16.11.2022 Views

IT Network Kasım 2022

IT Network Kasım 2022

IT Network Kasım 2022

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

IT

B

n e tw o r k

İ L G İ T E K N O L O J İ L E R İ D E R G İ S İ

01 Kasım • 20 Kasım 2022 • KDV Dahil 35 TL www.itnetwork.com.tr

E-ihracatta yüzde 219’luk büyüme

Küresel çaptaki sürdürülebilirlik

yatırımları 35 trilyon doları aştı

Murat Erkan:

“Hedef pozitif iz bırakmak”


Dolandırıcılık Kayıpları 55 Milyar Doları Aştı

Global Anti Scam Alliance (GASA) ve ScamAdviser tarafından 48 ülkede hazırlanan Küresel Dolandırıcılık Durum Raporu

geçtiğimiz günlerde açıklandı. Rapor verilerine göre; 2020’de 266 milyon olan dolandırıcılık vakaları yüzde 10,2 artış kaydederek

2021’de 293 milyona ulaştı. Dolandırıcılık sonucu kaybedilen para miktarı ise bu süreçte yüzde 15,7 artarak 47,8 milyar dolardan

55,3 milyar dolara yükseldi. Raporda dolandırıcılığın artık Batı’nın tekelinden çıktığına dikkat çekilirken, ülkelerin dolandırıcılık

karneleri de değinildi. Buna göre; Brezilya, Gana, Nijerya, Kenya ve Suudi Arabistan gibi gelişmekte olan ülkelerin, başta cep

telefonları olmak üzere çevrimiçi dolandırıcılıklarda büyük artış yaşandığına yer verildi. Filipinlilerin yüzde 53’ü ise geçtiğimiz

3 ay içinde dolandırıcıların kendilerini de hedef aldığını söylerken, yüzde 11’i mağdur olduğunu aktardı. Raporun detaylarını

sayfalarımızda bulabilirsiniz.

√ √ √

2022’de 10 Milyon Yeni Sosyal Medya Kullanıcısı

Türkiye’de sosyal medya platformlarını kullananların sayısı 2022 yılının ilk yarısında 10 milyon 612 bin 500 arttı. Her yıl 230 ülkede

insanların çevrimiçi davranışlarına ilişkin küresel raporlar hazırlayan We Are Social ve Kepios’un Temmuz 2022 raporuna göre,

Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 82,4’i sosyal medya kullanıyor. Türkiye’de insanlar her gün 3 saat 3 dakikalarını sosyal medyada

geçiriyor. Bu süre internette geçirilen toplam sürenin yüzde 39,4’üne denk geliyor. Hangi platformda ne kadar artış yaşandığının

detayları haberimizin içeriğinde…

√ √ √

Kripto Kullanımında İkinciyiz

Yılın başından bu yana kayıplar yaşamasına ve dalgalı bir seyir izlemesine rağmen kripto para ekosistemi büyümeye devam ediyor.

Geçtiğimiz yaz aylarında, daha önce benzeri görülmemiş bir kripto kışı yaşandı. Kripto ekosisteminin en büyük para birimi Bitcoin

bile, Kasım 2021’deki 69 bin dolarlık rekor değerinin yarısını kaybetti. Yayımlanan güncel bir rapor, tüm değer kayıplarına rağmen

Türkiye’de kripto para birimlerine ilginin azalmadığını gösterdi. Küresel araştırma şirketi Morning Consult tarafından hazırlanan

araştırma raporda Türkiye, ayda bir kez kripto ticareti yapan yetişkinlerin oranı açısından dünya çapında ikinci sırada yer aldı.

Yüzde 54’lük oranla Nijerya’nın bir adım gerisinde konumlanan Türkiye’yi Tayland, Pakistan, Vietnam, Birleşik Arap Emirlikleri ve

Arjantin gibi ülkeler izledi…

√ √ √

Küresel Fintech Yatırımları 2022 Yılının İlk Yarısında Geriledi

KPMG hazırladığı “Pulse of Fintech” raporunda 2022 yılının ilk yarısında küresel çapta fintech’lere yatırımları mercek altına aldı.

Rapora göre hem fintech’e yapılan toplam küresel yatırım miktarı hem de fintech yatırımlarında işlem sayısı 2021 yılının ilk yarısı

ile 2022 yılının ikinci yarısı arasında düşüş kaydetti.

Fintech yatırımları Amerika ve EMEA bölgelerinde düşerken Asya - Pasifik bölgesinde, özellikle Avustralya merkezli Afterpay’in

Block tarafından 27,9 milyar dolara satın alınması da dahil olmak üzere birkaç büyük M&A işleminin bir sonucu olarak yeni

bir rekor seviyeye ulaştı. 2022 yılının ilk yarısında fintech yatırımlarında en büyük payı 43,6 milyar dolar ile ödemeler alanı

oluştururken bunu 14,2 milyar dolar ile kripto takip etti.

√ √ √

Sektörlerin farklı alanlarında yaşanan teknolojik gelişmeleri, teknoloji sektöründe yaşanan yenilikleri ve sektörün teknoloji çözüm

ortaklarının son trendlerini siz okurlarımız için derlediğimiz sektör market sayfalarımız yine ilginizi fazlasıyla çekecek dopdolu

içerikler barındırıyor. Son teknolojileri, gelecek beklentileri ve sektörün öne çıkan teknolojik yatırımlarını takip ederken; araştırma

haberlerinin detaylarında da farklı içeriklere ulaşacaksınız.

Teknolojinin hayatımıza pozitif yansıdığı, geleceğimizi aydınlatan yeniliklerle dolu bir içerikle yeniden buluşmak üzere…

Hoşçakalın…

Ahmet Mızrak

ahmet.mizrak@img.com.tr


10

Turkcell

Superonline

Türkiye’yi 1000

Mbps hız ile

donatıyor

20

Amazon’un

Türkiye’deki

ilk lojistik üssü

açıldı

28

Resesyon

ihtimali dijital

dönüşüm

stratejilerini

vurdu


01 Kasım- 20 Kasım 2022

IT

BİL

network

Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

İMTİYAZ SAHİBİ

H. FERRUH IŞIK

36

EasyCep’ten

yenileme

merkezi

yatırımı

31

Colendi’den

yeni

Insurtech

girişimi:

Colendi

Sigorta

Tech Data

Türkiye’nin

Adı TD

SYNNEX

Türkiye oldu

47

GENEL MÜDÜR

(Sorumlu)

MEHMET SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

SIDIKA AKYOL KAYIR

sidika.kayir@aplusmedya.com

GE NEL YA YIN MÜ DÜ RÜ

AHMET MIZRAK

ahmet.mizrak@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

YUSUF OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

HABER MERKEZİ

ENES KARADAYI

enes.karadayi@img.com.tr

KAT KI DA BU LU NAN LAR

Doç. Dr. M.ALİ ÖZ BU DUN

ozbudun@gmail.com

ÖMER KARDAŞ

omer.kardas@ihlas.com.tr

ALİ İLKER YÜCEER

ali@mak ro bil.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

TAYFUN AYDIN

Tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK TASARIM

HAKAN SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

FİNANS MÜDÜRÜ

Cuma KARAMAN

cuma.karaman@img.com.tr

MUHASEBE MÜDÜRÜ

Yusuf DEMİRKAZIK

yusuf.demirkazik@img.com.tr

A BO NE VE DAĞI TIM

İSMAİL ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

Reklam Rezervasyon

A PLUS MEDYA

NISH ISTANBUL RESIDENCE

Çobançeşme Mah. Sanayi Cad.

No: 44/B - D: 167 Yenibosna/

Bahçelievler - İstanbul

Reklam İletişim

reklam@aplusmedya.com

Tel : 0212 216 99 13

Gsm : 0552 805 34 35

İdare Merkezi:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 34190 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL

Tel: 0212 454 22 22

Renk Ayrımı:

Türkiye Gazetesi Renk Ayrımı Servisi

CTP - BASKI : İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL

Tel: 0212 454 30 00


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

SabancıDx, İstanbul ve Hollanda’dan

sonra üçüncü ofisini metaverse’te açtı

Sabancı Holding’in teknoloji şirketi SabancıDx, metaverse’te

yeni kullanım alanları yaratarak, yeni nesil

teknolojilerin üç boyutlu evreninde şirketlerin iş yapış

şekillerine verimlilik katıyor. Bunun ilk örneği olarak

SabancıDx, metaverse’de yarattığı MetaKampüs’te

ilk etkinliğini düzenledi. Şirket ayrıca bu alanda sahip

olduğu yetkinlikleri, yeni ürün ve hizmetler geliştirerek

müşterilerine daha fazla değer yaratmak üzere

kullanmayı hedefliyor…

Sektör Market

IT network

4

İstanbul ve Hollanda’dan sonra üçüncü

ofisini metaverse’te açan SabancıDx, yarattığı

kullanım alanlarıyla iş dünyasına

yeni nesil bir deneyim sunuyor. Dijitalleşme

odağında yenilikçi fikirlerle sürdürülebilir

faydalar yaratan SabancıDx;

işe alım, oryantasyon, eğitim gibi çeşitli

iş süreçlerini meta evrene taşıyarak fark

yaratmak ve çalışanlarıyla farklı kanallar

aracılığıyla da daha yakın bir ilişki

kurmak isteyen şirketler için MetaKampüs

ile değer üretiyor.

SabancıDx, teknoloji ve yazılım yetkinliklerini

kullanarak Üsküdar’da bulunan

Dijital Kampüs’ünün bir ikizini meta evrene

taşıdı. Çalışanların kendi avatarlarını

yaratarak giriş yaptığı MetaKampüs;

yeni Dx’liler ile tanışma, sosyalleşme, çeşitli

interaktif eğitim ve toplantıların bu

evrende yapılması gibi imkanlar sunuyor.

SabancıDx MetaKampüs ile uzaktan

çalışmanın giderek yaygınlaştığı bir

dünyada, yeni nesil bir çalışan deneyimi

tasarlamayı ve çalışanların aidiyet hissini

güçlendirmeyi hedefliyor.

Yeni çalışanların aidiyet

duygusuna katkı

Yaygınlığı küresel olarak artmaya devam

eden metaverse ile ilgili olarak hem

yeni jenerasyonlar hem de iş dünyasına

dair paylaşımlarda bulunan SabancıDx

Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı

Özlem Kalkan; “Hibrit çalışma

düzeninin, büyüme gösteren şirketlerin

yüzde 63’ü tarafından benimsenmiş

olduğunu görüyoruz. Bu açıdan baktığımızda,

işe yeni başlayan çalışanların

şirket uygulamalarına adaptasyonlarını

hızlandırmak, sosyalleşebilecekleri ortamlar

yaratmak ve iş aktarımını doğru

yapabilmek adına fark yaratan uygulamaların

ortaya koyulması oldukça

önemli bir hale geliyor. Metaverse, uzaktan

çalışmayı destekleyen çeşitli online

toplantı platformlarının yanı sıra şirketlere,

çalışanları ile 3 boyutlu evrende iletişim

kurmak ve bu renkli dünyada ilişki

geliştirmek adına yeni bir yol sunuyor.

Çağımızın bu ihtiyacından yola çıkarak

geliştirdiğimiz MetaKampüs’te yapılan

işe alım süreçleri, iş hayatına yeni giriş

yapan genç çalışanların çok daha hızlı

bir şekilde aidiyet duygusunu hissetmesine

yardımcı oluyor” dedi.

Farklı kıtalarda işleyen iş

süreçleri bir arada

Günümüzde şirketler yeni kullanım

alanları yaratmak için iş süreçlerini metaverse

ile de desteklemeye başladı. Şirketlerin

metaverse kullanımına öncülük

ederek onlara verimli iş yapış şekilleri

kazandırmak isteyen SabancıDx, hayata

geçirdiği teknolojik ürün ve çözümlerini

de meta evrene entegre etmeyi planlıyor.

Hizmet verdiği şirketlere metaverse

kapılarını açan SabancıDx, 5 kıtada faaliyetlerini

sürdüren Kordsa ile ilk Metaverse

projesinin kick-off çalışmasını

yaptı. Proje ilk fazının sonunda Kordsa’nın

toplu etkinlik ve toplantı süreçlerinin

metaverse evreninde yapılması

planlanıyor.

SabancıDx, MetaKampüs’ün açılışını

Sabancı Holding Dijital Günü etkinliğiyle

yaptı

Sabancı Holding Grubu Finans Direktörü

Orhun Köstem ve SabancıDx &

DxBV Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç

Zaimler’in katıldığı Sabancı Holding

Dijital Günü etkinliğiyle açılışını yapan

MetaKampüs, şirketlerin metaverse için

ilk adımı atmalarına aracılık ederek

geleceğe bir yol açıyor.

Metaverse, yeni bir iş yapış

şekli

Metaverse’ün sadece bir ürün değil, bir

iş yapış şekli olduğunu belirten Kalkan;

“Hızla dijitalleşen yaşamımıza yeni ve

heyecan verici bir boyut kazandıran

metaverse, gerek bireyler gerekse şirketler

için yepyeni olanaklar barındırıyor.

Şirketlerin günlük işleyişinde metaverse

ile etkileşimli olan online görüşmeler,

toplantılar, eğitimler, sosyal aktiviteler

için oyunlaştırılmış deneyimler

kurgulayarak burada geçirilen sürenin

daha keyifli ve verimli hale geleceğini

öngörüyoruz ve hatta gözlemlemeye

başladık bile. Metaverse, yeni bir iş yapış

şekli. SabancıDx olarak, şirketler ve

topluluklar için özerk meta evrenler yaratmak,

bu evrenlere entegre yenilikçi

ürünler geliştirmek ve kendi iş süreçlerimizde

de kullanmak üzere AR-GE çalışmalarımızı

sürdürüyoruz. Bu alanda

gerçekleştirdiğimiz çalışan ve teknoloji

yatırımlarımızın yanı sıra; WebGL teknolojileri

üzerinde geliştirmeler yapan

iş ortağımızla son teknolojik altyapı,

görselleştirme ve kullanıcı dostu bir deneyime

sahip MetaKampüs’ü hayata

geçirdik. İş dünyasının geleceğine değer

katan, eşsiz deneyimler sunan, 7/24 yaşayan

ve gelişen bir dünya yaratıyoruz.

Bu projenin içinde olmak bizler için çok

gurur verici.”


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Gaming kahramanları için yeni bir çağ

Dünyanın önde gelen oyun monitörü ve IT aksesuar

markalarından AGON by AOC, AGON serisinin yeni,

5. Neslinden ilk monitörleri sunuyor: AG275QX/EU ve

AG275QXN/EU…

Sektör Market

IT network

6

27/68.6 cm ekran ölçüsüne ve Hızlı IPS

(AG275QX/EU) ya da Hızlı VA panellerine

(AG275QXN/EU) sahip her iki QHD

modeli de hızlı hareket eden, rekabet

dolu aksiyonu doğru bir biçimde görüntülemek

için 165 Hz yenileme oranına

sahip ve 1 ms GtG tepki süresi sunuyor.

Ayrıca DisplayHDR 400 ve geniş renk

gamı, çarpıcı ve canlı renkler veriyor.

AG275QXN/EU, sektöründe ilk olan düz

bir Hızlı VA paneline ve böylece rekabetçi

çoklu oyuncu yarışmalarına uygun

bir tepki verebilirliğe sahip, bir yandan

da hikâye odaklı, tek oyunculu oyunlarda

muhteşem bir sürükleyicilik için VA

panellerinin sunduğu zengin kontrasta

sahip. Öte yandan AG275QX/EU, Hızlı

IPS paneli ile üst düzey renk doğruluğuna

ve 10 bit renk derinliğine sahip, bu da

içerik üreticisi ve oyuncu kitlesi için ideal.

AOC’nin sürdürülebilirliğe gösterdiği

adanmışlığa uygun olarak, monitörler

yüzde 100 geri dönüştürülebilir destekli

kağıt ambalaj içerisinde satılıyor.

Günümüzün çok yönlü oyuncuları için

geliştirilmiş bu monitörler, düz çizgilere

sahip, yepyeni, köşeli bir tasarıma sahip,

bu da modellerin pek çok oyuncunun

masasına uygun olmasını sağlıyor: Minimal

bir ayak izi olan, birinci sınıf ve

sağlam bir metal tabana, çoklu görev

yürütme için sıkı ikili ya da üçlü monitör

kurulumlarının elde edilmesini sağlayan

3 taraftan çerçevesiz panellere, ve LAN

partilerine ya da turnuvalarına kolayca

taşınması için dahili bir taşıma koluna

sahip, yüksekliği ayarlanabilir, ergonomik

bir ayağa da sahip.

Düz, Hızlı IPS paneline sahip AG275QX/

EU, yüksek renk doğruluğunda 1.07 milyar

renk üretmek için 10 bit renk derinliğine

sahip. Hız dolu rekabetçi aksiyon ile

baş etmek için, modelin 165 Hz yenileme

oranı (170 Hz’e hız aşırtma yapılabilir) ve

1 ms GtG tepki süresi keskin, neredeyse

hayalet görüntünün hiç olmadığı görseller

sunuyor. IPS teknolojisi sayesinde,

AG275QX/EU modeli mükemmel geniş

görüntüleme açıları sunuyor.

AG275QXN/EU modeli, “daha yavaş” VA

panellerine yönelik olumsuz algıyı yerle

bir eden, sıra dışı 1 ms GtG tepki süreli,

düz bir Hızlı VA paneline sahip. Dünyada

1 ms GtG düz VA panellerinden

ilklerinden biri ile donatılmış,

AG275QXN/EU, 165 Hz yenileme oranı

sayesinde IPS kardeşleri kadar hızlı bir

yanıt verebilirlik sunuyor, üstelik daha

derin siyahların ve 3000:1 daha yüksek

kontrast oranının da ek faydasına sahip.

Her iki model de günlük görevlerde işe

yarayan ve oyunlarda ve videolardaki

daha ince ayrıntıları görmeyi sağlayan

yerli QHD çözünürlüğe (2560x1440) sahip.

Ayrıca günümüzde gaming için de

ideal çözünürlük olan QHD, Full HD’ye

kıyasla kayda değer bir yükseltme, ancak

yine de 4K’den daha düşük olması sebebiyle

yeni grafik kartların çoğu QHD’de

yüksek kare hızları elde edebiliyor. Her

iki AGON 5 modeli ayrıca Konsol Modu’nda

da kullanılabilir, bu da 4K @ 120

Hz sinyalini kabul edip 2560x1440’e doğru

aşağı ölçeklendirebilir, bir yandan da

hâlâ konsol oyuncularının yüksek (120

Hz) yenileme hızlarının tadını çıkarmalarını

sağlar.

Hareketli görüntülerde daha da yüksek

bir keskinlik yaratmak için modellerin

her ikisi de 1 ms MPRT elde edebilmek

için MBR (Motion Blur Reduction) işlevini

sunuyor. Bu modda arka aydınlatma

yenileme hızı ile uyumlu şekilde çalışır,

böylece daha yavaş piksel geçişleri neredeyse

görünmez olur ve tek tek kareler

arasında en temiz geçişi beraberinde getirir.

Aşırı düşük girdi gecikmesi de kullanıcıların

girdilerinin neredeyse anında

görsellere çevrilmesini sağlayarak oyuncuların

en yüksek düzeylerde yarışmalarını

mümkün kılar. AG275QXN/EU,

Adaptive-Sync’i desteklerken, AG275QX/

EU de NVIDIA G-Sync uyumludur, işte

bu sayede kare uyumsuzluğu nedeniyle

herhangi bir yırtılma ya da tutukluk

gibi yapay olgular, modellerin ikisinde de

karşınıza çıkmaz.

AGON 5 serisinin yeni tasarımı, her

oyuncu estetiğine uyacak şekilde üst düzey,

ancak sade bir his verir. Oyuncuların

diğer çevre birimlerini, joystick’leri,

gamepad’leri vs. bağlayabilmeleri için

çok seçenek sunan bu modeller, 4 portlu

bir USB 3.2 Gen 1 hub’a sahiptir. Ergonomik

ve sağlam metal ayak, 150 mm

yükseklik ayarı, -20/20° sağa sola dönme

aralığı, -5/23° eğme aralığı ve 90° pivot

oryantasyonu sunarak uzun süren gaming

oturumlarını hiç olmadığı kadar

rahat bir hale getirir. VESA montajı seçeneği

ise esnekliği daha da artırır. FlickerFree

teknolojisi ve Low Blue Modu ise

özellikle akşamları, daha sağlıklı şekilde

oyun oynamaya katkıda bulunur.

Her iki modelde de, AGON by AOC’nin

monitörleri ve diğer AOC çevre birimlerini

kontrol etmeyi sağlayan ana yazılım

takımı olan G-Menu bulunmaktadır ve

bu geniş yelpazede özelleştirme seçeneklerine

sahiptir. 4 yönlü joystick ise alternatif

bir OSD kontrolü sağlar.

AGON AG275QX/EU ve AG275QXN/EU,

sırasıyla 469 USD ve 389 USD üretici tarafından

tavsiye edilen perakende fiyatından

Eylül 2022’den itibaren piyasada

bulunabilecek.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

TCL, yeni televizyonlarını tanıttı

Ürünlerini Bilkom Güvencesiyle Türkiye’de pazara

sunan TCL Electronics, yeni Google TV modelleri ve

son teknolojiye sahip tüketici elektroniği ürünlerini

Türkiye’de gerçekleştirdiği lansman ile tanıttı…

2021 Global Android TV pazarının 1,

LCD TV pazarının ise 2 numaralı oyuncusu,

dünyanın öncü panel üreticisi

TCL’nin yenilikçi ürün gamında ödüllü

Mini LED ve QLED TV modelleri başı çekiyor.

Üstün özelliklerle donatılmış yeni

TV serisi, gelişmiş görüntü ve ses deneyimi

ile kullanıcılara maksimum deneyim

vadediyor.

Lansmanda tümü Google TV arayüzüyle

gelen TCL X925 Pro, C935, C835, C735,

C635, P635 ve P735 TV modelleri ile

C-Fresh klima serisi, CES 2022 İnovasyon

Ödülü›’nün sahibi Sweeva serisinin yeni

6000M ve 6500M isimli moplu robot süpürge

modelleri ve Breeva Pro400 Premium

hava temizleyici modeli tanıtıldı.

IT network Türkiye’nin En Geniş Google

TV Ürün Gamı

Yeni ürün ailesiyle Türkiye’nin en geniş

Google TV ürün gamını TCL ile pazara

sunan Bilkom, farklı ihtiyaçlara yönelik

geniş bir yelpazede performans odaklı ve

premium ürünler ile TV pazarını hareketlendirecek.

Tamamına yakını Bilkom güvencesiyle

Türkiye’de üretilen TCL’nin yeni TV ailesi,

Google TV arayüzü ile daha fazla bağlanabilirlik

ve uyum sağlayacak. Telefon,

tablet ve bilgisayarlar, yeni sürüm sayesinde

TV ile çok daha uyumlu ve hızlı çalışabilecek.

Birden fazla kullanıcı profili

oluşturmaya imkân tanıyan yeni Google

TV’ler, kişiselleştirmeye daha fazla olanak

sunacak. Çocuk profili ve ebeveyn

kontrolü özellikleri ile daha fazla kontrol

mümkün olacak.

Sektör Market

8

“Yeni modeller büyüme

yolculuğumuzun lokomotifi

olacak”

5 yıl önce başlayan TCL-Bilkom iş

birliğinin her geçen gün büyüdüğünü ve

yeni bir aşamaya geçtiğinin altını çizen

Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya,

“2 yıl önce önemli bir adım atmış ve

TCL’nin yüksek teknolojisini Türkiye’ye

taşıyarak yerli üretimin müjdesini

vermiştik. Bugün ise iş birliğimizi bir

üst seviyeye taşıyoruz. Tamamına

yakını yerli üretim olan yeni TV ailesi ile

Türkiye’nin en geniş Google TV ailesini

Türk pazarına sunuyoruz. Yeni dönemde

TCL’nin global TV pazarı liderliğini Türkiye’ye

taşıma hedefiyle yolumuza güçlü

bir şekilde devam ediyoruz.” dedi.

TCL Electronics Afrika ve Orta Doğu

Genel Müdürü Sunny Yang yaptığı açıklamada;

“TCL, Türkiye’de kısa zamanda

önemli bir büyüme katetti ve bu büyümeyi

etkili bir bölgesel planlama ile gelecek

hedeflerimize taşımak istiyoruz.

TCL dünyanın dört bir yanında olduğu

gibi Türkiye’de de insanların hayatlarında

mükemmelliği sürdürmeleri için

onlara ilham olma tutkusu ile hedeflerine

emin adımlarla ilerlemeye devam

edecek.” dedi. TCL Electronics Kıdemli

Bölge Müdür’ü Timo Xu ise “Türkiye’deki

tüketicilerimize birinci sınıf bir sinema

deneyimi sunmak için TCL’in en yeni

nesil Mini LED ve QLED C serisi TV’lerini,

son teknoloji taze havalı C-Fresh serisi

klima ve ekosistem ürünlerini piyasaya

sürmekten gurur duyuyoruz” dedi.

TCL Mobil Ülke Müdürü Serhan Tunca,

TCL’nin bir ekosistem markası olduğunu

vurgulayarak “TCL ekosisteminin

en önemli bileşenlerinden

biri de mobil kategoride sunduğumuz

çözümler. Akıllı telefon, tablet, akıllı

çocuk saati, kulaklık ve modemden

oluşan zengin ürün portföyümüzü

Türkiye pazarında genişletmeye devam

edeceğiz. Önümüzdeki dönemde hem

yeni ürünlerimizi kullanıcılarımızla

buluşturacak hem de yerli üretim

konusundaki çalışmalarımızı artırarak

sürdüreceğiz” dedi.

Türkiye’de Üretilen ilk Mini

LED Google TV

Daha önce TCL ile Türkiye’nin ilk Mini

LED TV’sini pazara sunan Bilkom, yeni

modellerle birlikte Türkiye’nin ilk Mini

LED Google TV’sini yerli üretim olarak

pazara sunan ilk marka olacak.

TCL, Türkiye’de üretilen ilk Mini LED

Google TV unvanına sahip TCL C835 ve

C935 modellerinde yerel karartma bölgelerinin

sayısını 1920’ye kadar çıkararak

görüntü kalitesinde çıtayı yükseltiyor.

EISA Award’da 2022-2023 Premium

Mini LED TV ödülünü alan C835, sinema

kalitesinde ses ve görüntü deneyimi

sunan IMAX Enhanced sertifikasına

sahip.

TCL X925 Pro Mini LED 8K Google TV,

sunduğu 2800 nit parlaklık ile gün ışığında

bile en canlı ve renkli görüntüyü

sağlarken OD-Zero teknolojisiyle de

daha net ve canlı görüntüleri sunuyor.

Üstün QLED 4K teknolojisi ile öne çıkan

C735 ve C635 modelleri, olağanüstü

video oyun performansları ile kapsamlı

bir eğlence deneyimi sunuyor. EISA

Award’da 2022-2023 Best Buy LCD TV

ödülüne layık görülen C735, aynı zamanda

Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk 98’’

QLED Google TV’si unvanına sahip.

TCL’nin performans odaklı P serisinin

yeni üyeleri P635 ve P735 ise; akıcı Google

TV arayüzü ile ve görüntü kalitesiyle

üst seviye deneyim sunuyor.

160’ı aşkın ülkede ürün ve çözümlerini

tüketicilere ulaştıran TCL, dünya çapında

yaklaşık 300 milyon kullanıcıya

ürün sağlıyor. 2021’’de 24,6 milyon adet

LCD TV sevkiyatı ile global çapta Pazar

payı yüzde 11,5 büyüyen TCL, Bilkom iş

birliği ile Türkiye’de üretim yapıyor ve

Türkiye’nin en geniş Google TV ürün

gamına sahip.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Galibiyetin en önemli unsuru: Ses!

SteelSeries geliştirdiği Arctis Nova kulaklıklarıyla oyun

dünyasına yeni sesler getirmeye devam ediyor. Arctis

Nova serisinin son kulaklığı Nova 7; High Fidelity

ses kalitesi, 360° Uzamsal Ses gibi özellikleri ve Sonar

Audio Software ile güçlendirilmiş yenilikçi yapısıyla

oyuncuların en sınırlı ayrıntıları duymasını hedefliyor…

Geçtiğimiz dönemde yeni kulaklığı Arctis

Nova 7’yi tanıtan SteelSeries, yenilikçi

teknolojileri oyun sektörüne adapte etmeyi

sürdürüyor. SteelSeries, Nova Acouistic

System ile tasarlanmış olan yeni nesil kulaklıklarıyla

oyuncuların en ayrıntılı sesleri

duymasını hedefliyor. Bu noktada, Nova

Acoustic System ile tasarlanan ve piyasaya

sunulan yeni kulaklıkla; High Fidelity ses

özelliği, Sonar Audio Software Suite ayrıcalığı

ve 360° Uzamsal Ses imkanı oyuncuların

en önemli detayları yakalamasına

imkan tanıyor.

İlk global e-spor ekipman markası olan

SteelSeries, tanıttığı kulaklık modeli Nova

7’de aktif Formula 1 pilotları tarafından

kullanılan mikrofonları kullanıyor. Bu sayede

oyuncular eşsiz bir kullanıcı deneyimi

yakalıyor. Öte yandan, oyunculara kablosuz

kullanım özgürlüğüne sağlamanın

yanı sıra eş zamanlı olarak iki ses akışını

dinleme imkanını da tanıyor. Ayrıca ClearCast

Gen 2 aracılığıyla yapay zeka desteğiyle

istenmeyen gürültüleri engellerken

iletişim kapasitesini artırma fırsatı da sunuyor.

Nova ailesindeki her bir kulaklık, rekabetin

sert geçtiği oyun dünyasında kullanıcılara

kusursuz bir ses deneyimi sağlamayı

amaçlıyor. Marka ortaya koyduğu gelecek

vizyonuyla oyun sektörüne yönelik olarak

gelişimini sürdürürken, hızla değişen ve

dönüşen oyun ekosistemindeki sorunların

çözümü için yeni stratejiler izliyor.

Yeni ses teknolojisi Sonar

uzman ses mühendisleri

tarafından üretildi

Yeni ses teknolojisi Sonar’ı oyun ekosistemine

sunan global espor ekipman markası

SteelSeries, attığı bu adımla oyuncuların

oyun deneyimlerini mükemmelleştirmeyi

ve oyun performanslarını geliştirmeyi sürdürüyor.

Yeni ses teknolojisi Sonar uzman

ses mühendisleri tarafından yapılan çalışmaların

bir sonucu olarak üretildi. Sonar

teknolojisi, ilk defa oyuncuların farklı ses

detaylarını yönetmesine ve oyuncuların

oyun esnasındaki aksiyonları erken fark

etmesine olanak tanıyor. Özellikle savaş

oyunları esnasındaki hassas seslerin daha

iyi duyulmasını sağlıyor. Ayrıca ses ayarlarını

kişiselleştirebilen oyunseverler, Sonar’ın

sahip olduğu Virtual 7.1 Surround

Sound özelliğiyle sinema benzeri bir ses

kalitesine erişebiliyor.

Oyuncular, Sonar Software ve Nova serisi

kulaklıkların bir araya gelmesiyle oyun

ekosistemindeki rekabete ayak uydururken

harika bir kullanıcı deneyimi imkanını

da yakalıyor. Nova Serisi, eşsiz mirasıyla

farklı seviyedeki oyunculara ve farklı bütçelere

hitap edebiliyor. Oyuncular beklentilerine,

seviyelerine ve bütçelerine uygun

olarak farklı seçeneklere yönelebiliyor.

E-Ticaretin Davos’u İstanbul’da gerçekleşti

Beş farklı sahnede

ekosistemin profesyonellerinden

oluşan 200’den

fazla konuşmacının

tecrübelerini

paylaştığı forumda,

ClickMeLive

Genel Müdürü Emre İlban da sektörün önde

gelen isimlerinin katıldığı oturuma başkanlık

etti. “2024 öncesi bizi bekleyen trendler:

E-Ticaret, pazarlama, strateji” başlıklı oturumda

yaptığı konuşmada İlban, herkes e-ticaretin

bugününü ve yarınını konuşurken

kendilerinin bir adım ötesini konuşmak istediklerini

belirterek, “Dünya genelinde artan

enflasyon sebebiyle genel giderler arttığı

için insanlar artık teknolojide de seçici satın

alım yapmaya başladı. Dolayısıyla e-ticaret

artık eskisinden daha zor” dedi. Analytica

House CEO’su Kıvanç Ünal, 2023’te yeni

bir kriz beklendiğini ABD ve Avrupa’nın da

bu durumdan ciddi şekilde etkilendiğini,

insanların artık ihtiyaçlarına yönelik alışverişe

yönlendiğini söyledi. Meta Vertical

Lead Irmak Emekdaş da doğru müşteriye

Dünya e-ticaretinin devleri, “e-ticaretin Davos”u

olarak 9’uncu kez düzenlenen World E-Commerce

Forum kapsamında İstanbul›da buluştu. 28-30

Eylül’de WoW Kongre Merkezi’nde 34 ülkeden 10

binden fazla katılımcıyı ağırlayan forum kapsamında,

150 bini aşkın B2B görüşme gerçekleştirildi…

ulaşmak için platformları doğru sinyallerle

destekleyip sisteme güvenilmesi gerektiğini

söyleyerek, partner şirketler vasıtasıyla

tamamlayıcı çözüme yönelmenin önemine

değindi. E-ticaret bütçesindeki yurt dışı alışveriş

oranının hızla arttığını, bunların çoğunun

sosyal medyadan keşfedilmiş ürünler

olduğunu kaydetti. Insider Başkan Yardımcısı

Kerem Bozokluoğlu ise konuşmasında,

sosyal ticaretin ürünler ve algoritma gibi

birçok açıdan evrildiğini, bu kadar büyük bir

ürün dünyasını yönetmenin zor olduğunu,

influencerlar’ın da artık takipçi sayısından

ziyade içerik üretme kabiliyetiyle seçildiğini

vurguladı.

Dünya e-ticaretinin yeni yol haritasının çizildiği,

gelecek vizyonu ve trendlerin ele alındığı

forum; bilgilendirme toplantılarının yanı sıra

katılımcılarına yeni iş birlikleri ve ticari ortaklıklar

oluşturma imkânı da sundu. 3 gün boyunca

e-ticaretin kalbinin Türkiye’de atmasını

sağlayan forum, sektörün lider markalarının

yanı sıra kamu ve özel sektörden üst düzey

isimleri de ağırladı.

“Dünyada ve Türkiye’de E-Ticaretin Gelişimi”,

“Teknoloji Yatırımcılığının Geleceği”, “E-Ticarette

Müşteri Deneyimi”, “E-Ticarette Hız

Kavramı” ve “Patronlarla E-Ticaretin Stratejisi”

gibi birçok konu başlığının masaya yatırıldığı

foruma 40’tan fazla yatırımcı ve fon da katıldı.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Turkcell Superonline Türkiye’yi 1000

Mbps hız ile donatıyor

Sektör Market

IT network

10

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan, tüm

zorluklara rağmen iki milyon müşteriyi aştıklarını

belirterek, “Kutlamayı tüm Türkiye’deki

fiber müşterilerimizle yapıyoruz.

Kayıtsız şartsız bu hafta sonu boyuncu

tüm evlere 1000 Mbps hız hediye ediyoruz”

dedi.

Edirne’den Diyarbakır’a Gaziantep’ten Kocaeli’ne

kadar 28 ili fiberle donatan Turkcell,

gerçek fiber kullanan müşteri sayısında

iki milyonu aştı. Yaptığı yatırımlarla

ışık hızında fiber altyapıyı beş milyon hane

için hazır eden Turkcell, 55 bin km’lik fiber

altyapısıyla Türkiye’nin dijitalleşmesi için

çalışmalarını sürdürüyor. Turkcell Superonline’ın

iki milyonuncu fiber müşterisinin

de katıldığı bir toplantıya ev sahipliği

yapan Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan

şunları söyledi:

“Türkiye’de ilk fiber yatırımını yaptığımız

günden bugüne kadar geçen sürede,

müşterilerimiz hızlı ve kaliteli internete

teveccüh gösterdi ve bugün gerçek fiberde

iki milyon müşteriye ulaşmanın mutluluğunu

yaşıyoruz. Müşterimiz Anıl Ali Fırat,

en hızlı paketlerimizden biri olan 1000

Mbps’yi tercih ederek Turkcell Superonline’ın

ışık hızındaki internetini kullanan iki

milyonuncu kişi oldu. Bu vesileyle biz de

kayıtsız şartsız cihazları uyumlu olan tüm

müşterilerimizin indirme hızını bu hafta

sonu boyunca 1000 Mbps’ye varan hızlara

çıkarıyoruz. Tüm müşterilerimize 2 gün

boyunca hediye ettiğimiz yüksek hızlı interneti

ülkemizde yaygınlaştırmak için

çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda

da Temmuz ayı itibarıyla fiberde

en yüksek hızları erişilebilir kılan bir kampanya

düzenlemiştik. Böylece Turkcell fiberi

yeni tercih eden bireysel müşterilerimizin

yüzde 40’ı 100 Mbps ve üzeri hızları

seçerek gerçek fiber ile tanışmış oldu.”

Turkcell Superonline fiberi olan

evlerin yüzde 30’u kısa sürede

Wi-Fi 6 ile tanıştı

Murat Erkan Wi-Fi 6 teknolojisiyle ilgili;

“Müşterilerimizi ev internetinde de en gelişmiş

teknolojilerle buluşturuyoruz. Ev

içindeki kapsamayı artıran Wi-Fi 6 teknolojisi,

Türkiye’de ilk kez Turkcell Superonline

müşterileriyle buluştu. Şu anda dünyada

da en yeni teknoloji olarak kabul edilen

bu teknoloji, Turkcell Superonline fiberinin

bulunduğu evlerde kısa sürede yüzde

30’unda kullanılmaya başlandı. Önümüzdeki

dönemde tüm fiber evlere sunmayı

hedefliyoruz. Duvarları yıkan teknoloji

olarak adlandırdığımız Wi-Fi 6’nın bir ileri

teknolojisi olan WiFi6E gibi en yeni teknolojilerin

de testlerini halihazırda yapıyoruz.

