklerinde agresif logaritmik artış
izleniyor. Bu da yeni üretici firma sayısındaki artışla
mevcut makine üreticilerinin kapasite artışı arasındaki
ilişkiye ışık tutuyor. PVC profil kaynak makinelerindeki
Ar-Ge çalışmaları her ne kadar orta-yüksek ve yüksek
teknoloji seviyesine ulaşmış olsa da şu anda kullanılan
kaynak metotları prensip olarak gelişmiş ancak bilinen
metotların çok dışına çıkmamıştır. Yılmaz Makine
olarak DK 502’nin güncellenmiş tasarımını, kullanıcı
deneyimi geri bildirimlerini değerlendirerek oluşturduk.
Etkili sade tasarım, otomasyon senaryosunda süreç ve
ürün kalitesini arttırıcı operasyon güncellemeleri ve
uzman dokunuşlarla felsefesi ve konsepti olan görsel
bir endüstriyel tasarıma ulaştığımızı söyleyebilirim. Elbette
DK 502’de bakım ve montaj sürelerini iyileştiren
mekanik tasarım değişiklikleri de gerçekleştirildi.
DK 502’nin geliştirilme amacı neydi?
Yeni DK 502’nin başlangıç projelendirilmesi, alanında
uzman satış sonrası hizmetler ve her alanda etkili
partnerlik çalışmaları yapan bayilerimiz sayesinde son
kullanıcılarımızdan alınan geri bildirimlerin ışığında;
üretim ve bakım maliyetlerini iyileştirme amacıyla
gerçekleştirildi. Bu bağlamda DK 502, çok katlı ve hassas
ayar gerektiren kaynak gövdeleri yerine monoblok
döküm gövdeye, sade ve ağırlığı iyileştirilmiş bir şaseye,
şase üzerinde montajlı olarak bulunan pano yerine
kaynak gövdelerinde bulunan panellerle aynı yapı içerisinde
olacak şekilde tasarlanan kompakt ve efektif
bir panoya kavuştu. Özellikle monoblok yapıya sahip
kaynak gövdeleri çok daha az malzeme kullanımıyla
birlikte imalat ve montaj sürecinde enerji tasarrufuna,
böylelikle de daha çevreci bir döngüye hizmet ediyor.
Mekanik taraftaki tüm bu değişiklikler, otomasyon/
kontrol tarafındaki ihtiyaçlarla da ilişkilendirildi ve
sadelik, güvenlik, kalite gibi parametreler göz önünde
bulundurularak sürecin tüm otomasyon senaryolarında
da iyileştirmeler yapıldı. Bunun yanında, Yılmaz
Makine’nin tüm makine gruplarını kapsayacak şekilde
başlattığı yeni konsept çalışmalarıyla görsel tasarım
değişikliğine de gidildi. Böylece, felsefesi olan, daha
modern ve daha göz alıcı bir tasarım ortaya çıkarıldı.
DK 502’nin en rekabetçi yönleri sizce hangileridir?
Yılmaz Makine üretimi kaynak makineleri, seri üretimden
kaldırılmış modellerinde bile operatör dostu
bir kullanıma sahiptir. Son yapılan geliştirmelerle DK
502, bu özelliklerinin yanı sıra bakım ve teknik servis
personelleri için de çok daha sade ve pratik bir yapıya
kavuştu. Yaptığımız geliştirmeler, yatırım ve işletme
maliyeti avantajı olarak müşterilerimize geri dönüş
sağlayacak şekilde hayata geçirildi. Örneğin, döküm
monoblok tasarıma sahip kaynak gövdelerindeki
bakım, ayar sürelerini azaltıyor ve bu sayede işçilik ve
devreye alma maliyetleri de düşürülebiliyor. Daha az
ayar gerektiren, daha az parçalı bu sistemin yakaladığı
verimli işletme şartları, üretim kalitesini de arttıracaktır.
Diğer yandan, tüm bu değişiklikler otomasyon
sistemindeki kaynak senaryosundaki basınç düzenlemeleriyle
destekleniyor. PVC profil kaynak prosesindeki
pnömatik sistemimiz, uzman kontrol ve yazılım
mühendislerimiz sayesinde adım adım optimize edildi
and strength. During the welding tests, it
was noted these optimizations achieved
an increase of 50 Newton was in the weld
strength of the PVC profile under constant
test conditions.
While safety is accepted as a fixed
parameter in all scenario studies to test
the control system, the design of the DK
502 showed an interdisciplinary harmony
in terms of occupational health and
safety. We aimed to increase operator
awareness in accordance with the data
obtained from the articles about OHS
(Occupational Health and Safety) standards
and color codes by conducting literature
researches even for button locations
and warning lights in the visual design. In
summary, all of the works done on the DK
502 were based on academic and scientific
findings, and interrelated sub-processes
in the project design. Therefore, the most
competitive aspect of the DK 502 can be
“Professional machine for an economy
class price.”
What do you think is the contribution
of the DK 502’s new visual design to
purchasing processes?
Yılmaz Machine aims to create a “product
life cycle” by collecting all the improvements
I mentioned under the heading of
“sustainability.” We kept the product life
cycle philosophy in focus on the DK 502
as well. We eliminated stock costs in our
purchasing processes and reduced the
carbon footprint of the product by means
of efficiently designed dead spaces and
volumes; We made a product that provides
the same advantage to our suppliers
and assembly teams. Considering the average
of processes such as assembly, raw
material supply, and shipment, I can say
that we have an advantage of 30 percent.
ve bu sayede basınç-zaman senaryoları
mükemmele yakın bir çalışma düzenine
kavuştu; ürün kalitesini ve mukavemetini
arttırdı. Kaynak testleri sırasında, bu
optimizasyonlar sayesinde PVC profil kaynak
mukavemetinde, sabit test şartlarında
50 Newton artış sağlandığı kaydedildi.
Kontrol sisteminde yapılan tüm senaryo
çalışmalarında güvenlik, sabit parametre
olarak kabul edilirken, iş güvenliği ve işçi
sağlığı yönünden de DK 502’nin tasarımı
disiplinler arası uyum içerisindedir. Görsel
tasarımda bulunan buton yerleri ve ikaz
ışıkları için bile literatür araştırmaları
yaparak, İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği)
standartları ve renk kullanımlarıyla ilgili
makalelerden elde edilen verilere göre
operatör farkındalığını arttırmayı amaçladık.
Özetle DK 502’de yapılan çalışmaların
tamamı, projelendirme içerisinde birbiriyle
ilişkili alt süreçler olarak akademik ve
bilimsel temellere oturtularak yapıldı. Bu
sebeple DK 502’nin en rekabetçi yönünü
“Ekonomi sınıfı fiyatına, profesyonel makine”
olarak tanımlayabiliriz.
DK 502’nin yeni görsel tasarımının satın
alma süreçlerine katkısı sizce nedir?
Yılmaz Makine, bahsettiğim tüm iyileştirmeleri
“sürdürülebilirlik” başlığı altında
toplayarak “ürün yaşam döngüsü” oluşturmayı
amaçlıyor. Ürün yaşam döngüsü
felsefesini, DK 502’de de odak noktamızda
tuttuk. Satın alma süreçlerimizde stok
maliyetlerinden kurtulurken, ölü alan ve
hacimleri efektif bir şekilde tasarlayarak
ürünün karbon ayak izini azalttık; montaj
ekibine sağladığımız oranda tedarikçimize
de aynı oranda avantaj sağlayan bir ürün
ortaya çıkarttık. Montaj, ham madde tedarik
ve sevkiyat gibi süreçlerinin ortalaması
göz önüne alındığında, yüzde 30 oranında
avantaj sağladığımızı söyleyebilirim.
“In our ‘Welding
Machines group’ the
DK 502 is included
in, we are currently
working on two
different projects,
one for our R&D
Center and the other
for the TÜBİTAK
project. Although we
have a long way to
go with these two
projects, we already
have some outputs:
two scientific papers,
one patent, and one
design registration.”
“DK 502’nin
bağlı bulunduğu
‘Kaynak Makineleri’
grubumuzda
halen biri Ar-Ge
Merkezimiz biri de
TÜBİTAK projesi
olmak üzere iki farklı
proje yürütüyoruz.
Bu iki projede daha
uzun bir yolumuz
olmasına rağmen,
şimdiden iki bilimsel
makale, bir patent
ve bir tasarım tescil
çıktısı sağladık.”
21
As Yılmaz Machine Research &
Development Centre, we develop
machines with added value in line
with the market requirements and
lead the technology. We’ll continue
to bring profit to our partners with
our innovative solutions and add
quality to end-users’ lives.”.
Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
olarak, sektörün ihtiyaçlarına
uygun katma değerli makineler
geliştiriyor, teknolojiye öncülük
ediyoruz. Yenilikçi çözümlerimizle
iş ortaklarımıza kazanç, son
tüketicilerin hayatlarına kalite
katmaya devam edeceğiz.
40+
70 6
SCIENTIFIC PROJECT APPICATIONS REGISTERED DESIGN REGISTERED BRANDS
BİLİMSEL PROJE BAŞVURUSU TASARIM TESCİLİ MARKA TESCİLİ
YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4 178
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
“The SK 500 will offer significant
advantages in production costs”
“SK 500, üretim maliyetlerinde
önemli avantajlar sağlayacak”
Stating that the SK
500, the Automatic
Saw Machine,
stands out with its
ergonomics and
industrial design,
Murat Koçyiğit the
R&D Engineer of
Yılmaz Machine
says, “The SK 500
we manufactured in
accordance with the
feedback from our
customers will offer
significant advantages
in manufacturing/
assembly time, and
costs.”
Otomatik Kesme
Makinesi SK
500’ün ergonomisi
ve endüstriyel
tasarımıyla öne
çıktığını söyleyen
Yılmaz Makine Ar-
Ge Mühendisi Murat
Koçyiğit, “Müşteri geri
bildirimlerini dikkate
alarak geliştirdiğimiz
SK 500, imalat /
montaj süresi ve
maliyetlerinde önemli
avantajlar sağlayacak.”
diyor.
24
As one of the developer engineers of
the SK 500, could you please introduce
us to the product in your words?
The SK 500 stands out with its strong
ergonomics and industrial design. We
added this machine that has a modern
look/face, and that can reduce manufacturing/assembly
time, and costs
without compromising on quality to our
product range. Moreover, we believe
the features of the machine such as
the capability of processing large-sized
materials, and the optional drilling unit
will meet customer requirements.
What type of needs will the SK 500
fill?
The SK 500 was developed from the SK
MURAT KOÇYIĞIT
R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi
SK 500’ün geliştirici mühendislerinden
birisi olarak ürünü sizin sözlerinizle
tanıyabilir miyiz?
SK 500 güçlü ergonomik yapısı ve
endüstriyel tasarımıyla öne çıkıyor.
Kaliteden ödün vermeden üretim/montaj
süre ve maliyetlerini düşürebildiğimiz bu
ürünü, endüstriyel tasarım çalışmasıyla
modern bir görsel/yüze sahip olarak
ürün portföyümüze eklendi. Ayrıca büyük
ebatlı malzemeleri işleme kapasitesi
ve opsiyonel olarak sunulan delik delme
ünitesiyle de işletmelerin ihtiyaçlarına
cevap verebileceğimizi düşünüyoruz.
SK 500 hangi ihtiyaçlar doğrultusunda
üretim planına alındı?
SK 500, halen üretimi devam etmekte
450 -still in production- in line with market/customer requirements.
In particular, a machine capable of drilling holes
had been in demand for a long time. Moreover, the manufacturing
process within our own shop included the results
of the studies done to improve the manufacturing/assembly.
Again, our main goal was to reduce manufacturing/assembly
time and costs.
How long has the product development process been going
on?
The product development process has been going on for
about a year. In this process, we guided the design process
by evaluating the suggestions of the users of these products
including enterprises, customers, and technical maintenance
service providers.
Which sectors was the SK 500 designed for?
The SK 500 is for domestic and foreign shops where
aluminum and PVC profiles of any type are processed.
Particularly, we will be able to meet the needs of businesses
that do the serial cutting and drilling of various types of
holes on profiles. These products are in compliance with
European standards and will be preferred by businesses and
workshops where occupational safety comes first.
