18.04.2022 Views

NYXmag SAYI 008

NYXmag'in yeni 8. sayısıyla sizleri ve Baharı sevgiyle selamlıyoruz. Nihayet uzun bir kış mevsimini geride bırakıp, baharın güzel enerjisiyle kucaklaştık. Bu sezon renklere doyacağız. Pembeler, turuncular, yeşiller günlük giysilerden davetlere kadar günün her anında karşımıza çıkacak. RENK BAHARI sayımızla her sayfamızda tüm yeni trendlerin tadını çıkarmaya hazır olun. Bahar sadece bedenimizde değil yaşam alanlarımızda da tazelenme mevsimi. Birbirinden güzel yazı ve dosyalarla donattığımız yeni sayımızı bu duygularla okuyacağınızı düşünüyoruz. NYXmag sizin olduğunuz her yerde. Çantanızda, cebinizde, masanın üzerinde, yatağınızın baş ucunda. Dijital olarak yayınlanan NYXmag internet olan her yerde sizinle. nyxmag.com web sitemiz üzerinden yeni sayının resmine tıklayarak dergimizi okuyabilirsiniz. Ayrıca Turkcell Dergilik uygulamasından da ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Baharın tazelenme enerjisiyle hepinize heyecan ve umut dolu güzel günler diliyoruz. Renk Baharı coşkusuyla hepinizi yeni sayımızla baş başa bırakıyoruz.

NYXmag'in yeni 8. sayısıyla sizleri ve Baharı sevgiyle selamlıyoruz.

Nihayet uzun bir kış mevsimini geride bırakıp, baharın güzel enerjisiyle kucaklaştık. Bu sezon renklere doyacağız. Pembeler, turuncular, yeşiller günlük giysilerden davetlere kadar günün her anında karşımıza çıkacak. RENK BAHARI sayımızla her sayfamızda tüm yeni trendlerin tadını çıkarmaya hazır olun.

Bahar sadece bedenimizde değil yaşam alanlarımızda da tazelenme mevsimi. Birbirinden güzel yazı ve dosyalarla donattığımız yeni sayımızı bu duygularla okuyacağınızı düşünüyoruz.

NYXmag sizin olduğunuz her yerde. Çantanızda, cebinizde, masanın üzerinde, yatağınızın baş ucunda.

Dijital olarak yayınlanan NYXmag internet olan her yerde sizinle. nyxmag.com web sitemiz üzerinden yeni sayının resmine tıklayarak dergimizi okuyabilirsiniz. Ayrıca Turkcell Dergilik uygulamasından da ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

Baharın tazelenme enerjisiyle hepinize heyecan ve umut dolu güzel günler diliyoruz.
Renk Baharı coşkusuyla hepinizi yeni sayımızla baş başa bırakıyoruz.

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

MART - NİSAN - MAYIS - HAZİRAN

2022 / SAYI 8

WEDDING

DOSYASI

SAÇ VE

CILT BAKIMI

MAKYAJ

ÖNERILERI

Kahve, çay,

tatlı ve lüksün

zarafetle

buluşması…

KAMYON ARKASI

YAZISI OLSAYDINIZ

HANGİSİ

OLURDUNUZ?

Dinmeyen

Göç Dalgası

ve Türkiye

BIZE EĞITIM

YETMEZ,

ÇALIŞMAK DA

LAZIM

Renk

baharı İLHAM

PROVANS’TA

KAHVALTI

METAVERSE

YOLDAKI ILK

FARKINDALIK;

ÖZŞEFKAT

EVCIL

HAYVANINIZ

IÇIN DOĞRU

MAMAYI NASIL

SEÇERSINIZ?

EVLERDE

BAHÇELERDE

BAHAR

VEREN

KADINLAR 6


NYX

2


NYX

3


BU SAYIDA

12

Güzellik, Saç ve Cilt Bakım Önerileri

Sezonun makyaj trendleri, cilt ve saç bakımı önerileri

50

Ayna / Nalan Yurttaş

Baharı hissedin

26

Röportaj / Make-up Artist Tuba Cengiz

Bu sezon da no makeup makeup trendi devam edecek

54

Yağlı saç bakımı için 5 altın kural

Berkant Dural / Global Hair Medikal Direktörü

30

42

Röportaj / Melda Ertürk Gencer

Zamanın ve Yer Çekiminin Etkilerine

Karşı Koymak Mümkün mü?

Röportaj / Hüseyin Özcan, Hairstylist

Sezonun Saç Trendleri

56

60

5 adımda iştah kontrol altında

Diyetisyen Ezgi Şen

Moda Dünyasından Haberler

46

48

Burun Estetiği Sonrası Dikkat Edilmesi

Gereken 7 Kural

Doç. Dr. Alper Ural / Memorial Ankara Hastanesi

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü

Tükürüğün Sağlığa 4 Faydası

Diş Hekimi Pertev Kökdemir

86

134

Bahar Koleksiyonları

Sezon trendlerinden oluşan seçkin koleksiyonlar

Su=Süt

Gurme Diyetisten Yeliz Kutlu

49

Dekolteniz yaşınızı ele vermesin

Dr. Yasemin Savaş / Kaliteli Yaşam Kliniği Medikal Estetik

138

İlham Veren Kadınlar 6

Gamze Akkuş ve Prof. Dr. Canan Koca'nın

ilham veren başarı hikayeleri

NYX

4


M A R T - N İ S A N - M A Y I S - H A Z İ R A N 2 0 2 2

En son haberler www.nyxmag.com'da

Röportaj / Seyhan Selçuk

Bad Bear markası kurucusu Seyhan Seçuk ile

152

markasının oluşum hikayesini konuştuk.

228

Vizesiz Dünya / O. Suat Özçelebi

Dinmeyen göç dalgası ve Türkiye

156

172

178

203

210

222

Şık Mekanlar, Nefis Tatlar

Keyif duyacağınız mekanlar

Song'un Seçkileri / Songül Öztürk

Kahve, çay, tatlı ve lüksün zarafetle buluşması

Wedding Dosyası

A'dan Z'ye evlilik hazırlıkları

Işıltılı Mücevherler

Sezonun Ayakkabı Çanta Koleksiyonları

232

236

242

264

252

Sanatın Gözü / Fulden Karayel

Kamyon arkası yazısı olsaydınız hangisi olurdunuz? 256

Sehayat

Gezi yazıları

Destination Anywhere / Ayça Akad

Provans'ta Kahvaltı

Post Büyücüsü / Burçin Yaşar Üner

Metaverse

Sosyal Medya ve Uygulama Haberleri

Denge / Asu Çetin

Yoldaki ilk farkındalık; Özşefkat

Happily Ever Abroad / Aslı Eren Eryıldır

Bize eğitim yetmez, çalışmak da lazım

NYX

5


M A R T - N İ S A N - M A Y I S - H A Z İ R A N 2 0 2 2

260

266

268

270

284

Patili Köşe / Sevil Balaban

Evcil hayvanınız için doğru mamayı nasıl seçersiniz?

Konuşan Kediler

Omçi

Kalemler ve Silgiler / Naşide Sağlam

Sefer

Moda

Rahat giyim koleksiyonları ve jeanler

Spor ve Moda

Yeni teknolojilerle üretilen spor ayakkabılar

ve spor kıyafetler

300

328

330

332

Dekorasyon Fikirleri

Sofralarınızı ve evinizi güzelleştirecek

birbirinden şık öneriler, teknolojik ürünler

Twitter Günlüğü / Yurdagül Aydın

Ocak, Şubat, Mart 2022

Türkiye Twitter trend topic listesi

Düş Kapanı / Şenay Çarkçı

Kulağa Küpe

Kültür Sanat

Filmler, Sergiler, Kitaplar

NYX

6


KÜNYE

İMTİYAZ SAHİBİ

YURDANUR AKCA GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Nurgül Eryıldır Günay (nurgul.eryildir@nyxmag.com)

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

O. Suat Özçelebi (suat.ozcelebi@nyxmag.com)

ONLINE YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Sevil Balaban (sevil.balaban@nyxmag.com)

SOSYAL MEDYA KOORDİNATÖRÜ

Burçin Yaşar Üner (burcin.uner@nyxmag.com)

KATKIDA BULUNANLAR

Aslı Eren Eryıldır, Asu Çetin, Ayça Akad, Emine Akca, Ezgi Şen,

Fulden Karayel Okumuş, Nalan Yurttaş, Naşide Sağlam,

Nuh Cebeci, Özden Tekirdağ, Songül Öztürk, Şenay Çarkçı,

Yeliz Kutlu, Yurdagül Aydın

TASARIM VE YAYINA HAZIRLAMA:

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ

YAZIŞMA VE YÖNETİM ADRESİ:

NYX MAGAZINE

Molla Gürani Mah. Kilimci Sokak No:2/2 Fatih - İstanbul

İLETİŞİM:

info@nyxmag.com

REKLAM REZERVASYON:

info@nyxmag.com

Yazı ve fotoğrafların tüm hakları NYXmag dergisine,

yayımlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Yayın Türü: Yerel Süreli

Bizi takip edin...

/nyxmag

www.nyxmag.com

NYX

7


ORTAOKULDAN ÜNİVERSİTEYE

ÜCRETSİZ VE NİTELİKLİ EĞİTİM İÇİN

DARÜŞŞAFAKA SINAVI

29 MAYIS’TA

Annesi ve/veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz

4. sınıf öğrencilerinin sınava girmesini sağlayın,

üniversiteye kadar tam burslu eğitim almalarına vesile olun.

Detaylı Bilgi İçin: 0212 276 55 33 - darussafaka.k12.tr

NYX

8


Editörün Notu

Merhaba

Nihayet uzun bir kış mevsimini geride bırakıp, baharın güzel enerjisiyle kucaklaştık. Bu sezon renklere

doyacağız. Pembeler, turuncular, yeşiller günlük giysilerden davetlere kadar günün her anında karşımıza

çıkacak. RENK BAHARI sayımızla her sayfamızda tüm yeni trendlerin tadını çıkarmaya hazır olun.

''İlham Veren Kadınlar'' dosyamızın konukları yine güçlü ve yaratıcı kadınlar. Modacı Gamze Ateş, karbon

ayak izi en az olan, en temiz üretim şekli el örgüsü ile hazırladığı koleksiyonlarını ve Diyardakır, İstanbul,

New York hattındaki üretim sürecini anlatıyor. Netflix'in sevilen dizisi ''Emily in Paris'' ile daha da popüler

olan My Beachy Side markasının hayranlık uyandıran hikayesini okurken Gamze Ateş'in pek çok kadın

girişimciye ilham vereceğine eminim. Bu sayıdaki diğer ilham veren kahramanımız Profesör Doktor Canan

Koca. Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölüm Başkanı ve Kadınlar için Spor ve

Fiziksel Aktivite Derneği Başkanı olan Koca kadınların spora katılımı ve sporda cinsiyet eşitsizliğini ortadan

kaldırmak için yaptığı çalışmalar ve aldığı ödüller ile spora gönül vermiş kadınlarımıza ışık tutacak.

Evlilik hazırlıklarına başlayanlar için geniş kapsamlı bir Wedding Dosyası hazırladık. Gelinlik seçimi, en özel

gününüz için takı önerileri, düğün makyajı, gelin hamamı ve davet mekanlarına kadar rüya gibi bir evlilik

töreni için ihtiyacınız olan ipuçlarını sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Nereye gidelim, nerede ne yiyelim diye düşünenler için birbirinden şık mekanlar ve lezzet durakları yeme

içme sayfalarımızda. Sezon açılışı yapan otellere de göz atmanızı tavsiye ediyorum.

Dekorasyon bölümümüz her geçen gün daha da zenginleşiyor. Bahar sadece bedenimizde değil yaşam

alanlarımızda da tazelenme mevsimi. Yatak odası dekorasyon fikirleri, sezonun renk önerileriyle karşınızda.

Dahası dostlarınızla kahve sohbetleri ya da akşam davetleri için birbirinden şık bahçe mobilyaları da sizleri

bekliyor. Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

NYXmag Dergisi'ni nereden alabiliriz, nerelerde bulabiliriz sorusuyla çok sık karşılaşıyoruz. NYXmag sizin

olduğunuz her yerde. Çantanızda, cebinizde, masanın üzerinde, yatağınızın baş ucunda. Kısaca her an, her

yerde. Çünkü internette...

Dijital olarak yayınlanan NYXmag internet olan her yerde sizinle. nyxmag.com web sitemiz üzerinden yeni

sayının resmine tıklayarak dergimizi okuyabilirsiniz. Ayrıca Turkcell Dergilik uygulamasından da ücretsiz

olarak ulaşabilirsiniz.

Baharın tazelenme enerjisiyle hepinize heyecan ve umut dolu güzel günler diliyor ''Renk Baharı'' coşkusuyla

sizleri yeni sayımızla baş başa bırakıyorum.

Sevgilerimle...

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

NYX

9


INTRO

Editörün Notu

NYXmag bu sayıda da değerli yazarlarının

katkılarıyla zengin içeriklerle dopdolu bir

dergi oldu... 8. sayımızda da stil önerilerimizle,

makyaj tüyolarımızla, seyahat tavsiyelerimizle

karşınızdayız.

Yurtdışı eğitim uzmanımız Aslı Eren Eryıldır,

eğitimini sürdürürken çalışmak isteyenlere yol

gösteren “Bize Eğitim Yetmez, Çalışmak da Lazım”

yazısıyla karşımızda.

Asu Çetin kendini yargılamadan, kendini olduğun

veya olmadığın halinde kabul etme, barışma

halini anlatıyor Yoldaki ilk farkındalık; Özşefkat

yazısında.

Ayça Akad, bu sayımızdaki yazısında sizi

Provans’ta kahvaltıya götürecek. Satırların

arasında Provence’ta kültür turunda bulacaksınız

kendinizi.

Sosyal medya yazarımız Burçin Yaşar Üner son

zamanlarda çok sık duyduğunuz metaverse’ü

konu ediyor yazısında. Yakın gelecekte hayatımıza

girmiş olacak bu “Sanal Evren” hakkındaki

merakınızı giderecek bir yazı.

Diyetisyen Ezgi Şen, iştahımızı nasıl kontrol

edebileceğimizi anlattığı yazısıyla karşınızda.

Kültür Sanat yazarımız Fulden Karayel Okumuş,

”Maziye Bakma Mevzu Derin” sergisini inceliyor

sizin için.

Konuşan Kediler’de güzel Omçi’nin hikayesi var.

Sevil Balaban evcil hayvanımıza mama alırken

dikkat etmemiz gereken hususları anlatıyor.

Güzellik yazarımız Nalan Yurttaş, ilkbahar

mevsimi için cildimize uygulayabileceğimiz tarifler

verirken ürün tavsiyelerini de unutmuyor.

Hikaye yazarlarımızdan Naşide Sağlam sisli bir

yoldaki “Sefer’ini paylaşıyor bizimle. Şenay Çarkçı,

kulağımıza küpe olacak bir yazı hazırlamış, umut,

sevgi ve yeni başlangıçlarla dolu.

Song’un Seçkisi’nde Songül Öztürk kahve, çay,

tatlı ve lüksün buluştuğu Four Seasons Bosphorus

Hotel’deydi. İzlenimlerini paylaşıyor yazısında

bizlerle.

Vizesiz Dünya köşesinde O.Suat Özçelebi, son

yıllarda ülkemizi çok etkileyen “Göç” sorununu ele

alıyor istatistiklerle birlikte.

Fit Lezzet’te Yeliz Kutlu, yeni annelere emzirmeyle

ilgili ipuçları veriyor. Yurdagül Aydın Twitter

Günlüğü köşesinde her zaman olduğu gibi yine

Türkiye'de trend topic olan hashtagleri derledi.

Röportajlarda bu sayı ünlü kuaför Hüseyin

Özcan, makyaj sanatçısı Tuba Cengiz, NS Sposa

markasının kurucusu Derya Demir, Bodytera ve

Face Up’ın Kurucusu Fizyoterapist Melda Ertürk

Gencer ve Bad Bear markasının kurucusu Seyhan

Selçuk var.

İlham Veren Kadınlar dosyamızda Profesör

Doktor Canan Koca kadınların spora katılımı ile

ilgili çalışmalarını ve sporda cinsiyet eşitsizliğini

ortadan kaldırmak için neler yapılması gerektiğini

anlatacak. Moda tasarımcısı Gamze Ateş ünlü

Netflix dizisi Emily in Paris’e uzanan Diyarbakır,

İstanbul, Amerika hattındaki girişimcilik hikayesini

paylaşıyor bizimle.

Evlilik hazırlığı içinde olan heyecanlı gelinlerimize

de tavsiyelerimiz var. A’dan Z’ye evlilik hazırlıkları

ve gelinlik seçimi ile tavsiyeler de var.

Bahar geldi ve evlerde, bahçelerde yine tatlı bir

değişim telaşı başladı. Dekorasyon trendleri,

ürün önerileri ve keyifli mutfak gereçleri için

sayfalarımızda gezinmeyi ihmal etmeyin.

En son moda haberleri, güzellik ve bakım sırları,

makyaj ve ürün önerileri, moda ve aksesuarlarda

son trendleri de her sayıda olduğu gibi yine sizler

için büyük bir özenle sayfalarımıza taşıdık.

İlginizi çekecek kitap ve film önerilerimiz de var.

Göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Keyifli okumalar dileriz.

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

NYX

10


NYX

11


Güzellik

Sezonun makyaj trendleri ile cildinizi ve

saçlarınızı canlandıracak, yaşlanmaya

karşı korumaya yardımcı olacak

bakım ürünlerini ve bakım önerilerini

sizler için seçtik.

NYX

12


SANAT TIRNAKLARINIZA

İŞLENECEK

Güzellik

Bakımlı, özenli ve güzel görünen eller için tırnak bakımı büyük önem taşıyor.

Tırnak süsleme sanatı olarak bilinen Nail Art, neredeyse her kadının güzellik

rutinleri arasında. Özellikle son yıllarda göze çarpan çeşitli taşlar, özel

boyama teknikleri, çizimler ve kullanılan farklı materyallerle uygulanan

nail art formları, protez tırnaklar ve kalıcı oje ile tırnaklar adeta bir sanat

eserine dönüştürülüyor. Başarılı tırnak sanatçısı ve protez tırnak eğitmeni

Atiye Çolaklı, günümüzde oldukça popülerleşen tırnak tasarımlarına

değinerek, 2022 İlkbahar/Yaz tırnak modası hakkında ipuçları verdi.

Rengarenk Tırnaklar ve Çiçek Desenleri Ön Planda

İlkbahar ve yaz sezonu boyunca daha çok neon

renkler tercih edilirken, turuncu, yeşil, pembe, kırmızı,

beyaz ve bu renk tonlarının revaçta olduğunu belirten

Atiye Çolaklı, ‘’Tırnaklarda farklı renkleri buluşturan

desenler ve göz alıcı nail artlar en çok tercih edilenler

arasında yer alıyor. Gökkuşağı renklerinin her tonu

kullanılırken neon renkler ve renkli frenchler en

sevilen modeller arasında. Bu yıl özellikle çiçek

desenleri, renkli papatyalar tercih edilecek. Daha

dikkat çekici olmak isteyenler de tercihe bağlı olarak

parıltılı taşlar ve geometrik desenlerin harmanlandığı

modelleri kullanabilirler’’ ifadelerinde bulundu.

‘’Uzun Tırnaklar Tercih Ediliyor’’

Tırnak süsleme sanatında önceliğin bakımlı tırnaklar

olması gerektiğini belirten Çolaklı, “Manikür ve

tırnak uzunluğu müşterinin isteğine göre ve uzman

yönlendirmesine göre değişebiliyor. Müşterilerimiz

genel olarak medikal manikürü tercih etseler de

tırnak boyutu kişiden kişiye fark gösteriyor. Uzmanlar

olarak bizler de onlara bu konuda yol gösteriyoruz.

Ama iddialı tırnaklarda genelde uzun tırnaklar tercih

edilmektedir.’’ dedi.

NYX

13


L'ORÉAL GRUP VE VERILY

CİLT SAĞLIĞINI GELİŞTİRME YOLUNDA

İŞ BİRLİĞİ YAPIYOR

L’Oréal Grup, cilt biyolojisini daha iyi anlamak ve her bir tüketicisine kişiselleştirilmiş cilt bakım

rutinleri oluşturmalarında yardımcı olmak amacıyla Alphabet’in sağlık teknolojileri şirketi Verily ile

iki program ekseninde ilerleyecek stratejik bir iş birliğine imza attı.

L'Oréal Grup ve Alphabet’in sağlık teknolojileri

şirketi Verily, cilt sağlığını geliştirme yolunda stratejik

iş birliğine gidiyor. Güzellik alanında bir ilk olan

birliktelik, cilt ve saç yaşlanma mekanizmalarını daha

iyi anlamayı ve karakterize etmeyi amaçlayan iki

programı içeriyor.

L’Oréal Grup’un bilimsel cilt bilgisi ve Verily’in

kapsamlı klinik bilim yeteneklerinden yararlanacak

ilk programda; cilt sağlığına ilişkin biyolojik, klinik ve

çevresel bir bakış açısı oluşturmak üzere araştırmalar

yürütülecek. İkinci programda ise L’Oréal Grup’un

Aktif Kozmetik bölümü ile Verily’in Ar-Ge ekibi,

dermatolojik rahatsızlıklarla mücadelede sensörler,

yapay zeka algoritmaları ve tele-teşhisi kullanan

çözümler geliştirmek üzere birlikte çalışacak.

Verily ile gerçekleştirdikleri iş birliğinden heyecan

duyduklarını belirten L’Oréal Grup CEO’su Nicolas

Hieronimus, “Yenilikçiliğe öncülük etme konusundaki

asırlık bağlılığımız, güzelliğin geleceğini yaratacak

devrim niteliğindeki bilimsel keşiflerin şifresini

çözmek için bilim, formülasyonlar ve benzersiz

araştırma yeteneklerimiz arasındaki kesişime

olan güçlü inancımızdan kaynaklanıyor. İş birliği

kapsamında; teknoloji ve bilim aracılığıyla dünyanın

her yerindeki tüketicilerimize ciltleri için kapsayıcı,

kişiselleştirilmiş, güçlü ve hassas programlar sunacak

yeni bir cilt sağlığı çağına öncülük etmek istiyoruz”

dedi.

Verily Başkanı ve COO'su Stephen Gillett, "Verily

ve L'Oréal Grup, güzellik ve sağlıkta teknolojinin

dönüştürücü gücüne inanıyor. Cilt sağlığını daha iyi

anlama ve geliştirme yolunda L'Oréal Grup ile iş birliği

yapmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Cilt sağlığının genel sağlık için bir ihtiyaç olduğunu,

günlük yaşamı yalnızca fiziksel olarak değil, bütünsel

olarak da etkilediğini söyleyen Verily Kurucu Ortağı

Brian Otis, “Kolektif yaklaşımımız; verilere dayalı,

doğru müdahaleyi belirleme potansiyeline sahip” dedi.

Uluslararası Teledermatoloji Derneği Başkanı Dr.

Amanda Oakley, "L'Oréal Grup ve Verily arasındaki

yeni iş birliği, dermatologlar ve tüketiciler için

yenilik vaat ediyor. Cilt hakkında daha fazla şey

öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Yeni algoritma ve

araçların, kişiselleştirilmiş bilgiye tüketici erişimini

kolaylaştırmasını; böylelikle bireylerin ciltlerine daha

etkili bir şekilde bakım yapabilmesini umuyoruz” dedi.

NYX

14


Güzellik

Aveda ilk kullanımdan itibaren

etkisini gösteren yeni saç onarıcı

gece serumunu sunuyor.

Dünyaya özen gösterme misyonuna sahip yüksek performanslı vegan saç bakım markası Aveda,

ilk saç onarıcı gece serumunu tanıtacağını duyurdu. Vegan, %99 doğal türevli ve hafif yapılı formüle

sahip serum, saç üzerinde görünmez bir koruyucu katman yaratarak kolayca saça nüfuz ediyor, uyku

sırasında yıpranmayı ve elektriklenmeyi önlemeye yardımcı oluyor. Saçı güçlendirmeye yardımcı

olan ve besleyen yeni Botanical Repair Saç Onarıcı Gece Serumu ile gözle görülür şekilde onarılmış

bir görünüm kazanan saçlarla uyanacağınızı vadediyor.!

Botanical Repair serisinin ileri bitkisel onarım

teknolojisi ile güçlendirilen bu gece serumu, saç

telinin iç korteksinde yeni bağlar oluşturarak saçı

güçlendirmeye, onarmaya ve gelecekteki yıpranmalara

karşı korumaya yardımcı oluyor. Geceleri saçın dış

etkenlere maruz kalmadığı zamanlarda, en etkili

performansı göstermek üzere formüle edilmiş olan bu

ürün, 8 saat boyunca kesintisiz saç onarımı sağlıyor.

Ayrıca Botanical Repair Saç Onarıcı Gece Serumu,

kırılmış saç uçlarının görünümünü yalnızca bir gecede

%84 oranında azaltmaya yardımcı olan nangai yağı

içeriyor.

Serumun hafif yapılı, hızla emilen etkisine ve yüksek

performanslı faydalarına ilham veren, “Saçta Cilt

Bakımı Etkisi” olarak da bilinen ‘skinification’ trendi

ise hızla büyüyen trendler arasında yer alıyor.

Aveda'nın Saç Bakımı Araştırma ve Geliştirme

Direktörü Camille Sasik PhD. konuyla ilgili “Aveda

olarak, marka değerlerimizden ödün vermiyoruz.

Ekibimizin bu ürünün etkisini ve performansını

tam olarak elde etmesi 2 yıldan fazla sürdü" diyor

ve sözlerine “Botanical Repair Saç Onarıcı Gece

Serumu ile kullanıcılarımız, yıpranmış saçlarını

gece boyunca kesintisiz bitkisel türevli bir bakım

ile onarabilecekler. Ayrıca, artık Botanical Repair

serisinde yeni bağlar oluşturma faydasına ek olarak,

kırılan saç uçlarının görünümünü de onarmaya

yardımcı olan bir ürün sunmaktan dolayı da heyecan

duyuyoruz” diyerek devam ediyor.

Botanical Repair Saç Onarıcı Gece Serumu (100 ml / 429 TL)

Yetkili Aveda salonlarında, beymen.com’da ve aveda.com.tr 'de

NASIL KULLANACAKSINIZ?

Botanical Repair Saç Onarıcı Gece Serumunu geceleri

ihtiyacınıza göre uygulayın. Serumu yatmadan önce saçın

ortalarından uçlarına doğru uygulayın ve durulamayın.

Ürün saçınızdayken uyuyun ve sabah her zamanki gibi

şekillendirin. Uzman önerisi: Kırılmış saç uçlarınızın

görünümünü daha fazla onarmak için gün içerisinde de

saçlarınızın uçlarına Botanical Repair Saç Onarıcı Gece

Serumu uygulayın.

NYX

15


Elidor, Ebrar Karakurt ile Bu Kez

Dedik Olabilir Diyor

Geçen yıl “Dedim Olabilir” kampanyasıyla büyük ses getiren Elidor, bu mesajı paylaşan milyonlarca insan

olduğunu görerek, yeni reklam filminde Ebrar Karakurt ile birlikte bu sefer “DEDİK OLABİLİR” diyor.

Her tür saç rengini ve modelini kucaklayan yeni reklam filminde, hayallerin de saçlar gibi kişiye özgü

olduğu ve onlardan asla vazgeçilmemesi gerektiği mesajı veriliyor.

Ebrar Karakurt ile “Dedim Olabilir” diyerek 2021

yılının en ses getiren kampanyasına imza atan Elidor,

ünlü voleybolcu ile yeniden kamera karşısına geçtiği

yeni reklam filmini yayınladı. Ebrar’ın bir otobüse binip

şoföründen yolcusuna kadar farklı saç tiplerine sahip

kişilerle “Dedik Olabilir” dediği yeni filmde, hangi renk

ya da saç modeli olursa olsun tüm saçların sağlıkla

uzayabileceği anlatılıyor. Her saç tipini kucaklayan bu

kapsayıcı mesajın yanı sıra hayallerin de saçlar kadar

kişiye özgü olduğu ve onlardan asla vazgeçilmemesi

gerektiği paylaşılıyor.

Ürün ailesine yeni eklenen Elidor 1 Minute Onarıcı

Süper Bakım Kremi ile daha da zenginleşen Elidor

Sağlıklı Uzayan Saçlar Serisi ürün ailesinin tanıtımının

da yapıldığı reklam filmi, Ebrar’ın sevilen tarzı ve

enerjisiyle söylediği, “Saçların da senin, hayallerin

de. Uzat, kestir, kazıt ama asla vazgeçme! Kendi

yolumuzda biz hazırız, saçlar zaten hazır.” mesajıyla

son buluyor. Ebrar’ın “gördüm ki biz çok daha

fazlayız” ifadesiyle Elidor’un bir önceki “Dedim

Olabilir” kampanyasının başarısına da atıfta bulunan

“Dedik Olabilir’’ kampanyası, reklam ajansı Medina

Turgul DDB’nin imzasını taşıyor. Yönetmenliğini

Sedat Dündar ve Umut Dizdar’ın yaptığı filmin

prodüksiyonunu Yapar İstanbul üstleniyor.

Ebrar Karakurt, pembe saçlarıyla “Dedik Olabilir”

demek için ekran karşısında

İtalya’daki Igor Gorgonzola Novara takımında voleybol

kariyerine devam eden Ebrar Karakurt, 2021 yılının

en ses getiren kampanyası “Dedim Olabilir”in reklam

filmindeki pembe saçları ve pozitif enerjisiyle çok

sevilmişti. Reklam filminin çekimleri için İtalya’dan

Türkiye’ye gelen ve saçlarını tekrar pembeye boyayan

Ebrar Karakurt’un esprili ve sempatik tarzı, spor

dünyasından sanat camiasına birçok ünlünün de

aralarında yer aldığı geniş bir hayran kitlesine sahip.

Toplumsal cinsiyet eşitliği için “Pozitif Güzellik”

anlayışını benimseyen küresel marka Unilever’in saç

bakım markası olan Elidor; farklı saç tipleri, renkleri

ve modellerini reklam filmlerinde öne çıkartarak daha

kapsayıcı bir güzellik anlayışının mümkün olduğunu

göstermek istiyor. Bu anlayışıyla daha eşitlikçi ve

sürdürülebilir bir güzellik çağına öncülük etmek

isteyen Elidor, kalıplaşmış algıları ve yargıları yıkarak,

hayallerinin önündeki yol ne kadar uzun olursa olsun,

tüm genç kadınları vazgeçmeden kendi yollarından

gitmeye davet ediyor.

NYX

16


Güzellik

Hawaii’nin Doğal Mucizeleri Saçlarınızda!

Başrolüne doğanın mucizevi nemlendiricisi Aloe Vera’yı alan

vegan ve doğa dostu saç markası Maui artık Türkiye’de!

İlhamını Hawaii’nin tropikal Maui Adası’ndan özenle toplanan ve elle işlenen malzemelerden alan Maui, Hindistan cevizi sütü,

hibiskus ve agave gibi egzotik içerikleriyle fark yaratıyor.

Vegan ve hayvan deneyleri yapmayan Maui ailesi, mucizevi aloe vera suyu ve saf hindistan cevizi suyunu bir araya getiriyor. Aloe

vera suyu eski çağlardan beri yüksek su oranı ile her cilt tipinin ihtiyaç duyduğu nemi sağlarken pürüzsüz ve ışıltılı bir görünüme

kavuşturmasıyla bilinir.Hindistan cevizi suyu saçı ağırlaştırmadan nemlendirir, yumuşatır ve besler. Maui ürünleri silikon, sülfatlı

temizleyiciler, mineral yağ, gibi maddelerden uzak durarak doğadan gelen egzotik içeriklere odaklanmaktadır.

Besleyici Coconut Milk

Coconut Milk ailesi,

içeriğindeki hindistan cevizi

sütü, guava yağı ve mango

yağı ile saçları nemlendirir,

kuru saçların yumuşaklık

kazanmasına yardımcı olur.

Onarıcı Shea Butter

Formülünde kremsi shea,

zengin hindistan cevizi ve

saf makademya yağları

bulunan Onarıcı Shea

Butter, kuru ve yıpranmış

saçları canlandırır ve

nemlendirir.

Hacim Verici Bamboo Fibers

Bamboo Fibers içerdiği bambu

lifleri, hint yağı ve neem yağı

ile ince telli ve sönük saçları

dolgunlaştırır.

Nemlendirici Hibiscus Water

Vitamin ve mineral açısından

zengin hibiskus suyu, saçı

koruyup canlandıran çarkıfelek

meyvesi ve karpuz özünün

bir araya gelmesiyle oluşan

Nemlendirici Hibiscus Water,

tüm saç tiplerini nemlendirirken

saçlara yumuşaklık ve parlaklık

kazandırır. Besleyici Agave,

içeriğindeki agave özü, hibiskus

ve ananas yağları ile daha güçlü

ve uzun saçlara kavuşmanıza

yardımcı olur.

Şampuan ve conditionerlar için “Tavsiye edilen ürün fiyatı 139,90 TL

NYX

17


Renkleri Doyasıya Yaşa!

Lüks profesyonel saç bakım markası Kérastase, boyama işleminden sonra saç telini

içten dışa destekleyen eksiksiz ve kişiselleştirilebilir renk bakım serisi olan

Yeni Chroma Absolu'yu sunuyor. Kérastase’ın, boya işlemi görmüş saçları onarmak için

geliştirdiği Yeni Chroma Absolu Bakım Serisi ile boyalı saçları içten dışa onararak saçta

boya işleminden 6 hafta sonra bile %92 renk koruması* vaad ediyor.

Saç rengi, kendini gerçekleştirmenin ve dünyanın bakışını değiştirmenin en etkili yollarından birini

oluşturuyor. Boya işleminden sonra saçta oluşan hasar ise saç bakımına önem verenler için endişe

yaratıyor. Kérastase, yeni renk bakım serisi Chroma Absolu ile istediğiniz renge cesaret edebilmenizi

sağlıyor.

NYX

18


Güzellik

Boyalı Saçlar için Yenileyici Asit

Bakımı: Yeni Chroma Absolu

Boyalı saçlar için bakımın

sırrını veren Kérastase, saç

telinin sağlığını oluşturmak ve

sürdürmek için cilt bakımından

ilham alan güçlü bir yaklaşımı

benimsiyor. Chroma Absolu’nun

inovatif bakım uygulamasında

serinin içeriğinde yer alan 3

farklı asit içeriği ile saçta onarım

etkisi sunuyor. Artık herkes

sağlıklı saçlardan ödün vermeden

dilediği zaman istediği renge

sahip olabiliyor!

Saç Biliminde Atılım

Chroma Absolu, saçı içten dışa yenilemek için

kişiselleştirilmiş asidik etki sunarak güzel ve uzun

süre kalıcı renkler için sağlıklı bir temel oluşturuyor.

İyileştirici özellikleri ile Chroma Absolu, yoğun bir

parlaklık ile rengi koruyarak saçı yumuşak ve nemli

bir hale getiriyor. İçeriğindeki güçlü asitler ile saça

içten dışa özen göstererek saç telinden çekirdeğe

kadar nüfuz ediyor.

Chroma Absolu; Centella Asyatik, Amino Asit,

Tartarik Asit ve Laktik Asit bileşenlerini buluşturarak

saç telini sık sık renklendirme yoluyla içten dışa

korumak ve eski haline getirmek için yüksek

teknolojili aktif bileşenler sunuyor. Fransız

parfümcüler Dominique Hazael-Massieux ve Isabelle

Abram tarafından oluşturulan Chroma Absolu’nun

kokusu ise üst notalarda neroli ve kakule, orta

notalarda sümbülteber, portakal çiçeği ve frezya,

alt notalarda sandal ağacı, misk ve guaiac ağacını

harmanlayarak 72 saatlik yoğun bir çiçek halesi

yaratıyor.

Bain Riche Chroma Respect Saç Banyosu

Laktik Asit ve Centella Asyatik bileşenlerini içeren

besleyici koruyucu Bain Riche Chroma Respect

Saç Banyosu, saç renginin solmasını önlemek için

saç tellerini derinlemesine onarıyor. Saça anında

yumuşaklık katan saç banyosu, saç teli yüzeyini

dönüştürüyor ve saç renginin daha uzun süre

korunmasına yardımcı olmak için saçı %95 daha

fazla besliyor*. 6 hafta sonra bile renk yoğunluğunun

%92'si korunuyor**. Saç rengini canlandırıyor ve saça

%65 daha fazla parlaklık*** katıyor.

Chroma Filler Maske

Amino Asit ve Centella Asyatik içeren ve

derinlemesine bakım yapan Chroma Filler Maske;

daha sağlıklı, daha yumuşak ve daha parlak bir renk

için saçı içeriden güçlendiriyor. Saçın çekirdeğine

nüfuz eden formülü ile renk yoğunluğunu daha uzun

süre korumaya yardımcı olan Chroma Filler Masker,

%92 daha güçlü saç teli sağlıyor ve saçı %93 daha

fazla besliyor***. Canlanan saç rengi %62 daha parlak

bir görünüme kavuşuyor*.

Chroma Thermique Serum

Chroma Thermique Serum, Laktik Asit ve Centella

Asyatik içeriği ile boyalı saça bakım yaparken UV

kaynaklı hasar, nem, ısı ve oksidatif stres gibi birden

fazla dış etkene karşı yoğun bir koruma sağlıyor. Saçı

%96 daha fazla nemlendiriyor*** ve saça 230°C'ye

kadar termo koruma*** sunuyor.

Sadece Salon Bakımı: Fusio-Dose Concentré Acide

Aminé ve Fusio-Dose Booster Resurfaçant

Boya sonrası yoğun bakım konsantresi ve

güçlendirici bakımı; daha sağlıklı, daha parlak bir

renk için saç tellerini renk hasarından kurtarıyor.

Saç teli için derinlemesine bakım sunarak yumuşak

ve ışıltılı bir saç oluşturarak, boya işleminden sonra

saç teli sağlığını desteklemeye yardımcı oluyor. Bir

boyama servisinden sonra veya boya randevuları

arasında kullanılabiliyor.

*Enstrümental test: Bain Riche + Maske

**Enstrümental test: Bain Riche + Maske

***Enstrümental test

Kérastase ürünlerini Kérastase danışman salonlarında inceleyebilir ve satın alabilirsiniz.

https://salonbul.kerastase.com.tr/

NYX

19


Farkındalık saç köklerinde başlar!

Vegan* ve premium saç ürünleri markası AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT, başlattığı otantik güzellik hareketini,

daha da ileriye taşıyarak bu kez farkındalıkla zenginleştirilmiş bir deneyim konsepti sunuyor.

“Farkındalık saç köklerinde başlar!” mottosu ile yola çıkan marka, baş derisine odaklanan üç yeni ürün ile

#farkındalıkdeneyimi’ni bir üst seviyeye taşıyor.

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

Mindful Origin Ürünleri:

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

Hydrating Jelly Mask (200 ml):

Spirulina ve Aloe Vera ile formüle edilmiş, serinletici ve hafif

jöle benzeri bir dokuya sahip baş derisi ve saç maskesi olan

Hydrating Jelly Mask, baş derisine yoğun bakım yapmanın yanı

sıra onu dış etkenlere karşı da koruyor. Sağlıklı bir görünüm için

saçlara parlaklığını geri kazandırıyor.

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

Bare Cleanser (300 ml):

Spirulina ile formüle edilen bu sade ve kokusuz temizleyici,

saçın doğal bariyerini korurken yıpranmış saçları ve hassas baş

derilerini arındırmaya yardımcı oluyor. Alerji dostu ve hassas

baş derisi için uygun olan yeni Bare Cleanser ayrıca ECARF

(Avrupa Alerji Araştırma Kuruluşu) sertifikasına da sahip.

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

Detoxifying Scalp Mud ve Balancing Potion (165 gr, 100 ml):

Bu özel ürün kombinasyonu, kan akışını uyarmak ve baş derisi

sağlığını desteklemek için baş masajı sırasında uygulamak için

ideal. Baş derisinde detoks etkisi gösteren ürün, baş derisinin

dengesini de sağlıyor.

Detoxifying Scalp Mud: C Vitamini ve canlandırıcı zencefil ile

formüle edilmiş doğal bir mineral kil maskesi olan Detoxifying

Scalp Mud, nefis yeşil çay yapraklarının kokusu ile kendinizi

taze hissetmenizi sağlıyor.

Balancing Potion: Rambutan kompleksi içeren ve Ginseng

içeriği ile dengeleyici bir formüle sahip olan Balancing Potion,

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT'in imzası olan baz kokusuyla

da dikkat çekiyor.

Eşsiz Bir Salon Deneyimi

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

Memento Servisleri:

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT

salonlarında uygulanan Memento servisi,

kuaför salonlarını kişinin benliğiyle

yeniden bağlantı kurduğu bir farkındalık

alanına dönüştürüyor. Bu özel deneyimin

odağına ise baş derisini koyuyor.

Memento servisinde masaj hareketleri

sayesinde saç yıkama anı, mini bir SPA

deneyimi yaşamanızı sağlıyor. Baş derisi

masajı, mutlu hissetmenize yardımcı

olurken tıpkı yüz bakımında olduğu

gibi, kan akışını ve sağlıklı dolaşımı

destekleyerek, stres ve gerginliğinizi

azaltıyor ve gevşemeniz için harika bir

fırsat yaratıyor.

Rest and Relax Memento Servisi

(15-20 dakika)

Saçınıza kökten uca bakım için tasarlanan

bu ritüelde Bare Cleanser, dengeleyici

bir baş derisi deneyimi sağlıyor, ardından

detoks etkili Detoxifying Scalp Mud ve

dengeleyici Balancing Potion karıştırılarak

özel bir baş derisi deneyimi hazırlanıyor.

Nihai rahatlama için duyusal masajın

keyfine varacağınız ve saçın ötesine

geçen bir ferahlık için Enhancing Water’ı

keşfedeceğiniz unutulmaz anlar sizi

bekliyor.

NYX

20


Güzellik Koçu Meltem Demir'den

Güzellik

KOLAJEN DEPOSU JELATIN MASKESI

Kemiklerin dayanıklılığını artırmaktan

ağrıları azaltmaya, kan dolaşımından

bağırsak sağlığına kolajenin faydaları

saymakla bitmiyor. Kolajen deposu olan

jelatinle yapılan maske ise cildin pürüzsüz

ve canlı görünmesini sağlıyor, kırışıklıkları

ve siyah noktaları yok ediyor.

Kolajen hakkında bilgi veren Güzellik Koçu Meltem

Demir, “Kolajen, insan vücudunda en fazla olan

proteindir. Kemikten deriye pek çok ortamda bulunur.

İnsan sağlığının ihtiyaçlarını karşılar, dokuları bir arada

tutmaya yardımcı olur, cildin elastik yapısı korunur.

İnsan vücudunda doğuştan bulunsa da özellikle 30-40

yaşında sonra azalmalar meydana gelir. Bu noktada da

takviyeler kullanılır. Kolajenin faydaları ise saymakla

bitmiyor. Kemiklerin dayanıklılığını artırır, ağrıları

azaltır, kalp sağlığına iyi gelir, bağışıklık sistemini

güçlendirir” diye konuştu.

Yaşlanmayı yavaşlatıyor

Özellikle jelatinin kolajen deposu olduğunu belirten

Demir, “Jelatin, hayvanların kemik ve kıkırdak gibi

dokularından ya da bitkisel yosunlardan elde edilen

saydam, renksiz, kokusuz bir madde. İçerisinde insan

etine oldukça benzeyen hayvan kolajeni içerdiğinden

ciltteki kolajenin yeniden düzenlenmesine yardımcı

olur. Jelatin cildi besler ve cildin yaşlanmasını

yavaşlatır” ifadelerini kullandı.

Pürüzsüz bir cilt için jelatin maskesi tarifi

Jelatinle yapılan maskenin cildin pürüzsüz ve canlı

görünmesini sağladığını, kırışıklıkları ve siyah noktaları

yok ettiğini kaydeden Demir, jelatin maskesi tarifi

hakkında şunları söyledi: “Jelatin ile maske yapmadan

önce jelatini maske yapmaya hazır hale getirmek

gerekir. Bir miktar jelatini süte veya suya karıştırarak

açın, karışım oturduktan sonra kabarması için yarım

saat kadar bekleyin. Koyulaştığında bir kap içinde

sıcak suya batırarak sıvı hale gelmesini sağlayın.

1 çay kaşığı zeytinyağı ve 1 çay kaşığı bal ile iyice

harmanlayın. Maskeyi kaşlarınızı ve göz çevrenizi

kaplamayacak şekilde bütün yüzünüze uygulayın,

iyice kuruyup sertleşene kadar yüzünüzde bekletin.

Maskeyi süte veya bitki çayına batırdığınız pamukla

çıkartın. Üzerine jojoba yağı sürün. Sonuç harika bir

cilt.”

NYX

21


Silikonsuz ve Vegan,

Tek Kullanımda Daha Pürüzsüz,

Daha Yatıştırılmış Saçlar

''Aveda Smooth Infusion Koleksiyonu''

NYX

22


Güzellik

Aveda'nın %95 doğal içerikli Smooth Infusion Koleksiyonu, bitki polimer kalkanı ve botanik

pürüzsüzleştirici yağ karışımı içerir ve tek bir kullanımda saça anında pürüzsüz ve yatıştırılmış sonuçlar

kazandırır. Bu çift etkili teknoloji, saçı silikonlar olmadan nemden korur.

Aveda’nın Saç Bakımı Araştırma ve Geliştirme Bölümü

Direktörü Camille Sasik, “Yüksek performanslı ve

doğal içerikli ürün uzmanlığımızdan yararlanarak,

Smooth Infusion koleksiyonunda nemi engellemek

ve kabarmaya karşı koruma sağlamak için bitki polimer

kalkanı kullandık.” diye belirtiyor ve devam ediyor:

"Bu, performanstan ödün vermeden silikonları bitki

kaynaklı alternatiflerle değiştiren heyecan verici bir

teknolojik gelişmedir - aslında, önceki silikon bazlı

formülümüzden daha iyi, daha uzun ömürlü sonuçlar

verir. İşte yeşil kimyanın gücü bu!"

SMOOTH INFUSION DÜZLEŞTİRİCİ ŞAMPUAN:

Silikonsuz yumuşatıcı şampuan, saçınızda

elektriklenme ile savaşırken nazikçe temizler,

nemlendirir ve parlaklığı artırır.

SMOOTH INFUSION ELEKTRİKLENMEYİ

ÖNLEYİCİ SAÇ KREMİ: Silikon içermeyen yumuşatıcı

saç kremi, saçı nemlendirir, çözer ve yumuşatır, saçın

kolay şekil almasını sağlar.

PERFECT BLOW DRY: Kabarmaya meyilli saçları

anında 5 kat daha pürüzsüz hale getirir. Her bir teli,

aşırı nemde bile 72 saat elektriklenmeye karşı koruma

sağlayan görünmez bir kalkanla sarar. Düz, dalgalı ve

kıvırcık saç yapısına sahip olanlar için uygundur.

SMOOTH INFUSION SAÇ ŞEKİLLENDİRME

ÖNCESİ DÜZLEŞTİRİCİ BAKIM: Durulanmayan

saç bakım serumu, ısıyla şekillendirme ve güneşin

kurutma etkilerine karşı koruma sağlar. 72 saatlik

elektriklenmeyi önleyen yapısıyla şekillendirme öncesi

saçı hazırlar. Düz, dalgalı ve kıvırcık saç yapısına sahip

olanlar için uygundur.

PERFECTLY SLEEK HEAT STYLING CREAM: Zengin,

yumuşatıcı saç kremi, ısıyla şekillendirme sırasında

kıvırcık veya kıvırcık saç dokularını derinlemesine

besler ve korur. Kıvırcık ve kıvırcık saç yapısına sahip

olanlar için uygundur.

Smooth Infusion koleksiyonu içerisinde gül, Avustralya sandal ağacı, sertifikalı organik palmarosa, sertifikalı organik

bergamot ve diğer saf çiçek ve bitki özleri içeren bir aroma bulunur.

1 Bitkilerden, petrol dışı minerallerden veya sudan. Pürüzsüz infüzyon, ISO standartlarına göre ortalama olarak %95 oranında doğal olarak elde edilir.

NYX

23


Essential Looks’tan 2022’nin İlk Koleksiyonu;

Cesur ve Yaratıcı Saçların Sezonu…

Dünya 2022 ile birlikte yeni bir uyum çağını da karşıladı. İnsanlar, dünyanın gelişimine ve

değişimine adapte olurken yaratıcılıklarını ve bireysel yeteneklerini öne çıkarmak için de yoğun

bir istek içinde. Yeniliğe, ilham almaya ve yaratıcılığa odaklanan Schwarzkopf Professional'ın

Essential Looks ekibi de dünyanın yeni ruhunu analiz ederek 2022'nin ilk saç koleksiyonunu

hazırladı. Essential Looks’un 2022 ilkbahar – yaz saç koleksiyonunda 3 yeni trend bizleri bekliyor.

WANDERLUST, CRAFTED SOULS ve TOUGH ICON olarak adlandırılan yeni Essential Looks

trendleriyle saçlarda değişim başlıyor.

NYX

24


Güzellik

Trend 1 – WANDERLUST

Modern dünyada yaşam ve iş arasındaki değişen dengelere

odaklanan WANDERLUST trendi; rahatlama, enerjiyi geri kazanma,

tüm olumsuzluklardan uzaklaşma konsepti üzerine geliştirildi.

WANDERLUST, günlük gerçekliklerden kaçarken doğayı ve farklı

kültürleri kucaklamayı, dünyayı daha yakından tanımayı merkezine

alıyor. Yumuşak ve rahat dokuların yanı sıra toprak paleti ve tatil

hissiyle bambaşka bir yolculuğa davet ediyor.

Trend 2 – CRAFTED SOULS

Sanat, yaratıcılık ve cesaret ister. Kendinizle, çevrenizle ve dünyayla

kurduğunuz bir iletişimdir. Essential Looks’un CRAFTED SOULS saç

trendi, sizi hayal etmenin gücünü keşfetmeye çağırıyor. Yaratıcılığınıza

benzersiz bir köprü kuruyor ve özünüzü sanatla ifade etmenize

yardım ederken, kendinizi gerçekleştirmenin de anahtarını veriyor.

Bu trendde, cesur ve canlı tasarımlara, abartılı siluetler eşlik ediyor ve

sansasyonel bir sonuç ortaya çıkıyor.

Trend 3 – TOUGH ICON

Essential Looks’un TOUGH ICON trendi, modada bireyselliğin ve

sıra dışılığın devam eden yükselişine bir pencere sunuyor. Güçlü ve

cesur olmanın, en önemlisi de kendiniz olmanın önemini vurguluyor.

Çığır açan ve özgür düşünen insanlardan ilham alarak, sıradan olanın

ötesine geçmek için kendi ruhundan güç almanın çarpıcı bir yorumunu

sunuyor. TOUGH ICON’da özel olarak geliştirilen renk tonları,

monokrom stil tasarımlar ve kişisel yaratıcılık bir araya geliyor.

NYX

25


Tuba Cengiz

Make-up Artist

Tuba Cengiz 1985 İstanbul doğumlu. İş hayatına kadın giyim butiği sahibi olarak adım

atıyor. Zaman içinde makyaj sanatına ilgi duymaya başlıyor. Makyaja olan tutkusu artınca

2009 yılında butiğini kapatıp Ahmet Yıldırım’ın asistanı olarak makyaj dünyasının renkli

atmosferine giriş yapıyor. 13 yıldır makyaj sanatçısı olarak var olduğu sektörde sevdiği işi

yapmanın heyecanını yaşıyor. Tuba Cengiz ile makyajın püf noktalarını konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

26


Röportaj

Bu sezon da

no makeup makeup trendi

devam edecek

2022 baharında makyajda hangi

renkler ön plana çıkıyor, sezonun

trendleri neler olacak?

Bu sezon da no makeup makeup trendi devam

edecek. Yani makyaj yokmuş hissi veren temiz

ciltler, farsız anlamlı göz makyajları ile daha sakin

görünümler bizi bekliyor.

Daha çok göz altı kapatıcısı, maskara, pembe ve

şeftali tonlarında allıklar gibi sağlıklı ve ışıldayan

ciltler bu sezon ön planda olacak.

Yüz şeklimiz, cildimizin tonu vs

hepimizde bu kadar farklıyken

trendleri nasıl takip etmeliyiz? Çok

beğendiğimiz bir görünümü kendimize

uyguladığımızda kötü sonuçlar ortaya

çıkabiliyor. Bunu önlemek için neler

yapabiliriz?

Her şeyden önce kendi cilt zemininizi tanımanız

gerekiyor. Cildinizin alt tonu (sarı) sıcak mı, yoksa

(pembe) soğuk mu? Bunun için en basit yöntem

damarlarınıza bakmaktır. Gün ışığında kolunuzun

iç kısmındaki damarlara bakın. Damarlarınız yeşil

görünüyorsa sıcak alt tonlu, damarlarınız mavi ise

soğuk alt tonuna sahipsiniz demektir. Kendi cilt

alt tonunuza uygun ürünler seçerseniz daha iyi bir

görünüm elde edebilirsiniz.

Sarı alt tona sahip olan ciltlere toprak tonları,

bakır, kızıl kahve, şeftali ve kiremit tonlarını çok

yakıştırıyorum. Pembe alt tonlu ciltler için en

sevdiğim mürdüm, bordo, yeşil, bronz ve koyu

maviler.

Ayrıca fondöten seçimi de çok önemli. Fondöteni

boynumuzla aynı renk tonunda seçmemiz

gerekiyor. Bunun için ilk olarak çeneye uygulama

yaparsak bizim için doğru ton olup olmadığını

anlayabiliriz.

NYX

27


makeuptubacengiz

Günümüzde online toplantılar yüz yüze

toplantılardan daha fazla yer almaya

başladı. Ekran karşısında abartısız ama

sağlıklı ve bakımlı bir görünüm elde etmek

için birkaç ipucu verebilir misiniz?

Pandemi ile birlikte hayatımıza giren online

toplantılarımızda ben daha çok kirpik dibi bir kalemle

buğulu göz makyajı yapmayı tercih ediyor ve bol

maskara sürüyorum. Anlamlı gözleri çok seviyorum

Sizce kadınların doğru ve yanlış kullandığı

makyaj ürünü ya da uygulamaları

hangileri?

Yanlış kullanım örneği olarak gözüme en çok çarpan

eyeliner oluyor. Bunun yerine üst göz kapağının içine

göz kalemini sürüp bir fırça yardımıyla dağıtırsak

daha hoş bir görünüm elde edebiliriz.

NYX

28


Röportaj

Tuba Cengiz'in

Önerileri

Concealer:

NARS Radiant Creamy

Highligter:

Charlotte Tilbury

Fondöten:

Make Up For Ever HD

Maskara:

Maybelline New York Lash Sensational

En çok hangi ünlülerin makyaj stillerini

beğeniyorsunuz? Keşke makyajını ben

yapsam dediğiniz ünlüler var mı?

Buse Terim'in makyaj stilini beğeniyorum.


Melda Ertürk Gencer

Fizyoterapist / Bodytera ve Face Up’ın Kurucusu

Yüz güzelliği, sağlıklı, bakımlı olmak ve genç görünmek, hatta zamanı tersine çevirmek hepimizin

en önemsediği konuların başında geliyor. Aslında bir fizyoterapi yöntemi olan ve fizyoterapinin

yüze entegre edilmesiyle Melda Ertürk Gencer tarafından özel olarak geliştirilen Face Up tam

da bu konuyu önemseyen herkesin ilgisini çeken oldukça doğal, bir o kadar da etkili bir yöntem…

Bodytera’nın kurucusu fizyoterapist Melda Ertürk Gencer ile Face Up metodunu

sizler için konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

30


Röportaj

Zamanın ve

Yer Çekiminin Etkilerine

Karşı Koymak Mümkün

Uzmanlık alanınızın fizyoterapi olduğunu

biliyoruz. Bazı sağlık sorunlarını

çözmek için kullandığınız uygulamaları

geliştirerek oluşturduğunuz Face Up

metodunu anlatabilir misiniz bize?

Şu an birçok yüz masajı ve egzersizleri sosyal

medya başta olmak üzere gündemde sıklıkla

karşımıza çıkıyor. Bu yaklaşımların ne yazık ki

yüz anatomisi ile örtüşmeyen birçok noktası var.

Fizyoterapist olarak konuya kas-iskelet sistemi

şeklinde yaklaşıyorum. Yüzümüzde 46’ya yakın kas

bulunuyor; bu kasları doğru çalıştırmanın nasıl etki

edebileceğine dair araştırmalar yaptım. Bulduklarım

beni Londra ve Amerika bazlı birçok eğitime

yönlendirdi. Bu eğitimler ve çeşitli deneyimlerim

sonucunda, yüz anatomisini düşünerek FACE UP

metodunu geliştirdim. Bu metot, fizyoterapist

olarak doğru egzersizin vücutta nelere etki

edebileceğini bildiğimden yüzümüzdeki kaslara

bu anlamda odaklanarak doğru uygulamalar ile

elde edebileceğimiz etkileri düşünerek ortaya çıktı

diyebilirim. İşimiz, anatomi ve kas :) Face Up, yüz

asimetrileri, yüz felci gibi durumları iyileştirirken,

güzellik konusunda da oldukça başarılı sonuçlar

sağlıyor. Daha ilk seansta etkisini gösteren Face

Up, manuel teknikler ve 3’lü dalgalar sayesinde

derinin en alt tabakasına kadar inerek, zamanla

etkisini kaybeden kolajeni ve yüz kaslarını harekete

geçiriyor, yüzde ideal bir lifting ve dolgunluk etkisi

de yaratıyor. İşlem birçok etaptan oluşuyor ve ilk

olarak Face Up fizyoterapistlerimizin kişiye özel

yüz analizi yapılması gerekiyor. Kişinin yüzündeki

ihtiyacına, aktive edilmesi ve rahatlatılması gereken

kaslara yönelik uygulama yapılıyor.

karıştırılmaması ve Face Up fizyoterapistleri

tarafından, kişiye özel yapılması önem taşıyor çünkü

kasların kuvvetlendirilmesi sırasında yüzdeki doğru

kasların, doğru şekilde çalıştırılması gerekiyor.

Daha ilk seansın sonunda gözle görülür bir

değişim yaratan Face Up’ın başka uygulamalarla

NYX

31


Daha bakımlı ve genç bir görünüm için

birçok krem ve serum kullanıyoruz

hepimiz ancak yer çekiminin ve zamanın

etkisinden tamamen kurtulamıyoruz

yine de... Face Up ile yüzümüzü genç ve

diri tutmak mümkün mü?

Yüz yaşlanması, zamanla oluşan elastikiyet kaybının

yanı sıra, aşağıya doğru kayma eğilimi gösteren,

kas ve cilt arasındaki yağ yastıkçıklarının, kademeli

olarak yer değiştirmesinden kaynaklanır. Gençken,

bu yastıklar Lego parçaları gibi birbirine yapışır

ve yüz hatlarının yapısını belirgin, canlı tutar.

Zamanla bağlantıları gevşer ve yer çekimi onları

aşağıya çekerek sarkmalarına neden olur. Yüz

anatomisini düşündüğümüzde, krem ve serumlar

3 tabakadan oluşan cildin sadece en dış katmanına

etki etmekle sınırlı kalır. Face Up ile bu 3 katmanın

en derinine ve kaslara ulaşıyor, yukarı çeken kasları

kuvvetlendirerek, bahsettiğimiz yağ yastıkçıklarını,

kuvvetlenen kasların yukarıya taşıyabilir hale

gelmesi ile doğal lifting etkisini elde edebiliyoruz.

Ne yazık ki, yağ yastıkçıkları yaşla birlikte azalır; bu

da yüzümüzde hacim kaybına sebep olur. Face Up

sayesinde doğru kasların kütlesinin %15’e kadar

artmasını, azalan dokunun yerine doğal dolgunluk

elde edilmesini sağlıyoruz.

Her yüzün, kas ve cilt yapısı, kullandığı

mimik ve ifadeler, daha önce yaptırdığı

işlemler ya da yaşadığı sorunlar

nedeniyle birbirinden farklı.

O nedenle Face Up işlemini kişiye özel

analizlerle uyguluyoruz.

Kişiye özel olduğunu vurguluyorsunuz.

Bu kısmı da detaylı olarak anlatabilir

misiniz?

Kesinlikle; Face Up tamamen kişiye özel bir

uygulama. Her yüzün, kas ve cilt yapısı, kullandığı

mimik ve ifadeler, daha önce yaptırdığı işlemler ya

da yaşadığı sorunlar nedeniyle elbette birbirinden

farklı… Buna ek olarak yüzümüzdeki asimetriler

de farklı. Dolayısı ile işlemi kişiye özel analizlerle

uygulamak önem taşıyor. Face Up sırasında

uyguladığımız tekniklerin şekli, yoğunluğu ve

bölgeleri kişinin ihtiyaçlarına göre değişiyor; yani

herkese aynı standart, aynı masajlar uygulanmıyor

çünkü herkesin kasları ve ihtiyaçları farklı durumda,

yapıda… Bu farklılıklar sebebiyle yaklaşımımız, kişiye

özgü ve detaylı bir değerlendirme sürecinden sonra

belirlenerek ilerliyor.

