20.01.2022 Views

ELLE POP UP 7.SAYI

Yeni yılın ilk ELLE POP UP’ında içimizdeki tüm renkleri keşfediyoruz. M.A.C Cosmetics’in, “tarzınla, cesurca, tutkuyla #GösterRenklerini manifestosunu kendi hayat tarzında benimsemiş 8 isimle yaptığımız çekimle özel bir sayıya imza attık.

Yeni yılın ilk ELLE POP UP’ında içimizdeki tüm renkleri keşfediyoruz. M.A.C Cosmetics’in, “tarzınla, cesurca, tutkuyla #GösterRenklerini manifestosunu kendi hayat tarzında benimsemiş 8 isimle yaptığımız çekimle özel bir sayıya imza attık.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

OCAK 2022

ÇİSİL Sıkı

DENİZ Marşan

BENGİ

Kurtcebe

ZEHRA

Güneş

RACHEL Araz Kiresepi

DİDEM

Soydan

MELİS Fis

HÜSEYİN

Kaygusuz

İÇLERINDEKI TÜM RENKLERI

TARZIYLA, CESURCA VE TUTKUYLA

YANSITANLAR ILHAM VERIYOR

GÖSTERRenklerini


POP-UP

Kapakta

26 GÖSTER

RENKLERİNİ!

Rengarenk bir M.A.C

çekiminde çok özel 8 isimle

buluştuk ve içlerindeki tüm

renkleri keşfe çıktık

İçindekiler

4 BENİ, RENGİMLE

ÇAĞIR

Yeni sezon çok sesli ve bol

renkli bir festival edasında

10 FUŞYA ALARMI

Fuşya rengi önce podyumları,

sonra kalbimizi ele geçirdi

16 MODA: KENDİN

OLMA CESARETİ

Giydirmek ve mutlu etmek bir

kenara, mesajı nedir?

24 2022’YE YAKIN

BAKIŞ

M.A.C Global Senior Artist

Hüseyin Kaygusuz ile çok

özel bir röportaj

48 RENKLERDE SINIR

TANIMAYANLAR

Makyaj konusunda (da)

kalıpların dışına çıkanlar

54 CESUR BİR KADIN

Gazeteci Melis Alphan’la

dolu dolu bir sohbet

58 BİR RUJDAN ÇOK

DAHA FAZLASI

O sadece bir makyaj

malzemesi ve renk değil

66 ”RENK, KENDINI

IFADE ETMEDE

EN ÖNEMLI

ARAÇ”

“Renk Şifresi” kitabının

yazarı Zeynep Tarhan

Muslu anlattı

70 KOSTÜMLÜ

DRAMA

Sürrealizm ve moda

76 TREND RAPORU

Bu kış bir adım öne çıkan

dört trend ve önerilerimiz

82 RENKLERİN

GÜCÜ VE

ENERJİSİ ADINA

Renkolog Ayşe Ayşen

Bulut ile buluştuk

86 YAŞAM

ALANLARININ

KARTELASI

MUTLULUK

ODAKLI

Dekorasyonda renklerin

gücünü hatırlattık

94 BIR SERÜVEN...

Ressam Çağla Saydağ

Karter ile son sergisi

üzerine

Sen ve

TÜM RENKLERİN

Psikolojide her rengin belirli ruh hallerini

tetiklediği söylense de, moda ve güzellik

dünyasında renklere tanımlanan klişe

sıfatların devri çoktan geçti. Çünkü paletteki

her rengin etkisi kişiye, yere veya o günün

uyandırdığı hisse göre değişken. Hatta

küçük ton farkları bile bambaşka sonuçlar

yaratabiliyor. Renkleri bildik kurallardan

sıyrılarak özgürce ve bonkörce kullanabilmek,

aynı zamanda insanın kendisini, kişiliğini,

fikirlerini ve isteklerini sınırlar koymadan

ifade etmesinin de sembolü oluyor. Renk

şifreleriyle ilgilenen uzmanlar, en önemlisinin

seçtiğimiz renkle kendimizi iyi, olumlu,

mutlu ve güçlü hissetmek olduğu konusunda

hemfikir. Biz de 2022 yılının ilk ELLE Pop

Up’ında içimizdeki tüm renkleri keşfetmeye

ve dışa vurmaya odaklandık. Bu söylemdeki

yaratıcı ortağımız ise, kadınlara “İçindeki

tüm renkleri yansıtmaya hazır mısın?” diye

soran M.A.C Cosmetics. Bizi hayallerimizi,

tutkularımızı, yeteneklerimizi, duygularımızı,

duruşumuzu ve kişiliğimizi oluşturan tüm

renkleri serbest bırakmamız ve içimizden

geldiği gibi göstermemiz konusunda

destekleyen M.A.C Cosmetics, “tarzınla,

cesurca, tutkuyla #GÖSTERRENKLERİNİ”

diyerek ilham verici bir yol açıyor. Markanın

bu manifestosunu kendi hayat tarzında

benimsemiş 8 isimle yaptığımız özel çekime,

birbirinden farklı renkler ve tonlar eşlik etti.

Keyifli okumalar,

Melda Narmanlı Çimen

YAYIN DİREKTÖRÜ


ELLEPOPUPSTİL

2022’DE

tüm renkler

ÖZGÜR!

GEÇTİĞİMİZ SEZONA EGEMEN OLAN İYİMSERLİK

HAVASI, YAZ KOLEKSİYONLARINDA KENDİNİ

PUDRA TONLARI, UÇUK YEŞİL VE TOZ MAVİLERDE

GÖSTERMİŞTİ. KIŞ SEZONUYSA YAĞMURUN

ARDINDAN BELİREN GÖKKUŞAĞI MİSALİ ÇOK

SESLİ VE BOL RENKLİ BİR FESTİVAL EDASIYLA

GELDİ. GUCCI’DEN RAF SIMONS’A, PARLAK

TONLARIN HAKİMİYETİNDEKİ TASARIMLAR,

İÇ AÇAN RENKLERİYLE BİZİ EĞLENCELİ BİR

OYUNUN İÇİNE ÇEKİYOR.

HAZIRLAYAN: GÜLGÜN ÖZEK

FOTOĞRAFLAR: BARIŞ AKTINMAZ, IMAXTREE.COM

4 ELLE


Prizmadan

yansıyanlar

İşe iyi tarafından bakalım

ve ne kadar şanslı

olduğumuzu kabul edelim.

Kendimizi tüm yönlerimizle

tanımak ve sevebilmek

kadar, açıkça ifade

edebilmemiz de önemli.

Gökkuşağından aldığımız

ilhamla her halimizle

barışmak için ilk adımları

atıyoruz. Üstelik bizi

biz yapan renklerimizle

oynamak hiç bu kadar

seçenekli ya da eğlenceli

olmamıştı. Tasarımcı

Carolina Herrera da

bizimle aynı fikirde olacak

ki prizmadan yansıyan

tüm renklerin bir araya

geldiği devasa formlu etek

ve elbiselerden oluşan

koleksiyonuyla adeta

yeni bir çağın gelişini

müjdeliyor.

ELLE 5


ELLEPOPUPSTİL

Boncuklu kolye,

6250 TL,

CRUSH CORAL

Kolsuz triko, 2489 TL,

SPORTMAX

Kırmızı ALARM

SİZİ, KIŞ UYKUSUNDAN

UYANDIRACAK TEK ŞEY, DOPAMİN

BOMBASI PARLAK BİR KIRMIZI.

YARI UYKULU SABAHLARI, UZAYAN

GECE PLANLARINA DÖNÜŞTÜREN

BU GÜÇTE, KUŞKUSUZ YAŞSIZ VE

ZAMANSIZ BİR RENK OLMASI DA

ETKİLİ. ONUN, BİR BAKIŞLA DAHİ

KALP ATIŞINI YÜKSELTEN ENERJİSİYLE

BULUŞAN CANLI BİR YEŞİL YA DA

YVES KLEIN MAVİSİ, UNUTULMAZ BİR

SİLUETE İMZA ATABİLİR.

Çanta, 4197 TL,

MSGM/VAKKO

COURREGES

Cut-out ipekli bluz,

12.000 TL, MAGDA

BUTRYM

Broş detaylı kruvaze

palto, 3499 TL,

ACADEMIA

Mule sandalet, 8000 TL,

FREE LANCE

Topuklu

deri çizme,

12.600 TL,

LONGCHAMP

Etek, 16.990 TL,

DICE KAYEK

6 ELLE


Green love tulum,

1947 TL, JAQUETTE

Terra gözlük, 1700 TL,

POLITE WORLDWIDE

Triko, 599 TL,

PERSPECTIVE

Dolores elma çanta,

7700 TL, YUZEFI

Catena sandalet, 8950 TL,

SERENA UZİYEL

Sirius star

altın yüzük,

132.440 TL,

BEE GODDESS

VALLI

Sırtı yırtmaçlı pullu

elbise, 499 TL,

MANGO

Roundy küpe,

2800 TL, GCDS

Yeşil ÇAĞ

BİRKAÇ SEZONDUR NANE

YA DA ZÜMRÜT TONLARIYLA

KUŞATILMAMIZDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

ANLAYIŞININ DA KATKISI OLDU ELBET.

AMA HATIRLATIRIM Kİ YEŞİLİN EN CAN

ALICI TONUNU, YEDEK OYUNCU

KADROSUNDAN ANA LİGE TAŞIYAN,

NUR TOPU GİBİ BİR BOTTEGA YEŞİLİ

GİRDİ HAYATIMIZA. TÜM SIFATLARIYLA

2022’DE DE BAŞROLÜ ALAN YEŞİL,

BU KEZ EN ÇOK ŞEKER PEMBEYLE

FLÖRT EDECEK.

SALVATORE FERRAGAMO

Mini saten elbise,

2299 TL, ACADEMIA.

ELLE 7


ELLEPOPUPSTİL

Bucket şapka, 1349 TL,

FIORUCCI

Polignano denim

üst, 650 TL, COTIER

Altın kaplama

kolye, 5750 TL,

EVREN KAYAR

Düz kesim

pantolon, 2600 TL,

NAZLI CEREN

Baskılı mini elbise,

400 TL, ZARA

IFM PARIS

THEBE MAGUGU

MUTLU bulut

MAVİNİN CANLANDIRICI ETKİSİNİ

ANLAMAK İÇİN GÖKYÜZÜNE

BAKMAK YETERLİ. DİNAMİK VE TAZE

BİR GÖRÜNÜM İÇİN ONU, TATLI

SARI VE TURUNCUYLA KULLANIN.

DENİM KUMAŞLA YAKALADIĞI

UYUM AŞİKAR, AMA MAVİYİ KENDİ

TONLARIYLA GİYMEK DE BİR

SEÇENEK. OYUNA, SİYAH YERİNE

LACİVERDİ ALIN VE BEBE MAVİSİ BİR

PARÇAYLA ONU ŞOKLAYIN! ARTIK

VAZGEÇİLMEZ OLAN ELEKTRİK

MAVİSİ OJELERİN DE TABİİ Kİ

MUTLULUKLA İLGİSİ VAR.

Tulum, 8450 TL,

JONATHAN SIMKHAI/

VAKKO

Morena deri elbise,

3599 TL, DESA

8 ELLE

Çanta, 3550 TL,

FURLA


Geniş kesim suni kürk,

1299 TL, MANGO

JIL SANDER

Fuji Instax Mini 11

Lila fotoğraf makinesi

849,00 TL, INSTAX

Lila transparan

terlik, 8150 TL,

AMINA MUADDI

DERİN düşler

Diana jarse elbise,

3723 TL, NORMA

KAMALI

Kuş formlu yüzük,

899 TL, HIPANEMA

LİLA VE LEYLAK TONLARI KABUL

EDELİM Kİ MORU, TAM ZAMANINDA

GÜNCELLEDİ. MİNİMAL BİR JIL

SANDER LEYLAĞI YA DA SEKSİ

BİR LİLA GIVENCHY İLE MORA

ISINAN BÜNYELER, ESAS

DOZU 2022’DE ALACAK.

SOFİSTİKE VE HAYALPEREST

GÜNLERİMİZİN ÇİÇEKSİ

TONLARI, LANVIN VE VALENTINO

KOLEKSİYONLARINDA DERİN

VE YOĞUN BİR MOR DÜŞE

DÖNÜŞMEK ÜZERE.

GIVENCHY

Curly üst,

6300 TL,

YUZEFI

Lila çerçeveli güneş gözlüğü,

149 TL, BERSHKA

Volanlı mini etek, 109 TL,

MUDO

Kadife çanta, 1499 TL, JIMBA SIENA

ELLE 9


ELLEPOPUPTREND

STELLA MCCARTNEY

LANVIN

SCHIAPARELLI

Sezonun öne çıkan

renklerinden fuşyanın her

tonla yan yana gelebilme

gücü ve özgürlüğü var.

Üstelik her seferinde de

ortaya özgün ve yaratıcı

kombinler çıkıyor.

Fuşyanın pembe ve

morla birlikteliği daha

az dikkat çekici ve

mütevazı görünümler

doğururken, sarı gibi

oldukça çarpıcı bir tonla

karşılaşması gösterişli bir

stil yaratabiliyor. Fuşyayla

sarının rekabetini kimin

kazanacağını bilmiyoruz

ama her iki rengin de

yandaki stilde baskın rol

oynadığını söyleyebiliriz.

Bu arada araya giren

metalik bir çanta sarı ve

fuşyanın yarattığı yüksek

dozdaki elektriği biraz

olsun düşürüyor, kombini

dengeliyor da diyebiliriz.

10 ELLE


Fuşya

ALARMI

BU YIL PODYUMLARI VE SOKAK MODASINI ELE GEÇIREN FUŞYA,

VERDIĞI ENERJI, MUTLULUK VE COŞKUYLA KALPLERIMIZIN DE

FATIHI. CESUR VE IDDIALI GÖRÜNÜMÜNÜN ALTINDAYSA CANLI

RENGININ YANI SIRA KENDISINE YAKIŞTIRILAN TÜM ROMANTIK VE

“GIRLY” SIFATLARIN ÖTESINDE VERDIĞI GÜÇLÜ MESAJLAR VAR.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE, IMAXTREE.COM

Metal zincirli

fuşya çanta,

GCDS

Ona baktığınızda gözleriniz kamaşır, kalbiniz

hızla atmaya başlar ve pozitif duygular sizi ele

geçirir. Taşıdığınız fuşya renkli bir parça moralinizi

anında yükseltip size güç verirken, dekoratif

bir objenin rengi olarak da fuşya girdiği ortama adrenalin

katar.

Canlılığın, neşe ve enerjinin rengi fuşya, 1859 yılında

Fransız kimyager François Emmanuel Verguin tarafından

“funchshin” ismiyle bir boya olarak hayatımıza giriş yapmış,

botanikçi Charles Plumier’nin keşfettiği bitki türünün de

adı olmuştur.

Fuşya çiçeği süs bitkisi olmanın yanı sıra gösterişli rengiyle

moda dünyasından sosyal ve politik arenaya etkisini

göstermeye devam ediyor.

Kırmızı ve mor rengin birleşiminden oluşan, ne mor, ne

kırmızı, ne de pembe olan fuşya iddiasını biraz da benzersizliğinden

ve biricikliğinden alıyor.

GUCCI

Ünlü model Emilie Joseph

gibi siz de fuşya takımınızı

kırmızı stiletto’larla

tamamlayın, tüm gözler

üzerinize çevrilsin. Blazer

ceketin altından renkli bir

crop-top giyebilirsiniz.

ELSA SCHIAPARELLI VE “ROSE SHOKING”

Cesur ve iddialı bir rengin, moda dünyasının en yaratıcı

isimlerinden, özgürlük tutkunu, devrimci ve sürrealist tasarımcı

Elsa Schiaparelli tarafından 1937 yılında “rose shoking”

(şok edici pembe) ismiyle ve fuşyanın bir tonu olarak

lanse edilmesine şaşırmamak gerek.

İtalyan modacının bir yıl sonra Shocking ismi altında

piyasaya sunduğu ilk parfümün, rujun ve pudranın da rengi

olan fuşya, miras aldığı cesur ve asi ruhu dünden bugüne

farklı moda markalarının çeşitli parçalarında yansıtmaya

devam ediyor.

Bugün Schiaparelli markasının kreatif direktörlüğünü

yürüten Daniel Roseberry, Yaz 2021 haute-couture defilesinde

devasa fiyonklara ve mini kokteyl elbiselerine giydirdiği

şok edici pembeyle tıpkı Elsa Schiaparelli’nin altını

çizdiği beden farkındalığı, bedenin içinde mutlu olmak,

neşeyle ve güvenle salınmak gibi mesajların altını çizmeyi

unutmadı. Koleksiyondaki fuşya tasarımlar sadece renkleriyle

değil, formları ve kesimleriyle de oldukça iddialı olup

Schiaparelli’nin asi ruhunun temsilciliğini yaptı.

Demet

Özdemir

Emilie Joseph

ELLE 11


ELLEPOPUPTREND

Gamze Erçel

Yıldırım

Ece Sükan

Alttaki Sarah Jessica Parker’ın

fotoğrafında bir detay gözünüze

çarptı mı? Parker bu devasa hacimli,

fuşya renkli Zac Posen elbisesini,

kendi ayakkabı markası olan SJP by

Sarah Jessica Parker’dan iki farklı

renkteki stiletto’larla tamamlamış.

Biri tokalı, biri tokasız olan dore

ve pembe renkteki ayakkabılarla

Sarah Jessica Parker New York City

Ballet’ın Fashion Gala’sına katılmıştı.

VERSACE

Sarah Jessica

Parker

PODYUMLARA FUŞYA DAMGASI

Geçtiğimiz sezonlarda olduğu gibi bu sezon da fuşya tek

başına ve farklı renklerin arkadaşlığında, dikkat çekmeyi ve

risk almayı sevenlerin vazgeçilmezi olarak podyum ve sokaklarda

salınıyor.

Etro’nun Sonbahar/Kış 2021-22 defilesinde fuşyayı

taba renkler ve şal deseniyle kombinlemesi oldukça yaratıcı

bir seçim olarak beklenmedik bir etki yaratıyor. Farklı

desen ve renkleri tek bir fuşya parçayla tamamlayarak stil

sahibi görünebilirsiniz. Bu, stili fuşyayla taçlandırmaya, son

dokunuşta bir assoliste çağrı yapmaya benzetilebilir. Örneğin

fuşya bir blazer, fuşya bir çanta ya da fuşya ayakkabılarla

stilinizi mükemmelleştirmek oldukça akıllıca.

Fuşyayı beyaz tişört, jean gibi temel parçalarla kullanmak

klasik gibi görünse de dışarıdan size bir moda bilgesi

havası bahşedebilir.

Siyahtan yeşile kırmızıdan ekruya farklı renklerle kombinlenebilen

fuşya her neyle yan yana gelirse gelsin her

seferinde görünümü neşelendirir ve ona bir stil dokunuşu

katar. İstediği renkle birliktelik yaşama özgürlüğüne sahiptir.

Bizler de fuşyanın özgür karakterinden ilham alıp onu

zevklerimiz, ruh halimiz ve moda gözümüz doğrultusunda

yorumlayabiliriz.

Fuşyayı pastel bir pembeyle evlendirmek romantik düşler

kurdurabilirken, onu mor, yeşil ve turuncuyla moda sahnesine

çıkarmak tehlike ve risk sevenleri cezbedebilir.

Versace ve Jacquemus’un Sonbahar/Kış 2021-22 defilelerinde

görüldüğü gibi, monokrom bir stilden yana olmak,

yukarıdan aşağıya fuşya giymekse cesur ve iddialı görünse

de bazen sıkıcı ve heyecansız da olabilir. Kullandığınız aksesuarlar,

makyajınız ve ruh halinize göre monokrom stili

zenginleştirebilir ve kişiselleştirebilirsiniz.

Versace ve Jacquemus dışında Chanel, Stella McCartney,

Saint Laurent ve Gucci kış soğuklarını fuşyanın sıcaklığıyla

karşılayan markalar arasında yer alıyor.

FUŞYANIN TOPLUMSAL GÜCÜ

Fuşyanın canlı ve göz alıcı bir renk olması, onun sosyal ve

politik mesajları geçirmekteki güçlü etkisi üzerinde rol oynuyor.

Bir zamanlar pembenin bir tonu olarak sadece Barbie

rengi olarak kategorize edilen ve hatta fazlasıyla “girly” bulunan

fuşya, içinde yaşamayı amaçladığımız özgürlükler ve

çok renkli çağda, birçok farklı mesajın geçmesinde ve kadınların

seslerini duyurmalarında aracı oluyor.

Amerika’da Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından

Trump’ın kadınlara yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi

söylemlerini protesto etmek, her insanın eşit ve adil yaşama

hakkını savunmak için düzenlenen 2017’deki Woman’s

March’a yüzbinlerce insan fuşya renkli ve pembenin çeşitli

tonlarındaki şapkalarıyla katıldı. Kalabalıklarda şapkalar

12 ELLE


CLAUDIA LI

NICHOLAS KIRKWOOD

Zendaya

Burcu

Esmersoy

Claudia Li elbisesindeki

volanlar, karpuz kollar ve

yakadaki fiyonk, fuşya

rengini daha güçlü ve etkili

kılarken tasarımı da dikkat

çekici hale getiriyor.

Fuşyayı, Begüm Kütük

Yaşaroğlu ve Burcu

Esmersoy’un seçimleri gibi

daha düz ve sade tasarımlar

üzerinde de kullanabilir ama

zevkleriniz doğrultusunda

Claudia Li tarzı bir elbiseyle

oldukça çarpıcı bir stile

sahip olabilirsiniz.

Zendaya’nın giydiği,

Tom Ford imzalı heykelsi

metalik fuşya üst (üstte)

oldukça iddialı ve hiç

unutulmayacak.

Begüm Kütük

Yaşaroğlu

ELLE 13


ELLEPOPUPTREND

AYNI

Gabriella

Berdugo

JACQUEMUS

Nancy Pelosi

Darja

Barannik

Rachel

Araz

Kiresepi

FASHION EAST

ETRO

Jacquemus’un önerdiği

gibi yukarıdan aşağıya

fuşya giyinerek ve bir

de yanına mini minnacık

turuncu bir çanta alarak

moda sektörünün

bilirkişisi olarak

anılabilirsiniz.

Fuşyanın yeşille birlikteliği

egzotik ve dinlendiren bir

görünüm yaratırken, ekru

ve gri tonlarıyla uyumu

sade ve yalın bir tarz

doğuruyor.

Fuşyanın çekiciliği

farklı renklerdeki

desenli parçalarla

dengelendiğinde gözü

yormayan stiller ortaya

çıkıyor.

Fuşya rengini, ayakkabı,

çanta ve şapka gibi

sadece aksesuarlarda

kullanmak da çok zekice.

Öyle ki başta düz ve

sıkıcı görünen bir kombini

fuşya bir ayakkabı ya

da çantayla tamamen

dönüştürebilir, sıradan

parçaları bir renk

dokunuşuyla yeniden

yorumlayabilirsiniz.

Fuşyayı jean’le birlikte

kullanmak da moda

bilginiz dahilinde olsun!

14 ELLE


dışında fuşya pankartlar ve fuşya montlar da dikkat çekiyordu.

Bir anti-Trump yürüyüşünün çok ötesinde bir insan

hakları yürüyüşü olarak nitelendirilebilecek Woman’s March’ta

fuşya kadın gücünün, cesaretin, özgürlüğün ve adalet

arayışının sembolüne dönüştü. Burada fuşya rengin seçimi

anlamsız değildi; dikkat çekici ve iddialı tonuyla sembolüne

dönüştüğü kavramları daha da görünür kılıyordu.

Üç yıl sonra, 3 Kasım 2020’de düzenlenecek olan başkanlık

seçimleri öncesi kadın takipçilerini oy vermeleri için

cesaretlendirmek adına, Kerry Washington, Amy Schumer,

America Ferrara ve Sophia Bush gibi ünlü isimler fuşya tayyörleri

içinde Instagram hesaplarına fotoğraf yüklediler. Kısaca

fuşya tayyör kadın oylarının sembolü oldu.

Bu arada fuşyayı kadın direnişinin rengi olarak gösterdik

diye onun “feminen” sınırlara hapsedildiğini sanmayın;

son yıllarda erkek modasında da öne çıkmaya başlayan fuşya

özellikle Fendi ve Gucci’nin tasarımlarında, kırmızı halı

görünümlerinde varlığından söz ettiriyor. Tonuyla tam bir

feminen stereotipi temsil edip aynı anda cinsiyetsizliğe oynamasıyla

da özgürlük ve sınırlara/önyargılara karşı durabilmek

hakkında önemli bir mesaj verdiği söylenebilir.

FUŞYANIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Fuşyanın verdiği toplumsal mesajlar ve çarpıcı tonuyla genel

olarak güce ve cesarete gönderme yaptığı söylense de

aslında anlamı; onu taşıyan kişinin kimliği ve o kişinin fuşyayı

nasıl yorumladığı doğrultusunda değişebilir.

Kişi kendi enerjisi ve ruh haline paralel olarak fuşyayı

bazen mutlu olmak, bazen sakinleşmek, bazen bir mesaj

vermek, bazen coşkulu duygularını göstermek, motivasyonunu

artırmak ya da bazen öylesine sadece canı istediği için

hayatına dahil edebilir. Onu nasıl, ne şekilde ve hangi amaçla

kullanacağı konusunda özgürdür; tıpkı fuşyanın modadan

toplumsal sahneye kucakladığı sınırsız özgürlük gibi...

