27.12.2012 Views

O,5HP1OOHP 1O devirden! kad REDUKTÖR ihtiyaçlarınız!

O,5HP1OOHP 1O devirden! kad REDUKTÖR ihtiyaçlarınız!

O,5HP1OOHP 1O devirden! kad REDUKTÖR ihtiyaçlarınız!

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

ısisat armatürlerinde açfo kapamayı temin eden<br />

vidalı çalışan aksamı fiziksel ve kimyasal etkenlerden koruyan<br />

ve armatürün ömrünü uzatan 0-RiNG'li<br />

I


M. M. 2<br />

yılın tecrübesi ile<br />

modern<br />

mekanize<br />

dökümhanemiz<br />

hizmetinizdedir<br />

JTL<br />

n JKL.<br />

:v<br />

ERKUNT<br />

SANAYİ A. Ş.<br />

DÖKÜM VE MAKİNE FABRİKASI<br />

Ankara _ İstanbul devlat'yolu 9. ki. tal. 231392 P. K. 624<br />

231393 ANKARA<br />

'M..


Seri imalât için<br />

son derece hassas ve<br />

yerimli tezgâhlar<br />

SATIH TAŞLAMA MAKİNELERİ<br />

Mi STANKDIMPaRT<br />

MOSKOVA —SSCB<br />

KRANK MİÜ REKTİFİYE MAKİNELERİ<br />

En iensm çeşit a Ödemede kotaybk D Dcrtmiesliıa D Bolum servisi<br />

ÜNİYERSAL TAŞLAMA MAKİNELERİ<br />

İSTANBUL<br />

ANKARA<br />

M- M. Ş


Ma Ma 8<br />

İSTANBUL mağazamızda<br />

faaliyete geçti<br />

ankara<br />

mağazamızı<br />

İstanbul<br />

mağazamızı<br />

Şehit teğmenkalmaz caddesi<br />

Modern çarşı 114<br />

tel: 1176 84-119767<br />

Karaköy Necatibey<br />

Caddesi No.-68<br />

tel: 49 60 50<br />

Bil Reklâm: 186


SUNGURLAR<br />

yurt kalkınmasında<br />

dey eserler veren<br />

öncü kuruluş<br />

MUHTELİF KOMPLE TESBIEIDEN BİRKAÇI<br />

SEKA DALAMAN Soda kazanı tesisi "SEKA ÇAYCUMA Döner kireç fırını tesisi PEGAGAZ ve AYGAZ LPG küresel tank<br />

tesisleri (Aliağa - izmir)<br />

ISI SANTRALLARI KİREÇ,CUBRE FABRİKALARI PETROKİMYA TESİSLERİ DÖNER FIRINLAR KOMPLE ENDÜSTRİ TESİSLERİ NEBATİ YArt<br />

SU HAZIRLAMA TESİSLERİ ÇİMENTO FABRİKALARI AKARYAKIT DEPOLAMA VE ÇÖP YAKMA FIRINLARI ?ATreM»RATÖRLEBt MEYVE SUYU<br />

KLİMA TESİSLERİ TUZ TEMİZLEME TESİSLERİ POMPALAMA İSTASYONLARI LİMAN VİNÇLERİ CAZOMETRELER SÜT. YEM FABRİKALARI<br />

SOCUTMA KULELERİ ARK OCAKLARI TESİSLERİ HERTÜRLÜ KURUTMA FIRINLARI ÇELİK KONSTRÜKSİYON CAZ°»ETRELtK sul.na.rMI.lu<br />

SEKA ÇAYCUMA Yağ kazanı tesisi BOMONTI BİRA FAB. Su borulu Paket<br />

tipi kazanlı buhar santralı<br />

TÜRKİYEPE KAZAN SANAYİİNİ KURAN VE GELİŞTİREN SUNGURLARIN<br />

ESERLERİ ÜLKEMİZİN HER KÖŞESİNDE BAŞARI İLE ÇALIŞMAKTADIR.<br />

TAT KONSERVE Skoç kazanlı buhar santralı<br />

İMALAT- MONTAJ-TAAHHÜT - İTHALAT- MÜŞAVİRLİK-PROJE<br />

SUNGURLAR HER TÜRLÜ SANAYİ TESİSLERİNİZ İÇİN HİZMETİNİZDEDİR.<br />

SUNGURLAR ISI SANAYİİ A S .<br />

BOĞAZKESEN CAD. 63. SUNGURLAR HAN TOPHANE - İSTANBUL ANKARA: ATATÜRK BULVARI • KINACI APT. 107/4 YENİŞEHİR • ANKARA<br />

TELEFON: 45 5124-8 TELEFON: 12 80 34<br />

FABRİKA: KEMERBURGAZ CAD. ÇOBANÇEŞME MEVKİİ SİLÂHTAR .12 96 07 _ _ _<br />

TELEFON Md 2153 08 İSTANBUL İZMİR: ATATÜRK CAD. 350/A BİRİNCİ KORDON ALSANCAK - İZMİR<br />

SANT. 23 22 50-1 T.İM 22637 TELEFON: 26020<br />

ANK. 117 ADANA; Mrtyotajil caknttk.cad No. 15» Adan* TELıtl3M<br />

1


SU PROBLEMİNİZ BUNLAR MI?<br />

SU TASFİYE — ŞARTLANDIRMA VE KİMYASAL PROSES<br />

TESİSLERİ:<br />

— Her kapasitede içme suyu şartlandırma ve dezenfeksiyontesisleri.<br />

— Her kapasitede çökertme ve sedimantasyon havuzları.<br />

— Koagülan ve diğer kimyasal maddeler için doz verme tesisleri.<br />

— Standart, çabuk ve modern metodlarla kireçle su yumu-<br />

şatma ve alkalinite giderme tesisleri.<br />

— Her kapasitede normal iyon değiştirme metoduyla %u yu-<br />

muşatma tesisleri.<br />

— Damıtık su evsafında su elde etmek için her kapasitede<br />

iyon değistiricili deminerallze su tesisleri.<br />

— Yüksele basınç ve kapasiteli termik santraller için su de-<br />

mineralizasyon tesisleri yapımı.<br />

— Soğutma devreleri için su şartlandırma tesisleri.<br />

— Tuzlu sulardan tatlı su elde eden elektrodializ ve ters-<br />

osmosis tesisleri.<br />

— Her kapasitede şehir ve kasaba pis sularının zararsız hale<br />

getirilmesi için kimyasal ve biyolojik tasfiye tesisleri.<br />

— Kamplar, moteller, oteller için küçük pis su tasfiye<br />

üniteleri.<br />

— Endüstriyel zehirli artık suların zararsız hale getirilmesi<br />

ve kıymetli unsurların geri kazanılması tesisleri.<br />

SU SOĞUTMA KULELERİ VE HAVALI SOĞUTUCULAR :<br />

— 500 000 000 Kcal kapasiteye <strong>kad</strong>ar konfor ve endüstriyel<br />

maksatlar için su soğutma kulelerinin projelendirme, ima-<br />

Ut ve montajlarının yapımı.<br />

— Mekanik fan, redüktör ve tu dağıtımı, pompalama sis-<br />

temleri ve otomatik çalışma düzenlerinin projelendirile-<br />

rek payımı.<br />

HİDROLİK POMPALAMA VE TRANSFER TESİSLERİ :<br />

— Tatlı su, deniz suyu ve kimyasal suların pompalama is-<br />

tasyonları ve komple tesislerinin projelendirilmesi, yapımı<br />

ve muayyen kapasitede pompaların imali.<br />

...... KISACA SU İLE İLGİLİ HER PROBLEMİNİZ<br />

BİZİM KONUMUZDUR. TEKNİK VE MÜTEHASSIZ<br />

KADROMUZLA HİZMETİNİZDEYİZ.<br />

M. M. 6<br />

Fabrika : Tikvesli Yolu Topçular/Rami — İstanbul<br />

Genel Merkez : Kore Şehitleri Cad. No.: 50 Zincirlikuyu — İstanbul<br />

Satış Merkezi : Necatibey Cad. No.: 84 Karaköy — istanbul<br />

Ankara Şubesi : Anbarlar Yolu 4/1 Sıhhiye-«Ankara<br />

İzmir Şubesi : Gümrük I? Hanı Güm. Meyd. Konak —İzmir<br />

Tel.: 23 21 20/5 hat<br />

Tel.: 48 34 14<br />

Tel.: 45 70 95/5 hat<br />

Tel.: 12 27 39-1219 57<br />

Tel.: 32 997


. 5 - •<br />

lnhita-Klht --u-Soğulma<br />

Su Tası'ive-Şarllandını/a<br />

Kimyasal Proses TesisU<br />

Su soğulma kuleleri<br />

ve Havalı Soğutucular<br />

Akar yakıl Pompa re<br />

Yakma Tesisleri<br />

Otomatik Kontrol<br />

Hidrolik Pompalama<br />

ve Transfer Tesisleri<br />

Elektrik Tesisleri<br />

Mekanik Montaj<br />

ve Çelik Konslruksiyon<br />

İnşaat Organizasyonu<br />

LtNDİRME<br />

:METLERINDE<br />

a ve Kere en<br />

M. M. 14


, •«•<br />

makina<br />

sanayii<br />

koli. sti.<br />

ergctt ergat<br />

diafram Plug<br />

valf valf<br />

MMO kalite belgesine haizdir.<br />

M. M. 23


PROGRAM KONTROLLÜ<br />

NORMALİZASYON FIRINI<br />

TEK KAPILI KUTU TİPİ TAV FIRINI<br />

RULOLU KONTİNÜ TİP MANYETİK SAÇ<br />

TAVLAMA FIRINI<br />

GAZ SİRKÜLASYONLU DÜŞEY TİP<br />

SEMENTASYON FIRINI<br />

HAVA SİRKÜLASYONLU BOBİN<br />

KURUTMA FIRINI<br />

DÖNER RULOLU TAV BAKIR BORU<br />

VE ŞERİT TAV FIRINI<br />

ALÜMİNYUM ERGİTME FIRINI<br />

ALÜMİNYUM SICAK TUTMA FIRINI<br />

DÖNER TABANLI KONTİNÜ<br />

TAV FIRINI<br />

İKİ KAPILI KUTU TİPİ TAV FIRINI<br />

ELEKTRİKLE ISITMALI GALVANIZASYf A<br />

FIRINI VE POTASI<br />

HAVA SİRKÜLASYONLU FLUX<br />

KURUTMA FIRINI<br />

DİREKT SICAK HAVA ÜRETİCİSİ<br />

VE YAKIT DONANIMI<br />

İNDİREKT SICAK HAVA ÜRETİCİSİ<br />

VE YAKIT DONANIMI<br />

BORU UCU TAV FIRINI<br />

YÜRÜYEN TABANLI BORU<br />

TAV FIRINI<br />

DİKEY TİP ELEKTRİKLİ<br />

ISIL İŞLEM FIRINI<br />

TUZ BANYOLU ISIL İŞLEM I İR ES I<br />

1969<br />

1970<br />

'-'• •-. -.<br />

'«• ' .'oı<br />

ı»7,'f«


KDNKASÜR<br />

BETDNÎYERLER<br />

TRANSMİKSER<br />

İMALATIMIZ<br />

Beton iverler<br />

Transm i k serler<br />

Melâksörle<br />

Beton Santralları<br />

Aü,regat Yıkama -<br />

Eleme Tesisleri<br />

A^re^at Tartı Tesisleri<br />

A^regat Elekleri<br />

Konkasörlei 1<br />

Silindir Kırıcıları<br />

Çek içi i ve Merdaneli<br />

Kırıcılar<br />

Kırına Tesisleri<br />

( Sabit veya Seyyar )<br />

Vinç ve Yük Asansörleri<br />

Keçi Ayakları ve<br />

Silindirleri<br />

Kompaktöıier<br />

Malzeme nakletme<br />

Tesisleri<br />

Fabrikamızda isteme lî**re etuü<br />

NA-CE M AKİN A SANAYİİ LTD.ŞTİ.<br />

Merkez;<br />

o Yeni Sanayi Çarşısı Giriş Caddesi No. 14 ANKARA Tel: 110086 - 104153 -. 1.06124<br />

Fabrika ; Ankara-İstanbul yolu lO.km dedir. Tel : 15 60 52<br />

O İSTANBUL İRTİBAT BÜROSU : Söğütlüçe§me Cad. Altmoğlu İş Hanı No. 10 Kadıköy-İSTANBUL<br />

Tel : 36 44 67<br />

M. M. 12<br />

Bil Reklâm: 190


ısıtma, soğutma, klima<br />

havalandırma<br />

mazot ve ağır yağ yakma<br />

mutfak, çamaşırhane tesisleri<br />

ye komple tesis kurma<br />

imalat, taahhüt, mümessillik, proje<br />

müşavirlik<br />

bizim konumuzdur.<br />

X NDÜSTRi<br />

İZOLASYON VE TESİSAT İTO ŞT!<br />

kızılay inkilap sokak arı ap. no. 15/14 kat 4 tel. 18 06 79 telg. İZOLASYON-ANKARA<br />

M. M. 44


A P E X MAKİNE ENDÜSTİRİSİ KOLL. ŞTİ.<br />

Fab. Şişli Ayazağa Oto Sanayi Sitesi Seçilmiş Şok.8 . . „ _ o<br />

Büro. Tepebası Tarhan Han No.99/3 Telefon. 64 23 35 - 44 99 49<br />

Meşrubat<br />

Gıda<br />

Kimya<br />

İlaç<br />

Boya<br />

Kozmetik<br />

Tekstil Sanayi IÇIN<br />

PASLANMAZ ÇELİKTEN MAMUL<br />

> Karıştırıcılar =<br />

• TEFLON CONTALI<br />

> Küresel Vanalar<br />

> Depolama Tankları<br />

1• FABRİKA DAHİLİ ve HARİCİ İÇİN<br />

> Transport Makinaları<br />

>••••••«•• ;•:•:•:•»<br />

o Bantlı Konveyörler<br />

o Elevatörler<br />

o Her türlü nakil<br />

tesisleri<br />

o Kaldırma Arabaları<br />

M. M. 32<br />

BÜTÜN MAMULLERİMİZ BİR YIL GARANTİLİDİR<br />

Fatih Reklâm:


I/ıIIIıI<br />

kutlarız<br />

petek a.ş<br />

Merkez:Necatibey Cad.151 Karaköy- İstanbul<br />

Tel:4989 22 TeJgÖZKÖSEOĞLU Teleks:22261 ısı tr<br />

$ube:Mithatpaşa Cad.59 4 Yenişehir -Ankara<br />

Tel12 05 53 Teleks:42158 petk tr<br />

M. M


M. M. 25<br />

vitra<br />

sıhhidir<br />

kolay<br />

temizlenir<br />

koku<br />

yapmaz<br />

VİTRA SIHHİ TESİSAT MALZEMESİ<br />

EGZACIBAŞI SERAMİK FABRİKALARI AŞ.<br />

ı.*:, .


AHMET ERDOĞAN İMALÂTveTAAHHÜT FİRMASI<br />

HER NEVİ İNŞAAT. TESİSAT, İZOLÂSYON VE MONTAJ İŞLERİ<br />

KİESELGURDAN HER ÇAPTA KOKİL, DÜZ SATIH İZOLE İMALÂTI VE MONTAJI<br />

BÜRO- CADOEBOSTAN. İSKELE CAD. 19/5 ERENKÖY - İSTANBUL - TIC SİC : 61435/24274 • P.K.: 37 SUADİYE - İSTANBUL<br />

Telefon: 55 45 29 - 55 25 96<br />

:<br />

i Müessesemiz<br />

Tnrt kalkınmasındaki<br />

' s , hizmetlerine<br />

\ her çeşit inşaat<br />

Mili ve tesisat işlerini<br />

anahtar<br />

teslimi<br />

yaparak<br />

devam<br />

etmektedir.<br />

ERDOĞAN Apartmanı<br />

Şişli Terakki Lisesi E R Ö Z Apartmanı<br />

REFERANSLARIMIZ :<br />

— Etibank Konya Seydişehir Alüminyum Tesisleri 3. Grup İzolasyon İşleri 64.000 m 2<br />

— T.P.A.O. Aliağa İzmir Rafinerisi İzolasyonu 29.000 m 2<br />

— Karadeniz Bakır İşletmeleri Samsun Tesisleri İzolasyon işleri 22.000 m 2<br />

— Etibank Konya Seydişehir Alüminyum Tesisleri 4. Grup İzolasyon işleri 21.500 m 2<br />

— Ambarlı Termik Santralı İzolasyonu 20.000 m 2<br />

— Et ve Balık Kurumu Beşiktaş, Haydarpaşa, Zeytinburnu, Konya, Ankara,<br />

— Erzurum sıcak ve soğuk izolasyon montajları 37.000 m 2<br />

— Süt Endüstrisi Kurumu İstanbul Süt Fabrikası İnşaat ve Soğuk İzolasyonu 5.500 m 2<br />

— Türk Petrolleri Üsküdar Soğuk Hava Depoları İzolasyonu ve İnşaat işleri 2.500 m 2<br />

— Orta Doğu Teknik Üniversitesi Isı Galerileri izolasyonu 60.000 mt<br />

— Çayırova Şişe ve Cam Fabrikası İzolasyonu 11.000 mt<br />

— Tarabya Oteli izolasyon ve Sıhhi Tesisat işleri 18.000 mt<br />

— istanbul Belediye Sarayı İzolasyon işleri 7.000 mt<br />

— T.P.A.O. Aliağa izmir Rafinerisi Kumla temizleme ve yağlı boya işleri 75.000 m 2<br />

— Adana Güney Sanayi Dokuma Fabrikası İzolasyon Montajı 5.000 mt<br />

— T.C. Şişli Terakki Lisesi inşaat ve Tesisat işleri 2.000 m 2<br />

— Derya Fabrikası inşaatı, anahtar teslimi 1.500 m 2 (İstanbul Kartal'da)<br />

— özel inşaatlarımız: Erdoğan Apartmanı İnşaat sahası 1.800 m 2 (İstanbul Caddebostan'da)<br />

— özel İnşaatlarımız: Eröz Apartmanı İnşaat sahası 2.600 m 2 (istanbul Suadiye'de)<br />

— S.S. Et ve Balık Kurumu İşçi Yapı Kooperatifi Bostancı ve Küçükçekmece'de<br />

83 dairelik 10.000 m 2 lik mesken inşaatları Firmamızca anahtar<br />

teslimi yapılmaktadır.<br />

Bunların dışında Firmamızca yurdun her yerinde milyonlarca metre<br />

İzolasyon işleri yapılmıştır.<br />

Sınırlı Sorumlu Et ve Balık Kurumu Haydarpaşa Soğuk Depo Kooperatifinin 83 dairelik İnşaatları<br />

M. M. 31


Büyük sorumlulukları vardır, kabloların.<br />

Elektrik enerjisi taşımaktan yana.<br />

Günlük hayatın akışı,<br />

fabrikaların çalışması bu güçlü kablolarla<br />

gerçekleşir hep.<br />

An-Ka değişmeyen kalitesi,<br />

standartlarına uygunluğu ile<br />

kablo konusunda güveneceğiniz isimdir.<br />

Kalitede Güveneceğiniz Kablo<br />

Fabrika : Eski Edirne asfaltı No: 34 Gaziosmanpaşa<br />

Tel : 23 44 85<br />

Büro : Okçumusa Cad. Midilli Sokak No: 2<br />

Bankalar Sarayı Kat 4 Tel : 44 73 07 - 49 01 37<br />

M. M. 36 Reklam Moran: 2749


TürK<br />

endüstri<br />

Katalogu


M. M. 27<br />

TEFLON*<br />

P.T.F.E Polytetrafluoroethylene<br />

•^T Reg. U.S. Pat. office for Du Pont's (Her hakkı mahfuzdur)<br />

TEFLON MAMULLERİMİZ<br />

SIZDIRMAZLIK İÇİN POLİBANT - CONTALIK YUMUŞAK POLİKORT -<br />

CONTA - O'RING - V'RING - U'RING - SEGMAN - BURÇ - YA-<br />

TAK - VANA SETLERİ - DİYAFRAM - BORULAR - HORTUMLAR -<br />

LEVHA - TAKOZ - ÇUBUK - TEFLONLU YAĞ VE GRESLER - AYRI-<br />

CA HER TÜR ÖZEL İMALÂT<br />

TEKNİK ÖZELLİKLERİ<br />

KİMYASAL DAYANIKLILIK :<br />

Yalnız Na ve K madenleri ile bazı şartlarda fluor ve yüksek sıcaklıklarda bir kısım fluorlu bileşimlerin dışında<br />

— diğer bütün kimyevi maddelere— karşı dayanıklıdır. Hiç bir solventte çözülmez ve şişme yapmaz.<br />

TERMİK DAYANIKLILIĞI :<br />

— 250*C ilâ +250*C arasında devamlı kullanılabilir.<br />

ELEKTRİKSEL ÖZELLİKLERİ :<br />

Bütün malzemeler içinde en üstün özelliklere sahip bir izolasyon malzemesidir.<br />

YÜZEYSEL ÖZELLİKLERİ :<br />

P. T. F. E. yüzeyleri yapışmama özelliğine sahiptir. En yapışkan maddeler dahi yüzeyinden kolaylıkla sıyrılabilir.<br />

Katı maddeler arasında en düşük sürtünme katsayısına sahiptir.<br />

Bu özelliklerin her biri, tek başına erişilmesi güç birer değer olup, bunlardan birkaçının bir arada bulunması<br />

gereken yerlerde, çözümü imkânsız gibi görünen endüstri problemleri P. T. F. E. kullanmak suretiyle çözülebilir<br />

olmuş ve olmaktadır.<br />

POLİKİM POLİMER VE KİMYA SANAYİİ<br />

Necatibey Caddesi, Karanlık Fırın Sokak No.: 5/1 Kara köy — İSTANBUL<br />

Telefon : 44 70 44 - 49 41 71 - Telgraf : Fenkara — İSTANBUL


GÜVENLE KULLANABİLECEĞİNİZ ĞİNİ<br />

KOnUEKTÖRLGRİ<br />

Modern Daireler<br />

Bürolar<br />

Fabrikalar<br />

Sinemalar<br />

Okullar<br />

Hastahaneler<br />

Oteller<br />

ve<br />

Bütün Turistik Tesisler<br />

Fabrika<br />

Tel.<br />

Pazarlama<br />

Tel.<br />

İçin Cazip Görünüşü<br />

Üstün Kapasitesi<br />

Uzun Ömrü<br />

Muhtelif Tip ve Renkleri İle<br />

EN İDEAL ISITMA CİHAZIDIR<br />

ALDAĞ A.Ş.<br />

Topçular, Bahçe. Yolu No: 10 Rami-ÎST.<br />

23 21 25 -. 23 25 66<br />

Kemeraltı Cad. 37 Balkan Han Kat-4 Karaköy-İST.<br />

45 05 14 - 45 05 15<br />

M. M. 7


TESANla<br />

TANISAUM...<br />

TESAN NE WAR ?<br />

ki bir fabrika kuracaksınız..<br />

BUHAR ve KIZGIN SU SANTRALLARI.<br />

ISITMA.KLİMA TESİSLERİ,<br />

KIZGIN YAĞ TESİSLERİ gerekli<br />

fabrikanız icin._TESAN'a başvurun hemen.<br />

TESAN her şeyi düşünür, en iyisini yapar.<br />

TESANa bırakın her isi...<br />

TESAN Güvenir Kendine...<br />

Bilimsel föntemle<br />

CalışırÇünkü...<br />

G fesçin<br />

m m m m TESİSAT ve ISI SANAYİİ KDLL STİ.<br />

Necatibey Cad. Mimar Han Kati No.58/1 Karaköy.İstanbul Tel:450641<br />

M. M. 37<br />

Ekran Ajans:


T. P.A.O.<br />

BATMAN RAFİNERİSİ<br />

HAM PETROL ÜNİTESİ<br />

ETİBANK<br />

ERGANİ BAKIR<br />

İŞLETMELERİ<br />

SÜLFİRİK ASİT FABRİKASI<br />

NKE1<br />

«m,<br />

İMAMT.<br />

MONTAJ<br />

işte<br />

ıczn<br />

endüstri tesisleri<br />

imalât ve<br />

montaj taahhüt a.ş.<br />

NECATtBEY CAD. 151 KARAKÖY / İSTANBUL<br />

TEL : 49 02 20 - 49 02 21 TELEX : 261 ÖZKÖSE / İST.<br />

M. M. 47


WHBCD<br />

HER KAPASİTE VE GUÇDE<br />

WABCO<br />

HAULB^K KAMYONLARI,<br />

WABCQ<br />

SKREYPER E<br />

GREYDERLERİ<br />

TÜRKİYE T£K SATICISI<br />

HUR MADEN VE<br />

SANAYİ LS.<br />

M. M. 9<br />

Atatürk bulvarı no.84 yenişehir ankara tel: 12^602-l<br />

~ t«kx:î84poUr«fik<br />

Bil Reklâm : 187


ISITMA<br />

HAVALANDIRMA<br />

K<br />

HAVA Ue IMAve<br />

ASIMA<br />

KONUSUNDA<br />

HİZMETİNİZDE<br />

Fabrika : Topkapı Gümüşsüyü, Fazlı Paşa Cad. No : 5/1<br />

Tel: 2187 18-2136 70<br />

Mağaza : Necatibey Cad. Karanlık Fırın Sokak No : 7 KARAKÖY<br />

Tel: 44 4112-44 70 26-45 5194<br />

VANTİLATÖRLER<br />

alçak basınçlı vantilatörler •<br />

orta basınçlı vantilatörler<br />

yüksek basınçlı vanftaMMer<br />

körükler<br />

çatı aspiratörleri<br />

akslyal vantilatörler<br />

endüstriyel vantilatörler<br />

ISITMA CİHAZLARI<br />

duvar tipi radyal vantilatörlü<br />

hava apareyleri<br />

tavan tipi aksiyal-vantilatörlü<br />

hava apareyierl<br />

salon tipi radyal vantilatörlü<br />

hava apareyleri<br />

SOĞUTMA KULELERİ<br />

SANTRALLAR<br />

ısıtma santradan<br />

soğutma santrallari<br />

klima santradan<br />

ENDÜSTRİYELCİHAZLAR<br />

toz filitreleri<br />

siklonlar<br />

evaporatif soğutma cihazları<br />

Bil Reklam: 188 / M. M. 10


M. M. 33<br />

İZMİR<br />

NURALP<br />

MARKAMIZ TESCİLLİDİR<br />

NURALP<br />

TEKNİK SANAYİ<br />

KAUÇUK VE LASTİK EŞYA FABRİKASI<br />

konveyör bandları<br />

her nevi kauçuk contalar<br />

AAakina Mühendisleri Odası kalite belge No. 381<br />

7O° meyilde çalışır<br />

35° meyilde çalışır<br />

Bir fcord bandın kesiti<br />

Adres:<br />

NURALP TEKNİK SANAYİ<br />

Aydın asfaltı üzerinde No. 4<br />

Gaziemir-İZMİR<br />

Tlf.71010 PK. 626-İZMİR<br />

T/g. NURALP


t<br />

ANKA«A<br />

PX. 6»<br />

NİCATİUY CAD. N0A8<br />

BUL


IÜHTESKDLLEKTİF<br />

ŞİRKETİ<br />

CİHAZLARINDA<br />

radyal vantilatörlü<br />

SICAK HAVA CİHAZI<br />

ISITMA ve KLİMA CİHAZI<br />

BÜRO:<br />

KARANFİL SOKAK 24/5<br />

TEL: 18 89 65-18 97 20<br />

ANKARA -YENİ ŞEHİR<br />

M. M. 19<br />

FABRİKA:<br />

SİTELER<br />

DALYOLÜ SOKAK<br />

NO. 8<br />

TEL: 1610 00<br />

ANKARA<br />

aksiyal duvar ve tavan<br />

SICAK HAVA CİHAZI<br />

TİPU.K.C.<br />

radyal vantilatörlü<br />

SICAK HAVA CİHAZI<br />

Bil Reklfim: 196


SSK<br />

su soğutmalı<br />

soğutma grubu<br />

B.UL. . «—<br />

FWGS Chiller soğutma pbu<br />

Fabrika : Ank. İst. Karayolu 20. Km. Ankara - Tel : 11 95 45<br />

Merkez : Yenişehir Yüksel Cad. 34/2 Ankara Tel : 12 15 80 — 18 45 43<br />

İstanbul : Barbaros Bul. Dörtyüzlü Çeşme Sok.No 1/i Beşiktaş tel. 408488<br />

İzmir : Alanyalı geçidi 3QJ\ Konak Tel : 32556<br />

HSK<br />

hava soğutmalı<br />

soğutma grubu


nıni<br />

vadettîğî yenilikler<br />

l-SİSTEM YEMLİKLERİ<br />

1. KAPALI DENGE DEPOLU SICAK SULU KONVEKTÖRLÜ SİSTEM:<br />

Sıcak sulu ısıtma sistemlerinde genişleme deposu atmosfere kapalı ya<br />

pıldığı takdirde su sıcaklığı 9(fC'nin üstüne rahatlıkla çıkarılabilir.<br />

lOO/ütPC reva 105/ 9;? C'lik bir sistemde konvektör ısıtma kapasite,<br />

si 90/70' C'lik sisteme göre % 42 artar. Bu ise bir bina için gerekli<br />

konvektör maliyetini düşürür. 110/90'' C re 105/95' C'lik sıcak sulu<br />

konvektörlii sistemlerin yurt çapında uygulanmasının gerek ucuzluk<br />

gerekse malzeme tasarrufu yönünden inşaat sektörüne ve memleket<br />

ekonomisine büyük katkısı olacaktır.<br />

Senelerdir ileri memleketlerde yaygınlıkla kullanılan bu sistemi Türkiye<br />

ekonomisine ilk takdim eden ve kazandıran olmamız müessesemizin<br />

yeniliklerde ki önderlik anlayışının nedenidir<br />

2. APARTMANLARDA ISITMA ve SOĞUTMALI MÜŞTEREK SİSTEM:<br />

Apartmanlarda klima tesisatının çok pahalıya malolduğunu (90/70°C'lik<br />

ısıtma sistemine göre % 400 pahalıdır.) bildiğimizden kısmî klimatize<br />

düşünülerek,yazın yalnız salonların klimatizasyonu,kışın ise bütün<br />

binanın ısıtılması ve rutubetlendirilme si şeklinde oluşan komple<br />

bir sistem geliştirilmiştir. Bu,sistem salonun güneş konumu, büyüklüğü,bölge<br />

durumu gözönüne alınarak klâsik 90/ 70^ C'lik ısıtma sistemine<br />

göre % 40 ilâ % 90 arasında bir maliyet artışı göstermektedir.<br />

Burada ısıtma için yukarıda tarif edilen kapalı sislem kullanılmakta ve<br />

bu sisteme soğutma yapabilmesi için kompresör, su soğutucu ( ehiller<br />

),kondenser ve soğulma kulesi ilave edilmektedir. Salonlarda konvektör<br />

yerine TSSA (TEBA Salon Tipi Soğutma Apareyi) kullanılarak<br />

yazın soğutma yapılabilmekte,kışın ise bu apareyler salonu ısıtmakta<br />

dır.<br />

İstenildiği takdirde 90/ 70^ C'lik açık genişleme depolu ısıtma sistemi<br />

ile de salonlara soğulma sistemi kolaylıkla uygulanabilir. Bu kom<br />

bine sistem memleket gerçekleri göz önüne alınarak ilk defa müessesemiz<br />

tarafından sunulmaktadır.<br />

II-KONVEKTÖR LERİMİZİN BÜNYESİNDEKİ YENİLİKLER<br />

Şimdiye <strong>kad</strong>ar kullanmakta olduğunuz standart TEBA konvektörlerine<br />

ilâve olarak ön kapağı çeşitli desenlerle süslenmiş lüks konvektörler<br />

hizmete sunulmuştur. Salon ve odalarınızın möblesine uygun desen ve<br />

renklerde seçeceğiniz Teba Lüks konvektörleri ile yalnız ideal bir<br />

ısıtma cihazına değil,ayni zamanda uzun ömürlü,zarif bir mobilyaya<br />

da sahip olacaksınız. Bununla yetinmeyen firmamız başarılı çalışmaları<br />

sonunda konvektörde rutubetlendirmeyi Türkiye'de ilk defa Teba<br />

Konvektörleri ile birlikte sunmaktadır. Konvektörün içine yerleştirilen<br />

plâstikten mamul RUTUBETLENDİRME CİHAZI mahal havasını<br />

nemlendirir. Kışın ısıtılan mahaller içindeki rutubetin çok düşük olma<br />

sırım zararları büyüktür. Bunlardan en önemlileri kuru havanın teneffüs<br />

organlarında yarattığı rahatsızlıklar ve mobilyalarda görülen ek<br />

yerlerinden ayrılma ve çatlamalardır. Bugüne <strong>kad</strong>ar yalnız klima sant<br />

ralları ile yapılan ısıtmada kullanılan nemlendirme şimdi içlerinde ru<br />

tubetlendirici bulunan Teba Konvektörleri ile yapılan ısıtma sistemlerinde<br />

de uygulanmaktadır.<br />

Konvektörlerimizin. Yeni Tasnifini Kısaca Açıklayalım:<br />

a ) STANDART KONVEKTÖR : Şimdiye <strong>kad</strong>ar kullanmakta olduğunuz<br />

konvektörlerdir. Kullanma maksadına<br />

uygun olarak Kl,K2,K3, ve K4 olmak<br />

üzere 4 tipi vardır,<br />

b ) LÜKS KONVEKTÖR : Standart konvektörün ön kapağmın<br />

desenlerle süslenme siyle meydana<br />

gelir .<br />

c) EKSTRA KONVEKTÖR : İçinde plâstikten mamul RUTUDET<br />

LENDİRİCİ bulunan standart konvektördür.<br />

d) EKSTRA LÜKSKONVEKTÖR -.İçinde RUTUBET LENDİRİCİ bulunan<br />

ve ön kapağı desenlerle süslü konvek<br />

tördür.<br />

NÖT:Bütün teknik izahatı kapsayan prospektuşumuzun Makina Mühendisleri,<br />

Mimarlar ve İnşaat Mühendisleri teknik mecmualarında dağttı<br />

mına başlanmıştır.