What features make the SK 500 different from the others?
Could you please tell us about its advantages?
The SK 500 was designed to comply with CE standards,
and occupational safety has always been one of our top priorities
in the entire design process. The machine has all the
features of a high-tech, long-lasting, and powerful machine
with an affordable price in comparison with the imported
products. The SK 500 featuring high processing capacity,
strong structure, a 4 KW motor, and a 500 mm-diameter
saw will be the most suitable solution for cutting industrial
profiles with its strong structure and high processing capacity.
The SK 500 has a servo system for material handling
and feeding, and can also perform the precise cutting.
olan SK 450 model kodlu ürünümüz için müşteri/
piyasa tarafından gelen talepler doğrultusunda geliştirilmeye
başlandı. Özellikle delik delme özelliğine
sahip bir makine uzun zamandır talep ediliyordu.
Ayrıca kendi üretim tesisimiz içinde imalat/montaj
tarafında da iyileştirme çalışmaları göz önüne alınarak
tasarım süreci başladı. Burada da imalat/montaj
süre ve maliyetlerin düşürülmesi ana hedefimizdi.
Ürün geliştirme süreci ne zamandır devam ediyor?
Ürün geliştirme süreci yaklaşık bir yıldır devam ediyor.
Bu süreç içinde bu ürünleri kullanan işletmelerin,
müşterilerimizin ve teknik servisimizin önerilerini de
değerlendirerek tasarım sürecine yön verdik.
SK 500 hangi sektörlerin ihtiyacına göre tasarlandı?
SK 500 Türkiye’de ve yurt dışında her türlü alüminyum
ve PVC malzemelerin kesildiği atölye ve işletmelerin
ihtiyaç duyduğu bir makinedir. Özellikle seri
kesme işlemi ve profiller üzerine çeşitli delik delme
işlemleri yapan işletmelerin ihtiyacına cevap verebileceğimizi
düşünüyoruz. Bu ürünler Avrupa standartlarına
uygun olmasıyla da iş güvenliğinin ön planda
olduğu işletme ve atölyelerde tercih edilecektir.
SK 500 hangi özellikleriyle farklılaşıyor?
Avantajlarını nasıl sıralayabilirsiniz?
SK 500, CE standartlarında uygun olarak tasarlandı
ve tüm tasarım sürecinde iş güvenliği her zaman ilk
önceliklerimizden biri oldu. Makine; teknoloji düzeyi
yüksek, ithal ürünlere göre uygun fiyata sahip, uzun
ömürlü ve güçlü bir makine özelliklerini taşıyor. 4
KW motor ve 500 mm çapında testereye sahip olan
SK 500, güçlü yapısı ve yüksek işlem kapasitesiyle
endüstriyel profillerin kesimi için en uygun çözüm
olacaktır. Malzeme taşıma ve sürme işlemi servo sistemli
olan SK 500, ayrıca hassas ölçüde kesim işlemi
de yapılabiliyor.
“The SK 500 was
designed to comply
with CE standards,
and occupational
safety has always
been one of our
top priorities in
the entire design
process.”
“SK 500, CE
standartlarında
uygun olarak
tasarlandı ve tüm
tasarım sürecinde iş
güvenliği her zaman
ilk önceliklerimizden
biri oldu.”
25
Yılmaz Machine’s R&D Center Yılmaz Makine Ar-Ge Merkezi
“SCM 400 and SCM 700
set the bar high in the competition”
“SCM 400 ve SCM 700, rekabette çıtayı yükseğe koydu”
Yılmaz Machine’s R&D
Engineer Mr. Cihan
Kara says “the SCM
400 and SCM 700
have manual and
serial cutting features
are very competitive
user-friendly, costeffective,
and
functional machines.
It is obvious that they
are very advantageous
compared to their
competitors in terms
of performance. We
have been receiving
very good feedback
about these features
from users” about the
SCM 400 and SCM
700, the Automatic
Cutting Machines that
have economical and
functional upsides.
Yılmaz Makine
Ar-Ge Mühendisi
Cihan Kara, otomatik
kesim konusunda hem
ekonomik hem de
işlevsel yönden çok
rekabetçi makineler
olan Otomatik
Sürücülü Kesim
Makinesi SCM 400 ve
SCM 700 için “Hem
manuel hem de seri
kesim özellikleriyle
kullanıcı dostu
makineler olan SCM
400 ve SCM 700’ün,
fiyat/performans
açısından rakiplerine
göre oldukça avantajlı
oldukları ortada.
Bu özellikleriyle
kullanıcılardan da
çok iyi geri dönüşler
almaya başladık.”
diyor.
26
CIHAN KARA
R&D Engineer Ar-Ge Mühendisi
As one of the developer engineers of
the SCM 400 and SCM 700, could you
please introduce us to the product with
your own words?
In terms of being economical and
functional, the SCM 400 and SCM 700
are designed to be very competitive
automatic cutting machines. Conveyor
length is the only difference between
the SCM 400 and SCM 700: the SCM
400 has a 3.6-meter conveyor while the
SCM 700 has a 6.6-meter conveyor. At
the beginning of the design process, we
took the expectations of our customers,
the end-users of our machines into
consideration, as usual. Then, we started
working on a design that would cover
all feedback we received. As a result,
the machines we developed came forth
SCM 400 ve SCM 700’ün geliştirici
mühendislerinden birisi olarak ürünü
sizin sözlerinizle tanıyabilir miyiz?
SCM 400 ve SCM 700, otomatik kesim
konusunda hem ekonomik hem de işlevsel
yönden çok rekabetçi makineler olarak
tasarlandı. SCM 400 ve SCM 700 arasındaki
tek fark, sahip olunan konveyörün
boyudur: SCM 400’de konveyör 3,6 metre,
SCM 700’de ise 6,6 metredir. Tasarım
sürecinde ilk olarak, her zaman yaptığımız
gibi, müşterilerimizin yani makinelerimizin
son kullanıcılarının beklentilerini
araştırdık. Ardından da elde ettiğimiz
geri bildirimlerin tümünü kapsayacak bir
tasarım üzerinde çalışmaya başladık. Sonuçta
geliştirdiğimiz makineler, piyasadaki
rakiplerine göre hem maliyet avantajı
hem de işlevsel kapasite olarak öne çıktı.
with more cost advantage and functionality compared to
their competitors in the market.
How long was the product development process? What
were the most difficult stages in that process?
The development process took around eight months. The
most challenging issue for us was to come up with a design
that would cover all the feedback we had received.
In this respect, I can say that the process of developing
a single complete system that would meet different customer
requirements at once was very exciting.
You are talking about customer feedback; do they have
the utmost priority in R&D policies?
Definitely; the SCM 400 and SCM 700 are developed
according to this policy. Moreover, this is an indispensable
policy at Yılmaz Machine. Customer feedback is
the biggest pillar in Yılmaz Machine’s R&D processes.
Because the main purpose of a design is to fully meet
the customer requirements.
What are the most competitive aspects of your
machines?
The first thing I would like to mention is the technical
competence and cost advantage they offer. They play
crucial roles in preference and choice. Moreover, in
terms of automatic serial cutting operations, the SCM
400 and SCM 700 are really easy-to-use machines. In
addition, our machines have very robust constructions
for processing heavy profiles, and they feature precise
cutting. We can say that the SCM 400 and SCM 700
are user-friendly machines with both manual and serial
cutting features, and in terms of price/performance, they
are quite advantageous compared to their rivals. These
features receive positive feedback from end-users.
Will SCM 400 and SCM 700 be launched in overseas
markets? Is there a specifically targeted market?
We also received feedback from other countries, while
we were developing our machines. In this respect, we
surely put the SCM 400 and SCM 700 up for sale in
foreign markets. In fact, I know that they attract a
great deal of attention in other countries. Especially our
dealers in Europe, USA, and Australia seem to be very
interested in our machines.
Ürünün geliştirme süreci ne kadar sürdü? Bu süreçte en
çok zorlandığınız aşamalar hangileri oldu?
Geliştirme sürecimiz yaklaşık sekiz ay sürdü. Burada
bizi en çok zorlayan konu, müşterilerimizden aldığımız
geri bildirimlerin tümünü kapsayacak bir tasarım
ortaya koymak oldu. Bu açıdan, farklı beklentileri olan
müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verecek tek bir komple
sistem geliştirilmesi sürecinin çok heyecanlı olduğunu
söyleyebilirim.
Müşteri geri bildirimlerinden söz ediyorsunuz; bu
talepler Ar-Ge süreçlerinin en önemli konu başlığı
mıdır?
Elbette, SCM 400 ve SCM 700’ün tamamen bu yönde
oluşturulan makineler olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Diğer yandan bu durum, Yılmaz Makine’nin
vazgeçilmezlerinden biridir. Yılmaz Makine Ar-Ge
süreçlerindeki en büyük dayanak noktamız müşteri geri
bildirimleridir. Çünkü bir tasarımın asıl hedefi, müşterilerin
ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaktır.
Geliştirdiğiniz makinelerin en rekabetçi yönlerini nasıl
anlatabilirsiniz?
İlk söyleyeceğim, teknik kapasite yetkinliği ve maliyet
üstünlüğüdür. Bunlar, bir makinenin tercih edilebilirliğinde
çok önemli etkenlerdir. Diğer yandan SCM 400 ve
SCM 700, otomatik seri kesim yapmak için kullanımı
çok kolay bir makine oldu. Ayrıca makinelerimiz, hassas
kesim özelliğine sahip olmasıyla birlikte ağır profilleri
sürmek için de oldukça sağlam bir konstrüksiyona sahiptir.
Hem manuel hem de seri kesim özelliğiyle kullanıcı
dostu bir makine olan SCM 400 ve SCM 700’ün,
fiyat/performans açısından rakiplerine göre oldukça
avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellikleriyle, şimdiden
son kullanıcılardan olumlu geri dönüşler almaya
başladık.
SCM 400 ve SCM 700 yurt dışı pazarlarda da satışa
sunulacak mı? Özellikle hedeflenen bir pazar var mı?
Makinelerimizin geliştirme sürecinde yurt dışından
aldığımız geri bildirimler de olmuştu. Bu yönüyle SCM
400 ve SCM 700, elbette yurt dışında da satışa sunuldu.
Hatta şu anda yurt dışında çok ciddi talep gördüğünü
de biliyorum. Özellikle Avrupa, ABD ve Avustralya’daki
bayilerimiz makinelerimizi çok beğenmiş gözüküyorlar.
27
Notes from History Tarihten Notlar
HISTORY OF TURKISH
CASTING PLACE OF ORIGIN:
DEMİRKÖY FOUNDRY
TÜRK DÖKÜM TARİHİNİN
DOĞUM YERİ:
DEMİRKÖY
DÖKÜMHANESİ
Most of us do not know the significance
of Fatih Foundry in Demirköy, Kırklareli
in the history of casting in Turkey. Fatih
Foundry, utilizing hydraulic technology
for melting and forging of iron was one
of the most advanced industrial facilities
of the Ottoman period, for five centuries,
from the time of was founded until it was
closed. This well-organized facility where
the Ottomans produced industrial iron, still
exists today, albeit at the foundation/wall
level, and is being prepared to serve as
an open-air industrial museum for future
generations.
Türk döküm tarihinde, Kırklareli Demirköy’de
bulunan Fatih Dökümhanesi’nin önemini pek
çoğumuz bilmiyoruz. Osmanlı döneminin
en ileri sanayi tesislerinden biri olan Fatih
Dökümhanesi, demirin ergitilmesi ve dövülerek
levhalaştırılmasında hidrolik teknolojisinden
yararlanmasıyla, kurulduğu dönemden
kapatıldığı döneme kadar beş yüzyıl boyunca
çok önemli bir endüstriyel tesisti. Osmanlıların
iyi örgütlenmiş endüstriyel demir üretimini
gerçekleştirdikleri bu tesis, günümüzde temel/
duvar seviyesinde de olsa varlığını sürdürüyor
ve gelecek kuşaklara açık hava endüstri müzesi
olarak hizmet vermeye hazırlanıyor.