NYX

32


Röportaj

Bu metot ne kadar sürüyor ve kaç etaptan

oluşuyor? Her etabın etkisi nedir?

Face Up seansının tamamında yüz kaslarınız,

normal hareketlerinden farklı ve daha yoğun,

sistematik hareketler yapmaya yönelik uygulamalar

ile uyarılarak güçlenir, kütlelerini artırır ve

elastikiyetlerini tekrar kazandırır. Face Up’ı her

etabıyla ele alacak olursak;

1. Uygulama, yüz kas ve ifade yapınızın

fizyoterapistiniz tarafından dikkatle

değerlendirilmesiyle başlıyor. Buna bağlı olarak

kişiye özel Face Up programı planlanıyor.

2. Face Up ilk olarak esnetme ile başlıyor. Öncelikle

yüzdeki gerilimi azaltmamız gerekiyor ve bunu

kasları gerginlikten kurtarmaya yönelik

Face Up Ball masajı ve basınç uygulayarak

yapıyoruz. Bu şekilde program öncesinde kas

lifleri rahatlıyor, ısınıyor ve çalışmaya

hazırlanıyor.

3. Manuel terapi ile devam eden Face Up,

yüze uygulanan özel teknikler ile cilde ve alttaki

kaslara giden kan akışını iyileştiriyor. Ayrıca

yüzün elastikiyetini artırmaya yardımcı oluyor.

4. Daha sonra uygulanan manipülasyonlar serisi ile;

• Kası canlandıracak sıkıştırmalar,

• Kas kısalmasını tersine çevirecek,

• Kan akışını artıracak,

• Kas liflerini açacak,

• Kasın büyümesine izin verecek

• Uyuyan kasları uyandıracak, fazla çalışan kasları

gevşetecek uygulamalar yapıyoruz.

5. Yüzü şekillendirmek üzere profesyonel Face Up

kas stimülasyon cihazımızla, yüzde ve boyunda

yukarı çeken kasları çalıştırıyoruz.

6. Kas liflerinin yönüne göre uygun basınçta

esnetme bölümüne geçiyoruz. Hem sıkışmış

ve kırışıklığa sebep olabilecek kasları açıyor,

hem de lenfatik drenaj yoluyla toksinlerin

atılmasını sağlıyoruz.

7. Son olarak kalıcılığı artırmak üzere, özel çelik,

soğuk rollerımızla soğuma terapisini yapıyor ve

seansı tamamlıyoruz.

Tüm bu etaplardan oluşan Face Up’ın tek bir seansı

1 saat sürüyor. Daha ilk seansın sonunda ciltte ve

yüzde, lifting, rahatlama, tazelik, dolgunluk, canlılık

ve ödemin ortadan kaldırılmasını gözle görülür bir

şekilde sağlıyoruz.

NYX

33


Röportaj

Face Up daha da net olarak ifade edecek

olursak kimlere hitap ediyor? Kimler

yaptırabilir; hangi durumlarda ihtiyaç

duyulur?

Sabah aynaya baktığında iyi hissetmek, olduğu yaşın

en iyisi olmak isteyen herkese!


Röportaj

Hangi yaş gruplarına uygulanabilir?

Face Up metodu her yaşa uygun bir işlem…

Egzersizler ve uygulamalar kişinin yaşına ve

durumuna göre çeşitlenebilir ancak hayatımızdan

çıkarılacağı, asla uygulanamaz denileceği bir yaş

sınırlaması söz konusu olamaz.


KUSURSUZ BİR TEN İÇİN

YUMUŞAK DOKUNUŞLAR

Even Better Clinical Serum Fondöten, düzenli

kullanımda daha eşit bir cilt tonu vaadiyle bir fondötenden çok

daha fazlası! Üç farklı serum teknolojisi ile koyu leke görünümünü

gözle görünür şekilde azaltan, daha eşit tonlu bir cilt sunan cilt

mükemmelleştirici bu fondöten, aydınlık ve dolgun bir görünüme

sahip olmanıza da yardımcı olacak. Çok yönlülüğüyle yeni favoriniz

haline gelecek bu ürün aynı zamanda 8 hafta gibi kısa bir sürede,

makyajsızken bile parlak ve pürüzsüz bir görünüm vadediyor.

Fondöteninizin aynı anda cilt bakımı yaptığını hayal edin, işte Even

Better Clinical Serum Fondöten tam olarak bunu yapıyor. Üstelik

SPF 20 güneş koruması da mevcut!

Huda Beauty GloWish

Nemlendirme Etkili

Fondöten Tüm cilt tonlarına

doğal görünümlü bir bronzluk

kazandıran ürün, muhteşem renk

paletiyle de dikkat çekiyor. Hafif

ve pudrasız ipek gibi yapısı ile çok

ince bir şekilde cilde uygulanıyor.

12 saate kadar süren bronz bir

ışıltı vadeden fondöten, yumuşak

odak etkisini yaratarak cildinizin

daha pürüzsüz görünmesini

sağlıyor.

Fiyat: 479 TL / Sephora

Light Reflecting Foundation ile

cildinizin ışığını keşfedin

Makyaj ve cilt bakımının bu yenilikçi

birleşimi cilt kusurlarını anında

ortadan kaldırmaya, cilt görünümünü

pürüzsüzleştirmeye leke ve kızarıklığı

gizlemeye yardımcı olur. Altı haftalık

günlük kullanım sonrasında, makyaj

temizliğinden sonra da cildin duruluğu

gözle görülür. Dış etkenlere ve mavi ışığa

karşı koruma sağlar Gelişmiş cilt bakım

bileşenleriyle güçlendirilmiş formülü

sayesinde, nemi hapsederek cilt

bariyerini anında güçlendirir. Hassas

ciltler dahil farklı cilt tipleri için

uygundur. Doğal bitişiyle orta tam

kapatıcılık sağlar. Ciltte yokmuş hissi

veren ve tüm gün boyunca kullanıma

uygun yapısı sayesinde cilde nefes

aldırır. Light Reflecting Foundation 36

renk seçeneği ile satışa

sunuluyor.

İlk kez 1997 yılında tanıtılan Double

Wear serisi Estée Lauder'ın 1 numaralı

fondöteni olmaya devam ediyor.

Double Wear Stay-in-Place Fondöten, lekeleri ve

çizgileri mükemmel şekilde kapatıyor ve cildinizin

ışıldamasını sağlıyor. 24 saate kadar kalıcı formülü

ve nemlendirici içeren yapısı sayesinde ise her

zaman her yerde yenilenmiş ve taze bir görünüme

sahip olabilirsiniz. SPF 10 özelliğine de sahip bu

ikonik ürün, ısı ve nem gibi en zorlu koşullar altında

dahi kalıcılığını koruyarak kendinizi rahat ve güvende

hissetmenize yardımcı oluyor. işte Even Better

Clinical Serum Fondöten tam olarak bunu yapıyor.

Üstelik SPF 20 güneş koruması da mevcut!

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

36


Sephora Collection

Parıltılı Güneş Pudrası/

Bronzlaştırıcı Pudra

% 94 doğal içeriklerle formüle

edilerek hassas ciltler dahil

tüm cilt tipleri için uygun olarak

makyaj tutkunlarının radarına

giriyor.

Sephora Collection Güneş

Pudrası, hem şekillendirici hem

de aydınlatıcı üç hafif parlak

tonu birleştirerek, güneşli ve

sağlıklı bir ışıltı etkisi için ten

renginin parlaklığını artırıyor.

Fiyat: 179 TL

Güzellik

M·A·C

HYPER REAL GLOW

FLASH + AWE

AYDINLATICI PALET

Üçlü pembe ışıltı!

Kremsi pudra yapı,

ışığı yansıtan formül ve

ipeksi bitiş

Fiyat: 539 TL

AVON’DAN MAKYAJINIZDA

ÇİÇEKLER AÇTIRACAK ÖZEL

KOLEKSİYON;

“BLOOM KA BOOM”

Yüksek pigmentli mat renkler ve inci

parlaklığında gölgelerin büyüsü ise Özel

Tasarımlı Far Paleti ile ortaya çıkacak.

Yeni pastel tonlardan ilham alarak

oluşturulan Rosey Days, Very Peachy ve

Mint Party’den oluşan 3 farklı far paleti,

göz kamaştıran renk seçenekleriyle göz

makyajına ilkbaharın canlılığını taşıyacak.

Fiyat: 74,99 TL

BOBBI BROWN

LUXE EYE SHADOW / GÖZ FARI

Gözlere anında parlaklık vermek için tasarlanan

tamamen yeni, çok boyutlu metalik göz farı.

Güçlü ve üç boyutlu parlak formülü, metal ve ışıltı

bitişiyle anında etki için kuru olarak veya ıslak

görünüm için nemli bir fırça ile uygulanabilir.

Fiyat: 420 TL

Lovely Honey Bee Bumblebee

Likit Aydınlatıcı

Güneş bronzluğu etkisi! Bronz

tonlarda doğal bir ışıltı sağlayan

Lovely Honey Bee Bumblebee

Likit Aydınlatıcının, içeriğindeki bal

özünden gelen bal kokusu ile bronz

ışıltının keyfini çıkarın!

Fiyat: 59,95 TL

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

37


Tek maskara, sınırsız görünüm!: 379 TL

M• A• C Stack Maskara, kişiselleştirilmiş bir maskara deneyimi sunmak

için geldi! Make-up artisti Johnston, “M• A• C Stack Maskara, kişinin kendi

tercihine göre hafif ve hacimli bir görünümden dolgun ve cesur kirpiklere

kadar istediğiniz uygulamaya izin veriyor, bu da ürünün teknolojisinin çok

yönlülüğünü gösteriyor” diyor ve ekliyor:“Bir kat kolay sürülebilirlik ve

hafiflik sağlarken, birden fazla kat inanılmaz uzunluk ve hacim sağlıyor.

Yani kullanıcı kendisi yeterli diyene kadar kirpiklerine kat uygulayabilir.

Bu, kullanıcıya nihai kontrolü veren ve tek bir üründe hayal edilen ve bir

maskaradan beklenen tüm kriterleri sunan, mükemmel bir formül.”

Avon Legendary Lengths Maskara: 54,99 TL

Deneyenlerin %100’ünün uzunluğu ve hacmi

artırdığını onayladığı Avon Legendary Lengths

Maskara, kirpiklerinizi artık 3 kat daha hacimli

ve yüzde 50’ye kadar daha uzun gösterecek!

RARE BEAUTY Soft Pinch Likit Allık: 359 TL

Yumuşak ve sağlıklı bir bitiş için dağıtılabilen

ve kat kat uygulanabilen hafif ve kalıcı bir likit

allık. Mat ve ışıltılı bitişleri mevcuttur. Gün boyu

kalıcılığını koruyan pigmentlere sahip ultra hafif

formülüyle kusursuz renk etkisine kavuşun.

Mat ve ışıltılı bitişlere sahip bu likit allık doğal

ve kat kat uygulanabilir renkleriyle yumuşak bir

görünüm için mükemmel biçimde dağıtılır.

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

BOBBI BROWN LUXE SHINE INTENSE Claret: 500 TL

M·A·C Wild Cherry Love Me Lipstick Cheery Cherry: 279TL

Ultra kremsi formülü sayesinde pürüzsüz bir uygulama. tam

kapatıcılık, canlı dudaklar ve yoğun renkler vadeden ultra kremsi ruj

ile hafif ıslak görünümlü bitişlere merhaba de!

M·A·C RethinkPink Amplified Lipstick Do Not Disturb: 239TL

Ultra kremsi formülü sayesinde pürüzsüz bir uygulama. tam

kapatıcılık, canlı dudaklar ve yoğun renkler vadeden ultra kremsi ruj

ile hafif ıslak görünümlü bitişlere merhaba de!

NYX

38


Güzellik

Dermalex Cilt Bakımında Ezberleri Bozuyor

İsveç’te geliştirilen formülleriyle

cildinizi hak ettiği terapiyle buluşturan

Dermalex, markanın yüzü olan ünlü

oyuncu Melisa Sözen’in de katıldığı

özel bir davetle tanıtıldı.

Perrigo tarafından “Cildinizin hak ettiği” terapi

sloganıyla artık Türkiye’de de satışa sunulan

Dermalex, Perrigo Pazarlama Direktörü

Gözde Shavky ve Dermalex Marka Yöneticisi

Pınar Boyar’ın ev sahipliğinde düzenlenen

bir davetle tanıtıldı. Toplantıya Dermalex’in

marka yüzü olan ünlü oyuncu Melisa Sözen

de katıldı. Etkisi klinik olarak kanıtlanmış ve

dermatolojik olarak test edilmiş Dermalex

ürünlerini, Türk kadınlarıyla buluşturmaktan

çok mutlu olduklarını söyleyen Perrigo

Pazarlama Direktörü Gözde Shavky,

doğallığıyla bilinen Melisa Sözen’in markanın

ruhunu çok iyi yansıttığını ifade etti.

Hassas ciltlerin ihtiyaç duyduğu bakım

Dermalex Hassas Micellar Temizleme Jeli, makyajı

ve kiri cildi kurutmadan, nazikçe derinlemesine

temizliyor. Sabun içermeyen formüle sahip Dermalex

Hassas Micellar Temizleme Jeli, suyla durulanarak

veya pamukla silinerek yüz, göz çevresi ve dudak

için kullanılabiliyor. Rahatlatıcı etkisiyle hassas tüm

cilt tiplerinin kullanabileceği Dermalex Hassas Likit

Krem, dengeli ve taze görünen bir cilt için 24 saat

süreyle cildi yoğun ve derinlemesine nemlendirip

rahatlatıyor. Hassas ciltler üzerinde dermatolojik

olarak test edilen Dermalex Hassas Likit Krem,

komedojenik olmayan formülü sayesinde gözenekleri

tıkamıyor. Göz çevresindeki hassas cilt üzerinde

dermatolojik olarak test edilen Dermalex Hassas

Göz Kremi, göz çevresini 24 saat süreyle yoğun ve

derinlemesine nemlendiriyor. Cildi rahatlatıyor ve

tahrişe karşı koruyor.

Hem lekeleri hem kırışıklık görünümünü azaltıyor

pH değeri cilt ile uyumlu olan Dermalex Yenileyici Yüz Temizleme Köpüğü, arındırıcı etkisiyle makyajı, kiri ve ölü

deriyi ciltten nazikçe uzaklaştırıp, cilde taze bir ışıltı veriyor. Ürün, peeling olarak da kullanılabiliyor. Dermalex

Pürüzsüzleştirici Yüz Kremi, cildi 24 saate kadar yoğun bir şekilde nemlendirirken ince çizgi ve kırışıklıkların da

görünümünü azaltıyor. Komedojenik olmayan formülü sayesinde gözenekleri tıkamayan Dermalex Pürüzsüzleştirici

Yüz Kremi, yağlanma ve leke görünümüyle mücadele ediyor ve gözenekleri sıkılaştırıyor. Dermalex Dengeleyici Yüz

Kremi ise cildi 24 saate kadar yoğun bir şekilde nemlendirirken, hassas peeling etkisiyle, leke oluşumunu önlemeye

ve cilt tonunu dengelemeye yardımcı oluyor.

*DermalexSensitiveBalance ile aynı formülasyona sahip AcoSensitiveBalanceDermatolojik Test, 2018 &2020, J.W. Hamilton Poland S.A

Göz Kremi Sentitive Balance: 149,9 TL

Gündüz Kremi Sentitive Balance: 149,9 TL

Temizleme Sentitive Balance: 134,9 TL

Temizleme Pure Balance: 1434,9 TL

Gündüz Kremi Pure Balance: 199,9 TL

Gece Kremi Pure Balance: 199,9 TL

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

39


DRUNK ELEPHANT

Wonderwild Miracle Butter

Kuru, çatlamış, tahriş edilmiş veya risk

altındaki cildi kurtaran ve yumuşatan cildin

doğal iyileşme yeteneklerini destekleyen,

yoğun biçimde besleyici bir merhemdir.

enileyici bitkisel yağlar—marula, cupuaçu,

mango ve shea—cildi çevresel stres

etkenlerine karşı korumaya yardımcı olur,

diğer yandan, antioksidan ve yağ asidi

zengin bitkisel yağlar (örneğin mera köpüğü

tohumu, kabak, yeşil çay tohumu, kukui ve

kuşburnu) cildi tekrar en sağlıklı durumuna

getirerek, geçici olarak risk altındaki cildi

derin biçimde beslemek ve güçlendirmek

için yaşamsal lipidleri takviye eder.

L’Occitane’ın imza parfümü Neroli & Orchidee, iki özel

çiçeğin buluşmasını yenilenen çiçek desenli şişesiyle

kutluyor. Portakal çiçeği ve orkidenin yumuşak geçişi ile

pudramsı ve hoş bir koku bırakan ve adeta baharı yaşatan

bu parfüm, uzun zamandır L’Occitane’ın en sevilen parfümü.

Fransa Grasse bölgesinin narin ve sembolik simgesi olan

portakal çiçeği ilkbaharda, meyvesi tatlı ve seceven bir koku

bırakan orkide ise sonbaharda açar. Bu çiçeksi ve meyve

aromalı iki kokunun hikayesinin sonunda ismi iki çiçeğin

adına adanmış bir parfümü isimlendirir.

Neroli & Orchidee Anneler Günü Hediye Seti – 1775 TL

Neroli & Orchidee EDT 75 ML- 990 TL

Neroli & Orchidee Hand Cream 30 ml – 130 TL

Neroli i& Orchidee Shower Gel 250 ml – 250 TL

Neroli & Orchidee Body Lotion 250 ml – 405 TL

Shiseido’nun yeni ürünü Urban Environment

Age Defense SPF 30

Sıradan bir SPF 30 ürünü değil 360 derece çok

yüksek koruma sağlayan Urban Environment

Age Defense SPF 30, bir güneş kreminden

çok daha fazlası! Hyaluronik asit ile birçok

nemlendirici de dahil olmak üzere %50'den

fazla cilt bakım bileşeni içeren hibrit formülü,

UV ışınlarının ciltte kırışıklıkların oluşmasına

neden olabilecek olumsuz faktörlerini

azaltabilen bir Asya meyvesi olan Mangosteen

özü içeriyor. Tüm cilt tipleri için uygun olan

krem, dokusuyla kuruluğu önleyerek cildi

nemlendiriyor.

Fiyat: 640 TL

Yağlanmayı kontrol altına alın

Yüksek korumalı Oil Shield

UV Defense SPF 50

Hafif ve iz bırakmayan özel formülü

sayesinde parlama karşıtı özellik

sunuyor. Yaşlanmayla savaşan geniş

spektrumlu UV koruması sağlayan

ürün, hızlı emilen ve uygulama

sonrası ciltte iz bırakmayan

yapısı ile cilde mat bir görünüm

kazandırıyor ve cilt yağlanmasını

kontrol altına alıyor. Oil Shield UV

Defense SPF 50’nin içeriğindeki

silika silitat gözenekleri tıkamıyor

ve UVA/UVB ışınlarına karşı etkin

bir koruma sağlıyor.

Fiyat: 610 TL

ESTÈE LAUDER

Advanced Night Repair Eye Matrix

Onarıcı Göz Kremi

Çizgi ve kırşıklıkların görünümünü azaltır.

Cildi sıkılaştırır, nemlendirir ve pürüzsüzleştirir.

Cilde ipeksi bir dokunuş katar.

15 ml: 825 TL

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

40


Bioten Hyaluronic Gold

Kırışıklık Karşıtı Serum: 264 TL

Hyaluronik Gold yüz serumu

cildinizi dolgunlaştıran ve

görünür kırışıklıkları doldurmaya

yardımcı olan hyalüronik asit

mineraller ve amino asitler

açısından zengin fermente

pirinç özü içeriyor. Ciltteki nem

kaybını önlemek için formüle

entegre edilen B3 Vitamini

cildi pürüzsüzleştirmeyi ve

kırışıklık görünümünü azaltmayı

hedefliyor. İçeriğinde kullanılan

“inci teknolojisi” ile cilt tarafından

hızla emilen serum her

kullanımda aynı tazeliği ve güçlü

etkiyi yaratıyor.

Aveeno Günlük

Nemlendirici Vücut Kremi:

79,90 TL

24 saat boyunca cilde nem

ve koruma sağlayan Vücut

Kremi, zengin ve yağlı bir his

bırakmayan kremsi yapısıyla

konforlu bir cilt bakımı

deneyimi sunuyor. Cildin

doğal dengesini koruyarak

cilt bariyerini güçlendiriyor

ve doğal mikrobiyom

dengesini koruyor.

Güzellik

HER KOŞULDA DERİNLEMESİNE

NEMİ KEŞFET!

Moisture Surge, 100 saate kadar

nemlendirme sağlarken, cildin nem

dengesini korumaya yardımcı olur.

Otomatik Yenileme Teknolojisi

sayesinde cildin kendi kendini

nemlendirmeye devam edebilmesi

için kendi su kaynağını oluşturmasına

destek olur. Yağsız formülü ile

Moisture Surge, içeriğindeki iki temel

bileşen hyalüronik asit ve aloe vera

biyo-fermenti ile çift etkili güçlü

nemlendirme sağlar.

Clinique Moisture Surge 100H

Auto-Replenishing Hydrator

NEOSTRATA Correct

Saf Retinol Göz Kremi: 899 TL

Hassas göz çevresindeki gözle

görülür ince çizgileri azaltıp

cildin elastikiyetinin artırıyor.

Gözün altında oluşan koyu

halkaları hedefleyerek daha

aydınlık, sıkı ve pürüzsüz bir

görünüm vadediyor. İçeriğindeki

neoglukozamin ile cildi nazikçe

soyarak cilt yenilenme sürecini

destekliyor ve cilt tonunu

eşitliyor.

DARPHIN INTRAL ACTIVE

STABILIZING LOTION - KORUMA

Papatya, şakayık, alıç ve mantar meşesi

özlerinin gücü ile cildi yatıştırmaya

ve korumaya yardımcı olur. Cildi

nemlendirir, yatıştırır ve cilt dokusunu

düzenleyerek gözeneklerin daha sıkı bir

görünüme kavuşmasını destekler. Cildi

hava kirliliği ve mavi ışınlar gibi çevresel

faktörlere karşı korur.

100ml: 809 TL

FOREO Imagination ile Eşsiz Bir Maske Deneyime Hazır Olun! İsveçli

güzellik teknolojisi markası FOREO doğal bakımı tercih edenleri, kendi

maskelerini kendi yapmaktan hoşlananları, kişisel bakımına özen gösterenleri

cilt bakımında ezber bozacak yeni ürünü FOREO Imagination ile tanıştırıyor.

Türünün ilk örneği olan FOREO Imagination, mutfağınızdaki taze malzemeleri

kullanarak hazırladığınız ev yapımı maskelerin etkisini arttırmaya ve kremsi bir

yapıya sahip olmalarına yardımcı oluyor.

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

41


Hüseyin Özcan

Erdem Kıramer Etiler / Hair Stylist

Erdem Kıramer mesleğe 1959 yılında başlamış, 1968 yılında Nişantaşı İstanbul’da ilk salonunu

açmıştır. 1987 yılında kuaför salonlarının kurumsallaşması adına önemli bir adım atarak

Türkiye’de ilk defa şubeleşmeyi ve şirketleşmeyi hayata geçirmiştir.

1985 yılında ekibe katılan ve kırk yıla yakın süredir Erdem Kıramer salonunda misafirlerine

hizmet veren Hüseyin Özcan ile görüştük. Kadın saç modasında dünyaki trendleri takip ederek

yenilikçi bakış açısıyla sürdüğü mesleğinde: ''Benim için değişmeyen tek şey değişim. Kadınlar

değişimi seviyor, ben de bu değişime katkıda bulunduğum için mutluyum'' diyerek mesleğine

verdiği öneme vurgu yapan Hüseyin Özcan ile sohbetimizi sizlerle paylaşıyorum.

Keyifli okumalar.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

42


Röportaj

Saç kesiminde önemli olan

misafirimizin yüzüne ve

karakterine uygun stili

uyarlayabilmektir.

Bize biraz kendinizden

bahseder misiniz?

Kuaförlüğe ne zaman ve

nasıl başladınız? Erdem

Kıramer’le yolunuz

nasıl kesişti?

Güzel bir soru. Merhabalar,

sevgiyle başlayalım

sohbetimize. Biraz geçmişe

döneceğiz. Şu an bu soruyu

cevaplarken gözümün

önünden film şeridi gibi

geçmeye başladı. Mesleğe

nasıl başladığımı hatırladım.

Biz Türk Kuaförleri olarak

çoğumuz alaylı olarak

mesleğe başlarız. Çocuk

yaşta hem okudum hem

çalıştım. Oturduğumuz

semtte küçük bir Rum

Kuaför Salonu vardı. O gün

ki ustamı saygıyla anıyorum.

Niko Katakuzino’nun

dükkanında çalışmaya

başladım. Lise hayatı bittikten

sonra Nişantaşı’nda Bizle

Kuaför Salonu’nda çalışmaya

başladım. Erdem Kıramer ile

çalışma hayatımız 1985 yılında

başladı. Hayatımın dönüm

noktası olduğunu söyleyebilirim

ve halen de sevgi ve saygı ile

birlikteliğimiz devam ediyor.

Bu ilkbaharda saçlarda

hangi kesim ve renkler

ön plana çıkacak? 2022

trendleri neler olacak?

İlkbahar-yaz trendlerinde

yine doğal görünümlü saçlar

damgasını vuruyor. Orta

uzunlukta bob kesim küt saçlar,

her boy saç için dokulu katlar,

uzun saçlarda katlı kesimler ve

ince kahküller bu yılın gözdesi.

Kıvırcık saçlılar için belirgin

bukleler ve zahmetsiz görünüm

veren iri yumuşak dalgalar da

trendler arasında. Renk olarak

sarının her tonu, turuncuya

yakın parlak tarçın kızıllar ve

kahve tonları görebiliriz. Her yıl

trendler değişiyor. Ama benim

için önemli olan trendler ne

olursa olsun kadının kendine

yakışan doğru stili bulmasıdır.

Moda kadına yakışandır. Kadının

en iyi şekilde taşıdığı saç şekli

ve rengi onun için en doğru

seçimdir.

Daha modern bir

görünüm için ilk

aklımıza gelen

genelde saçlarımızı

daha kısa kestirmek

oluyor. Ama kısa

saç da her yüz

tipine yakışmıyor.

Uzun saçtan

vazgeçemeyenler

için modern

görünme

tüyolarınız var mı?

Evet kısa saç sanki daha

modernmiş gibi bir

izlenim bırakıyor. Fakat

ben bu konuda farklı

düşünüyorum. Fikirlerim

zaman içerisinde değişti.

Uzun saçın kadına daha

seksi, daha feminen aynı

zamanda daha modern

bir görünüm kattığını

düşünüyorum. Tabi

ki uzun saçtaki ince detaylar

önemli. Bu kouda birçok

ipucu verebilirim. Yüze düşen

kısımdaki saçlar saçın ve insanın

bütün havasını değiştirir. Bu

bir kahkül olabilir ya da saçın

yüz çevresinde çene kısmına

düşen uzun katlar olabilir. Saçını

topladığında yüzüne düşen

küçük saç parçaları kadını daha

gizemli hale getirir.

Özet olarak saç kesiminde

önemli olan misafirimizin

yüzüne ve karakterine uygun

stili uyarlayabilmektir.

NYX

43


@erdemkirameretiler

Yapmaktan en keyif aldığınız işlem

hangisi? Renklendirme mi, kesim mi?

Yapmaktan keyif aldığım şeyler derken öncelikle

mesleğimi çok seviyorum. Benim için kuaförlük

dünyanın en güzel mesleği. Bu çerçevede baktığın

zaman tüm yaptığım işlemlerin tümünü kesim,

renklendirme ayrımı olmaksızın keyifle yapıyorum.

Müşterilerinizin hiç olmayacak isteklerle

size geldikleri oluyor mu? Böyle bir

durumda içinize sinmese de müşterinizin

istediğini mi yapıyorsunuz yoksa ikna

edip kendisine en uygun modeli mi

uyguluyorsunuz?

Tabi ki bahsettiğiniz şeylerle karşılaşıyorum.

Öncelikle misafirimle detaylı konsültasyon

yapıyorum, sonrasında kendi yorumumu da katarak

kendisine en yakışan şekli ve rengi tavsiye ederek

doğru sonuca ulaşıyoruz. Misafirlerimizin salondan

mutlu ayrılması bizim en değerli motivasyonumuz.

NYX

44


Röportaj

En çok hangi ünlülerin saç stillerini

beğeniyorsunuz?

Türkiye’de de tarzı ve şaçıyla beğendiğim

birçok sanatçı, manken var. Ama ben

yurtdışından özellikle beğendiğim kişilerden

bahsedeyim: Rosie HW, Chiara FERRAGNI,

Sarah Jessica PARKER, Hailey BIEBER.

Gerek tarzları, gerekse saçları bizim çizgimize

çok yakın.

NYX

45


BURUN ESTETİĞİ SONRASI

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN

7 KURAL

İnsan yüzünde ilk göze çarpan organ olan burundaki şekil ve işlev bozuklukları estetik, fizyolojik ve psikolojik

sorunlara yol açabiliyor. En çok talep edilen estetik ameliyatlar arasında yer alan burun estetiği (rinoplasti),

görselliğin yanı sıra sağlık bakımından da kişiye büyük fayda sağlıyor. Ameliyat sonrası burnun son şeklini

almasının yaklaşık bir yıl sürebildiğini ve değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini belirten

Memorial Ankara Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Ural,

burun estetiği ameliyatı ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Burundaki sorunlar farklı nedenlerden

kaynaklanabilir

Burunda var olan problemler genellikle ergenlikte

kemik ve kıkırdak yapılardaki aşırı gelişmeler,

travmalar ve gelişimsel sorunlardan

kaynaklanmaktadır. Rinoplasti ameliyatları ağırlıklı

olarak; burnunda şekil bozukluğu bulunan, burun ucu

görünümünden memnun olmayan, burun kemiğinde

sorun ve eğrilik olan, burnunu küçültmek isteyen,

burnu kırılan, burun kanatlarını daraltmak isteyen,

solunum sorunu ile birlikte şekil problemi yaşayan,

burun delikleri ciddi derecede asimetrik ya da büyük

olan kişilere uygulanabilir.

gerçekleştirilmelidir. Fonksiyonel düzeltme de

yapılabilen burun estetiğinde genellikle septum

denilen ve burnu ortadan ikiye ayıran yapı, bir tarafa

eğilerek hava yolunu daraltmışsa bunlar giderilir.

Konka denilen etlerde bir büyüme varsa bunlar

küçültülür, burun eti ve septum eğriliği gibi sorunlar

ortadan kaldırılır.

Estetik ile ilgili beklentiler gerçekçi olmalı

Burun ameliyatı, bu işlemi talep eden her kişiye

yapılmamalı, görüşmelerde hastaların sosyal ve

psikolojik durumları da değerlendirilmelidir. Estetik

burun ameliyatı, işlem sonrasında aşırı

mükemmeliyet isteyen, hayatının değişeceğini

bekleyen, çok güzelleşeceğini düşünen ve her açıdan

burnunun fotoğrafını çekip mükemmel simetri arayan

kişiler için uygun değildir. Bununla birlikte

beklentileri gerçekle bağdaşmayan, öz algı bozukluğu

(somatiform bozukluk) gibi psikolojik sıkıntıları olan

kişilere de cerrahi uygulanmamalıdır.. Rinoplasti için

en uygun adayları; aşırı mükemmeliyetçi olmayan, dış

görünümünde bir gelişme ve güzelleşme bekleyenler

oluşturur.

Fonksiyon ve estetik bir arada ele

alınmalıdır

Burun estetiği için başvuran hastaların bir kısmı aynı

zamanda nefes ile ilgili sıkıntılar da yaşamaktadır.

Ameliyat öncesinde hastanın şikayeti olsun ya da

olmasın burun içi muayene mutlaka

Doç. Dr. Alper Ural

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü

Memorial Ankara Hastanesi

NYX

46


Sağlık

Değerlendirme için son şeklini

alması beklenmeli

Rinoplasti sırasında yapılan değişiklikler

çok küçük olsa da bunlar, yüzün

görünümünde ve ifadesinde büyük algısal

farklar yaratabilir. Unutulmaması gereken

konulardan biri de, burnun canlı bir organ

olduğu ve her biri faklı iyileşme özellikleri

gösterebilen kemik, kıkırdak, mukoza ve

deriden oluşan özel bir bölge olduğudur.

Ameliyatta verilen şeklin iyileşme süreci

tamamlandıktan ve ödemler indikten sonra

birebir aynısı olmayabileceği olasılığını

bilmek önemlidir. Bu sebeple ikinci bir

operasyonun gerekli olduğu durumlarda

bile en az bir sene beklemek tavsiye

edilmektedir. Örneğin burun derisinin kalın

olduğu durumlarda, burun ucunun biçim

alması daha uzun bir süreci gerektirir.

Kişiye en uygun ameliyat tekniği

belirleniyor

Estetik burun ameliyatı kapalı ve açık olarak

adlandırılan iki temel yöntem kullanılarak yapılır.

Birbirlerine üstünlüğü bulunmayan bu iki yöntem

eşdeğer olarak kabul edilir ve hasta için uygun olan

yöntem tercih edilir. Deformitesi çok olan olgularda

ya da bağ doku yapısında zayıflık, eksiklik sebebiyle

desteklenmesi gereken burunlarda açık yapısal

(structural) rinoplasti yapılabilir. Son zamanlarda

popülerlik kazanmış ‘preservation rinoplasti’

(koruyucu burun estetiği), ‘letdown’, ‘pushdown’,

‘karma rinoplasti’ gibi isimlerle anılan çeşitli teknikler

de mevcut olup, bu teknikler hem açık hem de kapalı

yöntemle uygulanabilmektedir. Bu tekniklerde nihai

amaç, gerekli yapıları maksimum derecede koruyarak

hedeflenen şekle ulaşabilmektir. Hastalar bu konuda

sadece bilgilendirilmeli ve hangi tekniğin

uygulanacağına cerrahlar karar vermelidir. Hastanın

burun ve yüz yapısı en doğru şekilde

değerlendirildikten sonra hangi tekniğin uygulanması

gerekiyorsa o tercih edilir.

Hedef doğal ve güzel bir buruna

ulaşmaktır

Burun estetiğinde hastaların istekleri de baz alınarak

altın oranın korunmasına özen gösterilmeye

çalışılmakla birlikte mevcut varyasyonları da göz

önünde bulundurulur. Hastaya bunu daha iyi

anlatabilmek için estetik cerrahi uzmanları

planladıkları burnu, çeşitli 2 boyutlu veya 3 boyutlu

uygulamalarla gösterebilir. Her ne kadar hastanın

istekleri öncelikli olsa da yüzün oranları dikkate

alınarak hareket etmek gerekir. Rinoplasti

ameliyatlarında temel hedef doğal ve yüz ile uyumlu

bir buruna ulaşmak olmalıdır.

Ameliyat sonrasında

bunlara dikkat!

Sigara, iyileşme sürecini olumsuz yönde

etkileyebileceği için sigara kullanılıyorsa

ameliyat sonrası bırakılmalı,

Ameliyat sonrası burun, travmalardan korunmalı

ve şişlikleri azaltmak için baş mümkün olduğunca

yüksek tutulmalı,

Kan sulandırıcı özellik gösteren ilaç, yiyecek ve

içeceklerden uzak durulmalı,

Burun estetiği ameliyatı sonrasında bir süre spor

yapılmamalı, 7-10 gün kadar aktivitelerden ve

1-2 ay kadar ağır sporlardan uzak durulmalı,

Ameliyat sonrası burnu koruyan alçı ya da

atellerin ıslanmamasına özen gösterilmeli,

Doktorun tavsiye edeceği süre kadar gözlük

kullanılmamalı, tavsiye edilen merhem ve

spreyler kullanılmalı,

İyileşme sürecini hızlandırmak için düzenli uyku

ve beslenmeye özen gösterilmelidir.

NYX

47


TÜKÜRÜĞÜN SAĞLIĞA 4 FAYDASI

Hijyenik olmadığı düşünülse de, tükürük ağız sağlığı ve insan vücudunun genel sağlığı

için faydalıdır. Diş Hekimi Pertev Kökdemir, tükürüğün 4 faydasını paylaştı.

Ağız Temizliği: Tükürük, dişleri ve ağzı temizleyerek

herhangi bir bakteri veya virüsten uzak tutmaya,

böylece ağzı ve dişleri sağlıklı durumda tutmaya

yardımcı olur. Yani tükürük bizim bağışıklık

sistemimizin bir parçasıdır.

Koruma: Tükettiğimiz yiyecek ve içeceklerin çoğu

asidik içeriğe sahiptir ve tükürük onu nötralize

etmeye ve yumuşak dokuları, dişleri ve diş

etlerini güvende tutmaya yardımcı olur. Tükürük

yutulduğunda yemek borusu çevresinde zararlı

tahriş edici maddelere karşı koruyucu bir kalkan

oluşturarak mide ekşimesini önler.

Plak: Tükürükte bulunan pelikil adı verilen bağışıklık

proteinleri, dişlerin etrafında koruyucu bir tabaka

oluşturarak bakterilerin hızlı bir şekilde yok

edilmesine yardımcı olur ve ayrıca dişleri asitlerin

neden olduğu demineralizasyona karşı korur. Ancak

pelikilin bir dezavantajı, düzenli olarak dişlerimizi

fırçalamazsak diş taşı oluşumuna giden yolun ilk

adımıdır.

Diş Hekimi

Pertev Kökdemir

Sindirim: Tükürük, katı ve sıvı yiyeceklerin lezzetini

artıran ve aynı zamanda daha fazla sindirim için

bağırsaklara ulaştığında yiyecekleri parçalayan

ağzın, pH seviyesini dengelemesinde rol oynar.

NYX

48


Güzellik

Dekolteniz yaşınızı ele vermesin

Dekolte bölgesinden boyuna, oradan tüm yüze doğru uzanan cilt dokusunun en iyi şekilde nemlendirilmesi,

yaşlanmaya karşı o bölgenin korunması son derece önemlidir. Anti-aging cilt bakımı uygulamalarına

dekolte bölgesi dahil edilmediği takdirde, yüz ne kadar genç görünürse görünsün, bu bölgedeki kırışıklıklar

yaşınızı ele verecektir. Kaliteli Yaşam Kliniği Medikal Estetik Doktoru Yasemin Savaş dekolte bölgesini

gençleştirmek için cerrahi olmayan yöntemler hakkında bilgi verdi.

Dr. Yasemin Savaş, ‘Dekolte üst kısmındaki deri daha ince olduğu için, genellikle vücudun

diğer bölgelerinden daha hızlı yaşlanır. Kişinin ihtiyacına yönelik farklı tedavi seçenekleri

ile artık kısa sürede dekolte bölgesini gençleştirmek cerrahi olmayan yöntemlerle

mümkün. Lazer teknolojileri ve çeşitli kokteyllerin karışımı ile yapılan enjeksiyonlar ile

bu bölgede oluşan ince çizgiler, yaşlılığa bağlı lekeler, nemsizlik sorunu çözülerek daha

parlak, daha gergin, daha seksi dekolteye sahip olunabilir’ diyor ve dekolte güzelliği için

şu tüyoları veriyor;

-Yaşlanmaya karşı korunmanın ilk ve en önemli ayağı cildi UV ışınlarına karşı korumak ve

nemli kalmasını sağlamaktır. Özellikle yazın dekolte bölgesi ihmal edilir. Güneş kreminizi

mutlaka dekolte bölgesine de uygulayın.

-Cildin elastikiyetini kaybetmesinin nedeni kollajen hücrelerinin yaş ilerledikçe eskisi

kadar üretilemiyor olmasıdır. Bağ dokuda kollajen hücresi azaldıkça elastin sentezi de

azalır buna bağlı olarak fibroblastlar gevşer, zayıflar ve cilt sarkmaya başlar. Otuzlu

yaşlardan sonra kollajen desteği kullanmak, kollajen üretimini tetikleyen bakımlardan

faydalanmak ve egzersiz yapmak, dekolte bölgesinin güçlenmesine ciddi anlamda katkı

sağlayacaktır.

Dr. Yasemin Savaş

Kaliteli Yaşam Kliniği

Medikal Estetik

-Bedenimizi beslediğimiz gibi cildimizi de kaliteli içeriklerle beslememiz gerekir. A,C,E

gibi temel vitaminlerin saf formları, antioksidanlar, asitler, mineraller dekolte bölgesini

güçlü tutmak için etkili cilt besinleridir.

Dekolte Gençleştirmede Kullanılan En İyi Medikal Estetik Uygulamaları

Kollajen üretimini tetikleyen medikal estetik uygulamaları dekolte bölgesi kırışıklıklarının giderilmesinde son derece etkilidir.

Radyofrekans, ultrason, ses dalgaları gibi çeşitli enerjilerin kullanıldığı cihazlı uygulamalar, Fraksiyonel lazer, BBL lazer, Thulium

lazer teknolojileri ve mezoterapi uygulamaları alternatifler dekolte gençleştirmede uygulanan tedavilerdir. Altın iğne ile

dekolte gençleştirme, somon DNA, kollajen aşıları, nem aşıları, gençlik aşıları, mezobotox, gerektiğinde derin çizgilenmelerde

dolgu uygulamaları, altı nokta uygulaması kişinin yaşına ve dekolte bölgesindeki ihtiyaca bağlı olarak doktorlar tarafından

uygulanabilecek diğer tedavi yöntemleridir.

NYX

49


Baharı

Hissedin

Ayna

NALAN YURTTAŞ

nalan.yurttas@nyxmag.com

Merhaba sevgili okurlarım

İşte haftalar bitiyor, yenileri başlıyor, günler, aylar geçiyor,

mevsimler dönüyor ve yine, yepyeni umutlarımızın

yeşereceği yeni bir ilkbahar mevsimi başlıyor…

Ne yaşamışsak yaşayalım, olumluları kabul ediyoruz ve

olumsuzları kendimize birer hayat dersi olarak kabul edip,

yolumuza, yılmadan, pes etmeden, hatta daha da güçlenerek

devam ediyoruz.

İlkbaharın getirdiği renklerin, çiçek kokularının, güneşin ilk

ısıtmalarının tadını çıkarmakla, geriye değil, ileriye bakmakla

ilkbaharı kucaklayalım…

-Arkanızda bıraktığınız köprüleri yıkın ki ilerlemekten başka

çareniz kalmasın.

-Her zaman; yalnız duracak kadar güçlü, yardıma ihtiyacınız

olduğunu bilecek kadar akıllı ve yardım isteyecek kadar

cesur olun…

-Modunuzu yükseltmek için kendinize öncelikle gerçekçi

yaklaşın.

-Olabilir hedefler belirleyin.

-Bazen sadece nefes alın ve kat ettiğiniz yolu düşünün.

-Hoşlandığınız aktiviteler yapın.

-Kendinizi ödüllendirin ve en önemlisi korkularınızla

yüzleşin.

İşte o zaman, nasıl hafiflediğinizi hissedeceksiniz ve

ilkbaharın renklerini bir başka güzel göreceksiniz. ☺

Tüm çiçekleri kopartabilirler ama yine de baharın gelmesini

asla engelleyemezler değil mi?

İlkbahar güneşin en tatlı baktığı, çiçeklerle birlikte umutların

yeşerdiği zamandır, kendiniz için konuşmaktan korkmayın.

Hayalleriniz için savaşmaya devam edin lütfen…

Bir Şaman Atasözü Der ki;

Sevdiklerine bağlı ol, ama bağımlı olma,

Fedakar ol, ama kendini feda etme,

Dünü unutma, ama saplanıp da kalma,

Sabret, ama katlanma,

Eleştir, ama suçlama,

İste, ama ısrar etme ve en önemlisi, hiç kimseye biat etme...

NYX

50


Ayna

Ve Mevlana Der ki;

Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme, sen dağları

seyret.

Ürün Tavsiyelerim

Yenik düşüyorsan özlemlerine, aldırma. Kalbindeki o

uçsuz bucaksız sevgiyi hisset.

Işıklar sönmüşse ve karanlıksa, ona da aldırma, ay

ışığını seyret.

Sabret...

Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz

olsun.

Sabret ki her şey gönlünce olsun...

O yüzden; otursanız üzülecek çok şey bulursunuz,

ama mutluluk daha çok işinize gelsin. Hayat, zengine,

şanslıya, güzele değil, kafa yapısını değiştirene güzel☺

O nedenle; öyle bir kadın olun ki, her sabah ayaklarınız

yere bastığında, Şeytan “Aman kahretsin, yine ayağa

kalktı! “ desin. ☺

NARS AUDACIOUS LIPSTICK

(Renk:BARBARA)

Nars’ın bu ruj serisi E vitaminli ve tam 40 renk

içeriyor. Ancak BARBARA bir başka… Hem doğal,

hem her zevke hitap ediyor, hem de her kıyafet ile

uyumlu. Üstelik ultra yumuşak ve yapışıklık hissi

vermiyor, dudaklara saten bir görünüm veriyor.

Birinden biri mutlaka sizin için, deneyin derim.

Şimdi; yüzümüzü güneşe dönmeye, kendimizi güzel

tutmaya ve şımartmaya hazır mıyız?

Öncelikle, size Göz Altı Morlukları ve

Kırışıklıkları için gerçekten etkili ve çok

kolay bir MASKE tarifi vereceğim.

Malzemeler: 1 yumurta akı ve 1 tatlı kaşığı Türk

kahvesi.

Yapılışı: Malzemeleri çırpıp göz çevresine maske

olarak uyguluyoruz,20 dakika bekletiyoruz ve soğuk

su ile duruluyoruz.

Haftada 2 defa düzenli uygularsanız, göz altlarınızın

renginin belirgin şekilde açıldığını göreceksiniz.

NARS -FULL FACE MAKE UP SET

2 pratik ürün ile tüm yüz makyajınızı yapabilirsiniz.

Sette: Nars Hot Nights Face Palette ve Nars Mini

Climax Mascara yer alıyor. Mascara, kirpiklere

extra hacim ve uzunluk veren mini boy. Palet ise

far, bronzer ve aydınlatıcıdan oluşan çok kullanışlı,

muhteşem pigment yapılı bir yüz paleti, şiddetle

tavsiye ederim.

Ve ilkbaharı Sıkı ve Parlak bir cilt ile

karşılamak için harika bir maske tavsiyesi

ile devam ediyorum.

Malzemeler: 4 dal maydanoz, yarım su bardağı su,1

çorba kaşığı süt.

Yapılışı: Maydanozu saplarından ayırarak, yonca

kısımları yani yaprakları yarım su bardağı kaynar

suyun içine atın ve 5 dakika daha kaynatın.10 dakika

kadar demledikten sonra süzün, posasını atın ve

maydanoz suyunun içine sütü ilave ederek karıştırın.

Pamuk yardımı ile cilde sürün ve 15 dakika bekletin.

Daha sonra soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.

Bu uygulamayı düzenli haftada 1 kez mutlaka yapın

lütfen, herkes yüzünüze hangi ürünü kullandığınızı

soracak. ☺

SHISEIDO LOVE YOUR SKIN SET

Shiseido Ultimate (15Ml) ve Aurelia Geneve Flat

Heart (Rose Quartz) Gua Sha ikilisinden oluşan

inanılmaz bir set. Ultimate serum, sağlıklı ve canlı

bir cilt yaratmak için çift yaşlanma karşıtı teknoloji

ve 8 bitki ile güçlendirilmiş, Shiseidonun 1 numaralı

yaşlanma karşıtı serumu, cilde parlaklık, dayanıklılık,

pürüzsüzlük sağlayarak, nemlendiriyor, stres, doğal

yaşlanma ve hava kirliliğine karşı koruyor, esnekliği

optimize ediyor.

NYX

51


Saç Dökülmesine Karşı Öneriler

Scalp Clinix’ten Saç Dökülmesine Karşı

Evde Bakım Serisi…

Baş derisi hakkında en iyi bakımı sunmayı hedefleyen

Scalp Clinix Saç Dökülmesi Karşıtı Seri, cilt bakımından

ilham alan özel bileşenlerle formüle edildi. Ürünlerin

içeriğinde saç foliküllerini ve köklerini güçlendirmesi

ile bilinen Ginseng Özü, saç folikülünü uzama dönemi

süresince enerji ile destekleyen Karnitin Tartarat, saç

folikülünün saç dökülmesi dönemine erken girmesini

önleyen Taurin ve patolojik olmayan saç dökülmesine

karşı etkili olan Ekinezya Özü bulunuyor.

Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı Şampuan: 258 TL

Serideki Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı Şampuan,

baş derisini ve saçı nazikçe temizliyor. Nemlendirilmiş

baş derisi hissi sağlıyor ve Saç Dökülmesine Karşı

Serum ile birlikte saç köklerini aktive ediyor.* Masajla

beraber baş derisinin kan mikro dolaşımını artırıyor ve

saç foliküllerini güçlendiriyor.

Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı Serum: 390 TL

Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı Serum, saçın

uzamasında etkili olan faktörlerin üretimini ve baş

derisine enerji sağlayan bileşenlerin hazırlanmasını

kolaylaştırıyor. Nazik bir masaj ile birlikte baş derisini

ve saç köklerini güçlendirmeye, saçı baş derisine

sabitlemeye yardımcı oluyor. Hücre bölünmesini teşvik

ediyor ve saçın canlılığını desteklemek için hücre

üretimini uyarıyor. Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı

Şampuan ile birlikte düzenli kullanıldığında 6 hafta

sonra patolojik olmayan saç dökülmesini azaltıyor.**

* Aktif saç köklerinin artan oranı

** Scalp Clinix Saç Dökülmesine Karşı Şampuan ve Scalp Clinix Saç

Dökülmesine Karşı Serum düzenli olarak birlikte kullanıldığında

Scalp Clinix Serisi ürünleri, yalnızca

Schwarzkopf Professional salonlarında satışa sunuluyor.

Yves Rocher Anti Chute Serisi

Daha az saç kaybı ile daha fazla

doğallığın sözünü veriyor!

Dökülme Karşıtı Güçlendirici Şampuan yenilenen

Sülfatsız formülü ve %96’dan fazla doğal içerik oranı

ile cildinize saygı ile yaklaşırken, saçlarınızı nazikçe

temizliyor ve saç kaybını azaltıyor. Sülfatsız hafif

dokusu saç derinizde rahatlatıcı bir his bırakıyor. Saç

derisinden başlayarak, uçlara doğru yavaşça masaj

yaparak uygulanan şampuan daha yüksek etkinlik

için Saç Kremi ve güçlendirici Dökülme Karşıtı Saç

Bakım Kürü ile kullanılması tavsiye ediliyor.

Dökülme Karşıtı Saç Bakım Kürü likit yapısı ve kolay

emilimi ile kullanım kolaylığı sağlarken, 1 aylık

kullanımda 6480 yeni saç teli oluşumunu sağlayarak

saçlarınızın gözle görünür bir şekilde gürleşmesine

ve canlanmasına yardımcı oluyor.

Kullananların %72’si düzenli kullanım sonrası 1 ay

içinde saç dökülmesinin azaldığını ve saçlarının

uzamaya başladığını ve sağlıklı bir görünüm

kazandığını belirtirken, %82’si ise yıkama sonrasında

saçların yumuşak bir hisse sahip olduğunu belirtti.

Yves Rocher Bitkisel Kozmetik Laboratuvarları’nda

üretilen tüm formüller cilde & doğaya saygı

prensibini benimserken %100 geri dönüştürülmüş

plastikten ve sürdürülebilir ormanlardan elde edilen

ambalajlarıyla doğayı korumaya da katkı

sağlamaktadır.

Yves Rocher, Anti Chute kampanyası

28 Mart- 27 Nisan tarihleri arası, 31 gün boyunca

tüm saç bakım ürünlerinde 3 Al 2 Öde fırsatı sunuyor!

NYX

52


NYX

53


5

Yağlı Saç Bakımı İçin

Altın Kural

Beslenme düzeni, yanlış uygulamalar, stres ve daha fazlası yağlı saçın arkasındaki

temel faktörleri oluşturuyor. Çeşitli sebeplere bağlı olarak saç derisinin aşırı

sebum üretmesi sonucu ortaya çıkan bu durumun bazı küçük ipuçlarıyla

çözülebileceğini ifade eden Global Hair Medikal Direktörü Berkant Dural,

yağlı saç tipine uygun bakım rutinleriyle ilgili bilgiler paylaştı.

Kadın veya erkek fark etmeksizin herkesin

en değerli aksesuarı saçıdır. Kişinin

görüntüsünü büyük oranda karakterize

eden saçlar, doğal bir organizma olduğu

için özel bakım ister. Özellikle de yağlı

saç derisinin ideal yağ oranına ulaşması

ve saç derisinin doğal dengesini bulması

için kritik bakım ritüellerinin düzenli

uygulanması gerekir. Yağ her ne kadar saçlı

derinin pH seviyesini düzenlemek, cildi

bakteri ve mikroplardan korumak adına bir

bariyer görevi görse de fazlası çoğu zaman

hacimsiz, bakımsız ve zayıf bir görünüme

yol açıyor. Üstelik birçok kişi, saçını her gün

yıkamasına karşın gün sonunda yağlanan

saçlarla yaşamak zorunda kalıyor.

Global Hair Medikal Direktörü Berkant

Dural yağlı saç bakımı için 5 altın kuralı

aktarıyor.

Berkant Dural

Global Hair Medikal Direktörü

NYX

54


Sağlık

1

Saçlarınızı Ilık Su İle Yıkayın

Genellikle sıcak su ile duş yapma alışkanlığımız olsa da ideali

ılık sudur. Ilık su saç bakımı için altın kuralların başında gelir.

Çok sıcak su, saç derisinde bulunan ve saçı besleyen doğal

yağ salgısına yani sebuma zarar verir. Bu salgı azaldıkça

önce saçlar yüksek oranda kuruluğa maruz kalır. Ardından

deri, kendindeki kuruluğu azaltmak için saç diplerinde daha

çok sebum üretir ve sonuç olarak yağ dengesi bozularak

saçlar daha çok yağlanmaya başlar. Bu durumu önlemek için

kesinlikle saç derisini yakmayan, ılık su kullanmak önemlidir.

Doğru Bakım Ürününüzü Bulun

Çoğu kişi, yanlış ürün seçimi sebebiyle yağlı saç

problemi yaşıyor. Bu noktada her gün duşa girip yağlı

saçlarla günü geçirmek bu kişiler için kaçınılmazdır.

Oysa, saç derisine ve tipine uygun şampuan, sprey, krem

veya serum gibi bakım ürünlerinin seçimi sayesinde hem

saç ve saç derisi doğru şekilde temizlenir, hem de ihtiyaç

duyulan mineral ve vitamin desteği sağlanmış olur.

2

3

Yanlış Alışkanlıkları Bırakın

Aşırı taramak başta olmak üzere sürekli saça dokunmak veya

saç ile oynamak, saç diplerini kaşımak gün içinde yaptığımız

birçok hareket saçın yağlanmasına yol açar. Bu durumun

önüne geçmek için saçı günde sadece bir kez taramak,

olabildiğince saça dokunmamak en önemlisi de saç derisini

sert bir şekilde kaşımamak gerekir.

Isı Derecesine Dikkat Edin

Düzleştiriciler, fön makineleri, maşalar ve saçımızı

kurutmak için başvurduğumuz kurutucular… Hepsi

de saçın yüksek miktarda ısıya maruz kalmasına ve

yağlanmasına yol açar. Bu durumu önlemek için ısıl işlem

öncesi koruma görevi gören bakım ürünleri devreye

giriyor. Ancak koruyucu bakım ürünleri de tek başına

yetersiz kalır. Kullanılan cihazların mutlaka yüksek değil,

orta dereceli ısıda kullanılması ve kullanım sıklığının

olabildiğince azaltması gerekir. Böylece saçın ve saç

derisinin yağ dengesi korunmuş olur.

4

5

Saç Kremini Saç Uçlarına Uygulayın

Saçlarımız için kullandığımız bakım ürünlerinin kullanma

talimatına da dikkat etmek gerekiyor. Özellikle saç kremi,

saç serumu gibi ürünler saç uçlarına uygulanmalıdır. Yanlış

uygulanan ürünler kimi zaman saçların çabuk yağlanmasına

sebep olurken, kimi zaman da dökülmeler meydana

gelebilir. Bu yüzden saç bakım ürünleri kullanırken, kullanım

talimatlarına özen gösterin.

NYX

55


5 ADIMDA

İŞTAH KONTROL

ALTINDA

Kilo vermeye çalışan bireylerde yaşanan iştah

atakları kilo verme sürecini zorlaştıran etmenlerden

biridir. Fakat iştahımızı kontrol altına almak

ve gereksiz kalori alımından kurtulmak bizim

elimizdedir. Diyetisyen Ezgi Şen'den iştah kontrolü

sağlamaya yardımcı bazı yollar…

Diyetisyen Ezgi Şen

dytezgisen

1) BOL SU TÜKETİN

İştah kontrolünü sağlamanın en kolay yollarından

biri bol su tüketmektir. Vücut susuz kaldığında aynı

zamanda midede de bir boşluk oluşmasından dolayı

açlık hissedilebilir. Yemek yeme düşüncesinden önce

su içmek iştah kontrolünü sağlamada faydalı olabilir.

2) ARA ÖĞÜNLERLE AÇLIK HİSSİNİN

GELMESİNE ENGEL OLUN

Uzun saatler süren açlık sonucunda hem beslenme

düzeninizde hem porsiyonlarınızda değişiklikler

görülebilir. Bu nedenle küçük ara öğünler yapmak

kendinizi daha tok hissetmenize yardımcı olacaktır.

NYX

56


Sağlık

3) UYKU DÜZENİNİZE DİKKAT EDİN

Yetersiz uyku, hormonları etkilemektedir. Uykusuz kalan

vücutta, iştah artışı görülebilir. İştahı kontrol etmenin en

kolay yollarından biri düzenli uyumaktır.

4) KAN ŞEKERİNİZİ DENGEDE TUTMAYA

ÇALIŞIN

Glisemik indeksi yüksek besinler, kan şekerini; glisemik

indeksi düşük besinlere göre daha hızlı yükseltip

sonrasında da hızlı bir şekilde düşürdüğü için kısa süre

içinde tekrar açlık hissetmenize sebep olacaktır. Glisemik

indeksi düşük besinlere günlük beslenme rutininizde yer

vermeye özen göstermelisiniz.

5) İŞTAH ÜZERİNDE KONTROL VE

TOKLUK SAĞLAYAN BESİNLERE

BESLENMENİZDE YER VEREBİLİRSİNİZ.

Yumurta, dolgunluk hissi üzerinde güçlü bir etkiye

sahip, besleyici, yüksek protein içeren mucizevi

bir besindir. Aynı zamanda yumurta, iştah bastırıcı

hormonların salınmasını tetikliyor.

Acı biberde yer alan kapiat ve kapsaisin maddeleri

iştahı bastırmada oldukça etkin maddelerdir. Acı

biberden rahatsız olanlar için ise aynı etkiyi yaratan

tarçın ve zencefil kullanılabilir. Zencefil açlık hissini

bastırmada etkinken, tarçın kan şekerini düzenleyici

etkisi ile ön plana çıkmaktadır.

Tarçının kilo kaybı üzerindeki en büyük etkisi kan

şekerini düzenleyici özelliği sayesinde olmaktadır.

Tarçın, tokluk hissi yaratmakta ve aynı zamanda ani

şeker krizlerini önlemektedir.

Mide ve bağırsaklara etki ederek sağlıklı

çalışmalarını sağlayan bir diğer besin maddesi de

keten tohumudur. Keten tohumu ayrıca omega-3

yönünden de zengindir. Günde 1 tatlı kaşığı kadar

yoğurtlarınızın içinde tüketebilirsiniz.

İştah kontrolüne yardımcı olan yeşil yapraklı

sebzeler arasına kara lahana, lahana, ıspanak ve

pazı gibi yeşillikleri koyabiliriz. Lif açısından oldukça

yüksek olan bu besinler, tokluk süresini uzatarak kilo

vermeye yardımcı olurlar.

NYX

57


NYX

58


NYX

59


VALENTINO PINK PP COLLECTION

Bir fotoğraf karesi düşünün, her şeyi kaplayan tek bir renkte donmuş durumda:

Kreatif Direktör Pierpaolo Piccioli, yeni Valentino koleksiyonunu renk paletini

tek bir renk tonuna indirgeyerek tasarlamış.

Tek bir rengin samimiyetini vurgulayan geometrik

kıvrımlarla şekillendirilmiş büyük parçalar, kıvrımlı

çizgiler, çok kısa etekler, fiyonklar, fırfırlar, danteller ve

işlemeler her yerde görülüyor. Ayakkabılar da devasa

platformlu ve pembe.

Hem erkek hem de kadın gardıroplarında, her şeye

pembe dokunuyor. Valentino’nun benzersiz bir kimlik

yaratmak için Pantone Renk Enstitüsü ile işbirliği

yaptığı Pierpaolo Piccioli’nin pembe tonu, bireysel

ve kendi içinde tekrar edilemez bir koleksiyona

dönüşmüş.