EGE KİMYA SANAYİ VE TİCARET A. Ş.<br />

ICI HAN. TOPHANE - İSTANBUL<br />

TELEFON : 45 72 29 - 44 74 18 - 44 74 19<br />

EGE*<br />

CAM YÜNÜ<br />

Bütün mamullerinin kalitesi Türk Standardları<br />

Enstitüsü'nce ve Makina Mühendisleri Odası'nca<br />

garanti edilen TEK ısı izolasyonu malzemesi<br />

M. M. 52


Barber-Creene<br />

AURORA,ILL,U.S.A<br />

flSFfllT MflKİNE<br />

DÜNYBNIN EN BÜYÜKJIflliTfli VE RDKiPSîZ<br />

iMnUİTÇISI<br />

ASFALT<br />

SERİCİSİ<br />

(FINISHER)<br />

ASFALT HAZIRLAMA MAKİNESİ<br />

(BATCHPAC)<br />

HEB KAPASİTEDE PALETLİ LASTİK TEKERLEKLİ<br />

OTOMATİK VE TAMAMEN HİDROLİK TEBTİBATLI AS.<br />

FALT SEKİCİLERİ..<br />

MUHTELİF TONAJOA KONTİNU SİSTEM VE POB.<br />

TATİF,KENDİ KENDİNE MONTE EDİLİR; TABTILj<br />

(BATCHPAC) KOMPLE ASFALT HAZIRLAMA TESİS-<br />

LERİ..<br />

TÜRKİYE MÜMESSİLİ<br />

İNKOM<br />

İthalat, Ihracaat v« İnşaat Limited Şirketi<br />

İSTANBUL ANKARA<br />

Cumhuriyet cad 2&ı/s Kâtip Çelebi Sokak 4/1<br />

Harbiye Kavaklıdere<br />

Tel:48 3278 Tel: 17 52 90<br />

Kamera Reklâm:


GL1RK<br />

rEEÇUIPMENT H S l CLARK INTERNATIONAL MARKETING S. A.<br />

LİMA DIVISION* *AUSTIN-WESTERN DIVISION<br />

UMA. OHIO- U. S. A. AURORA. ILL - U. S. A.<br />

DÜNYACA MARUF<br />

GREYDER, VİNÇ ve EKSKAVATÖRLERİ<br />

HİZMETİNİZE SUNULMUŞTUR.<br />

MUHTELİF GÜÇLERDE; YÜKSEK<br />

PERFORMANSLI VE HİDROLİK TERTİBATLI<br />

DÜNYANIN EN KALİTELİ VE SAĞLAM<br />

MOTORLU GREYDERLER-<br />

AUSTTN-VVEŞTERN<br />

720 MODELİ HİDROLİK VİNÇ<br />

8 İLA 20TON ARASI MUHTELİF<br />

KAPASİTEDE "AUSTIN-WESTERN"<br />

FABRİKALARI İMALÂTI<br />

HİDROLİK VİNÇLER.<br />

40 İLA 300 TON ARASI MUHTELİF<br />

KAPASİTELERİNDE. MARUF "LİMA"<br />

FABRİKALARI İMALÂTI LASTİKLİ VE PALETLİ<br />

Türkiye Mümessili: IN KO M Ltd. Şti.<br />

İstanbul Büro. Cumhuriyet Cad.261/5 Harbiye-İstanbul<br />

Ankara Büro. Kâtip Çelebi Sokak.4/1 Kavaklıdere-Ankara<br />

•KEGISTERED-TRADE MARKS CLARK EQUIPMENT<br />

VİNÇ VE EKSKAVATÖRLER-<br />

\<br />

a LİMA 550 TC KAMYONL<br />

VİNÇ MODELİ<br />

Tei.:48 32 78<br />

Tel.:175290


kaliteli<br />

bir elektrik tesisatının<br />

"anahtarı bizdedir,,<br />

porselenli sıva altı<br />

anahtar takımları<br />

Ejektrik kumanda edilebildiği sürece faydalıdır. Bozuk<br />

bir fiş, iyi çalışmayan bir anahtar çoğu kere başınıza<br />

birçok dertler açar. Bütün bunları önlemek için, devamlı<br />

kullandığınız elektrik anahtarlarının her bakımdan<br />

güvenilir, sağlam ve zarif olması gerekir.<br />

Vidasından-bakalitine, kontağından-porselenine <strong>kad</strong>ar<br />

bütün elemanları kaliteli bir imalat ve titiz bir kalite<br />

kontrolundan gecen KUNT SIVA ALTI ANAHTAR<br />

TAKIMLARI elektrikte istediğiniz güveni ekonomik<br />

olarak sağlar.<br />

Kunt Sıva altı anahtar takımları,<br />

%porselenlidir % fosforludur îfc iletken parçaları M.K.E.<br />

kurumunun MS 70 normundaki pirinç malzemesinden<br />

imal edilir. îjc Duvardan asla çözülmeyen tırnak sistemli<br />

ve çelik bilyalı mekanizmalıdır. Hc Grup televizyon<br />

ve radyo prizi olan yegane sıva altı takım.<br />

Komple radyo ve televizyon<br />

anten fişi<br />

M. M. 55<br />

Priz<br />

Komitatör<br />

Anahtar<br />

Liht<br />

Porselenli sıva altı anahtar takımları<br />

FABRİKA: Levent, Talâtpaşa Caddesi No. 3 İSTANBUL Sicil 58161/28820 Tel: 64 13 53<br />

SATIŞ BÜROSU : Karaköy, ŞairZiyapaşa Cad. Güneş Han No. 5/2 İSTANBUL Tel: 49 71 49<br />

Graflka :3082


treyler ve<br />

yapmak<br />

bizim<br />

işimiz...<br />

ANKARA İRTİBAT BÜROSU :<br />

Mak. Müh. HÜSEYİN GÜLDÜR<br />

Atatürk Bulvarı 103/45<br />

İnce Han Kat/7, Telefon : 12 53 96<br />

karoser<br />

Damper<br />

Semi-Treyler (<strong>1O</strong>-9O ton)<br />

Çöp kamyonu<br />

Arazöz<br />

Otobüs<br />

Nakliye kasaları<br />

Frigorifik kasalar<br />

Meşrubat kasaları<br />

Türkiye'nin en büyük ve en modern karoseri fabrikası<br />

FABRİKA : İstanbul. Kağıthane, Cendere Yolu 24<br />

TEL : 48 00 63-47 29 86<br />

SATIŞ : Barboros Bul. 51<br />

TEL : 47 52 02-46 44 20<br />

Ekspres Reklâm: 36 M. M. 50<br />

4<br />

S<br />

:


M. M. 22<br />

Yüksek verim,<br />

emniyetli bir güç<br />

kaynağı... *<br />

Türkiye"nin birçok şehir ve<br />

kasabalarında, sanayi tesislerinde<br />

transformatörlerimiz<br />

kullanılıyor. Çünkü çok ileri<br />

bir teknoloji ile çalışıyorue.<br />

Teknik bilgi ve modern<br />

lâbaratuar çalışmamızın birleştiği<br />

yerde kalite doğuyor.<br />

Enerji kaynağınızda emniyet,<br />

yüksek verim, değişmeyen<br />

gerilim<br />

İşte size sağladıklarımız.<br />

Fakat sadece bu <strong>kad</strong>ar değil<br />

Danışın bize.<br />

ESAS<br />

Elektrik Sanayii ve Ticaret A.Ş.<br />

Ankara asfaltı Soğanlık Koyu mtvkii Kartal İstanbul<br />

Telefon 53 33 94 53 42 Ot<br />

fi


DİŞLİ POMPALARI<br />

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASIndan KALİTE BELGELİdir<br />

İÇTEN EKSANTRİK DİŞLİ<br />

(C TİPİ)<br />

ı Sıcak yağ sirkülasyonu için en elverişli pompalardır.<br />

ı Yüksek viskozitedeki mayilerin pompajı için ceketli<br />

tiplerimiz vardır.<br />

l'MAKİMSAN Dişli Pompalarının : Gövde ve dişlileri:<br />

özel alaşımlı pik ve bronzdan, Yataklar (şartlara<br />

göre) : Bronz, grafit, teflon ve masura bilyalı olarak-<br />

Miller: Taşlanmış krom nikelli çelik veya sertleş<br />

tirilmiş- taşlanmış özel çeliklerden yapılırlar.<br />

60 000 SSU (13 000 Cst) viskozitede olan Fuel-<br />

Oil, yağ, asfalt vb. kıvamlı mayilerinizi, 200 d/d<br />

çalışan, sadece MAKİMSAN Dişli Pompaları ite<br />

pompaj yapabilirsiniz.<br />

Asit, baz ve nebati yağlar için özel tiplerimiz<br />

vardır.<br />

HELİS DİŞLİ<br />

(XI TİPİ)<br />

Pompalarımız bu özelliklerden dolayı 250-300*C<br />

gibi yüksek sıcaklıklarda emniyetle çalışırlar.<br />

DAHA GENİŞ TEKNİK MALUMAT İÇİN FİRMAMIZ İMRİNIZDEDİR.<br />

MAKİMSAN dişli pompalarının karakteristik tablomı:<br />

Büro : GAZİ MUSTAFA KEMAL BULVARI FAZİLET APT. 40/8 (GÖLBAŞI SİNEMASI YANI)<br />

MALTEPE - ANKARA Tel : 17 19 81<br />

Fabrika : SANAYİ SİTESİ, SİNCANKÖY-ANKARA Tel : 6<br />


M. M. 30


UDA<br />

zeki 1<br />

uluyüce ve ortaklan<br />

havalandırma ve-kUaıa cihazları sanayH<br />

Kouflmr<br />

Mir*: MUINÜı emd.3S/l *«wf»«Mr telefon X731I«-f«frrffc«: ***««*• e«d. büyült tanayts^m —kJ* faf


yerli<br />

garantili<br />

HIDROTEKNIK<br />

Türkiye'de ilk defa ". 100 yerli dik türbin pompaları,<br />

Şirketimizde imâl edilmiştir. İmalatımız devam etmektedir.<br />

Bu güne dek zirai sulamada, sanayi tesisle<br />

rinde, belediyelerde içme suyu temininde pompalarımızdan<br />

istifade edilmektedir. Debisi : 2 it sn. den - 150<br />

İt/ sn., Hm : 7 metreden 200 metreye ve 1 seneden 5 seneye<br />

<strong>kad</strong>ar garantili pompa imal edilir.<br />

HİDROTEKNİK SANAYİ VE TİCARET LTD. STI.<br />

FABRİKA : İstanbul Cd. Serpme Sk No. 125 ANKARA<br />

Telefon Fabnka : 11 74 96<br />

M. M. 15 Bil RaMâm: 192


TOKEZ<br />

yağ keçeleri<br />

4<br />

1<br />

Döner miller için yağ keçeleri<br />

Sıvı maddeler için yağ keçeleri<br />

> Gazlar için yağ keçeleri<br />

Hidrodinamik yağ keçeleri<br />

Su pompası kömürleri<br />

TOKEZ KOLLEKTİF ŞİRKETİ<br />

w<br />

FABRİKA: Aydın asfaltı üzerinde IMo. 2 Gaziemir «İZMİR<br />

Telefon 71083 «Telgraf-TOKEZ-IZMİR • Posta kutusu: 74<br />

M. M. 28


PAN<br />

TİCARET ve SANAYİ KOLLEKTİF ŞİRKETİ<br />

Mehmet Münir Çolpan ve Ort.<br />

YÜKSEK VERİMLİ RADYAL<br />

'•'ANTİLATÜ. .<br />

20 • BOü mrnss basınç ve 2000<br />

150000 m 3<br />

/h hava debilerinde<br />

çalışabilecek 12 ayrı seride<br />

Tek veya çltt taraflı emişli.<br />

Soğuk veya sıcak hava ve gaz<br />

lar için.<br />

YÜKSEK VERİMLİ AKSİYAl<br />

VANTİLATÖR<br />

20-100 mmss basınç ve 2000 -<br />

100000 m\/h hava debilerinde<br />

çalışabilecek 3 ayrı seride<br />

Aliminyum dokum veya çelik<br />

sacdan mamul rotor, kanatlar<br />

ayarlanabilir veya sabit yapıda.<br />

ÇOK KANATLI ROTORLU RAD- *<br />

YAL VANTİLATÖR ><br />

10-60 mmss basınç ve 2000- ^<br />

100000 m'/h hava debilerinde o<br />

sessiz çalışır çok kanatlı rotorlu.<br />

Tek veya çift taraflı emişli.<br />

BÜRO : Tunus Caddesi 40/8 Kavaklıdere-ANKARA tel :18 2035 - 1840 O5<br />

ATÖLYE , Kartalcık So. NoilOS Marangozlar Sitesi-Ankara


Bil Reklâm : 195<br />

V/O TRACTOROEXPORT<br />

MOSCOVV. USSR<br />

TİCARET KOMANDİT ŞİRKETİ<br />

Mehmet Şemsettin OKUTAN ve ORTAĞI<br />

DAMPERLİ KAMYONLAR<br />

V/O AVTOEXPORT<br />

MOSCOVV, USSR<br />

V/O TRACTOROEXPORT<br />

MOSCOVV, USSR<br />

tÜrlİİ İ n Ş a a l I İNKILAP Sok. no.31/6 Yenişehir<br />

teU87113180473 Ankara<br />

e k i p m a n ı<br />

M. M. 18


MERKEZ :<br />

FABRİKA :<br />

M. M. 26<br />

FABRİKAMIZDA, KONDANSÖRLER, SU VE HAVA<br />

SOĞUTUCULARI, SU SOĞUTMA KULELERİ,<br />

ELEKTRİK KUMANDA TABLOLARI, BUZ TESİSLERİ<br />

VE BÜTÜN YARDIMCI AKSAMI İMÂL EDİLMEKTEDİR.<br />

MÜHENDİSLİK KOLLEKTİF ŞİRKETİ<br />

İlk Belediye Cad. 8. Tünel KARAKÖY - İST. TEL. 45 54 83 - 49 93 65<br />

OTO SANAYİ SİTESİ D. 52 LEVENT - İSTANBUL TEL. 64 24 26<br />

. 1


AIVI<br />

AMPItallaS.p.A.<br />

Türkiye Genel Temsilcisi<br />

JAK BARKEY<br />

Cermanya Han No. 41<br />

Bahçekapı - İSTANBUL<br />

BAĞLAMA : İŞLETME GÜVENLİĞİ<br />

A M P<br />

Bağlama AMP'ın özel bir tekniğidir, ve, uzun ve masraflı lehim içlerine<br />

başvurmadan terminal ve elektrik iletkenlerinin uygulanmasıyla gerçekletir.<br />

Üretimin ihtiyaçlarına göre bağlama el pensi aracılığı ile ya da<br />

otomatik bir aletle yapılır. Her holü kârda eklemeler son derece<br />

•min, çabuk ve ekonomik olarak garantilidir. Terminallere gelince<br />

AMP d£rt ceıit temel mamule dayanan cok çesjtli ve iyi secilmij<br />

bir seri teklif etmektedir: Solistrand (yalıtılmamı}), Plasti - Grip<br />

(önceden yalıtılmif), PİDG ve AB (önceden yalıtılmış ve<br />

takviye edilmiş.) ve nihayet eklemelerin suya dahi dayanabilen<br />

yalıtkanlıkta olması isteniyorsa AMP boru biçiminde,<br />

cok kullanıflı ve ısı altında büzülen özel bir tecrit maddesi<br />

teklif etmektedir.<br />

Bu konuda daha g«ni| bilgi mi istiyorsunuz? O halde<br />

aşağıdaki adrese başvurunuz :<br />

AMP Italia S.p.A. - Corso Fratelli Cervi 15<br />

10093 • Collegno (Torino) Tel : 78 56 56<br />

önceden yalıtılmış rakorlar<br />

YoUtılmış rakorlar<br />

Sonradan yalıtma<br />

Bağlama<br />

M. M. 56


LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

IIKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

UCD<br />

UCD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

LKD<br />

M it 9A<br />

IflftltUflU -Makina Sanayii A.Ş.<br />

L U P A M A T Hava Kompresörle lerı<br />

TAMAMEN OTOMATİK<br />

TEK KADEME-ÇİFT KADEME<br />

t'İ •'• ^ '•:• ' % ^ 0 ^ ^ ^ ^ ?-*•* i• 7% ^%A:-^I-^'Ş^'V""••• y ı§<br />

LKD 62/310<br />

TEKNİK ÖZELLİKLER<br />

Tek <strong>kad</strong>emeli Tip - İşletme basıncı 8 kg./cm. 2 ( 115 psi )<br />

TIP (4<br />

I 'U<br />

41/100<br />

41/300<br />

41/300 A<br />

51/200<br />

61/830<br />

61/830 A<br />

61/440<br />

61/550<br />

61/550 A.<br />

61/555<br />

3x61/555<br />

62/310<br />

62/310 A.<br />

6S/420<br />

61/690<br />

68/44C<br />

6S/BK<br />

2x62/063<br />

SATIŞ MERKEZİ<br />

FABRİKA<br />

60<br />

125<br />

200<br />

200<br />

800<br />

400<br />

635<br />

T0O<br />

900<br />

1120<br />

2240<br />

30<br />

60<br />

100<br />

140<br />

aoo<br />

200<br />

250<br />

360<br />

500<br />

500<br />

800<br />

1/2<br />

1<br />

1.5<br />

2<br />

2<br />

3<br />

4<br />

5.6<br />

7.5<br />

10.0<br />

2x10<br />

1450<br />

800<br />

1460<br />

1450<br />

650<br />

850<br />

700<br />

600<br />

800<br />

650<br />

650<br />

1<br />

1<br />

1<br />

1<br />

2<br />

2<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

2x3<br />

•$$• Yüksek Randıman<br />

«§§- Uzun ömür<br />

•$$• Güvenilir Garanti<br />

# Bol Yedek Parga<br />

# Üstün Kalite<br />

40<br />

70<br />

70<br />

60<br />

70<br />

70<br />

90<br />

110<br />

110<br />

110<br />

110<br />

Çift <strong>kad</strong>emeli Tipler - işletme basıncı 15 kg/cm 2 ( 215 psi )<br />

160<br />

200<br />

300<br />

400<br />

535<br />

700<br />

1400<br />

200<br />

200<br />

250<br />

260<br />

360<br />

500<br />

800<br />

İS<br />

2<br />

3<br />

4<br />

5,5<br />

7&<br />

2x7 £<br />

700<br />

870<br />

750<br />

700<br />

100<br />

600<br />

600<br />

Cumhuriyet Bulvarı 88 — İZMİR<br />

Yeni Bornova yolu İzmir<br />

2<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

3<br />

2x3<br />

70/40<br />

70/40<br />

90/60<br />

110/60<br />

90/90/60<br />

110/110/70<br />

2x110/110/70<br />

36<br />

36<br />

36<br />

50<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

60<br />

Tel : 22452<br />

Td : 61287<br />

50<br />

»<br />

#9<br />

120<br />

210<br />

210<br />

260<br />

330<br />

400<br />

450<br />

800<br />

sac<br />

290<br />

300<br />

34»<br />

45t<br />

800


AKSAS<br />

IVIakina Sanayii A.Ş. •<br />

İ TİPİ<br />

SANAYİ TIPI • HAVA SOĞUTMALI<br />

LUPAMAT .<br />

hava kompresörleri HL V - J : " "V<br />

Kompresör Tipi<br />

Kademe sayısı<br />

Silindir sayısı<br />

1. Kademe silindir çapı mm<br />

2. » » » mm<br />

Strok mm<br />

Nominal devir sayısı d/dak<br />

Azami çalışma basıncı kg/cm 2<br />

Emiş hacmi (deplasman) mVdak<br />

Motor gücü BG<br />

LKŞ 82/740<br />

TEKNtK ÖZELLİKLER<br />

LUPAMAT<br />

LKŞ 81/770<br />

TEK<br />

2<br />

2x160<br />

—<br />

80<br />

1500<br />

3,5<br />

4,8<br />

30<br />

LUPAMAT<br />

LKŞ 82/740<br />

İKÎ<br />

2<br />

1x160<br />

1x90<br />

80<br />

1500<br />

12<br />

FAB: YENİ BORNOVA YOLU No: 8 İZMtR BORNOVA . TEL: 61287<br />

SATIŞ MERKEZÎ: CUMHURİYET BULV. No: 88 - İZMİR TEL. 37793<br />

2,4<br />

23<br />

M. M. 57


KALİTELİDİR<br />

Konvektör fabrika ope~<br />

rasyonunda seri olarak<br />

çıkarıldığından, imalat el<br />

maharetinden çıkarılıp<br />

modern tesislerin emin<br />

ellerine teslim edilmiştir.<br />

UZUN ÖMÜRLÜDÜR<br />

Möble kaset, modern te.<br />

sislerde 7 kaz kimyevi<br />

banyolardan geçirilerek<br />

Türkiye'de ilk defa tatbik<br />

edilen bu sistemle koroz.<br />

yona kanı ölümsüzleşir.<br />

Isı nakledici.galvenizli<br />

borularla taşınır.<br />

Bu sebeble batarya gaf.<br />

venizsiz tesisat borusun,<br />

dan daha uzun ömürlüdür.<br />

DEKORATİFTİR<br />

En son teknikle hazırlanmış<br />

olan tesisler çıkan<br />

mamule, tüketicinin<br />

tüm arzularını optimal<br />

şekilde bünyesinde toplama<br />

imkanını verir.<br />

EN AZ YER<br />

KAPLAYAN ISITICIDIR<br />

Dizaynında, emsallerinden<br />

7.20 daha az yer kaplaya.<br />

cak yenilikler yapılmıştır.<br />

çabuk ısıtma<br />

KONVEKTÖRLERİ<br />

K , ^ ^ SAPANCA G. MAKİNA SANAYİİ A.Ş.<br />

NecatibeyCadArapoğlan SokTaşkent İşhanı Na303-304. KaraköyJst.Tel:496464<br />

Fab: Sapanca. Tel: 84. R k:8


İNŞAAT : rutubet tecrit ve genleşme<br />

contalarında kullanılan<br />

macunlar - çeşitli nem tecrit<br />

maddeleri - yüksek sicağa<br />

dayanikli boyalarin bağlayici<br />

maddeleri.<br />

Basın İlân Kurumu: 32216/A-21060<br />

Silikonları<br />

çeşitli sanayi kollarına<br />

müessir bir yardım sağlar<br />

DOKUMA SANAYİİ : Yumuşaticilar,<br />

su geçirmezlik maddeleri<br />

-köpüklenmeyi önleyici<br />

maddeler- dikiş ipliklerinde<br />

kuilanilan yağlama maddeleri.<br />

KAĞIT SANAYİİ : yapişmayi<br />

önleyici maddeler, köpüklenmeye<br />

karşi maddeler.<br />

RHÖNE-POULENC<br />

DE>ARTEMENT SILICONES<br />

BP. 753-08-75360 PARİS CEDEX 08-FRANCE<br />

ELEKTRİK TATBİKATI : tabakalar<br />

halinde ve esnek tecrit<br />

maddelerinde kuilanilan reçineler<br />

-yüksek sicakliklara ve<br />

yapiştirma işlerinde kuilanilan<br />

yağlara dayanikli elastomer'ler<br />

PLASTİK MADDELER - DÖ-<br />

KÜM İŞLERİ : yağ, emülsiyon,<br />

macun şeklinde, kaliptan dökümleri<br />

çıkarma maddeleri.<br />

ELEKTRONİK : elastomerleri<br />

soğuk vülkanize eden maddeler<br />

- soğutucu reçineler.<br />

KAUÇUK : yüksek isiya dayanikli<br />

çeşitli conta ve profiller,<br />

dökülmüş kauçuğu kaliptan<br />

çikarma maddeleri.<br />

S<br />

S<br />

M. M. 24


eğeri<br />

kalite ve i<br />

sizin içini<br />

IŞIKLAR Tl<br />

kullanma!<br />

Türkiye'nin en büyük tuğla tesisi olan<br />

Bartın Işıklar Fabrikası, büyüklüğüne<br />

yakışır kalitede tuğla çıkarmaktadır.<br />

Işıklar tuğlası, iyi piştiği için su tutmaz,<br />

rutubet yapmaz.<br />

Memleketimizde en çok kullanılan<br />

19x19x8.5 ve 19x19x13.5 ölçülerinden<br />

başka, değişik ölçülerde villa,<br />

dekorasyon, fabrika inşaatları, makina<br />

temelleri, yığma ve betonarme inşaatlar için<br />

özel tip tuğlalan'da var Işıklar'm.<br />

İnşaatın kalitesinde tuğlanın önemine<br />

inanıyorsanız, bundan sonra Işıklar<br />

tuğlası kullanınız.<br />

MAKNA SANAYİ<br />

ve TİCARET AS<br />

Barton Tuğla Fabrikası<br />

Fabrika : Boğaz Mevkn BARTIN Tel. : 262-413<br />

.istanbul Bürosu : Halâskârgazi Cad. 34/6 Harbiye<br />

Telefon : 484558<br />

iat<br />

nemi ise<br />

M. M. SI Admar: 10<br />

t'


•<br />

t _ n» •# ı j _ ...» a, __^ T<br />

•İmböHMbk veteko abna filtreJeri<br />

•hıziıkiBH<br />

•içme suyu t o komple su şartlandırma<br />

sa ytmuışatnıa tfsfslerî<br />

oyilafietKfiruzu tosisleri<br />

Bil Reklâm: 197 M. M. 20<br />


M. M. 21<br />

Kaynak elektronları mevzuunda rakipsiz kolite...<br />

i^^<br />

Her çeşit metal ve işe<br />

Ayrı bir kaynak elektrodu<br />

Alçak hararet elektrod<br />

ve kaynak çubuğu<br />

ERLIKO<br />

hizmetinizdedir<br />

OERLIKON<br />

Kaynakçının güven kaynağı<br />

Fabrika: TopkopYoM LMMU hMk. («•.« Sok. No. 25. T«l *. 28 SI II (t İMİ)<br />

İrtibat Bbo,.,: Km*,. Pm,** SoMi No. 11-15. T«l: 4S 12 M (S hal)<br />

P«U KatHi l««, KaraKy • İMMIHI Ttlfraf: OwWkm - tMMto


MÜHENDİS VE MAKİNA<br />

Maklna Mühendisleri Odası<br />

Adına Sahibi<br />

KEMAL TATAROĞLU<br />

•<br />

Çıkaran<br />

MAK-DOK<br />

Maklna Mühendisleri Odası<br />

Basım • Yayın - Araştırma<br />

Dokümantasyon ve Danışma<br />

Merkezi<br />

•<br />

Q__. ırv»lı • Vo-»ı lal Avl hAı"ij4l"ıt-ft<br />

borumlu Yazı işleri Mudunı<br />

Hayri BAŞTEMUR<br />

•<br />

Dergi Yayın Komisyonu<br />

Aralan SANIR<br />

Olgay BİLGİN<br />

Ethem ÖZBAKIR<br />

•<br />

Teknik Sekreter<br />

Erdoğan CEYLAN<br />

•<br />

Adres<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA DERGİSİ<br />

Sümer Sokak 36/1 - Ankara<br />

Telefon: 18 4197-98-99<br />

•<br />

Dizgi, Tertip, Baskı<br />

Alana - Türk Matbaacılık Sanayii<br />

MÜHENDİS<br />

VE MAKÎNA<br />

İÇİNDEKİLER<br />

AVRUPA DEMİRYOLLARINDA KOŞUM TAKIMI TATBİKATI<br />

MEHMET TANAÇAN<br />

DEVREDEN ÇIKARILMIŞ SICAK SU VE BUHAR<br />

KAZANLARININ KOROZYONOAN KORUNMASI . . . .<br />

OSMAN YILDIZ<br />

DİRENÇ NOKTA KAYNAĞINDA KAYNAK HATALARI VE<br />

SEBEPLERİ<br />

PERSONEL SECİMİ<br />

BARLAS ERYÜREK<br />

SITKI ÖZKAZANÇ<br />

YENİLİKLERE NEDEN KARŞI GELİNİR, ÖNLEMEK İÇİN<br />

NELER GEREKLİDİR<br />

İLHAN KOLOĞLU<br />

MOTOR YAPIMINDA KULLANILAN YÜKSEK SICAKLIĞA<br />

DAYANIKLI ÇELİKLER VE ALAŞIMLAR<br />

SAVAŞ İZGİZ<br />

SAVAŞIN, İHTİYAÇLARI OLGUNLAŞTIRAN KAYNAK<br />

ENDÜSTRİ SİYLE TEKRAR KARŞILAŞMASI<br />

SELÂHATTİN ANIK<br />

MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ, TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN<br />

ESASLARI<br />

VEDİİ İLMEN<br />

1<br />

6<br />

8<br />

12<br />

16<br />

19<br />

23<br />

28


ABONE ŞARTLARI YAZI KABUL ŞARTLARI<br />

Sayısı: 10 TL. (Yurtdışı: Single copy $ 1.00)<br />

Yıllık abone (13 Sayı) 100 TL.<br />

Üyelerimize (fazla sayı), Makina Mühendisliği öğrenimi<br />

yapan Öğrencilere :<br />

Beher Sayı : 7,50 TL.<br />

Yıllık abone: (13 Sayı) 90,— TL. dır.<br />

REKLÂM TARİFESİ VE ŞARTLARI<br />

Ön Kapak 2.500<br />

Arka Kapak 1.750<br />

Ön iç Kapak 1.350<br />

«İçindekiler» Sahifesi Karşısı 1.150<br />

Arka iç Kapak • 1.000<br />

Ön iç Kapak Karşısı ...- 1.150<br />

İç Sahifeler:<br />

Tam Sahife , 900<br />

Yarım Sahife 500<br />

Dergide Teknik, Ekonomik ve Sosyal yazılar yayınlanır.<br />

Gönderilen yazılar, yayınlansın veya yayınlanmasın, yazarına<br />

geri verilmez. Yazılardaki düşünce, kanâat ve bunlardan<br />

doğacak sorumluluk yazarına ait olup, dergiyi temsi!<br />

etmezler. Çeviriden doğacak her türlü sorumluluk çevirene<br />

aittir.<br />

Gönderilecek yazılar, yazının özetiyle birlikte daktilo ile<br />

iki nüsha yazılmalı ve klişesi alınacak şekiller parlak kâğıtta<br />

net ve temiz olmalıdır. Bu şartlara uymayan yazılar<br />

gerekli düzeltmeler için yazı sahibine iade edilir.<br />

Dergimizdeki yazılar kaynak gösterilmek suretiyle iktibas<br />

edilebilir.<br />

1 — Bir yılda 13 reklâm vereceğini peşinen taahhüt eden firmalara % 15 tenzilât yapılır. Kapaklarda<br />

yayınlanan reklâmlar bu tenzilât kapsamına girmez.<br />

2 — Dergimize aracılık ile reklâm temin eden reklâm acentalarına dergiye kalan net reklâm ücreti<br />

üzerinden % 15 acenta komisyonu uygulanır.<br />

3 — Renkli yayınlanan reklâmlardan her renk için 250.— TL. renk farkı alınır.<br />

4 — Dergi içine konulmak suretiyle dağıtılacak broşürler için; bir yaprak olanlardan 600.— TL. bir<br />

yapraktan fazla olan her ilâve yaprak için 250 TL. fark alınır.<br />

5 — Reklâm ücretlerinin peşinen ödenmesi halinde ayrıca % 5 peşin ödeme tenzilâtı uygulanır.<br />

6 — Yıllık yayınımız Fuar Sayımızla birlikte 13'tür. Bütün uygulamalar 13 sayı üzerinden yapılır.<br />

7 — Hazır klişe gönderilmeyen hallerde klişe yaptırma ve diğer masraflar faturaya ilâve edilir.<br />

8 — Reklâm klişelerinin azami boyutları tam sahife 17 x 27 cm. yarım sahife (enine) 17 x 12, (boyuna)<br />

8 X 27 cm. olmalıdır.<br />

Bu ölçülerden büyük klişeler yayınlanmaz.<br />

Dergi 210 x 297 mm. ye kesileceğinden silme klişelerin bu ölçülere uygun hazırlanması gerekir.<br />

9 —• Reklâm yayını için son müracaat tarihi reklâmın yayınlanacağı aydan bir evvelki ayın 20'sine<br />

<strong>kad</strong>ardır. Bu -tarihten sonra gönderilen reklâmlar baskı durumu müsait olduğu takdirde yayınlanır.<br />

Müracaatlar yazılı olarak yapılır ve yazıda reklâm bedelinin hangi adrese fatura edileceğinin açıkça<br />

belirtilmesi gereklidir.<br />

10 — Devamlı reklâmlarda yapılacak herhangi bir değişiklik için, değişik tertibin çıkacağı aydan bir evvelki<br />

ayın 20'sine <strong>kad</strong>ar, durumun yazılı olarak bildirilmesi ve yeni tertibin veya klişenin gönderilmesi<br />

gerekir. Aksi hâlde eski klişe veya tertibin yayınına devam edilir.<br />

11 — Karşılıklı iki sahife reklâm verecek firmaların klişelerini iki parça halinde hazırlayıp göndermeleri<br />

gerekir.;<br />

12 —Devamlı yayınlanan reklâm klişeleri eskidiğinde, reklâm veren firmadan yenisi istenir. Firmaca<br />

yenisi gönderilmediği takdirde, klişe dergimizce yaptırılarak masraf fatura edilir.<br />

13 — Hatalı hazırlanarak gönderilen klişe ve tertiplerden Dergimiz sorumlu değildir.<br />

14 — Derginin içinde konulmak suretiyle dağıtılacak broşürlerin boyutları, 18 X 27 cm. den büyük olmamalıdır.<br />

Broşürün görülen bir yerine matbaa hurufatı ile «MÜHENDİS ve MAKİNA DERGİSİ'nin<br />

SAYISININ İLAVESİDİR» ibaresinin yazdırılması zorunludur. Her ay dergi içine azami üç<br />

ilâve konulabileceğinden, talebin fazla olması halinde, broşürler sıraya konulmak suretiyle dağıtım<br />

yapılır. Dört yapraktan fazla olan broşürler kabul edilmez.<br />

15 — Yukarıda belirtilen hususların uygulama ve bunlardan doğacak anlaşmazlıkların çözümlenme yeri<br />

Ankara'dır.<br />

Dergiye reklâm verenler yukarıda yazılı hususları kabul etmiş sayılır.


Avrupa demiryollarında koşum<br />

takımı tatbikatı<br />

Mehmet Tanaçan UJ)J(.: 625.28<br />

TCDD.'nin de üyesi bulunduğu Milletlerarası Demiryolları<br />

Blrliğl'nln (UIC) almış olduğu karar gereğince, 1981<br />

yılından İtibaren üye Demiryolları idarelerine ait cer vasıtalarında<br />

otomatik koşum takımı tatbikatına geçilecektir.<br />

Gerek ekonomik ve gerekse yakıt tasarrufu yönünden karayolu<br />

taşımasına kıyasla daha avantajlı olan demiryollarına<br />

her geçen gün artan ilgi, bu tatbikatın önemini arttırmaktadır.<br />

Bu yazıda otomatik koşum takımı, avantajları, mevcut<br />

tatbikatları, teknik özellikleri ve çalışma prensibi İle kısaca<br />

tanıtılmaya çalışılmaktadır.<br />

Kentlerin, bölgelerin, milletlerin yeni pazarlar temininde,<br />

dolayısıyla ekonomik yönden kalkınmasında,<br />

ulaştırmanın her cinsi önemli bir rol oynamaktadır.<br />

Dünyanın hemen her yerinde, süratli bir şekilde kütle<br />

nakliyatını mümkün kılan demiryolları, ulaştırma<br />

sahasında büyük bir pay sahibidir. Ayrıca, Avrupa'da<br />

Ortak Pazar sayesinde gelişmekte olan ülkeler arası<br />

ticaret, demiryollarının önemini giderek arttıracaktır.<br />

Bu nedenle, Avrupanın başta gelen ülkeleri, demiryollarını<br />

geliştirmek için büyük gayretler sarfetmektedir.<br />

Mevcut altyapı ve demiryolu vasıtalarından mümkün<br />

olan azamî verim elde etme isteği, demiryolu operasyonlarında<br />

devamlı olarak otomasyonun artmasına<br />

yol açmaktadır. Fakat, şu da gerçektir ki, otomatik<br />

koşum taıkımı kullanmadan otomasyonun bütün imkânlarından<br />

faydalanmak mümkün değildir. Elektronik<br />

beyinin yüksek oranlarda kullanıldığı işlemler arasında,<br />

güç ve tehlikeli bir iş olan el ile vagonların birbirine<br />

bağlanması, artık düşünülemez. Diğer bir deyişle,<br />

otomatik koşum takımı tatbikatına geçilmeden,<br />

demiryollarının modernizasyonu imkânsız görülmektedir.<br />

Türkiye'nin de üyesi bulunduğu UlC'nin (1) son<br />

kararma göre, 1981 yılında bütün Avrupa'da otomatik<br />

koşum takımı tatbikatına geçileceği ve milletlerarası<br />

tren seferlerine bu tipte koşum takımı olmayan vagonlar<br />

kabul edilmeyeceği için, bu konu giderek önem<br />

kazanmaktadır.<br />

OTOMATİK KOŞUM TAKIMININ ÜSTÜNLÜKLERİ :<br />

Otomatik koşum takımı, halen kullanılmakta olan<br />

koşum takımlarına karşı pekçok üstünlüklere sahiptir.<br />

Bunları, şu şekilde özetliyebiliriz :<br />

(I) UIC : Union Internationale des Chemins de Fer,<br />

Milletlerarası Demiryolları Birliği.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK ltT4<br />

Personel Emniyeti:<br />

Manevra personelinin her an karşı karşıya olduğu<br />

tehlikeler konusu, çok eskiden beri düşünülmüş, 20.<br />

yüzyılın başından itibaren Avrupada otomatik koşum<br />

takımına geçiş için çeşitli vesilelerle teşebbüste bulunulmuştur.<br />

1922 yılından sonra bu konuya, özellikle<br />

«Milletlerarası tşçi Organizasyonu» eğilmiş, fakat bir<br />

sonuca varamamıştır.<br />

UlC'nin istatistiklerine göre, bir yıl içinde Avrupa<br />

demiryollarında manevra sırasında hayatını kaybeden<br />

personel sayısı, yüzbin demiryolu işçisinde 4 civarındadır.<br />

Bu oran, halen otomatik koşum takımı kullanan<br />

Amerika ve Japon demiryollarında ise, yüzbinde 1<br />

dir. Fakat şunu da belirtelim ki, Amerika ve Japonya'da<br />

kullanılan otomatik koşum takımlarında yalnız<br />

cer tertibatı otomatiktir; vagon arası fren hava borularının<br />

bağlanması, yine el ile yapılmaktadır. Avrupa<br />

demiryollarında gerçekleştirilecek sistemde, bu iş de<br />

otomatik yapılacaktır.<br />

Yaptıkları tehlikeli ve zor işe karşılık aldıkları ücretler<br />

çok az olduğundan, bilhassa endüstri bakımından<br />

ileri olan ülkelerde manevra personeli temini gittikçe<br />

daha güç olmaktadır.<br />

Daha Uzun Tren Yapma İmkânı:<br />

Halen kullanılmakta olan koşum takımlarının mukavemeti,<br />

bir bakıma el ile kaldırılması gereken parçaların<br />

ağırlığına bağlıdır. Mukavemeti yüksek, dolayısıyla<br />

ağır olan bir koşum takımının bir kişi tarafından<br />

kaldırılıp kancaya takılması, oldukça zordur.<br />

Fakat otomatik koşum takmında, böyle bir sınırlama<br />

söz konusu değildir.<br />

Avrupa demiryollarında (TCDD dahil) kullanılan<br />

en kuvvetli cer kancasının mukavemeti 100 tondur.<br />

Fakat, bir koşum takımında kritik kesit vidalı milin<br />

kesiti ve bunun kapma mukavemeti de 85 ton olduğundan,<br />

koşum takımı mukavemeti olarak 85 ton alınması<br />

gerekir.<br />

Bir trenin koşum takımı mukavemetiyle sınırlanan<br />

maksimum tonajı<br />

P =<br />

K<br />

1(2)<br />

r . t<br />

r , t = 4,5 + i yük trenleri için<br />

r . t = 6,9 + i yolcu trenleri için<br />

(2) İRCA, May 1966, P. 930.<br />

formülü ile hesaplanabilir.