Alexandra

Lapp

2017 yılında

düzenlenen

Woman’s

March’ta fuşya

ve tonlarındaki

şapkalarıyla

yürüyen kalabalık

insan hakları,

kadın-erkek

eşitliği ve adalet

gibi konulara

dikkat çekmek

için sadece

fuşyanın çarpıcı

renginden

faydalanmıyor,

ona toplumsal

bir güç de

bahşediyor,

fuşyaya sembolik

bir anlam

katıyordu.

Kraliçe

Elizabeth

Fuşyanın siyahla

ve koyu renklerle

dansı her daim

asil ve zarif.

Alexandra Lapp,

Balenciaga

imzalı siyah

kareli fuşya

blazer ceketi,

Alexander

McQueen tül

eteği ve Christian

Louboutin

ayakkabılarıyla

çok şık.

Ahu Yağtu fuşya

pantolonu desenli

bir gömlekle

tamamlayarak

oldukça neşeli

ve iddialı bir

görünüm elde

ediyor.

SAINT LAURENT

Ahu

Yağtu

SAINT LAURENT

Amerikan moda markası Argent,

Supermajority isimli organizasyonla güç

birliği yaparak geçtiğimiz ABD başkanlık

seçimleri öncesi “Ambition Suits You” isimli

bir kampanya çekimi gerçekleştirdi. Brooklyn

Decker, Amy Schumer, Alicia Garza gibi

kariyerinde başarılı kadınlar fuşya renkli

tayyörler giyerek tüm kadınlara ilham verdiler.


ELLEPOPUPTREND

MODA: KENDİN

OLMA CESARETİ

MODA DÜNYASI BIRINCI VARLIK SEBEBI GIYDIRMEK VE MUTLULUK VERMEK DIŞINDA

TOPLUMSAL DINAMIKLER PARALELINDE DEVRIMSEL DÖNÜŞÜMLERE IMZA ATIYOR,

YARATTIĞI KIYAFETLER ARACILIĞIYLA KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN FEMİNİZME BİRÇOK

SOSYAL MESELEYE PARMAK BASIYOR VE MESAJ VERİYOR. SÜRDÜRÜLEBILIRLIKLE BIRLIKTE

KAPSAYICILIK KONUSUNDA DA ÖNEMLI ADIMLAR ATAN MODA SEKTÖRÜNÜN

BEDENSEL, IRKSAL, DİNSEL VE SOSYOLOJİK AYRIMCILIĞA SON VERİP VEREMEYECEĞİNİ

İSE GELECEK GÖSTERECEK.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE, IMAXTREE.COM, SACHA MARIC

2010’lardan itibaren moda sektörünün beden

olumlama hareketinin de güç kazanması paralelinde

“beyaz, genç, zayıf ve hetero” imgesinin

yanı sıra siyahi, engelli, trans, şişman, yaşlı,

sivilceli, lekeli, selülitli kimliklere de alan tanıyarak

yıllarca “ötekileştirilen”leri normalleştirmeye ve

yüceltmeye başlaması, sınıfsallığını, beden, cinsiyet, ırk ve

din ayrımcılığını kırıp daha kapsayıcı bir politika izlediğini

gösteriyor.

Bu kapsayıcılığın gerçekliği, stratejik bir politika, geçici

bir trend olup olmadığıysa hâlâ tartışma konusu.

MARKALARIN KAPSAYICILIK KARNESİ

Moda artık geleceği sadece trendlerle öngörmekle yetinmiyor,

bugünü ve geleceği de şekillendiren sürdürülebilirlik,

çoğulculuk ve kapsayıcılık üzerine düşünmeye davet ediyor.

Geçtiğimiz 31 Ağustos-2 Eylül arası gerçekleşen inovasyon,

sürdürülebilirlik gibi konularda “Fashion Future

Talks”ların düzenlendiği Stokholm Moda Haftası’nda “New

Talent Award” (Genç Yetenek Ödülü) ödülü, üniseks tasarımlar

yapan ve toplumsal entegrasyonu sağlamak adına

fabrikasında Afgan, Suriyeli mültecileri çalıştıran Diemonde

markasına verildi. Defilelerde öne çıkan cinsiyetsiz kıyafetler

ve geniş kesimlerse modanın giyimle bedeni kontrol

altına projesinden uzaklaştığını gösteren bir örnek.

Son yıllarda defilelerde farklı beden, boy, renk, yaş ve

ırkta modeller görüyoruz. Bu satırları kaleme alırken düzenlenen

New York Moda Haftası’nda Michael Kors defilesinde

Etiyopyalı siyahi Amar Atway’i, Güney Koreli Boomi

Youn’u ve Valentino, Givenchy, Jacquemus gibi markaların

defilelerinde de boy gösteren, ırksal eşitlik için savaşan Sudan

asıllı Amerikalı model Achenrin’i görmek umut verici.

Michael Kors’un ilk defa büyük beden bir modele yer

vermesinin, Ashley Graham’ı podyuma çıkarmasınınsa

2017 yılına dayandığını hatırlatalım.

Kapsayıcılıktan konuşurken reklam kampanyaları ve

defilelerinde yaşlı, şişman ve siyahi modeller kullanan, türbanlı

Halima Aden’i unutmayan, kadını yıllarca hapsedildiği

kusursuz beden idealinden büyük ölçüde kurtaran Rihanna

ve markası Fenty’den mutlaka bahsetmek gerekir.

Rihanna’nın farklı ırk, beden ve cinsiyet tercihlerindeki

modelleri podyuma taşıdığı, Hadid’leri trans model Laverne

Cox’la yan yana yürüten 2019’daki kapsayıcılık alanındaki

efsanevi SavageXFenty defilesi; çoğulculuk ve kapsayıcılık

konularında uzman bir isim olan Amerikalı aktivist Verna

Myers’ın (@vernamyers) bir sözünü hatırlatıyor. Myers çoğulculuğun

partiye davetli olmak anlamına geldiğini, kapsayıcılığınsa

dansa davet edilmiş olmakla eşdeğer sayıldığını

söylüyor (Diversity is being invited to the party. Inclusion is

being asked to dance).

Geçtiğimiz New York Moda Haftası’nda defile yapan

Project Runway mentörü Amerikalı tasarımcı Christian

Siriano da kadın bedenini belli standartlara hapsetmeyerek

ona özgürlük veren, kapsayıcılık felsefesinin öne çıkan isimlerinden.

Defilesinde farklı vücut tiplerine sahip modeller

görmek mümkündü.

Chanel’in ilk büyük beden modeli Crystal Penn’den

tam 10 yıl sonra podyuma çıkan ikinci büyük beden modeli,

kıvrımlı hatları ve farklı yüz hatlarıyla standart güzellik

anlayışının dışına çıkan Hollandalı model Jill Kortleve de

ayrıca Michael Kors, Fendi, Valentino, Molly Goddard ve

Jacquemus markalarının defilelerinde boy gösterdi. Bu arada

Kortleve ve bir başka büyük beden model Paloma Elsesser’in

Fendi’nin tarihinde bir ilke imza attıklarını, markanın

defilelerinde yürüyen ilk büyük beden modeller olduklarını

hatırlatalım.

16 ELLE


VIVIENNE WESTWOOD

“DAHA FAZLA DAYANIŞMA ve

değişim cesareti lazım”

“İstanbul’da Bekar Kadın Olmak” kitabının

yazarı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

öğretim görevlisi ve sosyolog Dr. Ceren Lordoğlu

konuya bambaşka bir pencereden eğilip modanın

kapsayıcılığına erişimin ne derece mümkün olduğunu

sorguluyor:

Moda alanında uzman değilim ama takip

edebildiğim kadarıyla günümüzde geçmişteki tek

tip beden ve kalıplaşmış güzellik anlayışından

farklı bir çeşitlilik ve kapsayıcılık görülüyor. Giyimin

benliğimizle ilgili sözlü olmayan bir iletişim şekli

olduğunu düşünürsek, cinsiyet, toplumsal statü,

yaş, kültür gibi birçok konuya dair farklılığın moda

dünyasında dikkate alınması, daha kapsayıcı

olması hepimiz için çok sevindirici. Bu noktada

benim de şüpheye düştüğüm ve merak ettiğim iki

konu var. İlki alım gücü düştükçe bu kapsayıcılığa

erişim ne ölçüde mümkün oluyor? Daha ulaşılabilir

rakamlara satın alınan ürünler ne kadar çeşitliliğe

sahip? Sanırım bu açıdan baktığımızda farklı

gelir grupları için aynı kapsayıcılıktan söz etmek

oldukça güç. Diğer konu da; hem kadınlar, hem

de LGBTİ+ olarak giyim konusunda kentin kamusal

mekanlarında arzu ettiğimizi giymekte ne kadar

özgür seçimler yapabiliyoruz? Kadınlar çoğunlukla

kentte bakışın nesnesi konumundalar ve bu bakış

kimi zaman cinsel tacize varabilecek ölçüde tedirgin

edici oluyor. Dolayısıyla seçtiğimiz kıyafetleri kentin

neresinde yaşadığımız, toplu ulaşımı kullanma

süre ve sıklığımız, saat kaçta eve döneceğimize

göre belirlediğimizde, ne kadar arzu ettiklerimizi

giyebiliyor ve modanın sunduğu çeşitlilikten ne kadar

faydalanabiliyoruz emin değilim. Renkliliğimizi,

farklılığımızı giyimimize sadece sınırlı, küçük

özgürlük adacıklarında değil de kentin her yerinde

yansıtabilmek için ayrımcılık yerine daha fazla

dayanışma ve değişim cesaretine ihtiyacımız

olduğunu düşünüyorum.”

ELLE 17


ELLEPOPUPTREND

ENGELLİLER DE PODYUMDA

Aktivist Verna Myers’ın benzetmesiyle modanın kapsayıcılık

anlamında dansa davet ettiği kimlikler arasında engelli

isimler de öne çıkıyor. Tekerlekli sandalyesiyle podyumlarda

boy gösteren Jilian Mercado, protezli kol ve bacaklarıyla

Dior ve Moncler defilelerinde yürüyen eskrimci Bebe Vio

ve mini model Mary Russell; engellerin de modanın radarına

girmesini sağlayan oyuncular arasında.

New York Times’ta Temmuz 2020’de çıkan bir

haberde köpeklerin engellilerden daha fazla kıyafet

seçeneğine sahip oldukları yazıyordu.

2017’den beri “Adaptive Wear” koleksiyonuyla

engellilerin ihtiyaçları doğrultusunda kıyafet tasarlayan

Tommy Hilfiger, “Human” kıyafet grubuyla

aynı kesime hitap eden Kiabi markası (@kiabi_official),

küpe tarzında kulak protezi tasarlayan Studio

FandD’ın ikilisi Flora Fixy ve Julia Dessirier (@fanddstudio);

bu habere önem atfetmiş gibi görünüyor.

Caroline

Ida Ours

İç çamaşırı markaları

için modellik

yapan Fransız

model Caroline Ida

Ours farklı beden

formlarının ve yaş

gruplarının sektörde

temsil edilmesi için

didinen bir aktivist.

MICHAEL KORS

Ashley

Graham

TABULAR YIKILIYOR, DEĞİŞİM BAŞLADI

Yine bugüne, geçen ayki New York Fashion Week’e dönersek

Missoni artistik direktörü Jeremy Scott’un tekerlekli

sandalyesiyle hareket eden Elite Model ajansından siyahi

trans model Aaron Rose Philip’i podyuma taşıması modanın

kapsayıcılık tarihinde önemli bir eşik. İlk defa bir defilede

sahne alan, “Başardım, bunu da yaptım” diyen Philip’in

ayrıca Sephora’nın reklamında ve Miley Cyrus’un “Mother’s

Daughter”ın klibinde oynadığını not düşelim.

Jeremy Scott’un “Umarım bu değişimin başlangıcıdır,

defilemin birçok uluslararası markaya ilham vermesini ve

engelli bireylerin reklam kampanyaları, defile

ve moda sayfalarındaki varlıklarının normalleşmesine

katkıda bulunmasını ümit ediyorum”

sözleri aslında “Kapsayıcılık gelip geçici

bir trend mi?”, “Kapsayıcılık bir strateji?” mi

sorularına ve bu konudaki tartışmalara bir bakıma

açıklık getiriyor.

Moda avangart yapısı, ortaya çıkış şekli,

temelde insanlara gerçek olmayan bir düşler

dünyası vadetmesiyle kapalı, sınırları olan bir

alan ve bunu kırmak hem zaman alıyor, hem

de kolay olmuyor. Ama yukarıda bahsettiğimiz

örneklerin, atılan adımların mantaliteleri

değiştirdiğini, tabuları yıktığını hatırlatmakta

fayda var. Milyonlara hitap eten bir sektörün

farkındalık yaratabilmesi, henüz kapsayıcılığa

açık olmayan marka ve isimlere örnek oluşturabilmesi

çok önemli.

Özellikle özgürlüğüne düşkün, yaşamlarını

biçimlendirmeye çalışan otoritelerden hoşlanmayan,

çoğulcu ve eşitlikçi Z kuşağı tüketicilerini hedefleyen

moda ve güzellik sektörünün kapsayıcı olması artık bir

zorunluluk ve oyunun kuralı. Oyunu bu kurala göre oynamayanların,

kapsayıcı politikalar izlemeyenlerin eleştiri

SAVAGE X FENTY

ELLE Türkiye, Paralimpik

milli yüzücü Sümeyye

Boyacı’nın hikayesine

yer vererek moda

dünyasındaki klasik

güzellik standartlarının

dışına çıktığını

göstermiş oldu.

Jill

Kortleve

2019 yılında gerçekleşen Savage

x Fenty defilesi; farklı yaş, beden,

ırk, renk ve cinsiyet seçimlerinden

model, sanatçı ve dansçıyı bir araya

getirerek kapsayıcılık anlamında

önemli mesajlar verdi (üstte).

Rushemy Botter sektörün öne çıkan

siyahi tasarımcılarından. Ortağı Lisi

Herrebrugh ile Botter markasının

başında (altta).

Rushemy

Botter

Lisi

Herrebrugh

18 ELLE


TOMMY HILFIGER

Claudia

Gisele

Ntsama

FANDD

NIKE

Bebe Vio

Tommy Hilfiger

Adaptive Wear

koleksiyonuyla

engelli bireylere

modanın renkli

dünyasında yer

açıyor. Flora

Fixy ve Julia

Dessirier’nin

kurdukları

FandD

markasıysa takı

formunda kulak

protezi tasarlıyor

(solda).

Aaron

Rose Philip

MOSCHINO

Defileler farklı

beden formlarına

sahip modellerle

artık çok daha

renkli ve çoğul.

İlk defa Moschino

defilesinde

podyuma çıkan

Aaron Rose Philip,

bir metre 21 santim

boyundaki İngiliz

model Mary Russell

ve eskrimci Bebe

Vio toplumsal

çeşitliliğe, kusurların

görünür kılınıp

normalleştirilmesine

katkıda bulunuyor.

Mary

Russell

Kamerunlu tasarımcı Claude

Gisele Ntsama İtalya’da eğitim

gördükten sonra kendi markasını

yarattı, etrafından sıkça duyduğu

“siyahilerin modada yeri yok”

önyargılarını yıkmayı başardı.

Milano Moda Haftası’na katılan

tasarımcı kenevirden kıyafet

yapıyor.

hedefi olduklarını ve sistemden elendiklerini de biliyoruz.

Sayılar ve oranlar doğrultusunda açıklanan moda haftalarının

ve defilelerinin kapsayıcılık karnesi The Fashion

Spot’un (thefashionspot.com) yayınladığı “Diversity” raporundan

takip edilebilir.

2019 yılından itibaren Chanel, Prada, Gucci ve Burberry’nin

azınlıkların sektörü entegre edilebilmesi için CDO

(chief diversity officer, çoğulculuk şefi) personeli ataması

da konunun bir trend olmanın ötesine geçtiğini gösteriyor.

Toplumsal dinamikler paralelinde hareket eden moda

ve güzellik sektörünün kapsayıcılık konusundaki en büyük

sınavlarından biri; şu sıralar mülteci krizinin de tetiklediği

ırkçılığın, popülizm ve aşırı sağın yükselişinden etkilenmeden

2010 yılı itibariyle girdiği çoğulculuk yoluna güçlü

adımlarla devam edebilmesi.

Yapılan kazanımlar kapsayıcılık alanında artık geri dönülemez

bir noktaya gelindiğini gösteriyor henüz kat edilecek

çok yol olsa da...

Beyaz, zayıf, genç ve hetero modellerin artık her renk,

ırk, cins ve bedende modellerle yan yana yürüyebilecekleri

ve hatta bunun sıradanlaşıp üzerine kalem oynatacak bir

konu olmasından çıkacağı, tüm kimliklerin ihtiyaçlarına uygun

bir moda sistemi oturtulup sektörde en alttan en tepeye

herkese ayrıcalıksız eşit servis, giyim ve maaş hizmeti verilebileceği

bir dünyada yaşamak dileğiyle...

ELLE 19


ELLEPOPUPTREND

ABD’li yapımcı

Weinstein’ın

taciz ve tecavüz

skandalının

ardından

başlayan

#MeToo

hareketi modayı

da etkiledi,

tasarımcılar

sloganlı

tişörtlerle kadın

gücüne ve kadın

haklarına vurgu

yaptı.

Louis Vuitton’un

yaz defilesine

sızan bir

aktivistin “Aşırı

tüketim eşittir

yok oluş” yazılı

pankartla tüketim

çılgınlığına dikkat

çekmesi modanın,

anti-modayla ve

isyanla beslenerek

mesaj vermesinin

dışavurumuydu.

Missoni’yse 2017

yılında tasarladığı

pembe şapkalarla

kadın hareketine

slogansız ama

güçlü bir destek

verdi.

Kamala

Harris

Melania

Trump

Moda sadece yazılı

sloganlarla değil,

çeşitli parçalarla,

salt stilin ta

kendisiyle de mesaj

vermeyi başardı.

Öyle ki Kamala

Harris’in seçim

kampanyasında

sık sık giydiği

Converse’ler Harris’in

“her daim harekete

geçmeye hazır

güçlü bir eylem

kadını” olduğuna

işaret ediyordu. Bir

adalet savaşçısı olan

Yüksek Mahkeme

yargıcı Ruth Bader

Ginsburg’un

hiç çıkarmadığı

kolyesi de gücünün

simgesiydi.

VIVIENNE WESTWOOD

Deron

Williams

Ruth Bader

Ginsburg

20 ELLE


LOUIS VUITTON

Her daim düzene karşı çıkan,

tasarladığı kıyafetlerle özellikle son

yıllarda ekolojik adalet konusunu

gündeme getiren ünlü modacı Vivienne

Westwood dışında Antwerpli tasarımcı

Walter Van Beirendonck da modayı

siyasi mesajlar vermek için kullanıyor.

MISSONI

VIVIENNE WESTWOOD

WALTER VAN BEIRENDONCK

ASHISH GUPTA

NE GİYİYORSAN OSUN!

Moda son yıllarda hem stil, renk ve parça seçimi aracılığıyla,

hem de yazılı mesajlarla konuşuyor, ekolojiden feminizme

cinsiyetsizlikten ekonomik eşitsizliğe farklı konularda

toplumsal farkındalık yaratıyor.

Öyle ki ne giydiğiniz, kim olduğunuz ve ne söylemek istediğinizle

yakından ilintili.

İtalyan tasarımcı Miuccia Prada modanın kişinin dünyada

kendini nasıl temsil ettiğini gösteren anlık bir dil olduğunu

söylüyor. Sosyolog George Simmel’in de anlattığı

gibi kişinin toplumsal gruba aidiyetinin yanı sıra bireysel

farklılaşma, kendini ifade etme arzusunun da dışavurumudur

moda. Stil konuşur, ses çıkarır, mesaj verir tıpkı seçim

kampanyasında giydiği Converse’lerle genç ve enerjik bir

seçmen kitlesini etkileme arzusu taşıyan Kamala Harris’in

veya üzerinde “gerçekten umurumda değil, senin?” yazılı asker

yeşili Zara parkasıyla eleştiri oklarına hedef olan Melania

Trump’un kıyafetlerinin gösterdiği gibi...

Demokrat partinin sosyalist kongre üyesi Alexandria

Ocasio-Cortez’in (AOC) geçtiğimiz 13 Eylül’de MET Gala’ya

üzerinde “zenginleri vergilendirin” yazılı Aurora James

imzalı beyaz bir elbiseyle katılması, kıyafetlerin nasıl konuşabildiğine

ve mesaj verdiğine, biz moda yazarları için modayla

politika arasında yıllardır devam eden kuvvetli bağa

güncel bir örnek oluşturmanın ötesinde gündeme bomba

gibi düştü.

Bu arada küçük bir parantez açıp 18. yüzyılda Birmingham’da

köleliğin kaldırılmasını desteklemek amacıyla “the

abolitionist handbag”in kullanıldığını, modanın doğru ve ilerici

amaçlara hizmet ettiğini hatırlayalım.

Peki Temsilciler Meclisi’nin en genç üyesi “zenginleri

vergilendirin” yazılı elbisesiyle modayı hangi amaç için kullanıyor,

moda aracılığıyla nasıl bir mesaj veriyordu?

Zenginleri vergilendirmek, vergi eşitsizliğine dikkat çekmek

tek başına herkesin amaçladığı bir politika olmasına

rağmen Alexandria Ocasio-Cortez’in bu mesajı bilet fiyatının

35 bin dolar, masa fiyatlarınınsa 200 bin dolarla 300 bin

dolar arasında değiştiği, zenginlerin düzenleyip zenginlerin

katıldığı, kısaca bir tür ayrıcalıklıların getto’su sayılan MET

Gala’da vermesi pek de anlaşılır ve samimi değildi, dolayısıyla

AOC ağır eleştirilerle karşılaştı.

Genç siyasetçi “şatafatlı kapitalizmin örneği” olarak

yaftalandı, kendisine “şampanya sosyalisti” dendi ve ikiyüzlülükle

suçlandı ama sadece Amerika’da değil tüm dünyada

fakirliği körükleyen vergi adaletsizliğinden dem vuran mesajı

“zenginleri vergilendirin”, MET Gala ertesi Google’da en

çok aranan iki kelimeydi ve Instagram bu elbise ve mesajla

çalkalanıyordu. Mesaj geçmişti ve milyonlara ulaşmıştı.

ELLE 21


Alexandria

Ocasio-Cortez

Katharine

Hamnett

Bir tür şov olarak yorumlansa da

geçtiğimiz aylarda gerçekleşen

Met Gala’da ünlüler giydikleri

kıyafetlerle gay hakları, kadın

özgürlüğü ve patriarkal düzenin

son bulması için mesajlar

verdiler. Temsilciler Meclisi üyesi

Alexandria Ocasio-Cortez’in

geceye üzerinde kırmızıyla

“Zenginleri vergilendirin” yazan

beyaz bir elbiseyle katılması çok

konuşulurken elbisenin tasarımcı

şirketi Brother Vellies’in vergi

ödemediği iddia edildi.

Daniel

Joseph

Levy

Margaret

Thatcher

Politik mesajlı tişörtleriyle tanınan İngiliz modacı Katharine

Hamnett’ın 1984 yılında üzerinde “58% don’t want pershing”

yazılı, nükleer silahsızlanmaya dikkat çeken tişörtüyle Margaret

Thatcher’la buluşması tüm dünyanın dikkatini çekecek, bu

fotoğraf verdiği mesajla geniş kitlelere ulaşacaktı.

MESAJLI MODA NASIL DOĞDU?

Modanın çeşitli sloganlar aracılığıyla mesaj vermesi, Maria

Grazia Chiuri’nin çok ses getiren 2017 yaz defilesindeki “We

should all be feminists” tişörtleriyle başlamadı. Bu arada

modanın sadece yazılı mesajlarla değil dünden bugüne varlığıyla,

yarattığı tasarımlar, dönüştürdüğü modeller, kesimler

ve renklerle de mesaj verdiğini unutmayalım. Moda, kadın

özgürleşmesinin bir aracı olarak 20. yüzyıla damga vururken,

Madeleine Vionnet’nin drapeli tasarımlarının, Gabrielle

Chanel’in korseleri atmasının, Mary Quant’un mini etek

ve şortlarının, Yves Saint Laurant’ın pantolon ve ceketleriyle

Georgio Armani’nin takım elbiselerinin bu özgürleşmeye

önemli katkılar sağladıklarını söylemeden geçmeyelim.

Modanın yazılı motto’lar kullanmaya başlamasının

60’lara, Londra’da King’s Road caddesinde Mr Freedom

isimli bir butikte sloganlı tişörtler satılmasına, Swinging

London yıllarına uzandığını söyleyebiliriz. 70’lerde Vivienne

Westwood’un politik tişörtlerinin ardından İngiliz tasarımcı

Katharine Hamnett 1984 yılında Margaret Thatcher’la

üzerinde “58% don’t want pershing” yazılı bir tişörtle

el sıkışarak sadece nükleer silahlanmaya karşı olduğu mesajını

vermiyor, modanın aslında politik olduğunu anlatıyor ve

sloganlı tasarımlar çağının da en önemli mihenk taşını oluşturuyordu.

Hamnett’ın çevre duyarlılığına dikkat çeken ilk tasarımcı

olarak bugün artık modanın vazgeçilmez yolu olan

sürdürülebilirlik ve çevre bilincine de temel oluşturduğunu

hatırlatalım.

Modanın

mesajlarla

önemli konulara

dikkat çekmesi

çok eskiye

dayanıyor. 18.

yüzyılın sonunda

İngiltere’de bu

çantayı (sağda)

taşıyanlar

köleliğe karşı

oldukları mesajını

veriyor, köleliğin

kaldırılması

gerektiğinin altını

çiziyorlardı.