NYX

60


NYX

61

Moda


ETRO’NUN YENİ İKONİK ÇANTASI:

“ETRO CROWN ME FLAP”

ETRO’nun ikonik şal desenine modern

yorum katan, Liquid Paisley ( şal)

baskılı yeni çantası ETRO CROWN ME

FLAP, şeker pembesi ve zümrüt yeşili

canlı tonlarıyla sezonun enerjiisini

yükseltiyor.

2022 İlkbahar/Yaz sezonunda tanıtılan, geniş bir

projenin parçası olan, yeni Liquid Paisley baskı,

çantaların yanı sıra; dış giyim, gömlek, sweatshirt,

pantolon ve balıkçı şapkalarına uzanan eklektik ve

uniseks seçenekleriyle; kapsayıcı, enerjik ve pozitif bir

mesaj veriyor.

Liquid Paisley deseni, ETRO dünyasının başka

bir ikonik tasarımında, özel bir versiyonla ilk kez

karşımıza çıkıyor. Ayırt edici metal büyük çivilerle

zenginleştirilmiş ETRO CROWN MEomuz çantası,

dövmeden ilham alan özel baskısıyla en eğlenceli ve

en neşeli kimliğine bürünüyor.

NYX

62


Moda

ETRO CROWN ME Flap, ETRO İstinye Park mağazasında, Beymen’lerde ve www.beymen.com adresinde

NYX

63


Moda, sanat ve sporun

merkezi Vakkorama

Galataport İstanbul’da

Vakkorama kadın, erkek, ayakkabı & çanta ve gadget koleksiyonları,

Galataport İstanbul’a özel seçkiler ile gün boyu misafirlerine sunuluyor.

Dünyanın ilk konsept mağazası olan Vakkorama, İstanbul’un en önemli turizm destinasyonlarından biri olan

Galataport İstanbul içerisindeki tarihi değeriyle öne çıkan Paket Postanesi binasında kapılarını açtı. Modanın genç,

heyecanlı, yenilikçi ve özgür markası olarak alışılmışın dışında bir mağazacılık anlayışını ve bambaşka bir yaşam stili

sunan Vakkorama, özgün ve tarihi mimarinin içinde modern, teknolojik ve dinamik bir dünyayı dostlarıyla paylaşıyor.

Galataport İstanbul’daki Vakkorama mağazası yaklaşık 750 metrekare alışveriş ve deneyim alanına sahip.

Müzikseverlerin ve gurmelerin tercihi

Vakkorama Cafe

Vakkorama’nın yeme-içme trendlerine yön veren

Vakkorama Cafe, geniş teras alanları, lezzetli menüsü

ve popüler müzik ve yemek trendleriyle şehirdeki

yeni adresi Galataport İstanbul’da kapılarını açıyor.

Rahat ve enerji dolu yeni atmosferiyle misafirlerini,

kahvaltıdan günün geç saatlerine kadar özel zengin

menüsüyle ağırlıyor. Şehrin buluşma noktası

Vakkorama Cafe, yaşamın, müzik ve lezzetin

yenilikleriyle şimdi Galataport İstanbul’da.

Vakko L’Atelier dünyası

Vakko şıklığının lezzet ile bir araya geldiği Vakko

L’Atelier dünyası ise Vakko Bistrot, Chocolate,

Patisserie, Ice Cream ve Delight lezzetlerini

Galataport İstanbul’la buluşturuyor. Vakko L’Atelier’in

benzersiz sunumları, yemek menüsü, çay saatine

getireceği yeni konseptleriyle Galataport İstanbul’un

önemli buluşma yerlerinden biri oluyor. Fransız

mimarların imzasını taşıyan iç mekân tasarımı ile

keyifli bir buluşma alanı sunuyor.

NYX

64


Moda

Perwoll, Zeynep Tosun ve

Anadolu’daki kadın emektarların,

geri dönüştürülmüş tekstil

ürünlerinden birlikte tasarlayıp

ürettikleri, modayı sürdürülebilir

kılmayı amaçlayan özel proje

hayata geçti.

Perwoll ile Zeynep Tosun

#ModasıGeçmez Mottosu ile

Bir Araya Geldi!

Dünya ve Türkiye pazarında sürdürülebilir moda

üzerine çalışmalar yapan öncü deterjan markası

Perwoll, başarılı tasarımcı Zeynep Tosun ile birlikte

ilk kez gerçekleştirilen farklı bir sosyal sorumluluk

projesine imza attı. Kullanılmayan tekstil ürünleri

İstanbul’un dört farklı noktasına konumlandırılmış

giysi kumbaraları ve modasigecmez.net adresi

üzerinden Temmuz ayından itibaren toplanmaya

başladı. Bağışlanan bu kıyafetler Zeynep Tosun

ve Anadolu’daki emektar kadınların öncülüğünde

yöresel ileri ve geri dönüşüm teknikleriyle yeniden

tasarlanarak bir koleksiyona dönüştürüldü. Kendi

markasını kurduğundan beri üretim aşamalarının

büyük bir kısmını Anadolu’daki kadın tekstil

çalışanları ile gerçekleştiren başarılı tasarımcı

Zeynep Tosun, duyduğu heyecanı “Toplanan tüm

kıyafetleri renklerine, türlerine, gramajlarına göre

ayırarak çok eskiden beri Anadolu’da bilinen çeşitli

el işi yöntemleriyle yepyeni kıyafetler yarattık. Bu

tasarımların, tüm markalara ve tasarımcılara ilham

vermesini ve tekniklerin sahiplenilmesini umuyoruz,”

sözleriyle anlattı. Toplanan kıyafetlerden işlemeler

ve patchworkler ile süslenmiş jean ceket, şapka,

muska ve çanta üretildi. Toplam 490 parçadan oluşan

sürdürülebilir özel koleksiyonun satışından elde edilen

gelir ise Kanserli Çocuklara Umut Vakfı’na (KAÇUV)

bağışlanacak.

NYX

65


MODA VE SANATTAN İLHAMLA BOĞAZ’A MERHABA:

BEYMEN GALATAPORT

Boğaz’a ve Tarihi Yarımada’ya Bakan Eşsiz Konumunda Moda ve Sanatın

Yaratıcı Evrenlerini Bir Araya Getiren Beymen Galataport Açıldı.

50 yılı aşkın tarihi boyunca vizyoner duruşu ve yaratıcı projeleriyle moda dünyasına yön veren Beymen, yeni amiral

mağazası Beymen Galataport ile bütünsel lüks anlayışını bir başka seviyeye taşıyor. Ödüllü İngiliz mimari ofisi Universal

Design Studio tarafından projelendirilen ve 60 Milyon TL’yi aşan yatırımla hayata geçen Beymen Galataport, Doğu

ve Batı sentezini odağına alan mimari konseptiyle fark yaratıyor. Yerli-yabancı global sanatçıların eserleri, modern

klasikler ile günümüz trendlerini bir araya getiren tasarım mobilyalar ve ayrıcalıklı ürün seçkisiyle yaratıcı disiplinlerin

buluşma noktası Beymen Galataport, dört kata yayılan 3 bin metrekarelik alanında çok sayıda markayı Beymen

dostlarıyla buluşturuyor.

BEYMEN Group CEO’su Elif Çapçı: “Uzun zamandır hem İstanbulluların hem

de Beymen ailesi olarak bizlerin heyecanla beklediği Galataport, sanatın merkezi

Karaköy’ün kalbinde, tarihi yarımadaya bakan Boğaz’a sıfır konumuyla sürecin en

başından bu yana bizi heyecanlandıran bir proje oldu. Yeni amiral mağazamız Beymen

Galataport’un mimarisi, moda ve sanat seçkisi ile sergileme alanlarını çalışırken,

ilham veren güçlü ve yenilikçi bir konsept yaratma gayesiyle yola çıktık. Bu bağlamda

farklı yaratıcı disiplinleri bir araya getiren Beymen Galataport, çağdaş sanat ve

geleneksel Türk sanatlarının modern yorumlarından oluşan Beymen Group Çağdaş

Sanat Koleksiyonu’nun yeni eserleri, ayrıcalıklı marka-ürün seçkisi ve semtin kültürel

değerlerini yansıtan kimliğiyle Beymen’in deneyim odaklı bütünsel lüks anlayışını

daha da yüksek bir seviyeye taşıyor. Yakın zamanda mağazanın teras katında hizmete

girecek yeni restoranımız ise eşsiz İstanbul manzarası ile özel sunum ve gastronomi

anlayışının yanı sıra ünlü İspanyol mimar Lázaro Rosa-Violán tarafından tasarlanan

mimari konseptiyle, şehrin en gözde buluşma noktalarından biri olarak Beymen

Galataport’ta lüks alışverişin ötesinde bir yaşam biçimi sunacak” dedi.

NYX

66


Moda

Boyner Viaport

mağazası açıldı

Boyner, yeni mağazasını Pendik Viaport

Alışveriş Merkezi’nde açtı. Boyner’in

“yeni nesil mağazacılık” yaklaşımından

izler taşıyan Boyner Viaport, vitrin

tasarımları, graffiti çalışmaları ve

konumu ile dikkat çekiyor.

Boyner Viaport mağazası hakkında görüşlerini paylaşan

Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, “Yaşayan

ve sürekli kendini yenileyen, müşteri deneyimini odağında

tutan mağaza tasarımlarımıza bir yenisini daha eklediğimiz için

mutluyuz. Pandeminin de etkisi ile e-ticarete olan ilgi artsa

da fiziksel mağazaların kendilerini yenileyerek bu rekabette

pasta payını almayı sürdüreceklerini düşünüyorum. Bu bakış

açısıyla Boyner mağazalarını sadece alışveriş deneyimi değil

yaşam tarzı ve deneyim sunan mekanlar haline getiriyoruz.

Boyner Cadde mağazamız yenilikçi duruşumuzun ilk örneği

oldu, sıradaki atılımlarımız ile bu duruşu güçlendirmeye

devam edeceğiz. Tüm alışveriş severleri Viaport mağazamızı

deneyimlemeleri için bekliyoruz.” dedi

Kendinden renkli,

boyasız ve doğal

kumaşlar

Avrupa’nın en büyük üst segment yünlü kumaş üreticisi Yünsa,

sürdürülebilirlik odağında yürüttüğü ürün geliştirme çalışmaları

kapsamında yünün kendi doğal renginden üretilen doğa dostu

kumaşlar sunuyor. Yünsa’nın hiçbir boyar madde ve sentetik

kimyasal kullanmadan, kendinden renkli yünlerle ürettiği

kumaşlar, sağlıklı ve doğal bir şıklık vaat ediyor.

Kendinden renkli yün kumaşların üretim süreci hakkında bilgi veren Yünsa Genel Müdürü

Mustafa Sürmegöz “Doğada çözünebilen, vücut ısısını dengeleyen, nefes alabilen ve nemi

absorbe eden yapısıyla en sağlıklı ve çevreci tekstil ürünlerinden biri olan yün, hiçbir boyar

madde kullanılmadan işlenerek dokunuyor. Kumaşların bitim işlemleri kimyasal kullanılmadan

gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra, bitkisel doğal yumuşatıcı kullanılarak yumuşatılan ve

doğal apre özelliğine sahip kumaşlara keten tohumundan elde edilen doğal anti bakteriyel de

uygulanıyor. Hiçbir sentetik kimyasalın kullanılmadığı kumaşların üretim sürecinde çevreye

zararlı atık oluşmuyor. Ayrıca boyama işlemi ortadan kalktığı için üretimde su ve enerji

kullanımından da tasarruf sağlanıyor” dedi

NYX

67


H & M Hennes & Mauritz AB'nin 2021

Yıllık ve Sürdürülebilirlik Raporu yayınlandı

H&M group CEO’su

Helena Helmersson:

“H&M group döngüsel bir

işletme olma yolculuğunda

devam ediyor ve 2021'de

kaydettiğimiz ilerlemeden

gurur duyuyorum. İyi

değerlere ve sürdürülebilir

ürünlere olan talebin

artması bekleniyor ve bizim

müşteri teklifimiz bunun

için iyi bir konumda.”

• Materyallerimizin %80’i ya geri dönüştürülmüş ya

da daha sürdürülebilir bir şekilde tedarik edilmiştir.

Kıyafetlerimizde kullanılan geri dönüştürülmüş

materyallerin payını %5.8'den %17.9'a, yani üç katına

çıkardık ve 2025 yılına kadar %30'a ulaşma hedefimizi

odakta tuttuk.

• 2040 yılına kadar net-sıfır ’a ulaşma ve 2030 yılına

kadar mutlak emisyonlarımızı %56 azaltma taahhüdü

vererek iklim hedeflerimizi daha da keskinleştirdik.

Bu yolculukta önemli bir diğer adım ise uzun vadede

kömürü tedarik zincirimizden aşamalı bir şekilde

çıkarmak için fabrikalarında kömür kazanı olan

herhangi bir yeni tedarikçi veya fabrikayı tedarik

zincirimize almama kararımızdır.

• 2030 yılına kadar karbon ayak izimizi yarıya

indirirken aynı zamanda satışları ikiye katlama hedefi

koyduk.

2021'de sürdürülebilirlik alanındaki önemli noktalar;

• Yenilikçi döngüsel tasarım aracımız “Circulator”ı

piyasaya sürdük ve tüm ürünlerimizin 2025 yılına

kadar döngüsellik için tasarlanmış olmasını sağlama

hedefimizin bir kez daha altını çizdik. Araç, H&M

group'un kendi ekiplerinin döngüsel ekonomiye uygun

ürünler yaratmasını sağlamayı amaçlıyor ve uzun

vadede diğer şirketleri de aynısını yapmaya davet

ediyor.

• 2021'de plastik ambalajı %27,8 oranında azalttık

ve 2025 yılına kadar değer zinciri genelinde ambalaj

kullanımını %25 oranında azaltmayı hedefledik.

• İkinci el platform Sellpy'i 22 yeni Avrupa pazarına

açarak, müşterilerimizin sürdürülebilir modadan

keyif almalarını sağlayan yeni döngüsel iş modellerini

yarattık.

*Satış hedefinin temeli 2021'dir. H&M group’un hedefi,

karbon ayak izini mutlak rakamlarla 2030 yılına kadar yüzde

56 azaltmaktır (2019 temeli).

VICTORIA’S SECRET TÜRKİYE, YENİ KOLEKSİYONU LOVE CLOUD İÇİN

TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ VE ALANINDA BAŞARILI 4 KADININI

DİJİTAL PROJEDE BULUŞTURDU

Victoria’s Secret Türkiye, rahatlığı şıklıkla birleştirerek bambaşka bir boyuta taşıyan Love Cloud Koleksiyonunu,

farklı uzmanlık alanlarında başarılı işlere imza atan dört kadının yer aldığı video serisi ile tanıtıyor.

Projede; başarılı oyuncu Esra Bilgiç, Türkiye’nin En Genç Kadın Ralli Şampiyonu Burcu Burkut Erenkul,

Dünya Tekvando Şampiyonu Zeliha Ağrıs, “Umarım Annem Dinlemez” podcast serisinin kurucusu Tuluğ Özlü yer aldı.

NYX

68


Moda

Toplumsal cinsiyete dayalı yargılara ve kadınların

potansiyeline ulaşmasının önündeki her türlü görülmez

engele dikkat çeken Otokoç Otomotiv,

“Cam Tavan Arabada Güzel” farkındalık projesini

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde başlattı.

“Cam tavanları kırmak için

birlikte çalışıyoruz”

İnsanlık için daha

iyi ve sürdürülebilir

bir geleceğin ancak

kadınların yaşamın her

alanında hak ettikleri

yerde bulunabilmeleri

ile sağlanabileceğini

belirten Otokoç Otomotiv

Pazarlama Müdürü Esra

Arslanbaş Kaynak, proje

ile ilgili görüşlerini şu

sözlerle dile getirdi:

“Konuya dikkat çekmek ve bu doğrultuda atılan

adımlar son derece önemli, bununla birlikte

gidilecek çok yolumuz olduğunun da bilincindeyiz.

Hem kadınların başarılarının önündeki görünmez

bariyerlerin ortadan kalkmasına, hem de ‘kendi

değerlerinin farkında olmalarına’ çok ihtiyacımız

var. İşte bu yüzden, tüm paydaşlarımızla daha da

güçlü kılacağımıza inandığımız bir farkındalık projesi

başlatıyoruz. Bu doğrultuda yanımıza Fenerbahçe

Spor Kulübü’nden kadın ve erkek sporcuları, Türkiye

Voleybol Federasyonu’ndan başarıları ile nam salmış

Türkiye Milli Voleybol Takımı’ndan kadın oyuncuları,

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’ndan kadınerkek

ralliciler ve yöneticileri de (TOSFED) alarak,

kadınların potansiyeline ulaşmasının önündeki her

türlü görülmez engel olarak nitelendirilen “Cam

Tavan”lara dikkat çekiyor ve hep birlikte ‘Cam Tavan

Arabada Güzel’ diyoruz. Daha eşitlikçi ve kapsayıcı

bir dünya hedefiyle, toplumsal cinsiyet eşitliğine

inanan yüzlerce çalışanımızla 8 Mart Dünya Kadınlar

Günü’nde başlattığımız bu proje kapsamındaki

çalışmalarımız yıl boyunca genişleyerek devam

edecek. Bu vesileyle herkesi bu çağrımıza ortak

olup projemizi desteklemeye davet ediyor, çalışma

yaşamında kadınların sorunlarıyla ilgili farkındalığı

artırmak için ‘Gelin cam tavanları hep birlikte kıralım’

diyoruz.”

BSH Türkiye, Kadın Öğrencilere Özel

Kariyer Programı We Power ile İş

Dünyasında Fırsat Eşitliği için Çalışıyor

İş dünyasında eşitlik, çeşitlilik ve katılım alanında öncü

çalışmalara imza atan BSH Türkiye, ‘WE Power’ girişimi ile

kadın öğrencilere özel bir kariyer programı sunuyor. İlk olarak

geçen yıl gerçekleşen ve mühendislik bölümü öğrencilerini

kapsayan projenin hedef kitlesine bu yıl Satış fonksiyonu da

eklendi. Bu iki alanda kariyer yapmak isteyen genç kadınlar,

BSH’de gelişim dolu ve tüm iş sahalarında eşit katılımın

desteklendiği bir kariyer programına davetli. WE Power

programı için başvurular 22 Nisan tarihine dek devam edecek.

NYX

69


94. Oscar Töreni (Akademi Ödülleri)

Kırmızı Halı Görünümleri

1- Uma Thurman, 94. Akademi Ödülleri’ne

Bottega Veneta tasarımı kıyafetiyle katıldı.

2- Rihanna, 94. Akademi Ödülleri

kapsamında düzenlenen Jay-Z After

Party’ye Valentino Kreatif Direktörü

Pierpaolo Piccioli’nin Rihanna için özel

olarak tasarladığı Valentino elbise ile katıldı.

3- Beyonce, 94. Akademi Ödülleri’ne

Valentino Kreatif Direktörü Pierpaolo

Piccioli’nin Beyonce için özel olarak

tasarladığı Valentino Haute Couture

pelerin ve elbise ile katıldı.

1

2

4- Zendaya, 94. Akademi Ödülleri’nde

Valentino Kreatif Direktörü Pierpaolo

Piccioli’nin onun için özel tasarladığı

Valentino Haute Couture kıyafetini

Valentino Garavani Tan- Go ayakkkabılar ile

tamamladı.

5- Ariana DeBose, 94. Akademi

Ödülleri’nde Valentino Kreatif Direktörü

Pierpaolo Piccioli’nin onun için özel

tasarladığı Valentino Haute Couture

kıyafetini Valentino Garavani Tan- Go

ayakkkabılar ile tamamladı.

6- Maya Rudolph, 94. Akademi Ödülleri’ne

Valentino Sonbahar 2022 koleksiyonundan

bir elbise ile katıldı.

3

4

7- Jamie Dornan, 94. Akademi Ödülleri’nde

Valentino Kreatif Direktörü Pierpaolo

Piccioli’nin onun için özel tasarladığı

kruvaze smokini Valentino Garavani

ayakkabılar ile tamamladı.

8- Timothée Chalamet, 27 Mart 2022

Pazar günü Beverly Hills'deki Vanity Fair

Oscar Partisi'ne Alexander McQueen

tasarımı kıyafetiyle katıldı.

5

Fotoğraflar Credit:

Valentino/GettyImages

6 7

8

NYX

70


Moda

9

10

9- “Uncharted”, “You” ve “Chilling

Adventures of Sabrina” gibi yapımların

yıldızı Tati Gabrielle, vücudu saran çiğ

damlaları gibi görünen, püsküllü, fildişi

TENCEL Lyocell kumaştan özel dikim

HELLESSY marka omuzsuz bir elbise

giydi.

10- Yaşam boyu sürdürülebilirlik

savunucusu ve Billie Eilish ve Finneas'ın

annesi Maggie Baird, TENCEL Luxe

filament ipliklerden ve TENCEL

Lyocell elyaflardan elde edilen lüks

siyah kumaş ile sıfır karbon süreçle

üretilen TENCEL Lyocell elyaflardan

yapılan mavi bir kumaşın kullanıldığı

BENEDETTI LIFE marka ısmarlama özel

dikim bir elbise giydi.

11- Tecrübeli Broadway oyuncusu ve

en iyi film adayı “West Side Story”nin

yıldızı Paloma Garcia Lee, şişe yeşili

hissi veren TENCEL Lyocell elyaflar ve

ketenden yapılmış lüks kumaştan özel

dikim Patrick McDowell elbisesiyle

Oscar Ödülleri’nde ilk kez boy gösterdi.

12- Aktör Ciaran Hinds, Oscar Ödül

Töreni’nde Brunello Cucinelli lacivert

smokinini aynı marka ipek papyonu ve

ayakkabılar ile tamamladı.

13- Kevin Jonas, Oscar Ödül

Töreni’nde saten şal yakalı Brunello

Cucinelli lacivert smokinini, aynı marka

lacivert smokin gömlek, ipek papyon ve

ayakkabılar ile tamamladı.

12

11

Fotoğraflar Credit: RCGD Global

13

NYX

71


TOD’S’DAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

ODAKLI PROJE

Tod's Academy, bu kez Istituto Marangoni ile işbirliği yaparak yaratıcı genç

yetenekleri desteklemeye devam ediyor. Proje, marka kodlarını sürdürülebilir

bir şekilde yorumlamayı amaçlıyor.

Tod's Academy, sürdürülebilirlik ve genç yeteneklerin

desteklenmesi için geçtiğimiz yıl Londra Sanat

Üniversitesi'nden Central Saint Martins ile bailattığı

işbirliğinin ikinci ayağını bu yıl dünyanın en ünlü

tasarım okulu Istituto Marangoni ile gerçekleştiriyor.

Milano ve Floransa merkezli Istituto Marangoni' ile

gerçekleştirilen işbirliği kapsamında; sanat, moda

ve tasarım alanında ileri düzeyde mükemmellik

seviyesine sahip 20 genç tasarımcı, Tod's’un marka

kodlarını yeşil ve çevre dostu olarak yorumlayan bir

dizi proje geliştirdi.

Uluslararası üne sahip mentorların genç yeteneklere

rehberlik ettiği proje ile öğrenciler, Tod's’u ve

ustalarının yeteneklerini yakından tanıma, tasarım

ve üretim dünyasına ilişkin bilgilerini derinleştirme

fırsatı buldu.

NYX

72


Moda

Tod's’un genç kuşaklara olan bağlılığını güçlendiren

işbirliği, genç yeteneklere tasarım yolunda somut

projeler gerçekleştirme şansı vermenin önemini bir

kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, geleceğe

çevreye saygılı ve güçlü bir iş etiği ile bakmak için

Tod’s tarafından uzun zamandır geliştirilen tüm

girişimlerin ana unsurunu oluşturuyor.

Tod’s’un İtalya Marche bölgesindeki merkezinde

bulunan Tod's Academy, yenilikçi kavramların

markanın bilgi birikimiyle buluştuğu, ustaların

gençlere yeteneklerini geliştirmeleri için yardımcı

olduğu ve onlara eşlik ettiği bir fikir laboratuvarıdır.

Tod's Academy’nin Istituto Marangoni ile yaptığı

bu işbirliği, Londra Sanat Üniversitesi'nden Central

Saint Martins ile başarı ile gerçekleştirdiği işbirliğinin

devamı niteliğindedir.

MENTORLAR:

Laura Brown Instyle ABD Genel Yayın Yönetmeni,

Tonne Goodman Vogue ABD Sürdürülebilirlik Editörü,

Gert Jonkers Fantastic Man Genel Yayın Yönetmeni,

Gianluca Longo British Vogue ve The World of

Interiors Stil Direktörü, Simone Marchetti Vanity Fair

Italya Genel Yayın Yönetmeni ve Vanity Fair Avrupa

Yayın Yönetmeni, Sara Sozzani Maino Vogue Italya

Özel Projeler Sorumlusu ve Camera Nazionale della

Moda Italiana Uluslararası Marka Elçisi.

NYX

73


VODAFONE'DAN

GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ PLASTİKTEN

ÜRETİLEN EKO-SIM KART

Daha sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle çalışan Vodafone, geri

dönüştürülmüş plastikten üretilen yeni Eko-SIM kartlar ile her yıl tonlarca

saf plastik tüketimini azaltacak. Vodafone müşterileri, kendilerine en yakın

Vodafone mağazasında SIM kart değişimi yapabilecek.

Vodafone, geri dönüştürülmüş plastikten üretilen yeni Eko-SIM kartları Türkiye’de kullanıma sundu. Eko-SIM kartlar

aşamalı olarak mevcut SIM kartların değiştirilmesi ile yaygınlaşacak. Vodafone müşterileri, kendilerine en yakın

Vodafone mağazasında SIM kart değişimi yapabilecek. Vodafone Eko-SIM kart kullanımıyla dünyada yıllık 320 ton,

Türkiye’de ise yaklaşık 20 ton yeni plastik kullanımını önlemiş olacak. Eko-SIM kartlar ayrıca geri dönüştürülebilen

kağıttan üretilen zarflar içinde sunuluyor.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları

söyledi:

“Faaliyetlerimizin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik sürdürülebilir proje ve

programlar hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, plastik SIM tedariki

ihtiyacını da tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bir SIM kart çok küçük

görünse de büyük bir atık potansiyeli yaratıyor. Bu farkındalıkla 2014’te yarı boyutlu

SIM kartlara geçiş yapmış ve müşterilerimizin plastik kullanım miktarını yarı yarıya

azaltmıştık. Şimdi de geri dönüştürülmüş plastikten üretilen Eko-SIM kartları çevresel

taahhütlerimizin bir parçası olarak kullanıma sunduk. Bu kartlar sayesinde her yıl

saf plastik tüketiminde tonlarca tasarruf hedefliyor ve müşterilerimizin çevresel

ayak izlerini azaltmalarına destek oluyoruz. SIM kart değişimi gereken durumlarda

müşterilerimizin yeni kartları Eko-SIM kart olacak.”

Vodafone Türkiye’de “plastiksiz ofis” uygulaması

Vodafone, Türkiye’de tüm ofis binalarında hayata geçirdiği “plastiksiz ofis” uygulamasıyla yılda ortalama 6 milyon

çeşitli kullan-at plastik ürün kullanımına son verdi. “Yeşili Seven Kırmızı” hareketi kapsamında başlatılan uygulamalarla,

Vodafone Türkiye ofislerinde plastik bardak yerine kâğıt bardak, plastik şişe yerine cam şişe, naylon poşet yerine doğa

dostu ambalaj kullanılıyor. Şirket yemekhanesinde porselen, cam gibi doğa dostu ve geri dönüşümlü ürünler tercih

ediliyor. Şirket bünyesinde yer alan kafelerde geri dönüşümlü bardaklarda içecek satışı yapılıyor ve çalışanların doğa

dostu ürünler kullanması teşvik ediliyor. Şirket içinde bulunan markette ise cam şişede su satışı yapılırken, naylon poşet

yerine doğa dostu ambalajlar kullanılıyor.

NYX

74


İnovasyon ve girişimciliği bilimsel ve rasyonel şekilde yönetme konusunda çözüm ortaklıkları yapan

GOOINN tarafından 330'dan fazla kişiyle bir araya gelerek Türkiye'deki şirketlerin inovasyon faaliyetlerini

ve girişimcilik durumunu ortaya çıkarmak amacıyla geniş tabanlı ve çok kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilen

2021 yılı “İnovasyon ve girişimcilik” araştırma raporu yayınlandı.

Raporu

okumak için

tıklayınız

DÜNYANIN VE ŞİRKETLERİN GELECEĞİNE

Yaşam

“İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK” YÖN VERECEK

Günümüzde işletmelerin başarılı olmaları ve hayatta kalabilmeleri

için inovasyon ve girişimcilik faaliyetlerinin önemli bir yere sahip

olduğunun ortaya konduğu raporda, sosyal inovasyon çalışmalarına

yönelik Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen “17 Kalkınma

Hedefi”ne yönelik çalışmalar da önemli bir yer tuttu. GOOINN

Kurucusu Yavuz Çingitaş hazırlanan raporda; inovasyonun,

girişimciliğin, kullanılan metodolojilerin ve kurum içi girişimciliğin

ne olduğu, inovasyon türleri, dünyada ve Türkiye’de inovasyona

bakış açılarının açıklandığını kaydederek “Geniş kapsamlı raporun

hazırlanmasında Türkiye’deki şirketlerin ve girişimlerin inovasyon

faaliyetleri ile ilgilenen yöneticiler/sorumlu kişiler ile görüşülerek

inovasyon faaliyetleri, bu faaliyetler için belirlenen stratejiler ve

önemleri, kimler tarafından bu çalışmaların yapıldığı, çalışmalar için

yapılan harcama alanları ve miktarları, finansal kaynakları, faaliyetlerde

kullanılan teknolojiler ve bu faaliyetleri etkileyen faktörler detaylı ele

alınmıştır” dedi.

Geleceğe Uzanmanın Yolu “İnovasyon”

2021 yılı “İnovasyon ve girişimcilik” raporunda gelecekte

var ve güçlü olabilmek için değişen dünya trendlerini

anlamak gerektiğinin de altı çizilerek şu görüşlere yer

veridi;

“Temelde inovasyon kavramı pazarda oluşan ihtiyaçları

karşılayan, rekabet gücünü artıran, farklılık ve değer

yaratan ürün ya da hizmetlerin ortaya konulması

olarak tanımlanmaktadır. Ürün inovasyonu ve iş süreci

inovasyonu olarak iki ana inovasyon türü bulunmaktadır.

Ürün inovasyonu ürün veya hizmetler için yapılan

inovasyon faaliyetlerinden bahsederken, iş süreci

inovasyonu süreçler üzerinde yapılan yenilikçi çalışmaları

açıklamaktadır. Ayrıca ürün/hizmet ve iş süreci

inovasyonundan farklı olarak deneyimsel inovasyondan

yönetimsel inovasyona kadar birçok farklı türleri de

bulunmaktadır. Tasarım odaklı düşünme ile insanının

merkeze alınması hedeflenmektedir. Bunun yanında;

kurumiçi girişimcilik süreci içerisinde şirket çalışanlarının

becerileri, şirketlerin iş ve inovasyon stratejisine ve

hedeflerine katkıda bulunacak şekilde kullanılması

beklenmektedir.

Başarıya giden yolda 5 temel faktör

İnovasyon odaklı firmaların iş başarısı önemli bir noktaya

geldiğine ve başarının sağlanabilmesi için beş ana konuya

dikkat çekilen raporda şöyle denildi;

“Bu 5 temel faktörden ilki şirket içerisindeki tüm

organizasyon yapısında inovasyon kültürü yaratıldığı

takdirde ticari bir fayda sağlanacak olmasıdır. İkincisi

ise, inovasyon süreçleri kurumsal bir stratejinin

parçası olduğunda en iyi sonucu verecektir. Üçüncüsü

müşteriler ile problemlerin doğrulanması inovasyon

fırsatlarının belirlenmesinde önemli rol oynar.

Dördüncüsü karşılaşılan engellerin ve zorlukların en

optimal bir şekilde aşılmasıdır. Beşincisi ise yeni teknoloji

yatırımlarının olması gerekliliğidir.”

Türkiye’de durum ne?

Türkiye’de yeni teknolojiler için yeni serbest bölgeler

üzerinde çalışıldığının da aktarıldığı raporda devletin

vergi muafiyetleri ve mali destekler ile yatırımları teşvik

ettiği belirtildi. Özellikle inovasyon ekosistemini ve

KOBİ’lerin inovasyon yönetimi kapasitelerini geliştirmek

için üniversite-sanayi iş birliklerine önem veren

araştırmacıların sayısı OECD ülkelerinin ortalamasına

göre düşük görünse de istikrarlı bir şekilde arttığının

kaydedildiği raporun sonuç bölümünde şu saptamalar

yapıldı;

“Girişim destekli şirketlere yapılan yatırımların çoğu

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmaktadır. Asya

Pasifik ülkelerinde ise girişim pazarı istikrarlı bir şekilde

büyürken Orta Doğu ve Kuzey Afrika girişimlerinin

çoğunluğu Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunmaktadır.

Avustralya’da fiziki alt yapı, iç pazar dinamikleri, ticari

ve hukuki alt yapı startup ekosistemi açısından olumlu

görülmektedir. Türkiye genç ve eğitimli işgücü yapısıyla

girişimcilik alanında büyük bir potansiyele sahip bir

ülkedir. İstanbul girişim ekosisteminin merkezi olarak

kabul edilmekteyken Ankara ikinci sırada yer almaktadır.

Türkiye 2020 endeksi genel sıralamada 51. sırada yer

alırken 2021 yılı endeksinde tarihindeki en yüksek

sıralamaya erişmiştir ve ilk 50 ülke içerisinde yer alarak

41. sırada bulunmaktadır. Ülke insan sermayesi ve

araştırma, altyapı, piyasaların gelişmişliği, iş dünyasının

gelişmişliği, bilgi ve teknoloji çıktıları ve yaratıcı

çıktılar endekslerinde üst orta gelir grubunun ve bölge

ortalamasının üstünde performans sergilemiştir.

NYX

75


Fotoğrafçılığa ilgi duyanların sayısı

her geçen gün artıyor!

Canon’un sosyal medya hesapları üzerinden 5500’den fazla katılımcının

oylarıyla yaptığı anket, Türkiye’nin fotoğraf ve fotoğraf teknolojileri profiline

ışık tutuyor.

Katılımcıların yüzde 59’u fotoğrafçılık

tecrübesinin 1-5 yıl arasında olduğunu

söyleyerek seviyelerini ‘Amatör’ olarak ifade

etti. Bu kapsamda anket sonuçları, Türkiye’de

fotoğrafçılığa olan ilginin son yıllarda giderek

artış gösterdiği ve geçtiğimiz 1-5 yıl içinde pek

çok fotoğrafseverin fotoğrafçılığa adım attığı

şeklinde yorumlanabilir.

Her 10 katılımcıdan 1’i ise profesyonel

fotoğrafçı olarak belirlendi. Katılımcıların

yüzde 42’si fotoğrafçılığı hobi ve ilgi alanı

olarak belirtip makinesini ayda ortalama

1 ila 5 defa arasında kullandığını paylaştı,

yani Türkiye’de fotoğrafçıların neredeyse

yarısı yaklaşık her hafta fotoğraf makinesini

kullanıyor. Ankete katılanların yüzde 89’u

kadar büyük oranı ise fotoğraf makinesini her

kullanımda aralıksız 5 saate kadar kullandığını

ifade ediyor.

Katılımcıların yarısından fazlası şimdiye kadar

1 ya da 2 kameraya sahip olmuş. Fotoğraf

makinesi alırken en çok aranan nitelik yüzde

60 ile ‘kameranın profesyonelliği’ yani teknik

özellikleri ve donanımı. Diğer taraftan fotoğraf

makinelerinin kullanım süresi yüzde 68’lik

bir oranla en fazla 3-5 yıl arasında değişiklik

gösteriyor. Yaklaşık yüzde 25’lik bir kitle

ise mevcut makinelerini 8 seneye kadar

kullandıklarını kaydediyor.

Ayrıca ankete katılanlara kamera değiştirmek

için temel kriterlerinin ne olduğu

sorulduğunda ise yüzde 50’nin temel kriterinin

‘bütçe’ olduğu gözlemlenirken onu ‘bir üst

modele geçme talebi’ ve ‘makinenin kullanım

kolaylığı’ izliyor. ‘Teknik arıza’yı makine

değişiminde bir gerekçe olarak görenlerin

oranı ise yaklaşık yüzde 10 ile tercih sebepleri

arasında son sırada yer alıyor.

NYX

76


Yaşam

ikonik

tasarımı ve

yüksek

görüntü

kalitesiyle

NIKON Z fc

Nikon tarafından ikonik miras kullanılarak geliştirilen Z fc, gelişmiş özellikleri ve retro

tasarımıyla öne çıkıyor. 1982'de piyasaya sürülen ve Nikon tarihinde kült modellerden biri olarak

öne çıkan ikonik Nikon FM2 SLR film fotoğraf makinesinden ilham alınarak tasarlanan Z fc,

kompakt ve hafif gövdesi, üstün çalışma ve işleme kabiliyetiyle kullanımı kolaylaştırıyor.

Kişiselleşen Çekimler…

Gövdesinin üst kısmında üç kadran ve diyaframı

gösteren küçük bir pencere bulunan Z fc, hızını,

pozlama telafisini ve ISO duyarlılığını kontrol ederek

basit çalıştırma şekliyle ayarların değiştirilmesini

sağlıyor. Bir düğmeye basarak çeşitli ayarları hızlı

bir şekilde yapmalarına olanak tanıyan i düğmesi

ve i menüsü sayesinde kullanıcının kişisel çekim

tercihlerine göre özelleştirilebiliyor. Nikon Z

fc, otomatik mod sırasında pozlama telafisini

destekleyerek parlaklığı artırarak ve silüetleri

geliştirerek istenilen ifadenin elde edilmesini sağlıyor.

Benzersiz ifadeler sunan 20 Creative Picture

Control seçeneğine sahip olan Z fc, renk, tonlama ve

doygunluk gibi farklı parametrelere sahip temalarla

çeşitli ruh hâllerini yansıtabiliyor ve efektlerin

kullanıcının zevkine göre ayarlanabilmesine imkan

sağlıyor.

Doğru Işığı Beklemeye Gerek Yok

Geniş ISO aralığı ve düşük ışıkta AF işlevi ile güneş

battığında da çekime devam edebilmeyi sağlayan

Nikon Z fc ile doğru ışığı beklemeden de çekim

yapılabiliyor. Yüksek çözünürlüklü sensörü ve 100–

51.200 ISO aralığındaki geniş otomatik ışık duyarlılığı

aralığı sayesinde Nikon Z fc, her koşulda olağanüstü

keskinlik, ayrıntı ve netlik sağlıyor. Akıcı ve hızlı

otomatik netleme sistemi, 11 kare/sn'ye varan hızda

çekim yapmaya olanak tanırken, aksiyon ne kadar

kısa süreli olursa olsun çekimi yapabilmek mümkün

hale geliyor. Nikon Z fc, durağan fotoğraf ve video

çekimi ile Göz Algılama AF ve Hayvan Algılama AF

işlevlerini destekliyor ve netleme alanını sınırlayarak

gözlerin ve yüzlerin net bir şekilde yakalanmasını

sağlıyor. Böylece, kadrajda birkaç kişi olduğunda

hedeflenen konunun gözlerine sürekli netleme veya

hareket eden bir evcil hayvanın gözlerinin izlenmesi

de sağlanabiliyor.

İkonik Fotoğraf Makinesi, Nikon Aksesuarları ile

Destekleniyor

Nikon güvencesiyle üretilen Bluetooth Uzaktan

Kumanda ML-L7, Nikon Z fc ile uyumlu çalışarak

fotoğrafçılığı zahmetsiz hale getiriyor. Uzaktan

fotoğraf makinesi işlevlerini kontrol etmek için

kullanılabilen uzaktan kumanda, belirli Nikon fotoğraf

makineleriyle uyumlu çalışabiliyor. Deklanşörü

serbest bırakma ve video kaydı için ayrı düğmeler

içeren uzaktan kumanda, fotoğraf makinesi menüsünü

yakınlaştırmak ve çalıştırmak için de kullanılabiliyor.

Nikon Z fc Fiyatı: € 1349

Nikon Bluetooth Uzaktan Kumanda ML-L7: € 43.11

NYX

77


ALEXANDER MCQUEEN

2022 İLKBAHAR/YAZ KADIN KOLEKSİYONU

KAMPANYASI

Amerikalı moda fotoğrafçısı Steven Meisel’in imzasını taşıyan kampanyada; Awar Odhiang, Lucia

Fairfull, Celina Ralph, Sora Choi, Anok Yai, Arta Gee, Lara Stone, Eny Jaki, Wali Deutsch,

Jill Kortleve, Cassie Wong, Fran Summers, Achenrin Madit, Florence Nicholls,

Guinevere Van Seenus, Modupe Oluwalade ve Jennifer Ball yer alıyor.

NYX

78


Moda

Yeni BMW i4 Türkiye’de İlk Kez Raisa&Vanessa’nın

New York Fashion Week ile Eş Zamanlı Olarak

Gerçekleştirilen Dijital Defilesinde Gösterildi

Borusan Otomotiv’in temsilcisi olduğu BMW’nin tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli Yeni

BMW i4, dünyaca ünlü moda tasarımcıları Raisa&Vanessa’nın New York Fashion Week kapsamında

gerçekleşen dijital defilesinde ilk kez gösterildi. BMW’nin tamamen elektrikli modellerinin

çatı markası BMW i iş birliği ile gerçekleştirilen özel etkinlikte Yeni BMW iX ve Yeni BMW iX3

sergilenirken, Yeni BMW i4 ise Türkiye’de ilk kez ortaya çıktı. Raisa&Vanessa’nın 2022 Sonbahar

Kış koleksiyonuna estetik tasarımı ve cesur karakteri ile eşlik eden tamamen elektrikli Yeni BMW

i4’in ilk çeyrek sonunda Türkiye’de yollarla buluşması hedefleniyor.

Yeni BMW i4

BMW'nin tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli Yeni BMW i4 ve ilk tamamen elektrikli

M modeli Yeni BMW i4 M50 yollarla buluşmak için gün sayıyor. BMW'nin efsanevi sportif

karakterini ve Gran Coupé'nin zarif tasarımını, ferahlık ve pratiklikle birleştiren Yeni BMW i4,

WLTP normlarına göre 500 km'yi aşan bir menzil sunuyor. Baştan itibaren tamamen elektrikli bir

sürüş sistemi için tasarlanmış esnek araç mimarisine sahip Yeni BMW i4, 2022'nin ilk çeyreğinde

Borusan Otomotiv Yetkili Satıcıları’nda yerini alacak.

Tanıtım videosunu

izlemek için tıklayın

NYX

79


Arzu Kaprol

GalataPort’ta

İlk etapta İstanbul sonrasında ise Türkiye

genelinde farklı lokasyonlarda pop-up

mağazalar açarak tasarım tutkunlarına

ulaşmayı hedefleyen Arzu Kaprol,

yeni senede ikinci pop-up satış noktasını

GalataPort’ta açtı.

Pandemi döneminin ardından ilk çıkardığı koleksiyonda

yer verdiği özel el baskıları ve tamamen Türkiye’de

üretilen kumaş kullanımıyla, yine sadece yerel

atölyelerde tasarlanan parçalar artık sene içerisine

yayılan farklı lokasyon kullanımıyla tasarım tutkunlarıyla

buluşmaya hazır.

GalataPort Paket Postanesi aralarında Arzu Kaprol’un

da bulunduğu, değerli Türk tasarımcılarına ev sahipliği

yapıyor. Liman sahasının ilk yapılarından biri olan Tarihi

Paket Postanesi şehrin en kıymetli yapılarının arasında

yerini alırken, açılışını da Türk tasarımcıların pop-up

mağazalarıyla yaptı.

NYX

80


Moda

H&M, SÜRDÜRÜLEBİLİR

SANATI DENİZ SAĞDIÇ

ESERLERİ İLE

MAĞAZALARINA TAŞIMAYA

DEVAM EDİYOR

Modanın çevresel etkisini azaltarak döngüsel moda sistemine geçişin öncülerinden

biri olan H&M, Türk sanatçıları da destekleyerek mağazalarında sürdürülebilirlik

temalı eserlere yer veriyor.

H&M, Zorlu, İstinye Park ve Akasya olmak üzere

İstanbul’da bulunan üç mağazasında 15 ay süresince

sürdürülebilir sanatın en başarılı isimlerinden olan

Türk sanatçı Deniz Sağdıç’ın eserlerini sergiliyor. Bu

projeyle H&M, sanata verdiği önemi, sürdürülebilir

moda ile birleştirerek modada döngüsel düşünce

yapısını desteklediğini bir kez daha gösteriyor.

Sanatçı Deniz Sağdıç, eserlerinde tekstil atıklarından

aldığı materyalleri geri dönüşüm ve ileri dönüşüm

teknikleriyle kullanarak sürdürülebilir bir şekilde

yaratıyor. Denim pantolon atık parçalarıyla yaptığı

H&M H&M Zorlu ve İstinye Park’ta bulunan

eserlerinde, gezegenimizin geleceği için hepimizin

bireysel önemine vurgu yaparken spiral dokuyla da

döngüsel ekonomiye atıfta bulunuyor. H&M Akasya

mağazasındaki eserinde ise bluz atık parçalarını

kullanarak sürdürülebilir moda ve sanatı birleştiriyor.

2013 yılında Globaldeki ilk Kıyafet Toplama Girişimini

başlatan H&M döngüsel modanın öncüsünü olmak

istiyor. Kıyafetlerin yeniden giyilmesi, tekrar

kullanılması veya geri dönüştürülmesi için müşteriler

tarafında kullanılmayan kıyafetler mağazalarda

bulunan kutulara atılıyor. Bu proje ile beraber doğaya

katkı sağlamak ve geri dönüştürmek üzere Türkiye’de

2013’den beri yaklaşık 2500 ton kıyafet toplandı.

H&M, modanın geri dönüşümüne katkıda bulunmak

isteyen tüm müşterilerini mağazalardaki eserleri

görmeye ve giymedikleri kıyafetleri geri dönüşüm

kutusuna atmaya davet ediyor!

NYX

81


Geleceğin tasarımcıları

Futuretex İstanbul’da yarışacak

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından 15 yıldır gerçekleştirilen

Uluslararası Kumaş Tasarım Yarışması, bu yıldan itibaren ‘Futuretex İstanbul’ adı altında devam edecek.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, “Türk tekstil sektörünün dünya liginde ilk üçe çıkması için tasarımın ve

yenilikçi fikirlerin üretileceği bu yarışma büyük önem taşıyor. Onların yeteneklerini, heyecanını, cesaretini

ve yaratıcılığını öne çıkarırken tüm paydaşlarımız için yarattığımız katma değeri artıracak ve dünyadaki

güçlü konumumuzu pekiştireceğiz’’ dedi.

Teknik tekstil alanında inovatif projeler

üretilecek

FutureBase International yarışmasının koçu tasarımcı

Tuvana Büyükçınar yaptığı değerlendirmede “

İTHİB’in düzenlediği tasarım yarışmaları ile ülke

olarak sahip olduğumuz genç nüfusu ilgi alanlarına

göre motive ettiğimizi, tasarım ve inovasyon algılarını

geliştirdiğimizi düşünüyorum. İTHİB’in 15 yıldır

gerçekleştirdiği Kumaş Tasarım Yarışması’nı bu

manada çok değerli buluyorum. Zira tüm kurumların

sürdürülebilirlik konusuna bu kadar odaklandığı bir

dönemde başlı başına bir başarı hikayesi bana göre.

4 senedir koçluğunu yaptığım bu yarışma bu seneden

itibaren bambaşka bir ruha bürünecek ve Futuretex

çatı markası altında adını “FutureBase International”

olarak yenileyerek yoluna çok daha güçlü bir şekilde

devam edecek. Her zamankinden daha güçlü

bir şekilde tasarımcıların tasarım kabiliyetlerini,

vizyonlarını geliştirmelerine destek olmaya çalışacağız.

Finalistlere çok kıymetli ödüller veriyoruz, maddi

katkıların yanı sıra yaşadıkları deneyim, işi yerinde

öğrenme ve endüstriyi yakından inceleme şansı

elde etmeleri ve bana göre belki de en kıymetli olanı

yurtdışında eğitim fırsatı bu uluslararası yarışmayı

benim için çok özel kılıyor. Şimdiden tüm yarışmacılara

başarılar diliyor ve başvuruları değerli jüri üyelerimiz

ile değerlendirmek için sabırsızlanıyorum” dedi.

FutureTech yarışmasının koçu tasarımcı Özlem Süer

yaptığı değerlendirmede ”Gelecekçi bir bakışla;

tasarım ve mühendisliğin ve kollektif disiplinlerin

doğduğu/birleştiği, yeni deneyimlere odaklandığı

çevresel ve sosyal duyarlılığı olan kavramlarla

bütünleşik değerler yaratmak büyük heyecan olacak…

Sektörde dijitalleşme, bio tekstil, inovasyonun önemi

ve nice yenilikçi bakışla Türkiye’nin tasarım ve üretim

gücüne değer katacak bu oluşum fayda odağı ile yeni

ufuklar yaratacak.” dedi.

NYX

82


Moda

Kadın Dostu Markalar 2022

Farkındalık Ödülleri sahiplerini buldu

Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Kadın Dostu Markalar

2022 Farkındalık Ödülleri sahiplerini buldu. Odağında kadın olan; eşitlik, çeşitlilik, kapsayıcılık,

sürdürülebilirlik, kadın gücünün desteklenmesi, işte ve eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal bilinç

oluşturma gibi konularda projeler üreten ve hayata geçiren Türkiye’nin birbirinden değerli

50 marka ve kurumunun ödül aldığı tören büyük bir coşkuyla gerçekleşti.

Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucusu Nazlı Demirel, kadın odaklı projelerin her geçen gün artarak büyümesinin

ve sayısız kadına ulaşmasının mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Vazgeçmeden, pes etmeden, farkına vararak, eşitliği

her anlamda yakalayana, hatta artık konuşmaya gerek kalmayana dek projelerinizin takipçisiyiz. Amacına ulaşması

adına üzerimize düşenleri de tümüyle yapmaya yürekten hazırız” dedi.

Programda ödül alan markalar ve projeleri şöyle:

ACIBADEM SAĞLIK HİZMETLERİ “Pembe Fular”, “Anne Olma Yolunda Hep Yanında”, AKKÖK HOLDİNG ”Kadın

Enerjisi”, ALIŞAN LOJİSTİK “Alışan Mutluluk Taşıyor”, “Birlikte Başarıya Alışanlar”, ARÇELİK “500 Kadın Teknisyen”,

BEKO “Girişimin Kadın Kahramanları – Roadshow”, BİOTREND ENERJİ “Şiddet Farkındalığı Eğitimi”, BORÇELİK

“Kadına Güç İş Yok”, CARGİLL TÜRKİYE “Yarının Kadın Liderleri”, CARREFOURSA “Yeniden Biz Platformu”, “Kadın

Üreticiler”, DOĞANLAR HOLDİNG “FIRSAT EŞİTLİĞİ”, ELİDOR “Kendi Yolumuzda”, FAYDASIÇOK EĞİTİM VAKFI “

Sedefteki İnciler”, FDN OTOMOTİV “Kalıplara Sığmayan Kızım Var Benim”, GÜNSAN ELEKTRİK “Hayatı Aydınlatan

Kadınlar”, HEPSİBURADA “Girişimci Kadınlar COVİD-19’a Meydan Okuyor!”, “Kadın Kooperatifler Pandemide

E-Ticaret İle Güçleniyor, PHILIPS AVENT “Süt Saatim”, “Minik Kahramanlar”, KOTON “ Ev Kadınları”, “Mor Oda”,

“Eşitiz”, LİMAK-ULUDAĞ ENERJİ “ Örnek İK Uygulamaları ve Farkındalık”, “ Bir Işık da Sen Yak”, MAPFRE SİGORTA “

Cinsiyet Odaklı Çeşitlilik ve Kapsayıcı Liderlik Programı”, “Kadın Yöneticilere Özel Liderlik Gelişim Programı”, MARS

LOJİSTİK “Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur”, MEY DİAGEO “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Politikası ve El Kitapçığı,

“Şölen Sofrası”, SABANCI DX “Geleceğin Yüzleri”, SODEXO AVANTAJ VE ÖDÜLLENDİRME HİZMETLERİ “ Çeşitlilik

ve Fırsat Eşitliği”, TEKNOSA “Kadın İçin Teknoloji, Hepimiz İçin Dayanışma”, TÜRKİYE VODAFONE VAKFI “Dijital

Benim İşim”, TÜPRAŞ “ Eşitlik İçin Enerjimiz Bitmez”, VODAFONE “Kırmızı Çizgi”, WATSONS “Watsons Türkiye Kadın

Emeğinin Yanında”, YAMAHA “Kadınlara Ücretsiz Güvenli Sürüş Eğitimleri”.

Değer Katanlar Özel Ödülleri ise şöyle:

Arnica, Beko, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Doğanlar Holding, Edendred Türkiye, Fales, Göktekin Enerji, HCA

Mimarlık, KAGİDER, Kurukahveci Mehmet Efendi, Pegasus ve Teknolojide Kadın Derneği.

NYX

83


"EBEDİ KORSANLAR, YÜKSEK NESİL"

Farklı ülkelerden sekiz yetenek, moda, sanat ve sokak kültürünü birbirine

bağlayan yeni yaratıcı geçişler ile ETRO’nun ikonik motiflerinden biri olan

bandana desenini yeniden yorumluyor.

ETRO, 2022’ye Avrupa, Asya ve Amerika

Birleşik Devletleri'nden sekiz yeteneğin

markanın bandana desenini, kendi sanatsal

vizyonlarıyla yorumladığı "Ebedi Korsanlar,

Yüksek Nesil" (Forever Pirates, The

Upstream Generation) projesiyle başlıyor.

Kean Etro'nun çağdaş “korsanları”; özgür

ruhlu, şair, eklektik, vizyoner, oyunun

kurallarını çiğneyen, kalıpların dışında

düşünen, geleneklerin ötesine geçen yeni ve

kişisel bakış açılarıyla ETRO'nun en ikonik

motiflerinden biri olan bandanayı yeniden

yorumluyor.

Markanın stilini yorumlayan yeni nesil

içerik üreticiler; Berlin'den Los Angeles'a,

Milano'dan Tokyo'ya kadar farklı disiplinlere

ve uluslararası kentlere yayılan; moda,

resim, müzik, görsel sanat ve sokak kültürü

arasındaki ilham verici bağlantıları keşfeden

dijital bir sanatsal kolektif oluşturuyor.

NYX

84


Moda

ETRO'nun “’Ebedi Korsanları’’;

Japon sanatçı Daisuke, İtalyan görsel sanatçı Weel Lee, Alman

dijital sanatçı ve ressam Mago, Amerikalı sanatçı Kate Ahn,

İtalyan ayakkabıcı Clessio, Japon parkur atleti Zen Shimada,

İtalyan görsel sanatçı Andrea Crespi ve Amerikalı çok yönlü

yaratıcı Shane Gonzales’den oluşuyor.

1

2

4

Yeni dijital kampanyada yaratıcılar,

markanın pozitif ve canlı

evreninden ilham alan bir dizi özel

sanat eserini tanıtmak için ETRO

bandana desenlerini kullanıyor.

Diyalog, renk, doğaçlama, enerji ve

ifade özgürlüğü evreni, ETRO'nun

yeni dilleri ve yeni öğrenme

yöntemlerini keşfetmedeki yeni

bohemleri, sonsuz bir ortak hayal

gücü yolculuğunda yaratıcılıklarını

aktarmasına eşlik ediyor.

3

5

7 8

6

NYX

85


Bahar

Koleksiyonları

NYX

86


NYX

87


“STİLİNİZİ TAZELEYİN”

NOCTURNE, seçkin işçiliğini etnik fırça darbeleri ve feminen silüetlerle

buluşturduğu İlkbahar/Yaz 2022 koleksiyonuyla, en çarpıcı renklerin çabasız

stillerle yeniden hayat bulmasını sağlıyor.

En canlı renkleri yenilikçi ve enerjik formlarla bir araya getiren Nocturne, İlkbahar/Yaz 2022

koleksiyonuyla yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Elegan ruhunu dinamik tavrıyla birleştirdiği

seçkisinde, doğal pigmentlerin orijinalliğini koruduğu tasarımlarla sezon trendlerini belirliyor.

NYX

88


Moda

Nocturne, etnik desenlerin kökenlerini

sanatsal dokunuşlarla sunduğu

tasarımlarında, Şehirli Aborjin stilini hayata

geçiriyor. Feminen ruhu konforlu kalıplarla

sunmanın mümkün olduğunu kanıtlarken,

denizden aldığı ilhamla Marin temasına

göz kırpıyor. Mavinin en iddialı tonlarıyla

sıcak yazın özgür ve sınırsız ruhunu ortaya

koymaya davet ediyor.

Tetrisi andıran sınırsız renk bloklarıyla

özgünlüğü fonksiyonellikle buluşturan

İlkbahar/Yaz 2022 koleksiyonunda, desenler

ve net çizgiler yazın enerjisine dinamizm

katıyor. Uçuşan şifon elbiseler, her moda

uyum sağlayan monokrom takımlar ve

jeanlere eklenen ışıltılı yansımalarla çabasız

şıklığa referans veriyor. Nocturne, yanık

turuncu tonuyla mükemmel bir uyum

içinde olan etnik nüanslar, eskitilmiş leopar

grafikler ve drapenin zarafetini kusursuz

işçiliğiyle sunarak en cesur hisleri harekete

geçiriyor.

NYX

89


THE ATTICO

RENKLİ VE EĞLENCELİ TASARIMLAR

Gilda Ambrosio ve Giorgia Tordini’nin imzasını taşıyan tasarımlarla her sezon renkli ve

eğlenceli bir dünyanın kapılarını aralayan The Attico, “Ballroom On Mars” (Mars’ta Balo

Salonu) adını taşıyan 2022 İlkbahar/ Yaz koleksiyonuyla Beymen’lerde ve beymen.com

adresinde modaseverler ile buluşuyor.

NYX

90


Moda

Hayata her zaman olumlu bakan neşeli ve

enerjik kadınlardan ilhamla tasarlanan

The Attico 2022 İlkbahar/ Yaz Koleksiyonu,

Attico kadının pragmatik, rahat, çevresiyle

uyumlu tarzını yansıtıyor. Bu uyumlu tarz

bol hacimler, geometrik mendil etekler,

pilelerle vücuda oturan gömleklerde kendini

gösterirken, koleksiyon içine serpiştirilen

tüy ve parıltılar ihtiyacımız olan bir tutam

uçarılığı tasarımlara taşıyor.

NYX

91


The Attico, “Ballroom On Mars” / Beymen

NYX

92


Moda

Bol gömleklerle kombinlenen pantolonlar,

bomber ceketler ve kargo pantolonlar,

degrade kot pantolonlar ve vücudu saran

elbiselerin ön planda olduğu koleksiyonda

akışkan çöl baskıları dikkat çekiyor. Turuncu,

koyu bakır, güneş, kum ve bronz gibi güneşin

tonlarının ağırlıkta olduğu koleksiyonda, The

Attico için yeni olan uçuk sarı, gök mavisi,

aquamarin, lila ve pembenin pastel tonları

şaşırtıcı bir etki yaratıyor.

Tekno-bukle, pamuklu-keten, krep, pamukluviskon,

pamuklu, streç viskoz jarse, pamuklu

jarse ve kalın saten gibi rahat, doğal ve

akışkan malzemelerin dikkat çektiği

koleksiyon, ışıltılı işlemeler ve metal örgülerle

zenginleşiyor. Boncuklu ve tüylü aksesuarlar,

ince metal topuklu ve ayağı saran şeritli kare

burun sandaletler ise The Attico kadınının

görünümü taçlandırıyor.

NYX

93


Yazın Sıcacık Ruh Hali

Vakko Tasarımlarına

İlham Oldu

NYX

94


Moda

Vakko, güçlü renk ve tasarımların doğal materyallerle buluştuğu yeni

koleksiyonunda deniz, kum ve güneşin tüm varlığının hissedileceği

sımsıcak bir yaz temasıyla sezonu karşılıyor.

Pastel, sakin, serin tonlar ‘Watercolors’ Vakko 2022 İlkbahar-Yaz kadın koleksiyonu

renklerin enerjisini yaşama katıyor. Doğanın yeniden canlanmasının ve sıcağın,

buluşmaların, dostluğun heyecanı Vakko koleksiyonuna yansıyor. Beş ana temadan oluşan

Vakko stili, malzemeleri ve tasarım detaylarıyla fark yaratıyor.

Koleksiyon başlıkları:

Under The Rainbow (Gökkuşağının Altında)

Watercolors (Suluboya Renkleri)

Blue Soul (Mavinin Ruhu)

Naturals (Natureller)

Black & White Mood (Siyah ve Beyazın Ruh Hali)

NYX

95


FRANSIZ ASILLI MODA EVİ

THE KOOPLES SS’22

KOLEKSİYONU

Kalıplardan uzak; özgün tasarımlar sunan Fransız Moda Evi The Kooples,

İlkbahar Yaz sezonunda 80’ler Amerikası’nın moda akımlarına selam veriyor.