Burada:<br />

P : Müsaade edilir maksimum tren tonajı (Ton)<br />

F : Koşum takımı kopma mukavemeti (Kg )<br />

r . t : özgül kalkış direnci (Kg/Ton); kalkıştaki eğim<br />

ve minimum ivmeyi dikkate alır.<br />

i : Eğim, binde olarak<br />

K : Emniyet katsayısı<br />

SNCF (Fransız Demiryolları İdaresi) hesaplarında,<br />

«F» değeri olarak 70-80.000 Kg, «K» emniyet faktörü<br />

olarak da 235 kullanılmaktadır. Bazı hallerde, emniyet<br />

faktörü 2,1'e <strong>kad</strong>ar düşmektedir.<br />

Yukarıdaki formüle göre, koşum takımı kopma<br />

mukavemeti 85 Ton olan vagonlardan ibaret bir yük<br />

treninin, % 25 bir eğimde, yalnız önden (Ranforsuz)<br />

çekilmesi halinde, trenin koşum takımı mukavemetiyle<br />

sınırlanan tonajı, 1230 Ton olacaktır.<br />

TCDD İdaresi, bu konuda, daha emniyetli neticeler<br />

veren;<br />

Z 1<br />

p = . formülünü kullanmaktadır.<br />

3.4 5 + i<br />

Burada:<br />

P : Müsaade edilir maksimum tren tonajı (Ton)<br />

Z : Cer kancası kopma mukavemeti (Kg )<br />

i : Eğim, binde olarak.<br />

Yukarıda verilen örneği bu formüle tatbik edersek<br />

(cer kancası kopma mukavemeti olarak 100.000 Kg<br />

alınırsa) P = 980 ton bulunur.<br />

Görüldüğü gibi, rampalarda tren tonajını sınırlayan<br />

faktör koşum takımı mukavemeti olduğundan, kopma<br />

mukavemeti daha yüksek olan otomatik koşum takımı<br />

sayesinde, güçlü bir lokomotif, veya tek bir makinist<br />

idaresinde ortak kumanda edilen birden fazla lokomotiflerle<br />

daha uzun ve yüksek tonajlı tren yapma<br />

imkânı vardır. Bu sayede, hattın kapasitesi de artmış<br />

olacaktır.<br />

UİC'ye bağlı demiryolları idarelerinin otomatik koşum<br />

takımına geçişteki hedefleri, halen Amerika Birleşik<br />

Devletlerinde tatbik edilen, tonajı 10.000, hatta<br />

15.000 tona, uzunluğu birkaç kilometreye <strong>kad</strong>ar çıkan<br />

trenler yapmak değildir. Zaten, Avrupa demiryolu şebekesinin<br />

genel görünümü, imalât ve ithalât merkezlerinin<br />

coğrafî konumu ve ham madde kullanımı, böyle<br />

bir tatbikata gerek göstermemektedir. Bundan başka,<br />

bu <strong>kad</strong>ar uzun trenler teşkili, mevcut altyapının<br />

böyle bir tatbikat için uygun olmaması nedeniyle, çeşitli<br />

problemler çıkartacaktır. Otomatik koşum takımına<br />

geçişteki ana hedef, Avrupa ülkelerinde 2500-<br />

3000 ton civarında olan maksimum tren tonajını, 6000<br />

tona çıkartmaktır. Halen TCDD'nin ıkaibul ettiği maksimum<br />

1500 ton olan tren tonajı da, bu tatbikatla iyi<br />

bir seviyeye çıkacaktır.<br />

Daha Süratli Servis:<br />

Otomatik koşum talkımı, özellikle cer tertibatının<br />

yanında fren hava borularım da otomatik bağlayan<br />

tipi, vagonların birbirine bağlanması ve ayrılmasında<br />

büyük zaman tasarrufu sağlayacaktır. Bu sayede, da-<br />

ha kısa zamanda tren teşkili mümkün olacak, dolayısıyla<br />

manevra lokomotifleri daha verimli çalışacaktır.<br />

Ayrıca, yolcu trenleri servislerinde kazanılacak birkaç<br />

dakikanın kıymeti de inıkâr edilemez.<br />

GÜNÜMÜZDEKİ UYGULAMALAR:<br />

Amerika Birleşik Devletleri demiryollarında otomatik<br />

koşum takımı, geçen yüzyılın yansı gibi eski<br />

bir tarihte kullanılmaya başlanmıştır. «Janney» prensibine<br />

göre dizayn ve imal edilmiş olan bu koşum takımlarının<br />

tatbikatında bazı önemli mahzurlar ortaya<br />

çıkmıştır. Meselâ, koşum takımlarının birbirine temasından<br />

önce, bazı hareketli parçaların, özellikle çene<br />

kısmının düzgün durumda olup olmadığının kontrolü,<br />

gerekirse el ile düzeltilmesi, cer kuvvetini ileten parçanın<br />

yatak kısmının fazla aşınmaya uğraması gibi.<br />

özellikle aşınma önemli bir mahzur olup, yataktaki<br />

boşluktan dolayı vagonlar kendi aralarında ileri-geri<br />

hareket ederek içlerindeki yüklere zarar verebilirler.<br />

Bundan başka, fren hava borularının el ile bağlanmaları<br />

mecburiyeti, diğer bir dezavantajdır.<br />

Rusya'da otomatik koşum takımı uygulaması oldukça<br />

eski tarihlerde, 1930'larda başlamıştır. «Willison»<br />

prensibine göre çalışan bu kavramalarda, «Janney»<br />

sisteminde bahsedilen mahzurlar yoktur. Fakat<br />

bu sistemde de hava borusu bağlantıları el ile yapılmaktadır.<br />

Japon demiryolları da uzun süreden beri<br />

otomatik koşum takımı kullanmaktadır.<br />

Yukarıda sayılan ülkelerdeki <strong>kad</strong>ar geniş kapsamlı<br />

olmamakla beraber, 20. yüzyılın başından beri, Avrupa<br />

ülkeleri demiryollarında, tamir ve bakım imkânı olan<br />

ve zor şartlarda çalışmayan küçük sayıdaki yolcu treni<br />

dizilerinde otomatik koşum takımı kullanılmaktadır.<br />

Meselâ, İstanbul banliyösünde 1955 yılındanberi serviste<br />

olan elektrikli üniteler de bu koşum takımları ile<br />

teçhiz edilmiştir.<br />

1936 yılında, Avrupa'da standart ray açıklığında<br />

tren işletmeciliği yapan ülkeler, otomatik koşum takımına<br />

geçiş için bir başlangıç yapmışlar, fakat aralarında<br />

bir anlaşmaya varamamışlardır. Avrupa'nın politik<br />

ve ekonomik durumu, ancak 1956 yılında bu konunun<br />

ciddî olarak UIC tarafından ele alınmasına irrAân<br />

vermiştir.<br />

UIC TİPİ OTOMATİK KOŞUM TAKIMININ<br />

SEÇİLMESİ:<br />

UIC, bu önemli konuya gereken ilgiyi göstererek<br />

hazırlıklara başladı. İlk olarak, Avrupa demiryollarının<br />

ihtiyaçlarına uygun, gelecekteki gelişmelere cevap<br />

verebilecek bir koşum takımının özellikleri saptandı.<br />

Bu özellikler şöyle özetlenebilir:<br />

1) Bu koşum takımı, yalnız vagonları birleştirmekle<br />

kalmayıp aynı zamanda merkezi tampon görevini<br />

görmelidir. Yani, vagonlara monte edildiğinde, yan<br />

tamponlar sökülebihnelidir.<br />

2) Vagonları cer bakımından birleştirmesi yanında,<br />

fren hava borularını ve ayrıca alçak voltajlı elektrik<br />

kablosunu da otomatik olarak irtibatlandırmalıdır.<br />

Bu sayede, tren teşkili sırasında insan gücü faktörü<br />

tamamen ortadan kalkacaktır.<br />

Alçak voltajlı kablo bağlantısının da istenmesi, halen<br />

Rusya'da kullanılmakta olan ve Avrupa'da dene-<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAVI 204 • OCAK 1974


meleri yapılan elektrik kontrollü hava frenlerinin ilerde<br />

tatbik imkânının düşünülmüş olmasındandır.<br />

3) Rus demiryollarında kullanılan ve «Willison»<br />

prensibine göre çalışan «SA3» tipi otomatik koşum<br />

takımı ile bu koşum takımı, bir aparata ihtiyaç göstermeden<br />

direkt olarak birleşebîlmelidir. Bu özellik<br />

çok önemlidir, zira, Rusya ile gelişen ticaret ve vagon<br />

tekerlek arası mesafelerinin değiştirilebilmesi imkânı<br />

sayesinde, geniş hatta çalışan birçok Rus vagonu, Avrupa<br />

demiryolları trafiğine katılmaktadır.<br />

4) Fren borularının da aynı anda birleştirilmesi, bu<br />

koşum takımlarının «rijit» bir şekilde kenetlenmesi<br />

mecburiyetini ortaya çıkarmaktadır. Amerika ve Rusya'da<br />

kullanılan «serbest» tipteki ve vagona bağlanması<br />

gayet kolay olan koşum takımlarının aynen tatbiki,<br />

bağlantı yerlerinde hava kaçaklarına sebep olacaktır.<br />

O tarihlerde bütün bu özelliklere sahip bir otomatik<br />

koşum takımı mevcut olmadığından, UİC'nin «Tecrübe<br />

ve Araştırma Ofisi» ORE (3), 1960 yılı Mayıs<br />

ayında, hazırladığı şartnameyi, dünyanın her tarafındaki<br />

100 <strong>kad</strong>ar imalâtçı firmaya gönderdi. Haziran<br />

1967'de tertiplenen bir panelde, firmalardan gelen cevaplar<br />

değerlendirildi ve milletlerarası bir firma olan<br />

«UNICUPLER» m teklif ettiği otomatik koşum takımının,<br />

istenilen teknik şartların çoğunu sağladığı görüldü<br />

.<br />

Bütün Avrupa ülkeleri demiryollarının kabul edeceği<br />

bir koşum takımının seçilmesi için, OSJD (4)'nin<br />

de görüşü gerekliydi. Bu nedenle, UIC / OSJD ortak<br />

teknik grubu. Kasım 1967 tarihinden itibaren, seçilen<br />

otomatik koşum takımının her iki organizasyona dahil<br />

ülkeler damiryollarmda kullanılabilmesi için, ORE<br />

tarafından yürütülen çok detaylı testlerin ışığı altında,<br />

gerekli tadilâtlar üzerinde çalışmalara başladı.<br />

Neticede, 1969 yılında, her iki organizasyonun kabul<br />

ettiği, UIC tipi otomatik koşum takımı ortaya çıktı.<br />

ŞEKİL 1 : UİC'nin kabul ettiği otomatik koşum takımının<br />

bir vagona monte edilmiş hail.<br />

UIC TİPİ OTOMATİK KOŞUM TAKIMI:<br />

UIC / OSJD ortak teknik grubu tarafından kabul<br />

edilerek son şeklini alan «UNICUPLER UC / BSM»<br />

(3) ORE : Office for Research and Experimcnts.<br />

(4) OSJD : Arnavutluk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Çin, Doğu Almanya,<br />

Kuzey Kore, Macaristan, Polonya, Romanya,<br />

Rusya ve Vietnam (Kuzey) Demiryollarının bağlı olduğu<br />

organizasyon.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

otomatik koşum takımı, başlıca şu parçalardan meydana<br />

gelmiştir:<br />

1) Hem cer, hem de tampon sustası görevini gören<br />

susta tertibatı,<br />

2) Koşum takımı kafası,<br />

3) Sustalı suport,<br />

4) Hava boruları ve elektrik kablosu bağlantı uçları,<br />

5) Kumanda çubuğu.<br />

1) Susta Tertibatı:<br />

Otomatik koşum takımının önemli parçalarından<br />

biri olan bu sustanın görevi, hem vagonları esnek bir<br />

şekilde birbirine bağlayarak düzgün ve sarsıntısız bir<br />

hareket temini, hem de manevra sırasında, iki vagonun<br />

çarpışması halinde, kinetik enerjiyi absorbe ederek<br />

vagona ve içindeki yüklere bir zarar gelmesini önlemektir.<br />

Yani bu tertibat, hem cer kancası sustasının,<br />

hem de kullanılan sistemdeki yan tamponların görevini<br />

yapmaktadır.<br />

Sustanın monte edileceği yerin çok sınırlı ve absorbe<br />

etmesi gerekli enerjinin de büyük olması nedeniyle,<br />

«Ringfeder Sürtünmeli Susta» sistemi bu iş için<br />

uygun bulunmuştur. Üst üste dizilmiş, temas yüzleri<br />

konik iç ve dış bileziklerden oluşan bu susta sisteminin<br />

en önemli özelliği, sürtünme yoluyla, depoladığı<br />

enerjinin 2/3'ü gibi yüksek bir oranını ısıya dönüştürmesidir.<br />

Bu susta sisteminin teknik özellikleri şöyledir :<br />

a. STATİK:<br />

— Ön baskı (Pre-compression) : 2-4 Ton.<br />

— 110 mm esneme yolu için gerekli kuvvet: 200 Ton.<br />

b) DİNAMİK:<br />

— Depolayacağı minimum enerji: 6000 kg-m.<br />

— Isıya dönüştüreceği minimum enerji: 6000 x 0.60 =<br />

3600 kg-m.<br />

— Maksimum 70 Ton kabul edilen cer kuvveti karşısında<br />

esneme yolu : 50 mm.<br />

2) Koşum Takımı Kafası:<br />

Koşum takımı kafasına profil olarak, halen Rus<br />

Demiryollarında kullanılan SA3 tipi koşum takımı ile<br />

birleşme olanağının sağlanması için aynı profil, yani<br />

«Willison» profili verilmiştir. Aynı profile sahip iki<br />

koşum takımı, verilen toleranslar içinde karşı karşıya<br />

gelip 1 -15 Km/H'lik bir hızla çarpışınca, eğik<br />

yüzeyler yardımıyla kafalar merkezlenir, çeneler içice<br />

girer, kilitler karşılıklı olarak birbirlerini iterler ve<br />

kilit mekanizması harekete geçer. Emniyet kilidi<br />

de, kilitlerin kaza ile çözülmesini imkânsızlaştınr.<br />

Kenetlenmenin mümkün olabilmesi için gerekli toleranslar<br />

şöyledir :<br />

Yatay : Vagon ekseninin her iki tarafında 200 mm<br />

Düşey : İki koşum takımı eksenleri arasında 140 mm


1)<br />

2)<br />

3)<br />

•I Kilit-<br />

Ga Emniyet<br />

kilidi<br />

1) Yalclagna s Karşılıklı yaklaşan koşum takımı kafa<br />

lan, dış e£ik yüzeyler üzerinde kayarak merkezlenir,<br />

;<br />

2) Clrls : Çenâ kısımları içlçe ceçer, kilitler<br />

karşılıklı olarak birbirlerini İterler,<br />

3) Kilitlenme I Kilitler tekrar geri düşer ve emniyet<br />

kilidi tarafından bloke edilirler.<br />

ŞEKİL 2 : VVilllson prensibine göre koçum takımı kafalarının<br />

kenetlenmesi.<br />

Koşum takımı kafasının diğer bazı özellikleri:<br />

Genişlik<br />

Yükseklik<br />

Komple ağırlık<br />

Kilitlenme hareketi<br />

arasındaki açı<br />

Kritik kesitin<br />

Çeki mukavemeti<br />

Bası mukavemeti<br />

3) Sustalı Suport:<br />

: 545 mm<br />

: 651 mm<br />

: 200 Kg<br />

yönü ile koş<br />

: 15°<br />

: 150 Ton<br />

: 200 Ton<br />

Sustalı suportun görevleri şu şekilde özetlenebilir:<br />

— İki vagon birbirinden ayrıldıktan sonra, koşum takımını<br />

sustalar vasıtasıyla menkezleyerek bir sonraki<br />

birleşme için en uygun pozisyonda muhafaza<br />

etmek.<br />

— Kenetlenmiş olan iki koşum takımına, vagonlar<br />

hareket halinde iken gerekli olan her türlü serbestliği<br />

temin etmek.<br />

— Bası ve çeki kuvvetleri altındaki koşum takımı kafasına<br />

uzunlamasına bir yönde hareket imkânı<br />

vermek.<br />

Sustalı suport için, yukarıda sayılan görevlerin tamamını<br />

yerine getiren, ayrıca aşınacak parçası olmayan<br />

ve bakım istemeyen bir sistem arayan UIC,<br />

neticede «Kaymalı Beşik» (sliding cradle) ve «Teleskopik<br />

Çubuk» (telescopic leg) sistemlerinin milletlerarası<br />

vagon trafiğinde kullanılması uygun görülmüştür.<br />

'<<br />

«Kaymalı Beşik» sistemi şu şekilde çalışmaktadır:<br />

ŞEKİL 3: Koşum takımlarının kenetlenebllmesl İçin gerekil<br />

toleranslar.<br />

İki ucundaki yaylar vasıtası ile elâstik bir şekilde<br />

desteklenen ana taşıyıcı parça (1), üzerinde hareket<br />

eden beşik (2) kısmına yatak vazifesi görür. Beşiğin<br />

üzerine oturmuş olan koşum takımı kafası (3), her<br />

yönde hareket serbestliğine sahiptir. Koşum takımı<br />

kafası, (4) yaylanyla düşey, (5) yayı ile de yatay konumda<br />

merkezlenir. Ayrıca kumanda kolu (6) vasıtasıyla,,<br />

istendiği zaman, beşiğin ana taşıyıcı parça üzerinde<br />

serbestçe hareketi temin edebilir. Bu sayede,<br />

küçük yan çaplı kurblarda iki vagonun birleştirilmesi<br />

halinde, koşum takımı kafasının el ile yatay olarak,<br />

yay baskısı olmadan, kolayca hareketine imikân verilmiş<br />

olur.<br />

ŞEKİL 4 : «Kaymalı Beşik» prensibine göre çalışan sustalı<br />

suport.<br />

4) Hava Boruları ve Elektrik Kablosu Bağlantı Uçları:<br />

Otomatik koşum takımlarının birbirine kenetlenme<br />

anında, alt tarafta bulunan 1" 1/4 çapındaki hava<br />

boruları da sızdırmaz bir şekilde birbirine kenetlenir.<br />

Aynı anda, her iki vagon üzerinde bulunan valflar kendiliklerinden<br />

açılarak hava borularının tamamen irti-<br />

VE MAKtNA / CİLT 18 -SAYI 204 - OCAK 1974


atlandınlmalannı sağlar. Ayrıca bu valflara, vagonların<br />

yan taraflarından el ile kumanda etmek mümkündür.<br />

Hava borusu uçlarının yanında bulunan 10 kanallı<br />

dişi ve erkek fişler de birbirlerine kenetlenerek, vagonlar<br />

arası alçak voltajlı elektrik irtibatını sağlar.<br />

Bu kablolar, ilerde tatbiki düşünülen elektrik kumandalı<br />

hava frenleri içindir. Isıtma ve aydınlatma amacı<br />

ile kullanılan yüksek voltajlı elektrik kabloları için,<br />

otomatik bağlantı düşünülmemiştir.<br />

Koşum takımları birbirinden ayrıldığı an, yaylı kapaklar<br />

boru ağızlarını ve elektrik fişini kapatarak içeriye<br />

herhangi bir yabancı madde girmesine engel olur.<br />

Koşum takımlarının birleşmesi sırasında, kenetlenme<br />

gerçekleşinceye <strong>kad</strong>ar, karşı koşum takımı kafasının<br />

kaza ile hava boruları ve elektrik fişine temas<br />

etmesi imkânsızdır. Bunu sağlamak için, borular ve<br />

elektrik fişi ekseni ile koşum takımı ekseni arasında<br />

28°'lik bir açı bırakılmıştır.<br />

5) Kumanda Mekanizması:<br />

Kumanda mekanizması, birbirine kenetlenmiş olan<br />

iki koşum takımım birbirinden ayırmak, veya koşum<br />

takımını kenetlenmeye hazır duruma getirmek için<br />

kullanılır. UİC'nin kabul ettiği basit, sağlam ve kullanışı<br />

kolay olan bu mekanizmaya, vagonun her iki yanında<br />

bulunan bir kolu hareket ettirmek suretiyle<br />

kumanda edilir.<br />

Kenetlenmeye hazır ve kenetlenmiş durumda, bu<br />

kol aşağıdadır. Kenetlenmeyi açmak için, kol yukarıya,<br />

vagonun dış tarafına doğru çevrilir. Bu durumda<br />

iken vagonlar kolaylıkla ayrılabilir. Kolun durumunu<br />

ayarlamak suretiyle, isteğe göre, ya vagonlar ayrıldıktan<br />

sonra koşum takımı «Kavramaya Hazır» durumda,<br />

ya da «Tekrar Kavraması İmkânsız» durumda<br />

(Atma manevra yapılması istendiğinde) kalır. Ayrıca,<br />

yanlışlıkla kavraması iptal edilmiş olan koşum takımını,<br />

koşum takımları ayrılmadan düzeltmek mümkündür.<br />

OTOMATİK KOŞUM TAKIMINA GEÇİŞ :<br />

Halen kullanılmakta olan koşum takımlarından<br />

otomatik koşum takımına geçişin bir anda tamamlanması<br />

imkânsızdır. Bu nedenle, UIC, bütün üye demiryolları<br />

idarelerine büyük esneklik tanıyan bir «Geçiş<br />

Takvimi» hazırlamıştır. Son şekline göre, geçiş dönemi<br />

şu şekilde tesbit edilmiştir:<br />

1981 Nisan ayı içinde, UIC ve OSJD'ye dahil demiryolları<br />

idareleri, önceden kararlaştırılacak bir günde<br />

başlamak ve 2-4 gün içinde tamamlanmak üzere, en<br />

az milletlerarası vagon trafiğini sağlayacak sayıda<br />

vagonun koşum takımlarını değiştireceklerdir. Bunu<br />

temin için, lüzumlu sayıda otomatik koşum takımı önceden<br />

hazırlanıp belirli istasyonlarda depolanacak ve<br />

değiştirme tarihinde, kısa bir süre içinde eski koşum<br />

takımları sökülüp yenileri monte edilecektir. Tabiatıyla,<br />

bu vagonların da önceden tesbit edilmiş olması ve<br />

en geç o tarihten bir evvelki bakımı sırasında, otomatik<br />

koşum takımının montesi için gerekli tadilâtın<br />

yapılmış olması gerekecektir.<br />

Bundan sonra, her demiryolu idaresi, geri kalan<br />

vagonlarını kendi arzusuna göre otomatik koşum takımı<br />

ile donatacaktır. Bu devrede, milletlerarası vagon<br />

trafiğine çıkan vagonlarda, otomatik koşum takımı<br />

MÜHKNDİ8 VK MAKtNA / CİLT 18 - SAYI 284 • OCAK 1974<br />

yanında, yan tamponlara da müsaade edilecektir. Çünkü,<br />

bu vagonların iç trafikte eski tip koşum takımlı<br />

vagonlarla birlikte kullanılması gerekmektedir.<br />

1985 yılı sonundan itibaren milletlerarası trafiğe,<br />

tamponları sökülmemiş vagonlar kabul edilmeyeceği<br />

için, değiştirme programlarında, bu tarihin gözönünde<br />

bulundurulması gerekecektir.<br />

Mevcut koşum takımından, yan tamponların kaldırılıp<br />

yalnızca otomatik koşum takımının kullanılacağı<br />

son duruma geçişte, iki hal söz konusu olabilir:<br />

1) Eski koşum takımları ile otomatik koşum takımının<br />

bağlanabilme imkânının sağlanması,<br />

2) Yan tamponlardan gelecek bası kuvvetlerine<br />

göre dizayn edilmiş olan vagon şaselerinin, tampon<br />

görevini de yapacak olan otomatik koşum takımı kullanıldığında,<br />

vagon merkezinden gelecek bası kuvvetine<br />

dayanacak şekilde tadili.<br />

Eski tip koşum takımlarıyla yeni tipin bağlanmasını<br />

sağlayan birkaç değişik aparat imâl edilmiştir.<br />

Bu aparatlar kullanıldığında, değişik koşum takımlı<br />

iki vagonun birleştirilmesi yine elle yapılmaktadır. Bu<br />

işlem halen kullanılan sistemden biraz daha zor ve<br />

zaman alıcı olmaktadır. Fakat, vagonların ayrılması,<br />

manevracının vagonlar araşma girmesine gerek kalmadan,<br />

otomatik koşum takımının dış tarafta bulunan<br />

iptal kolu vasıtasıyla yapılabilmektedir. Yani, vagonların<br />

birleştirilmesi ve ayrılması birlikte düşünülürse,<br />

toplam zaman halen harcanandan fazla olmayacak,<br />

ayrıca, emniyet bakımından bu sistem, daha<br />

avantajlı olacaktır.<br />

Öngörülen geçiş programına göre, 1981 Nisanından<br />

sonra eski tip koşum takımlı vagonlar milletlerarası<br />

trafiğe kabul edilmeyeceğinden, değişik tipte koşum<br />

takımlarının birleştirilmesinde kullanılacak aparatın<br />

milletlerarası seviyede kullanılması gereksiz görülmüştür.<br />

Bu nedenle, her demiryolu idaresi, kendisine<br />

en uygun tipi seçebilecektir. Eğer yeni koşum takımına<br />

geçiş süresinin kısa olması planlanmışsa, basit,<br />

ucuz, fakat kullanılması zorca bir sistem, karışık, pahalı<br />

fakat kullanılması daha kolay olan bir sisteme<br />

tercih edilebilir.<br />

UİC'nin aldığı önemli kararlardan biri de, 1965<br />

Ocak ayından itibaren, üye demiryollarınca imal edilecek<br />

bütün vagonların şaselerinin, ilerde otomatik<br />

koşum takımı monte edilebilecek tarzda dizayn ve<br />

imal edilmesi mecburiyetidir. Fakat, faydalı ömürleri<br />

30 - 40 sene olan vagonların, 1965'den önce imal edilenlerinin<br />

de 1985 yılından sonra serviste olacağı gözönüne<br />

alınarak, yalnızca «cer» için, «tampon» özelliği<br />

olmayan koşum takımı düşünülmüştür. Bu sistemde<br />

eski tamponlar yine görevlerine devam edecek, dolayısıyla<br />

vagon şasesinde bir tadilât gerekmeyecektir.<br />

Fakat bu tip koşum takımları 1985'den sonra milletlerarası<br />

trafiğe alınmayacağından, amorti süresi çok<br />

kısa, dolayısıyla maliyeti yüksek olacaktır.<br />

Diğer taraftan, vagon şaselerini, prefabrik parçalarla<br />

tadil ederek eksenel bası kuvvetlerine dayanıklı<br />

hale getirmek, yapılan ekonomik etüdlere en uygun<br />

çözüm yolu olarak görülmektedir.<br />

UİC'nin tespit ettiği tarihler içinde otomatik koşum<br />

takımına geçebilmek ve milletlerarası vagon trafiğini<br />

aksatmamak için, Avrupa demiryolları idareleri,<br />

pratik olduğu <strong>kad</strong>ar büyük yatırım gerektiren bu tatbikat<br />

hakkında, şimdiden kararlar almak ve hazırlıklara<br />

başlamak mecburiyetindedir.


Devreden çıkarılmış sıcak su ve buhar<br />

kazanlarının korozyondan korunması<br />

Osman Yıldız U.D.K.: 621 .18 : 620 .197<br />

— Tamirat, bakım v.s. gibi herhangi bir sebeple işletmeden<br />

çıkarılıp bakım veya tamiratı yapıldıktan<br />

sonra kazan hemen devreye alınamayacaksa,<br />

— Şeker Fabrikalarında olduğu gibi sadece belidi sezonlarda<br />

devrede olan ve diğer bir sezonda uzun<br />

bir müddet devre haricinde tutulmada,<br />

— Tamirat veya bakımı uzun süren kazanlarda tamirat<br />

esnasında,<br />

— Hidrolik basınç tecrübesini müteakip devreye alınamayan<br />

kazanlarda,<br />

— Sadece ana kazanların işletmeye alınması için kurulmuş<br />

bunun haricinde devre dışında tutulan kazanlarda,<br />

Menkezi ısıtma tesislerinde kullanılan kazanların<br />

çalışmadıkları yaz dönemlerinde, lüzumlu tedbirler<br />

alınmadığı takdirde kazanların içinde boşaltmaya imkân<br />

olmayan su birikintileri veya kazanlar iyice boşaltıldıkları<br />

halde havadaki su buharının kazan yüzeylerinde<br />

yoğuşması neticesi meydana gelen ıslak yüzeylerde<br />

korozyonlar meydana gelir ve böylece kazan borularının<br />

cidar kalınlıklarının incelip ömürlerinin kısalmasına<br />

hattâ tamamen tahrip olmasına, kazan tekrar<br />

işletmeye alındığında kazan üzerindeki hassas cihazların<br />

tıkanıp çalışmaz hale gelmesine sebep olurlar.<br />

Ekseriya neticede büyük maddi zararlara sebep<br />

olan bu korozyona mani olunması için kazanların yukarda<br />

belirtilen hallerde yeteri <strong>kad</strong>ar korozyondan<br />

muhafaza edilmesi gerekir.<br />

Büyük kazan imalâtçısı Firmaların işletme talimatlarında<br />

böyle bir korunmanın hangi hallerde ve nasıl<br />

yapılması icap ettiği belirtilmıekte ise de memleketimizde<br />

kurulmuş olan kazanların ekseriyetle yabancı<br />

şirketler tarafından kurulmuş olmaları ve işletme talimatlarının<br />

da başka başka lisanlarda yazılmış oluşları<br />

ve hatta eski tesislerde bu talimatların ancak o<br />

zamanın tekniğine uygun şekliyle bulunuşu sebebiyle,<br />

bu sahalarda vazife almış meslektaşlarıma bu konunun<br />

en yeni şekliyle takdim edilmesinde büyük bir<br />

yardımı olacağı şüphesizdir.<br />

Bilindiği gibi kazanların korozyondan korunması,<br />

korozyonu njjeydana getiren oksijen'in bu yüzeylerden<br />

uzaklaştırılması veya bunun kimyevi maddelerle tesirsiz<br />

hale getirilmesi esasına dayanır. Ancak böyle<br />

bir tedbirin alınması çeşitli işletme şartlarına tâbi olduğundan,<br />

burada uzun seneler tecrübe edildikten sonra<br />

hakikaten tatbikinde çok iyi neticeler elde edilmiş<br />

olan üç ayrı usulden bahsedilecektir.<br />

Kazanın Buharla Isıtılması Suretiyle Korozyondan<br />

Korunması:<br />

Bu usûl sadece işletmede devamlı olarak buhar<br />

mevcutsa mümkün olmaktadır. Bilhassa kazanın her<br />

an işletmeye alınabilecek durumda tutulması icap<br />

eden hallerde tercih edilmekte olup kazan devamlı olarak<br />

basınç altında ve ısıtılmış olarak tutulduğundan<br />

çok kısa bir zamanda tekrar işletmeye alınabilir.<br />

Tatbik Şekil:<br />

İşletmeden çıkarılan kazanın ana buhar çıkışmı tesisteki<br />

mevcut buharla irtibatlandırdıktan sonra boşaltma<br />

vanalarını kazanın her tarafında homogen bir<br />

ısıtma sağlanacak ve yoğuşan buhardan meydana gelecek<br />

kondens sularının atılmasını sağlayacak şekilde<br />

açmak suretiyle olur. Boşaltma vanalarından çıkan<br />

kondens suları tesisin kondens deposuna atılır. Malûm<br />

olduğu veçhile bu taikdirde kazan içinde meydana gelen<br />

üst basıncın hiçbir zaman kazan maksimum işletme<br />

basıncını geçmemesi gerekir.<br />

Kazanın Islak Olarak Korozyondan Muhafazası:<br />

Bu şeklin tatbiki için kazanın bulunduğu muhitin<br />

sıcaklığı hiçbir zaman sıfır derece veya onun altına<br />

düşmemesi gerekir. Aksi halde kazanın içindeki su<br />

donarak kazanda arzu edilmeyen arızalar meydana gelir.<br />

Bu usulde bilhassa kazanın her an işletrreye kısa<br />

zamanda girmesi icap eden hallerde tercih edilir.<br />

Tatbik Şekli:<br />

Kazanı işletmeden çıkardıktan sonra kazan suyu<br />

içersine 1 metreküp suya 150-200 gram isabet edecek<br />

şekilde N,H 4 karıştırılır. Bundan başka % 15 konsantre<br />

edilmiş Hydrazin kullanılabilir, bu takdirde kazan<br />

suyunun 1 metreküpüne 1000 -1300 gr. karıştırılır. Bundan<br />

sonra kazan suyu pH değeri kontrol edilir, bu<br />

değerin 10'un üzerinde olması gerekir. Bilindiği gibi<br />

suya Natron veya Amonyak karıştırılarak su alkalik<br />

hale getirilebilir, böylece istenen pH değeri avarlanır.<br />

Dikkat Edilecek Hususlar:<br />

Kazan suyunun sıcaklığının 80° Cin altına düşmemesi<br />

gerekir, aksi takdirde Hydrazin tesirini kaybeder<br />

istenilen netice elde edilemez.<br />

Kazanın tamamen doldurulması ve Oksjenin dışardan<br />

kazanın içersine nüfuz etmesine mâni olunması<br />

gerekir. Bunun için de armatürlerin iyice kapatılmış<br />

olması ve sızdırmazlıklannm temini gerekir.<br />

Kazan içersine oksijen sızmasına kat'i olarak mâni<br />

olunabilmesi için kazan içersinde bir üst basıncın<br />

meydana getirilmesi gerekir. Bunun için basınçlı Azot<br />

tüpünden alınacak Azot bir basınç düşürücüden geçirildikten<br />

sonra kazan havahğina bağlanır ve kazan<br />

içersinde 100 mmSS basınç teşekkül edinceye <strong>kad</strong>ar<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 • SAYI 204 - OCAK 1*74


kazana Azot verilir. Basıncın zamanla düşme ihtimaline<br />

karşılık sık sık kontrol ediknıesi basınç düşmüşse<br />

tekrar Azot verilerek aynı basınca getirilmesi gerekir.<br />

Nötür tuzlar Hydrazinin tesirini azalttığından bilhassa<br />

karbonik asitin çok cüz'i bir miktarı bile Hydrazinin<br />

pH değerini yükseltme özelliğini bertaraf ettiğinden<br />

sık sık kontrol edilmesi gerekir.<br />

Şayet Kazan uzun bir müddet işletme harici tutulacaksa<br />

Hydrazin miktarı zaman zaman kontrol edilmelidir.<br />

Kazan suyunu işletme şartlan 80"C'm üzerinde tutmaya<br />

imkân vermiyorsa bu takdirde oda sıcaklığında<br />

da kullanma imkânını veren (Bayer Leverkusun) geliştirmiş<br />

olduğu Levoxin 15 kullanılması gerekir.<br />

Kazan Azot ile basmç altında tutulmuş olsun veya<br />

olmasın Hydrazin veya Levoxin kullanıldığında kazan<br />

derhal işletmeye alınabilir. Bu maddelerin kazan işletmesine<br />

hiç zarar verici tesirleri yoktur.<br />

Kazanın Kuru Olarak Korozyondan Korunması:<br />

Şayet kazanın donma veya diğer sebeplerle ıslak<br />

olarak korunmasına imkân yoksa ve işletme şartları<br />

kazanın çok kısa zamanda tekrar işletmeye alınabilmesini<br />

mecbur tutmıuyorsa bu takdirde kazanın kura<br />

olarak korunması tavsiye edilir. Bu usûl üç şekilde<br />

tatbik edilebilir.<br />

Kazanı Amonyak İle Kuru Olarak Korozyondan<br />

Korumak:<br />

Kazan daha sıcakken suyunun iyice boşaltılması ve<br />

böylece birikinti suların veya boşaltılmasına imkân<br />

olmayan suların da buharlaştırılarak kazan içinin iyice<br />

kuru hale gelmesini temin etmek lâzımdır. Bundan<br />

sonra yüksek basınçlı amonyak şişesinden alınan<br />

amonyak bir basınç düşürücüden geçirildikten sonra<br />

kazan havahk borusundan kazan içinde 100 mmSS<br />

basınç hasıl oluncaya <strong>kad</strong>ar kazana verilir. Kazan boşaltma<br />

ventillerinden amonyak çıktığının da tesbit<br />

edilmesi gerekir, aksi takdirde amonyak vermeye devam<br />

edilmelidir. Amonyak kokusundan ventillerden<br />

amonyak çıikıp çıkmadığı kolaylıkla tesbit edilebilir.<br />

Normal olarak bu şekilde bir korunmada kazanın beher<br />

metreküp su hacım için 0,8 Kilogram Amonyağa<br />

ihtiyaç vardır. Bu şartlar yerine getirildikten sonra<br />

bütün ventil ve vanaların iyice kapatılması gerekir.<br />

Kazan içindeki su basıncın zaman zaman kontrol edilerek<br />

basınç düşmüşse tekrar amonyak ilâve edilmesi<br />

lâzımdır.<br />

Şayet kazan içindeki sular Amonyak verilmeden<br />

önce iyice boşaltılmışsa ve kazanın içi iyice kuru hale<br />

gelmemişse amonyak 'basıncında içerdeki rutubetler<br />

doymuş hale gelinceye <strong>kad</strong>ar devamh bir düşme olur<br />

bu bakımdan ilk günlerde kazan basıncının sık sık<br />

kontrol edilmesi ve icap ediyorsa amonyak ilâve edilmesi<br />

gerekir. Bir müddet sonra artık kazanın basıncının<br />

düşmediği tesbit edilince bu kontrolların sadece<br />

arasıra yapılması kâfidir.<br />

Dikkat:<br />

Oksijenin tam, tersine olarak, Amonyak bakır ve<br />

bakır alaşımlarına karşı tesir ettiğinden daha önceden<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1914<br />