Carolyn

Maloney

Megan

Rapinoe

Cara

Delevingne

22 ELLE


CONVERSE

DIOR

SLOGANLARIN GÜCÜ

Dior’un 2017 yaz koleksiyonundaki Chimamanda Ngozi

Adichie’nin denemesinden esinlenen “Hepimiz feminist olmalıyız”

tişörtlerini, Sonbahar/Kış 2019 sezonu için hazırladığı

“Kardeşlik güçlüdür” mesajlı tasarımlarını bilmeyeniniz

yoktur. Maria Grazia Chiuri Sonbahar/Kış 2021 defilesinde

de yine podyuma asılı ve üzerinde “Patriarchy kills love”,

“When woman strike, the World stops”, “We are all clitorian

woman” yazılı pankartlarla ataerkil yapıya karşı duruyor ve

verdiği mesajlarla modanın politik yüzünü gösteriyordu.

Moda politik gücünü 2016 yılında Amerikan Başkanı

seçilen Donald Trump’un uyguladığı ırkçı politikalara, agresif

söylemlere karşı sesini yükselterek de kanıtlamış oldu.

Prabal Gurung’un 2017 kış koleksiyonunda sergilediği “Revolution

has no borders”, “I am an immigrant” baskılı üstleri,

2017-2018 New York Moda Haftası’nda Zadig&Voltaire

modellerinin “Girls Can Do Anything” yazılı tişörtlerle podyuma

çıkmaları, Calvin Klein’in defilesini David Bowie’nin

ünlü şarkısı “This is not America” ile açması, yine aynı moda

haftasında Calvin Klein, Tommy Hilfiger ve Prabal Gurung

modellerinin bileklerinde Trump’un tetiklediği ayrımcılığa

karşı direnmek ve birlik olmak için taktıkları beyaz bandanalar;

modanın giydirmenin ötesinde takındığı politik duruşu

ve verdiği mesajı gösteriyordu.

Yine Trump’un Başkan seçilmesinin ardından Tom

Ford, Marc Jacobs ve Sophie Theallet gibi tasarımcıların

Melania Trump’ı giydirmeyeceklerini açıkça dile getirmeleri

de modanın politikadan asla uzak durmadığını açığa çıkarıyor.

Missoni’nin 2017 yılında Women’s March’ı desteklemek

için hazırladığı pembe bonelerin satışından elde edilecek karın

bir kısmını American Civil Liberties Union ve UN Refugi

Agency’ye bırakmasıysa modanın mesaj vermenin ötesinde

aksiyon da aldığının da bir kanıtı.

YAZILI YA DA YAZISIZ, MODA POLİTİKTİR

Modanın mesaj vermesi ve politik duruşuyla sezonlara damga

vurması elbette eleştiri topuna tutuluyor ve bir trend, bir

satış stratejisi veya bir yaratıcılık oyunu olarak yorumlanıyor.

Moda sadece yazılı sloganlarla değil, tasarımcıların fikirleri,

duruşları, iklim krizi, sürdürülebilirlik, LGBTİ hakları

MARINE SERRE

ve kapsayıcılık gibi konularda somut adımlar atmaları ve bu

düşüncelerini koleksiyonlara yansıtmalarıyla da mesaj veriyor,

politika ve sosyal gündemle ne derece kuvvetli bağlar

geliştirdiğini açığa çıkarıyor.

Bir ürünün bir süre sonra unutulacak ya da eskiyecek

estetik güzelliğinin yanı sıra kalıcı olabilecek ve bir şeyleri

değiştirmeye yarayacak sosyal ve politik bir mesajla gelmesi;

aslında modanın o geçici, uçucu özelliğine de savaş açıyor,

toplumsal değişimin önünü açıyor.

Örneğin en başarılı moda tasarımcılarının içinden doğduğu,

her yıl düzenlenen ve sonuncusu geçtiğimiz Nisan’da

yapılan Hyeres Uluslararası Moda ve Fotoğraf Festivali’nin

Premiere Vision Büyük Ödülü’nün dönüştürülmüş ip, plastik

borular ve bitkisel kürk kullanarak çevre dostu bir bilince

dikkat çeken Tom Van Der Borght’a verilmesi, moda dünyasının

görsellikle birlikte, artık taşıdığı ve iletmek istediği

mesaja da odaklandığını gösteriyor.

Aynı şekilde H&M’in önümüzdeki 4 Kasım’da tüm dünyada

satışta olacak yeni koleksiyonu “Co-Exist Story”, büyük

hacimler, 90’ların parti kıyafetleri gibi estetik bir giyim

önerisi sunmanın yanı sıra hayvan hakları örgütü People for

the Ethical Treatment of Animals (PETA) tarafından tamamen

onaylanmış, vegan tasarımlar içeren hayvan dostu bir

moda koleksiyonuyla insanlara “gezegene ve birlikte yaşadığın

hayvanlara karşı daha duyarlı ol” mesajı veriyor.

HİÇ SUSMUYOR

Geçtiğimiz Paris Moda Haftası’nda Louis Vuitton defilesine

sızan ve üzerinde “overconsumption=extinction” yazılı

bandrolla modellerle kısa da olsa podyumu paylaşan Extinction

Rebellion isimli çevre örgütünden Marie Cohuet isimli

aktivist, tam da moda endüstrisinin çevreye olan zararına

dikkat çekmek ve insanları aşırı tüketime karşı bilinçlendirmek

istiyordu. Yöntemler ve şekil farklı da olsa moda sahnesi

ve izleyici yeniden mesajlarla karşı karşıyaydı. Ve bu bir ilk

değildi; 2020 yılında yine Extinction Rebellion’dan aktivistler

bu defa Dior sahnesini ele geçirmiş ve “modanın kurbanlarıyız”

mesajını vermişti.

Ve tıpkı MET Gala’da eleştirilerin hedefi olsa da

Alexandria Ocasio-Cortez’in “zenginleri vergilendirin” yazılı

beyaz elbisesinin dünyayı dolaşması gibi, Louis Vuitton

defilesini “sabote” eden ve moda dünyasını değişime çağıran

Marie Cohuet’nin “daha az tüketim” diyen mesajı da sosyal

medyada milyonlara ulaştı.

Sadece Alexandria Ocasio-Cortez’le değil, Carolyn B.

Maloney’nin “kadınlara eşit haklar” yazılı gösterişli elbisesi,

Cara Delevingne’nin “ataerkilliğe çivi çak” sloganlı kıyafeti

ve daha bir sürü ünlünün üzeri yazılı giyimleriyle bugün tekrar

gündeme gelen mesaj veren moda aslında var olduğundan

beri hiç susmuyor.

Moda ırkçılıktan çevre kirliliğine elitizmden ayrımcılığa

kötülense de bir yandan yine aynı konularda verdiği mesajlarla

farkındalık yaratmaya ve toplumsal değişime katkıda

bulunmaya devam edecek.

ELLE 23


ELLEPOPUPMAKYAJ

2022’YE yakın bakış

YENI SENE, BERABERINDE YEPYENI TRENDLERI DE GETIRIYOR. SEZONUN ÖNE ÇIKAN

MAKYAJ GÖRÜNÜMLERINI, RENKLERINI VE FARK YARATACAK UYGULAMALARINI

M.A.C GLOBAL SENIOR ARTİST HÜSEYIN KAYGUSUZ ANLATIYOR. RÖPORTAJ DAMLA DURAK

2022’ye nasıl bir giriş yapıyoruz; makyaj anlamında

bizi hangi trendler bekliyor?

Son birkaç yılda olduğu gibi makyaj trendlerindeki belirleyici

unsurlar, ağırlıklı olarak sosyal medya platformlarındaki

trendlere bağlı olacak. Bu doğrultuda 2022 yılı

için yine sosyal medyanın, tabii ki bunun yanı sıra moda

haftalarında backstage trendlerinin ve aynı zamanda celebrity’lerin

makyaj görünümlerinin yılın makyaj trendlerini

oluşturabileceğini söyleyebilirim. 2022 yılında

özetle; gözlerde farlara eşlik eden glitter ve pigmentleri

çok fazla göreceğiz. Üstelik yerleşim olarak bazen liner

şeklinde olacak, bazen ise tüm göz kapaklarını süsleyecek.

Bir diğer yandan yine gözlerde grafik eyeliner görüntüleri

özellikle celebrity’ler arasında ve sosyal medyada

çok trend olmaya devam edecek. Yanaklarda ise

kontürlerin yerini allık uygulamaları alacak. Lifting etkili

allık uygulama teknikleri ve daha fazlası... Dudaklara geldiğimizdeyse

mat rujlar yerini gloss görünümlerine bırakırken,

dudak kalemi kullanımı artarak devam edecek.

Özellikle dudakları büyütmek için uygulanmış bir dudak

kalemi ve ardından dudağın ortasına uygulanmış bir

gloss, 2022’de çok sık göreceğimiz bir görünüm olacak.

24 ELLE


Peki, sezonun sizi en çok heyecanlandıran trendi ne

oldu?

Tabii ki glitter ve allık uygulamaları… Öyle ki bu ikili benim

makyajlarımın olmazsa olmazı! Hatta imza makyaj

görünümüm diyebilirim. Işıltılı gözler ve yanakları belirginleştiren

pembe ve gül kurusu tonlarındaki görünüm

favorim.

Makyajda hangi renkler öne çıkacak?

Bu yıl pembeyi konuşacağımız ve herkesin pembenin bir

tonunu bulabileceği bir yıl olacak diyebilirim. Özellikle

allık görünümlerinde... Bunun yanı sıra yine gözlerde

vazgeçilmez olan kahve tonları acı kahverengiden daha

kızıl kahvelere geçecek. Dudaklarda ise karamel nude’ların

yerini rose/peachy olarak adlandırabileceğimiz renk

tonları alacak.

Işıltılı ciltler, “yok gibi” makyajlar hakimiyetini sürdürecek

mi?

Bu soruyu gündelik hayat ve sosyal medya olarak ikiye

ayırmak istiyorum. Son zamanlarda serum fondötenler

ya da cilt bakım ürünleri ile karıştırılarak uygulanan

fondöten görünümleri oldukça trend. Buna ek olarak,

Extended Play

Lash Maskara,

169 TL, M.A.C

Cosmetics

Fix+ Makyaj

Spreyi,

309 TL,

M.A.C

Cosmetics

Art Library: Nude

Model far paleti,

640 TL, M.A.C

Cosmetics

Costa Riche Göz

Kalemi, 175 TL,

M.A.C Cosmetics

fondöten yerine sadece bir concealer yardımı ile cilde

lokal uygulamalar yapmak da aynı şekilde sıkça karşımıza

çıkıyor. Dolayısıyla bu uygulamalar, sosyal medya

sayesinde birçok insana ulaşıyor bu da birçok kişinin bu

trendleri uygulamasına yol açıyor. Sosyal medyada büyük

ölçüde var olan ışıltılı cilt görünümü sayesinde 2022

yılında da bu görünümü sık göreceğiz. Bunun yanı sıra

gündelik yaşamda ise, insanlar ciltlerini sosyal medyada

olduğu gibi kusursuz gösterebilmek için, daha mat yapıda

ve kapatıcılığı yüksek cilt görünümlerini seçmeye

devam edecekler.

Sizce her kadının makyaj çantasında mutlaka olması

gereken 5 makyaj ürünü nedir?

Fix+ sprey, Brow Set Clear kaş maskarası, kirpik kıvırıcı,

allık ve maskara.

HÜSEYIN KAYGUSUZ’DAN tüyolar

• Makyaj öncesinde cildinizi muhakkak temizleyin, bir gün öncesinde makyaj

yapmamış olsanız bile...

• Cldinizin ihtiyacına ve yapısına uygun bir nemlendirici uygulayın; bu noktada

gözlerinizi ve dudaklarınızı da nemlendirmeyi unutmayın.

• Yeterli miktarda nemlendirici uyguladığınızdan emin olun! Yeteri kadar

uygulanmamış bir nemlendirici, üzerine uygulayacağınız ten ürününün nemsizlik

nedeni ile çatlamasına ya da pul pul görünmesine neden olabilir. Tam tersi, yeteri

miktardan fazla uygulanmış bir nemlendirici ise, gün içerisinde ten ürününün

cildiniz tarafından atılmasına ve yağlanmasına neden olabilir. Bu aşamada

cildinizin durumu ile uyumlu bir baz kullanmayı da tercih edebilirsiniz.

Sadece teninizi değil gözlerinizi ve dudaklarınızı da makyaja hazırlamayı

unutmayın! Farların ya da kalemlerin daha kalıcı olması, pigmentasyonlarını

yüzde 100 gösterebilmeleri için far bazı kullanmak oldukça önemli. Diğer yandan

seçeceğiniz ruj yapısına uygun bir dudak bazı kullanmak, pürüzsüz bir dudak

görünümünün olmazsa olmazı.

Half 'N Half Ruj,

199 TL, M.A.C

Cosmetics

Deelight

Dudak

Parlatıcısı,

155 TL,

M.A.C

Cosmetics

ELLE 25


İÇINDEKI TÜM RENKLERI YANSITMAYA HAZIR MISIN?

HAYALLERINI, TUTKULARINI, YETENEKLERINI,

DURUŞUNU, DUYGULARINI…

SENI SEN YAPAN TÜM RENKLERI!

KENDI YOLUNDA, KENDI DOĞANDA.

SEN ILHAM VERICI RENKLERINI IÇINDEN

GELDIĞI GIBI GÖSTERIRKEN

M.A.C HER AN SENINLE!

ŞIMDI SIRA SENDE…

TARZINLA

CESURCA

TUTKUYLA

#GÖSTER R

26 ELLE


enklerini!

RENKLERİNİ VE RUHUNU TARZIYLA, CESURCA VE TUTKUYLA İFADE EDEN

SEKIZ İSİMLE BIR ARAYA GELIP ONLARA ŞU SORULARI YÖNELTTİK:

1. KENDINI IFADE ETMEK NEDEN ÖNEMLIDIR? KENDINI IFADE ETMEK/

GERÇEKLEŞTIRMEK SENIN IÇIN NE ANLAMA GELIYOR VE SEN BUNU NASIL

YANSITMAYI TERCIH EDIYORSUN?

2. KENDINI IFADE ETMENDE MAKYAJIN NASIL BIR ETKISI VAR?

3. M.A.C’IN #GÖSTERRENKLERINI PROJESİI ILE ILGILI NE DÜŞÜNÜYORSUN?

4. KARAKTERININ EN BELIRGIN ÜÇ ÖZELLIĞI?

5. HAYATTA SENI EN ÇOK MUTLU EDEN ŞEY NEDIR?

6. 2022’DEN DÜNYA VE KENDIN IÇIN BEKLENTILERIN NELER?

YAZI: SUZAN YURDACAN FOTOĞRAFLAR: ERDİ DOĞAN

MODA DİREKTÖRÜ: ASLI ASİL MODA EDITÖRÜ: İBRAHIM DUMAN

ELLE 27


ÇİSİL Sıkı

DENİZ Marşan

BENGİ Kurtcebe

MELİS Fis

Çisil Sıkı: Turuncu fiyonk detaylı elbise, 38.500 TL, CAROLINA HERRERA/VAKKO COUTURE Altın rengi krokodil desenli topuklu çizme,

799,95 TL, ADL Altın rengi ‘The sun red’ küpe, 620 TL, BLOOM JEWELRY Deniz Marşan: Sarı mini deri elbise, 4500 TL, CEREN OCAK

Bengi Kurtcebe: Yeşil balon kollu mini elbise, 31.950 TL, ALEX PERRY/ VAKKO COUTURE ‘Big flower’ küpe, 690 TL, BLOOM JEWELRY

Kırmızı topuklu ayakkabı, kendisine ait Melis Fis: Lila tütü elbise, 2727 TL, VAKKORAMA x MOONLIGHT Pembe sarı renkli desenli kanvas

spor ayakkabı, 859 TL, VANS x SPONGEBOB ERA

28 ELLE


Renklerini!

DİDEM Soydan

ZEHRA Güneş

#GÖSTER

HÜSEYİN Kaygusuz

RACHEL Araz

Kiresepi

Didem Soydan: Pembe kadife straples elbise, 21.150 TL, ALEX PERRY/ VAKKO COUTURE Zehra Güneş: Mavi oversize deri ceket, 4999 TL,

Mavi deri pantolon, 4299 TL, ikisi de ACADEMIA/BEYMEN Kristal kurbağa figürlü ‘Chain Reaction’ zincir kolye, 17.100 TL, BEGÜM KHAN

Rachel Araz Kiresepi: Sarı fiyonk detaylı uzun elbise, 15.800 TL, OSCAR DE LA RENTA/VAKKO COUTURE Maça ve kulüp figürlü altın kaplama

‘Life is a game’ küpe, 12.600 TL, BEGÜM KHAN Hüseyin Kaygusuz: Desenli takım, 13.000 TL, Gömlek, 4000 TL, hepsi EMRE ERDEMOĞLU

Yüksek bilekli beyaz sneaker, 549,95 TL, BERSHKA

ELLE 29


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Studio Fix Fluid fondöten,

Retro mat ruj Ruby’s Crew -

Ruby Woo, Eye Shadow /

göz farı - Soft Brown, Powder

Blush / allık - Melba, Prep +

Prime Fix+ makyaj spreyi,

M.A.C COSMETICS

Turuncu ceket, 21.950 TL,

Paçaları yırtmaç detaylı

pantolon, 11.450 TL, ikisi

de OFF-WHITE / BEYMEN

Lacivert kristal taşlı altın

kaplama ‘Queen Of All

Heart’ küpe, 12.600 TL,

BEGÜM KHAN Kırmızı

topuklu ayakkabı, kendisine

ait, Mor küp, 1250 TL,

FAYANSS

BENGİ Kurtcebe


Milyarlarca insanın arasında bir birey olabilmek, sesini duruşunu ortaya koyabilmek, hem kendi yerini, hem kendini

ifade edebilmek için şart. Benim için kendimi gerçekleştirmek öncelikle kendim için yaşamak, sevdiklerim ve önem

verdiklerimden taviz vermemek ve tutkuyla içimdeki sınırsız renkleri göstermek” diyor Bengi Kurtcebe. Makyajın

da bu kendini ifade etmede rolü var elbet. Makyaj Bengi için bazı günlerde kendini iyi hissetmenin en kolay yolu

oluyor. Çok çok kötü hissettiği günde bile bir kırmızı ruj, biraz allık, yani kendine gösterdiği o özen, kendine olan

güvenini katlıyor. Tutkulu, enerjik, heyecanlı olarak bahsediyor kendisinden. Bu fotoğraflara da yansıyor. Hayatta

kendisini en mutlu eden şeyler ailesi, “ailem gibi sevdiklerim, erken kalkmak, yemek yapmak ve eve dönmek” diye

sıralıyor. Yeni yıl için onun da birçok dileği var ama bir not düşmeyi de unutmuyor: “Geçirdiğimiz son senelerde

öğrendiğim tek bir şey varsa, o da içimizdeki tüm duyguları keşfetmek ve bunu makyajımla cesurca yansıtmaktır.


30 ELLE


TUTKUYLA

“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“M.A.C’in Göster Renklerini

projesinde yer aldığım için çok

heyecanlıyım. Böyle global

bir markanın kişilerin kendi

özelliklerini, farklılıklarını öne

çıkartması, herkesi kendisi

olmaya teşvik etmesi, güç

vermesi müthiş!”


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Studio Fix 24Hour

Smooth Concealer

kapatıcı, Face and

Body Foundation/

kapatıcı, In

Extreme Dimension

3D Black Lash

maskara, Powder

Kiss ruj - Sultriness,

Extra Dimension

Blush/allık - Fairly

Precious, hepsi

M.A.C COSMETICS

Bordo derin yaka

detaylı lateks

elbise,

48.000 TL,

ALEX PERRY/

VAKKO COUTURE

Büzgülü bordo

topuklu çizme,

1499 TL,

DIVARESE

‘Melissa’ tasma

kolye, 890 TL,

‘Deep Blue’ yüzük,

420 TL, ikisi de

BLOOM JEWELRY

Altın rengi yüzük,

moda ekibine ait

32 ELLE

ÇİSİL Sıkı

“Mottom ‘Hayat kendini farkına vardığında başlar.’ Çok klişe gibi geliyor ama gerçekten bunu yaşamış olan kişiler biliyor

ki bu hayatınızın değişim noktası ve parlamaya başladığınız inanılmaz güçlü bir an. Ben bunu dansla yakaladım ve

olabildiğince fazla insana dansla bunu yakalayabilmeleri için kendimi eğitim vermeye adadım. Bu o kadar güçlü bir his

ki herkesin bunu tatmasını istiyorsunuz. Herkesin gerçek kendini keşfini ve kendini olduğu halinde cesurca ifade ettiğini

görmek size de büyük bir ilham oluyor” cevabını veriyor Çisil Sıkı kendini ifade etmekle ilgili ilk sorumuza. O kendini

dansla ifade eden bir insan ve dansın içinde de makyajın yeri çok büyük olduğu için bir sahneye özel makyajı bulmak için

ekipçe saatler harcıyorlar. “Makyajla karakterimizi yaratıyoruz” diyor. Güçlü, disiplinli ve enerji dolu Çisil Sıkı’yı birilerinin

hayatına dokunabilmek, ilham almak ve ilham olmak çok mutlu ediyor. 2022’den dünya ve kendi için beklentilerine

gelince, çok zor bir süreci henüz atlatmadığımızı hatırlatıyor ancak bir gözlemini de dile getiriyor: “Herkes 2022’den çok

umutlu. Çünkü bu dönemde herkes çok şey öğrendi ve gerçek isteklerini ve hayallerini keşfetti.” 2022’nin herkesin gerçek

kendini ve hayallerini yaşayacağı bir yıl olacağını düşünüyor. Buna da bir açıklaması var. “Son dönemde beklentilerimiz

olmadan sadece anı yaşayabilmenin ve küçük şeylerin değerlerini anladık.” Bunun dışında beklentileri yok, hayalleri çok ve

hepsini bir bir yaşamaya hazır. Son söz? Çisil sevginin ve sevdiklerimizin değerini çok iyi bildiğimiz bir yıl diliyor.


“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“Göster Renklerini projesi

bana en güçlü halimi

parlatmamı söylüyor.

İçimizdeki renkleri tüm

dünyaya gösterme zamanının

geldiğini söyleyen çok güçlü

bir mesaj bence. Ve ben de

dansımla, içimden geldiği

gibi renklerimi gösteriyorum.

Çünkü hayat benim sahnem!”

İÇİNDEN

GELDİĞİ GİBİ

ELLE 33


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Studio Fix Fluid fondöten, Pro

Longwear Fluidline Eye Liner and

Brow Gel - Blacktrack, Mat ruj -

Lady Danger,

Mineralize Skinfinish Natural

pudra - Dark Tan, Prep + Prime

Fix+ makyaj spreyi, hepsi

M.A.C COSMETICS

Büstiyer, 4099 TL, Mavi

saten görünümlü boru paça

pantolon, 9250 TL, ikisi de

ALEXANDER WANG/BEYMEN

Mavi ‘Lucent’ yüzük,

3548,65 TL, SWAROVSKI

Mavi topuklu ayakkabı,

449,95 TL, ZARA

DENİZ Marşan

“Kendini ifade etmek insanları diğer canlılardan ayıran en önemli şeydir. İletişim yöntemlerinin en başında kendini

ifade etmek gelir. Yaptığımız her hareketle, konuşmayla, duruşumuzla kendimizi ifade ediyoruz. Var olmamız için

kendimizi ifade etmek önemlidir” diyor Deniz Marşan. Kendisine gelince, konuşarak değil de, duruşunu ve tarzını

göstererek ifade etmeyi tercih ediyor. Bu cevabını biraz daha açmak adına “Kendimi olduğum gibi yansıtmak

benim için önemli” diye ekliyor. Peki makyajın bu duruştaki rolü? “Bana göre en önemli duyumuz olan göze

hitap ettiği için çok büyük bir etkisi var. Mesela kırmızı ruj kendini ifade etmen için çok şey anlatan bir makyaj

malzemesi.” Deniz Marşan’ı üç kelimeyle kendisinden duyalım... Meraklı, coşkulu ve anda kalan bir insan olduğunu

söylüyor. Her şeyden mutlu olmaya çalışıyor o yüzden de mutsuz etmeyen her şey onu mutlu ediyor! Mesela havanın

güneşli olması bile onun için yeterli ve mutluluk sebebi. 2022’de en çok sağlık, bolluk, bereket ve sevgi diliyor.


34 ELLE


“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“İnsanların kendini ifade

etme şeklinde renklerin çok

önemli bir yeri var. Ben de

renklerimi tasarımlarımla,

giydiklerimle göstermekten

hiç çekinmiyorum. Benim için

tasarım demek hayat demek.

Her tarzın farklı bir mesaj

verdiğine inanıyorum, ben

de renklerimle hayata karşı

duruşumu anlatıyorum. Göster

Renklerini projesinin doğru bir

iletişim olduğunu düşünüyorum

ve bunun bir parçası olmaktan

dolayı çok mutluyum.”

