26.12.2021 Views

Imge Seren - Drama Diyonizyak

Imge Seren, Manzum Oykuler

Imge Seren, Manzum Oykuler

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

İmge Seren

DRAMA

DİYONİZYAK


İMGE T. SEREN

1990, Cenevre doğumlu. Çocukluğu ve gençliği Londra ve İstanbul’da

geçti. Felsefe öğrenimini yarıda bıraktı. Dünyanın çeşitli bölgelerinde

bulundu, kadın ve çevre örgütlerinde aktivist olarak görev aldı.

Sahada olmayı ve “göçebeliği” seviyor, çalışma odasını “cebinde”

taşıyor, sıkı bir doğa yürüyüşçüsü. Kentle özdeşleştirdiği yazma

ediminde “ahir zaman edebiyatı” olarak gördüğü deneysel metinlere

yakın duruyor, aynı zamanda kendini “deneysel bir okur” olarak

nitelendiriyor. İşaret Ateşi’nden e-kitap olarak yayımlanan Magma,

Köpük, Magma’nın (2020) ardından yazarın ikinci kitabı olan Drama

Diyonizyak manzum öykülerden oluşuyor.


İmge Seren

DRAMA

DİYONİZYAK


Drama Diyonizyak

İmge T. Seren

Kapak Resmi:

‘Fernando Sirkinde Miss La La’

Edgar Degas, 1879

1. Baskı:

© İşaret Ateşi, Aralık 2021

Referans:

Seren, İmge T. Drama Diyonzyak. 2021. http://www.isaretatesi.com/imge-serendrama-diyonizyak/

E-kitap olarak www.isaretatesi.com sitesinde yayımlanmıştır.

Her hakkı saklıdır. Eserin tamamı veya bölümleri hiçbir yolla

basılamaz, kopyalanamaz, eser sahibinin izni olmadan başka bir

mecra veya internet sitesi üzerinden yayımlanamaz. Alıntılar için

lütfen kaynak gösteriniz.

www.isaretatesi.com

isaretatesi@gmail.com


Velle non discitur.

-Seneca-


Bu toplamdaki parçalar aslen 6-7 yıl öncesine dayanıyor, yani

yirmili yaşlarımın ortasına. İki ayrı klasörden oluşan genişçe

bir öykü ve şiir dizisi hazırlamış, ama haftalara yayılan

projeden kafamı kaldırınca odamın raflarını saran ve

neredeyse yarısını bile okumadığım bir sürü kitapla burun

buruna geldiğimde yaptığım işten tiksinmiştim. Onca öykücü,

onca öykü; onca şiir, onca şair; habire de yenileri geliyor. Yeni

bir öykü kitabı ya da şiir kitabı neye yarar? Ürünümü en

radikal şekilde, nihai hiçliğiyle görmeyi başarmıştım (evet, bir

başarıydı bu kesinlikle). Böylece yerle bir edebildim onu;

balyozu elime alıp yaptım yapacağımı. Ve ancak ve ancak

yıkımı mümkün kılabildiğim içindir ki sahih ses, ton ve

söyleyişin yapımı mümkün oldu: Paramparça ettiğim toplamın

artıklarından ve izlerinden, yabani, spontane bir

biçimlenmenin serinkanlı coşkusuyla bu manzum öyküler

(öykünün konformizminden ve şiirin banalliğinden özgürlük!)

belirdi. İyi ki de belirdi. Gerekli miydi? Sırf benim için gerekli,

zorunlu, kaçınılmaz olduğundan, evet. Benliğin ve Sözün

darboğazdan geçirilmesinin, tünelin bir ucundan diğer ucuna

çıkarılmasının kaydıdır Drama Diyonizyak; draje bir ben

destanıdır. Kırıklı, bükümlü, zincirleme ve kesintilidir;

olmuştur. Varla yok arasıdır. Numuneliktir. Tekil, biricik

okurunu beklemektedir. Belirmiştir nasıl olsa; beklemekten

gocunmayacaktır. Sever dünyayı.

İ. T. Seren, 2021


İÇİNDEKİLER

Oradaki ……………………………………………………... 14

İplik …………………………………………………………. 28

Keşif ………………………………………………………… 42

Tersine ……………………………………………………… 57

Eyalet ……………………………………………………….. 68

Geçirgen ……………………………………………………. 89


www.isaretatesi.com

ORADAKİ

14


www.isaretatesi.com

15


www.isaretatesi.com

biri var ofiste

tanıyorum onu adı sanı belli

görüyorum her gün

takip ediyorum hal ve hareketlerini

çok da fazla değil tabii

aynı zaman aralığında aynı ortamı paylaştığımız ölçüde

yani herkes herkesi ne kadar takip ederse

diyorum ki falancadır o

yaşı başı eni boyu kılığı kıyafeti şu

tavır ve davranışları şöyle

duruşu sesi söyleyişi şöyle şöyle

suskunken böyle konuşunca böyle

hamuru kumaşı şöyle

herkes üç aşağı beş yukarı böyle

kestirebiliyorum ne düşünüyor olabileceğini

ne isteyip neyi yapabileceğini

biliyorum neyin peşinde olabileceğini

okuyorum fizyonomisini fenotipini

alıyorum karakterinin iletilerini

16


www.isaretatesi.com

birey bir gösterge cam gibi yansır dışarı

herkes nasılsa öyle

bana göre öyle herkese göre öyle

belirlenmiş varlığın çapı

yazgılar belli geçmişler gelecekler belli

herkes hanesine konumlu

dışında tutulamaz

herkes ne kadarsa o kadar her bir kişi

o da topu topu o kadar bir kişi

peki ama şu an onu hanesinin dışına alan ne

bize anlatılmayanlar ne bilmediğim ne

onu parantezin içinde tutan neydi dışarı çıkaran ne

kendini bize ne kadar göstermişti o

şimdi bambaşka dayatıyor sanki

bilmiyorduk bile bunu bilmediğimizi

üzerinde durmamak gelmiyor elimden

öyle fena taşıyor kendinden

uzuyor ona ayırdığım mesai

sarsılıyor meğer tektonikmiş çevre

iyiydi üstünkörüydü güvenliydi

kolaydı bilgiler işlemler sonuçlar

17


www.isaretatesi.com

her şeyi biliyorduk önceden

o oydu bu buydu şu da şu

çevre içgüdüydü tutunmuştuk cümleten

yüzeydi mekân haritaydı

bulgular tutarlı bir bütündü

optimal zaman kullanımıydı

mevcudiyet analog

gidiyordu herkes alelacele

dekorda mesuttuk figüranlar

şimdi nasıl bir yarıktan beliriyor o, ofisteki

dağarcıkta yoktu bu sinyaller

yeni lügat gerek yabani

ofiste dekorlar figüranlar arasında

baştan beri tüm bunlar olup bitiyor olmalı

fırtınalar çalkantılar girdaplar

tanınmıyorlar

ortalamanın dokusu nafile

tekrarlanamıyor her gün tekrarlananlar

ofiste onun, oradakinin belirdiği kovukta

sapmalarla kuruluyor ışıyan aura

tikelin dehşeti

oluş otantik

18


www.isaretatesi.com

seferber ediyor mitolojileri

ortalık yer kozmik ironi

demek ki yakıcıymış kuşkunun menzili

dönülmeli geri

salınım yap anlam dizgesi

gözden geçir kendiliği

koy paketle getir geri

alışkanlık zemini ezelî

zorlamasan da olduğu yerde cillop gibi

kalsın kenarda

kalsın o, oradaki

sokmayıver ekranına

ezkaza belirse ofis köşesinde döndür birimine

kalsın neyse o

fethedilmiş obje

adı sanı içi dışı sureti

nasılsa bana tâbi

ama nasıl yaşamaya devam ediyor burnumun dibinde

ne yapmaya çalışıyor onca elektrikli

döndürüyor bakışlarını bir öyle bir böyle

soluyup duruyor derin derin

kabarıp iniyor göğüs kafesi

19


www.isaretatesi.com

büyüyüp küçülüyor burun delikleri

ıh ah mıh

iç mi çekti ne

dönüp dönüp bakıyor ama bana mı başka yere mi

ofladı pencereye baktı ne gördü neye baktı

aklından neler geçti

her hali radyoaktif içinde neyin magması

nedir bu tepkiler kıpırtılar refleksler

gülünç saçma eğreti

kıpır kıpır pek kurtlu

beri tarafa döndü bir acayip

kaykılışı hiyeroglif

dizleri yumru kafası bombeli omuzları fırlak ensesi yangın

dur artık şu hale bak çıkmış kamburu

boşluğa bakıyor sabit neyse derdi

masanın bacağına vuruyor kehribar rengi ikindi güneşi

onun gördüğü şey gözlerinin içinde kim bilir ne feci

görüyor sanki gözünü yumsa dahi göreceği şeyi

her irisin özgün imi

dalıncında alabildiğine etkin her halinden belli

akan tüm bilinci belki bir virt netameli

duymak istemem hâşâ!