Bu sayede Türkiye’yi dijital dönüşümde

ve bilgiye erişimde lider ülkelerden biri

yapmak için çalışıyoruz” dedi.

Turkcell GM Murat Erkan/ Turkcell Superonline’ın 2 milyonuncu fiber internet

müşterisi Ali Anıl Fırat/ Turkcell GMY Ceyhun Özata

Türkiye’deki fiber illerinde başlattığı 1000 Mbps hamlesinin

karşılığını hızla alan Turkcell Superonline, fiberde

iki milyon müşteriyi aştı. Turkcell, yatırımlarına hız

kesmeden devam ederek 55 bin kilometre fiberi beş

milyon haneye taşıdı…

İki milyonuncu fiber müşteri

Balıkesir’den

Turkcell Superonline’ın iki milyonuncu

fiber internet müşterisi Balıkesir’den Anıl

Ali Fırat oldu. Murat Erkan, Turkcell Superonline

1000 Mbps hız paketine geçen

Anıl Ali Fırat yüksek hızlı internetin tadını

çıkarması için teknoloji paketi hediye etti.

Beş yıldır Balıkesir’deki müşterilerine fiber

internet hizmeti sunan Turkcell Superonline,

burada 80 bin haneye erişen fiber altyapıya

sahip.

“Ortak altyapıya şimdi

geçmezsek; üç yıl sonra çok

geç kalmış olacağız”

Açıklamasında ortak altyapı vurgusu yapan

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan,

“FTTH Council (Avrupa Eve Kadar Fiber

İnternet Konseyi) tarafından Mayıs ayında

yayınlanan rapora göre; Türkiye 39 Avrupa

ülkesi içerisinde fibere erişimde 21. sırada

yer alıyor. Bu rapora göre fiberleşme oranında

ülkemiz Avrupa ortalamasının da

gerisinde kalmış durumda. Yıllardır söylediğimiz

gibi Türkiye’nin kaynaklarının

doğru ve verimli kullanılabilmesi adına

“ortak fiber altyapıyı” en doğru çözüm olarak

görüyoruz. Hatta birçok Avrupa ülkesinde

fiberin yaygınlaştırılmasına yönelik

ortak altyapı şirketleri kurulmaya başlandı

ve önümüzdeki dönemde fiberleşme konusunda

büyük atılımların olması bekleniyor.

Şimdiden bu çalışmalara başlayan Avrupa

ülkeleri ile makasın açılmaması için

bugün harekete geçmek çok önemli. Ortak

altyapıya şimdi geçmezsek; üç yıl sonra

çok geç kalmış olacağız. Ülke insanımızın

en iyi hizmeti alması için rekabetin altyapıda

değil hizmet ve servislerde olması

gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin hak

ettiği sıralara yükselmesi için canla başla

çalışmaya devam edeceğiz” açıklamasında

bulundu.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

KOBİ’ler İşTurkcell İle dijitalleşiyor

Dünyanın ilk dijital operatörü Turkcell, KOBİ’lere sunduğu

İşTurkcell hizmetiyle veri güvenliğinden

bulut çözümlerine dijital dönüşüm

için esnek altyapı ve tüm e-dönüşüm

uygulamalarında uçtan uca danışmanlık

sunuyor. İşTurkcell, sektörel uzmanlığıyla

KOBİ’lere dijital dönüşüm yolculukları boyunca

doğru servis ve ürünlere tek adresten

ulaşabilme imkanı sağlıyor. KOBİ’ler,

İşTurkcell internet sitesinde dijitalleşme

seviyesini ölçümlüyor ve ihtiyacına uygun

çözümlere ulaşabiliyor…

Dijital dönüşümün öncüsü Turkcell, KO-

Bİ’lerin işlerini dijitale taşıyarak büyütmesi

için güvenilir teknoloji danışmanlığı

yapmaya ve dijital dönüşüm yolculuğunun

her aşamasına uygun çözümler sunmaya

devam ediyor. Turkcell’in kurumsal

müşterilerine seslendiği İşTurkcell platformu

ile her dijitalleşme seviyesine uygun

çözümler ve dönüştüren teknolojileri

sunarken, internet sitesine eklediği testle

KOBİ’lerin dijitalleşme farkındalığını artırmayı

hedefliyor. Erişim çözümlerinin

yanı sıra KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğunda

bulundukları konuma uygun

bulut, güvenlik çözümleri ve e-dönüşüm

uygulamalarını ihtiyaçlarına uygun olarak

belirleyerek tek bir noktadan sunuyor.

İşTurkcell, KOBİ’lerin verimliliğini ve üretkenliğini

artırırken sürdürülebilirlik alanında

da katkı sağlıyor.

KOBİ’lerin farklı ihtiyaçlarına

üç kapsamlı çözüm

İşTurkcell’de KOBİ’lerin farklı ihtiyaçları

için “İşini Dijitale Taşı”, “İşini Dijitalde

Büyüt”, “İşini Dijitalde Yönet” olmak üzere

işletmelerin dijitalleşme seviyesine göre

üç kapsamlı çözüm grubu bulunuyor. KO-

Bİ’ler, isterlerse https://www.turkcell.com.

tr/kobilerdijitallesiyor internet sitesinde

yer alan testi de yanıtlayarak dijitalleşmede

hangi noktada olduklarını keşfediyor,

bu ihtiyaca uygun çözümleri inceleyebiliyor,

benzer konumda bulunan diğer KO-

Bİ’lerin kullandığı e-dönüşüm çözümlerine

ulaşabiliyor.

Ceyhun Özata: “KOBİ’lerin

tüm ihtiyaçlarına İşTurkcell

ile cevap veriyoruz”

İşTurkcell ile KOBİ’lere sundukları danışmanlıkla

ilgili bilgiler veren Turkcell Kurumsal

Satıştan Sorumlu Genel Müdür

Yardımcısı Ceyhun Özata, “Ekonominin

lokomotifi KOBİ’lerimizin iş sürekliliğini

sağlaması ve rekabetçi yapısını koruyabilmesi

adına teknolojiden faydalanma

ihtiyaçları her geçen gün artıyor. Artık

her işletmenin varlığını koruyabilmesi ve

büyümesi için dijitalleşmesi şart. KOBİ’lerimiz

de bunun bir gereklilik olduğunun

farkındalar. TÜİK raporuna göre Türkiye’de

528 bin KOBİ yer alıyor. KOBİ’lerimiz

geç kalmadan kendi üzerlerine düşen

görevi yerine getirerek bu alanda bilinçlendikçe

rekabette de ivme kazanacaklar.

Yaptığımız araştırmalar bize gösteriyor ki

KOBİ’lerimizin en öncelikli beklentisi dijitalleşmeyle

ilgili bilgi sahibi olmak. Biz de

konuyla ilgili en güncel bilgilerin yer aldığı

içeriklerimizi İşTurkcell bünyesinde bir

araya getirerek onlara sunuyoruz. Bununla

birlikte KOBİ’lerin tüm dijitalleşme

ihtiyaçlarını karşılıyor, bulut, güvenlik

ve e-dönüşüm çözümlerimizin yanı sıra

finansman desteğimiz ile de yanlarında

oluyoruz” dedi.

TOUGHBOOK ile sunulan şifreleme her

sektörün ilgisini çekecek

Çok Gizli bilgiler

için özel olarak

tasarlanmış, şifreli bir

dahili katı hal sürücüsüne

(SSD) sahip dizüstü

bilgisayar fikri, çok

üst düzey istihbarat ve

sıra dışı durumları akla

getirebilir. Fakat bireysel

ve kurumsal hassas

verileri korumanın hiç olmadığı kadar

önemli olduğu bu dönemlerde bu tür özellikler

sadece savuna sektöründe değil,

farklı endüstrilerde de tercih ediliyor.

İstatistikler her 53 saniyede bir dizüstü

bilgisayarın çalındığını gösteriyor

ve çalışanların mobil cihazlarında

şahıslarına ve şirketlerine ait önemli

verilerin yer aldığı düşünüldüğünde

şirketler de bu durum için bir çözüm

arıyor.

TOUGHBOOK ise bu soruna yönelik Viasat

Data at Rest (DAR) markalı sektör öncüsü

veri depolama güvenliği cihazlarının

Panasonic, Viasat ile şifreleme alanında gerçekleştirdiği

işbirliğiyle savunma sektöründe kullanılan ancak diğer

sektörlerin de kullanmak istediği çözümler sunuyor…

donanım şifreleme ürünlerini kullanıyor.

Viasat’ın UK National Cyber Security

Centre tarafından değerlendirilen Eclypt

portföyü de tüm dünyada kullanılıyor. Bu

imkanların yer aldığı TOUGHBOOK cihazları

da Çok Gizli olarak sınıflandırılan

ve bu sınıflandırmanın altındaki verileri

depolayabilecek kadar güvenli oluyor. Ek

olarak NATO ve Avrupa ülkelerinde kullanım

için uygun bir konumda yer alıyor.

Finansal hizmetler gibi özel sektörde yer

alan şirketler ve sağlık, acil durum hizmetleri

ve yerel yönetim gibi alanlarda faaliyet

gösteren kamu kuruluşları dünyanın

dört bir yanındaki devletlerin ve orduların

tercih ettiği güvenlik standartlarını sağlayan

çözümlere yöneliyor.

Savunma sektörüne büyük önem veren

öncü bir sağlayıcı olan Panasonic de Viasat

ile yakın bir şekilde çalışıyor. Bu işbirliği

kapsamında Viasat Eclypt Core dahili

SSD, en yeni dayanıklı cihaz olan TOUGH-

BOOK 55’te bulunuyor ve Intel’in 11. Nesil

platformlarını temel alan TOUGHBOOK

40 dizüstü bilgisayara entegre edilme çalışmaları

da devam ediyor.

Viasat, veriyi korumak için Eclypt teknolojisinde

gelişmiş doğrulamayı, diskin

tamamını kapsayan şifrelemeyi ve veri depolamayı

dayanıklı ve kurcalanmaya karşı

dayanıklı TOUGHBOOK cihazında bir araya

getiriyor. Böylece anlık veri koruması,

dizüstü bilgisayarın performansında gözle

görülür bir azalma olmadan sağlanıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Küresel fintech yatırımları 2022 yılının

ilk yarısında 107,8 milyar dolara geriledi

KPMG tarafından hazırlanan “Pulse of Fintech” raporuna

göre Fintech’e yapılan küresel yatırım, 2021 yılının

ilk yarısında 3 bin 372 işlem ile 111,2 milyar dolar

seviyesinde iken, 2022 yılının ilk yarısında 2 bin 980

işlem ile 107,8 milyar dolara geriledi…

Sektör Market

IT network

12

Toplam fintech yatırımı ve işlem hacmi

hem Amerika hem de EMEA bölgelerinde

azalırken Asya - Pasifik bölgesinde işlem

sayısındaki düşüşe rağmen, yeni bir yıllık

fintech yatırımı rekoru kırıldı. Afterpay’in

Block tarafından 27,9 milyar dolara satın

alınması fintech sektörüne bu yılın ilk yarısında

yapılan en büyük yatırım oldu.

KPMG hazırladığı “Pulse of Fintech” raporunda

2022 yılının ilk yarısında küresel

çapta fintech’lere yatırımları mercek altına

aldı. Rapora göre hem fintech’e yapılan

toplam küresel yatırım miktarı hem de

fintech yatırımlarında işlem sayısı 2021 yılının

ilk yarısı ile 2022 yılının ikinci yarısı

arasında düşüş kaydetti.

Fintech yatırımları Amerika ve EMEA

bölgelerinde düşerken Asya - Pasifik bölgesinde,

özellikle Avustralya merkezli Afterpay’in

Block tarafından 27,9 milyar dolara

satın alınması da dahil olmak üzere birkaç

büyük M&A işleminin bir sonucu olarak

yeni bir rekor seviyeye ulaştı. 2022 yılının

ilk yarısında fintech yatırımlarında en büyük

payı 43,6 milyar dolar ile ödemeler alanı

oluştururken bunu 14,2 milyar dolar ile

kripto takip etti.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan KPMG

Türkiye Dijital Finans ve Fintech Lideri ve

Şirket Ortağı Sinem Cantürk, “2021 yılının

sonunda fintech piyasasında yaşanan

iyimserlik ortamı, 2022 yılının ilk yarısında,

Rusya - Ukrayna çatışması, devam

eden tedarik zinciri zorlukları, yükselen

enflasyon ve faiz oranlarıyla ilgili belirsizliklerin

hem kamu hem de özel şirketleri

olumsuz etkilemesiyle hızla durgunluk

endişelerinin ortaya çıktığı bir ortama

dönüştü. Beklenmeyen olayların yarattığı

ortam içerisinde geçtiğimiz altı ay

boyunca fintech sektöründe yaşananlara

baktığımızda, özellikle bu yılın ilk ve ikinci

çeyreğinde birçok ülkede yatırımların

azaldığına şahit olduk. 2022 yılının ikinci

yarısına girerken de yatırımcıların giderek

daha fazla gelir artışına, kârlılığa ve nakit

akışına odaklanmasıyla piyasadaki zorlukların

devam etmesi bekleniyor. Ancak

olgun sektörlerin konsolidasyon görmesi

ve değerlemeler üzerinde aşağı yönlü

baskının olduğu ortamda yatırımcıların

cazip fırsatlar araması nedeniyle birleşme

ve satın alma faaliyetleri büyümek için iyi

bir konumda bulunuyor” dedi.

Küresel fintech yatırımlarında 3

bine yakın işlem gerçekleşti

Fintech’e yapılan küresel yatırım, 2021 yılının

ilk yarısında 3 bin 372 işlem ile 111,2

milyar dolar seviyesinde iken, 2022 yılının

ilk yarısında 2 bin 980 işlem ile 107,8 milyar

dolara geriledi. Toplam fintech yatırımı ve

işlem hacmi hem Amerika hem de EMEA

bölgelerinde azalırken Asya - Pasifik bölgesinde

işlem sayısındaki düşüşe rağmen,

yeni bir yıllık fintech yatırımı rekoru kırıldı.

Yeni Asya-Pasifik rekoru üç büyük M&A

işleminden kaynaklandı: Avustralya merkezli

Afterpay’in Block tarafından 27,9

milyar dolara satın alınması, Japonya merkezli

Yayoi’nin KKR tarafından 2,1 milyar

dolara satın alınması ve Avustralya merkezli

fintech’ler Superhero ve Swiftx’in 1

milyar dolara birleşmesi.

Avrupa rekor seviyede girişim

sermayesi yatırımı çekti

Küresel çapta girişim sermayelerinin (VC)

yatırımları geçen yılın ilk yarısında 66,5

milyar dolar iken, bu yılın ilk yarısında 52,6

milyar dolara gerilese de 2021 yılı hariç

bırakıldığında gücünü korumaya devam

ediyor.

Amerika kıtası 27,2 milyar dolar ile en büyük

VC finansmanını çekerken EMEA,

2022 yılının ilk yarısında dünyanın en

büyük iki fintech turunun (Almanya merkezli

Trade Republic’in 1,1 milyar dolarlık

ve İngiltere merkezli Checkout.com’un 1

milyar dolarlık finansmanı) öncülüğünde

16,6 milyar dolar ile yeni bir rekor düzeyde

finansman çekti. Asya - Pasifik bölgesindeki

fintech odaklı VC yatırımları ise 8,7 milyar

dolarla oldukça düşük seviyede kaldı.

Ödemeler alanı yatırımcıların

gözdesi olmaya devam ediyor

Yatırımcılar 2022 yılının ilk yarısında ödemeler

alanına yatırım yapmayı sürdürdü

ve ödeme odaklı şirketlere 43,6 milyar dolar

yatırım yaptı. Bununla birlikte artan

makroekonomik zorluklar göz önüne alındığında,

ödemeler alanındaki yatırımların,

özellikle erken yatırım işlemleri açısından,

bu yılın ikinci yarısında biraz azalabileceği

öngörülüyor. Birleşme ve satın alma

faaliyetlerinin ise ödeme şirketlerindeki

konsolidasyonun artması nedeniyle güçlü

kalması bekleniyor.

Blok zinciri ve kripto alanında

hala büyük fırsatlar görülüyor

Kripto dünyası, 2022 yılının ilk yarısında

önemli zorluklar yaşarken, kripto odaklı

şirketler haziran ayında Almanya merkezli

Trade Republic’in aldığı 1,1 milyar dolarlık

finansman da dahil olmak üzere 14,2 milyar

dolarlık yatırım aldı.

2022 yılının ilk yarısından en büyük 10 küresel

fintech yatırımı

Sıra-Şirket-Yatırım Miktarı-Merkez-Sektör

1-Afterpay-27,9 milyar dolar-Melbourne,

Avustralya-Ödemeler

2-Sia-3,9 milyar dolar-Milan, İtalya-Ödemeler

3-Bottomline Technologies-2,6 milyar dolar-Portsmouth,

ABD-Kurumsal/B2B

4-Yayoi-2,1 milyar dolar-Tokyo, Japonya-Kurumsal/B2B

5-Interactive Investor-1,8 Milyar Dolar-Leeds,

Birleşik Krallık-Varlık/Yatırım Yönetimi

6-FNZ-1,4 milyar dolar-Londra, Birleşik

Krallık-Varlık/Yatırım Yönetimi

7-SimpleNexus-1,2 milyar dolar-Lehi,

ABD-Borç Verme

8-Trade Republic-1,15 milyar dolar-Berlin,

Almanya-Sermaye Piyasaları

9-Technisys-1,1 milyar dolar-Miami,

ABD-Kurumsal/B2B

10-Superhero-1,06 milyar dolar-Sidney,

Avustralya-Varlık/Yatırım Yönetimi


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Lidio, ödemeleri özgürleştiriyor

İşletmelerin yerel ve küresel ihtiyaçlarına

yönelik hizmetlerin yanı sıra temas edilecek

milyonlarca tüketiciye de çok kanallı ve özgür

ödeme deneyimi sunmayı hedefleyen Lidio’nun

temelini 2011 yılında kurulan Mobilexpress

oluşturuyor. 2013 ve 2014 yıllarında yaptığı

atılımlarla bugün sunduğu ürün ve servislerin

temellerini atan Mobilexpress, online ödeme

geçidi, akıllı işlem yönlendirme, kart saklama,

sahtecilik önleme gibi yapay zeka destekli

birçok servisi, ihtiyaç duyabilecek tüm banka

ve ödeme kuruluşlarına entegre çalışan platformu

aracılığıyla işletme ve kullanıcılarına

sunuyor. Halihazırda Türkiye’nin alanında en

büyük e-Ticaret, Perakende, Sigorta ve Telekom

şirketlerine özel servisler geliştiren, 2021

yılının kampanyalar dönemi olarak da bilinen

kasım ayında tüm Türkiye’deki online ödemelerin

yüzde 25’inden fazlasını tek başına üstlenen

Mobilexpress platformu, Lidio’nun uçtan

uca, yeni nesil servisleriyle herkesin erişimine

açılıyor.

Türkiye’nin En Büyük ve En Kapsayıcı Ödeme

Platformu olarak konumlanan Lidio, KOBİ’den

Fortune 500’e her ölçekten şirketin ödemelerini

özgürleştiren yeni nesil finansal teknoloji

girişimi olarak işletmelere tek noktadan, sınırsız

ödeme özgürlüğü imkanı veriyor. Lidio

ile Özgür Ödemeler Dünyası, tüm POS’ları bir

arada sunan Lidio Core, Türkiye’nin en büyük

kayıtlı kart havuzu Lidio Pass, Türkiye’nin en

Finansal teknolojiler sektörüne, ödemeleri özgürleştirecek

yepyeni bir oyuncu katıldı. Ödemeler dünyasındaki derin

uzmanlığı ve yeni nesil yaklaşımıyla sektörde ezber bozmaya

hazırlanan Lidio, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de

yayımlanan kararla, 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul

Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik

Para Kuruluşları” hakkındaki kanun çerçevesinde,

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndan dijital ödemelere

aracılık etmek üzere lisansını aldı…

gelişmiş Akıllı POS yönlendirme altyapısı Lidio

Smart Switch, uçtan uca pazaryeri operasyonu

sunan Lidio Pazaryeri Çözümü, karmaşık bayi

tahsilatları için tek çözüm olmaya aday Lidio

Bayi Tahsilat Servisi gibi ürün ve hizmetler sunuyor.

Lidio ayrıca tüm tahsilat işlemleri için

tek platform olma özelliğiyle sınır ötesi hizmet

sunarken, sahtecilik faaliyetlerini yüzde 95’in

üzerinde azaltan, işletmelerin maddi kayıplarını

önleyen yöntemler de barındırıyor.

Finansal teknolojilerinin hızlı dönüşen dünyasında,

“Ödemelere Sınırsız Özgürlük” sloganıyla

Lidio’nun yolculuğunu başlattıklarını

açıklayan Lidio Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre

Güzer şunları söylüyor: “10 yılı aşkın süredir

Mobilexpress çatısı altında Türkiye’nin ve dünyanın

önde gelen şirketlerine ödeme servisleri

geliştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl neredeyse lisanslı

tüm ödeme kuruluşlarının tamamı kadar işlem

hacmine tek başımıza aracılık ettik. 160

milyon adedin üzerinde işlem ve 33 milyar

TL’den fazla hacim bugün Lidio’nun kalbi olan

Mobilexpress platformunda gerçekleşti. Yine

platformumuza kayıtlı 54 milyondan fazla

kayıtlı kredi kartı var. Neredeyse internet üzerinde

kullanılan tüm kredi kartlarını tokenize

etmeyi başardık. Buna ilave olarak Lidio’nun

faaliyetine başlaması ile birlikte Lidio Pass çatısı

altında yer alan 1,8 milyon bireysel kullanıcı

Türkiye’nin en büyük işletmelerinde pürüzsüz

Lidio süreçlerini deneyimlemeye başlayacak.

Lidio Pass logosunu da en çok tercih edilen işletmelerde

görünür kılmaya devam edeceğiz.

Bu deneyimden güç alan Lidio, yalnızca işyerlerinin

yerel ve küresel ihtiyaçlarına yönelik değil,

temas ettiğimiz milyonlarca tüketiciye de

çok kanallı ve özgür ödeme deneyimi sunacak.

Lidio bir finansal teknolojiler girişimi olmanın

ötesinde ülkemizde ve dünyada ‘özgür ödeme’

anlayışını benimseyen bir ideal. Zira Lidio ödeme

deneyiminde sınırları ortadan kaldırmayı,

tüm işletme ve tüketicilere farklı teknoloji ve

donanımlar arasından seçim yapma imkânı

tanıyacak. Hedefimiz kuracağımız küresel ve

dijital köprülerle dünyanın en büyük işletmelerinin

işlemlerini Türkiye’de gerçekleştirmek.

2023 itibarıyla 250 milyon TL gelir üretme hedefimiz

bulunuyor. Gelirlerimizi her yıl katlayarak

artıracağız. Ayrıca Türkiye’nin finansal

teknolojiler ve ödeme sistemleri alanlarında

en deneyimli ekibini de yepyeni yeteneklerle

genişletmek istiyoruz.”

Sektör Market

IT network

Eğitim alışverişleri 2 katına çıktı

Albaraka Türk Katılım Bankası

tarafından hayata geçirilen

FinTech girişim kurucusu

Insha Ventures’ın cep POS

çözümü Alneo, yeni eğitim

ve öğretim döneminde gerçekleşen

alışveriş verilerini

açıkladı. Alneo’nun verilerine

göre yaklaşık 3 milyon öğrencinin öğrenim

gördüğü İstanbul, eğitim ve kırtasiye

alışverişlerinde ilk sırada yer aldı. Alneo’nun

iş ortağı olan şirketler üzerinden edindiği

verilere göre bu yıl 1 Ağustos – 11 Eylül

tarihleri arasında geçen yılın aynı dönemine

kıyasla eğitim alışverişlerinde işlem adedi

yüzde 99 artarken, eğitim alışverişlerinin

hacminde ise yüzde 251 artış saptandı. Söz

konusu dönemde kırtasiye alışverişlerinde

ise işlem adedi yüzde 26, işlem hacmi yüzde

226 arttı.

Şirketlere hızlı, kolay ve güvenilir tahsilat alma imkânı

sunan cep POS çözümü Alneo, velilerin yeni eğitim ve öğretim

yılı alışverişlerinin röntgenini çekti. Alneo verilerine

göre bu yıl eğitim alışverişlerinde işlem adedi geçen yıla

kıyasla 2 kat artarken, eğitim alışverişlerinin hacminde

ise 3,5 kat artış gözlendi. Eğitim ve kırtasiye kategorilerinde

en yüksek alışverişin yapıldığı il İstanbul oldu…

“Türkiye’de eğitimde fırsat

eşitliği güçlendikçe eğitim

alışverişleri de artacak”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Alneo

Direktörü Zehra Aksoy, şu açıklamada bulundu:

“Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2022-2023

eğitim ve öğretim yılı başlangıcı öncesinde de

okul alışverişlerinin arttığını gözlemledik. Uygulamamızı

kullanan şirketlerden aldığımız

verilere göre eğitim ve kırtasiye alanlarında

hem işlem adedi hem de işlem hacmi yükseldi.

Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliği güçlendikçe

ve okullaşma oranında da artış sürdükçe önümüzdeki

yıllarda da söz konusu alışverişlerin

katlanarak artmasını bekliyoruz.”

13


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

CISO ve CIO’ların siber güvenliğe

itimadını etkileyen en önemli 3 zorluk

Son birkaç yılda, siber güvenlik yatırımlarıyla uyumlu

bir şekilde dönüşmek ve yenilenmek için duyulan

büyüme ihtiyacına ayak uydurup bunu dengelemeye

çalışırken, kuruluşları tehditlere maruz bırakan siber

saldırıların sayısının hızla arttığına tanık olduk. Kritik

iş süreçlerine yönelik riskler, genellikle hâlihazırda

yeterli personele sahip olmayan siber güvenlik ekipleri

üzerinde daha da fazla baskı oluşturuyor.

Sektör Market

IT network

14

Çoğu kuruluş siber güvenliğe çok fazla dikkat

ediyor ve güvenlik çözümlerine büyük

yatırım yapmış olsa da CISO’lar ve CIO’lar

genellikle gizli ve gizlilik açısından hassas

verileri korumak için doğru yeteneklere sahip

olup olduklarından emin olmadıklarını

tartışıyorlar.

Yakın tarihli bir rapora göre, şu üç büyük

zorluk, bütünsel görünürlük eksikliği, sahte

güvenlik hissi ve yetersiz otomasyon, kuruluşlarının

güvenlik açıklarını artırıyor.

Bütünsel görünürlük eksikliği

Etkili bir siber dayanıklı stratejiye sahip

olmanın karmaşıklığını artıran temel

zorluklardan biri, güvenlik çözümlerinin

eksikliği değil, çoğu kuruluş varlıklarının

sınırlı alt kümelerine dağıttıkları, genellikle

parçalanmış bilgilere sahip bağımsız

araçlar olarak ondan fazla güvenlik çözümü

kullanıyor.

Şirket ne kadar büyükse, bu tür silolar o

kadar artıyor. Bu, birçok varlığı görüş dışında

bırakıyor ve bilgileriyle ilgili bağlam

eksikliğine ve tüm bu varlıkların kendi

aralarında ve ağ ortamına nasıl bağlandığı

konusunda netlik eksikliğine yol açıyor. Bu

varlıklardan toplanan verilerin değeri ve

kuruluşun risk değerlendirmesi etkin bir

şekilde kayboluyor. Güvenlik açıkları anında

yanıt gerektirdiğinde bu durum kabul

edilemez bir hal alıyor.

CISO’lar ve CIO’lar için ilk iş, kuruluş içinde

tam olarak ne olduğunu ve bunların

“temellerini” belirlemektir. Bilinen ve bilinmeyen

tüm varlıkların envanterinin çıkarılması

ve bu veri setinin bir yapılandırma

yönetimi veritabanında (CMDB) güncel tutulması

zorunludur. Bu, en yüksek koruma

seviyelerinin uygulanmasını sağlamak için

tüm varlıkları uygun şekilde sıralamak,

kuruluş ve iş süreçleri için en önemlilerini

belirlemek anlamına gelir. Bu sisteme sahip

olunması, daha iyi yönetime ve siber

olaylara yanıt verilmesine olanak tanır.

Sahte güvenlik hissi

Hemen hemen tüm şirketler, Uç Nokta Algılama

ve Yanıt (EDR) sistemleri, antivirüs

çözümleri, güvenlik duvarları vb. gibi çok

çeşitli güvenlik çözümleri kullanıyor. Bununla

birlikte, bilgisayar korsanlığı ve siber

suçların kurbanı olan şirketlerde yapılan

adli araştırmalar, bu saldırıların genellikle

bir güvenlik çözümü tarafından korunduğuna

inanılan bir varlığı ihlal ettiğini gösteriyor.

Ancak, bu çözümün cihazda hiç

etkinleştirilmediği ortaya çıktı.

Adli araştırmalar ayrıca, uzun süredir kötüye

kullanılan güvenlik açıklarına yönelik

yamaların genellikle eksik olduğunu gösteriyor.

Bu, siber suçlulara başka bir giriş

noktası sağlıyor. Kullanılabilir yamaların

kapsamlı bir haritası ve bunları uygulamak

için güvenilir bir süreç, izinsiz giriş riskini

önemli ölçüde azaltır.

Dahası, bir güvenlik açığı giderildikten

sonra, çoğu kuruluş bu adımların gerçekten

atıldığından emin olmak için kontrol

denetimlerinden yoksun olsa da, yama tamamen

uygulanmadan önce sistem genellikle

yeniden başlatma veya bir kayıt defteri

anahtarında değişiklik gerektiriyor. Kullanıcılar

güvenlik açığının düzeltileceğine

inansa da, açık olduğu gibi kalır.

Uyarı yorgunluğu, sahte güvenlik hissine

de katkıda bulunan başka bir faktördür,

çünkü çözümler mevcut olsa da, sistemler

o kadar çok güvenlik uyarısı üretir ki, çalışanlar

bunlara karşı duyarsız hale gelir. Sonuç

olarak, bu uyarıları görmezden gelirler

veya onlara yeterince yanıt veremezler.

Son olarak, siber güvenliği, yönetilen güvenlik

hizmeti sağlayıcılarına (MSSP’ler)

dış kaynak sağlama eğilimi, çoğu MSSP’nin

yalnızca alt kümeler veya silolar üzerinde

de çalıştığı için sağlam olmayan bir güvenlik

sistemi oluşmasına katkıda bulunuyor.

Birçok kuruluş, birden çok MSSP’nin hizmetlerini

kullanıyor; bir yönden sunucular

için, bir yönden iş istasyonları için ve bir

diğer yönden de siber güvenlik için. CI-

SO’lar ve CIO’lar her zaman tüm ortamın

gözetimine sahip olmalıdır. Bu, sözde ‘hibrit

MSSP’ dış kaynak kullanımı modelini

gerektirir: MSSP, ortamın tamamına veya

bir kısmına hizmet verirken, CISO’lar ve

CIO’lar kontrolü elinde tutar.

Yetersiz otomasyon

Güvenlik konusunda bütünsel bir anlayış

ve sağlam temellere dayanan bir güven ile

kuruluşlar, varlıkları güvenlik açıığı risklerinden

korumak için ihtiyaç duydukları

her şeye sahiptir. Ancak bunu en iyi şekilde

gerçekleştirmek için CISO’lar ve CIO’lar verilerini

ilişkilendirebilmeli ve anlayabilmelidir.

Bunu yapmak için, bilginin bağlamı

en önemli konudur.

CISO’lar ve CIO’lar bu bağlamı elde etmek

için süreçleri ne kadar otomatikleştirebilirse,

varlıkların iyileştirilmesine o kadar iyi

öncelik verebilirler ve uyarılara göre hareket

edip etmemeleri gerektiğini görmek o

kadar kolay olur.

Ayrıca, uygunluk denetimleri söz konusu

olduğunda, raporlama sürecinin hızlı ve

verimli olması hayati önem taşır. Denetimler

genellikle herhangi bir kuruluş için çok

maliyetli, zaman alıcı ve hantal bir uygulamadır.

Bu nedenle denetçiler, ihtiyaç duydukları

anda tüm verilere ve içgörüye sahip

olmalıdır. Farklı nokta çözümlerinden

veya silolardan veri toplamak karmaşıktır

ve hatalara açıktır. Dahası, bulgular derhal

teslim edilmezse denetçiler bir kuruluşun

faaliyetlerini kapatabilir. Bu nedenle otomasyon,

iş sürekliliği için çok önemli olabilir.

Sonuç

Hacker topluluğunun avantajını koruduğu

ve giderek daha karmaşık hale geldiği görülüyor,

CISO’ların ve CIO’ların, güvenlik

çözümlerinin entegre edilmesini ve kritik

varlıklar arasında uygulanmasını sağlayan

siber dirençli bir stratejiyi seviyelendirerek

ve uygulayarak kuruluşlarının, siber tehditleri

etkin bir şekilde yönetmek ve bunlara

yanıt vermek için tüm operasyonların

süreçlerinin sürekli gözden geçirilmesi ve

gözetiminin sağlamak üzere savunmasını

güçlendirmeleri gerekiyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Uzman Posta ile T-soft’tan stratejik

işbirliği anlaşması

Uzman Posta, e-ticaret altyapı şirketleri ile yaptığı stratejik

iş birliği anlaşmalarına bir yenisini daha ekledi. Uzman

Posta, lider markaların e-ticaret hizmet sağlayıcısı

T-soft ile yerli e-posta hizmetlerine ulaşmak isteyen

müşterileri için stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı…

Türkiye’nin yüzde 100 Yerli E-posta Servisi Uzman

Posta, T-soft ile yerli e-posta hizmetlerine

ulaşmak isteyen müşterileri için stratejik bir iş

birliği anlaşması imzaladı. İki şirket arasında

imzalanan anlaşma, Uzman Posta’nın Ekonomik

E-Posta ve Hibrit Exchange ürünleri için

T-soft müşterilerine özel ilk 2 ay ücretsiz iş

ortaklığını içeriyor.

İş birliği anlaşması ile ilgili açıklama yapan

Uzman Posta Satış ve Pazarlama Direktörü

Okan Aslım, iş birliğinden memnuniyet

duyduklarını belirterek, “Uzun vadeli iş

birliklerine önem veren bir şirket olarak, vizyonumuzu

paylaşan markalarla birlikte yol

almanın çok değerli olduğunu biliyoruz. Bu anlamda

T-soft müşterilerine özel ilk 2 ay ücretsiz

sunduğumuz Ekonomik E-Posta ve Hibrit Exchange

ürünlerinin, T-soft müşterilerin talep

ve ihtiyaçlarını karşılayacağını düşünüyoruz”

dedi.

T-soft Satış Pazarlama Direktörü Gökhan Karahan

ise, “2003 yılından bu yana Türkiye’deki

birçok şirkete e-ticaret altyapısı sağlıyor, yenilikçi

bir vizyonla şirketimizi gelişmeye devam

ediyoruz. Uzman Posta ile olan iş birliğimizden

memnuniyet duyuyor ve iş birliğimizin daha

da büyüyeceğine inanıyoruz” dedi.

Ekonomik ve Hibrit Exchange

e-posta paketlerimizle T-soft

müşterilerine birçok avantaj

sağlayacağız

KVKK ve regülasyonlara uygun Ekonomik

ve Hibrit Exchange çözümleri ile T-soft

müşterilerine birçok avantaj sunulacağını

belirten Okan Aslım, Uzman Posta Kurumsal

E-posta Hizmeti’ni kullanan müşterilerin Ekonomik

E-Posta Paketi ile her kullanıcıya ayrı

ayrı kapasite tanımlayabileceğini, alınacak

her 5GB’lık e-posta paketleri ile istenilen kullanıcıya

5 ve 5’in katları şeklinde kapasitelerde

e-posta tanımlanabileceğini, böylece gereksiz

yüksek maliyetlerden tasarruf edilebileceğini

vurguladı. Halihazırda işletme e-posta’ları için

Exchange kullanan müşterilerin ise maliyetleri

düşürmek için Hibrit Exchange altyapısını kullanabileceğini

belirtti.

Ayrıca, Hibrit Exchange ile istenilen sayıda

kullanıcı için Exchange hizmeti almaya devam

ederken, kalan kullanıcılarınız için de aynı

alan adı altında daha uygun fiyatlı Uzman Posta

altyapısından yararlanılabileceğini sözlerine

ekledi.

Kampanya yıl sonuna kadar

geçerli olacak

31 Aralık 2022 tarihine kadar geçerli olacak

kampanya ile T-soft müşterilerine ilk 2 ay

Ekonomik E-Posta ve Hibrit Exchange çözümleri

ücretsiz sağlanacak. Hiçbir taahhüt

içermeyen hizmetler için müşteriler 2. aydan

sonra isterlerse seçtikleri çözümü hiçbir ücret

ödemeden iptal edebilecekler. Ayrıca hizmetten

memnun kalmayan müşteriler için ücretsiz

geri taşıma imkanı sağlanacak.

Sektör Market

IT network

Winncom ve Cambium Networks,

Türkiye’deki ortaklığını geliştiriyor

Winncom Technologies

Türkiye Bölge Satış Yöneticisi

Elwira Koszewska,

“Cambium Networks çözümlerinin

dağıtımını artırmaktan memnunuz.

Türkiye bizim için oldukça önemli bir

piyasadır ve olağanüstü kablosuz ve kablolu

bağlantı çözümleri arayan çok çeşitli dikey

piyasalar ortaya koymaktadır. Cambium

Networks ve Winncom konaklama, eğitim, telekomünikasyon

ve kamu sektörlerinde güçlü

bir geçmişe sahiptir, bu da Türkiye’de başarılı

bir ittifak oluşturmamızı sağlayacaktır. Cambium

Networks firmasının bulut yönetimli

sabit kablosuz geniş bantlı kurumsal kablosuz

ağ ve anahtarlama önerilerini en uygun toplam

mülkiyet maliyeti ile sunmaktan heyecan duyuyoruz”

şeklinde konuştu.