The sub-province of Demirköy in Kırklareli was an
important place in terms of mining throughout history,
and maintained its importance after it came under
Ottoman rule. We can see from the historical records
that a foundry was built in the region, which had been
an important place for its proximity to iron mines since
Roman times, under the direction of Molla Gürani, the
teacher of Fatih Sultan Mehmet. The foundry where
the cannons and cannonballs were cast by Urban, the
Hungarian; Muslihiddin, the Architect; and Saruca Pasha,
the famous casting masters specialized in cannon making
of the period played a major role in the preparation
for the conquest of Istanbul, and survived for centuries
as an industrial facility without losing its significance
for the Ottoman defence industry.
The facility where production continued despite being
destroyed by the Russians in 1878 was franchised to a
28
Tarih boyunca madencilik açısından büyük öneme sahip
olan Kırklareli iline bağlı Demirköy ilçesi, Osmanlı hâkimiyetine
girdikten sonra da bu önemini devam ettirdi.
Demir madenlerine sahip olması nedeniyle Roma döneminden
itibaren büyük öneme sahip olan bölgede, Fatih
Sultan Mehmet’in öğretmeni Molla Gürani’nin yönlendirmesiyle
bir dökümhane inşa edildiğini tarihi kayıtlardan
takip edebiliyoruz. Döneminin ünlü top ustası Macar
Urban, Mimar Muslihiddin ve Saruca Paşa’nın döktürdüğü
toplar ve güllelerle İstanbul’un fetih hazırlıklarında
büyük bir rol oynayan dökümhane, yüzyıllar boyunca
Osmanlı savunma sanayisinde önemi hiç azalmayan bir
sanayi tesisi olarak varlığını sürdürdü.
1878’de Ruslar tarafında tahrip edilmesine rağmen
üretime devam eden tesis, 1913’te bir İngiliz şirketine 99
yıllık imtiyaz hakkı ile devredilmiş, ancak Birinci Dünya
Savaşı nedeniyle bu imtiyaz hakkı 1916’da feshedilmiş-
British company in 1913 for 99 years, but
this was terminated in 1916, due to the
First World War. Although most of it survived
until the 1950s, this the important
industrial facility of the Ottoman Empire
destroyed mostly by man, was saved
from extinction with the implementation
of “Kırklareli Demirköy Ottoman Period
Iron Foundry Research-Excavation and
Restoration Project” between 2001 and
2015.
INDUSTRIAL PRODUCTION BASE OF
THE OTTOMANS
Fatih Foundry played an important role
in the conquest of Istanbul and equipping
the Ottoman land and sea troops
with firearms have survived partially to
the present day. The foundry played an
important role in the formation of the
first real “artillery” units and the development
of the mortar was referred to as
“Samakocuk Dökümhane-i Amiresi” or
“Kârhanesi” in Ottoman documents. Fatih
Foundry located four kilometers southeast
of Kırklareli’s sub-province conquered
by the Ottomans in 1367 reveals
the deep-rooted history and background
of the Turkish defence industry. Fatih
Foundry provided logistic support to the
conquest of Istanbul, under the instructions
of Molla Gürani, and as a foundry
played an important role in the processing
of iron for making cannons and other
weapons, and bronze cannons.
POWERED BY HYDRAULIC ENERGY
The units placed in two terraces can
still be seen, albeit with their remains
at Fatih Foundry established in an area
of approximately 10 thousand square
meters. The most important scientific
findings obtained in the archaeological
excavations carried out at the foundry
-had a rectangular layout of approximately
100x60 meters, huge size and
organization capacity with living and
service areas, production, and storage facilities,
and equipped with the most advanced
technology of the time- revealed
that hydraulic energy was used at the
facility. The high temperature required
for the production of iron in the foundry
was obtained from the high-calorie
oak coal available in the region, and the
bellows driven by water, the wheel was
used to obtain the high heat required in
the melting furnaces. The assumption
is that the rotating power of the impeller
driven by water was transferred to
the bellows by means of a horizontal
shaft, and finding that the water was
ti. 1950’li yıllara kadar büyük bir kısmı
ayakta olmasına rağmen bakımsızlıktan,
çoğunlukla da insan eliyle tahrip edilen
Osmanlı’nın bu önemli sanayi tesisi, 2001-
2015 yılları arasındaki “Kırklareli Demirköy
Osmanlı Dönemi Demir Dökümhanesi
Araştırma-Kazı ve Restorasyon Projesi” ile
yok olmaktan kurtarıldı.
OSMANLI’NIN ENDÜSTRİYEL ÜRETİM
ÜSSÜ
İstanbul’un fethi ve Osmanlı kara ve deniz
birliklerinin ateşli silahlarla donatılmasında
önemli bir görev üstlenen Fatih Dökümhanesi,
kısmen korunarak günümüze
dek ulaşmış durumda. Tarihin ilk gerçek
“topçu” birliklerinin oluşturulması ve havan
topunun geliştirilmesinde de önemli bir
yeri olan dökümhane, Osmanlı belgelerinde
“Samakocuk Dökümhane-i Amiresi” ya da
“Kârhanesi” olarak anılıyor. 1367 yılında
Osmanlılar tarafından fethedilen, bugün
Kırklareli’ne bağlı Demirköy ilçesinin dört
kilometre güneydoğusunda yer alan Fatih
Dökümhanesi, Türk savunma sanayisinin
köklü geçmişi ve birikimini de ortaya koyuyor.
İstanbul’un fetih hazırlıklarına lojistik
destek sağlayan Fatih Dökümhanesi, Molla
Gürani’nin yönlendirmesiyle, top ve diğer
silahların yapımı için demir üretimine
katkı sağlamış, tunç toplara dökümhane
hizmeti vermişti.
GÜCÜNÜ HİDROLİK ENERJİDEN
ALIYORDU
Yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanı
kaplayan Fatih Dökümhanesi’nde, iki teras
halinde yerleştirilmiş birimler, kalıntılarıyla
da olsa halen görülebiliyor. Yaklaşık
100x60 metre ölçülerinde dikdörtgen plana
sahip olan, yaşama ve hizmet alanları,
üretim ve depolama tesisleriyle toplam
muazzam bir büyüklük ve organizasyon
kapasitesine sahip, döneminin en ileri
teknolojisiyle donatılmış sanayi tesisi
olan dökümhanede sürdürülen arkeolojik
kazı çalışmalarında elde edilen en önemli
bilimsel bulgu ise tesiste hidrolik enerjinin
kullanılmış olmasıdır. Dökümhanede
demirin üretilmesi için gerekli yüksek ısı
bölgede bulunan ve kalorisi yüksek meşe
kömüründen sağlanırken, eritme fırınlarında
gerekli olan yüksek ısıyı elde etmek
için su çarkı ile tahrik edilen körüklerden
yararlanıldığı da belirlenmiş. Su gücüyle
çalışan çarkın çevirme gücünün yatay bir
milden yararlanılarak körüklere aktarıldığı
tahmin edilirken, dökümhanenin kuzeybatı
yönünde, açık bir kanal vasıtasıyla suyun
işletme alanına getirildiğinin anlaşılması
bu savı kuvvetlendiriyor.
Bölgedeki arkeolojik kazı çalışmalarında,
ASSOC. PROF. DR. DOÇ DR.
NURCAN YAZICI METIN
Instructor, Department
of History of Art,
Mimar Sinan Fine Arts
University
Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi
Sanat Tarihi Bölümü
Öğretim Görevlisi
“Furnaces
of the small
foundry located
approximately 250
meters west of the
main foundry and
further explorations
in the area provided
important data
about the furnace
technology in
Demirköy.”
“Ana dökümhanenin
yaklaşık 250 metre
batısındaki alanda
yer alan küçük
dökümhanenin
fırınları ve
buradaki tespitler,
Demirköy’deki fırın
teknolojisi hakkında
önemli veriler
sunuyor.”
29
Notes from History Tarihten Notlar
“The cannon called
“Şahi”, made of the
iron produced at
Fatih Foundry, and
played an important
role in the conquest
of Istanbul, had a
circumference of 3
meters and weighed
more than 15 tons.
The weights of the
cannonballs fired by
the Şahi cannons
were heavier than
600 kilograms each.”
“Fatih
Dökümhanesi’nde
üretilen demirlerin
hayat verdiği ‘Şahi’
adı verilen ve
İstanbul’un fethinde
önemli bir yeri olan
topların çevresi 3
metre, ağırlığı ise
15 tondan fazlaydı.
Şahi toplarının attığı
güllelerin ağırlıkları
ise 600 kilogramdan
fazlaydı.”
30
carried to the operation area through an
open channel in the northwest direction
of the foundry supports this assumption.
During the archaeological excavations in
the region, one of the pillars on which the
iron wheel system was placed, and the iron
pieces belonging to the wheel system were
unearthed. The director of the excavations
carried out from 2010 to 2015 Assoc.
Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin, Instructor,
Department of History of Art, Mimar
Sinan Fine Arts University, said that the
exact information about the foundry could
be obtained, after the excavations in the
production area of the area in question
was completed and the location of wheel
housing, blast furnaces, smelting pits, and
bellows were revealed examined in details.
IT HAD THE HIGHEST TECHNOLOGY OF
THE ERA
The most important iron casting data was
obtained in Turkey during the archaeological
works carried out at Demirkoy Foundry
where many furnaces remains were found
in the surrounding of the foundry. As can
be seen from the Ottoman documents, the
foundry produced cannonballs and humbaras
for the Ottoman army; we learned
from the documents belonging to the 18th
and 19th centuries that semi-finished iron
products produced in the foundry were
sent from İğneada Port to Tophane-i Amire,
and Tersane-i Amire in İstanbul.
The archaeological excavations, and environmental
research studies and analyses
carried out in Demirköy, revealed that cast
iron in blast furnaces and soft iron/luppe
in Renn type furnaces were produced here.
Apparently, the foundry was active in the
early 1900s but abandoned after the First
World War, and seriously damaged in a
short time. Despite these mostly human-induced
destructions, the foundry one of the
important facilities of the Ottoman iron
industry and identified with the name of
Demirköy has survived to the present day,
albeit at the foundation/wall level, and in
order to restore its reputation in Ottoman
history, it is being prepared to bring the
foundry to culture and tourism as an openair
industry museum for future generations.
“The data of the facility should be presented
with projects such as conservation,
restoration, and landscaping, and opened
for domestic and world tourism. Even today,
Demirköy in Kırklareli is a place that
attracts many visitors. Fatih Foundry is a
facility that will revive cultural tourism”
says Assoc. Prof. Dr. Nurcan Yazıcı Metin,
and emphasizes that the foundry must be
brought into world tourism.
demir çark sisteminin oturduğu ayaklardan
biri ile çark sistemine ait demir
parçaları da açığa çıkarılmış. 2010-2015
dönemindeki kazıların başkanlığını
sürdüren Mimar Sinan Güzel Sanatlar
Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim
Görevlisi Doç Dr. Nurcan Yazıcı Metin,
dökümhane ile ilgili kesin bilgilerin,
söz konusu alanın üretim bölgesindeki
kazı çalışmaları tamamlandıktan; çark
yuvası, yüksek fırınlar ile izabe çukuru
ve körüklerin yer aldığı alanlar ortaya
çıkarılarak ayrıntılı değerlendirmeler
yapıldıktan sonra söylenebileceğini ifade
ediyor.
DÖNEMİN EN YÜKSEK TEKNOLOJİSİNE
SAHİPTİ
Türkiye sınırları içinde demircilik alanında
günümüze ulaşmış en önemli arkeolojik
verileri içeren Demirköy Dökümhanesi
ve çevresinde bugüne kadar yapılmış
olan çalışmalarla dökümhane ve çevresinde
çok sayıda fırın kalıntısının olduğu
da tespit edilmiş durumda. Osmanlı
belgelerinden izlenebildiği üzere dökümhanede
Osmanlı ordusu için top güllesi
ve humbara üretiminin olduğu; özellikle
18 ve 19’uncu yüzyıllara ait belgelerde
dökümhanede üretilen yarı mamul demir
ürünlerin İğneada Limanı’ndan İstanbul’da,
Tophane-i Amire ile Tersane-i
Amire’ye gönderildiğini biliyoruz.
Demirköy’de bugüne kadar yürütülen
arkeolojik kazı çalışmaları, çevre araştırmaları
ve analiz sonuçlarından, burada
hem yüksek fırınlarda dökme demir hem
de Renn türü fırınlarda yumuşak demir/
luppe üretildiği izlenebiliyor.