20


www.isaretatesi.com

hop ediyor yüreğim

çeviriyorum başımı kaçırıyorum gözlerimi

gözümü dikip bakamıyorum doğa öyle garip

sıfatı ölümcül

kül kayıp cüz kör edici

daracıktır insanın nasibi

kendine kalmışsın

ötekini düşünmek tabu

başkasının koşulları yasak sana

nüfuz etmeye kalkarsan yaralanır yiter bilincin

sen oradaki değilsin

yabancıya elverişli değilsin kanından at zehiri

sosyal olağanlığa dön çabucak içinde dur kendinin

pekiştir sınırları haydi monad sımsıkı kapalı

ne yaparsa yapsın neyle meşgul olursa olsun oradaki

o kendi işine sen kendi işine

yoksa bir an düşünsen gene kuduracaksın

nasıl sen olmaz da başkası olur o

kalma ayrımın karanlık eşiğinde

somut gerçeğin tadına bakmaktan sakın

başkalık iyi gelmez yıkıcıdır

yaşamak isteme onu

21


www.isaretatesi.com

yaşayamazsın çünkü sen değil

topu topu hata uyarısı şüphe ünlemi

çeldirici bir soru işareti kışkırtma iritasyon

beyni kemiren sabırsızlık öfke divanelik

ansızın tüketen baskın hücum

lanet bir karaltısı var ötekinin oradakinin

güneş tutulman senin o

güpegündüz zifirî karanlığın senin

yok say geçiştir çıkar aklından

meşru bir histeridir varoluşsal normlara istinaden

doğrudan alma oradakini

o öteki olsun sen kendine dolayımla

tepkin doğal

yok sayarcasına ögeleştir ortamda

ofis daha en başta veriliydi

keşke seninle aynı havayı da solumasa

neden var orada nereden geldi

başka kimse yok seninle ikimiziz

sen ben ve ofis üçümüz

garip hallerdesin bakma uçuşan sineğe

havada bir şey yok

elin şakağına dayalı nelere kulak kabarttın

22


www.isaretatesi.com

çıt yok ortalıkta sıfır desibel

uykusuzlukta koyunları sayarcasına sayılıyor saniyeler

neden yapıyorsun bunu

eşikaltı uyarımlar mı yahut gaipten sesler

neyin güdümündesin sen

açık edemesen de beni allak bullak ediyor saiklerin

bilincinin içyüzü felaketim

içedönük kal öyle kendine sımsıkı kapalı

seni zararsız kılmak tek dileğim

kanıma dokunuyor birbaşınalığın

habitatında bir tek sensin

sana bir bakış atsam yeter

kabaca görüp tespit etsem

malzemem ol işimi gördür kendi haline bırakayım

uğraşmam gerekmedikçe görmezden gelmek kolay

ama ekranımı terk etsen de radarımda senden hâlâ bir sinyal

uyarılar bip sesi uyarılar

uyarılar

yaklaşıyor sinyal

gösterge paneli mahşer yeri

dönüp bakmayacağım hayır

tıkır tıkır kıpırtılar hışırtılar

23


www.isaretatesi.com

geliyor farkında mı değil

senin de mi radarın var

ben senin radarında neyim

radarında kim bilir neler var

durdu oyalanıyor

hafiften dindi sinyal

işaretler okunaksız

boşu boşuna orada olamaz

acaba neyle meşgul nasıl da ciddi

nasıl da inatla bekliyor

ama bilmek istemiyorum bana göre bir şey değil

orada bana pamuk ipliğiyle bağlı ilgisiz bir şey

su sinekleri gibi kayıyor zikzaklarla bilinç yüzeyimde

bakmayınca ben onu öyle hayal ediyorum

sessiz bir ışık topu

hayal etmesem daha iyi

geometrik düzen içindedir

çın çın sesleri çıtır çıtır

boşluğun zilleri eşyanın uğultuları yoğrulan magması

iyi gelmiyor bana

darlanıyorum çünkü hayal bile edemiyorum

kendimi onun yerine koyamıyorum

24


www.isaretatesi.com

koymak isteyip koyamayınca feci oluyorum

tekrar deniyorum zorluyorum yükleniyorum kıvranıyorum

olmuyor

işin içinden çıkamıyorum

düşündükçe düşünemiyorum

duyuyorum

ürperiyorum

tüylerim diken diken

duyuyorum

bir dönüşüm var duyuyorum

bir çınlama alıyor kulaklarımı

kâinat nasıl yoğun

durum yekpare duyum

varlığın derinliğine açılıyor o, oradaki

uzanıyor bana doğru

ne çokmuş mekân masalar koltuklar duvarlar

eller kollar başlar boyunlar gövdeler ayaklar bacaklar

içyüz ve dışyansı

hareketler ve kabuk

sessizlik dönüşüyor duyuyorum

benim bedenim ve senin bedenin

kendilik âlemi belki de böyle bir şey

her halinle oradasın

25


www.isaretatesi.com

yolculuk sürüyor kökenlere

zaman manyetizma

ötenin sesi beri

varsın sen

varım

varız

26


www.isaretatesi.com

27


www.isaretatesi.com

İPLİK

28


www.isaretatesi.com

29


www.isaretatesi.com

uç vermiş işte

duvarın sıvasından

incecik bir iplik

daha doğrusu ipliğin ucu

kıl kadarı dışarıda

içeride ne kadarının olduğu belirsiz

çeksem gelir mi kestiremiyorum

uç vermiş parmak ucuyla yakalayabileceğim kadar

sarkıyor hafiften

ardı belki de uzun bir şerit

arkada görünmeyen tarafta dolaşık bir yumak belki

tutabilsem çekebilsem

çekiştirebilsem

gerisi gelecek belki

çorap söküğü gibi

birazcık çekip alabilsem

elime geldiği kadarını parmak uçlarımla tutup

çekmeye devam edeceğim

çok asılmadan ama yavaşça sıyırarak

sabırla dışarıya doğru alıp uzatarak

30


www.isaretatesi.com

parmaklarımın etrafına saracak ya da avucuma toplayacağım

içeriden ipliğin geri kalanı geldikçe

bilinmeyen öteki yandan bu yana çekebileceğim bir şeylerin

varlığına anbean inanacağım

ısrarlı itinalı istikrarlı bir tavırla

asılmadan yüklenmeden yolmadan

ipliğin sürtündükçe çıkardığı

tırs fırs hırs seslerini duymaktan hoşlanarak

ve ipliğin sürtündüğü malzemeden hafif hafif çıkan tozdan

ve saçılan minik partiküllerden zevk duyarak ilerlemeliyim

çünkü o sayede gerisinin geldiğini hissedebilirim

ipliğin gerginliği, boşluk, mesafe

arka taraftan epeyce bir şey çekip alabilmem için

elverişli olmalı

yaptığım işlemin anlamlılığı

uğraş için gereken onayı sağlamalı

zaman harcandığına göre bu da iş sayılır

uç vermiş olan ipliği

dışarı doğru çekip almak

gerisini getirmek

çorap söküğü gibi

böyledir yazmak!