Bakır veya Bakır alaşımından imal edilmiş kısımların<br />

demonte edilmesi veya korunması gerekir.<br />

Radyatörler Vasıtası İle Kazanı Sıcak Tutmak<br />

Suretiyle Kazanın Kuru Olarak Korozyondan<br />

Korunması:<br />

Kazan daha sıcakken içersindeki su iyice boşaltılır<br />

ve böylece kazan içinde kalan suların buharlaşarak<br />

kuruması temin edilir. Bundan sonra bir veya bir kaç<br />

adet Radyatör kazan yanma odasına ve mümkün olan<br />

diğer yerlere konularak kazanın devamlı olarak 50 °C<br />

m üzerinde ısıtılması gerekir. Bu suretle kazanın yalnız<br />

su ile temas eden kısımları değil aynı zamanda<br />

ısıtma satıhlarının duman gazleri ile temas eden dış<br />

düzeyleri de korunmuş olur.<br />

Bu usûl bilhassa şeker fabrikalarmdaki kazanlara<br />

tatbik edilmekte olup iki sezon arasında kazanların<br />

uzun müddet bekletilmesinde bile çok iyi neticeler<br />

alınmıştır.<br />

Sıcak Hava Verilmesi Suretiyle Kazanm Kuru Olarak<br />

Korozyondan Korunması:<br />

Kazan sıcak durumda iken içindeki su tamamen<br />

boşaltılır, böylece kazandan boşalmamaş birikinti suların<br />

da buharlaşarak tamamen kuru hale gelmesi<br />

sağlanır. Bundan sonra kazanın içine yanma havası<br />

kanallarından kazan devresindeki buharlı kaloriferden<br />

veya başka bir sıcak hava cihazından sıcak hava verilerek<br />

kazan sıcaklığı devamlı olarak 50°C'ın üzerinde<br />

tutulur. Bu usûlde bilhassa şeker fabrikalarmdaki kazanlarda<br />

tatbik edilmekte olup çok iyi neticeler elde<br />

edilmiştir. Böylece kazan ısıtma satıhları dıştan da<br />

korunmaktadır.<br />

Basınç Tecrübeleri Yapıldıktan Sonra Kazanların<br />

Korozyondan Korunması:<br />

Kazan hidrolik basınç tecrübeleri yapıldıktan sonra<br />

hemen işletmeye almmayacaksa, kazan içindeki boşaltılmasına<br />

imkân olmayan birikinti suların korozyon<br />

yapmamaları için kazanm korozyona karşı korunması<br />

icap eder. Hidrolik basınç tecrübeleri için genel olarak<br />

kondens suyu veya su hazırlama tesislerinde hazırlanmış<br />

besi suyu kullanılmalıdır. Ancak mecbur<br />

olunmadıkça ham su kullanılmamalıdır. Bu korunma<br />

kazan suyuna koruyucu kimyasal maddeler karıştırılmak<br />

sureti ile yapılmakta olup bu maddeler suyun<br />

cinsine göre tesbit edihnıektedir.<br />

Kondens Suyu veya Su Hazırlama Tesislerinde<br />

Tamamen Tuzları Alınmış veya Sertliği Giderilmiş<br />

Su Kullanılmışsa:<br />

Kazan suyuna 1 litreye 250 mg Amonyak veya 300 -<br />

500 mg Levoxin 15 karıştırılması gerekir.<br />

Ancak piyasada bu maddelerin bulunduğu konsantrasyonlara<br />

icra edildiğinde :<br />

°/o 25 amonyak ihtiva eden şişelerden 1 m 3 suya<br />

1 litre,<br />

10 amonyak ihtiva eden şişelerden 1 m 3<br />

suya<br />

2,5 litre,<br />

(Devamı Sayfa 11 de)