Nostaljiyi fütürizmle ele alarak estetik bir duruş kazanan marka, cazibesi

yüksek asimetrik kesimli tasarımları öne çıkarıyor. Futurizm akımını soyut

şablonlar, neon ışıklar gibi baskı teknikleriyle de vurgulayan koleksiyon,

7/24 yaşayan şehirlerin hepsine saygı duruşunda bulunuyor.

NYX

96


Moda

Yenilikçi Şekiller ve Baskılar

The Kooples SS’22

koleksiyonunda siyah ve

beyazın yanı sıra pastel

tonlar, canlı maviler, kırmızı

sarı gibi yazlık renkler, taş ve

yeşil tonlara uzanan geniş

bir renk paleti sunuyor. The

Kooples imzalarından olan

baskılı tişört ve sweatshirtler,

bu sezonda yenilenen

logolarıyla cool görünümün

DNA’sını baştan yazıyor.

Tasarımlarında etnik desenli

gömlekler, çiçekli elbiseler,

markanın avangard ruhunu

yansıtan deri ceketler,

pantolonlar ve çantalar ile

yeni neslin dinamizmini özgün

ve kusursuz formlarıyla

yansıtıyor. Ayrıca siyahın

kusursuzluğunu gündelik

giysilerden gece giysilerine

kolay bir geçişle sunan

koleksiyondaki parçalar çok

yönlü alternatifler sunuyor.

NYX

97


Kooples, İlkbaharı İtalyan Süetiyle

Kutluyor.

The Kooples; kusursuz ve şık

görünüm için süeti siyahla, cool

stiller için ise yoğun çivit mavisiyle

yorumluyor ve iki iddialı renk

seçeneği sunuyor. Marka, keskin ve

göz alıcı kesimleri İtalyan süetiyle

birleştirerek tasarımlarına rahat

ve eğlenceli yeni bir soluk getiriyor.

Pamuklu astarındaki bandana

baskılarıyla sezon trendlerini

yakalayan süet deri ceketler,

gümüş tonlu metal düğme ve

fermuarlarla Rock Chic tasarım

anlayışına sadık kalarak, kendi

olma arzusunu tarzıyla yansıtmak

isteyenlerin tercihi oluyor.

NYX

98


Moda

Estetiği ve özel

işçiliği bir arada

sunan The Kooples,

doğuştan gelen asi

zarafetini İlkbahar-

Yaz koleksiyonunda

da sunmaya devam

ediyor. The Kooples,

DNA’sının ayrılmaz

parçası deri ceketleri

İtalyan süetiyle

yeniden yorumluyor.

Bu yenilikçi devrimde

LWG* sertifikalı kalın

ve esnek İtalyan

süetinin mükemmel

dokusu, The Kooples’ın

heykelsi ceket

formunda karşımıza

çıkıyor.

NYX

99


Parisli lüks çanta markası

Renaud Pellegrino

Türkiye’de ilk kez Beymen’de satışa başlıyor!

Renaud Pellegrino, kendi ismini taşıyan markasını kurduğu günden bugüne, kimliğini yansıtan

lüks el çantaları tasarlıyor. Estetik tutkunu tasarımcının kullandığı teknikler, renkler ve

malzemeler yaratıcılığıyla harmanlanınca ortaya eşsiz ürünler çıkıyor. Pellegrino’yu sadece bir

çanta tasarımcısı olarak betimlemek yeterli olmaz. Tutkuyla tasarladığı çantalar, mücevher sanat

eseri statüsünde kabul edilip Paris Dekoratif Sanatlar Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda yer alıyor.

Fransız Riviera’sında büyüyen usta tasarımcının

ilhamını renkler, ışık ve manzaralar oluşturuyor.

İnsanların yaşamları ve hareketlerini dikkatle

incelediğini söyleyen Pellegrino; kadınlara ve çanta

taşırken takındıkları jestlere olan hayranlığını

tasarımlarında yansıtıyor. Zanaatkar elinde işlenmiş,

yüksek kaliteli, zamansız ve cesur çantaları estetik

zevkiyle birleştirip moda dünyasında çığır açıyor.

Renaud Pellegrino, lüks ve benzersiz çantalarının

Türkiye’deki ilk fiziksel ve exclusive satış noktası

olarak Beymen ile anlaştı. Bu anlaşmadan ötürü

büyük mutluluk duyan tasarımcı Türkiye’nin kendisi

için büyük bir ilham kaynağı olduğunu belirtiyor.

“Doğu ve Batı’nın kesişimini temsil eden heyecan

verici bir kültür, tarih, felsefe ve estetik karışımı

olan Türkiye’yi düşündüğümde, aklıma çeşitli sanat

formları, teknikleri, tarzları ve alışık olduğum Akdeniz

ilhamıma ne kadar yakın olduğu geliyor. Türkiye

tam anlamıyla kültürler arası bir köprü. Çok yakında

Beymen’e girişimizi kutlamak için İstanbul’a geleceğim.

Renaud Pellegrino uyarlanabilir bir marka olduğu

için buraya da doğal olarak uyum sağlayacağımızı

düşünmek hoşuma gidiyor. Türk müşterilerini memnun

etmek için özel modeller tasarlamayı, sanat ve moda

sektörlerinden güçlü isimlerle işbirlikleri yapmayı

planlıyoruz,” sözleriyle heyecanını vurguluyor.

NYX

100


NYX

101

Moda


EZBER BOZAN

TASARIMLAR

Academia, İlkbahar / Yaz 2022 sezonunda 90’ların minimallizmini

2000’lerin futuristik bohem tavrıyla buluşturuyor. Back to the Future,

Fifth Element ve Matrix gibi kült filmlerden ilham alan Academia

Kadın İlkbahar / Yaz 2022 Koleksiyonu, geleneksellik ve modernizmi

harmanlayarak renkli ve dinamik bir dünya yaratıyor.

Nostaljik dokunuşlar ve tezat

birliktelikler, bu sezon Academia’nın

yeni oyun alanını belirliyor. Denimleri

konfeksiyon kalıplarla, konfeksiyon

kalıplarını denim dikişleriyle

harmanlayan Academia, orjinal

asker üniformalarından esinlenerek

hazırladığı özel kamuflaj desenli

gömlek ve pantolonlarıyla ezberleri

bozuyor. Denim ve modern terzilik

detaylarını bir araya getiren, spor

görünümü 90’ların feminen stiliyle

buluşturan ters köşe tasarımlar

spor giyimin yeni kodlarını yazarken,

keten ve denimi hibritleyen yaz

takımları, sezonun yeni üniformalarını

müjdeliyor. Çiçek düğmeler, A logolu

kordon uçları ve kişiselleştirmeye açık

bağcık detayları alışılmışın dışında

yeni kodları tasarımlara taşıyor.

NYX

102


Moda

Sıcak yazla birlikte

renklerin yüksek

çözünürlüklü halleri ve

dijital desen anlatımları

ham renklerle ve

denimlerle birleşerek

enerjik bir yaz manifestosu

yaratıyor. Amerikan spor

giyiminin olmazsa olmazı

bandana desen, düzensiz

bir formla yeniden

yorumlanıyor ve delik

işi ürünlerde karışımıza

çıkıyor. İlhamını fantastik

dünyadan alan canlı

renklerdeki patchwork

çiçek desenler ve dikkat

çekici tonlardaki elişi örgü

tasarımlar, koleksiyonun

bohem ruhunu destekliyor.

NYX

103


BEYMEN COLLECTION’DAN

HAYATA EŞLİK EDEN

TASARIMLAR…

Değişen dünyada, moda ile ilişkimizi yeniden tanımlayan BEYMEN

Collection 2022 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, modern kadınlar için hayatın

her anına, günün her saatine uygun özgün seçenekler sunuyor.

NYX

104


Moda

Koleksiyon, sezonu dijital dünyanın canlı renkleri ile

selamlıyor. Fuşya, turuncu ve neon yeşil tonlardan

oluşana macro çiçek desenden ipek takımlar, neon

yeşili diagonal dokulu yelek blazer, indigo trench

kolsuz denim elbise ve geniş paça kapri pantolon,

feminen korse detaylı trikolar parlak renkleri ile öne

çıkan görünümleri oluşturuyor.

Marin grubu, bu sezon yeşil, vizon ve saks mavisi vurgularla klasik tonları yeniden yorumluyor. Zamansız ve modern

tasarımlarının yanı sıra şakayık deseniyle de sezona imza atan grupta; beyaz keten blazer, beyaz kapri pantolon, çizgili

kruvaze gömlek elbise, perfore deri ile kombinlenen parka ve çizgi oyunlu krep dokulu trikolar dikkat çekiyor.

NYX

105


İLKBAHAR/YAZ

2022 SEZONUNDA

HOTEL NETWORK’TE

BULUŞUYORUZ

Hotel NetWork, hayal etmekten korkmadan hayatı dolu dolu

yaşayanlara yepyeni bir dünyanın kapılarını açıyor. Stili ve duruşuyla

kendini belli eden, özgür yaşam tarzıyla dikkat çekenlerin buluşma

noktası Hotel NetWork, İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonuna ev sahipliği

yaparak sizi sınırların olmadığı bir yolculuğa çıkarıyor. Hotel NetWork’te

check-in yapanlar tadını özgürce çıkaracağı bir yaz hayaliyle kendini

hayatın akışına bırakır, yeniliklere erken rezervasyon yaptırır. Sınırlara

takılmadan dilediği gibi yaşar. Başkalarını değil, hayallerini takip eder.

NYX

106


Moda

NetWork Kadınının Renkli Stili

İlkbahar/Yaz 2022 Koleksiyonu’nun sezon hikayesi

Hotel NetWork, ilhamını yeniden özgürleşme

hissinden alıyor. Şehir temposunda her anı ayrıcalıklı

bir tatildeymiş gibi yaşama arzusuyla yola çıkılan,

farklı destinasyonları simgeleyen temalarıyla dinamik

ve renkli bir görünüm yaratıyor. Kırık beyaz, bej, ekru,

haki ve safran tonlarının hakim olduğu Safari serisinde

dökümlü formlar, dokulu kumaşlar dikkat çekiyor.

Marin teması, okyanus renklerinin, yaratıcı marin

yorumlarının ve güçlü desenlerin bir araya geldiği

renkli tasarımlarıyla çok şık bir cruise yolculuğundan

ilham alıyor. Baharın yenileyici gücünün yaratıcı

tasarım elementleri ile buluştuğu Hotel NetWork,

heyecan ve stil dolu bir buluşma için sizi bekliyor.

NYX

107


Davetlerin Gözdesi

Uçuş Uçuş Elbiseler

Bahar aylarının gelmesiyle başlayan düğün, söz, nişan ve davetler

''ne giyeceğim'' sorusunu da beraberinde getiriyor. Bahar aylarına damga

vuran canlı renklerden ilham alınarak tasarlanan Ns Sposa ilkbahar

koleksiyonu, havanın enerjisini ruhunda hissetmek isteyenlerin yardımına

koşuyor. Renk skalasında baharın tüm renklerini sergileyen Ns Sposa, uçuş

uçuş modelleriyle havanın getirdiği ahenk ve sevince eşlik ediyor.

NYX

108


Moda

Güneşin yüzünü göstermesiyle sıklaşan düğün,

söz, nişan ve davet trafiğinde imdada yetişen

Ns Sposa, birbirinden farklı gece elbiselerini

kullanıcılarının beğenisine sunuyor.

Straplez, uzun kollu, tek kol, balon kol ve askılı

seçenekleriyle bahar mevsiminin her havasına

uyum sağlayan Ns Sposa, vücut özelliğinize göre

en kusursuz tasarımı bedeninize uyarlıyor. Derin

yırtmaçlı modelleriyle dikkat çeken Ns Sposa

ilkbahar koleksiyonunda bulunan uçuş uçuş

kumaşlar ile özgür ve alımlı hissetmeyi sağlıyor.

Mini, midi ve uzun etek alternatifleri ile etkinlik

alanına göre tercih edebileceğiniz Ns Sposa gece

elbiseleri, her zamankinden daha fazla özgür

ve iddialı hissetmenizi sağlıyor. Cazibenin rengi

narçiçeğinden doğanın en masum rengi fıstık

yeşiline; ihtişamın temsilcisi mor renginden

barış ve huzurun temsilcisi maviye kadar baharın

tüm habercilerini İlkbahar koleksiyonununda

buluşturan Nsposa, özgün ve yaratıcı

tasarımlarıyla sofistike bir görünümü vadediyor.

NYX

109


Cengiz Aktürk defilesi ünlü

tasarımcı Cihan Nacar

imzasıyla gerçekleşti!

NYX

110


Moda

20 yılı aşkın süredir moda sektörünün sevilen isimlerinden biri olan

Cengiz Aktürk ilk defilesini Mandarin Oriental Bosphorus,

İstanbul’da gerçekleştirdi.

Türkiye’nin en popüler noktalarında mağazalaşan ve yurtdışına da açılan

Cengiz Aktürk büyük yankı uyandıran defile öncesinde şunları söyledi:

“Türkiye’nin bir markasını daha dünyaya açmış olmaktan mutluyuz. Biz köklü bir

markayız. Dünya modasını yakından takip ediyoruz. Koleksiyonumuzu çok başarılı

bir tasarımcıya teslim ettik. Çok mutlu ve gururluyuz.“

NYX

111


NYX

112


Moda

Türkiye’nin en popüler noktalarında

mağazalaşan ve yurtdışına da açılan

Cengiz Aktürk büyük yankı uyandıran

defile öncesinde şunları söyledi:

“Türkiye’nin bir markasını daha dünyaya

açmış olmaktan mutluyuz. Biz köklü bir

markayız. Dünya modasını yakından takip

ediyoruz. Koleksiyonumuzu çok başarılı

bir tasarımcıya teslim ettik. Çok mutlu ve

gururluyuz.’

Tasarımları ile adından sıklıkla söz

ettiren tasarımcı Cihan Nacar’ın kreatif

direktörlüğünü üstlendiği defilenin açılışını

güzelliği ile göz dolduran top model

Tülin Şahin yaparken, kapanış izleyicileri

kendisine hayran bırakan Çağla Şikel ile

oldu. Birbirinden göz alıcı tasarımları

taşıyan isimler arasında Şevval Şahin ve

Buse İskenderoğlu da vardı.

NYX

113


SONSUZ YAZA

DAVET

Doğadan, hızla değişen dünyadan ve sanattan ilham alan Beymen Club

2022 İlkbahar Yaz koleksiyonu yazı sonsuza dek yaşamak isteyenlere

dinamik, cesur, konforlu, daha iyi bir dünya için doğaya saygılı

seçenekler sunuyor.

NYX

114


Moda

Feminenliği dengeli bir yalınlıkla harmanlayan

Beymen Club Kadın 2022 İlkbahar Yaz

Koleksiyonu, cesur renkleri, konforlu ve güncel

tasarımları, dinamik form ve kalıplarıyla her

yaştan modern kadınlara kendini özgür ve yaratıcı

ifade etme fırsatı tanıyor.

Baharın gelişini Lizbon sokaklarının renkli duvar

çinilerinden ilhamla hazırladığı tasarımlarla

müjdeleyen Beymen Club, turuncu ve mavi

tonlardaki çini desenli şort takımlar, beyaz delik

iş bluz ve elbiseler ile Beymen Club kadınının

romantik ve tutkulu ruhunu vurguluyor.

NYX

115


Koton yeni sezonu

dünyaca tanınan stil ikonu

Ece Sükan ile karşılıyor.

Moda sektörünün dünya çapında tanınan ve yakından takip edilen moda-stil

danışmanı ve kreatif direktörü Ece Sükan, Koton’la İlkbahar-Yaz sezonuna

özel hayata geçirdiği koleksiyonunu müjdeliyor.

NYX

116


Moda

Feminen stilin anahtarı…

Feminen şıklığın ruhunu yansıtan

90’lar, modern moda dünyasının

kapılarını Ece Sükan x Koton Feminen

Power temasıyla yeniden aralıyor.

Zahmetsiz şıklığın ikonik siluetlerle

birleşmesi yeni bir soluk kazandırıyor.

90’lı yılların seksi kadınlarından

ilham alan koleksiyonda ince ip askılı

elbiseler, asimetrik etekler, elbiseler

ve bodyler, mini etekler, triko cut out

bluzlar ve elbiseler, halter yakalar,

geniş omuzlu ceketler, altın zincir

detaylar sezonun güçlü renkleriyle

birleşiyor. Lime yeşiller, morlar

ve fuşyalar cesur zebra, leopar

ve aksesuarlar ile güçlü bir uyum

yakalıyor.

Güçlü ve modern stiliyle dikkat

çeken Ece Sükan ile Türkiye’nin

öncü moda markası Koton,

sezonun en iddialı koleksiyonuna

imza atıyor. Ece Sükan x Koton

koleksiyonu, Feminen Power ve

Nomadic Craft adlı iki temadan

ve 49’u aksesuar olmak üzere

toplam 169 parçadan oluşuyor.

En moda parçaları bir arada sunan

koleksiyonda, mayo ve aksesuar

grubu da yer alıyor. Her tasarımın

moda severlerin gardırobunun

ikonik parçası olmaya aday

koleksiyonda, Ece Sükan’ın

moda zevkinin yansımaları da

hissediliyor.

NYX

117


Giyim tarzından yaşam alanına kadar stilini konuşturan, feminen ve modern kadına

hitap eden Ece Sükan x Koton koleksiyonu, bu sezon gardıropların vazgeçilmezi

oluyor. Ece Sükan’ın sezonun hitlerini yansıttığı, feminen kadının stil kodlarını

yeniden yorumladığı giyim koleksiyonu, zamansız, modern ve feminen iddialı

parçalarla hayat buluyor.

NYX

118


Moda

Sofistike yolculuğun ritmi…

Şehirli gezginlerin katmanlı

görünümleri Ece Sükan x Koton

Nomadic Craft temasıyla çarpıcı bir

ikonik silüet yaratıyor. Natural tonlar

ve dokular, makrome ve kroşe elbiseler,

etekler ve bodyler ile harmanlanıyor.

Eklektik tasarımlar sezona yepyeni

bir soluk getirirken farklı dokuların ve

stillerin bir arada kullanılması modaya

yeni bir bakış açısı kazandırıyor.

Doğanın egzotik gücünden ilham alan

desenler ve renkler sizi büyüleyici bir

yolculuğa çıkarıyor. Doğal dokulu ceket

takım ve şortlar, triko elbiseler, mini

kroşe elbiseler, setli takımlar, kroşe

üstler, halter yakalar, asimetrik uzun

elbiseler ile kadınlar zahmetsiz şıklığa

kavuşuyor.

NYX

119


BAHARA RENK DOPİNGİ

NYX

120


Moda

Beymen Club, pastel tonlardaki “Summer Powder” teması ile

sezona pozitif enerji katıyor.

Sorbe renklerdeki blazer ve pantolonlar, gün batımı tonlarındaki triko takımlar,

degrade oyunlarla desteklenen trikolar, romantik pilelerle zenginleşen elbise ve

bluzlar, fırça desenli sweatshirtler 2022 İlkbahar Yaz sezonunda Beymen Club

kadının iddialı ve feminen stilini tamamlıyor.

NYX

121


ZARAFETİN SANATLA

RENDEVUSU:

Machka ve Gate 27 İş birliği

Moda markası MACHKA ve

Uluslararası Konuk Sanatçı Programı

Gate 27’nin kurucusu Melisa Tapan,

birlikte yeni bir iş birliğine imza attı.

Machka’nın çağdaş ve zamansız

çizgisi bu kez sanatla buluşarak el

işçiliği ile ‘sınırlı sayıda’ üretilen bir

Couture koleksiyona dönüştü…

MACHKA, sanatı bir araştırma yöntemi

olarak ele alan, sanatçı, araştırmacı ve

akademisyenleri, ekoloji, sürdürülebilirlik,

erişilebilirlik ve yerel yaratıcı ağlar etrafında

bir diyalog kurmaya davet eden uluslararası

konuk sanatçı programı Gate 27’nin

sponsorluğunu üstlendi. MACHKA, bu iş

birliği kapsamında Gate 27’nin 2022 yılında

ağırladığı yerli ve uluslararası sanatçıların

üretimlerine destek olacak.

NYX

122


Moda

Eşsiz el işçiliği ile tasarlanan

elbiseler

MACHKA’nın modern ve rafine

çizgisi ile Melisa Tapan’ın sanata

ve yaratıcılık alanlarında verdiği

destek ve hayat değerleri ile yan

yana geldi. Bu kez MACHKA

Kreatif Direktörü Ece Ege’nin

çağdaş tasarım anlayışı ve

vizyonunu yansıttığı couture

tasarımlar, özel bir zanaat ve

kusursuz bir el işçiliği ile tek

tek işlenen Swarovski taşlardan

oluşan 5 parçalık mini elbise

koleksiyonunda bir araya geldi.

Melisa Tapan & MACHKA

Koleksiyonu’nda yer alan

5 özel görünümün tamamı,

mücevherden ilham alan, heykelsi

formlarda tasarlandı. Gate 27’nin

kurucusu Melisa Tapan için

tasarlanan özel koleksiyonda,

70’lerin ışıltılı dünyasından

ilhamla el işçiliği ve zanaatkarlığa

gösterilen özen, tasarımların tüm

detaylarında öne çıkıyor.

NYX

123


Hôtel Hennes'e hoş geldiniz!

Bardia Zeinali'nin yönettiği H&M'in

yeni filminde Gigi Hadid başrolde.

H&M, keyifli ve beklenmedik Hôtel Hennes'i yepyeni bir filmde tanıtmaktan

gurur duyuyor. Hôtel Hennes, sanatçıların, düşünürlerin ve ikonların takıldığı,

iş birliği yaptığı ve konakladığı efsanevi sanat otellerinden ilham alan kurgusal

bir moda destinasyonu. Estetiğin abartılı ve deneysel olduğu, hikayelerin dönüp

durduğu, hayallerin kurulduğu, modanın kurallarının olmadığı bir yer.

NYX

124


Moda

“Hôtel Hennes görsel olarak bir harikalar

diyarıdır; yıldızlar her zamanki rollerinde

değiller ve her kare yeni bir maceraya atılım.”

Bardia Zeinali, Direktör

Gigi Hadid'in canlandırdığı otel

sahibini, model Jill Kortleve tarafından

canlandırılan yeni bir otel misafirini,

mankenlikten belboy’a dönüşen

Jazzelle Zanaughtti ve Kiddy Akita

Lou ile otele yeni giriş yapan tatilciler

Young Emperors’dan Isabelle Chaput

ve Nelson Tiberghien gibi eğlenceli bir

ziyaretçi ve personel kadrosu yardımıyla

Hôtel Hennes filmini izleyin.

Ayrıca mekanda, Housekeeping Başkanı

olarak model Olivia Vinten; Güzellik

Başkanı olarak dansçı ve içerik yaratıcısı

Donté Colley; Cankurtaran olarak model

Devyn Garcia; moda yazarı olarak editör

Julia Hobbs; catwalk modeli olarak

Precious Lee ve Hôtel'in Resepsiyonist’i

olarak içerik yaratıcısı Christina “Tinx”

Najjar yer alıyor.

NYX

125


NYX

126


Moda

“Bu, geçmişte çok fazla yaratıcılığın mekanı

haline gelen o büyülü otellere bir saygı

duruşudur. Sette çok eğlendim ve bence

bu filmde kendini gösteriyor; filmin mesajı

davetkar, eğlenceli ve maceracı.” – diyor Gigi

Hadid.

Kampanya filminin ruhu, plaj havluları, güneş

gözlükleri, bez çantalar, bikiniler, şortlar ve

tişörtler dahil olmak üzere yeni Hôtel Hennes

ürünlerinin piyasaya kutlanmaya devam ediyor.

Müşterilerimizi, İlkbahar ve Yaz

koleksiyonlarımızın kutlandığı kurgusal ve

büyülü bir yer olan Hôtel Hennes dünyasına

davet etmekten heyecan duyuyoruz.

Müşterilerimizi dört gözle H&M'in yeni

sezonunu karşılamaya bekliyoruz!” – diyor

H&M Kreatif Danışmanı Ann-Sofie Johansson.

NYX

127


RENK VE DOKULARI İLE ÖN PLANA ÇIKAN

ROMANTİK BİR KOLEKSİYON

Şehrin kalabalığından uzak,

doğadan ilham alan tasarımlar

Gizia İlkbahar-Yaz Koleksiyonu’nda

hayat buluyor.

Baharın gelişi ile uyanan doğadan alınan ilham,

Gizia tasarımlarına yansıyor. Soft dokuların yer

aldığı, organze ve koton kumaşlarla hazırlanan

formlu ve hacimli tasarımlar, renk paletinden

kırık beyazlar ve kum bejleri tonlarıyla birleşiyor.

Danteller ve işlemeler tasarımlara zenginlik

katarken, konfor yine ön planda tutuluyor.

Yaz aylarının gelmesiyle hissedilen enerji,

Gizia yeni sezon tasarımlarının renklerinde de

hissediliyor. Yeşilin tonları, kırmızının canlılığı,

oranjın yanık tonları, pembenin ve sarılar, hafif ve

keten dokulu kumaşlarla birleşiyor. Floral desenler

ve etnik dokular aynı zamanda yaz akşamlarını da

renklendirecek farklı seçenekler sunuyor.

NYX

128


Moda

Denim koleksiyonunda ise renkler ve yıkama efektleri yer

alırken, denim kumaşı koton kumaşlarla bir arada kullanarak

baskı, işleme ve nakış detaylarıyla dinamik ve modern bir silüet

yaratılıyor. Koleksiyonda yer alan formlu crop ceketler, geniş

paça pantalonlar, uzun elbise, denim croptoplar, poplin gömlek ve

bluzlar kombin çeşitliliğini arttırıyor.

Gizia İlkbahar-Yaz koleksiyonunun tamamında kumaşlar doğal

içeriklerden oluşuyor. Yaz aylarında serin tutan, cildin nefes

almasını sağlayan dokular, doğal pamuk ve ketenlerle ipek tuşeli

şifonlar yer alıyor. Dantellerin yoğunlukta yer aldığı koleksiyonda,

aksesuar detayları tasarımlara çarpıcı dokunuşu yapıyor.

NYX

129


AYRI TASARIM HİKAYELERİNİN EŞSİZ SONUCU:

MANI MANI İLKBAHAR-YAZ KOLEKSİYONU

NYX

130


Moda

Her birinin ayrı hikayesi olan tasarımlar,

bütününde Mani Mani İlkbahar/Yaz

Koleksiyonu’nu oluşturuyor. İlkbaharın hafif

rüzgarını ve yazın ilham verdiği bütün o canlı

renkleri ile olan uyumunu hissettiren koleksiyon,

tasarımlarıyla yeni sezon heyecanını sonuna kadar

yaşatıyor.

Hem natural hem pop bir karma ile yola çıkan

Mani Mani, İlkbahar-Yaz koleksiyonunda

sokak modasından romantik looklara, marjinal

detaylardan elegan duruşlara geçiyor.

Mevsimin enerji veren canlı renklerinin yanı sıra

soft tonlarda tasarımlar da sunan koleksiyonda,

formlar, desenler, farklı dokuların birlikteliği sanki

bir gençlik iksiri oluşturuyor.

‘Sport’ grubunda sloganlar ve ikonik

ilüstrasyonlarla daha dinamik bir ruh hakimken,

‘Jean’ grubunda ise 3 boyutlu formlar ve çiçek

desenleriyle romantik bir hava sergileniyor.

Renkleri, desenleri yanı sıra kıyafetleri özel

detaylarla farklılaştıran Mani Mani koleksiyonunda

yer alan tül etekler, bermudalar, pantolonlar, farklı

formlarda ceket ve yelekler, bluzlar ve elbiseler

yaz çoşkusunu stile taşıyor.

Mani Mani İlkbahar-Yaz 2022 Koleksiyonu’nu

Nişantaşı’nda bulunan mağaza ve www.manimani.

com.tr adresinden keşfedebilirsiniz.

NYX

131


Zamansız bir Stil

Say Peace %100 doğal müslin ve keten kumaşlardan oluşan yeni koleksiyonu

ile kendi gibi olan ve her zaman kendisi için en iyisini isteyen stil sahibi

kadınlara sesleniyor…

NYX

132


Moda

Bahar ve yaz aylarına uygun %100

doğal, nefes alan, hafif ve sağlıklı

müslin ve keten kumaşlardan oluşan

koleksiyonda hem şehirde hem de

yazlık bölgelerde kullanabileceğiniz

etek, şort, pantolon ve bluzlardan

oluşan takımlara, gündüz ve gece

kullanıma uygun zamansız elbiselere,

eteklere, dolabınızın her zaman

kurtarıcısı olabilecek gömleklere,

plajlarda gözleri üzerinize çekecek

beach wear koleksiyonuna kadar bir

çok alternatif yer alıyor. Say Peace’in

koleksiyonunda beyaz, siyah, ekru,

bebek mavisi, mint yeşili gibi renkler

yer alıyor.

NYX

133


SU=SÜT

Fit Lezzet

YELİZ KUTLU

Chef Diyetisyen

yeliz.kutlu@nyxmag.com

Hayatımız boyunca çoğumuz sağlıklı

beslenmeye özen gösteririz. Kimilerimiz

buna özellikle dikkat edip yaşam tarzı

olarak benimserken, kimileri için dönemsel

sağlıklı beslenme dürtüsünde kalır.

Ama hamilelik dönemi sadece kendimiz

için sağlıklı beslenme isteğinden çıkıp

çocuğumuz için bu düzene girdiğimiz özel bir dönemdir ve

bu dönemi emzirme dönemi yani lohusalık dönemi takip

eder.

Bütün anneler çocuğunu katkılardan, kanserojen gıdalardan

uzak tutmak ister. Bu isteğin hayata geçmesi hamilelikte

başlar. Isıl işlem görmüş etler, paketli gıdalar, alkol, sigara

hayatımızdan çıkmaya başlar. Bunların yerini evde kendi

hazırladığımız sebze yemekleri, bol yeşillikli salatalar

ve sulu yemekler alır. Abur cubur diye tabir edilen cips,

çikolata, hazır bisküvi gibi yiyeceklerin yerini, daha sağlıklı

atıştırmalıklar olan kuru meyve, kuru yemiş, ev yapımı

kurabiye, kek gibi katkısız ürünler alır.

Hamilelikte özen gösterdiğimiz sağlıklı beslenme, doğumla

beraber daha da önem kazanır. Artık çocuğumuzun

katkılardan uzak durmasının yanına süt miktarı ve kalitesi

gibi kaygılar eklenir. Acaba sütüm yetiyor mu endişelerimize

maalesef çevremizin yorumları çoğunlukla yardımcı olmaz.

Yapılan baskılar ve lohusa anneye sorulmaması gereken

sorularla annenin psikolojisi kötü yönde etkilenir. Bunlara

ek olarak bilinçsizce ve yanlış yardım girişimleri de olumsuz

sonuçlara yol açar. Özellikle ilk doğumla birlikte endişeli ve

tecrübesiz olan yeni anneler, çevrelerindeki yaşça büyük

veya daha önce çocuk büyütmüş annelerin önerilerine

sarılırlar. Ne yazık ki bu öneriler de çoğunlukla iyi sonuç

vermez.

Siz de bu tarz endişe ve döngü içindeyseniz, öncelikle derin

bir nefes alın ve yavaşça bırakın.

Şimdi devam edelim…

NYX

134


Fit Lezzet

Sütüm yetiyor mu?

Öncelikle “sütüm yetiyor mu?” endişenizi gidermek isterim. Doğumdan sonra ilk gün hastanede kaldığınızda

doktorunuz, hemşireniz bu konuya dikkat eder. Nasıl emzireceğinizi öğrenmeniz önemlidir. Çocuğun nasıl

emzirilmesi gerektiği konusunda size açıklamalar doğumdan sonra hastanedeyken yapılıyor. Bu konuya

dikkat etmeniz gereklidir. Çünkü yeterli sütünüz olsa bile eğer bebeğinizin içmesini sağlayamıyorsanız,

bebeğinizin beslenmesi eksik kalır. Sonraki ilk zamanlarda bebeğinizi doktorunun belirttiği düzende

kontrollere götürmeyi ihmal etmemelisiniz. Bu kontroller süresince bebeğin kilosu, boyu ve çeşitli diğer

faktörler kontrol ediliyor. Yani sütünüz eğer bebeğiniz için yeterli değil ise bahsi geçen kontroller sırasında

doktorunuz tarafından size söyleniyor. Bu, artık etrafınızdaki soru ve yorumlara, en önemlisi de kendi iç

sesinize verebileceğiniz güzel, doğru ve bilinçli bir cevabınız var demektir;

“Hayır, benim sütüm bebeğim için yeterli, çünkü gelişimi normal”.

Şimdi bunun tam tersini düşünelim bebeğinizin gelişimi olması gerekenin altında, doktorunuzun verdiği

bilgiye göre sütünüz yetmiyor. Bu durumda doktorunuz sizi bir diyetisyene yönlendirebilir veya kendisi

de takviye mamalardan verebilir. Sütünüze ek olarak bu mamaları olması gerekene uygun hazırlayıp

bebeğinize vererek bebeğinizin gelişimini normal düzeye getirebilirsiniz. Burada önemli olan nokta

mamaların miktarıdır. Bebeğiniz için önerilen uygun miktarlarda hazırlamanız gerekir. Diyetisyen veya

doktorlar uygun miktarı hesaplayarak size öneride bulunur. “Diyetisyen verdi ama yeterli mi? Acaba bu

da yetmiyor mu?” tarzı endişelerinizi kafanızdan atın lütfen. Sütünüz yeterli olmayabilir veya hiç sütünüz

olmayabilir, bunlar çok normal biyolojik durumlardır. Mamalarla bebeğinizin beslenmesi yeterli hale gelir ve

bu gibi durumlarda zarar yoktur. O yüzden artık bunun için de bir cevabınız var;

“Sütümün yetersiz kalması veya hiç olmaması normal, bu beni yetersiz bir anne yapmaz. Çünkü bebeğim için

en iyisini yapmaya devam ediyorum.”

NYX

135


Fit Lezzet

Sütünüzün yeterli olması durumunda bile kalitesini arttırmak için veya vücuttaki süt üretimini desteklemek için çeşitli

gıda ve içeceklerin önerildiğini hepimiz duymuşuzdur. “Bu çayı içersen çok iyi geliyor.”, “bol şekerli şerbet iç ki sütün

artsın”, “süt iç ki sütün olsun”, “zayıflama sütün kaçar”, “yemekten daha da al sen emziriyorsun, daha çok yemen lazım”

gibi sözlerden bahsediyorum. Tabi ki kültürümüz gereği büyüklerimizin fikir ve önerilerini saygıyla karşılamamız

gerekiyor ama saygı ve itaati karıştırmamak gerekir; doktorunuzun, hemşirenizin, diyetisyeninizin önerilerine

veya okuduğunuz bilimsel bir yazıya aykırı bir söylemle size geliyorlarsa kendilerine bu durumu açıklayabilirsiniz.

Belki reddetmeye çekindiğiniz kişilerin size süt içirme önerileri masum olsa da şekerli şerbetler için aynısını

söyleyemiyorum maalesef. Şeker tüketimi süt üretimine katkıda bulunmaz ama sizin fazla kilo almanıza yol açabilir.

O yüzden bu gibi durumlarda kararlarınızı doğru vermeniz önemli.

Sütünüzün artması için ne

tüketmelisiniz?

En temel olarak su tüketilmelidir. Lohusa döneminde

su ihtiyacı artar. Günlük olarak en az 2,5-3 litre su

içmeye özen gösterilmelidir. Bu miktarı yemeklerden

önce, emzirmeden sonra gibi belirleyerek gün içine

yayabilirsiniz. Su dışında şekersiz içecekler de ek

olarak tüketilebilir.

Dengeli beslenmek önemli;

Emziren anne kendi ve bebeğinin sağlığı için dengeli

beslenmeye normal dönemlerden daha çok önem

vermelidir. Günlük tüketiminde yoğurt, süt, ayran, et

grubu, tahıllar, sebze ve meyveler mutlaka olmalıdır.

Protein, lif içeren mineralce ve vitamince zengin

besinleri tüketmekte fayda vardır.

Lohusayken kilo verebilir miyim?

Emziren annelerin günlük tüketmesi gereken

kalori artar. Dolayısıyla zayıflama diyeti önerilmez

ama günlük tüketmesi gereken kalori miktarı

belirlendiğinde ve anne bu diyete uyduğunda

emzirmeyle birlikte kilo verebilir. Bu süreç bir

diyetisyenle ilerlemelidir.

Hangi besinlerden uzak

durulmalı?

Sigara, alkol gibi ürünlerden sağlıklı yaşam için

hayatımızın her döneminde uzak durulması gerekse de

bu dönemde özellikle uzak durulmalıdır.

Çay, kahve, kafein içeren içeceklerin tüketim miktarına

özellikle dikkat edilmelidir. Günlük kafein miktarı

aşıldığında anne ve bebekte uyku sorunlarına yol

açabilir.

Gaz yapıcı besinlere dikkat edilmeli, süt yoluyla

bebeğinize bu ürünler gaz yapabilir. Bu ürünleri şöyle

sıralayabilirim; brokoli, karnabahar, soğangiller (soğan,

pırasa vb.), baklagiller ve baklagilleri içeren çorbalar,

bazı meyveler (erik, kavun, mandalina, portakal, üzüm

vb.). Gaz yapıcı bu besinler kesinlikle tüketilmemelidir

diye bir sınır yoktur, kişinin yapısına göre değişiklik

gösterir. Bu yüzden bu besinleri tükettiğinizde

bebeğiniz huzursuz oluyorsa tüketmemekte fayda

vardır.

Tüm anne adaylarına, annelere ve

bebeklere sağlıkla, sevgiyle...

NYX

136


BEBEKLERE ÖZEL DOĞAL YULAF ÖZLÜ

GÜNLÜK BAKIM SERİSİYLE TANIŞIN!

60 yılı aşkın süredir bilim ve doğanın güçlü birleşimiyle hassas ve kuru ciltlere özel yulaf formülüyle

besleyici çözümler sunan Aveeno, Türkiye pazarına giriş yaptı!

Bilimin gücünü doğanın iyiliğiyle birleştirerek klinik olarak kanıtlanmış çözümler sunan, Amerika’daki pediatristlerin

bir numaralı tercihi Aveeno, doğal yulaf özünün gücünü ortaya koyan Aveeno Baby serisi ile yeni doğandan itibaren

hassas bebek cildi için en etkili günlük bakımı sunuyor. Cilt bariyerini güçlendirirken iki hafta düzenli kullanımla cilt

kuruluğunda gözle görülür azalma sağlayan ürünleriyle daha pürüzsüz bir görünüm vadediyor.

1- Günlük Bakım Saç ve Vücut Şampuanı: 79,90 TL

Doğal yulaf özüyle hassas bebek cildini ve saç derisini

temizleyen ve nemlendiren Saç ve Vücut Şampuanı,

sabun, sülfat, boya ve paraben içermeyen formülüyle

göz yakmadan nazik bir bakım sunar.

2- Günlük Bakım Nemlendirici Losyon: 79,90 TL

24 saat etkili Nemlendirici Losyon, içerdiği

prebiyotik kolloidal yulaf kompleksiyle hassas cildi

nemlendirir ve besler. Yüz ve vücutta kullanıma uygun

hipoalerjenik losyon, cilt bariyerini güçlendirirken hızlı

emilen yapısıyla yağlı bir his bırakmaz.

1

2

3

3- Günlük Bakım Bariyer Kremi: 69,90 TL

Bariyer Kremi, kolloidal yulaf ve çinko oksitin bir araya

geldiği formülüyle hassas, kuru ve atopiye yatkın

bebek cildini hızla yatıştırırken ciltte uzun süreli

rahatlama sağlar ve pişik oluşumunu engeller.

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

137


İlham Veren

Kadınlar

6

NYX

138


Hayatı kendi kurgusu hatta dayatması içinde

yaşamak, yeniyi, farklıyı denemek hatta yanı

başımızda belirdiği zaman bile farketmek, günlük

rutin içinde çok zor. Akışa kapılan insanların buna ne

güçleri ne de niyetleri var. Ancak bazı insanlar bırakın

akışa kapılmayı, o akışa cesurca dur der, olmadı yön

çizer. Size aşılmaz engel gibi görünen ne varsa onlar

için bir zıplama taşı, direnci öğrendiği bir deneyim,

geleceğe hazırlayan bir sınava dönüşür. İşte “ilham

veren kadınlar” bölümünde bu kadınları anlatmak

istiyoruz.

Kimi büyük projelerle kimi küçük dokunuşlarla ilham

verirler, kimi ardına bile bakmaz, kimi özgürlüğünün

onu çıkaracağı zirveye köklerinden aldığı enerji ile

ulaşır. Kendi ipek gibi dokur ve hepimizi kimi zaman

büyük bir görsel şölenle, dayanışmayla kimi zaman

sabırla, birbirinden canlı renklerle, müzikle, saygıyla,

coşkuyla hayata bağlar.

NYXmag sizi her sayısında ilham veren kadınlarla

buluşturmayı vaadediyor.

NYX

139


Gamze Ateş

My Beachy Side Markası Kurucusu

Girişimci ve Tasarımcı

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

140


İlham Veren Kadınlar

El örgüsü

karbon ayak izi en az olan,

en temiz üretim şekli.

Gamze Ateş ile Diyarbakır, İstanbul,

Amerika hattındaki girişimcilik ve

tasarım serüvenini konuştuk. İlham veren

hikayesini kendisinden dinliyoruz.

1989 yılında yüksek lisansımı yapmak için

Amerika’ya geldim ve sonrasında da biraz kalıp iş

deneyimi edinmek istedim. Bir taşıma şirketinde 4

yıl çalıştıktan sonra kendi taşıma şirketimi kurdum.

Daha sonra kurduğum

taşıma şirketini DHL’e sattım

ve ben de 12 yıl onlarla

çalıştım. Bu çalışmaların

sonunda da baktım ki çok

geziyorum, çok seyahat

ediyorum çok güzel şeyler

de yaşadım kendimce bir

iş kadını olarak, sektör

değiştirmek istedim ve

Wall Street’e geçtim. Büyük

bir yatırımcının yanında

2 sene Ortadoğu pazarını

geliştirmek için çalıştım.

Daha sonra annelikle

beraber maddi bütün

tatminleri yaşadığımı

farkedip biraz daha ruhani

şeylere yönelmeye karar

verdim.

Uzun süre Türkiye’den

ayrı yaşayınca insan biraz

kökünü arıyor. Türkiye’de ne

yapabilirim diye düşündüm.

Türkiye'deki SGK'lara

yardım etme köprüsü kuran bir vakıf olan Turkish

Philanthropy Funds'da yönetim kuruluna girdim. Bu

vesileyle Türkiye’deki SGK’lara da çok gidip gelmeye

başladım. Doğu Anadolu’da Diyarbakır’a gittiğimde

maddi yardımların önemli olduğunu ama asıl manevi

destek sağlanması gerektiğini gördüm. Bu bölgede

yaşayan çok yetenekli kadınlar var. Çocuklar, ev

işleri derken dışarda bir yerde çalışma olanağına

sahip olamayan becerikli kadınlar. Bu kadınlara ev

ekonomilerine katkıda bulunmaları için nasıl destek

olabiliriz, bu sorunu nasıl çözebiliriz diye düşündüm.

Bu arada ben modayı hep sevdim. Moda dünyasından

arkadaşlarım da var, hep içli dışlıydık. Ama bizim

zamanımızda modacı olmak çok hayatımızı kurtarıp

para kazanabileceğimiz bir meslek değildi. Hep

bir mühendis olmak, doktor olmak, iş kadını olmak

önemliydi. Ama demek ki bu benim bir şekilde içimde

kalmış. Aslında Doğu Anadolu’ya gidip görmem

çok güzel iki şeyi birleştirdi. Hem yaratıcı bir şeyler

yapmak istiyordum, hem

de kadınlara yardım etmek

istiyordum. Ben burda

bir marka yaratsam ve

ürünler de el örgüsü olsa

diye düşündüm. Çünkü

burdaki kadınlar aslında

çok yetenekli. İlk önce

barefoot sandals dediğimiz

sahilde ayaklara giyilen

şeylerle başladık. Çünkü

her yerde olmayan değişik

bir şey yapıp dikkat çekmek

istedik. 2 sene sonra da

elbise, çanta eklemeye

başladık. Daha sonra ben

Amerika’da edinmiş olduğum

networkümü de kullanarak

markayı biryerlere getirmeyi

başardım. Sonrasında en lüks

markaların satıldığı online

platform olan Matches

Fashion’ın satın almacısı bizi

keşfetti. Ben zaten markayı

bilerek niş olsun, luxury

olsun diyerek St. Barths’ta

başlatmıştım. Matches Fashion’da da yer almamızla

beraber insanlar tamam bu marka iyi dediler. Ve şu

an 500’den fazla kadın çalışanımızla üretmeye devam

ediyoruz. Diyarbakır’da ve İstanbul’da birer ofisimiz

var. Ve daha da büyümek istiyoruz. Benim amacım

ulaşabildiğim kadar çok kadına iş imkanı sağlamak.

Bu markanın misyonu bu. Ben bir modacı değilim ve

modacı egom da yok. Önemsediğim tek şey çok daha

fazla kadının hayatına dokunabilmek.

NYX

141


El emeği ile plaj ürünleri üretme fikri

nasıl doğdu?

Aslında bu markaların son zamanlarda ön plana

çıkarmaya çalıştıkları “sustainability” yani

sürdürülebilirlik denilen şey benim son 10 yıldır

aklımda olan bir şeydi. El örgüsü ise karbon

ayak izi en az olan, en temiz üretim şekli. Çünkü

makine kullanmıyoruz, elektrik kullanmıyoruz,

atık madde çıkmıyor. Aynı zamanda yerel

ekonomiyi canlandırıyoruz. İş imkanı sağladığımız

kadınlar günlük işlerinin arasında zaman ayırıp,

evlerinden çıkmalarına bile gerek kalmadan bizimle

çalışabiliyorlar.

Modelleri siz mi tasarlıyorsunuz? Tasarım

sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz?

Evet hepsi benim, ben yapıyorum. Ama ben

yapıyorum derken çizimlerini ben yapıyordum ama

mesela ilk başta birleştirmeleri vs yapamıyordum,

annem bana çok yardımcı oluyordu. Ondan sonra

kadın gruplarım olunca tabii ki bunu böyle yapalım

şunu şöyle yapalım gibi fikir alışverişleri de olmaya

başladı. Artık öyle bir yere geldi ki kadınlarımız,

bazen bana “Gamze Hanım siz bunu çok

beğenirsiniz” diye model önerisiyle geliyorlar. Her

fikre her öneriye çok açığız. Lojistik çalışanımıza

bile bazen “Bak bakalım rengi nasıl olmuş” diye

soruyoruz.

Tasarım yaparken de bu sene şu moda şunu yapalım

demiyoruz. Tam tersi kimsenin yapmadıklarını

yapıyoruz. Başkalarının yaptığını yapmamak

üzerine iddialıyız. Otantik modelleri alıp modernize

ediyoruz. Ve bunu yaparken kendimize sınır

koymuyoruz.

NYX

142


İlham Veren Kadınlar

Birgün

“Emily neden

St.Tropez’de

My Beachy

Side giymesin?”

olduk. Dizinin

kostüm

tasarımcısı

Patricia Field’a

12-13 parça

yolladık ve

içlerinden

birini seçti.

2. sezonun 8.

bölümünde

“Pop The Top”

adını verdiğimiz

örgü kıyafeti

Emily’ye

giydirdi. Bu

bizim için tabii

çok büyük bir

gurur.

Netflix’in sevilen dizisi Emily in Paris için koleksiyon hazırlama süreci nasıl

oldu? Bu teklif sizi heyecanlandırdı mı?

Aslında bu dostluklar, arkadaşlıklar vesilesiyle oldu. Emily in Paris’in de Sex and the City’nin de

yaratıcısı olan Darren Star benim çok yakın arkadaşım. Uzun yıllardır süren bir arkadaşlığımız

var ama ben bu işi yapıyorum, o o işi yapıyor ve 1.sezon bitti bizim hiç böyle bir şey aklımıza

gelmedi. Sonra 2.sezon St.Tropez’de başladı ve ben sahil kıyafetleri yapıyorum. Birgün “Emily

neden St.Tropez’de My Beachy Side giymesin?” olduk. Dizinin kostüm tasarımcısı Patricia

Field’a 12-13 parça yolladık ve içlerinden birini seçti. 2.sezonun 8.bölümünde “Pop The Top”

adını verdiğimiz örgü kıyafeti Emily’ye giydirdi. Bu bizim için tabii çok büyük bir gurur. 500 tane

kadınımın el emeğini orda görmek inanılmaz. Sonrasında da Netflix bize “Emily in Paris” adıyla

koleksiyon çıkarma hakkını verdi. Ve 80 parçalık bir koleksiyon oluşturup satışa çıkardık

NYX

143


Üretim konusunda özellikle kadınlara

istihdam sağlamak istediğinizi

biliyoruz. Koleksiyonlarınızın üretim

sürecinden de bahseder misiniz?

Doğu’da çalışma imkanı bulamayan kadınlara

istihdam sağlamak bizim için çok önemliydi.

Onlar için her türlü koşulu sağlamaya çalışıyoruz.

Örneğin ofislerimizde kadınların çocuklarını

da getirebileceği bir yer yaptık. Anneler orda

modelleri öğrenirken çocukları diğer odada

oyun oynayabiliyorlar. Kadınlar ofislerimize

sadece modellerin workshopını almak için

geliyor. Öğrendikten sonra evlerine gidip boş

vakitlerinde örüyorlar ve gelip bizden parça başı

ücretlerini alıyorlar. Dolayısıyla bir fabrikaya

gelir gibi hergün gelip bizde çalışmıyorlar.

Bazıları sadece akşamları çocuklarını uyuttuğu

zaman yapabiliyor, bazıları daha fazla vakit

ayırabiliyor.

Öyleyse kadınlar toplu olarak bir

yerde çalışmadıklarına göre pandemi

sizi çok etkilememiş olmalı diye

düşünüyorum ama öyle mi oldu?

Maalesef her marka gibi biz de etkilendik. Hem

satın almalar durduğu için, hem de hasta olan çok

kadınımız oldu. Toplu halde çalışmıyor olsalar

da, biliyorsunuz Doğu’da büyük aileler aynı çatı

altında yaşıyor. O nedenle aile bireylerinden

herhangi biri eve virüs getirebiliyor. Ama Allaha

şükür artık toparladık.

NYX

144


İlham Veren Kadınlar

Koleksiyonlarınızı satın almak isteyenler

nerelerde bulabilirler?

Bu sene ilk defa Vakko’ya giriyoruz. Dünyada el

emeği olan ürünlere çok değer veriliyor. Gucci'lerin

Versace'lerin yanında asılan bir markayız. Tek tek

elde üretilen ürünlerin Türkiye’de de değerinin

anlaşılmaya başlaması sevindirici. Vakko ile güzel bir

birlikteliğimiz olacağını düşünüyorum. Onun dışında

St.Tropez’den Karayiplere Mikonos’a dünyanın

heryerinde bizi bulabilirsiniz.

Son olarak yeni projeleriniz var mı?

Var tabii olmaz mı! Biliyorsunuz Emily in Paris’in

3. ve 4. sezonlarının çekileceği haberi geldi. Orda

belki yine yer alma ihtimalimiz var. Ama biz daha

çok şeye girmek istiyoruz, sahil kıyafetleri yapıyoruz

ama sahil aslında bir yaşam biçimidir. Bunun evi var,

dekorasyonu var. Bunu projelendirmeye de seneye

başlayacağız. 2024’te büyük ihtimalle “beach life”

olarak bir koleksiyon çıkarmayı planlıyoruz.

NYX

145


Prof. Dr. Canan Koca

Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi

Rekreasyon Bölüm Başkanı

Kadınlar için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği Başkanı

Kadınların spora katılımı ve spor alanında toplumsal cinsiyet konularında bilimsel projeler

yürütmüş, ulusal ve uluslararası yayınevleri tarafından basılan dergilerde makaleler, kitap/kitap

bölümleri yazmıştır.

Ayrıca, Türkiye’nin ilk kadın ve spor sivil toplum kuruluşu olan Kadınlar için Spor ve Fiziksel

Aktivite Derneği (KASFAD) kurucu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olarak Türkiye’de kadınların

ve kız çocuklarının spora katılımları konusunda politikalar geliştirmektedir.

T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Federasyonları ve Spor Kulüplerinin düzenlediği antrenör

eğitimleri kapsamında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sporda Koruma eğitimleri vermektedir.

Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Rekreasyon Bölüm Başkanı Prof. Canan Koca ile

başarı dolu kariyerini konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

146


İlham Veren Kadınlar

Spora katılım temel

bir insan hakkıdır

Lisans ve yüksek lisans eğitiminiz spor

bilimleri alanında. Biraz anlatabilir

misiniz, spor bilimleri nasıl bir alan?

Spor Bilimleri, en genel anlamıyla insan hareketini

tüm boyutlarıyla sistematik ve bilimsel olarak

inceleyen bir alan. Sağlık bilimleri, fen bilimleri, sosyal

bilimler ve eğitim bilimleri gibi farklı disiplinlerin

bazen bağımsız bazen kolektif olarak çalıştığı multidisipliner

bir alan. İnsan hareketinin mekaniğinden

etkilendiği sosyal faktörlere kadar geniş bir araştırma

skalasına sahip bir alan. Bu skalada performans sporu

da yer alıyor rekreatif spor da yer alıyor.

Lisans sonrası eğitiminiz sosyolojik

alanlara yönlenmiş. Sporun sosyolojik

açıdan önemi nedir?

Benim uzmanlık alanım, sporda sosyal alanlar.

Bireylerin performans sporuna ve rekreatif spora

katılımını etkileyen sosyal faktörlerle ilgileniyorum.

Spor sosyolojisi de diyebiliriz. Lisans dönemindeyken

toplumsal cinsiyet ve kadın konularıyla ilgilenmeye

başlamıştım. Üniversitede bu alanda çalışmalar

yürüten öğrenci topluluklarıyla birlikteydim. Kadın

tiyatrosu grubumuz vardı ve bu grup benim uzmanlık

alanıma yönelmemde en etkili araç oldu. Spor,

farklı pozisyonlarda aktörlerin (sporcu, antrenör,

yönetici, teknik ekip, taraftar vb.) katıldığı bir

pratik. Fiziksel pratiğin ötesinde toplumun sosyal

ve kütlürel yapısından etkilenen aynı zamanda bu

yapıyı etkileyen bir sosyal pratik. Örneğin, birilerinin

güreşi birilerinin futbolu seçmesi onların bireysel

tercihinden ziyade bireyin toplumsal sınıf ve

toplumsal cinsiyet ilişkileriyle şekillenen sosyalleşme

sürecinin bir sonucu. Bazı toplumlarda güreşin

geleneksel olarak kabul gören bir spor olması ama

bazı toplumlarda golfün popüler olması o toplumun

kültürüyle, tarihiyle açıklanabilir. Ya da spor alanında

yaşanan şiddetin önlenmesine yönelik politikaların

geliştirilmesi için şiddetin toplumdaki kültürel

kodlarını iyi analiz etmek gerekir. Son yıllarda spor

ortamında yaşanan taciz ve istismar vakalarını çok

duymaya başladık. Taciz ve istismarın spordaki risk

faktörleri, performans sporunun “kazanmak her

şeydir” kültürüyle çok ilişkili.

Canan Koca'nın Aldığı Ödüller:

2006 yılında, spor ve toplumsal cinsiyet alanında gerçekleştirdiği bilimsel araştırmalar sebebiyle International

Association of Physical Education in Higher Education (AIESEP) Genç Araştırmacı Ödülü;

2011 yılında Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) Genç Bilimciler Ödül Programı tarafından Üstün Başarılı Bilim

İnsanı Ödülü;

2013 yılında, Üç Kuşak Kadının (Anneanne, anne ve torun) Fiziksel Aktiviteye Katılımının Sosyoekolojik Model

ve Feminist Kültürel Çalışmalar Yaklaşımıyla İncelenmesi isimli araştırma projesiyle Koç Üniversitesi Toplumsal

Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM) Toplumsal Cinsiyet Araştırma Ödülü

almıştır.

2009 -2017 yılları arasında International Association of Physical Education and Sport for Girls and Women

(IAPESGW) yönetim kurulu üyeliği yaparak uluslararası kadın ve spor politikalarının geliştirilmesine katkıda

bulunmuştur. Bu katkıları sebebiyle Margaret Talbot Ödülü almıştır.

NYX

147


Spora katılımın insanlara ne tür

katkıları var?

Ben spora hak temelli bir yaklaşımla bakıyorum.

Spora katılım temel bir insan hakkıdır. Bu demektir ki

spor, en temel insan ihtiyaçlarından birisi. Spor, daha

doğrusu fiziksel aktivite sağlıklı yaşamın vazgeçilmez

bileşenlerinden birisi. Sadece fizyolojik sağlık değil

psikolojik sağlığımızın da önemli koruyucularından

birisi. Özellikle pandemi döneminde bunun önemini

bir kez daha fark ettik. Evlere kapandığımız

dönemde hareketsiz kalmanın zararlarını yaşadık.

Ya da bağışıklık sisteminin güçlenmesinde fiziksel

aktivitenin önemini doktorlar çok dile getirdiler.

Kadınlar için spora katılımın ayrı bir anlamı var.

Spor, kadınların güçlenmesinde önemli bir rol

oynuyor. Yani, kadınların birey olmalarında, kendi

bedenlerinde ve kendi hayatlarında söz sahibi

olmalarında, kamusal alanda yer almalarında olumlu

bir etkiye sahip.

Sporu erkeğe özgü bir etkinlik olarak

görme eğilimi ataerkil toplumlara özgü bir

eğilim olarak görülmekte. Ülkemizde bu

durum nasıl?

Sadece ülkemizde değil dünyanın hemen her

bölgesinde benzer bir eğilim söz konusu. Spor, ister

bir profesyonel meslek alanı olsun ister serbest

zaman faaliyeti olsun geleneksel ve tarihsel olarak

erkeklerin ve oğlan çocuklarıın bir faaliyet alanı

olarak görülüyor. Bir önceki soruda belirttiğim

hak temelli anlayış bağlamında ifade edersem,

kadınlar ve kız çocukları spora katılım hakkından

yeterince faydalanamıyorlar. Araştırmalar kadınların

fiziksel aktivite düzeyinin erkeklere kıyasla daha

düşük olduğunu gösteriyor ki bu demektir ki

kadınlar fiziksel aktivitenin sunduğu sağlıklı yaşam

olanağından yoksunlar. Son yıllarda bu durumda

önemli bir değişim söz konusu olsa da bu kalıp

yargı hem bireylerin zihinlerinde hem de toplumsal

bellekte çok derinlerde güçlü olarak varlığını

sürdürüyor. Türkiye’de spor federasyonlarına kayıtlı

kadın sporcuların oranı %30. Yani her 100 sporcunun

30’u kadın. Bu oran bazı spor dallarında çok daha

düşük. Futbol, halter, güreş, boks, motor sporlarında

hem sayısal hem de kültürel bir erkek egemenliği var.

Belki de bu sebeple bu alanlarda başarılı olan kadın

sporcuların değeri çok yüksek. Olimpiyat Şampiyonu

boksör Busenaz Sürmeneli, Dünya Şampiyonu ve

Olimpiyat ikincisi Yasemin Adar, ülkemizin popüler

isimleri arasında yer alıyor.

Neden daha fazla kadın spora katılım

sağlayamıyor?

Bunun sebeplerini çok boyutlu düşünmekte fayda

var. Bireysel, kültürel, politik, çevresel faktörler çok

etkili. Kültürel faktörlere baktığımızda, toplumda

hakim olan toplumsal cinsiyet düzeni, bir anlamıyla

ataerkil düzen, kadınların ve erkeklerin hangi

aktiviteleri yapacaklarına, hangi sporları nasıl ve

ne düzeyde yapacaklarına dair çok köklü kültürel

kodlara ve tutumlara sahip. En temelde spor, bir

erkek aktivitesi olarak görülüyor. Sporun yapıldığı

kamusal alan erkek alanı olarak görülüyor. Ki bunun

son on-on beş yılda önemli ölçüde olumlu yönde

değiştiğini görüyoruz. Ya da hangi kadınların hangi

sporları yapabileceklerine dair kalıp yargılarımız var.

Bu kalıp yargıları, ailede, sokakta, okulda, medyada

NYX

148


İlham Veren Kadınlar

Engelli faal kadın sporcu oranı ise %23, engelli faal

erkek sporcu oranı %77. Yani, engelli kadın sporcu

sayımız çok daha az.

Sporda toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir diğer

göstergesi antrenörler. Türkiye’de kadın antrenör

oranı %32, erkek antrenör oranı % 68. Kadın

antrenör oranı, antrenörlük kademe seviyesi

arttıkça düşüyor. Çocuklarla ve alt yapılarla çalışan

1. Kademe kadın antrenörlerin oranı %33 iken A

takımı ve milli takım düzeyinde sporcularla çalışan

5.Kademe kadın antrenörlerin oranı %7. Kadın

antrenör oranının erkek antrenör oranından yüksek

olduğu sadece iki spor var: Cimnastik ve Herkes için

Spor.