31


www.isaretatesi.com

bu kadar basit ve sıradan

ve anlamlı

yapan için

sırf bir şeyler uç verdi diye sıvadan

ve sırf elime gelebiliyor diye

çekiyorum çekiştiriyorum

çektikçe gerisi geliyor diye

bunu yapıyorum

aylaktım

karşıma bu ufacık iş geldi

aylaksanız

iş yerine geçebilecek herhangi bir şeyi

yapmamazlık edebilir misiniz

ama elbette uğraşı ne kadar ciddiye alabileceğiniz

aylaklık çöllerinizin sıklığına ve enginliğine bakar

yaşamınızda işi nasıl algıladığınıza

hepsi alışkanlık meselesi yani

iplik çekiştirmeye

böylesi kıytırık işlere

ne kadar heves duyabileceğiniz

yoklukta tutkunuzu ne kadar ateşleyebildiğinize bağlı

iplik uç vermiş

tadını aldınız madem

32


www.isaretatesi.com

geri durmak zor

oyalıyor eğlendiriyor belli ki yatkınsınız buna

tabii ipin devamında ne olduğu

öteki tarafta ne olduğu da önemli

işte duvarın karşısında yazar gene

ve kıl kadar kirpik kadar

uç vermiş bir iplikçik var

hadi bakalım

parmaklarınla yoklaya yoklaya

evire çeviri zar zor yakalıyorsun ucunu

sabırla milim milim almalısın dışarı

kaçırabilirsin de her an

ama her milimde yakalıyorsun biraz daha

tutuyorsun tutabiliyorsun

başlıyorsun çekmeye

geldikçe gelecek mi

ne kadar mesafe var arkada

boşluk ne kadar öbür yanda

takılmadan kopmadan ne kadarı gelebilecek

titiz bir işlem bekliyor seni

öylesi sabırlı ve hassas olman gerek

yoksa pıt diye kopuverir iplikçik

sonra halin harap

33


www.isaretatesi.com

cımbız getirsen çıkaramazsın ucu bir daha

hırs yapıp

tornavidayla şişle buz kıracağıyla aynı noktayı

deşip kazıyarak aranırsın

ama anlarsın ki pek bir şey yokmuş arkadan gelebilecek

gerginliğinin son raddesindeymiş kıl kadar iplik

fark etmeden asılarak

kökünden koparmışsın

ve sen sırf bunu görmek için duvarı kazıyıp

başına beter işler açmışsın

ama neyse ki öyle yapmıyor yazarımız

tez canlılığına yenik düşmeyecek

gelmiyorsa çekiştirmeyecek

ufak ufak usul usul çalışacak

ancak iplik geldikçe çekmeyi sürdürecek

elinin etrafına sardıkça ya da avucuna topladıkça

doğru işi yaptığına ikna olacak

pat diye takılıp kalırsa zorlamayacak kabullenecek

kurcalamayacak bırakacak

yaman iş

çektikçe geliyor

sonu nereye varacak

34


www.isaretatesi.com

başladın öyle kalmadı ilerliyor ağır ağır

bırakamıyorsun

gerisi geliyor

çorap söküğü gibi

ama insan kendini nasıl kaptırmaz böyle bir şeye

hipnotize eder bir süre sonra

ha deyince bırakılmaz

üstelik uğraş boyunca

işin içine nelerin karıştığını bilemezsin

zaman geçer araya bir sürü şeyler kaynar

bilinen ya da bilinmeyen

belli belirsiz

birikir bir sürü şeyler dolar

doldukça dolar

koyulaşır kan gibi

pelteleşir irin gibi

yahut umulur ki özsu gibi serum gibi

doluluk doygunluk tokluk

tık tık atan nabız

hızlanır soluk artar hararet

ha deyince alınamaz rölantiye

zorlayıp sıkıştırdıkça kendini tehlikeye atan erk

35


www.isaretatesi.com

yazar kendini durduramamakta

yeni uğraklar arıyor hızını alamadıkça

dört bir yana akın ediyor

abartılı güdülerle bir önemsiyor ki meselelerini sormayın

ona buna hayatiyet atfediyor

şişirdikçe şişiriyor

ödem gibi

yüklendikçe yükleniyor semirdikçe semiriyor

artık kendi kendine büyüyor devleşiyor

patladı patlayacak kıvamlı katı devasa torbalar

dokunmayın sakın

marazi bir enerji yayıyorlar

bozarlar yaklaşanı

yakıp kavururlar

ağırlar yüklüler çarpıyorlar şokluyorlar

ama alıkoyamaz bunlar yazarımızı

kendinden geçiyor

ne de olsa üstesinden gelmiş aylaklığının

kendini adamış meşguliyetine

mayhoş bir zevk veriyor

sesler renkler kokular tatlar

ısı esinti biçimler

36


www.isaretatesi.com

canlı deney yapıcı istem doyurucu soluk

etkilerin çeşitliliği

hayret verici detaylanma incelmişlik dolanıklık

başka bir şeyle ikame edilemeyecek bir işlerlik

içinde tutuyor seni

sırf orada kalmaya devam etmek için

darboğazlardan sıyrılarak

gerekirse balçığa zifte bata çıka

aç susuz uykusuz

türlü histerilere kapılarak

devam edeceksin bu uğraşa

başka türlüsü gelmez elinden

binip hareket ettikten sonra inemeyeceğin bir tren

bir hız treni

yok bir el freni bir acil durum kolu fırlatma koltuğu

gideceksin sonuna kadar

başa gelen çekilecek

boş boş oturuyordun nitekim

uğraştığın bir şey yoktu geçip gidiyordu zaman

sonra bu kıl kadar ucu gördün

güzel iplikçik

es geçemezdin bari çekiştireyim dedin gerisi geldi

çorap söküğü gibi

37


www.isaretatesi.com

kucağında duruyor meşgale

inandıkça sen arttı önemi

tutkunu körükledin

kökü buldun kuruyup gitmedi

içgüdülerine bıraktın kendini

ama iyi ama kötü

eylem hakkı tanındı sana eyledin

pek ayırt etmedin neler yaptığını

önemli olan devam etmekti

ekledikçe eklemek doldurmak pekiştirmek

bunu talep etti iş senden

ya da bunu talep etmiş olmalıydı

nasıl da oburlaştı doymak bilmedi ne versen aldı

sürdükçe sürdü uzadıkça uzadı

tatmin de etti etmesine

öyleyken pek de yadırganmadı

yapıp etmenin tamlık duygusu esastı

araya kim bilir neler kaynadı

ama senin bu iplik çekiştirme işinin de sonu gelecek elbet

ki geldi bile

takıldı ip

gerildi

38


www.isaretatesi.com

avucunda yumak epeyce toplanmışken

haydi biraz daha mantığıyla

az biraz daha zorladın

hop

koptu

başlamıştın gerisi gelmişti

çorap söküğü gibi

ama işte bitti

bitiverdi

anladın mı sıvanın öteki tarafından ne geldiğini

ne ümitle çekiştirmiş neler beklemiştin

o öbür taraf ki ancak kıl kadar bir delikten

sızıyordu beri tarafa

neydi çekip çekiştirdiğin

ne geldi öteki taraftan

anla artık

avucunda tuttuğun topak nedir

boşunalığıdır uğraştığın işin

baştaki aylaklığın tıpatıp aynısı

hatta daha beteri

tüm bu zaman aralığına sabrın ve sabırsızlığınla

özenin ve inadınla sakinliğin ve öfkenle

39


www.isaretatesi.com

hazzın ve bungunluğunla sığdırıp sıkıştırdığın

katman katman

tıkız katı pek

kurumuş katran gibi bir tortu

başa döndün gene

her işin önünde ve sonundaki aylaklığına

amaçsızlığına yılgınlığına yokluğa

artık her neyi seçip kurup neleri dışarıda bıraktıysan

sende öngörülememiş etkiler bırakmış yöntem

allak bullak vaziyettesin başın dönüyor

bulantı tutmuş kırılıyor bedenin

bu enfes meyveden böyle berbat bir sarhoşluk

kalacağını hiç beklemezdin

olurken nasıl da güzelce olan bir şeyin

olmayışı ne fena böyle

yazmanın yokluğu ne büyük felaket

ne uğursuz bir atalet

ne menem bir akıbet

yazdığın yazıyla

neyle zehirlendiğini bilmeden

zehirlenensin sen

40


www.isaretatesi.com

41


www.isaretatesi.com

KEŞİF

42


www.isaretatesi.com

43


www.isaretatesi.com

profesörün son keşfini duydunuz mu?