Direnç nokta kaynağında kaynak<br />

hataları ve sebepleri<br />

Barlas Eryürek U.D.K.: 621.797<br />

1. GİRİŞ:<br />

Sürekli ve yüksek kaliteli nokta kaynaklarının elde<br />

edilmesi, tabakaların kalınlık, bileşim, yüzey durumu<br />

ve kaynaklanacak malzemelerin temperlenmesJnin;<br />

teçhizatın elektriksel - mekaniksel münasebetinin; elektrod<br />

bakımının; kaynak programı seçiminin sağlam<br />

bir şekilde konıtroluna bağlıdır. Bu kontrolların en uygun<br />

şekilde yapüabilmesi için kaynak hatalarının cinslerini<br />

ve bu hataları meydana getiren sebepleri iyi<br />

bilmek gerekir.<br />

2. KAYNAK HATALARI VE SEBEPLERİ:<br />

2.1. Dış Hatalar:<br />

2.1.1. Aşın Ezilme:<br />

Aşın ezilme, kaynak yüzeylerinde derin çukurlaşmaların,<br />

meydana gelmesi demektir (Şekil 1). Eiektrod<br />

basıncı kaynak metalinin düşey genleşmesine mani<br />

olduğundan bir miktar ezilmeden kaçımlamaz. Kabul<br />

edilebilir sınırlar genellikle, ezilmenin meydana geldiği<br />

levha kalınlığının % 10 ilâ 20'si arasındadır. Derin bir<br />

ezik, kaynak noktası etrafındaki metal kalınlığının<br />

azalmasına dolayısile mukavemet kaybına sebep olur.<br />

Aşırı ezilmeye aşağıdaki faktörlerden biri veya birkaçı<br />

sebep olabilir:<br />

a) Çok küçük elektrod ucu,<br />

b) Aşırı kaynak basıncı,<br />

c) Aşırı kaynak akanı,<br />

d) Fışkırma,<br />

e) Aşırı nüfuziyet<br />

f) Aşırı yüzey ısınması,<br />

g) Uygun olmayan dövme periyodu.<br />

2.12. Distorsiyon:<br />

ŞEKİL 1 : Aşın ezilme (6x).<br />

Distorsiyon, kaynaklar levha kenarına çok yakın<br />

bir şekilde yapıldığı zaman ortaya çıkar (Şekil 2).<br />

Deformasyona karşı yeteri derecede mukavemet<br />

sağlamak ve ısıyı ileterek kenar çatlamalarım azaltmak<br />

maksadile kenar mesafesi kâfi derecede büyük<br />

olmalıdır.<br />

8<br />

ŞEKİL 2: Kenar çatlamalarına sebep olan yüzey<br />

dfstorsryonu (2x).<br />

Yüzey distorsiyonuna aşağıdaki faktörlerden biri<br />

veya birkaçı sebep olabilir:<br />

a) Elektrodun yana doğru kayması,<br />

b) Aşın kaynak basıncı,<br />

c) Uygun olmayan kenar mesafesi,<br />

d) Parçaların düzgün yerleştirilmemesi,<br />

e) Fışkırma,<br />

f) Aşırı kaynak akımı.<br />

2.1.3. Levha Ayrılması:<br />

Levha ayrılması, kaynak noktası civarında levha<br />

yüzeylerinin birbirinden ayrılması olarak tarif edilir<br />

(Şekil 3).<br />

ŞEKİL 3 : Aşırı levha ayrılması (2,25x).<br />

Ayrılma, ilki dış levhanın ortalama kalınlığının % 10<br />

undan fazla değilse normal olarak kabul edilebilir.<br />

Makaslama kuvveti tatbik edildiğinde birleşme yerindeki<br />

eğikne momentini arttırdığından, aşırı ayrılma<br />

istenmiyen bir durumdur. Levha ayrıhnasına aşağıdaki<br />

faktörlerden biri veya birkaçı sebep olabilir:<br />

a) Aşırı kaynak basıncı,<br />

b) Bir hizada olmayan elektrodlar,<br />

c) Çok küçük elektrod ucu,<br />

d) Fışkırma,<br />

e) Aşırı kaynak akımı,<br />

f) Parçaların düzgün yerleştirilmemesi,<br />

g) Aşırı kaynak zamanı.<br />

MÜBK4BİS VB HAKİNA / C&.* U - SAYI tH - OCAK 1İT4


2.1.4. Fışkırma:<br />

Fışkırma, genellikle aşın ısınmanın ve uygun olmayan<br />

basıncın sebep olduğu, ergimiş metalin kaynak<br />

bölgesinden taşmasıdır (Şekil 4). Fışkırmadan kaçınmak<br />

için, elektrod kuvveti ve şekli kaynak bölgesi etrafında<br />

bir basınç halkası temin edecek şekilde olmalı<br />

ve kayma yüzeyleri temizlenmiş bulunmalıdır. Fışkırma,<br />

derin bir yüzey ezilmesi, levha ayrılması, gaz kabarcıkları<br />

ve kaynak mukavemeti kaybına sebep olur.<br />

Fışkırmaya aşağıdaki faktörlerden biri veya birkaçı<br />

sebep olabilir:<br />

a) Uygun olmayan yüzey şartları,<br />

b) Yeterli olmayan kaynak basma,<br />

c) Aşırı kaynak akımı,<br />

d) Elektrod ucunun çok küçük olması,<br />

e) Elektrodların bir hizada olmamaları,<br />

f) Elektrodların yana doğru kaymaları.<br />

ŞEKİL 4 : Kayma yüzeyleri arasındaki fışkırma (0.8x).<br />

2.1.5. Bakır Birikmesi:<br />

Bakır birikmesi nokta kaynağının korozyona karşı<br />

hassasiyetini arttırır. Bakır döküntüleri tel fırça ile<br />

temizlenerek tamamen temizlenebilirler. Temizleme<br />

için kum püskürtme işlemi de kullanılabilir. Temizlenmeyi<br />

kontrol etmek için % 10'luk asetik asid eriyiği<br />

kullanılır; bakır döküntüleri siyahlaşacaktır (Şekil 5).<br />

ŞEKİL 5 : Bakır birikmesi (1.5x).<br />

Bakır birikmesine aşağıdaki faktörlerden biri veya<br />

bir kaçı sebep olabilir :<br />

a) Uygun olmayan bir yüzey hazırlama seçimi,<br />

b) Çok seyrek elektrod temizliği,<br />

c) Elektrod uçlarındaki rutubet,<br />

d) Aşırı kaynak akımı,<br />

e) Yeterli olmayan kaynak basıncı.<br />

MÜHENDİS VB MAKİNA / CİLT 18 - BATI 204 • OCAK UM<br />

2.1.6. Yüzey Yanması:<br />

Yüzey yanması, elektrodlarla temasta olan metal<br />

yüzeyinin erimesi olarak tarif edilebilir (Şekil 6).<br />

Kaynak kalitesi ve görünüşü, yüzey yanmasından<br />

olumsuz bir şekilde etkilenir.<br />

ŞEKİL 6 : Yüzey yanması (1.5x).<br />

Yüzey yanmasına aşağıdaki faktörlerden biri veya<br />

birkaçı sebep olabilir:<br />

a) çok seyrek elektrod temizlenmesi,<br />

b) Uygun olmayan yüzey durumu,<br />

c) Yetersiz kaynak basıncı,<br />

d) Aşırı kaynak akımı,<br />

e) Parçaların düzgün yerleştirilmemeleri,<br />

f) Uygun olmayan kaynak sırası zaman ayarı,<br />

g) Elektrodların yana kayması,<br />

h) Yetersiz elefctrod soğutulması,<br />

ı) Uygun olmayan elektrod malzemesi (iletkenliği<br />

çok az).<br />

2.1.7. Dış Çatlaklar:<br />

Nokta kaynağının yüzeyine doğru uzanan çatlaklar<br />

(Şekil 7), normal olarak uygun olmayan bir kuvvet de<br />

akım münasebetinin işaretidir.<br />

ŞEKİL 7 : Dış çatlak (7.5x).<br />

Kaynak basıncı aşın sıcaklığın meydana gelişini<br />

önlemek için kâfi derecede büyük olmalıdır (Düşük<br />

kaynak basıncı kontak direncinin büyük olmasına sebep<br />

olur). Ayrıca, ergimiş bölgeyi uygun olarak soğutmak<br />

için, basıncın yeteri <strong>kad</strong>ar uzun bir müddet tatbik<br />

edilmesi gerekir. Yüzey çatlağı, nokta kaynağının<br />

korozyona karşı direncini azaltır. Belirli şartlar altında,<br />

nokta kaynağının mukavemeti, yüzey çatlaması<br />

aşırı ise azalacaktır. Dış çatlaklara aşağıdaki faktörlerden<br />

biri veya birkaçı sebep olabilir:<br />

a) Uygun olmayan kaynak sırası zaman ayarı,<br />

b) Elektrodlann yanlış hizalanması,<br />

c) Parçaların düzgün yerleştirilmemesi,<br />

d) Yeterli olmayan kaynak basıncı,


e) Aşın nüfuziyet,<br />

f) Aşın kaynak akımı,<br />

g) Yetersiz elektrod soğutulması,<br />

22. İç Hatalar:<br />

22.1. Simetri:<br />

tyi teşekkül etmiş bir kaynak noktası yatay ve düşey<br />

eksenlere göre simetrik olmalıdır (Şekil 8). Sabit<br />

bir kaynak kalitesi elde etmek için üniform olarak<br />

şekillenmiş, uygun olarak yerleşmiş, birleşme içinde<br />

düzgün olan noktalar istenir. Şekil 9'da simetrik olmayan<br />

kaynak noktaları görülmektedir.<br />

ŞEKİL 8: Tipik bir kaynak nflfuzlyeti (7.5x).<br />

ŞEKİL 9: Simetrik olmayan kaynak noktaları (8x).<br />

Simetrik olmayan kaynak noktalarına aşağıdaki<br />

faktörlerden biri veya .birkaçı sebep olabilir:<br />

a) Elektrodlann yanlış hizalanması,<br />

b) Çok küçük elektrod ucu,<br />

c) Uygun olmayan yüzey durumu,<br />

d) Uygun olmayan kaynak programı,<br />

e) Parçaların düzgün yerleştirilmemesi.<br />

2.2.2. Kaynak Nüfuziyeti:<br />

Nokta kaynağında nüfuziyet, erimenin parçalar<br />

içinde uzanabildiği derinlik olarak tarif edilebilir; levha<br />

kalınlığının yüzdesi olarak ifade edilir. Nüfuziyet<br />

sınırının kabaca % 20 ilâ 80 arasında değişimine müsaade<br />

edilebilir. Minimum ve maximum sınırları aşan<br />

kaynaklar kaynak mukavemetinde istenmeyen değişmeye<br />

sebep olabilirler.<br />

222.1. Yeteniz Nüfuziyet:<br />

Nüfuziyeti % 20'den az olacak şekilde yapılan kaynaklar,<br />

akım, zaman ve elektrod kuvvetindeki normal<br />

değişmelerden ötürü, zayıf olarak teşekkül edeceklerdir<br />

(Şekil 10).<br />

ŞEKİL 10: Yetersiz kaynak nüfuziyetl (7.5x).<br />

Yetersiz nüfuziyete aşağıdaki faktörlerden biri veya<br />

birkaçı sebep olabilir:<br />

a) Yetersiz kaynak akımı,<br />

b) Aşın kaynak basıncı,<br />

d) Uygun olmayan ısıl denge,<br />

e) Çok büyük elektrod ucu,<br />

f) Uygun olmayan yüzey durumu.<br />

2.2.2.2. Aşın Nüfuziyet:<br />

Nüfuziyeti % 80'den fazla olan kaynaklar, akım,<br />

zaman ve elektrod basıncının normal değişmelerinden<br />

ötürü, fışkırma, çatlaklar ve gözenekler gibi diğer hataları<br />

meydana getirebilirler (Şekil 11).<br />

Aşın nüfuziyete aşağıdaki faktörlerin biri veya birkaçı<br />

sebep olabilir:<br />

a) Uygun olmayan yüzey durumu,<br />

b) Çok küçük elektrod ucu,<br />

c) Uygun olmayan kaynak sırası zaman ayarı,<br />

d) Yeterli olmayan kaynak basıncı,<br />

e) Yeterli olmayan elektrod soğutulması,<br />

123. Gaz Kabarcıkları ve Gözeneklilik:<br />

Kaynak akımı ve basıncının uygun olmayan bir<br />

şekilde tatbiki şekil 12'de görüldüğü gitoi gözenekli bir<br />

kaynak yapışma sebep olur.<br />

Gaz kabarcıkları genellikle fışkırma şiddetli olduğu<br />

zaman meydana gelir. Gözeneklilik ise normal olarak<br />

yetersiz bir kaynak basıncının bir neticesidir. Gaz kabarcıklarının<br />

meydana gelmesine ve gözenekliliğe aşağıdaki<br />

faktörlerden biri veya birkaçı sebep olabilir:<br />

MÜHENDİS VB MAKİNA / CİLT 18 - SAYİ 204 • OCAK 1974


a) Fışkırma,<br />

b) Uygun olmayan kaynak basıncı,<br />

c) Uygun olmayan kaynak sırası zaman ayarı,<br />

d) Uygun olmayan kaynak akımı yükselme hızı.<br />

ŞEKİL 11 : Aşırı kaynak nühızlyeti (7.5x).<br />

ŞEKİL 12 : Gaz kabarcıkları ve gözeneklilik (8x).<br />

2.2.4. tç Çatlaklar:<br />

İç çatlaklar radyografi ile tahribatsiz olarak, kaynaktan<br />

kesit alma suretiyle de tahribath olarak incelenebilirler.<br />

Çatlaklar kaynak içinde enine veya boyuna<br />

doğru olabilirler. Isı tesiri altında kalan bölgeye<br />

<strong>kad</strong>ar uzanabilirler veya kaynak bölgesi ile sınırlanırlar<br />

(Şekil 13).<br />

îç çataklara aşağıdaki faktörlerden biri veya birkaçı<br />

sebep olabilir:<br />

MÜHENDİS VS MİSİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

ŞEKİL 13 : İç çatlaklar (7.5x).<br />

a) Yetersiz kaynak basıncı,<br />

b) Uygun olmayan kaynak sırası zaman ayarı,<br />

c) Elektrodlann aynı hizada olmamaları,<br />

d) Aşırı kaynak akımı,<br />

e) Elektrodlann yana kayması,<br />

f) Yetersiz eloktrod soğutulması.<br />

DEVREDEN ÇIKARILMIŞ SICAK SU VE BUHAR<br />

KAZANLARININ KOROZYONDAN KORUNMASI<br />

(Baştarafı Sayfa 7'de)<br />

% 24 N,H4 . Ho0 = 15 N,H4'lük Levoxinhydrat'dan<br />

1 m 3<br />

suya 2-3,3 litre<br />

karıştırılmalıdır.<br />

Diğer Konsantrasyonlar için kazan içindeki suyun<br />

1 litresinde 250 mgr. Amonyak veya 300-350 mgr. olacak<br />

şekilde karıştırılmalıdır.<br />

Ham Su Kullanıldığı Takdirde :<br />

Kazan suyuna 1 m 3<br />

suya kullanılan kimyasal maddenin<br />

cinsine göre:<br />

Tripolyphosphaıt (Na sP,O ın) 2 gr.<br />

Atznatron (Na OH) 130 gr.<br />

Levoxin 15 2-3,3 litre<br />

karıştırılmalıdır.<br />

Su içersine bu maddeler karıştırıldıktan sonra<br />

meydana gelen karışımın alkalik bir reaksiyon göstermesi<br />

gerekir. Aksi takdirde bu reaksiyon meydana gelinceye<br />

<strong>kad</strong>ar bu maddelerden karıştırmaya devam<br />

edilmelidir.<br />

Kazan üzerinde yapılması gerekli tamirattan dolayı<br />

korozyona karşı korunmıa tedbiri ahnamıyorsa tamiratı<br />

en kısa zamanda bitirmeye dikkat etmelidir. Tamirat<br />

buna rağmen uzun sürecekse kazanın hiç olmazsa<br />

üzerinde tamirat yapılmayan kısımlarında kısmî<br />

olarak koruyucu tedbirlerin alınması gerekir.<br />

11


Personel seçimi<br />

Sıtkı özkazanç U.DJC: 658.3<br />

I. GtRtŞ:<br />

Toplumların ekonomik ve sosyal sorunlarını bilimsel<br />

metotlarla en kısa zamanda çözerek onların hayat<br />

düzeylerini yükseltmek çabası içinde bulunan bugünün<br />

Devlet ve örgütlerinde Personel Politikası önemli<br />

bir konu olarak ele alınmaktadır.<br />

Personelin seçimi, eğitimi, değerlendirilmesi, malî<br />

ve sosyal hakları bir yönetimin çalışma temposunu<br />

doğrudan doğruya etkiliyen etmenlerdir.<br />

O halde yönetimin ruhu olan Personeli seçip çıkarmak<br />

ve ona örgüt içindeki yerini vermek bugünün<br />

Personel Yönetiminin en önemli görevidir.<br />

İyi bir seçim, açıklık ve eşitlik ilkelerini kapsayan<br />

ve bilimsel metotların ışığı altında hazırlanan yazılı,<br />

sözlü ve uygulamalı, sınavlardan biri veya birkaçım<br />

bir arada uygulamakla temin edilebilir.<br />

Geleceği bünyesinde çalıştıracağı bireylerin başansma<br />

bağlı olan örgütler, bu bakımdan bünyelerine<br />

alacakları bireyler üzerinde titizlikle durmalıdırlar.<br />

Bu ise Personel seçimine verecekleri öneme bağlıdır.<br />

II. AMAÇ:<br />

Personel Yönetim fonksiyonlarından biri olan seçim<br />

fonksiyonu örgütlerin işlerinin en iyi bir şekilde<br />

yürütülmesi için uygun gördükleri adayların teşhis<br />

edilip, en uygun performans gösterebilecekleri görevlere<br />

yerleştirilmelerini sağlar.<br />

Kurulan Örgütün esas gayesine varabilmesi için lüzumlu<br />

özellikte ve sayıda Personel temini, seçimi, işe<br />

yerleştirilmesi ise test ve mülakatlarla gerçekleştirilebilir.<br />

Örgütlerin başarılı ve devamlı olarak faaliyet gösterebilmeleri<br />

seçecekleri personelin çalışmasına bağlı<br />

olduğuna göre Personel seçimi amaçlara ulaşmada en<br />

önemli unsur olmaktadır.<br />

III. SEÇİM SİSTEMİNİN DAYANDIĞI<br />

TEMEL İLKE:<br />

Seçim sistemi amacının, iş ile işgören nitelik ve yetenekleri<br />

arasında bir uyuşma sağlamak olduğu bilindiğine<br />

göre, bu sistem içinde iki önemli öğenin saptanabilmesi<br />

gerekmektedir. Birincisi işe ait özellikler,<br />

ikincisi ise bu özelliklere uyacak kişi yetenekleridir.<br />

Bu iki öge hakkında bilgi toplama olanağı yoksa seçim<br />

sisteminden söz etmek yersiz olur. «Ekte Personel seçiminde<br />

sistem yaklaşımı şematik olarak gösterilmiştir.»<br />

12<br />

Hiçbir seçim sistemi gerek iş özelliklerini ve gerekse<br />

kişi yeteneklerini ölçmede tam bir olgunlukta<br />

değildir.<br />

Her seçim sisteminde bir maliyet - fayda karşılaştırmasının<br />

yapılması ile neticesinin bilinmesi şarttır,<br />

özellikle az işçi çalıştıran örgütlerin yoğun bir Personel<br />

seçim çalışması içine girmesi ussal bir davranış<br />

olarak nitelenemez.<br />

örgütlerde muhtelif sebeplerle meydana gelen münhaller<br />

eğer en aşağı basamaklarda ise bu yerlerin dışardan<br />

alınacak yeni personelle doldurulması tabiidir.<br />

Fakat açılan yerler daha üst basamaklarda olduğu taktirde<br />

bu yerlerin örgüt içinden mi, yoksa örgüt dışından<br />

mı, yeni elemanlar bulmak suretiyle mi doldurulacağı<br />

sorusu ortaya çıkar. Halen örgütlerde çalışmakta<br />

olan bir personelin dışardan gelecek birisine nazaran<br />

örgütün, Politika ve çalışma şartlarını daha iyi<br />

bilmesi, mevcut elemanların niteliklerinin yönetimce<br />

daha yakından bilinmesi ve ilerleme imkânlarının açık<br />

olduğunu gören personelin örgüte bağlılığının artması<br />

gibi nedenler örgüt içinden terfi ve seçim löhinde sasayılaıbilecek<br />

faktörlerdir.<br />

IV. SEÇİM İŞLEMİ:<br />

Seçim sisteminin ikinci aşamasını oluşturan bu evrede<br />

örgüte alınması düşünülen adaylar hakkında bilgi<br />

toplanır. Bilgi toplama yöntemleri adayın kendi el<br />

yazısı ile yazıp doldurduğu özgeçmiş belgelerinden, en<br />

çapraşık test uygulamalarına <strong>kad</strong>ar değişir.<br />

Seçim araçlarının bir veya birkaçı bir arada kullanılabilir.<br />

Zira her biri ile elde edilen bilgi farklı<br />

olmaktadır.<br />

özgeçmiş formları genellikle ayrıntıya ilişkin bilgileri<br />

toplar, oysa örneğin, testlerin amacı adayın belli<br />

bir görevdeki başarısının ne olacağım önceden kestirmektir.<br />

Smav ise -seçim için yaygın olarak kullanılan<br />

bir araç olmakta ve görüşme «mülakat» ile birlikte<br />

kullanılmaktadır.<br />

Bugün sınavlar* sınırlı sayıdaki yetenek ve niteliklerin<br />

saptanabilmesi için kullanılabilmektedir.<br />

Oysa herhangi bir işlemin yapılabilmesi sonsuz ölçüde<br />

değişik yetenek ve nitelik özelliklerine gereksinme<br />

gösterebilir.<br />

Bu durum iş gereksinmelerinin, saptanabilmesinde<br />

büyük bir engel oluşturmaktadır, örneğin işin yapılabilmesi<br />

iyi niyet sahibi olmayı gerektirebilir. Henüz<br />

iyi niyeti ölçmek için bir sınav geliştirilemediği için,<br />

iyi niyetin bir belirten faktör olarak seçilmesi yersiz<br />

olacaktır.<br />

MÜHKNBİS VS MAKtSA / CÜJt U - MSI M* - OGUS MM


INPUTLAR<br />

1. İŞ ÖZELLİKLERİ<br />

PERSONEL SEÇİMİNDE SİSTEM YAKLAŞIMI:<br />

2. BİREY YETENEKLERİ<br />

3 .İNSAN r 6ÜCÖ PLÂNI<br />

4. ÇEKİM İŞLEMİ<br />

V. NORMAL PERSONEL SEÇİM ŞEKLİ:<br />

İŞLEM QUTPUTLAR<br />

1. TESTLER<br />

2. 6ÖRÜŞME<br />

3. REFERANS'<br />

4. DİĞERLERİ<br />

İŞLEMSEL YANIT<br />

İŞLEM ANINDA<br />

KARŞILAŞILAN<br />

HATALAR<br />

GÖREV SEL YANIT<br />

BAŞARI<br />

Bireylerin işi bakımından aradıkları şunlardır:<br />

a) Yeteri <strong>kad</strong>ar ve daha fazla ücret almak.<br />

b) Devamlı bir güven içinde bulunmak.<br />

c) tşini sevmek ve işine karşı ilgi duymak.<br />

d) Daha iyi çalışma şartlan temin etmek.<br />

DEĞERLEMESİ<br />

SONUÇLARI<br />

Yukardaki hususları arzulayan personelin ilmî esaslara<br />

dayanılarak işe alınabilmesi için önceden müracaat<br />

edenlerin durumlarının mukayesesine imkân verecek<br />

bazı standartların tesfoiti gerekir. Bu standartların<br />

tesbiti hangi işe Personel ahnacaksa o işin etüdü<br />

ile mümkündür.<br />

Bu iş etüdüne iş analizi denir. Yukarda belirtilen<br />

hususların da nazara alınarak tan iş analizi yapılarak,<br />

iş pozisyonları tesbit edilmiş <strong>kad</strong>rolan doldurmak ve<br />

örgütün işlerinin yürütülmesini sağlamak gayesiyle<br />

müracaat edenler arasından nitelikleri havi bireylerin<br />

işe alınması işlemine Personel seçimi diyoruz.<br />

MÜHBTOİS VB MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

1- ÖRGÜTÜN ÇEŞİTLİ<br />

ORUNLARINA<br />

ELEMAN<br />

2.ÖR6ÜT BAŞARISI<br />

Bir işe girmek için ne <strong>kad</strong>ar çok sayıda birey müracaatta<br />

bulunursa, örgüt bakımından iyi bir seçim ve<br />

tercih yapma şansı da o <strong>kad</strong>ar artar.<br />

Genellikle örgütler Personel temin edebilecek muhtemel<br />

kaynaklan önceden tespit ederler.<br />

Bunlar îç ve Dış kaynaklar olmak üzere iki tiptir:<br />

1. îç Kaynaklar:<br />

Personel temini söz konusu olduğu zaman ilk olarak<br />

örgütün iç kaynaklan gözönüne alınır.<br />

Bu gerekli personelin eldeki mevcutlardan seçilmesi<br />

demektir. Böylece Örgüt personeline terfi ve yükselme<br />

imkânlan sağlanmış olur. Bilhassa yüksek mevkiilerin<br />

doldurulmasında örgüt içi kaynaklardan yararlanmak<br />

daima olumlu sonuç verir. Dolayısıyla dış<br />

kaynaklara müracaat etmeden evvel, iç kaynak imkânlannm<br />

araştınlması ve ancak bu iç kaynaklardan<br />

istifade mümkün olmadığı taktirde, dış kaynaklara<br />

başvurulması yerinde olur.<br />

13


2. Dtş Kaynaklar :<br />

Dış kaynaklardan genellikle basit işler ve küçük<br />

mevkilere personel temini için yararlanılır.<br />

Bu kaynaklar da şunlardır :<br />

a) Reklâm ve ilânlar.<br />

b) îş ve tşçi Bulma büroları.<br />

c) örgüttekilerin tavsiye ettikleri bireyler.<br />

d) İşçi sendikaları.<br />

e) Okullar.<br />

f) Diğer kaynaklar «Cezaevi - Yetimhaneler v.s.<br />

gibi.»<br />

Yukardaki özellikleri taşıyan yöneticiler:<br />

a) örgüt içinde çalışanlar arasından,<br />

b) Gelecekte gelişme şansı olan kimseler arasından,<br />

c) Yöneticilik nitelikleri olanlar arasından<br />

seçilmelidir. Testle seçme iyi bir seçim şekli olabilir,<br />

ancak bir yandan yöneticilikteki başarı derecesini gösterecek<br />

ölçüleri havi test şekli ile bunu tatbik edeceğimiz<br />

yeter sayıda yönetici adayı bulmanın güçlüğü<br />

dolayısıyla, Test usulü ile yapılan seçimin sakıncalı<br />

ya da eksik taraflarını tamamlamak amacıyla adayların<br />

niteliklerini, davranışlarını, seviyesini, daha yakından<br />

takip edebilmek için bilhassa beşerî münasebetler<br />

açısından bir mülakat yapılması ile bunun neticesine<br />

göre seçim daha uygundur.<br />

VI. YÖNETİCİNİN SEÇİMİ VE GELİŞTİRİLMESİ: VII. İŞE ALMA VE YERLEŞTİRME:<br />

örgüt ve yapılan işe göre değişmekle beraber genellikle<br />

yöneticinin tesirini artıran aşağıdaki nitelikleri<br />

dolayısıyla yöneticinin seçim ve geliştirilmesi ayrıca<br />

ele alınmıştır. Önce Yönetici niteliklerini belirtip<br />

sonra da yönetici seçim şekli üzerinde durulacaktır.<br />

Yönetici nitelikleri:<br />

a) îşe, işyerine sadakat, doğruluk ve işe karşı ilgi<br />

duyması,<br />

b) Temiz, muntazam bir görünüşe sahip ve iyi bir<br />

örnek olması,<br />

c) Zamanını yöneltmeye ayırması, işçilerin meslek<br />

içi eğitimine eğilmesi,<br />

d) Her işçiye adil olarak iş vermesi, sorunlarını<br />

dinlemesi,<br />

e) İşçilerin maddî ve manevî ihtiyaçlarını tesbit<br />

edip, bu ihtiyaçları gidermeye çalışması,<br />

f) Lâubalilikten uzak, kişisel değere sahip bilgili,<br />

kabiliyetli olması,<br />

g) Grup çalışmasını sağlaması, disiplinli olması, işçi<br />

hakkında alınacak kararlara işçileri de katması<br />

olduğuna ve Yönetici örgütte çalışanlar hakkında sicil<br />

verme yetkisine ve işten çıkarma yetkisine sahip<br />

bulunduğuna göre Yöneticinin seçimi ve geliştirilmesi<br />

için ayn bir programa ihtiyaç vardır.<br />

Yöneticinin seçiminde aranılan özellikler şunlar<br />

olmalıdır:<br />

14<br />

1. Yöneticinin fazla bilgiden çok ortanın üstünde<br />

bir zekâya sahip olması önemlidir.<br />

2. Yöneticinin doğru, kararlı, yetenekli, çabalı ve<br />

liderlik niteliklerine sahip bir kimse olması<br />

lâzımdır.<br />

3. Hırslı olmaması, ar<strong>kad</strong>aşlarına sahip olması, işine<br />

ilgi duyması, Örgüt Genel Politikasına karşı<br />

olumlu bir tutumda bulunması lâzımdır.<br />

4. Bir yönetici yanına yardımcı seçerken, kendisini<br />

tamamlıyacak, zayıf taraflarını telâfi edecek bir<br />

yardımcı bulmaya çalışılmalıdır.<br />

îşe alınacak personelin seçimini yapabilmek ve<br />

bunlarda aranılacak asgari şartlan tesbit etmek için<br />

ilk olarak hangi işe personel almacak ise o işin analizi<br />

yapılır.<br />

İş analizi ve iş tarifnamesi tamamen işe dönük ve<br />

işle ilgili olmalıdır. Bunlara dayanılarak, hazırlanan<br />

iş şartnamesi ve niteliklerle beraber örgütün ihtiyacı<br />

olan Personel sayısı tesbit edilir. Bu işlemler de yapıldıktan<br />

sonra iç ve dış kaynaklar, harekete geçirilerek<br />

Örgüte müracaatlar teşvik edilir ve bu müracaat<br />

edenler arasından gerekli seçim yapılır. İşe alma Yerleştirmede<br />

birçok metodlar kullanılır.<br />

Bunların gayesi müracaat edenler hakkında bilgi<br />

toplamaktır.<br />

En fazla kullanılan usuller şunlardır:<br />

1. İlk görüşme,<br />

2. İş müracaat formu,<br />

3. Referansların kontrolü,<br />

4. Psikolojik testler,<br />

5. İşe alma mülakatı,<br />

6. Âmir-Müdürün tasvibi,<br />

7. Sağlık muayenesi,<br />

8. îşe başlama ve tanıtma.<br />

Yukarda belirtilenlerden psikolojik testler daha<br />

ziyade büyük örgütlerin bir kısmı tarafından kullanılır.<br />

Küçük örgütler ise mülakat usulüne önem verirler.<br />

Bundan ötürü bu iki husus üzerinde ehemmiyetle<br />

durulacaktır.<br />

A — PSİKOLOJİK TESTLER :<br />

İşe alma testi, seçilmiş psikolojik faktörleri ölçebilecek,<br />

bir vasıtadır. İş hayatında bu ölçmenin gayesi<br />

bir şahsın ilerde ne yapacağını önceden kestirmektir,<br />

ölçülen psikolojik faktörler genellikle şunlardır:<br />

a) Maharet,<br />

b) öğrenme kabiliyeti,<br />

c) Mizaç - Tabiat.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


Testin Ana Prensipleri:<br />

1. Testler iş analiz programlarına dayanılarak tanzim<br />

edilmelidir, iş şartnamesinde aranılan özelliklerin<br />

hangisinin test yolu ile ölçülebileceği kararlaştırılmalıdır.<br />

Yani iş şartnamesi ne gibi vasıfları gerektiriyorsa<br />

namzetlerde o vasıfların bulunup bulunmadığını ölçecek<br />

testlerin yapılması lâzımdır.<br />

2. Testin güvenilir bir vasıta olarak kullanılmak<br />

üzere seçilmiş bulunması lâzımdır. Güvenilir olma<br />

testten elde edilen neticelerin istikrar derecesine bağlıdır.<br />

Eğer bir test güvenilir ise aynı şartlar altında o<br />

teste ikinci, üçüncü defa tâbi tutulan şahıs testten hep<br />

aynı neticeleri elde etmelidir. Testten elde edilen neticeler<br />

birbirini tutmazsa bu taktirde yapılan testin<br />

hiçbir kıymeti yok demektir.<br />

B — MÜLAKATLAR:<br />

Görüşme «mülakat» sübjektif olmasına rağmen en<br />

çok kullanılan personel seçme usulüdür.<br />

Plânlanmış ve plânlanmamış olmak üzere iki tiptir.<br />

Genellikle personel seçiminde plânlanmış mülakat<br />

kullanılır.<br />

îş şartnamesine dayanılarak en küçük ayrıntılara<br />

<strong>kad</strong>ar inen bir soru listesini havi olup, görüşmeyi<br />

yapan önceden hazırlanmış bu soru listesinden ayrılmadan<br />

mülakat sırasında, istenen bilgileri toplamış<br />

olur.<br />

Plânlanmamış mülakatlar ise önceden hazırlanmamış,<br />

serbest görüşmelerdir, daha ziyade işten çıkarma<br />

ve işten ayrılma gibi görüşmelerde kullanılır.<br />

Mülakatın Prensipleri :<br />

Genellikle görüşmeler için önceden hazırlık yapılması<br />

bunların planlanması ve programlanması icap<br />

eder.<br />

Bunun için de:<br />

1. Görüşmelerin hedeflerinin tesbiti gerekir.<br />

2. Görüşmede kullanılacak metodun tâyini gerekir.<br />

3. Görüşmeyi yapacak şahısın, görüşeceği aday<br />

hakkında önceden bilgi edinmesi gerekir.<br />

Görüşme safhasının idaresinde ise şu hususlara<br />

önem verilmelidir:<br />

a) Görüşmeci adaylara karşı sevgi ve hürmet göstermelidir.<br />

Bu mülakatın ana felsefesidir.<br />

b) Sorular adayları konuşmaya teşvik edecek şekilde<br />

sorulmalıdır. Adayın uzun konuşması sağlanmalıdır.<br />

Plânsız görüşmelerde adaylara hemen hemen hiç<br />

soru sorulmaz kendileri konuşmaya teşvik edilir. Bütün<br />

gaye adayın rahatça konuşmasını sağlamak ve<br />

onun hakikî benliğini ortaya koymasını temin etmektir.<br />

İşte bu gerçek bizi mülakat yapma tekniği ile karşı<br />

karşıya getirmektedir.<br />

Mülakat belli bir amaca yönelmiş karşılıklı konuşma<br />

olduğundan mülâkatçı ile mülakat edilen kişi birbirlerini<br />

karşılıklı etki altında bulundurmaktadırlar.<br />

Bu karşılıklı etkilerin pek çoğu jestlerle, tavırlarla,<br />

yüz hareketleriyle ve başka davranışlarla anlatılır. O<br />

halde mülakat, bir ilim olmayıp bir sanattır, öyleyse<br />

mülakatı gelişi güzel seçilmiş kimselere değil, denenmiş<br />

ve kendisinden bu alanda yararlanılabileceği kanısına<br />

varılmış bireylere yaptırılmalıdır.<br />

VIII. SONUÇ:<br />

1. İş analizi ve ona bağlı olarak belirlenen diğer<br />

işlemler, seçim sistemi için bir ön hazırlık niteliğindedir.<br />

Seçim işlemine gidebilmek için, iş hakkında ayrıntılı<br />

bilgi sahibi olmak kaçınılmaz bir zorunluktur. Bu<br />

bilgilere sahip olmadan yapılacak bir seçim, seçilen<br />

elemanın başarısının rastlantıya, bırakıldığı anlamına<br />

gelir ki, modern yönetim düşüncesinde böyle bir tutuma<br />

yer yoktur. Bu nokta bugünkü seçim sisteminin<br />

belki de en tutarlı yönüdür.<br />

2. Her örgüt yapısı değişik bir bireylere ihtiyaç<br />

gösterdiğinden, yönetici seçiminde, örgüt içindeki<br />

grup yapılarını incelemelidir.<br />

3. Testler belirli kabiliyet, özellik ve davranışları<br />

ölçerler. Objektif olma niyetini temsil etmelerine rağmen,<br />

her zaman başarı tahmininde en uygun yöntem<br />

olmadıklarından dikkatli olunmalıdır.<br />

4. Genellikle Personel seçiminde gerçek ve formel<br />

yollarla elde olunmuş bilgiler, hissi ve kişisel referanslara<br />

tercih edilmelidirler.<br />

5. Mülakatların değeri üzerinde geniş ölçüde bilgi<br />

farkı mevcuttur. Her Sübjektif metodda olduğu gibi<br />

mutlaka Objektif yöntemlerle de desteklenmelidirler.<br />

6. Seçim araştırmalarının denetimi, adayların sunduğu<br />

bilgilerin derlenip birer birer doğruluklarının<br />

seçimci tarafından incelenmesine, karşılaştırmalar<br />

yapılmasına ve istatistiki kontroller yapılması ile tesbit<br />

edilmelidir.<br />

Kısacası bir örgütteki yönetim katlarının kalitesi<br />

ve başarısı seçilecek kaliteli personelin yetenek ve çalışmasına<br />

bağlı olduğundan Personel seçimi her zaman<br />

için en önemli unsur olarak kalmaya devam edecektir.<br />

YARARLANILAN KAYNAKLAR :<br />

1. Dr. SÖZEN Ural: «Yönetici Değerlemesinde Personel Seçiminin<br />

Bir Olarak Kullanılması» Doktora Tezi, A.l.T.l.A. Ankara, 1972.<br />

2. ÇELİKKOL Şinasi - SÖZEN Ural : «Personel Yönetimi» Teksir<br />

Ders Notlan, A.l.T.l.A. Ankara, 1972.<br />

3. AYTEK Bintuğ (M.B.A.) : «Yönetici Personelin Seçimi» Lisans<br />

Üstü Eğitim, A.Î.T.t.A. İşletme Yönetimi Enstitüsü Ders Notu,<br />

1973.<br />

4. Prof. Dr. YALÇIN Selçuk : «Personel İdaresi», Fakülteler Matbaası<br />

İstanbul, 1971.<br />

5. SİNDİREN Doğan - Doç. Dr. ŞAN Özalp - Doç. Dr. A$KUN Cem :<br />

«İşletme Politikası», Emel Matbaası Ankara, 1971.<br />

6. ÖZGÜN Kamber - ERSAN Aysel: «Personel Yönetiminde Mülakat<br />

ve Teknikleri»,.Ayyıldız Matbaası Ankara, 1967.<br />

7. Doç. AVŞAROĞLU Ali: «Beşerî Münasebetler» Şafak Matbaası<br />

Ankara, 1971.<br />

MÜHBNDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974 15


Yeniliklere neden karşı gelinir, önlemek<br />

için neler gereklidir<br />

İlhan Koloğlu U.D.K.: 658.015.1<br />

Yeniliklere veya değişikliklere karşı görülen direnmeyi;<br />

bu değişikliğin bünyesindeki sakıncalardan başka<br />

nedenlere dayanarak, öngörüleni istememek diye<br />

tanımlayabiliriz.<br />

Pekçok kişi iş hayatına atıldıklarında, yararlı buluşlarının<br />

derhal kabul edileceğini sanırlar. Bunun<br />

böyle olmadığı, buluşların kabul edilebilmesi için etraflı<br />

bir takdim tarzı gerektiğini, bu arada pekçok<br />

faydalı teklifin rafa kaldırıldığını anlamaları ise, oldukça<br />

uzun zaman alır. Aslında faydasına inandığımız<br />

tekliflerimizin kabul edilmemesi çoğu zaman anlaşılması<br />

güç ve cesaret kinci bir durumdur. Fakat değişmelere<br />

karşı raslanılan bu direnmenin çeşitli potansiyel<br />

sebeplerine vakıf olursanız direnişi yenmeniz mutlaka<br />

ki daha kolay olacaktır. Hiç değilse sebeplerinin<br />

bilinerek hareket edilmesi bu reaksiyonun şiddetini<br />

çok azaltacaktır.<br />

Bir mühendisin fikirlerini kabul ettirme yeteneğine<br />

sahip olması, mutlaka ilerlemesine tesir eden önemli<br />

faktörlerden birisidir. Zira o sadece teknik bilgisinden<br />

ötürü işe alınmış değildir, kendisinden beklenilen,<br />

yaratıcılığım kullanarak bilgisini tatbik sahasına koyabilmesidir.<br />

öte yandan yalnız yaratıcı olmak da<br />

kâfi değildir, yarattıklarını kabul ettiremediktenı sonra<br />

yaratıcılık neye yarar ki ? Bu hususlardaki yetersizlikler<br />

bir mühendisin yükselmesini önleyici nedenlerin<br />

başında gelir.<br />

Bir mühendisin zamanının çoğunu meslekdaşlanyla<br />

yaptığı temaslar kaplar. Bu temaslar esnasındaki<br />

tavır ve konuşmaları, ilerde ar<strong>kad</strong>aşlarına fikirlerini<br />

kabul ettirebilme olanağına geniş ölçüde tesir ederler.<br />

Beşerî münasebetler alanında tecrübesiz olan mühendis,<br />

başarısızlıklarının çoğu zaman bu tecrübesizliğinden<br />

ileri geldiğini bilmelidir. Bu sebeple tekliflerin<br />

karşılaşacağı güçlüklerin ve reaksiyonların sebeplerinin<br />

bilinmesi yararlı olacaktır kanısındayız.<br />

Değişikliğe Karşı Direnmelerin Esas Sebepleri:<br />

Değişikliğe karşı direnme sorunlarının çözümünde<br />

«iş hayatının» gerektirdiği bazı hakikatleri kabul etmek<br />

zorundayız. Bir organizasyonda çalışan her şahsın<br />

bir hedefi vardır ve genellikle bu hedefler müessesenin<br />

ana hedefleri ile çelişki teşkil etmektedir. En<br />

genel şahsî hedefler arasında şunları sayabiliriz:<br />

— 1. İlerlemek.<br />

— 2. Üstlerin, meslekdaşlann, ailenin ve dostların gözünde<br />

ehemmiyet kazanmak.<br />

— 3. Mesai ar<strong>kad</strong>aşlarınca sevilmek.<br />

16<br />

— 4. Daha fazla para kazanmak.<br />

— 5. Yapılan işten tatmin olabilmek.<br />

— 6. Müessese için alınacak önemli kararlara katılabilmek.<br />

— 7. Ücret, pozisyon, iş güvenliği elde etmek.<br />

Mühim olan husus şudur ki; yapılacak bir yenilik<br />

müessesenin verimliliğini artırıcı mahiyette bile olsa,<br />

yukarda bahsedilen şahsî gayelerle çelişkiye düştüğü<br />

müddetçe bir reaksiyonla karşılaşması olağandır. Teklif<br />

edilen değişiklik o şahsın ilerleme imkânını önleyecek,<br />

daha fazla para kazanmasına mani olacak, iş<br />

güvenliğini zedeleyecekse, bu şahıstan ne gibi bir reaksiyon<br />

beklenmelidir ? Çok daha önceden bu teklifi<br />

kendisinin yapması gerektiğine inanan, dolayısıyla ar<strong>kad</strong>aşları<br />

nazarında ihmalkâr veya cahil durumuna<br />

düşeceğini sanan bir şahsın yapılan bir yenilik teklifini<br />

tasdik etmesi beklenebilir mi ? Normal olarak kişiler<br />

iş icabı kendi menfaatlerinden fedakârlıkta bulunmazlar.<br />

Bunun tersini düşünmek ise realiteden uzak<br />

olacaktır.<br />

Herhangi bir dizayn projesi başladığı andan itibaren<br />

karşılaşılacak reaksiyonlar üzerinde düşünmek<br />

gereklidir. Bu husus, yapımcı herhangi bir probleme<br />

mükemmel bir çözüm bulduktan sonra yetkili şahsın<br />

bu teklifi kabul etmemesi gibi bir durumla karşılaşıldıktan<br />

sonraya bırakılmamalıdır. Problem üzerinde<br />

uğraşıp çözüme ulaştıktan sonra durup «kabul ettirme<br />

stratejisi» arama yoluna gitmek te çok yanlış olur.<br />

Bütün bunlar yerine kabul ettirebilme çabalan projenin<br />

başlamasıyla beraber yürütülmelidir. İleride karşılaşılacak<br />

reaksiyonlar göz önünde bulundurularak,<br />

davranışlarına, mesai ar<strong>kad</strong>aşlanyla münasebetlerine<br />

ve teklifinin çeşitli yönlerine dikkat etmesi gereklidir.<br />

Aşağıda özet halinde bulacağınız Üste, karşılaşılacak<br />

reaksiyonlan teşhis edici, önleyici tedbirleri tavsiye<br />

eden pratik bir yardımcı olacaktır. Burada önemli<br />

olan bir diğer husus; getirilen bir teklifi kabul veya<br />

redde yetkisi olan personelle, böyle bir yetkisi olmayıp<br />

teklifin getirdikleri ile direkt olarak etkilenen personeli<br />

ayırmanın gerekli oluşudur.<br />

Tekliflerin Kabul veya Reddi Üzerinde Söz Sahibi Olan<br />

Personelin Yeniliklere Karşı Gösterdikleri Tepkilerin<br />

Sebepleri:<br />

Teklifin kabulünde söz sahibi olan bir şahıs aşağıdaki<br />

sebeplerden birisi yüzünden teklifi geri çevirebilir.<br />

1 — Atalet: İçinde bulunulan durumun eksik yön*<br />

lerini görmekle beraber statükoyu muhafaza etme ve<br />

işleri alışılan tarzda yürütme eğilimi. Meselâ dönem<br />

başında gelişigüzel olarak seçip oturduğu sırada de-<br />

MÜHBNDİS TE MAKİNA /CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


vamlı oturmak isteyen bir talebe gibi (Aslında «kendi»<br />

sırasında oturan bir başkasını görmekten rahatsız<br />

olan pekçok talebe mevcuttur). Bunu bir jiroskopun<br />

yün değiştirmeye gösterdiği mukavemete benzetebiliriz<br />

ki burada gösterilen tepkinin, teklif muhteviyatı<br />

ile hiçbir ilişkisi yoktur.<br />

2 — Güvensizlik : İçinde bulunulan durumun eksik<br />

yünleri çok olsa bile hiç olmazsa nasıl çalıştığı bilinmektedir.<br />

Oysa getirilmesi istenilen sistemin nasıl çalışacağı<br />

bilinmemekte ve bir tahminden öteye gidememektedir.<br />

Bulunulan durumdan ayrılmak bir riski gerektirmektedir,<br />

yeni sistemin kurulması için sarfedilen<br />

emek ve malî külfetlerden sonra, bu sistemin mükemmel<br />

çalışacağına dair elde hiçbir garanti mevcut değildir.<br />

Çok kişinin düşüncesi «Eldeki mevcut iş görüyorken<br />

yeni bir şey getirip ne diye başımıza dert açalım ?»<br />

dır. Böylece iyi işlemediğinden emin olunan bir sistem<br />

ile iyi işliyeceğinden emin olunmayan bir sistem değiştirilmek<br />

istenmez.<br />

3 — Teklifi alan şahsın, bu teklifin getireceği değişikliğin<br />

gerekliliğine inanmamış olması.<br />

4 — Teklifin kabul edilmemesi anlaşılmamasından<br />

ileri gelebilir. Yeni sistemin tabiatı ve işleyiş tarzının<br />

tam anlaşılamaması halinde, daha dikkatli incelenir ve<br />

hatta inceleyen şahısta küçük düştüğü hissini bile<br />

uyandırabilir.<br />

5 — Kızağa Çekilme Korkusu: Halihazır sistemin<br />

işleyişi üzerinde yıllarca verdiği emek sonucu tecrübe<br />

edinen şahıs, yeni sistemin gelmesi ile emeğinin mahsulünü<br />

toplamaktan uzak kalacaktır. Getirilecek olan<br />

sistemde de aynı bilgi ve tecrübeyi edinebileceğinden<br />

emin olmıyan şahıs istikbaldeki değerinden, dolayısıyla<br />

iş güvenliğinden şüpheye düşecek, kolaylıkla teklifin<br />

reddini benimsiyecektir.<br />

6 — Tatminkârsızlık: Görevde yapılacak herhangi<br />

bir değişiklik, işin ehemmiyetini, kapsamını veya şahsın<br />

mesuliyetini kısıtlıyabilir. Meselâ yapılacak değişiklik<br />

bir formenin emrinde çalışan işçilerin azaltılmasını<br />

gerektirebilir, bu da formenin prestijini azaltacağı<br />

için pekâlâ bir direniş doğurabilir.<br />

7 — Maiyetinin Sempatisini Kazanma Arzusu : Bir<br />

teklifi gözden geçirirken formen idarecilerin menfaatlerinden<br />

çok maiyetinin çıkarını düşünür onların işlerini<br />

daha da güçleştirmek istemez, bu sebeple böyle<br />

bir teklife hayır diyebilir.<br />

8 — Yardım Edilmekten Hoşlanmamak: Bir formenin<br />

problemlerinin halli için bir mühendisin görevlendirildiğini<br />

düşünelim, çok mümkündür ki formen<br />

emrinde çalışanların gözünde değerinin düşeceğini,<br />

kendi problemlerini halledemiyen kişi durumuna düşeceğini<br />

düşünecektir.<br />

9 — Tenkit Edilmek : Teklifinizi kabul ettirmeye<br />

çalıştığınız kişi halihazır sistemin kurucusu olabilir,<br />

o zaman yapıcı bir gaye için bile olsa teklifiniz tenkid<br />

mahiyetinde olacaktır.<br />

10 — Teklifin Hazırlanmasına Katkıda Bulunamamak<br />

: ilk bakışta aşikâr gibi gözüken bir fikir, «nasıl<br />

oldu da ben düşünemedim» şeklinde bir tepki yaratabilir.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

11 — Taktik Hataları: Bazen birkaç kelime çok<br />

şey değiştirebilir. «Böyle yapılmaz» diye başladığınız<br />

zaman çok şey kaybedersiniz.<br />

12 — Teklifi Getirenin Şahsına Olan Güvensizlik:<br />

Bu durumla genellikle tecrübesiz genç mühendisler<br />

karşılaşırlar.<br />

13 — Yanlış Zaman Seçme: Teklifinizin reddedilme<br />

sebebi sadece reddeden şahsın o anlık sıkıntısından,<br />

fazla meşgul olmasından, işlerin kötü gitmesi<br />

veya işçi münasebetlerinin gergin olmasından ileri<br />

gelebilir.<br />

Tekliflerin Kabul veya Reddi Üzerinde Söz Sahibi<br />

Olmayıp Bunlardan Etkilenecek Olan Personelin<br />

Gösterecekleri Tepkilerin Sebepleri :<br />

1 — Atalet: Bilhassa değişiklik çok anî ve köklü<br />

ise.<br />

2 — Değişikliğin Neler Getireceği Üzerinde Tereddüt<br />

: Şahıs, içinde bulunduğu durumdan memnun olmasa<br />

bile, ücretinin düşmesi, daha kötü çalışma şartları<br />

veya daha zor bir iş ihtimalini göze almak istemez.<br />

3 — Değişikliğin Gayesini ve Gerekliliğini Anhyamamak:<br />

Çoğu zaman idareciler tarafından yapılan<br />

değişikliği işçilere izah etmek lüzumu duyulmaz.<br />

4 — Yeni metod veya politikayı anlıyamamak bir<br />

şüphe ve güvensizlik hissi uyandırabilir.<br />

5 — Tatminkârsızlık : İşin gerektirdiği maharetin<br />

azalması o işçinin değerinin düşmesine ayrıca basitleştikçe<br />

monotonlaşacağı düşüncesinin doğmasına sebep<br />

olur.<br />

6 — Toplum Baskısı: Toplumun her ferdi çoğu zaman<br />

hareketlerinin belirttiği şekilde düşünmemekte<br />

ise de ar<strong>kad</strong>aşlarını gücendirmemek için o şekilde hareket<br />

etmektedir. Her işçi gurubunun benimsediği politikalar<br />

grupların reaksiyonlarını belirliyecek hareket<br />

tarzlarını oluştururlar. Böylece fertlerin değişikliğe<br />

karşı gösterecekleri reaksiyonlara tesir eden önemli<br />

bir faktör ortaya çıkar : Şahıs icabında kendi menfaatlarım<br />

bir kenara iterek ar<strong>kad</strong>aşlarının tasvibini kazanacağını<br />

tahmin ettiği tarzda hareket eder. En çok<br />

karşı koyan inatçı muhalifler genellikle toplumun yaşlı<br />

fertleridir, bunlar da toplumda en fazla söz sahibi<br />

olan kişilerdir.<br />

7 — Ücretlerin Düşeceği Korkusu : Değişiklik işçinin<br />

deplasmanı veya ücretinin düşmesi ile sonuçlanabilir.<br />

8 — Sosyal Değişiklikler: Ahengi teessüs etmiş bir<br />

ar<strong>kad</strong>aş grubundan ayrılmama isteği.<br />

9 — Değişikliği Getiren Şahsa veya O Şahsın Temsil<br />

Ettiği Zümreye Karşı Hoşnutsuzluk : Genellikle işçiler<br />

ücretlerinin artma teklifi hariç her teklife hayır<br />

deme eğilimindedirler.<br />

10 — Teklifin «Dışardan» Gelmesi: Yüksek <strong>kad</strong>emedekiler,<br />

idareciler ve mühendisler genellikle işçiler<br />

tarafından yabancı addedilirler. Bunlardan gelecek<br />

tekliflerin de reaksiyonla karşılaşması normaldir.<br />

17


11 — Yeni Metod veya Politikanın Saptanmasında<br />

Görev Almamak: İşçiler değişiklikler planlanırken<br />

kendi menfaatlerinin gözetilmediği düşüncesindedirler<br />

ve bu kararlar alınırken fikirlerinin alınması gerektiğini<br />

savunurlar.<br />

12 — Vakitsiz Değişiklikler: Değişiklik, önceden<br />

ihbar verilmeksizin veya işçi, işveren münasebetlerinin<br />

gergin olduğu bir zamana rastlarsa, reaksiyonla<br />

karşılaşılabilir.<br />

Direnişleri Azaltmak İçin Tavsiye Edilen Metodlar:<br />

Aşağıdaki tavsiyeler teklifin takdimi planlanırken<br />

gözönüne alınmalıdır.<br />

1 — Değişikliğin gerekli olduğunu, ikna edici bir<br />

tarzda izah edin. Bu hususta işçileri küçük görmeyin.<br />

2 — Yapılacak değişikliğin bütün özelliklerini izah<br />

edin. Açık ve kesin bir lisanla ilgililerin yeni metod<br />

veya politikayı tam manasıyla anlamalarını temin edin.<br />

3 — Teklif edilen metodun hazırlanmjasına yardım<br />

etmelerini veya hiç olmazsa öyle düşünmelerini sağlayın.<br />

Genel olarak insanlar kendi fikirlerinin başarı kazanmasını<br />

isterler, başkalarının fikirlerinde ise çekimserdirler.<br />

Katılmaları temin etmek çeşitli şekillerde<br />

olabilir.<br />

a) Operatörlere, muayenecilere, formenlere, bakımcılara<br />

danışın, tekliflerini, fikirlerini alın. Söyliyeceklerini<br />

dikkatle dinliyormuş gibi yapın, ihtiyacınız olmasa<br />

bile akıl danışın. Fikirlerini açıklamış olması<br />

kendisinde yeni metodun hazırlanışında bir katılmış<br />

olma duygusu uyandırır ve bunların hiçbirisinden yararlanılmamış<br />

bile olunsa teklifi benimser.<br />

b) Tabiatıyla mümkün olduğu takdirde yararlı fikirlere<br />

yer verin ve uygun bir şekilde kime ait olduğundan<br />

bahsedin.<br />

c) Sizin düşündüğünüzden daha az yararlı olsa bile<br />

bazı durumlarda karşı tarafın görüş ve düşüncelerine<br />

yer verin, özel bazı hallerde muvaffak olup olmamanız<br />

buna bağlıdır.<br />

4 — Zamanı çok iyi ayarlayın.<br />

a) Bir teklifin kabul edilmesi için çalışıyorsanız<br />

karşı tarafın, meşgul veya üzüntülü olduğu bir zamanı<br />

seçmemıeye dikkat edin. Kendisine teklif üzerinde yeterince<br />

düşünme payı bırakın, acele etmeyin.<br />

b) İşçilere yenilik getirecekseniz çok önceden ihbarınızı<br />

yapın.<br />

5 — Teklifinizin takdimi esnasında uygun taktikler<br />

kullanın. Kelimelerinize dikkat edin, hepsinden önemlisi<br />

tenkid etmekten kaçının.<br />

6 — Büyük değişiklikler durumunda mümkünse,<br />

bunu <strong>kad</strong>emeler halinde takdim edin. Değişiklik büyük<br />

olduğu nisbette korku yaratır.<br />

7 — Teklifinizde, sunulan şahsa doğacak menfaatleri<br />

etraflıca belirtin.<br />

8 — Eğer mümkünse uygun manevralarla, kendi<br />

fikrinizi karşınızdakine sanki ona aitmiş gibi gösteriniz.<br />

Bunun güçlüğü, insanların kendi fikirlerinden baş-<br />

18<br />

kalarının yararlanmıalarını sağlıyacak <strong>kad</strong>ar cömert olmamalarından<br />

doğmaktadır.<br />

9 — Değişiklikten etkilenecek olanlardan şahsî ilginizi<br />

esirgemeyin:<br />

a) Bilhassa yaşlı işçilere yakınlaşarak sosyal münasebetler<br />

kurun.<br />

b) Çalışma yerlerini değiştireceğiniz kişilere tecrübelerini<br />

kullanabilecekleri başka işyerleri bulun.<br />

c) Mümkünse işgüvenliği ve kazançları hususunda<br />

kendilerine garanti verin.<br />

d) Yeni yapacakları işlerde mükemmel bir eğitim<br />

temin edin.<br />

e) İşin muhteviyatından büyük ölçüde azalmalara<br />

müsade etmeyin, şayet ehliyet ve mesuliyet büyük ölçüde<br />

azalacaksa, bu durun?ı aynı işçiye kendisini bu<br />

yönden tatmin edecek birkaç iş daha vererek karşılamaya<br />

çalışın.<br />

10 — Mümkün olduğu takdirde değişikliklerin tebliğini<br />

en yakın âmirlere bırakın.<br />

Yukarıdaki tedbirlerin hiçbirisi değişikliklere karşı<br />

direnmeyi azaltacak uzun vadeli tedbirler değildir.<br />

Bunlar, genel anlamda yapılacak değişikliklere personeli<br />

hazırlayıcı mahiyetteki uzun vadeli çabalarla desteklenmelidir.<br />

Bu teknik ve psikolojik mahiyetteki hazırlama<br />

programı şu hususları ihtiva etmelidir.<br />

1 — Gerekli teknik eğitim, böylece personel yeni<br />

metodlara hakim olabilecek güveni duyacaklardır (meselâ<br />

matematik, istatistik, veya kompüter eğitimi). Bu<br />

çalışma teknolojik bir düzen değişikliğine alışmak için<br />

olacaktır yoksa sadece bir metodun öğretilmesine<br />

münhasır değildir.<br />

2 — Personelin değişikliğe psikolojik olarak hazırlanması.<br />

a) Müessesenin ekonomik yapısının değişikliğe ne<strong>kad</strong>ar<br />

ihtiyacı olduğuna dair, değişikliğin kaçınılmazlığına,<br />

rekabetin önemine v.s.'ye dair eğitimler.<br />

b) Gerekli personeli şirketin eğiliminden, plânlarından<br />

haberdar ederek onların bir değişiklik beklemelerini<br />

ve buna hazırlıklı olmalarını sağlamak.<br />

c) Müessesenin şimdiye <strong>kad</strong>ar hiçbir personelini<br />

mağdur duruma düşürmediğine dikkat çekerek bir güven<br />

temin etmek.<br />

Bütün bunların yanısıra direnişleri yenmenin en<br />

önemli yolu konu hakkında personeli şuurlandırmaktır.<br />

Böyle bir sorunun varlığı ve sebepleri hakkında<br />

bilgi sahibi olanlar bunu yenmeyi daha kolay başaracaklardır.<br />

Bu şuuru bilhassa orta ve üst <strong>kad</strong>emedeki<br />

idarecilerde uyandırabilirsek en etkili tedbiri almış<br />

oluruz.<br />

LİTERATÜR:<br />

— EDVVARD V. KRICK<br />

Associate Prof. Dept. of Ind. Eng. Lafayette Colledge<br />

METHODS ENGINEERING<br />

1962 by John Wiley and Sons Inc. USA<br />

- H. B. MAYNARD<br />

Editör - in - chief Pittsburgh, Pennsylvania<br />

INDUSTRIAL ENGINEERING HANDBOOK<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


Motor yapımında kullanılan yüksek<br />

sıcaklığa dayanıklı çelikler ve alaşımlar<br />

Dr. Savaş İzgiz U.D.K.: 669.018<br />

Bir motorun, termik, kimyasal ve mekaniki olarak<br />

en çok etkiye maruz kalan parçası hiç şüphesiz çıkış<br />

ventili, yani eksoz sübabıdır.<br />

Bilhassa II. Dünya Savaşından sonra Avrupa ve<br />

ABD'lerinde 1948 senesine <strong>kad</strong>ar çıkış sübabı olarak<br />

daha yüksek güçlü irıotorların imâline gidilmesi motor<br />

yapı parçalarının termik ve mekaniki yüksek etkilere<br />

karşılık verecek şekilde yapılmasını mecbur kılmıştır<br />

(1, 2).<br />

Giriş sübablarınm azami çalışma sıcaklıkları 450-<br />

500 C arasında bulunmalarına rağmen, çıkış sübablarında<br />

bu sıcaklık 750°C olup, hava ile soğutmalı motorlarda<br />

dahada fazladır.<br />

Sübablarda genellikle aranan özellikler şunlardır :<br />

1) 2000 saatlik çalışma müddeti içinde iyi bir sıcaklık<br />

mukavemeti,<br />

2) Yakıtların yanm,a artıklarına karşı, oksitleyici ve<br />

redükleyici atmosfer altında iyi bir dayanıklılık<br />

(bilhassa kurşun bileşimlerine karşı),<br />

3) Bu yüksek sıcaklıklarda çalışma müddetince sübab<br />

toleranslarının sabit kalması,<br />

4) İyi bir şekillenebilme kabiliyetine sahip olmaları.<br />

Yukarıda istenilen özellikleri, çözelti tavlamasına<br />

tabii tutulmuş durumda kolay şekillenebilen, daha<br />

sonra uygulanan sertleştirme işlemi ile yüksek mekaniki<br />

özelliklere erişebilen östenitik-sertleşebilen çelikler<br />

vermektedirler. Çizelge l'de sübab olarak kullanılan<br />

çelikler ve süper alaşımlar genel olarak gösterilmişlerdir<br />

:<br />

Sübab Çelikleri ve Alaşımları:<br />

a.) Giriş sübabı olarak kullanılan çelikler<br />

a.l.) Düşük alaşımlılar<br />

a. 2.) Yüksek alaşımlılar<br />

a. 2.1.) 0,5 C-Cr-Si-Çelikleri<br />

a. 2.2). 0,5 C-Cr-Ni-Sı-Çelikleri<br />

b.) Çıkış sübabı olarak kullanılan çelikler ve alaşımlar<br />

b. 1.) Martenzitik çelikler<br />

b. 1.2.) 8 Cr-3 SirÇelikleri<br />

b. 1.2.) 20 Cr-2 Si-Çelikleri<br />

b.b.) Sigma-Fazlı olanlar<br />

b. 2.1.) Cr-5 Ni-3 Mo<br />

b. 2.2.) Cr-4 Ni-4 Mn<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 • SAYI 204 • OCAK 1974<br />