Cambium Networks binlerce otel organizasyonuna,

topluluğa, şehre, hükümete, kamu

hizmet kuruluşuna ve diğer işletmelere güvenilir

ağ çözümleri sunmaktadır. Hepsi merkezi

olarak cnMaestro yönetim sistemi aracılığıyla

yönetilen iç ve dış ortamlarda kablosuz erişim

ve multigigabit sabit kablosuz WAN teknolojileri,

misafirler, personel, bakım ekipleri,

Winncom Technologies, Türkiye piyasası için Cambium

Networks ile ortaklığını güçlendirdiğini duyurdu. Çeşitli piyasalar

ve uygulamalar için eksiksiz çözümler sunan Winncom,

geniş bantlı kablosuz ağ ürünlerinde önemli bir deneyime sahip.

2016 yılında Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan Winncom,

piyasanın talebiyle işletme hizmetlerinin yeterliliğini ve

kapsamını artırmaya odaklanarak gelişmesini sürdürdü. 2022

yılından itibaren de Türkiye’deki satışlarını ve yerel desteğini

artıran Winncom, Türk müşterilerine artık yerel olarak ve kendi

dillerinde satış, destek ve mühendislik hizmetleri sunuyor…

IoT-bağlantılı cihazlar ve video gözetim kameraları

için güvenli erişimi güçlendirir.

Cambium Networks Bölge Satış Yöneticisi

Kristijan Fabina, “Winncom küresel bir distribütördür

ve şirketimizi Türkiye ve Orta Doğu’da

büyütürken ideal bir ortak olacaktır.

Winncom ürünlerimize fazlasıyla aşinadır,

Türkiye’deki yerel satış ve teknik görevlileri

ile EMEA bölgesinde mevcuttur ve Cambium

Networks çözümlerinin kullanımı ve entegrasyonu

konusunda teknik uzmanlık ve olağanüstü

bir destek sağlayacaklarından emin olabilirsiniz.

Türkiye’deki geniş bantlı kurumsal

kablosuz bağlantı ve güvenlik ortamında pek

çok sorun mevcuttur ve müşteriler, güvenlikten

ödün vermeden uygun fiyatlı ve yüksek kaliteli

çözümler elde etmek istemektedir. Winncom

ile ortaklığımız sayesinde bu ihtiyaçları

karşılayacağız.”

15


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Avrupa’da hesap açmanın en kolay

yolu: UPTION AVRUPA HESABI

Aktif Bank iştiraki olarak dünya genelinde 176 ülkede,

400 binden fazla işlem noktasıyla hizmet veren UPT’nin

dijital dünyada ışık saçan UPTION uygulaması, UPTION

Avrupa Hesabı’nı kullanıcıları ile buluşturuyor…

Aktif Bank iştiraki olarak dünya genelinde 176

ülkede, 400 binden fazla işlem noktasıyla hizmet

veren uluslararası para transferi ve Türkiye’nin

öncü ödeme ve elektronik para şirketi

UPT’nin UPTION uygulaması, kullancılarına

Avrupa’da IBAN tahsis etmeye başladı. Türkiye

Cumhuriyeti Vatandaşı olan müşterilerine Avrupa

bölgesinde (tüm SEPA bölgesinde) geçerli

bir IBAN tahsis eden UPTION, Avrupa Hesabı

ile Avrupa’daki banka hesapları ile kolayca ve

hızlı bir şekilde para transferi yapabilme imkânı

taşıması açısından çok büyük kolaylık ve hız

sağlıyor.

IT network

Sektör Market

16

‘Avrupa ile dijital iş

yönetiminde en iyi çözüm:

UPTION Avrupa Hesabı’

Avrupa’ya para gönderip Avrupa’dan para

alan, işini tamamen dijital olarak yönetmek

isteyenler için çok büyük avantaj sağlayan UP-

TION; yeni özelliği Avrupa Hesabı ile, dijital iş

yönetiminde kolay ve hızlı çözümler sunuyor.

UPTION Avrupa Hesabı özellikle Avrupa’ya

hizmet sağlayan freelancer’ların, uzaktan çalışanların

Avrupa’dan sağladıkları kazançlar

için hızlı ve güvenli para transferini sağlayacak

olması nedeniyle büyük önem taşıyor. Günümüzde

en popüler para kazanma yollarından

birisi haline dönüşen freelance çalışanlar için

bu özellik çok büyük fayda sağlayacak.

UPT Genel Müdürü Hakan Özat, “Avrupa bölgesinden

paralarını almakta zorlanan önemli

bir kitlenin sorununu anlayıp ihtiyaçlarını doğru

şekilde karşılıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti

Vatandaşı olan kullanıcılarımıza UPTION’da

ücretsiz bir şekilde Avrupa hesabı sağlayarak

Avrupa bölgesinde (tüm SEPA bölgesinde) geçerli

bir IBAN tahsis edeceğiz ve bu sayede kolay

bir şekilde para transferi gerçekleştirebilecekler.

Kullanıcılarımız bu sayede artık Avrupa

ülkeleri ile yapacakları para transferlerinde direkt

olarak UPTION Avrupa Hesabı’nı kullanarak

büyük bir avantaj elde edecekler. UPTION

kullanıcıları tutardan bağımsız olarak sadece 1

EUR ödeyerek Avrupa’dan para alıp Avrupa’ya

para gönderebiliyor. Avrupa’dan ödeme alma

veya Avrupa’ya gönderim yapmada daha uygun

bir alternatif bulunmuyor. Günümüzde en

popüler para kazanma yollarından birisi haline

gelen freelance çalışma sistemi, her geçen gün

pek çok yeni kişinin tercihi olmayı sürdürüyor.

Biz freelance çalışan insanlara da çok büyük

fayda sağlamış oluyoruz” açıklamalarında bulundu.

UPTION Avrupa Hesabı’na

sahip olmak çok kolay

Avrupa’da hesap açmak isteyen kullanıcıların

tek yapması gereken UPTION uygulamasına

girip “Hesaplarım” menüsünden “Avrupa’da

Hesap Aç” tuşuna basmak ve başvuruda bulunmak.

Kısa süre içinde başvuru değerlendiriliyor

ve sonucu ile ilgili bilgi veriliyor. UPTION Avrupa

Hesabı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı

kullanıcılar kolayca hesap açabiliyor, hesap açmak

için oturum izni veya bizzat başvuru isteyen

ülkelere gitmeye gerek kalmıyor ve Avrupa

hesabındaki bakiye Türkiye’de kullanılıyor.

UPTION Avrupa Hesabı sahibi olmak isteyen

kullanıcılar hesap açarken herhangi bir ücret

ödemiyor. Kullanıcıların hesabına para geldiğinde

işlem başına 1 EUR, hesabından para

çıkışı olduğunda ise işlem başına yine 1 EUR

işlem ücreti alınıyor.

‘UPTION Kart, yurt dışında

kur çevirim ücretinden

korunma olanağı sağlıyor’

Türkiye’nin lider para transferi şirketi UPT,

finans sektöründe geliştirdiği hayatı kolaylaştıran

inovasyonlarına hız kesmeden devam

ediyor. UPT, Avrupa Hesabı ile birlikte piyasaya

sürdüğü UPTION Kart ile istenilen hesaba (TL,

USD veya EUR) anlık bağlanabilme imkânı

sunarak yurt dışında yapılan harcamalarda

kur çevrim ücretinden korunma imkânı

sunuyor. Ayrıca UPTION Kart, Türkiye’de

yaşayıp kart sahibi olamayan yabancılar içinse

birikimlerini bir hesapta tutabilecekleri kart

işlevi görüyor.

UPTION Kart’a yorucu ve zahmetli süreçler yaşamadan

çok kolaylıkla ulaşılıyor. UPTION uygulamasından

başvuru yaptıktan sonra isme

özel kart adrese teslim ediliyor. Kuryeyi beklemek

istemeyenler ise UPT şubelerinden veya

anlaşmalı satış noktalardan UPTION Kart alıp

uygulama üzerinden tanımlayarak kullanabiliyor.

Ayrıca dileyen kullanıcılar uygulama

üzerinden sanal kartını anında oluşturup kullanmaya

başlayabiliyor.

Yurt içinde ve yurt dışında güvenle harcama

yapma imkânı sağlayan UPTION Kart ile ilgili

açıklamalarda bulunan Özat, “2021 yılında

hayata geçen UPTION mobil uygulaması ile

kişiye özel IBAN da vererek ciddi bir kolaylık

sağlamıştık. Türkiye’de kayıtlı 1.2 milyon yabancı

uyruklu kişi var. Türkiye’de ise 1 milyon

Türk Vatandaşı yurt dışına para transferi yapıyor.

Dolayısıyla 2.2 milyon kişi bizim direkt

hedef kitlemiz oluyor. Biz bu kitleye para transferi

konusunda çok ciddi kolaylık sağlamayı

planlıyoruz. Piyasaya çıkardığımız UPTION

Kart ile de kullanıcılara tüm dünya üzerinden

alışveriş yapma ve ATM’lerden para çekip yatırma

hizmetini sunuyoruz. UPTION Kart’a

sahip olan müşterilerimiz uygulama üzerinden

dilediği zaman Türk Lirası, Dolar veya

Euro hesaplarına kartını bağlayabiliyor. Bu

sayede yurt dışında yaptıkları harcamalarda

kur çevrim ücretinden kendilerini koruyabiliyorlar.

Ayrıca UPTION Kart, Türkiye’de yaşayıp

kart sahibi olamayan yabancılar içinse

artık birikimlerini güvenli bir şekilde online

ve fiziki noktalardan harcayabilme imkanı

sunuyor. Mastercard ödeme şemasına kayıtlı

olan UPTION Kart, ile fiziki veya online

bütün alışverişlerinizde kullanmak mümkün

hale geliyor. Para transferinde uygulamanızda

veya kartınızda oluşmuş olan bakiyenizi yurt

dışında da çok rahatlıkla kullanabiliyorsunuz.

Tüm bunların yanı sıra, Türkiye’den hem

yurt dışına çalışmak için gidenlerin hem

de öğrenim için giden öğrencilerin hizmet

almaları ve kendilerine gelen para transferlerini

kullanmaları noktasında UPTION Kart’ı çok

önemli bir çözüm noktası haline getirme

hedefimize ulaşmış durumdayız. Dolayısıyla

beklentilerimiz UPTION Kart’ın yenilikçi ve

kullanıcı dostu özellikleriyle birçok insana

ulaşması yönünde” dedi.

“Hem maliyet hem de hız

anlamında son derece

iddialıyız”

10 yılı aşkın süredir global para transferi dünyasında

en çok tercih edilen firmalardan biri

olarak sektörüne yön veren UPT, geliştirdiği

UPTION uygulaması ile kullanıcılarına yenilikçi

çözümler sunuyor. Uygulamanın detaylarına

değinen Özat, “UPT olarak biz teknolojiyi

yakından takip ediyoruz ve dijitalleşmeye çok

önem veriyoruz. Uluslararası para transferinde

şeffaflık, hız ve maliyet avantajı sunuyoruz.

Geliştirdiğimiz UPTION uygulaması ile kullanıcılar

yurt içi ve yurt dışına ister hesaba, ister

isme para gönderebiliyor, yurt dışından adına

gönderilen parayı hesaplarına alabiliyor. Üstelik

bunları çok uygun işlem ücretleri ile yapabiliyorlar.

En önemli farkımız, oturduğunuz

yerden dünyanın öbür ucuna, dakikalar içinde

çok uygun fiyata para transferi gerçekleştirebiliyor

olmanız. Hem maliyet hem de hız anlamında

son derece iddialıyız. Bu durum elbette

ki çok önemli avantajları beraberinde getiriyor.

Günümüzde tüm bu unsurlar önemli bir fark

yaratmanıza neden oluyor. Yazılımımızın da

bize ait olması UPTION olarak bir diğer avantajımız”

diyerek UPT’nin dijital teknolojideki

yeniliklerini aktardı.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Panasonic, dayanıklı el terminali

TOUGHBOOK N1 Flat’i tanıttı

Barkod okuyucuya sahip TOUGHBOOK N1 Flat, kargo dağıtıcıları,

depo çalışanları ve saha hizmetleri teknisyenleri

için uygun maliyetli bir çözüm olarak öne çıkıyor…

Panasonic, popüler TOUGHBOOK N1 dayanıklı

Android el terminalinin kargo dağıtıcıları,

depo çalışanları ve saha hizmetleri

teknisyenleri için uygun olan yassı versiyonunu

tanıttı. Pek çok farklı barkod türünü

okuyabilen kamera temelli entegre barkod

okuyucuya sahip olan ve 4.7” kategorisindeki

en hafif el terminallerinden birisi olan TOU-

GHBOOK N1 Flat, bu özellikleriyle posta ve

kargo hizmetlerinde, ulaşım veya lojistik

sektöründe yer alan hareket halindeki çalışanlar

için ideal hale geliyor. El terminali

aynı zamanda Bluetooth ile depolarda kullanılan

giyilebilir barkod okuyucu gibi tarayıcı

çözümlerinin de kolaylıkla bir parçası haline

gelebiliyor.

HD kapasitif, birden fazla parmağı algılayabilen

ve gün ışığında okunabilen ekran, parlak

güneş ışığı altında veya yağmur yağarken

ve eldiven giyerek çalışanlar için tasarlandı.

Cihaz aynı zamanda daha ince çizimler gerektiren

imza toplama gibi işlemler için ise

opsiyonel dijital kalem ile kullanılabiliyor.

Belgelerin fotoğrafını çekmek ve web kamerası

olarak kullanmak içinse 8MP arka

ve 5MP ön kamerası bulunuyor. Dayanıklı

el terminalleri pazarındaki diğer cihazlarla

kıyaslandığında ses, veri ve hareket haline

WiFi seçenekleri sunan iletişim imkanlarıyla

da öne çıkıyor.

Yoğun bir programa sahip dağıtım görevlisinin

zorluklarını giderecek şekilde tasarlanan

cihaz, 12 saat çalışma süresinin

yanı sıra kullanıcının cihazı kapatmadan

bataryayı değiştirebilmesine de imkan tanıyor.

Android 11 işletim sistemine ve uzun

vadeli güvenlik güncellemelerine sahip olan

cihaz, 4GB RAM’e sahip Qualcomm Octa

Core işlemcilerle ve 64GB depolamayla

donatılıyor.

Tamamen dayanıklı cihaz yoğun iş ortamları

için tasarlandı ve MIL-STD-810G standardıyla1

test edildi. Ayrıca 2,1 metre yükseklikten

düşme testini de başarıyla geçti. Donmuş

veya soğutulmuş gıda teslimatı sürücüleri

gibi işlerini soğuk ortamda yapanlar için cihaz

-20° ile +50°C arasındaki sıcaklıklarda

çalışabiliyor.

Panasonic COMPASS ile

Android’in gücü şirketlerde

açığa çıkıyor

Android Enterprise programında yer alan

TOUGHBOOK N1 Flat, Panasonic’in Eksiksiz

Android Hizmetleri ve Güvenlik (COM-

PASS) desteğine sahip. COMPASS paketinde

Panasonic’in dayanıklı Android cihazlarının

şirketlerde güvenle yapılandırılması, hizmete

alınması ve yönetilmesi için gereken her

şey yer alıyor.

Panasonic Kurumsal Mobil Çözümler Avrupa

Ürün Yöneticisi Dirk Weigelt, konuyla

ilgili şunları söylüyor: “Kargocuların ve lojistikçilerin

yoğun dünyasında mobil çalışanların

kullanımı kolay ve her gün yaşanabilecek

düşmelere ve zorlayıcı iş ortamının

etkilerine dayanabilecek bir cihaza ihtiyacı

var. TOUGHBOOK N1

Flat her türlü hava koşulunda

dağıtımlar arasında

rotayı incelerken,

barkodu okuturken,

bir imza alırken veya

güvenli teslimatın fotoğraflarını

çekerken

kullanabileceği ideal

bir dayanıklı cihaz

olmasıyla öne çıkıyor.”

Sektör Market

IT network

Sosyal medya 2022’de 10 milyon yeni

kullanıcı kazandı

Her yıl 230 ülkede

insanların çevrimiçi

davranışlarına ilişkin

küresel raporlar

hazırlayan We

Are Social ve Kepios’un

Temmuz 2022

raporuna göre, Türkiye’de toplam nüfusun

yüzde 82,4’i sosyal medya kullanıyor. Türkiye’de

insanlar her gün 3 saat 3 dakikalarını

sosyal medyada geçiriyor. Bu süre internette

geçirilen toplam sürenin yüzde 39,4’üne denk

geliyor.

Türkiye’de sosyal medya platformlarını kullananların sayısı

2022 yılının ilk yarısında 10 milyon 612 bin 500 arttı…

En fazla artış Tiktok ve

Snapchat’te

Yılın ilk yarısında kullanıcı sayısını en fazla

artıran sosyal medya platformu Tiktok oldu.

2022 yılının ilk 6 ayında 4 milyon 262 bin 500

yeni kullanıcı kazanan Tiktok’u 2 milyon 500

bin yeni kullanıcı ile Snapchat izledi. İlk 6 ayda

kullanıcı sayısını Twitter 1 milyon 900 bin, Instagram

1 milyon 400 bin, Youtube ve Facebook

ise 300’er bin artırdı. Linkedin kullanıcı sayısını

aynen korurken, Facebook Messenger’in

kullanıcı sayısı 50 bin geriledi.

Ortalama 7,9 sosyal medya

hesabımız var!

Youtube, düşük orandaki artışa rağmen Türklerin

en fazla ilgi gösterdikleri sosyal medya

platformu olma özelliğini korudu. 57 milyon

700 bin kullanıcısı olan Youtube’u, 53 milyon

550 bin kullanıcıya sahip Instagram izliyor. Facebook

34 milyon 700 bin, Tiktok 30 milyon 826

bin, Twitter 18 milyon, Messenger 16 milyon

750 bin, Snapchat 15 milyon 400 bin, Linkedin

ise 12 milyon kullanıcı sayısına sahip. Raporda

internet kullanıcılarının yüzde 98,5’inin en az

bir sosyal medya platformuna üye olduğu, kişi

başı ortalama 7,9 ayrı sosyal medya hesabı kullanıldığı

belirlendi.

E-Ticaretin hedefi sosyal

medya

Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com’un

kurucu ortağı Güçlü Kayral,

2021’in tamamında 8,9 milyon yeni kullanıcı

kazanan sosyal medya platformlarının, kullanıcı

sayılarını bu yıl sadece 6 ayda 10 milyon 612

bin 500 artırdıklarına dikkati çekerek, şunları

söyledi: “Sosyal medyanın bu denli büyük kitlelere

ulaşması, e-ticaretin reklamlarını bu alana

kaydırmasına neden oldu. Türkiye’de 44 milyon

e-ticaret müşterisi var. Hedef, müşteri sayısını

günün 7 saat 45 dakikasını internette, 3 saat 3

dakikasını ise direkt sosyal medyada geçiren 70

milyonun üzerindeki kitlenin tamamına ulaşmak.

Sosyal medya kullanıcılarının tamamı

e-ticaret ekosistemine dahil edilirse yıllık e-ticaret

hacmi 800-900 milyar liraya ulaşır.”

17


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Arzum 55’inci yaşını 55 ayrı tasarımla kutladı

Arzum, 55’inci yılını 55 farklı tasarımcıyla gerçekleştirdiği

sergi ile kutladı. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat

Kolbaşı, “Şimdi 55 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız

ilhamla ikinci 55 yıllık yolculuğumuza başlama zamanı.

Önümüzdeki dönemde hedeflerimizin merkezine; istikrarlı,

sürdürülebilir büyümeyi alarak global marka olma

yolunda emin adımlarla yürümeye, ürün çeşitliliğimizle

her kesimden tüketiciye hitap etmeye, toplumun tamamını

kapsamaya devam edeceğiz” dedi…

Sektör Market

IT network

Türkiye’nin önde gelen elektrikli ev

aletleri markası Arzum, 55’inci yılını 55

farklı tasarımcıyla gerçekleştirdiği sergi

ile kutladı. 55 tasarımcının, Arzum’dan

aldığı ilhamla tasarladığı Öteki Çağlarla

Arzum’lu Yıllar kitabı ile geçmişe

seyahat niteliği taşıyan etkinlik, 20-23

Eylül tarihleri arasında İstanbul Galataport’ta

gerçekleştirildi. Arzum’un

yolculuğunun 55 farklı tasarımcının gözünden

yorumlandığı nostaljik sergide,

Arzum yöneticileri farklı sektörlerden

renkli isimlerle keyifli sohbetler gerçekleştirdi.

Serginin ilk günü Melda Yücel

Kocaalp’in moderatörülüğünde İzzeddin

Çalışlar, Mehtap Yıldız ve İlkay Gürpınar

55’inci yıl kitabının hikâyesine dair

keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. İkinci

günde Özlem Güsar Arzum yöneticilerini

kanaat önderleri ile bir araya getirdi.

Aynı gün Arzum CEO’su Mete Zadil,

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat

Kolbaşı ve Ahmet Faralyalı; ‘Film mi?

Bilim mi?’ temasıyla güzel bir 55’inci yıl

sohbeti yaptı. Serginin üçüncü gününde

Tarihçi-Yazar Saffet Emre Tonguç ve

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat

Kolbaşı’nın 600 yıllık Türk kahvesi kültürünün

yanı sıra Arzum’un yarım asırlık

tarihi ile ilgili sohbet izleyenlerden

büyük ilgi gördü. Serginin son günü ise

ShiftDelete’nin kurucusu Hakkı Alkan

ile Mete Zadil’in sohbeti keyifle izlendi.

Dört gün süren etkinlik boyunca Osmanlı

sarayında Türk kahvesi sunumu

yapılırken, etkinliğe katılan misafirlere

Arzum OKKA Ailesi ile hazırlanan; tam

kıvamında, enfes lezzette, bol köpüklü,

OKKA’lı Türk kahvesi ikramı edildi.

İbrahim Kolbaşı tarafından atılan Arzum’un

1966’da yerli bir marka olarak

doğduğunu belirterek, “55 yıllık köklü

geçmişe sahip, Türkiye’nin kendi alanında

en köklü oyuncularından biriyiz. Yenilikçi

yaklaşımımızla Küçük Ev Aletleri

sektöründe bugün geldiğimiz noktada

6 farklı ürün kategorisinde 650 ürünümüzle

sadece Türkiye’de değil dünyada

da tercih edilen, milyonlarca kişinin

evinde, ofisinde kullanılan bir marka

haline geldik. Global bir marka olmak

en büyük hedefimiz. Tasarım, teknoloji

ve inovasyon en çok önem verdiğimiz

kavramlar. Türkiye’nin ve dünyanın en

önemli tasarımcılarıyla çalışıyoruz. Birlikte

ilkleri tasarlayarak sektöre öncülük

ediyor, trendleri belirliyoruz. Bu da bize

büyük gurur veriyor” dedi.

“Kitabımızı kutlamaların

merkezine koyduk”

“Arzum olarak 55’inci yaş günümüzü,

bize yakışır şekilde kutlamak istedik” diyen

Murat Kolbaşı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öncelikle 55 yıllık köklü geçmişiyle

Türkiye’nin en önemli değerlerinden biri

olan Arzum’un hikâyesini kitap haline

getirerek ölümsüzleştirdik. Kültür dünyamıza

ve sektörümüze önemli katkıda

bulunduğumuza inandığımız ‘ÖTEKİ

ÇAĞLARLA ARZUM’LU YILLAR’ kitabımızı,

55’inci yıl kutlamalarımızın merkezine

koyduk. Tamamı kendi alanında

başarılı işlere imza atmış, 55 tasarımcının

sahip olduğu 55 farklı bakış açısı,

sergimizi daha da keyifli ve zengin hale

getirdi. Türk kahvesi kültürünü tüm

dünyaya yayma misyonuna sahip bir

marka olarak etkinliğimizde Türk kahvesine

çok özel bir yer ayırdık. Dört gün

boyunca gerçekleştirdiğimiz Osmanlı

sarayında Türk kahvesi sunumumuz

kahveseverlerden yoğun ilgi gördü. Şimdi

artık 55 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız

ilhamla ikinci 55 yıllık yolculuğumuza

başlama zamanı. Buna ben ve tüm

ekip arkadaşlarım hazırız. Önümüzdeki

dönemde hedeflerimizin merkezine; istikrarlı,

sürdürülebilir büyümeyi alarak

global marka olma yolunda emin adımlarla

yürümeye, ürün zenginliğimiz ve

çeşitliliğimizle her kesimden tüketiciye

hitap etmeye, toplumun tamamını kapsamaya

devam edeceğiz. Tüketicilerimizin

hayatını kolaylaştırırken, onlar için

her anı ve her evi iyileştiren, güvenilir ve

kaliteli ev teknolojileri sunmayı, yakın ve

ulaşılabilir bir marka olmayı sürdüreceğiz.”

18

“Tasarım, teknoloji ve

inovasyona önem veriyoruz”

Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat

Kolbaşı, temelleri, 1950’li yılların başlarında

Kazım Kolbaşı, Kemal Kolbaşı ve


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Teknopark İstanbul projeleri beşinci kez iş

dünyası ile buluştu

Türkiye girişimcilik ekosisteminin en büyük destekçilerinden

Teknopark İstanbul, bünyesindeki kuluçka

merkezi Cube Incubation ile ‘Açık Kapı: İş Dünyası ile

Buluşma’ programının beşincisini gerçekleştirdi…

Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezi Cube

Incubation’da yer alan “derin” teknoloji girişimcileri

ile iş dünyasından firma temsilcilerinin

bir araya geldiği “Açık Kapı: İş Dünyası ile

Buluşma” etkinliklerinin beşincisi düzenlendi.

Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr. Metin Yerebakan ile Teknopark İstanbul

Genel Müdürü Bilal Topçu’nun ev sahipliğindeki

programda, 5 girişim ve 3 Ar-Ge firması

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu

ve Meclis üyelerine sunum gerçekleştirdi.

Proje sayısı ve ihracatta 10 kat

artış

Program açılışında konuşan İTO Başkanı

Şekib Avdagiç, Teknopark İstanbul’un, ulusal

ve uluslararası önemli teknoloji firmalarının

yer almak istediği küresel çapta bir merkez

haline geldiğini söyledi. 2014’te 68 bin 513 metrekare

kapalı alanı olan Teknopark İstanbul’un

bu yıl 387 bin 46 metrekareye ulaştığını ifade

eden Avdagiç, 2014’te 86 olan Ar-Ge firma sayısının

416’ya, bin 526 olan Ar-Ge mühendisi sayısının

ise 8 bin 374’e çıktığını vurguladı. Proje

sayısında da 2 bin 823 rakamına ulaştıklarını

kaydeden, Avdagiç, “Yüzde 100 doluluk oranıyla

ve seçkin firmalarımızla ödül almadan

geride bıraktığımız bir yıl olmadı. Gelirimiz

2022’de 9,5 milyar liraya, ihracatımız ise 381,5

milyon dolara ulaştı” dedi.

Yerebakan: Dünya

teknolojisinin önündeyiz

Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr. Metin Yerebakan da yaptığı konuşmada,

programın amacının firmaların yenilikçi

projelerinin İTO Meclis Üyelerine anlatılması

olduğunu söyledi. Beyin göçünün önüne geçmeye

çalıştıklarını vurgulayan Yerebakan,

“Teknoparkımızda bulunan şirketlere yatırımların

arttığını görüyoruz. Dünyada yeni projelendirilen

bir ürünün, bu merkezde testini

yapıyoruz. Bu da dünyadaki trendleri takip

etmediğimizi, dünyanın bizi takip ettiğini gösteriyor.

Dünyada sadece 3 merkezde üretilen

grafen, Teknopark İstanbul’da da üretiliyor”

diye konuştu.

14 girişimciye bir yılda 750

milyon lira yatırım

Konuşmasında 2023’te Türk savunma sanayiinin

ana oyuncularının teknoloji merkezlerinde

olacağını kaydeden Teknopark İstanbul Genel

Müdürü Bilal Topçu ise, 2014 yılında 218 olan

kuluçka merkezine başvuru sayısının 2022’de

4 kat arttığına dikkat çekti. Topçu, “Son bir yılda

14 girişimcimiz, 2,7 milyar TL değerleme ile

750 milyon TL yatırım aldı. MİLGEM, DASAŞ

Albatros İHA, SSB& BMC Altay Tankı, Delta

V- Tesor Hibrit Roket Motoru, TÜRKSAT 6A

ve TUSAŞ Milli Muharip Uçağı, bu merkezden

çıkan savunma sanayii ürünleri. Buradaki orta

ölçekli girişimlerin de büyük projelere dahil

olma şansı oluyor” dedi.

Etkinlikte girişimci firmalar olarak Lugath,

Scalar Vision, Optiyol, Lightway ve Umayana,

AR-GE firmaları olarak ise BMC Motor, Altınay

ve RS Research sunum gerçekleştirdi.

Sektör Market

IT network

Gigabit hızda yönlendirici: MR30G

Mercusys, hem kablolu hem kablosuz bağlantıda yüksek

hızlar sunan MR30G yönlendiricisini satışa sundu.

Yüksek hızın yanı sıra geniş kapsama alanı sunan ürün,

kolay kurulup yönetiliyor ve IPTV desteğine de sahip…

Bütçe dostu ürünleriyle Türkiye pazarında

kısa sürede iyi bir yer edinen Mercusys, yönlendirici

(router) ailesine yeni bir model ekledi.

MR30G model yönlendirici 802.11ac Wi-

Fi standardını destekliyor ve toplamda 1200

Mbps kablosuz hızlara ulaşabiliyor. Aynı zamanda

Gigabit bağlantı noktaları olan ürün,

kablolu bağlantıda da yüksek hızlar ile bir

evin ihtiyacını rahatlıkla karşılıyor.

Çift kanallı (dual band) ürün, 5 GHz bandında

867 Mbps, 2.4 GHz bandında ise 300 Mbps

kablosuz hızlara sahip. MU-MIMO teknolojisi

sayesinde daha fazla cihaza bağlantı desteği

sunan MR30G, ağ verimliliğini artırıyor.

Aynı zamanda Wi-Fi kapsama alanını da

genişleten yönlendirici üzerinde dört adet 5

dBi’lik anten bulunuyor. Bu güçlü antenler ve

hüzmeleme (beamforming) teknolojisi sayesinde

standart bir evin her yerinden Wi-Fi’a

ulaşmak mümkün oluyor.

Gigabit Hızda Kablolu Bağlantı

Mercusys MR30G, ağa kablo ile bağlanabilen

akıllı TV, oyun konsolu gibi cihazların

yüksek hızda ağa erişmesini sağlıyor. Yönlendirici

üzerinde 3 adet (biri WAN) Gigabit

bağlantı noktası yer alıyor. Böylece hem kablosuz

hem kablolu bağlantıda yüksek hızlar

elde ediliyor ve aynı anda farklı cihazlar güçlü

bir şekilde ağa erişebiliyorlar.

Yönlendirici modunun yanı sıra erişim noktası

(access point) olarak da işlev gören ürün,

ağın yönetimini kolaylaştırıp güvenliğini artıran

özelliklerle donatılmış durumda. Güçlü

ebeveyn denetimleri sayesinde özellikle

çocukların sanal ortamdaki güvenliğini kolayca

sağlayabiliyor. Misafir Ağı uygulaması

ve seçilen cihazlara öncelik verebilmesi gibi

özellikler ile ağın kontrolü mümkün oluyor.

Çok sıkı ve titiz testlerden geçerek satışa

sunulan Mercusys MR30G’nin tavsiye edilen

satış fiyatı KDV dahil 39 USD olarak açıklanıyor.

19


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Amazon’un Türkiye’deki ilk lojistik üssü açıldı

Türkiye’ye yatırımlarına devam eden Amazon, ilk lojistik

üssünü açtı. Lojistik merkezi ile yılda bini aşkın

istihdam sağlayacak olan Amazon’un pazaryerinde

satış yapan Türkiye’deki KOBİ sayısı geçtiğimiz yıla

göre yüzde 50 artarak 25 bini aştı…

Sektör Market

IT network

20

Amazon, bugün yaptığı açıklamayla Türkiye’deki

ilk lojistik üssünün açıldığını

duyurdu. 100 milyon doları aşkın yatırım

ile faaliyete geçen, artan müşteri talebinin

karşılanması konusunda önemli katkılar

sağlayacak lojistik üssü, bir yılda bini aşkın

yeni istihdam yaratacak.

Amazon’un Tuzla, İstanbul’da kurulan

yeni lojistik üssünde görev alacak mühendislik,

insan kaynakları, muhasebe,

iş sağlığı ve güvenliği, bilgi işlem (IT)

alanlarındaki roller ve ürünlerin kabulü

ve depolanması ile müşterilerin siparişlerinin

seçilip paketlenmesinden sorumlu

depo operatörleri için işe alım süreçleri

geçtiğimiz aylarda başlamıştı. Çalışanlar,

Amazon.com.tr’de geçerli çalışan indirimlerinin,

ek sağlık, hayat ve kaza sigortasının,

genişletilmiş ebeveynlik izninin ve

daha fazlasının dahil olduğu kapsamlı yan

haklar ve rekabetçi maaşlar ile modern,

güvenli ve kapsayıcı bir çalışma ortamına

katılıyor.

Amazon Operasyonları Türkiye Genel

Müdürü, Hakan Karadoğan, “Bugün Türkiye’deki

ilk lojistik üssümüzü açtığımızı

duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Mühendisler

ve Bilişim Teknolojileri uzmanlarından

ürünlerin seçilmesi, depolanması

ve gönderilmesinden sorumlu ekiplere

kadar birçok rol için iş imkânı sağlayacak

yeni lojistik üssümüz ile bir yılda bini aşkın

yeni istihdam yaratacağız. Çalışanlarımız

rekabetçi maaşlar ile çalışma imkânı bulacaklar”

dedi.

Amazon, ayrıca Türkiye’de Amazon üzerinden

satış yapan KOBİ’ler hakkında detaylar

da paylaştı. Verilere göre; Amazon

KOBİ satış ortaklarının sayısı bir önceki

yıla oranla yüzde 50’den fazla artarak 25

binin üzerine çıktı. Amazon üzerinden satış

yapan Türk KOBİ’ler, bugüne kadar çevrim

içi işlerini desteklemek için Türkiye’de

35 binden fazla kişiye istihdam yarattı.

KOBİ’lerin ihracat satışları ise 2021 yılında

bir önceki yıla oranla iki kattan fazla artarak

300 milyon Euro’yu aştı. Şimdiye kadar

Türkiye’deki 6 binden fazla KOBİ Amazon

Lojistik hizmetinden yararlandı ve birçoğu

satışlarını son bir yılda ikiye katladı. Dünya

çapında Amazon’da satılan ürünlerin

yarısından fazlası, çoğunluğu KOBİ’lerden

oluşan satış ortaklarına ait. KOBİ satış

ortakları tarafından yapılan satışlar, toplam

satışların yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor.

Amazon, çoğu Amazon Lojistik

hizmetlerini kullanarak yüz milyonlarca

müşteriye ulaşan Türkiye’deki KOBİ’ler

için markalaşarak, satışlarını artırarak

ve istihdam yaratarak işlerini büyütme

olanağı sağlamak için yenilikler yapmaya

devam ediyor.

Amazon Türkiye Ülke Müdürü Richard

Marriott, “Bugün Türkiye’deki ilk lojistik

üssümüzü açmanın heyecanını yaşıyoruz.

Son teknolojilerle donatılmış yeni lojistik

üssümüz, Amazon.com.tr üzerinden satış

yapan ve sayıları son bir yılda yüzde 50

oranında artan KOBİ’leri Amazon Lojistik

hizmetlerimizle işlerini daha da büyütmeleri

için destekleme konusunda bize

önemli katkılar sağlayacak. Lojistik üssümüze

ve satış ortaklarımıza yaptığımız bu

yatırımlar, aynı zamanda, Türkiye’ye olan

bağlılığımızın da bir göstergesi” dedi.

Güvenlik, Amazon’un tüm dünyada gerçekleştirdiği

operasyonlarının temelinde

yer alıyor. Amazon’un operasyon merkezleri,

çalışanların kendilerini güvende

hissettiği bir çalışma ortamı olarak tasarlanıyor.

Şirket, güvenlik risklerini proaktif

olarak azaltmak ve ortadan kaldırmak için

verileri düzenli olarak analiz ediyor ve operasyonlarındaki

güvenliği iyileştirmek için

düzenli yenilikler ve yatırımlar yapıyor.

Amazon’daki başarılı güvenlik performansı,

operasyon çalışanlarının sektördeki en

iyi uygulamaları oluşturmaya odaklanan

8 bin güvenlik uzmanının motivasyon ve

kararlılığı sayesinde mümkün oluyor.

Amazon 2040 yılına kadar karbon nötr

olma taahhüdünün bir parçası olarak tüm

merkezlerinde, ısıtma ve su ısıtma sistemleri

de dahil olmak üzere yüzde 100 elektrik

enerjisi kullanıyor ve fosil yakıtların

(doğal gaz) kullanımından kaçınarak enerji

verimliliğine öncelik veriyor. Binalardaki

tüm ısıtma, havalandırma ve soğutma

sistemleri, merkezi bir bina yönetim sistemi

tarafından kontrol edilirken, gereksiz

enerji kullanımı önleniyor ve çalışanlar

için konforlu bir çalışma ortamı yaratılıyor.

Amazon, aynı zamanda 2025 yılına kadar

tüm operasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir

enerji kullanma hedefini, küresel

portföyünde bulunan 12 gigawatt’tan

(GW) fazla yenilenebilir enerji üretim kapasitesiyle

2021 itibarı ile yüzde 85 oranında

gerçekleştirdi ve halihazırda, Avrupa ve

dünyadaki en büyük kurumsal yenilenebilir

enerji alıcısı konumunda bulunuyor.