büyük deha gerçekten

bu kaçıncıdır ruhbilimde çığır açıyor

geçen sene bilincin sağ yanında

evet beynin değil bilincin sağ yanında

bir mekanizma keşfetmişti

gevşetilip sıkılabildiğinden bir vida olarak adlandırmıştı onu

sıkılmakla bir şeyleri sabitleme özelliğine sahip olduğundan

kavramlaştırmıştı öyle

bugüne dek belirsiz bir işlevmiş

hepimizde olduğu halde adlandırmamışız

bilincinde olmadan kullanıyormuş bazılarımız

evet profesör ortaya çıkarmıştı

Z vidası koymuştu adını

kısa sürede popülerleşmişti hatırlayın

her insanın sersemleştirici uğraşlardan çıkınca

düşüncelerini kimliğini yaşam anlamını sabitlemesiyle ilgiliydi

yararlı pratik bir keşifti bu bakımdan

üzerinden bir yıl geçti

bir modayı sürdürmek için uzun bir süre

geçen yılki kadar rağbet görmüyor artık

44


www.isaretatesi.com

bir sürü suistimale de alet oldu zaten

olur olmadık herkes vidasını zırt pırt sıkınca

hatta sıkıyken bile ne olur ne olmaz tekrar sıkınca

böylelikle hiçbir rejim gözetilmeyip hassaslık kaybolunca

geniş insan kitleleri arasında vidalar yalama yaptı

yararlılık heba edildi

aşınan kavram terk edildi Z vidası gündemden düştü

oysa doğru yaklaşım ve politikalarla çabucak kenara atılmaz

ve daha uzun süre hepimizi güzelce oyalardı

böyle ne çok şey harcanıp gidiyor her sene

profesör gibi büyük dehalar bile yetişmekte zorlanıyor

insanın tüketim temposuna

ama bu defaki keşif müthiş derecede ümit verici

ziyadesiyle mühim

kesinlikle öbüründen daha kalıcı olacak

hem bariz bir ihtiyaca yanıt veriyor

hem de insanlar biraz ders almışlardır artık

yararlı icatları harcayıp tüketmemek adına

profesörün yeni keşfine göre

insanın sabit bir benliği yok

yani ben’i tespit edebilmek olanaksız

gelgelelim bir mit de değil ben

45


www.isaretatesi.com

evet geçici dağınık akıcı değişken ama yoğunlaştırılabiliyor

ne katı ne gaz ama sıvı denilebilir belki

katıya geçiş halinde bir sıvı

yoğunlaştırılabilen bir ben

kendi haline bırakılıp

irade ve ilkeler hak getire denildiği takdirde

uçucu seyrek dağılgan olan benlik malzemesi

aslında bir noktaya toplanıp deriştirilebiliyor

ama büsbütün koyultup katılaştırmak anlamında değil

belli bir noktada bir odak sağlanmalıymış

profesör işte bu odağa Z noktası diyor

tıpkı Z vidasında olduğu gibi

ben ancak bir nokta olabilirmiş

ya da o noktayı gören ve dolayısıyla o noktaya ait olan şeyler

varla yok arası değil

genişçe bir nokta dairesel

ve yoğunlaştırmak da içgüdüsel

kendiliğinden bir mantık

yalnızca bu işlevi güçlendirmek için farkındalık gerek

profesör sağolsun ki böyle bir bilinç aşılıyor bize

iç sesimiz oldu bizzat

hayret verici bir berraklık ve netlikle

46


www.isaretatesi.com

tebliğci mübarek

Z noktasını hayalimizde canlandırabilmemiz için

birkaç farklı örnek sunuyor profesör

mesela şöyle bir tasarım

oradan oraya uçuşan minik ben topakları

tek bir merkezde toplanıyor

yahut ben’in etrafa saçtığı ışınların

bir şeyleri gelişigüzel aydınlatıp

şaşkınlık korku ve tiksinti uyandırmasındansa

hepsinin aydınlığı bir projektör ışığı gibi

tek bir alana yoğunlaştırılıyor

yani ben için bir odak belirleniyor

evet irade gibi ama salt edim ve tutumlarla ilgili değil bu

Z noktası ben’in her an ihtiyaç duyduğu bir odak

bu nokta sayesinde belirleniyor ben’in ben olma niteliği

ama genelgeçer bir şablon ya da harita yok

herkesin bir Z noktası var ama kişi onu kendisi bulacak

profesörün teorisini duyanlar

acaba şurası mı diyerek denemeye başlayabilirler

merak edenler varsa bilsinler ki

profesör de öyle şıp diye bulmadı Z noktasını

arka planında upuzun bir gözlem ve deney dizisi var

47


www.isaretatesi.com

bunları öğrenen teorinin içyüzünü daha iyi anlayabilir

ilginçtir ki araştırmalarını hep kendi üzerinde

yapageldi profesör

çalışma yöntemi böyle onun

budur ruhbilimci olarak onu özel kılan

hem gözlemci hem nesne

belki de ürkütücü deneyleri olduğundan denek bulamıyordur

ama böylelikle gözlemleri de yakından, iç taraftan yapıyor

çığır açıcı kavramlar doğuyor

içine giriyor profesör kavramların içinden çıkıyor

araştırmaların kuluçka evresinde beliriyor modeller

ama sezgisel ve muğlak kalmıyorlar

ancak kılı kırk yaran soruşturmaların ardından

neyin ne olduğu şekilleniyor

parametreler ögeler yavaşça biçimleniyor

uygulamalı bir yaklaşım söz konusu

sürekli tekrarlanan gözden geçirmeler

ve aşama aşama kritik testler

incelemelerin belirli ruh durumları üzerinden yapılacağı

böylece kararlaştırılmış

bizzat yakaladığı ruh durumlarının

şekillenişlerinin kişisel tarihçelerini

ve korunup sürdürülüşlerinin, değişerek iç içe geçişlerinin

48


www.isaretatesi.com

dizisel bakımdan karşılık geldiği ilintiler ağını

bütün bunları ve çok daha fazlasını

analiz etmesi gerektiğini anlayan profesör

hem gözlemci hem denek kendisi olup

yarı öznel yarı nesnel bir strateji belirlemiş

bir yandan kişisel yorumlarla yani içsel bir fenomenolojiyle

diğer yandan kendine taktığı elektrotlar ve tarama cihazlarının

bilgisayarlara gönderdiği ve kayıt altına alınan

verilerin takibiyle

kâh eşzamanlı saptamalarla

kâh bulguları sonradan irdeleyerek

deneyimlediği sürecin bütününü kavrayabilmiş

kendi bilinç ekranının yanı sıra

sayısal veriler de ona bir çeşit paralel bilinç sağlamış

tüm detaylara girmeye gerek yok

zaten profesör dışında kimse bilmiyor detayları

sistemleştirdiği bilgiler hariç her şeyi kendine saklıyor

muhtemeldir ki tamamen açıklanabilir bir süreç değil

yahut açıklansa da anlaşılabilir olmayabilir

ama neticede üzerinde durulması gereken bir deney seti var

her insanın kendi Z noktasını bulabilmesi

yani noktanın bir nevi sağlamasını yapabilmesi için

üç deneyden geçilmesi gerekiyormuş

49


www.isaretatesi.com

profesör öyle diyor

kendinize bir iyilik yaparak

ben’i daha verimli kullanmak istiyorsanız

bu büyük dehanın tavsiyelerine kulak vermek şart

keşfin kalıcı yapısallığını buradan kurabilirsiniz

yönteme güvenin

deneyler önemli

ilki “elektrik atlatma deneyi” imiş

ve ben olağan haliyle uçucu belirsiz dağınık olduğundan

onun yoğunlaştırılabilme sığasını test etmekle ilgiliymiş

yani Z noktasını bulup ben’in ben olduğunu görebilmek adına

eylemleri epizotlar olarak almak

aralarında ani ve gelişigüzel geçişler yaparak

henüz belli bir eylem hattını tutturamadan

hemen makas değiştirip onu geçersiz kılmak

ve sonra yeni bir hattı denemek

yapılabilecek başlıca egzersizlerden biriymiş

böylece modlar pat pat değiştirildiği

ve birinden diğerine cereyanlar gerçekleştiği için

ben’in bir noktada tespitinin hayati önemi kavranıveriyormuş

bir diğer deney ise “bozma deneyi” imiş

diğerinden tümüyle farklı bir deney

50


www.isaretatesi.com

burada alternatifler arasında rastgele geçişler yerine

tutturulmuş ve kıvam kazanmış bir ben’i

teste maruz bırakmak söz konusuymuş

yani kurulu bir ben’in bozulması

böylece ben’e inancın en çok arttığı

ve onun sarsılmaz bir gerçeklik olarak algılandığı anda

onunla kökten çelişen riskli bir eyleme girişip

ben’i feci derecede zorda bırakmak

ve özyıkıma uğratmak şeklinde bir mantığı varmış

profesörün dedikleri kelimesi kelimesine böyle

neticede bu seviyeye yalnızca o erişebildi şimdiye dek

son derece zorlu olan

ama atlatabilenler için ben’in varlığı ve kalitesi üzerine

en öğretici olan” bozma deneyi” geçildiğinde ya da aşıldığında

onun dengeleyicisi yani bir nevi panzehiri niteliğinde

üçüncü deney geliyormuş

“dolunay düşündürme deneyi”

döngüyü kuran deneymiş

bunun için dolunay gerek size evet gökteki dolunay

ama onu görmek zorunda değilsiniz

yalnızca düşünmeniz gerekiyor onu

dolunay neydi hah şuydu deyip

dağarcığınızdaki dolunayla uğraşacaksınız

51


www.isaretatesi.com

üzerine üzerine gideceksiniz

imgeyi yakalayıp bir fikrisabite dönüştürecek

varlığın mistik delili olan sonsuz bir kaynak olarak

kararlı bir yönelimle psişik ibrenizi ona sabitleyeceksiniz

ve düşünüp deneyimledikçe

tekrar tekrar ona gittikçe ve gönderdikçe

yani “tam dolunay” mutlak bir odak sağladığında

ben’i deriştirip

orada esrarengiz dayanağı

Z noktasını buluyormuşsunuz

elbette bu deneyler zamana yayılıyor

profesör özellikle vurguluyor

beş on dakikalık iş değil bu âdeta çağlar gerek

ama bu tür çalışmalara aşina olanlar

zaten benlik söz konusu olunca

her şeyin uzun süreçler gerektirdiğini bilirler

sırası da karışacaktır deneylerin ayrıca

uzun vadeli düşünmek elzem

döngünün işlerliği kurulmak zorunda

ancak o zaman kesin sonuçlar alınabilir

ben’in hem ne denli dağılgan

hem de ne denli yoğunlaştırılabilir olduğunu göreceksiniz

şaşmaz bir Z noktanız var

52


www.isaretatesi.com

müthiş bir gerçeklikle tekrar tekrar bulacaksınız onu

gerilim yüklü dinamik bir süreç

“n” defa tamamlandığında deneyler Z noktasını apaçık veriyor

karmakarışık bir fenomenler ve işlevler yumağı

ve mutlaka tespit edeceksiniz noktanın ilintili olduğu

“n” defayı

profesör haklı olmalı

hepsini defalarca sınayıp sağlam temellere oturtmuştur o

ben deneylere yeni başladım

ama şimdiden Z noktasının olanaklılığını seziyor gibiyim

doğru tekniklerle ve azimle çalışarak

bir yerlere varacağıma inanıyorum

amaç bu

Z noktası hafife alınmamalı diyor profesör

işin ucunda bizzat benlik var

son olarak birkaç da uyarısı var profesörün

size ondan bire bir naklediyorum

şöyle diyor

“öncelikle ben’i yoğunlaştırmak söz konusuyken

her tür edim, ilgi ve uğraşın sizi aynı derecede

yoğunlaştıracağını düşünmeyin sakın

herhangi bir duyum ya da deneyim aralığı

53


www.isaretatesi.com

belki sizi odaklaştırmış görünebilir

ama başından kalktığınızda

belki de hiç olmadığı kadar dağılmış olacak ben

Z noktası mitleşecek

ya da tam tersi

bir tür edim, ilgi, uğraş siz onunla meşgulken

etkisini pek hissettirmeyecek belki

ama ara verdiğiniz an göreceksiniz ki

gayet sürdürülebilir bir şekilde odaklaştırmış sizi

buna hazırlıklı olun”

bir diğer uyarısı şu

“siz siz olun ’bozma deneyi’ni

henüz ben yoğunlaşmamışken uygulamayın

çünkü o zaman ben zaten bozuktur

ve bozuk olanı bozarsanız irade kısa devre yapar

belirsiz bir süre boyunca feci şekilde debelenirsiniz

tıpkı bunun gibi ‘bozma deneyi’ni

koşulları oluşmuşsa bile geceleyin de yapmayın

gece saatleri bunun için uğursuz saatlerdir

o saatlerde kendinizi allak bullak etmeniz

sizi berbat bir uykuya mahkûm edecektir ki

sonra döngü yerine içinden kolay kolay çıkamayacağınız

bir kâbus sarmalına girerseniz

54


www.isaretatesi.com

ve Z noktası yokolma derecesinde silikleşir

anlamsız şekilde zorlaştırırsınız işinizi

ne diye girdaptan girdaba sürüklenesiniz”

ve son olarak da

özellikle vurgulayarak şöyle diyor profesör

“şayet tamamen kendinize ait bir sessizlik yakaladıysanız

varolduğu sürece onunla kalın ve dört elle sarılın ona

hatta deneyleri hatırınıza bile getirmeyin

Z noktasını da tamamen gündeminizden çıkarın

zira kişinin en alelâde haliyle kendine ait bir sessizliği olması

en bulunmaz nimettir

benden söylemesi”