1900’lü yılların başında halen aktif olan
ancak Birinci Dünya Savaşı’nın ardından
terk edilen dökümhanenin kısa zamanda
ciddi bir tahribata uğradığı da anlaşılıyor.
Çoğunlukla insan kaynaklı bu
tahribatlara rağmen, temel/duvar seviyesinde
de olsa günümüze ulaşmış Osmanlı
demir sanayisinin önemli tesislerinden
biri ve Demirköy’ün adıyla özdeşleşen
dökümhanenin Osmanlı tarihindeki
itibarını iade etmek adına açık hava
endüstri müzesi olarak kültür ve turizme
kazandırılması çalışmaları ise halen
sürüyor. Dökümhanenin dünya turizmine
kazandırılması gerektiğini vurgulayan
Doç Dr. Nurcan Yazıcı Metin, “Konservasyon,
restorasyon, çevre düzenlemesi gibi
projelerle tesisin verilerinin sunularak
ülke ve dünya turizmine açılması gerekli.
Bugün bu haliyle bile Kırklareli Demirköy
çok fazla ziyaretçi çeken bir yer. Fatih
Dökümhanesi kültür turizmini canlandıracak
bir tesis.” yorumunda bulunuyor.
Double Head Mitre Saw Machine (Full Automatic)
<;:ift Kafa Kesim Makinesi (Tam Otomatik)
Equipped with CNC control system for precise angular adjustment
Tilting range inwards 45 ° and outwards 22.5 °
Hydro-pneumatic saw feed
Cutting accuracy+/- 0.2 mm
2 x pneumatic profile supports
Windows based industrial PC and 15" LCD touch screen color monitor
Facility to transfer the cutting list at'mdb'format via USB and network
Remote connection via internet and providing technical support
Barcode printer & image print
Automatic slicing feature
Profile height measuring systems (DC 550 SKH models)
The angle setting of the cutting heads is ensured with servo control system
The position setting of the moving heads are ensured with servo control system
Tum a<;ilarda CNC kontrol ile hassas a<,:1 ayan
i<;e 45 ° , d1a 22,5 ° aral1gmda kesme
Hidro- pnomatik kontrolli.i testere hareketi
Kesme hassasiyeti +/- 0.2 mm
2 x pnomatik profil destegi
Windows tabanh endi.istriyel PC ve 15" dokunmatik renkli panel ekran
USB bellek ve network i.izerinden 'mdb'formatmda kesim listesi transferi
Uzaktan bag Ian ma ve teknik destek sag lama imkarn
Barkod yaz1c1 & resim bask1 alma ozelligi
Otomatik dilimleme ozelligi
Profil yi.iksekligi 61<,:me sistemi (DC 550 SKH modellerde)
Kesme kafalarmm a<,:1 ayarlan servo kontrol sistemdir.
Hareketli kesme kafalarmm pozisyon ayan servo kontrol sistemdir.
YILMAZ MAKiNE SAN. ve Tic. A.$.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4178
Sector Sektör
BUILDING BLOCK OF THE INDUSTRY:
METAL CASTING INDUSTRY
SANAYİNİN TEMEL TAŞI:
DÖKÜM SEKTÖRÜ
Metalworking and casting, one of the oldest
professions of man, still maintains its
significance today, and provides input to
almost every branch of industry. 90 percent of
manufactured industrial products have at least
one cast metal product, and the Turkish metal
casting industry continues to be one of the
building blocks of manufacturing industries.
Processing and shaping metals, one of the oldest professions
in human history, began in 9000 BC with the use
of the first metal and metal oxides. Copper beads, hooks,
and plates dating back to 7500 BC found in Çayönü
Tepesi and Çatalhöyük in Anatolia, and the production
of various cast metal objects ranging from arsenic copper
to bronze and brass were among the driving forces
of various states established throughout history in
Northern Mesopotamia, Eastern, and Central Anatolia.
The Hittite King Anitta, who sat on an iron throne for
the first time in history, and the Urartian’s known as the
metalworking masters were the important cornerstones
of the metal casting industry in Anatolia. During the
Seljuk and Ottoman Empires, metal casting furnaces
spread all over Anatolia, and became a commodity, and
metal casting gained more importance especially in the
defence industry after the mastery of cannon casting.
32
İnsanoğlunun en eski mesleklerinden olan
metal işleme ve döküm, günümüzde de önemini
koruyor ve sanayinin hemen her dalına
girdi sağlıyor. Üretilen sanayi mamullerinin
yüzde 90’ında en az bir adet döküm ürünü
bulunurken, Türk döküm sektörü de imalat
sektörlerinin temel taşlarından biri olmayı
sürdürüyor.
İnsanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri olan metalleri
işleme ve şekillendirme, MÖ 9000’li yıllarda ilk
metal ve metal oksitlerinin kullanılmasıyla başladı. Anadolu’daki
Çayönü Tepesi ve Çatalhöyük’te MÖ 7500’e
tarihlenen bakır boncuk, çengel ve levha örneklerine
rastlanırken, arsenikli bakırdan bronz ve pirince uzanan
değişik döküm objelerin imalatı, Kuzey Mezopotamya,
Doğu ve İç Anadolu’da tarih boyunca kurulmuş çeşitli
devletlerin itici güçlerinden biri olmuştu.
Tarihte ilk defa demir bir tahta oturan Hitit Kralı Anitta
ve madenci ustaları olarak ünlenen Urartular, döküm
sektörünün Anadolu’daki önemli köşe taşları olarak
gösterilebilir. Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları
döneminde, Anadolu’da döküm ocakları tüm şehirlere
yayılarak ticari bir kapsama ulaşmış, top dökümünde
kazanılan ustalık sonrasında dökümün önemi özellikle
savunma sanayisinde arttı.
In the republic era, the Turkish metal casting industry
levelled up from small workshops and guilds to large-scale
industrial enterprises. Major production centres established
in many cities such as Ankara, Eskişehir, Konya, İzmir,
Denizli, Samsun, Çorum, Trabzon, Adana, Kahramanmaraş,
and Gaziantep, especially in the triangle of İstanbul, Bursa,
Kocaeli, and Sakarya indicate that development.
BUILDING BLOCKS OF MANUFACTURING
Metal casting is one of the most important branches of
the industry that has been used for centuries to process
and shape metals. At every stage of our daily life materials
manufactured by means of casting is used in many fields
including jewellery, heavy industrial looms, agricultural
machinery, and marine machinery; many industrial enterprises
operate their own foundries.
Metal casting with 7-8 thousand years past, mainly developed
during the “Industrial Revolution” in the 19th and
20th centuries. Developing machinery and automotive
industry achieved annual production of 100 million tons,
and casting of steel, ductile iron, aluminum, and magnesium
materials to replace classical grey cast iron played an
important role in this growth. In terms of variety, size, and
quality of metal casting products there is a situation that
cannot be expressed in numbers. Metal casting products
constitute the basic and very important inputs of manufacturing
industries and maintain their “indispensable” importance
for manufacturing industries in this sense. There is
at least one cast metal product in 90 percent of industrial
productions.
In this context, the Turkish metal casting industry is one
of the cornerstones of the Turkish manufacturing industries.
The Turkish metal casting industry with its technical
know-how and foundries capable of meeting all production
demands mainly including machinery and components
thereof, transportation vehicles, and those of defence
industries from designing stage to the prototype, testing,
and final product stages, and as a high value-added production
sector it plays an important role in the growth of
export. The industry more than 70 percent of its inputs are
sourced domestically, generates high-quality employment
and outputs; hence, continues to be the basis for many
industrial productions.
Experts exemplify the contribution of metal casting industry
in pump and valve production as the most striking
example of this fact.
FOR SUSTAINABLE GROWTH,
FOLLOWING UP WITH INNOVATION IS A MUST
Casting production can be divided into four main groups
according to their basic metallurgical properties: casting
iron (cast iron, ductile iron, and temper), steel, copper
alloys, and aluminum alloys. If evaluated depending on
the investment area, automotive foundries will produce
high volume mass production, while enterprises that will
produce in lower series in machinery and other fields are
producing with infrastructures in different technologies.
For instance, most steel foundries produce wear parts for
the cement and infrastructure industries. Some facilities, on
the other hand, deliver products such as radiators, alloy car
rims, and door handles produced with the casting technique
to the end-user after finishing them.
Cumhuriyet devriyle birlikte Türk döküm sanayisi de
küçük atölyeler ve loncalar düzeninden çıkarak büyük
ölçekli sanayi kuruluşları şeklinde gelişti. Bu gelişimi,
özellikle İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya üçgeni
ile Ankara, Eskişehir, Konya, İzmir, Denizli, Samsun,
Çorum, Trabzon, Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep
gibi birçok şehirdeki önemli üretim merkezleriyle
izlemek mümkün.
İMALATIN TEMEL TAŞI
Dökümcülük; metalleri işlemek ve şekillendirmek konusunda
yüzyıllardır kullanılagelen, en önemli endüstri
dallarından biri. Gündelik hayatımızın her aşamasında;
kuyumculuktan ağır sanayi tezgâhlarına, tarım
makinelerinden gemi makinelerine kadar çok değişik
alanlarda döküm yöntemiyle üretilen malzemeler kullanılıyor;
birçok sanayi işletmesi kendi bünyelerinde
dökümhaneler çalıştırıyor.
Dünyada 7-8 bin yıllık birikimi içeren dökümcülük,
asıl gelişimini 19 ve 20’nci yüzyıllarda “Sanayi Devrimi”
ile yaşadı. Gelişen makine ve otomotiv sanayiyle
yıllık 100 milyon ton seviyelerinde üretime ulaşılırken,
bu büyümede klasik pik döküm yerine geliştirilen
çelik, sfero, alüminyum ve magnezyum malzemelerin
dökümü de önemli bir rol oynadı.
Döküm sektörü ürünlerine, çeşit, boyut ve kalite açısından
bakıldığında sayılarla ifade edilemeyecek bir
durum ortaya çıkıyor. Döküm sektörü ürünleri imalat
sektörlerinin temel ve çok önemli girdilerini oluşturmaya
devam ederken, bu anlamda imalat sanayileri
için “olmazsa olmaz” önemini korumaya devam
ediyor. Öyle ki, üretilen sanayi mamullerinin yüzde
90’ında en az bir adet döküm ürünü bulunuyor.
Bu kapsamda, Türk döküm sektörü de Türk imalat
sanayilerinin temel taşlarından biri konumunda bulunuyor.
Dizayndan prototipe, testlere ve nihai ürüne
kadar geçen sürede teknik bilgi birikimi ve tesisleriyle
başta makine ve aksamları, ulaşım araçları ve savunma
sanayileri olmak üzere tüm üretim taleplerini
karşılayabilecek yetenekte olan Türk döküm sektörü,
aynı zamanda katma değeri yüksek bir üretim alanı
olmasıyla ihracatta da önemli bir konumda bulunuyor.
Girdilerinin yüzde 70’inden fazlası yurt içi kaynaklı
olan sektör, yüksek nitelikli istihdam yaratması
ve çıktılarıyla birçok sanayi üretimi için temel olmayı
sürdürüyor. Uzmanlar, bu durumun en çarpıcı örneği
olarak pompa ve vana üretiminde döküm sektörünün
katkısını örneklendiriyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN
YENİLİKLERE AYAK UYDURMAK ŞART
Döküm üretimi temel metalürjik özelliklerine göre
demir (pik, sfero, temper), çelik, bakır alaşımları ve
alüminyum alaşımları dökümü olmak üzere dört ana
grupta incelenebilir.
Yatırım sahasına bağlı olarak değerlendirilirse, otomotiv
dökümhaneleri yüksek miktarda seri üretim
yapmak üzere, makine ve diğer alanlarda daha düşük
serilerde üretim yapacak işletmeler ise daha farklı
teknolojilerde altyapılarla üretim gerçekleştiriyor.
Örneğin çelik dökümhanelerinin çoğunluğu çimento
ve altyapı sanayilerine yönelik aşınma parçaları
33
Sector Sektör
“Metal casting
products constitute
the basic and very
important inputs
of manufacturing
industries and
maintain their
“indispensable”
importance for
manufacturing
industries in this
sense. There is
at least one cast
metal product in 90
percent of industrial
productions.”