2019 yılında ise şirket, 2040’a kadar (Paris

Anlaşması’nın hedeflerinden 10 yıl önce)

karbon nötr olmayı taahhüt ettiği İklim

Taahhüdü’nün (Climate Pledge) kurucu

ortağı oldu. Amazon’un dünya genelindeki

yenilenebilir enerji projeleri hakkında

daha fazla bilgi için bu adresi, İklim Taahüdü

hakkında daha fazla bilgi için ise burayı

ziyaret edebilirsiniz.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Kripto kullanımında Türkiye ikinci sırada

Geçtiğimiz yaz aylarında, daha önce benzeri

görülmemiş bir kripto kışı yaşandı. Kripto

ekosisteminin en büyük para birimi Bitcoin

bile, Kasım 2021’deki 69 bin dolarlık rekor değerinin

yarısını kaybetti. Yayımlanan güncel

bir rapor, tüm değer kayıplarına rağmen Türkiye’de

kripto para birimlerine ilginin azalmadığını

gösterdi. Küresel araştırma şirketi Morning

Consult tarafından hazırlanan araştırma

raporda Türkiye, ayda bir kez kripto ticareti

yapan yetişkinlerin oranı açısından dünya çapında

ikinci sırada yer aldı. Yüzde 54’lük oranla

Nijerya’nın bir adım gerisinde konumlanan

Türkiye’yi Tayland, Pakistan, Vietnam, Birleşik

Arap Emirlikleri ve Arjantin gibi ülkeler izledi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan

Singapur merkezli küresel kripto para borsası

MEXC Mali İşler Müdürü Kevin Yang, “Son

zamanlardaki piyasa oynaklığına ve daha geniş

kapsamlı ekonomik çalkantılara rağmen,

kripto yatırımcıları arasında kripto para birimi

sahipliği ve satın alma eğilimi sabit kaldı. Küresel

enflasyona ve resesyon endişelerine rağmen

kripto alım satımı yapmak konusundaki eğilimlerin

tersine döndüğüne dair herhangi bir

işaret görülmüyor” dedi.

Türkiye ikinci sırada yer aldı

Genel olarak ABD’deki kripto trendlerini değerlendiren

raporda, kripto para birimlerinin

farklı ülkelerde benimsenme oranlarına da

yer verildi. Sonuçlara göre Nijerya, son 1 ayda

kripto para ticareti yapan yetişkin kullanıcıların

yüzde 56’lık oranıyla en yüksek kripto

aktivitesi görülen ülke oldu. Türkiye ise bu

listede ikinci sırada konumlandı. Buna karşın

kripto para birimi ticaretini yasaklayan Çin ve

Japonya, sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 7’lik aktivite

oranlarıyla ticaretin en az görüldüğü ülkeler

Yılın başından bu yana kayıplar yaşamasına ve dalgalı

bir seyir izlemesine rağmen kripto para ekosistemi

büyümeye devam ediyor. Güncel bir araştırmada, son

1 ay içinde kripto para işlemi yapan yetişkin oranı incelendiğinde,

Türkiye’nin küresel çapta 2. sırada konumlandığı

görülüyor…

olarak öne çıktı. Kripto ekosistemine yönelik

bu ilginin sebebine bakıldığında yatırım motivasyonunun

öne çıktığını söyleyen Kevin Yang,

“Anketin katılımcıları, kripto paraya olan ilgilerinin

nedenleri sorulduğunda en çok ‘yatırım’

yanıtını veriyor. Türkiye de ABD, Birleşik

Krallık, Kanada, Fransa, Almanya gibi temel

motivasyonun yatırım amacı olduğu ülkeler

arasında yer alıyor. Bu sebeplerin yanı sıra online

ve uluslararası para transferleri de kripto

paraya yönelik ilginin nedenlerinden sayılıyor”

diye konuştu.

“2018’den bu yana ekosistem

için çalışıyoruz”

Kripto para sahiplerinin kişisel finanslarının

geleceğine ilişkin daha iyimser olduğunun altını

çizen MEXC Mali İşler Müdürü Kevin Yang,

değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“On yıllardır faaliyet gösteren ve dünyanın en

büyük şirketlerine ev sahipliği yapan küresel

piyasalar dahi yüksek enflasyon ve sıkılaşan

para politikaları neticesinde kayıplar yaşıyor.

Böyle bir dönemde kripto para birimleri birçok

insan için alternatif bir yatırım aracı olarak

görülüyor. Kripto ekosisteminin geleneksel

piyasa dinamiklerinden daha farklı işlemesi

yatırımcıların güvenini taze tutuyor. 2018’de

Singapur merkezli olarak kurulan ve bugün

günlük 1,5 milyar doları aşan işlem hacmiyle

öne çıkan bir kripto para borsası olarak, biz

de ilk günden bu yana kripto ekosistemi için

çalışıyoruz. Birçok ilk listelemeye ev sahipliği

yapan platformumuz, kripto para yatırımcılarına

güven veren projelerin ilk destekçilerinden

biri olma fırsatı sunuyor. Halihazırda 1504

adet kripto para biriminde 7 gün 24 saat işlem

yapılabiliyor. Ayrıca topluluk odaklı yaklaşımımızla

düzenlediğimiz kampanya kapsamında

MEXC olarak 31 Ağustos’tan bu yana spot işlem

çiftlerinde yatırımcılardan piyasa yapıcı

ücreti talep etmiyoruz. Kullanıcılar, işlem ücreti

ödemeden portföylerini diledikleri kripto

paralarla çeşitlendirebiliyor.”

Sektör Market

IT network

Fimple, globalleşme adımlarını Londra’dan atacak

Finansal ve bankacılık

hizmetlerini

geliştirmeye

odaklanarak tüketiciler

için alternatif

deneyim sahaları oluşturan finans teknolojileri

endüstrisine yatırımlar her geçen

gün artıyor. 2022’nin ilk aylarında kurulan

ve çok kısa bir süre içerisinde aldığı 2 milyon

dolarlık yatırım ile finans sektöründe adından

sıkça söz ettirmeyi başaran finansal

teknoloji şirketi Fimple, globalleşme çalışmalarını

hızlandırdı. Fimple Kurucu Ortağı

ve Genel Müdürü Dr. Mücahit Gündebahar

tarafından yapılan açıklamada şirketin yurt

dışı operasyonlarının Birleşik Krallık, Londra

merkezli yürütüleceği aktarıldı.

“Londra ofisimiz ile

Avrupa’daki faaliyetlerimize

hız vereceğiz”

Globalleşme vizyonları doğrultusunda

Finans fonksiyonlarının bulut sistemler üzerinden servis

olarak sunulmasını sağlayan finans teknolojisi şirketi Fimple,

globalleşme hedefleri doğrultusunda yurt dışı operasyonlarını

Londra’da kurduğu şirket üzerinden yürütme kararı aldı…

dünya çapında faaliyet gösterme amacıyla

finans teknolojileri ekosisteminin merkezi

olan Londra’da şirket kurduklarını belirten

Fimple Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü

Dr. Mücahit Gündebahar, “Abdurrahman

Çınar ile birlikte 2022’nin başında kurduğumuz

finansal teknoloji şirketi Fimple için

çıktığımız tohum öncesi yatırım turunda çok

kısa sürede 2 milyon dolar değerinde yatırım

aldık. Başarımızla birlikte elde ettiğimiz

yatırımla bizi globale taşıyacak önemli bir

adım atarak Londra’da şirket kurduk. Bu

sayede Londra’dan finans sektörünün temel

ihtiyaçlarını servis modeliyle karşılayan bulut

tabanlı teknoloji çözümlerimizi dünyanın

dört bir yanına ulaştıracağız” dedi.

Körfez ve CIS ülkelerinde

ofisler açılacak

Dijital bankalar başta olmak üzere, finans

kurumlarının ana sistemlerinin yanında

BAAS ve platform iş modellerini gerçekleştirmelerine

yönelik doğal çözümler sunduklarını

söyleyen Mücahit Gündebahar, “İlk

sırada Avrupa pazarı olmak üzere globaldeki

çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Orta Asya,

Ortadoğu ve Afrika gibi farklı coğrafyalardaki

operasyonlarımızı Londra merkezimizden

yürüteceğiz. 2024’te ise Körfez ve CIS ülkeleri

hedefli bölgesel ofisler açmayı planlıyoruz”

şeklinde konuştu.

21


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Türkiye’de işverenler 2022’nin 4. çeyreği için

güçlü bir işe alım pazarı bekliyor

Sektör Market

IT network

ManpowerGroup, 2022 yılının 4. çeyreği

için işverenlerin işe alım beklentilerini

ölçmek amacıyla 41 ülke ve bölgede

40.000’den fazla işverenle anket yaptı.

ManpowerGroup İstihdama Genel Bakış

Araştırmasına göre, 2022’nin 4. çeyreği için

Küresel Net İstihdam Görünümü (NEO) 30

puan oldu. Bu, geçen çeyrekten bu yana

işe alım beklentilerinde hafif bir düşüşe

(-3 puan) işaret etse de beklentiler hala

geçen yılın aynı dönemine göre daha yüksek

(+6 puan). Global konjonktürde artan

enflasyon, yüksek hayat pahalılığı ve gıda

kıtlığı gibi zorluklar bu çeyrek sonuçlarına

etki eden faktörler oldu. Bu nedenle, 2022

yılının 4. çeyreğine ilişkin anket bulguları,

bazı ülkelerde bu tür zorluklardan kaynaklanan

ve devam etmekte olan ekonomik

bozulmayı da yansıttı.

Türkiye’den ankete katılan 1.025 işveren

ise önümüzdeki çeyrekte ülkemizde yüzde

27 puanlık NEO ile güçlü bir işe alım piyasası

bekliyor. Türkiye’deki işe alım beklentileri,

EMEA Bölgesi ortalamasının 6 puan

üzerine çıkarak listenin üst yarısında yer

aldı. Ayrıca NEO’nun bir önceki çeyreğe

kıyasla yüzde 13 puan, geçen yılın aynı

dönemine göre ise yüzde 9 puan artması

bekleniyor.

Yayımladıkları anketle ilgili değerlendirmede

bulunan, ManpowerGroup Türkiye

Genel Müdürü Feyza Narlı, “Türkiye’deki

işe alım beklentilerinde görülen üç aylık

artış, EMEA bölgesinde bildirilen en yüksek

üç aylık artış olup bölgenin üç aylık

artış ortalamasını 16 puan geride bıraktı.

Özellikle toptan perakende ticaret, imalat

ve teknoloji sektörlerindeki hareketlilik bu

artışı destekleyen önemli parametrelerden

biri oldu. Kurumların işe alım beklentilerini

pozitif anlamda etkiledi. Bununla

birlikte finans sektörü de Avrupa’yı saran

ManpowerGroup İstihdama Genel Bakış Araştırmasına

göre, Türkiye’deki şirketler önümüzdeki çeyrekte

yüzde 27’lik Net İstihdam Görünümü (NEO) ile

güçlü bir işe alım piyasası bekliyor. Türkiye’deki işe

alım beklentileri, EMEA Bölgesi ortalamasının 6 puan

üzerine çıkarak listenin üst yarısında yer aldı…

huzursuzluk ortamı nedeniyle daha önemli

hale gelen Orta Doğu pazarlarıyla mevcut

ilişkilerden faydalanmış görünüyor.

Diğer yandan bir önceki çeyrekte, Rusya

- Ukrayna krizine rağmen, hem Kovid-19

kısıtlamalarının gevşetilmesi hem de sezonsallığın

katkısıyla turizm sektörünün

hareketlendiğini gözlemledik. Bu çeyrekte

ise turizm sektöründe mevsimsellikten

kaynaklı negatif etki görmekteyiz” dedi.

En güçlü ve en zayıf sektörler

Türkiye’de 11 sektörden 9’u önümüzdeki

çeyrekte çalışan sayısında artış beklerken

2 sektör değişiklik beklemiyor. Türkiye’nin

en rekabetçi sektörü, 46 NEO puanı ile

toptan ve perakende ticaret oldu. Hatta bu

puan, sektörün 2011’in ilk çeyreğinden bu

yana kaydettiği en yüksek NEO puanı oldu.

Sektörle ilgili beklentiler, geçen çeyrekten

bu yana 11 puan, 2021’in 4. çeyreğinden bu

yana ise 28 yüzde puan arttı. Tüm sektörlerin

NEO puanları şu şekilde:

• Toptan ve Perakende Ticaret (46)

• BT, Teknoloji, Telekomünikasyon, İletişim

ve Medya (34)

• İmalat (31)

• Eğitim, Sağlık, Sosyal Hizmet ve Kamu

(25)

• Bankacılık, Finans, Sigorta ve Emlak (21)

• İnşaat (21)

• Diğer Hizmetler (13)

• Restoranlar ve Oteller (11)

• Birincil Üretim (8)

En güçlü ve en zayıf bölgeler

Türkiye’nin 7 bölgesinden 6’sındaki şirketler

2022’nin 4. çeyreğinde personel seviyelerinde

artış beklerken Ege Bölgesi’nde

herhangi bir değişiklik beklenmiyor. Türkiye’nin

en rekabetçi bölgeleri her ikisi de

yüzde 26 NEO puanına sahip Marmara ve

İç Anadolu bölgeleri oldu. İç Anadolu’da

beklentiler, geçen çeyrekten bu yana 5 puanlık,

geçen yılın bu döneminden bu yana

ise 8 puanlık bir yükseliş kaydetti. Marmara

Bölgesi’nde ise geçen çeyrekten bu yana

5 puanlık, geçen yılın aynı çeyreğinden bu

yana 9 puanlık bir yükseliş görüldü. Bir önceki

çeyrekten bu yana en büyük düşüşün

yaşandığı bölge ise yüzde 7 NEO puanı ile

Karadeniz Bölgesi oldu. Bu sonuç geçen

çeyrekten bu yana yüzde 29 puanlık bir

düşüş anlamına geliyor. Bu puan, 2020’nin

1. çeyreğinden bu yana Karadeniz Bölgesi’nde

görülen en düşük NEO puanı oldu.

Bölgenin NEO puanları ise aşağıdaki gibi:

• İç Anadolu (26)

• Marmara (26)

• Akdeniz (25)

• Doğu Anadolu (14)

• Güneydoğu Anadolu (11)

• Karadeniz (7)

• Ege (0)

22

Organizasyon büyüklüğü

Türkiye’deki 4 organizasyon büyüklüğünün

hepsinde işe alıma karar verenler

önümüzdeki çeyrekte personel seviyelerinde

artış bekliyor. Geçen çeyrekten bu

yana, işe alım piyasaları 4 organizasyon

büyüklüğünün 3’ünde güçlenirken 10’dan

az çalışanı olan mikro organizasyonlarda

zayıfladı. Şirketlerin büyüklüğüne göre

NEO puanları:

10’dan az (12)

10 - 49 (25)

50 – 249 (23)

250+ (28)


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

TeaTechs, tohum yatırım turunu 2,5 milyon

dolar değerlemeyle tamamladı

2022’nin ilk yarısını 1,4 milyar dolar toplam yatırımla

tamamlayan girişim ekosisteminde, yılın

ikinci yarısının yatırım haberleri gelmeye başladı.

İş zekasıyla akıllı çözümler üreten bilişim teknolojileri

şirketi TeaTechs Smart Solutions, tohum

yatırım turunu Hollanda ve Türkiye’deki merkezleriyle

erken aşama girişimlere yatırım yapan

ISTCAPITAL liderliğinde tamamladı. 2,5 milyon

değerlemeye ulaşan hizmet olarak yazılım

(Software as a Service | SaaS) şirketi, daha önce

ABD’de 11sight, Birleşik Krallık’ta Wiseworks,

Türkiye’de Vispera ve Magnus gibi girişimlere

yatırım yapan ISTCAPITAL’ın ülkemizdeki en

güncel yatırımı oldu.

Yatırım sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaşan

TeaTechs Smart Solutions CEO’su Tunç

Emre Toptaş, “Yazılım sektöründe 30 yılı aşkın

süre deneyim edinmiş ortaklarım Ali Güven ve

Emrah Erşen ile Mart 2022’de hayata geçirdiğimiz

TeaTechs, 4 ay gibi kısa bir sürede 2,5 milyon

dolar değerlemeye ulaştı. Güncel ekonomik koşullarda

bu kadar hızlı büyüdüğümüz ve ISTCA-

PITAL gibi nitelikli bir girişim sermayesi şirketinin

stratejik ortaklarından birine dönüştüğümüz

için gururluyuz” ifadelerini kullandı.

İş zekasıyla akıllı çözümler üreten bilişim teknolojileri

şirketi TeaTechs Smart Solutions, ilk yatırımını Hollanda

ve Türkiye merkezli ISTCAPITAL’dan aldı. 2,5

milyon değerlemeyle tohum yatırım turunu tamamlayan

şirket, daha önce ABD, Birleşik Krallık ve Türkiye’nin

önde gelen girişimlerine yatırım yapan bir girişim

sermayesi şirketinin beşinci yatırımı oldu…

Dijital dönüşüm süreçlerine

rehberlik ediyor

2022’nin ilk çeyreğinin sonunda Ankara’da kurulan

TeaTechs Smart Solutions, yapay zeka, nesnelerin

interneti, davranışların interneti, coğrafi

bilgi sistemleri, DevOps ve hizmet olarak yazılım

gibi alanlarda çözümler üreterek her ölçekten

işletmenin dijital dönüşüm süreçlerine rehberlik

ediyor. Sektör ve işletme ihtiyaçlarına göre

özelleştirilebilen, web ve mobil tabanlı inovatif

ürünler sunan yüzde 100 yerli ve milli yazılım şirketi

TeaTechs, müşterilerin iş süreçlerine ilişkin

tüm verileri nitelikli içgörülere dönüştürmesine

yardımcı oluyor.

“Dijitalleşmede daha güçlü bir

ivme yakalamaya ihtiyacımız

var”

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) tarafından

hazırlanan Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi

Raporu’nda ülkemizin dijitalleşme notunun

2021’de bir önceki yıla kıyasla artarak 3,03’ten

3,24’e yükseldiğinin görüldüğünü hatırlatan Tunç

Emre Toptaş, “Küresel salgın her sektör ve ölçekte

dijitalleşmeyi önceliklerden birine dönüştürdü.

StartupCentrum’un 2022’nin ilk yarısını değerlendirdiği

rapor Ocak-Haziran 2022 döneminin

teknoloji şirketlerine en çok yatırım yapılan yarı

yıl olduğunu gösterse de, dijitalleşmede daha güçlü

bir ivme yakalamaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz.

30 yılı aşan münferit deneyimlerimizi

TeaTechs çatısında bir araya getirerek bu trendi

küresel rekorlara dönüştürmek için çalışıyoruz.

Yüzde 100 yerli ve milli bir yazılım şirketi olarak

her şirketi dijitalin olanaklarıyla tanıştırmayı, kanıtlanmış

çözümleri farklı coğrafyalara da ulaştırmayı

hedefliyoruz” diye konuştu.

“SaaS en hızlı büyüyen

sektörlerden biri”

Müşteri ilişkileri yönetimi, iş zekası, tedarik zinciri

yönetimi ve e-ticaret platformları gibi çeşitli

uygulamaların bulut platformlar üzerinden kullanılabilir

olmasını sağlayan SaaS sektörünün

en hızlı büyüyen sektörlerden biri olduğuna

dikkat çeken TeaTechs Smart Solutions CEO’u

Tunç Emre Toptaş, değerlendirmelerini şu ifadelerle

sonlandırdı: “Küresel ölçekte teknoloji

paradigmasının değiştiği bir döneme tanıklık

ediyoruz. Verinin önemi giderek artıyor ve 2030’a

kadar değeri 700 milyar doları aşması beklenen

hizmet olarak yazılım çözümleri bu verileri anlamlı

çıktılara dönüştürmeye yarıyor. İşletmeler

temel iş fonksiyonlarında SaaS çözümlerinden

yararlanarak faaliyet gösterdikleri alana dair

daha geniş bir bakış açısı kazanabiliyor. TeaTechs

olarak, ISTCAPITAL’dan sağladığımız finansmandan

güç alarak, SaaS alanında bir dünya

markasına dönüşmeyi amaçlıyoruz.”

Sektör Market

IT network

Logo Ventures’ın 5 girişimi Startup 100 listesinde

Türkiye’nin en başarılı

startupları listesi açıklandı.

Listede yer verilen 100

girişimin içerisinde Logo

Ventures’ın 5 portföy girişimi

yer aldı. Listede yer

alan girişimler Evreka, Inooster,

V-Count, Vispera ve Wask oldu.

Geleneksel iş yapış şekillerini değiştiren

takımlara yatırım yapan Logo Ventures,

teknoloji alanında faaliyet gösteren, hızlı

büyüyen ve global pazarlarda etkin yer edinebilecek

girişimlere yatırım yapıyor. Fon,

yatırım yaptığı girişimlere Logo’nun stratejik

ve operasyonel tecrübelerini aktararak

girişimlerin hedeflerine ulaşmalarında etkin

bir rol oynamayı hedefliyor.

Fast Company Türkiye tarafından açıklanan, Türkiye’nin

en başarılı girişimlerinin yer aldığı Startup 100 listesi yayınlandı.

Listede Logo Ventures’ın 5 portföy girişimi de

kendilerine yer buldu…

“Emeklerimizin karşılığını

almak bizi oldukça

şevklendiriyor”

Startup 100 listesinde girişimleriyle yer bulmalarına

ilişkin açıklamalarda bulunan

Logo Ventures Yönetici Ortağı Merve Zabcı,

“Türkiye’nin en başarılı startupları listesinde

5 girişimimizle yer almak bizim için

mutluluk ve gurur verici bir durum. Yatırım

yaptığımız her şirkette başarı için harcanan

ciddi bir mesai ve emek var. Bu emeklerin

karşılığını görebilmek bizi gelecekte yapacağımız

çalışmalar için şevklendiriyor. Logo

Ventures olarak, önümüzdeki dönemde B2B

(işletmeden işletmeye) dikeyinde yer alan

yazılım şirketlerine yatırım yapmaya ve başarıya

ulaşmaları için destek olmaya devam

edeceğiz. Ülkemizde hızla gelişen bir startup

ve yatırım ekosistemi var. Biz de bu ekosistemin

bir parçası olarak üzerimize düşeni

yapmayı sürdüreceğiz” dedi.

23


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Intel 13. Nesil Intel Core işlemcilerini

piyasaya sürdü

13. Nesil Intel Core masaüstü işlemciler, dünyanın en

iyi oyun deneyimini ve benzersiz hız aşırtma yeteneklerini

sunuyor…

Sektör Market

IT network

24

Intel bugün Intel Innovation’da, dünyanın en hızlı

masaüstü işlemcisi olan 13. Nesil Intel® Core

i9-13900K’nın başını çektiği 13. Nesil Intel® Core

işlemci ailesini tanıttı. Yeni 13. Nesil Intel Core ailesi;

en iyi oyun, akış ve kayıt deneyimi için 24 çekirdeğe

ve 32 iş parçacığına kadar ve 5,8 GHz’e kadar

çarpıcı saat hızlarına sahip altı yeni masaüstü işlemcisini

içeriyor.

Intel Core ‘K’ işlemcilerin piyasaya sürülmesiyle

birlikte, 13. Nesil Intel Core masaüstü ailesi 22 işlemci

ve 125’ten fazla ortak sistem tasarımından

oluşacak ve ne uygulama performansından ne

de platform uyumlundan taviz veren bir deneyim

sunacak. Teknoloji tutkunları, 13. Nesil Intel

Core işlemcilerin performans iyileştirmelerinden

mevcut Intel® 600 ya da yeni Intel® 700 serisi yonga

setli anakartlarla yararlanabilirler. Hem en yeni

DDR5 bellek desteği hem de devam eden DDR4

bellek desteği ile birlikte, kullanıcılar 13. Nesil Intel

Core’un avantajlarından yararlanırken, kurulumlarını

kendi özellik ve bütçe tercihlerine göre özelleştirebilirler.

Intel Başkan Yardımcısı ve İstemci Bilgi İşlem Grubu

Genel Müdürü Michelle Johnston Holthaus;

“Amiral gemisi 13. Nesil Intel Core İşlemcilerimizin

en yeni nesliyle bilgisayar performans

standartlarını bir kez daha yükseltiyoruz. 13. Nesil

Intel Core ailesi, Intel’in bilgisayarda -geniş ölçekte

ve tüm bilgisayar ürünü segmentlerinde- inanılmaz

deneyimlerin gerçekleşmesini sağlamasının

en son örneğidir. Bunu endüstri lideri bir iş ortağı

ekosistemi ve Intel Unison gibi yeni çözümlerle birleştirdiğimizde,

ileriye doğru giden bilgisayar deneyiminde

gerçekten nelerin mümkün olduğunu

tüm dünyaya göstermiş oluyoruz” dedi.

Oyun Oynamak ve Yaratıcılık

için Eksiksiz ve Çok Yönlü Bir

Platform

Olgunlaşmış bir Intel 7 prosesi ve x86 performans

hibrit mimarisi üzerine inşa edilen 13. Nesil Intel

Core masaüstü işlemciler, en zorlu çoklu görev

iş yüklerinde bile daha iyi sistem performansını

sağlıyor. Bu, yüzde 15’e kadar daha iyi tek iş

parçacıklı performans ve yüzde 41’e kadar daha iyi

çok iş parçacıklı performansı da içeriyor.

Intel’in performans hibrit mimarisi, bu nesille,

şimdiye kadar üretilmiş en hızlı Performance

çekirdek (P-çekirdek) ile iki katına kadar sayıda

Efficient çekirdeği (E-çekirdek) bir araya getirerek,

aşağıdakilere olanak tanıyan gelişmiş tek iş

parçacıklı ve çok iş parçacıklı performans sağlıyor:

• Dünyanın en iyi oyun deneyimi: 24’e kadar

çekirdek (8 P-çekirdek, 16 E-çekirdek) ve 32 iş

parçacığı ile sunulan yeni Core i9-13900K; oyun,

akış ve kayıt için en iyi deneyimi sağlıyor. 5,8

GHz’e kadar ve yüzde 15 daha iyi tek iş parçacığı

performansı ile yüksek kare hızlarına çıkabilir ve

en iyi oyunlarda inanılmaz oyun deneyimlerine

olanak tanıyor.

• İçerik oluşturma performansında devam eden

ilerlemeler: 13. Nesil Intel Core masaüstü işlemci

serisi, insanları yaratıcı akışta tutmak için çoklu,

yoğun işlem iş yüklerinin üstesinden gelebilecek

daha fazla E-çekirdek ve yüzde 41’e kadar daha iyi

çok iş parçacıklı performans sağlıyor.

• Benzersiz Bir Hız Aşırtma Deneyimi: 13. Nesil

Intel Core işlemci, uzmanlardan yeni başlayanlara

kadar herkes için eşsiz bir hız aşırtma deneyimi

sunuyor. 13. Nesil Intel Core işlemciyi kullanlar;

P-çekirdeklerde, E-çekirdeklerde ve DDR5

belleklerde daha yüksek ortalama hız aşırtma

hızlarına ulaşabilirler. Intel ayrıca kullanıcıların

en düşük çabayla hız aşırtma yapabilmeleri için

tek tıkla kolay hız aşırtma özelliği olan Intel® Speed

Optimizer’ı 13. Nesil işlemcileri destekleyecek

şekilde güncelledi. Ve güçlü Intel® Extreme

Memory Profile (XMP) 3.0 ekosistemi, geniş bir hız

aşırtma modülü yelpazesi sunuyor. Intel® Dynamic

Memory Boost ile birleştiğinde, bu özellik hem

DDR4 hem de DDR5 ile sorunsuz bir bellek hız

aşırtma deneyimi sağlıyor.

Creative Assembly’nin Baş Ürün Sorumlusu Rob

Bartholomew, “Intel CPU’larda inanılmaz bir

Total War deneyimi sunmak için on yıldan uzun

bir süredir Intel ile birlikte çalışıyoruz. Total War:

WARHAMMER III’ü hibrit 12. Nesil mimari

için optimize ettik ve yeni 13. Nesil Intel Core

İşlemcilerle çalışmaya devam edeceğimiz için

heyecanlıyız” diye konuştu.

Masaüstü Platformları İçin

Endüstri Lideri Özellikler

13. Nesil Intel Core masaüstü işlemciler,

aşağıdakiler de dahil birçok yeni ve geliştirilmiş

özellik ile kullanıcılara oyun, içerik oluşturma

ve çalışma alanlarında lider performans ve

deneyimler sunuyor:

• Intel® Adaptive Boost Technology ve Thermal

Velocity Boost - belirli bir iş yükü sırasında

güç ve termal boşluğa bağlı olarak işlemci saat

frekanslarını oportünist bir şekilde artırıyor. Intel

Core i9 SKU’larda mevcuttur.

• Intel Core i5, i7, i9’da daha fazla E-çekirdek, çok

iş parçacıklı performansta büyük bir sıçrama ve

kullanıcılar için daha iyi çoklu görev/mega görev

deneyimi sağlıyor.

• İşlemci dışında on altı şeride kadar PCIe Gen 5.0

desteği.

• DDR4 uyumluluğunu korurken, DDR5-5600 ve

DDR5-5200’e artan bellek desteği.

• 2 kata kadar L2 önbellek ve artırılmış L3 önbellek.

Geriye Dönük Uyumluluğa Sahip

Intel 700 Serisi Yonga Seti

Intel, 13. Nesil Intel Core masaüstü işlemcilerin

yanında, artan güvenilirlik ve performans için

ileri özellikleri bulunan yeni Intel 700 Series

yonga kümesini piyasaya sürüyor. PCI Gen 3.0 ile

birlikte sekiz ek PCIe Gen 4.0 şeridi yonga setinin

dışında toplam 28 şerit sağlarken, artırılmış USB

3.2 Gen 2x2 (20 Gbps) bağlantı noktaları gelişmiş

USB bağlantı hızı sağlıyor ve DMI Gen 4.0, çevre

cihazlara ve ağa hızlı erişim için yonga setinden

CPU’ya aktarım hızını artırıyor. Ayrıca Intel, ileriye

ve geriye dönük uyumluluk getiriyor. Mevcut

Intel 600 yonga seti tabanlı anakartlarla 13. Nesil

Intel Core işlemci performans iyileştirmelerinden

yararlanabilirsiniz.

Bulunurluk

13. Nesil Intel Core masaüstü ‘K’ işlemciler ve Intel

Z790 yonga seti; kutulu işlemciler, anakartlar ve

masaüstü sistem satışları dahil olmak üzere 20

Ekim 2022’den itibaren satışa sunulacak.

13. Nesil Intel Core işlemci ailesinin geri kalanıyla

ilgili diğer ayrıntılar daha sonra paylaşılacak.

Intel® Unison: Açık Bir

Ekosistem Sağlayan Sorunsuz

Çoklu Cihaz Deneyimi

CES 2022’de sergilenen Screenovates’in satın

alınmasının ardından Intel, işletim sistemleri

arasında evrensel, kullanımı kolay bir deneyim için

bilgisayarınızı ve cihazlarınızı sorunsuz bir şekilde

birbirine bağlayan bir yazılım çözümü olan Intel®

Unison’u sunuyor.

Intel Unison’ın ilk sürümü, iOS ve Android’den

başlayarak bilgisayar ile telefon arasında sürekli

ve kesintisiz bir bağlantı deneyimi sunacak.

Kullanıcılar, basit bir eşleştirme işleminin

ardından şunları yapabilecek:

• Dosya aktarımı - Kullanıcılar, bilgisayar ile

Android ya da iOS cihaz arasında dosya ve

fotoğraf aktarırken zamandan tasarruf edebilir,

bilgisayarın gücünü artırabilir ve telefonda

fotoğraf ya da video çekip PC’de sorunsuz bir

şekilde düzenlemenin keyfini çıkarabilir.

• Metin mesajı - Kullanıcıların cihaz değiştirmesini

önlemek için bilgisayarlarından metin mesajları

gönderip alabilmesini ve tam bir klavye ve

monitörün konforunun ve kolaylığının tadını

çıkarmasına olanak tanır.

• Telefon görüşmeleri - Telefonların tüm kişi

listesine erişim sayesinde, kullanıcılar doğrudan

bilgisayarlarından sesli arama yapabilir ve gelen

aramalara cevap verebilir.

• Telefon bildirimleri - Kullanıcıların

bilgisayarlardan telefon bildirimlerini alıp ve

yönetmesine olanak tanıyarak, bağlantıda

kalabilmelerini ve kontrolü ellerinde

tutabilmelerini sağlar.

• Intel Unison, bu yıl Acer, HP ve Lenovo’nun 12.

Nesil Intel Core işlemcilerine dayanan belirli Intel®

Evo dizüstü bilgisayarlarında piyasaya sürülecek

ve önümüzdeki yılın başlarından itibaren 13. Nesil

Intel Core tabanlı tasarımlara ölçeklenecek. Intel

Unison, gelecekte ek form faktörleri, işlevsellik ve

işletim sistemleriyle gelişmeye devam edecek.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

FixCloud, Almanya Veri Merkezini

Frankfurk’ta açtı

Yüzde 100 Türk Sermayeli FixCloud, halihazırda

Türkiye sınırları içerisinde hizmet

verdiği İstanbul Türk Telekom Esenyurt VM

ve KKB Anadolu Veri Merkezlerine ek olarak

yurt dışındaki ilk veri merkezini Almanya

Frankfurt’ta Maincubes FRA01 içerisinde

devreye aldı. Müşteri alımına 2 Eylül 2022‘de

başlayan FixCloud’un Satış Direktörü Raşit

Doğan, “Vmware onaylı bulut platformumuz

yüzde 100 ağ erişim garantisi ile sürdürülebilir

ve yüksek performansı birlikte sunmaktadır.

Hem Türkiye’de hem de Avrupa Birliği

içerisinde Vmware Cloud Verified akreditasyonuna

sahip ilk ve tek bulut servis sağlayıcısı

konumundayız” dedi.

Maincubes FRA01 Veri Merkezi, DE-CIX’in

Frankfurt’taki Internet Değişim Noktasına

800 metre mesafe ile Microsoft Azure ve

Kurumsal Bulut çözümleri sunan FixCloud, üçüncü

veri merkezini Almanya’da Frankfurt’ta açtı. FixCloud,

Maincubes FRA01 Veri Merkezi içerisinde kurulan

Bulut Platformu ile şirketlere Avrupa Birliği sınırlarında

GDPR’a uyumlu bulut hizmetleri sunmaya başladı…

AWS gibi global ağlara erişim performansını

en yüksek seviyede çıkartmaktadır. Ayrıca

yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynağı ile

yüzde 100 Karbon Nötr bir tesistir.

Yatırımlarımıza kesintisiz

devam!

FixCloud CEO’su Yılmaz Barçın, şunları söyledi:

“Avrupa Pazarında mücadele eden başta

Perakende, Lojistik ve Fintech sektörlerindeki

Türkiye merkezli şirketlerin GDPR‘a uyum

sorunları çözmek, altyapı gereksinimlerini

karşılamanın yanı sıra maliyet avantajı yaratmak

öncelikli hedefimiz. Bulut servislerine

olan ihtiyaçların artması, işletmelerin

çoklu bulut hizmetlerini merkezi yönetme

gereksinimi, veri merkezi ağımızı büyütmemizin

yolunu açıyor.

Vmware’ın “Cloud Verified” onaylı global iş

ortağı olarak bulut hizmetlerini sunan FixCloud,

yurtdışında da şirketlere bulut hizmeti

vererek Avrupa pazarında büyümeyi hedefliyor.

Hedefi, 2 yıl içinde yüzde 40 ciro yurtdışı,

yüzde 60 ciro yurtiçinden elde etmek.

Bu doğrultudan yatırımlarına kesintisiz devam

edeceklerini paylaşan Barçın, “Kısa bir

süre içerisinde dördüncü veri merkezi bulut

platformunu da Amsterdam’da planlıyoruz”

dedi.

Sektör Market

Yenilenmiş telefonda tüketicilerin tercihi iPhone!

IT network

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun açıkladığı

Elektronik Haberleşme Sektörü Pazar Verileri Raporuna

göre ülkemizde Ocak-Mart 2022 döneminde akıllı

cep telefonu satışları geçen yılın aynı dönemine göre

yaklaşık yüzde 15 azalarak 1 milyon 992 bin adete geriledi.

Sıfır telefon satışları azalırken yenilenmiş telefonlara

olan talep ise artıyor…

Küresel emtia fiyatlarının yükselişi, tedarik

zincirlerinde yaşanan sorunlar, çip krizi,

bireysel gelirlerde görülen düşüş üretici ve

tüketicileri alternatif arayışlara yöneltiyor.

Enflasyondaki artış, satın alma gücündeki

düşüş ve yükselen yeni akıllı telefon fiyatları

tüketicinin gözünü yenilenmiş telefon pazarına

çevirmesini sağladı.

Yenilenmiş cihaz satışlarında

Apple ürünleri %65’lik pazar

payı ile ilk sırada

Yapılan araştırmalara göre 16-64 yaş arası

dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 97’si cep

telefonu kullanıyor. Kullanılan cihazların

yaklaşık yüzde 76,9’u ise akıllı telefonlardan

oluşuyor.

Akıllı telefon pazarında iOS ve Android rekabeti

uzun süredir devam ediyor. Apple’ın

sıfır akıllı telefon pazarındaki payının yüzde

13-14 bandında olduğunu belirten Mobilfon

Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Lütfi Soylu,

yenilenmiş cihaz satışlarında ise Apple

ürünlerinin yaklaşık yüzde 65’lik bir pazar

payının olduğunu dile getirdi. Soylu, Apple’ın

yenilenmiş ürün pazarında daha çok rağbet

görmesinin temel sebebini, daha uzun süre

yazılım desteği almasına bağlı olabileceğini

dile getirdi. Apple ürünlerine en az 5 yıl

yazılım güncelleme desteği sunuyor. Yeterli

işlem gücüne sahip modellerde bu süre daha

da uzun olabiliyor. Örneğin iPhone 7, 2016’da

çıkan bir model olmasına rağmen bu sene çıkacak

güncel IOS yazılımından faydalanabileceği

öngörülüyor.