TARZINLA


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Complete Comfort Creme

nemlendirici, Studio Fix

Fluid fondöten, Paint Pot

Soft Ochre far bazı, Art

Library: It’s Designer far

paleti, Lip Pencil dudak

kalemi - Stripdown, hepsi

M.A.C COSMETICS

Sarı büzgü detaylı

body, 4199 TL,

COPERNI/BEYMEN

‘Moon Lozenge’ füzo

tayt, 4500 TL, MARINE

SERRE/SHOPI GO Zincir

detaylı süet topuklu

çizme, 25.950 TL,

GIUSEPPE ZANOTTI/

BEYMEN 24 ayar altın

kaplama ‘Opium’ küpe,

7200 TL, BEGÜM KHAN

DİDEM Soydan

36 ELLE

“Kendini ifade etmek benim için var olmak demek. İşim bana kendimi çok farklı şekilde çok farklı tarzlarda

ifade edebilme olanağı sundu. Bir de yıllar içinde buna, sosyal medya platformu ve benim bu platformda en

başından beri değişmeyen ama gittikçe güçlenen sayfam eklenince kendimi ifade edeceğim ve ulaşacağım

alan çok genişledi. Bu da bana sesini duyurmak isteyen herkese ulaşma fırsatı verdi.” Didem Soydan makyaj

için işindeki en sevdiği bölüm, hatta öyle ki çekimlerde makyaj kısmı kısa sürdüğünde resmen bozuluyor.

Ve bunu şöyle açıklıyor: “Makyajın insan enerjisindeki etkisi neredeyse elle tutulur. Kırmızı bir ruj ya da

bir maskara sürdüğünüzde kendinizi ifade etme gücünü keşfedebiliyorsunuz O sebeple tüm samimiyetimle

söylüyorum: Hiç sıkılmadan makyaj yaptırabilirim.” Hatta yaş almanın da buna asla engel olmayacağını

vurguluyor. Karakterinin en belirgin üç özelliği olarak cesaretini, kararlılığını ve vicdanını sıralıyor.

Sevdiklerinin sağlıklı olması Didem Soydan için çok önemli. Hatta sağlık takıntısı onun için aşırı boyutta.

“Sağlıklı olduktan sonra gerisi benim için asla dert değil” sözleriyle bu takıntısına açıklık getiriyor. 2022

yılıyla birlikte insanların birbirlerine karşı daha anlayışlı ve vicdanlı olduğu bir döneme geçilmesini umuyor.


“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“M.A.C Cosmetics benim

için tabiri caizse gözümü

açtığım, profesyonel anlamda

çalıştığım ilk marka. Kendi

adıma ne podyumda ne sette

renklerini asla saklamamış

biri olarak, yer aldığım bu

projenin herkesin renklerini

cesurca ve içinden geldiği

gibi göstermeyi teşvik etmesi

benim için çok kıymetli. Bu

projenin bir parçası olduğum

için kendimi oldukça şanslı

hissediyorum.”

CESURCA

ELLE 37


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Kamuflaj desenli jean

ceket, 10.450 TL,

Kamuflaj desenli jean,

7150 TL, ikisi de HERON

PRESTON/BEYMEN

Yüksek bilekli beyaz

sneaker, 549,95 TL,

BERSHKA Siyah bisiklet

yaka tişört, kendisine ait

HÜSEYİN Kaygusuz

38 ELLE

“Kendimi ifade etmenin birden fazla yolu olduğuna inanıyorum. Ancak bunu nasıl yaptığın da önemli. Çünkü kendini

anlatırken seçtiğin yol; seni sen yapan, içinden gelen, duygularını aktarabildiğin, hayallerini karşı tarafa geçirebildiğin

ve karşı tarafın seni anlayabilmesine yardımcı olan bir yol olmalı” diye söze başlıyor Hüseyin Kaygusuz. Makyaj da

bu yolda önemli bir etken. Düşüncelerini, hayallerini ya da savunduklarını anlatırken kurduğun cümleleri ve tavrını

destekleyici bir makyaj görünümünün bütünleyici ve destekleyici olduğuna inanıyor. Mesleği bu olunca bu soruyu

geçiştirmiyor, anlatmaya devam ediyor. “Pek çok okazyon ile bütünleşmiş makyaj görünümleri ya da yine pek çok fikir ile

birlikte akla gelen makyaj görünümleri mevcut. Benim için makyaj, hayallerimi insanlar üzerinde görebilmemi sağlayan,

düşüncelerimi dışarıya yansıtabildiğim, tarzımı ve benliğimi aktarabildiğim, kişileri mutlu edebilmeyi sağladığım bir

alan” diyor. Hüseyin Kaygusuz kendini kibar ve özenli, çalışkan ve istikrarlı, değişimi sahiplenen, öğreten ve olanak

sağlayan biri olarak tarif ediyor. Hayatın içerisindeki tüm güzellikler ve bu güzelliklerle dolu bir hayat sürebilmek onu

çok mutlu ediyor. Bu güzellikler arasında ilk sırayı çiçekler alıyormuş, ardından hayalleri ve kariyeri geliyor. Yeni yılla

ilgili beklentilerine gelince, tüm güzelliklerin bizleri bulduğu ve bu güzellikler içerisinde ihtiyacımız olanı anlayabildiğimiz

bir yıl yaşamamızı diliyor. 2022’nin seyahatlerle ve yeni deneyimler kazanarak geçmesini çok istiyor.


TUTKUYLA

“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“Göster Renklerini projesi

herkesin kendini özgün

tarzıyla, içindeki tüm

renkleriyle, sınırsızca ifade

edebilmesini desteklerken aynı

zamanda insanlara renklerini

göstermeleri ve bu konuda

istikrarlı ve yaratıcı olmaktan

vazgeçmemeleri konusunda

ilham veriyor!”

ELLE 39


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Studio Fix Fluid

fondöten, Studio

Fix 24Hour

Smooth Concealer

kapatıcı, In Extreme

Dimension 3D Black

Lash maskara,

Pro Longwear Eye

Liner/kalıcı göz

kalemi - Definedly

Black, Glow Play

Jel allık - Grand,

hepsi

M.A.C COSMETICS

Desenli askılı

tulum, 6450 TL,

EMILIO PUCCI/

BEYMEN Mavi

peluş kürk, moda

ekibine ait

40 ELLE

MELİS Fis

“Kendini ifade etmek, insanların seni daha iyi tanıması için onlara verdiğin bir fırsattır. Kim olduğunu, ne

hissettiğini, neler yaşadığını ve yaşamak istediğini hem kendine hem de dünyaya gösterme şansını sana

tanıdığı için de önemlidir. Herkes başka bir yol seçer bunu yapmak için. Benim yolumsa müzik” diyor Melis

Fis. Duygularını melodilerle ve sözlerle anlatıyor. İnsanların bestelerinde kendinden bir parça bulması onu

inanılmaz mutlu ediyor. “Mutlu olduğumda da, üzgün olduğumda da dans etmek istediğimde de bunu müziğimle

gösteriyorum dünyaya” diye de altını çiziyor. Makyaj ise onun kim olduğunu yüzüne yansıtma şekli. Genel olarak

mutlu, enerjik bir kişiliği olduğunu ve makyajında da her zaman canlı renkleri tercih ettiğini anlatıyor. “O günkü

ruh halimi makyajıma bakarak anlayabilirsiniz yani” diye kendisi hakkında önemli bir tüyo veriyor. Melis Fis en

özet haliyle hep heyecanlı, plancı ve mutlu biri! Ve bunlara ilaveten küçük şeylerden bile kolayca mutlu olabilen

bir insan. Ailesi, dostları, köpeği, favori dizisini izlemek, seyahat etmek... tüm bunlar onu mutlu ediyor. “Ama beni

en çok mutlu eden şey tabii ki yaptığım müzik ve bunun bana getirdiği başarı” demeyi de ihmal etmiyor. 2022’de

dünyanın daha sağlıklı olmasını diliyor. Kendisinden beklentisi ise müziğinde kendini biraz daha keşfedebilmek.

Kariyerinde bir basamak daha yukarı çıkabilmek ve herkese Melis Fis’in potansiyelini biraz daha gösterebilmek.


ÖZGÜRCE

“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“Hepimizin içinde sonsuz

renkler var! Ben de

duygularımı seçtiğim renklerle

ve tabii ki müziğimle

gösteriyorum. Hissettiklerimi

melodilerime ve sözlerime

yansıtıyorum. Mutluysam da

üzgünsem de bunu ifade

edebilmenin en güzel ve

en keyifli yollarından biri

müziğim. M.A.C’in Göster

Renklerini projesi ile kendimizi

ifade etme biçimimizi

çok daha özgün ve göz

alıcı bir şekilde dünyaya

gösteriyoruz.”

ELLE 41


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Studio Fix Fluid fondöten,

In Extreme Dimension 3D

Black Lash Maskara, Pro

Longwear Eye Liner/kalıcı

göz kalemi - Definedly

Black, Bronzing Powder/

bronzlaştırıcı pudra - Matte

Bronze, Glow Play Jel allık -

Grand, hepsi

M.A.C COSMETICS

Altın düğme detaylı jean

ceket, 21,950 TL, Mini

jean etek, 16.750 TL, ikisi

de BALMAIN/BEYMEN

Mor ‘Lucent’ geometrik

küpe, fiyatı istek üzerine,

SWAROVSKI Yüzük,

kendisine ait, Külotlu

çorap, Toka, ikisi de

moda ekibine ait

RACHEL Araz Kiresepi

42 ELLE

“Kendini ifade etmek, kendine inanmakla başlar. Güvendiğin, bildiğin, inandığın her şeyi çok net ifade edersin.

Kimisi konuşarak, kimisi yazıp çizerek, kimisi de şarkı söyleyerek ifade eder kendini. Mesela benim iyi hissedip

hissetmediğimi yakınlarım yazdığım kısacık bir mesajdan, yaptığım bir kombinden, makyajdan veya ses tonumdan

hemen anlarlar” diyor Rachel Araz Kiresepi. İşi gereği makyajın günlük hayatında önemli bir yeri olduğunu da itiraf

ediyor. Hatta o günkü moduna bağlı olarak bazen bir eyeliner’ı kırmızı rujla tamamlayıp bold bir look yakalarken,

bazen sadece bir maskara ile yetindiğini de anlatıyor. Kendini enerjik, fazla pozitif ve yeni şeyler keşfetmeye tutkulu

bir meraklı olarak tarif ediyor. Hayatta kendisini en mutlu eden şeyi sorduğumuzda “Ailemle geçirdiğim her an benim

için çok değerli, hayata karşı şarj oluyorum” cevabını veriyor. 2022’den dünya için dileğini tahmin etmek zor olmuyor:

“Bence herkesle aynı: Sağlık!” diyor anında. Ülkemiz içinse şiddetin her türlüsünün bitmesini ve refah seviyesinin

yükselmesini istiyor. “Kendim için daha sağlıklı beslenmeyi, yarım kalan kitaplarımı bitirmeyi, gitmediğim bir şehri

gezmeyi, güzel şarkılar keşfetmeyi ve ofisimi tamamlamayı diliyorum” diye de son bir ekleme yapıyor.


İÇİNDEN GELDİĞİ GİBİ

“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“Herkesin kendini ifade etme

şekli, yansıması farklı. Aynı

parmak izimiz gibi. Ben

çoğunlukla dijital dünyada

ürettiğim içeriklerle kendimi

ifade etmeye çalışıyorum. O

günkü ruh halimi ise genelde

fotoğraflar ve story’ler

üzerinden paylaşıyorum.

Aynı enerjide buluşmak da

beni mutlu ettiği kadar motive

ediyor. Bu nedenle M.A.C’in

Göster Renklerini projesini

çok sevdiğimi ve bu projede

yer aldığım için çok mutlu

olduğumu söyleyebilirim.”

ELLE 43


ELLEPOPUPGÖSTERRENKLERİNİ

Prep + Prime Transparent

Finishing Powder/

transparan pudra, Göz

farı - Soft Brown, Extra

Dimension Blush allık

- Fairly Precious, Göz

kalemi - Coffee, Powder

Kiss ruj - Sultry Move,

hepsi

M.A.C COSMETICS

ZEHRA Güneş

Kırmızı ‘Roses & Roses’

gömlek, 550 TL, THE

JACQUELYNS Kırmızı

duman baskılı jean,

1299 TL, ACADEMIA/

BEYMEN Bilekli sneaker,

kendisine ait, Küpe,

moda ekibine ait

“Kendini ifade etmek, anlaşılmak üzere yapılan bir davranış; fikirlerini ve eylemlerini doğru ifade edemedikçe hiçbir

anlamı yok ve bu doğru ilerlemezse karşındaki senin ne anlatmaya çalıştığını anlamaz. Kendini gerçekleştirmek

de potansiyelini fark edip bunu başarmaktır. Özgüvenin tam olduğunda kendini ifade etmekten ve kendini

gerçekleştirmekten korkmazsın, gözün hep yükseklerdedir ve bunu söylemekten kaçınmazsın” diyor Zehra Güneş.

Yaptığı makyaj ise hep daha iyi hissettiriyor. Hatta kendini yansıtma yolunda ona destek oluyor. Makyaj onun için

sadece makyaj değil, çok daha fazlası... Ne demek istiyor acaba? “Makyajla ruh halimi yansıtabiliyorum” diye

ekliyor. Zehra Güneş kendini üç kelimeyle azimli, şefkatli ve duygusal olarak özetliyor. Hayatta kendisini en mutlu

eden şey için uzun uzun düşünmesine gerek kalmıyor: Sevdikleriyle hayallerini gerçekleştirirken aynı zamanda

birçok küçük kıza rol model olduğunu görmek ve aynı zamanda kendi olabilmek onu fazlasıyla tatmin ediyor.

2022’nin insanların daha az zarar gördüğü, kalplerin daha az kırıldığı, hayallerinin peşinde koşan insanların yol

alabileceği bir yıl olmasını diliyor. Sadece kendi için ise kariyerinde emin adımlarla ilerleyebileceği, sevdikleriyle

daha çok vakit geçirebileceği, kendi yolunda emin adımlarla ilerleyebileceği bir 2022 istiyor.


44 ELLE


“M.A.C’ in

Göster Renklerini

projesi hakkında

ne düşünüyorsuuz?

“Herkesin kendini

içinden geldiği gibi ifade

edebildiği,cesurca ön plana

çıkmalarını destekleyen

bir proje. Ve bu projenin

içinde olmaktan dolayı çok

mutluyum.”

CESURCA

Saç Ekibi: Talat Kıvrak, İbrahim Alan

Makyaj Ekibi: M.A.C ürünleriyle

M.A.C Content Creator team Gökhan

Serpin, Saliha Çakmak, Perçem Akın

Fotoğraf Asistanı: Mahmut Koyaş

Moda Ekibi: Damla Hasanreisoğlu,

Vedat Esendere

Saç Ekibi Asistanları: Kadir

Memedova, Aziz Ertaş, Batuhan

Hürcan

Prodüksiyon: Zeynep Altınkut İlgün,

İklim Arsiya

ELLE 45


nasıl

2

HAZIRLANDILAR?

1

1

5

3

4

2

BENGİ Kurtcebe

1. Studio Fix Fluid fondöten,

379 TL, 2. Prep + Prime Fix+

makyaj spreyi, 269 TL,

3. Retro mat ruj Ruby’s Crew

- Ruby Woo, 155 TL, Powder

Blush / allık - Melba, 279 TL,

5. Eye Shadow / göz farı -

Soft Brown, 199 TL, M.A.C

COSMETICS

5

3

4

ÇİSİL Sıkı

1. In Extreme Dimension 3D Black Lash

maskara, 259 TL, 2. Powder Kiss ruj -

Sultriness, 209 TL, 3. Studio Fix 24Hour

Smooth Concealer kapatıcı, 249 TL,

4. Face and Body Foundation/ kapatıcı,

189 TL, 5. Extra Dimension Blush/

allık - Fairly Precious, 319 TL, M.A.C

COSMETICS

1

3

1

2

2

DİDEM Soydan

1. Studio Fix Fluid fondöten,

379 TL, 2. Lip Pencil dudak

kalemi - Stripdown, 169 TL,

3. Pro Longwear Fluidline Eye

Liner Gel - Blacktrack, 209 TL,

4. Complete Comfort Creme

nemlendirici, 359 TL,

5. Paint Pot Soft Ochre

far bazı, 259 TL,

M.A.C COSMETICS

4

DENİZ Marşan

4

3

5

1. Mat ruj - Lady Danger,

199 TL, 2. Prep + Prime

Fix+ makyaj spreyi,

269 TL, 3. Studio Fix

Fluid fondöten, 379 TL,

4. Mineralize Skinfinish

Natural pudra - Dark Tan,

419 TL, 5. Pro Longwear

Fluidline Eye Liner and

Brow Gel - Blacktrack,

175 TL,

M.A.C COSMETICS

5

46 ELLE


ÇEKİMİMİZE M.A.C COSMETICS ÜRÜNLERİYLE RENK KATAN M.A.C CONTENT CREATOR TEAM’İN

SEÇİMLERİNDEN İLHAM ALMAK İSTER MİSİNİZ?

1

4

2

3

MELİS Fis

1. Studio Fix Fluid fondöten,

379 TL, 2. Pro Longwear

Eye Liner/kalıcı göz kalemi -

Definedly Black, 209 TL,

3. Studio Fix 24Hour Smooth

Concealer kapatıcı, 249 TL,

4. Glow Play Jel allık - Grand,

339 TL, 5. Art Library: It’s

Designer Far Paleti, 649 TL,

M.A.C COSMETICS

1

2

3

5

4

5

RACHEL Araz Kiresepi

1. Studio Fix Fluid fondöten, 379 TL,

2. Pro Longwear Eye Liner/kalıcı göz

kalemi - Definedly Black, 209 TL,

3. Bronzing Powder/ bronzlaştırıcı

pudra - Matte Bronze, 349 TL,

4. In Extreme Dimension 3D Black

Lash Maskara, 259 TL, 5. Glow Play

Jel allık - Grand, 339 TL,

M.A.C COSMETICS

2

1

5

3

4

ZEHRA Güneş

1. Extra Dimension Blush

allık - Fairly Precious, 319 TL,

2. Eye shadow göz farı - Soft

Brown, 199 TL, 3. Powder

Kiss ruj - Sultry Move,

209 TL 4. Eye pencil göz

kalemi - Coffee, 379 TL,

5. Prep + Prime Transparent

Finishing Powder/transparan

pudra, 319 TL,

M.A.C COSMETICS

M.A.C sanal deneme uygulaması

ILE DILEDIĞIN MAKYAJ ÜRÜNÜNÜ

VE 800’den fazla tonu ANINDA

DENEYEBILECEĞINI BILIYOR MUYDUN?

Sanal makyaj deneyimini M.A.C

ayrıcalığıyla yaşa! M.A.C’IN EN

SEVILENLERINI KENDI YÜZÜNDE DENE,

GÖR VE senin için en uygun makyaj

ürünlerini keşfet! HEMEN DENEMEK IÇIN

QR KODU OKUT, SEN DE CESURCA,

TUTKUYLA, ÖZGÜRCE, TARZINLA VE

IÇINDEN GELDIĞI GIBI

#GÖSTERRENKLERINI

ELLE 47


ELLEPOPUPGÜZELLİK

48 ELLE


sınır

RENKLERDE

TANIMAYANLAR

HEPIMIZ IÇIMIZDE SINIRSIZ RENKLER BARINDIRIYORUZ VE

BU ÇEŞITLILIĞI YANSITIRKEN MAKYAJDAN DA FAZLASIYLA

YARDIM ALIYORUZ. MODA VE SANAT DÜNYASININ RENKLERI

ÖZGÜRCE KULLANAN VE KALIPLARIN DIŞINA ÇIKMAYI BAŞARAN

KADINLARINDAN ILHAM ALMAYA NE DERSINIZ?

HAZIRLAYAN: DAMLA DURAK FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE

ELLE 49


ELLEPOPUPGÜZELLİK

If It Aİn’t Baroque Tekli

Far, 169 TL, M.A.C

COSMETICS

Hypnotizing

Holiday Ruby

Taboo Dudak

Parlatıcısı, 169 TL,

M.A.C COSMETICS

Rich Purple

Sized To Go

Pigment,

79 TL, M.A.C

COSMETICS

Zendaya

Hollywood’un renklerle arası

en iyi isimlerinden biri kuşkusuz

ki Zendaya. Makyajda ağırlığı

gözlere verirken sarı, pembe,

mor gibi canlı renkleri de ustaca

kullanıyor. Renkli farlar, siyah

kalemle vurgulanan dumanlı

gözler, yarı mat bir cilt ve gloss

ruj da Zendaya’nın makyajının

olmazsa olmazlarından. Renklere

ağırlık verdiği göz makyajlarında

tenini ve dudaklarını mümkün

olduğunca nötr bırakıyor. Benzer

bir görünümü yakalamak için

ihtiyacınız su gibi hafif bir

fondöten ve güçlü bir göz altı

kapatıcı. Ten makyajınız kusursuz

olduğunda tüm dikkati rahatlıkla

gözlere çekebilirsiniz. Renkleri

kullanırken ışıltılı farlara ek olarak

daha kalıcı ve renk yoğunluğu

yüksek olan pigmentleri tercih

edebilirsiniz. Pigmentler

uygulama esnasında göz altınıza

dökülme yapabilir; bu nedenle

önce göz makyajınızı yapın

Studio Radiance Face And

Body Radiant Sheer Fondöten,

319 TL, M.A.C COSMETICS

Studio Fix 24hour

Smooth Kapatıcı,

209 TL, M.A.C

COSMETICS

Etek, 16.990 TL,

Technakohl DICE Liner KAYEK Siyah Göz Kalemi, 175 TL, M.A.C COSMETICS

50 ELLE


Platinum Sized

To Go Pigment,

79 TL, M.A.C

COSMETICS

Red-Hot Times Nine Far Paleti,

249 TL, M.A.C COSMETICS

Extra Dimension Just A Pinch

Allık, 269 TL, M.A.C COSMETICS

Seriously Stoked

Powerglass Plumping

Dudak Parlatıcısı,

175 TL, M.A.C

COSMETICS

Katy Perry

Hayatımıza girdiği 2008 yılından

beri rengarenk görünümlerle

fark yaratan Katy Perry, saç ve

makyajda cesurca denemeleri

en çok seven isimlerden biri.

Renkli farları, metalik eyeliner’ı

bunlar trend olmadan çok önce

kullanmaya başlayan Perry,

makyaj anlamında pek çok

uygulamaya da öncülük ediyor.

Müziği ve sahne performansları

bir kenara, sadece stiline,

makyajına ya da saçlarına

bakarak dahi onun ne kadar

renkli ve eğlenceli biri olduğunu

söylemek mümkün. Aslında renkli

kişiliğini dışarıya yansıtıyor.

Ten makyajına baktığımızda

çok daha mat ama doğal bir

görünüm tercih ettiğini görüyoruz.

Yanaklarını ise daima şeftali

tonlarında bir allıkla ısıtıyor.

Onun makyajlarında her renge

rastlayabilirsiniz; bu anlamda

gerçekten sınır tanımıyor. Pembe

far ve nar çiçeği ruju bir arada

kullanmaktan çekinmiyor. Sonuç

ise kendine has ve standart

Studio Fix Fluid

Fondöten, 319 TL,

M.A.C COSMETICS

Technakohl

Liner Skyscape

Göz Kalemi,

175 TL, M.A.C

COSMETICS

ELLE 51


ELLEPOPUPGÜZELLİK

Mistletoe Mint

Powerpoint

Eyeliner,

189 TL, M.A.C

COSMETICS

Waveline Pro Longwear

Fluidline Eyeliner, 175 TL,

M.A.C COSMETICS

Brushstroke

24-Hour

Eyeliner,

175 TL,

M.A.C

COSMETICS

Gigi Hadid

... makyajı dendiğinde akıllara

hemen aydınlık ve son derece

berrak bir ten geliyor. Yüksek

kapatıcılığı olan mat fondötenler

kullanmaktan kaçınan Gigi,

parlak, ışıltılı ve “yok gibi”

ten makyajlarını tercih ediyor.

Bu görünümü sağlamanın en

kestirme yolu tabii ki cilde

yoğun nem sağlamak ve doğal

ışıltılar içeren ürünler kullanmak.

Mat soğuk tonlardan sıcak

gloss’lara kadar ruj seçimini nude

renklerden yana yaptığını artık

hepimiz çok iyi biliyoruz. Peki,

ya renkler? Kuşkusuz ki renkleri

de makyajlarına en iyi şekilde

uyarlamayı bilen isimlerden biri o.

Küçük dokunuşlarla büyük etkiler

yaratabiliyor. Gigi Hadid’in göz

makyajına odaklandığımızda,

zeminde değişen renk çeşitliliğine

rağmen siyah, keskin ve kuyruklu

eyeliner uygulamasına rastlıyoruz.

Bu görünümü yakalamak keçe

uçlu, adeta bir kalemi andıran

Objet D’ Art

Dazzleshadow Extreme

Tekli Far, 209 TL, M.A.C

COSMETICS

Burnt Spice Retro

Matte Likit Ruj,

169 TL, M.A.C

COSMETICS

Goldlite Strobe

Cream Aydınlatıcı

Krem, 299 TL,

M.A.C COSMETICS

52 ELLE


Matchmaster Spf 15

Fondöten, 249 TL,

M.A.C COSMETICS

Art Library: It’s Designer

Far Paleti, 529 TL, M.A.C

COSMETICS

Flourish Me Beautiful

Kajal Crayon Göz

Kalemi, 185 TL,

M.A.C COSMETICS

Lady Gaga

House of Gucci filmindeki

Patrizia Reggiani rolüyle son

dönemde yine çok konuşulan

Lady Gaga renkli kişiliği ve

orijinal seçimleriyle her daim

öne çıkmayı başarmış isimlerden

biri. Ve kuşkusuz ki hem stil hem

de makyaj anlamında yaptığı

seçimlerle hep ve çok ama çok

cesur! Makyajını incelediğimizde

göz makyajını bir kendini ifade

etme biçimi olarak, yoğun şekilde

kullandığını görüyoruz. Tercih

ettiği renkler ve uygulamalarla

da tüm odağı daima gözlerde

tutmayı başarıyor. Renkli ve

ışıltılı farlar ise belli ki favorisi.