“Döküm sektörü
ürünleri imalat
sektörlerinin
temel ve çok
önemli girdilerini
oluşturmaya devam
ederken, imalat
sanayileri için
‘olmazsa olmaz’
önemini korumaya
devam ediyor. Öyle
ki, üretilen sanayi
mamullerinin yüzde
90’ında en az bir
adet döküm ürünü
bulunuyor.”
34
Moreover, industrial experts say considering
the developments in the market,
the exchange of competitiveness, tracking
and implementing innovations, and
financial powers, it is difficult for many
foundries operating in Turkey, and workshops
in the EU and the United States to
survive in the long term. The experts emphasize
that more than 1.5 million tons of
the domestic capacity of approximately
2 million tons is produced by large-scale
companies, and hence there will not be
a significant decrease in total production
capacity, and further underline that
large companies should continue to make
breakthroughs in terms of administrative,
technical, commercial, and most importantly
product structures that will help
them maintain their competitive edge.
THE PANDEMIC HAD
A HARD IMPACT ON THE INDUSTRY
The 53rd Global Casting Production
Statistics reported by the American
Foundry Society (AFS) and published in
the last days of 2019, signaled that the
total casting production in 2018 grew
by 2.6 percent, out of the low growth/
stagnation trend in the last two years.
However, the Covid-19 outbreak in the
early months of 2020 particularly caused
a recession in the casting industry that
considerably depends on the global logistics
chain in the foundry segment, and
increased the losses in Turkey by up to
48 percent.
Despite this, the 2018 figures of the
Turkish casting industry also showed
that the industry had maintained its relatively
strong outlook. The total casting
production in Turkey was above 2 million
tons in 2018, and according to the data
from AFS, the world casting production
was approximately 113 million tons.
During this period, the Turkish metal
casting industry achieved a production
increase of 4.65 percent compared to
2017, and maintained its 11th place in
the world, and third place in Europe.
In line with the general trend in the
world, the Turkish metal casting industry
that has recently strengthened the
production capacities of light metal
materials, especially in sectors such as
automotive, white goods, construction,
furniture, and machinery manufacturing,
it is stated that starting from 2021, the
industry can continue growing, especially
in the aluminum casting industry
with the help of domestic investments
and developments in the foreign trade
market.
üretiyor. Bazı tesisler ise döküm tekniği ile
ürettikleri radyatörler, alaşımlı otomobil
jantları, kapı kolları gibi ürünleri son işlemlerden
geçirdikten sonra nihai ürün olarak
son kullanıcıya ulaştırıyor.
Bununla birlikte, hitap edilen pazarlardaki
gelişmeler, rekabet güçlerin değişimi,
yeniliklerin takibi ve uygulanması ile mali
güçler göz önüne alındığında, Türkiye’de
faaliyet gösteren birçok döküm fabrikası
ve atölyesinin AB ve ABD’deki örnekleri
gibi uzun vadede ayakta kalmasının zor
olduğu da sektör uzmanlarınca dile getiriliyor.
Yaklaşık 2 milyon tonluk yurt içi kapasitenin
1,5 milyon tondan fazlası büyük
ölçekli firmalar tarafından üretildiği için
toplam üretim kapasitesinde önemli bir
düşüş olmayacağını vurgulayan uzmanlar,
büyük firmaların rekabet güçlerini koruyacak
idari, teknik, ticari ve en önemlisi ürün
yapısı yönünden atılımlar yapmaya devam
etmeleri gerektiğinin altını çiziyor.
KÜRESEL SALGIN
SEKTÖRÜ SERT VURDU
Amerikan Dökümcüler Birliği’nin (AFS)
53’üncü Dünya Döküm Üretimi İstatistikleri,
2019’un son günlerinde yayımladığı
son raporunda, 2018’deki toplam döküm
üretiminin yüzde 2,6 büyüyerek son iki
yıldaki düşük büyüme/durağanlaşma
eğiliminden çıktığının sinyallerini vermişti.
Ancak 2020’nin ilk aylarında patlak veren
Covid-19 salgını, özellikle hassas döküm
segmentinde küresel lojistik zincirlerine
büyük oranda bağlı olan döküm sektöründe
önemli ölçüde durgunluğa neden oldu
ve Türkiye’de yüzde 48’e varan kayıplar
yaşadı.
Buna rağmen, Türk döküm sektörünün
2018 yılı rakamları, nispeten sektörün
güçlü görünümünü sürdürdüğünü de ortaya
koyuyordu. Türkiye’deki toplam döküm
üretimi 2018’de 2 milyon tonun üzerinde
gerçekleşirken, AFS verilerine göre, dünya
döküm üretimi de yaklaşık 113 milyon
ton olarak gerçekleşti. Bu dönemde Türk
döküm sektörü 2017’ye göre yüzde 4,65’lik
üretim artışı sağlarken, dünyada 11’inci,
Avrupa’da da üçüncü sıradaki yerini korudu.
Dünyadaki genel eğilim doğrultusunda,
son yıllarda özellikle otomotiv, beyaz eşya,
inşaat, mobilya ve makine imalatı gibi
sektörlerin hafif metal malzemelere yönelik
üretim kapasitelerini güçlendiren Türk
döküm sektörünün, salgının etkilerinin
hafifleyeceği öngörülen 2021’den itibaren,
yerli yatırımlar ve dış ticaret pazarındaki
gelişmelerin de ışığında, özellikle alüminyum
döküm sanayisinde büyümesini
sürdürebileceği belirtiliyor.
Interview Söyleşi
HEY YOU!
JOIN THE ZERO WASTE
ACTIVITY NOW!
HAYDİ SEN DE
SIFIR ATIK
HAREKETİNE KATIL!
DINÇER İŞCI
Administrative Affairs Chief
İdari İşler Yöneticisi
Yılmaz Machine established the first “Green
Building Technology Facility” of the sector in
2016, took the road to “Zero Waste” certification
in the first quarter of 2020, and became a “Zero
Waste Company” on December 22, 2020. Yılmaz
Machine’s Administrative Affairs Chief Dinçer İşci
talked to us about the significance of the Zero
Waste Certificate and the details of the process.
What is Zero Waste?
“Zero Waste”; is a goal that can be defined as a waste management
strategy that includes prevention or minimization
of waste production by reviewing the causes of waste
production, and in case of waste production, collecting and
sorting the waste at the source.
When and how did the works to achieve Zero Waste
certification begin at Yılmaz Machine?
At Yılmaz Machine, we decided to use rainwater in garden
irrigation, and hence, started collecting the rainwater accumulated
on the roof of our facility where we commenced
manufacturing in Dilovası, in 2016. We carried out our
recycling processes by following green building principles,
and we voluntarily filed an application to achieve zero
waste certification officially last year on September 15th in
accordance with the regulation published by the Ministry of
Environment and Urbanization. I said “voluntarily”, because
2016’da sektörün ilk “Yeşil Bina Teknolojili
Tesisini” kuran Yılmaz Makine, 2020’nin ilk
çeyreğinde başladığı “Sıfır Atık” belgelendirme
kriterlerinin tamamını sağlayarak, 22 Aralık
2020 tarihi itibarıyla sektörünün ilk “Sıfır Atık
Belgesine” sahip firması oldu. Sıfır Atık Belgesinin
önemini ve sürecin ayrıntılarını, Yılmaz Makine
İdari İşler Yöneticisi Dinçer İşci ile konuştuk.
Sıfır Atık Nedir?
Sıfır Atık; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli
kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek
atık oluşumunun engellenmesi ya da en aza indirilmesini,
atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması
ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim
felsefesi olarak tanımlanan bir hedeftir.
Yılmaz Makine’de Sıfır Atık çalışmaları ne zaman ve nasıl
başladı?
Yılmaz Makine olarak 2016 yılında faaliyet geçen Dilovası
üretim tesisimizin çatısında toplanan yağmur sularını depolayarak
bahçe sulamada kullanmayı amaçlamıştık. Yeşil
bina teknolojisi bilinciyle temellerini attığımız geri dönüşüm
çalışmalarımızda, geçtiğimiz 15 Eylül tarihinde, Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik ile resmi
olarak gönüllü sıfır atık belgesini almak üzere resmi başvuruda
bulunduk. “Gönüllü olarak” diyoruz, çünkü Organize
35
Interview Söyleşi
ADVANTAGES OF
THE ZERO WASTE
APPROACH
• Increases efficiency,
• Increases performance due
to clean environment,
• Reduces costs as waste is
prevented,
• Provides reduction of
environmental risks,
• Raises environmental
protection awareness of a
corporation, and makes its
employees feel like “sensitive
consumers”,
• Makes a corporation known
as “Environmentalist” in
national and international
markets, thereby make it
more reputable.
“Sustainable
growth cannot be
maintained without
a proper waste
management. Zero
waste principles
constitute the most
important point of
the circular economy.
At Yılmaz Machine,
our employees attend
training courses on
this subject”.
“Atık yönetimi
yapılmadan
sürdürülebilir
bir büyüme
düşünülemez.
Döngüsel
ekonominin en
önemli noktasını da
sıfır atık prensipleri
oluşturur. Yılmaz
Makine olarak biz
de çalışanlarımıza
bu yönde eğitimler
veriyoruz.”
36
it is not obligatory for the facilities located
in the Organized Industrial Zone to achieve
this certification individually; not the facilities
but the Organized Industrial Zone is
required to achieve the certification, and
that will cover the facilities within the zone.
Following the application filed, we completed
all the necessary processes, including
Zero Waste Management System,
with great care, and we were entitled to
get Zero Waste Certificate on December
22, 2020. Our personnel completed a Zero
Waste training program and we assigned
recycling personnel as a part of this process,
and we completed the training process.
Furthermore, we built a Temporary
Storage Area to store the collected wastes
temporarily. Then, a licensed company
started disposing of our wastes collected
by the staff in charge and accumulated
in the temporary waste storage to as part
of our recycling collection system at the
facility. Furthermore, we placed waste
sorting boxes at certain locations around
our office and manufacturing site and
made them noticeable by the employees of
Yılmaz Machine. We collected Zero Waste
Management data and stored them in the
Zero Waste Information System.
At Yılmaz Machine, what type of Zero
Waste training programs do you have for
your employees?
Yılmaz Machine is not included in the
Environmental Permit and License
Regulation, Annex-1, and Annex-2 lists,
and therefore, we are not required to hire
an Environmental Consultancy service or
an Environmental Engineer. Moreover, we
outsource Environmental Consultancy services
and closely follow the entire process
per the instructions of the environmental
engineer we hired. From 2018 onward,
our personnel attends training courses
the company that provides Environmental
Consultancy service gives every 6 months.
Our personnel practiced social distancing
at the “Environmental Awareness” and “Zero
Waste” training courses continued even
during the pandemic to achieve Zero Waste
Certification. At the training courses, we explain
the trainees the great responsibilities
and duties of humans, and we tell them we
need to sort the wastes at the source, and
that the items we use and then throw away
are not trash, and how to sort and where to
put the waste we want to get rid of.
What would you say about the Zero Waste
approach that has been flourishing at
Yılmaz Machine?
The number of environmental problems
Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan tesislerin
münferit olarak bu belgeyi alması zorunlu
değil; OSB’nin bu belgeyi alması firmalar için
yeterli kabul ediliyor.
Resmi başvurumuzun ardından, Sıfır Atık
Yönetim Sistemi’ne dâhil olmak üzere gerekli
tüm süreçleri büyük bir titizlikle tamamladık
ve 22 Aralık 2020 tarihinde Sıfır Atık Belgesini
almaya hak kazandık. Bu süreçte tüm
personelimize Sıfır Atık eğitimleri verilirken
geri dönüşüm personelleri de görevlendirildi
ve ilgili eğitim süreçleri tamamlandı. Diğer
yandan, toplanan atıkların geçici olarak depolanacağı
Geçici Depolama Alanı’nın yapımını
tamamladık. Tesisimizde geri dönüşüm
toplama sistemi kapsamında atıklar görevli
personeller tarafından toplanmaya ve atık
geçici depolama alanında biriktirilmeye
başlanmasının ardından lisanslı bir firmaya
atıklarımızı teslim etmeye başladık.