55


www.isaretatesi.com

56


www.isaretatesi.com

TERSİNE

57


www.isaretatesi.com

58


www.isaretatesi.com

komplo gerek komplo

getirin salın ortalığa teorileri

olmaz komplosuz tepemize boca edin

dünya gizli bir örgütün tarikatın cemaatin mülkü

perde arkasında hep onlar

tüm siyaset ekonomi kurumlar popüler kültür zeitgeist

bütün ünlü şahsiyetler birer gizli üye hepsi birer kukla

yüzyılların tarihi kilometre taşı olaylar icatlar akımlar

hepsi planlı hepsine tek merkezden yön verildi

illuminati oniki aile rothschild rockefeller

yahudi yahudi masonluk opus dei yahudi

onların istediği yeni dünya düzeni

konspirasyonlar konspirasyonu

açıklıyor her şeyi

kendileri biliyor içyüzünü

aşama aşama hazırlayıp güdüyorlar halkları

devrimler dünya savaşları felaketler

komünizm faşizm kapitalizm neoliberalizm

kur ulusları savaştır karıştır avrupa’yı

yükselt amerika’yı çıkart ortadoğu’da din savaşını

hoop kucağına düşüyor dünya onların

59


www.isaretatesi.com

savunmasız insanlık sürü

yukarıdan aşağı tarihyazımının zirvesi

teleolojinin ne plus ultra’sı

üstelik tarihi yazan değil yapanlar onlar

cuk! rockefeller center’ın duvar resimleri

tüm yaşananlar bir kurgu onlar mutlak muktedir

her şey onların elindeki tomarın serimlenişi

hatırla piramitleri gözleri vanyuesdalırı

aç bak clockwork orange afişine

işte pergel işte G

al sana dikilitaşlar roma paris londra istanbul newyork dc

halis muhlis Mısır obeliski

çifte sütunlu geçitler gökkuşağı ters pentagramlar

annuit cœptis! dan brown’a selamlar

dikkatli bakarsanız görürsünüz her yerde

eniştenizin çalışma odasında karşı komşunun balkonunda

hatta gözleriniz tamamen kapalı bile

biraz pause yeter biraz closeup

moderniteyi ağ gibi sarıyor sinsi külliyat

oz büyücüsü mtv klipleri gençlik dizileri seks seks seks

yekpare aynı yapboz

fısıldamak zorunda olan devlet başkanları

gazetelerde tvde basın toplantılarında ezoretik mesajlar

şifrelerin her türlüsü görsel kodlar jestler mimikler

60


www.isaretatesi.com

anlamsız gibi görünen kilit ibareler dul kadınlar bilmemneler

tarihin yönlendirilmesini bile aşan

topyekûn bir kamuoyu formasyonu

kitleler ve zihniyet manipülasyonu

novus ordo seclorum hipnozları

teknolojik kültür konfigürasyonları

en ince detayıyla tepeden tırnağa ıcığını cıcığını çıkarırcasına

kim biliyor tam olarak düzenin içeriğini

ancak ve ancak onlar biliyorlar

damardan zerk ediyorlar

insanlık kabına lıkır lıkır dolduruyorlar

her yeni nesil biraz daha hazır

hollywood walt disney music & entertainment

çalışıyor harıl harıl

durmak yok yola devam

şifreler parolalar kodlar semboller ağı onların tekelinde

spears bieber timberlake eminem perry lady gaga

ani şöhret yapılıp ezelden beri hayatımızdaymış gibi gezenler

ve her dönemin mega şöhretleri

marilyn monroe’lar judy garland’lar daha kimler kimler

türlü türlü uyuşturucu partilerileriyle kumpaslarla

beyin yıkama seanslarıyla orgy’lerle

intisap ettirilen insancıklar

gösteri dünyası piyonları

61


www.isaretatesi.com

her an dalga dalga taşıyorlar uluların mesajını

zihin kontrolünün büyük üstatları

öyle ileri bir bilinç düzeyinden koşulluyorlar ki

biliyorlar size nasıl yem verirlerse nasıl gıdaklayacağınızı

oooh gelsin satanizm lusiferyanizm

şarkılara filmlere gizlensin mantralar subliminal koşullayıcılar

gövdenin efendileri bu adamlar işin kitabını yazmışlar

madonna’nın tarkan’ın markan’ın şarkısındalar

tekrarlanan embesil ibareler implant edilmiş psişik virtler

tersten çalınarak kaydedilmişler

kâhinvari sabuklamalar apokaliptik milenyal ayetler

kıpırdama ruh nok nok nok nok bağırarak yaşamıyor enayi

ailevi bir kardeşlik şu ana dek ordan örttük

ilk münasip gelemeyip hem engel hem neşet

ne bir mızrak ne bir şimşek duyduğun o azim

duyduğun o zevk

anlamaz anlamaz izlediği her şeyi anlamaz

izlemiştir sizi illuminati sarrafıdır

hop! cuk! tak! düşünceyi belleği bünyeyi esir aldılar

reaksiyonunuzu bile onlar ayarladılar

neden çünkü bilinciniz açıkken soğurdunuz şarkıyı

ama tek katmanlı değil bilinç

uyku moduna geçince zihin rölantide

öteki katmanlar devrede

62


www.isaretatesi.com

hem ileriye hem geriye çalışan satırlar

iki yönde hem soldan sağa hem sağdan sola akışlar

mistır kubrick! ayin ânında tersten çalınan ilâhiler

dünya düzenini avucunda tutanların güdümünde

zombileşen uygar yaratıklar yaşayan ölüler

zombiler! zombiler!

oldu bitti

sahip olabileceğin ve sahip olamayacağın her şey bu

savruluyoruz oradan oraya

neler yaptığımıza dair en ufak bir fikrimiz yok

rasyonalizm ekonomik istikrar tek devlet cultural convergence

mutluluk formülleri

bireyleşme bireysizleşme

bireysel gerekircilik bireysel gereksizleşme

sosyal medya! sosyal medya! zombiler!

ırzımıza geçildi ilerliyoruz gökkuşağına doğru

piramitteki göz takipte

evet dünyanın hali böyle

herkes aynı çılgınlığın içinde

ama beni soracaksanız eğer

elbette itibar etmiyorum bu komplo teorilerine

belki parça parça anlamlı olabilir ama realistim ben

sınıf mücadeleleri güç ilişkileri

63


www.isaretatesi.com

ya da tarih boyu tinin ortaya serilişi

kâh hegelci kâh nietzscheci ilkelerle

okuyorum olan biteni geçmişi geleceği

paranoya histeri öteki türlüsü şizofreni

inanmayı seçerseniz çorap söküğü gibi geliyor gerisi

illuminati masonluk oniki aile satanizm

kabuğu oluyor realist kütlenin

kurgulayıp döndürüyor kendi kendisini

fantastik kararlılıkla algıda seçicilik yapbozu

ne gerçekliği ispatlanabilir ne de yanlışlanabilir

türetilmişliği içinde doğurgan

alabildiğine vahim gotik ürpertici

nasıl da bereketlidir zırva haz verici

ben almayayım

aklım lazım bana

lazım hem de çok

Yarabbi!

çünkü geceleri tersine işleyişler başladığında

yani önü alınamayan uğursuz saat gelip çattığında

ve zihin geriye doğru sarıp her şey baş aşağı çevrildiğinde

aklımın biricik dayanağı genel bir mantık zemini gerek bana

bilebilmeliyim en azından işleyişlerin tersine olduğunu

bilebilmeliyim doğruca yaşanmış olan her şeyin

64


www.isaretatesi.com

yani çevre, uyum, sosyallik, algı, doyum adına

ilgimi yönelttiğim, etkisine açıldığım, deneyimlediğim

ve kendimde yığıp biriktirdiğim her şeyin

onca video, fotoğraf, müzik klibi, bilgisayar oyununun

medya sloganları, film sahneleri, haber fragmanlarının

dizeler, roman pasajları, reklam mesajlarının

tensel uyarıcılar, teknolojik imgeler,

gündelik hayat görüntülerinin

lirizm, istem, fantazma, katharsisin

kısacası olağanlık, uyum ve kendiliğindenlik adına

gün boyu doğru seçimlerle her şeyi sıraya koyarak

basamak basamak yükselttiğim ne varsa hepsinin

gecenin köründe o lanet saatte iradem dışında

fena halde tersine akmaya başladığını

anlayabilmeliyim hiç değilse

biriktirdiğimi düşündüğüm nektarın

deneyimlerin zehirine dönüştüğünü

ve muazzam bir resim gibi tamamlamaya çalıştığım birliğin

ayna görüntüsünün

profan parçalanmışlığı verdiği şeklindeki feci bilgiyi

böylece görebilmeliyim İlâhi ile Şeytaninin

aynı dilin iki farklı yönde okunuşu olduğu şeklindeki

yalın ve dehşetli gerçeği

ve yok başka yolu

65


www.isaretatesi.com

tutunup sağduyuya

yapmalıyım yapabileceğim yegâne şeyi

tersi sonsuz defa tersten okumak için

çırpınmayı durmadan çırpınmayı

çırpınmayı

çırpınmayı

çırpınmayı

66


www.isaretatesi.com

67


www.isaretatesi.com

EYALET

68


www.isaretatesi.com

69


www.isaretatesi.com

bu eyalete ilk gelişimiz

bavullarımızı dört beş günlüğüne hazırladık

ihmal etmedik büyüteci pusulayı konserve açacağını

ama güneş gözlüğüne gerek yok

geçen yıl bizim eyalette düzenlenen

Sokak Seyretme Kongresi’nde tanıştığımız

ve güzel sohbetimizden sonra

eşimle ikimizi eyaletlerinde misafir etmek istediklerini

bunun dostluğumuzu ilerletmek için

bir fırsat olacağını söyleyen

sevimli ailenin yanında kalacağız

kafamızda “acaba bu eyaleti sevecek miyiz”

“ev sahiplerimize yük olur muyuz”