Daha uzun süre yazılım desteği alması, kullanım

ömrünün daha fazla olması ve prestij

algısının iPhone’lara olan tüketici talebini

artırdığını ifade eden Soylu, en popüler yenilenmiş

cihazların ise iPhone XR, iPhone 11,

iPhone 8; Android’de ise Samsung Galaxy S

serisi olduğunu belirtti.

iPhone 14 için eski telefonlar

satılıyor!

Kısa bir süre önce dünyaya tanıtılan iPhone 14

serisi, gelişmiş özellikleri ile pek çok kullanıcının

ilgisini çekecek ancak Türkiye için açıklanan

fiyatları 30.999 TL’den başlıyor. iPhone 14

serisinden bir akıllı telefona sahip olmak isteyenlerin

eski telefonları satıp kaynak yaratabileceklerini

söyleyen Soylu, bunun için mutlaka

Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş

yenileme merkezlerinin tercih edilmesini gerektiğini

belirtiyor. “Ticaret Bakanlığı tarafından

yetkilendirilmiş ve tüm operasyonu kamera

kayıtları altında takip edilen bir yenileme

merkezi olarak, kişisel verilerin güvenliği esası

ile hareket ediyor ve önceki kullanıcıya ait tüm

verileri kalıcı şekilde siliyoruz” diye ekleyen

Soylu, maddi kaynak yaratmak amacı ile eski

telefonun satılmasının yaygın olduğunu ancak

yenileme merkezleri dışında bir kanalda satışın

tercih edilmesi halinde kişisel verilerin risk altında

olacağının altını çizdi.

25


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

SyberCode, 15 milyon euroluk yatırım

sonrası dünyaya açılıyor

Sektör Market

IT network

Birleşmeyle gelen 15 milyon Euro’luk

yatırım, SyberCode’un sunduğu katma

değerli hizmetleri MENA ve Kafkasya

Bölgesi’ne taşımasına yardımcı olacak…

150 yıllık geçmişiyle 32 ülkede 63 şirketle

denetleme ve belgelendirme hizmetleri

sunan, otorite niteliğinde bir kurum

olan TÜV AUSTRIA Group, Türkiye’den

doğan siber güvenlik şirketi SyberCode’

un ağırlıklı hissesini satın aldı. 15 milyon

Euro’luk yatırım özellikle SOC, MDR

ve IR gibi hizmetlerin kalitesinin daha

da artmasına ve müşterilerin sorunlarına

nokta atışı çözümler üretilmesine

yardımcı olacak. TÜV AUSTRIA Group’

un SyberCode ile birleşmesi neticesinde

bölgede oluşan büyüme stratejisi de

birkaç yıl içerisinde yapılacak 25 milyon

Euro’luk siber güvenlik yatırımının da

habercisi oldu.

TÜV AUSTRIA Group Holding CEO’su

Stefan Haas, satın almaya dair şunları

söyledi:

“TÜV AUSTRIA Group olarak 150 yıldır

birçok ülkede ofis açarak ve değerli

şirketleri satın alıp bünyemize katarak

büyümeye devam eden bir hizmet şirketiyiz.

SyberCode ile birlikteliğimizin

de karşılıklı ortak amacımız doğrultusunda

tüm dünyada bilişim sektöründe

daha güvenli olmanın yolunu açacağına

inanıyorum.”

Global bir şirketin gücünü yanlarında

hissetmenin doğru, kalıcı ve kapsamlı

çözüm sağladığını ifade eden TÜV

AUSTRIA SyberCode Kurucusu ve CE-

O’su Serhat Yediel de şunları ifade etti:

“TÜV AUSTRIA Group siber güvenlik

32 ülkede 63 şirketle denetleme ve belgelendirme

hizmetleri sunan TÜV AUSTRIA Group, Türkiye’nin

öncü siber güvenlik şirketi SyberCode’un ağırlıklı

hissesini satın alarak bünyesine kattı.

konusunda ciddi eğilimleri olan, Almanya

ve Avusturya’da SOC üzerinde önemli

çalışmalar yapan bir şirket. Global bir

şirketin gücünü yanınızda hissetmek,

doğru, kalıcı ve tam çözüm sağlayan siber

güvenlik hizmetlerini çok daha kısa

zamanda devreye almamıza yardımcı

oluyor. Aldığımız 15 milyon Euro’luk yatırımla

mevcut hizmetlerimizi çok daha

hızlı bir şekilde hizmet sahamızdaki bölgelerle

buluşturacağız. Özellikle MENA

ve Kafkasya Bölgesi’ne, Türkiye bölge

ofisinden hizmet verilmesi ülkemizdeki

insan kaynağı gücünün ve yetkinliklerinin

kullanımı adına da ciddi önem taşıyor.

SyberCode satın alımıyla Türkiye bir

ana üs ve bölge ofisi olarak konumlandırılmış

oldu.”

Tüm dillerde ve saat

dilimlerinde hizmet veren bir

şirkete dönüşecek

Tüm dünyada siber güvenliğin önemi

artarken nitelikli insan gücü açığından

kaynaklanacak hizmet kesintilerini

azaltmak ve birlikte geliştirilen katma

değerli hizmetleri global ölçekte müşterilerle

buluşturmak, TÜV AUSTRIA

Group ve SyberCode birlikteliğinin ana

odaklarını oluşturuyor. TÜV AUSTRIA

Group ve SyberCode, 2 yıl içinde dünya

genelinde insan kaynağı istihdam etmiş,

tüm dillerde ve saat dilimlerinde hizmet

verebilen, kurumların az sayıda personelle

siber güvenliği hizmet olarak almasını

sağlayan bir servis şirketi olmayı

hedefliyor.

SyberCode tarafından sunulan siber

güvenlik çözümleri Sınır Güvenliği, Ağ

Güvenliği, Veri Güvenliği, Uygulama

Güvenliği, siber olaylara müdahale gibi

geniş ve uçtan uca bir hizmet, ürün ve

danışmanlık kapsamından oluşuyor.

SyberCode SIEM, SOAR, Enterprise Forensic,

Veri Keşfi ve Veri Güvenliği konularında

uzmanlaşmış ileri seviye uzman

kadrosuyla EDR/XDR, IR, SOC ve MDR

gibi kritik hizmetleri sunabiliyor. Tüm

bunların yanında ileri seviye Tehdit Simülasyonu,

Compromise Assessment,

Threat Hunting, Red Team gibi terzi usulü

hizmetler de şirketin siber güvenlik

portföyünde yer alıyor.

SyberCode müşterilerinin siber

güvenlik ürün, hizmet, danışmanlık ve

test faaliyetlerini de içeren, yönetişim

endişelerini ve maliyetlerini ortadan

kaldıran SaaS modelini Türkiye’de hayata

geçiren ilk firma olarak öne çıkıyor.

Kritik altyapılara sahip olan, veriyi toplayan,

işleyen ve yaptığı işle ilgili bu verileri

saklamak zorunda olan finans, sigorta,

enerji, üretim, e-ticaret, elektronik

para piyasaları kuruluşları ve fintechler

(fintekler), şirketin hedef kitleleri arasında

yer alıyor.

26

2025 hedefi: 1.000 kişilik

global istihdam

TÜV AUSTRIA Group - SyberCode birlikteliğinin

önümüzdeki yıllara dair somut

hedefleri şöyle:

- MENA ve Kafkasya Bölgesi’nde 2 yıl

içinde 1 milyon uç noktayı koruyacak.

- Bölgede 2023 birinci çeyrek hedefi 2 kat

büyümek.

- 2025 yılında şirkette MDR, SOC, IR, Zafiyet

Taraması, saldırı öncesi, sırası ve

sonrasında Olay Müdahale hizmetleri ve

danışmanlık hizmetlerinde uzman 1.000

kişilik bir ekip çalışacak.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Sun Tekstil’den dijitalleşmeye son 5 yılda 10

milyon dolar yatırım

Yenilikçi dijital dönüşüm projeleri geliştiren Sun Tekstil,

son 5 yılda dijitalleşme konusundaki projeler için 10 milyon

doların üzerinde yatırım yaparak, dijital dönüşüm

yol haritasını 3 ana strateji başlığı altında belirledi…

Sun Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Elvan

Ünlütürk, tekstilde ezber bozan, yenilikçi dijital

dönüşüm projeleri geliştirdiklerinin altını

çizerek, “Tasarım ve üretim verimliliğimizi

artırırken, sektöre yön veren lider firma

konumumuzu da güçlendiriyoruz. Bilginin

gücüne inanıyor dijitalleşmenin yalnızca bir

adım değil uzun yol olduğu bilinciyle hareket

ederek koleksiyonlarımızı ve projelerimizi

değişimin dinamizmine uyumluyoruz. Son 5

yılda dijitalleşme projelerine yaptığımız yatırım

10 milyon doları aştı. 2023’de de yatırımlarımız

sürecek” dedi.

Sektördeki çoğu büyük

probleme hızlıca çözüm

buluyoruz

Veriyi olabildiğinde etkili kullanmak ve dijital

dönüşümü en başarılı şekilde gerçekleştirmek

için 3 ana strateji belirlediklerini de

vurgulayan Ünlütürk, “Bunlar; SAP yazılım

geliştirmeleri yapmak, SAP dışındaki yazılımların

geliştirilmesine yönelik bir yazılım

portalı kurmak ve düşük kodlu yazılımlar geliştirmek.

Tercihlerimizi, üçüncü parti yazılımlardan

da açık kaynaklı yazılımlardan da

yana kullanıyoruz. Yazılım ekiplerimiz, süreç

iyileştirme departmanımızın belirlediği ihtiyaçlara

yönelik özgün yazılımlar hazırlıyor,

bu yazılımlar sayesinde verinin elde edilerek

ölçülmesini kolaylaştırıyoruz. 2021 sonunda

SAP ve ERP sistemine geçişi tamamladık.

Böylece tüm verimizi tek bir ERP sisteminde

toplamış olduk. SAP’a geçişimiz birbirine

entegre iş süreçlerini kolaylıkla yönetmemizi

ve sektördeki çoğu büyük probleme hızlıca

çözüm bulmamızı sağladı. Verinin analizine

göstermiş olduğumuz önem ile üretim

hızı ve verimliliğini artırırken, işin olağan

akısından kaynaklanan hataların oranını

azaltmış oluyoruz” şeklinde konuştu.

Robotik uygulamaları hakkında bilgiler veren

Ünlütürk, şöyle devam etti: “Tüm kumaş

üretim süreçlerimizi entegre bir biçimde izleyerek

yönetiyoruz. Robotik uygulamalar,

hem finans hem de moda tasarım süreçlerinin

önemli bir parçası. Kullandığımız üç

boyutlu tasarım programıyla da ürünlerin

tasarımından üretimine tüm adımlarını dijital

ortamda takıp ederek kayıt altına alabiliyoruz.

Üç boyutlu fotoğraf stüdyomuz

ve dijital ortamda renk kontrolü sağlayan

uygulamalar ile doğal kaynak tüketimini

azaltıyoruz. Üstün görüntü kalitesine sahip

çevrimiçi vitrin altyapımız ile tasarımları,

müşterilerimize her acıdan görüntülenebilir

ve detaylı incelemeye uygun olarak sunuyoruz.

Bünyemizde geliştirdiğimiz üretim

takip sistemimiz sayesinde de tüm kumaş

üretim süreçlerimizi entegre bir biçimde

izleyerek yönetiyoruz. Tasarım ve kumaşa

yönelik bilgilerin tümü için dijital arşivler

oluşturuyor, kumaşları tüm özellikleriyle

dijital ortama taşıyoruz. Tüm operasyonun

izlenebilirliğinden sağladığımız her bir veriyi

Balanced Scorecard ve Objectives and Key

Results çerçevesinde düzenli olarak ölçerek

yönetiyoruz” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Sektör Market

IT network

Geliştirdiği yazılımlarla otomotive ‘level atlatıyor’!

Oto ekspertiz sektörünün önemli temsilcilerinden Pilot

Garage Otomotiv A.Ş. çatısı altında yer alan Pigasoft,

geliştirdiği yazılımlarla otomotiv sektörünün geleceği

yakalamasına katkıda bulunmaya devam ediyor…

Ülkemiz otomotiv sektörüne katma değer

sağlamak amacıyla yaklaşık 1 yıl önce

yazılım şirketi Pigasoft’u kuran Pilot Garage,

otomotivde yazılım teknolojilerine yatırım

yapmaya devam ediyor. Tüketicilerin

ve şirketlerin hayatını kolaylaştıracak çözümler

geliştiren Pigasoft, otomotiv franchising

yazılımları, B2B sistemleri, pazaryeri

uygulamaları, online eğitim ve konferans

sistemleri, plaka tanıma ve aktif bayii izleme

sistemleri üzerinde geliştirmelerine devam

ediyor.

“Hedefimiz Konya’dan

Dünya’ya açılmak”

Özellikle yeni kuşak gençler için yenilikçi bir

istihdam yapısı hedefiyle yola çıktıklarını

dile getiren Pilot Garage Genel Koordinatörü

Cihan Emre, “Konya merkezli Pigasoft’un

aynı zamanda Selçuk Üniversitesi Teknokent’te

aktif iki ofisi bulunuyor. Otomotiv

yazılımcılığı tarafında kendini geliştirmek

isteyen yeni neslin desteğini alarak Konya’dan

tüm Dünya’ya açılmayı hedefliyoruz.

1 yıl gibi kısa bir süre geçmesine karşın bugün

100’den fazla şirketle çalışıyoruz. Oto

ekspertiz ve oto servis yazılımlarımız tüketicilerin

hizmet kalitesini yükseltirken süreçlerin

daha hızlı ve şeffaf ilerlemesini sağlıyor.

Pigasoft, bir oto ekspertiz simülasyonu

oyunu da dahil olmak üzere birçok ilgi çekici

proje üzerinde çalışıyor” dedi.

Yeni Kamera Yönetim

Sistemi iş güvenliğine katkı

sağlayacak

Pigasoft’un henüz yeni tamamladığı Kamera

Yönetim Sistemi projesi ise bir franchising

işletmesinde herhangi bir sabit IP›ye

ihtiyaç duymadan tüm bayileri izleyebilen,

bayilerdeki teknik ekibin iş güvenliğini tehdit

edebilecek davranışlarını engelleyebilecek,

plaka ve araç tanıyabilen ve gerçek zamanlı

görüntü aktarımı yapabilen bir sistem olarak

öne çıkıyor. Ucuz maliyetli ve bilgisayara

müdahaleye gereksinim bırakmayan, mini

bilgisayarlarla çalışabilen sisteme, bulut

tabanlı olduğu için dünyanın her yerinden

mobil veya PC aracılığıyla erişilebiliyor.

27


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Resesyon ihtimali dijital dönüşüm

stratejilerini vurdu

Küresel çapta işletmeler, salgınla başlayan dijital dönüşüm

ivmesinden nasibini alsa da, başarısız projeler

de aynı hızda arttı. Bir araştırmada 5 dijital dönüşüm

projesinden dördünün başarısız olduğu görülürken,

başarısız projelerin toplam maliyetlerinin 4 milyon doları

aştığı tespit edildi…

Sektör Market

IT network

İş dünyasının arkası kesilmeyen sıra

dışı olaylarla karşı karşıya kalması,

beklenmedik durumlara karşı daha

hazırlıklı ve esnek olmayı olanaklı

kılan dijital teknolojilere yatırımları

Türkiye›de de artırdı. Küresel

danışmanlık şirketi PwC’nin araştırmasına

göre, Türkiye’deki CEO’ların yüzde

77’si uzun vadeli dijital dönüşüm yatırımlarını

artıracaklarını belirtti. Öte

yandan dijital dönüşüm projelerinin başarısı

da gündemdeki başlıklardan birine

dönüştü. Pazar araştırması şirketi Vanson

Bourne ortaklığıyla yürütülen bir

araştırmada işletmelerin yüzde 80’inin

dijital dönüşüm projelerinin başarısız

olduğu, geciktiği veya ölçek açısından

küçüldüğü görüldü. Başarısız dijital dönüşüm

projelerine yapılan harcamaların

ise 4 milyon doları aştığı kaydedildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan

Spex Yazılım ve Siber Güvenlik

Hizmetleri A.Ş. Kurucusu Bora Bozdoğan,

“Dijital dönüşüm kavramı popülerleştikçe

bu kavramdan ne anlamamız

gerektiğini daha çok düşünmemiz gerekiyor.

Projelerin çoğu iş hedefleriyle

uyuşmayan planlardan, organizasyon

çapında eksik farkındalıktan, özel yazılımları

ve doğru teknoloji sağlayıcısını

seçmemekten kaynaklanıyor” dedi.

içinde, fakat küresel salgın bize dijitalin

bugün sürdürülebilir bir işletme inşa

edebilmenin yegane yolu olduğunu gösterdi.

Hem sektörel yarışta, hem de işgücü

rekabetinde dijitale geçiş kaçınılmaz.

Ekonomik koşullar bu kadar zorlayıcıyken,

işletme ihtiyaçlarını projenin başında

belirleyecek ve özel yazılım geliştirme

hizmetiyle süreç boyunca şirkete eşlik

edecek bir teknoloji sağlayıcısına ihtiyaç

duyuluyor. Özel yazılım geliştirme, her

dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyulan

bir gerçeklik olarak konumlanıyor”

ifadelerini kullandı.

“Müşterilerimizin kârlı işler

yürütmeye odaklanabilmesi

için çalışıyoruz”

İşletme ihtiyaçlarının müşteri

ilişkilerinden kurumsal kaynak

yönetimine, web portallarından e-ticaret

uygulamalarına, hizmet olarak

yazılım çözümlerinden uygulama modernizasyonuna,

çok sayıda başlıkta

çeşitlendiğini belirten Spex Yazılım ve

Siber Güvenlik Hizmetleri A.Ş. Kurucusu

Bora Bozdoğan, değerlendirmelerini

şu ifadelerle sonlandırdı: “Spex Yazılım

olarak BT çözümlerimiz içinde sunduğumuz

Özel Yazılım Geliştirme çözümümüzle

işletmelerin en ideal yazılımı elde

edebilmeleri hedefiyle tüm teknoloji ihtiyaçlarına

yanıt veriyoruz. İşletmeler, özel

yazılım geliştirme çözümü sayesinde

tam olarak ihtiyaçlarına uygun

yazılımlar elde ediyor ve bu sayede resesyon

olasılığıyla giderek daha önemli hale

gelen yatırım getirisini en yüksek seviyede

alabiliyor. Spex olarak işletmelere ERP

ve CRM çözümlerinin yanı sıra bulut yazılım,

uygulama programlama arayüzü

(API) geliştirme, sistem entegrasyonu,

kurumsal uygulamalar, durum yönetimi

ve denetim yazılımları da dahil olmak

üzere pek çok kategoride özel yazılımlar

sunabiliyoruz. Bu sayede yüksek verim

ve güvenlik mümkün oluyor. 55 ülkeye

uzanan 8 yıllık deneyimimiz ve müşteriyi

önceleyen kaliteli hizmet anlayışımızla,

müşterilerimizin kârlı işler yürütmeye

odaklanabilmeleri için çalışıyoruz.”

28

Başarısız projeler büyük

külfet!

Küresel danışmanlık şirketi KPMG’nin

geçtiğimiz günlerde yayımladığı CEO

Görünümü raporunda ise 10 CEO’dan

7’sinin yatırımlarını dijital fırsatlara

kaydırmak konusunda daha hızlı olmaları

gerektiğini söylediği görüldü. Buna

rağmen, 5 liderden dördü, küresel resesyon

endişeleri sebebiyle dijital dönüşüm

stratejilerini duraklattıklarını veya durdurmayı

planladıklarını ifade etti. Dünya

çapında yaşanan parasal sıkılaşmanın

ve hissedilen yüksek enflasyonun her

ölçekte işletmeyi teknoloji ve inovasyona

yatırım yapmak konusunda çekimser

hale getirdiğini belirten Bora Bozdoğan,

“İşletmeler şu an büyük bir belirsizlik


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Nokia ve MEXT Türkiye’de 5G özel kablosuz

çözümü için iş birliği yapıyor

Nokia, endüstriyel kullanım senaryolarının geliştirilmesine

olanak sağlayan MEXT Teknoloji Merkezi’nde

5G özel kablosuz çözümünün kurulumunu gerçekleştirecek…

Nokia ve Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası

Teknoloji Merkezi (MEXT), Türk sanayi

sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak

ve yerel ekosistemin 5G özel kablosuz

şebeke üzerinde inovasyon amaçlı ortaklaşa

çalışmasını sağlamak için iş birliği yaptıklarını

bugün duyurdu. Nokia, 5G özel kablosuz

Dijital Otomasyon Bulutu (Digital Automation

Cloud - DAC) çözümünü MEXT Teknoloji

Merkezi bünyesinde kuracak ve 10’dan fazla

kullanım senaryosunu gerçek üretim ortamında

sergileyerek ilerleyen zamanda buna

yenilerini ekleyecek.

MEXT, Türk sanayi şirketlerini dijital dönüşüm

yolculuklarında desteklemek için İstanbul

Ataşehir’de kurulan dünyanın en büyük

ve en kapsamlı dijital dönüşüm ve yetkinlik

geliştirme merkezidir. MEXT Teknoloji Merkezi,

dünya çapında tanınmış 50’den fazla

teknoloji sağlayıcısı, üniversite ve kurumu

bir araya getirerek güçlü bir ekosistem oluşturmuştur.

Nokia, MEXT’in bir partneri olarak

bu ekosistem içerisinde iş birliği yapmak

ve şu anda Türkiye’de ticari olarak mevcut

olmasa da 5G teknolojisinin endüstriyel ortamda

deneyimlenmesini mümkün kılmayı

amaçlamaktadır.

Nokia Türkiye Ülke Müdürü Özgür Erzincan

konuyla ilgili: “Türk ekonomisi için kilit bir

sektör olan imalat sektörünün dijitalleşmesi

bağlamında MEXT ile iş birliği yapmaktan

büyük bir memnuniyet duyuyoruz. 5G henüz

Türkiye’de ticari bir gerçeklik olmamakla

birlikte, Türk işletmelerinin, 5G özel kablosuz

çözümlerini keşfetmeye yönelik ilgisi

çok büyük. Nokia olarak bizim için, yerel 5G

dikey ekosistemini desteklemek ve rekabet

gücümüzü artırmak üzere 5G’den yararlanma

konusunda Türk Endüstrisinde öncü

olmak büyük bir önem taşıyor” dedi.

MEXT Teknoloji Merkezi Grup Direktörü

Efe Erdem ise şunları söyledi: “MEXT, imalat

şirketlerinin teknoloji ve inovasyon kapasitesini

geliştirerek onları dijital dönüşüm yol

haritalarını belirlemeye ve uygulamaya başlamaya

teşvik ediyor ve aynı zamanda dönüşüm

yolculuklarında dünya standartlarında

teknoloji sağlayıcılarıyla olan etkileşimlerini

güçlendiriyor. Nokia Dijital Otomasyon Bulutu’nun

teknoloji merkezimizde devreye

alınmasıyla, tüm Türk sanayi şirketleri, Nokia’nın

dünya çapında yüzlerce özel kablosuz

ağ kurulumu uzmanlığıyla gelen son teknoloji

5G çözümünü deneyimliyor olacak.”

Nokia, dünya çapında ulaşım, enerji, büyük

işletmeler, imalat, web ölçeğindeki şirketler

ve kamu sektörü segmentlerindeki 2.200’den

fazla lider kurumsal müşteri için, görev açısından

kritik ağlar kurmuştur. Ayrıca, özel

kablosuz ağlar konusundaki uzmanlığını

birçok sektörde dünya çapında 485›ten fazla

müşteriyle genişletmiştir.

Sektör Market

IT network

Promena ve Scoutbee’den stratejik iş birliği

Promena, Almanya merkezli yapay zeka temelli tedarikçi

bulma platformu Scoutbee ile iş birliği anlaşması

imzaladı. Bu anlaşma ile Promena, müşterilerinin

farklı coğrafyalardan tedarikçi portföylerini

geliştirmelerine destek sağlayacak…

Türkiye’de stratejik satın

alma platformlarının öncüsü

olan Promena, merkezi

Almanya’da bulunan yapay

zeka temelli tedarikçi bulma

platformu Scoutbee ile

stratejik bir ortaklığa imza

attı. Satın alma sektöründe

son dönemde yükselişte olan iki markanın küresel

çaptaki ortaklığı ile pandemiyle birlikte

satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde aksamalarla

mücadele eden şirketlerin küresel

tedarikçi bulma ve satın alma deneyimlerinin

güçlendirilmesi ve dijital dönüşümlerinin desteklenmesi

amaçlanıyor.

İş birliği ile Promena müşterilerinin Scoutbee’nin

tedarikçi havuzuna erişerek özellikle

Avrupalı tedarikçilere daha hızlı ve etkin ulaşmaları,

Scoutbee müşterilerinin ise Promena

tedarikçi havuzunu kullanarak Türkiye’den ve

farklı coğrafyalardan tedarikçilere erişiminin

artırılması mümkün olacak.

Scoutbee ile hayata geçirilen stratejik iş birliği

hakkında açıklamalarda bulunan Zer Satış ve

Promena Hizmetleri Direktörü Orçun Güven,

şu ifadeleri kullandı: “Promena, Türkiye’nin

en büyük şirketler topluluğu olan Koç Topluluğu’na

mensup, satın alma ve tedarik zinciri

yönetiminde uzmanlık sunan Zer çatısı altında

faaliyet gösteriyor. Zer’in stratejik satın

alma platformu olan Promena’da, tedarik değer

zinciri boyunca müşterilerinin maliyet,

operasyonel verimlilik ve büyüme fırsatlarına

odaklanarak en yüksek iş değerini ortaya koymalarına

destek vermeyi hedefliyoruz. En iyi

hizmeti sunma anlayışımızla müşterilerimizin

ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyor, aldığımız

geri bildirimlerle ve global benchmark

çalışmalarından öğrendiklerimizle platformumuzu

sürekli geliştiriyoruz. Platforma sürekli

olarak yeni yetkinlik ve özellikler kazandırıyoruz.

Yapay zeka temelli tedarikçi bulma

platformu Scoutbee iş birliğimiz de tam olarak

bu yaklaşımın bir sonucu. Scoutbee ile müşterilerimizin

tedarik zinciri ve satın alma süreçlerini,

dijital platformlarımızın gücü ile daha

sürdürülebilir bir yapıya dönüştürecek bir iş

birliğine imza attık. Böylece tek bir kaynak

ve lokasyona bağlı tedarik zincirlerinin sebep

olduğu riskleri ortadan kaldıracak, farklı coğrafyalardan

tedarikçi verilerinin toplanması

sürecini verimli hale getirecek ve tedarik zinciriyle

ilgili daha iyi kararlar alınmasına destek

sağlayacağız.”

İş birliğine imza atan Scoutbee’nin Kurucu

Ortağı ve CEO’su Gregor Stühler, “Scoutbee

olarak çözümlerimiz, müşterilerimizden gelen

tedarikçi verilerine ve interneti devamlı tarayan

yapay zeka destekli tarayıcılarımıza dayanıyor.

Edinilen bu bilgileri değerlendirmek

ve işlemek için, yapay zeka algoritmalarımızı

uygulayarak müşterilerimize tedarikçi veri

tabanının 360 derecelik bir görünümünü sunuyor

ve hangi eylemlerin yapılması gerektiği

konusunda fikir edinmelerini sağlıyoruz. Örneğin,

müşterimizin tedarikçi çeşitliliği ilgili

hedefleri varsa, birlikte çalışacakları alternatif

tedarikçileri bulmalarına yardımcı oluyoruz.

Sonuçlar, Scoutbee’nin yaptığı değerlemelerin

şirketlere büyük katkı sağladığını gösteriyor.

Promena’yla gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin,

bu bağlamda tüm paydaşlarımıza katkı sağlayacağına

inanıyoruz.”

29


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Colendi’den yeni Insurtech girişimi:

Colendi Sigorta

Sektör Market

IT network

30

Fintech hizmetleri platformu Colendi, sigorta alanında

da çözüm olmak için Insurtech (sigorta teknolojileri)

iştiraki olan Colendi Sigorta’yı kurdu. Türkiye’nin en

büyük 4 sigorta şirketi ile acentelik sürecini tamamlayıp

entegrasyonuna başlayan Colendi Sigorta, platformların

kullanıcılarına eforsuz şekilde sigorta sunabilmesini

sağlıyor. Yaratılacak asıl değer ise “teminat

boşluğu” olarak adlandırılan sigortalanamayan alanları

kapsayarak oluşacak. Bunun için siber güvenlik ve dijital

varlık sigortaları gibi yeni nesil sigorta ürünlerine

ve değişen müşteri davranışlarına uygun kullandıkça

öde ya da aç/kapa gibi yeni sigorta gelir modellerine

odaklanılacak…

Türkiye’nin en hızlı büyüyen Fintech

platformu olan Colendi, müşterilerinin

finansal ihtiyaçlarını uçtan uca dijital

olarak karşılama hedefine bağlı olarak,

yeni nesil sigortacılık anlayışı ile

insurtech alanında çözümler sunmak

için Colendi Sigorta’yı kurdu. Colendi

Sigorta, Türkiye’nin en büyük 4 sigorta

şirketi ile acentelik sürecini tamamlayarak

dijital platformu olan kurumlara

altyapı sağlayarak sigorta alanında da

çözüm ortağı olmayı ve platform kullanıcılarına

yeni nesil sigortacılık hizmetleri

sunmayı hedefliyor.

Insurtech girişimi olarak yeni nesil sigorta

ürünlerini müşterileriyle buluşturmayı

hedeflediklerini belirten Colendi

Sigorta CEO’su Bülent Tekmen,

“Colendi Sigorta ile hedefimiz, küresel

insurtech girişimleri tarafında ‘teminat

boşluğu’ olarak adlandırılan yeni

bir alana odaklanmak. Bu terim değişen

tüketici davranışlarından kaynaklanan

ve teminat sağlanamayan bir

sigorta açığını belirtmek için kullanılıyor.

Örneğin Gartner’ın raporuna göre

2021 sonuna gelindiğinde 6 Trilyon Dolarlık

siber güvenlik harcaması yapılmış

olacağı öngörülüyor. Buna rağmen

yine de küçük işletmeler ve bireyler siber

saldırı riski altında kalmaya devam

edecek. Üstelik siber riskler sadece verilerin

çalınması anlamına gelmiyor.

Dünya çapında 300 milyondan fazla

kişi bugün kripto para sahibi. NFT’lerde

de talep giderek artıyor. Bunlar gibi

dijital varlıklara ilgi artmaya devam

ederken kimse bu varlıkları teminat altına

alamıyor. Bu alanlarda fark yaratabilmek

için sadece müşteriye sunulan

teminatın konusunu değiştirmek

yetmiyor. Dijital varlıkların değerleri

çok hızlı değişebildiğinden teminatın

da varlığın değerine göre değişebilmesi

ya da poliçenin otomatik aktif/pasif

durumuna geçebilmesi gerekebiliyor.

Dolayısıyla yeni nesil ürünlerin dinamik

olarak değişebilmesi ya da kullandığın

kadar öde gibi gelir modellerine

uyum sağlayabilmesi gerekiyor. Amacımız

bu ürünlerin sunulabilmesi için

altyapıları sağlayarak platformların

müşterilerine ait teminat boşluğunu

doldurabilecek yeni nesil sigortalar sunabilmelerini

sağlamak” diyor.

Colendi Sigorta Ürün Yöneticisi Buğra

Karamanoğlu ise ilk aşamada hedeflerinin,

Colendi’nin stratejisine uygun

şekilde, BNPL (Buy Now Pay Later)

gibi yeni nesil finansal hizmetlerin tamamlayıcısı

niteliğinde olan sigorta

ürünlerini ve ödeme yapılarını geliştirmek

olduğunu söylüyor. Karamanoğlu,

sözlerine şöyle devam ediyor: “Sigorta

sektöründeki yeni bir oyuncu olup pazardan

pay almak yerine yeni gelişen

ihtiyaçlara yönelik ürünlerle sigorta

pazarını geliştirmek istiyoruz. Bunun

için de pazar payı yüksek ürünler yerine

biz, yeni nesil ürünleri kullanıcının

farklı bir ihtiyacına ve platforma

gömülü şekilde sunmaya yoğunlaştık.

Örneğin elektronik cihaz sigortası

özelinde düşünürsek, doğru an henüz

cihaz satın alınırken sepette müşteriye

sigorta teklifi sunulabilmesini sağlamak.

Yapılan araştırmalar ve sektör

uygulamaları da kanıtlıyor ki sigorta,

özellikle doğru anda ve doğru yerde

sunulduğunda farkındalık yaratabiliyor.

Böylece yıllardır sektörde olan ve

penetrasyonu tamamlanan ürünler

yerine pazarı geliştirebilecek ürünlere

odaklanabiliyoruz. Üstelik bu ürünleri

sunarken Colendi’nin sağladığı ödeme

yöntemleri sayesinde artık sigorta

primleri müşterilerin kredi kart limitlerini

bloke etmek zorunda kalmayacak.

BNPL gibi ödeme yöntemlerini de

sigorta sektörünün kullanımına açarak

sigortaya erişimi kolaylaştırmış

olacağız.”

İlk ürün olarak sektörde ciddi bir

eksik olarak görülen evcil hayvan ve

yenilenmiş elektronik cihaz sigortası

üzerine çalışan Colendi Sigorta, özellikle

siber güvenlik ve sağlık gibi alanlarda

önleyici hizmetlerle ilgili çalışmalar

planlıyor. Ancak sadece sigorta

poliçeleri ile sınırlı kalmayıp risk henüz

gerçekleşmeden önüne geçebilmek

için hangi risk skor grupları ne gibi önlemlere

ihtiyaç duyuyor konusuna da

önem veriyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

IoT tüm teknolojilerin odak noktası olacak

IoT (nesnelerin interneti),

günlük hayatta

kullanılan nesnelerin

internet sayesinde

diğer nesneler ile veri

alışverişi yapabilmesini

ve nesnelerin

birbiriyle tam olarak

senkronizasyon halinde olmalarını sağlayan

bir teknoloji olarak öne çıkıyor.

Bulut servis sağlayıcıları için önümüzdeki

sürecin yoğun geçeceğini vurgulayan DİA

Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, “Sektörün

büyüyeceği net bir şekilde görünüyor. Ama güvenliğine,

altyapısına ve kalitesine yatırım yapmayan

bulut sağlayıcıları, gelişen IoT teknolojisinin

altında ezilebilirler. IoT’un yaygınlaştığı

gelecekte, verilerin anlık olarak işlenebilmesi

ve yapay zeka destekli kararların alınabilmesi

için güçlü bir bulut bilişim ağına ihtiyaç duyulacak.

Bu da aslında bulut altyapılar üzerinde

ciddi bir yük oluşturacak” dedi.

IoT’nin hepimizin yaşama biçimini değiştirecek

birçok teknolojinin odağında olmaya devam

edeceğini de sözlerine ekleyen Onay, “IoT,

çeşitli kategorilere ayrılabilen ve hızla büyüyen

bir endüstri. Bu yüzden konuyla ilgili tüm işletmeler

IoT entegrasyonu üzerine yatırımlarını

hızlandırmalı. Tüketici bakış açısıyla düşünürsek,

nesnelerin internetinden beklentimiz, süt

bittiğinde bize haber veren bir buzdolabı olabilir.

Ancak IoT’u bu kadar değerli yapan böyle

basit detaylar değil. Nesnelerin internetini bu

kadar mühim kılan, örnekteki buzdolabını veri

IoT’un yaygınlaştığı gelecekte, verilerin anlık olarak işlenebilmesi

ve yapay zeka destekli kararların alınabilmesi

için güçlü bir bulut bilişim ağına ihtiyaç duyulacağını

açıklayan DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay,

konuyla ilgili tüm işletmelerin IoT entegrasyonu üzerine

yatırımlarını hızlandırmaları gerektiğini söyledi…

toplayabilen ve verileri kullanarak hem tüketicilere

hem de şirketlere fayda sağlayabilmesidir.

IoT’un geleceği hiç kuşkusuz parlak görünüyor.

Yakın gelecekte verilerimizi düzenleme

biçiminde büyük değişikler göreceğiz. Özellikle

verilerin bulutta saklanmasının şimdiden

sağladığı faydaları göz önünde bulundurursak,

bunların internete bağlı cihazlarla entegre şekilde

kullanıldığında hangi seviyelerde faydalar

sağlayacağını hayal etmek mümkün” şeklinde

konuştu.

IoT’un geleceği ile doğrudan ilgili dört temel

konu hakkında da bilgiler veren Onay, şöyle

devam etti:

IoT Şirketleri ve Döngüsel

Ekonomi

IoT şirketleri, minimum atık, enerji verimliliği

ve daha fazla kişisel özerklik ile geleceği dizayn

etmeye devam ediyorlar. Bununla birlikte

sürdürülebilirlik için bir cihaz, geri bildirimler

açısından zengin, duyarlı ve eylemleri veriler

aracılığıyla birbirine bağlayabilmelidir. Nesnelerin

interneti gelecekte döngüsel ekonomi modeline

ciddi ivme kazandıracak gibi görünüyor.

IoT Güvenlik İyileştirmeleri

Nesnelerin internetine geçiş yapan işletmeler

için sadece donanım, elektrik veya mühendislik

gibi zorluklar bulunmuyor. Aynı zamanda

müşterilerin IoT teknolojisini kullanabilmeleri

için bulut altyapısına, uygulama geliştirmelerine,

tasarımlara ve yönetime ihtiyaç var.

Yapay Zeka

Evet, IoT veri sağlar. Ama önemli olan veriler

üzerinde işlem yapabilmektir. Değerli olan budur.