Süreçte, tüm Yılmaz Makine çalışanlarının
da farkında olacağı üzere, ofis ve üretim
alanlarımıza belirli noktalarda kaynağında
ayrıştırma kutuları temin ettik. Sıfır Atık
Yönetimi’ne ilişkin verileri ise Sıfır Atık Bilgi
Sistemi’nde kayıt altına almaya başladık.
Yılmaz Makine çalışanlarına Sıfır Atık
konusunda hangi eğitimler veriliyor?
Yılmaz Makine, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği
Ek-1 ve Ek-2 listeleri kapsamında yer
almadığı için Çevre Danışmanlığı hizmeti
ya da Çevre Mühendisi çalıştırma zorunluluğu
bulunmuyor. Bununla birlikte, firma
olarak Çevre Danışmanlığı hizmeti alıyor
ve istihdam edilen çevre mühendisimizle
ilgili tüm süreci yakından takip ediyoruz.
2018’den beri Çevre Danışmanlığı hizmeti
aldığımız ilgili firma ile her 6 ayda bir tüm
personelimize eğitimler veriyoruz. Sıfır Atık
Belgesi için de salgın dönemi içerisinde bile
tüm personelimize sosyal mesafe kurallarına
uyarak “Çevre Bilinci” ve “Sıfır Atık ve Atık
Yönetimi” ile ilgili tüm eğitimleri sağladık.
Eğitimlerimizde, insani olarak hepimize son
derece büyük görevler düştüğü, atıklarımızı
kaynağında ayrıştırmamız gerektiği, kullandıktan
sonra attığımız hiçbir şeyin çöp olmadığının
bilinmesi ve ayrıştırırken elimizdeki
atığı hangi kutuya atmamız gerektiği gibi
bilgileri aktarmaya çalıştık.
Yılmaz Makine’de yeşermeye başlayan Sıfır
Atık yaklaşımı için neler söyleyebilirsiniz?
İnsanların yüzyıllardır doğayı sınırsız bir
kaynak olarak görmesiyle çevre sorunları
giderek artmaya başladı. Artan nüfus, ham
maddeye ulaşım zorluğu, doğanın kirlenmesi,
gelişen teknoloji ve tükenmekte olan doğal
kaynaklarla birlikte yeni çözüm arayışlarına
da gidiliyor. Üretilen çözümler ise doğal
kaynakların tükenmeden gelecek nesillere
increases gradually because humans have
been using nature as an unlimited resource
for centuries. Population increases, depletion
of natural resources, and technological
advancements altogether create the necessity
of seeking new solutions. The solutions
found are mainly focused on the concept of
maintaining natural resources -or briefly,
creating a sustainable world- so that future
generations can have them. New systems as
well as the circular economy concept that
eliminates the conventional “produce-consume-dispose”
method are developed and
important steps are taken for creating a
sustainable world. The basic principle of this
economic model is to achieve zero waste. The
concept of waste has no place in the circular
economy. The waste produced because of
consumption can be a raw material for another
product. Sustainable growth cannot be
imagined without proper waste management,
and hence, zero waste principles are crucial
for the circular economy. Zero Waste management
taken seriously and supported with
relevant directives in Turkey is put into practice
by means of several methods. However,
a sustainable system cannot be maintained
without an infrastructure established with
a 360-degree focus on every aspect in this
transition process. For this reason, it is necessary
to understand the concept of Zero
Waste in the most correct way from the first
step of “no consumption/change consumption
habits”. We have various training courses on
this subject for our personnel. At the courses,
we intended to raise awareness by explaining
to them that social awareness can help protect
our future and economy, and if we teach
this to our children, the next generations will
inherit greener and more beautiful Turkey.
At Yılmaz Machine, we, the employees will
follow these principles and keep advancing
to our goal, as we aim to recover our wastes
as input material for the production of other
goods and minimize economic losses and
environmental pollution.
In terms of waste recycling, what is Yılmaz
Machine’s goal?
Zero waste certification is a certification system
comprised of four levels: Basic, Silver, Gold,
and Platinum. At the beginning, all facilities
can apply for Basic. The certificate is valid for
five years and meeting all the criteria and leveling
up from “Basic” to “Platinum”, the highest
level of “Zero Waste Certification” is our main
goal. Moreover, Yılmaz Machine promised to
meet the “Zero Carbon Emission” criteria. The
good news is that we have already taken the
first steps and started a major project to replace
our diesel and gas-powered vehicle fleet
with hybrid vehicles to keep our promise.
aktarılacak şekilde devamlılığının sağlanması,
özetle sürdürülebilir bir dünya
yaratma anlayışı etrafında şekilleniyor.
Konvansiyonel “üret-tüket-bertaraf et”
yöntemini eleyen döngüsel ekonomi
kavramıyla birlikte yeni sistemler de
geliştiriliyor ve sürdürülebilir bir dünya
için önemli adımlar atılıyor. Bu ekonomi
modelinin temel prensibi sıfır atığa
yaklaşmaktır. Döngüsel ekonomide atık
kavramına yer yoktur. Tüketim sonucu
oluşan atık, bir başka ürünün ham maddesi
olarak kullanılabilir. Atık yönetimi
yapılmadan sürdürülebilir bir büyüme
düşünülemeyeceği için döngüsel ekonominin
en önemli noktasını sıfır atık
prensipleri oluşturur. Türkiye’de de oldukça
gündemde olan ve yönetmeliklerle
desteklenen Sıfır Atık süreci, birçok yeni
uygulamayla hayata geçiriliyor. Fakat
bu geçiş sürecinin altyapısı 360 derece
ele alınarak kurgulanmadan, sürdürülebilir
bir düzen oluşması beklenemez. Bu
sebeple Sıfır Atık kavramını en doğru
şekliyle “Önce tüketmemek/tüketim alışkanlıklarını
değiştirmek” basamağından
ele almak gerekli. Firma çalışanlarımıza
da bu yönde çeşitli eğitimler veriyoruz.
Eğitimlerimizde sürekli olarak, toplum
olarak göstereceğimiz bilinçli davranışlarımızın
sonucunda geleceğimizi ve
ekonomimizi koruyabileceğimiz, bu bilinci
çocuklarımıza da aktararak gelecek
nesillere daha yeşil ve güzel bir Türkiye
bırakabileceğimiz bilincini vermeye
çalışıyoruz. Yılmaz Makine çalışanları
olarak, bu felsefe doğrultusunda hedefimize
emin adımlarla ilerleyerek tüm
atıklarımızı tekrar üretime kazandırmış,
ekonomik kayıp ve çevre kirlenmesini en
aza indirmiş olmanın bilinciyle çalışmalarımıza
devam edeceğiz.
Atıkların geri dönüştürülmesinde Yılmaz
Makine’nin hedefleri nelerdir?
Sıfır Atık Belgesi, “Temel”, “Gümüş”,
“Altın” ve “Platin” seviyeleri olmak üzere
dört aşamalı bir belgelendirme sistemidir.
İlk etapta tüm işletmeler temel seviye
belgesine başvurabilir. Beş yıl geçerliliği
bulunan bu belgeyi, istenilen diğer
şartları da sağlayarak en üst seviye
olan “Platin” seviyesine yükseltmek ana
hedefimiz olacak. Ayrıca Yılmaz Makine
olarak “Sıfır Karbon Emisyonu” sözü de
veriyoruz. Bu sözümüzü yerine getirmek
üzere ilk adımları da atmaya başladığımızın,
dizel ve benzinli araç filomuzu
hibrit teknolojisine sahip araçlarla değiştirmek
üzere önemli bir projeyi hayata
geçirdiğimizin müjdesini de buradan
vermek istiyorum.
SIFIR ATIK
YAKLAŞIMININ
AVANTAJLARI
• Verimliliği arttırır,
• Temiz ortam kaynaklı
olarak performansı arttırır,
• İsrafın önüne geçildiğinden
maliyetleri azaltır,
• Çevresel risklerin azalmasını
sağlar,
• Çevre koruma bilincinin
kurum bünyesinde
gelişmesine ve çalışanların
“duyarlı tüketici” duygusuna
sahip olmasını sağlar,
• Ulusal ve uluslararası
pazarlarda kurumun
“Çevreci” sıfatına sahip
olmasını sağlar, bu sayede
saygınlığı arttırır.
“Leveling up from
‘Basic’ to ‘Platinum’, the
highest level of ‘Zero
Waste Certification’
is our main goal.
Moreover, Yılmaz
Machine promised to
meet the ‘Zero Carbon
Emission’ criteria. The
good news is that we
have already taken the
first steps and started
a major project to
replace our diesel and
gas-powered vehicle
fleet with hybrid
vehicles to keep our
promise”.
“Sıfır Atık
Belgesi’ndeki temel
seviyemizi, en üst
seviye olan ‘Platin’
seviyesine yükseltmek
ana hedefimiz olacak.
Ayrıca Yılmaz
Makine olarak “Sıfır
Karbon Emisyonu”
sözü de veriyoruz.
Bu sözümüzü yerine
getirmek üzere ilk
adımları da atmaya
başladığımızın,
dizel ve benzinli
araç filomuzu
hibrit teknolojisine
sahip araçlarla
değiştirmek üzere
önemli bir projeyi
hayata geçirdiğimizin
müjdesini de buradan
vermek istiyorum.”
37
Travel Guide Gezi Rehberi
MADRID:
EUROPE’S CAPITAL
OF FLAMENCO
AVRUPA’NIN FLAMENKO BAŞKENTİ:
MADRİD
Madrid is globally known for its influences in
politics, education, entertainment, environment,
sports, media, fashion, science, culture, and
art is the second most crowded city in the
European Union (EU), and attracts millions
of tourists from all around the world. The city
with modern infrastructure preserved the look
and feel of many historical towns and streets
will host Europe’s one of the major industrial
trade shows: VETECO the International Trade
Show for Windows, Doors, and Technologies in
November 2022.
After Britain’s exit from the European Union, the title of
Europe’s most populous city passed to Berlin. Berlin is
followed by Madrid, the capital city of Spain. The city is
the home of the residence of the Spanish Royal Family,
has a population of over 6.5 million including its metropolitan
areas, and continues to be the political, economic,
and cultural capital of the country.
According to many sources, the history of the city begins
with the fortress built by, Mohammed I, the Emir of
Córdoba near the River Manzanares in the second half
of the 9th century. The fortress played an important role
in the defense system of the Spanish Andalusian State
for a long time, and the city began to develop in the
fortress and its surroundings, captured by Alfonso VI of
Castile in 1085. The city with a population 40,000 in the
38
Avrupa Birliği’nin ikinci en kalabalık kenti
olan Madrid; siyaset, eğitim, eğlence, çevre,
spor, medya, moda, bilim, kültür ve sanat
alanlarındaki etkileri dünyanın her yerinden
duyulan bir şehir olarak her yıl milyonlarca
turisti kendisine çekiyor. Modern alt yapısıyla
birlikte birçok tarihi mahalle ve sokağın
görünümünü ve hissini koruyan kent, 2022
yılı Kasım ayında, Avrupa’nın önemli sektörel
fuarlarından biri olarak gösterilen VETECO
Uluslararası Kapı Pencere ve Teknolojileri
Fuarı’na da ev sahipliği yapacak.
İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla birlikte,
Avrupa’nın en kalabalık kenti unvanı da Berlin’e geçmişti.
Berlin’i takip eden şehir ise İspanya’nın başkenti
Madrid olarak dikkat çekiyor. Metropolleriyle birlikte 6,5
milyonun üzerinde bir nüfusa ev sahipliği yapan kent,
İspanya Kraliyet Ailesi’nin ikametgâhı olmasının yanı
sıra ülkenin siyasi, ekonomik ve kültür başkenti olmaya
da devam ediyor.
Kentin tarihi, birçok kaynağa göre, Córdoba Emiri I.