“acaba iyi anlaşabilir miyiz” gibisinden

şüphe ve endişeler var tabii

ama içimizden bir ses

onca yolu göze aldığımıza değeceğini söylüyor

arkadaşlarımız kuzeyliler

bize evlerini açtılar sağolsunlar

hoş bir bahçe şık bir iç dekorasyon

70


www.isaretatesi.com

pırıl pırıl odalar mobilyalar

seçkin tavırlar güzel yemekler

sıcacık bir ortam kesinlikle

apaçık bir incelik ve sevecenlikle yansıyor bize kuzeylilik

şeker gibi olmalarını bekleyemezsiniz elbette kuzeylilerden

ara sıra ingilizvari bir snopluk takınıyorlar

ve bir anda çeşitli durumlar yaratak

tuhaf suskunluk aralıklarıyla

ilgisizliklerini açık ama rasyonel bir edayla belli eden

geçişler ifa ediyorlar

ve kuzeylilere özgü o mesafelilikle

bizi kontrol altında tutuyorlar

ya da öyle yapmaya çalışıyorlar desek daha doğru

niyetleri o

zaman zaman tansiyonu küçük küçük yükseltiyorlar

sanki bizi deniyorlar

sergilediğimiz tutuma göre bize yerimizi hatırlatıyorlar

kendilerince güzel taktikler bunlar

ardından müthiş bir kibarlık geliyor

bir yandan ne yaptıklarını iyi biliyor olmanın özgüveni

diğer yandan ortamı ısıtacak hamleler

ardı ardına bir döngü

biz de bir o kadar içindeyiz bu misafirlik oyununun

onlar taraf biz taraf

71


www.isaretatesi.com

onlar kuzeyli olduklarından

meseleye hâkim oldukları inancındalar

kuzeyliler hep böyledirler

ama biz de güneyliler olarak onlarla başetmeyi biliriz

meseleye onlar kadar hâkimiz

keyif de alıyoruz beraber geçirdiğimiz vakitten

aksini söylemek haksızlık olur

çizgiyi koruyoruz karşılıklı

sırf belli bir düzeyi sürdürmenin mantığı içinde

kalabilmek için

bir şeyleri daima göz ardı etmek zorundasınız

dışarıda bırakıp yok sayacaksınız bir şeyleri

yoksa kabuğunuza çekilip her şeyden soyutlanan

ayrıksı insanlar olup çıkarsınız

salonun köşesindeki koltuktan ya da vazodan farkınız kalmaz

oysa hep sosyal olmanız gerek bir yerlerde birileriyle

bir ortamın içinde olmak zorundasınız

hayat ilerliyor

ev sahiplerimiz bizim için güzel bir plan yapmışlar

eksik olmasınlar

kahvaltıdan sonra kentin plajlarından birine inilecek

dondurma yenecek

Küfelikler Tekkesi’nin yanındaki planetaryuma gidilip

72


www.isaretatesi.com

kentin en yüksek gökdelenleri görülecek

çünkü bu eyalete gelen turistler hep böyle yapıyor

sonra da Out-in-out hamburgercisinde dünyaca ünlü

ördek soslu lahana köftesi hamburgerinden tadılacak

turistler bunu yerken fotoğraf çekinip

webde paylaşıyor mutlaka

öğleden sonraysa Firm-o-firm mahallesine

kuzenler yeğenler amcalar teyzeler

ve onların yakın arkadaşlarından oluşan

kalabalık bir ev toplanmasına gidilecek

dostlarımız bizi iyi ağırlamak için çırpınıyorlar

yani hoşça vakit geçirdiğimizi hissetmeleri gerek

her ne kadar planlanan işler zoraki bir havayla yapılsa da

ne iyi ağırladık demeyi ihtiyaçları var

acaba neden öyledir o zoraki his

yahut hissizlik

herkes aynı dertten muzdarip

planlanan her şeyi yapıyoruz sahiden

önce Santa Coca plajı

ve orada yakın zamanıın popüler bir dizisinden dolayı

ünlenmiş dükkânlar

sonra dizide kızın oğlana memelerini açarak ilanı aşk ettiği

full hd ekranlarla kaplı duvarları olan

73


www.isaretatesi.com

Big Time dondurmacısının en revaçta çeşidi

vivaldik dondurmadan yiyoruz maşallah

herkes yiyor aynı dondurmadan

italyanları anıyoruz dondurmacılıkları bir sanat

ki onlardan aldığımız sanatı bizler

ulusça bir adım ileri taşıdığımız için

kendimizle gurur duymalıyız

Big Time’ın üzerine Küfelikler Tekkesi de apayrı bir keyif

ki orası da Azerbaycan’daki tarihî bir yapının

geceleri renk değiştiren bir kopyasıymış

söylendiğine göre içerideki dervişleri bile kopyalamışlar

ama biz içeri girmiyoruz

bina tek kelimeyle harika

rehberlerde sunulduğu kadar güzel

ama bir ara eşimle ikimiz tekkeye bakarken

sebebini bilmediğimiz bir huzursuzluk duyuyoruz

boşluğa düşmüş gibiyiz

itiraf etmesi güç ama tekke bize hiçbir şey ifade etmiyor

bu durumu kendimize saklamamız

hatta kendimizden bile saklamamız daha doğru

tekkeyi suçlayamayız oradan tuhaf kokular alsak da

gülücükler saçmaya devam

sonra planetaryum

uzakta en yüksek gökdelenler

74


www.isaretatesi.com

vay be şu finans kuruluşları insanlık adına

nasıl da müthiş anıtlar dikiyorlar sahiden

ne güçlü bir sosyal sorumluluk duygusu

ne de olsa önderlerimiz parababaları ey insanlık

finans dünyası yeter hepimize

bakılması gereken yerden bakılması gerektiği gibi bakıyoruz

planetaryumun tüm oda ve salonları düpdüzgün

ki her birine otuzar saniye ayırıyoruz

ardından Out-in-out hamburgercisi falan derken

saat epey ilerlemiş

tüm bu uğraklar arasında yaptığımız gibi son sürat

ama elbette hız sınırlamasına riayet ederek vın diye gidiyoruz

Firm-o-firm’deki ev toplanmasına

umuyoruz ki bir gün ışınlanma da icat edilecek

ve gereksiz araları pat diye geçip

listedeki yerlere hızla giderek hedefe daha çabuk varacağız

bunlar yani ev sahiplerimiz iyi insanlar yahu

bizi ilk kez misafir ediyorlar ama hem evlerinde

hem de dışarısı için yaptıkları planlarla

bizi harika ağırlıyorlar hoşça vakit geçiriyoruz

ellerinden geleni yapıyorlar etkileyici gerçekten

arada ufak tefek soğukluk ve kopukluklar olması gayet doğal

75


www.isaretatesi.com

anlaşıp gidiyoruz

zaten kim kiminle kesintisiz bir akıcılıkla

iyi vakit geçirebiliyor ki artık

açıkçası ev sahiplerimizle Firm-o-firm’deki

kalabalık ev toplanmasına vardığımızda biraz tedirginiz

çünkü yenisi olduğumuz bu eyalette

tanımadığımız bir sürü insanın ortamına girmek üzereyiz

ve bizi ağırlayan arkadaşlarımızla birlikte olsak da

geri kalan herkes ilk defa göreceğimiz kişiler

kim ki bu insanlar

ev sahiplerimiz bunlar bizim insanlarımız diyorlar

birlikte şöyle iyi vakit geçiriyoruz böyle eğleniyoruz

anlatıp durmuşlardı

içlerinde biri varmış

bizim oraların aksanını çok iyi taklit ediyormuş

bir diğerinin özel tasarım bir sorgucu varmış şapkasında

falancanın kalbi bir kuşunki kadar hafifmiş

bir başkası da

kentin en büyük palto düğmesi koleksiyoncusuymuş

falan filan

ayrıca dediler ki bizde âdettir herkes bir tabak yemek getirir

doyasıya yenilip içilir dediler

yine de bir sürü belirsizlik işte

76


www.isaretatesi.com

yabancıyız ve aralarına ilk defa giriyoruz ya

bizi ev sahiplerimiz gibi kabullenebilirler mi

neyse ki asansörle yukarı çıkıp zili çaldığımızda

ve kapı açıldığında

sıcak bir karşılama söz konusu

hatta beklediğimizden de fazlası

bir sürü insan sıra sıra karşımıza geçip kendini tanıtarak

tokalaşmak üzere elini uzatıyor hal hatır soruyor

konuksever bir tavırla bizi masanın başına buyur ediyorlar

bazıları yemeklerini yiyip koltuklara geçmişler

ayrıca balkonda ve salonun çeşitli köşelerinde ayakta dikilen

ve uzaktan gülümseyerek

bizi selamlamaya devam edenler de var

ama yemeğimizi rahat yiyebilmek adına masaya oturuyoruz

içeride yirmi yirmi beş kişi

enginar! pancar! gulaş! pretzel!

noodle kavun isveç köftesi mmmmm

masaya oturur oturmaz tıkınmaya başlıyoruz

bunlar yılın en moda menüsü

bir yandan lokmaları lüpletiyoruz

diğer yandan etrafımızı saran insanlarla laflıyoruz

meraklılar sorular yağdırıyorlar ne de olsa farklıyız

77


www.isaretatesi.com

ah insanoğlu

iyi kalpli naif yaratıklarız cümleten

sorulara yanıt yetiştirmekte zorlanıyoruz

yaşça büyük teyzelerin

özel ilgi ve ihtimamına mazhar oluyoruz

sevecen yüzlerini bize dönmüş

kocaman kocaman gülümsüyorlar

es geçtiğimiz yemeklerden

arada tabağımıza birer kaşık fırlatıyorlar

ve boyunlarını bükerek şirin mimikler yapıyorlar

yemekti sohbetti derken sımsıcak bir ortama girivermişiz

şarabı da ekleyince içerisi hepten ısınıyor

kazağımı çıkarıp koyu bordo tişörtümle kalıyorum

sohbet sürüyor

eşimi daha da bir sevdiler ilgi büyük ölçüde ona kaymış

bıdır bıdır konuşmalar kah kah gülüşler tam bir öfori

herkese biraz biraz vakit ayırıyoruz

ziyadesiyle sosyal bir ortam

bir ara odada göz gezdiriyorum herkes ayrı bir âlemde

gülenler şakalaşanlar tartışanlar fısıl fısıl konuşanlar

kadeh tokuşturanlar suratını asıp bir köşede duranlar

derken beklenmedik bir şey oluyor

78


www.isaretatesi.com

gençlerden biri salonun ortasına gelerek yüksek sesle

“herkes buraya baksın bir planımız var” diye bağrınıyor

“aşağı inip patenlerimizi alıp giyiyoruz

ve Rumble Jumble Bulvarı’na kaymaya

ve buğday biralı keçi sütü içmeye gidiyoruz

herkes şu kulaklıklardan birer tane alsın

çalma listemizde ‘come lady, come come lady,

come come come lady, come come come come lady’ olacak

yolda son ses dinleyeceğiz yihuuu”

sürpriz oldu bu teklif

makul sayılabilir aslında

yani en azından bizim kültürümüze göre makul denilebilir

içinden geldiği gibi davranan özgür ruhlu insanların ülkesiyiz

yeryüzünde kimse bizim gibi spontane olamaz

ama teklifin zamanlaması garip

eve geleli henüz yarım saat bile olmamış

tam alışmaya başlamıştık ama işte dışarı çıkıyoruz topluca

acaba varlığımız rahatsızlık mı yarattı da böyle oldu

daha yemek yiyorduk apar topar neden dışarı çıkalım

günün geri kalanını evde bu yeni tanıştığımız insanlarla

sohbet ederek geçireceğimiz sanıyorduk

çılgın gencin dışarı çıkma teklifini nasıl karşılayacağımızı

öbürlerine katılıp katılmayacağımızı bilemiyoruz

79


www.isaretatesi.com

acaba ne yapsak

ortam hareketleniyor

herkes bir bir ayağa kalkıyor

sırtlarına bir şeyler alıp kapıya yöneliyorlar

bize ‘siz de gelecek misiniz’ diye bile sormadan

dışarı çıkmaya başlıyorlar

gördüğümüz ilgi yanıltıcıydı demek ki

kimsenin bizi pek umursadığı yok

bir allahın kulu da bize

‘hadi kalkın’ gibisinden bir işaret yapmıyor

arkadaşlarımızla göz göze geliyoruz

onlar da kendilerinden emin hareketlerle kapıya yönelmişler

ama paten gezintisine dâhil olmayı düşünmüyorlar

ve rahat bir tavırla “eve gidelim madem” diyorlar

son lokmalarımızı ağzımıza tepip

içkilerimizi fondipleyerek çıkıyoruz evden

aşağıda bir iki kişi hariç herkes çekip gitmiş bile

kalanlarla selamlaşıp ev sahiplerimizin arabasına atlıyoruz

yola çıkıyoruz şaşkınız

bu paten kayma planı bizden kurtulmak için ortaya atıldı sanki

garip çünkü

ev sahiplerimiz oralı değil pek

80


www.isaretatesi.com

“ah ah deli Noordino hep böyledir o

oturduğu yerde oturamaz

türlü planlarla insanları dışarı döker

gene öyle oldu işte” diyorlar

belki de her şey gayet normal

belki de biz buluttan nem kapıyoruz

“zaten yarın erkenden yola gideceksiniz

bugün vakitlice hazırlansanız daha iyi” diyorlar

madem öyle bu ev toplanması işini ne diye programa kattılar

kafamıza yatmayan şeyler var

özellikle de ben işkillendim eşim nispeten rahat

“bana da garip geldi evden ayrılma şeklimiz

ama tanımıyoruz ki bu insanları” diyor

“muhtemelen bu onların olağan hali

yanlış yorumlamayalım olanları”