b.3.) Östenitik çelikler (19-21 % Cr)<br />

b.3.1.) 20 Cr-8 Ni-3 Si<br />

b.3.2.) Cr-8 Ni-3 Sı-N<br />

b. 3. 3.) Cr-12 Ni-N<br />

b. 3.4) Cr-9 Mn-4 Ni-N<br />

b.3. 5.) Cr-9 Mıı4 Ni-N-S<br />

b. 3.6.) Cr.-6 Mn-2 Ni-N<br />

b. 3.7.) Cr-20 Ni-3 Ti<br />

3.4.) Süper alaşımlılar (Ni veya Co-ana metal)<br />

b.4.1.) Ni-16 Cr-Tİ<br />

b.4.2.) Ni-20 Cr-Tİ-Al<br />

b. 4.3.) Ni-20 Cr-18 Co-Ti-Al<br />

b.4.4.) Co20 Cr-10 Ni-15 W<br />

ABD'lerinde 1948 senesne <strong>kad</strong>ar çıkış sübabı olarak<br />

ferritik çelikler kullanılmakta idi, fakat malzemeye verilen<br />

kalite niteliklerinin fazlalaşması nedeni ile daha<br />

sonraları ferritik ve östenitik karışık dokuya sahip çeliklerin<br />

yanında genellikle östenitık çelikler kullanılmaya<br />

başlanıldı.<br />

V. W. Vigor ABD'lerinde genel olarak çıkış sübabı<br />

çeliklerini şu 4 kısım altında toplamaktadır: (3).<br />

Çelik<br />

Ferritik XB<br />

Sigma-fazh XCR<br />

Östenitik, 21-12<br />

Östenitik, 21-4 N ...<br />

C<br />

0,80<br />

0,50<br />

0,25<br />

0,45<br />

Si<br />

2,0<br />

1,0<br />

1,0<br />

0,25<br />

Mn<br />

0,60<br />

1,00<br />

1,00<br />

9,0<br />

Cr<br />

21,0<br />

24,0<br />

21,0<br />

21,0<br />

Ni<br />

1,6<br />

5,0<br />

12,0<br />

4,0<br />

diğer<br />

elementler<br />

2,5 Mo<br />

0,45 N<br />

Ekonomik olmaları nedeni ile giriş sübabı olarak<br />

yüksek alaşımlı krom silisyum çelikleri kullanılmaktadır.<br />

Çözelti tavlamasına tabi tutulmuş durumda yan<br />

östenitik dokuya sahip Sigma-fazh çelikler son zamıanlarda<br />

önemlerini kaybetmişlerdir. Bu çelklerin yıpranmaya<br />

karşı dayanıkhğı çok iyi olmasına rağmen, yüksek<br />

gevrek kırılganlık özelliği nedeni ile soğuk çalışma<br />

şartları altında sübablarda kırılma meydana gelmektedir.<br />

Tüm östenitik çelikler grubu çıkış sübablan<br />

için en önemli malzemeleri teşkil etmektedirler. Bu<br />

çeliklerin gelişmesinde öncülüğü yapan her kez tarafından<br />

bilinen 18-8-Çeliğidir (DİN 10 Cr-Ni 188 veya<br />

SAE 304). Çeliğin çıkış sübabı olarak kullanılabilmesi<br />

için bir taraftan karbon mıikıtan yükseltilmiş, diğer taraktan<br />

oksidasyona (tufallanma) dayanıklılığı silisyum<br />

katkı element olarak verilmesi ile mümkün olmuştur.<br />

Yüksek sıcaklığa dayanıklı olması içinde Nikel-miktan<br />

dahada fazlalaştınlmıştır. (Örneğin 21 Cr-12 Ni-N).<br />

Ekonomiklik ve korozyona karşı koyma özellikleri<br />

ön görülerek ABD'lerinde nikel miktarları az olan<br />

19


Krom-Mangan çelikleri bu sahada kullanılma gayesi ile<br />

geliştirilmişllrdir.<br />

Ana östenitik dokunun stabilliği karbon ve mangan<br />

miktarlarının yükseltilmesi ile kuvvetlenmektedir.<br />

Yukarıda belirtilen krom-mangan çelikleri (Çizelge<br />

1 b. 3.4.-b.-3.6.) otomobil endüstrisinde çıkış sübabları<br />

olarak başarı ile kullanılmaktadırlar. Bunun yanında<br />

zırh geçirilmiş durumda ufak çaptaki uçak motorlarında<br />

lokomotif, araba ve gemi dizel motorlarında<br />

gine aynı malzeme kullanılıra sahasına sahiptir. Yolcu<br />

uçakları ve ağır taşıt vasıtaları için bu çeliklerin<br />

sıcağa dayanıklılık özellikleri yetersiz kalmaktadır, bu<br />

nedenle Nkel Kobalt alaşımları tercih edilmektedirler.<br />

östenitik sübab çelikleri 1050-1250°C'leri arasında<br />

çözelti tavlamasına tabi tutulmaktadırlar, burada dikkat<br />

edilecek husus imkân nisbetinde tane büyümesinin<br />

meydana gelmemesini sağlamaktır. Daha sonraki<br />

ısı işlemi ise 8-20 saat civarında malzemenin 65O-85O°C<br />

lerde menevişleninıssinden ibarettir. Pratikte bu sıcaklık<br />

700-760°C'leri arasında alınmaktadır.<br />

Yukarıdaki işlemle M O1C B stöhimetrik bileşime sahip<br />

kromkarbıd kristallerinin teşekküller ile değişik<br />

sertleşme <strong>kad</strong>emelerinin mevcudiyeti sağlanır.<br />

20 Cr-20 ttı-i Ti sübab çeliğinin eektron mikroskopik<br />

araştırması serteşme mekanizması sonunda Cr 23 C 8<br />

kristallerinin üçken şeklinde, değişik büyüklüğe sahip<br />

olduklarına ortaya koymuştur. Azot ise östenitik ventil<br />

çeliklerinde iğne şeklinde Cr 2 N-kristalleri olarak<br />

bulunmaktadır.<br />

Nikelli alaşımların yüksek uzun süre mukavemetini<br />

homojen olarak dağılmış bulunan Ni 3 (Ti, Al) yani<br />

y' - fazı meydana getirmektedir. Bu kristaller küre<br />

şeklinde olup çeliğin azami mukavemet değerinde büyüklükleri<br />

300°A'dür. Bu mukavemetleştirme mekanizmasına<br />

tane serteştirmesi ismi verilmektedir (4, 5, 6.)<br />

Teorik olarak homojen dağılma? taneciklerin malzeme<br />

mukavemet değerine etkisi A 5 T , dislokasyonlann<br />

bu tanecikler etrafında yarım daire büküknelerı için<br />

gerekli gerilim büyüklüğü ile şu eşitlikten saptanılmaktadır:<br />

a.Cb. a.G.b.f'/»<br />

A 5 T = veya :<br />

D d<br />

a : Katsayı, çok kristalli bir materyalda taneciklerin<br />

küre şeklinde ve homojen dağılmış olmaları halinde<br />

1.<br />

G: Kayma Modülü<br />

b : Burgers-vektor<br />

D : Tanecikler arasındaki mesafe<br />

f : Ta inecikerin kapamış oduğu hacim.<br />

Eşitlikten görüleceği üzere mukavemet değeri taneciklerin<br />

kapladıkları hacim miktarının artması veya<br />

tanecik çapının küçülmesi ise artmaktadır. Bu mekanizma<br />

ile erişilen mukavemet değerinin üst sının<br />

d krit . büyüklüğü ile verilmiştir. Bu büyüklükte tanecikler<br />

plâstik şekillenmeye iştirak etmektedirler.<br />

T. Prnka ve V. Folydna düşük alaşımlı sıcağa mukavim<br />

Cr-Mo-V çeliklerinde Vanadyum Karbid taneciklerinin<br />

dağılmsaının mukavemet değerine etkisini bu<br />

yönden elektron mikroskopik bir araştırma ile bariz<br />

bir şekilde tesbit etmişlerdir (7). Optimum dayanık-<br />

20<br />

lılık süresi vanadyum-karbid tanecikleri büyüklüğü<br />

100 300 °A ve aralarındaki mesafe 500-700 °A olan çelik<br />

probeler ile erişilmiştir.<br />

Diğer taraftan yüksek sıcaklıkta eriyen metallerin<br />

nikelli alaşımlara katkı elementleri olarak verilmesi<br />

ile sıcaklık mukavemeti değerleri dahada elverişli kılınmaktadır,<br />

bunun sebebi Ti ve Al difüzyon hızının<br />

azalması ve dolayısı ile Y'-f azmı<br />

n çözelme sıcaklığının<br />

yükselmesidir. (8,9). Nikelli alaşımların uzun süre<br />

mukavemetini arttırmak ve sıcak şekillenme kabiliyetini<br />

daha elverişli kılmak gayesi ile bu alaşımlar<br />

az miktarlarda bor ve zirkon ihtiva etmektedirler,<br />

y' - fazının teşekkülüne iştirak eden Al ve Ti ön plânda<br />

nikelli alaşımlarda erişilen uzun süre mukavemet<br />

değerini etkilemektedirler. Steinen'a göre Al ve Ti miktarı<br />

ile-870°C de 100 saat mukavemet değeri arasında<br />

direk bir ilişki mevcuttur. (8).<br />

Yüksek miktarlarda Al ve Ti'm alaşım elementi<br />

olarak verilebilinmesi vakumda döküm tekniğinin geliştirilmesi<br />

ile mümkün olmuştur. Böylelikle bir taraftan<br />

alaşım elementlerinin miktar kontrolü sağlanmakta<br />

ve diğer taraftan üstün özelliklerde malzeme<br />

üretilmektedir (10, 11).<br />

Sübab çeliklerinin ve alaşımlarının mekaniki özelliklerinden<br />

en önemlileri sıcak akma sınırı ve uzun<br />

süre mukavemetidir. Şekil 1 de kullanılan malzemelerden<br />

bazıları için akma sınırına sıcaklığın etkisi gösterilmiştir.<br />

1-)0.5C/8Cr/3S.<br />

2-)2SCr/20N,<br />

3-)22Cr/8N,/N<br />

A-)21 Cr/12 N./N<br />

5-) 21 Cr/9MnANı/N<br />

6-)21Cr/6Mn/2Nı/N<br />

7-) 20Cr/20N,/3Tı<br />

8-) 60N./20O/18C<br />

ŞEKİL —1<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


500 C'ye <strong>kad</strong>ar ferritik bir çelik olan 8 Cr-3 Si en<br />

yüksek bir akma sınırına sahiptir, bu sıcaklıktan sonra<br />

ani bir düşüş arzetmektedir. Sertleştirilebilen Cr-<br />

Mn-Çelikleri ise daha elverişli bir durum göstermektedirler<br />

(5, 6 Nr. lı eğriler).<br />

Almanyada geliştirilen 20Cr-20 Ni-3 Ti sübab çeliği<br />

500 C'den sonra en üstün özelliğe sahiptir. Bu çelikte<br />

mukavemet değerinin sıcaklıkla azalması 800°C'de<br />

başlamaktadır. Sertleşme intermetalik Ni^Ti-Fazı tarafından<br />

meydana getirilmektedir.<br />

Gine aynı çeliklerin uzun süre mukavemet değerlerinin<br />

birbirleri ile mukayesesini Şekil 2 vermektedir.<br />

ŞEKİL 2. Şekilden görüleceği üzere ferritik Cr-Si çeliği bir<br />

üstünlüğe sahip değildir.<br />

En yüksek mukavemet değerlerini Ni-bazlı alaşım<br />

vermektedir. Şekil 3'te östenitik, ferritik çelikler ile<br />

Sigma-fazlı alaşımların sıcaklık mukavemeti değerleri<br />

karşılaştırılmıştır.<br />

Sıcaklık mukavemeti değerleri çıkış sübablarmın<br />

çalışma sıcaklıklarında östenitik çeliklerde diğerlerine<br />

nazaran çok daha yüksektir.<br />

Şekil 4'de sübabların çalışmaları esnasında sıcaklık<br />

ve gerilim dağılımı gösterilmiştir.<br />

Sübabların en yüksek sıcaklıkta bulunan kısımlarında<br />

işletme süresince meydana gelen mekaniki etki<br />

1,4 kp/mmf, yani malzemelerin sıcaklık mukavemeti<br />

değerinin çok altında bulunmaktadır. Buna karşılık<br />

sıcaklık farklarının yüksek oluşu (100°C) nedeni ile<br />

70<br />

35<br />

r<br />

"'k<br />

•O-<br />

070<br />

620 660 700 740 780,<br />

Sıcak[ıK t<br />

Sübab çelikleri MöaMıK mukavemetleri<br />

ŞEKİL —3<br />

malzemede büyük gerilimler meydana gelmektedir.<br />

Yüksek mukavemetli çeliklerin kullanılmasının sebebi<br />

de budur.<br />

Bunun yanında sübab çelikleri ve alaşımlarının sahip<br />

olmaları gereken diğer bir özellik korrozyona dayanıklılıktır.<br />

Hava taşıt vasıtaları yakıtlarında olması<br />

istenilmeyen en önemli element vanadyumdur. Diğer<br />

sıvı yakıtlar büyük miktarda kurşun ve kükürt bileşimleri<br />

ihtiva etmektedirler. Benzinde kurşun bileşimi<br />

olarak kurşun tetra etil oktan sayısını yükseltmek gayesi<br />

ile bulunur. Diğer taraftan yine katkı olarak ilâve<br />

edilen etilen dibromid'in görevi yanma esnasında<br />

teşekkül eder kurşun oksit'i uçucu halojene çevirmektir.<br />

Benzinde bulunan kurşun halojenler motorun durdurulması<br />

ile sübab üzerlerinde yoğunlaşarak soğuk<br />

korrozyon olayının meydana gelmesine yol açarlar,<br />

Sübablar çalışma sürelerince yüksek sıcaklıklarda aynı<br />

şekilde mukavim olmalıdırlar.<br />

Sübab çeliklerinin korrozyona mukavemetlerinin<br />

tesbitinde şu deneysel çalışma uygulanır:<br />

Silindirik probeler 913 C'de eriyik PbO içersinde<br />

belli bir süre bırakılarak meydana gelen ağırlık kayıpları<br />

tesbit edilir. Şekil 5'de martenzitik ve östenitik<br />

sübab çelikleri için bu deneyle elde edilen değerler gösterilmişlerdir.<br />

Korrozyona mukavimliği elverişsiz olan çeliklerin<br />

sübab olarak kullanılmalarında bu özelliği arttırma gayesi<br />

ile üzerleri ştellitler ile zırhlandırılmaktadırlar.<br />

Stellitlerin kimyasal analizleri şöyledir (12) :<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974 21


Kobalt<br />

Krom<br />

Wolfiram<br />

Nikel<br />

Karbon<br />

% 40-66<br />

% 2631<br />

% 6-14<br />

% 10-12<br />

% 0,2-1<br />

Henry Wiggen Comp. tarafından geliştirilmiş bulunan<br />

Nimonic 80 A rumuzlu alaşım (Nikel bazlı) gerek<br />

korrozyona mukavimlik özelliği bakımından ve<br />

gerekse mekaniki sıcaklık değerlerinin ferritik —östenitik<br />

ve sigma— fazlı alaşımlara nazaran üstün oluşu<br />

nedeni ile 1954 senesinden itibaren çıkış sübablan<br />

olaırak bilhassa yarış arabaları ve motorlarında kullanılmaya<br />

başlanılmıştır (13, 14).<br />

ŞEKİL —4<br />

Bu alaşımm diğerlerine nazaran pahalı olmasına<br />

rağmen kimyasal ve mekaniki özelliklerinin üstün oluşu<br />

ve dolayısı ile kullanılış süresinin uzun olması kazandığı<br />

önemin sebebidir.<br />

Kimyasal analiz: (%)<br />

Karbon 0,10 max. Titan 1,8-2,7<br />

Silisyum 1 max. Alüminyum 1,0-1,8<br />

Bakır 0,2 max. Kobalt 2,0 max.<br />

Demir 3,0 max. Bor 6,008 max.<br />

Mangan 1,0 max. Kükürt 0,015 max.<br />

Krom 18,0-21,0 Nikel Baz (ana metal)<br />

22<br />

ŞEKİL 5. Martenzitik -ve östenitik sübab çelikleri korrozyon<br />

deneyi SAE'ye göre.<br />

Termik genleşme değerleri (lfr*/°C)<br />

20—100<br />

—200<br />

—300<br />

—400<br />

—500<br />

°c<br />

°c<br />

°c<br />

°c<br />

°c<br />

11,1<br />

12,5<br />

13,2<br />

13,7<br />

14,1<br />

20-- 600<br />

— 700<br />

— 800<br />

— 900<br />

—1000<br />

°C<br />

°c<br />

°c<br />

°c<br />

°c<br />

14,8<br />

15,5<br />

16,3<br />

17,4<br />

18,8<br />

Alaşımın ısıl işlemi 1080° C'de 8 saat süren bir çözelti<br />

tavlaması ve 700°C'de 16 saat bırakılması ile elde<br />

edilen bir sertleştirme mekanizmasından ibarettir.<br />

Her iki ısıl işlem de parça havada soğutulmaktadır.<br />

Nimonic 80A'nın korozyona mukavimliğinin diğer<br />

sübab çeliklerine nazaran üstün oluşunun aşağıdaki<br />

değerler açıkça göstermektedir:<br />

Ağırlık kaybı<br />

gr/dm2<br />

800°C<br />

850°C<br />

913°C<br />

Nimonic<br />

80 A<br />

1<br />

3<br />

Östenitik<br />

Çelik<br />

EN 54<br />

16<br />

27<br />

40<br />

Ştellit<br />

zırhlı<br />

çelik<br />

Şekil 6'da Nimonic 80 A çıkış sübabı alaşımının yukarıda<br />

belirtilen ısıl işlem şartlarında sıcaklık mukavemeti<br />

ve diğer mekaniki değerleri gösterilmiştir.<br />

Nimonic<br />

80 A- Ö*!e!Weı. .«<br />

İSİ İtten) | -ç<br />

80<br />

â 60<br />

tO80'C/«h-havo |" M<br />

7OO'C/t6h-h<br />

ŞEKİL —6<br />

3<br />

12<br />

20<br />

^\ ^<br />

V ,v, \ I<br />

(Devamı Sayfa 27'de)<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


Savaşın ihtiyaçları olgunlaştıran kaynak<br />

endüstrisiyie tekrar karşılaşması (<br />

*'<br />

Prof. Selâhattin Anık<br />

Hitlerin çılgın birliklerinin yankıları, 1939 yılında<br />

Amerikan endüstrisinde geniş ölçüde huzursuzluğa yol<br />

açmıştı. Bu durgunluğun, kaynak tekniği üzerindeki en<br />

önemli etkisi, talep azalmasından dolayı, gelişme hızını<br />

yavaşlatması olmuştur. Avrupa'daki trampetlerin gürültüsü<br />

arttıkça Amerikan endüstrisi gelecek günler<br />

için hazırlığa girişti. 20 yıl önce bütün savaşlara son<br />

vermek için savaşmışlardı; fakat yine bir savaş görünmeye<br />

başlamıştı. Yavaş yavaş endüstri hızlanmağa<br />

başladı. Kaynak endüstrisinde önceleri az, sonraları<br />

da, dalıa çok bir talep görülmeye başlandı. 1940 ve<br />

1942 yıllarında kaynak endüstrisi % 350 nispetinde<br />

fazla bir kapasiteye erişti. Bu ise, geleceğin ancak bir<br />

kısmı idi.<br />

Endüstri tekrar canlanmaya başlayınca, ordunun<br />

taleplerini karşılamak için, metal ile igili endüstride<br />

daha gelişmiş kaynak usullerine ihtiyaç duyulmağa<br />

başlandı. Pratik olarak uygulanmaya başlanmamış ve<br />

geliştirilmemiş bazı işlemler ve usuller; örneğin, tozaltı<br />

kaynağı usulü ve bazı ark kaynağı elektrotları tekrar<br />

ele alındı ve uygulama alanına koyuldu. Aynı sıralarda<br />

yeni işlemler yapmak için bazı yeni donanımlara<br />

ihtiyaç duyuluyordu.<br />

ilk gelişmelerden biri gemi inşa endüstrisinde görüldü.<br />

1939 yılında, Donanma tarafından kullanılan,<br />

16 Ib. ağırlığında bir saplama kaynağı tabancası yapıldı.<br />

Bu, güverte levhalarının birleştirilmesinde kullanılan<br />

tabancalardan üçü, «Mare Island» tezgâhlarında,<br />

bir tanesi ise, «Bremerton» da bulunuyordu. Bu tabancalar<br />

için gerekli olan 300 ve 400 Amperlik akım. şiddeti,<br />

doğru akım kaynak jeneratörleri ile sağlanıyordu.<br />

Bu kaynak tabancalarının Ted Nelson tarafından<br />

mı yapıldığı, yoksa bunların Ted Nelson'un patentini<br />

aldığı kaynak tabancaları ile aynı tipte mi olduğu pek<br />

bilinmemektedir. Ted Nelson daha sonra patentim<br />

«Gregory Industries Co.,» müessesesine satmıştır. Bu<br />

gelişme önce gemi inşasında daha hızlı ve daha iyi<br />

kaynak yapılmasına, daha sonra ise aynı avantajların<br />

köprü ve çelik konstrüksiyonda da kullanılmasını sağlamıştır.<br />

1939 yılında, aynı zamanda alüminyum nokta kaynağının,<br />

uçak inşasında da ilk defa kullanıldığını görürüz.<br />

Uçak imıal edenler, alüminyumu emin ve ekonomik<br />

bir şekilde birleştirme yollarını uzun bir süredir<br />

arıyorlardı. Sonunda en uygun metodun 1933 yılında<br />

«Sciaky Brotihers» tarafından geliştirilen kondansatör<br />

deşarjı olduğunu gördüler.<br />

(*) «Kaynak Tekniği ve Savaştaki Yeri», Hava Kuvvetleri Dergisi,<br />

Eylül 1973'e bakınız.<br />

U.D.K.: 621 .791 .623<br />

Bundan kısa bir süre sonra M. D. Stepath, metalin<br />

kesilmesi için kullanılan «Aircair» işlemini buldu.<br />

Bundan ötürü, İkinci Dünya Savaşının ilk yıllarında<br />

karbon arkı ile basınçlı havanın kullanılması bir araya<br />

geldi.<br />

Artık kaynak en üstün bir birleştirme usulü haline<br />

gelmişti. Savaş sırasında metalden mamul herşey (gemiler,<br />

tanklar, uçaklar, silâhlar) kaynak konstrüksiyonu<br />

olarak yapılıyordu.<br />

Savaş esnasında gösterilen topyekûn gayret araştırmayı<br />

da hızlandırmıştı. Elektrot imalcileri kendilerini<br />

birçok yeni problemlerle karşı karşıya buldular. Çelik<br />

levhaların kaynağı için yeni elektrotların geliştirilmıesi<br />

gerekiyordu. Gemilerde kullanılmak üzere, paslanmayan<br />

çelik elektrotların ve yalnız alternatif akımın bulunduğu<br />

yerlerde kullanılmak için geliştirilen kaynak<br />

elektrotlarının imali gerekmekteydi. 1940 yılına <strong>kad</strong>ar<br />

ark kaynağı daha çok motor - jeneratör grubu ile ve<br />

çıplak elektrot kullanılarak yapılıyordu. Her ne <strong>kad</strong>ar<br />

çıplak elektrotlar 1928 yılında piyasaya çıkmaya başlamışsa<br />

da, savaştan önce geniş bir kullanma alanı bulamamıştı.<br />

1930 yıllarının başında mineral örtülü ve yüksek<br />

hızlı elektrotların ortaya çıkması ark kaynağının yayılmasında<br />

başlıca faktör oldu. «Sıcak çubuk» (hot<br />

rod) adı verilen bu elektrotlarla o zamana <strong>kad</strong>ar görülmemiş<br />

kaynak hızına erişildi. Bu mineral örtülü<br />

elektrotlardan bazılarının, örneğin, «Mürex Cresta ve<br />

Mürex Type F» tiplerinin, alternatif akımda iyi netice<br />

verdikleri görüldü.<br />

Aynı tarihlerde patlak veren savaş, yanız alternatif<br />

akımda kullanılmak üzere bu yeni tipteki elektrotların<br />

geliştirilmesini zorunlu kıldı. Savaş, aynı zamanda daha<br />

önceleri yüksek maliyetinden ötürü tercih edilmiyen<br />

yüksek alaşımlı çeliklerin de kullanılmasını hızlandırdı.<br />

Bu çeliklerin mevcut elektrotlarla kaynağı,<br />

genellikle çatlaklara sebep oluyordu. Bu çatlaklara<br />

yüksek hidrojenin sebebiyet verdiği anlaşıldı ve bazik<br />

karakterli düşük hidrojenli elektrotların geliştirilmesine<br />

başlandı. Hemen hemen her ülkedeki her metalürjist<br />

daha önceleri bu elektrotları imal etmiş; fakat<br />

bu elektrotların endüstride kullanılmaması üzerine<br />

rafa kaldırmıştı.<br />

Elektrotların gelişiminde bundan sonraki <strong>kad</strong>eme,<br />

demir tozlu (kontakt) elektrotlarının kullanılmaya<br />

başlaması olmuştur. Bu fikir ilk önce 1944 yılında<br />

Hollanda'da Dr. Von der Willingen tarafından geliştirilmiş<br />

ve Amerika Birleşik Devletlerine 1946 yılında<br />

«North American Philips Co.» tarafından sokulmuştur.<br />

Amerika Birleşik Devletlerinde hakiki demir tozlu<br />

elektrotların imaline 1953 yılında başlandı. Kaynak hızının<br />

artması, kolay tutuşma imkânı ve iyi bir kaynak<br />

MÜHENDİS VE MA KİN A / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974 23


kabiliyetinin sağlanması bu tip elektrotların kısa zamanda<br />

önem kazanmasına sebep olmuştur. Aradan<br />

fazla bir süre geçmeden bu iki gelişme birleştirilerek<br />

demir tozlu ve düşük hidrojenli elektrot ortaya çıkmıştır.<br />

O tarihe <strong>kad</strong>ar yapılan çalışmalar, genellikle<br />

daha saf bir kaynak teli çekirdeği ve yeni kaynak tozu<br />

bileşenleri elde etmeğe yönelmişti.<br />

Savaş yıllarında bir gece içerisinde otomobil fabrikalarının<br />

«Demokrasi Tersanelerine» dönüştürüldüğü<br />

söylenir. Aynı şey, çoğu metal ile ilgili imalât yapan<br />

tesislere de uygulanmıştır.<br />

Diğer taraftan 1942 yılında «Harp İstihsal Dairesi»<br />

için,, kaynak levazımatımn tedarikini kısıtlayıcı kararlar<br />

alması üzerine birçok kaynak atelyeleri işsiz kalmıştır.<br />

Bununla beraber savaşın ortalarına doğru çıkarılan<br />

«L -146» numaralı karar ile, endüstride bunların<br />

kullanılması bir dereceye <strong>kad</strong>ar mümkün olmuştur.<br />

Endüstri bundan kârlı çıkmış ve savaştan önceki<br />

yıllarda fazla kaynakçı talebi üzerine kaynakçı yetiştirerek<br />

para kazanmak için açılan yetersiz kaynakçı<br />

okullarının çoğu kapanmıştır. Hükümet bu okulların<br />

elektrot ve kaynak teli ihtiyaçlannm ancak istenilen<br />

standardlarda eğitim yapılması halinde karşılanacağını<br />

bildirmiştir.<br />

Kaynak levazımıatı ve işlemi ile ilgili gelişmeler hemen<br />

kendini gösterdi. Bunlardan birkaç örnek vermek<br />

faydalı olur. Şöyle ki: 1942 yılımda, lehimlemede yüksek<br />

frekanslı endüksiyonla ısıtma kullanılmaya başlandı.<br />

1942'den sonraki yıllarda Sciaky Kardeşler, şebekenin<br />

her üç fazından dengeli akım çeken üç fazlı<br />

direnç kaynağım geliştirdiler. Elde edilen akım, o tarihlerde<br />

kullanılan tek fazlı direnç kaynağı makinalarına<br />

göre birçok avantajlar sağladı.<br />

1944 yılı, aynı zamanda birden fazla arklı toz altında<br />

kaynak makinasına, elektronik kontrollü alevle<br />

kesmeğe ve yeniden piyasaya çıkarılan aıkümülâtörlü<br />

direnç kaynağına tanık oldu. Akümülâtör tipli direnç<br />

kaynağı o tarihten 10-15 yıl önce ortaya çıkarılmış;<br />

fakat akümülâtör yetersizliği yüzünden terk edilmişti.<br />

1946 yılında zengin bir toz altında alevle (oksijenle<br />

kesme, normal çeliğin, paslanmaz çeliğin ve alüminyumun<br />

kolaylıkla kesilmesini mümkün kıldı). Bu yıl<br />

içinde ark kaynağı ilk defa çiftliklerde kullanılmaya<br />

başlandı. Bir yıl içerisinde ilk defa ark kaynağı makinalarmı<br />

geliştirmek için spesifikasyonlar hazırlandı.<br />

(Taşra Elektrifikasyon İdaresi ve Elektrik Üreticileri<br />

Birliği çiftliklerde kullanılacak ark kaynağı makinaları<br />

için). O tarihe <strong>kad</strong>ar çiftliklerde kullanılan kaynak<br />

makinalan, maksimum 130 veya 150 Amperiik akıma<br />

göre yapılmış 3 veya 5 KVA.'hk transformatörler idi<br />

Yeni standardlar tek fazlı akımın bulunduğu her yerde<br />

kaynak mıakinalannın kullanılmasını mümkün kıldı.<br />

Çiftlikler, genellikle akışkın oldukları gaz kaynağının<br />

kullanılmasına benzediği için ikiz karbon üreteçli<br />

karbon ark kaynağını kullanıyorlardı. «Miller Electric<br />

Manufacturing Co.,» da çalışan Niels Miller tarafından<br />

geliştirilen alternatif akım kaynak makinaları, çiftliklerin,<br />

kısa zamanda bu yeni kaynak makmasını benimsemelerine<br />

yol açtı.<br />

Muhtemelen savaşın getirdiği en büyük yeniliklerden<br />

biri gaz örtülü kaynağın yaygın olarak kullanılmaya<br />

başlaması olmuştur. Bu tamamen bir yenilik sayılmasa<br />

bile, daha önceleri pratik olarak kullanılacak<br />

tarzda geliştirilmemesiydi.<br />

24<br />

Bugün, kaynağın yapıldığı yeri örtmede kullanılan<br />

gazların (argon, helyumı ve karbondioksidin) bulunuşu<br />

17. ve 18. yüzyıllara rastlar. 1785 yılında bir İngiliz<br />

Fizikçisi ve Kimyacısı olan Henry Covendish, bir hava<br />

numunesinden oksijen ve azotu ayırdığı zaman geriye<br />

az miktarda bir gazın (genellikle argon) kaldığını<br />

görmüştü.<br />

1898 yılında, Sir William Ramsey, sıvı havadan oksijen<br />

ve azotu buharlaştırdıktan sonra, artık sıvıyı kısmî<br />

damıtma ile beş soygaza (argon, helyum, neon,<br />

kripton ve ksenon) ayırmıştır. Radyum ayrışmasının<br />

bir ürünü olan radon daha sonraları 1900 yılında bulunmuştur.<br />

Karbondioksit 1600 yılında Flandre'lı bilim adamı<br />

Jan Baptista von Helmpnt tarafından keşfedilmişti.<br />

O, karbondioksiti kömürün bir yanma ürünü olduğunu<br />

ve sirke ile yanmamış kirecin reaksiyonunda ortaya<br />

çıktığını anlamıştı. Bununla beraber 1788 yılına <strong>kad</strong>ar<br />

karbondioksidin bileşimi bilinmiyordu. O yıl içinde<br />

Fransız bilim adamı Antoine Lavoisier karbondioksitin,<br />

karbon ve oksijenin bileşimi olduğunu buldu ve<br />

adını karbonik asit koydu.<br />

Bir soy gaz atmosferi altında kaynak (soy gaz olmıyan<br />

karbondioksiti kullanmak fikri daha önceleri<br />

•doğmuştu) yapma düşüncesi ilk defa 1920 yılının sonunda<br />

ortaya çıktı. 1930 yılında «General Electric Co.,»*<br />

dan Henry M. Hobart ve Devers, bir soy gaz atmosferi<br />

altında elektrik ark kaynağı ile ilgili patenti aldılar.<br />

Bu işlem çeşitli madenlerle geliştirilemedi.<br />

Bu madenlerin en başında, o sıralarda, başta argon<br />

ve helyum gibi soy gazların çok pahalı olması gelmekteydi.<br />

Bunun için «General Electric Co.,», kaynak endüstrisinin,<br />

bu usulü kullanmaya henüz hazır olmadığını<br />

ve bununla ilgili hamlaç v.s. gibi donanımın henüz<br />

geliştirilmemiş olduğunu anladı.<br />

Değişik şirketler argon ve helyum kullanarak çeşitli<br />

deneyler yaptılar. Fakat her seferinde bu gazların maliyeti,<br />

buldukları usullerin kullanılmasını önledi. Bununla<br />

beraber, İkinci Dünya Savaşının yaklaştığı yıllarda,<br />

öncelikle uçak endüstrisinde alüminyum ve<br />

magnezyumı gibi hafif metal ve alaşımlarının kaynağında<br />

bu usule duyulan ihtiyaç arttı. Endüstriye yapılan<br />

baskı fazlalaştıkça yeni kaynak usûl ve tekniklerinin<br />

araştırılması da şiddetle teşvik edilmeye başlandı.<br />

1940 yılında «Northrop Aircraft, Inc.,» Uçak fabrikalarda<br />

Russel Meredith adlı bir kaynak mühendisi,<br />

tamamen magnezyumdan bir uçağın kaynak konstrüksiyonu<br />

için bir metal geliştirmekle görevlendirildi. Bu<br />

mühendis, «Dow Chemcal Co.,» nun magnezyum uzmanları<br />

ile birlikte çalışarak ve araştırmalarına dayanarak<br />

daha önceleri Hobart ve Devers'in argon ve<br />

helyum ile ilgili çalışmalarını alarak dokuz ay içinde<br />

başarıya ulaştı.<br />

O tarihe <strong>kad</strong>ar bütün uçak konstrüksiyonlan oksibenzin<br />

üfleçleri ile yapılıyordu. Birçok denemelerden<br />

sonra 1941 yılında Meredith, soy gaz atmosferi altında<br />

magnezyumdan kaynak telini yapılan kaynağa tatbik<br />

etti. Bu teknik, ufak çaplı telin büyük bir yanma<br />

hızına, büyük çaplı telin ise küçük bir yanma hızına<br />

sahip olması yüzünden terkedildi. Fakat soy gaz atmosferi<br />

altında kaynak fikri üzerinde daha çok araştırma<br />

yapılması gereken bir konu olarak benimsedi.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