Muhammed’in 9’uncu yüzyılın ikinci yarısında Manzanares
Nehri kıyısına inşa ettirdiği kale ile başlıyor. Bu
kale, İspanya Endülüs Devleti’nin uzun süre boyunca
kurduğu savunma ağında önemli bir rol üstlenirken, kale
ve çevresinde gelişmeye başlayan kent, 1085’de Kastilyalı
VI. Alfonso tarafından ele geçirilmiş. 1500’lü yılların
mid-1500s was occupied by Portugal in
1706, and liberated by France a century
later. Although Madrid began to develop
a new identity with a liberal and bourgeois
character, especially in the 19th
century, open to the cultural, economic,
and social influences of Europe, at the
beginning of the 20th century it rather
looked like a small town than a modern
city. The city that had a population
reached to 1 million after the population
explosion at the beginning of the 20th
century is now one of the cities that
have the most modern infrastructure in
Europe, despite the great destruction of
the Spanish Civil War began in 1930.
Madrid is a city rich in places to visit.
Being the capital city, having a rich
culture and historical sites from past,
and the natural beauty combined with
modern architecture are some of the
reasons why Madrid is visited by tourists
every year. When you come to the city,
you should be prepared to spend long
hours at museums; in the city, there are
many museums and each museum has
valuable collections. Moreover, when you
go for a stroll in the city the sculptures,
monuments, and natural beauties that
you will come across might make you
visit Madrid again.
MADRID’S ICONIC SQUARES
Plaza Mayor is perhaps the most wellknown
square in Madrid. Originally
built outside the city walls, this covered
square where bullfights, markets, symphonies,
tournaments, and executions
took place has a rich history. Today, it is
surrounded by tourist shops, cafes, and
restaurants, but it stands in all its glory.
This square, the name of which means
“Büyük Meydan” (Big Square) in Turkish,
is surrounded by three-storey buildings
erected in 1619, the time of Felipe III.
There is also a bronze statue of Felipe III
in the center of the square. In the square,
located a few streets away from Puerta
del Sol, you can try flamenco clothes
and take photos, watch street artists, and
taste tapas.
The Puerta del Sol, meaning “Gate of the
Sun” is another famous public square in
the city. The square is at the intersection
of the city’s main roads, and it is easy to
travel from here to any part of the city.
The clock tower in the square, built-in
1866, hosts New Year celebrations every
year, and on the east side of the square
there lies another symbol of the city, the
Bear and Arbutus Tree Statue (El Oso
y El Madroño). The statue: the female
ortalarında nüfusu 40 bine dayanan kent,
1706’da Portekiz işgaline uğramış ancak
bir yüzyıl sonra Fransızlarca işgalden kurtarılmış.
Madrid, özellikle 19’uncu yüzyıldan
itibaren Avrupa’nın kültürel, ekonomik
ve sosyal etkilerine açık, liberal ve burjuva
bir karaktere sahip yeni bir kimlik geliştirmeye
başlasa da 20’nci yüzyılın başlarında
halen modern bir şehre göre küçük bir
kasaba gibi gözüküyordu. 20’nci yüzyılın
hemen başında yaşanan nüfus patlamasıyla
nüfusu 1 milyon ulaşan kent, 1930’da
başlayan İspanya İç Savaşı’nda büyük bir
yıkımla karşılaşmasına rağmen bugün
Avrupa’nın en modern altyapısına sahip
kentlerinden biridir.
Madrid, gezilecek yerler bakımından oldukça
zengin bir şehirdir. Başkent olması, zengin
bir kültüre sahip olması ve geçmişinden
kalan tarihi güzelliklerinin yanı sıra modern
mimariyle birleşen doğal güzellikleri, Madrid’in
her yıl turistlerce ziyaret edilmesinin
başlıca sebepleridir. Şehre geldiğinizde,
müzelerde uzun saatler harcamaya hazır
olmalısınız; şehirdeki müzeler sayıca fazla
olmasının yanı sıra bu müzelerin her birinde
birbirinden değerli koleksiyonlar da bulunuyor.
Ayrıca şehir merkezinde gezinirken
rastlayacağınız heykeller, anıtlar ve doğal
güzellikler belki de Madrid’i tekrar ziyaret
etme sebebiniz olacaktır.
MADRİD’İN SİMGE MEYDANLARI
Plaza Mayor, Madrid’deki belki de en tanınmış
meydandır. Başlangıçta şehir surlarının
dışında inşa edilen bu kapalı meydan, boğa
güreşleri, pazarlar, senfoniler, turnuvalar
ve infazlara ev sahipliği yaparak üzerinde
derin bir tarih taşımış. Bugün ise turistik
dükkanlar, kafeler ve restoranlar ile
çevrelenmiş ancak tüm ihtişamıyla ayakta
duruyor. Türkçe ismi “Büyük Meydan” olan
39
Travel Guide Gezi Rehberi
bear depicts Madrid’s fertile land, while
the tree represents the aristocracy. The
statue weighs nearly 20 tons have been
on the square since the 13th century,
and it is believed that those who touch
the fruits will definitely come back to
Madrid.
THE ROYAL PALACE IS OPEN TO
VISITORS
The Royal Palace, the official residence
of the King of Spain, is also home to one
of Europe’s widest forests. The Royal
Palace is known one of the most iconic
and beautiful buildings in Madrid for its
natural beauty as well as its architecture,
and works of art in its rooms. A simple
one-way tour (including self-guided and
guided versions) at the palace will take
you upstairs from the majestic stairway
to the rooms where exquisite carpets,
frescoes, porcelain, silverware, and
medals are exhibited. Inside the Royal
Palace you can access the Farmacia
(Pharmacy), where medicines were
prepared hundreds of years ago, and the
Real Armorial (Royal Armory), a two-storey
medieval outpost.
bu alan, 1619’da, III. Felipe döneminde yapılmış
ve etrafı üç katlı binalarla çevrilmiş.
Ayrıca, meydanın ortasında III. Felipe’nin
bronz bir heykeli de yer alıyor. Puerta del
Sol Meydanı’nın birkaç sokak ötesinde yer
alan bu meydanda, Flamenko kıyafetlerini
deneyerek fotoğraf çekebilir, sokak sanatçılarını
izleyebilir ve tapas lezzetlerini
tadabilirsiniz.
Şehrin bir diğer ünlü meydanı olan Puerta
del Sol ise “Güneş Kapısı” anlamına geliyor.
Meydan kentin ana yollarının kesişme noktasında
olduğu için şehrin her noktasına
da kolaylıkla ulaşım sağlanabiliyor.
Meydanda bulunan ve 1866’da inşa edilen
saat kulesi her yıl yeni yıl kutlamalarına ev
sahipliği yaparken, meydanın doğusunda
yer alan Ayı ve Kocayemiş Ağacı Heykeli
(El Oso y El Madroño) şehrin bir diğer simgesidir.
Heykelde; dişi ayı tasviri, Madrid’in
bereketli topraklarını, ağaç ise aristokrasiyi
temsil eder. Yaklaşık 20 ton ağırlığında
olan bu heykel, 13’üncü yüzyıldan beri
meydanda yer alıyor ve heykeldeki meyvelere
dokunanların Madrid’e mutlaka geri
döneceğine inanılıyor.
KRALİYET SARAYI DA
ZİYARETE AÇIK
İspanya Kralı’nın resmi ikametgâhı olan
Kraliyet Sarayı, Avrupa’nın en geniş ormanlarından
birine de ev sahipliği yapıyor.
Kraliyet Sarayı, bu doğal güzelliğinin
yanı sıra mimarisi ve odalarında bulunan
sanatsal hazineleriyle de Madrid’in en
sembolik ve güzel binalarından biri olarak
gösteriliyor. Sarayın basit ve tek yönlü turu
(hem kendinden güdümlü hem de rehberli),
sizi görkemli merdivenlerden yukarıya,
zarif halılar, freskler, porselenler, gümüş
eşyalar, madalyaların sergilendiği odalara
götürecek. Kraliyet Sarayı içerisinde, yüzlerce
yıl önce ilaçların hazırlandığı Farmacia
(Eczane) ve iki katlı bir Orta Çağ
karakolu olan Real Armorial’a (Kraliyet
Cephaneliği) erişebilirsiniz.
40
HALK PAZARI: SAN MIGUEL
San Miguel Pazarı, şehir merkezinin en
önemli noktalarından biri olarak gösterilirken,
aynı zamanda dünyanın sayılı “gastronomi
merkezlerinden biri” olarak da anılıyor.
33 standın yer aldığı ve aslı 1916’da
inşa edilen pazarda birçok lezzetli yemeği
hoş kokular, güzel manzaralar ve seslerle
bir arada tadabilirsiniz. İspanyol mutfağına
dair her tür gıda ürününü bulabileceğiniz
pazarda sadece nakit ödeme kabul ediliyor.
Madrid’in denize kıyısı olmamasına rağmen
San Miguel Pazarı’nın deniz ürünleri
ve özellikle istiridyeleri ise turistlerce yoğun
rağbet görüyor.
PUBLIC MARKET: SAN MIGUEL
One of the major places in the city
center, the San Miguel Market is the
world’s one of the gastronomic centres.
You can find various delicious foodstuffs
offered at 33 stands accompanied by fine
fumes, nice views and sounds at the market
established in 1916. At the market
where you can find the most complete
Spanish cuisine, only cash is accepted
from customers. Although Madrid does
not have a coastline, seafood and especially
oysters are highly demanded by
tourists at the San Miguel Market.
PICASSO’S WORKS ARE
EXHIBITED IN THIS MUSEUM
The Reina Sofia Museum, also known as
the “Museo Nacional Centro de Arte Reina
Sofía”, is one of Madrid’s most visited
destinations. The museum contains many
of Pablo Picasso’s most revered works,
including the famous “Guernica”. The
Reina Sofia Museum houses paintings by
Joan Miró, Salvador Dali, Juan Gris and
other Spanish artists, as well as Vasily
Kandinsky, Paul Klee, Francis Bacon, and
many other international artists.
THE ANCIENT EGYPTIAN TEMPLE IN
SPAIN
The Temple of Debod, locally called
“Templo de Debod” is an ancient
Egyptian temple in of the most remarkable
parks of Madrid. As a sign of gratitude
for the construction of the Aswan
Dam in southern Egypt and the help provided
in saving the Abu Simbel temples,
the Egyptian state donated the Temple
of Debod to Spain. The Temple of Debod
dates back to early 2nd century BC houses
a small single-room chapel dedicated
to the god Amun and the goddess Isis.
GLOBAL TEMPLE OF FOOTBALL
And finally, we should mention about
Santiago Bernabéu Stadium, one of
Madrid’s most iconic buildings. The
Santiago Bernabéu Stadium, home of the
Real Madrid football club, was named
after the legendary president of the club
who presided Real Madrid from 1943-
1978. The stadium opened in 1947 has
81 thousand 44 seats, 245 VIP lounges,
and four restaurants, and can be visited
almost every day of the year (including
match days). You can even enter the
field and have a seat in the bench area.
Santiago Bernabéu Stadium tour includes
a visit to the trophy room and the
presidential balcony where you can view
the field and the tribunes.
PICASSO’NUN ESERLERİ
BU MÜZEDE SERGİLENİYOR
Reina Sofia Müzesi ya da diğer adıyla
Reina Sofia Ulusal Müze ve Sanat Merkezi,
Madrid’in en sık ziyaret edilen noktalarından
biri. Müze, ünlü “Guernica” da dahil
olmak üzere Pablo Picasso’nun en saygın
eserlerinden birçoğunu içeriyor. Reina
Sofia Müzesi ayrıca Joan Miró, Salvador
Dali, Juan Gris ve diğer İspanyol sanatçılarının
yanı sıra Vasily Kandinsky, Paul Klee,
Francis Bacon ve daha pek çok uluslararası
sanatçının eserlerine de ev sahipliği
yapıyor.
İSPANYA’DAKİ MISIR TAPINAĞI
Debod Tapınağı, yerel adıyla Templo de
Debod, Madrid’in en güzel parklarından
birinde bulunan bir Antik Mısır tapınağıdır.
Tapınak, güney Mısır’daki Aswan Barajı’nın
inşası ve buradaki Abu Simbel Tapınağı’nın
kurtarma çalışmalarındaki katkıları
nedeniyle Mısır tarafından İspanya’ya
hediye edilmiş. MÖ 2’nci yüzyıla tarihlenen
Debod Tapınağı, Tanrı Amun ve Tanrıça
İsis’e adanmış bir şapelden oluşuyor.