çocuklarımıza aktarıyoruz hep birlikte. Kadınlar

dayanıklı değildir, kas kütlesi kadınlığı zedeler

gibi gerçeklikle ilgilisi olmayan kalıp yargılarla kız

çocuklarımızı futbol, güreş, halter gibi sporlara

göndermiyoruz. Ya da erkekler esnek değildir,

esneklik ve estetik erkekliği bozar gibi kalıp

yargılarla oğlan çocuklarımızı cimnastiğe, dansa

göndermiyoruz. Spor alanındaki politika yapıcılar

da benzer bir görüşe sahip olunca spora teşvik

politikaları herkesi her sporu yapmaya teşvik

etmiyor, spor programları eşitlikçi ve kapsayıcı

olmuyor. Çevresel faktörlere baktığımızda spor

tesislerinin kadınlar için erişilebilir olmaması,

kadınların ihtiyaçlarına duyarlı olmaması gibi

faktörlerle karşılaşıyoruz. Tüm bu faktörlerin

birlikte işlediği bir düzende kadınlar da bireysel

olarak spora ilgi göstermeyebiliyor, spora dair

özgüvenleri ve öz yeterlilikleri düşük olabiliyor.

2021 yılı Olimpiyat yılı olduğu için Olimpik verileri

de paylaşayım. TOKYO 2020 Olimpiyat Oyunlarına

katılan Türk kadın sporcu oranı %47, erkek sporcu

oranı %53. 50 kadın ve 57 erkek olmak üzere

toplam 107 sporcu katıldı. Kadın antrenörlerin

oranı ise sadece %4. Tokyo 2020 Paralimpik

Oyunlara katılan 44 kadın ve 43 erkek olmak üzere

toplam 87 sporcu katıldı ve sporcu kafilesinin

yarısını kadın sporcular oluşturuyor. Paralimpik

Oyunlara katılan kadın antrenör oranı ise %16.

Tüm bu verileri birlikte ele aldığımızda şunu

görüyoruz: Kadın sporcu sayısı kadın antrenör

sayısıyla paralel bir seyir gösteriyor. Yani kadın

sporcu sayısını artırmak aynı zamanda kadın

antrenör sayısını da artırmanın önemli bir stratejisi.

Ama antrenörlük açısından önemli bir kırılım var,

o da antrenörlük kademesi yükseldikçe kadın

antrenör oranının düşmesi. Olimpiyatlara katılan

kadın antrenör sayısının düşük olması da bu kırılımı

yansıtıyor.

Ülkemiz sporda toplumsal cinsiyet

eşitliği konusunda ne durumda? Kadın

sporcu sayısının erkek sporculara göre

daha fazla olduğu spor dalları var mı?

Ülkemizin sporda toplumsal cinsiyet eşitliği karnesi

maalesef iyi değil. Kadınlar için Spor ve Fiziksel

Aktivite Derneği (KASFAD) 2021 Raporundan

veriler paylaşayım. Sporcu verilerini Gençlik ve Spor

Bakanlığı'ndan ve spor federasyonlarından alıyoruz.

62 spor federasyonuna kayıtlı toplam lisanslı sporcu

sayısında kadın sporcu oranı %35, erkek sporcu

oranı %65. 62 spor federasyonu içinde kadın sporcu

oranının erkek sporcu oranından yüksek olduğu

8 spor dalı dans sporları, voleybol, cimnastik, buz

pateni, binicilik, hokey, curling ve halk oyunları.

NYX

149


İlham Veren Kadınlar

Ülkemizde kadınların spora katılımını

artırmak için neler yapılıyor?

Bu alanda farklı aktörlerin çalışmaları var. En aktif

olanlar sivil toplum kuruluşları ve sivil girişimler.

Bu alanda hak temelli çalışmalar yürüten Kadınlar

için Spor ve Fiziksel Aktivite Derneği (KASFAD).

KASFAD’ın düzenli olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerin

başında kadın ve spor alanında çalışan kurumlara

danışmanlık hizmeti, Kadın ve Spor Çalıştayı ve yıllık

izleme ve değerlendirme raporları yer alıyor. Kadın

ve Spor Çalıştaylarında kadınların ve kız çocuklarının

spor, fiziksel aktivite ve beden eğitimi alanına

katılımlarında faaliyet gösteren kamu kurumları,

yerel yönetimler, spor federasyonları, sponsorlar,

spor kulüpleri, sivil toplum kuruluşları, sporcular,

antrenörler ve beden eğitimi öğretmenleri gibi farklı

kurum ve bireyler arasında diyalog geliştiriliyor.

Ayrıca, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Kızlar

Sahada, SES Kadın Sporları, BOMOVU, Kızlar Atakta,

Fenerbahçe Spor Kulübü ve Birleşmiş Milletler

Kadın Birimi Türkiye Ofisi de bu alanda çok değerli

çalışmalar yürütüyorlar. Örneğin, Fenerbahçe Spor

Kulübü ve BM Kadın Birimi işbirliği sonucunda

Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Spor Kurumu Rehberi

isimli uluslararası bir rehber hazırlandı ve dünyada

sporu yöneten önemli kurumların katıldığı bir

etkinlikte tanıtıldı. Bunların dışında Gençlik ve

Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen antrenör

eğitimlerinde 2020 yılı itibariyle toplumsal cinsiyet

eşitliği konusu yer alıyor. Bazı sponsorlar ve başarılı

kadın sporcular da kadınların spora katılımını

artırmayı ve sporda toplumsal cinsiyet eşitliğini

sağlamayı hedefleyen projelerde yer alıyorlar.

2016 yılında Inspiring Women in Asian

Countries isimli kitabın editörlüğünü

yaptınız. Kitapta bahsi geçen kadınlar

hangi alanlarda adlarından söz ettiriyorlar?

Birkaç isim vermek gerekirse hangi

isimlerden söz edebilirsiniz?

Asya ülkelerinde sporda ilham veren kadınların

öyküleri, o ülkedeki kadın araştırmacılar tarafından

yazıldı. Kitapta, Bangladeşli Mashuda Khatun,

Hindistan kadın futbol takımı, İranlı, Iraklı, İsrailli,

Malezyalı, Koreli, Japonyalı, Çinli, Nepalli, Suidi

Arabistanlı, Pakistanlı, Tayvanlı ve Türkiyeli sporun

farklı alanlarında verdikleri mücadelelerle tarih

yazan kadınların öyküleri yer alıyor. Her bir kadının

öyküsü kendi ülkelerinin, coğrafyalarının tarihsel ve

kültürel geçmişleriyle ve değerleriyle şekilleniyor ve

bu nedenle her biri çok özgün hikayeler. Türkiye’den

Adım Adım platformunun kurucularından Itır Erhart

ile Manş denizini yüzerek geçen ilk kadın Nesrin

Olgun Arslan’ın hikayeleri var. Bu iki kadının hikayesi

ve çabaları benim için her zaman çok özeldir. Bir de

Nepalli kadın dağcıların hikayesi çok etkileyiciydi.

Himalayalara tırmanış için gelen turistlere/dağcılara

rehberlik edecek Nepalli kadın rehberleri yetiştiren

üç kız kardeş, hem kendi ülkelerindeki kadınların

ekonomik güçlenmesine önemli katkıda bulunuyorlar

hem de dünyada sayısı çok az olan kadın dağcılık

rehberi yetiştirerek dünyaya örnek oluyorlar.

NYX

150


NYX

151


Seyhan Selçuk

Bad Bear Markası Kurucusu

1984 İstanbul doğumluyum. Kendimi bildim bileli perakende alanında çalışıyorum Açıkçası titiz

ve çalışkan bir yapım olduğu için hangi şirkette çalışırsam çalışayım takdir gördüm ve başarılı

oldum. Ülkenin ve çalıştığım şirketlerin kendi iç dinamikleri nedeniyle yaklaşık 10 yıl önce bir

işsizlik dönemim oldu, işte tam da burada hayatımın rotasını değiştirmeye karar verdim ve

bugün Türkiye’de kendine yer edinmiş ve dünyaya açılmaya hazırlanan Bad Bear markasını

yarattım. Tabii ki bunu tek başıma yapmadım. Etrafımda bana destek olan dostlarım, endüstrinin

önde gelen duayenleri, arkadaşlarım Hepsine minnet borçluyum.

Seyhan Selçuk ile markasının hikayesini ve tasarımlarının felsefesini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

152


Röportaj

Bad Bear'ın genel konseptinde

özgür ruh ve sokak giyimi var

Sizi girişimci olmaya iten sebepler neydi?

Nasıl karar verdiniz?

İşsizlik dönemi içindeyken, daha doğrusu iş

arayışlarım sürerken, tercih yaptığım dönemlerde

tekrar baştan başlamak, tekrar yeni bir yapıyı

anlamaya çalışmak gibi notlar kafamın içinde

döneniyordu. Tam bu esnada Türkiye’ye bir marka

katacağım diye yola çıktım ve başarılı da oldum.

Markanızı oluşturma süreciniz nasıl

ilerledi? Çevrenizden nasıl tepkiler

aldınız?

Malum herkesin olduğu gibi etrafımda hem stabil ve

az risk almaya gayret eden dost ve arkadaşlar olduğu

gibi, biraz daha risk alabilen müteşebbis ruhlu dost

ve arkadaşlar da vardı. Kimisi stabil hayatı önerirken

çoğu beni daha iyi tanıdıkları ve aslında başarmak

için gereken ne varsa yapacağımı daha iyi bildikleri

için desteklediler. Aslında çok inanarak başladım

ve öğrenmek için de ciddi bir efor sarf ettim. Zorlu

dönemler oldu tabii, fakat buralarda da hem kendi

içimden gelen motivasyondan hem de çevremden

gelen destekten güç alarak, çözüm geliştirmek ve

sorunları kökten çözebilmek için savaştım.

tüm bilgileri harmanlıyor ve bir yol çiziyordum.

Anlayacağınız hedefime gidecek yolda beni hiçbir

şeyin yıldırmasına izin vermeyen bir azimle devam

ettim. Emek ve inanç olmadan başarılı olmanın zor

olduğunu düşünüyorum. Son olarak ise hayallere

değinmek istiyorum. Ben bir marka yaratıp Türkiye

ve dünyada bilinmek istiyordum. Oysa ki zaman

zaman gördüğüm gerçekler aslında marka olmak

hayalimden vazgeçip, örneğin fason üretim yapıyor

olsaydım daha hızlı para kazanabilirdim, çünkü benim

şirket kurduğum dönemlerde Türkiye bu konuda

oldukça önemliydi dünya sıralamasında, gerçi hala

öyle ama rekabet her geçen gün artıyor. Özetle,

öncelikle inanç, sonra yılmadan çalışma ve hayal

edilen hedefe doğru emin adımlarla yürümek olabilir

başarımın sırrı diye düşünüyorum.

Kısa sürede çok büyük satış rakamlarına

ulaştınız. Başarılı olmanızın sırrı nedir?

Açıkçası birden çok şey var, öncelikle tabii ki

inanmak gerekiyor. Hem kendinize hem projenize

inanmalısınız diye düşünüyorum. Elbette ki ikinci

sırayı çalışmak alıyor. Ben ruhunda çalışkan bir insan

olduğum için bir yandan öğrenmek için koştururken,

eş zamanlı olarak da yeni şirketimizin fiziki olarak

operasyonunu da yürütüyor ve de yönetiyordum.

Birden çok koltuğun görevini üstleniyor, hiç

sızlanmadan emin adımlarla yürüyordum.

Tökezlediğim ya da takıldığım zamanlarda biraz önce

de belirttiğim gibi etrafımda bulunan duayenlerle

fikir alışverişleri yapıyor, okuyup öğrenerek

NYX

153


Koleksiyonlarınız için nelerden ilham

alıyorsunuz?

Çok araştırıyorum, özellikle dünya trendleri nereye gidiyor,

hangi renkler, hangi modeller gelecekte bizi bekliyor.

Geçmiş ne idi, nasıl şekil değiştiriyor gibi başlıkları düzenli

olarak farklı farklı kaynaklardan izliyorum. Ek olarak

uluslararası fuarlara, toplantılara ve heyetlere katılarak

içinde bulunduğum endüstrinin gidişatını fiziksel olarak da

izliyorum. Bizim genel konseptimizde özgür ruh ve sokak

giyimi var malum, o nedenle sokakta olanları da farklı bir

gözle izliyorum. Bazen farklı bir semte dahi gittiğimde

etrafımda bulunan tüm insanların giyim kuşamını detaylıca

incelerken buluyorum kendimi. Tüm bu izlediklerimi,

okuduklarımı hatta sektör oyuncularıyla konuştuğum

başlıkları konseptimize uygun şekilde biraz da doğadan

esinlenerek harmanlıyorum. Genç ve başarılı bir tasarım

ekibim var, onlarla koleksiyonları tartışırken büyük haz

alıyorum. Hep birlikte uzun değerlendirmeler sonucu

koleksiyonu tamamlıyoruz.

Koleksiyonunuzda İlkbahar Yaz 22 sezonu

için öne çıkan renkler, desenler, formlar neler

olacak?

Bu sene bizi çok renkli bir yaz bekliyor, öncelikle bunu

söyleyebilirim. Desenlerde bu yıl adımızın da içinde bulunan

doğanın vazgeçilmezi hayvanlarımızı göreceksiniz. Standart

diyebileceğim düz renkten oluşan sade seven takipçilerimizi

de unutmadık ama koleksiyonun büyük bölümünde baskılı ve

çok renkli tasarımlarla karşılaşacaksınız. Gerisi sürpriz olsun,

zaten yakın zamanda hep birlikte gerek fiziki gerekse online

reyonlarda izliyor olacağız.

NYX

154


Röportaj

Ürünleriniz hangi mecralarda, nerelerde

satışa sunuluyor?

Bizim satış kanalımız birden çok kolda hizmet

veriyor. Öncelikle tabii ki 2021 yılında başlattığımız

mağazalarımızdan bahsetmek istiyorum. Şu anda

İstanbul ve Trabzon’da birer tane mağazamız var

ama 2022 ilk yarıyılında Antalya ve Ankara’yı da

ekliyoruz. Dolayısıyla 4 mağazamız ile hizmet

veriyor olacağız. Buna ek olarak Türkiye’nin her

ilinde köklü bayilerimiz var ve markamıza her

ilden kolaylıkla ulaşılabiliyor. Ayrıca bir diğer satış

mecramız ise birden çok markanın satıldığı zincir

mağazaların hemen hemen hepsinde satıştayız. Son

olarak ise online kısım var tabii, özellikle pandemi

süreciyle büyük gelişim kaydeden online satışlarda

da hem kendi internet sitemiz hem de Türkiye’nin

tüm pazaryerlerinde ürünlerimiz satışa sunuluyor.

Bundan sonrası için yeni hedefleriniz var

mı?

Tabii olmaz mı


Şık Mekanlar,

Nefis Tatlar

NYX

156


Yeme-İçme-Konaklama

Bodrum’un Saklı Güzelliği Amanruya,

Yeni Sezonu Açtı!

Amanruya Bodrum, yeni sezona özel kendine özgü ve sofistike gurme, sanat ve

spor deneyimleri ile ayrıcalıklı bir keşif dünyası sunuyor.

Bodrum yarımadasının sakin bir vadisinde, saklı

masmavi denizinin, kekik ve çam ağaçlarıyla yemyeşil

bir ormanının içerisinde büyük bir uyum içinde yer

alan Amanruya Bodrum, sezonu yeni ve ayrıcalıklı

deneyimleri ile açtı. Bulunduğu her destinasyonun

doğasını adeta bir fotoğraf çerçevesi gibi özenle

ortaya çıkartan Aman konseptinin Türkiye’deki ilk

üyesi Amanruya Bodrum, yüksek standartta bir tatil

anlayışı yansıtıyor. Bölgenin geleneksel mimarisinden

ilham alan Amanruya, 36 bağımsız çağdaş taş villasının

her birinde bulunan kendine has bahçesi, ısıtmalı

yüzme havuzları, Türk işi hamamları ve kendine özgü

mutfak kültürü ile kendine özgü bir tatil deneyimi

sunmaya devam ediyor. 60 dönümlük muhteşem bir

arazide konumlanan otelin doğanın kaynağından

sonsuz maviye açılan 50 metrelik havuzunun yanı sıra

odaların toplamı 500 m² oturumları da konfor alanını

üst seviyelere taşıyor.

Amanruya Executive Şefi Cihan Beyit yönetiminde

bu sezon menüler zengin içerikleriyle dikkat

çekiyor.

Yemekler tat eşleşmeleri, sunumlar, dünya ve ülke

yeme içme trendlerini yakalama anlamında yöresel

unsurları da kullanarak farklı bir boyuta taşındı ve

geliştirildi. Şef’in imzasını taşıyan bu sezonun lezzet

dünyasına damga vuracak tatlar arasında; “Urfa

yöresinden Semsek, ıstakoz ile doldurularak servis

edilirken, burrata tekilalı karadut sosu ile damaklarda

şaşkınlık yaratıyor. Kaymak ve zerdeçallı karpuz

salatası ise kubik sunumu ile tabakta satranç tahtası

görünümü oluşturuyor. Bunun gibi pek çok ince

düşünülmüş detay menüleri daha da çekici hale

getiriyor.

NYX

157


Sade ve şık dekorasyonu ile Yamo Sushi, kaliteli servisi,

dinamik ve genç ekibiyle benzersiz bir sushi deneyimi

yaşatıyor. Orijinal tariflerin yer aldığı menüsüyle, Yamo

Sushi Uzak Doğu mutfağının en sevilen lezzetlerini

misafirlerine sunuyor.

Yamo Sushi, şeflerin özenle hazırladığı ve sadece

Yamo Sushi’de tadabileceğiniz yeni sushi lezzetleriyle

misafirlerine günün her saatinde eşsiz ve kaliteli bir

uzak doğu mutfağı deneyimi yaşatıyor. Yamo Sushi

menüsünde kıtır tenkasu çeşitleriyle hazırlanmış

sushiler ön plana çıkıyor. Menüye yeni eklenen ve kısa

zamanda misafirlerin en favori lezzetlerinden biri olan

pancar tenkasu ile süslenen tempura surumili Sakura,

YAMO SUSHI’DE

YEPYENİ

LEZZETLER

Uzak Doğu mutfağının en taze ve favori lezzetleriyle misafirlerine eşsiz bir sushi deneyimi sunan

Yamo Sushi, menüsüne eklenen yeni lezzetleriyle dikkat çekiyor.

alışılmışın dışında bir deneyim sunan Philadelphia

peyniri ve çilekle hazırlanan Cheese Berry ve menünün

klasiklerinden orkinos ve avokadonun eşsiz uyumuyla

hazırlanmış Kiss The Roll, Yamo Sushi’nin öne çıkan

lezzetlerinden oluyor. Veganları da unutmayan Yamo

Sushi’nin menüsünde sıcak servis edilen Tempura Vegi

ve çilekle tatlandırılmış Veggy Berry gibi seçenekler de

bulunuyor.

Caddebostan Kültür Merkezi’nin tam karşısında yer alan

Yamo Sushi, sıcak atmosferi ve lezzet dolu menüsüyle

misafirlerini bekliyor.

Rezervasyon: 0536 727 YAMO (9266)

The Stay Warehouse

Yılın Oteli Seçildi

Alaçatı’da özgün ve sıra dışı bir yapıda

özel bir konaklama imkânı sunan

The Stay Warehouse, Food & Travel 2021

Reader’s Choice Awards’ta uluslararası

alanda ‘Yılın Oteli’ seçildi.

80’li yıllarda bir depo olarak kullanılan ve adının ilhamını buradan alan The Stay Warehouse’da 24 süitin her biri 40

metrekarelik genişlikleriyle, rafine konforu özel alanlara da taşıyor.her döneminde misafirlerini ağırlamaya devam

ediyor.

Türkiye’deki uluslararası sertifikalı ilk karbon nötr otel grubu The Stay bünyesinde yer alan The Stay Warehouse,

bahçesindeki bin yıllık zeytin ağacının gölgesinde sürdürülebilirlik felsefesini özgün konaklama deneyimiyle bir araya

getiriyor. The Stay Warehouse, lokal tatlarla harmanlanan lezzetli menüsü, ısıtmalı açık havuzu, geniş bahçesiyle

sakin bir ortam sunuyor. Otel, yıl boyu devam eden sanat etkinlikleri, konserler, festivallerle de huzur ve eğlencenin

buluştuğu bir atmosfere ev sahipliği yapıyor.

NYX

158


Yeme-İçme-Konaklama

Dünyaca Ünlü İtalyan Restoranı SCALINI,

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul

Bünyesinde Açıldı!

İlk olarak 1988 yılında Londra’da, geleneksel bir İtalyan aile

restoranı olarak hizmet vermeye başlayan Scalini, dünya çapında

ünlü lezzetleri, samimi ve şık atmosferini İstanbul ile tanıştırdı.

Dünya çapında ünlü isimlerin tercihi olan Scalini,

markanın ikonik gece mavisi renklerini taşıyan

restoran ve bar alanıyla İtalyan rüzgarını İstanbul’a

taşıyor.

Kökenleri , Mario Paggetti ve Valerio Calzolari

tarafından1959 yılında Soho’da açılan La Trattoria

Terreza’ya dayanan Scalini, İtalyan mutfağının en

seçkin örneklerini aile sıcaklığı taşıyan şık

atmosferinde sunuyor. Baş Şef Luigi Ferraro’nun

Scalini’nin açılışından beri sürdürdüğü geleneksel

İtalyan mutfağına yenilikçi ve samimi dokunuşlar

yapan felsefesini yansıtan menü; başlangıçlarda

restoranın adını taşıyan spesiyalleri Avocado Caldo ve

Mista Scalini ile başlayan, taze makarna ve risottolarla

İtalyan sofralarının samimi ve lezzetli geleneğini

taşıyan menüsü ile dikkat çekiyor. Menüde yer alan

Spaghetti all’ Astice, Fettucine Al Ragu Bianco &

Tartufo Nero ve Gamberoni Fra Diavola gibi lezzetler

misafirleri İtalya’da bir gurme yolculuğa çıkarırken;

Deniz Levreği (Branzino al Cartoccio), Risotto ile

servis edilen Fırınlanmış Dana Ossobuco ve Tereyağlı

ve Limon Soslu Tavuk (Pollo al Limone) seçenekleri de

yer alıyor. İtalyan mutfağının en nadide tatlılarının da

unutulmadığı menüde Klasik Tiramisu ve Ilık Çikolata

Soslu Profiterole damak çatlatan lezzetleri ile Scalini

İstanbul misafirlerini bekliyor.

NYX

159


Viyana ve Paris’in gizli tarifleri

Göçmen reçeteleri arasına girdi

Göçmen yeni konsept patisserie’lerinde Paris, Viyana ve New York’un en özel lezzetlerini orijinal

tariflerine sadık kalarak misafirlerine sunuyor. Global marka yolculuğuna çıkan Göçmen’in yeni fırın ve

pastane konseptlerinde, bir Avusturya lezzeti Sachertorte ve Fransız tarifi olan Paris Brest tüketiciyle

buluşmaya başladı. Göçmen bu eşsiz lezzetleri ile 2022 baharını lezzet festivaline dönüştürecek.

İzmit Körfezi’nde muhacir bir ailenin yeni kuşağı tarafından yaratılan Göçmen Börekçisi’nin hikayesi yeniden yazılıyor.

Göçmen Börekçisi 2021 yılında Fin&Vest Holding tarafından aldığı yatırımla bir yeniden doğuş hikayesine imza atıyor.

Bu kapsamda şirketin adı Göçmen olarak sadeleştirildikten sonra logosu da değişti. Değişen sadece marka adı ve logo

olmadı.

Dört farklı bakery ve patisserie konseptiyle baştan yaratılan yeni nesil Göçmen, bir Türk markası olarak global marka

olma yolculuğuna çıktı. Klasik börekçi konseptinden geleneksel fırın (bakery) ve pastane (patisserie) konseptine

geçişle birlikte Göçmen, dünyanın en iddialı pastalarını, eklerini, acıbadem kurabiyesini ve keklerini tüketicileriyle

buluşturmaya başladı.

PARIS BREST

Göçmen’in yeni ürün gamında en öne çıkan lezzetlerin

reçeteleri orjinaline sadık kalınarak hazırlanıyor.

Örneğin bir Fransız tarifi olan Paris Brest, ilk defa

1892 yılında Fransa’nın Paris-Brest şehirleri arasında

düzenlenen bisiklet yarışının parkuru üzerinde dükkanı

olan bir fırıncı tarafından pişirilmiş. Fransız pasta

ustası, bu pastaları hazırlarken bisiklet tekerleğine

benzeyen eklerler yapmayı hayal etmiş.

Göçmen’in pasta şefleri sadece Paris Brest’i değil San

Sebastian New York cheesecake’i de Mont Blanc’ı da

en az aslı kadar lezzetli ve tadını damakta bırakacak

şekilde formüle etti.

SACHERTORTE

Göçmen’in menüsünde özel bir yeri olan ve en gizli tarifler

arasında yer alan bir Avusturya lezzeti Sachertorte

ise 1832 yılından bu yana Avrupa’nın en büyüleyici

lezzeti olma özelliğini koruyor. Sachertorte, dönemin

Avusturya prensi Prens Von Matternich'in özel

konukları için ortaya çıktı. Prens Von Matternich,

ağırlayacağı konuklar için özel, büyüleyici ve şimdiye

kadar tadılmamış bir pasta hazırlanmasını emretmişti.

Kayısı reçeli ile süslenerek hazırlandığı için; kayısı ve

çikolata lezzetlerinin buluştuğu harika bir pasta olan

bu lezzet, bugün Göçmen’in yeni konsepti altında

hazırlanıyor.

Göçmen’in mutfağına koruyucu, yapay aromalar ve

renklendiriciler girmiyor. Göçmen’in pasta ve unlu

mamul şefleri tüm lezzetleri geleneksel reçetelerine

sadık kalarak hazırlarken ürünlerinin hammaddelerini

yerinde inceliyor. Örneğin pastalarda Belçika

çikolatası kullanılıyor. Göçmen’in menülerinde bu en

özel reçetelerin yanı sıra börek çeşitleri, kiş ve tartlar,

kruvasan, poğaça, açma ve çörekler de yine en lezzetli

ve orijinal tarifler olarak yer buluyor.

NYX

160


Yeme-İçme-Konaklama

Ünlü Şef

Mehmet Uzunöz

artık Elite World

Otelleri’nde

Özgün mimarisi ve dekorasyon

anlayışı ile Türk misafirperverliğini

sentezleyerek, misafirlerine en üstün

hizmet kalitesini sunmayı amaçlayan

Elite World Hotels’in Mutfaklar

Koordinatörü Mehmet Uzunöz oldu.

Türkiye’nin yerel otel zinciri Elite World Otelleri artık ünlü şef Mehmet Uzunöz ile mutfak lezzetlerinde çığır açıyor.

Elite World Otelleri Mutfaklar Koordinatörü olarak göreve başlayan Uzunöz kariyer hayatına 1991 yılında Swiss

Hotel’de başladı. Ardından sırasıyla Four Seasons Hotel, Mövenpick İstanbul, Sait Halim Paşa Yalısı, Ramada Plaza

Hotel, Hilton Dalaman Golf Resort’ta Excutive Chef, D-ream Restaurant Entertainment and Management’ta

Mutfaklar Koordinatörü oldu. Türkiye Milli Aşçılar Takımı ilk kurucu üyesi de olan Mehmet Uzunöz, Londra, Moskova,

Mısır (Kahire, Sharm El Sheikh), San Francisco, Los Angeles, Paris, Dubai, Meksika, Malta, Almanya, İtalya, Dubai,

Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn gibi dünyanın dört bir yanında Türk Mutfağı’nın tanıtımına katkıda bulunmak için

birçok farklı etkinlik ve organizasyonlara da katıldı.

Mehmet Uzunöz aynı zamanda Avrupa Aşçılar Birliği, Dünya Aşçılar Konfederasyonu WACS, Anadolu Halk Mutfağı

Platformu, Yaratıcı Türk Mutfağı Platformu, Unesco tarafından desteklenen IOV’nin Mutfak Kültürleri Araştırma

Grubu, İstanbul Profesyonel Aşçılar Derneği, Mutfak Profesyonelleri Derneği Yönetim Kurulu üyeliği, Avrasya Aşçılar

Derneği ve Tüm Aşçılar Federasyonu’nda da kurucu ve yönetim kurulu üyeliği görevini yürütüyor.

THE RITZ-CARLTON, ISTANBUL’UN ATÖLYE

LEZZETLERİ FUUDY İLE HER YERDE

İstanbul’un eşsiz panoramik

manzarasına sahip oteli

The Ritz-Carlton,

Istanbul’un yenilenen

restoranı Atölye’nin özenle

seçilen rafine ve lokal

lezzetleri artık

Fuudy uygulaması ile

istenilen her yerden sipariş

edilebiliyor.

Lüksü ve samimi bir ambiyansı aynı noktada buluşturan The Ritz-Carlton,

Istanbul’da Anadolu Mutfağı en güzel örneklerini sunan Atölye Restaurant, Fuddy

ile gastronomi meraklılarına özel bir deneyim sunuyor. The Ritz-Carlton, Istanbul’un

Executive Chef’i Selami Güleryüz ve ekibinin mutfağından çıkan yeni lezzetler

istenilen her yere sipariş edilebiliyor. Yemek siparişi için lüks bir alternatif sunma

hedefi ile yola çıkan Fuudy üzerinden online olarak verilen siparişler hızlı bir şekilde

ulaşıyor.

NYX

161


Günün Her Saatinde Ayrı Bir

Lezzet Yolculuğu

Dubai merkezli Emaar Hospitality Group’un uluslararası lüks otel zinciri

Address Hotels + Resorts’un yeni oteli Address Hotel Istanbul günün her saatinde eşsiz

lezzetler tadacağınız mutfaklarla şehrin merkezinde benzersiz bir deneyim sunuyor.

Türk Mutfağı çok kültürlü bir mozaik..

Türkiye’nin dört bir yanındaki yöresel lezzetlerin bir mutfak kültürü mozaiği oluşturduğu ve İstanbul’un bu kültür

mozaiğini bir arada sunduğunun altını çizen Address Hotel Istanbul Mutfak Direktörü Muhammed Hançabay,

geleneksel lezzetlerin yanı sıra trendleri de mutfağına taşıyor. Kebaptan, bowl’lara, humustan Uzak Doğu mutfağına

geniş bir lezzet yelpazesi sunan Hançabay, usta bir şef dokunuşuyla tüm lezzetleri unutulmaz bir deneyime çeviriyor.

The Restaurant’ın imza yemeği ise dana kaburga. Osmanlı Mutfağından esinlenerek dana kaburgayı vişne ile

lezzetlendiren Hançabey, kattığı Arnavut biberi ile tatlı ekşi dengesini en mükemmel noktada yakalıyor.

Her anınızda özel hissettiren lezzetler..

Türk ve Dünya Mutfağı’nın en özel lezzetlerinden seçilerek hazırlanan zengin kahvaltı menüsüyle sizi karşılayan

Address Hotel Istanbul, zengin açık büfe kahvaltı servisi ile güne ayrıcalıklı ve özel hissederek başlamanızı sağlıyor

Lounge, günün koşuşturmasında keyifli bir mola vermek ve hafif bir atıştırmalıklar ile kendinizi şımartmanız için

mükemmel bir seçenek. Açık ve kapalı oturma alanlarını bir arada sunan Lounge, Emaar Square’in muhteşem

manzarası eşliğinde Akdeniz ve Türk Mutfağı’nın lezzetli atıştırmalıklarını konuklarına sunuyor. Zarif iç mekan

tasarımı ve sıcak ortamı ile Lounge tekrar tekrar ziyaret etmek isteyeceğiniz ilham verici bir alan. Eşsiz hizmet

anlayışı ve kalitesiyle Anadolu yakasının en seçkin otellerinden Address Hotel Istanbul'da konumlanan, Dubai’nin

ünlü restoranı The Restaurant’da ise heyecan verici bir gastronomi yolculuğu misafirlerini bekliyor. The Restaurant,

geleneksel Türk mutfağından uluslararası lezzetlere kadar çok çeşitli menüler ve miksologlar tarafından hazırlanan

leziz içecekler ile ayrıcalıklı bir lezzet deneyimi sunuyor.

NYX

162


Yeme-İçme-Konaklama

Bodrum Yarımadası’nın büyüleyici Cennet Koyu’nda yer alan

Mandarin Oriental, Bodrum'dan,

yeni sezona merhaba

2022 sezonunu yeniliklerle karşılayacaklarını söyleyen Mandarin Oriental Bosphorus,

Istanbul ve Mandarin Oriental, Bodrum’dan sorumlu Bölge Ticari Strateji Direktörü

Pamela Tito; “2022 sezonuna büyük bir heyecanla giriş yapıyoruz. 1 Nisan’dan itibaren

sürprizlerimizle birlikte her yıl olduğu gibi ayrıcalıklı lüksü misafirlerimizle paylaşacak

olmanın mutluluğu içerisindeyiz” diyor. Tito, yeni sezonda Mandarin Oriental Bosphorus,

Istanbul ve Mandarin Oriental, Bodrum özelinde hayata geçirdikleri ve bir çok ayrıcılığı

da beraberinde getiren Gems of Turkey paketine değinerek ekliyor: “Gems of Turkey

paketimizle misafirlerimize yeni sezonda keyifli avanatajlar sunacağız. Türkiye’nin önde

gelen iki destinasyonu İstanbul ve Bodrum’u çok özel bir paket ile biraraya getirdik ve

ayrıcalıklı bir deneyim tasarladık. Birbirini harika bir şekilde tamamlayan iki otelimizin

kombinasyonu olan bu paketimizin, diğer paket ve hizmetlerimiz ile birlikte çokça tercih

edileceğine inanıyorum.”

NYX

163


METT HOTEL & BEACH RESORT BODRUM

EXECUTIVE CHEF FRANCESCO BAGNATO’NUN

HAZIRLADIĞI ÖZEL BİR MENÜYLE

MİSAFİRLERİNİ AĞIRLIYOR

Dünyanın önde gelen yatırım şirketlerinden

Sunset Hospitality Group’un markası

METT Hotels&Resorts’un Türkiye’de geçen yaz açtığı

ilk oteli olan METT Hotel & Beach Resort Bodrum,

misafirleriyle birlikte yaşamı kutlayacak ve paylaşacak

olmanın heyecanını yaşıyor.

Efsanevi Şefler’den Öğrendiklerini Kendi Tarzı İle

Yorumlayan Yenilikçi Şef…

14 yaşındayken otelcilik okuluna başlayıp mezun

olduktan sonra ünlü Şef Fransesco Apreda'nın

önderliğinde Piazza di Spagna'da bulunan prestijli

Hotel Hassler'de Şefliğe başlayan Francesco, Imago

restoranda ekiple birlikte çalışırken, restoranın

Michelin yıldızı almasına neden olan etkenlerden biri

oldu.

Şef Francesco'nun kariyeri, Yönetici Şefler Vincenzo Di

Tuoro ve Nicola Fontolan ile birlikte Kempinski Hotel

Venice'in açılışı için Venedik'e taşındığında ilerledi.

Francesco, iki yıl sonra efsanevi Massimo Bottura'nın

İtalya dışındaki ilk restoranı olan ve W Dubai, The

Palm'da bulunan Torno Subito'ya taşındı.

Executive Şef Francesco şu anda Dubai'deki Isola

Ristorante, Jumeirah Islands Clubhouse ve METT

Hotel & Beach Resort, Bodrum’da yer alan Isola

Manzara Gardens'ta, sofistike bir dokunuşla otantik

İtalyan ev tarzı konforlu yemekleri sunuyor.

www.mettsocialliving.com/bodrum

NYX

164


Yeme-İçme-Konaklama

ŞEHRİN PAN ASYA RESTORANI ISOKYO

4 İNCİ ÖDÜLÜ ALDI

Misafirlerin sıradışı bir deneyim sunan ISOKYO, İncili Gastronomi Rehberi’nde 3’üncü kez 4 inciye

layık görüldü. Menüsünde, dünyanın yeni ve yükselen yemek trendi Pan Asya mutfağının özgün

örneklerine yer veren ISOKYO bu derecelendirmeyle, Uzakdoğu Restoranı kategorisinde 3 yıldır

üst üste 4 inci alan tek restoran oldu.

Açıldığı 2018 yılından bu yana birçok kez prestijli ödül

ve unvanları kucaklayan ISOKYO, alanının güvenilir

kaynaklarından İncili Gastronomi Rehberi’nden bir

ödül daha kazandı. Dünyanın yeni ve yükselen yemek

trendi Pan Asya mutfağını Zorlu Center Raffles

Istanbul bünyesinde İstanbullularla buluşturan

ISOKYO, ayrıca son yıllarda açılan Asya Restoranları

arasında, kendi kategorisinde 3 yıldır üst üste 4 inci

alan tek restoran oldu.

İSTANBUL’DAN TOKYO’YA KEŞFETMEYE DEĞER

BİR LEZZET DENEYİMİ

Adıyla İstanbul’dan Tokyo’ya kadar uzanan Pan Asya’yı

ifade eden ISOKYO, menüsünde Çin, Japonya,

Tayland, Vietnam, Kore gibi Uzakdoğu mutfaklarının

mistik lezzet sırlarını Batı kültürüyle sentezleyerek

sunuyor. Yemeğin lezzetiyle ahenk kazanan,

Japonya’da “hoşa giden tat” anlamına gelen ihtişamlı

Umami çeşnileri; tatlı ve baharat lezzetlerini

dengeleyen Thai reçeteleri, ekşi ve acılar, Kore’den

fermente ve salamura ürünler ile karmaşık ama bir o

kadar da narin ve olgun Çin yemekleri… Bu doyulmaz

tariflerin tümü, yaratıcılıkla dolu bir uyum içinde

ISOKYO menüsündeki yerini alıyor.

FARKLI DUYULARA HİTAP EDEN SIRADIŞI

BİR DENEYİM

ISOKYO, lezzetlerinin yanı sıra canlı ve şık bir

atmosfer yaratan dekorasyon detayları, titizlikle

seçilmiş sanat eserleri ve misafirlerin yemek

deneyimlerine eşlik eden büyüleyici müzikleri ile de

dikkat çekiyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşarak

keyifli bir yolculuğa çıkmış hissi yaratan ISOKYO,

misafirlerine her adımda kendilerini özel hissettirerek,

sıradışı ve hatırlanacak bir deneyim yaşatıyor.

Mekan ayrıca, şehirlere özel hazırlanan Louis Vuitton

City Guide 2018 isimli seyahat kitabı ve

aplikasyonunda yer aldı. World Luxury Restaurant

Awards’da Türkiye’yi başarıyla temsil etti ve tüm

dünyada 2018’in En İyi Asya Mutfağı ödülünün sahibi

oldu. ISOKYO, bu ödülün yanı sıra Avrupa’nın En İyi

Yemek Sunumu ve En İyi Lüks Ambiyansı unvanlarını

da aldı.

Rezervasyon: 0212.924 02 44

www.isokyo.com

NYX

165


Bitkisel Ürünlerle

Sürdürülebilir Bir Dünya!

Renklendirici ve koruyucu içermeyen bitkisel sütler ve peynirler sağlıklı beslenmeyi hayat biçimi

olarak benimseyenlerin ve hayvansal sütü sindirmekte güçlük çekenlerin yanı sıra yeni lezzet

arayışında olanların mutfaklarında da gün geçtikçe daha fazla yer alıyor. Fomilk’in, badem, fındık,

Hindistan cevizi, yulaf, Antep fıstığı ve soya sütlerinde yapay aroma kullanılmıyor. Bu da, ürünlerin

lezzetli oldukları kadar temiz içerikli olmalarını sağlıyor.

Fomilk Gıda A.Ş Genel Müdürü Cem Telvi konuyla ilgili yaptığı açıklamada;

“2050 yılında 10 milyar kişiye çıkacak olan Dünya nüfusunun nasıl

beslenebileceği bir soru işareti olarak duruyor. Bu kadar insanı besleyecek

miktarda hayvansal gıdanın olmadığını biliyoruz. Olsaydı bile, karbon ayak

izi oldukça yüksek bu gıda ürününün, kalabalık nüfusu beslemesi durumunda

dünya tamamen tükenmiş olurdu. Son zamanlarda yaşadığımız doğal felaketler

de, bu gidişe bir son vermezsek dünyamızın kaynaklarının kalmayacağını

bizlere fazlasıyla gösteriyor.” şeklinde konuştu. Değişimin mümkün olduğuna

ama zaman aldığına işaret eden Telvi, akıllı girişimcilerin insanların geleneksel

olarak tükettiği ürünlere tat, besin değerleri ve kullanım amacı olarak benzeyen,

bitkisel bazlı alternatifler sunmaya başladığının altını çizdi. Telvi, gelecek

jenerasyonların bademden yapılmış bir sütün veya Hindistan cevizinden

yapılmış bir peynirin tadını çoktan benimsemiş olacaklarını belirtti.

Cem Telvi üretim süreçleriyle ilgili yaptığı bilgilendirmede, bitkisel sütlerin

ısıtma-soğutma tekniğiyle zararlı olabilecek bakterilerden arındırıldığını

anlatarak, böylece steril ve uzun ömürlü olmalarının sağlandığına vurgu yaptı.

Telvi, Fomilk bitkisel ısı ve ışık gibi zararlı olabilecek dış etkenlerden çok iyi

koruyan, geri dönüştürülebilir karton ambalajlarla satışa sunduklarını sözlerine

ekledi.

NYX

166


Yeme-İçme-Konaklama

Lays’ın “Gülümseyen Paket Kampanyası”

binlerce genci güldürüyor

Türkiye’nin dört bir yanında özenle yetiştirilen patateslerden üretilen Lay’s,

İhtiyaç Haritasıyla beraber gerçekleştirdiği “Gülümseyen Paket Kampanyası” yla

binlerce gencin eğitim masraflarına destek oluyor.

Lay’s “Gülümseyen Paket Kampanyası” projesiyle,

İhtiyaç Haritası tarafından belirlenen Adana, Antalya,

Denizli, İstanbul ve İzmir illerindeki binlerce ihtiyaç

sahibi gencin her birine eğitim hayatında gereksinim

duyduğu kırtasiye malzemeleri ihtiyaçlarını karşılanarak,

okul masraflarına destek olunuyor. Gençler için özel

olarak hazırlanan paketlerde, renkli kalem, defter,

kalemtıraş, kurşun kalem, silgi, makas, yapıştırıcı,

post it, zımba, zımba teli, hesap makinesi ve daksil

gibi eğitim hayatında gereksinim duyulacak

malzemelerden oluşuyor.

Gençlere verilmek için hazırlanan paketlerin

malzemeleri de Sosyal Pazaryeri üzerinden yerel esnaf

veya kırtasiyeler üzerinden alınıyor. Bu şekilde ihtiyaç

sahibi gençlere destek olunurken yerel ekonomiye de

katkı sağlanıyor.

“Lay’s ile paylaş bir gülümse!” sloganı ile gerçekleşen

projenin reklamı filminde Demet Evgar, insanları Lay’s’in

gülümseyen paketleriyle fotoğraf paylaşmaya davet

etti. Tüm Türkiye de on binlerce kişi de fotoğraf paylaşıp

“Gülümseme Zinciri”nin parçası oldu.

Zbarz

Hem Vücudu Besliyor

Hem Zayıflatıyor

Son zamanların trend takviye

edici gıdalarından olan guarana,

Zbarz ile ara öğünleri daha

sağlıklı ve besleyici hale getiriyor.

Konsantrasyon artırıcı etkisi

bulunan guarana, Zbarz Guarana

Elma ile enerji verici özelliği,

zayıflatıcı etkisi ve bağırsak

sistemini düzenlemesi ile tercih

nedeni oluyor. Guarana dışında

içeriğinde hurma özü, fındık,

elma, keten tohumu, inulin, çiya

tohumu, yeşil çay ve zencefil ile

önemli birçok gıdayı bulunduran

Zbarz Guarana Elma yoğun şehir

temposuna eşlik ediyor.

HARIBO ALTIN AYICIKLAR

100. YAŞINI KUTLUYOR!

Çocuk ya da büyük herkesi mutlu

eden HARIBO’nun en sevilen ve ikonik

ürünlerinden biri olan Altın Ayıcıklar,

100. yaşını kutluyor. 1920 yılında

Almanya’da Hans Riegel tarafından

temelleri atılan HARIBO’nun macerasına,

1922 yılında katılan ve bugün markanın

ikonlaşmış ürünü haline gelen Altın

Ayıcıklar; dünyanın dört bir yanındaki

sevenlerini yeni yaşında da gülümsetiyor.

NYX

167


KAHVELİ HABERLER

Dünya bir kahve

uzağınızda

Siemens EQ.700 tam otomatik kahve makinesi,

10 farklı ülkeden 29 ek kahve seçeneği ile üst

segment tam otomatik kahve makineleri arasında

en geniş içecek seçeceğini sunuyor.

9 inçlik tam dokunmatik TFT ekranı kahveseverlerin

basitçe kaydırarak menüden kahveyi kişisel zevklerine göre

kişiselleştirmek için menüden seçim yapmalarını sağlıyor.

Siemens coffeeWorld'de kullanıcılar, 10 farklı ülkeden

29 farklı kahve spesiyalitesi arasından seçim yapabiliyor.

iSelect dokunmatik ekranda sunulan her kahve konumunun

karakteristik bir görüntüsü, kahveseverlerin her içecek

spesiyalitesinin kökeni ve bileşimi hakkında ek bilgilerle

birlikte geliyor.

Home Connect Uygulaması sayesinde ise EQ.700'ü tablet veya

akıllı telefon aracılığıyla çalıştırabiliyor ve arzu ettiğiniz zaman

kişisel tercihlerinize göre seçtiğiniz kahvenizi her yerden

hazırlatabiliyorsunuz.

GLORIA JEAN’S COFFESS’DEN YEPYENİ BİR KAHVE DENEYİMİ:

BANOFFEE PIE LATTE & CHILLER

Gloria Jean’s Coffees, ayrılmaz ikili kahve ve kurabiyeyi

bir araya getirerek hazırladığı Banoffee Pie Latte ve

Banoffee Pie Chiller ile kahve severlere benzersiz bir

deneyim yaşatmaya hazır.

Banoffee Pie Latte, Gloria Jean’s’in eşsiz kahve çekirdekleri ile

hazırlanan espresso, süt, tuzlu karamel, muz şurubu ve bisküvi

parçaları ile zenginleştirilmiş yepyeni bir lezzet. Banoffee Pie

Latte, her yudumda biraz daha yoğun hissedeceğiniz benzersiz

tatlar ile size keyifli bir kahve molası yaşatacak. Banoffee

Pie Chiller ise her mevsim serinlikten vazgeçemeyenler

için ideal. Soğuk olarak hazırlanan Banoffee Pie Chiller’daki

karamel, kahve ve bisküvinin eşsiz uyumu sizi özlediğiniz lezzet

yolculuğuna çıkaracak.

NYX

168


Yeme-İçme-Konaklama

Üçüncü Nesil Kahve

Demleme Yöntemi

Aslında Nedir?

Son yıllarda üçüncü nesil kahve demleme yöntemlerinin popülerliği giderek artıyor. Endüstriyel

makinalar yerine manuel olarak, elle yapılabilen bu demleme yönteminin ayrıntılarını ve

püf noktalarını 30 yıllık Kahve Gurusu ve Authorized SCA Trainer Sam Çeviköz anlattı.

Üçüncü nesil demleme olarak adlandırılan yöntemin aslında 1900’lü yılların başında

kullanıldığını ifade eden Kahve Gurusu Sam Çeviköz, “Bu yöntem dünya genelinde

sıklıkla kullanılan ve çok tercih edilen bir yöntemken Türkiye’de son birkaç yıldır

kullanılıyor ve meraklısı da günden güne artıyor” şeklinde konuştu. Üçüncü nesil

demleme yönteminin gerçek anlamını ve lezzetini kazanması için nitelikli kahvelerle

buluşması gerektiğinin önemle altını çizen Çeviköz, “Bir kahvenin nitelikli olarak

isimlendirilebilmesinde kahve çekirdeklerinin yetiştiği coğrafya, yetiştiği rakım ve

hasat yöntemi gibi etkenler büyük önem taşıyor. Kahvenin niteliği, tadım testleri

yapan degüstatörler tarafından puanlanıyor. Üçüncü nesil demleme yöntemiyle

kaliteli bir kahve elde etmek isteniyorsa bu puanın 90 ve üzeri olması gerekiyor”

ifadelerini kullandı.

Endüstriyel makinalar mı yoksa analog

demleme ekipmanları mı?

Makinalarla hazırlanan kahveler espresso bazlı

kahvelerdir. Latte, mocha, cappuccino gibi kahvelerin

bazı da espresso’dur. Üçüncü nesilde ise gerçek

bir filtre kahve elde edersiniz. Bu sebeple aslında

tercihinizi yaparken demleme yöntemi değil

kahve çeşidi tercih etmiş olursunuz. Coffee HQ

mağazalarında üçüncü nesli destekleyen V60 Drip

ve Chemex demleme ekipmanlarını kullaıyoruz. Bu

sayede kahve severlere berrak, doygun ve lezzetli

kahveleri deneyimleme fırsatı sunuyoruz.

Nesillere göre kahve

Birinci nesil dediğimiz yöntem Türk Kahvesi ve

türevlerinde gördüğümüz kahve yapım yöntemleridir.

İkinci nesil, makinalarla elde edilen espresso ve

espresso bazlı kahveler iken üçüncü nesil ise demleme

ekipmanlarına verilen isimdir. Coffee HQ Akademi’de

düzenlediğimiz workshoplarda meraklısına tüm

ekipmanları ve makinaları deneyimleme fırsatı

sunabiliyoruz.

Evde üçüncü nesil demleme yöntemiyle

kahve yapmanın incelikleri

Üçüncü nesil demleme yönteminin kabul edilen

en iyi oranı 1’e 16’dır, yani 1 gr kahveye 16 ml su

kullanılabilir. İçecek kişinin damak tadına göre bu

ölçekler değişiklik gösterebilir. Suyun ısısı, suyun

akıtma tarzı ve akıtma hızı demleme ekipmanlarına

göre değişmektedir. En iyi kahveyi deneyimleyebilmek

için kahve workshoplarına katılabilir ve üçüncü nesil

demleme yöntemleriyle nitelikli kahveleri bir araya

getiren kafeleri tercih edebilirsiniz. Coffee HQ

Beşiktaş Akaretler’de özel demleme yöntemleriyle

eşsiz seçenekler sunuluyor

NYX

169


Avrupa’nın en büyük kahve zinciri

Costa Coffee, Boyner Cadde’de!

Avrupa'nın en büyük kahve zinciri olan ve 12 yıl üst üste İngiltere’nin

“En sevilen kahve zinciri” seçilen Costa Coffee, Türkiye’ye geldi.

Türkiye’deki zincirinin ilkini Boyner Cadde’de açan, yıl içinde başka

Boyner mağazalarına da yayılacak olan Costa Coffee, kahve severlere

lezzetli kahve aroması eşliğinde keyifli bir mola sunacak.

Avrupa'nın en büyük kahve zinciri: Costa Coffee

Londra merkezli, Avrupa’nın en büyük, İngiltere’nin ise

en çok tercih edilen kahve zinciri olan Costa Coffee

üstün kahve kalitesi ile öne çıkıyor. Costa Coffee’nin

özel harmanı olan “Mocha Italia”da sadece Rainforest

Alliance sertifikalı kahve çekirdekleri kullanılıyor.

Costa Coffee, özel harmanı ile hazırladığı birbirinden

lezzetli sıcak ve buzlu kahve alternatiflerini şimdi de

Türk kahve severlerle buluşturuyor. Costa Coffee,

zengin yiyecek menüsünde ise kahvenin yanına eşlik

edebilecek Türk damak tadına özel Acuka Kruvasan,

Muz Karamel Kek, Fudge Brownie gibi lezzetlere yer

veriyor.

“Costa Coffee, Boyner’in deneyim odaklı

mağazacılık stratejisine zenginlik katacak”

Costa Coffee’nin açılışında konuşan Boyner Büyük

Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan, Costa Coffee’nin

kahve konusundaki uzmanlığına dikkat çekerek;

“Boyner ve Costa Coffee birlikteliğini, kendi alanında

ustalaşan ve ait oldukları sektörlerde iz bırakmış

iki büyük markanın, daha büyük başarılara birlikte

koşmasını sağlayacak bir iş birliği olarak görüyoruz.

Kahve alanında dünyadaki en prestijli markalardan biri

olan Costa Coffee ile aynı hedefe doğru yürümekten

dolayı son derece mutluyuz. Costa Coffee’nin,

deneyimi odağımıza aldığımız fiziksel mağazacılık

stratejimize zenginlik katacağına ve uyumlu bir sinerji

oluşturacağına inanıyoruz. Bu yıl içinde Boyner

Cadde’nin yanı sıra Akasya ve Viaport AVM ile

Pangaltı’da bulunan Boyner’lerde de alışverişe kahve

kokusu ve sohbeti eşlik edecek.” dedi.

“Boyner ile çıktığımız bu yolculuğa harika bir

başlangıç yaptık.”

Costa Coffee EMENA (Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey

Afrika) Genel Müdürü Gordon Mowat, Costa Coffee

olarak vizyonlarının dünyaya kahveyi sevdirmek

için ilham vermek olduğunu belirterek sözlerine

şöyle devam etti: “Boyner ile birlikte büyümemize

yardımcı olacak, heyecan verici bir ortaklığı hayata

geçiriyoruz. Costa Coffee’yi Türkiye gibi kahve kültürü

olan ve kahvede seçici davranan insanların yaşadığı,

büyük bir potansiyele sahip bir ülkeye getirdiğimiz

için çok heyecanlıyız. 50 yılı aşkın deneyimimiz ile

hazırladığımız Costa Coffee’ye özel kahve çeşitleri

ve lezzetleriyle birlikte Türk damak tadına uygun

zengin bir yiyecek menüsünü bir arada sunmaktan

dolayı çok mutluyuz. Bugün, burada Boyner ile birlikte

çıktığımız bu yolculuğa harika bir başlangıç yaptığımızı

düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Özel kahve çeşitleri, birbirinden özel lezzetleri ve

keyifli ortamı ile Costa Coffee ve Boyner, tüm kahve

severleri Boyner Cadde'deki Costa Coffee'ye davet

ediyor.

NYX

170


Yeme-İçme-Konaklama

Yulaf Sütü, Kahve Severlerin Vazgeçilmezi Olacak

Uzmanlara göre mide ve sindirim problemlerini iyileştirilmesi, kalp ve damar sağlığının korunması, uykusuzluğun

giderilmesi, kilo vermenin kolaylaşması gibi birçok konuda fayda sağlayan yulaf sütü şimdi de kahveyle buluşuyor.

Kahve Dünyası, kahvesini sütlü içmeyi tercih edenlere,

vegan ve vejetaryen misafirlerine yeni alternatifler

sunmaya devam ediyor. Mağazalarında sunduğu

badem sütü, soya sütü gibi özel sütlerine bu kez yulaf

sütünü ekledi.

Kremsi dokusu ve hafif lezzetiyle öne çıkan yulaf sütü,

B2, B12 ve D vitaminlerini içeren zengin bir kalsiyum

ve lif kaynağı… Laktoz içermediği için laktoz alerjisi

olanların da tercih edebileceği yulaf sütü, seçili Kahve

Dünyası mağazalarında bulunuyor.

ROMM COFFE

Güne kahveyle

başlayanların

doğal tercihi

Çekirdeklerin yetiştiği bölgede yer alan diğer bitkilerin tadını gövdesine saklayan kahve; Romm Coffe aracılığı ile

tatlıdan ekşiye, odunumsudan baharatlıya kadar farklı tonlarını damaklarda hissettiriyor. Gerçek kahve tutkunlarının

fark edebildiği bu gövde aromaları ve asidite oranları ile nitelikli kahve severler kendi damak tatlarına uygun kahveyi,

istedikleri demleme yöntemiyle hazırlayabiliyorlar. Pratik demleme paketlerinden oluşan filtre kahve seçenekleri

ise; sıcak su ve fincan olan her yerde Romm Coffee lezzetlerini devam ettirmenizi sağlıyor. 2015 yılından bu yana

Türkiye’yi gezen ve konspet gastronomi paylaşımları ile dikkat çeken, sosyal medyanın sevilen yüzü Ayhan Mortepe’nin

tutkunu olduğu kahve için yarattığı markası Romm Coffee, Kadıköy Ayrılık Çeşmesi’ndeki atölyede, ev baristalarına

uygun temel kahve eğitimleri vermeye başladı. Romm Coffee; Shopier, Trendyol ve Hepsiburada satış sitelerinden ve

Ayrılık Çeşmesi atölyesinden satın alınabiliyor.

Nescafé ve Paşabahçe’den sürdürülebilir iş birliği

İkonik Nescafé Gold fincanı ilk defa Türkiye’de

geri dönüştürülmüş camdan üretiliyor

Şişecam İletişim Koordinatörü Arzu Özcan

Nestlé Türkiye Nescafé İş Birimi Genel Müdürü Hüseyin Necdet Kalkan

Nescafé Gold kahve bardaklarının üretimi için

Nescafé ve Paşabahçe arasındaki iş birliği ilk

olarak 2019 yılında başladı. Nescafé Türkiye

öncülüğünde başlayan bu ortaklık Nestlé’nin

global pazarı içinde de büyüyerek devam etti.

İlk etapta aralarında Çin, Sırbistan, Romanya,

Fas ve İtalya’nın da bulunduğu toplam 25 ülke

için yıllık yaklaşık 3 milyon bardak üretimi

gerçekleştirilmesi için anlaşan iki büyük

marka bu yıl iş birliğine sürdürülebilirliği de

dahil etti. Böylece Paşabahçe’nin %100 geri

dönüştürülmüş cam ürünlerinden oluşturduğu

cam ev eşyası koleksiyonu Aware Collection’ın

bir parçası olarak Nescafé Gold bardakları

üretilmeye başlandı. Bardaklar Nescafé’nin

“Nescafé Gold Geri Dönüştürülmüş Bardak

Hediyeli” paketinde satışa sunuluyor.

NYX

171


Song’un

Seçkileri

SONGÜL ÖZTÜRK

songul.ozturk@nyxmag.com

Kahve, çay,

tatlı ve lüksün

zarafetle

buluşması…

Boğaz’ın Avrupa yakasında Beşiktaş’ta, Four

Seasons Bosphorus Hotel’deyim. Toplam 170

boğaz manzaralı oda ve süiti, imza restoranları,

sağlıklı yaşam aktiviteleriyle şehrin içinde

ama stresinden uzakta sevdiğim bir otel. Türk

sanatçılara ait yüzün üzerinde çağdaş sanat

eserinin de sergilendiği, günün her anını

misafirleri için değerli kılan bir mekan.

İstanbul Boğazı’nın etkileyici manzarasına karşı

konumlanan, 19. yüzyıldan kalma bir Osmanlı eseri olan Atik

Paşa Sarayı ile geleneksel Türk mimarisini yansıtan iki yeni

binadan oluşan Four Seasons Hotel Bosphorus, 2008 yılının

haziran ayında hizmete girmiş. Otel tarihi sarayın ihtişamı

ile İstanbul’un canlı, dinamik görünümünü yansıtarak Türk

misafirperverliği ile çağdaş konaklamayı bir araya getiriyor.

NYX

172


Song’un Seçkileri

SPA terapileri ve Geleneksel Türk Hamamı

kendinizi şımartmak için mükemmel bir seçim.

Huzur, rahatlama, enerji veren ve arınma

bakımlarından ruhunuza iyi gelecek müzik ve

kokulara kadar her şey düşünülmüş. Sıcak bir buhar

banyosu ve enfes bir köpük masajı ile ruhunuzu ve

bedeninizi ödüllendirip THE SPA'dan ayrıldıktan

sonra diğer hizmetleri keşfederek gününüze değer

katmaya devam edebilirsiniz.

NYX

173


Oteli gezdik, The Spa’nın lüks bakımlarıyla kendimizi

şımarttık, şimdi güzel bir çay saati bizi bekliyor.

“YASEMİN“ konforlu ve abartısız

şıklığın bir örneği…

Kapalı alanı sıcak atmosferi ile

ev konforu havasında iken,

teras bölümüne çıkıldığında

Grace Brands’in şık ve renkli

sunumuyla karşılaşıyorsunuz.

İstanbul Boğazı’nın mavi sularına bakan terasında

Yasemin, Four Seasons’ın yetenekli şefleri tarafından

hazırlanan yaratıcı menüsü ve Grace Brands’in zarif

sunumları ile renkli bir çay saati için hazır. İyi bir mutfaktan

çıktığı belli olan, dikkat çeken doğal ve taze lezzetleriyle

“Yasemin” konforlu ve abartısız şıklığın bir örneği…

Lüks ev dekorasyon

markası olan

tasarım ödüllü

Pip Studio ürünleri

ile sunulan

Four Seasons

lezzetleri yüksek

servis kalitesiyle

buluşunca boğazın

kıyısında harika

bir çay saatine

dönüşüyor.