Lady Gaga’nın ifadesinin bu

denli güçlü olmasında kaşlarının

da payı büyük; kaşlarını daima

kaş farıyla belirginleştiriyor. Ten

makyajında ise mat, orta derece

örtücülüğe sahip, kalıcılığı yüksek

ten ürünleri tercih ediyor. Bu tip

ten ürünlerinden eğer kapatıcılığı

artırmak isterseniz, kademeli

olarak kat kat uygulamayı

Prrrplexing! Shadeshifter

Duochrome Göz

Farı, 189 TL, M.A.C

COSMETICS

Great Brows Kaş Kiti, 239 TL,

M.A.C COSMETICS

Volanlı mini etek, 109 TL,

MUDO

Ruby Boo

Powder Kiss

Likit Ruj, 175

TL, M.A.C

COSMETICS

ELLE 53


ELLEPOPUPYAŞAM

Renklerini göstermekten korkmayan bir kadın:

MELİS ALPHAN

RENGINI/RENKLERİNİ GÖSTERMEKTEN ASLA KORKMAYAN CESUR BIR KADIN

MELIS ALPHAN. TOPLUMSAL CINSIYET EŞITSIZLIĞINE, HER TÜRLÜ HAK IHLALINE,

DOĞA KATLIAMLARINA VE YOKSULLUĞA KARŞI ITIRAZ EDERKEN DÜŞÜNCELERINI

SAVUNMAKTAN ASLA VAZGEÇMIYOR, FIKIRLERI RAHATSIZ ETSE DE DOĞRU BILDIĞI

YOLDA BIREYSELLIĞININ IZINDE YÜRÜMEYE DEVAM EDIYOR. ALPHAN’LA GIYIM

ÖZGÜRLÜĞÜNDEN SÜRDÜRÜLEBILIRLIĞE, MODADA KAPSAYICILIKTAN DIRENIŞ RUHUNA

UZANAN BIR SOHBET GERÇEKLEŞTIRDIK.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN FOTOĞRAFLAR: SELİN SARAL

Son zamanlarda sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı

her türlü hak ihlali haberiyle farkındalık yaratan

Melis Alphan gazetecilik kariyerine başladığı

günden bu yana rengini her daim belli eden, modadan

toplumsal meselelere her konudaki fikirlerini korkusuzca

anlatan bir kadın.

“İnsanlar yazdıklarım üzerine sıklıkla bana mesaj atarak

bu sayede farkındalık kazandıklarını veya kendilerini

sorgulamaya başladıklarını dile getiriyorlar. Bir kişinin bile

fikirlerinin oluşmasına veya değişmesine katkıda bulunmak

açıkçası hayatıma anlam katıyor” diyor.

Korkulara boyun eğmek, onların içine hapsolmak yerine

doğru bildiklerinin peşinde koşarak aslında özgür olmanın

da anlamını hatırlatan, gücünü de pes etmeyişinden alan

Alphan, “Cesur olup rengini göstermekten korkmamak, iyi

bir yaşamın bence ön koşulu” diye devam ediyor. Gerçeklerin

farkında olarak ve umudunu kaybetmeden daha adil, eşit

ve sürdürülebilir bir dünya için savaşırken “iyi bir yaşamın”

da çerçevesini çiziyor.

Hazırladığımız ELLE POP-UP’ın konsepti “Cesur ol, rengini

göstermekten korkma”... Bu slogan size neler çağrıştırıyor?

Kendi karakteriniz ve kişiliğiniz doğrultusunda

neler söyleyebilirsiniz?

Rengini göstermek bence fikir ve düşüncelerini açık etmek,

inandıklarını savunmak demek. Bu da cesaret gerektiriyor

çünkü kendinizi şeffaf bir şekilde ortaya koyuyorsunuz ve

böylece kimileri için açık hedef haline gelebiliyorsunuz.

Özellikle ifade özgürlüğünün olmadığı ve düşüncelerin tabularla

çevrili olduğu kültürler ve toplumlarda eğer genel-

den farklı düşünüyor, farklı görünüyor, farklı bir yaşam sürüyorsanız

zaten sıklıkla zihinlerde yargılanıyorsunuz. Ama

öteki türlüsü, insanın bireyselliğini ve kişiliğini bastırarak

yaşaması bir hapishanede yaşamasından farksız. Dolayısıyla

cesur olup rengini göstermekten korkmamak, iyi bir yaşamın

bence ön koşulu.

Cesaret ve korkunun hayatınızdaki yeri nasıl, korkularınız

üzerine cesaretle gitmek gibi…

Benim korkularım daha soyut bir yerde toplanıyor. Yani

uçak korkusu, yükseklik korkusu vb fobilerim yok. Benim

en baskın korkum, sevdiklerimi kaybetmek. Yaşım ilerledikçe

bir yandan yaşadığım kayıplarla baş etmeye çalışırken,

diğer yandan daha da çok kayıp yaşamaya yaklaştığıma

dair korkum giderek artıyor. Bununla ilgili de maalesef çok

yol alamıyorum.

Ama daha hayatın içinde cesaret gerektiren konularla

ilgili diyebilirim ki, cesur olmak korkusuz olmak anlamına

gelmiyor. Örneğin, sadece düşüncelerimi ifade ettiğim için,

defalarca dijital şiddete maruz kaldım veya yaptığım haberler

nedeniyle hakkımda soruşturmalar, sosyal medya paylaşımlarım

nedeniyle davalar açıldı. En son, tam altı yıl önce

Twitter’da yayınladığım bir fotoğraf nedeniyle hakkımda

sekiz buçuk yıl istemiyle dava açıldı. Neyse ki beraat ettim.

Tüm bunlardan sonra hâlâ düşüncelerimi ifade etme konusunda

cesur olmaya çalışıyorum. Elbette başıma bir şeyler

gelebilir diye korkuyorum ama elimden geldiğince cesur

davranarak kendimi o korkunun içinde debelenmekten

alıkoyuyorum. Çünkü eğer izin verirse, korkular insanı esir

alır ve yaşam enerjisini tüketir.

Hapis cezasıyla yargılandığınız süreçte sizi hayata bağ-

54 ELLE


ELLE 55


ELLEPOPUPYAŞAM

layan, devam etmenizi sağlayan neydi, nelerdi?

Bir suçum veya kabahatim olmadığından emin olmak.

Yıllarca moda yazarlığı ve eleştirmenliği yaptınız. Son

dönemde moda sektöründe öne çıkan beden olumlama

ve kapsayıcılık kavramlarını nasıl yorumluyorsunuz? Bu

doğrultuda alınan inisiyatifleri gerçekçi buluyor musunuz?

Modada standart güzellik anlayışı geride kaldı mı

gerçekten?

Standart güzellik anlayışının henüz geride kaldığını düşünmüyorum.

Uzun yıllar hem sektör, hem de medya tarafından

yeniden ve yeniden inşa edilen bu anlayışı bir gecede

“Direniş bana göre, adalete,

eşitliğe, özgürlüğe ve hak temelli bir

yaşama yönelik tehditlere meydan

okumak anlamına gelir. Farklı

deneyimlere ve bakış açılarına

sahip insanlarla diyalog kurma

fırsatı yaratır. Direniş değişime

karşı durmak değil, iyi yönde

değişimin yolunda ilk adımı

atmaktır aslında.”

değiştirmek kolay değil. Ama ayrımcılığa, şekilciliğe ve yerleşik

kalıplara karşı hassasiyetlerin yükseldiği, kapsayıcılık

taleplerinin arttığı ve bunun sonucunda birçok şeyin çok

hızlı değiştiği bir dönemdeyiz. Markaların genel anlamda

samimiyetine şüpheyle yaklaşsam ve çoğunlukla yaptıklarının

bir pazarlama stratejisi olduğunu düşünsem de, değişen

dünyada varlıklarını sürdürebilmek için değişmek zorunda

olduklarını biliyorum.

Giyim ve stil özgürlüğü hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Benim üniversitede tez konum “Giysiler Yoluyla İletişim”-

di. Giysiler aslında insanın kendini ifade yollarından biri.

Dolayısıyla giyim özgürlüğü aslında ifade özgürlüğünün bir

parçası sayılabilir. Bir dönem gazetelerde insanların giysileri

üzerinden mizahi bir dille okumalar yapıyordum. Ama

şimdi geriye dönüp baktığımda yaptığım bu iş beni hiç de

iyi hissettirmiyor. Çünkü isteyen istediğini giyer ve şimdiki

aklımla bence bu bir eleştiri veya espri konusu olmamalı.

Herkes giysileriyle kendini istediği gibi yansıtmakta özgür.

İçinde yaşadığımız tüketim toplumunda moda ve giyinmek

kavramlarını siz nasıl yorumlarsınız?

Açıkçası uzun yıllardır moda sektöründe ne olup bittiğini

yakından takip etmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki,

hızlı moda dediğimiz şey gezegene büyük zarar veriyor.

Hızlı moda başlarda modanın demokratikleşmesi

gibi sunulsa da, tüketimi

pompalamaktan başka işe yaramadı. Her

hafta yeni ürün çıkaran markalar insanları

sürekli satın almaya teşvik ederken,

ürünlerin de kalitesi düşerek çok daha

hızlı atık haline geliyorlar. Giysilerin her

yıl 100 milyon tona yakın atığa neden olduğu

söyleniyor. Aynı zamanda çok ciddi

CO2 emisyonuna neden olarak iklim krizini

tetikleyen moda endüstrisi bugün en

kirletici ikinci sektör olarak tanımlanıyor.

İşin bir de adalet boyutu var. Bu sistemde,

özellikle üretim aşamalarında birçok

insan hakları ihlali yaşanıyor. Ürünler

ucuzladıkça bunları üreten işçilerin ücretleri

de düşüyor ve çalışma koşulları

giderek kötüleşiyor.

Bu sistem değişmek zorunda. Sürdürülebilir

moda çevre dostu bir üretim

ve dağıtım zincirini tarif ederken, aynı

zamanda tekstil işçilerinin haklarını da

korumayı kapsar. Dolayısıyla bence artık

aslen yapmamız gereken şey ihtiyaç dışında

tüketmemek, satın almamak; ihtiyaç

dahilinde ise adil üretim zincirlerine

sahip, çevre dostu yöntemlerle üretim yapan

markaların ürünlerinden almak.

Siz moda eğitimi aldınız ve moda eleştirmenliği

yaptınız, ardından toplumsal

ve politik konularda kalem oynatmaya devam ettiniz.

Politik bilinciniz nasıl gelişti? Aldığınız eğitim, alt yapınız

şimdiki kişiliğinizi, fikirlerinizi ve protest bakış açınızı

nasıl etkiledi?

Benim lisans eğitimim moda üzerine. Ama sanırım kişiliğimi

esas şekillendiren, ondan önceki orta ve lise eğitimim.

Bize okulda eleştirel düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı

öğrettiler. Medya sektöründe çalışmaya başladığım dönemde,

moda üzerine aldığım eğitim nedeniyle başlarda bu

alanda haber ve içerik üretsem de, bir süre sonra ana gazetede

yazmaya başlayınca toplumsal meselelerle daha fazla

ilgilenmeye başladım. 2010’ların başında genç bir kadın

56 ELLE


gazeteci olarak, kadınların bu ülkede yaşadığı sorunlara ve

çevre katliamlarına daha yakından bakmaya başladım. Öğrendikçe

ilgim arttı, bunlar benim meselem haline dönüştü.

Mücadeleci ve muhalif ruhunuz nereden geliyor?

Gerçeklere olan sadakatimden, haksızlığa tahammülsüzlüğümden,

insanlığın ve dünyanın en çok ihtiyacı olan şeyin,

daha adil ve eşit bir düzen olduğuna dair derin inancımdan.

Kadına karşı şiddet de yine üzerinde en çok kalem oynattığınız,

sesinizi yükselttiğiniz konu. Kadınların korkularını

sonlandırmak için neler yapılmalı sizce bu ülkede?

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesis edilmesi gerekiyor. Burada

devlete, medyaya, yerel yönetimlere, iş dünyasına,

herkese çok iş düşüyor. Her gün en az üç kadının katledildiği

bir ülkede kadınların korkması, susması çok anlaşılır.

Ama bu ülkedeki en büyük umut kaynağı da kadın hareketi.

Her geçen gün daha çok kadını kapsayan bu hareket giderek

yayılıyor ve tüm kadınlara güç veriyor.

Kadınların bilinçlenmesi sağlanıyor. Burada

sorunun teşhisi çok önemli. Kadınları

suçlayan erkekler kadar kimi kadınlar da,

sorunun kaynağının kadınlar değil, patriyarka

olduğunu görmeli.

Sosyal medya hesabınız sizin de söylediğiniz

gibi aramalarda görünmüyor,

sizce Türkiye’de bazı gruplar sizin gibi

insanların en çok hangi özelliklerinden

rahatsız olup cesur isimleri sindirmek

istiyor?

Maalesef Türkiye’de birçok insan kendisi

gibi düşünmeyenleri düşman olarak belliyor.

İfadenin ve düşüncenin özgür olmadığı,

tabularla çevrili toplumlarda bu beklenen

bir sonuç. Siyasetçilerin bu anlamda

hedef gösteren açıklamaları da durumun

değişmesi önünde bir engel. Dolayısıyla

ben onun tabusuna dokunduğumda veya

düşüncelerine aykırı bir şey söylediğimde,

doğrudan beni yok etme refleksiyle hareket

ediyor.

Sizin için direniş ne anlama geliyor?

Direniş bana göre, adalete, eşitliğe, özgürlüğe

ve hak temelli bir yaşama yönelik

tehditlere meydan okumak anlamına gelir.

Farklı deneyimlere ve bakış açılarına sahip

insanlarla diyalog kurma fırsatı yaratır. Direniş

değişime karşı durmak değil, iyi yönde

değişimin yolunda ilk adımı atmaktır

aslında.

Türkiye’de muhalif olmak, hele içinde

yaşadığımız dönemde hiç kolay değil.

Sizi yıkmak ve cesaretinizi kırmak isteyenlere

karşı nasıl savaşıyorsunuz?

Pes etmeyerek. Onlara istedikleri şeyi vermeyerek.

Başarıyı nasıl tanımlarsınız?

Başarı bence emek ve dayanışmayla örülmüş, sadece kendin

için değil, toplum için de fayda sağlamakla geçen bir hayat

demek.

Son günlerde Türkiye’de en çok kafanızı yoran, sizi üzen

mesele ne?

Ülkenin ekonomik durumu, giderek artan yoksulluk ve

umutsuzluk.

Güzel şeylerin de olduğuna ve olacağına inanıyor musunuz

peki ülkede? Umudunuz var mı?

Elbette umudum var. Umut olmadan yaşamak mümkün

değil. Ama umutlu olmaktan kastım polyannacılık değil.

Umutlu olmak beni gerçeklerden uzaklaştırmıyor. Gerçeklerin

farkında olarak, iyi yönde bir değişimin mümkün ve

şart olduğunu düşünüyorum.

ELLE 57


ELLEPOPUPMAKYAJ

Lady Danger

Mat Ruj,

M.A.C

Cosmetics

BİR RUJDAN

çok daha fazlası

KIRMIZI RUJU SADECE BIR MAKYAJ ÜRÜNÜ OLARAK

TANIMLAMAK ÇOK SIĞ KALIRDI. TARIHI, KADINLARIN

ÖZGÜRLEŞME YÜRÜYÜŞÜYLE PARALEL ILERLEYEN,

MUHAFAZAKAR GÖRÜŞLERIN YANI SIRA FEMINIST

GÜCÜN DE ODAĞINDA BULUNAN, HER KADIN IÇIN FARKLI

ANLAMLAR TAŞIYAN KIRMIZI RUJ, GÜZELLIĞIN ASLINDA

BIR TAVIR OLDUĞUNU DA HATIRLATIYOR.

YAZI: SELİN MİLOŞYAN FOTOĞRAFLAR: KORAY PARLAK, GETTY IMAGES TÜRKİYE, SHUTTERSTOCK.COM

Öylesine sihirlidir ki anında yüz ifadesini değiştirir,

moralleri yükseltir, özgüveni artırır ve stile

katkıda bulunur. Coco Chanel boşuna, “Eğer

üzgünseniz ruj sürün ve saldırın” dememiş ve

aslında rujun güzelleştirmek dışında savaşçı ve mücadeleci

bir ruha sahip olduğunu da hatırlatmış.

Kırmızı ruj, kadınları yıllardır yürüttükleri kimlik mücadelelerinde

yalnız bırakmazken farklı semboller sırtlanmış,

bir yandan onları aşağılayan, “ahlaksız” ve “hafifmeşrep”

kategorisine sokan bir ürüne indirgenirken, bir yandan da

feminist cenahın ve mücadeleci kadınların “silah arkadaşları”

olmaktan, güçlü bir sembole dönüşmekten geri durmamıştır.

İngiliz yazar Madeleine Marsh “Compacts and Cosmetics:

Beauty From Victorian Times to the Present Day”

isimli kitabında ruj sürmenin Ortaçağ boyunca yasak olduğunu,

günah sayıldığını ve Tanrı’ya karşı gelmekle eşdeğer

tutulduğunu anlatıyor. Antik Yunan’da ruj süren kadınlar

fahişe olarak adlandırılırken Viktoryen çağda ruj bir tabuydu.

Ortaçağ’dan bugüne çok şey değişse ve kadınlar özgürlük

savaşlarını birçok cephede kazanmış olsa da, Ortaçağ’ın

kadınları tehlikeli, korkulacak varlıklar olarak gören, onları

cadılaştıran, cinselliklerini bastırmak isteyen eril zihniyet

bugün hâlâ ataerkil toplumlarda farklı ölçülerde devam

ediyor ve bazı muhafazakar toplumlar makyaja, özellikle

kırmızı ruja “baştan çıkarıcı, tahrik edici, dolayısıyla yasaklanması

gerekir” düşüncesiyle yaklaşmaya devam ediyor.

Afgan asıllı Fransız gazeteci Mortaza Behboudi’nin (@

mortazabehboudi) geçtiğimiz 17 Ağustos’ta Twitter hesabından

paylaştığı Taliban mollalarından birinin “Korkma-

Ezgi Mola

“Dişilik önemli

bir güçtür”

diyen Amerikalı

milletvekili

Alexandria Ocasio-

Cortez (üstte

sağda) kırmızı ruju

dişilik, özgüven

ve cesaretle

bağdaştırıyor.

Ezgi Mola ve Bensu

Soral da kırmızı

ruju kendilerine

yakıştıran isimler

arasında. Doğal

bir göz makyajıyla

kırmızının altını

çizmeyi çok iyi

başarmışlar.

Alexandria

Ocasio-Cortez

Bensu

Soral

58 ELLE


ELLE 59


ELLEPOPUPMAKYAJ

Lindsey

Wixson

Serenay

Sarıkaya

Özellikle beyaz tenli

kadınlarda çarpıcı

bir kontrast yaratan

kırmızı ruj, genel

olarak dişlerin daha

beyaz görünmesini

sağlarken, sıcak ve

içten bir gülümsemeye

eşlik ettiğinde yüz

ifadesine harika bir

görünüm bahşediyor.

Brezilyalı milli futbolcu

Marta Vieira da Silva

(altta solda) 2019

yılında kırmızı rujuyla

katıldığı bir futbol

maçında, “Kırmızı

rujumu sürerek

kadınların her türlü

rolü üstlenebilecek

kapasitede olduklarını

göstermek istedim”

diye konuşmuştu.

Marta

Vieira

da Silva

Melis

Sezen

Angelina

Jolie

60 ELLE


yın, evinizden çıkın ve çalışmaya devam edin. Eğer elleriniz,

ayaklarınız ve dudaklarınız boyanmış şekilde görülürseniz,

her şey kesilecek...” adlı cümlesi; makyajın ve kırmızı rujun

kadın özgürlüğüyle ne derece ilintili ve politik olduğunu açığa

çıkarıyor.

Amerikalı milletvekili Alexandria Ocasio-Cortez’in

kıpkırmızı rujuyla verdiği demeçlerden, 1912 yılında New

York’ta kadınların oy hakkına erişebilmek için kırmızı rujlarıyla

protesto yürüyüşü yapmalarına; kırmızı ruj militan

bir araç olarak kadınların hayatında varlığını sürdürmeye

devam ediyor.

MÜCADELENİN SİMGESİ KIRMIZI RUJ

1912 yılında New York’ta kadınların oy hakkı için yürüyüş

yapan binlerce Amerikalı süfrajete bir kozmetik markasının

kırmızı ruj dağıtması, bu ürünün özgürlük ve hak arayışında

nasıl güçlü bir simge olduğunu açığa çıkarıyor. O dönem bu

protestonun başında bulunan iki feminist Elizabeth Cady

ve Charlotte Perkins Gilman önderliğinde, kırmızı ruj yürüyüşte

görev alan tüm kadınların dudaklarında mücadelenin

bayrağına dönüşür.

Oy hakkı için mücadele Amerika’dan Avrupa’ya, Yeni

Zelanda ve Avustralya’ya yayılırken oradaki kadın militanlar

da kırmızı rujla sokağa çıkarlar. Amerikalı arkadaşlarından

ilham alan radikal feminizm kuramcısı İngiliz Emmeline

Pankhurst’in de kırmızı rujuyla kadın hakları mücadelesini

yürüttüğünü unutmayalım.

Ortaçağ’da yasaklanan, büyücülük ve fahişelikle özdeşleştirilen

kırmızı rujun 20. yüzyılın başında feminenliğin

yanı sıra kadın gücüyle birlikte anılmasını önemli bir dönüşümün

habercisi olarak yorumlayabiliriz.

Gatsby modasının öne çıktığı 20’li ve 30’lu yıllarda dişiliğin

ve şıklığın sembolü olarak modern kadının vazgeçilmezi

olan kırmızı ruj, 40’lı yıllarda mücadeleci ve savaşçı

ruhunu sürdürür.

1941 yılında Amerikan ordusundaki kadınların kullanmakta

zorunlu kılındıkları ruj, II. Dünya Savaşı’nda Adolf

Hitler’in rujdan nefret etmesinin sonucu olarak faşizme

karşı durmayı simgeler.

Şili’de binlerce kadın

cinsiyetçiliği ve

şiddetin her türlüsünü

protesto etmek için

kırmızı rujlarını sürerek

sokaklara dökülmüştü

(üstte).

1912 yılında

New York’ta kadın

süfrajetler kadınlara

oy hakkı tanınmasını

talep etmek için

kırmızı rujlarını sürerek

yürüyüş yaptılar

(yanda sağda).

Ocak 2021’de

Tunus’ta adaletsizlik

ve despotluğa karşı

yürütülen protestolarda

kadınlar hükümet

yetkililerine rujlarıyla

meydan okudular (en

altta).

MAKYAJ KARŞITI GÖRÜŞLER

70’li yıllarda erkeklere, eril zihniyete, toplumsal dayatmalara

ve tüketim toplumuna boyun eğmek olarak yorumlanan

kırmızı ruj feministler tarafından aşağılanır ve kadınların

nesneleştirilmesine sebebiyet veren bir objeye indirgenir.

Hippi akımıyla birlikte doğallığın ön plana çıktığı o yıllarda

soluk ve nude renkli rujlar tercih edilmeye başlanır. Makyajlı,

“boyalı” kadının “hafifmeşrep” ve “boş” olduğuna, erkek-

ELLE 61


ELLEPOPUPMAKYAJ

Russian Red

Mat Ruj,

M.A.C

Cosmetics

Hazal Kaya

Scarlett

Johansson

Megan

Fox

50’li yıllarda güzelliğin yanı sıra

seksapelin de sembolü olarak

Marilyn Monroe, Rita Hayworth,

Ava Gardner ve Elizabeth Taylor

gibi isimlerin stilinde ikonikleşen

kırmızı ruj bugün hâlâ Hollywood

yıldızlarının vazgeçilmez makyaj

ritüelleri arasında başı çekiyor.

Anya

Taylor-Joy

Jennifer

Lopez

lerin cinsel dürtülerini doyurduğuna dair önyargılar da bu

ötekileştirmenin altında yatan sebeplerdendir.

Üçüncü dalga feminizmin sözcülerinden olarak öne çıkan

Amerikalı gazeteci ve yazar Naomi Wolf “The Beauty

Myth” kitabında, güzellik ürünlerinin, kadınları sömürdüğünü

ve onları belli standart değerlere boyun eğmeye zorladığından

kadınların özgürlüğünü yok ettiğini yazar.

Fransız yazar Mona Chollet yıllar sonra bile “Beaute

Fatale: Les Nouveaux Visages de l’alienation feminine”

isimli kitabında yüceltilen güzellik standartlarını eleştirirken

makyaj ürünlerini kadınları cazibe objesine indirgemekle

damgalar ve kadınları dişiliklerini makyaj gibi güzellik

ürünleri üzerinden tanımlamakla suçlar.

2016 yılında #NoMakeup hareketini başlatarak kendini

makyajsız daha özgür, güçlü ve güzel hissettiğini söyleyen

müzisyen Alicia Keys’in savunduğu doğallık akımı da yine

kırmızı ruj ve diğer güzellik ürünlerinin kadın kimliği ve gücüyle

bağdaşmadığı fikrini öne çıkarır. O yıllarda yazılı ve

sosyal medyada birçok ünlü ismin makyajsız fotoğraflarını

paylaştıklarını hatırlayalım.