FUTBOLUN KÜRESEL MABEDİ
Ve son olarak, Madrid’in en ikonik yapılarından
biri olan Santiago Bernabéu Stadyumu’ndan
da söz etmeliyiz. Real Madrid
futbol kulübünün evi olan Santiago Bernabéu
Stadyumu, adını, 1943-1978 yılları
arasında Real Madrid’e başkanlık eden kulübün
efsanevi başkanının adından alıyor.
1947’de açılan stadyum 81 bin 44 koltuk,
245 VIP locası ve dört restoran kapasitesine
sahip ve yılın neredeyse her günü (maç
günleri dahil) ziyaret edilebiliyor. Hatta
saha içerisine girip, yedek kulübesinde bile
oturabiliyorsunuz. Bernabéu turunda ayrıca
kulübün müzesini de ziyaret edebilir ve
Başkanlık Balkonu’ndan sahayı ve tribünleri
izleyebilirsiniz.
41
Art and Culture Kültür Sanat
In his book “Think Like an Engineer”, Guru
Madhavan not only removes all kinds of
dark clues about how engineers think, but
also explains how the world of designed
machines and systems interacts with the
social world in which we use the tools
engineers provided us.
In this groundbreaking new work, Guru
Madhavan reveals the extraordinary influence
of engineering on society; drawing
on a cast of star engineers like Steve Jobs,
the Wright brothers and Thomas Edison,
Madhavan explores this mindset and
shows how to apply it to life and business
in areas as varied as traffic congestion,
healthcare, and filmmaking.
“Think Like an Engineer” demonstrates
how key engineering concepts can help
you solve problems, make better decisions,
and innovate in a complex world. The book
shows how engineers turn problems into
opportunities, and presents the mentality
of engineering as a phenomenon that we
should all work on and embrace.
Think Like an Engineer
Guru Madhavan
Yönetim, birbirine bağlı pek çok adımdan
oluşan bir süreç. Sistemin sürekliliği
ve tutarlılığı da bu adımların doğru
şekilde yürütülmesine bağlı. Peki, nedir
bu adımlar? Yönetim kurulunda ve iş
yaşamının her alanında başarılı olmak için
dürüstlük ya da yetenek yeterli midir? Dr.
Yılmaz Argüden’in yazdığı “Yönetim Kurulu
Sırları” adlı kitap, bu soruların cevaplarını
ve daha fazlasını sunuyor.
İş dünyasında başarının anahtarı nedir? Bu
soruyu doğru cevaplayan şirketler şimdi
dünyanın en büyükleri arasında yer alıyor.
Cevabı bulamayanlar ise ya yerinde sayıyor
ya da büyük sorunlarla karşılaştılar bile.
Etkililik, tutarlılık, şeffaflık, adil olmak,
hesap verebilirlik, katılımcılık/yayılım ve
sorumluluk ilkelerini doğru insanları seçme,
doğru olarak bir kurum kültürüne sahip
olmak gelişimi ve başarıyı beraberinde
getiriyor. Dört kıtada, kırkı aşkın kurumun
yönetim kurullarındaki ve beş yüzü aşkın
projedeki deneyimleriyle Dr. Yılmaz Argüden,
başarıya giden yolda sağlam adımlarla
ilerlemeniz için sizlere önemli ipuçları
sunuyor.
Yönetim Kurulu Sırları
Dr. Yılmaz Argüden
42
The Adventure of Coffee in Kütahya Tiles and Ceramics
Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni
Coffee, the “Magic Fruit” discovered in Ethiopia and
brought to the land of Ottoman from Yemen in the 15th
century became widespread in a short time, as a prestigious
drink, took its place in the palace as well as in
wealthy homes, played an important role in the development
of social life as many rituals that became daily
routines began to take shape around it. This selection
from the Suna and İnan Kıraç Foundation’s Kütahya Tiles
and Ceramics Collection examines various routines, rituals,
relationships, and concepts associated with modernism,
such as the public space, social role, economy that
formed around coffee, and the coffee culture, and the art
of Kütahya ceramics that contributed to the development
of this culture. The finest quality examples of Kütahya
ceramics were made in the 17th and 18th centuries, and
the decline in production and diversity was revived in the
late 19th century; Kütahya ceramics stand somewhere
between İznik ceramics and Çanakkale ceramics are usually
regarded as “Folk Art”, and have a very significant
place in Ottoman craftsmanship for their sustainability
and rich product range. Just scan the QR code given here
using your mobile phone or tablet, and visit the exhibition
online.
“Sihirli Meyve” olarak Etiyopya’da keşfedilen ve
15’inci yüzyılda Yemen’den Osmanlı topraklarına
ulaşan kahve, kısa zamanda yaygınlaşmış, itibarlı
bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde
yerini almış, etrafında ritüeller şekillenmeye başlamış
ve sosyal hayatın gelişmesinde önemli bir rol
oynamıştı. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini
ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan yapılan bu seçki,
kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri, ritüelleri,
ilişkileri ve kamusal alan, toplumsal rol, ekonomi
gibi modernizmle bağdaştırılan kavramları, kahve
kültürü ve bu kültürün gelişmesine katkıda bulunan
Kütahya seramik üretimi ekseninde inceliyor. 17 ve
18’inci yüzyıllarda en yetkin örneklerini veren, daha
sonra üretim ve çeşitliliğin azalmasıyla gerileyen
Kütahya çiniciliği, 19’uncu yüzyıl sonlarında yeniden
canlanmış, İznik ve Çanakkale çiniciliği arasında bir
çizgide “kent sanatı” olarak, zengin ürün yelpazesi
ve sürekliliğiyle Osmanlı sanat mozaiğinin önemli
parçaları arasında yer almıştı.
Sergiyi dijital olarak gezmek için, sayfada göreceğiniz
QR kodu mobil telefonunuz ya da tabletinize
okutmanız yeterli.
Ferhat Göçer Anadolu Aryaları Vol. 1
Ferhat Göçer’den Anadolu Aryaları Vol. 1
Ferhat Göçer’s work titled “Anadolu Aryaları”
(Anatolian Arias) started with the feel of a YouTube
project, has been published on digital platforms.
The name of the work draws attention as a guitar
album that can be listened very comfortably rather
than the “aria” in its name, is called “aria”, but no
effort has been made to force Anatolian works to fit
into aria format here. On the contrary, Ferhat Göçer
interpreted Anatolian melodies in a symphonic presentation
in this album. The spirit, created by Serhan
Yasdıman’s guitar and Cenk Kandıralı’s arrangements,
was enriched with Ferhat Göçer’s vocals,
focused on emotion and far from being pretentious. As such, this is a beautiful
album to be listened to at home, on the road, while working or just to dive into
dreams with those beautiful melodies.
Ferhat Göçer’in bir YouTube projesi hissiyle başlayan “Anadolu Aryaları” başlıklı
çalışması, dijital platformlarda yayınlandı. İsmindeki “arya” göndermesinden çok
rahat dinlenen bir gitar albümü olarak dikkat çeken eserin adında “arya” geçiyor
ancak burada Anadolu eserlerini zorlayarak bir aryalaştırma çabasına girilmemiş.
Aksine Ferhat Göçer, bu albümle Anadolu ezgilerini senfonik bir sunumla
yorumlamış. Serhan Yasdıman’ın gitarı ve Cenk Kandıralı’nın düzenlemeleriyle
oluşturulan ruh, Ferhat Göçer’in duyguya odaklanmış, gösterişten uzak vokaliyle
zenginleşmiş. Bu haliyle albüm, evde, yolda, çalışırken ya da sadece o güzel ezgilerle
hayallere dalmak maksatlı dinlenecek güzel bir albüm olarak zenginleşmiş.
The band that never runs
out of steam
Enerjisi bitmeyen grup
AC/DC is one of the
bands that has done its
job very well from the
beginning, and therefore
still has millions of
active followers. AC/DC
has grown more than
one generation with its
classic songs and signature musicality, once again
won our hearts with the single “Shot in the Dark”.
Apparently, “Shot in the Dark” with Angus Young’s
guitar reefs, Brian Johnson’s distinctive vocals, and
a typical AC/DC refrain, will become a legend.
AC/DC en baştan beri işini çok iyi yapan ve bu
nedenle de halen milyonlarca aktif takipçisi bulunan
gruplardan biri. Klasikleşmiş şarkıları ve imza
müzikalitesiyle birden fazla nesli büyüten AC/DC,
“Shot in the Dark” teklisiyle yeniden, tabiri caizse
kulaklarımızın pasını sildi. Angus Young’ın kartvizit
nitelikli gitar dokunuşları, Brian Johnson’ın yakıcı
vokalleri ve tipik bir AC/DC nakaratıyla “Shot in
the Dark”ın da efsaneleşeceğini şimdiden söyleyebiliriz.
43
yilmazmachine
ONLINE MAKİNE TANITIMLARIMIZA
TÜM DEĞERLİ TAKİPÇİLERİMİZİ
BEKLİYORUZ!
At Yılmaz Machine, we launch our online virtual
show in order to introduce our main and latest
models on our YouTube channel!
Do not miss our introductions that will include
key technical tips and machining processes in all
categories of equipment such as PVC, aluminum,
and hardware with special discount for whom
registered the event!
Yılmaz Makine olarak, YouTube kanalımız üzerinden canlı
olarak siz değerli takipçilerimize sunacağımız online makine
tanıtımlarımıza başlıyoruz!
PVC, alüminyum, hırdavat olmak üzere üç kategorideki
makinelerimizin tanıtılacağı, teknik bilgi sunumlarının yanı
sıra seçili ürünlerde yapılacak kampanyaları kaçırmamak
için takipte kalın!
YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4 178
Pay Without
Boundaries!
Ödemede
Sınır Tanımayın!
Use your credit card for buying machinery and spare parts from Yılmaz
Machine, and save time and avoid losing time over EFT/banking charges etc.
Yılmaz Makine’den yapacağınız tüm makine ve yedek parça satın alımlarında
kredi kartınızı kullanın, havale/EFT vb. işlemlerle zaman harcamayın!
Should you require detailed information about payment options for buying
“machines“, please mail to finans@yilmazmachine.com.tr
Should you require detailed information about payment options for buying
“spare parts“, please mail to teknikservis@yilmazmachine.com.tr
Looking forward to hearing from you soon...
‘’Makine’’ satın alımlarınızda yapacağınız ödeme ve taksit imkânları hakkında
detaylı bilgi almak için: finans@yilmazmachine.com.tr
‘’Yedek Parça’’ satın alımlarınızda yapacağınız ödeme ve taksit imkânları hakkında
detaylı bilgi almak için: teknikservis@yilmazmachine.com.tr
2.500 TL ve üzeri satın alımlarınızda finans departmanımızla iletişim kurabilirsiniz.
Değerli siparişlerinizi bekleriz…
f1
f2
f4
1 2 3
4 5 6
7 8 9
* 0
._,
terJack
02/18
f3
f
2820 4300
YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4 178
YILMAZ MACHINE
CONTINUES ITS
SUCCESS STORY!
At Yılmaz Machine, we are proud to be among the
“Top 250 Companies According to their
R&D Expenditures”, listed by the TurkishTime
Economy and Business Culture Portal – for our
nearly 30 experienced R&D staff members and
over 10 R&D projects throughout the year!
YILMAZ MAKİNE
BAŞARILARINI
SÜRDÜRÜYOR!
Yılmaz Makine olarak, 30’a yakın deneyimli
Ar-Ge çalışanımız ve yıl içerisinde 10’dan fazla
Ar-Ge projemizle TurkishTime Ekonomi ve
İş Kültürü Portalı’nın hazırladığı
“Ar-Ge Harcamalarına Göre En Büyük
250 Şirket” arasında yer almanın
gururunu yaşıyoruz!
Bu başarı dolu yolda, umudumuzu ve üretkenliğimizi
arttıran siz değerli müşterilerimize de
sonsuz teşekkürlerimizi sunarız!
On this path to success, we would like to extend our
endless gratitude to you, our valued customers for
raising our hopes, and increasing our efficiency!
YILMAZ MAKİNE SAN. ve TİC. A.Ş.
www.yilmazmachine.com.tr
444 4 178