NYX

174


Song’un Seçkileri

Çay saati menüsünden de bahsetmek istiyorum. Özel

olarak hazırlanan pastaların yanı sıra, zarif sunumlarıyla

gözünüze, tadıyla damaklarınıza ve sonrasında aldığınız

keyifle ruhunuza hitap eden eşsiz pastane ürünleri şık ve

lezzetli alternatiflerle karşınıza çıkıyor.

Oldukça zengin çeşitlere sahip tek kişilik menüde;

Sandviçler:

Füme somon, salatalık, yenilebilir çiçekli labne

peynir, pancarlı ekmek içerisinde “coronation” tavuk,

“Brioche”ekmeğinde kral yengeç, “aioli” sos, Narlı ve

menekşeli kinoa salatası, keçi peyniri ve fırın pancarlı tart,

baharatlı ceviz, sotelenmiş dana kıyma, soğan, kuş üzümlü

ve balkabaklı börek.

Tatlılar;

Vanilyalı, çikolatalı, kremalı tart, bademli kek üzerine limon

bar, taze meyveli ve çilekli tart, dut kremalı çiçek pasta.

Scone;

Ilık kuru üzümlü ve limonlu İngiliz çöreği, reçel, kaymak.

Tercihe göre çay veya kahve ile keyifli zamanlar…

Hatırlatmakta yarar var, her gün saat 13:00 ile 18:00

arasında hizmet veren Grace Brands Patisserie’de

rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

NYX

175


Ben Yasemin’de çay saatinin keyfini doya doya yaşadım. Yemek yemek isteyenler için restoranlarını da sizin için

inceledim. Onları da aktarmak istiyorum. Her şeyden önce sürdürülebilir gıda bilinciyle beslenmeye önem veriliyor.

Bünyesinde bulunan tüm restoranlarda lezzet, sürdürülebilirlik felsefesi ile birlikte ön planda yer alıyor.

Yerel ve taze malzemelerle günlük olarak hazırlanan ürünlerle hizmet veren kapalı ve açık alana sahip

restoranlarında; Türk ve Dünya mutfağında gastronomik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Four Seasons Hotel Bosphorus’ta boğaz

manzarasına karşı keyifli bir yemek yemek

için çok sayıda alternatif bulunuyor.

Aqua Restaurant & Bar;

Otelin ana restoranı olan Aqua Restaurant &

Bar, akşam yemeklerinde leziz deniz ürünleri

sunan şık mekânı ve özel bar alanında

misafirlerini ağırlıyor. Four Seasons Hotel

Bosphorus’un Executive Chef’i Görkem

Özkan’ın yaratıcı menüsü dikkat çekiyor.

Her daim taze ve mevsimsel malzemelerle

hazırlanan menüde bulunan istiridye,

havyar, karides, ıstakoz gibi deniz ürünleri

iştah kabartıyor. Aqua Restaurant’ta pazar

günleri ise otelin artık bir klasik haline gelen

ve çok sevilen Pazar brunch’ı haftaya güzel

başlangıç yapmanızı sağlıyor.

Yalı Lounge;

Türk mutfağının zengin çeşitliliğini şeflerin

reçeteleri ile harmanlayarak misafirlerine

sunan Yalı Lounge, 07:00 ile 23:00 saatleri

arasında servis veriyor.

Anason 34;

Meze çeşitleri servis eden restoran sadece

yaz aylarında hizmet veriyor ve haziran

ayında açılıyor.

NYX

176


Song’un Seçkileri

Ocakbaşı;

Four Season’ın keyifli atmosferinde kebap ve ızgaralar

ile misafirlerine birbirinden lezzetli seçenekler

sunuyor.

Ramazan ayında 20/25 kişilik iftar menüleriyle de

misafirlerini ağırlayacaklar.

Four Seasons Hotel Bosphorus pek çok özel etkinlik

ve davete de ev sahipliği yapıyor. Nişan, düğün,

doğum günü, baby shower gibi özel kutlamalara son

zamanlarda ‘’kız isteme’’ ritüeli de eklenmiş. Otel

dışındaki davetler için catering hizmeti de alabilirsiniz.

Four Seasons Hotel Bosphorus ister dinlenmek için,

isterseniz de bulunduğu konum itibarı ile şahane

ortamı için lüksün gerçek zarafetle buluşma noktası

durumunda.

Her şey görünenden fazlası, görünenden ötesi bir

lezzette.

Damaklarınız lezzet yolculuğuna çıkarken, Boğaz

manzarası eşliğinde kendinizi özel hissetmenin tadını

çıkarın.

Karşılığını alırsınız, alırız...

FOUR SEASONS HOTEL ISTANBUL

AT THE BOSPHORUS

Çırağan Cad. No. 28 Beşiktaş 34349 / İstanbul

Tel: 90 (212) 381 40 00

https://www.fourseasons.com/bosphorus/

instagram: fourseasons

NYX

177


A'dan Z'ye

evlilik

hazırlıkları

gelinlik modelleri

mücevherler

gelin makyajı ve

davet mekanı önerileri

NYX

178


NYX

179

Wedding


Mermaid of the Sky

Koleksiyonu

NYX

180


Wedding

Bégüm Bridal Design House

Her kadının özünde

deniz kızına inanış var

Beyazın tonları birçok farklı dokunuş ve doku ile

harmanlandı. Eşsiz bir bahar rüzgarıyla başlayan

ruh ikizini bulma rüyaları yaz ateşiyle ısınıyor.

Bégüm Bridal Design House Mermaid of the Sky

koleksiyonu aşk kadınları için gündüzden geceye

her duyguyu tüm ortamları kusursuzca planlayarak

tasarlandı. Romantik, cesur, cazibeli, asil, klas,

klasik, modern, fantastik kadınsı ruh halleri ışıltılı,

pamuğumsu, bazen satenin kaygan zarafetiyle

bazen de dantelin detaycı asaletiyle buluştu.

Yumuşak, sıcak, duru güzellikse tüm tasarımların

DNA’sına bir bir tasarımcı Begüm Salihoğlu

tarafından işlendi.

Mermaid of the Sky Koleksiyonu

Begüm Salihoğlu’nun romantik, masum, derin

duyguların avına çıkıldığı eşsiz deniz altından aşk

dolu hayallere doğru ayakları yerden keserek

gökyüzüne kanatlandıran masmavi ufuklardaki

buluşma sahnelerini anlatıyor.

NYX

181


Bir deniz kızının narinliğini hissederken aynı zamanda bulutların o zamansız

hareketlerinde keşfe çıkaran koleksiyon, gökyüzünün maviliğini, güneşin yansımasını

ve rüzgârın tatlı esintisini de beraberinde sunuyor. Naif çizgilerin şık, romantik ve

cüretkarlığında buluşan tasarımlar, mikado ve organze kumaşın gücünü özel volanla

hazırlanan piliselerin detayıyla masalsı bir rüyayı gözler önüne seriyor.

Farklı kemer süslemeleriyle ve beyazla mavinin eşsiz uyumunu gelinliklerine taşıyan

Bridal Design House, çiçek ve inci gibi detaylarıyla da farkını ortaya koyuyor.

NYX

182


Wedding

Bégüm Bridal Design House

NYX

183


Derya Demir

NS Sposa Markası Kurucusu

Gelinlik seçiminde birçok seçenek arasında kaybolan gelin adayları, nelere dikkat etmesi gerektiği

konusunda büyük bir çıkmaza düşüyor. Vücut tipine göre en ideali bulmanın dışında trendlere

de uygun olacak şekilde en güzel gününe hazırlanmak isteyenler, düğün tarihinden çok önce

araştırmalara başlıyor. İşte bu aşamada gelin adaylarının karşısına alışılagelmiş tasarımların dışına

çıkan Ns Sposa çıkıyor. Markanın Kurucusu Derya Demir ile markanın hikayesini konuştuk.

Derya Demir röportajımızda gelinlik seçecek adaylara ipuçları da verdi.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

184


Hayallerinizdeki

gelinliğe

odaklanın!

Wedding

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Moda sektörüne ilginiz ne zaman

başladı, sektöre nasıl girdiniz?

çok konfor ön planda. Aynı zamanda transparan

elbise modeller de trendlerin arasında. Derin sırt

dekolteli ve transparan modeller bu yıl da sıklıkla

göreceğimiz tasarımlardan.

Ben hep tekstil sektöründeydim. Daha önce

farklı bir iş yapmadım. Annem, bileziğini küpesini

satarak ticarete atılan başarılı bir kadın girişimci.

Her zaman bana örnek oldu. Hep kendime onu

idol olarak aldığım için başka bir iş yapma fikri

hiçbir zaman olmadı. İşin içinde büyüdüğüm ve

çok sevdiğim için hep bu sektörde olmaya devam

edeceğim.

Ns Sposa nasıl kuruldu?

Markamızı yaklaşık 5 yıl önce kurduk. Söylediğim

gibi annem her zaman benim için bir idol. Bu

yüzden annem gibi tekstil üzerine markamızı

kurduk. Genel olarak tek bir çatı altındayız ama

farklı şirket isimleri ile birlikteyiz. Kendisinin

bana öğrettiklerini Ns Sposa ile uygulama fırsatı

buldum. Nesilden nesile aktarılabilecek bir iş. 2

tane kızım var, onları eğer isterlerse bu yönde

yetiştirmek istiyorum. Henüz çok küçükler ama

çizim konusunda şimdiden çok iyiler. Annemden

öğrendiklerimi kızlarıma aktarmak için

sabırsızlanıyorum.

Ve evlilik hazırlıkları yapanlar için en

can alıcı soru geliyor. 2022 gelinlik

trendlerinde neler var?

2022 gelinlik trendlerinde diğer yıllara farkla

balon kollar ve pelerinli gelinliklere daha çok

rastlayacağız. Elbette A kesim model, balık

model ve uçuş uçuş gelinlikler her senenin

olmazsa olması olduğu gibi bu yıl da göreceğimiz

başlıca modellerden. 2022 yılının ağırlıklı

teması cesur ve konfor odaklı tasarımlar. Son

yıllarda gelinliklerde daha kabarık modellere

göre daha konforlu ve rahat seçimler yapılıyor.

Düğünün ilk saatlerinde kabarık tercih edilse

de çıkarılabilen formlardaki gelinlikler tercih

ediliyor. Gecenin ilerleyen saatleri için daha

NYX

185


Gelinlik seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

Seçim sırasında yapılan hatalar nelerdir?

Gelinlik seçiminde öncelikle vücut tipi çok önemli.

Her ne kadar herkesin hayalinde bir gelinlik varsa bu

hayaller bazen gerçekle uyuşmayabiliyor.

Ancak Ns Sposa olarak küçük dokunuşlar ile gelin

adaylarımızın istedikleri modelleri tasarlayıp hayallerini

yaşamalarını sağlıyoruz. Vücut özelliklerinden sonra

gelinlik seçilirken düğün konsepti belirlenmeli. Düğünün

zamanına göre belirlenecek konsept ile seçilen gelinlik

uyumlu olmalı. Her gelinliğin başlıca teması asillik

ve sadeliktir. Şıklığın yanı sıra rahatlığın sunulduğu

tasarımlar tercih edilmeli.

Gelinlik seçiminden yapılan en büyük hatalardan biri

anne, arkadaş ve eşinin zevkini gözeterek seçimler

yapılması. Başkasının istediği tarza gelinlik alıp daha

sonra prova aşamasında gelinlerin mutsuz olduklarını

gözlemliyoruz. O yüzden her gelin adayına tavsiyemiz

hayallerindeki gelinliğe odaklansınlar, başkaları

kırmamak adına hayallerinden vazgeçmesinler.

NYX

186


Wedding

Gelinlik Aksesuarları Nasıl Seçilir?

Gelinlik aksesuarlarının bazıları bir bütün

olursa daha dengeli bir görünüm sağlanmış olur.

Aksesuarlar muhakkak pırıltılı olmalı ve görünüme

bir ışıltı katmalı. Dış çekim yapılacaksa ayakkabı

tercihi rahat seçimler olabilir. Converse ve

babet tercih edilebilir. Ayakkabı tercihi çiftlerin

boy uyumuna göre olmalıdır. Ama otelde veya

salonda olacaksa topuklu ve sezon trendleri takip

edilmelidir. Ancak duvak tercihinde gelinlikle bir

bütün olmasına gerek yok. İlla gelinlikle aynı çizgide

olması gerekmiyor. Yani gelinlik işlemeliyse sade

bir duvak tercih edilebilir. Takıp çıkarılan bir duvak

gelinler için daha konforlu oluyor. Düğünün 2.

Aşamasında daha rahat hareket sağlıyor.

Düğün konsepti nasıl belirlenir?

Düğün konsepti evlenecek çiftin istekleri,

hayalleri, kültürleri ve içinde bulunduğu

toplum ile alakalıdır. Düğün konseptinde

müzik seçiminden dansa ikramlıklardan

hediyelere kadar detaylar belirlenir.

NYX

187


Vakko Wedding White Line ile

Zarif, Şık ve Dinamik!

NYX

188


Wedding

Vakko Wedding

Dünya gelinlik modasının iddialı tasarımcılarının

eşsiz koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Vakko

Wedding büyüsü, White Line koleksiyonuyla

şık ve dinamik bir çizgiyi yansıtıyor.

Birbirinden özel tasarımlar, after party, nişan,

mezuniyet, evden çıkış, nikah, white nights gibi

çeşitli davetler için tercih edilebiliyor. Vakko

White Line eğlenceli, genç, dinamik, her tarza

ve beğeniye uygun modellerin bulunduğu

geniş bir koleksiyon. Tasarımların, dantel, tül

ve payetlerden oluştuğu koleksiyon; ışıltı, tüy,

fırfır ve fiyonk gibi detaylarla farklı kılınıyor.

Koleksiyonda mini/midi/maxi elbise çeşitleri

yanında pantolon/bluz takımları da bulunuyor.

Beyaz rengin ağırlıklı kullanıldığı tasarımlarda

gümüş ve nude tonları da ışıltı, doğallık ve renk

katıyor.

NYX

189


NYX

190

Berta / Vakko Wedding


Wedding

Elie Saab / Vakko Wedding

NYX

191


NYX

192

Galia Lahav / Vakko Wedding


Wedding

Zuhair Murad / Vakko Wedding

NYX

193


En özel gün

için ihtişamlı takılar

2

1

3

4

5

4

6

7

1-LİZAY 2- ARİŞ 3- LİZAY 4- ARİŞ 5-LİZAY 6- ATASAY 7- BALENCIAGA / BEYMEN

NYX

194


Wedding

8

9

10

11

12

8-ATASAY 9- ATASAY 10- ATASAY 11- LİZAY 12- ALEXANDER MC QUEEN / BEYMEN

NYX

195


AVON MAKYAJ ARTİSTİ

MELİS İLKKILIÇ’TAN

DÜĞÜN MAKYAJI ÖNERİLERİ 1

Uzun saatler bozulmayan, dayanıklı cilt makyajı

Kusursuz bir cilt için cildin çok güzel temizlenmiş ve

nemlendirilmiş olması gerektiğine dikkat çeken Avon Makyaj

Artisti Melis İlkkılıç; “Makyaja başlamadan önce cildin

yağlanmasını engellemek çok önemli. Avon Magix Yağlı

Görünümü Kontrol Eden Fondöten Bazı cildin yağlanmasını

engellerken fondötenin pürüzsüz görünmesine destek olacak.

Ardından Avon True Stick Kapatıcı'yı göz altlarının yanı sıra

lekelerin ve pürüzlerin üzerinden cilde uygulayabilirsiniz.

Gelin makyajında cilde uygulanacak bir diğer ürün ise Avon

Power Stay Mat Fondöten. En mutlu gününde fondötenin

aksın, bozulsun istemiyorsan tercihin mutlaka neme, suya ve

terlemeye karşı dayanıklı Avon Power Stay Mat Fondöten

olmalı! Elmacık kemikleri ise farklı tonlardaki inciler sayesinde

yanaklara doğal bir pembelik veren Avon True İncili Allık ile

renklenecek.”

3

4

2

Mutlulukla bakan büyüleyici göz makyajı

Mutlulukla ışıldayan gözlerin olmazsa olmazı sonsuza kadar

uzun ve hacimli kirpikler. Maskara uygulamadan önce

kirpiklere uygulanacak Avon Lash Primer Maskara Bazının

maskaranın etkisini arttıracağını belirten Melis İlkkılıç; “Avon

Lash Primer Maskara Bazının tüm kirpiklerin üzerinden en

az bir kez geçtiğinden emin olduktan sonra konu uzunluk ve

hacim olduğunda hiçbir maskaranın onunla boy ölçüşemediği

Avon Legendary Lenghts kullanmayı öneriyorum. %50’ye

varan uzunluk ve 3 kat hacim veren, topaklanma ve bulaşma

yapmayan efsane maskara. Avon Legendary Lenghts üstelik

gün boyu kalıcı! Gelin makyajında favori eyeliner’ım ise

Avon Glimmerstick Asansörlü Göz Kalemi. 12 saate kadar

kalıcılığı, bulaşmaması, canlı renkleri ve çok kolay uygulanması

nedeniyle gelin adaylarına ve düğüne katılacak davetlilere

Avon Glimmerstick Asansörlü Göz Kalemini mutlaka tavsiye

ediyorum.” dedi.

5

7

8

Göz makyajınızın tamamlayıcısı ucunda kalemtıraş bulunan

2’si bir arada far ve göz kalemi Avon Power Stay Far Kalemi

ve 24 saat etkili Avon Power Stay Kaş İçin Jel Pomad olacak.

Düğün makyajınızda akmayan ve bulaşmayan formülüyle

sıcaklık ve neme karşı Avon Power Stay Far Kalemi öz

makyajınızda 16 saate kadar kalıcı etkiye sahip. Kaş şeklini

24 saat koruyan Avon Power Stay Kaş İçin Jel Pomad ise

waterproof formülü ile sıcaklık, nem ve tere karşı dayanıklılık

özelliği ile düğün makyajınızın vazgeçilmezi haline dönüşecek.

6

9

NYX

196


Kusursuz görünen dudaklar…

Asil ve doğal görünüm için mat rujları önerdiğini belirten

İlkkılıç; “ Avon Mat Legend Ruj yoğun pigmentasyonu,

yüksek örtücülüğü ve nemlendirici etkisiyle gün boyunca

dudaklarınızın ihtiyaç duyduğu mükemmelliği sağlayacak.

Gelin makyajlarında kullanmayı en çok tercih ettiğim renkler

ise Sensational Fiery, Captivating, Savvy, Flawless ve Worthy.

Dudaklarını dolgun göstermek isteyen gelin adayları dudak

çerçevesini veya dudak çevresinin bir tık üzerini Avon

Asansörlü Dudak Kalemi ile çizebilir.

Parlak ve göz alıcı dudaklardan asla vazgeçmek istemeyenler

için önerim ise rujun üzerine kolaylıkla uygulanacak, jojoba,

avokado ve hindistan cevizi yağıyla dudakları besleyen

Avon True Dudak Bakım Yağı.”

Melis İlkkılıç yaz düğünlerinde bronzluktan vazgeçemeyenlere

ise Avon Yüz Ve Vücut İçin Bronzlaştırıcı Jeli tavsiye ediyor.

Yüz ve vücuda anında bronz ve parlak bir görünüm veren

Avon Yüz Ve Vücut İçin Bronzlaştırıcı Jeli dekolte bölgesine,

omuzlara ve sırta uygulayarak güneş altında kalmışçasına

doğal bir görünüm elde edebilirsiniz.

10

Wedding

11

Son dokunuş!

Avon Makyaj Artisti Melis İlkkılıç; “Son dokunuşu ise Avon’un

yeni ürünü Makyaj Sabitleyici Sprey ile yapıyoruz. Bu ürünü

makyaj öncesi makyaja hazırlayıcı yada makyaj sonrası

sabitleyici olarak kullanabilirsiniz. Geniş açıdan tüm yüze

sıkılarak uygulanacak bu ürün düğün makyajınızın saatlerce

mükemmelliğini korumasına yardımcı olacak. Size sadece

davetlileri büyülemek kalacak.”

12

1 - Avon Magix Yağlı Görünümü Kontrol Eden

Fondöten Bazı– 44,99 TL

2 - Avon True Stick Kapatıcı - 34,99 TL

3 - Avon Power Stay Mat Fondöten – 89,99 TL

4 - Avon True İncili Allık – 64,99 TL

5 - Avon Lash Primer Maskara Bazı – 39,99 TL

6 - Avon Legendary Lenghts – 54,99 TL

7 - Avon Glimmerstick Asansörlü Göz Kalemi – 26,99 TL

8 - Avon Power Stay Far Kalemi – 59,99 TL

9 - Avon Power Stay Kaş İçin Jel Pomad – 89,99 TL

10 - Avon Mat Legend Ruj – 42,99 TL

11 - Avon Asansörlü Dudak Kalemi – 26,99 TL

12 - Avon True Dudak Bakım Yağı – 39,99 TL

13 - Avon Yüz Ve Vücut İçin Bronzlaştırıcı Jeli - 49,99 TL

14 - Avon Makyaj Sabitleyici Sprey – 39,99 TL

13

14

Belirtilen fiyatlar Nisan güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

197


GELİN HAMAMI RİTÜELLERİ

Six Senses Kocataş Mansions, İstanbul’un Spa ve Wellness merkezi Six Senses Spa, Gelin

Hamamı ritüelleriyle en özel gününde gelinler ve misafirlerine unutulmaz anılar yaratıyor. Six

Senses Spa’nın Boğaz manzaralı 15 kişilik özel hamamında, gurme ikramlar ve unutulmaz bir

spa deneyimiyle kendinizi ve misafirlerinizi şımartın.

Six Senses Spa’nın neo-klasik tarzda, Türk çinilerinden ilham alınarak özel olarak dekore edilen

Boğaz manzaralı hamamında ikramlar, kese ve bakım uygulamalarıyla unutulmaz bir gün gelinleri

bekliyor. 15 kişi kapasitesiyle geleneksel Osmanlı Hamamlarının modernize edilmiş versiyonunu

sunan Six Senses Spa, hamamda özel ikramlar ve arzuya göre şekillendirilebilen eğlence

programlarıyla en özel günlerinizde unutulmaz anılar kazandırıyor.

Doğunun kadim bilgeliği ve Batı’nın modern tekniklerinin harmanlandığı Six Senses Spa’da

derinlemesine temizlik ve canlandıran kese ve köpük ile başlayan Gelin Hamamı ritüeli,

nemlendirici vücut maskesiyle tamamlanıyor. Hamamda sunulan çay, kahve ve kuruyemiş ikramları

misafirlerin arzusuna göre Six Senses Kocataş Mansions Executive şefi tarafından hazırlanan

Hamam menüsünden seçilen lezzetlerle renkleniyor. Misafirlerin istekleri doğrultusunda

Hamam eğlenceleri de düzenlenebilirken, bu özel günün anısına misafirlere özel hediyelerle anı

ölümsüzleştiriyor.

NYX

198


Wedding

DÜĞÜN MEKANI ÖNERİLERİ

Masal gibi bir düğün hayal edenler için Avrupa ve Anadolu yakasından çok şık üç otel seçtik.

Detaylı olarak inceledikten sonra karar sizin.

BOĞAZ’IN KALBİNDE BÜYÜLÜ BİR MEKAN:

SHANGRI-LA BOSPHORUS, ISTANBUL

Shangri-La Bosphorus, Istanbul, düğün öncesi detaylı hazırlıklardan yıl dönümlerine uzanan

süreç boyunca en önemli anlarda çiftlere eşlik ediyor. Shangri-La’da evlenen çiftler, kusursuz

bir düğünün yanı sıra düğün öncesi sağlık kulübünde özel dersler, kişisel butler hizmeti,

Rolls Royce limuzin ile romantik bir İstanbul turu ve otelin hediyesi olarak yıl dönümü

konaklaması gibi ayrıcalıklara sahip oluyor.

İstanbul’un kalbi Beşiktaş’ta yer alan Shangri-La Bosphorus, Istanbul, Boğaz’ın enfes manzarası ve romantizmini,

özgün misafirperverliği ve üstün hizmet kalitesi ile buluşturmaya devam ediyor. Görkemli balo salonu, ihtişamla

zarafeti buluşturan dekorasyonu ve geniş fuaye alanı ile dikkat çekerken, yetenekli şeflerin hazırladığı enfes düğün

menüleriyle davetlilere unutulmaz bir lezzet şöleni yaşatıyor.

Shangri-La Bosphorus, Istanbul, masalsı bir deneyim

yaşatmak için A’dan Z’ye tüm düğün sürecinde çiftin

mutluluğu için özen gösteriyor.

Düğün öncesi iki aylık ücretsiz sağlık kulübü üyeliği

ayrıcalığına sahip olan çiftler, en özel günlerine

hazırlanırken form tutmaya devam ediyor. Shangri-La

Bosphorus, Istanbul, düğün hazırlığı sürecinde özel

antrenör ile ücretsiz ders yapma ayrıcalığını sunan tek

otel olarak farkını ortaya koyuyor. Asya’nın iyileştirici

felsefesinden ilham alan CHI, The Spa’da ise çiftler,

düğün öncesi ücretsiz olarak sunulan Çin Derin

Doku Masajı ile hem bedenlerini hem de ruhlarını

dinlendiriyor.

İstanbul’da, ikonik otomobil Rolls Royce’a sahip tek

otel olan Shangri-La Bosphorus, Istanbul, çiftler için

ilham dolu bir imza deneyim daha tasarladı. Çiftlere,

diledikleri zaman değerlendirebilecekleri beş saatlik

büyülü bir İstanbul turu hediye eden Shangri-La,

limuzinde birbirinden özel ikramlar ve müzik

seçenekleri de sunuyor.

Düğün günlerinde ise çifte eşlik eden “Wedding Fairy”,

kişisel butler hizmetiyle en heyecanlı günlerinde her

detayın kusursuz olmasını sağlıyor.

O muhteşem günün üzerinden tam bir yıl geçtiğinde,

yıl dönümünü kutlaması da Shangri-La’nın hediyesi

olarak sunuluyor. Çift, masalın başladığı adres

Shangri-La’da Boğaz’a karşı romantik bir konaklama ve

kahvaltı ile kutluyor.

Geliştirilmiş sağlık ve güvenlik protokolleri Shangri-

La Cares standartları ile sunulan bu deneyimler

sayesinde Shangri-La’da evlenen çiftler, hayatlarının

en özel yolculuğunun keyfini lüks dokunuşlar eşliğinde

çıkarıyor.

NYX

199


ŞEHİR MERKEZİNDE YEŞİLLİKLER İÇİNDEKİ HUZURLU BAHÇESİ İLE:

GRAND HYATT ISTANBUL

Grand Hyatt İstanbul, tarih, kültür ve lezzetin şehri İstanbul’un büyülü atmosferiyle

hayallerdeki düğün gününü unutulmaz anlara dönüştürüyor. Şehir merkezinin tam kalbinde

yer alan Grand Hyatt İstanbul, ulaşım kolaylığı sağlayan konumu, yeşillikler içinde yer alan

huzurlu bahçesi ve havuzuyla hayalleri bir adım öteye taşıyor.

İstanbul’un en önemli yaşam merkezlerinden

Harbiye’de yer alan Grand Hyatt İstanbul, çağdaş

tasarımı ve misafirperverliği ile sonsuz aşkın,

birlikteliğin sembolü düğün gününü, çiftler ve

sevdikleri için unutulmaz kılıyor.

Heyecan verici şehir hayatını dinlendirici bir inziva

ile harmanlayan Grand Hyatt İstanbul, farklı alanlara

sahip bahçesi, havuz başı yemek alanı, çim nikah

seremonisi alanı ve kokteyl için gizli bahçesiyle pek

çok seçenek sunuyor. Kışın ve bahar aylarında ise

ferah balo salonuyla hizmet veriyor.

Havuz başında veya balo salonunda 300 kişiye

kadar misafir ağırlamaya imkan sağlayan özel düğün

paketinde, ön kokteyl, dört aşamalı düğün yemeği

ve limitsiz yerli içki bulunuyor. Profesyonel düğün

ekibiyle kişiye özel temalı düğün paketleri de sunan

Grand Hyatt İstanbul, her bütçeye özel alternatifli

menüler hazırlıyor.

Özel düğün paketi kapsamında ayrıca, gelin ve damat

1 gece, deniz ya da şehir manzaralı balayı süitinde

konaklama imkanına sahip oluyor.

NYX

200


Wedding

ANADOLU YAKASINDA MASAL GİBİ BİR DÜĞÜN İÇİN:

ADDRESS ISTANBUL

İstanbul’un filmlere konu olan romantik destinasyonu Anadolu Yakasında, lüks ve şıklığın

buluştuğu Address Istanbul, rüya gibi bir düğün hayali kuran çiftlere unutulmaz bir düğün

gecesi vadediyor. Address Hotels + Resorts’ün yeni oteli Address Istanbul sunduğu

birçok ayrıcalıkla düğün sezonuna güçlü bir giriş yapıyor.

Hizmet anlayışında lüks ve şıklığı ustalıkla

harmanlayan Address Istanbul, zarif tasarımı,

sunum zenginliği ve en ince ayrıntıların kusursuzca

işlendiği 1074 metrekarelik kolonsuz, 6 metre

tavan yüksekliğine sahip Balo Salonu ile en özel

günlerden biri olan düğün davetini masalsı bir geceye

dönüştürüyor. En özel gününüzde hayalini kurduğunuz

atmosferi bir adım öteye taşıyarak size rüya gibi

bir düğün yaşatmaya hazırlanan Address Istanbul,

hafızalardan silinmeyecek bir düğün için her detayı

incelikle işliyor.

Özel hissettiren detaylar

Address Istanbul çiftlerin en mutlu gününde onları

bir an olsun yalnız bırakmıyor. En ince ayrıntıları

titizlikle hazırlayan deneyimli etkinlik ekibi, çiftlerin

keyifli heyecanına ortak oluyor. Düğün menüsünün

ön tadımıyla başlayan hizmetleri, Balo Salonun ferah

Fuayesinde veya Boğaza muhteşem bir açıdan bakan

47. kattaki Skyview’da gerçekleşecek ön kokteyl takip

ediyor. Fuaye alanından direkt olarak Dubai’nin ünlü

restoranı The Restaurant alanına geçiş bulunmakla

birlikte gala yemeği ve düğün gibi sosyal davetlerde

kullanılacak bir bar alanı yer alıyor. Gelin ve damat için

özel hazırlanan Executive Suitte çiftleri özel sürprizler

karşılıyor. Birbirinden lezzetli aperatiflerin yer aldığı

sunumlara muhteşem bir İstanbul manzarası eşlik

ediyor. Suitte konaklayan çiftlere aynı zamanda The

Restaurant’ta kahvaltı veya odalarına serpme Türk

kahvaltısı seçenekleri sunuluyor. Otel çiftlere sunduğu

düğün sonrası sürprizleriyle de farkını ortaya koyuyor.

Balo salonu ve fuaye alanı, kapısından içeri adım

attığınız anda sizi kendine has büyüleyici bir atmosfer

ile karşılıyor. Lüks bir iç mekana, zarif dekorasyona ve

ihtiyacınız olan aydınlatma tasarımlarına sahip olan

balo salonu ile Address Istanbul sunduğu ayrıcalıklarla

çiftlerin en mutlu gününü unutulmaz kılıyor.

NYX

201


İç Giyim / Moda

BAHARI ÇİÇEKLERLE KARŞILAYIN!

2022 Bahar Koleksiyonu’nda Victoria’s Secret bizlere adeta bir çiçek bahçesi vadediyor. Capcanlı renkler ve çiçek

desenlerine sonsuz konforun eşlik ettiği 2022 Bahar Koleksiyonu ile kendinizi bir rüyada gibi hissedeceksiniz.

Yumuşacık ipeksi sabahlıklar, gösterişli külotlar ve seksiliği farklı bir boyuta taşıyan dantel detaylı sütyenler

kombinlerinize baharı getirecek.

Yok Gibi Hisset

Rahat hissetmeyi temel amaç olarak alan Penti

Seamless Koleksiyonu, hareket özgürlüğünü

destekleyen Bonding teknolojisiyle üretilen sütyen,

atlet, boxer, basic slip ve tayttan oluşuyor.

Seamless ürünlerinin bu kadar konforlu ve rahat

olmasını sağlayan ana teknoloji Bonding’de tasarımlar

üretilirken dikiş yerine katlayarak yapışma tekniği

kullanılıyor. Bu teknoloji ile üretilen dikişsiz ve iz

yapmayan ürünler, örme kumaşıyla vücudu sararak

kadınların yeni giyim alışkanlıklarına adapte oluyor.

Dikişsiz yapısıyla büyük bir rahatlık ve özgürce

hareket imkanı sağlayan Seamless Koleksiyonu, iz

yapmamasıyla her kombinde rahatlıkla kullanılabiliyor.

NYX

202


Mücevherler

NYX

203


Stilinizi tamamlayacak

ışıltılı aksesuarlar

1

2 3

4

5

8

6

7

1-GLAMIRA 2- REİS 3- HER STORY 4- MICHAEL KORS / BEYMEN 5- BAŞAK BAYKAL 6- BOTTEGA VENETA / BEYMEN 7- RUNDA 8- REİS

NYX

204


Mücevher

9

10

11

12

13

14

15

9-ALEXANDER McQUEEN / BEYMEN 10- ARİŞ PIRLANTA 11- ETRO / BEYMEN 12- REİS

14- SALVATORE FERRAGAMO / BEYMEN 15- ATASAY

13- ATASAY

NYX

205


64. Grammy Ödülleri Messika Görünümleri

3 Nisan'da Las Vegas'ta gerçekleşen 64. Grammy

Ödülleri'nde Messika marka mücevherler göz kamaştırdı.

Amerikalı şarkıcı Saweetie, cesur pembe görünümünü

tamamlamak için Once Upon a Time High Jewelry

koleksiyonundan Love Knot kolyesiyle 2022 Grammy Ödülleri

kırmızı halısında yürüdü.

Kırmızı halıdaki ikinci görünümü için Messika by Kate Moss

koleksiyonundan Exotic Charm yüzüğü tercih etti. Şarkıcı bu

yıl törende 'En İyi Yeni Sanatçı' ve 'En İyi Rap Şarkısı' için aday

gösterildi.

Ayrıca, Rap şarkıcısı Saweetie üçüncü bir değişiklik yaptı ve

Messika by Kate Moss Exotic Charm yüzüğü ve bileziği ile Love

Knot 2 parmak yüzüğü taktı.

Şarkıcı: Saweetie

Kolye: Once Upon a Time High Jewelry Love Knot

Yüzük: Messika by Kate Moss Exotic Charm ve Love Knot

Bilezik: Messika by Kate Moss Exotic Charm

NYX

206


Mücevher

Şarkıcı Söz Yazarı Sanatçı: SZA

Elbise: Jean Paul Gaultier

Yüzük: Danseurs Aériens 2 parmak yüzük

Küpe: Messika High Jewelry Kashmir

Bilezik: Messika by Kate Moss Twisted Wave

Grammy adayı şarkıcı/söz yazarı SZA, bu yılki törende

Messika High Jewelry Kashmir küpeleri ve Jean Paul

Gaultier çiçek elbisesinin stilini tamamlayan Messika

by Kate Moss Twisted Wave bileziği ile kırmızı halıyı

süsledi.

Doja Cat ve SZA, 'Kiss Me More' ile En İyi Pop İkilisi

ödülünü birlikte kazandı. Amerikalı şarkıcı, Danseurs

Aériens 2 parmak yüzüğü ve Messika by Kate

Moss Twisted Wave bileziği ile tasarlanan Kashmir

küpeleriyle göz kamaştırdı.

NYX

207


18

17

16

19

20

21

22

24

23

16- REİS 17- MISHKY / VAKKO 18- ATASAY 19- ALEXANDER McQUEEN / BEYMEN 20- REİS 21- BEGUM KHAN 22- RUNDA

23- ARİŞ PIRLANTA 24- BAŞAK BAYSAL

NYX

208


Mücevher

25

26

24

27

28 30

29

24- BAŞAK BAYSAL 25- SWAROVSKI 26- LİMONETTE 27- AMISHI / VAKKO 28- LİMONETTE 29- DSQUARED2 30- LİMONETTE

NYX

209


Sezonun

Ayakkabı

Çanta

Koleksiyonları

Paris Texas / Beymen

NYX

210


Ayakkabı - Çanta

1

2

3

4

5

6

7

1- Jimmy Choo / Beymen 2- Skorpios / Beymen 3- Miu Miu / Beymen 4- Michael Michael Kors / Beymen

5- Bottega Veneta / Beymen 6- Rocio / Vakko 7- Tod's / Beymen

NYX

211


2

3

1

6

5

8

4

Renk

Terapisi

7

9

10

11 12

1- Giuseppe Zanotti / Beymen 2- Jimmy Choo / Beymen 3- Alexander Wang / Vakko 4- Giuseppe Zanotti / Beymen

5- Bottega Veneta Wardrobe 03 / Beymen 6- Nine West 7- Mach & Mach / Beymen 8- Gianvito Rossi / Beymen

9- Aquazzura / Beymen 10- Alexander McQueen / Beymen 1 1- Dsquared2 / Beymen 12- Network

NYX

212


1

2

Ayakkabı - Çanta

3

4

5

8

6

7

9 10

11

1- Bottega Veneta Wardrobe 03 / Beymen 2- Celine / Beymen 3- Etro / Beymen 4- Balenciaga / Beymen

5- Alexander McQueen / Beymen 6- Guess 7- Isabel Marant Etoile / Beymen 8- Nocturne

9- Bonastre / Beymen 1 0- Balenciaga / Beymen 11- Valentino Garavani / Beymen

NYX

213


ZAMANSIZ, YALIN VE SOFİSTİKE

Zamansız formları ve minimal tasarımlarıyla dikkat çeken BEYMEN Çanta 2022

İlkbahar Yaz Koleksiyonu, sezon trendlerine uygun dinamik renk skalası ve

sofistike detaylarla karşımıza çıkıyor.

Siyah ve beyaz rengin yanı sıra; pembe, turuncu, neon yeşil gibi 2022 yazının trend renklerindeki

Krokodil Baskı grubu, tasarımsal detaylarla farklılaşarak sezona özgün ve feminen bir dokunuş

katıyor. Alışveriş çantası, omuz çantası ve el portföyündeki belirgin formsal değişimler, parlak

apreli sezon renkleriyle göz kamaştırıyor.

Zarif ve zamansız tasarımıyla Beymen Çanta Koleksiyonu’nun vazgeçilmez gruplarında olan Milano;

bu sezon siyah, beyaz ve mavi renk alternatifleri sunuyor. Minimal ve zarif formdaki çantalar,

çizilmeyi önleyen özel apreli derisi ile uzun süren kullanım sağlıyor.

NYX

214


Ayakkabı - Çanta

Hem plaj hem de günlük kullanım için ideal olan Tekstil Çantalar, bu sezon farklı fromlara ve

geniş renk seçeneklerine bürünüyor. Fuşya, turuncu ve neon renklerin bulunduğu çizgi desen

grubu dinamik ve eğlenceli bir yaz müjdelerken, bej ve antrasit kanvas çantalar sakin ve sofistike

alternatifler sunuyor.

Alışveriş çantası, büzgülü çapraz çanta ve el portföyünden oluşan Örgü grubu, minimal formların

üzerindeki geometrik yüzey hareketleriyle göz alıyor.

Yaz sezonun sevilen materyellerinden Rafya, siyah deriyle kombinlenerek daha şık bir görünümle

karşımıza çıkıyor. Alışveriş çantası ve el portföyünden oluşan Rafya grubu, ön kısımdaki deri cep

detayı ile kullanım rahatlığı sunuyor. BEYMEN’lerde ve www.beymen.com adresinde...

NYX

215


“LA SERENISSIMA”

ETKİSİ

İtalyan sokaklarının renkli dünyasından ilham alan Divarese İlkbahar/Yaz 2022

Koleksiyonu, Venedik’in eski isimlerinden, “en huzurlu, en mutlu” anlamına gelen

“La Serenissima” etkisini rengarenk tasarımlarıyla stilinize taşıyor.

Rengarenk ve Şehirli Divarese Kadını

Joyful Summer serisi, canlı renklerle öne çıkan minimal tasarımlarıyla sıcak yaz aylarının enerjisini

stilinize yansıtıyor. Pembe, lila, turuncu ve sarı tonlarının hâkim olduğu topuklu ayakkabılar, terlikler

ve babetleri aynı renkte çantalar tamamlıyor. Yaz stilinin vazgeçilmezi espadriller ve hasır çantalar,

sezonun parlak renkleriyle dikkatleri üzerine çekiyor.

Nostalgic Minimalism tasarımları, günümüz minimal trendini mermer deseni ve ahşap detaylarıyla

bir araya getirerek vintage hissi veren parçalar ortaya çıkarıyor. Farklı boylarda ahşap ve yuvarlak

topuk detayları, tasarımları modernize ederken nostaljik hissi koruyor. Bantlı sandaletler ve küt

burunlu mule’lar günlük stile şıklık katıyor, hasır tabanlı ayakkabılar rahatlıktan vazgeçemeyenlere

konforlu ve şık alternatifler sunuyor.

NYX

216


Ayakkabı - Çanta

“Garden Party”

Bu sezon hiç olmadığı kadar geniş bir seçki sunan George Hogg İlkbahar/Yaz

2022 Koleksiyonu, benzersiz zanaatkarlığını modern tasarımlarla buluşturuyor.

Doğanın vazgeçilmez rengi yeşil, beyaz ve kahve tonlarının yoğunlukta olduğu koleksiyon, George

Hogg tavrına yenilikçi ve feminen bir yorum katıyor. Garden Party serisiyle, sıcak yaz ve doğaya

dönüş temalarına çağrışım yapan özgün renklere yer veriyor. Markanın olmazsa olması loaferlar,

double monk detaylı terlik, topuklu ayakkabı, babet ve sandaletler konfor ve şıklığı bir araya

getirirken hasır ve zincir detaylı kol çantaları ve farklı boyutlardaki clutchlar günün her anına ve

her tarza uyacak alternatifler sunuyor.

Koleksiyonun rahatlığından ödün vermeyenlere hitap eden tasarımları dikkat çekiyor. Kısa topuklu

gri ve siyah terlik ve sandaletler, düz terlik ve babetler, aynı renklerdeki günlük deri çantalara uyum

sağlıyor. Farklı boylardaki çanta modellerinde, hasır ve deri detayların birlikte kullanımı spor şıklığa

yeni bir soluk getiriyor.

George Hogg İlkbahar/Yaz 2022 koleksiyonları, divarese.com.tr’de ve Divarese mağazalarında...

NYX

217


YENİ FRANSIZ TARZI:

BALMAIN RESORT 2022…

Kreatif Direktör Olivier Rousteing, Balmain Resort 2022 koleksiyonunda

Pierre Balmain'in mirasından, ailesinin Afrika’ya uzanan kökenlerinden ve

Paris’in ilham veren gücünden esinleniyor.

Pierre Balmain'in Yeni Fransız Stili ile dünyayı

büyülediğini hatırlatan tasarımcı, Balmain

Resort 2022 koleksiyonunu şöyle özetliyor:

“Mösyö Balmain’in cesur ve cüretkar ruhu,

bu markanın sağlam temeller üzerine inşa

edilmesine yardımcı oldu. Her yıl yeni

koleksiyonlarımı hazırlarken bu temellerin

üzerine koymaya çalıştım. Balmain’de

geçirdiğim süre boyunca, markanın etkileyici

DNA'sının hikayesini sürdürmenin yanı sıra,

markaya giderek daha fazla modern bir “Yeni

Fransız Tarzı” eklediğimin farkına vardım.

Bu koleksiyon, içinde yaşadığım küresel ve

kapsayıcı 21. yüzyıl Fransa’sı ve Paris'inin

yanı sıra benim kişisel yolculuğumun da bir

yansıması”.

Olivier Rousteing, Balmain Resort 2022

koleksiyonunun desen, süsleme ve rahat

silüetleri için, Afrika’dan besleniyor.

Afrika'nın kuzeydoğusunda yer alan Afrika

Boynuzu yarım adasının; dokuma, desen

ve mücevherli işlemelerden oluşan zengin

mirası ve bu bölgenin zanaat gelenekleri

tasarımcıya ilham kaynağı oluyor. Her

koleksiyonda olduğu gibi bu koleksiyonda

da Balmain'in mirasına saygısını ön planda

tutan tasarımcı, sezonun pek çok parçasını

Mösyö Balmain'in 50 yıllık labirent deseni ile

taçlandırıyor.

NYX

218


Ayakkabı - Çanta

“CROCO” DESENİ BASKILAR

Guess 2022 İlkbahar-Yaz koleksiyonundaki croco deseni baskılı çantalar ve son

moda slip-on ayakkabılar ile tarzınızı konuşturun!

Yüksek kaliteli suni croco derisinden üretilen bu çok yönlü çantalar, abartısız cazibeleriyle dikkat

çekiyor. G logosu ve ayarlanabilir omuz askısı seçeneklerine sahip saddle bag koleksiyonu, uçuk

mavi, pudra pembesi ve tertemiz beyaz renklerinden oluşan bir paletle sunuluyor. Asla eskimeyen

dış hatlarının yanında yumurta kabuğu, çikolata, pembe ve çok daha fazla renk seçeneğiyle de öne

çıkan bu çanta ve tutma sapı GUESS logosuyla taçlandırılırken, hem günlük hem de gecelik giyim

için ideal bir aksesuar olarak yerini alıyor. Gösterişli olduğu kadar kullanışlı da olacak bir aksesuar

istiyorsanız zincir askı detaylı omuz çantası ve tokalı mini çanta gibi seçeneklerin yanında rom,

yumurta kabuğu ve siyah tonlarında sunulan klasik şekilli ve antik bronz donanımlı şık çantaları da

tercih edebilirsiniz.

Rahat ve çok yönlü bir tarzın peşinde olanlar ise croco deseni baskılı napa kumaş ve deriden

yapılma G logolu ayakkabılarımızı tercih edebilirler. Her kombine uyarlanabilen ve yaz mevsiminin

vazgeçilmezi olan bu aksesuarlar, mercan, leylak, bulut, sörf ve misket limonu gibi karşı konulmaz

yazlık pastel tonlarında satışa sunuluyor.

NYX

219


IPEKYOL,

Yeni Monogram Deseni ile

Modanın ‘Zamansızlık’ Sahnesinde!

NYX

220


Ayakkabı - Çanta

Yasemin Özilhan’ın tanıtım yüzü olduğu yeni IPEKYOL monogram

koleksiyonunda yer alan farklı boyut ve formlarda çantalar, seyahat çantaları,

kartvizitlik, cüzdan ve farklı bağlama biçimlerine olanak tanıyan eşarplarla

modada adeta yeni bir devir başlıyor.

Ünlü Fransız Art Direktör Fabien Baron’un ekibi ile birlikte yönetilen 8 aylık tasarım sürecinde,

IPEKYOL’un logosu yenilendi ve IPK sembolünden yola çıkılarak yeni monogram desen tasarlandı.

Yeni monogramı taşıyan ve 1. sınıf deri malzeme ve işçilikle tasarlanan çanta, cüzdan ve aksesuarlar

ile yüzde yüz ipek twill eşarplar IPEKYOL’un moda hareketindeki kalıcılığının imzası olma niteliği

taşıyor.

Moda tarihine miras parçalar bırakmak üzere yola çıkan IPEKYOL Kreatif Direktörü Hilal Şendur bu

değişimi, “Yaptığımız her şeyin bir rezonansa ve zamansızlığa sahip olmasını istiyoruz. Geçmişimizle

gurur duyuyoruz ve ona saygı duyuyoruz, yeni monogramımız IPEKYOL’un çok yönlü kimliğinin

bir kutlamasıdır. Markamızın imzası haline gelmesini arzu ettiğimiz Monogram desenimizin,

IPEKYOL’un gelecekte var olmayı düşündüğü yeni kategorilerde de karşılık bulacağına inanıyoruz”

diye açıklıyor.

NYX

221


Sanatın

Gözü

FULDEN KARAYEL OKUMUŞ

Sanat Yazarı

fulden.karayel@nyxmag.com

KAMYON ARKASI

YAZISI OLSAYDINIZ

HANGİSİ

OLURDUNUZ?

BU SERGİDE

KARAR VERİN

Hayatımızın birçok noktasında yazılma

amacının ne olduğunu bilmediğimiz

kamyon yazılarıyla karşılaşmışızdır. İşte

bu merak edilen yazıların arkasında derin

hikayeler olduğunu biliyor muydunuz?

Hayır dediğinizi duyar gibiyim peki siz

bir kamyon yazısı olsaydınız hangisi

olurdunuz hiç düşündünüz mü? O halde düşünelim, benim

favorilerim arasında Maziye Bakma Mevzu Derin yer

alıyor. Öyle ki bu çok anlamlı sözün arkasında çok değerli

bir sergi ve birbirinden başarılı sanatçılar var. Odunpazarı

Modern Müzesi 31 sanatçıyı bir araya getirerek Maziye

Bakma Mevzu Derin sergisini Eskişehir’de sanatseverlerle

buluşturuyor. Sergi, geçmişten günümüze birey ve toplum

arasındaki ilişkide bireye ve kimliğe biçilen rollere, toplumsal

normlara dayanan alışkanlıklara ve ötekiyi tanımlama

biçimlerimize odaklanıyor. Aidiyet, adaptasyon, kabul

görmeme, meydan okuma gibi kaçınılmaz insan olma hallerini

araştıran eserler, parça ile bütün, birey ile toplum arasındaki

sistematik ilişkiyi anlatıyor.

NYX

222


Sanatın Gözü

Aralarında Ali Elmacı, Antonio Cosentino, Aydan Murtezaoğlu, Bengisu Bayrak, Can İncekara, CANAN, Cansu

Yıldıran, Damla Yalçın, Eda Çekil, Fatma Bucak, Gözde İlkin, Halil Altındere, Hasan Özgür Top, İhsan Oturmak,

Kezban Arca Batıbeki, Manolya Çelikler, Memed Erdener, Mustafa Boğa, Nancy Atakan, Nilbar Güreş, Nur Koçak,

Olgaç Bozalp, Pınar Yolaçan, Ramazan Can, Rehan Miskci, Sinan Tuncay, Şener Özmen, Şükran Moral, Zehra

Çobanlı, Zeren Göktan ve Zeyno Pekünlü’nün yer aldığı karma sergideki eserler, geleneksel teknik ve imgeler

üzerinden inşa ediliyor.

Zamanın derinliklerinde gezinirken kişisel ve kolektif bilinç arasında yeni bağlar keşfetme imkanı sunan seçki,

izleyiciye kendisine verilen roller, belirlenen sınırlar ve alternatif hayatlar hakkında yeni fikirler veriyor, bu

bağlamda içinde bulunduğu konum ve durumları yeni bir bakış açısıyla tekrar düşünmeye davet ediyor.

Maziye Bakma Mevzu Derin sergisini 31 Mayıs 2022 tarihine kadar OMM’da ziyaret edebilirsiniz.

Antonio Cosentino / Banliyö Treni

İhsan Oturmak

NYX

223


MAZİYE BAKMA MEVZU DERİN SANATÇILARIYLA PODCAST SERİSİNİ MUTLAKA DİNLEYİN.

Serginin en eğlenceli tarafı “Maziye Bakma

Mevzu Derin” Podcast Serisi, Spotify üzerinden

dinlenebiliyor. Serginin ilk 4 bölümünün yer aldığı

bu podcast de sergide işleri yer alan sanatçılar

eserleriyle birlikte Toplumsal aidiyet ve birey

olmakla ilgili konuşuyor. Podcast serisinin ilk

konukları arasında yer alan Zeren Göktan “Bir

İhtimal Daha Var” başlıklı podcast bölümünde

popüler kültürde yer alan aşk anlatılarının kadına

yönelik şiddet hakkında neler anlattığını sorguluyor;

Cansu Yıldıran, “Somut Olmayan Bir Ev Arayışı”

podcastinde, “mahrum bırakılma” ve kabul görmeme

arasındaki doğrusal ilişkiden, özgürce var olma

mücadelesinden ve kuir gece masallarından

bahsediyor; Şükran Moral ile gerçekleşen “Tabuların

Karnına Jilet Atmak” başlıklı podcastte sanat ve

iktidar ilişkisi ve ataerkil düzeni toplumsal semboller

üzerinden tersyüz etmek üzerine bir söyleşi

dinleyiciler ile buluşurken Mustafa Boğa, “Hala

Konuşuyor Musun?” bölümünde yıllar içinde değişen

“benliğini” anlatıyor.

BU ÖZEL FİLM SEÇKİSİ TAM SİZE GÖRE

OMM ve MUBI Maziye Bakma Mevzu Derin sergi

programı kapsamında hazırladığı özel film seçkisini

sinemaseverlerle buluşturuyor. Milyonlarca

sinemaseveri aynı çatı altında buluşturan MUBI

koleksiyonundan La jetée (Chris Market, 1962), A

Short Film About Love (Krzysztof Kieślowski, 1991),

Chocolat (Lasse Hallström, 2000), Valparaíso (Joris

Ivens, 1962), Bicycle (Serhat Karaaslan, 2010), 2

or 3 Things I Know About Her (Jean-Luc Godard,

1962), Vagabond (Agnès Varda, 1985), Japan (Carlos

Reygadas, 2002), The Beekeeper (Theodoros

Angelopoulos, 1986), Workers (José Luis Valle,

2013), Melancholia (Lars von Trier, 2011) ve Masculin

Féminin (Jean-Luc Godard, 1966) filmlerini OMM

takipçileri ücretsiz olarak izleyebiliyor. Seçkide yer

alan filmleri izlemek isteyen herkes mubi.com/omm

adresine tıklayarak "omm" koduyla 30 günlük deneme

üyeliğini başlatabiliyor.

NYX

224


Sanatın Gözü

İşte sergideki sanatçıların eserleri ve hikayeleri şöyle;

NANCY ATAKAN, Buralı

Nancy Atakan, eserlerinde sık sık şehirlerde gözlemlediği değişime ve bu değişimin bireysel ve toplumsal etkilerine

yer veriyor. Buralı, göç aracılığıyla heterojenleşmiş bir toplumun iç dünyasına ışık tutuyor. Eser kapsamında müze

merdivenlerine uygulanan cümleler, hareket halindeki izleyiciyle bir diyalog başlatıyor. Her cümle, “buralı olmak”

ve “burada yaşamak” hakkında farklı tespitler içerirken, ulusal ve bölgesel köken anlayışına ve bunun imkansızlığına

dair bir farkındalık çağrısı yapıyor. Türkiye’de bir modernleşme projesi olarak başlayan göç, toplumda kimliğin ve

kolektif belleğin inşasında yaşanılan zorlukları da beraberinde getiriyor. Her göç, süregelen kimlikler adına yeni

bir kayıp, “ben” ve “biz” kavramlarında yeni bir bölünme anlamına geliyor. Sanatçı, bu eseriyle aidiyet ihtiyacına,

toplumsal ayrışma ve tabakalaşmaya, göçün fiziksel olduğu kadar sosyal ve psikolojik boyutlarına da dikkat çekiyor.

MEMED ERDENER, Unutulması Gerekenleri Belirleme Şubesi

Eserlerinde sık sık tasarım dilini ve metinsel eleştiriyi bir

araya getiren Memed Erdener, Unutulması Gerekenleri

Belirleme Şubesi’nde hayali bir bürokratik kurumun

yönlendirme levhasını sunuyor. Ütopik bir evrende

kurulacak devlet kurumlarını ve bakanlıkları tahayyül

eden sanatçı, iktidar ile toplum arasında süregelen

gerilimli ilişkiye dikkat çekiyor. Modern devletlerin

ayrılmaz bir parçası olan bürokrasinin işleyişi, demokrasi

ve özgürlüklerle paradoksal ilişkisi akla geliyor. Yeni bir

toplumsal kurgu, geçmişin kökleşmiş örgütlerinden hangi

ölçüde ayrışabilir? Bu kurgusal şube büyük bir yetki

sahibidir, bireyin iradesi üzerindeki yaptırım gücü ve

etkisi tartışılmaz. Levha, ideolojilerin yıkıcı sonuçlarının

yinelenme ihtimalini hatırlatıyor.

NYX

225


REHAN MİSKCİ, Olmadığın Yerler

Foto Yeraz serisi

Çalışmalarında azınlık kimliği, aidiyet kaybı ve hafıza

kavramlarını ele alan Rehan Miskci’nin Olmadığın

Yerler adlı foto kolaj işi, sanatçının babasına ait

bir stüdyo fotoğrafını keşfetmesi sonucu ortaya

çıkıyor. Türkiye’nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçısı

Maryam Şahinyan’ın 1959’da çektiği fotoğraf, eser

kapsamında ikiye bölünmüş, parçaların arasına bir

orta pano yerleştirilmiştir. Yerini dijital uygulamalara

bırakan ve nostaljik bir his yaratan klasik stüdyolar

ve onlara has ışık, arka plan ve ekipman gibi

karakteristik unsurlar, toplumdaki daha geniş

boyutta yaşanan sosyal ve kültürel değişimlere

paralel olarak evriliyor. Fotoğrafı tanımsız bir alana

taşıyan bu temsil, stüdyonun kendisi hakkında

zamana ve mekâna bağlı değişen algılara ve üç

boyutlu kurgulara gönderme yapıyor. Çalışma, aynı

zamanda sergide yer alan diğer eseri Dağ - Foto

Yeraz’a bir giriş niteliğindedir.

HALİL ALTINDERE, Teneke Polis Arabası

Halil Altındere’nin Teneke Polis Arabası adlı işi,

sanatçının 70’li yıllarda çocukken oynadığı dönemin

meşhur Gürel marka teneke polis arabasının

büyütülmüş formudur. Bir caydırıcılık ve asayiş

sembolü olan polis arabası gerçek bir araba

boyutuna taşınmış olsa da formu itibariyle korkutucu

olmaktan uzaklaşmıştır. Gündelik hayatta devletbirey

arasındaki köprüde duran ve güvenliğin emanet

edildiği bu kurum, ilk bakışta çocuksu ve neredeyse

sevimli hale gelirken, eser bir o kadar da tekinsiz

ve tuhaftır. Altındere, toplumsal baskıyı, otoriteyi

ve iktidar mekanizmalarını sorguladığı eserlerini,

malzemeler arasında hiyerarşi gözetmeden üretiyor.

Şiddet, tehdit ve tahakkümün hüküm sürdüğü

konular dahi, sanatçının küçük müdahaleleriyle

dokunulabilir, tartışılabilir hale geliyor. Sanatçı bir

korku nesnesi olarak polis arabasını oyun alanının

içine bırakıyor.

PINAR YOLAÇAN, Yılan Kadın

Pınar Yolaçan’ın Yılan Kadın adlı videosu, kadın bedenini göbek dansı, klasik

Hint dansı ve Afrika dansları gibi Batılı olmayan ve antik çağda birer tapınma

ritüeli olan dans formları üzerinden ele alıyor. Anadolu’da kadın bedeni ve

doğurganlık, Çatalhöyük ve Hacılar gibi medeniyetlerde Ana Tanrıça motifi

üzerinden temsil edilmiştir. Ortadoğu’da ve Mısır’da aslında köklü bir tarihe

sahip olan göbek dansı, teorisyen Edward Said’in “Oryantalizm” kitabında

bahsettiği gibi sömürgeciliğin etkisiyle “Batının, “Doğu” kurgusu içerisinde

egzotikleştirdiği bir eğlenceye indirgenmiştir. Eser ismini, yarı kadın yarı yılan

olan ve doğurganlığı simgeleyen Hindu tanrıçası “Nagini” den alıyor. “Oryantal

Didem” olarak bilinen Didem Kınalı’nın, göbek dansının doğduğu yer olan

antik çağ Mısır’ına gönderme yapan karın hareketleri ve titremelerden oluşan

koreografisi solo ritim eşliğinde aktarılıyor. Bu senkronize figürler, ışığın

kostüme yansımasıyla duyusal ve meditatif bir etki kazanıyor.

NYX

226


Sanatın Gözü

AYDAN MURTEZAOĞLU,

Aile Salonu Üst Kattadır

Eserlerinde Türkiye’deki sosyo politik dönüşümlere ve

bu dönüşümlerin toplumsal etkilerine yer veren Aydan

Murtezaoğlu, Aile Salonu Üst Kattadır’da esnaf lokantalarında,

özellikle yalnız ya da çocuklu kadınlara ve ailelere tahsis edilen

korunaklı alanlar olarak işaretlenen aile salonuna “aşağıdan”

bir bakış sunuyor. Yalnız erkeklerin sorun teşkil edebileceği

önyargısıyla bu masalara oturtulan kadınların, çocukların ve

ailelerin kim olduğu gözükmez. Aile olmayan “alt kattakiler”le

aralarındaki bu mesafe, Türkiye’nin sosyokültürel yapısı

içerisinde kutsallaştırılan ve içinde sadece toplumun kabullendiği

tanımı barındırabilen aile kavramına bir gönderme niteliğindedir.