ama kafamda bir yığın flashback döneniyor

tedirgin bir merak alabildiğine endişe

sorularıma cevaplar arıyorum

yarım saatlik deneyimimizin tüm detaylarını

gözümün önüne getirip analize tâbi tutuyorum

böylece odamıza çekildiğimiz iki saat boyunca

bazı çarpıcı kesitleri defalarca yeniden yaşıyorum

bir ileri bir geri işkence manisi gibi

81


www.isaretatesi.com

yaşananların üzerinden geçip duruyorum

mekân eşyalar durumlar kişiler

giyim kuşam tavırlar jestler hareketlilik

had safhada fizyonomi frenoloji fenomenoloji

yaşanırken olduklarına göre çok daha enine boyuna

ve derinlemesine ele alarak

tuhaf perspektiflerden bakıyorum olanlara

bazen zihnimde öyle canlı bir canlanıyorlar ki

gerçekliğin ne olduğuna dair tereddütlerim bende bir tür

sarhoşluk hissi yaratıyor

bir tür ikincil gerçeklik sanki

sonra kendime geliyorum yine

anlatması zor

ama düşünmekten ve yeniden düşünmekten

kendimi alamıyorum

çılgın bir düşünce cimnastiği

içimdeki tedirginliği atamadığım ölçüde

saplantılı marazi bir takılıp kalmanın eşiğinde kıvranıyorum

gelgelelim huzursuzluğum bir yana

durum tuhaf bir şekilde hoşuma da gidiyor sanırım

oyalıyor beni

düşüncesiz kalmaktansa bunlarla meşgul oluyorum

vardığım sonuçlar daha doğrusu ihtimaller şunlar

82


www.isaretatesi.com

eve geldiğimizde bizi selamlamayan

ve belli bir sebepten dolayı

durdukları köşeden bize ters ters bakan birkaç adam vardı

onların bizim varlığımızdan hoşlanmayışı

ve bunu diğerlerine hissettirmiş olmaları gibi bir durum

söz konusu olabilir belki

bizde neyi sevmemiş olabileceklerinin açıklaması

kendilerinde saklı kim bilir belki de sırf güneyli oluşumuzdur

yani neticede bizi başlarından savmak için

bir formül üretmişlerdi

ya da bize şefkatli davranıp ilgi gösteren teyzelere

yanlış bir şey söylemiştik belki de

ben bir ara konuşurken

“murdar” sözcüğünü kullanmıştım örneğin

konunun tam olarak ne olduğu hatırlayamıyorum

ama uygunsuz kaçmış olabilir

yahut belki de kılığımızda duruşumuzda oturuşumuzda

bir eğretilik vardı

eşim genelde sosyal albenisiyle sevilen biridir

bense biraz özensiz giyinmekte bir sakınca görmem

elimi kolumu çokça oynatarak yüksek sesle konuşurum

ter içinde kalırım arada

acaba insanlara itici mi geliyor bunlar diye düşünürüm bazen

yahut kim bilir

83


www.isaretatesi.com

belki de içtiğim merlot şaraba gül suyu damlatmak için

yanımda taşıdığım şişeciği

çıkarmak üzere çantamı karıştırırken

düşürdüğüm büyüteç pusula konserve açacağı garipsenmişti

zira biz Şo-şi-min jinekolojistleri bunları hep taşırız yanımızda

eşimin çantasında da vardı aynılarından

hatta neden olmasın

belki de kazağımı çıkardığımda

alttaki koyu bordo tişörtüm pek beğenilmemişti

biz Şo-şi-minciler bu renkle adımız çıkmıştır

bir de lavanta kolonyası kokarız standart olarak

ki başka defalar da kokumuz fark edildiği an

istenmeyen konuk haline geldiğimiz olmuştur

bunların hepsi gayet olası

eşimin de kafasına yattı

“haklısın hiç böyle düşünmemiştim”

fakat hangisinin doğru olduğuna emin olamıyoruz

tek bildiğimiz dışlanmış ve evden sepetlenmiş olduğumuz

gece odamızda bavullarımızı toplarken

mesele üzerine birkaç kelam daha ediyoruz

gerisi sessizlik

yatma vakti geliyor hiç uykum yok

ama neyse ki Zzzz-lullaby uyku şurubum var

84


www.isaretatesi.com

bir kapak içince dalıveriyorum hemen

yoksa kolay kolay dalamazdım

gelgelelim muğlak görüntüler ve karmakarışık çelişkilerle dolu

kopkoyu bir uyku

ve sabah tatsız bir yorgunlukla uyanıyorum

gözümü açar açmaz ilk aklıma gelen

yine “dün neden öyle oldu” sorusu

içimdeki huzursuzluk dinmemiş

buradan gitmeden gizemi çözmem gerek

ancak o zaman buradan rahat bir kafayla ayrılabilirim

bavullarımızla kapının önünde ev sahiplerimizin

gelip bizi uğurlamasını beklerken

sığıntı gibi hissediyoruz

ayrılıp gittiğimizde kötü bir tat bırakacak bu

neyse ki ev sahiplerimiz geliyor çok geçmeden

tavırlarında dün öğleden beri bir soğukluk var

ya da bize mi öyle geliyor ne

ama şimdi bizi yolcu ederlerken

düpedüz kuzeyli bir katılık ve mesafe

bir tür kibir ve hoşlanmazlık ifadesi takınmışlar

ama kibarlığı da elden bırakmıyorlar

eğreti bir durum

85


www.isaretatesi.com

havada adı konmamış tarifsiz bir gerilim

kuzeyli usulü tokalaşıyorlar bizimle

tam tekerlekli bavullarımızı sürüklemeye başlıyoruz ki

içeriden evin yaşlı babaannesi çıkageliyor

yerinden hiç kalkmayan suskun ve suratsız kadın

bir şeyler diyecek belli ki

ev ahalisi kenara çekilerek babaanneye yer açıyor

yaşlı bilge edasıyla söz alan kadın buyurgan bir ses tonuyla

taramalı tüfek gibi konuşuyor

“biz Macclesfield antolojistleri koyu bordo rengi sevmeyiz

bizde kangreni temsil eder o

şeytani kangreni

hele de güneş gözlüksüzlerde

bir dahaki sefere daha dikkatli olun tişörtünüze özen gösterin

bir dahaki sefer olursa tabii”

buna ne diyebiliriz

onlar Macclesfield antolojistleriyse

biz de Şo-şi-min jinekolojistleriyiz

gece bizim için kılcal damarların ağ gibi sardığı

saten bir dokudur

ve yerinden kalkıp kapıya gelen babaanneler

bizde hormon darboğazlarını tetikler

86


www.isaretatesi.com

şu durumda bir daha görüşmememiz en doğrusu

ama demokratik ülkemizde bu gene de

ortamdan uygar ve barışçıl bir şekilde ayrılmamıza

engel değil çok şükür

Macclesfield antolojistleriymiş hah!

sizi krizseverler sizi

yılan sokması meşrepli kıyametçilerimiz

hemen kaçıverelim bizim şu sevgili güneyimize

dünya ne kadar elektrikli bir yer

87


www.isaretatesi.com

88


www.isaretatesi.com

GEÇİRGEN

89


www.isaretatesi.com

90


www.isaretatesi.com

adam geçirgen

dışarıdan türlü şeyler doluyor içine engel olamıyor

mekânlar eşyalar yabancılar tabelalar ilgili ilgisiz veriler

müziğin her çeşidi kitap paragrafları dizeler

çarpıcı bayağı binbir görüntü gürültü olay söylem

sayısız fikir imge izlenim

ayıklanmaksızın ve eksilmeksizin hepsi dosdoğru

içinde adamın

önü alınamaz bir hücum

kişisel sınırları nasıl oluyorsa izin veriyor

baştan beri böyle geçirgen olmuş olamaz

böyle yaşayagelmiş olamaz

malum, bir paket içinde bulunur “ben”