Rachel Felder “Red Lipstick: An Ode to a Beauty Icon”

kitabında çarpıcı fotoğraflar eşliğinde kırmızı rujun

tarihini ve gücünü anlatıyor. “The Red Menace: How

Lipstick Changed the Face of American History” adlı

kitapsa kırmızı rujun propaganda, özgüven, özgürlük ve

mücadeleyle eşdeğer olduğundan bahsediyor. Geçtiğimiz

10 Kasım 2021’de Fransa’da yayınlanan “Sur La

Bouche”da Rebecca Benhamou, kırmızı rujun politik ve

artistik mücadelelerin odağında konumlandığını yazıyor.

FEMİNİST VE GÜÇLÜ

“Hepimiz Feminist Olmalıyız” kitabının Nijeryalı feminist

yazarı Chimamanda Ngozi Adicihe 2017 yılında genç yeğeni

Ijeawele’ye yazdığı, bir tür feminist manifesto sayılabilecek

mektupta makyajı rehabilite eder, eye-liner’ın öneminden

bahsederken kadınların kendi bedenleriyle istediklerini

yapma özgürlüğüne sahip olduklarını, onu ister örtüp, ister

açıp boyayabileceklerini söyler.

Woman’s March’ın organizatörlerinden Amerikalı aktivist

ve oyuncu Sarah Sophie Flicker (@sarahsophief) ise

militan bir güç bahşettiği kırmızı rujun kadınları birleştiren

bir slogan olabileceğini, kadınların kırmızı ruju istedikleri

amaçlar doğrultusunda, bir cazibe aracı olarak kullanmalarının

da bunun bilincinde olmaları şartıyla feminist bir tavır

sayılabileceğini vurgular.

Feminist felsefeci Camille Froidevaux-Metterie kadın

özgürlüğüne adadığı kitabı “Le corps des femmes: la bataille

de l’intime”de kadının ruj ya da oje sürmesine sadece

kendisinin özgür iradesi doğrultusunda karar verebileceğini

anlatır, estetik ürünleri kullanmasının bir yabancılaşma ya

da sömürü olarak algılanamayacağının altını çizerek kırmızı

ruju seksist bakış açısının pençelerinden kurtarır.

Kırmızı ruj, azınlık ve kadın haklarıyla ilgili yürüttüğü

62 ELLE


TARİHTE RUJ

• Dudakları boyama fikri Antik çağda doğmuş. Sümerler kurşundan, ölmüş böceklerden ve

değerli taşlardan yapılmış bir tür ezmeyi dudaklarına sürermiş.

• Mısırlılarda yüksek sınıfa ve krallığa mensup kişiler ruj sürerdi.

• Yunanlılarda ruj süren kadınlara fahişe gözüyle bakılırdı.

• İngiltere kraliçesi I. Elizabeth ruj kullanmayı çok severdi ve 16. yüzyılda yüze sürülen beyaz

pudralarla dudak boyalarının yaygınlaşmasında büyük rol oynadı. Ancak kimyasal içeren yüz

boyaları kraliçenin sağlığının bozulmasına sebebiyet verdi.

•Bugünkü ruja benzeyen, dönerek açılan ilk metal tüpü 1915 yılında Maurice Levy icat etti.

ELLE 63


ELLEPOPUPMAKYAJ

Rosie

Huntington

Whiteley

Madonna

çalışmalarla dikkat çeken Temsilciler Meclisi üyesi, kadın

hakları aktivisti Alexandria Ocasio-Cortez’in vazgeçmediği

bir güzellik ürünü olarak onun güçlü kimliğinde savaşçı ve

militan bir ruha bürünüyor.

Geçtiğimiz yıllarda bir moda dergisine verdiği röportajda

güzellik influencer’ı gibi sabah bakım rutinini anlatan

Ocasio-Cortez şöyle dile getiriyordu kırmızı rujun hayatındaki

önemini: “Feminen olmak, güç sahibi olmakla eşdeğer.

Kendime olan güvenimi vurgulamak için kırmızı ruj sürüyorum.

Ve evet güzellik politiktir.” Kısaca Latin kökenli Demokrat

milletvekili, kırmızı rujun dişiliği ve güçle özgüveni

aynı anda simgeleyebileceği mesajını veriyor, kırmızı ruju

“empowerment” aracı olarak tanımlıyor.

Makyajı ve ruj sürmeyi “tehlikeli” buldukları kadar

kadının başkaldırısı ve bir güç, protesto göstergesi

olarak da yorumlayan Talibanlar, Kabil’de iktidarı

ele geçirdiklerinden bu yana güzellik salonlarını

kapatmaya başladılar.

SOKAK PROTESTOLARI VE KIRMIZI RUJ

Son yıllarda dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen insan

hakları yürüyüşleri ve protesto mitinglerinde kadınların bir

güç aracı olarak kırmızı ruju kullanmaları, onun geçmişe dayanan

protest ruhunu perçinledi.

Örneğin Nikaragua’da devlet başkanı Daniel Ortega’yı

protesto etmek ve Ortega’nın hapse attırdığı militanları

desteklemek adına sokaklara dökülen insanlar protesto aracı

olarak kırmızı ruju kullandı. Sloganlarıysa #soypicorojo

(dudaklarım kırmızı) idi. Ekim 2018’deki gösteride militan

gazeteci Marlen Chow kırmızı ruju önce kendi sürdü, ardından

da arkadaşlarına verdi.

Kırmızı rujun bir protesto aracı olarak kullanılmasına

2019’un sonunda Şili’de de rastladık. Binlerce Şilili kadın

ülkedeki cinsel şiddete karşı olduklarını haykırmak için gözbağları

ve kıpkırmızı rujlarıyla sokaklarda yürüdü.

Tunus’ta da geçtiğimiz 14 Ocak 2021’de devrimin onuncu

yılında ülkedeki işsizlik ve ekonomik sorunları protesto

etmek üzere eylem düzenleyen halk arasındaki kadınlar kırmızı

rujlarıyla dikkat çekti.

SON SÖZ

I. Dünya Savaşı yıllarından itibaren kadının gelişmesi, ekonomik

ve sosyal görünürlüğünü kazanmasıyla demokratikleşen

ve bugün modern kadının en güçlü silahlarından olan

kırmızı ruj, dişiliğin ve seksapelin güç ve cesaretle, başarı ve

mücadeleci ruhla yan yana gelebileceğini de gösterdi.

Kadınlar bugün artık bedenleri hakkında söz söyleme

hakkını sadece kendileri kullanarak kırmızı ruja istedikleri

anlamı yükleyebilir, yükleyebilmeli:

Seksi, dişi, fettan, cazibeli, özgüvenli, tutkulu, maceraperest,

korkusuz, cesur ve güçlü...

64 ELLE


Ruby Woo

Retro Mat Ruj,

M.A.C

Cosmetics

KIRMIZI RUJ nasıl

sürülür?

M.A.C Global Senior Artist Hüseyin

Kaygusuz kırmızı ruj sürmenin

inceliklerini anlatıyor:

• Kırmızı ruju yüzünüzde taşıdığınız

bir aksesuar olarak tanımlayabilirim.

Cesur, iddialı ve aynı zamanda da

elegan bir görünümün vazgeçilmez

tamamlayıcısı. Üstelik kırmızı;

sadece özel günlerde değil, her gün

kullanabileceğiniz ve size kimlik

kazandırabilecek bir renk!

• Kırmızı ruj kullanımını kolaylaştıracak

birkaç ipucu paylaşabilirim. Kendine

uygun yapıda bir ürün seçmek, bu

işin ilk ve en önemli kısmı. Doğru

tercih edilmiş bir kırmızı ruj, hem

sürme aşamasında, hem de gün boyu

dayanıklılık açısından size büyük

kolaylık sağlar. İlk olarak dudaklardaki

ölü deriyi arındırma amaçlı bir peeling

uygulaması yapmak ve dudakları ruja

hazırlayan ‘lip base’ (dudak bazı)

sürmek oldukça önemli.

• Dudağın orta kısımlarında rengin

net ve pürüzsüz görünmesi, kırmızı

rujun olmazsa olmazı! O nedenle en

yoğun uygulama oraya yapılmalı. Bu

adım dudak kalemi sürmeyi de çok

kolaylaştırır. Çünkü boş bir dudağı

çerçevelemek sandığınızdan daha

zorlayıcı olabilir!

• Rujun ardından renk bakımından

doğru eşleştiğinden emin olduğunuz

dudak kalemiyle dudak çevresini

netleştirmek gerekir. Bu işleme, dudağın

kalp noktası yerine iç köşelerinden

başlamak, dudakları fazla büyütme

endişesini bertaraf edebilir. Son olarak

gün boyu kalıcı bir görünüm elde etmek

için transparan pudrayla rujunuzu

sabitlemeyi denemenizi öneririm.

• Makyajın yaratmak istediğiniz

görünümde size eşlik eden bir etken

olduğunu unutmayın. Dolayısıyla kırmızı

rujla tamamlamak istediğiniz görünüm

sizi yansıtmalı. Bu bazen smokey

eyes, bazen eyeliner, bazen parlak bir

görünüm olabilir. Genellikle eyeliner

ve bol kirpik görünümü, kırmızı ruja

çok yakıştırılır. Benim tercihimse inci

parlaklığında bir far ve bol kirpik. Yaz

aylarında da gözlerde ve yanaklarda

bronz bir ten sıcaklığı!

ELLE 65


ELLEPOPUPKİTAP

“KIRMIZI ÇOK ÖNEMLI ÇÜNKÜ

VERDIĞIMIZ imajda tatlı bir

heyecan ve ilgi de yaratabilir

AMA SEÇILEN TON KIŞIYLE

ÇELIŞIYORSA KARŞINIZDAKINI

STRESE DE SOKABILIR.”

66 ELLE


“Renk, KENDINI

İFADE ETMEDE

en önemli araç”

RENKLERİN ENERJISINI GEREK GÜNLÜK

STILIMIZDE GEREK MAKYAJDA GEREKSE RUH

HALIMIZDE FAZLASIYLA HISSEDIYORUZ. BIZI

PEŞINDEN SÜRÜKLEYEN PALETIN SEÇIMLERIMIZ

ÜZERINDEKI ETKISINI, “RENK ŞİFRESİ” KİTABININ

YAZARI, RENK DANIŞMANI ZEYNEP TARHAN

MUSLU ILE KONUŞTUK.

RÖPORTAJ DAMLA DURAK

Kendimizi ifade etmek söz konusu olduğunda sadece

düşünce şeklimiz ve kurduğumuz cümleler

değil, kıyafet seçerken kullandığımız renkler,

makyajda tercih ettiğimiz tonlar da büyük önem

taşıyor. Peki, en sevdiğiniz renk hangisi? Kimimiz bu soruya

hemen cevap verebilirken kimimiz seçim yapamaz

çünkü renklerin anlık olarak ruh halimize, o günkü modumuza,

duygularımıza etkisi o kadar büyük ki. Bazen

elimiz kırmızı bir ruja gider, bazen mavi bir eyeliner denemek

isteriz… Renklerin bizim için ne kadar önemli olduğunu

Zeynep Tarhan Muslu anlatıyor.

Renkler hayatımızda sandığımızdan çok daha etkili

ve önemli, değil mi? Ve en önemlisi, hepimizi farklı

şekillerde etkiliyor…

Dünyayı renklerle tanımlıyoruz ama bu bizler için o kadar

otomatik bir şey ki! Tıpkı nefes almak gibi. Düşünsenize

bir anda renkleri kapatsalar ve siyah beyaz bir

dünyada yaşamaya devam etsek… Tüm algımız bambaşka

olurdu. Bunun en güzel örneklerinden biri eski siyah

beyaz fotoğrafların yeniden renklenmesi mesela. Siyah

beyaz fotoğraf ve renklendirilmiş fotoğraf aynı hissiyatı

vermiyor. Bu yüzden hem renklerin hem de renksizliğin

etkileri bambaşka.

ELLE 67


ELLEPOPUPKİTAP

Aslında renkler kendimizi ifade etmenin bir şekli diyebilir

miyiz? Günlük olarak makyajımızda tercih ettiğimiz

renkler bizim o günkü ruh halimizi yansıtabiliyor

mesela…

Kesinlikle, renkler kendimizi özgürce ifade etmek için

en efektif araç. Hem ruh halimizi desteklemek için, hem

güzel ve sağlıklı görünmek için, hem de karşı tarafa verdiğimiz

tüm mesajları etkilediği için renk, kendini ifade

etmek için en önemli araçlardan biri.

Örneğin ben, o gün kendimi yeterince iyi

hissetmiyorsam kırmızı bir ruj sürdüğümde bunun

özgüvenimi yükselttiğini fark ettim. Sebebi nedir?

Bu genellikle güne tam olarak adapte olamadığımız kış

aylarında sıklıkla karşılaşılan bir durum. Özellikle sabah

çok erken saatte kalkıp işe koşanlarda ekstra bir kırmızı

ihtiyacı olabiliyor. Pigment olarak kırmızıyı üzerimizde

taşımak enerjimizi yükseltiyor, nabzımız yükseliyor, metabolizmamız

hızlanıyor ve bu sayede güne biraz daha

hızlı adapte olabiliyoruz. Özellikle kış aylarının zor uyanılan

sabahları için kırmızı bir dokunuş iyi fikir.

Kırmızı ruj konusu biraz hassas. Herkese yakışacak

bir kırmızı tonu mutlaka var mıdır? Nar çiçeğinden

bordoya uzanan skalada ruj seçerken nelere dikkat

edebiliriz?

Renk şifresini öğrenmek için seanslarıma gelenlerin açık

ara farkla en çok sorduğu renk kırmızı. Kadın-erkek fark

etmiyor; herkes doğru kırmızı tonunu bilmek ve kırmızıyı

kullanıp kullanamayacağını anlamak istiyor. Kırmızı çok

önemli çünkü verdiğimiz imajda tatlı bir heyecan ve ilgi

de yaratabilir ama seçilen ton kişiyle çelişiyorsa karşınızdaki

kişiyi strese de sokabilir. Bazen sorun sadece renk

tonu. Kırmızı ruja gelirsek, Audrey Hepburn’ün de dediği

gibi “Herkes için doğru bir kırmızı tonu mutlaka vardır”;

burada renk şifrenizi gerçekten çok iyi anlamış olmanız

gerek.

“Renklerin dilini kendi şifrelerimizle eşleştirdiğimizde

iyi hissetmenin de kapılarını aralarız” diyorsunuz.

Makyaj seçiminde kalıpların dışına çıkmak için en

önemli kriter kendimizi nasıl mutlu ve güçlü hissettiğimiz.

Bunu makyaj stilimize nasıl yansıtabiliriz?

İlk anda bunu duymak enteresan gelebilir ama makyaj

renk tonlarınız, makyaj stiliniz, saç renginiz, saç rengi

uygulamanız ve saç kesiminiz, bunların hepsi renk ton

ayarınızda gizlidir. Renk şifrenizi çözdüğünüz an bunlarla

ilgili ne tür uygulamalar yapacağınızı anlarsınız. Örneğin

canlılık baskın renk özelliklerine sahip biri, keskin eyeliner

kullanabilir ve net hatlı saç kesimlerinde daha iyi görünebilir.

Ama kırıklık baskın biri, röfleli ve daha inceltilmiş

kesimli saçlar ve buğulu makyajda iyi görünür. Böyle

birçok farklı baskın renk özelliğine göre birçok farklı sonuca

varabiliyoruz. Böylece kişiselleştirilmiş ikonik bir

68 ELLE


stil oluşturabiliyorsunuz.

Bize sıcak tonlardan-soğuk tonlardan da bahseder

misiniz? Teknik olarak bu terimler bize ne demek istiyor?

Renklere bakarken ilk etapta üç önemli renk özelliğini

kesinlikle değerlendirmek gerekir. Bunlar ısı, netlik ve

derinlik özellikleridir. Herkesin bu renk özellikleri belirli

noktalarda sabittir ve hayat boyu değişmez. Yani renk şifresi

hayatta bir defa kalıcı olarak çözülür. Sıcak ve soğuk

tonları “ısı” özelliği altında toplarız. Ben bunu biraz daha

açarak sıcak, ılık, serin ve soğuk demeyi tercih ediyorum.

Çünkü bazen kişiler biraz arada da olabiliyor. Çok basitçe

anlatmam gerekirse bir renk tonuna bakarken; üç ana

renk kırmızı, mavi ve sarı bileşkesinde sarı daha baskınsa

sıcak, mavi daha baskınsa soğuk diyebiliriz. Tabii ki bütüncül

bir renk çözümünde diğer tüm renk özelliğini ve

kişinin baskın renk parametresini de hesaplamak şart.

Sadece sıcak-soğuk diyerek geçmek birçok kişinin kafasını

karıştırıyor ve maalesef büyük bir hata olabiliyor.

Sıcak ve soğuk tonları stilimize ve makyajımıza nasıl

adapte edebiliriz? İki renk grubunu da bir arada

kullanabilir miyiz?

Eğer kişinin baskın renk özelliği sıcaklık ya da soğukluksa

o zaman ya birini ya ötekini kullanır. Ama eğer kırıklık,

canlılık, açıklık ya da koyuluk baskınsa bu durumda soğukluk-sıcaklık

geçişinde tonlarda da iyi görünebilir.

Bu sezon gerek moda gerekse güzellik alanında

renklerin bonkörce kullanıldığı bir dönem. Artık kalıplarımızı

kırıp, renkleri kullanmada çok daha özgür

olabilir miyiz?

Bir süre daha renkleri bonkörce kullanırız. Toplumsal

renklenme matematiği çok net, etrafta karamsar haberler

arttıkça renklenme isteği artıyor, bunu her yeni salgın

dalgasında rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. O yüzden bir

süre renkli gezmek isteyeceğiz, karşımızda renkli giyinen

insanlarla temas etmek bize iyi gelecek. Renklerin üzerimizdeki

olumlu etkisini kullanalım, doğru renk tonlarıyla

kendimizi iyi hissetmek için bir fırsat yaratalım.

Bir davete katılırken dahi turuncu, fuşya gibi parlak

ve dikkat çeken renkler tercih edebilir miyiz?

Yakın zamana kadar fuşya ve turuncu gibi renkler insanlara

iddialı geliyordu. Genellikle “Bakınca çok güzel ama

üzerimde taşırsam çok dikkat çekerim” endişesiyle insanlar

bu canlı renklerden kaçıyorlardı. Özellikle 2020’den

beri işler tersine döndü; şimdi insanlar bu renkleri stillerine

nasıl adapte edeceğiyle ilgili formüller arıyor. Fuşya

özellikle soğuk ve canlı alt tonlularda, turuncu ailesi ise

sıcak alt tonlularda harika etkiler yaratıyor. Bu iki renk de

birer güç rengi olarak kullanılabilir. Ama fuşyayı sıcaklık

baskın kişiler, turuncuyu da soğukluk baskın kişiler kullanırken

dikkat etmeli.

Saç-ten-göz rengimiz renk seçimimizde çok etkili, değil

mi? Bazen elimiz hep aynı renklere gider, farkında

olmadan onları kullandığımızda daha iyi hissettiğimiz

için mi? Yani teknik bilgi önemli evet ama bunu içgüdüsel

olarak da yapıyor muyuz?

Kitabımda “his kuralı” başlığı altında tam da bu soruya

değinmiştim. Kişiye uygun renk tonları aslında ilk saniyelerde

çok iyi bir his verir. Fakat genellikle daha sonra

moda, trendler, rol modeller derken içgüdüsel renk algısı,

sonradan öğrenilen renk algısıyla takas ediliyor ve

renk hatalarına koşulabiliyor. İçgüdüsel renk algısını en

iyi bilip uygulayanlar her zaman küçük çocuklardır. Bir

çocuğun renk kullanım cesaretini gözlemleyin, onlar bir

yetişkin müdahale etmediği sürece her zaman kendini iyi

hissettiren ve yakışan renkleri kullanmakta çok başarılılar.

Küçük çocuklardan ilham alabiliriz.

Son olarak, yılın Pantone rengi Very Peri oldu. Bu

renk bize hangi mesajları veriyor?

Adı gibi, Very Peri; bir peri kızı gibi dokunuyor hayatımıza.

Hayalperest, umut dolu, iyi hissettiren, dinlendirip hayal,

ilham ve huzur vermeyi amaçlayan bir renk. Ben perilerden

geliyor demeyi sevsem de tabii ki adını “Periwinkle

Blue”dan alıyor. Yani canlı ve soğuk mavi altınlar içeriyor.

Bu yüzden soğukluk baskın renk özelliğine sahip kişiler

bu rengi en iyi taşıyanlar olacak. Üreticiler üretimde tam

tonu tutturmakta zorlanabilir, bu sebeple vitrinlerde birçok

mor tonu göreceğiz önümüzdeki günlerde. Herkesin

kendine uygun bir mor tonu bulacağını ve bu rengin yakın

geçmişteki ‘color of the year’lara kıyasla markalara iyi satış

yaptırtacağını da düşünüyorum.

Zeynep Tarhan Muslu, Renk Şifresi kitabında renk

tonlarının anahtarlarını çözerek en doğru imajın

nasıl yakalanacağını anlatıyor.

ELLE 69


ELLEPOPUPTREND

Cardi B

Björk

Giorgio de Chirico,

Salvador Dali,

Pavel Tchelitchew

gibi isimler 1940’lı

yıllarda Cristobal

Balenciaga’nın

ilham

kaynaklarındandı.

Demna ise abartılı

siluet ve ruh hallerini

göz önüne alarak

akıma modern bir

yorumda bulunuyor.

Kostümlü

DRAMA

SANATÇILAR HER ZAMAN

MODA DÜNYASI VE

TASARIMCILAR İÇİN BİR İLHAM

KAYNAĞIYDI. ANCAK HİÇBİR

AKIM SÜRREALİZM KADAR

ETKİLEMEMİŞTİ PODYUMLARI.

RENÉ MAGRITTE VE

SALVADOR DALÍ’NİN İŞLERİNİ

KOLEKSIYONLARINA ENTEGRE

EDEN TASARIMCILAR,

TEATRAL KOSTÜMLERLE

KENDİ GERÇEKLİKLERİNİ

YARATARAK KARAKTERLERİNİ

GÖSTERMEKTEN

ÇEKİNMEYEN ÜNLÜLER VE

ÖZGÜR STİLLERİ RADARIMIZDA.

YAZI: AYKUN TAŞDÖNER

FOTOĞRAFLAR: GETTY IMAGES TÜRKİYE,

IMAXTREE.COM

David

Bowie

ALEXANDER MCQUEEN

SONBAHAR/KIŞ 2019-20

Bella Hadid

Kim Kardashian

70 ELLE


GIVENCHY BY ALEXANDER MCQUEEN

İLKBAHAR/YAZ 1997 COUTURE

Rihanna

JOHN GALLIANO FOR

DIOR İLKBAHAR/YAZ 2004

SCHIAPARELLI SONBAHAR/

KIŞ 2021-22

Multi milyar dolarlık moda endüstrisinin belki

de en eğlenceli yanı, kıyafetlerin podyumdan

çıkıp, artık sadece tasarımcılara ait olmadıkları

o an. Özellikle kırmızı halıda o elbiseleri

taşıyanların vizyonlarıyla başka bir hale dönüşüp popüler

kültürün bir parçası olan tasarımlardan bahsediyorum.

Rap yıldızı Cardi B’nin Richard Quinn tulumuyla

dünyanın en popüler yapıtlarından biri olan Eyfel Kulesi’nin

hemen önünde kendini gizlemesi, Kim Kardashian’ın

Met Gala’da Balenciaga Couture içinde isimsiz bir

gölge gibi dolaşması, Björk’ün daima bir tiyatro oyunu

sergiliyormuşçasına taşıdığı kostümleri, ancak en çok da

Oscar’larda giyindiği midi, kuğu elbisesi, Lady GaGa’nın

bir yumurta içinde Grammy’lerin kırmızı halısında boy

göstermesi ya da etten elbisesiyle MTV Video Müzik

Ödülleri’ne katılarak herkesi şaşkına çevirmesi. Her bir

VIVIENNE WESTWOOD

ILKBAHAR/YAZ 2020

isim kıyafetler aracılığıyla kişiliklerini ya da sahne personalarını

koyuyor ortaya, hem bir piyes sergiliyorlar hem

de sürrealizmi moda gözünden yeniden yorumluyorlar.

Şair-yazar André Breton, 1924 yılında Sürrealist

Manifesto’yu yazdığında “Realizm, vasatlıktan ve yavanlıktan

ibaretti” diyerek savunmuştu akımı. Hayal gücünü

yücelten, ona âşık olan biriydi. Manifestosunda “Sadece

hayal gücü, bana neler olabileceğinin ipuçlarını veriyor

ve sırf bu bile, kendimi, hata yapmaktan korkmaksızın

hayal gücüne adamam için yeter” şeklinde yazmıştı. Yukarıda

bahsettiğim isimlerin bize verdikleri tek şey de

sıkıcılıktan uzak, draması yüksek fantastik bir kurgu.

Moda dünyasında epey ünlü bir diğer sözse Vivienne

Westwood’a ait: “Yaratıcılık bir tekniktir.” Westwood

bunu derken tasarımlarını taşıyanların kendi karakterlerini

ortaya çıkardıkları bir keşif sürecine atıfta bulunuyordu.

Belki biraz cilveli bir role bürünmelerinden, konforlu

kıyafetler yerine kişiliklerini, cesur yönlerini ortaya

çıkaran tasarımlardan bahsediyordu. Westwood her zaman

için cinsiyetler arası sınırları kaldıran, geleneksel

fikirleri altüst eden bir kostüm drama sahneliyor.