Namus kaygısı sonucunda ortaya çıkan bu “özel ilgi”, güçlenen

kurbanlaştırma sonucunda şiddetin üretilmesine ve devamlılığına

da yol açar. Sandalyesinden aşağı, izleyiciye doğru bakan küçük

erkek çocuk, yaşamının ilk evresini bir kurban rolünde geçirirken,

yetişkinliğinde benzer bir tehdit oluşturma potansiyelini

taşır. İzleyiciyle göz teması kuran figür, aile-toplum yapısında

süregelen bir döngüyü temsil eder. Yukarısı ve aşağısı arasında

kurulan bu geçici köprü, kolektif olarak yücelttiğimiz kavramları

ve içselleştirdiğimiz ayrımları fark edebilmemize olanak tanıyor.

RAMAZAN CAN, Yüklük Serisi

Yörük bir aileden gelen Ramazan

Can, eserlerinde kendi kimliğinden

yola çıkarak yer değiştirme ve

göç konularına değiniyor. Can’ın

çalışmalarında kilim, dokuma, çadır gibi

materyaller Anadolu topraklarındaki

kadim şaman geleneğini, beton

ise modernleşme ve bu kavramla

gelen yıkımı temsil ediyor. Beton

ile dokumanın karşı karşıya geldiği

alanlar göç ve yerleştirme politikalarını

düşündürüyor. Yerlileştirme’de halı

var olmaya devam etmeyi başarmış,

ancak süreçte birincil özelliklerinden

taşınabilirliği kaybetmiştir.

MANOLYA ÇELİKLER, Ah

Manolya Çelikler’in eserleri,

kadınlardan eş zamanlı olarak

beklenen eşit haklara sahip olmadan

yaşama ve tüm koşullarda sınırsız

şefkat gösterme halini sorguluyor.

Renkli çiçek motifleriyle süslenmiş bir

kapı levhası, iç mekâna bir ev kadını

olarak hapsedilmiş geleneksel ideal

kadın imajını anımsatıyor. Sanatçının

içerisinde pişmanlık, özlem, hayal

kırıklığı gibi birçok anlam barındıran

“Ah” kelimesine yer verdiği işi, kadın

imgesini itaatkar, hamarat ve sessiz gibi

kalıplarla ele almakta ısrarcı mevcut

düzene karşı bir isyan niteliği taşıyor.

NYX

227


Dinmeyen

Göç Dalgası

ve Türkiye

Vizesiz

Dünya

O. SUAT ÖZÇELEBİ

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Kurucusu ve Sözcüsü

Siyasal İletişim Danışmanı

suat.ozcelebi@nyxmag.com

Son yıllarda özellikle pandemi nedeniyle tüm

dünyada büyük seyahat sınırlamaları yaşadık.

Ancak sadece pandemi değil savaşların yol açtığı

büyük mülteci akınları başta Türkiye olmak

üzere birçok ülkeyi yoğun bir biçimde etkiliyor.

En son Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, milyonlarca

Ukraynalı’nın başta Polonya olmak üzere komşu

ülkelere kaçmasına, göçüne yol açtı.

Türkiye bu konuda o kadar uzmanlaştı ki, Ukraynalılarla

ilgili neler yapabileceği konusunda Polonya Türkiye ile yakın

danışma ve görüşme sürecini başlattı. Bu yazıda Türkiye’deki

göç dalgasının durumunu en güncel verilerle ortaya koyarak

hem resmi netleştirmek, hem de bir takım spekülasyonları

önlemek istiyorum.

Türkiye, sınırları içinde ve dışında olmak üzere 9 milyonun

üzerinde göçmen, sığınmacı, mülteci veya “geçici

koruma statüsündeki kişi” gibi çeşitli adlarla tanımlanan

insanlara yardım eli uzatıyor. Mesele sadece Suriyeliler

değil, Afganistan, Pakistan, Bangladeş ya da bazı Türki

Cumhuriyetler olmak üzere çok sayıda ülkeden düzensiz

göçmen de barındırıyor. Yani iç savaş nedeniyle sadece

Türkiye’ye gelenler değil bir de Suriye’de mevcut rejimden

kaçan ama orada güvenli bölgelerde kalan, yardım ettiği

milyonlarca Suriyeli bulunuyor.

Bunların dışında büyük çoğunluğu Suriyeli olmak üzere

5 milyonu aşan sayıda kişi de Türkiye’de yaşıyor. Şunu

vurgulamak abartı olmayacaktır: Türkiye dünya tarihinde

örneği pek bulunmayan ve kısa bir sürede maruz kalınan en

büyük göç hareketlerine ev sahipliği yapıyor. Türkiye gibi

dinmeyen, bu kadar büyük bir göç dalgası altında olan başka

bir ülke dünyada yok.

Hem Mülteciler Derneği hem de Göç İdaresi Başkanlığı’ndan

bu manzarayı ortaya koyan istatistiklere ulaşmak mümkün.

Yazıda tamamen resmi ve en güncel verilerden yararlandım.*

NYX

228


Vizesiz Dünya

Suriyeliler büyük oranda Türkiye’nin hemen her yerine dağılmış durumda. Geçici Barınma Merkezleri’nde yaşayan

Suriyelilerin sayısı sadece 51 bin kişi. Suriyelilerin sadece %1,3’ü kamplarda yaşıyor.

Suriyelilerin En Yoğun Olduğu Şehirler

En çok Suriyeli barındıran şehir 538 bin 968 kişi ile İstanbul. İstanbul’u 461 bin 817 kişi ile Gaziantep, 433 bin 182

kişi ile Hatay takip ediyor. Suriyelilerin yerli nüfusa oranla en yoğun olduğu şehir ise %42,3 ile Kilis. Kilis’te 145 bin

826 Türk Vatandaşı ile kayıt altına alınmış 106 bin 925 Suriyeli bulunuyor. Suriyeli yoğunluğunda Kilis’i %20,6 oran

ile Hatay takip ediyor. Türkiye’de Suriyelilerin olmadığı bir şehir bulunmuyor.

Suriyelilerin en az olduğu şehir 52 kişi ile Tunceli. Onu Bayburt, Artvin takip ediyor. Suriyelilerin Türk nüfusuna

oranla yoğunluğunun en az olduğu şehir ise %0,04 oran ile Artvin.

Geçici koruma altına alınan kayıtlı Suriyelilerin Türk nüfusuna oranı ise ülke genelinde %4,24. TÜİK tarafından

Türkiye’nin nüfusu son olarak 84 milyon 680 bin 273 olarak açıklandı. (31 Aralık 2021 tarihine göre) İçişleri Bakanı

Süleyman Soylu 31 Aralık 2021 tarihi itibarıyla toplam 193 bin 293 Suriyeli’nin Türk Vatandaşı olduğunu açıkladı. Bu

kişilerin 84 bin 152’si 18 yaşın altında. Türkiye’de doğan Suriyeli bebek sayısının da 500 bini geçtiği belirtiliyor.

NYX

229


Ülkesine Dönen Suriyeli Sayısı

4 Şubat 2022 tarihinde İçişleri Bakanlığı Sözcüsü

İsmail Çataklı tarafından yapılan açıklamada ülkesine

dönen Suriyeli sayısının 484 bin 400 olduğu açıklandı.

Bu sayı 6 Aralık 2020 tarihinde ise 419 bin 40 olarak

açıklanmıştı.

Okullardaki Suriyeli Öğrenci Sayısı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Haziran 2021’de

yapılan açıklamada 2021-2022 Eğitim-Öğretim

döneminde üniversitelerde okuyan Suriyeli

öğrenci sayısının 48 bin 192 olduğu belirtilmiştir.

Anaokulunda 35 bin 707, ilkokulda 442 bin 817,

ortaokulda 348 bin 638 ve lisede 110 bin 976

öğrencinin eğitim gördüğünü açıklanmıştır. Toplamda

771 bin 428 çocuk eğitim hayatına devam etmektedir.

Eğitim çağında olup okula gitmeyen 432 bin 956

çocuk bulunmaktadır.

Çalışan Şirket Kuran Suriyeli Sayısı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından

Mart 2019’da yapılan açıklamada Türkiye’de çalışma

izni verilen Suriyeli sayısının 31 bin 185 kişi olduğu

belirtildi. Ticaret Bakanlığı Şubat 2019 tarihinde en

az bir ortağı Suriye uyruklu olan şirket sayısını 15 bin

159 olarak açıkladı.

Türkiye’deki Kayıtlı Yabancı Uyruklu Kişi Sayısı

31 Aralık 2021 tarihinde TÜİK tarafından geçerli bir

adres beyanında bulunan ikamet ya da ikamet izni

yerine geçen kimlik belgesine sahip kişilerle, çalışma

iznine sahip olan kişilerin sayısının toplamının 1

milyon 792 bin 36 olduğu açıklandı. Bu sayıya kurs,

turizm, bilimsel araştırma vb. nedenlerle 3 aydan kısa

süreli vize veya ikamet iznine sahip yabancılar ile

geçici koruma statüsüyle ülkede bulunan Suriyeliler

dâhil değildir.

Özellikle Suriyelilerin ülkemizin birçok iline dağılmış

olması, birçok kentte kendilerine özel gettolar

yarattı. O kadar ki bazı illerde bu durum çok ciddi

sosyal tepkilere hatta ırkçı saldırılara yol açabiliyor.

İktidarın bu konudaki zikzaklı politikası, insanlarda bu

durumlarla ilgili ciddi kuşkular yaratıyor.

Örneğin daha önce Suriyelilerin büyük kısmını

ülkelerine geri göndermekten bahseden

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şimdi “Ensar”

kavramını öne çıkararak özellikle Suriyelilerin

Türkiye’de kalacaklarını söylemeye başladı. Bunun

toplumda yarattığı, yaratacağı infial, tepki ve

olumsuzlukları henüz kestirmek kolay değil, bu konuda

bilimsel araştırmalara ciddi ihtiyaç var.

NYX

230


Vizesiz Dünya

Ancak son zamanlarda dayatılan gündem, yapay

gündem, ekonomik sorunların üstünü örtmek için

uydurulmuş gündem diyerek "düzensiz göç" ile

ülkemize yığılmış milyonlarca sığınmacıya karşı

gösterilen tepkileri küçümseyen bir yaklaşım da

belirdi.

Bu sorun en az ekonomik sorunlar kadar yakıcı

ve sosyal patlama riski olan bir niteliğe bürünmüş

durumda. İktidarın "bunları göndermeyeceğiz"

söylemine karşı "hepsini göndereceğiz" popülist

söylemi, bir çareyi değil insanlara duymak istediklerini

söylemenin dışında somut bir çözüm içermiyor.

Şu anda Türkiye'de her türlü istismara açık ve yumuşak

karnına dönüşen düzensiz göç, katlanarak artıyor.

Hükümetin sınırlarımızı korumak bir yana, düzensiz

ve sürekli göçü destekler tutumu, sınırları Suriyeli

ve Afganlardan sonra en son Pakistanlılara da açtığı

kaygısı azımsanmayacak bir kitlede infiale yol açmış

durumda.

AB'nin adeta göçmen konsolidasyon merkezine

dönüştük. Milyonlarca göçmeni barındırmaya başlayan

Türkiye'nin, kendi sosyal, siyasal ve ekonomik tüm

dengelerini sarsan, yakın gelecekte büyük bir deprem

etkisine bürünecek bu devasa soruna karşı hiçbir

hazırlık yapmadığı duygusu herkeste hakim. Bunu

siyasal ranta dönüştürmeye çalışan bazı siyasi partiler,

şimdilik marjinal görünen siyasal örgütlenmelerin,

sorunun çözümünden çok, daha da çetrefil bir hale

gelmesine yol açmaları da mümkün görünüyor.

6'lı muhalefet masası, en az ekonomik çözüm

çerçevesi kadar "düzensiz göç" konusunda da toplumu

tatmin edecek, sakinleştirecek, Avrupa Birliği’ni

ve Geri Kabul Antlaşması’nı da kapsayan net bir

çözüm önerisi ortaya koymak zorundadır. Yaşananlar

ekonomik sorunları örtmek için uydurulmuş bir algı

yönetimi, gündem değil! Yoksa bazı marjinal partiler,

anketlere şu anda yansımasa da muhalefetin de kendi

oy tabanlarında ciddi eksiltmelere yol açabilecek

uçuk söylem ve vaatlerle mevcut siyasal dengeleri de

sarsabilir, seçim sonuçlarını etkileyebilirler.

İçin için yanan, büyüme riski barındıran bu soruna,

birileri farklı niyetlerle zaman zaman benzin döküyor.

Ülkenin neresinde nasıl alevleneceğini bilemediğimiz,

içinde İŞİD'lisi dahil onbinlerce tutuşmaya, patlamaya

hazır saatli bombayla yaşadığımız duygusuna, hem

iktidar hem de muhalefet bir yanıt oluşturmak

zorundadır.

Ve elbette asıl adres, sorunu ısrarla içinden çıkılmaz

bir boyuta taşıyanlar olamaz. Yukardaki grafiklerle

ortaya koyduğum bazı illerde bu araştırmaları yapmak,

bir takım sosyal patlamalar öncesinde risk analizi

yapılabilmesini sağlayacaktır. Uluslararası göç ve

göçmenler gibi temel sosyal konularda, risk analizi

ve yönetimi yapmayan bir ülke, ortaya yeni krizlerin,

büyük maddi ve manevi maliyetlerin çıkmasını

engelleyemez.

*Yazıda Göç İdaresi Başkanlığı ve Mülteciler Derneği istatistikleri ve grafikleri kullanılmıştır.

NYX

231


Seyahatlerde yeni trend:

Hem bedenen hem ruhen dinlenmek

Yoğun çalışma temposu, şehir yaşamının karmaşası, yapılacaklar listesinin hiç eksilmemesi gibi

faktörler hem bedeni hem de ruhumuzu yoruyor. Doğaya ve doğal olana dönüş trendiyle birlikte

ihtiyaç ve beklentiler kadar seyahat anlayışı da değişiyor. Seyahat Sitesi Enuygun hem dinlenmek

hem de günlük koşuşturma içerisinde ihtiyaç duyulan enerjiyi yeniden depolamak isteyenler için ruha

iyi gelen seyahat trendlerini derledi.

Lüks kampçılık deneyimi: Glamping

Glamping son yılların yükselen seyahat trendlerinden

biri olarak öne çıkıyor. Seyahat severlere lüks bir

kampçılık deneyimi vadeden Glamping, doğanın

kalbinde bir bungalovda ya da tiny house’ta hem

doğayla baş başa hem de konforlu bir dinlenme imkânı

sunuyor.

Dayanışmanın verdiği mutluluk:

Gönüllü turizm

Alternatif seyahat trendleri arasında kendine yer

edinen ve her geçen gün daha da önem kazanan

gönüllü turizm trendi, seyahat severlerin tatillerinde

gönüllü olarak topluma fayda sağlaması olarak

tanımlanıyor. Hem yeni şeyler öğrenmek ve

deneyimlemek hem de yerel halka gönüllü olarak

yardım etmek ruha iyi geliyor ve insanın kendini daha

mutlu ve faydalı hissetmesini sağlıyor.

NYX

232


Seyahat

Doğaya duyarlı tatil: Eko turizm

Çevreye duyarlılığın artmasıyla eko turizm de yükselen bir trend olarak

karşımıza çıkıyor. Seyahatlerinin çevresel etkisini azaltmak isteyen,

gittiği yerlerin doğal güzelliklerini korumayı önemseyen seyahat

severlerin tercih ettiği bu trend, sayıları giderek artan eko turizm

alanları sayesinde yaygınlaşıyor. Çevreye zarar vermeden dinlenme

olanağı ise ruhun daha iyi hissetmesini sağlıyor.

Yeni maceralara doğru: Deneyimsel seyahat

Ruha iyi gelen seyahat trendleri arasında yeni keşif ve maceralar

deneyimlemek de var. Rutini bozarak yeni yerler keşfetmek ya da

farklı aktiviteler yapmak isteyenler için bütçeye göre Tayland’daki

tapınakları gezmek ya da yurt içinde Kaş’ın mavi sularına dalış yapmak

iyi bir seçenek olabilir. Seçilen rotaya alınan bir uçak bileti ile farklı

maceralar yaşamak ve ruhu beslemek mümkün!

Nefesle gelen iyilik: Şifa inzivası

Şifa inzivası ismiyle adlandırılan yoga kampları hem katılanların

sosyalleşmelerini hem de bu kadim öğretiyi keşfederek manevi anlamda

daha iyi hissetmelerini sağlıyor. Sadece yoga ile sınırlandırılmayan bu

deneyimde nefes egzersizleri, ayurveda ve meditasyon gibi daha geniş

içeriği olan kamplar da mevcut.

Arınarak hafiflemek: Detoks tatili

Bazen ruhun kendini daha iyi hissetmesi için bedeni arındırmak

gerekebiliyor. Böyle bir arınma için en iyi seyahat seçeneği detoks

otellerinden birinde konaklamak. Bu konseptte hizmet veren otel

seçeneklerinde diyetisyenlerin yönetiminde hazırlanan lezzetli ve

sağlıklı yiyecekler sayesinde hem bedenen arınmak hem de daha hafif

hissetmek mümkün.

Zindelik için wellness tatili

Bedensel yorgunluklar zihni de yoruyor. Bu nedenle bazen bedendeki

yorgunlukları doğru tekniklerle atmak gerekiyor. Masaj, spa ve

sauna vücutta birikmiş gerginlikleri hafifletmek için sunulan çözüm

önerilerinden sadece birkaçı. Bu hizmetleri veren oteller de wellness

tesisleri olarak adlandırılıyor. Bir wellness tesisinde birkaç gün

geçirmek yalnızca bedene değil ruha da çok iyi geliyor.

NYX

233


Kaykaylı gezgin Çağatay Özdemir

timsah gözetmenliği yaparak dünya turuna çıktı

Sayıları her geçen gün artan sırt çantalı gezginlerin arasına; otostop çekenler, bisiklet ya da

motosikletle dolaşanların ardından kaykayıyla dünyanın tozunu attıranlar da eklendi.

Gittiği ülkelerde timsah gözetmenliği, cankurtaranlık gibi farklı işleri deneyimleyerek geçimini

sağlayan Çağatay Özdemir, dünya turuna dair seyahat notlarını içeren kitabıyla da okuyucuları bir

uyanış yolculuğuna davet ediyor.

Kurumsal hayatı reddederek “Dönüşümün peşinden gitmek” fikriyle yola çıkan Çağatay Özdemir, kendi içsel

yolculuğunun izini sürerek aldığı notlarını Uyanış Yolculuğu adlı kitabında buluşturdu. 3 kitaptan oluşan serinin ilkiyle

monotonluğuna hapsolan insanları yaşamın eğlenceli, maceralı, fantastik, romantik ve dramatik tüm unsurlarını

barındıran gerçek bir serüvene davet ediyor.

Seyahati yaşam döngüsüne dahil etti

Seyahati kısa bir mola olmaktan çıkararak yaşam

döngüsüne dahil eden gezgin, Uyanış Yolculuğu

adlı kitabında kendi kaderini çizmek için cesareti

olmayanlara kılavuzluk ediyor. 19 yaşından bu yana

dünyanın pek çok noktasındaki farklı kara parçalarını,

hayvanları, insanları ve lezzetleri keşfederek seyahat

hobisini tutkuya dönüştüren Çağatay Özdemir,

kitabına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Seyahatlerim sırasında aldığım notlardan oluşan

kitabım, kendi kaderini çizmek isteyenler için pusula

görevi görüyor. Okuyucular, kitabın satırlarında mutlu

olmak için elinden hiçbir şey gelmediğini düşünen ve

kendini Marmara’nın serin sularına bırakmak üzere

olan bir gencin kendi tırnaklarıyla kazıyarak dünyanın

dört bir yanında gerçekleştirdiği gerçek bir yeniden

doğuş serüvenine şahit olacak. Farklı ülkelerin, hiç

bilinmediğim şehirlerinde, köhne pansiyon odalarında,

tren vagonlarında ya da hiç tanımadığım insanların

evinde kaleme aldığım notlarımı, bir gencin dönüşüm

öyküsü olarak okuyucularla buluşturuyorum. Kitabın

kapağını kapatan okuyucuların, ruhlarını hapsettikleri

demir kapıları aralayacağına ve kendi hikayelerini

yazmak üzere kalemi ellerine alacağına inanıyorum.”

NYX

234


Seyahat

Değişimin tohumlarını 7 yaşındayken attı

Kitabında anlattığı öykülerle yaşamını anlamlandırmak

isteyenlere yeni ilhamlar yaratmayı hedeflediğini söyleyen

Çağatay Özdemir, kitabın gelişimine ilişkin şu bilgileri verdi:

“7 yaşındayken babamın kütüphanesinde bulduğum atlasla

hayatımın değişim tohumları atıldı. Türkiye’nin sadece bir kara

parçası olduğunu öğrendim ve hep daha uzağa gitme hayalini

kurdum. 19 yaşında Amerika’daki ilk yurt dışı deneyimimle

de hayatım tümüyle değişti. O yıllardan bu yana Lübnan’dan

Singapur’a, Kamboçya’dan Avustralya’ya Endonezya’dan

Hindistan ve Hong Kong’a kadar 40’tan fazla ülkeye seyahat

ettim. Seyahatler sırasında aldığım notları kitap haline

dönüştürmek için 2020 yılında Fethiye’nin Kabak ilçesinde bir

ağaç evde 5 ay süren bir inzivaya çekildim. 2017’den bu yana

tuttuğum binlerce sayfadan oluşan notlarımı tek bir kitaba

sığdıramadım. Uyanış Yolculuğu adlı kitabım 3 kitaptan oluşan

serinin ilki olma özelliğini taşıyor.”

Timsah gözetmenliği ve çiftçilikle geçimimi sağladım

Serinin ilk kitabında kendi yaşamına uzanan derin bir yolculuğu

anlattığına değinen gezgin, “Yaptığım her seyahatte kendi

içsel yolculuğum da hızlanarak derinleşti. Önyargılarım,

öfkelerim, tembelliklerim ve zayıflıklarımdan kurtularak

sabırlı olmayı öğrendim. Toksik özelliklerimden sıyrılarak yeni

erdemler kazandım. Seyahatlerimi yaşam döngüsüne dahil

ederek farklı ülkelerde zorlu şartlar altında ayakta kalmaya

çalıştım. Amerika’ya 2 kez seyahat ederek ülkede toplam 1

yıl yaşadım. Avrupa’da, Avustralya’da 1’er yıl, Asya’da 2 yılım

geçti. Avustralya’da çiftçilik, ormancılık, timsah gözetmenliği,

Tayland’da bir süre fotoğrafçılık ve hostelde hostluk, Avrupa

ve Amerika’da parti promotörlüğü, Amerika’da cankurtaranlık

ve araç operatörlüğü yaparak geçimimi sağladım. Kolombiya’da

bir hostelin sosyal medya yönetimini bile üstlendim.

Avustralya’da tanıştığım kaykay benim için bir tutku haline

geldi. Yeni seyahatlerimi kaykay üzerinde sürdürüyorum.

Hayatım heyecanlı, maceralı, eğlenceli, romantik, fantastik,

dramatik bir film gibi sürüyor. Hayatımın izlenmeye değer

olması için hep daha uzaklara gitme planları yapıyorum” diye

belirtti.

NYX

235


Destination

Anywhere

Provans’ta

Kahvaltı

AYÇA AKAD

Seyahat Tutkunu / Mimar

ayca.akad@nyxmag.com

Birkaç yıl önce, bahar döneminde kısa

bir aile tatili planlıyorduk. Marsilya’ya

kampanyalı bilet bulunca da rotamızı

Fransız Riveriası’na çevirmiştik.

Biraz kültür turu yapalım biraz da

telaştan uzak günlerimizin tadını

çıkartalım istiyorduk. Marsilya’nın

hakkını, kısıtlı sürede veremeyeceğimizi anlayınca

Provence Bölgesinin en zarif duraklarından biri olan

Aix-en-Provence’a gitmeye karar verdik.

Lavanta tarlaları ile kaplı Sainte-Victoire Dağı’nın

güneyinde, Marsilya’ya 30km uzaklıkta, zengin

kültürel ve mimari mirasıyla ünlü, ressam Paul

Cezanne ve Picasso’nun tablolarının ilham kaynağı

olan bu şehir Romalılar tarafından MÖ 100’lerde

kurulmuş.

15. yüzyılda Fransa’ya katılmış ve Provence

Kontluğunun başkentliğini yapmış. Marsilya’nın

aldığı göçler sonrası, burjuva kesimin yerleştiği bölge

olmasından dolayı Fransa’nın en pahalı evleri de bu

şehirde bulunuyor. Öte yandan şehirde 4 üniversite

ve pek çok yüksekokul olduğu için de dinamik bir

öğrenci kenti.

NYX

236


Destination Anywhere

Marsilya Havalimanında buluştuktan sonra, kısa

süren otobüs yolculuğu ile Aix-en-Provence’daki

evimize ulaştık. Vakit akşamüstü olduğu için

ufak bir turun ardından, şehrin en tanınmış

caddesi Mirabeau Bulvarı’nda (Cours Mirabeau)

bulduğumuz bir restorana geçip Fransız rakısı

“pastis” eşliğinde yorgunluğumuzu attık.

Her köşesinde karşılaşacağımız sanat eserleri ile

ruhumuzu doyurup, ağız sulandıran şekerleme

dükkânlarının vitrinlerinde çocukluğumuza

döneceğimiz bu zarif şehri birlikte keşfedeceğimiz

için çok heyecanlıydık.

Ertesi sabah kendimizi sokağa atmadan önce evimizin

tadını çıkarmaya karar verdik. Richelme Meydanı’nda

kurulan pazardan taptaze ekmek ve kruvasanlar seçip,

Monoprix’ten Fransız peynirleri, şarküteri ürünleri ve ev

yapımı reçeller aldık.

Masamızı donatıp Sainte-Victoire manzarası eşliğinde

en uzun ve en keyifli kahvaltılarımızdan birini yaptık.

NYX

237


Cezanne'ın

zemin plakaları

Aix-en-Provence’a turuna, Rotonde Meydanı’ndaki

(Place de la Rotonde) bronz heykeller ile süslü

Rotonde Çeşmesi (Fontaine de la Rotonde) ile

başladık. 1800’lerde yapılan bu çeşme şehrin en

büyük çeşmesi. Üzerindeki 3 kadın heykelinden

Mirabeau Bulvarı’na doğru bakan adaleti,

Marsilya’ya bakan tarım ve ticareti, Avignon’a

bakan ise güzel sanatları temsil ediyor. Meydanın

hemen arkasında modern bir yer altı çarşısı, turist

enformasyon ofisi ve Cezanne heykeli var.

Fontaine de la Rotonde

Çınar ağaçlarından oluşan tünelin gölgesindeki

Mirabeau Bulvarı, 16. yüzyıldan kalma binaların

bulunduğu eski şehir ile malikânelerin bulunduğu

Mazarin Mahallesini ayırıyor. 17. yüzyılda şehir

düzenlenirken burjuva kesiminin rahatça gezmesi

ve faytonlarını koyması amacıyla çok geniş

şekilde planlanmış. Bulvar yapıldığında kenarlara

dikilen karaağaçlar, 19. yüzyılda çınar ağaçları

ile değiştirilmiş. Zamanında soylu sarayları ve

konaklar ile çevrili olan bu cadde şimdilerde kafeler,

restoranlar ve pek çok dükkânla dolu.

Mirabeau Bulvarı üzerindeki en eski malikâne,

kapısının iki yanındaki dev Atlas heykellerinden

tanıyacağınız, 38 numaradaki Hôtel Maurel de

Pontevès. Bugün Ticaret Mahkemesi olarak

kullanılan yapı, 1600’lerin ortasında inşa edilmiş ve

bir tekstil tüccarına aitmiş.

Bulvardaki kafelerden en meşhuru ise, Emile Zola,

Paul Cezanne, Alber Camus gibi pek çok ünlü yazar

ve sanatçının buluşması noktası olan 53 numardaki

Les Deux Garçons. 1792’den beri hizmet veren

kafeyi, zamanında burada çalışan iki garson satın

alıp adını “iki garson”koymuşlar.

Yosunlu Çeşme (Fontaine Moussue)

Aix-en-Provence’da 200 civarında çeşme bulunduğu

için “bin çeşme şehri“ olarak da biliniyor. Bulvarda

yürürken dikkatinizi çekecek çeşmeler Nine

Cannons Çeşmesi (Fontaine desNeuf-Canons)

ve Yosunlu Çeşme (Fontaine Moussue). Barok

tarzındaki Nine Cannons Çeşmesi’nin kenarları,

yazın Aix’den geçen koyun sürülerinin su içebilmesi

için normalden daha alçak yapılmış. Yosunlu Çeşme

ise bulvarda inşa edilen ilk çeşme.

Mirabeau Bulvarının sonundaki ufak meydandaki

çeşme Rene Çeşmesi (Fontaine Du Roi René).

İsmini, elinde Provence bölgesi için özel bir önemi

olan misket üzümü salkımı tutan Kral I. René

heykelinden alıyor.

NYX

238


Destination Anywhere

Picasso

Femme au chapeau dans un fauteuil

Cézanne

Portrait de Madame Cézanne

Musée Granet

Fransa’daki en iyi sanat müzelerinden biri olan Granet Müzesi’ni (Musee Granet) ziyaret etmek isterseniz, bulvarın

bitiminden sağa doğru ilerlemeniz gerekiyor. 14-20. yüzyıllar arasında yapılmış 12 bin civarında esere ev sahipliği

yapan müzenin, Rembrandt, Degas, Matisse, Monet, Van Gogh, Picasso ve elbette Cezanne’ın da eserleri dahil, çok

geniş sanat koleksiyonu var.

Mirabeau Bulvarının paralelindeki Espariat Caddesine geçtiğinizde şehrin önemli kiliselerinden St. Esprit Kilisesi’ni

(Églisedu Saint-Esprit) ziyaret edip civardaki krepçilerde kısa bir mola verebilir ve yakınlardaki Albestas Meydanı’nı

(Placed'Albertas) ziyaret edebilirsiniz. 3 tarafı şık malikâneler ile çevrili, ortasında ufak bir çeşmesi olan bu meydanın

mütevazı görüntüsü sizi aldatmasın. Bir rivayete göre meydanı çevreleyen binaların eski sahipleri, müşteri çekmek

için ikinci kattaki balkon korkuluklarını özellikle farklı bir formda yapmış.

St. Esprit Kilisesi Agard Pasajı Tour de I’Horloge

Bulvarı, Adalet sarayına bağlayan ve hala aktif olarak kullanılan tarihi Agard Pasajı’ndan (Passage Agard) geçerseniz

yakınındaki gotik tarzda yapılan görkemli Madeleine Kilisesi’ni (Eglise de la Madeleine) ziyaret edip Richelme

Meydanı’na varırsınız. Oradan da 16. yüzyıldan beri astronomi saati olarak kullanılan, saat başı hareketli figürlerin

dansını izleyebileceğiniz ünlü saat kulesi Tour de I’Horloge ile 17. yüzyıldan kalma eski belediye binası, Hotel de

Ville’nin çevrelediği Mairie Meydanı’na (Place de La Mairie) ulaşırsınız.

NYX

239


Mairie Meydanı’nın solundan devam ederseniz,

İkinci Dünya Savaşından önce Yahudi mahallesi

olan, şimdilerde yeme içme ve gece hayatını

yönlendiren popüler kafe ve restoranlarla çevrili

Cardeurs Meydanı’na (Placedes Cardeurs) çıkıp

yemek molası verebilirsiniz.

Merkezden biraz uzakta, 17. yüzyıldan kalma

Vedome Konutu (Pavillion de Vedome) sofistike

bir Fransız bahçesi ile çevrili. Vedome Dükünün

sevgilisi için yaptırdığı bu bina, sonraki sahibinin

sanat koleksiyonunun da sergilendiği bir müzeye

dönüştürülmüş. Aynı bölgedeki Roma Hamamları

(Thermes Sextius), şimdilerde modern ve lüks

bir spa kompleksi olarak hizmet veriyor. Roma

döneminden beri termal zenginlikleri ile öne çıkan

bu bölgede, antik kalıntıları da görebiliyorsunuz.

Vedome Konutu (Pavillion de Vedome)

Roma Hamamları (Thermes Sextius)

St. Sauveur Katedrali

Eski tapınağa ait kalıntılar

Apollon'a adanmış bir Roma tapınağının üzerine inşa

edildiği söylenen St. Sauveur Katedrali’nin (La cathédrale

Saint-Sauveur) birkaç yüzyıl süren inşaatı, romaneskten

gotiğe pek çok mimari stili gözlemlemenize imkân veriyor.

Sadece kulenin yapımı bile 100 yıl sürmüş. Kilisenin

vaftizhane kısmında, eski tapınağa ait kalıntılarını

görebiliyorsunuz.

Manastır bölümündeki avlunun etrafındaki kolonlar ise

çok etkileyici formlara sahip.

St. Sauveur Katedrali Avlusu

NYX

240


Destination Anywhere

Aix-en-Provence’e ait, bence en eğlenceli bina ise

turistik merkezin tam tersi yöndeki Bibliotheque

Mejanes yani şehir kütüphanesi. Kütüphane

cephesinin bir kısmı, üç dev kitap heykelinden

oluşuyor. Antoinede Saint-Exupery'nin“Küçük

Prens”i, Molière’in “Hastalık Hastası” ve Albert

Camus'nün “Yabancı’sı.

Fırsat bulursanız, post-empresyonist ressam Paul

Cezanne’ın şehir merkezine 1,5 km mesafedeki

atölyesini ziyaret etmelisiniz. 1839’da Aix-en-

Provence’da doğan, 22 yaşında Paris’e resim eğitimi

almaya giden Cezanne, eserlerini sunmak istemeyen

jüriye inat, “rededilenler” adıyla düzenlenen bir

sergiye katılarak sanat dünyasına açılmış. O’nun

Aix’deki ayak izlerini takip etmek isterseniz, zemine

çakılmış altın renkli minik plakaları kovalayabilir ve

rehberli yürüyüş turlarına katılabilirsiniz.

Bibliotheque Mejanes

Lavanta tarlalarını ziyaret etmeyi planlıyorsanız

seyahatinizi haziran ve temmuz aylarına denk getirin ama

bu dönemin hem sıcak hem de çok popüler olduğunu da

unutmayın. Sokak tezgâhlarından lüks dükkânlara, pek

çok yerde satılan Marsilya sabunu ile ilgili de ufak bir bilgi

vermek isterim. 1870’de Provence bölgesindeki büyük

bir don, zeytin bahçelerini yok etse de Marsilya, Berre ve

Alpilles civarındaki bölgeler bu dondan kurtulmuş. Sabun

üretimi hızlandıktan sonra Marsilaya’ya uzatılan demiryolu

da sabun ticaretinin büyümesini sağlamış. Şimdilerde butik

bir iş gibi yürütülse de özellikle Salon Provence’da hala

aktif olan birkaç sabun üreticisi, 100 yıldan fazla süredir

faaliyet gösteriyor.

Eglise de la Madeleine

Monument Joseph Sec

Zamanımızın çoğunu şehri keşfederek geçirdiğimiz

için, gün boyunca ayaküstü atıştırmalıklar ve bol

çikolatalı kreplerle tercih ettik. Yine de öğlen yemeği

için ev sahibimizin tavsiye ettiği Drôle d'Endroit’e

uğradık. Bulunması çok da kolay olmayan daracık bir

çıkmaz sokaktaki bu lokal restoranda kendimize güzel

bir ziyafet çektik. Yorgunluğumuzu atmak için ise Les

Deux Garçons’da uzunca bir mola verdik. Elbette

bolca makaron ve bölgenin meşhur portakal aromalı

badem ezmesi Calisson’dan yiyip, gördüğümüz her

şekerci dükkânına girerek kurabiyeler denedik.

Taş döşenmiş sürprizli sokakları, irili ufaklı meydanları

ile her köşesi ayrı bir tablonun konusu olmaya

değecek güzellikteki bu şık kent için günü birlik

ziyaretçilerin neden “keşke biraz daha kalabilseydik”

dediklerini şehre iner inmez anlıyorsunuz. Bu yüzden

plan yapmaya başlayın çünkü Provans’ın en yaşanası

zamanları kapıda.

NYX

241


META

Post

Büyücüsü

BURÇİN YAŞAR ÜNER

Sosyal Medya Uzmanı

burcin.uner@nyxmag.com

VERSE

Son zamanlarda siz de bu kelimeyi sıkça duyuyor

ama ne olduğunu tam olarak bilmiyorsanız

doğru yerdesiniz. Yavaş yavaş hayatımıza

girmeye hazırlanan bu yeni dünyayı gelin

beraber inceleyelim.

Metaverse’ü kelime olarak Türkçe’ye çevirmek

istersek “sanal evren” diyebiliriz. Kavramın

ortaya çıkışı aslında çok da yeni sayılmaz. Neal Stephenson,

1992’de yayınlanan Snow Crash adlı bilim kurgu romanı

ile bu kavramı dile getiren ilk kişi oldu. Romanda insanlar

gerçek hayatlarından kaçarak sanal dünyada avatarları ile

hayal ettikleri hayatı yaşayabiliyorlar. Ancak 30 yıl sonra

spoiler vermekle suçlanmayacaksam söylemeliyim ki

romanın sonu çok iç açıcı değil…

Zuckerberg sayesinde son günlerde çok daha fazla bu

kavramı duyuyor ve konuşuyor olsak da aslında daha basit

versiyonları uzun süredir hayatımızda. World of Warcraft,

Fornite, Roblox ya da Second Life gibi oyunları oynayanlar

diğer oyuncularla sanal ortamda bir araya gelerek sosyal bir

iletişim kurabiliyor. Ancak Metaverse’de daha ileri teknoloji

devreye giriyor ve olayı birkaç adım ileri taşıyor. Sanal

gerçeklik gözlükleri, kulaklıkları ve hatta dokunma hissini

yaşayabilmemiz için geliştirilen sanal gerçeklik eldivenleri!

Evet yanlış okumadınız, sanal evrende dokunma hissini bile

yaşayabileceğiz. Zuckerberg Metaverse’den bahsederken

“Hayal ettiğiniz neredeyse herşeyi yapabileceğiniz bir yer,

arkadaşlarınızla ve ailenizle bir araya gelmek, çalışmak,

öğrenmek, eğlenmek, alışveriş yapmak ve yaratmak gibi.”

diyor.

Hala kulağa çok ütopik gibi geliyor olsa da, pandemi ile

birlikte online çalışmaya, Zoom toplantılarına ne kadar kolay

adapte olduğumuzu düşünürsek, gerekli ekipmanlara sahip

olduktan sonra sanal evrene adapte olmamız da sanırım çok

zaman almayacak.

NYX

242


Post Büyücüsü

Peki Metaverse’de neler yapabileceğiz?

Mesela arsa satın alabilirsiniz. Şimdiden bu yeni

dünyada kendine ait meta dijital para birimi ile satışı

yapılan arsalar var.

İş toplantılarını Zoom'da yapmak yerine 3 boyutlu

olarak metaverse’de yapabilirsiniz.

Sevdiklerinizle, arkadaşlarınızla sosyal etkileşime

girebilir, birlikte vakit geçirebilirsiniz. (Galiba pek

yakında sanal düğünlerde gelin ve damada altın

yerine coin takacağız)

Bir sanat galerisini gerçekten ordaymışsınız gibi

aynı keyfi alarak gezebilirsiniz. Sinemaya gitmeden

sinemada film izleyebilirsiniz. Cesaret edip

gidemediğiniz o uzak ükelere seyahat edebilirsiniz.

Ya da sevdiğiniz markaların internet sitelerinden

alışveriş yapmak yerine, metaverse’deki mağazasına

girip daha keyifle alışveriş yapabilirsiniz.

Tüketici markaları şimdiden Metaverse dünyasına

girmeye başladı bile. Geçtiğimiz yaz Roblox için

yalnızca dijital aksesuarlardan oluşan bir koleksiyon

hazırlayan İtalyan lüks moda markası Gucci,

Sandbox'ta sanal arazi satın aldığını ve metaverse

platformunda bir dünya inşa etmeye başlayacağını

duyurdu.

Nars, Givenchy Beauty ve Clinique gibi güzellik

markaları da NFT dünyasına giriş yaptılar.

Travis Scott, Justin Bieber, Ariana Grande gibi ünlü

şarkıcılar sanal evren konserlerine çoktan başladı.

Travis Scott’ın Fortnite’da gerçekleşen konserine 12

milyondan fazla canlı izleyici katıldı. Madonna ve Rita

Ora ise konser hazırlığında olan diğer isimlerden.

Kısacası tüm bu konuştuklarımız hayal gibi geliyor

olsa da çok yakında hepsini yaşayacağız. Unutmayın

ki bir zamanlar hayatımızda internet diye bir şey

de yoktu, ve söyleseler çok gerçekçi gelmezdi. Ama

şimdi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Öyleyse

şimdi de sanal gerçeklik ekipmanları için masamızda

yer açmaya başlasak iyi olur ;)

NYX

243


2022’DE AŞKTAN BEKLEDİKLERİMİZ

Hızla değişen hayat düzenimizde 2022'nin neler getireceğini tahmin edebilmek çok zor.

Peki bu değişen düzende çekici bulduklarımız, etkilendiğimiz şeyler nasıl değişiyor?

Kullanıcılarını, birbirlerini daha iyi tanımaları için uygulama üzerinde yer alan sorulara verilen

yanıtlara göre eşleştiren arkadaşlık uygulaması OkCupid kullanıcılarına partner seçerken nelere

dikkat ettiklerini sordu. İşte yanıtlar…

İLGİ ALANLARIMIZ VE ENDİŞELERİMİZ BENZER

OLSUN

Kullanıcıların partnerinde en çok önemsediği

şeylerden biri de ortak ilgi alanlarına sahip olmak.

"Sevgilinle ortak ilgi alanlarına sahip olmak önemli

midir?" sorusuna ‘Evet’ diyenlerin oranı yüzde 61’ken,

"herkesin kendi ilgi alanları olmalı" diyenlerin oranı

yüzde 39 oldu. Bilgi akışının çok hızlı olduğu bu

internet çağında ortak ilgi alanlarına denk gelmek

bile başlı başına bir çekicilik kriteri belki de. Aslında

kullanıcılar, ‘İnternet olmadan yaşayabilir miydin?’

sorusunda ikiye bölünmüş durumdalar. Yarısı

‘evet,’ yarısı ‘hayır’ diyor ancak 2022 yılında ‘İklim

değişikliği’ gibi ortak endişelerimiz de var. OkCupid

kullanıcılarının yüzde 78'i küresel ısınmadan endişeli.

Hatta bu soruyu cevaplayanların üçte biri, birlikte

olmak istediği insanın da kesinlikle iklim değişikliği

konusunda endişeli olmasını istediğini belirtiyor.

HEM ZEKİ OLSUN HEM DE KOMİK

Bizi etkileyen şeyler birbirinden çok mu farklı? Fiziksel

görünüm, statü, duygusallık… Bunlardan hangisi

sizi daha çok etkiler? OkCupid kullanıcılarına göre

ilk sıralarda mizah anlayışı geliyor. ‘Sevgilinle mizah

anlayışının aynı olması sence önemli mi?’ sorusuna

kullanıcıların yüzde 57’si, ‘Çok önemli’ derken,

yüzde 38'i önemli sayılır dedi. Yani önemsiz görenler

yok denecek kadar az. Kadınlar mizah konusunu

erkeklerden biraz daha fazla önemsiyorlar. Kadınların

yüzde 67’si için mizah ‘çok önemli’yken, erkeklerde bu

oran yüzde 53. Mizah biraz da zeka göstergesi olduğu

için elbette zeka da yine çekicilik kriterleri arasında en

üst sırada. ‘Zeka çekici midir?’ sorusuna kullanıcıların

90'ı "Kesinlikle!" diyor.

ÖNCE KENDİNİ SEVSİN, AMA -DE VE -DA’LARI DA

AYIRSIN

Bazısı dahi anlamında yazılmış ama kelimeden

ayrılmamış ‘de’lere çok takılır. Kullanıcıların verdiği

cevaplara bakılırsa bu ilişki tercihinde de önemli

bir rol oynuyor. Hatta kadınlar için biraz daha fazla

önemli bir rol… ‘Yazım hatalarından rahatsız olurum’

diyen kadınların oranı yüzde 76 iken, erkeklerde bu

oran yüzde 52. Çekicilik konusunda 2022 trendleri

arasına altyazılı filmler de girmiş gibi görünüyor.

‘Filmleri altyazılı mı yoksa dublajlı mı izlersin?’

sorusuna OkCupid kullanıcılarının yüzde 85’i ‘altyazılı’

diye yanıtlıyor. Yıl kaç olursa olsun sevgi dolu bir ilişki

yaşamak için aslında ilk kriter insanın kendini sevmesi.

‘Kendinle sevgili olur muydun?’ sorusuna insanların

yüzde 83’ü ‘Tabii ki!’ cevabını veriyorlar. ‘Sanmıyorum’

diyenlerin oranı ise yüzde 17. Peki siz kendinizle

sevgili olur muydunuz? Sizin kriteriniz ne?

NYX

244


Sosyal Medya

Meta, Reels formatını

Facebook’ta da

kullanıma sunuyor

Meta, Instagram Reels formatının Facebook

uygulamasına da entegre edildiğini duyurdu.

Şimdiye kadar Instagram’a özgü olan özellik

artık doğrudan ana Facebook uygulamasında

kullanılabilecek.

Güncellemeyle birlikte, kullanıcıların Reels deneyimini daha kaliteli hale getirmek için yeni video oluşturma araçları

da kullanıma sunulacak. Oluşturulan Reels videoları, Hikayeler’de, Facebook Watch’ta ve Haber Kaynağı’nda

görüntülenebilecek. Ayrıca doğrudan ilgili videonun sayfasından içerik üreticilerin hesabına ulaşmak da mümkün

olacak. Platformların çapraz paylaşım özelliğini desteklemesi sayesinde, kullanıcılar isteğe bağlı olarak Instagram’da

paylaştıkları Reels videolarını Facebook’ta da paylaşabilecekler.

Gelir etme fırsatları sunan yeni araçlar

İçerik üreticilerinin yayın içi reklamlar ve Stars gibi

ürünlerden gelir elde edebilmeleri amacıyla, Facebook

Reels doğrudan para kazanma seçenekleri de

sunacak. Meta ayrıca, reklamverenlere reklamlarının

nerede ve nasıl görüneceği konusunda daha fazla

kontrol sağlayan araçlar da sunacak. Ek olarak,

Meta geçen yılın Ekim ayından bu yana Facebook

Reels’lerde gösterilecek tam ekran ve sürükleyici

reklam özelliklerini test ediyor. Önümüzdeki aylarda

dünya çapında kullanıma sunulacak olan bu özellik

ile kullanıcılar Reels reklamlarına tıpkı Facebook'taki

organik içeriklerde olduğu gibi yorum yapabilecek,

reklamları beğenebilecek, görüntüleyebilecek,

kaydedebilecek, paylaşabilecek ve atlayabilecek.

Facebook Reels için geliştirilen video oluşturma

araçları ise şu şekilde:

Remix: Facebook'ta mevcut, herkese açık olarak

paylaşılan bir Reels videosunu kendi videonuzla

birleştirebilirsiniz. Başka bir içerik üreticisinin Reels

videosunun tamamını veya bir kısmını içeren bir

Remix oluşturabilirsiniz.

60 saniyelik uzunluk: 60 saniye uzunluğunda Reels

videoları oluşturabileceksiniz.

Taslaklar: Bir Reels videosu oluşturduğunuzda

“Taslak Olarak Kaydet” butonuna tıklayarak videonuzu

kaydetme seçeneğine sahip olacaksınız.

Video Şekillendirme: Canlı veya uzun formatta

çekilmiş olan Reels videolarını şekillendirmek ve

kırpmak isteyen içerik üreticileri için yeni video

şekillendirme araçları kullanıma sunulacak.

Kendi Facebook

Reel'ınızı Oluşmanız İçin

5 Adım

Facebook uygulamanızı açtığınızda

Reels sekmesine dokunun ve ardından

en yukarda bulunan ''Reel oluştur''

kısmına tıklayın.

Reel içeriğinize video ekleyin:

Kayıt butonuna basın veya sol alt

köşede bulunan fotoğraf ikonuna

tıklayarak albümünüzden fotoğraf

veya video seçin.

Ekranınızın sağ tarafında bulunan

ikonlara basarak ses, metin, efekt,

başlık veya saat ekleyin.

Açıklamanızı yazın ve hedef kitlenizi

seçin. Farklı bir ayarlama yapılmadığı

takdirde Reel'ların herkese açık

olduğunu unutmayın.

Yayınlamak için ''Paylaş''a basın.

NYX

245


İnternet beynimizi tembelleştiriyor mu?

Dijital Marka Stratejisti Bahar Üner Anahmias neden daha az konsantre olabiliyoruz, acaba internet beynimizi

tembelleştiriyor mu sorularının peşinden giderek, konuya ilişkin görüşlerini paylaşıyor.

Ne ara değiştik? Bunun sorumlusu kim?

Teknoloji mi?

Bir de işin kitap okuma boyutu var. Küçüklüğümden

beri kitap oburuyum. Son yıllarda okumak ve anlamak

için kendimi bayağı bir vermem gerektiğini fark

ediyorum. Alıyorum kitabı. Kitap çok sürükleyici

değilse bir de bakıyorum ki bırakmışım. Elime

telefonumu almışım.

Bundan sekiz sene önce elime geçen bir kitapla

problemin sadece bende olmadığını keşfettim. Kitabın

adı, ‘The Shallows! What the Internet is Doing to Our

Brains? / Yüzeysellik! İnternet Beynimize Ne Yapıyor?’

yazarı ise Nicholas Carr.

Nicholas Carr konsantrasyon ve bilgiyi öğrenebilme

konusunda çok ciddi problem yaşadığını söyleyerek

başlıyor kitabına. Tam da benim gibi. Belki de sizin gibi.

Bunun nedenini araştırmak için kendini inzivaya

çekiyor. Bir nevi teknoloji detoksu yapıyor. Bilgisayar

yok. Wi-fi yok. Cep telefonu akıllı değil. Tam bir detoks.

Sadece kitaplarla dolu bir eve kapanıyor yazar.

Nicholas Carr teknoloji detoksu ve eski moda okuma

yöntemi ile konsantrasyonunu kazandığını, sürekli

kendini geliştirebilen beyninin hemen hemen eski

haline döndüğünü belirtiyor kitabında. Dediğine göre

internette araştırma yapıp, okurken beynimizin hep

kısa süreli hafıza kısmını kullanıyormuşuz.

Yazarın iddiası ise şu: “Eğer yeniden uzun süreli

okuma işlemine dönersek, beynimiz de buna alışır.

Konsantrasyonu daha uzun süre koruyabiliriz. Beyin

de bu şekilde geliştirir kendini.”

Tamam, kabul, yeniden eski tip okumaya dönelim.

Ama çok alıştığımız Google ne olacak? Hiç araştırma

yapmayacak mıyız? İnternet kötü mü? Teknolojiden

uzak mı kalmalıyız?

Teknoloji beynimizi değiştiriyorsa, onu

terk mi etmeliyiz?

Merak etmeyin. Bu sorunun yanıtı kocaman bir “Hayır”.

Yazının bulunuşu, matbaanın icadı, televizyon... Hepsi

de icat edildikleri dönemde insanlığı korkutmuş.

Beynimiz tembelleşir diye. Tembelleşti mi?

Yazı ile insanlar hikâyelerini sonraki nesillere,

bozulmadan, değişmeden ulaştırabildi. Matbaa ile

kitaplar basıldı ve bilgi daha çok insana ulaştı. İnternet

ile bilgi zaman ve mekân kısıtlaması olmadan tüm

dünyaya yayıldı. İnsanlık gelişimini yaptığı icatlara

borçlu.

Size iyi bir haberim var.

Amerikalı psikolog Gary Small’un beyin üzerine yaptığı

araştırmalara göre İnternet kullanımı beyinde bazı

bölgelerin daha fazla gelişmesini sağlıyormuş.

NYX

246


Sosyal Medya

Araştırmayı anlatabilmek için sizlere iki

terimden bahsetmem lazım: Dijital Yerliler

ve Dijital Göçmenler.

Dijital Yerliler: Dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları

dünyasında doğan gençler; bizim çocuklarımız, sizin

torunlarınız.

Dijital Göçmenler: Zamanında mektup yazmış,

kalemle not tutan, tüm bu teknolojiler ortaya

çıkmadan doğan, bu teknolojiyi yaşının ileri bir

safhasında öğrenmek zorunda kalan kişiler: Bu da

bizler ve anne-babalarımız oluyor.

Gary Small’un yaptığı araştırmaya göre Dijital Yerliler

her gün ortalama 8,5 saat teknolojiye maruz kalıyor.

8,5 saat teknoloji ise ile beynin Multitasking – çoklu

görev bölgesinin, karmaşık mantık yürütme ve

muhakeme becerilerinin gelişmesini sağlıyor.

University of California’da yaptığı bu araştırmada

özellikle 55-76 yaş aralığındaki Dijital Göçmenlerin

internet kullanırken beyinlerinin hangi bölümlerini

kullandıklarını merak etmiş Small. Acaba internet

gerçekten de beyni tembelleştiriyor mu diye bakmış.

Araştırmaya katılanlardan bilgisayar ekranından bir

metin okumaları ve internette araştırma yapmaları

istenmiş. Araştırmaya katılanların hepsinde, okuma

sırasında beynin şakak, arka ve yan bölgelerinde

bulunan dil, okuma, hafıza ve görme merkezlerinin

faaliyetinde belirgin bir artış gözlenmiş. İnternette

araştırma yapan grup ve internette sadece okuyan

grup arasında ise fark varmış. İnternette araştırma

yapanların beyninin ön ve şakak bölgelerinin yanı sıra

karar alma ve muhakeme sürecini denetleyen bölgenin

işlevinde de artış belirlenmiş.

Araştırmayı yürütenlerin başındaki psikolog Dr. Gary

Small, internette araştırma yapan kişilerde sinirler

arasındaki iletişimin diğerlerine göre daha fazla

olduğu sonucuna vardıklarını belirtmiş.

İnternette araştırma yapmak beynin karmaşık

işlevlerini harekete geçiriyormuş. Bunun yaşlanmada

ortaya çıkan beyin hücrelerinin azalmasında etken

olabileceğini belirtiyor.

Gary Small’a göre, “Web’de arama yapmak gibi basit

bir görev bile beynimizde etki yapabiliyor. Beynimiz

öğrenmeye devam ediyor.” İddiasına göre araştırma

yapmak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek belki de

bunamayı, demansı önlüyor.

Tüm bu araştırmalar ve kaynaklar her zaman bize yol

gösterici aslında.

Bizim bilmemiz gereken:

1. İnternet hayatımızın bir gerçeği. Beynimiz bu yeni nesil iletişim

şekliyle değişiyor. Bunu bilelim.

2. İnterneti yapıcı ve yaratıcı olmak için kullanalım. Öğrenelim,

öğrendiğimiz bilgiyi özümsemeye çalışalım, paylaşalım, takımlaşalım,

üretelim, yine paylaşalım. Bizim öğrendiklerimizi başkaları da öğrensin.

3. İnternet, sosyal medya, telefon, tablet bağımlılığından kendimizi

koruyalım. Kontrollü ve dengeli olalım.

4. Yüz yüze sosyal ilişkilerimizi unutmayalım. Onları besleyelim.

5. Okuma alışkanlığımızı kaybetmeyelim. Sadece internette okumamıza

güvenmeyelim. Okumanın beynimizin başka bölümlerini de çalıştırdığını

unutmayalım.

6. İnternet ezberleme alışkanlığımızı, hafızamızı zayıflatıyor, gereksiz

hale getiriyorsa, biz de beynimizin bu alışkanlıklarını kaybetmemek için

çabalayalım. Bazı şeyleri aklımızda tutmaya çalışalım, bilgiyi edindikten

sonra çevremizle paylaşalım, anlatalım.

7. İngilizceye mutlaka hakim olalım. Çocuklarımızın bu dili mümkün olan

en iyi şekilde öğrenmelerine çabalayalım. Biz ne kadar Türkçe kaynak

yaratsak bile, internetteki İngilizce kaynaklar bir o kadar daha fazla ve

her an artıyor.

8. İlgilendiğimiz konuları, dünyanın gittiği yöndeki konuları takip

edelim. Bilgi ve öğrenme artık bir tık uzağınızda. Her konuda kendimizi

geliştirmemiz şart.

9. Hem çocuklarımız hem de biz dijital zekâmızı geliştirelim. Güvenli

internet araştırması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmek, internette

gezinirken kendini kontrol edebilmek, dağılmamak, sosyal medya

zamanını kısıtlı kullanmak, vb. konularda dijital zekâmızı geliştirelim.

10. En önemlisi yapay zekânın pek çok işe sahip olacağı bu dönemde

İnsani özelliklerimizi kaybetmeyelim."

NYX

247


Türkiye'deki Kadınların

Mobil Tercihleri Araştırması

Dünya’nın en büyük mobil reklam ağlarından AdColony Türkiye’deki kadınların oyun alışkanlıklarını,

teknoloji ile olan ilişkilerini, marka ve ürün keşiflerini, beklentilerini ve satın alma davranışlarını

analiz ettiği araştırmayı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde yayınladı.

Türkiye’de kadın mobil kullanıcıların yaş aralıklarına baktığımızda

akıllı telefon kullanan kadınların %54’ünü 16-34 yaş aralığı

oluşturuyor. Mobil kullanıcı kadınların %31’inin iki çocuğu varken,

%15’i üç veya daha fazla çocuk sahibi olduğunu dile getiriyor.

Kadınların %73’ü kendini özgüvenli, %72’si açık görüşlü, %61’i ise

yaratıcı olarak tanımlıyor.

En büyük sosyalleşme araçlarımızdan biri haline gelen mobil oyunlar

da kadınların vakit geçirmek için ilk tercihi oluyor. Türkiye’deki

kadınların %89’u oyun oynamak için mobil cihazlarını kullandığını

söylerken, %19’u dört veya daha fazla cihaz üzerinden oyun oynuyor.

Mobil oyun türlerine baktığımızda ise kadınların en sevdiği mobil

oyun türü %52 ile puzzle/platform oyunları olurken, %49 ile aksiyon,

%44 ile atış/hedef, %38 ile simülasyon ve %37 ile spor oyunları

puzzle/platform oyunlarını takip ediyor. Ayrıca kadın kullanıcıların

%19’u mobil cihazlarında günde 4-6 saat vakit geçiriyor.

Kadın, erkek fark etmeksizin hepimiz için belki de en büyük

vazgeçilmezimiz haline gelen online alışveriş datalarına baktığımızda,

Türkiye’de kadınlar online olarak %35 ile kıyafet satın alıyor. Bunu

sırasıyla %29 ile şampuan, %26 ile ayakkabı, %24 ile temizlik ürünleri

ve %22 ile kitap takip ediyor.

Ülkemiz; kadın milli takımlarının gösterdiği muhteşem başarılarla

adından söz ettirirken, Türkiye’de kadın mobil kullanıcıların %46’sı

yüzme, %33’ü voleybol, %30’u ise bisiklet sporu ile ilgilendiklerini

bildiriyor. Mobil kullanıcı kadınların kişisel ilgi alanlarına

baktığımızda ise %75 ile yemek pişirmek ilk sırada yer alırken, %70

ile müzik, %67 ile yemek/içmek, %66 ile sinema ve %65 ile kişisel

bakım takip ediyor.

NYX

248


Sosyal Medya

Kadınların Şifreleri

Daha Zor Hackleniyor

Global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs’ün hazırladığı Siber Güvenlik

ve Çevrimiçi Davranışlar raporuna göre, basit ve tahmin edilmesi kolay şifre

kullanımı erkeklerde %31 iken bu oran kadınlarda %23. Rapora göre 54 ve

daha büyük yaştaki kullanıcıların, 18-44 yaş aralığındaki kullanıcılara göre

daha güçlü şifreler kullandıklarını belirten Bitdefender’in Türkiye distribütörü

Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şifrelerin kötü niyetli

kişilerin eline geçmemesi için 4 önemli öneride bulunuyor.

Şifrelerinizi Kötü Niyetli Kişilerden Nasıl Korursunuz?

1. Her hesap için farklı şifreler belirleyin

İnternet kullanıcılarının yarısı ya tüm hesaplarında

birkaç parola kullanıyor ya da her çevrimiçi hesap

için tek bir parola kullanıyor. Bu, tek bir şifrenin

ele geçirilmesiyle birçok önemli hesabın ele

geçirilebileceği anlamına geliyor. Kullanıcılar her

hesap için farklı şifreler kullanmalı.

2. Güçlü şifreler oluşturun

Her zaman tahmin edilmesi zor şifreler belirleyin. Bu,

en az sekiz karakter uzunluğunda hem büyük hem de

küçük harfler, sayılar ve “#%$” gibi özel karakterler

kullanmanız gerektiği anlamına gelir.

3. Şifre yöneticisi kullanın

Herkes, her hesap için farklı ve güçlü bir şifreyi akılda

tutmanın oldukça zor olduğunu kabul eder ancak,

öngörülemeyen bir veri ihlalinden kaynaklanan hasarı

sınırlamak istiyorsak yapılması gereken budur. Sosyal

medyada, e-ticaret sitelerinde ve online bankacılık

uygulamalarında aynı parolayı kullanırsanız, bu

hizmetlerden birinin ihlale uğraması yeterlidir ve tüm

hesaplarınızın parolası karanlık ağda siber suçlulara

satılır. Güçlü şifreler oluşturmakta ve akılda tutmakta

zorlanıyorsanız Bitdefender Şifre Yöneticisi gibi

bir şifre yöneticisi kullanabilirsiniz. Bu uygulamalar

sizin için güçlü parolalar oluşturur ve bunları, ihtiyaç

duyduğunuzda kolay otomatik doldurma için en güçlü

veri güvenliği protokollerinin arkasında güvenle saklar.