Daha sonra yapılan çalışmalar ısıya dayanıklı erimiyen<br />

bir elektrodun daha iyi sonuçlar vereceğini ortaya çıkardı.<br />

Bundan sonra elektrot için seçilen ilk eleman<br />

tungsten oldu. Kullanılan ilk soy gaz ham,!acı ise, elle<br />

metal ark kaynağında kullanılan Standard elektrot<br />

pensi idi. Bu bakırdan bir ağızlığı içerisine yerleştirilmiş<br />

olup, ağızlığa, ucuna bağlanan bir bakır boru<br />

vasıtasıyla helyum gazı gönderiliyordu.<br />

Meredith, bu usul ile ilgili patenti için 1941 yılının<br />

Ekim ayında müracaat etti ve bu patent kendisine<br />

1942 yılında verildi. Bu sıralarda hamlaçla ilgili çalışmalarda<br />

da ilerleme kayıt edilmiş ve daha kullanışlı<br />

bir tip yapılmıştı. Bu hava soğutmalı ve 75 Amperlik<br />

bir hamlaçdı.<br />

Bu devirlerde geçerli düşüncelere dayanılarak<br />

Tungsten Arkı ile Soy Gaz Kaynak usulü (Bugün kısaca<br />

TIG veya WIG denilmektedir) konusundaki bütün<br />

çalışmalar doğru akımda ters kutupla yapılmıştı.<br />

Günümüzde ise doğru akım ile ters kutupta kaynak<br />

hafif metal ve alaşımlar için tamamen terk edilmiştir.<br />

Kısa bir süre sonra Linde Firmasına TIG - usulünü<br />

«Heliarc» adı altında geliştirmesi yetkisi verildi. Bu<br />

Firmanın araştırma ve geliştirme grubu, hava soğutmalı<br />

ve 250 Amperlik bir üfleç yaptı. Bunu takip eden<br />

gelişimler sonunda akım taşıma kapasitesi 500 Ampere<br />

çıktı.<br />

îlk TIG-Kaynak usulü, döner tipte doğru akım<br />

kaynak makinalan ile magnezyum alaşımlarına uygulandı.<br />

Bu tip makinaların, değişen durumlara cevap<br />

vermesi, işlemin gelişmesini bir süre engelledi. îlk gelişme<br />

Chicago'da «The Mid-States Co.,» tarafından ortaya<br />

çıkarılan ve alüminyum kaynağına imkân veren<br />

«Missinglimk» tertibi idi. Bu, kaynak akımına yüksek<br />

frekanslı bir iyonizasyon akımı taşıtıyordu.<br />

Bundan sonra yüksek frekanslı dengelenmıiş alternatif<br />

akım makinalan denendi. Demir olmıyan metal<br />

ve alaşımlar üzerinde alman sonuçlar mevcut diğer<br />

doğru akım makinalannın çok üstünde idi. Bir sonraki<br />

<strong>kad</strong>eme özellikle TIG - kaynağı için kaynak makinalan<br />

geliştirmek oldu. Bunlardan yüksek frekanslı<br />

kaynak makinalan doğdu.<br />

Herne<strong>kad</strong>ar daha önce buna benzer, elle yapılan<br />

metal ark kaynağında kullanılan makinalar inşa edilmiş<br />

ise de, TIG-Usulü yeni problemler ortaya çıkarmaştı.<br />

Örneğin, elektrik devresinin yeniden düzenlenmesi<br />

gibi. Bu değişikliklerin getirdiği sonuçlardan biri<br />

de, kaynak makinasmm devrede kalma süresinin 100<br />

%'e çıkması idi. 100 %'lük bir devrede kalma süresi<br />

ve diğer gelişmeler TIG-Kaynak Usulüne büyük bir<br />

hız kazandırdı. Özel otomatik kaynak üfleci ve kumanda<br />

sistemlerinin yanında yeni bir kaynak donanımı<br />

geliştirildi.<br />

Yeni teçhizat, daha yeni donanımları gerektiren uygulanmalara<br />

yol açtı. Kısa bir süre sonunda TIG - Usulünün<br />

alüminyum ve magnezyumun kaynağından başka<br />

kullanılma alanlarının bulunduğu da anlaşıldı.<br />

Paslanmaz çelik, nikel, titanyum, zirkonyum ve diğer<br />

bir çok metalin kaynağının kolaylıkla TIG - Usulüne<br />

adapte olabileceği ortaya çıktı. Bu metaller için<br />

kullanılacak en iyi güç tipinin doğru akımda, doğru<br />

kutup olduğu bulundu.<br />

TIG-Kaynağı için, doğru akım sağlamak üzere,<br />

1935 yılındanberi kullanılmakta olan tipteki doğru<br />

MÜHENDİS VE MAKİN A / CİLT 18 - SAYI Z04 - OCAK 1974<br />

akım kaynak maıkinalannm, geliştirilmesi gerekiyordu.<br />

Kaynak m,akinası ve donanımlarını imal edenler,<br />

bu ihtiyaca selenyumlu redresörleri piyasaya sürerek<br />

cevap verdiler. Endüstri tipi doğru akım kaynak makinasını<br />

imal eden ilk firma «Westin@house Electric<br />

Co.,» oldu. Fakat ilk yıl içinde diğer kaynak donanımı<br />

imal edenler de bu tip makinayı piyasaya sürdüler.<br />

Güç kaynaklannda yapılan gelişmelerde hemen hemen<br />

her imalcinin rolü olmuşsa da, bundan sonra kaydedilen<br />

en önemli gelişme ve ilerleme 1957 yılında<br />

yine «Westinghouse Electric Co.,»nun ark kaynak redresörlerinde<br />

silikondiod kullanması olmıuştur.<br />

TIG - Kaynağı tam olgunluk çağına erişmeden önce,<br />

işlemin, plasma ark kaynağı tarzında karşımıza çıkışını<br />

görürüz. Plasmanın kendisi, elektrik arkının bulunmasından<br />

itibaren 150 senedir laboratuvarlarda bir<br />

araştırma konusu oldu. Fakat diğer bir çok buluşlar<br />

gibi plasma arkı ile kesme usulü de, başka bir buluşun<br />

yan ürünü olarak gerçekleşti.<br />

Araştırmacı bir mühendis olan Robert M. Gage,<br />

1953 yılında, New York'daki Linde Araştırma Lâboratuvarında<br />

titanyum külçelerini ark ile eritme problemi<br />

üzerinde çalışırken; Soy gaz atmpsferinde ark ile<br />

yaptığı deneylerinde, uzun bir elektrik arkı ile normal<br />

gaz alevi arasındaki benzerliği gördü. Arkı ufak bir<br />

memeden geçirmekle, sıcaklığın şiddeti ile arkın hızını<br />

daha iyi kontrol altma alabileceğini düşündü ve<br />

sonuç ise, plasma jetinin meydana gelmesini sağladı.<br />

Daha sonra yapılan deneylerde jet akışının hızı 1000<br />

mil/saat ve sıcaklığının da 50.000° F üzerine çıktığı<br />

tespit edildi.<br />

Plasma arkı ile yapılan kesme, değişik metallerde<br />

çabucak başarıya ulaştı. Plasma jetinin sıkıştırılan<br />

arkı, ince metali dahi temiz bir şekilde kesmekte idi.<br />

Bu çalışmalan ile Linde Firmasının mühendisleri, metal<br />

endüstrisin uzun süredir rahatsız eden bir problemin<br />

çözülmesinde büyük bir adım atmış oluyorlardı.<br />

Normal gaz üfleçleri, oksitleyici gaz jetinin metal<br />

yüzeyinde ısıya dayanıklı oksitler meydana getirdiğinden,<br />

alüminyumu kesme işinde kullanılmıyordu. Plasma<br />

arkı ile kesme işleminden önce alüminyum mekanik<br />

yoldan pahalı bir şekilde kesiliyordu. Alüminyumun<br />

kesilmesi ile meşgul olanlar, daha ucuz ve daha<br />

çabuk bir usule ihtiyaç bulunduğunu hissediyorlardı.<br />

1955 yılının Ekim ayında piyasaya sürülen plasma arkı<br />

üfleci bu ihtiyacı karşıladı. Yeni işlemin ilk uygulandığı<br />

yerlerden biri de, fabrikasyon halinde vagon imali<br />

olmuştur. Bu işlemde, mekanik yolla beş saatte yapılan<br />

iş, plasma arkı ile kesmıede beş daki<strong>kad</strong>a yapılmakta<br />

idi.<br />

Plasma arkı ile alüminyumun kesilmesi çok başarılı<br />

oldu. Bu metalin, hem el ile hem de otomatik olarak<br />

kesilmesinde tamamen yeni bir düşünce tarzına<br />

yol açtı.<br />

1955'den 1957 yılma <strong>kad</strong>ar plasma arkı, genellikle<br />

alüminyumun kesilmesinde kullanıldı. 1958 yılında<br />

Linde, plasıuıa arkını geliştirerek paslanmaz çeliğin<br />

ekonomik bir şekilde kesiknesini^sağladı. Bugün, yaygın<br />

olarak, plasma arkı paslanmaz çeliğin kesilmesinde<br />

uygulanmaktadır.<br />

îkinci Dünya Savaşından hemen sonra Linde-<br />

Frankel Usulü, oksijenin istihsal maliyetini düşürdü<br />

ve oksijenin yepyeni sahalarda kullanılmasına yol açtı.<br />

25


özellikle tabiî gazın gazoline dönüştürülmesinde ve<br />

yüksek fırınların etkenliğinin arttırılmasında kullanıldı.<br />

Bu usul için kullanılan malzemenin — 320 °F dereceye<br />

dayanıklı ve bu sıcaklıkta mukavemet özellik<br />

lerini değiştirmemesi gerekiyordu. Bu uygulamıada ilk<br />

olarak seçilen malzemenin biri de alüminyum idi. Oksijen<br />

tesislerinde bazı kısımların gerektirdiği mukavemeti<br />

sağlıyabilmek için 2 inç kalınlığındaki alüminyumun<br />

kaynağı gerekiyordu. Bu ise, üzerinde daha önceleri<br />

pek düşünülmemiş bir konu idi.<br />

Aynı sıralarda Ordu, ısıl işleme dayanıklı kaim alüminyum<br />

alaşımımdan mamul levhaların kaynağım<br />

mümkün kılan yeni kaynak işlemlerine ihtiyaç duyuyordu.<br />

1/2 inciden fazla olmıyan kalınlıklarda, ön tavlamaya<br />

ihtiyaç göstermeden, alüminyum ve magnezyumun<br />

birleştirilmesi için TIG-Kaynak Usulü kullanılıyordu.<br />

Bununla birlikte massif kütleler büyük miktarda<br />

ısı yuttuğundan, ufak bir alanda ısı kontrolünü<br />

sağlıyacak bir usul henüz bilinmiyordu.<br />

Bu konuda endüstri araştırmaya zorlandı. Kaim<br />

alüminyum levhaların argon koruyucu gazı ile ark<br />

kaynağına ait temel elektriksel problemler üzerinde<br />

yapılan çalışmaların çoğu «Battelle Memorial Institute»<br />

tarafından yürütüldü. Bununla ilgili olarak<br />

«Stacey Brothers Gas Co.,» ve Ordu Donatım Deportmanı<br />

için 3 yıllık bir araştırma projesi yürütüldü.<br />

Aynı tarihlerde New Jersey'deki «Battelle and Air<br />

Reduction Labs.» Lâboratuvarlarında diğer birleştirme<br />

işlemi projesi üzerinde çalışılıyordu. Bu çabaların sonunda<br />

kaynak yeni bir anlayış kazandı ve 1948 yılının<br />

Ekiminde Philadelphia'daki «American VVelding Society»nin<br />

29. kongresinde, «Jesse S. Sohn Air Reduction<br />

Labs» Lâboratuvarlarında yaptıkları araştırmaların<br />

sonunda, argon gazı atmosferi altında eriyen tel<br />

elektrodunun geliştirildikleri açıklandı. Kaynak akımı<br />

Standard doğru akımı jeneratörü ile sağlanıyordu. Bugün,<br />

genellikle MIG- (Metal Inert Gas) adıyla anılan<br />

bu kaynak işleminde: elektrot teli sanlı bir makara,<br />

bir tel besleme mekanizması, tahrik motorunun hızının<br />

ve cihazın diğer fiziksel fonksiyonlarının kontrol<br />

edildiği' bir kumanda ve bir güç kaynağı kullanılıyordu.<br />

Bunu takip eden yıllarda bu işlem ile ilgili bir çok<br />

tecrübeler yapıldı. Kısa zamanda diğer bütün ark kaynağı<br />

usullerinden daha kullanışlı olduğu anlaşıldı. Bu<br />

işlem üzerinde birçok yemlik ve geliştirme gerçekleştirildi,<br />

tik gelişmelerden biri, 1951 yılında Linde Firmasının<br />

piyasaya çıkardığı ve «SIĞMA» kaynağı olarak<br />

adlandırılan MIG-Nokta kaynağı oldu.<br />

Birçok firma, daha önce de belirtildiği gibi, değişik<br />

koruyucu gazlar üzerinde çalışıyordu. MIG-Kaynağında<br />

koruyucu gaz olarak argon ve TIG - Kaynağında<br />

ise genellikle helyum kullanılıyordu. Bu denemıelerde<br />

argon ve karbondioksit bileşiminin, paslanmaz<br />

çeliklerin kaynağında iyi sonuçlar verdiği görüldü.<br />

Ucuz ve kolay bulunabilmesi bakımından karbondioksit<br />

gazının kaynakta koruyucu gaz olarak kullanılması<br />

uzun zamandan beri araştırılıyordu. Bu konudaki çalışmalar<br />

genellikle 1920 ilâ 1930 yılları arasında yapılmıştır.<br />

26<br />

1926 yılında «General Electric Co.,» nun kaynak mühendislerinden<br />

P. Alexander metal elektrot kullanıldığını,<br />

fakat kaynak dikişinin yüksek derecede oksitli ve<br />

kırılgan olduğunu açıklamıştır. Aynı yol içerisinde<br />

J. C. Lincoln, içerisi boş bir kaybon elektrodun içinden<br />

karbondioksit geçirerek aldığı patentde açıkça belirtmiştir.<br />

Bununla beraber hemen hemen diğer bütün<br />

araştırmacılar, saf karbondioksit gazı altında, yumuşak<br />

bir kaynak dikişinin elde edilemıiyeceğinden,<br />

Alexander ile hemfikir idiler. 1920 ilâ 1930 yıllan arasında,<br />

karbonmonoksitin kaynak yumuşaklığı bakımından<br />

uygun; fakat karbondioksidin elverişli oknadığı<br />

görüşü hakim bulunuyordu.<br />

Bundan sonra M. W. Mallet ve P. J. Rieppel, «Battelle<br />

Memorial Instite» de içerisi boş bir çelik elektrot<br />

içerisinden karbondioksit sevk ederek, kararlı bir arkın<br />

sağlanabileceğini buldular. Battelle ve diğer yerlerde<br />

yapılan araştırmalarda, kaynak dikişinin mekanik<br />

özellikleri üzerinde pek durulmadı. 1946 yılında<br />

G. J. Giıbson, karbondioksit atmosferi altında hafif örtülü<br />

çeldk bir elektrot ile yaptığı kaynaktan aldığı<br />

0,505 inçlik bir numunede, 69.000 Ib/inç'lik bir mukavemet<br />

ve 2 inç uzunluğu içinde % 13 nisbetinde bir<br />

uzama kabiliyeti elde ettiğini açıklamıştır.<br />

1951 yılında, Amerika Birleşik Devletlerinin orta<br />

batısında bazı yerlerde otomatik çıplak tel arklannı<br />

korumak için karbondioksit kullanılıyordu.<br />

1953 yılında Lyuıbavskii ve Novoshilov, paslanmaz<br />

çeliğin kaynağı esnasında koruyucu gaz olarak karbondioksit<br />

kullanmanın yararlarını açıkladılar. Uygun<br />

elektrot kullanıldığında, bu yolla tatmin edici mekanik<br />

özelliklere sahip bdr kaynak dikişinin elde edilebileceğini<br />

belirttiler.<br />

Karbondoksitin kullanılışı böylece daha yaygın bir<br />

hal aldı. 1955 yılında Mihvankee'dekâ «A. O. Smitlı<br />

Co.,» ya ait üç tesiste yumuşak çeliğin otomatik kaynağı<br />

karbondioksit atmosferi altında yapılıyordu.<br />

Şüphesiz, karbondioksit elle yapılan metal ark kaynaklarında<br />

örtülü elektrodun neşrettiği bir gaz olduğundan,<br />

kaynak endüstrisi için de pek yabancı sayılmazdı.<br />

Daha önceleri tersanelerdeki kaynakçılan tarafından<br />

kaynak sırasında kaynak dikişine paralel çıra<br />

çubuklar yerleştirir ve bunların yanmasiyle elde edilen<br />

karbondioksidin, bir koruyucu gaz meydana getirerek<br />

kaynak dikişinin kalitesini yükseltirdi. Yumuşak<br />

çeliklerin bazı kaynaklannda, karbondioksit başanh<br />

olmuşsa da, bazı hallerde sıçratan, düzensiz ark<br />

nedeniyle kullanışsız görülmüştür. Bundan sonra ucuz<br />

ve kolay elde edilebilecek karbondioksit ile bunun nüfuziyetinin<br />

yüksek oluşu, sıcak arkı soy gaz ile birleştirmek<br />

yolunda harcanan çabalar başanya ulaşmıştır.<br />

Bugün, gaz olarak kullanılan gaz kanşmılannm çoğu;<br />

koruyucu gaz olarak çok defa uygulamalara göre hazırlanır.<br />

Bu konuda değişik yönlü çalışmalar yapılmıştır.<br />

1954 yılında «Bernard Welding Equipment Company»<br />

de Arthur Bernard, özünde kaynak tozu bulunan tel<br />

kullanarak karbondioksit gazı atmosferinde yumuşak<br />

çeliklerin kaynağını yapan otomatik bir kaynak cihazı<br />

imal etmiştir. MIG - Kaynağı ile ilgili ilerlemelerin biri<br />

özünde kaynak tozu bulunan elektrotlann geliştirilmesidirJîer<br />

ne<strong>kad</strong>ar bu gelişme çabalannda çeşitli<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


firmaların rolü atmıuşsa da, «Caterpillar Traotor Co.,»<br />

bu konuda en önde gelenlerdendir. Üretici kesiminde<br />

ise, «Dual Shîeld» adı ile mamulünü piyasaya süren<br />

«National Cylinder Gas Co.,» öncelik kazanır. İmal edilen<br />

telin özü kaynak tozu ile alaşım elemanlarından<br />

meydana geliyordu. Bu, kısa zaman zarfında başarı<br />

kazandı.<br />

Bunun yanında, özlü tel kullanan MIG - Usulü <strong>kad</strong>ar<br />

başarılı olamıyan diğer usuller de ileri sürülmüştür.<br />

Örneğin, 1954 yılında «The VVestinghouse Corp.,»<br />

tarafından, gaz örtülü ark kaynağı için endüstri çapında,<br />

gaz neşreden örtülü kaynak teli ortaya çıkarıldı.<br />

«Lincoln Electric Company» tarafından geliştirilen<br />

«Innershield» kaynak usulünde ise,, özlü bir kaynak<br />

teli ve bununla ilgili donanım yer alıyordu. Fakat ayrıca<br />

koruyucu bir gaz kullanılmıyordu. «The Linde<br />

Div.» Firması da «Unionmelt» adıyla tanınan toz altında<br />

yapılan ark kaynağını koruyucu gaz ile birleştirerek<br />

«Unionarc» usulünü geliştirdi. Bu usulde kaynak<br />

tozunu, gaz mıahafazalı arka, manyetik etki ile iletmek<br />

söz konusu idi.<br />

MIG - Kaynak usulü kısa zamanda geniş bir uygulama<br />

alanı buldu. 1957 yılında «The Linde Div.», «Sigma<br />

Short Arc» usulünü geliştirdi. Oldukça ince çaplı<br />

(0,030-0,020 inç) bir tel kullanarak bu usul ile 0,030<br />

ve 0,1 kalınlığındaki metallerin kaynağını yapabiliyordu.<br />

Daha sonraları; geniş aralıkların doldurulması,<br />

ağır çelik parçaların kaynağı ve her türlü kaynak pozisyonu<br />

için «Short Arc-» usulünün kullanılması faydalı<br />

görüldü. Böylece hafif ve ince saçların birleştirilmasi<br />

amacı ile başlatılan bu işlem, birkaç yıl sonra<br />

ağır parçalarda uygulanabilecek hale geldi.<br />

Görüldüğü gibi İkinci Dünya ve Kore Savaşlarının<br />

kaynak endüstrisine yaptıkları katkılar büyük olmuş,<br />

savaştan sonra da gelişme hızı azalmıyarak artmaya<br />

devam etmiştir. On yıl önce düşünülemeyen kaynak<br />

işlemleri ve usulleri, bugün artık normal bir imal usulü<br />

haline gelmiştir.<br />

MOTOR YAPIMINDA KULLANILAN YÜKSEK<br />

SICAKLIĞA DAYANIKLI ÇELİKLER VE<br />

ALAŞIMLAR<br />

(Baştarafı Sayfa 22'de)<br />

Mekaniki özellikler bakımından Nimonik 80 A ve<br />

östenitik çeliğin mukayesesi aşağıda verilmiştir:<br />

Nimonik 380 A<br />

Östenitik çelik<br />

33<br />

A . Akma sının kp/mm2,<br />

% 0,1 A Kop. Muk.<br />

sın *<br />

47<br />

57<br />

Uzun süre muk. (1000 saat) kp/mmj2.<br />

günü göstermektedir.<br />

47<br />

Uzama %<br />

26<br />

22<br />

Kop. Muk. kp/nun?.<br />

Uzun<br />

süre muk.<br />

1000 saat<br />

11,3<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

7,1<br />

Sonuç ve özet:<br />

Bilhassa çıkış sübablan bir motorun termik, kimyasal<br />

ve mekaniki en çok etkiye maruz kalan parçasıdır.<br />

Otomobil endüstrisinde yapılan gelişmeler ve dolayısı<br />

ile yüksek güçlü motorların imâline gidilmesi,<br />

sübablann yüksek etkilere karşılık verecek özelliklere<br />

sahip olmalarını mecbur kılmaktadır.<br />

ABD.'lerinde 1948 senelerine <strong>kad</strong>ar çıkış sübabı olarak<br />

ferritik çelikler kullanılmış fakat daha sonraları<br />

istenilen kalite ferritik-östenitik karışık dokuya sahip<br />

çeliklerin yanında genellikle östenitik çelikler ile<br />

karşılanır olmuştur.<br />

Östenitik çeliklerin ısıl işlemleri 1050-1250 "C'leri<br />

arasında uygulanan bir çözelti tavlaması ile 700 760° C<br />

lerinde yapılan tane sertleştirmesi işleminden ibarettir.<br />

Çıkış sübabı olarak çok elverişli özelliklere sahip<br />

nikel bazlı alaşımlar daha sonra geliştirilmişlerdir.<br />

Bu alaşımlardan Nimonic 80A'nm özellikleri belirtilmiş<br />

ve diğer çelikler ile mukayesesi yapılmıştır.<br />

Nikel hatmin yüksek oluşu ve zaman zaman temininde<br />

meydana gelen kısıntılar neden: ile bundan sonraki<br />

çalışmalar daha ziyade nikel miktarı düşük östenitik<br />

çeliklerin geliştirilmesi üzerine olacaktır.<br />

KAYNAKLAR:<br />

(1) KLAERNER, H. F. ve diğerleri : Aushaertende Staehle für<br />

Lutffahrt u. Motorenbau Techn. Mitti. 59 (1966), S. 25-31.<br />

(2) Proc. Electric FURN : Steel Plant Conf. Iron and Steel Div.<br />

AIMM-Petr. Eng. Vol. 16, 1958.<br />

(3) STAHL U. Eisen 81 (1961), S. 594.<br />

(4) HORNBOGEN, F. : Die Verfestigung von Stahl Symposium<br />

5-6 Mai 1969, Zürich, Climax Mo. Comp. S. 1-15.<br />

(5) DEHLINGER, U., GITTERBAUFEHLER U., TECHNISCHE FES-<br />

TÎGKEİT, : Umschau 1968, Heft 14, S. 432-37.<br />

(6) İZGİZ, S. : Çeliği mukavemetloştirici mekanizmalar ve hava<br />

taşıt vasıtalıranda kullanılan yüksek sıcaklığa dayanıklı çe-<br />

likler baskıda, Demir-Çelik Dergisi.<br />

(7) PRNKA, T. ve V. FOLDYNA : Archiv für das Eisenhüttenwesen<br />

40 (1969), S. 499-504.<br />

(8) Von Den STEINEN, A. ve H. P. HANNEN : Techn. Mitti. 59<br />

(1966), S. 68-75.<br />

(9) HESLOP, H. : Kobalt, Nr. 24 (1964), S. 109-115.<br />

(10) POTTGIESSER, C. H. ve diğerleri. Stahl u. Eisen 71 (1959),<br />

S. 463-68.<br />

(11) HUPFER, P. ve diğerleri. : Archiv für das Eisenhüttenıvesen<br />

11 (1971), S. 761-766.<br />

(12) GRİFFİTHS, H. ve R. E. PHELS : Metalurgia 69 (1964), S.<br />

203-205 ve Kobalt Nr. 24 (1964), S. 136.<br />

(13) H. VVİGGÎN Comp. Ltd. Hereford/England : Nimonic Alloys,<br />

Nimonic 80/A for exhaust valves, 1971 Birmingham.<br />

(14) H. WİGGİN Comp. Ltd. Hereford/England: Nimonic Alloys<br />

27


Makina mühendisliği türk eğitim<br />

sisteminin esasları<br />

Vedii ilmen U.D.K.: 621 : 378 .1<br />

Sanayileşmemizin aslî unsurlarından biri olan makine<br />

mühendislerimizin, endüstrileşmemizi istenilen hızda geliştiremediklerini,<br />

araştırma, geliştirme ve buluşta gereği<br />

<strong>kad</strong>ar başarılı olamadıklarını acı acı izlemekteyiz.<br />

Bu başarısızlığın nedenlerinden biri, fakat en önemlisi<br />

makine mühendisliği eğitimimizin yurt sorunlarına cevap<br />

verecek şekilde düzenlenmemiş olmasıdır.<br />

Sanayileşmekle fabrikalaşmanın arasındaki ayırımı son<br />

sanayi kongresinde yapmış olduğumuza göre, kişisel katkısı<br />

İle sanayileşmemizi hızlandıracak ve bir baskı grubu<br />

olarak da endüstri politikamızı etkileyecek nitelikteki makine<br />

mühendislerimizi yetiştirmeğe İhtiyacımız vardır.<br />

Memleketin içerisinde o anda bulunduğu ve fakat hızla<br />

değişmekte olan şartlara kolayca uyabilecek ve şartları<br />

kendi gücü ile etkileyip değiştirecek makine mühendislerini<br />

ancak kendi kuracağımız, kendimize uygun, bir eğitim<br />

sistemi ille yetiştirebilrliz. Almanya veya Amerika'dan<br />

kopya edilecek bir sistem, kendi memleketlerinin ihtiyaç<br />

gösterdiği şartlara göre hazırlanmıştır. Bize uygulandığı<br />

vakit aranılan mühendisi veremez. O sistemlere göre yetişen<br />

mühendis de şartlara uyamaz, harcanır gider.<br />

Biz, burada, bir dergi yazısı çerçevesi içerisinde kalmak<br />

üzere, ihtiyacımıza cevap verecek tipteki makine<br />

mühendislerini yetiştirecek bir sistemi ortaya koymaktayız.<br />

Makine Mühendisinin Çalışacağı Ortam :<br />

Makine mühendislerimizin çalışacağı ortam hızlı<br />

bir fabriıkalaşma ortamıdır. Faıbrikalaşmayı sanayileşmeden<br />

şöyle ayırıyoruz. Fabriıkalaşma, yeni fabrikalar<br />

ilâve etmek, faıkat bu fabrikaların bünyesine araştırma<br />

ve geliştirme kısmını almamaktır. Sanayileşme ise<br />

araştırma ve geliştirmeyi de kapsar.<br />

Fabrikalaşma, makine mühendisine olan ihtiyacımızı<br />

arttırmaktadır. Bir taraftan mevcut tesisler genişletilmekte,<br />

diğer taraftan ya ayni konuda veya değişik<br />

konularda yeni fabrikalar işletmeye açılmaktadır. Ancak<br />

fabrikalaşmak da bir takım problemler getirmektedir,<br />

önce, yeni tesisimiz karar safhasından işletmeye<br />

açılıncaya <strong>kad</strong>ar en az beş yıl geçmektedir. Beş yıl<br />

sonra tesis ya, teknolojik bakımdan yarı yarıya demode<br />

olmuş, veya bu süre içerisinde iç pazarın genişlemesi<br />

dolayısı ile, üretilen mal artan isteği karşılamadığından,<br />

yetersiz kalmıştır. Bu ikinci durumda tesis<br />

işletmeye açılır açılmaz büyütülme faaliyeti de<br />

başlamaktadır.<br />

Yalmz iç piyasaya cevap vermek ve dış piyasalarda<br />

rekabet edememek bizi klâsik tarım ürünleri ihracatından<br />

kurtaramaz. Bu durumda bir vagon dolusu buğdayla<br />

bir buldozer almaya devam ederiz. Halbuki amacımız,<br />

fabrikalarımızı, tesislerimizi sanayi ürünleri<br />

karşılığında kurmaktır. Teknolojilerin tesisleri beş se-<br />

28<br />

nede demode edecek <strong>kad</strong>ar hızlı gelişmesi, kendimizden<br />

buluşlar, geliştirmeler olmazsa, bizden teknolojik<br />

bakımdan fersah fersah ilerde olan yabancılara karşı<br />

bizi her an daha bağımlı hale götürür. Bunun süresiz<br />

devamının sonu sömürgeliktir.<br />

Araştırma, geliştirme ve buluş bizleri sömürgeliğe<br />

düşmekten kurtaraoak savunma silâhımızdır. Araştırıp<br />

geliştirecek, bulacak, yaratacak olan da mühendisimizdir.<br />

Mevcut tesisleri azamî prodüktivite ile çalıştıracak,<br />

maliyetleri dünya piyasası altına düşürecek,<br />

yeni kurulacak tesislerde akıllıca seçimler yapıp ilerlemiş<br />

teknoloji sahibi milletlerin bizi sömürmesini önliyecek<br />

olan gene mühendisimizdir.<br />

Her şeyi kendimizin bulmasına imkân yoktur. Bu<br />

sebepten bir çok prosesleri de teknoloji transferi ile<br />

dışarıdan almak zorunluluğundayız. Yabancılarla temasları<br />

sürdürüp en uygun teknolojiyi en müsait şartlarla<br />

yurdumuza aktaracak olan gene de mühendislerimizdir.<br />

Mühendislerimiz tesis montajlarında da yabancılarla<br />

işbirliği yapmak mecburiyetindedirler.<br />

Makine mühendisleri bu sanayileşme ortamı içerisinde<br />

ne yapacaklardır ? Gelişme en çok proses endüstrilerinde<br />

olduğuna göre evvelâ işletmeci olarak<br />

çalışacaktır. Sonra işletmenin devamlılığım temin için<br />

bakım, ikmal ve tamir işlerinde vazife görecektir. Gelişmemizi<br />

fabrikalaşmaktan sanayileşmeğe çevirmek<br />

için araştırma mühendisliği yapacaktır. En son olarak<br />

ta proses endüstrilerini geriden takip etmekte olan<br />

makine imalât endüstrisinde konstrüktör, kalıp, aparat<br />

ve atelye imalât mühendisi olarak çalışacaktır.<br />

Kişisel olarak, her tuttuğu işte gelişmeyi temin edecek<br />

ve vermekte olduğumuz kalkınma savaşımn bir subayı<br />

olarak da, meslekdaşları ile birlikte, bir baskı<br />

grubu olarak, topluca, takip edilen endüstrileşme politikasını<br />

etkileyecektir.<br />

Ancak hızlanan fabrikalaşma, her yıl okullarım bitirip<br />

meslekdaş sırasına geçen mühendisler ile, eldeki<br />

mevcutların toplamından fazlasına ihtiyaç göstermektedir.<br />

Böylece bir makine mühendisi açığı doğmaktadır.<br />

Mühendis açığı dolayısı ile emek pazarında makine<br />

mühendisinin emeği aranan bir meta olmakta ve<br />

bu emeğin değeri gittikçe yükselmektedir. Değer yükselmesi<br />

sanayileşme hamlesini olumsuz yönde etkilemektedir.<br />

Makine mühendisleri devamlı iş değiştirmekte,<br />

hiçbir fabri<strong>kad</strong>a yıllanmış, tecrübeli, bir makine<br />

mühendisine rastlamak mümkün olmamaktadır.<br />

Gerek Devlet teşebbüslerinden özel teşebbüse ve gerekse<br />

bir özel teşebbüsten diğerine, makine mühendisi<br />

sirkülasyonu sürüp gitmektedir.<br />

Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, bir mühendis<br />

açığı olmakla beraber makine mühendislerinin kolay<br />

iş bulma olanağı güçleşmiştir, çünkü yetişen mühen-<br />

MÜHENDİS TK MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


dişlerin çoğunda işin ihtiyaç gösterdiği nitelikler eğitim<br />

sisteminin bozukluğu yüzünden bulunmamaktadır.<br />

Meselâ yabancı dil aranan yerlere birçok boşta<br />

gezen makine mühendisi müracaat edememektedir.<br />

Diğer taraftan da dil bilen mühendisler açılan bir pozisyon<br />

için rekabet etmekte ve seçilen kişi daha evvel<br />

çalıştığı işi bırakıp yeni yerine daha büyük bir ücretle<br />

geçmektedir. Açılmakta olan ve vasıfsız makine mühendisi<br />

istiyen işlerin adedi her yıl okulu bitiren tecrübesiz<br />

ve yabancı dil bilmeyen mühendislerin sayısından<br />

azdır. Öteki taraftan belirli bir tecrübe ve yabancı<br />

dil isteyen işlere 'kolayca makine mühendisi<br />

sağlanamamaktadır. Demek oluyor ki iş dağılımı ile<br />

makine mühendisi nitelik dağılımı arasında bir uyuşmazlık<br />

vardır.<br />

Makine mühendisi sirkülasyonunun bir diğer olumsuz<br />

etkisi de müesseselerde bilginin birikmemesidir.<br />

Halen bu noktanın önemi gerek devlet ve gerekse özel<br />

teşebbüste anlaşılamamıştır. Oysa ki bir müssesenin<br />

zenginliği birikmiş kapitalle birlikte birikmiş bilgidir.<br />

Hızlı sanayileşme çabasında olduğumuz sürece, bunun<br />

yan tesiri olan mühendis sirkülasyonuna çare bulunmasına<br />

imkân yoktur. Makine mühendisi bugün<br />

şeker, yarın çimento, öbürgün de tekstil fabrikasında<br />

çalışmağa devam edecektir. Bugün işletmeci, yarın tamir-bakımcı,<br />

öbür gün de proje konstrüktörü olarak<br />

çalışacaktır. Hiçbir işte kâfi tecrübe kazanamıyacak,<br />

emekliliğine <strong>kad</strong>ar acemiliği sürüp gidecektir. Tesislerin<br />

bilgi kaybı ise üzerinde önemle durulacak ayrı<br />

bir konudur.<br />

Makine mühendisi eğitim sistemimizin yetiştirdiği<br />

mühendisler bu ortamda başarılı olamamaktadır.<br />

Başarılı bir mühendiste hangi nitelikler bulunmalı<br />

ve bu nitelikleri verecek makine mühendisliği eğitim<br />

sistemi nasıl olmalıdır. îşte çözülecek sorun budur.<br />

Yukarıdaki Ortama Cevap Verecek Makine<br />

Mühendisinin Profili:<br />

1. Her girdiği yeni tip işe kolay intibak edecek,<br />

2. İntibak ettiği her yeni tip işte, çalıştığı müddetçe,<br />

kendinden yenilikler katıp bir gelişine temin edecek,<br />

3. O işte çalıştığı sürece, gelecek için bir araştırma<br />

yapabilecek, gelecekteki duruma göre gerekli tedbirleri<br />

alacak, mümkünse geleceğe uygun bir teknoloji<br />

yaratacaktır.<br />

4. Yapabilirse bir buluş peşinden koşacaktır.<br />

5. Memleketin ekonomi ve endüstrileşme politikası<br />

üzerinde olumlu etkiler yapabilecek <strong>kad</strong>ar bilgi ve<br />

görüş sahibi olacaktır.<br />

Yukarıda sıralanan işleri yapabilmek için makine<br />

mühendisinde hir literatür araştırması yeteneği ve<br />

teknik literatürü okuyup anlıyacak bir lisanın olması<br />

lâzımdır. Her girdiği yeni tip işde o işle ilgili kitapları<br />

bulup okuyacak, kitaplarda yazılanla işde yapılan arasındaki<br />

farkları araştıracak, şayet kitapta yazılanın<br />

uygulanmasında bir fayda varsa onu uygulamaya çalışacaktır.<br />

Bir diğer taraftan da, gelecekteki teknolojik<br />

buluş ve değişmelerin neler olacağını araştıracak,<br />

ya teknoloji transferi yoluyla veya kendi buluşlanyla<br />

değişmekte olan duruma çalıştığı müesseseyi intibak<br />

ettirecektir. 4 ve 5 inci maddede yazılanlar için bir<br />

açıklama yapmağa lüzum yoktur kanısındayız.<br />

Bu günkü Eğitimin Yetiştirdiği Makine Mühendisinin<br />

Profili:<br />

1. Kendine güvensiz ve dolayısı ile cesaretsiz,<br />

2. Tek basma karar vermekten aciz,<br />

3. Karşılaştığı teknik problemleri çözmekte yetersiz,<br />

4. Hayal etme kabiliyeti gelişmemiş,<br />

5. Okulda öğrendiği bilgilerden bir sentez yapamıyor.<br />

Her dersin bilgisi kafasının içerisinde ayrı kompartmanlarda<br />

duruyor. Bir dersin bilgisinden ötekisine<br />

köprü kuramıyor.<br />

6. Karşılaştığı problemlere rasyonel çözüm yollan<br />

bulmak yerine, göz kararı pratik çözümlerle iktifa<br />

ediyor.<br />

Makine mühendislerimizde, yukarıda sıralanan altı<br />

madde yer yer veya toptan belli olmaktadır. Yeniliklere<br />

karşı ürkek, tutumdan ise pasiftir. Bir mühendisin<br />

tek başına çözebileceği basit bir teknik meseleyi<br />

birkaçı bir araya gelerek uzun tartışmalar yapmadan<br />

çözememektedirler. Makine mühendislerimiz en basit<br />

bir rasyonel çözüme yanaşamamaktadırlar. Meselâ burulma<br />

zorlanmasına tâbi bir milin kesitini rasyonel<br />

yolla tayin edememektedirler. Bir rulman ömür hesabı<br />

yapamamaktadırlar. Yaptıkları benzer bir makinenin<br />

boyutlartm esas alıp biriaz daha kalınlaştırmaktır.<br />

Konstrüktif bir düzeni hayal edememekte, benzerini<br />

bulup kopya etmeği tercih etmektedirler. Karşılaşıtıklan<br />

problemlere bir teknik resim çizmeği dahi çok kere<br />

gereksiz bulmakta, parça üzerinden ölçü alıp iş<br />

yaptırmaktadırlar.<br />

Bu tip mühendislerle fabrikalaşmaktan sanayileşmeğe<br />

geçiş mümkün olmaz. Fabrikalaşma hızı dahi<br />

istenilen mertebeye varamaz, sömürge olma tehlikesi<br />

ise başımızdan kalkamaz.<br />

Öğrenciler:<br />

Mademki ihtiyacımıza uygun mühendis yetiştiren<br />

ceğiz, o halde işe, istediğimiz gibi yoğurup yetiştirebileceğimiz<br />

öğrenciyi seçmekle başlamamız gerekir.<br />

Üniversite kapısına gelen lise öğrencileri ise gördükleri<br />

eğitimin neticesi kafalannı kullanmağa değil,<br />

okuyup ezberlemeğe alışmış kişilerdir. Mühendislik<br />

okullarının görevi ezberciliğe alışmış bu kişileri, kişisel<br />

olarak çevresini gözlemeğe, gözlediği olaylann içerisinden<br />

aradıklarını bulmağa, bulduğu verilerin arasındaki<br />

bağlan araştırmağa, bulduğu bağların genelleşip<br />

genelleşmiyeceğine bakmağa, genelleşen bağlantılara<br />

göre karar verip yargılamağa alıştırmaktır. Bu<br />

çevirim kolay bir iş değildir. Bu sebepten okula öğrencilerin<br />

seçilerek alınması şarttır.<br />

Orta öğretimde başlıyarak, toplumumuza olumsuz<br />

etkiler yapmaya <strong>kad</strong>ar giden bir eğitim derdimiz daha<br />

vardır. Kopyacılık. Bugünkü günde hiç kopya yapmadan<br />

lise bitirip üniversite kapışma gelebilmiş bir öğrenci<br />

düşünebilmek hemen hemen imkânsızdır. Orta<br />

öğretim ve üniversite bu dertle mücadele etmekte,<br />

fakat öğrencinin ailesi bu hususta yardımcı olmamaktadır.<br />

Birçok ahlâkî değerlerin hafife alındığı memleketimizde,<br />

kopyacılık, ailelerce, başannm ilk şartı<br />

kabul edilen açıkgözlülüğün bir eğitimi olarak görülmektedir.<br />

Bu satırların yazan ailelerde kopyacılığa<br />

karşı üç türlü tutum izlemiştir:<br />

MÜHENDİS VB MAKİNA / CİLT 18 - SATI 204 - OCAK 1974 29


1. Bilmezlikten geknek,<br />

2. Bilip bir reaksiyon göstermemek, kopyacılığı okul<br />

yaşantısının bir parçası olarak kabul etmek,<br />

3. «Biliniyordun,, kopya da çekemedin mi ?» diyerek<br />

teşvik etmek.<br />

Düşüncemize göre bu konu memleketin genel ahlâk<br />

durumu ile ilgilidir, genel ahlâk durumu ise, ekonomik<br />

şartların ortaya koyduğu sosyal adaletsizlikler<br />

ile direkt bağıntılıdır. Teknik bir okul kapışma gelen<br />

öğrencinin oradaki yaşayışını daha evvelkinden ayırmasına<br />

sebep yoktur. Öğrenci 1<br />

bu düşünceye dayandırarak,<br />

teknik öğretimi esnasında da, kopyacılığı devam<br />

ettirmektedir.<br />

Makine mühendisliği öğrenimini kopya çekerek bitiren<br />

bir makine mühendisi, çalışma hayatında kendine<br />

güvensiz, yaratıcılıktan yoksun, taklitçiliğe, kopyacılığa<br />

düşkün, her şeyi sathî olarak değerlendiren bir<br />

kişi olmaktadır.<br />

Kopya çekmeyecek, kendi kafa ve çalışma gücü ile<br />

okuyacak öğrenciyi nasıl seçmeli 1<br />

budur.<br />

? tşte problem<br />

Biz bu probleme şöyle bir çözüm yolu getirmekteyiz.<br />

Teknik okul imtihanına giren öğrenciler lise öğrenimi<br />

esnasında başarılarını çalışma ile birlikte kopyaya<br />

da dayandırmışlardır. Diyelim ki içlerinde % 100<br />

çalışarak sınıf geçmiş öğrencilerden % 100<br />

kopya ile sınıf geçmiş öğrencilere <strong>kad</strong>ar, her ikisini<br />

değişik nispetlerde birleştirmiş her türlü öğrenci vardır.<br />

Bu öğrenci grubu içerisinde öğrencilerin kopya<br />

ile çalışmayı birleştirme dağılımları, gelişi güzel bir<br />

dağılım gösterecektir. O vakit 1000 kişilik bir model<br />

düşünüp aşağıdaki çan eğrisini çizmek mümkün olacaktır.<br />

Modelimizdeki 1000 adet öğrenciden 50'sinin % 95<br />

çalışma, % 5 kopya, 100'ünün % 90 çalışma, % 10 kopya,<br />

200'ünün % 80 çalışma, % 20 kopya, 300'ünün ise<br />

% 70 çalışma, % 30 kopya ile lisede sınıf geçtiklerini<br />

ve Teknik Üniversite, veya DMMO imtihanlarını verip<br />

teknik öğrenimin kapısına geldiklerini bir an için kabul<br />

edelim. Okul idaresince yapılması gereken, başarı<br />

kazananların arasından °/o 5 ilâ °/o 10 miktarında kopya<br />

çekerek lise bitirmişlerin seçiknesidir, yani çan<br />

eğrisinin tarak kısmı içerisine düşenler.<br />

Bu seçimi okul idaresi şöyle yapacaktır:<br />

1. Başarılı adayların lisedeki üç yıllık notlan getirtilecek<br />

ve incelenecektir. Şayet üç yıl içerisinde notlar<br />

yedi ve yukarısını gösteriyorsa öğrenci daha<br />

çok çalışmış demektir. Notların devamlı dalgalanması<br />

ise kopya oranının yüksek olduğunu ortaya<br />

koyacaktır.<br />

2. Adaylarla yapılacak mülakat, üç yıllık not durumu<br />

ile birleştirildiğinde kopyayı az kullanmış olan,<br />

çalışkan öğrenciler büyük bir isabetle seçilebilecektir.<br />

Fakülte dekanlığının adayların lise notlarına ve mülakata<br />

dayanan seçimlerini yapabilmeleri gerekir. Şayet<br />

fakülte dekanlığının veya bölüm başkanlığının ba<br />

görevi yapacak <strong>kad</strong>ar kuvvetli bir <strong>kad</strong>rosu yoksa, bir<br />