Yapay zeka, toplanan verilerden akıllı eylemler

yapabilmeye yani yaratıcılığa yardımcı

olur. Örneğin yapay zeka, ATM’lerde yaşanabilen

hırsızlıkları tespit edebilmeye, hemen hemen

her cihazın bakım sürelerini azaltmaya,

yine aynı şekilde her cihazın çalışma sürelerini

artırmaya yardımcı olabilir.

Sektör Market

IT network

Wellbees “En İyi İK Teknolojileri SaaS Ürünü” seçildi

Çalışanların daha iyi

yaşamalarına katkı

sunmak için 18 ülkede,

45 şirket üzerinden 100

bini aşkın kişiye esenlik

deneyimi sunan Wellbees,

sektörün en prestijli

ödüllerinden birinin sahibi

oldu. İngiltere merkezli

Warding & Consultancy International

tarafından organize edilen SaaS Ödülleri’nde,

“En İyi İK Teknolojileri SaaS Ürünü” kategorisinin

kazananı Wellbees oldu. Bu yıl 14

kategoride düzenlenen yarışmaya dünyanın

dört bir yanından yenilikçi yazılım çözümleri

katıldı. Wellbees’in finale kalan yedi şirket

arasından kazandığı kategorinin uluslararası

uzmanlardan oluşan jüri üyeleri; inovasyon

ve operasyonel verimlilik ile müşterilerinin

başarılarına katkı sağlayan şirketleri değerlendirdi.

Yeni nesil çalışan esenliği platformu Wellbees, İngiltere

merkezli Awarding & Consultancy International tarafından

düzenlenen SaaS Awards’ta (SaaS Ödülleri), “En İyi

İK Teknolojileri SaaS Ürünü” kategorisinin kazananı oldu…

Melis Abacıoğlu: “Çalışan

esenliğinde dünyanın aklına ilk

gelen ürün olmayı hedefliyoruz”

400 milyar dolarlık İK teknolojileri pazarının

60 milyar dolarını çalışan esenliğinin oluşturduğunu

söyleyen Wellbees Kurucusu Melis

Abacıoğlu, “Bu konu her geçen gün daha fazla

şirketin radarına giriyor çünkü bugün dünya

genelinde çalışanların yüzde 85’i ‘ben iyi

değilim’ diyor. Wellbees olarak isteğimiz, çalışanların

gün içinde en çok zaman geçirdiği

yerde yani işinde kendilerini iyi hissetmelerine

katkı sunmak. Bunun için teknolojideki

yetkinliğimizi, bilim odaklı yaklaşımımızla

harmanlayarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu yıl Nisan ayında 212 önderliğinde,

büyümek istediğimiz bölgeler olan MENA ve

İngiltere merkezli girişim sermayesi şirketlerinin

katılımıyla aldığımız yatırımı da bu

amaçla değerlendiriyor hem iyileştirme gücümüzü

hem de kullanıcı deneyimimizi geliştiriyoruz.

Bu süreçte ayrıca bir veri bilimi, bir

de bilim takımı kurduk. Sadece altı ay içinde

bu eforların taçlandırılmış olması bizim için

heyecan verici. Kendi alanlarında dünyanın

önde gelen, global şirketlerin ödül aldığı

bir organizasyonda bu başarıyı yakalamak

da ürünümüzün kalitesinin çok önemli bir

göstergesi. Biz de kendi alanımızda, çalışan

esenliği denildiğinde tüm dünyanın aklına

ilk gelen ürün olma hedefiyle tüm gücümüzle

çalışmaya devam ediyoruz. Bu büyük ödülü

Wellbees’e kazandıran başta CTO’muz Kerem

Gönülkırmaz ve Kıdemli Ürün Müdürümüz

Şeyma Doğan olmak üzere tüm ekibimizi

kutluyorum” dedi.

Wellbees’in ödül aldığı “En İyi İK Teknolojileri

SaaS Ürünü” kategorisinin baş jürisi Annabelle

Whittall ise “Bu ödülü, sağlıklı çalışanlara

sahip olmanın avantajlarını destekleyen

bir SaaS’a sunduğumuz için heyecan duyuyoruz.

Çalışan esenliğini mükemmel bir şekilde

ve son teknolojiyle yönetmeyi sağlayan Wellbees,

bu kategorinin kazananı olmaya layık

bir platform” açıklamasında bulundu.

31


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Teknolojinin rotası ‘İşTurkcell Teknoloji

Buluşmaları’nda belirlendi

Sektör Market

IT network

Şirketlerin dijitalleşme yolculuklarına

öncülük eden Turkcell’in 2018 yılından

bu yana organize ettiği ‘İşTurkcell Teknoloji

Buluşmaları’, bu yıl da Türkiye’nin en

önemli iş insanlarına ev sahipliği yaptı.

‘Teknolojinin Rotasında Turkcell Yanında’

ana mottosuyla düzenlenen buluşmada;

teknoloji, bankacılık, perakende gibi

birçok sektörden yaklaşık 400 önemli

isim bir araya geldi. İşTurkcell Teknoloji

Buluşmaları’nda iş dünyasındaki

değişimler, yeni iş modelleri, daha iyi bir

gelecek için sürdürülebilir dünyaya dair

atılması gereken adımlar, verimliliği

ve üretkenliği artırmak için teknoloji

yatırımlarının önemi detaylıca ele alındı.

Dijital dönüşüm süreçlerini hızlandıran,

tüketici alışkanlıklarını önemli ölçüde

değiştiren yeni fırsatlar, tehditler ve

alınması gereken önlemler de etkinlikte

masaya yatırıldı.

Ceyhun Özata: “Dijitalde fark

yaratanlar her alanda büyük

avantaj elde ediyor”

Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu

Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata,

etkinlikte yaptığı konuşmada “Bugün

Endüstri 4.0, Toplum 5.0 gibi kavramlar

sosyal yaşam ve iş hayatının önemli bir

parçası durumunda. İş dünyası uzun zamandır

olağanüstü süreçlerden geçmeye

devam ediyor. Rekabet etmek, yetenek

bulmak, müşteri memnuniyetini sağlamak;

önceliklendirilmesi gereken konuların

başında geliyor. Ayrıca sürdürülebilir

iş modelleri kurmak ve sürdürülebilirlikle

tüm paydaşlar adına gerçek bir etki yaratabilmek

de yeni dünya düzeninde çok

daha kıymetli. Geleceğe yönelik en doğru

adımları atabilmek için organizasyonlar,

rotasını dijital dönüşüme çevirmeye uzun

bir süredir devam ediyor. Dijital dönüşüm

söz konusu olduğunda, her sektörün ve

şirketin ihtiyaçları farklılık gösteriyor.

Dijital alanda başarılı olan şirketler hem

müşteri ve yetenek hem de tedarikçi ve

yatırımcı için daha cazip hale geliyor.

Dolayısıyla dijitalde fark yaratanlar her

alanda büyük avantaj elde ediyor. Geriden

takip edenlerin de bu farkı kapaması

gittikçe zorlaşıyor” dedi.

Dünyanın ilk dijital operatörü Turkcell, iş dünyasını

‘İşTurkcell Teknoloji Buluşmaları’nda bir araya getirdi.

‘Teknolojinin Rotasında Turkcell Yanında’ ana mottosuyla

gerçekleştirilen etkinlikte, farklı sektörlerden

400’e yakın üst düzey iş insanı, iş dünyasının geleceğini

mercek altına aldı. Toplantıda öne çıkan konu,

şirketlerde verimliliğin ve üretkenliğin artması, sürdürülebilirliğin

sağlanması için teknoloji yatırımları ve dijital

dönüşümün önemi oldu…

“İş teknolojide, teknoloji de

Turkcell’de”

Ceyhun Özata, şöyle devam etti: “Öncelikleri

belirlemek, ihtiyacı vurgulamak ve

üzerine gitmek, bunun için teknolojiden

faydalanmak, karşımıza çıkacak tüm değişimlere

karşı sadece ayakta kalabilmeyi

değil, yere sağlam basmamızı da sağlayacak.

Bu noktada ‘İş teknolojide, teknoloji

de Turkcell’de’ diyerek, Dijital İş Servisleri

şirketimizle tek noktadan ve uçtan uca, iş

dünyasının tamamının dijital dönüşüm

sürecinde yanlarında olmak için var gücümüzle

çalışıyoruz. Türkiye’nin en büyük

veri işletmecisi olarak ‘Türkiye’nin

verisi Türkiye’de kalmalı’ vizyonuyla

öncülüğünü üstlendiğimiz uluslararası

standartlarda, afetlere karşı korunaklı,

güçlü güvenlik önlemlerine sahip yeni

nesil veri merkezleri için yatırımlarımıza

her geçen gün hız katıyoruz. Derinlemesine

branşlaşmış siber güvenlik özelinde

150’nin üzerinde uzman personel kadromuz,

20’den fazla güvenlik portföyümüz

ve aldığımız sertifikalarla hizmet kalitemizi

artırmaya devam ediyoruz. Turkcell

olarak güçlü altyapımız ve teknolojimizle,

sektörün büyük oyuncularından kamu

kurumlarına kadar hep birlikte yürümek

için hazırız.”

Türkiye’nin önemli iş insanları

dijital çağın trendlerini tartıştı

İstanbul Mandarin Oriental Bosphorus’ta

gerçekleştirilen buluşmada Ceyhun

Özata’nın ardından, TOGG CEO’su M.

Gürcan Karakaş konuşma yaptı. ‘Dijital

Dönüşüme Değer Katan Teknolojiler için

Dijital İş Servisleri’ temasıyla konuşmasını

gerçekleştiren Turkcell Dijital İş Servisleri

Genel Müdürü Gürkan Arpacı’nın

ardından ise ‘Yarınlar için Dijital Sürdürülebilirlik’

başlıklı panelde Şişecam

CTO’su Gökhan Kıpçak, Garanti BBVA

Mühendislik Hizmetleri ve Veri Genel

Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz ve Doğuş

Teknoloji Genel Müdürü Semih İncedayı

görüşlerini paylaştı.

Turkcell Kurumsal Büyük Müşteriler

Satış Direktörü Serdar Tarhan’ın moderatörlüğünü

üstlendiği ‘Yeni Dünyada

Dijital Dönüşen Kazanıyor’ başlıklı panelde

Flormar CIO’su Berkant Özgün, FLO

CTO’su Burak Aktaş ve Gedik Yatırım

CIO’su Bülent Parlakol konuşmacı olarak

yer aldı. ‘Stratejik İş Ortaklarımız ile Dijital

Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik’ temalı

panelde ise Turkcell Dijital İş Servisleri

Genel Müdür Yardımcısı Süha Bayraktar

moderatör olurken, panelistler HPE Ülke

Satış ve Kanal Direktörü Alper Yıldız, Fortinet

Bölge Direktörü Arzu Akkaya, Techdata

Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı

ve Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu

CIO’su Fatih Akgül deneyimlerini aktardı.

32


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

ViewSonic inovasyon dolu 35 yılı geride bıraktı

ViewSonic, çözüm geliştirme süreçlerine

tüm paydaşlarını dahil ettiği yeni stratejisi

‘Hizmet Olarak Ekosistem’i (Ecosystem as a

Service-EaaS) 35. yılında duyurarak, sektöreki

dijital dönüşümü teşvik etmeye devam

ediyor. Görüntüleme teknolojilerinin yanı

sıra daha iyi bir eğitim için ürettiği yazılım

ve donanım ürünleriyle de öne çıkan View-

Sonic, eğitim sektöründe uyguladığı ve başarılı

sonuçlar aldığı yeni stratejisi ‘Hizmet

Olarak Ekosistem’i, diğer segmentlerde de

uygulayarak küresel büyümeye devam etmeyi

planlıyor.

EaaS ile endüstriyel dönüşümler

kolaylaşıyor

ViewSonic, bu öncü projesi kapsamında

globalde pek çok ülkede, öğretmenlerin dijital

öğretme becerilerini geliştirmek için

bir dizi çalışmaya imza atıyor. Türkiye’de

de başarılı bir örneğinin uygulandığı sosyal

medya platformlarında topluluk oluşturma

çalışmalarıyla, teknolojiyi eğitim sürecinin

önemli bir parçası olarak gören ve bu alandaki

yenilikleri tanıyıp deneyimlemek isteyen,

Görüntü ve eğitim teknolojileri alanında dünyanın

önde gelen üreticilerinden ViewSonic, sektördeki 35.

yılını, “görsel çözümlerde mükemmellik sağlama”

misyonuyla başarıyla tamamladı. Yıl dönümünde son

stratejisi olan “Hizmet Olarak Ekosistem”i (EaaS) duyuran

şirket, tüm ekosistemi güçlendirmek ve sektörü

daha büyük dönüşümlere teşvik etmek için paydaşlarıyla

yenilik ve iş birliği yapmaya devam ediyor…

öğrencilerine eğitim teknolojilerinin sağladığı

olanaklarla ders içerikleri hazırlamaya

meraklı seçkin bir öğretmen kitlesini bir

araya getiriyor. Ayrıca EdTech ekosistemine

entegre ettiği myViewBoard ile çevrimiçi

öğretim ve öğrenim desteklenirken, eğitimcilerin

ders sırasında öğrencinin katılımını

değerlendirebildiği UNIVERSE by ViewSonic

ile de dijital öğrenme deneyimini iki boyutlu

ortamından sürükleyici bir üç boyutlu

eğitim ortamına taşıyor.

İş dünyası için yenilikçi

çözümler

Eğitim dünyası dışında iş dünyasına da kullanıcıların

ve işletmelerin verimliliklerini,

esnekliklerini, performanslarını geliştirmelerine

yardımcı yenilikçi ürün ve hizmet yelpazesi

sunan ViewSonic, taşınabilir monitör,

projeksiyon cihazı ve kalemli ekran çözümleriyle

zaman ve mekandan bağımsız çalışma-öğrenme

olanağı sağlıyor.

Markanın 35 yıllık başarısını değerlendiren

ViewSonic Türkiye Ülke Müdürü M.

Önder Şengür, “1987’de kurulan şirketimiz

başlangıçta sadece monitor üretiyordu. Zamanla

diğer ürün gruplarına da yayılarak;

kurumsal, tüketici ve eğitim segmentlerinde

muazzam başarılar elde ettik. 35 senedir

müşterilerimizin verimlilik, esneklik ve performanslarını

geliştirmelerine yardımcı olan

yenilikçi ürün ve hizmetlerimizi sürdürülebilir

çözümler geliştirerek sunuyoruz.

Müşteri odaklı bir yaklaşımla ViewSonic,

ürün serisini yükseltme çalışmalarını ve

en son teknolojilere yatırım yapmayı farklı

dikey pazarlarda da sürdürecek. Sıradan

ve olağanüstü arasındaki farkı görmek için

dünyaya ilham verme vizyonuyla, inovasyonu

hızlandırmak ve müşterilerimizin

sorunlarını çözmek için sektörle ortaklık

kurmaya devam edeceğiz” diyor.

Sektör Market

IT network

En güçlü Mercusys yönlendirici Türkiye’de

Mercusys, Wi-Fi 6 teknolojili, hem kablolu hem kablosuz

bağlantıda yüksek hızlara sahip ve güçlü güvenlik

özellikleriyle donatılmış MR80X yönlendiriciyi Türkiye’de

satışa sundu…

Bütçe dostu ağ markası Mercusys, en güçlü

yönlendirici (router) modelini Türkiye’de satışa

sundu. Wi-Fi 6 teknolojili MR80X model

yönlendirici, hem yüksek hız, hem daha geniş

kapsama alanı, hem çok cihaza bağlantı

desteği, hem de güçlü güvenlik arayan kullanıcılara

hitap ediyor.

Kablolu ve kablosuz bağlantıda yüksek hızlar

sunan MR80X yönlendirici, çift bant desteğine

sahip ve toplamda 3 Gbps (3000 Mbps)

kablosuz hızlara ulaşabiliyor. Aynı zamanda

üzerinde biri WAN olmak üzere toplam 4

adet Gigabit Ethernet girişi yer alıyor. Böylece

ağa kablo ile bağlanan akıllı TV, oyun

konsolu gibi cihazlar da Gigabit hızlarda ağa

erişebiliyor.

Daha geniş kapsama alanı,

daha az parazit, daha güçlü

güvenlik…

Mercusys MR80X, WiFi 6 teknolojisinin getirdiği

avantajlarla aynı anda çok sayıda cihaza

destek verebiliyor. Ağ performansı düşmeden

farklı cihazların ağa erişebilmesi, özellikle evde

ağa bağlanan cihaz sayısı fazla olan kullanıcılar

için önemli. ‘Akıllı Bağlantı’ özelliği sayesinde

ise ağa bağlı cihazları en uygun banda

yönlendiren MR80X, ev içinde dolaşırken de

cihazların en iyi şekilde bağlı olmasını sağlıyor.

Ayrıca komşulardan gelen Wi-Fi sinyallerinin

parazit oluşturmasını BSS-Color özelliği ile

engelleyen yönlendirici, çok daha verimli bir ev

ağı sağlıyor. Güçlü harici antenleri ve Hüzmeleme

teknolojisi sayesinde daha geniş bir Wi-Fi

kapsama alanını oluşturan MR80X, bu güçlü

özellikleri karşılayabilecek güçlü bir işlemciye

sahip. Qualcomm çift çekirdekli işlemci, Mercusys

yönlendiricinin tüm görevleri başarıyla

ve minimum gecikmeyle yapması için çalışıyor.

Bu kadar güçlü özelliklerle oluşturulan ev

ağının güvenli de olması gerekir. Mercusys

MR80X hem ağı hem ağa bağlananların sanal

ortamda güvenliğini sağlayacak güçlü güvenlik

özellikleriyle donatılmış durumda. WPA3

güvenlik protokolüne sahip olan cihaz, ağın dışarıdan

gelecek tehditlere karşı güvenliğini en

üst noktada sağlıyor. Aynı zamanda Ebeveyn

Denetimleri, Misafir Ağı gibi uygulamalarla bu

güvenliği pekiştiriyor.

Yönlendirici modunun yanı sıra erişim noktası

(access point) olarak da işlev gören ürün, Türkiye’de

KDV dahil 90 USD fiyatla satışa sunuldu.

33


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Çocuklar Latmos Explorer ile

programlama ve kodlama mantığını

öğrenebilecek

Sektör Market

IT network

34

Mobil oyun, VR ve AR

teknolojileri üzerine

geliştirmeler yapmak

üzere 2020 yılında Yavuz

Pullukcu, Yasin

Kaya, Batuhan Köksal

ve Şadi Burak Çelikez

tarafından ADÜ Teknokent

bünyesinde

şirketleşerek kurulan

ArkheTech, çocuklara programlama ve

kodlama dilini erken dönemde öğretmeyi

amaçlayan Latmos Explorer adlı oyununu

dijital platformlarda yayına sundu.

İsmini Yavuz Pullukcu’nun 2017 yılında

çekmiş olduğu Latmos belgeselinden

alan ve yine belgesele konu olan Aydın

bölgesinin neolitik çağa uzanan tarihi

değerlerini, doğal güzelliklerini işleyen

Latmos Explorer, 8-13 yaş aralığındaki

çocukların eğlenirken öğrenmesini sağlıyor.

Çocuklar dijital dünyaya

erken dönemde adım atarken

tarihi yolculuğa çıkacak

Oynanış biçimi itibarıyla bugün ve gelecek

için önem arz eden programlama ve

kodlama dilinin temellerinin kavranmasını

sağlamak üzere kurgulanan Latmos

Explorer, hikaye formatıyla ise tarihte

yolculuğa çıkarıyor. Böylelikle çocuklar

geleceğin yeteneklerini kazanırken

aynı zamanda geçmişi keşfedebiliyorlar.

Eğitici oyunlar kategorisinde yer alan

Latmos Explorer, bu özelliğiyle geçmişin

değerlerini geleceğin teknolojisiyle birleştiriyor.

Yakın zamanda iOS Appstore ve Google

PlayStore’da yayınlanan Latmos, çocukların

eğlenirken öğrenerek, kaliteli

içerikle kaliteli ekran zamanı geçirmesini

hedefliyor. Ailelerin çocuklarıyla

beraber oynayabilecekleri ve beraber

keyif alabilecekleri biçimde tasarlanan

Latmos Explorer, günümüz dünyasının

en önemli becerilerinden birisi olan kodlamanın

temel mantığını anlatıyor. Ev

ortamının çocukların teknolojiyi kullanarak

öğrenme sürecini gerçekleştirdiği

eğitim ortamı haline dönüşmesinin çok

önemli olduğu ve ebeveynlerin çocukların

dijital oyun oynamalarına rol model

olmalarının gerekliliği ise bilimsel araştırmalarda

ifade ediliyor. Oyunun kodlama

temelini ele alması dışında algoritma

oluşturma, hafıza güçlendirme, analitik

Oyun, yazılım, VR, AR, 3D animasyon faaliyet alanlarında

çalışmalara imza atan ArkheTech’in 8-13 yaş arası

çocuklara yönelik olarak geliştirdiği Latmos Explorer

adlı mobil oyun yayınlandı. Çocukların programlama ve

kodlama dilini öğrenirken aynı zamanda Aydın bölgesinin

neolitik dönemden günümüze uzanan tarihini, doğal

güzelliklerini keşfedebileceği Latmos Explorer, iOS

cihazlar için AppStore ve Android cihazlar için Google

Play Store üzerinden indirilebiliyor…

becerilerini arttırma, 3 boyutlu algıyı geliştirme

gibi özellikleri de bulunuyor.

Gelecek nesillere dünü,

bugünü ve yarını bir arada

vadeden bir platform

Latmos Explorer’in çocukların eğlenerek

öğrenmelerine sağlayacağı katkılara işaret

eden ArkeTech Kurucu Ortağı Yavuz

Pullukcu, “Çağımızın en değerli yetkinlikleri

arasında dijital dünyaya hakimiyet

yer alıyor. Bugün artık erken yaşlardan

itibaren dijital cihazlarla temas

kuran, cihazların dilini kavrayabilen ve

bunu şekillendirebilen bir nesil yetişiyor.

Biz de ArkeTech olarak bu alanda çocukların

yalnızca dijital dünyaya temas

etmekle kalmayıp, onun dilini kavramalarını

sağlayacak bir oyun hayal ettik. Bu

hayal aynı zamanda 2017 yılında çekmiş

olduğum Latmos Belgeseli ile pekişti ve

ortaya Latmos Explorer çıktı. 6 ay süren

yoğun bir çalışma sonucunda hikayesi,

kurgusu, görsel öğeleri ve formatı itibarıyla

tamamlanan Latmos Explorer’ın

artık çocukların ve ebeveynlerin erişimine

açılmış olmasından büyük bir gurur

duyuyorum. Gelecek nesillere dünü,

bugünü ve yarını bir arada vadeden bir

oyun platformu olarak Latmos Explorer’ın

dijital yetkinlik noktasında da

sağlayacağı faydaların değerli olduğuna

inanıyorum. Çocukların kendi başlarına

veya ebeveynleriyle beraber eğlenerek ve

öğrenerek oynayabileceği Latmos Explorer’da

Aydın bölgesinin milyonlarca yıl

önceye dayanan tarihi değerlerini, doğasını

keşfetmek de mümkün oluyor. Bu

açıdan da çocuklara dijital dünyadaki

eğlenceli vaktin yanında dışarıda hayatın

bir parçası olan doğal oluşumların

ve kültürel değerlerin de önemini aktarabilecek

bir oyun olarak değer taşıyor.

Latmos Explorer an itibarıyla AppStore

ve Google Play Store üzerinden mobil cihazlara

indirilebiliyor.” dedi.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

DataFlowX, Tech Data ile dünyaya açılacak

Sıfır güven yaklaşımı ile yeni nesil güvenlik çözümleri

geliştiren yerli siber güvenlik şirketi DataFlowX’in

ürünleri, BT ekosisteminin lider küresel distribütörlerinden

olan Tech Data’nın gücü ile önce Türkiye’de

ardından dünyada yayılacak…

2021 yılında dünya çapında gerçekleşen siber

güvenlik ihlali vakalarının 40 milyarı geçtiği

tahmin edilmektedir. Yaşanan siber güvenlik

ihlalleri ve yeni nesil tehditler konusundaki artan

farkındalığın etkisiyle global siber güvenlik

pazarı da son 10 yılda hızlı bir büyüme sergiliyor.

Öyle ki global siber güvenlik pazarının

2029’a kadar 376,3 milyar dolara çıkması ve

yüzde 13,4’lük bir yıllık büyüme oranı sergilemesi

bekleniyor. İşte hızla büyüyen bu global

pazar içerisinde yerli üretim çözümlerin daha

fazla pay almasını sağlayacak dikkat çekici bir

iş birliğine ülkemizde imza atıldı.

Dünyanın önde gelen BT çözümleri distribütörü,

Tech Data A TD SYNNEX Company (NYSE:

SNX) Türkiye ile yeni nesil siber güvenlik çözümleri

sunan teknoloji üreticisi DataFlowX,

dağıtım anlaşması yaptıklarını duyurdu. Bu

anlaşma ile DataFlowX’in sıfır güven mimarisi

(Zero Trust Architecture) yaklaşımı ile geliştirdiği,

kritik altyapıların korunmasını ve ağlar

arası güvenli veri iletişimini sağlayan yeni nesil

siber güvenlik çözümleri, Tech Data aracılığıyla

öncelikle Türkiye pazarına, ardından orta

vadede küresel müşterilere sunulacak.

Tech Data A TD SYNNEX Company Türkiye

Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı iş birlikleri

hakkında şunları söyledi: “BT ekosistemi için

lider küresel distribütör ve çözüm toplayıcısı

Tech Data A TD SYNNEX Company Türkiye

olarak 100’den fazla ülkede 150 binden fazla

müşterimize teknoloji yatırımlarının değerini

en üst düzeye çıkarmak, iş sonuçlarını göstermek

ve büyüme fırsatlarını ortaya çıkarmaları

için yenilikçi çözümler sunuyoruz. Tabii tüm

bunları yaparken de en önemli önceliklerimiz

arasında siber güvenlik geliyor. Günümüzde

siber güvenlik alanında en öne çıkan yaklaşımlardan

birisi de sıfır güven mimarisi yaklaşımı.

Genellikle güvenlik sistemleri bir ihlal tespit

etmedikçe bir ağın güvenli olduğu varsayılır

ancak sıfır güven mimarisi yaklaşımı, ihlal

tespit edilmese de bir ağın her zaman güvenli

olmadığını varsayar. Her işlemin, verinin ve

kimliğin güvenilmez olduğunu kabul eder.

Tüm dünyada hızla benimsenen bu yaklaşıma

uygun ürünlerin DataFlowX tarafından

yerli imkanlarla üretilmesini çok değerli buluyoruz.

Çünkü bizim de hedeflerimizden birisi

siber güvenlik alanında faaliyet gösteren yerel

girişimlerin büyümesine ve globalleşebilmesine

destek olmaktır. Tech Data A TD SYNNEX

Company olarak hedefimiz 600’den fazla iş ortağımızın

gücümüzden yararlanarak veri ekonomisinde

maksimum değer elde etmesidir. Bu

noktada DataFlowX’in yerli ürünlerini de önce

ülkemizde birçok farklı sektörde konumlandırmayı,

ardından yurt dışında da kullanımını

yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.”

Anlaşma hakkında açıklamada bulunan DataFlowX

Genel Müdürü Burak Çifter ise “Hızla

gelişmeye devam eden dijital dünya, hayatımızın

her alanında kolaylık sağlarken bir yandan

da büyük riskleri beraberinde getiriyor. Kurumlar

için dijital ortamdan verilerin güvenli

olarak elde edilmesi, işlenmesi ve saklanması,

ilgili birimlere hızlıca iletilmesi ve bu akışın

durmaması için teknoloji tüm hizmetlerin

merkezinde yer alıyor. Ancak günümüzde sistemler

arası entegrasyon ihtiyacı, hassas ve

kritik öneme sahip ağların artık tamamen kapalı

kalmasını imkânsız hale getiriyor. Bu da

hassas ağların veri alışverişlerini “Sıfır Güven

Mimarisi”nden taviz vermeden gerçekleştirebilmesi

için yeni nesil çözümler gerektiriyor.

Başta enerji, finans, üretim ve savunma alanında

faaliyet gösteren kurumların bu ihtiyacı

doğrultusunda biz de DataFlowX olarak yerel

pazarda ilk ve tek yeni nesil veri diyotu DataDiodeX,

ağlar arası güvenlik geçidi DataBrokerX

çözümlerinden oluşan ‘Ağlar Arası Güvenli

Bilgi Geçidi Çözüm Ailemiz’ ile hassas ve kritik

ağların donanım tabanlı ve fiziksel seviyede

izolasyonunu sağlıyoruz. Bunu yaparken bir

yandan da bu güvenlik tedbirinden ödün vermeden

güvenle veri alışverişi yapabilmesini

sağlıyoruz. İş ortaklarımızın sunduğumuz tüm

bu çözümlerden kolay, verimli, güvenli biçimde

yararlanmaları, siber savunma çözümleriyle

güvenlik portföylerini güçlendirebilmeleri için

BT ekosisteminin lider bir küresel distribütörü

ve çözüm toplayıcısı olan Tech Data ile yaptığımız

iş birliğinden mutluluk duyuyoruz” dedi.

Sektör Market

IT network

Dinamik Bilgi Teknolojileri kendi

ekosisteminde ilk FinTech olacak

Startups.Watch tarafından

yayınlanan

Küresel FinTech raporuna

göre, 2021 yılında

FinTech girişimleri

3604 anlaşmayla

toplamda 115 milyar

dolar yatırım topladı.

Teknoloji ve endüstri

uzmanlığı ile işletmelerin

başarısını artıran

Dinamik Bilgi Teknolojileri,

E-GÜVEN ile iş ortaklığı ve bayilik

sözleşmesi imzalayarak, dijital dönüşüm konusunda

çalışmalarını hızlandırdı. Dinamik

Bilgi Teknolojileri, E-GÜVEN ürünleriyle

kendi ekosisteminde ilk FinTech olma özelliğini

de sağlamış olacak.

Dinamik Bilgi Teknolojileri işbirliği yaptığı E-GÜVEN’in elektronik

imza ve elektronik imzalı çözümleriyle işletmelerin dijital

dönüşümlerini hızlandırırken, kendi ekosisteminde ilk

FinTech olma özelliğini de sağlamış olacak…

Dinamik Bilgi Teknolojileri CTO’su Deniz

Cengiz, “Dinamik Bilgi Teknolojileri olarak

iş süreçlerimizi elektronik imza ve mobil

imzaya uyumlu hale getireceğiz ve elektronik

& mobil imzalı yazılım çözümlerini de

mevcut yapımıza uygulayacağız. E-İmza,

Mobil İmza, E-Fatura, E-Arşiv, E-Belge, E- irsaliye

gibi E-dönüşüm süreçlerini önce kendi

yapımızda sonrasında bayilerimiz ve iş ortaklarımızda

uygulayacağız. Böylece önce

kendi dönüşümümüzü sonrasında ise iş ortaklarımızı

sürece dahil edeceğiz. Dinamik

Bilgi Teknolojileri, kendi ekosisteminde ilk

FinTech olma özelliğini de bu şekilde sağlamış

olacak. İlerleyen dönemlerde iş ortaklarımıza

Dinamik Bilgi Teknolojileri altyapısı

üzerinden E-Fatura, E-Arşiv, E-Belge gibi

hizmetler sunarak alanında öncü bir çözüm

sağlayacağız” şeklinde konuştu.

35


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

EasyCep’ten yenileme merkezi yatırımı

Türkiye’nin en büyük yenilenmiş elektronik ürün marketi

EasyCep, 4 bin metrekarelik tesis yatırımına imza

attı. Atıl duran elektronik ürünlerin yeniden ekonomiye

kazandırılmasına öncülük eden EasyCep’in İstanbul

/ Kağıthane’deki yenileme tesisinin açılışı, T.C.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katıldığı

törenle gerçekleşti…

Sektör Market

IT network

36

Kurulduğu günden bu yana istikrarlı

büyümesini sürdüren ve Türkiye’de yeni

bir sektörün oluşmasına öncülük eden

EasyCep, 250 kişinin istihdam edildiği 4

bin metrekarelik tesis yatırımını devreye

aldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan T.C.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank:

“2020 yılında yenilenmiş ürünlerin

piyasaya arzı konusunda ticaret bakanlığımız

yönetmelik yayınlayarak TSE ile

ikinci el cep telefonlarının yenilenmesine

dair bir standart geliştirdi. Türkiye’de

155 bine yakın ikinci el cep telefonu

yenilenerek sertifikalı bir şekilde

piyasaya arz edildi. Döngüsel ekonomiyi

destekleyerek gelecek nesillere daha yaşanabilir

bir dünya bırakma noktasında

çok değerli bir adımı başlattık. Bugün de

burada Türkiye’nin en büyük yenilenmiş

elektronik ürün marketi EasyCep’in yenileme

merkezinin açılışını yapmak üzere

bir araya geldik. EasyCep Ticaret Bakanlığı

yenileme lisansıyla faaliyetlerine

devam ediyor. Şu anda 350 çalışanı var,

yıl sonu hedefleri 500 rakamını yakalamak.

Bu bir başarı hikayesi” dedi.

Varank sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye olarak maalesef akıllı telefon

ihtiyacımızın büyük bir kısmını

ithalatta karşılamak durumunda

kalıyoruz. Yenileme merkezleri ithalatın

önüne geçerek de ülkemize ekonomik

değer olarak büyük katkılar sağlayacak.

Cari açığın azaltılmasında önemli

bir rol oynayacak. Özetle yenileme

merkezleri sürdürülebilirlik, güvenlik

ve ekonomik anlamda ülkemize büyük

faydalar sağlıyor, önümüzdeki dönemde

bu faydalar artmaya devam edecek, bu

piyasa büyüyecek. Ayrıca cep telefonu

yenileme merkezleri, müşteriden

aldıkları telefonla eski kullanıcı

arasındaki illiyet bağını tamamen

ortadan kaldırıyorlar. Yani bu müşterinin

verilerinin yeniden gündeme gelmesi

gibi bir endişesi olamaması lazım.

Çünkü standardı ona göre belirledik.

Ayrıca cihazların değiştirilmesi gereken

bir yerleri varsa bunları yapıp gerekli

yazılımlarla satışa hazır hale getiriyorlar.

Satılan telefonlara da 1 yıl garanti süresi

veriyorlar.”

“Hem cari açığın azalmasına

hem de döngüsel ekonomiye

katkı sağlıyoruz”

Yenileme merkezi açılışında konuşma

yapan EasyCep CEO’su Mehmet

Akif Özdemir EasyCep’in

sürdürülebilirliğe, döngüsel ekonomiye

ve ülke ekonomisine sağladığı katma

değeri vurguladı. Özdemir: “2021 yılında

ortalama bir akıllı telefon fiyatı 402

dolara ulaştı. İthal edilen bu cihazların

maliyeti düşünüldüğünde karşımıza

ciddi rakamlar çıkıyor. Biz âtıl duran

elektronik ürünleri yenileyerek tekrar

ekonomiye kazandırıyor, böylece cari

açığın azalmasında da etkili oluyoruz.

Bu yıl 200 bin adet telefonu yenileyerek

yaklaşık 80 milyon doların ülkemizde

kalmasını sağlamayı hedefledik ve bu

hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz.

İş modelimiz, kayıt dışı el değiştiren

cihazların da kayıt altına alınması,

ekonomiye kazandırılması ve cari açığımızın

azaltılmasında etkin rol oynuyor.

EasyCep olarak hem cari açığın azalmasına

hem de döngüsel ekonomiye katkı

sağlıyoruz.”

Özdemir sözlerine şöyle devam etti:

“Sıfır bir cep telefonun üretilmesi ve ilk

yılındaki kullanımı doğada yaklaşık

85 kilogram karbon salınımına sebep

oluyor. Bunun yüzde 95’i üretim

safhasında ortaya çıkıyor. Geri kalan

yüzde 5’lik bölüm ise telefonların

ortalama 2 ile 5 yıl arasında değişen

kullanımı süresine yayılıyor. Bir

ağacın 85 kg’lık bir karbon salınımını

dengelemesi ise yaklaşık 20 yıl sürüyor.

Döngüsel ekonomiyi destekleyip sıfırdan

üretim yerine yenilenmiş cihaz tercih

etmek doğal kaynakların korunarak

gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir

dünya bırakmak anlamına geliyor.”

EasyCep bugün gelinen noktada 4 bin

metrekarelik bir yenileme tesisinde 250

kişilik teknisyen kadrosu ile hizmet veriyor.

8’i İstanbul’da olmak üzere, 20

mağaza açan şirket, aylık yenileme kapasitesini

ise 2022 yılı başında 10 bin

adetten 150 bin adede yükseltti. Easy-

Cep’in hedefi önümüzdeki 3-4 yıl içinde

Türkiye’de yenilenmiş her 10 telefondan

4’ünün EasyCep tarafından yenilenmiş

olması.

Türkiye’de son 5 yılda her yıl ortalama

(2018 yılı hariç) 11 milyon adet yeni cep

telefonunun satıldığı pazarda, 2021 yılı

itibariyle 4,6 milyar dolarlık bir hacim

oluştu. Yüksek ithalat rakamları nedeniyle

yenilenmiş cep telefonu pazarı

her geçen gün daha da önem kazanıyor.

Türkiye’de yenilenmiş telefon pazarı

henüz 20 milyon dolarlar seviyesinde.

Hem KDV indirimi ve taksit avantajları

ile devlet teşvikleri hem de tüm dünyada

döngüsel ekonomiye geçişin önem

kazanması ile pazarın hızla büyüyeceği

öngörülüyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Turkcell’den kurumların dijital iletişim

ihtiyaçlarına yerli çözüm: İşte Suit

Turkcell’li mühendisler

tarafından geliştirilen,

kurumsal müşterilere

tek platform üzerinden

uçtan uca dijital

çözüm yönetimi sunan

çözümü ‘İşte Suit’, kurumların iş süreçlerini

yerli ve milli ekosistem üzerinden güvenli bir

şekilde sürdürmesini sağlıyor. İşte Suit’le sunulan

yerli dijital çözümler, yerli veri merkezlerinde

konumlanan bulut servisleri sayesinde

verileri güvenle saklamayı ve süreçleri tek

noktadan yönetmeyi kolaylaştırıyor. İşte Suit

çözümü Lifebox Business, Yaani Kurumsal

Mail, BipMeet Business gibi yerli çözümleri

bünyesinde barındırarak şirketlerin dosya paylaşımı

ve yedekleme, mail hizmetleri ve video

konferans ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm

sunuyor.

Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel

Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata, yapılan iş

birliğiyle ilgili veri güvenliği ve yerlilik konularına

dikkat çekerek, “Türkiye’nin Turkcell’i

olarak ülkemizin dijitalleşmesi amacıyla pek

çok ürün ve dijital servisimizle kurumsal müşterilerimize

özel çözümler sunuyoruz. İşte

Suit ile de kurumların iş süreçlerinde oluşan

verilerini ülke sınırları içinde tutuyor; güvenle

koruyoruz. Amacımız sunduğumuz yerli ve

milli çözümlerle, milli veriyi güvenle saklamak

ve tek noktadan yönetebilmelerini sağlamak.

Bu amaç doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji

Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Ajansları Genel

Müdürlüğü ile ortak bir proje yürüterek birlikte

dijital dönüşüm yolculuğuna çıktık” dedi.

“Türkiye’nin Kalkınma

Ajansları’nın iş süreçleri de

verileri de yerli ekosistemde”

Özata, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genel

Müdürlüğe bağlı 25 ajansı Turkcell Bulut sisteminde

konumlanan tek bir altyapıyla birbirlerine

bağlamış olduk. Daha önce her birinde ayrı

Turkcell Dijital İş Servisleri, uçtan uca dijital çözüm yönetimi

sunan yeni platformu ‘İşte Suit’ ile kurumların dijital iletişim

ihtiyaçlarını karşılıyor. İşte Suit, kurumların iş süreçlerini

yerli ve milli ekosistem üzerinden güvenli şekilde sürdürmesini

sağlıyor. Şirketler, İşte Suit’le süreçleri tek noktadan

yönetirken, Turkcell’in güvenli bulut servis altyapısıyla da

verilerini yurt içinde ve güvende tutabiliyor…

bilgi işlem altyapısı ve ayrı yazılım ve donanımlar

kullanılıyordu. Projeyle tüm ajanslar, Turkcell

çatısı altındaki donanımlarda birleştirilip

Turkcell Bulut’a taşınacak, yani iş süreçleri de

verileri de yerli ekosistem üzerinde ve güvende

olacak. En önemli faydamız, İşte Suit ile kurumun

e-posta platformunu Yaani Mail altyapısına

alarak yerli bir platforma taşımak oldu. Diğer

bir önemli fayda ise her bir ajans mevcutta

kendi dosya depolama sistemini kendisi satın

alıp işletiyorken, İşte Suit sayesinde çok daha

güvenli ve yalın bir şekilde yerli ve milli dosya

yönetim servisimiz Lifebox çözümümüzü

kullanmaya başladı. Bütün bunlara ek olarak

video konferans ihtiyaçları için farklı yabancı

çözümler yerine daha güvenli ve verimli Turkcell

BipMeet’e transfer etmiş olduk. Dolayısıyla

verilerin yurt dışında tutulduğu global

oyuncuların çözümlerine alternatif olarak

günümüzde en stratejik değerlerden biri haline

gelen ülkemize ait verileri sınırlarımız içinde

koruyoruz.”

Konuyla ilgili

değerlendirmesinde Kalkınma

Ajansı Genel Müdürü Barış

Yeniçeri şunları söyledi:

“Turkcell ile yaptığımız iş birliği kamu için

örnek nitelikte. Kalkınma ajanslarımızın bilgi

işlem altyapılarını güvenli, sürdürülebilir

ve maliyet etkin bir yapıya kavuşturacağımız

bu iş birliğinin yerli ve milli bir ürünle hayata

geçmesi ayrıca memnuniyet verici. Bölgelerin

kalkınması için proaktif ve dinamik bir şekilde

görev yapan kalkınma ajanslarımızın bilgi

işlem altyapısının da yüksek standartlarda ve

ajansların hizmetlerinde herhangi bir aksamaya

neden olmayacak kalitede hizmet vermesini

temin etmek istiyoruz. Bu süreçte Turkcell’in

sunmuş olduğu çözüm önerileri, planlamalarımızı

çok kısa sürede hayata geçirmemize imkan

sağlıyor. Bu yerli altyapının kapsamını orta

vadede genişletmeyi de öngörüyoruz.”

Projenin kapsamı geniş

İşte Suit’in yanı sıra Kalkınma Ajansları Genel

Müdürlüğü’ne sağlanan çözümler arasında

veri merkezi, internet hizmetleri, güvenlik

duvarı, lisans hizmetleri ve işletim sistemleri

de yer alıyor. Ürün konumlandırmada fiziksel

ürünler yerine sunulan sanal hizmetler kurumun

dijitalleşmesine önemli katkı sağlıyor.

Sektör Market

IT network

Restoranda hediye çeki ile tahsilat

Bulut ERP yazılımı ile üyelerinin tüm iş süreçlerini birbirine

entegre bir şekilde yönetebilmesini sağlayan DİA

Yazılım, şimdi de yeni güncellenen versiyonuyla işletmelerin

müşterilerine hediye çekleri oluşturabilmesini ve

ödemelerin bu hediye çekleri ile yapılabilmesini sağlıyor…

DİA Yazılım geliştirdiği çözümlere her geçen

gün bir yenisini ekliyor. Güncellenen yeni

versiyonunda bulunan “Restoranda Hediye

Çeki İle Tahsilat” özelliği ile işletmelerin

müşterilerine süreli veya süresiz hediye çekleri

oluşturup dağıtmasını ve sonrasında

ödemelerin bu hediye çekleri ile yapılabilmesini

sağlıyor.

DİA Yazılım Genel Müdürü Suha Onay, yeni

geliştirilen özelliğin restoran alanındaki

işletmeleri memnun edeceğinin altını çizerek,

“DİA olarak kurumsal yönetim sistemi

yazılımları ve bulut teknolojisi avantajı ile

de tüm üyelerimizin maliyetlerini düşürüp,

verimliliklerini de artırmış oluyoruz. DİA

ERP sistemi ile birimler arasında entegre

bir şekilde yürütülüp, muhasebeden çağrı

merkezine, satıştan insan kaynaklarına tüm

ekip, bilgiye DİA üzerinden ulaşıyor ve operasyonel

süreçler DİA ile yönetiliyor” dedi.

37


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Murat Erkan: “Hedef pozitif iz bırakmak”

Dünyanın önde gelen iş liderleri, Birleşmiş Milletler’in

77’nci Genel Kurul Haftası kapsamında düzenlenen

“Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı Kurtarmak İçin

İş Liderliği” konulu özel yuvarlak masa toplantısında

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya

geldi. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları odağında New

York’ta yapılan ve özel sektörün 2030 hedeflerine yönelik

çalışmalarını hızlandırmasını amaçlayan etkinlikte,

dünya çapında telekomünikasyon sektörünü

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan temsil etti…

Sektör Market

IT network

Toplantıda Turkcell’in sürdürülebilirlik

faaliyetlerine ve dijitalleşmenin

önemine değinen Erkan, liderlerle

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın

yakalanabilmesi için yapılması gerekenlere

yönelik fikirlerini paylaştı.

Dünyanın farklı ülkeleri ve sektörlerinden

önde gelen iş liderleri, Birleşmiş

Milletler (BM) Özel Sektör Forumu

2022 kapsamında düzenlenen “Sürdürülebilir

Kalkınma Amaçları’nı Kurtarmak

İçin İş Liderliği” konulu CEO

Yuvarlak Masa Toplantısı’nda BM Genel

Sekreteri Antonio Guterres ile bir

araya geldi. 19 Eylül’de, New York’taki

BM Genel Merkezi’nde toplanan liderler,

BM’nin 17 Sürdürülebilir Kalkınma

Amacı doğrultusunda yapılması gerekenlere

ilişkin görüşlerini ve kurum

faaliyetlerini paylaştı. Özel sektörün,

2030 hedeflerine katkısını ve yatırımını

hızlandırmak amacıyla durum

değerlendirmesi yapılan toplantıda,

hedeflerin geç kalınmadan yakalanması

yolunda karşılaşılan zorluklar

ve fırsatlar değerlendirildi. Toplantıda

kuruluşların 2030’a kadar hedeflere

ulaşabilmeye yönelik dönüşümü ve

olağan işlerin ötesine geçen çalışmaları

ele alındı.

CEO’lar, sürdürülebilirlik liderleri,

hükümet liderleri, BM ve kalkınma

ajanslarının bir araya geldiği etkinlikte

iklim krizi, Ukrayna’daki savaş, Covid-19’un

etkileri gibi global sorunlar

da konuşuldu.

ulaşmak için dijitalleşmenin önemine

vurgu yapan Murat Erkan, Antonio

Guterres ve dünya liderleriyle Turkcell’in

bu alanlarda hayata geçirdiği

çalışmalara değinerek hedeflerin yakalanabilmesi

için yapılması gerekenlere

dair fikirlerini paylaştı.

Murat Erkan: “Dünyaya

bıraktığımız izi düşünerek

hareket ediyoruz”

Oturumda farklı ülke ve sektörlerin önde

gelen CEO’larıyla görüşlerini paylaşan

Turkcell Genel Müdürü Murat Erkan;

“Türkiye’nin lider teknoloji şirketi olarak

tüm iş süreçlerimizde insan odaklı ve

çevreye duyarlı bir kurumsal yaklaşıma

sahibiz. Ürün ve servislerimizde dünyaya

bıraktığımız izi düşünerek hareket

ediyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirlik

vizyonumuzu da çevreye, topluma ve

işimize ‘pozitif iz bırakma’ olarak belirledik.

Bir yandan yenilenebilir enerji yatırımları

ve Eğitime Dönüştür gibi geri

dönüşüm projelerimizi gerçekleştirirken

diğer yandan da dijital ürün ve hizmetlerimizle

müşterilerimizin karbon ayakizini

azaltmalarına yardımcı oluyoruz.

Ayrıca topluma yönelik gerçekleştirdiğimiz

çalışmalarla da dijital kapsayıcılığı

ve fırsat eşitliğini destekliyoruz” dedi.

“Pozitif iz bırakma

yaklaşımımızla BM

Sürdürülebilir Kalkınma

Amaçları’na katkı

sağlıyoruz”

Murat Erkan yaptığı değerlendirmede,

“Sürdürülebilirlik faaliyetlerimizi; toplumsal

hayata katkılarımızı artırma,

çevreye olan negatif etkileri minimize

etme ve aynı zamanda pozitif etki için

inovatif çözümler sunma yaklaşımıyla

yürütüyoruz. Bu amaç doğrultusunda

Borsa İstanbul (BIST) Sürdürülebilirlik

Endeksi, MSCI ÇSY Endeksi ve CDP

İklim Değişikliği Programı gibi

çeşitli platformlarda çevresel, sosyal

ve yönetişimsel sürdürülebilirlik

performansımızı takip ediyoruz. 2007

yılından beri de BM Küresel İlkeler

Sözleşmesi (UNGC), BM Kadının

Güçlenmesi Prensipleri (UN WEPs)

ve GSMA’nın İklim Değişikliği Dijital

Beyanı gibi birçok uluslararası ilke ve

programın imzacısı olarak uluslararası

gelişmeleri yakından takip ediyoruz”

dedi.

38

Turkcell’in gerçekleştirdiği

çalışmaları anlattı

Kapalı gerçekleşen oturumda enerjiden

çimentoya, biyoteknolojiden madenciliğe

kadar farklı sektörlerin BM

tarafından özel davet edilen üst düzey

temsilcileri Sürdürülebilir Kalkınma

Amaçları’na ulaşmak için fırsatlar ve

zorlukları tartıştı. Oturumda Sürdürülebilir

Kalkınma Amaçları’na


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Bölgesel renk kontrolü yapılabilen

yeni akıllı ışık şeridi

Akıllı ev çözümleri pazarında

Tapo markasıyla Türkiye’de

yer alan TP-Link®,

yeni bir akıllı ışık şeridi

modelini satışa sunuyor.

Tapo L930-5 model adlı ışık

şeridi, çok renkli, bölgesel

renk kontrolü özelliğine

sahip ve Apple HomeKit

desteği bulunuyor.

Herhangi bir hub gerektirmeden kolayca Wi-

Fi’a bağlanarak çalışır hale gelen Tapo L930-

5, farklı ortamlar ya da ruh halleri için farklı

renkte aydınlatma senaryoları oluşturmaya

olanak veriyor. Bölgesel renk kontrolü özelliği

olan ürün ile 50 farklı renk bölgesi oluşturulabiliyor.

Ayrıca ışık şeridi boyunca yer

alan ekstra beyaz LED boncukları sayesinde

yüksek lümenli (1000 lümen) beyaz aydınlatma

da yapabiliyor.

Farklı aydınlatma amaçlarına hizmet eden,

çok yönlü bir cihaz olan L930-5, kalitesiyle de

farkını ortaya koyuyor. Dışı PU kaplama olan

ürün, bu sayede yumuşak ve şeffaf bir ışık

TP-Link, Tapo akıllı ev çözümleri ailesine yeni bir ışık şeridi

modeli daha ekledi. Apple HomeKit desteği olan Tapo L930-

5 model ışık şeridi ile 50 farklı renk bölgesi ayarlanabiliyor;

her ortam ve ruh haline uygun aydınlatma yapılabiliyor…

üretiyor. Yüksek teknolojili kaplaması, tüm

LED boncuklarını koruyor ve ışık şeridinin

bakımını da kolay hale getiriyor.

Apple HomeKit desteği…

Tapo’nun Apple HomeKit desteğine sahip ilk

ışık şeridi olan L930-5, bu sayede Siri ile de

kontrol edilebiliyor. Ses ile komut özelliği,

kullanıcılara esneklik sağlıyor; başka bir şeyle

meşgulken, elleri doluyken de ışık şeridine

basit sesli komutlar verebiliyorlar. Apple HomeKit’in

yanı sıra Amazon Alexa ve Google

Asistan desteği de olan ışık şeridi, akıllı bir

hoparlör üzerinden ses ile yönlendirilebiliyor.

Tapo uygulamasında bulunan iyi tasarlanmış

animasyonlu ışık efektleriyle eğlenceyi

artıran ürünü aynı zamanda müzikle

senkronizasyonlu kullanmak da mümkün.

Müziğin ritmine paralel olarak dinamik ışıklar

yayabilen Tapo L930-5, evlerdeki partileri

çok daha renkli hale getiriyor.

Farklı senaryolar oluşturup bunları planlamak

ve ortama, saate göre ışık şeridinin açılıp

kapanmasını, renk değiştirmesini vb. sağlamak

mümkün. Beş metre uzunluğundaki

ışık şeridi, istenen yerden kesilip, 3M yapıştırıcı

sayesinde her yere kolayca yapıştırılabiliyor.

Tapo uygulamasından kurulumu ve

yönetimi de kolayca yapılan Tapo L930-5’in

tavsiye edilen satış fiyatı KDV dahil 76,90

USD olarak açıklanıyor.

Sektör Market

İBB, veri merkezi kapasitesini 3 kat artırdı

IT network

İBB, özel kuruluş ve ilçe belediyelerine ekonomik,

kesintisiz, güvenilir ve yüksek standartlarda sunduğu

veri merkezi hizmetini geliştirdi. Kapasitesini 3 kat

artıran İBB Veri Merkezi’nden faydalanan kuruluş

sayısı 32’ye yükseldi…

İBB Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ve bilişim

iştirak şirketi İsttelkom AŞ tarafından

yürütülen çalışmalar kapsamında İBB Veri

Merkezi’nin kapasitesi artırıldı. Hizmet

alan kuruluş sayısı da 16’dan 32’ye yükseldi.

Siber güvenlik, mail hizmetleri, yedekleme,

sunucu barındırma gibi hizmetlerin verildiği

İBB Veri Merkezi’nde kurumlara maliyet

avantajı sağlayan kesintisiz, güvenli ve

sürdürebilir bilişim imkanları sunuluyor.

Tasarruf İmkanı

Kuruluşlar, başlangıç ve yönetim maliyeti

olmadan, lisans satın almak yerine kiralama

modeli ile sunulan servislerden faydalanıyor.

Hizmetten yararlanan kurumların toplam

tasarrufu milyonlarca liraya ulaşıyor.

Servislerin Veri Merkezinden sunuluyor olması

tek merkezden yönetilebilmesine ve

otomatize edilmesine olanak sağlıyor. Barındırma,

enerji, iklimlendirme ve yönetim

maliyetlerinden de tasarruf imkanı sunuyor.

Ayrıca lisans, donanım, bakım veya yenileme

vb. CAPEX maliyetlerini de düşürüyor. Esnek

kapasite artışı ve 7/24 uzman personel desteği

sunulan hizmetler arasında yer alıyor.

Katma Değeri Yüksek Projeler

Geniş bir yelpazede birçok veri merkezi hizmeti

sunulduğunu kaydeden İBB Bilgi İşlem

Daire Başkanı Erol Özgüner; “Kapasite artımı

ile uluslararası standartlarda kurumsal

veri merkezi çözümleriyle daha etkin ve verimli

hizmetler sunmaya devam ediyoruz.

İstanbul’u dünyanın örnek akıllı şehirleri

arasında olması için yeni katma değeri yüksek

projelere imza atmayı aralıksız sürdüreceğiz”

ifadelerini kullandı.

Dijitalleşme İle Talep Artıyor

İBB ve iştiraklerinin teknolojik dönüşüme

liderlik ederek İstanbul’un dijitalleşmesine

katkıda bulunduklarını belirten

İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Yücel

Karadeniz ise şu değerlendirmede bulundu;

“Yaşanan dijital dönüşüm süreçleri hayatımızı

kolaylaştırırken yeni ihtiyaçları da

beraberinde getirip elde edilen veriler için

veri merkezlerine olan talep hızla artmaya

devam ediyor. İBB Veri Merkezi’nde kapasite

artışı yanı sıra kesintisiz ve güvenli erişim

sağlamak için yeni, Bulut Bilişim ve Yönetilen

(MSSP) hizmetlerimiz olan Yedekleme

Servisi (ISTBACKUP), Ayrıcalıklı Hesap Yönetim

Hizmeti(PAM), Masaüstü Sanallaştırma

Hizmeti(VDI), LOAD BALANCER ve

WAF Çözümleri ile ürün ve servis portföyümüzü

her geçen gün çeşitlendirip yatırımlarımızı

geleceğin ihtiyaçlarını öngörerek

şekillendiriyoruz.”

39


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Dolandırıcılık kayıpları

55 milyar doları aştı!

Sektör Market

IT network

Global Anti Scam Alliance (GASA) ve ScamAdviser

tarafından 48 ülkede hazırlanan

Küresel Dolandırıcılık Durum Raporu’na

göre, 2020’de 266 milyon olan dolandırıcılık

vakaları yüzde 10,2 artış kaydederek

2021’de 293 milyona ulaştı. Dolandırıcılık

sonucu kaybedilen para miktarı ise bu süreçte

yüzde 15,7 artarak 47,8 milyar dolardan

55,3 milyar dolara yükseldi.

Konuya dair hazırlanan raporda GASA,

dolandırıcılığın artık Batı’nın tekelinden

çıktığına dikkat çekerken, ülkelerin

dolandırıcılık karnesi de açıklandı. Buna

göre, Brezilya, Gana, Nijerya, Kenya ve

Suudi Arabistan gibi gelişmekte olan

ülkeler, başta cep telefonları olmak üzere

çevrimiçi dolandırıcılıklarda büyük artış

yaşandığını belirtti. Filipinlilerin yüzde

53’ü ise geçtiğimiz 3 ay içinde dolandırıcıların

kendilerini de hedef aldığını söylerken,

yüzde 11’i mağdur olduğunu aktardı.

Yatırım dolandırıcılığı hızla

artıyor

Araştırma verilerinden hareketle, Avustralya

ve Singapur gibi ülkeler, yatırım ve

kripto alanlarında dolandırıcılığın artmaya

devam ettiğini bildiriyor. Türkiye’de

bir kripto borsası askıya alınarak 2 milyar

dolarlık varlık dondurulurken, Kanada’nın

yatırım dolandırıcılıklarında 164 milyon

Global Anti Scam Alliance (GASA) ve ScamAdviser tarafından

hazırlanan Küresel Dolandırıcılık Durum Raporu’na

göre, 2020’de 266 milyon olan dolandırıcılık

vakaları yüzde 10,2 artış kaydederek 2021 sonunda

293 milyona ulaştı. Dolandırıcılık sonucu kaybedilen

para miktarı ise bu süreçte yüzde 15,7 artarak 47,8

milyar dolardan 55,3 milyar dolar sınırına dayandı.

dolar zarar ettiği açıklandı. GASA’nın anketine

katılan ABD vatandaşları ise dolandırıcılıklardan

dolayı 575 milyon dolar

kaybettiğini söylüyor. Avustralya’da tüm

dolandırıcılıkların yalnızca yüzde 13’ünün

rapor edildiği tahmin edilen araştırmaya

göre, Kanada’da dolandırıcılık vakalarının

sadece yüzde 5’inin kolluk kuvvetlerine

ulaştığı düşünülüyor. Bu oran İsrail’de

yüzde 9 olarak öngörülürken, Hollanda ve

Fransa’da da yüzde 12 ila 17 arasında değişiyor.

Dolandırıcılıktan en çok gençler

etkileniyor

GASA tarafından yapılan araştırmaya

göre Endonezya, dolandırıcılıkların yüzde

51’inin kaynağının sosyal medya olduğunu

belirtilirken, Pakistanlı üst düzey yetkililer

de bildirilen tüm çevrimiçi suçların yüzde

23’ünün Facebook’ta başladığını aktarıyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nde para

kaybı bildiren her dört kişiden biri de bu

çıktıyı savunarak dolandırıcılığın başlangıç

noktası olarak sosyal medyayı işaret

ediyor. Dolandırıcılıkların demografik

grafiklerine bakıldığı zaman ise gençlerin

yaşlılardan daha fazla hedef alındığı

kaydediliyor. Finlandiya’da dolandırıcılıklardan

yüzde 23,3’lük pay ile en olumsuz

etkilenen yaş grubunun 18 ila 30 arasındaki

bireyler oluyor. Bu bilgiyi doğrulayan

Hollanda Twente Üniversitesi, gençlerin

dolandırılma olasılığının daha yüksek olduğunun

altını çiziyor.

Dolandırıcılıkla mücadelede kesin

çözüm aranıyor

Dünya Ekonomik Forumu, küresel siber

suçların yalnızca yüzde 0,05’inin yargıya

taşındığını açıklarken, dolandırıcılığa

karşı farkındalık yaratmak yoluyla önlem

almak ise yetersiz kalıyor. Bireylerin daha

fazla tedbir almasına ihtiyaç duyulduğunu

açıklayan GASA, araştırma raporunu

herkes için internet adresinden erişilebilir

kılarken, çevrimiçi dolandırıcılıkla mücadeleye

yönelik somut eylemleri belirlemek

için Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele Zirvesi’ni

düzenlediğini de duyuruyor.

Edurey, 20 milyon TL değerleme üzerinden yatırım aldı

40

Eğitimin deneyimsel

sürecine odaklanan,

kullanıcıyı doğrudan

sürece dahil ederek

interaktif bir yapı

üzerinden eğitim altyapısı

geliştirmelerini sağlayan Edurey geliştirdiği

yapay zeka modülü ile kullanıcılarına

kurum içi eğitim konusunda kolaylıklar

sağlıyor. Global pazara odaklanan Edurey,

aldığı bu yatırım ile eğitim deneyim platformu

ve eğitim teknolojileri alanında

büyümeyi hedefliyor. Eğitimde dijital dönüşüm

ilkesiyle yola çıkan marka; eğitim

pazar yeri, NFT sertifika, oyunlaştırma

ve sosyal öğrenme modülleriyle dikkat

çekiyor.

Tüm kullanıcıların sistem üzerinde belirli roller dahilinde

yetkilendirilebildiği eğitim teknolojisi girişimi

Edurey, Global Trust Venture liderliğinde 20 milyon

TL değerleme üzerinden yatırım aldı. Yatırım turuna

Emre Kocadağ, Soner Canko, Nezih Sipahioğlu,

Mehmet Selman Ertürk ve Can Mark Başoğlu katıldı…

Edurey CEO’su Fatih Köroğlu konuyla ilgili

yaptığı açıklamada: “Ekibimle birlikte sadece

teknoloji ve eğitim içeriği süreçlerinde

değil farklı alanlarda da araştırmalar

yaparak hem öğrenme deneyimi süreçlerini

hem de kullanıcı alışkanlıklarını inceleme

konusunda geliştirmeler yapıyoruz.

Aldığımız yatırım ile küresel arenada da

büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum.

Bundan sonrası için ekibimizi büyütmeye,

altyapımızı geliştirmeye ve Avrupa’daki

büyümemize son hızla devam

edeceğiz” ifadelerini kullandı.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

SteelSeries, yeni Apex Pro TKL Serisi

klavyelerini tanıttı!

Oyun ve e-spor ekosisteminde dünya lideri

olan SteelSeries, yeni Apex Pro TKL serisi

klavyelerini duyurdu. SteelSeries’in yeni

klavye serisi, dünyanın en hızlı klavyesini

yaratmak için OmniPoint 2.0 teknolojisini

turnuva kazanan TKL form faktörüyle birleştirerek

oyunculara ve e-spor profesyonellerine

galibiyet avantajı sunuyor.

İlk olarak 2019 yılında piyasaya sürülen Apex

Pro TKL, oyunculara ilk mekanik anahtarların

yaratılmasından bu yana oyun klavyesi

inovasyonunda önemli bir adım olan tamamen

ayarlanabilir özelliği sunarak dünyayı

kasıp kavurdu. Birçok profesyonel oyuncu

tarafından kullanılan Apex Pro TKL, başlangıçta

rekabetçi oyuncularla ve çevre birimlerinden

yalnızca en iyi performansı talep

edenler arasında temellerini buldu. Ardından

dünya çapında zaferler kazandı.

Mekanik klavyelerden 11 kat

daha hızlı kullanım imkanı

Kazanmak ve kaybetmek arasındaki fark,

Global e-spor ekipman markası SteelSeries, yeni Apex

Pro TKL serisi klavyelerini tanıttı. Oyunculara galibiyet

avantajı sağlayan ve gecikmesiz 2.4GHz Quantum

2.0 Dual Wireless özelliğine sahip Apex Pro TKL serisi

kullanıcılara daha hızlı ve ayarlanabilir bir kullanım imkanı

sunacak.

hız ve milisaniye farkı ile belirlenebilir. SteelSeries,

2022’de OmniPoint teknolojisini

daha da hızlı olacak şekilde tasarladı. Her

türden oyuncuya, yalnızca 0,54 ms’lik tepki

süresiyle 0,2 mm’den 3,8 mm’ye kadar 37

hareket seviyesi seçeneği sunuyor. OmniPoint

2.0 anahtarları, standart mekanik anahtarlardan

11 kat daha hızlı yanıt verir ve

0,2 mm’ye ayarlandığında 10 kat daha hızlı

çalıştırma özelliğine sahip. Kullanıcılar, tuş

başına, program ve oyun bazında hafif vuruşlar

ve derin vuruşlar arasında seçim yapabilir.

Oyuncular, FPS oyunları için WASD

veya MOBA’lar için ultra hızlı bir QWER fark

etmeksizin Apex Pro TKL klavyelerini Steel-

Series GG yazılımı ile kullanıldıklarında kullanıcıların

özel profillerini otomatik olarak

yükleyebilecekler.

E-spor için hazır TKL tasarımı, daha temiz

bir masaüstü alanı sağlarken aynı zamanda

geniş kapsamlı fare hareketi için daha fazla

alan sağlayarak oyun kazandıran anların

engellenmemesini sağlar. Apex Pro TKL, ilk

kez bağımsız olacak ve yeni nesil yüksek performanslı

Quantum 2.0 Dual Wireless teknolojisi

ile sunulacak. Apex Pro TKL Wireless

kullanan oyuncular, birden fazla cihaza

bağlantı için ultra hızlı 2.4GHz gecikmesiz

kablosuz teknoloji veya Bluetooth 5.0 arasında

seçim yapabilir. Oyuncular 40 saatlik

pil ömrüyle Apex Pro TKL Wireless klavye

ile beraber, kablolara bağlı kalmadan her

zamankinden daha güçlü ve daha uzun süre

oyun oynayabilecekler.

OmniPoint 2.0 anahtarı hızının yanı sıra,

oyuncuların iki eylemi tek bir tuşa bağlamasına

olanak tanıyan ikisi bir arada tuşa basma

özelliği sunuyor.

Sektör Market

IT network

Robot Yatırımları Zirvesi çok sayıda

yatırıma sahne oldu

İstanbul Tuzla’da gerçekleşen Zirveleri

12.103 sektör profesyoneli ziyaret etti.

155 firmanın katılımcı olarak yer aldığı

organizasyonun 84 panelinde 168 konuşmacı

sahne aldı. Dört farklı alanda eş zamanlı

olarak toplam 66 saat canlı yayın gerçekleşti.

Bu yayınlarda konuşmacıların sunumlarını

44.684 kişi online olarak izledi.

Üretimde verimlilik sağlayan son teknolojileri bir araya

getiren Robot Yatırımları Zirvesi, Endüstri 4.0 Uygulamaları

Zirvesi, Enerjisini Üreten Fabrikalar Zirvesi ve Proses

Zirvesi 4-6 Ekim 2022 tarihleri arasında yoğun bir ilgiyle

gerçekleşti ve birçok iş bağlantısına sahne oldu…

İş bağlantılarına sahne oldu

Enerji maliyetlerini düşürmek ve üretimde

verimlilik sağlamak isteyen fabrikaların yoğun

ilgisiyle gerçekleşen Robot Yatırımları

Zirvesi, Endüstri 4.0 Uygulamaları Zirvesi,

Enerjisini Üreten Fabrikalar Zirvesi ve Proses

Zirvesi bu alanda yatırımlara sahne oldu.

Zirvede sergilenen çözüm ve uygulamalar

üzerinden zirvede doğrudan siparişler de

verildi.

Eş zamanlı paneller

gerçekleşti

Sektör profesyonelleri ve önde gelen firmalardan

alanında uzman kişilerin konuşmacı

olarak katıldığı eş zamanlı panellerde çoğunlukla

uygulanmış projeler ve deneyimler

anlatıldı. Panel salonlarındaki sunumlara

dinleyicilerin ilgisi üç gün boyunca sürdü.

Dinleyiciler hem sunum sırasında hem de

sunum sonrasında stantlarda konuşmacılara

soru sorma imkanı buldu.

52 şehirden ziyaretçi geldi

Fabrikaların teknik ekiplerinden ve satın

alma sorumlularından oluşan ziyaretçiler,

17 ülkeden ve 52 şehirden gelerek zirveyi ziyaret

ettiler.

İstanbul ilk sırada olmak üzere, Kocaeli,

Bursa, Ankara, İzmir, Sakarya, Tekirdağ ve

Konya en çok ziyaretçi gelen şehirler olarak

sıralandı.

Verimlilik ödülleri sahiplerini

buldu

Zirveler kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen

1.Verimlilik Ödülleri sahiplerini buldu.

Üretimde verimliliğe dikkat çekmek ve farkındalık

sağlamak için düzenlenen Verimlilik

Ödülleri’nde 70 proje ödül sahibi oldu.

Otomotivden gıdaya, beyaz eşyadan demir

çeliğe kadar sektör devleri firmaların hayata

geçirdiği projeler uygulayıcı firmalarıyla birlikte

ödül aldı. Sosyal medyada oldukça ses

getiren Verimlilik Ödülleri, zirveler kapsamında

her yıl düzenlenmeye devam edecek.

41


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Elektraweb’le oteller ve acenteler

karlılığını artıracak

Son dönemde online satış kanalları otellerden aldığı payı

yüzde 30’a kadar çıkarınca oteller alternatif kanallara yöneldi.

Otelin kendi web sitesinden komisyonsuz ve aracısız

rezervasyon almasını sağlayan Elektraweb, otellerin

gözdesi halini almaya başladı. Talya Bilişim Yönetici Ortağı

Nilüfer Durukal, Elektraweb otel yazılımına yönelik talepte

ciddi bir artış yaşadıklarını belirterek, “Teknolojinin online

satış kanallarının günümüzdeki tekelini ciddi anlamda kıracağını

düşünüyorum” dedi…

Sektör Market

IT network

Pandemi birçok alanda olduğu gibi turizm

sektörünün de dilini değiştirdi. Dijitalleşmenin

daha da etkin hale geldiği sektörde, online

satış kanalları ağırlık kazanmaya başladı.

Bu kapsamda online satış sitelerinin en fazla

pay aldığı illerde İstanbul listenin başında

yer alıyor. Öyle ki İstanbul’a yapılan rezervasyonların

yaklaşık yüzde 70’i artık online rezervasyon

kanallarından geliyor. Ancak online

kanalların otellerden aldığı pay yüzde 30’a

kadar çıkabiliyor. Adeta bir tekel halini alan

online kanallara karşı birçok otelci alternatif

arayışını hızlandırıyor. Bu kapsamda Talya

Bilişim tarafından geliştirilen Elektraweb

yazılımı otellerin imdadına yetişiyor. Online

rezervasyon motoru, kanal yönetimi, Google

ve sanal pos entegrasyonu özelliklerini ön

büroya dahil eden Elektraweb, otelin kendi

web sitesinden komisyonsuz ve aracısız rezervasyon

almasını sağlıyor.

Talepte çok büyük artış var

Talya Bilişim Yönetici Ortağı Nilüfer Durukal,

turizmde hızlanan ivmeyle birlikte

online kanalların da paylarını artırdıklarını

söyledi. Durukal, “Ancak artan maliyetleri

de dikkate aldığımızda otellerin kazancı,

ağırlıklı olarak yabancı olan bu online rezervasyon

sitelerine kalıyor. Hal böyle olunca

otel yönetimi için bu durum çok büyük bir

çıkmaza doğru gidiyor” dedi. Elektraweb otel

yazılımını kullanan otellerin aracı maliyetlerinden

kurtularak karlılıklarını artırdığını

aktaran Durukal, “Online rezervasyon kanalları

aldığı afaki paylardan rahatsız olan

oteller bizimle iletişim trafiğini artırdı. Son

dönemde bu kapsamda Elektraweb yazılımına

inanılmaz bir talep oluştu. Teknolojinin

online satış kanallarının günümüzdeki tekelini

ciddi anlamda kıracağını düşünüyorum”

diye konuştu.

Komisyonsuz rezervasyon

Elektraweb otel yazılımı ile ilgili bilgi veren

Nilüfer Durukal, şunları anlattı: “Elektraweb

otel yazılımı, online rezervasyon motoru, kanal

yönetimi, Google ve sanal pos entegrasyonu

özelliklerini ön büroya dahil eden tek

otel yönetim sistemi. Bizim ilk önceliğimiz

otelin kendi web sitesinden komisyonsuz

ve aracısız rezervasyon almasını sağlamak.

Ön büro ile entegre çalışan online rezervasyon

sayfası sayesinde oteller, tanımladıkları

kontrat fiyatları üzerinden ya da günlük fiyatlama

yaparak hiçbir aracı firmaya ihtiyaç

duymadan odalarını satabiliyor. Bu sistem

otellere aynı zamanda kendi CRM verilerini

oluşturarak, markasına yönelik her türlü pazarlama

stratejisini rahatlıkla kurgulayabilme

olanağını da sunuyor. Google partnerliğimiz,

Elektraweb kullanıcısı tesislere ücretsiz

bir şekilde Google’da da fiyatlarını yayınlayıp,

rezervasyon alabilme şansını tanıyor.”

Hiçbir ücret ödemiyorlar

Otellerin daha az aracı ile satış yapmalarını

sağlamak için acentelerle olan iletişimlerini

de dijitale taşıdıklarını anlatan Durukal,

Türkiye’deki binlerce A sınıfı acente ile doğrudan

iletişim kurmalarını, fiyat vermelerini

ve rezervasyon almalarını da sağladıklarını

kaydetti. Durukal, “Elektrahotels.com üzerinden

başvuruda bulunan acentelerin dahil

olduğu bu sistem için ne acenteler ne de oteller

herhangi bir ücret ödemiyorlar ifadesini

kullandı.

Figopara’dan “stratejik” transfer

42

Yeni nesil alacak finansmanı platformu Figopara’nın Stratejiden

Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökalp Yanıkçı oldu…

Kurumsal şirketler

için tedarikçi

finansmanına

aracılık etmenin

yanında geliştirdiği

çözümlerle KO-

Bİ’lerin hızlı, kolay

ve ucuz finansmana

ulaşmasını

sağlayan fintek şirketi Figopara, finans ve

teknoloji sektörünün güçlü isimleriyle ekibini

büyütmeye devam ediyor. Bankacılık

sektörünün deneyimli ismi Gökalp Yanıkçı,

Figopara’da Stratejiden Sorumlu Genel

Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Figopara’nın KOBİ segmentindeki yeni çalışmalarını

ve ürün geliştirmelerini ekibiyle

organize edecek olan Yanıkçı, şirketin

strateji yönetiminde ve yeni stratejilerin

yaratılmasında kilit rol oynayacak.

Gökalp Yanıkçı kimdir?

Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji ve

Malzeme Mühendisliği bölümünden 2003

yılında mezun olan Gökalp Yanıkçı, yüksek

lisansını 2006 yılında aynı üniversitede

Metalurji ve Malzeme bölümünde

bitirdi. 2007 yılında bankacılık kariyerine

başlayan Yanıkçı, kariyerine paralel olarak

2010 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde

MBA programını tamamladı. Yaklaşık

15 yıl boyunca Türkiye’nin önde gelen

bankalarında KOBİ bankacılığı alanında

yöneticilik pozisyonlarında görev alan

Yanıkçı, bankacılık sektöründeki tecrübesini

takiben 2021 yılı itibarıyla faktoring

sektöründe proje danışmanlığının

yanı sıra ürün, iş geliştirme ve dijitalden

sorumlu genel müdür yardımcısı görevlerini

üstlendi. Yanıkçı, Ekim 2022 itibarıyla

Figopara bünyesine katılarak, Stratejiden

Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak

çalışmalarını sürdürecek.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Yakın gelecekte NFT’ye hukuki

düzenlemeler ve sınırlar gelebilir

Hukuk ve Uyum Profesyoneli

Ayşe Anaeli, dijital veya

fiziksel varlığı olan bir ürün

üzerindeki hak sahipliğinin

blokzincir teknolojisi aracılığıyla

kayıt altına alınarak

ilgili ürünün “tekliğini” belgeleyen

bir tür dijital sertifika

olan NFT’ye olan ilginin

hızla arttığını belirterek, “NFT veri şirketi

Nonfungible.com’un 2021 yıllık raporuna

göre, NFT’nin dolar bazında ticaret hacmi

yüzde 21 bin artışla 82 milyon dolardan 17.6

milyar doların üzerine çıktı. Son dönemde

satışlarında patlama olduğu aktarılan NFT

piyasasında geçtiğimiz yıl alıcı sayısı yaklaşık

yüzde 3 bin artarken, satıcı sayısı yüzde

3 bin 669 yükseldi. Eserlerin kaydedilmesi,

kopyalanması ve satışı gibi konularda yeni

bir yöntem olarak kullanılan NFT’ler, hukuk

alanında da son dönemlerde yakından takip

edilmektedir. Her teknolojik gelişmede olduğu

gibi bu konuda da hukuki düzenlemelerin

ve birtakım sınırlamaların getirilmesi söz

konusu olacak. Sanat eserlerinin ve kripto

paraların yıllar geçtikçe değer kazanan yapısı

göz önüne alındığında, NFT ile yapılan satış

işlemlerinde geleneksel anlamda para ile

gerçekleştirilen eser satışlarına nazaran hem

satıcı hem de alıcı açısından karşılıklı bir değer

kazanma durumu söz konusu. NFT’nin

bu hızlı yükselişi karşısında piyasa dinamiklerinin

geleceği noktayı tahmin etmek ise

şimdilik pek mümkün gözükmüyor.” dedi.

3 boyutlu teknolojinin gelişmesi ve dijital para birimlerinin

hayatımıza girmesiyle ortaya çıkan ve değiştirilemez

tokenler olarak bilinen NFT pazarı büyümeye

devam ediyor. 2021 yılında NFT’lerin ticaret hacmi bir

önceki yıla göre yüzde 21 bin, alıcı sayısı yüzde 3 bin

arttı. Hukuk ve Uyum Profesyoneli Ayşe Anaeli’ne göre,

yakın bir gelecekte NFT ile ilgili hukuki düzenlemeler ve

birtakım sınırlamalar hayatımızda yerini alacak…

Yakın bir gelecekte, hukuki bir

düzenleme bizleri bekliyor

NFT’lerin özellikle sanat dünyasında ve oyun

sektöründe yeni bir kapıyı araladığını da vurgulayan

Anaeli, “Özellikle eserlerin orijinalliği

ve mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda

NFT’lerin delil niteliği taşıyıp taşımayacağı

merak konusu. Teknolojiye adaptasyonu hızlı

olan hukuk sistemlerinde son dönemlerde

adını sıkça duymaya başladığımız blokzincir

tabanlı teknolojilere ilişkin birtakım düzenlemelerin

yapılmaya başladığını görüyoruz.

Ancak ülkemizde ilgili düzenlemeler henüz

kripto paraların tanımlanması ve servis

sağlayıcı şirketlerin uyması gereken usul ve

esaslarla sınırlıdır. Çok da uzak olmayan bir

gelecekte, hukuki bir düzenlemenin bizleri

beklediğini söylemek mümkün. Sanal ödeme

sistemleri her ne kadar sanat piyasasını

etkisi altına almış olsa da NFT ile yalnızca

sanat eserleri koruma altına alınmıyor. Dijital

ya da fiziksel varlığı olan herhangi bir

nesne NFT’lenerek bu “biricik” veya bir başka

ifadeyle “özdeşi olmayan” olma özelliğini

kazanabilir.” şeklinde konuştu.

NFT’nin alıcı ve satıcısına sağladığı yararlardan

da bahseden Anaeli, şöyle devam etti:

NFT’lerin maddi açıdan da

birçok faydası var

Özellikle Covid-19 pandemisiyle birlikte dünya

genelinde çevrimiçi sergi ve müzayedelerin

sayısında yaşanan artış, bu alanlardaki

güvenlik açıklarını da beraberinde getirdi.

Alıcısına tam da bu noktada güvence sağlayan

blokzincir teknolojisi, eserlerin NFT ile

güvenilir ve şeffaf bir sisteme kaydedilerek

sanat dünyasındaki dijitalleşmenin getirdiği

sorunların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu

anlamda NFT’nin dijital sertifika ve kimlik

doğrulama gibi metotlarla dünya genelinde

mücadele edilen sanat hırsızlığının önüne

geçilmesi açısından da olumlu bir gelişme

olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan eserlerin

alıcılara dijital bir platformda sunuluyor

olması, ilgilisinin sanata dilediği zaman ve

dilediği yerden erişebilmesi açısından da

kolaylık sağlıyor. Tüm bunların yanı sıra

NFT’lerin maddi açıdan da birçok faydası

bulunmakta. Öncelikle NFT ile sanatçıların

eserlerini çok daha düşük maliyetlerle sertifika

altına alması ve aracı kurumlara ihtiyaç

duymadan dijital platformlarda satışa sunarak

komisyonsuz bir şekilde gelir elde etmesi

mümkün hale geliyor. Ayrıca NFT ile eser satışlarında

ödenen yüksek tutarlardaki vergi

sorunu da ortadan kalkmış oluyor.

Sektör Market

IT network

E-ihracatta yüzde 219’luk büyüme

E-ihracat yapmaya başlayan, ürünlerini Türkiye dışındaki

ülkelere de satmayı hedefleyen firma sayısında

yüzde 219’luk bir büyüme olduğunu açıklayan Idea-

Soft CEO’su ve TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun

Özkara, sınır ötesi e-ticaretin 2023’te, yurtiçi e-ticarete

rakip olabilecek konuma geleceğini açıkladı…

E-ihracat’ın hem ülke politikası olarak hem

de işletmelerin ikinci bir gelir modeli olarak

çok kıymetli ve ihracat ayağını geliştirecek

bir adım olduğunu belirten IdeaSoft CEO’su

ve TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Seyhun Özkara,

“E-ihracat yapmaya başlayan, ürünlerini

Türkiye dışındaki ülkelere de satmayı

hedefleyen firma sayısında yüzde 219’luk

bir büyüme oldu. Bu çok büyük bir rakam.

Birçok işletmenin e-ticarete başlaması pandemi

ile birlikte edindikleri deneyimi şu

anda dijital süreçleriyle devam ettirmeleri ile

birlikte bu rakam önümüzdeki dönemlerde

daha da artacak. Çünkü e-ticarete başlayan

binlerce firma zaman içerisinde orada edindiği

deneyimle ‘Bu ürünleri neden yurtdışında

da satmayalım?’ diyerek IdeaSoft altyapı

seçenekleriyle birlikte kendi ürünlerini tüm

dünyaya satabilir hale geldiler” dedi.

Özkara, “IdeaSoft müşterileri özelinde

baktığımızda işletmelerin yurtdışı satışları

içerisinde ağırlıklı olarak Avrupa, Mena

Bölgesi ve Rusya ön plana çıkıyor. Sınır

ötesi e-ticaret 2023’te, yurtiçi e-ticarete

rakip olabilecek konuma gelecek ve 2023’te

rakamlar daha da artacak” şeklinde konuştu.

43


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Huawei Wesight Çözümü Doğa HSE ile

daha fazla sektöre ulaşacak

Sektör Market

IT network

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, yapay zeka

destekli iş sağlığı ve güvenliği çözümü WeSight’ı

geliştirerek pazara sundu. Ar-Ge Merkezi’nde

görev alan Türk mühendisler tarafından

geliştirilen WeSight; madenler, şantiyeler

ve üretim tesisleri gibi çalışma alanlarında

iş kazalarını önlemeyi ve bu kazalara neden

olabilecek koşulları ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi ve Doğa HSE,

Wesight’ın daha fazla endüstriye ve kuruma

ulaşmasını sağlamak ve bu teknolojinin farklı

sektörlerde kullanımını arttırmak amacıyla

işbirliğine gitti. Bu işbirliği kapsamında, iş

sağlığı ve güvenliği alanında eğitim, denetim

ve danışmanlık hizmetleri veren Doğa HSE,

Huawei Wesight’ı hem tek yetkili distribütör

olarak Türkiye’de faaliyet gösteren firmalara

hem de genel distribütör olarak, dünyada çalıştığı

ulusal ve uluslararası şirketlere tanıtacak

ve ulaştıracak.

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi Ticari

Büyüme Departmanı Direktörü Tunca Taşçı

konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları

söyledi; “Huawei SaaS (hizmet olarak yazılım)

ürünlerimizle farklı sektörlerde ve iş alanlarında

müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik

çözümler üreterek, dijitalleşmelerine katkıda

bulunuyoruz. Wesight ürünümüz, yapay zeka

teknolojisi ile belirlenen senaryoların kameralar

aracılığıyla tespitini yaparak, iş sağlığı ve

güvenliği alanında önemli bir teknolojik katkı

sağlıyor. Bu alanda dünya çapında bir deneyime

sahip olan Doğa HSE ile yaptığımız bu

işbirliği ile kurumların iş sağlığı ve güvenliği

standartlarında çok daha iyi bir noktaya gelmelerine

yardımcı olacağımıza inanıyorum.

Buradaki en önemli konu, çalışanların can

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, iş kazalarını azaltmak üzere

geliştirilen iş güvenliği çözümü WeSight’ın, daha fazla

endüstri ve kurumda kullanılması amacıyla, bu alandaki

uzman şirketlerinden Doğa HSE ile işbirliğine gitti. Bu anlaşmayla

iş güvenliği ekosistemine daha fazla fayda sağlamayı

hedefleyen iki şirket, Wesight çözümünün yaygın

kullanımının artırılması ve sunduğu faydaların sektörlerle

paylaşılması için birlikte çalışacak…

güvenliğinin daha az risk altında olmasıdır.

Bunun haricinde, sektörlerin ve kurumların

iş verimliliklerinin artmasına yardımcı

olan bir çözüm sunmuş olmaktan dolayı son

derece mutluyuz” dedi. Nortinvest – Doğa

HSE Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Güven

ise yaptığı değerlendirmede; “Türkiye›de

sosyal güvenlik kurumu verilerine göre, 2020

yılında 384.262 iş kazası meydana gelirken,

bu kazalarda 1.231 can kaybı yaşandı. 2030

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma

toplantısında, tüm çalışanlar için güvenli bir

çalışma ortamının teşvik edilmesine yönelik

çağrılar yapıldı. İş sağlığı ve güvenliği alanında

yapılan yatırım ve çalışmalar, kaza frekans

oranlarını, hastalığa bağlı gün kayıplarını,

maddi kayıpları ve sigorta prim kayıplarını

azaltırken; üretimi, çalışan memnuniyetini

ve kuruma bağlılığı arttırarak, şirketlerin

saygınlığına katkıda bulunuyor. Etkin

olmayan iş sağlığı ve güvenliği yönetimi ise

mesleki hastalıklar ve iş kazaları sonucu

önemli kayıplara yol açıyor. Doğa HSE olarak,

bu alanda bir değişim yaratmak için yola

çıktığımızda, sürdürülebilir bir yönetim

anlayışı için, ‘Önce İnsan’ yaklaşımını her

zaman için ön planda tuttuk. WeSight ile dijitalleşen

dünyaya uyum sağlamak öncelikli

hedefimiz. Vizyoner, sektöre katma değer ve

çözüm sağlamaya odaklı, uluslararası standartlardaki

bakış açımızla, bu alandaki çalışmalarımızı

sürdürüyoruz” dedi.

Tek merkezden çoklu risk

kontrolü

WeSight, mevcut sistemlere kolay entegre

olabilen yapısıyla, akıllı güvenlik çözümlerini

daha erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

Ekstra kamera yatırımı gerektirmeyen Wesight

bulut tabanlı ve hybrid model olarak

çalışabiliyor. İş güvenliği alanında sürekli

otomasyon sağlayan WeSight, işyeri ve çalışan

güvenliğini sağlamak için birçok farklı

özelliği bir arada sunuyor. Kişisel Verileri Koruma

Kanunu’nun tüm hükümlerine uygun

olarak geliştirilen WeSight’ın yapay zeka desteğiyle

öne çıkan genel özellikleri arasında;

alan kontrolü, ses analizi, kişisel koruyucu

ekipman kontrolü, hareketsiz kalma tespiti,

davranış ihlali tespiti, mesafe ihlali tespiti ve

yangın algılama yer alıyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü ve Dünya Sağlık

Örgütü’nün 2020 verileri, her yıl 2,3 milyon

çalışanın iş kazası yaşadığını ve 2 milyon

çalışanın iş kazaları sebebiyle hayatını kaybettiğini

gösteriyor. Bu rakamların mümkün

olduğunca düşürülmesini amaçlayan

WeSight, çalışanların koruyucu ekipman

kullanıp kullanmadığını takip ederken, yasaklı

alanlara erişim ihlallerini ve kazalara

yol açabilecek olayları izleyen teknolojik bir

çözüm olma özelliğine sahip. Sistem herhangi

bir risk veya ihlal tespit ettiğinde, yetkilileri

otomatik olarak uyarıyor.

TCL’den yıldız futbolcularla tanışma fırsatı!

44

Dünyanın önde gelen akıllı teknoloji şirketlerinden

TCL, futbolseverleri mutlu edecek bir kampanya

başlattı. Futbolseverler yıl sonuna kadar

sürecek kampanya kapsamında İngiltere’nin olağanüstü

genç orta saha oyuncusu Phil Foden, İspanya’nın

yükselen süper yıldızı Pedri ve Fransız

milli takımının kilit savunma oyuncusu Raphaël

Varane ile tanışma ve sohbet etme fırsatı yakalayacak.

Üstelik başvuru için herhangi bir satın

alma şartı da yok. 31 Aralık’a kadar aşağıdaki

link üzerinden başvuru formunu doldurmanız

yeterli oluyor. Kampanya ile ilgili açıklamada bulunan

TCL Communication Türkiye Pazarlama

TCL’in yıl sonuna kadar sürecek kampanyası kapsamında

futbolseverler, Phil Foden, Pedri ve Raphaël Varane

ile tanışma ve sohbet etme fırsatı yakalayacak. Üstelik

başvuru için herhangi bir satın alma şartı da yok. Tek

yapmanız gerek 31 Aralık’a kadar başvurunuzu yapmak…

Müdürü Arzu Topuz; “TCL’in marka elçileri, insanlara

mükemmellik yolunda ilham vermeyi

amaçlıyor. Marka elçilerimizle çalışmaya başladığımızda

elçiler ile tüketiciler arasında gerçek

bir bağ oluşturmayı da amaçladık. Bu nedenle

tüketicilere favori oyuncularıyla buluşma şansı

vermek istedik. Bu yeni kampanyamız ile Türkiye’deki

futbolseverlerin dünyanın en iyi futbolcularıyla

tanışma fırsatını yakalayacak olmasından

mutluluk duyuyoruz” dedi.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

YEO ve Ryse Energy, İngiltere Pazarı için

güçlerini birleştiriyor

Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve teknoloji şirketlerinden

YEO, 7 kıtada yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren

Ryse Energy ile iş birliğine gitti. Ryse Energy ve YEO,

İngiltere’de yenilenebilir enerji projeleri gerçekleştirmek için

ortak bir girişim kuracak…

Türkiye’nin önde gelen teknoloji ve mühendislik

şirketlerinden YEO ve yenilenebilir

enerji ve güç endüstrisi liderlerinden Ryse

Energy, İngiltere pazarında faaliyet göstermek

üzere güçlerini birleştirdi. 7 kıtada 4

binden fazla kurulumla dünyanın lider teknoloji

ve mühendislik şirketlerinden olan

Ryse Energy ve YEO, İngiltere pazarında faaliyet

göstermek üzere ortak bir şirket kurmak

üzere anlaşma imzaladı.

Enerji maliyetlerini düşürecek

Ortaklık girişimine ilişkin sözleşme YEO Yönetim

Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay Yıldız

ile Ryse Energy Kurucusu ve CEO’su Alistair

Munro arasında imzalandı. Anlaşma ile

birlikte Ryse Energy ve YEO, yenilenebilir

enerji projeleri sağlamaya odaklanan İngiltere

merkezli bir şirket kuracaklar. Söz konusu

ortak girişim, yükselen enerji maliyetlerini

önemli ölçüde azaltmak amacıyla özel, ticari,

endüstriyel ve kamu sektörü müşterilerine

rüzgar, güneş, mikro hidroelektrik ve enerji

depolaması çözümleri sağlayacak. Böylece

İngiltere pazarında enerji sorununa çözüm

olurken sürdürülebilir bir dünya için birlikte

adım atacaklar.

İngiltere’ye temiz enerji

sağlayacaklar

YEO ve Ryse Energy söz konusu ortaklıkla

İngiltere’nin enerji sorununa yenilenebilir

enerji projeleriyle çözüm sağlayacak.

Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından

yapılan analize göre, enerji krizi İngiltere

hane bütçelerini Batı Avrupa›daki herhangi

bir ülkeden daha fazla vuruyor. Enerji

uzmanları, yaklaşık 9 kat daha fazla elektrik

üreten rüzgar ve güneş enerjisinin daha hızlı

kullanıma sunulması konusunda yaygın bir

görüşe sahip. YEO ve Ryse Energy’nin ortak

girişimi, İngiltere’de müşterilerin enerji tedariklerinin

ve geleceğe yönelik enerji maliyetlerinin

kontrolünü geri almalarını sağlayacak.

Anlaşmaya ilişkin konuşan YEO Teknoloji

Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Tolunay

Yıldız, şunları söyledi: “YEO olarak temiz

ve sürdürülebilir bir dünya hedefiyle enerji

ve dijital dönüşüme yönelik tek noktadan

entegre çözümler sunuyoruz. Ryse Energy

ile kurduğumuz ortaklıkla da yenilenebilir

enerji alanında kendini kanıtlayan çözümlerimizi

İngiltere pazarına sunacağız. Enerji

alanında küresel bir çözüm ortağı olma yolunda

emin adımlarla ilerliyoruz.”

Anlaşma hakkında yorum yapan Ryse Energy

Kurucusu ve CEO’su Alistair Munro ise

şöyle konuştu: “YEO ile ortaklık, oyunun

kurallarını değiştirecek. YEO, üç kıtada 25

ülkede projelere sahip orta ve büyük ölçekli

bir yenilenebilir enerji uzmanı ve ortak girişime

zengin bir deneyim getirecek. Yeni ortak

girişim, önümüzdeki haftalarda faaliyete

geçecek ve hem Ryse hem de YEO, İngiltere

ekonomisine yatırım yapacak. İngiltere’de,

güneş, rüzgar ve enerji depolama projeleri

yoluyla ülkenin yenilenebilir enerji pazarını

büyütmeyi amaçlayan özel bir ekip oluşturacağız.”

Sektör Market

IT network

wamo’ya 1,5 milyon dolar yatırım!

2021 yılının Ocak

ayında Londra merkezli

olarak kurulan;

İngiltere ve Avrupa’da

KOBİ’lerin

finansal yönetim

ve organizasyonu

üstlenmenin yanında Türkiye’den yurt dışına

açılan ve açılmak isteyen girişimlere hizmet

sunan finansal servis platformu wamo, yatırım

turunu tamamladı. Sağladığı dijital altyapıyla

şirketlerin yurt dışı pazarlarda banka hesabı

açmalarını kolaylaştıran ve kullanıcılarının

her an her yerden ticaret yapabilmelerine olanak

sağlayan platform, Re-Pie Portföy başta

olmak üzere 8 melek yatırımcının katıldığı

yatırım turunda 19 milyon dolar değerleme

üzerinden 1,5 milyon dolar yatırım aldı. Aldığı

bu yatırımla wamo; büyümenin yanı sıra ekibini

genişletmeye, Güney Kıbrıs ve İtalya başta

olmak üzere yeni pazarlara girmeye ve yeni

ürünler geliştirmeye odaklanacak.

“Küreselde iş yapmak

isteyenlerin çözüm ortağı

olacağız”

Kurdukları platform ve geliştirdikleri inovatif

İngiltere ve Avrupa’da KOBİ’lere, Türkiye pazarında ise yurt

dışına açılan ve açılmak isteyen girişimlere hizmet veren

finansal servis platformu wamo, 19 milyon dolar değerleme

üzerinden 1,5 milyon dolar yatırım aldı. Re-Pie Portföy başta

olmak üzere 8 melek yatırımcının katıldığı turda alınan yatırım

ile wamo; ekibini yüzde 50 büyüterek yeni ürünlerle yeni

pazarlara açılacak…

çözümlerle hızlı bir ivme yakaladıklarını ve

Türkiye’deki kullanıcılara yurt dışı ticaretleri

için gerekli olan banka hesabı açmak başta

olmak üzere tüm finansal süreçlerin yönetimi

konusunda hizmet sunduklarını ifade eden

wamo’nun Kurucusu Yankı Önen, sözlerine

şöyle devam etti: “2021 yılı Ocak’tan bu yana

elde ettiğimiz büyük başarı bizleri gururlandırıyor.

wamo olarak şu anda hali hazırda İngiltere,

Avrupa Birliği, İsviçre ve Cebelitarık bölgelerinde

31 ülkeden 2 bin 500 KOBİ’ye hizmet

veriyoruz. Global ekonomilerin içinde bulunduğu

mevcut konjonktürde iyi bir değerlemeyle

başarılı bir şekilde tamamladığımız yatırımla

2022 yılı sonuna kadar Türkiye dahil hesap sayımızı

4 bine taşımayı hedeflerken, KOBİ’lerin

ticaretini kolaylaştıracak yeni ürünler hayata

geçireceğiz. Şimdiye kadar üzerimizden 350

milyon Euro’luk ticaret geçti. 2022 yılı sonunda

bu rakamı 500 milyon Euro’ya taşıyacağımızı,

2023 yılı için ise 1,5 milyar Euro’luk bir ticaret

hacmine ulaşacağımızı öngörüyoruz. İstihdamımızı

yüzde 50 artırmayı planlıyoruz. Ayrıca

2022’de Güney Kıbrıs ve İtalya’dan sonra

2023’te Portekiz başta olmak üzere Güney Avrupa’ya

açılarak şirketlerin ticaretlerini farklı

pazar koridorlarına taşımayı hedefliyoruz.

Böylece Avrupa, İngiltere pazarlarında şirket

sahibi olmak ve küreselde iş yapmak isteyen

herkesin ortak çözüm ortağı olan bir finansal

platform olarak konumlanmak istiyoruz.”

45


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Küresel çaptaki sürdürülebilirlik

yatırımları 35 trilyon doları aştı

Küresel Sürdürülebilir Yatırım Birliği’nin raporuna göre, küresel

ölçekte yapılan sürdürülebilirlik yatırımlarının 2025

yılına dek 50 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Şirketlerin

sürdürülebilirlik hedefi, kârlı büyüme hedefiyle el

ele verirken, KOBİ’ler farklı kurumların hibe desteklerinden

yararlanarak danışmanlık hizmeti alabiliyor…

Sektör Market

IT network

46

Dünyanın büyük bir iklim krizinin eşiğinde

olduğu son yıllarda şirketlerin

sürdürülebilirlik hedefleri, kârlı büyüme

hedeflerinin ayrılmaz bir parçası haline

geldi. Küresel Sürdürülebilir Yatırım Birliği’nin

(GSIA) raporuna göre, 2021 yılında

35 trilyon doları aşan küresel ölçekteki

sürdürülebilir yatırımların 2025’e dek

50 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün Oxford

Economics işbirliğiyle 40›tan fazla

ülkede gerçekleştirdiği 2022 Own Your

Impact çalışmasının sonuçlarına göre

de CEO’ların yüzde 83’ü önümüzdeki 5

yıl içinde yapacakları sürdürülebilirlik

yatırımlarının daha iyi şirket sonuçları

doğuracağına inanıyor. 28 sektörde

çalışan, 60’ı Türkiye’den 3 bin CEO’nun

katıldığı araştırmada, sürdürülebilirlik

ve dijital dönüşümü başarılı bir şekilde

entegre eden CEO’lar, dönüşümün kârlılık

üzerindeki pozitif sonuçlarını 2 yıl

içinde görmeye başladıklarını söylüyor.

Türkiye’deki CEO’ların yüzde 68’i ise gelirlerinin

yüzde 10’undan fazlasını daha

sürdürülebilir bir geleceğe yatırım için

kullanmayı planlıyor.

Mevcut koşullarda strateji, dijitalleşme,

sürdürülebilirlik gibi konularda somut

adımlar atmak isteyen şirketlerin, doğru

bir yol haritası çizmek için destek almaları

gerektiğine dikkat çeken, Türkiye’nin

önde gelen danışmanlık şirketlerinden

Mentoro’nun Kurucu Platform Direktörü

Başak Tulga Önen, “Mentoro olarak, şirketlere

ihtiyaç duydukları yol haritasını

sunuyor, sürecin kontrollü ilerlemesini

isteyen yöneticilere üst düzey ekibimiz

ve test edilmiş metodolojilerimizle rahat

bir nefes aldırıyor, ekiplerine yeni yetkinlikler

kazandırıyoruz. Ayrıca Avrupa

İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD)

yerel danışman havuzunda yer alıyoruz.

EBRD, uygunluk kriterlerine göre onay

verdigi KOBİ’lerin yönetim danışmanlığı

proje desteği almasına yardımcı oluyor

ve proje masrafının belirli bir yüzdesini,

çoğunlukla donör fonlarıyla karşılıyor”

dedi.

“Şirketlerin kârlı büyümesini

ve büyümenin sürdürülebilir

olmasını sağlıyoruz”

Strateji, yapı ve yönetişim, dijital dönüşüm

ve sürdürülebilirlik olmak üzere 4

ana alanda uzun dönemli rekabet avantajı

yaratacak çözümler sunan Mentoro’nun

danışmanlarının, iş dünyasında

yıllarca tecrübe kazanmış üst düzey

profesyonellerden oluştuğuna dikkat

çeken Başak Tulga Önen, “Ortak akılla

geliştirdiğimiz metodolojiler, sahada

test edildikten sonra müşterilerimizde

uygulamaya alınıyor. Mentoro olarak,

çalıştığımız şirketlerde yönetim bilimlerinin

en önemli konularına odaklanıyor,

şirket için en uygun çözümü tasarlıyor,

ardından teknoloji iş ortaklarını çözümlere

dahil ediyoruz. Geliştirilen sistemlerin

uygulamaya alınmasında kurumdaki

ekiplerle beraber çalışıp aktif rol alarak

şirketlerin kârlı büyümesini ve büyümenin

sürdürülebilir olmasını sağlıyoruz”

dedi.

“Projeleri daha düşük

maliyetlerle, çok daha hızlı

gerçekleştiriyoruz”

Sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, inovasyon,

yeni iş stratejisi, yenilikçi organizasyon

modeli, müşteri deneyimi,

çevik yönetim ve operasyonel tasarım

konularında birçok başarı hikayesine

sahip Mentoro’nun Kurucu Platform

Direktörü Başak Tulga Önen, sözlerine

şöyle devam etti: “Yaptığımız her projede

yaklaşım, tecrübe ve metodolojilerimizi

müşterimizin ekibiyle paylaşıyor, onlara

yeni ve ömür boyu kullanabilecekleri

değerli yetkinlikler kazandırıyoruz.

Kullandığımız metodolojiler ve gerçek iş

tecrübesiyle, diğer danışmanlık şirketlerinin

aylar süren projelerini biz birkaç

hafta içinde tamamlıyoruz. Mentoro,

platform yapılarının avantajlarından

faydalanarak, projeleri çok daha düşük

maliyetle ve çok daha hızlı gerçekleştiriyor.”

Belirli koşulları sağlayan

şirketlere EBRD’den hibe

desteği

EBRD’nin danışman havuzunda yer

almanın bir ayrıcalık olduğunu ifade

eden Başak Tulga Önen, sürdürülebilirlik

alanında doğru yatırımlar yapan ve

aranan kriterleri karşılayan şirketlerin

danışmanlık projesi hibe desteğine hak

kazanabildiğini söylüyor ve ekliyor: “İşini

büyütmek, dijitalleşmek, daha sürdürülebilir

olmak isteyen şirketler, Mentoro’nun

danışmanlarıyla çalışıp uygunluk

kriterlerini sağladıkları takdirde, projelerine

EBRD’den hibe desteği alabiliyor.

EBRD’nin destek kapsamına girmek için

öncelikle Avrupa Birliği’nin KOBİ tanımı

içerisinde yer almak gerekiyor. Bu da

şirketin 50 milyon eurodan düşük ciroya

veya 43 milyon eurodan az bilanço büyüklüğüne

ve 250’den az çalışana sahip

olması anlamına geliyor. En az 2 yıllık

ticari geçmişe sahip olarak 2 yıl için finansal

veri sunabilmesi ve büyüme trendi

göstermesi beklenen şirketler, faaliyet

alanı fark etmeksizin hibe desteğinden

yararlanabiliyor.”


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ

ITnetwork

Metaverse’ün ilk akaryakıt istasyonu Aytemiz’den!

Sektörde yenilikçi ve şaşırtan hizmetleri ile öne çıkan

yüzde 100 Türk markası Aytemiz, Metaverse’ün

en popüler evreni Decentraland‘te açtığı istasyonla

dünyada bir ilki gerçekleştirdi…

Akaryakıt sektörünün önde gelen ve yüzde

100 yerli markası Aytemiz, teknolojiye ve geleceğe

yönelik yaptığı yatırımlarla sektörde

farklılaşmaya devam ediyor. Aytemiz, Metaverse’teki

en popüler evren olan Decentraland’te

139,-72 koordinatlarında açtığı

akaryakıt istasyonuyla dünyada Metaverse

evrenine giren ilk akaryakıt şirketi oldu.

Decentraland evrenindeki Aytemiz istasyonunun

ziyaretçileri hem yeni bir istasyon

deneyimi yaşayacak hem de istasyonda yer

alan uygulama ekranları üzerinden sunulan

özel kod ile yıl sonuna kadar Aytemiz

Vaay uygulamasındaki indirime ek, yüzde

50 avantajlı akaryakıt alma fırsatına sahip

olacaklar.

Metaverse’ün kullanıcıların sanal ve gerçek

dünyayı aynı anda deneyimleyebildiği bir tür

yeni gerçeklik olduğunu hatırlatan Aytemiz

Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, “Metarverse’ün

ilk akaryakıt istasyonunu Decentraland

içindeki popüler alanlardan biri olan ve

şu anda aylık 280 bin kişi tarafından ziyaret

edilen Dragon City isimli tema parkın yanına

kurduk. Özellikle erişimi kolay ve eğlenceli

bu yeni sanal deneyimin herkesin çok ilgisini

çekeceğini düşünüyoruz. Bu yeni sanal

dünyanın, e-ticaret de dahil, tüm ticareti

yeniden değiştireceğini öngörüyoruz. Önümüzdeki

dönemde market ve akaryakıt alışverişlerimizi

çok daha kişiselleştirilmiş deneyimlerle

gerçekleştirmek mümkün olacak.

Metaverse evreninde yer alan dünyanın ilk

akaryakıt markası olarak geleceğe kendimizi

bugünden hazırlıyor, sunacağımız deneyimlerle

rekabette ön plana çıkmak istiyoruz. Bu

tür teknoloji odaklı projelerin gençlerin daha

fazla ilgisini çekeceğini düşünüyoruz. Geleceği

sahiplenen farklı projelerle sektörümüze

öncülük etmeyi hedefliyoruz” dedi.

Metaverse’e özel akaryakıt:

MetaFuel

Aytemiz’in Metaverse için özel olarak

konumlandırdığı yakıt hakkında da bilgi

veren Demirağ, bunun tüm dünyada sektör

için bir ilk olduğuna dikkat çekti. Demirağ,

“Geleceğin yakıtı konsepti ile ‘MetaFuel’ yakıtına

ilk defa bu istasyonumuzda bir pompa

adasında yer verdik. Teknoloji meraklıları AR

teknolojisi sayesinde MetaFuel pompa adalarını,

akıllı cihazları vasıtası ile deneyimleme

ve görme fırsatını yakalayabilecekler.

Dünyadaki ticaret yapma şeklinin tamamen

değişeceği yakın gelecekte Metaverse için

geliştirilen ürünleri bu evrendeki alanları

ziyaret ederek ve kendi özel para birimleriyle

satın almak mümkün olabilecek. Dönüşen

dünyada şirketler, toplam cirolarının

ve kârlarının büyük oranını bu sanal

evrenlerdeki faaliyetlerinden elde edecekler”

diye konuştu.

Decentraland’teki ilk akaryakıt istasyonunda

Aytemiz Vaay uygulamasının yanı

sıra Self Servis, Motorcu Dostu İstasyon ve

elektrikli araç şarj noktası gibi Aytemiz’in

müşterilerine sunduğu tüm şaşırtan ürün

ve hizmetler de yer alıyor. Aytemiz’in yeni

ve modern konseptli ON 7/24 Market’inin

de bulunduğu istasyonda Aytemiz’in katkılı

yakıtı Optimum da tanıtılıyor. On the Wash

bölümünde ekspres araç yıkama hizmeti

vurgulanırken, Aytemiz istasyonlarında

satışı gerçekleştirilen lider madeni yağ

markası olan Castrol’ün ürünleri de marketteki

raflarda sergileniyor. Elektrikli araç

şarj noktasında ise yenilenen tasarımıyla

yüzde 100 elektrikli ve 440 km WLTP (Hafif

Taşıtlar İçin Dünya Genelinde Uyumlu Test

Prosedürü) menzile sahip olan MG’nin yeni

ZS EV modeliyle gelecekteki dönüşüm vurgulanıyor.

Sektör Market

IT network

Tech Data Türkiye’nin Adı TD SYNNEX Türkiye oldu

Dünyanın önde gelen çok

uluslu teknoloji şirketi TD

SYNNEX, Türkiye dahil

Avrupa ile Latin Amerika

ve Karayipler’deki (LAC)

operasyonlarında, resmi

olarak TD SYNNEX

markasına geçiş yaptığını

duyurdu. Bu karar, 2021 yılında Tech Data ile

SYNNEX Corporation arasındaki birleşmenin

ardından geldi. Bu birleşme sonucunda;

kapsamlı ürün, çözüm ve hizmet portföyü ile

100’den fazla ülkedeki iş ortaklarına ve tedarikçilere

hizmet sunan, global ölçekte önde gelen

bir marka da ortaya çıkmış oldu. Fortune 100

Listesi’nde 60. sırada yer alan şirket, Asya Pasifik

(APAC) bölgesinde ise “Tech Data, A TD

SYNNEX Company” adıyla faaliyet göstermeye

devam edecek. Japonya operasyonları ise hâlihazırda

TD SYNNEX markası altında faaliyetlerini

yürütüyor. TD SYNNEX CEO’su Rich Hume

yaptığı açıklamada, “Bugün, TD SYNNEX markasının

Avrupa ve LAC’de faaliyete geçişini kutladığımız

özel bir gün. Bu yeni aşamada, uçtan

uca teknoloji portföyümüz ve kapsamlı hizmet

Fortune 100 listesinde yer alan, dünyanın önde gelen

çok uluslu teknoloji şirketi TD SYNNEX, Türkiye

de dahil dünyanın pek çok ülkesinde faaliyetlerinde

isim değişikliğine gittiğini duyurdu…

tekliflerimiz aracılığıyla ekosistem iş ortaklarımıza

daha yüksek değer sunma taahhüdümüzü

güçlendireceğiz. Bunların tümü, dünya

genelindeki 22 binden fazla çalışanımızın tutkusu,

bağlılığı ve derin bilgisiyle destekleniyor.

TD SYNNEX, teknoloji dünyasını dönüştürmede

önemli bir rol oynuyor; dünya üzerinde

olumlu bir etki yaratmak için de eşit derecede

önemli bir sorumluluğa sahibiz. Kurumsal

sosyal sorumluluk konusuna odaklanmamız,

dünyayı hem bugün hem de gelecekte daha iyi

bir yer haline getirme vizyonumuzu yansıtıyor.”

dedi. TD SYNNEX Türkiye Genel Müdürü Behçet

Yumrukçallı ise açıklamasında şunları söyledi:

“Tech Data Türkiye adı altında ülkemizde

yaklaşık 4 yıllık bir geçmişimiz var. Türkiye’de

faaliyete başladığımız ilk günden bu yana iş birliklerimizi

çok hızlı ilerlettik, ciddi bir büyüme

ivmesi yakaladık. 2021 yılında ise global çapta

şirketimiz için önemli bir gelişme yaşadık. Tech

Data’nın Fortune tarafından hazırlanan ‘Dünyanın

En Beğenilen Şirketleri’ listesinde yer alan

SYNNEX ile yaptığı birleşme sonucu ‘Tech Data

A TD SYNNEX Company’ adını aldık ve dünyanın

en büyük küresel BT distribütörü haline

geldik. Sınıfının en iyisi ürün ve çözümleri içeren

küresel bir dağıtım platformuna benzersiz

erişim imkânına sahip olduk. Bu birleşmenin

ardından Tech Data A TD SYNNEX Company

Türkiye yoluna artık TD SYNNEX Türkiye adı

ile devam edecek. Birleşmemizden aldığımız

güç ve kazandığımız deneyimi şirket adımıza

da yansıtarak ülkemizdeki müşterilerimize çok

daha zengin ürün ve hizmet portföyü sunacağız.”

47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!