4. Çok faktörlü kimlik doğrulamayı

etkinleştirin

Bugünlerde hemen hemen her çevrimiçi hizmet, basit

parola ile oturum açmanın ötesine geçen ikincil bir

kimlik doğrulama biçimini etkinleştirme seçeneği

sunuyor. İster SMS yoluyla gönderilen bir dizi numara

ister gelen kutunuza düşen dört harfli bir kod olsun,

çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), oturum açanın

parolanızı çalan biri değil, siz olduğunuzu gösterir.

Bunu sunan sosyal medya ve bankacılık hizmetleri

başta olmak üzere her hizmet için mutlaka özelliği

etkinleştirin.

NYX

249


Twitter'daki teknoloji sohbetlerine hükmeden üç konu:

Dijital Etik, Web3 ve Metaverse

Son birkaç yıldır işletmeler, pandemi koşullarına ve sürekli gelişen tüketici davranışlarına uyum

sağlamak için çalışma yöntemlerini değiştiriyor ve bu değişikliğin büyük bir kısmı Twitter'da

gerçekleşti. Twitter, teknoloji, finans, spor, gıda gibi çeşitli sektörlerle ilgili şaşırtıcı veriler ve uzman

analizleri içeren ilk Birdseye Raporunu yayınladı.

Twitter Resmi Ortakları tarafından hazırlanan ve küresel Twitter sohbetlerine dayanan rapor, en önemli tüketici

trendlerini vurguluyor ve markaların önümüzdeki yıl için fırsatları belirlemesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu

raporlar, markanızın tüketicilere hitap etmesini ve bundan sonra ne olabileceği hakkında genel sohbete uygun hale

getirilmesini sağlamaya yönelik trendleri, fırsatları ve önerileri belirliyor. Twitter, Sprinklr ortaklığıyla teknolojiye dair

çarpıcı bulgular içeren bir rapor yayınladı.

Teknolojiyle ilgili bazı önemli noktalar

Dijital Etik, Siber Bireysellik ve Metaverse, 2021'de

Twitter'daki teknoloji sohbetine hakim oldu ve

2022'de izlenmesi gereken önemli trendler arasında

yer alıyor.

Dijital Etik: 2021'de sürdürülebilirlik ve yapay zeka

eğilimi gibi konulara dayalı olarak dijital etikle ilgili

konuşmalarda %32 büyüme oldu

Web3: Web3 ile ilgili konuşmalar 2021'de %1.869

arttı. Sohbetin itici güçleri arasında NFT'ler (%8,8 bin

büyüme) ve kripto para birimleri (%534 büyüme) var.

Metaverse: 2021'de metaverse ile ilgili Twitter

sohbetlerinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla

%19,425 büyüme oldu. Konuşmaları güçlendirici

konular arasında sanal gayrimenkul (%483 büyüme)

ve immersive teknoloji (%62 büyüme) yer alıyor.

Dijital vatandaşlığın kuralları yeniden yazılıyor

Güçlü teknoloji bir zamanlar yalnızca en büyük

işletmeler tarafından erişilebilecek durumdaydı. Artık

o teknoloji ve o güç tüketicilerin elinde. Bağlantı,

yaratma ve topluluk önündeki engeller kalktı ve

markalar artık kapı bekçisi değil, işbirlikçi konumunda.

2022 ve sonrasında her şirket bir teknoloji şirketi

olacak ve her müşteri kendi benzersiz dijital yaşamının

yazarı konumuna gelecek.

Bu yeni paradigmada, insanlar Dijital vatandaşlığın

kurallarını yeniden yazıyor, sanal ve somut arasındaki

çizgiyi bulanıklaştırıyor ve daha küratörlü, kapsayıcı

ve kişiselleştirilmiş bir kültürü yeniden tasavvur

ediyor. Yeni ve daha iyi bir dünya icat ederken,

kolaylaştırmak, hızlandırmak ve ortak olarak katılmak

için teknoloji ve teknoloji markalarına bakıyorlar. Bu

beklentileri karşılamak için teknoloji markalarının

sayısız kanalda müşteri duyarlılığından faydalanması

ve gerçek zamanlı olarak kusursuz, birleşik bir

deneyim sunması veya daha çevik rakiplerin gerisinde

kalma riskini alması gerekiyor.

NYX

250


Sosyal Medya

Konuşmayı güçlendirici noktalar

Şu kavramlar, olaylar veya anahtar kelimeler Twitter'da

teknoloji konuşmaları yönlendiriyor:

• Teknolojide sürdürülebilirlik ile ilgili konuşmalar +%51

• Veri şeffaflığı ve rıza ile ilgili konuşmalar +%39

• Teknolojide karbon nötrlüğü ile ilgili konuşmalar +%192

• Önyargı ve etikle ilgili konuşmalar +%25

Tüm bunlar markalar

için ne anlama geliyor?

Değerlerinizi ve kişiliğinizi paylaşın

Kim olduğunuz ve nasıl çalıştığınız, tüketicileriniz için

ürününüz veya hizmetiniz kadar önemlidir. Teknoloji

markalarının farklı bir bakış açısını paylaşması,

önemli konularda net bir duruş sergilemesi ve

şeffaflıkla hareket etmesi gerekiyor. Müşterileriniz

sizi ortak olarak gördükleri için sizi tanımak ve en

çok kullandıkları ve güvendikleri kanallardan sizinle

doğrudan konuşmak isterler.

Birleştirici olun

Bireysel müşteriler benzersiz dijital ekosistemleri

düzenlerken, önceden onları birbirine bağlayan

deneyimler giderek daha fazla parçalanıyor.

Birleştirici markalar, hem kişisel hem de kolektif olan

kusursuz bir deneyimi iyileştirmek için bu parçalanmış

bakış açılarını farklı platformlar ve topluluklar

arasında sentezler. O noktaya ulaşmak için yapay

zeka marka kimliğinizin temel bir parçası olmalıdır;

böylece sayısız veriye kaynak sağlayabilir, paylaşılan

içgörüleri elde edebilir ve birleştirmek için harekete

geçebilirsiniz.

Dijital kırılımın üstünden köprüyü kurun

Teknoloji, yaratıcılığın yeni modlarını ve etki yaratma

yeteneğini doğrudan yaratıcıların ve fark yaratanların

ellerine verir. Ancak bu güç ile gerçek ölçek, önemli

sesleri yükseltecek platformlar ve dijital güvenlik

arasında hala bir boşluk var. Müşterilerinize, onların

hedeflerini ve hayallerini anladığınızı, bunlara

ulaşmaları için gerekli araçları sağlayarak gösterin.

Twitter’a göre, trendleri

yakalamak için markalar

ne yapmalı

• Sürükleyici dijital deneyimler yaratın

• Metaverse'de bulunun

• Tükenmişliğe dikkat edin

• Daha modüler, özelleştirilebilir ve abonelik tabanlı

teklifler

• Markanızı kişiselleştirin

• Dijital altyapı oluşturun

• Dürüst müşteri katılımı ile proaktif olun

• İyiliği güçlendirmek için araçlarla yenilik yapın

• Verinin ötesindeki insanı görün

NYX

251


Yoldaki ilk

Denge

ASU ÇETİN

Yoga Egitmeni

farkındalık;

Özşefkat

Yoga; B.K.S Iyengar‘ın tanımı ile bedenin

zihinle, zihnin de ruh ile birleşmesidir. Zihin

ruh ile birleştiğinde ruh özgürleşir, huzurlu

bir hale geçer. Bu yolda Yoga geleneksel

olarak sekiz aşamaya ayrılır. Patanjali’nin

sekiz aşaması;

Yama (bireysel ahlaki disiplinler), Niyama

(toplumsal ahlaki disiplinler), Asana (bedensel çalışmalar,

duruş), Pranamaya (Nefes farkındalığı), Pratyahara

(duyuların kontrolü), Dharana (konsantrasyon, odaklanma),

Dhyana (meditasyon), Samadhi (bütün olarak kendini verme).

İlk aşama olan Yama, beş tane ilkeyi kapsar.

Ahimsa (şiddetsizlik), Satya(dürüstlük), Asteya (açık kalplilik,

çalmama), Brahmacharya (tensel zevkleri denetim altına

alma), Aparigraha (basitlik, ihtiyacından fazlasına sahip

olmama)

Yola başladığımda daha ilk aşamanın ilk ilkesi olan Ahimsa

benim için çok kıymetli bir farkındalık ve keşifti. Kendimle ve

çevremle olan ilişkilerimi, düşünce ve sözlerimin kalitesini

daha yoğun bir biçimde gözlemlemeye başladım.

NYX

252


Denge

Farkındalık ne deneyimlediğimizi,

onu deneyimlediğimiz sırada bilmektir.

Guy Armstong

Yoga pratiklerim sırasında matın üstünde bedenime

uyguladığım şiddeti gözlemledim. Pozu daha iyi

yapmak için bedenimi zorlamalarım, dinlenmem

gerekirken daha fazla pratik yapmaya çalışmam, o an

ihtiyacım olan ilk seviye iken ileri seviyelerde pozlara

girmem. Ve en önemlisi bu sırada zihnimin yaptığı

yargılamalar. Kendi kendimi yargıladığım anları

yakalardım. Hala da yakalıyorum.

Bu keşif ile birlikte artık pratiklerimde niyetim

‘’Kendimi yargılamadan vücudumun o anki gücüne,

esnekliğine ve yorgunluğuna göre asanaları

uygulamak ve pozları geliştirip derinleştirmek.’’ oldu.

Matın üstünde başlayan bu ilkeyi ister istemez

yaşamımın diğer alanlarına da taşımaya başlamıştım.

Düşüncelerime, gün içinde yaptığım aktivitelerime,

kendime davranma şeklime uyguladığım kıymetli

bir ilke haline geldi. Öz Şefkati farketmiştim ve

artık kendime iyi davranmaya özen gösteriyorum.

Çalışırken, yemek seçimlerimde, insanlarla ailetişim

içindeyken, problemler ile karşılaştığımda, en zorlu

anlarda şiddetsizlik ilkesini kendime hatırlatırım.

Kendine nasıl öz şefkat gösterebileceğini sen de

keşfedebilirsin. Öz şefkat; kendini yargılamadan

kendini olduğun veya olmadığın halinde kabul

etme, barışma halidir. İyi ve kötü durumlar ile olan

ilişkilerini gözlemleyebilisin. Sürekli, mutluluğun ve

iyi hislerin peşinde olmak bizi huzura ve dinginleye

götüremeyebilir. İyi hissetmek için kötü hisleri de

kucaklamalıyız. Direnç göstermemek, olanı kabul

etmek güzel bir adım olacaktır.

Çevrene gösterdiğin ilgi ve alakayı kendine de

gösterebilirsin. Ki kendine nasıl davranıyorsan

çevrendeki insanlara ve doğaya da o özen ve şefkatle

yaklaşıyor olacaksın.

NYX

253


NYX

254


NYX

255


Happily

Ever

Abroad

ASLI EREN ERYILDIR

ASLEN EDU Kurucusu

Yurtdışı Eğitim Uzmanı

asli.eryildir@nyxmag.com

Bize Eğitim

Yetmez,

Çalışmak da

Lazım

Hep ne diyorduk? Yurtdışı eğitim artık bir

ayrıcalık değil, bir gereklilik. 15 yıldır yurt

dışı eğitim sektöründe aktif çalışan biri

olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; gün

geçmiyor ki bir şeyler değişmesin! Eskiden

parası olan dil öğrenmek için bize gelir, biz

de büyük bir titizlik ve heyecanla işlemlerini

yapardık. Bol vaktimiz vardı. Çünkü yurtdışında bu eğitimi

alabilecek çok kişi yoktu Şimdi ise İngilizce bilmek bir lüks

olmaktan çıktı ve tamamen bir gereklilik haline geldi. Hatta

iyi bir kariyer için İngilizce bilmek neredeyse zorunlulukken,

üçüncü bir dil gereklilik oldu.

Hal böyleyken de yurt dışı eğitim için farklı alternatifler

oluşmaya başladı. Artık sadece çok parası olan değil, bu işe

gönlünü vermiş yeterince istekli ve bir şekilde bütçesini

organize edebilenler de yurt dışına gidip eğitim alabiliyor.

Bunun en büyük sebeplerinden biri de yurtdışında dil eğitimi

alacak öğrencilerin bazı ülkelerde eğitim alırken bir yandan

da çalışabilme imkanlarının olması.

Biz de bu yazımızda hem eğitim alıp hem de çalışabileceğiniz

ülkeleri sizin için derledik…

NYX

256


Happily Ever Abroad

İRLANDA

İrlanda özellikle son yıllarda yurt dışı eğitim için en

çok tercih edilen ülkelerden biri haline geldi. Ana

dilinin İngilizce olması, İngiltere’nin aksine Sterlin

yerine Euro kullanılıyor olması, okulların daha butik

ve ekonomik ve Dublin’in mükemmel bir öğrenci şehri

olması İrlanda’yı ülke olarak ön plana çıkardı. Bu

çıkıştaki en büyük sebeplerden biri de şüphesiz eğitim

alırken verilen çalışma hakkı!

İrlanda’da dil eğitimi alırken çalışmak isteyen

öğrencilerin minimum 25 haftalık tam zamanlı bir dil

eğitim programına kayıt olmaları gerekiyor. Okuldan

arda kalan zamanda haftada 20 saat ile sınırlı olarak

öğrencilerin çalışma hakkı bulunuyor. 25 haftalık

eğitim programına yazılan öğrenciye 8 aylık vize

veriliyor ve kurs sonrası 2 aylık süreleri yaz tatiline

denk gelirse bu sürede tam zamanlı çalışabiliyorlar.

Okulların ya da acentelerin öğrencilere iş bulma

yetkisi yok; fakat birçok okul öğrencilerin iş

bulabilmesini kolaylaştırmak adına workshoplar

düzenliyor ve CV hazırlama teknikleri gibi ücretsiz ek

dersler sunuyor. Öğrencilerin iş bulabildikleri sektör

ise genelde hizmet sektörü. İngilizce seviyelerine

bağlı olarak restoran, cafe, mağaza ve marketlerde

iş bulabiliyorlar. Özellikle Dublin birçok butik ve

sevimli kahve dükkanına ev sahipliği yapan bir şehir.

Şanslıysanız İrlanda’nın meşhur çikolata mağazası

Butlers’ da bile iş bulabilirsiniz, ama alınacak

kilolardan biz mesul değiliz ☺

İrlanda’ nın sınır kapıları uzun süredir açık ve vize

başvuruları devam ediyor. Okul ödemelerinin vize

başvurusundan önce yapılması gerekiyor. En önemli

konu şu anda başvuruların çok fazla sayıda olması ve

vizelerin çok uzun sürede sonuçlanması. İrlanda’ da

eğitim almak istiyorsanız vize başvurunuzu yaptıktan

sonra 3 ay beklemeyi göze almanız gerek. Bir de

fazla başvuru nedeni ile konaklamalar oldukça kısıtlı.

Vizeniz çıktıktan sonra okulunuzun size konaklama

bulabilmesi için biraz daha beklemeniz gerekebilir.

Bu durumda ne diyoruz; ne kadar erken başvuru

yaparsanız o kadar şanslısınız!

NYX

257


AVUSTRALYA

Birçok insanın rüyası değil mi Avustralya’da yaşamak?

Özellikle de Türkiye’nin soğuk kış aylarında Sydney

ve Gold Coast sahillerinde insanların beyaz kumlarda

güneşlenip masmavi denize girdiklerini düşününce

kafalarda hemen planlar oluşmaya başlamıyor mu?

Orada kalıcı yaşar mısınız bilemeyiz ama İngilizce

öğrenmek ya da dilinizi geliştirmek isterseniz

Avustralya kapılarını açtı ve sizi bekliyor ☺

Avustralya’da eğitim alırken yasal olarak çalışabilmek

isterseniz öğrenci vizesi almanız gerekiyor, bunun

için de 3 ayın üzerinde bir kursa kayıt olmalısınız.

Okulların birçoğu minimum 4 aylık kurs ile kabul

etmekte. Normalde yasal çalışma hakkı haftada 20

saat iken Avustralya hükümeti şu anda saat limitini

kaldırmış durumda. Gene de okula tam zamanlı

devam etmeniz gerektiği için işinizi okulunuza göre

ayarlamanız önemli. Öğrencilerin, diğer ülkelerde

olduğu gibi, burada da işlerini kendileri bulmaları

gerekiyor. Gene birçok okul farklı workshop ve ek

derslerle öğrencilerin iş bulmalarına destek oluyor.

İşler genelde hizmet sektöründe olmasına rağmen

özellikle kendinizi geliştirdiğiniz bir alan varsa

İngilizce seviyenize bağlı olarak bu alanda da iş bulma

şansınız yüksek.

Avustralya öğrenci vizeleri başvurduğunuz tarihten

itibaren ortalama 4-8 hafta içerisinde sonuçlanıyor

Burada önemli olan nokta diğer ülkelerin aksine

ilk vize kabulünüzün okul tarafından verilmesi.

Avustralya’da okullar level’ lara (seviyelere) ayrılmış

durumda ve vize alabilmeniz için Level 1 olan bir

okula gitmeniz kesinlikle daha avantajlı. Level 1

kategorisindeki okullar başvurunuzu aldıktan

sonra sizden ek belgeler isteyerek vize için uygun

olup olmadığınızı değerlendiriyor. Olumlu gördüğü

takdirde okullar vizeden önce ödemeyi alıyor ve size

başvuru için gerekli COE belgesini iletiyor. Sonrasında

içiniz rahat bir şekilde başvurunuz yapabilirsiniz ☺

Avustralya’da vizeniz bittikten sonra Türkiye’ye

dönmeden yeni bir eğitim programına katılarak

vizenizi uzatabilirsiniz.

NYX

258


DUBAİ

Happily Ever Abroad

MALTA

İtalya’ nın güneyinde, sevimli bir ada olan Malta

İngilizcesini geliştirirken bir yandan güzel bir tatil

yapmak isteyen öğrenciler için çok ideal! Bir süredir,

bu turistik cennette dil eğitimi alan öğrencilere

çalışma hakkı da tanınıyor! Malta’ da eğitim alırken

çalışabilmeniz için minimum 6 aylık bir eğitim

programına dahil olmanız gerekir. Bu sürenin

ilk 3 ayında çalışamıyorsunuz, 3 aylık eğitiminizi

tamamladıktan sonra ise haftada 20 saat yasal

çalışma hakkınız başlıyor. Malta oldukça turistik bir

ada olduğu için öğrenciler genelde iş bulmakta çok

zorlanmıyorlar. Yine dil seviyelerine bağlı olarak farklı

otel, restoran ve cafelerde iş bulabiliyorlar. Malta

vizeleri ortalama 1 ay içinde sonuçlanıyor. Malta’

da iki farklı dil konuşuluyor; Maltaca ve İngilizce.

Genelde halkın tamamı İngilizce biliyor ve özellikle

yabancılarla iletişimde İngilizceyi tercih ediyor. Bu

nedenle biraz İngilizceniz varsa iş bulma şansınız da

yüksek ☺

Son rotamız ise yurt dışı eğitim sektörüne

yeni katılmasa da yıldızı yeni parlayan ülkemiz

Dubai! Dubai son yıllarda iş dünyasının, kültürün

ve turizmin başkenti haline gelmiş durumda.

Dubai’de konuşulan dil Arapça olmasına rağmen

özellikle çok fazla uluslararası insana ev sahipliği

yaptığı için İngilizce çok yaygın. Birçok ülkede

vize alırken yaşanan problemlerin Dubai’ de

olmaması da burayı oldukça cazip kılıyor. Tercih

edilmesinin en büyük sebeplerinden biri ise yine

eğitim alırken yasal çalışma hakkının veriliyor

olması. Hatta diğer ülkelere göre ufak bir avantajı

daha var; yasal çalışma hakkı alabilmeniz için

3 aylık bir eğitim programına kayıt olmanız

yeterli. Sonrasında size 1 yıllık oturum ve çalışma

hakkı veriliyor. Bu 3 aylık kursunuz sonrasında

dilediğiniz gibi kalabilir ve çalışabilirsiniz anlamına

gelmese de eğitiminiz sonrası kursunuzu uzatabilir

ya da mevcut çalıştığınız iş yeri size sponsor olursa

yasal olarak çalışmaya devam edebiliyorsunuz.

Dubai’ de birçok farklı iş imkânı var; İngilizceniz

daha düşük seviyede ise hizmet sektöründe iş

bulmak çok daha kolay. Ama İngilizceniz daha

ileri seviyede ise kendi alanınızda da iş bulma

imkânınız oldukça fazla. Dubai’ye öğrenci olarak

vize alım süreci ortalama 1 ay. Eğitim planlarını

yapmakta geç kalan ve bir an önce gidip eğitim ve

çalışma hayatına başlamak isteyen öğrencilerimiz

için ne kadar ideal olduğunu söylememize gerek

yok ☺ (Dubai ile ilgili daha detaylı bilgiye bir

önceki yazımızdan da ulaşabilirsiniz, linkini buraya

bırakıyoruz; https://nyxmag.com/yurt-disiegitimde-yeni-rota-dubai/

Yazımızın başında eğitim alırken bir yandan

yasal çalışma hakkınızın olmasının özellikle

masraflarınızı azaltmak konusunda etkili

olduğunu söylemiştik. Yine de tek avantajını

buna indirgersek haksızlık etmiş oluruz. Çünkü

çalışmak aynı zamanda hayatın içinde olmak

demek! Her zaman belirttiğimiz gibi; dili kendi

ülkesinde öğrenmek çok önemli. Ama sadece

sınıfta öğrenemezsiniz, mutlaka hayatın içine

karışmalı ve hatta mümkünse o şehre ait bir

insan gibi yaşamalısınız. Ne kadar çok insanlar

konuşursanız o kadar dilinizi pratik etme şansı

bulacak ve o kadar gelişeceksiniz. Çalıştığınız

takdirde ise başkalarıyla konuşmama ihtimaliniz

neredeyse yok!

Yazımızda verdiğimiz bu muhteşem 4 destinasyonla ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz

email adresimizden bize ulaşabilirsiniz!

info@aslenedu.com

NYX

259


Patili Köşe

SEVİL BALABAN

Hayvan Hakları Gönüllüsü

sevil.balaban@nyxmag.com

Evcil hayvanınız

için doğru

mamayı nasıl

seçersiniz?

Evcil hayvanımızın sağlığı söz konusu

olduğunda ilk önce dikkat etmemiz

gereken konu doğru mamayı seçmektir.

Sağlıklı bir yaşamları olması için

ihtiyaç duyacakları besinlerin hangi

mamalarda ne oranda bulunduğu

önemli konulardan biridir. Kuru mama

seçerken ambalajlarının üzerindeki açıklamaları

ve içindekiler bölümünü dikkatli incelemenizi

öneriyorum.

Doğru mamayı doğru miktarda yedirerek çok

sevdiğimiz can dostlarımızın uzun yıllar bizimle

sağlıklı bir ömür sürmelerine olanak sağlayabiliriz.

Bu sayımızda Hospetall Veteriner Polikliniğinden

Veteriner İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Akbaş,

evcil hayvan maması alırken nelere dikkat edilmesi

gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi:

NYX

260


Patili Köşe

Evcil hayvan maması alırken dikkat etmeniz gereken 6 şey

İnsanlar gibi köpekler, kediler ve diğer hayvanlar da sağlıklı kalmak için belirli besinlere ihtiyaç duyar.

Doğru evcil hayvan maması, evcil hayvanınızı besleyerek, uzun ve sağlıklı bir yaşam için hazırlayacaktır.

Yanlış evcil hayvan maması, sadık arkadaşınıza zarar verebilir.

Evcil hayvan mama markalarında hormon ve antibiyotik

içermeyeni aramanın zararı olmaz. Mamanın içeriğinde

tane tahıl, mısır, koruyucu maddeler, katkı maddeleri,

renklendirici veya tatlandırıcı olmamalıdır.

Yüksek oranda işlenmiş bileşenlerin aksine meyveler,

sebzeler ve tam tahıllar gibi tam gıdaları içeren türe uygun

bir evcil hayvan maması arayın.

İçeriklerini nereden temin ettiklerini, ayrıca gıdalarının

besin içeriğinin dökümünü ve üçüncü taraf test sonuçlarını

halka açık olarak yayınlayan bir marka bulun.

Etiketi kontrol edin! Türe uygun bir diyette ilk bileşen

olarak kırmızı et veya kümes hayvanları bulunur. İdeal

olarak, ilk 3-5 bileşen et veya organlar gibi et yan ürünleri

olmalı ve türlere göre tanımlanmalıdır.

Satın aldığınız ürünün tüm besin bileşenlerine sahip olup

olmadığını ve yapay katkı maddeleri içermediğini kontrol

edin. Zararlı ve yapay maddeler içeren gıdalar alerjik

reaksiyonu tetikleme eğilimindedir.

Evcil hayvanınızı ne tür mamayla besliyor olursanız olun,

küçük arkadaşınızın sağlıklı ve mutlu kalmasını sağlamak

için daima bir veterinere danışın. Böylece, evcil

hayvanınızın bireysel beslenme ihtiyaçlarını daha doğru

bir şekilde belirleyebilirsiniz.

Veteriner İç Hastalıkları Uzmanı

Dr. Ebru Akbaş

Hospetall Veteriner Polikliniği

NYX

261


Evcil hayvanınızı

hasta edebilir misiniz?

Bugüne kadar hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar gündemdeydi. Hatta

pandemi sürecinde birçok evcil hayvan koronavirüs bulaştırdığı iddiasıyla

sokağa atıldı. Ancak bilim dünyası bu sefer “Biz insanlar hayvanları hasta

edebilir miyiz?” sorusunu soruyor. Cevap: Evet.

İnsanlar, hayvanlar ve hastalıkların her zamankinden daha fazla iç içe geçmiş

durumda olduğunu belirten Hospetall Veteriner Polikliniği’nden Doğum ve

Jinekoloji Uzmanı Veteriner Dr. Murat Akbaş, insanlardan hayvanlara bulaşan

hastalıklar hakkında şu bilgileri verdi:

KEDİLER İNSANLARDAN GRİP KAPIYOR

2009 yılında, Oregon'da H1N1 grip virüsünün insandan kediye ölümcül bulaşma

vakası kaydedildi. Kedinin sahibi ağır bir grip vakası geçirdi ve hastaneye

götürülmek zorunda kaldı. Kedisi başka insanlarla veya hayvanlarla beraber aynı

ortamda olmayan bir ev kedisiydi ve daha sonra bir H1N1 enfeksiyonunun neden

olduğu zatürreden öldü.

2011 ve 2012'de araştırmacılar, insan temasından geldiği anlaşılan pandemik

H1N1 enfeksiyonu olan 13'ten fazla kedi ve bir köpek tespit etti. İlginç bir şekilde,

hayvanların semptomları hızla gelişen solunum yolu hastalığı, iştahsızlık ve bazı

durumlarda ölüm olarak da seyreden insan taşıyıcıların yaşadıklarına benziyordu.

NYX

262


Hayvan Dostlarımız

KEDİLERE, KÖPEKLERE, FİLLERE

TÜBERKÜLOZ BULAŞIYOR

“Antarktika hariç her kıtada insanlardan hayvanlara

atlayan bakteri, virüs, parazit ve mantar vakaları

keşfedildi.

Tennessee Üniversitesi Veterinerlik Koleji'ne

anoreksi, kusma ve inatçı öksürük ile gelen üç

yaşındaki Yorkshire teriyeri kurtarılamadı. Ölüm

sonrası da dahil olmak üzere bir dizi test yapıldıktan

sonra, hayvanın tüberküloza yakalandığı sonucuna

varıldı. Köpeğin sahibi 6 aydır tüberküloz tedavisi

görüyordu. Bu, tüberkülozun insandan köpeğe

belgelenmiş ilk geçişiydi.

Kediler de tüberküloza karşı hassastır, ancak

en yaygın olarak sığır tüberkülozunu veya daha

nadiren, hastalığın kuşlar tarafından taşınan bir

versiyonuna yakalanırlar.

Köpekler, insan kaynaklı tüberkülozdan

etkilenebilecek tek hayvan değildir. Illinois'deki

egzotik bir hayvan çiftliğinde, insanlardan verem

bulaşan belgelenmiş bir dizi fil vakası görülmüştür.

ŞEMPANZELERDE ÖLÜMCÜL

SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI

Goriller ve şempanzeler, benzer genetik ve

fizyolojik yapıları sayesinde insan rahatsızlıklarına

belki de en duyarlı olanlardır. Kızamık, zatürree,

grip, çeşitli virüsler, bakteriler ve parazitler

dahil olmak üzere bir dizi insan hastalığına karşı

savunmasız oldukları bilinmektedir.

Kaçak avlanma, habitat kaybı, vahşi yaşam

parkları, hayvanat bahçeleri ve vahşi hayvan

avcılığı nedeniyle insanlar daha sık primatlarla

yakınlaşmıştır. Bu nedenle, hastalıkların türler arası

geçişi acil bir endişe haline geliyor.

2003, 2005 ve 2006'da Tanzanya'daki Mahale

Dağları Ulusal Parkı'ndaki vahşi şempanzelerde

ölümcül solunum yolu hastalığı salgınları görüldü.

Hem kızamık hem de grip düşünülmesine rağmen,

onları neden olarak destekleyecek hiçbir kanıt

bulunamadı.

Araştırmacılar, etkilenen ve etkilenmeyen

bireylerden alınan dışkı örneklerini analiz ettiler ve

suçun insan kaynaklı bir metapnömovirüsün (üst

solunum yolu enfeksiyonuna neden olan bir virüs)

olduğunu belirlediler.

Bu azalan şempanze popülasyonu; onlara insanlar

tarafından aktarılan bir soğuk algınlığı tarafından

yok ediliyordu.

Benzer şekilde, 2009'da Chicago'da bir insan

metapnömovirüs enfeksiyonu salgını, enfekte

hayvan bakıcılarından bir grup tutsak şempanzeye

yayıldı. Yedisi de hastalandı ve sonuç olarak biri

öldü.

AFRİKA BENEKLİ YABAN KÖPEKLERİ

Afrika benekli yaban köpekleri, nesli tükenmekte

olan bir vahşi köpek türüdür. Koruma çabasının

bir parçası olarak, 2010 yılında yayınlanan bir

araştırma, türün dışkısında bulunan parazitleri

araştırdı.

İnce bağırsakta yaşayan bir parazit olan Giardia

duodenalis enfeksiyonu, vahşi hayvanların yüzde

26'sında ve tutsak hayvanların yüzde 62'sinde

bulundu.

Evcil kedi ve köpeklerde yaygın olmasına rağmen,

G.duodenalis Afrika benekli köpeklerinde doğal

olarak bulunan bir parazit değildir. Ek olarak,

köpeklerin dışkısında bulunan parazit türleri,

genellikle evcil köpeklerde görülen alt tiplerden

ziyade, genellikle insanlarla ilişkilendirilen bir alt

tipti.

Bununla beraber hastalığın belirtileri arasında ishal,

mide bulantısı, karın rahatsızlığı ve iştah azalması

sayılabilir.

Sonuç olarak, insandan hayvana geçen hastalık

araştırmaları nispeten yetersiz olsa da önemli ve

acil bir çalışma alanıdır. İnsan patojenleri diğer

türlere bulaşabiliyorsa ve bu türler insanlarla

etkileşime girebiliyor ve uzun mesafeler kat

edebiliyorsa, bu kanatlarda bekleyen bir

pandemidir.”

NYX

263


SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER

ARTIK HAYVANLAR İÇİN DE VAR

Uluslararası sertifikalara sahip DOG.İST, çevresel atıkların geri dönüştürülmesi yöntemi ile doğaya saygılı,

dayanıklı ve stil sahibi ürünleri hayvan severlerle buluşturuyor. Ayrıca satın alınan her bir ürün için sokaktaki

patili dostlarımıza mama bağışında bulunuyor.

Türkiye’nin ilk ve tek doğa dostu - sürdürülebilir evcil

hayvan markası DOG.iST’in hikayesi, iki köpekli bir

ailenin önce İstanbul’un patili dostları ardından tüm

gezegen için daha iyiyi hayal etmesiyle başladı. Doğa

dostu ve sürdürülebilir bir yaşam modeli oluşturmayı

hedefleyen, dünya kaynaklarının bilinçli tüketimine

odaklanan markanın merkezinde doğaya saygı yaklaşımıyla;

çevresel atıkların geri dönüştürülmesi, dayanıklılık,

fonksiyonellik ve iddialı tasarımlar yer alıyor. Adını

‘Dogs of İstanbul’un kısaltmasından alan DOG.İST’te her

ürününün kendine özgü ve çevreye faydalı bir hikayesi

bulunuyor. Gezegenimizin en büyük problemlerinden olan

karbon salınımını azaltmayı görev sayan DOG.İST, lokal

tedarikçilerle iş birliği yaparak İstanbul’da etik üretim

anlayışıyla yüzde 100 yerli üretim yapıyor. DOG.İST

dünyada da bu üretim yöntemini uygulayan sayılı marka

arasında yer alıyor.

Türk girişimcilerden doğa dostu marka

Atık kullanımını çevre dostu bir üretim metoduna dönüştüren DOG.İST'in arkasında kurucu ortaklar olarak

çalışmalarını sürdüren Fulya ve Ali Kahraman bulunuyor. Fulya Kahraman markanın çıkış hikayesini şöyle anlatıyor:

“İnsanlığın yaptığı hataların doğaya ve gezegenimize ne kadar zarar verdiğini artık gündelik yaşamımızda bile

hisseder hale geldik. Hatta bilim insanlarının dikkat çektiği; 2050 yılında okyanuslarda deniz canlılarından çok

plastik atık olacağı gerçeği ile ne yazık ki uzun süredir yüzleşiyoruz. Bu bilinçle bireysel olarak kendi alışverişimizi

yaparken lokal ve sürdürülebilir markaları tercih ediyoruz. Ancak sıra iki köpeğimizin ihtiyaçlarını karşılamaya

geldiğinde Türkiye’de hiçbir seçenek bulamadık. Evcil hayvan sektöründe ne yazık ki dünyada da; sürdürülebilir,

sağlığa zararsız, sertifikalı ürünlerin olmadığını fark ettik. Bu açığı doldurmak adına çıktığımız ve 2 yıl süren Ar-Ge

yolculuğunun ardından DOG.iST hayat buldu.”

NYX

264


Hayvan Dostlarımız

Denizlerden toplanan plastik tasmaya

dönüşüyor!

Yeryüzü ve denizler, okyanuslardan toplanan plastik

atıklara yeni bir hayat vererek DOG.İST’in eşsiz

tasmalarını ürettiklerini aktaran Ali Kahraman ise doğa

dostu ve sürdürülebilir üretim metodunun temelinde

dünya kaynaklarının korunması anlayışının yattığını

belirtiyor. Uzun süren araştırma döneminin ardından

kaynakları korumanın yanı sıra dünyanın geleceğini

tehdit eden atıkları da ortadan kaldırabileceklerini

fark ettiklerini söyleyen Kahraman, “Bugün DOG.İST

olarak iş ortaklarımızla dünyaya zarar veren plastik

maddelerin toplanmasından uluslararası sertifikalı

eşsiz tasmalara dönüşmesine kadar çok önemli bir

hikayeyi gerçekleştirmeyi başarmaktan dolayı gurur

duyuyoruz. Hedefimiz her yıl gezegene zarar veren

daha fazla atığı geri dönüştürerek bu hikayenin bir

parçası yapabilmek ve bunu dünyaya yayabilmek” dedi.

Rengarenk ve sürdürülebilir bir dünya

6 farklı kategoride 100’e yakın ürünü bulunan

marka, sadece patili dostlar için değil, başta İstanbul

ardından Türkiye ve daha da önemlisi tüm dünya

adına anlamlı ve güzel bir gelecek için çalışıyor.

Boyun, air mesh ve göğüs çeşitlerinden oluşan DOG.

İST tasmaları, okyanuslardan toplanan plastiğin

yumuşak ve dayanıklı ipliğe dönüştürülmesiyle elde

ediliyor. DOG.İST’in ürün kategorisi içerisinde köpek

gezdirme kayışları, köpek emniyet kemerleri ve geri

dönüştürülmüş çelikten üretilen, antibakteriyel ve

ergonomik özellikte mama kapları da bulunuyor.

NYX

265


Omçi

Bana Sarı diyordu ilk ailem. “Sarıııı” diye

çağırdıklarında anlıyordum ki süt sağılmış, benim

payım ayrılmıştı. Hemen koşuyordum taptaze

sütümü içmek için. Beni küçükken almışlardı

yanlarına, neredeyse gözümü onların yanında açtım

da denebilir o kadar küçüktüm. Her günüm böyle

geçiyordu, koskocaman otlakta keçilerle oynuyor,

akşam olunca da sütümü içip kıvrılıp uyuyordum. Tabii

geceleri ava da çıkıyordum, sonuçta ailemi korumak

benim görevimdi di mi? “Çok avcı bu” diye benimle

övünüyordu Zehra annem. Kafamı okşayarak “Eve hiç

bişey giremiyor sayesinde” diyordu.

Hayat böyle geçip giderken bir telaş fark ettim

ailemde. Önce keçi kardeşlerimin sayısı azaldı iyice.

Sonra evin içinde de hareketlenme başladı. Zehra

annem oradan oraya koşuşturuyor, toplayıp sardığı

eşyaları evin bir köşesine yığıyordu. Konuşmalardan

anladığım kadarı ile yaşamak için başka bir yere

gidecektik. Zehra annem bana anlatıyordu, bundan

sonra geniş otlaklar olmayacaktı, keçi kardeşlerimle

oynayamayacaktım. Evin içinde yaşayacaktık artık.

O zamanlar benim için pek bir şey ifade etmiyordu

bunlar.

Bir gün kapının önüne çok büyük bir araba geldi.

Daha önce bu kadar büyüğünü görmemiştim hiç. Hoş

yaşadığımız yerde çok fazla araba da olmuyordu,

arada sırada süt almaya gelirlerdi insanlar. Çoğunlukla

Hüseyin babam Zehra annemin sağdığı sütü küçük

NYX

266


Konuşan Kediler

arabasına yükleyip giderdi. Boş güğümlerle geri

geldiğinde ise akşam olmuş olurdu zaten. Ama o gün

gelen büyük araba çok farklıydı. Bir sürü adam da

arabayla gelmişti. Çabuk çabuk eve girip çıkıyorlardı.

Her biri Zehra annemin hazırladığı paketlerden birini

kaptığı gibi büyük arabaya taşıyor, sonra yine hızlı hızlı

eve giriyordu yeni bir paket almak için. Çok tedirgin

olmuştum. Hemen evden uzaklaştım. Küpeli keçi ile

saklambaç oynadığımız yere gittim. Küpeli’nin beni

bulamadığı saklanma yerime girdim ve akşama kadar

çıkmadım. Ara sıra Zehra annemin sesini duyuyordum

ama hiç çıkmadım saklandığım yerden. Neme lazım, o

kargaşadan hiç hoşlanmamıştım.

Akşam olup karnım acıktığında koşa koşa eve gittim.

O da ne!!! Evde kimse yoktu. Her yer karanlıktı.

Bekledim, gelen giden olmadı. Akşamları kıvrılıp

uyuduğum köşeye gittim, yiyecek vardı. Zehra annem

bana yemek bırakmış. Demek kısa süre sonra geri

dönecek. Hep öyle yapardı. Bir yere gittiği zaman bana

yetecek kadar yemek bırakırdı. Sevindim, karnımı

doyurup hemen uyudum.

Sabah olmuştu ama gelen giden yoktu. Akşam olmak

üzereyken Zehra annemin arkadaşı Emel teyze geldi.

“Sarıııı nerdeydin sen? Bulamadılar seni, çok üzüldüler.

Hadi bakalım bize gidiyoruz” dedi. Beni aldı ve çok da

uzak olmayan evine götürdü. Bizim ev gibi değildi, bir

kere burada evler birbirine çok yakındı ve önündeki

yoldan çok fazla araba geçiyordu. Hem de evdeki

Cabbar kedi beni hiç sevmemişti. Sürekli kovalıyordu

beni. Orda kalmak istemedim. Koşa koşa evimize geri

döndüm. O günden sonra Emel teyze arada bir gelip

bana yemek veriyordu. Beni yine yakalamak istedi ama

buna izin vermedim. Onunla gitmemeye kararlıydım.

Karnım yarım yamalak da olsa doyuyordu ama çok

mutsuzdum. Zehra annemi çok özlemiştim. Keçi

kardeşlerimi çok özlemiştim.

Ne kadar zaman geçti bilmiyorum bir gün çok büyük

arabalar gelip yaşadığımız evi yıktılar, tahtaları yine

büyük bir arabaya doldurup götürdüler. Öylece

bakakalmıştım. Artık Zehra annemin geri döneceği bir

evimiz yoktu.

Bizim evimize fazla uzak olmayan küçük bir ev daha

vardı otlağın öbür tarafında. Daha önce orada kimse

yaşamıyordu ama bir süredir akşamları ışık yanıyordu

penceresinde. Gündüzleri de bir hareketlilik fark

etmiştim. Artık evimizin yanında beklemek çok canımı

yaktığı için oraya gitmeye karar verdim. Tabii ki ilk

günlerde çok yaklaşmadım, temkinliydim. Bahçede

çok sayıda kedi olduğunu görünce çok şaşırdım. Daha

önce hiç bu kadar çok kediyi bir arada görmemiştim.

Ben diyeyim 20 siz deyin 25. (Ben saymayı biliyorum,

Zehra annem keçileri sayarak öğretmişti bana)

Sabah ve akşam düzenli olarak yiyecek veriyorlardı

oradaki kedilere. Güzel kokuyordu fakat süt değildi.

Yemek de değildi. Küçük küçük çakıl taşlarına

benziyordu. Kediler yerken kıtır kıtır sesler çıkıyordu.

Onlar yedikten sonra ben gidip kalanları yiyordum

her sabah ve akşam. Kediler benim orda olmamdan

pek hoşlanmamışlardı ama benim kimseye pabuç

bırakmayacağımı bilmiyorlardı. Lezzetli yemekten

vazgeçmeye hiç niyetim yoktu doğrusu. Tabii bu arada

bir sürü hır gür ve kavga çıkıyordu.

Sonunda bir gün evdekilerden biri beni fark etti. ”Pisi

pisi” diye çağırdı. Gitmedim tabi. Sadece uzaktan

baktım. Kedilerden artanları yediğimi fark edince bana

daha uzakta bir yerde yiyecek bırakmaya başladılar

sabah akşam. Kuru mama olduğunu öğrendiğim bu

lezzetli yemeğin hatırına hiçbir yere gitmemeye karar

verdim. Çok da uzun olmayan bir süre sonra diğer

kediler bana alıştı. Sonuçta kötü bir kedi değildim,

sadece karnımı doyurmaya çalışıyordum. Hem

hepimize yetecek kadar kuru mama da vardı zaten.

Artık bana da diğer kedilerin yanında mama vermeye

başlamışlardı. Artık yediğim arkamda yemediğim

önümde idi. Ya da bir elim kuru mamada, bir elim suda

mı desem?

İyi insanlarla kesişmişti yolum. Bana bir zararları

olmayacağına karar verdiğim bir akşam, bahçede

hooop diye kucağına atladım birinin. Çok sevindi.

Başımı okşadı. Uzun zaman olmuştu bir insan başımı

okşamayalı. Zehra annemi anımsadım, içim özlemle

cızzz etti. Kıvrılıp uyudum kucağında.

Kedi kardeşlerimle mutlu mesut yaşıyoruz bir süredir.

Ah bir de Zehra annem iyi olduğumu bilse. Çok merak

ediyordur o beni şimdi. Çok özlemiştir. Ben de onu

çok özledim. Şimdi beraber yaşadığım insanları da çok

seviyorum tabii ama Zehra annemin yeri hep bir başka

olacak kalbimde.

Bana Omçi diye sesleniyorlar. Alışmam zor oldu hele

de kedi dilinde “koca göbekli dombili” demek olduğunu

öğrenince biraz alınmadım değil. Ama şimdi ismimi

de yeni evimi de kedi kardeşlerimi de çok seviyorum.

“Omçiiii” diye çağırdıkları zaman koca göbüşümü

titreterek koşuyorum. Sevil annem göbüşümü

okşayarak “Omçi’nin göbüşü buuuu” şarkısını söylüyor.

Kısacası çok mutluyum, çok iyiyim Zehra anneme

söyleyin e mi?

NYX

267


hikayeler

Sefer

Kalemler

ve Silgiler

NAŞİDE SAĞLAM

Birden yakalanmıştı sisli havaya...Değil

etrafı, önündeki aracı bile göremiyordu.

Hızını azalttı, farları yaktı. Az önce, geçtiği

yolda; güneşli havanın, müzik eşliğinde tadını

çıkarıyordu. Şaşkınlıktan güneş gözlüğünü

hemen çıkarmayı akıl edememişti. Her yer

görünmez olmuştu. Alelacele gözlüğü çıkarıp

yan koltuğa bıraktı. Adeta bir sis bulutuna

girmiş gibiydi. Düşünceleri, duyguları da

etkilendi. Biraz önceki mutlu, memnun ruh

halinden eser kalmamıştı. Emniyet kemerine

dokundu, takılıydı. Müziği kapattı. Gideceği

yere daha çok vardı.

Bu hayatta şu an, görünür olarak; sadece

kendisi ve içinde olduğu, direksiyonunu

sıkıca tuttuğu arabadan başka bir şey yoktu.

Bu belirsizlik, bir gerçeklik olarak yüzüne

çarpıyordu. Sislerin içinde hiçbir şeyi

görmeyerek, yavaş yavaş yolda ilerliyordu.

Soğuk bir hava var mıydı dışarda bilmiyordu

ama zihni öyleydi şimdi: Soğuk, kuru ve

dingin... Bazen olur ya tümüyle duygu olur

insan; tümüyle neşe ya da tümüyle üzüntü.

Şu an sadece dikkatli ve temkinli olmaya

çalışan ve diğer düğmeleri kapatan bir

zihin... Bir duygusuzluk durumu... Ama aklına

gelenler de vardı. Tesadüfen mi olmuştu

bu, yoksa bir sebebi mi vardı? Aklına " 6.

His " filmi geldi. Yaşıyor muydu? Ne zaman

hemen çözemediği bir durum olsa bu film

gelirdi aklına. "Büyütme" dedi içinden, "hani,

her şeye de bir anlam yüklemesen olmaz."

Kendine sitem ederken, telefonu çantanın

NYX

268


Kalemler ve Silgiler

içinde, derin derin çalınca; o an, bu havanın

büyüsünü bozmamak için mi yoksa dikkatini

dağıtmamak için mi ne, bakmak istemedi.

Yapacağı şeyler belliydi. Tüm dikkatini yola

vermek, sakin kalmak... Biraz önce güneşliyse

biraz sonra da bu sis dağılacaktı. "Su uyur

düşman uyumaz. Buradaki su askermiş,

bildiğimiz su değil. Sü, asker demekmiş. Sü,

su olmuş zamanla " gibi yeni öğrendiği bir

anekdot aklına geldi. " Haydaa!.. " dedi "ne

alaka". Zihin sessizleşince kendini ortaya atan

ama şu an işine yaramayan kendince önem

atfedilen bir bilgi... Biraz daha zihin sakin

kalsa, aklına neler gelecek belki de...

Gereksiz yere ne kadar hayatımızı riske

atıyoruz diye düşündü. Hava durumu bilgileri,

hayata, o an uymayabiliyordu. Bugün başka

bir karar verip yola çıkmayabilirdi. Elinde

miydi değil miydi bu kararlar... Zorunluluğun

olmadığı her şey, sonuçta bir tercihti ve

bir yola girmişsen her şeyle karşılaşma

ihtimalin vardı. İstediklerinle yaşadıkların

farklı olabiliyordu. Belirleyici olan gittiğin

yoldu. Hatta o çok sevdiği söz geldi aklına:

" Aslolan zafer değil, seferdir...” Yürüdüğün

yoldu yaşamın ve o yolda yaşadıkların... Neyle

karşılaşıp nasıl tepki verdiğindi... Bazen güçlü,

bazen zayıf, bazen neşeli, bazen hüzünlü...

Ama içinden geçmen gereken bir durum

...Bazen o anı yaşamadan, içinden geçmeden

halledemediğin bir varoluş... Her şeyin kalıcı

olmaması da güzeldi. Yoksa nasıl dayanılırdı

acılara, sıkıntılara... Bazen mücadele geçiriyor

o sıkıntıları, bazen zaman... Ne güzel şey bu

zaman. Ne güzel bir şey; bir günün bitip yeni

bir günün başlaması... diye düşünüp durdu,

gözünü yoldan ayırmadan...

Etrafındaki ağaçları görmeye başlamıştı.

Önündeki yolun görünürlüğü de artmıştı.

Biraz daha hızlandı. Öndeki aracı gördü.

Sis dağılıyordu. Belirgin oldu etraf; nereleri

geçiyordu, neler vardı, daha iyi görüyordu.

Rahatladı...

Müziği açtı; kaldığı yerden devam ediyordu

şarkı:

" Her şey seninle güzel. Yolda yürümek bile ..."

NYX

269


''No Cool Kids in Fashion''

Trendyol, tasarım dünyasının önde gelen isimlerinden Zeynep Tosun ile

‘No Cool Kids in Fashion’ mottosuyla hayata geçirdiği çevre dostu

ve sürdürülebilir materyallerden üretilen ‘Zeynep Tosun x Trendyol’

koleksiyonunu moda severlerin beğenisine sunuyor.

90’ların alternatif müzik akımı grungedan esinlenen ve sokak modasının rahat

stilini yansıtan koleksiyon, döneme özel kesimleri ve kültleşmiş parçaları çevre

dostu sürdürülebilir materyallerle gardıroplara taşıyor.

90’ların alternatif müzik akımı grungedan esinlenen ve sürdürülebilir materyallerden üretilen tasarımların

yer aldığı koleksiyon toplam 61 parçadan oluşuyor. Koleksiyonda 90’lar ruhunu yansıtan asi görünümlü

korseler, düşük belli flare paça jeanler, crop top üstler ve dövme desenli parçalar gibi birbirinden ikonik

tasarımlar yer alıyor.

NYX

270


Moda

Sürdürülebilir koleksiyon

Sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu Zeynep Tosun x Trendyol koleksiyonunda yer alan tüm parçalarda

pamuk ve geri dönüştürülebilir polyester kullanıldı. Daha güvenli ve daha tasarruflu bir üretim ile tüm

dünyada da kabul gören en önemli sertifikalardan EIM Score sertifikasına sahip olan yeşil dostu ürünler

koleksiyonda hayata geçirildi.

“Koleksiyonumuz asi moda parçalarını sürdürülebilirlik ile buluşturuyor”

Dünyanın geleceğini düşünerek hareket etmemiz her zamankinden çok daha önem arz ettiğine değinen

ünlü modacı Zeynep Tosun: “Bu kadar büyük bir üretimi sürdürülebilir şekilde üretebilmek benim için ayrı

bir meydan okuma oldu. Etiketinden paketlemesine, astarından yıkama şekline, kumaş özelliklerine, üretim

sarfiyatına kadar tüm detayları son derece düşünülmüş ve içime sinen bir koleksiyon oldu” dedi. 90’lı yılları

bizzat yaşadığını ve deneyimlediğini söyleyen Tosun, sözlerine şu şekilde devam etti: “90’lar giyinmeyi

düşünmeden sokağa çıkan ve son derece cool olan tiplerin yükseldiği yıllar… Günümüz şartlarında cool olgusu

başka bir şekil aldı. Bu koleksiyon günümüzde saatlerini cool gözükmek için ayna karşısında harcayan, styling

çalışan gençlere gelsin, biliyorum ki moda yapan ve yeni fikirler ortaya atan sizlersiniz. Bu koleksiyon, dijital

dünya için harika fotoğraf veren asi moda parçalarını sürdürülebilirlik ile buluşturuyor” dedi.

NYX

271


Calvin Klein, Yeni Koleksiyonunu

İlkbahar 2022 Kampanyasıyla Tanıttı.

Hep Birlikte

“Birlikte gülmek isteriz. Birlikte ağlamak.

Deneyimlerimizi paylaşmak.

Hayat birbirimize sahip olmaya değer.

Hiçbir şey yalnız kalmaya değmez.”

NYX

272


Moda

Calvin Klein yeni koleksiyonunu İlkbahar 2022 kampanyasıyla duyurdu. Marka,

ikonik geçmişini, gelecek için yeniden yorumladığı, silüetler ve renklerle klasikleşen

parçalara hayat vererek, herkesin kendi tarzını ortaya koymasına ilham veren

evrensel bir koleksiyona imza attı.

Calvin Klein İlkbahar 2022 kampanyasında, içinde yaşadığımız dünyayı ve geleceği

yeniden hayal ediyor. Şehrin sokakları, bahçeleri ve manzaraları hayatın içinde

çeşitli rollerdeki gerçek insanların birliktelikleriyle aktarılıyor, Calvin Klein stilleri

ile birleşerek yaşam buluyor.

Fotoğraf sanatçısı Glen Luchford ve yönetmen Melina Matsoukas, kampanya

için farklı disiplinlerden yeni yetenekleri bir araya getirdi. Her bir genç, Calvin

Klein'ın "Hep Birlikte" kampanyası ile kendilerini ifade etme güçlerini keşfederken,

kampanya mottosunun temsilcileri oldular.

Kampanyada yer alan sanatçılar:

Arlo Parks şarkıcı-söz yazarı, yapımcı, şair / Burna Boy şarkıcı-söz yazarı, oyuncu / Deb Never

şarkıcı, söz yazarı, vokalist / Dominic Fike şarkıcı-söz yazarı, multi-enstrümantalist, oyuncu /

Jennie sanatçı, oyuncu / Solange Knowles şarkıcı-söz yazarı, görsel ve performans sanatçısı /

Vince Staples müzisyen, sanatçı

Kampanya Künyesi:

Glen Luchford fotoğrafçı / Melina Matsoukas videograf

NYX

273


LEE X SOONTOBEANNOUNCED

İŞBİRLİĞİ

130 yıllık mirasıyla denim sektörünün öncüsü LEE, sokak kültürünü

modern çizgilerle sentezleyen SOONTOBEANNOUNCED ile eşsiz bir

kapsül koleksiyona imza attı.

LEE’nin köklü mirasını temsil eden ikonik denim parçalar, SOONTOBEANNOUNCED’un genç ve yenilikçi

formlarıyla harmanlanıyor. 38 parçadan oluşan koleksiyonda, kadın ve erkek için özelleştirilmiş modellerin

yanı sıra unisex parçalar da yer alıyor. LEE markasının kuruluş hikayesinde yer alan işçiler için üretilen

efsanevi “Carpenter” jean modelinden hoodie’ye, tişörtten denim cekete uzanan seçkisiyle koleksiyon,

günlük stil kodlarını yansıtan anahtar parçalar sunuyor.

Sınırlı sayıda üretilen kapsül koleksiyona; İlkbahar/Yaz 2022 sezonu boyunca seçili Lee mağazaları, lee.com.tr ve

soontobeannounced.com, House of SuperStep mağazaları, fashfed.com, Boyner Bağdat Caddesi ve İstinye Park mağazalarından

ulaşabilirsiniz.

NYX

274


COLIN’S’TEN BODRUM ESİNTİSİNİ

GARDIROPLARA TAŞIYAN KOLEKSİYON:

BODRUM BREEZE

Moda

Bodrum’dan ilham alan koleksiyon, şehirdeyken bile yazın ruhunu giyimine yansıtmaktan

keyif alanların ve sahillerde de tarzından ödün vermeyenlerin gardıroplarında yerini almayı

bekliyor. COLIN’S kadın ve erkeklerine baştan ayağa bembeyaz kombinler oluşturma fırsatı

sunan koleksiyon, renkli ürünlerle de kombinlenebiliyor. Beyaz jeani tercih edenler yaz

günlerinin tadını Bodrum Breeze Koleksiyonu ile çıkarmaya hazırlanıyor.

Bodrum’un beyazını yansıtan Bodrum Breeze Koleksiyonu, tüm COLIN’S mağazalarında ve colins.com’da...

NYX

275


Levi’s ® İlkbahar/Yaz 2022

Fresh Koleksiyonu ile tanışın!

1970’li yıllarda Levi’s®, “Fresh Produce”, yani Taze Üretim isimli bir koleksiyon sunar.

Ve evet, bu koleksiyon ilhamını gerçekten de tarımsal üretimden alır. Herkesin sebze

ve meyveleri sevdiği düşüncesinden yola çıkarak Levi’s®, bu koleksiyonu günümüze

“taze” bir yorumla kazandırmaya karar verdi ve ortaya İlkbahar/ Yaz 2022 “Fresh”

Koleksiyonu çıktı. Özellikle renkli parçaların öne çıktığı koleksiyonda, bitkilerden ve

botanik kaynaklardan elde edilmiş doğal boyalar tercih edildi.

NYX

276


Moda

Genelde doğal temelli boyalar daha

pastel tonlar elde etmenizi sağlar, ancak

Levi’s® Fresh koleksiyonunda kullanılan

yeni boyama teknikleri sayesinde şeftali

renginin, lavanta morunun, pembenin ve

sarının en canlı tonları elde edildi. Üstelik

hepsinde hem iplikler, hem de kumaşlarda

boyama yapıldı.

Koleksiyonun tamamını tepeden tırnağa

tek renk olarak, ya da farklı renklerle

kombinleyerek kullanabilirsiniz. Ayrıca

koleksiyonda kanguru cepli Levi’s®

XX Chino şort, Utility High Loose şort,

pamuklu günlük ceket ve Red Tab Vintage

T-shirt de yer alıyor.

“Tepeden tırnağa” görünümünü

tamamlamak için olmazsa olmaz pamuklu

şapka ve örgü bereler bu koleksiyonun en

sevilen parçalarından. 1970'lerin Fresh

Produce koleksiyonundan ilham alınarak

tüm ürünlerin üzerinde eğlenceli meyve ve

sebze motifleri yer alıyor.

Levi's Strauss & Co.'nun Baş Ürün

Sorumlusu Karyn Hillman

“Doğal boyalar ve su tasarrufu sağlayan

tekniklerile üretilen yumuşak tişörtler,

polarlar ve denimlerden oluşan Levi's®

Fresh koleksiyonumuzu sunmaktan

heyecan duyuyoruz. Bu koleksiyonumuza

'70'lerin Levi's® Fresh Produce serisinden

ilham alarak gençlik enerjisi aşıladık.

Eğlence dolu , bitki ve minerallerden alınan

ilhamla geliştirilen , gezegen dostu bu

koleksiyon herkesin favorisi olmaya aday.”

NYX

277


GUESS JEANS

2022 İLKBAHAR-YAZ KOLEKSİYONU

GUESS Jeans ilkbahar-yaz 2022 koleksiyonu bu sezon egzotik esintiler ve macera tutkusuyla

dolu. GUESS kadını güzelliğini katlayan, modern kesimli, harika feminen denimleri tercih

ederken, GUESS erkeği ise Asya bölgesinden ilham alan vintage ruhlu modern bir şehir

tarzının tadını çıkarıyor. Bu modern ve baş döndürücü koleksiyonla dünyayı yeniden

keşfetmek isteyeceksiniz.

NYX

278


Moda

Hayalperest Gezginler

Bu tatlı temayla seyahat ederek geçirdiğiniz

güneşli günleri düşleyin. Tüm kaygılardan arınmış,

romantik, dökümlü ve akıcı kumaşlar, mevsimlerin

farklı dokularını birleştirerek ortaya rüya gibi bir

yumuşaklık, şairane bir yaz dokunuşu ve kullanışlılık

sunan, feminen hatlarla şekillenen elbiseler çıkarıyor.

Her ortama kolaylıkla uyum sağlayan elbiselerle

zahmetsiz bir şıklık yakalayacaksınız. Doğal tonlardan

oluşan renk paleti, farklı renkte çiçeklere hayat

vererek bir sonraki macerasında eşlik etmek üzere

gezginimizin tarzını tamamlıyor.

Gündüz Düşleri

Uzaklardaki kaçamakların çağrısına kapılan bu rüya

gibi tema ile macera tutkusunu zirvede yaşayın.

Hatlarınıza yakışacak modern çizgiler çok yönlü ve

feminen bir giyim tarzı vaat ederken, baş döndüren

kumaş dokunuşlarıyla delikli, desenli ve boyalı

Sangallo danteller çarpıcı eşsizlikte parçalar ortaya

koyuyor. Sangallo denimleri boyanıp nakışlanarak

zarif bir dokunuşla taçlandırılıyor. Pastel ton sür ton

renkler, çiçek desenleri ve tropik desenlerle bir araya

gelerek şık ve modern bir cazibe yaratıyor.

Tropik Fırtına

Bu alımlı tema dikkatleri üzerine çekerken tropik