ve geçirimsiz ya da en fazla yarı geçirgendir çeperi

sınırları vardır kişinin konturları

bellidir üç aşağı beş yukarı

bir zar sarar etrafından

iç ayrıdır dış ayrı

zardan geçecek olanlar filtrelerce ayıklanır

91


www.isaretatesi.com

adam da böyleydi aslında

büyük ölçüde geçirimsiz

asgari nispette geçirgenken

sonrada sonraya tam geçirgen olup çıkmıştı

insanlar nesneler olaylar durumlar uyarımlar

sonsuz bir akınla içine dolarken

sanki hafifçe aralanan baraj kapaklarının

basınç yüzünden ardına kadar açılmasıyla

tüm coğrafyanın sellere boğulması

ve bunu durdurmak için kapakları geri kapatmaya çalışmanın

fayda etmemesi gibi bir durum söz konusu

sanki kapakların aç/kapa şalteri devre dışı kalmış

ve halihazırda alternatif bir düzenek mevcut değil

demek ki aç/kapa şalterine fazla güvenilmiş

daha ilk ciddi sınavda güven boşa çıkmış

öyle ki bundan böyle şalter kendiliğinden çalışıverse bile

nasıl olup ona bel bağlanabilsin

aslında bir meziyetti kahramanımızın yüksek duyarlılığı

dış etkileri karşılayıp alımlayabilme kapasitesi

ama yalnızca kendini dışarıya

normalden biraz daha çok açmak istemişti

çünkü uyarımlar üzerinden pekişiyordu doyum

92


www.isaretatesi.com

yeni kaynaklar buluyordu açıldıkça

neden zorlamasın ki ölçüleri

her aşamada biraz daha biraz daha

çoğaltabiliyordu nasıl olsa

o halde biraz daha biraz daha

dışarıya açılmakta bir sakınca yoktu

elbette etkilenimin hazzının sürebilmesi

bünyenin kapasitesine bağlı

bunun farkındaydı

kendisi olarak kalmasının

tam bir varoluş dolunayı yakalamak için

temel şart olduğunu göremeyecek kadar ahmak değildi

geçirgenliğin ölçeğini ne kadar arttırırsa arttırsın

benliğin kendiliğinden ayarlamalarla

temel bir geçirimsizliği koruyacağına inanmıştı

ama uygulamada öyle olmadı

gerekli özdüzenlemeyi yapamadı

ve dışa açılmanın hızına yetişemeyip geri kaldı

zincirleme bir reaksiyon gelişti ipin ucu kaçtı

tam geçirimsizlik ne kadar beter bir durumsa

geçirimi verimli kılan altyapının çökmesiyle

ortaya çıkan tam geçirgenlik de bir o kadar felaket

olan oldu

93


www.isaretatesi.com

mesele şimdi ne yapılması gerektiği

geçirgenliği tersine çevirmek mümkün mü

nasıl bir yol tutmak nereden başlamak gerek

dengeleyici mekanizmalar geliştirilmeli

adam kendine konturlar sınırlar bir çeper sağlamalı

ama özsavunma uzuvları körelmiş

yapay bir ikamesi olabileceği şüpheli

bir yerden tutmak şart ama neydi işin normali

tüm repertuarı tarayıp asal modeli taklit etmek

dış etkileri ayıklamak için filtreler süzgeçler

yeni baraj kapakları setler çekmek gerek

ideal seçiciliğin yokluğunda ayıklamanın her türlüsü nimet

bir şeyleri eleyip dışarıda tutmayı başarabilse

belki geri gelecek sağlıklı geçirimsizlik

sonra oradan ortalama bir etkilenim zevki için

yeni baştan geçirgenlik ayarları denenebilir

gayet makul görünüyor

ama işe yaramıyor söz konusu mantık

bütüncül bir sorun mevcutken

parçalar ve ayrıntılar üzerinde

ne kadar ince çalışılırsa çalışılsın

çözüm elde edilemiyor

94


www.isaretatesi.com

bir tarafı düzeltince yan etkileri öbür tarafı aksatıyor

onun etkileri öbür tarafı

ve onunkiler öteki tarafı

zincirleme reaksiyon işte

toplamda yine aynı işlemezlik durumu

kapsamlı bir yaklaşımın yanı sıra

etkenleri eşgüdümlü ilerletmek

görülmemiş bir eylem ustalığı istiyor

ki böylesi egemen beceriler insan soyunda mevcut mu

orası bir muamma

sistem dönüp dolaşıp aynı arızalı çıktıyı veriyor

belki sınır çeper zar üzerinde çalışmayı bırakıp

dışarısı üzerinde çalışmak da bir alternatif olabilir

fakat adam “dış düzenleyiciler” üzerine harcadığı

kısa ama yoğun mesainin sonunda

sistemi bu açıdan gerçekleştirmek için gerekli teknik düzeyin

kendinde kesinlikle olmadığına karar veriyor

ve projeyi uçuk kaçık bularak rafa kaldırıyor

neyse ki bu gibi dışa dönük girişimlerle ben’i

daha da yayıp dağıttığını

deyim yerindeyse kevgire döndürdüğünü

etkilere karşı tamamen savunmasızlaştırdığını

fark edebilecek zekâ kırıntısına sahip

95


www.isaretatesi.com

nihayet dışarıyı da sınırları da bir kenara bırakıp

etkilere karşı savunmasız kalmış iç zeminin

yani doğrudan doğruya ben’in üzerinde işlemler yapması

gerektiğini anlıyor

ben’in desteklenip pekiştirilmesi

geçirgenlik sorununun

en azından beri tarafını düzeltmek adına

radikal bir çözüm sunabilir

sözgelimi ben biraz daha kristalize olabilir

ve dışarıdan hücum eden etkilerin yönelebileceği

mecralar adına

belirleyici olunabilir en azından

ben üzerinde “oluklar” yaratılabilir

böylece duyumlar olaylar kişiler oralardan süzülüp akar

adamakıllı bir yüzey çalışmasıyla

ben’in topoğrafyası büyük oranda belirlenebilir

gayet makul görünüyor

peki ama ben’in “üzerinde” nasıl çalışılabilir

ben ne ölçüde verili

üzerinde çalışılan ben ve çalışan ben’in ayrımı nerede

zemin-ben nerede duruyor tutuluyor sabitlenmiş

hatları engebeleri kütlesi belirgin ve kalıcı mı yeterince

96


www.isaretatesi.com

bir yüzey mi ki yüzey çalışması yapılabilsin üzerinde

oyun hamuru edilginliğinde bir ben mi var

aynı anda hem orada hem burada olandır ben

hem parçadır hem bütün

hem etkin hem edilgin

alıp işlemeye kalkarsanız ben-kürede rastgele bölünme yaratıp

bütünlüğü bozmuş olursunuz

kaos değil midir bu

boydan boya bir yarılma

çünkü o sırada sürüp gidiyor

beklemeye alınmayan geçirgenlik

adam topoğrafik çalışmanın

yanlışlığını ancak tümüyle katettikten sonra

dışa, sınırlara, yahut içe odaklanmaktan sonuç alamayacağını

ve o surette baş gösteren yapaylığın

üstesinden gelemeyeceğini

ve ısrar edip zorladıkça kaçınılmaz bir şekilde

eksantrik bir ikincil doğaya hapsolacağını anlıyor

bütüne yönelmek gerek

ben-küre’yi kendi haline bırakmanın

toplam döngüyü akışa koymanın yolunu bulmak

yalıtıp kuluçkaya alarak ben’i kendi oluşuna salmak

97


www.isaretatesi.com

sıfırdan başlayacak büyük bir ben

fakat geçirgenlik tam gaz sürüp giderken

ve dışarının hücumu dayanılmaz haldeyken

nefes bile alamayan ben tıkanıklıktan nasıl çıkacak

zinciri nasıl kıracak da kendi varlığını iptal etmeyecek

ama adamın her şeye rağmen hâlâ yaşıyor oluşu

onu dönüp dolaşıp

çekirdekteki en temel canlılığına geri döndürüyor

çünkü dışarının ezici baskınlığıyla karşı karşıya olan

minimal varlığı onu ayakta tutan refleksi de gösteriyor aslında

başlangıçtaki geçirgenliği arttırmakta sakınca görmeyen

bu conatus’tu zaten

onu bir süreliğine kendisine “kapatmak” ve öylece bekletmek

doğru strateji

savuşturamadığı istilaya karşı

savunma hattını kale içine çekiyor adam

özüne çekiliyor

sığınak ve direnç noktasına

alabildiğine yoğun bir karşıtlık merkezi

böylece baskın güç ilk defa takılmaya uğrayacak

surlar sayesinde istilanın istilalığı kesiliyor

ve başkalaşmaya zorlanıyor dışarısı

yani boşu boşuna yüklenip etki edemeyen olmaya

98


www.isaretatesi.com

ve direncin direncine dönüşmeye zorlanıyor

özniteliği bozuluma uğruyor

sistemli ve sıralı hareket etmek gerek

savunma halindeyiz

ama unutmamak gerek amaç kale içinde kapalı kalmak değil

kale özel bir konum geçici bir başlangıç noktası

harekât oradan başlayacak

geçirgen adamın sağlam bir ben’e ihtiyacı var

onu en atomize halinden geri toplamalı

en yüksek ya da düşük sıcaklıkta

en yaşam düşmanı koşullarda bile canlı kalan bakteriler gibi

kale savunması ben’in yapıtaşlarında yazılı

surlar müstahkem

bir varoluş savaşı bu, duvarlar mutlak surette sızdırmaz

geçiyor zaman

tiktaklarla sayılabilen bir ruhu var saatlerin

can alıcı potansiyel korunuyor

çevreyle irtibat alabildiğine örtük

adam evinde izole

kapandığı oda bir inziva hücresi

okumak izlemek dinlemek yerine

durup dinleniyor dışarıya kapalı bekliyor

99


www.isaretatesi.com

dörtduvarın en doğru kullanımı

surlarla çevrili kale

yeter ki besin ve su olsun

hazırlık ve gözlem içerinin sorumluluğu

dışarısı çoktan duraksatıldı

adam yüksekteki pencereden azar azar görüyor dünyayı

sanki gemisinden bakan bir Nuh peygamber

tufan bitmiş ama henüz bilinmiyor bile bittiği

bilinmiyor bitmişse ne olacağı ne yapılacağı

ne tarafa gidileceği nereden başlanacağı

hiçliğin ortasında bir gemi

nereye hangi karaya tutunacak

haber nereden gelecek

engin boşlukta geniş bir tur atmalı güvercin

tesadüflere güvenip kadere razı olmak kaçınılmaz

güvercine hükmetmek ziyadesiyle zor

meylettiğiniz yöne uçmayabilir

uçsa geri gelmeyebilir

uçuşu özerk

gagasında hiçbir emare getirmeyebilir

üst pencereden bakan adam için durum böyle

bir teras kat penceresi

100


www.isaretatesi.com

yolladı güvercinini geri gelsin diye bekliyor

tekdüze manzara alabildiğine pus

daracık pencere yokluğa bakıyor

belirsizlikler kavşağı

yönelim irrasyonel

ölçüm ve hesap yok

benliğin istemi ve yöntemliliği yok

adam tamamen kapalı artık geçirgen bile değil suspus

referansı her saat aynı

belirsizlikler kavşağı

mekânın rastlantısallığı evrenin tanımsızlığı

formüle edilemeyen âtıl doğa

özgün yabansılık

madde nasılsa öyle

başka türlü olamazdı hiçbir şey

yer bu zaman bu

olay bu özne bu

neyin nesidir bu

varlığın sağlaması yapılamaz

pus seyrelirken

hedefte neden parktaki yürüyüş yollarının kavşağı var

diye sorulamaz

hiçlikte bir çarpı işareti orası

101


www.isaretatesi.com

zayıf ışıkta işlevsel bir donuklukla

silik bir gösterge

yalıtılmışlık koşullarına yansıyan bir proto-evren

kunt beton bordürler arasında sıkışık

kale surlarından zar zor görünen yakın ufuk

münzevinin orayla bakışımı

görüp çekiliyor dönüyor sonra gene geliyor bakıyor

es geçemiyor

kapalılığı ihlâl edebilen biricik dış unsur karşıda

bir tek o var bir düğüm

henüz varla yok arası bir şahdamar

minimal olanak

yansıttığı ya da yansıtmadığı sinyallerle can alıcı

tam da az olduğundan dolayı hakiki

birikimin ilk tohumu

yoğunlaşırken tanınabilir ancak

çokluk için bir ilk izlenim

uçların birbiriyle döngüsel ilintililiği

iki hiperbolün birbirine teğet geldiği nokta

varlığın kilidi

her şeyin merkezinde sınırsız etkilere açılacak bir Buddha için

tam geçirgen bir etkilenimler Buddhası için mutlak çekirdek

şimdilik tekil bir etkilenim

katı nesnel kendinden ibaret

102


www.isaretatesi.com

henüz yeni başlıyor

kendi için kaynak

sınırlılığı başarabildiği için sınırsızlığa anahtar

istenilebilen ilk ve tek nokta

belki de çarmıh ve İsa Mesih

adam dışarıya nereden başlayarak yönelebileceğini

biliyor artık

ağır ağır açılacak

103

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!