ELLE 71


ELLEPOPUPTREND

ELSA: GERÇEK BİR İKON

1930’lı yılların başında Elsa Schiaparelli Salvador

Dalí’yle işbirliği yaptığı anda moda dünyasına on yıllar

boyu konuşulacak bir malzeme vermişti. Bugün sıradan

bir marketing hamlesi

gibi gelse de o yıllar için

çığır açan bu birliktelik

sayesinde iki isim moda

dünyasına gerçeküstü

kıyafet ve aksesuarlar

armağan etmişlerdi.

Birkaç sene önce Metropolitan

Müzesi’nde

Schiaparelli & Prada:

Impossible Conversations

sergisi düzenlediğinde

de sürrealizmin

her zaman için modanın

bir parçası olduğunun,

ancak kimsenin

Elsa gibi yorumlayamadığının

altı çiziliyordu.

Sürrealizm ve bu

akımın savunucuları

gerçekliği reddediyorlardı.

(Bugün var olan

gerçekliği yok sayıp metaverse ile yeni bir dünya kurmak

da biraz bu akıma bir gönderme gibi.) Sanatçılar bilinçaltlarını

kuşlar, yengeçler, farklı vücut bölümleri gibi

sembollerle dışa vuruyorlardı. Schiaparelli’nin ikonik

tasarımlarından birinde de ayakkabılar olması gerektiği

yerde değil modellerin başının üzerindeydi. Elsa’nın

yapmak istediği şeyler kalıplaşmış fikirleri

yapısöküm yardımıyla baştan yaratmaktı. Tıpkı

yıllar sonra çok farklı bir coğrafyada Rei Kawakubo’nun

Comme des Garçons’da yapacağı gibi...

Elsa Schiaparelli’nin vizyonu zaman içinde diğer

tasarımcılara da referans oldu. Jean Paul Gaultier

ve John Galliano teatral öğelerle sürrealizm

ve modayı bir araya getirdiler. Gaultier Sonbahar/

Kış 2006-07 Hautue Couture koleksiyonuna “Les

Surréalistes” başlığını vermişti. Defilenin belki de

bugün ilk günkü gibi taze bir şekilde hatırlanan yıldız

parçalarından biri “iskelet elbise”ydi. Tasarımcı

o zamanlar “Elsa’ya saygı duruşunda bulunmak

istedim” demişti. Tom Ford; Yves Saint Laurent

için 2003 yılında iskelet elbiseyi, Dali ve Schiaparelli’nin

fikrini yeniden yorumlayarak kadın anatomisini

masaya yatırıyordu. Tıpkı Mugler’in yaptığı

gibi fetiş unsurlarla birleştirerek elbette.

SCHIAPARELLI SONBAHAR/KIŞ 2021-22

Semiha Berksoy

Rihanna

SCHIAPARELLI SONBAHAR/KIŞ 2021-22

LOEWE SONBAHAR/KIŞ 2021-22

72 ELLE


Lady GaGa

THIERRY MUGLER ILKBAHAR/YAZ 1997

Şok etmek, biraz

dehşete düşürerek

korkutmak...

Sürrealizm

akımının

tanımlarından biri

de bu. Kırmızı

halı stilinden

verdiği demeçlere

Lady GaGa

dışında kim bu

akımı daha doğru

temsil edebilir ki?

Lady GaGa

Thierry Mugler,

Venus Dress

VIVIENNE WESTWOOD

SONBAHAR/KIŞ 1993-94

Vivienne Westwood

geleneksel İngiliz

kumaşlarını parodiye

alarak yeni bir punk

akımı yaratıyor. Ona

göre bu yaratıcılık

yoluyla kişi kendisini

en iyi şekilde ifade

edebilir. Thierry Mugler

ve Martin Margiela

ise sürreal bir karanlık

dünya yaratarak fetiş

unsurları ve özgürlüğü

vurguluyor.

MAISON MARTIN MARGIELA

ILKBAHAR/YAZ 2009

MAGRITTE’E SEVGİLERLE

Maison Martin Margiela’nın İlkbahar/Yaz 2009 koleksiyonu

ise Magritte’in eserlerini anımsatıyordu. Saçlardan

yapılan ceketleri ve saçların suratları tümüyle kapadığı

sunumu hatırlayın. Margiela o zaman Magritte’ten

ilham almış olabilirdi. Ancak 10 yıl içerisinde Demna

Gvasalia’nın Balenciaga ve Vetements koleksiyonlarında,

Marine Serre ve Richard Quinn’de distopik bir şekilde

yeniden çıktılar karşımıza.

Jacquemus da henüz yolun başında sunduğu koleksiyonlarından

birinde Sonbahar/Kış 2015-16’da yüz

aksesuarları, ayakkabı ve makyajlarda Magritte’ten ilham

alıyordu. Raf Simons’un Dior çatısı altındaki ilk

kampanyasında yani İlkbahar/Yaz 2013’te geometrik

detaylarla şiirsel yaklaşımı birleştiriyordu. Magritte’in

“The Treachery of Images” başlıklı eseri de Mary Katrantzou’nun

İlkbahar/Yaz 2011 koleksiyonunda yeniden

hayat bulmuştu. Sanatçının etkisi bu sezonun koleksiyonlarında

karşımıza çıkmaya devam etti.

Lady GaGa

SÜRREAL BİR YILDIZ: LADY GAGA

2009’daki “Poker Face” müzik videosundan başlayarak

Lady GaGa hep rüya aleminde yer alan sembolleri, kareleri

gerçek hayata entegre ederek çalışmalarını ortaya

koydu. Dantellerle yüzünü kapadı, devasa köpeklerle

birlikte videolarını kaydetti, en son yer aldığı House

of Gucci’de karakterini ve yarattığı GaGa personasını

aşırılara doğru taşıdı. Kısacası neden böyle farklı olduğu

sorulduğunda “Bunun elimden alınmasını istemiyorum,

bu benim kendimi özgür hissetmek için yarattığım bir kişilik”

diyordu. Kıyafetlerle, videolarındaki referanslarla

yarattığı gerçeküstü dünyaya gerçek dışı karakterlerle

misafir ediyor bizi. Hussein Chalayan’la, Alexander

McQueen’le çalıştı sürekli, çağdaş modanın en fantastik

tasarımlarına imza atan iki hayalperest tasarımcı belki

de onlar. En son albümü Chromatica’da yer alan 911

isimli şarkı için yine sürreal imajlara bürünmüş kısa bir

film çekti. İlham kaynağı bu kez Sergei Parajanov’du. Ermeni

asıllı, Gürcü multi disiplinler yaratıcı bir dehaydı.

Tıpkı GaGa gibi. Gerçekliği, gerçek üstü sembollerle yan

yana getiriyordu. Lady GaGa tüm bunları yaparken “Ruh

sağlığına dikkat çekmeyi amaçlıyorum” diyor.

ELLE 73


ELLEPOPUPTREND

Björk

VIVIENNE WESTWOOD

İLKBAHAR/YAZ 2012

KENDİNİ İFADE ET

Jeremy Scott’ın pop kültürde

yer edinmiş öğeleri Moschino

koleksiyonlarına taşıması,

Chalayan’ın sehpa olarak kullanılabilecek

bir eşyayı eteğe

çevirebilmesi, (ki bir benzerini

de Elsa 30’larda yapmıştı)

hepsi de teatralliğin ve sürrealizmin

bir parçası. Hatta bütün

dünyaları bunun üzerine

kurulu. Tıpkı hem bir marka hem de tasarımcı

olarak Alexander McQueen’in dünyasında da

bu DNA’ları yakalayabildiğimiz gibi. McQueen’in

90’ların ikinci yarısında Givenchy için

tasarladığı couture koleksiyonlarda da, 90’lardan

2009’a kadar kendi markası için tasarladığı

kıyafetlerde de hep tiyatro, teatrallik ve kostümler

aracılığıyla kişinin kendini ifade etmesi

ön planda. Modellerine tüyler, deniz kabukları

giydirdi. Vücutlarını tamamıyla kelebeklerle

donattı. Defilede izleyicisini, mağazalarda

müşterilerini Platon’un mistik Atlantis evrenine

davet etti. Ancak bir koleksiyonu vardı ki

her birinden daha çok sürrealdi. İlkbahar/Yaz

1997’deki “La Poupée”yi sürrealist fotoğrafçı

Hans Bellmer’e adamıştı.

Thierry Mugler belki de akımı en iyi temsil

eden sembollerden birini, devasa bir böceği,

1997 yılında tasarladığı couture bir parçanın sırtına

yerleştirmişti. Çizgi romanlarda tasvir edilen gibi süper

güçlü kadınları koleksiyonlarının temeline alıyordu.

Ultra feminen ve seksi siluetleri kadınları daha da güçlü

kılmak içindi. Hatta çıplaklık konusunda eleştirildiğinde

bir defasında “Ben bunu savunmasızlık olarak değil, bir

silah gibi görüyorum” demişti.

İngiltere’deki Victoria & Albert Müzesi, 2007 yılında

“Surrealism and Design” sergisini düzenleyerek bu

sanat akımının yaratıcı endüstrilerdeki her alana etkisini

incelemişti. Konu moda olunca serginin ve küratörü

Ghislaine Wood’un üzerinde durduğu şey kadın bedeni,

özgürlüğün keşfi ve modern bir yaklaşım olarak cinsellikti.

Horst P. Horst’un 1930 ve 1940’lı yıllarda çektiği

fotoğraflar da Mugler’in 90’lardaki tasarımları da kadınların

erotik yanlarını ortaya çıkarmaktan yanaydı. Burada

erotizm sadece çıplaklık anlamında değil, özellikle

Horst’un fotoğrafları kimi zaman bundan çok uzaktaydı.

Vücut bölümlerinin kullanımı, modellerin yüzünü gizleyerek

yaratılan kompozisyonlar ve uyandırılan gizem

erotizmi sembolize ediyordu.

VIVIENNE WESTWOOD İLKBAHAR/YAZ 2022

FARKLI DİSİPLİNLERDEN popüler

kültürde kendine yer edinmiş

BAZI SÜRREALİST ESERLER

Fotoğraf; Henri Cartier-Bresson - Hyères

Sinema; Alejandro Jodorowsky - The Holy Mountain

Sinema; Luis Buñuel - Bir Endülüs Köpeği

Dizi; David Lynch - Twin Peaks

Kitap; Haruki Murakami - Kafka on the Shore

MARNI SONBAHAR/KIŞ 2021-22

DRIES VAN NOTEN SONBAHAR/KIŞ 2020-21

74 ELLE


CHRISTIAN DIOR İLKBAHAR/YAZ 2003 COUTURE

COMME DES GARÇONS SONBAHAR/KIŞ 2017-18

Dali & Schiaparelli

(Skeleton Dress),

1938

SEZON KOLEKSİYONLARININ

TEATRAL YAKLAŞIMI

Moda dünyasını bir tiyatro sahnesi, performans sanatı

gibi ele aldı Sonbahar/Kış 2021-22 koleksiyonu için Erdem.

İngiliz tasarımcı Moralioglu, bu sektörde kendine

yer açmadan önce Royal Opera House’ta çalışıyordu

zaten. İlham kaynağı olarak gün boyu bir kostümleriyle,

bir sıradan kıyafetleriyle backstage’lerde koridorlarda

koşuşturan sahne sanatçılarını gösteriyor. Belçikalı tasarımcı

Dries Van Noten de benzer bir yaklaşımla kurdu

koleksiyonunu. Kıyafetlerini tanıtmak için Antwerp’teki

De Singel tiyatro salonunu seçmişti. (Bu arada Valentino

da o sırada Milano’da bir tiyatroda düzenledi defilesini.)

Yer altında geçen, karanlık bir dünya yaratmıştı dansçılarla,

modellerle. Kıyafetler ilham kaynağını ilk kez 1998

yılında sergilenen Drumming’den alıyordu.

Jonathan Anderson’ın Loewe için tasarladığı

İlkbahar/Yaz 2022 koleksiyonu Paris’te en çok konuşulan

defile olmuştu geçtiğimiz ekim ayında. Gündelik absürd

obje ve yumurta gibi temel besin kaynaklarını alıp yüksek

modanın, yüksek ölçekli ayakkabılarının bir parçası

haline getirmişti. Biraz da sürrealizmin ilk çıktığı zamanlara

gönderme yaparcasına. Magritte’in sanatsal pratiği,

eserleri, sanat eleştirmenlerince her zaman “Bilindik

JACQUEMUS SONBAHAR7KIŞ 2015-16

Bir drama yaratmak,

podyumu bir tiyatro

sahnesi gibi kurgulamak

sürrealizm ve moda

dünyasını birbirine en

çok yaklaştıran öğeler.

30’larda Schiaparelli ve

Dali’nin yaptığı ilk ortak

çalışma nesiller boyu bu

endüstriye ilham oldu.

objelere yeni bir boyut kazandırarak, şok faktörü yaratıp

yeni anlamlar yüklememize yardımcı oluyordu” şeklinde

tanımlanıyor. Loewe’de verilmek istenilen mesaj tam

da bu. Francesco Risso ise Marni’de, Jacquemus’ün tam

ters rotasına giderek çantaları olabildiğince maksimal

boyutlara taşıyarak absürd bir tiyatro benzetmesi yaptı.

Daniel Roseberry, döneminin en dâhi ve artistik tasarımcılarından

biri, Schiaparelli’de dümeni aldığından bu

yana harikalar yaratmasını, hikaye anlatmasını, “wow”

dedirtmesini ve kendine hayran bıraktırmasını çok iyi

biliyor. Yıl boyunca kırmızı halılarda, ödül törenlerinde

Schiaparelli tercih eden ünlülerin, modellerin hepsi de

2021’in kazananı oldular bir şekilde. Akciğeri anımsatan

altın bir kolyeyle göğüslerini gizleyerek kırmızı halıya

çıkan Bella Hadid’den, Magritte vari bir maskeyle Amerikan

Müzik Ödülleri’ni sunan Cardi B’ye kadar herkes

Roseberry’nin büyülü gerçeklik akımını temsil eden

kıyafetlerini taşıdı. Roseberry de tıpkı modaevine adını

veren Elsa Schiaparelli gibi sanatın ve sürrealizmin peşinden

gidiyor daima. Magritte gibi sıradan objelere yeni

boyutlar kazandırıyor. Face Bijoux isimli çantasında dudaklar

ve gözler var. Avizeleri anımsatan küpeler, zırhları

andıran büstiyerler tasarlıyor. Bilindik gelenekleri,

matador kostümleri gibi, yeni materyaller ve ürünlerle

baştan yaratıyor.

Bill Gayten, 2013 yılında Galliano için tasarladığında

şov sonrasında ona “Neden sürrealizm” şeklinde

soru yöneltilmişti. “Çünkü istediğim gibi tasarlamak

istiyorum demişti!” Moda sanatın ya da plastik sanatların

bir parçası değil. Ancak tasarımcılar sınırları ortadan

kaldırdığında artistik dünyanın kapılarını açıyorlar bize.

Absürd bir estetiğin, teatral bir dünyanın parçası haline

geliyoruz.

JEAN PAUL GAULTIER SONBAHAR/KIŞ 2006-07 COUTURE

ELLE 75


ELLEPOPUPSTİL

TARZINI

O GÜNKÜ

ruh haline

göre seç!

İÇINDE HER RENGI BARINDIRAN SEN, O GÜN

IÇIN SEÇTIĞIN GÖRÜNÜM ILE RUH HALIN

HAKKINDA IPUCU VEREBİLİR, IÇINI DIŞARIYA

YANSITABİLİRSİN. MACERAPEREST RUHUN AKTİFSE

ZİRVELERDEKİ DAĞ MODASINDAN, SANAT

TUTKUN ÖNE ÇIKTIYSA HEYKELSİ FORMLARDAN

İLHAM ALABİLİRSİN.

İYİMSER YÖNÜN AĞIR BASIYORSA RENGARENK

KOMBİNASYONLAR YAPABİLİR; BİRAZ DAHA

GÜVENLİ HİSSETMEK İÇİN ÇOCUKSU

TASARIMLARA YÖNELEBİLİRSİN.

ÇÜNKÜ MOTTOMUZ: KENDINI IFADE ETMEKTEN

HAZIRLAYAN: GİZEM İNCE

76 ELLE


Bej kayak

eldiveni,

6450 TL,

FENDI

‘Cassidy’ kayak

gözlüğü, 5100 TL,

CHLOÉ

Kristal süslemeli uzun

kolye, 38.910 TL,

CHANEL

MIU MIU

ZIRVEDE şıklık

HAVANIN DERECESI DÜŞTÜKÇE ODAKLAR KAYAK

PISTLERINE ÇEVRILDI. MEKAN DAĞ OLSA BILE KURAL

DEĞIŞMIYOR: BU KIŞ KAYAĞA GIDERKEN STIL

SAHIBI BIR GÖRÜNÜM IÇIN IDDIALI, DIKKAT ÇEKEN

TULUMLARA ŞANS VER, KENDI STILINE UYARLA VE

KAYAK PISTININ YILDIZI OL.

Leopar desenli

kapüşonlu kayak

tulumu,

24.950 TL,

JET SET/

BEYMEN

Logolu snowboard,

fiyatı istek üzerine,

MIU MIU

Neon pembesi ve siyah

monogramlı yün atkı, 9900 TL,

BALMAIN

COACH

LOUIS VUITTON

MIU MIU

Swarovski kristal süslemeli

bot, 30.500 TL,

MOON BOOT

Kayak ceketi,

fiyatı istek

üzerine,

LOUIS VUITTON

ELLE 77


ELLEPOPUPSTİL

‘Gancini’ metalik mavi

küpe, 3750 TL,

SALVATORE

FERRAGAMO/BEYMEN

Turuncu deri

ceket,

5550 TL,

MANI MANI

GIAMBATTISTA VALLI

COPERNI

Mavi deri topuklu ayakkabı,

4869 TL,

BETTINA VERMILLON/BEYMEN

NEŞELI

Pollyanna

Mor deri eldiven,

749,95 TL,

ZARA

SON YILLARIN EN EĞLENCELI TRENDLERINDEN

BIRI OLAN RENKLI DERILERLE KIŞISEL YARATICILIĞINI

ÖNE ÇIKAR. BIR ÖMÜR BOYU ÖĞRENDIĞIN

KURALLARI UNUTARAK EN SEVDIĞIN RENKLERI

KOMBINLEMEYE CESARET ET. BILIRSIN, ZEVKLER VE

KOMBINLER TARTIŞILMAZ.

‘Le Grand

Bambino’ haki

deri omuz

çantası,

10.450 TL,

JACQUEMUS/

BEYMEN

‘Rainbow’ yüzük,

4500 TL,

HOTLIPS BY

SOLANGE

SHINYA KOZUKA

COLIN LOCASCIO

Retro mat likit ruj / Ruby’s

Crew, 169 TL,

MAC

78 ELLE

Yeşil deri pantolon, 6000 TL,

REMAIN BIRGER CHRISTENSEN

ROTATE


Mavi metal

dikdörtgen

güneş gözlüğü,

8100 TL,

BALENCIAGA

‘Maya’ teddy

buz mavisi çanta,

2350 TL,

MANC

‘Bratz’ baskılı uzun

kollu tül üst, fiyatı

istek üzerine,

GCDS

BLUMARINE

ÇOCUKSU

ruhlara

TUHAF BIR HEVESTEN ÇOK BIR

ÖZGÜRLEŞME EYLEMI OLAN

BU STIL, MODA DÜNYASINI

UZUN SÜREDIR TANIMLAYAN

SÜREKLI CINSELLEŞTIRMEYE VE

MINIMALIST GÖRÜNTÜLERE KARŞI

BIR ISYAN DIYEBILIRIZ. KONTROL

EDEMEDIĞIMIZ BELIRSIZLIKLER

OLURKEN, IYI HISSETTIREN VE

O ÇOCUKSU GÜVENLIK VE

MUTLULUK HISSINI VEREN

ŞEYLERI KUCAKLAMANIN

TAM ZAMANI.

MATTY BOVAN

Beyaz Swarovski

kristalleri ile

süslenmiş yüzük,

6090 TL,

GIVENCHY

ALABAMA MUSE

‘Fern’ çok

cepli kamuflaj

yeşili pantolon,

13.400 TL,

THE ATTICO/

BEYMEN

Sarı rugan deri topuklu

ayakkabı, fiyatı henüz

belli değil,

MSGM/BEYMEN

ELLE 79


ELLEPOPUPSTİL

ONRUSHW23FH

Asimetrik drapeli kol

Anemon desenli elbise,

fiyatı istek üzerine,

ALEXANDER MCQUEEN

‘Bella’ parfüm esansı,

1920 TL,

OSCAR DE LA RENTA

Yaldızlı pirinç broşlar,

fiyatı istek üzerine,

SCHIAPARELLI

El işlemeli ceket,

7800 TL,

PANIZSIMA

BUJ STUDIO

HEYKELSİ

siluetler

MODAYA YÖN VEREN EN BÜYÜK

UNSURLARDAN BIRI DE KUŞKUSUZ

SANAT. BU KIŞ MODERN ESERLERE

ÇAĞRIŞIM YAPAN HEYKELSI FORMLAR TIPKI

SANATTA OLDUĞU GIBI, SON YORUMU

KULLANANLARA BIRAKIYOR.

‘Waterfall’ boncuk

püsküllü çizme,

215.000 TL,

BOTTEGA VENETA

BUJ STUDIO

ANCIELA

VIVIENNE WESTWOOD

IRIS VAN HERPEN

80 ELLE


elle kızlarının

eğlenceli dünyası

FACEBOOK /ELLETurkey

ELLE kızlarının

bakış açısıyla

en güzel Fotoğraflar

BURADA TAKİPTE KALIN

INSTAGRAM/ELLETurkiye

her yerde!

ELLE'İn İlham veren dünyası İçİn

YOUTUBE kanalımıza abone olmayı unutmayın!

YOUTUBE/ELLEtürkiye

MODA, TREND, STİL,

GÜZELLİK VE GÜNCEL

OLAN HER ŞEYİ,

HER AY VE HER AN

ELLE’DE PAYLAŞIYORUZ...

Tablet dergİnİz

her ay zengİnleştİrİlmİş

İçerİğİyle

Apple Store'da ve

Google Play'de!

GÜNCEL HABERLER

TÜM DETAYLARIYLA BU ADRESTE

Dünyada ve Türkiye'de ne oluyorsa,

anında İşte tam burada.

TWITTER/ELLETurkey

ELLE 81


ELLEPOPUPYAŞAM

Renklerin gücü ve

ENERJISI ADINA

“TABIATTA BULUNAN RENKLER GIBI BIRBIRIMIZDEN FARKLI ÖZELLIKLERE SAHIBIZ VE

HEPIMIZ ÇOK ÖZELIZ.” BUNU SÖYLEYEN BIR RENKOLOG. DIKKAT, BU KONUDA

RENK KELIMESI BOLCA GEÇECEK, SIK SIK TEKRAR EDILECEK! “RENGINE YOLCULUK”

ADLI ILK KITABINI ÇIKARAN AYŞE AYŞEN BULUT’A MERAK ETTIKLERIMIZI SORDUK.

FOTOĞRAFLAR: BARBAROS CANGÜRGEL

Yurtdışında, özellikle Amerika’da renkler üzerine

birçok eğitim alarak bu yola girmiş Ayşe Ayşen

Bulut. Türkiye’de de Metin Hara gibi isimlerden

eğitim almış. Peki nedir bu renk meselesi? Meğer

herkesin doğduğu andan itibaren kendi rengi varmış.

Bir de hayatımızı etkileyen genel renkler. “Bir iş görüşmesine

gittiğimizde giydiğimiz kıyafetin rengi işe alım

sürecinde büyük önem taşıyor. Bazı renkler hafızalarda

daha çok yer alıp kişinin hatırlanmasını sağlıyor. Evde

dekorasyon renginden işyeri renklerine kadar hayatımızda

büyük bir yeri var renklerin. Kişisel renklerimizde

kendimizi tanımamızda büyük bir anlam ifade ediyor.

Kişisel renklerimiz meslek seçiminde bile doğru mesleği

seçmede yatkınlıklarımızı belirliyor” diyor Ayşe Ayşen

Bulut. İlginizi çektiyse, önce bu sayfalardaki röportajı,

ardından Rengine Yolculuk kitabını okuyabilirsiniz.

Renklere ilginiz nasıl başladı?

Renklerin çok fazla bilinmeyen gücü sayesinde kişilere

ait olan yaşam yolu renklerini tanıştırıp kendilerine ayna

tutuyorum. Şu anda ise Renkolog olarak renkoloji ile ilgili

alanda yol alıp insanların bambaşka bir pencereden

bakmalarını sağlıyorum. Son olarak “Rengine Yolculuk”

adında bir kitap çıkardım. Renklerle ilgili birçok bilinmezi,

formülleri, olumlamaları ve onaylamaları bu kitapta

sundum.

Yaşamıma renk katan tüm eğitimlerimin beni bu

günlere hazırladığına inanıyorum. Çıktığım renk yolculuğunda

beni daima kendisine çeken renklerin frekansından

bahsetmek, var olduğunu bilmek kendileriyle bir

akışta kalmak mucizeler yarattığını görmek inanılmaz.

Renkler duyusal bir olaydır ve bizleri uyarır. Benim

Ayşe

Ayşen

Bulut

AYŞE AYŞEN BULUT kimdir?

7 Temmuz 1962’de İstanbul’da doğdu. “Aslen Rumeli ve

Arnavutluk kökenli bir ailenin üçüncü çocuğuyum” diyor.

İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi mezunu. Evli ve iki

çocuk annesi. 2002’de spiritüel alana ilgi duyup NLP, reiki,

yaşam koçluğu, rüyalar, numeroloji, renklerin psikolojisi

gibi birçok eğitim aldı. 2017’den beri atölye çalışmaları,

seminerler, kişilik analizi, kurumsal alanda eğitimler,

bireysel harita yorumları ve renk eğitimlerine devam ediyor.

82 ELLE


ELLE 83


ELLEPOPUPYAŞAM

KIRMIZI RENK ve

verdiği mesaj

Peki renklerin verdiği

mesajlar neler? Evet, tüm

renkler güzel ve hayatımızda

ama yine de... Renkolog

Ayşe Ayşen Bulut birkaç

ipucu verdi: “Örneğin

kırmızı renkle etrafınıza

güçlüyüm imajını rahatlıkla

yayabilirsiniz. Mavi renkle

iletişimde kalma frekansını

yayabilirsiniz. Sağlıkla

ilişkilendirilen turuncu

rengiyle karşınızdaki kişiye

ben senden üstünüm imajını

yaratırsınız” diyor. Sabahları

kıyafetlerimizi seçerken

acaba bilinçaltında bu

mesajlar da mı var?

BRANDON MAXWELL

84 ELLE


de ruhumu ve içimdeki susmayan çocuğu sürekli uyarıyorlardı.

Biliyordum. Peki neler yapıyor, neler anlatıyor,

sistemi nasıl işliyor, niçin en yakın arkadaşımla yol almıyorum

diyerek renkli dünyayı keşfe

çıkıp çalışmalarıma ve araştırmalarıma

başladım. Renkler sessiz bir dille

umutsuzca bizlere ulaşıyorlar. Birlikte

yol alarak umutlarını, farkındalıklarını

göstermek için renklerin dili olmaya

karar verdim.

Kişilerin renkleriyle neler yapabileceğini

keşfedip, bedeninde fizyolojik,

psikolojik etkilerini öğrendiklerinde

edindikleri mutluluk bana yetiyor. Bu

eylemeler renklerle aramızdaki ilişkiyi

daha da perçinliyor.

Kadın erkek rengi diye bir şey var

mı?

Geçen yüzyılın başında kadının mavi

erkeğin ise pembe renge ait olduğu

düşüncesi ortaya çıkartılmış. Bunun

sebebi pembe güçlü ve doğada nadir

rastlanan özel bir renk olduğu için erkeklere,

kapsayıcı, nazik ve narin bir

renk olarak nitelendirildiğinden mavi

renginin kızlara daha yakıştığı görüşünü

savunmuşlar. Yine geçen yüzyılda

Amerika’da cinsiyeti belirlemek için

moda sektörü kızlara pembe erkeklere

mavi rengini kullanma akımını başlatmış.

Günümüze kadar bu akım ebedileştirilmiştir. Renkler

enerjisiyle kişilerin dişil/eril tarafını güçlendirir ve

dışa vurum frekansını rahatlıkla yaymak için farklı tonlarda,

farklı tarzlarda kullanılmaya devam etmektedir.

Kişinin kendi rengi nasıl belli olur?

Tabiatta bulunan renkler gibi birbirimizden farklı özelliklere

sahibiz ve hepimiz çok özeliz. Jung’un evrensel

teorisinde olduğu gibi kişi tüm renkleri barındırır ve görünmeyen

görüntülerini şablonlar halinde yaşam yolu

rengi olarak bulundurur. Kişi mevcut olan rengine ve ait

olduğu tüm renklere ulaştığında öz hikayesinin ve gerçek

potansiyelinin farkına varıp renkleri sayesinde kullanmaya

başlar.

Renkler hayatımızı nasıl etkiler?

Davranışlarınızı, verilen kararları, düşüncelerinizi, sağlığınızı

kısacası hayatınızın tümünü ilgilendiren konuları

renkler etkilemektedir. Yaşam yolu renginizle bu özellikleri

dengede tutabilirsiniz. Renklerin gücünü kullanmaya

başladığınızda yalnız olmadığınızı hissedeceksiniz.

Gerçek bir dost gibi etkilerini size belli edecektir. Her

rengin kendisine ait bir enerjisi bulunmaktadır. Bu enerjik

arkadaşlarımız hayatımızın üç şekilde etkilerini gösterir.

Kullandığınız giysilerinizde, seçtiğiniz ve yediğiniz

DOĞUM

TARİHİNİZ

YAŞAM

YOLUNUZU

GÖSTEREN

KADİM BİR

SANATTIR

Kişi, mucizevi olan müthiş bir

gerçeklikle dünyaya geldiği

anda ait olduğu doğum

tarihiyle yaşam yolu rengine

ulaşmakta. Yaşamınızın

bütününü ilgilendiren renginiz

doğum tarihinizdeki rakamların

yarattığı sihirde gizli. Doğum

tarihinizde oluşan yaşam yolu

renginizle haritanızı var edip

define adanıza ulaşmanız

mümkün.

yiyeceklerin tüketiminde, mekanlarda kullanarak. Örneğin

kırmızı renkle etrafınıza güçlüyüm imajını rahatlıkla

yayabilirsiniz. Evinizin girişinde, işyerinizde açık yeşil

badana rengine yer verdiğinizde gelen

kişilere burada güvende olduğu hissini

yaratıp mavi rengiyle iletişimde kalma

frekansını yayabilirsiniz. Sağlıkla ilişkilendirilen

turuncu rengiyle karşınızdaki

kişiye ben senden üstünüm imajını

yaratırsınız.

“AİT OLDUĞUNUZ

YAŞAM YOLU

RENGİNİZ, HAYATINIZIN

İZLENMEYE DEĞER

BİR YOL OLDUĞUNU

HİSSETTİRECEK.

GÜZELLİKLER RENGİNİZDE

GİZLİ.”

ELLE 85


ELLEPOPUPDEKO

YAŞAM ALANLARININ

KARTELASI ‘mutluluk’ odaklı

HOME SENSE

ARAŞTIRMALAR GÖSTERIYOR KI, DEKORASYONLA

ILGILI KARARLARIN ODAK NOKTASINDA ÖNCELIKLI

OLARAK RENKLER DURUYOR. ÇÜNKÜ BIR ODAYA

GIRDIĞIMIZDE BIZI ÇEMBERINE ALAN ILK DUYGUYA,

SEÇILEN RENK KOMBINASYONLARI ÇOK ETKI EDIYOR.

RENKLER PSİKOLOJİMİZE VE RUH HALİMİZE SONSUZ

KATKI SAĞLARKEN, BU GÜCÜ MUTLULUĞUMUZU

ARTIRMAK IÇIN NEDEN KULLANMAYALIM? SONSUZ

RENK KARTELASININ FARKLI HISLER VE STILLER YARATAN

BULUŞMALARINI MERCEK ALTINA ALDIK.

HAZIRLAYAN: SELİN CEBECİOĞLU

86 ELLE


Nanda Vigo

tasarımı Storet

komodin, MOZAIK

Trullo aksesuar,

CUMBA SELECTION

Sarkıt aydınlatma,

MODA BAGNO

Cosmos sehpa,

6800 TL, STUDIO

MONSOLEIL

Smeg marka

kahve

makinesi,

BOĞAZİÇİ

İTHALAT

Vitra marka Panton

sandalye, MOZAIK

Slide TV ünitesi,

5799 TL,

URBANOLOJI

Dingin pastellerin

adresi: yatak odası

“Tüm günün yorgunluğunu attığımız;

ruhumuzu, zihnimizi ve bedenimizi

tazeleyip yenilediğimiz; enerjimizi

topladığımız yatak odaları bizim için

evimizdeki en özel mekan. Verimli

bir uyku ve dingin bir beden için

yatak odalarımızda kullandığımız

renkler büyük önem taşıyor.

Dinlendirici, huzurlu ve tazeleyen bir

yatak odası için pastel ya da nötr

renkleri kullanmayı düşünüyorsanız

kesinlikle bir evi dekore etmenin püf

noktalarını çözmüşsünüz demektir.

Ferahlatıcı etkisiyle pastel mavi ve

yeşil tonları yatak odaları için en

doğru tercihlerden. Taze ve dingin

mavi-yeşillerin pastel ve açık tonlarını

özellikle uyku problemi yaşayanlara

öneriyoruz. Doğa bizi dinlendirir.

Toprak tonlarını bol günışığı alan

yatak odanıza taşıyarak doğal ve

huzurlu bir ortam yaratabilirsiniz.

Yatak odaları için önerilerimiz daha

çok pastel ve sakin renkler; çünkü

kırmızı, sarı ve turuncu gibi canlı ve

sıcak renkler yaydığı enerjiyle sizi

dinlendirmekten çok yoracaktır. Yine

de renkli bir odada ısrarcıysanız bu

renkleri aksesuarlarda kullanmanızı

tavsiye ederiz.” jotun.com.tr

Kartell marka

komodin, SİHİR

MOBİLYA

Missoni marka

puf, MVOICE

Halı, 3399 TL,

ZARA HOME

Zero

aydınlatma,

525 Euro,

UNIQKA

Arne Jacobsen & Flemming Lassen tasarımı

Mayor kanepe, AND TRADITION

ELLE 87


ELLEPOPUPDEKO

Les Benjamin’in DUBAI MALL OF

EMIRATES’TE AÇTIĞI YENI MAĞAZASININ

ODAK NOKTASI; Max Lamb tasarımı neon

yeşil masa ve sandalyeler

88 ELLE


ClassiCon marka

Bell sehpa, MOZAİK

Soho koltuk,

4125 TL,

LIVING STORE

The Visitor aksesuar,

BANN ART&DESIGN

Rocket sehpa,

ROCHE BOBOIS

Renk ve his ilişkisi

“Bir mekânın ruhu genel olarak

aldığı ışığa ve içerdiği renklere

bağlıdır ve bunların her ikisi

de yaratıcılığı ortaya çıkaran

araçlardır. İnsanların yaşadıkları

mekânla aralarında bir suç ortaklığı

yaratmalarından zevk alıyorum.

Benim yaşadığım mekânlar, kusursuz

olmaktan uzak, kendi içinde uyumlu

yalın bir karmaşayı barındıran

mekânlardır. Bu gibi alanlar zıtlıklar

içinde bir uyum barındırır. Farklı

elemanlar bir araya gelerek dengeli

bütün yaratırlar. Bu uyumu yaratırken

renklere de büyük iş düşer. Yarattığım

mekânlarda solgun, puslu ve

desatüre olmuş yani doygunluğunu

yitirmiş renklerle fosforlu ve parlak

renkleri bir arada kombine etmeyi

seviyorum. Mekânda kullanılan

renklerle yarattığı ruh halleri

arasında doğrudan bir orantı vardır.”

Tasarımcı Paola Navone

Glas Italia marka

Shimmer masa,

SEM COLLECTION

Karim

Rashid

Rolf Benz marka Ego kanepe, STATU MOBILYA

Naughtone

marka Polly bar

taburesi, BMS

New York’ta, kendi ofisini

kurduğu 1993 yılından bu yana

neredeyse çalışmadığı marka

kalmayan tasarımcı Karim Rashid

renk konusunda cesur isimlerden.

Pembe, neon yeşil, bebek mavisi,

fuşya gibi sık görmeye alışık

olmadığımız renkleri tasarımcının

hem üzerinde hem de ürünlerinde

görmek mümkün.

Glas Italia marka Quantum kitaplık, SEM COLLECTION

Karim

Rashid

tasarımı

Mandala

aplik, TEPTA

ELLE 89


ELLEPOPUPDEKO

Bir alanı ısıtmak için

YALNIZCA ATEŞE

IHTIYAÇ DUYMAYIZ,

renk seçimleri de çok

önemlidir. Hardal,

terakota, kırmızı, turuncu

gibi ATEŞTEN ILHAM

ALAN SICAK TONLAR

AMAÇLADIĞINIZ

GÖRSEL ISIYI

VERECEKTIR.

CASSINA

90 ELLE


Faraz kilim,

KOLEKSİYON

Cassina marka

Soriana koltuk,

MOZAİK

Lasvit marka

Arik Levy

tasarımı

Crystal

Rock sarkıt

aydınlatma,

TEPTA

Irıs Apfel

Andrew Kudless

tasarımı raf ünitesi,

LOUIS VUITTON

Yastık, H&M HOME

Cassini

aydınlatma,

MERVE

KAHRAMAN

Bu yıl 100. yaşını kutlayan iç

mimar, tasarımcı ve moda ikonu

Iris Apfel, moda arenasının

maksimalist temsilcilerinden.

Eski ve yeniyi harmanlama

ustalığı kadar sınırları zorlayan

aksesuar kullanımları, gözlük

seçimleri ve beklenmedik renk

kombinasyonlarıyla hafızada

olağanüstü noktaya taht kuran bir

ilah.

Bonita yastık,

119,99 TL, MUDO

CONCEPT

Driade marka Roly Poly

koltuk, SEM COLLECTION

Motivasyonun

reçetesi: enerji

İhtiyaçlarınızı karşılayan mobilya

ve ışık seçimleriyle oluşturduğunuz

çalışma alanınız için listenizde yer

alması gereken diğer önemli unsur,

renk seçimi olacaktır. Eğer rengarenk

bohem bir stilin tutkunu değilseniz

çalışma alanınızın duvarlarında

ışığı homojen şekilde dağıtacak soft

renklere yönelmenizde fayda var.

Enerjinizi yüksek tutacak renkleri

ise görüş alanınıza yerleştireceğiniz

aksesuarlarla dengeleyebilirsiniz.

Herman Miller marka George

Nelson tasarımı Marshmallow

sofa, MOZAIK

ELLE 91


ELLEPOPUPDEKO

“Renk terapisinin

çiçeklerden

BAŞLADIĞINA

INANIYORUM.

HAFTALIK OLARAK

YENILEDIĞIM çeşit çeşit

çiçek buketleri evimden

hiç eksik olmaz.”

ROSITA MISSONI

MAISON DU MONDE

92 ELLE


Smeg marka

ekmek

kızartma

makinesi,

BOĞAZİÇİ

İTHALAT

Kilim, KOLEKSİYON

Cesaret önemli

Color Messages and Meanings

kitabının yazarı ve Pantone Color

Institute’ün başkanı Leatrice Eiseman

‘renk seçiminde neden cesur

olmalıyız?’ sorusunu şöyle özetliyor:

“Renk seçimi yaparken harcanan

uzun süre, tarzı mahvetmek değildir.

Renk, zengin ve güçlüdür. Örneğin,

kiremit rengi ya da parlak kırmızı

bir klasik olabilir. Halılardan, parlak

kumaşlardan veya güçlü renkleri

kullanarak diğer malzemelerden

ilham alınıp sonsuz tasarımlar

yaratılabilir.”

Yastık, L’AUTHENTIQUE

Meub Mekong Haut

büfe, MODA BAGNO

Frida

Kahlo

Wittmann

marka Lilian

koltuk,

MOZAİK

Azur sarkıt

aydınlatma,

899 TL, MUDO

CONCEPT

Meksikalı ressam Frida Kahlo, sanata

dair başarısı kadar; Diego’ya olan

aşkı ve asi karakteriyle bilinen bir

kadın. Frida, sadece yaptığı resimler

ve felsefi görüşüyle değil, sıra dışı

güzelliği ve dikkat çeken renkli stiliyle

de hafızalara kazınan bir isim.

Hollandalı marka Kitsch Kitchen’ın

ürünlerinin ana karakteri, Fransız

Jean-Paul Gaultier’in 1998 yılındaki

defilesinin ilham kaynağı olan

Frida’nın çocukluğunu ve evlendikten

sonra hayatının bir kısmını geçirdiği,

günümüzde müze olarak ziyaretçi

kabul eden Mavi Ev’de yarattığı eşsiz

renk kartelasını ve beklenmedik desen

kombinasyonlarını görmek mümkün.

Bardaklar,

DIOR

MAISON

Etro marka sofa, MVOICE

Bacak sehpa,

HALIT BERKER

ELLE 93


ELLEPOPUPSANAT

“BENİMKİ, ruhumun

ÖZGÜRLÜĞE

yol aldığı bir serüven”

SAF RUHSALLIĞI TEMSIL EDEN SOYUT EKSPRESYONIST RESIMLERIYLE TANIDIĞIMIZ

RESSAM ÇAĞLA SAYDAĞ KARTER, BOMONTIADA’DA GERÇEKLEŞTIRDIĞI “RUHUN

DERINLIKLERINE YOLCULUK” BAŞLIKLI SON KIŞISEL SERGISINDE

57 ESERINE YER VERDI.

RÖPORTAJ NILÜFER ARTUNÇ

Resimlerinin

ilhamını

duygularından

alan Çağla

Saydağ Karter,

hissettiklerini

renkler ve soyut

formlar aracılığıyla

dışa vuruyor.

Sanat hayatına nasıl başladınız? Kurumsal hayattan

geçişi nasıl sağladınız?

Hayatımın çocukluktan başlayıp bugüne kadar gelen her

döneminde resim, duygularımı dışavurduğum önemli bir

tutkum oldu. Resme olan ilgim ortaokul yıllarında öğretmenlerimin

de yönlendirmesiyle başladı. Bu hobim,

üniversite yıllarında da devam etti. Boğaziçi Üniversitesi

Ekonomi Bölümünde okurken aynı zamanda resim dersleri

aldım. ABD’de yaşarken de müze ve galerileri gezdim,

hobi olarak çizimler yaptım. Doğada, organik tarım girişimimizi

yönetirken çiftliğimizde vakit geçirdiğim zamanlarda

şekiller, çizgiler, dokular ve renklerle daha derin ve

duygusal bir bağ kurduğumu fark ettim. Doğada olmak,

renkleri ve şekilleri organik formlarında izlemek, gözlerimi

yeni görme biçimlerine açtı diyebilirim. Ardından,

Moskova’da ve daha sonra Dubai’de değerli ressamların

stüdyolarında resim çalışmalarıma devam ettim. Aynı zamanda

Dubai’de Lotus Sanat Akademisinde eğitim aldım

ve soyut ekspresyonizm üzerine kitap çalışmamı tamamlayarak

Soyut Sanatçı diplomamı aldım. Yine Dubai’de

dijital sanat üretimi konusunda da eğitim gördüm.

Kurumsal hayat sizce yaratıcılığı öldürüyor mu? Bu

konuda neler düşünüyorsunuz?

Bence insan hayatın her alanında yaratıcı fikirler

94 ELLE


Eserlerindeki kolaj parçaları, hayatın

içinden gelen doku materyalleri,

katmanlı ve coşkulu renkler, Çağla

Saydağ Karter’in özünde barındırdığı

ışığı keşfetme yolculuğunu ve dönüşümü

simgeliyor. Karter, katılacağı fuarlara ve

yeni kişisel sergisine hazırlanırken şiirlerini

ve resimlerini bir arada sunacağı kitabı

için de çalışmalar yapıyor.

üretebilir. Kurumsal hayatta, yaratıcılığı ve açık fikirli

olmayı önemseyen kurumlarda çalışıyor olmak kişinin

yaratıcılığını besleyen bir şeydir; aksi durumda ise

yaratıcı ve yenilikçi bakış açısının zamanla köreleceğini

veya başka bir şeye dönüşeceğini düşünüyorum.

Bize sergiden bahseder misiniz? Eserleriniz neyi

anlatıyor? İlham kaynaklarınız neler?

“Ruhun Derinliklerine Yolculuk” benim Türkiye’de gerçekleştirdiğim

ilk kişisel sergim. Resim yapmaya başladığım

ilk yıllardan itibaren ruhumu özgürce tüm çıplaklığıyla

ifade edebilmek en büyük arayışım oldu. Uzun

yıllar yurtdışında Amerika, Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde

yaşadım, farklı coğrafyalarda farklı kültürlerin

verdiği ilhamla resimler yaptım. Bu devinimler de benim

içsel yolculuğumu da derinleştirdi. Bir yüz, bir yer, etkileyici

bir manzara, özel bir natürmort, soyut ya da somut

ruhuma dokunan her şey resimlerimin ve şiirlerimin ilhamı

olabiliyor. Dünyevi güzelliği soyutlama yoluyla özgürleştiriyorum.

Ruhun derinliklerine yolculuk; bedenin

mevsimlere, dünyaya ait olduğu ve ruhun özgürce ışığa

doğru yol aldığı bir serüven. Umarım bana eşlik ederken

bu yolculuk sizler için de ilham verici, özgürleştirici bir

keşif ve dışavurum yolu olur.

caglasaydagkarter.com

Çağla Saydağ

Karter, adı son

dönemlerde kültür

- sanat camiasında

sıklıkla duyulan bir

ekonomist.

ELLE 95


PRINT / ONLINE / TABLET / MOBILE

elle.com.tr • instagram @ElleTurkiye • facebook @ElleTurkey • twitter @ElleTurkey

YAYINCI

DOĞAN BURDA DERGİ YAYINCILIK VE PAZARLAMA A.Ş.

CEM M. BAŞAR

İcra Kurulu Başkanı

M.MELDA NARMANLI ÇİMEN

Yayın Direktörü (Sorumlu)

ASLI ASİL SUZAN YURDACAN BÜLENT BILGIN

Moda Direktörü Yazı İşleri Müdürü Görsel Yönetmen

GÜLGÜN ÖZEK SELİN MİLOŞYAN AYKUN TAŞDÖNER

Fotoğraf Editörü Konular Editörü Konular Editörü

Sayfa Tasarım

EVGİN YAKUPOĞLU

Etkinlik ve Proje Direktörü ALİ ERMAN İLERİ

Marka Müdürü MÜGE BOLAT

Kurumsal İletişim Müdürü FUNDA DEMİRCİ AYAN

Ankara Temsilcisi ERDAL İPEKEŞEN Tel: 0 312 577 31 56

ELLE DİJİTAL

DENİZ ÜNALDI YILDIRIM Yayın Yönetmeni

DUYGU HAKSUN, BUSE SARAY Web Editörü

GÖKHUN SUNGURTEKİN Dijital Yayınlar Direktörü

YÖNETİM

Üretim Planlama Direktörü (Tüzel Kişi Temsilcisi) YAKUP KURTULMUŞ

Satış ve Dağıtım Direktörü EGEMEN ERKOROL

Finans Direktörü DİDEM KURUCU

Dijital İçerik Direktörü EREN DEMİR

REKLAM

Grup Başkanı NISA ASLI ERTEN ÇOKÇA

Reklam Grup Başkan Yardımcısı IŞIL BAYSAL TURAN, SEDA ERDOĞAN DAL

Satış Koordinatörü HÜLYA HANKENDİ

Satış Müdürleri ŞERİFE DÖKMETAŞ

Teknik Müdür AYFER KAYGUN BUKA

Tel: 0212 336 53 61 - 62

Reklam Hedef Sayfalar Tel: 0212 336 53 70 Faks: 0212 336 53 91

Reklam Rezervasyon Tel: 0212 336 53 00-57-59 Faks: 0212 336 53 92-93

Hedef Sayfalar Reklam Koordinatörü AYSEL ŞENER

Ankara Reklam Satış Koordinatörü SEZINUR BALIKÇIOĞLU Tel: 0 312 577 31 56

Ankara Reklam Satış Müdürü BELIZ BALIBEY Tel: 0 312 577 31 56

Bölgeler Reklam Satış Müdürü HÜLYA ERDOĞAN Tel: 0212 336 53 72 Faks: 0212 336 53 91

YÖNETİM YERİ

Kuştepe Mah.Mecidiyeköy Yolu Caddesi No:12, Trump Towers, Kule:2, Kat: 21-22 34387, Şişli, İstanbul Tel: (0212) 410 32 00 Faks: (0212) 410 35 81

Baskı: Bilnet Matbaacılık ve Yayıncılık A.Ş. Dudullu Organize San. Bölgesi 1.Cad. No:16 Ümraniye-İSTANBUL

Tel: 0 216 444 44 03 Faks: 0 216 365 99 07-08 www.bilnet.net.tr, Sertifika No: 42716

Dağıtım: Turkuvaz Dağıtım Pazarlama A.Ş. Yayın türü: Ulusal süreli üyesidir.

DB Okur Hizmetleri Hattı Tel: (0212) 478 0 300 okurhizmetleri@doganburda.com

DB Abone Hizmetleri Hattı Tel: (0212) 478 0 300 Fax: 0212 410 35 12 -13 abone@doganburda.com www.doganburda.com Hergün saat 09.00-22.00 arasında hizmet verilmektedir.

© 1998 ELLE, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından Hachette Filipacchi Presse’in (Fransa) lisansıyla ve Lagardere Active Group’a bağlı olarak, T.C. yasalarına uygun şekilde

yayımlanmaktadır. ELLE’de yayımlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

ELLE is used under license from the trademark owner, Hachette Filipacchi Presse, a subsidiary of Lagardère SCA

CEO – Constance BENQUÉ CEO ELLE International Licenses - François CORUZZI SVP/International Director of ELLE - Valéria BESSOLO LLOPIZ

Fashion Editor, Charlotte DEFFE Beauty & Celebrity Editor, Virginie DOLATA

Syndication Director, Marion MAGIS Syndication Coordinator, Sophie DUARTE

Copyrights Manager, Séverine LAPORTE Database Manager, Pascal IACONO

Digital & Graphic Design Director, Marine LE BRIS

Marketing Director, Morgane ROHÉE

www.elleinternational.com

International Ad Sales House: LAGARDERE GLOBAL ADVERTISING

SVP/International Advertising – Julian DANIEL jdaniel@lagarderenews.com


STUDIO FIX

TÜM CİLT TONLARI İÇİN

FONDÖTEN SERİSİ

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!