giriş -kabul dekanlığının kurulması (dean of admission)<br />

ve bu görevi kurulacak yeni dekanlığın yüklenmesi<br />

lâzımdır.<br />

30<br />

KİS j<br />

300<br />

200<br />

1000<br />

KİŞİDE<br />

50 Ki»<br />

100<br />

200<br />

300<br />

200<br />

100<br />

30<br />

10<br />

5<br />

5 ı<br />

ÇALIŞMA<br />

o/ o<br />

i 15<br />

90<br />

. 80<br />

70<br />

50<br />

W<br />

« 30<br />

20<br />

ÇALIŞMA 100 90 80 70 60 50 «0 30 20 10 0<br />

KOPYA 0 10 20 30, 40 50 60 70 80 . 90 100<br />

Öğretim Görevlileri:<br />

\<br />

10<br />

5<br />

KOPYA<br />

%<br />

5<br />

10<br />

20<br />

30<br />

50<br />

60<br />

70<br />

80<br />

90<br />

95<br />

Bizdeki öğretim görevlilerinde ağırlık, aldığını satan<br />

kişilerdedir, öğretim görevlilerinin a<strong>kad</strong>emik çevler<br />

içerisinde hapis kalışları bilgilerini pratiğe uygulayıp<br />

yarayanı yaramayandan ayırmalarına, bilgileri<br />

içerisindeki boşlukları bulmalarına, kendilerinin kişisel<br />

bir mühendislik görüşüne, anlayışına ve buna dayanan<br />

kendilerine has çözüm yollarına varmalarına<br />

mâni olmaktadır. Bir Timoshenko'yu incelediğimizde,<br />

elâstik eğriye dayanan çözüm yollan yanında daha<br />

kısa olan deformasyon enerjisine dayanan çözüm yollan<br />

koyduğunu görürüz. Prof. Ten Boch, Makine Elernanları<br />

kitabının birinci bahsinde kendi mühendislik<br />

görüş ve anlayışım ortaya koymaktadır. Kitapta da<br />

yer yer yine kendi yargılarına rastlanmaktadır. Rahmetli<br />

Prof. Hilmi İleri yaptığı çeviriler ve yetiştirdiği<br />

öğrenciler ile Türk Makine Mühendisliğine büyük katkılarda<br />

bulunmuştur, fakat kendine has bir çözüm<br />

yoluna veya bir mühendislik görüş ve anlayışına hiç<br />

bir yerde rastlanmamaktadır.<br />

Kendine has görüş ancak teorinin pratikle yoğrulmasıyla<br />

meydana gelir. Halbuki bizdeki öğretim görevlileri<br />

böyle bir yoğrulmadan geçmemişlerdi]!, O<br />

halde yapılacak iş öğretim görevlilerinin pratik ile<br />

bağlarım kurmaktır:<br />

1. Asistanlığa müracaat edenlerin en az beş sene mühendislikle<br />

ilgili uygulamalı Sir işte çalışmış olmalan<br />

şart koşulmahdır. Okulu bitirir bitirmez hiçbir<br />

pratik görmeden asistanlığa geçmek yoktur.<br />

2. Öğretim görevlileri her beş senede bir, en az iki<br />

sene olmak üzere, a<strong>kad</strong>emik kariyerdeki mevkileriyle<br />

mütenasip işlende olmak üzere sanayi müesseselerindeki<br />

görevlere atanacaklardır. Buralarda<br />

kendilerini sanayinin problemleriyle uğraşmağa verecekler<br />

ve bildiklerinin Türkiye için hangisi önemli<br />

hangisi değil onu anhyacaklardır. Ayni zamanda<br />

daha önemlisi öğrencilerini iş başında görmeleridir.<br />

O vakit yapıtıklan işi Ölçmüş olacaklardır. Bir üçüncü<br />

fayda pratik âlemin saygısını kazanacaklar ve<br />

a<strong>kad</strong>emik çevrelerle sanayi arasındaki bağ kurulmuş<br />

olacak ve problemler teknik okullara akmağa<br />

başlıyacaktır. Böyle yetişmiş öğretim görevlileri öğrenciye<br />

daha faydalı ve kendisine hayata atıldığı<br />

zaman nelerle karşılaşabileceğini anlatmış olacaklardır<br />

MÜHENDİS VB MAKİNA / CİLT 18 • SAYI 204 - OCAK 1974


Ders Programlan:<br />

Üçüncü Beş Yıllık Plân ve yirmi senelik perspektive<br />

göre Türkiye'de geliştirilecek olan, proses endüstrileridir.<br />

Buna göre okuldan çıkan bir makine mühendisinin<br />

en çok bulması muhtemel olan iş çeşidi bir<br />

proses endüstrisinde işletmecilik veya bakım-tamir<br />

mühendisliğidir. İkinci bir gelişime konusu da yapı<br />

endüstrisine bağlı olarak gelişen ısıtma koludur. Bununla<br />

gelişecek olan bir kol da sebze, meyve, ihracat<br />

ve saklanması ile ilgili soğutma işidir.<br />

Yukarıda sıralanan konuların gerisinden de makine<br />

imalât sektörü gelişecektir, Bu sektör yukarıda<br />

sıralanan kollarda ihtiyaç duyulan bir takım makinelerin<br />

projesini ve imalâtını yaparak ilerliyecektir. Bu<br />

son sektöre halen imalâtı yapılan elektrik makinalan,<br />

ev âletleri, pompalar, ağaç ve metal takım tezgâhlan<br />

dahildir.<br />

Makine mühendisleri, çalışma ortamı bölümünde<br />

anlatılan şekilde, işten işe geçerek bu kolların birkaçında<br />

çalışacaklardır.<br />

Bu durum bize, Türkiye için ihtisaslaşmanın gereği<br />

olmadığını açıkça anlatmaktadır. Halen okutulmakta<br />

olan programlara göre yetişen bir makine mühendisi<br />

seçtiği opsiyon ve ders kollarıyla uygun düşen<br />

işte ya hiç çalışmamakta veya ancak kısa bir süre<br />

çalışabilmektedir. Bu sebepten kendisinde çok kerre<br />

ziyan olmuş hissi doğmakta veya işe yabancı kalmaktadır.<br />

Kendi kendine bir şeyler yapmağa, öğrenmeğe<br />

çalışmakta fakat gerekli temel omadığı için başarı kazanamamakta<br />

ve bu günün mühendisinin profilini almaktadır.<br />

O halde yapılacak olan standart bir mühendis tipi<br />

yetiştirmektir. Bu mühendis, sanayi mühendisi ile makine<br />

mühendisi arası bir tip olacaktır. Sanayi mühendisliği<br />

şubesi kaldırılacak, bütün opsiyonlar ve ihtisaslar<br />

«Master» sınıflarına atılacaktır. «Mastar» yapacak<br />

olanlar mühendislerin ufak bir kısmı olacağına gö: e<br />

okulu bitiren çoğunluk standart mühendis olarak işe<br />

başlıyacaktır. Standart mühendis tipini meydana getirecek<br />

dört yıllık program, yazımıza ekli olarak verilmektedir.<br />

Görüleceği gibi bu program Sanayi - Makine<br />

mühendisliği karmasıdır. Seçimli ders yoktur. Bütün<br />

öğrenciler bu derslerin tamamını mecburen okuyacaklardır.<br />

Kendimizden yaptığımız bazı ders ilâveleri şunlardır<br />

:<br />

Birinci yıla iki sömestirlik bir iktisat dersi konmuştur.<br />

Bu derste genel iktisat teorisi okutulacaktır.<br />

Hukuk olarak ta Medenî ve Borçlar Hukuku bir sömestir<br />

süresince okutulmaktadır.<br />

Lisan her yıl baraj dersidir ve öğrenci diğer sınavlara<br />

lisanı geçerse girebilecektir.<br />

İkinci yılda İktisat tekrar okutulacaktır. Bu kerre<br />

makro ekonomi ve gelişmekte olan ülkeler iktisadı<br />

öğretilecektir. Hukuk olarak Amme ve tş Hukuku gösterilecektir.<br />

Üçüncü yılda ikinci sömestire konan Makine Projesi<br />

birde öğrencinin tahayyül kabiliyeti geliştirilecektir,<br />

öğrenci verilen bir makineyi zihnen tasarlamağı<br />

öğrenecek ve o ana <strong>kad</strong>ar okuduğu Makina Elemanları<br />

ile Mekanizma Tekniğinde öğrendiklerini uygulamağa<br />

çalışacaktır. Dördüncü yıldaki Makine Projesi<br />

11, motor, türbin ve su makinalan gibi klâsik<br />

makinalan kapsamıyacaktır. Bu yılın dersi öğrencinin<br />

tahayyül kabiliyetini geliştirmeğe devam edecektir.<br />

Üçüncü yıldaki derse ilâve olarak öğrenci yapacağı<br />

makinenin imal usullerini de gözönüne alacak, malzemesini<br />

seçecek, keşif ve maliyetini çıkartacaktır.<br />

Literatür araştırması dersinde öğrenciye kütüphaneden<br />

nasıl istifade edeceği, aradığını nerelerde bulacağı,<br />

uygulamalı olarak öğretilecektir.<br />

Fabrika Mühendisliği dersdnde, fabrikaların yardımcı<br />

işletmeleri öğretilecektir. Bu konunun Amerika'daki<br />

adı «Plant Engineering» dir.<br />

Hidrolik dersi, akışkanlar mekaniği ile su makinalarmı<br />

yeter ağırlıklarda kapsıyacaktır.<br />

Dört yıllık programın diğer ders konulan İstanbul<br />

Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Ders Müfredat<br />

Programlanndakinin aynıdır.<br />

Öğretim Metodu:<br />

öğrencileri gereği gibi yetiştirebilmek için sınıflardaki<br />

öğrenc sayışım kısıtlamak gerekmektedir. Birinci<br />

sınıfa kabul edlecek öğrenci sayısı 100 kişi olup, bu<br />

sınıf üç şubeye bölünecektir. Böylece her sınıftaki talebe<br />

sayısı 30-35 civarında olacaktır. Amaç, giren talebeyi<br />

en az fire ile yetiştirip mezun etmektir. Bugün<br />

ilk sınıflara 200-300 kiş almıyor, bunlardan ancak<br />

50 - 60 kişisi okulu bitirebiliyor. Halbuki 100 tane seçme<br />

öğrencinin 95'i dört sene sonunda mezun olabilir.<br />

Gayemiz randımanı yükseltmek, az öğrenci alıp tamamına<br />

yakınını bitirtmek, bu yoldan hem kaliteli hem<br />

de bol makine mühendisi yetiştirmektir.<br />

Ders saatleri sabah üç, ikindi üç saatten günde altı,<br />

haftada 33 saattir.<br />

Öğretim metodu kitapladır. Derslerde talebeye not<br />

yazdırmak kalkacaktır. Şayet öğretim görevlisi bir kitaba<br />

bağlanmak istemezse, her dersin sonunda referans<br />

olarak birkaç kitap ismini tahtaya yazabilir.<br />

Derslerde ev ödevleri verilecek ve geri istenecektir.<br />

Öğrencilere, bilhassa, bol problem çözdürülecektir.<br />

Sınavlarda mümkün mertebe metin sorulmayacak öğrencinin<br />

teoriyi kavramış olup olmadığı problem çözebilmesi<br />

ile ölçülecektir. Bazı derslerde, verilecek ev<br />

ödevlerinde öğretilenlerden biraz fazlası istenecek, bu<br />

fazlanın hangi hangi kitaplarda olduğu söylenecek ve<br />

öğrencinin o kitapları kanştırıp, istenileni bulması<br />

sağlanacaktır. Böylece, öğrenci dört yıl içerisinde literatür<br />

araştırmasına ve bulduğu bilgileri kullanmaya<br />

alıştırılacaktır.<br />

Amacımız, öğrenciye, yapacağı işe uygun bir kişilik<br />

kazandırmaktır. Bu kişiliğin içerisinde, ilk olarak karşılaştığı<br />

bir problemin üzerine atılacak <strong>kad</strong>ar, kendine<br />

güven gelir. Bu güvenle, problemi çözme yollannı araması<br />

ve bulması gerekir. Bu güvenin ve arayıp bulmanın<br />

gelişmesi, öğrencilerle öğretim görevlisinin tek tek<br />

uğraşması ve öğrencileri yöneltmesi ile olur. Bunu da<br />

yapabilmek için öğrenci sayısını beher şubede 30-35<br />

civarında tutmak gerekir. Bu sayıdaki sınıflarda öğrenci<br />

öğretim görevlisi münasebetleri yakın ve de iyi<br />

olabilir.<br />

Hukuk derslerinin çoğaltılmasının sebebi, makine<br />

mühendisini hususî ve çalışma hayatında kendine yarayacak<br />

<strong>kad</strong>ar hukuk bilgisi ile donatmaktır.<br />

İktisat bilgisinin çoğaltılması amacı ise, bir baskı<br />

grubu meydana getirecek makine mühendislerinin,<br />

memleketin iktisadî durumu ve o durumun sanayiye<br />

olan etkisini doğru olarak değerlendirmeleri içindir.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT İS - SAYI 204 - OCAK 1974 31


Ancak doğru olarak değerlendirme endüstri politikasına<br />

doğru yön verebilir.<br />

Sonuç:<br />

Ders programlanna <strong>kad</strong>ar inilerek yapılan bu eğitim<br />

sistemi denemesi ilgililerce uygun görülebilinir<br />

veya bunun tamamen veya kısmen yanlış olduğu da<br />

söylenebilinir.<br />

32<br />

Dersin Adı<br />

Sömestir<br />

Lineer Cebir ve Analitik<br />

Geometri<br />

Diff. ve Entegral Hesap<br />

Genel Fizik I<br />

Genel Kimya<br />

Teknik Resim<br />

Makine Bilgisi<br />

îmalât Atölyesi<br />

iktisat I<br />

lisan<br />

Dersin Adı<br />

Diff. Denklemler<br />

Genel Fizik II<br />

Mekanik II<br />

Mukavemet I<br />

iktisat II<br />

Malzeme I<br />

Elektroteknik<br />

Lisan<br />

Sömestir<br />

STANDART TİP MAKİNE MÜHENDİSİ<br />

YETİŞTİRECEK DERS PROGRAMLARI<br />

I<br />

I<br />

D<br />

4<br />

4<br />

2<br />

2<br />

2<br />

1<br />

2<br />

3<br />

20<br />

D<br />

2<br />

2<br />

2<br />

4<br />

2<br />

3<br />

3<br />

3<br />

21<br />

T<br />

2<br />

2<br />

1<br />

3<br />

2<br />

10<br />

32 Saat<br />

T<br />

1<br />

1<br />

2<br />

2<br />

2<br />

8<br />

33 Saat<br />

YIL I<br />

L<br />

2<br />

2<br />

YIL<br />

L<br />

2<br />

2<br />

4<br />

Ortaya konan, kendi ortamının şartlarını araştırarak<br />

onlara çözüm getirmeğe yeltenen ilk komple sistemdir.<br />

Yapılan bu çalışmayı bir deneme olarak almak<br />

ve bu yolda daha çalışmak gerekir.<br />

Arzulanan, başka düşünürlerin de bu çeşit sistemleri<br />

getirmesi veya getirilen sistemler üzerindek düşüncelerini<br />

dergimiz sahifelerinde belirtmeleridir.<br />

Dersin Adı<br />

Sömestir<br />

II<br />

D<br />

Lineer Cebir ve<br />

Analitik Geometri<br />

4<br />

Diff. ve Entegral<br />

4<br />

Genel Fizik I<br />

2<br />

Genel Kimya<br />

Teknik Resim<br />

2<br />

Mekanik I Statik<br />

2<br />

iktisat I<br />

2<br />

Medenî ve Borçlar Hukuku 1<br />

lisan 3<br />

II<br />

Dersin Adı<br />

Diff. Denklemler<br />

Genel Fizik II<br />

Mekanik II<br />

Mukavemet II<br />

iktisat II<br />

Malzeme II<br />

Amme Hukuku<br />

Lisan<br />

Sömestir<br />

II<br />

20<br />

D<br />

2<br />

2<br />

2<br />

4<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

T<br />

2<br />

2<br />

1<br />

3<br />

2<br />

10<br />

32 Saat<br />

19<br />

31<br />

T<br />

1<br />

1<br />

2<br />

2<br />

6<br />

Saat<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

L<br />

2<br />

2<br />

L<br />

2<br />

2<br />

2<br />

6


Dersin Adı<br />

Makine Elemanları<br />

İmal Usulleri I<br />

Termodinamik<br />

Elektrik Mak.<br />

Makina Dinamiği<br />

Mekanizma Tek.<br />

Müh. İstatistiği<br />

Lisan<br />

Dersin Adı<br />

Sömestir<br />

Sömestir<br />

Hidrolik ve Su Mak.<br />

Termik Türbo Mak.<br />

Makina Laboratuvarı<br />

Makina Projesi II<br />

Kalite Kontrolü<br />

Isıtma ve Klima<br />

İş Etüdü ve Plân<br />

Genel Muhasebe<br />

Lisan<br />

D Ders<br />

T Tatbikat<br />

L Laiboratuvar<br />

I<br />

I<br />

D<br />

4<br />

3<br />

2<br />

3<br />

3<br />

2<br />

2<br />

3<br />

22<br />

D<br />

4<br />

3<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

3<br />

21<br />

T<br />

2<br />

1<br />

2<br />

1<br />

6<br />

30 Saat<br />

T<br />

3<br />

1<br />

2<br />

6<br />

31 Saat<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974<br />

YIL III<br />

L<br />

2<br />

2<br />

Dersin Adı<br />

Makine Elemanları<br />

İmal Usulleri II<br />

Termodinamik<br />

Takım Tezgâhları<br />

Transport Tek.<br />

Makina Projesi I<br />

Lisan<br />

YIL IV<br />

L<br />

2<br />

2<br />

4<br />

Dersin Adı<br />

Sömestir<br />

Sömestir<br />

Hidrolik ve Su Mak.<br />

Motorlar<br />

Makina Laboratuvarı<br />

Makina Projesi II<br />

Soğutma<br />

Takım - Tertibat<br />

Müh. Ekonomisi<br />

Fabrika Müh.<br />

Literatür Ar.<br />

Devrim Tarihi<br />

Lisan<br />

II<br />

II<br />

D<br />

2<br />

3<br />

2<br />

3<br />

3<br />

3<br />

16<br />

D<br />

4<br />

4<br />

2<br />

2<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

21<br />

T<br />

2<br />

2<br />

2<br />

3<br />

9<br />

29 Saat<br />

T<br />

4<br />

1<br />

5<br />

30 Saat<br />

L<br />

2<br />

2<br />

4<br />

L<br />

2<br />

2<br />

4<br />

33


Makina Mühendisleri Odası Yayınları Listesi<br />

Yayın<br />

No. Kitabın Adı ve Yazan<br />

34<br />

1 TAKIM TEZGÂHLARI İÇİN KONTROL KİTABI<br />

Dr. O. SCHLESINGER<br />

Fiyatı : 50,— TL.<br />

13 MAKİNA MÜHENDİSLERİ HİZMETLERİ<br />

ÜCRET TALİMATNAMESİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 5,— TL.<br />

26 ARAÇ İMALÂTINA AİT TARİFLER, BAZI ESASLAR<br />

VE ASGARİ ŞARTLAR<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı: 15,— TL.<br />

27 ASETİLEN YÖNETMELİĞİ, KAZALARDAN KORUNMA<br />

YÖNETMELİĞİ, OKSİJEN YÖNETMELİĞİ, BAKIM,<br />

MUAYENE VE TECRÜBELER<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

28 ÇELİĞİN TAVLANMASI, SERTLEŞTİRİLMESİ VE<br />

TRETMANI<br />

Çev : Turgut TARIKÂHYA<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

30 ALEVLE YÜZEY SERTLEŞTİRME<br />

Derleyen : t. Hakkı ERDEM<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

31 PİK VE ÇELİKTE ALAŞIM ELEMANLARI<br />

Çev : Maclt ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

33 MÜHENDİSLER, ARAŞTIRMACILAR VE<br />

İŞLETMECİLER İÇİN MATEMATİK İSTATİSTİK<br />

İlhami KABAYALÇIN<br />

Coşkun KÜLÜB<br />

Fiyatı : 50,— TL.<br />

34 İNSAN VE MÜHENDİS<br />

NüVİt OSMAY<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

35 TANKERLER VE AKARYAKIT SARNIÇLARI<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

36 İMALÂTTA BAĞLAMA DÜZENLERİ Cilt : I<br />

Çev : Refik MANGUOĞLTJ<br />

Fiyatı : 30,— TL.<br />

37 BİLİRKİŞİ VE HAKEM<br />

Avukat Miraç AKTUĞ<br />

Fiyatı: 5,— TL.<br />

38 TAŞITLARIN MARKA, MODEL VE TİPLERİNE<br />

GÖRE KARAKTERİSTİKLERİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 50,— TL.<br />

39 TEKNİK TERMODİNAMİK<br />

Çev : Yalçın GÖĞÜS<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

43 BÜYÜK ŞEHİRLERDE HAVANIN TEMİZLENMESİ<br />

KONGRESİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 50,— TL.<br />

44 ATELYEDE SERT MADEN UÇLARI<br />

Arif KÜRTÇÜ<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

Yayın<br />

No. Kitabın Adı ve Yazan<br />

45 KÜRESEL GRAFİTLİ DEMİR DÖKÜMÜ<br />

Nurettin ÂRAS<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

46 ARAÇ PROJE VE BELGELERİNİN TANZİM<br />

VE TASDİKİNDE UYULACAK ESASLAR<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 5,— TL.<br />

47 MONTAJ SANAYİİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 40,— TL.<br />

48 BİLİM YOLUNUN KİLOMETRE TAŞLARI<br />

Hayri BAŞTEMUB<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

49 ENDÜSTRİ FIRINLARI<br />

Çev : Macit ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

50 AKARYAKIT BRÜLÖRLERİ<br />

İsmet BENAYYAT<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

51 YAKITLAR VE REFRAKTER MALZEMELER<br />

Maclt ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 25.— TL.<br />

52 FIRIN ATMOSFERLERİ VE KARBON KONTROLÜ<br />

Maclt ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı: 15',— TL.<br />

53 NATO MALZEME KODLANDIRMA SİSTEMİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 7,50 TL.<br />

54 UYGULAMALI ISITMA KLAVUZU Cilt : I<br />

Çev : Hayri BAŞTEMUB<br />

Fiyatı : 40,— TL.<br />

55 İMALÂTTA BAĞLAMA DÜZENLERİ Cilt : II<br />

Çev : Refik MANGUOĞLU<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

56 İMALÂTTA BAĞLAMA DÜZENLERİ Cilt : III<br />

Çev : Refik MANGUOĞLU<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

58 ÇELİK SEÇİMİ VE SERTLEŞEBİLME<br />

Çev : Nejat İZ AR<br />

Fiyatı : 40,— TL.<br />

59 KOROZYONA KARŞI PLÂSTİKLER<br />

Macit ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 25,— TL.<br />

60 ORTAK PAZAR VE TÜRKİYE<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

62 DÖKÜM ARIZALARI ATLASI<br />

Çev : Reşat SARIBAŞ<br />

Fiyatı : 25,— TL.<br />

63 PORTLAND ÇİMENTOSU ÜRETİM TEKNİĞİNE GİRİŞ<br />

İsmet BENAYYAT<br />

Fiyatı : 40,— TL.<br />

64 TEKNOLOJİDE PLÂSTİKLER<br />

Maclt ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 25,— TL.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974


Yayın<br />

No. Kitabın Adı ve Yazarı<br />

70 UYGULAMALI ISITMA KLAVUZU Cilt : II<br />

Çev : Hayrl BAŞTEMUR<br />

Fiyatı : 30,— TL.<br />

71 KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU VE TÜZÜĞÜ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı: 10,— TL.<br />

73 METAL ALAŞIMLARININ ISIL İŞLEMLERİ<br />

Macit ÇİĞDEMOĞLU<br />

Fiyatı : 50,— TL.<br />

74 ISI EL KİTABI<br />

Çev : Yelman GAZİMİHAL<br />

Fiyatı : 30,— TL.<br />

76 KONUT TESİSAT PROJELERİ HAZIRLANMASINDA<br />

ÖNGÖRÜLEN TEKNİK ESASLAR<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 5,— TL.<br />

77 BASINÇLI DÖKÜM Cilt : I<br />

Macit ÇİĞDKMOĞLTJ<br />

Fiyatı : 35,— TL.<br />

78 BAĞ - KUR<br />

Av. M. Fahri AĞAOĞLU<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

79 KAMYON AHŞAP KASALARI HESAP ESASLARI<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 20,— TL.<br />

YAYINLARIMIZ DIŞINDA<br />

ODAMIZDAN SATIŞI<br />

MAKİNA ELEMANLARI Cilt : I - II - III - IV<br />

Gazanfer HARZADIN / 125,— TL. D (Üyeye) 105,— TL.<br />

ÇÖZÜMLÜ TEKNİK TERMODİNAMİK PROBLEMLERİ<br />

Soner AKSOY / 50,— TL. D (Üyeye) 40,— TL.<br />

ALMANCA - TÜRKÇE TEKNİK LÜGAT<br />

Adnan Halet TAŞPINAR / 500,— D (Üyeye) 400,— TL.<br />

İNGİLİZCE - TÜRKÇE TEKNİK LÜGAT<br />

Adnan Halet TAŞPINAR / 250,— Q (Üyeye) 200,— TL.<br />

MÜHENDİSLİKTE MESLEKÎ EĞİTİM Cilt : I - II - III - IV<br />

Adnan Halet TAŞPINAR / 140,— Q (Üyeye) 112,— TL.<br />

SANAYİDE MALZEME TAŞIMA EL KİTABI<br />

Erol İNELMEN / 30,— TL. D (Üyeye) 24,— TL.<br />

HAVA KANALLARI HESABI ve KONSTRÜKSİYONU<br />

Gazanfer HARZADIN / 50,— TL. D (Üyeye) 40,— TL.<br />

MÜHENDİSLİKTE YÜKSEK MATEMATİK<br />

Yılmaz KOÇAK / 35,— TL. D (Üyeye) 30,— TL.<br />

KÖPRÜLÜ KREN HESABI ve DİĞER HESAPLAR<br />

Prof Güher DOSDOĞRU / 40,— TL. D (Üyeye) 35,— TL<br />

KALDIRMA* MAKİNALARI ve GENEL ELEMANLAR<br />

Prof. Güher DOSDOĞRU / 47,50 TL. D (Üyeye) 42,50 TL.<br />

Yayın<br />

No. Kitabın Adı ve Yazarı<br />

80 KAMYON AHŞAP KASALARI TİP PROJELERİ<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 250,— TL.<br />

81 TÜRKİYE MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ<br />

BİBLİYOGRAFYASI<br />

Semra ABPAK<br />

Fiyatı : 10,— TL.<br />

82 SOĞUK DEPOCULUK<br />

Sabri SAVAŞ<br />

Fiyatı : 30,— TL.<br />

83 1972 TÜRKİYE SANAYİ KONGRESİ Cilt : I - II - III<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : Beher Cilt 60,— TL.<br />

84 KALORİFER TESİSATI PROJE HAZIRLAMA<br />

TEKNİK ESASLARI<br />

Makina Mühendisleri Odası<br />

Fiyatı : 30,— TL.<br />

85 ENDÜSTRİ VE ÇEVRE SORUNLARI<br />

Şükrü ER<br />

Fiyatı : 15,— TL.<br />

ODAMIZ YAYINLARININ SATIŞ ESASLARI<br />

1. Üyelerimize % 20; bir defada yüzelli TL. sırıdan daha fazla<br />

kitap alan üyemize ayrıca % 10 daha tenzilât,<br />

2. Aynı kitabın en az 5 adedini, peşin ödeme suretiyle satın<br />

alanlara % 20,<br />

3. Kitap satış yerlerine, bedelini kitapları sattıkça ödemek<br />

kaydıyle % 40,<br />

4. Aynı Kitabın en az 20 adedini peşin ödeme suretiyle satın<br />

alanlara % 40'a <strong>kad</strong>ar, tenzilât yapılır.<br />

YAPILAN KİTAPLAR<br />

KALDIRMA MAKİNALARI Cilt : I<br />

Gazanfer HARZADIN / 45,— TL. D (Üyeye) 40,— TL.<br />

MUTLULUK İÇİN ÇAĞRILAR<br />

Şükrü ER / 15,— TL. D 12.50 TL.<br />

SÜSLEME DEMİRCİLİĞİ<br />

Hikmet ÇALIŞKAN / 40,— TL. D (Üyeye) 33,— TL.<br />

PLÂSTİK İŞLETMECİSİNİN EL KİTABI<br />

Abdülhalik AKBABA / 70,— TL. D (Üyeye) 60,— TL.<br />

VİNÇLER - PALANGALAR ve<br />

KALDIRMA TAŞLAMA - AKTARMA MAKİNALARI<br />

Adnan Halet TAŞPINAR / 70,— Tl,. D (Üyeye) 56— TL.<br />

ÇELİKLERİN TAVLANMASI ve ISIL İŞLEMLERİ<br />

Fettah GÜVENTÜRK / 25,— TL. U (Üyeye) 22,50 TL.<br />

BUHAR KAZANLARI (Duman Borulu)<br />

Abdullah EKER / 45,— TL. D (Üyeye) 40.— TL.<br />

KLİMA VE HAVALANDIRMA<br />

Sadi TAMER / 60.— TL. D (Üyeye) 50.— TL<br />

ISITMA VE HAVALANDIRMA<br />

İskender HUMBARACI / 60.— TL.<br />

ISITMA VE HAVALANDIRMA (Yardımcı Kitap)<br />

İskender HUMBARACI / 30.— TL.<br />

OPERASYONEL ARAMA VE METOTLARI<br />

İhsan DUMAN / 100.— TL. D (Üyeye) 85.— TL.<br />

MÜHENDİS VE MAKİNA / CİLT 18 - SAYI 204 - OCAK 1974 35


DUYURU<br />

Sayın Üyemiz.<br />

Odamız XX. GENEL KURUL Toplantısı 9-10 Şubat 1974 Cumartesi ve Pazar günleri<br />

D.S.I. Konferans Salonunda yapılacaktır.<br />

GENEL KURUL 9 Şubat 1974 Cumartesi günü Saat 10.00'da açılacak ve 10 Şubat 1974<br />

Pazar günü devam edecektir.<br />

Yurt ve meslektaş sorunlarına ışık tutacağına inandığımız siz sayın üyelerimizin<br />

GENEL KURUL'a katılmalarını dileriz.<br />

Toplantı Yeri:<br />

D.S.İ. Konferans Salonu<br />

Yücetepe • ANKARA<br />

1. Açış konuşması ve Başkanlık Divanı Seçimi<br />

2. Saygı duruşu<br />

3. Gündem dışı konuşmalar<br />

4. İnceleme Komisyonlarının seçimi<br />

5. Çalışma Raporunun okunması<br />

6. Mali Raporun okunması<br />

7. Denetleme raporunun okunması<br />

8. Çalışma Raporu ve Mali Raporun görüşülmesi,<br />

Yönetim ve Denetim Kurullarının aklanması<br />

9. Seçimler,<br />

a) Sayım Kurulları Seçimi,<br />

b) Onur Kurulu Seçimi (5 Asil + 5 Yedek)<br />

c) Yönetim Kurulu Seçimi (7 Asil + 7 Yedek)<br />

d) Denetim Kurulu Seçimi (3 Asil + 3 Yedek)<br />

e) Birlik Yönetim Kurulu için aday seçimi (3 Kişi)<br />

f) Birlik Genel Sekreterliği için aday seçimi (1 Kişi)<br />

g) Birlik Denetim Kurulu için aday seçimi (2 Kişi)<br />

h) Yüksek Onur Kurulu için aday seçimi (1 Kişi)<br />

i) Birlik Genel Kurulu için Delege seçimi (100 Asil + 100 Yedek)<br />

Saygılarımızla,<br />

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI<br />

XIX. DÖNEM YÖNETİM KURULU<br />

10. İnceleme Komisyonları Raporlarının görüşülmesi ve karara bağlanması,<br />

11. Dilekler,<br />

12. Seçim Sonuçlarının açıklanması ve kapanış.<br />

.GÜNDEM


Yarınki Dünyamızı Hazırlayan<br />

KOMATSU<br />

İnşaat Makinaları<br />

BULDOZERLER<br />

PALETLİ YÜKLEYİCİLER<br />

GREYDERLER<br />

ÇEKİLİ SKREYPERLER<br />

DÖKER KASA KAMYONLAR<br />

VİBRASYONLU SİLİNDİRLER<br />

LASTİK TEKERLEKLİ YÜKLECİLER<br />

LIMITEO ŞIRKETI<br />

35 HP - 410 HP arası - 16 Model<br />

35 HP - 240 HP (0.5 cu.yd 39 cu.yd)<br />

arası - 10 Model<br />

65 HP - 165 HP arası - 6 Model<br />

10.1 cu.yd 30.7 cu.yd arası 4 Model<br />

230HP-450HP (18 - 32 ton)<br />

arası - 2 Model<br />

6 HP - 9.9 HP arası - 2 Model<br />

39 HP - 62 HP arası - 3 Model<br />

IZMIR GAZI BULVARı 76 £3 P.K. 699 *F& BORMAK *&" 39600 TELEKS BORMAK<br />

Şube : ANKARA : Meşrutiyet Cad. No. 29/8 İS3 P.K. 172 ANKARA *fö BORMAK 9 254123/24 TELEKS BORMAK<br />

İSTANBUL : Cumhuriyet Cad. Şişli 155/1 £3 P.K. 36 Şişli Va BORMAK 9 403100 TELEKS BORMAK<br />

M. M. 29


M. M. 40<br />

ELEKTRA - TAILFINGEN<br />

ŞALTERLERİ<br />

Türkiye Mümessili : REŞAT ERUZ<br />

Haraççı Sokak No. 18/1, Karaköy - İSTANBUL<br />

BİLİYOR MUSUNUZ?<br />

SINAİ MAMUL SATIN ALIRKEN YALNIZ<br />

DEVLET KURULUŞLARI DEĞİL,<br />

ARTIK HERKES 0 MAMUL İÇİN<br />

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI<br />

TARAFINDAN VERİLMİŞ<br />

KALİTE BELGESİ'ni<br />

GÖRMEK İSTİYOR<br />

MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI


Batı Alman<br />

IRION und VOSSELER Zaehlerfabrik<br />

D 7220 Schwenningen a/N<br />

Her türlü devir, darbe,<br />

impuls, atkı ve tekstil<br />

sayaçları<br />

Türkiye Mümessili :<br />

SEBA KOLLEKTİF ŞİRKETİ<br />

Karaköy Haraççı Sokak, 18/2 - İSTANBUL • Tel : 44 60 36 - 45 08 80<br />

MUSTAFA DAYI<br />

Mak. Y. Müh.<br />

PROJE, KONTROLLÜK VE MÜŞAVİRLİK<br />

• SANAYİ VE KONFOR KLİMA TESİSLERİ<br />

• ISI SANTRALLARI<br />

• KAZAN SULARI ŞARTLANDIRMA TESİSLERİ<br />

• YÜZME HAVUZLARI<br />

• SOĞUK DEPOLAR<br />

• HASTAHANE, OTEL, İŞHANI TESİSATI<br />

• MERKEZİ ISITMA TESİSLERİ<br />

Vali Dr. Reşit Caddesi, No. 38/21, ÇANKAYA - ANKARA D Telefon: 18 43 72<br />

M. M. 41<br />

M. M. 39


M. M. 42<br />

•Makina Mühendisi<br />

SANAYICILERE!<br />

O,<strong>5HP<strong>1O</strong>OHP</strong><br />

<strong>1O</strong> <strong>devirden</strong>!<br />

<strong>kad</strong><br />

<strong>REDUKTÖR</strong><br />

<strong>ihtiyaçlarınız</strong>!<br />

îcin<br />

•<br />

bize<br />

müracaat<br />

ediniz<br />

REDUKTORLERI<br />

BİR YIL GARANTİLİDİR<br />

ZARE BEDEYAN<br />

rAzapkapı Talaşcılar Sok. No. 4 KaraköyTel: 445295-4427 70<br />

REDÜKTÖRLERİ - VARİYATÖRLERİ<br />

YATIK REDÜKTÖRLER (UR-Serisi)<br />

YATIK ÇALIŞAN VARİYATÖRLER<br />

OİK ÇALIŞAN VARİYATÖRLER<br />

İzahlı Katalog ve çeşit listesi isteyiniz<br />

.„ M. CAHİO İŞMAN<br />

SONSUZ VİDALI REDÜKTÖRLER Yük. Mak. Müh.<br />

MAKİNE ve YEDEK PARÇA SANAYİİ<br />

DİK REDÜKTÖRLER (DR • Şerifi) Tesit tarihi 1918<br />

Faforj Topkapı Maltepe<br />

Litre» yolu No, 18<br />

Tel. 213961<br />

MAMULLERİ BİR YIL GARANTİLİDİR<br />

İstanbul


HUMBOLDT FİRMASININ ÇİMENTO İMALÂTINDA REVİLİSYON YAPAN BULUŞU HAREKET<br />

MUBBEDDİLLİ (SCHWEBEGASWARMMETAU SCHER) ÇİMENTO FABRİKASI<br />

HUMBOLDT FİRMASININ<br />

TÜRKİYE TEMSİLCİSİ<br />

SUKRÜ TOPSAKAL<br />

YÜKSEK MÜHENDİS<br />

KÖMÜR, PETROL, MADEN, ÇİMENTO VE BENZERİ TESİSLER KURULMASI<br />

İstanbul Caddesi No. 100, Ankara<br />

Posta Kutusu : 318-ANKARA<br />

Telgraf : TOPSAKAL - ANKARA<br />

MEVZUUNDA EMİRLERİNİZİ BEKLER<br />

Telex : Topsakal Ank. 48<br />

Telefon: Büro: 1055 82-10 54 91<br />

Ev : 17 37 43<br />

M. M. 3


Fabrika : Güney Oto Lastik Tokoz Sanayii<br />

Satış Şubesi : Sirkeci, Dayahatun Sok. Şükran han Altı No. 3/2<br />

SAMSUN Tel: 19 83<br />

İSTANBUL Tel: 26 5659

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!